You are on page 1of 5

“Kötüden iyiye doğru bile olsa, uyumsuzluk olmadan değişim yapılmaz.

Richard Hooker

Yenilikçilik ve Değişim
Günümüzde değişmeyen tek şey değişim. Bu nedenle iş dünyası bu hızlı, akışkan ve
değişken atmosferde yaşayabilmek için sürekli yenilenmek ve değişmek zorunda.

Değişim ile yenilikçilik birbirini tamamlayan kavramlar.

Neden değişim ya da Yenilikçilik?

Şirket ya da birey olarak başarımızın göstergesi, kendi dışımızdaki olayları kontrol etme
ya da önceden fark edip ona göre tedbir almaktan geçmektedir.

Ancak şirket ve fert olarak değişim ve yenilikçilik şu beş durumdan birinde karşılanır.

• Değişimi hiç fark etmeyip dışında kalanlar. Değişimin ne olduğunu bile bilmezler.

• Değişimi fark edip bunun nedenlerini ve sonuçlarını sathi olarak ele alanlar.
Eksiklikleri makyajla kapama anlayışı.

• Değişimi fark edip bunun arkasında kalanlar. Yani rüzgara göre yön değiştirenler.
Bunlar daima taklitçilik safhasında kalmaya mahkumdurlar.

• Değişimi fark edip buna göre tedbir alanlar.

• