P. 1
May 2003

May 2003

|Views: 95|Likes:
Yayınlayan: Ozan Sener

More info:

Published by: Ozan Sener on Sep 18, 2010
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

09/17/2010

pdf

text

original

YK’DAN

Biltek
rizler, savaþlar, sýnavlar ve moralimizi bozan tüm zorlu durumlara raðmen yararlý birþeyler üretebilme ve ortaya koyabilme mutluluðuna kavuþmak ne güzel bir histir. Yoðun bir eðitim döneminin daha sonlarýna yaklaþýrken, arkaya dönüp baktýðýmýzda dop dolu bir IEEE ODTÜ yýlý geçirdiðimizi gururla görüyoruz. Bu kuruma acýsýyla tatlýsýyla emeði geçen herkese ve yaptýðýmýz etkinliklerde bizi destekleyen kuruluþlara teþekkür ediyoruz. Her sene daha iyisini baþarmayý amaçladýk, yeni etkinlikler, yeni kavramlar peþinde koþturduk. Bundan sonra daha da iyisini daha güzelini baþaracaðýmýza inanýyoruz. IEEE ODTÜ yü takip etmeye devam edin. 6 senedir büyüyerek, adýndan daha çok söz ettirerek düzenlediðimiz Biliþim Teknolojileri Iþýðýnda Eðitim Konferensý ve Sergisi (BTIE 2003) bu sene de en büyük gururumuz olmaya devam ediyor. Ýsteðimiz çalýþmalarýmýzýn, emeðimizin, ülkemizde çok tartýþýlan eðitim sistemimize yeni ufuklar kazandýrmasý. Hedefimiz, ülkemizde bu konu üzerine yapýlan çalýþmalarýn bir araya toplanmasý ve bu konu üzerine daha çok konuþulmasý. Çünkü geleceðimiz eðitimden geçtiðine, eðitimin geleceðinin de biliþimden geçtiðine inanýyoruz. Hepinizi 21-23 Mayýs tarihlerinde ODTÜ Kültür ve Kongre merkezi(KKM)’de yapýlacak olan bu büyük þölene bekliyoruz. Dergimizin bu sayýsýnda bulabileceðiniz bir çok yenilik var. Bu sayýdan itibaren dünyanýn en büyük teknik örgütü olan IEEE'nin üyelerine saðladýðý olanaklarý anlatan bir yazý dizisi baþlatýyoruz. IEEE'yi daha fazla tanýmak ve bu kurumdan daha fazla yararlanmak için güzel bir kaynak olacaðýna inanýyoruz. Yeni iç tasarýmýyla Biltek daha dinamik, daha göz alýcý bir çehreye kavuþtu. Umarýz yeni tasarým sizlerinde beðenisini kazanýr. ODTÜ'de uygulamaya geçen kablosuz internet yapýsýný saðlayan "WLAN", robot teknolojinin deðiþik kullaným amaçlarýný ortaya koyan "Arama Kurtarma Robotlarý" ve "Uçabilen Mikromekanik Böcekler" ve son günlerde filmlere de konu olan dünyadaki manyetik alanlar dergide elektronik kapsamýnda bulabileceðiniz makaleler. Geri dönüþ yapan "Amiga" ve "Uzaktan Aðitim Standartlarý" biliþim konu baþlýklarýndan. Ayrýca IEEE ODTÜ Öðrenci Kolu'nun düzenlediði Biliþim AR-GE Proje Pazarý ve IEEE Erciyes Öðrenci Kolu'nun düzenlediði "Proje Aranýyor 2003" etkinliklerinin deðerlendirmelerini de bu sayýmýzda bulabileceksiniz. Keyifli okumalar. Hep mutlu kalýn. Hüseyin Akçay IEEE ODTÜ Öðrenci Kolu Yönetim Kurulu Üyesi

K

Mayýs 2003
Yayýn Yönetmeni Ýsa Boðaz
isabogaz@ieee.metu.edu.tr

Dizgi ve Kapak M. Kâmil Sulubulut
kamils@ieee.metu.edu.tr

Serdar Sutay
serdar@ieee.metu.edu.tr

Mayýs 2003 Sayýsý Gönül Mehrabova Serkan Kenar Onur Turgay Hüseyin Akçay Ýsa Boðaz Serdar Sutay M. Kamil Sulubulut Evrim Onur Arý M. Raþit Paç Ferhan Özkan Yönetim Kurulu Bahadýr Yaðan
bahadir@ieee.metu.edu.tr

Osman Tokluman
osman@ieee.metu.edu.tr

Gönül Mehrabova
gonul@ieee.metu.edu.tr

Hüseyin Akçay
huseyin@ieee.metu.edu.tr

Reklam Komitesi Tuðba Su
tugba@ieee.metu.edu.tr

Biltek Hakkýnda
Biltek Magazin, IEEE ODTÜ Öðrenci Kolu tarafýndan çýkartýlýr. Ücretsizdir. Baský ve daðýtýmý IEEE Türkiye Þubesi desteðiyle yapýlmýþtýr. Mayýs 2003 sayýsý, Elma Matbaacýlýk tesislerinde 4000 adet basýlmýþtýr. Dergide çýkan yazýlarýn gerçeði yansýtmasý ve kiþi, kurum ve kuruluþlara saldýrý içermemesi konusunda dergi sorumlularý ellerinden gelen çabayý göstermiþlerdir. Ancak yazýlarla ilgili her türlü sorumluluk yazara aittir. Yayýn haklarý ile ilgili ayrýntýlý bilgiyi að sayfamýzdan alabilirsiniz. Eðitim amaçlý kullanýmlar için elimizden gelen esnekliði göstermeye çalýþýyoruz. Ayrýca daðýtýmda bize yardýmcý olan Aktif Daðýtým’a teþekkürü bir borç biliriz.

Biltek Mayýs 2003

www.biltek.ieee.metu.edu.tr Adres:Orta Doðu Teknik Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliði Bölümü D305 06531 ANKARA Ýleti:ieee@ieee.metu.edu.tr Tel:0(312) 210 13 97 Faks:0(312) 210 12 61

2

HABERLER
Gönül Mehrabova - Serkan Kenar

Bu Robot Gülüp, Dudak Bükebiliyor
Geçtiðimiz günlerde, K-bot adýnda, yapýmcýlarý tarafýndan insanlarýn tüm yüz ifadelerini oluþturabildiði açýklanan bir robot duyuruldu. K-bot'un yüz þekli, ekip çalýþanlarýndan birinin arkadaþýný model alýnarak oluþturulmuþ. K-bot, bir bayan yüzüne sahip ve gülme, dudak bükme, kaþlarýný çatabilme gibi 28 farklý yüz hareketi gerçekleþtirebiliyor. Ayrýca gözlerindeki kameralar sayesinde karþýsýndaki insanlarý tanýmlayýp, tepki ifadeler verebiliyor. Texas Üniversitesi'nden David Hanson, K-bot'un yüzünü elektroaktif polimer ve yüz ifadelerini vermek için kullanýlan 24 adet yapay kastan oluþturmuþ. K-bot'un insanlarýn sahip olduðu tüm yüz ifadelerine sahip olduðu ve bu nedenle yapay zeka araþtýrmacýlarýna yardýmcý olabileceði belirtiliyor. Atasý Andy, sadece dört yüz hareketi yapabiliyordu. Hanson, “bu insansý robotlarýn yüzü olabilir,” diyor. Hanson daha önce Disney oyun parklarý için robotlar dizayn etmiþ.

Esnek Deri
K-bot'un yüzü Hanson tarafýndan geliþtirilmiþ polimerden oluþuyor. Bu madde, deri görünümü ve esnekliði saðlýyor. Yüz, kaslar ve motorlardan oluþan tüm robotun aðýrlýðý iki kilogram. Robotun maliyeti 400$ ancak seri üretimde maliyetleri düþürmek mümkün. Hanson, yapay zeka araþtýrmasý yapan araþtýrmacýlar için faydalý olacaðýný düþünüyor: “Amaç, insanlarý tanýmlayabilen ve uygun tepki verebilen akýllý sistemlerin test edilmesi.” Ancak MIT'den Cynthia Breazeal, A.I. ve Yýldýz Savaþlarý filmlerinde gösterilen robotlar gibi robotlara daha çok yol olduðunu söylüyor: “Bilim kurgu bizim için çok güç, çünkü insanlara çok yüksek beklentiler sunuluyor. Bu sadece mühendislik sorunu deðil, insan sorunu. Etkileþimin sosyal ve psikolojik taraflarýný da anlamamýz gerekiyor.” Kaynak: New Scientist [www.newscientist.com]'da yayýnlanan haberden çeviri.

SARS Dünyayý Etkilemeye Devam Ediyor!
Ýlk olarak 26 Þubat'ta tespit edilen Akut Solunum Yolu Yetersizliði Sendromu (SARS), Uzakdoðu ülkelerini baþta olmak üzere tüm dünyayý ve ekonomileri altüst ediyor. Ýlk tespit edilen vaka, Hong Kong'dan Þangay'a uçuþu sonrasýnda Hanoi'de hastalanan 48 yaþýndaki Amerikalý Johnny Chen, bakým için Hong Kong'a geri döndürülürken öldü. Bangkok'daki Dünya Saðlýk Örgütü ofisinden görevlendirilen bulaþýcý hastalýklar uzmaný Carlos Urbani, hastalýðýn þimdiye kadar bilinen hiçbir hastalýða benzemediðini tespit edip, hastalýðý SARS olarak adlandýrdý. Ancak kendisi de daha sonra Bangkok'da öldü. Bundan önce Çin'in güneyinde kasým ayýnda yaþanan salgýnýn da bu hastalýkla ayný olduðu anlaþýlýr. Nisan ayý içinde dünyanýn ve Dünya Saðlýk Örgütü(Woarld Health Organization(WHO'))nun baskýsýyla Çin ekibinden fazla kiþinin hastalýðý taþýdýðýný açýklamak ve dünyayla iþbirliði içinde hareket etmek zorunda kaldý. Chen'in hastalýðý Hong Kong'da gittiði doktordan kaptýðý anlaþýldý. Bu doktor Çin'in güneyindeki olaylarý incelediði saptandý. Hastalýk bundan sonra Kanada ve Singapur'a taþýndý. Saðlýk sistemi zayýf olan fakir ülkelere taþýnmasý halinde hastalýðýn kontrolden çýkmasýndan korkuluyor. Hastalýk yüksek ateþ, kas aðrýlarý ve boðaz aðrýlarý ile kendini gösteriyor. Bu belirtiler daha sonra zatürreeye dönüþüyor ve solunum güçlüðü baþlýyor. Hastalýðýn kuluçka evresi 2-16 gün arasýnda deðiþiyor. Hastalýk hava yoluyla bulaþýyor. Hastalýklý kiþilerle yakýn temas, veya hastalýk taþýyan damlacýklarýn bulunduðu ortamlar hastalýðýn bulaþmasýna neden oluyor. Çin'de insanlar maskelerle dolaþýyorlar. Ayrýca ellerin düzenli olarak sabunla yýkanmasý gerekiyor. WHO hastalýkla ilgili olarak havalimanlarýnda uygulanacak iþlemler için belgeler yayýnladý. Buna göre kritik bölgelerden gelen yolcularýn muayene edilmesi gerekiyor. Hastalýðýn bilinen bir tedavisi yok, ancak bazý ilaçlar kullanýlýyor ve hastalar karantina altýnda vücutlarýnýn hastalýðý yenmesi umuduyla bekletiliyorlar. Bazý hastalarýn, kurtulanlarýn vücutlarýndan alýnan antikorlara tepki verdikleri bildiriliyor. Hastalýðýn biyolojik bir saldýrý olup olmadýðý bilinmiyor ancak Uzakdoðu ülkelerinin ekonomilerine ciddi darbe indirdiði bir gerçek. Hastalýða en kýsa zamanda çare bulunmasý ve kontrol altýna alýnmasý umut ediliyor. Kaynak: http://www.newscientist.com/hottopics/sars

Kol Saati Telefonlar
Çizgi filmlerin fantezisi yýllar sonra Japon teknolojisi sayesinde gerçek oluyor: kol saati telefonlar! Seiko marka saatler, Japon firmasý DoMoCo tarafýndan geliþtirildi. “Wristomo” adý verilen cihaz hakkýnda þirket sözcüsü Takuya Kono, Dick Tracy'den esinlendiklerini ve ürünün hedef kitlesinin genç iþadamlarý olduðunu belirtti. Sadece 43 gram aðýrlýðýndaki cep telefonu kablosuz internet eriþimine de sahip olacak ve önümüzdeki yýl 250 dolardan satýþa sunulacak. Diðer yandan Samsung'un da benzer bir proje üzerinde çalýþtýðý biliniyor. Kaynak: www.ntvmsnbc.com

Biltek Mayýs 2003
3

HABERLER
Prof. Zihni Sinir Projeleri Kitap Oluyor
Prof. Zihni Sinir tiplemesi ilk kez 30 Ocak 1977'de Gýrgýr mizah dergisinde yer aldý. Halen çeþitli dergilerde çizimlerini sürdüren Ýrfan Sayar, gözlemlerinden oluþturduðu kültürel ve kiþisel gereksinimlere uygun icatlarýný çizdi. Tübitak yayýnlarý, Zihni Sinir projelerinden oluþan bir kitap hazýrlayacak. Kitap basmak açýlan ihale Resmi Gazete'de duyuruldu. Kitap 10 bin adet basýlacak. Zihni Sinir'in geliþtirdiði sayýsýz projelerden bir kýsmý þöyle: “Parmaðý nasýrlýlar için elektronik darbuka çalma procesi”, “Terlemeyle otomatik çalýþan vantilatör”, “Kararsýz seçmenler için niyet çeken tavþanlý seçmen sandýðý”, “Romantikler için saðanak yaðmuru ahmak ýslatana çeviren þemsiye”, “Rujlu diþ fýrçasý”, “Umumi Tarak”.

MP3 Paylaþmaya Ýzin!
Amerika'da sonuçlanan bir davaya göre Kazaa, Morpheus gibi programlar kullanarak MP3 ve dosya paylaþmaya izin çýktý. Yargýç bu tür programlarýn ve sitelerin kapatýlsa bile kullanýcýlarýn þarký indirmeye devam edebileceklerinden bu kararý aldý. Bu karar 1984'te boþ kasete çekim yapabilen videolarýn yasaklanamayacaðý kararý ile benzeþiyor. 1984'teki davada yargýç videolarýn hem yasal hem de yasadýþý kullanýlabileceðini ama sadece bu nedenin videolarýn yasaklanmasý için yeterli olmadýðýna kanaat getirmiþti. Bu karar internet dosya paylaþým þirketlerinin müzik firmalarýna karþý aldýklarý ilk baþarý oldu. Napster'dan sonra gelen firmalar bir anlamda yasallýk kazanmýþ oldular. Amerikan Müzik Þirketleri Birliði, bu tür servislerle savaþlarýnýn süreceðini belirtse de müzik devlerinden EMI firmasý dijital müziðe yaklaþmaya baþladý. Kaynak: www.ntvmsnbc.com

Fizzer Solucaný Yayýlýyor

Elektronik posta yoluyla bulaþan yeni bir solucan internet üzerinden hýzla yayýlýyor. W32.fizzer@mm kod adlý virüs, farklý zamanlarda tetiklenen bileþenlerden oluþtuðu için, bulunmasý zorlaþýyor. Fizzer, içinde bütünleþik SMTP sunucusu içerdiðinden e-posta istemcisinin kýsýtlamalarý aþmayý baþarabiliyor ve Kazaa gibi yaygýn olarak kullanýlan dosya paylaþým programlarýyla da daðýlabiliyor. Solucan IRC ve AOL Instant Messenger üzerinden yazarýna baðlantý kurabiliyor. Ayrýca çalýþtýrýldýðýnda anti-virüs yazýlýmlarýný da etkisiz hale getirmeye çalýþýyor. Bir baþka bileþen de tüm yazýlanlarýn kaydýný tutabiliyor. Fizzer bulaþmýþ bilgisayarlar daðýnýk DOS (Denial-of-Service, Servis Dýþý Hatalarý) saldýrýlarýnda kullanýlabiliyor. Windows iþletim sistemleri solucandan etkileniyor.

Yapay Zekanýn Kurucusu Modern Araþtýrmacýlarý Suçladý!
1959 yýlýnda MIT Yapay Zeka Laboratuarý’ný kuran Marvin Minsky, günümüzün yapay zeka araþtýrmacýlarýný suçladý: “1970'ten beri YZ'de beyin ölümü yaþanýyor.” Minsky araþtýrmacýlarý tam otonom ve düþünebilen makineler geliþtirme çabasýndan uzaklaþmakla suçladý. Buna karþýlýk Berkeley Üniversitesi, Zeki Sistemler Merkezi yöneticisi Stuart Russell, özellikle son 15 yýlýn YZ araþtýrmalarý açýsýndan heyecan verici geliþmelerle dolu olduðunu belirtti. Russell, Minsky'nin açýklamalarýný da þaþýrtýcý ve üzücü bulduðunu ve araþtýrmacýlarýn öðrenme, görme, robotik ve akýl yürütme alanlarýnda büyük ilerlemeler kaydettiðini söylüyor. Günümüzde YZ araþtýrmalarý sayesinde kredi kartý suçlarý yakalanabiliyor [1], ve PC'ler için ses algýlama ve güvenlik için yüz algýlama sistemleri geliþtiriliyor. Minsky, 1980'li yýllarda YZ araþtýrmacýlarý arasýnda popüler olan pek çok yöntemin çýkmaza girdiðini ve her bir farklý uygulama için farklý araþtýrmalar yapýlmasýnýn sakýncalý olduðunu belirtiyor. “Hukuk ve týp alanlarýnda insan uzmanlýðýna benzemeye çalýþan sözde zeki sistemler 3 yaþýndaki bir çocuðun elde ettiði kavramlara bile yetiþemiyor.” Cyc projesi uzmaný Douglas Lenat, 1 milyondan fazla veriyi iþlediði sistemiyle tüm problemler kullanýlabilecek bir saðduyu veritabaný oluþturmayý amaçlýyor [2]. Cyc, aðaçlarýn genellikle evlerin dýþýnda olduklarýný, insanlarýn ölünce alýþveriþ yapmadýklarýný ve içi sývý dolu bardaklarýn açýk kýsmý yukarý gelecek þekilde taþýnmasý gerektiðini biliyor. Minsky, her ne kadar ilerlemeler olduðunu kabul etse de 40 yýl önce kurduðu laboratuarýn þu anki durumundan hiç memnun deðil: “Ýþin en kötü yaný da þu: Küçük aptal robotlar, yüksek lisans ve doktora öðrencileri hayatlarýný en deðerleri yýllarýný bu robotlarý lehimlemek ve tamir etmekle geçiriyorlar.” Kaynak: www.wired.com

Dijital Hücreler
Genlerden oluþan devreler sayesinde bilgisayarlar bakterilere program yükleyebilecek. Temel olarak, organel, protein ve küçük moleküllerden oluþan hücrelerin bilgisayar hesaplamalarýný yapmalarý ilk bakýþta saçma geliyor olsa da, hücrelerin de kendi faaliyetlerini sürdürürken ve çevrelerine tepki verirken dijital devrelerde kullanýlan (açma-kapama anahtarý, geri besleme döngüleri gibi) bazý mekanizmalarý kullandýklarý kullanýyorlar. Dahasý, hücrelerin evleri, en iyi bilgi iþleme sistemlerinden olan DNA'yý barýndýrýyor. Belki de, bir damla su ile, insanlar programlarýný güncelleyebilecekler ve kan þekeri seviyesini gösteren bakterilere program yükleyebilecekler. Bu olaylar þimdilik bilimkurguya ait gibi gözükse de, þu sýralar araþtýrmacýlarýn kafasýnda dijital mantýk ve hafýza gibi elektrik mühendisliðini ilgilendiren konularý biyoloji alanýna taþýmak var. Planlarý ise çoktan hazýr: DNA'ya yüklenmiþ bilgisayar programlarýyla çalýþan hücreler yaratmak!

