P. 1
ORTAÖĞRETİM 12. SINIF KİMYA 1. ÜNİTE: ELEMENTLER KİMYASI

ORTAÖĞRETİM 12. SINIF KİMYA 1. ÜNİTE: ELEMENTLER KİMYASI

|Views: 15,312|Likes:
Yayınlayan: Kimya Bilimi
(İLK OLARAK 2011-2012 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILINDA YÜRÜRLÜĞE GİRECEK OLAN ÖĞRETİM PROGRAMINA GÖRE HAZIRLANMIŞTIR.)
(İLK OLARAK 2011-2012 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILINDA YÜRÜRLÜĞE GİRECEK OLAN ÖĞRETİM PROGRAMINA GÖRE HAZIRLANMIŞTIR.)

More info:

Categories:Types, School Work
Published by: Kimya Bilimi on Jul 30, 2010
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as DOCX, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

10/23/2014

pdf

text

original

Sections

1

ORTAÖĞRETĠM 12. SINIF
KĠMYA 1. ÜNĠTE:
ELEMENTLER KĠMYASI

ÜNĠTENĠN BÖLÜM BAġLIKLARI
• 1. BÖLÜM: EVRENDE VE DÜNYADA ELEMENTLER
• 2. BÖLÜM: ELEMENTLER NASIL ELDE EDĠLĠR?
• 3. BÖLÜM: ALAġIMLAR
• 4. BÖLÜM: HĠDROJEN
• 5. BÖLÜM: ALKALĠ VE TOPRAK ALKALĠ METALLER
• 6. BÖLÜM: TOPRAK GRUBU ELEMENTLERĠ
• 7. BÖLÜM: 4A GRUBU ELEMENTLERĠ
• 8. BÖLÜM: 5A GRUBU ELEMENTLERĠ
• 9. BÖLÜM: KALKOJENLER
• 10. BÖLÜM: HALOJENLER
• 11. BÖLÜM: GEÇĠġ ELEMENTLERĠ

1. BÖLÜM: EVRENDE VE DÜNYADA
ELEMENTLER

HAFĠF ELEMENTLERĠN OLUġUMU VE
BÜYÜK PATLAMA

BĠG BANG (BÜYÜK PATLAMA) TEORĠSĠ
• Big Bang (Büyük Patlama) Teorisi basitçe Ģöyle özetlenebilir:
13,7 milyar yıl önce evren bir nokta olarak var edildi ve
2

geniĢletildi. Bu teoriye göre evrenin bir baĢlangıç noktası vardır.
Bu baĢlangıç noktasından önce madde ve zaman yoktur.
• Evrenin baĢlangıç noktası denildiğinde, noktanın boyutunun
olmadığı bilinmelidir.
• Var ediliĢ ve geniĢleme, bir emirle baĢlamıĢtır ve devam
etmektedir.

PLANCK ZAMANI
• 10
–43
saniyeye kadar geçen süre Planck Zamanı olarak
adlandırılır.

SÜPERNOVA PATLAMASI
• Yıldız yakıtını tüketince soğumaya baĢlar, bundan dolayı yıldızın
dıĢ tabakası çöker. Bu çökme çok büyük Ģok dalgaları yaratır ve
yıldızın büzülmüĢ olan dıĢ tabakası uzaya dağılır. Bu olaya
Süpernova Patlaması denir.

CERN’DE YÜZYILIN DENEYĠ SONUCUNDA,
MADDENĠN BAġLANGICININ OLDUĞU
DENEYSEL OLARAK DA ĠSPAT
EDĠLECEKTĠR
• CERN Cenevre’dedir.
• CERN’de 2008 yılının eylül ayında büyük bir deney
gerçekleĢtirilmiĢtir.
• CERN’de görevli bilim adamlarının bazıları Türk bilim adamıdır.
Ancak CERN’e üye değildirler.
• Maddenin baĢlangıcının olduğu, baĢka bir ifade ile maddenin
belli bir baĢlangıçtan itibaren var edildiği konusu, CERN’deki
deneylerin sonucunda deneysel olarak da ispat edilecektir.
• Big Bang (Büyük Patlama) teorisine göre madde zaten ezelî
(öncesiz) değildir.
3

• Ġlk var ediliĢin nasıl olduğunu tam olarak bilemeyiz; çünkü
göklerin ve yerin yaratılıĢına Ģahit tutulmadık.
• Zamanı geriye götürüp bu gerçeğe Ģahit olma konusu ise önemli
bir husustur.

BÜYÜK HADRON ÇARPIġTIRICISININ ĠNġA
EDĠLMESĠNĠN ESAS SEBEBĠ
KEġFEDĠLMEMĠġ ATOM ALTI PARÇACIK
OLAN HĠGGS PARÇACIĞI (HĠGGS
BOZONLARI) KEġFĠ ĠÇĠNDĠR
• Higgs parçacığı (Higgs bozonları), günümüzdeki madde
kuramının henüz keĢfedilmemiĢ taneciğidir. Higgs bozonları
atom altı parçacıklardandır.
• Higgs bozonlarının esir olabileceği düĢünülmektedir.
• Cenevre’de Avrupa Nükleer AraĢtırma Merkezi (CERN)’in yerin
altındaki büyük laboratuarına dünyanın en büyük süper iletken
mıknatısı indirilmiĢtir. Mıknatıs, Büyük Hadron ÇarpıĢtırıcısında
(LHC) “parçacık çarpıĢtırma deneyi” için kullanılacaktır. Büyük
Hadron ÇarpıĢtırıcısının niçin inĢa edildiğini tek bir cümleyle
yanıtlarsak bu yanıt “Higgs bozonlarının keĢfedilmesi amacıyla
inĢa edildiği” Ģeklinde olacaktır.
• Higgs kelimesinin sözlük anlamı “çok büyük bir sıçrama”
demektir.

HĠGGS BOZONLARININ ESĠR OLABĠLECEĞĠ
DÜġÜNÜLMEKTEDĠR
• 19. asrın sonları ve 20. asrın baĢlarında bilim dünyasının yoğun
bir Ģekilde tartıĢtığı esirin varlığı konusunda günümüzün bilim
adamları arasında birlik olduğu söylenebilir. Yine de bazı
kiĢilerin kabul etmediğini söyleyebiliriz.
• Esir, atomdan çok küçüktür. Esirin de zerreleri vardır.
4

Günümüzün bilinen en küçük parçacığı, esirin zerreleridir.
• Önce esir, sonra atom var edilmiĢtir. Atom esirden yapılmıĢtır.
Atomun yapı taĢları esirdendir.
• Esir, atomların tarlasıdır. Esiri bir deryaya benzetirsek onda
yüzen varlıklar; atomlar, moleküller, iyonlar, formül–birimler ve
galaksiler olur. Yeryüzü de esir denizinde yüzen bir gemi gibi
düĢünülebilir.
• Esir, su gibi akıcıdır. Hava gibi nüfuz edicidir. Esirin nüfuz
etmediği madde yoktur.
• Isı, ıĢık, elektrik ve sesin yayılması esirin varlığını gösterir;
çünkü boĢlukta bunların yayılması düĢünülemez. Dolayısıyla
uzay boĢluğu yoktur. Uzayın derinlikleri, sonsuza kadar uçsuz
bucaksız bir boĢluk değil; uzay, kesinlikle esir maddesiyle
doludur. Gezegenler arasındaki çekme ve itme kanunları da
ancak esirin varlığıyla açıklanabilir. Yine uzay boĢluğu dıĢındaki
her çeĢit boĢlukta da esir vardır.
• Atomların yapı taĢı birdir. Proton, nötron ve elektronun farklı
adetlerinin bir araya gelmesiyle farklı atomlar ortaya çıkıyor.
Bunun gibi proton, nötron, elektron ve diğer atom altı
parçacıklarının da aynı yapı taĢının farklı adetlerinin bir araya
gelmesiyle ortaya çıktığını söyleyebiliriz.
• Buz ile su buharının birleĢmesinden su oluĢabiliyor. Bunun gibi
atom içinde de birleĢmeler, dönüĢümler ve eĢitlikler gerektiğinde
oluyor.

ATOM ALTI PARÇACIKLAR ĠÇĠN YAPILAN
ÇALIġMALAR BÜYÜK PATLAMA’YA NASIL
DELĠL OLUYOR?
• Atom altı tanecik araĢtırmalarında daha derinlere inildikçe, çok
küçük kütleli, kütlesiz, çok hızlı ve çok kısa ömürlü taneciklerin
varlığı bize Ģunları düĢündürüyor: Madde her an, sanki varlık–
yokluk sınırından ve hatta yokluktan var ediliyor.
• Atom altı dünyası sabit ve hareketsiz değildir. Var edildikten
5

sonra kendi hâline bırakılmamıĢtır.
• Bu kadar küçük, hızlı, her an oluĢan ve baĢka Ģeylere dönüĢen
bu kadar çok taneciğin var edilmesi bizim, büyüklüğü, ilmi,
hesabın inceliğini ve sonsuzluğu anlamamız içindir.

TANECĠK DÖNÜġÜMLERĠ, ENERJĠ VE ESĠR
ĠLĠġKĠSĠ
• Bu birleĢme, dönüĢüm ve eĢitliklerden bazıları Ģunlardır:
• Proton + Elektron → Nötron
• Nötron → Proton + Elektron
• Bu durum bize hem esir maddesinin enerji ile ilgili olduğunu
ispat eder hem de atomdaki taneciklerin yapı taĢının aynı
olduğu konusunda fikir verir.
• Esirde tabir caiz ise büyük bir enerji olduğu düĢünülüyor.
• Kandiller bir zaman zeytinyağı ile yakılır. Sonra petrol ve elektrik
enerjisi devreye girer. Petrolün devrinin bitmesi yakın görünüyor.
Yer ve gök hazinelerinin üstündeki perdenin kalkacağı ve yeni
enerji kaynaklarının açılacağı bir dönem beklenmektedir. O
dönemin ulaĢım vasıtaları temiz enerjiyle veya enerjiye bile
lüzum görülmeden çalıĢacaktır.
• Maddenin 4 hâli olduğu gibi esirin de hâlleri vardır.
• Maddenin hâllerinde formül aynı kalmakla beraber isimler ve
görünüĢler farklı oluyor. Su buharı, su, buz örneğinde olduğu
gibi gaz, sıvı ve katı üç tür maddenin de formülü H
2
O’dur. Bunun
gibi esir maddesi de esir kalmakla beraber, diğer maddeler gibi
farklı Ģekil alabilir ve ayrı suretlerde bulunabilir.
• Hem madde esirden yapılmıĢtır hem de madde içinde esir
vardır.
• Esirin farklı Ģekillerinden bir kısmı tartı ve ölçüye gelir, bir kısmı
ise tartı ve ölçüye gelmez. Demek ki ölçülemeyen de bilim
oluyor. Esir, tartı ve ölçüye gelmeyen ortamları da oluĢturur.
Esir; madde ve mana âlemlerinin arasında bir yapıya sahiptir.
Bu nedenle esir maddesi, manevi varlıkların da yaĢama ortamı
olarak düĢünülebilir.
6

• Demek ki bilimin konusu maddeyle sınırlı değildir; metafizik de
bilim kabul edilmelidir. Esir ruha yakın bir yapıda olup vücudun
en zayıf mertebesidir. Esirle ilgili ortaya çıkacak ispatlar, bizi, din
ile ilmin buluĢtuğu noktalara götürebilir.
• Maddenin % 96’sını oluĢturan ve günümüzde bilinmeyen madde
olan karanlık maddenin esir olabileceği düĢünülmektedir.

ATOM ALTI PARÇACIKLAR DA ESĠRDEN
YAPILMIġ OLABĠLĠR
• Esir maddesi atom altı parçacık olduğu gibi diğer atom altı
parçacıklar da esirden yapılmıĢ olabilir.

EVRENĠN BĠR NOKTASINDA BĠR PARTĠKÜL
YARATILINCA ONUNLA BĠRLĠKTE ZIT ĠKĠZĠ
DE MEYDANA GELĠR
• Kâinatın herhangi bir noktasında bir partikül yaratılınca onunla
birlikte zıt ikizi de meydana gelir.
• Elektronun zıt ikizi pozitron, protonun zıt ikizi anti proton,
nötronun zıt ikizi anti nötron, nötrinonun zıt ikizi anti nötrinodur.

KUARK, EVRENĠN VAR EDĠLĠġĠNDE ĠLK
OLUġAN ATOM ALTI PARÇACIKLARDANDIR
• Kuarklar; proton ve nötronları oluĢtururlar. Kuark adı verilen
partiküller de çiftler hâlindedir: Yukarı kuark–aĢağı kuark, üst
kuark–alt kuark, tuhaf (garip) kuark–tılsım kuark.
• Kuarklar; hem elektromanyetik kuvvet, zayıf kuvvet ve nükleer
kuvvetin ortaya çıkmasına sebeptir hem de bunların etkilerini
duyarlar.

EVREN VAR EDĠLDĠĞĠNDE, EġĠT MĠKTARDA
7

MADDE VE ANTĠ MADDENĠN YARATILDIĞI
TAHMĠN EDĠLMEKTEDĠR
• Bildiğimiz atoma karĢılık çekirdeği negatif, elektronu pozitif
(pozitron) atomlar da vardır. Bu atomlardan oluĢan madde;
maddenin zıt eĢi veya anti madde olarak adlandırılır. Sebepler
dünyasında her Ģeyin çift yaratılmıĢ olmasını, anti madde ile
evren bazında da görmüĢ oluyoruz.
• Madde, enerjinin yoğunlaĢmıĢ Ģekli olarak da tarif edilebilir ve
tekrar enerjiye dönüĢebilir.
• Fisyon ve füzyon reaksiyonlarında, kütlenin binde bir, on binde
bir gibi çok küçük bir kısmı enerjiye dönüĢür. Geri kalan
kısmından ise baĢka element oluĢur.
• Anti madde, kuantum mekaniğinin en sırlı konularındandır.
• Dünyada anti madde yoktur.
• Anti maddenin varlığı CERN’de tanecik hızlandırıcılarda ortaya
konulmuĢtur. Atom altı parçacıkların ıĢık hızına yakın hızda
parçalanmasıyla CERN’de çok küçük miktarda bir görünüp bir
kaybolan anti madde ispatlanmıĢtır.
• Anti madde bazı yıldız sistemlerinde bulunmaktadır.
• Evren var edildiğinde, eĢit miktarda madde ve anti maddenin
yaratıldığı tahmin edilmektedir.

ANTĠ MADDE, EVRENĠN BAġLANGICINDAN
BERĠ YÜKSEK SICAKLIK ġARTLARINDA
MEVCUTTUR
• Beta bozunmasında, nötron protona dönüĢür ve dıĢarıya bir
elektron ile bir anti nötrino denilen tanecik neĢrolunur.
• Nötron → Proton + Elektron + Anti nötrino
• Bazı nadir izotoplarda ise çift beta bozunması görülür.
• Çift beta bozunmasında, nötronların ikisi birden aynı anda
bozunur. Ġki protona dönüĢür. Bu esnada iki elektron ile iki anti
nötrino yayılır.
• Çift beta bozunmasının farklı bir versiyonunda ise anti nötrino
8

oluĢmaz.
• Beta bozunmasında dıĢarıya bir anti nötrino neĢredilir. Çift beta
bozunmasında ise dıĢarıya iki anti nötrino neĢredilir. Bu; bir
nötronda bir anti nötrino bulunduğu anlamına gelir.
• 2Nötron → 2Proton + 2Elektron
• Çift beta bozunmasının farklı versiyonunda oluĢan anti nötrino
çekirdekten dıĢarı çıkamadan, çekirdekteki bir baĢka nötron
tarafından absorbe edilir. Bizim bunu gözlemimiz, anti
nötrinonun bir görünüp bir kaybolması Ģeklinde olur. Buna, anti
nötrinonun gizlenmesi de diyebiliriz. Dünyada anti maddenin
olmayıĢı, anti maddenin gizlenmesinden dolayı olabilir. ġayet
böyleyse; nötronun yapısında gizlenmiĢ anti nötrino maddenin
temel parçacıkları arasında ayrı bir yer alacaktır.
• Anti madde, tanecikler arasında müstakil olarak mevcut değildir.
• Anti madde, evrenin baĢlangıcında yüksek sıcaklık Ģartlarında
mevcuttu.

EVREN VAR EDĠLDĠĞĠNDE ANTĠ MADDE
YARATILMIġ VE GĠZLENMĠġTĠR
• Anti madde ile madde birbirine temas ettiğinde her ikisi de
büyük bir enerji açığa çıkararak ortadan kaybolurlar.
• Madde ile anti madde karĢılaĢtığında; maddenin %100’ü
enerjiye dönüĢür. Bu, patlayan bir hidrojen bombasının
bıraktığının 143 katı daha fazla enerji demektir.
• ġayet dünyada anti maddenin gizlenmesi olmasaydı dünya
olmayacaktı.

ELEKTRON ĠLE POZĠTRON BĠRBĠRĠNĠN ANTĠ
MADDESĠDĠR
• Elektron ve pozitron arasındaki temas neticesinde, 511000
elektron volt gibi enerjiye sahip gama ıĢınları meydana gelir.
• Elektronun (madde) atom numarası –1, kütle numarası 0’dır.
Pozitronun (anti madde) atom numarası +1, kütle numarası
9

0’dır.
• Ġkisini topladığımızda atom numarası da kütle numarası da 0
olan gama ıĢını oluĢur ve enerji açığa çıkar.

BÜYÜK PATLAMA ĠLE OLUġAN FOTONLAR
(IġIK PARÇACIĞI)
• Foton, evrenin en hızlı parçacığıdır.
• Kütlesiz ve elektrikçe yüksüzdür.
• Saniyede 300 milyon km yol alır.
• Fotonun görevi, güneĢteki enerjiyi dünyaya taĢımaktır.
• Elektromanyetizmanın taĢıyıcısıdır.
• Elektrik yüklü parçacıklar üzerine etkir.

FOTONLARDAN ATOM ALTI TANECĠKLERĠN
MEYDANA GELĠġĠ
• Ġlk var edildiği yer güneĢin merkezidir. GüneĢin merkezindeki
sıcaklık 15 milyon °C’tır. GüneĢin merkezinde var edilen her bir
foton ilk baĢta yüksek enerjiye sahipti.
• Fotonlar güneĢin merkezinde çarpıĢmalar sonucu soğudu; farklı
özellikte, düĢük enerjili birçok değiĢik foton ve baĢka atom altı
tanecikler meydana geldi.
• GüneĢten çıkan foton, yaklaĢık 8,5 dakikada dünyaya ulaĢır.
• Foton çeĢitlerinden zararlı olanları, dünyamıza ulaĢamaz. Ozon
tabakası, bunları tutmakla görevlidir.
• GüneĢte füzyon sonucu 4 adet hidrojen çekirdeğinden, 1 adet
helyum çekirdeği oluĢur ve 2 adet pozitron meydana gelir.
Böylece her saniye 564 milyon ton H (hidrojen) elementi, He
(helyum) elementine dönüĢmüĢ olur.
• Bu dönüĢüm esnasında güneĢ, her saniye kütlesinden E=mc2
formülüne göre 4 milyon ton kaybeder.
• Bu azalan kütle enerjiye dönüĢtürülür.
• GüneĢ enerjisi hâlinde dünyamıza gelir.
• Foton ve nötrinolar da böylece meydana gelir.
10

• Foton adı verilen parçacıklara da atom altı parçacık denebilir.
• Fotonlar çeĢitlidir.

FOTON (IġIN) ÇEġĠTLERĠ
• Alfa ıĢını (kozmik ıĢın)
• Beta ıĢını
• Gama ıĢını
• X ıĢınları
• Ultraviyole (mor ötesi) ıĢınlar
• Görünen ıĢık
• Ġnfrared (kızıl ötesi) ıĢınlar: IR ıĢını
• Mikro dalgalar
• Radyo dalgası
• Lazer ıĢını

NÖTRĠNO
• Nötrino atom altı parçacıklardandır.
• Nötrino da; fotonlar gibi, güneĢte, hidrojenin helyuma dönüĢmesi
anında, maddenin enerji karĢılığı olarak meydana gelir.

GLUON (GULON)
• Atomun yapısında gluon adı verilen parçacık da belirlenmiĢtir.
• ġiddetli çekirdek kuvveti, gluon diye bilinen sekiz parçacık
tarafından taĢınır.
• Kütlesiz ve elektrik yüksüzdür.
• Elektromanyetik kuvvet ve zayıf kuvvete karĢı duyarsızdır.

LEPTON
• Çekirdek kuvvetinden etkilenmez.
• YalıtılmıĢ bireyler olarak gözlemlenir.

11

MUON
• Uzaydan dünyaya gelen muon adı verilen parçacıklara da atom
altı parçacık denebilir.

TAKYON (TACHYON)
• Takyon, Latince’de “çok hızlı” demektir.
• Takyonlar ıĢıktan hızlı, kütlesi eksi, boyutları sıfırdan küçük olan
atom altı parçacıklardır.
• Takyonların keĢfi, enerjinin ıĢıktan hızlı gidebileceğini
göstermiĢtir.

GYRON (JAYRON)
• Bazı bilim adamlarına göre gyron (jayron) denilen atom altı
parçacık, esir maddesinin temelini teĢkil eder ve evrenin en
küçük parçacığıdır.
• Bir adet atomda yaklaĢık 1020 gyron vardır.

ATOMUN MADDEYE DEĞĠġMESĠ
• Ağaca giren çeĢitli atomların yaprak, çiçek ve meyvelere
eksiksiz bir Ģekilde ayırt edilip dağılmaları atomun maddeye
inkılabıdır.
• Mideye giren karıĢık gıdaların içindeki atomların çeĢit çeĢit
uzuvlara ve hücrelere noksansız ayrılmaları atomun maddeye
inkılabıdır.
• Yer altında karıĢık vaziyette bulunan atomların, tohumun sümbül
zamanında tohuma geçmesi ve kemaliimtiyazla tefrikleri atomun
maddeye inkılabıdır.

ĠNSAN VÜCUDUNDAKĠ ATOMLAR DEĞĠġĠR
MĠ?
• Her senede iki defa, derece derece ve yavaĢ yavaĢ; insan
12

vücudunun atomları tazelenmektedir.
• Her bir ruh kaç yıl yaĢamıĢ ise; o kadar sene, insan bedenindeki
atomlar komple yenilenmektedir.
• 5–6 senede insanın bütün atomları değiĢmektedir.

ATOMLARIN YARIġI (ATOMLAR CANLI
MIDIR?)
• Bitki, hayvan ve insan olmak üzere üç grup canlı varlık vardır.
• Her bir cansız atom; canlı olan insan, hayvan, hatta bitki cismine
girince, orada adeta canlılık kazanır. Bu canlı bünyeler, cansız
atomlar için bir nevi misafirhane, kıĢla ve okul gibidir. Burada bir
talim ve terbiye yarıĢındadırlar. Bu yarıĢ; bütün atomların hayat
sahibi olduğu bir yerde bulunabilmek içindir.
• Bu dünyada madde olarak atom ve atom altı parçacıklardan var
edildik. Ancak bütün atomların hayat sahibi olduğu öteki
dünyadaki varlığımızın özellikleri hakkında kesin ve net
konuĢmaktan kaçınmalıyız. Orada insan, atom ve atom altı
parçacıkların ötesinde bir maddeden veya atom ve atom altı
parçacıklara esas teĢkil edecek olan daha farklı bir maddeden
var edilebilir. Sonraki hayatta insan varlığını oluĢturan yapı
taĢlarına madde denilebileceği de aslında bizce meçhuldür.
• Aslında dünyadaki atomlarda hayat yoktur. Atomlar hayata
mazhar* olmak için benzersiz ve insanda hayret uyandıran
tavırlardan geçerler.
(mazhar*: Bir Ģeyin göründüğü, açığa çıktığı yer.)
• Hayat çeĢitlerinin en basiti bitki hayatıdır. Bitki hayatının
baĢlangıcı, çekirdekte ve tohumda hayat düğümünün uyanıp
açılmasıdır.

ATOMLARIN HAREKETĠ
• Cesedimiz, atomlardan oluĢur.
• Cesedimiz, ruhumuzun evidir; elbisesi değildir.
• Ġnsan vücudundaki atomların belli bir ömrü vardır.
13

Organizmadaki atomlar, sürekli değiĢmektedir.
• Vücudun değiĢtirilmesi ve devamı için; yıkılan, atılan atomların
yerini dolduracak, onlar gibi çalıĢacak yeni atomlar lazımdır.
• Yeni atomların insan vücuduna gelmesi için çeĢitli bileĢiklere
ihtiyaç vardır. Bu bileĢikler, alınan gıdalarla sağlanır.
• Gıdalarla alınan bileĢiklerdeki atomlar, giden atomların yerine
dağıtılır.
• Örneğin; kalsiyum kemiklere, demir kana, flor diĢe, kükürt saça,
fosfor beyne gider.
• Beyinde ölen bir fosfor atomunun yerine gelen fosfor atomu;
topraktan bitkiye, bitkiden hayvana, hayvandan insana, yenilen
gıdalar ile geçmiĢ ve sonunda da beyne sevk olunmuĢtur.
• Fosfor atomu bu yolculuğunda hangi Ģeye girmiĢ ise;
görüyormuĢçasına, duyuyormuĢçasına, biliyormuĢçasına
muntazam hareket edip ve sonuçta gerekli olduğu yerine ve
hedefine giderek, örneğin; beyne girmiĢ, oturmuĢ ve
çalıĢmasına baĢlamıĢtır.
• Bu bize, baĢlangıçta, o fosfor elementinin; hangi kiĢinin beyni
içinse, o kiĢi için planlı olduğunu gösterir. “Her adamın alnında
rızkı yazılıdır.” bilimsel bir gerçektir.
• Atomlar, vücudun her parçasının gereksinimlerine göre önceden
belirlenmiĢ bir kanun ile pay edilir ve bedenin her tarafına apaçık
bir nizam ile düzenli, sürekli ve düzgün bir biçimde dağıtılır.
• Atom, hangi yere girerse, o yerin nizamına boyun eğer; hangi
tavra geçtiyse, onun özel kanunuyla iĢ yapar ve hangi tabakaya
misafir gitmiĢ ise, muntazam bir hareket ile sevk edilmiĢtir.
• Atomların hareketi boĢu boĢuna değildir. Kendilerine uygun bir
yükselme içindedirler: Elementteki atomlar maden derecesine,
madendeki atomlar bitki hayat tabakasına, bitkideki atomlar
hayvanın otlanması sonucu hayvan mertebesine, hayvandaki
atomlar insanın beslenmesiyle insan hayatı makamına, insanın
vücudundaki atomlar da süzüle süzüle saflaĢarak beynin ve
kalbin en ince ve kritik yerine çıkarlar.
• Canlıların çekirdek ve tohumlarındaki atomlar, ağaca bir ruh
hükmüne geçer. Ağacın bütün atomları içinde bir kısım
14

atomların bu düzeye çıkmaları, o ağacın hayata sahip olması ve
hayata hizmet etmesi gibi önemli görevleri yerine getirmesiyle
anlaĢılır.
• Atomu aksiyona sevk eden yerinde duramamasıdır ve Ģevkidir.

