P. 1
İHH İnsani Yardım 2010 / Sayı: 42

İHH İnsani Yardım 2010 / Sayı: 42

|Views: 294|Likes:
Yayınlayan: ihhtr
Temmuz-Ağustos-Eylül 2010 / Sayı: 42

Rotamız Filistin Yükümüz İnsani Yardım
Birlikte Dünya Değişir (24)
İnsani yardım için yola çıkanlar (62)

“Onlar gittiler Gelen zamandan bir haber gibiydiler.” E . Beyazıt

YOLA ÇIKMAK...
İnsan, bombaların yağdığı bir şehre doğru neden yola çıkar? Neden tel örgülere, sınır devriyelerine aldırmadan, sınır kapılarına dayanır bir başka ülkenin? Neden bazı insanlar mesafeleri, zorlukları dert etmeden uzanır dünyanın en uzak ülkelerine? Neden ölüm ve tehdit koka
Temmuz-Ağustos-Eylül 2010 / Sayı: 42

Rotamız Filistin Yükümüz İnsani Yardım
Birlikte Dünya Değişir (24)
İnsani yardım için yola çıkanlar (62)

“Onlar gittiler Gelen zamandan bir haber gibiydiler.” E . Beyazıt

YOLA ÇIKMAK...
İnsan, bombaların yağdığı bir şehre doğru neden yola çıkar? Neden tel örgülere, sınır devriyelerine aldırmadan, sınır kapılarına dayanır bir başka ülkenin? Neden bazı insanlar mesafeleri, zorlukları dert etmeden uzanır dünyanın en uzak ülkelerine? Neden ölüm ve tehdit koka

More info:

Published by: ihhtr on Oct 20, 2010
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

10/20/2010

pdf

text

original

Temmuz-Ağustos-Eylül 2010 / Sayı: 42

Rotamız Filistin Yükümüz İnsani Yardım
Birlikte Dünya Değişir (24)
İnsani yardım için yola çıkanlar (62)

“Onlar gittiler Gelen zamandan bir haber gibiydiler.” E . Beyazıt

YOLA ÇIKMAK...
İnsan, bombaların yağdığı bir şehre doğru neden yola çıkar? Neden tel örgülere, sınır devriyelerine aldırmadan, sınır kapılarına dayanır bir başka ülkenin? Neden bazı insanlar mesafeleri, zorlukları dert etmeden uzanır dünyanın en uzak ülkelerine? Neden ölüm ve tehdit kokan denizlere rotasını çevirir, demir alır sakin limanlardan? Ardında sevdikleri… Bu bir yol hikâyesidir aslında.. Yol açanların, yola çıkanların ve yol gözleyenlerin hikâyesi… Kim olursa olsun, Nerede olursa olsun; mağdurlar, mazlumlar ve muhtaçlar için, insanlık adına, iyilik adına, Sefer eyleyenlerin hikâyesi.. 36 ülkeden pek çok din ve milletten yüzlerce insanın katıldığı bir umudun hikâyesi… Her gün acımasız bir ambargo altında inleyen, evleri yerle bir edilmiş, çocukların mama ve ilaç bulamadığı, 4 yıldır bir açık hava hapishanesine ve toplama kampına dönüştürülmüş en temel ihtiyaçlarından bile mahrum bırakılmış Gazze’nin hikâyesi… Dünyanın politik hesaplarla seyirci kaldığı bir zulme, İnsanlık vicdanının sivil isyanı. Mavi Marmara Gemisi’nin yükü insani yardım, Esas rotası iyilik ve esenlikti. Tıpkı 5 kıta 120 ülkeye yaptığımız Diğer yolculuklardaki gibi… İnsanlık değerlerinden korkanlar, ne kadar engellemeye çalışırsa çalışsınlar, Biliyoruz ki, gidilmeyi bekleyen daha nice yollar, açılacak nice denizler, erişilecek uzak ufuklar var... Zulmün, kötülüğün, adaletsizliğin, çaresizliğin yolu kesilinceye kadar İHH olarak bu yolda ilerlemeye devam edeceğiz. Gönüllü ve destekçilerimizle birlikte... Yolumuzu aydınlatan şehitlerimizi unutmadan, Yoldan çıkmadan, hayatın aslında bir yolculuk olduğunu unutmadan... “iyilik her kapıyı açar! “düsturuyla, “her zaman her yerde, iyilik! diyerek, bu yolda ilerleyeceğiz! iyilik yolunda... Ne mutlu bu yola ve yoldakilere…

İNSANİ YARDIM
İHH İnsani Yardım Vakfı bültenidir. Temmuz - Ağustos - Eylül 2010 Sayı: 42 İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı adına sahibi Av. F. Bülent YILDIRIM Genel Yayın Yönetmeni Murat YILMAZ Editör Amine TUNA ERTÜRK Yayın Kurulu Ahmet Emin DAĞ F. Zehra BAYRAK H. Zehra ÖZTÜRK Osman ATALAY Zeliha SAĞLAM Musahhih Ümmühan ÖZKAN Tasarım ARTWORKS Basım Kelebek Matbaacılık Tel: (212) 771 54 54 Adres Büyük Karaman Caddesi Taylasan Sokak No: 3 Fatih / İSTANBUL Tel: (212) 631 21 21 Faks: (212) 621 70 51 info@ihh.org.tr www.ihh.org.tr

Değerli okuyucumuz,
Bu Ramazan ayında da yüz binlerce insana ulaşabilmek için hazırlıklarımızı tamamladık. “Birlikte dünya değişir!” diyerek yurt içi ve yurt dışında Ramazan çalışması yapacağımız yerleri belirledik. Türkiye’de 60 il, dünyada 61 ülke ve bölgede gerçekleştireceğimiz kumanya dağıtımları, iftar programları, eğitim yardımları ve yetim giydirme organizasyonları ile bir milyonu aşkın insana ulaşmayı hedefliyoruz. Ramazan programımız ve yardım kalemlerimiz ile ilgili geniş bilgiyi bültenimizde bulabilirsiniz. İHH İnsani Yardım Vakfı kurulduğu günden bu yana üstlendiği sorumluluğun bilinciyle çalışma yaptığı bölgelerde uzun vadeli kalkınma projeleri gerçekleştiriyor, insanların daha iyi bir dünyada barış içinde yaşayabilmesi için mücadele ediyor. Bu çerçevede benzer amaçlar doğrultusunda çalışan dünyanın farklı ülkelerden sivil inisiyatiflerle de ortak projeler geliştiriyor. Bu minvalde “Rotamız Filistin Yükümüz İnsani Yardım” sloganıyla İsrail’in Gazze’ye uyguladığı ambargoya dünyanın ilgisini çekmek ve Gazzelilerin ihtiyaç duyduğu insani yardımı ulaştırmak için 22 Mayıs 2010’da İstanbul’dan yola çıktık. Filoya ait altı gemi dünyanın vicdanını Gazze’ye taşıyordu; ancak 31 Mayıs günü gemiler kanlı bir saldırıyla durduruldu. İsrail Filistin’de gerçekleştirdiği katliamları bu kez tüm dünyanın vicdanına yönelik gerçekleştirdi. Dokuz gönüllü şehit oldu, 50’yi aşkın gönüllü yaralandı; geri kalan yüzlerce gönüllü de tutuklandı. Ve şimdi de İsrail dünyayı 800 kişinin şahitliğine rağmen kandırmaya çalışıyor. Dünyada yeni bir dönem başladı. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak! Çünkü her bir insanın kalbinde yeni gemiler demir alıyor; adaletin var olduğu bir dünya için, birlik olup haksızlığa karşı çıkmak için binlerce, yüz binlerce, milyonlarca gönüllü el ele veriyor… Filonun amacı ve sonucu ile ilgili yazılarımızı ve üç aylık faaliyetlerimizi bültenimizi sizinle paylaşıyoruz. İyiliğin tüm dünyaya yayılması dileğiyle…

Dünyanın vicdanı

11

DOSYA: RAMAZAN Bireysel ve toplumsal bir değer olarak zekât/sadaka ibadeti

FAALİYETLER Etiyopya, Somali ve Kamerun’da açılan su kuyuları hayata bağlıyor

20

30

Çeçen muhacirlere yardım

AKTÜEL Türkiye İzzet’ine sahip çıktı

BAŞKA HAYATLAR
İnsani yardım için yola çıkanlar

43

58

64

04

GÜNDEM Rotamız Filistin Yükümüz İnsani Yardım

Tanıklıklar

16

Birlikte dünya değişir!

24

16.003 yetim artık yalnız değil

36

AKTÜEL Güzel bir gelecek için...

54

GÖZLEM İHH, Katar Kızılayı ve İKT Somali için birlikte

62

GÜNDEM - Filistin gibiyim bu yolculukta... (7) / İnsani yardım filosu (10) / Saldırının gerçekleşmesi (12) / Yardımlar Gazze’ye ulaştığında… (14) / İnsani yardım filosuna yönelik İsrail saldırısına karşı hukuk mücadelesi başladı (15) / Gönüllülerimiz insani yardım filosuna yüreklerinden kattılar (18) / DOSYA: RAMAZAN - İHH 2010 yılı Ramazan çalışması (26) / 2010 Ramazan Türkiye (28) / FAALİYETLER -Somali’ye cami ve okul (32) / Zanzibar’da cami açılışı (34) / Kutlu doğum etkinliklerine destek (35) / Bosna-Hersek’te İstanbul Kültür ve Eğitim Merkezi açıldı (38) /

40.151 katarakt hastası ışığa kavuştu (39) / Şili’de deprem mağdurlarına destek (40) / Arakanlıların trajedisi devam ediyor (41) / İHH’dan otistik öğrencilere destek (42) / Hakkâri, Şanlıurfa ve Muş’a yardım eli uzandı (44) / Gönüllü faaliyetleri (46) / HAYAT BULMAYI BEKLEYEN PROJELER Filistin Gazze Çocuklar için psikolojik destek projesi (50) / Lübnan Tıbbi cihaz alımı projesi (50) / Somali Darfur Yeni doğan bebeklerin temel ihtiyaçlarının karşılanması projesi (51) / Türkiye Elazığ Çeşme inşası projesi (52) / Filistin Kudüs Mescid-i Aksa’nın çevresindeki evlerin onarılması projesi (52) / Tayland Patani yetimhane projesi (53) / BASINDA İHH (70)

4

GÜNDEM

Rotamız Filistin Yükümüz İnsani Yardım

Rotamız Filistin Yükümüz İnsani Yardım

GÜNDEM

5

Rotamız Filistin Yükümüz İnsani Yardım
Murat YILMAZ ze’deki tüm bu sorunların giderilmesi ambargonun acil olarak sonlandırılmasına bağlıdır. Murat Yılmaz Uzun yıllardır Filistin’e yönelik çalışmalar yürüten İHH İnsani Yardım Vakfı, üç yılı aşkın bir süredir İsrail tarafından Gazze’ye uygulanan hukuksuz ambargonun kaldırılması için ocak ayında uluslararası katılımlı “Filistin’e Yol Açık!” konvoyunu gerçekleştirdi. Yüzlerce aracın katılımıyla kara yolundan Gazze’ye ulaşan organizasyonun ardından hedef, ambargonun bu kez deniz yoluyla 9 gemilik bir insani yardım filosu ile delinmesiydi. Türkiye ayağı İHH tarafından gerçekleştirilen “Rotamız Filistin Yükümüz İnsani Yardım” filosu The Greek Ship to Gaza Campaign, The Swedish Ship to Gaza, The Free Gaza Movement, The International Committee to End the Siege on Gaza, The European Campaign to End the Siege on Gaza (ECESG)’ dan oluşan altı sivil toplum kuruluşu tarafından organize edildi. Dünyanın dört bir tarafından yüzlerce sivil toplum kuruluşu da destekledi. Filo ile üç yılı aşkın bir süredir ambargo altında bulunan Gazze için yeni bir yardım koridoru açılması hedefleniyordu. Bu şekilde uzun süredir mahrumi

yıldan uzun bir süredir Filistin topraklarında devam ettirilen işgal; yeni baskı, imha ve kitlesel yok etme süreçleriyle sürmektedir. Bir milyon muhaciri barındıran Gazze bu yeni sürecin odağı durumundadır. Gazze’de uygulanan ambargo insan hayatını birinci derecede tehdit etmektedir. Bölge hâlihazırda 1,5 sene evvel gerçekleşen

60

22 günlük İsrail saldırılarının da etkisiyle zaten oldukça sınırlı olan ekonomik kaynaklarını büyük ölçüde yitirmiştir. Gazze; enerji kaynaklarının iyice sınırlandırıldığı, en temel ilaçların bile bulunamadığı, sağlık altyapısının çöktüğü, bu saldırıda okulların hedef alınması nedeniyle eğitimin sokaklarda devam ettirilmek zorunda kalındığı, evsiz kalan insanların çadırlarda yaşadığı, sosyal imkânların sıfırın altına indiği izole edilmiş bir bölgedir. Hastaların tedavi edilememesi ve gıda, ilaç, tıbbi malzeme girişlerinin engellenmesi nedeniyle Gazze halkı her an ölümle yüz yüzedir. İsrail saldırılarıyla yerle bir olan Gazze’de hastane ve okul gibi toplumsal kurumların inşası için gerekli olan inşaat malzemeleri de yine İsrail’in uyguladığı hukuksuz ambargo nedeniyle bölgeye ulaştırılamadığından bu kurumların işleyişi mümkün olamamaktadır. Gaz-

6

GÜNDEM

Rotamız Filistin Yükümüz İnsani Yardım

Filistin gibiyim bu yolculukta

GÜNDEM

7

Önemli kısmı inşaat malzemelerinden oluşan 10.000 tonu aşkın insani yardım malzemesini taşıyan filo, uzun süredir dünya kamuoyunun gündemine gelmeyen Gazze’yi güçlü bir biçimde gündeme getirmeyi ve bu şekilde bölgedeki ambargonun kaldırılması için güçlü bir inisiyatif oluşturulmasını hedeflemekteydi. Filonun taşıdığı yardım malzemeleri ile Gazze halkının temel ihtiyaçları karşılanacak, hastalar tedavi edilecek, İsrail saldırıları ile yerle bir olan okul, hastane ve sağlık merkezleri yeniden inşa edilecekti. Evsizler için barınaklar, çocuklara rehabilitasyon merkezleri ve oyun parkları kurulacaktı. Bunun için Latin Amerika’dan

Afrika’ya, Balkanlardan Orta Asya’ya, Ortadoğu’dan Uzakdoğu’ya farklı dil, din ve ırktan yüzlerce katılımcı bu filoda Gazze’ye insani yardım ulaştırmak için bir araya geldi. 36 farklı ülkeden parlamenter, akademisyen, gazeteci, yazar, sivil toplum kuruluşu temsilcisi, din adamı ve sanatçı, filo yolcuları arasındaydı. Filo bu yönüyle âdeta dünyanın vicdanını Gazze’ye taşıyordu. İnsani yardım filosu, başta Ortadoğu olmak üzere tüm dünyada yeni Gazzelerin olmaması ve bölge barışının sağlanabilmesi için önemli bir fırsat olarak görülmekteydi. Uluslararası barış gemilerinin

1948 yılında yaşanan Arap-İsrail savaşının ardından 1950’de yapılan ateşkes anlaşması ile BM tarafından sınırları çizilen Gazze, 1967 yılına kadar Mısır’ın kontrolünde kaldı. Ortadoğu’da sınır değişikliklerine sebep olan 1967 Savaşı’ndan sonra doğrudan İsrail işgaline giren bölge, 2005 yılında kısmi bağımsızlığa kavuştu. Fakat İsrail bu tarihten sonra da hukuki olmayan denetimini sürdürerek bölgenin tüm kara, deniz ve hava kontrolünü elinde tutmaya devam etti. Bu denetim aynı çarpık hukuk anlayışına göre İsrail’e Gazze halkına yönelik her türlü keyfî uygulama için fırsat veriyordu. İsrail, 2007’den itibaren de bölgeye yönelik insanlık dışı ambargoyu uygulamaya koydu. Ortadoğu’nun içinde bulunduğu savaş ve kaos ortamından sıyrılmasıyla bölgede yeni bir yumuşama oluşturması ve sorunların çözümüne yönelik farklı bir soluk getirmesi umulmaktaydı. Ancak insani yardım filosu Akdeniz’de uluslararası sularda seyir hâlindeyken İsrail askerleri tarafından kanlı bir saldırıyla engellendi.

Filistin gibiyim bu yolculukta
Emrin Çebi

Yolcu duası…
Hiç olmadığım kadar metanetli, hiç olmadığım kadar cesaretli, hiç olmadığım kadar sabırlı, hiç olmadığım kadar imanlı, hiç olmadığım kadar denize yakınlık ve riyadan uzaklık diliyorum Rabbim ve bu hiç olmadıklarım hep benimle olsunlar artık. Ve Bismillahirrahmanirrahim...

Anne! Filistin gibiyim bu yolculukta…
Tüm arkadaşlarım, ailem, akrabalarım heyecanla bekliyoruz. Hep beraberiz ama çok yalnızım. Düşebilecek bir uçaktan, uçsuz bucaksız bir denizin ortasında batabilecek bir gemiden, kalbimi kıracak birilerinin şerrinden hiçbir sevdiğim koruyamıyor beni; tıpkı

İsrail’in şerrinden koruyamadığımız Filistin gibi. Korkularımla yalnız, Rabbimle beraberim tıpkı Filistin gibi. Anne! Filistin yolcusu yaklaşık 600 kişiyiz. Dünyanın her yerindeniz. Gemilerimiz vicdan ve insani yardım yüklü. Jeneratör, prefabrik evler, oyun parkları, tıbbi malzemeler, ilaçlar, inşaat malzemeleri, kırtasiye malzeme-

8

GÜNDEM

Filistin gibiyim bu yolculukta

Filistin gibiyim bu yolculukta

GÜNDEM
Rotamız hapishane yükümüz insani yardım

9

kaderini çizseler de kurtarsalar diye bekliyorum gün ışıklarını. Saat sabah 04.30 suları, biz Akdeniz’in mavi sularında. Gemi nefes nefese. Ezan sesi ara veriyor bilinmezliğe ve hatırlatıyor: “Rotamız Filistin Yükümüz İnsani Yardım!” Anne! Secdedeyim, son kez mi değiyorum dünyaya? Az sonra belki sonsuzluğa doğacağım. Saati sormuyorum kimseye artık. Zaman anlamsızlaştı. Ve acı siren sesleri, içimi yırtan anonslar, “Lütfen gerçek kurşun kullanmayın!” Gerçek kurşun mu? Doğru ya Gazze’deki insanlar sahte kurşunla ölmüyordu. “Lütfen!” diye haykırıyor anonstaki ses, lütfen diye bir kelime var mıydı ki onların sözlüğünde!? “Yaralılar var!” “Yaralılar…” “Yaralılar….” anonsları içimi delip geçiyor Gazze’ye doğru. leri, tekstil ürünleri, ev aletleri, gıda maddeleri ve dünyanın her yerinden vicdan taşıyan insanlar var. Tüm Akdeniz’e, oradan da dünyaya defalarca haykırıyoruz: “Rotamız Filistin Yükümüz İnsani Yardım!”

“Cevdet’i vurdular!” sözleri hâlâ peşimde. Ve yerde uzanmış dört beden, çoktan teslim olmuşlar sonsuzluğa. Filistin’in bayraklarına sarılmış hepsi, yüzleri örtülü sessiz, çok sessiz…ve Cevdet abi de orada. Ekran başında bakakaldığımız o görüntülerin içine düşüyorum, işte sonunda Gazze’deyim anne!

Rotamız Aşdod yükümüz insani yardım
Bir salona topluyorlar bizi ve biz hâlâ dünyanın her yerinden 600 kişiyiz! Yükümüz insani yardım, dilimiz insanlık. Güverteye yığılmış yaratıklar, her biri birer cephane! Burası başka bir dünya. Korku ülkesi, paranoyakların cehennemi, her dakika cehennem ızdırabı. Vakit çok çabuk geçse keşke ve ne olacaksa olsa, mavinin serinliği bize ulaşsa! Cevdet abi orda mısın? Anne keşke burada olsan ya da ben senin yanında olsam, kucağına uzansam. Yok, olmaz; anne Rabb’den tatlı olamaz! Tam da Furkan’ın dediği gibi: “Anne mi, şehadet mi …” Utanıyorum Müslümanlığımdan. İçimde her duygudan var. Ağırlaşıyorum… Camdan bakıyorum; sayısız hücumbot, savaş gemisi, helikopterler… Bir filmin içinde miyim neyim?! Üzerinde seyir hâlinde olduğumuz Akdeniz değil miydi? Hayat baştan aşağı bir film miydi ve gerçeğe mi bu yolculuk?! Cevdet abi sen şimdi gerçekten mi….? Sen şimdi bizden daha mı gerçeksin? Gemiden çekip çıkarıyorlar, dışarıda büyük bir kalabalık ve Aşdod’dayım anne. Sanki ilk kez insan görüyorlar. Ben ilk kez İsrailli görüyorum. Yanımda iki ufaklık, onlar askermiş meğer. “Neden benden korkuyorsunuz?” diyorum. “Bilmiyorum.” diyor küçük asker. İsrail! Kendini de zehirleyensin!..

İlk defa bir cezaevi aracına binip ilk defa bir hapishaneye gidiyorum. Ölüm, kan, kaçırılma, kelepçeler, hapishane ve her acıdan birer lokma. İsrail’le tanışmaklığım devam ediyor. Herkes nerede, esenlik nerede? Burası bambaşka bir yer anne, burası dünyadan değil!

Rotamız Türkiye yükümüz insani yardım
Gazze orada, insanlar meydanlarda, ben İsrail işgalindeyim. Anavatana dönecekmişiz, hâlâ 600 kişiyiz! Defne, Gazze, Mavi Marmara ve diğerleri rehin. Filistin’i taşıyorum hücrelerimde, herkes bana Filistin gibi görünüyor. Mavi Marmara’yı özlüyorum, mavinin serinliğini… Anne ben döndüm toprağıma ama Gazze orada kaldı. Binlerce annem karşıladı beni, binlerce babam. Herkes bana Filistinmişim gibi bakıyor, alnımdan öpüyor bildiğim bilmediğim. Ağırlığımı yaslıyorum kalabalığa, kalabalıklar beni tutuyor, Cevdet abiyi de. Hafifliyorum içimde her duygudan var, kırmızının hararetini özlüyorum. Hiç bitmesin bu kalabalık anne, beni hiç bırakmasınlar, Filistin’i de!..

Rotamız Filistin yükümüz insani yardım…
Anne! Kıbrıs açıklarında bir dünya kurduk. Mavinin de böylesi. Bir daha görmek nasip olur mu ki? Bizi bekleyen Defne, Gazze ve diğerleri… Gurbetten sonra vuslat gibi… Gemiler birbirine sarılıyor. Defne ve Gazze iki yaramaz çocuk. Tekrar vira bismillah viva Palestina! Denize koyuluyoruz birer birer; Gazze’ye gidiyoruz. Ardımızda beşibiryerde. Hiç olunmadığı kadar huzurlu… Evet, bu sefer gerçekten Gazze’ye gidiyoruz ve içimde bir bayram havası; Kurban Bayramı’nın o değişik havası… Bir annenin evlatlarını sakındığı gibi, gözümüz gibi sakındığımız gemiler seyirde. İçlerindeki bin bir zahmetle toplanan yardımlar. Gazze nefes alacak. Sanki canlı bu gemiler, ses etsek ses verecek.

Ve tüm bu güzellikler ruhuma değdiğinde, heyecandan üşüyüp senin sıcaklığını özlediğimde Cevdet abi de oralarda, büyük ihtimalle basın odasında.

Anne! Her şey masmavi bir düşle başladı…
Mavi Marmara, mavi Akdeniz…Kırmızının hararetindeki Gazze’ye bu kez mavinin serinliğini götürmeye sözümüz var. 600 kişiyiz. Dünyanın her yerindeniz. İnsanlığın ortak dili varmış anne; adı insanlıkmış! Herkes hasbihalde. Sanki bayram havasında her yer, sanki Kurban Bayramı havası… Anne! Toprağımdan ayrılıyorum karanlık bir vakitte. Sirenler dağları dövüyor Antalya’da. Ve biz karanlığa doğru yol alıyoruz sessiz sessiz. Cevdet abi de oralarda, herhâlde basın odasında.

Anne! Saat gece 10 suları ve rotamız bilinmezlik, yükümüz insani yardım…
Çok yakınlarındayız Gazze’nin, tam 75 mil ötesinde. Göremedim henüz karayı ama hissediyorum rüzgârlarını. Ardımızda beşibiryerde. Ve saat gece 10 sularında, biz Akdeniz’in mavi sularında. Her zaman olduğu gibi karanlıklardan geliyor İsrail. “Zodyaklar yaklaştı!” dediler. O ne demek ki?! “İnsansız uçaklar geçti!” dedi biri. İnsanlısı mı, insansızı mı zarar, karar veremedim. Karanlık bir bekleyiş… Sabahı bekliyorum; o günün

Ağırlaşıyorum. İçimde her şeyden var. Korku, sakinlik, metanet, sabır, sabırsızlık, özlem, vuslat. Sizi çok özlüyorum, dünyaya soğumaya çalışıyorum. Herkes birbirinin yüzüne son kez bakıyormuş gibi. “Gemi düştü, şehitlerimiz var!..” diyor anonstaki ses ve Fatiha’yı deviriyor donmuş ruhuma. Kendime geldiğimde saat kaç bilmiyorum, zaman zaten çoktan anlamsızlaşmış. “Artık bitti!” diyor biri, bir el ateş ediliyor enseme sanki, sırtımı tarifi imkânsız bir sıcaklık kaplıyor anne. Sanki Gazze’deki kırmızının harareti, sanki kan sıcaklığı. “Artık bitti, Cevdet’i vurdular!” “Ama Cevdet abi oradaydı az önce!..” diye çırpınıyor içim. Hani “Allah rızası için burayı boş bırakmayalım!..” diye koşturuyordu. Saat bilmiyorum kaç; teslim olacakmışız. Can yeleği teslimiyete süngerden bir engel. Çıkarıyorum, içime sakladığım canımla teslimiyete ilerliyorum.

Ve Rotamız Filistin yükümüz insani yardım
Anne! Eğer Gazze’ye ulaşsaydık, insanlarının ihtiyaçları karşılanacak, hastaları tedavi edilecek, İsrail saldırıları ile yerle bir olan okul, hastane ve sağlık merkezleri yeniden inşa edilecekti. Yetimlerin resmini çekecektim sana göstermek için. Cevdet abi de... Anne! İçimde tek bir şey kaldı. Gazze’ye yine kırmızı ulaştı.

10

GÜNDEM

İnsani yardım filosu

Dünyanın vicdanı

GÜNDEM

11

İnsani Yardım Filosu
İsim Mavi Marmara Defne Gazze I Eleftheri Mesogios Sfendoni Challenger I Challenger II Rachel Corrie Ülke Komor Kiribati Türkiye Yunanistan Togo ABD ABD Kamboçya Kişi Sayısı 577 20 18 30 43 20 20 20 Tür Yolcu gemisi Yük gemisi Yük gemisi Yük gemisi Yolcu gemisi Yolcu gemisi Yolcu gemisi (Arıza nedeniyle yolcuları Mavi Marmara’ya aktarıldı.) Yük gemisi

Dünyanın vicdanı
36 farklı ülkeden parlamenter, akademisyen, gazeteci, yazar, sivil toplum kuruluşu temsilcisi, din adamı ve sanatçı, “Rotamız Filistin Yükümüz İnsani Yardım” filosu katılımcıları arasındaydı.
36 farklı ülkeden parlamenter, akademisyen, gazeteci, yazar, sivil toplum kuruluşu temsilcisi, din adamı ve sanatçı, “Rotamız Filistin Yükümüz İnsani Yardım” filosu katılımcıları arasındaydı. Filoda Almanya, Kuveyt, İsrail, İrlanda, İsveç, Yunanistan, Güney Kıbrıs, Fas, Yemen, Mısır ve Cezayir’den milletvekilleri, 89 yaşındaki Kudüs eski Başpiskoposu Helarion Capycci, Ortadoğu, Avrupa, Amerika, Uzakdoğu ve Afrika’dan aktivist, sanatçı, aydın ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri bulunuyordu. Filo bu yönüyle âdeta dünyanın vicdanını Gazze’ye taşıyordu. Filoda TRT, Press TV, Al-Hiwar, TRT Haber, TRT Arapça, Anadolu Ajansı, TV 5, TV NET, Ülke TV, Kon TV, Doğan Haber Ajansı, Al-Jazeera English, Kuwait News Agency, Venezuela Telesur TV, Al-Jazeera Internet, Suara Hidayatullah, The Brunei Times, Al-Aqsa TV, Al-Jazeera Arapça, AlQuds TV, Pakistan AJ-TV, Gulf News Agency, TV One, The Brunei Times, Al-Jazeera Indonesia, Cultures of Resistance Network, Sydney Morning Herald Journal, Islamic Magazine, Vakit, Yeni Şafak, Sabah, Star, Zaman, Taraf, Gerçek Hayat, Vuslat Dergisi, Radio 786, Özel FM gibi ulusal ve uluslar arası önemli basın kuruluşu temsilcileri de bulunmaktaydı.

Filodaki İnsani Yardım Malzemeleri
Temel İhtiyaçlar Yiyecek Tekstil ürünleri (giyecek, ayakkabı, havlu, yatak takımı, kumaş, halı, mutfak eşyası, yorgan, battaniye, mobilya ve yataklar) Ultrason tarayıcı aletleri, X-Ray aletleri, elektrikli hasta yatakları, dişçilik üniteleri, dişçilik aletleri, doppler ekokardiyografi aletleri, tekerlekli sandalyeler, elektrikli tekerlekli sandalyeler, elektrikli engelli hareket araçları, sedyeler, yürüteçler, otoklav, mamografi aleti, mikroskoplar, kan sirküle makineleri, hemodiyaliz makineleri, radyoloji aletleri, koltuk değnekleri, ENT üniteleri, tomografi makineleri, ameliyat masaları, jinekolojik muayene koltuğu ve çeşitli tıbbi gereçler İlaçlar Demir - 750 ton Prefabrik evler - 100 ünite İnşaat gereçleri: Tuğla, kereste, sunta, inşaat iskelesi, boru tesisatı gereçleri, elektrikli aletler, plastik pencere çerçeveleri, cam, çelik tel, ölçü aletleri, el arabaları, çivi, monte aletleri, banyo armatürleri, boya, güç dağılım üniteleri, merdiven, izolasyon materyalleri Çimento - 3500 ton Seramik tuğla yapıştırıcısı - 50 ton Çocuk oyun alanları - 16 ünite 2 konteyner kereste 2 elektrik güç jeneratörü Donanım gereçleri (elektrikli el aletleri, makineler, fırınlar) Teknik Malzeme Güç üniteleri (5 ünite 85 KWS - 2 ünite 145 KWS - 6 adet 150 KWS - 3 adet 165 KWS - 1 adet 100 KWS ve 1 ünite 35 KWS) Güç üniteleri (80 ünite 1-2-5 KWS) ETC 2 adet tuz arıtma ünitesi 20 ton kâğıt

Tıbbi Gereçler

Filoda yer alan katılımcıların uyrukları:
ABD, Almanya, Avustralya, Bahreyn, Belçika, Bosna-Hersek, Cezayir, Endonezya, Fas, Filistin, Fransa, Güney

Afrika Cumhuriyeti, İngiltere, İrlanda, İspanya, İsveç, İtalya, Kanada, Kosova, Kuveyt, Lübnan, Makedonya, Malezya, Mısır, Moritanya, Norveç, Pakistan, Polonya, Sırbistan, Suriye, Türkiye, Umman, Ürdün, Yemen, Yeni Zelanda, Yunanistan.

İnşaat Malzemeleri

12

GÜNDEM

Saldırının gerçekleşmesi

Saldırının gerçekleşmesi

GÜNDEM

13

Saldırı, işgal, öldürme ve yaralamalar dışında İsrail tarafından yapılan ihlaller ve oluşan mağduriyetler
1. İletişimin engellenmesi ve haberleşmenin kesilmesi 2. Hukuksuz sorgulama ve gözaltı 3. Pasaportlara el konulması 4. Gemilerin ve yardım malzemelerinin gasp edilmesi 5. Şahsi eşyaların gasp edilmesi ve kullanılmaz hâle getirilmesi 6. İşkence, onur kırıcı ve kötü muamele ve darp

Gazze’ye yardım malzemesi götürmek üzere yola çıkan özgürlük filosu bileşenleri şu şekilde idi: Türkiye’den Mavi Marmara, Gazze I ve Defne gemileri; Yunanistan’dan Challenger I, Challenger II, Eleftheri Mesogious ve Sfendoni gemileri; İrlanda’dan Rachel Corrie gemisi.

31 Mayıs 2010’daki saldırıda İsrail donanmasına ait 4 savaş fırkateyni, 3 helikopter, 2 denizaltı, 30 zodyak bot yer aldı.

Gemiler 28 Mayıs 2010 Cuma günü Akdeniz açıklarındaki buluşma noktasına gelmeye başladılar. Buluşma noktasına gelen gemiler 30 Mayıs 2010 Pazar günü Gazze’ye gitmek için yola çıktı. İsrail donanması insani yardım filosunu 30 Mayıs Pazar akşamı saat 22.30 sularında taciz etmeye başladı. Uluslararası sularda seyreden gemiler 31 Mayıs 2010 Pazartesi sabah saat 04.30’da İsrail donanmasının saldırısına uğradı.

14

GÜNDEM

Yardımlar Gazze’ye ulaştığında…

Hukuk mücadelesi başladı

GÜNDEM

15

Yardımlar Gazze’ye ulaştığında…
yığınların yerine oyun parkları kurulacak ve çocuklar buralarda gönüllerince oynayabilecekti. Hastanelere ultrason cihazları, röntgen cihazları, elektrikli hasta yatakları, diş üniteleri, tekerlekli sandalyeler, akülü arabalar, sedyeler, mikroskoplar, diyaliz makineleri, radyoloji ekranları, koltuk değnekleri, KBB üniteleri, jinekolog masaları, doppler, ekokardiyografi aletleri deambülatör, sterilizatör, mamografi cihazı, ameliyat masası yardımı sağlanacaktı. Evleri yıkılan ailelere prefabrik evler kurulacak ve gerekli ev eşyaları ile hayata devam etmeleri sağlanacaktı.

hukuk mücadelesi başladı
Türkiye’de açılan soruşturma dosyasında mağdurların ifadesine başvuruldu, adli tıp raporları ile görüntü ve fotoğrafların da yer aldığı çeşitli deliller incelemeye alındı.
azze’ye insani yardım götürmek amaçlı olarak yola çıkan filoya İsrail’in gerçekleştirdiği saldırıyla ilgili olarak mağdur kişi ve kuruluşların talebi ile sorumluların yargılanması ve cezalandırılması ve Gazze’ye uygulanan hukuksuz ambargonun ortadan kalkması için hukuk mücadelesi başlatıldı. Yolcuların uçaklarla Türkiye’ye gelmesinden itibaren çalışmalara başlanılarak her yolcu adli tıp incelemesine alındı. Yolcularla birlikte saldırıda şehit olanların cenazelerinin Türkiye’ye gelişinden hemen sonra şehitlerin adli tıpta otopsileri yapılırken avukatlar da otopsiye katıldılar. Saldırıya uğrayan insani yardım gönüllülerinin gönderilen şahsi eşyalarının bulunduğu bavul ve çantaların talan

İnsani yardım filosuna yönelik İsrail saldırısına karşı

Y

G

edilmiş durumda olduğuna; elektronik eşyaların kırılmış, parçalanmış, özel eşyaların bir kısmına el konulmuş olduğuna dair tespitler gerçekleştirildi. Türkiye’de açılan soruşturma dosyasında mağdurların ifadesine başvuruldu, adli tıp raporları ile görüntü ve fotoğrafların da yer aldığı çeşitli deliller incelemeye alındı. Öte yandan İsrailli sorumluları yargılamak için yargı yetkisi olan ülkelerde de davalar açılması için mağdur avukatları vasıtasıyla çe-

ardım gemileri Gazze’ye ulaştığında, 1,5 milyonluk Gazze için yeni bir yardım koridoru açılmış olacaktı. Gazze’ye ulaşacak olan bu filo ile, Gazze halkının temel ihtiyaçları karşılanacak, hastalar tedavi edilecek, İsrail saldırıları ile yerle bir olan okul,

hastane ve sağlık merkezleri yeniden inşa edilecekti. Ev yapımında kullanılacak malzeme ve araçlarla Gazze halkı tekrar kendi hayatlarını inşa etmeye başlayacaktı. Okula gidecek öğrencilere bir süre yetecek kadar defter, kalem, silgi verilecek; iş makineleri ile kaldırılacak

şitli başvurularda bulunuldu. Uluslararası hukuk alanında çalışan avukatlarla birlikte konuyu özellikle Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM)’ne götürmek için çalışmalar devam ediyor. UCM’de soruşturma başlatılması için sadece mağdurların olduğu ülkelerde değil, birçok ülkede çalışmalar yapılıyor. Süreç içerisinde tazminat davalarının başlatılacağı ve ayrıca BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği vb. uluslararası mekanizmalara da başvuruların gerçekleştirileceği mağdur avukatları tarafından ifade edildi

16

GÜNDEM

Tanıklıklar

Tanıklıklar

GÜNDEM

17

Meryem Lokman Talib-Öğrenci / Avustralya
ilistin meselesi, Gazze meselesi ve oralarda neler yaşandığı, dünyanın dört bir yanında yaşanmakta olan haksızlık ve adaletsizliklerin bir toplamı. Özellikle Gazze’de yaşananlar seyirci kalınabilecek türden şeyler değil. Gazze’deki durum uzunca bir süredir devam ediyor ve bizim hükümetlerimiz ve iktidarda olan insanlar tarafından bilinçli bir şekilde görmezden geliniyor. Ben böyle bir fırsat ile müşerref olmuşken, bu fırsatı teptiğim takdirde bir suç işlemiş

F

olacağımı düşündüm ve filoya katıldım. Gerek saldırıdan evvel gerekse sonra, gemideki hava kelimenin tam anlamıyla harikaydı. Bazı insanlar vardı, sözle iletişim kuramasak da kalplerimiz konuşuyordu. Farklı renklerden, dinlerden, dillerden ve ırklardan insanlar vardı gemide. Herkes şunu çok iyi biliyordu ki her neyin üstesinden geleceksek, bunu hep birlikte başaracaktık. Herkes birlik içindeydi, herkes sevgi doluydu. Sadece barış vardı. İsrail’in katliamının ardından uluslararası kamuoyunun büyük protestoları çok net bir şekilde İsrail’in iki ayağı üzerinde durmaktan aciz olduğunu ispatladı.

Paveen Yaqub Aktivist / İngiltere
iloya katılma amacım Gazze halkına gönderilmekte olan insani yardıma katkıda bulunmak ve çocuklar, dullar, hastalar gibi muhtaç insanlara sağlık ve eğitim desteği sağlamaktı. İngiltere’de oturup kalmak yerine pratikte bir şeyler yapmak, bu tecrübenin bir parçası olmak ve Filistin hakkındaki farkındalığı daha da artırmak için bu filoya katıldım. Gemide dayanışma ve birlik ortamı hâkimdi. Her şey gayet muntazam ve heyecan vericiydi. Hepimiz ümit doluyduk. Dünyanın dört bir yanından insanlar tek bir amaç için bir araya gelmişlerdi. Biz böyle bir filonun parçası olma şerefi ve ayrıcalığına nail olduk. Çünkü bu, Filistin’e tarihî, muazzam ve sembolik bir yolculuktu. İsrail çılgınca bir şekilde saldırdığında yaşananların gerçek değil, bir film olduğunu düşünüyordum. Yaralılara yardım

F

Mine Karakaş - İHH Yetim Birimi Koordinatörü / Türkiye

i
Erkan Bayfidan Kameraman / Türkiye

Y

olculuk boyunca yaptığımız gibi o gece de rutin canlı yayınlarımızı sürdürürken İsrail ordusunun baskınına uğradık. Baskın sırasında canlı yayın sürüyordu; ancak yayınımız İsrail tarafından kesildi. Canlı yayınımız kesilince yedek frekansa geçerek yayınımıza devam ettik. Ben İsrail askerlerinin zodyak botlarla nasıl geldiğini ve askerlerin helikopterlerden nasıl iniş yaptıklarını çekmeye çalışıyordum. Kamera omzumda iken görebildiğim ne varsa kaydetmek için azami çaba gösteriyordum. Geminin sol tarafında bir hareketlilik gördüm, askerler gemiyi ele geçirmeye başlamıştı. Bu sırada koridordaki bir İsrail askerini görüntülemeye çalışıyordum. Asker bir gönüllüyü tekmeliyordu. Onun bunu yapmasını engellemeye çalışan diğer gönüllüler önüme geçti, daha sonra asker ateş açtı. Ben ateş açtığı paralelde olduğum için sağ kolumdan vuruldum, mermi kolumdan girdi ve çıktı. Askerler gemideki silahsız insanlara ateşli silahlarla saldırdılar.

HH’nın Gazze’de desteklediği 10.000 yetimi var. Yetimlerimize her ay düzenli olarak maddi yardım sağlıyoruz. Fakat hem Gazzeli çocuklara bir umut olsun hem de sponsor ailelerimiz çocuklara hediyeler gönderebilsin diye buradan onlara hediyeler götürmek istedik. Böylece sponsor aileler Gazzeli yetimlere hediye paketleri hazırladılar. Hediye paketlerinde oldukça değerli hediyeler vardı, en değerli olanı ise buradaki çocukların duygularını anlatan mektuplardı. Çocuklar Gazze’ye gitmek istediklerini, bir gün Gazze’nin özgür olacağını ve orada buluşmak istediklerini yazıyorlardı mektuplarında. Bu hediye paketleri Mavi Marmara’da bizim yanımızdaydı. Yetim hediyelerine bir zarar gelmesin diye onları koltukların üzerine yerleştirmiş ve bizler yerde yatmayı tercih etmiştik. Saldırıdan sonra Aşdod’da askerler bizi indirirken sol tarafıma baktığımda özel eşyalarımızın ve yetim hediyelerinin alt üst olduğunu gördüm. Beni en çok üzen yetimlerin yüzündeki mutluluğu görememek oldu.

etmeye çalışıyordum. Daha sonra anons yapma görevini aldım ve İsrail ordusuna “Lütfen ateşi kesin, insanlar ölüyor!”, “Tıbbi yardıma ihtiyacımız var.” mesajları yolladım. Belki bir saat, belki de daha fazla, durmaları için yalvardım ve daha sonra anons sistemini de kestiler. Gemideki herkes İsrail askerleri tarafından esir alındı. Üzerlerimizi ararlarken dalga geçip bizi küçük düşürmeye çalıştılar. Hareket ettiğimiz her an bizi tehdit ettiler. Hatta bazılarına vurdular. Birbiriyle konuşanlara veya kendilerine bakanlara tokat attılar veya tartakladılar. Bugün artık çok daha kararlı bir şekilde Gazze’ye gitmek istiyorum. İsrail hükümetinin ve ordusunun dünyada farklı toplumsal statülerden gelen ve hatta makam-mevki sahibi insanlara karşı uygulayabildiği terörü birinci elden görmüş olduk. Adaleti savunma ve dünyadaki her insanın haklarına arka çıkma konusunda çok daha kararlıyız artık.

Fatima el-Murabiti Psikolog / Belçika
ilistin benim hayatımın bir parçası. Belki 4-5 yaşımdan beri anne-babamdan Filistin’de neler yaşandığını duyuyorum. Şu anda 26 yaşındayım ve şimdiye kadar hiçbir değişiklik olmadı Filistin’de. “Bu nasıl olabilir?” diye kendi kendime soruyorum. Ayrıca ben haksızlık ve adaletsizlikten de nefret ediyorum. İşte bu sebeplerle bu konvoya katkıda bulunmalıyım diye düşündüm. Gazze halkı için yardım topladım ve ben de filoda yerimi aldım. Filoda herkes kendi yerini bulmuştu, herkes bu organizasyona bir şekilde katkıda bulunuyordu. Büyük bir aile misali, herkesin bir sorumluluğu vardı. Kadın-erkek herkes mükemmeldi.

F

18

GÜNDEM

GÜNDEM

19

Mayıs 2010 Cumartesi günü Filistin’e insani yardım götürmek üzere yola çıkan filoya Türkiye’nin her köşesinden destek yağdı. Gemide bulunan inşaat malzemelerinden kırtasiye ve sağlık malzemelerine, yetim hediyelerinden çocuk parklarına kadar hemen her şeyin temininde gönüllülerimizin el emeği göz nuru var. Gönüllülerimize, Türkiye’nin 60 ilinde ve çok sayıda ilçesinde gerçekleştirdikleri salon programları, konferanslar, kermesler ve fotoğraf sergileri gibi 100’ün üzerinde etkinlikle filomuza verdikleri destek için teşekkür ediyoruz.

22

insani yardım filosuna yüreklerinden kattılar
Salon programları ve fotoğraf sergileri
İHH gönüllüleri Türkiye’nin dört bir yanında onlarca il ve ilçede düzenledikleri salon programlarıyla “Rotamız Filistin Yükümüz İnsani Yardım” filosuna destek oldular. Bu kapsamda Adana, Adıyaman, Adıyaman-Kâhta, Ağrı, Ankara, Antalya, Balıkesir-Bandırma, Bingöl, Bitlis-Tatvan, Bursa-İnegöl, Denizli, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Hatay-İskenderun, İstanbul-Bağcılar, İstanbul-Bağlarbaşı, İstanbul-Başakşehir, İstanbul-Güngören, İstanbul-Ümraniye, İstanbulKâğıthane, İstanbul-Kartal, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kilis, Konya, Malatya, Mardin-Midyat, Osmaniye, Samsun, Siirt, Sivas, Şanlıurfa, Şanlıurfa-Siverek, Tokat, Uşak, Van ve Van-Erciş’te salon programları yapıldı.

Gönüllülerimiz

Biletli organizasyonlar
Filoya destek için gönüllülerimiz tarafından AntalyaAlanya, Balıkesir-Biga, Balıkesir-Gönen, Eskişehir, İzmit ve İzmit-Gölcük’te de biletli kahvaltı ve çay programları organize edildi. İstanbul’da ise AYSİT İstanbul Anadolu Yakası STK Platformu, İsar Yardımlaşma Grubu, Miraç Grubu, Nisa Grubu, Ümraniye Yeşil Vadi Konakları’ndaki gönüllüler, Üsküdar gönüllüleri ve Sultanbeyli gönüllüleri tarafından biletli kahvaltı programları düzenlendi. Beylikdüzü’nde de müzayedeli kahvaltı programı organize edildi.

Konferanslar
Gönüllülerimiz ayrıca Afyon, Amasya, Ankara-Çubuk, Aydın, Bolu, Bursa, Bursa-İnegöl, Edirne, EdirneUzunköprü, İstanbul-Mecidiyeköy, İstanbul-Pendik, İstanbul-Ümraniye, Konya, Konya-Seydişehir, Malatya, Manisa, Mersin, Sakarya, Sakarya-Hendek, Sinop, Sinop-Ayancık, Sinop-Boyabat, Tekirdağ, TekirdağÇerkezköy ve TekirdağLüleburgaz’da konferanslar organize ettiler.

Kermesler ve fotoğraf sergileri
Türkiye’nin dört bir yanındaki hayır gönüllüleri, düzenledikleri çok sayıda kermesle insani yardım filosuna ellerinden geldiği ölçüde katkıda bulundular. Balıkesir-Gönen’de bulunan gönüllülerimiz her salı pazaryerinde gözleme

yaparak elde ettikleri geliri Filistin için İHH’ya bağışladılar. Batmanlı hanımlar üç gün süren bir kermesin gelirini İHH’ya ilettiler. Isparta ve Tokat-Niksar’da gönüllülerimizin düzenlediği kermes ise bir hafta sürdü. Ankara’da ve İzmir’de üç farklı yerde kermes düzenleyen İHH gönüllüleri ayrıca Adapazarı, Adapazarı-Geyve, Adıyaman, Ağrı-Patnos, Ankara-Çubuk, Antalya, Antalya-Alanya, Bartın, Bolu, Bitlis-Tatvan, Bursa, Çankırı, Çorum, Çorum-Sungurlu, Denizli, Diyarbakır, Elazığ, Erzurum, İskenderun, İzmit, İzmit-Derince, Kırşehir, Konya, Konya-Beyşehir, KonyaSeydişehir, Malatya, Muş, Silivri, Sivas, Şanlıurfa, Uşak ve Van’da kermesler düzenlediler. İstanbul’da ise Avcılar, Beyoğlu-Cihangir, Eyüp, Güngören, Maltepe, Pendik, Sarıyer ve Zeytinburnu’nda kermes organizasyonları yapıldı. Ayrıca İsar Yardımlaşma Grubu, Güngören’de çeşitli gruplar, Katre-Der, Miraç Grubu, Küçükçekmece Saadet Partisi Kadın Kolları ve

BİLİMDER Hanımlar Komisyonu tarafından düzenlenen kermeslerle Gazze filosuna destek olundu. Kermeslerin bazılarında fotoğraf sergileri de yer aldı. Gönüllülerimiz ayrıca İstanbul, Bursa-İnegöl, Çorum, İzmit-Derince, Kilis, Manisa ve Şanlıurfa’da tanıtım stantları kurdular. Sakarya’da ise tanıtım standının yanı sıra Filistin konulu bir fotoğraf sergisi düzenlendi ve büyük bir gemi maketi kuruldu. 2007 yılından bu yana İHH’nın sponsorluk çalışmasına dâhil ettiği Gazze’deki yetimler için Türkiye’deki sponsor aileler hediye paketleri hazırladı. Paketlerin içerisinde oyuncak, kırtasiye malzemesi, kıyafet ve çocuklara yazılmış mektuplar yer alıyordu. Hediye paketleri İHH Yetim Birimi tarafından tek tek kontrol edilerek Mavi Marmara gemisine yüklendi. İHH hâlihazırda Gazze’deki 10.000 yetimin sponsorluğunu yürütüyor.

20

DOSYA: RAMAZAN

Bir değer olarak zekât ve sadaka

Bir değer olarak zekât ve sadaka

DOSYA: RAMAZAN

21

Bireysel ve toplumsal bir değer olarak zekât/sadaka ibadeti
Zekât, insanın yeryüzü serüvenini başarıyla sonuçlandırmak için ihtiyaç duyduğu ve İslam’ın şartları şeklinde de formüle edilen temel ilkelerden biri olarak oldukça dikkate değerdir.
Dr. Fatma Akdokur

slam, insanların yeryüzü serüvenini barış ve esenlik ile sürdürüp ahiret hayatında da saadet ve gönül hoşluğu elde etmeleri için gerekli temel ilkeleri kapsayan tek dindir. Allah (c.c.), kadın olsun erkek olsun bütün insanları yeryüzünün idarecisi ve mimarı olarak görevlendirirken onların bu kutsal görevi en güzel şekilde yapabilmeleri için ihtiyaç duyacakları prensipleri de “İslam” ile bildirmiştir. İşte zekât, insanın yeryüzü serüvenini başarıyla sonuçlandırmak için ihtiyaç

İ

rini emretmiş; bunu fakirin hakkı ve zenginin yerine getirmesi gereken bir görevi saymıştır. Kur’an’da Allah (c.c.), takva sahiplerinin yeryüzünde güzel davranan kimseler olduğundan bahsederken “…ve mallarında muhtaç ve mahrumların hakkı vardır.” (ezZâriyât; 51/19) “Bunlar sahip oldukları mallarda muhtaç ve mahrumun belli bir hakkı bulunduğunu unutmazlar.” (el-Meâric; 70/22-25) diyerek daha Mekke dönemindeyken Müslümanları bu kutlu vazifeye hazırlamıştır. Bu

Allah (c.c.) için gönüllü olarak yapılan her türlü bağış ve infakı içermektedir. Özelde zekât, genelde ise sadaka İslam’ın, bireylerin ve toplumun maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşılamalarını sağlamada sosyal yardımlaşma aracı olarak devreye soktuğu ekonomik bir sistemi de ifade etmektedir. Şüphesiz insan, sosyal bir varlık olarak içine doğduğu toplumun fertleriyle çeşitli münasebetler içindedir. Bu ilişkiler ağında kendisi de tıpkı diğer

duyduğu ve İslam’ın şartları şeklinde de formüle edilen temel ilkelerden biri olarak oldukça dikkate değerdir. Zekât, insanı madden ve manen arınmaya ve olgunluğa ulaştıracak mali bir ibadettir. Allah zekâtı farz kılarak zenginlere, mallarının/paralarının belirli bir kısmını her yıl düzenli olarak fakirlere, ihtiyaç sahiplerine vermele-

görevi yerine getiren kişiler, zekâtın kelime anlamına da uygun olarak kendilerini ve içinde bulundukları toplumu arındırmış olacaklardır: “Onların mallarından sadaka (zekât) al. Onunla kendilerini temizlemiş ve arıtıp geliştirmiş olursun.” (et-Tevbe, 9/103) Zekâta “sadaka” da denilmektedir. Sadaka, zekâttan daha geniş olarak

insanlar gibi alan ve veren, bir başka ifade ile istifade edip faydalanan ve katkı sunan konumundadır. İnsanın içinde bulunduğu toplumun sağlıklı bir şekilde varlığını sürdürebilmesi için, bu alışverişin belli bir denge ve uyum çerçevesinde sürmesi gereklidir. Bütün insanların insanca yaşayabileceği bir toplum hedefine sahip olan İslam, bu çerçevede, insanlar arasında va-

22

DOSYA: RAMAZAN

Bir değer olarak zekât ve sadaka

Bir değer olarak zekât ve sadaka

DOSYA: RAMAZAN

23

Vakfımızın çalışmalarında zekât ve fitre kullanımı
İHH İnsani Yardım Vakfı kurulduğu günden bu yana zekât ve fitre bağışlarını kabul etmektedir. Zekât ve fitre gibi ibadi bağışların kabulünde ve yerlerine ulaştırılmasında fıkhi ölçüler esas alınmaktadır. Bu doğrultuda bağışçılarımızın ibadetlerinin eksiksiz yerine getirilebilmesi için vakfımızda özel bir çalışma ekibi bulunmaktadır. Ekibimiz gelen bağışları düzenli olarak amaçları doğrultusunda tasnif etmekte ve raporlamaktadır. Bağışlanan zekât ve fitre özel bir şartla bağışlanmamışsa bağışlar vakfın öngördüğü -yine zekât şartına uygun olan- projelerde kullanılmak üzere bir araya getirilmektedir. Ancak bağışlanan zekât ve fitrenin özel bir şartı varsa (yetim, eğitim, katarakt, su kuyusu, okul, meslek edindirme kursları, cami vb.) bağış o yönde kullanılmaktadır. Bağışlar bağışçının isteği ve bağışın şartı dışında hiçbir faaliyette kullanılmamaktadır. Vakfımızın çalışma alanlarına -su kuyusu, yetim kefaleti (sponsorluğu), Ramazan kumanyası, kurban vekâleti, zekât, sadaka, okul inşası/ tamiri, cami inşası/tamiri, hanımlara ve gençlere yönelik meslek edindirme kursları, yetimhane inşası, çiftçi destekleme vb.- ait fonlara bağışlanan miktarlar tasnif edilmekte ve bu fonlarda hayra dönüştürülmektedir. Zekât, kurban ve fitre gibi ibadi bağışların kabulünde, tespitinde ve tasnifinde azami ihtimam gösteren vakfımız, bu bağışların ihtiyaç sahiplerine ulaşmasında da gerekli hassasiyeti göstermektedir.

rolan ekonomik farklılıkları en aza indirmek ve insanlar arasında barış ve kardeşliğin tesisinde en önemli faktör olan ekonomik dengeyi sağlamak için toplumun ihtiyaç duyduğu sosyal güvenlik kuruluşlarını da oluşturmuştur. İşte zekât ve sadaka ibadetleri ve bunlarla ilgili olarak oluşturulmuş kurumsal yapılar olan okul, köprü, aşevi, konaklama merkezleri, su kuyuları, yetimhaneler gibi sosyal içerikli hizmetler sunan hayır kurumları ve vakıflar, insanların insanca yaşamalarına bir katkı olduğu gibi, toplumsal barış ve huzur için de vazgeçilmezdir. Zekât ve sadaka ile geliştirilen bu sosyal yardımlaşma şekilleri toplumda zengin-fakir arasında varolan servet farkından kaynaklanabilecek dengesizlikleri en aza indirmek hedefindedir. İslam, servetin belli ellerde tekelleşmesine karşı tutumuyla oldukça dikkate değer bir ilkeye sahiptir. Toplumda zengin-fakir arasında oluşabilecek

dengesizliği zekât ve sadaka ibadetlerine verdiği önem ile göstererek yalnızca zenginlerin değil, her ekonomik güç sahibinin kendinden daha zayıf konumda olana sahip çıkacak bir ahlaki duyarlılığı geliştirmesini beklemektedir: “…Ta ki mal, içinizden zengin olanlar arasında elden ele dolaşan bir servet hâline gelmesin…” (Haşr; 59/7) Bu hedefin gerçekleştirilmesi de öncelikle bireylerin mutluluğunu ve dolayısıyla da toplumun esenliğini sağlamaya yönelik önemli bir adımdır. İslam âlimleri, bir toplumda sadaka/ infak anlayışının yeterli derecede gerçekleşmemesi neticesinde ortaya çıkabilecek toplumsal huzursuzluk ve olumsuzluklardan toplumun bütün imkân sahiplerinin sorumlu tutulacağına da dikkat çekmektedirler. Zira bir toplumda zenginlerin ve fakirlerin bulunması doğal olmakla beraber, zengin ve fakir arasındaki ekonomik farkın uçuruma dönüşmemesi, zenginin daha zengin fakirin de daha fakir

düşeceği durumların oluşmaması için ekonomik durumu iyi olanın diğerini düşünerek hareket etmesi en temel insanlık görevidir. Zekât ve sadaka, insanın elinde bulunan her nimetin gerçek sahibinin Allah olduğunun hatırlanmasını sağlayan en önemli ibadetlerden biridir. Zengin olanlar, yeryüzünde çalışmalarının karşılığını elde ederken o kazancın Allah’ın lütfu ile kendilerine bağışlanmış olduğunun farkında olmalıdırlar. İşte bu farkında oluş, kişiyi varlığın esas sahibi için infaka yönlendirici bir muharrik güçtür. İnsan, Allah’ın kendine lütfettiğini yine Allah için, Allah’ın yarattığı insanlara ve mahlukata vermektedir: “De ki: ‘Şüphesiz Rabbim rızkı kullarından dilediğine bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Siz Allah için ne verseniz, Allah onun yerine (daha iyisini) verir. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.” (Sebe; 34/39) İnfak eden, infak edebilme gücüne sahip oluşu-

nun şükrünü ve minnet duygusunu duyarak yaptığı her güzel işten kalbî bir emniyet hissetmekte, Allah’ın, bir vücudun azaları gibi oldukları muhtaç kardeşlerinin ihtiyacını kendi elleriyle karşılama lütfuna mazhar olmanın huzurunu yaşamaktadır. İnsan zaaflarla malul bir varlıktır. Bilhassa dünya hayatının çeşitli nimetlerinden sayılan mal, mülk ve servet sahibi olma hırsı onun terbiye edilmesi gereken bir özelliği olarak öne çıkmaktadır. İşte zekât ve sadaka ibadeti insanı mal ve servet hırsından alıkoymaya yöneliktir. İnsan, infak ahlakıyla mal tutkusundan kurtularak özgürleşir. Böylece hem sevgisini Allah’a yöneltmiş hem de içinde yaşadığı toplumun fertlerine karşı sorumluluklarını yerine getirmiş olur. Zekât ve sadaka insanlar arasında bir ilişki, iletişim ve paylaşım aracı olarak da görülür. Zira zekât veren bir Müslüman, toplumun fakir insanlarıyla ilgilenir, kardeşleri olan muhtaç insanları arar bulur, onların yardımına koşar. Şüphesiz Hz. Peygamber (s.a.v.) de, bu yöndeki öğüt-

leri ile Müslümanlar arası iletişimin daima canlı olması gerektiğine dikkat çekmektedir: “Bütün Müslümanlar bir kişi gibidirler; birinin başı ağrırsa hepsinin başı ağrımış olur, birinin gözü ağrırsa hepsinin gözü ağrımış olur.” (Câmiu’s-Sağîr) “Yanı başında komşusu aç iken tok yaşayan mümin olgun bir mümin değildir.” (et-Terğib ve’t-Terhîb, III. 358). Sonuç olarak zekât; bireysel kişiliğimizi geliştirip olgunlaştırıcı olduğu kadar toplumun sosyal barış ve esenlik içinde olmasını sağlayan, başka insanlar için bir şeyler yapmanın aynı zamanda kendi bireysel saadetimizin de anahtarı olduğunu öğreten önemli bir ibadettir. Kaynakça 1. İslâm’a Giriş, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları. 2. İlmihal, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları. 3. Döndüren, Hamdi. Ticaret ve İktisat İlmihali, Altınoluk Yayınları. 4. Şentürk, Lütfi-Seyfettin Yazıcı. İslâm İlmihali, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları.

24

DOSYA

DOSYA

25

şık 20 yıldır 5 kıtaya llülerinin desteği ile yakla ı, gönü İHH İnsani Yardım Vakf esine ulaştırıyor… nyanın 120 ülke ve bölg ımı dü iyilik taşıyor; insani yard
Yetimler
kaybetmiş çoı ya da anne-babasını t vb. sebeplerle babasın ve bölgede Savaş, afe 2010 itibarıyla 27 ülke hip çıkıyoruz. Haziran cuklarımıza sa Ramazan’da da yetim üstlenmiş olan İHH, bu 16.003 yetimin bakımını arak selam, larında buluş ık hediyelerle iftar sofra leri önceliyor. Bayraml rdımlarınızı iletiyor. şefkat, muhabbet ve ya

Muhacirler/Mülteciler

ğal afetler nedeniyle ya inde savaş, işgal ve do Dünyanın farklı bölgeler nlarca insan düşmüş milyo rak mülteci konumuna şadığı yerlerden ayrıla barınma gibi iş, aş, eğitim, sağlık ve rda yaşıyor. Bu insanlar zor şartla rak bu Randa yoksunlar. İHH ola ihtiyaçlardan büyük ora m temel insani çadırlarına insani yardı ci kamplarına, mülteci mazan ayında da mülte iyoruz. ulaştırmaya devam ed

Muhtaç yaşlılar

tek başına kalmış da çeşitli sebeplerle Kimsesi olmayan ya akmıyoruz. zan ayında yalnız bır yaşlılarımızı da Rama olan gönüllerini ziyaret ederek hem kları yerlerde onları Bulundu ı karşılıyoruz. bze olsun ihtiyaçların alıyor hem de bir ne

Yoksul aileler

se siyave doğal afetler gerek asında gerek savaş Günümüz düny ngesizlik nedeniyle sebeplerle oluşan de ekonomik ve sosyal si, ediyor. ksullukla mücadele çok sayıda insan yo ın ortadan kalkren bu olumsuzluklar muhtaç duruma düşü ylaşmaya İnsanı sal dayanışma ve pa lerin desteğiyle toplum . ması için siz ması için çalışıyoruz tüm yeryüzüne yayıl katkı sağlıyor; iyiliğin

26

DOSYA

İHH 2010 yılı Ramazan çalışması

İHH 2010 yılı Ramazan çalışması

DOSYA

27

İHH 2010 yılı Ramazan çalışması
HH İnsani Yardım Vakfı, 2010 yılı Ramazan çalışması ile iftar, kumanya dağıtımı, yetimlere yönelik yardımlar, giysi yardımları ve eğitim yardımları ile Türkiye’de 60 il ve dünyada 61 ülke ve bölgede çalışmalar yapacak. Bu çalışmalar kapsamında zor durumda olan kardeşlerimize destek olunacak, sorunların çözümü için projeler geliştirilecek. İHH, bu yıl da Türkiyeli yardımseverlerin zekât ve bağışlarını savaş, afet ve yoksulluk yaşanan bölgelerdeki ihtiyaç sahiplerine ulaştıracak.

İ

Kumanya paketi içeriği
Pirinç, bulgur, nohut, kuru fasulye, toz şeker, çay, hazır çorba, makarna, sıvı yağ, un, salça, tuz, zeytin ve reçel.

Dünyada 61 ülke ve bölgede, Türkiye’de 60 ilde!
BALKANLAR
Arnavutluk Bosna-Hersek Bulgaristan Kosova Makedonya

KAFKASLAR
Abhazya Acara Adıgey Azerbaycan Çeçenistan Dağıstan Gürcistan İnguşetya KabardeyBalkar Karaçay-Çerkes Kırım Osetya

ORTA ASYA
Afganistan Kazakistan Kırgızistan Moğolistan Özbekistan Tacikistan Tataristan

İHH 2010 yılı Ramazan çalışması kapsamında;
İftar programları Dünyada ve Türkiye’de yoksul ve muhtaçların yaşadığı bölgelerde iftar programları düzenlenmektedir. Kumanya dağıtımı Dünyada 61 ülke ve bölgede, Türkiye’de 60 şehirde Gezici aşevi ile iftar programları Türkiye’de 23 ilde Yetimlere ve ihtiyaç sahibi çocuklara yönelik yardımlar İHH tarafından sürekli desteklenen yetimler dışında, Ramazan ayında farklı bölgelerdeki yetimlere yönelik gıda, giysi/bayramlık, eğitim ve barınma desteği sağlanmaktadır. Zekât ve sadaka yardımları İHH zekât, sadaka, fitre ve bağışlarınızı savaş, işgal ve doğal afet bölgelerindeki ihtiyaç sahiplerine ulaştırarak muhtaçlara destek olmaktadır. Eğitim yardımları Yurt içinde ve yurt dışında eğitim gören ihtiyaç sahibi öğrencilere kırtasiye malzemesi yardımı yapılmaktadır.

GÜNEY ASYA

Gıda bankacılığı
Kurum ve işletmeler gıda bankacılığı kapsamında bağış yapabilirler ve yaptıkları bu yardımları gider olarak vergiden düşebilirler. Kurum ve işletmelerin gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddesi yardımları gıda bankacılığı kapsamında değerlendirilmektedir. Kampanyamıza yapacağınız yardımlarınızın bu kapsamda değerlendirilebilmesi için bağışların faturalandırılması, sevk irsaliyesi ve faturanın İHH adına düzenlenmesi gerekmektedir. Yukarıda yer alan bağış kalemleri alış fiyatı üzerinden faturalandırılacaktır.
ORTA DOĞU
Filistin Irak Lübnan Suriye Ürdün Yemen

Açe Arakan Bangladeş Filipinler-Moro Pakistan Sri Lanka Vietnam

Bir kumanya bedeli: 60 TL Bir çocuğun bayramlık bedeli:70 TL Bir kişilik iftar bedeli: 5 TL Bir öğrenci için kırtasiye seti bedeli : 25 TL

GÜNEY AMERİKA
Ekvador Haiti Küba

AFRİKA
Burkina Faso Cezayir Cibuti Çad Etiyopya Gambiya Gana Gine Kamerun Kenya Madagaskar Malavi Moritanya Nijerya Ruanda Sierra Leone Somali Sudan Tanzanya Uganda Zimbabve

TÜRKİYE
Adana Adapazarı Adıyaman Afyonkarahisar Ağrı Ankara Antalya Ardahan Aydın Batman Bayburt Bingöl Bitlis Bitlis-Tatvan Bolu Bursa Bursa-İnegöl Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Hakkâri Hatay Hatay-İskenderun Isparta İstanbul İzmir İzmit İzmit-Gebze Kahramanmaraş Kars Kastamonu Kayseri Kilis Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muş Nevşehir Ordu Osmaniye Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa ŞanlıurfaSiverek Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Zonguldak

Gezici aşevimizle düzenlediğimiz iftar çalışmasına katkıda bulunmak için bir iftarın tamamını üstlenebilir ya da bir veya birden fazla kişinin iftar bedelini karşılayabilirsiniz.

28

DOSYA

2010 Ramazan Türkiye
ŞEHİR 1 2 3 4 5 6 7 8 9 Adana Adapazarı Adıyaman Afyonkarahisar Ağrı Ankara Antalya Ardahan Aydın Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Gezici aşevi ile iftar Gezici aşevi ile iftar Gezici aşevi ile iftar Gezici aşevi ile iftar Gezici aşevi ile iftar Gezici aşevi ile iftar Gezici aşevi ile iftar Gezici aşevi ile iftar Gezici aşevi ile iftar Gezici aşevi ile iftar Gezici aşevi ile iftar Gezici aşevi ile iftar ŞEHİR 31 İzmit İzmit-Gebze 32 K. Maraş 33 Kars 34 Kastamonu 35 Kayseri 36 Kilis 37 Konya 38 Kütahya 39 Malatya 40 Manisa 41 Mardin 42 Mersin 43 Muş 44 Nevşehir 45 Ordu 46 Osmaniye 47 Samsun 48 Siirt 49 Sinop 50 Sivas 51 Şanlıurfa ŞanlıurfaSiverek Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Kumanya dağıtımı Gezici aşevi ile iftar Gezici aşevi ile iftar Gezici aşevi ile iftar Gezici aşevi ile iftar Gezici aşevi ile iftar Gezici aşevi ile iftar Gezici aşevi ile iftar Gezici aşevi ile iftar Gezici aşevi ile iftar Gezici aşevi ile iftar Gezici aşevi ile iftar Gezici aşevi ile iftar Gezici aşevi ile iftar

10 Batman 11 Bayburt 12 Bingöl 13 Bitlis Bitlis-Tatvan

14 Bolu 15 Bursa Bursa-İnegöl 16 Çankırı 17 Çorum 18 Denizli 19 Diyarbakır 20 Edirne 21 Elazığ 22 Erzincan 23 Erzurum 24 Eskişehir 25 Gaziantep 26 Hakkâri 27 Hatay İskenderun 28 Isparta 29 İstanbul 30 İzmir

FAALİYETLER

52 Şırnak 53 Tekirdağ 54 Tokat 55 Tunceli 56 Trabzon 57 Uşak 58 Van 59 Yalova 60 Zonguldak

30

FAALİYETLER ARAŞTIR-

Sosyal yardımlar

Sosyal yardımlar

ARAŞTIRFAALİYETLER MA

31

Etiyopya, Somali ve Kamerun’da açılan su kuyuları hayata bağlıyor
Afrika’da bugüne kadar Burkina Faso, Gine, Çad, Somali, Sudan, Sierre Leone, Cibuti ve Etiyopya olmak üzere sekiz ülkede su kuyuları açan İHH kuraklık ve susuzluğa karşı amansız bir mücadele veren Etiyopya’da son altı ay içerisinde 9, Somali’de 17 ve Kamerun’da da 22 su kuyusu açtı.