Biltek Mayýs 2003

Kaynak: http://www.sciencenews.org/20030426/bob11.asp

4

HABERLER
Windows Server 2003
Microsoft, sunucu ailesinin en son ürünü Windows Server 2003'ü 24 Nisan günü piyasaya sundu. Yeni Windows 10 bin geliþtirici tarafýndan 3 senede hazýrlandý. Toplam kod 50 milyon satýrý buluyor. Microsoft, bu ürünün bugüne kadar hazýrlanmýþ en büyük ürün olduðunu belirtiyor. Yeni Windows'un ayný donanýma sahip bilgisayarlarda Windows 2000 ve diðer ürünlere göre en az 2-3 kat daha yüksek performans gösterdiði belirtiliyor. Windows 2003'te bulunan en önemli geliþmeler, web hizmetleri de sunabilen IIS web sunucusunun 6.0 versiyonu, Visual Studio .Net'in sisteme entegrasyonu ve 64-bit iþlemci desteði. Microsoft sürekli olarak bu yeni ürünün daha güvenli ve stabil olduðunu duyuruyor. Bu söylemler Microsoft'un Linux ve Unix pazarýna girmeye hazýrlandýðý þeklinde yorumlanýyor. Haber sitesi TheInquirer.net, bir haberinde Windows 2003'ün Linux'tan daha iyi olduðunu Microsoft destekli baðýmsýz laboratuar sonuçlarýna dayanarak veriyordu.

Türk Uzay Kurumu Kuruluyor
Hava Kuvvetleri Komutanlýðý tarafýndan Türk Uzay Kurumu'nun kurulmasýyla ilgili yasa tasarýsý hazýrlanýp Meclis’e gönderildi. Özkök, Dünyada 20. yüzyýl'ýn ikinci yarýsýnda baþlayan uzay teknolojisindeki geliþmelerin, sivil ve askeri tüm faaliyet alanlarýnda dikkatleri uzaya yönelttiðine iþaret ederek, bu kapsamda sayýsý giderek artan ülkelerin uzayda var olma yarýþý içerisine girdiklerini söyledi. Özkök, þöyle devam etti: "Dünyanýn önemli askeri güçlerinden biri olarak kabul edilen Türk Silahlý Kuvvetleri de ülkemizin stratejik konumu ve kriz bölgelerine yakýnlýðý nedeniyle vizyonunu 2000 yýlýndan itibaren uzaya taþýmaya karar vermiþtir." Hava Kuvvetleri Komutaný Orgeneral Cumhur Asparuk da uzaydan azami þekilde istifade edilmesini çaðýn gereði olarak gördüklerini, uzay ortamýndan etkin olarak istifade etmeyen bir hava kuvvetinin gelecekte görevleri yerine getirmekte zorlanacaðýný söyledi. Ulaþtýrma Bakaný Binali Yýldýrým de "Ülkemizin stratejik konumu nedeniyle uzay ortamýndan etkin yararlanmak için yürütülen çalýþmalara hükümetimiz desteðini sürdürmeye kararlýdýr" dedi. Türkiye'de bu geliþmeler yaþanýrken, Hindistan Uzay Araþtýrmalarý Organizasyonu uzaya uydu göndereceklerini açýkladý. Hindistan uzay çalýþmalarýna 1979'da baþlamýþ ve Amerika buna karþý çýkmýþtý. Amerika, uydularýn nükleer amaçlarla kullanýlacaðýný iddia etmiþti.

Artýk Þarký Satýn Almak Mümkün
Tek bir þarkýyý seviyorsanýz tüm albüme para dökmenize artýk gerek kalmayacak. Apple'ýn geçtiðimiz sene hizmete sunduðu Internet servisinde (www.apple.com/music/store/) þarkýlar 0.99 dolara, tüm albümler ise 9.99 dolara satýn alýnabiliyor. Bu sayede bugüne kadar 1 milyonun üzerinde þarký indirilmiþ. Þarký satýþlarý Apple'ýn mp3 çalýcýsý, iPod'un satýþlarýný da arttýrdý. Þu anda sitede 200.000'e yakýn anlaþmalý firmalardan izin alýnmýþ þarký bulunuyor. Apple bu sayýyý arttýrmayý düþünüyor. Ýþin tek kötü taraf,ý þarký indirebilmek için bir Mac bilgisayarýnýzýn olmasý gerekliliði.

100 Milyon Yýllýk Karýncalar
Cornell Üniversitesi'nden entomolog Sean Brady'nin 30 karýnca türü üzerinde yaptýðý araþtýrma, karýncalarýn yeryüzündeki kýtalarýn altýya ayrýlmasýndan çok önce, tek kýta Gondwana döneminde ortaya çýktýklarýný gösterdi. Dünyanýn çok deðiþik bölgelerindeki karýncalar arasýndaki þaþýrtýcý benzerlikten yola çýkýlarak baþlatýlan araþtýrma, varolan tüm türlerin ayný genetik mutasyonlarý taþýdýðýný, dolayýsý ile hepsinin tek atadan geldiklerini kanýtlýyor.

Dünyanýn Ýlk Kývrýlabilir Ekranýyla Elektronik Kaðýda Doðru
Ýyice incelen bilgisayar ekranlarý, nihayet kývrýlabilir hale geldi. Merkezi Massachussets'in Cambridge kentinde bulunan E Ýnk þirketi, dünyada ilk kez süper-ince ve elektronik mürekkeple yazýlabilecek esnekliðe sahip, 0.3 milimetre inceliðinde “elektronik” kaðýt üretti. Esasen aktif ekranýn daha da geliþtirilmiþ versiyonu olan bu kaðýt sýradan bir kaðýt gibi bükülebiliyor Yaklaþýk 7.5 santim geniþliðindeki ekran, paslanmaz çelik bir tabaka üzerine döþenen ince devre katmaný yoluyla elde ediliyor. Esasen bu elektronik kaðýt iki parçadan oluþuyor; elektronik sinyallere göre deðiþen ön panel ve görüntüyü oluþturan pikselleri teker teker kontroleden transistörlerden oluþan arka bölüm. Her pikselin arkasýnda bir transistör bulunuyor; elektronik kaðýdýn normal bilgisayar ekranlarýndan farký iþte bu transistörlerin çok ince ve esnek olmasýndan kaynaklanýyor. Cihazýn esnekliði ise, ekranýn ön ve arka panelleri arasýna yerleþtirilen bir sývý yardýmýyla saðlanýyor. Sývý içerisine oturtulan partiküller, elektronik komutlarla belirlenen noktalara manyetik çekim ile toparlanarak “elektronik yazý” oluþturuyorlar. Yapýlan açýklamaya gore, elektronik kaðýt ufak bir kart boyundan bilgisayar ekraný boyuna kadar deðiþebilecek. Uzmanlar, sýradaki çalýþmanýn kývrýlabilir ekranýn dönüþüm hýzýnýn yaklaþýk 10 kat artýrýlmasý ve bu sayede video izleme olanaðýnýn saðlamanmasý ve ekranýn tüm renkleri yansýtabilir hale getirilmesi üzerine olacaðýný bildirdiler.

Biltek Mayýs 2003
5

HABERLER
Glukoz Seviyesini Gösteren Özel Lensler
D i a b e t i k hastalarýnýn günümüzde kullandýðý method olan, kaný test etmek için günde birkaç kere yapýlan iðne batýrmalarý bazýlarý için dayanýlmaz olabilir. Yapýlan yeni çalýþmalar, bu metodun yerini Pittsburgh Üniversitesi'ndeki araþtýrmacýlarýn yeni ürettikleri kontak lenslere yerleþtirilebilen ve glükoz konsantrasyonunu gösteren özel bir malzemenin alabileceðini gösteriyor. Vücut sývýsýndaki glükoz seviye deðiþimlerini ortaya çýkarabilen ince bir plastik sensör geliþtirilmiþ durumda. Böylelikle, sulu bir jele gömülü olan kristal görünümlü sensör sayesinde glükoz konsantrasyonundaki deðiþiklikler renk deðiþimleriyle anlaþýlabilecek. Gözyaþý sývýsýndaki glükoz seviyesi kandakinden 20 kat daha az olmasýna raðmen, araþtýrmacýlar ürettikleri malzemenin düþük konsantrasyonlarý bile algýlayabildiðini fark etmiþler. Ýnsan üzerindeki denemelerin baþlamasýna en az bir yýl daha olmasýna raðmen, tavþanlar üzerindeki deneme çalýþmalarýna baþlanmak üzere. Görünüþe bakýlýrsa, ileriki yýllarda kan þekeri seviyesini ölçmek için aynaya bakmamýz yeterli olacak.

BUPAT ENDÜSTRÝYEL ETÝKET ÇÖZÜMLERÝ SUNUYOR
Ürettiði özel etiketlerin satýþýnda 500 milyon dolarýn üzerinde bir ciroya sahip olan BRADY firmasýnýn 15 yýldýr Türkiye temsilcisi ve distribütörlüðünü baþarý ile sürdüren BUPAT LTD. ÞTÝ., Elektrik - Elektronik, Telekomünikasyon ve Bilgisayar sektörünün yaný sýra, Otomotiv, Metal Makine, Enerji, Otomasyon, Demir Çelik, Týbbi ve Endüstriyel Laboratuar, Bakým ve Kalibrasyon Laboratuarlarý ile Týp sektörlerinin özel amaçlý etiket ihtiyaçlarýný karþýlayacak çözümler sunmaktadýr. BRADY etiketlerini Garanti Etiketleri, Kablo etiketleri, Laboratuar etiketleri, Ýþaret Etiketleri ve Barkod etiketleri, Özel etiketler olarak bazý gruplara ayýrabiliriz. Kaðýt etiketlerin yetersiz kaldýðý; özellikle de, fiziksel (güneþ ýþýðý, yüksek /düþük ýsý, sürtünme, vb.) ve/veya kimyasal (yaðlý ortam, çözücü temasý, vb.) dayanýklýlýk gerektiren ortamlarda, özel olarak tasarlanmýþ etiketler gerekmektedir. Ayrýca, çeþitli amaçlar için deðiþik özelliklerde etiketler de mevcuttur: bazý uygulamalar, çalýnmayý önlemek veya garanti þartý için, yapýþtýktan sonra çýkmayacak etiketler gerektirirken, bazý uygulamalar için (sýklýkla deðiþtirilen etiketler gibi) kolayca çýkarýlabilen ve çýkarýldýktan sonra iz býrakmayan etiketler tercih edilmektedir. Uzun süre bozulmadan kullanýlabilen bu etiketler, fiyat farkýna raðmen kaðýt etiketlere oranla daha çok tercih edilmektedir. Etiket yapýþtýrýldýktan sonra üzerindeki bilgileri uzun süre koruyabilmesi, bulunduðu ortama uygun etiketin seçilmesine baðlýdýr. Bu konuda karar verecek olan uzmanlar firmanýn Belçika'daki merkezinde özel kurslarla eðitilmiþtir. Talep edilen özellikler ve kullanýlacak ortam hakkýnda bilgiler alýndýktan sonra yapýlan deðerlendirme sonucu amaca uygun özel etiketler tespit edilmektedir. Bu özel etiketlere, masa üstü termal, dot motrix ve laser yazýcýlarda baský yapýlabileceði gibi, BRADY firmasýnýn kullaným kolaylýðý saðlamak için özel olarak geliþtirdiði yazýlýmlar ve portatif el tipi yazýcýlar kullanýlmaktadýr.

6

BÝLGÝSAYAR

Morphos ekran görüntüsü -1
azýma baþlamadan önce, geçen sayýmýzdaki Amiga yazýsýný okuyup bana hissettiklerini ulaþtýran, Amiga'cýlýðýn elimizde o bilgisayar olsun ya da olmasýn hep devam ettiðini, edeceðini bir kez daha hatýrlatan tüm Amigacý dostlara sevgilerimi yolluyorum. Sizlerden aldýðým genel istek üzerine Amiga hakkýnda bir kaç satýr daha birþeyler aktarmaya çalýþacaðým. Bu sefer genel olarak Amiga üstünde durmak yerine sizden gelen bazý Onur Turgay sorularý cevaplamaya çalýþacaðým. onurturgay@isnet.net.tr Özellikle üstünde durulan nokta, eski Amiga oyun ve programlarýný evimizdeki PC'lerde kullanmanýn bir yolu olup olmadýðýydý. Günümüz bilgisayarlarý artýk iþlem gücü açýsýndan o kadar kuvvetli ki mevcut bütün donanýmlarýn emülasyonu yani taklit edilmesi mümkün. Bu en basit jetonlu atari makinesinden PlayStation'lara kadar uzanan geniþ bir yelpazeyi içeriyor. Tabi ki Amiga da emülasyonu en çok yapýlan sistemler arasýnda. 90'lý yýllarýn ortalarýnda bir PC'de tam anlamýyla bir Amiga çalýþtýrmak çok zordu.Çünkü geçen yazýmda bahsettiðim Amiga'nýn her iþ için özel yonga setlerinin bulunmasý durumu, her yonganýn ayrý ayrý emüle edilmesini gerektirmekte ve bu o zamanlarýn kiþisel bilgisayarlarýnýn üstünde bir iþlem gücü gerektirmekteydi. Zaten saat hýzý olarak Amiga'nýn 6-7 katý kadar hýzlý olan makinelerin de Amiga kadar akýcý grafikler, temiz sesler sunamamasýnýn temel sebebi buna dayanýr. Amiga yavaþ saat hýzýna raðmen bütün iþleri farklý iþlemcilere daðýtarak makinenin rahat ve akýcý çalýþmasýný saðlýyordu.

Y

AMÝGA Yeniden Doðuþ
Ancak teknoloji geliþtikçe her yongayý ayrý ayrý çalýþtýrabilecek iþlem gücünde PC’ler de ortaya çýktý ve günümüzde UAE ismi verilen bir Amiga emülatörüyle Amiga'nýn bütün özelliklerini evimizdeki bilgisayarda kullanmak mümkün hale geldi. Peki bu gerçeðe yakýn bir deneyim mi? Elbette hayýr; bu olsa olsa efsaneyi yaþayanlar için, onla tekrar beraber olmaktan ziyade bir albüme göz gezdirmeye, o günleri yâd etmeye benziyor. Benim elimde yaklaþýk 3500 Amiga oyunu 500'e yakýn da program disketi var.Özellikle Lemmings, P .Hammer, Turrican, Lotus, .P Patrician gibi 13-14 yaþlarýmda günümün çoðunu meþgul eden oyunlarý yeniden yükleyip oynamaya baþlayýnca gerçekten o günkü duygulara yaklaþtýðýmý hissediyorum. Bir zamanlar Amiga'yla yaþayanlar için en azýndan bir denemelerini tavsiye ederim. Peki emülasyonu nasýl çalýþtýracaðýz? UAE internette herhangi bir arama motorunda “WinUAE” yazarak (Windows için) aratýlabilir. Yaklaþýk 1MB büyüklüðünde bir program ve tamamiyle bedava.

Biltek Mayýs 2003
7

BÝLGÝSAYAR
Ancak programý çalýþtýrabilmeniz için Amiga'nýzýn içindeki ROM dosyalarýna (A500 için v1.3, 500+ için v2.0, 1200 için v3.0... ve bunlar dýþýnda da birçok versiyon mevcut) ihtiyacýnýz var. Eðer elinizde bir Amiga yoksa bu dosyalarý kullanma hakkýnýz yok, ancak bu internetten bulamayacaðýnýz anlamýna gelmez. Tabi ki biz kanunlara saygýlý kiþiler olarak kendi Amiga'nýzýn ROM'larý dýþýndaki ROM dosyalarýný kullanmamanýzý öneriyoruz. Þimdi ROM dosyalarýný UAE'ye tanýttýk, start emulation dedik ve o da ne? Ýþte karþýnýzda Amiga 500'deki disket tutan el resmi ya da 500+ ve 1200'deki sürücüye giren disket animasyonu.. Size “Ýstediðin disketi tak da oynayalým” dermiþ gibi bakýyor. Ancak acele edip disketi sokuþturmayýn sürücüye, çünkü þu anda evde kullandýðýmýz bilgisayarlarýn disket sürücüleri Amiga disketlerini okuyup yazamazlar. E peki ne yapacaðýz? Ya elimizdeki Amiga oyunlarýný Amiga'mýzý PC’mize baðlayarak aktaracaðýz ve .adf dosyasý olarak ka y d e d e c e ð i z ( b u n u n n a s ý l yapýlacaðýna dair internette birçok döküman var) ya da gene biricik internetimizi kullanarak bu iþlemi önceden yapmýþ arkadaþlarýn bize sunduðu .adf dosyalarýný kullanacaðýz. Bendeki 3500 oyunluk arþiv TOSEC (The old school emulation center) isimli fedakar bir grubun uzun çabalarý sonucunda oluþturulmuþ bir .adf arþivi ve bildiðimiz neredeyse tüm Amiga oyunlarý mevcut. Bu arþivi isteyen herkese ulaþtýrabilirim, maksat Amiga'nýn bir yerlerde bir þekilde yaþamaya devam etmesi. Emulatör programýnýn kullanýmý gerçekten çok basit, ayrýca internette de bunun üstüne birçok kaynak var; bu sebeple ben daha fazla üstünde durmayacaðým. Ýletilerde merak edilen baþka bir konu ise yeni Amiga'larýn nasýl olacaðýydý. Bu birçok açýdan incelenebilecek bir soru. Öncelikle Amiga 500, 500+, 600 ve 1200'de kullanýlan klavye ve bilgisayarýn birleþik olmasý durumu günümüz ortamýnda tamamiyle geçerliliðini kaybetmiþ bulunuyor, çünkü bu tarz sistemlerin geniþleme imkaný çok sýnýrlý. Yeni nesil Amiga'larý oluþturacak olan AmigaOne ve PegasosPPC anakartlarý standart ATX kasalara monte edilebilecek, üstünde çeþitli sayýlarda SDRAM, PCI ve AGP slotlarýnýn bulunduðu anakartlar olacaklar.Baþka bir deyiþle bir çok açýdan günümüz PC anakartlarýnýn teknik özelliklerini taþýyorlar; bu özellikle geniþleyebilme konusunda büyük bir özgürlük saðlýyor çünkü yeni Amiga'larýmýzda standart PC kartlarýnýn (grafik, ses, að, modem ka r t l a r ý g i b i ) ç o ð u n u h i ç b i r p r o b l e m y a þ a m a d a n kullanabileceðiz. Ancak bu anakartlarý standart PC'lerden ayýran en önemli özellik iþlemcilerinin x86 deil de Macintosh'larda kullanýlan ve Motorola ile IBM'in ürettiði PowerPC (PPC) olmasý. Bu öncelikle Amiga ruhuna sadýk kalmakla ilgili birþey, nasýl Amiga Motorola 68000 iþlemcileri üstünde yürümeye baþladýysa ve ilk PowerPC iþlemcileriyle koþusuna devam ettiyse bugün de halen üretimde olan bu iþlemcilerle kalbinin atmasý lazým. Ayrýca PowerPC iþlemcilerinin en önemli artýlarýndan biri de Serkan Kenar arkadaþýmýzýn 2 sayý önce yazdýðý CISC-RISC iþlemci farký. x86 iþlemciler halen eski CISC teknolojisini kullanýrken PowerPC iþlemcileri ayný saat hýzýnda (iþleme göre) 1.5-2 kat daha fazla performans verebilen RISC teknolojisini kullanýyorlar. Ayrýca PPC iþlemcilerinin kullanýmý klasik Amiga'larýn son zamanlarýnda yazýlan PPC tabanlý programlarýn da kolayca yeni platforma taþýnmasýný saðlayacak. Kýsaca geniþleyebilirlikten taviz vermeden geleneklere baðlý kalmanýn en doðru yolu PPC tabanlý bir anakartla standart portlarý kullanmak. Demek oluyor ki; seçim doðru. Peki donanýmý görüyoruz, ancak iþletim sistemi ne olacak? Klasik AmigaOS tahmin ettiðiniz üzere bu donaným üstünde çalýþamayacak. Ancak Amiga Inc. AmigaOne anakart lisans haklarýný Eyetech þirketine sattýðý gibi AmigaOS'un bu donanýma adaptasyonu ve güncellenmesi iþini de Hyperion isimli bir þirkete devretti. Ancak klasik Amiga'lar için ilk PowerPC geniþleme kartlarý çýktýðýnda tamamiyle PowerPC tabanlý ilk Amiga iþletim sistemi olan MorphOS'u yazan bPlan þirketi üstünde MorphOS'un da çalýþacaðý bir baþka Amiga anakartý üstünde çalýþmaya baþladýklarýný açýkladý. bPlan'in ilginç tarafý Amiga Inc.'le herhangi bir baðlarý olmamasýna raðmen onlarýn gittiði yoldan hem de arkalarýnda büyük bir maddi destek olmadan yürüyor olmalarý. Bu açýklamalarýnýn ardýndan henüz AmigaOne'ýn piyasaya sürülmesine aylar kalmýþken büyük bir sürprizle PegasosPPC piyasaya sürüldü. Hem de üstünde kendi iþletim sistemi MorphOS ile birlikte. Bu yaklaþýk bir ay sonra piyasaya çýkan AmigaOne'a büyük bir darbeydi. Çünkü her ne kadar donaným olarak benzeseler de AmigaOne'ýn henüz kendine ait bir iþletim sistemi yoktu. AmigaOS4'ün çalýþmalarý henüz bitmediðinden AmigaOne sadece LÝnuxPPC çalýþtýrabiliyordu. Aslýnda geçmiþ zaman kullanmak yanlýþ, AmigaOne için halen AmigaOS4 tamamlanmadý, ancak PegososPPC'lerin üretimi durdu, þimdi G4 iþlemci kullanan Pegasos2'ler üretim bandýna girmeye baþladýlar bile. Yani Amiga Inc.'in güzel fikirleri olmasýna raðmen gene biraz geç kaldýlar. AmigaOS4 ile MorphOS üstünde biraz durursak, bunlar klasik Amiga iþletim sistemlerinin günümüz teknolojisine uyarlanmýþ halleri. Ancak donaným farklýlýklarýndan dolayý eski programlarýn aynen çalýþmasý mümkün deðil. Ýþte bu yüzden de AmigaOS4'te de MorphOS'ta da UAE benzeri bir sistem kullanýlarak ayný anda bir dönüþüm gerçekleþtirilerek son kullanýcýya farkettirilmeden JIT derleyici ile eski sistemlere uyum saðlanýyor ve program klasik Amiga'lardakinden bile hýzlý bir þekilde çalýþtýrýlabiliyor. Bu da bütün programlarda olmasa bile birçok programýn geçmiþle uyumlu kalmasýný saðlýyor.Bu yüzden ne kadar modern ya da geliþmiþ olursa olsun o hala bizim sevimli Amiga'mýz. UAE'deki problem burda da olmasýna raðmen, bu alýþtýðýmýz klavye deðil, bu alýþtýðýmýz disket okuma sesi deðil, ama olsun. O yaþýyor. Büyük olmalarýna raðmen tarihin tozlu yapraklarýna karýþan Spectrum, Sinclair, Commodore, Acorn, Atari gibi markalara inat Amiga hala yoluna devam ediyor. Amiga'nýn buralara, bugünlere gelmesi bile onun ne kadar farklý bir makine, hatta makine-üstü olduðunun basit bir göstergesi. Çok yaþa Amiga! Not: Gelecek sayýda çok ilginç bir makineden bahsedeðiz: CommodoreOne! Sýký durun! Onur Turgay onurturgay@isnet.net.tr Kaynaklar: www.amiga.com www.amigart.com www.pegasosppc.om www.tosec.org

8

Biltek Mayýs 2003

BÝLGÝSAYAR

Hüseyin Akçay huseyin@ieee.metu.edu.tr
Uzaktan Eðitim Standartlarý

Uzaktan Eðitim Standartlarý
belgelerin bir standart içerisinde oluþturulmasý ve de bu belgeleri çalýþtýracak sistemlerin de ayný standartlara uygun tasarlanmasý gerekmektedir. Þimdi de web tabanlý uzaktan eðitim konusuna standartlardan bahsedelim. yönelik Eðitim içeriklerinde standart konularý genellikle þu bölümlerden oluþur: 1.Eðitim içeriðinin oluþturulma biçimi 2.Eðitim içeriðinin sistemle haberleþme biçimi 3.Öðrencinin kiþisel bilgilerinin saklanma biçimi 4.Öðrenci performans bilgilerinin oluþturulma biçimi Bu konulara yönelik çalýþan yurtdýþýnda bazý örgütler vardýr. Bu örgütlerin oluþumu özel sektör, akademik, devlet ve askeriyeden katýlýmlarý ile saðlanmýþtýr. Bu örgütlere: 1.IEEE Learning Technology Standards Comittee (IEEE LTSC) 2.IMS Global Learning Consortium (IMS) 3.The Aviation Industry (Computer Based Training) Comittee (AICC) 4.Advanced Distrubuted Learning (ADL) gibi kuruluþlarý örnek gösterebiliriz. Bu kuruluþlar uzaktan eðitim üzerine farklý alanlarda çalýþan kuruluþlardýr. Dünyanýn çeþitli yerlerinden bir çok kiþi internet üzerindeki forumlar sayesinde bu standartlarýn geliþmesine katkýda bulunmaktalar. Bu kuruluþlara kýsaca göz atalým: 1.IEEE LTSC: Dünya üzerinde bir çok standarda imza atan IEEE'nin el attýðý baþka bir konu, uzaktan eðitim. Bu konu üzerine 6 farklý dalda çalýþma gruplarý standartlar üretmekte. Bunlardan önemli iki tanesi Eðitim Objeleri Veri Bilgisi (Learning Object Metadata LOM) ve Bilgisayar Kontrollü Yönlendirmeler (Computer Managed Instructions CMI) dir. LOM her eðitim içeriðinin ne zaman oluþturulduðu, konusu, baþlýðý, dili, tipi gibi bilgileri hakkýnda bilgi verir. CMI ise eðitim içeriðinin sistem ile haberleþirken kullanacaðý fonksiyon isimlerini ve alacaðý deðerleri tanýmlar. CMI standardý daha önceden AICC geliþtirmekteydi, daha sonradan bu standardýn geliþtirilmesi IEEE çatýsý altýna alýndý. 2.IMS: Bu kurumun ürettiði en önemli standartlardan biri eðitim içeriði paketleme standartlarýdýr (Content Packaging). Amaç eðitim objelerinin tek bir paket halinde bir sistemden baþka bir sisteme taþýnabilmesidir. IMS'in diðer bir standardý ise eðitim içeriðinin düzeni (Simple Sequencing) üzerinedir. Paket içerisindeki bir XML dosyasý (imsmanifest.xml), içeriðin nasýl sunulacaðý, öðrencinin performansýna göre hangi sayfalarýn gözükeceði gibi bilgileri içerir. Paket içerisindeki imsmanifest dosyasý deðiþtirilerek ayný içerikle farklý ders sistemleri saðlanabilir.

Eðitim sistemi çok tartýþýlan ülkemizde, bu dialoglara eklenen yeni kavramlardan biri “uzaktan eðitim”. Bu konu devlet, özel sektör ve akademik çevrelerin ilgisini çekmekte. Uzaktan eðitimin getirdiði kolaylýklar ve düþük maliyet, “Eðitim sorunlarýný bi nebze de olsa giderebilir miyiz?” düþüncesini akla getiriyor. Bunu gören biliþim sektörü ve akademik çevreler uygulamaya yönelik örnekler sunmaya baþladýlar. Uygulamaya geçmeden önce uzaktan eðitim kavramýný çok iyi incelemek ve belli prosedürleri uygulamak gerekiyor. Yurtdýþýnda bu konu üzerine yapýlan birçok araþtýrma ve standart oluþturma çalýþmalarý var. Yazýda belli baþlý standart çalýþmalarýndan söz edeceðim fakat daha önce genel kavramlar ve uzaktan eðitim hakkýnda biraz bilgi vermek istiyorum. Uzaktan eðitim dediðimizde adýndan da anlaþýlacaðý üzere klasik yüzyüze eðitimden deðil uzak mesafelerden çeþitli araçlar yardýmýyla eðitimden bahsediyoruz. Uzaktan eðitim temel olarak iki türden oluþmakta: 1.Eþzamanlý eðitim 2.Eþzamanlý olmayan eðitim Eþzamanlý eðitim, eðitmen ve öðrencinin birebir etkileþim içinde olduðu bir eðitim yöntemidir. Video konferans, internet üzerinden ortak kullanýmlý karalama tahtalarý (beyaz tahta) gibi yöntemleri örnek olarak gösterebiliriz. Eþzamanlý olmayan eðitim de ise öðrenci eðitimi istediði zaman, eðitmenden baðýmsýz olarak alabilir. Eðitim belgelerini tekrar tekrar okuyabilir, dinleyebilir veya izleyebilir. Bu türe web tabanlý eðitim, hazýr eðitim programlarý yardýmý ile eðitim, posta ile eðitim gibi örnekleri gösterebiliriz. Eðitimci veya eðitim kurumu, elindeki veya hazýrlamayý düþündüðü ders içeriklerine uygun yöntemlerden birini veya birkaçýný seçer. Uygulamaya geçmeye karar verdiði anda önüne çýkacak ilk unsur standartlar olacaktýr.

Biltek Mayýs 2003

Neden standartlar?
Uzaktan eðitim uygulamasýnda hazýrlanmasý gereken iki öðe vardýr. Birincisi eðitim içeriði ikincisi de bu içeriði çalýþtýracak sistem. Sistemleri genellikle ticari þirketler hazýrlayýp eðitimcilerin hizmetine sunmaktalar. Eðitimciler de bu sistemlerde çalýþacak eðitim içeriklerini hazýrlayýp öðrencilerine sunmaktalar. Eðitim kurumunun veya eðitimcinin karar vermesi gereken bir konu vardýr. Eðitim içeriði, sadece kendi kurulduðu sistemde çalýþacaksa baþka yerde kullanýlmayacaksa eðitimcinin standartlarý düþünmesine gerek yoktur. Fakat eðitim belgeleri farklý sistemler, farklý eðitim kurumlarý arasýnda gidip gelecek ise bu

9

BÝLGÝSAYAR
IMS in test sistemleri ve öðrenci bilgilerinin saklanmasý üzerinede daha birçok standardý vardýr. 3.ADL: ADL, Amerikan Savunma Bakanlýðý'nýn baþta kendi iç kullaným standardýný belirlemek amacý ile baþlattýðý fakat daha sonradan genel bir standart oluþturma olarak kabul gören SCORM (Sharable Content Object Reference Model) u geliþtiren kurumdur. SCORM hali hazýrda üretilen standardlarý birleþtirerek tümleþik bir eðitim sistemi için standart olmuþtur. Baþta 15 e yakýn kurumun standartlarýný bünyesinde bulundururken, þu an 2 - 3 kurumun temel standartlarýný (yukarýda saydýðýmýz) ve de kendi tanýmladýðý birleþtirici bazý standartlarý içermektedir. SCORM' un tabanýnda eðitim objeleri vardýr. Bunlar büyüklük ve kapsamlarýna göre gruplandýrýlýrlar. Kýsaca deðinmek gerekirse: Asset: Bilgiyi oluþturan en küçük yapý birimleridir. Bunlar basit olarak yazý dosyasý, html belgesi, resim, video, ses dosyasý, flash animsyonu, xml dosyasý gibi öðeler olabilir. Assetler kendileri hakkýnda veya diðer assetler hakkýnda bilgi içermezler. Örnek olarak bir çiçek resmini veya çiçeðin büyüme görüntülerini gösterebiliriz. SCO: Assetlerin birleþmesinden meydana gelen en küçük eðitim objesidir. Sistemle haberleþerek sisteme eðitim süreci hakkýnda bilgi verebilir. Ayný zamanda da sistemden kullanýcý ve kullanýcýnýn daha önceki performansý hakkýnda bilgi alabilir. Kendi içerisinde tanýmlanmýþ bir hiyerarþisi vardýr. Örnek olarak bitkilerin üremesi konusunu iþleyen bir dersi verebiliriz. SCA: SCO ile tamamen ayný özellikleri barýndýrýr fakat sistemle haberleþme mekanizmasý yoktur. Content Aggregation: Birden fazla SCO, SCA ve assetten meydana gelen komple bir eðitim objesidir. Örnek olarak bir dönemlik bir biyoloji dersini gösterebiliriz. SCO’larýn paketlenmesi ve hiyerarþilerinin belirlenmesi IMS standartlarýnda tanýmlanan þeklindedir. Ayný þekilde eðitim içeriði ile sistemin haberleþmesi ve aradaki haberleþme cümlelerinin t a n ý m l a r ý I E E E s t a n d a r t l a r ý n d a b e l i r l e n d i ð i g i b i d i r.

IEEE ODTÜ EMS
Gülçin Sýnar gulcin@ieee.metu.edu.tr IEEE ODTÜ EMS Baþkaný

Engineering Management Society (EMS) ODTÜ'de 2002 yýlýnda Prof. Dr.Osman Coþkunoðlu'nun d a n ý þ m a n l ý ð ý n d a k u r u l m u þ t u r. I E E E - E M S çalýþmalarýnda mühendislik ve teknoloji yönetimini profesyonel bir disiplin olarak uygulamayý amaç edinmiþtir. Bu amaçla düzenlenen aktiviteler de mühendislerin yönetime geçiþ sürecine yardýmcý olmak yönünde düzenlenmektedir. EMS hakkýnda bu kýsa bilgilendirmeden sonra IEEEEMS'nin 2002 2003 öðretim yýlý ilk dönem etkinliði olarak düzenlemiþ olduðu “Eðitim Günleri ve Teknoloji Yönetimi Paneli” nden bahsetmek istiyorum. 15-16 ve 22-23 Mart tarihlerinde ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezinde düzenlenen eðitimler içeriðine göre 1 veya 2 tam gün sürmüþtür. Eðitimlerin içeriði 'Proje Yönetimi , Ýletiþim ve Ýnsan Ýliþkileri ,Liderlik ve Takým Çalýþmasý ve Bireysel Kalite' þeklinde gerçekleþmiþtir. Eðitimleri veren kiþiler çeþitli danýþmanlýk þirketlerinden konusunda uzman kiþilerdi.Sertifikalý olan eðitimlerde, katýlýmcýlarýmýzýn kiþisel geliþimine katkýda bulunulduðu gibi, günümüz iþ piyasasýnda çoðunlukla tercih edilmeyi saðlayan vasýflardan proje yönetimi, liderlik ve takým çalýþmasýna yatkýnlýk konularýnda bilgi edinme ve bir miktar uygulama yapma fýrsatý buldular. Mühendislik yönetimi disiplininin de içine aldýðý bu konular gerçekten birçok þirkette uygulanmaktadýr ve þirketlerin eleman alýmlarýndaki tercihleri bu konularý uygulayabilen insanlar yönündedir. Bu anlamda EMS olarak ODTÜ ve diðer üniversite öðrencilerine yararlý olduðumuzu umuyoruz. 16 Mart Pazar günü düzenlenen Teknoloji Yönetimi konulu panelde Endüstri Mühendisliði Bölümünden Doç.Dr.Erol Sayýn panel baþkaný idi. Konuþmacýlar ise Aselsan'dan Elif Baktýr, Türkiye Teknoloji Geliþtirme Vakfý'ndan Tolgahan Oysal, ve Intro Solutions yazýlým þirketinden Melih Aral'dý. Panelde deðinilen konular Türkiye'de teknoloji politikalarý, teknoloji yönetimi ve þirketlerin teknoloji yönetimine katkýsý ile teknoloji uygulamalarýdýr. Teknoloji yönetimi paneli katýlýmcýlara özellikle Türkiye'de teknoloji uygulamarýnýn yetersizliði ve yapýlmasý gerekenler konusunda bilinçlendir meyi hedeflemiþtir. Konuþmacýlarýmýzýn konularýnda çok bilgili ve “farkýnda” olmalarýndan dolayý bu amaca da ulaþýlmýþtýr. Engineering Management Society bundan sonra da çalýþmalarýna toplam kalite yönetimi, insan kaynaklarý yönetimi, mühendislik ekonomisi disiplinleri doðrultusunda devam etmeyi planlamaktadýr. Amaç yine her zamanki gibi mühendislerin yönetim için gerekli liderlik vasýflarýný edinmeleridir.

Türkiye'de neler oluyor?
Türkiye'de Yüksek Öðretim Kurumu'na baðlý Enformatik Milli Komitesi uzaktan eðitim standartlarý üzerine çalýþmalar yapmaktadýr. Üniversiteler arasý paylaþýlacak eðitim içeriklerinin hangi kýstaslara göre hazýrlanmasý gerektiðini ve nelere dikkat edilmesi gerektiðini açýklayan bir yönetmelik hazýrlanmýþ durumda. Görüldüðü gibi standartlar uzaktan eðitim konusunda önemli. Harcanan bunca çaba üretilen ders içeriklerinin birçok kitleye ulaþmasý ve tekrar tekrar kullanýlmasýnýn saðlanabilmesi için. Bu tür çalýþmalarýn Türkiye'de de yoðunlaþtýrýlmasý dileðiyle. Gelecek sayýda SCORM üzerine yoðunlaþacaðýz. Çalýþma sistemi ve ugulama kriterlerinden bahsedeceðiz. Kaynaklar www.adlnet.org www.imsproject.org ltsc.ieee.org www.ii.metu.edu.tr/EMK

10

Biltek Mayýs 2003

GÜNCEL

E. Ü. III. ULUSAL PROJE ARANIYOR'03 ÖÐRENCÝ SEMPOZYUMU
Nurhan KARABOÐA E.Ü. IEEE Öðrenci Kolu Akademik Danýþmaný rciyes Üniversitesi “III. Ulusal Proje Aranýyor'03 Öðrenci Sempozyumu”, 28-30 Nisan 2003 tarihleri arasýnda Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektronik Mühendisliði Bölümü ile Erciyes Üniversitesi IEEE Öðrenci Kolu'nun organizasyonu ile gerçekleþtirilmiþtir. Üniversitemizin kuruluþunun 25. yýlý kutlama etkinlikleri çerçevesinde, Elektronik, Haberleþme, Bilgisayar ve Bilgisayar Destekli Endüstriyel Uygulamalar konularýnda eðitim alan lisans/ön lisans öðrencilerinin mesleki ve teknik bilgi birikimlerinin artýrýlmasýný hedef alarak yapýlan bu sempozyumun hedeflerinden birisi de öðrencileri bilimsel çalýþmaya özendirmek, akademik çalýþma ve iþ hayatýna hazýrlamaktýr. Elbette tüm katýlýmcý öðrencilerin birbirleriyle tanýþarak dostluk ortamý oluþturmalarý ve üniversiteler arasý yakýnlaþmanýn saðlanmasý da en büyük temennimizdi. Öðrenci Sempozyumu, 2001 yýlýndan itibaren yapýlmakta olan “Proje Aranýyor” yarýþmalarýnýn üçüncüsü olup bu yýl ulusal çapta gerçekleþtirilmiþtir. Bilgisayar, Elektronik, Haberleþme, Devreler ve Sistemler, EM Alanlar ve Mikrodalga ana baþlýklarýnýn yanýsýra Yapay Zeka Uygulamalarý, Mühendislik Eðitimi, Endüstrideki Mühendislik Uygulamalarý, Aydýnlatma ve Ýç Tesisat, Elektronik, Bilgisayar ve Ýmge Ýþleme, Endüstriyel Alandaki Diðer Sinyal Ýþleme Uygulamalarý gibi çok çeþitli alanlardan bildirilerin kabul edildiði sempozyumda, gelen bildiriler ülke çapýnda farklý üniversitelerde görev yapmakta olan çok deðerli öðretim üyeleri tarafýndan deðerlendirilmiþ ve bu bildirilerden 37 tanesi sempozyumda sunulmaya uygun görülmüþtür. Ayrýca daha önceden Deðerlendirme Kurulu tarafýndan deðerlendirilen öðrencilerin makaleleri arasýndan da puanlamaya baðlý olarak birinci, ikinci ve üçüncü çalýþma tespit edilmiþtir. Makaleleri ile dereceye giren öðrencilerin para ödülleri IEEE Turkey Section (Türkiye Kolu) tarafýndan verilmiþtir. Dereceye giren öðrenciler ve makalelerinin isimleri ve üniversiteleri aþaðýda verilmiþtir. vBirincilik ödülünü “Kapasitif Yüklü CPW Açýk Halka Rezonatörlerin Rezonans Karakteristikleri” isimli çalýþmasý ile Niðde Üniversitesi Mühendislik-Mimarlýk Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliði Bölümü öðrencisi Özlem AKGÜN kazanmýþtýr. vÝkincilik ödülünü Selçuk Üniversitesi Mühendislik-Mimarlýk Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliði Bölümü'nden “Bilgisayar Kontrollü Telsiz Mobil Robot Tasarýmý ” konulu makaleleri ile Mehmet YÜKSEL, Sedat AÇAR ve Salih GÜNEÞ'in çalýþmalarý kazanmýþtýr. vÜçüncülük ödülünü de Erciyes Üniversitesi'nden “Yapay Sinir

E

Aðlarý ile Konuþmacý Tanýma” konulu makaleleri ile Rýfat KURBAN, Mehmet TUNÇKANAT ve Þeref SAÐIROÐLU' nun çalýþmalarý kazanmýþtýr. vAnadolu Üniversitesi Mühendislik- Mimarlýk Fakültesi ElektrikElektronik Mühendisliði Bölümü'nden Ömer UYSAL ve Mehmet K U R B A N ' ý n “A y d ý n l a t m a S i s t e m l e r i n d e Re a k t i f G ü ç Kompanzasyonu” makaleleri de mansiyon ödülüne layýk görülmüþtür. Sempozyumun ilk günü, 28 Nisan günü Kayseri ve Civarý Elektrik T.A.Þ Ýlçe Ýþletmeler Müdürü olarak görev yapan Elektronik Müh. Mükremin ÇEPNÝ, “Türkiye'nin Elektrik Enerjisi Açýðý ve Kayseri Elektrik A.Þ' de Kayýp Kaçaklarýn Giderilmesi için Yapýlan Örnek Çalýþmalar” konusunda bir saatlik bir konferans vermiþtir. Ayný gün öðlen saatlerinde Prof. Dr. Erdem YAZGAN, Prof. Dr. Levent ONURAL, Doç. Dr. Özlem AYDIN ÇÝVÝ, Elekt. Müh. E. Orhan ÖRÜCÜ ve Prof. Dr. Mustafa ALÇI'nýn katýldýðý “Elektrik- Elektronik Mühendisliði Eðitiminin Sorunlarý ve Çözüm Önerileri ” isimli bir panel düzenlenmiþtir. Günün sonunda, farklý üniversitelerden gelen katýlýmcýlar ve misafirler Mühendislik Fak. Elektronik Müh. Bölümü ile Rektörlük Güzel Sanatlar Bölümü'nün ortaklaþa düzenlediði Muhayyer Kürdi ve Hicaz Makamlarýndan oluþan konser ve Türk Halk Müziði Konserleriyle keyifli bir akþam geçirmiþlerdir. Sempozyumun ikinci günü “Sanayileþme Sürecinde ve Bilgi Toplumuna Geçiþte Mühendislik Eðitiminin Yeri” isimli panel; Em. Koramiral Atilla KIYAT, Sadettin ERKAN, Prof. Dr. M. Baki KARAMIÞ, Mahmut ÖZBIYIK, Prof. Dr. Mustafa ALÇI'nýn katýlýmlarýyla gerçekleþtirilmiþtir. Ýkinci günün akþamý ise Elektronik ve Endüstri Müh. Böl. Öðrencilerinden oluþan bir pop müzik grubu tarafýndan verilen konserle sona erdi.

Biltek Mayýs 2003

Öðrenci Sempozyumu'nun, sunumlara katýlan öðrenciler ve diðer tüm katýlýmcý ve dinleyiciler için zevkli geçtiðini söyleyebilirim. Önümüzdeki yýllar içerisinde de lisans öðrencilerine yönelik olarak düzenlediðimiz bu etkinliðe akademisyenleri de çekerek,sempozyumu daha geniþ bir platformda gerçekleþtirmeyi düþünmekteyiz. Nurhan KARABOÐA E.Ü. IEEE Öðrenci Kolu Akademik Danýþmaný

Sempozyum ile ilgili öneri ve eleþtirileriniz için: proje2003@erciyes.edu.tr

11

IEEE’den Lisans Eðitiminde Burs Olanaklarý
BÝLTEK okuyucularýna merhabalar, kiþisel açýdan 4 yýllýk bir üyesi olarak IEEE(The Institute of Electrical and Electronics Engineering)'nin bana kattýklarýnýn deðeri bence çok büyük. Bir elektronik mühendisinin kariyeri açýsýndan mihenk taþlarý olabilecek pek çok faydasý var IEEE'nin. 4 yýldýr çýkardýðýmýz BÝLTEK dergimizin bu ve önümüzdeki 2-3 sayýsý süresince dünyanýn en büyük teknik ve mesleki örgütü IEEE’nin, biz öðrenci üyelerine yönelik çeþitli olanaklarýndan bahseden bir yazý dizisi bulacaksýnýz. IEEE'nin Lisans Burs Olanaklarý Ýlk olarak bu sayýda IEEE'nin lisans öðrencilerine yönelik bazý desteklerinden sözetmek istiyorum. En yeni eklenenlerle beraber IEEE'nin teknik kol sayýsý 40'ý geçmiþ durumda. Bu kollarýn, üniversitelerdeki IEEE öðrenci kollarýnda 12 öðrenci kurucu üyenin bir akademik üyenin danýþmanlýðýnda yapacaklarý baþvuruyla, resmi bir þekilde kol bölümü kurulabiliyor. Baþlangýç aktivitelerine destek amacýyla IEEE, gerekli destekleri yeni kurulan kol bölümlerine saðlamaktadýr. Bu kol bölümlerinden bazýlarý, gerek yapýlan aktiviteler, gerekse de yürütülen projelerin sonuçlarýna göre, üyeleri öðrencilere çeþitli burs olanaklarý ve destekler saðlayabilmektedirler. Bu burslarýn her yýl verilmesi gibi bir zorunluluk olmayýp, ilgilenenlerin düzenli olarak ilgili web sayfalarýný ve duyurularý takip etmeleri gerekmektedir… IEEE Bilgisayar Topluluðu (Computer Society) Richard E. Merwin Bursu IEEE Öðrenci Kollarýnýn Bilgisayar Kol Bölümlerinde aktif olarak çalýþan, akademik baþarýsýnýn yanýsýra, yaptýðý profesyonel çalýþmalarla da ön plana çýkan, lider konumundaki üyelerine yönelik bu burs, her akademik yýl içinde(9 ay) dört kiþiye kadar verilebiliyor. 3000$ tutarýndaki bursun ödemeleri Eylül ayýndan itibaren, Aðustos, Aralýk ve Nisan aylarýnda olacak þekilde 3 eþit pay halinde yapýlýyor. Bursa, Elektrik Müh., Bilgisayar Müh. veya üniversitelerin bilgisayar ile ilgili bölümlerinin lisans öðrencileri veya bu bölümlerden sene uzatmadan mezun olmuº kiºiler baºvuruda bulunabilir. Burs, IEEE B i l g i s a y a r To p l u l u ð u t a r a f ý n d a n v e r i l i p y a p ý l a n deðerlendirmelerde adayýn kendi üniversitesinde kurulu IEEE öðrenci kolunun Bilgisayar Kol Bölümü çalýþmalarýnda aktif rol oynamasý oldukça dikkate alýnýyor(%40 oranýnda!) Tabii ki bunun yanýnda akademik baþarý da önemli bir unsur ve lisans ortalamasýnýn en az 2.5 olmasý gerekiyor. Alan dýþý aktivitelerle ilgili olunmasý ve aktif rol alýnmasý ve ilgili IEEE Öðrenci Kolu'nun akademik danýþmanýnýn referans mektubu da diðer deðerlendirme kriterleri. Yýllýk olarak baþvurular için son tarih:31 Mayýs. Detaylý bilgi için: http://www.computer.org/ IEEE Endüstriyel Uygulamalar Topluluðu (IEEE Industrial Applications Society) Myron Zucker Lisans Öðrencileri Tasarým Ödülü Ödül, bireysel olarak baþvurabilecek 3 öðrenciyi veya öðrenci takýmlarýný ve öðrencilerin iliþikli olduklarý Elektronik Müh.

Gönül Mehrabova IEEE ODTÜ Yönetim Kurulu Üyesi gonul@ieee.metu.edu.tr

bölümlerini kapsýyor. Bir takým kazandýðý zaman, ödül takým üyeleri arasýnda eþit olarak paylaþtýrýlýyor. Ödül olarak 1. olan takýma 800$, 2. takýma 600$ ve 3. takýma 400$ nakit para ödülünün yanýsýra öðrencilere baþarý sertifikasý veriliyor. Ayrýca öðrencilerin baðlý olduklarý bölümlerine de verdikleri destekten dolayý sýrasýyla 500$, 400$ ve 300$ nakit para ödülü ve sertifika veriliyor. Ulaþým ve ilgili diðer tüm masraflar Myron Zuckr Vakfý tarafýndan karþýlanýyor ve IEEE tarafýndan organize ediliyor. Projelerin sunumlarý, yýllýk olarak düzenlenen “Endüstriyel Uygulamalar Kolu Yýllýk Toplantýsý”nda yapýlýyor. Baºvurular için önkoºullar: ·Proje raporuyla baþvuru yapýlmasý, ·Projenin çalýþmalarýyla ilgilenen bir bölüm öðretim üyesinin baþvuru mektubu, ·Takým üyelerinden en az birisinin IEEE üyesi olmasý, ·Projenin konu olarak IEEE Endüstriyel Uygulamalar Kolu'nun kapsamýna girmesi, ·Öðrencilerin projeyi, aldýklarý kredili bir ders kapsamýnda yapýyor olmalarý, ·Takým üyelerinden en az birisinin Elektronik Müh. lisans öðrencisi olmasý, Baþvurularýn deðerlendirilmesinde önerilen tasarýmýn, mühendislik temel yaklaþýmlarýnýn ve temel bilgilerinin pratikte uygulanabilirliðini yansýtabilme derecesindeki baþarýsý, varsa endüstriyel bir kurumun endüstriyel uygulamalar alanýnda yol göstericiliðinin derecesi ve yazýlý raporun sunum kalitesi göz önüne alýnýyor. Yýllýk olarak baþvurular için son tarih: 1 Haziran Detaylý bilgi için: rsepe@electrostandards.com http://www.electrostandards.com/zucker.htm IEEE Týpta ve Biyolojide Mühendislik Topluluðu (IEEE Engineering in Medicine and Biology Society(EMBS)) Lisans Öðrencileri Tasarým Yarýþmasý Yarýþma, týp ve biyoloji alanýnda karþýlaþýlan sorunlarýn çözümüne yönelik olarak mühendislik temel ilkelerinin ve teknolojinin uygulandýðý; piyasada var olmayan orijinal bir cihazýn tasarlanarak yapýlmasýný kapsýyor. Varolan bir üründe donaným, yazýlým veya her ikisini de kapsayacak þekilde bir deðiþiklik yapýlmasý da kabuledilebilir tasarýmlar arasýnda yeralmaktadýr. Birincilik ödülü olarak 300$ nakit para ödülü verilirken ikinci tasarým 200$, üçüncü tasarým ise 100$ para ödülü ile birlikte tüm finalistler birer de plaket alýyor. IEEE EMBS, Öðrenci Tasarým Yarýþmasý'nýn kazananlarýný “IEEE Týpta ve Biyolojide Mühendislik Topluluðu(EMBS) Yýllýk Uluslararasý Konferansý”nda açýklýyor ve çalýþmalarýnýn geniºletilmiº halini EMBS Dergisinde sunmaya davet ediliyor. Finalistlere, ücretsiz konferans kaydý, sosyal fonksiyon kuponlarý(social function tickets), konferans deðerlendirmelerinin(proceedings) yer aldýðý set saðlanýyor ve konferans sonunda konferans katýlým yol masraflarý karþýlanýyor. Baºvurabilmesi için adayýn, IEEE EMBS öðrenci(lisans) üyesi olmasý veya 1 Haziran'dan önce IEEE EMBS için üyelik baºvurusunda

12

Biltek Mayýs 2003

IEEE’den
bulunmasý gerekmektedir. Kapak sayfasýyla birlikte 10 veya daha az sayfalýk bir rapor sunulmasý gerekmektedir. Rapor; öðrenci(ler)nin ad soyad, adres ve telefon bilgilerini; okul bilgilerini; özet özgeçmiþ, amaç ve faaliyet alanlarýný; tasarýmýn teknik içeriðinin analiz sonuçlarýyla desteklenmiþ, sonuç ve teknik özellikleri içeren bir açýklamasýný içermelidir. Bunun yanýsýra projenin baþarýsý, rapora ek olarak sunulacak bir video ve/veya fotoðraflarla mutlaka desteklenmelidir. Finalistler “IEEE EMBS Yýllýk Uluslararadý Konferansý”na mutlaka katýlmalý ve tasarýmlarýný poster sunumu olarak olaðan konferans programý kapsamýnda sunmalýdýrlar. Yýllýk olarak baþvurular için son tarih: 1 Haziran Detaylý bilgi için e-mail: emb-exec@ieee.org web sayfasý: www.embs.org IEEE Yapay Sinir Aðlarý Topluluðu (IEEE Neural Networks Society) Konferans Yolculuk Yardýmý “IEEE Yapay Sinir Aðlarý Topluluðu Öðrenci Yolculuk Yardýmý Programý”, sadece IEEE NNS sponsorlu konferanslarda bildiri sunacak IEEE öðrenci üyelerine yardýmcý olmak amacýyla birkaç öðrenciye 800$'a varan yolculuk yardýmý yapýyor. Baþvurular, konferans tarihinin 3-4 ay öncesinde yapýlýyor . Baþvurunun kabul edilebilmesi için adayýn saðlamasý gereken þartlar: 1-IEEE üyesi olmasý veya yolculuk yardýmý için baþvurudan önce IEEE üyelik baþvurusunda bulunmuþ olmasý, 2-Konferansa kabul edilen bildirinin yazarý veya yazarlarýndan birisi olmasý, 3-Sunulan araþtýrmanýn çalýþmalarýnýn en az %50sine katýlmýþ olmasý, 4-Bildiriyi sunmak üzere konferansa katýlmasý, 5-Öðrenci olmasý(veya bildiri baþvurusu son tarihinden önceki dönemde öðrenci olmasý) ve normal tam yýllýk akademik eðitim programýna olaðan biçimde kayýtlý lisans veya mezun öðrenci olmasý olarak sayýlabilir. Baºvurular için kontak kiºi: Slawo Wesolkowski(e-mail: s.wesolkowski@ieee.org) http://www.ieee-nns.org/edu/travel/ IEEE Mikrodalga Teorisi ve Teknikleri Topluluðu (IEEE Microwave Theory and Techniques Society(MTT-S)) Lisans/Önlisans Burslarý IEEE Mikrodalga Teorisi ve Teknikleri Topluluðu, verdiði bu burslarla henüz mezun olmamýþ lisans öðrencilerini Mikrodalga ve RF öðretilerine cezbetmeyi ve mezuniyet sonrasýnda akademik çalýþmalarýný bu alanda yapmalarý için teþvik etmeyi amaçlamaktadýr. 2003-2004 akademik yýlý için IEEE MTT-S, yaklaþýk 10 kiþiye 1200$lýk lisans/önlisans burslarý vereceðini açýklamýþ bulunuyor. Adaylarda aranan koþullar sýrasýyla þöyle: ·Adaylarýn 2003-2004 akademik yýlýnda, elektrik mühendisliði veya ilgili bir baþka akademik programda lisans son sýnýf öðrencisi, yüksek lisans veya birleþik yüksek lisans/doktora(combined B.S./M.S.) programýnda 1. sýnýf öðrencisi olmalarý ve normal akademik programdaki ders yükünün tamamýný alýyor olmalarý gerekmektedir. ·Aday, Mikrodalga/RF konusundaki projesine veya yüksek lisans tezine danýþmanlýk yapacak fakülte üyesi bir akademik danýþman belirtmek zorundadýr. Alternatif olarak proje, endüstriyle birlikte yürütülüyor da olabilir ama yine de akademik danýþman mutlaka belirtilmelidir. ·Adayýn IEEE öðrenci üyesi ve akademik danýþmanýnýn IEEE MTT-S üyesi olmasý gerekmektedir. ·Baþvurularda, herhangi bir vatandaþlýk þartý aranmamakta olup ödüller, MTT-S üyeliði esas alýnarak küresel olarak daðýtýlacaktýr. Kazananlar, Filadelfiya'da yapýlacak olan “2003 Uluslararasý Mikrodalga Sempozyumu” sýrasýnda açýklanacaktýr. Bursiyerlerin ayrýca, MTT-S sponsorlu mikrodalga konferanslarýna katýlýmý da teþvik ediliyor olup 1200$lýk ödülü aþan yolculuk masraflarý kýsmi olarak karþýlanabilmektedir. Baþvuru için, öðrenci ve akademik danýþmaný, web sayfasýndaki baþvuru formunu doldurarak, öðrencinin Mikrodalga ve RF konusunda nasýl bir ödev, proje ve akademik kariyer yapacaðýyla ilgili 2 sayfalýk bir öneri mektubunu da buna eklemelidir. Bunlara ek olarak, standart olarak adayýn 1 sayfalýk özgeçmiþini, akademik not dökümünü ve akademik danýþmanýnýn, hakkýnda yazacaðý bir referans mektubunu da mutlaka baºvurusuna eklemesi gerekiyor. Baþvurular için son tarih: 1 Mayýs Baºvurular için kontak kiºi: Dr. Sanjay Raman( e-mail: sraman@vt.edu) IEEE MTT-S web sayfasý: http://www.mtt.org IEEE Anten ve Yayýlým Topluluðu (IEEE Antennas and Propagation Society(APS)) Lisans Bursu En son 2001 senesinde verilen bu burs kapsamýnda IEEE Antennas and Propagation Society yaklaþýk 8 lisans öðrencisine kiþi baþý $1000 burs vermiþ. Bursun verilmesindeki amaç, lisans öðrencilerinin kariyer ve/veya yüksek lisans eðitimlerini elektromanyetik(veya ilgili diðer alanlarda) alanýnda, bölümlerinden bir akademik danýþman denetiminde yürütecekleri bir projeye fonlardan destek bularak teþvik ve motive edilmeleri. Adaylarda aranan koþullar: ·Elektronik mühendisliði veya ilgili bir bölüm lisans öðrencisi olmak, ·En az bir elektromanyetik dersi almýþ olmak, ·Elektromanyetik, mikrodalga, anten mühendisliði, RF mühendisliði veya ilgili bir alanda kariyer veya yüksek lisans çalýþmasý yapmak için yoðun ilgi duyuyor olmak, ·IEEE APS üyesi bir üniversite akademik üyesinin kabul ve desteði, ·Daha önceden bu ödülü almamýþ olmak. Deðerlendirmelerde esas kriter olarak baþvuru raporu ele alýnýyor ve projenin öðrenciyi, elektromanyetik ve ilgili diðer alanlarla ilgi kurdurmak, hazýrlamak ve kariyer veya yiksek lisans çalýþmasý yapmaya teþvik etmekte ne kadar baþarýlý olduðu ölçülmeye çalýþýlýyor. Proje baþvurusunun baþarýsýnýn yanýsýra, adayýn akademik anlamdaki baþarýsý, fakülte akademik üyelerinin adayla ilgili referanslarý da deðerlendirmede dikkate alýnan unsurlar. Baºvurular için standart olarak özgeçmiþ, akademik not dökümü, 2 sayfalýk bir proje Ufkunuzu geniþletin! ve projenin, açýklama raporu(rapor bursun adayýn elektromanyetik alanda kariyer yapma fikrine nasýl katkýda bulunacaðý ile ilgili bir kýsým da içermelidir), en az birisi IEEE APS Topluluðu üyesi bir akademik üyeden alýnmak üzere referans mektuplarý istenmektedir. Sunulan tüm materyalin Ýngilizce olma zorunluluðu da baþvuru þartlarý arasýna eklenmiþ. Bursla ilgili detaylý bilgi için kontak kiþi: Prof. Anthony Q. Martin (e-mail: anthony.martin@ces.clemson.edu)

Biltek Mayýs 2003

Gelecek sayýda görüþmek üzere...

13

TEKNOLOJÝ
lasik güvenlik sistemlerini nasýl çökertebilirsiniz? Klasik bir bilgisayarla mý? Tabi ki hayýr. Bu iþ klasik bir bilgisayarla onlarca yýlý alýr ama biz dakikalarla yarýþýyoruz. Yapacaðýmýz iþ çok mu zor? Eh öyle sayýlýr sadece devasa sayýlarý çok hýzlý bir þekilde çarpanlara ayýrabilmeli ve iki büyük asal sayýnýn çarpýmýnýn bu iki çarpanýný hemen bulabilmeliyiz. Ýþte bu konuda klasik bilgisayarlar (hani þu mükemmel aletler dediðimiz) çok yavaþ kalýyor. Bunu da ancak kuantum mekaniði kullanarak aþabiliriz. Yani kuantum mekaniði kullanarak yapýlmýþ b i l g i s a y a r l a r, bahsettiðimiz güvenlik sistemlerini çökertmek için biçilmiþ kaftan.

K

Yakalanan küçük iyonlar zorlu þifreleri çözebilir mi?

Deutsch- Jozsa deneyinde “ linear Paul Trap” olarak adlandýrýlan aletle tutulan kalsiyum iyonlarýný soðutmak için lazer uyarýlarý kullanýldý. Bozuk para lazer uyarýlarýnda kodlu.Lazer uyarýlarý cevap (dengede ya da dengede deðil) elektriksel qubitte kalana kadar qubitlere yönlendiriliyor. Elektriksel durumlarý da (1 ya da 0) ý þ ý ð ý f a r k l ý y a y ý y o r. Böylece son lazer uyarýsý sonuç ne olursa onu veri olarak gönderiyor.

Hemen korkuya kapýlmayýn. Þimdilik güvenlik bilgileriniz hala güvende. Çünkü istediðimiz gibi güçlü, yeterli bir quantum bilgisayarý bizden biraz uzak görünüyor. Fakat araþtýrmacýlar yeteri kadar yükseltilmiþ bir quantum bilgisayarýnda quantum hesaplamalarýnýn yapýlabileceðini kanýtlamýþ durumdalar. Rainer Blatt ve Innsbruck Üniversitesi'ndeki (Avusturya) iþ arkadaþlarý Massachusett Teknoloji enstitüsünden Isaac Chuang'la yaptýklarý iþ birliði sonucu sadece soðuk bir kalsiyum iyonu içeren bir bilgisayarda basit bir quantum algoritmasýný çalýþtýrdýlar. Ýyonlarý, qubit-bit'ler (1ve 0'ýn eþ zamanlý bulunabilmesi) kullanarak hesap yapabilen bir bilgisayara çevirdiler. Bunun için de standart bir iyon yakalama tekniði ve dikkatlice ayarlanmýþ bir lazer kullandýlar.

Bilgi indirgeme hatalarý her lazer uyarýsýnda o l u þ u y o r a m a araþtýrmacýlar 11 uyarýyý bir sýraya koymayý ve qubitleri %97-98 Derleyen :Ýsa BOÐAZ doðrulukta oluþturmayý isabogaz@ieee.metu.edu.tr baþarabilmiþtir. Lazerin hassas kontrolü ile oluþan bu yüksek oran yazý tura atma testinin ötesinde bir önem arz ediyor. Peter Zoller (Innsbruck'tan quantum teoristi) “Ayný teknik 2 veya daha fazla iyon için de uygulanabilir.”diyor. Buna sebep olarak da, iþ arkadaþý Ignacýo Cýrak'la birlikte yakalanmýþ iyonlarýn quantum bitleri olarak görev alabilmesini gösteriyor. Þu ana kadar quantum hesaplamalarý sývý damlasý bilgisayarlarda yapýlýyordu. Bu moleküllerin sadece küçük bir parçasý hesaplamalara katkýda bulunuyor.bilgisayardaki bitler ne kadar büyük olursa, kullanýlan moleküllerin parçasý da o kadar küçük olur ve hesaplamalarý yapmak da o kadar zor olur. Bu da 10 bitlerde bir sýnýr oluþturuyor. Ýyon yakalama tekniðinde böyle bir sorun yok. Bir iyon bilgisayarý 100 qubitten bile oluþabiliyor. Hatta bu alanda çalýþan bazý guruplar bu teknolojiyi 100 iyondan yukarý çekmek için çalýþmalarýný sürdürüyor. Belki de bakarsýnýz ilerde, belki birkaç gün sonra 1000'lerce iyona ulaþýr ve düþünülen quantum bilgisayarlarý üretilmeye baþlanýr. Teknoloji çok hýzlý ilerliyor öyle deðil mi? Kaynak: IEEE spectrum (Mart2003)

Biltek Mayýs 2003

Bu takým, qubitlerin bu özelliðini (1 ve 0'ýn birlikte bulunmasý) Deutsch- Jozsa algoritmasýný çalýþtýrmada kullandýlar. Bu algoritma bir bozuk paranýn sadece bir ölçmede nasýl denge saðlayabileceðini gösteriyor. Bir yüzünde yazý ve diðer yüzünde tura varsa para dengededir. Bir parada yazý baþka birinde tura varsa dengede deðildir. Quantum test'le klasik testin de arasýndaki fark budur. Klasik testte denge için paranýn önce bir yüzü daha sonra diðer yüzü kontrol edilirken, quantum testte iki yüzü bir kerede test etmiþ oluyorsunuz.

14

Ieee Odtü
Ne Yapýyoruz?
BTIE 2003
Bu sene altýncýsýný yapacaðýmýz BTIE için IEEE ODTÜ olarak yine tüm gücümüzle çalýþtýk. Ahmet Kuruköse, Aysen Solak, Emine Esen, Erkut Cebeci, Himmet Ateþ, Mücahit Sarnýk, Özlem Türkçü, Ömer Saatçioðlu, Oðuz Yayla, Yusuf Üçyüz, Iþýlay ve Selda ikilisi baþta olmak üzere burada ismini yazamadýðýmýz onlarca arkadaþýmýza teþekkür ederiz. Yeri geldi sýnavlarýndan vazgeçtiler, yeri geldi kýz ve erkek arkadaþlarýndan vazgeçtiler; eðitimin biliþime aydýnlanmasý için ter döktüler. 21-23 Mayýs tarihlerinde ODTÜ Kültür Kongre Merkezi'nde izleyeceðimiz etkinliðimiz hakkýnda daha fazla bilgi sahibi olmak için www.btie.org.tr adresinden ulaþabilirsiniz. Ayrýca sayýmýzýn 32. sayfasýnda bulabileceðiniz davetiye ile etkinliðimize katýlabilirsiniz. Biliþimin eðitimle kesiþtiði noktada buluþmak üzere... Birinci Takým: Wau Sung Kim Ji Young Kim Ucung Mustafa Türbeoðlu Ýkinci Takým: Erçin Eksin Onur Öztürk Yunus Emre KURT Osman Tokluman Üçüncü Takým: Sedat Yardýmcý Samet Yardýmcý Tolga Uygun Kutay Dördüncü Takým: Kamil Sulubulut Serdar Sutay Bora Ünlü Özlem Türkçü

IEEE ODTÜ 3. Bowling Turnuvasý Sýralamasý
sosyal etkinlik komitemize baþta komite baþkaný Yunus Emre Kurt olmak üzere teþekkür ederiz. 4. Bowling Turnuvamýza herkesi bekliyoruz.

Elektrik-Elektronik Mühendisliði Proje Fuarý
ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliði hepimizin bildiði gibi; giriþteki zorluðuyla ünlü olduðu kadar bitirmedeki zorluðuyla da ünlüdür. Bu yolun sonuna gelmiþ ve Mühendilik Bitirme Projesini baþarýyla tamamlamýþ arkadaþlarýmýzýn projelerini sergilemeleri amacýyla 17 Haziran 2003'te ODTÜ Kültür Kongre Merkezi'nde dördüncü “Elektrik-Elektronik Mühendisliði Proje Fuarý”ný düzenleyeceðiz. Mezun olacak arkadaþlarýmýzýn projelerini sergileyeceði fuarýmýza hepinizi bekliyoruz.

Opsiyon Seminerleri
Elektrik-Elektronik Mühendisliði Eðitiminde bir öðrencinin yapacaðý en zor seçimlerden biridir üçüncü sýnýfta yapacaðý seçim. Bu seçim gelecekteki mesleki kariyerinde uzmanlaþacaðý konuyu belirleme seçimi, opsiyon seçimidir. Bölümümüz öðrencilerinin katýldýðý opsiyon seminerleri yapýlmakta. Bu seminerde bize yardýmcý olan, uzmanlýk alanlarýný bizimle paylaþan hocalarýmýz;

Ahmet Ýnam'la Söyleþi
ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliði Mezunu, eski Felsefe Bölümü Baþkaný Prof. Dr. Ahmet Ýnam bizleri hayat konusunda aydýnlattý. “Mühendisten Ne olur?” isimli söyleþi ile ufuklarýmýzý açtý. Bununla baþlayan söyleþi serimiz devam edecek.

Proje Pazarý:
Biliþim Ar-Ge Proje Pazarý 25-26 Mart günlerinde ODTÜ Kültür Kongre Merkezinde yapýldý. Projenin geniþ deðerlendirmesini dergimizde bulabilirsiniz. Bu projeden aldýðýmýz derslerle seneye gerçekleþtireceðimiz Proje Pazarý için çalýþmaya þimdiden baþladýk. Baþka bir proje pazarýnda görüþmek üzere...

MATRIX Reloaded
Yüzüklerin Efendisi -2- ile baþlayan sinema kuþaðý Matrix Reloaded ile devam ediyor. 16 Mayýs ta gösterime giren Matrix'e 17 Mayýs'ta IEEE ODTÜ olarak gidiyoruz. Bizlere bu organizasyonda yer saðlayan ODEON Cineplex'e teþekkür ederiz. Sinema gösterim kuþaðýmýz her yeni gelen filmle devam edecek.

5 Günde Web Tasarýmcýsý Olma Sanatý
Þu ana kadar üyelerimize verdiði web eðitimleri ile kalitesini kanýtlamýþ olan IEEE ODTÜ Web Tasarým Grubu; nisan ayýnýn sonunda “5 Günde Web Tasarýmcýsý Olma Sanatý” eðitimini düzenlemiþtir. 5 gün süren eðitimde ilk iki gün HTML anlatýldý. Sonraki 3 günde ise Photoshop anlatýldý. Bunun devamýnda yapýlacak olan “Tasarým Atölye Çalýþmalarý” ile eðitimimizi almýþ kursiyerlerimize öðrendiklerini uygulama imkaný sunacaðýz.

Mühendislik Yönetim Grubu Eðitim Seminerleri
IEEE ODTÜ Mühendislik Yönetim Grubu tarihlerinde eðitimlerini düzenledi. Eðitimlerin konularý; “Ýletiþim ve Ýnsan Ýliþkileri”, “Bireysel Kalite”, “Proje Yönetimi”, “Liderlik ve Takým Çalýþmasý”. Eðitime katýlan arkadaþlarýmýza eðitim katýlým sertifikalarý verildi. Etkinlik ODTÜ Kültür Kongre Merkezinde yapýldý. Etkinliðimize sponsor olan bize saðladýklarý birbirinden lezzetli çaylarla aðzýmýzý tatlandýran Doðadan'a teþekkürü bir borç biliriz.

Biltek Mayýs 2003

ufkunuzu geniþletin

Bowling Turnuvasý
IEEE 3. Geleneksel Bowling Turnuvasý 17 Nisan'da; Bilkent Rollhouse'da büyük bir baþarýyla tamamlandý. Katýlan tüm takýmlarýmýza teþekkür ederiz. Etkinlikte emeði olan

15

ELEKTRONÝK
Kullaným alaný sadece uygulama yapacak kiþinin hayal gücüyle sýnýrlýdýr. Kampüsümüzden örnek verecek olursak, öðretim görevlisinin iþlediði dersi, öðrenci kampüsün içerisinde istediði yerde, yurtta ya da ormanda, bilgisayarýndan takip edebilecetir, gerçek zamanlý olarak.

WLAN
Kablosuz Yerel Alan Aðlarý
M.Kamil Sulubulut kamils@ieee.metu.edu.tr Elektrik Elektronik Müh. 3. Sýnýf rtadoðu Teknik Üniversitesi, 2002 yýlýnda deneme çalýþmasýna baþladýðý kampüs içi kablosuz yerel alan aðýný (Wireless Local Area Network, WLAN) öðretim görevlilerinin ve öðrencilerin aktif kulanýmýna açtý. IEEE 802.11b kablosuz yerel alan aðý standardýndaki yerel að kampüs içerisindeki mobil kullanýcýlara hizmet verecek. Yazýmda WLAN hakkýnda temel bilgileri ve kullaným alanlarýný, IEEE'nin bu konuda geliþtirdiði 802.11 standardýný ve WLAN'ýn yapýsýný anlatacaðým. Neden WLAN? Yerel alan aðlarý (Local Area Network, LAN) sunduðu hýzlý ve ucuz iletiþim gibi önemli avantajlar sayesinde çok geniþ bir kullaným alanýna sahiptir. Að içinde bilgi paylaþýmýnda saðladýðý kolaylýklar LAN'larý kurumlar için vazgeçilmez kýlmýþtýr. Bugün, her boyuttaki kurum, ihtiyacý olan bilgilere, sahip olduðu dijital aðdan ulaþmakta ve bilgiyi að üzerinden kolaylýkla paylaþabilmektedir. Tüm bu avantajlarýna raðmen, LAN'lar, yerleþik ve sabit bir yapý gerektirdikleri için, geliþen mobil iletiþim teknolojileri karþýsýnda büyük bir engel h a l i n e g e l m i þ t i r. B u i h t i y a ç l a r doðrultusunda, her hangi bir sabit noktaya fiziksel baðý, kablolarý olmayan baðlantý noktalarý geliþtirilmiþ ve sonunda ortaya kablosuz yerel alan aðlarý, WLAN çýkmýþtýr.

WLAN'larýn baþka bir uygulama alaný, kablo ile iletiþimin pahalý ya da imkansýz olduðu durumlardýr. Örneðin, LAN kurmak istediðiniz binanýn yapýsý kablo tesisatýna uygun olmayabilir, kablolar yeterli veriyolu saðlamayabilir ya da binaya kablo tesisatý yapýlmasý yasak olabilir. Að kurulmasý gereken noktalar arasýndaki coðrafi ve mimari yapý að kurulumunu güçleþtirebilir. Bu durumda, WLAN hava yoluyla saðladýðý iletiþimle pratik bir çözüm sunar. ODTÜ'de WLAN Þu an ODTÜ'de bulunan iki kablosuz yerel alan aðýndan 1999 yýlýnda kullanýma geçen birincisi, kampüste geleneksel yöntemlerle yerel alan aðýna baðlanmasý mümkün olmayan birimleri (Spor Salonu, Mikro Elektronik Teknolojileri, Donatým Müdürlüðü ve Rehberlik Merkezi) noktadan noktaya kablosuz að baðlantýsý yöntemi ile aða baðlamak için kullanýlmaktadýr. Aktif kullanýma yeni geçen ikinci yerel alan aðý ise, Kütüphane Rezerve Salonu'nda, Kültür ve Kongre Merkezi Büyük Fuaye'de ve Kemal Kurdaþ Salonu'nda "bina içi kapsama alaný" ve Merkez Mühendislik binasýnda da ODTÜ yerleþkesinin büyük bir çoðunluðunu kapsayacak þekilde "bina dýþý kapsama alaný"ndan oluþuyor. Akademik ve idari personel, personel kimlik kartlarý ve öðrenciler, öðrenci kimlik kartlarý karþýlýðýnda alabilecekleri “kullanýcý kartlarý” ile, IEEE 802.11b að baðdaþtýrýcýsý yoluyla, bina içi kapsama alanlarýnda ve Merkez Mühendislik binasýný gören 3.2 km yarýçaplý bir alan içerisinde doðrudan WLAN'a baðlanabilmektedirler. IEEE 802.11b að baðdaþtýrýcýsý olmayanlara kurulum yöntemlerini ve yine kimlikleri karþýlýðý gerekli kartlarý Kütüphane, Kültür ve Kongre Merkezi ve Bilgisayar Koordinatörlükleri'nden alabilecekler. IEEE 802.11 Katmanlarý IEEE tarafýndan 1997 yýlýnda çýkarýlan 802.11 standardý, kablosuz yerel alan aðýnýn fiziksel (PHYsical, PHY), ve ortama eriþim kontrolü, MAC (Media Access Control, MAC) katmanlarýnýn özelliklerini tanýmlar. PHY katmaný, aðdaki noktalar arasýndaki iletiþimin saðlandýðý katmandýr. Bu iletiþim, frekans sýçramasý ile yayýlý spektrum (Frequency Hopping Spread Spectrum, FHSS), doðrudan sýralý yayýlý spektrum (Direct Sequence Spread Spectrum, DSSS) ya da kýzýl ötesi (InfraSed, IR) konum modülasyonu yöntemleri ile saðlanýr. IEEE 802.11, 1Mbps ya da 2 Mbps veri hýzýnda, FHSS ve DSSS için Amerika'da ISM (Industrial, Scientific, Medical) denilen, Türkiye'de de lisanssýz kullanýma açýk 2.4 2.435 GHz frekans bandýnda, IR için ise 300 428 GHz' den veri akýþý saðlar. Kýzýlötesi, kaçak kullanýmlara karþý daha güvenli olarak görülür; bunun temel sebebi iletimin noktadan noktaya doðrudan görüþ ile saðlanmasýdýr. Fakat kýzýlötesi iletim güneþ ýþýklarýndan etkilendiði için çoðunlukla tercih edilmez. MAC katmaný, ortak kullanýlan ortamýn yönetimiyle ilgili standartlar içerir. IEEE 802.11 standardý, taþýyýcý sezen çakýþmayý engelleyen çoklu eriþim (Carrier Sense Multiple Access with Collision Avoidance, CSMA/CA) protokolünü tanýmlar. Bu protokole göre, bir nokta bir paket iletmek istediðinde, önce ortamý, baþka hiçbir noktanýn yayýn yapmadýðýndan emin olmak için dinler, eðer

O

Biltek Mayýs 2003

WLAN’ýn Kullaným alaný sadece uygulama yapacak kiþinin hayal gücüyle sýnýrlýdýr.. ...Öðretim görevlisinin iþlediði dersi, öðrenci kampüsün içerisinde istediði yerde, yurtta ya da ormanda, bilgisayarýndan takip edebilecetir, gerçek zamanlý olarak...

