You are on page 1of 289

KA TiP ÇELEBi
DENiZ SA VAŞLARI
HAKKINDA
BÜYÜKLERE
ARMAGAN
.
- .
'
-

-~~-~

(Tuhfetü'I-Kibar fı Esfari'I-Bihar)

<Ct
KABALCI YAYINEVi: 309
Şark

Klasikleri Dizisi: 11

Katip Çelebi: (Şubat 1609- 1657) Abdullah oğlu Mustafa. Hacı Halife veya Hacı Kalfa diye de tanınan Türk bilgini. Annesinin kendisine söylediğine göre 1609 Şubatında Istanbul'da doğınuştu.
Babası asker sınıfından olduğu için o da asker sınıfına katıldı; 1623'te Anadolu Muhasebesi kalemine girdi ve bir yıl sonra Tercan Seferi'ne, ardından da Bağdat Seferi'ne katıldı. l626'da babası
Musul'da ölümü üzerine bir akrabasıyla birlikte Diyarbakır'a gelip bir süre orada kaldı. Babası­
nın arkadaşlarından Mehıned Halife adlı bir kişi onu süvari mukabdesine tayin etti. Erzurum
kuşatmasına bulundu. Bir yıl sonra bir süre lstanbul'a gelip Kadızade Efendi'nin derslerine devam etti; onun etkisinde kalarak bilim alanına yönelme kararını düşünmeye başladı. 1629f30'da
Hüsrev Paşa'nın maiyetinde Hemedan ve Bağdat seferlerine katıldı. 1633f34'de Mehmed Paşa'nın
serdarlığında, asker kışlamak üzere Halep'e çekildiğinde Katip Çelebi, Halep'ten Hicaz'a geçti ve
Mekke'yi ziyaret etti. Ordunun Diyarbakır'da bulunduğu sırada kışı bu şehirde alimlerle sohbet
ve tartışmalar yaparak geçirdi. Bir yıl sonra Sultan IV. Murad ile Revan seferine gitti. On yıl boyunca orduyla seferlere katılıp "hac ve gaza işlerini" tamamlamasının ardından kendini tamamen
ilmeve okumaya vermek için lstanbul'a döndü. Bundan sonra ordu seferlerine katılrnadı.
1637f38'de akrabasından zengin birinin ölümü üzerine kendisine dÜşen mirasın büyük bölümünü kitap almaya harcadı, kalanıyla evini tamir ettirdi ve ayıu tarihte evlendi. A'rec Mustafa Efendi, Kürt Abdullah Efendi, Keçi Mehmed Efendi ve Veli Efendi'nin derslerine katıldı. Kendisi de
öğrencilere dersler vermekteydi. 1645f46'da Girit seferi münasebetiyle haritacılık ve denizcilik
konularıyla ilgilendi. Bu sırada yirmi senedir çalıştığı halde halifeliğe getirilmemesi yüzünden istifa edip üç yıl boyunca memuriyetten uzakta, öğrencilerine ders vererek yaşadı. O'sırada hastalandı; bir yandan tedavi yollarını ve çarelerini öğrenmek, diğer yandan da ruhani yollarla kendisine kendisine şifa aramak amacıyla tıp kitapları, esma ve havas kitaplarını okudu.
1648 sonlarında Takvimü'l-Teviir!h adlı eseri sayesinde, yakın dostu ve sırdaşı şeyhulislam
Abdürrahim Efendi'nin yardımlarıyla ikinci halifeliğe tayin edildi; Katip Çelebi geçimine yetecek
bu parayla yetindi ve eserlerinin çoğunu bu son yıllarında yazdı. Şeyh Muhammed thlasi'nin
yardımıyla bazı eserleri Latinceden dilimize çevirdi.
zilhicce ayının 27. günü, bir cumartesi gününde sabah kahvesini içerken fehissederek elinden fincanı düşmüş ve aniden ölmüştür. Mezarı, Zeyrek Camisine varmadan, mektebin altındaki sebiİin bitişiğinde, küçük bir hazirededir. 1953 yılında kendisine yeni bir
mezar yaptırılarak, Adnan Ad\var tar~fından bir de kitabe yazılmıştır.
1657

yılı sonlarında

nalık

Çalışkan, iyi huylu, az konuşur ve bilge meşrepli bir kişiydi. Hanefi mezhebinde ve lşraki meş­
rebinde olduğunu söyleyen Katip Çelebi yaşarken herkesin takdir ve hürmetini toplaİnıştı. Ağır­
başlı bir doğaya sahipti, hoşgörülüydü, hicivden hoşlanmazdı ve batı! ilikatlara hep karşı çıkmış­
tı. Sarhoş edip keyif verici maddelere düşkün değildi ve tütün içmezdi. Çiçek yetiştirmek gibi
ince bir merakı olduğu için katmer salkımlı mavi bir sunbul yetiştirdiği bilinir.

. Katip Çelebi

Deniz Savaşları Hakkında Büyüklere.Armağan
(Tuhfetü'l-Kibdr ft Esfdri'l-Bihar)
© Kabalcı Yayınevi, Istanbul, 2007

Birinci

Basım:

M. E. B., 1973

Kabalcı Yayınevinde Birinci Basım: Aralık 2007

Kapak Düzeni: Gökçen Yanlı
Teknik Hazırlık: Zeliha Güler
Yayıma Hazırlayanlar:

Seda Çakmakcıoğlu 1 Çetin Şan

KABALCI YAYINEVl
Himaye-i Etfal Sok. 8-B Cağaloğlu 34110 ISTANBUL
Tel: (0212) 526 85 86 Faks: (0212) 513 63

os

yayinevi@kabalci.com.tr www.kabalciyayinevi.com
internetten satış: www.kabalci.com.tr

KÜTÜPHANE BILGI KARTI
Cataloging-in-Publication Data (CIP)
Çelebi, Katip

Deniz Savaşları Hakkında Büyüklere Armağan
ISBN 975-997-111-9

Baskı: Yaylacık Matbaacılık

San. Tic. Ltd. Şti. (0212 5678003)

Litros Yolu Fatih San. Sitesi No: 12/197-203 Topkapı-ISTANBUL

A

I<ATIP ÇELEBI

DENIZ SAVAŞLARI HAKI<INDA
BUYUI<LERE ARMAGAN
• •

• •

'W'

(Tuhfetü'I-Kibar fi Estari'I-Bihar)

(@ KABALCI YAYlNEVi

.

. Fransa ve Ispanya Kıyıları 24 BiRiNCi BÖLÜM.............. 31 BIRINCI BÖLÜK .... 44 Oruç Reis ve Hayreddin Reis'in Ilk Gazası Gazaları 44 @_ Hayreddin Reis'in Tek 45 @_ Becaye Seferi ve Ciciiye Fethi 46 @_ Oruç Reis'in Cezayir'e Başına Gidişi 47 @......................... An- derya Dorya'nın Ortaya Çıkışı ve Hayreddin Bey'in Saldırısı 56 @_ Tilimsan Haki- minin Başkaldırınası ve Anderya'nın Koron Hisarı'nı Basup Alması 58 @_Ispanya Mudeccenlerinin Durumu 58 @_ Anderya'nın Aldatılması ve Hayreddin Bey'in Kafir Tutsaklarını Tedbir Olarak Öldürmesi 59 @..Aydın Reis'in Gazası 55@.............. Tunus ve Tilimsan Bozgunculuğu............. Cezayir'de Osmanoğulları Hutbesi sı @.. Hayreddin Bey'in Rüm Tarafına Yöndişi 60 @_ Hayreddin Bey'in Padişahın Eşiğine Ulaşması ve Halep'e Gitmesi 60 ...................................... Uzun Savaş ve Oruç Bey'in Ölümü 49 @_ Kafirlerin Cezayir Hisarı'na Yürüyüşü ve Yiliınsan'ın Yeniden Ele Geçirilmesi so@_ Terres'in Fethi ve Cezayir'deki Kafir Öldürülmesi Beylerinin ye'deki so @... ıs Serip Açıklama 17 @_ Yeryuvarlağının Açıklanması 17 @_ Osmanlı Toprakları Haritasının Açıklanması 18 @_ Mora Kıyısında Venedik Adaları 19 @_ Arnavut llleri Kıyıları 19 @_ Bu Kıyılara Yakın Serhaddindeki Yerlerin Adalar 20 @_ Hersek ve Bosna Açıklanması 22 @_ Venedik Şehri Kıyıları 22 @_ 21 @_ Kafir İtalya...... Gazaları Kapudanlarının 53 @_ 52 @_ Hayreddin Bey'in Ciciiye'ye Göçmesi ve Cicii- Kadıoğlu'nun Bozulması ve Hayreddin Bey'in Cezayir'e Dö- nüşü 54@.............................................. Sinop ve Trabzon Seferi 30 @_ Midilli Seferi 31 @_ Ağriboz Seferi 31 @_Kefe ve Azak Seferi 32 @_ Polya Seferi 33 @_ Mota Seferi 34 @_ Bozca Hisarı'nın Yapılması 34 @_ Rodos Seferi 34 @_Sultan II....9 GiRiŞ...... Bayezici Zamanın­ da Kili ve Akkerman Fethinden Sonra Avlonya Seferi 35 @_ Inebalıtı Seferi 36 @_ Moton ve Koron Seferi 38 @_ Midilli Sefeü 39 @_Yavuz Sultan Selim Zamanında Rodos lçün Donanma Hazırlanması 40 @_Sultan Süleyman Han Zamanında Ro- dos Seferi 41 @_ Selman Reis Seferi 43 @_ Kemankeş Ahmed Paşa Seferi 43 IKINCI BÖLÜK ...... 29 Tembih 29 @_ !noz Seferi 30 @_ Amasra.................. Cezayir' deki"Ada Hisarı'nın Alınışı ss @................. · Fransızların Tunus'ta Bozulması 47 @_ Kafir Gemilerinin ve Arap Kabilelerinin Hisarı'na Saldırışı Cezayir 48 @_ Terres'in Fethi 48 @_ Yiliınsan'ın Fethi.ÖNSÖZ.

.................................................................................................................................................. Üçüncü Seferi 69 @_ Hayreddin Paşa'nın Büyük Savaşı (Preveze Zaferi) 72 @_ Kafirlerin Nova Hisarı'na Basup Girmesi 75 @_ Mısır Beylerbeyi Süleyman Paşa'nın Hind Tarafına Seferi 76 @_ Hayreddin Paşa'nın Nova Tarafına Seferi 77 @_İspanya Kralının Cezayir'e Saldırması Savunması ve Hasan Bey'in 77 @_ Fransa'nın Yardım İsternesi ve Ülkeler Açan Padişahın Yardımı 78 @_ Hayreddin Paşa'nın Ölümsüzlük Yurduna Göçmesi 78 DÖRDÜNCÜ BÖLÜK ............ 62 Hayreddin Paşa'nın Ilk Seferi ve Tunus Şehri'nin Alınışı 62 @_Uzun Savaş ve Kafirlerin Tunus Hisarı'nı Basup Alması 63 @_ Hayreddin Paşa'nın Cezayir'e Dönüşü ve Minorka Hisarı'nın Fethi 64 @_ Kafirlerin Korkaklığı Neden 65 @_ Hayreddin Paşa'nın lstanbul'a Dönüşü ve Polya Seferi 66 @_Sultan Süleyman Han'ın Körfez ' Seferi'ne Gidişi 66 @_ Venedik'in Hıyaneti ve Körfez Kuşatması 67 @_ Hayreddin Paşa'nın Venedik Adalarını Basup Alması ve Peşkeşi 69 @_ Hayreddin Paşa'nın ...... 91 Fransa'ya Yardım İçin Kalbiye Seferi 91 @_Cezayir ve Vahran Seferi 93 @_ Benzert Seferi 93 @_ Mayorka Seferi 94 @_ Piyale Paşa'nın Cerbe Önünde Kafir Donanma94 @_ Piyale Paşa'nın Yaptıkları ve Vezirlik Payesiyle Ululanması 99 @_ sıyla Savaşı Malta Seferi ve Turgut Paşa'nın Şehit Olmasııoo @_Sakız Fethi Seferi 103 @_Arap Irakı Adaları Seferi ı 05 ALTINCI BÖLÜK ......ÜÇÜNCÜ BÖLÜK .... 107 Ejderhan Seferi 107 @_Kıbrıs Fethi Seferi 108 @_ lnebahtı Yenilgisi 114 @_ Mansıplar Verilmesi ve Kılıç Ali Paşa'nın Kapudanlığı 117 @_ Veziri Azam Mehmed Paşa'nın Hazırlığı ve Tedbiri 117 @_ Donanmanın Denize Çıkışı ı·ı8 @_ Piyale Paşa'nın Seferi ve Venedik ile Barış 119 @_ Halkü'l-Vad Seferi ve Tunus Vilayetinin Fethi 119 .............................. 82 @_ Seydı: Ali Reis'in H in d Denizi'nde Başına Gelenler 84 @_Sinan Paşa'nın Seferleri ve Ölümü 87 @_ Turgutça'nın Çıkışı 87 @_ Cerbe Olayı 88 @_Turgut Bey'in Mağrıp Tarafına Gidişi ve Padişahın Çağırması 89 @_ Turgut Bey'in Peştiye Tarafına Seferi 89 BEŞlNCl BÖLÜK . 79 Mehmed Paşa'nın Seferi 79 @_ Sinan Paşa'nın Eliyle Tarabulus'un Fethi 79 @_ Pl:rl Reis'in Muhit-i Şarkı Tarafına Seferi 79 @_ Pl:rı Reis'in Muhit-i Şarkı Tarafina tkinci Seferi 79 @_ Murad Kapudan~ın Seferi 80 @_ Seydı: Ali Kapudan 81 @_ Seydı: Ali Kapudan'ın Muhit-i Şarkı Tarafına Seferi 81 @_ Seydi Ali Kapudan'ın Portokal Kafirleriyle tki Kez Savaşması...........................................................................................................................................................

........................................ : ................................................................... 163 BIRINCI BÖLÜK············································'············································· 165 Süleyman Bey ı6s @_ Has Yunus 16S @_ Mahmud Paşa ı6s @_ Gedik Ahmed Paşa 16S @_ Mesih Paşa ı6S @_ Güyeğü Sinan Paşa 16S @_ Ikinci Davud Paşa ı66 @_ Hersekoğ­ lu Ahmed Paşa ı66 @_ Cafer Bey ı66 @_ Yaylak Mustafa Paşa ı66 @_ Kemankeş Ahmed Bey 166 @_ Hayreddin Paşa ı66 @_Uzun Mehmed Paşa ı66 @_ Sinan Paşa 166 @_ Pi...............YEDtNCt BÖLÜK ................... 122 Uluç _Hasan Paşa ve Tarabulus Seferi ı22 @_ Cağalaoğlu Sinan Paşa ı22 @_Halil Paşa ı23 @_ Cağalaoğlu'nun tkin€i v~ Üçüncü Seferi ı23 @_Cafer Paşa ı23 @_ Hafız Ah- med lil Paşa ı24 Paşa ı28 @_Halil ve Malta Paşa Yağması ve Karacehennem Seferi ı24 @_ Mehmed Paşa Seferi 126 @_ Manya Kafiderine Gözdağı ı27 ı2s @_Ha- @_Ali Paşa @_Ali Paşa'nın tkinci Seferi ı28 @_ Karadeniz'de Kazağın llk Ortaya Çıkışı 129 @_Mahmud Paşa'nın Seferi ı29 @_ Mafrodonya Seferi ı29 @_ Tuna Köprüsü'nü KoSavaşı'nda Kazağın ruma Seferi 130 @_ Tarnan Gelmesi ı32 Savaşı'nda Kazağın Bozulması ı32 @_ Karaharman Kazağın Bozgunu 131 @_ @_ Cafer Yeniköy'e Paşa ı34 @_ Mustafa Paşa 134 @_ Piyale Kethüda 134 @_ Piyale Kethüda'nın Karadeniz Seferi 136 @_ Piyale Kethüda'nın Akdeniz Seferi 136 SEKtZtNCt BÖLÜK ............................................ 159 iKiNCi BÖLÜM. . yale Paşa ı66 ~Ali Paşa ı67 @_Kılıç Ali Paşa ı67 @_ Ibrahim Paşa ı67 @_Uluç Hasan Paşa 167@_ Cağalaoğlu @_Mustafa Paşa Sinan Paşa 167 @_Derviş ı67 @_Halil Paşa ı67 Paşa ı67 @_Cafer @_ Paşa ı68 Cağalaoğlu @_ Hafız Sinan Paşa Ahmed Paşa ı67 168 @_ .............................. 137 Yusuf Paşa'nın ı38 Girit Seferi ı4ı Gemilerinin Gelmesi dur Cafer Gemileriyle @_ Hanya'nın Kuşatılıp @_ Venedik Kafiderinin Fethedilmesi Çavuş Reis................................................ Memiş ı4o @_ Kafir Reis ve Bo- Savaşı ı42 DOKUZUNCU BÖLÜK ............. : .......... 144 Musa Paşa ve Mehmed Fazlı Paşa'nın ı49 Seferi ı47 Paşa'nın @_ Seferi ı44 Ammaroğlu'nun @_ tkinci Musa Seferi ı47 Paşa'nın @_ Kalyon Seferi 146 @_ Yapılması Fikri @_Ahmed Paşa'nın Donanma-yı Hümayun ile Denize Çıkması ve Foça Lima- nı'nda Savaş ı49 @_ Suda Kuşatması'nda Ahmed Paşa'nın Şehit Düşmesi ıso @_ Haydar Ağaoğlu'nun Seferi ısı@_ Ali Paşa'nın Seferi 1S2 @_Kalyon Olayı ıs2 @_Ali Paşa'nın tkinci Seferi ve Nakşa Savaşı ıs2 @_ Ali Paşa'nın Üçüncü Seferi ıs3 @_ Mehmed Paşa'nın Seferi ıs4 @_ Murad Paşa'nın Seferi 1S4 @_ tstendil Adası'nın Yağ­ ma Edilmesi ve tküıci Savaş ıss @_Mustafa Paşa'nın Seferi ıs7 @_Kenan Paşa'nın Seferi ıs7 BtRtNCt BÖLÜMÜN BÜTÜNLEMESl................................

Halil Paşa 168 @_ Mehmed Paşa 168 @_ Halil Paşa 168 @_ Ali Paşa 168 @_ Davud Paşa
168 @_Ali Paşa 168 @_Halil Paşa 168 @_Mustafa Paşa 169 @_Halil Paşa 169 @_Recep
Paşa 169 @_Hasan Paşa 1.69 @_ Canbolatoğlu Mustafa Paşa 169 @_Cafer Paşa 169 @_
HüseyinPaşa 169 @_Kara Mustafa Paşa 169 @_ Silahdar Mustafa Paşa 170 @_Hüseyin
Paşa 170 @_ Siyavuş Paşa 170 @_ Piyale Paşa 170 @_ Bekir Paşa 170 @_ Yusuf Paşa 170 @_
Musa Paşa 170 @_ Musa Paşa 170 @_ Fazlı Paşa 170 @_ Arnmaroğlu 170 @_Ahmed Paşa
171 @_ Bıyıklı Mustafa Paşa 171 @_ Mehmed Paşa 171 @_Ali Paşa 171 @_ Derviş Mehmed Paşa 171 @_ Mehmed Paşa 171 @_ Murad Paşa 171 @_ Mustafa Paşa 171 @_ Mustafa Paşa ı 71 @_ Kenan Paşa 172 @_ Seydi: Ahmed Paşa 172 @_ Mehmed Paşa 172
lK!NCl BÖLÜK ....................................... :.................................................... 173
ÜÇÜNCÜ BÖLÜK ........................................................................................ 177
DÖRDÜNCÜ BÖLÜK .............................................................. , .................... 180
BEŞlNCl BÖLÜK .......................................................................................... 182

ALTINCI BÖLÜK .............. ,.......................................................................... 185
Tekne 185 @_Türlü Çiviler 185 @_Gemi Demiri 186 @_ Halat 186 @_Yelken Çeşitleri
ve Tente 187 @_Çadır 187 @_ Farrus 187 @_Top 188 @_Barut 188 @_ Kumbara 188 @__
Flandıra ve Bayrak 188 @_ Peksirnet ve Varill88 @_ Kalafat ve Yağ 189 @_Kurşun 189
@_ İskandil 189 @_ Hartı ve Pusula 189 @_ Safra ve lstif 190
YEDlNCl BÖLÜK ......................................................................................... 191

KiTABlN SONSÖZÜ VE HiSABIN FEZLEKESi, 197
SÖZLÜKÇE, 203
TIPKIBASIM, 217
HARİTALAR, 385

KAYNAKÇA, 401
DİZİN, 403

..

..

ONSOZ

Katip Çelebi'nin Tuhfetü'l-Kibar jf Esfiiri'l-Bihdr
yapılmış Osmanlı

savaşlarının

deniz

kendi gölleri haline getiren
diği,

Osmanlı

adlı

eseri, kendi

zamanına değin

tarihidir. Bir zamanlar, Akdeniz ile Karadeniz'i
Türklerinin, XVII.

yüzyılda yavaş yavaş

gerile-

Venedik gemilerinin Çanakkale Bağazı'nı kapayarak Türk donanmasının denize

açılmasına

yol vermeyecek kerteye

geldiği

günlerde, Katip Çelebi, pek uzakta olma-

yan eski günlerin göğüs kabartan hikayelerini anlatarak Türklere yeni bir iç gücü
vermek amacıyla bu kitabını yazmıştır.
Kitap, bu

savaşların cansız,

kuru bir hikayesi

değildir.

Yer yer

ayrıntılara

da ine-

rek onu zevkle, heyecanla, o günlerin özlemini ve gururunu duyarak, edebiyat ve
üslup

değeri

yüksekliğe çıkarmasını bilmiştir. Yalnız savaşları

olan bir

kalmamış, kazanılan

aniatmakla

zaferierin yanında uğradığımız bozgunların nedenlerini de gös-

tererek, bunlardan nasıl bir ders alınacağını meydana koymuştur.
Bundan başka, bir
ların donatılması;

donanmanın kuruluşu;

denize hangi mevsimde ve

savaşların nasıl yapılacağı;
görmüş

bu

Onun başka eserlerinde de
Çağdaşlarının

Katip Çelebi'nin
ve

bir yol

izleneceği

nerelerde

barınılacağı;

konusunda, ancak gün

amacı

kançlıkları,

dilin

sadeliği

Tuhfetü'l-Kibar'da daha da

kendini göstermek değil, öncelikle gemiciler, deniz
olmak üzere, okuyucusuna

günlerden güç almak, içinde
dan okuyucusunu

gördüğümüz

bir bölümünde görülen ağır ve yapmacıklı dili bir yana atan

bunların başındakiler

yaşadığı

yararlı

bunlu günlerin biraz da utanç veren

kurtarmaktır. Kapudanların

gibi,

kaybetmemiştir.

dosdoğru

Dilin

arı

savaşçıla­

olmak, uyarmak, eski

anlatarak

ve duru

karasın­

bilgisizlikleri, beceriksizlikleri,

bir köke dayanmayan böbürlenmeleri ve ilitiraslan yüzünden

bozgunları, olduğu

gözden

nasıl çıkılacağı;

bir denizcinin sahip alabileceği bilgileri vermiştir.

belirlidir.

işlerde nasıl

donanmadaki gemilerin çeşitleri; bun-

kitabında güttüğü. amacı

olmasının

nedenleri

kıs­

uğranılan

hiçbir zaman

arasında

bu

amacın

da yeri vardır.
l;)ilin bu özellikleri göz önünde tutu!arak kitabın diline ve üslubuna -pek gerekli
olan ve
mıştır.

sayıları çoğa

bırakılırsa-hemen

hiç·dokunulma-

Onun kullandığı, bizim olan ve yabancı bir kaynaktan gelmeyen kelimeler ki-

taptaki yerlerini
sını

varmayan yerler bir yana

olduğu

gibi korumuşlardır. Bunun yanı sıra kitapta esen savaş hava-

bozmamak için eserin, okuyucunun anlamakta güçlük çekmeyeceğini ve pek de

9

KATIP ÇELEBI

yadırgamayacağını

de

kesin olarak söyleyebileceğim üslubuna

anlamayı güçleştiren

ilişilmemiştir.

büyük engeller göstermedikçe, cümle

kuruluşlarına

olduğıı

gibi yer verilmiştir. Bununla birlikte, okuyucu herhangi bir yerde

anlamı

kavramakta

tökezlediği

altındaki çıkmalar

zaman, gerek sayfa

lükçe, elinden tutarak karşılaştığı engeller

arasından

Bu yüzden
kitapta

takıldığı

ve

gerekse söz-

düzlüğe çıkaracak­

onu kolayca

tır umarım.

Bütün bunları belirtmekle birlikte
yardım olmadıkça,

şurasını

ne yapsak da okuyucu

da söyleyelim ki, kendinden gelen bir

-tanımak, öğrenmek, okuduğunu

anla-

mak yolunda güç harcamasını bilmeyen ya da bundan geri duran bir okuyucu- hangi

çağdan,

düşüp,

hangi

yazarın

olursa olsun,

açıklama

ve sözlükçe gibi

kılavuzların ardına

salt onlara güvenerek bir eserin içine kolayca yürüyüp giremez. Ona yardım­

olmak için gösterilen çabaya, o da bir yanından ar kalayıp

rece; bu

kitabı

ona sunan

kişiyi

suçlamaya kalkarsa

katli bir okuyucunun ise bu kitapta, Türkçemizin

katkıda bulunmadığı

haksızlık etmiş olacaktır.

zenginliğinin

ve

anlatım

sü-

Dik-

gücünün

örneklerini bulacağına güveniyorum.
Bir de eski

kitaplarımızı,

yolda genellemeler yapmaya
ğın karşısına çıkmak
nağı

hiç olmazsa
alıştığımız

onların

dili

bakımından

kötülemeye ve bu

için, ben bu kitapta, bu soydan bir

istiyorum. ·Eskinin savunmasını yapıyor

haksızlı­

değilim, yalnızca

daya-

olmayan uluorta yargıların da yargılanması gerektiğini, bir bilene anlatmak isti-

yorum. Bunun için de
Kitabı

okurken bu

Tuhfetü'l-Kibô.r'ın

davranışımda

dili üzerinde

bana katılacaklar

oynamadım.

çıkarsa, emeğimin boşa

gitme-

diğimi aniayarak sevinirim.

Orhan Şaik GÖKYAY

Kabalcı Yayınevi'nin

Bu

notu:

kitabın hazırlanışında

şında

bütünlük

sağlanınası

için eserde geçen

Islam Ansiklopedisi; ayetlerin çevirisindeyse

Kur'an-ı

Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara, 2006) temel alınmıştır.

lO

kişi

Kerim ve

ve eser

adlarının yazılı­

Açıklamalı

Meali (Türkiye

.

DENIZ

SAVAŞLARI

HAKKINDA
""

BUYUKLERE ARMAGAN
(Tuhfetü'l-Kibar fi Estari'l-Bihar)

vaktaki. Cihan fatihinin yerin ve zamanın sahibine harnci ve sena ol- mak yaraşır.Esirgeyici ve yarlıgayıcı Tanrı'nın adıyla destanının başlığı. armağan verecek gücün olmayınca. Bundan sonra. Bu Girit fethi tih sırasında bir olası dolayısıyla köşe bucağı Müslümanların Islamların eline karada ve denizde nice olaylar meydana geldi. Bu fe- kimi vasıtalarla kusur ve tedbirde kafirlerin birer birer şirretliklerine yol açarak gevşeklik onları gösterilmesi. 13 . çünkü o "size ülkeler açılacaklar" 1 diye inciler yağdıran sözüyle bu mübarek ümmete razı nı muştulamıştır. Arab şairi Mütenebbi (915-955) sözü kendisine çevirerek diyor ki "Sende armağan edecek at ve mal yoksa. Islam fetihlerinden. yerle üstün geliyor gibi gösterdiğinden. Ve onun soyuna sopuna ve ulu olsun.ıtka in lem yes'adü'l-halü2 2 Peygamberin bu yolda buyurduğu hadislerden biri. başkalarının sana yaptığı iyiliği onlara şiir söyleyerek karşıla. hal de sana bunun için yardım etmiyorsa. Peygamberin mucizeler taşıyan sözünü beş doğ­ rulayan Girit'in fethi çıktı ve on yıl kadar zamanda bu adanın başkenti olan Kandiye Kalesi'nden başka bütün öteki kaleleri ve geçti. sabır düşmanına ve sebata bağlamış­ tır.edilmesi yerin- dedir. halkın efendisi Muhammed Mustafa'ya -Tanrı'nın salat ve selamı üzerine olsun. onlara selam olsun" duası ta kıyamet eshabına gününe değin da. Bunun ardından salat ve selamın. Çünkü "bizim ordumuz şüphesiz üstün gelecektir" [Saffat. uğur getiren dua ve övgünün de. 8:45) 8:12) diyen anlamı açık ve "ben kafirlerin yüreğine ayetin vaadi ile de din diye huyurmakla da nusret ve zaferi. Bu kitabı karalayan Hacı Halife. "Allah onlardan bütün halkın armağa­ olsun. sözün sana yardım etsin!" Bir baş­ ka deyişle. denizde. "herhangi bir toplulukla karşılaştığınız zaman se- bat edin" [Enfal. [Enfal. şairler alayının başı Mütenebbl'nin La'l-hayle indeke tühdiha ve la mal ü Fe'l-yes'adü'n-nt. Peygamberin Mekke'den Medine'ye [1645/46] yılına göçüşü bin elli erdi. 37:173) diyen yüce ayetin taşıdığı anlam ile Islam askerini güçlendirmiş korku salacağım" saldığı korkuyu ebedileştirmiştir. yenmesi içün din gayreti gerekti.

hazretlerinin rikab-ı hümayunlarına 3 Umulur ki bu kitabın söyledikleri üzerine düşünüp onlardan yararlanmaya iltifat buyuralar. lmdi. iki bölüm ve bir de sonsöz bulunmaktadır. 14 . Sultan lb2 rahim oğlu zamanın sundu. yarar kimi gün donanma ve görmüş savaş işleriyle lmparatorluğunu ve iş bilir kapudanların ve korsanların akıllı kişilerin düşüncelerini ilgili kimi önemli güçlendirmek ve din konuları kaleme getirmekle düşmanlarının topluluğunu deniz sa- ve tedbirlerini. Osmanlı ürkütüp dağıt­ mak amacını güderek adına Tuhfetü'l-Kibar Jt Esjari'l-Bihar dedi. sultan oğlu sultan. 2 Avrupa (Rumeli) ve Asya'mn (Anadolu). şerefli Mekke ve Medine'nin hizmetinde olan. iki karanın ve iki denizin sultanı. Bitirdikten sonra velinimet. Rikdb-ı hümayunlarına ve mecazdır. Karadeniz ile Akdeniz'in sultanı. savaşmak. Söyleşmek: Dövüşmek. ulu Peygamberin adaşı. sundu: "Padişahın üzengisine sundu" anlamında kalıplaşmış bir söz ki padişaha gösterilen büyük saygının ifadesidir. yenip yere serdiklerini. geçmiş padişahlar bu yolda. bu küçük eserde bir giriş. lanetlenmişlerle nice söyleşüp 1 ne yüzden onları vaşlarını.KATIP ÇELEBI beyünde dediği gibi. Sultan Mehmed Han son bulduğu güne değin -Tanrı onun mülkünü ebedileştirsin ve saltanatını güçlendirsin.

.• • GIRIŞ Anlatmak amacında olduğumuz işlerin bağlı bulunduğu ve sınırların yerlerin belirtilmesi gösterilmesi üzerinedir.

.

Sarı olan yerleri. Birinci daire. küçük tir. ha sonra da Venedik serhaddini ve Nemçe'nin [Avusturya] durumunu ki ilk bakışta.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMACAN Serip Açıklama: Gizli lanların nu ile çevresinde coğrafya yürütüp bunlar üzerinde tedbir a- fennidir. elde edilsin. üzere. ona göre hazırlık görülsün. yeryüzünün durumu ve kısaca üzerinde mak içün bir semttedir. Ta ülkelerinin hududu Zadra Hisan. ire içinde yazacağız. bu fenden habersiz kimselerle Çünkü çok yerli vardır yoktur. olarak bilip anlatmaya gücü tanık olarak şu el verir: Yerle kafirler. öteki yarısı ve sonradan bulunan Yeni Dünya dedikleridir. Ve bu konuda. Yeryuvarlağının Açıklanması: İşte yeryuvarlağı. Körfez başla­ Adası ne bir yerdir. bari. bu bilimlere önem verip itibar ederek Yeni ve Hind'e yayılarak oraları ibaret ve aralannda kavim. sınırdaş Osmanlı İmparatorluğu ülkesinin ha- olan memleketlerin tasviri bilinmek gerektir. bir bilgi edinilsin. Alemin ortasında. ki bir yere sefer etmek ve asker göndermek iline girmek ve işlerini ki devlet bilmesi gereken işlerden biri kavrayıp öğrenmek ritası değildir sınır boylarını gerektiğinde. Bütün yeryüzünün durumu- kolay olmazsa da. Sonra da kara ve deniz seferleri redbirine hazırlık nasıl Osmanlı İmparatorluğu Da- çizildiği bütün denizi ve karasıyla bu iki da- gibidir. !ki daire ortasında coğrafya kırmızı fenninde mahareti kırmızı ve olanların sarıyla boyanmış çizip olan yerler- parçalar adalar ve mavi de deniz olmak gerek- çekilen çizgi istiva dairesidir [ekvator]. Venedik Şehri. yertopunun yarısı ve onun önceden beri bi- linen meskün parçasıdır. sonra ~a Akdeniz ve Karadeniz'i bir sayfada çizip göstereceğiz. ikinci daire. bu iki dairede renk karalar. Kafir krallan içinde rütbesi duka payesinden "Balıkçı" unvanıyla Osmanlıİmparatorluğu ün ülkesinin ve batıya hükmeyleyen şam ulu devlete almış olan Venedik taifesi gibi bir boğazına karşı [Çanakkale Boğazı] gelip aşağılık doğu ya kodu. lmdi burada bir sefer murat olunan yerleri bildirmek içün ilkin bütün yeryuvarlağını iki dairede. bilinsin. 17 . çekme veya: itme yoluyla duran yeryuvarlağının su unsurundan yer yer çıkıp yükselmiş yürürlüğe koydukları dir. oluşuna danışmak doğru ki kendi memleketini Dünya'yı bulup Sind'e ele geçirdi. Bu ilmin gerekli bir olası yeterli kılavuz ve tam yetmez. yerli bile olsalar. Düşman koruyup gözetmek redbirini almak bununla kolay olur.

zodiyak. Atlas çevirisi olan Cihannüma'da uzun uzadıya anlattık Burada ancak bu kadarı gerektir ki her dairede üç yüz altmış derece ve her derece üçer menzil3 mesafedir. Ten Suyu: Don Nehri. Burçlar: Takımyıldızlar § Sekizinci gökte itibar olunan on iki yıldızın bulunduğıı yer. Oğlak. gök ekvatorunun iki yanmda bulunan paralel çemberlerden kuzeyde olanı. ve Arap Tarabulusşam ve yakası Payas'tır. Akdeniz ve Karadeniz'i bir sayfada çizerek sınırlarına işaret eyledik. Karadeniz Boğazı. Akdeniz Boğazı. Yay. Fırdolayı bütün dünya bin seksen menzil olur. Burada bulunan takımyıldızlar. lüğünde rece boylama dek Bağazı'ndan doğuda Şam kıyılanna varıncaya uzanır. bir yerin ve mahallin tayini o hesaba bağlıdır ve bu kaideyle bilinir. 4 Osmanlı Toprakları Haritasının Açıklanması: lmdi. 1 Bunlardan başka kutup medan. Gökkubbede. Osmanlı İmparatorluğu ülkesinin üç bölükten hissesi vardır. Terazi. Güney Cerbe. Başak. Arslan. Tunus. Azak Denizi Muhit'e varıncaya nİnda değin Boğazı ve Ten Suyu'ndan kuzey semtinde Bahr-i bir farazi çizgi ile batı yanında kalan yere Avrupa. Mağnp Beyrut. Yengeç. On iki burcun meydana getirdiği kuşağa "burçlar bölgesi" denir. Mehdiyye. Balık§ Bir astronomi terimi. Meyl-i küllt: Güneşin gök ekvatoruna olan açı uzaklığı olup 21 haziranda 23° 21' olur. Ifrikiye: Afrika. kuzey ya- kalana Asya. bu fennin bilirkişileri bu dünya haritasını dört bölük ederler. burçlar. 18 . Cezayir. bir derecenin üçte biri karşılığında olan mesafe. Mısır Ariş'te tamam olur. Kova. Ikizler. Tilimsan. Tarabulusmağnp. 4 oturulan bö- bulunan altı denizin en büyüğüdür. Akrep. Yeryüzünde memleketlerin boylarm ve enlemi. bu dava tanıkla ispatlanmıştır.KAT!P ÇELEBI tki yanında ikişer kırmızı daire meyl-i külliye alarnet ile güneşin güney ve kuzey- de medarının sonuna işarettir.. Menzil: Bir enlem dairesinde. 2 boylam ve enlem daireleri aslında çizilmiştir. gökte durumları birbirine göre aynı kalan yıldızlar topluluğıı § Ekliptik dairesinin iki yanında bir yıl içinde güneşin içinden geçtiği varsayılan gökkuşağı. On beş derece boylam. Biz o hisseleri hudutlar ile göstermek içün Avrupa parçasını. Bahr-i Muhit'ten başka. Bu süre içinde batıdan giden doğudan gelir. Kutup Medarı: Enlemlerin kutup çevresinde olanı. Bahr-i Muhit: Atlas Okyanusu. Boğa. lskenderiyesi ve Doğu kıyılan Gazze. Kuzey Medarı: Kuzey enlemi § ekvatorun iki yanında varsayılan iki dairenin kuzeyde olanı § yengeç dönencesi § bir gezegenin güneş çevresinde çizdiği yörüngelerd'en kuzeyde olanı. kadar yetmiş de- Akkı. Gerektiği zaman kılavuz olmaya yeter sayfa budur: Bu sayfada çizilmiş olan Akdeniz. otuz derece en- lemde yer alan Septe 2 dünyanın kıyılan Fas. Akdeniz ile Kulzüm Denizi'nin ayırdığı Habeş ve Mısır toprağına lErikiye ve Yeni Dünya'ya Amerika derler. Kulzüm: Kizıldeniz. Dimyat'tır. gösterdikleri biçimlere göre adlandırılmış olup şunlardır: Koç. Biz onları Kitab-ı Sonra.

!-dır. Inoz: Enez. Istanbul. Moton ve Holu- muç burunlarını geçip Badra'da tamam olur. dağ muhkem kalesi vardır. kuzeybatı] hisardır. lznikmid Körfezi. oradan Avlona yüz mil. Iznikmid Körfezi:.Izmit Körfezi. Çekmece ve Gelibolu bu denizin Kızıl Adalar bulunmaktadır. Burnu'ndan Mora ve alınıp alınmışken iş öyle getirdiğinden şekilleri yazılmıştır. muhkem kalesi vardır. Selanik Körfezi. Antalya ve Tekir Burnu'ndan dönüp !zmir Boğaz'a kenarlar. Ayanoroz. çevresi altmış mil bir adadır. kayalık olan Ayamavra Narda Körfezi ağzında Preveze Kalesi bulunur. Istanbul Bağazı'na değin gelinceye yedi yüz mil uzunlamasına bir küçük denizdir. 19 lmralı Adası. Boğaz'dan içerisi. Gemlik Körfezi. Kavala. Emir Ali ve 1 Ağri boz. süreceğinden [burada] anlatmaktır: Menekşe Adası'nın doğu ve batı uçları bu iki burunlar ucuna bu ortada bulunur. Koloz ve lzdin körfezleri. lnoz. Bundan dolayı bu hepsi Venedik ve Ceneviz'den kaldı. Zaklisa Adası: Holumuç Burnu'ndan on beş mil batıya. oradan Delvine önü seksen mil. Arnavut İlleri Kıyıları: Atlas'ta bu memleket Albanya diye yazılır. Sonra Parga. hepsi iki yüz mil kadar mesafedir. lstendil adaların Venedik elinde Kalesi ile değiştirildi. oradan Adası'nın Dıraç Incir altı mil.DENIZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN kıyıları Kuzey önünden Silifke. Emir Ali Adası: Ece Ovası: Eceabad. çevresi seksen mil bir adadır. Alaiye. Menekşe bolu ve Içinde Marmara. Lonkoz. Boğaz'dan dışarı Rumeli kıyılarıdır.· Mudanya. . denize havale yqksek yerde Venedik'e bağlı bir rak altmış yerler olup karayel yanı [kuzey. güneybatı]. kıyıları Ece Ovası. Anamur. lnebahtı Körfezi ağzında Preveze elh mil. Açıklanması çünkü maksat Arnavut ve Bosna kıyılarını ortalığa ancak ortada kıyılarını dönüp Manya. öteki Akdeniz Arası Adalar Menekşe uzun adalarının çoğu derler. oradqn Nova yüz mildir. Ke- sendire. ardı akarsulu Maza- değirmenler ve köylerdir. gelinceye kadar Ar?:adolu Bozca Ada önünde tamam olur. Bu O da eskiden adaların adları yazılrriadı. Bu Limanı'ndan dolaşıp kıyılarda Dağı. Atina ve Mora'dan Ana- Burnu ki Anadolu'dan Tekir Burnu nice ise Rumeli'nde bu da öyle köşeler ve geçit yeridir _2 Karadan denize girip Girit uzamr. Mıhalıç. Mıhalıç: Mustafa Kemal Paşa. Kapudağı. Mora Kıyısında Venedik Adaları: Söylenen kıyılarakarşı Venedik'in elinde olan ada- lar şunlardır: Çuka Adası: Menekşe Burnu'ndan on beş mil lodosa [güney. Bu Adası.

iki yanından ne- hir akar muhkem hisar olup fethine himmet olunmamıştır. Kefalonya'dan Ayamavra'nın İncir Limanı altı mildir. Ülgün-Bar. Ve körfez on sekiz mil içeri girip nihayetinde Venedik'e manlı İmparatorluğu ülkesi içinde bulunmaktadır.3 sonradan dokuz yüz kırk üç yılında [1536/37] Allah'ın mağfiretine ermiş olan padişah 2 karadan ve denizden kuşattılar. mil yerde. bir işi. Os" dibinde. Denizkulağı: Lagün § Körfezierin ve koyların birbiri ardına sıralandığı kıyılarda. Biri Büyük Kefalonya. kıyıya on sekiz mil tahmin olunur. Arz etmek: Bir işi. bunun nice olduğu yerinde gelecektir. 20 . çevresi otuz mil. "Vene- dik'in gözü yerindedir" diye fethini kaç kez merhum Sultan Süleyman Han'a arz etmiş. marnur hisarı kıyıya karşı Albanya'y'a hükmeyleyen elinden Körfez [1410/11] yılında kalesini berkittikten sonra bu Venedik. İskenderiye. ğu] adadır. Geçmişte miras yoluyla bir kadına adaya girerek bu kadının kıyılarına karşı Mazarak Parga'dan deniz içinde yapılmış olup Hıristiyan hükümdarlarından geçip hicretin sekiz yüz on üç alıp Adası. Bu Kıyılara Yakın Adalar: llkin İnebahtı Körfezi ağzının karşısında Kefalonya adaları iki kiden adadır. bu hisar Kotor Körfezi ağzında Yenibisar anlamına Kastel Nova der- ler bir hisardır. Körfez Adası: Korfo Adası. bir olayı. çevresi yüz doksan mil. Bu ada Zaklisa'dan yir- mi mil karayeledir. bugün orada bir hisar yapılıp isabet buyuruldu. daha çok yazılı olarak padişaha haber vermek. Boduva ve Nova hisariarı vardır. bir konuyu onayını almak üzere sözlü veya yazılı olarak padişaha bildirmek. Sonra Dıraç Burnu'ndan poyraza Leş. Hisarı hisarsız. adayı Körfez Denizi'ne kilit. Metin ve muhkem yanı karayadır. Oradan geçince denizkulağı dalyanlı bir göl vardır ki ağ­ 1 zında bir hisarını şu sıralarda o diyar gazilerinden birinin Venedik'ten aldığı söyle- nir. balıkların geçit yerlerinde ağlarla kurulan geniş ve sabit tuzaklar bulunan göl. liman ve donanınası içün askere yığmak olacak bir yer yaptı. çevresi yüz elli mil marnur bir alınmışken es- Moton fethinden sonra Venedik eline geçti. bu girintilerin önünde kıyı dilinin gelişmesi yüzünden körfezierin ve koyların göl biçimini alması. havası güzel bir adadır. Bir dağ bağlı Kotor Kalesi. 2 Aslında bu ada Körfez Denizi'ne yakın yerde "gözleme yeri" olduğundan Kemal Reis. poyraz tarafında [kuzey § kuzeydo- bir adadır. Sonra Parga karşısında Balışılar. Dalyanlı göl: Içinde dalyan kurulmuş. Küçük Kefalonya. bir olayı sözlü. Körfez Adası'na karşı ünlü limandır.KAT!P ÇELEBI Sonra Çanak Limanı. Körfez Denizi: Adriyatik Denizi. Sancağı'ndan Sonra Delvine kırk bir Limanı'ndan hisarı altı mil ve Çanak ve ünlü bir adadır.

Bu arada Mostar Suyu üzerinde Gabele bir iskeledir. yakınlarda Venedik yine elinden alınmasına çalışmak gerektir. sur. 2 Tekeli Paşa oradan dövmüştü.ltında yol ve kaçacak sığınak kazmıştır. Venedik'in uzunlamasına iki Gabele'den aşağılspelet. Hersek ve Bosna Kıyıları: Yukarıda geçen Kotor Körfezi ağzında Nova Hisarı'nı geç- tikten sonra on sekiz mil karayel üzerinde pubrovnik Hisarı ayrıca ülkede haraç veren bir taifenin yeridir. kale duvan. sayılan adalar taşrada nizi içinde de çok adalar Venedik'in ünlü vardır. Bu nehir !}ilis ile Nehri'nin denize döküldüğü Kırka sancaklarının arasını ayırır. Hırvat kenarları. Bu hisarın kara tarafında bir dağ havalesi vardır. Venedik'in elinde ünlü liman ve Bosna'nmiskelesidir. Şibenik'ten yirmi mil aşağı bir berk hisardır. kapudanı vardır. hisarın ortasında Kırka bulunmaktadır. Bosna kıyıları burada tamam oldu. Nahiyeleri Hersek Sancağı'ndan Gabele ve Mostar'a bitişik olup bu hisardan Şibenik iki yüz mildir. 2 yerde lskradin Kalesi haritası Bara: Hisar. Körfez Bu Hisarı. Hersek ve Bosna. Kale önünde yapılmış limanı vardır. Venedik. Bunlardan başka Körfez De- Körfez Denizi bu adadan altmış mil aşağı Avlona ya- kınında Karaburun ile ğazdan. bunların rine Venedik girip·almıştır. kale. Ankona ve Polya Piyana ülkeleri kena. Yani kara tarafında. barüsu 1 içinde kayadan iki tepe üzerinde iki kale yapup. ta ki birinden yardım gerektiktc mümkün olsun. Polya Yakası'nda Şehri'ne varıncaya dek Santamarya Burnu uzanmıştır. Venedik Körfezi dedikleri deniz yüz elli mil enlemle yedi yüz mil karayel üzerinde Venedik karşı adalarıdır. karada.rü yanını deniz çevirir. batısı vut. deniz kıyısında bir berk kale ve önü geniş limandır. 21 budur: kalele- . Bıraç ve Lüzine derler. Zadra. çevresi üç mileyakın bir berk hisar ve taşra varoşunda on sekiz bin kadaLhanesi vardır.yer_g. Bu denizin altmış mil bir bo- doğu kıyısı Arna- Frengistan'da !talya memleketinde Lonbardiya. Bu iki çoğu yanı deniz olup karaya ancak bir yolu vardır. Ve M. Karşısına adası bulunmaktadır.rlarıdır. Körfez Adası Burnu ile kıyı arası bir buçuk mil bir boğazdır ve gerektiktc asker o boğazdan geçer.DENIZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Bahriye'de yazıldığı üzere. çekdirir gemiler girüp kalyonlar taşrada yatar lar. Poy- raz yönünden bir nehir gelip o limana dökülür. kaleye hakim ve ondan yüksekte bir dağ vardır. yakın. Oradan aşağı Şibenik. yüksek yerde bir berk hisardır. Kilis de ona aldı.

iki bölük eder. Culius Kayser bir büyük vilayettir. Venedik Sava ve Dı­ rava nehirlerinin kaynağı bu ülke içindedir. Behke. bunlar Hırvat serhaddidir. yapıları parotiyalarııv yani mahalleleri altmış çok yüksek. Şehri Sonra Zadra'dan Venedik yüz elli mil mesafe olup aradaki lstirya ülkesinin üç yanı deniz. mahalle gibidir -KÇ Inci! ravileri: lncil'i rivayet edenler. Kenarlarında ve içinde çok kale- ler ve şehirler vardır. Markus. Suları ve güney yönünde denizin kabarıp olmuştur. Forum Culi derler. üzerinde taştan Kanal derler. kimine Venedik hükmeder. dörtgen biçimindedir. çoğu Venedik elindedir. kaleleri ve şehirleri Türkçeye lakin hepsinde imparatorun ilgisi çevirdiğimizAtlas Minor'da yazılıdır. bir yanı kara. çok gösterişli.KATIP ÇELEBI Kafir Serhaddindeki Yerlerin Açıklanması: Zadra'dan aşağı ri vardır. Resmi ve özel sekiz mil çevirir. mükelleftir. Lukas ve Yoannes'tir. emin bir yerdir. Sekiz bin kadar ve kayık ağaçtan şehri ile gezip evden dört yüz elli kadar . 1 onlara gondala derler. lif 2 Parotiya: bir nevi papaz hükümetine derler. O . Banalu- ka ve Kostaniçe'ye gider. kimisi Nemçe beyleri elindedir. yaptığı işleri ve mucizelerini anlatan yazıların arasından seçilen ve birbirinden az çok ayrılıklar gösteren dört İncil'in kendilerine yorulduğu kimseler. olduğundan Bu altı şe­ sa- önlemek şehir gerçi zarar ihtimali uzak. Değerli 2 madeni nesine taşlarla sanatlı vakıf diye ve mükellef yapılıp birçok yerine ağır değerde ölçüsüz eşya konmuştur. Venedik'e sefer vardır. Viniçiya da derler. Nemçe elindedir. Birazı Şehri ardına düşer. Bunların ardı kıyıda Novi ve Sin kalele- karada Abrutse. lsa peygamberin hayatını. suların yolların büyüğüne Bu acayipten bir köprü yapılmıştır. Todomovi. çevrilmiştir. çok özenilmiş. Bunların lazım gelse bu ülkelere varılır. Venedik Şehri hazi- öteki kaleleri Mükellef: Çok süslü. Doğu içün kimi adalar set gibi duvar ve hisarla olan bir büyük yapılmıştır. Oradan aşağı Pazarıanlamına Friyoli ülkesi ki Forum ülkesi. Körfez Denizi'nin sonunda· göl gibi bir bucakta atte bir yükselir alçalır. mükellef ve israf yollu süslü olup hele Dört İncil ravilerinin yeri olan San Marko kilisesi acayip ve garip yapıdır. Evlerinin arası yollar ve kanallar olup her yolda yayan ve eve geçmek mümkündür. adası On dört yerde denize yolu lakin deniz içinde yeri berk her basmasını vardır. Bunda da birçok şehirler ve kaleler vardır. köprü vardır. Bunlar lsa'nın havarilerinden olup sırasıyla Matta. Yaklaşık olarak altmış küçük hirdir. Şehrin çevresi aşağı yukarı dörttür. altın yaldız vurulmuş. 22 . kayık şehir Ortasında içinde durmadan hare- kette olup kiminin üzerinde gölgeliği vardır. Venedik Şehri: Atlas'ta anlatıldığı üzere "sayısı çok" anlamında Venesiya diye adlandırılır.

bir mükemmel cebehane büyük ve berk hisardır. Yazmak. Şehrin içinde Arsenale derler. San Mar ko alemi: lncil raYilerinden San Marko'nun sembolü. Bugün. Şehrin kilise üç tane birbirine bulunmaktadır bitişik pgı.Ç. ARMA(. lakin cumhurun reyi olmayınca bir iş yapamaz. onu canlandıran sembol. San Tiyadorus: Hıristiyan azizlerinden olup lncil raYilerinden San Marko'nun "relique"leri 835 yılında ıskenderiye'den getirilip Venedik'te SanMarka kilisesine konuncaya değin Venedik şehrinin kutsal koruyucusu. her gün yapılıp yeni- korsanlarından aldıkları oraya koyup gelene gidene gösterir- ler. dili sert ve güçlü bir kimse lini anlatan heykclini damga ve kimselere nişan edinmişlerdir. Yeni zamanlarda. Bozulan halatları olduğundan ve araçları. Halkın Ahvali: Venedik Şehri'nde aşağı yukarı üç yüz bin adam sayılır. 1 Bu alem kanatlı arslandır ki adı geçen Sari Marka. Daha sonra Roma idaresindeki müteaddit memurlardan birinin unvanı olan kelime zaman içinde başka anlamlarda da kullanılmıştır. çözüp sarmaya karışır. okumak ve düzeni korumak işi bunlarındır. devleti bir zamanlar konsül hükümetiydi. dananınalardan kimi gemileri ve bayrakları vardır. Bunların Üçüncü mertebe zanaatçılar ve ticaretle uğraşanlardır. yarağı ve deniz çevresi iki mil. wBunlar işleri yürütmeye. · Memleket ve hükümet işlerine bakmak onlarındır.mışlardır.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERI. Bunlar üç mertebe üzerinedir. Müslümanlardaki beylerbeyi payesindedir ve olsa olsa dukanın sik~ kesi olur -K. bu kitabın yazıldİğı tarih ki hicretin bin altmış yedi I1656/57] lığının başlangıcından yılı başlarıdır.AN ve gemileri "onun vakfıdır" diye alımaklara köstek edüp bu tuzak ve yalan dolanla Hıristiyanların büyüğünü küçüğünü kendilerine bağl?. 23 .zarı vardır. Birinci rütbe sahiplerine "patrisiyi" derler. w Hıristiyanlarda duka. özerk ve bağımsız devletler olarak. Bunlar da 2 iki yüz elli iki yıl sürüp miladın yedi yüz yedi yılında "dukalık" 3 oldu. Venedik duka- bu zamana gelinceye kadar dokuz yüz elli yıl olur. Orada deniz seferlerinin yat ve lenir ve toplar dökülür. birinin üzerine San Tiyadorus heykeli dikilmiştir. yaşlılar anlamında. Başpazar meydanında söylediğimiz ve setler tarafında iki büyük sütun dikilip birinin üzerine San Marka alemi. ama merkezi bir otoritenin kendini kabul ettiremediği ülkelerde başına buyruk bir devlet niteliğinde bulunan bölge. duka anlamında. O iki sütunun onun bu ha- arası asılacak ayrılmıştır. tkinci mertebede olanlara "istadino" derler. 2 Tribinus: Latince "bir kabilenin reisi" demek. lsa'nın -üzerine selam olsun- doğumunun beş yüz elli beşinci yılında "tribinus" yani kabilebaşı oldu. Bunların başına "doç" derler. Duka!ık: Bir dukaya bağlı toprakların ve senyörlüklerin tümü.

İtalya. Bu noktada Frenkçe kitapların rivayeti tamamlandı. gidilmez. lakin hiçbir tarihte asla meyip mahküm olmadı. Tranta Burnu ve Santamarya Burnu ki. şehirden kılavuz alırlar Çanlık bırakırlar. Ama Pi:rl Reis. Şehirden gemiyi şehre alır denizin kabarup vardır. balık kayıklan vardır.da su vardır.KATIP ÇELEBI Sonra Atlas kitabının yazarı Merkatar bu ve alemin ortak limanıdır. Sonra ğazlan gemileri" kılavuzsuz gider. gerçi bin yıl ölçüye gelmez. Fransa ve İspanya Kıyıları: Venedik Şehri'ni geçtikten sonra Ankona. kuruluşu yabancılar' eline düş­ Venedik kimi tarihçilerin Şehri'ni anlatırken dediğine göre mi- dört yüz yirmi bir tarihindediL Üngürus raifesinin saldırısından. çünkü ve iskandil ile Marko Çanlığı bir yüksek kuledir. Ikisinin arasın­ da Istanbul Boğazı gibi akın dı vardır. Bugüne dek kız oğlan kız olup halka kılıÇ gösterdiğini anlatır -KÇ. Venedikli kendi şehirlerini bir kız suretinde gösterip eline kılıç vermiştir. Moran derler. Bahriye'de der ki: Denizden Venedik Şehri'ne varmak isteyen gemiler önce Persene Şehri'ne<P varır­ lar. Oradan dönüp batıya Tranta ve Roşne Körfezi.\jf şöyle yazılmıştır: şehri bir ünlü şehir yakınında Şehri'ni kurdular. Bu şehir lstirya ülkesinde bir kaledir -KÇ. Venedik Şehri Yolu bulmaya o dek giderler. başına \j1 <ı> Bundan dolayı. Ispertevinti ve Riçe Burnu ki karşısı Sicilya Adası'ndan Mesine düşer. demiştir. Şehrin doğu yönünde bir a. Prendiz. karada otur- duklan Patavya Şehri'ni bırakıp o adalarda Venedik hir Lonbardiya ülkesinden gelüp çoğu Kaleler ilk başına kadar zamanda çok işler gelip nice musibetler gördü. Şehrin yiyeceğinin o nehirlerde:::ı kayıklarla gelir. hem de set boBu şehrin "saka suyu gemiye tekne gibi doldurup getirir ve ölçek ile satarlar. görününeeye şehrin göründüğü düşüp daha gelir ve önüne etmesi yasaktır. Pin- ten ve Ligoma kaleleri ki Florensiya ülkesinden olup Papa Ülkesi ile sınırdaş. içün dünyanın halkının çokluğu. özel. onun Başka bir kitap ki Frenk ladın Venedik baskısı Şehri'nin Kitabı'dır. yerde demir ondan öte yüz mildir. kevgir gibi diri gezdirüp sokaklarda satarlar. ticaret ederler. 24 . Kotron Burnu. Bu şebrin çevresinden pek çok içinde balığı balık çıkar. camlar ve sırça işleri orada işlenir. Oradan Anabolu Boğazı Burnu ve Roma Suyu ki şehir biraz içeri karadadır. Mafrodonya. taşradan sandal ile bir kılavuzluk gelenin alçalmasıyla kılavuz daima sığ yerlerdir. Peştiye. ilkin o görünür. Hıristiyanlar şehri çok övüp dünyanın her yanından türlü soydan insanlar gelip orada mal ve metaının artukluğu ona "dünya cenneti" derler. Venedik Körfezi ağzı burada tamam olur. Ve birkaç ne- denize dökülür. açılup kapanmadadır.

Aragonya. İspanya kıyılarıdır. Oradan aşağı Ceneviz başka hükümet ve Milan ile sınırdaştır. Girit'in de fethi henüz tamam tamamlanmasını müyesser eyleye. Akvamortv. Girit. Bundan sonra birinci bölümdekilerin anlatıl­ masına baş lanacaktır. Geçmişte ile Rodos'tan başkası Ulu Tanrı yakında Giriş Rodos'tan başka hepsi Kıbrıs fetholunmuştu. Malta ve Septe karşısı Atlas'ta Katalonya. 'If Bunlann nice fethedilip nasıl alındığı Fezleke adlı tarihimizde ve Cihannüma'da anlatılmıştır -K. Anadolu. bölümü burada tamam oldu. Korsika. Arabistan ve Mağrıp kenarları'~' beş bin on mil ki toplamı Bu Rodos gün on üç bin elli yedi mil mesafe olur. ve Bu- kafirlerin elindedir. ünlü adalardır. Malta. Mayorka. Sonra Sagona. Valansiya ve Endülü- siya kıyıları diye yazılır.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMACAN buyruk dukalıktır. 25 . Minorka. Parselona. Nitse. Yabse.e. Sardunya.Marsilya kıyıları Fransa ülkesine düşer. Cebel-i Feth.Ç. Kimi küçük kitaplarda hesap olunciuğu üzere bütün Rumeli ve Frengistan kıyıla­ rı sekiz bin kırk yedi mil. ortalıkta adaları Kıbrıs olmadı. Iortoza. Perpinan. Davina. Kartacına Burnu.

.

savaşlardır özetlendi.. ki . . BIRINCI BOLUM Geçmişte olan donanmalar. fütuhat ve denizle ilgili örnek olsun diye tarih kitaplarından toplanıp Bu bölümün nice bölükleri vardır.---.· ....

.

vanları arasındadır. o zamanda Istanbul ile Haliç üzerine zincir çekilüp gemilerin çirmek bayağı imkan hududundan geçeceği uzaktır yol Galata'nın arasını ayıran kapandığından. Istanbul'un alınmasından sonra gerektiğinden berreyn ve bahreyn ele geçirilüp 1 Rumeli ve Anadolu kıyılarında. Bugün Hisara yakın bir liman. devletin ilk karada olan kafir diye anlatırlar.. BIRINCI BOLUK Hayreddin Paşa ortaya çıkıncaya değin kimi sultanların Tembih: Gizli lah'ın gelinceye dek kapudanlarının sonsuzluğa ulaşacak ki bu konusundadır. iki deniz de Karadeniz ile Akdeniz' dir. Akdeniz adalarında olan kale ve palankaları2 ele geçirmek içün gemi ve donanma işlerini Ilkin. Tacü't-Tevarfh'in yazdı­ gemiler düzdü ki Osmanlı devletinde ilk kapudan bu Süleyman Bey'dir. cerrü'l-eskal ilminin usta kişileri in3 Berreyn ve Bahreyn: Iki kara ve iki deniz anlamına gelen bu söz Osmanlı padişahlannın unOnun hükıi:ııi sürdüğü yerlerden iki kara Avrupa (Rumeli) ve Asya (Anadolu). lakin güvenilir zamanlarında. bu kapudanın adıyla anılır. olan Fatih Sultan Mehmed Han vuruş kırış olaylarının çoğu. Palanka: Çevresi hendekle çevrilmiş ağaç ve toprakla yapılan istihkam. onu ele geçirmek içün o kadar etkili olmayup deniz tarafından da görünmüş düşünmek içün gemiler hazırlanması önemli bir Baltaoğlu Süleyman Bey başa iş geçirilüp. başb~ğların ve değildir rahmetine ve Osmanlı henüz adalara yak- başlan­ sataşıldı değildir. Yenihisar o yana gemi ge- tarafından gemiler sürüp Galata ardından geçirilmesi ferman olundukta.. Murad ilk zamanlarında. ağaç ve toprakla yapılmış hisarcık. . Cerrü'l-eskal: Mekanik. ohı:p devleti deniz seferleri ve savaşları mağfiretine ulaşmış mak ve almakla ilgili mamıştı. Yukarıdaki kitapta yazılıdır ki. zira Istanbul fethinden önce Gelibolu Tersanesi'nin durumu ve kapudanı tarihlerde yazılmamıştır. yeniden gemiler yapılmış. zamanında kimi kıyılara ve savaşa yakın Al- zamanına hisarlarını yıkup deniz seferlerine ve Frenk taifesiyle Gerçi Sultan II.... karadan kuşatmak. Sütlüce ğına göre Rumeli işi saldırmak yürütmek içün ardında Hisarı ardında gerekti. Istanbul Hisarı'nı yalnız ve bu önemli bir demeye göre. 2 29 . böyle bir istihkamla çevrilmiş kasaba. Fizikte güçleri ve onların cisimler üzerindeki etkisini konu alan bilim § Ağırlıklan kaldırmak ve onları bir yerden bir yere götürmek yolunu öğreten bilim. diye.

Eğlenmeyüp sultanın.. Denizden ele geçirildikten sonra Trabzon fethi semtine dizginlerini donanma-yı hümayun varup. Padişah o gemiyi Istanbul'a gönderdi. Sinop'u karadan ve denizden kuşattılar. diye arz etmekle o radan yola saldırup cılasunca şehrin alınmasına da göre gemiye girüp denize saldı hisarı kuşattı. Sinop ve Trabzon Seferi: [Fatih Sultan Mehmed Han] Sekiz yüz yılında [1459/60] Karadeniz kıyıları kalelerinden Amasra Hisarı Isınail Bey'in elinde olan Sinop fethini dileyüp o kadırgalar donatıp. Karadan da zafer olan asker vardu. d~~iz hakanca fetihten sonra olan İnoz Seferi: Sonradan bu güzel tedbir seferleri ve Istanbul fethinden sonra Ferecik kadısı. Buyur- dular ki: "Inoz fethini iyice aklıma azepleri toplayup on parça kadırga semte varmayınca hiçbir kimseye hazır koydum. Trabzon semtine sefere var. Amasra.sına getirildi. koşasın ve nereye bulunan gittiğini o Ben de kılavuzu zafer olan asker ile ka- çıkarım. diye çağırtup yılda Isfendiyaroğlu veziri azam Mahmud denizler gibi coşan verüp Paşa'yı kahramanlarla Sinop üzerine gitti.KATIP ÇELEBI sanı. karadan da alameti zafer olan bayraklar görününce aman isteyerek hisarı teslim ettiler." Yunus Bey de buyruğa manda oraya varup bayrakları yol açtı. Ipsala ve Fere halkı Inoz ka- kazınmasına padişahın aşağılıkların köklerinin niyeti kesin olup Has Yunus devlet kapi. göründüğünde kafirlere korku düştü. Gerektir ki hemencecik donatup o tarafa açmayasın. yel gibi giden altmış Isınail kılavuzu Beysonradan padişahın eşiğine sığındı. Ele geçirdikten sonra yüz parça. Ve içine metrisler kurup kahraman yiğitlerle dopdolu olunca Hisara savaşlada kafideri şaşırttılar. Sultanın fermanıyla Yunus Bey varup o sarp kaleyi aldı. Venedik halkı Ceneviz ile barıştıktan sonra büyük geLatin dilinden Türkçeye Yağlarla mak. Frengi Tarih'te şöyle yazar: "Ismail Bey bu yakında bir değirmi sefine yaptırmıştı ki dokuz yüz fuçı alurdu . Ve bu zamanda Aragonya padişahı Alfonz bir büyük gemi yaptır­ mıştı ki dört bin fuçı alurdu. Kastamonu. şaşkınlıktan şaşkınlığa düşüren tedbirlerle denizden karaya çeküp yağlarla ter- 1 biye edilmiş kızakların üzerinde kuru yerde gemileri yürütüp denize indirdiler. terbiye etmek: çevirdiğimiz Yağlamak. Bu onların kumandanları şu sırayladır: firlerinin kötülüklerinden huzursuzdur. da alırrup çevirdiler. eritilmiş kızgın donyağını gemilerin üzerinde rahatça kayması için kızakları bir paçavrayla tekrar tekrar sürerek kızağa içirmek. hisarı verdiler. hisarı dört fethine kendileri ka- radan gidüp denizden donanma gönderdiler. ve uygun rüzgarla az za- sonunda zaferi haber veren Aman dileyerek Inoz karşısında Taşoz adındaki adada bir kale daha vardı. 30 yağla­ .

Ç.an Seferi: 1466 yılında.ıstılahtır. Midilli Seferi: Sekiz yüz altmış altı yılında [1461/62] Eflak seferinden dönüp Midilli Adası'nı ele geçirmek isteğiyle zülmesi ferman olunup ru yola çıktılar. Ceneralin kötülüklerinden adada gisi verilüp olduğundan sekiz yüz yetmiş karadan ve denizden asker sürüp yanından kuşatma yönlerini üç başlannda Ağriboz hazırlayup [y. Ve yelken açup o adaya doğ­ Kendileri de kapukulu ve Anadolu askeriyle Gelibolu Geçidi'nden geçip Ayazmend'e vardılar. ne iş yaptıklan ve vermeleri gereken vergilerin d€ftere geçiriimesi. Fatih Sultan Mehmed'in kumandasındaki ordunun Karaman memleketine girip Kevele kalesi ile devlet merkezi Konya'nın alınmasıyla sonuçlanan sefer. Gelibolu İstanbul'da tarafına donanma-yı geldiler. 5 nice Müslümanları mayun rında tutsak ve o hazırlanması tarafları yağma ettiği içün Mahmud Paşa'ya Gelibolu arz olundukta. paşaya verüp memlekete gönderdiler. 2 Bir geminin alabileceği yükün ölçüsü olarak kullanılan birim. Fuçı: 31 . sancağı donanma-yı hü- Osmanlı kıyıla­ olan gemilerin hepsi onun buyruğuna kondu. Haneleri yazmak: Halkın yerinde bırakılıp. hümayun dü- olan gemiler geldi. Bundan dolayi §ul~n Mehmed de bir büyük gemi yaptırdı ki üç bin 1 fuçı alurdu. savaşa Malını.DENIZ SAVAŞLARı HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN başladılar miler yapmaya kadar büyük gemi ve adı yaptırdı geçen Alfonz iki gemi daha yapılmamıştı. Ağriboz Seferi: Sekiz yüz kılavuzu zafer olan asker gelüp aman dileyerek hisarı verdi. taşrada gezen gemileri onunla ölçerler. · ljf "Ceneral" derya kapudanlanna derler -K. çaluğu ço- reaya yerinde kalup 3 yetmiş ikide [1467/68] Karaman seferinden döndüklerin- de4 Venedik Ceneraliljf altınışı geçkin kadırgayla lnoz üstüne düşüp kadı ve hatibini. bunların kimler olduğıı. 1468] hududuna oturanların yardımı kılavuzu vardı. Ada haneleri yazdılar ve dönüp gittiler. lakin inciirirken iskelede batup mimarı kaçtı. Yunan Adalan'ndan Ağriboz Adası Frenk elinde kalup o geçitten lslam olanlara çok zararlar görülürdü. onları lakll1 ki bu tarihte o kulla11.de. Hatip: Cuma ve bayram namazlanyla yağmur ve güneş tutulması dualarında hutbe okuyan din adamı. alındı ve bölüşüldü. 4 Karam. Dağ yapılı gemiler Midilli çevresinde demir atup başlayınca adanın cuğunu beyi. bir tonun sekizde biri. zafer olan Kaleler açan yüzden artuk gemiyle adanın ve il- başbuğ paşa deniz çevresini ku- Birbiri üZerine urmak: Gemileri birbirine çarparak bozmak. 2 Fuçı Bahr-i Muhit gemileriri.amayup iskelede birbiri üzerine urup bozdular. Bölüşülmek: Adanın toprağı tırnar ve zeamet olarak ayrıhp fatihleri arasında rütbelerine göre hak edenlere verilip dağıtıldı.

Ceneral de o günü bekleyüp karşı koyınak yollarını hazırladı. 4 durumunu öğrenmek için tutsak yakalamak Mürted: Dininden dönmüş kişi. maliye. ·Ayyuka çıkarmak: Çok yüksek sesle bağırmak. 1 asker hisarın eteğine varup metrise girdi. Dil alıcı: Düşmandan haber almak. Hızane-i Amire: Devlet hazinesi § Devletin mali işleriyle uğraşan daire. Yürüyüş günü: Düşmana saldırış günü. üzere gönderilen erler. üçüncü günü "yürüyüştür" diye dellallar çağırdığını bildirdi. o da 6 fetholunup onda olan malları Hızane-i Anıireye aldılar ve gönül ferahlığıyla payitahta döndüler. Kayıklar sal mak: Denize kayıklar çıkarmak. o da bu taraftan yürüyüp hisarın alınmasım geciktirsin. açtırmayup hisara Para ve mal yönünden gazilerin eline ölçüsüz nesne girüp büyük ganimetlerle doyum oldular. bağırınayı göklere yükseltmek. bir kıyıdan diğer kıyıya kayıklarla köprü kurmak. yakın olduğu halde fethine güçleri yetmemişti. İşe elverişli olanı açtıkları gediklerden kafire göz zincire çekip geri kalanı kırdılar. . O gece münadiler [tellallar] "yarın yağma günüdür. Kızılhisar diye ünlü bir küçük kale vardı ki kafirlerin hazinesi oradaydı. hazır olun" sedasını Ayyu- ka çıkarup 4 askere tembih ettiler. Bu yandan dil alındığı bilinince böyle tedbir olundu ki gecikmeden hisara yürü- yeler. Bu sırada Ceneral sekiz parça görünce demir bıraktı kadırgayla hisarın yardımına ve hasretli gözlerle gelüp Islam kümesini ıraktan baktı. Yürüyüş gününü bilmek içün dil almay~ kayıklar saldı. Kefe ve Azak Seferi: Karadeniz kıyılarında Kefe memleketi Frenk elinde uzun za- mandan beri kalmıştı. 2 Bir hizmetkar dininden dönüp kafir gemileri semtine yönelmişti. Sekiz yüz seksen [1475/1476] tarihinde. sesini. askerin düşmanın üzerine yürüdüğü gün.KATIP ÇELEBI şattı ve kestikleri uzun köprünün belli yerinde gemilerin üzerinde köprü bağladı. Köprü bağlamak: Köprü kurmak. Kayıkla gelen dil alıcılar o mürtede bulup Ceneral önüne ilettiler. Şılamak: Işık 6 düşmanın vermek. sarp olduğundan Türk ve Tatar hanları. 32 . Gün ortasın­ da burçların üzerine dikilen bayrakların şıladığını5 kafir görünce üzülüp acınarak yelken açup dümen çevirdi ve o sarp kale padişahın eline girdi. Çok. değeri yüce olan padişah o ülkeyi ele geçirmek istedi. Dil almak: Düşmanın durumunu söyletip haber almak üzere tutsak yakalamak. Ayyuk: Samanyolunun hep sağ yanında ve Ülker'in ardınca giden kırmızı parlak bir yıldız. Muradı buydu ki hisara yü- rüdükleri sırada. Sabah olunca. Müslüman olup sonra da başka bir dine dönmüş kişi. Ülkeler açan başbuğ Gedik Ahmed Paşa da 2 Köprü kesmek: Iki kıyıyı bağlayan köprüyü kesip kıyılar arasında gidiş gelişe engel olmak. şavk vermek. zaferin kendilerine sığındığı ordu da yağma izniyle hisara yürüyüp girdiler.

Ispanya beyine ele geçirüp adamlar kodu. şehrin veya beyliğin altın ve gümüş paralarının. at gemisi. Bu beyitte. Kafider canından bezüp hisarı verdi. Se- kiz yüz seksen dörtte [1479/80]!stanbul'a gelüp Polya vilayetininAvlonya'ya yakın olması dolayısıyla nanma-yı ele geçirilmesi kolay hümayun hazırlanmasına lüp Rumeli ve Anadolu bin er koşuldu. el atmak. Azak ki Saklaplar ülkesinin olundu. Osmanlı töresince ayan ve er- kan. yapışmak. ki yazılışma El vurmak: Saldırmak. esgöre "şefkat" kelimesindeki harflerin sayı değerleri bakımından toplamı hicri 880 [1475/76] yılını vermektedir. eski Türkyazısındaki harflerin gösterdiği sayılara göre herhangi bir tarih olayı için söylenen manzum bir sözdür. göke ve mavuna soyundan üç yüz gemi donatup yiyec~ğini. Hayvanların kaymaması için bu rampalar çıtalıdır.ı. seçme asker asker istemekle do- Sefer gereçleri toplayıp dilediği kadar veri- yeniçeri ve azepten birkaç Paşa. Gedik Ahmed Paşa'yı Divan-ı Ali'den2 büyük törenle iskele yanına getirüp kadırgasına bindirerek veda ettiler. 2 Divan-ı Ali: Padişahın başkanlığında devlet işlerinin konuşulduğu yer § Padişahın başkanlı­ ğında devlet işlerini konuşup karara bağlayan vezirler heyeti ki buna "divan-ı hümayun" da denirdi.zırlayarak papişahın huzuruna vardı. 33 . tımarlı sipahinin taşınması için kullanılan. Bir kalenin. 5 Sonra ni- ce hisadarı da kimini zorla ve kimini gönül yet valisi Rayka adındaki rızasıyla kafir. Padişah hazretleri dua ve sena ile Kefe _!ar~!ina gönderdiler. Kefe halkına Haktan erdi devlet Ki oldu fethinin tarihi şejkat 4 Polya Seferi: Bundan önce Gedik Ahmed Paşa bir sebeple işinden atılmış ve hapis- teyken İskenderiye seferi dönüşünde padişah getirüp Avlonya sancağını vermişti. Vila- sığınup asker aldı. gücü ve güzel tedbirlerle o da alırrup zapt alındı. hızanesine olduğu gibi peşkeş çeküp kara Hisarı aldıktan tarafına gittiler. At Gemisi: Deniz seferlerinde. 1 araçlarını hazırladı. p 4 Tarih: Kelimenin buradaki anlamı ebced hesabıyla. divan-ı hümayun Topkapı Sarayı'nda "Kubbe altı" denilen yerde toplanırdı. Istanbul'un alınmasından sonra. baş ve kıç taraflan rampalı özel gemiler. yeniçeri ve azep b:. Hıziine: Hazine. Sonra Menküp limanı kuşatılarak kılıç ve Kuzey illerinin geçidiydi.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN kadırga. Paşa da yelken açup uygun rüzgarla az zamanda Kefe kıyısına erüp kuşattı. yiğitlerinden olduğunu kararlaştırılıp ferman çıktı. Polya Yakası'na varup Otranda Hisarı'nı ilk ağızda el vurup aldı. sonra bunun çevresinde olan yerlerin ele geçirilmesine himmet ettiler. kıymetli taşla­ n ve eşyasının bulunduğu yer § Başta para olmak üzere bunların tümüne birden verilen ad.

Padişahın kutlama hizmetini yerine getirdikten sonra çok asker ve yarak alup Polya kalelerinin geri Rayka Han'ın göçtüğü adındaki kafir. zamanında gelen zafer görmüş askerin kaleyi koruyan burçlardan biriydi. paşaya yetişmeyi çoğunu şehit. Padişahın ruğu yerleşmek üzerine o yılda o adada bir berk hisar yapıldı. Bu hisar Rus. Bu kez. nicesini tutsak ederek kurup bir zaman denizde dolaştı. fethedi- . köyler ve kasaba- lar yoktu. göçüp Rodos Adası'na vardılar. Azak Suyu kadırga kenarında ve baştan başa silahlı kafir elinde kalan Mota fethe gönderdiler. Limni Adası'dır -K(:. Tekcilif-i Divaniye: Osmanlı devletinde alınan belli vergiler. toplada ateş ederek savaş etmek. Hisarı denizden ve karadan kuşatup önce himmederini deniz tarafından Arap Bağazı demekle tanınmış olan kalenin fethine verdiler. Üzerine dökülmek: Savaşa girişmek. Bozca Hisarı'nın Yapılması: Kıyıya yakın Bozca Adası'nda kalelt. Çünkü parça gemi ve as- kerle sekiz yüz seksen altıda [l481/82] gelip kalderin üzerine ansızın döküldü. Muaviye lemeyüp kalmıştı. ıv Limnos. kalanlarını paşanın ele geçirmeye niyet etti. çünkü bu burçtan birçok as- ker huzursuzdu.~ bunları korumakta olan gazilerin bu gururla çıktı. lakin bulunmadığı orada günlerde kırk yapamadı. Mota Seferi: Yeri yüce olan padişah sekiz yüz seksen dörtte [1479/80]!skenderiye seEerinden !stanbul'a gelince Kocaeli beyini otuz parça mükemmel askerle Kefe Hisarı'nı dolaylarında. zafere ermiş asker. o tutan kafir savunmadan umut kesüp aman dileyerek hisarı kuşatınca hisarı bunu elinde verdi. Bunun içün sekiz yüz seksen beşte [1480/81] vezir Mesih Paşa başbuğ oldu. Orada buy- isteyenlerden Tekalif-i Divaniye 2 kaldırılarak muaf tutulduğundan çevreden çok kimseler gelüp yerleştiler. Bundan dolayı denizde gezen leventlerin sığınağı olmuştu. Leh ve kuzey ülkelerinin büyüklerinin limanıydı. Önceleri Gedik Ahmed Paşa daha önemli olanı öne alup bu hisara el değmemişti. hisadarı aldı lakin paşa ve selamete onlar da eli boş dönüp gittiler.KAT!P ÇELEBI Paşa bir süre Polya'da kalup Sultan Mehmed nin güzel ve çıkışını tahta değerli mallarından armağanla birçok duyulunca o ülke- !stanbul'a yola çıktı.r. parça büyük kadırga top ve tüfekle doluydu. üç dört bin azep ve kapukullarından birkaç bölük ile koşulup donanma-yı Istanbul gemilerinden başka Gelibolu'dan altmış hümayun ile gönderildi. Rodos Seferi: Menteşe kıyısına yakın Rodos Adası'nda oturan kafirlerin Müslü- manlara eziyetleri sonsuz olduğundan bu adanın ele geçirilmesi önemliydi. 2 34 yapısıydı. Limnosıv çevresi boşken o zamanda marnur kılındı.

denizden o kaleye varıncaya dek köprü çektirüp ı deniz yanından da gemilerle kuşattı. tarnalıla diş Kan dökücü asker. madenler. ganimet mallarma Mesih Paşa Rodos gibi bir liman şehirde toplanmış bileyüp yağmaya yöneldiler. Yine gayrete gelüp bir kez daha Rodos Hisarı'na yürüdüler. Gaziler bu uzun köprüden kale ettiğinden kalabalıktan köprü yıkıldı. olan mallar ordunun eline geç- mesin diye.DENIZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Mesih Paşa. henüz kuşattıkları kalenin içine girmemiş olan savaşçılar. 35 . Kafir- ler bir yerden saldırup içeride bulunan askerin çoğunu düşürdüler. 2 kimse yağmaya kalkup el uzatmasm diye dellal çağırttı. 4 Üzerinden kapudan-ı deryalıkalınarak Gelibolu Sancağı verildi. Rodos hazinesi Hassa-i Sultaniye'dir. savaşçıların kulağına ulaşınca dışarıda olanlar3 dürişmekten kaldılar. if ı Köprü çektirmek: ·Köprü kurdurrrial<. Hisarda olanlar da bu yüzden yardımdan uzak düştüler. edüp Davud yıktıktan Paşa oraları tarafına çevirdiler. kereste ocakları ve benzeri gelir kaynakları. ele geçirmek içün gön- sonra döndüler. Bayezid Zamanında Kili ve Akker~an Fethinden Sonra Avlonya Seferi: Sultan Bayezici sekiz yüz seksen dokuzda [1484] Karadeniz'e donanma gönderüp kendileri de karadan vardılar. Kalenin dışında olan savaşçılar. Belgrat padişah o ta- dönülmemek içün alınmazsa o yana gi- üç yüz parça gemiyle Avlonya'ya varma- buyuruldu. Hassa-i Sultaniye: Geliri padişaha ayrılan topraklar. . Sefer hazırlıkları görüldükten sonra Sofya tarafına yöneldiği sırada ye- ni kral elçi gönderüp Manastır bağışlanmasını yolundan Tepedelen'e derildi. Lakin verilen sözün yalan denizden asker varup Arnavut dilsin. köprü uzatmak Liman şehir: Pırtmaya karşı korunaklı doğal bir limanı olan şehir. kıyısına yürüyüp birbiriyle Binden çok adam yokluk denizinde yarış boğuldu. Kastamonu beyi Süleyman Paşa orada şehit oldu. diye kapudan sı Güyeğü Hadım olması Paşa'ya. Sekiz yüz doksan yedi [1491/92] yılında Üngürus kralı ölüp Belgrat valisi baş eğ­ meye söz vermiştir. vardılar. Paşa arz eyleyince ihtimaliyle eli kıyılarını yağma Sinan Ali boş eylesin. Deniz tarafından da do- nanma nice yerleri yağma etti ve başkaldıranlara ziyanlar verdi. Nice yerleri yağma dileyince dizgini Arnavut . diye Semendire beyi rafa yöneldi. Bu soğuk söz. · Sultan ll. Mesih Paşa'nın cimriliği ve askerin açgözlülüğü elleri boş kalmaya yol açup sonra da hisardan el çektiler. Bunu devlet kapısına bildirerek izin alup kalkup Badrum Hisarı'na geldiler. onu da alamadılar. Kili ve Akkerman hisariarını fethettiler. Islam bayraklarından yedi bayrak hisarın üzerine dikilüp taşra varoş savaşçılarla dolmuştu. Askere izin verüp lstanbul'a gelince Beşiktaş'tan4 Gelibolu sancağı verilüp gemilerle o tarafa yönelüp gittiler.

ona göre Mustafa Paşa. yüzyıldan önce Floransa'da basılan ve üzerinde bir zambak çiçeği bulunan altınlara verilen ad. Kalyon kıçı: Karpuz biçiminde. Bu kürekler beşer kürek limanlıkta baş saldırmak konmuştu. yoksa çektirrnek için de- 5 ğildi4 ve kıçta ikişer kayık vardı. Birinin reisliği Kemal Reis'e. Rumeli beylerbe- Paşa'yı lnebahtı kuşatmasına yolladı. Sözlükçe. her birini dokuz içindi. Üst gövertesi ağ örülüp altında iki tarafa yirmi adam çekerdi. Kayalık: Safralık. Bkz. geminin safra konan yeri. karpuz gibi yuvarlak kıç. Venedik'te bunların nasıl yapıldığını görüp maharet elde etmişti. 3 Bu gemilerin iki kayalığı vardı. Sonradan genel olarak Avrupa'da ve Osmanlı Imparatorluğunda kullanılan altın paralara da bu ad verilmiştir. muhalif rüzgar 2 4 gönderildi. birinin Burak Reis'e inayet buyuruldu. İşçiler gereçler ve araçlar Osmanlı ve ustalar padişahın kendi adamla- ülkesinden iken her birine yirmi bin flod harcanmıştı. Her birinin yanlarında adet üzere ikişer göz ki her birine büyük toplar konmuştu.04 santimetredir. )NI. sonun- sıkılcımla Mo- Zira: Eskiden Er-Ravza Adası üzerinde Nil'in sularını ölçenierin kullandıkları bir uzunluk ölçüsü olup 54. dediğine karşı başbuğ durulmaz ferman çıktı. Bin sıkıntı ve kaldı. her birine ikişer bin adam savaşçı ve kürekçi konınuştu. 36 . kayık 1499] sonlarında İstanbul'dan yol bulmadıkları tembih etmiştir. O sırada Paşa'yı kapudan olan tkinci Davud eylediler. biri kalyon kayalığı ve biri mavuna kayalığı. Ve barça. tki tane göke yaptırmışlarqı ki her birinin uzunluğu yetmişer zira. Kirİıi bilirkişilerin soylediklerine göre bu gökelerin mimarı Yani adında bir ustaydı. kuşatmaya da Mora soyundan üç yüz gemi daha gemilerinin gelmesini bekledi. yanını kuşatup İslam estiğinden donanma-yı yakınına padişah hazırlarrup savaşçı göçüp Edirne'ye vardı. kullanılan savaşması kolaydı. 1 enleri otuzar ziraydı miş çı ve sereni müteaddit ağaçların bir araya getirilüp sarılmasıyla meydana getiril- olup dairesinin çapı dört zira kaplamaydı. Bayezici de deniz tarafından Mora dolaylarını ele geçirmek içün sefer hazırlığına girüp timsah gibi gemiler yapılmasına. Yeri yüce kara sürece davranınız. Lakin hümayun üç ay kadar denizde gelince bir muhalif rüzgar daha esti. Kalyon kıçı gibi yapılmış. Sözlükçe. Bkz. Gökenin çevresinde kırk silahlı savaş­ oturup ok ve tüfekle rından. lnebahtı tarafına kahramanlarla şevvali [Nisan yi Mustafa leri kadırga. Baş saldırmak: Geminin başını sudan kaldırmak. Flori: Altın para. geminin başını suyun üstünde tutmak. da dokuz yüz dört hisarı koruyucusu olan kafir. kalyon. İslam gemi- vermesin diye Venedik hakimi bize diye haber gönderdi.KATIP ÇELEBI İnebahtı Seferi: Bahtı güzel padişah Sultan II. Çektirmek: Yelkenleri açarak veya kürekçilere kürek çektirerek gemiyi yürütmek.

DENIZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN

karşısındaki adanın limanına

ton

halkı

su ve yiyecek

girüp yirmi gün daha orada

kıtlığından sıkıLu..n kıyıya çıktık_ça

eğlendiler.

kafirlerin

Donanma

saldırısıyla çıkmaya

yol bulamayup geri dönerlerdi;.. Su~uzluk yüzünden halleri berbat olup bir yandan
da Frenk gemileriyle çekişmekten geri durmuyorlardı. Mora beyi Halil Paşa donanmanın sıkıntısını

padişaha

lnebahtı yakınında

Ordu
med

ulak ile

Paşa'nın

arz etti.

Çatalca

Ovası'ndayken

ulaklar gelince

Hersekoğlu

Anadolu askerinin seçmesiyle Mora'ya varup gemilere

yardım

Ah-

etmesi-

ne ferman çıktı. Ahmed Paşa çabuk davranarak Moton'a varınca murat yeliyle1 gemiler o limandan çıkup Maksad'a 2 gittiler. Ahmed Paşa gemileri beraberine alup Holumuç'ta gemilere girdi.

Burak Reis Cengi:
sı'na

Donanma-yı

geldiklerinde kafir

hümayun Moton'u, Avarinieri geçüp Burak Ada-

donanınası İslam

gazilerinin gemilerinin karşısına geldi. Ka-

firler, Kemal Reis'ten nice zarar görüp yüreklerinde kin hadden
beyiKemal Bey, Burak Reis gemisinde

olduğundan

aşırıydı. Yenişehir

Kemal gemisi sanup üstüne üştü­

ler.3 !ki taraftan çok kimse denize düşüp boğuldu. İkigökeki her birinde biner kafir, bir mavuna ve bir barça ki her birinde beş yüzer kafir vardı. Burak Reis gemisini
ortaya
bine

aldılar. tık ağızda,

battı

ve içinde olan

mavuna ile barça top dövmesine dayanamayup denizin dimelunların çoğu boğulup

kurtulmaya

çabalayanları

kanca-

lada alup tutsak ettiler.
O iki göke Burak Reis'in gökesine

yapışup savaş uzayınca

Burak Reis kafirlerin

gemisini neft yağı 4 ile ateşe verüp melunları gemileriyle yaku. Her ne kadar kendi
gemisini

ayırmaya çalıştılarsa

da

ayırmak

mümkün

olmadı,

sonunda onunla birlikte

yandı. Kemal Bey, Burak Reis ve Kara Hasan beş yüz kadar kahramaula o vartada5
şehit

oldular. O gemiden denize

düşen savaşçılar kayıklada

toplanup yedi yüz

kurtuldu. Kafir gökelerinin ikisi birlikte yanup içlerinde olan kafirlerin

kişi

boğulup

yanmasından başka deniz yüzünde el ayak vuran6 aşağılıklarından yedi yüz kafir öl-

dürüldü. O iki gökeye yardıma gelen bir kalyon

alırrup

kafiderini bağladılar ve o sa-

Murat yeli: Uygun rüzgar,$emicinin istediği rüzgar.
2

Yeni baskısında "Oran'a gittiler" diye yazılmışsa da bu "Avarin'e gittiler"
Kemal Reis kendi gemisinde
Kemal gemisi:

4

6

.

Kaptanlığında

değil: de

Burak Reis'in gemisinde

olduğu

Kemal Reis'in bulunduğu gemi.

Üstüne üşmek: Üstüne çullanmak, koyulmak, üşüşmek.
Neft yağı: Petrol, gaz yağı, taş yağı.
Varta: Büyük tehlike, uçurum, ölüm kalım yeri.
El ayak vurmak: Çabalamak, kurtulmaya çalışmak, yüzmeye çalışmak.
37

olmalı.

için.

KATIP ÇELEBI

vaş

yerinde olan adaya bundan dolayı Burak Adası adı kondu.
Sonra Frenkin yüz elli parça gemisi

toplar koyup

savaşçılara

Inebahtı

yolu kapamak içün

halicinin

girişini bağlamış, bağaza

hazır olmuşlardı.

Islam gemileri gelüp

haliçten geçmek isterken topa tuttular; burada da nice ünlü kişiler şehit oldu.
Sözün
bir de

kısası

Inebahtı

kafirlerle bir ).<ez Matan

yakınında

halicine girdikleri yerde büyük

ahin limandan

savaşlar

çıktıkları sırada,
başanya

edüp, sonunda

gösteren Tanrı, Islam askerine yoldaş olup kafir gemilerini bozdular. Ve
hümayun
de olan

Inebahtı

yiğitlerin

önüne gidüp Islam gemileri

sözleri üzerine kale
[1499/1500] çıkup

anahtarını

devlet

hümayunun Germe'ye

du-yı

Mustafa

kapısına

yakın

hümayun göçüp Edirne

Moton ve Koron Seferi:
alınup kıyıda

hisar burcuna

deniz

bayrakları

Paşa'ya

yanını

dikince,

da

kuşattı.

Için-

kuşatılanlar

gönderdiler ve dokuz yüz

eski

beşte

gittiler.

Hisarıri alındığı

çıkup

nicesi

hisarın

yol

donanma-yı

bildirildi. Ahmed Paşa gemiden

Umur Bey

kışlağına

Limanı'nda kışlaması

çıkup

donanma-

ferman olundu. Or-

gitti.

Mora Adası'nın çoğu Sultan Mehmed Han Gazi zamanında

Matan ve Koron

hisariarı

kafirlerin elinde

Preveze beyi Mustafa Bey'e ferman olundu ki

balıara

kalmıştı. Onların

dek

kırk

pare gemi

fethi içün

hazırlayup

donanınaya katılsın. Mustafa Bey yaz ortasında yirmi mavuna yaptırup yirmisini de
kurmuşken

bir

karanlık

gecede kafir gemileri

ansızın

gelüp hepsini yaktılar. Mustafa

Bey tamamlanmamış gemilerin bitirilmesine çalıştı.
Bu sırada Üngürus, Leh ve Çeh kara yanından, Frenkin denizden Osmanlı ülkelerine

saldırmak

namlı

beyler, on bin piyade ve yirmi bin süvari Inebahtı'da kışlayarı gemilerin ona-

içün

.rılmasına yardıma

birleştikleri

gönderilüp,

olundu. Hünkar da dokuz yüz

devlet

kapısına

arz olundukta; Yakup

balıarda donanınayla

Paşa

ile

Matan önüne varmak ferman

beş ramazan-ışerifinin başlarında

[Nisan 1499] Edir-

ne'den kalkup Mora'ya ulaştı. Yakup Paşa'nın gernilerk Matan üzerine geldiği devlet
kapısına

bildirilince on sekiz gün Landar'da dinlendikten sonra göçüp Matan

Hisarı

önüne geldiler. Karadan ve denizden asker kuşatup kale döver toplada kulelerini ve
surlarını

Fethe

yere döktüler.
yakın olmuşken

kafirlerin

donanınası

gelüp

savaşa girişti.

Frenk gemilerinin ikisini alup içinde olan kafideri kaleye
vunasını batırup

karşı

Islam askeri

ipe çektiler; bir ma-

nice gemilerini yaktılar. Kaleyi ele geçirmek üzereyken Venedik'ten

dört kadırga geldi;

savaş

zin Islam gemileri

arasından

gereçleri ve birkaç bin tüfekçi Frenk ile ikindi
geçüp getirdiklerini

dört kadırgayı yaktılar.
38

hisarın

içine

zamanı ansı~

bıraktıktan

sonra o

DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN

kapısına

Bu haller devlet

padişah

bildirilince

donanma gözcülerine, onlar önce-

den gelen araç ve gereçleri taşımaya:u.ğraşırken yürüyüş etmelerini hışımla buyurdu.
Paşa ~çtı~

Anadolu beylerbeyi Sinan

gedikten merdivenlerle burçlara

çıkınca,

öteki

askerler de yer yer yürüyüp ikindi vaktinden güneşin sararmasına1 dek öyle bir savaştılar

ki böylesi hiçbir zamanda

ordusu

hisarı

alup kafirleri

olmadı.

kılıçtan

düşüp

Hisara od

kafirler

geçirdiler. Bu fetih, dokuz yüz

şaşırınca

altı

Islam

muharremi-

nin on dördünde [ll Temmuz 1500) oldu.
Paşa

Koron fethine Ali
Ali

Paşa,

şartıyla

Anavarin

karadan, kapudan

kuşatmasını

paşa donanınayla

denizden gönderildi.

öne aldu; içinde olanlar, gitmelerine izin verilmesi
halkı

kaleyi verdiler. Oradan Koron'a vardu; onun

da aman dileyetek

hisarı

verüp malları ve çoluk çocuklarıyla Frengistan'a gittiler.
padişah

Yeri yüce

lstanbul'a döndü. Ali

Paşa İstefe

fethine niyet edüp yola

mak üzereyken kafirlerin bir yolunu bularak Anavarin
üzerine

ılgar

eyledi ve olup biteni devlet

kapısına

Hisarı'nı aldığı

çık­

bildirilince

bildirüp deniz yolundan

düşman­

ların yardımını kesrnek içün birkaç kadırga istedi. Alemin sığınağı olan padişah otuz

parça

kadırgayla

gemilere
lar.

Paşa

Kemal Reis'i gönderdi. Anavarin önüne gelince kale

saldırup

limanında

olan

ilk atılışta kafirin sekiz parça gemisini alup içindeki kafideri kırdı­

ile gelen kahramanlar

burçların

üzerine

çıkup bunların koruyucularını

tut-

sak ve üç bin kadar kafiri kılıç lokması ettiler; hisar zapt olundu.
Midilli Seferi:

lnebahtı,

Moton ve Koron'un elinden çeküp

mak içün Venedik, Fransa
claşının oğlunu başa
dırgayla

padişahından yardım

geçirerek Venedik

alındığının

öcünü al-

diledi. O da gemiler donatup kar-

donanmasına koştu.

Hepsi iki yüz parça ka-

dokuz yüz yedi rebiyülevvelinde [Eylül 1501) Midilli üstüne geldiler.

Şehzade Sultan Korkud bunu öğrenince sekiz yüz mert ile ağasını2 Ayazmend'e

gönderüp oradan gemilerle bir karanlık gecede Karasi beyi ve askerinin
geçti; düşman saflarını yararak hisara girdiler ve ağası şehit oldu.
Bu korkunç haber
askerle doldurup

padişahın kulağına

Hersek0ğlu

nan Paşa'ya da eyalet askeriyle

Ahmed

deyince

kış

Paşa'yı başbuğ

donanınaya katılması

vakti,

hazır

yardımıyla

bulunan gemileri

ettiler. Anadolu beylerbeyi Si-

buyuruldu.

"

Ahmed Paşa cumadelülada [Aralık 1501) Midilli yakinına eriştiği zaman kafider

Güneşin sararması: Güneşin batınasına yakın, ışınlarının artık
güçsüzleştiği

zaman;

göz

kamaştıramayacak

denli

akşamın yaklaşması.

Ağa: Osmanlı şehzadeleri

adamların başlıcalarından

bir yaşına gelip de sütten kesildikten sonra onun yanına verilen
biri. Bkz. Sözlükçe.
39

KATIP ÇELEBI

hisara

yürüyüş

koşup

ettiler. Fransa serdan hisara girmekte

gazilerinden bir

yiğit

darlarının başını

görüp kaçmaya yüz tuttular. Venedik askeri de

Islam

bu gavuru öldürüp kellesini kuleye dikti. Fransa askeri, ser-

beyine ısmarlanup Ahmed

Paşa

onları

kaçtılar. Hisarın onarılması,

lerine binerek memleketlerinden yana

görüp gemi-

Anadolu beyler-

Istanbul'a döndü.

Bu Ahmed Paşa dokuz yüz on ikide
pudanlığı beş yıl

geçtiğinde,

öne

veziri

[1506/07]

azamlıktan

kapudan olup ka-

sürdü; on yedide [1511/12] yine veziri azam oldu.

Avarız'ın Sebebi: Söylerler ki bu sefer, avarız, kürekçi ve azep konmasının ortaya
1

çıkmasına

yol

mıza değin
Ateşkes:

açtı.

Bundan önce reayaya vergi

Bundan sonra zamam-

yürürlükte olup reayadan yıldan yıla alınır.
Venedik gemileri denizde Islam gemileriyle

gunundan sonra ister istemez
kimi

konmamıştı.

avarız dolayısıyla

susmuş

başa çıkamayup

ve öç almak istemez

mütareke yeğ görülüp bundan sonra

olmuştu.

Midilli boz-

Beri yanda da

donanınayla

karadan ve

denizden bir yere saidırmayup ancak Osmanlı ülkesi korunurdu.
Doğu diyarında Acem Şahları devleti ortayaçıkup Rafızı:ler 2 karışıklığı ve Sultan

Bayezid

Han'ın ihtiyarlığı dolayısıyla köşeye

çekilmesi, devlet

adamlarının işi gevşet­

mesine ve devletin halinin kötüleşmesine yol açtı.
Sultan Selim Han, tahta

çıkışından

sonra daha önemli

olanı

öne almak yolunu

3

tutup zararı kafirden daha çok olan Kızılbaşların yok edilmesine, Mısır ve Şam diyarım

ele geçirmeye kendini verdiğinden kafirler yanı mütareke üzere kalmıştı.

Venedik ve Üngürus kafirleri de bu mütarekeyi canına minnet ve gazilerin pençesinden

kurtulmuş olmayı

ganimet bilüp asla

mak bahçesinin yolunu tutup

sıra

kımıldamazdı.

Sultan Selim Han uç-

Sultan Süleyman Han'a gelince karada ve denizde

Osmanlı ülkesine katılması uygun olan yerlerin fethine başladı. Karaya ve denize savaş kapısım açtı; ataları zamanında

maslahat gereği

konmuş

olan mütarekeyi bıraktı.

Ve ikinci gazada Rodos fethini son dilek saydı.
Yavuz Sultan Selim Zamanında Rodos İçün Donanma Hazırlanması: Vaktaki dokuz

yüz yirmi üçte
beşte [1519]

ülkeleri ele geçirilüp Istanbul'a geldiler. Dokuz yüz yirmi

o ülkenin ürünlerini Istanbul'a getirmek içün sefer yolunun

vergi.

Zelzele,

açık olması

gibi olağanüstü hallerde ve özellikle savaş dolayısıyla halktan alınan
halka salınan özel vergi.
Rajızf: Sünni mezhebine aykırı bir inanca ve düşüneeye sahip olan kişi. Bkz. Sözlükçe.
Kızılbaş: Tarihte kızılbaş denince Şah lsmail'e uyanlar ve Safevi Devleti anlaşılır. Bkz. Sözlükçe.

Avarız:
2

[1517] Mısır

kıtlık

Savaş .dolayısıyla

40

DENIZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN

gerektiğinden,

iyi

düşüneeli

vezirler,

çirilmesi redbirini ülkeler açan
masına

ve azep

korsanların

padiş@a

yurdu olan Rodos Kalesi'nin ele ge-

arz ettiler; porranma-yı hümayun

hazırlan­

toplanmasınagirj_ştilg.

Gerçi ayan ve erkandan sefer sesleri işitilirdi, ama padişahın davranışlarından hiç
bununla ilgili bir hal

anlaşılmazdı.

adamlarıyla

Tesadüf bir gün, ileri gelen
bitişik

yub Ensart ziyaretine gittiler. Ya Vedüd Tekkesi'ne

yüksek bir kubbe

Eba Eykarşısı­

1

na gelince durup fatiha okudular; çünkü dadılarının mezarıydı. Ve deniz tarafına
bakup gördüler ki kapudana mahsus yeni yapılmış kadırgalardan biri çektirüp gelir.
Hemen öfkelenüp "bu
madı"

kadırgayı

kimin emriyle denize

saldılar,

henüz sefer

kararlaş­

diye Kapudan Cafer Ağa'nın öldürülmesine ferman ettiler.

Veziri azam Ptri
mışlar"

Paşa

"yeni

yapılan kadırgalardandır,

denemek içün denize sal-

diye güçle teskin eyledi. Dönüp vezirlere çıkışarak buyurdu ki: "Benim azmi-

min küheylanı, ülkeler almaya alışkırrken siz bunu bir kalenin yıkılmasına verirsiniz.
aylık

Kale almak içün gerekli olan nesnelerin en önemlisi baruttur, kaç
vardır

barutunuz

ve yiyecek içecek hazırlanmış mıdır?"

Vezirler gerçi yiyecekten ve sefer araç gereçlerinden haber verdiler, ama ne kadar barut

olduğunu

ertesi güne bırakup türlü utançlada gittiler. Ertesi gün,

padişaha

dört aylık barut vardır, diye arz ettiler.
Yeri yüce olan
zamanında

padişah

azarlayarak buyurdular ki: "Dedem Sultan Mehmed Han

olan Rodos utancını henüz üzerimizden kaldırmamışken bunu iki kat

etmek istersiniz? Bizzat vanlup eli boş dönmek gerekirse birinizin sağ kalmaması kesindir. Hele o kalenin ele geçirilmesine dört

aylık

barut

nasıl

yeter? Bunun iki

katı

bir zamanda elegeçirilirse hayli hünerdir. Bu türlü boş tedbirlerle ben sefer edemem
ve kimsenin sözüyle yola gidemem. Hem bize sefer yok, meğer ahıret yolculuğu" 2
diyerek sözlerini bağladılar.
Gerçekte bu dilek, dedikleri süre içinde bin emek ve
kerametli sözleri söylemesinden
Tanrı

altı

ay geçmeden

dürişmeyle

yerine geldi. Bu

Tanrı'nın katına

göçtüler. Ulu

ona büyük rahmetler eylesin.

Sultan Süleyman Han
altıda [1520]

Zaı;nanında

Rodos Seferi: Yeri yüce

padişah

dokuz yüz yirmi

tahta çıkınca Kapudan Cafer Bey'in haksızlıkları ve başkalannın hakkına

el ;ızattığı sabit olup ibret Ôlsuiı Ôiye astılar ve yeri Yaylak Mustafa Paşa'ya verildi.
Rodos'un

alınması

Dadı: Çocuğa

din ve devlet

işlerinin

önemlilerinden olduğundan Belgrat fethin-

bakan cariye ve kadın § Şehzadelere,
Ölüm, ölüm yolculuğu.

Ahıret yolculuğu:

41

padişah

çocuklanna bakan kadın.

Sonunda Islam askeri vale edüp top ve tüfekle içerde adam gezdirmez toprağı olduğundan toprağı hisara ha- hisar duvarına yetürdüler. Öküzburnu Limanı'na varup gemilerde olan topları dışarı çıkardılar. vardırmak 42 .dağıttı. Yetürmek: Eriştirmek. kadırga. yat ve yarağ hazırlanması ferman olunup bin kadar kürekçi ve yirmi bin kadar azep gelince. lakin kafider askeri geriye döndürdü. Kapudan Yaylak Mustafa Paşa da Gelibolu'da hazırladığı gemilerle katıldı. Teke beyi Bali Bey. kalite ve kayık soyundan yedi yüz kadar geuğurlu miyle bir Rodo~ tarafına günde yola çıktı. Toplada büyük savaşlar oldu. kuşatılan kaleye hakim olup oradan kaledekileri ateş altına alabilecek şekilde yığıp yükseltmek. Alemin sığınağı olan padişah da dokuz yirmi sekiz recebinde [Haziran 1522] Üsküdar'a geçüp karadan yöneldiler. Vezirlerin doğru bulmasıyla etraftan toprak sürülmeye başlanup tam beş ay savaş ve dövüş. ikinci vezir Mustafa Paşa kırk denize serdar olup 1 kalyon. Mal ve canlarına aman verilüp kafirlerin başı Mıgal Mastari'ye ne tarafa dilerse gitmesine izin verildi. vuruş ve kırış uzadı. Karadan ve denizden ramazan-ı şerifin beşinci günü [29 Temmuz] hisarı kuşattı­ lar. donanma kumandanı olmak. Toprağı hisara havale etmek: Çevreden sürülüp getirilen toprağı. Avlonya beyi Ali Bey şehit olup sonuç vermedi. Kafider çaresiz kalup dokuz yirmi dokuz saferinin beşinci günü [26 2 Aralık 1522] aman dileyerek hisarı verdiler. varup Malta Adası'nda yerleşti. mavuna. Danışık üç yüz kadar kadırga ettikten sonve kalite ile geçen paşa Rodos Kalesi önüne geçtiler. Şevval barut ve dane getirüp sonuna dek [Eylül 1522] Mısır beylerinden Bali savaş ateşi alevlenüp Arap Kulesi askere çok sıkıntı verdiğinden "hisara yürüsünler" diye ferman geldi. Kış günlerinde büyük donanma. limancia yatan gemileri. Bu 2 sırada bir fırtına çıktı. kimini karaya kimini Denize serdar olmak: Amiral olmak. Ramazan-ı şerifin üçünde [27 Temmuz] yeri yüce dıktan ra kadırgayla yakın varınca gemileri Boğazı korumak üzere Marmaris'ten karşı a- Kara Mahmud Harke denen adaya gönderüp hisarını aldır­ sonra Rodos Adası'nda Cem Bahçesi önüne ağır adı reisi birkaç parça padişah Paşa. atılışta gerçi hendekten k\llelerine ve saldırup sudarına çıkup tık sancak diktiler. daya geçüp daha önce donanrria Rodos'a adındaki Muğla alıkoyup Mustafa gelmişlerdi.KAT!P ÇELEBI den dönüp dokuz yüz yirmi zilkadesinde [Temmuz 1514]lstanbul'a girdiler. Bir hafta sonra Mısır'a bakır ile gönderilen donanma gemileri yirmi dört parça Bey ile gelüp askere kadırga katıldı. eyaleti askeriyle Gelibolu'dan geçüp Anadolu askeri de birer yoldan yaylasında ordu-yı hümayuna katıldı. Rumeli beylerbeyi. ulaştırmak.

bağlı Kalenin ). Sözlükçe.'l!t ve yarağı göJülüp gereçleri hazretleri izzet Menteşe tarafına Tahtalu. geçmişin­ de birçok zafer mışken destanları bulunan askerin Hind Denizi'ne dokuz yüz otuz iki yılında [1525/26] yeri yüce korsam o tarafa kapudan ve serdar edüp yirmi parça Yemen diyarına devletin varması padişah. Ve Hayreddin Paşa Cezayir'den gelüp kapudan oluncayakadar kapudanlık 2 3 üzerinde kaldı. pazısının Çok iyi ok atardı. hatta Atıcılar Meydam'nda menzili ve nişam 2 vardır. 43 . Bodrumhisar da v~ ve~ar alındı tamamlandıktan ile saferin on dördüncü günü [2 Ocak 1523] geçüp lstanbul'a girdiler. Bu kapudan boylu boslu. lstanköy. devlet tersanesi. Baç: Genel olarak vergi ve resim. Menzil: Ok atışlarında bir okun varıp düştüğü yer. Nişan: Ok atışlarında ve yarışlarında. Tersane-i Amire: Gelibolu'da kurulan ilk Osmanlı tersanesinden sonra yapılan Istanbul Tersanesi'nin resmi adı. baç ve haraç göndermeyi üzerlerine aldılar. Lendos. Dokuz yüz kırk yılında [1533/34] seksen parça kadırgayla Akdeniz'e sefer etti.DENIZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN kayaya ve çaldı. sağ kaldığı sürece sonra öldü. o armağanlada ve diyarın peşkeşlerle kabile kullukla- rını arz ettiler. en ileriye giden okun düştüğü yeri göstermek için konulan işaret. bunun için cÜkikn-taş ki "nişantaşı" denir. Bkz. Osmanlı sonra Sonra Rodos'a ülkesine padişah katıldı. gemilerin kışı örtülü ve korunmuş bir yerde geçirmek üzere tersanenin gözlerine girdikleri anlaşılır. Selman Reis Seferi: Bundan önce geçmiş Osmanlı sultanları zamanında. Bu Selman Reis de Yemen ve Aden kıyılarına varup din ve kötülüğünü reisieri ve Arapları isteyen kötü onların düşüncelileri yağma korkusundan türlü ve talan etti. Bundan başka ayrıca şehirlere özgü bir "alım satın vergisi" anlamına da kullanılmıştır. bu mesafeyi gösteren işaret. güçlü kuvvetli bir kimse olup gücü öyleydi ki bir koyunu yüzüneeye kadar bir eliyle tutardı. A- daları ve kimi kıyıları yağma ettikten sonra dönüp Tersane-i Amire'ye 3 girdi. 1 Kemankeş Bey'e Ahmed Paşa Seferi: Bu sıralarda derya kapudanlığı adı geçen Ahmed verilmişti. hep. Kapudanların deniz mevsimi geçip de seferden döndüklerinde "Tersane-i Amire'ye girdiler" sözünden. gerçekten olmaadındaki Selman Reis kadırgayla Süveyş Limanı'ndan gönderdi.

velilik mertebesine er- gazaları olağanüstü. Bkz. . ne. Hızır Midilli'de oğluydu. Avını alup lskend~riye'de kışladı. Babası fethinde gönüllü oğlu yazılup Yakup. O zamanda Tunus. Oruç Reis ve Hayreddin Reis'in İlk Gazaları: Oruç. ağır ikramlarda bulundu ve gazalarını yazdırup kimselerden biri kendisiyle gazalarcia birlikte olup kitap haline getirmiş O menkıbelerin özeti buraya aktarıldı. Bel bağlamak: Kalkışmak. Hızır ise tutsak olup nice zaman adada kaldı. sonra Cerbe Adası'na varup ağırlığını orada kodu ve kafidere sefer murat ey- ledi. keramet sahiplerinden. rıp'a saldı. Midilli adında Oruç. karar vermek. kardaşı llyas ile Tarabulus'a gi- derken Rodos kafideri önlerine gelüp llyas savaşta düştü. şartla Hafsoğulları hükmündeydi ve bunlara Halkü'l-Vad Kalesi'ni gösterdi. Sultaiı Selim Han tahta mileri seferden çıktığında kardaşı alıkonmuştu. İshak. bir kimseydi. Barça avlarına rast gelüp nice savaşlar eyledi. Bundan dolayı. aldıklarını Paşanın adı Hızır'dır. değildir denizde görmüş Paşa'nın ki Hayreddin savaş ve Paşa ilk zamanları üzerinedir... Adası'ndan onunla orada gemi alup buluşup Mağ­ iki kar- 3 daş gazaya bel bağladılar ve Tunus'a varup hakiminden bir yer istediler. şu ki ganimet mallarının beşte biri kendisine verile. diklerinden mişti.. Oruç. ve llyas yerleşti. korsanların ele geçirip yağmalamak üzere aradıklan gemilere verilen ad. Ece kalmıştı. 2 Av: Denizlerde. Rodos çevresinde kafir gemilerini yağma edüp Polya Yaka- 2 sı'na geçti.. Kurtulduktan sonra Sultan Korkud Antalya'dayken izin alarak on sekiz oturak ı· gemiyle korsanlığa çıktı. dört Mısır ve ise Siroz ve Selanik'e işlerdi. Hızır gönder gördüğü ve görülmedik işler geldiği zaman kendisi- dediği içün kabiliyetli halleri ve onun söyle- ve bu Sultan Süleyman Han'a gönderil- Ovası'nda bir sipahinin lshak. 44 . Oturak: Gemide kürek çekmek için forsalann ve gemicilerin oturduğu yer. Kardaşı Korkud Han gizlenmekle Akdeniz ge- Hayreddin Reis de Midilli Oruç da Cerbe Adası'na gelmişti. Sözlükçe. o adada olup her biri gemiyle ticaret ederlerciL Tarabulusşam seferlerine kahramanı destanlar Sultan Süleyman Han'a giderdi. IKINCI BOLUK Hayreddin Gizli miş. kendini vermek § Umut bağlamak.

Hayreddin Reis düştü. gemi üzerine uğramak. çip balıara girildiği zamandır ve kasım ayına değin sürer. 45 . Tunus'a gelüp ganimet çukaydı. ki_bu!:l_un yükü malın beşte birini onu da göz çıkardılar ve kalanını bölüştükten son- ra bir kez de üç gemiyle çıkup Ispanya'dan bir barça gördüler. Oruç Reis taşra kaleyi3 gezerken kafirler hisardan çıkup gemilerini bastı. Hızır püskürtmekle uğraşırken Reis gemiye getirüp baktırdı. savaş Mertçe deprenüp iyice vardıkta ettiler ve sonunda Oruç Reis topla geminin birini batırdı. Asıl iç kaleyi çeviren kale. tabya. 4 çevrilmiş ge- olup Kule: Tabya. Tutsak- kalan malları gazilere bol bol verdi. Sonra bir barça ve birkaç ufak korsan gemileri alup Tunus'a gönderdiler. bir yerde oturup kalmak. ler. geri kalan kafir- ler kaçup gittiler. Ceneviz'den buğday yüklü bir büyük. Bundan sonra bütün Akdeniz yalılarına erişüp velvele verdi. Oruç Reis yetişüp savaş darbzen ile kolu vurulup ederek onları yaralandı. savaşa çıkmamak.DENIZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Sefer zamanı 1 gelince bunlar iki gemi donatup Halkü'l-Vad'dan denize çıktılar.g. kışın Gemi üzerine düşmek: Bir gemiye rastlamak. küçük kale. Kapudan gemisine sarılup aldılar Sonunda kafirler bozulup döndüler. ardlarından sürüp bıraktırdı. denizlerdeki Taşra kale: Dış kale. kaleden bir sonra elini kestiler. emekh olmak. Kimi kaleler iki üç kat surla en içtekine "iç kale" ve dıştakine ·"aış kale" ya da "taşra kale" denir. çok zebun düştü. Kendi gemisini baş eylemek: Gönüllü gemilerinin kumandasını üstlenip kendi gemisini sancak gemisi yapmak. üstün gelüp iki gemi aldılar. çok bunların adı sarılup yedeğe çekti- edüp sonunda tutsak oldu. Oturak olmak: Yerleşmek. Bir kez de dört gemiyle kafirlerin savaş açtırmayup aldı­ çıkup Tarabulus semtinde Becaye isimli hisara donanınası bunları bastı.üşüp 2 aldılar ve biraz gidüp kale gibi bir kalyana rastladılar lar. istihkam. Minorka'yı basup köyleri yağma ve birkaç kuleyi4 fethederek sonsuz ganimet malı aldıktan sonra denize lüp savaş çıkup giderken Korsika kapudanı sekiz parça etti. Balıarda yine yedi parça gönüllü gemisine serdar olup kendi gemisini baş eyledi6 2 Sefer zamanı: Donanmanın her yıl denize açılma zamanı. 5 Hayreddin Reis'in Tek Başına Gazası: Kış sırasında Hayreddin yine denize çıkup bir ayda üç bin sekiz yüz tutsak ve yirmi parça gemi alup ları alıkoyup aşırı ganimetiere erdi. içinde bir kafir beyi vardı. Oruç Reis orada oturak oldu. palanga. kale ya da zindan olarak kullanılan veya ilkin savunma amacıyla yapılmış 6 fırtınaların bir yapı. Sonra dönüp Tunus'a gelüp kışladılar. kale. iki gemi kadırgayla üzerlerine ge- ve epice savaş olup çok kimse almışlardı.emi üzerine d.

KATIP ÇELEBI çıkup ve denize kafir yakasında bir şehri bastılar. 3 · Hayreddin Reis önce gece bir barçaya rast gelüp rastlayup aldılar. Kurtoğlu vardı. Hisarı gözetmek ve korumak içün elli neferle üç parça gemi koydular. Becaye Seferi ve Ciciiye Fethi: Hayreddin Reis ve kardaşı Oruç Reis on parça ge- miyle önceleri kafirlerin basup aldığı Becaye Kalesi üzerine çıkup yol üzerinde ilkin Cicil veya Şirşal\jl adındaki küçük hisarı kuşattılar ve kolaylıkla fethedüp içinde olan yüz tane kafiri tutsak ederek zincire vurdular. hisara on binden çok savaşçıkoydu ve bu yüzden İslam gazi- leri umutsuzluğa düştü. Söylenen tutsakları birlikte sürdüler. yirmi gün dövdükten sonra barut tü- Yardım etmeyüp iki yüz parça gemiyle geldi. Mağrıp yakasında kalelerdir -K. Bundan böyle bir 4 ·gemi Hayreddin Reis'e karşı durup savaş etmedi. Pa- dişah tarafından da iki kadırgayla hilat ihsan olunup gönderildi. gönlünü alıp mükafatlandırmak istediği kişiye değerli bir giysi armağan etmesi. kardaşının oğlu Fransa gemisiymiş.Ç. enli kumaş topu. su çekilüp gemiler kuruda kalınakla denize indirmek mümkün olmayup yaktılar ve karadan Ciciiye'ye geldiler ki arası altmış mil mesafeydi. Çuka gemisi: Çuka yüklü ticaret gemisi. Öncesinde gemileri çaya girmişti. Oruç Reis Ciciiye'de kalup Hayreddin Reis dört gemiyle Tunus'a mi satın aldı ve yedi de gönüllü gemisiyle denize on dört pare gemiyle ona 2 katıldı. 1 Hayreddin Reis fenerini yakmış ve dört barça bunun ardına düşmüştü. Dört ge- Muslihiddin Reis de Yirmi sekiz parça gemiyle kafir yakasına gittiler. haraca bağlamak. Ucu yaldızlı bir top çuha. dümen çevirüp sanndı. Kesmek: Kesim kesmek. çıktı. Yağma edüp bin sekiz yüz tutsak aldılar ve on iki bin altuna kestiler. Dördünü alup Tunus'a vardı. Savaşta kırılan kafirlerden yüz tutsak alırrup yardıma gelen yirmi bin kadar Arap askerine kale malını ettirdiler. gönüllü gemileri tahta yükletüp giderdi. herhangi yün- lü bir kumaş topu. Bu gemilerde sekiz bin pasta çuka çıktı. Gönüllü gemileri ganimet içün etrafa dağıldı. Bu şehrin iki hisarı vardı. onu Kemal Reis'in koşup peşkeşler ile devlet kapısına kız gönderdi. dördüncü günü fethettiler. sabah ol- 2 dukta gördü ki Çuka gemileridir. Muhyiddin Reis'e kaybetmişti. 4 Hilat ihsan etmek: Padişahın. değerli bir giysi giydirmesi. Sonra Becaye üzerine Birini kuşattılar başka beş yağma düşüp dürişüp asker ve top çıkardılar. \jl Becaye ve Cici! (Şirşal). Sarınmak: Bırakmamak Pasta: Pastav (Macarca "pasta!"). 46 . Hayreddin Reis'in yirmi dört oturak kadırgası ve Oruç Reis kadırgası oradaydı. Sonra ikinci kaleye de kenüp Tunus kafir ve sultanından yardım donanınası sarılup istediler.

kendi kışladı. Kurtoğlu orada bulunup levent gemilerini koyııp hisam çıktı. Kafirler saldırup dört gemisini aldılar. . Yirmi parça barçayı Kurtoğlu ile Tunus'a gönderüp kendisi kardaşının yanına gitti. savaşmadan teslim olmalarını sağlamak üzere hangi devletin dananınasından olduğunu rastladığı düşman gemisine önceden bildirmek 47 . kalktı.DENIZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Ceneviz yakınında buğday yüklü sekiz barça görüp kendilerini bildirdiler. Oruç Reis'in Cezayir'e Gidişi: Cezayir Hisarı önündeki limancia bir ada ve üzerinde de bir kale vardı. kaçır­ Bozulup denize çı­ karak Halkü'l-Vad'a vardılar. gaza niyetine ısmarlayııp içindekiler Ciciiye anlaşılınca baş Hisarı'na adam göz üstüne koyııp kardaşma Cezayir'e gitti. Altı karşı gelüp sarp parça gemileri limancia kalup savaşla kafirleri döndürüp gemilerini çıkarmanın yolu olmadı. büyük bol armağanladavarup Hayreddin Reis de dört parça ge- kardaşı İshak ile Cezayir'e gönderdi.!P sonra dönüp gelirken on iki parça harçaya geruil~ çuka yüklüydü. Bu sırada kulluğunu miye beş Tunus'ta Sultan Selim Han Mısır'ı fethetmişti. Fransızların Tunus'ta Bozulması: larda kafirler Kaçan ki Hayreddin Reis sıkıleıma düşüp sabır ve karara takatları rete gelüp otuz parça gemi ve otuz üç mavuna çıkalı. rada saltanat tarafından gönderilen iki kadırga Kurtoğlu ile ganimetieri ve Midilli'den bir gemiyle üleştiği sı­ kardaşı ls- hak gelüp orada buluştu. 1 Tanrı'­ nın yardımıyla savaşsız dövüşsüz rast gelüp hepsini aldılar. hangi donanınaya bağlı gemiler olduğunu haber vermek. Kurtoğlu arz etti ve Fransp. Sonradan kafirlerin cevri işleyüp na Oruç Reis'e mektup gönderdiler ve yardım dileyerek canları­ şehirlerine çağırdı­ lar. Kalenin belli hakimi olmadı­ girüp sahip oldu. Mertçe deprenüp kafirler kıyıya çıkmak istedikçe savaşup vuruşarak engel olup kovdu. denizde ve güçten güç oldu. sonunda umutsuz ve eli boş dönüp gittiler. Hayreddin Reis de Ciciiye'den karadan iki yüz seksen adam gönderüp kendi Tunus'a vardı. bu all. çıkarup Fransız kıyı­ gay- Tunus'a gönderdi. Cezayirlü ister istemez onlara boyıın eğüp yıl­ da belli mal verir ve sularınca giderek geçinirlerdi. Oruç Reis Cicilye'deyken mektup deyüp Allah mektup uğruna yazdı ve bu halleri ğından kavgasız şehre vardı. Kendilerini bildirmek: Kim olduklarını söylemek. Hisara da saldırmak ardın­ dayken Tunus gazileri dılar. hangi devlete. tspanya kafirleri o adayı basup kaleyi almış ve şehir halkım hapse koymuştu. gelüp Tu- nus'un iskelesi olan Benzert'e düştüler. ile olan yüz er ve toplar koyııp savaşı anlattı. Hayreddin Reis de orada hazırdı ve melunlarım gelmesini bekliyordu. oradan 'şehre ok yetişirdi.

bundan böyle kafirler kınlup bozguna kişi kurtuldu. Oruç Reis de adamla~ıyla savaşa hazır askerine yürüyüp sarp vuruştu. yaşlılık derken başkalarından yaşça ileri olmak söz konusu değildir. Hayreddin Reis ile bir yana gitti. Oruç Hayreddin Reis'i üzerine gönderdi. tarafında bayrak dikti. Oruç Bey gazileri sürüp kafirler üzerine yürüdükte büyük savaş olup tslamlar üstün geldi. özellikle Hıristiyan dünyasına karşı kazanılan zaferleri. Bkz. parça çekdirir ve yüz kırk parça donatup on beş bin kadar savaşçı kafiri Cezayir'e gönderdiler. yenilmek. bir terim olarak bir aşiretin ya da şehrin sözü geçen. Şeyh-i beled: Arapçacia bir şehrin. Sonra Cezayir ve Becaye'ye bağlı olan. Cezayir gazileri ardlarınca sürüp kıyı­ 1 ya varıncaya dek kırup bu kadar bin kafirden ancak bin ra. Sözlükçe. oraya varınca gemide olan· ka- firler hisara girdiler. Fetihname: Kazanılan zaferleri. Arap askeri de karadan harekete gelüp kafirlerden önce alay alay Cezayir çevresine indi. On düşüp kaçtılar. Cezayir'in Bayrağı yıkılmak: 4 doğusunda ve batısında bulu- Bozulmak. Hayreddin Reis de Ciciiye'ye varup Oruç Bey'in öğüdü üzerine şeyh-i beledi tutup.KAT!P ÇELEBI Kafır Gemilerinin ve Arap Kabilelerinin Cezayir is'in Cezayir'e basup girdiğini Hisarı'na Saldırışı: Vaktaki Oruç Rekırk Arap kabileleri ve kafirler bildiler. sınmak. Taşra er dökmek: Gemiden karaya asker çıkarmak. onlar da bozgun yoluna Sonra denizden kafir döküp toplar çıkardı dikleri onarmak donanınası ve kaleyi ardındayken kafirler Kale de saldırup Arabı olan Arap bozdu. hisar işlerini ona ısmarladı. Bundan son- uğramaktan kurtulamadı. Oruç Bey Cezayir'e yerleşti. yakın yerde durdu. lakin yerlilerin araya girmesiyle orada alıko­ yup çok ganimetlerle Cezayir'e geldi. lslam hükümdarlarına bildirmek üzere gönderilen mektuplara verilen ad. Bu. Kardaşı Hayreddin'e fetihname 2 yazup Ciciiye'ye gönderdi. bir kabilenin yaşlısı anlamına gelen "şeyhü'l-beled". Tenes'in Fethi: Bundan önce Hafsoğullarından Tilimsan melikinin kardaşı tspan- ya'ya varup yardım istemekle tspanya asker koşup gelmiş. Hayreddin Reis hisara girüp dört yüz ka- dar Arap kafiri bulup götürmek istedi. Kafirin bayrağı yı­ kılup taşrada olanları da gemilerine kaçtılar. Tanrı'nın yardımıyla olup ilkin kara üstün gelüp iki bin kadar develerini bıraktırdı. dediği bütün aşiretçe ve şehirce tutulan kişi demektir. 48 . Orada oturanlar Oruç Bey'den yardım diledü. Terres Hisarı'nı almış ve dört gemi ile asker Bey de kardaşı koymuştu. buluşmak bahanesiyle çıkup Adı geçen Hafsoğlu. karaya savaşçı çıkarmak. Hayreddin gemileri zapt eyleyüp taşra er döktü4 ve iki gün kuşatup almak üzereyken kafirler aman diledi. yılda kafirlere verdiği malı ona vermeyi 3 üzerine aldırdı ve çıkup kardaşı Oruç Reis'e gitti. Karaya er yıkılacak haldeydi. Oruç Bey ge- da gelüp hisara kuşattılar.

bu sırada fırsat bulup onlar da Fas'a gittiler ve belli bir vazife ile 2 orada kaldılar. lakin yiyecek dım gelmediğinden dara düşüp sığındı. Burada anlamı "yenişememek. doğusu nan on kaleyi Oruç Bey Hayreddin Bey'e. hakimlerinin kafirle birleşmesinden kınlup ması öldürülmesine fetva verdiler. Oruç Bey ve Hayreddin Bey o diyarlara saldırup gücendi ve Hayreddin'i o diyardan donanmasının kaldırsın diye Ispanya ile birleşti. Oruç Bey Tilimsan'a halk karşılayup yüz çevirmişlerdi. Karadan on beş bin kadar Arap askeri toplayup bin beş yüz kadar tüfekçi kafirle Yalıran'dan çıkup Kal'atü'l-Kıla'ya vardı. ona uydular.DENIZ SAVAŞIARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN kardaşıyla bölüştü. silaha davranıp karşı koymaya kalkışmak 49 olmalı. Iiliınsan'ın Bu Tilimsan beyi. tki 3 isteyüp onlar da ister istemez razı oldular ve ellerinde o- lan nesneye dokunulmamak şartıyla çıktılar. kendi bir miktar askerle Tilimsan'a gitti. Vazife: Aylık. iskelesi olan Vahran'a varup kafirlere ran gerçi kafir elindeydi. ğından kafir ve Oruç Bey'in Ölümü: Bu sıralarda Tilimsan hakimi İs­ Şimdi. yaklaşınca öğrenince kaçtı. on dört kara kul [zenci köle] ve on bin kile buğday verüp suyunca giderdi. Sonunda kale dibine taraf zebun düşüp kat kaldı. Kaç kez kafirleri yup epice zarar verdiler. Tilimsan beyi bunu Ule- ileri gelenler ve lki kardaşıriı ön- celeri hapsetmişti. yedi yüzünü kılıçtan geçirüp yüz kişi diri sürdüler. üzüntü gibi duygulada taş kesilmek. Altı ay onlar da yollara toplar ko- varıp lağımlarla kuleleri yıktılar. yirmi bin Arap askeri ile toplanup ara vermeden vuruş kirış sürdü. Uzun Savaş panya kralına yılda on bin altın. ne iş yaptıkları ve vermeleri gereken vergilerin deftere geçirilmesi. olduğu gibi kalmak. saldırmak ardında olduğunu denizden ve onun da karadan Oruç Bey bilüp kardaşım Cezayir'de koydu. gerisi hisariarına kaçmıştı. Sonunda kafirler barış bastı. Vah- tspanya'dan yar- istemeye görürnlü oldu. donup kalmak § kımıldayama­ mak. Tilimsan ahalisi. . Hayreddin Bey haber ma göndermiş alınca bir miktar askere ve o da askerle gelüp hisara kardaşı İshak'ı başbuğ girmişti. Kat kalmak: Heyecan. ücret§ GörÜlen bir işe karşılık verilen aylık. aldı­ Imdi. lakin bunlar henüz çıkmadan kafirler esbaba el uzatmakla 4 İshak kılıç çeküp bir nice kafir tepeledi. Yeniden on bin kadar kafir. Kendi ve Hayreddin Vilayeti yazmak: Halkın yeiiı:ıde hrakılarak bunların kimler olduğu. batısı Oruç 1 Bey'e ayrılmak üzere vilayeti yazdılai:_ " Tilimsan'ın Fethi. 4 değişmemek. duralamak" Esbaba el uzatmak: Silaha davranmak. kuşattılar. Kafirler edüp yardı­ hisarı kuşatınca Oruç Bey bir gece çıkup kafirleri bastı. Onlar da çok mal ile yardım ettiler.

dukta Tilimsan beyi işitüp yanına düşüp kaçmak üzereyken Hasan yirmi bin kadar ol- erişüp hisarı de olan üç bin yedi yüz kafirden ancak yedi yüzü kurtulup elinden aldı. Tilimsan beyi karadan Cezayir üzerine yürüdüler. Hayreddin Bey savunma durumunda çıkarup saldırınca lar da karaya asker ğinden ve yirmi bin Arap askeri ken- Denizden kafir gemileri gelüp ada önüne demir gönderüp Cezayir lüp gemilerini adamı vardı dokundurmadı. gaziler dönüp bıraktılar istediler. Onlar da karşı vardığından koruyup Hayreddin Bey'in altı yüz kadar kendi disine uyumuştu. Adı geçen serdan giderken gören Arap askeri . On- ve üstün ge- gemilerden iki yüz pare topa girdiler. gerekli kişi koştu ve iki bin Araba serdar edüp Tilim- san'a gönderdi. Hayred- din Bey de Gezayir'e geldi. şehrini karadan yürüyüp çok kafir kaçırdı. savaşarak bütün adamları ve beraberindekilerle şehit oldu. beyi tspanya'dan yardım istedi. Umutsuz ve eli boş gitmek üzereyken Hay- kırdı. geri kalanları da savaşa başlayup hepsi şehitlik şerbetini içtiler. kalanı kırıldı. Tenes'in Fethi ve Cezayir'deki Kafir Kapudanlarının Öldürülmesi: Balıarda Hayreddin Bey bu hisarı almak dileyince. Bu yolda sabahtan topları olup üçüncü günü kafirler kırdı ve adam ateş verdi- dek iki gün savaş çekti. Hayreddin Bey de adamlanin toplayup durdu ve reayaya "Tilimsan beyini karşılayın" diye ısmarladı. Gemiler. Yedi ay durmadan savaş olup hisarı korumaktan umut kesilince adamlarıyla taşra çıkup kendisini kafir ordu- suna vurdu. beşi kaçtı. Orada olan üç bin yedi yüz ka- ve onlar denizden. şehre reddin Bey saldırup çok kafir akşama kaldı. Kafirlerin Cezayir Hisarı'na Yürüyüşü Tilimsan'da Oruç Bey donatıp düşüp yirmi bin kadar savaşçıyla katıldı dar kafir de onlara Tilimsan'ın ve kafirler üstün geldi ve Yeniden Ele Geçirilmesi: Kaçanki balıarda yüz yetmiş parça gemi Vahran'a geldiler. Yirmi binden beş altı bini ancak kurtulup gemi- lerine girdiler. · Dökülüp kalan ganimet yat ve yarağ verüp yanına mallarından yedi yüz Tilimsan seraskeri Hasan'abiraz at.ı- . Yardımına on beş bar- ça gelüp Hayreddin Bey de denizden on sekiz parça gemi gönderüp kendi karadan savaşla hisarı aldı.KATIP ÇELEBI Bey kethüdası aralıkta şehit lskender o oldular. Sonra kafir askeri Tilimsan üzerine yürüyüp kuşatma hazırlığındayken şehir alıa­ lisi boyun eğince Oruç Bey ve adamları iç hisara girdiler. Bir gün donanma gemileri Cezayir'de yatarkeh bir muhalif rüzgar so çıkup lspar. !çin- onlar da varup Tunus'a girdiler. Akşam erişüp kafır. barçaları karşılayıp beşini batırdılar.

Cezayir'de Osmanoğulları Hutbesi: Hayreddin Bey bu sırada Cezayir halkını oku- yup "bu ana dek sizi korudum ve kaleyi onarup dört yüz pare top kodum. 4 kabul ettiler. kimi isterseniz vali ve hakim dikin" deyince hepsi yalvar yakar olup bizi bırakma diye yalvardılar. Bir iki yeraltı tutsakla dolup·yerliye de du. "Bu bahayı 2 iki katına çıkaralım" deyüp durdular.ı söyletmek için baskınla yakalanan tutsak. sı . Bundan sonra başka diyara giderim. ne yedi bin altun verdi. hepsini o yüzden öldürüp çıktı. O boz- guncia üç bin tutsaktan başka otuz a. Müslüman hükümdarların ve devletin istiklal alametlerinden biri olan hutbede saltanat sürmekte olan hükümdarın adının anılması şarttır. vire ile alındı 1 ve altı yüz kafirle çıkup tutsak oldu. Murada ermiş padişah da kabul edüp kılıç. ancak hutbe Osmanoğullan adına olursa eğlenem" dedi. karşılık. Bunların dular. Hayreddin Bey bunları öldürmeye bahane arardı. zincirlerinden kurtulmak. Sözlükçe. Hayreddin Bey de "Tunus ve Tilimsan ha- kimleri bana düşmandır. ölünün satılması caiz Ferdinand kaptanın yakını gelüp ölüsüdeğildir. Bkz. kıymet. Çok irnzalı dilekçeye "mahzar" denir. Tutsaklardan dört kapudan dil. Kılıç vermek: Padişahların devlet hizmetinde. türlü türlü armağanlar ve peşkeşlerle Sultan Selim Han'a gönderdi. hilat ve sancakla 7 Hacı 4 6 Vi re ile almak: Iki tarafça konuşulup kabul edilen şartlara göre savaşmadan teslim almak. fiyat. Sancak vermek: Birine devlet hizmetinde ve savaşlarda gösterdiği yararlıktan dolayı padişah tarafından beylik alameti olarak verilen armağan. Arz ve mahzar edüp 5 Hayreddin Bey dört gemi donattı. değer. olmadı. Hutbe: Hatip tarafından söylenen din ve dünyayla ilgili vaiz ya da hitabe. Arz ve mahzar etmek: Ço~ sayıda kişi tarafından imzalanarak bir konu hakkında devlet makamlarına yazılıp verilen kağıt. ama bunlar yarar ve denizcilikte maharetli düşmandır. Böyle bir dilekçeyi resmi makamlara vermeye de "arz ve mahzar etmek" denir. Dil: Düşmanın düşmanın dururriufıı. diye bir derin kuyuya attılar. Boşanmak: Çözülmek. demişlerdi. diye ulema izin ve·fetva ver- meyüp kalmışlardı.DEN!Z SAVAŞlAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMACAN ya'dan yüz on parça kafir gemisi limana dökülüp dövüştüler ve bozuldular. Vaktaki kendileri boşanmak3 sevdası­ na düştüler. özellikle savaşlarda gazilerin ve savaşçıların başbuğlarım ödüllendirmek için verdiği değerli ve anlamlı armağanlardan biri. Birine gösterdiği yararlıklardan ötürü padişah tarafından "sancak beyliği" ya da "payesi" verildiğini bildiren armağan. Baha: Bedel. 6 kırk kişi yarar oğlan.lqJ<apudan alınçj1 ki bunlardan Ferdinand adın­ da biri bunların başıydı. dağıtıldığından kimi bir iki kez bozgunculuk edüp İspanya'dan adam gelüp otuz altı çıkup Cezayir şehri tutsakla dol- kaçmak ardındayken duyul- kaptana yüz bin altun verelim. Ama yarala_pmış bulunup harçası karada kuma oturdu.

Sikke: lstiklal işareti olarak bir hükümdann kendi adına para bastırması. Bir zamandan sonra Hayreddin Bey'den yüz çevirüp kafirlerle birleşti. Varup olan Hisarı'na. Cezayirlüden Hayreddin Bey'in yarar Kadıoğlu'nu bozgun çıkartmaya çalışup sonunda kendilerine döndürdüler. kardaşı da Vahran'a gitti. iki yüz adıyla çıkup kaçtı.KATIP ÇELEBI Hüseyin adlı reddin Bey kimseyi gönderdi. Elçiyi ziyafet ve çok ağıYlamalardan sonra yine devlet kapısına gönderdi. lakin Hay2 reddin Bey bir zaman savunmacia kalup onlara yenilmezdi. Müstaganem Hisarı'nın Alınması: Tilimsan beyinin iki kardaşı Fas padişahının yanına varup yardım istediler ve askerle gelüp Tilimsan'a sarıldılar. Mesud Arap askeri gücüyle varup kardaşını kaçırdı ve hisarı aldı. Hayreddin onu ağırlayup Araba mektuplar gönderüp gönüllerini alarak onları Mesud'a döndürdü. At: Padişahın gösterdiği yararlıklardan Tilimsan'ı ğanlar arasında 52 . Hacı Hüseyin üç kağıt varup balyozdan kadırgası önlerine gelüp Haykişi ile kurtulup Mo- ile gemileri getirtüp yine salup Cezayir'e vard.ı. Hayreddin Bey askeriyle kalkup Tilimsan'a vardıkta Mesud çıkup savaşup Yalıran'da bozuldu. Mesud iç kaledeydi. Hayreddin Bey de Vahran'a yakın Yalıran'da Müstaganem gönderdi. Islam padişahının gönderdiği atı.kta Hayreddin Bey karşı çıktı. parayla kandırmak. Sonra Mesud. Hisara kapanup yirmi gün sonra kuşattılar.n beyi] Mesud Hayreddin Bey yanına vardı. Tunus ve Tilimsan Beylerinin kınlup birbiriyle bozgun adamları Bozgunculuğu: çıkarmak olan Mehmed Bey ile Bundan dolayı Tunus ve Tilimsan beyi istediler. Ve Araplara mal döküp Cezayir'e saldırttılar. Mal dökmek: Para yedirmek. hisarı aldılar kardaşma yardımcı olup onların istemesiyle yirmi sekiz gemi donatup karadan da askerle ve gemiler kafir yakasına çıkup aşırı doyum oldular. Tilims(ın'ın Ikinci Kez Alınması: Mesud'un kardaşı Abdullah. 1 hilati ve sancağı ululayarak alup divqn etti. Hayreddin Bey'in buyruğuyla adı geçen Abdullah. Lakin Arap taşra­ dan engeLulduğu içün onların her biri Vahran'a ve [Tilims. Bkz. Sözlükçe. Vilayet padişahın olduğuna dellallar çağırtup halka bildirdiler. Endülüs'te Islamlardan bulduklarını gemilere aldıktan sonra Cezayir'e geldiler. Sonunda merdivenle iki yüz nefer girüp kapıyı açtılar. bey dikilüp hutbe ve sikke3 padişah adına oldu ve korunmasına yüz elli nefer kondu. paraya doyurmak. yolda sekiz Venedik adamlarının ton'a gitti ve devlet hepsini kapısına şehit ettiler. ötürü birine beylik verdiği zaman bağışladığı armaat da yer alır. "Vilayet Sultan Süleyırıan'ın­ dır" diye dellallar çağırup halk sükün buldu.

Cezayirlü büyük yas tuttular.iik küçük vedaya gelüp ağlaştılar ve öğüt istediler. Sabahleyin dokuz parça gemiye nesi çoluğunu çocuğunu yerleştirdi. oğlu kuşattılar. Arapçası "seyyidü'l-kevneyn". sonra istediğiniz yere gidin" diye esenleşüp çektirdi ve Cicilye'ye yollandı. hakkından gelüp çıkup dağıttılar. 6 gece limanda yatdu. Sarayının kapısı üç yola açılırdı.in Bey göçmeye niyet etti. diye atma bindi.DENIZ SAVAŞlAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN kuşatmıştı. yandan şehri döverdi. çöl Araplarının kabile reisleri. Hayreddin Bey de dince bozuldular. Hayreddin Bey ü- Adada olan kafirler de arada bir ay Hayreddin Bey bunlarla dövüşüp kış geldiğinden Kadı­ ister istemez barış yapup Tunus'a gitti. saldırırken. lakin varını yoğunu koyup götürmede kararsız oldu- ğundan istihare eyledi. Ve Kadıoğlu'nun Müslümanların vebali boynunuza ey bozguncular. kapattılar vermedi. Kadıoğlu'nun Başkaldırması: zerine Arapları kışkırttı. arasında soğukluk Taşradan geliş gidiş ve bozguncuyu içlerinden alup hapse Hayreddin Bey'in Ciciiye'ye Göçmesi ve Ciciiye'deki nefret etmişti. bu söz Peygamberimiz için kullanılan başlıca övgülerdendir. o davarup Tunus'a bağ­ onu da yoldan azdırup kendisine döndürdü. şehirli Onlardan iki yüz kadar kimse saraya Gazaları: olup askeri Kaçanki Cezayir şehirliden yüz şehri çevirmiş ve kesilüp şehir içinde tutuklu gibi kaldığından Hay- redcj. Cezayirlüden kimse kalmayup giderek Cezayirlü de ona karşı döndü. büJ. yine üç ay Hayreddin Bey'in yardımıyla bozulup tutsak oldu ve hapiste öldü. Ertesi gün Bozgunculuğun kaynağı destur verdi. 53 .bu gazinin araç ve gereçlerini gemiye yerleştirmek içün gelmişti. Şehrin gelen adamını getirüp kale anahtarını ileri gelenlerini ve önüne bıraktı.. Hayreddinlü baştan başa öldürelim" derken Hayreddin toplayup onlarla gönderdi. Hayreddin Bey "üç yıl sabredin. gemiye geldi. Onu kendileri işe giriştiler. Düşünde gördü ki lki Cihanın Efendisi -ulu Tanrı'nın salat 2 ve selamı üzerine olsun. Kara lı Gelüp Cezayir'i Altı Kadıoğlu başkaldırup Tnnus beyi Hasan'ı kaleleri aldıktan sonra Hayreddin Bey'in askerle Kadıoğlu yanında ardlarınca çıkup savaş e- gönderdi. çoğunu akıllıca konuştu kalanına ile ve yüz rıza tutup altmış onların halkıyla Hayreddin Bey "şehir halkını şehirliyi camiye olan yirmi beş kimsenin suyunca giderek iki yıl geçindi. Kardaşını askerle yeniden Cezayir'e gönderdi. Urban şeyhleri: Urban meşayihi. Urban şeyhlerinden 1 şehirden çıkmak istediklerini duyup adamlarını topladı. diye haber sarayı boşalttı. Allah'ın kuşatmaya hikmeti o Kara gitmek bahanesiyle varsa koyup barışa sırada Hasan'ı tutup verelim.

Ilgarla vannca neferi karşu gelüp Eskiden Hayreddin Bey Cezayir'den Yıl 4 adı ayrılırken geçen yağıyı tutup öldürdüler. Kadıoğlu korkusundan arınağanlar gönderüp önünde yüz vermezdi. Cezayir şeyhleri: Cezayir'in ileri gelenleri§ Cezayir'e bağlı Arap aşiret reisleri. bir işi kapalı bir yoldan anlatmak. Tunusludan kendisine uymayan muhalifleri tutup gemilerini yaktı. 54 . Bir dağa Arabı kırıldı. sonra varup halka Hayreddin Bey'in çağınşını işitüp Tunus'tan Aydın Reis. Cezayir halkı yine dönüp gelmesini dilerdi. bir kimsenin yokluğunda onun yerini tutan ve onun işlerini yürüten kişi. Hayred- kimi dur- meşayihi gelüp ona uydular. Müdeccen: Hıristiyan devletin topraklarında. yağınayla Kadıoğlu'nun Bozulması toplarrup küffar Şaban Reis ve daha yakasına baş­ Kıyılarda gittiler. nice tutsak ve mal alup doyum oldular. korsanlık etmek. onlara "üç yıl bekleyin" demişti. Meddiceller 3 Hayreddin Bey'e yakındı­ lar. Yalnız oldu. yuvarlandıkça yanına dağıttı. gemileri tspanya'dan Müslümanlar getirüp Cezayir'e uğradıkta Kadıoğlu naibi2 onları kondurmayup Cicilye'ye gittiler. ve karşu kendi bir sarp yere kaçup savaşta Kadıoğlu bin sekiz yüz tüfekçisi topladı arka verüp tabur kurdu ve sığınınıştı. haber vermek. gelüp Hayred- çıkup döVÜşünce Sonra her taraftan Urban kaçtı. ka on iki reis kırk parça gemiyle olan şehirleri vurup Cicilye'de kışladı. Hayreddin Bey bunların gönüllerini alup bundan önce elinde olan vilayetleri yine aldı. Naip: Vekil. Tesadüf. yısında parça olup biraz buğday kıtlıktı.KATIP ÇELEBI Vaktaki Hayreddin Bey Cicilye'ye geldi. olup halk dualar etti. öldürüldü. baştarda yaptırup dokuz gemiyle Tunus do- 1 laylarında avla uğraştı. Dönüp çoğu ve Hayreddin Bey'in Cezayir'e Dönüşü: Vaktaki Hayreddin Bey'in devleti yücelerdeydi. yerleşti. adı Yedi pare gemiyle denize yüklü barçaya sataşup birini batırdı. Hayreddin Bey'e de düşünde Cezayir'e varması işaret edilmişti. fakat iman yoluyla bildirmek. bu gemilerden yedi yüz kafir Sonra kendisine yirmi yedi oturak Mağnp diyarı kı­ geçen hisar çıkup yakasında kafir dokuz sekizini alup getirdikte ucuzluk çıktı. Ceneviz Bağazı'nda altı parça buğday yüklü barça üzerine vardu ve gördükle- rinde gemileri verdiler. Kadıoğlu din Bey ile haber alup yirmi bin kadar asker savaşa hazır bozulup dört bin kadar din Bey üzerine varup du. Onlar da kabul edüp 5 geldiler. Askerinin kimi vardı. tamam olunca yine gelüp Cezayir'e girdi. Avla uğraşmak: Ticaret gemilerini yakalayıp sayınakla uğraşmak. alup Cerbe'ye gönderdi. Işaret edilmek: Açıkça değil. 4 Kalkup taşra çıktı ve Cezayir şeyhlerine kağıtlar gönderüp onları okudu. vergi vermek şartıyla kalmasına müsaade edilen Müslüman § Ispanya'nın hakimiyeti ve esareti altında yaşayan Müslüman halk.

Savaşta düşen­ çıktı. Üzerine varup otuz yük gümüşe kesti ve yörede olan karışıklıkları ortadan kaldırdıktan sonra Cezayir önünde olan adaları ele geçirme tedbirini gördü. sıı. Bu kez işinde istihare ederdi ve çevresindekillı::banda çoğu gazalarında çıkacak işleri dü- ona uyup halk güven ve düzen içinde rahat oldular. ss . tspanya'dan dokuz barça gelmişti. Bu reis kafir yakasına Aydın Reis'i serdar edüp salup Marsilya kıyılarını Kesim: Haraç. lakin Tilimsan hakjmi_Abdullah üzerine aldığı yıllık on bin altun kesi- mi1 altı yıl göndermeyüp kafirlerle birleşmiş ve hutbeyi kendi adına okutmuştu. Savaşta Tilimsan hakimi. gemileri verdi ve o semte gönderdi. Abdullah adam gönderüp sekiz bin deve barış istemekle hutbe ve sikke padişah adına olup yıllık onar bin altunu vermek şartıyla barıştılar. Arap askerini sürüp Hayreddin Bey üstün gelüp Abdullah'ı kaçırdı. Aydın Reis'in Gazası: Yukarıda geçen gemilerden alınan kapudan "tspanya kralı Ceneviz'e gitmiştir" diye haber verdiğinden Hayreddin Bey. Hayreddin Bey bu ayak basmayalım" hisarı kuşatup tspanya diye yalvarır kralı yardıma hafta gece gündüz döve döve zebun edüp aman dilediler. Bey Cezayir'e sahip kafider onu savaş yaraklarıyla doldurup pek muhkem bir hale komuşlardı. kabul etmeyince iki yandan sa- oldular. Önceleri bu hisardan dolayı şehirliden haraç alırlardı ve minarelerde ezan okundukça top tüfek atup delik delik ederlerdi. oldular. bugün Cezayir Limanı odur.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Adı şünde geçen gazi her görürdü. Hayreddin Bey buyurdu: Kaleyi yıkup boğazı doldurdular. kadırga ile barça alınmak olur. Cezayir'deki Ada Hisarı'nın Alınışı: Eskiden Cezayir şehri önünde bir ada ki ok yeti- şürdü. hisara Ve o kafirlere yardıma şehrin ulaştı ortası liman oldu. Yalnız kalup Hayreddin Bey askeri doyum oldu. içinde namlıkimse olunca. hakim devlete ya da kişiye ödemeyi ka- bul ettiği yıllık para. Hele Hayreddin olalı. Hayreddin gelmek üzereyken bir Razı olmayup kılıçla aldı.vaşla den başka iki bin yedi yüz kafir Kıssadan ve hisse budur: hepsini aldı ve Cezayir'e geldi. toptan yıkılan yerlerini yaptırup beylerini öldürdü. Hayreddin Bey geleli "bizi kalemizde kon. Kırılan kafirlerden başka beş yüz tutsak çıktı. Hayreddin Bey ona vaşa hazır Savaş öğüt veren bir mektup gönderdi. sizin şehrinize barışa yanaşmamakla büyük hazırlık yaptılar ve on dört yıl böyle geçindiler. Kadıoğlu'nun kardaşı da başkaldırmıştı. ve Abdullah'ın de Cezayir'den Barışı: çıktı. yenilmiş olan devletin veya kişinin. oraya bir berl( hisar yapılup kafir bir yolunu bularak almıştı.

Hayreddin Bey de gelüp tutsakları küreğe aldı. Söyleşmek: Dövüşmek. Hayreddin Bey'e sakal" anlamında "Barbarosa" derlerdi. eskiden Şirşal'~' Kalesi'ni yapup müdeccen ile doldurmuştu.Ç. kılıçtan parça kadırgayla bir gün sabah gelüp karaya Taşrada bulduklarını yağma ardındayken savaşla büyük kırk kafirleri döndürdüler. Ç. 3 Marsilya'dan otuz mil yerde bir adaya girüp on gün eğlendi. Öyle ise o semte yollandı. Marsilya yakınında Fransızların bir ünlü iskelesi ve limanı olan Tulum [Toulon] "' Bu Anderya. qı Şirşal. Gemilerine geçti ve altı yüz kırk tutsak aldılar.KATIP ÇELEBI yağma etti ve çok meddicel aldı. 56 . kapudan ge- da kendilerini teslim ettiler. Cilcilye dahi derler -K. Aydın Reis. kalanıyla Cezayir'e geldi. o da. 2 Küreğe Iğrıp: Cilcil ikisi birdir. yaktı. Anderya Dorya'nın Ortaya Çıkışı ve Hayreddin Bey'in Saldırısı: Kaçanki kafirler bölü- ğünün denizde gezmeye gücü kalmayup yalılarından güven kalktı. savaşmak. ondan haber aldı ki Anderya savaşçı almak içün Ceneviz'e gidecektir. Lakin Anderya çevik deprenüp er döktü. Elçi gönderüp gemilerini istediler. Ispanya'nın yarar kapudanlarından Anderya Dorya"' şapkasını eline alup "bana Fransa kralının yirmi pare kadırgasını alıverirse­ niz umarım ki söyleşem" dedi. Anderya kethüdası tutsak olmuş­ 2 tu. Marsilya yakınından dil alup Anderya'nın yakında geçtiğini bildi. almak: Küreğe koymak. kalanı Müslümanlar hisardan varıncaya çıkup kadar bin dört yüz kafir gemilere girüp kaçtı. Üç parça gemilerini boşaltıp batırdı. o da yedi parça gemi donatup çıkmak ardınca oldu. suyunca gitmek içün donanmasıyla onları kadırgalarını gönderdi. Bir ığrıp geçerken alup getirdiler. Ispanya'dan on beş parça gemi çıkup o semtleri ko- rumaya giderken Aydın Reis haber alup üzerlerine varmak ardıncaydı. Ceneviz'de Orya memleketi hakimi olduğundan o hükümete nisbet edüp Anderya Dorya derler -K. Hayreddin Bey Anderya'yı Mayorka'da karşılamayı tasarladı. forsaları zincirleyip küreklere yerleştirmek. 1 Fransa ile yeni barış yapmışlardı. Hayreddin Bey de Cezayir'de otuz beş gemi donatup Cerbe'den Sinan Reis'i ça- ğırdı. Bir yıkık adadayatarken bu gemiler üzerine gelüp misini alınca üçünü de kapısına kalanı kıyasıya savaş ettiler. Hayreddin Bey bu fethi de yazup devlet bildirdi. Ispanya kralı top- larrup danışarak İtalyanca "kızıl "Barbarosa'ya tedbir nedir?" dedi. Ispanya Anderya'ya verüp mükemmel askerle Cezayir'e dümen kralı doğrult­ tular. peynir yüklü Mayorka'dan gelirmiş. Küçük gemi § Balıkçı gemisi.

reislerle iki defadoyumluğa gidüp çokganimetgetirdi. Müslüman ve Türk olmayan asker. O gece beklediler. 1 barut ve halat istemişti. yattığı yere göndermişler& Yelken göründükte beri yandan oldular ve üzerine on gemi varup büyük savaştan sonra alup li- mana geldiler. kurşun. basup halkını çıkup tutsak etti ve tan atarken limanında kıyıda bir hisar üzerine yirmi iki pare gemi bulup yak- Kaleyi yıkup Ceneviz'e giderken fırtına onu yine ilk yattığı kaleye götürdü. 57 . lşbilye'dir -KÇ. 4 Dergah-ı Ali Çavuşu: Divan-ı hümayun mübaşiri ve icra kuvvetine hizmet etmekle yükümlü bir sınıf mensubuna verilen ad. Tüfekfındığı: Tüfek mermisi. denizin düzelmesi. Bkz. Yaralıları tırnar koyup ilk edüp alınan karakayı şehitlerin namazını kılup da yaktılar. Ertesi sabah da limanlık edince Hayreddin Bey ıraktan dövülmesini buyurdu. Anderya'nın Istediği Karakaların Ele Geçirilişi: Anderya Şirşal'dan Ceneviz'e varma- yup tspanya'da büyük birnehir içine girüp yattı.DENIZ SAVAŞıARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Hisarı'ndan bu geminin alındığı görülüp . ana devlet tarafın­ danseyyitliğiolanHasanBey. Bey'in gözcü koduğu dört kadırgayla çıkdu. talana gitmek. O gemilerden alup Arap yakasına şehirden çıkup Limanı'na girüp yattı. Denizde kalmak: Geminin bir yere gitmemesi. Hıristiyan}skeri. forsa gafil aylayup gemiyi alup kaçarken o buluştular kapudanla kapudanı ve Hayredç!in _!)ey'den haber verdiler. Sözlükçe. araştırılup Hayreddin Bey'in oğlu. diye olan barış buyurmuştu. Ceneviz'den üç bin soltat. Rüzgar onları Cenevizlü onları iki büyük karaka ile o da o adaya atup sabah biri demir kaparup hazır çıkageldi. tek- gömdüler ve kafirleri Anderya'nın Septe'den haberini dışarıda Sivilye"' Eskiden Sultan Süleyman Han. Gaziler gemiyi sürüp nesi battı küreğe gitti. düşman illerini vurup ganimet almaya gitmek. 5 2 Soltat: Asker. Hayreddin Bey de Ceneviz semtine düştü. ister istemez dönüp limana girdi. işler ve kimi Bu sırada ne yoldadır. Sinan Reis söz tutmayup yakın vardıkta 3 gözüne tüfek fındığı değdi. Limanlık etmek: Sakinleşmek. Hayreddin kalite cenkçilqipi. Fransa ile kapısına yapılmış bildirilsin. "' Sivilye. Hayreddin Bey de Cezayir'e geldi. tüfek kurşunu. döndüler. geçineeye değin Fırtına orada kaldılar. rüzgarın dinmesi. limandan dışarıda. er. Dergah-ı Ali çavuşlarından4 Mustafa Çavuş'u gönderüp. içinde olan kafirler kendilerini kıyıya yakın varınca denize atup tutsak oldular. Hayreddin Bey ıraktan onu da döve döve zebun edüp batmaya yakın olunca. Adı geçen kapudan dö- nüp kaleye gitti. Doyumluğa gitmek: Yağmaya. Birkaç saatten sonra öbürü de görünüp ikindi olduğundan limanlık 2 edüp gemi denizde kaldı. Anderya o soydular. ansızın tı. enginde yatması.

ama açıkça ezanlar okuyup namaz o diyarlar kafirlerin eline yeni lardı. Ceneviz'e fırsatıdır" Hisarı'nı Basup Alması: Yakta- Alaman seferine yöneldi. Müslümanları Islamların gemilere hepsini karşı aldılar başladı. Adı ğuna girdiğinden hoş ve görünmek içün buna göz yumuyor- geçen kral olunca. lakin yetişemedi. Anderya bu sırada denizi boş bulup Mora kıyılarına vararak Koron Hisarı'na sarıldı ve aldı. değil­ karşulaşup dövüştükte denizde koyup Tilimsan beyi Ab- Araya adamlar girüp otuz bin altunla barıştılar. \jl Dokuz yüz kırk birde (1534/35) Mora beyi yine fetheyledi -K. Bunun zamanına gelinceye dek Endülüs de kalan tslamlar haraca bağlanmıştı. "Grande Türk. Mağrıp semtinde Hayreddin Bey kara gemiyle reisieri tspanya on beş gemisi kalmıştı. yakasına yanını gönderdü ve ortadan kaldırdıktan sonra on yakıp yıktılar.\jl Gerçi Kapıldan Ahmed Paşa o yıl seksen parça gemiyle denize çıkmıştı. Cezayir halkının çoğu bundan dolayı Endülüslüdür. On dört gemiyle varup Cezayir üzerine Hayreddin Bey de tstanbul'a sefer kendi karadan karşu vardı. yani Büyük Türk diye tedbir gösterdiler.KATIP ÇELEBI Tilimsan Hakiminin Başkaidırması ve Andeıya'nın Koron ki Sultan Süleyman Han dokuz yüz otuz sekizde kralı beşinci tspanya seferdeyken Rumeli kıyılarını yağma [1531/32] gelmişti. Hayreddin Bey dönüp Cezayir' e geldi. bölüştü­ ler. tslam töresince kimse ibadet etmesün diye yasak oldu- dellallar çağırtup Müslümanları ateşe namayup nice kez toplantılar yapmışlardı. dullah bozulup Tilimsan'a kaldırdılar.Ç. Donanmasını Bir düzlükte kaçtı. yalnızca kurtulup on dördünü yedeğe alup Cezayir'e çektiler. birleşerek Müslümanlar da daya- Vardıklarında ve bin kişi dağa arka üzerlerine gelen düş­ toplarrup bir savunmacia durup yedi kez yakaya geçirip kafirlerin elinden kurtardılar ve yolda nice gemiler alup doyum oldular. Ispanya'nın Koyunluca denen adada buluşup dövüştüler. 58 başka yerlerde yurt . Lakin kardaşı Nemçe tmparatoru Ferdinandos. bugün bana yardım et" dediğinden yardıma donanmasıyla Anderya'yı gidüp Moton'a gönderecek oldu. düşünmekteydi. İspanya Müdeccenlerinin Durumu: Beşinci Karlos karadan yardıma varup yere çalınmış ve umutsuz dönüp geldi. mektup gönderüp "bir iki kale vurmak hüner dir. Bu kez yetmiş bin kafir kadar müdeccen geçüp Cezayir'de ve edindiler. yakmaya Bu kez verdiler ve Hayreddin Bey'e haber gönderdiler. çok ganimet beş korumada biri alınmıştı. manı şehirlerin­ kılariardı bozup sefer ettiler. Karlos.

Bund_an dolayı Salih Reis ve Turgutça Reis tutsakken incitmediler.DENIZ SAVAŞlARI HAKİ<INDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Andeıya'nın Aldatılması ve Hayreddin Bey'in Kafir Tutsaklarını Tedbir Olarak Öldürme- si: Sultan Süleyman Han Alaman sekıj:çıden gelince I:Jayreddin Bey'e mektup gönderüp "İspanya'ya sefer muradımdJ!. mak sevdasında olduklarını düşünde zindancıya bunlarla bir olup sırlarını öğrenmek pudanlardan hileyle haber alup yine mektup yazmışlar. Bir gemi donatup o gece erişmek içün gönderdiler ve zindancıya riayet edip yolladılar. çık­ O da. şehri öldürüp görüp denemek içün kendi yakınlarından olan çıkarız. öyle ettiler. Sözlükçe. demişler. Hayreddin Bey'in gitmesine engel olmak içün hile yolunu tu- tup bir harçaya ya eğer yerine koyup gelesin. kapudanlara iki karakada yirmi nefer beyler ve kapudanlar. Siviiye'den bin altunluk mal ve Koronludan yetmiş bin tutsak koyup "lspan- Cezayir'e gelecektir" demesini reddin Bey bunun hile barça olduğu Çavuş Ceneviz'e geldi. O da mektubu Hayreddin Bey'e gösterüp tımarına gider gibi oldu2 ve. Cezayir'de koyup gitmeyi uygun bulmayup öldürmeyi de çünkü kafider çıkan Mıgal Mıgaloğlu'na teklif ettiler. akla uygun değildir" diye karşı çıkınca onları onların ve kimi yağıdır. . duyulunca Anderya. yüz yirmi nefer Ceneviz'den onları ağınnca gümüş değer çalıştılar. bekçiyi öldürüp vardır.13. Hayred- din Bey de beride bunlara ra işkence. fazaya gücü yeter kimse yok ise bildiresin" diye Sinan yarağını olduğunu alup destur verdi.ecaye'ye varup kapudanlann mektubunu verdi. Hay- bilüp. Becaye be- Cezayir'de ye- almazsak hiç olmazsa bari kurtuluruz. Gönder. Beyler de vermeye Ve biri Rodos'tan kurtarmaya adam gelüp bahanesiyle tutsakalup kırariardı yeğ görmedi. Meğer bir gemi gönderesin. Lakin Hayreddin Bey sebep gözleyordu. b_1r yarar adamı Hayreddin Bey'in de gitmek hazırlığında çıkup kralı altı muha- ile ferman etmişti. diye bir mektup yazup ona verdiler.olunmasın" işkence diye yasak edüp haber göndermekle "bundan böyle tutsaklaetmişlerdi. Bkz. salıverilmeleri lakin ulema "bunlar güçlü umutsuz kaldılar. gemileri bozar ve metris yapar gibi olup Vardıklannda "Barbarosa Rüm'a gitmekten vazgeç- ti" diye Anderya Dorya sevinüp Koron tarafına gitti. Burada Tımarına gitmek: aynı işkence Kendisine tırnar olarak verilen yere gitmek. hepsine yirmi bin altun getirecek ol- dular. Sinirlemek: Hareket edemez hale koymak için hayvanın vurup ayak sinirlerini kesmek. di sekiz bin tutsak Kapudanların zindaneıyı kapudanları yolunu kendisine öğretti. beyler ve ka- inandırdı. bir hayvanı azapla öldürmek. kapudanların zincirli yarar kafirler oğluydu. öğretüp Cezayir'e gönderdi. 59 tutsaklara yapılmıştır. ve bundan önce lslam tut- saklarının bumunu kulağını kesüp sinirleyerek1 türlü işkenceler ederlerdi. Daha önce boynu altın Mastari alınan çıkdu.

Hilatler giydirilüp her birine ulüfeler tayin olundu. o da yirmi dört çekdirir ve yirmi vardıkta çıkup ardınca barça ile Koron'a gittiğini "Barbarosa seni arar. Bir gemi gidüp o gelen gemiyi Zindandan kapudanlan Ceneviz'e gönderdi. gafil olma" diye kafirler Prendiz'e haber Anderya'yı kapandı. Hayreddin Bey onun o semte Anderya altı gittiğini işitüp ardınca giden yedi parça Anabolu gemilerine yirmi beş gemi göndermişti.kiz barça ateşe uğrayup yakınında Ceneviz Daha duyulmadan çıkup bir hisarı çıktı. Hayreddin Bey'in Padişahın Eşiğine Ulaşması kırk yılının ortalarıydı [1534]. 60 . ikisini aldılar döndüler. ora- ansızın basup yağma Ceneviz'den Mesine'ye giderken önüne on se- hepsini alup kafirlerini tutsak eyleyüp şehre karşu on sekizini birden verdi. söyledi. Tersane hizmetinde olmak: Tersanede yapılan işlere bakmak§ Donanma hazırlığında bulunmak. Beri yandan donanma da Avarin'e buluşup görüştü. Anderya'nın alup Preveze'ye uyardılar. Ula{eler tayin olunmak: Aylık bağlanmak. Hayreddin Bey'in Rum TarafınaYönelişi: Vaktaki Hayreddin belalı tutsaklar işini or- tadan kaldırdı. padişahın huzuru- na birlikte girüp el öptüler. içinden yüz yirmi kafir sini öldürüp mektuplarını açıkça çıkdu. ile azat etti. Gazi padişah altıncı gazası olan Irakayrı seferine arzu duyup o yılın rebiyülahı- Divan günü: Padişahın başkanlığında hükümet erkanının toplandığı gün. çıktı. beşi bunları görüp Anabolu semtine kaçtı. O reisler. 2 Sonra padişah hazretleri buyurdu ki varup tersane hizmetinde olup 3 gemileri bildiği gibi yaptıra. Ve Boğaz'a gelmişti. Cezayir'de kendi kullanndan yarar Hadım Hasan Bey'i yerine koyup mükemmel gemilerle devlet kapusuna yüz sürmek niyetine dan Çicilye'ye etti ve yıktı. Hayreddin Bey kapudan Ahmed Bey Oradan kalkup Koron önüne gelüp birkaç tutsak kurtararak gelüp Cem gücünde olan padişahtan izin dileyerek !stanbul'a girdi. yetiştiler. büyük şenlikler eyledi. ağızlarını hep~ kapa- tup sustular. . Yazılarını aldı getir- çıkardılar ve o suçla bilirlerdi. danı'nda ve Halep'e Gitmesi: O gün ki dokuz yüz gemileri Galata önünde demir atup ertesi gün At Mey- Kapudan Ahmed Bey'in evleri kendisine ayrılup ona girdi. Divan günü 1 on sekiz reis yoldaşlan ve büyük armağanlarla divana varup padişa­ hın elini öpmek şerefine erdi ve sonsuz iltifatlara ulaştı.KATIP ÇELEBI O da Hayreddin Bey'e gelüp di. bir sabah Sardunya'ya.

2 sonra ls- 3 Divan etmek: Divanı toplamak. resmi bir toplantı yapmak. töresine göre. olduğundan buluşup görüşmek terse varsun. oturdu. Adı 1533] Paşa'yı önceden Halep kışlağına göndermiş­ geçen serdar mektup gönqgrüp Bayreddln Bey'i Halep'e davet padişahtan etmiş ve izin dilemişti. verilen işe başlamak. Ertesi gün davet olurrup Osmanlıların yilerin üst yanına töresince Cezayir beylerbeyliği hilati giydirilüp öteki beylerbe- oturttu. kara ve deniz işleri askerinin veziri azam Ihrahim o tarafa verilmiş.DENİZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN rında [Ekim lerdi. diye kendisine Hayreddin Bey karadan içün rica etmiş. Hayreddin Bey de adap üzere 2 el öpüp beyler ve paşaların altında yer gösterdiler.düp karşılama ve ağırlama törenlerini yerine getirdi. Buluştuklarında vezir di- 1 van ı-. yol ve yardama uygun olarak. Hizmetinde olmak: Kendisine verilen işe dönmek. hazırlık görüp Halep'e vardı. Adap üzere: Yolunca. önemli bir işi konuşmak üzere ilgilileri toplamak. Alemig sığınağı olan padişah hazretleri de. bir iki gün de ziyafet ve kimi işlerde damşıktan tanbul'a gönderüp yirmi iki günde geri gelüp hizmetinde oldu. is- bıraktılar. işine dönmek. görenek ve geleneğe uygun olarak. 61 .

diye padişah katına arz eylemiş ve fethine buyruk almıştı. Orada on sekiz pare yetişti. UÇUNCU BOLUK Hayreddin Paşa • Paşa'nın kapudanliğı zamanında Halep'ten geldikten sonra altmış getirmişti.. halkını Er döküp vurup onu da feth ve yapılmış kadırga bulunup kale evleriyle onları hep yaktılar. Kardaşı Reşid elinde olup o soyun yirminci meliki önce Hayreddin Paşa ile devlet kapısına gelüp kendisine aylık bağlanmıştı. 62 . Oradan geçüp Sardunya Adası'nı basup rüzgar Garp Yakası'na attı. Sonra yine denize çıkup Anabolu önünde bir hisarı da alarak halkını tutsak etti- ler. vardığı Reşid ise Halkü'l-Vad Kalesi'nden dokuz mil içe- Hayreddin Paşa'nın adamlarına el uzatın- Uygun rüya düşmek: lstiharede dileğine uygun düş görmek. o semte Hasan olmak üzere Halkü'l-Vad'a geldiler. O gece gidüp Çetros adlı kaleye tutsak eyledi.. Tunus Şehri. . ikincliye değin döve döve alup yağma ettirdi. ri olan Tunus 1 ülkesine ka- önemlidir. on bin kadar tutsak oradan alup kalesini yerle beniher ettirdi. bu düşü dileğine göre yormak. Hayreddin Paşa. hepsi seksen dört parça gemiyle denize çıkmak buyuruldu. Hayreddin Paşa'nın İlk Seferi ve Tunus Şehri'nin Alınışı: Söylediğimiz bu seksen dört parça gemiyle bir uygun vakıtta çıkup Riçe Kalesi'ni yıktı. Tunuslu da Sultan Hasan'dan zaman olduğundan Halkü'l-Vad'ın Osmanlı hoşnut girdi. beş sekiz gemi de Cezayir'den bir parça olan deniz baştarcia ve işleridir. Hasan kaçup Hayreddin Şehri'ne olmayup Hayreddin Paşa Hafsoğulları. ayrıca o semtte donanmanın kışlamasına elverişli tılması yer karşu çıkup yanlarında lstanbul'daydı. Ve gece Fenadık'ta Mesine Yakası'na boşalttığı varup kafirlerin yatup Malta üzerine gitmek içün istihare ey- ledi.. şahı Hafsoğullarından yağma Benzert Kalesi önüne ettikten sonra Cezayir'e giderken varınca hakimi çıkup Tunus padi- Hasan'a haber vermeye gitti. yedi bin sekiz yüz tutsak alınup kale yıkıldı.. Oradan geçüp bir gün bir gece daha gidüp lsperlonka hisarını bastılar. Uygun rüya düşmekle 1 gece kalkup Santalocito adındaki kaleye düştü. Hafsoğulları O zamanda Tunus memleketi Sultan Hasan hükmederdi. . Paşa. kadırga yaptırup on de gönüllü gemisi.

zişeyhleri Hasan bozulup Arap Hayreddin Paşa'ya geldiler. Hasan Hasan'ı dışarıdan saldırınca üç yüz Arap ele geçirmeye çalıştı. Tunuslu. Bkz. yine Altı binden saldırup dürişür­ ve otuz iki gün gece gündüz susturdular. Sözlükçe. 3 Hayreddin Paşa 2 Hendek kesmek: Hendek açmak.DENlZ SAVAŞLAR! HAKKlNDA BÜYÜKLERE ARMACAN şeyhleri kırdı. Hayreddin Tunus'tan salıraya ra topa beraber boyun Paşa değilidüğünü eğdiler. çıkup. Savaşa başlarrup tüfeğe karşu duramazlardı. Kafir askeri 1 de taşrada çadırlarla çok kafir kırıldı. diye ye- Suluburç önünde limana girüp kara- ya döküldüler. 2 lakin sıkı dövüştükle­ ünden bundan sonra orada eylenrnek caiz olmayup Halkü'l-Vad'ı çıkup Tunus'a gittiler ve kafirler alup zapt eyledi. ka- fir ordusuna karışup Tunus'ta tanıdıklarına mektup gönderüp vaatler etti. üç yüz kadar barça ve adam gönderdi ve kadırgaya yirmi dört bin tüfekçi koyup Barbarasa'yı dinci günü çıkup kuşattım. Müslümanlar üç kez metris basup çok kafir kırmışlardı. Tabur etmek: Düşman karşısında ordunun etrafını hendekle çevirerek ya da başka bir yoldan korumak üzere müstahkem bir yer hazırlamak. kapulardan ~aşı:_Tunus'u Hayreddin rafa mektuplar gönderdi. Ispanya kralı Karlos'li kışkırtup Portakal ile sözbirliği ettiler. di- yine yolumuza gideriz. düşüp meşayihine zapt eyleyüp Urban Ha- ve et- Cezayir'den biraz asker getir- reayayı yazdı. Metris kurup gemilerden yüz yirmi top durmadan hisarı dövüp savaşlar ardınca yardımları geldiğinden toplarını çıkardılar ettiler. ca hepsini toplayup kuleye kodu ve biraz Hayreddin Paşalular san bozularak kaçtı. toplara ateş arabasını yelkenlerle sürüp verince Arap askeri kaçtılar. Bunun üzerine varup Tunus'u geldiler. konup iki yandan nice gün büyük lakin birbiri lerdi. Maraş'tan toplanmış olan asker. Tunuslu dört bölüktü: biri hisar halkı. 63 . askerin gizlenip korunduğu siperlere saldırmak Maraş Bölüğü: Maraş askeri. Sultan Hasan o zamanda bir miktar Arapla geldi. üçü Maraş bölüğüydü. Tunus'ta Arap askeriyle ye davet etti. boyun eğdiler. hendek kazmak. bilüp Hayreddin Paşa'dan yüz çevirince Hasan da Kayravan'da toparlanup Arap askeri on bin kadar asker ve otuz top çıktı. Halkü'l-Vad'a alıverüp yakın çıkmak üzereyken Hasan gelip yetişesiz. büyük savaş "ettiler. kafirleri görünce Hayreddin Paşa'nın yanına gelüp Halkü'l-Vad Kalesi dar olduğundan çevresine hendek kesüp tabur ettiler ve toplar kodular. tip Tunuslu. Metris basmak: Metrislere baskın yapmak. baş Reşid'in çekenlerini kırup ile geldi. Uzun Savaş ve Kafirlerin Tunus Hisarı'nı Süleyınan min Tarabulus'a gidüp Sultan Basup Alması: Hasan'ın kardaşı Acem serhaddinde Abdülmü- olduğundan "fırsat de- midir" diye Papa.

Biraz daha savaş edüp ak- girdiler. Boşandırmak: Bırakmak. epice kafir Hayreddin balarını Paşa sırada gözeten bölük bu varup kıyasıya ardlarından sür- tarafına kaçtı. Hepsi dokuz bin yedi yüz asker çıkdu. ne düşünüyorsunuz. hepsi otuz iki parça gemiyle on beş gün geçince yine denize tı. Hayreddin Paşa beşinci kadırgayla oraya gönder- geldiği ·zaman Paşa'nın buyruğuyla gemileri batır­ verüp on beş parça günde Becaye'ye. Hasan'ın isteği dular. Kafirler "Türk şam erişti. siz şehirde oturun. ben çıkar dö- vüşürüm. kendini vermek § Umut bağlamak. dedi. çözmek. forsaların zincirlerini açması. gemisini çıkardılar ve su ağzına 3 toplar konmuştu. isteme- ye istemeye birlikte çıktı. 64 yakın kaleden elli çık­ altmış .KAT!P ÇELEBI onları toplayup kafiderden size mektup gelmiş. ırmağın denize döküldüğü yer. onlar da boşanup kapıları kapadılar. salıvermek. Hayreddin Paşa'nın Cezayir'e Dönüşü ve Minorka Hisarı'nın Fethi: Önceleri Paşa bir kapudanına Beledü'l-Unnab hisarını mişti. ardlarınca çıktı. Bir miktar Cezayirlü geriden görünmekle kafider dönüp kırılmıştı. sekiz parça gemi de Ce- zayir gemilerinden. Orada olan Murad Ağa üzerindeki dokuz gemi donandı. 2 Bundan sonra bozgun tam olup Hayreddin adamla kaçan Tunusluların ardınca gidüp Paşa yanında onları bulunan iki yüz kadar Hasan askerinin semtinden Becaye yoluna döndürdü. Bu Kafirler de sırada Tunus- Ancak dört bin forsa tutsak vardı. Minarka'ya otuz mil yerde demir koyup ertesi sabaha 2 Bd bağlamak: Kalkışmak. Ertesi gün Hayreddin Paşa hisara metrisler edüp Cezayir askerini cenge gönderdi ve Cafer Ağa adında bir kimseyi havanın sıcaklığından lu şehre koyup kendi de susuz ve çaresiz kalup gitmeyi şehri boşaltup çıkup kaçtılar. karar vermek. Reşid yanlısı ol- öldürdüler. Bir demeye göre bu Cafer öte tarafa dönüp boşandırdı. Gelen kafir gemilerini Paşa uğratmadılar ve gemileri donatup Cezayir'e yollandılar. Kafider hisara savaş yürüdüğü Paşa za!llan Hayreddin bunlarla karşu etti. dört bölüğün 1 biri öte tarafa bağlıydı. Haşa deyüp birlikte çıkmaya bel bağladılar. O davarup kafider Tunus'a mıştı. kurmuşlardı. Çare olmayup ötekiler de top ara- hisara çekti. Şehirli karşılayup Hazretleri çoluk çocuğuyla görüştü. O bir üzerine [kafirler] Halkü'l-Vad Kalesi'ni yapup dört bin soltat ko- iğrenç takım makla suçlayup çoğunu bozguna sebep olup kalede kalmışlardı. oradan Beledü'l-Unnab'a varup bu- yurdu: Her reis. hisar döndürmeye adamlar gönderdi. Kaçınayı düler. 3 Su ağzı: Irmak ağzı. çadırlara kaçtı" diye döndüler.

"sizin taifenin bahadır olduğu ne- dendir?" deyince "bizim Peygamberimizin mucizesidir. Hisardan kadırga kafirler Tunus'un durumunu sormaya gelince tutup zincire vurdular ve iki barçalara varup "gelün. sizi Barbarasa ister" deyince tutsağı çıktı. sinirlediler." 3 Papa da kafidere bu öğüdü verir. Ve bizim . 65 . Sonra bunun aksi çıktı. yiğitlikten alıkoymak. hisarı kuşatarak edüp bozuldu. aldılar. Hayreddin Paşa taşra er döküp adı geçen bin kafir ile ada beyi gelüp büyük savaş dürüldü. Hisara yakın vardıklannda kafir- ler Anderya Dorya donanınası sarrup şenlik topu2 attılar. 1 Tunus'a giden kafir gemileri orada donanup gitmişti. dövüşmekten. topu işidüp döndüler ve demir bıraktılar. "kral ateşte yakmaya göndermiş. şenlik onun içündü. J<afirleri zincire çeküp gemileri yaktılar. diye yazar. Anderya "sebebi nedir?" diye sodiye karşılık verdi.Ç. Hakimi bunları yatıştırmak isteyüp bir suçluyu Paşa kılığına koymuş. bin yedi yüz tutsak alındı. Büyükleri de böyle Anlatırlar ki Anderya Dorya bir bilgili tutsağa öğüt meğer pek mümkünken verir. bir sevinci kutlamak için atılan top. Barbaros'dır" diye dellal çağırrup yaktı. derler. teslim ettiler. bu sözler bizi muhanat eyledi. sekiz yüz de Atını Malını kırılmıştı. Kale kafideri onu görüp hisarı beş şaşup onlar da alındı. diye yazmaz mı? Imdi Islamlan bahadır eden bu sözlerdir. tutsaklar alaya başladılar -K. Şenlik topu: Bir zaferi. Altıncı dört gün dövdü. . lakin soltatlar din işleriyle bağlı olma- w Hayreddin Paşa Cezayir' e geldiği vakıt adalan yağma eder. alınmak öldürülen cennete girmez. Anderya dedi ki: "Sizin ki- yüz döndüren cehenneme gider. Muhanat eylemek: Korkutmak. içinden Tunuslu tutsaklar diye kalkup'If yolda iki barça bulup azat ettiler. babasına anasına kılıç runca "bizim bildiğimiz bu tabınızda savaştan kadardır" çeker" dedi. diye yazar. Çünkü dövüşüp onların geçen hisarda kafirler beylerine ciayarrup birkaç Paşa'nın vardığı yerde kitaplannda tutsak olup savaş sağlık ile etmezlerdi.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN top atıldı. yoksa savaşta ölen cennete girmez. kitabımızda bin kafir olsa bir Müslümanla savaş eylese öleceğini bildikte savaş etme- yeler. Minarka'dan Melute adındaki kale limanına varup kafir donuna girdiler. korkak yapmak. her kim qnun dinine girerse bahadır olur. lki Portakal harçası uygun rüzgarla onları görüp kaçmıştı. diye haber yayılup halk perişan 2 olmuştu. bir kimse iki kafirden dönse cennete girmez. gazilere Altı düşüp yağma öl- ettirüp gün kaleyi yıkup Ceza- yir' e döndü Kafirlerin Korkaldığı Neden: Adı kez durdular. yoksa Hayreddin çok olalar.Doksan azat ettiler. Hayreddin Paşa "aslını sonra duyarsız" çıktı. Kafir donuna girmek: Kafir kılığına girmek.

öyle değildir. halkın ana kitlesi§ Cahil tabaka. Bunun gi- Kitap: lncil § Dört kutsal kitaptan her biri§ Konusu din ve Tanrı olan kitap. fethini birkaç kez arz etmişti. Lutfi: Paşa donanma serdan olup yüz otuz parça kadırga. diye arz etti. Tunus?u yalanı çıkınca kırk kadırgayla aldım" diye laf ururken Minarka Barbarasa üzerine gitmeye heves etti. Paşa da kurdurup tamamlamaya çalıştı. Papa'ya varup "Barbarosa'yı lüp de öldürdüm. okuma yazma bilmeyenler§ Ayak takımı. Gazi Paşa. din konularını bilmez. iki memleket karşı karşıya Yeyni gemi: 4 66 olduğu için. . Hafif gemi. o diyara k~rşıdır4 ve fethi Osmanlı Körfez devletinin önemli Adası'nın işlerindendir. ama görmezlendi. Tutsaklarını alup yağmadan sonra günleri olduğundan Tersane-i Amire'ye geldi ve o kış donanma gemilerini hazır­ ladı ve tamamladı. Kitap bilmez: Dinden anlamaz. o semte büyük donanma göndermek üzereyken veziri azam Ayas Pa- şa. ağırlandı. Hayreddin dat'tan uğrayıp Cerbe'ye gelmişti. Kurdurmak: Gemilerin iskeletini kurmak. Avlonya ve Delvine sancakları kendi vilayeti olduğundan. Hıristiyan milletinde de savaştan dönmek yoktur. Kemal Reis de eskiden Bundan dolayı ister istemez kendileri bizzat o semte sefer içün yola çıktılar. O memleketin karşısında olduğu için. hafif olduğu için yüğrük olan gemi. Avam: Halk. kup giderken Anderya gemileri seçti. Anderya da Minarka haberini Paşa da gelüp çıktı. Paşa Hisarı yaptırması yenice sürdüğü Bağ­ zaman ferman buyuruldu.KATIP ÇELEBI savaşırlar. oradan Istanbul'a yola Hayreddin Yakası'na Polya haberi ge- utanarak vilayetine gitti. Sultan Süleyman Han'ın Körfez Seferi'ne Gidişi: Bu seferin sebebi şu oldu: Eskiden Fatih Sultan Mehmed ğinden zamanında Polya memleketi alırrup Gedik Ahmed Paşa geldi- Ispanya yine geri almıştı. yup ölünceye dek Bu konuyu ben kimi Hıristiyan bilginlerine sordum. Hayreddin Paşa'nın İstanbul'a Dönüşü ve Polya Seferi: Ispanya kralı. padişahın Paşa Islam Cezayir'den çı~ padişahı üzengisine yüz gitmek içün iki yüz gemi işidüp aldırmadı. kendi boş sanısınca söyle1 miş. Anderya kitap bilmez avamdan bir cahildi. baştarcia ve bunlarla birlikte hepsi iki yüz seksen parça gemiyle Hayreddin Paşa dokuz yüz kırk üç zilhiccesi başında cumartesi günü [12 Mayıs 1537] kalkup Akdeniz'e yollandılar. Kestel adında 3 bir sarp kaleye kış düşüp büyük savaşla fetheyledi. 2 Gazi Paşa dokuz yüz kırk üç rebiyülahırında [Eylül 1536] otuz parça salt yeyni gemi ile Tersane-i Amire'den Akdeniz'e çıkıp Polya Yakası'na vardı. gemilerin omurgasını kurmak. dediler.

Hayreddin Paşa. Iki gemilerini batırup ikisini da Polya'dan aldılar. dönmüş gelürdü. din düşmanlarıdırlar. 1 Ayas Paşa'nın tedbiriyle onlar ele geçirildi ve Delvine başkaldıranları boyun eğüp. 2 Arkalamak: Yardım görmek. zahire gemilerini getirme olup karşı gitti. Oradan Avlonya'ya gelüp bir yere toplandılar. Mısır'dan Paşa'ya huyurulmuş parça gemiyle Hayreddin nanma gemileriyle serdar Lutfi Osmanlı Paşa. Bundan dolayı ister istemez dostmuş ve işleri diyarından ol- gibi davranup geçinirler. Barbarasa gitti. bir yere gelelim. Hayreddin Paşa da zahire gemilerini alup Preveze'ye götürdü. Paşa'ya başkaldırmış Avlonya'nın batısı [18 Mayıs] zilhicceuinJ>:edinci günü semte gittiler.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMACAN bi bir büyük donanma kadar kürekçi Osmanlı ülkesinden sefere Hemen otuz bin toplanmıştı. Gelibolu tersanesi içün iki kadırgayla Körfez 9nüne du. Samako'dan geçüp dokuz yüz etti. Körfez önünden geçerken Venedik'in kırk parça kadırgası orada bulunup kalan donanma içeride. ülkesinden oldu. Osmanlı Imparatorluğu'nda kendilerine aman ründükleri halde. Kalan do- Polya Yakası'na varup birkaç kale bastı. Adaların bir Hongorya ve Romanya hakimlerinden hileyle alup giderek. bunların yağılıklin daha sert. Bahtı uğurlu padişah Temmuz 1537] kondular. tan vaktinden ikincliye değin savaş pazarı kızışup sonunda Gelibolu gemilerinin2 çoğu yandı ve battı. olan Arnavuda doğu yanı deniz ve akın Arnavutluk yağma buyuruldu. Gelibolu gemileri: Gelibolu tersanesine bağlı gemiler~ 67 . Körfez gemileriyle çıkup kethüdası uğradığı verilmiş yabancı Ali Kethüda durumunda gö- donanınaya erişmek zaman Anderya Dorya onida bulunuyor- Türk gemilerine çattı. Venedik Boğazı'ndaydı. yiyecek ve içecekleri: Islam maya muhtaçtır. Osmanlı ülkesinden olmaya. Epice savaş olup kafirlerin çok- luğu gazileri zebun etti. işleri durmadan hile ve kötülükle ün kalderin çoğunu ve kazançlan almış kahrolası kalabalıktır. Venedik'in Hıyaneti ve Körfez Kuşatması: Venedik kafirleri mal ve ticaret çokluğuy­ la. buluşup savaş Donanma Körfez' e girdi. arka bulmak. diye çıkıp giderken Lutfi Paşa ettiler. tutsak- hisarları yıktı. çıkmış değildi. Donanma-yı beşinci Elbasan'a ve saferin Vezir Mustafa kırk günü iki şehzadesiyle çıkup o dört muharreminin sonunda [9 [24 Temmuz] Avlonya Ovası'na hümayun da o kıyıya gelüp buluştu. varup olduğundan denizden gelen kafir gemileri onlarla arkalanurdu. iki sancak yeri · Vaktaki donanma Avlonya önünde işi altmış larını ve mallarını alup toplandı. Kalan savaşçılar tutsak olup alındı. lakin aslında öteki kafirlerden.

gemilerin üzerinden bir buçuk mil Boğaz'a köprü bağlanup 1 Islam askeri adaya geçtiler. aylıklarda yükseltme. bir kıyıdan bir kıyıya kayıklarla köprü kurmak. Taşrada rak kaleden başka bir nesne dı. ve Hayreddin Paşa diyegördülerse de bu kadar emek boşa gitmek reva deyazılan bozulmaz. piyadelere birer akçe terakki verildikten3 sonra o ayın tır. 2 Manasve Hay- Kôprü bağlamak: Köprü kurmak. parça köyü kara yürüyüşler tarafında ve tam kırk savaşlardan yıkıla­ kuşatıl­ üç gün gece gündüz sonra vakit dar olup kış mevsiini de geldi. Prepol. donanma kapudanlarına [Ekim 1537 ve reislerine ih- sanlar. Priştine. Alemin sığınağı olan padişah hazretleri askere acıyup Ayas Paşa'yı adaya gönderdi ve vazgeçilmesini buyurdu. Bir demeye. yirmi dördüncü günü [30 Eylül 1537] göçüldü. Bu iki bozgunculuktan ötü- lan kendisini denize atup bir tqhta rast gelüp Lutft Paşa'ya getirince bulunanları tarafından dört gemisi üzerine rü Körfez kuşatması buyuruldu. Lutfi Paşa çilikle Körfez aldı. yaramayup batırdılar. Her ne kadar Lutft ğildir. deger vermek. sonları] fetih vakit ve zamanına ertelenerek rebiyülahır sonlarında divan olup ayan ve erkana hilatler. gedikler şah razı Paşa kolaylandı. Bir demeye hisardan bir topla dört gazinin şehit olduğu padişahın kulağına gidince "bir savaşçı kulumu böyle bin kaleye karşı tutmam" 2 diye vazgeçil- mesini ferman ettiler. Karşı tutmak: Bedel sayınak. Terakki: Aylıklara yapılan zam.KATIP ÇELEBI Yine Gelibolu'ya tersane kethüdası olan Bostan Kethüda. 68 . dediklerince padi- gelmedi. sipahi taifesine ikişer akçe. hepsi yağma edilüp Hisara da toplar çekilüp kanun üzere olduğundan açılmıştı. Kısaca. Lutft reddin Paşa dönüşte Kefalonya Adası'na Paşa er döküp yağma ve talan edüp ölçüsüz gani- metler aldılar. Ancak bir oğ­ parçasıyla gezerken donanma gemilerinin biri padişah katına bildirdi. Filorine ve Selanik yolundan yirmi günde Edirne'ye geldiler. Göriçe. Nice vardı. büyük yağmurlar yağarak soğuklar oldu ve deniz zamanı geçti. Lakin çoğu yanı dövülüp gedikler deniz yüz kırk kalmadı. Sipahi taifesi: Kapukulu süvari bölüklerinin birincisine verilen ad. Körfez Kuşatması: O sırada Polya tarafına seferden vazgeçilüp yun Körfez Adası'nı kuşatmak ve yağma etmek buyruğunu donanma-yı aldığından hüma- Islam padişahı da Avlonya'dan kalkup Körfez Adası karşısına kondular. Adası'na her ne kadar dan gemiyi denize giderken Venedik "elçiliğe donanmasının gideriz" diyedurdular. içinde duyulması el- düşüp korkusun- hakaretle öldürdüler.

Hilatler giyüp iltifat gördü. adaya varup top vurarak onu da sonra Bara Adası'na vardı. Hayreddin 4 Paşa da hazır olan kırk parça gemiyi alup kalan doksan parça gemiyi Taş rada kalmak: Enginde kalmak. Gemiler henüz hazır değildi. dört bin sekiz yüz tutsak aldı. enli kumaş topu. paralar ve pencikten bin kız. Çok savaş da kılıç gücüyle fethettiler ve çok ganimetler Sonra halkı Nakşa üzerine vardıkta kafirleri aldı. Egine adındaki adaya vardu. altın ve gümüş para. rıza vermedi. Çıkmak gereksiz: Çıkmanız gereklidir.ı yaldızlı bir top çuha. bu minval üzere peşkeş çeküp el öptü. Sonra Mürted çıkup sak mallarını yağma adındaki ve talan ettiler. bin beş yüz oğlan ve dört kerre yüz bin altun toplandı. herhangi yünlü bir kumaş topu. Ucı. 69 . Pencik: Beşte bir § Akınlar ve savaşlarda alınan ganimetler ve tutsaklardan devlet hazinesine. haraca bir ada yağınasma izin alup gittiler. Sultan Süleyman Han vezirlere yüz elli parça gemi hazırlanmasını ferman edüp "Hayreddin Paşa denize çıksun" buyurdu. Pasta: Pastav (Macarca "pasta!"). sonun- alındı. karşı geldi.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Paşa'nın Hayreddin Adalarını Venedik Alması Basup ve Peşkeşi: Donanma-yı yun Kefalonya'dan Moton'a gelüp Hayreddin Paşa geqıilerden altmış kadırga hümaseçerek taşrada kalciL Lutf1 Paşa geri kal~p ~milerle Tersane-i Amire'ye gelüp girdi. iki bin iki yüz tut- eyleyüp kafirleri el vermedi. Hayreddin Paşa'nın Üçüncü Seferi: Kaçanki kış mevsiminin geçmesi yaklaştı. çıkmanız lazımdır. daha süra- ardında birer kese nukut3 omuzlannda iki yüz adam ve daha sonra boynu bağlu iki bin kafir. ayrılan beşte bir hisse. omuzlarında gümüş otuz oglan. 1 Hayreddin Paşa ilkin Çuka Adası'nı vurdu. çünkü bu zamanda bir kapudan bu hizmeti etmiş değildi. Üç gün dövüp dördüncü gün fetholundu. bir limandan dışarıda kalmak. her birinin sırtında birer pasta ve çuka. Sonra ertesi gün iki yüz hiler ve kadehler. altın ve akça. Gazi Paşa bir adaya daha varup on dört günde üç kalesini fetheyleyerek on beş bin tutsakaldL Sonra altı adayı beş bin altun haraca kesüp dönüp lstanbul'a geldi. çukalar. Daha başka ganimet malları 2 da bu ölçüye göreydi. berk hisarı vardı. Varup çok ganimetler razı oldu. Ertesi gün ganimetierden alınan pastalar. Sonunda hile edüp Anderya 4 Dorya kırk gemiyle Girit'e gelüp Hindistan metaını yirmi parça gemiyle Mısır'dan getürmeye giden Salih Reis'i bekler. ardlarınca oğlana kırmızılar birer kese altun giydirüp ellerinde altun. top çıkarup kuşattı. Vezirler Hayreddin Pa- şa'ya "çıkmak gereksiz" diye zorladılar. Donanma aldılar. dediler. Nukut: Para.

Hakimi Frenk ve halkı Rumdu. Sayda beyi Ali Bey ve Alaiye beyi Mustafa Bey ile birlikte koşuldu. dü. Bu açlanın vardı. Varup ye- di mil yerden toplar iletüp altı gün altı gece dövüp yedinci günü kılıçla fethetti. Cizye: Islam devletlerince Hıristiyan uyruklardan alınan güven ve koruma vergisi. orada çok haracı alındı. Ertesi korsanları yetmiş Bunlar önceden Iskiri'ye varup epice şa vardığı pare savaş saat kafirler hisardan aman Lakin Istanbul'dan gelen olmadığından on ikisini bo- gönderdi. adaya beylerini getirmek vardı. Sonra gemiler aradan yelken açup şenlikler olup olan bir· ada ile onu da bin Nakşa'ya yöneldiler. Adası'na Akdeniz kalanını Ağriboz'a salup gece gittiler. Sonra Andere'ye vardıkta halkı boyun eğdi. getirdiler. Iskiri'de biraz oturup gemi yağladılar. savaş dışı edilmek 70 . batmıştı. Ve Girit'e yönelüp iki gün gidildi. ferman üzere. Ve yedi parça gemi doldurup ganimet malıyla lstanbul'a gönderdi. Hayreddin Pa- çağırup teslim ettiler. Hepsi. tutup getirdiler.KATIP ÇELEBI de ardınca göndermek üzere. a- aman verdi. gelüp bir dumaulu gün- donanınaya karıştılar. Geriden Iskiri'ye iki topçu lunup Paşa'ya Düşmandan alınup Paşa murat üzere haber kale alınmış bu- bütün gemileri yedi bölük eyledi ve her birini bir yere gönderdi. aşağı komadı. Biri adaları gezüp haraç Oradan geçüp man dilediler. dokuz yüz kırk beş muharreminin dokuzuncu günü [8 Haziran 1538] çıktı. lmroz'da eskiden bir gemi ketoz adındaki adaya vardı. Kırı­ lan kafiderden başka üç bin sekiz yüz tutsak çıktı. Üç bin yeniçeri ve Kocaeli beyi Ali Bey. şartıyla devşirmeye gitti. İstendil adındaki Paşa. 3 So- Yüz 2 kız ve yüz oğlan tutsak devlet hissesi olarak ayrıldı. Istanbul'dan doksan parça gemi de gelüp yirmi parça da Salih Reis ile birlikte gelmişti. Bir ya- rar bey diküp yılda beş bin altun haraca kesti. üçüncü gün öğle vaktinde karşudan bir barça göründü ki karadağ gibi yatardı. Gazi Paşa aman verüp üç bin altun levende verilüp yüz kız yüz oğlan tutsak miriye kesti ve her yıl bin al1 tun cizye 2 üzerlerine aldılar. çıkarup içinde on yedi parça topu bir kaya üzerinde berk kalesi ve limanı Is- oldu-· ğundan korsan gemileri yatup ziyan verirler diye Ağriboz beyi arz etmişti. Teke beyi Hürrem Bey. Aşağı komak: Yenilmek. edüp zafer bulmamışlardı. kuşluk zamanı kayıktı. Üzerine vanlup epice toplaştı. göndermişler. yüz elli parça. doksan geminin yat ve yarağı ve kürekçileri mükemmel şaltup Gelibolu'ya döndürdü ve Sonra Iskiri vardılar. tamamlandı. ikindi vaktiydi. Yanında altun haraca kesti.

zehirli. vanldığı zaman levent firkatelerini bozup ve adalardan da çok kürekçi kafir alınup Anadolu adamlarını. kırk beş saferinin_be~nci adındaki yağmaladılar. on gün oturup üçünü de fethettiler ve haraca kestiler. üç parça kalesi vardı. Ağriboz'dan zahirelenüp 2 Salih Reis de otuz parça gemiyle oraya geldi. yat ve yarağı yapışmayup taşrada ve savaşçısı bulunan evleri çok. kumanya almak. Sonra Kerpe Adası'na varıldu. Yüğrük gemiler le gece kalkup Karaada'ya varup gemi yağladılar. yiyecek almak. kapudan yoUandılar. sıcak yel. firler kaleye görmüş nı Temmuz 1538] adındaki Hanya sarp kaleye varup ka- savaşı hazırlığını sulanup tan atarken kale gördüler. Bu yılda adaya vanlup Paşa Venedik'in yirmi Hazretleri yağmasını gönüllü gemi- beş adasından parça birer ikişer üçer parça kale vardı. 71 . yedeğe alup Dokuz yüz Milopotamo nü böğrünü delüp zebun oldukta. Sonra İstanköy'e ra dağıttılar Oradan llleki Adası'na varup biraz dinlendiler. hepsi alınup on iki ada haraca kesildi ve on üçünü yıktılar. gö- yöresinde olan yerleri Üç günde üç yüz parça köye el koydular. Sonra Menolilo ve Resmo (Retimo) üzerine vanlup köyleri yıkıldı. çoğu İstilo adındaki yıl Girit Adası'na iki hisar da tutsak alınup büyük ziyan veril-· di. [ıs duvardır. 2 Sam ye!i: Zehirli rüzgar. İbrahim vardı. Bu Salih Reis bir seyyit yaraneisti. İstiye'ye vanldığı ve kalanı da zaman halkı savunmak isterken dayanamayup kılıç lokması oldu.DENIZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN nuncia birkaç darbzen ile çattı. Hava sıcak olup sam yeli 1 gibi ıssı yeller estikçe kürekçiler güçten düşüp kırılmıştı. On beş binden çok tutsak alın­ dı ve alınan barçalar ile birazı İstanbul'a gönderildi. çıkup hisara günü Temmuz [3 Girit'e vanlup ilkin 1538] er döktü. Kızılcahisar'a vanlup ağır yürüyen gemileri orada bo- zup Ağriboz Limanı'na kodular. deniz yanı berk hisar ve kara ya- üç mil muhkem rümlüdür" diye yıktılar. Kafideri kaçtığından yirmi parça köyü- Sonra Apakorne üzerine vanlup halkı tutsak ettiler ve yöresinde olan altmış parça köyü yakup yıktılar. Sonra İstanbolya adındaki lerine ferman etti. Sonra İsklarya ve yörelerinden seksen parça köy yağmalandı ve o kaçtılar. kadırgala­ yakasından da kürek- çi yardımı oldu. Oradan geçüp. Oradan Rumeli semtine. çok şenlikler oldu. Zahirelenmeh: Zahire almak. Bir haftada bütün çevresi dönülüp yağma olundu. Lakin iş kapudanlar "bu hisarın savaşı epice güçtür. başlı başına hazırlığa yaktılar. bunaltıcı. Saferin on yedinci günü kaçınca.

ateşli silah. Dokuz yüz donanınası geçen dili padişaha yakasına gönderüp dil hepsi Körfez'e aldırdı. Yani gemilerin her birinde ikişer bin tüfekçi savaşçı vardı. Kafirlerin Gemileri: Elli iki parça kadırgayla Anderya Dorya. Hayreddin Paşa danışık edüp askeri gazaya yelteyerek3 hazırlık yaptı. şavka getirmek. dururken de bana bakın" diye sıkı sıkı ısmarladı. Kuşatma sıra­ gelüp hisara girüp yürüyüşte epice kafir kırmışlar 1 ve toplar çivilemişler. sında Ayamavra'dan gece hisarı yardıma toptan adam akıllı yaralanmıştı. Hayreddin gece Preveze Bağazı'ndan içeri girmek Paşa görüp taşra akla uygun ardında oldukları adam dökerek top bulmadı. Yarak: Silah. Beyler taşrada kafir gemilerininçokluğunu mak tedbirini ileri sürdüler. yüz kırk barça.KAIIP ÇELEBI Hayreddin Paşa'nın Büyük Savaşı (Preveze Zaferi): Bu sırada "Ispanya. on karaka Venedik'in ki her biri ikişer bin yarak atar2 ve ellişer parça kadırgaya karşı durur ve Anderya Dorya'nın bir büyük kalyonu vardı ki savaş araçları hesaba gelmezdi. Sonra Preveze'ye varuldu. Başka yerlerden de biraz barça vardı. Gazi Paşa askere hisarı yaptırdı. murada kırk beş cumadelülasının başında [25 ermiş Eylül olan 1538] "Ispanya. gayrete getirmek. 72 . toplanmışlardı" gönderdi. Papa ve Yenedonanınası dik Hayreddin Paşa göçüp yirmi gönüllü gemisini önceden o tarafa sa'da kırk yakın yerdedir" diye rını saldırdılar" Körfez'de toplanup Preveze üzerine karavullarını parça çekdirir donanınalarma diye haber geldi. Sonunda [kafirler] eli boş kalkup gitmiş. on parça kadırga Portokal kralının. Iki gönüllü gemisini kafir pa. Pa- diye haber verdipadişah yerle bir o zaman olası kafir- lerin donanınası da gelüp Preveze'ye yakın iki mil yerde demir attılar.tıkları zaman böğürden topu dedi. göndermişti. Hisarı'nı bırakıp çıktıkla­ Kefalonya'da adaya er döküp köylerini yağmalattırdı. Gemilerin direklerini aldırdı ve "yürürken de. tüfek. Onlar da dönüp "Barbarosa haber verince Preveze Moton önünde haber alup Holumuç'ta sulandılar. yetmiş parça kadır­ gayla Venedik Cenerali. Zakli- görüp döndüler. üç yüz gemi ve başka gönüllü ufak gernilerk altı yüzün üstünde yelken göründü. Portakal ve Venedik ğinden. otuz pare kadırgayla Papa kapudanı. Yeltemek: Coşturmak. haber çıkar­ Lakin kafirlerin alındığından kıyıya Top çivilemek: Bir topun falya (ateşleme) deliğine çivi sokup perçiniemek suretiyle topu iş­ lemez hale koymak. gönüllü gemilerine "alaydan urasız" başka yerde durasız. çat. bu adı Buğdan seferindeydi. hepsi yüz altmış iki kadırga. Islam donanınası hepsi yüz yirmi iki parça çekdirir gemiydi.

alarma geçmek. Davulunu ve nakkaresini dövmek: Davul ve nakkarelerle savaş marşlan çalmak. Sancaklarını çözmek: Türk donanınası savaşa girerken bütün gemiler sancaklarını çeker. hepsi bir yerden dümen doğrultup hazırbaş durdular 3 Kafirler de görünce korkuya düştüler.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN çıkmadan er döküp toplar kodular. "Sancaklarını çözmek" gemilerin savaşa hazır olması. Kafirler de karaya vazgeçüp topla onları dövme- ye başladı. Elbette bunda çok sabreden. gece yarısında kalkup o semte çektirdi. tihare etti. Güzelce Mehmed Reis aşağılıklan Bağazı'na ürküttüler. iki günden sonra gelüp Islam gemileri semtine top- lar atarak haşanlık edüp tafra sattıklannda. Bundan sonra de- Paşa da yine yerinevarup o gece is- devşirir. yüz yirmi iki parça gemi üçer topla gök inleyüp kafirlerin mir kaparup Körfez yüreği tarafına korkuyla doldu. Ayamavra ve Incir Limanı önünde gemi direkleri göründü. başkaları ve gön2ll~alayından birkaç parça gemiyle çıkup birkaç parça yüğrük kadırgaları Preveze o Turgutça Bey. Allah ne yaptığınızı çok iyi görmekteydi [Ahzab. biz onlara karşı bir rüzgar ve sizin görmediği­ niz ordular göndermiştik. rüzgarı durdurur da (gemiler) onun (deniziri) üstünde kalakalırlar. Ey iman edenler. demektir. Gördü ki limandan çok çok balık ateş da edüp yürüdüklerinde yer yakındı. çok şükreden herkes için ibretler vardır [Şura. Hepsi gelüp dizilince işaret eyledi. Dilerse O. flandıralarla donanırdı. Derhal Gazi taşra çıkup o çünkü barça önüne Paşa niyaz edüp şam tarafın kadırga rüzgara uygun dayanamayup olduğundan Islamlar çiğnedirdi. 73 . Kafirlerin Bozulup Kaçışı: Cumadelülanın üçüncü günü [27 Eylül 1538] Anderya Dorya lnebahtı Körfezi'ne girmek hazırlığında olup Hayreddin Paşa Bahşılar'a varın­ ca direklere adam çıkardı. 4 Bunun üzerine Allah'ın emriyle rüzgar dinüp barçalar 2 4 Tafra satmak: Böbürlenmek. savaşa hazır duruma geçmek. hazır ol durumuna girmek. büyük Kuran Hazretinden iki yüce ayet yazup gemisinin iki yanına bıraktı. 42:33]. Önce İslam gemileri gelüp yanına toplanıncaya değin durdu. hani size ordular saldırmıştı da. Hayreddin Paşa'nın hangi ayetler[ yazıp gemisinin iki yanına bıraktığı açıklanmıyorsa da bunların şu iki ayet olduğu düşünülebilir: ı. gösteriş yapmak. 33:9] 2. savaşa başla­ mak üzere donanınası demektir. davulunu ve nakkaresini dövüp sancaklarını çözerek2 Preveze Bağazı'ndan dışarı çıktı ve kafir gemilerine karşı koymak niyetiyle deniz yüzünde altı mil kadar yerde demir attı. aklında fikrinde hep sa1 vaş olan ünlü Paşanın kararı kalmadı. işi gücü gaza. Akşam kaçarak yollandılar. Beri taraftan Murad Ağa. Hazırbaş durmak. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hazırbaş durmak: "Hazır baş" askerlikteki "hazır ol" emridir.

. Ilkin bir kalyon çıkup epice toplar başladılar. büyük acıdan dolayı sakalım yolmak. arkasını çevirmek. 74 . ateşe tutmak. Iki donanma tütün içinde kalup birbirini görmez oldu. Bkz. hamdona mahsustur sözlerini yalnıZ ya da birlikte söylemek. sabaha dek yandı. Savaşın uzun sürdüğünü anlatmak için kullanıldığına göre. Tanrı uludur. onların lakin attı. kadırgalardır" Bu savaş diye ardınca yerine gelüp orada yatup kalan barçaları kafirler çaresiz ateşe verdiler. Tekbir getirmek: Tanrı uludur. ayırmaya dokuz dolandıktan yol olmadı. Barçalar ise kale gibi birbirine Ve bütün Islam gemilerinin zorundan barçalarını saldırdıkça hemen barçalarının çatılmıştı. Tanrıdan başka Tanrı yoktur. Sakalım yolmak: Bir üzüntüden. Sözlükçe. gibi yağardı. ya da akşam ile yatsı namazı arası demek olmalıdır. bir perişanlıktan ötürü ne yapacağını bilmemek. Onun için iki namaz arasını burada "akşamdan sonraya dek" diye anlayabiliriz. Ardını almak: Ardını çevirmek. Askere saldırışından ısmarlamıştı. Tanrı uludur.KATIP ÇELEBI hareketten kaldı. Anderya Dorya ve Ceneral. çünkü gece olunca artık savaş yavaşlar ya da durur. çaresiz. Tanrı uludur. Anderya Dorya o hali görünce sakalım yolarak6 başka çekdiriri ardı­ na bırakup kaçtılar. istediler. akşam namazı ile yatsı namazı arası diye anlamak daha doğru olur sanırım. sıra dizilüp toplar atmaya çokluk erişmezdi. Tütün: Duman. Yere topları çalınası kafirler. Barçalar üzerine yürünüp bir 4 nicesini barçalar korku batırdı ve aralarından yağmasına onları aldı. sonra arslan saldırışlı Paşa tekbir getirüp birden toplara ateş verdi. arkasına geçmek. Iki namaz arası: Genel olarak herhangi iki namazın arası demek olan bu söz burada da ikindi ile akşam namazı. Bu durum burada bir mecaz olmaktan çok bir gerçeğin ifadesidir. gidüp iki Islam gemileri "barçalar elde. Kıssadan hisse budur ki serdar olan ünlü kişiler yalnız maddi vasıtalara güvenmeyüp güçleri yettiğince ruhani yollara da yer vermek gerektir. kafidere dehşet asla gelüp Bundan sonra çekdirirlerinin durmaya gücü kalmayup kaçmaya yüz tuttular. büyük üzüntüden. kalkınca savaşçı Paşa Barçalardan top üzerlerine çektirüp fındığı yağmur kadırgalarıyla erişüp de karşı koyınaya ateş açınca barçaların ardına dolandılar. Akşam erüp rüzgar çıktı. mümkün öte yanına Bunlar da başka taraftan geçerlerdi. Gazilerin geçti. Donanma-yı hüma- yundan topa tutup döndürdüler ve barçalarını topla ele alup ıraktan döve döve ze1 bun etmişlerdi. bir bozgun karşısında duyulan. barçaların çoğu top vuruşların­ dan batup gitti. Iki namaz arasına dek5 vııruşma sürdü. murat kadırga alıkodular. Kafirlerin kadırgaları 2 birkaç kez Islam gemilerinin ardını alup 3 gemiler barça ile çekdirir arasında kalsın olmadı. Kabakuşluk- 4 6 Topla ele almak: Ateş altına almak. yol edüp kadırgalara iltifat etmediler.

dönüp geriye Preveze'ye gelüp gönüllüye Kefalonya yağmasina izin verdiler. Nova beyi redbirde kusur ettiğinden bin dürişüp aldı ve içine altı bin soltat koyup döndü. Sonra Avlonya'ya varup hava hoş oluncaya değin on gün orada kaldılar ve asker çok zahmet çekti. 2 Hakka çok hamd ü şükr ettiler. Divan kurulup fetihname ayağ üzre okundu. güneşin tepe noktasına yakın olduğu zaman. Kabakuşluk: Gün ortasına yakın vakit. Büyük fırtına oldu. padişahın. herhangi mutlu bir olayı kutlama sevinciyle şehrin bayraklar. Preveze'ye v~dı~r. Beyler orada el öpüp Sultan Süleyman Han Yanbolu'da avdayken Gazi ile kendi oğluna koşup kutladılar. Ka- Sabah erkenden Parga hisarı yıkup ateşe giderken yolda iki barçaya rast gelüp Hisarı verdiler. Divan kurulmak:. Bu tarafta Preveze pudan Hisarı'nı Paşa baştardasını önüne varup. 3 Öbür taraftan Anderya Dorya kaçup Körfez'e düşmüştü. Bibercik Bağazı'nda büyük fırtına çeküp Gelibolu'ya geldiler ve şenliklerle lstanbul'a girdiler. yağma alındı. Paşa'nın oğlu gelüp büyük ilti- fatlara erüp ağırlandı.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN tan1 gün batıncaya değin acayip savaşlar oldu ki denizde benzeri geçınemişti. Burada hüküm gelüp orada kışlamakla lstanbul'a gelmek arasında hangisi daha yararlıysa muhayyersin. Gördüler ki kafirlerden eser yok. seçim hakkı elinde olan. Varup hisardan başka nesne komadılar. sadrazarnın ya da başta bulunan birinin başkanlığında bir konuyu. bir işi konuşmak üzere toplanılmak Ay ağ üzere okunmak: Kazanılan zaferin sevinci içinde Allah'a hamd ve şükredip saygı göste- 4 risi olarak fetihnarneyi ayakta okumak. Şehir donanması: Bir zafer şenliği. dört aldılar ve iki gün orada dinlenildi. orada padişaha alınan ikLkapudanı feti):ıname gönderdi. Üçüncü günü tan atarken göçüp Körfez Bağazı'na çıktılar. Kapudan Paşa o zaman Avlonya'ya varmıştı. Bahşılar'a kafir yattı. Kafirlerin Nova Hisarı'na Basup Girmesi: Anderya Dorya fırtına sırasında dönüp No- va üzerine düştü. Sabah Ayamavra'ya gelindi. 4 dendiğinden lstanbul'a yollandılar. fenerlerle ve benzerleriyle donanması. Muhayyer: Bir nesnenin birinden birini alırrak ya da bırakmak gücünde olan. ederek düştü. Paşa o ayın on dördüncü gecesi [ll Ekim 1538] Preveze'den kalkup akşama Bahşılar'a vardılar. kafideri yüz tutsak ananrken Dıraç'a çektirüp gece denizde kaçtığından. olduğundan çıkmak Fırtına kuvvetli mümkün olmadı. Toplantı.-yapılmak. Kapudan Paşa haslanna yüz bin akçe terakki ferman olundu ve etrafa fetihnameler gönderilüp şehir donanmalan ısmarlandı. diye haber geldi. istediğini seçme durumunda olan. 75 .

istenen. 76 . Bu bir ay kadar orada kalup koruma ve oradan lstanbul'a gelüp divancia oturdu. Divana oturmak: Padişahın veya sadrazarnın yaptığı vezirler toplantısında yerini almak. Sultan Süleyırıan da otuz parça beyi olan kadırga Gova ve Kare padişah Süveyş Limanı'n­ Mısır beylerkıyı­ o semtevarup Yemen ve Hind kırk beş muharreminin sonlarında [1538 Haziran son- Iskelesi'nden kalkup rebiyülevvelin on yedinci günü [13 Yemen kıyılarından Aden şehrine varınca. yollandı.KATIP ÇELEBI Mısır Beylerbeyi Süleyman rinden dokuz yüz yıl [1494] Paşa'nın Tarafına Hind Seferi: Peygamber hicretinin üze- geçince. Ahmed mişti. daha önce tspanya Yeni Dünya'yı bulduğundan Portakal da gayrete gelüp Bahr-i Muhit-i Garbi'den Bahr-i Muhit~i Şarkl'ye 1 yol bulup Nil'in kaynağı olan Kamer Dağları'ndan Habeş ve Zengibar kıyılarını dolaşarak Hind kıyılarına vardı. lakin bu hisarın üç yanı deniz Donanmadan yirmi bin kadar asker ve toplar çıka­ Gücerat padişahı Melik Mahmud'a zahire içün adamlar gitti. Içerde olan kafirkr de çaresiz kalup man Paşa bundan önce Aden hakimini sözüne ve hilesine aldanup zahire ve kafirlerle barışup dış astı. Şıhr'a alınmışken bize ne vermediği uyuştuğundan dolayı dular ve selametle yirminci günde kale gibi hayır aykırı davrandığı Islam askeri vazgeçüp topları gemilere koadında Y~men biri eyaleti orayı ele geçir- Bıyıklı Mehmed Mustafa Bey'e verildi. "Süley- işlerini gördü 2 Bahr-i Muhit-i Garbf: Atlas Okyanusu. geçen vezir dokuz yüz Ağustos 1538] nı'nın yardım dilemişti. Topçıkarup bu kaleleri döve döve ele geçirdi. diyarıann hükümdarlarının Bu şahı. kuşatmak istedi. bin kadar kafir kılıçtan geçti. Bir ay ka- dar kuşatma uzayıp bundan önce Aden emtri Amir öldürüldüğünden Melik Mahmud korkup gelmedi ve yardım etmedi. Hind ve Sind limanlarını aldı. varup yapıydı. adlı kulesi ve surları berkitilüp eyaletine Behram Bey verildi. diye ları] donanınayla Süveyş Sonra göçüp yetmediğinden ve mükemmel donanma düzülmesini buyurup. Melik Mahmud. Bir kaleye kapanup güzel tedbirle ele geçirildi. Paşaoğlu etse gerek?" diye kafirlerin başka işlerde Oradan Aden'e ve Zebtd Iskelesi'ne geldiler. Hakimi gelüp boyun eğdi. Sonra yine Diyu Limanı'na ve kara yanı büyük sarp rıp kuşattılar. Portakal'ın yerleştiği alup Uygun rüzgarla varup Diyu Hind limanlarından yakınında Diyu Lima- Portakal kalelerinden kaldere rebiyülevvel gurresinde [Temmuz başları] yanaşup karaya er döktü. Hadım Süleyırıan Paşa'yı donanınayla larından düşmanların Adı Han'dan savunmaya güçleri asıl alındı. elini kessin. Bahr-i Muhit-i Şarkı: Büyük Okyarrus (Pasifik). hakimi Davudoğlu Amire- linden güzel tedbirle fethine Gayretli Gücerat padi- göndermişlerdi. 2 de geldiler.

İspanya Kralının Cezayir'e Saldırması ve Hasan Bey'in Sawnması: Dokuz yüz kırk se- kizde [1541/42] Gazi Padişah tabur seferine2 Üngürus'a gidüp Hayreddin Paşa'yı yet. Sofya'da dernek edüp 1 karadan Nova üzerine gönderilmişti. ıslanup Ağır top tüfek Hasan Bey çıkup üzerlerine saldırdı. Kafirler de yüz Türk. Hasan Bey divan edüp askerin gönlünü fırtın~dan yüz altı parça gemileri karaya vurup dürt kadırga li- Bu söylenen gemilerden bin dört yüz Müslüman tutsağı kurtuldu. 77 . toplanmak Tabur seferi: Düşmanın yapıp sığındiğı bir müstahkem mevkiyi.. Kapudan Hayreddin altı rebiyülahırının Hisarı'nı kuşattı. gelince Rumeli beylfrb~yi Büsrev Paşa. kınlup hikmeti. Akdeniz'i korumaya yardım Paşa'nın içün ve tslam ülkesini denize çıktığını işitüp Cezayir'e yöneldi.DENIZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMACAN Hayreddin Hisarı'nın Paşa'nın geri Nova alınması Tarafına din ve Seferi: Bundan önce kafirlerin eline devletA. Allah'ın yüklü cumadelahırının Cezayir önüne geldi. beşinci barçaların çoğu atılmadan kalınca Hasan Bey altı aldı. alup kafirleri tutsak etti. kırk Dokuz yüz sekizinci gününde [24 Ağustos 1539] otuz yedi parça topla Nova Kaleye sekiz bin iki yüz dane urmakla yirmi iki günde gaziler yürüyüp kulenin birini Kafirler öbür kuleye kaçup aman dilediler. tspanya da yüz kadar harçaya dört bin at ve deve ile bin kadar asker koydu. hep yıkıldı.şlerinin önde__gelenlerinden düşen Nova olduğundan. lısıyla çıkup gece. Bundan önce otuz kadar kadırga tspanya Paşa'nın kralı yağma da donanma- etmeye Venedik memleketine dönmeye u- orada yerine ve kalite donatup tspanya diktiği Hadım kıyılarını yağmadan geri duİmazdı. Kafirler ister istemez kaleden -el çeküp büyük ziyan ve utanç ile kalkup Temen- 2 Dernek etmek: Bir araya gelmek. iki bin kadar Arap at- kafirler gece birbirlerine girdiler.baskını yaptı. tki saat büyük savaş olup yi- ne kaleye girdiler. Kadiyarını yağmaya asker gön- derüp çok ganimetlerle devlet kapısına döndü. Nova'nın Paşa kılıçla pare top kodu ve kafirler duvarları iki büyük kulesi vardı. kış geçüp bahar. O mana yirmi sekizinci günü [19 Ekim esenlikle gaziler yine hisara girdiler. leyi yeniden yapup yirmi altı aldılar. Hayreddin tandığından Ağa Hasan göndermişti. miş parça sıyla kadırgayla Ferdinandos tmparatora kıyısına geldi. gece bir büyük karaya vurup nicesi yağmur yağup hattı. Üç bin kadar kafir girmişti. kendi de geçüp dokuz yüz 1541] kırk sekiz çadırlarını kurup metrise başlayınca. bir kaleyi almak için yapı­ lan sefer. çok fırtınalar Kafirlerin barutu oldu. düşman ordugahı üzerine yapılan sefer. Paşa da yüz elli parça gemiyle denize çıktı.

. fırtına Bir altıncı daha çı­ kup gemilerini Becaye tarafına attı.. Ulu Tanri ona rahmet etsin. türbesine gömüldü.. ferman olundu. diye kimi mecmuada yazılmış görüldü. ardlarını da Cezayirlü zorunu görüp Kalanları kurtulan gemilerine binüp denize sürüp çok ka- recebin yirmi çıktılar. Beşinci Karlos'un bu fırtına bozgunu ünlü olup tarihlerde yazılıdır. Fransa diyarına yöneldi.l. Hayreddin Paşa'nın Ölümsüzlük Yurduna Göçmesi: Gazi Paşa bir iki yıl denize çıkup koruduktan sonra Istanbul'a gelüp dokuz yüz elli üç öldü.. cumadelülasının altıncı Yaşı sekseni geçmişti. güçle yol bulup Ispanya'ya gittiler. Beşiktaş'ta Temmuz 1546] isül'-bahr ~~~.. .KATIP ÇELEBI tus denen burunavarup illerine gitmeye can attılar. ölüm tarihidir. Islamlar fir öldürürlerdi. Hayreddin donanınayla yüce Paşa O Bundan son- kış yüz parça o semte donan- içinde yeteri kadar kadırga yılı baharında [1543 baharı] donatarak denize çıktı. 78 günü [5 Mate re- . padişahın panya kralıyla aralarında ma-yı hümayun gönderilerek yardım ve destek gemiler hazırlanması mükemmel büyük düşmanlık ve dokuz yüz elli oğluna bıraktı. Mecmua: Türlü konularda yazıların bir araya toplandığı yazma ya da basma dergi. lakin ayrıntılarını 1 bulup yazamadım. Dokuz yüz kırk do- kapısına elçi gönderüp Is- savaş kararlaşmışken dilenmişti. Haraş suya vurduklarından günü [16 Aralık 1541] Suyu taşmış bulunup nicesi de orada ardlarından boğulup gitti. ra çok geçmeyüp bu Karlos manastıra girüp rahip oldu ve saltanatı Fransa'nın Yardım İsternesi ve Ülkeler Açan Padişahın Yardımı: kuzda [1542/1543] Fransa kralı Fransisküs.

. Plrl Reis'in Muhit-i Şarki Tarafına Seferi: Bundan önce Süleyman Paşa Aden' e asker koyup zapt etmişken. Kulzüm Denizi'nden Süveş'ten Fethi içün ve Kemal Reis'in uyuşarak zaferler yaratan kız kardaşının oğlu Bab-ı Mendeb'i itaat- çıkup olan kapu- Aden'e vardı. Sigetvar'da veziri azamdı. Hadım Ağa'ya Murad verdi. ora- dan da veziri azam oldu. Ölünceye dek şartıyla eyalet Turgut Bey'e söz verilmişken Sinan Paşa. Bahriye halkı hisarı Hind'i alup kafirlere kitabının yazarı yerleşen vermişlerdi. altı sıralarında [1510/11] kırk Karlı-ili sancağı olunca. .. [1551/52] yılında Süveyş Limanı'ndan kalite ve kalyonla çıktı. Sonra Rumeli eyaleti verildi... Mendeb'den Aden'e varup. Toplar kurup kuşattıktan ~onra yürüyüşle fetheyledi.. Paşa'dan Seferi: Rahmetli Hayreddin sonra vezirlerden Mehmed kapudan olup bir iki sene denizleri korudu. Turgutça Bey sonra ta'da şehit düşüneeye değin doğrudan kendisi padişahtan aldı ve Mal- on bir yıl elinde tuttu. DORDUNCU BOLUK Rahmetli Hayreddin Paşa'dan sonra Piyale Paşa kapurlanların Mehmed Paşa Paşa'nın çıkıncaya değin olan seferleri üzerinedir. Portokal ile birleşüp dan Ptrr Reis gönderildi.. tan yüz çevirmiş ve gemilerle. bundan önce gitmiş Mehmed içkiye ve yüz yirmi parça kadırgayla aldı. Mısır valisi Davud Paşa bunun hizmetini padişaha arz eylemekle yüz bin akçe zeamet verildi. Cidde'ye ve 79 Bab-ı otuz kadar baştarda. . Becaye ve Tarabu- iki yıltspanya elinde kalup fethi okunup [1551] yılında ve savaşla eğlenceye düşkün olduğundan. Plrl Reis'in Muhit-i Şarki Tarafına İkind Seferi: Bu adı geçen Mısır kapudanı Ptrı: Bey dokuz yüz elli dokuz dırga. Eskiden Tarabulusmağrıp. padişahın verilen Turgutça Bey bir yolla adı Paşa di- Mağrıp'a kılavuzluğuyla geçen gazinin marifeti ve Kapudan Sinan Is- Vahran. . lus leği Tarabulus ve iki yıl orada dokuz yüz elli sekiz varup kuşattı kalmıştı. Asker koyup korumak içün yat ve yarağını tamamladıktan -sonra Mısır'a geldi. Tunus padişahları Hafsoğulları elindeyken o soyun on dokuzuncu meliki fırsat panya Hasanoğlu bulup dokuz yüz on hisadarını almıştı.. Sinan kardaşı Paşa'nın Paşa'dan Eliyle Tarabulus'un Fethi: Mehmed Paşa'nın sonra Rüstem Sinan Paşa kapudan olup Tarabulus fethine gitti. ka- Şıhr ve .

dondurulmuş meyve suyu. Bu Piri Reis Bahriye adlı kitabı ğından yazup Akdeniz'i çıkarılma O zaman Mısır kapudanlığı Limanı'nda kalması boldu. Murad Kapudan'ın Seferi: Mısır'a anlatmıştır. Bulunan gemilerden iki barça. Geri kalan on varmak ve orada beş kadırga umı. Öteki gemiler Basra'da kaldı. bir batası kafir kafirlerin do- kapudanı da do- Bağazı'ndan çıkmanın gelmesi kesindir. başka kitabı olmadı­ Murad Bey'e ferman olundu. Ağzı murabba. Recep Reis ve ordudan nice kimseler dı.ıduyla çıkup buyuruldu. Basra'da Katif gemilere Hürmüz karşısına varınca. nice adam da yaralan- çok zarar geldi. deyince parça edüp Basra'ya gelince yere gücü yetmeyüp kendisinin üç kadırga Bahreyrı yakınında da ve iki kadırgayla Mısır'a gitti. Merteban1: Mavimsi yeşil renkte. Öldürülmesi içün ferman gelince Mısır divanında boyrıu vuruldu. kimi kurtulup kimi tut- Kalan gemiler yine Basra'ya gelip durumu devlet kapısına bildirdiler. fayda vermedi. varımızı yoğumuzu aldı" diye istediler. Maskat nanmanın kadırgasıyla parçalandı donanmanın çıkarmaya hepsini kafir gelmezden önce sıçradı. O da karadan Mısır'a gidüp gemile- ri bozdu. Yolda çok pus ve duman ğılup Şıhr yakınında barçaları parçalandı. devlete mal edilmek 2 Murabba: Reçel.KATlP ÇELEBI Zafar yoluyla Re'sü'l-Hadd'i geçti. bir kalitenin Basra mişti bu konuda denizde gezenler ona başvururlar. hesapsız malıçıkup miriye zapt olundu. Kapudan reis olan Sü- şehit oldu. Ardınca Hürmüz ahalisi gelüp "bizim malımıza el kodu ve bize 1 eziyet etti. burada d urma. yoksa Hürmüz yolu yoktur. islamların karşısına çıkup sıkı topların vuruşundan Ama bir barça kalup halkı sak olup barçayı kafir aldı. islamların eriştiğinden geri çekildiler. Lar Kadırga bir beş kadırga ve kafirin Limanı'ndan donanınası gel- savaş oldu. orijinal olarak Merteban kasabasında yapılmış bir tür kıy­ metli çanak çömlek 80 . Plr1 Reis Mısır'a varınca Mısır valisi bunu kapadı ve devlet kapısına bildirdi. Mirfye zapt olunmak: Devlet hazinesine alınmak. karaya döküldü. beylerinden askere serdar olan Ali Bey'e almadı. Bu durum padişahın kulağına gitti. içi 2 altun dolu mertebani kavannozları devlet kapısına gönderdiler. Basra valisi Kubad Paşa Mısır sancağı donanmanın kapudanlığı vermek istedi. diye haber alup. Hürmüz ve Raht nanması adalarını yağma Hisarı'ndan alınan geliyor. Kalanıyla olduğundan gemiler da- Uruman vilayetinden Maskat Hi- san üzerine düşüp feth ve halkını tutsak eyledi. Gece Yakası'nda sancağından da Basra'da batup kay- ve iki barça ile bu Murad Bey Basra leyman Bey. Mısır divanı: Mısır beylerbeyiliğinin resmi işlerini yürüten idare heyeti.

.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Seydi Ali Kapudan: Bu beğenilir şiirleri Hüseyinoğlu deyişleri olduktan~b. rubu'. ulu. Bu alet elde taşınabilir ve bir yerden bir yere götürülebilir düz. Desbul ve Kattfe ve· Bahreyn'e Şetr kenarları varıldı.. Sekiz kulaç Rubu': Belli bir yerde güneş v~ burçlar bölgesi içindeki yıldızlara ait tüm gökyuvarlağı meselelerinin nasıl çözüleceğini. Basra valisi Mustafa Paşa denizcilikte maharetli bir şerifi 3 firkate ile Hür- müz tarafına göndermiş. deyince asker gemilere girüp Basra'dan çıktılar. Bu birlikte koşuldu. gelince ve o kıyılarda gemisi yoktur. Usturlap: Yıldızların hareketlerini inedeyip hesaplamak için kullanılan bir alet. astronominin bir dalı. yakınında 1 şerif. [10 Haziran yoldaş başka 1556] olmak içün ile Harek Adası. Sirafe ve Lahsa hakimi Murad Reis ile görüştü. kafirlerin dört parça barçadan şahanın gurresinde Hürmüz'e varıncaya kadar firkatesiyle Abbadan.aşka ve bi. Katibitakma gücjı y~ter bir deniz iş~rinde varlıktı. 81 . Gerçekte "Rubu'l-mukantara" taşınabilir bir astronomi aleti olan "usturlap safihası"nın dörtte birinden başka bir şey değildir. özel olarak da namaz vakitleri ve kıble yönünün genel bir şe­ kilde ya da kendi hatlarından nasıl bulunacağını öğreten bilim. Şerif: Peygamberimizin torunu Hz. Rubu' mukantara: Rubu' için kullanılan ve "rubu tahtası" denilen sert bir tahtadan. Ceyb fenni: Trigonometri. eski adı "müsellesat". Derya ilmi: Denizcilik bilimi § Denizler üzerinde engin bilgi sahibi olma. seyrek olarak da fildişinden yapılan aletin bir yüzüne verilen ad. nazım ve nesirle yazmaya adıyla Seydi Ali. ataları İstanbul'un Sinan Paşa ve başka fethinden beri tersane onun Mağrıp'ta kapudanlarla türlü kethüdaları olduğun­ dan derya ilmi2 kendisine miras olmuştu. demektir. usturlap. rubu' mukantara ve ceyb fenlerini 1 toplayan Minit-ı Ka- inat adlı bir eseri ve Fethiyye Çevirisi benzeri gelmemiştir. Ondan sonra Tersane Ocağına Merhum Sultan Süleyman Han ile Rodos fethinde birlikte olup sonra ve başka yerlerde merhum Hayreddin hizmetlereylemiş ve Paşa. Hasan'ın soyundan gelenler hakkında kullanılır bir tabir olup "şerefli. ün almış olup ve felekiyatta bilgi sahi- Hind Denizi üzerine Muhft adlı bir kitabı. Öteki yüzüne de "rubu'l-müceyyeb" denir. madeni bit levhadan ibaret olup üzerinde bir yere ait görünen gÖkyüzünün mahalli durumlarıyla ilgili bütün astronomi çizgilerinin kutba teğet bir düz levhaya düşen gölgesini gösterir. Seferi: Dokuz yüz gereğince Orada bulunan beş bir muharre- çıkup Musul ve Bağdat donatıp mevsim zamanı Halep'ten parça gemiyi altmış yaklaşınca. vardır. Bundan dolayı Sultan Süleyman Han dokuz yüz altmış sonlarında [1556] Mısır kapudanlığını kendisine verüp Basra'da olan gemileri Mısır'a iletmesini ferman eyledi Seydi Ali minde Kapudan'ın [Aralık 1553] yolundan Basra'ya Muhit-i Şarki Tarafına bu kapudan ferman vardı.

Gornedor: Gornator. altı parça Portakal kara- yere vulası2 ve on iki parça çekdirir kaliteleri. 82 . Beraht'a ve Hürmüz'e varıldıkta şerif döndü. Allah ve Muhammed adları yazılı tabii boydaki gemi sancaklarının. Öyle bir top ve tüfek sava- oldu ki anlatılmaz. Seydl Ali Kapudan'ın Portokal Kafırleriyle İki Kez Savaşması: Zafar kıyıları geçilüp Şehr-i Horfekan Temmuz yakınına kırkıncı 1556] kocakuşlukta varılçiığı karaka dengi büyük baskın ramazan-ı şerifin günü. s. Bir eyaleti. Tanrı'nın yardımıyla bir [kafir] kalyonu top vuruşunda deli- nüp Fekkü'l-Esed Adası üzerine arkuru olup battı gitti. bir kalenin ya da garnizonun kumandanı. Geminin halatlarını çözmek. 4 Sözün kısası yatsı vaktine dek kıyasıya savaştılar. 3 Şanıyüce Ulu Tanrı Hazretlerinin yardı­ mına şı güvenüp gülbank-ı muhammedt ile savaşa başlandı. Tirarnola etmek: "Halat bozmak" da denir. Tembih topu: Gemicileri ve savaşçıları uyarmak için atılan işaret topu. ki barçaları. Fener yakmak: Bkz. hepsi yirmi beş parça gemi üstlerine geldi. denizci. Sonra sert rüzgar çıkup ertesi gün Şehr-i Horfekan'a varıldı. Oradan eski Hürmüz'e. 5 Allah'ın yardımıyla kafir yenildi. ensiz ve uzun şerit sancaklar ile üstlerinde ayetler. Asker sulanup on yedi günde de Maskat Kalesi ve Kalhat yakınına varıldı. Latince "gubernaturem". gemiyi geri çevirmek. Tente Jora etmek: Tenteleri açmak. di- reklere flandıralar asılup sancaklar açıldı. Karavula: Karavela. küçük yelkenli gemi. Sancakların açılması: "Sancakların çözülmesi" de denir. Savaş gemilerinin ve bütün beylik gemilerinin grandi direklerine çekilen. Arkuru olmak: Çapraz olmak. 187. yani halat bozup Hürmüz tarafına yönelüp yüz döndürdüler. hepsi otuz dört parça gemiyle Gova kapudam Gornedor'un 6 oğlu ramazan-ı şerifin yirmi altıncı günü [3 Ağustos 1556] tan 7 ağarırken Maskat Limanı'ndan çıkup barçalar ve kalyonlar mayıstıralarını takup 2 4 Bahri: Dalgıç. yelkenleri açıp rüzgar la doldurmak. geminin grandi direğinde ait büyük seren ve yelken. Mayıstıra: Ana yelken. geri döndürmek. Sonunda kapudan fener yakup kafider de gemilerine tembih topu atup "dönün" deyince barçalar tirarnola etti.KATIP ÇELEBI deniz dibinden tulumla bahriler 1 dalup tatlı su çıkarırlardı. gemicilere ve savaşçı­ lara savaşa hazır olmalarını bildirmek için atılan işaret topu. dikey olmak. savaşa hazır olma işa­ reti olarak açılması. İslamlar da hemen tente fora edüp demir alarak savaş yaraklarını hazırladılar. ülkeyi veya şehri idare eden resmi kişi. zaman ansızın üç büyük onuncu günüydü [18 batası kafirlerin dört parça kalyonları. On iki büyük barça ve yirmi iki kalite.

kü- rekçi raifesinin kürek çekmeden ve top salya etmeden güçleri kalmayup ister istemez demir bırakıldı. Kafider de kadırgaları kayası geriye döndürüp küleklerden el yağdırdılar ve bir kadırgaya kumbara atup yaktılar? Bir barça da birlikte yarıdı. Islam gemileri üze~ine yürQdüler. fırtına yüzünden geminin demir üzerinde duramaması. üstündü. demirler kıyıya atup demir üzerinde de savaş oldu. hakimi Melik düşerek Sularrup bir reisin Dinaroğlu yerler olduğundan kılavuzluğuyla Celaleddin gemiye geldi. Ister istemez 5 kıyıdan ayrılup Umman Denizi'ne Sonunda Kirman'dan Berr-i ran'dan Bender-i nı'na varılınca rüzgar önünce gittiler. barçaları yelken iki yandan da asker zebun oldu. Barça- lar ikişer demir bırakıp kadırgalar demiri sürüdü. Kala- fat Memi. bomba. Kafider de barçalarda olan kafideri Hayreddin rin böylesine Paşa nıerhumun savaş ettiğini Anderya Dorya bilmiyoruz. Kara Mustafa. tahta havaleli tepesi. Ateş etmek ya da ateş ettikten sonra içerisini temizlemek için topu. 83 .olduğu halatlar üzerinde ileri geri hareket ettirmeye salya etmek denir. Sözün kısası. 3 Sandallar indirilüp batan kadırgaların reisieri Alemşah Reis. Bacaloşkalar barçalardan nebtiz gibi geçer veşaykalara bü- yük pencereler açardı. karaya. Donanma Hürmüz'e geldikçe elli altmış parça gemi zahire gönderirdi. Külek: Bir gemi direğinin kazıklarla çevrilmiş. Demiri sürümek: Geminin demir tutmaması. sırımlarla ya da daha sağlam olsun diye ipekten yapılıp sabit halkalara geçirilmiş halatlarla güveneye bağlıdır. Açık Şehbar'a çıkıldı. Kıyıya atmak: Denizin gemiyi kıyıya atması. El kayası: Kaya. Caş kıyılarına varıldı. Ve beş beş kadırgayla kıyıya barça ve arkuru olup hepsi batup gitti. gönüllü serdan Dürzi Mustafa Bey ve başka Mısır kullarından4 ve halarçı­ dan iki yüz kadar adam Necı:d Arabı Bu savaş alırrup kürekçileri Arap olduğundan kıyıya döküldüler. doğru sürüklenmek. 4 Topu salya etmek: Gemilerde toplar. Çok gelüp lslamlara yardım etti. o da yok oldu. kıyasıya içün kıyıda hazır top ve tüfek. Mek- Guvadar Lima- padişaha bağlılığını bildirdi. taş § Kumbara. SÖzlükçe. Onlar da önceki gibi Ulu çalar gelüp Ta:ıırı'~ sığırrup savaş kadırgalara çattı. güveneye bağlı. Kumbara atmak: Havan topuyla atılan havan kumbarasım ya da el ile atılan el kumbarasım düşmana savurmak Bkz. Bar- olup öyle bir sa- 1 vaş oldu ki anlatılmaz.AN ilandıralar tembihlerini ekleyüp. yüzyılda kale dövmek için kullanılan toplardan birinin adı. Mısır kulları: Mısır askeri. geminin demiri sürüyerek dalgalara uyması. Bir gücüyle oturdu. .DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMA(. Bacaloşka: 2 XVI. halk zebun ol?u. Az aske- sert rüzgar çıktı. Mısır'dan toplanıp getirilmiş olan asker. ok ve kılıç savaşı durdular. Sonunda gece savaşına erişüp aldılar. karavulalar çenber yelkenler açup gemilerini ile donattılar.

Halat düşürmek: Halatları gevşetmek. küreklere (ve bugün pervaneye) dolanarak onun hareketine engel olur. Ise eylemek: Geminin yelkenlerini hazır etmek. ona tutulan bir gemi büsbütün hareketsiz kalır. deyince iskandil ile beş kulaç yer bulunup hemen orta yelkenler bağlanup sereni ise eylediler. ayırt edilmezdi. önüne düşüp tirenkete açma- ya bile derman olmadı.KAT!P ÇELEBI Seydl Ali Reis'in Hind Denizi'nde Başına Gelenler: Iskelesi'nden dokuz parça gemiyle Hind Denizi'ne Bir zaman rüzgar na varınca batı elverişli karşıladı. harman kadar kaplumbağalar veRişte-i Bahir2 görülüp o yerde denizin yükselmesi çok olduğundan Ceked Körfezi'ne yakın varıldı. Denizdeacayiphayvanlar. Sıklığı ve uzunluğu dolayısıyla geminin dümenine. gemileri çok zebun etti. benim gördüğüm kadar. Orta yelkenleri bağlanmak: Geminin orta yelkenlerinin dürülüp toplanması. sereni çıkabileceği en son yüksekliğe kadar kaldırmak. mübarek hayvandır. bunu bulmak mümkün olmamıştır. doruya vurup muhkem halat düşürmekle orsariz edüp dik avlama rüzgarıyla o gün o gece forsa kullandılar. 1 Akdeniz. sereni en ucuna. karşılaşmak. doruğuna değin kaldırmak. fil Adı geçen kapudan yine Guvadar çıkup Yemen tarafına saldı. Girdap: Ansızın denizin rengi gittikçe beyaza dönüp muallimler feryada başladı­ lar. Rişte-i bahir: Denizlerde ve derinlerde bildiğimiz erişte gibi yassı ve ince bir tür yosun olup gibi yüksekliği artar ve denizin dibinde adalar halinde devam eder. 3 Batı: Batı yeli. Hind Denizi'nde "girdap" dedikleri. Dağ tepeleri gibi dalgalar.Ç. batıdan esen rüzgar. 1lf 2 Hind Denizi'nde reise "muallim" derler -K. Dik avlama: Rüzgarı tam geminin başından yani pruva istikametinden almak. Feresü'l-bahr dedikleri ve koca cüsseli yılanlar. Eldeki kaynaklarda da. Sonsuz yağmur yağup bir gün göz açtırmadı. iki kadırga uzunluğunda balıklar göründüğünde muallimler11f hamd ü sena ederek. Habeş kıyılarında Gerdefon denilen yerde ve bir de Sind yakınında Ceked Körfezi'nde olur. bu minval üzere on gün gittiler. Orsariz etmek: Gemiyi rüzgarın geldiği yöne yakın bir yöne döndürmek. fırtınaları bunun yanında hiç olup hergiz [asla] · gündüz geceden Yat ve yaraktan. batı rüzgarıyla geminin yol aldığı doğrultudan batı rüzgarının esmesi. Fil tufanı: Büyük fırtına§ Hind denizlerinde görülen korkunç fırtına§ Tayfun. sözcüğün balina ve kaplumbağa gibi başka canlıların arasında geçmesi kesin bir açıklama yapmayı önlemektedir. adeta çayırlık 84 . Bunlara düşen gemilerin kurtulması yoktur diye deniz kitaplaı:ında yazılıdır. yelkenleri toka etmek. Doruya vurmak: Sereni direk üzerine tepeye kadar çekmek. Metindeki "rişte-i bahir"den bu aniaşılabilirse de. kurtulması da güçtür. gitti. Birkaç gün gidüp kararlama Zafar ve tufanı Şıhr karşısı­ dedikleri tufan çıktı. Batı karşılamak: Batı rüzgarının çıkması. ağırlıklardan bulunanı denize döküp ister istemez rüzgara uyuldu. Tirinkete açmak: Geminin prova direğinin birinci serenine bağlanan tirinkete yelkenini açmak. halatları çözmek. korkmayın derlerdi.

Cunda: Gemilerdeki bütün direk ve sererrlerin ucu. Başka bir deyişle. Aylakçı: Donanmanın daimi askeri olmayıp ancak donanma denize çıkacağı zaman altı ay için toplanan bir sınıf asker. Bir denizcinin bana anlatlığına göre "kazı" yelkenleri hisa ve mayna etmek için üst veya alt serene yapılan halat veya tel donatımı demektir. yani kolayladı. Demirleri funda etmek: Demir atmak. 85 . demektir. Mayna etmek: Rüzgarın hafiflernesi (aşağı koyması). büyük yekeler taktılar. ana direkleri ve gabya çubuklarını tutan kalın halatlara verilen ad. dirrmesi § yelkenleri indirmek.. Kazıyı direk dibine basup abli bir direk kadar yukarı kalktı. 4 Yelken göstermemek: Yelken açmamak Dümen başında gitmek: Gemiyi yelkenlerini açmadan. abli denilen yelkenin ve bunun bağlı olduğu serenin bir direk denli yükseldiği. dümen kolu yerinde olan eğri ağaca. Bu manevra usta bir gemicinin denizi gözlernek için direğe bağlanarak bir ucu sonuna değin yükseltilmiş serene çıkarıldığını anlatmaktadır. açık değil. Sözün kısası 6 o gün kıyameti andırıyordu. Kafir elinde olduğundan o gün yelken göstermeyüp dümen başında gittiler. aylakçılarının çoğunu anbara istif ettiler. 3 Kazıyı direk dibine basmak: "Kazı"nın anlamı Türkçe "kazık" kelimesinin değişik bir şekli mi. ertesi sa- bah mayna edüp aşağı kodu. yalnızca dümen kullanarak idare etmek. daha çok boşta olanlardan toplandıkları için bu adı almıştır. yine yelken bağlayup Furmeyan. dümeni kullanmak da güçleştiğinden ancak büyük yekeler takarak dümene hakim olunur. Sözlükçe. Yelkeı:ı. Bkz. dümen başlarına takılan ve dümenieri istenilen tarafa basmaya yarayan ağaç veya demir manivelaya denir. Sonunda Hind Denizi'nden Gücerat kıyısına erişince ansızın muallimler önü- müzde döküntü var. böylelikle buna çıkarılan gemicinin görüş ufku daha genişlemiş olduğu anlatılıyor.$oyup direk neftilerinden bir yarar gemiciyi 1 cundaya bağladılar. toplamak. şiddetini kaybetmesi. Onun için "büyük yekeler taktılar" deniyor. Direk neftisi: Geminin direğine çıkıp gözeth'~me işiyle görevli gemici. s Büyük yekeler takmak: Yeke. Burada anlatılan marrevrada "kazı" ile abli denilen ve kisa bir direğe uzun serenle tutturulan üç köşeliyelkenin dipçiği söylenmek istiyor sanırım.fl Vl!rdular. Gemiye yelken açtırmayan büyük fırtınalarda. 2 sereni doru). 4 Yine rüzgar artup gemilerin dümeni idare edilmez oldu. 6 Çarmıh: Gemi direklerinin arına ve merdivenleri. kolaylaması.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Denizin çekilme zamanı da erişüp rüzgar da diritse etti. 3 etrafa bakılınca vilayetin serhaddi Cemhere'de Puthane seçildi. s Çarmıhların sesinden körnilerin silistiresi avazı işidilmeyüp ayırt edilmezdi ve baş­ tan yana kimse varamıyordu. Manglor ve Sumnat önünden geçilüp Diyu'ya yakın varıldı. 2 Yelken saymak: Yelkenleri bağlamak. gafil olman diye haber verdiklerinde demirleri funda ettiler/ Diritse etmek: Rüzgarın hafiflemesi. "Kazıyı direk dibine basmak" ise yelkenlerini indirmek için yelken halatlarını serenin altındaki kazı ayağına bağla­ mak.

Demirlerin kimi kınlup bir miktar döküntüden kurtuldular. hizmet. salıntı. Orada da nice haller olup asker "ulüfe. kefalet kağıtları. de halat. Bu haberi bu denlü gel- sıkıntı ve sıkıkım görmüş olan gemi halkı işidince çoğu çıkup Melik Esed'e nöker oldu3 ve kimi de "suyu bardakta demişler. gemiyi kağıtta. Buradaki anlamı "maiyet silahşoru. karayı koyup deniz havasında yelen Bü Ali ise anın aklına idrakine yuf 4 der" deyüp sandallada kıyıya döküldüler. Adı geçen kapudan kendisine uyan elli kadar remi başında [Aralık 1552] karadan Hind ve dört yıl tamam olunca Istanbul'a geldi. Melik Esed "kafir mek üzeredir. bir başbuğun yanında iş gören savaşçı" demektir. kabarıp gelem büyük dalga. yani salındı talaz 1 muhkem çiğlleyüp batırmak eyledi. Surat Kalesi'ne toplarını edince parçalanan gemilerin erişmek ardınca olun" dedi. Gemiler salındı Burası hava biraz ile Diyu ile Darnan arasıy­ açılup dövüşmeden Gücerat'tan Darnan düşüp mecalsiz demir üzerinde üç gemi arkuru karaya vurdu. çatlayan dalga. altı parça gemiden kalanlarla Surat suların yükseldiği Limanı'na doğrulup çekildiği zamanda yürüyüp. bizden önce bu cihanı dolaşan bi- lirkişiler. Talaz: Büyük dalga. Nöker: Moğolcada vazife. Bundan sonra yoktur" diye çoğu Mısır'a Gemilerde gitmek ihtimali Gücerat vilayeti padişahına nöker olup gemiler boşaldı. yiyecek ve içeceğimiz kalmadı. İkindi zamanı varıldı. 2 4 yoldaşla dokıaz Horasan'ı dolaşarak yüz altmış muhar- Acem diyarı içinden padişahın eşiğine yüz sürdüğü za- deniz dalgalı olma. arkadaş. Sonra rüzgar biraz ve halatlarını aşağıya koyup padişahı Gücerat limanlık Sultan Ahmed beylerinden Darnan hakimi Melik donanınası Esed marifetiyle Darnan Kalesi'ne emanet kodular. karadan Surat'a gittiler.aldılar. "Kadinaları bozmak" da kürekçilerin bağlı bulundukları zincirleri çözmek demektir. Seydı: Ali Kapudan ken kürek beş günde. Surat Kalesi'nde Hudavend Han'a yarakları ve bulunan yat ve yarağ ile teslim olunup diğerlerinin devlet kapısına gönderilmesine zaman temessükle~i 5 . yoldaş ve daha başka anlamları vardır. çünkü Gücerat vilayetinin yel- limanına karışıklık za- manıydı. Deniz havasında yelmek: Deniz sevciasına kapılmak. Içinde olanlar esenlikle karaya çıktılar. Edirne'de Salındı: Çalkantı. kürekçiler kadinalarını bozup 2 halk soyunarak birer varil ve tulum hazırladılar. mir kodular. hizmetçi. köpüklü büyük dalga. dı ve gemiler de gayet denilen liman önüne sulandı. yat ve yarak olmayup köhnelendi. Kadinaları bozmak: "Kadina" forsaların bağlandıkları bukağı demektir.KATIP ÇELEBI lakin gemileri harpüşte. deniz sevciasına koşmak Zaman temessükleri: Kefalet senetleri. 86 . Bin türlü mihnetle Basra'dan üç ay tamamında zamanda de- Surat Kalesi girince orada olan Müslümanlar sevindiler.

zı. gel hayırdua edelim: hayridelim pakini şad ide Sübhan Onun arı ruhunu Tanrı şad etsin. Yusuf-ı Dostları için ikinci bir Yusuf'tu. Türk korsanlar takımı. buraya seçme. tebaa. Nitekim. · Raiyet: Bir hükümdarın buyruğunda olup vergi veren halk. Veli adlı raiyyetin oğluydu. asker olmayıp vergi veren halk. çoğulu reaya. Bir kez gemi yağlarken tutsak eyledi ve Ceneviz'de kafir kapudanlarından Oğlan kapatıldı.zu_p bir kitap eylede ve Türk dilinde "başına Seydt Ali halleri geldi" deyimi bundan kaldı. Yaratılışında yiğitlik ve cılasunluk olduğun­ 4 dan ok atmaya ve güreş tutmaya çalıştı. müteferrikanın aldığı aylıktır. 3 Hatif-i gaybi didi tarihini Gayb hatifi tarihini böyle dedi: Daldı Kapudan rahmet denizine rahmet denizine kapudan [961] Turgutça'nın Çıkışı: Bu Turgutça Bey Menteşe sancağından daldı. yağının gözüne süngü görünürdü. kitap halinde yazmak. Her kaçan çeke niheng-i ecel Ölüm timsahı soluduğu zaman Katraca gelmeye ana umman engin deniz ona damlaca gelmez. Sonunda deniz levendine karıştı. vezir ve beylerbeyi gibi paşa oğulları ile bey veya defterdar gibi yüksek yerlerdeki kişi­ lerin çocukları olurdu. Saravuloz nahiyetinden bir köyde. Sinan Paşa'nın Seferleri ve Ölümü: Dokuz yüz elli dokuzda [1551/52] Kapudan Sinan Paşa yüz yirmi beş parça kadırgayla denize çıktı. Gayb hatifi: Gökten ya da kendi görünmeyen bir söyleyenden gelen ses § bilinmeyenden haber veren gizli bir haberci § gür ilham eden ses veya melek. Hükümdarın olduğu gibi vezirlerin ve başka hizmetlerin de müteferrikaları vardır. soylu ve güvenilir kişiler alınır. uyruk. Üsküdar'da gömüldü. Hayreddin Kapudan üzerine Paşa donanınayla Ceneviz düşüp karşısına Müteferrika: Haderne demektir. yüreklilikle ün aldığından giderek levent takımının5 kapudanlığı kendisine verildi. Kitap eylemek: Kitap haline koymaKbir kitap meydana getirmek. Mütef~rrika vazifesi.DENIZ SAVAŞıARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN man kendisine seksen akçe müteferrika vazifesi1 ve öteki yoldaşlarına Mısır'da terakkiler ihsan olundu. ve kılıca sahip olmayan. Şair Sihrt ölüm tarihini şöyle yazdı: · Verir ahır fenaya fülk-i teni Ten gemisini sonunda ölüme salar Nuh dahi olursa keştiban gemicisi Nuh bile olsa. O da başından geçenleri y. müteferrikaların bir kısmı sultanzade. Dokuz yüz altmışta [1552/53] da bu üzerinde kaldı ve altmış birde [1553/54] öldü. sani idi ahbaba Görünürdü adil gözine Sinan Sihriya gel Ruh-ı dua-yı Ey Sihri. ata. Padişah müteferrikaları en itibar h ve şerefli hizmetlerdendir.ılüfeleri verilmek yolunda hükm-i hümayun verildi. Dört yıllık işlemişJ. Levent takımı: Türk korsan gemicileri. 87 .

beyzadelere kalanını sataşup aldı. seksener akça ulüfeyle her birine fener verildi. altnuş kafider mil yerde bir li- Yolunda o seyre gelen Bundan sonra kafirler "elbette Turgut büyü bilür. O da sekiz namlı yo1daşlarından Gazi Mustafa. Hemen le- vent ve forsa koyup limandan o ırınağa yol kestirmeye 2 seyredelim diye doğruldular. Kendisine Karlı-ili sancağı Kadı ile birlikte ve adı geçeniere de yetmişer. hatta kendi yedek gemisi- ni bağışladı. Kıyıda bir dürişti. Ve sonra Hayreddin Paşa'nınki gibi batı tarafında çok gazalar edüp zenginleştik­ çe gemilerini artırırdı. Tamam azuğu tükenüp zebun olduğu zamanda kendisini ve gemilerini ze alırız diye sevinç ve barkımıza ateşler kıvançla salup yıkan oturdular. Kendisine uymazsa ele geçirilmesi güçtür diye gönlünü alup devlet parça gemiyle gelüp kulluk arz eyleyince kapısına gelmesini söyledi. Uluç Ali. Cerbe Olayı: Adası'nda Turgut Bey levent ve Kantara Limanı'nda kapudanıyken yatup gemilerini yedi sekiz parça gemisiyle Cerbe yağlarken kafir kapudanlarından Cağala ve Venedik kapudanı yüz elli parça gemiyle gelüp o limanın boğazını alarak 2 bunu kuşattılar. Fener vermek: Bkz. Boğazını 88 . Sancaktar Reis. Mehmed Reis. s. gemilerinin ırmak üzerinden bir sandal yürüyebilirdi. kuru yerde gemiler yürütür" diye Bu kapudan da Iki mil kadar yeri ke- kurulmuş çadır alıkoydu. Turgut Kapudan da hakka tevekkül edüp vardı varalım. Turgutça'nın devlet kapısına gelmezden önce ve sonra nice sayılı gazaları var- birkaçını anlatalım. o ırmak Allah'ın hikmeti o yörede bir süp o sudan gemilerini denize geçirdi. yağladı ve denize çıktı. aldık" şaşup kaldılar. 1 Bu . Kapudan o sudan denize mana girdi. Deli Cafer ve Kara geldi. Giderek yirmi beş parça gemiyle gezmeye başladı ve Kapudan Sinan Paşa ile haberleşüp karşı lerek birbirine o kapudan denize çıktıkça Turgutça da Batı Semti'nden ge- durup şenlik ettiklerinde Turgutça gemilerinden top ve tüfek sesi baskın göründüğünden Sinan Paşa ondan vehimlenmişti. Hasan Gülle. .KATIP ÇELEBI varup da 'Turgut'u vermezseniz bütün köylerinizi lında çoğu bir yarar gazidir diye zaman divanında yakarım" diye onu kurtardı. gördükçe Turgut içindedir derlerdi. Islamlığın sıyrılmış kılıcı olup denizin yarar ve ünlü kapudanıydı. As- överdi. hatta Ceneviz'e mektuplar yazup "evimilevent kapudanı Turgut'u gemileriyle tutarak diye haber gönderdiler ve nice beyzadeler gemi donatup Cerbe'ye ki ayağı denize akar.dır. almak: Bir limanın boğazını kapatıp gemilerin girip çıkmasına engel olmak. 187.

onu görüp öteki kapudanlar da uymaları buyurulmuştu. Yelhenleri aşağı koymak: Yelkenleri tam fora etmeyip biraz indirmek. Turgut Bey'in Peştiye Tarafına Seferi: Kimi kitaplarda adı geçen bey. Eyaleti rıp'a doğru yelken beylerbeyliği varup Turgut Bey'in başkasına verildiğinden Beyin Sinan bir al- ölünceye kadar Paşa yalnız kılavuzluğuyla canı sıkıldı.ısırça kadırgası_pı zi'nde iki barça buğdayile giderken Manya Burnu'nda önüne gelüp aman vermedi. Mushaf-ı Şerif. aldı. çünkü ona kalup Turgut Bey'in izniyle döndüler. 3 Bunun üzerine balyoz. 89 . tam açmamak Rüzgarın aşağı koması: Düşmek: Savaşta Hafiflemesi. kafirlerin bir kez on sekiz ı. dokuz yüz altmış yılında [1552/53] yüz yirmi kadar kadırgayla serdar olup Nobofaça'ya gitti diye yazılmış. Sonra dokuz yüz altmış Bahr-i Körfez'e girüp ltalya Söyündürriıeh: Düşman bir recebinde [Haziran 1554] kıyısında gemisinin bulunan toplarını kırk beş parça kadırgayla Ispanya'nın Peştiye adındaki hisarına susturmak § Bir gemiyi savaşamaz hale koy-· mak. onun kötü niyetini öğrenüp Rüstem çavuş Paşa gönderüp kendi gemileriyle Mağ­ giderken iki yıl kadar zaman başkaldırup buyruk dinlemez oldu. Rüstem Paşa'ya kendi kardaşma karşı gördüğünden devlet kapısına çağırdı. Sonra Tarabulusgarp'ın fethi gerekince. Ve kimi kapudanlar bin minnetle yine döndürüp devlet kapısına getirdiler. merhum Sultan Süleyman Han kendisine incinmişken tın kılıç ister istemez aman verdi ve çağrı buyruğuyla gönderdiler ve Tarabulusgarp fetholunursa üzerinde kalmak şartıyla verilsin. Turgut Bey'in Mağrıp Tarafına Gidişi ve Padişahın Çağırması: Bu bey. Turgut Bey'in de bulunan üç parça gemisiyle topa tutar. Vene_slik~ bozup aldı ve Selanik Körfe- Buna benzer nice fetihleri vardır. rıp'a varup bu beyden yakınır. denilmişti. Hükümle O da. ölmek. Kailı-ili beyiy- ken bir gün denizde bir Venedik barçasına rastlamış. Paşa donanınayla açtı.DENIZ SAVAŞıARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Kaç kez kafirlerin gemilerini basup karadağ gibi barçaları söyündürmüştü. Turgut'u sevmezdi. bir demir Tarabulus kopartıp Mağ­ ardına düştüler. büyük kapudanları ululamak içün yelkenleri biraz aşağı koyup peşkeş götürüderken "bu baş kapudan değildir" 2 diye aldırmazlar kılup yanında ve rüzgar olduğundan harçaya güvenirler. 1 Bunlardan biri. Kapudan Sinan fetholundu. rüzgar ve zebun edüp aldıktan sonra bir yarar yoldaşı düştüğünden aşağı canı sı­ komakla döve dö- hepsini kılıçtan geçirüp barçayı denizde ateşe yakar.

Bin uğraşla alınmak üzereyken dört bin atlı ve üç bin piyade kafir yar- gelüp üst üste Müslümanlara rifin yedinci günü [6 üşüp savaştılar. Lakin Rüstem Paşa engel olup "taşrada hasıl oldum1 der. Allah'ın yardımıyla ramazan-ı şe­ Ağustos 1554] taşrada olan melunlar bozulup sarda olan kafirler ister istemezamanla çıkup kaleyi verdiler. Umulandan çok para ve ganimet- padişah ona Cezayir beylerbeyliğini kapu- danlık ile ihsan etmişti. Hisarda olan ganimetler ve yedi bin kadar tutuklu Müslüman tutsağı alırrup Avlonya'ya gelindi. Yakınında olan başkaldırmış dan ve denizden ele getirilüp lerle devlet kapısına gelince Arnavutlar da Mirliva Ahmed Bey marifetiyle kara- haklarından değer bilir gelindi. Istanbul'dan dışarıda devlet hizmetinden uzakta. padişahın yüce kapısında iş rakıldı. Bu söz daha çok mecaz olarak kullanılmaktadır. devlet kapısından başka yerde yetişrnek ·Rikab-ı hümayunu öpmek: Padişahın üzengisini öpmek. Lakin kendi kabul etmeyüp yeri yüce görmeyi istemez" deyi arz etti.KATIP ÇELEBI varup dıma kuşattı. belli denemelerden ve basamaklardan geçmeden yetişip meydana çıkmak. 2 Taşrada hiisı1 olmak: Istanbul'dan dışarıda yetişmek. Kırk kaçtıklarından elli bellü hi- başlıları­ na aman verilüp ötekiler zincire vurulup tutsak edildi. 90 . pa dişaha büyük saygısını göstermek üzere onun üzengisini öpmek. yine padişah Karlı-ili sancağında bı­ Edirne'ye yola çıkmak üzerey- ken atlanup yolda yayan rikab-ı hümayunu öptü kendi ağzıyla eyalerini dilernekle 2 verildi ve bundan sonra Tarabulusgarp'a gidüp Malta'da şehit oluncaya değin orada kaldı.

kanun.. Padişahın devletinin daima uğurlu ve mutlu olduğunu .yüce buyruğum gelince bilinsin ki bun- danönce hükm-i hümayunum gönderilüp. Paşa'nın Sinan rini görmede ölümünden sonra eteğini kapudanlık adı geçene ihsan olunup deniz işle­ beline dolayup din ve devlete nice hizmetlerde bulundu. büyük müşirim.. Fransa'ya Yardım İçin Kalbiye Seferi: Kimi tarihte yazıldığı üzere hicretin dokuz yüz altmış [1553/54] yılında bir Fransa kralı devlet kapısına elçi gönderüp tspanya kralın­ dan dert yanup donanma göndererek yardım etmesini diledi. değer ve saygı iyesi. özellikle sadrazamlar için kullanılır. Yat ve yarağını görüp gemileri hazır­ layasızve Turgut'un -yüceliği sürsün.. kürekçiler bulup. uğur ve mutlulukla birlik olan devlet-i hümayunumla 2 ilgili işlere gücünüzün yettiğini verin diye buyumlmuştu. Emr-i şerifin sureti: Padişalhbuyruğunun kopyası. Devlet-i hümayun: "Uğurlu devlet" anlamına bir kalıp sözdür. Hakkın yardımıyla bu kez denize çıkması buyurulandonanma gemilerine serdar verildin. BEŞINCI BOLUK ~~. Bunun üzerine Gelibolu sancağı beyi Kapudan Piyale Bey'in yuruldu. tüm olan biteni bilen Tanrı'nın yardımına ermiş. Gelibolu ve kapudanım sancağı beyi Piyale -ululuğu sürüp gitsin.ve defterdara hükm-i şerifim gönderilüp. devlet hizmetinde yüksek bir yerde bulunup yol gösteren. 91 . yat ve yarağını vakit yitirme- den görmek içün ulu düsturum. temel" olan bu kelime. yol gösteren" olan bu kelime. . Müşir: Anlamı "işaret eden. .~ Piyale Paşa'nın gazaları üzerinedir. O zaman I ercan donanma-yı Ovası'ndan adı hümayun ile o semte gitmesi bu- geçen kapudana bu yolda gönderilen hükm-i hümayundur: Emr-i Şerifin Sureti: 1 Ulu beylerin övüncesi... dünyanın nizarnı vezirim İbrahim 3 Paşa -Ulu Tanrı onun ikbalini sürdürsün. buyruk veren kişiler. O yüce buyruğum yine yürürlükte olup denize ayrılan altmış parça gemilere baş ve buğ tayin olunduğun içün gemileri çabucak tamamlayup. Burada "benim uğursuzluk ve bahtsız­ lık-bilmeyen devletirole ilgili işlerde" demektir. örneği. Onun- la güzelce uyıışup birleşerek.seninle birlikte olması buyıırulmuştur. büyük ve ulu kişilerin seçmesi.. sadrazamlar için ve hep yanında yüceltici bir sıfatla birlikte kullanılır. .nlatmak için kullanılır. diye buyruğum gönderildi. yeniçerilerim ağasına istenen yeniçeri kullarımı veresin. Dastur: Anlamı "kaide..

güzelce uygun yerde toplanup uyuşup anlaşarak başlayın. Tersaneyi korumak içün ve orada kalan on parça gemilerin işlerine de yetecekleyin adam alıkoyasınız. ferman. Gönüllü levent gemileri: Akdeniz'de faaliyette bulunan güçlü kuvvetli korsan gemileri ki bunlar Osmanlı donanmasının hizmetine girmişlerdir. onun uygun bilir.KATIP ÇELEBI Denize seninle birlikte verilen Kocaeli ve Midilli beylerine de hükm-i şerifler gönderildi. Padişahların tuğ­ raları anlaşma. karadan ayrı olarak deniz gücünü teşkil eden ve donanmaya bağlı olan azepler. ayrı­ lan yeniçeri kullarımı mevsimiyle denize alup ve sancak beylerini de askerleriyle gemiye alup vakti ve çıkın. Alarnet-i Şerif: Osmanlı tarih belgelerinde "tuğra" yerine kullanılan türlü tabirlerden biri. onunla danışık -ululuğu etmekten geri ve amaçta bir olup. Ey le Olsa: Bunun üzerine. Adı bel3 lü kulum. Tercan Salırası yurdunda. Gönüllü levent gemilerinin de birlikte gitmesi buyurulmuştur. gayretin saltanatın ırzına sürsün. berat ve başka belgelerin üstüne ve ortasına kon urdu. Galata Azepleri: Deniz azepleri. Sözlükçe "azep". Yurt: Çadırlı ordugah. onun marifetiyle gönüllü reisleri birlikte olup gördüğü üzre gönüllerini alup peksirnet gerek olana peksi- met verüp onun marifetiyle ve onunla danışık ederek devlet-i hümayunumla ilgili iş­ lerde ve din yoluna kullanup Allah'ın yardımıyla yüz aklıkları elde etmeye dürişesin. ltmama eriştirmek: Bütünlemek. bundan dolayı § o halde § öyle ise. gerektirdiği ve namusuna aykırı işlerini bi- Güzel dirlik ve tam birlik ile gönülde ne varsa yerine getiresin. Şöyle bilesiz. 6 dokuz yüz altmış iki yılının rebiyülahırı sonunda [24 Mart 1555] yazıldı. tamamlamak.denizin bütün hallerini ve durmayasın. 92 . Bkz.varınca asla geciktirüp gevşeklik göstermeden seninle çıkacak altmış parça ge- miyi gece ve gündüz üzerine olup itmama eriştirüp 2 kürekçilerini tamamlayın. Adı bellü kulum Turgut lir. öyle olunca. Kötü tedbirlerle bir durum olmamak içün türlü güzel çalışmala­ nnız olsun. onların durumlarını her birinin. Fransa devlet-i hümayunumla ilgili padişahının donanmalarıyla işlere. 2 4 6 Gece ve gündüz üzerine olmak: Ara vermeden bir işin üzerinde geceyi gündüze katarak bütün gayretiyle çalışmak. savsaklamayup gemileri çabucak tamamlayarak önceden çıkarmak yolunda dakika kaybetmeyesin. Osmanlılarda "tuğra" padişahın adını taşıyan alarnet ye imzası demektir. Eyle olsa buyurdum ki yüce kapım çavuşlarından Mahmud -değeri art1 sın. sonunu almak. Her gemiye adet üzre yirmi nefer halatçı koyun ve onlardan başka Galata azeple- rinden4 de yarakları ve yasaklarıyla otuz nefer azepayırup gemilere yerleştirüp birliktealup giderek kullanasınız. Bu iş himmet ister. alarnet-i şerife 5 güvenesiz.

Bir nice bin çevik ve yörük levent çıkup kılavuzlada vilayeti yağma ederek çok ganimetler aldılar. 1 yıl O Fransa dileğince Ispanya'dan öç alamayup çokluk iş göremedi. lakin sonra büyük savaşlar olup iki taraf bir yendi bir yenildiler. çokluk alışmayup uyuşmak kolay olmayın­ ca vaktiyle dönüp kasım gününde Istanbul'a geldiler. kimini amanla aldı. domuz derisi: Bu deyim ikisi de düşman olup birbirleriyle dövüşmekte olan kişi­ ler ya da milletler için kullanılır. Köpek dişi. domuz derisi2 dediklerince bugün de rının aralarında düzelmesi mümkün çıkmaya. kenar kollanarak gitmek. kavga değildir. Kapndan Paşa da Ispanya kalelerinden bir- kaç parça hisa~a varup kimini kılıçla. engine açılmamak diği 2 3 93 . Varup gerçi bir zaman lakin iç hisarının berkliği tam ve kuşatarak halkıyla ve varup kuşatalım. Lakin bu Anderya. Kasım günü: Kasım ayının sekizinci günü. aJıllı kişilerin doğru bulmasıyla önce Polya kıyılarını vurup Riçe'. Sıyırmak: Kıyıdan gitmek. Sonra o kıyılarda birkaç parça hisara da çıktılar. Benzert Seferi: Adı geçen kapndan dokuz yüz altmış dörtte [1556/57] Tunus Şehri yakınında Benzertadındaki iskele ve kaleyi aldı. önceden duyup bir tarafa çektirdi gitti. O sırada Ispanya kapudanı Anderya de idüğü öğrenilüp Dorya'nın altmış beş gemiyle Anabolu önün- derhal demir kopararak üzerine yöneldiler. demekle o yürüyüşle taşra varoşu aldılar. askerini şüp kılıç Aksa Paşa almışken Dokuz yüz geçirüp oraya aralarından Her zaman kavga ve bozgunculuk Cezayir ve Vahran Seferi: Cezayir'den yayılmıştı. lakin Riçe kuşatması sırasında buralarda oturanlar haber alup boşal­ tarak kaçmışlar. yana yöneldiler.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMACAN Donanma-yı Hümayunun FransaTarafına Yönelmesi: Adı geçen kapndan yüce ferman gereğince donanma gemileriylq:l~nize çıkup. eksik olmayup büsbütün barışup aralaolmuştur. ki eskiden Hayreddin Venedik'e gelmez aşağı Mağrıb-ı altmış üç gayla Piyale Kapndan önce Cezayir'e vardı.yi kllşattı ve aldı. Donanmanın denize çıkma mevsiminin sona erve lstanbul'a döndüğü gün. Padişahımızın asıl muradı Kalbiye adındaki hisardır. kıyısında Tilimsan iske- bir yolla Ispanya [1555/56] yılında kırk beş kaldırdı hisarını parça ele kadır­ ve bu hisar üzerine dü- gücüyle fetheyledikten sonra vaktiyle dönüp Tersane-i Amire'ye girdi. Sayısız ganimetler aldıktan sonra Elbiye Kalesi yakınında attı. Köpek dişi. demir Orada bir kadırgayla Fransa kapudanı ge- lüp görüştü. Bundan ötürü Ispanya dövüş donanınası lesi olan Vahran. Ve Mağrıp-zemin kıyılarını sıyırup kasım gününde tersaneye geldi.

eyaletine Cezayir Eyaleti de denir. Kaptan Paşa Paşa Osmanlı 2 reisi -ki o zamanda ünlü 94 . Yerle bir olası kafirler Islam ordularının böylesine hazırlığını işittiklerinden bu yılda baş göstermediler. diye bildirdi. çünkü Cezayir sultanı Barbaros Hayreddin devleti hizmetine girdikten sonra kendisine ait olan Cezayir kıtası yine onun üzerinde bırakılmış ve zaman içinde kaptan paşalık bu eyaletle birlikte verilmiştir.KATIP ÇELEBI Mayorka Seferi: Dokuz yüz altmış beşte [1557/58] Piyale Kapudan yüz elli parça kadırgayla yine Akdeniz'e çıkup Katalanya kıyılarına yakın Ispanya elinde olan Ce- zayir'den Mayorka dedikleri adaya varup er döktü. 1 Piyale Paşa'nın Cerbe Önünde Kat1r Donanmasıyla Savaşı: Dokuz yüz altmış altıda Piyale [1558/59] Paşa kadırgayla seksen sekiz parça rin bir büyük barçasına rast gelüp aldığı denize çıktı. Vaktaki Nisan kış geçüp ilkyaz geldi. Koyun bir firkate geldi. Arap ülkelerinde türlü bakımlardan devlet haline gelememiş. Baş göstermemek: Meydana çıkmamak. Ve bu yılda kapudanlığına Cezayir beylerbeyiliği payesi eklendi. Bütün kafir ve Turgut Paşa ile Arap serdarları. eşrafı arasında büyük donanma çıkarmak kavga vardır. krallara yazup hazırlığındadır yalvardılar. yere olup Tarabulus'a düşmeyi gözlerler. korkudan ortalarda görünmemek. Köylerini yağma edüp yıktı ve birçok ganimetler aldıktan sonra esenlikle dönüp Tersane-i Amire'ye geldi. fakat başına buyruk toplulukları yöneten idareciler için kullanılan bir unvan. Matan önünde kafi- zaman Frengistan durumu sorulup öğrenil­ di. hele Tarabulus'a zarar vermek dan Paşa'ya ilkyaz erişinceye ardınca olduklarını Turgut kadar yüz yirmi parça gemi Paşa bildirince. Arap emirleri ve 2 meŞayihi Frenklerle gönülbirliği edüp Osmanlı ülkesine zarar vermek ardında olduğunu söylediler. bir beylerbeyi payesi aldığı için unvanı da bundan böyle "paşa" oldu. Piyale Paşa da devlet kapısına yazup bildirmiş ve saltanatça on parça kadırga da yardıma gönderilmişti. yalnızca bu beylerbeyliğin "payesi" verildi. 3 Kışın gelmesi yakın olunca adı geçen Paşa Avlonya'dan dönüp Tersane-i Amire'ye girince kafır donanınası elindeki gemilerle Tarabulus semtlerine geçti. Bundan önce Yani Cezayir başka deyişle adı geçen paşa Uluç Ali adındaki korsan~ beylerbeyliği vazifesi değil. Dokuz yüz altmış yedi recebinin sekizinci günü [4 Kapudan Piyale 1560] Adası'na vardıkta batası kafir Paşa yüz yirmi parça Tarabulusgarp beylerbeyi Turgut donanınası Cerbe Adası yakınında kadırgayla Paşa'dan denize çıktı. Kapu- hazırlaması içün ferman geldi. Emir: Bey. Kış mevsimini oralarda geçirüp ilkyazcia o diyar ahalisi- ne. Ö da eteğini beline dolayup vakti ile o sayıda gemileri hazırlamaya baktı. Haber verdiler ki Tarabulusmağrıp önce alındığı içün Malta kafirleri çok korkuya düştü.

Büyük yağlandı. Birkaç savaşçı yiğit gemilerden dışa~ rı döküldüler ve kafirlerin evlerine seğirdüp 1 çok ganimet aldıktan sonra evlerini. diye haber vermeleriyle Turgut ha önce gelen kalite bu kez bunu bildirmek içün orada yine dokuz parça kada- geçenin yanına. Sabah lslam askeri de gelüp kafir gemilerini gördüklerinde türlü süs ve saltanatla çektirüp yürüdüler. lslam ge- Paşa tarafından gafillerdir. Allah'a tevekkül olup Garp be- Yakasına yöneldiler. sonra kestiler. taraft~l1 toplaşurken ~geriden aldı. Ta- Cenab-ı Hakka tevekkül yana yöneldiler. Cerbe Önünde Savaş: Bundan önce donanma-yı hümayun Malta'ya varınca Malta kafirleri kayık gönderüp lslam donanınası geldiğini bildirmişler.r ardınca gönderdi. süratle gitmek. edüp yerle bir olası kafir tikten sonra Cerbe'ye vaş Ardınca donanma-yı hümayun ile donanmasının olduğu yakın Karkanna yatarlar. yat ve yarağıyla lstanbul'a gönderildi. şu sorulduğunda kırk haber anda Cerbe sığlarına sığınup adı rabulus'a gönderildi. lç~nd:_olan o da büyük birkaç parça gemi daha reisleri tutsak edüp getirdiklerinde top lan. So- . O yerde biraz clınşını t9plaşup görüp bir bölüğü Cerbe kafirler kaçmaya karar tarafına can atup hisar vermişken Islamların altına sal- girdi ve bir bölüğü de- nize açıldı. eski- den adadan kıyıya bir yol vardı. bağ ve bostanlarını ateş verdiler. tki gün iki gece git- Sığları'na vanlup demir atıldı. birkaç parça kadırgayla dil almaya kafir harçasma rastladı. Küçük Malta Adası'nın Yağma Edilmesi: Uygun rüzgarla dört gün dört gece gidilüp ertesi gün Küçük Malta'nın bir yanına yapışıldı. 95 savaşlar oldu. Orada dinlenüp gemiler şinci günü doğru Gereçleri [ı Mayıs 1560] akşamından engine sahip Mağrıp'a sancağı Ahmed Bey ve Midilli şenlikler olup beyi donanınaya katıldı­ tamamlandıktan sonra şahanın sonra. Moton önüne vardıkta Rodos beyi Kurtoğlu Mustafa Bey birkaç parça gemiyle geldiler. Ertesi gün sa- ve dövüş araçları düzülüp hazır kılındı. lar. Cerbe ise Tarabulus'tan iki yüz mil doğııya deniz kıyısına yakın bir adadır. Çektirilüp akşam vaktinde Cerbe'ye on iki mil denlü yerdevarup demir bıraktılar. Paşa da gemileri iki bolük edüp bir bölüğü hisara gidenh. yere batası kafir de gemilerini kaldırup yedi sekiz mil kadar denize çıkup savaşa hazır olmuşlar. Biraz diller alup kafir dıtga ve otuz milerinin altı parça geldiğinden dananınasından barçaları. Islam gemilerinin çatup her birinde büyük Seğirtmek: Koşmak. kendi de denize çoğu 1 yerle bir olası açılan kafir gemilere girüp kadırgalarına kıyasıya savaş oldu.DENIZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN lardandı- bir savaş erişti. döve döve barçayı tki diyarına göndermişti.

Biraz da diri tutulup o sırada kafirin çergeler ile Sınmak: 2 4 oldukları kırdılar ki metrislerine sayıya İslam Alt olmak. Tekbir ve tehlil: Tekbir. Çok kafir hendeğinden toprağa düşüp metrislere yerleşti. her bölüğün kendi sancaklarını açıp kılıçlarını çekerek koyuldukları anlatılmaktadır. Allahu ekber (Tanrı uludur. Sifaks kalelerinin atlu ve piyade yarar tüfekçileriyle üzerine vanlup kıya kuşatıldı. kimi Anabolu kapudanı ve oğulları. gündüz ondan hisara ve rıp çoğu ondan geçindiklerinden üzerine Darbzenlerle yedi sekiz yüz kadar kafir koruyup gece taşra su taşıdarken Müslüman orduları bu kuyuya yakın va- ok ve tüfekle kafirleri sıkıntıya sokup içierini daralttılar. Kale çevirmek: Eskiden birbirine bağlı arabalardan bir metris yapmak § Bir kaleyi kuşatıp çevresine metrisler ve tabyalar yapmak. Ok ve tüfek serpmek: Ok ve tüfek atmak. kimi kıldı. kimi batup. Bir tarafta da bir su kuyusu olup muhkem metris yapılmıştı. Sonunda Tanrı'nın yardımİ elverüp mürninler üstün geldi ve kafirler bozulup yenilerek ister istemez kaçmaya yüz tuttuklarında. melunlar daya2 namayup Kale kaçtılar. Kayravan. bir tarihte böylesine bozgun olmadı. karadan Tara- bulus. Tanrı uludur) sözlerini söylemektir. eskiden Islamların oturduğu bir yer iken bir yolla kafirlerin eline düşmüştü. geçen kale. yenilmek. tki saat kadar iki ·asker birbirine koyulup bir büyük savaş ve kıyasıya uğraş oldu ki feleklerde melekler beğenüp alkışladılar. 96 . Kafirlerin Saldırışı ve Bozulması: İspanyol ve başka pare türlü türlü sancaklada beş kat alay bağlayup nü [7 Haziran 1560] damgaları cılasunluk Müslüman gaziler de soydan bin kafir seçilüp ramazan-ı şerifin altı on dördüncü gü- olan ls lam askeri üzerine yürüdüklerinde Allah'ın yardımına güveiıüp tekbir ve tehlil ile kılıç çeküp san- 4 cak açtılar. Fethi önemli olduğundan denizden donanma-yı hümayun. ikisine birden "tekbir ve tehlil" denir. çevik savaşçılar ardlarına düştü. ileride kafirler bir büyük hendek kazdılar ve çevresine tabur çevrilüp üç bin kadar yarar kafir koyup orada çergeleri ve çadırlarıyla oturup etrafı 3 korurlardı. Tehlil ise La ilahe iliallah (Tanrı'dan başka Tanrı · yoktur) sözlerini söylemektir. bütünüyle alındı. o kadar kafir gelmez. ok ve tüfekle yaylım ateşine tutmak. cilye Kafir serdarlarından Adası'nın kapudanı Sonunda kafir Adı sığlarda kalup. Allah'ı ululamak demek olup Allahu ekber. 1 Yirmi parça kadırgaları ve yirmi altı parça barça.KATIP ÇELEBI nunda Islam üstün gelüp yere batası kafirler bozulup sındı. can korkusuyla firkatelere donanınası alındı ve kimi de ya- Anderya Dorya düşüp oğlu ve Çi- Cerbe Kalesi'ne girdiler. Burada Türk askerlerinin her savaşta olduğu gibi düşmana bu sözleri söyleyip. ramazan-ı şerifin üçüncü günü girileceği sırada Gece metrise [28 Mayıs 1560] kafirler çıkup adı geçen hisar dört yanından sıkı sı­ çoktan çok ok ve tüfek serpince gaziler hep birden kılıç sıyırıp üzerlerine yürüdüklerinde.

Allah'ın birliğine inanmış Gök demirli: Zırhlı. topları çivileyüp metrisleri basm~k2 sevdasıyla. Sonunda orada da yüzleri dönüp 3 kaçtıkla­ rında gaziler fırsat bulup sekiz dokuz yüz kadar kafiri kılıçtan geçirdiler ve başlarını gönderlere sançup gözlerine karşı diktiler.. Kafirler içeri kaçup yine savaşa tutuştular. lakin kale altında olduğundan başka. zırh gi)'ItliŞ. arkasını çevirmek. tki yandan top üşürülüp 5 içinde olan kafirlerin çoğu kırıldı. yaylı. Önce kadırgaların alınması önemliydi. Üşürülmek: Salvo etmek. Topları da darmadağınık olup kadırgalan kadinelerine 6 değin suya hattı. Islam Gazilerinin Düşman Gemilerine Saldırışı: Daha önce denizden kaçup kale dibine giren on bir parça kadırga kimi kez hendek.. Kô. geri dönmek. bukağı. donanma-yı hümayun ile arada top erişemeyecek denlü dar yerde bulunduğundan kalitelerle varup ba.DENIZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN ordusu koyulup ve sancaklar dikilüp rada alınup düşman şenlikler Söylediğimiz oldu. su kuyusu da o sı­ zebun oldu. Kadine: Forsalann ay. içeri girmek mümkün olmayup geri dönüldü. 4 5 Metrisleri basmak: Askerlerin kendilerini korumak için gizlendiği siperlere saldırmak Yüzleri dönmek: Arkaya dönmek. kimi kez tabya üzerinden toplar atarak metrise epice zarar ederdi. yaylım ateşi açmak. atlu ve tüfekli pürsilah askerler dukta kaleden metristen ler ateşli ğin savaş sayısız toplar Her yandan gemilerin üzerine yürüyüş ol- atılup tüfek duman içinde görünmez oldu. Lakin düzenbaz kafir ka- kazıklar kakup direkleri ve seren- olup iki yandan da çok adamlar çevresine ok fındığı yağmur kısası lerizincirlerle bağlayarakavlu çevirmiş. 97 iş­ .smak mümkün değildi. Sözün ve dırgalannın uğraş atımı yerde denize berk gibi yağınca gazi- tan vaktinden kocakuşluğa de- düştü. Sonradan kalenin iki yanından denize bitişik olan metrislere yedi sekiz parÇa toplar kuruldu. ricat etmek. dolayı Bundan donanma gemilerinin sandalları ve firkateleri içine oklu. tan atarken hiçıkup sardan metrisler üzerine yürüdüklerinde gaziler gafil bulunmayup her biri kollu kolunda direnüp yiğitçe karşı topların durdular. Kafirler üzerine dökülüp iki saat kadar bir savaş oldu ki görülmemişti. harbeli ve tüfekli yarar asker ve kapudanlar girüp karadan da onlara yardım içün 4 ayrılmıştı. geri kalanlar da denize döküldü. Harbe: Kısa mızrak. yaylım ateşi etmek.ğına vurulan zincir. Top çivilemek: Bir topun falya (ateşleme) olan gaziler deliğine topların şerrinden emin ol- çivi sokup perçiniemek suretiyle topu lemez hale koymak.firlerinBirKezDahaSaldırışr:Bu-savaştan sonra on beş parça top kurulup arkası kesilmeden atılmak üzere iki üç bin kadar gök demürlü Alaman ve İtalyan kafirleri 1 mertlik davası edüp.

KATIP ÇELEBI duktan sonra yine kale savaşına başladılar. Taşrada ilgisi kalmayup tabyalar üzerinden top ve tüfekle savaşmaya başladıkla­ rında Islam askeri var gücü bazuya getirüp toprak sürdüler. ok ve taş yağdırdılar. Var gücü bazuyagetirmek: Bütün gücünü toplamak. bir yeri ateş altına alabilmek için ondan daha yüksek bir yerde olmak. Üç kez karşısında olan asker birbini döndürüp tam iki saat büyük savaş oldu. bir kaleye hakim mevkide bulunmak. hendeği tabyalarına be2 raber doldurup hurma ve başka ağaçlardan beş yerde yüksek kuleler yapup hisara havale olunca üzerine yarar toplar ve darbzenler çıkardılar. rında bu minval üzere seksen gün [Temmuz 1560 panya'nın sonları] memleketler yere alacağına dövüş batası yılın girmişti- kendi savaş uzadı. Bir an aman vermeyüp 3 içeriye top ve tüfek. Topları da işlemez hale gelüp gedikler- den her gün beşer onar kafir kaçup gelmeye başladılar.saldırışına dayanamayup hisara kaçınca Islam askeri kale kapusunu alup 5 söylediğimiz kafirle- 4 Lağım etmek: Yer altından kazarak tünel delip yol açmak. gazilerin. 98 . savaşçılara engel olmaması için toprakla doldurmak.yedinci gecesi [31 Temmuz 1560] tan atarken kaleden çıkup metris- ler üzerine saldırdı. Toprak sürmek: Bir kalenin çevresini kuşatan hendeği. Üzerindeki kafirlerin ip ve kovayla ellerini kaldırıncaya değin vur ha vur savaşlar olup nice başlar kesilüp kanlar dökülerek. silindir biçiminde bir hasır sepet olup genel olarak iki ağzı toprakla doldurulma:k için açık bırakılır. ya da bir kaledeki düşmanı ateş altına alabilmek için toprak getirip kale duvarından daha yüksek olacak şekilde yığmak. zor ve güç kullanarak kuyuyu ellerinden aldılar. Havale olmak: Bir yere. metris. şevval başla­ [Haziran 1560] metrisleri ilerivarup kale yerde metris değişildi. Sepet: Sepet gibi örme nesnelerden yap1lmış olan tabya. Kale kapısını almak: Kale kapısını tutmak. tahkimatta ve mühendislikte kullanılır. Tabyalan ve sepetleri4 yerle bir olup serpindisi nice yüz kafiri ceh~nneme gönderdi. Hisarın Alınması rında ve Kafirlerin Kökünün Kazınması: O savaştan sonra. sonunda zilkade başla­ kafirler kurtulmaktan umudu kesince Is- güvenüp Mağrıp-zemin'den Mısır'a varıncaya değin kafirle bu hisara ve gönderdiği namlı almak güvendiği serdan Donabm -ki davasıyla çıkup sekiz bin sekiz yüz adamlardan bin nefer yarar kafir seçüp o zilkadesinin. kale kapısını düşmana karşı kapamak. Düşman askerinin bulunduğu yerin altından tünel kazıp oraya barut doldurup ateşleyerek düşman askerini yok etmek. var gücünü bir işe vermek. Bu hendeğine hendek yakınında bir dayamncaya kadar yirmi çıkup savaş dövüş tatlı eder ve bozu- su kuyusu bulundu ki kafir- ler yer altında lağım edüp 1 su alırlardı. her taraftan çok adam düştü. Kısaca. her birinde binden çok kafir sırada larak içeri girerdi. Sonunda kafirler.

can atup girdikte firkateler ve sandal- )1irüdüler. 1 Gelen gaziler buna hiç aldırmayup tekbir ve tehlil ile bir çoğunu yerden içeriye koyulup re çekilüp hisar fethi öldürdüler ve birazını tutsak ettiler. Üç dört gün daha oturulup gerekli işler görüldükten sonra o taraflarda inatla direnmesiyle tanınmış Ağustos 1560] olan Tarabulus Arapların yola getirilmesi içün zilkadenin on Yakası'na ayın yirmi dönülüp zilhiccenin üçüncü günü daki kale limamna gelindi. if lrgürmek: Eriştirmek. Lakin gözetmek istediklerinden çok ihsanlar ve terakkilerle ağırlandı~tan sonra.mlmayup yerinde görmediler. Piyale Paşa'nın Yaptıkları ve Vezirlik Payesiyle Ululanması: Bu Piyale Paşa dokuz yüz elli dörtte [1554/55] [1547/48] harem-i hümayundan kapucıbaşılıkla taşraya çıkup altmış ikıde Sinan Paşa'nın yerine sancak payesiyle kapudan oldu. buna vezirlik payesi verilirse tez diye Sultan Süleyman Han doğru l. şehzadeleri Beş yıl Sultan Selim Han'ın Gevherhan adlı kızıyla kendisi- sonra vezirlik rütbesi verildi. Taş raya çıkmak: Sarayda yetiştirilmiş bir kişjnin saray hizmetlerinin dışında bir vazifeye verilmesine denir. Bu yılda Cerbe'yi fethedüp dört bin kadar diri kafir ve üç fener sahibi3 Anabolu kapudamm getirüp bu kadar hizmetten sonra beylerbeyilik payesi almış olup vezaret rütbesi küçük olalı düşer iki yıldır. memuriyeüne atandığı rütbe. 99 söyleniyor. Burada Piyale makamın unvanı verildiği anlatılmaktadır. s. Hisariçinde olan kafider bu hali görünce "aman. Serdarları adı lada Islam gazileri göz olanlar açtırmayup kadırgaları yağmalandı. Paşa'ya bir "sancak . Ertesi gün donanmadan ve Cerbe Kalesi'nden götürüldü. serdarlar ve ya- silahlarıyla divan-ı padişahın türlü hümayuna iltifatına ve ih- erdiler. ni evlendirdiler. Tutsaklar zinci- tamamlandı. Oradan da gönül reminin altıncı günü [27 Eylül 1560] rar saltatlardan dört bin kafir sanlarına Paşa beşinci günü [12 Ağustos 1560] [24 Ağustos 1560] rahatlığıyla kalkup Preveze altmış adın­ sekiz muhar- Tersane-i Amire'ye girdiler. el-aman" fer- yadını göğe irgürdüler. tutulup ateşe kadırgalara geçen Donabur. O dilek de yerine geldikten sonra bu Rumeli beşinde alınan davulları. ulaşnimak. 2 Altmış beşte [1557/1558] kapudanlığına beylerbeyilik payesi eklendi. 187.DENIZ SAVAŞıARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN rin çoğu kılıç ıokması oldu. Ulu Daha önce Tanrı'nın yardımıyla topların açtığı yaralardan bu kafir diri işe yaramaz verildi. Piyale [7 tarafına varıldı. bayrakları ve ve öteki beyler hilatler giyüp kapudanlar. Burada Piyale Paşa'nın kapucubaşılık Paye: Devlet hizmetinde bir yer beyliği" değil tutanların taşıdığı de yalnızca böyle bir Fener sahibi bkz.