ATOM BAġIBOġ DEĞĠLDĠR
• “Bir tek atom bile baĢıboĢ değildir.” sözünde atomlar arasındaki
sımsıkı iliĢki ve çekimden, mükemmel ahenkten, belli gayelere
yönelik, çok sayıda hikmet ve maslahatı içeren davranıĢ ve
hareketten söz edilmektedir ki bütün bu faaliyetlerde kimyasal
bağ görev yapmaktadır.
• Molekül ve molekülü teĢkil eden atomlardaki bu faaliyetin
gösterdiği iĢaret vardır.
• Her bir insan da atom gibi olmalıdır. Zaten insanlığı tam
yaĢayan gerçek insanlar, atom parçası gibidir; baĢıboĢ
değildirler.
• Aile, bütün fertleriyle bir moleküldür. Akrabalık, milliyet vb.
irtibatlar vardır.
• Medeniyet, insan sevgisi doğurur. Rus ve Ermeni ile olan,
hürriyet tanıma bağımız bile, hakiki dünya birliği Ģuurunun
temelini oluĢturmaktadır.

EVREN, YERKÜRE (DÜNYA), HAYAT VAR
EDĠLĠġLERĠ

• Arzın (yerküre) ağırlığından dolayı suya batıp kaybolması
mümkün iken böyle olmamıĢtır. Ġnsanlar için bir mesken ve
nimetler için bir sofra olarak tefriĢ edilmiĢtir.
• Evrende ilk oluĢan aciniye maddesi, hamur gibi yoğrulmuĢ
cisimdir. Kâinatta ilk yaratılan boyutsuz bir maddedir. Boyutu
olmayan bu madde, yaratılıĢta evrenin çekirdeği olmuĢtur.
• GüneĢ, dünya ve gezegenler, baĢlangıçta Ģekilsiz bir hamur
hâlinde beraberdiler. Zamanı gelince o hamur açıldı, gezegenler
15

yerlerine yerleĢti. GüneĢ ve dünya bugünkü yerlerini aldı.
• Dünya soğudukça top biçiminde bir sıvı hâline geldi. Daha sonra
sıvı sertleĢerek taĢ oldu. TaĢ da daha sonra toprağa dönüĢtü.
Sıvı kalsaydı canlıların yaĢamasına elveriĢli olmazdı. Sıvı, taĢ
olduktan sonra demir gibi sert olsaydı, istifade mümkün olmazdı.
• Arz (dünya), taĢ gibi katı ve sert değildir ki üzerinde
yaĢanılmasın. Su gibi sıvı da değildir ki ziraat yapmak ve istifade
etmek mümkün olmasın. Orta bir durumda var edilmiĢtir ki hem
mesken hem de tarla olsun.
• ġüphesiz ki buna bu vaziyeti veren, dünyadaki canlıların
ihtiyaçlarını bilen, gören ve bundan dolayı da en uygun Ģekilde
hazırlayandır.
• Daha sonra, atmosfer tabakası ve su meydana geldi. Semadan
yağmurun yağması, güneĢten ısı ve ıĢığın gelmesiyle hayat
baĢladı.
• Hayat sahibi milyonlarca bitki ve hayvan türü meydana gelmiĢtir.
Fosiller, her bir canlı türünün var olduğu günden beri değiĢikliğe
uğramadığını ispat eder. Türler arası geçiĢ olmadığını, her bir
türün bir evvel babası olduğunu kanıtlar.

ĠNSANIN YARATILIġI

• Ġnsanın maddi kaynak olarak topraktaki elementlerden ve insana
gıda olarak giren bu elementlerin insanda meydana getirdiği bir
sıvı veya protein çorbasından yaratılmıĢtır.
• Ġnsan, varlıklar hiyerarĢisinde en yüksek ve en son
mertebededir.
• Önce dört unsur (su, hava, ateĢ, toprak) sonra sırasıyla
madenler, bitkiler, hayvanlar ve nihayet insan yaratılmıĢtır.
• Allah, kendi nurundan bir latif ve azim cevher var edip ondan
bütün kâinatı vücuda getirmiĢtir.

NAZZAM’IN PARTĠKÜL TEORĠSĠ ĠLE ĠLGĠLĠ
12–13 ASIR ÖNCEKĠ KEġFĠ
16

• Atom teorisini ilk ortaya koyan Yunan bilginleri maddenin en
küçük parçasının atom olduğunu söylerken bir Ġslam âlimi olan
Nazzam, maddenin sonsuz denecek ölçüde parçalanabileceğini
söylemiĢ ve günümüzün ilim adamlarından biri gibi
konuĢmuĢtur.
• Bugünün partikül teorisi perspektifinden atom altı parçacıklar
düĢünülerek bu meseleye bakıldığında Nazzam’ın 12–13 asır
önce, çok derin Ģeyler söylemiĢ olduğu iddia edilebilir.

HAFĠF ELEMENTLERĠN VE AMETALLERĠN
SERBEST YA DA BĠLEġĠK OLARAK DOĞADA
BULUNMASIDAKĠ KURAL
• F
2
gazı ve Cl
2
gazı, tabiatta bulunmaz. Doğada florür bileĢikleri
ve klorür bileĢikleri vardır.
• Bu ikisinden baĢka bütün ametaller; hem elementel hâlde hem
de bileĢiği hâlinde bulunur.

AĞIR ELEMENTLERĠN OLUġUMU

ATOM NUMARASI 26’YA KADAR OLAN
ELEMENTLER YILDIZLARIN ĠÇĠNDE OLUġUR
• Yıldızlarda demirin fisyon (çekirdek parçalanması) reaksiyonları
gerçekleĢir; bu nedenle de yıldızlarda atom numarası 26’ya
kadar olan elementler vardır.

ÇEKĠRDEĞĠNDE NÜKLEON BAġINA DÜġEN
BAĞLANMA ENERJĠSĠNĠN EN YÜKSEK
OLDUĞU ELEMENT: DEMĠR
• Demirin bağlanma enerjisi en yüksektir.
• Bağlanma enerjisinin en yüksek oluĢu, ileride demir çekirdeği
17

parçalanabilir anlamına gelebilir.
• Yerkürenin çekirdeğinde demir vardır.
• Çekirdekte ağaca ait özelliklerin tamamı bulunur.
• Günümüzde dünyada yaklaĢık 90 doğal element tespit
edilmiĢtir. Element sayısı 114’tür.
• Demir dünyanın çekirdeği olduğuna göre acaba demirde de
dünyadaki doğal elementlerin bütünü var mıdır?
• Magma tabakasındaki yüksek sıcaklığın, demirin nükleer
reaksiyonundan kaynaklandığı bilinmektedir. Bu yüksek sıcaklık,
demiri eritmektedir.
• Demirde elementlerin çoğunun geçtiği bugün keĢfedilmiĢtir.
• ĠĢte bunlardan dolayı ileride demir çekirdeğinin parçalanarak
çeĢitli elementlerin elde edilebileceğini söyleyebiliriz.

METALLERĠN SERBEST YA DA BĠLEġĠK
OLARAK DOĞADA BULUNMASIDAKĠ KURAL
• Ġndirgenme yarı pil gerilimi listesinde; indirgenme potansiyeli
hidrojenden yüksek olan elementler, soy (altın, platin, gümüĢ)
metaller ve yarı soy (bakır, cıva) metallerdir.
• Soy metaller doğada yalnız elementel hâlde bulunur, bileĢikleri
hâlinde bulunmaz.
• Yarı soy metaller ise hem elementel hâlde hem de bileĢiği
hâlinde bulunur.
• Amalgam diĢ dolgular; cıva ve gümüĢ içerir. Altın diĢ dolgusu da
vardır. Platin metali ise, protezlerde kullanılır. Bütün bu
kullanımlarda altın, platin, gümüĢ ve cıva; aynen doğadaki gibi
metalik hâldedir. Sıfır değerliklidir. Bu nedenle de sağlığa
zararları yoktur.
• Bakır ve cıva da soy metaller gibi genelde doğada serbest hâlde
bulunur.
• Bakır ve cıva metallerine, yarı soy metal denmesinin sebebi;
doğada doğal bileĢiklerinin de olmasıdır.
• Bu 5 element dıĢındaki bütün metaller, yaklaĢık 70 metal
doğada yalnız bileĢikleri hâlinde bulunur, hiçbiri serbest hâlde
18

bulunmaz.
• Örneğin doğada Na, Ca, Al yoktur. NaCl (yemek tuzu), CaCO
3

(mermer), Al
2
O
3
(alüminyum metalinin elektroliz yöntemiyle elde
edildiği boksit cevheri) vardır.
• Tabiatta bulunan, genellikle suda çözünmeyen, elde edilmeye
değer miktarda bir veya birden fazla element içeren minerallere
baĢka bir ifadeyle doğal inorganik metal bileĢiklerine cevher
(filiz) denir. Formülü basit olan cevherler olduğu gibi, kompleks
olanları da vardır.
• Genellikle kaya tuzu gibi suda çözünenler yerin derinliklerinde,
suda çözünmeyenler ise yerin üstündedir.
• Demir ve nikelin indirgenme potansiyeli hidrojenden az olmasına
rağmen, yerkürenin merkezinde erimiĢ elementel hâlde de
bulunurlar.

ELEMENT OLARAK KULLANDIĞIMIZ DOĞAL
KAYNAKLARIMIZIN BULUNDUĞU YERLER
• Alüminyum, Hakkâri’de, SeydiĢehir’de ve Toros dağlarında
bulunur.
• Ülkemizdeki toryum madeni kaynakları EskiĢehir–Sivrihisar–
Beylikahır–Kızılcaören köyünde ve Malatya’da Hekimhan–
Kulancak’tadır.
• Titanyum Isparta’da bulunur.
• Altın, Hatay ve Konya’da bulunur.
• Bakır, Ergani ve Murgul’da bulunur.
• Bor; Kütahya–Emet, Balıkesir–Bandırma, Balıkesir–Bigadiç,
EskiĢehir–Kırka ve Bursa–Kestelek’te bulunmaktadır.
• Uranyum; Ağrı dağında, Soma’da ve Van gölünde vardır.

HANGĠ ELEMENTTE DÜNYADA BĠRĠNCĠYĠZ?
• Dünyadaki borun % 76’sı Türkiye’dedir.
• Dünyadaki toryumun % 80’i Türkiye’dedir.
• Dünyadaki titanyumun % 100’ü Türkiye’dedir.
19


ÇEġĠTLĠ KAYNAKLARDA ÜLKELERĠN MADEN
YÜZDELERĠ NĠÇĠN FARKLIDIR?
• Bir element, farklı cevherlerden elde edilebilir. ġayet herhangi
bir elementin; cevherdeki yüzde içeriği azsa ve günümüz
tekniğine göre henüz o cevherden elde edilmesi ucuz yolla
gerçekleĢtirilemediyse, o kaynak yok sayılıyor.
• Ülkemizde çok bulunan titanyumun bir görevi de, uydu
haritalarında maden kaynaklarımızı tam göstermemesidir.
• Hazinelerin üstünü örtme konusu, kaynaklarımızın üstüne
üĢüĢülmesini önlemesi açısından günümüzde önem
taĢımaktadır.

ELEMENTLERĠN BOLLUK ORANLARI

EVRENĠN %90’ı ELEMENTEL HĠDROJENDĠR
• Yıldızlarda ve gezegenlerin birçoğunda elementel hidrojen
bulunur. Evrende en çok bulunan elementtir. Evrenin %90’ı
elementel hidrojendir. Elementel hidrojen, sıfır değerliklidir.
Elementel hidrojene serbest hidrojen de denir.

EVRENDE EN ÇOK BULUNAN ELEMENTLER
• Evrende en çok bulunan elementler sırasıyla Ģunlardır:
• 1- Hidrojen
• 2- Helyum
• 3- Karbon
• 4- Oksijen
• 5- Azot

DÜNYADA EN ÇOK BULUNAN ELEMENT
OKSĠJENDĠR
20

• Dünyada en çok bulunan elementler Ģunlardır: Dünyada en çok
bulunan element oksijendir (% 46,4). % 27,7 ile silisyum ikinci,
% 8,1 ile alüminyum üçüncüdür. Daha sonra sırasıyla % 5
demir, % 3,6 kalsiyum, % 2,8 sodyum, % 2,6 potasyum, % 2,1
magnezyum, % 0,4 titanyum ve % 0,1 ile hidrojen gelmektedir.

CANLI VE CANSIZ VARLIKLARDA BULUNAN
ELEMENTLER
• Canlılardaki elementlerin % 96’sını C, H, O ve N elementleri
oluĢturur. Bu dört madde, eĢyanın asıl kaynağıdır.
• Canlılarda; karbonhidrat, yağ ve protein olmak üzere baĢlıca üç
grup madde vardır.
• Karbonhidratlar ve yağlar; C, H, O elementlerinden oluĢur.
• Proteinler; C, H, O ve N elementlerinden oluĢur. Enzim ve
hormonlar da proteindir.
• Bunun dıĢındaki kısma mineral maddeler (madensel tuzlar)
denir. Mineral madde olarak % 2 Ca, % 1 P vardır. Kalan diğer
bütün maddeler % 1’i oluĢturur. % 1’lik kısmın en önemlileri S,
Na, K, Mg ve Fe’dir. Mineral maddeler, iyonik hâldedir.
• Doğal 90 elementin hepsi insanda vardır.
• C (karbon), organik bileĢiklerin temel maddesidir.
• C, H, O ve N elementlerine; dört temel unsur denir.
• Dört temel unsur denince hava, toprak, su ve güneĢ de anlaĢılır.
Hava, toprak, su, güneĢ de baĢlıca C, H, O ve N
elementlerinden oluĢmuĢtur.
• Hava, toprak, su, güneĢ, insan, hayvan, bitki gibi tüm canlı ve
cansız varlıklarda C, H, O ve N elementleri ile beraber az veya
eser miktardaki bütün elementler bulunur.
• Ġnsanda bütün elementlerin bulunduğu bilinmektedir.

YER KABUĞUNDAKĠ BĠLEġĠKLER

21

DÜNYADA EN ÇOK BULUNAN
ELEMENTLERĠN YER KABUĞUNDAKĠ
BĠLEġĠKLERĠ
• Dünyada en çok bulunan elementler sırasıyla oksijen, silisyum,
alüminyum, demir, kalsiyum, sodyum, potasyum,
magnezyumdur.
• Bu elementler yer kabuğunda genellikle silikat, oksitler ve
alümina silikat hâlinde bulunur.
• Yer kabuğundaki bileĢiklerin çoğunun yapısında bulunan en
önemli anyon silikattır. Dünyada en çok bulunan elementlerden
ilk ikisi % 46,4 ile oksijen ve % 27,7 ile silisyumdur; ikisi
arasında formülü (SiO
3
)
-2
olan ve yer kabuğundaki bileĢiklerin
yapısında yer alan silikat oluĢur. Silikat anyonunun yer
kabuğundaki baĢlıca bileĢikleri; alüminyum silikat, demir silikat,
kalsiyum silikat, sodyum silikat, magnezyum silikat ve potasyum
silikattır.
• Yer kabuğundaki kayaçların yapısı genelde silikattır. Oksit ve
alümina silikat türünde kayaçlar da vardır.
• Al
2
O
3
(alüminyum oksit) bileĢiği yer kabuğunda oksit tipi
kayaçların yapısında bulunana örnektir.
• Yer kabuğunda silikat, oksit ve alümina silikat tipi kayaçların bol
olması yer kabuğundaki oksijen, silisyum ve alüminyumun doğal
bolluğunun göstergesidir.


2. BÖLÜM: ELEMENTLER NASIL
ELDE EDĠLĠR?

ALTIN, GÜMÜġ, PLATĠN BAKIR, AZOT VE
OKSĠJEN ELEMENTLERĠNĠN ELDE EDĠLMESĠ
• Altın, gümüĢ, platin gibi soy metaller doğadan doğrudan alınır.
• Bakır gibi yarı soy metaller de doğadan doğrudan alınır.
22

• Azot ve oksijen havadan fiziksel yöntemle elde edilir.

AZOT GAZININ DĠĞER ELDE EDĠLME
YOLLARI
• NH
4
NO
2
→ N
2
+ 2H
2
O (Tepkime 300 °C sıcaklıkta gerçekleĢir.)
• 2NaN
3
→ 3N
2
+ 2Na (Tepkime 300 °C sıcaklıkta gerçekleĢir.)

BROM ELDE EDĠLMESĠ
• Deniz suyundan Cl
2
geçirilerek elde edilir.
• Cl
2(g)
+ 2Br
-
(suda)
→ Br
2(s)
+ 2Cl
-
(suda)


ĠYOT ELDE EDĠLMESĠ
• Deniz suyundan Cl
2
gazı geçirilerek elde edilir.
• Cl
2(g)
+ 2I
-
(suda)
→ I
2(k)
+ 2Cl
-
(suda)


HĠDROJENĠN LABORATUVARDA ELDE
EDĠLME YOLLARI
• Kızgın demir üzerine su buharı yollanmasıyla elde edilir:
2Fe
(k)
+ 3H
2
O
(g)
→ Fe
2
O
3(k)
+ 3H
2(g)

• 2HCl
(suda)
+ Zn
(k)
→ ZnCl
2(suda)
+ H
2(g)

• 2Na
(k)
+ 2H
2
O
(s)
→ 2NaOH + H
2(g)

• 2Al
(k)
+ 2KOH
(aq)
+ 6H
2
O → 2KAl(OH)
4
+ 3H
2(g)

• CaH
2(k)
+ 2H
2
O
(s)
→ 2Ca(OH)
2(aq)
+ 2H
2(g)


HĠDROJENĠN ENDÜSTRĠDE ELDE EDĠLME
YOLLARI
• 2H
2
O
(s)
→ 2H
2(g)
+ O
2(g)

• C
(k)
+ H
2
O
(g)
→ CO
(g)
+ H
2(g)

• CO
(g)
+ H
2
O
(g)
→ CO
2(g)
+ H
2(g)
(Tepkime 400 °C’ta gerçekleĢir.)
• CH
4(g)
+ H
2
O
(g)
→ CO
(g)
+ 3H
2(g)
(Tepkime 1100 °C’ta ve Ni
katalizörlüğünde gerçekleĢir.)


23

• Tepkimede metan yerine baĢka hidrokarbon da kullanılabilir:
C
n
H
m
+ nH
2
O
(g)
→ nCO
(g)
+ (m/2+n)H
2(g)


AMORF BOR ELDE EDĠLMESĠ
• B
2
O
3
+ 3Mg → 3MgO + 2B
(k)

• Amorf bor, kahverengidir.
• Bazı çelik alaĢımlarında bulunur ve nükleer reaktörlerde
kullanılır.
• Safsızlık içerir (BO, B
4
O
5
).

KRĠSTAL BOR ELDE EDĠLMESĠ
• B
2
O
3
+ 2Al → Al
2
O
3
+ 2B
(k)

• Safsızlık içerir (AlB
2
).

ÇOK SAF BOR ELDE EDĠLMESĠ
• KBF
4
+ 3Na → KF + 3NaF +B
(k)


APATĠT FĠLĠZĠNDEN FOSFOR ELDE
EDĠLMESĠ
• APATĠT FĠLĠZĠNDEN FOSFOR ELDE EDĠLMESĠNĠN TEPKĠME
DENKLEMĠ
3Ca
3
(PO
4
)
2
.CaF
2
+9SiO
2
+15C → 9CaSiO
3
+CaF
2
+3/2P
4
+15CO
• Ayrıca kemikten de fosfor elde edilir.

KLOR GAZI ELDE EDĠLMESĠ
• 4HCl
(g)
+ O
2(g)
→ 2Cl
2(g)
+ 2H
2
O
(g)

• 2NaCl
(s)
→ 2Na
(k)
+ 2Cl
2(g)
(Elektroliz)


CEVHERDEN METAL ELDE ETME
SÜRECĠNDEKĠ ĠġLEM BASAMAKLARI
24

• Kırma-Öğütme
• ZenginleĢtirme
• Kavurma
• Ġndirgeme

ÇEVRE KĠRLĠLĠĞĠNE VE ASĠT
YAĞMURLARINA NEDEN OLAN MADDE
• Sülfürlerin bol hava ile ısıtılarak oksidine dönüĢtürülmesi iĢlemi
olan kavurma sonucunda açığa çıkan SO
2
(kükürt dioksit) gazı,
çevre kirliliğine ve asit yağmurlarına neden olur.

GANG
• Cevherler genellikle kum, kil ve granit gibi istenmeyen yan
maddeler içerir. Bu maddelere gang denir.

KOROZYON
• Metal veya metal alaĢımlarının oksitlenme veya kimyasal
etkilerle aĢınmasına korozyon denir.

TENÖR
• Cevherde bulunan veya cevherin zenginleĢtirilmesi veya
iĢlenmesi sonucunda elde edilen ürün içerisindeki kıymetli
elementin yüzdesel oranına tenör denir.

HAYATIMIZDAKĠ BAġLICA METALLERĠN
ELDE EDĠLME REAKSĠYONLARI
• Metaller genelde doğada oksitleri hâlinde bulunur.

ELEKTROLĠZLE ALÜMĠNYUM ELDE
EDĠLMESĠ
25

2Al
2
O
3
→ 4Al + 3O
2

CIVA ELDE EDĠLMESĠ
HgS + O
2
+ yüksek sıcaklık → Hg + SO
2


NĠKEL ELDE EDĠLMESĠ
NiO + H
2
+ yüksek sıcaklık → Ni + H
2
O

DEMĠR ELDE EDĠLMESĠ
Fe
2
O
3
+ 3C + yüksek sıcaklık → 2Fe + 3CO

KURġUN ELDE EDĠLMESĠ
PbO

+ C + yüksek sıcaklık → Pb + CO

ÇĠNKO ELDE EDĠLMESĠ
ZnO

+ C + yüksek sıcaklık → Zn + CO

ANTĠMON ELDE EDĠLMESĠ
Sb
2
O
3
+ 3C + yüksek sıcaklık → 2Sb + 3CO

KROM ELDE EDĠLMESĠ

Cr
2
O
3
+ 2Al + yüksek sıcaklık → 2Cr + Al
2
O
3

KALAY ELDE EDĠLMESĠ

SnO
2
+ 2C + yüksek sıcaklık → Sn + 2CO

SĠYANÜR YÖNTEMĠYLE ALTIN ELDE
EDĠLMESĠNE AĠT KĠMYASAL REAKSĠYON
26

DENKLEMLERĠ
• 4Au + 8NaCN +2H
2
O + O
2
→ 4NaAu(CN)
2
+ 4NaOH

• 2Na + 2Au(CN)
2
+ Zn → 2Au + Na
2
Zn(CN)
4



3. BÖLÜM: ALAġIMLAR

ALAġIMLARIN YAPILMA SEBEPLERĠ
• Metallerin fiziksel ve mekaniksel özelliklerini değiĢtirmek
suretiyle daha elveriĢli malzemeler üretmek
• Çok sayıda ve değiĢik özelliklere sahip metal geliĢtirerek
ihtiyaçlara cevap vermek
• Isıl iĢlemlere uygun metal üretmek
• Malzemelerin maliyetini düĢürmek
• Malzemenin aĢınmadan ve dıĢ Ģartların yıpratıcı etkisinden
korunmasını sağlamak

ALAġIM OLUġTURMA BĠÇĠMLERĠ
• AlaĢım oluĢturma biçimlerinden birisi yer değiĢtirme ile oluĢan
alaĢımlardır. Diğeri ise örgü boĢluğu tipi alaĢımlardır.
• Yer değiĢtirme ile oluĢan alaĢımlar ikiye ayrılır. Bunlardan birinin
adı rastgele yer değiĢtirme ile oluĢan alaĢımlardır. Diğerinin adı
ise süper örgü alaĢımıdır.

BĠLEġĠK TĠPĠ ALAġIM
• Metaller arasında bileĢik oluĢabilir.
• AlaĢımı oluĢturan metal atomları arasındaki elektronegatiflik
farkı büyük olduğunda metal atomları arasında bileĢik tipi alaĢım
oluĢur.

BAġLICA ALAġIMLAR
27

ALAġIMIN ADI BĠLEġĠMĠ
PĠRĠNÇ % 63 Cu % 37 Zn
BRONZ (TUNÇ) % 70–95 Cu
% 5–30 Sn
LEHĠM % 60 Sn % 40 Pb
SAÇMA % 99,5 Pb
% 0,5 As
MATBAA HARFĠ % 73 Pb % 15 Sb
% 12 Sn
AMALGAM DĠġ
DOLGUSU
% 40–55 Hg
% 45–60 Ag
22 AYAR ALTIN % 91,7 Au % 5 Ag
% 2 Cu % 1,3 Zn

ALTIN ALAġIMLARI
Renk Ayar AlıĢımdaki Elementlerin
Yüzdeleri
Sarı 22 Altın 91,67%
GümüĢ 5%
Bakır 2%
Çinko 1,33%
Kırmızı 18 Altın 75%
Bakır 25%
Gül 18 Altın 75%
Bakır 22,25%
GümüĢ 2,75%

Renk Ayar AlıĢımdaki Elementlerin Yüzdeleri
28

Pembe 18 Altın 75%
Bakır 20%
GümüĢ 5%
Beyaz 18 Altın 75%
Palladyum veya Platin 25%
Beyaz 18 Altın 75% Palladyum 10%
Nikel 10% Çinko 5%
Gri–
Beyaz
18 Altın 75%
Demir 17%
Bakır 8%
YeĢil 18 Altın 75%
GümüĢ 25%

Renk Ayar AlıĢımdaki Elementlerin Yüzdeleri
Açık
YeĢil
18 Altın 75%
Bakır 23%
Kadmiyum 2%
YeĢil 18 Altın 75%
GümüĢ 20%
Bakır 5%
Koyu
YeĢil
18 Altın 75% GümüĢ 15%
Bakır 6% Kadmiyum 4%
Beyaz–
Mavi
Veya
Mavi
18 Altın 75%
Demir 25%
Mor – Altın 80%
Alüminyum 20%

29

Renk Ayar AlıĢımdaki Elementlerin Yüzdeleri
Sarı 22 Altın 91,6% GümüĢ 5,5%
Bakır 2,9%
Sarı 18 Altın 75% GümüĢ 16% Bakır 9%
Yoğun
Sarı
22 Altın 91,6% GümüĢ 3,2%
Bakır 5,1%
Sarı 14 Altın 58,5% GümüĢ 30%
Bakır 11,5%
Koyu
Sarı
9 Altın 37,5% GümüĢ 31,25%
Bakır 31,25%


4. BÖLÜM: HĠDROJEN

HAYATIMIZDA HĠDROJEN
• Hidrojen, su yapıcı demektir. Sıvı H
2
(hidrojen), roket yakıtıdır.
H
2
gazı; margarin elde edilirken sıvı yağların doyurulması
iĢleminde, NH
3
(amonyak), HCl (hidroklorik asit), CH
3
OH (metil
alkol) bileĢiklerinin sentezinde ve uçan balonlarda kullanılır.
Uçan balonlarda helyum gazı tercih edilir, çünkü hidrojen gazı
patlayıcı ve yanıcıdır. Havanın hacimce % 0,00005’i hidrojendir.