WLAN'larýn fiziksel bað gerektirmeyen, kapsama alanlarý içerisinde tamamen hareket serbestliði getiren yapýlarý, kullaným alanlarýný geniþletmiþtir. Özellikle gerçek zamanlý (real time) uygulamalarda bilgi paylaþýmýný çok daha kolay hale getirmiþtir. Týpta hastanýn çeþitli ölçümlerinin gerçek zamanlý kaydýndan, bir depodaki mal girdi çýktýsýnýn takibine kadar her konuda WLAN kulanýlabilir.

16

ELEKTRONÝK
kanal boþ ise paketi yayýnlar. Eðer kanal boþ deðilse, rasgele bir bekleme süresi seçer ve bu sürenin sonunda yeniden dener. Ýki noktanýn ayný rasgele bekleme süresini seçme olasýlýðý düþük olduðu için ayný anda yayýn yapýlmasý ile oluþan çakýþmalar en aza indirgenmiþ olur. Bu sistemde ethernetlerdeki çakýþma algýlama sistemleri kullanýlamaz çünkü bir nokta yayýna baþladýðý anda diðer noktadan gelen yayýn sinyallerini algýlamasý, kendi yayýný diðer yayýnlarýn sinyallerini bastýracaðý için imkansýzdýr. IEEE 802.11 WLAN'ýn Mimarîsi 802.11 mimarisi, aðýn yüksek katmanlarýnýn, noktalarýn mobil olmasýndan etkilenmeyeceði þekilde düzenlenmesini saðlayan birkaç elemandan oluþur. 1. WLAN Ýstasyonu (STAtion, STA) WLAN'ýn en temel elemanýdýr. Bir istasyon, IEEE 802.11'e uyumlu herhangi bir aletten oluþur. Ýstasyon bir diz üstü bilgisayar, bir barkod ya da bir eriþim noktasý olabilir. Ýstasyonlar, mobil, taþýnabilir ya da sabit olabilirler. 2. Temel Servis Kümesi (Basic Service Set, BSS) 802.11 standardýnýn tanýmladýðý WLAN'ýn temel yapý bloðudur. Bir BSS, bir yada birden fazla istasyondan oluþur. BSS'ler WLAN topolojilerinde önem kazanýrlar. WLAN Topolojileri 1. Baðýmsýz Temel Servis Kümesi (Independent Basic Service Set, IBSS) En temel WLAN topolojisi, bir istasyon kümesinden oluþur. Bu istasyonlar, birbirlerini tanýr ve kablosuz ortam üzerinden birebir baðlanýrlar. Bu topolojiye Ad-hoc network de denir. Bir IBSS'se de gezgin istasyonlar doðrudan birbirleriyle haberleþir. Kapsama alaný sýnýrlamalarý yüzünden bir istasyon bütün istasyonlarla iletiþim saðlayamayabilir. Belirli bir baðlayýcý yapý (relay function) olmadýðý için, IBSS içindeki tüm istasyonlar iletiþebilmek için ayný birbirlerinin kapsama alanlarýnda olmalarý gerekir. 2. Altyapý Temel Servis Kümesi (Infrastructure Basic Service Set), Eriþim noktasýna (Access Point, AP) sahip BSS'dir. Bu BSS'deki tüm istasyonlar, eriþim noktasý ile iletiþim kurar, birbirleriyle doðrudan iletiþim kurmazlar. Ýstasyonlar arasýndaki tüm iletiþim baðlantýlarý, eriþim noktalarý tarafýndan yapýlýr. Bu baðlayýcý yapý, IBSS'nin kapsama alanýný ikiye katlar. Ayrýca Eriþim noktasý, WLAN'ýn daðýtým sistemi(Distribution System) ile baðlantýsýný da saðlar. 3. Geniþletilmiþ Servis Kümesi (Extended Service Set, ESS) 802.11 kapsama alanlarýný ESS yoluyla geniþletir. Bir ESS birden fazla altyapý temel servis kümesinden oluþur. Bu sistemde, eriþim noktalarý birbirleri arasýnda iletiþim kurar ve veri trafiðini bir BSS'den diðerine yönlendirir. Eriþim noktalarý bu iþlemi bir daðýtým sistemi üzerinden gerçekleþtirir. Bu daðýtým sistemi WLAN'ýn belkemiðidir ve LAN ya da kablosuz aðlardan oluþmuþ olabilir. Daðýtým Sistemi (Distribution System, DS) Bir Eriþim Noktasýnýn baþka bir eriþim noktasýyla iletiþimi soncunda, kendi BSS'lerindeki istasyonlarýn birbirleriyle iletiþimini saðlayan aðdýr. IEEE 802.11 standardýna göre, daðýtým sistemi að için bir þart deðildir ve 802.11 bu daðýtým sisteminin nasýl oluþturulacaðýna

Paketi gönderecek olan verici, paket yayýnlanmaya baþlamadan önce gönderilecek paketin boyutu ile ilgili bilgi içeren kýsa bir göndermeye hazýr (Ready To Send, RTS) paketi gönderir. Eðer alýcý, bu RTS'yi alýrsa, göndermeye açýk (Clear To Send, CTS) paketi ile karþýlýk verir. Bu iletiþimden sonra paket gönderilir. Paketin doðru gönderilip gönderilmediði, çevrimsel artýklýk kodlamasý (Cyclic Redundancy Check, CRC) yoluyla belirlenir ve sonrasýnda alýcý bilgilendirme (Acknowledgement, ACK) paketi gönderir.

FHSS ve DSSS
FHSS, yayýlý spektrum (Spread Spectrum) sinyallerinin iletiminde kullanýlan modülasyon tekniklerinden birisidir. Ýstenmeyen kiþilerin iletim sistemine kaçak girmelerini engellemeye yönelik sistem, belirli aralýklarla iletimin yapýldýðý frekans bandýnýn deðiþtirilmesi mantýðýna dayanýr. Bu modülasyona ayrýca frekans sýçramalý modülasyonda kod bölüþümlü çoklu eriþim (Frequency Hopping Code Division Multiple Access, FH-CDMA) de denir. Yayýlý spektrum modülasyon teknikleri, son yýllarda sýk kullanýlmaya baþlanmýþtýr. Bu yöntem, sinyalin bilginin aktarýmý için gerekli olan en düþük bant geniþliðinden çok daha geniþ bir bant geniþliðinde gönderilmesini saðlar. Verici dar banda yayýlmýþ enerjiyi belirli sayýdaki geniþ elektormanyetik bantlara yayar. Bu iþlem, güvenliði arttýrýrken ayný anda bantlardaki parazitin etkisini azaltýr ve sinyalin kapasitesini arttýrýr. Bir FHSS sisteminde verici, belirli frekans bantlarý arasýnda rasgele ya da önceden belirlenmiþ bir algoritmayla sýçrar.Verici, kendisiyle daima ayný merkez frekansa ayarlý alýcýyla eþgüdümlü çalýþýr. Kýsa bir paket dar frekans bandýndan gönderilir ve sonra verici baþka bir frekans bandýna geçer ve oradan baþka bir paket gönderir. FHSS'e alternatif yayýlý spektrum sinyal modülasyonu tekniði, DSSS ya da doðrudan sýralý modilasyonda kod bölüþümlü çoklu eriþimdir (Direct Seuence Code Division Multiple Access, DS-CDMA). Bu teknik, veriyi küçük parçalara ayýrýr ve bu parçalarý belirtilen aralýktaki tüm frekanslara yayar. FHSS donanýmlarý genellikle daha ucuzdur ve daha az güç tüketir ama DSSS'in performansý ve güvenliði çok daha yüksektir. FHSS'in en büyük avantajý ayný alanda birden fazla eriþim noktasýnýn bulunmasýdýr, DSSS'de böyle bir özellik yoktur.

Biltek Mayýs 2003

PCI WLAN Kartý

17

ELEKTRONÝK
yönelik bir sýnýrlama getirmemiþtir, sadece bu sistemin hangi servisleri saðlamasý gerektiðini tanýmlamýþtýr. Bu sistem, 803.2 gibi bir kablolu að olabileceði gibi, eriþim noktalarýný baðlayan herhangi bir iletiþim yolu da olabilir. Tipik bir daðýtým sistemi, her eriþim noktasýnýn BSS'lerden gelen veri akýþýnýn yönünü belirlediði bir katmandan oluþur. Daðýtým sistemi,
Distribution System

küçük

Ýsa BOÐAZ isabogaz@ieee.metu.edu.tr

artýk

daha küçük

InfBSS
verinin yeniden ayný BSS'ye mi gideceðine yoksa baþka bir eriþim noktasýna mý aktarýlacaðýna karar verir. Daðýtým sistemi üzerinden bir eriþim noktasýna gelen veri ise o BSS'de gideceði istasyona yönlendirilir. ESS'nin dýþýndaki bir að birimi, ESS'yi tüm istasyonlarýn sabit olduðu tek bir MAC katmaný olarak algýlar. Böylece ESS, istasyonlarýn hareketleri ile ilgili hiçbir bilgiyi dýþarýya vermez. Ayrýca bu özellik, hareketli sistemleri destekleyen özellikleri olmayan að birimlerinin WLAN ile iletiþimini mümkün kýlar.

üyüklük kavramý son yýllarda bayaðý deðiþti.Eskiden radyolarýmýz matematik kitaplarýmýz boyunda olurdu da biz onu küçük olarak ifade ederdik, cep telefonumuz kardeþimizin kalem kutusu kadar olurdu da bizim için en küçük boyut o görünürdü.Þimdi ise elimizde zor tuttuðumuz küçücük walkman'ler ,hafifliðinden dolayý elimizde zor hissettiðimiz cep telefonlarý için “eþek kadar” tabirini kullanýyoruz. Ýnsan gözü doymak bilmiyor.Küçükse daha küçüðünü istiyor ve sonuç olarak da ebatlarý oldukça küçük ürünler elde ediliyor. Tabi ki, bu boyuttaki ufalma sadece cep telefonu ve radyoda olmuyor.Bütün elektronik cihazlar çok küçük boyutlara indirgeniyor. Bu küçük elektronik cihazlarýn bir örneði de bilgisayarlar.Daha doðrusu bilgisayar kasalarý. Ama bu sizin bildiðiniz kasalardan deðil. Bunlar ezgo. Modeline göre 950 ile 1250 gr arasýnda deðiþen aðýrlýðý ve 198x161x62 mm boyutlarý ile yeni kullanýcýlarýný bekliyorlar. Tayvan Atoz Technology firmasý “Dünyanýn en küçük masaüstü bilgisayarlarýný” üretiyor. Ýlk bakýþta küçüklüðünden dolayý bir bilgisayar kasasý olduðuna inanmayacaðýnýz bu ezgolarýn özellikleri kendisi kadar küçük deðil. Ezgo bilgisayarlarýn içinde CD R Writer&DVD combo yer alabiliyor.Güçlü ethernet çýkýþý ile (10/100/1000 MB) LAN tarafýnda da çok rahat çalýþmalar yapabiliyorsunuz. Ezgolar aynen büyük hacimli tower masaüstü bilgisayarlar gibi hatta daha fazla port ve kart taþýma özelliðine sahip.Ezgo E7042' de dahili modem kartý,dört USB 2.0 yuvasý, bir PCMCIA yuvasý,mini tip 2 firewire yuvasý,hem 10/100 hem de 1 GB ethernet çýkýþý ve 1024x768 çözünürlük destekli TV çýkýþ yuvasý bulunuyor.Diðer donaným detaylarýný da kullanýcýlar þekillendirebiliyor. Ayrýca ürün seçeneði de tek bir iþlemciyle sýnýrlý deðil, Ýntel Pentium Celeronlar’dan , Pentium-4’e kadar uzanýyor. Bu ürünlerin CPU,harddisc,ram gibi parçalarý büyük pc lerde olduðu gibi en yeni donanýma göre piyasadan temin edilebiliyor. Küçük aletler çabuk ýsýnýr ve hemen bozulurlar o yüzden küçük bilgisayar beni bozar diyenlere iyi bir haberimiz var. Atoz firmasý patent alan, bakýr alaþýmdan oluþan bir soðutma sistemi ile ýsýnma problemini tamamen or tadan kaldýrmýþ.Bunun üzerine bir güzel haber daha vereyim. Ezgo larý istediðiniz ekrana (TFT, LCD) baðlayabilirisiniz hatta televizyona bile. Bu teknik özelliklere sahip bu bilgisayarlarýn fiyatý ise 700$ ile 1800$ arasýnda deðiþmekte. Ýthalatçý firmanýn bir de sloganý var: “Ezgo: Küçük olanýn etkisi Kolay iþ kolay hayat; Easy work,easy life”. Mikro elektroniði nano elektroniðin takip etmeye baþladýðý 2000'li yýllarda kolayýn anlamý da çok deðiþeceðe benziyor. Öyle deðil mi ….

B

Biltek Mayýs 2003

Son söz Yazýmda, ODTÜ'de aktif kullanýma geçen kablosuz yerel alan aðlarýnýn kullaným alanlarý, yapýsý ve kullandýðý standart hakkýnda bilgi verdim. IEEE 802.11 standardý ile þekillenen ve yaygýnlaþan WLAN, vaadettiði hareket serbestliði ile her geçen gün daha da yaygýnlaþacak gibi görünüyor. Geliþmeye açýk olan bu alanda yenilikler hýzla devam ediyor. Kablosuz iletiþimin cazibesi aðlarý da sarmýþ durumda, bakalým neler olacak! Kaynakça: www.80211planet.com ,www.cisn.metu.edu.tr www.bidb.metu.edu.tr ,www.ee.vt.edu ,www.cisco.com

18

ROBOTÝK
eni bir Biltek'ten herkese merhaba, bu sayýda sizlere arama kurtarma robotlarýndan bahsedeceðim. Her ne kadar bu konunun ayrýntýlarýna girmek küçük dergiciðimizin iki sayfasýnda mümkün deðilse de konu hakkýnda minik bir izlenim edinmenize yardýmcý olabileceðimi umuyorum. Bilindiði üzere ülkemizde 17 Aðustos'ta meydana gelen depremde on binlerce insanýmýzý kaybettik. Bu kayýplarýn bir kýsmý deprem anýnda meydana geldiyse de, büyük çoðunluðu kurtarýlmaya bekleyen insanlara ulaþýlamamasý sonucu olmuþtur. 17 Aðustos depremi ve benzeri felaketlerin ardýndan Ýnsanlar enkaz altýnda yardým beklerken onlara ulaþýlamamasýnýn nedeni ise arama-kurtarma da kullanýlan yöntemlerdeki (yöntem sayýsýnýn deðil, yöntemlerin doðasýndaki) e k s i k l i k l e r d e n k a y n a k l a n a b i l m e k t e d i r. B u eksikliklerden bazýlarý þöyle sýralanabilir (Erkmen v.d., 2002): ·Enkaz temizlemede kullanýlan cihazlar, aðýr inþaat makinalarýdýr ve enkazý kaldýrýrken enkazýn kaymasýna da neden olmaktadýr. ·Ýnþaat aletlerinin idare edilmesi zor ve yorucu bir iþtir; ayrýca kayýt hatalarýndan dolayý- ayný noktada birden fazla arama (ikincisi ve sonrasý gereksiz yere tabii...) yapýlabilmektedir. ·Enkaz altýnda canlý aranýrken bazý detektörler kullanýlabilmekle beraber, bu süreçte daha çok köpeklerin burunlarý ve insanlarýn kulaklarý kullanýlmaktadýr. Canlý bir varlýðýn yorgun, stresli vb. olabileceði düþünüldüðünde, dikkat toplama eksikliðinedn kaynaklanan hatalara sýkça rastlanmaktadýr. ·Enkaz altýndaki insanlara ilk yardým uygulanmasý, yiyecek temini gibi hayati önem taþýyan olaylar ancak enkaz, maðdura yaklaþýlabilecek þekilde kaldýrýldýktan sonra gerçekleþtirilebilmektedir. ·Maðdurlarýn enkaz altýndan çýkarýlmalarý sýrasýnda, stabilizayon eksikliðinden kaynaklanan problemlerle yaralýlara zarar verilmesi olasýdýr. Bazýlarýnýzýn “Ýyi de kardeþim, bunun robotikle ne ilgisi var?” dediðini

Y

duyar gibiyim. Bu soruyu yazýmýz içinde yanýtlamaya çalýþacaðýz, ama öncelikle “Robotik” üzerinde biraz duralým, hem genel kültür olur... Robotik Nedir? “Robot” dedince insanýn aklýna Tr a n s f o r m e r s ç i z g i f i l m i n d e k i karakterler gelse de durum biraz farklý tabii... Aslýnda “robot” kelimesi ilk kez 1920 yýlýnda Çek oyun yazarý Karel Capek tarafýndan “Rossum'un Evrensel Robotlarý” oyununda kullanýlmýþtýr. Bu kelime, Çekçe'de “aðýr iþçi” anlamýna gelen, “robota”dan türetilmiþtir. Günümüzdeyse “robot”, çok genel anlamda, “hareket edebilen, bulunduðu ortamda meydana gelen belli deðiþiklikleri algýlayarak bunlara tepki verebilen makina” olarak tanýmlanabilir. “Robotik” ise robotlarla ilgilenen bilim dalýdýr ve mekanikten elektroniðe; yazýlým geliþtirme ve matematikten malzeme bilimine bir çok bilim dalýnýn bilgilerini kullanan disiplinlerarasý bir yapýsý vardýr. 1946'da ilk elektronik bilgisayarýn yapýlmasý ve bunu takip eden teknoloji devrimiyle robotik alanýnda da hýzlý geliþmeler yaþanmýþ, yýllar geçtikçe ilk robotlara göre çok daha karmaþýk robotlarýn yapýlmasý mümkün hale gelmiþtir. Öyle ki, 1962'de ilk endüstriyel robotun (General Motors tarafýndan) kullanýlmasýndan yalnýzca 35 sene sonra , Mars'a robot gönderilmiþtir. Günümüzdeyse insan gibi yürüyebilen (Hatta belli bir seviyeye kadar insan gibi davranabilen) Honda Asimo'lardan tutun da uzayda istasyon inþaa etmekte kullanýlan NASA robotlarýna kadar, çok farklý yapý ve yetenekte robotlar vardýr. Ayrýca robotlar, karmaþýklýk açýsýndan çok ileri düzey iþlerde uygulama bulabilmektedir. Bu minik genel kültür ediniminden sonra konumuza dönelim isterseniz... Robotik , Arama-Kurtarmada Nasýl Kullanýlabilir?