Toplar ve biraz yarar tüfekçi konup korunması işi bütünlendi. Üç gün enginde gidüp dördüncü günü Malta Adası'nın batı yanına demir attılar. gerektirir. Kı­ hisara kaçtı. Tarabulusgarp'tan on üç parça kadırgayla gelüp yarar adamlarıyla pindisi dokunup bu burcun ağzından. Malta Seferi ve Turgut Paşa'nın Şehit Olması: Dokuz yüz altmış sekizde [1560/61] adı geçen Paşa donanma-yı hümayunla korumaya çıkup 1 geldikte Malta seferi içün gemiler hazırlanması buyuruldu. Santarma Burcunun Kuşatılması: Ordunun ileri gelenlerinin düşüncesiyle limanı korumak içün yapılan Santarma Burcu'nun fethi önemli görülüp ertesi gün yirmi dört parça topla dört yerden dövülüp her iki üç günde bir büyük yürüyüşler oldu. Türk ada ve limanlarmı. Bundan önce ku- şatmanın yedinci gününde Turgut Paşa. top ser- Dört gün dört fethedildiği gündür... Dördüncü vezir Kızılahmetlü Mustafa Paşa serdar oldu. Turgut Paşa'nın Şehit Olması: Tanrı'nın rahmetiüzerine olsun. Subh-ı sadık. Marsaşolok Limanı'na Ertesi gün girüp danışık olunduktan sonrabulimanın iki ya- nına tabur çevrildi. Tabur çevirmek: Burada. kuşatılmasına çalışup dürişürken başına burnundan. parlak kılıcın lokması oldu.ki bu kalenin gelmişti.KATIP ÇELEBI Bu payderin değeri ve bol olup itibar şerefi kalktığından Her çokluk değerce o zamanda bu minval üzereydi. 2 Sonra bu ayın yirmibirinci günü [22 daya çıktı. gece kendini bilmeden yatup beşinci kulaklarından kan günde . Umanın iki yanma metris yapup asker yerleştirmek.çin sabah vaktinde göçüp kendisinin beş parça kadırgasıyla cena7esi Tarabulus'a götü3 2 Korumaya çıkmak: Denizlerde savaş amacıyla değil. Dokuz yüz yetmiş iki askeri ve yüz elli parça yale Paşa nı'ndan şabanı sonlarında kadırga Akdeniz'e salup kalkarak Malta'ya [Mart 1565 ve kalitesi olan şevvalinon doğru sonları] donanma-yı dördüncü günü [15 Anadolu ve Rumeli hümayunla Kapudan Pi- Mayıs 1565] Avarin Lima- yöneldiler. Tanrı'nın yardımıyla girdiler ve içinde bulunan kafirlerden bin kadar kötünün kötüsü. lıç artıkları asker çadırlarıyla bu a- Bir iki saat savaştan atlu kafirle sayısız piyade çıkup İslam sonra kafider bozulup çok kafir as- kırıldı.. Bu zamanda payeler bir vezirin sancak beyi kadar azalmayı değeri ve ağırlığı kalmadı. tam seher vakti aydınlığı. Çin sabah: Tam tan vakti. Türk gemilerini düşman saldırısından ve korsanlardan korumak üzere denize açılmak. 100 . O gece söylediğimiz gönül açıcı Bahçe Suyu üzerinde kalındı. Sonunda o yılın zilkadesinin yirmi dördüncü gününde [28 Haziran 1565] Müslüman gazileri tekbir getirüp yürüdüler. hi~ar yakınında Mayıs] yıldızlar sayısınca Bey Bahçesi diye bilinen bahçeden akan su üzerine var- dıklarında yedi sekiz yüz kadar gök demürlü keriyle karşılaştılar.

mi üçüncü günü [23 Temmuz 1565] gaziler yine savaş dek yolunu ve uğraş olup denizde yüz parça kestiğinden Gece·gündüz yürüyüş kadırga Malta dürişilüp o ayın yir- ettiler. bilir. bı. Sonra kara tarafından yerden hendekler sekiz yerden otuz pare top kurup metrise girdiler.Ç. Lakin deniz zamanı geçmeye yakın olduğundan zahire azlığından Islam askeri sıkıldılar ve kaleye çevreden donanma ve · zahire gelmekteydi. Aldıkları bundan başka. sakın onun dediğine aykırı p~dişah sıkı sıkı ismarlamıştı. Santarma Hisarı'nın Kuşatılması: Bundan sonra. döndüler. Ve o burçtan hisar hendeği dileğince korurrup elde tutulmuştu."' Islam gazileri buna çahşup rrıetrise girdiler. Bu hendek çok derin olup daldurulması kolay olmadığından bir elverişli yerinden yanlup iki top kuruldu. Kocakuşluktan ikincliye değin büyük vuruş ve kınş olup iki taraftan çok adam düştü. bir küçük hisardır -K. Bir nice yarılup toplarla gedikler açıldı. Kuleleri ve surlan üzerine Islam bayraklan dikildi. Sonunda o taraftan zafer mümkün olmayup Islam askeri çekildiler. "' Tarih kitaplarından anlaşılan budur ki Islam askeri bir burç ve bir hisaralup asıl hisarı fethetmek mümkün olmadı. O gün de akşama Hisarı'ndan yardım gelen içinde olan kafirler zebun olduktan sonra Santarma Hisarı alın­ dı.t ayın yirmi altıncı günü [25 Haziran] bu burcun yakın yerlerine"n:çtrisler ve tabyalar kurulup içine yarar tüfekçiler girdi. hümayun Mal- gelmemişti. Hisar duvarını temelinden dövüp adam saklanacak kadar açıldıktan sonra içine nakkablar1 girüp istedikleri gibi söktüler. Donanma-yı Paşa daha orduda yer donanmasını altından lağım tamamlayup henüz gidilmeye. Malta Adası'nın her halini çok iyi bilir tanır. Söz yağma yardım geldiğinden birliğiyle vazgeçmek edilerek kalkup Rüm ötürü ya- yeğ tarafına görüldü. bundan sonra asıl Malta kuşatmasına dürişildi. hisar berk kın zamanlarda ele Bu ada köyleri Sağ olduğu geçirilemeyeceği yakılup yıkılarak ve gibi durmadan bilindi. O alınan hisarı "Küçük Santarma" diye yazmışlar. Kimi tarihte yazılıdır ki Turgut Paşa. 1Ol .DENİZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN rülerek orada gömüldü. esen ve doyum olmuş olarak gelüp Tersane-i Amire'ye girdiler. Kınlandan başka bin dört yüz kafir tutsak zincire vurulup ulu Tanrı'nın yardımıyla bu kale halkı bütün yöresi ve çevresiyle ele geçti. Santarma asıl hisarın adıdır. Serdar kazma işleriyle görevli bir sınıf. Ve on tane kadırga sereni getirüp hendek üzerine köprü kurulan yerin üzerini toplarla dövüp gedik açtılar ve kimi mümkün olan yerlerden yürüyüş içün merdivenler konulup zilhiccenin on yedinci günü [16 Temmuz 1565]lslam askeri köprüden ve merdivenlerden yürüyüş ettiler. metris yerlerini ve diye alemin ta'ya sığınağı vardıkta Nakkab: kuşatmanın kolayını olan Turgut Lağımcı.

geldiğinden Bugün de yardıma gelüp hisardan el çektiler ve Malta'dadır. Ama ne fayda? Başlamış elde olmak susturu- cudur. 1 diye Malta Hisarı'na yapışmayı havaledir. diye çok bö- Kıssadan hisse budur: bir vilayetin önce hükümet merkezine yapışmak gerek. Santarma Hisar~ alınmayınca bunları tutmak mümkün müdür? diye çok söyledi. savaş gücü kınlmak demektir. iş görmek. yüzleri kıpkırmızı lstanbul'a gelüp birbirini suçla- "serdar uyur. Hüsrev 2 4 Paşa Şehrizül'ü yapup Hille'ye asker kodu. dediler.2 Dürişüp on yedinci günde aldılar. Bağ- Masiahat görmek: lş bitirmek. yok yere bu kadar harç ve sarf. Kılıca gelen askerin kılağısı bozulmak ise kılıç kullanacak olan. dılar. keskinliği kalmamak. o zamana dek Turgutça da gelir. bu denlü kayıba uğradı.KATIP ÇELEBI ve adı geçen kapudan. 3 Turgutça da düşüp barut ve başka gereçlerin çoğu orada tüketilip artanıyla ister istemez Malta Hisarı'na yapıştılar. fethi mümkün olursa öteki yerler kolaylıkla ele gelür. onun alınması Santarma Burcu. kılıçla savaşabilmek. Kıla­ ğısı bozulmak. Bir işe başladiktan. sabredin" derlerdi. ele geçmek. keskinliği gitmek. başarılmak 102 . Yedi günden sonra Turgutça yararı fethinin g~lüp Samarına'ya yapıştıklarına nedir? On Santarma yapılsa Malta üzüldü. Turgut Paşa gelinceye kadar bir maslahat görelim. Kılağı: Bilenmiş kılıcı daha da keskinleştirmek için yeniden yapılan perdaht demektir. önceden düşüncesine bıraktılar. Bu burç da berklikte Malta benzeriydi.giriştikten sonra artık bunun üzerinde konuşulmaz. Lakin çok kimse kınlup kılıca gelen askerin kılağısı orada bozuldu. kolunda olan gazilere ve levent4 lere bakmadı. Do- nanmahalkısuçuserdarayüklettiler Lakin kafir tarihlerinde karaya çıktıkta uymadı. Serdar kapu askerine terakkiler ve ihsanlar edüp Kapudan Piyale Paşa da Turgut- çagibibirsavaşeriyken onun tarafına iltifat etmedü. yazılıdır ki tspanya Anabolusu kaptana edüp kafirler üstün gemilere girüp döndüler. bir işe -hele savaşa. bu kadar gazi bo- asker savaş ve bu suçla adı geçen serdar vezirlikten çıkarıldı. topçu ve asker neylesün. savaş gücünde olmak. Burada Serdar Mustafa Paşa'nın kumandası altında olan asker demektir. Kılıca gelmek: Kılıçla savaşma gücü olmak. Malta Hisarı'na gerektir. asıl kılıçla savaşacak olan askerin gücü harcanmak. Baştan ayağa Top atıldıkça utanç içinde. asıl kesici gücü körleşrnek anlamın­ dadır. devam etmek gerekir. Ele gelmek: Elde etmek. Toplar yerinde bürlenirler. Kol: Bir kumandanın buyruğa altında olan asker. sonra Malta'- ya yapışmak kolay olur. şa gitti. 5 yoksa ona bağlı olan yerlerle uğraşmak boşunadır. kaldı. Kap u dan Paşa da o kadar aldırmayup serdara çokluk başvurup Aralarınasoğuklukdüşüp kalktılar.

ne ya- na gidecektir. Suda Limanı Hanya yakınında kafir elindedir. Bu yolda ya- zılan buymuş. devemi bağlayayım mı. Hanya ile göreceği işi onunla görür sorusu sorulmaz -KÇ. 4 Sakız Fethi Seferi: Dokuz yüz yetmiş Paşa yetmiş parça kadırgayla Sigetvar seferine gittiği zaman yale üs baharında Akdeniz'e buyurmuştu zerinde kıyıya yakın Sakız Adası Hisarı'nda salar da savaşçı çıktı.'~' Lakin dünya yı davranırlard.DENIZ SAVAŞlAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN alınmadıkça onları dat elde tutmak mümkün olmadı. o zaman. Ne yoldan olursa bu Bunun dıkta Sakız gereğince adı beyleri geçen paşa tarafından sayılı adayı bu tutup almaya dürişesin". Çünkü bir işi alınyazısına havale. Sebebe yapışmak: Bir işin başarıyla sonuçlanmasına yarayacak vasıtaya yapışmak. Girit' e vardıkta ilkin tarih ilmini masal yerine koyup "Varak-ı mihr ü vefa~ kim okur. adanın karşısında Çeşme adamlarla çok armağanlar denilen yere var- gelüp sunulunca dö- nüp bakmadı. Sen tevekkül-i sırf erbabından değilsin. eksik tedbirle tamam olmayanı takdire havale suç ve kusurdur. Tevekkül-i sırf erbabı: Kendini mutlak olarak Allah'a bırakıp tam bir tevekkülle ona bağla­ nan ve işinde başka hiç bir sedbire başvurmayan ermiş kimseler. yoluyla sebebe 1 yapışup çalıştıktan sonra ele girmediği zaman olur. Mukadder: Tanrı tarafından alna yazılmış. ki: [Mart/Nisan 1666] Kapudan Pi- Daha önce Sultan Süleyman Han. olması Tanrı tarafından önceden hükmedilmiş. hep bildirüp ufak Islam gemilerine zarar eriştirmekten geri durmadık­ larını biliyorum. kim dinler?" atasözünü söylerler. Çünkü asker ve halk tevekkül-i sırf erbabından2 olan keramet sahibi şeyhler gibi olmayup !nsanların Efendisi3 -Tanrı'nın salat ve selamı üzerine olsun- "bağla da sonra tevekkül et" buyurduğu Arabt yerindedir. sonra tevekkül eyle" buyurdular. Allah'a tevekkül mü edeyim?" dedikte "önce bağla. Haşlayup azarlamak yüzünden5 şöyle karşılık verdi: "Şaadetlü padişa­ hın 'If 2 qı 4 kapudan ve serdan olup donanma-yı hümayun ile adalanna geleyim. riayet ve Eğer Hanya: ondan önemliydi. Onlara karşı sert davranıp kendilerini haşlamak istediğini göstererek. 103 . Bir gün bir Arap gelüp "Ey Tanrı'nın elçisi.ve halkının çoğu Kapudan '(usuf Paşa. yalnız tevekkül sana yetmez demek olur -KÇ. demek söz değildir.üzeridir derlerse. "Mısır diyarına oturan kafirler giden görünüşte kafirlerle iyi dostluk üzere olup her daim devlet yazup bildirmektcdir ve donanma-yı hümayun gemileri hacıların çıktıkça haraca kapısında yol ü- bağlıy­ olan işleri kaç gemidir. ondan ötürü böyle olur. O zaman asker ve serdar Malta kıssasını bilseler ona göre Kandiye Hisarı'nı alırdı. Insaniann Efendis'i: Arapçası "seyyidü'l-azam" olan bu söz Peygamberimiz için kullanılan başlıca övgüler arasındadır. çünkü yol . mukadder değilmiş demek gerek.qı Bir işe yolundan başlayarak elde edilmezse. başanya götürecek olan yolu bulmak.

Gerçi kapudanı ululamakta eksikli ulaşınca canları boğazları­ davrandık. ğa'ya kapudanlığı da Sigetvar'da hizmeti geçen yeniçeri ağası Müezzinoğlu Ali A- ihsan buyurdu. O kıyılarda kafirlerin ki- esen doyum olarak döndü. na hümayuna ilk arz Inşallah edeceğim içün çok yarar gemilerle üzerlerine bir iki kim idüğü bedurumu belli oldu. Do- Sultan Selim Han Belgrat'tan dönüp ls- tanbul'a girmezden birkaç gün önce kasım gününde Tersane-i Amire'ye girdi. Balıarda geleceğimi kalelerinin sökülüp kesin bilsünler" diye arma- geri çevirmiştir. hisar eri ve mirlivl koydu.KATIP ÇELEBI edep bu mudur ki kendileri lirsiz kafir ile armağan doğrudan karşılayup ağırlamayup varınca rikab-ı yıkılınası ğanları Onların diye biraz ufak tefek göndereler. bu korkunç haber kendilerine na geldi. bu seferden dönüp saltanat yurdu- budur. Kaleyi almak içün askerle deniz beylerini Kocaeli beyi Ali Pürtek Reis ile gönderüp vardık­ larında dövüşüp savaşarak aldılar. kızgınlığını yatıştırmak. diye yine birçok lar donatup hepsi kapudan şahımızm ferman-ı şerifi bağlı armağanlar ve hediyeler paşanın baştardasına hazırladılar. Kendisi donanma-yı hümayun ile Polya yakalarma mi kasaba ve kalelerini vurup kuz yüz yetmiş dörtte [1566/67] yağmadan sonra yenipadişah sağ saldı. Sakız Beylerinin Tutulması: O zaman Venedik beyleri gibi Cenevizlüden on iki kişi adada hükümet ederlerdi. Bkz. Şam yüce güyeğü olduğundan alemin sığınağı olan padişah Hazretleri payitahta geldikten sonra ilk divancia bu Piyale Paşa'ya gördüğü işlere karşılık kubbe vezirliği 3 verdi. Kale koruyucusu. Sakız Limanı'na girüp adayı baştan başa· ele geçirdi. eğer hepimiz varup küstahlı­ ğımızı rica edüp hatırın ele almazsak ilkyazın üzerimize gelmesi ve kaleyi elimizden 1 alması kesindir. Piyale Paşa budur ki siz hepiniz lstanbul'a gidesiz ve olan yerlerle birlikte saltanatça zapt oluna. yüZyılın ilk yıllarına değin yalnız devlet merkezinde bulunup divan-ı hümayuna memur vezirlere verilen unvan. herhangi bir sancağın beyi. Sözlükçe. geldikte. Mirliva: Sancak beyi. yat ve yarağını hazırlayup tamamladı. 104 . Sonra Paşa da donanınayla kalkup vardı. deprenüp başkaldırmaları iyice anlaşıldı. buna geçenleri tutturdu. Büyük kiliseyi cami yapup beyleri tutuklu olarak devlet kapısına gönder- di. diye adı büyük kayık­ saadetlü padi- Sakız Kalesi. öfkesini geçirmek. Ve Sakız fethine nice tarihler denildi. tanınınışı Ehl-i küfrün Sakız'ın çekti Piyale budur: · [Piyale kafirlerin Sakız'ını çekti ] Küstahlığını rica etmek: Yaptığı bir terbiyesiziikten dolayı özür dilemek. Kubbe vezirliği: XVI. işlediği bir edepsizlik suçunun bağışlanmasını dilemek Hatınnı ele almak: Gönlünü almak.

ocaklık olarak1 Kilis sancağının beyi Fırat olan Canbolat Bey kapudan tayin olunup yüz elli parça. dırdığını kender adaları nice zamandan beri Arap koymuştu. Rakka. Imdi Dicle Nehri. onlara Şattularap Adalan derler. Sonra Hille'de iki ay havalar günler geçüp de karadan verilen asker de soğuyuncaya değin kaldılar. ile Va- çevirir. Sonra Cabere. lakin donanma yakın geçilip oradan Zertürk aşağı adındaki Çeltiklik kale karşı Arap eş­ yakınında İskender Paşa yüz elli parça donanma gemileri de ile yine Sadrüddar'a vafup birbirine Adaları. Araplar oturur. Hepsinin suya havale iki yanda birer kale daha yaptılar. Ocaklık: Kale koruyucularının ya da şehirli yerli erierin ulüfelerine veya tersane masrafları­ na karşılık ayrılmış (onda bir) ya da örfi gelirler yerine kullanılan bir tabir. iş de- Fırat dağılır. lere koyup dokuz yüz Birecik'ten saldı. do- nanma Hille'den Amacine ve Semave sancaklarına uğrayup Ebükelbeyn Suyu Bağa­ zı'na eriştikten sonra Dicle ve Fırat'ın birbirine karıştığı yerde adaların başı olan Sadrüddar denilen yere varıldı.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Bir başkası: Fem-i Islama nasib oldu Sakız _~ [Sakız. Islamların ağzına nasip oldu] ·Arap Irakı Adaları Seferi: Bu kimp. Sıcak İskender Paşa ile Bağdat'tan kalkup. Araplar. Kolaylıkla elinde olduğundan ~onanma ile buluştu. yetmiş beş Oğlunun sancağı fermançıktı. toplandı. O yerde sözbirliği Bağdat'ın metrisler kurmuşlar. Hit ve Fellüce'ye vanlup birkaç gün orada oturuldu. ola ki bir zaman lazım gelir. Ane. Bağdat'ı geçtikten sonra bir olup Basra'dan aşağı Fars Denizi'ne varıncaya değin deniz gibi yer yer sıt semtlerinde nice sıralarda Bu baş eğıne. Bkz. Paşa yarar ve se!llte serdar dikildi. lOS . Sözlükçe. Rahbe. Hadise. kapı­ Ve devlet geçen bey Halep bunları savaş araçlarıyla muharreminin dördüncü günü beş [11 gemi- Temmuz 1567] olan Balis Kalesi'ne varup bir iki gün dinlendiler. donanma gemileri sından hazırlamak iki bin yeniçeri.-sularda gemilerle olan savaşlar ve seferlerle ilgili olduğundan denizden başka nehirlerde olan seferlerden de söz etmek konu ğildir. iki yüz topçu çevresinden altı Nehri'nin geçidi olan Birecik'e yolunda koşulup vardıklarında adı bin kadar Arap ve Kürt askeri yazdı. takımına reis ve serdar olan Ulyanoğlu bir bir başkaldırınada olup Sultan Selim Han'ın tahta ortaya dışı On beş yıldan beri bilir olduğundan Şehrizül Diyarbakır kendisine eyaleti de Muzaffer çıkışından sonra başkal­ beylerbeyi olan Çerkes İs­ Bağdat eyaleti verilüp karadan o Paşa'ya verilüp Kürt askerleriyle ona katılması buyuruldu. daha önce savunma gelince kıyası amacıyla bırakup gitmişler. Sultan Süleyman Han'ın sarayında yetişmiş. Sıffın.

Ara- hepsi kesildi. Lakin sözlerinde durmazlar diye bakılınayup iki yandan ve büyük savaşlar oldukça Arap askeri bozulup çoğu kılıçtan geçti. Gurap: Eski zamanlarda kullanılan bir gemi türü. Kapudan askerinden de nice yarar. O yerde kış olmayup kaleleri ve evleri topraktanederlerdi -K. Basra maliye hazinesi. sma namlı kişiler düşüp başlandı. O yerden Islam askeriyle yapılan savaşta asker. bundan göründüler. Hint denizlerinde kullanılan bir tür ticaret gemisine de gurap denirdi. 106 . Üç nehrin birleştiği yerde bir kale daha yapıldı ve sulan kesildi. ama yukarı kanatlarında ve kıçlarında şehnişini yoktu. Basra hazinesi: Basra vilayeti maliyesi. Burada. Fethiye Kalesi'ne indiler: Karadan serdar da gelüp o yere dek adaların şeyhleri ve serdarlan paşa katma hazır olup tu- tular verüp baş eğdiler. Direği de kadırgaya benzerdi. Uzun başları kadırga tarzında sivri ve keskindi. Elçiler kabul edüp gittiler. lJI Bu kaleler alçak ve kesik hurma ağaçlarından yapıldı. Kürekleri mazgal deliklerinden geçirilmişti. Sonra ikinci divancia divaeğer Ulyanoğlu'nun padişaha boyun eğdiği gerçek ise her yıl Basra Hazinesine on beş 1 bin altun göndersin. çok adam öldürüldü. olağanüstü üzerlerine bir dürişıneden Canbolat sonra üs- tün gelüp Arap askeri bozuldu. Umman Denizi ve Dicle'de kullanılırdi. Mir Sultan'a Bevvab başlannda [1568 Martı başlan] donanma sancağı Bağdat tarafına verilüp ramazan-ı şerifin dönüp askere izin verildi.sı ağaçlanndan kesilmeden savaş kıyıya dövüş ve olduğundan ve bahçelerden iki kale yapılma­ eksik değildi. Tüm adalar ele geçirilüp o yerden göçüldü. Bunlar Basra Körfezi. çoluk çocuğunu ve mallarını nice Arap öldürüldü. Donanma Saibe denen yere parça gemiyle gelüp bağlılığını vardıkta Ulyanoğlu'nun kardaşı ve boyun eğdiğini Mir Sultan elli gösterdi. güvenilmesi içün şeyhlerin çocuklanndan birkaçı Basra Kale- sinde dursun dendi. rada toplanarak metrisler kıyıya çıkup Bey ile asker adlı tamnmış adı ve belli adaya varup Arap askeri o- beklemeden savaşa giriştiklerinde saldırdı.Ç. 3 Lakin üzerine Ralımaniye olduğundan üzerlerine vanlup Kalanlan Kalesi karşısında serdarlan Fazl beş dağıldığından gün arası Nehr-i Tavil çağnldıkça kesilmeden Arab'ı bozgunculuk ve kötülük gelmedi. rehin vermek. talan ettikten başka köy- lerine de ateş verildi ve hurma ağaçlan kesildi. Basra donanınası dokuz parça gurap 2 ile Ali Paşa gelüp buluştu. Kaleler tamamlandıktan sonralJI Ulyanoğlu üstüne varmak üzereyken barış dileyerek kardaşı-oğlu ve Mehmed Haris adındaki nında bağışlanmalarını istediğinden ağır müfterileri gelüp İskender Paşa hilatler giydirdi.KAT!P ÇELEBI Sonra geçüp Sadrülbahran kurmuşlar. Tutu vermek: Bir nesne veya kimse karşılığı birine bir nesne ya da bir kimse vermek. Lakin Arapla bm geçimi hurma dolayı baş eğer saldırdılar tam bozulduktan sonra o yerde de ardı ariı. rehine vermek.

kürek ve nanmayla gönderdi. 107 . Şirvan'­ denizden varması kolay olurdu. Söylenen iki nehir ki biri Karadeniz'e akan Ten Suyu ve biri Şirvan Denizi'ne 3 dökülen ltil Nehri'dir. Bunun üzerine Şıkk-ı Sani defterdan4 Çerkes Kasım Bey o semtleri tanıdığından Kefe eyaleti verilüp önden gönderildi. yalnızca kıyıları ve donanınayı korumayı üstlenmek. içün oldu: Cingiz soyundan Sultan Mahmud Gazan zamanında lslam olmak şerefine eren Tatar taifesinden bir topluluk o diyarda gaza ederek vatan tutup Kazan kafirinin Tatarı diye ün aldılar. diye kimi bilen kişiler de söylediler. üç defterdarlık olmuştur. Şirvan Denizi: Hazar Denizi. Niyazncime: Yalvarma kağıdı:. Giylan ve Taberistan kıyılarına asker yol bulurdu. Gazanlılar devletinin çökmesinden sonra Moskof işkencesi altında kaldılar. O da güvenilir adamlar gönderüp o yeri ölçtürdü. Ve Koca Mehmed Paşa. Yeniçeri ve yeterince askeri Tatar 2 4 kapısına başka savaş hanına ve yat ve adı bildirdi. Anadolu defterdan ve Şıkk-ıSani defterdan adlarıyla. cihanın sığınağı olan padişahın kapısına niyaznameled gelüp iki nehrin arasını yarup bunları birleştirmek işini öne sürdüler. dilekçe. Dokuzyüz yetmiş beşte [1567/68) korumada kalup1 yetmiş altıda [1568/69] donanma-yı Bu sefer şunun hümayunla Ejderhan seferine Kefe'ye ve Azak'a gitti. Ten Suyu: Don Nehri. Bir yerde uzaklaşırlar. Sigetvar yeniçeri ağasıyken çıkmasından sonra Kapndan hizmette bulunan Müezzinoğlu AliPaşa da kapudan olmuştu. Acem seferlerinin hepsinden önde olan tedbiri askere zahiredir der ve bunu başarmanın yolunu düşünürdü. O yer kazılsa birleşecek kadar ve iki nehir birbirine da olan askere yiyecek içecek ve yardımın yakınlaşarak birleştirilse yine birbirlerinden Demürkapu'da. dilekkağıdı. Şimdi. Bu iş. iki nehrin arası altı mil bulunduğundan bunu devlet geçen vezir. yüzyıl ortalarında Rumeli ve Anadolu defterdarlıkianna bağlı yalılar ayrılarak Istanbul'daki mukataalar da buraya verilip devlet merkezinde Şıkk-ıSani unvanıyla bir defterdarlık daha kurulmuştur. Böylece. Şıkk-ıScini defterdarı: XVI. Adı yarağını do- geçen Kefe pa- Korumada kalmak: Savaşa katılmadan.ALTINCI BOLUK İki Ali Paşa'nın gazaları konusundadır. elinden geleni yapup kazma. merkezde derece sırasıyla baş defterdar. Ejderhan Seferi: Daha önce Sultan Selim Han'ın tahta Piyale Paşa kubbe veziri. padişahın himmetine göre kolay iştir.

Mısır'a Sorulduğu giden hacı sırada gerçi ve tüccar gemileri bu ada zaman inkar edüp denizden bozguncu- luk eden Mesine ve Malta gemileri derlerdi. Kimileri Tatar ham askeri korkuttu. kendisi padişahın bunun gerek doğrudan anlamayınca ve üzerinde bulunmayınca olmaz. yarar görülen zamanda elbette bozmak gerek olur. lslam dinini horlasa ve dünyanın dört yanına çirkin davranışlarını yaysalar. Nogay Tatarı da gelüp üç ay kadar kadar ancak du çıktı. Ahitname: Anlaşma. dediler. şeriatça Yararı bozulması onun yar- olur ki bütün görülüp sonsuz daha yararlı görülse elçisi hazretleri peygamber -üzerine selam ol- Mısır 2 padişahının -Tanrı o zamanda defterdan: Mısır'ın maliye işlerinin başında olan defterdar. Kıbrıs Fethi Seferi: barış olmuştu ve Bu ada nice zamandan beri Venedik elinde olup bu aramız iyiydi. kazıldı. bu işi istemiyordu.KATIP ÇELEBI şasına koşup yola koyuldulac Ejderhan dedikleri yıkık kazmaya başladılar. küçük adamla büyük işe başlamak doğru değildir. vezirler ve serdarların işi değildir. Bu sırada Mısır defterdarı 1 giderken gemisini alup yağma ettikleri belli olunca üzerlerine sefer gerek oldu. Çünkü olduğunu doğrulayup işe koyulmasına görümlüdür. Kazma ve Birden askerin içinde küreği görnıneye şehir yakınına varup oradan çalıalayup dürişerek "burasının kışı üçte biri çok olur" diye bir dediko- bile bakmayup göçtüler gittiler. Kıssadan hisse budur: gun başı gerek. Dokuz yüz doksan dokuzda [1590/91] Sinan Paşa da Sakarya Nehri'ni kazmaya ve Sahanca Gölü'ne akıtmaya girişmişti. Ebüssu'üd Efendi'den fetva İstenince şöyle Şeyhulislam fetva verdiler: Mesele": Eskiden bir vilayet lslam ülkesinden olup bir zaman sonra bunu yere hatası kafir alup medreselerini ve mescitlerini yıkarak kafir töresiyle dopdolu eylese. iki düşman arasında bir konu üzerinde aniaşılıp iki tarafça imzalanan sözleşme. Lakin korsanlanndan zarar görürlerdi. bu soy işler himmet sahibi padişah işidir. 108 . Bu denlü harç ziyan olup boşa gitti. bu an şeriatin adı geÇen ahimarneyi bozmaya yönelmelerine engel olur mu? Karşılık: dımcılarını Engel olmak ihtimali yoktur. dinin sı­ ğınağı olan padişah hazretleri lslam hamiyyeti gereğince. barış yapması olmayınca barış asla şeriate yahut geçici olduktan sonra. o ülkeyi yerle bir olası kafirler elinden alup lslam ülkesine katmaya kalkışsa. Her işin uy- Anlatılan işe bir padişah varup zamanıyla başlasa ancak üstesinden gelir. anlaşma kağıdı. lslamlann yüceltsin. eskiden bu kafirlerin ellerinde olan başka vilayetlerle barış yapıldıkta ellerine verilen ahitnamede2 adı geçen vilayet de buluıimağla. sonuç vermedi.kafirlerin Müslümanlara yararı ola. Allah'ın uymaz.

Vezirlerden bütün askere serdar oldu. Anadolu beylerbeyi beyi Hasan beylerbeyi Tırhala. arnelde tutulacak yol. hepsi üç yüz zilhiccesi ortalarında Değeri tiler. Paşa. Maraş Derviş Paşa. Bkz. Yedikule'ye dek Islam askerini gönderigit- 7 Müekket: Üst üste tekrarlanmış. Sözlükçe. Imdi.ıp. Oradan Kıreç iskelesine (Vezir iskelesi. Bölük halkı: Osmanlı devletinin askeri teşkilatında yeniçeri ocağının üç ana bölümünden biri olan "ağa bölükleri" ya da "bölüklüler" denen parçası. Halep Rumeli'nin beylerinden Yanya. Gönderigitmek: Uğurla!I). Elbasan ve Prezerin sancak beyleri askeriyle ve beş bin yeniçe- 4 ri Yahya adındaki kethüdalarıyla. Paşa. cebeci. kadıaskerler.ak. ilkyaz denize açılıp Beşik­ taş'tan hareket ederdi. Şehrizül'dan ayrılma beşinci Muzaffer Karaman beyler- valisi Mustafa Paşa. Alemierin tanrısının halifesi hazretled bu işe girişmelerinde. yeryüzünde Tanrı'nın buyruklarını yerine getirmekle görevli olan padişah. Sünnet: Yol. Donanma seferi karariaşınca önce tersanede tören yapılır. yola vurmak 109 .hicretinin altıncı yılında [627/28] on yıla değin -Tanrı yapup Hazret-i Ali onu ululasın. Sivas beylerbeyi Behram vezir Lala Mustafa İskender Paşa. on mavuna. Paşa. Mora. Bunu ya- zan Tanrı'nın küçük kulu Ebüssu'üd. Bu cümle "Tanrı'nın elçiliğinin kendisine sığındığı ulu kişinin (peygamberin) yüce yoluna uyınuşlardır" demektir. berkitilmiş. Karamürsel: Osmanlı donanınasındaki çekdirilerin en küçüğüne verilen ad. Osmanyığıldı. Donanma buradaki törenden sonra kalkıp Beşiktaş'a gelip Barbaros Hayreddin Paşa Iskelesi önüne demirlerdi.dlaşma kesinl~ştikten sonra gelecek yıl boz1 ınayı yararlı daha görüp hicretin_se~inde [629/30] üzerlerine varup Mekke'yi fetih buyurmuşlardı. Bunun bir töreni vardı. Sirkeci iskelesi) gelinir ve Yalı-köşkünde padişah tarafından kabul olunurlardı. yüz yetmiş parça karamürsel soyundan5 gemiler. Donanmanın buradan kalkıp engine açılmasına ·"Beşiktaş'tan salmak" denir.DENIZ SAYAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN sun. Peygamberimizin sözü veya işi ile gösterdiği yol. Yüz seksen parça kadırga.müekket abitname yazup . lı padişahın fermanı gereğince ülkesinin iskelelerinde çok yiyecek Paşa gemiler yapılup yat ve yarağ görüldü. topçu ve biraz bölük halkı bu işe verilüp deniz yanını korumak içün üçüncü vezir Piyale Paşa'nın da gitmesi buyuruldu. sılbab namazından sonra erkencekendi kayıklarıyla tersaneye gelip kaptan paşanın odasında otururlardı. nişan­ cı ve defterdarlada yeniçeri ~ğası. vezirler. Tanrı'nın Halifesi: Yeryüzünde Allah'ın gölgesi sayılan. Beşiktaş'tan· salmak: Türk donanınası her yıl sefer mevsiminde. Sözlükçe. bu törene davet üzerine sadrazam. Tanrı elçiliğinin kendisine sığındığı ulu kişinin yüce sünnetlerine 3 uymuşlardır. Bkz. yüce padişah altmış parça gemiyle Kapudan Ali Paşa dokuz yüz yetmiş yedi [1571 Mayıs ortaları] Beşiktaş'tan hazretleri de kayıkla salup6 Akdeniz'e yola çıktılar. şeyhülislam.

başına 1570] adı Malta gemilerine rast reis Tunus memleketi buy- geçen Ali Paşa geldiğinden dört zedelenen gemileri onarmak içün yine Tunus'a Gemilerden alınan bayraklan gönderdiğinden bu söylediğimiz baş Başkumandam gemiye bindirip adada kurulmuş olan otağına törenle götürdüler. O [16 saldır­ kırı­ çokça kafir lup tutsak oldu.KATIP ÇELEBI Donanma-yı saldılar. Buyruğu gereğince Tuzla Kıyısı'na demir attılar. bir koldan lskender valisi Derviş Paşa Paşa. Yetmiş donanınayla buluşmak kadırgalannı alup yedi Paşa'dan şevvalinde alırrup Hafsoğullan üzere denize çıkup Kara Hoca [Mart 1570] devleti sekiz saferinde [Temmuz savaş sırasında döndüğünü bildirdi.kullan. Yetmiş mi gün orada dinlenüp sonradan Temmuz hem gelmediğirtden yir- sekiz saferinin yirminci günü [25 hümayun Fenike'ye varup Anadolu askeri henüz 1570] Kıbrıs Adası'nın kıblesinde padişahın güyeğüsü. Serdar kulları: Padişaha karşı devlet adamlarının kendileri hakkında kullandıkları bir alçakgönüllülük ve saygı tabiri. Lefkoşe'nin Kuşatılması ve Fethi: O konak yerinde sözbirliğiyle adanın ortasında sinin öne alınmasına denizden edilüp ayan ve erkan eskiden payitaht olan Lefkoşe Kalesi'nin ele geçirilme- karar verildi. Halep ve götürmek buyruğu verildi. da çıkup görkemle ve ululukla serdan bindirüp otağına götürdüler. Hemen metris yerleri görülüp bir koldan murada ermiş serdar. öteki Paşa Piyale gitmedi. Ve Piyale Paşa donanma 1 gemilerine varup yerine geçti. Kapudan Ali Paşa yarar ve gayretli Şam askerini adaya olduğundan hisarı ku- şatma işine ayrıldı. kalanı hisara kaçtı. hem de üçüncü vezirken serdara uyup hiç önce adaya çıkup serdann otağını aykırı paşalar kurdu. Bundan önce dokuz yüz Hafsoğullarından ruk bireyalet Emir Ahmed'den kılınmıştı. 2 yetmiş adındaki çökmüş. danışık yardıma Limanı'nda kaldı. 2 bir koldan yeniçeri. otuz birinci gününde -ki rebiyülevvelin on üçüydü- Ağustos 15 70] öğle vaktında dılar. Sivas beylerbeyi Behram Paşa zahire ve cebehane gemilerini korumak içün Tuzla şa'ya. bir koldan Kapudan Ali Paşa ve bir koldan Halep metrise girdi. otakla önden geriden Ertesi gün namlı kafirler çıkup savaşa bağla­ yetişüp saldırdıklarında kafirler dar- serdar büyük alaylarla gelüp kondu. Mağosa hisardan kafirler kalkup Karaman askeri üzerine hazır bulunduğundan kıyasıya savaş savaşta ettiler. vardıkta beyi. Kırşehri yınca beyi ile Akşehir Paşa Karaman beylerbeyi Hasan madağın olup hisara kaçtı. Donanma gemileriyle Piyale Pa- gelen kafirlere engel olmak. dört yandan toplar kurulup beylerbeyi Mustafa Paşa eyaleti askeriyle Lefkoşe kuşatmasının gaziler Kalesi kuşatıldı kuşatmasına ve o gün Maraş gönderildi. Bu sıralarda Cezayir beylerbeyi olan Uluç Ali geldi. 110 .

beşinde Piyale [13 Eylül Paşa do nan- vurduktan sonra gelüp iki yüz kadar gemiyle " kıyısında sert kaya üzerinde yapılmış bir sarp kaleydi. mensup olduklan bölük ve alaylarla. serdarlar yerlerinde du- yerinden kımıldamadığı her yerde Hafız Veziri azam askeriyle ve düşman­ Paşa. öteki gaziler de kollu kolundan açılan gediklerden 1 girüp kafirlerin kimini kırdılar sığınup Derviş Paşa'nın gücüyle o da ele getirilüp öldürüldü. kimse kapudanları içün asker ayrıldı. geçen hisar. Iki yüz kadar tut- sak ve bir o kadar da kılıç lokması oldu. bu- kapudanı ansızın semtte bulunup herkes rabatta ve habersiz olduLakin adlı sanlı paşa.ünü [ıo Eylüll570] hisann düşmüştü. Ölçüldüğü zaman çevresi sekiz bin sekiz yüz seksen arşın bulundu. Hisadarı ve kasabalan verüp Maraş Eskiden Varup kuşatmak ve savaşmak ğundan darmadağınıklık düştü. bağladı.. leni aykırı üzereyken bir gece kale Karavul olmağla ihsanlar gör- yerinde durdu ve Kafirlerin dileği Paşa'ya Mağosa'yı kuşatması beylerbeyi Mustafa çıkup baskın yaptı.ve zafer belirtileri görünmeye rinci gün ki rebiyülahırın sekizinci g. Düşmanın başını lll . Canlanna 2 minnet bilüp boyun Korunması düler. deniz on kuşattılar. düşmanın verdiği ziyanı yarar önlemek içün elinden ge- yerine gelmeyince dönüp kaleye kaçtı. iş görmüş. Mağosa Kuşatması: Lefkoşe ı s 70] fethinden sonra rebiyülahırın serdar ve ls lam askeri varu p Mağosa Kalesi'ni de ma gemileriyle Girit denizden bu Adı Adası yalılarını adayı kuşattı. gidegelmiştir. ordu içine yaptı. Bu hi~ar Allah'ın yardı­ mıyla ve birazını tutsak ettiler. Kızılbaş rup kımıldamadığından baskını Serdarların saldırup bozgun savaş sırasında Ahmed askerin olmadı. Bağdat kuşatmasındayken çoğu dağılmışken serdar yerinçl. göndermek: Kuşatılan bir kaleyi teslim almaya boyun eğdirmek için kumandanlannın öldürüldüğüne tanık olmak üzere onun kesik başını bir gönderin ucuna takarak düşman halkına ve askerine göstermek. Serdarlan kale gibi saraya gazilerin eline geçüp kiliseler mescide çevrildi. Elli bi- doğu yanından Ana- dolu ve Karaman yiğitleri girdi.DENIZ SAVAŞURl HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN aşağıdönmüşbayraklar kaleyekarşı dikilüp kafirlerin yüreklerine korku Bundan sonra günden güne fetih. eğdiler. Şah Abbas.e du- Kaçanlar yine sancak dibine gelüp Şah as- keri döndü gitti. Kıssadan rup hisse budur ki: gece kımıldamamak lar dönüp gerektir. Gece Baskını: yurulmuştu. Kirine ve Baf Ahalisinin Boyun Eğmesi: Lefkoşe alındıktan sonra Kirine ve Baf ahali- sine Lefkoşe beyinin başıyla adamlar gönderüp boyun eğmeye çağırıldı. Ka- Bütün savaşçılar.

Asker Nisan Mağosa hümayun serdan olup dokuz başları] üzerinde iki yüz elli parça olduğundan daha önce varmasun diye donanma her zamankinden önce denize savaşçı işinde vardı. savaş oldu. başlarında [1571 hiccenin lar. gemilerinin yolunu kesrnek üzere beklediler. Yararı olma- yup dönüldü. Henüz gök dumani ba- güneşin doğuşundan öğleye kırk parça kadırgayla deniz günü [30 Haziran 1571] Muzaffer saldırdı ve yetmiş Kilis hakimi Canbolat Bey deniz üze- edüp gedikten lslam askeri Islam askeri Her koldan bü- otuz üçüncü günü yürüyüş Arap Ahmed Bey de ği kafir açıldı. Bir kez da- ha Anadolu valisi lskender Paşa lağım atılup yürüyüş kolundan oldu. kadın dolan toprak yakınında hizmetçi. Pertev Paşa'nın Serdarlığı: O kış Mustafa Paşa Kıbrıs Adası'nda kışlayup ilkyazın kapısından devlet yüz yetmiş ikinci vezir Pertev ortalarında [1571 sekiz zilkadesi ve mavunayla çıkup Paşa donanma-yı gittiler. Gaziler yürürken Karavaş: Cariye. Zil- demirlediler. Bağazı'nda temelinden uçurdu. barçayı malları darmadağın kendi ve oldu- da yok etti. dokuz muharreminin üçüydü [28 rinde olan kaleye sılmadan gaziler lağım altıncı yürütüp Kuşatmanın Mayıs 1571]. ganimet tutsaklarla dolup gitmek üzereyken içindeki barut ğundan başka sırada yatan iki büyük tutuştu. hendeği Kafider de içeriden ler. nice mal ve yiyecek bile gitti. 112 altına barut döşedi­ bulunan on bin kadar gazi alt . Bu sırada dığından erişüp yakın güz mevsimi Piyale Paşa dırgayla serdarın ve Kapudan Ali hizmetinde yerde Paşa. lçinde bulunan anlı 1 sanlı asker ve tüccardan başka yedi sekiz yüz karavaş. atup açılan Kalenin berkli- ve içinde olan kafirlerin çokluğu yüzünden o gün de zafer ele girmedi. Bu med Paşa getirdiği kalyonunun daha önce tarafında iki veziri azam Meh- zahire adaya dökülüp. yine yeniden metrisler kurup birkaç yerden dövmeye Saferin kadırga olağanın yanından Paşa üstünde dek büyük durup o gün kolundan bir lağım savaşup düriştiler. Yürüyüşte Gazilerin Şehit Düşmesi: Bu toprak sürdürüp mıştı. attıkta [ıs Mayıs 1571] bağlamışlardı. yat ve düşman nice eksik yarağ taşra Hepsi levent gemileriyle üç yüze başları] Mağosa yakınına erişüp Nisan donanınası Kürekçi ve yakın oldular. Top- dökülüp serdara verildikten sonra dönüp Rodos Mağosa Hisarı Savaşı: yük topraklar sürülüp Zilhiccenin yirminci gününde lağımlar yürüttüler. alınamadı. alıkoyup donanmanın kışlayacağı limanı Rodos beyi Arap Ahmed'i kırk olma- parça ka- kendileri lstanbul'a geldiler.KATIP ÇELEBI radanderin hendek kazup gelüp gidenin yolunu kestiler. ateş atılıştan sonra umduğuna ermiş olan serdar göklere beraber daldurduktan sonra yürünmeyi tasarlalağım yürütüp hendeğe alup üstünde ve odalık § Halayık.

Aldı Kıbrıs Adasını Şah Selim bu fe thin tarihleridir. Askerin Bir Kez Daha Saldırışı ve Mağosa Hisarı'nın Alınması: Saferin yirmi yedinci günü [14 Temmuz 1571] Anadolu kolundan Islam gazileri saldırup dürişerek kaleye girdiler. Ada eyalet kılınup Muzaffer Paşa'ya verildi. Kıyasıya uğraş sırasında sekiz topu çeküp taşraya çıkardılar. Yeltemek: Coşturmak. Defter olunmak: Deftere yazılmak. Müslüman lanup dört bin denlü kafirin serdan Prağdı adındaki kafir bir inatçı meluntutsaklarını öldürdü ve ağız kavgası ettiğinden ayrılan kadırgalar içün tutu kendisine türlü hakaretler ve yüzüldü. Kafirler gördüler ki yardım kapısı kapalıdır. Iş buraya vardıktan sonra kafirler umutsuzluğa düştü. 'V Yani Mustafa Paşa. Iki fatih Kıbrıs'ı fethettiler 'V bir başkası.selerşehitlikjerbetini içtiler.3 Yine rebiyülevvelin sekizinde [31 Temmuz 1571] arı gibi her yandan kaleye üştü­ ler. şavk vermek. Ve on dört bin kafir kadırgalara verınede işkenceler savsak- olunup derisi dağıtıldı. gayrete· getirmek. Çünkü askerin ürkrnesine yol açar. Kirine ve Baf birer sancak yazılup karadan lçeli. za- imler ve alay beyleri. bir yerin alınması ve Tanrı'nın ihsan ettiği türlü nimetler ve bunların gönüllere verdiği ferahlıklar. iltifatlar gördü. nice adlı sanli kiıp. Taşra çıkan du.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN üst oldular. orducia yer altından lağım kazma işleriyle görevli bir sınıf. Ve günden güne her yandan lağımlar yürütüp gedikler açıldı. Kıssadan hisse budur: hisara yürüyüşten önce çok nakkabın2 yer altını yoklaması gerekir. Hiç bir tarihte lağım~n ~unca adam ölmüş değildi. dileğine ermiş olan serdar da askerin gönlünü alup onları yeltedi. ulu Tanrı rah1 met eyleye.Ç. 6 Hisarın yedi yüz altmış topu defter olundu. Fetih ve fütuh: Kuşatılan bir yerin düşmandan ele geçirilmesi. Mağosa. . Kafirler taşra çı­ kup ordudan dışarıda bir yerde çadırlar kurdular. Tarsus ve Sis sancakları eyaletine eklendi. Beylerden Malatya beyi Ferhat Bey. demirbaş olarak yazmak. 4 Alay beyleri: Sancaklarda. Nakkab: Lağımcı. Iki kerre fatih lafzıdır 113 318 -K. Ali Paşa. Ayıntap. Kars ve Divriği beyleri. deftere geçirilmek. Eyalet kılınmak: Idare teşkilatında bir yeri beylerbeyilik yapmak. Hisara asker girüp fetih ve fütuh4 5 işi bununla bütünlendi. ta ki bu soydan kayıp ve ziyan olmaya. ister istemez kalan kafirlerin memleketlerine gitmesine bir bakıma izin verilüp kale anahtarları geldi. tı~arlı sipahinin karada ve denizde en büyük subayları. Sonra muradına eren serdar göçüp karadan devlet kapısına geldi.

Gemileri: Yüz kadırga donanma-yı hümayunla karşılaşarak alındı. on da Ceneviz'den ki Ispanya'ya bağlı olup başları idi. her birinde yedişer yüz nefer konmuştu. dört Malta'dan. Kapudan Ali Paşa. hepsi iki aşağısı yüz parça çekdirir. mevsimi yaklaştığı içün levent gemileri derya beyleri gemilerinde az kalup birer bahaneyle gitmişlerdi. Savaşçı ve kürekçi tırnar erba- kısmının birazı dağılup askerin gerisi donanma gemileriyle lnebahtı Limanı'na gelüp demir attılar.KAT!P ÇELEBI İnebahtı Yenilgisi: Önceleri başkumandan Pertev Paşa ile kapudan Ali Paşa Kıb­ rıs'tan Rodos'a gelüp birkaç gün o çevrede dinlendiler. o da bulunmuyordu. Ce- kapudanıydı. Bunlar Mesine'detoplanup olunmuştu. Malta'dan ve Ciciibeş bin. Duka ve Tiranda adında gönüllü Venedik gemilerinin azığa çok darlığı avuturlardı. zinadan olma sirnet vermişti.. olup Ispanya gemileri biraz nup Ceneviz'de gemilere Ispanya'dan girmişlerdi. yedi mavuna da Venedik'ten ki her birinde üçer yüz savaşçı vardı. lavri'den. öncekiyle kırk elli bin kafir defter 1 Islam Askerinin Danışığı: Serdar Pertev Paşa. on iki Çicilye'den. On iki de Papa'dan. Yirmi barça da Venedik'ten. dört Marine'den. zayir beylerbeyi Uluç Ali ğiyle Paşa Düşman dananınasından Kıyılarını yağma edüp gezerken Ce- da yirmi parça gemiyle gelüp onlara varup Kefalonya Adası'nı yağma edip yıktılar. Venedik'ten ki her birinde yüz savaşçı vardı. kapudanı feryatçı vardıkça savaşa çürümüş çıktılar pek- ve on yedin- "daha sabredin. ci günde Holumuç önüne geldiler. ze- gücü yeten yirmi bin kişi topla- Alaman'dan dokuz bin. on iki de gönüllü gemisi. Ve yine iki kalyon Venedik'ten ki her birinde biner cenkçi vardı. eser ve haber belirmeyüp Girit Adası'na saldılar. Defter olunmak: Deftere yazılmak. yirmi dokuz ve yirmi sekiz oturak. Bu gemilerin serdan Roma Osteryako. katıldı. yani nedik kapudanı neviz kapudanı kapudanı Avusturyalı Beşinci Marko Anton ve Ispanya tınparatorun Karlos Sebastiyano Verniyo ki Venedik beylerindendi. Orada yere batası düşman vuruşmalarının gemilerinin mutlaka gelüp kesin olduğu haber Kiifir. ye'den bir o kadar daha. Söz birli- kıyısında Sonra Rumeli Venedik kalelerinden Sobut. Nice zaman denizde gezüp kafir Kış bı dananınasından eser ve haber belirmedi. deftere geçmek § Askere yazılmak. Venedik'ten bun olsunlar" diye Cevan oğluydu. Ülgün ve Bar adındaki hisariarı aldılar. hepsi yirmi Ve- kapudanı. 114 Cezayir beylerbeyi . Dört Ka. en dörder oturaktır. On da dukadan ki Florensiya ülkesinin olan Oğlan dukası Kapudan dedikleri Anderya ve Ligoma hakimidir. otuz Ispanya Anabolusu'ndan. dört Portokal'dan.

DENIZ SAVAŞlARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Uluç Ali beş Paşa. donanınası savaşlarını görmeyüp sert bir kimseydi ve kendisine gelen buyruklar her nerdeyse üzerine varup karşılaşasın. Hayreddin Paşaoğlu sancak beyi ve askerin başka ilerigelenleri.z tanınmış. uydu. Hasan ay kadar denizde gezmekle gemiler bozgundur. ordu başkumandanının bulunduğu yer. tartışmak. o yoksa başkumandan olarak sadİazam bulunur. büyük bayrakları ve flandıraları gidermek: Gemiler~n başında kimin olduğunu. Fanusları. kişi eksik oldular. sağ kol. Kapudan Paşa alaya kalkışınca o da vazgeçti. niçin söylemezler? Bir gemiye top dakunduğu gibi batması ihti- malinden karaya dönse gerek. büyük bayrakları ve ilandıraları giderin" 2 diye öğüt verdi. Ordu bir hilal biçiminde kurulur. diye sipah ve yeniçeri. Kapudan Paşa "kıyı tutmak yeğdir" dedi. o zamandan beri Karrluburun derIslam Gemilerinin lenmeyle dokuz yüz Çıkışı yetmiş Kavga olmak: Dil dalaşı olmak. bunların önlerinde kademeli öncü kuvvetleri. hiç olmazsa deniz gidelim" dedi. yoksa öfkeme uğrar. Savaş Rumeli'nde ise Anadolu askeri sağda. saklamak Orta: Savaşta merkez. sol kol olarak üç parça olur. bu boğaza yakın bir burun vardı. Kapudan karşı çıkup savaş yanlısı yürümeği kararlaştırdığınıza dönüştür kafir donan- yok mudur? Her gemiden beşer onar ne olur?" dedikte başkaları da yer yer Paşa "düşman tarafına korkuludur" dedikte Pertev on eylediler. yanlarda da Anadolu ve Rumeli eyaletleri kuvvetleri yer alırdı. ötekilerin bozgununa yol açar" diyegördü. Mora'da Holumuç kıyısında. lnebahtı Bağazı'ndan çıktılar. azar yersin" diye ferman olunduğurrdan bütün askeri kendi düşüncesine uy- durup savaşa karar verdiler. çıkılmak Paşa "lslam gayreti. bu hilalin ortasında padişah. izinli izinsiz dağılmışlardır. Bu Kapudan korsanlık Paşa aslında fennini bilmez. Tarabulus beylerbeyi Cafer Paşa. Bu yolda çok kavga olup1 Uluç Ali Paşa. ması Paşa. Turgutça Paşa ile savaş görenler. gerilerinde de ağırlıklar ve ardçılar bulunurdu. göre. ama olmadı. ama deni. Eskiden Körfez'den lnebahtı'ya Boğaz Hisarları'ndan içeri giremez. padişahın şerefi olmağla Ali üzerine dönüldükte. "hani Hayreddin Paşa ile. Savaş Anadolu'da olduğunda Anadolu askeri sol.bir yer~ gelüp Uluç Ali Paşa savaşa rıza verı:u_eyı.:ıp "donanmamız danışık altı eksiktir. Rumeli askeri sağ kanadı tutardı. bayrak ve flandıra gibi alametleri kaldırmak. Rumeli askeri solda yer alırdı. münakaşa etmek. "Gemilerden fanusları. donanmada kumanda yerindekilerin hangi gerililerde olduğunu düşmandan saklamak için gemilerde bunları belli ederrfener. da "elbette kafirin yarar ve gayretliydi. llS . ve Bozgun: Adı geçen Kapudan Paşa büyük öfke ve böbürdokuz cumadelülasının on yedinci pazar günü [7 Ekim 3 1571] kalkup Pertev Paşa sol kola ve Ali Paşa sağ kola. Paşa ona. Osmanlı ordusu daha önceki Islam ordularındaki tertiplen~e gibi merkez. kendi ortaya girüp hepsi yüz seksen parça gemiyle alay bağladılar.

Üşündü etmek: Bir yere birikmek. bayrak gibi bir alarnet koyırıamak. Islam gemileri o elli gemiye çatup tamam ellisini söyündürmekle uğraşırken öteki gemileri burun ardından çıkup donanınayı çevirerek topa tuttular. tutsak Kalanından olmuşken da Mahmud Bey gemisiyle Preveze'ye kimisi Hasan çıkarak Paşa alınup kimi boğulup gitti. düştü. Topuklu yer: Denizin dibinde topuk gibi yükselen yer. üşüşmek. alayı bırakmak. bir yere toplanıp hep birden çullanmak. gemisine bir ala- rnet koymayup deniz tarafına açılmıştı. durum men baştardayla gereği. iki oğlu ve içinde olanlar tutsak oldu. Beri yandan da. denizin içinde yükselen çıkımı dolayısıyla derinliğini kaybedip sığlaşan yer. baştardayı araya 1 alup kapudanı şehit ettiler. Askerin çoğu kafirlerle savaşta şehit oldu. kendisi denize düşüp yüzerken Hasan Paşaoğlu Mah- mud Bey rast gelüp kancayla gemisine aldı. s. durumları ne zaman ki bu gördü. Alarnet koymamak: Içinde donanma kumandanının bulunduğunu saklamak ve bunun düş­ manlar tarafından tanınmasını önlemek için başka zamanlarda takılan fener.KATIP ÇELEBI ler. Savaş yeri olan Anatoloka. Öteki askere tam bozgun olup herkes başının kaygısına Uluç Ali Paşa. kafir donanınası o burun ardında yaturdu. Hemen kafirin elli parça gemisi seçilüp Kanluburun'dan leri burun ardında saklanup görünmezdi. Baş gidince ayak kalmaz. kale ve metristir. ilkin önünden savulup sonra dönüp ya ardından ya böğründen girelim" dedikte Kapudan Paşa "ben padişahın donanmasına kaçtı namını komazam" deyüp taşra gelüp kalan gemi- yürüyüp karşı vardı. Pertev karadan Inebahtı'ya geldi. Üç fener: Bkz. bunların birazı Ağriboz Paşa 2 karaya beyi Salih çıkup Paşazade kurtuldu. kafirler üstün geldiklerinden Cezayir gemileri birbirinin doğru aldı ardına düşüp savaşarak Moton tarafına çektirüp gittiler. Iki parça barça. O yerde Ali kapudana haber gönderüp "kafirlerin barça ve mavunası. gemisiyle kurtuldu. Paşa. 187. bir yerde durup toplaşurken Kapudan alaydan seçilüp önce bir gemiye çatarak söyündürmeye Paşa he- uğraşırken kafirler üç fenerlerinden bilerek üşündü ettiler. eski korsandı. Alaydan seçilmek: Savaş için düzenli sıraya girmiş gemilerden ayrılmak. Pertev Paşa gemisini de topla vurup batardılar. 116 . Mora kıyısı­ na yakın töpuklu sığ yer 3 olduğundan on beş parça gemi oturup halkı suya döküldü. Kapudan Paşa gemisinin girdaba düştüğünü 2 görünce çektirirken Malta başını kapudanınıh üzerine gelüp çatup ve bu kapudanın kendi eliyle kesüp birkaç gemi daha söyündürdükten sonra.

Hükema kitapları: Hakimlerin. tersane emini ve Dumdum Memi. Serdar olanlar kendileri savaşa başlamayalar. inne zelzeleti's-saate şey'ün aztm" diye şaşarak istirca eylediler _2 O sırada kapudanlık mansıbı yiğitliği ve güzel tedbiri karşılığı adı geçen Uluç Ali Paşa'ya verildi. o kış içinde yüz elli parça kadırga ve sekiz mavuna kurdurdu. Bütün askerin kınl­ masından bir serdarın alınması zararı artuktur. [Bakara. yerinde durup öteki askeri gereğine göre kullanalar. Kafir hepsi altmış ve bu beyi Abdülcebbar. Rabbiriizden korkun. beyi Ahmed. barış mümkünken savaşa kalkı­ şılmaya. hikmet sahiplerinin. :fuga beyi Ali. çünkü kıyamet vaktinin depremi müthiş bir şeydir (Hac. Engürü beyi Mimar- Firdevs.1 Mansıplar Verilmesi ve Kılıç Ali Paşa'nın Kapudanlığı: Edirne'deyken cumadelahirenin üçünde [23 Ekim Alemin sığınağı olan padişah 1571] Uluç Ali Paşa'nın gelüp bu korkunç haberi getirdi. düşünürlerin.eyi Karabat~l<. Uluç lakabı Kılıç lup herkes bundan böyle Düşen Kılıç ile değiştirildi. beyi Çorum beyi Gülabt. Savaş kanunları: Savaşta 2 izlenecek yollar. Kuran-ı Kerim: Ey insanlar. felaket veya ölüm haberi karşısında "lnna lillah ve inna ileyhi raciün" demek. Ali Müslüman ve başkalan olup az kimse kurtuldu. Kalkışılırsa iyice araştırılup kanun üzere savaş ola. filozofların eserleri. Ayetin tamamı şudur: "Ellezine iza esabethüm musibeten kalü irma lillah ve inna ileyhi raciün: "O sabredenler. yakınında olan Hasbahçe'den biraz Veziri azam Mehmed Paşa da var gücü bazuya getirdi. Veziri Azam Mehmed Paşa'nın Hazırlığı ve Tedbiri: O sırada Cem güçlü padişah ye- niden gemiler yer ayırdı yapılmasını ferman etti. hepsi onbir sancak beyi. göz önünde bulundurulması gerekli kurallar. 2:156] . savaş kanunlarını tarihlerde ve hükema kitaplannda göreler . Istirca eylemek. tersane ve Sekiz Kemerli Tersane yaptılar. sancakların parça kadırga alup Şolok ve kapudanlardan sipahileri hepsi halatını şehit ve gereçlerini Venedik Cebehanesi'ne kodu. ~kız Mısır lskenderiyesi beyi bir bey daha. Hele deniz savaşlarını kara savaşına benzerıneyeler. sancak beylerinin yerleri verilüp Murad Reis'e de Sıgacık sancağı verildi.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Şehitler: zade. eğer karşı koymaya gücüyetse bile. Bozgun olup umut kesildikte ister istemez bir tarafa çıkmakta hünerdir. 117 . Niğbolu beyi Ahmed. Sığacık beyi Karahisar-ı Şarkı lnebahtıl:ı. kendilerine bir bela geldiği zaman 'biz Allah'ın kullarıyız ve biz O'na döneceğiz' derler. Hızır. 22:1). Ona yazılan yazılarda bu lakap yazı­ Ali dediler. Bir musibet. Bütün Müslümanlar tasalanup bu bozgunun olmasına bir adamı kıyameti andıran "sübhan el-Kadir el-Hakim. Midilli kethüdası. Kıssadan hisse budur ki serdarlar düşmanın durumunu yoklayup iyice anlayup bildikten sonra.

devlet tarafından. belki daha çok tekmil etti. yelken ve başka gereçlerini tamamlamak güç görünür. sayılı adamlarına ki devletin ve ileri gelenlerine.ksa devlet alınmıştı." 2 Ama Tersane-i Amire'de kimi yaşlı kapudanlar. Yere batası hepsi iki yüz otuz dört Ali Paşa gördükte kafirler. "Türk bu kadırga denize şaştılar. bütün giderleriylı: birlikte bir kişinin 4 ağzında üzerine yüklenmesi. kafir- ler de geceleyin Ispanya donanmasıyla bir yere gelmeye gittiler. bakımdan karşılaş­ lakin geçen yıl olan büyük kayıptan Islam ordusunun gözü kork- muştur. top ateşi altına girmek. "Gerçi bildim ki bu tekmil edersiz" dedi. Gemi salmak: Bir geminin yapılmasının. yetiştiklerio devir devlet adamlarından işiterek anlatırlar halince gemi saldılar. savaşta küçük bir budur ki Matan altına saldırıyla yüz döndürmesi ihtimali girüp gücümüzü donanınayı vardır. Bu gemileri bütün beylikten verilen mal ile mi yaptı. Hazine defterleri: Devlet maliyesiningelir ve giderlerinin yazıldığı defterler. yerinde olan korumaya veririz" diye çektirüp hisarın topu altına girdi ve gerek olan yerlere toplar çıkarup birkaç püryarak gemi4 yi liman 2 kodu. tüfek. Ertesi gün tan atarken kafirlerin büyük donanınası gelüp hiç El arkasını yere koymak: Ellerini dua etmek için göğe kaldırmak. Gerçekte de ilkyaza dek bütün tedariklerini görüp bu kadar top. şu kaldı: adamları dövüş ve eskisi gibi. iplerini ibrişimden yelkenlerini atlastan etmek ferman olunsa yapmak mümkündür. yıl donanma çıkdu. her maya gücü çıkaramaz" ve sekiz mavunayla dokuz yüz seksen vardır. bunun doğru olup olmadığı hazi- ne defterlerinden 3 belli olur: Donanmanın Denize Çıkışı: inancındayken saferinde [Temmuz Venedik 1572] Kılıç donanınası bunları toplaştılar. Avarin önünde iki taraf da akşama yakın savaşa kalkışmayup biraz Islam kahramanları geçen yıl olan bozgun korkusundan çekindiler." Koca Mehmed Paşa karşılığında "Paşa Hazretleri.KAT!P ÇELEBI Kapudan Kılıç Ali ye beş altı Paşa hep derdi ki "tekne yapmak kolaydır. iki yüz parça gemi- yüz demir ve ona göre halat. savaş araçları ki geçen yıl Kavga: Burada yr. 118 . ve belli kişiler mi yardım etti? Peçevf aydur: "Ne kimseye gemi saldılar ve ne akçe yardım aldılar. Top altına girmek: Top ateşinin erişebileceği bir yere girmek. yüce devletin gücü ve kudreti öyledir ki bütün donanma demirlerini gümüşten. Herhangi geminin yat ve yarağı yetişmezse bu minval üzere benden al" dedikte Ali Paşa el arkasım yere koyup al1 kışlayup donanınayı dua eyledi. Kapudan "gerçi gemilerimiz püryarak ve mükemmeldir. herkese Yalansa söyleyenin üzerine.

gerektir ki bundan böyle Venedik'e bağlı cak Ispanya elinde olan illerini yakup olan yerleri vurup yıkmaya gücünün yağma eylemeyesin. Aman-ı hümayun: Padişah tarafından düşmana canlarının ve mallarının korunacağının bildirilmesi. Bunlarda. Sözlükçe. Recep batup ayında [Kasım 1571] gelüp Tersane-i Amire'ye girdiler.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN bir yüzden yaklaşmaya ve raflarda dolaşup kar~ya savaşa er döküp çare bulamayarak birkaç gün o ta- memleketlerine dönciykten sonra Isl~m gemileri Moton altından çı­ kup esenlikle Tersane-i Amire'ye _girc!_iler. Piyale Paşa'nın Seferi ve Venedik ile Barış: Kafirler eskiden donanınayı bozdukların­ dan çok böbürlendiler. Birkaç savaş gemisi alup yağma ettikten sonra Venedik elinde olan kıyılara saldırmak üzereyken Istanbul'dan hükümler geldi. seksen bir saferinin ikinci günü [3 Haziran kadırga çıkup ve on iki mavuna ile yerle bir Avluna ve Delvine donanma-yı alma~ hümayun içün yine yeterince hümayun çıktı. "Venedik beyleri elçi gönderüp miş suçlarından dolayı şimdiye dek işlediklerigeç­ özür dileyüp kulluk göstermekle reaya. 119 . yüz. büyük savaş gemilerinden meydana gelen bü}'ük filo. bu yılda Venedik boyun eğüp barış karşılaşmaya gücü yapmakla Ispanya donanmasının yalnız başına olmadığından şevvalde [Ocak 1574] Arap Islam gemileriyle yakasına varup kol gü- cüyle4 Tunus Kalesi'ni aldı. Bkz. An- yettiğini yapasın" diye fer- man olunduğundan serdar ve kapudan Çicilye ve Anabolu semtine gitmeye niyet ettiler. Lakin sert ve muhalif yeller esüp birkaç gemi de gitmekle deniz zamanı geçüp devlet kapısına rüzgarın sertliğinden döndüler. Kol gücü: Asker kuvveti. Şehir ile deniz arasında Boğaz'da eskiden ellerinde olan Halkü'l-Vad Kalesi'ni çok bı::rkitüp içine nice Ağır 2 4 savaş araçları. pokuz 15 73] çok askerle dolu iki yüz elli se- kafir donanmasıyla karşılaşmak içün kıyılarına vardılar. Halkü'I-Vad Seferi ve Tunus Vilayetinin Fethi: Halk "Akılbend" der. geçmişin üzerinde durma~ak. Ağır donanma 1 çıktığını kafider işidüp kımıldamaya güçleri olmadığından Piyale Paşa ve Ali Paşa çektirüp Polya yakalarını vurdular. Moton'da da korkup çekirimeden üzerine geldiklerinden padişahın gemi hazırlanması yolunda hamiyyeti ferman-ı dalgalandı. beraya ve askerin ra- hat olması içün 'geçmiş geçmiştir' dediklerince geçenden geçilüp 2 barış hayırlıdır sö~ züne uyarak barış yapılup memleketlerine aman-ı hümayunum 3 ihsan olunmuştur. zahire ve asker koydu- donanma: Büyük donanma. Geçenden geçmek: Geçmişi unutmak. Yeniden gemiler yapılup kahraman vezir Piyale kiz öç olası Paşa serdarlığına getirildi.

sanatlı. ve Ağustos 1574] İslam Hafasa kuşatma sırasında Kalede top soyundan beş bin kadar getirilmişti. gece gündüz Paşa. Veziri azam Mehmed Paşa ve gereçleriyle iki yüz donatıp\jf re altmış bahar günlerinde dağıtıldı. tki yeniçeri alındı.Ç. verildi. düştü. Kapudan Ali Paşa ile dokuz yüz seksen iki muharreminin yirmi üçüncü günü Mayıs 1574] İstanbul'dan çıkup Akdeniz'e saldılar. kılıçla hisarı aldılar. Eskiden Yemen'i fethedüp beş Mısır beyliğinden deniz askeri gemi- gelen vezir Sinan Paşa hepsine serdar verildi. O kıyıları ardında olduklarını padişahın eşiğine basup ele geçirmek alınması rinde Tunus Kalesi'nin geri Halkü'l-Vad'ın ve bildirdikle- ele geçirilmesi içün büyük donanma hazırlanması ferman olundu. Bunlar sağ ve sol olmak üzere iki bölüktü. çüp iki bin de fetih günü tutsak alınup gemilere den açtırmadan aldılar. Karaman ve ve kalite. vurdu- Karası'na varıldı. Kapudan Ali Paşa deniz yanını korudu. yeniçeri sonra ulu gazileri yürüyüp Mehmed savaşlar Beş Tanrı'nın Hafsı: tutsak olup çok kimse bin kafir kılıçtan ge- dağıtıldu. \jf Bir defterde yüz elli kadırga. öteki solunda dumrlardı. ı Ulufe bölüğü (ulufeciler): Devletten aylık alan atlı kapukulu askerlerine verilen ad. Lakin kethüdası ve topları hisara havale ey- Tarabulus beylerbeyi Mustafa dövüş. 120 . yeniçeri ve lere girdiler. on kırk kalyon sekiz bin kürekçi gelüp gemilebaşka askeri.KATIP ÇELEBI lar. eteğini sekiz beline dolayup o kış içinde bütün yat ve yarağı kadırga Osmanlı ülkesinden Maraş Anadolu. ikisine birden kimi kez "orta bölük" denirdi. on beş mavuna. eşsiz hepsi gemilere götürüldü. Kalavriya yakasına varup Toprakhisar yöresini vurup yıktıktan yağma ettikten sonra lar. çökmüş. yüz yirmi barça görüldü -K. Oradan beş günde engin geçilüp Arap Kuşatma sine İslam ve alma: Rebiyülahınn askeri çıkup çadır Mısır gönüllüleri kuşatma işine Otuz üç gün. yıkılmış olup nice ganimetler da ikinci günü [22 Temmuz 1574] Halkü'l-Vad çevre- savaş yardımıyla cumadelülanın altıncı taraflarını serdarın buyruğuyla ateşe kurduktan sonra metrise girüp lediler. on altı mavuna. yürüyüşlerde padişahın sağından yürüyen sipahi bölüğünün sağ tarafında. sağ ulüfe bölüğü ı birlikte koşuldu. vuruş gününde [24 birbiri kınştan artıklarından ardınca şehit büyük oldular. sol ulufeciler de hükümdann solunda yürüyen sipahilerin solunda yürürlerdi. Tunus beylerbeyi Haydar ve ettiler ve Mesine sonra kafirin bir büyük harçasma rast gelüp göz içinde bulunan ganimetleri [Mayıs/Haziran] Rebiyülevvelde yağma [ıs yakın toplar vardı ki her biri bir kale- zamanlara dek Tophane'de ve Sa- rayburnu'nda dökÜlüp yatan toplar onlardır. Paşa. Savaş meydanında ve ordunun konak yerinde ise padişah sancağının biri sağında. Hazineyi beklemek de bunlara aitti. Sağ ulüfeciler.

Gerçi berk ve güçlü yük Bu hisar Tunus hendeği kırk üç denize bitişik. Sonra Tunus memleketine Ramazan Paşa vali dikildi. kılıç artığı ka- firleri tutsak edüp zincire vurdu. eni yıldan beri Ispanya A. olmasında benzeri yoktu.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Halkü1-Wid'ın Yıkılması: derinliği otuz zira. sağ padişahın iltifatını gör- . kalelerin yat ve yarağı ve gereçleri görüldükten sonra yum olarak recebü'l-müreccep başlannda diler. Tunus Vilayetinin Fethi ve Ele Geçirilmesi: Eandan sonra serdar ve kapndan donanma-yı ne hümayun ile Tunus vardı..!ap yakasım onunla ele geçirmek mümkündür. Gördükleri iş karşılığında [1574 121 esen ve do- Ekim başlan] Tersane-i Amire'ye gir- serdar ve kapndan her biri düler. yakınında her birini nice gün kafirin yaptığı Eastiyon adındaki hisarlar üzeri- kuşatup vuruş kırışla ikisini de fethetti. içi berk l::ıü:Jüçük hisard~ ki derdi. kasabalann. lakin sözbirliği olduğundan ve donanma gemileri alarga ve gürültüyle bir anda kalenin olduğu otuz yerden kuleleri kılındıktan parçaları sonra bırakılması­ gibi altına lağım ateş verildi. diye urulup içi boşaltıldı sarsıntı Şehri önünde on zira. bütı:t_n nın zararı kesindir. Bü- havaya uçup orada yapıdan iz kalmadı. o hisarı berkitmeye çalışırdı.

Seferde Os~ ölünce vasiyeti ile Islam askeri ordusunda kaymakam. Sözlükçe. sonra da devlet ka- Hasan Paşa'dan sonra kapudan oldu ve donanınayla denize aldıktan çıktı. [1572/73] sıralarında yeniçeri ağalığıyla çıkup sonra Erzu- ve Revan eyaletlerine vali olduktan sonra vezirlik verildi... .. man Paşa pısında kapudanı Cağala'nın oğludur. birkaç bin askerle kaleye Cezayir beylerbeyi lstanköylü Ahmed serdar olup adı ve yeterince askerle dokuz yüz doksan sekizde Paşa'yı öldürdüğü. O yıl Mesi- sonra fetih ve za- dediği kasidedendir: cansitanlar berr ü bahri aldılar gitti Can alıcı süngüler karaları ve denizleri aldılar gitti hemrahı O ko- Sultan Süleyman Han zama- ferle geldi. geçen kapudan elli [1589/90] varup öldür- dü ve memleketi kötülüklerinden kurtarup başını getirdi. O yılın [Ağus­ zilhiccesi sonla- rında [1588 Kasım ortaları] Tarabulusgarp'ta Yahyaoğlu Yahya adındaki Haricinin. Bkz. Uluç Hasan Paşa ve Tarabulus Seferi: Bir yıldan sonra. doksan altı şevvalinde tos 1588] Uluç Hasan Paşa Mağrıp'tan gelüp kapudan oldu. . Bundan sonra Akdeniz'de Girit seferleri gönderilmeyüp Hisarı'nı yaptı çoğu korudular. lbrahim Paşa kapudan oldu. 1 Mehdi'nin halifesi olmak davasıyla ortaya rebiyülahırda [Şubat 1590] alemin sığındığı kapıya kadırga parça çıktığı. YEDINCI BOLUK Girit seferine dek olan kapurlanlar üzerinedir. Sinan Paşa da Yanık'ı fethetmekle Azmizade Efendi'nin Huda Hisarı harem-i sultani hizmetine uygun görüldü. . Doksan beşte öldü. 122 . anası Paşa Hıristiyan olmuştu. Silah- ne Kalesi'nin çevresini vurup kafirlerin birkaç kalyonunu Sinan-ı Nova sırada oldu devletinde iki paşanın bin üç cumadelülasının Senin zamanında Tanrı iki paşanın yoldaşı oldu 2 on sekizinde [29 Ocak 1595] işinden çıkarılıp Harici: lslamiyet'in en eski fırkalarından birinin mensubu. [Kılıç] Ali çıkıncaya Paşa ve dokuz yüz seksen dokuzda savaş kadar içün donanma Karadeniz'e bir iki sefer edüp [1581] kadırgayla elli parça Faşa Cezayir'e gitti. aynı zamanda Paşa'nın da adı olduğu için kelime oyunu yapılıyor.. Cağalaoğlu Sinan Paşa: ruyucusunun kızıyken nında adı tutulup Frenk tutsak olup geçen Sinan dar iken dokuz yüz seksen Bağdat rum. bildirilince Cafer Paşa çullandığı. 2 Süngü anlamına gelen "sinan" kelimesi.

DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN

sonra vezirlikle Eğri seferine gitti,

savaştan

sonra sadrazamlık verildi.

Halil Paşa: Bosnalıdır. Vezir ve güyteğü iken o tarihte kapudan olup Eğri yılı bin
beşte [1596/97]

yüz on parça kachrgayla Akdeniz'i koruyup geldikten sonra

işinden

çıkarıldı.

Cağalaoğlu'nun İkinci ve Üçüncü Seferi:
zamlıktan

sonra

Şam

Bin beşte [1596/97] adı geçen paşaya sadra-

eyaleti verilmişti.

Bin altı şevvalinin dokuzuncu günü [15

Mayıs

1598] ikinci kez kapudan oldukta;

Hatif, besınelenin "ba"siyla tarihini dedi
1

BcH bismillah ile Hatif dedi tarihini

Kapudan old.u Sinan Paşa-yı derya-dil yine Deniz gibi engin yürekli Sinan Paşa yine kapu dan oldu 2
Riyazı'nindir.
donanınayla

Bin yedide [1598/99]

denize

kizde [1599/1600] yine Mesine'ye varup

çıkup ınebahtı'ya vardı,

anasını

korudu. Bin se-

getirdi. Dokuzda [1600/1601] ve onda

[1601/02] yine sefer eyleyüp on ikide [1603/04] Mısır'dan hazine getirme işi verilerek
donanınayla ıskenderiye'ye varmıştı.

Ali Paşa karadan götürmüş bulundu.

Bin on üç muharreminde [Haziran 1604]

kapudanlık

Acem seferine gitti. Bozulduğu içün bin on dört
Paşa'ya

ıki

üzerindeyken serdar olup

şabanında

[Ocak 1606] yeri

Derviş

verildi ve o yıl Diyarbakır'da öldü.
defada hepsi on

ğişiklikler

ve

yıl

kadar

kapıdan

işler yaptı. Baştardaya

ve üçer Türk koyardı; böylece gemi
gut Paşa'ya yetişmiş bir korsan pir,

oldu.

Zamanında

kürekçilerin iyisini
halkına

baştarcia

kendi

seçeı:,

dileğince
küreğe

her

güven gelirdi. Ve Koca
reisi olup

donanınayı

Hacı

nice de-

üçer forsa

Reis ki Tur-

çeker çevirir,

Paşa

da onun dediğine göre iş görürdı'L Hiç bir seferinde yüze kir getirmedi.
Cafer Paşa: Derviş Paşa kapudan olduktan sonra sadrazam olup kapudanlığı adı

geçen paşaya verildi. Bu

paşa, Kılıç

Ali

Paşa kullarındandı.

kup iki sefer eyledi. Bin on beşte [1606/07] Celalilerin

Akdeniz' e donanınayla çı­

başkaldırınası

yüzünden

Mısır

hazinesinin karadan gelmesine yol olmadı; adı geçen paşa donanınayla ıskenderiye'­
ye varup gemilere

aldı

ve getirdi. Bin on

altıda [1607/08]

yine denize

çıkup

Avarin'e

varup korudu ve devlet kapısına gelince işinden çıkarıldı.

2

Hdtif: Kuvvetli ve tiz bir sesle bir şey bildiren veya davet eden kişi § Söyleyeni görülmediği
halde esrarlı bir haber veren, bir uyarma veya çağrı bildiren ya da şiir ilham öden ses §
Gökten veya görünmeyen bir söyleyiciden gelen ses § Gizli bir haberci, koruyucu melek.
Son tarih dizisine besınele kelimesindeki "B" harfinin sayıca değeri olan "2" eklenecek demektir.
123

KAT!P ÇELEBI

Hafız Ahmed Paşa: Harem-i hümayunda doğancıbaşılıktan 1 çıkup onun yerine ka-

pudan oldu. Bin on yedide
hazinesini getirmek içün

[1608/09) donanma-yı

ıskenderiye'ye

hümayun ile Akdeniz'e gitti.

Mısır

Mısır

kafile

varup dönüp Rodos'a geldikte

gemilerini2 bozulmuş buldu. Bu gemiler o yerde gafil yatarken savaşçı korsan gemidüşüp bozulmuşlar,

leri üzerlerine
lar

olmuş.

Paşa

Ne çare, Kapudan

üç dört kalyon ve karamürsel
zamanı

deniz

alırrup

geçineeye dek o

çok

kayıp­

yalıları dolaşup

devlet kapısına gelince bundan ötürü işinden çıkarıldı.
adı

Bu

geçen

paşa, şakayı

. makla uğraşıyordu. Söz
Paşa'ya taş

severdi ve

görüştükte

Ganizade Efendi ile

şiirle tanınmıştı.

bu molla,

şarap

arasında Paşa "yazınız

Paşa

çakup ve

hazırcevaplık

kadısı

Şerife haşiye

yaz-

nereye geldi?" diye sordu. Zarif molla,

atmak isteyerek, "denizde ve karada bozgun

yoruz" deyince

O zaman Istanbul

içerken Tefsir-i

edüp

çıktı,

"işittim

ki

ayetinin tefsirini

şarap

yazı­

ve kumar tefsiriy-

le uğraşıyorlarmış" diyerek taşı gediğine kodu, iki tarafa da çekilir bir latife düştü. 3
Hafız Paşa

Van,

Şam,

Anadolu, Erzurum ve

kinci kez veziri azam iken bin

kırk

birde

Diyarbakır

[1631/32]

kulun

eyalerlerinde bulunup i-

ayaklanmasıyla şehit

oldu.

Hanende ve şair olmakla öteki vezirlerden seçilmişti.
4

Halil Paşa ve Karacehennem Seferi: Hafız Paşa'nın ayrılmasından sonra yeniçeri ağa­
lığından

Halil Paşa kapudan olup donanma işlerini gördü.

Bin on sekizde
ri'ye

vardıkta

Cezayir

nın akrabasından

kafiri türlü
büyük

[1609/10)

kapudanlarından

Çicilye hakimi kendi

armağanlada

savaştan

Paşa donanınayla

Siliv-

Ceneviz Cafer kalitesi geldü; Ispanya

kralı­

oğlunu

Akdeniz'e

krala göndermek içün beş yüz kadar

bir kalyana koyup giderken Cezayir gemileri rast

sonra kalyonu

peşkeş göndermişler.

çıkup

kapudan Halil

Kapudan

malı aralarında üleşüp ağlam

gelmiş,

almışlar

ve

Paşa adı

geçen Cafer'e ve birlikte olanlara hilat giydi-

lstanbul'a

Doğancıbaşı:

Yenisaray (Topkapı Sarayı) iç oğlanndan bir bölüğünün adıdır. Bunlar padişa­
bir sınıftır. Üsküdar'da bugünkü "Doğancılar Meydanı" av kuşlarını besleyen bölüğün meydanıydı. Doğancıbaşı, bu sınıfın başında bulunana verilen unvandır.
Kafile gemileri: Mısır'a ve Hicaz'a giden kafileyi götüren gemiler.
hın avcilarından

2

Hafız

sorusuna Ganizade Nacliri'nin verdiği karşılıkta sözü geçen ayet
bizzat kendi işledikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu, ki
Allah yaptıklarının bir kısmını onlara tattırsın; belki de (tuttukları kötü yoldan) dönerler"
[Rüm, 30:41]. Ganizade bu karşılıkla, denizde uğradığı bozgun dolayısıyla Hafız Ahmed Paşa'ya tarizde bulunmuştur. Paşa da başka bir ayetle karşılık verip Ganizade'nin şarap düş­
künlüğüne ilişmiştir: "Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz" [Maide, 5:90].
Hanende: Güzel sesle şarkı söyleyen, şarkı okuyan şarkıcı.
Ahmed

Paşa'nın

şudur: "Insanların

4

124

DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN

· rüp bunu uğur sayarak içi
Sakız'a vardıkta

yere

Mısır

yolunu kesüp

haber

aldıklarında

ferahladı. Adı

batası

alındı.

kafirkrjn dört parça

ciağ

şimdi deKı!_Jrıs_çevresinde Mısır'a

gibi kalyonu .nice

zamandır

giden gemileri bekler, diye

Allah'a tevekkül olup o yana yönelüp giderlerken Eklikara'da iki
aldılar,

parça levent firkatesi bulup
vardıkta

geçen tutsağı padişaha gönderdi.

içinde

olanı küreğe

çıkup

bu söylenen kalyonlar engine

koyup

Kıbrıs'tan

Baf önüne

birkaç zaman ziyan verdikleri haber

Tam süratle gecenin başından çıkup sabahleyin otuz mil kadar yerden görün-

ce yelken kürek ikindi zamanı yetiştiler.

Akşama

dek biraz top

savaşı yaptılar, akşam

oldukta kafir ler aldırış etmeden fenerlerini yakup korkusuz gittiler. 1
dağ

Dört parça
yedi

katı

edüp

kötülük ve

ardlarını

ınayla

gibi

savaşçı

kalyon, bunlardan biri Karacehennem diye ün

kargaşalık ocağı,

kale gibi bir büyük gemiydi.

Paşa

almış,

da himmet

sürdü. Sabah oldukta iki taraftan savaş başladı. Kapudan Paşa donan-

çatmak isteyince ünlü korsan Murad Reis -ki geçmişte Sultan Ahmed Han Ce-

zayir'den getirüp Mora sancağını vermişti- kapudan gemisiyle yan yana durup yürümeye komayup ıraktan dövmek gerek diye topa tutturdu. Direkleri kınlup zebun olduktan sonra yol verdi, öğle vaktında yürüyüp aldılar. Üç gemiydi, içinde beş yüz
kadar

savaşçı

alındı.

Esenlikle

kafir, yüz

altmış

~üfek çıkup

kadar top ve iki bin

Mağosa Limanı'na

kalyonlar

yedeğe

geldiler. Murad Reis orada öldü. Seksen

yaşını

geçkin bir gazi, yaşlı bir gemi kurduydu . .Allah rahmet eyleye.
Bu haber lstanbul'a bildirilüp Sayda ve Tarabulusşam semtleri gezilüp
milerden iz bulunmadı; dönerkeri Meis'te

alınan

üç geminin biri

taşa

savaşçı

ge-

dokunup battı,

ötekilerle esen ve doyum olmuş olarak devlet kapısına geldiler. Divan günü 2 armağanlar

ve tutsaklar peşkeş çekilüp makbule geçt, kendisine vezirlik verildi.
donanınayla

Binandokuzda [1610/11]

denize

çıkup

yedi sekiz parça

yüz nefer tutsakla yine devlet kapısına geldi. Bin yirmide

[1611/12]

savaşçı

birkaç p~rça gemi

ve yüz tutsak getirüp üç yıl kapudanlığında büyük küçük elliden çok gemi
Mehmed Paşa: Adı
mansıbı

geçen

verildi. Bin yirmide

kıyılarına

varup

Ma'noğlu

paşa Mısır'dan

gelüp

[1611/12] donanınayla

boynuncia borç olan

gemi,

alındı.

güyeğü olduğundan kapudanlık

Akdeniz'e

malı aldı

çıkup

Sayda ve Beyrut

ve koruyup devlet

kapısına

J

geldi.
Bin yirmi ikide
kadırga,

kafile gemilerini

Fener yakmak:
2

[1613/14]

Divan günü:

Bkz.

Jine denize

Mısır'a

çıktı. Ağriboz'dan

geçirmek içün

Rodos'a geldikte on parça

ayrılmıştı.

Varup

s. 187.

Padişahın başkanlığında

hükümet erkanının

125

töplandığı

gün.

Mısır'dan

barut,

KATIP ÇELEBI

şeker,

zahire ve kimi gereçler yüklenüp donanma Meis

şunca Paşa,

koşup

.

bu gemilerin yükünü

gönderdi. O yörede bir iki

maya gitti. Bu
mış. Bu
saları

sırada

on iki parça

Sakız'a boşaltmak

savaş

.

gelüp bulu-

içün Rodos beyiSinan Kapudanı
alındığından

gemisi haberi

kadırga

Adası'ndayken

kendi

onları

ara-

Mesine'den gelüp Tekir Burnu'nda yatar-

gemiler gafil giderken Susam Adası yakınında üzerlerine uğradıkları gibi for-

perlanda ederler, yani kürekleri

bırakırlar. Kıyı yakın olduğundan savaşçısı

karaya dökülüp Memi Paşaoğlu Ali Çelebi ile Perviz Beyoğlu'nu forsaları açup 1 taşra
bırakırlar

kumsal yere

ve. üç parça gemi geride

bulunduğundan

çekilüp kurtulur.

Yedi parça gemiyi Ispanya kafideri alup götürdükten sonra Kapudan
ınayla

dönüp lstanbul'a geldikte

Paşa

işinden çıkardılar; kapudanlık mansıbı

donan-

ikinci kez

Halil Paşa'ya verildi.
Kıssadan /ıisse

mek

budur ki

doğru değildir.

taşrada

ve deryada karavulsuz gafil bir bölük gemi git-

Ve gemilerin kürekçisi salt forsa gerekmez, belki Türkü çok ol-

mak gerek. Nice yerde bu soydan zararlara forsa yol açmıştır.
Halil Paşa ve Malta Yağması Seferi: Kapudan Halil Paşa bin yirmi üç rebiyülahırının

üçüncü günü

[13 Mayıs 1614) kırk beş

Rodos beyi Memi Bey ile
dıktan

diğer

parça

beyler yirmi

sonra cumadelülanın yirmi birinde

kadırgayla

[29

gelüp Avarin'de gemi

yağla­

Haziran 1614) denize saldılar.

Mesine önünden geçüp yirmi sekizinci günü
yanaşıldı.

Akdeniz'e yollanup Susam'da

kadırgayla

[6 Mayıs 1614)

Her mangadan birer adam çıkup köyleri ve

sabah Malta

Adası'na

kıyıları yağmaya giriştiler.

Her

bir mil yerde bir burç yapılmış, içlerinde olan kafirler dumanla birbirine haber edüp
bir andahisar kafideri piyade ve süvari çıkup geldiler. Öğle vaktına dek savaş olup
bir nice tutsak alındı. Malta beylerinden biri ve bir nice bey oğulları öldürüldü. Harman zamanı olduğundan baş ürünleri olan kimyon ve anason2 harmanları ateşe verilüp

bağları

bahçeleri kesildi.

Öğleden

sonra hisara yakın manastıra yanaşup bu saldırıda Kapudan Paşa, Memi

Bey'in sözüne _uyarak
düklerinde

çıkmadı.

Yeniçeri

hisarın manastıra yetişür

başka,

toplan

levent

varmış,

başka

bir yerden

döndürüp

attıkta

çıkup

yürü-

bundan sonra

orada durmak mümkün olmayup gemiler geri çekildi. Birkaç adam karada kalup dil
almak da mümkün olmadı. Hisar önünden baş toplarını atup 3 cumadelahirenin

Forsaları

açmak: Forsaların zincirlerini çözmek, forsaları serbest bırakmak.
Kimyon: Kokulu olan tohumu için yetiştirilen, ayrıca hekimlikte kullanılan bir bitki.
Anason: Yağlı tohumlarından yararlanİnak üzere yetiştirilen yıllık bir bitki.
Baş topları:

Geminin pruvasında olan toplar;

kadırgalarda

126

genel olarak başta olan toplar.

DENIZ SAVAŞLARı HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN

ikinci günü [10 Temmuz 1614] Tarabulusgarp'a varıldı.
O diyar hakiminin

dalına

binen ve.,J;ıozgunculuk

çıkaran

Sefer

Taı: adındaki

hay-

dudu tedbirle Kapudan Paşa getiıJüp_demire vurulunca adamları kapuları kapayup
1

savunmaya

kalkıştılar,

kimi

dan sonra Kapudan Paşa

meşayihin aracılığıyla

taşra çıkup

aman verildi. Kalenin

divan ettL Vilayetin ahalisinin

alınmasın­

tanıklığıyla

öldü-

rülmesinin gerek olduğuna hükmolunup kale bedeninde astılar.
Ve o ayın onunda [8 Temmuz] göçüp Avarin'e geldikte önce dil almaya gönderilen kaliteler gelüp

buğday

yüklü bir

savaş

kalyonu

almışlar,

getirdiler. Içinde on iki

bin keyf buğday çıktı.
Manya Kafiderine Gözdağı: Mora kıyılarında bulunan Manya adındaki dağlık yer-

ler halkı Rum kafirleriyken Venedikli'den ayrılmayup haracı harbe ucuyla verüp 3
üzerlerine üst üste asker varmıştı. Bu kez yine karadan Tırhala arpalığını4 elinde bulunduran Arslan
ker

çıkup

Manya

sürgün etmekle

Paşa

ve denizden donanma varup Pasol'da

başkaldıranları

cezalarını

üzerine

vardılar. Çoğunu

toplandılar. Taşraya

as-

ele getirüp öldürmek ve

verdiler. Bundan sonra onun gibi küstahlığa yeltenmemek

üzere kaldılar.
Recebin sonunda [ekim
Sencuvanoğlu

dört

beş

mil yerde Burak

geçen beyler adaya vardu;

bunlar görüp, bunlar
ve

Avarin'de gemileri

ve Dimyat beyi Memi Bey Istanbul'dan

bulunduğundan
vaktında adı

başları]

Sencuvanoğlu

onları

Adası'na

meğer

ada

yağlarken İskenderiye

kılıç

ve kaftan getirüp

karavula

yakınında

gönderilmişti.

kafir gemileri

görmeyüp gafilken üzerlerine geldiler. Memi

bir yolunu bulup kurtuldukta kafir iki parça gemiyi

beyi
hazır

Sabah

varmış,

Paşa şehit

yedeğe aldı.

Beri tarafta donanma bakakaldı. Ne çare gemi yok, bütün gemiler yağa basılmıştı. 5
Sonra

Kasım yakın

olunca dönüp geldiler.

Şevvalin

yirmi beşinde [28 Eylül1614] ter-

saneye girdiler.
Kıssadan

hisse budur: karavula giden her kim ise gafil bulunmamak gerektir. Karada ve denizde gafletle çok ziyan görülmüştür, öyle yerlerde gaflet doğru değildir.
Demire vurmak: Bir tutsağı ~!undan veya ayaklarından demire bağlamak, zincire vurmak
Keyl: Hacim ölçüsü için kullanılan bir tabir. Sonraları zahire ve hububat gibi kuru maddelerin ölçüsünü ifade için kıillanilrhıştır. Osmanlılarda bir kile buğday yirmi okka, yani
25,658 kilogramdır.
Haracı

4

harbe ucuyla: vermek: Kesim kesilen haracı kendiliğinden ödemeyip silah zoruyla
vermek; ödemeyi üzerine aldığı haracı gönül rızasıyla değil, silah korkusuyla ödemek
Arpalık: Kimi devlet adamlarına açık aylığı ya·da emekli aylığı karşılığı verilen belli gelir.
Yağa basılmak: Gemilerin yağda olması, yağlanmakta olması.
127

[aralık ayında] Davud Paşa kıyıda batırmak is- batarsa yolda batar. ta ki ge- mümkün ola. 2 Cebeci gemileri: Orduya ve donanınaya savaş gereçlerini taşıyan gemiler. sonra Moton ve Koron'a geldikte şenlik Yenipadişah tahta çıktı. Mavuna yolda falya verüp 3 içinde bir maharetli Frenk azatlık şartıyla kapatmıştı. kapudan olduktan sonra yine o paşayı ye- rinde bıraktı. Falya vermek: Delik açılması. 1 Bir mavuna ki içinde bölük halkı vardı. Varta: Büyük tehlike. zebun gemileri yedeğe alalım. diye gelmişti. Iki gemi alup Sakız'dan Atina'ya geçtikte kafirlerin kırk altı çekdirınesi Kargacık denilen adada yatarken haber alup donanma-yı hümayundan kaçtı. açılan delikten geminin su alması. iki bey gemisiyle rüzgar önüne düşüp 2 Mağrıp Tarabulusu'na vardılar. Rüzgar önüne düşmek: Rüzgarın geminin arkasından gelmesi. 128 alın­ . Nitekim karsanlara öğütlerde gele- cektir. bir fırtına [1614 Eylül sonları] engine salup giderken ve sert rüzgar çıkup gemileri dağıttı. Ali Paşa: Yenicami'nin yapılmasında hizmette bulunup vezir ve kapudan olmuştu. Şabanülmuazzam ayının ortalarında ansızın akşam zamanı rinden dört kadırga. Yedisinden can çıkmadı. çünkü fır­ zebun ve çürük gemiler dayanamayup batmak lazımgelir. ettiler. De- tersaneye girdiler. ikisinden birkaç adam sandala düştüler. Kefalonya tarafına gitti. Cebeci gemile- iki yeniçeri gemisi ve beş bey gemisi o vartada batup denizin dibine gittiler. uçurum. öteki gemiler de toplamnca on bir gemi niz zamanı geçüpzilkadede yat ve yarağını görüp salup üç günde Moton'a geldiler. Engine tına çıkarsa zayıf ve zebun gemiler le denize gidildiği çıkup böbürlenerek dav- zamanda güçlü gemilerle gitmek gerek. Mavuna da oraya batmış bulundu. yirmi beş günde onarttı Tarabulus beyi ve Rumeli Kapudan da o zaman Kalavri tarafına Süveydanoğlu kıyısına yapışup teyince kimi gün görmüş kimseler önlediler. o yerden kalkup yine Avarin'e.KATIP ÇELEBI Gemiler iki bölük yağlarrup yağ rektiği sırasında çıkmak zaman korumaya bey gemileri hazır durmak gerek. ölüm kalım yeri. Bin yirmi altıda donanınayla [1617] çıkup Akdeniz'e mek isteyince zebun gemileri bozmayup "ben Avarin'den kafir kadırga içinde yakasına git- doğmuş büyümüşüm" diye kendi bildiğine gitti. Kıssadan hisse budur ki ranmak yanlıştır. Ali Paşa'nın İkinci Seferi: Bin yirmi yedide [1617/18] yine donanınayla çıkup Arap yakasına vardı. Donanma da Körfez'e varup o gemilerden eser ve haber mayarak dönüldü.

Karadeniz'de Kazağın İlk Ortaya Çıkışı: Ten Kazağı ve Özi Kazağının geçmişte Tuna ve Deniz kıyılarını vurmalan adetleri olup bu yakınlarda İslam ülkelerinden kaçan mürtedlerin1 kılavuzluğuyla Anadolu kıyılanna gelir oldular. kıyıya çıkup şaykalarını kızağa bindirüp karadan nehrin yukarısına düşürmek taifesi üzerlerine gelüp büyük nicesi öldürüldü. kurtarmanın yolu olmadı. diye- gördü. dindir. büyük kıyılarını altmış öğrenince şayka parça ile koru- o köpeklerin geçidi olan nehre girüp gözledi. Müslüman olup da başka bir dine dönmüş kişi. Allah rahmet eylesin. Kıssadan hisse budur ki. Kale halkı gafilken saldırup o gün taşra hisarı aldılar. hele savaş Mafrodonya Seferi: Bin yirmi dokuz yılı baharında [Nisan 1620] denize çıkup Ava- rin'de gemi yağlandıktan sonra Dıraç ve Firkate Limanı'nda iki buğday gemisi alup reisierinin kılavuzluğuyla akşam Dıraç'tan kafir yakasına saldılar. varmak yerinde korkuludur. Sabah namazında Mafrodonya Hisarı yakınında yar dibine2 yanaşup taşra er döktüler. Daha önce Tuna ve Karadeniz işi ma verilen Şakşakt İbrahim Paşa bunu ansızın hisara girdiler. Altı parça Sonunda denize dökülüp gemileri ka- aldı. Bin yirmi dokuzda [1619/20] Mehmed Paşa. Lakin Kazaklar bu işi haber aldılar.a geldi. 2 Yar: Uçurum. Rama- [Ekim 1614 başlan] adamlan yirmi Kazağı divana getirdiler. Birçok peşkeş ile yine diYQIJ. şüpheli olan yere kadırga uğramaya. lakin veGüyeğü ziri azam Mehmed PaşaJıınJ:ışkırtmasıyla Venedik balyozu dava edüp biz- den alınan malın yarısı padişaha verilmemiştir ve gemiler savaşçı değil.DENIZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN donanınayla Bin yirmi sekizde [1618/19] yine Akdeniz'e çıkup altı parça gemiyi ele geçirdi. sarp uçurum. 129 . Bin yirmi üç yılında [1614/15] Sinop Kalesi'ne gelüp ziyan verdiler. Varna semtin- rast gelüp şaykalar kıyıda bulunduğundan gemileri kıyıya çekti.et malıdır diye verdi. üçüncü gün iç kale de alınup içinde bulunan Mürted: Dininden dönmüş kişi. bin otuz birde [1621/22] Ali Paşa öldüler. oturdu. Ama kimi Tatar ettikte Sinop'tan aldıklan çoluk erişüp kimini kırdı çocuğu bırakup kimini tutsak eyledi. ganirQ. denize inen sarp uçurum. fayda vermeyüp Kapudan Paşa üstün çıktı ve çok geçmeyüp veziri azam olup eskisi Halep'e gönderildi. savaş İbrahim Paşa zan-ı şerifin başlannda da tedbirinde oldular. Mahmud Paşa'nın Seferi: Bin yirmi beşte [1616] vezir Cağaloğlu Mahmud Paşa Ka- radeniz'e kapudan de Kazağa gemi fir sığda kaymakamı olup birkaç parça kadırgayla gitmişti.

Düşmandan alınıp yedekte çekilen gemilere de "aktarma" den\rdi. Tan atarken göçülüp donanma iki bölük oldu. Yolda bir boş gemi gördüler ki sahipleri Kazak korkusundan bırakup karaya çıkmışlar. Bir bölüğü denizden. Beş on gün o medi. Leh Kazağı ile Ten Kazağı bir yere gelüp altmış parça şayka Misivri altında toplandı. recebin yirmi yedinci günü [17 Haziran 1621] Kili diye haber çıkınca Bağazı'ndan çıkup Kapudan dört beş gecede engini geçti. 130 . şahanın başında [1621 Haziran başları] Sinop'a vardı. Lakin Karaharman'da on yedi parça şayka haberi alırrup on beş 12arça gemiyle eskiden Kefe beylerbeyi Mehmed Paşa alınmayınca katıldı. cumadelahirenin on sekizinci günü [30 Nisan 1621] Kapudan kalktı. On Sonra şaykaların altı Kefe ve on sekiz parça gemiye serdar gün gezüp haber Kerş tarafına gittiği kılınıp Kefe'ye gönderil- di. Özi Bağazı'nı korumak içün Kili ve Akkerman şaykalarına Bali Kapudanı serdar edüp kendi kapucubaşılarından Mehmed Ağa'yı birlikte koştu. bir si gün bölüğü kıyıdan şaykalar denize gidüp akşam eriştikte gitmiş bulunduğundan Kum denilen yerde konuldu. Daha önce Özi Bağazı'na Bali Kapudan gönderilmişti. Bir yerden kıyılarda gezilüp nice fırtınalar olup çıkup görünmediğinden şahanın şaykalardan iz ve haber belir- on dokuzunda [9 Temmuz 1621] yine Kili Bağazı'na gelindi. Erte- dönüldü. yedeğe alırrup sahiplerine verildi. Ahtarma: Tuna'da işleyen gemilerden birinin adı. Derhal göç murat olundukta vakitsiz limandan çıkmak olmaz diye önlediler. Tuna muhafazasında bulunannehir gemilerinden olup gerekince donanınaya refakat ederlerdi. Muradına ermiş hümayun ile Tozkoparan Mehmed köprü kurmak içün yat ve yarağla ilgilenüp bir tarafa Ağa'yı gönderdi: kımıldamayasın diye ferman buyurulmuştu. gelüp Kili'de askere duyulunca yine Mehmed Paşa o semte gönderildi. lki saat dinlenciikten sonra haber alındı ki dokuz parça şayka iki büyük aktarma 1 ile Gerze adındaki limancia gafil yatur. Bu ateşe hisarın vurup nice tutsakla sağ esen perdahtlı barutu Kapudan Halil Paşa'ya iki bin varil Hotin seferine götürülüp orada harcandı. kapısına döndüler. olan recebin dördünde [25 padişah lsakçı'da Çorlu'dan hatt-ı Paşa kırk Mayıs 1621] üç parça Kili Kalesi kadırgayla Beşiktaş'tan altına vardı. Sonra Paşa kırk parça şayka Anadolu yakasına gitmiştir. Sonra evlerini ve doyum olarak devlet bulunmuştu.KATIP ÇELEBI mallar ve yiyecekler yağma olundu. Tuna Köprüsü'nü Koruma Seferi: Bin otuz yılında [1620/21] Karadeniz'e gitmek ferman olunup 1 Sultan Osman Han da karadan Kazak ve Leh taifesinin kulağını çekmek içün Hotin seferine yöneldiklerinde.