HĠDROJEN KAYNAKLARIMIZ
• Karadeniz’in derinliklerindeki H
2
S (hidrojen sülfür)’den elde
edilebilecek olan H
2

• Bor bileĢiğinden elde edilebilecek olan H
2


GüneĢte gaz hâlindeki H
2
• GüneĢ enerjisi yardımı ile H
2
O’yu ayrıĢtırarak elde edilen gaz
30

hâlindeki H
2


EVRENĠN %90’ı ELEMENTEL HĠDROJENDĠR
• Yıldızlarda ve gezegenlerin birçoğunda elementel hidrojen
bulunur. Evrende en çok bulunan elementtir. Evrenin %90’ı
elementel hidrojendir. Elementel hidrojen, sıfır değerliklidir.
Elementel hidrojene serbest hidrojen de denir.
• Dünyada elementel hidrojen çok azdır. Dünyamızdaki hidrojen
kaynağımız sudaki hidrojendir. Sudaki hidrojen +1 değerliklidir.
• Hidrojen, dünyada bolluk yönünden 9.elementtir. Dünyada en
çok bulunan element oksijendir.

HĠDROJEN ĠZOTOPLARI
• Hidrojenin; hidrojen, döteryum ve trityum olmak üzere 3 izotopu
vardır. Trityum radyoaktiftir.
• Hidrojen (H): Atom numarası 1, kütle numarası 1
• Döteryum (D): Atom numarası 1, kütle numarası 2
• Trityum (T): Atom numarası 1, kütle numarası 3

HĠDROJENĠN LABORATUVARDA ELDE
EDĠLME YOLLARI
• Kızgın demir üzerine su buharı yollanmasıyla elde edilir:
2Fe
(k)
+ 3H
2
O
(g)
→ Fe
2
O
3(k)
+ 3H
2(g)

• 2HCl
(suda)
+ Zn
(k)
→ ZnCl
2(suda)
+ H
2(g)

• 2Na
(k)
+ 2H
2
O
(s)
→ 2NaOH + H
2(g)

• 2Al
(k)
+ 2KOH
(aq)
+ 6H
2
O → 2KAl(OH)
4
+ 3H
2(g)

• CaH
2(k)
+ 2H
2
O
(s)
→ 2Ca(OH)
2(aq)
+ 2H
2(g)


HĠDROJENĠN ENDÜSTRĠDE ELDE EDĠLME
YOLLARI
• 2H
2
O
(s)
→ 2H
2(g)
+ O
2(g)

• C
(k)
(kok) + H
2
O
(g)
→ CO
(g)
+ H
2(g) )
(Tepkime 1000 °C’ta
31

gerçekleĢir.)


• CO
(g)
+ H
2
O
(g)
→ CO
2(g)
+ H
2(g)
(Tepkime 500 °C’ta ve Fe/Cu
katalizörlüğünde gerçekleĢir.)
• C
(k)
(linyit) + 2H
2
O
(g)
→ CO
2(g)
+ 2H
2(g) )
(Tepkime 1000 °C’ta, Ni
katalizörlüğünde gerçekleĢir.)


• CH
4(g)
+ H
2
O
(g)
→ CO
(g)
+ 3H
2(g)
(Tepkime 1100 °C’ta ve Ni
katalizörlüğünde gerçekleĢir.)


• Tepkimede metan yerine baĢka hidrokarbon da kullanılabilir:
C
n
H
m
+ nH
2
O
(g)
→ nCO
(g)
+ (m/2+n)H
2(g)

• Kızgın demir üzerine su buharı yollanmasıyla elde edilir:
3Fe
(k)
+ 4H
2
O
(g)
→ Fe
3
O
4(k)
+ 4H
2(g)

Fe
3
O
4(k)
+ 4CO
(g)
→ 3Fe
(k)
+ 4CO
2(g)

• 2H
2
O
(s)
→ 2H
2(g)
+ O
2(g)
(Sanayide suyun elektrolizi)



HĠDROJENĠN KULLANIM ALANLARI
• Hidrojen, amonyak sentezinde kullanılır. Sentezde katalizör
olarak Fe, Al veya Si gereklidir. Amonyağın kimyasal sentezi
Fritz - Haber prosesi olarak bilinir. Amonyak sentezinin kimyada
özel bir yeri olduğundan tepkime, bulan kimyacının adıyla
anılmaktadır:
N
2
+ 3H
2
+ yüksek sıcaklık ve basınç ⇌ 2NH
3
+ 22 kcal
• Hidrojen; hidrojenlendirmede, özellikle de margarin imalinde
kullanılır. Doyurma iĢlemi Ni katalizörlüğünde, 200 °C sıcaklıkta
ve 30 atmosfer basınçta gerçekleĢtirilir.
• Hidrojen, güneĢ pillerinde kullanılır.
• Hidrojen, metanol sentezinde kullanılır. Metanol, yakıtlarda
oktan sayısını attırmak için kullanılır.

HĠDROJEN BĠLEġĠKLERĠ VE KULLANILDIĞI
YERLER
• H
2
O


• D
2
O (Ağır su): Ağır suyun erime sıcaklığı 3,81 °C, kaynama
sıcaklığı 101,42 °C, yoğunluğu 1,04 g/mL’dir.
32

• H
2
S dericilikte tüy dökmek için kullanılır.
• Na
2
S zırnık adıyla bilinen maddedir. As elementine de zırnık
denilir.
• Hidrürler

HĠDRÜRLER
• Hidrojen, bileĢiklerinde -1 yükseltgenme basamağında ise bu
bileĢiklere hidrür bileĢikleri denir.
• Hidrürler, yüksek sıcaklık ve yüksek basınçta oluĢur.
• 1A grubunun hidrürleri iyonik bileĢiktir.
• 2A grubunun hidrürleri BeH
2
hariç iyonik bileĢiktir; BeH
2
kovalent
bileĢiktir.
• 3A grubunun hidrürleri kovalent bileĢiktir.
• Hidrürler, kuvvetli indirgendir ve kuvvetli baz özelliği gösterirler:
• H
–1
(suda)
+ H
2
O
(s)
→ H
2(g)
+ OH
–1
(suda)

• 2NaH + O
2(g)
→ Na
2
O

+ H
2
O
(s)


HĠDROJEN ENERJĠSĠ (SU ĠLE ÇALIġAN
ARAÇLAR)
• Bir yönüyle “Aracın benzin deposuna su koyacağız, araç
gidecek.” diyebiliriz.
• Sudaki hidrojen elektrolizle elementel hidrojene ayrıĢtırılır.
• AyrıĢtırma iĢlemi için uygun olanı güneĢ enerjisidir.
• Elde edilen elementel hidrojen, havadaki oksijenle birleĢerek
enerji verir. Su veya su buharı da açığa çıkar.
• Açığa çıkan su veya su buharından tekrar hidrojen üretilir.
• Bu Ģekilde çalıĢan sisteme hidrojen pili denir.

GELĠġMĠġ ÜLKELERDE HĠDROJEN
ENERJĠSĠYLE ĠLGĠLĠ ÇALIġMALAR
• ÇalıĢmalar henüz deneme amaçlıdır; çünkü güneĢ enerjisini
belirli bir noktada odaklayarak elektrolizin gerçekleĢtirilmesi zor
33

bir iĢlemdir. Yaygın olarak yapılamamaktadır.
• Buna rağmen geliĢmiĢ ülkelerde hidrojenle çalıĢan piller ticari
olmuĢtur.
• Hidrojenle çalıĢan otomobil, otobüs ve uçak yapılmıĢtır.
• Ġnsanların merak konusu olduğundan dolayı geliĢmiĢ ülkelerde
su ile çalıĢan araç kiralamak mümkündür.

HĠDROJEN ENERJĠSĠ VE TÜRKĠYE
• “Uluslar Arası Hidrojen Enerjisi Birliği” baĢkanı Nejat
Veziroğlu’dur.
• Nejat Veziroğlu, Miami Üniversitesi profesörlerindendir. Bu
üniversitenin Temiz Enerji AraĢtırma Enstitüsü’nde görev
yapmaktadır.
• Nejat Veziroğlu, 2000 yılında Nobel’e aday gösterilmiĢtir.
• Nejat Veziroğlu, aynı zamanda Ġstanbul’da kurulan UNIDO–
ICHET müdürlüğünü de yürütmektedir.
• UNIDO (United Nations Industrial Development Organization),
“BirleĢmiĢ Milletler Endüstriyel GeliĢim Organizasyonu”dur.
• UNIDO’nun alt kuruluĢu olan ICHET (International Centre for
Hydrogen Energy Techologies) ise “Uluslararası Hidrojen
Enerjisi Teknolojileri Merkezi”dir.
• Karadeniz bölgesinde, özellikle Samsun’da mavi akım projesi
adı altında hidrojen araĢtırması yapıyoruz.

FÜZYON (BĠRLEġME)
• Küçük kütleli çekirdeklerin birleĢerek büyük kütlede çekirdeğe
dönüĢmesidir. Bu olayda fisyondan çok daha büyük enerji açığa
çıkar. GüneĢ’teki enerji, füzyon ile ortaya çıkar. Hidrojen
bombasında açığa çıkan enerji de, kontrolsüz füzyon reaksiyonu
neticesindedir.

YARILANMA SÜRESĠ MADDENĠN SONRADAN
34

VAR EDĠLDĠĞĠNĠ GÖSTERĠR
• Radyoaktif maddeler yarılanma sonucunda bitmediğine göre bir
baĢlangıçları var demektir. ġayet madde ezeli olsaydı
(maddenin baĢlangıcı olmasaydı) radyoaktif maddeler çoktan
bitmiĢ olacaktı. Bitmediğine göre sonradan var edilmiĢtir.
Öyleyse madde ezeli değildir.

BAĞLANMA ENERJĠSĠ (NÜKLEER ENERJĠ)
Çekirdekteki nükleer enerjinin görevi, birbirlerini iten pozitif yüklü
protonların bir arada durmalarını temin etmektir. Bağlanma
enerjisi denmesi, bu sebepledir.
Einstein, çekirdekteki nükleer enerjiyi E=mc
2
formülü ile açıklar.
Formüldeki m maddenin kütlesi, c ıĢık hızı, E ise enerjidir.
Hidrojen dıĢındaki bütün atomların, bir tartılan kütlesi bir de
hesap edilen kütlesi vardır. Tartılan kütle, mutlak surette her
zaman daha az çıkmaktadır. Bu azalan miktar kadar madde,
daha ilk oluĢumda, hidrojen hariç tüm atomların çekirdeğinde,
enerjiye dönüĢmüĢtür. ĠĢte bu enerji, nükleer enerjidir.
Nükleer enerji, çekirdek reaksiyonları, radyoaktivite, radyoaktif
atom, radyasyon, kararlılık kuĢağı, kararsız atom gibi tabirleri
konuyu iyi anlamak için bilmek gerekir.
IĢın yayan atomlara radyoaktif atom, bu konuya da radyoaktivite
denir.
Atomun çekirdeğinde pozitif yüklü protonlar bulunmaktadır.
Aynı yükler birbirini iter. Çekirdekte birden fazla proton
bulunursa bunlar, pozitif yüklü, yani aynı yüklü oldukları için
birbirlerini iterler.
Hidrojen hariç bütün atom çekirdeklerinde birden fazla proton
bulunur.
Çekirdekteki nötronlar da, protonların birbirlerini itmelerini
önleyerek bağlayıcı rol oynar.
Bu da protonlar, nötronsuz bir arada bulunamazlar demektir.
Bunun tersi de söz konusudur; nötronlar da her zaman
protonlara muhtaçtır; çünkü onlar da tek baĢlarına kaldıkları
35

zaman 13 dakikada yarısı bozulmaya uğrayarak proton ve
elektron çıkartırlar.
Nötron = Proton + Elektron
Atom çekirdeği büyüdükçe proton ve nötron sayısı eĢit olarak
değil, nötron sayısı daha fazla olacak Ģekilde artar.
Tabii her Ģeye rağmen bu artıĢın yine de bir sınırı ve ölçüsü
vardır: Nötron sayısının proton sayısına oranı en az 1, en çok da
1,5 olmalıdır. ġayet nötron sayısının proton sayısına oranı bu
ölçüyü geçmiĢse atom çekirdeği kararsız bir durum arz eder. Bu
atomlara kararsız atom denir. Kararsız bir çekirdek de kendi
içinde meydana gelen radyoaktivite ile kararlı hâle kavuĢur.
Çekirdeğinde 83 ve daha fazla proton bulunan elementler ne
kadar çok nötrona sahip olurlarsa olsunlar kararsızdır. Bu kadar
çok pozitif yük, atom çekirdeğinde devamlı tutulamaz. Çekirdek
küçülerek kararlı bir duruma düĢer.
En istikrarlı atom hidrojen, en istikrarsız atom ise uranyum
atomudur.
Uranyum atomunun protonları, bulundukları yerde sürekli
gürültü ve infilaklara sebebiyet verir.
Onun için atom bombasında da temel unsurlardan biri olarak
uranyum kullanılmaktadır.
Uranyumun atom numarası 92’dir. Proton sayısı da 92 olur.
Nötron sayısı ise 238–92=146 olur.
Alfa ıĢıması yapmak, helyum çekirdeği yaymak demektir.
Alfa ıĢıması yapan atomun atom numarası 2, kütle numarası 4
azalır.
238
U (Uranyum–238) atomu, bir alfa parçacığı neĢrederek proton
sayısını 92’den 90’a, nötron sayısını da 146’dan 144’e düĢürür.
90 protona 144 nötron biraz fazladır.
Uranyum bu defa bir beta parçacığı neĢreder.
Beta ıĢıması elektron yaymaktır. Beta ıĢıması yapan atomun
atom numarası 1 artar, kütle numarası ise değiĢmez.
NeĢredilen beta ıĢını sonucunda uranyum çekirdeği proton
sayısını bir arttırır, nötron sayısını değiĢtirmez. Böylece proton
sayısı 91 olur, nötron sayısı 144’te kalır. Beta bozunması
36

sırasında çekirdekteki nötronlardan biri, proton ve elektrona
parçalanmıĢtır.
Nötron → Proton + Elektron
Proton sayısının her değiĢmesinde farklı bir element oluĢur. Bir
seri hâlinde bu iĢ devam eder gider. Nihayet uranyum atomu
çekirdeği, 82 protonlu ve 124 nötronlu olan kararlı kurĢun atomu
çekirdeğine dönüĢür.
Radyoaktif bozunma, yalnız nötron–proton dengesizliğinden
(nötron sayısının proton sayısına oranının yüksekliğinden)
kaynaklanmaz.
Bazen sadece proton sayısının yüksek oluĢu da buna sebep
olabilir (pozitron bozunması).
Pozitron, elektronun zıt ikizidir; kütlesi elektronun kütlesine
eĢittir; her Ģeyi elektronla aynı, sadece yükü farklıdır. Elektronun
yükü –1, pozitronun yükü ise +1’dir. Pozitron bozunmasında;
atom numarası 1 azalırken, kütle numarası değiĢmez.
Çekirdekteki nötronlar, elektrik bakımından yüksüzdür. Yüksüz
oldukları için bir madde içinde uzun yol alabilirler. Bu ağır
parçalar, ağırlıklarına göre süratlenirler. Hızları, ıĢık hızından
saniyede birkaç km’ye kadar değiĢir. Nötronların bazıları çok
ağırdır; bu ağırlıklarından dolayı öyle hız kazanabilirler ki, en
kesif maddelerin bile bir tarafından girip öbür tarafından
çıkabilirler.
Nötronlar bu süratle, 30 cm kalınlığındaki demir ve kurĢundan
bile geçebilir. Ancak atom çekirdeğiyle çarpıĢmalarında
enerjilerini kaybederler.
KuĢ havada ne kadar rahat uçuyor veya balık denizde ne kadar
rahat yüzüyorsa, nötronlar da o hız sayesinde o kadar rahat
hareket ederler.
Bu özellikleri taĢıyan nötronlar, çekirdek içinde enerjilerini,
protonları bir arada tutmak için kullanırlar.
Hidrojen hariç bütün atom çekirdeklerinde, mutlaka nükleer
enerji bulunur. Hidrojen atomunun çekirdeğinde proton 1 adet
olduğundan, hem nötrona hem de nükleer enerjiye ihtiyaç
yoktur.
37

Einstein, çekirdekteki nükleer enerjiyi E=mc
2
formülü ile açıklar.
Formüldeki m maddenin kütlesi, c ıĢık hızı, E ise enerjidir.
Nükleer reaksiyonlarda, atom numarası ve kütle numarası
korunmaktadır; bu durum kütlenin korunduğu anlamına gelmez.
Nükleer reaksiyonlarda kütle kaybı olur.
Hidrojen dıĢındaki bütün atomların, bir tartılan kütlesi bir de
hesap edilen kütlesi vardır. Tartılan kütle, mutlak surette her
zaman daha az çıkmaktadır.
Bu azalan miktar kadar madde, daha ilk oluĢumda, hidrojen
hariç tüm atomların çekirdeğinde, enerjiye dönüĢmüĢtür. ĠĢte bu
enerji, nükleer enerjidir.
Olay, saatin kurulup bırakılması gibi de değildir: Protonların
birbirlerini itmemeleri için baĢlangıçta maddenin enerjiye
dönüĢmesiyle baĢlayan görevi, nötronlar her an
sürdürmektedirler. Ayrıca var etme her an sürmektedir.

YALNIZ HĠDROJEN ATOMUNUN
ÇEKĠRDEĞĠNDE NÖTRON
BULUNMAMASININ SEBEBĠ
• Nötronun görevi, protonların birbirlerini itmesini önlemektir.
• Hidrojen atomunun çekirdeğinde 1 tane proton bulunduğundan,
böyle bir görev söz konusu değildir. Bu nedenle de hidrojen
atomunun çekirdeğinde nötron yoktur.

GÜNEġTE HER SANĠYE 4 MĠLYON TON
MADDE NÜKLEER ENERJĠYE DÖNÜġÜR
• GüneĢte her saniye 564 milyon ton H (hidrojen) elementi, He
(helyum) elementine dönüĢür.
• Bu esnada güneĢ, her saniye kütlesinden E=mc
2
formülüne göre
4 milyon ton kaybeder.
• Madde, nükleer enerjiye dönüĢmüĢ olur. GüneĢ enerjisi hâlinde
dünyamıza gelir.
38

• Bu nükleer enerji, güneĢteki füzyondur. Çekirdek birleĢmesi
veya çekirdek kaynaĢması da denir.
• Belli bir zaman sonra güneĢteki hidrojenin tamamı helyum
hâline dönüĢecektir. GüneĢ soğuyarak ölecektir. Bu da
dünyadaki hayatın sonu olacaktır.
• Her an güneĢte yeni bir keyfiyet meydana gelmektedir. Var
etmenin her an olduğu güneĢte apaçık görülmektedir.

ÇEKĠRDEĞĠNDE NÜKLEER ENERJĠ
BULUNMAYAN TEK ELEMENT OLMASINA
RAĞMEN EN BÜYÜK ENERJĠ KAYNAĞI:
HĠDROJEN (H
2
)

PERĠYODĠK CETVELĠN
ĠLK ELEMENTĠ OLAN
HĠDROJENE BENZEMEK
(KENDĠNĠ SIFIRLAMAK)
• Atomlardan yalnız hidrojen atomunun çekirdeğinde nükleer
enerji (bağlanma enerjisi) yoktur. Buna rağmen bütün enerjilerin
kaynağı olmuĢtur.
• Hidrojen hariç diğer bütün atomların çekirdeklerinde nükleer
enerji vardır.
• Bu enerji, nükleer isminden de anlaĢılacağı gibi çok büyük bir
enerjidir. Maddenin enerji karĢılığıdır, çekirdekte saklıdır.
• Atom bombası veya nükleer santrallerde açığa çıkan enerji,
çekirdekte saklı olan bu enerjinin dıĢarı çıkmasıdır.
• Hidrojen atomunun çekirdeğinde yalnız bir adet proton
olduğundan, protonların birbirini itmesi diye bir Ģey söz konusu
olmadığından, böyle saklı bir nükleer enerjinin çekirdekte
bulunması gereksiz bir iĢ olacaktı.
• Zaten abes ve hikmetsizliğin çekirdeğin içine girmesi
39

düĢünülemezdi.
• Bu nedenle de hidrojen atomunun çekirdeğinde nükleer enerji
yoktur.

• SORU: O hâlde güneĢte hidrojenin helyuma dönüĢmesinde
açığa çıkan enerji, çekirdekte enerji bulunmadığına göre
nereden çıkmaktadır?
• CEVAP: Bu enerji, maddenin enerjiye her an dönüĢtürülmesiyle
anında açığa çıkan enerjidir.
• Biz de hidrojen atomunu örnek alıp, kendimizi sıfırlayıp,
etrafımıza enerji kaynağı olmalıyız.
• Yok, yoksa var olur.

EN KÜÇÜK ATOM: Hidrojen

EN BÜYÜK ATOM: Uranyum

HĠDROJENĠN ENERJĠSĠ (FÜZYON), URANYUMUN
ENERJĠSĠNDEN (FĠSYON) DAHA FAZLADIR.
FÜZYON GÜNEġTEDĠR, FĠSYON ĠSE NÜKLEER SANTRAL,
NÜKLEER LABORATUVAR VEYA ATOM BOMBASINDADIR.

EN ĠSTĠKRARLI (KARARLI) ATOM: Hidrojen

EN ĠSTĠKRARSIZ (KARARSIZ) ATOM: Uranyum

FÜZYON NĠÇĠN GERÇEKLEġTĠRĠLEMEZ?
• Füzyon, güneĢte 15 milyon °C’ta gerçekleĢir.
• Füzyon için dünyada 100 milyon °C’lık sıcaklık gerekir; çünkü
dünyadaki basınç güneĢtekinden daha düĢüktür.
• Bu sıcaklığa eriĢilebilmesi mümkün değildir.
40


5. BÖLÜM: ALKALĠ VE TOPRAK
ALKALĠ METALLER

ALKALĠ METALLER
• Li
• Na
• K
• Rb
• Cs
• Fr

TOPRAK ALKALĠ METALLER
• Be
• Mg
• Ca
• Sr
• Ba
• Ra

ALKALĠ VE TOPRAK ALKALĠ METALLERĠN
KULLANIM ALANLARI

ALKALĠ METALLERĠN KULLANIM ALANLARI

LĠTYUM METALĠNĠN KULLANIM ALANLARI
• Metalik lityum çok az oranda bazı alaĢımların yapısına girer.
Berilyum ve magnezyum elementleriyle olan alaĢımları sert olup
ve düĢük yoğunluğa sahip bulunduğundan dolayı uçak
endüstrisinde ve uzay aracı yapımında kullanılır.
• ErimiĢ metaller içindeki gazların giderilmesi için erimiĢ bakır
41

içerisinde bulunan %0,005’lik lityum sıvısı kullanılır.

SODYUM METALĠNĠN KULLANIM ALANLARI
• Sodyum, iyi iletken olduğu için çekirdek reaktörlerinde soğutma
sıvısı olarak boru içinde kullanılır.
• Sodyum, organik bileĢik sentezlerinde kullanılır.
• Sodyum, yüksek ısı geçirgenliği nedeniyle uçak motorlarının
soğutma sisteminde kullanılır.
• Sodyum metali titanyum, hafniyum ve zirkonyum gibi metallerin
elde edilmesinde kullanılır.
Ti
+4
+ 4Na → Ti + 4Na
+1



Hf
+4
+ 4Na → Hf

+ 4Na
+1



Zr
+4
+ 4Na → Zr + 4Na
+1



• Yüksek basınçlı sodyum buharlı lambalar (çevre aydınlatma
ampulleri), en uzun ömürlü lambalardır. Parlak beyaz-sarı renkte
ıĢık yayarlar. Bu lambaların en verimli tipi Ģeffaf cam tüplü
olanlarıdır. Bu tür lambaların ömürleri, içlerindeki seramik tüp
sayesinde 30 bin saate kadar çıkar. Sodyum buharlı lambalar
özellikle futbol sahaları, spor salonları, park ve bahçeler gibi
büyük alanlar olmak üzere, Ģehir içindeki yol, cadde ve
sokakların, yüzme havuzlarının ve büyük akvaryumların
aydınlatmasında kullanılır.

POTASYUM, FOTOSEL OLARAK KULLANILIR
• Potasyum aktif metal olduğundan ultraviyole ıĢığında elektron
verir. Potasyumun bu özelliğinden yararlanılarak alkali foto
hücreleri yapılır. Photo cell dilimize fotosel ya da foto hücre
olarak geçmiĢtir. Fotosel için alkali metaller özellikle de
potasyum tercih edilir. Üzerine düĢen ıĢığın Ģiddetiyle orantılı
olarak voltaj üreten ıĢık algılayıcısıdır.
• Fotoseller, fotoelektrik olay prensibiyle çalıĢır.
• Fotoseldeki cam kürenin iç kısmı lityum, sodyum, potasyum gibi
alkali metallerle kaplıdır; çünkü alkali metallerin elektronları,
yüksek enerjili beyaz ıĢığı alınca (güneĢ ıĢığı) kopar ve anot
ucuna çekilirler.
42

• Büyük boyutlu potasyumlu foto hücreler güneĢ pili olarak
kullanılır, ıĢık enerjisiyle elektrikli aletleri doğrudan
çalıĢtırılabilirler.
• Alkali fotoseller, televizyon kameralarında ıĢığın elektrik
sinyallerine dönüĢtürülmesinde ve film ses kayıtlarının
okunmasında da kullanılır.

RUBĠDYUM METALĠNĠN KULLANIM ALANLARI
• Rubidyum, vakum tüplerinde, fotosellerde ve özel cam
yapımında kullanılır.
• Rubidyum, yüksek sıcaklıkta iyonlaĢma özelliğinden dolayı
buhar türbinlerinde jeneratör çalıĢtırıcı olarak kullanılır.