A

çılan su kuyuları temiz içme suyu kaynaklarına erişimin çok zor olduğu, bu sebeple kirli su kaynaklı hastalıklardan pek çok insanın hayatını kaybettiği ve yetersiz sulama sebebiyle tarım alanlarında verimli üretimin yapılamadığı Afrika ülkeleri için büyük önem arz ediyor. Su kaynaklarının arttırılması kriz bölgelerinde barışa katkı sağlanması açısından da önemli bir rol oynuyor. Afrika’da bugüne kadar Burkina Faso, Gine, Çad, Somali, Sudan, Sierre Leone, Cibuti ve Etiyopya olmak üzere sekiz ülkede su kuyuları açan İHH kuraklık ve susuzluğa karşı amansız bir mücadele veren Etiyopya’da son altı ay içerisinde 9, Somali’de 17 ve Kamerun’da da 22 su kuyusu açtı. Etiyopya’da binlerce kişinin istifade edeceği su kuyularına şu isimler verildi: Aliye Şenaltun Kayseri-İHH, Meryem Şenaltun Kayseri-İHH, Hacı Cemal Demir, İstanbul İmam Hatip 1982 7A, Halil İbrahim Kılıç, İshak Hafızoğlu, Mehmet Fazile Açılan, Sabit Kavukçu, Saadet Elmadağ. Somali’nin farklı bölgelerinde açılan 17 su kuyusuna verilen isimler de şöyle: Afiyet, Akar, Darusselam, Emir Ömer Toğay, Erdemliler Derneği, Geyve, Hacı Ahmet Uzuner, Hızır Aleyhisselam, Kamil Saade, Kılınç Ailesi, Mevdet, Murat ve Halise Aksu, Özay Emren Aytekin, Özcan Ailesi, Özden, Şifa Barış ve Tarsus Merve Eczanesi Su Kuyusu. Kamerun’da açılan kuyuların isimleri ise: Murat-Vedat-Fuat Özkaymak, Sakarya Altınovalı Hanımlar, Zemzem-Nokta Ayşe Acar, Merhum Sefer Acar, Terzi Hatice Bekçi, Ümmeti Muhammed, Hüseyin-Emine-Huriye Şahin Ailesi, Bir-i Nur Ömer İpek, Şehit Metin Yüksel, Zehra-Sara-Munise

Çekmegil, Kâğıthane Ekrem Cevahir Çok Programlı Lisesi-İmam Hatip Bölümü, Suphi Beradi-Sevim Gündüz, Duaya Muhtaç Bir Kardeşiniz, Mustafa Su Kuyusu, Recai-Ayfer Kaya, Fuat Karadoğan ve Ailesi, Zeytinburnu Batı Trakyalılar Merhamet Su Kuyusu, Lütfi Danabaş,

Zeytinburnu Gönüllüleri Rahmet Su Kuyusu, Arif-Asiye Boynukalın, Kardeşlik Köprüsü, İsfalt AŞ Çalışanları Su Kuyusu. İHH ekipleri, Kamerun’da su sıkıntısının yaşandığı bir başka bölge olan Kuseri’de de su kuyusu çalışmalarına devam ediyor. Kamerun Dışişleri Bakanlığı’ndan İHH’ya teşekkür Kamerun Dışişleri Bakanlığı İHH’ya bir teşekkür mektubu göndererek Türkiyeli kardeşlerinin Kamerun’a yakın ilgi göstermelerinden memnuniyet duyduklarını açıkladı.

32

FAALİYETLER ARAŞTIRMA Sosyal yardımlar

FAALİYETLER Sosyal yardımlar ARAŞTIRMA

33

Somali’ye cami ve okul
Son yıllarda Somali’deki yardım faaliyetlerini artıran İHH İnsani Yardım Vakfı, bir yandan katarakt ameliyatlarına devam ederken diğer yandan da okul, hastane, mescit, cami, su kuyusu projelerini sürdürüyor.

S

on yıllarda Somali’deki yardım faaliyetlerini artıran İHH İnsani Yardım Vakfı, bir yandan katarakt ameliyatlarına devam ederken diğer yandan da okul, hastane, mescit, cami, su kuyusu projelerini sürdürüyor. İHH, haziran ayında Somali’nin Aşağı Shabella bölgesinde okul ve camiden oluşan 1700 m2 Hz. Hatice İslam Merkezi Kompleksi’ni hizmete açtı. Proje kapsamında Aşağı Shabella’nın Qalimow kasabasında inşa edilen 5 sınıflık ilköğretim oku-

lundan yaklaşık 300 öğrenci istifade edecek. Camiden ise 1.500 ailenin istifade etmesi bekleniyor. İHH, mart ayında başkent Mogadişu’da da yeni bir mescidin açılışını yaptı. Mogadişu’nun 65 km batısında bulunan Ahemmedhuu köyünde 117 m2 alan üzerine inşa edilen Mahmud Esad Coşan Mescidi yerel yöneticilerin katıldığı bir törenle ibadete açıldı. Mescitten toplam 1.450 ailenin faydalanması bekleniyor.

34

FAALİYETLER ARAŞTIRMA Sosyal yardımlar

Sosyal yardımlar

ARAŞTIRFAALİYETLER MA

35

Kutlu doğum etkinliklerine destek
Müslümanların kendilerini ifade edebilecekleri alanların kısıtlı olduğu Balkanlarda ve bazı Orta Asya ülkelerinde kutlu doğum etkinlikleri birlik, beraberlik, kardeşlik ve yardımlaşma duygusunu güçlendirmek açısından büyük önem taşıyor.

Zanzibar’da cami açılışı
Cami, daha önce ibadethane bulunmayan yerleşim yerinde Müslüman nüfusun bir araya geleceği sosyal bir alan ve temel dinî bilgilerin öğretileceği bir merkez vazifesi de görecek.
HH, mayıs ayında Afrika’da Tanzanya’nın Zanzibar Adası’nda yeni bir caminin açılışını gerçekleştirdi. Nüfusunun %99’u Müslüman olan Zanzibar’ın Muangani köyünde halkın istifadesine sunulan Rabia Aytül ve Safiye, Binnur, Süreyya Altunok Camii şadırvan, tuvalet ve banyolar ile birlikte 208 m2 alan üzerine inşa edildi. Caminin açılışı esnasında düzenlenen törende 20.000 Kur’an-ı Kerim dağıtıldı. Rabia Aytül ve Safiye, Binnur, Süreyya Altunok Camii’nden yaklaşık 4.000 kişi istifade edecek. Cami, daha önce ibadethane bulunmayan yerleşim yerinde Müslüman nüfusun bir araya geleceği sosyal bir alan ve temel dinî bilgilerin öğretileceği bir merkez vazifesi de görecek.

İ

N

isan ayında “Kutlu Doğum” heyecanının yaşandığı Balkan coğrafyasında ve Orta Asya’da pek çok bölgede Mevlid-i Şerif konulu etkinlikler düzenlendi. İHH İnsani Yardım Vakfı da Makedonya, Bulgaristan, Arnavutluk ve Kazakistan’da kutlu doğum etkinlikleri düzenlemek iste-

yen sivil toplum kuruluşlarına destek oldu. Müslümanların kendilerini ifade edebilecekleri alanların kısıtlı olduğu Balkanlarda ve bazı Orta Asya ülkelerinde kutlu doğum etkinlikleri birlik, beraberlik, kardeşlik ve yardımlaşma duygusunu güçlendirmek açısından büyük önem taşıyor.

36

FAALİYETLER ARAŞTIR-

Sosyal yardımlar

Sosyal yardımlar

ARAŞTIRFAALİYETLER MA

37

16.003 yetim artık yalnız değil
Geçtiğimiz aylarda Diyarbakır, Lübnan ve Arnavutluk’ta bulunan ve İHH’nın sponsor aile projesine dâhil olan yetimlerle çeşitli faaliyetler gerçekleştirildi. Nisan ayında Diyarbakır’da bakımı üstlenilen 40 yetim ile bir tanışma kahvaltısı düzenlendi.
HH İnsani Yardım Vakfı, geliştirdiği sponsor aile projesi ile Haziran 2010 itibarıyla 27 farklı ülke ve bölgede toplam 16.003 yetim çocuğun sürekli ihtiyacını karşılıyor. Sponsor

İ

aile projesi çerçevesinde belirli periyotlarla yetimlere nakdi yardımlar yapılırken düzenlenen çeşitli faaliyetlerle de yetimlerin moral motivasyonu sağlanıyor.

Geçtiğimiz aylarda Diyarbakır, Lübnan ve Arnavutluk’ta bulunan ve İHH’nın sponsor aile projesine dâhil olan yetimlerle çeşitli faaliyetler gerçekleştirildi. Nisan ayında

Diyarbakır’da bakımı üstlenilen 40 yetim ile bir tanışma kahvaltısı düzenlendi. Kahvaltıya İHH Yetim Birimi çalışanları ve bölgede faaliyet gösteren bazı STK’ların temsilcileri katıldı. Kahvaltıda yetimlere çeşitli hediyeler verildi. Yine nisan ayında Arnavutluk’ta yetim çocuklarla birlikte kutlu doğum etkinliği gerçekleştirildi. Çeşitli hediyelerin dağıtıldığı etkinliğe 72 yetim katıldı. İstanbul’da ikamet eden 90 yetimimiz için aileleri ve gönüllü yetim sorum-

lularımız ile birlikte nisan ayında Küçükçekmece Belediyesi’nin desteği ile Çanakkale gezisi düzenlendi.

İHH Yetim Birimi Lübnan’daydı
İHH Yetim Birimi Proje Koordinatörleri Emrin Çebi ve Nübüvvet Akbay nisan ayında Lübnan’da düzenlenen “İşgal Altındaki Çocukların Hakları ve Uluslararası Korumanın Sağlanması” konulu toplantıya katıldı. Üç gün süren toplantıda Çebi ve Akbay, Gaz-

ze’deki yetimlerin durumları hakkında bir sunum yaptılar. Panel sonrasında Beyrut’ta Burc el-Beracine Mülteci Kampı ve Ketermaya’daki Filistin kampları ve buralarda yetim çalışmaları yapan partner kuruluşlar ziyaret edildi. İHH heyeti, bu kuruluşlardan yetim çalışmalarıyla ilgili bilgiler aldı. Daha sonra sürekli desteklenen bazı yetim aileleri ziyaret edildi. Vakfımız, Lübnan’da sponsor aile sistemiyle 55’i Lübnanlı, 300’ü Filistinli mülteci olmak üzere toplam 355 çocuğun sürekli bakımını üstlenmiş durumda.

38

FAALİYETLER ARAŞTIR-

Sosyal yardımlar

FAALİYETLER Sağlık yardımları ARAŞTIRMA

39

Bosna-Hersek’te İstanbul Kültür ve Eğitim Merkezi açıldı

40.151 katarakt hastası ışığa kavuştu

B

osna-Hersek’te hayata geçirdiği projelerle dinî, kültürel ve sosyal hayata katkıda bulunan İHH, 29 Mart 2010’da Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna’da İstanbul Kültür ve Eğitim Merkezi’nin açılışını gerçekleştirdi. Açılışa İHH Yönetim Kurulu Üyesi Osman Atalay ve Emin Şen de katıldı. Dinî ilimler, Türkçe ve İngilizce derslerinin verileceği, bilgisayar kurslarının düzenleneceği merkezin açılışı yoğun ilgi gördü.

İlmî çalışmaların yanı sıra merkezde şehit ailelerine, yetim çocuklara ve ihtiyaç sahibi ailelere de yardım yapılacak. Merkezi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte Bosna’ya gelen Emine Erdoğan da ziyaret etti. Merkezde yürütülecek çalışmaları ilgiyle dinleyen Erdoğan, benzeri çalışmaların diğer Balkan ülkelerinde de gerçekleştirilmesini temenni ettiğini belirtti.

HH İnsani Yardım Vakfı ve Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA)’nın üç yıldır ortaklaşa olarak gerçekleştirdiği Afrika Katarakt Projesi ile katarakt hastaları ışığa kavuşuyor. Afrika Katarakt Projesi kapsamında Etiyopya’nın Tigray eyaletine bağlı Mekele şehrinde sağlık yardımlarını sürdüren İHH, öncelikle bölgede 1.000 kişiyi göz muayenesinden geçirdi.

İ

Sağlık taramasından geçirilen hastalara göz damlası ve çeşitli ilaçlar dağıtıldı. Yapılan muayene sonrasında 210 katarakt hastası ameliyat edildi. Etiyopya’da TİKA ile ortaklaşa yapılan ameliyat sayısı 4.010’u bulurken hedef 10.000 ameliyat gerçekleştirmek. Afrika ülkelerinde sınırlı sayıdaki sağlık personeli ve maddi imkânsızlık sebebiyle katarakt hastaları karanlığa mahkûm olarak hayatlarını sürdürüyor.

Etiyopya’da yaklaşık 500.000 katarakt hastası bulunmasına rağmen ülkede sadece 200 göz doktoru görev yapıyor. 10 farklı ülkede -Sudan, Somali, Etiyopya, Togo, Benin, Gana, Çad, Nijer, Mali ve Burkina Faso- katarakt ameliyatları gerçekleştiren İHH, proje ile Afrika’da toplam 40.151 katarakt hastasının gözlerini açtı. Bu rakamın iki yıl içerisinde 100.000’e ulaşması hedefleniyor.

40

FAALİYETLER ARAŞTIRMA Acil yardımlar

Acil yardımlar

ARAŞTIRFAALİYETLER MA

41

Arakanlıların trajedisi devam ediyor
Susuzluk, açlık, salgın hastalıklar ve yoksulluktan ölümlerin yaşandığı Bangladeş’teki Arakan kamplarından Kutupalong’da mart ayında 52’si çocuk, 30’u kadın toplam 130 kişi açlıktan hayatını kaybetmişti.

HH, Latin Amerika’da Haiti’den sonra Şili’ye de yardım götürdü. İHH ekipleri 27 Şubat’ta 8,8 şiddetinde bir deprem ve depreme bağlı olarak tsunaminin meydana geldiği Şili’ye acil yardım ulaştırdı. Mart ayında Concepcion şehrinde yapılan dağıtımlarda deprem mağdurlarına 2 tırlık gıda, su, çocuk bezi ve acil yardım malzemeleri dağıtıldı.

İ

Şili’de deprem mağdurlarına destek

1

948 yılından bu yana Myanmar devletinin işgali altında bulunan Arakanlıların dramı devam ediyor. Arakan’ın 4 milyonluk nüfusunun yarıya yakını Pakistan, Tayland, Hindistan, Malezya ve Bangladeş gibi komşu ülkelere iltica etmiş durumda. Sadece Bangladeş sınırındaki üç mülteci kampında ve

diğer gayriresmî mülteci kamplarında 100.000 civarında Arakanlı mülteci bulunuyor. Ancak bu kişiler Bangladeş’te ne mültecilik ne de vatandaşlık hakkına sahipler. Bu nedenle hayatlarını idame ettirebilmek için dahi çalışamıyorlar. Susuzluk, açlık, salgın hastalıklar ve yoksulluktan ölümlerin yaşandığı

Bangladeş’teki Arakan kamplarından Kutupalong’da mart ayında 52’si çocuk, 30’u kadın toplam 130 kişi açlıktan hayatını kaybetmişti. Bölgede yaşanan ölümlerin ardından, mart ayı sonunda mülteci kamplarında incelemelerde bulunan İHH ekipleri ilk etapta 10.000 aileye 10’ar kilo pirinç dağıttı.

42

FAALİYETLER Yurt içi yardımlar ARAŞTIRMA

FAALİYETLER Yurt içi yardımlar ARAŞTIRMA

43

İHH’dan otistik öğrencilere destek
Otistik çocukların büyük bir kısmı farklı seviyelerde zekâ geriliğine sahipken çevrelerindeki dünyayı algılamakta da zorluk çekiyorlar. İstanbul’da otistik çocuklara eğitim veren yalnızca sekiz okul bulunuyor.
tizm, üç yaşından önce başlayan ve ömür boyu süren, çocuğun sosyal ve iletişim becerilerinin oluşmasını etkileyen bir gelişim bozukluğu olarak biliniyor. Otistik çocukların büyük bir kısmı farklı seviyelerde zekâ geriliğine sahipken çevrelerindeki dünyayı algılamakta da zorluk çekiyorlar. İstanbul’da otistik çocuklara eğitim veren yalnızca sekiz okul bulunuyor. İHH’nın düzenli olarak destek verdiği, Kâğıthane’deki Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi’nde de çeşitli

O

yaş ve seviyelerde 62 öğrenci eğitim alıyor. İHH, nisan ayında merkeze bir yıllık temizlik malzemesi, buzdolabı, çamaşır makinesi, öğretmen dolabı, toplantı masası ve 2 adet beyaz tahtanın yanı sıra çocukların eğitiminde kullanılacak beceri küpü, kavram seti, ahşap sayı terazisi, dikiş oyun setleri gibi malzeme desteğinde bulundu.

Çeçen muhacirlere yardım
İstanbul ve Yalova’da yaşayan Çeçen ailelere her ay düzenli olarak yardım yapan İHH, geçtiğimiz üç aylık dönemde de muhacirlere kuru gıda, et ve temizlik malzemesi
ürkiye’de çeşitli illerde, kamplarda yaşayan Çeçen ailelere periyodik yardımlar yapılırken ailelerin düzenli olarak kira, barınma, gıda, eğitim, sağlık vb. ihtiyaçları da karşılanıyor.

T

İstanbul ve Yalova’da yaşayan Çeçen ailelere her ay düzenli olarak yardım yapan İHH, muhacirlere kuru gıda, et ve temizlik malzemesi yardımında bulundu. Yardımlardan 33 aileden 116 kişi istifade etti.

44

FAALİYETLER ARAŞTIR-

Yurt içi yardımlar

Yurt içi yardımlar

ARAŞTIRFAALİYETLER MA

45

Hakkâri, Şanlıurfa ve Muş’a yardım eli uzandı
İHH, Hakkari ve Şanlıurfa’da çeşme yaparken, Muş Korkut İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı olan ve 3-5 yaş grubu 73 çocuğa dört sınıfta eğitim ve öğretim hizmeti veren Muş Korkut Anaokulu için de bir oyun parkı kurdu.

H

akkâri’de şehir merkezine 60 km mesafede bulunan ve Levni dağlık bölgesinden ulaşımın sağlandığı Kaval köyünde İHH tarafından yürütülen bir proje ile çeşme inşa edildi. 50 hanelik köye ve yol güzergâhını kullanan bölge halkına hizmet edecek çeşmenin açılışı haziran ayında gerçekleştirildi. Haziran ayında Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki 150 hanelik Bayırözü köyünde de bir çeşme açılışı yapıldı. Siverek-Çermik yolu üzerinde bulunan Bayırözü köyünde

inşa edilen çeşme, bölge halkının önemli bir ihtiyacını karşılayacak. Muş’taki çocuklarımıza oyun parkı İHH, Muş Korkut İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı olan ve 3-5 yaş grubu 73 çocuğa dört sınıfta eğitim ve öğretim hizmeti veren Muş Korkut Anaokulu için bir oyun parkı kurdu. Oyun alanı bulunmayan ve kısıtlı imkânlarla hizmet veren anaokulu için yapılan oyun parkı haziran ayında hizmete girdi.