Kapudan Paşa lsakçı'da köprü korumasında kaldı. içinde olanlar denize döküldüBaşlannı almak: Başlarını kesmek. Sülüne Bağazı'na konup ertesi gün göç etti. biri tersa- ne emini gemisiydi. 131 . Özi beyi Mahmud Bey'in erişüp melunların yirmi bir parça şaykasını alıkoyduğu haberi kapudana ulaşınca tersane Şabanın derdi. Söylenen ağırlanup ramazan-ı şerifin beşinci şaykalar ve tutsaklar zengisine sunuldu. Sülüne Bağazı'ndan çıkarken üç büyük kalite ki biri Piyale Kapudan gemisi. yirmi beşinci günü [ıs Ahmed Ağa'yı altı parça kadırgayla alıkoclukları gelüp Kazaktan yirmi bir parça iki yüzden çok tutsak ve üç yüz kadar kelle getirdiler.ıları denize batup kalanı Özi Bağazı'ndan giderken Bali Kapudan rast gelüp sıkı s~vaş ettiler. Kılburun'dan üzerine varıldıkta kafider ada kıyısına yapışup beylerden Maryol Ha- san ve Mezestire beyi Ali Bey kalitelerini sürüp kıyı ve sığ yerler olduğundan üzerlerine saldırmak melunlar kaçtı ve yedinci günü Abdi Paşa yine Sefer dönüşünde Kapud~n Paşa baş toplarıyla mümkün donanınaya çok hırpaladılar. biri Hadım Recep Ağa gemisi. diye haber geldi. olmadı. Gün görmüş reisler kasım fırtınası savulmak gerek. yeniçeri ve cebehaneyle oturdu. Türlü türlü hünkarın lsakçı'ya geldiği öğrenilince nü [24 Temmuz 1621] gön- Temmuz 1621] Kili'ye konuldukta Bali Kapu- kethüdası dan. iki yüzü de. başlarını koparmak. on dokuz parça şayki. da dönüp zilhiccenin yirmi ikisi [8 Kasım 1621] ki Kasım günüydü. dinlenmedi. Kapudan Paşa on parça kadırgayla Mora beyi Abdi Paşa'yı gönderdi. Tarnan Savaşı'nda Kazağın Bozgunu: Bundan önce on sekiz parça kadırgayla Kefe semtine gönderilen Mehmed zaklara rast geldü. kethüdası Kili'den göçülüp lsakçı'ya varıldı. Kerş ve Tarnan üzerinden giderken bir yerde Ka- melunlar muhalif rüzgarla gemilerini paralatup Müslü- mandan aldıkları iki büyük karamürsel gibi gemiye girüp gafil yatarken gaziler üzervardı. Mahmud Bey ve tersane şayka. melunların her biri türlü işkencelerle öldürülüp gü- padişahın cezaları ü- verildi. Gece lakin. Bir kale yapılması buyuruldu. Şevvalin yirmi sekizinci günü [ıs Eylül 1621] çıkup Kili ve Akkerman boğazlarını geçtiler.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMACAN Alıyolu Iskelesi'ni yakup yağma ettikten sonra dönüp giderken bir muhalif rüzgar · çıkup dağıldılar. diye haber alındı. meğer Paşa. bir aktarma ile Tentere Adası'nda yatıyor. Bu sırada yine Kazak kırk parça şayka ile Özi Bağazı'ndan çıktı. lerine Dört beş saat sıkı savaş olup Tanrı'nın yardımıyla yendiklerinden iki yüz doksan iki diri kafiri tutsak. hepsi öldürülüp getiren gazilere hilatler giydirildi. kılıç lo kınası edüp başlarını aldılar 1 ve !sakçı'ya donanma-yı gelüp hümayuna buluştuklarında tutsak ve kelleler padişaha sunuldu. dediler. eriştiktc geldi. Özi'de yirmi altı parça şayka.

Kıssadan hisse budur ki donanı:p. Bostancılar: Osmanlı sarayının içinde ve dışmda padişaha ait bahçe ve bostanlar ile padişah ve saray maişetinde bulunan kaynaklarda ve başka bir bölük işte hizmet edip geniş bir teş­ kilata sahip önemli ocak. üç yüzden çok şayka bu diye haber verdikte Trabzon semtine gitti sırasında ~iye duyuldu. Canbek tahta çıkarmak bulunduğundan tü. Danışık kıyılarda gezer. Bin otuz dört sonlarında [1625] Kapudan Recep Paşa kırk üç parça kadırgayla Karadeniz'e çıkup Özi'de Kılburnu önüne vardıkta ahalisine şaykaların durumu soruldu. 132 .KATIP ÇELEBI ler. Bir buçuk ay gündüz Özi önünde durup akşam Boğaz'da yedi sekiz mil kadar alarga denizde yatıldı. Me- Rüzgar önüne düşmek: Geminin arkadan gelen rüzgarı alması. Bu donanınayla Kefe'ye vardı. Kazağın Giray'ı da Yeniköy'e Gelmesi: Bin otuz üçte [1623/24] Kapndan Recep Paşa. yüzyılın ortasında yeniçeri ortaları­ na katılan ve bu ortaların altmış beşincisini teşkil eden sekbanların kumandanına verilen unvan. ocakta yeniçeri ağasırrdan sonra gelen baş ağalıktı. lakin gece kıyıya yakın yatmayup hazırbaş durasız. erişmediler. dediler. yoksa pişmanlık kesindir.V. Derhal halk ayağa kalkup hazırbaş oldular. yirmi bir kadırga rüzgar yok. Sekbanbaşılık. yeniçerileri yirmi günden sonra geldi. Sekbanbaşı: Osmanlılarda av teşkilatıyilı ilgili olup "X. geri kalup daha bulunuyordu. 1 zebun gemiler geriye kaldı. Tatar. burada koruruanız önem- lidir. yolları budur. Onların ıstanbul Bağazı'ndan Kazaklar ola ki dilinde "köseler" başında şayka olan gözcü "köseler ve Kazak demekmiş. ile o semte yönelme Özi halkı bunu uygun bulmadılar.a göçmekte ve konmakta fırtına zamanlarını bilen anlar kişilerin sözüyle iş görmek gerek. Mehmed Giray donanma askeri karada bozulup sonra sırada Kazağın şevvalin içün barış yaparak dönülmüş­ denizi boş bulup donanma Kefe'deyken yüz elli parça dördüncü günü [20 Temmuz 1624] Boğaz Hisarı'na ederek ve birkaç dükkan yakarak ziyan verdikleri tarafın­ şayka gelüp Yeniköy'ü ile yağma öğrenilince ıstanbul'da bostancılar 2 ve sekbanbaşı nderiyle kayıklara girüp saldırınca Kazak eşkiyası bir andurmayup yine denize kaçtı. gemilerden bahadır forsa gemiler güç ile çıkup üç bölük oldular. gemiler paralarrup halkı karaya çıktı. Donanma taşradayken içeri gireler diye Rumeli Yakası'nı gezmeye kalkıldı. Kimi rüzgar önüne düşdü. Kırk üç parça kalanının kadırgadan kapndanın yanında kürekçileri güçsüz düşmüş. Marmara ve Boğaziçi kıyılarının korun~a işi de bu ocağındır. Muhalif rüzgardı. Karaharman Melunların böylesine direnüp Savaşı'nda Kazağın Bozulması: dürişınderi bir tarihte olmamıştır. Kapndan Paşa Varna'dan ıstanbul'a gidüp Tersane-i Amire'ye girdi. Karaharman önünde yedi sekiz mil alarga yerden giderken kapudan gemisinin direk göründü" diye haber verdi.

Derhal çoğunu aktardılar. çevik gemiydi. Içinde olan kafirlerin çoğu boğulup. Sonunda gemileri suya batınayup boğazına dek su içinde s~vaş ederlerdi. üzerind~ benzeri ol- mayan savaşlar oldu. s. hep birden çullanmak. dokuzu yeniçeri gemisiydi. bu savaşın çetinliğine şaştılar. Kapudan Paşa baştardasını üç fenerinden bilüp 1 üzerine düşüp başından ve yanından koyuldular. üşüşmek Aktarmak: Alabora etmek. daha yetmiş kadar şayka söyünmek mümkün olmadı.birinde ellişer tüfekçi var. Kıçta kadar kafir girüp orta çilınez darbzenler vardı ve tüfekçiler çoktu. Kürek çekmeden kalmak: Kürek çekerneyecek kadar güçten düşmek. kayusu olup birbirine bakmadan dövüşüp savaş çatalım" bizimdir. Üşündü etmek: Bir yere birikmek. Bundan dolayı sonra Kaligra Limanı'nda Recep Paşa ona. Kafirler de üstün olmak çıktı. Bağrış çağrış göklere yükselüp deniz kızıl kana boyandı. Bundan ötürü iki yüz direğe varıncaya değin oldu. Alabanda ile bastırmak: Gemiyi sert bir dümen kırarak yana yatırmak. Kürekçiler de hepsi forsa girenleri kırarlardı. eylediler ki göklerde melekler Hayattan umudu beğenüp alkışladılar. çaresiz üzereydi. Akşama dek gücile söyündürdüler. Ansızın Tanrı'nın lütfuyla rüzgar kaldılar. kadırgaların her biri ölüyken dirildi. Kazak böbürlenüp her bir şayka -her . Uzun Piyale gemisine çok üşündü ettiler. dediler. sanki rüzgar gücüyle kadırgalar çiğnedi. öteki gemiler Kapudan Paşa gemisi söyündü sandılar.kafir yürüyüp sarıl­ kaldılar. 4 Fenerden bilmek: Bkz. O kendine güvenen melunları yelkeni doldu. Canıalemzade Ağa gemisi neferi çok. Sabahtan ikindi geçti gitti. Deniz savaşlarında ömür tüketenler Kazak raifesi- nin bu savaşı hepsinden üstÜndür. tersane kethüdalığı verdi.DENIZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN lunlar da gemileri dağılmış men yürüdüler. Bir gemiden bir gemiye derman yok. kalanlar de5 niz yüzüne yayıldılar. Katip Mahmud Efendi gemisi Abdi Kapudan elindeydi. zira lık görüp "rüzgar yoktur. onun da yeniçerileri çok savaştılar. 4 Allah'ın yardımıyla üstün geldi. batırmak 133 . Sözün kısası Üç yüz elli parça şaykadan otuz kadarı bir kıyıya kaçabilüp kalanı söyündü. içerde olan kafirler kınlup aşağıda olan gemileri de iki tarafa alabandayla bastırup batırdılar. rüzgarlı günde bi. 3 Tersane kethüdası HacıMemi gemisi de söyünmeye yüz tutmuştu.r_kadirgaya havada bir şayka bir kadırgaya_ça~p Yirmi bir parça kadırganın kadırgaya yirmişer otuzar dılar. hep bir yere toplanmak. başı Her geminin kesüp öylesine fırsat yü~ parça şayka diye he- çatmayup liman- savaşırdı. 187. olduğundan fırsat kafir leşinden ge- bulup kürek çekmeden 2 kaldılar.

gece rüzgar ardlarına düşülüp yakın kethüdası Birer kalyana çatup döverek top çıkup savaş aldı­ uzaktan duman görünüp çabuk o yana gi- yarısına sonra iki Piyale Kethüda vuruşuyla çıkup enginde kalyonc eriştiler. belki alarga durup öteki gemilerin varması gerektir. ·lar Sabah Adası'na vardıkta Kerpe gece namazından Paşa baştardasına tersane Oradan gemilere Kıbrıs'a kalyonu haberini dek toplaşıldu. her birinde yüzer kadar dağıtıldı. Balçık'a Sonra gelindikte bir muhalif rüzgar çıktı. Piyale Kethüda. Cafer Paşa: Bin kırk üç yılında [1633/34] Kapudan Cafer Paşa donanınayla Akdeçıkup niz'e Kethüda ateş başa baş çıkup verildikte olmayınca savaşçı Kesendire önünde üç kalyon gördü. birine Piyale söyündürmek üzereyken içinde olan kafirler umut kesüp baştardanın kayalığı birlikte yandı. Kasım gününe dek deniz ko- runup Tersane-i Amire'ye geldiler. Birine kendi. Bu büyük fetih Kara- olmuş değildi. kethüdası Piyale Kethüda'ya Azak üzerine Yüce ferman üzerine kırk parça Han Geçidi denilen yere varup Tatar askeri ile kadırgayla Bahadır Giray Karade- Han'ı Ta- man Adası'na geçirdikten sonra Han. nıldığundan. pudan mıştı. dört gemi paralandı. Kalanıyla otuz beş saferinde [Kasım 1825] Tersane-i Amire'ye gdüp şaykaları ve tutsakları padişahın üzengisine sundular. Han'dan haber gelinceye kadar dinlenmek içün yine kerş Limanı'na döndü. Paş<:ı ile giden tersane ısmarlamıştı. yedi yüz gelmezdi. Piyale Kethüda: Bin kırksekizde [1638/39] Sultan Murad Han Bağdat seferine gittiği zaman Kapudan sefer edesin diye niz'e çıktı. Han'ın otuz parça Çoçka'ya gelüp cia- şaykada olan Kazak eş­ karadan geldiğine inanılınayup donanma da döndü sa- şaykaya bin yedi yüz kadar seçme Kazak girdi. Kıssadan hisse budur ki kapudanların kendi gemisiyle yürüyüp düşman gemisine varmak ve çatmak korkuludur. yaklaştı. top delüğüne girmiş Paşa kılık değiştirerek bulunup ayırmak mümkün bir kayığa biiıüp güçle kurtuldu. Hilatler giyüp her biri rütbesince ağırlandı. deniz'de boğulandan başka ve ölü sayıya yetmiş yüz iki şayka. kafir dağdan bakıldıkta Akşama yakın erişilüp dildi.KATIP ÇELEBI O gece orada yanlup ertesi gün yaralı seksen diri tutsak defter olundu. kalanı Ka- geri kal- fethettiler. Mustafa Paşa: Bin kırk altı yılında [1636/37] Kapudan Mustafa Paşa donanma-yı hümayun ile denize çıkup lar. Lakin daha önce nanma-yı kıyası Kerş ve Taman'ı yağma etmek amacıyla hümayun gemilerini görmekle kaçan elli üç parça Azak'a vardılar. Anadolu'da Sinop ve çevresini vurmak isteyerek bin kırk rebiyülevvelinin on dördüncü günü [21 134 . vanlup Ağriboz'da gemi yağladılar. Adada bir yüksek kaçtılar. Azak durumunu araştırmak içün o yana gitti.

soktu. cebeci ve ris kurdu. Kadırganın varması yere kalanlan doğru kaçtılar. sıkı sıkı kapadı.P kayıklarını tabur kurdular ve oldular. bir yere veya bir kimseye yönelmek. ca erişmez sandallanyla denizden ardlarına düşüp sığındılar. kaçabilecekleri yerleri tırnar erbabından iki bin kadar adam bu hali görünce Adahan nehre girüp Azak Denizi'ne kaçup daha öncele- çıkarup Bağazı'nın ardında çıkmak ardında Ka- üç yerde met- Çerkes'ten akan olduklan duyuldu. Havale olmak: Bir hedefe yönelmek. 135 . Piyale Kethüda yirmi kadar donbaza. yup rebiyülahırın öğrenince Temrük'e yın kamışlanna 2 dördüncü günü birazı çay içine kaçtı. lslam gazileriyle melunlar üzerine arslanca saldırdılar. Önde dokuz parça iri şayka kafideri sıkı savaş edüp Tanrı'nın yardı­ mıyla bozuldular. şamandıra. Beş 3 yüzden çoğu tutsak ve kılıç lo kınası oldu. Bu haber genıilerini dizüp alınup durmadan üzerlerine yüründü. binüp geldikleri yoldan Azak'a Akşam erişmekle Piyale Kethüda da ardlanna düşüp kı kapayup topa tutunca melunlar ister istemez bucağa kaçtılar. Güvertesiz ve altı düz olup derelerde. Iki gün gece Azak Denizi'ne mümkün ve kırışta çıkmak dileğiyle kayıklarını raya yeniçeri. O sırada giderken Kazak taburu üstüne uğrayup donanma-yı Kefe beylerbeyi Yusuf savaşa başladı. lakin kafir şaykalannda yiyecek çok olup nice zaman beklense yararı olmadığı bellidir. beş şaykaya [ıs Ağustos 1638] yakın kapatılan boğazavarup girüp saklanmıştı.. di- ye metrisler olduğu gibi bırakulup Kerş Bağazı'na vardı. Kazak bunu kaçmaya yol bulamadığından ça- Piyale Kethüda büyük dombazlarla çayın ağzını Taburlarını dağıtmak: Düşman alaylarını bozmak. tkinci Tarnan önündeki sığlardan ri birkaç kez donanmadan kurtuldukları Adahan Bağazı'na Piyale Kethüda yine yaklaşın­ olmadığından sığın boğazını sıkı sı­ Piyale Kethüda da karaya toplar vuruş şaykalanna Çoçka Burnu'nda şaykalara çatmaya sığlara kaçtılar. bir nesneye. Her yandan gaziler havale olup kafideri denize döktüler.DENIZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMACAN Ekim 1630] Tarnan Adası önüne geçüp Tuzla Burnu denen yere gelmişlerdi. denizin Paşa hümayun sığ yerine Azak üstüne Donanma gemileri de ellerin- den geldikçe topla taburlarını ve Kayıklarını dağıtup 1 Yusuf Paşa'ya yardım içün Piyale Kethüda karaya dört de saldırınca beş yüz tüfekçi çıkararak kadırga yüzden çok Kazak öldürüldü. Kuban Melunların adındaki arkalarma yüklenüp top çıkarup Kazaklan bucaktan toplar iki yüzden çok Kazak öldürdü. ve sandallara top ve asker ko- üzerlerine yürüdü.Kafirler gördükte karaya savaş hazırlığında çıkll. On beş tombai bulup kırk kadar sandaHa Allah'a güvenerek yürüdü. düşman saflarını dağıtmak Tombaz: Donbaz ya da dombaz da denir.yüzen kayık § Fıçı biçiminde yuvarla~ nesne. Gerçi Han ve Yusuf Paşa Adahan'un Temrük'e yakın yerlerini kaparriışlardı.

Adı geçen bilir kimseydi. şaykalan da alınıp ka- Bin yedi yüz Kazaktan biri- tutsak ve yirmi dokuz parça şayka ile Piyale Kethüda dönüp Istanbul'a geldi. Islam ülkele- ve çocuklan yurtlanna gönderdi. kamışlığa girüp yaklaştıkta Bişer Bağazı'ndan çıktılar. Bu kethüda. kapısına dönüp geldikte kendinin kendisini bin elli üç muharreminin kapudan tersane ocağında adlı sanlı beşinci bir iş çırağı Arnmaroğlu yalan haber vererek günü [26 Mart 1643] öldürttü.KATIP ÇELEBI sıkı sıkı kapadıktan sonra ardlannca elli mil kadar yer kafirler ister istemez karaya dökülüp Bu ayın sekizinci günü [19 Ağustos 1638] yirmi dört parça raya dökülen melunlann kimi tutsak oldu. Kasım gününden önce devlet kapısına gelüp yüz sürdü. sultanın buyruğu gereğince önce Özi Kalesi'ne varup gereği gibi bakup onardıktan başka yağma yarağını da gördü. Piyale Kethüda'nın Akdeniz Seferi: Bin elli ikide [1642/43] bu Piyale Kethüda Cezayir eyaleti payesiyle kapudan olup Akdeniz'e gitmişti. Piyale Kethüda'nın Karadeniz Seferi: Bin kırk dokuz yılında [1639/40] kapudan Si- lahdar Paşa Karadeniz seferinden geri durup o işi Piyale Kethüda'ya havale etmişti. Kafir yakasına geçüp yolda bir kereste kalyonu Devlet aldı. lki yüz elli iki kişi kırıldı. kimi nin kurtulmasına yol olmadı. sonra Islam ülkelerinden kimi edüp ahalisine ziyan veren on parça kadırgayla rinden yat ve o yana yöneldi. Tentere aldıklan kadınlan adlı şayka haberini aldığından yalılan birkaç parça adada rast gelüp onunu da aldı. 136 . ucuza sanlup kendi sebep olan da öldürüldü.

ansızın günde Rodos yıl Limanı'ndan gelen bela gibi göründüler ve hemen eriştiler. Malta'nın altı parça çekdirir ile korsanları Adalar Arası'nda gezerlerdi. Ağa ağa ve gemiciler vuruş kırışta geri durmayup mertçe ve reis şehit olup öteki savaşçıların çoğu dürişüp dövüştüler. 2 Gemide 2 Darüssade Ağası: Osmanlı sarayında "harem-i hümayun" denen kadınlar dairesinin hizmetinde ve korunmasında bulunari n<ıdımağalannın başı. lan bu cehennemliklerin eline girüp gemiyi aktarma eylediler [batırdılar]. "Kızlar ağası" diye de bilinen Darüssaade Ağası. bitüp tükenmez hazineyi alup sevinerek Girit' e doğru gittiler. Savaşta top ve tüfekle savaşarak düştü. diye kimi yolcular haber manda Mısır ve yetişilmek salup Kerpe söylediler. asıl görevi sarayın kadınlara ait "harem-i hümayun" kısmına nezaret etmekti. Bunlara "harem ağası" da denirdi. dört beş Kadısı Bursalı Mehmed Efendi ve nice Müslüman Başka savaş araçlarını parça top komuştu. Mekkei Mükerreme girdiler. önlerine uğursuz yol kesici kafirler. adındaki reisin gemisi daha Karadeniz'den yeni hazır yapılup gelmiş Ihrahim bulunup yüce fermanla o gemiye girdi.. Mevkisi "kapu ağası" ve daha sonralan mevkileri yükselen "silahdar ağa"dan yüksek olup derecesi sadrazam ve şeyhülislamdan sonra gelirdi. Osmanlı sarayının bütün enderun ve harem-i hümayun ağalannın en büyüğüydü. hacıları da birlikte önceden tamamlamaya reisin gücü yetmeyüp ancak çaresiz denize salup bu geminin topsuz tüfeksiz bu denlü mallarla çıktığı duyuldu. bütün adamları ve yanındakilerle birlikte gemiye koydu. Geri ka- Bu denlü çok malı. Bin elli dört [1644/45] yılında Darüssaade ağası 1 Sünbül Ağa Mısır'a sürülüp alay gemileri Çelebi gitmiş bulunduğundan. Ama sözü turulmayup "bu gerektir" diye ister istemez bir adalarına ulaştıkta Rodos ahalisi birkaç gün li- de "o gemiler yörüktür.. Havadan geçinmek: Birinin tarafını tutmak. Girit hakimi Venedik'e bağlı. üzerinde Kerpe Adası'na varup bir gizli yerde demir Adı sen kalınmasını yetişürler hacca yolu attılar. SEKIZINCI BOLUK Girit seferine çıkışı ve bunun sebebini anlatmaktadır. 137 . söylenen gemiler Kerpe'de sizi beklemektedir. . görünüşte bu soyun havadan geçinirdi. nesi var nesi yoksa hepsini. geçen gazi de uygun rüzgarla Rodos'a vardu. birinden yana olmak. Reis verdiğinden İbrahim savaşla başa çıkılmaz" düşer­ diyegördü.

Aydın sancaklarına ve Karaman'dan Kırşehri. fermanlar. iç ağaları 1 arasında söylendi. kilerci başı. birkaç gün dinlenciikten sonra gemiyi yedeğe alup Malta'ya doğru gittiler. O zaman kimi eski papazlar bu söylenen ğı atları görüp "Türkün atının aya- bu adaya basmak. Mukarrep: Hükümdarın ve mevki sahibi bir kişinin çok yakını olan. Vezirlerden Musa Paşa da birlikte verildi. Saruhan. Bunların başında 138 . saray ağası ve saray kethüdası. Donanma askerine de serdar kılınup Rumeli eyaleti Bağ­ dat'tan ayrılma Küçük Hasan Paşa'ya verilerek Selanik'e gönderildi. Yusuf Paşa'nın Girit Seferi: Bin elli dörtte [1644/1645] Darüssaade Olayı'ndan sonra Akdeniz'e sefer ferman olundu. Teke. Girit hakimi padişahın hukukunu saymayup mala aldandı ve o aşağılıkların peşkeşini kabul etti. Bu iş Girit'in fethine ve donanma seferlerini doğurdu. ta ki Hasan Paşa ile iki vezir serdara arkadaş olduğundan ülkeleri al- makta birlikte güzel tedbirler bulsunlar. has odanın emri altında has oda başı. herhangi bir iş ve görev için padişah tarafindan verilen yazılı buyruklar. lakin kaza gelin- kavrayamadı. Zağarcılar av için hükümdara mahsus köpekleri beslerlerdi. Ve bu haller giderek İstanbul'da duyuldu. padişahın gönül aynası paslandı. Bozok beylerine hüküm gön- derildi ki Sakız karşısına vanlup serdarları olan Amasya beyi Ahmed Paşa yanında · bulunanlar. hazinedar başı. ve hizmetinde olan ağalar ki bunlara "enderun "Babüssade ağası" denilen "kapu ağası" vardır ki hadım ak-ağalarındandır. en başta bulunan yeniçeri ağasırrdan sonra sırada üçüncüdür. Rumeli beylerbeyine alıkarnı şerife gönderildi ki 2 ilkyazda Selanik'e vanlup beylerbeyilerin yanında bulunanlar ve Anadolu'dan Kastamonu. Ahkam-ı Şerife: Padişah buyrukları. hele bu yolla gelmek adanın elden çıkacağını gösterir" diye ke- hanet gösterip hakime söylemişlerdi. Ve bu. celal sahibi Tanrı'nın yardımıyla · yol açtı o şehitlerin öcünü kafirden almaya himmet eyledi. Zağarcıbaşı. Hamit. Zağarcıbaşı4 Murad Ağa yeniçeri kethüdası olup ağa yerine sefere verildi. Amasya. Zağarcıbaşı: Osmanlı devletinin yeniçeri teşkilatında bu ocağın büyük zabitleri arasında yer alanlardan biridir.KATIP ÇELEBI olan Arap atı ve değerli mallardan adı geçen beye ve başka beylere çok peşkeşler çekti. Iç ağalar: Osmanlı padişahlarının sarayında ağaları" 2' 4 da denir. sonunda padişahın kulağına değdi. musahip. nedim. Eskiden harem-i hümayunda hünkarın mukarrebi3 olan Silahdar Yusuf Ağa taşra çıktıkta Kapudan olmuştu. ce göz kör olur dediklerince Ona da sonra pişmanlık geldi. Niğde. hükümler. altmış dördüncü süvari ve piyade zağarcılar ortası kumandanıdır. Karaman beylerbeyi T orak Paşa bütün bunları gemilere koyup göndere. Aksaray beylerine ve Sivas'tan Çorum. Ankara. Sarayda hizmet eden bu ak-ağaların bir tarihte sırası ve dereceleri şöyle­ dir: Kapu ağası.

yayabaşılar. Cezayir. görkem. doğru gittiler. fişek. me'ye gönderildi. ağa imamı.l:ı51rut. tantana. Dane: Ateşli silahlarla atılan nesne. yeniçeri katibi. 5 On üç gün o yerde dinlendikteri sonra bu ayın yirmi beşinci günü [20 Haziran 1645]limandan çıkılup herkesengine salınur diye düşünürken beyler ve kapudanlar okurrup Girit seferine gitmeleri huyurulduğu yolunda hatt-ı şerifi 6 çıkarup içindekini bildirdiler ve sırrı açığa vurup Girit fethi amacıyla Manya Burnu'na Ertesi gün Çuka Adası yakınında yatılup ikinci günü de Girit rak kıyıya çıkıldı. kurşun. 139 . atlı zağarcılar. Anadolu veya Rumeli askeri: Bir savaş ya da sefer olduğu zaman Anadolu veya Rumeli beylerbeyinin buyruğundaki yerlerden toplanmış olan asker. tüfek mermisi. Tunus ve Trablusgarp beyleroeylikleri. peyk başı. sekiz parça çekdirir ve kadırgalan Gemiler yağlarrup kerr ü ferr ile gelüp 1645] ada dibine vanlup orada Tunus ve Tarabulus'un Mağnp beyleri hilatler giydi- ler. Rebiyülahınn on ikisinde [7 Haziran Malta seferi hazırlıklan ısmarlandı. Tunus ve Tarabulus ocaklanna da alıkam-ışerife gidüp gazaya okundular. Istanbul ağası. atlı sekbanlar. bölükbaşılar. solakbaşılar. Kerr ü fer: Haşmet. ferman. 4 Çorbacılar: Kapukulu ocaklarına mahreç olan Acemi-oğlan ocağı ile Osmanlı ordusunun yaya askerini teşkil eden bgluk zabitlerine verilen unvan. padişahın yazılı buyruğu. Sakız'da donanma-yı hüma- Anadolu askeri ve Termiş'te Rumeli askeri ile buluştular. kıyılanna yanaşıla­ Kimi köyleri yağmalarrup ertesi gün Girit ile Todori arasına girdi- ler. Rebiyülevvelin dördüncü günü [30 Nisan yun ile çıkup Malta seferi adı altında 1645] gazaya Kapudan Paşa yollandı. kurşun ve dane 4 götürür bir gemiye rast gelüp aldı­ lar ve bu uğur sayıldı. cebe- hane ve kale almaya yarayan araç_laryüklendi. solaklar kethüdası. 1 Yat ve yarağı tamamladıktan sonra bin elli beş saferinin ikinci günü [12 Ocak 1654] ikindi vaktı sefere huyurulan ocak ağalan ve çorbacılar 2 sefer hilatı giyüp hemen yola çıkmalan buyuruldu. On beş bin kantaı:. Kurşun: Tüfek fındığı. Mağrıp beyleri: Cezayir. yeniçeri kethüdası. peykler kethüdası. fodla katibi. odabaşılar. Sefer sırasında Çuka Adası yakınında bey ge3 mileri Venedik'ten Girit'e barut. Gazaya okunmak: Din veya bir ülkü uğruna düşmanla yapılacak bir savaşa çağrılmak Ocak ağaları: Başta yeniçeri ocağı olmak üzere ocağın ileri gelenleri hakkında kullanılır bir tabirdir. altmış parça gemi Çeş­ elli bin yuvarlak ve elli parça top. Yeniçeri ağasından sonra bu ağalar sırasıyla şunlardı: Sekbanbaşı. Hatt-ı şerif: Padişah buyruğu. Anadolu ve Rumeli ağaları. gülle.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Sonra ücretle gemiler tutulup doksan parça Selanik'e.

Bundan dolayı bu dört ortanın kumandanına da "hünkar hasekisi" adı verilmişti. Girit Adası'na yakın üzerinde üç dört mil yuvarlak bir ada yapılmış. Ohri. kule Akşam yakınına varıldı. Yeniçeri ocağının 14. Dukakin beyi ve serdengeçti ağalar 3 Suda Bağa­ zı'nda korumaya verilüp serdar adamlarıyla Taşköprü'de asker tarafına ve donanma 4 gemilerine siğınak olup durdu. Üzerine aldığı işi başararak ölümden kurtulup geri dönenlere de "serdengeçti ağası" denirdi. Rebiyülahırın rer yirmi sekizinde [23 Haziran lağım atup 1645] kuşanıklarında yanında bulunanları şehit leyi aldılar. padişahın hizmetinde bulunan küçük zabit rütbeli saray menbulunan kimseye verilen unvan. Islam gazileri ka- dört saatte ele geçirdiler. kafirleri kılıçtan kafirler kapuyanından bi- saldırup ka- eylediler. Kafirler Aşağıhi­ sar'a girüp gece birer miktar gemilerden çıkup sandallarla bu adaya geçtiler. 49. tutsakları bıraktı. Tırhala. Selanik. Serdengeçtilerden hayatta kalanlar özel bir imtiyaz olmak üzere "serdengeçti kavuğu" adıyla bilinen tüylerle süslü bir kavuk giyerlerciL Korumaya verilmek: Donanınaya kıyıların korunma işinin verilmesi. Bostancılar arasında. 66 ve 67. ikisi sol tarafında yürürdü. 1 Yanya. Bunlar samsoncubaşının buyruğu altında bulunup ayı avına ve cenge mahsus köpekler beslerlerciL Serdengeçti ağaları: Başka askeri sınıflarda olduğu gibi yeniçeriler arasından da düşman ordusu içine dalmak ya da kuşatılan bir kaleye girmek gibi tehlikeli hizmetler için fedai yazı­ lanlara verilen ad. Samsoncubaşı: Yeniçeri ocağını oluşturan 196 ortadan 71. Evlerin vakti bu hisara doğru yönelüp ertesi gün iki na- Alameti zafer olan serdar güzel tedbir edüp gelen yıkılmasını ve ağaçların kesilmesini askere yasak ettiğin­ den buralar halkının içi rahatladı. Bundan başka padişahın camiye çıkışlarında dört hasekiİıin en kıdemli ikisi padişahın sağ tarafında. ortalarına da "hasekiler" denilip bunların ayrı ayrı birer kumandanı vardı ve itibarlı kişiler olarak kendilerine "ağalar" diye hitap edilirdi. Üsküp. Rumeli beylerbeyi Hasan Paşa topları üçünde [27 Haziran 1645] sürüp metris hazır­ gece metrise girdi- ve Murad Ağa yedi parça toplaTophane önünde. Haseki: suplarının başında 2 4 140 . Köstendil. ortaya "samsoncu ortası" denilirdi. araları radan ve denizden birer mil iki hisar saldırup Yukarıhisar'ı vardı Hanya'nın ki iki yanında yalın kaya bekçisiydi. Yirmi dokuzuncu günü [24 Haziran] serdar ve asker lıkları gördükten sonra cumadelülanın ler. Hükümdar avlarında bunlar maiyetleri ve köpekleriyle hükümdarın yanında bulunurlardı.KATIP ÇELEBI Hanya'nın Kuşatılıp kuşatması maz arası Fethedilmesi: Gemilerden yat ve yarağ çıkarılup Hanya Hisarı uygun görüldü. Iskenderiye beyleri ve Haseki Ali Ağa dört parça topla sağdan. Sonra Islam gazileri geçirtip sonra donanma gönül rahatlığıyla Ayatodori Li- manı'nda yattı. Vilçetrin beyleri ve Samsoncubaşı2 Ibrahim Ağa altı parça topla soldan metris kurdular.

dikilmişken Elli ikinci günü geri döndüler. Tarih demek: Ebcet hesabıyla. ken cumadelahirenin yirmi sekizinci günü arasında kapudanları davul çalarak yürüyüş yeri olan gediğe iki namaz gelüp bir ak sancak diktiler.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMA(. siperler kazarak ve böylece bir siperden diğer sipere geçerek çıkılmak. Bir olayın tarihini böyle bir diZiden çıkarmak için o dizide bulunan harflerin gösterdiği sayılar toplanır ve çıkan toplam o olayın tarihini verir. Alameti zafer olan serdar aman ihsan edüp iki kimse iki tarafa tutu verildi ve cek kafirlerin malına. Yine yürüyüş tasarlanmış­ 1 [21 Ağustos 1645] perşembeydi. Hisarzapt olup korunmasına üç yüz doksan beş parça değeri asker kondu ve eyaleti Hasan Paşa'ya verilüp yalnız yüksek top defter olundu. Duka. elli dört gün kuşatmada burcun tepesine metrisle çıkılmıştı. kaygısızca yatmak. Ispanya ve Venedik attılar. Kuşatmanın on yedinci günü Cezayir askeri yirmi parça gemiyle gelüp onlar da Suda Limanı'nı korumaya verildi. Lakin Karlı-ili kıyısını taşra çıkanları vurmaya gaziler öldürürlerciL çıkup kayıp vererek dönmüş­ lerdi. Şevket göstermek: Heybet göstermek. edüp burcun tepesine bayraklar umutsuzluğa düşmüştü. Malta.cü günü kafirlerin donanınası uygun rüzgarla şevket göstererek seksen parça kadırga. alınamadı. 2 O yerde bellü başlu ihtiyarlar inüp aman diledi. ululuk göstermek. kuşatılan Bu minval üzere hisar da ve öteki limanlarda yatar on bir p_ıu. rahat. yücelik satmak.ça kadırga şaşırdılar. Birkaç gün Suda Limanı'nda durup Hanya önünde kadırgalar asude yatar 5 ve 2 4 Metrisle çıkılmak: Siperden sipere geçerek çıkılmak. 141 . Kafır Gemilerinin Gelmesi: Fethin on dördürı. Ak sancak dikmek: Düşman savaşı bırakıp teslim olacağını anlatmak için ak sancak dikmek. kafirler Suda ve . Kuşatmanın kırk beşinci yine yürüyüş düşüp asker günü ilk kez yürüyüş ettiler.AN savaşı başladı.]ul~rak döndüler. biri de "gazamız vaki oldu". Iki günde üç kadırga ve iki burtuna mallarını yükleyüp çıktılar gittiler. Orada bulunan bilgili ki- şiler bu fethe bir iki tarih dediler. çok adam Serdar yine askerin gönlünü alup dürişti. yanieski Türk alfabesindeki harflerin delalet ettiği sayılara göre herhangi bir olay hakkında çok kez manzum tarih söylemek. Papa. çoluk çocuğuna barış kimse yoluyla kale teslim olundu. 3 biri "gaza-yı evvel". dört mavuna ve çokça burtun ile 4 kale önünden geçüp Suda Limanı'na gemileri beş serdar ile orada demir Bundan önce Ballıbadra ve girdi.on dört kalyon askeri Limanı'n­ çıkup ka- radan saldırdıkça kayıp verüp bo. ululanmak. Asude yatmak: Dinlenmek. Gide- değmeyüp gemilerle memleketlerine gitmeleri buyuruldu.

üçü olan gemiler Hanya'ya gi- Çavuş Reis ve Bodur Cafer gemileriydi. Bu sert rüzgar geçtikte kafirler o gemileri ortaya alup koğuş toplanyla 3 döv- meye başladılar. Baştardaya girmek: 2 4 Donanma kumandanının sancak gemisine girmesi. uzun menzilli bir tür ağır top. Serdar derhal baştardaya girüp 1 öteki asker yerleşti.yeniçe- öğrenüp dört mavuna ve otuz iki kadırgayla çıkup demir üzerindeyken basmaya çalıştılar. Kafırlerinin Çavuş devlet pudan olup kapısından Memiş Reis. tkindi baştarda Memiş yaslanup bir zamanına dek savaş dövüşüp Reis'i ortaya aldılar. Benefşe'de Geç- reis ka- Iskelesi'ne geldü.KATIP ÇELEBI Todori'de de bununlar yatarken "ansızın basalım" yetmiş kadırga diye otuz beş burtun ile sabah Suda Burnu'ndan çıkup Hanya Hisarı ve mavuna. Bodur Cafer gemisinin -kırk iki parça top çeker bir acayip gemiydi. Allah'ın hikmeti. amma kafiri de ta- mam eyleyüp çekti gitti. Bir mavuna ve birkaç rı'nın yardımına lar. Reisler de limandan 1645] çıkup Girit'e giderken kafir gemileri bu üç parça gemiye şabanın yirmi üçüncü günü saldırdılar. bütün gemileri dalga tutup böylesine yüksek kalyonlan şöyle bastırdı 2 ki su aldılar. Reis ve Bodur Cafer Gemileriyle dört gemiyle iki bin yeniçeriye Değirmenlik denen yere içinde olan yeniçeri olmamakla orada düp söylenen üç gemi -Memiş Reis. Dalga tutmak: Geminin dalgalarla çalkanması. Kafirin de iki kadırgası baş aşağı gelüp battı gitti. Kafirler yaralandılar ve kepaze olup yerlerinde kaldılar. Kendi Savaşı: Karamanlı adındaki Benefşe kaldılar. 142 . yüzyıllarda kullanılmış bakırdan dökme.büyük direği yelkenleriyle paralanup altında bulunan halk yelkenle denize gitti ve gemi de ufa- landı. bor da top ları. Koğuş toplan: Geminin iki yanında olan toplar. bir [14 Ekim kasırgalı rüzgar çıktı. rileriyle orada olduklannı kafider gelmişti. lslam gemileri ancak limana girebildi. ama bu 4 gemi yüğrük olduğundan mavunaların küreklerini topla kırup aralanndan geçti git- ti.. Limandan "çıkup henüz saf düzülmeden bir sert rüzgar çıktı. Venedik mişte. Balyemez top: Osmanlılar tarafından XVI. önüne geldiklerinde kaleden top atılup Islam askeri savaşa hazır oldu.XVIII. Kafir gemileri öylesine gitmeleri anca:k bir saat olup üç dört günde güçle yine Suda dağıldı ki gelmeleri ve Limanı'na gelüp toplan- dılar. !çinde olanlar Tan- eylediler ki göklerde melekler gerçi epice adam şehit beğenüp alkışladı­ oldu. geminin dalgaların oyuncağı olması. Çavuş Reis gemisine dört mavuna gelüp balyemez toplarla kuşatmıştı.

DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMA(. Bundan sonra Girit yazılmadığından Adası'nda Fezleke cak deniz seferleri adlı nice savaşlar tarihimizde onları olup karayla ilgili olanlar bu kitaba uzun uzadıya anlatarak burada an- anlatılmaktadır. ya şehitlik" diye yiğitçe_sa'0ş eyledi. Gemi dökmek: Bir deniz savaşı için bir yere gemi göndermek. Daha önce Budin'den ayrılmış olan Hüseyin Anabolu'ya vardıkta kendisini geçirmek içün şup ayrılan Girit'i koruması buyuruldu. bir savaş için bir yere çok sagemi toplamak. Kafirler ise sağ ve soldan bu kadar gemi döküp sonunda bu göğü andıran gemiyi denizin dibine batır­ 1 dılar. Kapudan Paşa üzengisine yüzler sürdükten sonra daha önce donanma-yı hümayun şevvalin altıncı günü [25 Ekim 1645] Tersane-i Amire'ye girdi. Bir gün bir gece dövüşüp yelkenleri olmadığından aradan fire tutsak olmayı çıkmaya yol olmadı. Cafer Reis kollarında kahrarrı~n yiğitti. Süleyman Reis bir öteki_zazileri de kendisine uydurup "ya gaza. Baş göstermemek: Meydana çıkmamak. yıda 2 Paşa'ya 143 . Beylereve askere izin verilüp kendileri kutlu ve mutlu devlet iki parça kadırgayla gelüp padişahın kapısına yollandı.AN Bu kez hepsi birden Bodur Cafer kalyonunu ortaya alup topa tuttular. Şabanın yirmi altıncı günü [17 Ekim 1645] yine Hanya'ya gelüp 2 ramazan-ı şerifin ilk gününde [21 Ekim 1645]limandan çıkup Ağriboz'a geldiler. Sonunda birkaç adam kaldı. Alameti zafer olan serdar bu savaştan sonra donanınayla kafirler üzerine yürü- müştü. on bir parça bey gemileri yana- geçirdiler. onlar da ka- yakıştıramayup dövüşe dövüşe şehit oldular. korkudan ortalarda görünmemek. melunlar Suda Limanı'na girüp bundan sonra baş göstermediler.

Devlet kapısından yirmi parça kadırga gönderilüp dukta hisarın barutu. daha önce saferin yirmi yedinci günü [25 Nisan 1646] yirmi parça kalyonla kafider gelüp Bozca Ada Hisarı'nı kuşatmışlar­ dı. Rumeli beylerbeyi Küçük Hasan Paşa beş parça kadırga ve biraz serdengeçti ile varup adaya er döküp ansızın saldırınca kafirler hi2 sarı bırakup gemilerine kaçtılar ve· demir koparup Anadolu kıyılarına gittiler. öteki üçü altından olarak yüzük biçiminde tuğralı dört mührü vardı. Bu üç altın mühürden birisi hükümdarın mutlak vekili olduğuna işaret olmak üzere veziri iizama verilirdi. Mühr-i hümayun: yazılı 2 düştü 144 . Donanma Savaşı: Rebiyülahırın onuncu günü [26 Mayıs 1646] donanma-yı yun Gelibolu'dan kalkup kafirlerin yirmi altı parça kalyonu nurken üzerine varup göründükte melunlar Muarız fuçıları bırakup hüma- Körfezi'nde sula- yelken üzerine geldi- ler. yelkenlerini rüzgarla doldurup gelmek. Yani "birinden mühr-i hümayun alınması" üzerinden veziri azamlığın alınması demektir. hisar bu yolla kafider elinden kurtuldu. Bin elli altı baharında [1646] çıkup Boğaz'a vardıklarında.DOKUZUNCU BOLUK Girit Adası'nda Hanya'nın fethinden sonra olan derya seferleridir Musa Paşa ve Mehmed Paşa'nın Seferi: Zilhiccede [Ocak 1646] Yusuf Paşa öldürül- dükten sonra vezir Musa Paşa Paşa'dan kapudan olup veziri azam Mehmed mühr-i hümayun alınıp 1 donanma serdarlığıyla Girit'e geçmesi buyurulmuştu. Yelken üzerine gelmek: Yelkenlerini açıp gelmek. Ikindi bir top zamanına dek büyük top ve tüfek vardıkta sancağı ile direği düşüp savaşı olup kafir suya beraber kapudanının delinmişken gemisine çevik deprenüp batmaktan kurtuldu. Ve birkaç gemileri paralarrup büyük ziyanlar gördüler. Beri yandan da Kasım Paşaoğlu milerden de birer ikişer gemisine bir top gelüp birkaç kürekçi adam düştü. Üzerine aldığı işi başararak ölümden kurtulup geri dönenlere de "serdengeçti ağası" denirdi. Serdengeçti: Düşman ordusu içine dalmak ya da kuşatılan bir kaleye girmek gibi tehlikeli hizmetler için fedai yazılanlara verilen ad. yat ve barutuyla bir iki gün savaş yarağı yardıma erişmek ferman olun- bulunmayup limanda bulunan yolcu gemilerinin ederler. O sırada bir sert rüzgar çıkınakla ve öteki ge- ada altına va- Osmanlı padişahlarından her birinin kendi adları ile babalarının adları biri zümrüt. Veziri azam bunu küçük bir kese içinde boynuna takarak koyrıunda saklardı.3 biraz denize çıktıkta öğle üzeri savaşa başlandı. Üzerinden veziri azamlık alınan kimseden mühür geri alınırdı.

Kapudan Paşa yiyecek getirmek içün Rumeli Yakası'na varup zil- kadenin yirmi dördünde [s Ocak 1647] ile hazine ve zahire getirüp Hanya altmış Limanı'na parça kadırga. burtun ve mavuna soyundan yüzden artuk gemisi Suda'nın yardımına dönüp dururdu. liman ağzında yatan gemilerden beş on parça gemizahiresi ve halkıyla batup ğından 2 kalanları Hanya Limanı'nda clpnanma gemilerinin kalup yatmasının yolu da yara aldı­ olmadı.DENIZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN rıldı ve Girit'e yönelindi. çabuk alev alıp sönmeyen nesnelerle doldurulmuş gemi. Hüseyin şayka Paşa da Kandiye kuşatmasına gitmek hazırlığında bulundu. gemisi: Düşman gemilerini yakmak için yanıcı maddelerle. Ateş Gemisinin Hikayesi: Recep ayının ikinci günü [14 Ağustos 1646] Hanya dışında olan Cezayir gemileri ve başkalarının üzerine kafir gemileri gelüp onlara ve kaleye sayısız toplar attı. dışında top suya beraber yolu yoktu. Yüz kırk Ah- parça gemi Hanya ku- Hisarı ö- nünde korumaya konulup 1 limanıniki yanından toplar kuruldu. Suda Liman Hisarı yalın kenarında erişmez kaya üzerinde sarp kale olup karadan kurulan toplada yerde yatup gece büyük topları giriştiler. Oradan vazgeçüp Apakorne ve Resmo'dan başka nice kaleleri Tanrı'nın ele geçirildi. Kafirlerin çekdirir. Musa Paşa'nın Savaşı ve Şehit Düşmesi: Zemherir içinde donanma gemileri Girit'e zahire götürüp Hanya'da yiyecek çıkarırken bir büyük fırtına oldu. Ateş 145 . Donanma-yı hümayunun bu yılda Tersane-i Amire'ye gelmeyüp taşrada kışlama­ sı ferman olundu. Korumaya konulmak: Donan~ayı. kadırgayla Cumadelülanın Hisarı'nı Hanya'ya varup Suda öldü. yirmi gelmekle asker geçti.ve kıyıları düşman baskınından koruma görevi verilmek. O med ayın Paşa yirmi üçünde [8 Haziran l6/t6] devlet Karadeniz'e yirmi sekizinde şatmak [12 gitmişken Temmuz gell!p 1646] üzereyken serdar Mehmed kapısından ardlarınca yardım kapudan Paşa paşa on parça gönderildi. Allah'ın yardımıyla o gemiler zararsız yandı gitti. Bunlar ya içlerine konan adamlar tarafından düşman gemilerine karşı sürülür ve ateşlenerek bırakılırdı. iki kalyon. rüzgar gücüyle veya başka bir yolla düşman gemilerinin üzerine sürülerek ateşlenirdi. Pelaşkerme: Bir tip küçük gemi. O kadar gemileri de topla yaralayup kayıp vererek döndüler. Suda Kalesi'nin olduğundan donanmanın yanaşmasının Girit'in karasını fethe yardımıyla yardım çıkarılan donanınaya yürüyüşün yanında yolu yoktu. kafirler liman ederlerdi. Beri yandan da iki saat kadar top savaşı olduktan sonra içlerinden beş parça ateş gemisi barut ve kumbarayla dopdolu yakın geldikte ateş gemisi idüğü bilindi? Karadan biraz adam on kadar palaşkerme 3 ile varup uzaktan kancayla gemiler üzerine gelmeden döndürdüler. Ya da içinde kimse olmadan.

şerefin kırılma­ sına yol açar. temizleyip koruyan. Ağriboz'a varup yat ve yarağ gördükten sonra ilkin Anadolu askerini Girit'e geçirmek içün Sakız'a varup Çeşme'de olan askeri ve harçlıkçılan gemilere almak üzereyken kafir gemileri her 1 yandan saldırdığından duramayup yine Ağriboz'a döndü. kuz parça bunununun Rumeli askerinden ve lerini limandan Yakınlaşınca kafirlerin do- Ağriboz Limanı'nı kuşattıklannı öğrendi. Hizmet zamanlarında vergi vermezlerdi. ötekiler Kapudan eli boş Girit'e ğından yetmiş Anadolu'ya km Sakız'da vardıkta ve Ağriboz'da kaldı. dört kuşatılup asker karadan dışında demir gelmişken dışarı çıkmaya attı. Cezayir ve Tunus gemi- askeri Resmo dışında beklerken re- biyülahırın yirmi birinci günü [26 Mayıs 1647] girdi. Yoksa baş gidince ayak kalmaz ve iş görülmez. la2 ğımcı. Beyler ıraktan durup asker sürmek ve kullanmak gerektir. İkinci Musa Paşa'nın Seferi: Bin elli yedide [1647] Musa Paşa. Donanma-yı gücü olmadığın­ dan durum devlet kapısına bildirildi. serdar Hüseyin Paşa çıkışup azarlamaya başladı­ parça kadırga alup Rumeli askerini Ağriboz'dan Girit' e geçirmek içün vardı. onar adam seçerek memleketlerine yollarlar. kişi İslam olan almadan.KATIP ÇELEBI Zilhiccenin on yedinci günü [24 Ocak 1647] kapudan paşa semtine salup Ağriboz önünde bir savaş sanlup söyündürecekken Paşa'ya tüfek fındığı kadırgalara çeküp geri çekildiler. Orduda kalanlara harçlık bulmak için memleketlerine giden bu adamlara "harçlıkçı" denilirdi. Ağriboz'da beş bin yeniçeriden bir çıkarmadan Girit' e döndü. Harçlıkçılar memleketlerine gidip cephede kalanlara tımadarından harçlık getirirler ve onların ailelerine iyilik haberlerini ulaş­ tırdıkları gibi görülecek işleri varsa onları da yaparlardı. Kapudanların savaş gemisine çatması ve sarilması erlik değil. da sınır boylarında kışlamak gerekince her sancak sipahisi içlerinden beşer. Kafider bu haber devlet kapısına ulaşınca donanınayla kapudanlık yine Mora kadırgayla kalyonu gördükte birkaç kendisi değüp şehit olunca gaziler gemiden el sırada fırsat bulup kaçtı. Askeri oraya cumadelülanın çağırup gemilere almaya parça mavuna. Savaş açılıp 2 serasker oldu ve birkaç parça kal- 146 . hendek kazan ve başka kazı işlerinde kullanılan bir sınıf işçi taburu erieri olup gerektiği zaman ücretle tutulurlardı. Ancak iki yüz kadar beldar. Danışık olup veziderden Güyeğü Fazlı Paşa Harçlıkçı: Savaşta bulunan ve harçlık getirmek için memleketlerine gidenlere verilen ad. yirmi dört çekdirir ile gelüp liman hümayun orada çalışup himmet etmektey- sekizinci günü [ll Temmuz 1647] kafider on bir burtun. Bu korkunç eskiden defterdar olan öteki Musa Paşa'ya verildi. Kıssadan hisse budur ki kış günlerinde donanma açık yerde yatmak yanhşın yan- lışıdır. Beldar: Dağlar arasındaki geçitleri açan. yat ve yarağ getirdi.

Ammaroğlu'nun Seferi: Bin elli yedi zilkadesinde [Aralık 1647] Fazlı Paşa ayrılup tersane kethüdası Ammaroğlu. Sakız mollası: Osmanlı imparatorluğunda XVII. Seferi: Fazlı Paşa cumadelahirede [temmuz] kapudan olup beş bin yeniçeri ve otuz parça k:adırgayla Çıkup bu ayın sonlarında Sakız'a vardı. Bu zahire gemileri Sakız yakınında yatarken kafider dı ve yaktı. yeniçeri. ramazan-ı şeri­ fin sekizinde [7 Ekim 1647] dönüp sonlarında Tersane-i Amire'ye girdi. bi- da Kandiye önüne varup ko- hümayun vaktında. Ancak üçüncü sınıf kadılıklar için bulunduktan şehir bakımından bir ayrıcalık olmayıp hepsi de rütbede eşittiler. Şahanın Limanı'na varmağla erince yere esen ve doyum olarak dönüp limana girdiler. şehzadelikleri zamanında kendilerini okutan bilginlerden. Asker Fazlı Paşa'nın dışarıda Şaban _faş~ ile ans~ın sırada Anadolu askerinin üzerlerine gelüp hepsini al- bakakalup kafider çekildi gitti. Rumeli askeri geçmeyüp ancak Anadolu raz cebehane ve zahire Girit'e ulaştı. yüzyıldan başlayarak kadılıklar üç sınıf üzerine derecelendirilmiştir. rumakla toplar karadan götürüldü. 147 . Kafir kıyılarında donanınası Donanma-yı bulunan asker. Hünkilr hocası: Osmanlı padişahlarının. diye Sakız mollası devlet kapısına bildirmişti. Iki yandan epice top ve tüfek savaşı olup gök duman göklere erdi. hükümdar oldukları zaman kendilerine seçtikleri hocaya verilen unvan. Kalan kafir gemileri de Anabolu'da yola düzülmek üzere yatan akşam Sakız'da kapudan olduğundan paşa yanına limanda gelüp top- yirmi sekizinde [28 Eylül 1647] esenlikle Islam askeri güç buldu. Bundan önce karada: kafideri bozmuşlardı ve Kandiye kuşatmasına gittiler. Devlet parça Malta gemisi ve dört kalyon beşinde [16 Ağustos 1647] Sakız'a recebin on gemilere parça kadırgayı bekleyerek Girit'e salmaya ha- Anabolu'da yatan kafir gemilerinden ayrılup Çeşme'de geldiklerinde Islam gemileri de sabahleyin limandan çıkup kafirleri topa tuttular.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Sakız yonla üzerinden Girit'e gitmek ferman olundu. Bu üç sınıftan her biri de yine şehirlere göre sıralanmıştır. "Sakız mollası" ise Sakız adası kadısı demek olup üçüncü sınıf kadılıklardan biriydi. batası kafirler çekilüp Güneş batıncaya gittiğinden dek savaş sürüp kadırgalar landıktan Hanya da fırsat sonra Girit'e bulup çıktılar ve saldılar. Elli sekiz muharreminde [Ocak/Şubat 1648] kafir donanınası elli yedi parça gemiyle Sa- kız'a bağlı yeİlerden Ipsara Adası'na geldikte bir sert rüzgar ve fırtına çıkup on sekiz 2 parçası parçalanup yok oldu. hünkar hocasına1 yanaşmakla kapudan olmuştu. Kiralanan on parça bunun ile orada toplarrup Anadolu askerini kapısından zırken yeni olarak gönderilen altı altı aldı. Girit'te Islam askeri Kandiye pışmadıkları 2 kuşatması içün donanınayı bekleYüp gelmeyince ya- kafiderce bilinince donanma çıkmamaya baktı.

sekiz kalyon yardım ve zahire gel- Malta. adı verilmişti. fenniyle ilgilenüp Adamları hacet olup Bu kez bütün kalyon ve zamanı çoğu denizciliği öğrenmekte Venedik taifesi de onların kılavuzluğuyfa mavunaları Boğaz'a attılar. Bir gün Aktabya'dan kafider beden başına vardır. diye korunmak içün bu fenlerle mamak içün taşrada ikinci günü [6 Mayıs 1648] donanınayla çıkup demir başka Hıristiyan Kapudan gelüp Paşa bu seferlerde donanma-yı da bin elli sekiz iş çıkar­ hümayunu rebiyülahırının yarağ çok asker. arkasından ma engel olsunlar. yüzyıllarda kullanılmış bakırdan dökme. 148 . ettiler. Ancak son iki üç aylıklar bir arada verilirdi. Çünkü daha önce· haber varup donanınayla büyük yat ve yarağ.lemesi: Genellikle kıyılarında olduğundan coğrafya gevşek davranınayı doğru bulmazlar. bundan komşu olduğundan kesine çok uğraşırlardı. Defter göndermek: Orduya gönderilen yiyecek. ilk üç ayda bir verilenlerden ikisine de "kıst mevacibi" denirdi. on yükletüp Hi- sar'a vardıkta kafir kalyonları geçecek yerleri kapadıklarından çıkamayup kalınca ister istemez gemi yat ve yarağı karadan yüklenüp taşrada bey gemileriyle Girit'e gön- derildi.KATIP ÇELEBI Bağazı'na Kafir Gemilerinin Hisar deniz Demir. ker gönderilüp yakında varmak üzeredir. Cumadelahirenin sekizinci günü [30 Haziran 1648] beyler Hanya Kalesi'ne varup kapudandan mektup ilettiler ki donanİna gemileri Boğaz'dan çıkmanın yolu olmadı­ ğından bir kıst mevacip 1 ve dört yüz lağımcı gönderildt demekle asker umutsuzluğa düştü. uzun menzilli bir tür ağır top. taifeleri Osmanlı ül- gerek olur. ila XVIII. O gece on yedi çekdirme. Ne hal ise Islam askeri gayrete gelüp Kandiye fethine yürüyüşler barış olacaktır" dikten na düriştiler. yirmi bir de çekdirme geldiğinden hazine ve as- 2 lima- Denizde donanma yoktur ki yardı­ Imdi yardımı geldikçe bir hisarın alınması güçtür. Nice kez "sizinle sözümüz "Yarın adam çıkar. Kapudan Arnmaroğlu durumu devlet kapısına bildirüp kafir gemilerini Boğaz'dan kaldırmak içün balyemez toplar gönderildi ve cumadelula sonların [haziran ortala3 rı] "adı geçen kapudanın öldürülmesi içün saltanat Kıst tarafından adam gönderilüp Bo- mevacip: Yeniçerilerin aylıklarına "ulüfe" denildiği gibi resmi defterlerinde "mevacip" Bu aylıklar her üç ayda bir verilirdi. bu sonuncuya "kısteyn mevacibi". Duka ve Papa gemileri. cephane ve benzerlerinin miktarını ve sayı­ sını bildiren defter yollamak. dediler. diye defter gönderilmişti. orduya neler gönderildiğini bildiren defter göndermek. bundan dolayı bu zamana kaldı. Islam askeri umutsuzluğa düştü. yat ve görürlerdi. hisarı şimdiden başka sonra veririz" diye akşama çıkup dek söyleştiler. olmadı. Balyemez top: Osmanlılar tarafından XVI.

şeyhülislam Abdürrahim Efendi. beri yanda da kalyon bulundurmak gerektir ki kalyana kalyonla varıla. donanma-yı gerektiğinden başka gelüp Boğaz'da savaş sıra­ hümayun ister istemez demir atup yolu kapatırlar. Ancak metris önünde iki parça gemi Bozca Ada ardına dolaştıkta gitti. top ve yat ve çeşitlerini götürdükleri olagelmiştir.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN ğaz'da kapanmak 1 suçuyla o~tadan kaldırıldı ve kapudanlık Ahmed Paşa'ya verildi. Bosna eyale- ünden Derviş Mehmed Paşa karadan Boğaz'a varup Rumeli kıyısında toplar kurdu. Mağrıp'a sonra bu ayın on sekizinde da yüz yirmi bin guruş [ı Mayıs 1649] çıkup Boğaz'a doğru gönderilüp gemileri çağırıldı. çekdirisine Paşa redi gemiciler. kısılmak. karada kapanıp kalmak. olduğu yerden dışarı çıkmamak Sıkılmak: Sıkışmak. Donanma ile Denize [Nisan 1649] Venedik Çıkması ve Foça Limanı'nda Savaş: balyozları kapatılup Bin elli dokuz sürülerek büyük donan- ma düzülmesini iş güç edindiler. diye kalyonlar yapılmasını uygun buldular. Kalyon Yapılması Fikri: Bin elli sek:tzcrecebinde [Temmuz 1 Ağustos 1648] padişah tahta çıktıktan sonra veziri azam--Koca Mehmed Paşa işleri yoluna koymaya girişerek donanma sında işleri konuşuldukta rüzgarla kullarrup önünden savulmak kadırgalarla karşı kimileri. Lakin gerek oldu derlerse gemi top ve yat ve yarağını tamamladıktan hazırlayınız" demiştim. topçular Paşa'nın rebiyülahırında lakin özel deniz savaşı başka kadırga hep gemilerin ve mavunayla eyledi ve üstün geldi. kafirlere utanç gelüp yelken edüp toplaşup kalyonlar çekdirir ile ardlarınca çıkup ayakdaş olmadığından ye- değe alınmıştı. Orsa: Geminin. Allah'ın yar dı- 2 Kapanmak: Denize açılamamak. fakiri çağırtıp bu konuda danıştılar. O yerde dört beş saat oturmuştu. Yeterince çekdiri ve bunun hazırlarrup yat ve yarağı tamamlandıktan gittiler. Hayreddin karşu kalyonlarla denize sefer ettiler mi diye sorunca "tarih sonra kullanur malıa­ Merhum "sözün kendisi budur" diye başaramadılar. kafirler kalyonlarla denizde gezüp kadırgayı çiğnerler. Geçmişte Osmanlı kapudanları kitaplarında Kıbrıs ve Halkü'l-Vad fethi gibi büyük seferlere büyük donanmalar gi- düp asker. yelkeni mümkün olduğunca rüzgarın estiği yöne yaklaştırarak seyretmesi. ilgilenüp himmet etmişti. konulmaz. Ahmed götürmeleri içün kalyon. Kafirin bir iki kalyonu orsa3 ile kalyonlarakarşı çıkup. yapmak hüner yarağ yazılıdır. O zaman. Bu ayın yirmi üçüncü günü [16 dıkta topları demiralup yatan kafir Mayıs 1649] donanma-yı kalyanlarına hümayunla oraya var- havale edince gemiler yerinden kal- kup Anadolu kıyısına sıkılmakla 2 yol açılup donanma gemileri esenlikle geçtiler. 149 . burtun ve yüz dört parça kadırgayla kafirlerin bu denlü kalyon ve savaş durup değildir.

şehit olup ikindi vakti deniz beyleri de Donanma Anadolu runmuş kıyısında doğru değildir" dediğine firler limana saldırdı. fethederdi" dediklerine benzer. recebin on sekizinci günü 1649) şehit oldu. varup ve de hisar koruyucusunun "top önünde yatmak üzerine saldırdıklarında kafirler anbara girüp da o gemiye Limanı'na bakmayarak Kapudan ne giden biri olmakla. Navlun: Gemi kirası. baştarcia ve Bu sırada öğle zamanında yedeğiyle meydana adamları baştardayla savaş ateş çıkup ka- gelen eden geminin verdiler. Tunus. sonucu buna varır. gemi ücreti. ıso Rumeli kapudanlığın ona . Suda Kalesi'ni kayıklarla ele geçirmeyi tasarlayarak saldırup dürişmek üzereyken kaleden top gelüp başını götürdü.KATIP ÇELEBI mıyla elverişli rüzgarın uygunluğundan başaramayup ayrıldı. Kapudan Paşa yedeği sığ­ battı. Hele kimi büyüklerin Boğaz'da yatan kalyonlara "çok kayıklar varsa dibini deler. Bu olay Hüseyin beylerbeyi Bıyıklı Paşa'ya vardıkta donanınaya kapıdan Mustafa verilmesi yolunda devlet Paşa'ya kapısına gerek olduğundan buyurup gemilere gönderdi ve arz gönderip gereğince kendisine verildi. Kapudan ker karadan birleşerek lar. Kıssadan hisse budur ki bunun gibi sarp ve berk hisarı boş tedbirlerle ele geçirmek sevciasına düşüp kayıklarla varmak ahmaklıktır. nakliye ücreti. hisarın sağ yanı ko- ve -söz dinlemez ve kendi bildiği­ yattı. O toplaştıktan Paşa ayrılup kayıklara gemileri yakınında soğukluk sırada kıyıya yanaştırmayup denizden. öteki as- bulunan bir küçük hisarı kuşatarak aldı­ yardım istendikte "biz denize olup top ve kafir gemileri de görünmekle üzerine varup biraz Hanya'ya gitti. gemi bilet ücreti. Kimi gemiler sulanınakla kalafat ederken levent yazup kendisi karadan Amasya beyi Ahmed geldi. Karaca Foça barınmaya elverişliyken ve erişüp savaşta Bu ağzına gittiler. yanında Kapudan kafir gemileriyle büyük savaş da Paşa ilişmekle kurtarılmasına denize döküldüler. yol bulunmayup ikisi de içinde olanlar bulup üç burtun ve bir çekdirir alup yedekleri gö- çektirüp kapudanıyla kafirlere katıldı. Ve bir kadırga fırsat forsası Kıssadan bakakaldı. Kayıklar Paşa'nın [28 Temmuz dönüp Hanya'ya geldiler. Kapudan da baştardayla çıkup Bey gemileri geldikten sonra Girit'e gittiler.sol birkaç gazi hepsi birden yola düzüldüler. dururken böbürlenüp başka yerde yatmak hüner Suda Kuşatması'nda Ahmed Paşa'nın Şehit Düşmesi: Cezayir. Tarabulus ve Mısır'dan navlun ile tutulan burtunlar donanınayla bir yere gelüp hepsi Kandiye al1 tma vardıklarında. hisse budur ki donanma bir limana girerken karavulsuz yatmaya ve öyle değildir. Bu denlü bozgundan sonra çekilüp liman kale dibine salup Paşa hisar önüne Paşa etti. Kafirler türdü. Hüseyin Paşa bakıyoruz" kırk sonra elli kadar yanına Kandiye ile aralannda diye vermedi.

Abdünalıman Paşa dan dırdılar. Varup asker ve zahire denize açılup Sakız'a &eldi. Korumaya göndermek: Donailmayı -'ve kıyıları düşman baskınından korumak için denize açılma buyruğu vermek Bir derece: Tam olarak değ{ yeterince değil. Birkaç günden sonra dönüp donanma-yı sekiAra- [3 hümayun gemilerini Tersane-i Amire'ye getürdü.DENIZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Haydar Ağaoğlu'nun Seferi: Bin elli dokuz şevvalinin üçüncü günü [10 Ekim 1649] İstanbul'da. Elden 1650] çıkanrken 1650] kapudan biraz yat ve ya- bir iki kafir gemisi görünmekle kaldı. 2 3 Ocaktan: Yeniçeri ocağından yetişme. Taşra çıkanlar donanma geldiğince da zahire alamadılar. yeniçeri kışlası. hüma- Karadan kafir ge- 3 milerine bir derece toplar havale eylediler. altmış rebiyülahırının Bin on ikinci günü sekiz çekdirir ve iki mavunayla yere batası [14 Nisan 1650] Boğaz'da yirmi kalyon. Yine İstanbul'dan birkaç oda ve asker gönderilüp kara4 vardılar. çıkmaya yol paşa da donanma-yı bulamadı. Iskeleler kur durmak: Gemi yapılması için iskele kurdurmak ısı . Mısır'dan ayrılma Hayda_r~Ağaoğlu Mehll1ed Paşa ocaktan olduğundan 1 kapudan olup ocaktan zinci günü lık 1649] [15 Sekbanbaıı ~r ekim] iki Hasan kadırgayla çıkup Ağa ayın ile Girit'e verdiler. çıkarmak yolları düşünüldü. Girit'ten ulak gelüp Todori Kalesi'ni ansızın kafir basup aldı­ 5 ğını haber verdi. çok toplar attı. Şevvalinon birinde [6 Ekim 1650] Kapudan Haydar Ağaoğlu atılup yeri bilfiil Rodos beyi olan Hüsam Beyoğlu Ali Paşa'ya verilmek uygun görüldü. yeniçeri ocağından gelme. iskeleler de kurdular. yirmi otuz kalyon ve burtun yapılması Dönüp Recebin yirmi içün ferman çıktı. Bu gittiler. şöyle böyle. Çokluk kar eylemeyüp kafider kaleye yakın geldi. sonra da Istanbul'da bekir olarak yaşadıkları müteaddit kış­ lalara verilen ad. zilkadenin yirmi sekizinde varup erdiler. kafider gelüp vezirlerden Arıkebut Ah- med Paşa korumaya gönderildi? Cumadelülanın beşinci yunla [6 Mayıs 1650] günü kapudan İstanbul'dan çıkup Boğaz'a gitmişti. Lakin donanma askeri Anadolu'dan varup kafir gemilerini bir dağılup çoğu gemiler bozulmakla yirmi kıyıya beş kal- kadar kadırga tamamlarrup "göçtür" diye bağırılınca yine çıkmaya durişilmeyüp dururlardı. Boğaz'dan Sonunda paşa rağ gemiden çıkup geçilmek bir yana ile Girit' e gitti. Oda: Yeniçerilerin Edirne'de. tıkyazın üçünde [22 askerin kimi gemide tam donatılmış Temmuz bırakılup recepte [Temmuz karadan bey gemilerine girdi.

töresince dua ve senayla inciirirken kimi esbapta eksik olduğundan 5 iki yanı­ na devrildi. Dört orta: Yeniçerilerden dört orta. Sözlükçe. Geminin yalnız teknesini bırakarak geri kalan kısmını parçalayıp almak. Bkz. lranlılar. Tekellüf olunmak: Gereginden çok önem ve özen vermek. 152 . Yirmi dört oda: Yeniçerilerden yirmi dört oda askeri. bu adları savaş sırasında tuttukları yerlere göre almışlardır. Allah'ın verdiği kolaylık­ on gün içinde böyle donanma la oldu. çıktığı görülmüş değildi. Kalyon Olayı: Sadrazam Melek Ahmed Paşa Bahçekapusu'nda bir büyük kalyon yapılmasına başlamıştı. Gureba bölükleri. Taşrada kimi bey gemileri de gelüp Sakız'a.ve yeni Müslüman olanlardan kurulan iki süvari bölüğünden birinin adıdır. Gemiler yanından sıkıca bağlayup nice zaman · çıkarmaya çalıştılar. Biraz tekellüf olurrup yol üstünde olduğundan göze geldi. 3 aşağı yukarı dört bin asker verilüp kış içinde yardım gerektiğinden kapudan paşa söylenen askeri alup bu kendi gemisine bindi. sağ ve sol gureba bölükleri diye ikiye ayrılır. Geminin üstü bozulmak. Göze gelmek: Kötü bir göz yüzünden bir aksiliğe uğramak. Ayan ve erkan. güç yetmeyüp sonunda üstü bozuldu. oradan muharremin dokuzunda [2 Ocak 1650] Girit'e vardı. bir geminin teknesinden başka yerlerini söküp almak. Anadolu beylerbeyi Ahmed Paşa eyaleti askeriyle ve bu işe 7 verilen başka paşa ve beyler gelüp kalyonlara yerleştiler. yarısından çoğu su aldı. Galata. Ihrahim Paşa ve Edirne saraylanndan çıkanlar­ la savaşta olağanüstü yararlık gösteren yabancılar -Araplar. nazar değrnek Esbapta eksik olmak: Bir işi başarmakta kullanılacak araçlarda eksik olması. Bin bir cumadelülasının yirmi beşinci günü [16 Haziran 1651] tamamlandı. 1 dört oda} çavuşlar ve zaimler. Zaim: Zeamet sahibi. Sol gureba. Aslında vakitsiz. Ayaksar denilen limancia ikindi vaktında yanaşup kıyıya çıkardıktan sonra esenlikle dönüp geldiği beş akşama dek bu kadar askeri büyük nimet sayıldı. On sekiz parça ayın kadırgayla on sekizinci günü [13 Akdeniz'e Kasım] yollandı. otuz sekiz kadırga ve altı mavunayla kapudan 2 4 6 Gureba bölükleri: Kapıkulu süvarisini teşkil eden altı bölükten iki bölüğün adı. Bu ayın yirmi üçüncü günü [14 Haziran 1651] otuz parça kalyon.KATIP ÇELEBI Ali Paşa'nın Seferi: Bin altmış zilkadesinin sekizinde [3 Kasım 1650] üç yıl Girit'i koruma şartıyla bin nefer sipahi yazılup sağ ulüfeci ve sol azeb bölükleri. Ali Paşa'nın İkinci Seferi ve Nakşa Savaşı: Bin altmış bir cumadelahiresinde [Mayıs/Haziran 1651] gemilerinyar ve yarağı tamamlarrup sekiz yüz nefer bölük halkı ve yirmi dört oda neferiyle. 4 bunun gibi kalyon atmış görülmemiştir. diye saçma sapan konuşanların diline düştü. 6 Halk nice dedikoduyla uğursuz saydı.

Kapudan Paşa ise bir zaman Rodos'ta eğlenüp atınca.. ça kalyon ve bir mavuna askerini kafir söyündürüp yıya yakın olduğundan halkı yedeğe aldı. Kapudan Paşa yergüç çekildiler ise kafirlerin orta- düşmüşken oğlu yetişüp baştardayı yedeğe alup ve bozgun biçiminde bir durum olup o yerden çekildi gitti. Bunlardan Ana- dolu beylerbeyi Ahmed Paşa kalyonunda savaşarak şehit olup kalyon yandı. Bir olup geçtiler. Karaba- olmuştu. Bir uygun rüzgada bütün lslam gemileri yelken açup giderken Girit'e yakın Santron adındaki adanın yanına vardıklarında çok top ve tüfek savaşı ettiler. kapüdan paşa sekiz parça gitmişken bulunduğundan alınup yatarken deve karşısına kafider katarı saldırdı. Kafirler de ardlarına düşüp lslam gemileri limana girdikte bir kıyıya yanaştı. beyler ve öteki çekdirider her biri bir yerden bakup sahip diye. O gün üstünce yürüyüp kafirlere bozgun O yerden Girit yüz mil kadar mesafe olmak- yoktur. Boğaz'da Bu kez varup bey gemileri ve hepsi bir yere gelüp yüz el~ p~ça gemi büyük donanma ve dernek ile recebin on ikinci günü [1 Mayıs 1651] Girl. diye sabah olunca sulanmak içün geri dönüp Nak- gittiler.DENIZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMA(. Kimi de gayret edüp ne hal ise biraz sürdü. la. duy- varup gemiye girdi. hiç aldırmadılar. karaya dökülüp Altı par- Bir iki kalyon da kı­ Bu denlü ziyan ve bozgundan sonra kafider çekilüp Girit'e gittiler. Ve kadırgalar yedeğinde olan sında kalup çaresiz çıkardı savaşarak bitkin çıkmak kalyonları bırakup gittiler. sonra bir .t'e saldılar. yine gönderdi. yat ve yarağ ellerine geçüp güç durdular. İslam savaş şa-Bara Adalarına taşra kafider suları gerekirse olası kafir gemileri göründü. Ali Paşa'nın Üçüncü Seferi: Üçüncü kez bin altmış iki cumadelalım başlarında [1652 ~ mayıs donanma-yı ortalani hümayun ile Akdeniz'e ğaz'a geldiğinden çıkılınayup karanlık gecede kafider Anadolu madılar. Rüzgar olmadığından yerinde kalan kalyonlar kafirlerce sarıldı. batası yere ikişer limandan yola girmeye kafirler lslai:n gemileri üzerine gelüp saldırınca Kapudan çıkarken Paşa baştardayla çok savaş etti. dört yüz kadar top. Donanma halkı sulanup gafletle birer le bir tarafı askeri görünmüştü.. Sakız'a Malta kafiderine tutsak 153 Kafir gemileri Bo- kadırgayı taşra Sakız'a varup döndü. yandı. Kapudan lstendil Adası'nı tak Bey geride Paşa yağma kıyısında karadan Midilli içün yönelmişti. baş bu denlü bulduklarından geri Girit'e vardıktan sonra dev- let kapısına gelüp özür diledi. Akşam erişüp ayrılıştılar. Kandiye aşağı Hisarı bu kez içeriden verilmek düşünülürken altı parça kalyonu bayraklada hisar önünden geçirüp !standiya Adası'nda demir cebehane.AN paşa Beşiktaş'a çıkup kafir gemileri başka bir iki gün dinlenciikten sonra Akdeniz'e olmadığından [l~~ziranltemmuLJ Sakız'a recepte saldı.

Murad adı geçen paşa donanma-yı Hanya'da dört gün dinlenciikten adanın güney yanında. Kapudan- yeri Sivas eyaletinden ayrılma hümayun ile Sancağı Mehmed rebiyülahırının üç Mora bin altmış muharreminde [Kasım 1 A- devlet kapısına gelüp kapudan oldu. daha yere gerekti. Paşa Sonra Budin beylerbeyi vezir Murad ralık 1653] görmek üzereyken yirmi dördüncü günü [20 Temmuz 1653] dört par- diye itiraz olundu. lki yana toplar atılup gök dumanı göğü kapladı. boyun· eğmiş görünen. sonra on iki parça bey gemisine top ve cebehane koyup da Selne şevvalin yirminci günü [20 Mart 1653] sadrazam oldu. içün iki hisar daha yapılması üst üste taşra Ve hisardan danışık olunup kafir gemilerini önlemek yapılırsa ikisinin topu ortaya ancak yetişir ve önlemez diye yine '{azgeçildi. yirmi dokuzuncu Mehmed Paşa'ya verildi. dönüp Rodos'a yılın başlarında kıyı­ başkaldırmış buyruk dinler. yönteme. asker toplamak. Seferi: Bin altmış üç ilkyazında [1653] çıkup Boğaz'ı boş adındaki Hazırlık kapudan oldu. Sözlükçe.KATIP ÇELEBI büyük kafir bedel verilüp çıkarıldı. asker sürmek. Bu ayın başlarında veziri azam Gürcü Mehmed Paşa iki bin nefer sipahi yazup 1 yedi parça gemiyle yardıma göndermişti. Çeng-i harbi: Türk musikisi usül ve makamlarından birinin adı olup bunun ne olduğu üzerinde bir bilgimiz yoktur. ardınca çekdirir dizilip rüz- 2 garlı havada sabahleyin çeng-i harbi çalınup Boğaz'dan taşra yürüdüler. Bkz. gemilerin ardından 2 asker sürücü gibi sürdü. gerçekte Bu Paşa bu kale Edirne'ye sürülüp halkı. 154 . haraca vardıkta Venedik elçisi donanınası kafir gelmişti. kurallara aykırı. yerine Çavuşzade kafider hisara görüp Girit'e ça topla kuşatup aldı. Kapudan gelüp bir zaman limancia de öz vardı. Hüseyin Paşa tarafından kuşattı.) Kanuna aykırı: Bu konuda yürürlükte olan buyruklara. Kapudan Paşaya günü [3 Ekim 1652] bin lık altmış o sırada Derviş Mehmed Paşa'nın Paşa verildi. (Basma nüshalarda '"Göç boruları" yazılıdır. Sipahi yazmak: Asker yazmak. Halkı olduğundan şaban ayının bağlıydı. olmadığından vardı. Tam çatma- ya yakın oldukta kapudan paşa kanuna aykırı olarak3 bir firkateye girdi. paşa çıkup dördüncü günü Boğazhisar'a vardıkta taşrada yattığından savaş ardınca mavunalar. Yalnız askeri savaşa hazırlamak için çalınan marşların bestesi ve makamı olduğu anlaşılmaktadır. Paşa'nın tamamlandıktan Seferi: Bin altmış ma-yı hümayun ile batası kafir kalyonları ve mavunaları Ertesi gün dört yılında [1653/54] kanun üzere yat ve yarağ sonra cumadelahirenin yirmi birinci günü [19 Nisan 1654] donanadı geçen kalyonları ileri. sözün- kapatıldı.

lki gün iki gece öyll. Donanma-yı hümayun Eski İstanbul önüne varup Tunus ve mam'nda üç gün Mısır kalyonları eğlenüp kimi şehitlerin namazım kılup ta on bir Cezayir kalyonu gelüp kafir da oraya geldiler. O yanda şenlikten iz kalmadı. Sıkmak: Kıstırmak. mavunalarım ardından Ve mavunalar da kafirlerin düşürdükte kararı yedek de vardıkta tutuldu. Sakız'a varıldık­ üzerine giderken lstendil Adası'na varıldı. Gece yarı­ çevresini kuşattılar ve köylerinitalan edüp yaktılar. Bozca Ada'ya varup Poyraz Li- katıldı. Kafirler ona da ateş verüp yaktı. sarılup lskenderiyeli Mehmed Kapudan da bir kalyona söylemeye dil yetmez. ardınca. bu kez bizim kalyon da ayrılmaya çare ve yol olmayup ikisi de battı. Sonra donanmasının Değirmenlik'te olduğu İskiri'den Ağriboz haber alınmakla İstendil Adası'nın Yağma Edilmesi ve İkinci Savaş: kalyonu ardınca varıldıkta bey gemileri sürüp ada biraz asker sında hisarın çıkup gömdüler.Ç. kafirler kapudanı kadırgası yedeğinde lerin Körfez iki savaş kalyonuna gemisiyle gelüp sarıldı ve kafir- saldırınca Islam gemileri bunları Rumeli kıyısına sıkup o yerde kafirler demir bıraktı. kapudanı Sonra beri yandan patrona kalyon. ardından iki yüz kadar top urdular. Patrona kal1 yon karaya yaklaşmıştı. Kafir donanİnası lmroz yanına çekildi. halkının çoğu kale- ye kapanmıştı. Daha önce yolda Ligoma korsanı kıyısında yakmışlardı. derhal çatup toplayup birinin ürenketesini gelüp kıyıda demir koyan kapudan kalyonu üzerine O yerde deniz beyleri de gelüp Körfez kapudanı yedeğini topa tutup param- parça ettiler. 155 . korkup onlardan ayrılup öteki gemileri toplamaya gitti. Kalyon da demirini kesüp 2 rüzgar sert olduğundan kaçtı. Üçüncü gün bütün -asker gemilere girüp gittiler. paşa baştardaya Kapudan vardı. içinde olup kalan kafirler denize dö- devşirdiler. üç saat kadar büyük yaralandı. sıkıştırmak Demirini kesmek: Geminin gerektiği zaman demirini alamaması.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMACAN Önce kalyonlar kapudam olan Emir Kapudan kafirlerin patronaıv kalyonuna sarıldı. geçen kapudan kalyonlarını ateşe o kadar Yere savaş çalınası eyledi ki kafirler de urdular. le bir yakup yıktılar ki anlatılmaz. lş işten savaş geçince gemiy§_ külüp firkatelerle denizden ~skerden eykqi. kesip denize bırakması. Akşama yakın Seydi Ahmed Paşa bunlara baş ve buğ adaya verildi. ıv "Patrona" !talyan dilinde "baş" anlammdadır -K. içinde olan at~ş verdiler. bundan sonra kafirler firara döndürdüler. yelken ve halat darmadağın bir durumda gitti. sonunda umudu kesince kendi sağ şehit çok kimse adı düştü. Yalnız Kapudan Paşanın iç adamlarından dört kişi düştü.

Kerpe semtine vanlup zilkade başında [1654 ağustos sonları] beyi. Hüseyin Paşa kalyonu haber kaçup bıraktılar. Mısır korsan kalyonuna rast Yedi parça bey gemisi gönderilüp bu kalyonu alup getirdiler. Santron yakınında bir varıldı. ve mavunaları orada koyAhmed istendiğini Paşa yıktılar. bu kadar da yaraHisarı'na gemisiyle Bodrum şenliklerle görüştü. Nakşa-Bara gemisiyle Abdi savaş gemisi üzerinden giderken bir Paşa olduğundan ler. alınan şarap Büyük gelüp kapudanla Yatsu gemisi bulunup Ve daha önce giden gemidüşmüş. donanınası kafir sert olduğundan dönüp du. 156 .KATIP ÇELEBI Değirmenlik'e vardıkta reaya gelüp kafir don. iki donanma birbirinden savaşta kalyonu donanınası alt yanında oldu- duyınakla o doğusuna şab<ı. içinde ancak dokuz kişi kalmış. Ertesi gün. donanınaya Sakız'a. rüzgar Menekşe tarafına gitti. Elli parça göründü. savaşçı Rodos'a vardı. llk rilüp ertesi Kandiye önüne şamı savaş alırrup üzerine gönderildi. Ondan vazgeçilüp yine lstendil Adası'nın nın günü karşılaşıldı. dokuz parça bey şarap gönde- Çayönü'nde demir bırakup ak- zamanı Murad Paşa yine baştar­ 1 claya girüp yola düzüldü. Çu- kafirler semtleri korumaya gittiler. recebin yirmi ziran 1654] top savaşı sabahleyin kafir olup rüzgarın sertliğinden Akşama yakın Paşa Kapudan Paşa Menekşe ka. kadırgayla içine ayrılup altıncı önce uğrayup savaşla aralarından altıncı yirmi Sakız'a oradan Foça'ya varup kalyonları sıyırup Ağriboz'a adalarını yağmaya yağlandıktan dönüp günü [12 Temmuz gitmek er döküp 1654] beş gelindi. iki yandan yirmi otuz kimse Kalyonu yedekte götürdüler. üçüncü gün Girit' e yöneldi. Abdi Paşa on parça kadirgayla Adalar Arası'nda dolarrup bu Ekim 1654] Rodos'tan kız'da Abdi Paşa çıkup da geldi.mmasının adanın ğunu bildirince o gece denizde yatıldı. bir yana gittiler. Baştardaya girmek: Susam ve Boğaz'dan Sakız ayın üzerinden lzmir'de yirmi birinde [3 bayramı edüp Sa- geçilüp Gelibolu'da deniz beylerine izin veril- Donanma kumandanının sancak gemisine girmesi.­ lki günden sonra yine parça kalite geldi. Seydf Ahmed gelmeye yol bulmayup Rumeli kıyısını ve Kefalonya öğleden çarmaya yol olmadı.olmuş. da geldi. kalyonu bulup lı. Koloz ve lsketoz'dan şevvalinon dördüncü günü [28 Ağustos 1654] Sakız'a Mağrıp geldikte gemile- rine izin verdi. taşra kafirleri almışlar. Felemenk gemisiyle gelirken Meis'te iki parça gelüp iki saat yedeğe savaş ettiği haber alındı. Orada Tunus'tan [12 Ha- Büyük geçti. kalanı düşmüş ve kalyon top- tan delük delük . Sonra Kara Foça'da gemi sonra çıkup Midilli ve lmroz'dan Selanik'e gittiler.

donanma-yı içün günü [21 Mayıs 1655] hümayun ile çıkup Hi- atmış olduklarından savaş gerektiği Haziran] pazartesi gününde beşinci öğle bu ayın on altıncı gümuvafık üzeri eyyam 2 ile yürüdüler. ağırlanup Ve adı geçen paşa bu yolda büyük işler gördü. savaşçı yaralılarıııdan başka Kafirden de çok kimse kınlup altı Sonra kafirler firler hisarı gelince yüz yirmi kişinin namazı kı­ çoğu yara- çekilüp gitti. Kalyonlar akın­ Kapudan Paşa ile öteki mavunalar ve gemiler ensesinden topa tutup 3 güneş batıncaya lat dek büyük savaş parçaları ortalığı sıkı savaş olup denizin yüzü kana boyandı.ne Erzurum eyaleti verildi. Devlet kapı­ kendisi. Kapudan Paşa dürişüp deniz- Böylesine çalışmadan sonra yine de ka- almaya yaklaşmışken Anadolu'dan toplar getirüp karadan gemilere hava- le edince çaresiz sına Beyler Bozca Ada'- yedi parça kalyonu kayboldu ve landı. elverişli bir havada. Kenan Paşa'nın Seferi: Bin altmış . Sonra lpşir Paşa Paşa'nın Mustafa kapudan olup Seferi: Bin olayındaikinci alt:ii'ıışôeş şaban başlarında . arkasından top ateşine tutmak. Katırcıoğlu kalyonuna yedi parça kafir gemisi üşüp yatsu vaktına dek savaş edüp seren.altı [1655/56] yılında yeniden donanma-yı hümayıın 2 düzülüp adı geçen paşa Silistire'deyken gelüp öteki Mustafa Paşa'dan Deniz beyleri: Deniz kıyısında olan sancaklann beyl~ri. kalyonların arkasına düşüp düzgün saflarla kafirlerin dıyla sürüp kafir kalyonları yelken üzerine geldi. dümen ve öteki araçlar gitti. elverişli rüzgarla. 157 sonra şa- . 1 Zilhic~enin yirminci günü [ı Kasım 1654] Tersane-i Amire'ye gelüp padişahın iltifatını gördü. Savaştan sonra donanma-yı hümayıın ya gönderilüp kürekçi ve lındı. şaşurdu. çekilüp bir tarafa kaçtılar. kalanlar karaya çıktı kesüp gittiğinden kafirler de Rüzgar kuru tekneyi Anadolu ve gemiyi yaktılar. Yere batası yedeğe kıyısına çıkar­ kafir gemilerin- den de biri batup biri iandı. Eyyam ile: Uygun rüzgarla. Menekşe Hisarı'na düşüp kuşatmış. Ensesinden topa tutmak: Ardından topa tutmak.DENIZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN di. Rumeli tarafına topları altına varıldı. Donanma-yı hümayıınSakız'a doğru den ve karadan saidırınakla kafirler çıktı. Töreye göre kalyonlar önce dizilüp sekiz parça mavuna ve biraz çekdirir. Ve dört yüz kadar gaziden otuz kadar adam kalup bu gemiyi yedeğe alan çekdirir. direk ve bürüyüp bir mavunacia seksen üç cemaat başka ha- çorbacısı Bektaş Ağa edüp top yarasından kımıldayamadı.[ıı recebinin on [haziran başları] sar'a vardıkta kafir gemileri taşrada demir nü kez mühr-i hümayıın verildi. Seren. alup götüremediklerinden dıkta sağ içinde halatlarını bıraktılar.

daha ardınca ç~kdirir saf bağlayup taşra yatan kafir gemileri üze- rine yürümeye söz kesildi. önce yelken açıp gelen kafir kalyonu da sığda oturmuştu. konuşulup 158 kabul edilen şartlara göre günbatısı yönün- savaşmadan tes- . pazartesi gününde Haziran] sabah [25 çıkılup karşudan inbat almağla yere batası kafir donanmasından bir kalyon yelke~lerini 1 açup beri yana yürüyünce gemiler sol yana.KATIP ÇELEBI banda [mayıs/haziran] olmuştu. gereğince işe başlanmıştır. Kapudan bu durumu görüp baştarda. kimi yerde gündoğusu. Vire ile almak: Bir kaleyi iki tarafça lim almak. Sık!aşmak: Sıkışmak. kimi yerde de den esen serin deniz meltemi. top. Yere giresi kafirler bu denlü forsa. Sonra Lim5 ni Adası'na varup hisarını döve dövealupele geçirdi. bir mavuna ve on yedi parça kadırgayı yarağa erdi. kimi tutsak olup dört bin ka- dar forsa kafidere döndü. ona da ateş verüp · yaktılar. hisarını kuşatup vire ile aldı. Bu kırk parça kup Beşiktaş'a vardıkta gün kaldırılup Boğaz'a vardıklarında danışık ardınca kadırga. Karaya çatmak: Karaya düşmek. yat ve şısına kimse çıkmadan Bozca Ada'ya vardı. Bu geminin topundan ve rüzgarın sertliğinden gemiler birbirine sıklaşup 2 ilk düşünülen saf düzeni bir yana kaldı. savaşsız kafirlere verdiler. bu kadar kalyon. Verdiler küffara donanmayı btceng ü cida1 4 diye tarih düşüldü. otuz kalyon. sıkı sıkıya bir araya gelmek. Sonra ramazanın üçüncü günü. kapudan ayın yirmi ikinci günü [ıs Mayıs 1656] on mavuna. kimi demir bırakup kimi karaya çatup3 bundan sonra harekete ve savunmaya yol çoğu kalmadı. daha mavunalar. Kar- çektirüp Hisar'a geldi. Inbat: Denizden gelen serin rüzgar. Forsa kafirler fırsat bulup yürü- Gemiler kızartıcı halkı denize döküldü ve çektirüp gittiler. Oturan gemileri yere batası kafirler ateşe vur- dular. yenideri gemiler yapılup mükemmel donanma düzülmesine ferman çıktı. Anadolu kıyısına yöneldiler. Bu kadar bin adamın kimi denizde boğuldu. Bir büyük ziyan ve bozgun oldu ki geçmişte benzeri olmamıştı. yirmi parça bey gemisi Istanbul'dan tamamlanmamışken daha nice gereçleri çı­ ivediyle hemen o olunup adet üzere kalyonlar ileri. karaya vurmak Donanınayı dövüşsüz. Beri yandan. oturup bir yüz yen kafirler tarafına sığ yerler olduğundan büyük bozgun oldu. lnşallahu 2 4 Taala üstün gelüp yeneler.

safran. . burada bu ada ile tamamlayalım. Burada bu kadar söylemek yeter. Şenlik yapmak: Marnur ve meskün hale getirmek.lnin. 159 . Ve bundan Venedik'in bu ada uğruna can ve baş köyup neden gücü yettiğince elinden gelen. Girit'i Yunanlılar­ geçen kumandana Kretikus dediler. ki Aristatalis._.. sonra Minos padişah olup bundan Yunanlılara Romalılar ve Kayserler değdi. Ve büyük Kayserlerden Istanbul Kayseri hükmünde kalup sonra Flandriya beyi ve Kostantaniye padişahı Baldonius bu adayı Monkrat beyine bin yüz doksan dört tarihinde Girit'i Venedik beylerine unvanıarında Kandiye Ve yine Atlas saltanatı vardır.. laden ve antimon1 olur. Sajran: "Za'fıran" denilen bitk.iStiğmatlarından elde edilen portakal kırmızısı bir ürün olup bugün başlıca pastalara. . bir yanı Rodos'a ve Asya'ya yakın Bir olduğundan geçmişte yanı Minos Padişah onu alup denize sataştı ve adaları ele geçirdi. . Sonra Radamantos.i yaptığı belli olur. Eski yazarlar derler ki bu adaya ilkin Çubiter hükmeyledi. Pelinius şöyle der: Kırata Adası'nda bütün ürünlerin en iyisi ve güzeli çıkar. Ve baykuş başka yerden getirseler derhal ölür. Atlas kitabında yazılı olduğu üzere Girit Adası uzunlamasına bir adadır. ortasında adanın Kitabı'nın ikinci Yunan saltanatma çok lüzumu ve il- olup Yunan ülkesi kenarına düşmüŞtür. Ye- mişi güzeldir. Çevresi fırdolayı beş yüz seksen mil olup içinde büyük dağlar ve sular vardır. Laden: Girit adasında bir tür çalının zamkı. Venedik payesi sayıldı. Bal.. Doğu­ dan batıya iki yüz yetmiş mil uzunluğu ve elli mil eni vardır. Yırtıcı ve iiısana eza veren cana- vardan kurt.. kimileri boşken şenlik yaptı? Adanın geri kalan durumları çevirdiğimiz Levtimiu'n-Nur'da yazılıdır. Bir zaman onların elindekalup çıkınca onların baş kumandanı danalup kendi hükmüne geçirmekle bu adı Metellus. Antimon: Tabiatta çok az miktarda serbest halde bulunan bir kimya maddesi. tilki ve yılan olmaz. şekerlernelere velikörlere renk vermek için kullanılır. Şenlik ve verimli bir adadır. Bu zamk bitkilerin arasında otlayan koyunların yününden toplanır. çok O da miladın altın aldı. kitabında yazılıdır çünkü deniz sattı. bayındır hale koyınak. .. . BIRINCI BOLUMUN BUTUNLEMESI Bu seferler Girit Adası içün çıkup ilgili birkaç sözle bu birinci bölümü bugüne dek sürdüğünden. . Mora'ya ve Avrupa'ya. sekizinci babında yazar: Bu gisi bağışlamıştı.. Tedbir-i Medine makalesinin.