SEZYUM METALĠNĠN KULLANIM ALANLARI
• Sezyum, elektron yayma özelliğinden dolayı fotosellerde ve
elektron borularının yapımında kullanılır.

FRANSĠYUM METALĠNĠN KULLANIM
ALANLARI
• Radyoaktif elementtir. Enerji üretimi ve ıĢın elde edilmesinde
kullanılır.

TOPRAK ALKALĠ METALLERĠN KULLANIM
ALANLARI

BERĠLYUM METALĠNĠN KULLANIM ALANLARI

• Berilyum bazı alaĢımların bileĢimine girer. Bakır içine karıĢtırılan
%3 oranında berilyum, bakırın elektriksel özelliğine olumsuz etki
etmezken kopma direncini altı katına kadar arttırır.
• Çekirdek reaktörlerinde moderatör maddesi (nötronları
43

yavaĢlatmak için kullanılan madde) ve nötron yansıtıcı olarak
kullanılır.
• Berilyumun atom numarası küçük olduğundan elektronları ve
röntgen ıĢınlarını kolayca geçirir. Bu özelliğinden dolayı ince
berilyum plakaları, röntgen borularında ve siklotron adı verilen
parçacık hızlandırıcılarda pencere olarak kullanılır.

MAGNEZYUM METALĠNĠN KULLANIM
ALANLARI
• Magnezyumun en önemli kullanım alanlarından birisi organik
kimyada Grignard reaktifinin hazırlanmasındaki kullanımıdır.
• Birçok hafif alaĢımın da bileĢimine giren magnezyumun en çok
kullanılan alaĢımı duralümindir. Duralümin sert, dayanıklı ve çok
hafif bir alaĢım olduğundan uçakların ve füzelerin yapımında
kullanılır.
• Bazı alaĢımları ev eĢyası yapımında kullanılır.
• Ayrıca fotoğrafçılıkta flaĢ olarak kullanılır.

RADYUM METALĠNĠN KULLANIM ALANLARI
• Radyoaktif elementtir. Enerji üretimi ve ıĢın elde edilmesinde
kullanılır.

ALKALĠ VE TOPRAK ALKALĠ METALLERĠN
ÖNEMLĠ BĠLEġĠKLERĠ VE KULLANIM
ALANLARI

ALKALĠ METALLERĠN ÖNEMLĠ BĠLEġĠKLERĠ
VE KULLANIM ALANLARI

44

LĠTYUM BĠLEġĠKLERĠ VE KULLANIM
ALANLARI
• Li
2
CO
3
(Lityum karbonat): Tıpta manik depresif hastaların
tedavisinde kullanılır.
• Lityum bileĢikleri pillerin, seramiklerin, sabunların, sentetik
yağların ve gres yağlarının bileĢimine girer.

SODYUM BĠLEġĠKLERĠ VE KULLANIM
ALANLARI
• NaOH (Sodyum hidroksit): Sud kostik adıyla bilinir, yaygın adı
kostiktir. Birçok inorganik ve organik bileĢik sentezinde ve beyaz
sabun üretiminde kullanılır. Kostik; zeytini, normal süresinden
çok daha kısa sürede, yaklaĢık 5–6 günde sarartır. Kostikli
zeytinlerin farklı istenmeyen bir kokusu olur. Yapay bir
maddedir.
• Na
2
SO
4
.10H
2
O (Sodyum sülfat dekahidrat): Glauber tuzu adıyla
bilinir. Tekstil endüstrisinde kullanılır.
• NaClO (Sodyum hipoklorür): ÇamaĢır suyu adıyla bildiğimiz
renksiz ve saydam saf sıvıdır.
• NaHCO
3
(Sodyum bikarbonat): Yemek sodası, soda ya da
kabartma tozu adıyla bilinen maddedir. Gıda endüstrisinde
kullanılır.
• Na
2
CO
3
.10H
2
O (Sodyum karbonat dekahidrat): Yaygın adı
çamaĢır sodasıdır. Deterjan endüstrisinde kullanılır.
• Na
2
CO
3
.NaHCO
3
.2H
2
O (Trona): Tabiatta doğal olarak bulunan
soda minerallerinden en yaygın bulunanıdır.
• Na
2
CO
3
(Sodyum karbonat): Soda külü adıyla bilinir. Sabun,
deterjan, ilaç elde edilmesinde, suyun arıtılmasında,
yiyeceklerde katkı maddesi olarak ve cam endüstrisinde
kullanılır.
• NaCl (Sodyum klorür): Yaygın adı sofra tuzudur. Sofra tuzu
olarak kullanılır. Serum fizyolojik, % 0,9’luk NaCl çözeltisidir.
• NaNO
3
(Sodyum nitrat): Yapay gübre üretiminde kullanılır. ġili
45

güherçilesi de denir. Doğada bulunmaz, yapay elde edilir.
• C
17
H
33
COONa (Sodyum stearat): Zeytinyağından elde edilen
sabununun formülü ve kimyasal adıdır.

VAN GÖLÜ SODA (ÇAMAġIR SODASI)
KAYNAĞIDIR
• Van gölü suyu, çamaĢır sodası çözeltisidir. Ancak, içinde her
çeĢit deterjan da vardır.
• Soda saf hâlde Beypazarı’nda bulunur.
• Doğada beyazımsı renksiz, Ģeffaf ve taĢ Ģeklindedir. Piyasadaki
sodalar, sodanın toz edilmiĢidir.
• Van gölündeki çamaĢır sodası, dünyanın ihtiyacını karĢılayacak
kadar çokluktadır.
• Formülü temelde Na
2
CO
3
(sodyum karbonat)’tır. BileĢiminde
temel madde olarak Na
2
CO
3
’ı içeren yaklaĢık 15 çeĢit farklı
formülde doğal soda çeĢitleri vardır. Van gölünde bu soda
çeĢitlerinin hepsi bulunur.
• Ġleride sabun ve deterjanın yerini alacak kıymette bir
kaynağımızdır.
• Soda denildiğinde genelde çamaĢır sodası anlaĢılır, yemek
sodası anlaĢılmaz.

POTASYUM BĠLEġĠKLERĠ VE KULLANIM
ALANLARI
• KOH (Potasyum hidroksit): Teknikteki adı potas kostiktir. Yapay
gübre ve arap sabunu sentezinde kullanılır. Bazı
akümülatörlerde elektrolit maddesidir.
• KAl(SO
4
)
2
(Potasyum alüminyum sülfat): ġap veya kan taĢı
adıyla bilinir; damar daraltıcı özelliği vardır.
• KCl (Potasyum klorür): Ġlaç endüstrisinde ve fotoğrafçılıkta
kullanılır.
• C
17
H
33
COOK (Potasyum stearat): Zeytinyağından elde edilen
arap sabununun formülü ve kimyasal adıdır.
46

• KNO
3
(Potasyum nitrat): Yaygın adı güherçiledir. Gübre
endüstrisinde, kibritlerde ve barut yapımında kullanılır.

RUBĠDYUM BĠLEġĠKLERĠ VE KULLANIM
ALANLARI
• RbAg
4
I
5
(Rubidyum pentaiyodoargentat): Ġnce film Ģeklindeki
pillerin yapımında kullanılır.

TOPRAK ALKALĠ METALLERĠN ÖNEMLĠ
BĠLEġĠKLERĠ VE KULLANIM ALANLARI

BERĠLYUM BĠLEġĠKLERĠ VE KULLANIM
ALANLARI
• BeO (Berilyum oksit): Seramik eĢya ve özel tip cam yapımında,
floresan tüplerinde ve nükleer reaktörlerde kullanılır.

MAGNEZYUM BĠLEġĠKLERĠ VE KULLANIM
ALANLARI
• Mg(OH)
2
(Magnezyum hidroksit): Ġlaç endüstrisinde antiasit mide
ilaçlarının bileĢimine girer.
• MgO (Magnezyum oksit): Yaygın adı sinter ya da magnezyadır.
AteĢe dayanıklı tuğla yapımında kullanılır.
• MgSO
4
.7H
2
O (Magnezyum sülfat heptahidrat): Epsom tuzu
yaygın adıdır. Eczacılıkta ve gübre imalinde kullanılır.
• MgCO
3
(Magnezyum karbonat): Doğada bulunan magnezit
adıyla bilinen filizdir. MgO (magnezyum oksit) elde edilmesinde,
izolasyon, mürekkep, cam, seramik, boya, ilaç ve kozmetik
endüstrisinde kullanılır.

KALSĠYUM BĠLEġĠKLERĠ VE KULLANIM
47

ALANLARI
• Ca(OH)
2
(Kalsiyum hidroksit): SönmüĢ kireç ismiyle satılan,
suda çözünmeyen beyaz tozdur. ĠnĢaatlarda harç yapımında
kullanılır. Kireç denince, sönmüĢ kireç anlaĢılır. Badana
yapımında kireç süspansiyonu kullanılır. Kireç suyu; doymuĢ
veya doymamıĢ Ca(OH)
2
çözeltisidir. Harç; Ca(OH)
2
’in kum,
çimento ve suyla olan karıĢımıdır.
• Ca(ClO)
2
(Kalsiyum hipoklorür): Kireç kaymağıdır.
• CaC
2
(Kalsiyum asetilenür): Karpit adıyla tanıdığımız kirli beyaz
görünümlü taĢtır. OlgunlaĢmamıĢ muzlar, olgun gösterilmek için
karpitlenir; sağlık açısından dalında olgunlaĢmıĢı tercih
edilmelidir. Ayrıca karpit üzerine basit bir düzenekle su dökülür,
asetilen gazı açığa çıkar; açığa çıkan asetilen gazı ile de
kaporta kaynağı yapılır.
• CaCO
3
(Kalsiyum karbonat): Kalsiyum karbonatın piyasa adı,
kireç taĢıdır. Mermer taĢı, % 98 ile % 100’lük; kalker taĢı ise %
90 ile % 98’lik kalsiyum karbonat bileĢiğidir. CaCO
3
’tan; çimento,
tuğla, fayans ve harç gibi çeĢitli maddeler üretilir. Çimento;
CaCO
3
’ın piĢirme, soğutma ve öğütme iĢlemlerinden
geçirilmesiyle elde edilir.
• CaF
2
(Kalsiyum florür): Doğada bulunan florit filizidir.
• CaCl
2
(Kalsiyum klorür): Nem çekicidir. GeliĢmiĢ ülkelerde, toz
kalkmasını önlemek amacıyla yollara serpilir. Laboratuvardaki
hassas elektronik cihazları nemden korumak için kullanılır.
Örneğin; üstü camekânla kapalı hassas elektronik terazilerde,
camekânın içinde, naylona sarılı CaCl
2
bulunur.
• CaO (Kalsiyum oksit): SönmemiĢ kireçtir. Çimento yapımında,
metalürjide, suların yumuĢatılmasında kullanılır.
• CaSO
4
x 2H
2
O (Kalsiyum sülfat dihidrat): Cevher adı jipstir. Alçı
taĢı olarak bilinen doğal bileĢiktir. Piyasada alçı olarak satılır.
Alçı Ģeklinde dekoratif iĢlerde, diĢçilikte kalıp alınmasında ve
hazır duvar üretiminde kullanılır.

STRONSĠYUM BĠLEġĠKLERĠ VE KULLANIM
48

ALANLARI
• SUDA AZ ÇÖZÜNEN STRONSĠYUM BĠLEġĠKLERĠ: Strese
karĢı iyi gelir. Suda çözünmeyen herhangi bir stronsiyum
bileĢiği, içme suyunun içine konur veya odanın bir köĢesinde
bulundurulur. Sinir ilaçlarının içinde etken madde olarak SrBr
2
(stronsiyum bromür) vardır.
• SrCl
2
(Stronsiyum klorür): ġeker üretiminde kullanılır.
• Sr(NO
3
)
2
: Stronsiyum nitrat, piroteknik (havai fiĢek)
endüstrisinde aleve verdiği koyu kırmızı renk dolayısıyla havai
fiĢeklerde kullanılır.

BARYUM BĠLEġĠKLERĠ VE KULLANIM
ALANLARI
• Ba(OH)
2
(Baryum hidroksit): Diğer adı barittir. Barit suyu,
doymuĢ veya doymamıĢ Ba(OH)
2
çözeltisidir.
• BaS (Baryum sülfür): Fosforesans özelliğe sahiptir. Fosforesans
özellik, bazı katı maddelerin gün ıĢığına veya diğer uyarıcı
Ģualara maruz bırakıldıktan sonra ıĢıldaması veya ıĢık
saçmasıdır.
• BaSO
4
(Baryum sülfat): Ameliyat esnasında kullanılan sargı
bezi, pamuk, makas vb. steril ameliyat malzemeleri baryum
sülfat çözeltisine batırılmıĢtır. Ameliyat esnasında vücudun
içinde unutulan ameliyat malzemelerini, röntgen çekiminde
BaSO
4
gösterir. Ayrıca BaSO
4
ve hint yağı karıĢımı, XM
solüsyonu adındaki ilaçtır. Röntgen filmi çekiminden az önce
hastaya içirilir. Ġçirilen sıvının mideden bağırsağa kaç dakikada
geçtiği BaSO
4
ile anlaĢılır, geçiĢ süresine göre hastalığa teĢhis
konur.

RADYUM BĠLEġĠKLERĠ VE KULLANIM
ALANLARI
• Ra(OH)
2
(Radyum hidroksit): Kuvvetli baz olarak kullanılır.
49


FELDSPAT
• Feldspat, kil endüstrisinin ana ham maddesidir. Volkanik
kayaların yapısında üç tip feldspat bulunur.
• Potas feldspat: K
2
O.Al
2
O
3
.6SiO
2
(potasyum oksit) (alüminyum
oksit) (silisyum dioksit)
• Soda feldspat: Na
2
O.Al
2
O
3
.6SiO
2
(sodyum oksit) (alüminyum
oksit) (silisyum dioksit)
• Kireç feldspat: CaO.Al
2
O
3
.6SiO
2
(kalsiyum oksit) (alüminyum
oksit) (silisyum dioksit)

PERLĠT
• Cam gibidir. Ġnci taĢı da denir. Doğaldır, volkanik kayadır.
Feldspat cinsindendir. Pudra hâline getirilerek yem maddelerinin
preslenmesinde kullanılır. BileĢiminde aĢağıdaki bileĢikler
vardır:
Na
2
O
K
2
O
CaO
Al
2
O
3

SiO
2


6. BÖLÜM: TOPRAK GRUBU
ELEMENTLERĠ

TOPRAK GRUBU ELEMENTLERĠ (3A GRUBU)

B, Al, Ga, In, Tl
• Toprak grubu elementleri B (bor), Al (alüminyum), Ga (galyum),
In (indiyum) ve Tl (talyum) olmak üzere 5 elementtir.
• Bor, yarı metaldir; diğerleri metaldir. Aynı grupta yukarıdan
50

aĢağıya doğru inildikçe metalik özellik artar; talyum metalik
özelliği en yüksek olanıdır. Metalik özelliklerinin artıĢına göre
toprak grubu elementleri Ģöyle sıralanır: B, Al, Ga, In, Tl

BOR

BOR ELEMENTĠNĠN DOĞAL MĠNERALLERĠ

BOR CEVHERLERĠ (DOĞAL BOR
BĠLEġĠKLERĠ)
• Bor doğada genelde oksijenli bileĢikleri olarak bulunur.
• Na
2
B
4
O
7
.10H
2
O (SODYUM TETRABORAT DEKAHĠDRAT):
Formülü Na
2
O.2B
2
O
3
.10H
2
O Ģeklinde de yazılabilir. Tabiattaki
boraks bileĢiğidir.
• NaBO
2
H
2
O
2
.3H
2
O (KATI PETROL): Doğadaki bor filizinin en
önemlisidir. Bu bileĢikten elde edilen H
2
ile havadaki O
2

yakılarak enerji elde edilir.
• NaBO
3
.4H
2
O (SODYUM PERBORAT TETRAHĠDRAT):
Otomobil camı imalinde yaygın olarak kullanılır.
• KALSĠNE TĠNKAL: % 33 B
2
O
3
bileĢiği içeren bor cevheridir.
BileĢim; CaO de ihtiva eder.
• KOLEMANĠT: Formülü Ca
2
B
6
O
11
.5H
2
O’dur. 2CaO.3B
2
O
3
.5H
2
O
Ģeklinde de yazılabilir. % 45 B
2
O
3
bileĢiği içeren bor cevheridir.
BileĢiminde CaO de ihtiva eder. Formülü 2CaO.3B
2
O
3
.5H
2
O ile
gösterilir. Ca
2
B
6
O
11
.5H
2
O Ģeklinde de yazılabilir.
• KERNĠT: Formülü Na
2
B
4
O
5
.(OH)
4
.2H
2
O ile gösterilir.
• ÜLEKSĠT: NaCaB
5
O
9
.8H
2
O
• PROBERTĠT: NaCaB
5
O
9
.5H
2
O

BOR MADENĠ TÜRKĠYE ĠÇĠN STRATEJĠK
ÖNEME SAHĠPTĠR
51

• Dünya bor rezervinin % 76’sı Türkiye’dedir. Bor madeninin
üretiminde ve ihracatında Türkiye dünyada birinci sıradadır.
• Ülkemizde bor Kütahya–Emet’te bulunmaktadır. Bolu tüneli
havalisinde de bor bulunmuĢtur. Bolu tüneli yapımı 15 sene
sürmüĢtür. Ülkemizdeki bor üretim merkezleri; Balıkesir–
Bandırma, Balıkesir–Bigadiç, EskiĢehir–Kırka, Bursa–
Kestelek’tedir.
• Bor, doğada genelde cevherleri hâlinde bulunur.
• Nadiren elementel hâlde de bulunur.
• Elementel hâldeki kullanım alanları ve yakıt olarak kullanımı
aslında çok daha önemlidir.
• ÇeĢitli yöntemlerle, doğal bor bileĢiğinden bor elementi elde
edilir. Türkiye’de bu üretime henüz baĢlanmamıĢtır.
• Borun dünya fiyatını Türkiye belirlemektedir.
• Bor madeni Türkiye için stratejik öneme sahiptir, ülkemizi
ilerilere götürecek bir kaynaktır.


BOR ELEMENTĠNĠN VE BOR ALAġIMLARININ
KULLANILDIĞI YERLER

BOR ELEMENTĠNĠN KULLANILDIĞI YERLER
• Bor elementi, nükleer reaktörlerde nötron soğurucu olarak
kullanılır. Kütle numarası 10 olan bor atomu 1 adet nötron
soğurur, kütle numarası 11 olan bor atomu oluĢur.
• Kütle numarası 11 olan radyoaktif bor atomu alfa ıĢıması yapar,
kanser tedavisinde kullanılır. Kütle numarası 7 olan lityum
atomu ve helyum çekirdeği oluĢur.
• Borun elementel hâldeki kullanım alanları, alaĢımları hâlindeki
kullanım alanları ve yakıt olarak kullanımı aslında çok daha
önemlidir.

52

BOR ALAġIMLARININ KULLANILDIĞI
YERLER
• Önemli bir kullanım alanı bor alaĢımlarıdır. Borun çelikle olan
alaĢımı elastikiyet kazanır. Bu özelliğinden dolayı 150 katlı
binalarda kullanılır.
• Uzay mekiği yapımında da bor alaĢımları kullanılmaktadır.
• LCD televizyon ekranı yapımında da bor alaĢımları
kullanılmaktadır.
• Küçük atom numarasına sahip olması borun alaĢım sayısını
arttırır.
• ÇeĢitli bor alaĢımları 400 farklı alanda kullanılmaktadır.
• Bor alaĢımları yalıtım malzemesi imalinde kullanılır.
• Bor alaĢımlarının hızlı tren rayı yapımında kullanılmasının ayrı
bir önemi vardır.
• Bor telleri, plastik ve metallerle kullanılırsa, bu malzemelerin
dayanıklılığını arttırır.
• Borun magnezyumla yaptığı alaĢımlar bilgisayarın 4 kat daha
hızlı çalıĢmasını sağlar.
• Ferrobor alaĢımlarının kullanıldığı yerlerin ayrı bir önemi vardır.

FERROBOR ALAġIMLARININ KULLANILDIĞI
YERLER
• Farklı bileĢen ve yüzdedeki borlu çeliklerin geniĢ kullanım alanı
vardır.
• Demir bor (ferrobor), nikel bor ve kobalt bor alaĢımları Yüksek
Teknoloji Seramik ve Kompozitleri AraĢtırma Merkezi (YTSKAM)
laboratuvarlarında geliĢtirilmiĢ derin daldırmalı ark ocağında,
borik asidin yüksek sıcaklıkta karbonla indirgenmesi ile
üretilmektedir.
• %0,04-%4,2 bor içeren demir bor (ferrobor) alaĢımları ve
yüzeyinde ince FeB tabakası olan borlanmıĢ çelikler, 800°C ile
1000 °C arası sıcaklığa kadar oksidasyona dayanıklıdır. Bu
nedenle yüksek sıcaklıkta korozyona uğrayabilecek alanlarda
53

kullanılır.
• Nd-Fe-B (neodyum ferrobor) mıknatısları ticari olarak en yüksek
mukavemete ve yüksek yoğunluğa sahiptir. 850 g’lık Nd-Fe-B
mıknatısı, 3 kg’lık ferritin yaptığı iĢi yapmaktadır.
• Ferrobor alaĢımı, yüksek oranda Mn, Ni, Cr ve Mo’in
sağlayabileceği sertleĢebilirlik özelliğini düĢük oranlarda sağlar.
• Ferrobor alaĢımı, paslanmaz çeliklerde kaynak kabiliyetini
yükseltir.
• Ferrobor alaĢımı, nükleer reaktörlerde regülatör çubuğu
yapımında kullanılır.
• Ferrobor alaĢımı, otomobillerin sileceklerinde ve marĢ
motorlarında kullanılır.
• Ferrobor alaĢımı, hadde merdaneleri üretiminde kullanılır.
Haddehanelerde metaller merdanelerden geçirilerek tel
durumuna getirilir, metallere ezmek suretiyle Ģekil verilir.
Kullanılan hadde makinesinin türlü çapta delikleri vardır ve
ferrobor alaĢımından yapılmıĢtır.
• Ferrobor alaĢımı, yassı ve derin çekme iĢlemine tabi tutulacak
çeliklerde kullanılır.
• Demir bor alaĢımları, çeliklerde yüzey sertleĢtirme amacıyla
kullanılır.
• Ferrobor alaĢımı, mineralleri manyetik ayırmada kullanılır.
Manyetik ayırım, cevherleri oluĢturan mineralleri farklı manyetik
duyarlılığına göre ayırma iĢlemidir.
• Ferrobor alaĢımları, cep telefonlarında, EKG vb. cihazların
sensörlerinde, metalik cam üretiminde ve yüksek frekanslı trafo
çekirdeklerinde kullanılır. Trafo çekirdeği, trafonun merkezidir.

BOR BĠLEġĠKLERĠ, BOR BĠLEġĠKLERĠNĠN
ÖZELLĠKLERĠ VE BOR BĠLEġĠKLERĠNĠN
KULLANIM ALANLARI

KATI PETROL ADIYLA BĠLĠNEN BOR
54

CEVHERĠNDEN (NaBO
2
H
2
O
2
x 3H
2
O)
HĠDROJEN ELDE EDĠLMESĠ
• Katı petrol de denilen NaBO
2
H
2
O
2
x 3H
2
O bileĢiğinden bir dizi
reaksiyon sonucu önce NaBH
4
(sodyum borohidrür) elde edilir.
• NaBH
4
bileĢiğinin H
2
O ile tepkimesinden NaBO
2
(sodyum
metaborat) oluĢur.
NaBH
4
+ 2H
2
O → 4H
2
+ NaBO
2

• Son olarak da oluĢan H
2
(hidrojen) gazı havadaki O
2
(oksijen) ile
yanarak enerji verir.
2H
2
+ O
2
→ 2H
2
O + enerji

KOLEMANĠT CEVHERĠNDEN BORĠK ASĠT
ÜRETĠMĠ
• Ca
2
B
6
O
11
.5H
2
O + 2H
2
SO
4
+ 6H
2
O → 2CaSO
4
.2H
2
O + 6H
3
BO
3


BORĠK ASĠTTEN B
2
O
3
ELDE EDĠLMESĠ
• 2H
3
BO
3
⇄ B
2
O
3
+ 3H
2
O
• Tepkime ısı etkisiyle gerçekleĢir.
• Çift yönlü tepkime olduğundan oluĢan su, ortamdan çekilerek
tepkimenin ileri yönde gerçekleĢmesi sağlanır.
• Tepkime iki basamakta gerçekleĢir; ilk basamakta metaborik asit
(HBO
2
), ikinci basamakta bor trioksit (B
2
O
3
) oluĢur.
• 2H
3
BO
3
⇄ 2HBO
2
+ 2H
2
O
• 2HBO
2
⇄ B
2
O
3
+ H
2
O
• Kütahya-Gediz’de bulunan Ilıca Kaplıcası’nın suyu doğal olarak
metaborik asit (HBO
2
) içerir.



B
2
O
3
• B
2
O
3
bileĢiği borik asit elde edilmesinde kullanılır:
B
2
O
3
+ 3H
2
O ⇄ 2H
3
BO
3

B
2
O
3
+ 3H
2
O ⇄ 2B(OH)
3

55

• B
2
O
3
bileĢiğinin baĢlıca reaksiyonları Ģunlardır:
B
2
O
3
+ 8HCl → 2HBCl
4
+ 3H
2
O
B
2
O
3
+6KCl+H
2
SO
4
→ 2BCl
3
+K
2
SO
4
+3H
2
O

YAPAY BOR BĠLEġĠĞĠ: H
3
BO
3
(BORĠK ASĠT)
• Borik asit H
3
BO
3
veya B(OH)
3
formülü ile gösterilir.


• Alerjik göz kaĢıntılarında borik asit çözeltisi göz damlası olarak
kullanılır.
• Borik asitli göz damlalarının antiseptik özelliği de vardır. Bazı
göz pomatları ve talk pudraları da borik asit içerir. Bu ilaçların
içine genellikle %5-10 konsantrasyonunda katılmaktadır.
• Borik asit, kâğıt gibi selülozik malzemelerin alev almasını
önlediği için, evlerde kullanılan duvar kâğıtlarına yangın riskini
azaltmak için %5 oranında eklenir.
• Borik asit, nikel kaplamada kullanılır.
• Borik asit, beyaz toz hâlinde katı bir bileĢiktir.
• Kütahya Emet’te, Eti Maden ĠĢletmeleri Genel Müdürlüğüne ait
devletin borik asit fabrikası vardır.
• Borik asit yapay bir bileĢiktir.
• Kütahya Emet’te borik asit fabrikasında; yine Emet’te çıkarılan
bor cevherinden, borik asit elde edilmektedir.
• Günümüzde bor Türkiye’de, en çok borik asit olarak ihraç
edilmektedir.
• Borik asit, pek çok sektörde yaygın olarak kullanılmaktadır.