46

FAALİYETLER

Gönüllü faaliyetleri

Gönüllü faaliyetleri

FAALİYETLER

47

Merhamete ortak olmak için yetimin elinden tuttular
Gönüllülerimiz yetimlerin eğitim ve yaşam ihtiyaçlarının karşılanması için başlatılan sponsor aile çalışmamıza destek olmaya devam ediyor. Ayder Kadın Kolları, İHH’nın Yetim Destek-

leme Merkezi’nde satışa sunulmak üzere çeşitli gıda malzemeleri bağışladı. Alanya’daki hanım gönüllüler ise yöresel gıda ürünlerini yetimler yararına satışa sunulmak üzere Yetim Destekleme Merkezi’ne gönderdi. Sivas’ta gerçekleştirilen salon programının gelirleri de yetimler için bağışlandı.

Bolu’da İHH gönüllüleri Filistinli yetimler yararına biletli kahvaltı programı düzenledi. Başakşehir’deki gönüllülerimiz ise Filipinler-Moro’daki yetimhane için 15 gün süren bir kermes yaptılar.

Suya hasret kardeşlerimiz için su kuyuları
Afrika’da temiz içme suyuna erişimin zor olması ve bu durumun hastalık ve ölümlere sebebiyet vermesi nedeniyle Türkiye’deki duyarlı vatandaşlarımız su kuyusu projemize destek oluyorlar. İzmit’teki gönüllülerimiz Sudan’da ve Moğolistan’da 1’er adet; düzenledikleri kermes ile Etiyopya’da da 2 adet su kuyusu açtırdı. Van’daki gönüllülerimiz gerçekleştirdikleri kermesle Burkina Faso’da 2 adet; Erzurum Anadolu Gençlik Derneği Hanımlar Komisyonu ise Somali ve Kamerun’da 1’er adet su kuyusu açtırdı. İstanbul-Yenibosna’daki gönüllülerimiz de su kuyusu açtırmak için el ele vererek üç gün süren bir gıda kermesi organize ettiler.

Gönüllü faaliyetleri
Gönüllülerimiz yetimlerin eğitim ve yaşam ihtiyaçlarının karşılanması için başlatılan sponsor aile çalışmamıza destek olmaya devam ediyor.

48

FAALİYETLER

Gönüllü faaliyetleri
Daha güzel bir dünya için
Mescitler, Müslümanlar arasında birlik ve beraberliğin güçlenmesinde çok önemli bir yere sahip. İzmitli gönüllülerimiz Sudan’da yaşayan Müslüman kardeşlerimiz için birlikte ibadet edilebilmelerine imkân sağlayacak mekânların çoğaltılabilmesi adına bir mescit yaptırdılar. Ayrıca 2.500 adet Kur’an-ı Kerim’in Sudan’da dağıtımı için sponsor olan gönüllülerimiz, Kırgızistan’da gerçekleştirilen imamlar için eğitim projesine de destek oldular. Erzurum’da AGD Hanımlar Komisyonu Gazze için bağış yaptı. 13 yetime sponsor olan gönüllüler, Afrika’da gerçekleştirilecek beş katarakt ameliyatı için de bağış topladı. Hilal Grubu ise Gazze’de okul, cami ve ev inşası projelerine fon sağlamak için biletli salon programı düzenledi. Kocaeli gönüllüleri Suriye’deki Filistin Yermük Mülteci Kampı’nda kermes düzenledi.

Gönüllü faaliyetleri
dolu yakasında bulunan dernekler seferber oldular. Ümraniye Yeşil Vadi Konakları’nda bulunan hanım gönüllüler gıda kermesi düzenleyerek gelirini Arakanlı mültecilere gönderdiler. İsar Yardımlaşma Grubu, MEKDER, SÜREYYADER, ÇINARDER ve HÜRDER halka açık konferanslar düzenledi. İstanbul aktif kadın gönüllüleri Arakanlı mültecilere kumanya göndermek için bağış toplarken Beyoğlu-Cihangir gönüllüleri de bir kermes düzenledi. kuyusu açmak isteyen Sultan Fatih Koleji öğrencilerine Afrika hakkında bir sunum yapıldı. Büşra Anaokulu öğrencileri ise kumbaralarını yetim çocuklar için bağışladı. Esenler Belediyesi Bilgi Evi öğrencilerine Haiti ve Filistin konulu bir sunum yapıldı. Ayrıca vakfımızı ziyaret eden İnsan Vakfı Ev Okulu öğrencilerine de İHH çalışmaları hakkında bilgi verildi. Sadabad Koleji öğrencilerine ise Gazze’ye giden filo hakkında bir sunum gerçekleştirildi, bülten ve gemi maketi dağıtıldı; öğren-

FAALİYETLER

49

anlatıldığı bir konferans verildi. Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri filoya destek olmak üzere iki gün süren bir kermes düzenlediler. Alfred Üniversitesi öğrencileri de filoya destek için okullarında üç gün süreyle bir kermes ve fotoğraf sergisi organize ettiler. 13 yetime sponsor olan Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencileri, “Dünyada Yetimler” konulu bir konferans düzenlediler. Kâğıthane İHL öğrencileri insani yardım filosuna destek amaçlı bir gece düzenlediler. Filistin konulu bir sinevizyon göste-

Haiti’deki yaraları sarmak için
Ocak 2010’da Haiti’de meydana gelen depremin ardından bölgede yaşayan insanların yaralarını sarmak için gönüllülerimiz seferber oldu. AYSİT İstanbul Anadolu Yakası Kadın STK Platformu üyeleri ve İsar Yardımlaşma Grubu Anadolu Bölge Müdürlüğü personeli, düzenledikleri kahvaltıdan elde ettikleri geliri Haitili depremzedelere ulaştırılmak üzere vakfımıza bağışladı. Yarım yüzyılı aşkın bir zamandır Çin zulmü altındaki Doğu Türkistanlıların yaşadığı hak ihlalleri ve zulümler YEKDER ve Doğu Türkistan Maarif Derneği’nin düzenlediği toplantılarda anlatıldı. Esenler BBP Kadın Kolları da Doğu Türkistan konulu bir konferans düzenledi ve bir fotoğraf sergisi açtı. ciler de harçlıklarından artırdıklarını Gazze için vakfımıza bağışladılar. Şefkat Koleji öğrencileri de yaptıkları kermesle gemi filosuna destek oldular ve vakfımızı ziyaret ederek vakfımız ve filo hakkında bilgi aldılar. Ravza Anaokulu öğrencileri de vakfımızı ziyaret ettiler ve minik kardeşlerimize paylaşmanın önemi hakkında bir sunum yapıldı. Çınar Çocuk Kulübü öğrencileri ise harçlıklarını yetimler için bağışlamak üzere vakfımızı ziyaret ettiler. rimi olan gecede Filistin fotoğrafları sergilendi. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğrencileri ise üniversite kampüsünde Filistin konulu bir fotoğraf sergisi açtılar. İnsani yardım filosuna destek için Kadıköy İmam Hatip Lisesi öğrencileri de okullarında tanıtım malzemeleri dağıttılar. Emniyettepe Kız Kur’an Kursu öğrencilerine Sudan hakkında bir sunum yapıldı. Öğrenciler, Darfur’da Kur’an-ı Kerim Dağıtımı Projesi’ne destek vermek için bir çalışma başlattılar. Avrupa İslam Üniversitesi öğrencileri ise hazırladıkları lokum külahları ile insani yardım filosuna destek için bağış topladılar.

Yürekleri kocaman minik gönüllülerimiz
Mavi Bulutlar Anaokulu öğrencileri ile ev okulu öğrenci ve velilerine yönelik birer sunum yapıldı, sunumların ardından öğrenciler kumbaralarını Arakanlı yetimler için bağışladı. Afrika’da su

Arakan ve Doğu Türkistan
60 yılı aşkın bir süredir Burma’nın katı yok etme politikalarına maruz kalan Arakan için İstanbul’da Ana-

Genç gönüllülerimiz
Bakırköy İHL öğrencilerine Gazze konvoyunun ve İHH çalışmalarının

50

HAYAT BULMAYI BEKLEYEN PROJELER

HAYAT BULMAYI BEKLEYEN PROJELER

51

Filistin Gazze Çocuklar için psikolojik destek projesi

2

008-2009’da Dökme Kurşun Operasyonu ile yerle bir edilen ve 2007’den bu yana havadan, karadan ve denizden abluka altında

tutulan Gazze’de, İHH’nın projeleri devam ediyor. Çocuklar için planlanan psikolojik destek projesi çerçevesinde okul öncesi ve ilköğretim seviyesinde-

ki 1.000 çocuğa destek olunması hedefleniyor. Spor ve eğitim olmak üzere çocuklara yönelik sosyal faaliyetleri içeren projenin maliyeti 63.500 dolar.

Lübnan Tıbbi cihaz alımı projesi

Somali Darfur Yeni doğan bebeklerin temel ihtiyaçlarının karşılanması projesi

L

übnan, Filistinli mültecilerin en yoğun olarak bulunduğu Ortadoğu ülkelerinden biri. 450.000 Filistinli mültecinin yaşadığı ülkede mülteciler eğitim alma, çalışma ve tedavi görme gibi en temel insani haklarından bile mahrumlar. Buradaki

mültecilere destek olmak amacıyla çeşitli projeler gerçekleştiren İHH, bu çerçevede Ayni Halva Mülteci Kampı’ndaki Halit bin Velid Sağlık Merkezi’ne eko-doppler cihazı alınması için çalışma başlatıldı. Binlerce mülteciye hizmet veren merkezde ye-

terli oranda tıbbi cihaz bulunmadığından merkezdeki tedavi hizmetleri çok kısıtlı imkânlarla gerçekleştirilebiliyor. Ayni Halva ile birlikte Sayda ve elMeya mülteci kamplarındaki Filistinli mültecilerin de yararlanacağı projenin maliyeti 60.000 dolar

S

omali’de Kuzey Darfur bölgesinin başkenti olan ve farklı kabilelere mensup 1,5 milyon kişinin yaşadığı Nyala, yıllardır devam eden iç savaş nedeniyle bölgenin en çok göç alan şehri. Çok sayıda mülteci kampının bulunduğu şehirde nüfusun yarıdan fazlası bu kamplarda, yalnızca

sosyal yardım kuruluşlarının yardımlarıyla yaşamlarını sürdürebiliyor. Sağlık hizmeti altyapısının yok denecek kadar az olduğu kamplarda bebek ölüm oranları oldukça yüksek. İHH’nın uzun süredir yardım faaliyetleri organize ettiği bölgede gerçekleştirilecek bu proje ile bölgedeki kamplarda yeni

doğan bebeklerin ilaç, giysi, bebek bezi, mama, havlu, bebek önlüğü gibi temel gereksinimlerinin karşılanması amaçlanıyor. Bir yıl devam edecek olan proje ile ortalama 2.000 bebeğin temel ihtiyaçlarının karşılanması hedefleniyor. Projenin toplam maliyeti 50.000 avro.

52

HAYAT BULMAYI BEKLEYEN PROJELER

HAYAT BULMAYI BEKLEYEN PROJELER

53

Türkiye Elazığ Çeşme inşası projesi

E

lazığ’da Kovancılar ilçesinde bulunan 160 haneli Okçular köyü, mart ayında bölgede meydana gelen depremden en fazla

etkilenen yerleşim yerlerinden biri. Geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan köyün su ihtiyacını karşılayan çeşmenin deprem sırasında yıkılmasıyla sı-

kıntı yaşayan köylülerin kullanabilmesi için yeni bir çeşme yapılması planlanıyor. Projenin maliyeti 4.000 avro.

Tayland Patani Yetimhane projesi

P

atani, Tayland’ın güneyinde yer alan ve Tayland sınırları içerisinde, nüfusunun %80’ini Malay Müslümanların oluşturduğu Yala, Narativat, Satun ve Patani eyaletlerinden oluşan bölgenin adı. 1938’den bu yana Tayland rejiminin

asimilasyon politikalarına maruz kalan ve günlük hayatın pek çok alanında özgürlüklerine müdahale edilen Patanililer 70 seneyi aşkın bir süredir bağımsızlık mücadelesi veriyor. Nüfusu üç milyon olan Patani’de on binlerce yetim olduğu tahmin

ediliyor. Bu proje ile Patani’nin Narativat bölgesinde 4 yatakhane, derslikler, mutfak ve yemekhaneden oluşacak bir yetimhane inşa edilmesi planlanıyor. 2 kat olarak planlanan binanın toplam kullanım alanı 400 m2. Projenin maliyeti 98.000 dolar.

Filistin Kudüs Mescid-i Aksa’nın çevresindeki evlerin onarılması projesi

ilistin’in en önemli şehri olan Kudüs, Müslümanların ilk kıblesi ve en kutsal mekânlarından biri. 1967 yılından bu yana işgal altında bulunan Kudüs, İsrail’in sürdürdüğü Yahudileştirme

F

politikaları sonucunda gerçek dokusunu ve kimliğini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya. Bu proje ile siyasi ve demografik yapısı değiştirilmeye çalışılan Kudüs’te Mescid-i Aksa’nın çevresinde bulunan beş evin tadilatı

hedefleniyor. Kudüs’ün en eski mahallelerinden Liglag Burcu Mahallesi, Mücahitler Mahallesi, Saiyde Mahallesi ve Cebşe Mahallesi’nde bulunan toplam beş evin tadilatını içeren projenin maliyeti 243.400 dolar.

54

AKTÜEL

Güzel bir gelecek için

Güzel bir gelecek için

AKTÜEL

55

Güzel bir gelecek için
İHH’nın ülke ve bölgelerden gelen talepler doğrultusunda düzenlediği yaz kursları özveri, fedakârlık, sevgi ve dayanışma değerlerinin tesis edilmesi için önemli bir adım.
Ayşe Olgun HH İnsani Yardım Vakfı kuruluşundan itibaren eğitim çalışmalarına büyük önem vermiş, hizmetlerini eğitimle temellendirmiştir. Beş kıtada 100’den fazla ülkeye insani yardım taşırken eğitim yardımlarını temel ihtiyacın ayrılmaz bir parçası olarak görmüştür. Bu anlayıştan hareketle mağdur bölgelerin kalkınması ve kendilerine yeterli hâle gelebilmesi için faaliyet yürüttüğü ülke ve bölgelerdeki çocuk ve gençleri eğitim çalışmaları ile desteklemiştir.

İ

Şüphesiz ki bir toplumda birlik beraberliğin ve kalkınmanın sağlanmasında ferdî eğitimin önemi büyüktür. Toplumlardaki yozlaşmanın önüne geçilmesi ancak temel değerlerin korunmasıyla mümkündür. Kendisi için arzu ettiğini başkası için de dileyen bir ahlaki erdemle kuşanmamış bireyler yetiştirmek son derece önemli bir düsturdur. İHH’nın ülke ve bölgelerden gelen talepler doğrultusunda düzenlediği yaz kursları da bu anlamda önemli bir işleve sahiptir; özveri, fedakârlık,

sevgi ve dayanışma değerlerinin tesis edilmesi için atılan kutsal adımlardır. İHH, çalışma yaptığı bölgelerde yaz kursları düzenleyerek yaz aylarının bereketli geçmesini sağlamaktadır. Yaz kursları, yoğun tempolu ders yılının ardından çocukların yaz aylarının rehavetine kapılmadan sosyal, kültürel ve spor etkinlikleriyle zenginleştirilmiş bir eğitimle yılın yorgunluğunu üzerlerinden atmalarına da olanak sağlamaktadır.

İHH’nın çalışma yaptığı bölgelerde organize ettiği yaz kursları dinî ve ahlaki içerikli dersler yanında sosyal bilimlere yönelik takviye derslerle; bilgi yarışmaları, dil ve bilgisayar kursları, futbol turnuvaları, piknik gibi faaliyetleri de içermektedir. Bu meyanda katılımcılar yaz kurslarında kültürel, sosyal ve spor etkinlikleriyle dayanışma, kardeşlik, yardımlaşma ve paylaşma gibi önemli değerler kazanmaktadır. İHH, yaz kursları çalışmasıyla tatile yüklenen salt dinlenme algısını değiştirerek yaz aylarının çocuk ve gençlerin yaşantısında özellikle değerlendirilmesi gereken bir dönem olduğu bilinciyle hareket etmektedir. Zira beden ve ruh dinginliği disiplinli bir eğitim ile sağlanmakta, hareketsiz bir hayatın zihni ve bedeni tahrip ettiği herkesçe bilinmektedir. Çeşitli sosyal faaliyetlerle örülü bir eğitim programı zaman tasarrufu, kişisel gelişim ve topluma fayda anlamında elzemdir. Yaz kurslarında uygulanan programla çocukların manevi, ahlaki ve fikrî yönlerinin gelişimine katkı sağlanırken yıl boyunca öğrendiklerini pekiştirmelerine de yardımcı olunmaktadır. Yaz kursları savaş ve doğal afet bölgeleri ile savaşın etkisinin devam ettiği, ekonomik sıkıntılar sebebiyle eğitim çalışmalarının yetersiz kaldığı mağdur coğrafyalarda yaşayan çocuklar, gençler ve hatta yetşkinler için önemli bir ihtiyaca cevap vermektedir. Bu kurslar, savaş ve siyasi çekişmeler sonucu oluşan güvenlik problemi sebebiyle okulların sık sık tatil edildiği, okul binalarının eğitime açık olmadığı yerlerde kısa süreli alternatif eğitim hizmeti vermektedir. Misyonerlik çalışmalarının yoğun ve planlı bir şekilde sürdürüldüğü bölgelerde düzenlenen kurslar, yitirilen kültürel değerleri sosyal ve kültürel aktivitelerle diriltme işle-

56

AKTÜEL

Güzel bir gelecek için

Güzel bir gelecek için

AKTÜEL

57

Irak

vi görmektedir. İHH, özel önem verdiği yaz eğitim çalışması ile Balkanlardan Afrika’ya, Ortadoğu’dan Güneydoğu Asya’ya birçok ülke ve bölgede yaşayan bireylerin tarihî ve kültürel değerlerine sadık kalarak yaşamalarını, insanlığa faydalı hizmetlerde bulunan fertler olarak yetişmelerini hedeflemektedir.

Yaz kursları çalışma bölgelerinden bazıları
İHH İnsani Yardım Vakfı Lübnan’daki Filistin mülteci kampları, Filistin, Irak, Arnavutluk ve Türkiye’de yaz kursları düzenlemektedir. Kurslardan çok sayıda mülteci, yetim, ihtiyaç sahibi genç ve çocuk istifade etmektedir.

Lübnan
1948 yılında İsrail’in topraklarını işgal etmesiyle Irak, Suriye, Ürdün ve Lübnan gibi yakın ülkelere iltica eden milyonlarca Filistinli en temel haklarından mahrum durumda yaşamlarını sürdürmektedir. Lübnan’daki Filistinliler bu ülkenin mültecilerle ilgili politikaları nedeniyle 60 yıldır eğitim gibi en temel haklardan faydalanamamakta, Lübnan’daki üniversitelerde eğitim görememektedir. İHH, bölgede yürüttüğü yaz kurslarıyla kamplardaki eğitim sorununu bir nebze olsun hafifletmeyi hedeflemektedir. Proje ile mülteci kamplarındaki kız ve erkek öğrencilerin yaz tatillerini verimli bir şekilde geçirebilmeleri için manevi ve ahlaki gelişimlerine katkıda bulunacak eğitim programları hazırlanmakta, bu yolla yeni nesillerin eğitimli ve kültürlü bireyler olarak geleceğe hazırlanmaları sağlanmaya çalışılmaktadır.

İHH’nın yaz kursu çalışması yaptığı ülkelerden biri de Irak’tır. 2003 yılında ABD işgaline maruz kalan Irak’ta aileler ekonominin kötü durumu Türkiye ve güvenlik kaygısı nedeniyle İHH’nın yaz kursları çalışmasından çocuklarını okula göndermek ülkemizdeki yetimler de istifade etistememektedir. Birçok bölgede okul mektedir. Sponsorluk çalışması yapıonarım çalışmaları devam ederken lan illerdeki yetimler, ikamet ettikleri bazı yerlerde okul binaları eğitim bölgelerde İHH’nın dışında amaçlar için organize ettiği yaz kullanılmaktadır. Yaz okulu çalışmaları kurslarına katılmak5 milyon yetimin Meslek edindirme kursları tadır. İstanbul’daki bulunduğu Irak’ta Eğitim faaliyetleri yetimler ise bulunİHH tarafından Dil kursları dukları bölgelerde, özellikle sponsor aile Gençlere ve çocuklara sosyal ve kültürel sistemiyle desteklenen yönelik kamplar faaliyetler düzenyetimlerin katıldığı leyen, İHH ile ortak yaz kurslarında İslami çalışma içinde buluilimler, Kur’an-ı Kerim, nan farklı sivil toplum kuruluşlarınca hafızlık, bilgisayar, Türkçe ve Arapça gerçekleştirilen yaz kurslarına yöndersleri verilerek eğitimin aldığı lendirilmektedir. Yetimler bu kurslaryaralar sarılmaya çalışılmaktadır. da bilgi yarışmaları, futbol turnuvaları ve piknik programlarına katılmaktadır. Arnavutluk İHH tarafından düzenlenen yaz kursİHH, uzun savaşların ardından mislarından geçtiğimiz yıl İstanbul’da yonerlik faaliyetlerinin yoğun olarak yaşandığı ve dinî eğitimin zayıf olduğu Beykoz, Ümraniye ve Fenerbahçe’deki kamplarda yaşayan ihtiyaç Balkan ülkelerinden Arnavutluk’ta da sahibi Çeçen muhacirler de istifade yaz kursları çalışması yapmaktadır. etmiş; kurslarda matematik, Türkçe, Nüfusunun %75’i Müslüman olan yabancı dil ile spor müsabakaları, Arnavutluk’ta Tiran, Shkoder, Vlora, yüzme, İstanbul gezisi ve piknik gibi Durres ve Gjirokaster bölgelerinde etkinliklere katılmışlardır. eğitim programları düzenlenmektedir.

2009 yılında Arnavutluk’ta yaz kursları kapsamında gerçekleştirilen 35 kurstan 2.419 Arnavut öğrenci faydalanmıştır.

58

AKTÜEL

Türkiye İzzet’ine sahip çıktı

Türkiye İzzet’ine sahip çıktı

AKTÜEL

59

Türkiye İzzet’ine sahip çıktı

İzzet Şahin, 21 gün boyunca küçük bir hücrede, gayriinsani koşullarda tutuldu. Psikolojik işkenceye maruz kalan Şahin, Türkiye ve dünya kamuoyunun yoğun tepkileri ve Türkiye hükümetinin üst düzey girişimleri sonucunda 17 Mayıs günü serbest bırakıldı.
F. Zehra Bayrak

zzet Şahin, Kasım 2009’da İHH temsilcisi olarak Batı Şeria’nın El-Halil ve Nablus şehirlerinde kurban projesini organize etmek için Filistin’e gitti. Daha sonra Vakfımızın temsilciliğini açmak ve İbranice eğitimi almak üzere Kudüs’te ikamet etmeye başladı. Orada bir yandan kurumsal çalışmaları yürütüyor, bir yandan da Kudüs İbrani Üniversitesi’nde dil eğitimi alıyordu. İHH temsilciliğinin açılış çalışmalarını tamamlayan Şahin, Batı Şeria’da Filistinlilerin ihtiyaçlarını tespit etmekte ve projeler hazırlamaktaydı.

İ

Kudüs’te yaşamak…
Mescid-i Aksa’ya yürüyerek yirmi dakika mesafede bulunan bir evde kalan İzzet Şahin, bölgedeki izlenimlerini düzenli olarak kaleme alıyor, burada yaşadıklarını bizlerle paylaşıyordu. Bu yazılarından birinde Kudüs’teki hayatı şöyle tarif ediyordu Şahin; “Belki dünyada başka bir örneği görülmeyecek şekilde aynı anda onlarca farklı hayata sahne oluyor Kudüs. Ses bombaları, ambulans sirenleri, sokaklarda yankılanan Kur’an sesleri,

60

AKTÜEL

Türkiye İzzet’ine sahip çıktı

Türkiye İzzet’ine sahip çıktı

AKTÜEL

61

sözde üçüncü tapınağın temeli atılacak. Bu nedenle sinagogun açıldığı gün Müslümanlar teyakkuzda, işgal güçleri de öyle... Kudüs sokaklarında yine barikatlar, yine yüzlerce asker, yine yüzlerce acı…

İnsanlığın izzeti İsrail zindanlarında mahkûm
970 Sivas doğumlu olan İzzet Şahin, 28 Kasım 2009 tarihinde İHH’nın ihtiyaç sahibi yetimler başta olmak üzere Filistin halkı için yürüttüğü insani yardım proje ve faaliyetlerinin tetkik, denetim ve çeşitli işlemlerini gerçekleştirmek için görevli olarak Batı Şeria’ya gitti. Şahin’in haziran ayına kadar vize ve oturma izni bulunuyordu. İzzet Şahin’in durumunu gözlemlemek için Türkiye’den iki avukat; MAZLUMDER İstanbul Şube Başkanı Av. Cihat Gökdemir, Av. Gülden Sönmez ve tercüman olarak Hafize Zehra Öztürk Kudüs’e gittiler. Avukatlar, Şahin’in son derece insanlık dışı koşullarda, penceresi olmayan, zemini ve tavanı da dâhil olmak üzere tamamen siyaha boyalı bir odada tutulduğunu ve hukuksuz olarak askerî İzzet Şahin, bir insani yardım görevbir cezaevinde tutulmasının yanı sıra, lisi olmasına ve insani yargılanma süreci boyunyardım görevlilerinin her ca mahkeme üzerinde Şahin türlü ortamda öncelikli ağır bir siyasi baskı kumahkûm koruma ve destek sağrulmak istendiğini tespit lanılacak kişiler arasında ettiler. olmadığı gibi, olmalarına rağmen, bu yargılama süreci çalışmaları yürütmekte Üç kez mahkemeye de devam iken 27 Nisan 2010’da çıkarılan ve her defaBeytüllahim civarındaki sında soruşturmanın ettiği hâlde 21 bir kontrol noktasında devam ettiği gerekçegün boyunca İsrail güvenlik güçleri siyle duruşması ertelehücrede tarafından gözaltına nen Şahin’in tek suçu, tutuldu. alındı. Şahin, 4 metrekayardım çalışmalarında relik bir hücrede gayribulunmaktı. Son olarak insani koşullarda, 21 gün 20 Mayıs’a ertelenen boyunca gözaltında tutuldu. mahkeme günü gelmeden, Türkiye hükümetinin devreye girmesiyle İzzet Oysa uluslararası hukuk kurallarıŞahin 17 Mayıs günü serbest bırakılna göre yalnızca ağır disiplin suçu dı. Türkiye’de İzzet şahin’in serbest işleyen mahkûmlar, en fazla 7 gün bırakılması için büyük sokak gösterisüreyle hücrede tutulabilir. Şahin ise leri yapıldı, sivil toplum kuruluşları ve mahkûm olmadığı gibi, yargılama basın yayın organları olayla yakından süreci de devam ettiği hâlde 21 gün ilgilendi. boyunca hücrede tutuldu. Gözaltının ilk 30 saatinde insani ihtiyaçlarının Aynı günün akşamı Türkiye’ye hiçbirisi karşılanmamış; aç ve susuz dönen Şahin’in şu sözleri yaşabırakılan Şahin, tutulduğu İsrail İç nanların kısa bir özetiydi: “Türkiİstihbarat Teşkilatı Şabak’ın gözaltı ye büyük bir mücadele verdi ve merkezindeki mahkeme salonuna izzetini kurtardı. Fakat insanlığın elleri ve ayakları zincirli, gözleri de izzeti hâlen İsrail hapishanelerinde bağlı olarak getirildi. mahkûm…”

Bir bedel de onun payına…
İzzet Şahin tüm bu yaşananların tam orta yerindeydi. “Filistin uğruna evlatlarını, her şeylerini kurban veren insanların arasındayım.” demişti İzzet Şahin. “Onlar bütün İslam âleminin haremini, mahremini korumak için yapılabilecek bütün fedakârlıkları yaptılar. Allah’tan başka kimseden yardım beklemiyorlar. İmanlarından başka silahları yok. Yarın için endişeleri çok büyük. Canlarını kurtarmak için değil; tek Aksa’ya zarar gelmesin diye...” çan sesleri, Doğu pazarlarının olmazsa olmaz tellalları, düğün salonlarından yükselen havai fişekler hep aynı anda duyulabiliyor. Acı, hüzün, korku, endişe, güven, sevinç, coşku... hep bir arada...” O ise bu kaos ortamında, Türkiye’den bir yardım kuruluşu temsilcisi olarak ne olayların içindeydi ne de tümüyle dışında… “Kendimi gerilim hatları arasında kalmış gibi hissediyorum. Taşıdığım pasaport ve ait olduğum din, maruz kaldığım psikolojik baskıların sebebi oluyor.” diyordu. Kudüs peş peşe olağan sayılmayacak günler yaşıyordu. Ve İzzet Şahin oradaydı. Yabancı turistlerin Mescid-i Aksa’yı ziyaretleri sırasında fanatik Yahudiler onların arasına karışarak içeri girmeye çalışıyor ve Aksa’ya taciz girişimlerinde bulunuyor; muhtemel bir tacize karşı Filistinli gençler, canları pahasına Aksa’da kalıyordu. Bir yandan Harem-i Şerif’in girişleri ve sokaklar yüzlerce polis ve askerle doluyken diğer yandan tam da bu noktalarda, Aksa sınırları içerisindeki okullarına girmeleri engellenen çocuklar ve Aksa’nın cefakâr görevlileri çaresizlik içinde bekliyorlardı. Bir başka gün Yahudiler, ilk kez 1700’lü yıllarda Haham Yehuda Ha-Hasid’in inşa ettiği Hurva Ve 27 Nisan 2010 günü, İHH’nın bölgedeki yetimhane projesini yerinde görmek, ecdadın mübarek topraklara atılmış imzası olan eserleri ziyaret etmek üzere gittiği Beytüllahim şehrinden Kudüs’e dönerken teftiş noktasında İsrail güvenlik güçlerince gözaltına alınarak bir gün Kudüs’te, 20 gün de Tel Aviv yakınlarında küçük bir hücrede, gay-

1

ve bütün Filistin topraklarının hürriyetine kavuşacağı yolda çektiğimiz ve çekeceğimiz sıkıntıların noktakadar ehemmiyeti yoktur.” demişti daha ilk gittiğinde Kudüs’e. Ve “İnşallah Rabbim görevimizi hakkıyla ifa etmeyi nasip eder.” niyazında bulunuyordu İzzet Şahin.

Sinagogu’nu açıyorlar. Yahudilerin inandığı kehanete göre Haham’ın rüyasında gördüğü bu sinagog iki kez yıkılıp üçüncü kez yeniden yapılacak ve açıldıktan bir gün sonra

riinsani koşullarda tutuldu. Psikolojik işkenceye maruz kalan Şahin, Türkiye hükümetinin üst düzey girişimleri sonucunda 17 Mayıs günü serbest bırakıldı. “Başta Aksa’nın, Kudüs’ün

“Başta Aksa’nın, Kudüs’ün ve bütün Filistin topraklarının hürriyetine kavuşacağı yolda çektiğimiz ve çekeceğimiz sıkıntıların nokta kadar ehemmiyeti yoktur.” demişti daha ilk gittiğinde Kudüs’e. Ve “İnşallah Rabbim görevimizi hakkıyla ifa etmeyi nasip eder.” niyazında bulunuyordu İzzet Şahin.

62

GÖZLEM

İHH, Katar Kızılayı ve İKT Somali için birlikte

İHH, Katar Kızılayı ve İKT Somali için birlikte

GÖZLEM

63

İHH, Katar Kızılayı ve İKT Somali için birlikte
İHH, BM’den sonra dünyanın en büyük teşkilatı olan İKT ve Katar Kızılayı ile Somali’ye yardım götürecek bir insani yardım yapılanmasına imza attı.
Murat Uyar

larında çalışmalar yapan BM’ye bağlı birimleri de hedef alıyor. Gelinen son aşamada eş-Şebab grubu BM’ye bağlı Dünya Gıda Programı’nın bölgede gıda dağıtımı yapmasına izin vermeyeceğini açıkladı ve dağıtım yapıldığı takdirde can güvenliklerinin tehlikeye gireceği tehdidinde bulundu. Bu gelişmenin ardından başta İHH ve İslam Konferansı Teşkilatı (İKT) olmak üzere diğer uluslararası yardım kuruluşlarının bölgede gerçekleştirebileceği yardımlar gündeme geldi.

bir şekilde yürütülebilmesi amacıyla bir koordinasyon merkezi açacaklarını resmî makamlara bildirdiler. Bu üç kurum dışında 10 kurum daha bağışçı olarak çalışmalara destek verecek. Yardımların etnik, mezhepsel yahut bölgesel bir ayrım yapılmaksızın tüm Somali halkına ulaştırılması konusunda ortak karara varıldı. İHH, kurulduğu günden bu yana Afrikalı halkların yanında yer aldı. Su kuyuları, okullar, cami ve mescitler, meslek edindirme kursları vb. birçok proje ile Afrika’daki kardeşlerini yalnız

A

frika Boynuzu’nda yer alan Somali 18 yıldır iç savaşlar, siyasi çatışmalar, ekonomik istikrarsızlıklar ve gıda krizleriyle boğuşuyor. Can güvenliğinin bulunmadığı ülkede 3 milyona yakın insan komşu ülkelere veya Avrupa ve ABD’ye sığınmak zorunda kalırken binlercesi de ülke içinde yer değiştirdi. Sadece başkent Mogadişu’da bu yılın ilk dört ayında 94.900 kişi evinden oldu; bunlardan 62.400’ü şehri terk ederken 32.180’i

ise insani yardım alabilmek umuduyla Afgoye Koridoru’na göç etti. Geride kalan 32.500 kişi de başkentin merkezindeki evlerinden ayrılarak güvenliğin nispeten biraz daha iyi olduğu farklı ilçe ve mahallelere taşınmak zorunda kaldı. Bölgedeki güvenlik sorunları nedeniyle Eylül 2009’dan bu yana ülkeye giren

uluslararası yardımların oranında %13’lük bir gerileme yaşandı. Mağdur kişi sayısı 1,8 milyondan 3,2 milyona yükseldi. Bu sayının yarısını çoğunluğu 5 yaşın altında olan çocuklar oluşturuyor. Hükümet ve isyancı gruplar arasında çıkan çatışmalarda ölenlerin sayısı ise her geçen artıyor. İsyancı gruplar Somali’de gıda dağıtımı, sağlık programları gibi insani yardım alan-

zamankinden daha çok insani yardıma ihtiyaç duyuyor. Afgoye Koridoru olarak bilinen bölgede insanlar temel ihtiyaçlardan ve sağlık imkânlarından yoksun bir şekilde hayatlarını devam ettirmeye çalışıyorlar. Altı kişilik bir ailenin yaşam, temizlik vb. ihtiyaçları için ulaşabildiği günlük su miktarı 6 litre, bazı yerlerde bu miktar 2 litreye kadar düşüyor. Bir tuvaleti 212 kişi kullanıyor, birçoğu ise bu imkândan dahi yoksun; sorunun çözümü için bölgede 26.000 veya üzeri WC yapılması gerekiyor. 650.000 kişinin yaşadığı Afgoye Koridoru’nda mart ayından

İHH Somali için çalışmasını genişletti
İHH, BM’den sonra dünyanın en büyük teşkilatı olan İKT ve Katar Kızılayı ile Somali’ye yardım götürecek bir insani yardım yapılanmasına imza attı. 2-3 Mayıs 2010 tarihlerinde Cumhurbaşkanı Şeyh Şerif ve Başbakan Omer Sharmarke ile gerçekleştirilen toplantıda İKT’nin insani yardım çalışmaları için açacağı koordinasyon merkezinin ayrıntıları görüşüldü. Toplantının ardından İKT, İHH ve Katar Kızılayı, yardımların Somali’de yaşayan tüm ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması noktasında ortak çalışacaklarını ve bölgede insani yardım çalışmalarının kontrollü

bırakmadı. Bu son toplantının ardından kurulan koordinasyon merkezi ile İHH’nın Somali’deki insani yardım çalışmaları daha sistemli bir şekilde devam edecek. Merkezin hedefleri önce yerel 17 sivil toplum kuruluşu ile sonra da yerli ve yabancı basın ile paylaşıldı. Koordinasyon merkezi son yıllarda artan iç çatışma ve istikrarsızlık kaynaklı iç göçün önlenmesinde ve bölgedeki birlik ve bütünlüğün sağlanmasında tarihî bir misyon üstlenmesi hedefleniyor. BM Dünya Gıda Örgütü’nün güvenlik gerekçesiyle bölgeden çekilmesinin ardından Somali halkı bugün her

itibaren ancak üç hastanede sağlık hizmeti verilebilmekte. Hastanelere gelen hastaların %10-15’ini 5 yaşın altındaki çocuklar oluşturuyor. Her altı çocuktan biri kötü beslenmeye bağlı sebepler nedeniyle hayati tehlikeyle karşı karşıya. Diğer taraftan ülkede yaşanan siyasi istikrarsızlık nedeniyle ziraat ve hayvancılık da ciddi risk altında. Barınma konusu ise bir an önce çözüm bekleyen sorunlar arasında. Yapılacak çalışma ile bu bölgelere insani yardım götürülürken Müslüman gruplar arasındaki ihtilafın da son bularak huzur ortamının tesisine yardımcı olunması hedefleniyor.