Biltek Mayýs 2003

ARAMA KURTARMA ROBOTLARI
Evrim Onur ARI evrim@ieee.metu.edu.tr Robotik ve Otomasyon Kol Bölümü

19

ROBOTÝK
Aslýnda yazýmýzýn bu bölümüne baþlýk olan sorunun yanýtý gayet açýk gibi: Arama ve/veya kurtarma sýrasýnda kullanýlan iþlemleri ,en az þu an insanlarýn yaptýðý kadar, iyi yapabilen robotlar geliþtirilebilirse (örneðin giriþte bahsi geçen problemler robotik kullanýlarak aþýlabilirse) arama-kurtarma yapmak için robotlardan faydalanmak çok kullanýþlý bir hal alýr. Ama tabii ki bu hiç de kolay bir iþ deðil ve þu an hala emekleme aþamasýnda. Ýsterseniz bu gereksinimi biraz açýp alt problemlerinden bahsedelim. Radyo frekansla uzaktan kumanda gibi yöntemlerde sorun olabileceðini düþünüp robotlarýn tamamen otonom olduklarýný varsayarsak : Arama - kurtarma için kullanýlacak bir robot her þeyden önce engellere çarpmadan bir noktadan istediði baþka bir noktaya gidebilmeli. Bunu yaparken de ortamýn dinamik yapýsýný da göz önünde bulundurmasý faydalý olacaktýr. Hali hazýrda, görece düzgün zeminlerde engellere çarpmadan amaç noktaya ilerleme üzerinde yapýlmýþ bir çok araþtýrma ve geliþtirilmiþ bir çok yöntem mevcut. Buna raðmen, enkaz gibi çok pürüzlü bir ortamda ilerlemek bu problemi çok zorlaþtýrýyor. Aslýnda þu an bu konuyla ilgilenen robotikçilerin temel probleminin bu olduðunu söyleyebiliriz. Hem kontrol algoritmasý hem de mekanik tasarým konularýný yakýndan ilgilendiren bir problem bu. Algoritmada genelde akýllý kontrol yöntemleri kullanýlýyor; mekanik yapý olaraksa ya paletli araçlar, ya da yýlan veya böcek gibi canlýlarýn hareketlerini taklit etmeye çalýþan yapýlar tercih ediliyor. Arama kurtarmada kullanýlacak bir robot yakýnlardaki bir canlýnýn varlýðýný da algýlayabilmeli. Aslýnda bu problem kamera (mümkünse robot, kamera için ýþýk kaynaðý da taþýmalý pek tabii...) ve sýcaklýk sensörleri kullanýlarak çözülebilir. Uygulamaya bakacak olursak, zaten aþýlmýþ bir problem diyebiliriz. Buna raðmen sensör yerleþimleri ve sayýlarýnýn etkin bir biçimde belirlenmesi sýfýrdan baþlayan bir tasarým için önemli bir konu. Arama kurtarma amacýyla kullanýlacak bir robotun ayný zamanda, ilk yardým malzemesi, su, yiyecek gibi eþyalarý maðdurlara taþýyabilecek yapýda olmasý gerekebilir. Örneðin incecik bir robot tasarlayýp istediðiniz yerlerde, bir þeye çarpmadan gezdirebilirsiniz ; ama, malzeme taþýyamadýðý için, böyle bir yapýnýn kurtarmada kullanýlmasý imkansýz. Buna ek olarak robotun yaralý bir insaný sarsmadan taþýyacak bir düzeneðe de sahip olmasý gerekirse problem daha da zorlaþýyor. Son olarak arama-kurtarma robotlarý konusunda dünyadaki son duruma deðinmek istiyorum. 11 Eylül saldýrýsýnýn ardýndan ABD robotlarý fiilen arama-kurtarmada kullanarak bir ilki gerçekleþtirdi (adamlar Iraklýlarýn yaþamlarýný pek önemsemelerse de kendi vatandaþlarýnýnkini el üstünde tutuyorlar nitekim.). Bu robotlarýn çoðu otonom olmasýna raðmen bir kýsmý insan kontolünde hareket ediyordu ve hepsi paletliydi ya da “rover” yapýsýndaydý, hepsinde kamera bulunduðunu da belirtmek lazým, bu robotlar enkazýndan taranmasýnda görevlilere büyük kolaylýklar saðladý; ancak bu ilk denemenin pek de yeterli olduðu söylenemez. Buna ek olarak Japonlarýn 1995 Kobe depreminden sonra arama kurtarma robotlarý konusuna daha fazla eðildiklerini görüyoruz. Japonlar, özellikle yýlan gibi hareket edebilen yapýlar üzerinde duruyorlar ve bu konuda da oldukça baþarýlýlar. Amerikalýlar ve Japonlardan sonra, baþta Almanya olmak üzere, diðer ülkelerde de yapýlan çalýþmalar mevcut. Ayrýca, bir önceki yazýmda bahsettiðim RoboCup turnuvalarýna, 2001'den baþlayarak “Rescue Robotics” baþlýklý bir yarýþma da eklenmiþ bulunuyor. Kýsacasý arama-kurtarma robotlarý konusu her geçen gün artan bir ilgiyle karþýlanýyor. ODTÜ'de de BÝLTÝR bünyesinde Makina Müh. ve Elektrik Elektronik Müh. bölümlerinin ortaklaþa çalýþtýðý bir arama-kurtarma robotu projesi mevcut. Sonuç olarak arama kurtarma konusunda robotlarý kullanmak son dönemde geliþmiþ ve uygulama bulmuþ bir konu ve halen büyük bir hýzla ilerliyor. Maðdur insanlarý enkaz altýndan kurtarmak için teknoloji geliþtirmekse genç araþtýrmacýlar için motive edici bir nokta. Ayrýca enkaz altýnda kalmýþ insanlarý kurtarmada kullanýlacak robotlarýn olmasý, bizimki gibi, deprem kuþaðýnda yer alan bir ülke için de gerçekten bir nimet. Ama bana soracak olursanýz bizim verdiðimiz vergiler kullanýlarak oraya buraya çarçur edilen paralar (bir GSM firmasýnýn verdiði “Furbol Ödülleri” mesela...) ya da ne bileyim BBG programýný sunan pek önemli sunucunun mailleri okumak için kullandýðý dizüstü bilgisayar, , ülkemizdeki beyin gücünü oluþturan idealist araþtýrmacýlardan esirgendiði sürece Türkiye'de bu iþ biraz zor görünüyor... Bir baþka Biltek'te görüþmek dileðiyle, Saðlýcakla kalýn...

20

Biltek Mayýs 2003

ROBOTÝK

Uçabilen Mikromekanik

BÖCEK

Çeviren ve Derleyen : Muhammed Raþid Paç rpac@ieee.metu.edu.tr IEEE ODTÜ Robotik ve Otomasyon Kol Bölümü

“Bizim için karmaþýk olan, bir sinek kanadý gibi saniyede 150 kez çýrpabilen ve ayný anda dönebilen bir kanat mekanizmasý yapmaktý” diyen K.Ü. Elektrik Mühendisliði profesörü Ronald Fearing þöyle ekliyor “Ortaya koymuþ olduðumuz þey en azýndan bir yönde kuvvet üretebildiðimizdir ve bu önemli bir kilometre taþýdýr”. Kaliforniya Üniversitesi`nde bu projeyi yürüten takýmýn, ismini MFI (Micromechanical Flying Insect= Mikromekanik Uçan Böcek) koyduðu bu robot sinek insanlarý tehlikeli bölgelerden uzak tutmak üzere arama, kurtarma ve keþif için kullanýlabilir. Hatta Fearing`in deyiþiyle “ekin alanýndaki zararlý böcekleri bulup yok etmek” için de kullanýlabilecektir. “Çok yavaþ, aðýr, tehlikeli ve pahalý olan geleneksel robotlar ile hafif, hýzlý, yüksek performanslý ve çok dayanýklý olan doðal yaratýklar arasýnda büyük bir uçurum var” diyen Fearing þöyle devam ediyor “Ýþte bizim mekanik bir sistemde yakalamaya çalýþtýðýmýz doðal sistemlerin bu yetenekleridir”.

Fearing`in 1998`de baþlayan bu projesinin amacý sineklerin kanat hareketlerini ayný boyutlardaki bir robotta taklit etmek ve robotun uygun bilgisayar kontrolünde kendi kendine uçmasýný saðlamaktýr. Geride kalan üç sene içinde Fearing ve takýmý MFI`nýn motorlarý dahil olmak üzere pekçok parçasýný minyatür hale getirmiþtir. En son olarak kanatlarý taþýyacak ince levhalardan oluþmuþ çelik bir göðüs yapýlmýþ ve kanatlar ikiþer menteþe ile göðüse tutturulmuþtur. Kanatlarý çýrpmak için ise bir piezoelektrik motor monte edilmiþtir. Fearing “Kanatlar sekiz þeklinde veya oval olarak hareket edemiyor ancak basit çýrpma ve dönme hareketlerini yapabiliyor ” demektedir. Yaklaþýk 1.25cm uzunluðundaki ve bir kaðýdýn yirmide biri kalýnlýðýndaki kanatlar hafif polyester malzemeden yapýlmýþtýr.

Bundan sonra robota eklenecek olan parçalar robotun üçlü bacaðýna yerleþtirilecek solar panelli hafif bir güç kaynaðý, jiroskop ve bir ýþýk algýlayýcýsýdýr. Ayrýca TinyOS olarak adlandýrýlan “Çok yavaþ, aðýr, küçük bir iþletim sistemine sahip bir tehlikeli ve pahalý mikroiþlemci Kaliforniya Üniversitesi`nde bu tür küçük boyutlu uygulamalar için geliþtirilmiþ olan geleneksel bulunmaktadýr. Uçan bir robot böcek ayný zamanda tekerlekli robotlar ile hafif, Son olarak MFI özel amaçlý algýlayýcýlar ve bacaklý olan minyatür robotlarýn karþý karþýya t a þ ý y a c a k t ý r. “ M i k r o - E l e k t r o - M e k a n i k hýzlý, yüksek kaldýklarý büyük bir problemi de aþmaktadýr. Bu problem Fearing`in deyiþiyle “Robotlarýn kalýn performanslý ve çok Sistemler`deki geliþmeler sayesinde böylesine küçük boyutlu cihazlar pekçok araç halýda takýlýp kalmasý”`dýr. taþýyabilecektir: Kirliliði tespit etmek için bir koku dayanýklý olan alma aracý, gücü çok düþük bir iletiþim sistemi, doðal yaratýklar ABD`de DARPA (Defense Advanced Research veya fotoðraf çekmek için hafif bir Projects Agency) ve donanma araþtýrmalarý arasýnda büyük bir görüntüleme cihazý bunlar arasýndadýr” diyen dairesi (Office of Naval Research) tarafýndan Fearing MFI`nýn ticari bir versiyonunun on sene uçurum var.” finanse edilen projeyi gerçekleþtirilebilir kýlan, içinde piyasaya sürülebileceðini tahmin sineklerin kanat çýrpma þekillerinin ve büyük etmektedir ve þöyle eklemektedir “Biz, bu proje manevra kabiliyeti gerektiren, tavana konmak üzerinde çalýþan gerçekten eþsiz bir takýma gibi, hareketleri nasýl yaptýklarýnýn yeni araþtýrmalarla ortaya sahibiz. Bu takýmda elektrik, makina, bilgisayar ve malzeme gibi çýkarýlmýþ olmasýdýr. Bu araþtýrmalarýn büyük bir çoðunluðu pekçok alandan mühendisler biyoloji dalýndaki Kaliforniya Üniversitesi`nde biyoloji profesörü olan Michael meslektaþlarýmýzdan ilhan alarak çalýþmaktadýr”. Dickinson tarafýndan gerçekleþtirilmiþtir. Fearing`e göre Dickinson bir sineðin uçmasý için gerekli olan üç önemli kanat hareketinden sonuncusunu keþfetmiþtir. Bu kanat hareketleri sineðin kanadýný aþaðý ve yukarý çýrparken havayý küçük bir açý ile keserek kanadýnýn üstünde girdaplar oluþturmasý (delayed stall) , ayný zamanda kanadýný döndürerek (wing rotation) aþaðý hareket esnasýnda geride býraktýðý girdaplardan yukarý harekette enerji almasý (wake capture) ve bu sayede daha fazla kaldýrma kuvveti üretmesidir. Fearing ”Bunlar küçük kanatlý böceklerin en önemli aerodinamik sýrlarýdýr ve bu sýrlarýn çözülmesi MFI projesini mümkün kýlacaktýr” demektedir. Kaynaklar: IEEE Robotics and Automation Magazine,The Micromechanical Flying Insect Project, Eylül 2002, sayfa 40. http://robotics.eecs.berkeley.edu/~ronf/mfi.html http://www.sciam.com/article.cfm

Biltek Mayýs 2003
21

BÝLÝÞÝM AR-GE proje pazarý 2003

parlak fikirler için...
Mart ayýnýn sonlarýna doðru organizasyonunu üstlendiðimiz Biliþim Ar-Ge Proje Pazarý etkinliði TÝDEB'in desteðiyle gerçekleþti. Geçen senelerde yapýlanlarýn aksine ilk defa bir öðrenci kolu olarak IEEE ODTÜ'ye böyle bir sorumluluk verildi. Projeye baþlarken amacýmýz, Türkiye'deki biliþim sektörünü akademik kesimle buluþturmak ve destek bekleyen projelerin þirketlere tanýtýlmasýný saðlamaktý. Böylece akademisyenlerin proje fikirlerinin, þ i r ke t l e r i n m a d d i d e s t e ð i y l e birleþerek projelerin hayata geçirilmesi saðlanacaktý. Bu etkinliðin amacýna ulaþmasý için, tanýtýlmasýna ve duyurulmasýna o l d u k ç a ö n e m v e r d i k. T ü m üniversitelerin ilgili birimlerine ve biliþim þirketlerine afiþ, broþür ve birebir görüþmelerle ulaþtýk. Etkinliðimizin önemli amaçlarýndan bir diðeri de, öðrencilerin de proje fikirlerini tanýtabilecekleri bir ortam oluþturmaktý. Üniversite gençliðinin proje geliþtirme, proje hazýrlama, proje sunma, iletiþim kurma ve görüþme teknikleri gibi temel giriþimcilik konularýnda eðitim almalarý sayesinde proje oluþturma ve geliþtirme aþamasýnýn öðrenciler için kolaylaþtýrýlmasý amaçlanmýþtýr. Etkinlikte herkese açýk olan proje sunumlarýyla projeler hakkýnda genel bilgi sahibi olan katýlýmcýlar, iki gün boyunca gerçekleþtirilen poster sunumlarý sayesinde de proje sahipleri ile ikili görüþme fýrsatý yakaladýlar. Etkinlik süresince gözlemlediðimiz en önemli þey, aslýnda Türkiye gibi bir ülkenin böyle organizasyonlara ne kadar fazla gerekesinim duyduðu olmuþtur. Ýnanýyoruz ki, projelere destek saðlandýðýnda ortaya çýkacak ürünlerin ülkemizin çýkarlarý doðrultusunda kullanýldýðýnda, elde ettiðimiz kazanýmlar oldukça fazla olacaktýr. Organizasyondan kýsaca bahsettikten sonra, Türkiye'de þu anki biliþim sektörünün profilini çizersek, bunun gibi organizasyonlara karþý ilgili kiþilerin tutumlarýnýn nasýl olduðu daha iyi anlaþýlýr diye düþünüyoruz. Bir ülke hayal edin. Kendi hammaddesini iþlemeden dýþarýya satýp, dýþarýdan hem ürün hem de para olarak iþlenmiþini alan. Bu ülke üretime önem vermeyi býrakýn, hazýr halde bulunan kendi öz kaynaklarýný kullanmakta bile özgür olmayan konumda. Tabii

Baþak YÜKSEL basak@ieee.metu.edu.tr

Ferhan ÖZKAN fozkan@ieee.metu.edu.tr

böyle bir durumdan biliþim sektörünün de nasibini almasý kaçýnýlmaz oluyor. Devlet bile, Ar-Ge üzerine kendi yürüttüðü çalýþmalar dýþýnda araþtýrma konusunda baþka bir oluþuma destek vermezken, çoðu biliþim firmalarý da bu yolu aynen takip ediyor. Bu þirketlerin ArGe diye nitelendirilen bölümleri tamamen satýþ ve pazarlama üzerine kurulu. Ekonomimiz iyi olmadýðýndan, þirketler ve insanlar en kolay ve çabuk para kazanma peþinde koþuyor sürekli. Mesela; rekabet edebilme þansýmýzýn çok yüksek olduðu yazýlým sektöründe bile imkansýzlýk ve desteksizlikten ötürü baþarýlý olamýyoruz. Buna en güzel örnek, Ýngiltere'den aldýðý eðitimle Türkiye'ye oyun sektörünü oluþturmak için gelen Mevlüt Dinç’in karþýlaþtýðý zorluklar. Dünyadaki tanýnmýþ oyun programcýlarýndan biri olmasýna ve Intel'in ürettiði çiplerin demolarý bizzat kendisi ve yanýndaki öðrenciler tarafýndan y a p ý l m ý þ o l m a s ý n a r a ð m e n, Türkiye'de kendisini kanýtlamasý uzun zamanýný almýþ. Bunun gibi olumsuzluklar, þirketlerin elinde hayata geçirilmeyi bekleyen proje olmasýný engellediðinden üretime geçmelerini de imkansýz hale getiriyor. Bu durumda “nasýl olsa yurtdýþýnda üretilmiþi var” diyerek kolaya kaçmalarý engellenemez oluyor. Ýnsan hayatýna deðer verilmeyen bir ülkede yaþýyoruz, onun için insanlarýn yeni þeyler üretme çabalarýnýn pek önemsenmemesi artýk bizi de þaþýrtmýyor. Geleceðimizi korumak, belki de kurtarmakla görevlendirilmiþ olan bizler, ne yaptýðýmýzý bilmeden önemsiz þeylerin peþinde koþturuyor ve önümüzü net bir þekilde göremiyoruz. Aldýðýmýz her kararda, attýðýmýz her adýmda sadece kendimize getireceði yarar ve zararlarý düþünüyoruz, ülkemize deðil. Gemimiz çoktan gedik verdi, bunun farkýndayýz. Birilerinin çýkýp kurtarma giriþimlerinde bulunmasýný beklersek çok geç olabilir. Bunun yerine doðuþtan borçlu olduðumuz yurdumuzun menfaatine uygun bir þeyler de biz yapmalýyýz,. Eðer inancýmýzý koruyarak, elimizden geleni yaparsak, geleceðe karþý hala umudunu koruyan bizleri gören baþkalarý da bize destek olacak. Yeter ki, ümitlerimizi yeþertecek kývýlcýmlarý çok geç olmadan baþlatalým.