BORAKS (Na
2
B
4
O
7
.10H
2
O)
• Formülü Na
2
O.2B
2
O
3
.10H
2
O Ģeklinde de yazılabilir.
• Tetraborik asidin (H
2
B
4
O
7
) sodyum tuzu olup sulu çözeltisi bazik
özellik gösterir.
• Boraksın 320 °C ile 400 °C arasında ısıtılmasıyla susuz boraks
kristalleri elde edilir.
• Boraks, ısı değiĢikliğine dayanıklı pyreks cam yapımında
kullanılır.
56

• Toz hâlindeki boraks, renkli cam imalinde camı renklendirmek
için katkı maddesi olarak kullanılır; örneğin boraks, kobalt oksitle
ısıtılırsa mavi renkli bir pigment oluĢturur. Bu pigment cama
katıldığında mavi renkli emaye imalinde kullanılan cam elde
edilir. Co(BO
2
)
2
boraks incisi adıyla bilinir.
Na
2
B
4
O
7
+ CoO → 2NaBO
2
+ Co(BO
2
)
2

• Boraks, suların sertliğinin giderilmesinde kullanılır.
• Boraks, glazür (kaplama, sır) çamurlarının bileĢenlerindendir.
Glazür çamurları ile emaye, porselen vb. malzemelerin iç ve dıĢ
kısımları kaplanır.
• Bakteri öldürücü niteliği, suda kolay çözünmesi, mükemmel su
yumuĢatıcı özelliği nedeniyle sabun ve deterjanlarda %10
boraks kullanılır.

BORAKS VE BORĠK ASĠDĠN ORTAK
KULLANIM ALANLARI
• Boraks ve borik asit, bakteri öldürücü niteliği, suda kolay
çözünmesi, mükemmel su yumuĢatıcı özellikleriyle sabunlarda,
temizleyicilerde, deterjanlarda, çok çeĢitli ilaçların yapımında,
tekstil boyamalarında, çeĢitli malzemelerin uzun süre
korunmasında, hafif-dayanımlı alaĢımların yapılmasında ve
tarım endüstrisinde çok yaygın kullanım alanlarına sahiptir.
• AhĢap malzemelerin kullanım sürelerinin uzatılması için, boraks
ve borik asitten elde edilen bir çözelti kullanılır. Bu çözelti ile
muamele görmüĢ ahĢap malzemeler, yavaĢ yavaĢ
kurutulduğunda bozulmadan ve çürümeden uzun süre
kullanılabilir.

SODYUM PERBORAT TETRAHĠDRAT
(NaBO
3
.4H
2
O)
• Otomobil camı imalinde yaygın olarak kullanılır.
• Boraks ve hidrojen peroksit çözeltisinden kristalizasyon yoluyla
sodyum perborat yapay olarak da elde edilebilir.
57

• Sodyum perborat, bor atomuna köprü Ģeklinde bağlanmıĢ
bulunan peroksi grupları (-O-O-) sayesinde renkleri
soldurmayan ağartıcıların imalinde kullanılır.
• Toz deterjan üretiminde, deterjanın beyazlatıcı etkisini arttırmak
için % 10–20 arasında sodyum perborat katılır.


BORANLAR (B-H)
• B ile H arasında oluĢan bileĢiklere boranlar denir.
• En kararlı boranın formülü: B
2
H
6

• Boranların oran formülü: B
n
H
n+4
ve B
n
H
n+6

• B
2
H
6
: Gaz
• B
9
H
15
: Sıvı
• B
10
H
14
: Katı
• Bor oranı arttıkça gazdan katıya doğru geçiĢ olmuĢtur.
• Boranlar, hidrojence zengin oldukları için enerji ham maddesi
olarak kullanılırlar. Hidrojen kimyasal olarak metal hidrür, yarı
metal hidrür olarak depolanabilmektedir.
• Metalik magnezyum, bor trioksit ile ısıtılıp oluĢan ürün asitlerle
etkileĢirse bir gaz oluĢur. Bu gaz, uçucu bir madde olan bor
hidrür bileĢiklerini içerir.
• Bor hidrürler, bor atomunun sayısına göre diboran (B
2
H
6
),
tetraboran (B
4
H
10
), pentaboran (B
5
H
11
) gibi isimler alır.
• Diboran (B
2
H
6
), renksiz bir gazdır ve yüksek sıcaklığa kadar
ısıtıldığında hidrojen ve saf bora ayrıĢır.
B
2
H
6(g)
→ 2B + 3H
2(g)

• Boranlardan tetraboran (B
4
H
10
), yakıt olarak füzelerde kullanılır.
Bu nedenle bor, uzay araĢtırmalarında stratejik bir öneme
sahiptir.

SODYUM BOROHĠDRÜR (NaBH
4
)
• Sodyum borohidrür (NaBH
4
), oto endüstrisi bakımından önemli
bir bileĢiktir. Susuz bir çözücüde çözünmüĢ bor triklorürün
58

sodyum hidrür ile tepkimesinden elde edilir.
4NaH

+ BCl
3
→ NaBH
4
+ 3NaCl
• Sodyum borohidrür (NaBH
4
) organik kimyada çok kullanılan bir
indirgendir.
• Sodyum borohidrürün iyi bir hidrojen kaynağı olmasından dolayı
füze katı yakıtlarında, yüksek enerjili jet motorlarında ve
roketlerde saf hidrojen kaynağı olarak kullanılması hususunda
çalıĢmalar yapılmaktadır.
• Sodyum borohidrür (NaBH
4
) herhangi bir yüzeyin nikel ile
kaplanmasında kullanılır.

BN (BOR NĠTRÜR)
• BN (Bor nitrür) bileĢiğinin elde edilmesine ait tepkime sıcakta
gerçekleĢir.
B
2
O
3
+ 2NH
3
→ 2BN + 3H
2
O
• Bor nitrür bileĢiği matkap ucu olarak kullanılır. Ayrıca
sertleĢmede aĢınmayı önleyici olarak ve kaplama malzemesi
olarak kullanılır.

BOR BĠLEġĠKLERĠNĠN GENEL KULLANIM
ALANLARI
• Bor bileĢikleri, hidrojen kaynağıdır. Bordan elde edilen hidrojen,
yakıt olarak kullanılır. Bor bileĢiğinin içerdiği hidrojen yakıtıyla
çalıĢan arabalar vardır. Bunlara bor arabaları denir. Borun yakıt
olarak kullanılması, en önemli kullanım alanıdır. Bu alanda,
gelecekte çok ileri geliĢmelerin olacağı tahmin edilmektedir.
• Bor cevherinden elde edilen hidrojenin, hava oksijeniyle
yanması suretiyle çalıĢan bor pili ve bor reaktörü de vardır.
• Dezenfektan olarak kullanılır.
• Cam elyafının yapısında kullanılır.
• Cam ile borat karıĢımı pyreks camını oluĢturur, pyreks
camından yapılmıĢ mutfaklarda kullanılan kaliteli cam kaplar
borcam adıyla bilinir.
59

• Bor; deterjan, seramik, ısı izolasyonu, ilaç, elektronik, tarım,
sağlık, tekstil, cam vb. pek çok sektörde yaygın olarak kullanılır.
• Bor; deterjan, seramik, ısı yalıtımı, ilaç, elektronik, tarım, sağlık,
tekstil, cam, çimento, kozmetik, fotoğrafçılık, dericilik, kâğıt vb.
pek çok sektörde yaygın olarak kullanılır.
• Tekstil endüstrisinde tekstil boyalarının bileĢenlerindendir.
• Bor bileĢikleri kaplama endüstrisinde elektrolit sıvısı olarak
kullanılır.

BOR ALLOTROPLARI
• AMORF BOR
• KRĠSTAL BOR
• YÜKSEK SAFLIKTA BOR

B
2
O
3
BĠLEġĠĞĠNDEN AMORF BOR ELDE
EDĠLMESĠ
• B
2
O
3
+ 3Mg → 3MgO + 2B
(k)
(Tepkime, ısı etkisiyle
gerçekleĢir.)
• Amorf bor, kahverengidir.
• Bazı çelik alaĢımlarında bulunur ve nükleer reaktörlerde
kullanılır.
• Safsızlık içerir (BO, B
4
O
5
).

KRĠSTAL BOR ELDE EDĠLMESĠ
• B
2
O
3
+ 2Al → Al
2
O
3
+ 2B
(k)

• Safsızlık da içerir (AlB
2
).
• Daha saf kristal bor elde etmek için bor triklorür hidrojen ile
indirgenir.
• 2BCl
3
+ 3H
2
→ 2B
(k)
+ 6HCl


• Kristal bor, elmastan sonra elementlerin en sertidir. Sertlik,
çizilmeye karĢı dirençtir; sertliğin ölçüsü Mohs birimiyle ifade
edilir.
60


YÜKSEK SAFLIKTA BOR ELDE EDĠLMESĠ
• KBF
4
+ 3Na → B
(k)
+ KF + 3NaF
• KBF
4
(potasyum floroborat) bileĢiğinin elektroliziyle de yüksek
saflıkta bor elde edilir.

BOR NĠÇĠN ÖZELLEġTĠRĠLMEDĠ? (BOR
POLĠTĠKAMIZ)
• Yakın bir geçmiĢte Türkiye’deki bor rezervlerini uluslararası
tröstler ele geçirmeye çalıĢtılar.
• ÖzelleĢtirme günlerinde bora talipmiĢ gibi gözüken yerli firmalar,
yabancıların taĢeronuydu.
• Bu ayak oyunlarından dolayı bor özelleĢtirme kapsamından
çıkarıldı.
• Bor, Eti Maden ĠĢletmeleri tarafından çıkarılmaktadır ve
iĢlenmektedir. Eti Maden ĠĢletmeleri, bir devlet kuruluĢudur.
• Bor madeni Türkiye için stratejik öneme sahiptir, ülkemizi
ilerilere götürecek bir kaynaktır.

DAVY (DEVĠ)
• Elektrolizle bor elementini elde etmeyi baĢaran Davy (Devi) adlı
bilim adamıdır.
ALÜMĠNYUM
• Alüminyum doğada elementel hâlde bulunmaz.
• BileĢikleri hâlinde bulunur.
• Alüminyum doğada oksit, hidratlanmıĢ oksit ve silikat hâlinde
bulunur. Alüminyum oksit doğada bulunan hemen hemen her
mineralde mevcuttur. Fakat alüminyum elde edilmesinde bu
minerallerin hepsi kullanılmaz; çünkü bu minerallerdeki
alüminyum miktarı azdır.
• Manavgat suyu adı altında Toros dağlarında Al araĢtırıyoruz.
• Doğadaki baĢlıca alüminyum mineralleri feldspat, kil, mika,
61

boksit ve turkosit cevherleridir.

DOĞADAKĠ ALÜMĠNYUM MĠNERALLERĠNĠN
FORMÜLLERĠ
• Feldspat: (K
2
Na
2
Ca)O.Al
2
O
3
.6SiO
2

• Mika: K(Mg, Fe)
3
.AlSi
3
O
10
.OH
• Boksit: (Al
2
O
3
.H
2
O) (Al
2
O
3
.3H
2
O)
• Turkosit: Al
2
(OH)
3
PO
4
.H
2
O

FELDSPAT
• Kil endüstrisinin ana ham maddesidir. Volkanik kayaların
yapısında üç tip feldspat bulunur.
• Potas feldspat: K
2
O
.
Al
2
O
3
. 6SiO
2
(potasyum oksit) (alüminyum
oksit) (silisyum dioksit)
• Soda feldspat: Na
2
O
.
Al
2
O
3
. 6SiO
2
(sodyum oksit) (alüminyum
oksit) (silisyum dioksit)
• Kireç feldspat: CaO
.
Al
2
O
3
. 6SiO
2
(kalsiyum oksit) (alüminyum
oksit) (silisyum dioksit)

KĠL
• Hidratlı alüminyum silikattır.
• Seramik endüstrisinde ve ısıya dayanıklı ateĢ tuğlası yapımında
kullanılır.
• Kil adıyla bilinen birçok mineral vardır. Bunlardan en saf olanı
Al
2
O
3
. 2SiO
2
. 2H
2
O formülüyle gösterilen kaolindir. Kaolin;
feldspatın, su ve karbon dioksit ile ayrıĢması sonucu oluĢur.
K
2
O
.
Al
2
O
3
. 6SiO
2
+

CO
2
+

2H
2
O →
K
2
CO
3
+

Al
2
O
3
. 2SiO
2
. 2H
2
O +

4SiO
2
Yapısında demir oksitleri içeren kaolin, adi kil adı ile bilinir.
Seramik, fayans, porselen, emaye ve tuğla yapımında kil
kullanılır.
• Kil mineralleri tabakaları arasında bulunan Na
+1
, K
+1
, Ca
+2
, Mg
+2

gibi katyonlar, birtakım inorganik ya da organik anyon ve
62

katyonlarla yer değiĢtirebilirler; bu katyonlara değiĢebilen
katyonlar denir. DeğiĢebilen katyon olarak Na
+1
içeren bir kil,
CaCl
2
çözeltisi ile karıĢtırıldığında çözeltideki 1 adet Ca
+2
iyonu,
2 adet Na
+1
iyonunun yerini alır. Bu iĢleme katyon değiĢtirme
denir. Kil mineraliyle yapılan çalıĢmalarda katyon değiĢimi
önemlidir.

BOKSĠT
• HidratlanmıĢ alüminyum oksit mineralidir, alüminyum oksidin
monohidrat (Al
2
O
3
.H
2
O) ve trihidratlarının (Al
2
O
3
.3H
2
O)
karıĢımıdır.
• Türkiye’de SeydiĢehir, Antalya, Adana, Gaziantep ve Muğla’da
geniĢ boksit yatakları bulunmaktadır.

ALÜMĠNYUM ÜRETĠM YÖNTEMĠ
• Doğada bulunan alümino silikat minerallerinden alüminyum elde
edilmez; çünkü bu mineraller kararlıdırlar ve diğer minerallerle
karıĢmıĢ durumda bulunurlar.
• Endüstride alüminyum üretimi için yalnızca boksit minerali
kullanılmaktadır.

BOKSĠT CEVHERĠNDEN ALÜMĠNYUM ELDE
EDĠLMESĠ ĠKĠ BASAMAKTA
GERÇEKLEġTĠRĠLĠR
• 1. Boksitten (Al
2
O
3
.H
2
O ve Al
2
O
3
.3H
2
O karıĢımı) saf alümin
(Al
2
O
3
) üretimi
• 2. Alümin (Al
2
O
3
) bileĢiğinin elektrolizi ile metalik alüminyum (Al)
üretimi

BOKSĠTTEN (Al
2
O
3
.H
2
O VE Al
2
O
3
.3H
2
O
KARIġIMI) SAF ALÜMĠN (Al
2
O
3
) ÜRETĠMĠ
63

• Yüksek tenörlü boksit cevherlerine Bayer Yöntemi (YaĢ
Yöntem), düĢük tenörlü boksit cevherlerine Kuru Yöntem
uygulanır.
• Cevherde bulunan veya cevherin zenginleĢtirilmesiyle ya da
iĢlenmesiyle elde edilen ürünün içindeki kıymetli elementin
yüzdesine tenör denir.

ALÜMĠN (Al
2
O
3
)’ĠN ELEKTROLĠZĠ ĠLE METALĠK
ALÜMĠNYUM (Al) ÜRETĠMĠ
• Metalik alüminyum, saf alümin (Al
2
O
3
)’in kriyolit (Na
3
AlF
6
)’li
ortamda elektrolizinden elde edilir.
• Katotta alüminyum, anotta oksijen elde edilir.
• 2Al
2
O
3
→ 4Al + 3O
2
(toplam tepkime)


• 4Al
+3
+12e
–1
→ 4Al (katot tepkimesi)


• 6O
–2
→ 3O
2
+12e
–1
(anot tepkimesi)


• Elektroliz iĢlemi esnasında oluĢan metalik alüminyum, hücrenin
dibine çöker ve belirli sürelerle buradan alınır. Hücreden alınan
alüminyum genellikle % 99,5–99,9 arasında saflıktadır ve
içerdiği ana safsızlıklar demir ve silisyumdur.
• Elektroliz iĢleminden sonra elde edilen alüminyum; blok, levha,
kütük, çubuk ve külçe hâlinde piyasaya sürülür.

ALÜMĠNYUM METALĠNĠN ÖZELLĠKLERĠ
• Ġyi bir indirgendir.
• Asitlerle ve bazlarla tepkimeye girer.
• Toz alüminyum hava ile veya diğer yükseltgenlerle kolayca
yükseltgenir.
• % 99,9 saflaĢtırılmıĢ alüminyum ısı ve elektriği daha iyi iletir,
daha kolay iĢlenebilir ve daha dayanıklıdır.

ALÜMĠNYUM METALĠNĠN KULLANILDIĞI
YERLER
64

• Otomobil, gemi, vagon ve uçak yapımında, elektrik ve kimya
endüstrisinde, mutfak araç–gereçlerinin ve elektrikli ev
aletlerinin imalinde kullanılır.
• Vagonlar, alüminyum metalinden olmalıdır; çünkü alüminyum
metali hafiftir. Vagonlara demir taĢıtmamalıdır.
• Alüminyum folyo yapımında kullanılır.
• Roket yakıtlarında ve patlayıcılarda kullanılır.
• Yapı malzemesi, refraktör ve iletken yapımında kullanılır.
• Alüminyum, büyük ölçüde alaĢım yapımında kullanılır.

ALÜMĠNYUM ALAġIMLARI, ÖZELLĠKLERĠ VE
KULLANILDIĞI YERLER
• Duralümin (% 94 Al, % 4 Cu, % 1 Mn, % 1 Mg ve az miktarda
Si): Sert ve hafiftir, fiziksel ve kimyasal aĢındırıcılara karĢı
dayanıklıdır. Havacılık, otomobil, gemi ve kimya endüstrinde,
fotoğrafçılık ve spor malzemeleri imalinde, bazı ev eĢyaları ve
hassas ölçü aletlerinin yapımında kullanılır.
• Silumin (% 84 Al, % 16 Si): Kimyasal etkilere karĢı dayanıklıdır.
Kimya endüstrisinde kullanılan metal kapların yapımında
kullanılır.
• Titanal (% 85,5 Al, % 7 Zn, % 2,5 Mg, % 1,7 Cu, % 0,1 Zr):
Darbeye karĢı direnç, çekmeye karĢı dayanım ve esneklik gibi
yüksek mekanik özellikler gösterir. Yüksek performans
sağlaması istenen spor malzemelerinin üretiminde (kayak,
snowboard) kullanılır.
• Magnoks (Al, Mg): Korozyona karĢı dayanıklıdır. Nükleer
reaktörlerde kullanılır.
• Mangalyum (% 70-% 90 Al, kalan kısım Mn)
• Linit (% 87-% 95 Al, kalan kısım Cu, Zn, Fe, Mg)

ALÜMĠNYUMUN DOĞAL FORMLARI
(ALÜMĠNA ÇEġĠTLERĠ)
• Alümina: Al
2
O
3
(Alüminyum oksit)
65

• -Al
2
O
3
(Alfa alümina): Oksit kristalleri sıkı istiflenmiĢtir, düzgün
dörtyüzlüdür. Alüminyum katyonları, kristaldeki tetrahedral
boĢluklara girer.
• -Al
2
O
3
(Gama alümina): Düzensiz makro kristallerdir. Alfaya
göre daha yumuĢaktır.

ALÜMĠNYUM OKSĠT (Al
2
O
3
) ĠÇEREN DEĞERLĠ
TAġLAR
• Rubin: Kırmızı yakut
• Mavi safir: Gök mavisi yakut
• Beyaz safir: Saf korundum
• Amoraid: YeĢil zümrüt
• Bu dört değerli taĢ da -Al
2
O
3
(Alfa alüminyum oksit) içerir.

YAYGIN ALÜMĠNYUM BĠLEġĠKLERĠ VE
KULLANILDIĞI YERLER

ALÜMĠNA (Al
2
O
3
)’NIN KULLANILDIĞI YERLER
• Alümina olarak bilinen alüminyum oksidin (Al
2
O
3
) çeĢitli yapıları
mevcuttur. Kristal yapıdaki alüminyum okside korundum denir.
Beyaz safir olarak bilinen saf korundum, değerli bir taĢtır.
• Değerli taĢlar genelde az miktarda geçiĢ metali de içerir.
• Yakut ve safir minerallerinin iyi kristalleri mücevhercilikte
kullanılır.
• Değersiz olanları ise metal kesme, parlatma ve aĢındırma
iĢlerinde kullanılır. Kıyafete hasar vermeden iyi bir aĢındırma
yapmak için tekstil sektöründe ve metalleri aĢındırmak için disk
Ģeklindeki bileme taĢlarının imalinde kullanılır.
• Alümina, alüminyum üretimi dıĢında yalıtkanların, bujilerin ve
daha pek çok ürünün yapımında kullanılır.

66

ALÜMĠNYUM SÜLFAT VE KULLANILDIĞI
YERLER
• Alüminyum sülfat, sülfürik asidin hidratlı alüminyum okside etki
ettirilmesiyle elde edilen renksiz, Ģeffaf bir tuzdur.
• Ġlaç, kozmetik, yangın söndürücü gibi çeĢitli sanayi dallarında
değiĢik amaçlarla kullanılır.
• Tekstil endüstrisinde mordan maddesi olarak kullanılır.
• Gıda katkısı olarak kullanılır.
• Boyacılıkta ve kâğıt fabrikalarında kâğıdı tutkallamak için
kullanılır.
• Beton için su geçirmezlik ajanı, katı ve sıvı yağlar için
berraklaĢtırma ajanı, petrol rafinerilerinde koku ve renk giderici
ajan olarak kullanılır.
• Ġçme suyu ve pis atık suyu (lağım suyu) arıtımında sudaki
kirlilikleri dibe çöktürmek için çöktürme ajanı olarak kullanılır.

ġAP VE KULLANILDIĞI YERLER
• Boya endüstrisinde mordan madde olarak kullanılır.
Mordanlama tekstil elyafını doğal boyar maddelerle boyamak
için kullanılan bir ön iĢlemdir. Metal tuzlarını tekstil elyafına
bağlama iĢlemine mordanlama, bu amaç için kullanılan
maddelere de mordan maddeler denir. Mordan maddeler olarak
suda çözünen metal tuzları kullanılır.
• En önemli mordan maddesi Ģaptır.
• ġapın kimyasal adı potasyum alüminyum sülfattır.
• ġap, çift tuzdur.
• ġap, kan taĢı adıyla bilinir; damar daraltıcı özelliği vardır.
• Formülü, KAl(SO
4
)
2
’tür.
• Tekstil, gübre, deri ve kâğıt endüstrisinde de kullanılır.

ALÜMĠNYUM KLORÜR (AlCl
3
) VE
KULLANILDIĞI YERLER
• EritilmiĢ alüminyumun gaz hâlindeki klorla tepkimesi sonucunda
67

meydana gelir.
• Birçok organik bileĢiğin sentezinde katalizör olarak, petrol
endüstrisinde ve kauçuk elde edilmesinde kullanılır.
• Kristal alüminyum klorür ise tekstil endüstrisinde, bazı özel
sabunların yapılmasında ve suyun temizlenmesinde kullanılır.
• Antipersperant etkiye sahiptir. % 10-15’lik alüminyum klorür
çözeltisi aĢırı terlemeye karĢı kullanılır, ter kanallarını tıkayarak
etki eder.

ALÜMĠNYUM HĠDROKSĠT VE KULLANILDIĞI
YERLER
• Formülü, Al(OH)
3
’tür.
• Su geçirmez kumaĢ yapımında kullanılır.
• Antiasit mide pastillerinin bir kısmı alüminyum hidroksittir.

ALÜMĠNYUM HĠDRÜR (AlH
3
) VE
KULLANILDIĞI YERLER
• Önemli bir indirgendir.
• Polimerize bir katıdır.
• Tetrahidro alüminatların elde edilmesinde kullanılır.

LĠTYUM ALÜMĠNYUM HĠDRÜR (LiAlH
4
) VE
KULLANILDIĞI YERLER
• Organik kimyada aldehit ve ketonların alkollere indirgenmesini
sağlarlar; bu tepkime organik kimyada oldukça önemli bir
tepkimedir.

GALYUM, ĠNDĠYUM VE TALYUM

GALYUM
68

• Galyumun erime noktası (29,78 °C) ve kaynama noktası (2403
°C) arasındaki farktan yararlanılarak yüksek sıcaklık
termometreleri yapılmaktadır.
• Galyum diĢçilikte de dolgu alaĢımı yapımında çok az da olsa
kullanılır.
• Galyum, tuzlarından elektroliz yoluyla elde edilen mavi-beyaz
renkli bir metaldir.
• Eridiği zaman hacim azalması gösterir.

ĠNDĠYUM
• Ġndiyum, tuzlarından elektroliz yoluyla elde edilir.
• DiĢçilik ve kuyumculukta kullanılan alaĢımlara az oranda
katıldığında matlaĢmayı önler.
• Ġndiyumla kaplanan metal yüzeyler, aĢınmaya ve atmosfer
etkilerine karĢı dayanıklılık kazanır; bu nedenle yarıĢ arabası ve
uçaklarda kullanılır.
• Çok sert bir metaldir.
• Optik aygıtlarda indiyumlu ayna kullanılır.

TALYUM
• Talyum, tuzlarından elektroliz yoluyla elde edilir.
• KurĢuna benzeyen mavimsi beyaz renkte parlak görünümlü bir
metaldir.
• Talyumun hem +1 hem de +3 yükseltgenme basamağında
bileĢikleri vardır. En önemli bileĢikleri arasında TlCl, TlCl
3
,
TlAl(SO
4
)
2
.12H
2
O (talyum Ģapı) bulunur.
• Yüksek sıcaklıkta yeĢil renkli bir alevle yanarak talyum oksit
oluĢturur.
• Talyum bileĢikleri çok zehirli olduğundan fare öldürücü olarak
kullanılır.

7. BÖLÜM: 4A GRUBU ELEMENTLERĠ
69


C (KARBON) VE ALLOTROPLARI
• Kömür, elmas ve grafit olmak üzere baĢlıca üç allotropu vardır.
Kömür yakacak, elmas ziynet eĢyası, grafit ise elektrot ve
kurĢun kalem ucu olarak kullanılır.
• Kömür amorf yapıdadır.
• Elmasın koordinasyon sayısı 4’tür. C-C atomları arasındaki bağ
uzunluğu 1,54 Å’dür. Elektriği iletmez. Kristal yapıdadır.
• Grafitin koordinasyon sayısı 6’dır. C-C bağ uzunluğu 1,32 Å’dür.
Elektriği iletir. Grafit de amorf yapıdadır.
• Fulloren (fullorin) veya C
60
adıyla bilinen dördüncü bir allotropu
vardır.