64

BAŞKA HAYATLAR Ali Haydar Bengi

BAŞKA HAYATLAR

65

İnsani yardım için yola çıkanlar
F. Zehra Bayrak “Bir elimde avuç dolusu hasenat, diğer elimde şehadet…” Hayra gönül vermek, bir yaraya merhem olmaktır… Bir yüzü güldürmek, bir umudu yeşertmek, bir duaya ortak olmaktır… Sadece O razı olsun diye zamanını, malını ya da emeğini harcamaktır. Canını dişine katıp gece gündüz çalışmaktır kimi zaman. Kimi zaman yollara düşmektir. Yolunu hayra düşürmektir her fırsatta. Gitmektir hiç düşünmeden. Gitmek, kalmaktan daha meşakkatli, daha çetin, daha onurlu olduğu için… Mükâfatın en güzeli için… “Ve eğer gerçekten Allah yolunda ölür veya öldürülürseniz, [unutmayın ki] Allah’ın mağfireti ve rahmeti, kişinin [bu dünyada] yığabileceği her şeyden daha iyidir.” (Âl-i İmran; 3/157) Onlar İHH İnsani Yardım Vakfı vesilesiyle yeryüzünde iyiliğin yaygınlaşması adına kendi paylarını seçtiler. Önce kendi içlerindeki yolculuğu tamamlayan bu insanlar, seçtikleri payın hakkını vermek üzere yola koyuldular. Yol olmadan menzil olmayacağı için… Bazıları için bir gemi burak oldu, bazıları için bir uçak… Rotaları Filistin’di, Afganistan’dı; ne fark ederdi… Önemli olan, o mübarek yolun yolcusu olmaktı… İsimleri İbrahim’di, Furkan’dı, Bahattin’di, Cengiz ya da Cevdet’ti… Ne fark ederdi; isimleri arş-ı âlâda “şehit” diye verilmişti… Bir gemi yol almaktadır usul usul, Gazze’ye doğru… İçinde insanlığın kocaman avuçları, içinde gülen gözleriyle bir çocuk muştusu, içinde özgürlüğün tınısı… Hâlen bir yerlerde, masmavi bir yerlerde, gezinip durmaktadır…

3

9 yaşındaydı Ali Haydar Bengi. Diyarbakırlıydı ve dört çocuk babasıydı. ElEzher Üniversitesi, İslam ve Arap Dili Araştırmaları Fakültesi’nden mezun olmuştu. Aydınlık Yarınlar İçin Hak ve Özgürlükler, Eğitim, Kültür ve Yardımlaşma Derneği (AYDER)’nin başkanıydı. Ümmetin aydınlık yarınları için gece gündüz didinip duruyordu… İlmî araştırmalarla meşgul oluyor, güzel ahlakı ve yaşantısıyla herkes tarafından seviliyordu Ali Haydar Hoca. Son yıllarda verdiği derslerde Müslümanlar arasında birliğin sağlanması ve Kudüs’ün özgürleştirilmesi için çalışılması gerektiği hususlarına çokça vurgu yapıyor, sıkça şu duayı tekrarlıyordu: “Allah’ım! Kalplerimizi sönmeyen nurunla doldur, mağfiretinle dirilt, bizleri yolunda şehit olmakla şereflendir.”

Cengiz Akyüz

M

ardin Midyatlı olan Cengiz Akyüz, 41 yaşında ve üç çocuk babasıydı. Cana yakın, yardımsever ve mizahı seven bir insandı. Gemiye katılım formunu doldururken yardım filosuna katılma sebebini, “Allah için.” diyerek özetlemişti. Sadece O’nun için… İHH gönüllüsü olarak çalışmalarda bulunmuş, İskenderun İnsani Yardım Derneği başta olmak üzere birçok vakıf ve dernekte de hizmetleri olmuştu. Her daim güler yüzlüydü; latif şakalar yapar, insanlara mutluluk dağıtırdı. Düğünlerde defi eşliğinde ilahiler, ezgiler seslendiren, şehadet türkülerini apayrı seven Cengiz Akyüz, vedalaştığı arkadaşlarına, “Artık benim için de bir şehadet türküsü yazarsınız.” demişti. Onun şehadet türküsü, belki de göklerde bir yerde çoktan yazılmaktaydı…

Cengiz Songür

4

7 yaşındaki Cengiz Songür, Konya’da dünyaya gelmişti ve İzmir’de hayatını sürdürmekteydi. Küçük yaşlarından itibaren esnaflıkla uğraşan Cengiz Songür; çevresinde düzenli, sorumluluk sahibi, sözüne sadık, samimi, hoşsohbet ve yardımsever bir insan olarak bilinirdi. Katılım formunda, filoya neden katılmak istediği sorusuna “İmani sorumluluk ve çağa karşı şahitliğimden dolayı…” demiş; hakkı ve adaleti hâkim kılma sorumluluğu içerisinde, Gazze’de yaşanan ihlallerin şahitlerinden biri olarak bunlara dur diyebilmek adına yola çıkmıştı. O gemiye binerken kızları da cebine, şu cümlelerin yer aldığı bir mektup iliştirmişlerdi: “Biliyoruz ki Gazze’deki kardeşlerimize yardım götürüyorsun. Sadece ismin dahi geri gelse, sen yine de git baba!”

66

BAŞKA HAYATLAR Fahri Yaldız

BAŞKA HAYATLAR

67

Cevdet Kılıçlar
pâk alnının orta yerine bir zalim kurşunu gelip dayandığında gemiye ve yardım gönüllülerine yönelik saldırıyı fotoğraflarla belgelemeye çalışıyordu. Gazeteciydi. Marmara Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu’nda ve Almanya’da bilgisayar alanında almıştı eğitimlerini. Millî Gazete, Selam ve Vakit gazetelerinde çalışmış, 2008 yılında İHH İnsani Yardım Vakfı’nda web editörü olarak görev yapmaya başlamıştı. Yardımseverliği ve fedakârlığı ile tanınan Cevdet Kılıçlar, İHH adına çeşitli ülkelere gitmiş ve pek çok bölgeyi gözlemlemişti. Kayserili olan Cevdet Bey evli ve iki çocuk babasıydı. 40 yaşındaydı. Katılımcı formunda, yardımcı olabileceği alanı, “Ne iş olsa yaparım.” diye cevaplamıştı. Gerçekten de gemide kendisine ne iş düşerse titizlikle ve büyük bir özveriyle, durup dinlenmeksizin yapmaya çalışıyordu. Hak ve adalet uğruna, insanlık uğruna bu yola çıkan Kılıçlar’a, sonunda canını feda ederek şehitlik mertebesine ulaşmak düşmüştü.

O

4

3 yıllık hayat sahnesinin daha ilk yıllarında yetimlikle tanışmıştı Fahri Yaldız. Adıyaman’da doğmuş, küçük yaşta babasını kaybetmişti. Adıyaman Belediyesi’nde itfaiye personeli olarak çalışıyor, ayrıca kadayıf ve yufka imalathanesi işletiyordu. İhtiyaç sahipleri için mutlaka bir bütçe ayırıyor; imalathanesinden elde ettiği gelirin bir kısmını hayır çalışmalarında kullanıyordu. İnsani yardım filosu için de Adıyaman’da kermes düzenlemiş, hayırsever vatandaşların yardımlarını toplayıp Gazze’ye doğru yola çıkan Mavi Marmara gemisine binmişti. Dört çocuk babası olan Fahri Yaldız, yolculuğa çıkmadan önce âdeta Filistinli şehitler kendisini çağırmışçasına, şehitlik makamına olan özlemini dile getirmişti. Gazze’ye giden yolun, özgürlüğe giden yolun ölümden geçtiğini hissetmiş gibi… Ve ondaki şehadet sevdası, dualarının kabulüne vesile olmuştu.

Furkan Doğan
ilonun en genç katılımcılarından olan Furkan henüz 19 yaşındaydı. New York’ta dünyaya gelmişti; Kayseri’de yaşıyor ve henüz lise son sınıfta okuyordu. Kendi varlığının hayırlara vesile olması için çıkmıştı bu yolculuğa. Ve babası, “Pişmanlığımız, keşkemiz yok. Çocuğumuz güzel bir yolda şehit oldu. Biz de şehit babası olduk. Hayırlı gelişmelere vesile olacak inşallah.” diye anlamlandırıyordu oğlunun vefatını. İsrail’in tam teçhizatlı donanması ve silahlı askerleri hızla gemiye doğru yaklaşırken, Furkan annesinin ve şehadetin kokusunu birlikte hissetmişti belki?.. Bu kokuyu aldığını anladıkları için mi burnuna doğru yönelmişti kurşunlar?..

Çetin Topçuoğlu

D

ünyaya gözlerini Adana’da açmış, hakkın ve adaletin rotasında bir hayat sürmüş, 54 sene sonra rotası Filistin olan, Gazze olan, özgürlük olan bir gemide gözlerini kapatmıştı. Çukobirlik’te uzun yıllar memur olarak çalışıp emekli olmuş; bu esnada iki yıl Adana Demirspor’da amatör olarak futbol oynamış, iki defa yılın hakemi seçilmiş, 17 yaşında başladığı tekvando sporunda ilerleyerek birçok defa dünya şampiyonu olmuştu. Mağdurun ve mazlumun yanında yer almayı çok önemseyen Topçuoğlu, İHH gönüllüsü olarak çalışmalarda bulunmakta; Adana İnsani Yardım

Derneği’ndeki komisyon çalışmalarında, yardım faaliyetlerinde ve Filistin ile ilgili tüm etkinliklerde eşi Çiğdem Topçuoğlu ile birlikte hep ön saflarda görev almaktaydı. Aralık 2009’da karayoluyla gerçekleştirilen Gazze konvoyunda da yer almıştı. Buradan dönüşte bir toplantıda, “Biz bu yola baş koyduk. Arkasında ölüm de olsa hazırız arkadaşlar.” demişti. Disiplini, kararlılığı ve aldığı görevi en iyi şekilde yerine getirme isteği onun en belirgin özelliklerindendi. Filoya neden katılmak istediğini, “Topal karınca misali, safımızın belli olması için.” diye cevaplandırmıştı Çetin Topçuoğlu. Ve safı belli olmuş, herkes de buna şahit olmuştu…

F

İbrahim Bilgen

S

iirt’ten katılmıştı filoya İbrahim Bilgen. 59 yaşındaydı. Formda sorulan, ihtiyaç hâlinde yardımcı olabileceği alanları, elektrik ve tesisat işleri şeklinde belirtmişti. İhtiyaç sahiplerinin evlerindeki elektrik tesisatı işlerini hayır için yapar, ücret yerine sadece dua kabul ederdi. Hayır işleri onun için hayatının bir parçasıydı. Her nerede hak adına bir etkinlik olsa İbrahim Bilgen gönüllü olarak oradaydı. Filoya neden katılmak istediği sorusunu sadece iki kelimeyle cevaplamıştı: İnsani yardım. Hepsi buydu… İsrail askerlerinin elinde bulunan ölüm listesinde ismi geçenlerden biri olan Raid Salah’a benzediği için, o zannedildiği için vurulmuştu. Onu vuran asker, vurduktan sonra telsizle Raid Salah’ın işinin bittiğini bildirmişti. İbrahim Bilgen, belki Kudüs’ün Muhafızı Raid Salah’ın yerine, Kudüs’ün, Mescid-i Aksa’nın kurtuluşu için yitirmişti canını. Yeni

68

BAŞKA HAYATLAR Necdet Yıldırım

BAŞKA HAYATLAR

69

M

erhametiyle tanınan Necdet kardeşimiz, şehitlik mertebesine yükseltilmek üzere sessiz bir davet almıştı âdeta göklerden… Bu davet ona 32 yaşındayken gelmişti. Evladını kucağına alalı henüz iki yıl olmuştu… Aslen Malatyalıydı ve İstanbul’da dünyaya gelmişti. Yardımsever kişiliği, 2005 yılında çalışmaya başladığı İHH ile örtüşmüş; hayır çalışmaları artık hayatının ayrılmaz bir parçası olmuştu. Vakfın ilaç yardımlarının gerçekleştirildiği eczane bölümünde görevli olan Necdet Yıldırım, son aylarda Çorlu’daki depoda görev yapıyordu. Yakınlarının güler yüzlü, sakin, sabırlı ve çok merhametli olarak tanımladığı Necdet kardeşimiz, çevresi tarafından sevilen, takdir edilen bir kişiydi. Mavi Marmara gemisinde gönüllü olarak yer aldığı için çok mutluydu. Geminin etrafı sarılmaya ve işgal devletinin askerleri gemiye saldırmaya başladıklarında, o da arkadaşları gibi üst güverteye koşmuş, fakat bir daha aşağı inememişti. Bilakis, daha da yükseklere çıkarılmıştı… Merhametlilerin En Merhametlisi tarafından…

Hayır sevdalıları…
Afganistan Kunduz’da açılması planlanan yetimhaneye arsa bulmak için yola çıkan İHH Asya Masası Sorumlusu Faruk Aktaş ve İHH gönüllüsü olarak Afganistan’da gerçekleştirilen projelerin koordinasyonunu yürüten Bahattin Yıldız elim bir kaza geçirdiler. Bölgede gerekli çalışmaları tamamladıktan sonra Kabil’e dönmek için 17 Mayıs’ta Pamir Havayolları’na ait Kabil uçağına binen Yıldız ve Aktaş, uçağın Kabil’e yakın bir mesafede düşmesi sonucu hayatlarını kaybettiler. Vakfımızın partner kuruluşu Hedef Vakfı Genel Müdürü Ahmet Igbal Yoldaş ve Hedef Vakfı Dış İlişkiler sorumlusu Aynuddin Yoldaş da aynı kazada hayatını kaybetti. Değerli kardeşlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyoruz.

Mavi Marmara şehitlerine veda

Faruk Aktaş
aruk Aktaş, Bahattin Yıldız ile beraber çıkmıştı yola… İHH’nın Asya Masası sorumlusuydu. 1974 Iğdır doğumlu olan Aktaş, çok küçük yaşlarda babasını kaybetmişti. Pakistan İslam Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde eğitim almış ve 2002 yılında mezun olmuştu. İngilizce, Arapça ve Urduca biliyordu. Altı yaşında bir evladı vardı. Yumuşak huylu, kimseyi incitmeyen bir insandı Faruk Aktaş. Yetim olarak büyümüş, yetimlerle ilgilenmiş, İHH’nın yaptıracağı yetimhaneye arsa temin etmek için Afganistan’a gitmiş, hayatını bu yolda, en çok yolculuk yapmak istediği yoldaşıyla, Bahattin Yıldız’la birlikte kaybetmişti. Kunduz’da yetimhane için uygun arsayı bulmalarının ardından Kabil’e dönmek üzere bindikleri uçak düşerken; onların payına bu kez beraberce şehadete kanatlanmak düşmüştü…

Bahattin Yıldız

F

B

ahattin Yıldız, bir İHH gönüllüsüydü. Bir hayır sevdalısı… Gönlünü Afganistan’a vakfetmişti. İHH’nın Afganistan’daki projelerini o koordine ediyordu. 1956 Sivas doğumluydu. Erzurum Atatürk Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni bitirmişti. Mavera, Güldeste, Gurbet gibi dergiler ile Milli Gazete’de makaleleri yayımlanmıştı. dunyabulteni. com sitesinde yazarlık yapıyordu. Beş evladı vardı. Senelerini Afganistanlı kardeşleriyle omuz omuza Afganistan’da geçirmişti. Afganistan’la ilgili olarak; “Savaşan Afganistan”, “Cihat Günlüğü”, “Kar Çiçeği”, “Karda Ayak İzleri” ve “Güllerin Vedası” isimli kitapları, yazıları, fikirleri, hayalleri vardı. Gönül bağı kurduğu Afganistan’a her fırsatta gitmek istiyor; arkadaşları oraların çok karışık olduğunu söylediklerinde, “Daha önce şehit olamadık, bakarsınız bu geziler sırasında şehit oluruz.” diyordu. İHH’nın Afganistan’daki yetimhane projesi için çıktığı yolculuk, bu kez kendi vedasıydı…

70

BASINDA İHH

ŞEHİTLERİMİZİ UNUTMAYACAĞIZ!
İsrail 31 Mayıs 2010’da Mavi Marmara’ya saldırdı. Saldırıda 9 kişi şehit oldu. 50’den fazla kişi yaralandı. Yaralılardan biri hâlen yoğun bakımda. Şehitlerimizin yakınlarına Allah’tan sabır, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. İnsani Yardım Filosu’na destek veren tüm vicdan sahiplerine teşekkür ediyoruz.

LİKTE BİR

NYA DÜ

2010 AN AZ RAMYA BEDELİ
KUM AN

60

TL

ŞİR! EĞİ D
or, aları kuruluy zan iftar sofr a ıldır her Ram lerin yüzü Yaklaşık 20 y ıtılıyor; yetim ağ e yardımlar d üzellikler kumanyalar v eviniyor. Bu g rs or; ç sahibi ailele lkede yaşanıy ülüyor, ihtiya g kıtada, 120 ü izle 5 farklı mazan’da da sizin desteğin . Gelin bu Ra hâkim oluyor ... iyilik dünyaya dünya değişir ünkü birlikte ç birlik olalım

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->