!stanbul kay- serinin savunmaya gücü yetmeyüp suyunca davranmaya başladı. Sonra Halife Memun za- Endülüslü Habiboğlu Ebü Hafs Ömer varup hisadarından birini alarak ka- rargah edindi. Sonra doksan iki alınmıştı. sürmüştür. dedi ki "ge- miler düzüp orduyu silahlandırarak memleketi yağmadan ne elde edilirse ziyadesiyle verilir. Gönül ahmakların beğenüp düşmanın tuzağını kipadişah kabul ve hilesini hoşluğu edeceği öğüt gemilerini ve çıkarmayup yağmadan rızasıyla elde edi- gönderilmesi kesindir" di- bir yüze gülücülükle Abdülaziz'i avladı. Kırk parça gemiyle adalara gaza ve Boğaz semtlerini yağma ederdi. yavaş yavaş adayı bütün zapt edüp kafirleri haraca kesti. Emevioğulları zamanında Sa'doğlu llkin girdiği za edüp ele halkının baş eğdiği zamanında Mısır valisiyken bu adaya ga- Ravzu'l-Mi'tar'da yazılıdır. Nücumü'z-Zahire'nin anlattığına göre yüz doksan sekiz ramazanında [nisan/mayıs 814] Vuruşmadan [956/57] Derler ki bugün de ilkin Muaviye valisi olan Saffarilerden onların Arap Kulesi'ni deniz adaları yapandır. Rabz Endülüs'te olayı çıktı. Ve Endülüslü- [827/28] bunların bozgunculuğunu bastırmak Ama Nüveyri. bu çekiyi ve sıkıntıyı çekmek neden? lki tarafta da güven kalkmış olup yollar kesilmiştir. Harunürre- şid'in kumandanı Mans~roğlu manında Tahiroğlu soyu vardır. Abbasoğulları zamanında kem Abdullah. Gemileriçeküp aske160 . oğullan Abdullah za- Ancak Girit'in kimi yerleri ele geçirildi. Ve başlan lsaoğlu Ömer. Gide gide. lakin lslam tarihlerinde görüldüğünden kısaca ona da yer verildi. Nihayetü'l-Ereb'de bunu bir İslamlardan dolayı ayaklanmasıdır. bütün zamanında başka türlü anlatup der ki bu adaya denizleri açan Cünada gaza eyledi ki Rodos'ta [807/808] tarihinde Endülüs fethinde Ak- Hamid de biraz yerini aldı.KATIP ÇELEBI kitabında Ek: Atlas bu ada geçmişte bir kez fetholunduğunun sözü yoktur. Olsa olsa bundan kimi yerleri ya da söylenmek istenmiştir. padişah olup Girit hükümeti seksen yıl oğullan elinde kaldı. Ermanos Kayser. çıkan Emevioğullanndan Hişamoğlu Ha- Kurtuba'dan sürgün olan on bin kadar kimse ls- kenderiye'de bir zaman yerleşmişken gerektiğinden dolayı Girit'e geçüp baştan başa zapt ettiler. Yeğreği len malı artuğuyla ye budur bizden ala. Üç yüz kırk beşte olayı Rabz Kurtuba halkının. ada padişahı Habiboğlu Abdülaziz'e elçi gönderüp dostluk temelini attı. onlar da yukanda anlatıldığı üzere Hakem ıskenderiye'den bu adaya geçtiler ve beyleri adayı korumak içün gerekli olanı yaptılar. geçenin zulmünden sonra bu Hakem üstün gelüp ayaklananlan lerin Girit'e geçmesi iki yüz on ikide içün yine kafirlerin eline geçüp giderek aldılar. O da diye anlayup sözüne uydu. adı Abbasoğulları tarafından Mısır manındaydı. Yüz doksan sekizde Kurtuba'dan halkı sürdü. [813/14] Hişamoğlu miras yoluyla sahip oldu.

onun dediklerini yerine getirüp adaya hakim dikti4 ve kendi kaysere gitti. Abdülaziz mal toplamak arclına_düşüp gaza ve savaştan oturak oldu. Düzenbaz Kayser elçi gönderüp "ülkemizde madı. Abdülaziz de o ve hazineleri artuğuyla sıra­ alup gemilerle kaysere gönderdi. Aralık ayının ıs. tüccarı gereklerini tamamlamak içün bir iki o t~ı-afa uğrattı. savsaklamak. Milat yortusu: Hıristiyanların lsa'nın doğumunu kutladıklan bayram. Bu yolda Girit halkı birkaç yılda hep Hı­ ristiyan oldular. Abdülaziz gafilken payirahtm açtıkları bulunduğu şehre vardılar. Bu olay üç yüz beş yılında [917/18] oldu. Noel. Milat yortusunda 5 bunları ' toplayup dedi ki: "Kayser size iyilik etti. doğan erkekleri padişahın ola" diye ruhsat alup geçirdikten sonra Anadolu hakimini -ki onların dilinde Dimestekiyus'dur. Reaya bölüğü: Halk § Bilginler ve idareciler sınıfının dışındaki bütün halk § Bir yabancı idare altında bulunan. 161 . Kayser de buyurdu ki Girit'te Müslümanlardan reaya bölüğüne 3 aman vere ve asker olanlarını kıra. Atlas kitabının söylediğine aykırı. gibi içeriye girüp sarayda da öldürülüp gönderdikleri bulduklarını malları Sabah namazında kapuları hep öldürdüler. edilmeyüp. Ermanos bunlara iltifat gösterüp hilatledi. 1 kıtlık vardır. Girit valisi üzerlerine adam koyup çoluk çocukları da Hıristiyanlığa bunların evlerine girmelerini yasak etti. ~ . değildir. Vaktaki düşmanla barış yapıldı. Gitmeyenler pişman olup gelecek bunlara Hıristiyan olmalarını yıl çoğu vardıkta hepsini kapattı. fennin konusu 4 gereğince üstü Ancak onda bu olaylardan söz kapalı bırakılmıştır.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMACAN aldatmacanın re yüz vermez oldu. askere aylık vermek." İçlerinden yüz kişi vardu. Yiyecek ve içecek vermeyüp teklif etti Açlıktan bittiklerinde çaresiz Hıristiyan oldu- lar ve çıkup Girit' e gittiler. yakışığı budur ki varup yortusunu kutlaya- rak teşekkür edin.serdar edüp asker ve gemilerle gönderdi. Bu iş. yok yere hazineyi telef etmektir diye yi- yeceklerini kesti ve hak sahiplerinin haklarını boşladı. Hakim dikmek: Bir yere vali tayin etmek. O davarup yundlari bindi. Beş yüz kadar kısrak odağına Girit · geçüp ekinler ve bitkiler ol- otlasın. günü. yabancı dinden ve milletten olanlar. Adı geçen gavur. ta ki döneler. Ermanos bu yıl peşkeş ve mal gönderdi. Başlamak: Ihmal etmek. bir yerin idaresini birine vermek. Girit valisi o yıl Müslümanları haraca kesüp incitmedi. kırda başıboş gezen kısrak ve at sürüsü. yerine getirmernek Yund: Terbiye edilmemiş at ve kısnik sürüsü.

mak kerek. tedbir ve düşünineyüp gevşeklik Gereği.KATIP ÇELEBI Kıssadan hisse~budur sinden gaflet etmeyüp lunu bırakup gaza ve doğru değildir. 162 iş görmek. akıl yo- göstermek gerekmez iken iş edinüp sıkı tut- . ki devlet başında bulunanlar hiç bir zaman düşmanın hile- öğüt savaş yüzünden görünen sözüyle yoluna ne gerek diye Son pişmanlık işe yaramaz.

.IKINCI BOLUM Tersane-i Amire. bunda da nice bölükler ele alınmaktadır. donanma ve deniz işleriyle ilgili konulardır.

.

2 Muhaffef: Değiştirilmiş. Mesih Paşa: Vezirlerdenken sekiz yüz seksen dörtte [1479/80] donanma serdan o- lup Rodos seferine Güyeğü gitmişti. kapudanlar ilk günlerde. lslam ülkesi halkı Rüm'u alup deniz seferlerine yakınlarda baş­ 1 ladıklarından gemi ve deniz !talyan ve kimi işleriyle Rumcadır. hafıfletilmiş. Sinan Paşa: Sekiz yüz doksan yedide [1491/92] kapudan iken üç yüz parça it gemiyle Avlonya'ya varup o kıyıları vurup yağına etti. kavmin başı ve reisi anlamına "kaptan" sözünden muhaffef Talyan dilindendir. kimi İspanyol. Osmanlı devletinde Gelibolu sancağını ele geçirüp İstanbul'un alınmasından sonra gerektiği içün kimi vezirlere arpalık3 ve bu sancak ile şılığında kapudanlık verildi. geldikte Gelibolu sancağı verildi. ltalyanca. İstanbul'un fethinde karadan gemi indi- rüp çok hizmet eyledi.. 165 . Alabanda: Dümeni hasılabildiği kadar bir yana basma. Mahmud Paşa. Funda: "Demir at! Demiri bırak!" anlamına gemici buyruğu Arpalık: Kimi devlet adamianna açık aylı ğı ya da emekli aylığı karşılığı verilen belli gelir. kısaltılmış. BIRINCI BOLUK Osmanlı devletinin başlangıcından bugüne gelinceye dek olan kapudanlarını anlatır. bir yana sert dönme. Ilk kapudan bu Süleyman Bey'dir. orsabuca gibi sözlerin hepsi o soydandır. Nicesi de sancak beyi payesinde hizmet edüp kar- Cezayir eyaleti payesi. kimi Alarga. alabanda. Hepsi şu sıraya göredir: Süleyman Bey: Baltaoğlu demekle tanınır. kapudan sözü.. Veziri azamken sekiz yüz yetmişikide [1467/68] Gelibolu sancağı verilüp Ağriboz fethi içün gemiler hazırlaması buyuruldu. işittikleri ilgili deyimierin ve minval üzere adların kullandılar. sonra vezirlik verildi. . Talyan: !talyan. Has Yunus: Fatih Sultan Mehmed Han lstanbul'u aldıktan sonra lnoz fethi içün donanma işlerini buna ısmailadılar ve denizden gönderdiler. Gedik Ahmed Paşa: Vezirlerdenken sekiz yüz seksen [1475/76] tarihinde donanınayla Kefe ve Azak fethine gidüp geldikten sonra Polya'ya varup fetheyledi.. Ilkin. fun- da.. 2 Bundan sonra.

Dokuz yüz elli üçte [1546/47] ölünceye dek sürdü. Uzun Mehmed Paşa: Bosnalıdır. Adı geçenden sonra kapudan olup dokuz yüz altmış taş'ta birde [1553/54] öldü. Dokuz yüz elli dörtte [1547/48] harem-i hümayun- dan kapucubaşılık ile çıkup altmış ikide [1554/55] Gelibolu sancağı ile kapudan oldu. Kasımpaşa'dacamii avlusundagömülüdür. Üç yıldan sonra hizmeti karşılığında Cezayir eyaleti payesi vetilüp altmış yedide [1559/60] Cerbe'yi fethedüp Anabolu güyeğü oldu. "Mate reisü'l-bahr" [denizin sahibi öldü] ölüm tarihidir. Piyale Paşa: Hırvat soyundan. Öylesine güçlü kuvvetli kapudandı ki iki parmağına iki koyunu asup yüzerdi. Yaytak Mustafa Paşa: Rodos fethinde kapudandı. Cafer Bey: Sultan Selim Han zamarnnda kapudan oldu. Harem-i hastan çıkup vezir iken Hayreddin Paşa 1 yerine kapudan olup sonra Rumeli eyaleti verildi. "daldı rahmet denizine kapudan" tarihidir. ayrılup Mısır'a gitti.KATIP ÇELEBI İkinci Davud Paşa: Sultan Bayezid zamanında kapudandı. ok ve yay çekmede üstüne yok bir kemankeşti. sekiz yüz doksan sekiz- de [1492. ri ve en önde gelenidir. "çekmiş ecel do- lusun nageh Piyale Paşa" ölüm tarihidir. Yetmiş beşte [1567/68] haslar ile üçüncü vezir olup dokuz yüz seksen beş zilkadesinin ikinci 2 günü [29Nisan 1568] öldü. Hayreddin Paşa: Dokuz yüz kırk [1533/34] yılında Cezayir'den gelüp kapudan ol- du. Beşiktaş'ta medresesi ve türbesi vardır. Üsküdar'da bahçesi dünya acayibindendi. Harem-i has: Padişahın sarayı. Sigetvar'da veziri azamdı. Çok ha- yır yapıları yaptırmayı başarmıştır. Yetmiş üçte [1565/66] kapudanını Sakız'ı getirdikte şehzade alup vezirlik payesiyle Sultan Selim'e ağırlandı. Menkabeleri ve gazaları Kapudanların pi- uzun uzadıya yazıldı. OkMeydanı'nda bir garbi menzili vardır. Haslar ile vezir olmak: Kendisine "has" adı verilen ve geliri yüz bin akçeden fazla olan topraklar ya da başka gelir kaynaklan tahsis edilerek vezirliğe yükseltilrnek 166 . saray. Kemankeş Ahmed Bey: Dokuz yüz kırk [1533/34] yılında donanınayla denize çıktı./93] na vardı. Dokuz yüz yirmi altıda [1519/20] Sultan Süleyınan Han zamarnnda zulüm suçuyla 'asıldı. Beşik­ camii vardır. İnebahtı fethine gidüp dokuz yüz yedide [1501/02] Midilli Adası yardımı­ Hersekoğlu Ahmed Paşa: Veziri azamken çıkarıldıktan [1504/5] kapudan olup beş yıl kadar sürdü. Sinan Paşa: Rüstem Paşa'nın kardaşıdır. On yedide sonra dokuz yüz onda ~1511/2] yine veziri azam oldu.

Bin üç cumadelülasının on sekizinde [29 Ocak 1595] kapudan olup Eğri Yılı 1 yüz on parça kadırgayla Akdeniz'i korumaya çıktı ve bin altıda [1597/98] Cağalaoğlu lnebahtı. Seferi yoktur. Almanların "Erlau" dedikleri ünlü bir şehir olup Budin'in kilometre ku~eydoğusunda Tisa nehrinin kollarından Eger suyu üzerindedir. ağasını kaymakam etmişti. Doksan sekizde [1589/90] Mağrıp'a sefer edüp geldikte öldü. Eğri yılı: Eğri Macarların "Eger". Çok geçmeyüp öldüruldü. Uluç Hasan Paşa: O tarihte Mağrıp'tan gelip kapudan oldu. İbrahim Paşa: Adı geçenden sonra doksan altıda [1587/88] kapudandı. On ikide [1603/04] anasını getirdi. Sinan Paşa: Ikinci kez kapudan olup bin yedide [1598/99] donanınayla bin sekizde [1599/1600] Mesine'ye va rup yine Mesine'ye sefer etti. Bunun kaymakam olup donanınayla sefere gittiği kimi tarihlerde yazılıdır. Altı yıl sürüp dokuz yüz doksan beşte [1586/87] öldü. Sigetvar'da yeniçeri ağasıyken hizmette bulunmakla Selim Han'ın tahta· çıkışu. 9 Eylul 1552 günü Kanuni zamanında Türklerce kuşatılmışsa da alınamamış. Mehmed tarafından alınmıştır. Vezir ve güyeğüydü. Dokuzda [1600/01] İskenderiye'ye varup hazine getirmesi buyuruldu. Kıbrıs fethinde birlik~ bulunup yetmiş dokuzda [1571/72] donanma bozgununda şehit oldu. çıkarıldı. 20 Haziran 1596'da Sultan III.DENIZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMACAN Ali Paşa: Müezzinoğlu demekle tanınır. Kılıç Ali Paşa: Cezayir Hayreddin Paşa kapudanıyken adamlarından bozguncia devlet olup deniz işlerini ondan kapısına gelüp kapudan oldu. Süresi dört yıldır. On üçte [1604/05] kapudanken Acem seferine serdar olup orada öldü.ı{ian sonra do~uz yüz yetmiş beşte [1567/68] kapudan oldu. Halil Paşa: Bosnalıdır. ayrıldı. 137 167 . Ikinci kez Riçe'ye varup yağma etti. beşinde on beşinde [26 Aralık 1605] [23 Mayıs 1606] veziri azam "kıydı Dervişine şah" öldürülmesine tarihtir. Tophane'de camii avlusunda gömülüdür. Cağalaoğlu Sinan Paşa: Van beylerbeyiyken adı geçenin yerine kapudan olup dok- san dokuzda [1590/91] denize çıktı. öğrenmişti. Cağalaoğlu tersanede Perviz Ağa adlı. Deıviş Paşa: Bostancıbaşıyken kapudanlık ile çıkup on beş bin on dört şahanının muharreminin on oldu. Mustafa Paşa: Kaya Paşa oğludur. Türk ordusunun yenilir gibi göründüğü bir sıra­ da gösterdiği büyük kahramanlık dolayısıyla bu yıl "Eğri Yılı" diye anılır. Bin üçte [1594/95] çıkarılup vezirlik yerildi.

bin on birde [1602/03] Yemen beylerbeyi. Halil Paşa: Üçüncü kez kapudan olup Karadeniz'e gitti. On beşte [1606/1607] ıskenderiye'den Mısır hazinesini ge- tirdi. iki yıl Tunus valisi olup Mora ve lannda bulunduktan sonra divan veziriyken kapudan olup Sultan Kıbrıs sancak- Mustafa'nın tahta çıkışında işinden alındı. alay gemilerini bozulmuş bulup devlet kapısına geldikte bu yüzden işinden atıldı. Ali Paşa: Ikinci kez yerine gelüp bin yirmi yedi [1617/18] ve bin yirmi sekizde [1618/19] donanınayla Akdeniz'e çıkup korudu. Halil Paşa: Ermeni soyundandır. Hafız Ahmed Paşa: Harem-i hümayundan çıkup bin on altı [1607/1608] yılında kadonanınayla pudan olup on yedide [1608/09] getirdi. Davud Paşa: Rumeli eyalerinden gelüp kırk gün kapudan oldu. On beş yıl Dimyat beyi. Yirmi ikide [1613/14] donanınayla Rodos'a varup dokuz parça gemiyi kafir almakla dönüp geldikte işinden alındı. Bin muharreminin dokuzuncu günü [17 Ocak 1617] veziri azam olup Erdebil'e gitti. Halil Paşa: Ikinci kez bin yirmi üçte [1614/15] kapudan olup Malta'ya yirmi dörtte [1615] yine korumaya çıkup yirmi altı vardı. Yeniçeri ağalığından gelüp bin on sekiz tarihinde [1609/10] kapudan oldu. Mehmed Mısır'a Paşa: Karagümrüğü'nde gitti. derdiği 168 . görüp geldikte dan olup yirmide [1611/12] denize çıktı. güyeğü. Derviş Paşa'dan sonra kapudan olup do- nanmayla iki sefer eyledi. Donanma Iskenderiye'deyken korsan leri üzerine düşüp Iskenderiye'ye varup Mısır savaş giden alay gemi- Rodos'ta bozup üç dört gemi gemileri aldıktan Mısır'a hazinesini sonra kapudan geldi. Yirmi dokuz muharreminin on altın­ cı günü [23 Aralık 1619] veziri azam olup bin otuzcia [1620/21] öldü.1 on altıda [1607/ 1608] Avarin'e varup korudu ve işinden çıkarıldı. Hazinesi: Mısır eyaletinin her yıl Osmanlı Imparatorluğunun devlet merkezine gönpara. Ali Paşa: Dokuz yüz doksan ya'nın şehit ettiği altıda Istanköylü Ahmed [1587/88] Tunus beylerbeyiyken Celali Yah- Paşa'nın oğludur. Harem-i hümayundan çıkup on dokuzda [1610/11] kapu- korudu.KATIP ÇELEBI Cafer Paşa: Kılıç Ali Paşa kullarındandı. Mısır'ın gelirinden her yıl devlet merkezine gönderilen para. Yine Rumeli'ye ve- rildi. Donanınayla Akdeniz'e gidüp Karacehennem seferini yaptı. geldikte işinden çıkarıldı. Orada büyük işler Nalband oğludur. Hotin seferinde köprü kurmasında Mısır bulundu.

tanınır.DENIZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Mustafa Paşa: Niğdeli. Ramazan-ı şerifin sonuna varıncaya dek [ı o Ağustos 1622] Kazaklada dört kez gaza edüp gelmekle bin otuz iki yılında [1622/23] kapudan oldu. Bin otuz birde [1621/22] Akdeniz'e gidüp Recep lığı Paşa Karadeniz'e serdar olup gitmişti. Defterciarken ~rk~kide [1632/33] öldürüldü. Gelüp Rumeli beylerbeyi olmuştu. Hüseyin Paşa: Miralım iken bin kırk dört muharreminin dördüncü günü [ı Tem- muz 1634] kapudan olup padişahın üzengisi yanındaRevan seferine gitti. Piyale Ket- hüda tersanede kaymakam kalmıştı. Bin kırk beşte [1635/36] olundu. Akdeniz'e gidüp korudu. !kinci seferinde Karadeniz'e ham tahta şayka üçüncü seferinde iki yüz kadar veziri azam olup bin kırk bir Hasan Paşa: Darüssaade Çelebi demekle Mayıs ile savaşarak şevvalinde [Mayıs iken bin otuz gidüp 1631] öldürüldü. Tersane-i Amire işlerine düzen verüp her yıl kırk parça kadırga ocaklık bağladı. !kinci kez Kar~deniz'e karılup Canbek Giray'ı tahta Rumeli'ne asker sürmeye Canbolatoğlu çıkarmaya gitti. Hotin'de yeniçeri ağası. Mustafa Paşa: Harem-i hümayunda silahciarken kapudanlıkla çıkup Akdeniz'e gitti. Kara Mustafa Paşa: Yeniçeri ağasıyken Revan dönüşünde kapudan oldu. Manya ardında iki parça Ispanya gemisini aldı. Revan yardımına asker sürmeye gidüp kırk altıda [1636/37] Erzurum'- da öldürüldü. 169 . Bin kırk birde [1631/32] gitmişti. !kinci seferinde Karadeniz' e gidüp bir iş görmemekle Bu- din eyaleti verilüp kırk beşte [1635/1636] öldürüldü. ağası adamlarından. Yenişehir'de işinden çı­ öldü. Devlet ka- pısına gelüp bin kırk altıda [1636/37] Akdeniz'e sefer etti. Recep Paşa: Bostancıbaşılıktan vezirlikle çıkup otuz birde [1621/22] Karadeniz'e kapudan kaymakamı oldu. dönüşte Köprü'ye gelindikte kapu- dan olup kendinden önceki baştardadan çıkup giderken yine üzerinde bırakıldı. - -~~-~ Adı ~ geçen karaya indi. Halil Paşa: Dördüncü kez yerinde kalup donanınayla lstanbul'a geldi. yüz ak- etmekle yerine geçti. Miralım çıkarmaya üstün geldi. Kesendire önünde savaş kal- yonuna çatup yakılayazdı. Şimdi Mısır beylerbeyliği ihsan Girit korumasındadır. Cafer Paşa: Bostancıbaşıyken bin kırk bir zilhiccesinin on üçünde [ı Temmuz 1632] kapudanlık ile çıkup ilk seferinde Akdeniz'e gitti. Sonra kaymakam ve Istanbul yakınında Çatalcalı beş şevvalinin Hasan on sekizinci günü [13 1626] kapudan olup ilk seferinde Akdeniz'e çıkarak Körfez'e vardı.

Siyavuş Paşa: Silahciarken haremden donanınayla elli birde [1641/42] mış beşte çıkup adı geçenden sonra kapudan' oldu. Bin elli ikide [1642/43] kapudan olup donanınayla aldı. 170 . Musa Paşa: Kapucular katibi. şehremini. Ağriboz önünde bir zilhiccesinin on beşinci günü [22 Ocak 1647] şehit savaş kalyonuna sarılup bin elli altı oldu. Hüseyin Paşa: Ikinci kez adı geçenin yerine kapudan olup Karadeniz'deyken bin elli cumadelülasında [Ağustos/Eylül1640] Özi korumasına verildi. geçen paşanın yerine kapudan olup do- adam gönderilüp öldürüldü. Elli beşte [1645/46] rup Hanya Hisarı'nı aldı. Yusuf Paşa: Silahciarken kapurlanlık ile bin elli dört rebiyülahırın üçüncü günü [21 Şubat 1584] harem-i hümayundan çıktı. kethüdasıyken adı kuşatıldı. alamayup geldikte işinden alındı. Kafir almıştır yakasına diye yanlış varup yolda bir kereste kalyonunu haber verildiğinden bin elli üç mu- harreminin beşinci günü [26 Mart 1643] öldürüldü. Piyale Paşa: Tersane kethüdası Uzun Piyale'dir. Bekir Paşa: Rodos beyiyken adı geçenin yerine kapudan olup donanınayla Akde- niz'e gitti. Geldikte güyeğü donanınayla olup o yılın zilhiccesinin Girit'e va- beşinci günü [22 Ocak 1646]latifeyle sebepsiz öldürüldü. bölük ağası. dokuz sonlarında [1640] Rumeli eyaleti verilüp sonra Elli ikide [1642/43] öldürüldü. defterdar ol- duktan sonra adı geçenin yerine kapudan olarak donanınayla Anadolu askerini geçirmek üzereyken Anabolu'da alındı. Bin Azak'a gitti. yeniçeri ağası. Devlet kapısına geldikten sonra o yıl zilka- desinin yirmi sekizinde [s Ocak 1647] Aınmaroğlu: cumadelahıresinde Tersane nanmayla Boğaz'a varup işinden alındı.KATIP ÇÇLEBI Silahdar Mustafa Paşa: Bin kırk yedide [1637/38] kapudan olup Sultan Murad Han ile Bağdat Kırk seferine gitti. geldikte Tunus'tan mal Akdeniz'e çıktı. Musa Paşa: Vezirlerdenken adı geçenin yerine kapudan olup elli altıda [1646/47] donarımayla Girit'e varmıştı. Rumeli ve kuşatılup kaldığından işinden Istanbul'dan kalyonlada bin elli yedi çıkup Sakız [Temmuz üzerinden Girit'e vardı. Fazlı Paşa: 1G47] Girit'e gitti. Tımışvar'a kaldırıldı. yeri Fazlı Paşa'ya verildi. Kalavri başları] kıyılarına varup dönüşte elli dört muharremi başında [1644 mart öldü. Bin alt- [1655/56] veziri azamken öldü.

Girit'e va- recebin on sekizinde [28 Temmuz 1649] oldu. sonra devletkapısından verildi. sonra bu durum hükümdar tarafından onaylanmıştır. Paşa'nın arzıyla ka- 1 Mehmed Paşa: Haydar Ağaoğlu. Derviş Mehmed Paşa: 1652] kapudan olup mayıın Bin altmış altmış üç iki şevvalinin rebYülahırın yirmi dokuzuncu günü [3 Ekim yirmi ikisinde [22 Mart 1653] mühr-i hü- verildi. Bıyıklı Mustafa Paşa: Girit'te Rumeli beylerbeyiyken Hüseyin pudan olmuştu. Sivas eyaletinden ayrılmışken gelüp bin altmış başlannda dört [1653] kapudan olup donanınayla Girit'e vardı. Kapudanlık yeri Dellak Mus- almadı. Bir kale alup sonra Rodos'ta kapanmakla işinden atıldı. Recebin on beşinde [9 Mayıs 1656] kapudan olup Hisarı'nı donanınayla çıkup Boğaz'da kafider kuşatmışken yardım kafirlerle savaştı. !- kinci seferinde Nakşa savaşında birkaç gemi aldırup bir yıldan sonra işinden alındı. Hüseyin Paşa'nın arzıyla kapudanlığa getirilmiş. Mustafa Paşa: Zurnacı demekle tanınmaktadır. Mehmed Paşa: Çavuşoğlu demekle tanınmaktadır. dı Bin altmış şevvalinin donanınayla Bo- işinden alın­ on birinde [18 Ekim 1649] ve bin altmış altıda [1655/56] öldürüldü. ederek kurtardı. Bin altmış altı recebi ·başında [25 Nisan 1656] kapudan olup üç aydan sonra Mısır eyaleti verildi. seferi yoktur. karada kısılıp kalmak. yeniçeri ocağından gelüp Mısır'dan aynlmıştı. 171 da . Girit'e yardım edüp geldikten sonra bin [Mayıs tafa Paşa'ya verilüp altmış 1655] ikinci kez veziri azam oldu. Bin altmış dört yılında [1653/54] öldü. olduğu yerden dışarı çıkmainak. Mustafa Paşa: Halıcıoğlu güyeğ_üsüdür. 2 Murad Paşa: Eskiden veziri azam olup donanma-yı hümayıınla Mısır'a giderken Boğaz'da savaş beş recebinde edüp kafideri bozdu. Bin elli dokuz şevvalinin üçüncü günü [10 Ekim 1649] kapudan olup ğaz'a vardıkta çıkamadı.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMACAN Paşa: Adı Ahmed saldırmak ardındayken rup Suda Kalesi'ne şehit geçenin yerine kapudan olup kalyonlar ve büyük rebiyülahırında [Nisa~ayıs bin elli dokuz donanınayla 1649] çı~up Foça'da basıldı. 2 Kapanmak: Denize açılamamak. Devlet makam ve bir iki gün sonra veziri azam olmuşken öyle Girit'e varup kapısına gerektiğinden Menekşe geldikte kayErzurum eya- leti verilüp gönderildi. Ali Paşa: Rodos beyiyken adı geçenin yerine kapudan olup Girit'e )'ardım etti.

Boğaz'da bir\zaç hafta koruduktan sonra gelüpTersane-i Amire hizmetinde bulundu. 172 .KAT!P ÇELEBİ Kenan Paşa: Budin'den gelüp Silistire verilmişti. Safer sonlarında [Aralık 1657 başları] Bosna eyaleti verildi. Seydl Ahmed Paşa: Sivas'tan gelip bin altmış altı şevvalinde [Temmuz/Ağustos 1656] kapudan oldu. Mehmed Paşa: Vezirlik ile Tımışvar beylerbeyiyken adı geçenden sonra kapudan oldu. Bin altmış altı ramazanında [Ha- ziran!femmuz 1656] kapudan olup Boğaz'a vardıkta bozulup Kavala'ya gitti.

. bir kararda olmak. Kapudan paşanın hası olan sancak. kalafatçılar. beyi bir gemiyle denize çıkar. Berkarar olmak: Aynı olmak. 4 Kapudan hası sekiz yüz seksen bin akçe. Salyane: Yıllık bir maaş ya da gelir §~Senelik bir vergi. olduğu gibi kalmak. Bunların vardır. lakin aşağı yukarı olup kesin değildir. Tırnar defterdarı: Tırnarların tapu ve mali işlerine bakan defterdar.. Gelibolu sancağında on dört zeamet. Bin on yedi yılında [1608/09] Ali Efendi'nin yazdığına göre bu sınıfın. Bu maaşlann ilk ikisi üç ayda bir. sonuncusu da altı ayda bir verilmekte olup böylece dört defada verilmesi gereken mevacip üç defada verilmiş oluyordu. yüz seksen tımardır. Gerçi her çağda herkarar olmayup2 artuk ve eksik kabul eder. ki onlara "tersane halkı" derler. Bu eyaletin sancakları ve deniz beyleri bunlardır: Ağriboz Sancağı: Dört yüz kırk bin akçe has. Kapudanlar. kalanıhavasolup defter kethüdası ile tırnar defterdan 3 Gelibolu Sancağı: Paşa sancağıdır. IKINCI BOLUK Geri kalan tersane halkı ve kapudan kalemiyle ilgili askeri anlatır. neccarlar ve başkaları topu bin sekiz yüz doksan üç kişidir v~ bir yıllık mevacipleri yetmiş yük olur. defter kethüdası zeameti seksen sekiz bin üç yüz doksan akçe. tırnar defterdan zeameti altmış iki bin yetmiş yedi akçedir. ı 2 Mevacip: Yeniçerilerin maaşlauna ulüfeden ayrı verilen başka bir ad. maliye memuru. değişmemek. on iki zeamet. işleriyle uğraşan 4 Paşa sancağı: 173 tırnarların mali ve tapu . üçü salyane. Havas: Bkz. . otuz iki tırnar vardır. zaimler ve tırnar erbabıdır. reisler. sayısı bu kadardır. Kapudan Paşa Eyaleti ve Ona Bağlı Sancaklar: Kapudan paşa eyaleti on bir sancaktan oluşur. Sözlükçe "has" maddesi. . özellikle ağır bir vergi. Yük: Yüz bin akçe yerine kulJanılan bir tabir. Tersane Halkı: Bunlar iki türlüdür: Birinci azebandır. kumbaracılar. Defter kethüçlası: EyaJetlerde zeamet hesapianna ve işlerine bakan maliye memuru.. ı lkincisi beyler.

Dört gemi de mirlden verilür. paşa sancağından yedi bin verdinara kesildi. kara seferlerine katılmak. yüz on dokuz tımardır. 4 Verdinar: Göknar ağacının öteki adı. Mehdiyye ve üç de Kıbrıs'ta. dört zeamet. beyi bir gemi ve bir yedek ile sefer eder. yüz kırk altı tımardır. Salyane Sancakları: Sakız. yüz seksen yedi tımardır.KATIP ÇELEBI Inebahtı Sancağı: yi bir gemiyle Midilli Üç yük akçe has. beş zeamet. be- donanınaya Sancağı: gelir. beyi bir gemiyle sefer eder. beyi bir gemiyle sefer eder. sonra Tersane-i Amire'ye yılda bin verdinara kesildi. bugünkü 'mal müdürleri'. beyi bir gemiyle sefer eder. yirmi beş bin zeamet.adıdır. Sığacık Sancağı: Üç yük akçe has. Ümena: Eminler. hepsi ümenadan 2 nakit akçe alup birer gemiyle sefer ederler. Denizle ilgili işlere ait muamelelerin görüldüğü kalemin -dairenin. vergilerini kısım kısım tahsil eden hazine mutemetleri. altı zeamet. Biga Sancağı: tki yük on üç bin akçe has. Nakşa. deniz savaşianna katılmak. 174 . Kıbrıs Eyaleti: Bu eyalet de denize ve kapudan kalemine aittir. on bir zeamet. Tersane-i Amire kethüdasına has oldu. iki yüz otuz tımardır. seksen üç tımardır. beyi bir gemiyle çıkar. yetmiş bir tımardır. Kocaeli Sancağı: lki yük otuz bin beş yüz akçe has. Lefkoşe. Üçü denize ve dördü karaya eşer. Rodos Sancağı: lki yük yetmiş yedi bin akçe has. lki yük kırk bin akçe has. 1 Karlı-ili Sancağı: Iki yük altmış dört bin dört yüz akçe has. Denize eşmek: Donanınayla denizde dolaşmak. doksan bir tımardır. Devlet gelirlerini. Kapudan kalemi: Buna "derya kalemi" de denir. 3 Hazine ve tırnar defterdan ve defter kethüdası vardır. Mezestire Sancağı: Mora'da iki yük on dokuz bin akçe has. Karaya eşmek: Bir sefer olduğunda kara ordusunda savaşmak. Bu sancakları Çelebi Ali Paşa kapudan iken peycia eyledi. 2 4 Buradaki cümlenin anlamı şudur: Kocaeli beyi savaş çıkınca önceleri bir gemiyle donanmaya katılırken sonralan bunun yerine. Beyi bir gemiyle sefer ederdi. on üç zeamet. otuz iki zeamet. iki yüz seksen yedi tımardır. yani gemiyle donanınaya katılmak yerine tersaneye yılda bin tane göknar tomruğu göndermekle yükümlü kılındı.

savaşta kılıç kullanabilecek er. Derya Baf ve Kirine salyane iledir. sancakları Lefkoşe. Kılıç: Asker. askere gitmeyerek bu hizmetin karşılığı olarak ödenen para. Sözlükçe "has" maddesi. 175 bunların çoğu aslında gerçeğe . silahlı asker. Menteşe Mısır eşerler. Medar olmak: Sebep olmak. ötekiler de buna göredir. verilen ad. Bkz. Bedel: Bir askerlik hizmetine karşılık ödenen para.şanın bir gemisi ve bir yedeği olur. Vecih: Bir nesnenin yüzü § Sebep. vasıta olmak. Tarsus ve Sis haslarladır. vesile olmak. P. Bağdat ve benzerleri olaneyaletlerin beylerbeyileri eskiden bir istisna olarak devlet hazinesinden senelik bir tahsisat alırlardı. Alaiye. artuk ve eksik kabul eder. Zaim: Zeamet sahibi. 2 Söylenen sancaklarda yazılan yüz otuz sekiz zeamet ve bin dört yüz otuz tımar­ dır. Medar: Sebep. vasıta. Selanik. gerekirse sefere gelirler. er§ Savaşçı er. Böyle yazılıp çizilir. vasıta §Yön§ Yol. Ancak zeamet ve tı­ 5 Kapudan Kalemine Bağlı Diğer Eyaletler: Bunlardan başka Tarabulusmağrıp.e. Ikisi biri beş yüz yetmiş iki kılıç olur. Değirmen­ beyleri karaya ve kimi birer gemiyle denize Iskenderiyesi ve Dimyat beyleri birer gemiyle sefer ederler. Bkz. Cebelü: Tırnar ve zeamet sahiplerinin sefer olduğu zaman kendilerinden başka götürmek zorunda oldukları savaşçılarg. altı toplamı dört bin beş yüz nefer olur. 4 Bütün haslar otuz beş yük yirmi beş bin akçe. Sözlükçe. Hikmet: Bu vasıtalar dünyasından halkın geçimine birer vecih medar olup 7 her 4 Salyane ile olan eyalet: Mısır. Bundan fazla ya da eksik olabilir. 1 Tekeve lik.DENIZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Kara sancakları lçel. Bin bin üç yüz nefer olur. 6 Lakin bunların çoğa yazma çizme. Bu hesap üzere cebelü ile kılıç askerin sekiz yüz doksan üç nefer azehan ile mar sahiplerinin çoğu bedel verirler. Cezayir ve Kefe eyaletleri de kapudan kalemine bağlıdır. Hepsi yirmi kadar gemi olur. Has sahipleri: bir "has"a sahip olanlar. böyle hesap edilip deftere getirilirse de uymaz. Vilayetlerini korurlar. Bunlardan da üç dört bin asker çıkup deniz askerinin toplamı on bin kadar olur. Zaimler ve has sahipleri beş binde bir ce3 belü ve tırnar sahipleri üç binde bir cebeli verir. vesile. zeamet ve tımarın yıllık gelirleri yüz sekiz yük akçedir. hisap kitaptır. Birer gemiyle çıkarlar. Tunus.

Burada menzilden anlaşılan mana taşlar ve tahtalarla yapılan evler olmayıp murat karıyla koca. mala sahip olanla mal arasındaki münasebetler. hizmet eden ve edilen. Bununla insanların kendi ve kullandıkları adamlar arasında ortak olan işler bilinir. Yararı da büyüktür. ana baba ve çocuklar. O adla iş görülüp Medine ve Menzil Tedbiri1 düzeni bütünlenir. yazıldığı çağlarina tiL Çünkü 1 göre birbirinden şehirlerde rumların gereği gibi yerli yerinde olmak her böyle ayrılığı kolay değildir. Medine ve menzil tedbiri: Arneli hikmettn üç bölümünden biri. Dengesini kaybetmiş. !nsanlar aralarındaki hukuka riayet etmek suretiyle bugünkü ve yarınki mutluluklarını sağlarlar. aralarında. eşleri. Hep bir düzen üzere ve toplu halde bir arada olmaktır. olur. çağda Ancak olagelmemiş­ yaşamanın tabiatındaki değişik du- Bunun başka türlü olması beklenmez.KATlP ÇELEBi biri bir yol tutmuştur. dengesinden çıkmış olan işlerin düzene konması bununladır. çölde ya da şehirlerde yaşayan insanlar arasındaki ilişkiler bununla düzenlenir. Yoksa her devletin iş. lnsanın yaratılışında bir arada yaşamak olduğu için bu bilime ihtiyaç vardır. çocukları 176 . Ahlak ilmi bu bilimin kuralarını ve sorunlarını bildirmeyi Üzerine almıştır.

177 . Bundan sonra her yatakta böyle ederler.. Çıra: Çam ağacının aydınlatmak için yaktıkları yağlı yeri § Gemileri yağlamak için kullanı­ lan çam reçinesi. çünkü Boğaz'dan dışarıda gü- ven yoktur. 5 Ve tersane donanma yelkeni kethüdası ardında ardınca yırtılup karavula olup on tane yarar gider. Ulak gemisi gibi süratle gitmezler ve söylenen karavul kaliteleri üç mil ileri gidüp gördükleri varsa işaretle bildirirler. tutmak. fırtınayakarşı gemilerin sığınabileceği liman. kuluçka tavuk yavrularını kanadı altına alup yürüdüğü gibi yap yap. orada katınır. Ve iki bey gemisi askerin döküntüsü varsa ve fırtınadan donanmadan bir saat sonra kalkar.. Midilli ve Sakız'a varılur. Oradan Rumeli kı­ .. Sonra sabah namazından sonra kalkup baştarcia ortada. tutunmak.. Güçsüz sereni kırılan gemileri yedeğe alup düşen kadırga ile baştarcia gemileri ve yardımda işi içün devşirmek içün bulunmak bunlar geride giderler. . Liman basılmaz: Bir liman çiğneyip geçilmez. haber vermek.. Kanun üzere donanma denize nice sefer eder. .yısına sarınup 6 Ağriboz. Yatahliman: Fırtınalı havalarda gemilerin hannmasına yarayan liman. tki tane yarar kalite kafir 2 4 6 yakasına dil almaya gönderilür. Işaretle bildirmek: Flamahi. deniz seferlerinde gemilerin barınahileceği bir liman çiğneyip geçilmez. Gelibolu ve Boğazhisar taşra- sında Piyale Paşa Bahçesi selvilikleri birer yatak liman ve kırkar. . yavaş yavaş gi- 4 derler.. .. buralarda mutlaka yatılup liman basılmaz. Moton'dan Avarin'e varılur. Gece bir fener yakar. Sarınmak: Bırakmamak. Ilkin Beşiktaş'tan Yedikule'ye vanlup asker yerleşmek içün orada bir iki gün kahmr. öteki gemiler çevresinde. Bababurnu'ndan öte Sivrice Limanı. Sandalları karşı Boğazhisar'a gönderüp gemi yağlamak içün otuzar tomruk çıra 3 alurlar. Yap yap gitmek: Aheste gitmek.rla ve benzeri dilsiz araçlarla anlatmak. yavaş yavaş gitmek. altmışar mil mesa1 fedir. çünkü başka yerde bulunmaz. Bizim donanmanın toplandığı yer ve meydanbaşıdır. onu anlatmaktadır. Oradan göçülüp Ereğli ve Marmara'dan Ekinlik. 2 O selvilikte bir gün oturup sulanurlar. UÇUNCU BOLUK ~. Ve o limana varıldıkta iki yarar kalite karavula gider ve donanmadan iki üç mil alarga yatar.

yerini tayin etmek için hariraya bakıp işaret etmek. rüzgar olması. yat ve yarağ bölprnünde anlatılacaktır -KÇ. Avarin'den Mağrıp Tarabulusu'na sefer gerektiktc -yedi yüz mil- dir.kırk Hisaplannda gece önleri yerlerdir. geminin nerede olduğunu anlamak. yelin uygun esmesi. 178 . donanmanın denizde bulunduğu yeri ve gittiği yolu anlamak için haritaya bakmak. Ve her geminin yürüdüğünü gece gündüz hisap edüp hartı gözedir- ler. Haritaya bakmak. olmazsa üç dört gece de gidilir. Ama kalyon tira- mola edüp döner volta çalar. Eyyam olmak: Havanın elverişli olması. Duka ve tspanya gemileri oraya gelüp Verre- dik ile haberleşürler. Öte yanında olan limana gitmezler. Sabah olduk4 tan sonra gereğince hareket ederler. Tirarnola edüp volta çalmak: Karşısırrdan gelen rüzgar yönünde gemiyi yürütebilmek için nöbetleşe trinkete ve mayıstıra yelkenlerini değiştirerek gemiyi bir sancak bir iskele yönüne döndürmek. Kadırganın öyle yerde şartı demirdir.ey- 1 yam olursa iki gece denizde yürünür. Eğer iki donanma birbirinin o yerlerde olduğunu öğrenirse li- mandan çıkmayup korurlar. Ve üç günde bir sulanurlar.2 muhalifrüzgar ile aykırı semte giderlerse hartıda kurşun ile alarnet koyup 3 yine· yola giderler. yani gemi kendi kendine gide ve iskandil\jf ile yoklayup denizin dibi yirmi otuz kulaç gelirse o yerde demir bırakırlar.KATIP ÇELEBI Mesine de -Avarin'e dığı karşu karşuya beş yüz mil yer. zira kadırga uzundur. Malta. 4 Volta: Rüzgara doğru giden bir geminin yönü ya da rüzgar yüzünden yön değiştirmesi. haritayı kollamak. Engin olmayınca gece denizde yatmazlar. Ve Adalar Arası'nda sabah namazını kılınayınca kalkmayup mana yetişirlerse giderler. voltaya el vermez. Ancak güçsüz düşmüş gemileri o yerde alıkorlar. Alarnet koymak: Haritanın üzerinde yerini belli etmek. Papa. zira oturur. feneri olmayan da birer fener asarlar. 2 Hartı gözetmek. ıskenderiye'ye Amma enginde Rodos'tan gitmek gerektikte -beş yüz mildir. \jf lskandil nedir.eyyam olursa üç gece denizde gidüp olmazsa kürekle Ve engine salmacak zamanda gemilere ısmarlanur ki beş altı günde geçilür. ·ta ki fırtınacia gemiler birbirine çatmaya.kafir donanmasının toplan- yer ve meydanbaşıdır. kanun değildir. yolu budur. eğer fırtına çıkarsa gece her gemi fenerini yaka. yoksa bir yanaçıkup giderler. kıyıya . Limanı ve daha yu- öğleden sonra bir li- Kimi lncir kandan salarlar. sakıncası vardır.yelkenleri aşağı elli milden az kalmışsa -Arap yakalan alçak indirüp gemileri serdümende korlar. gemiyi karşıdan gelen rüzgar yönünde yürütmek için rüzgann doğrultu­ suyla bir açı meydana getirecek şekilde bir iskele bir sancak istikametinde yürütmek üzere yelken kullanarak rüzgara karşı yol almak. Ve Moton'dan.

DENIZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMACAN

Ve bir seferde

gerektiğine

göre iki kez, üç ayda bir gemi

yağlanur.

Ilkin Sa-

kız'dan kalkup Rumeli kıyılarında Ağriboz, oradan Moton ve Avarin'e varup bir kez

orada yağlarlar ve bir kez de Anadolu kıyısında Foça Limanı'nda yağlanur. Önce donanma gemilerini

yağlarlar;

bey ge:r:nileri denizde

limanı

korur. Onlar bitüp sonra

bey gemileri de yağlanur. Hepsini birden yağda sakınca vardır; Halil Paşa Yılı1 belli
olmuştur.

Ve

yağlı

gemi ile

yağsız

geminin yürürnede

farkı

bir saatte on mil yürürse yeni yağlı yirmi mil yürür.
rüzgarla yürürse on beş saatte iki yüz mil yol

alır,

iki

kattır.

kadırga

buna göredir.

ıoı&'de [1609/10) Kapudan Halil Paşa'nın Karacehennem seferi.

179

Diyelim ki eski

yağlı

yeni yağlı olur ve uygun

.. .. .. ....
DORDUNCU BOLUK

Kanun üzere deryasavaşı

donanmasına

llkin denizde kafir

kıyılarına yakın

Anadolu

olup kafir

nasıl

olur, onu bildirir

donanına

rast gelindikte bizim

donanınası

Rumeli ya da

denizde ise çatmaya heves etmezler,

görüderse bile görmezliğe ururlar; zira kıyı çok muhanattır, asker kıyıya bakar. 1 Deniz

savaşı

pazarıdır,

can

içinde bulunmayan bilmez, öyle yerde herkes

kıyıya

can

yakası

olsa

atar.
Eğer

kafir gemileri

kıyıda,

bizimkiler denizde olsa ya da

ya da ikisi de enginde olsa, bu üç durumda kafidere çatup
luş

yeri ancak gemide olup başka umut kalmaz, asker
Eğer düşmanda

aykırıdır,

re'de

baştardası hattı

tişmez.

Ve

eğer

kafir

çünkü kurtu-

dövüşür.

kalyon· varsa bir uğurdan kalyana varup çatmaya heves etmezler,

her kim ettiyse yanlış

vüp dümenini ve

kıyılar

savaşırlar;

ve

etmiştir.

Ağriboz'da

direğini kırdıktan

Nitekim bu yüzden Cafer Paşa'nın Kesendi-

Musa

Paşa şehit

ıraktan

dö-

topları kısadır,

ye-

oldu. Belki kalyonu

sonra çatarlar. Kalyonun yan

rüzgar olsa enginde, borda yelkeni ile

ardına düşüp

döverek gider-

ler, ta bir limanlık olunca.
Ama kafir donanmasında kalyon yoksa çekdiriderine başa baş çatadar. 2 Lakin
kol kola 3 gemiler turna alayı gibi dizilüp beyler ileri gider. Kapudan gemisi geride
durup

beş

gemisi baştardaya

zetir ve ikisi de

ayakdaş

olur; ikisi ileri, üçü

beşinci, altıncı küreğe

dan çok sakınıdar;

yeğrek

beraber yürür.

olan Türk ile karıştırup

ardında,

Savaş

biri dümenini gö-

yerinde olursa forsalar-

yalnız komamaktır,

nitekim öğüt­

lerde gelecektir.
Ve kapudan paşa
kayığa

baştardadan çıkmayup ağalarını

binüp ok ve yay ile gezmek kanuna

asker sürmeye gönderir; kendi

aykırı olduğundan başka, savaşta

serda-

rm yerinde bulunmaması korkuludur. Karada ve denizde bundan nice bozgunlar oldu.
1

2

Kıyı kancıktır, askerin aklına savaşı bırakıp kıyıya kaçınayı getirir; asker kıyıya yakın oldu
mu savaşmak yerine kıyıya kaçıp kurtulmaya bakar.
Başa baş çatmak: Çekdirilerin üzerine başa baş yürüyüp yanaşmak; düşman gemilerine atlayarak gemilerin içinde kılıç kılıca savaşmak.
Kol kol gemiler: Saf saf gemiler; dizi dizi gemiler.
180

DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN

Ve bu gemilerin baş toplanın saçma ile doldurup salya ederler. 1 Topçular elinde
fitil durup

işarete

bakarlar. Bütün hm:ılar Akdeniz s~vaşlarıdır.

Ama Karadeniz'de Kazak savaşının kanunu budur ki Özi'den çıkan şaykalar çoğu
kıyıda

vilayet vurmak içün gezer.

dırgaları

kadırgaya

Ama
oturur,
fırsat

Eğer kıyıdan

çekinmeden üzerine çektirüp

savaş

yüz şayka karşı gelemez, Recep

kıyıda

bulunursa varmazlar ve

yüzkaralığı

gözedüp

olur,

taşra çıkarsa

Eğer kıyıya yakın

da Akdeniz

Cağaloğlu

savaşı

on beş mil ya da artuk bulunursa ka-

ederler ve rüzgar olursa

Paşa savaşında olduğu

aldırmazlar,

Mahmud

Paşa

çiğnedirler.

gibi.

yerini gözedirler; zira

seferinde

Bir

olduğu

kadırga

gibi. O zaman

üzerine varırlar; yoksa, karadan başka çare düşünürler.

ise donanma

kıyı tarafını

alup denize sürmeye

çalışır.

Ve bun-

gibi asker karaya dökülmek korkusu yoktur; zira denizde

şayka

ile kadırga üstün savaşır, yalnız gemilerin mehabeti düşmanı şaşırtır ve askeri güçlü
2

kılar.

Ancak o durumda da gaflet edüp

kıyıya

etmek ya da ateş ettikten sonra içerisini temizlemek için topu, güveneye
halatlar üzerinde ileri geri hareket ettirmek.
Mehabet: Heybetli olma, korkunç olma; saygı ve hayranlıkla kanşık korku uyandırma.

Salya etmek:

Ateş

bağlı olduğu
2

sokulmazlar, biraz aralık gözedirler.

181

..

.

. ....

BEŞINCI

Donanma gemileri

BOLUK

çeşitleri

ve halkı üzerindedir

İlkin Çekdirir Çeşitleri: Oturak sayısı bakımından birbirinden ayrılır ve adlandırılır.

On oturaktan on yediye varınca firkate denir; her küreği ikişer üçer adam çeker.
On sekiz on dokuz

oturağa

pergende derler.

On dokuzdan yirmi dörde varınca kalitedir.
Yirmi beş
Yirmi
her

altı

oturaklı

ise

kadırga

oturaktan otuz

derler; her

küreğini

dörder adam çeker.

altı oturağa varınca baştarcia

küreğini beşer altışar yedişer

derler, karpuz

kıçlı

olur;

adam çeker.

Gemisine göre de yüksek ve enli olup mavunadır.
iki kat olup
mıştı.

altı

mavuna, üstü kalyon olursa göke derler;

Bütün bunlar çekdirir

bir kez

yapıl­

bunundan

başka

çeşitleridir.

Kalyon: Kalyon da buna göre nice türlü olur; lakin
çeşitler kullanılmayup

geçmişte

o da yakında gerek

olmağla

donanınada

söz uzatılacak yer

değildir. Onları

çokluk kafirler kullanur; polikadan Ispanya'nın savaş gemileri olan karakaya varın­
1

ca birkaç türlüdür. Biz kendi gemilerimizi anlatalım.
ilkin mavuna ki uzunluğu altmış beş zira ola; yirmi karış kıç yüksekliği, on iki bu-

çuk karış baş yüksekliği olur ve yedi buçuk karış ta kuşak bağlanur? Hepsi yirmi
dört parça top konur.
Yat ve

yarağını tamamladıktan

lunda eski, gün

görmüş

dört usta dümenci,

kırk

sonra

halkı

önce denizcilik

bir reis kapudan hepsine
nefer

halatçı

ki

başta

baş

ve

buğ

işinde

maharetli, yo-

olup hükmeder. Ve

yelken ve tirinkete

kullanırlar;

içlerin-

de biri odabaşı olur. Bunlara aylıklarından başka bin beş yüz akçe ücret verilir.
3

2

Polika: Akdeniz tipi bir gemi.
Kuşak: Gemilerin çevresini kuşatan, daha güçlü ve sağlam madenden yapılan çember.
Tirinkete kullanmak: Geminin pruva direğinin birinci serenine bağlanan ve tirinkete denilen yelkeni, rüzgara ve buyruğa göre açmak, indirmek ya da toplamak.
Odabaşı:

Azep bölükleri subaylarından olup, onlara kumanda eden reisten, geminin
kumandanından sonra gelir.
182

asıl

DENIZ SAVAŞlAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN

Yirmi

altı oturağın

her bir

küreğinde yedişer

çive-kanatlar üstünde iki kürek arasına
yüz elli nefer

savaşçı

rrıanka

adamdan üç yüz altmış dört kürekderler- her mankada üçer neferden

ve otuz nefey uşıa topçu; hepsi altı yüz nefer olur.
1

Baştarda: Paşa baştardasının uzunluğu yetmiş arşun olur; şimdi yetmiş iki eder

oldular. Otuz altı oturaktır. Mavuna gibi küreğini yedişer adam çeker ve mankasın­
da üçer savaşçı oturur. Üç feneri meşhurdur. Halkı beş yüz nefer kürekçi, iki yüz on
altı savaşçı,

bunlardan başka gemici ve topçuyla hepsi sekiz yüz kadar nefer olur. Bir

maharetli kimse ki denizcilikte başarılı olsa,

baştarcia ya

reis ederler.

2

Ortalık baştarda yirmi altı oturak, uzunluğu elli yedi zira olur; halkı da ona gö-

redir. Ve bir türlü baştarcia vardır ki ona hünkar gemisi derler. Üç fenerlidir. Bir vezir donanma serdan olup

kapudanlığa

gitse ona biner. Direkleri ve kürekleri hep ye-

şil boyalıdır, bayrağı da yeşil olur; direk başında alemi vardır. Vardiyanbaşı bu ge-

3

minin reisi olmak kanundur.
Kadırga: Bir kadırganın iki bodoslaması arasının uzunluğu eskiden elli beş zira

4

kurulurdu; bugün elli
anbar
karış

ağzının

ederler. Ne kadar

:ızun

karış kıç yükisekliği,

olursa iyi görünür. Yirmi iki karış
on

beş karış baş yüksekliği

ve

altı

bir parmak kuşak yüksekliğidir. Eskiden birer karış eksikti ve karpuz kıçlı de-

ğildi, şimdi çoğu
Halkı

ye ve

altı

eni, on sekiz

önce her

hartı

her biri

öyle edeler; zira
kadırgada

fırtınaya

iyi

dayanır.

bir maharetli reis ki kapudan olup hepsine hükmeyle-

kullarrup pusulaya baka. Tirinkete kullanmaya yirmi

odabaşı

kimse ki onlara kömi derler,
yelkenle ilgili

işi

alatçı [halatçı]

ki

buyruğunda

iki

olur. tki usta dümenci, bir usta yelkenci ve onun
büyüğü

silistire çalar,

görür. tki kürek yapıcısı, iki

lunur, hepsi otuz

beş

küçüğü

kalafatçı

olur. Ve yirmi beş oturak,

kırk

ayak üzre durup kimi

ve iki neccar her gemide bu-

dokuz kürektir, biri ocak yeri-

ne gider, 5 dörder kattan yüz doksan altı kürekçi ve yüz savaşçı, hepsi bir kadırga

Arşuiı: (Arşın)

4

Dirsekten orta parmağın ucuna değin olan uzunluk. Türkiye'de son zamanlara kadar kullanılmış olan uzunluk ölçüsü. Bu ölçünün boyu kesin olmayıp çeşitli arşınlar
vardır ve bunların her birinin ölçüsü ayrıdır.
Ortalık baştarda: Orta boy baştarda.
Vardiyanbaşı: Gemi süvarisi olan ~z~p reisi. Bu süvari reisi, sonradan kaptan olurdu.
Bodoslama: Gemilerin başını ve kıçını teşkil etmek üzere omurganın baş ve kıç yanından
kaldırılan ağaçtan ya da demirden yapılan sütunlardan her biri § Bir geminin iskeletinde,
omurgasında bir destek, kazık.
Ocak yeri: Bir geminin bağlı olduğu yer; devletin asıl donanmasına katılan ve sancak beylerinden birine ait olan geminin bağlı olduğu yer.
183

Eğer mankalar. Mavuna halkı üç yüz nefer olup mütad üzere donanmanın çi. üzerine dereceler çizilmiş yanın veya bütün daire bir geometri aletidir ki bununla açılar ölçülür veya belli derecelerde açılar çizilir. Minkale hanesi: Minkale (ilerki). savaşçıdır.KATIP ÇELEBI halkı üç yüz otuz nefer olur.. Bunların altı mavuna ile bir on bin beş yüzü kürek- Yirmi bey gemisinde de yüzer nefer savaşçı olursa to- pu yedi bin kadar savaşçı asker olur. 184 şeklinde . minkale hanesi gibi boş ol1 mazsa ve başka artuk ve eksik olarak aşağı yukarı bilinmiş çıkan donanmalar bu ölçüye göre hisap oluna. beş askeri on bin üç yüzü altı kırk bin dört yüz nefer olur. olur. parça gemi. Birbiri üzerine gerekirse artuk ya da eksik olur.

Ve her geminin bir de arşun kadar ve mavuna sandalı olur. yaklaşık olarak onu bildirir Tekne: Önce bir kadırga kerestesine bütün direği ve küreği miriden verilmek ge- rekse elli iki altı kadırga bin akçe verilir. Ondan başka bu sancak ve Bursa· sancağı kazalarından on iki kadılık ki Sabanca.aç veya tabanlar olup geminin temelidir. Sarıçayır. daha güçlü Ne sağ. koğuşu koğuş tabanı. Akyazı. buna göre değeri bilinir. tutumlu davranılsa seksen ile de Mavıınaya olur. Akhisar. her yıl onarım içün üç yük akçelik kereste ve kireç ocaklıktır. Geyve. derler.ALTlN CI BOLU K Donanma ne kadar yat ve yarağ ile olur ve ne kadar hazine gider. Onurga: Omurga. Bir geminin ya da kayığ. dişbudak2 ağacından olur. Ada. Dişbudak: 3 baştan kıça Zeytingillerden orman ağ.lam madenden yapılan çember. ne kadar kuru ve olursa yeğdir. sert ve Pazar narhı: Piyasa fiyatı. it Eğeği. Ab-ı Safi. Mismara üç yüz on iki onlar çivi derler. kantar. piyasanın hükümetçe konmuş olan fiyatı. Ne kadar muhkem ve mükemmel olsa iyidir. Ve iki yüz eğeği 1 yirmi beşer akçeye kanundur. Burada gemilerin omurgası. . Kereste Ocakları: Her yıl bin tane verdinar Kocaeli sancağından kesilir. ku- altı zira hafif olmak içün boyu on kadar yirmi beş çam tahtası ve iki dümen ki biri yedektir. ellisi takılup yirmi beşi anbarda yedek gider. yüz tahta ki on ikişer sağ Baştarda.i demektir.açlarmdan biri olup kadar tahtası uzanır. baştardaya beş [mıh] yüz kantar çivi gider. kaburga kemiğ. karinesi demektir. çıkarılır. Karine. Pazar narhına 3 göre okkası on dörderden bir kantan altı yüz on altı akçe eder. Yörükan-ı Akyazı. !ki direk ve üç seren ki biri bağlarrup ikisi kanat altında yedek gider. yetmiş beş kürek. Kuşak: Gemilerin çevresini kuşatan. Türlü Çiviler: Bir kadırgaya yüz kantar çivi gider.ın kaburgası denen postalannın dayandı­ ğ. 185 dayanıklıdır. . Yalakabad ve İznik kazalarıdır.: 2 Eyegi. Çubuk: Ince ve dar tahta. Dağdan kesüp getirene beş akçe verilir ve iki yüz elli kadar eğeği aralarına doldurma ve otuz kadar şak ve onurga içün on altışar arşun çubuk. üç kadırga kadar ola. Bir yaklaşık kadırga olarak kerestesi dört ve verdinar direklerinden biçilmiş ola.ı ağ.

ocaklarıdır. Misivri ve 2 3 4 değiştirilir. Üçürdek her yıl 4 değiştirilir. Ve demirıere bağlanacak beş gomana 3 halat gerek ki her biri seksener kulaç olur. üçürdek. semtinde bir yer kendir Mıhalıç. 2 Kangal devşirilmiş halkalara derler. "çördek" de denir. on altışar kantar çeker. Abli: Bir geminin rüzgar almak için yelkeni çekmeye ya da indirmeye yarayan ipi§ Yelkene bağlı ve el ile tutulan bir ipin ucu §Yarım serenieri iki yana. halkalanmış urgan. Değeri abli.KATIP ÇELEBI Gemi Demiri: Bir kadırgaya beş demir gerek. ikişer alınır. Büyük gemileri karaya ya da gemi demirine bağlamak için kullanılan kalın halat. Bir mavunaya iki çengelli iki lengurta 1 gerekir. Dört de karaya gemi· bağlamak içün gerek beşer urganına altmışar kulaç ve dörder kantardan olur. Ve dört de demir tarafına bağlamaya kaynak gerek ki her biri üçer kantar olur. kalanı incedir. Gomana: Gemi halatı. yatay ve eğri serenierle yan yelkenlerini yerlerine kaldırmaktakullanılan halat. Yedişer. Bkz. Bradone: (Pradona). da meğer çiviye bakarak bilinir. onar kan- tar demirden olur. yani sancak ve iskeleye gerip bağlamak ya da ortaya alarak sabit kılmak için seren cundalarından sancak veya iskeleye alınan donatımlardır ki bunlar birer kamçı palankasına bağlıdır. Palamar: Kalın urgan. Ahtapolu'dan İzmir'den Bartın ve öteki ufak halatlar ikişer yılda bir bir miktar tel ve kendir. Ama mavuna halatı kantar ve çengeline on ikişer kantar gerek. dokuzar. Bunların demiri mirtden satın halat kesilüp denizin dibinde kala. Yenileme Kanunu: Her kadırgada beş urganın ikisi kalup üçü her yıl değiştirilir. yedişer kan- tardan dokuz kantara halatı ki her biri on varınca tartılır. gemi demirlerinin bağlanıp atıldıkları zincir § Bir deniz milinin onda biri § Yüz kulaç uzunluğunda bir halat. Bir çeşit kalın ip. Dört de dörder çengelli demir gerek. Demir gomana ve devrense de derler. yalkı kazı. Üçürdek ile bradone dörder kantar çeker. Sözlükçe. ana direkleri ve gabya çubuklarını tutan kalın halatlara yerilen ad. bradone ve tartıla tirinke- tenin ve büyük yelkenin hepsi yirmi yedi kangal halat verilür. Üçürdek: Kimi yelken ve serenieri veya bayrağı yerine kaldıran halat. Kangal: Büyük ip turası. Selanik. kantar gelir. lnebolu. sekizer. halka biçiminde kıvrılmış urgan. 186 . yoğun halat. Çarmıhlar Kendir Ocaklığı: otuz kantar. Halat: Bir kadırgaya çarmıh. on öyle olmak gerek. Menemen. Samsun'dan yedi bin kantar kendir muayyendir. Baştardanın lengurtasına da öyledir. Lengurta: Iki halatlı ağır bir gemi demiri. Dört palamar ve dört kaynağın her yıl ikisi kalup ikişeri yenilenir. Çarmıh: Gemi direklerinin arına ve merdivenleri. Baştardanın Ve bir demir eskimez. Yalkı: Yelkeni rüzgara göre idare etmeye yarayan halatlar.

sonra kırmızı çukada karar ettiler. Yelk~n bezleri için kullanılan bir birim. Büyük yel- ken. Tirinkete. Kafir baştardasınınki uzunluğuna Direk başına dizilür. bir işe bakan görevliler. Paşa baştardasının çadırı Cağaloğlu zamanında seraserden3 olup sonra bir yeşil. iki yılda bir değişilür. Mısır'ın yelken bezi alaca ve güzel olur. Beziryağı: Keten tohui:nu yağı. Orta yelken. yıl miriden birkaç sandık balmu- mu verilir. Yenileme Kanunu: Bir yelken üç dört )'ılda bir yenilenirve tentenin her yıl biri kalıp biri yenilenir. Her kadırgaya yetmiş zira beylik çukadan olur. keten tohumundan çıkarılan yağ. Her kadırgaya ikişer tente gerek.~ bi~ dört yüz zira bezden olur. Çadır: Kıç örtüsüne çadır derler. yaprak. her yıl yenilenir. baştan başa telli. Öteki fenerli kapudanlara her yıl miriden ikisi bir okka gelir yirmi beşer sarı balmumu verilir ki gece yakup fenersiz gemilerin önüne düşerler. Bu yelken bir bakı­ ma gereksiz görünmekle Çelebi Ali Paşa kapudan iken kaldırdı. bir kırmızı kadifeden ettiler. lakin buraya seyrek gelir. Pardımcı. Her biri her top on beşer zira gelir. 187 kumaş. Bez Ocaklan: Söylenen bezlerin çoğu Livadya'da ve birazı Menemen'de dokunur. Yetmiş beş yapraktır. her yıl iki kantar beziryağı6 verilir. Bir kadırgaya gece koğuş üzerinde yakmaya üç yerde yanar. ki ona cankurtaran derler. altın veya gümüş işlemeli farklı farklı olmak üzere bu kumaşların beş çeşidi vardır. Tente bezi Ece Ovası'nda işlenir. baştardanın Yağınurda altmış beşer top kalın bezden olur ve gerek olsa birbiri üzerine çekerler. bin iki yüz zira bezden olur. Gereklikte Istanbul'da baldımcılar 2 da dokurlar. kimi fener ederler ve bir olmak içün bunda enine dizilir. Mavuna ve yelkenleri ve terrtesi bu söylenenden ayrıdır.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Yelken Çeşitleri ve Tente: Bir kadırgaya geçmişte üç yelken ederlerdi. kuskun k:ayışr dokuyan zanaatçı. ona borcia yani fırtınacia kullanırlar. onlardan ayrı kimi alem. 4 Fanus: Baştardanın ve hünkar gemisinin kıçı üzerinde üçer feneri vardır. Bunlar üçken biçiminde çenber yelkendir. Kadırgalann koğuşlan ve bordaları üzerinde üç yerde yakmak üzere. kurı1. Seraser: Baştan başa pullu. değerleri . ocaklıktır. Ancak kıç örtüsüne kaplamaya astar Mısır'dan gelir. 5 2 4 Yaprak: Tabaka.9a gemiyi yu~rı kaldırmaya açarlar ki kum bastırmaya. kadırgaya dörtgen biçiminde bir tirinkete gerek. Baldımcı. her fırtına yelkeni derler. eskisi huddamlarındır. Altı yüz zira bez- den olur ve her zaman kvllanırlar. Döşemesiyle bir yük akçe kadar para gider. Huddam: Hizmet edenler.

Komanya akçesi: Komanyayerine gemicilere verilen para. Bütün ka- mahzenden alırlar. Altışar da saçma topları ki kimisi kulunburnadır. daha uzun olursa hayırlıdır. paladra3 üzerine dört kulunburna. başka Paşa gemisinde sa- gemilerde verilmez. Kafes halinde bulunan bir geminin postalarını icap eden vaziyette tutmak için sancak-iskele postalan arasına vurulan eğreti kemerler. mermiyi uzun mesafeye sürmek. Öteki gemilere sarılı kırmızılıbirer kıç bayrağı mirtden verilüp öteki bayrakları ve ler. Paladra: "Palador". Kumbara: Geçmişte her gemiye birer miktar kumbara ve başka savaş araçları veri- lirdi. artuk eksik gereğine göre. vaşçıya 3 4 6 da verilür. 1 eğer daha çok olursa zarar etmez ve bu top kırk kantardan eksik olmaz. su konur. iki de yanına altı olur. 188 . Flandıra ve Bayrak: Paşa baştardasına ve kethüda gemisine ilanciıra ve kıç bayrak- ları. Bir geminin ilandırası pudanlar ve reisler ve bayrağı ilandıraları ipek olup iki yüz iğneden ipliğe varınca yat ve reisieri kendi guruşa yarağı malından eder- ancak olur. Daneyi çok sürmek: Gülleyi uzak mesafelere atmak. On iki top hepsi yirmi dört pare top olur. 7 Peksirnet ve Varil: Kadırgada adam başına birer varil verilir. Yel bayrağı: Rüzgarın doğrultusunu gösteren bayrak. Barut: Her kadırgaya yirmişer kantar barut verilir. Ve gemi kapudanlarına her donanınada komanya akçesi on beşer bin akçe verilir. Omuzluk: Borda kaplamalannın baş ve kıç bodoslamalanna bitişrnek üzere eğilmeye başla­ dığı noktalarda. Ve barutun çoğu Mısır'dan gelir. onar karış kulunburnalar 2 gerek. uzun mesafeden dövmeye yarayan top.gemide gemicilerin yiyeceği.KATIP ÇELEBI Top: Her kadırgaya üç [tür] top verilir. tayın bedeli. Şimdi de vermek gerek. iki kıç omuz-· 4 luğunda dört olur. Iki top kıç içinde dümen üzerinde. Lakin terbiyesiz olduğundan cianeyi çok sürmez5 ve ·top falyasını sakat eder. Ama mavuna topları on altışar okka iki koğuş topu. birer yanına kürek aralarında kanat üzerine konur. yel bayrağına 6 varınca mirtden verilür. bii. Kethüda gemisi: Donanma kumandanının kethüdasının bindiği gemi. Terbiyesiz: Perdahtlanmamış. Kulunburna : Menzil topu soyundan top. bir geminin kileri. komanya bedeli. on iki okka atar gerek. bodoslamalar arasında kalan yuvarlak bölüm ki 45 derecelik bir ~çı ifade eder § geminin baş tarafı. Biri baş topu ki on dört on beş karış. Her gemici ve kürekçiye günde buçuk okka peksirnet mirtden muayyendir. Komanya: Bir geminin zahiresi. Iki de yan topları. On iki okka atmak: Topun on iki okka ağırlığında top fındığı (gülle) atması.

yarı sıvı bir hal alır. dibe altı 'yassı kurşun sürüp ipin ucunu kıça bağlarlar. kum ise yapışur. kayık ve gemi teknelerinin aralık­ larını su geçirmernek için doldurmak üzere kullanılan keten. . Falya kapamak: Falya deliğinL. gemicilerin gittikleri yönü anlamaları için kullandıkları araç.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Kalafat ve Yağ: Önce tekne yapıldıkta fundayla yakup kuruturlar ve ilk kalafatta bir kadırgaya on iki kantar üstübü veyj. kurşun ve saç gibi nesnelerin birimi. bağlanır. kurtulması da güçtür. ısı­ tıldığında koyu. Her yağlamada dörder kantar donyağı2 gider ve gerektikçe yağlanır. Karşıdan esen iki rüzgar- Funda: Süpürge çalısı. vardıkta çıkarup bakarlar. 1 Çelebi Ali Paşa beşini kaldırdı. Gerektiktc o yassı yere lıverirler. Yetmiş seksen kulaç sırça parmak yoğunu sicim ucuna kantar topu gibi üç okka. bir ucu güneyi. birer yağ kazanı. görüp dümeni onun üzerine doğruldurlar. Bir adam kıçtan donyağı kulaçlar.Sıklığı ve uzunluğu dolayısıyla geminin dümenine. bir ucu kuzeyi gÖsteren alet. Donyağı: Eti yenen dört ayaklı hayvanların iç organlarını saran içyağlarının eritilip dondurulmasıyla elde edilen yağ. riştelik yer 4 ise ona göre bilinir. Kıblenüma: Pusula. rın Hartı üzerine koyup yıldızları bulurlar ve ne semte gidilür. Rişte-i bahir: Denizlerde ve deiinler& bildiğimiz erişte gibi yassı ve ince bir tür yosun olup adeta çayırlık gibi yüksekliği artar ve denizin dibinde adalar halinde devam eder. bakır. yapışkan.kapamak. onunla bilinir. bugün yirmi kanta~ sü~erler. kenevir ya da bozuk halat parçaları. o semte hangi rüzga- çizisi düşer. Pusula bir kutu içinde kıblenüma 5 gibi sarkaçlı bir nesnedir. 3 İskandil: Her gemide denizin dibini yoklamaya birer dane vardır. yarı ağaç veya ağaççıklar olup beş yüzü aşkın çeşidi vardır.Emi beş kantat zift giderdi. biri tersanede. Her semtin bir belirtisi vardır. taşlık baştan ise sa- yağda gedikler olur. Üstübü: Geminin ziftlenecek veya boyanacak tahtaların. ikisi taşrada olur. Kurşun: Her kürek başlarına konan ikişer okka kurşundan başka her gemiye falya kapamaya ikişer tahta kurşun verilir. Tahta: Tabak. Her gemide bir zift kazanı. Lakin bir seferde üç yol yağ adettir. kevgir ve kepçe bulundurulur. 2 4 5 Zift: Kara yahut yanık kahve renginde yapışkan. Hartı ve Pusula: Hartı bir deridir ki denizin sureti ve rüzgarlar yazılınıştı:. 189 . küreklere dolanarak onun hareketine engel olur ve ona tutulan bir gemi büsbütün hareketsiz kalır. zamklı bir nesne olup soğukken sert. Kalafattan sonra gemilerin ek yerlerini nkamak ve ahşabı rutubete karşı korumak için kullanılır. mi birbirine dayanup altı Taşrada yağ yerinde iki ge- kimse yağlar ve kalafat eder. levha.

gerektikte kullamrlar. bütün söylenenlere yaklaşık ola- rak bin altı yüz kese kadar akçe gider. paşa nice gerek ise istif ederler. Gemilerin gece seferlerinde yolu ve vanlacak yeri kestirrnek için düzenli olarak saate bakmak. akçeyle tutulan kürekçi ücretine. zira taş ile yumurta nice ise gemi öyledir. Safra ve İstif: Her gemiye taşıyabileceğine göre çakıltaşı safra korlar. Rüzgar muhalif olup dilse. Ama bu kaideyi gözetmek gerek değildir. Gerektikçe 4 boşaldup yerine yük yükledirler ve istife bakarlar. yine bakarak yola girüp giderler. kimisi kıçı aşağı olsa yürür. Altı yüz yirmi biri ocaklık avarız hanelerin- den6 alınan kürekçi akçesidir ve seksen beş yük akçe peksirnet bedelidir. özellikle "kayalık" denen safralıklanna konan agırlık. Ve bu iş fırtına çıkup aykırı semte gi- içün her gemide iki reis olur. do- 5 nanma-yı hümayun içün ayrılan peksirnet bahası.KATIP ÇELEBI dan başkasım kullamrlar. · Peksirnet bahası: Peksirnet parası. halatçı kadırga-. hisapla bütün bu yat ve yarağ. Kapudan gemilerinde birer durbin de olur. 1 Gece gidilirse kandil yakup saat gözedirler. Karşıdart 2 ne kadar kese 190 . peksirnet bedeli. 2 Yolda döküntü ve sakınca varsa alarnetten bilüp3 dümen çevirüp yanından geçerler. Avarız haneleri: Bir savaş sırasında halka ev başına kesilen vergi § kendilerine avanz denilen vergi salınmış olan evler. yazup malızerre korlar. bedeli ve komanya. Bu paradan artuk ve eksik olarak denize göre hisaplanup çıkan donanınaya 4 5 6 bu ölçüye esen iki rüzgô. biri bir hal olursa o biri yerine geçer. ona göre istif ederler. mesela mavunalar ile elli parça yat ve yarağına. Safra: Gemilerin dengesini saglamak için alt ambarlanna. Bütün bu yat ve yarağı donanma geldikten sonra birer küçük malı­ zeni vardır. zira gerekmez. tayın bedeli. Kimi gemi düz olsa yürür. Alarnetten bilmek: Denizin dibini iskandille yoklayıp bunun gösterdiği alamedere göre denizin durumuna anlamak. ama baştardasında baştarda yüğrük Yaklaşık nın baş aşağı olsa yürümez. Saat gözetmek: Saate bakmak § Gemilerde vanlacak yere ne kadar kaldığını saate bakarak kestirmek. şıdan 3 gittiği çıkarılır.rdan başkasını kullanmak: Gemilerin yelkenlerini şişirmek üzere karesen iki rüzgardan başka rüzgarlardan yararlanması.

Bundan sonra.. hem zamamyla yetişür ve tez olur. Birinci öğüt budur ki: Kapudan. yani lstanbul'un velinimetinin iki deniz olduğunda hiç şüphe yoktur. Ulu sin. Bundanbaşka 1 Osmanlı ülkesinin çoğu adalar ve kıyılar olduğundan hele saltanat yöresinin. Üçüncü öğüt budur ki: Gemilerin yat ve yarağı eksik kalmayup tam olmaya çalışıla. gözetüp korumak de- geçmişte büyük himmet ederlerdi. şan ve şeref. olağanüstü sayılacak savaşlar ve tedbirlerle ancak Rumeli. Bosna ve Üngürus'un birazını ele geçirebildiler. Eski İslamlar yakın za- padişahlar. Yalnız kendi bildiğine gidenler çoğu piş­ man dir.. şamna iş güç edinüp önem verilmekte ön sırada bulunan deniz işleridir. Bu- gün de önemli olan gafleti koyup yine elden geleni yapmaktır. manlarda geçüp dünyanın burasıyla dört bölüğünden biri olan Avrupa'ya ilgilendiler.. Iki kara ve iki deniz: Arapçası berreyn ve bahreyn olan bu tabir. Söylenen yerler Avrupa'nın nizlerin elde bir kıyısıdır. . . Hele bu yolda bir yanlış yapılırsa ziyam yalnız kendisine değil­ İkinci öğüt budur ki: Donanma gemileri mümkün oldukça Tersane-i Amire'de yapıla.. 191 . olagelmişlerdir. YEDINCI BOLUK Deniz ve donanma işleriyle ilgili korsaniara öğütler üzerinedir Tembih: Gizli değildir ki Osmanlı devletinde en büyük dayanak olup. Revnak ve unvan: Ad ve san. Bu bulunmasına bağlı olduğu kadarını içün elde tutmak. Osmanlı devletinin toprakları bulunan Asya (Anadolu) ve Avrupa (Rumeli). Tanrı başarı ver- Bundan sonra öğütleri söylemeye başlayalım. kendi korsan değil ise deniz işinde ve deniz savaşı üzerinde korsanlada damşık edüp dinleye. Her işe vakit ve zamamyla bqşlanup gevşekliğe yer verilmeye. hem de reayaya zulüm o kadar hafif olur. Karadeniz ve Akdeniz'i belirtir. Zira bahtı gelişen devletin revnak ve unvanı iki karaya ve iki denize hükmetmektir.

ordunun ana kuvvetinden ayrı düşmüş. Öyle limanıann sayısı azdır. Meşhurdur ki İspanya kapudanlan "sizin gemileriniz yüğrük değildir" diye beri yandan bilir korsanlar "bizim gemilerimiz gemilerdir" diye karşılık verüp kaçanı taş atınca kovmaz. bey gemilerini geçmeye. yüz parçası paşasıyla Geçmişte bir gün önce kalka.KATIP ÇELEBI Dördüncü öğüt budur ki: Boğaz'dan taşra çıkıldıktan sonra karavul eksik olmaya. Altıncı öğüt budur ki: sonra bir limana Adalar yetiştilirse Arası'nda Rumeli ve Anadolu kenannda. Yolda giderken iki yarar kalite üç mil ileri gide ve limancia yatarken iki üç mil alarga yata. liman basılmaya. Forsalann gemi basması: Bir bozgun sırasında. 1 2 4 Asker döküntüsü: Herhangi bir sebeple orduya katılamayıp arkada kalan asker. Yap yap çekmek: Aheste çekmek. Ve adalann her tarafında yatı­ lur. Korumada durmak: Kıyıları koruma işine bakmak. düşman tutsaklarından olup küreklere konmuş forsalann zincirlerinden boşanıp ayaklanarak gemiyi ele geçirmesi. kıyı öyle değildir. kovandan kaçmaz susturmuşlardır. süratle ulak gemisi gibi gitmeyder. dağınık asker. 3 On birinci öğüt budur ki: [Donanma] yağlandığı zaman limancia iki bölük ola. 192 . geçer- se forsalara gemi basmaya hal diliyle izin vermiş olur. Biri 4 yağlanurken bir bölüğü de korumada dura. öğleden girile. Zira donanmanın yürümesi ve durması ona bağlıdır. ya rüzgar şanlık olur ve enghıden başka çıkar ya geceye kalup peri- bir yerde yatmak yanlıştır. Bir kez yağda düşman gelüp nice ziyan vermiştir. Beşinci öğüt Rodos budur ki: Donanma iki yüz parça gemi olursa iki kol ola. Onuncu öğüt budur ki: Bey gemileri baştardayı her zaman geçe. yüğrük olmak içün istifine bakmayalar. Dokuzuncu öğüt budur ki: Donanma giderken baştarcia kürekçileri kartal kanadı çekeler. yani bundan öte bir liman daha vardır diye geçilmeye. Rüzgar ne yandan eserse öte tarafa geçerler. sonra yağlaya. yavaş yavaş çekmek. Zira her ·liman iki yüz parça gemiyi alamaz. böyle ederlerdi. Baştarcia yüğrük gerekmez. Sekizinci öğüt budur ki: Baştarcia reisleri Cezayir'de ve denizde nice yıllar gezmiş. Yedinci öğüt budur ki: Boğaz'ı çıktıktan sonra sabah namazını kılınayınca kalkıl­ maya. Ve iki bey gemisi bir saat sonra kalkup donanma ardınca asker döküntüsü1 devşire. Zira nice ihtimal vardır. korsanlık etmiş ola. yani yap yap 2 çeküp ayak ayak gideler.

feneri yoğise birer fener asalar. Zira adalar sığ yerlerdir ve kanntıdır. 193 . kapudanlar kafir yakasına. Karıntı: Akıntıların. 5 Ötekiler de hep çalalar. Pus eğer karaya rast açılıncaya değin kımıldamayalar. On beşinci öğüt budur ki: Engine gitmek murat olundukta önce tembih oluna ki gece fırtına çıkarsa her gemi fenerini yaka. ve gemilerden güçsüzlerini orada koyup. Su ısmarlamak: Su tembihlemek. gemilerdeki tayfanın su ihtiyacını karşılamak üzere su alınmasını söylemek. Eğer korunup 1 bir yere gidilmeye. hayvan kesilen yer demektir.DENIZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN On ikinci öğüt budur ki: Donanma Avarin'e vardıkta iki parça yarar kalite kafir yakasına dil almaya gönderile. On sekizinci öğüt geçmiş kapudanlar böyle edegelmiştir. Avarin reayası yüksek yerde bir gün bir gece ateş eksik etmeyeler ki fırtına çıkup donanma dön- mek gerekirse limanı bula. Ada- 4 lar Arası donanma kanarası derler. kafi~Aonanmasımn }'1esine'de derneği varsa yalılar . On üçüncü öğüt budur ki: Mesine'de kafir donanınası yok ise. askeri muzika çalmak. yok olduğu yer demektir. engine gitmek isterse Avarin'de on beş parça: gemi bozalar. yani kürekçilerini savaşçılarılll çıkarup. budur ki: Donanma giderken pus duman olsa. Donanma kana rası: "Kanara" mezbaha. Donanma kanarası birçok geminin batıp kaybolduğu. On dördüncü öğüt budur ki: Avarin'de engine salmak gerektiktc varillere on beşer 2 günlük su ısmarlana ve akşam namazından sonra limandan çıka. dinç ve güçlü kürek- çiler ve savaşçılar götürmeyi seçeler. pus açılıncaya değin dinmeye. Mehterhane çalmak: Bando çalmak. ta ki gemiler dağılmasın. belki üzerlerine bu iş içün adam kona. ta ki ge- miler birbirine çatup yanlış yapmaya. gelinirse hemen demir bırakup yatalar. Eğer enginde olursa. Rumeli ve Anadolu vilayetlerinde geze. paşa baştardasında mehterhane çalına. Yalıları 2 4 korumak: Deniz kıyı~ındaki yerleri düşman donanınası baskınına karşı korumak. 3 Her adanın baş­ ka karımısı vardır ve döküntüsü çoktur. On altıncı öğüt budur ki: Adalar Arası'nda donanma çokluk gezmeye. anafor sularına karışmasından ve rüzgarların yüksek dağlara çarpmasından meydana gelen çevrinti. On yedinci öğüt budur ki: Donanma Rumeli veya Anadolu kıyısına gittikte on par- ça kalite Adalar Arası'nı koruya. az zamanda çok gemi batup gitmiştir.

Sancak gemisin~en ayrılıp denizde kayıkla dolaşmak. neden dolayı Yirmi ikinci öğüt olduğu savaş bölüğünde anlatıldı. Asker sürmeye ağalarını re. belki görmezliğe urula. bu üç halde bile kafirlere çatmak olur. Rüzgar varsa. O zaman bilmeyenler öğrenmeye heves etti- ler. hemen varup çatmaya he- ves olunmaya. Bununla çok ziyan görüldü. viş Paşa ulüfe üzerinde meydana pusula ve hartı koyup Muslu Çavuş adındaki bir 1 maharetli kimseyi de mümeyyiz ayırdı. yerinde 2 4 durmaktır. o zaman borda yelkenlerini açarak düşman gemisinin ardına düşüp rüzgarın dinerek denizin yanşmasını beklemek.KATIP ÇELEBI On dokuzuncu öğüt budur ki: Reisler deniz ilmini bilmeye sıkı önem vereler. Kayık ile gezmek:. Kapudan gemisi geri- de durup beş gemi ona Yirmi dördüncü bir öğüt ayakdaş ola. bizim donan- donanınası denizde olsa çatmaya heves olunmaya. "Palamar bağlamak" gemileri bu halatlarla karaya bağlamayı bilmek demek olduğu kadar rüzgarın estiği yöne göre gemilerin hangi yanından karaya bağlanacağını bilmek de demektir. 194 . budur ki: Kapudan iş düşüncesiyle savaş yerinde gemiden paşa ikisi önünde dura. budur ki: Düşmari gemisi kalyon olsa. Yirmi birinci öğüt budur ki: Deryada kafir ma Rumeli ya da Anadolu kıyısına yakın donanmasına olup kafir rast gelinse. Ama bizim gemiler denizde. Vlüfe üzerinde: Askerin ulüfe denilen ve ilk ikisi üç ayda bir. Borda yelkeni ile ardına düşüp limanlık gözetmek: Borda yelkeni. geminin baş tarafındaki yelken demektir. üçü ardında. Pusu- la ve hartı işlerinden gafil olmayalar. gönde- 4 Yirmi beşinci öğüt budur ki: Kapudan paşa yerinde dura. zira baş gidince ayak kalmaz. Serclariara yararlık. . Yirminci öğüt budur ki: Kapudan paşa onları Derviş Paşa gibi Der. 3 Yirmi üçüncü öğüt budur ki: Savaşta saf saf kadırgalar dizile. Belki ıraktan döve döve yıpratup dümeni ve direği kınldıktan sonra . ve serdar kendi gemisinde bulunup çıkmaya. Eğer rüzgar ise barda yelkeni ile ardına düşüp limanlık gözedile. varalar. Reisleri onunla ve öteki gemicileri palamar bağlamak2 ile imtihan edüp ulüfe verdi. O yerde serdar kayık ile gezmek savaş kanununa aykırı ve korkuludur. kafir kıyıda olsa ya da kıyılar kafir yakası olsa ya da ikisi de enginde olsa. Bilenlere de büyükler iltifat eyleye. onunla bil- meyenler de heves edüp öğreneler. imtihan eyleye. kendi varup düşmana çatmak heves etmeye. Palamar bağlamak: Palamar diye gemilerin karaya bağlandıkları kalın halatlara denir. son ikisi bir arada olmak üzere yılda üç kez verilen aylıklannın dağıtıldığı zamanda.

ulüfeli gayrimuslim gemici. Şimdi ona ha- alına. 195 aylıldı . Zira ~nice kez forsalar bey gemileri- ni basup gitmişlerdir. acemilere öğreteler. Kimi gemi batmaktan bununla kurtul3 muştur. Yirmi yedinci karışık Türk öğüt budur ki: Gemilerin kürekçisi muşakkar korlardı. sıkı sıkıya kapamak. 1 Bir gemide elli kafire kapudanlar yeğdir. Sudan aşağı: Geminin su kesiminden aşağısı § Bir geminin su içinde kalan bölümü. Halkı şaşırtup korkuya perişanlık düşürmeyeler. Ganimete yapışmak: Bir savaşta. Yirmi dokuzuncu öğüt budur ki: Savaşta bir gemiye top ve tüfek gelüp kimi halka değse şehit veyaralıyı olur. Halka göstermek ile Otuz birinci budur ki: Bir gemi öğüt budur ki: alınması başarıldı mı. Yirmi sekizinci öğüt budur ki: Donanma taşra çıktıkta dil almaya yarar kalite gön- derilüp üzerine düşüle. Gemide her topa bir usta topçu buluna. Eski kapudanlar kürekçilerin iyisini seçüp. Bugüne dek bildiği forsanın kadar kürek basup gittiği çektiği gemiler sayısızdır. savaşı bırakıp mal ve yağmanın ardına düşmek. budur ki: Bey gemilerinin her birinden yüz kafir aykırı davrananın hakkınctan çıkarılup yerine geline. peşkir ya ilkin aşağı dasarık top dokunsa tizeye kagibi nesneleri suya ve- reler ki akındı çeküp falya delüğünü kapaya. Otuz ikinci öğüt budur ki: Topçular sanatında maharetli ola. gerekirse çivileyeler.DENIZ SAVAŞlARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Yirmi altıncı öğüt Türk verile.2 yapışmaya­ Otuzuncu öğüt derhal anbara koyup örteler. Savaşta bir gemiye sudan pamak mümkün olmasa kimi uzun bezler. Tizeye kapamak: Iyice. suya salmak. Türk olunmaya. forsa ustalığına tamalı rıza verirler. hazineden gayrimuslim gemici. İstanbul ola. Geçmişte cet kalmadı. Mir! kô{ir: ıı:azinenin parasıyla tutulan ve Müslüman olmayan gemici. Forsalardan çok sakınıla. Suya vermek: Suya bırakmak. üç forsa üç gemilerinde de çok kafir konma- yup miri kafir defter ile gemilere dağıtıla. suyun akışına bırakmak. Fethedilüp ele geçilme tamam olmadan ganimete lar. yani Türk ve forsa baştarcia küreğine ola. toplarını yoklayalar. Adalar Arası'ndan iş bu içün kafir yakasına giderlerdi.

altışar karış Kafirlerin topu on ikişer karışken zamanında barut gücüyle bu tarafın on topundan çok sürer. ayak bağı olmakla yararı yoktur. Çoğu barut Mısır'dan ge1 lüp perdahtı buyruk da o diyardan olmak uygun görülmekte. daneyi sürme gücü çok değildir. Kalyonun yürümesi ise rüzgara bağlıdır. bununla kafider alt edilir. Perdahtlanmış barut ki yanma gücü çoktur. lnebahtı Hisarı'nı niCe fethettiyse o denlü himmete bağlıdır. ne yoldan olur. Bunların alınması için bir kılıç veya mızrak. Kırkıncı öğüt budur ki: nizde sefer ve savaşları Eski padişahların üzerinde anlatılanlar sefer ve fetih olayları. barutun kimya yoluyla temizlerup parIki tür barut vardır: ı. Barutun perdaht olması: Barutun neminin alınması. Otuz sekizinci öğüt budur ki: Körfez Adası [Korfo] yağmasına ve kıyıda kaleler yapmaya himmet oluna.KAT!P ÇELEBI Otuz üçüncü öğüt budur ki: Barut perdaht olunmuş ola. Otuz altıncı öğüt budur ki: Kalyon donanınayı Boğaz'dan çıkardıktan sonra dönüp taşra birlikte gitmeye. Parlak taneler halinde olur ve alev aldığında çabuk ateşlenmek suretiyle daneleri itme gücü artar. Bununla kafirin temellerinde gedikler açılır. 196 . bucak toz haline gelir. Otuz dokuzuncu öğüt budur ki: Körfez ve Zadra hisadarını fethetmek kolay iş sayılmayup girişilecek olursa büyük tedbir ve hazırlıkla başlana. nemli olması yüzünden de ça. Mat barut ki bu nemlidir. Otuz beşinci öğüt budur ki: Eski günlerden beri vilayetler fethedegelen asker du- rurken levent yazmaya 2 heves olunmaya. latılması. 3 Otuz yedinci öğüt budur ki: Donanma denizde salt yeğni ve yüğrük ola. eskiden Salih Paşa gönderilmişti. kapudanların ve yazılanlar görülüp kıssadan hisse dealı­ na. Levent yazmak: Deniz kıyısındaki Türklerle "levend-i rumi" depilen adalardaki Rumlardan Türk gemilerine savaşçı deniz eri toplamak. Otuz dördüncü öğüt budur ki: Kumbara işine ve kafir gemisinin yelkenlerini yak- mak içün oklar ve aletler işlerine önem verilüp savunma işi araçları da bir yana bıra­ kılmaya. Yeğni ve yüğrük: Hafif ve hdı. 2. ona bakıla. nereye is- terse gide. ya da bir tüfek veya tabancaları olması yet~rdi. belki zararı vardır. Merhum Sultan Baye- zici Han. Belki askeri kullanmak. Nemli barut gibi taneleri ufalanıp toz haline gelmez. Zira donanınaya ayakdaş onların çekdiriri kalyondan ayrılup bizim olamaz. gaflet olunmaya vesselam.

. .. KlTABIN SONSOZU ... .. VE HISAHIN FEZLEKESI Durumun ve zamanın gerektirdiği bir iki söz üzerinedir. .

varlık içün arasını yeryüzü karada hepsine vatan yaşayan canlıların kılmıştır.edüp padişahlık verir. kullarını bir yerden bir yere göçügururlanınca bir yerde birkaç zaman oturmakla kendimülkü sarrup ·onu kaldırup başka bir yere oturtur. yaptığından sorumlu tutulamaz. onu kesmiş yaptığından atmıştır sorulmaz kılıcı. . Mualletetün bi'lağraz: Garazlarla maksatlı olarak sakat ve eksik gösterilmiş. Burada "layüs'elü amma yef'al" Allah'a telmih olup Kuran-ı Kerim'de bir ayetin parçasıdır ve "ona yaptığı sorulmaz. Ecsam ve müfarakat alemi: Var olmalar ve ayrılmalar alemi. gerçek sahibi kendisidir. Bir kuluna kimi kez mecazi mülk3 kısmet. Ayetintamamı "Allah. Kimi kez bir kulunu zenginken yoksul eder. Bkz. Bu ecsam ve müfarakat aleminde 2 bütün yaratıklar Allah'ın gücü altın­ da ezilmiştir ve onun eli altındadır. işte Her nice gizli hikmet vardır ki bunu insan aklı kavrayamaz. Yerlerde ve göklerde her yere uygun olarak yaşa­ yanları yaratmıştır. Edim-i zemin sufra-i am-ı ust Yeryüzü onun herkese açık sofrasıdır Berin han-ı yağma çi düşmen. birtakımı. geçici dünya saltanatı. onlar ise sorguya çekileceklerdir" [Enbiya. Herkesin yi- yeceğini. kulağını Rüm memleketlerini kafir alup mürnin kullarına verdi. Yeryüzü ülkesinde rür. yurdudur ve soluk alan her Kimsenin m ülkü değildir. Sözlükçe. 4 Rafızi: Sünni mezhebine aykırı bir inanca ve düşüneeye sahip olan kişi. eksikliğini. Mecazi mülk: Dünya § Gerçek ve ölümsüz olan alemden ayrı. yetkinliğini ve öteki hallerini iğneden ipliğe hükmedüp alınları­ na yazmıştır. Kafirin Allah'ı içün inkarına ve ona başka birtakım kullarına karşı üstün gelmesine bakmayup arada kılar. etme cedel Tiğ-i layüs'elü amma yefal 5 Cedelleşip durma. Bütün dili olup dır. Horasan'dan ve Acem Irakı'ndan Sünnileri çekmek kullarından kaldırup Ra- fızileri4 yerleştirdi. dost ne hükmü gereğince kendi mülkünde nice isterse öyle yapar.DENİZ SAVAŞlARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Her ne kadar ki Allah'ın işleri mualletetün bi'lağraz 1 değilse de maslahattan ve hikmetlerden de boş değildir. Kesmiş atmıştır anı. demektir. 21 :23] 199 . konuşan ve dilsiz olup da konuşmayan yaratıklar kendi kulları­ Hikmeti gereğince içlerinde kimisini kimisi üzerine üstün kılmıştır. çi dust bu yağma sofrasında düşman ne. o yaptıklanndan sorumlu değildir" anlamındadır.

sebepler alemi bozulan bütün alınyazılarını tasarrufat yüzünden göstermiştir.KATIP ÇELEBI Ve bu dünyayı -şam kılup.mesi. savaş işinde ve'şrebü" 200 . Tanrı'nın adetini yerine getirmesi: Tanrı'nın buyruğunu yerine getirmesi. Girişmekle bundan sonra da o mıştır. 7:31] Temeddün düZeni: Toplum düzeni. yiyin için. içün Nazm-ı Kerim'inde [Kuran-ı kesin yollarda vücübi emir ile ve Kerim] nice yerlerde buy- esbab-ı mevhumede emr-i te- 3 Nitekim gövdenin güçlenüp düzene girmesi yolunda "külü temeddün düzeninde adl ve ihsan ayetleri gibi. denni ile. yolunu arayup girişınesi ve bu yolu tutması gerektiğini öğretmek ruklar buyurmuştur. henüz hayalde kalan sebepler. onun sırlarını. kullarını cüz'l: ihtiyara sahip kılup bunu bir yere kullanmak gücünü ve kudretini vermiş. eksikliği ve rine getirmesi onun üzerine yana ayeti gibi. yolunu aramakta kusur edüp onu bir uymamak demek olduğundan kul suçlu olur. Adl ve ihsan ayetleri: Kuran-ı Kerim'in birçok yerinde Allah'ın kullarına adaletin ve iyiliğin mükafatlandıracağını bildirdiği ve bunları buyurduğu ayetler. 2 lnsanın istediğinde. Çünkü O israf edenleri sevmez" [A'raf. 4 arkasına atmayı doğru bulmamaktır. Tanrı'nın kullarına mutlak olmayan bir irade ver. ama israf etmeyin. onun istediğini yapan ve her nesneye gücü yeten kudretinin eseridir. Külu ve'şrebu: "yiyin için" Ayetin tamamı: "Ey Ademoğulları! Her secde edişinizde güzel giysilerinizi giyin. Tanrı'yı olduğu gibi engel olan esrar perdesi. 1 Bütün ortaya çıkan durumlar. bırakmak. insanların şehirler kurup bir arada yaşama düzeni. Vücubi emir: Allah'ın yapılması kesin olan buyruğu. yapılup ulu ve yüce olsun. Allah'ın buyruğuna olur. Allah'ın hükmünü yürü tmesi. Esbab-ı mevhume: Meydancia olmayan. 8:60]. tanımamıza 2 "ve aiddü lehüm m'este- kula gerek olan onun yüce buyruğunu tutmak içün yola girmek. Kulun dileğini ye- Ancak. henüz gerçek ve elle tutulur hale gelmemiş olan vasıtalar. ta'tüm min kuvvetin" diye buyurduğu gibi. Tasarruf etmek: Tanrı'nın kaiiıat üzerindeki mutlak iradesi. iradesine kal- Dilerse yaratup onu meydana getirir. dilemezse yaratmaz. Ve aiddu lehüm m'esteta'tüm min kuvvetin: "Onlara (düşmanlara) karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet hazırlayın" [Enfal. Kullarını cüz't ihtiyara sahip kılmak: Tanrı'nın kullarına birtakım işlerde onu yapıp yapmamak gücünü vermesi. Gayb perdesi: Tanrı'yı saklayan. Öyle ise gayb perdesinden doğrudan tasarruf ederekkudretini gösterir. Tanrı'nın kainatı istediği gibi idare etmesi. lşte kulak 1 işin 4 kul hizmetini meydana gelmesi. sebepleri yaratan Tanrı'nın yapmış değildir. bütün kudretin Tanrı'nın elinde olması. niteliğini örten perde. Salt iyiliğinden ve ululuğundan. hemen ardınca bunu yaratmak üzere adetini yerine getirmiştir.

azarlama. bu eski kanunu elden geldiğince yürütmeye bağlıdır. Bu ması. sert söyleme. asker. sert davranma. bundan dolayı Allah tarafından üzerine düş­ manlan saldırtmak.w Osmanlı rin büyük bilgini Kemal şeriate kanunlara başvurmak Süleyınan Han'ın Paşaoğlu saltanat onları ve ülkesini kılıç gücü ve güzel tedbirle fethedüp ele geçiren le Yavuz Sultan Selim ve Sultan yüce koyduğu padişahlar. bundan uyarrup kulağı elindekileri azaltmak ve benzerJ.o kanunlan bilüp birer yürürlüğe koyınası. Bundan sonra elden çıkanı yeniden ele geçirip bozukluğu gidermek. hazine ve reaya işlerinde bozukluk. azaplarla akıllanmayarak.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMACAN Tanrı'nın cezasını ve itabını 1 hak eder. 1J1 Takvfmü't-Tevcir!h'imizin sonunda yazdığımız. Ve uygula- dürişüp him- devletinin temeli o himmetlerle güçlenüp. devletin durumu gereğince kanunu yürütmeye yapişmak buna aykırı değildir -K. 201 . o kanunlan uydurmakta dikkat ve eksiklerini giderme yolunda nice met eylediler. Itap: Azar. -Allah bunları birer Allah sübhanehu ve taala kolay getirsin. Eğer gideni yerine getirmek yoluna kendini ver- mez ise ceza ve itap artar.~eli~den çekilir. uzun ömür versin. sürdüğü çağlarda Osmanlı sıntıyla sallanmamıştı. bunu gidermenin yolla- arayup bulmaktaki eksiklikten ve savsaklamaktan dolayıdır. he- Türkle- Efendi ve Ebüssu'üd Efendi merhum. her ne işlerse kanun olur sandılar. olur olmaz sar- Sonra gelenler. eskilerin yup yerine getirmekle olur. amin.Ç. Yeni ka- nunlar kurulup çareler yolundan girişrnek unutuldu. Bunu giderecek ça- relere yoluyla başlamak. rını girişten sonra üzerinde durduğumuz konuya gelelim: Bugün düşmanların az- para kıtlığı. gide gide başka durumlar ortaya çıkar. alemin şeriat kılıcı çarelere yolundan sığınağı olan padişahın ve siyaset kanunuyla girişmenin şartıdır.

.

Ağa: Osmanlı şehzadeleri bir yaşına gelip de sütten kesildikten sonra onun yanına verilen adamların başlıcalarından biri. Tutulmak. baskın yapmak. yakalanmak Düşmanın teslim olacağını bildirmesi. Bir savaşta düşmanın karşı tarafa teslim olacağını bil- Anadolu askeri: Anadolu beylerbeyinin buyruğunda olan on dört sancaktan toplanıp onun kumandasında savaşa katılan ordu. Ardlarını sürmek: Arkalarından kovalamak. Bunların içinden en yaşlısı şehzadenin baş r:ıürebbisi olup kendisine "baş lala" derlerdi ve onun buyruğu al-· tındaki öteki üç hadımağası da "lala" unvanını taşırdı. sığınma. Basmak: Baskına uğratmak. Artuk: Çok. ziyade. engin § Bir geminin kıyıdan uzakta. Bu ağalar üç kişi olup has odalılardandı. Ayan ve erkan: Adı aynı süratte olmak.bir asker sınıfının adıdır. gemilerin savaşa hazır olmak üzere sıraya dizilmesi. bastırmak 203 · . adı belli kişiler ve devlet ileri gelenleri. Azep: Çoğulu Azeban. Alay: Gemilerin düşman gemileri karşısında açıkta bulunması. sıra. düşmanın savaşı bırakıp karşı tarafa sığınması. Galata Azepleri de denir.SOZLUKÇE Kitabın içinde çeşitli yerlerinde geçen ve sayfalann altındaki dipnotlarda gösterilmeyen sözcüklerden oluşturulmuştur. Bunlar Osmanlıların ilk devrinde devletin önemli yaya gücünü oluşturuyor ve kale korunmasında kullanılıyordu. fazla. Aman el-aman: Aman dileme. belli kişiler ve devlet adamları. Akçe: Osmanlı Imparatorluğunda sürülmekte olan gümüş para. dirmek için seslenmesi. Barça: Eski zamanlarda bir tür korsan ve savaş gemisi veya büyük savaş sandalı. aynı süratle yol almak. Iki ve üç direkli olup kalyon türlerindendi. Evli olmayan bekir erkek anlamında olup donanmada hizmet eden belli. Aman çağırmak ya da aman dilemek: Aman dilemek. kurdukları dizi. tutsak olmak. Balyoz: Venedik cumhuriyetinin Osmanlı devleti yanında bulundurduğu elçiye verilen ad. Hem taşıt hem de savaş gemilerind~n olup altları düzdü. savaşta bir tarafın karşı tarafa canlarına ve mallanna dokunulmamak şartıyla teslim olmaya razı olduğunu bildirmesi. Alarga: Açık. Alay gemileri: Alınmak: Aman: Mısır ve Hicaz'a giden kafilenin bulunduğu gemiler. Ayakdaş olmak: Birlikte yürümek. Alay bağlamak: Donanmanın düşman karşısında harekete geçmek üzere emir ve kumanda beklemesi.

"Cebe" (zırh) giydikleri için bu adı alnuşlardır.iki sınıf halinde gösterilen baştarda yirmi altıdan otuz oturağa kadardır ve çift küreklidir. zırh.orda: Geminin yanı. Berk: Güçlü. B. fişek. bir ordunun başına getirmek. 'Boyları elli yedi ziradır. Devletin asıl donanmasının dışında olan bu gemiler donanmanın ikinci ve ihtiyat bölümünü oluştururlar. gülle. bir geminin geniş yanı. Bey gemileri: Rodos. donanınaya top ve top gereçlerinin dışında silah. Herhangi bir direği yanlarından tutmak üzere o direğin oturağında alt-baş hizalarına kadar olan halatlara verilen ad. dışarıdaki donanmadır. yer § Askeri müzesi. cephane. Başbuğ etmek: Birini başkumandan yapmak. Baştarda: Amiral gemisi. yeniçeri ocağında yolsuzlukların birbiri ardına gelmesi yüzünden Osmanlı hükümdarları tarafından ihtiyat tedbiri olarak kurulmuş ve yeniçerilerin içine devşirmelerden "ağa bölükleri" adıyla alınmış bölükten meydana getirilmiş bir sınıf olarak eklenmiştir. Paşa baştar dası. ana direkleri ve gabya çubuklarını tutan kahalatlara yerilen ad. çarpmak. Cılasun: Bahadır. Cebeci: Orduya. kahraman. düşman yardımcı karadan çekip gemiye almak. Midilli. Asıl donanma kapudan paşanın buyruğu altındadır. kafileyi korumak için verilen yerli süvari. mert. Çarmıh: Gemi direklerinin arına ve merdivenleri. silahlı asker § Tırnar sahiplerinin yedek götürdükleri silahlı asker. lın Çatmak: Deniz savaşlannda çıkıp onlarla bordaya gelmek § Çarpışmak. sarp. yiğit. sağlam. Bkz. Barda yelkeni: Geminin baş tarafındaki yelken demektir. 204 gemisine yanaşıp bir araç gibi kullanan barda savaş . sancak gemisi. bayrak ve benzeri savaş araç gereçlerinin saklandığı Cebeli: Tırnar ve zeamet sahiplerinin sefer olduğunda götürmek zorunda oldukları savaşçılara verilen ad. kaldırmak. Cenkçi: Savaşçı. Çekmek: Alıp götürmek. Berkitmek: Güçlendirmek. Burtun: Eski zamanlara ait kalyon türünden bir savaş gemisi. siper kazmaya yarayan aletler ve başka savaş gereçleri hazırlamakla yükümlü asker. barut. kuvvetlendirmek. sağlamlaştırmak. yüzyılın sonlarında ortaya çıkan bu bölük. ama bunlar Istanbul'dan çıkan ve Istanbul tersanesine bağlı donanma değildir.DENIZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Bastırmak: Altına Baş ve buğ: almak. başbuğ. Sakız gibi kapudan paşa eyalerine ait sancak beylerinin gemileri. XV. savaşmak üzere Çekdirir veya Çekdirme: Kürekle giden ve yelkenlerini gemilerine verilen ad. Bölük halkı: Osmanlı devletinin askeri teşkilatında yeniçeri ocağının üç ana bölümünden biri olan "ağa bölükleri" ya da "bölüklüler" denen parçası. bir geminin savaşçı askeri. Cebehane: Silah. Her küreğini beşten yediye kadar kürekçi çeker. çiğnetrnek Başkumandan. Kadırga türünden olup orta ve yarım diye .

meşveret edilmek. müşavere etmek. kenkeş yapmak. halkın kalabalık olduğu yerlerde. havlı yün dokuma § Çok ince bir çekit yünlü kumaş.SÖZLÜKÇE Çektirmek: Gemiyi kürek çektirerek başka bir geminin üzerine yürütmek § Uzaklaşmak. Sakız gibi ada beylerinin emrinde böyle gemiler vardı. toplanmak Devlet kapısı: Saray. Bunların işi divan-ı hümayunda ve kimi taşra işlerinde hizmet etmekti. demir koymak ya da demir komak: Demir atmak. gülle. Darbzen: mermi. Çivilemek: Bir topun falya (ateşleme) deliğine çivi sokup perçiniemek suretiyle topu işlemez hale getirmek. edilmek. müzakere etmek. Danışık olunmak: kere edilmek. kale döver top. Demir koparmak: Vakit kaybetmemek için geminin demirini çekeceği yerde mak. Bundan başka vergi toplamak gibi işler için eyaletlere de gönderilirlerciL Bazen bir valiye ve başka ilgililere ferman götürmek üzere yollanır. Deprenmek: Davranmak. müşavere etmek. tayin olunmak. Dane: Ateşli silahlarla atılacak nesne. Kenkeş yapılmak. Bunlar hazır­ ladıkları gemilerle (bunlara "bey gemileri" denirdi) sefere katılırlar ve deniz işlerinde kullanılırlardı. yol vermek§ Yola koyulmak. 205 baskınla tutsak . müza- bir tür top. Dikmek veya dikilmek: Atanmak. Çuka: Dolama. kurşun. bazen de sözü geçer kimselerin öldürülmesi için gönderilirlerdi. buyruklarını ve başka haberleri bağırarak halka duyuran kimse. engine açılmak§ Küreklere yapışıp gitmek§ Kürek çekerek yol ' almak için emir vermek. Dil almak veya dil yakalamak. Dergah-ıAli Çavuşu: Divan-ı hümayun mübaşiri ve icra kuvvetine hizmet etmekle yükümlü bir sınıfmensubuna verilen ad. Dellal: Tellal. müzakere. koparıp bırak­ Deniz beyleri: Kapudan paşa eyalerini oluşturan sancak beylerine verilen unvan. Yabancı devletlere memuriyetle gönderilclikleri de olurdu. konuşulmak. Divan günleri. Istanbul. müşavere. Danışık etmek veya danışık eylemek: Danışmak. -~~-~ Çignemek veya çiğnetmek: Gemilerin ÜzerTne daha kuvvetli gemilerle yürüyüp onları batırmak. Gazetenin olmadığı çağlarda. işlerini. Devşirmek: Toplamak. Midilli. tayin edilmek. bozguna uğratmak. meşveret Savaşlarda kullanılan konuşmak. hükümet rr:ıerkezi. kenkeş. davacıları çağırarak divana getirirlerdi. Dernek veya dernek etmek: Bir araya gelmek. hareket etmek. Danışık: Danışma. geminin demir almaya vakit kalmadan onu koparıp denize açılması. Rodos. çoğu hükümet· Demir bırakmak. aldırmak: Düşmanın durumunu söyletip haber almak üzere Divan: Devlet işlerinin idaresiyle ilgili heyet.

bir başka adı "alav". ganimet. Dökülmek: Düşmek. 206 . Flandıra: Savaş gemilerinin ve bütün bey gemilerinin (yardımcı gemilerin) grandi direklerine çekilen ensiz ve uzun şerit sancaklani denir. DüZiilmek: Eğlenmek: Hazırlanmak. Falya: Delik. Düşmek: Savaşta ölmek § rastlamak. Fetihncime: Kazanılan zaferleri. gemici feneri. er. "kıyıya kaçmak. özellikle de Hıristiyan dünyasına karşı kazanılan zaferleri. tutsak etmek.e açılmak. savaş yerine çok gemi getirmek. üzerinde durmak. Diyegörmek: Deyip durmak. Doyum: Bir savaşta düşmandan alınan mal~ nesne. lslam hükümdarlanna bildirmek üzere. yığılmak. müsait olmak. tecavüz etmek. Er dökmek: Asker çıkarmak. uğramak. tekrar tekrar söylemek. ganimet almak. karaya asker Eyalet: Osmanlı çıkarmak. yakalamak. Er: Asker. Firkate: Oturak sayısı on on yedi arası olan bir savaş gemisi türü. Engine salmak veya engine salınmak: Açık denize çıkmak. olmak. sataşmak. yaver olmak. çok kez sefaret heyetleri vasıtasıyla ve ganimet olarak alınan armağanlar ve başka nesnelerle birlikte gönderilen mektuplara verilen ad. Donanmak veya donatmak: Bir geminin bütün yat ve yarağının tamamlanması. Döküntü: Deniz içinde kayalık yer. kalmak. El uzatmak: El vermek: tertiplenmek. Düşürmek: Çıkarmak § ulaştırmak. Durmak. Ele getirmek: Tutmak. engip. oyalanmak. işlerini görüşmek üzere toplanan heyet. Örneğin "gemi dökmek" bir er dökmek" ise kıyıya asker çıkarmaktır. Sarkıntılık Elverişli etmek. beklemek. Fanus: Fener. çabalamak. Doyum olmak: Bir savaşta veya baskında düşmandan mal ele geçirmek. idare teşkilatında bir beylerbeyinin bulunduğu bölge.DENIZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Divan-ı hümayun: Padişahın başkanlığında Padişahın başkanlığında hükümet toplanan vezirler kurulu. Fetihnameler dost devletlerden başka Osmanlı Imparatorluğu içinde şehzadelere ve beylerbeyine de gönderilirdi. uğraşmak yoluna çıkmak. Dökmek: Asker çıkarmak. deniz içinde kaya dökümüleri bulunan tehlikeli yer § Askerin orduya katılınayıp geride kalan dağınık erleri. birgeminin donatımının yapılması. Dümen çevirmek: Gemiye yön değiştirtmek Dürişmek veya dürişilmek: Cehdetmek. gayret etmek.

yola çıkmak. düşmanlarıyla çarpışma. Kaçınamalan geçirilen mal § Emeksiz. gemiyi karaya mi demirini bağlamak için kullanılan kalın urgan. ol durumuna girmek. Harem-i Sul tani: Hükümdar sarayı. Halatçı: bağlayan ya da ge- Yelkenlilerde. alarma geçmek. bir yerden başka bir yere gitmek üzere Ölmek. Gedik: Kuşatılan bir düşmandan. Harem-i Hümayun: zapt edilmiş bir Osmanlı sarayında kadınlar düşman ülkesine salınan vergi. Görümlü: Gerekli olmak.yalnız ürünlerin onda birleriyle tarlaların alınıp satılına­ larında belirtilen harçlar. bunlardan meydana gelen filo. Harita. Göçmek: Bir yerden kalkmak. kanunun tayin ettiği vergiler tırnar ve has sahiplerine verilirdi. palamar. bu dünyadan gitmek. Bu topraklar sahipleri tarafından işlenir. Halat: Kalın urgan. Inançlarında ve hilafet meselelerinde ayrı görüşleri olan Harkilerin siyasetteki rolleri Emeviler devrinde büyük olmuştur. Has: Yüz bin akçeden fazla gelir sağlayan tımarlara verilen ad. herhangi bir savaşta geçici olarak kendi isteğiyle katılan gemi ya da gemiler. ayrılmak ~ Göke: Borda sathı yüksek olan ve bugün kullanılmayan bir tip gemi. ekilip biçilir. Gönüllü: Mecburi olmadığı halde ordu veya donanınada kendiliğinden olduğu görev alan kişi. beylerbeyilerine ve başka beylere verilen haslara "vüzera haslan" denirdi.ele din ve ülkü düşman tutsaklarına verilen ad. Gönüllü alayı: Gönüllülerden oluşan alay. Hazırbaş olmak. demektir. Bu rol aralıksız isyanlarıyla larının Hartı: Islam devletinin doğu bölgelerinin asayişini bozmak ve Abbasoğul­ Emevilere karşı zaferlerini kolaylaştırmak yolunda oynanmıştır. Halk: Bir geminin tayfası. Gönüllü gemisi: Bir devletin donanmasına. kalesine girebilmek için surlarda topların açtığı delik. Halife: Birinin ölümünden sonra onun yerine geçen kimse. Haraç: Kesim. Kürekli bir gemi halde yapısı bakımından kalyon sınıfındandır. Harici: Islamiyelin en eski fırkalarından birinin mensubu. Ganimet: Doyum. gerek olmak. Vezirlen:.SÖZLÜKÇE Forsa: Yelkenli gemilerde kürek çekmeye mahkum savaş için birer ayakları güveneye çakılı olurdu. Hazırbaş olmak: "Hazır baş" ruma geçmek. yelkenleri direklere bağlayan ipleri idare eden gemici. düşmandan alınan vergi. Havale etmek veya havale eylemek: Bir silahı hedefe doğrultmak. 207 savaşa hazır du- . bir geminin içinde türlü amaçlarla bulunan kişilerin tümü. muhtaç olmak.. beylerbeyilere ve yükse}< mevkide bulunan devlet adamlarına verilirdi. yelkenleri direklere bağlamak. hazır askerlikteki "hazır ol" emridir. Gönüllü kapudanı veya gönüllü reisleri: Gönüllü levent gemilerinin kaplanları. bir savaşta Gaza: Düşmanla vuruşma. Bu yüksek gelirli tırnarlar vezirlere. bedava elde edilen mal. dairesi § Genel olarak saray.

Bu ölçünün ağırlık değeri hakkında birçok rivayet vardır ve çeşitli Islam memleketlerinde bir kantarın ağırlığı birbirlerinden çok farklıdır. namazlarıyla yağmur Hükm-i hümayun: Herhangi bir iş ve vazife için padişah tarafından verilen yazılı buyruk.DENIZ SAVAŞıARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Hazine: Maliye § Bir devletin veya beyliğin para ve başka yerlere harcanan para. Iç hisar veya iç kale: Şehre hakim kale olup onu korumaya yarayan surla çevrilmiş ve en yüksek yerinde yapılan küçük kale. devlet giderlerine Hazine getirmek: Bir yerden para getirmek. tüzüklere ve buyruklara uygun olarak hareket etmek Kapanmak: Denize açılamamak. hareketine engel biçimde yerleştirmek. Kantar: Eski Arap ağırlık sisteminde büyük bir ağırlık ölçüsünün adı. karada kapanıp kalmak. de- . işlerine takan daire § Para. Hendek: Bir hisarın çevresine kazılmış olan çukur. cumanın farzından önce okunan hutbe. düzeltme. Istif: Düzen. niz yolunun aÇık olmaması. başka hallerde namazdan sonra okunur § Müslüman hükümdarların ve devletin istiklal işaretlerinden biri olarak hutbede saltanat süren hükümdarın adının anılması şarttır. bir bölgenin gelirini devlet merkezine getirmek. yelken ve kürekle yürüyen savaş gemisi. Bunlar gemi~in bordasından davlumbaz şeklinde dışarı çıkar. Kalajatçı: Halk arasında çıkan ihtilalları ve Geminin kalafat işlerine. Cuma namazında. Kalite: "Galiota" Kalyon biçiminde kadırga. Kanat: Yelkenlilerde küreklerin çiktığı kürek lombarlarına denir. hükümdarın binmesine ayrılmış gemi. kıç üstünde olanına "kırlangıç" denir. Kanun üZere: Bu yolda saptanmış kurallara. erk. saltanat gemisi. onarımına davaları görmek için devletçe saptanmış kişi. sıralamak olmayıp dengesini bozmayacak Istihare eylemek: Hayır dilemek § Önemli bir işe karar vermeden önce Allah'tan hayır dileyerek iki rekat "istihare namazı" kılıp yatmak ve o gece gördüğü düşü yormak. Kalyon: Iki ya da üç ambarlı. Hünkar gemisi: Padişah gemisi. tutuklanmak 208 olduğu yerden dışarı çıkmamak. yöntemlere. Hutbe: Hatip çoğunlukla suyla doludur ve kuşatanların tarafından söylenen din ve dünyayla ilgili vaaz ya da hitabe § Cuma ve bayram ve güneş tutulması dualarında hutbenin değişmez bir yeri vardır. Kapatılmak: Hapsedilmek. zindana atılmak. Bir geminin yükünü. bir yerden toplanan vergileri. kaleye yanaşmasına engel olmak amacını taşır. tembihlemek. eski zamanda yelkenli bir tip gemi. ve ziftlenmesine bakan kişi. bu yoruma göre de o işe girişrnek veya ondan vazgeçmek Kadı: Yargıç. şehir ve ka- sahaların bazılarının ortasında Istanbul gemileri: Istanbul tersanesine bağlı olan gemiler. Ismarlamak: Tembih etmek. Kanatların.

sıtkı bütün ve gÖnlü arı velinin gösterdiği harikuladeliklerden her biri. KaramürseL Osmanlı donanmasında yer alan gemilerden çekdirilerin en küçüğüne verilen ad. Kese: Osmanlılar zamanında içine miktarı belli olan altın ve gümüş torba olup bunun gösterdiği ıpiktar zaman zaman değişmiştir. Bu adı belki de lzmit Körfezi üzerindeki küçük kasabadan almış olmalı. ahşap savaş gemilerinden birinin adı. gemilerinin baskının­ Karşılamak: Karşısına çıkmak. velilere. olacağı söylemek. Kayalık: Safralık. savaşmak üzere karşılamak. Devlet merkezine herhangi bir devletin elçisi geldiğinde. geminin safra konan yeri. Güzel yay çeken. kaptan § Gemi süvarisi. evliya. Osmanlı Impa- Karaka: Bir tür büyük savaş gemisi. düşman giden göz- diğer her yerinden tecrit edilmiş bir bö- bilinen küçük deniz taşın. Kaymakam: Birinin yerini tutan kimse. 209 paranın konulduğu meşin . Kapukulu: Yeniçeri ocağını meydana getirenerlerin topuna birden verilen ad. donanma kumandanının bulunduğu gemi. yani bab-ı hümayıın denilen kapı ile orta kapıyı bekleyen kapıcıların büyük zabiti. dan emin olmak için donanmanın ilerisinde gözcü çıkmak. ratorluğu ordusunun piyade kolu. olayapmak gücünü sağlayan kutsallık kudreti. Kapucubaşılar buna benzer daha ~aşka işler de görürlerdi. Karavul: Düşman donanmasını gözlernek için donanmanın önünde veya cü ve koruyııcu gemi. bir evliyanın ortaya koyduğu olağanüstü iş. Eyalet valisi olan beylerbeyi veya vezirlere önemli ve gizli bir bildiri gönderilmesi bunlardan biri aracılığıyla yapılırdı. Eski çağlarda üç ambarlılar gibi kalyon tipi. iyi yay çekip ok atan. Kayık: Baş ve kıçları eğri. Karamürsel kasabasının Kavakkoyıı-Armutçuk Limanı'nda yaptır­ dığı rivayet edilen ilk geminin (?) adından alan bir yelkenli. Geminin lüm olup onun ağırlık ve denge merkezini saptar. Keramet: Allah'ın ğanüstü işler Keramet sahibi: Keramet gücüne sahip oian. keskin okçu. Bazı vali. kendisi bulunmadığı zaman onun yerine işleri yürüten resmi görevli § Sadrazam hükümet merkezinde bulunmadığı zaman onun yerine işleri yürüten ve onun vekili olan görevli. mübarek kişi. Ikinci sınıftan sayılan bu gemiler iki ambarlıydı. Kemankeş: geleceği bildirmek. Kerametli söz: Içinde geleceği haber veren bir işaret bulunan söz. sancak gemisi. saraya gelip padişahın huzuruna'Çikarıltriasında elÇiye onlar yol gösterirlerdi. Baş § Kapudan: Reis. halkın içinde herkesin gücü yetmeyen bir işi yapma kudreti. arkasında Karavula olmak veya karavula gitmek: Donanınaya gözcü olmak. gemi reisi § Derya beyi.SÖZLÜKÇE Kapucubaşı: Sarayın dışı. Kehanet göstermek: Gayipten haber vermek. kendine yakın olan kullarına verdiği mucizeli lütuf ve ihsanlar. Türlü görevleri vardı. Adını Karamürsel beyin. En üst güvertesinden başka birbiri altında iki batarya top bulunurdu. Kapudan gemisi: Içinde kapudanın. vezir ve diğer devlet adamlarının öldürülmesine de bunlar memur edilirdi.

Kubbe vezirleri. saldırmak. Türk gemilerini ve korsanlardan korumak üzere denize açılmak. Vezirlerden en sondakine "küçük vezir" denilirdi. yanına Beraberine verilmek. arasındaki uzunluk. divancia sadrazarnın sağ tarafında otururlardı. Kubbe vezirliği: XVI. XVI. sarıklı veya sanksız olarak giydirmiştir. Kol: Bir kumandanın buyruğu altındaki asker. Ali'yi Tanrı tanımaktır. 210 buyruğu altına girmeyi iste- . Muhammed ve Ali. aynı tacı. Öldürmek. birinin üzerine toptan saldırmak Kömi: Bir gemide forsaların başı. Öldürülmek § Gücenmek. Kulaçlamak: Ölçmek. Kılıç artığı: Bir savaşta ölümden kurtulabilenler. ikinci. üçüncü ve dördüncü vezir olarak adlandırılırdı. · Kulluklarını arz etmek: Hizmette bulunmayı teklif etmek. Hatta onlarca "miraç" bile Peygamber'in Ali'nin sırrına ermesidir. ölümü kılıçtan olan. Kulaç: Bir uzunluk ölçüsü. savaşta öldürmek. seğirtmek. Tarihte "kızılbaş" deyince Şah lsmail' e uyanlar ile "Safevi Devleti" anlaşılır. yanına katılmak.DENIZ SAVAŞıARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Kethüda: Büyük devlet adamlarının yanında bulunup onun işlerine bakınakla yükümlü kişi. delikli büyük lenger. Iki kol düz açıldığı zaman ortaparmak uçları Çoğunlukla deniz derinliklerini ölçmekte birim olarak kullanılır. üçü birdir. Kızılbaş: Şeyh yalı. ordu. düşman Kıyıları düşman donanmasının baskınından korunması. kılıçla öldürülecek olan. süratle gitmek. bir savaşta kılıçtan geçmeyip geri kalanlar. Tanrı. Deniz kenan. Koşmak: Yanına Koşulmak: ve özellikle kıyıları çıkmak: Savaş amacıyla değil saldırısından Korunma: Donanınayı katmak. yanına Koyulmak: Birbirine girmek. çok sonraları da sekize çıkmıştır. divancia kıdem sırasıyla birbirlerini"n altında. Kul: Asker. Ordunun kışı geçireceği yer. Kanuni Sultan Süleyınan zamanında merkezde vezir sayısı dörtten yukarı çıkmamıştı. yüzyılın ilk yıllarına değin yalnız devlet merkezinde bulunup divan-ı hümayuna memur vezirlere verilen unvan. Koruma veya korumak: Korumaya düşman baskınından koruma işi. çullanmak. bu yüzden de onlara "kızılbaş" denmiştir. Fakat bütün hikayelerde Ali daima Muhammed'den üstündür. Kılıç !akması: Kılıç Kırılmak: Kırmak: Kışlak: Kıyı: yemi. kara. denizin derinliğini kulaçla ölçmek. nezaretçisi. Cüneyd'in (?-1460) öldürülmesinden sonra onun "Erdebil süfileri" tarafından "pir" olarak tanınan oğlu Şeyh Haydar (?-1480) on iki dilimli kızıl taç giyip kızıl sarık sarın­ maya başlamış ve müriderine de. Kızılbaşların inançlarında esas. derecelerine göre. Bunlar birinci. sadrazarola birlikte yediye. Muhammed ve Ali suretinde görünmüştür. vermek§ Hızla varmak. yeniçeri. onun rnek. Onlarda Allah. Kevgir: Büyük süzgeç. de Türk ada ve limanlarını. yüzyılın sonlarından başlayarak bunların sayısı artmış. verilmek.

Meta: Kendisiyle kazanç sağlanan nesne. Kuşak: Gemilerin çevresini kuşatan. Mal: Para Manka: servet. mal. Mısır'dan Mısır'ın maliyeişlerine devlet hazinesine gönderilecek gelir. güneşin tepe noktasına yakın ol- zaman. vergi vermek şartıyla kalmasına müsaade edihakimiyeti ve esareti altında yaşayan Müslüman halk.SÖZLÜKÇE Kumbara: Demirden. düşman ateşinden korunması için kazılıp yığılan·toprak siper. Mısır maliye işlerinin başı. kalesini atmak için yer altından kazılan yol. yüzyıl sonuyla XVI. Muhalif rüzgar: Elverişsiz rüzgar. metris kurmak veya metris yapmak: Siper kazmak. yüzyılda Türk korsan gemilerinde çalışıp Akdeniz'de faaliyette bulunan güçlü kuvvetli denizcilere verilen ad. Levent gemisi: Türk korsan gemisi. Mi ri: Hükümetin. tarz. ters r~zgar. Kumbara atanlar. Osmanlı donanmasına katılanlara "levent" denmiştir § Donanmanın yaya tüfekçi askeri. marangoz. bir devletin topraklarında. halka. Kocakuşluk: Kabakuşluk duğu Lağım: da denir. Levent: Eskiden denizci askerlerin bir sınıfına verilen ad. barut. sıkı sıkı § Berk. Gün ortasına yakın vakit. Bu korsan Türklerden. Muhkem: Iyice. XV. kıç yüksekliği 20 karış. yuvarlak. uygun olmayan rüzgar. Levent firkatesi: Içinde leventlerin bulunduğu firkate. Metris: Askerin savaş yerinde satılık. Metris etmek. gemile- rin çevresini saran kuvvetli ve kunt çember. Kürekçi: Yelkenli gemilerde kürek çeken gerİıici. sanlık kumaş. Kuru yer: Kara. Küreğe koymak: Kürek çekmek üzere forsaları zincire vurup oturaklara yerleştirmek. 211 .. bakan kimse. baş yüksekliği 12. istihkam kazmak Mısır hazinesi: Mısır beylerbeyliğinin Mısır hazine defterdarı: geliri. yer. demir ve kurşun parçaları doldurulup havan topuyla veya elle Kumbaracı: atılan bir savaş aracı. zira. daha güçlü ve sağlam madenden yapılan çember. Minval: Suret. istihkama girmesi. §Varlık. devlet hazinesinin malı olan. usul. Müdeccen: Hıristiyan len Müslüman § sağlam. Forsaların oturduğu Mavuna: Uzunluğu 65 Meşayih: Şeyhler. mal. Levent kaptanı: Türk korsan gemisi kaptanı. leventlerin kullandığı firkate. Ispanya'nın Neccar: Dülger. Yer altında açılan düşman yol. Araplarda çöllerde yaşayan irili ufaklı aşiret reisleri. Metrise girmek: Asker kazdığı sipere girmesi. doğramacı. içi boş olarak yapılan.5 karış olan tekne.

Peşkeş: Armağan. karşılık Okka: Osmanlılarda Okumak: Çağırmak. bir gemide buyruk verme yetkisi en yüksek olan gemi süvarisi. Nemli barut gibi taneleri ufalanıp toz haline gelmez. sancak gemisi. Savaşçı: Bir donanınada savaşmakla Savunmada durmak: sarkıntılık etmek. Sandal: Bir geminin bulundurduğu ve kürek sayısı yediden on ikiye kadar çıkan uzun kayık. yüzyıldan bu yana karpuz kıçlı olarak yapıldı. Oturak: Her gemide kürek çekmek için forsaların ve gemicilerin oturdukları yer. ipek ve gümrük gibi başka resimler de tahsis olunurdu. Düşmana baskınına karşı savaşçı denizci. Gemilerin büyüklüğüne göre. Boyu yetmiş. XVII. Ebü Bekir ile Ömer'in halifeliğini kabul etmeyip onları Ali'nin hakkını yemiş sayan kişi. Rafızt: Herkesçe benimsenmiş olan düşüncelere. cizye. engine açılmak. Bkz. inançlara. bu forsaların ve kıirekçilerin kürek başına olan sayısı değişir. görevli denizci. eski bir ağırlık ölçüsü olup 1. korunmak üzere uyanık ve hazır 212 olınak. Bir hükümdarın buyruğunda olup vergi veren halk.DENİZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMACAN Ocaklık: Kale koruyucularının ya da şehirli yerli erlerin ulüfelerine veya tersane masraflarına olarak ayrılmış (onda bir) ya da örfi gelirler yerine kullanılan bir tabir. Gemilerin büyüklüğü ve küçüklüğü de bu oturakların sayısına göre ölçülür. Ocaklık yalnız öşürlerden ibaret değildi. ne iş yaptıkları Reis: Geminin başı. . uyruk. birine armağan sınıhndan bir sa- olarak sunulan nesne.288 kilogram gelir ve dört yüz dirhemdir. Perdahtlı barut: Neminin alınmış barut. Iki türlü barut vardır: Perdahtlanmış barut ki yanma gücü çoktur. . Oturmak: Geminin dibe oturması. davet etmek. "mu'tezile"den biri demektir. Şiiler arasında. kimya yoluyla temizlenip parlatılmış barut. Paşa baştardası: yedişer kişi Amiral gemisi. tartı.. savaşa hazır kişi. ve vermeleri bugünkü karşılığı olmak üzere gemiler sıraya dizilmek. hediye. donanmanın yola çıkması. tecavüz etmek. sıra. Reaya: "Raiyyet"in çoğulu. Saf bağlamak: Dizilmek. bunların kimler olduğu. kuşatmak. geminin sığlıkta oturup yüzememesi. tebaa. Sarılmak: Çevirmek. özellikle din inançlarına aykırı düşünen kişi § Sünni mezhebine aykırı bir inanca ve düşüneeye sahip olan kişi § Asıl anlamı "bırakan" demek olan bu kelime. yetmiş iki arşın olur. her küreğini çekerdi. Sataşmak: El uzatmak. kalın tahta. Kendisine ocaklık tahsis edilmiş olan hizmet sahibi bunları toplar ve bunlar kendisi için "dirlik" olurdu. Baştarda.Salmak veya salınmak: Denize açılmak. Reaya yazmak: Halkı yerinde bırakarak gereken vergileri deftere geçirmek. kaptan. Pergende: Kürekle yürüyen ve yelkeni yardımcı araç olarak kullanan çekdiri vaş gemisi. sıralanmak. Parlak taneler halinde olur ve alev aldığında çabuk ateşlenmek suretiyle daneleri itme gücü artar .

atın bacak sinirlerini çıkarmak. Sürmek: Gitmek. Hıristiyan askeri. tiz ses çıkaran bir çeşit düdük. saf olmuş asker § Eskiden birbirine bağlı arabalardan yapılmış metris. hareket edemez hale koymak için hayvanın vurup ayak sinirlerini kesmek. dört köşe olan kale biçiminde duran düşman askeri. Bunun çevresine hendekler kazılır ve toplar kanarak berkitilir. Müslüman ve Türk olmayan asker.SÖZLÜKÇE Serasker: Serdar: Başkumandan. Sulanmak: . Şeyh: Çöl Araplannın başında bulunanlara. içecek suyunu almak § Geminin su al- Birinin suyuna gitmek. Seren: Direkler üzerinde yelken derlere verilen ad. sevketmek Şayka: Altı düz ve enli bir tür savaş gemisi. üzere yatay olarak bağlanmış gön- Fatıma'nın oğlu) soyundan gelenlere veri- ve değerde geçerli. resmi bir alarnet taşıyan bir maden parçası olup baolarak bir hükümdann adına basılmış. Başkumandan. bir hayvanı azapla öldürmek. ateş edemez olmak. savaşta atların bacak sinirlerini kesip ya da okla vurup atı öldürmek. Söyündürmek: Düşman gemisinin vaşamaz hale koymak toplarını susturmak § Savaş Söyünmek: Bir deniz savaşında gemi savaşamaz hale gelmek. gemi tayfasının gücünü kırmak § Bir gemiyi sa- işi bitmek. at. yürütmek. menzil almak § Devam etmek § Kovalamak § lleri götürmek. üzerinde onun adını taşıyan para § Bağımsızlığının işareti olarak bir hükümdarın kendi adına para bastırmak hakkı. alay § Sağlam bir dÖrt köşe biçiminde tertiplenmiş asker kıtası. koyun gibi hayvanların arka ayak sinirlerini kesip onları işe yaramaz hale getirmek. Sularınca gitmek: alması.Geminin içecek su ması. Sipahi: Osmanlı ordu teşkilatında "tımar" adıyla öşrünü (onda bir) ve rüsumunu (vergisini) al- dıkları topraklara karşılık savaş zamanlarında kendi hayvanlan ve kanuna göre götürmeye mecbur oldukları cebelileriyle birlikte sefere katılan bir sınıf süvari askerine verilen ad. dediğine uymak. er. Tabur: Dizili asker. 213 . gemiye su dolması. Sinirlemek: Aslında. Dört yandan dizilip istihkam şeklini almış ve araları zincirle bağ­ lanmış arabalada yapılmış tabya ve sığınak ki dörtgen şeklinde müstahkem bir cephe meydana getirir. Arap aşiretlerinin reisierine verilen unvan. Soltat: Asker. birinin arzusuna göre davranmak. açma~ ve 2şaret kaldırmak Seyyit: Peygamberimizin torunu Hüseyin'in (Ali ile len şeref unvanı. deve. Sikke: Belli ağırlıkta ğımsızlık işareti Silahdar: Yeniçeri teşkilatında kapukulu süvarilerinden ilk defa "sarı bayrak" adını da taşır. teşekkül eden bölüğü olup Silistire: Savaş gemilerinde vardiyanlar taraftardan buyruk pasaportlannda ve lumbar ağzı serdümenieri tarafından sancak sahipleriyle gemi kumandanlarını selamlamakta kullanılan kemikten veya madenden yapılmış.

ambar ve mahzenler yapılmak suretiyle Haliç'te mükemmel bir tersane meydana getirilmiştir. Tersane emini: Tersanenin ve gemilerin gelir gider defterleriyle gemi yapımı. palanka. Fatih Sultan Mehmed. Allahu ekber. hazır metris Tabya kurmak: lstihkam hazırlamak. Tanrı uludur. kale. olduğu Taşra yerden ayrılmak. Kayığı altı çiftedir. top yeri. tetikte dirmek için verilen işaret. tersanede bulunan rin topuna birden verilen ad. onarımı ve bunların alım satım işlerine bakan kişi. ilk tersaneyi Haliç'te Aynalıkavak semtinde yaptırdı. top yeri hazırlamak. depodan eşyalarını ve ayniyat defterlerini inedeyip kontrol etmek onun işiydi. Evvelce kapudan paşalada birlikte sefere çıkmaları adetken sonraları tersanede bıra­ kılmışlardı. Tabya: Tek olan veya bir istihkamın siperlerinden türünden tek istihkam. Kale dışındaki mahalle. karaya savaşçı çıkarmak. Taş ra: Dışarı. Türk askerinin savaşa giderken söylemeyi gelenek haline getirdiği sözlerin başında gelir. mürettebatın ve görevlile- Tersane-i Amire: Gelibolu'da kurulan ilk Osmanlı tersanesinden sonra yapılaHİstanbul Tersanesinin resmi adı. hamdona mahsustur)" sözlerini yalnız ya da birlikte söylemek. gemi işlerinde çalışacakları eğitmek ve yetiştirmekle birlikte denizcilik işleri görülen yer.DENIZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Tabur etmek veya kurmak: Düşman saldırılarına korumak üzere. alarm işareti § Alarm yelkeni veya topu. 'Tekbir almak" da denir. Padişah baştardayla Boğaz'da gezinti yaptığında geminin dümenini tutmak ona aittir. Kanuni çağında. üstleri kapalı "göz" denen kızaklar yapıldı. Kalyonların yapılmasına dek visamiral yerinde olup birinci derecede tersanenin inzibatıyla ilgilidir. Kapudan Paşa eyaletindeki Sığla Sancağı (lzmir ve çevresi) bunun dirliğidir. devlet tersanesi. Donanmada. Tımar: Düşmandan alındığı sırada beylik topraklar sayılan yerlerden sipahilerle zaimlere hakkı olarak verilen hazine hissesi yerinde kullanılan bir tabir. Fatih'in yaptırdığı tersane civarında. ordunun etrafını hendekle çevirerek ya da başka bir yolla müstahkem bir yer hazırlayıp savaşa hazır olmak. kalenin veya şehrin dışı. Sonra tersanenin birinci hakimi olup hakimiyetine alarnet olmak üzere Hind kamışından mavi renkli asası vardı. bulunmalarını bil- Tersane: Içinde gemiler yapılan. Tanrı'dan başka Tanrı yoktur. hazır olmalarını. Taşra çıkmak: Dışarı çıkmak. geminin bütün gereçlerini satın almak. dışarıya doğru taşan top yeri. Yavuz Sultan Selim zamanında. gemicileri uyarmak. Tersane ocağı: Tersane halkının bulunduğu yer. hazırlamak. lailahe illallah. onarılan ve her türlü gemi gereçlerinin bulunduğu yer. Allahu ekber ve lillahl'-hamd (Tanrı uludur. 214 . er dökmek: Gemiden karaya asker Taşra varoş: çıkarmak. Tembih: Uyarma. Tersane kethüdası: Deniz kuvvetlerinin üstlerindendir. gemi yapacak ve seferden dönen gemileri barındıracak. Tekbir getirmek: "Allahu ekber. Allahu ekber. bu nitelikte devlet kurumu. Tırnar erbabı kılıç veya tırnar sahipleri: Kendilerine tırnar verilmiş olanlar. bu gözler artırılarak sayısı iki yüze çıkarılmış.

Tüfekçi: Silah kullanan. karaya asker kıyısm­ çıkarıp deniz kalesini sarmak silah. kurşun. Yelken: Direklere. nesne veya kimse. Üşmek: Çullanmak. Vali dikmek: Vali tayin etmek. gereçler. Tirinkete: Geminin pruva direğinin birinci sereni ve bu serene bağlanan yelken. Top fındığı: Top mermisi. birine bir nesne ya da bir kimse vermek. yürümek zorunda olan geminin gerektiği kadar karşı rüzgara yan vermek ve böylece ilerleyef)iliiıek için rüzgar doğrultusuyla gemi arasında bir açı meydana getirecek şekilde. için gerekli olan nesneler. Yalı: Deniz kıyısı. Rüzgara Bu kelime "tiramollare" sözünden emir olup "bırak. Ulufe: Askere ve diğer devlet hizmetinde bulunanlara verilen maaş. top Tutu: Bir kimse ya da nesne karşılığı alınan Tutu vermek: Bir nesne veya kimse karşılığı savaşı etmek. 215 açılan ve yüzlerine çar- . bir yere toplanmak Vali: Beylerbeyi §Bir vilayetinen yüksek idare amiri bir şehrin en yüksek kişisi. tercih etmek. karşılıklı toplada ateş etmek. Tüfekfındığı: Tüfek mermisi. istralyalara pan rüzgarın etkisiyle gemiyi yürüten bezlerden herhangi biri. Toplaşmak: Karşılıklı top atışmak. tüfek kullana savaşçı. bir i~ele-bir sancak hareket etmesi. Yedeğe almak. yoluna çıkmak. vali yapmak. Vilayet: Beylerbeyilik §ll§ Ülke. bağlayıp götürmek. kıyısında bir kıyısında düşman Yarak: Silah. gemiyi çevir" demektir. rehin. gülle. rehirie vermek. din konulannı iyi bilenler. çekmek: bir düşman kalesini karadan kuşatmak. Verdinar: Göknar ağacının öteki adı.SÖZLÜKÇE Tirarnola etmek: Bidüziye çekip bırakmak. bağlayıp çekmek. Vurmak: Talan etmek. Yeğ görmek: Daha uygun bulmak. deniz kıyısında olan yerler. üstün görmek. deniz kalesini karaya çıkıp tutunarak kuşatmak. daha iyi sayınak. Yapışılmak: Düşman daki bir Yapışmak: düşman Deni:z. tüfek. rehin vermek. din bilginleri. mühimmat. diğer gemilerden daha hızlı gemi. Ulak gemisi: Haber ve posta işlerinde yola üzerine kullanılan ve düşmek. tüfek kurşunu. silahlı. Uğramak: Rastlamak. Ulema: Bilginler. çek. ateşli Yat ve yarağ: Savaş Yedeğine ülkesinde bir deniz kıyısına çıkılınası ve orada tutunmak. üşüşmek. yağma etmek. çubuklara veya bunlara bağlı serenlere. koyulmak. Kendi yelkenleri ve kü- rekleriyle yürüyemez hale gelen bir gemiyi başka bir gemiye bağlayıp götürmek. rehine.

saldırıya geçmek. yürünmek veya yürüyüş: üzerine hep birden yürümek.04 santimetredir. Yük: Yüz bin akçe yerinde kullanılan bir tabir. daha nüfuzluydu. Yeniçeri kethüdası: Yeniçeri ocağının. hücuma kalkmak. düşman küsmek. Yeniçeri ağası. türlü Islam ülkelerinde. derece yönünden ağa ve sekbanbaşından sonra en büyük kumandanı. gelince tüketilrnek üzere bir yana konup saklanan. padişaha karşı. Hükümdar. denizde bir geminin fark edilmesi. birleşerek § Yeniçeri ağası: Ağaların en büyüğü olduğu gibi yeniçeri ocağının da en büyük kumandanıdır. hem rüzgar hem kol gücü Son süratle.04 santimetre ile 91 santimetre arasında değişmektedir. zamanında alınıp vakti Zaim: Zeamet sahibi. ağanın yardımcısı olan "Kethüda Bey" veya "Kul Kethüdası" ocakla sürekli ilgisi dolayısıyla her ikisinden. Zahire: Gerektiği zaman kullanılmak üzere edinilip saklanılan nesne. Ocağın içinden basamak basamak yükselerek yıllarca ocağın türlü hizmetlerinde bulunmuş olan kul kethüdası. Düşmana karşı darılmak. ocağın bütün işlerinin vekiliydi. hızlı. devlet toprakları sayılan yerlerden savaşçılara. Yüz döndürmek: Geri dönmek. ricat etmek. Kul kethüdası. Yüz çevirmek: Birinden dönmek. süratli giden. 216 . Yürümek. yeniçeri ağasını derhal değiştirebildiği halde kethüdayı kolayca değiştiremezdi.DENIZ SAVAŞURl HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMALiAN Yelken görünmek: Enginde bir geminin seçilmesi. yeniçeri ocağı ile acemi işlerinden sorumluydu. Fakat türlü zamanlarda. Yörük veya yüğrük: Süratli. yanında bir heyetle ve falakayla vakit vakit kol gezip asayişi sağlardı. muhalefete geçmek. var hızıyla. türlü amaçlarla kullanılan ve başka başka adlar taşıyan zira'ların ölçüleri 54. bir bölük devlet ve saray memurlarına kılıç hakkı ve dirlik olarak verilen "hazine" hissesi. Zira: Eskiden Er-Ravza Adası üzerinde Nil'in sularını ölçerrlerin kullandıkları bir uzunluk ölçüsü olup 54. hem de kürek kullanarak. bir olay çıkarmak istediği zaman yeniçerileri kışkırtabilirdi. Istanbul'un inzibatıyla da ilgisi vardı. Zeamet: Fetih sırasında. Yelken kürek: Hem yelken.

HARiTALAR • 385 .

.

386 387 .

u_. _______ ~ u~ r· .·.

:..L:. Lı ...uu -------IJ~ 388 389 ..

.

)f ~..l~ ..1 ---!j. 390 391 .

. ~ c . ... ~ ~t)t\ ..· • 1· (" " <. . '~* L::J E!_h. 1· ıt...ı...O:- . o· 'f \• f'" r.

__......)l-~ • ~ ".v.. •. "--'"l ______ t\ "Tıı... .)j_....lJ Etk- 392 393 .-ıl!o..•..~ _.~ .A ......__ (' ıo \• o ~-:·. ===. ""'riliıı · •r.. ..= .~. . .._)l.~ ~Jtr~_j. ~ '-- 0/V": ~ ı.~\•~(.•.~....j.::....

)0}.J~J~_pı\j~~)J:--' ~_._)_)c.._u~\.\o•:.. u .\.. . ~)..rd~)~Y.. :~u b~\.(J\_.lv?J\.~l.~ ?t~..ı(......:J~_.) .!._.\.vf. ~.~..ır ..\.!_')~~-'..

394 395 .

~ .Toprak ve sudan Ibaret olan kOre .l arzınşeklidir llatl lt' hrtlu ltt't' I IUI Ttm! tth hu Sur ht• ht4 .hru Cuu lhıltı ShUıt h11l Inı Cdı hy tthl lll 111.

.__. ell Cezay ir memleket! Akden ız N er alı et memlelletl Mn lr N ı tır meml eietl l ı b u s ayfada Akdeni z ve ..>.. .....ı.... Telelle .ı. Tlllmun me mitllleli memle lı.... u.>~ LJiı U-:­ J. ~_. •• '" .. ri ..ı.ı ı Kar a d e n lı çizilip çepeç evre k i y ıi erındak i toprakla r v e $1 hlr l er y e r leri n de o6 s terllmlştl r ..!JI_.& luffıthtlf•tı.i.l.._..Fransa toprakları Ispanya YenedUı memleket! toprakları Proorenclye Cenevlz IUMII htl mem l etıe t l Rumel i toprakları Tohıu .. A • . lıhllrl• Jr... >A vı .

. YnttÇ Wiu~: Tmzl Dth hu llle du ı urel1e : Yetıgeç dOnuusi Sttr..lA. Aslu lns. Iş bu sayfada Akden i z ve ·r·· <' rt• . If"" . hJ 1111 hhk lhd 1rı u dl: OOI•t d6aenusi Cnn: l•illtr ShUit....Toprak ve sudan Ibaret olan küre-i arzın şeklidir w '"' (j\ h-r·lhhii:Okyun H11tı ht in: Uutor çlzqisl lll•el: ltç Smtu.!ı Karaden iz ç izilip çepeçevre k ı yılarındaki toprakla r ve şeh ir ler y e rlerinde o6ster l lm lş t l r . ~·ı~uııj.. ..hLJ~U::- _.. "fl.. '"' .Midrld w .ı-<~-..etl Mısır m emleket! ı. Ispanya lyon toprakları Provenclv• memleketl Venedlk memleket! Rumeli toprakları Cenevlz memleket! Toıuu&_ h fUll . ~ Tlllmun memleket! me m leket! Cez•ylr memleket! lrıhr1k11 memleket! Berk• memld.J>AtılJ~.JJı_... h~ıt Ctfı: otıı• Urhıruı Fransa toprakları .--..>. lot ı hd..

••••.uaıı .. ı. 1 ...:.... '''''' .:~t: .~.~::~:.. ı.~--- Rumeli toprakları Anadolu toprakları Rume li toprakları ~ ..•• ..ı .... . ::. '-tıı .._ urtde AUulr'lll• o................. .........t::.."'''"''' .. ...

\• ..._. tı ıyıt ar ın dalıı l top raklar ve 1ehlrler yeı ılı p çi zlimitti r Hırvatistan Abruııl memleket! !talya toprakları Alba ny a y ani Arn avutlu k me mleke t! .h bu uyfada Venedlk K6rhı l.:ıı-~ <.'öf ~\ .... lçerd iQI adalar .. r 't. ..':»l. ' ' ....lt!}- .

..\ Anadolu Rumeli toprakları toprakları ~ KGhhy• ':'· w 00 "' . Osman h lmpantorlu~u'na baOiı olu adalar nsmtdllmtı.!E!}- .ıı:~~ \.... nl•l•wll•y•ll lı bu sayfada Akdenlı'de... w "' '"' Abruzzl memlelııetl ltalya toprakları '~i ~C" t. deryada seyrOseftr tdtnltrt Qenktnharlhnpusula .ı...... lç:erdiQI adala r .. Iş bu sayfada Venedlk KOrfezl.. kıyılarındaki topraklar ve tehlrler çlzllml$tlr ynıtıp Hırvatlshn . suntldtçlılllpelllumtıtlr '-.

~j~ur---" ~~ Dört yön ve rüzgarla" pusula ile bilinip deryada gezinenlere yararlı olması için ----~f=ri:.~I"ı bumahalde sureti t unmlıştur .::S.

.. a d ları ve yOnleriyle llsanınca yazılıp çizilmiştir .o o MuhiH dış Şarkf'~e seyrOsefer eden Hind. Sind ve Fars dairede . u~-:. Dört yön ve rüzga.la ~ pusula ile bi linip deryada gezinenlere yararlı olması iç i n bu mahalde sureti tas vir o l unmuştur .'\4J--I~ "Jr ..ıatine göre göre Iç dairede otuz iki rüzgarın adları ve yOnleriyle yazılıp çizilmiştir Akdeniz ve Karadeniz'de seyrOse ter eden Is lam ahallsinin iş bu dalrede otuz Iki rüzgAr. Akdeniz v_e Karadeniz'de sefer edenlerin lisanlarına Juı.

Pakalın. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Yayınları. Urbana. Yacut's Geograp- hisches Wörterbuch. Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları. Gemici Dili. tsrnail Hami. 3 cilt. Şemseddin Sami. Kiitip Çelebi'den Seçmeler. Mehmet Zeki. Türkiye Yayınevi. Yazma. Belediyeler. Coğrafya Terimleri Sözlüğü. yayımlayan Hans joachim Kissling. Osmanlı Tarihi Kronolojisi. Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları. 1958. "Katip Çelebi. Devlet Basımevi. Münih.KAYNAKÇA Ahmed Vefik Danişmend. Türk Tarih Kurumu Yayınları. 1965. Lehçe-i Osmanf. Rene Kahane. Cihiinnümii. 1961. Istanbul. Islam Ansiklopedisi. Istanbul. Ankara. Gökyay. 1306-16 (1890-1900). Gürçay. 1968. Prof. 1966. 3-90. Hayatı ve Eserleri Hakkında - Incelemeler. Katip Çelebi. Seyyid Nüh. 1948. Kitab Mu'cemü'I-Büldan. Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi. 4 cilt.. yayımlayan Ferdinand Wüstenfeld. 1651. Kitab-ı Istanbul. Reşat. Istanbul. Içişleri Bakanlığı lller Idaresi Ankara. Milli Eğitim Bakan- lığı Yayınları. 1946. 1971. Osmanlı Devletinin Merkez ve Bahriye Teşkilatı. Türk Ansiklopedisi. Istanbul. Eserleri" Kiitip Çelebi. 1947-55. :University of lllinois Press. The Lingua Franca in The Levent. Istanbul. Milli-Eğitim Bakanlığı Yayınlan lzbırak. Kamüsü'I-A'Iiim. Dr. Türk Tarih Kurumu Yayınları. Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları. Uzunçarşılı. Tahran basması. tsrnail Hakkı. 6 cilt. Deniz Kitabı (Der See-Atlas des Sejjid Nuh). Sami. baskı. Ankara. Orhan Şaik. Öngör. Piri Reis. Coğrafya Sözlüğü. 6 cilt. Hazine No. Ankara. 401 . 1957. s. Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü. 2. Paşa. tıpkıbasım.1Ş66-73. Türkiye'de Idare Bölümleri ve Bunlara Genel Müdürlüğü. Hayatı. Lütfi. Şahsiyeti. Yakut el-Hamevi. 1935. Bahriye. Tietse. Andreas ve Henry. Leipzig. 1962. Bağlı Köyler. Revan. 1964. 443.

.

ı8s ~med: zarı'nda Sultan.DiZiN (Atlaslarda yerlerini bulamadiğı. adaların yo- Abbadan: ğunlaştığı 193. 138. 13S ıso. Irakayn. Inebahtı bozgunun- Acem diyarı: Iran. 81 Adalar Arası: Ege Denizi'nde.) Basra Körfezi'nde. ı67 1ı7 Ahmed: Niğbolu beyi. 9S Ada: Adapazarı. 1S6 Abdullah: Tilimsan beyi. ıs6. s2. ııs kontrol altında tutan hisar. 43 Ege Denizi'nde Girit'ten sonra en büyük ada. Abdi: Kapudan. ıgs 1ı7 Ahmed Ağa: Tersane kethüdası. ıs6. 160 Acem. Ha- Abdürrahim Efendi: Şeyhülislam. Aden. Eğriboz. ı7ı 403 oldu. 86 Ahmed: Karahisar-ı Şarkı beyi. gerektirir. ı77.ı Paşa. Bu ad türlü Abdullah: Tahiroğlu. Rodos beyi. Ammaroğlu'nun yerine kapudan paşa ması sırasında şehit Adahon Boğazı: Azak Denizi'nde. 79 160 dülüslü kumandan. 149 dım Süleyınan Paşa tarafındaı. 40 Ahmed Bey: Kurtoğlu. ı2s. Girit Adas~'nda En. 131. ı92. hakimi. Gücerat padişahı. ss. 70 Ağriboz Limanı. 63. 7ı. 86 da şehit oldu. 160. Iğriboz diye de söylenir ve Bahriye' deki yazılışı "Ağriboz" şeklini. 76 Eskiden Izmit'e bağlı olan Adapabir bucak merkezi. Saffarilerden.m için okunuşlarını saptayamadığım yer adlarının karşısına soru işareti konmuştur. 107. 70. 133 Abdi Paşa: Mora beyi. ı6o Abdürrahman ı9. ı23. 18S Ahmed Bey: Mirliva. Abbas: Iran şahı. Ağriboz 170. Mısır va- Ab-ı Safi: Aden Ağriboz: Abdullah: Sa'doğlu. ı9. 76. 3ı. ı80 beyi. ıss. 199 Şahları şehri. 117 Acem Aden biçimlerde. Suda kuşat­ oldu. ı46 · Abdülmümin: Hafsoğullarından Hasan'ın kar- Ağriboz Sancağı. ss Ahmed Paşa: Amasya beyi. Acem lrakı bkz. 76 ı46. 143. ı49. 137. kıyıları. Barbaros Hayreddin Paşa tarafından ele geçirilip yıkılmış tır. Inebahtı boz- Abmtse (?). .şehri Ahmed Han: Sultan. Mısır valisi. 90 Ada Hisarı: Cezayir şehrinin önünde. . ı79. ı6s. bölge. I. 71. 63 173 Ahmed: Zebrd Iskelesi'ni ele geçirmişti. ısı geri alın­ dı.14S. S8 Abdülaziz: Hatipoğlu. Şattül-arap deltasında lran'a ait bir ada ve şehir (Abadan). 16ı Abdülcebbar: Sakız beyi. 22 gununda şehit oldu. ı78.. daşı. lisi. Yunanistan'ın doğu kıyısının karşısında uzanır (Eğriboz). 134. lll Abbasoğulları. 131 Devleti.

122. 38. 134. Alaiye Ahmed Paşa: lstanköylü. 128. 60. Kanuni zamanındaki Alıyolu iskelesi: Bulgaristan'da. Rodos beyiyken kapudan paşalığa getirildi.et Paşa'nın oğlu. 70 100. 160 Ali Kethüda: Gelibolu tersanesi kethüdası. 131 Ali Bey: Mısır sancağı beylerinden. 153 Ahmed Paşa: Ankebut. Karadeniz Rodos seferinde şehit oldu. 109 19. 175 Alaman: Alman. Kocaeli'ne ilçenin merkezi. Karadeniz kıyısın­ Ali: Biga beyi. dört köşe surlar içinde. 70. 152. IX. 39. ısı Ahmed Paşa bkz. nunda şehit oldu. Semendire beyi. 114 yi. Ali Bey: Sayda beyi. 94. 80 Akdeniz. 166 Akdeniz bağlı boğazı. veziri azam. 77. bir kıyı gölü kenarın- 404 . 35. kapudan paşa. Gedik Ahmed Paşa tır. 18. Halkü'l-Vad. Akdeniz Boğazı: Çanakkale Boğazı. 109. 59. 18 67 Akdeniz yahları: Akdeniz kıyıları. Ali Paşa: Hadım. 45 Ali Müslüman: kapudan. 153. Burgaz Körfezi'~e girerken Ali Bey: Kocaeli beyi. kapudan paşa. 129. Ali Çelebi: Memi Paşaoğlu. 130 Akkerman bir Alaiye: Alanya. 40. 103. 66. 97. 186 Ali Ağa: Haseki. 9. 123. 110 Yemen beylerbeyi. 131 171 Aksaray: Niğde Aksarayı.168. 151. 29. 44. vezir ve kapudan paşa oldu. Tunus valisi. 35 şehri Ali Paşa: Hüsam Beyoğlu. 58. 58. 138. Hz. 167. 84. 119 Ali Paşa: Sultan IL Bayezid zamanında Koron fethine gönderildi. lnebahtı bozgu- Akhisar: Geyve Akhisarı. 120. 168. 25 Akyazı: Geyve Akhisarı. 19. 126. 125. 185 Akılbend Akka. Ali. Almanya. 31 med Bey diye de geçer. Lui tarafından yapılmış bir kanalla denize bağlanmış­ oldu. 140 Ali Bey: Avlonya beyi. Yenicami'nin yapılmasında hizmet etti. Nakşa savaşında şehit da. 152. 17. 126 169. Sultan IL Musta- Aktabya: Girit'te. 20 Ahmed Paşa: Kemankeş. 117 da eskiden lslimye sancağına bağlı bir ilçe. ortaçağ­ dan kalma bir kasaba. 70 veziri azam. 181 Ali Efendi: 173 adaları. satranç tahtası gibi sokaklara bölünmüş. 30. 122. Ahmed Paşa: Hafız. 153. 136. 152. kapudan paşa. 43. 148 Akvamort: Güney Fransa'da Rhone Nehri ağzının batısında. 43. 42 kıyısında. ııı. Ahmed Paşa: Hersekoğlu. 166 Ahtapolu: Bulgaristan'da. 39 ı8 Akkerman: Besarabya'da (Moldavya) Din- yester Suyu ağzında bir liman (Byelgorod-Dinyestrovski). 170.DEN!Z SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Ahmed Paşa: Anadolu beylerbeyi. Cezayir beylerbe- sancağı. Mora ve Kıbrıs sancaklarında bulundu. 80.: Halife. Ah- Alfonz: Aragonya kralı. 124. bir ilçesi. 185 124. 131 Ali Bey: Mezestire beyi. Kandiye kalesinde. 117 bkz. 138 Akşehir: Konya'nın Ali Paşa: lstanköylü Ahm. 168 Albanya: Arnavutluk 19. 70 sağ yanda kalan bir burnun ucunda bir liman. 37.

Aden emiri. 120. 158. 93. 148. 31. yüzyıllarda yaşamış bir devletin ve onun ülkesinin adı. 112. 193 71. ıs7. 63. 99. 114-116. 62. yönünde bir Arap 40S şeyhleri. Anadolu eyaleti. 104 Amasra Hisarı. Fırat Nehri üzerinde çok eski bir kasaba. 72-7S. kapudan paşa. Korint'in 44 uzanmış bir burnun üzerinde yarım daire biçiminde şehir (Ancona). 120 Arap Kulesi: Rodos'taki Sanalmo Burcu. S2. 14S Arap Ahmed: Rodos beyi. 60. 63. S5. 24 143. 170 Anadolu kale. 30 Anderya Dorya: Ispanya'nın yarar kapudan- ıso lanndan. ı ı o. 180 Arap emirleri. ıs Arap(lar). ı6ı Anadolu askeri. 129. 19. 128. SO. 138 Ankona: Orta ltalya'da Adriyatik Denizi'ne kilometre güneybatısında. ı 00. kuzeybatısında. 2S ıs3. 6S-67. yeni- çeri ağası olduğu için Ali Ağa da denif. 48. 69. sonradan Ispanya krallığına katılmıştır. 34 1S7. geniş bir körfezin (Nauplia) içinde bir kasaba. 48 Yunanistan'da. S6-60. 99. Anabolu oğlu. 146. 18 Amir: Davutoğlu. 42. 166 A11adolu. Ceneviz'de Orya memleketi hakimi. ııı. 93. 106 kıyıları. 144. 160 Anavarin: Mora'nın güneybatısında. 33. 179. Arabistan Aragonya: kapudanı. Suda Limanı'nın Anabolu Boğazı Burnu: Salemo Körfezi'- doğusunda nin kuzeyinde. 109. Mora'da. 19. 138. 136. 116 Anatoloka: ve Koron bumunun Ispanya'nın 106 Anadolu kenarları. 83. ı os Arnmaroğlu: ısı. Arap Boğazı: Rodos'ta bir kale. 19. Eğriboz'un ros). 63 . kenarları. Amerika. XI. 146. 21. Anderya Dorya 76 Tersane kethüdasıyken kapudan paşa oldu. 114 Amasya. 129.DIZIN fa'nın tahta çıkışında aziedilip sonra yine kapudan paşa oldu. Anavarin 104. 24 152. 70 Amacine sancağı (?) ı OS güneydoğusunda (And- hisarı. 42. ı os. 167 biri. 106. 44 Anabolu: Napoli. 168 kale ve liman. 96 Ane: Bağdat'ın so km. 19. 147. S2-S4. Capri Adası ile Sorrento arasındaki boğaz ve burun. kuzeydoğusunda. 83. 170 Ankara Anabolu: Yunanistan. 147. 130 Anamur. Arap askeri. ıs. ve XII. 109. 149. 124 Anadolu 71. 43. ıos. 19 eşkıyası. 77. 29. 112 139. Patras Körfezi'nin kuzey kıyısında denizkulağı bir balıkçı köyü. 94 Anadolu vilayeti. 112. 39 Ali Paşa: Müezzinoğlu. 40. 94 Arap Karası. 107. 46." 192 yakası. 39. 96. 147. 48-SO. 39 Andere: Ege Denizi'nde Kyklad adalanndan Ali Pürtek Reis: Kocaeli beyi. 170 Antalya. 113. 110. 147 Apakorne: Girit Adası'nda. ıso. Moton batı Arap Arap kabileleri. 119. Adı aslında Anavarin ise de Türkler hafiflererek Avarin derler (Navarlno). ı os Arap eşrafı. sancağı. 37.

126-129. 119. Avrupa. ı 00 Avarinler. 35 Atıcılar Meydanı. 33. Ayas yüzyıl başları­ Osmanlıların verdiği Paşa: 19 Veziri azam 66-68 küçük bir ada. Preveze Körfezi'ne giren boğaza hakimdir (Santa Maura). 72. 21 kıyısında ait. 159. 19. 118. Avlona: Arnavutluk'un güneyinde Adriyatik kıyısında Burada Ayvacık'ın bağlı bir liman (Avlonya). 134. 127 Yarımadası'nın uzanan üç dilinden en Asya. 33. 122 Limanı. 90 heim'da ovası. 2 mil karşısında Anadolu eski bir köy ve iskele. 178 Aristatalis: Aristoteles. 23 kidikya Arslan Paşa: Tırhala arpalığının sahibi. 56 Aydın sancağı.121. 34 168. Anavarin. 90. 37 Bababurnu: Anadolu'nun en batıdaki noktası. 35. Akdeniz kıyı­ kadar erişen çölde. 113 Azak: Saklaplar ülkesinin [lslavlar. 19. 18. 107. 123. 68. 177-179. 20. 75. 94. 42. Rusya] limanı ve Kuzey illerinin geçidi. 18. Nehri. 161 eseri. 165. 75 Arsenale: Venedik şehrindeki mükemmel Ayanoroz: Selanik'in güneydoğusunda. Gerardu Mercator'un Ptolamios'un haritalarını tamamen kopyalayıp bunlara yenilerini katmak suretiyle yaptığı ı 06 haritayı tek bir cilt halinde top~ layan ve ölümünden sonra 1595'te bası­ lan Atlas Majör adlı bir eseri daha varsa da. dır. At Meydanı: Istanbul'da Sultanahmet Camii önündeki meydana XIX. 31. 18 na dek 67 Avlonya Azmizade Efendi: şair. 170 Azak Denizi. 1621'de Am- Aydın Reis: Asıl adı Atlas Minör Gerardi Mercatoris atque iliustratus'dur. 67 başka yısında bir ada. 140 43 Ayazmend: Ayvalık'ın 2 km güneyinde. 19. Avlona. 25. duğundan -baktığım Arnavutluk. 21 ve eskiden Gölpınar bucağına yatağanlarıyla ün almış Babakale köyü ve bir deniz feneri var- Avlonya bkz. 128 Hondius'un kitaplarda Ayamavra Adası: Yunanistan'ın kuzeybatı kı­ Arnavut kıyıları. 165 406 177 . coğrafyaya basılan güneydoğuya doğudakinin adı Ayatodori Limanı: Girit adasına çok yakın ad. 135 Azak Denizi Boğazı. 57. Mercator ve Lud. 67.128.DENIZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Arap yakası. 18 Azak Suyu: Azak Denizi'ne dökülen Don Avarin bkz. 22. 60 Atina. 160. 66 türlü de yazıldığı için. 135. 159 Ariş: Mısır sına Filistin sınırında. 55. 193 Avarin Avlonya Ayaksar Limanı: Bu adın doğrusunun bu ol- Arnavut: 35. 152 Arnavut kenarları. 24. 18. 159 (Ayııaroz). MiAdası'nın dilli Atlas veya Atlas Minor: G. 159. 33. burada söz konusu olan Atlas Minor'dur. 39 Barbaros Hayreddin Paşa'nın ünlü levent reislerinden.şüpheliyim. 19. 54. 138 Ayıntap: Gaziayıntap. Hal- cebehane. 60. 191 verimli bir vaha. Vadi'I-Ariş'te sancağı. 19. 73.

ı 05 eyaleti. badra kıyısı bkz. Bosna'da. 130. 56. 35. 134. ile yanındaki göl arasında bu- bkz. 105.106. kendi görüp yakından tanıyıp bilgi edindikten getirdiği Şehir lunmaktadır. 65-67. 78 Becaye hisarı. 122 Sahadır Giray Han: Kırım ham. 80. Bahr-i Muhit: Okyanus. Bahriye: Buyük bir denizci ve ilk Türk hari- olan Yıri Reis'in [1465? -1554 Batı Semti büyük eser. kıyılannda pek çok ve çok iyi inci çıkar. ıoo şehir (Banja- 22 Bar hisarı bkz. 73. 46. 76 Basra Bahr-i Muhit-i Şarki: Büyük Okyanus.138. 152 Luka). Banaluka: Yugoslavya. 36. lll. 18. Becaye: Cezayir'in doğusunda. çevresi 30 mil kadar küçük bir ada (Paskos ve Antipaksos). 46 21.. 79. 113. 48. 80. 79 Becaye kalesi. 131 Baf sancağı. II. 69 Adası'nın batı­ Barbarosa bkz". Badra. Bali Bey: Mısır beylerinden. sularını ve denizde olan taşlarını ve sığları­ nı. ı 05. Basra. 106 Bahr-i Muhit-i Garbl: Atlas Okyanusu. 166. 22 Bahşılar: Ege Deni±i'nde Korfu'nun ıo mil güneydoğusunda. lll. 121 ?] Akdeniz kıyılarının ve adalarının şen­ sonra meydana 80 Bastiyon: Tunus şehrinin istihkamı olan ka- 76 tacılarından Limanı. 106 31 186 Basra Kalesi. 81 adalarından sındadır biri. Mağrıp. Atlas Okyanusu. döndüğü Bal . Bosna'nın kuzeybatı­ 24. nehrin güneyden doğuya yerde eski bir şehir. 89 Bartın. 42 Baf.p. Fırat kıyısın­ Bağdat. 134 birleştiren boğaz (B<ı. 42 19 Bali Bey: Teke beyi. kıyısında Varru(nın kuzeyinde bir liman. 64. 59. 196 lik ve yıkık olanları ile limanlarını. Buji). 72 Bahr-i Körfez: Adriyatik Denizi. Behke: Yugoslavya'da. 60. 141 134 Bahçekapusu: İstanbul'da. Patras Bağdat Bulgaristan'da Karadeniz le. 81.103. 88 Bayezid: Sultan. 79 Balçık güneyinde. 59. 63. Basra Körfezi'nin batı­ sında büyücek bir ada. adını taşı­ yan bölgenin merkezi olan Bahçe Suyu: Malta adasındaki Bey Bahçe- si'nde akan gönül açıcı su. Hayreddin Paşa.-~ Badra: Mora'nın kuzeybatı kıyısında. 75 407 . Basra Körfezi'nin batı kıyısında bir memleket olup Umman ile Lahsa arasında uzanır.D!Z!N Bab-ı Mendeb: Kızıldeniz'in Aden Körfezi'yle bülmendep). 159 Körfezi'nde bir şehir (Patras). 66. 125 Bali Kapudan. 81. amcası Kemal Reis ve başka gazilerle birlikte denizlerde dolaşırke. Pasifik Okyanusu. aynı adı taşıyan körfezin kıyısında bir kale ve liman (Bejaia. Osmanlı devrinde bir sancak olan Hırvatistan'ın merkeziydi. 76 20. 175 Balis Kalesi: Kuzey Suriye'de. Ülgün-Bar. 45. 80 sında bir kasaba. onu Baldonius: Konstantaniye padişahı. Behram Bey: Yemen beylerbeyi. 40. 86.170 da. ll4 Bahreyn: Arap Yanmadası'nın kuzeydoğu­ Bara Adası: Ege Denizi'ndeki Kyklad takım­ sunda. Nakşa (Paros).105.

156. 93 Benzert Kalesi.177. nir (Budva). 153. 105 linde yazılan bu bağazın adının doğru­ için eskiden Venedik'in elin- deyken Kefalonya Fırat Birecik: rip'ten gelen donanma gemilerinin geçiolduğu Ru- Biga Sancağı. 132 Boğaz Hisarları: lnebahtı bağazı Beşiktaş. 149. 123. 35. 125 Bıraç: Cemaat çorbacısı 157 Beledü'l-Unniib hisarı: Tunus ile Cezayir ara- sında. bitişik Anadolu tara- küçük bir ada ve Bişer Boğazı: Mağ­ Adası'na karşılık dik'te inmiş denize Ferişte adında yüksek bir anlamında dağdan Manevasiya Santaneila olduğundan Boğaz: Adriyatik Denizi'nin kuzeybugünkü Karadağ sınır­ içinde. Basra ağzına yakın bii: hisar. 109. 104 Bender-i kıyılarının Yugoslavya'da. ama bu kale lüzumu dolayısıyla alınıp Nehri'nin geçidi. 136 almak istediler. 144. 166. 78. 110 Beyrut. 21 lu kö- yünün adıdır. 117 bir bumun ucuna fında kıyısına yakın Eğriboz uzunluğu arasındaki bağazın adı. 130. 170. 132 Boğaz: Rodos'ta. 83 Karadeniz Bağazı'nda Kavağı hisarı. 158. 47. 177 nilen yer. 18 Bekir Paşa: Rodos beyi 170 Bektaş Ağa: Beyrut kıyısı. 41. 174 ve güneye uzanan kaledir. 156 bir burun olup. 142. 160. ları bir makama nisbet ederek kafir- adı Pişez şek­ Bodur Cafer Reis.191 Bewiib sancağı. 150. 64 10 yısında kenara doğuya yakın. 83 Mora'da Ege Denizi'nde.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Behram Paşa: Sivas beylerbeyi 109. 106 Anado- ıı 5 açılan . şe denilmiştir.196 kale ve liman (Bizerte). Bu burun Frengistan ve di vardır. 142 Berr-i Rodos'a doğu kıyısında. hemen kuzeyinde. 154. "Boduv-Venedik" diye bili- Benefşe iskelesi. 119 Boğaz Hisarı: yerde uzanan bir burun ve burundaki bir Boğaz: Boğazı. Umman Denizi Benefşe: Boğazı: Bibercik Belgrat.171. 167. Antivari kalesinin önünde küçük bir batı adacık tarabulu- Çanakkale Boğazı. 157. 152. 172 Bey Bahçesi: Malta adasında bir l. 100 408 Körfezi'ne koruyan hisarlar.192. 21. 62 Beraht (?) 82 Bugün Cask ve usak de- balıkçı Korfo Boğaz: Azak Denizi'nde Özi Boğazı. 143 Boduva ler "Kav-santancilo" derler ve kalenin eski ve 43. Umman Körfezi'nde. 35.ıahçe. 19. mil kadar küçük bir ada meli Şehbar: Iran'ın güneydoğusunda.172. 17. olan bu ada ile kara Biga. 35. 152. 142 Ciiş kıyıları: hisarı: fında. 151. 20 Menek- Benzert (Benzerte): Tunus'un kuzeyinde bir Körfezi'nin bağlı nan bir kale. 154. Dalmaçya güneyinde bir ada. Bosna. 68 Boğazhisar. Mekran bölgesinde. 148. 75 kı­ liman. Burası Bişer Metinlerde sunun ne olduğunu bulamadım. 177 Bosna eyaleti. 60. Avrupalıların şe­ Bone dedikleri Adası'nın hir. 149. 166. 42 Boğaz: Tunus'ta. ucunda Kilisesi Hisarı: Bodrum geri Kefalonya da Verre- kaldı.

180 BozcaAda.155. Umman Denizi'nin kuzeydoğu kıyısında bir bölge olan Kuç. Pakistan'ın kuzeydoğu sınırı ile Gücerat'ın batı sını­ rı arasında uzanır.DIZIN Cafer Paşa: Serdar. Canbolatoğlu Mus- 68 Bozca Ada Harici'nin sip getirdi. Kefalonya. Fırat'ın sol saba.kale ve ka- eelaliler. Guvadar hakiüibere: Elcezire'de. 34 de başını Cafer Paşa: Bostancıbaşı. 185 Büyük Kefalonya: Patras Körfezi'nin girişin­ dağlık ke- Cafer Paşa: Kılıç Ali Paşa kullarından. sanırım bugünkü Kuç Körfezi olmalı. 169. 11 s Budin: Osmanlı Imparatorluğu'nun Maca- Cafer Reis bkz. 42 . 88. Bkz. 105 kıyısında mi. 169 106. Ziyadoğlu Ta- Burak Adası: Mora yarımadasında. 72 Canıalemzade Ağa. B8 oldu. 112 Buğdan: Romanya'nın Moldavya eyaletine Osmanlıların verdiği ad. 19. 60. Rakka ile Balis arasın­ da. 123 Cem: Efsanevi Fars kahramanı. 117 Cafer Ağa veya Cafer Bey: Yavuz Su"itan Cem Bahçesi: Kanuni Sultan Süleyman'ın Selim zamanında kapudan paşa. 36. 166 Rodos fethinde Türk donanmasının ilk asker çıkardığı nokta. sonra kapudan paşa oldu. sındaki 409 Yillanova kalesinin karşı­ bahçenin adı olduğu söylenir. Büyük bir tuz bataklığından ibaret olan bölgeyi güney boyunca Kuç Körfezi neredeyse bütün komşularından ayırır. 21 yaoğlu. 83 bir . 25 Ceked Körfezi: Kaynaklarda adını bulamadı­ ğım bu körfez. 143. Cafer Paşa: Tarabulus beylerbeyi. 21 Bostan Kethüda: Gelibolu tersanesi kethüdası. 37. 122 CanbekGiray. Ro dos şehrinin ku- Cafer Ağa: Barbaros Hayreddin Paşa'nın ken- disi yerine Tunus hisarını yönetmesi için bıraktığı adam.149. 132. 84 Burak Reis: Önünde şehit olduğu Burak Adası'na adını paşa 123. 154. Tarabulus'a gidip Yah- Bosna kenarları. Moton rık'ın buyruğundaki Limanı'nın güney yönünde bulunan Sapinza adası. 64 zeybatısında.169 Canbolat Bey: Kilis sancağı mutasarrıfı.158 Hisarı. 28 Temmuz 1499'da bu ada önünde Venediklilerle yapılan deniz savaşında kahramanca çarpışarak şehit düşen Burak Reis'in hatırasını yaşatmak için Türk denizcileri tarafından Burak Adası denilir (Bradano). Der- Bozca Adası. tafa Paşa'nın yerine kapudan 134.Yahya adlı Bosna kıyıları. Budin eyaleti. bugünkü Budapeşte'nin bir bölümünü oluşturan şehrin adı. 122 bir ada. 38. Bodur Cafer ristan'daki başlıca eyalerinin merkezi. tepe üzerine bir kale yaptırmıştır.157. Hindistan'ın kuzeybatı­ sında. 37 Bursa sancağı. 168 Bfi Ali: EbU Sina 86 veren reis. 41. 19. 127 Islam askerinin Isyer. 133 Cebel-i Feth: Cebelüttarık. 172 Cağala: Frenk kapudanı. 20 Celaleddin: Melik Dinaroğlu. 144 viş Paşa'dan Bozok: Yozgat'ın eski adı. başarısız oldu. Ta- panya'yagirişlerindeilkaldıkları rık. 34. 105.

48. Cezayir limanı. Cevan Osteıyako: Ispanya kapudanı. Ortaçağın sonunda öteki !talyan şehir devletleri gibi bir cumhuriyet olan Cenova'nın Osmanlılada olan ilişkileri Fa- geçmesiyle 55 46. 88. 18. 47. sanat. 93. 60. 124 Cerbe Adası: Akdeniz'de. 56. 56. deniz kıyısında. 52. Doğuda Japonya ve Asya'nın tasviri coğrafyasıyla başla­ yan kitap.166. 54. 85 Adası Ceneviz kapu~anı.175 Cezayir halkı. 50. Cicilye . 146. 54. 54.· ru ilerledikçe. 19. 55. 53. Cerbe kalesi. 160 18. tih Sultan Mehmed zamanında çok karı­ şık bir duruma girmiş ve bu. 77. Selanik Körfezi'nde bir liman. 51. 145.da. 20 ı92 Çanlık: Venedik'te San Marko kilisesinin çan kulesi 24 410 . 124. 25 95. 59. Cenova. Cidde. Kathiawar yanmadasının kıyısında Manglor'dan iki konak batıda bir şehir (Camher). dağ­ lar. 47. 25. Gabes Körfezi'ni oluş­ turan 60 kın'lik bir deniz kolu adayı batıda güney Tunus kıyılarından ayırdığı halde. nin topladığı bilgilerle daha da zerrginleşir. 49. 55. 64. 114 Korsika Cezayir şehri. Cicil bkz. ticaret. 60. Çanak Yarımadası'ndaKesendire 136. ahlak. Forum ülkesi. 55 Cicilye: Doğu Cezayir. 50 Limanı: Ege Denizi'nde. bilim. 88. 155. Cihannümd'da tasvir ettiği memleketleri idari bölgeleri. 57. 59. 63. 110. ile !talya arasındaki Boğaz olmalı. 65. 53. Ciciiye Hisarı. Becaye Körfezi'nin 47. 141. din. hava. Forum Culi. 167. Halkidikya Burnu'nun batısında. 30. 56. 125. 64. Cezayir. 44. 99 Cerbe sığlığı. 95 Culius Kayser 107 Friyoli ülkesi. 166.46 sonuçlanmıştır. 90. 48. 50. 52. 61' 62. 66. bitkiler ve ürünler gibi bütünüyle anlatarak vermeye çalışmıştır. Katip Çelebi. 51. Cezayireyaleti. batıya. Ceneviz kolonilerinin birer birer Türklerin eline Ceneviz Cezayir ocağı. 78 hemen girişindeki kasaba. Ceneviz: "Ceneveli" demek olup Cenovalı­ lara Osmanlıların verilen ad. Kostarrün eyaletinde. 53. 58. su. 58. 43. 122. onun doğrudan kendisi- Cihannüma: 114 57. 18. Küçük Sirte Körfezi'nde bir ada. ıso. 54 47. Pazarı: 114 22 Cünada: Muaviye zamanında denizler açan Islam gazisi. Ligurya Alplerinin güney yamaçları boyunca uzanan bir vilayetin adıdır. Boğazı: 139 Cezayirli. Düz ve yüksek bir sahilde gemilerin karaya sokulup fırtınalarda barınmalarına elverişli iki koy arasında uzanan kayalık ve tahkime uygun bir yarımiı. 104 Ceneviz Cafer: Cezayir kapudanlarından. 58 Cezayir hi sarı. bugün Ceçelli diye bilinir. 53. 66. 96. 48. 54. nehirler. : !talya. 99.165. 94. 114. 94. Islam dünyasına doğ. 87. 116. 45. hükümet şekilleri. güneyde Cerbe ile kara arasında iki dar boğaz vasıtasıyla denizle birleşen bir tür göl vardır. 166 Cingiz: Cengiz Han. Cezayir şeyhleri. 57. 54 Cenevizlü. . adet. 114 47 79 Katip Çelebi'nin büyük ve önemli coğrafya eseri. 47.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Cemhere: Hind ülkesinin kuzeybatısında.

ve kıyıdan 13 18. 37 142 kıyısında Arap kapudan Kırım'ın oturduğu doğusunda Derviş 60. geniş kıyı­ 19. 187. 175 411 Anadolu Nil'in aynı ad kolu üzerinde. kuzeyinde ve ondan bir kasaba. sonra da veziri azam ol- Halep beylerbeyi. 171 Derviş Paşa: 134.194 Adası: Davina (?) 67 149. 147 harita olanı sınırına yakın eşkıyasının Çerkes: 128. Bayezid zamaMısır nehri. km. Sultan Il. bir muştur. 66 kıyısında ve liman. paşa. 189 103. Bkz. Delvine: Paşa: gün- Ege Denizi'nde Kyklad adala- rından dan. 168 kezi. Osmanlılar Delvine sancağı. küçük bir Portekiz sömürgesi. lüğüne~ kapudan paşa Değirmenlik ve Tırhala'nın ilerisine değin uzanan verimli. doğu kıyısın- Çuka burnu. Adriyatik Denizi sında kuze- ağzında yinde. Bom-. Mehrned Paşa: Bosna beylerbeyi. kayalık 19. bir ova. elinde olan adalar. 129 Dicle nehri. sında. 139. 175 Delvine kıyıları. 69. Dıraç: 159 sonra da veziri azam oldu. Seyyid Nuh. batı­ 20 22 ı 05 alması için de bir ticaret bir bölgenin ve bu bölgeşehrinin adı. ı ss. Çeltiklik bunların biri. lll. 142. 146. Lakonia Körfezi'nin Davud 119 19 109. Arnavutluk'un güneyinde. 135 Çubiter: Girit adasının ilk hükümdarı. 154. ıs: en 88 Delvine önü. ı os bölgenin adı. 36.168. (Milos). hakimi. dan 20. Atlas. 81 Arnavutluk'ta. Rumeli beylerbeyisi. önce kapu- paşa.DIZIN Ovası: Çatalca Daviıd Paşa: Yunanistan'da. (?) Çorlu. "Derbend"in Türkçe paşa. oldu. Çuka güneybatıda Dernürkapu: Hazar Denizi'nin batı Çerkeslerin 135 Çoçka Burnu: Kefe Körfezi'nin Çorum. Nil deltasının do- ğusunda 79 gönderdiği 161 Mısır'da taşıyan Ikinci. 38 Çekmece: Marmara Denizi'nin biri. . Desbul (?) Ege Denizi'nde Mora'nın ada (Kitira). 156 Hindistan'ın batısında. Çetros kalesi. 119.167. deniz Çeh: Çek. 123. 86 valisi. 35. 127. 139. 168. 156 19 Çelebi Ali Çeşme. önce kapudan 117. hileyle 86 25 Paşa: bir koyun bir burun üzerine kurul- Dirnestekiyus: Istanbul kayserinin Girit'i uzak- 86 Darnan limanı. 75. kasabasının kenarında bulunduğu sala geniş Çavuş Reis. 166 Davud Paşa: Burnu. 114. 107 130 Daman: şehir bir da bir burun. Dıraç Dırava Gücerat'ta (Damao). 65 krrı. kırk Deli Cafer: TurgutReis'in namlı yoldaşların­ Çayönü: Girit'te. 124 du. tadır bir kasaba ve iskele. 96. içeridedir. 138 bay'ın devrinde sancak mer- adı.110. Yunan kıyılarından Adaları: Sadrüddar'ın aşağısında. güneybatısındaki Far_~~·. bir yer. Dirnyat: nında kapudandı. Tesalya Yeni- şehirinin 40 km.. 62 Çicilye Adası: Sicilya. 174. Darnan kalesi.

44. donanmadaki kalyonların ka- Edirne kışlağı. 3ı Adası: Marmara Denizi'nde Emir Kapudan: ı654 yılındaki Murat Paşa seferinde. 36. Korsika 48 km. Diyarbakır. ı25 Elbasan: Arnavutluk'un (Dobrovenedik. 117. adın nasıl okunduğunu yazılan ve nerede ol- duğunu bulamadım. ı54 Endülüsiya kıyıları. Ü4 Diyu: Osmanlı tan'daki dört Divriği. ı60 Engürü:Ankara. Bol suyu vardır. körfeze adını vermiştir (Egin). Edirne. ı 60 Eflak: Romanya krallığını oluşturan iki prenslikten biri. Volga deltasının başlangıcında. Eyüp. (?) Ebüssu'fid Ovası: yarımadasında. 107. ıı7 Erdebil: Iran Azerbaycanı'nda. ı60 Ebi\ Eyyub Ensarl: Istanbul' da. 85. Endülüslü. verimli bir vadinin içinde bir kasaba. 99 bu Dubrovnik Hisarı: Bosna'nın güneybatısında. Dalmaçya kıyısında küçük bir lslav Dukakin beyi. Boladeğin Gelibolu yır'ın arkasında. adı ıo8 Ekinlik:· Marmara adalarından Çanakkale Bağazı'na giden yol üstünde uğrak bir adadır. 76 Duka. Kathiawar yarımadasının güney ucunda ve adını taşıyan burunun doğusunda · küçük bir ada. pudam. ı6o Ebfikelbeyn Suyu Boğazı. 58 arasında büyük bir körfezin içinde bulunur.AslS: diye Donabur: Ispanya kapudanı. ı23 Hindistan'ın Gücerat bölgesinde. ıo8. 2ı eyalerinden biri. ıo5. 90. ı48.DENIZ SAVAŞlARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN 123. 68. kuzeydoğusunda kü- çük bir ada (Elbe). ı67 ticaret şehri. 4ı Emir Ahmed: Ebu Hafs Ömer: Habiboğlu. ı9. Ra- ortasında lşkombi ırmağı'nın kuzeyinde güzel. İmralı Endülüs. ı 68 Eğri: Macaristan'da bir şehir ve eski bir kaEğer ırmağı'nın ı54 Endülüs şehirleri. Ejdehan da denir. ı87 Ece Emir Ali ı05 Hafsoğullarından. Avrupa ile Asya arasında önemli bir bağ olan sayılı bir Diyarbakır eyaleti. ıı3 sancak merkezi. ı 77 de önemlidir. 25 Endülüslü. ı78 Duka kapudanı. sinde şehit oldu. 93 Emevioğulları. 67 ıı4 El basan sancağı. 52. 38 Egine Adası: adası. 76. Karpat dağları ile Tuna Nehri arasında bir bölgedir. 98. 86 cumhuriyetinin guza). ı 09 ı40 Dumdum Memi: Kapudan. eskiden bir ı4ı. ı17 lnebahtı Elbiye Kalesi: yenilgi- Adası'nın ltalya'nın batısında. eskiden Portekiz sömürgelerinden önemli bir ticaret yeri (Diu). 69 le. bundan ötürü Diyu limanı.. 58. Eklikara veya Enlikara: . ı9 ~!fendi: şeyhülislam. Macaris4ı2 ovanın güney ucun- . 86. 20ı Saros Körfezi'ne inen bir ova (Eceabat). Aras IrmaKarasu'nun kollarından bir dere üzerindeki kaza merkezi ve Erdebil Yunanistan'da Atina ile Mora ğı'na karışan Ovası denilen geniş da bir kasaba. Ejderhan: Volga nehri üzerinde. ııo vadisinde. 38. ıo9.

Hürmüz Umman Denizi'nden rımadası ğü Fas. Atlas. Vardar Fird~vs: lnebahtı beyi. ı6ı Erzurum. XV. 52 Fazlı Paşa: Yunanistan'ın deki kasaba. Ermanos Kayser: Istanbul kayseri. ı59 şehir.kanalının ucunda müstahkem Forum Culi bkz. Fırat'ın gelmiştir. 56 Fransisküs: Fransa kralı. ve Dicle'den Fırat'a uzanan XVI. Fez/eke: Katip Çelebi'nin ı59ı yılından başla­ ı655 yılına değin geçen olaylan yarak batısında Asya'nın güneydoğru­ su bir denizin adı. Friyoli ülkesi. 92 kuzeydoğusunda. Seydi Ali Reis tarafından yapıl­ mış Türkçe çevirisi. Mehmed ile birlikte. ıı3 Fransa padişahı. ı46. sağ kıyısına yakın 9ı Fransız. 24 77 Fransa kralı. doğru Fatih Sultan şına gittiği sırada yazıp Erzurum eyaleti. Filorine: ve Arap Ya- ulaşır. 78. kale (Poti. 57. Bkz. Anadolu yakasında yıkık bir şehir.DIZIN Ereğli: Marmara Ereğlisi. İtalya'nın bu yana önemli bir şehir sayılan yılın başmda Fekkü'l-Esed Adası. kuzeyinde. 114 kıyısında Fenike. 56. 46. Fransa kıyıları: 5ı Ferdinandos: Nemçe imparatoru. astronomiye ait Farsça eserin. 56. 58. 47. Uzun Hasan sava- ı68 Ermeni. sol üzerin- na bölgesinde. 39. Ortaçağdan Fazi: Nehr-i Tavil Arabmm serdan. Seyyid Nuh. ı7o line Bağdat'ın 58 km. Girit'i hileyle ele geçirmiştir. ı 05 Suyu'nun kollarmdan bir arasında kuzeybatıya Şattül-arab'm olan Türkçe tarihi. kadar Meriç Nehri'nin Fransa'nın n. 8ı ı69 ı22. daha Fars Denizi: Basra Körfezi. Arno nehri vadisinde bir ı2). 78 ııo Ferdinand: Kafir kapudanı. 40. Fere ya da Ferecik: Yunanistan'da. ve 47. 179 Saklaviye . yüzyılda kral Flo- kaldırarak şehri ı71 Foça Limanı. batısında. ı22 Felluce: çayın ı29 Florensiya ülkesi: Floransa. ı 05 yere ı8. Foça. Fethiyye Çevirisi: Ali ı6o. 78 demiryolu üzerinde bir kasaba. 25. Fethiye Kalesi (?) ı 06 Tru- ı55. 30 413 Akdeniz kıyıla­ . 93 62 Fransa diyarı. ı24. ı77 Ferhat Bey: Malatya beyi. Risaletü'l-Fethiyye adını verdiği. ı47. içeren ve Arapça Fezleke'sinin bir deva- büyük bir körfez. (?) 82 Fenarlık. 24. Dedeağaç'm 30 Floransa. km. kapudan paşa. harita Felemenk. Taska- kudretli bir deniz gücü ha- ransa cumhuriyetini ı56 bir kasaba. va. ile Iran uzanarak ayrılır Boğazı mı Fırat ile döküldü- Firkate Limanı (?) Flandriya (?) Karadeniz'in doğu kıyısında bir serbest ıo6 Güveyi. ı7ı Eski İstanbul: Bozca Ada'nın doğusunda. ıı7 Fas padişahı. 22 ıo5 Fransa. 156. 25. 68 49 Faşa Hisarı: ı43 nehri. ı57. yüz- dukalık'a çevirmiştir. Kuşçu'nun.

91. 22 Geyve.103. ı 07 Gornedor: Portekiz kapudanı 82 dısı 124 Garp Yakası bkz. Osmanlı idaresinin son zamanlarında Manastır vilayetine bağlı bir sancak merkezi (Körice). Hayrettin Paşa 66.· kıyılan. Bombay'ın 20 mil kadar güne- Mağrıp 62 Gazanlılar devleti: Gazndiler devleti. Barbarosa. 94. 30 mış Frengistan. 177 Denizi'nin Belucistan Gelibolu Geçidi: Çanakkale Boğazı. 13. Aden Körfezi'nin ucunda bir burun (Guardafui. 75. 114. 29. 139 Girit otlağı. 37.69-71. Re's-i Aslr). 21 Giylan Galata. 70. 24. 73.142-148. batısın­ . kıyıları: neyinde Elbürz sıradağlarının kuzeyinde bir Iran vilayeti ve bu vilayetin Hazar · Gova: Hindistan'daki eski Portekiz sömürgesinin merkezine ve onun çevresindeki topraklara verilen ad. 19 eskiden Ve- Gevherhan: Sultan II. 85 137-140. biri. 70. Akdeniz kıyısında "Gazze şeridi" denen dar bölgenin merkezi durumundaki şehir. buradaki kale Hisar" diye bilinmektedir. 66. 84 !talya. ı 07 Gazi Mustafa: TurgutReis'in namlı yoldaşlarından.159-161.DENIZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Frengi Tarih: johan Carion'un Chronik adlı rından tarafından yapıl­ Gerdefon: Afrika'nın doğu kıyısında. Adriyatik Denizi kıyısında küçük bir kasaba.122. 144. 39. 32. 78 Göriçe: Güneydoğu Arnavutluk'ta il ve il merkezi bir şehir. 173 dadır (Gvadar). 31. 156. Gelibolu Tersanesi. 165. 76 Gazi Paşa bkz. Karaşfnin 287 kıyıla- 414 S4 üzerinde km. 21. 75. 34. 72. 25. 82 69. 128 Frenk taifesi. 19. Fransa ye Is- Germe: Yunanistan'ın batısında lnebahtı Körfezi ile Patras Körfezi arasındaki dar eserinin Katip Çelebi çevirisi. 68. neresi olduğunu bulamadım. 29. 88 yindedir (Goa). 165 Grande Türk: Kanuni Sultan Süleyınan. Gova kapudanı. 35. 34. 92 Ganizade Efendi: Nadirl. Selim'in kızı 99 nedik Cumhuriyetine ait eyaletlerinden olup merkezi Triyeste şehridir. 19. 38 Frenk. 60. 83 Gemlik Körfezi: Marmara Denizi'nin kıyısı kurulmuştur. Guvadar iskelesi: Eski Bama kasabası.169-171 Girit kıyıları. 185 Girit Adası. 42. 58 Gelibolu: Marmara Denizi'nin kıyılarından biri. 68 Gazze: Güney Filistin' de. 31. 33. 31. 31 Gelibolu sancağı. 67. lll. 24 Friyoli ülkesi: Friuli. 25 bağazın eski adı. şair Denizi ve Istanbul ka- Giylan. Hazar Denizi'nin gü. 122. 29 ltalya'nın "Gerıne Gerze: Karadeniz kiyısında Sinop iline bağlı bir ilçe. Furmeyan: "Kurmeyan" diye de okunabilir. 166. 18 GedikAhmed Paşa. Hindistan'ın batı kıyısında. 161 Gabele: Osmanlı Imparatorluğu devrinde Hersek'te. Bugün Pakistan'ın bir limanı olup Uruman 173. 38. 32.150-156. 67 Guvadar Limanı. 130 Frenkçe. 94 Frengistan kıyıları: panya kıyılan. 70.

ve Tunus 415 kör. Büyük Zap suyunun Dicle ile birleştiği yerden bir fersah yukarıdadır. 52 Hanya Hanya Dicle'nin doğu kıyısında bir şehir. 140. 37 Halkü'l-Vad: Tunus beyliğinde Sultan. 134 Hanya: 76. "yıl 145. Gücerat: 76. üç kapudan paşalık yaptı. 120. 86 Halkü'l-Vad Kalesi. 63. Bugünkü Eğirdir ve Isparta bölgesi. Hacı Halife: Girit'in kuzeydoğu bölgesinde. 42 61 Harunürreşid: Istanbul'da 29 Vezir ve güyeğü. 84 Katip Çelebi. Hanya Körfezi'ne adını veren . 81 44. 109. 144. kışlağı. 62.sehir. Ahmed Paşa Hafsoğulları. 45. Hafız Paşa Fars Denizi ortasında bir ada. 13 Hacı Memi: ku- mandanı. 110 Haliç. 165 Halil Paşa: Bosnalıdır. Selçuklular zamanında orada hüküm süren Harnit Bey'in adıyla "Hamit ili" denmiştir. 130. 85 Hamid: Mansuroğlu. 44. 60-62. 147 Harek Adası: Halep. 71. Hisarı. Tunus önünde bulunan Buhayre Gölü'riü denize bağlayan boğazın iki yanına kurulmuştur. 149 Hasan: Tilimsan seraskeri. 168. 62. 73 Habeş. 30. 48. 148 Tersane kethüdası.Akdeniz'e dökülen bir ırmak 78 120 Hakem: Hişamoğlu. 105. doğusunda bir kasaba. yıkıntıla­ rı Telle'l-Şair tepesinde görüıür. Hanya Kalesi. 119 Gücerat kıyısı. 133 Hadise: Hafasa Karadeniz' de. 62. 151 Tunus . 142. 81. 64 126. 129 Halep Limanı. Halk arasında "Akılbend" derler. padişahı. 140. 138 Çorum beyi 117 Gürcü Mehmed Paşa: Veziri azam. 79. 50 Hasan Ağa: Sekbanbaşı. Yeniçeri ağa. 145. Emevilerden. Abbadan'dan çıkıp Umman'a gitmek isteyen gemiler hava uygun olursa bir gün bir gecede oraya vanrlar. 160 Gücerat vilayeti.DIZIN Bugün Umman Denizi'nde Kathiawar yarımadasının hemen doğusundaki topraklar demektir. Jığından Hasan: Mora beyi. fakat Müslümanların elinde bulunduğu zamanlarda çgk daha geniş bir bölgeyi içine almaktaydı. Harunürreşid'in Harnit sancağı: Anadolu'nun güneybatısında bir yer. Denizin ortasında yükselen bir dağdır. Cezayir yakınında . 110. 63.: gelip kapudan paşa oldu. 160 Fatih Sultan Mehmed lstanbul'u aldıktan sonra lnoz fethi içün donanma işlerini üstlendi. Han Geçidi: 18 Habeş kıyıları. Hafsoğullarından. 154 Hacı Hüseyin: Yavuz Sultan Selim tarafından Hayreddin Paşa'ya gönderildi. 179 Halil Paşa: Abbasi halifesi. 105 artıkları. 47. 150. 154 Güzelce Mehmed Reis: Gönüllü levent reisle- rinden. 86 Gülabi: şehrinin 9 km. 143. Herkit). 142. 145. 141. 124. 123. 170 Haraş Suyu: bkz. 169. 62-64. 167 Halil Paşa: Has Yunus: Ermeni soyundan. 160 Harke Adası: Rodos'un batısında ve şövalye­ lerin elinde bulunan bir ada (Harki.