ġEKERĠN KÖMÜRLEġMESĠ
• C
12
H
22
O
11
→ 12C + 11H
2
O

C (KARBON) VE ĠZOTOPLARI

12
C,
13
C,
14
C olmak üzere 3 izotopu vardır.

CO (KARBON MONOKSĠT)
• 800 birim havada 1 birim CO varsa ve 30 dakika solunursa ölüm
meydana gelir.
• CO bileĢiğinin Lewis yapısında C ile O arasında 1 adet üçlü bağ
(3 adet ortaklanmıĢ elektron çifti) ve hem C hem de O’da 1 adet
ortaklanmamıĢ elektron bulunur.
• CO

+ H
2
O → CO
2
+ H
2


CO
2
(KARBON DĠOKSĠT)
• C + O
2
→ CO
2

• CH
4
+ 2O
2
→ CO
2
+ 2H
2
O
• Kuru buz: Katı CO
2

70

• Sera etkisi: CO
2
gazı dünyanın çevresinde hava kirliliği
nedeniyle kalın bir tabaka oluĢturuyor, bunun sonucunda aĢırı
ısınmaya sebep oluyor, neticede dünyanın dengesi bozuluyor.
ĠĢte buna sera etkisi denir.

KARBONATLAR
• NaHCO
3
(SODYUM BĠKARBONAT): Yemek sodası ve
kabartma tozu olarak satılan maddedir.
• H
2
CO
3
(KARBONĠK ASĠT): Kola ve gazoz gibi içeceklerdeki
gazın esas maddesidir. H
2
CO
3
, CO
2
(karbon dioksit) çözeltisidir.
• Na
2
CO
3
(SODYUM KARBONAT): Soda, çamaĢır sodası, trona
diğer isimleridir. Doğal bileĢiktir.
• CaCO
3
(KALSĠYUM KARBONAT): Kalsiyum karbonatın piyasa
adı, kireç taĢıdır. Mermer taĢı, % 98 ile % 100’lük; kalker taĢı ise
% 90 ile % 98’lik kalsiyum karbonat bileĢiğidir. CaCO
3
’tan;
çimento, tuğla, fayans ve harç gibi çeĢitli maddeler üretilir.
Çimento; CaCO
3
’ın piĢirme, soğutma ve öğütme iĢlemlerinden
geçirilmesiyle elde edilir.

SODA (ÇAMAġIR SODASI)
• Van gölü suyu, çamaĢır sodası çözeltisidir. Ancak, içinde her
çeĢit deterjan da vardır.
• Soda saf hâlde Beypazarı’nda bulunur.
• Doğada beyazımsı renksiz, Ģeffaf ve taĢ Ģeklindedir.
• Piyasadaki sodalar, sodanın toz edilmiĢidir.
• ÇamaĢır sodasına, trona da denir.
• Van gölündeki çamaĢır sodası, dünyanın ihtiyacını karĢılayacak
kadar çokluktadır.
• Ġleride sabun ve deterjanın yerini alacak kıymette bir
kaynağımızdır.
• Soda denildiğinde çamaĢır sodası anlaĢılır, yemek sodası
anlaĢılmaz.
• Kristal suyu içereni Na
2
CO
3
x 10H
2
O formülü ile gösterilir.
71


DĠĞER ANORGANĠK KARBON BĠLEġĠKLERĠ
• CaC
2
(KALSĠYUM ASETĠLENÜR): Karpit adıyla tanıdığımız kirli
beyaz görünümlü taĢtır. OlgunlaĢmamıĢ muzlar, olgun
gösterilmek için karpitlenir; sağlık açısından dalında
olgunlaĢmıĢı tercih edilmelidir. Ayrıca karpit üzerine basit bir
düzenekle su dökülür, asetilen gazı açığa çıkar; açığa çıkan
asetilen gazı ile de kaporta kaynağı yapılır.
• CaO (KALSĠYUM OKSĠT): SönmemiĢ kireçtir.
• Ca(OH)
2
(KALSĠYUM HĠDROKSĠT): SönmüĢ kireç ismiyle
satılan, suda çözünmeyen beyaz tozdur. Kireç denince, sönmüĢ
kireç anlaĢılır. Badana yapımında kireç süspansiyonu kullanılır.
Kireç suyu; doymuĢ veya doymamıĢ Ca(OH)
2
çözeltisidir. Harç;
Ca(OH)
2
’in kum, çimento ve suyla olan karıĢımıdır.

ORGANĠK KARBON BĠLEġĠKLERĠ
• Karbon bileĢikleri denilince tüm organik bileĢikler anlaĢılır.
• Organik bileĢiklerin tamamı karbon içerir. Bu nedenle organik
bileĢiklere karbon bileĢikleri de denir.
• Karbonhidrat, protein, yağ, hidrokarbon, alkol, eter, aldehit,
keton, ester, karboksilli asit vb. bileĢiklerdir.
• CH
3
COOH (ASETĠK ASĠT)
• C
6
H
12
O
6
(GLĠKOZ)
• C
12
H
22
O
11
(ġEKER)
• CH
4
(METAN)
• C
2
H
2
(ASETĠLEN)
• C
3
H
8
(PROPAN)
• C
4
H
10
(BÜTAN)
• C
8
H
18
(OKTAN)
• C
2
H
5
OH (ETĠL ALKOL)
• C
2
H
4
(ETĠLEN)
• COCl
2
(FOSGEN)
• CCl
4
(KARBON TETRAKLORÜR)
72

• CS
2
(KARBON SÜLFÜR)

Si (SĠLĠSYUM)
• Dünyada oksijenden sonra en çok bulunan element silisyumdur.
• Kuvars SiO
2
kristalidir.
• Silis denildiğinde SiO
2
bileĢiği anlaĢılmalıdır.
• Silikon (RSiO)
n
formülündedir. R, fenil veya etildir.
• Orto silikat: (SiO
4
)
–4

• Piro silikat: (Si
2
O
7
)
–6


Silikat: (SiO
3
)
–2

Si (SĠLĠSYUM) ĠÇEREN DEĞERLĠ TAġLAR
• Kuvars (kuvartz), akik taĢı ve çakmak taĢı silisyum kristalidir.
• Akik taĢlarının her çeĢidi stres ve gama iyi gelir.
• Kırmızı akik taĢı meni noksaniyetini tamamlar, kan dolaĢımını
düzenler.
• Mavi akik taĢı, düĢünce yeteneğini geliĢtirir ve güzel konuĢmayı
sağlar.
• Pembe akik taĢı, kötü duygulara fırsat vermez, sempati
kazandırır.
• Mor akik taĢı, ametist olarak bilinir.
• Kuvars kristali, enerji verir ve tansiyonu düzenler.

SĠLĠSYUM TEPKĠMELERĠ
• Si + 2F
2
→ SiF
4

• Si

+ 4HCl → SiCl
4
+ 2H
2

• Si

+ O
2
→ SiO
2
+ 799 kJ
• Si

+ 2H
2
O → SiO
2
+ 2H
2

• SiO
2
+ 4NaOH → Na
4
SiO
4
+ 2H
2
O
• SiO
2
+ Na
2
CO
3
→ Na
2
SiO
3
+ CO
2


SĠLĠSYUM CEVHERLERĠ
73

• Asbestos: H
4
Mg
3
Si
2
O
9

• Zeolit: Na
2
(Al
2
Si
3
O
10
)2H
2
O
• Talk (Pudra): Mg
3
Si
2
O
5
(OH)
4

• Beril: Be
3
Al
2
Si
6
O
18

• Mika: K
2
Al
2
(AlSiO
3
O
10
) (OH)
2

• Zirkon: ZrSiO
4


DOPLAMA
• Elektrik iletkenliğinin arttırılmasına doplama denir.

Ge (GERMANYUM)
• Çinko cevherlerinin içinde safsızlık olarak bulunur.
• Dünyada en az bulunan elementtir.
• Argirodit: GeS
2
.4Ag
2
S
• Germanit: 2GeS
2
.3Cu
2
S.FeS
• Germenat: GeO
2

• GeCl
4

• GeO

Sn (KALAY) ALLOTROPLARI
• 3 allotropu vardır:
• Gri kalay: 13 °C’ın altında kararlıdır. Koordinasyon sayısı 4’tür.
Elmas yapısındadır.
• Beyaz kalay: 161 °C’a kadar kararlıdır. Koordinasyon sayısı
6’dır (basit küp).
• Rombik kalay: 161 °C ile 232 °C arasında kararlıdır.
Koordinasyon sayısı 6’dır (basit küp).

KALAY BĠLEġĠKLERĠNĠN TEPKĠMELERĠ
• SnO
2
+ 2C → Sn + 2CO
• SnO
2
+ 2CO → Sn + 2CO
2

• SnCl
4
+ 2H
2
O → SnO
2
+ 4HCl

74

KALAY BĠLEġĠKLERĠNĠN OLUġUM
TEPKĠMELERĠ
• Sn

+ O
2
→ SnO
2
(Tepkime sıcakta gerçekleĢir.)
• Sn

+ 2H
2
O → SnO
2
+ 2H
2

• Sn

+ 2X
2
→ SnX
4

• Sn

+ 2HCl → SnCl
2
+ H
2


STANNOZ (Sn
+2
) BĠLEġĠKLERĠ VE STANNĠK
(Sn
+4
) BĠLEġĠKLERĠ
• Sn
+2
bileĢiklerine stannoz bileĢikleri denir.
• Sn
+4
bileĢiklerine stannik bileĢikleri denir.

Pb (KURġUN) ELEMENTĠNĠN KULLANILDIĞI
YERLER VE KURġUN ALAġIMLARI
• Matbaacılıkta, çatıların kaplanmasında, boru, halat, akü ve boya
yapımında kullanılır. Lehim; kurĢun ve kalay karıĢımıdır. Saçma;
kurĢun ve arsenik karıĢımıdır. Matbaa harfi; kurĢun, kalay ve
antimon karıĢımıdır.

RADYASYONU VÜCUTTAN ATMAK ĠÇĠN:
KURġUN
• KurĢun geniĢ bir kapta eritilip insanın etrafında gezdirilir.
• Daha sonra suya dökülür.
• Suya döküldüğünde çıkan sesten sonra kurĢun dağılmadıysa,
külçe hâlinde kaldıysa radyasyon yoktur. Saçma tanesi gibi
dağıldıysa radyasyon var demektir.
• Aynı iĢleme, kurĢun dağılmayıncaya kadar devam edilir.

RADYASYONU VÜCUTTAN ATMAK ĠÇĠN
GEREKLĠ OLAN BAġLICA ĠKĠ GIDA
75

• Kimyon
• Limon

RADYOAKTĠF BOZUNMA SERĠLERĠ
• Uranyum, toryum ve aktinyum serisi olmak üzere 3 seri vardır.
Her 3 seride de atom çekirdeği, bir seri değiĢim sonucunda 82
protonlu olan kararlı kurĢun atomu çekirdeğine dönüĢür.
• Her bir değiĢimde atomlar enerjisini dıĢarı verir. Enerjinin dıĢarı
verilmesiyle atom kararlı hâle geçer. Zaten kararlı elementlerin
sonuncusu kurĢundur.

ATOM NUMARASI EN BÜYÜK KARARLI
ELEMENT: KURġUN
Bazı kaynaklarda bizmut geçmektedir. Bizmut Ģu yönlerden
olamaz:
• Bizmutun n/p oranı 1,5’tan büyüktür.
• Kararsız atom çekirdekleri, bir seri değiĢim sonucunda 82
protonlu olan kararlı kurĢun atomu çekirdeğine dönüĢür.
Bizmutta karar kılınmaz, kurĢunda karar kılınır.
• KurĢun radyoaktiviteyi alır, bizmut radyasyon yayar.

KURġUN BĠLEġĠKLERĠNĠN KULLANILDIĞI
YERLER
• PbO
2
: KurĢun(IV)oksit göze çekilen sürmedir. Erkekler gece,
kadınlar her zaman kullanırlar. Gözü radyoaktiviteden korur.
PbO
2

akülerde katot olarak da kullanılır.


KURġUN CEVHERLERĠ
• PbS: Galen
• Galen çinko blend olarak bilinen ZnS cevheri ile beraber doğada
76

bulunur.

KURġUN ELEMENTĠNĠN VE KURġUN
BĠLEġĠKLERĠNĠN TEPKĠMELERĠ
• Pb
+2

+ H
2
O + ClO
–1
→ PbO
2
+ 2Cl
–1
+ 2H
+

• Pb

+ 2HCl → PbCl
2
+ H
2

• PbCO
3
→ PbO + CO
2
(Tepkime sıcakta gerçekleĢir.)
• PbO + 2H
+
→ Pb
+2
+ H
2
O


8. BÖLÜM: 5A GRUBU ELEMENTLERĠ

N, P, As, Sb, Bi
• N: Ametal
• P: Ametal
• As: Metal
• Sb: Metal
• Bi: Metal

AZOT (N
2
)
• Havanın hacimce % 78’i azottur.
• Azot; amonyak ve nitrik asit üretiminde kullanılır.
• Sıvı azot dondurucu olarak gıda ürünlerinin dondurulması ve
taĢınmasında, canlı dokuların dondurularak korunmasında,
dermatolojide cilt yaralarının dondurularak alınmasında
kullanılır.

AZOT GAZININ ELDE EDĠLME YOLLARI
• Azot gazı havadan elde edilir.
• NH
4
NO
2
→ N
2
+ 2H
2
O (Tepkime 300 °C sıcaklıkta gerçekleĢir.)
• 2NaN
3
→ 3N
2
+ 2Na (Tepkime 300 °C sıcaklıkta gerçekleĢir.)

ASĠT YAĞMURU TEPKĠMELERĠ
77

• N
2
+ O
2
⇌ 2NO (Tepkime 2500 °C sıcaklıkta veya ĢimĢek
çakmasıyla gerçekleĢir.)
• 2NO

+ O
2
→ 2NO
2

• 2NO
2
+ H
2
O ⇌ HNO
3
+ HNO
2
N
2
(AZOT): Havanın hacimce %
78’i azottur. Azot; amonyak ve nitrik asit üretiminde kullanılır.

AZOTUN KULLANIM ALANLARI
(ENDÜSTRĠDE AMONYAK ELDE EDĠLMESĠ)
• Azot, amonyak sentezinde kullanılır. Sentezde katalizör olarak
Fe, Al veya Si gereklidir. Amonyağın kimyasal sentezi Fritz -
Haber prosesi veya Haber prosesi olarak bilinir. Amonyak
sentezinin kimyada özel bir yeri olduğundan tepkime, bulan
kimyacının adıyla anılmaktadır:
• N
2
+ 3H
2
+ yüksek sıcaklık ve basınç ⇌ 2NH
3
+ 22 kcal
(Tepkimede % 98 verim elde edilebilir.)

LABORATUVARDA AMONYAK ELDE
EDĠLMESĠ
• NH
4
–1
+ OH
–1
→ NH
3
+ H
2
O
• N
–3
(suda)
+ 3H
2
O → NH
3
+ 3OH
–1

• NH
4
Cl → NH
3
+ HCl (Tepkime sıcakta gerçekleĢir.)

AZOT BĠLEġĠKLERĠNĠN TEPKĠMELERĠ
• NH
4
NO
3
→ N
2
O

+ 2H
2
O (Tepkime sıcakta gerçekleĢir.)
• NH
4
NO
2
→ N
2
+ 2H
2
O
• 4NH
3
+ 3O
2
→ 2N
2
+ 6H
2
O
• 2NH
3
+ 3Cl
2
→ N
2
+ 6HCl
• NH
3
+ HCl → NH
4
Cl
• NH
3
+ Cl
2
→ NH
2
Cl

+ HCl
• NH
2
COONH
4
⇌ NH
2
CONH
2
+ H
2
O

NĠTRĠTLER
78

• Zehir etkisine rağmen et ürünlerinin iĢlenmesinde kullanılır.
• Hemoglobinle pembe renkli kompleks oluĢturduğundan dolayı
etin renginin kahverengiye dönmesine engel olur.
• Jambon, sosis ve diğer et ürünlerinde bulunur.

NĠTRATLAR
• 4KNO
3
→ 2K
2
O

+ 2N
2
+ 5O
2
(Tepkime 500 °C sıcaklıkta
gerçekleĢir.)
• 4NaNO
3
→ 2Na
2
O

+ 2N
2
+ 5O
2
(Tepkime 500 °C sıcaklıkta
gerçekleĢir.)

PATLAYICILAR
• Patlayıcılar genelde yapay azot bileĢikleridir. Patlama sonunda
azot gazı açığa çıkar.

PATLAYICILAR (NH
4
NO
3
)
• NH
4
NO
3
→ N
2
O

+ 2H
2
O
(g)
(Tepkime 200 °C ile 300 °C
arasında bir sıcaklıkta gerçekleĢirse patlama olmaz; 300 °C’ın
üzerinde patlama olur. Yukarıdaki tepkime, sıcaklığın 300 °C’ın
altında olduğu zaman patlamanın olmadığı tepkimedir.)
• 2NH
4
NO
3
→ 2N
2
+ O
2
+ 4H
2
O
(g)
(Yandaki tepkime 200 °C ile
300 °C arasında bir sıcaklıkta gerçekleĢirse patlama olmaz, N
2
gazı açığa çıkmaz; 300 °C’ın üzerinde patlama olur. Yukarıdaki
tepkime, sıcaklığın 300 °C’ın altında olduğu zaman patlamanın
olmadığı tepkimedir.)

PATLAYICILAR (DĠNAMĠT)
• Nitrogliserin C
3
H
5
N
3
O
9(s)
formülünde sıvı bir maddedir.
Gözenekli silikaya emdirilirse dinamit olur.
4C
3
H
5
N
3
O
9(s)
→6N
2(g)
+12CO
2(g)
+10H
2
O
(g)
+O
2(g)

PATLAYICILAR (TNT)
• TNT, trinitrotoluen bileĢiğinin kısaltılmıĢ adıdır.


79

• TNT; C
6
H
2
(CH
3
)(NO
2
)
3
veya tam kapalı yazarsak C
7
H
5
N
3
O
6
formülüyle gösterilir.
2C
7
H
5
N
3
O
6(k)
→3N
2(g)
+12CO
(g)
+5H
2(g)
+2C
(k)

NaN
3

• NaN
3
bileĢiği hava yastıklarında kullanılır.
• 2NaN
3
→ 2Na + 3N
2

• Bu tepkimenin gerçekleĢmesi için 300 °C sıcaklık gereklidir.
Trafik kazasındaki çarpıĢma anında bu sıcaklık, moleküler
düzeyde ayrı bir sistemle sağlanır.
• Hava yastığının NaN
3
, KNO
3
ve SiO
2
olmak üzere 3 bileĢeni
vardır.


• ÇarpıĢma esnasında açığa çıkan Na,

KNO
3
birleĢerek toz
hâlindeki camı oluĢturur.
• 10Na + 2KNO
3
→ K
2
O + 5Na
2
O + N
2

• OluĢan toz hâlindeki camın bileĢenleri: K
2
O, Na
2
O ve SiO
2


HĠDRAZĠN
• Hidrazin bileĢiğinin açık formülü H
2
N–NH
2
Ģeklidedir.
• Roket yakıtı olarak kullanılır.
• Amonyak ve hidrojen peroksidin tepkimesinden elde edilir.
2NH
3
+ H
2
O
2
→ H
2
N–NH
2
+ 2H
2
O

AZOT OKSĠTLER
• NO
• NO
2

• NO
3

• N
2
O
• N
2
O
3

• N
2
O
4

• N
2
O
5


80

AZOTUN ELEMENTEL HÂLDE VE
BĠLEġĠKLERĠNDE ALDIĞI DEĞERLĠKLER
• N
2
O azotu +1 değerliklidir.
• NO azotu +2 değerliklidir.
• N
2
O
3
azotu +3 değerliklidir.
• NO
2
azotu +4 değerliklidir.


• N
2
O
4
azotu +4 değerliklidir.
• N
2
O
5
azotu +5 değerliklidir.
• NO
3
azotu +6 değerliklidir.
• N
2
elementel azottur, 0 değerliklidir.
• NH
2
OH azotu -1değerliklidir.
• NH
2
NH
2
azotu -2 değerliklidir.
• NH
3
azotu -3 değerliklidir.

FOSFOR FĠLĠZLERĠ
• Fosforit: 3Ca
3
(PO
4
)
2
.Ca(OH)
2
(Fosforit filizi; 3 mol 3Ca
3
(PO
4
)
2
ile
1 mol Ca(OH)
2
’in karıĢımından oluĢur.)


• Apatit: 3Ca
3
(PO
4
)
2
.CaF
2

• Vivianit: Fe
3
(PO
4
)
2
.8H
2
O

APATĠT FĠLĠZĠNDEN FOSFOR ELDE
EDĠLMESĠ
• APATĠT FĠLĠZĠNDEN FOSFOR ELDE EDĠLMESĠNĠN TEPKĠME
DENKLEMĠ
• 2Ca
3
(PO
4
)
2
.CaF
2
+6SiO
2
+10C → 6CaSiO
3
+CaF
2
+P
4
+10CO
• Ayrıca kemikten de fosfor elde edilir.

FOSFOR ALLOTROPLARI
• Beyaz fosfor
• Kırmızı fosfor
• Siyah fosfor

BEYAZ FOSFOR
81

• Beyaz fosfor: YumuĢak mum görünümündedir. Erime noktası
44,2 °C, kaynama noktası 280 °C’tır. Beyaz fosfor (P
4
) düzgün
dörtyüzlüdür.
• Havayla temas ettiği hâlde tutuĢur ve beyaz dumanlar çıkararak
yanar. En aktif allotrop beyaz fosfordur, bu nedenle suda
saklanır.
• En önemli özelliği karanlıkta ıĢıldaması ve çok zehirli olmasıdır.

KIRMIZI FOSFOR
• Kırmızı fosfor, beyaz fosforun 230 °C ile 300 °C arasında
ısıtılmasıyla elde edilir.
• P
4(beyaz)
→ P
4(kırmızı)
+ 18,4 kJ
• Kırmızı fosfor, kibrit üretiminde kullanılır.
• Kırmızı fosfor en kararlısıdır.
• Beyaz fosforun aksine kolayca tutuĢmaz, ıĢıldamaz ve zehirli
değildir.

SĠYAH FOSFOR
• Siyah fosfor, beyaz fosforun havasız ortamda ve basınç altında
ısıtılmasıyla elde edilir. Siyah fosfor yarı iletkenlerin yapımı için
gerekir.

FOSFOR ALLOTROPLARININ BĠRBĠRĠNE
DÖNÜġÜMÜ
• Siyah fosfor, bekleyince beyaz fosfora dönüĢür.
• Siyah fosfor, ıĢıkta kırmızı fosfora dönüĢür.
• Beyaz fosfor, sıcakta ve 12 000 atm basınçta havasız ortamda
siyah fosfora dönüĢür.
• Beyaz fosfor, ıĢıkta kırmızı fosfora dönüĢür.
• Kırmızı fosfor, 250 °C’ın üzerinde bir sıcaklıkta beyaz fosfora
dönüĢür.

BAġLICA FOSFOR BĠLEġĠKLERĠ
• PCl
3

82

• PCl
5

• P
4
O
6

• P
4
O
10


PCl
3
• Kaynama noktası 76 °C, donma noktası ise -92 °C’tır.
• Renksiz sıvıdır.
• P
4
+ 6Cl
2
→ 4PCl
3(s)

• PCl
3(s)
+ 3H
2
O → H
3
PO
3
+ 3HCl


• 2PCl
3(s)
+ O
2
→ 2POCl
3


PCl
5
• P
4
+ 10Cl
2
→ 4PCl
5(s)

• PCl
3(s)
+ Cl
2
→ PCl
5

• PCl
5
→ PCl
3
+ Cl
2


P
4
O
6
• 2P
4
+ 8O
2
→ P
4
O
6
+ P
4
O
10

• P
4
O
6
+ 6H
2
O → 4H
3
PO
3

• P
4
O
6
+ 6H
2
O → PH
3
+ 3H
3
PO
4


P
4
O
10
• Fosforun bol oksijenli ortamda yakılmasından elde edilir.
• 2P
4
+ 8O
2
→ P
4
O
10
+ P
4
O
6


GÖL VE AKARSULARDA YOSUNLARIN
AġIRI BÜYÜMESĠNE NEDEN OLAN MADDE
• Göl ve akarsularda fosfat maddesinin birikimi yosunların aĢırı
büyümesine neden olur.

FOSFORUN ELEMENTEL HÂLDEKĠ
83

DEĞERLĠĞĠ VE BĠLEġĠKLERĠNDE ALDIĞI
DEĞERLĠKLER
• P
4
elementel fosfordur, 0 değerliklidir.
• +1 değerlikli fosfor yoktur.
• +2 değerlikli fosfor yoktur.
• P
4
O
6
fosforu +3 değerliklidir.
• P
4
O
8
fosforu +4 değerliklidir.
• P
4
O
10
fosforu +5 değerliklidir.
• +6 değerlikli fosfor yoktur.
• –1 değerlikli fosfor yoktur.
• PH
2
PH
2
fosforu -2 değerliklidir.
• PH
3
fosforu -3 değerliklidir.

• Sn (KALAY): Teneke, kalaylanmıĢ sacdır. Sac, ince demir–çelik
ürünüdür. Bronz (tunç) alaĢımı; kalay ve bakırın karıĢımıdır.
Lehim; kurĢun ve kalay karıĢımıdır. Matbaa harfi; kurĢun, kalay
ve antimon karıĢımıdır.

As (ARSENĠK)
• Ağır metaldir. Ağır metallerin hepsi, hem kendileri hem de
bileĢikleri zehirdir. Kaynak sularında bulunmazlar. Yer altından
gelen ağır metal içeren sular Burdur gölü, Acı göl gibi göllerde,
ağır olduklarından toplanır; yeryüzüne çıkamaz. Diğer sularla
bulunan arsenik, çevre kirlenmesi sebebiyledir. Halk arasında
zırnık adıyla bilinen madde arseniktir.

ARSENĠK ĠLE ZEHĠRLEME
• Arseniğin zehir olarak kullanılması çok eskidir. Roma tarihinde
Hıristiyanlara karĢı kullanmıĢlardır, eskilere dayanmaktadır.
Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim baĢta olmak üzere
çok sayıda Osmanlı padiĢahının, günümüzde de Turgut Özal’ın,
Bülent Ecevit’in zehirlendiği söylenmektedir. Zehirlenenler
genelde iyi insandır, vücutları çürümeden duruyordur.
84

• Formülü As
2
O
3
olan arsenik (III) oksit bileĢiği zehir olarak
kullanılır.