22

Biltek Mayýs 2003

BÝLÝM

Dünyadaki Manyetik Alanýn Evrimi
Yazan: Ferhan Özkan fozkan@ieee.metu.edu.tr

“...O gün dýþarýda ailecek gezilebilecek güzel bir hava vardý. Küçük bir çocuk heykelin etrafýný saran güvercinlere yem atarken, annesi de çevresindeki kuþlara dokunacak kadar yaklaþmýþ olmanýn verdiði heyecanla etrafýný seyrediyordu. Ama birden oðlunun þaþkýn bakýþlarý dikkatini çekti. Yere çömelmiþ, hiç hareket etmeden sabit bir yere bakýyordu. Annesi de kafasýný o yöne çevirdiðinde çocuðunun garip davranýþýnýn nedenini anlamýþtý. Yerde ölmüþ bir güvercin yatýyordu. Ona bu olayýn doðal olduðunu, bazen ayný insanlar gibi güvercinlerin de baþýna böyle talihsizlikler gelebileceðini söyledi. Tam o sýrada, baþka bir güvercin uçarken havada dengesiz hareketler yapmaya baþladý ve heykele hýzýný kesmeden çarpýp, yere yýðýlýverdi. Sonra diðer güvercinlerin de havada dengesizce uçtuklarý gözlendi ve birçoðu ardý ardýna önlerine çýkan herþeye çarpmaya baþladýlar. Ortalýk bir anda kýyamet gününe döndü. Sanki tüm kuþlar, ayný anda bilinçlerini kaybetmiþlerdi. Annesi oðlunu kaptýðý gibi, kapalý bir yere götürmek için koþturmaya baþladý. O sýrada bir kuþ sürüsü oradan geçmekte olan otobüsün içine dalarak, otobüsün yoldan çýkýp birçok kiþiye çarpmasýna neden oldu. Çocuðun annesi korunabilecekleri güvenli bir yer bulduðunda tüm meydan kuþ cesetleriyle örtülmüþtü...” (The Core: Paramount Pictures-2003)

Biltek Mayýs 2003
23

BÝLÝM

24

Biltek Mayýs 2003

Manyetik Tersyüzler Kuþlar ve pusulalar kuzeyi güneyden bilirler, çünkü dünyanýn manyetik alaný dönme eksenine paralel seyreder. Dünyamýzýn iki tür koruyucu özelliði vardýr. Þayet bu koruyucu özellikleri olmasaydý, Güneþ'ten direkt olarak gelen yüksek enerjili ýþýným ve yüklü partiküller yaþam için öldürücü düzeyde tehlikeli olurdu. Birinci koruyucu özelliði, X ve morötesi ýþýnýmýn deniz seviyelerine kadar inmesini engelleyen atmosferdir. Enerjitik fotonlar atmosferdeki moleküllerle çarparak soðurulurlar ve alt seviyelere indiklerinde biyolojik tahribat oluþturmayacak þekilde uzun dalgaboylarýnda yayýlýrlar. Ýkinci koruyucu özelliði ise, bir manyetik alana sahip olmasýdýr. Dünya, iki kutuplu(dipol) manyetik alaný sayesinde güneþ rüzgarý þeklinde gelen yüklü partiküllerden canlý organizmalarý korur. Güneþ'te çok büyük parlamalar olsa bile bu, manyetik kalkan vazifesi görür.(1) Bunlar, bildiðimiz fizikten baþka birþey deðildir. Bu konunun daha az bilinen kýsmý ise, bu küresel dipolün son 150 yýldýr %10 oranýnda küçülme gösterdiði ve bu hýzda gelecek milenyumun baþlarýnda bir zamanda tamamen kaybolabileceði.(2) Yakýn zamanda görülen dipol azalmasý, Güney Atlantik Okyanusu'nun altýnda bulunan alandaki deðiþimlerle doðrudan iliþkili. Bu olayýn, Güney Atlantik Manyetik Anormalliði adý verilen bir alan büyümesinden kaynaklandýðý düþünülüyor.(þu anda bu alanýn yüzeyindeki manyetik alan beklenenden %35 daha az) Radyasyon dozunu doðrudan etkileyen alandaki bu delik, dünyanýn alçak yörüngesinde dolanan uydular için ciddi bir tehlike oluþturuyor. Dünyanýn koruyucu manyetik alanýnýn tamamen ortadan kalkmasý, gezegenimiz ve elbette üzerinde yaþayan canlýlar için Güneþten ve uzay boþluðundan kaynaklanan parçacýk bombardýmanýnýn þiddetlenmesi anlamýna geliyor. Bu bombardýmanýn elektronik

altyapýya vereceði zararýn yanýnda daha korkutucu olan, aþýrý radyasyonun yol açacaðý kanser ve genetik mutasyonlar.(3) Biraz da olsa içimizi rahatlatan ise, manyetik alanýn kaybolma sürecinin geçici olmasý. Alanýn kaybolmasý, manyetik kutuplarýn yer deðiþtirme sürecinde orta noktaya karþýlýk geliyor. Yer deðiþtirme(tersinme) tamamlandýðýnda, pusulalarýn ibreleri kuzey yerine güneye, Antartika'ya yönelecek. Eski kayalar içine hapsolmuþ manyetik mineraller, son 100 milyon yýl içinde yaklaþýk 170 kere kutup tersinmesi yaþandýðýný gösteriyor. Dünyanýn en son manyetik tersinmesi ise, 780 bin yýl önce yaþanmýþ. Dünyanýn eski zamanlarýnda, tersinim periyodunun her yüz ya da bin senede bir olduðu düþünülüyor. Bilim adamlarý, dünyanýn manyetik alaný bu hýzda azalmaya devam ederse, 2000 yýl içinde bir manyetik tersinme daha bekliyorlar. Neyse ki, pusulalarýmýzý deðiþtirmek için yeterli zamanýmýz var.(4) Dünyadaki Manyetik Alanýn Oluþumu “Dünyayý nasýl tanýmlarsýnýz?” diye sorduðumuzda, günümüze kadar her kesimden farklý cevaplar gelmiþtir. Þairler, dünyayý gök mavisi küre þeklinde bir yakuta benzetirler. Astronomlar, bir yýldýzýn etrafýnda dönen orta büyüklükte bir gezegen; biyologlar, hayatýn tek bilinen evi; çevreciler ise dünyayý “Ana” olarak düþünürler. Fakat, bilimsel kesinlik ifade etme yolunda en umut verici açýklama dünyanýn “dev büyüklükteki doðal bir nükleer santral” olduðunu söyleyen J. Marvin Herndon'dan gelmiþtir. Manyetik alan, erimiþ demir ve nikelin katý haldeki kürenin etrafýnda dinamo benzeri girdaplar oluþturmasýyla güçlendiðini savunan baskýn teorinin aksine, Herndon güçlenmenin, parlayan bir nükleer reaktörün etrafýný saran yüklenmiþ parçacýklarýn akýþýyla gerçekleþtiðini iddia ediyor.(5) Bir mýknatýsýn tüm enerjisi manyetik alanýn oluþturduðu manyetik

BÝLÝM
momentten azdýr. Ýnanmasý zor ama, koca bir mýknatýs olan dünyanýn kutuplarýnýn yakýnlarýnda jeomanyetik alan at nalý þeklindeki bir mýknatýsýn kutuplarý arasýndakinden 100 kat daha zayýftýr. Dünyanýn yüzeyinde ölçülen manyetik alan, çekirdek sývýsý, kabuktaki kayalarýn manyetik etkisi, iyonosfer ve manyetosferdeki elektrik akýmlarý gibi birçok farklý kaynaðýn etkilerinin bir araya gelmesiyle ortaya çýkýyor. Dünyanýn oluþturduðu bu alan, týpký güneþte olduðu gibi iki süreçten oluþan ve dinamo etkisi denilen bir olayla meydana geliyor. Birinci süreç, iyi bir iletken olan dünyanýn dýþ çekirdeðindeki erimiþ demirin içinde hapsolmuþ manyetik alan çizgilerinin yeni manyetik alanlar doðurmasýyla iþliyor.(donmuþ alan etkisi) Bu manyetik alan, kendi üzerindeki kuvvetlere tepki olarak dönmeye devam eden erimiþ sývý tarafýndan taþýnýyor. Ýkinci süreç ise, manyetik alanlarýn difüzyonu denen olayla gerçekleþiyor. Týpký bir havuza býrakýlan renkli boya damlasýnýn tüm havuza daðýlmasý gibi, toplanan manyetik alan çizgileri gezegenin dýþ çekirdeðine yayýlýyor. Bu difüzyon, donmuþ alan etkisine karþý bir denge yaratarak manyetik alanýn evrimini belirliyor.(6) Dünyanýn çok büyük bir manyetik alana sahip olmasýna raðmen, insanlara hiçbir duyu organýyla hissettiremediði bu büyük gücünün etkileri sandýðýmýzdan da fazla. Manyetosferde manyetik alan deðiþimleri olduðu zaman -manyetik fýrtýnalarözellikle her iki yarým küredeki yüksek enlemlerde, açýk bir gecede atmosferde yeþilimsi bir kýzarýklýða þahit olunur. Sürekli hareket eden ve deðiþim gösteren bu kýzarýklýða uzaydan hýzla gelen elektronlarýn atmosferdeki atomlara ve moleküllere çarpmasý sebep olur. Kutup ýþýðý, kutup taný veya "aurora borealis" adý verilen bu ýþýklar yaklaþýk 100 km 'lik bir yükseklikte oluþurlar. Son zamanlarda yapýlan araþtýrmalar bizim algýlayamadýðýmýz manyetik deðiþimleri, inanýlmaz derecede hassas duyulara sahip, karada, suda ve havada yaþayan bir çok organizmanýn hissedebildiðini gösterdi. Göç eden bir güvercinin yükseklikte meydana gelebilecek milimetrik deðiþiklikleri hissedebilmesi, bal arýsýnýn dünyanýn manyetik alanýnda meydana gelen ve ancak en duyarlý manyetometrelerin saptayabileceði deðiþiklikleri farkedebilmesi ve bir köpek balýðýnýn 5 nanovolt/cm2 lik bir elektrik alanýný algýlayabilmesi gibi özelliklerin hepsi bazý canlýlarda bulunan manyetoreseptör adý verilen özelleþmiþ hücrelerin yardýmýyla gerçekleþiyor.(7)

MANYETÝK HATIRALAR
Lav ve diðer erimiþ kayayla birlikte demirce zengin mineraller, dünyanýn manyetik alanýndan etkilenerek dizilirler. Bir kaya katýlaþtýðýnda, mineral kendi manyetik hatýrasýný kaya yeniden erimediði sürece korur. Dünyanýn dört bir yanýnda tutulan bu kayýtlar, kutupsal taklalarýn tahmin edilmekten çok uzak olduðunu ortaya koydu.(10) Bilinen tersinimler: Yaklaþýk 1,000 En yakýn zamanda olan: 780,000 yýl önce En yavaþý: 10,000 yýl En hýzlýsý: 1,000 yýl* Ýki tersinim arasýndaki ortalama süre: 200,000 yýl Ýki tersinim arasýnda geçen en uzun süre: 50 milyon yýl
*Aksini iddia eden bir kanýt, 16 milyon yýl önce manyetik kuzeyin her gün 3 derece kadar yer deðiþtirdiðini gösteriyor.

Araþtýrmalarýn Dünü, Bugünü ve Yarýný Einstein, dünyanýn manyetik alanýnýn kökenini açýklama sorununu, fiziðin þu ana kadar çözülememiþ en önemli 3 probleminden birisi olarak görür.(8) Bu sorunu açýklama giriþimleri, 1950'li yýllarda okyanus-altý araþtýrma gemilerinin okyanusun dibinde þaþýrtýcý bir manyetik veri belirlemesiyle baþladý. Okyanus dibindeki bir kayaya gömülü olan demir oksitlerin(dipte kabuk oluþtururken pusula iðnesi gibi davranýrlar) hem kuzeyi hem de güneyi gösterdiði keþfedildi. Daha sonra, 1963'den beri manyetik tersinimler yerküre bilimi tarafýndan temel bir teori olarak kabul edilir. Dünyanýn manyetik alanýnýn, dýþ çekirdekte çalýþan dinamo benzeri bir yapý tarafýndan oluþturulduðu fikri çokça kabul görse de, dinamonun çalýþma mantýðý tam olarak çözülebilmiþ deðil. Görünüþe bakýlýrsa jeomanyetik polarite tersinimi, uzun süre doðanýn en anlaþýlmaz fenomeni olarak etkisini hissettirmeye devam edecek. Günümüzde ise, ESA(European Space Agency) tarafýndan uygulamaya konulmasý düþünülen Swarm adlý program sayesinde, þu ana kadar jeomanyetik alan ve onun tarihsel evrimi konusunda yapýlmýþ en kapsamlý araþtýrma gerçekleþtirilmiþ olacak. Swarm iki kutup yörüngesine yerleþtirecek toplam 4 adet

Biltek Mayýs 2003
25

BÝLÝM
göktaþýný dünyaya girmeden patlatma veya göktaþýnýn yolunu saptýrma senaryolarýndan birisi mutlaka devreye girecektir. Fakat, olasý bir manyetik alanýn kaybolmasý sürecinde, bizleri tam olarak nelerin beklediðini kestiremezsek, dünyayý kurtarma senaryolarýný üretmemiz imkansýzlaþýr. Bu nedenle, ileride bu konuyla ilgili daha derin araþtýrmalar yapýlmasý bekleniyor. California Teknoloji Enstitüsü'nden jeofizikçi Joseph L. Kirschvink “tersinmelerin bir biyolojik etkisi olsa bile, anlaþýlýyor ki bizler bunu atlatabilmek için evrilmiþiz” diyor.(3) Fakat kabul etmeliyiz ki, geçmiþte canlý türlerinde görülen büyük yokoluþlarýn manyetik kutup tersinmeleriyle gerçekleþmemesi, bundan sonraki tersinmelerin de ayný þekilde devam edeceði anlamýna gelmiyor. Kim bilir, belki de bizden onlarca kuþak sonrakiler, insanlýk tarihinin en büyük felaketine þahit olurlar. KAYNAKLAR:
(1) Roger P Briggs And Robert J. Carlisle, "Physics of the Sun and Its . Effects to the Earth", Boulder (http://www.istanbul.edu.tr/fen/astronomy/populer/gunes/gunes01.htm) (2) “SWARM: Proposal for Earth Explorer Opportunity Mission” , Eigil Friis Christensen (http://www.dsri.dk/solsys/swarm/swarm.pdf) (3) Sarah Simpson, “Headed South?”, Kasým 2002, Scientific American (http://www.sciam.com/article.cfm?articleID=000EFD4B-4593-1E8385F7809EC588EEDF) (4) http://geography.about.com/library/weekly/aa032299.htm (5) Brad Lemley, “Nuclear Planet”, Aðustos 2002, Discover (http://www.discover.com/aug_02/featplanet.html) (6) Michael Fuller, “Why does the Earth's magnetic field flip over the course of history?”, Nisan 1998, Scientific American (http://www.sciam.com/askexpert_question.cfm?articleID=00010D87BB04-1C71-9EB7809EC588F2D7&pageNumber=1&catID=3) (7) Roger Eckert, David Randall, George Agustine, “Animal PhysiologyMechanisms and Adaptations” http://yunus.hacettepe.edu.tr/~sozen/man2.htm (8) http://solidearth.jpl.nasa.gov/reports/magnetics2.pdf (9) http://www.esa.int/export/esaLP/ESA3QZJE43D_swarm_0.html (10) Sarah Simpson, “Magnetic Memories”, Kasým 2002, Scientific American http://www.sciam.com/article.cfm?articleID=000309FE-E49E-1E8485F7809EC588EEDF

Biltek Mayýs 2003

uydudan oluþuyor. Çok uydulu Swarm programý, dünyanýn dört bir tarafýndan ölçüm almayý saðlayan yeni jenerasyon manyetometrelerin tüm olanaklarýndan yararlanacak. Bu program sayesinde, uydular tarafýndan elde edilecek jeomanyetik alan modelleri Dünya'nýn iç kýsmý hakkýndaki bilgilerimizi daha da ileriye taþýyacak.(1)(9) Güneþin her 11 yýlda bir manyetik tersinme yaþadýðý bilinmesine raðmen, dünyadaki manyetik alan tersinmelerinin ortaya çýkýþ zamaný ve ortalama süreleri konusunda bir düzen gözlenememesinden dolayý, ayný deprem gibi gelecek tersinmenin tarihinin doðru olarak tahmin edilebilmesini engelliyor. Ne kadar garip deðil mi, dünyamýzdan milyonlarca kilometre uzaklýktaki gezegenleri gözlemleyip hareketleri kesin olarak tespit edebilmemize raðmen, kendi yerküremizin içinde dönüp duran çekirdeðin hareketlerinin doðuracaðý olaylarýn gerçekleþeceði zamaný ayný kesinlikte belirleyemiyoruz. Yakýn zamana kadar çekirdek dinamiðinin incelenmesine olanak veren bilgisayar yazýlýmý bulunmadýðýndan çekirdek dinamikleri ve etkilerinin simülasyonu yapýlamýyordu. Þimdiyse, manyetik tersinimleri simüle edebilen bir bilgisayar programý yazýlmýþ durumda. Bu simüle edilmiþ manyetik alan, 300 bin yýllýk bir zamaný kapsýyor. Ayrýca dünyadakine benzer bir yüzey oluþturulmuþ. Bu bilgisayar modeli þu ana kadar kendiliðinden oluþan 3 tane manyetik tersinim üretti. Simülasyonlarýn bazýlarýnda iki tersinim arasýndaki süre yalnýzca 1200 yýl kadar.(Jeolojik zaman söz konusu olduðunda göz açýp kapamaya yetecek bir süre) Bilgisayar modelinde bile olsa, bu süreç sanýldýðý kadar kolay deðil. Çekirdek sývýsý hareketleri her birkaç yýlda bir manyetik alaný tersine çevirmeye çalýþýyor; fakat iç çekirdek tarafýndan engelleniyor, çünkü manyetik alan iç çekirdekte sývýdaki kadar çabuk yayýlamýyor. Bu sürecin geliþigüzel doðasý, neden iki tersinim arasýndaki zamanýn bu kadar deðiþkenlik gösterdiðini anlatýyor olsa gerek.(6) Ayný insan evriminde olduðu gibi, dünyanýn oluþturduðu manyetik alanýn evrimi de tartýþmalara neden oluyor. Bu süreç hakkýnda yeterli bilgiye sahip olamadýðýmýzdan, ileride neyle karþý karþýya kalacaðýmýz hakkýnda ipuçlarý toplamakla yetiniyoruz sadece. Birkaç yýl sonra bize göktaþý çarpacak olsa,

26

YourEEE

DÜÞÜNSEL

Tam O Andý... Tam O Andý...
Tam o andý. Milyonlarca yaðmur damlasýndan biri gölün tam ortasýna düþtü. Kenardaki uykuya yaslanmýþ kurbaðadan baþkasý fark etmedi. Kýþa çalan bir sonbahar sabahýydý… Gölün önündeki kaldýrýmda geceden kalma bir adam önüne gülmeye hazýrlanýyordu.

Serdar Sutay serdar@ieee.metu.edu.tr

Martýlar ise kýs kýs gülüyordu denizin kenarýna oturmuþ siyah siyah onlara bakan kan kýrmýzýsý gözlere tam o anda. Ben de oturmuþ sana aþýk oluyordum karþýmda mavi bir deniz manzarasý… tam o anda sekti bir martý çýðlýðý dalgalardan birinden; bir martý gülümsemesi ise bir sonraki aný bekliyordu çýðlýðý takip etmek için. Bütün dünya o an bana bakýyordu, arkamda toz toprak, fýrtýna, hiddetinden delirmiþ bir yalnýzlýk, herhangi bir senfoni, çok hafif bir gözyaþý kokusu… Kokudan rahatsýz olmuþ uyuþuk bir kedinin üstüne düþüyordu gözü büyüklüðünde bir yaðmur damlasý. Tam o andý; bir parça kaðýt kendini hayatýnda ilk defa bir kediye bu kadar yakýn hissediyordu. Ve üzerindeki þiirde yazan kediyi arýyordu yaðmur damlasýnýn niþan aldýðý uyuþukta… Tam o andý aciz insanoðlunun her parçasýnýn, her düþüncesinin her duygusunun yazýlmýþ kurallara her anki gibi uyduðu ve ne kadar zaman geçtiðinin belli olmadýðý…

düþüp sekip kulaklarýna gelen þýngýrtýnýn þaraba yetip yetmeyeceðini merak etti, gözleri kapalýyken tam o anda. Ve daha ne kadar merak edeceðini de merak etti. Karþýki kaldýrýmda iki sevgili hayatlarýndaki ilk öpüþme sonrasý iç organlarýnýn tutuþtuðu korkusuna kapýlýyorlardý. Tükürüklerindeki enzimler yabancý maddeleri eritmeye çalýþýyorlardý. Arkadaki hastaneye yeni gelmiþ çocuðun kolunun kýrýk olduðunu anlatýyordu hemþire telefonda bir anneye. Telefonun öbür ucunda anne böbrek üstü bezlerine adrenalin salgýlamasý için emir vermeye baþlýyordu, bir yandan bakýþlarý otobüsün herhangi bir camýnda herhangi bir nokta ararken. Tam o andý annenin bakýþýnýn üstünden sert bir üniformalý bakýþý geçti, arkasýnda korkunun çekici kokusunu býrakarak. Aklýnda boþ yere savaþan haklý bir asker resmi vardý. Tam o anda öyle bir asker bir düþünce mili uzakta nasýl yaþayacaðýný hayal ediyordu dirseðinin tam üstünden ýlýk bir þeyler akarken. Ortalýk çýðlýktan geçilmiyordu; hepsi isyankar ve sessiz. Arkasýndaki bol rütbeli asker çýðlýklarý deniz kenarýndaki martý çýðlýklarýna benzetmiþ kýs kýs

“Tam o andý;
sýradan ve fark etmediðimiz, bir o kadar da geçmiþ…
Biltek Mayýs 2003
27

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->