87. Hürmüz sağ kıyısında. 79. Paşa: 70 Mirahur. parçası Fırat'ın sağ kıyısındadır . Mehmed Paşa ke. 86. Hüseyin 44. Hasan Paşa: Küçük. Hersek Sancağı. Rumeli beylerbeyi. 146. 82. Haydar Ağaoğlu bkz. 84. 77-79. 169 Hasan Gülle: Turgut Reis'in namlı yoldaşla- ' rından. 1S8 rinde. 21 Hudavend Han. 83 Hürrem Bey: Teke beyi. Bağdat en önemli tica- Körfezi) Umman Denizi'ne bağlayan bo- 22 Hızır: müs- 86 Hürmüz Adası. 114 Hayred- Hayreddin Paşalular.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Hadım. ıso. 130. 170 Osmanlı Imparatorluğu zamanında taşıyan sancağın olup Basrq. 88 Paşa: Hasan Paşa: Karaman beylerbeyi. Hasan Bey diye de geçer. 76 Hlt: Irak'ta. 416 77 . 148 72. Paşa: Gerçek 117 ı ıs Romanya'nın S3. dek uzanan bir ül- krallığına bağlı Hııvat kenarları. Paşa'nın Bkz. 149. 1S7. Hille: fersah sağ kıyısında Holumuç burnu. Hızır Reis: Hayreddin ğaz.Tula nehrinin 21 şesinde. 166. 88. 77 Hind. 141' 144 Hersek. llS Hayreddin Hind Hind Hisar Boğazı: Çanakkale Boğazı. 81. 21 Hürmüz: ve Una mecralarına kıyılarından Basarabya bölgesinde ret Drava lirrianı sindedir. Sey- yid. Adası'nın karşısında Holumuç kıyısı. Paşa'nın oğlu. kapudan paşa. 143. Körfezi'nin geri- 80. çok eski bir şehir. bü- ı 02 Hüsrev Paşa: Rumeli beylerbeyi. Ça- Hind Denizi. 169 Ortaçağda tran'ın 166 Hııvat 37. 67 eskiden Lehistan bu denizin Korfo liman. kıyısında. 167 Hersek kenarları. 83. 29. S7. 21 serhaddi. 1S4. 14S. Hasan 43. 169. Hasan Bey: Hayrettİn Barbaros Pa- . Hııvat: !imanları. Midilli beyi. 43-70. Bağdat'a 33 Arnavutluk (Korfu) din Reis v~ Barbaros diye de geçer. 199 Dinyester . kapudan paşalık yaptı. iki kez kapudan paşalık yaptı. 8S Hisar: Çanakkale. Barbaros Hayrettin 17. Holumuç: Hasbahçe: !stanbul tersanesi yakınında. lOS şa'nın güvendiği adamlarından: 60. 4S 80 Boğazı: Fars Denizi'ni (Basra 80 vilayetinde bir şehir ve Hüseyin aynı adı merkezi. Hindistan. ı os 120 adı Hızır. Hayreddinlüler. 171 Irak'ın Kasabanın Paşa: Hüsrev Paşa. Horasan. . 93. 148. 81. Fı­ bir tepe üze- 19 Hongorya. talcalı. 1S6. Hotin: Adriyatik Denizi'nin kuzeydoğu kö- yük uzaklıkta. 69 138. 168. 76 rat nehrinin 140. 73. 72. ııo Haydar Paşa: Tunus beylerbeyi. llS. Hayreddin Paşa. 117 gerçek adı. 86 Serdar. 63 tahkem bir yer. 109. Bugün elinde önemli bir yerdir. kıyıları. 81. Hasan Çelebi: Hasan Paşa diye de geçer. darüssaade ağası adamlarından. 102.

115 İnebahtı Halid. 50 İncir Limanı: Ege Denizi'nde Halkidikya Ya- İskender Paşa: Anadolu beylerbeyi. 70. Hz. 19. 23 İlieki Adası: Rodos'un 35 km. 37. döküldüğü yerde bir bucak merkezi (Enez). 71 müstahkem bir kasaba. 113. Arap İnebahtı Beyi. 19. 61. İskenderiye: Arnavutluk'ta Osmanlı Impara- 19. 156 İfrikiye: Afrika. 140 adı "Eynebahtı" İsketoz Adası: Eğriboz Adası'nın kuzeybatı­ harekelemiştir. 34. Meriç dan biri. 39. Bugün Arnavutluk'ta lş­ kıyısındaki şehir (lşkodra. 137 122 İpsara Adası: Ege Denizi adalarından. 175 rımadası'nın bir çay üzerinde- dir. Peygamber. da bir ada.DIZIN lrakayn: Iki Irak. güney ucunda uzanan üç dar dilden Aynaroz'un 112 güneydoğusuna İskender Paşa: Çerkes. İnebahtı Hisarı. Diyarbekir beylerbe- karşı olan küçük körfezin günbatı yönünde. 30. 44. 178 torluğunun İnebahtı: Yunanistan'da Korint Körfezi'ni Patras Körfezi'ne bağlayan bci~azın olan ku- is'in Bahriye'sinde bu eski vilayet merkezlerinden Işkodra. 20. 36. Mısır Iskenderiyesi. 166. Sakız'ın 12 İbrahim Paşa: Veziri azam. 44 İshak: Hayrettin Paşa'nın kardaşı. 14 31' 165 İbrahim Ağa: Samsoncubaşı. 91 Osmanlılar İsakçı: Romanya.~ ·" yük bir parçasına da bu ad verilmiŞ. mil mesafede bir liman. kodra gölü zeyinde bir kasaba (Navpaktos). Scutari). 20. Tuna'nın sağ bu adaya Haki. Sultan Mehmed Han'ın babası. 44. 18 leri mil ada (Psara). 147 İçel (İçeli) sancağı. 71 nehrinin Adalar Denizi'ne İbrahim: Sultan. "Tavuk Adası" dedik- yi. kıyısında ve llleki de derler. 30 İbrahim Paşa: ŞakşakL 129 llyakı kollarından Nehri'nin İbrahim Paşa: Girit seferi kapudanlarından. 20. 130. 60 nusu İnebah~ Boğazı. Asıl Irak. Sonraları Iran'ın bÜ~. 38. 167 Rumeli Eğriboz'a 417 kıyısına 15 mil uzaklıkta ve Kolos'a giden gemilerin yo- . 47. 49 İmroz. 110. bt-" rincisine "Arap Irakı" denmiş. 117 yarımadası ile Cezire ve Fars Denizi arasında geniş bir ülkenin adıdır. 123. 114 olmuştur. 105.İnebahtı Sancağı. Meriç İbrahim Çelebi: Reis. 186 İbrahim: Hayreddin Paşa'nın kapudanların­ İnoz: Edirne ilinin Keşan ilçesinde. 73 böylece iki Irak söz ko- İnebahtı Limanı.Hayrettin Paşa'nın kethüdası. 174 İnebolu. Dobruca'da. 106 İskenderiye bkz. 73. 156 İskender:. 155. 140 İpsala: Edirne ilinin ilçelerinden biri. Pi:rl Rediye küçük bir İsa. 196 ikincisine "Acem İnebahtı Körfezi. nihayette. 131 İlyas: Hayrettin Paşa'nın kardaşı. 38 . sında. 33. 109. kuzeybatısın­ adacığa 80 kuzeybatısında İpşir Paşa olayı. 116. Irakı". 115.

ıo4. 93. 126. 119. 70. önceki Bizans şehri. istendi! Adası: Kyklad adalarından biri. 3ı. 43. 53. 42. 93 İspertevinti: çıkma ıs3. ıs4. Italya yarımadasının güney Adası'nın körfez ve kale. ı65. 114 taşıyan körfezin kıyısında bir kasaba. 22. 33 yısında. ı69. 89 İspelet: Hırvatistan'da. 8ı. ıı4. 39. göre (Bkz. ıo2. ı20. ı65 İtalya kıyısı. 47-Sı. ıoı. 49. limanı vardır İstanbul Hisarı: Istanbul'un Fatih tarafın­ (Skyros). 70. 118. ağzında 7ı. 58 İtalya. 30. 24. 46. ı13.119. İstiye: Girit'in kuzeydoğusunda ve aynı adi İspanya kralı. 54. 29. ı92 Rosas Körfezi'nde eski bir şehir. Ç. ss Kal'atü'I-Kıla: (?) ıs9. ı78. ı9ı. 30 İstandiya Adası: Girit'in kuzeyinde bir ada. surlarla İstalıköy Adası: Anadolu'nun güneybatısı kı­ bir koy üzerindeki 2ı kasaba (Scradin). 57 İspanya yakası. ı95 larında 4ı8 Cezayir'de. 56-58. ıs6 İspanya beyi. ı86 İstanbolya Adası: Anadolu kıyısında Kerme batısında Ağriboz karşısında ucunda bir burun. ıs3 Istanköy Körfezi'nin uzun ve dar bir ada. ıss. 72. (?) 62 sında. ı2ı. 78. s. 132 İskiri Adası: Eğriboz Adası'nın ı8 mil doğu­ sunda bir ada. ss. 43. 84. Atlas. 45.2ı. 78. 29. ı9. 35. ı87. 24 İspanya kıyıları. 70. 136. 89. (?) 7ı İspanya kaleleri. 95. 20ı Tunus beyi. lu üzerinde. 66. 58. ı24. Vahran bir yer. 93. 69. ı82. hisarı. 40. ı65 (Zadar) güneyinde İtil Nehri: Volga Nehri. Seyyid Nuh. 36. ıı2. Şibenik arasında ile Zadra yısında. harita İskradin Kalesi: Dalmaçya kıyısında. ıo6. 34. 94. ı9. ıs6. 39 98. 62. ıo3. 96. dan Bkz. ıs4. 114 Körfezi'nin ı) İstila Hisarı. İsklarya Hisarı. 7ı. 63. ada (Tinos). 3ı. ıo7 2ı bir liman (Split). 33. ı78. 132. 67 9ı. 24 İznik. ı9 7ı K. 70. ı4ı. ra'nın doğusundaki Katalanya sahilinde. 75. 138. 66. ı85 bir ada (Astypa- İznikmid Körfezi: Izmit Körfezi. 34.DENIZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN İstanbul Boğazı: Karadeniz Boğazı. 52. 97. Kadıoğlu: ı20. 77. ı27. 54-59·. 22-25.: Katip Çelebi. ı26. 86. ı60. 77 lea). 30 batısında. ıs7. basmasına İspanya. Adriyatik Denizi kı­ Zadra'nın İtalyan. 66. ı69. 56. ı2s. da büyük bir yarımada. (?) 7ı onun alınmadan çevrilmiş olan ıss 6ı. 76-79. İzdin Körfezi: Kolos (Volo) Körfezi'nin batı­ İsperlonka hisarı. 76. ı68 İstefe: Tuhfetü'l-Kibar'ın Istanbul1329 [ı9ı3] İsmail Bey: Isfendiyaroğullanndan. ı9. İstirya ülkesi: Yugoslavya'nın kuzeybatısın­ İspanya kapurlanı. 93. Mo- İspanya Anabolusu: Barselona'ya yakın ve ıo2. İslam diyarı. onlara hakim bir ada (Skiıs6 athos). ı70. 59. kuzeybatısı ı9 İzmir. ı9s. 49 yakın­ . ısı. 24. 2ı İspanyol. 60. ı22. 58. hakimi. 25. ı9. İstanbul. 71 İşbilye: Ispanya'da Endülüs bölgesinin en 124 büyük şehirlerinden biri (Sevilla). "Teb-Sive" şehri. 65.

17. 18 Karadeniz kıyıları.169. Kongo ırmağı deki kadırga reislerinden. Kara Foça: -- 128. 42 (Kalikarya). 22 Kandiye: Girit'in enbüyükşehri. 35. 93 lnebahtı Seferi sırasında. ııs. 71 ikiye bölen su yollarının büyüğÜ. 116 zeyinde ve Cerbe karşı liman. 83 Kalavri: !talya Yanmadası'nın Mesine Boğazı ile Tarant Körfezi (Calabria) 114 Kalavri kıyısı. 88 117 Karabatak Bey: düştü. 129 . 132.136. 88 yısında. 37 Kaleler Kitabı: Katip Çelebi'nin nasıl bir eser- den söz ettiği aniaşılamamıştır. 103. de şehit oldu.159 Kandiye kapudan paşa oldu. 134. kuzey kıyı­ Hisarı.170. 156. 13 Kanluburun: lnebahtı bozgununda birçok atılıp yalçın çarka- Karadeniz. 1S6 kıyısında burun. Foça eski ve yeni olarak iki ayrı yerleşme yeri olmuştur. eskiden işlek bir liman. 19 arasındaki çıkinfısı l~ir'in so km. lnebahtı yenilgisin- sının ortasında. 153 Karaburun: Avlonya yakınında. 120 adıdır. 169 güneyine 419 Karadeniz Boğazı. 21 yalık.168. Türk gemisiyle gemicilerinin parak parçalandıkları sarp ve Eşek Adaları'n­ Karabatak Sığacık beyi. Eski (Kara) Foça.137. Bayezici zamanındaki bir kale. 107.DIZIN Kalafat Memi: Seydi Ali Kapudan'ın emrin- Kapudağı: deki kadırga reislerinden. kuzeybatısında. 18. Yama'nın kuzeydoğusunda burnun reislerinden. Kalbiye: Tunus Körfezi'nin doğusunda bir Yeni Foça da yarımadanın kuzey bir kasabadır. ıso Kara Hasan: Sultan II. 53 ayliman Kara Mahmud: Yaylak Mustafa Paşa'nın reis- lerinden. ıso. 82 Kara Hoca: Cezayir beylerbeyi Uluç Ali Paşa'nın yanındaki ııo dan. 83 ile Çad gölü havzalarından ayıran ve Nil'in kollarından birinin çıktığı sıra­ dağlara Arapların verdiği bir ad sanıl­ Kara Mustafa Paşa: Yeniçeri ağasıyken Revan maktadır. 134. 30.145.181 Kantara Limanı: Tunus'ta Gabes Körfezi kuAdası'nın Malta kafiderine tutsak takasla kurtarıldı. Burak Reis cenginde şehit oldu. 24 Kara Hasan: Hayrettin Paşa'nın Tunus beyi Kalhat: Arabistan Yanmadası'nın doğu kıyı­ Kadıoğlu sında. 153 Kandiye Kalesi. Umman Denizi kıyısında. m Kara Mustafa: Seydi Ali Kapudan'ın emrin- Kamer Dağları: Nil havzasını. Marmara Denizi'nin kıyılarından biri. 145-148. Re'sü'lHadd adlı bir burunun kuzeybatısında yer alan. 130. Kara Kadı: TurgutReis'in namlı yoldaşların­ Kaligra Limanı: Bulgaristan'ın Karadeniz kı­ nı adı taşıyan üzerine gönderdiği adamı. 170 yarımadanın batı kıyısındaki kasabanın Kalavriya yakası. 76 Karaada: Eğriboz Adası'nın kuzey burnu- Kanal: Venedik şehrini dönüşünde nun batısında bir ada. !zmir körfezinin kuzey kıyısında bir ilçe. 32. dan biri. 9. 91 Karaca Foça Kalbiye hisarı: Kalbiye burnu üzerinde Limanı. 122. 129.

Kairo- Nehri: Bu nehrin denize döküldüğü uan). ı28 ünlü bilgini. 75. Ispanya kralı. 31. 96 yerde Iskradin kalesi bulunur. 130. 33 hürnayun reis- lerinden. Atlas. 20 ra gümrüğü" bulunmaktaydı. 138 Katif: Arabistan Yarımadası'nın doğusunda Karaman askeri. 79 420 . 130. 20. 131. 120 Karamanlı kıyıları. ı65 rü'l-Melih). 34 Bey: Çerkes. 132. V. 81 Karaman. 72. 141 Kefalonya Adası. ı69. Şıkk-ı Sani defterdarı. ı 07 sığlık 95 Karlı-ili: Yunanistan'ın batı kıyılarında Kefalonya: Patras Körfezi'nin girişinde dağ­ bu- lunan bir Osmanlı sancağının adı. 107 Kasım Paşaoğlu: Donanma-yı Kefe memleketi. 78. lll. 109. koyun batı ucun- da ve Kerç Bağazı'nın 70 km güneyinde Burnu: Mağrıp kıyısında. 89 lık Karlı-ili kıyısı. 37. (?) 128 Kavala. 39. 25 Kefe dolayları. 129. 76 ı72 Kargacik Adası. 58. neyindekinin eyalet. 110. ı 08 166 Kemal Paşaoğlu Efendi: Kanuni devrinin Kastamonu. 94 hümayun reisle- rinden. Kefe eyaleti. 30. 174 ıı4 yısında. 135. 136. ıo7. 25 Köstence'nin Katalanya kuzeyinde bir kasaba. Seyyid Nuh. Basra Körfezi'ne açılan bir koy kıyısındadır (El Ka- Reis: kapudan. 32 Kefe paşası. 114 Kartacına bir ada 20. 142 tiD. 20. Kefalonya Adaları. Eskiden burada bir "ka- liman. 88. 46. Karkanna sığlığı: Sfaks kalesinin 16 mil doğusuna. Katırcıoğlu: Donanma-yı Lahsa bölgesinde bir şehir. 19. 68. 20ı 138 Kemal Reis: Kemal Bey de denir. 133. 36. 131. Bkz. 157 ll 7 Katibi: Seydi Ali kapudanın mahlası. 21 Kazaklar. 113 şehir kuzeyinde bir burun (Ga- ve iskele. 132 Karahisar-ı Şarki. Yenişehir Kastel Nova: Yugoslavya'nın ~neybatısında beyi. 132. 35 Kastamonu sancağı. 134. 63. Karasi beyi. 90. 135. adını taşıyan Kars. 144 Kasımpaşa. 110. 168 Katalonya: Ispanya'nın kuzeydoğusunda bir Karaharman: Tuna'nın deltalanndan en gükıyısında.DENIZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMACAN Karagümrüğü: Kotor (Katar o) Körfezi ağzında kale ve Istanbul'da Fatih sernündeki mahallenin adı. Karlı-ili sancağı. 63. de- Kırka 21 niz kıyısında bir şehir (Kirvan. ı75 Kefe kıyısı. no. Kayravan: Tunus'un ı67 km güneyinde. 33. 39 8ı Katif sancağı. Kırka sancağı. 80 Kare: Gücerat kalelerinden. 107. Tunus Limanı'nın Kasım ı56 Kefe: Kırım Yarımadası'nın güneydoğu kı­ Karlos. 66. harita 18). 69. 79. Cerbe adasının kuzeyindeki 181 Kazan Tatarı.

149. 19. 59.180 müş deneyimli bir korsan reisi. 167. 18 Koca Hacı Reis: Turgut Reis dönemini gör- madası'nın en batıda olan ve bu adı taşı­ yandili üzerindeki kasaba. Azak Denizi ile Karadeniz'i birleştiren boğaz. 137 Kerş: Kırım Yanmadası'nın doğu ucunda. 107. Seyyid Nuh. Tuna'nın en kuzeyinde- Kerpe: Rodos'un güneydoğusunda bir ada (Karpathos). 117. . 112-114. Atlas. 66 yenilgisiyle neredeyse yok olan donan- Kıbrıs. 156 Kerpe adaları. güneydeki Fars Denizi'dir.169. 123 Koca Mehıned Paşa: veziri azam. Kerş Boğazı: Kırım Yanmadası'nın doğu ı os Kirine. 130. 135 Kirine san cağı. 19. harita 16. 185 Koloz Körfezi: Ege Denizi'nde Eğriboz Adası'nın kuzey karşısındaki körfez (Golos). 134 Kitab-ı Kesendire: Ege Denizi'nde. 21. 22 Kızılhisar 71 Adası'nın güneyinde 421 . Kızılhisar: Eğriboz kollanndan biri üzerinde bir kasaba (Kostanjevica). müstahkem bir yer. 174 Kocaeli. 174. 175 Kirman: Iran'ın büyük ortaçölünün güneybatısında bir eyalet. ll7. 128 38. 59 Korsika Adası. lnebahtı Kestel kalesi. körfezin girişinin bir kasaba. 35 130. 120. 19 Hisarı. lll Kızılcahisar bkz. 112 Kilis san cağı. 134. 134 Kıbrıs 32 Kılburnu: Kocaeli Sancağı. 168 Kılıç Ali Paşa Camisi. 110. 92 Dinyeper Irmağı ağ­ zında güneybatıya doğru ilerleyen küçük. 134. 174 ınayı yenilemiştir. 159 adını taşıyan batı yanında Kırşehri. 131 Kilis: Yugoslavya'da Bosna'da bir kale.DIZIN Kenan Paşa: Donanma-yı hümayunun ka- pudan paşalanndan. Yavuz Sultan Se- Paşa. 113. Levamiu'n-Nur. 40. 104 Kıbrıs sancağı. 21. 83 Kerş Limanı. lll ucuyla Kafkas dağlannın kuzeybatı ucundaki Taman yanmadası arasında. 167 Kırata Adası: Girit adasının 39. 25. 123. alçak bir yarımadanın üzerinde bir kale. Halkidikya Yan- sınırı Atlas çevirisi bkz. üzerindeki kasaba. Uluç Ali Korkud: sultan. 58 Koronlu. 45 Kızılahmetlü. ki 71. 125. 110. 131. 130. 167. 39. 25. Kili Boğazı. (Yenikale Boğazı). 70. 157. lim'in kardeşi. Kılburun deltası Kili Kalesi. 172 Kili: Basarı:bya'da.134. 130 Azak Denizi ile Karadeniz arasındaki boğazcia bir koyun içinde bir kasaba ve iskele (Kerç. ll8. 44 Koron: Yunanistan'da. Yenikale). 168 veya Kocaeli beyi. 34. Mora'nın güneybatı eski adı. 131 Kili hisarı. 100 Kostaniçe: Yugoslavya'da. 60. ucunda. 156 131' 132 Kılıç Ali Paşa bkz. Sava Nehri'nin Kızılbaşlar. 118. 149 eyaleti. 137. Şehzade. 138 Koron Kızıl adalar: Istanbul civarında ve Marmara Denizi'ndeki adalar. Bkz.

68. Kefalonya. bir şehir. lS9 Kotor Körfezi: Yugoslavya'nın güneyinde. Necid bölgesinin Basra Körfezi kıyısında. 21. 21 kuzey kıyısında. Tam adı Levamiu'n-Nur Atlas Minur olan bu eseri. ı ss güneybatısında uzanan Laristan bölgesi 80 Akdeniz'deki 422 . Fars Denizi Körfez Denizi: Adriyatik Denizi. Kerkyra). ııs. kapudanı. 130 Körfez Hisarı: Golos. Şeyh Mehmet lhlasi'nin yardımıyla Latinceden. 140 Kretikus: Girit'i ele geçiren kayserin ku- Kurtoğlu kıyıla­ Leh. Metellus. 81 Lahsa: Köprü. 110 l7S 130 Arnavutluk'ta. 66. S8 Arabistan Yarımadası'nda. 34. (?) 169 Körfez: Adriyatik Denizi. lll. Lendos: Rodos'un batısında bir kale. 13S coğrafya Zulemat-ı Ligorna: ltalya'nın kuzeybatı yönünde bir Kulzüm Denizi: Kızıldeniz. 94 deki küçük ada (Gosa). 24 Koyun Adası: Sakız Adası'nın kuzeydoğu Küçük Malta: Asıl Malta adasının kuzeyin- yönünde Anadolu kıyısı karşısındaki üç adadan biri. Adriyatik kıyısında bu adı taşıyan körfezdeki kale ve liman. Kyklad adala(Seriphos). Kurtuba: Ispanya'da. kıyısında 7S rı. 128. 72. 18. Bkz. 46. 22 Körfez Boğazı. 20. 21. 169 Lar Yakası: Iran'ın güneyinde. Ceneve Körfezi'nin kuzey kıyısında ve Apenin sıradağlarıyla deniz arasında- Kum(?) 130 Reis: Kazağı. 67. Atlas Minör. Leş: Kubad Paşa: Basra valisi. Körfez Adası: Patras Körfezi adalarının en Lefkoşe: Kıbrıs'ta kuzeyde bulunanı ve en önemlisi (Korfu. 9S Kürt askeri. aynı adı taşıyan eyaleün merkezi olan şehir. 79 yer. 47 Kostantaniye. 196 mandanı. biri de Tomruk Koyu yakı­ nında Azak Denizi'ne dökülür. 196 Lefkoşe Körfez Adası Burnu. ı OS Koyunluca Adası: Yavuzca Adası'nın ıo mil kuzeybatısında rından bir ada. 21 Körfez Leh Köstendil: Bulgaristan'da. 43 bir kasaba. 17. aynı adı taşıyan iki adanın küçüğü (lthaki). Atlas Minor'dan Türkçeye çevirmiştir. 33 Kotor Kalesi. Tararrta Ege Denizi'nde Patras Körfezi'nin batısında. 68. 80 Muslihiddin ı ı o. 38. 20 Küçük Kefalonya: Körfezi'nin güney ucunda bir burun (Crotone). Lefkoşe sancağı. Bkz. 160 Kuzey illeri: İskandinavya memleketleri. kuzeyde Kuveyt civarından güneyde Katar Yarımadası'na değin uzanan doğu parçasıdır (El Hasa). 20 Kotron Burnu: ıtalya'nın güneyinde. Sofya'nın 70 km. 159 li fi Kuban Nehri: Kafkas dağlarından çıkarak biri Kerç (Yenikale) Bağazı'nın dışında Karadeniz'e.DENIZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMACAN Türk korsanlarından. 20. 73. 20 lS9 Levamiu'n-Nur: Katip Çelebi'nin ikinci önem- eseri. bunlara "Koyun Adalan" denir. Vadilkebir Nehri'nin Adriyatik kıyısında bir körfez (Kataro körfezi). 174 Kalesi. Bkz. 20.

125 Mağrıb-ı ve buradaki kasaba. Anderse Mahmud ve Fener kazaları arasında bir kasaba ve kadılık merkezi. ı oı Malta kapudanı. 133 Mahmud Gazan: Sultan 107 21. 169 109. Tunus. ll o. 42. 79. 94. 158 Mağrıp-zemin. 95. 111 askeri. 66. 156. 19 30. 54 adası. 89. 148. 139. 81. Ligoma kalesi. 24 Mahmud Paşa: Cağaloğlu. Dalmaçya kıyısında. 167 Marmara Mağrıp diyarı. 128. 44. 165 Adası. 31. Mora yolu üzerinde ırmağı'nın mecrasına değin Tarabulusmağ­ Mağrıp Yakası. veziri azam. 126. ııo. 129 Mağosa: Kıbrıs'ta bir şehir ve liman. Mahmud Bey: Hasan Paşaoğlu. 93 Marko Anton: Roma kapudanı. 34. ll6 Manastır. Polya kıyısı­ bir şehir (Mangalur). 89. 116 Lonbardiya ülkesi: ltalya'nın kuzeyinde. 25. Alp niş 98 Mağrıp-zemin kıyıları. 46 Limni Adası: Ege Denizi adalannın en ku- bir kasaba (Livadia). 90. düşen Koca. Maraş Kalesi. nın kuzeyinde bu adı taşıyan körfezin kuzeyinde büyük bir şehir ve kale (Manfrodonia). 69 güneyine madalar (Losinj). 24 Mafrodonya Ma'noğlu. Mağrıp Taralıulusu ll4. Malta beyi. 79. 62. ı 02 Malta hisarı. 35. 21 Paşa: Maksad (?) Avarin. 155 np. 177 122. Cezayir ve Fas'ı içine alan bölümüne Arap yazarlarının verdiği ad. 38 Malta madası'nın güneyinde uzanan üç dilden ortadakinin adı. 147. 178 küçük takı­ . 181 Londar: Yunanistan'da Tırapoliçe. 153. 95. bkz. ll4. 120 Maraş bölüğü. 127.DIZIN dır (Livomo). 63 Mağosa Limanı. yakın Mahmud: Dergah-ı 187 Po uzanan ge- Mahmud Efendi: Katip. 114 Mağrıp: Afrika'nın Trablus. 129. 24 zeyde bulunan ve Anadolu kıyısına en olanlanndan biri (Limnos). Marmaris. 42 Mağrıp kenarları. llO. 25 423 19 . 108. Halkidikya Yan- lstirya'nın 92 Mahmud Bey: Özi beyi. 141. 18. 68. 131 sıradağlarının sırtlarından başlayarak ülkenin adı. 93 Livadya: Yunanistan' da. 67. 58. lll Aksa 19. 125 Manya: Mora'nın güneyindeki Matapan Yarımadası Hisarı. Manya Burnu: Matapan burnu. 168. Maraş: Kahramanmaraş. 137-139. 100-103. 149. Marko Çanlığı: Venedikte'ki SanMarkoçan kulesi. Ali çavuşlarından. 139 111-113 Mağosa Hisarı. 37 Lonkoz: Ege Denizi'nde. 126 Lfizine: Yugoslavya'da. 68 Manglor: Hindistan'ın güneybatı kıyısında Mafrodonya: Güney ltalya'da. 178 Lutfi Paşa: Serdar. 24 Marmara. ll 3 Mağosa 85 Marine (?) ll4 kıyısı.

165 Reis: Donanma-yı hümayun reisle- rinden. Mazarak kıyıları. 100 Marsilya. larından. 13. 25. 13. 130 Mehmed Efendi: hemen güneyinde ridir. Burnu bkz. 131 du. Teke Taş Mekke-i Mükerreme. 88 Mehdi. 82 Mehmed Mehmed Dağı: Yunanistan'ın batı kıyısında.: Fatih. 127 ham. 29. Preveze'nin kuzeyi ve daki Parga'nın batısın­ bkz. 19 Mehmed: Veziri azam. 125. 20 Mehmed Ağa: Adası'nda­ Koca Mehmed Paşa veya Uzun Mehmed dağ. 131 · Maskat Kalesi. 86 larından. 14. 14 me öldü.DENIZ SAVAŞLARl HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN kapudan paşalık yaptı. 106 Menekşe Adası Mehmed Kapudan: lskenderiyeli. 34. kıyısında. 109. 154. 137 Kırım kıyı bir kumluk ve Kapucubaşı. 125. Girit hisarı kuşatması sırasında 112. Gürcü Mehmed Meis: Anadolu'nun güney Mehdiyye: Tunus'un girmiş denizin içine yarımadasının güneydoğusunda bir namlı yoldaş­ üze- limanı var- rabulusmağrıp Mekran: Uroman Denizi meliki. 174 Hasanoğlu. ss Ahmed Maryol Hasan Bey. 122 Memi Bey: Dimyat beyi. On lki Ada'dan bi- ve yarımada rinde bir kasaba. 130 Bursalı. ı ss Mehmed Paşa Mehmed Reis: Turgut Reis'in Medine. 14 Memun: Abbasi halifesi. Türkiye kıyılarından iki mil kadar uzaklıkta. 11. küçük bir Mehmed Giray: Paşa. kısa süreliğine bkz. 171 Marsaşolok Limanı. 129. 56 Mehmed Paşa: Tımışvar . ğusunda. 132 Mehmed Han. 142 Mehmed Han. 94 Mazarak Paşa: ki Suda Maskat Limanı. 83 Melek Ahmed Paşa: Sadrazam: 152 Mehmed Bey: Hayreddin Bey'in yarar adam- Melik Esed: Darnan beyi. Memiş 41' 66. Aden ile Basra Körfezi büyük gemilerin yeğü. 80 Mehmed Paşa: Kefe beylerbeyi. 156 dır. is. 56. 168 süreliğine tek li- sonra kapudan 172 Mehmed Maskat Hisarı: Arabistan Yanmadası'nın do- Paşa'dan Seydı: beylerbeyi. IV. Memi Bey: Rodos beyi. genel olarak kayalıktır. 120 tan'ın kıyısında Belucis- bölgesi. Menekşe Hisarı: 424 Benefşe. kısa çok ısı. 52 Melik Mahmud: Gürecat padişahı. kapudan paşa oldu. 156 Benefşe.: Sultan lbrahim 'oğlu. 18. Paşa. i3o. gü- Paşa: Haydar Ağa oğlu. ilçesi karşısında. 76 Mekke-i Mükerre- Melute (?) 65 kadısı. 19 Yunan Anabolusu körfezi- . 82 ol- kapudan paşa. sultan. Menekşe Paşa: Çavuşzade. Hafsoğullarından. 144. 160 Mehmed Haris: Müftü. bir Mehmed arasında sokulabileceği paşa Paşa: Nalbantoğlu diye bilinir. 126 31. 38. Marsilya kıyı ları. 79. 126. 137 Ta- Mehmed Ağa: Tozkoparan. 145 Mayorka Adası. Uroman Körfezi kıyısında iskele. 171 mandır.

98. ı8. Mora'nın güneyindeki üç dilden en ao~ ğudakinin batı kıyısında kale ve liman (Neapolis). Menteşe kıyısı: Anadolu'nun ı6o. adını taşıyan gölün ile Susığırlık ırmağı'nın sağ batı kıyısı ı9. Harita 67. ı66. Mora beyi. ı96 üstünde. ı78. ı68. Karadeniz'e girmiş Sancağı. 120. Bkz. ı87 Menküp: Kınm'da. bugünkü adı Mustafa Kemal nin doğusunda bir kale. içerde · bir ilçe merkezi. 24 126. ı24. 62 dan. 171 Menekşe Kalesi: Mora'da Anabolu benderi. 114. 79. 42. 66 Minos (Padişah): Girit'in ilk hükümdarların­ Mesine Yakası. ı74 13ı . 40. ıı7. ı74 MinorkaAdası. 130. Halk söyleyişinde "Malıç" olup. 37. ı20. ı7ı. ı7ı ıs6. ı68. ı5o. Paşa'dır. 64. ıs5. 35. Bkz. usturlap ve benzeri konular üzerinde yazdığı astronomi kitabı. 8ı. 52 Miriit-ı Kiiinat: Galatalı Katibi diye tanınan Seydi Ali Reis'in rub'ul-müceyyeb. ı24.59 Mıhalıç: sancağı. ı69. kuzeydoğusunda bir liman. 92. ıı7. Hayreddin Paşa tarafın­ Monkrat beyi. eyaleti. 24. ı66. Kretikus. ı23. Muğla kıyısı 34 Menteşe sancağı. ısı. ı93 rodos 44. 39. ı74 adası ıs9 Mir Sultan: Ulyanoğlu'nun kardeşi. ı67. 44. ı22 dan öldürüldü. Mesud: Tilimsan beylerinden. 43. 47. 127. ı25. 40 Midilli Mesih Paşa: Fatih Sultan Mehmed zamanın­ Mesine Kalesi. ı23. 60. ı8. ı9 Menemen. Mısır diyarı. ıo3 Menolilo (?) 7ı Mısır Menteşe: Muğla. Mimarzade: Engürü beyi. ülkeleri. 76. ıs3. ıı7 ı67. ı23. Mora'da eski Sparta yıkıntıları yanında bir kasaba. Bursa ilinde. 83. 67. ı&6 Mısır. ıo8. 69.DIZIN kıyısı arasında ve bu ırmağın Marmara'ya döküldüğü yerden 30 km. 65. 34. 42. ıo6 Girit'i ele geçiren kayserin kumandanı. 137. Atlas. ıs7. 425 ıı5. Midilli 87 Minôrka 25. 45. Seyyid Nuh. 33 dağın 40. ıs9. ıs9 Metellus: bir dil üzerinde. ı9. Mıgal Mastari oğlu: Adası. ı7s Mısır İskenderiyesi. ın Merkator: Atlas kitabının yazan. 80. 7ı !talyan eyalet ve bu eyaletin merkezi. Bahçesaray ile Sivasta- pal arasında şimdi yıkık ve sarp bir bir kale. ı6s Mezestire 175.66 Hisarı.58. ı3ı Misivri: Bulgaristan'da. 95. güneybatı Mısır kıyısı. ı59 36-38. ı87. 86. 8ı Mezestire: Yunanistan. 87. ıo8. ı86 kafiderinin başı. ı86. 25 da vezirken donanma serdan olup ilk Rodos seferine çıktı. Mesine boğazı üzerinde ünlü bir limandır (Messina). 47. ı88. 3ı. Milopotamo: Mesine: Sicilya'nın kuzeydoğu kıyısında bir Mıgal Mastori: ı78 Milan: Milano. Nehirleri çok olduğundan bu adı almıştır. 156. ı46. 64. Girit Adası'nda Resmo'nun doğusunda bir kasaba. 59 Mora. ı6o. Alıyolu'nun kuzeyinde ve Burgaz'ın 38 km.

128. 170 Moran Adası: Venedik şehrinin doğu yö- nünde. sonradan Mora sancak beyi oldu. 72. güneybatısında. verdi. Saros Körfezi. 160 önünde şehit oldu. 76 Mustafa Bey: Dürzi. 168 Murad. 42 yaptı. cam ve sırça işleri orada Murad Ağa: Hayreddin Paşa'nın yarar a- işlenir. 171 Murad Reis: Bahreyn hakimi. kendisinden önce bu konuda yazılanlardan da yar-arlanarak vermektedir.: Yeniçeri ağası ve defterdarlı­ biri 19 ğın ardından kısa Muğla yaylası. 134. 52. 140 Murad Bey: Mısır kapudanı. 69. 170. 180 Mudanya: Marmara Denizi'nin kıyılarından Musa Paşa. 107 Yugoslavya'da. 177. 194 Muhammed Mustafa: Peygamberimiz. 168 donanmasının Hint denizlerinde üzerine karaya çıktıktan sonra Haydarabad'da bulunurken yazdı­ ğı eser. ıı7 Murad Reis: Ünlü korsan. 21 Murad Paşa: Budin beylerbeyi. Sığacık sancağı 37. 145. 20. 38 Türk Paşa: Murad Reis: Inebahtı yenilgisinin ardından başında bulunduğu Mustafa. 57 Mustafa Paşa: Basra valisi. 179 verildi. damlarından.: Sultan. 125. 70 parçalanması Mustafa Bey: Bıyıklı Mehmet Paşaoğlu. 73 Murad Ağa: Hadım. kapudan Sinan Paşa 24 Tarabulus'u TurgutReis yerine ona. 81 Mustafa Paşa: Bıyıklı. 154. 119. 118. kapudan paşa. 81 Mustafa Bey: Alaiye beyi.: Sultan. gemicilere. 39. Mostar Suyu üzerinde. 138. 19.: Sultan. 38. 81 Moton hisan. 83 Mustafa Bey: Midilli sancağı beyi. 109. süre kapudan paşalık 146. 79. Bu kitap onun geçirdiği tecrübelerden sonra kaptanlara. 11. 64. Veziri azam. Muarız Körfezi: Gelibolu Yarımadası'nın batısındaki körfez. On ana bölüm ve elli ara bölüme ayrılan eser. 34. kapudan paşa. 178. 13 Muhit: Seydi Ali Reis'in. 127 Murad. 171 . 138. Bosnasaray'ın 72 km. 154. 146. Navakm. 426 ıso. 38 Mustafa Çavuş: Dergah-ı Ali çavuşlarından. denizcilere gerek olan bütün bilgileri. 58. 94. 11.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Mora dolaylan. 95. 95 Mustafa Bey: Preveze beyi. eskiden Hersek sancağının merkezi olan şehir. Eğriboz Muaviye: Emevi halifesi. 36 Muhit-i Şarki. yeniçeri kethüdası. 116. Ye- men beylerbeyi. 156 Mota Hisarı (?) 34 Moton: Mora'nın Murad güneybatısında. 170 Muslu Çavuş: Maharetli bir denizci. 81 Mora kıyısı. 79 Moskof. ll. 58. 116. Rumeli beylerbeyi. 144. 21 Mostar: Murad Ağa: zağarcıbaşı. 80 Mostar Suyu. kı­ lavuz almadan Hint denizlerinde kolaylıkla sefer edebilmelerini amaç edinmiş­ tir. 29 Mora sancağı. 144 125 Musa Paşa: Veziri azam. IV. güneyinde bir iskele ve ka- rin'in 7 le. 19. gönüllü serdarı.

Kıbrıs'ın fethi seferine serdar oldu. ismi bir arada verilmektedir. 22. Rodos fethinde kapudan paşaydı.171. 138. bir ada (Kea). Ege Denizi'nde Kyklad en büyüğü (Naksos). sekte bir kasaba. 169 takımadalarından. Nihayetü'l-Ereb: Arap tarihçi ve ansiklopedi 171 Musul. kaymakam olup 13 iste- 171 Mustafa Paşa: Halıcıoğlu'nun güveyisi. 166 Mustafa kışlar. Bu ansiklo105. Anavarin. 169 ve Bara diye iki Narda Körfezi: Yunanistan'ın batı ucunda bir körfez olup. kuzeydoğu­ sunda denizden bir km. fethinden sonra Venediklilere katılchgı için Osmanlılar bu adı vermiştir. insanlar. akın başkaldıran etti. sefere gitti. 38 bölgesi. yeniçeri dan paşa. Navarin bkz. 113 Mustafa 69. bitkiler. 41. 109. Malta seferine serdar oldu. kapudan olup Sultan Murad Han ile Bağdat seferine gitti. dik yamaçlada Tuna nehrine hakim bir yayla üzerinde kurulmuştur (Nikopol). Ilk Nil nehri. Ge- miler Baralimanında 167 Mustafa Paşa: Kızılahmetlü. Tuna'Osma ırmağı'nın neh- re döküldüğü yere yakın bir şehir. 58 Niğbolu: Bulgaristan'ın 120 Mustafa Paşa: Yaylak. Tam adı Niha- yetü'l-Ereb fi Fünün'il-Edeb. Yalıran'ın 72 km. 156 zey kıyısında Preveze kasabası bulunan bu ağızdan doğudaki ucuna kadar boyu 36 km'dir. Mustafa Paşa: Silahdar. kapudan paşa. 117 67 kapudan 106 17. lll Mustafa Paşa: Niğdeli. beylerbeyi. 70. 113 Mürted kuzeyinde.174 Paşa. 42. 69 76 Nitse: Nice. ağası. nın sağ kıyısında. 171 rın 52 Mütenebbi: qnlü Arap şairi. Paşa: Mustafa medi. 112. 153. 169 paşa. kapudan paşalığı Nakşa Adası: Mustafa Paşa bkz. pedik eser beş bölüme ayrılmıştır: Gök ve yer. batısındaki Preveze Boğazı'ndan Patras Körfezi'ne katılır. vezir. Ku- 100 Mustafa Paşa: Lala. yazarı 81 Muzaffer Paşa: Şehrizül'dan ayrılma. hayvanlar. 427 89 108 . 160 109. 157. Paşa: Zurnacı. Mustafa Paşa: üstüne vezir.DIZIN Paşa: Canbolatoğlu. Arnavutla- Niğde. kapu- Nedd: Arabistan Yarımadası'nın kıyı ovası­ na ve çukur sahaya zıt olan yüksek iç 36. 83 Nehr-i Tavil Arabı (?) Nemçe: Avusturya. Mustafa Paşa: Rumeli beylerbeyi. 19 110. 157. Mustafa kapudan paşa. Kara Mustafa donanınayla Nakşa-Bara· adaları: Nakşa adanın Paşa: Maraş valisi. 170 Mustafa Paşa: Tarabulus beylerbeyi. Adası: Kyklad Mora'nın doğusunda Nüveyri'nin eseri. 25 Nobofaça (?) Müstaganem Hisarı: Cezayir'in Vahran eyaletinde. içerde ve yük- NogayTatarı. 109. tarih. adalarının Mustafa Paşa: Kaya Paşa oğlu. takım­ 152. Dellak.

DENIZSAVAŞLARı HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Osmanlı İmparatorluğu. 140 Oruç Reis: Barbaros Hayreddin ve Preve- kıyısında Devleti.165. 122 Osmanlı Şehri: ğusunda ağabeyi. deniz Kapudan: Anderya Dorya. 129 göre anlatan büyük bir tarih kitabı. 148. 42 Nücilmü'z-Ziihire: Mısırlı tarihçi Emir Cema- lüddin Ebül-Mahasin Yusuf b. 170. pek sağlam olmayan bir kalesi (Triyeste. 109. Paşa'nın Payas: batısında İskenderun kıyısında. 132. Osmanlı Imparatorluğu'nun Venedik serhaddinde. 63. 25 OkMeydanı. 18. 94. 72 Papa ülkesi. 20 Ohri: Yugoslavya'nın güneyinde ve aynı adı taşıyan gölün kuzeydoğu kıyısında bir kasaba. körfez içinde önemli bir ticaret merkezi. 160 di ez-Zahir'in (ölümü 1470) eseri. Tam Özi. ıı & . 19. Senj kasabasının kuzeyinde küçük bir kale. 77 31 Osmanlı sultanları. 20. 191. 56 Sultan Süleyman'dan başlayarak (927. 21. 160 Papa. 148. 87. 17& Nüveyrl: Arap tarihçi ve ansiklopedi yazarı Şihabüddin Ahmed Nüveyri [1279-1332]. 65. 136 kadar geçen olay- Özi Kazağı. 120. ıtalya'nın kuzeydobir bölge olup merkezi Yene- dik'in 35 km. 24 Körfezi'nin kuzeydoğu Antakya iline bağlı ilçe.141. 37 Patavya Patavya. Tagriber- Ömer: Isaoğlu. 1639) yazdığı iki ciltlik Osman- Osman. 75 166 Oran: Cezayir'in kuzeybatısında.201 lı 42& tarihi. 22 Öküzburnu Limanı. 122 61 Osmanoğulları. ve'l-Kabire. 72. 11. 62. Pasol (?) 127 Parga Hisarı. Girit hükümdan. 75. 75. 36. Murad devri sonuna değin (1049. 33 sında. Cyttanova). 191. 201 Nova beyi. Kvanner Körfezi'nin doğu kıyı­ Otranda Hisarı: ltalya'nın güneyinde. 130. 1520) Sultan IV. 67. 20.: Sultan. 66. 130 ·osman Paşa. 17. Orya: Ceneviz'de bir yer. 43 Osmanlı ülkeleri. Nova hisarı. Anderya Dorya Padua şehri. 38 Osmanlı ülkesi. 40. 67 Nova: Adriyatik Denizi'nin kuzeyinde aynı adı taşıyan körfezin kıyısında bir şehir Osmanlı kıyıları. 19. ı& Peçevi: Peçevi Ihrahim Efendi'nin Kanuni hakimiydi. 66. Islamların Mısır'ı fethinden başlayarak zamanına ları yıllara 131. 114 Parselona: Barselona. 77. ve liman. adı En-Nücilmü'z-Ziihire jf Müluki'l-Mısır Özi Boğazı. 44-50 oranın bir kale.114. 181 131 Özi Kalesi. 75 Osmanlılar. sı Novi kalesi: Adriyatik Denizi'nin kuzey ucunda. Novigrad. Tarant Körfezi'nin kuzeyinde kale. 43. 29. Papa kapudanı. 24 160 Parga: Oğlan Yunanistan'ın batısında ze'nin kuzeyinde.

ile seferegitmiştir. Preveze Hisarı. ı6s Persene Şehri (?) 24 PertevPaşa: vezir. serdar. ıı6 Polya kıyıları. Prepol: Yugoslavya'da bir küçük kasaba. . (Vieste ve Pischici). 60 38. 80 Tersane karşı ıs5 Preveze: Yunanistan'ın kuzeybatısında. paşa. Roma eyale- Prağdı: böldüğü kethüdası. 72 Kafir se rdan. ı9. 68 Piyale Paşa: Hırvat soyundan. 93. dünya acayibidir. Peıviz Ağa: Tersane kaymakamı. ıo9-112. 94. 72. Eski Roma Cumhuriyeti devrinde kuru olup. 73 Paşa kapudan da denir. Peştiye: İtalya'nın Adriyatik Denizi üzerin- de. Peıviz Bey oğlu: lerinden. İtalya'da yarımadanın bu Mısır kapudanı. Po Irmağı havzasının yubırı parçasından ibarettir. 7S.D!Z!N Perpinan: Fransa' da. 169. 33 reis- ı26 Polya yaka~ı. 76 24 Peştiye Hisarı. bağazın 68 ucunda ve adını taşıyan kuzey kıyısında bir kasaba. Lion Körfezi'nin sınırına yakın sunda Ispanya (Pei:-pignan). nı. bulamadım. 2S Ligurya. Portokal kralı.ı66 · Puthane: Cemhere'de. 60. Piyana: İtalya'nın kuzeybatı ucunda bir büyük bölge olup. 79. 24. 66. 67. 89 Burasının neresi olduğunu Ama Italya'da. 24 Plri Paşa: Veziri azam. Sakız'ı aldı. 136. doğu­ bir Polya: Güney İtalya'nın Puglia bölgesine Osmanlıların verdiği·ad. 2ı. Pinten'in. kadar batısında eski Kosova vilayetine bağlı bir kasaba. ı9 Prezerin san cağı. bataklık olması düşünülebilir. 34. 79. 135. yazar. ıı9 Portekiz kaleleri. 34 ıı2. 114. ı66 dan. ı 09 ı70 119. 134. Üsküp'ün so km. 6S. 76. merkezi Otran- şehir to şehridir. 2ı ı59 Pelinius: tarihçi. 9ı. 67. 79. ıoo. ı os . güyegü. vezir. Narda Körfezi'nin batısını kapayan bir 4ı Piyale Kethüda: Uzun Piyale Bozca Ada'da poyraza olan liman. ıo7. 11S. 93 donanma ı67 Polya memleketi. Manfredonia Körfezi'nin kuzeyinde. 66 Donanma-yı hümayıın Polya vilayeti. ı77 Piyale Paşa Camisi: Radamantos: Girit'in ilk hükümdarlann- Kasımpaşa'da. güneyinde Rahbe: ıs9 Bağdat ile Rakka sağ kıyısında 429 arasında Fırat'ın bir şehir. 44. Fargano Burnu üzerindeki iki küçük kaleden biri olmalı. 116 Priştine: Yugoslavya'nın güneyinde. üzerinde yirmi üç şehir ve kasaba vardı. Brendizi şehri. kapudan paşa. 68. ıo4. Plri Reis: Limanı: korunmuş Agariliya Nehri'nin ikiye 72. 63. 67. 82. Gelibolu sancak beyi. 114 Portokal kaleleri: Hind denizlerindeki Poyraz Pinten kalesi: 33. 2ı. 66. 7S Preveze Kalesi. Preveze Boğazı. 99. 33. Polya kaleleri. Portokal: Portekiz. 113 Prendiz: tinde "Maraais Pontens" den~n büyük bir bataklık vardır. 24. 99. 72. 72. doğusunda Lonbardiya bölgeleri vardır (Piemonte). 8S Piyale Paşa Bahçesi: Üsküdar'da. ıo2-ı04.

40-44. ı8o. ı65. ı23 yerden Rodos Adası. kapudan Sinan Paşa'nın ağabeyi. ayrılmış de de tarihi olaylar verilmektedir. güneyinde. ı46 kollarından ıoo. 58. Yazar birçok siyer ve tarih ı5ı. ı 05 Paşa: Ramazan ı2ı Tunus beyi. ve iskele (Retimo). 77. 24 Raht adası (?) 80 Riçe Kalesi. ı7o. Rumeli kenan. 64 Revan: Tiflis'in 36. ı49. Sancağı. Hafsoğullarından. ı7o 29 ı92 kıyıları. km. Roşne Um- Rumeli. 13ı veziri azam.-34 Recep ı56. ne Rumeli 7ı. ikinci bölüm- Uroman'ın doğusunda. 67 run (Resülhat). ıs5 Sabanca Gölü. Mesine Hisarı. 42. ı46. ı59 ı6o man Denizi'ne açılan en doğudaki buAğa: Hadım. 132. Rumeli vilayeti. 34. Rumeli Zengi Suyu üze- Riçe: Güney ltalya'da. Aras rinde bir şehir (Erivan). 90. ı45 Rus. reislerin- den. ıı4. Rumeli askeri. ıo9. kadar yukarıda kurulmuştur. 33. 33. 99. 24 Rayka: Polya vilayetinin valisi. · Reşid: kuzey kıyısında. 138. ı47. Hisarı. ney 93. ı7ı. onun 35 km. 80 Resmo: Girit ı9. 71. kıyısında ı66. 79. ı66. Rodos Limanı. Recep Reis: Körfezi: Tararrta Körfezi'nin güneyin- lan körfez (Rossano). ı 08 ı67 430 . donanma-yı 112 Roma Suyu: Tiber Nehri. ı59. ı69. ı74 Roma kapudanı. 25. ı66 Bağazı'nın müstahkem bir yer olup Mesi- doğusundadır 139. kitabın özünü Iki ana bölüme Rodos göre ilgili bilgiler. ı45. ı77. Fırat'ın sol birleştiği lih Nehri'nin bununla ı2 kıyısında Be- Riyazl: Şair. gü- Sabanca. ı68. km. Muhammed el-Hımyeri'nin adı Rodos (ö. doğusunda bir kasaba Nehri'nin ı75 Revan eyaleti. ıoı ı44. 60. 79. ı40. 59. ı7ı. 128. ı57. 1494) e- kitaplarının toplamış ve alıp ve bunu alfabe düzenlemiştir. 35. ı9. paşa. 35 Rodos Kalesi. Rumeli eyaleti.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Rahmaniye Kalesi(?) ıo6 Riçe Burnu. 138. Paşa: bostancıbaşı. 63. Tam 25. 62. ı9ı ı69. ı55. 34 ı69 ı22 Paşa: Vezir. 4ı. ı79. ı60. ı8ı Mısır donanmasının anı­ ı99 Rum tarafı. Rodos Ravzu'l-Mi'tdr fi Ahbari'l- Aktar ve'l-Amsar. 137 birinci bölümünde memleketler şehirlerle ı53. ı24-ı2~. 112. ı93 Rumeli yakası. 29. 137. Recep 42 Romanya. Re'sü'l-Hadd: ı54. 132. 95. ı50. ı94 Rüstem şehrinin karşısında. 62 · Rakka: Suriye'de. Romalılar. Adası'nın Hanya'nın 45 km. bu kitapta sırasına Boğazı. 133. (Reggio di Calabria). 89. ı78. ı93. 80 reislerinden. ıı4. 24 hümayun kapudan ıı4 de küçük bir kasaba ve onun adıyla Rum. ı92 Ravzu'l-Mi'tar: Şeyhü'l-Umde Ebü Abdullah seri. ı70 ı56. ı68. 8ı.

Sakarya ilinin Hendek ilçesine bir kasaba. 201 kov). kapudan ve ser- San Marko alemi: Venedik şehrinde. 166. ı 04 km. sonra da Salih Reis: Ünlü korsan reislerden. ı5ı' ı52. 139. 22 denizine yaptığı ilk akınları gerçekleştir­ di. ı86 ı67 San Marko: lncil ravilerinden. ı Ol adaların başı. 117. 70. kilisesi: Venedik şehrinde. 104. ı47. . kuzeyinde. 138. ıo3. li- Sebastiyano Verniyo: Venedik kapudanı. ı56. zincire vurul- 127 İstanbul'da. neydoğusunda kıyısında Belgrat'ın ırınağa 44 km. ı20 Sarayburnu. ve Sur'un kıyısında Sayda kıyıları. 125 Rusya. kıyı­ Cenova körfezi Silibe (?) ı 06 . Ege Denizi'nde. ı66. ıo2 bir kolunun bu yerde. Yemen ve Aden kıyılarını San Tiyadorus: Hıristiyan azizlerinden. 166. 44.DIZIN Sadrüddar: Dicle ve tığı yerdeki Fırat'ın birbirine karış- Santarma Hi sarı. 186 ve Filibe'nin 97 Selanik Körfezi. 25 Sakarya Nehri. 99. Sakız Adası. Ve- nedik şehrinin koruyucusu. hisarı: Osmanlı donanmasının Fırat'a Necid batak- dökülen suyun Semendire: Yugoslavya'da Tuna rast- ve istihkaı. Sayda: 170. ı53. 44. Akdeniz Sakız Limanı. 125 lslavların oturduğu ı96 Salih Paşazade: kadar Lübnan'ın güneybatısında man. 117 Selanik. Ugurya'sında Ada!ı: kımadalarından Sadrülbahran (?) ı 06 Selim. 105 Santer- şekillerinde güneydoğusunda. ıo4. 40. 105. Kyklad ta- Saravuloz. ı25. 47. 25. 154 Sancaktar Reis: TurgutReis'in namlı yoldaşlarından. 33 Salih Paşa. 175. ı 08 139. ı 05 Santron Saffiiriler. 23 dar olup San Marko. 67 Samsun. 62 ve liman (Savona). Hanya'ya Hind saba. hatta Santamariya lanan Malta Girit'te. ı55. ı38 35 km. 19. 107. 87 Sagona: ltalya'da idari bir bölge. Sultan. 22 ı46.nı.. Sakız ı74. Santalocito kalesi (?) 62 Santamaıya Burnu: Polya yakasında. 185 Saruhan sancağı. gü- bir kasaba. 59. 140. ın. biri (Santorin). 179 ıo4 Saldaplar ülkesi: yerler.·21. 24- Santarma: Osmanlı kaynaklarında me. ı56 Sardunya Adası. gelip üzerinde bir kasaba. Kalesi. 153. 35 43ı . 23 Selne vurdu. 157. Sava nehri. 156. 138. ıı6 Sofya'nın Samako: Bulgaristan'da güneydoğusunda kuzeybatısında haydut. 51. 60. 11. 69-7ı yakalanıp asıldı. 114 Sefer Tiil: Tarabulusgarb'da bozgunculuk çıkaran Eğriboz beyi. 43 bağlı bir ka- Semave sancağı: Bağdat'ın 235 ve I-İille'nin 88 150 km. 113. 68. du. 160 nın kuzeybatısında bir şehir Sarıçayır: bağlı ı28. lıklarından Morava'nın döküldüğü ıoo.: Sultan. ıo2 Santarma Burcu. 23 Selman Reis: korsan reisi. Sekiz Kemerli Tersane: 50 km. 89 bir kasaba (Samo- Selim: Yavuz. 126.

silahdar. 84 kistan 117. Sihri: kapu- Sirafe: Fars Denizi kıyısında. kuzeydoğusunda bir kasaba. Şiraz'dan 60 fersah uzaklıkta ticaret yeri büyük ve şehrinin 235 güneydoğusunda. Paşa'nın 130. 35. Silistire: Romanya'da. Bu bölgenin büyük bölümü bugün Pa- Sicilya Adası. büyük bir ı29. Sis ı36 kuzeyinde. Seydi Ali Reis: Hüseyinoğlu. ı04. 57 Sivrice Limanı: Ege Denizi'nde. ya kıYılarını yağmaladı. 138. 9ı. donanma-yı hümayu~un ünlü reislerinden. 22 Siyavuş Paşa: Sinan Çavuş: Sultan Süleyman Han'ın HayPaşa'ya gönderdiği Sinan Kapudan: Rodos beyi. Septe. ıss. 134 eski bir şehir. 96 Silifke. ın adamı Paşa: Güyeğü. ı8 Paşa: kapudan yi. Avlon- reislerinden. azam. 76 Sifaks kalesi: Tunus'ta Gabes Körfezi'nin km. ı66. 86. 25 Seydl Ahmed ı23. 114 Sinan Paşa: Anadolu beylerbeyi. 122. yanındaki ıo9. Türkçe söylenişi Serez. ı66 Sind !imanları. ve Tunus Karkanne adalasancak merkezi bir şe­ hir ve iskele (Sfaks). 8ı. ı os kın paşa. ı6s Septe karşısı.mın bulunduğu yeri anlattığı için buraya nehrin adı verilmiştir. kapudan Sinan Paşa: Yemen'i fethetti. 44 87 Silahdar Paşa: kapudan. 39 Sinari 8ı Adana'ya bağlı Kozan ilçesinin devrindeki adı. 82. 79. ı24 reddin aşağı ı29 Yunanistan'ın sancağı: Sivas. 110. şehir ve kale. ı67 kıyısında . Sinop Kalesi.DENIZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Sencuvanoğlu: İskenderiye beyi. 30. ı7s Sivas eyaleti. 113. 57. 84. 99. ünlü korsan 68 ıo3. Tuna üzerinde bir Silivri. 79. kapudan paşa. 57 Sinan Septe Boğazı. ıs6. Adriyatik Denizi'nin kuzeyinde. ı74 kıyısında Mısır vadisiyle delt. Edremit Körfezi kıyısında ve Midilli Adası'nın Sin Kalesi: Hırvatistan' da. Sinan Sıffin: Rakka 8ı. ı7. 77 Van beylerbeyi. rının karşısında doğusunda Paşa'nın kardeşi. 1. ı27 pudan paşa. ı67 şair. Budin'in 230 km. 87-89. Nehri'nin Osmanlılar ı9 kasaba. ı72 ıs4. Kvanner Körfezi'nin doğu kıyısında kuzeyinde bir liman. elçi. bilim ve yazar. ı26 Sozya. Selanik'in km. paşa. ı7ı Sivilye. ı20 Sinan Reis: Hayreddin yakınında Fırat'ın batı kıyısın­ Sığacık: İzmir'in Paşa: dan paşa.77 küçük bir kale (Senj). 57 da bir kasaba. 59 Paşa: Cağalaoğlu. 87 Seferhisar ilçesine bu ilçenin güneyinde deniz bağlı kıyısına ve ya- Sinop. Siroz: Sigetvar: Macaristan'da. 35. 24 kuzey Rüstem Sind: Hindistan'da bir bucak. ı 08. serdar. İndus gölün kuzey ucu yakınında. ı72 Siviiye Limanı. ıı7 Sığacı k sancağı. beylerbe- topraklarındadır. 56. 59 ıs7. ıo7. ka432 veziri ı7o Sobut: Yugoslavya'da Dalmaçya bir kasaba.

ı05. ı22. Suda Limanı. 84 Yugoslavya'da. yukarıda. 80 Süleyman eski doğusunda. banın aaı. Tapti Nehri'nin sol kıyısında ve döküldüğü Paşa'nın Şam. Dalmaçya Donanma-yı Cezayir' de. bir burun üzerinde yıkık batısın­ hümayun reis- Kalesi.DIZIN Suda: Girit'in kuzey doğal kıyısında Adanın batı liman. 8ı' 4ı. Suluburç: Halkü'l-Vad'a yakın.erinden. Sisam. ı56 Süleyman Bey: Suriye kıyıları. ın Süveyş iskelesi. 86 Surat Limanı. 20ı Süleyman Reis: Musul'da Kerkük sanca- adı ıo2. ı42 Suda Hisarı. 20. ı66. Şıhr: ı65 Şibenik: da. 7S. S7. 56. kuzeyinde bir şehir ve iskele. 29. ıo9 Arabistan (Şehr). 80. sınırları bir ülke olup Azerbaycan Cum- içindedir. Brehmenlerin burada Şiva iba-· derine ayrılmış büyük ve pek süslü bir tapınakları vardı. bir kale. 128 43. kıyılarının Baltaoğlu. Yarımadası Akroteri bir körfez ve ucu üç büyük delta kolundan ortadakinin ve yakınında onun üzerinde ticaret yeri olan bir kasa- ı4S. 63. ıso. 40 eyaleti. S8. yerden Şam kıyıları: 3ı Şehr-i km. Istanbul'un fethin- Süleyman Bey: Kapudan reis. ı24 Şattularap Adaları. 86 Şehrizfil: Şehrizür. zı". 40. S6 Kafkasya'da Hazar Denizi'nin sında ri'nin ı43 denize kıyısın­ güneyinde bir iskele ve 2ı Şirşal beylerbeyf76. 3S l. ı 07 . Ege Denizi'nde. ı42. 44. 76 Suda Kalesi. eyaleti. 76. 79 Süveyş Limanı. 137 ı4o Sütlüce. Sünbül Ağa: Darüssaade ağası. 86 Şehriz(i( Adası: Anadolu mos). de karadan gemi indirdi. b'unun Süleyman Paşa: Kastamonu beyi. ı43 Tarabulus beyi. 63 Sumnat: Hindistan'da. Mısır 76. ı4s Süveydanoğlu: ı4S. Şirvan: Boğazı: Tuna'nın Yemen'in Hadramut iskelelerinden da ve 40 mil uzağındadır. S4 aşağı yatağı arasında merkezi döküldüğü huriyeti 433 batı­ ve Kafkas dağlarıyla Küİ NehŞamahı'dır. ı OS Zadra'nın kale. Şam kesinde. ı4ı. Paşa: Hadım. Şirşal: 89. 69. ı47 eski Şaban bir şehir. Gücerat ülkesi sında ve Yeni Surat şehri yakınında kıyı­ Şaban Paşa. 13ı ıso Suda Boğazı. 66. Türklerdeki adı "Süne Boğa­ üzerindedir. 79. 46. ıo3. 29 Suda Burnu. Surat Kalesi. ı8 Şe tr kenarları (?) 8ı Batı önünde bir ada (Sa- ı26. S7 79 Sülüne Yarımadası'nda. 52. ııo 85 Hindistan'ın batısında bu nehrin denize Reis: Hayreddin san reislerinden. 99. 59. ı os Cambay Körfezi'nin do- ğusunda. 76. Surat: Şam diyarı: ve Gücerat ül- km. Sultan. Süleyman Han: Kanuni. Bombay'ın ı7o ünlü kor- Suriye bölgesi. Horfekan (?) 82 ğının Susam ı23. Cezayir Kalesi.

ıo7 Şolok: Mısır Iskenderiyesi beyi. larıyla Kür Nehri'nin aşağı yatağı arasın­ daki bölgeye düşen batı kıyısına verilen ad ise de genel olarak Hazar Denizi'ne Şirvan Denizi de denmektedir. 90. 13S Ten km. 63. yeri ve sınırları tamamen belli değildir. Mersincik limanı ve Bedye köyü yakınların­ da bir burun ve liman. ı4o Taşoz: Ege Denizi'nin kuzeyinde. 44. Tarnan Bağazı da denilen Yenikale · (Kerç) Bağazı'nın girişinde bir yanmada. ı9. Ten Suyu: Don Nehri ı8. merkezi Antalya. Şerif Tenztl ve Esrarü't-Te'v!l ünlü tefsiri. 13ı. bir adı da Faraklı'dır. ıoo. ı7s 44. ıo7. Iran'ın kuze- . Taşköprü. Tarnan Yarımadası'nın doğusunda Taman: Karadeniz ile Azak Denizi arasında. 134. ı22. 79. ıo7 limanı ı13. Takvimü't-Tevilrfh: Katip Çelebi'nin Adem 2ı Tekir Burnu: Anadolu'da. ıo7 Tarnan Adası. 94-96. kadar kuzeydoğusunda adını taşıyan bumnun altında.fsir-i şeyhülislam Kadı BeyzaYI'nin · Envarü'tadlı büyük ve Teke: Aşağı yukarı bugünkü Antalya sınır­ ları içinde bir Türk beyliği. 42.Tatar taifesi. ı2o. ı7S Tarabulusşam. 134 Tatar ham. Kerme Körfezi'nin batısında. 136 ıoo. ıo7. 132.) 131. ı7s Teke sancağı. ı24 Tahtalu: Rodos'un güneyinde bir kale olup ııs. Bu bölgenin kuzeyinde Hazar Denizi'ne düşen yerlerine "Taberistan kıyıları" denir. 79. 94. ı8. 29 Te. Kitabı: Aristoteles'in Politika eserinin bölümlerinden biri söz konusudur. bir kale. ı29 Tedbir-i Medine Tilcü't-Tevilrfh: Hoca diye yoktur. 20ı da. ıo8 Tatar hanları. Seyyid Nuh. Atlas. Cezayir şehrinin ıso km. 4S. "Hoca Tarihi" diye de anılan bu eser. ıs9 adlı tanınan. ı26 Tementus (?) 78 Talyan: !talyan. 94. Yalıran'ın 200 Tarabulus. Kazağı. ı8. 127 Tarabulusmağrıp. 13S Tarabulus ocağı. BS batısında. ı6s Temriik: Azak Denizi'nde. ı28. tarihçi ve Sadüddin'in [ıs36-ıS99] eseri. 139. 32 yinde bir bölge olup. ı2s 434 . Yavuz Sultan Selim'in ölümüne değin olan olayları içeren iki ciltlik büyük bir Osmanlı tarihidir. 70. ıso Tarabulusgarp. Tarabulus hisarı. ı29.DENIZ SAVAŞLARI HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Şiıvan Denizi: Hazar Denizi'nin Kafkas dağ­ Tarsus san cağı. Menteşe kıyısın­ Aleyhisselam'dan ı648 tarihine değin geçen zamanda tarihlerin yazdığı olayların ve kendisinin daha önce yazdı_ğı tarihlerin. 99. Akdeniz kıyısında bir kasaba. 138 43 Tekeli Paşa. Taberistan kıyıları: Taberistan. Tha- la'nın karşısında sos). 130 Tenes: Cezayir'de. 89. Kavabir ada (Taş-öz. 48. deltanın karşısın­ daki iki ada (Bkz. Harita ı6. 89. 79 so Tentere Adası: Don Nehri'nin Azak Denizi'- ı39 ne döküldüğü yerde. özellikle Arapça Fezleke'sinin kronoloji cetveli yerinde olan eseri. ıı7 30 Tatar. 134.

140 Tunus hakimi. 54. 62. ünlü Türk korsan reisi. 44-47. 120. 51. 151 beyi. Tilimsan seraskeri. 49. biri ovanın kıyısında Akdeniz biri (Toulon). 73. 93. Adriya- burun. Toulon bkz. 139. Peş­ Tranta Burnu: şe­ bir Tulum içindedir (Timi- da. 120 Tuzla Burnu: Tarnan Torak Paşa: Karaman beylerbeyi. TurgutReis. 87. 79. 119. 58 Tunus şehri. Hisarı: Marsilya'nın güneydoğusun­ ııo. 121 Tilimsan meliki. 170. 156. 50.123 Todomovi.168. 18. 129 sonra en büyük ve en ün- kasabası. 49. 56 Tuna köprüsü. 63 Tırhala sancağı. 63. 121 58. Todori. 109 Tilimsan: Cezayir'de. Ebro ırmağı üzerinde bir şehir (T ortosa). 139 Yenişehir'den güneydoğusunda. şoara). 88. 53 dağ eteğindedir. 120. 119. 24 Fransa'nın şehirlerden Yunanistan'da Tesalya bölgesinin üzerinde. 50.150. 93 Tunus padişahı. 35 Tercan Ovası: Erzincan ilinin Tercan ilçesin~ Tercan Sahrası. 53. 18. 30. . 50 Turgut Reis: Turgutça veya Turgut Paşa Tiranda: Gönüllü kaptanı. 25 Trabzon. 79. 146. 49. 24 nunun batısında bir liman. 64. Köstem soyunun geniş bir km. 59. 139. 62. 132 Termiş: Mora'nın doğusundaki Tırhala: Katalanya bölgesinde. 65. 62. Yenişehir'in 130 güneyinde. ıtalya'nın batısındaki bir ovada olup bu- sınırları gün Romanya güneyinde Taranto Körfe- tik Denizi'ne girilen Otranto hir. 172 lü da. 48 Tunuslu. 58 Tunus sultanı. Tulum. 62.' bir kasaba. 139 Tilimsari beyi. 52.100-102. 130 batısın­ kollarından Bağazı'nın Tuna kıyıları. km. 52. 167 88. deniz Kıyısında. 91. 115 Toprakhisar. 120 kıyısından 48 km. kuzeybatısında Tortoza: 1'50 ·-·"!'·. 110. 49 Tunus vilayeti. km. Tarabulusgarp beylerbeyi. uzakta bir kasaba olup güçlü bir kalesi vardır (Telemsen). 89. 63-66. 92 Skyla bur- Tranta: Tımışvar: Macaristan'ın güneyinde ve güneydoğusunda te'nin 255 km. 142 Karlı-eli Malta Todori Kalesi. 54. 92. 138 135 435 Adası'nda bir burun. 127 Tunus Hisarı.155. 170. 121 Tilimsan iskelesi. 94. Tophane. 46 Tilimsan hakimi. 91 rinde ve Ispanya'nın Tarragona'nın 70 tepenin üzerinde Tunus Kalesi. 102. 50. Tunus memleketi. 95. Tise Nehri'nin kollarından biri üzebataklıklı ltalya'nın zi'nin doğusunda bir şehir (Taranto). kuşatmasında şehit oldu. 175 ve Tunus beyi. 121. 140. 52. 51 Tırhala arpahğı. 22 Turgutça bkz. deniz kıyısında sayılı Tunus. 56 deki ova. 79 Tunus ocağı. 55.DlZlN Yanya'nın Tepedelen: Amavutluk'ta. 114 diye de geçer.

191 Üngürus kralı. 167 Ulyanoğlu: Hisarı. Bkz. 71. 20.69 Venedik Uzun Piyale bkz. 30 Venedik kapudanı. 119. 21. 36. Uzun Mehmed Paşa: Bosnalı. 105 Uroman Denizi. 142. (meşayihi) şeyhleri. 31. 166 Üsküp. Kotor (Kataro) Körfezi'ne varılır. Bkz. 159. 52. ona yakın. 124 reis ve serdar Varna. 170 Boğazı. 122. 72 Ülgün-Bar: Yugoslavya'nın güneyinde. 88. Bir iki kaleyi geçince. harita 186. 149. 114 Venedik hakimi. Üngürus: Macaristan. Basra ile Küfe arasında. 35 110 Tuzla Limanı: Kıbrıs Adası'nın güneyinde Üngürus taifesi. sonradan birleşerek büyük bir ada oluştur-. çıkma 4) buraKorent Limanı olduğu söylenir. 120. Atlas. büyük bir suyun kıyisın­ dadır. kapudan paşa. 23. 93 Uluç Ali Paşa: Kılıç Ali Paşa da denir. 123 paşa şehir Venedik. 79. 83 Uroman vilayeti. 17. Dicle'den Fırat'a giden doğal kanalın. Seyyid Nuh. 94. 93. 108. 87. 22. 38 Veli: Turgut Reis'in babası. 9. 19. 42. 110 Üsküdar. 114. 132 olmuştur. 17. 23. 38-40. 40. 55 Urban 25 Van. Ceza- yir beylerbeyi. 114 Venedik kıyısı. 24 Venedik şehri. 180. 80 Umur Bey Limanı: Tuhfetü'l-Kibiir'ın 1329 [1913] basmasında sının (s. 77. 67. 36 Venedik halkı. Ar- Venedik dukalığı. 67. Piyale Kethüda. 17. 64. 77 Venedik Körfezi. 166 VenedikAdaları. 106 Vasıt: Irak'ta. 19-22. 87. 68. 117.DENIZ SAVAŞLAR! HAKKINDA BÜYÜKLERE ARMAGAN Tuzla Kıyısı: Kıbrıs Adası'nda bir burun. 178 şa'nın ölümü üzerine birkaç sene kapudan paşalık yaptı. 52. bu nehre gemiler girip çıkar. 89. 119. ll 7 Venedik Cenerali. 63 72. Hayreddin Pa- 139. 129. Uluç Hasan Paşa: Mağrıp'tan gelip kapudan Arap takımına Van eyaleti. 201 Vahran: Cezayir'in batı ucunda ve Akde- Türk hanları. deniz kıyısında bir yüksek kaya üzerine kurulmuş küçük bir kale olan Bar ile birlikte Ülgün-Bar diye anılmak­ tadır. 38. 32 niz'in bir koyu içinde kale ve (Oran). 140 Türk. 195. Adriyatik kıyısında bir liman olan Ülgün (Ulcinj). 24 büyük bir liman. 115. 127 436 . Vahran 88. 21. 118. 105. 54. ııo. 118. Valencia Körfezi kıyıları. 23 navutluk sınırında. Atlas. 126. 141. 53. 87 Urban. Seyyid Nuh. 167 oldu. Ülgün. 133. 137. 79 Valansiya kıyıları: Ispanya'nın doğusunda 114. 104. 122. 77. 129. 49. 24 Venedik taifesi. 67 Venedik Cebehanesi. 154. 116. 50. ı 48 Venedikli. 20. harita 186. 123. mak üzere iki kola ayrıldığı yerde büyük bir şehir. 138.

76 Yemen kıyıları. 132 kuzeybatısında Alacahisar ve Dukakiil'e yakın. kuzeybatısında Köstem Nehrinin sağ kıyısında bir şehir olup iskelesi Golos'tur. Tihame'de. 29 na gelir. 185 Yusuf Paşa: Kefe beylerbeyi. 20. 122 Yunan Adaları. 36 Yanya: Yunanistan'ın kuzeyinde. 75 Yanık: Macaristan'da. Sana ile aynı boy- 122 lam. Yahya: Celali. 138. 159 Yahya: Harici. Sultan IL Bayezici'in gökeleri- ni yapan kişi. Hudeyde'nin gü- Yemen. Zebid ile aynı enlemde eski Himyeri merkezi ve bugün büsbütün bırakıl­ mış bir kasaba. 82 gesinin ve Osmanlılar zamanındaYanya vilayetinin merkezi olan şehir. Yalakabad: Yalova 185 silahdar.DIZIN Venesiya veya Viniçiya: "Sayısı çok" anlamı­ Yenihisar. 43 Zengibar kıyıları: Afrika'nın doğu kıyısında Yemen eyaleti. 109 Yedikule. 19. adını taşıyan vadi- nin içinde bir kasaba (Zabid). 120. Yeniköy. bir kale ve li- man (Zadar). 41 Yabse Adası (?) 25 Yörükan-ı Akyazı. Priştine'nin 27 km. 196 Zatar: Güney Yemen' de. 37. 109. Venedik şehri. 168 neyinde.: Peygamber. 72 Yanya sancağı. de bir kasaba.22 Zadra Hisan. 170 Yanbolu: Bulgaristan'da. Yakup Yunanhlar. Kanuni Sultan Süleyman devrinde yakıldı­ ğı için Türklerin bu adı verdiği söylenir. 76 Zertürk Kalesi (?) ı 05 Yenicami. 128 437 . 80. 84. 87 Macarların Zadra: Yugoslavya'da. 76 bir ada ve bu adanın üzerindeki şehrin ve karşısındaki geniş ülkenin adı. 20 ·-. 17. diRaab dedikleri şehir. Kosova ovasında Yenişehir: Yunanistan'ın Tesalya bölgesinde ve Atina'nın 225 km. Tunca Nehri üzerin- Yusuf. 43. 31 Yakup: Barbaros Hayreddin Paşa'nın babası. ğer Avrupalıların Györ. Epir böl- Zatar kıyıları. 140 Zaklisa Adası: Mora'nın Holumuç Bur~ nu'nun 15 mil batısı karşısında ada ve kale (Zakintos). 168 Yukarıhisar: Ayatodori Adası'ndaki hisariardan biri. kapudan paşa. Şibenik'in kuzeybatısında Budin'in 133 km.·~·-· Vilçetrin: Üsküp'ten öte. Hz. 22 Yenihisar: Kastel Nova. lslimye'nin 2 km. kuzeybatısındadır. 140 Yahya Kethüda: yeniçeri kethüdası. 144. 135 38 Yusuf Paşa: Yusuf Ağa diye de geçer. 103. 18. 84 Yani: mimar. 169 bir kasaba. 21. Dalmaçya kıyısında. 76 Yemen diyarı. 140 Ya Vedfid Tekkesi. 177 Zebid iskelesi: Yemen'de. 159 44 Paşa. güneydoğusunda. 76 Yeni Dünya: Amerika 17. 109 Yahyaoğlu Yunan ülkesi.

.

Hacı Beşir Ağa.TUHFETÜ'L-KİBAR Fİ ESFARİ'L-BİHAR Süleymaniye Kütüphanesi. . 463 Nolu İbrahim Müteferrika baskısının tıpkıbasıımıdır.

Ff ESFARİ'L-BiHAR TUHFETU··.·-•. L-Kiıvm 219 .

) .~J:~j~_.J_. ..l~~-~'. tı ~J~·~~_.ı.. . ' .:.... J.. \...!.~-~~·J!..ıJr~~.~ . JJJa.:JJ .ıJ..l.~~....<~~-~L:_ı. /.j_..ye .ft....~JJ~ ~!J_.:..t..)~Jlcr!-'o.a. .J..\ı:J:ı""J~eJ...-J..~bl~l~~~ i ~~(.n i ~ı w w~\ 4 .ilt_..S!~\G._.. :-j~.J.\St...I / ~!M e.:._.u.. tSt.r _.~.ij~J ı..~\.A:Jl.... ' • ~-' !JtD_~.~~J~l!'. ·.J~~vcl ~J~..~~)~_. '' .Jl>.)...:. ..J..l~y})~~~~ı>~~}~J~~J~~orf~~6.SjW!J\l:J-lff.~1ı>.:)_..L~J~~··yojJ ~~JJ~s~~Y.~.~~~~ llie)J~~~)ı.. l~C l.~... \i.J.ı..l:9·tJ.Jj~:.' ' ..u7 ~.)rJ~"~..b~J~~UJI~I~ l !.U~·l~~tı~'\o....Ac ~_.~ ~l.i:"&J~~~~Xs..:.ı_.'Ull:LJ':4~ tt.S JJ~ ~..~~i._.cJ~)~9lJL41ıJi6. ...L.\L. -- ...:i-U.~ o.... ~A-tJel.tJ~L.~_.>lj ~ 1 ' 1""~ .ı.....: 1 1 ~~tc~.-~~ r~e. .~jJ~J.A~_..~kJiı' c~ ~.j!J~~<$.~L-1~ ~~..J~\.) f 1 ~~-'JJ~u.!JJ)u~t~~'-!i~JlJ~~~ ı :1 f'\A..J~f'_. 0_.f~P~.Ml~A:~Y.. t~ ı:..~.& ~~~IJ....:.. 4:..·tl:.J~j~. ~..t~_.~lliLıt.vr~)·.1!J~!~W.J.1)..: 220 1 1 1 .A4~t.....~J.-.ı:--.~._.. ~_."f~ID.~l..6e'-:'ket4'~-'"' ı ~ ~j.)~}.~.S}Jt.lt'~~~'-'~J~~~.:..r r-:. )'""'"-':_.=.Jtıc_.ı.:... .J~~ .r4>. ~.. ~.J->~Jl_..:.(..lJcJ:ı~~-~~j Ai~ '( • • .:..0_.j..~_.._.:.~...!j.)·~~~L.1.::.\cı..Ijts..:.tJJeb! · ..._..:~)~91 t.~.J~yef~~J..ti~J. ı ~ 1 . Jlrt:J~~~~~ı_._...( eJ.lif ~ ~-!'J.J.KATiP ÇELEBİ 1· $ .t. ~ .....~~·~}..·.sJ.~ıbu:u.)~'~LD~J~..~~r=:..tj ii ~ l f::..ıJC.)I. .)Jl..I ~ ı ~~r~t.JJ..ı_.J~._.J~_._.~)_.L.lll~ ~'iJ•_.:.-'f'-'J~L...) 4:~JJJ J.. • i • • • 1..:. ~\.c~.~~JcJ~~-'l~~..:J~~.lô\4.: •.wJJ~ ı J~}~~~l d.~J_.~.ı. <41:-b..t. i .J._\..=-ıru. ..' ' •·•• . / i •A.c ~~ ~l:i~\..t~~l.t\Jl_.\. t ' J' ..L..~~JI~I ....~..-J~l.i.ı~lJfi" p_... .I ~l.~..~"-~J1_~~Jy}~.k~~l!-o.fi~~t.ı_.ı~>li. ~J~ı ~~Lı·~Jl.b: cl:~~~-J~...al1~i..:.. lt..ı'b'~•.&ı_.~~lcJ. • ~t.~.JJ\.:..t~t$)Jt\1U J~~~'\.:.'t.:J)~ ı ) l t...[!.J_. .oj.tc~L..

_.:r.~ • •• _J •H W ~~. /' -ı -. J~.ıı~_...tA~~l!CI_~JA~j~~~jj-!) ~..cyb~J.l A.J.l!D~.ı..ı..~~J.tt.>..I.ol..Y: lj.~J.lj.. 1 .)4.t. t)...JJ~J"~: .:ı ..J. ........A.~_.:ı_.)~~JJ~~ ~'"'~.~6-c~-fjj_..uilla..Ji\sJ~..:~..~~Jı...ı.j_.....~~~j~~~J~'ilr-1d...._.J'~i~ J~.~ ol!.. WJ ~~l.::..:ı~.~~t(~~~A_.:.. ~. I~flcJ.ı... . 4 ...f'~:_.. ı.~ırt...uıl... J...-i.i~J.~J~ıJ~l~IJ(~ül_.c .ı~-~~ta ....i! ~~1._.il.!....}.l~&W:z.i :-...:ı. .~h-t-r-~}_.'J-s~c_.::.tci_.t• ~~~~s~~~~....J~ Jl..iJl~~'it.U~l~_ı:1!~E/' .~__.j~~J$.J..~~~~Jt.J..~.l ~c>}p~J..cJ''"='-'""tG~~~-')~J~ı...l.J.~J 1 ~ f·~~ ~<.o.SW.c ~ .~ c J~_.. 4ı_ t.}ı.J..:Jp4> \S.jic.~~l9/t~. )~ ~~lj~_.(_. •~ cjj.~~_.~~l..)~-UlJI...:ı~~~).J..Jc~.:ı~J).-..TUHFETÜ'L-KİBAA Fİ ESFARi'L-BİHAR ----·--~--~----~------ ~ .~.. .)j J~l_..:ıı~...t.I_.ji.:...._.IG. J..lJ.tı..:./eJ.).J-.J~ı~.:ı ~lı:: ~.j.)pjLJ..rt..J/~11.c tl.:.ı.J>...p.:~~o.:i i.~~t:A:y..l_...~ı~_..JJ..l.:J~~JalJ~J...ı.ıh t 'J-l .JJ_.l~~~j.j.-..)~~~.il~t.~~-~113'4:0.A)I.a!.1.~tft...~:~'~..:ılJ.Jf: 1~_.:.~jJyr...Jj~ ~l.:~ j.//...:ı}...)yt·C:_..~~~=--~iL!?e.iij>~I.JGJ. rtkitL.)..jl1ılb~rf'~r..ı.~:J.~ J~&ci~ J~J..s.. 221 ..t.I.:ı~J'-:H~I).~L.:..A v!JJJ.~....t_.iı_.-!~~. J~l_. ""~"'i - j 1 .. ~~ (.._riJ. ._..ı..~ v~~ ~.:ı.:J~~l.)~_..J._·~- J~&~-'~ 4~~:J~(~~·~~l>t.:jJ~J .aJ.J~~_..j~lli...lJ~J...p'.:ı...~~~~I_?I.II"Ak.J~Jj>4ı'\9..~....4> 0 ~~~ J 1!-.J~..~lf!_~)J...t'»J~I(P-\Y..:ı~JI-.J_.IJJ..l..WJ~~~~ r..~J~..:ıJ~'A=f-~~':Ji.ı.1~~~~~~~ &.:ı..~t-.cjL~j}~ elllı.:..._q..tı_..JJ 1 ~ı.. ~J 4_.

J.ı tjJ.i_._.6:-fL.ılJJ(t~LS~_.~. J'\:-' .k._......'1..J )'..il.b~5o.....J'~.jl.P.:._tl _ı.... ..rWr~'"='~..ı.KATİP ÇELEBİ tJ>)Iı}:-~~.~ ! i r~ ı.~l..J!-tet.ül1.lı.& ~j ~...)~et:U~~~~.J~~'--.J_.1..Jt.~~J-"'~~ 1 • ~~J. J~ -~.)_p..~jJ.._.~ ıJJ ı ı..~ı~~.S)S~.Y..>!?·.)...{~.J_.)~Jl1~ ~-'~-'J'-:"1 ~!_.J~jJ~IJL..rW'~~~~J~l - 222 - # ._~~_..r.Jı"JL)I...J~.. \S .. ~~b'l~l~w_.J\(J. ei->JcW6- 41..~ .{. j....A>.:bı. -_...l(..\s:'!I~~_..i._.~!I ..}I~~_. ~. ..i>_..t.ı J ~::c~ı.~..~_...~!6.~~~JI~A...1J. 1 .)J!.l!~_.nı.h6.. : ı J~~J..:..ıl .-~~." 1 .J..>~ t1...JJ..:..ıJı..: .l..)JJ~cl.r.~_.ıı. ~u h (J~J~J~ ..~-...3J ~.L_'-:'.._.) _ ~8_...ı._.Ut.JJJ!Jlc ..~_.~.ı.tA-.Jt... fo ~lJ..cjcJ~~~ ~ .(.)I...4:u.t jif ..'._e:-: i 1 / y cl:~..~~ .l_..t&..~ı~jlr_..(d.t~.}J'l.JA-'~c ı: L....~.. o :j..1..J."i ~'Ac....J.fJ._..~ı..JL.'J.L·JUJ.~~....:.:..."~~t.~~lc~l~J_..ı~~lUI r ct.._.-..»JcJJ!J•~l rj~'Jll· 1>~p4>~~ u~_.j\(.:.J~..ft'-.$.J'....cb~ t....J. ~~ ~J5~....s_.ı--.r..-l.~_.. .ı~~ ·· i 4.lü'-:'~~ 4:~J.J _l rjc~_..1-J~~E.Y....-_. L.

J~ ~yl_.~~->~J~J~u~~...~~~ }.)l{~)~ ~)~_. d'~{j'r~J.~.tJ'tl~&'lJ.:.-:ıd .'C~~cJl.WJf. ~JJJJ\j~JL:J~~~~Io....~:..t{:AJ !1~1 ·~-.ıY..: ~.)~~:... ~ ..J...J.ÜJ~~. ~r~c~~t..~ 223 · . ~Ak~ o.' C-.SJJ*PJJ~~ ~~t~l_.U~tiA' .t.g~~ \$·J~J..1 _.~lolJ>~~u~LfJ6.~~W·~&)~ı ~-'"'f..(c:..fo=~'-!t:f r~J~\ ...)~~JJJ~Jü~:~~· tı'\SJJ-4JJ~~\~ • 1-'~J._...# Jh_t...._.) t'. .:J.1 -~~.a.!Jk~t ..J4~t..oJ_.t::_r.ı\~J./J. ~~~~ ($..l....)~Lu_...~_.-1\ ·~·ü'~QivJ:-...l!\i_. ~~~~\iJ.s.'~Jlc.~~...u..~~ ~' ~~~Y.~Ja-!-'~-' J_~.l_.W.~_.j.'i_. j.~~_.ttJJ~~.~j •~c.6.. ...ıy.?~ et . ~~Üa>J~cS..)~J.._._.ll:~J)J~~Ir}.:.P.~y '-!J~ ~<fil4:'~~~.~~u.)~.)~t..)W .S~_.....l ~lc.i ~~..~l."":'\. "':'~JIJlô.. J~-' d'ı)'J~ '-:'_.ıJr.... ~1........1~jliJ~ y)_.:.~~.TUHFETÜ'L-KİBAR Fİ ESFARİ'L-BİHAR 'J..J...t~ıu.jtAJ. ~1 ~ '-:":\(JJ...)b~&_... .3_..l .JA~Jl-4 ~h~J~)eı.. &~~i.~J!~ı:~ u~AK:"J~~..~ı ~L.'..:'~J'..J) ~Irb ~tr ~k.l(~ .ıf.1 ~t..!iı.~.t'~~t:lı:.t.I)(..).i~t.. .U.t.ı ~~~~~-'~.~a:~JJ4t.le~~.iJ~-'c-'...~e~·.. 4J.

KATiP ÇELEBi 224 .

~'I..J.41~'=::.wlA91..~J->_. .~::..L.:ıttıJ'6.. 1 j tS ~-ö)::.J.l.al_. ~IJJ~.S.1 ~~... ..Jl!..~~__... / ~~A:~~~~11 0J> J.)-'~~·L.~~~J. ~jr..JA>!l1:kiJ..ıJ..bl._.~).jt.J. ·~t>-.J öjy.)~~J~J..~i>· ~.j}=:- .Jt~ü~\_..!_r.J.J j ~LJ~~~ce~.'J.>.l>..J_..t~?"_.ı..)~I... t).'~~~~Y~:l.:)~~_r.i~~J •.~ Jl.)1J:lJJ)J.}>J ~~.. 'İL.lr..oJ~U~~~~.!)!f.~.~I'-='L:lp._..luc>_..jJ.~ol~!ı.:llJ.e\8-':J "i~~I_..\fCJ~I..~.TUHFETÜ'L-KİBAA Fl ESFARİ'L-BiHAR ~~l\s.~}_. j..lc>.J..ıJl~)~ı.4\.. A.A..H.Ij.:ı~._.. 1 ~~~v!4>..Jt( tlA>..~:su. 4c.eı!.rl.._.J.~ır_.s~' ~.jlr:•I'~..-'v!. .JL..~.~~~cJ~I) d""Lobı.f.)LJY.. A~cjc .. v..:..)6:-~IJ~~·L.·lt~~-'J~~!_.Jt~~~~~..~yJ.~.:.:--~L.a_r.JLı'lL.-ll~ .-_r!~ı.~ ~_.11~! :~~!~tJ!I 'r..üıJ~ 4..~_.4i_.:~9J~jY.(.OJ~-a....J.a.-}il l4~l..~~J~ 1~_.jJ'l_.~Lı.J....J:: J).lt61J--~~w~~~..lJ.c . _.At1.~ı~~-:.J_.Jt..t. ~4.l..~{A._tt .~j.1ı:.~.~~ ~x·~lR.~~~{:J~~.:~II)_...J~.!)~lJir..:..~~.j!.ı.ô_.J)~~!r-J // 1 1 225 ..J~~J~lltlo.fJ?J4..üWlfo......öJJ...

KATİP ÇELEBi ~ı oj ~" ~-oJ lÇ' ' 226 .

J 227 .TUHFETÜ'L-KİBAA Ff ESFARİ'L-BiHAR rt' rr rr .

.

.A.. o/\ .!A:~_.1' ~~)!~J.ı v..6= ov L. O'J .~ - ..L je -~~~ ..~~ı.c ~~ '\t '1r '\. '\• \'1 ... - o. 0/\ J.. J~~-' c.!}.... ı1 Jy.)Y o)y ..J.J il 229 . .J'4- " <.f*&'~ 1 O)~~~J~~ 1 ~lı. ~~ ~.I•..J.kJc~~r ı. t.~\. J~~.~Q Jl.j~ '1· ._ __. ::ııJ>ı_...~Jl...l. J:ıı.Jb~~. J.-.. J:.JJrj ~otıh~_.:ı· j!J>-1.P~.I...~.t.dJ' ~...S~.VJ~ jl.J .a>}c.~ "ıl \..J ~~..~.l.1L..o.ı.I. ~Jd.. 0/\ - '\• ~~J~jlı"t4.5JI~ı. 't ~ o•i l~~:ı~_..Y.ı...J.}..:..~Jk~}-wı .. ·ı vr L_~_... I._ti vr 1 O'J J~JIb~ -.a.j'_... .-1 ı 1 1 ' 1 1 1 ı 1 1 'ı 1 1 1 - ·1 -~· .)~~J~.~ l!.. 1 :..Jd.TUHFETÜ'L-KiBAR Fİ ESFARİ'L-BiHAR -- .•...L.L...:>:-~.

&a.::.)s:'~?_A.~ o~~J.. 1}~(3_.~..'iı...l ...ı4tG'j.JY.J-::-::.C d__...J. {'"" ~ .J!iJ~~ ~i~~.\s .J.~t~J.i\ 1 \' .. ...:.:.~_..~~~..}!) ~o.J)~.).j~~-j:.. Jk1_..:ıSt~~ J~~~~oJUc J.~(cl~ t.b~~.!ı~).i.jy.) ·~j b h ..~.~-.5/~o ....$..~_.1 ~bJY-· ( ~\d.-:!J_...JiıQ.>:.ji:.Ij....(" ıı..>~eJ.. J J.!r..J.'r.LvJ.1~JJ~~~J~-'JJ~\j~lili.!..__._/~S)v:ı...Ü~b 1_... __st{J.J.. . ~.ı...>L..)..:..k ~.J1f.~_._.:ı...r~~~~J~.r.ı.ırJ 1 • ı · lı f .f..ı.s-..~ .:ı_?Y.w_Y.._...-..i!za)J"iJ..lj>-"!&t 1 e.J.oıj )!_._.ıı4J..i..i.91ojb ~-:'~..ı. Jç.~j~~.J.iı. v._.J_.~· ~-o .J~J)Jt"J..>J_.J. '· ..~·5J.U~J...>J.)} 1 iı.~~j~ 230 · ..J3 U._. .t~!~fi~ ~~ 5J.w..ı.y~J..~JJ.)~)!_. ı ' ..: ı:u._J~~ AJ_.:Jlr::bc~l(> ~"fiJıl.:ı.jl.v.\~.o_.:ı}l:_V-7'ü ~:) J.~~~ ~_.fbJ 1'J. \ i 1.~.J~J\.ia~_../ 1 1 1 A ) ':ıf...~~lrJ..j\l_...->y} .J. t' ..~ ...lJ\~./)~ j.'t4.Q~ cır"}~e itı9~J~A.oJ~~. .S}~a..~r.• . 11J !~.~~J.l e~~-' o~~ Q a.. .bjJ_...>_.a~ IJJ)>J\C\ 3 .r.~J:5':..$)J..:ı.lr.~-. 1 ·: / •1 .c~L.ı.. 1 c.~)9d_...J-" ._J _.tG1..JJ~l~t":"j.i.ı.~"-!~'?)..!~ .~b~ e~\f~ ~d..ı...o.>..:..vu)~~')~~~~~J~~~J~ i .:)2.~...:Jt~llA.A.=.\...>~ :A l~j '-! }.:ıl4~.i4.7~ ~··)_:ı J }'.o~~ bJJ 'Cr'o.:ıJ~~.~ w • ·.....J~) ~.\)I.5)}·-~.ı­ S)_\.J)Jl . .cı·~~J ~ .4~-:... ~t~_.) ..).~L.t.KkriP ÇELEBi J.::..~j/.. ll ~-)~.-( a.•)~.J'ıl.~J'~ıL.l_.:_..' cl~~~>\._:..'i.- '- 1..:.ı. ~~~~.:~t:'l'. A\(.:.:). )..> V'~~J.)IJ.:.~ 1 ...:..:.l~lP :~~ısf:3_j)...:_.....)o}b~\ytÜJ\ j :ı\y..PJ.. .!ı)l>} ~~~_...JJ..J_.( tJ~J'j)J... .o.~~o.ol(.r~ )c... jJ~.ı./-~">JJ'J~~jJ~~t~.a"J...JofJr.:I~~)J.·~l~1\..\a_ ..JL~~lt J)!_.fJ.o.~J...)}.J-.he~~)~}~.ı.~-.:ıJJS~...~~ı>L>)J.~~~ }b~\ ....4eJ~j~~j~_..'l._.A.J&~~._.>1 \(..t <"" \ ....: Li~ü.~ • ·Jt.:ı.jJ~.:J.:.tt~_.I~..jr:'~\. •• ı 11 • ı J ı J~o!IJi·""JJ'ı4~~':vi.lJ.~l1.'ıl_.)S~)~Y..ü~.~jw..J )!J lc.ı.)!ly.....i_..(.'!\)...J~J(JO~~J.ı3.ö_..."tt\.st>Jtt~..~of~ \ J-..: ~.. O'j~l..J...'.}~ w_.4J.~h~J~\...:ıa?.I(-'.oj }...:.c~Jlc..j~r_..~t'j_.:.&.:. ~·~J..(p~... ~.)J'(}...J.~.f)c..s-J..Jf.clia.. J..i._.J~\t..~.! ' ?}.v · 't' ı.:'-: /::><::~ :...S)L.~__.~ A..J... · f'!J}(.~....x-J~~~)J! l'.)~~~/ $"'0.1 ej).~.:ı_.!:...J(~: 1 \ ~ı.o.l~_.. ::jL....:..

..tı: 0J~~. A-}c.!l.v-~-' .....~JA.:j.s •Gtı....ıJi....J~J~Siw_Y..I~ .~l!..j~JJ_.Jj_.>.~_. ı·" Lll· ı -ı .::..ı}..J.:-'.J..lj. ~ ..-..~~.J'-:-'J.·• 1 .Wl ~1\..~._..t.. ~lpc e:~t.'ı:: v-":.u_.a..:_ı_:.WI~\..c~....L.~:\. ..u-J!.:.ı..._.-.....ı>S_..::.~~-ç)y.j~·("':.))..~]wlj'-:'~~J~s.t~l.ö_.\ (: j ..-.s} . ~~~:~ .f'~ ~L: (':· J...J:"_-t.ı~tıs1 ~ '::)..:.~.\._..·.:.. JJ. _.).&..jAJı)..-J .J.:.• f j~'-.~c~:~ f'..)~J./.)J._.~:lı'J'i-~-c~ljJ~. Lv~-~~A~A<\..s.>~_.:.:•'}~ ..!..t~9~\. f' 'j..)j~.:.J~>.)~1 ı ..)J.öfi 'tJ~JY.:d}.lkL rf\ J_..~J~uL.:.)~.J.. .. 231 .~J.) cı..t~ı_\~-~ S. ..._.~jl:~ ~...-....3 .ı .\.J'~J(.::._..Ciy..~t:.)'::r..JH .)s:'.......J~)(..J.:/J.J. ~.!~J..iAJJ.)-> !l_rl.:.c~l~ ~~~Jt~ ~~6 J..)~>il. ö?ı.)jJ:.J..~.ı:.L..:ı_.) ~~\S.ı...._.-'_r. -ı ıı .:ı~.4~_..'-'f~ıf'J~Jı~_.=. '.~llı.:ı~..? ~~...._:t.. ·r.?..J~~~~~.~ w~_.....-4iliG_...1 ~ ~ rtA:..j)~l·A.~t.L.~ .t.Jıı..TUHFETÜ'L-KiBAR Fi ESFARİ'L-BiHAR ı..)J~O... J{~1 _.).f.uılJ..:_~..ı~.~ ...)_..Y..x.>.f"": 1-::..L..J..I. "l._..l~jJJi ıi:. ..:_..J:I.·ı· ·1 1J..-tc ~.!.../'~ ._..:. l ı ı..)~lıM~l.:.......)~-' .-'3J.)_.'7'=)'-"-:i\..ır..9l..J~l~~_.ı..:.!JL..._.$-f.. .IJD.#.ı...l.."':"j.~ s~\J~j .r......))blf-_...~_: .J(~J\..Le.(~ ·ı.3 .!IJ-S'l>JA(o.$9y::.l.~c'i.-J_.jJL~~':'" f~~.oj~..\......tc~... ~~ ı: .~ .:.!b~:.. ~!..-.~_...).CJ.J 'r' ~jl!_.io. .)~'-..a~ı:... .~~ıı..~.~~'-:'-'J..)b-/..i..-'JJ~\ JL. ı · · 1 ı:· ı ·' L ' ı·· .?" 1 '-:'-'~..suğj~__.)r·~.:...).~ -·'·c . ~~~-jU..ı.:ıJ JA\_.J'-h .Uu.)~ ~J~i...-..cı._...)~J.ı:..~ \y:~~~9t~A~~ol~~~~~.c4YJ~~~.uıL.."ı.)J..i-_1.ı..f~.\J ı 0 ı -·ıjı b· "ıl.t:ı~ J..ı t'l. }.:J:rQ.ı..