TARĠHÎ ġAHSĠYETLERĠN MEZARLARI
AÇILARAK ZEHĠRLENDĠKLERĠ AÇIĞA
ÇIKARILMALI MI?
• Böyle tarihî Ģahsiyetler için bu yapılmalıdır. Mezarları açılmalı ve
adli tıpa gönderilmelidir, bunun hiçbir mahzuru yoktur, en
azından mesele kestirilip atılarak konu kapatılmıĢ olur.

Sb (ANTĠMON)
• Donarken genleĢen alaĢımların yapımında kullanılır.
• KurĢunsuz lehim alaĢımların yapımında kullanılır.
• Formülü Sb
2
S
3
olan antimon (III) sülfür bileĢiği kibrit yapımında
kullanılır.

Bi (BĠZMUT)
• Radyoaktif elementtir. Enerji üretimi ve ıĢın elde edilmesinde
kullanılır.

9. BÖLÜM: KALKOJENLER

O, S, Se, Te, Po
• O
• S
• Se
• Te
• Po

O
2
(OKSĠJEN)
• Havanın hacimce % 21’i oksijendir; oksijen solunum maddesidir.
85

Kaynakçılıkta ve çelik endüstrisinde kullanılır.

O
2
(OKSĠJEN) GAZININ LABORATUVARDA
ELDE EDĠLMESĠ
• O
2
(oksijen) gazı laboratuvarda MnO
2
katalizörlüğünde KClO
3

bileĢiğinden ısıtılarak elde edilir.
• KClO
3
→ KCl

+ 1,5O
2
(MnO
2
katalizörlüğünde)



H
2
O
2
(HĠDROJEN PEROKSĠT)
• DeriĢik H
2
O
2
% 30’luktur, perhidrol adıyla bilinir. Eczanelerde
oksijenli su diye satılan çözelti, % 3’lük H
2
O
2
çözeltisidir; tıpta
yaraları temizlemek için yararlanılır. Saçları hafif sarartmak için
de oksijenli su kullanılır. Boyamadan önce saçın doğal rengini
gidermek için de 3–4 kez seyreltilmiĢ perhidrol kullanılır.
Perhidrol açık renk saçlarda 3 kez sulandırılır, koyu renk
saçlarda ise 4 kez sulandırılır. Saçı boyamadan önce rengini
açmak için kullanılan yaklaĢık % 10’luk H
2
O
2
ciddi bir ilaçtır. Bu
nedenle sanatkâr, iĢinin ehli kiĢilere saç boyatılmalıdır; insan,
saçını kendisi boyamamalıdır. Dikkatli olmalıdır. Saçın derisine
H
2
O
2
değdirilmemelidir; çünkü sıcaklık, 50 °C– 60 °C’a çıkar.
Temas durumunda; kafada ĢiĢmeler, yaralar, alerjik reaksiyonlar
olur. Ayrıca H
2
O
2
pamuklu kumaĢ endüstrisinde renk ağartıcı
olarak kullanılır.

O
3
(OZON)
• Oksijenin allotropu olan O
3
(ozon); havanın hacimce %
0,00006’sıdır. Ozon tabakası, güneĢ ıĢınlarının zararını filtre
eder.
• Ozonun özellikleri oksijenden çok farklıdır.
• Ozonun molekül yapısı doğrusal değil, açısaldır. Bu açı
nedeniyle ozon UV ıĢınlarını soğurur. Ozon tabakası, güneĢ
ıĢınlarının zararını filtre eder.
• Ozon keskin bir kokuya sahiptir, solunum yoluyla alındığında
86

öldürücü etki yapabilir.
• Ozon mavi renkli bir gaz olup atmosferin yüksek katmanlarında
(stratosfer) bulunur.
• Ozon O
2
(oksijen) moleküllerinden, güneĢ ıĢınlarının etkisiyle
veya ĢimĢekle doğal olarak, yüksek gerilim kaynaklarının
elektriksel enerji sağlaması suretiyle de ozonizatör denilen alette
yapay yolla elde edilir.
O
2
→ 2O·
O· + O
2
→ O
3

• Ozon patlayıcı bir gazdır.
• Ozon çok kuvvetli yükseltgen özelliğe sahiptir. Altın ve platin
dıĢındaki diğer metaller ozonla yükseltgenir. Ozon, metal
sülfürleri sülfatına yükseltger.
4O
3
+ PbS → PbSO
4
+ 4O
2

• Ozon tabakasında gerçekte bir delik yoktur. Delik olarak
adlandırılmasının nedeni ozon konsantrasyonunun o bölgede az
olmasıdır.
• Ozon; tiyatro ve sinemaların havasını temizlemede, atık gazların
kokusunun giderilmesinde, tekstilde ve yağların ağartılmasında,
içme sularının arıtılmasında kullanılır.

OZON AZALIMINA YOL AÇAN BAġLICA
KĠRLETĠCĠLER
• Uçak motorlarının yüksek sıcaklığı sebebiyle oluĢan azot
oksitleri
• Aerosol, soğutucu vb. kaynaklarda kullanılan
kloroflorokarbonların (CFC) fotolitik bozunmasıyla oluĢan klor
atomları

MONTREAL PROTOKOLÜ
• Ozon tabakasını korumak için ülkeler Montreal Protokolü
olarak bilinen bir anlaĢmayı imzalamıĢlardır.

87

SU ARITIMINDA OZON KULLANIMININ
OLUMLU YÖNLERĠ
• Uçak motorlarının yüksek sıcaklığı sebebiyle oluĢan azot
oksitleri
• Diğer dezenfektanlardan daha etkilidir. Sudaki virüsleri bile
öldürebilir, her türlü mikroorganizmaya karĢı hızlı ve yüksek
derecede bir etkiye sahiptir.
• Dezenfeksiyon için gerekli temas süresi kısadır.
• Tat ve koku giderilmesinde etkilidir.
• Klorlamayla oluĢan zararlı yan ürünler ozonlamada oluĢmaz.
Ozonlama sonucu da bazı yan ürünler, doz ve pH
ayarlanamazsa meydana gelir.
• Suyun pH’ını normal dozda etkilemez.
• Arıtma sonucu suda fazla kalan ozon, kendiliğinden oksijene
dönüĢtüğü için, suda artık madde bırakmaz. Sudaki oksijen
konsantrasyonunu arttırır.

SU ARITIMINDA OZON KULLANIMININ
OLUMSUZ YÖNLERĠ
• Ozonla arıtılmıĢ su sisteme verildikten sonra, sistemden
gelebilecek mikroorganizmaların üremesini engelleyemez.
• Ozonlama yapılacak tesisinin maliyeti yüksektir.

OKSĠT, PEROKSĠT, SÜPEROKSĠT
• Na
2
O
• Na
2
O
2

• KO
2


H
2
O VE H
2
S MOLEKÜLLERĠ ARASINDAKĠ
FARK
• Tanecikler arası kimyasal bağlardan olan hidrojen bağı H
2
O
88

molekülleri arasında olmasına rağmen H
2
S molekülleri arasında
yoktur.

KÜKÜRT (S
8
)
• Yer kabuğunun % 0,05’i kükürttür.
• S
8
molekülünde S atomları tek bağla bağlıdır.

TABĠATTA BULUNUġLARI
• Elementel kükürt
• Sülfür ve sülfat mineralleri
• Doğal gazda H
2
S (hidrojen sülfür)
• Karadeniz’in derinliklerindeki H
2
S (hidrojen sülfür)
• Petrol ve kömürde organo kükürt bileĢikleri

KÜKÜRT FĠLĠZLERĠ
• Galen: PbS


• Pirit: FeS
2

• Sinebar (Zinober): HgS
• Barit: BaSO
4

• Jips: CaSO
4
.5H
2
O
• Çinko blend (Sfalerit): ZnS

ELEMENTEL KÜKÜRT ELDE EDĠLMESĠ
• Galen: PbS
• Petrol ve doğal gaz kuyularında oluĢan H
2
S’ün bir kısmı önce
SO
2
’ye yükseltgenir.
2H
2
S + 3O
2
→ 2SO
2
+ 2H
2
O
• Ortamda kalan H
2
S ile oluĢan SO
2
’in tepkimesinden de
elementel kükürt elde edilir.
2H
2
S + SO
2
→ 3S

+ 2H
2
O (300 °C ve Al
2
O
3
katalizörlüğünde)

89

KÜKÜRT ELEMENTĠNĠN KULLANILDIĞI
YERLER
• Elementel kükürt tarımsal mücadelede kullanılır.
• Akülerin sıvısı olan sülfürik asit üretiminde kullanılır.
• Vulkanize kauçuk üretiminde kullanılır.

H
2
S (HĠDROJEN SÜLFÜR)
• Petrol rafinerilerinde yan ürün olarak elde edilir. Petrolün
oluĢumu sürecinde bitki ve hayvanlardaki kükürtlü proteinlerin
bakteriler aracılığıyla bozunması sonucu H
2
S oluĢur.
• Renksiz bir gazdır.
• Çürük yumurta gibi kokar.
• Sudaki çözeltisi zayıf asittir.
• H
2
S yanabilen bir gazdır.
• H
2
S bileĢiğinin kaynama noktası suyun kaynama noktasından
çok düĢüktür.
• Metal sülfürler üzerine seyreltik asitlerin etki ettirilmesi
sonucunda elde edilir.
FeS + H
2
SO
4
→ FeSO
4
+ H
2
S
• H
2
S, bütün metaller ile türlü Ģekil ve renkte sülfürler meydana
getirdiğinden, nitel ve nicel analizde katyonların tanınması ve
diğerlerinden ayrılmasında kullanılan önemli bir gazdır.

Na
2
S (SODYUM SÜLFÜR)
• Endüstride Na
2
SO
4
’ın C ile indirgenmesinden elde edilir.
Na
2
SO
4
+ 4C

→ Na
2
S + 4CO
• Laboratuvarda Na ve S’ün tepkimesinden elde edilir.
2Na+ S

→ Na
2
S
• Na
2
S, deri endüstrisinde kıl dökücü olarak ve kâğıt endüstrisinde
kullanılır.

FeS
90

• Demir (II) sülfür, Fe ile S’ün ısıtılmasından elde edilir.
Fe+ S

→ FeS
• H
2
S üretiminde kullanılır.

ÇEVRE KĠRLĠLĠĞĠNE YOL AÇAN KÜKÜRT
BĠLEġĠKLERĠ
• SO
2

• SO
3

• H
2
S
• H
2
SO
4

• Na
2
SO
3

ASĠT YAĞMURU
• Endüstride atık madde olarak oluĢan SO
2
ile NO
2
tepkimeye
girerek SO
3
’e dönüĢür.
SO
2
+ NO
2
→ SO
3
+ NO


• SO
3
atmosferdeki su buharıyla tepkimeye girerek asit
yağmurlarına neden olabilir.
H
2
O

+ SO
3
→ H
2
SO
4

• H
2
SO
4
ciddi solunum rahatsızlıklarına sebep olmaktadır.


• Sülfürlerin bol hava ile ısıtılarak oksidine dönüĢtürülmesi iĢlemi
olan kavurma sonucunda açığa çıkan SO
2
(kükürt dioksit) gazı,
çevre kirliliğine ve asit yağmurlarına neden olur.
• Sülfürik asit, topraktaki kalsiyum iyonları ile reaksiyona girerek
kalsiyum sülfat oluĢturur. Kalsiyum sülfat suda
çözünmediğinden toprak içinde sabitleĢir ve bitkiler tarafından
alınamaz.
• Asit yağmurları, göllerin kirlenmesine, mermer ve kireç taĢlarının
erozyonuna neden olur.

SO
2
BĠLEġĠĞĠNĠN KULLANILDIĞI YERLER
• H
2
SO
4
üretiminde
• Kayısı, üzüm, incir vb. kuru meyvelerde ağartıcı ve koruyucu
olarak
91

• Kâğıt endüstrisinde ağartıcı olarak

SO
2
• SO
2
+ H
2
O

→ H
2
SO
3

• SO
2
+ 2NaOH

→ Na
2
SO
3
+ H
2
O


LABORATUVARDA SENTEZĠ
• NaHSO
3
+ H
2
SO
4
→ NaHSO
4
+ SO
2
+ H
2
O


• Cu

+ 2H
2
SO
4
→ CuSO
4
+ SO
2
+ 2H
2
O


ENDÜSTRĠDE SENTEZĠ
• S + O
2
→ SO
2

• 4FeS + 7O
2
→ 2Fe
2
O
3
+ 4SO
2


SO
3

• SO
2
+ ½ O
2
→ SO
3
(V
2
O
5
katalizörlüğünde)

SÜLFÜRĠK ASĠT BĠLEġĠĞĠNĠN ELDE
EDĠLMESĠ
• 1.YÖNTEM
S + O
2
→ SO
2

2NO + O
2
→ 2NO
2

SO
2
+ NO
2
+ H
2
O

→ H
2
SO
4
+ NO
• 2.YÖNTEM
SO
3
+ H
2
SO
4
→ H
2
S
2
O
7

H
2
S
2
O
7
+ H
2
O

→ 2H
2
SO
4


SÜLFÜRĠK ASĠT BĠLEġĠĞĠNĠN ÖZELLĠKLERĠ
• Renksiz, yağımsı bir sıvıdır.
• Kuvvetli asittir.
• Su çekicidir.
• Yükseltgen olduğundan kimyada çok amaçlı kullanılır.

92

SÜLFÜRĠK ASĠT BĠLEġĠĞĠNĠN KULLANILDIĞI
YERLER
• Gübre, boya, patlayıcı, akü yapımında ve tekstil endüstrisinde
kullanılır.
• Sülfat tuzlarının elde edilmesinde kullanılır.
2NaCl

+ H
2
SO
4
→ Na
2
SO
4
+ 2HCl
Ca(OH)
2
+ H
2
SO
4
→ CaSO
4
+ 2H
2
O

CuSO
4
x 5H
2
O (BAKIR SÜLFAT
PENTAHĠDRAT)
• Çiftçilerin göz taĢı veya gök taĢı dedikleri bileĢiktir. Mavi
kristallerden oluĢan, suda çok çözünen bir maddedir. Elmanın
kabuğu, çok faydalı olmasına rağmen yenmemelidir. Elma,
kabuğu soyularak yenmelidir; çünkü elma ağaçları CuSO
4
çözeltisiyle ilaçlanır. Bol suyla yıkansa bile kabukta Cu
+2
kalır.
Cu
+2
sapta en çoktur. Cu
+2
düzeyinin kanda yükselmesi ile
Wilson adı verilen ölümcül karaciğer hastalığı baĢ gösterebilir.
Yapay bir maddedir.

CaSO
4
x 2H
2
O (KALSĠYUM SÜLFAT
DĠHĠDRAT)
• Cevher adı jipstir. Alçı taĢı olarak bilinen doğal bileĢiktir.
Piyasada alçı olarak satılır. Alçı Ģeklinde dekoratif iĢlerde,
diĢçilikte kalıp alınmasında ve hazır duvar üretiminde kullanılır.

TĠYONĠL KLORÜR (SOCl
2
) BĠLEġĠĞĠNĠN ELDE
EDĠLMESĠ VE KULLANILDIĞI YERLER
• SO
2
+ SCl
2
+ Cl
2
→ 2SOCl
2

• Boya, pigment ve ilaç endüstrisinde kullanılır.

93

POTASYUM SÜLFAT(K
2
SO
4
) BĠLEġĠĞĠNĠN
ELDE EDĠLMESĠ VE KULLANILDIĞI YERLER
• 2KCl

+ H
2
SO
4
→ K
2
SO
4
+ HCl
• Gübre ve seramik endüstrisinde kullanılır.

Po (POLONYUM)
• Radyoaktif elementtir. Enerji üretimi ve ıĢın elde edilmesinde
kullanılır.

10. BÖLÜM: HALOJENLER
FLOR
• 2Na
(k)
+ F
2(g)
→ 2NaF
(k)
∆H=-1147 kJ


• 2H
2
O
(s)
+ 2F
2(g)
→ 4HF + O
2(g)
∆H=-758,7 kJ


• En aktif halojendir.
• Eskiden soğutucularda freon gazı (F
2
Cl
2
C) kullanılırdı.
Günümüzde kullanılmamaktadır.
• Teflon, tetrafloretilendir.

FLOR FĠLĠZLERĠ
• Florspar: CaF
2

• Kriyolit: Na
3
AlF
6

• Floroapatit: Ca
5
F(PO
4
)
3


KLOR
• 4HCl
(g)
+ O
2(g)
→ 2Cl
2(g)
+ 2H
2
O
(g)

• 2NaCl
(s)
→ 2Na
(k)
+ Cl
2(g)


ÇAMAġIR SUYU KLOR KATYONU (KLOR +1)
ĠÇERĠR
• ÇamaĢır, bulaĢık, fayans, ıslak zemin, tuvalet, banyo
temizliğinde kullanılır.
94

• ÇamaĢır ve bulaĢıkta; 2 litre suya 1 yemek kaĢığı çamaĢır suyu
katılır.
• Diğer temizliklerde; saf olarak kullanılabilir.
• ÇamaĢır suyunun formülü NaClO’dir. Sodyum hipoklorür veya
sodyum hipoklorit diye okunur.
• Saf (% 100’lük) sıvıdır; çözelti değildir.

TUZ RUHU
H
2(g)
+ Cl
2(g)
→ 2HCl
(g)
HCl
(g)
+ su → % 36’lık deriĢik HCl
Temizlikte doğrudan kullanılan asit, tuz ruhu adıyla bilinir.
DoymuĢ HCl çözeltisidir. Fayans, taĢ vb. ıslak zemindeki ağır
kirlerin temizlenmesinde kullanılır. Özellikle tuvalet temizliğinde
yaygın olarak yararlanılır. Sağlığa zararlı olduğundan
kullanılmamasında fayda vardır.

ÇAMAġIR SUYU VE TUZ RUHU BĠRLEġĠNCE
AÇIĞA ÇIKAN KLOR GAZI ÖLDÜRÜR

NaClO

+ 2HCl → NaCl

+ H
2
O + Cl
2

Tuvalet temizliğinde aynı anda hem çamaĢır suyu hem de tuz
ruhu kullanılmamalıdır. Açığa çıkan Cl
2
öldürücü dozdadır.

ġEHĠR SULARININ TEMĠZLENMESĠ
• Büyük belediyelerde Cl
2
(klor) gazı katılarak Ģehir suyu
temizlenir.
• Küçük belediyelerde NaClO (sodyum hipoklorit) sıvısı katılarak
Ģehir suyu temizlenir.
• Eczanelerde musluk suyunun dezenfekte edilmesi için satılan
bileĢik ise kireç kaymağı diye bilinen Ca(ClO)
2
(kalsiyum
hipoklorit) tabletleridir.
• En zararlısı Cl
2
gazıyla yapılan klorlamadır.
95

• Cl
2
gazı yeĢil renklidir.
• NaClO (sodyum hipoklorit), renksiz ve saydam sıvıdır.
• Ca(ClO)
2
(kalsiyum hipoklorit) ise beyaz tozdur.

KLOR YERĠNE ÇAM ÇIRASI KULLANILABĠLĠR
MĠ?
• Çam çırasının sudaki dezenfektan etkisi, ispatlanmıĢtır.
• Dezenfektan etki; mikrop üremesini engelleyen ve mikrobu
öldüren etkidir.
• Eskiden su depolarına çam çırası konurdu.
• Çam ağacından imal edilmiĢ su testileri, geçmiĢte çok yaygındı.

BROM
• Uçucu, kırmızı sıvıdır.
• Buharı çok zehirlidir.
• AgBr bileĢiği fotoğrafçılıkta kullanılır.
• Yakıt katkısıdır.
• Kimyasal ilaçlarda kullanılır.
• Deniz suyundan Cl
2
geçirilerek elde edilir.
• Cl
2(g)
+ 2Br
-
(suda)
→ Br
2(s)
+ 2Cl
-
(suda)


I
2
(ĠYOT)
• Mor renkte uçucu katıdır.
• En az aktif olan halojendir.
• Tentürdiyot; I
2
(iyot) ve KI (potasyum iyodür)’ün C
2
H
5
OH (etil
alkol)’deki çözeltisidir. Tentürdiyot kullanımı günümüzde iyottan
dolayı büyük ölçüde bırakılmıĢtır.
• Radyoaktif izotopu, hipertiroidizimde kullanılır.

ĠYOT ZEHĠRLENMESĠ
• Ġyot zehirlenmesi, iki tür ortaya çıkar.
• Tentürdiyot çözeltisinin ağız yolu ile vücuda girmesiyle
gerçekleĢen türünde iyot mide çeperini yakar, kusma ve ishal
96

baĢ gösterir, hafif bir sarhoĢluk görülür, sinirsel bozukluklar,
titremeler ortaya çıkar. Kalp atıĢı ve kan dolaĢımı zayıflar, nabız
çok yavaĢ atar. Sonunda hasta bilincini bütünüyle kaybederek
koma hâline girer.
• Ġyot zehirlenmesi, sürekli iyot buharı ile temas edenlerde de
görülür. Bu çeĢit iyot zehirlenmesinin baĢlıca belirtileri ise soluk
borusu ve gırtlak mukozalarının yanması, ruhsal gerginlik,
uykusuzluk, zayıflama, ateĢ yükselmesi, ergenlikte görüldüğü
gibi deri üstünde meydana gelen sivilcelerdir.

ĠYOT FĠLĠZLERĠ
• Lauterit: Ca(IO
3
)
2

• Dietzelit: 7Ca(IO
3
)
2
.8CaCrO
4


ĠYOT ELEMENTĠNĠN ELDE EDĠLMESĠ
• Deniz suyundan Cl
2
gazı geçirilerek elde edilir.
• Cl
2(g)
+ 2I
-
(suda)
→ I
2(k)
+ 2Cl
-
(suda)


At (ASTATĠN)
• Radyoaktif elementtir. Enerji üretimi ve ıĢın elde edilmesinde
kullanılır.

11. BÖLÜM: GEÇĠġ ELEMENTLERĠ

• Zn (ÇĠNKO): Pirinç alaĢımında çinko ve bakır vardır. Çatı
kaplamalarında, otomobil endüstrisinde, kaplamacılıkta ve boyar
madde üretiminde kullanılır.

• Hg (CIVA): Termometre yapımında, bileĢik elde edilmesinde,
barometre üretiminde, cıva buharlı lamba imalinde kullanılır.
Amalgam alaĢımı, diĢ hekimliğindeki diĢ dolgu maddesidir; cıva
97

ve gümüĢten oluĢur.

• Ti (TĠTANYUM): Ġlk olarak titan uydusunda keĢfedildiğinden bu
isim verilmiĢtir. Tıpta beyin tümörlerinin tedavisinde, güdümlü
mermi ve uçak gövdesi imalinde, uydu alıcılarını saptırmada ve
aĢınmayan balata üretiminde kullanılır. Titanyum ile krom
karıĢımından oluĢan alaĢımdan, elektrik israfının olmadığı
elektrik kablosu yapımında faydalanılır.

• W (VOLFRAM VEYA TUNGSTEN): Ampullerin içindeki teller
volframdır.

• Mn (MANGAN): Sert çelik imalinde kullanılır. Panzer paletleri,
manganlı çeliktir. Madeni para alaĢımında da, mangan metali de
vardır.

• Pt (PLATĠN): Platin tel ve platin elektrot gibi laboratuvar
araçlarında, takı yapımında, sanayide sıvı yağlardan
hidrojenlendirmeyle margarin elde edilmesinde katalizör olarak,
cerrahide ve diĢ protezlerinde kullanılır.

• Cu (BAKIR): Elektrik kablosu, mutfak aracı, elektrot ve süs
eĢyası yapımında kullanılır. Bronz (tunç) alaĢımı; kalay ve
bakırın karıĢımıdır. Pirinç; bakırın çinkoyla olan alaĢımıdır.
Bakırın erime noktası düĢüktür. Bu nedenle bakırın eritilmesi
eskiden beri önem kazanmıĢtır. Bakır, yeryüzünde elementel
hâlde bulunan beĢ metalden birisidir. Bakır, korozyona karĢı
dayanıklı bir metaldir. Bu sayılan özelliklerinden dolayı; eskiden
beri, hatta günümüzde de bakırdan faydalanılmıĢtır.
Ġnsanoğlunun geçmiĢten günümüze medeniyette ilerlemesi ve
maddi güç yönüyle önemli bir kalkınma elde etmesi; bakırın
eritilmesi ile tel ve levha hâline getirilmesi ile olmuĢtur.

• Fe (DEMĠR): Ġnsanlık, sosyal yaĢamında demire çok muhtaçtır.
98

ĠnĢaat sektöründe, harp sanayisinde, otomotiv ve ulaĢım
alanında demir–çelik endüstrisinin önemi çok büyüktür.
Mekanik, elektronik vb. her dalda kullanılan, her çeĢit alet
demirden yapılır. Demiri hamur gibi yumuĢatmak, tel gibi
inceltmek ve Ģekil vermek, endüstriyel kalkınmanın aslı, anası,
esası ve kaynağıdır. Bu sebeple demirin önemine vurgu için;
“Demir yerden çıkmıyor, gökten iniyor.” denmiĢtir. Yerkürenin
merkezi; erimiĢ demir ve erimiĢ nikel karıĢımıdır. Semadan
düĢen taĢlara, gök taĢı denir. DüĢen gök taĢlarının tetkik edilen
parçalarında; demir, çelik ve baĢka maddeler karıĢık olarak
bulunmaktadır.

• Ni (NĠKEL): Paslanmaz çelik üretiminde, madeni para
yapımında kullanılır. Magma; erimiĢ demir ve erimiĢ nikeldir.

• Os (OSMĠYUM): Kaliteli tükenmez kalemlerin ucu osmiyumdur.

BĠLEġĠKLERĠNDE DEĞĠġKEN DEĞERLĠĞĠ
OLAN GEÇĠġ METALĠ KATYONLARININ ÖZEL
ĠSĠMLERĠ
• Hg (I) bileĢikleri: Merküro
• Hg (II) bileĢikleri: Merküri
• Cu (I) bileĢikleri: Kupro
• Cu (II) bileĢikleri: Kupri
• Fe (II) bileĢikleri: Ferro
• Fe (III) bileĢikleri: Ferri adıyla bilinir.

Au (ALTIN)
• Altın, kadınlarda yüksek ahlakın temini içindir.
• Altın, hem erkekte hem de kadında kadınlık hormonunu arttırır.
• Erkek ile kadın arasındaki muhabbeti altın, Ģayet kadın takarsa
arttırır.
• Altının bakır ve gümüĢ alaĢımları, altının yumuĢaklığını
99

gidermek için üretilir.

ALTIN REZERVLERĠMĠZ NEREDEDĠR?
• Altın yatakları ülkemizde Hatay ve Konya’da bulunmaktadır.
• Bakır madeninin bulunduğu her yerde altın da çıkarılır. Bakır ile
altın, beraber bulunur.
• Fırat nehri Murgul’dan geçmektedir. Murgul’da bakır madeni
vardır. Henüz bulunmasa da Murgul’da altın rezervi
araĢtırmaları sürdürülmektedir.

ALTIN REZERVĠNDE DÜNYA
DOKUZUNCUSUYUZ, KAYNAKLARIMIZI
ĠSPAT ETTĠĞĠMĠZDE DÜNYA ĠKĠNCĠSĠ
OLACAĞIZ
• Dünyada takı olarak kullanılan 650 000 ton altının 65 000 tonu
Türkiye’dedir.
• Fırat’ın suyu çekilince altından altın çıkacağı söylenmektedir.

“FIRAT’IN SUYU ÇEKĠLĠR VE ALTIN
MADENĠNDEN BĠR DAĞ ZUHUR EDER.”
SÖZÜNDE HANGĠ OLAYLARA ĠġARETLER
VARDIR?
• Fırat suyunun altın değerinde olabileceği bir döneme mecaz
olarak iĢaret olabildiği gibi yapılacak barajlardan elde edilecek
gelirlere de altın sözüyle iĢaret olabilir.
• Fırat’ın suyu tamamen çekilerek, altında çok büyük altın ve
petrol yataklarının çıkacağı da bildirilmiĢ olabilir. Ayrıca, toprak
çökmeleri neticesinde altın madeninin de bulunması olasıdır.
• Sözün devamındaki “Kim orada bulunursa bir Ģey almasın.”
sözünden de o bölgenin, bünyemizde, bir dinamit gibi,
potansiyel bir tehlike olduğunun anlatılmasında Ģüphe yoktur.
100


GÜMÜġ VE ALTIN CĠNSĠNDEN OLMAYAN
HAZĠNELER
• Peygamber Efendimiz buruk bir tebessümle “Müjde Tâlekan’a!
Orada Allah'ın gümüĢ ve altın cinsinden olmayan hazineleri var.”
demiĢtir.
• Tâlekan, petrol yatakları bol olan bir mıntıkanın adıdır. Tâlekan
bölgesinde bulunan Kazvin Ģehrinde petrol çıkmaktadır. Kazvin,
günümüzde Ġran sınırları içerisindedir.
• Ġleride o bölgede uranyum, elmas vb. baĢka değerli madenler de
bulunabilir.
• Raif Karadağ “Petrol Fırtınası” adında bir kitap yazmıĢ, otel
odasında öldürülmüĢtür.

TOPRAKTAKĠ ALTINI SĠYANÜR YÖNTEMĠYLE
ÇIKARTMAK ZARARLI MIDIR?
• Bergama’da altının çıkartılmaması için, uzun zaman yürüyüĢ
yapıldı. Necip Hablemitoğlu ölümünden az önce siyanür
yürüyüĢünün bahane olduğunu açıklamıĢtı.
• Bergama’da altın çıkarılmaya baĢlandı. Senede 100 ton siyanür
kullanılıyor, tamamı yok ediliyor. Bu sebeple çevreye zararı
olmuyor.
• Ülkemizde çevreye baĢka sebeplerle atılan zaten 265 000 ton
siyanür vardır.

SĠYANÜR YÖNTEMĠYLE ALTIN ELDE
EDĠLMESĠNE AĠT KĠMYASAL REAKSĠYON
DENKLEMLERĠ
• 4Au + 8NaCN +2H
2
O + O
2
→ 4NaAu(CN)
2
+ 4NaOH

• 2Na + 2Au(CN)
2
+ Zn → 2Au + Na
2
Zn(CN)
4

101


ALTININ AYARININ BELĠRLENMESĠ (ALTIN
SAHTECĠLĠĞĠNĠN ÖNLENMESĠ)
• Cabir bin Hayyan; HCl formülüyle gösterilen hidroklorik asidi (tuz
ruhu), HNO
3
formülüyle gösterilen nitrik asidi (kezzap) elde
etmiĢtir.
• Cabir bin Hayyan bu iki buluĢundan baĢka bir de; 3 hacim
deriĢik HCl ile 1 hacim deriĢik HNO
3
karıĢımından oluĢan,
günümüzde de bütün dünyada kullanılan kral suyunu
keĢfetmiĢtir.
• Altın, yalnız kral suyuyla kimyasal reaksiyona girer. Kral suyu,
baĢka hiçbir elementle kimyasal reaksiyona girmez.
• Bu özellikten, hem altının saf olup olmadığının anlaĢılmasında
hem de altın alaĢımlarındaki altının yüzde bileĢim miktarının
bulunmasında (altının ayarının tayini) yararlanılır.
• Altının saflığının belirlenmesi ve özellikle sahteciliğin
önlenmesinde günümüzde de kullanılan dört iĢlem basamağı
olan en yaygın ve önemli bir yöntemdir.
• Birinci basamakta; altın yüzdesi tayin edilmek istenen metal
karıĢımından oluĢan bileĢimden (ayarından veya sahteliğinden
Ģüphe edilen altın) hassas tartım alınır.
• Ġkinci basamakta; üzerine kral suyu ilave edilir. Kral suyuyla,
yalnız altın kimyasal reaksiyona girdiğinden yalnız altının
bileĢikleri oluĢur; gümüĢ, bakır, nikel, çinko gibi altınla beraber
bulunması muhtemel olan metallerin bileĢikleri oluĢmaz. Altın
yükseltgenmiĢ; diğer metaller ise kimyasal reaksiyona girmemiĢ
olur.
• Üçüncü basamakta ise; ikinci basamakta oluĢan altın
bileĢiğindeki altın katyonu, tekrar sıfır değerlikli altına indirgenir.
Bu iĢlem Ģöyle yapılır: Altın bileĢiğindeki altın katyonu, Fe
+2
çözeltisi ile reaksiyona sokulur; böylece altın katyonu tekrar
elementel altına indirgenir, Fe
+2
ise Fe
+3
’e yükseltgenir.
• Dördüncü (son) basamakta ise; ele geçen saf altın tartılır;
baĢtaki tartımla oranlanarak altının yüzde safiyeti bulunmuĢ olur.
102


ALTIN ALAġIMI FOTOĞRAFLARI



URANYUM
• Uranyumun
235
U ve
238
U olmak üzere iki izotopu vardır.
• Uranyum bileĢiklerinde doğal olarak
235
U izotopu % 0,7 oranında
bulunur.
238
U izotopu ise % 99,3 oranında bulunur.
• Nükleer enerji elde edilmesinde uranyum bileĢikleri yakıt olarak
kullanılır.
• Önce zenginleĢtirme iĢlemi yapılmalıdır.
• Nükleer enerji
235
U’ten elde edilir.
• ZenginleĢtirme; uranyum bileĢiklerindeki % 0,7 olan
235
U izotopu
oranının arttırılmasıdır.
• Uranyumun nükleer santrallerde yakıt olarak kullanılabilmesi
için, zenginleĢtirme oranı; % 2 – % 5 arasında olmalıdır.
• Nükleer araĢtırma laboratuvarlarında % 80 oranında
zenginleĢtirme olmalıdır.
• Atom bombasında zenginleĢtirme % 90 oranında olur.
Mor
Mavi – YeĢil – Pembe
Gül
Beyaz
Sarı (24 Ayar)
Sarı (22 Ayar)
103

• Uranyum, nükleer reaktörlerde hâlen kullanılan yakıttır. Ağrı
dağında, Soma’da ve Van gölünde uranyum yatakları vardır.

DOĞAL URANYUM BĠLEġĠKLERĠ
• U
3
O
8
(UO
2
+2U
3
O
8
)

UCl
4

UF
6

UCl
6

KUF
5

UO
2

UO
3

UF
5

TÜRK MĠLLETĠ URANYUM ELEMENTĠ
GĠBĠDĠR
• Uranyum, elementlerin sonuncusudur. Türk milleti de dünyada
kıyamete kadar insanlığa hizmet edecek milletlerin
sonuncusudur. Sonuncusu olduğuna göre eskideki durumunu
tekrar kazanacak, belki de geçecektir.
• Uranyum doğalların sonuncusudur. Türk milleti de uranyum gibi
doğaldır; samimidir, yapmacık değildir, suniliği sevmez.
• Elementler içinde uranyumun, milletler içinde de Türk milletinin
Ģanı yücedir.
• Uranyum gibi, Türk milleti de enerjisini etrafına verir.
• Uranyum, bağlanma enerjisi en yüksek olan elementlerdendir.
Türk milletinin de fertler arasındaki irtibatı ve diyaloğu
kuvvetlidir. Ancak demir kadar değildir. Zaten bağın kuvvetliliği,
biraz da zayıflıktan kaynaklanır.
• Uranyum çekirdeğinin verdiği enerjinin nükleer reaktör veya
nükleer laboratuvardaki enerji olması için kontrol edilmesi Ģartı
vardır. Nötronun çekirdeğe çarpması ve çekirdeğin kontrollü
dağılmasıyla enerji verir. Kontrolsüz olanı atom bombasındaki
enerjidir. Türk milleti de dıĢ etkiyle parçalanır. Parçalanması
aynı anda enerji vermek demektir. Parçalanması zincirleme
104

devam eder. Bu nedenle kontrolün iyi yapılması gerekir. Türk
milleti asker millettir.
• Türk milleti akıllı ve zekidir. Kalplerinden hürmet ve merhamet
çıksa, akıl ve zekâları onları, dehĢetli ve acımasız hâle getirir ve
idareleri mümkün olmaz.
• Türk milleti, Müslümanlar içinde en çok nüfusa sahip üstün bir
ırktır. Dünyanın her tarafında olan Türkler, Müslüman’dır. Diğer
ırklar gibi Müslüman olan ve olmayan olarak iki kısma
ayrılmamıĢtır. Nerede Türk topluluğu varsa Müslüman’dır.
• Bir Ģeyin en iyisi bozulunca en kötüsü olur; bunun gibi
Müslümanlıktan çıkan veya Müslüman olmayan Türkler,
Türklükten dahi çıkmıĢlardır (Macarlar gibi). Hâlbuki küçük
ırklarda bile, hem Müslüman hem de gayrimüslim vardır. Bu
nedenle biz Türkler, atom bombası olma riskimiz olduğundan,
özellikle çok dikkat etmeliyiz.
• Bazı Türk kabileleri eski zamanda yanlarına bir kısım baĢka
kabileleri beraber alarak kaç defa Avrupa’yı hercümerç
etmiĢlerdir.
• Fransız ihtilali ile geliĢen hürriyetin arkasından sosyalistlik
doğdu. Sosyalistlik komünistliğe inkılap etti. Komünistlik; insani
ve ahlaki kuralları dinlemediğinden, anarĢistlik meyvesini verdi.
AnarĢistlik fikrinin tam yeri ise dünyanın yedi harikasından birisi
olan Çin seddinin yapılmasına sebep olan bir kısım Moğol ve
Kırgız Türk kabileleridir.
• Bu bilgiler ıĢığında, Türk milletini karalamaya girmemelidir.
Hercümerce neden olan topluluklar aslen Türk değildirler.
Özellikle Moğollar, Türkler ile irtibatlandırılmıĢtır. Anadolu,
memerriakdam olmuĢtur; daha önceleri çok farklı toplulukların
gelip geçtiği yaĢam yeridir.
• Türk milleti, izole edilmediği takdirde; gökten gelen Ģualarla, her
zaman infilak eder ve dünyanın değiĢik yerlerinde kendini
hissettirir. Türk milletini izole eden unsurlar; ondaki hak, hukuk,
adalet, temkin, baĢkalarını rahatsız etmeme, hürmet, merhamet,
birleĢen su damlaları gibi olma vb. üstün hasletlerdir.
Uranyumun,
235
U ve
238
U olmak üzere iki izotopu vardır. Nükleer
105

enerji
235
U’ten elde edilir. Uranyum bileĢiğinde % 0,7 oranında

235
U izotopu; % 99,3 oranında ise
238
U izotopu bulunur. Tüm
uranyum bileĢiklerinde
235
U izotopunun etrafı,
238
U izotopu ile
izole edilmiĢtir.
• Günümüzde uranyumun kötüye kullanılmasına karĢı, tüm
insanlığın tepkisi vardır; bu baĢka meseledir. Türk milleti,
uranyum elementi gibi olduğunu bildiğinden ötürü, baĢka bir
deyimle kendini tanıdığından dolayı, kuru gürültüye pabuç
bırakmamaktadır. Kalbin gayesi, müĢahededir. MüĢahede;
feraset, basiret, sezgi, sezi, altıncı his, kalp gözü açıklığı, ilhama
mazhar olma gibi meziyetlerle kendini belli eder. Bu üstün
meziyetlerin %90’ı Türk milletine verilmiĢtir; %10’u ise diğer
ırklara dağıtılmıĢtır. Aslında herkes potansiyel olarak buna açık
var edilmiĢtir. Bu yolda; peygamberler, doğruluktan ĢaĢmayan
akıl, kusursuz kalp ve temiz duygu/düĢünce taĢıyan kalp
sahipleri baĢta olmak üzere Türkler vardır. Bu baĢarı,
mevhibeiilahiye olarak verilen bir baĢarıdır; kendimizden
bilmemeliyiz.
• Bütün dünya Türk milletinin vatanıdır. Türk milleti, gittiği her yeri
vatanı bilir. Hem sahip olduğu güzellikleri oralara götürür hem
de gittiği yerlerden alacağını alır. Bununla beraber ana vatan
baĢkadır. Vatan, çok önemlidir. Vatan sevgisi imandandır.
Vatanı olmayanın, tüm dünya vatanı olamaz. Bu nedenle;
kırmızıçizgiler, mutlak anlamda hiçbir zaman kalkmaz.
• Bizim milliyetimiz, dinimizle et ile kemik gibi birleĢmiĢtir;
ayrılmaları mümkün değildir. Ayırırsak mahvoluruz.
• Türk milleti, tarihte mefahiri çok bir millettir. Türk milletinin
Ġslamiyet’ten önceki övünülecek her Ģeyi Ġslamiyet defterine
geçmiĢtir.
• Türk milleti, büyük insaniyetin bayraktarıdır. Dünyada en
mukaddes ve en muhterem bir mevkii kazanmıĢlardır.
• Türk milleti fen ve sanatı, mana ile yoğurarak ileri gittiği gibi
ileride de gidecektir. Hakiki medeniyete sarılarak insanlığa
rehber yine olacaktır.
• Türk milleti, tarihinin Ģahadetiyle cihana bütün güzellikleri
106

neĢretmiĢtir. Eski çağlarda cihangir Asya’da kahraman Türk
askerleri ve Türk milleti 1000 sene insanlığa hizmet etmiĢtir. 500
senedir yatıyoruz. Uyanmalıyız. Gaflet ve uykuyu bırakmalıyız.
Ancak böylece hakiki medeniyet inkiĢaf edecektir.
• VahĢet ve gaflete düĢmemek için birleĢen su damlaları gibi
olmalıyız. Dünyayı kirlerden temizlemeliyiz.

TORYUM
• Günümüzdeki nükleer santrallerin tamamı uranyum yakıtıyla
çalıĢmaktadır. Önümüzdeki yıllarda nükleer reaktörlerin yakıtının
toryum olması için çalıĢmalar sürmektedir. Bu konuda sona
yaklaĢılmıĢtır. Toryum madeni Türkiye için stratejik öneme
sahiptir, ülkemizi ilerilere götürecek bir kaynaktır.
• Dünyada bulunan 1 071 000 ton toryumun 789 000 tonu
Türkiye’dedir. Bu miktar, dünya rezervinin yaklaĢık % 80’ine
karĢılık gelmektedir.
• Toryumun nükleer yakıt olarak kullanıldığı nükleer santral,
henüz dünyada yoktur. Toryuma dayalı nükleer santrallerin
kurulma çalıĢmaları, deneme safhasındadır. Dünyada deneyler
devam etmektedir.
• ABD, Fransa ve Japonya’da devam eden bu çalıĢmalarda Türk
mühendisler de bulunmaktadır.
• Toryumun nükleer yakıt olarak kullanılması, CERN’deki atom
hızlandırma çalıĢmalarıyla da ilgilidir. 2007 yılında Isparta’daki
uçak kazasında vefat eden rahmetli Engin Arık’ın CERN’deki
atom hızlandırma çalıĢmalarına katılmasının sebebi toryumun
nükleer yakıt olarak kullanılması içindi. Toryum kaynaklı yeni
nesil santral kurulması çalıĢmaları Türkiye’de ekip hâlinde hızla
sürdürülmektedir. Isparta’daki uçak kazasında 6 ekip üyesinin
vefat etmesine rağmen çalıĢmalar durmamıĢ, ilerlemiĢtir.
Isparta’daki toryum toplantısına giderken uçak kazasında vefat
eden öğretim üyeleri, Boğaziçi ve DoğuĢ Üniversitesi’ndeki
toryum çalıĢması yapan öğretim üyeleriydi.
• Ülkemizdeki toryum madeni kaynakları EskiĢehir–Sivrihisar–
Beylikahır–Kızılcaören köyünde ve Malatya’da Hekimhan–
107

Kulancak’tadır.
• Toryumun, ileride uranyumun yerini alacağına kesin bir gözle
bakılmaktadır.
• Toryuma, kısaca tor da denmektedir.
• Toryum santralleri iĢletilmeğe baĢlanırsa, Çernobil’in benzeri
kasıtlı patlatma tehlikesi olmayacaktır.
• Kasten meydana getirilen patlama anında bile, reaktörün fiĢi
çekilecek, her türlü iĢlem duracak; bu suretle de hiçbir tehlike
yaĢanmayacaktır.
• Toryum, yerli ham madde olmasından ötürü de çok önemlidir.
Nükleer santral kurulduğunda, dıĢa bağımlılık olmayacaktır.
• Elimizdeki toryumun kıymetini bilmeliyiz. Gerçek değerinden
düĢük fiyata zamanından önce satmamalıyız. Toryumla çalıĢan
reaktörler devreye girdiğinde değerinin artacağını
unutmamalıyız.

NÜKLEER ENERJĠ POLĠTĠKAMIZ
• Türkiye’deki uranyum ve toryum rezervlerinin uluslararası
tröstlerce ele geçirilmeye çalıĢılabileceği unutulmamalıdır.
Nükleer santral inĢa etmeye talipmiĢ gibi gözüken yerli
firmalardan bazılarının da yabancıların taĢeronu olabileceği göz
ardı edilmemelidir. Yakın geçmiĢimizde, bor madeninde bu
durumlar yaĢanmıĢtır.
• Belki de bu tür ayak oyunlarından dolayı nükleer reaktör inĢası
gecikiyordur.
• Uranyum ve toryum devlet tarafından çıkartılmalıdır ve
iĢlenmelidir. Nükleer reaktörü devlet inĢa etmelidir. Yerli
sermayeye dayalı toryum veya uranyum santrali kurmalıyız.
Nükleer santral, özel sektöre iĢlettirilmemelidir; devlet
iĢletmelidir. Devletin patron olduğu güvenilir özel sektör,
kontrollü kabul edilebilir. Aslında nükleer santral devletin iĢidir,
özel sektörün iĢi değildir.
• Uranyum ve toryum Türkiye için stratejik öneme sahiptir.
Ülkemizi ilerilere götürecek kaynaklardandır.

108

SOY GAZLAR
• Sir William Ramsay (1852–1916) ve Lord Rayleigh (1842–1919)
1898 yılında bu grubu bulmuĢlardır. 1904 yılında Ramsay ve
Rayleigh’e Nobel ödülleri verildi.
• 1962 yılında Neil Bartlett (1932–2008) PtF
6
, XePtF
6
bileĢiklerini
sentezlemiĢtir.

ELEMENTEL HÂLDE OLAN SOY GAZLARIN
HAVADA HACĠMCE BULUNMA YÜZDELERĠ

GAZIN ADI HACĠMCE YÜZDESĠ
Helyum 0,0005
Neon 0,0012
Argon 0,94
Kripton 0,0001
Ksenon 0,000009

SOY GAZLARIN KULLANILDIĞI YERLER
• He: Balon yapımında, soğutucularda, roket yakıtı olarak,
109

anestezik gazların seyreltilmesinde
• Ne: Kırmızı ıĢık elde edilmesinde
• Xe: Araba farlarında
• Rn: Kanser tedavisinde

SOY GAZLAR YAPAY BĠLEġĠK OLUġTURUR
• Soy gazlardan He (helyum), Ne (neon), Ar (argon)
elementlerinin hiçbir bileĢiği yoktur. Kr (kripton), Xe (ksenon) ve
Rn (radon) elementleri ise özel Ģartlarda O
2
(oksijen) gazı ve F
2

(flor) gazıyla bileĢik oluĢtururlar.
• Neden soy gazlardan ilk üçü bileĢik yapmıyor da son üçü bileĢik
yapıyor?
• Neden yalnız O
2
ve F
2
elementleriyle bileĢik oluĢturuyorlar?
• Elektronegatiflik; bağ elektronlarını çekme kabiliyetidir.
• Elektronegatiflik, periyodik tabloda soldan sağa doğru artar. Soy
gazların elektronegatifliği diğer gruplara göre yüksektir. Bununla
beraber O ve F elementlerinin elektronegatifliği; Kr, Xe ve
Rn’dan daha fazladır. He, Ne ve Ar elementleri için
elektronegatiflik söz konusu değildir. Oksijenin elektronegatifliği
3,5, florun 4, kriptonun 3, ksenonun 2,6, radonun ise 2,4’tür.
• Oksijen ve florun elektronegatifliği ile son üç soy gazın
elektronegatiflikleri arasında fark azdır. Bu nedenle oluĢan
bileĢik, kovalent özelliktedir. Elektronegatifliği az olan Kr, Xe ve
Rn kısmi pozitif konumunda; elektronegatifliği fazla olan O ve F
ise kısmi negatif konumundadır.
• Soy gaz bileĢikleri, yapaydır. AraĢtırma amaçlı üretilmiĢtir.
• Kullanım yerleri yoktur.
• OluĢturulma reaksiyonları, endotermik olduğundan masraflıdır.
• Kararsız bileĢik, hemen bozunan bileĢik anlamına gelir.
• Soy gaz bileĢikleri, ametal– ametal bileĢikleri gibi adlandırılır.
• Soy gazlar, havada bulunan elementlerdir.

KSENONUN OKSĠJENLE YAPTIĞI
110

BĠLEġĠKLER
XeO
3
XeO
4
Na
4
XeO
6
x nH
2
O
2Ba
2
XeO
6
x 3H
2
O



KSENONUN OKSĠJENLE VE FLORLA
YAPTIĞI BĠLEġĠKLER
XeO
2
F
2
XeOF
2
XeOF
4
KXeO
3
F
(NO)
2
XeF
8


KSENONUN FLORLA YAPTIĞI BĠLEġĠKLER
XeF
2
XeF
4
XeF
6
XeF
6
x SbF
5
XeF
6
x AsF
5
XeF
2
x 2SbF
5
XeF
2
x 2TaF
5
XeF
6
x BF
3
RbXeF
7
NaXeF
8
K
2
XeF
8
Cs
2
XeF
8
Rb
2
XeF
8


KRĠPTON VE RADONUN FLORLA YAPTIĞI
BĠLEġĠKLER
111

KrF
2
KrF
2
x SbF
5
KrF
4
RnF
n

SOY GAZLARIN REAKSĠYONLARI
• Xe + 2F
2
→ XeF
4(k)

• 3XeF
4
+ 6H
2
O → XeO
3(aq)
+ 3/2O
2
+ 3Xe +12HF
• XeO
3(aq)
+ OH
–1
(aq)
→ HXeO
4
–1
(aq)

• 2HXeO
4
–1
(aq)
+ 2OH
–1
(aq)
→ XeO
6
–1
(aq)
+ Xe
(g)
+ O
2
+ 2H
2
O

HER ĠNSAN FARKLI BĠR MADEN GĠBĠDĠR
• Her insan farklı bir maden gibidir. Bazısı altın, bazısı gümüĢ,
bazısı fosfor, bazısı toryum, bazısı bor, bazısı bakırdır; ama her
insan bir madendir. Bu yönüyle her insandan olumlu yönde
faydalanılabilir.
• Elmasla kömür arasında bir sıçramalık fark vardır. Hazreti
Ebubekir elmas, Ebucehil ise kömür gibidir.
• Türkiye’de altın gibi insan az olmakla beraber Allah’ın her an
yoktan altın yaratacağına, maddi manevi altın rezervlerimizi
arttıracağına inancımız da tamdır.
• Acaba madenlerin bulunduğu ülkedeki yüzdesi ile o ülkenin
insanlarının karakteri arasında bir benzerlik var mıdır?
Türkiye’de altının az olması ne anlama gelmektedir?

ELEMENT OLARAK KULLANDIĞIMIZ DOĞAL
KAYNAKLARIMIZIN BULUNDUĞU YERLER
• Alüminyum; Hakkâri’de, SeydiĢehir’de ve Toros dağlarında
bulunur.
• Ülkemizdeki toryum madeni kaynakları EskiĢehir–Sivrihisar–
Beylikahır–Kızılcaören köyünde ve Malatya’da Hekimhan–
Kulancak’tadır.
• Titanyum Isparta’da bulunur.
112

• Altın, Hatay ve Konya’da bulunur.
• Bakır, Ergani ve Murgul’da bulunur.
• Bor; Kütahya–Emet, Balıkesir–Bandırma, Balıkesir–Bigadiç,
EskiĢehir–Kırka ve Bursa–Kestelek’te bulunmaktadır.
• Uranyum; Ağrı dağında, Soma’da ve Van gölünde vardır.

HANGĠ ELEMENTTE DÜNYADA BĠRĠNCĠYĠZ?
• Dünyadaki borun % 76’sı Türkiye’dedir.
• Dünyadaki toryumun % 80’i Türkiye’dedir.
• Dünyadaki titanyumun % 100’ü Türkiye’dedir.

ÇEġĠTLĠ KAYNAKLARDA ÜLKELERĠN MADEN
YÜZDELERĠ NĠÇĠN FARKLIDIR?
• Bir element, farklı cevherlerden elde edilebilir. ġayet herhangi
bir elementin; cevherdeki yüzde içeriği azsa ve günümüz
tekniğine göre henüz o cevherden elde edilmesi ucuz yolla
gerçekleĢtirilemediyse, o kaynak yok sayılıyor.
• Ülkemizde çok bulunan titanyumun bir görevi de, uydu
haritalarında maden kaynaklarımızı tam göstermemesidir.
• Hazinelerin üstünü örtme konusu, kaynaklarımızın üstüne
üĢüĢülmesini önlemesi açısından günümüzde önem
taĢımaktadır.

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->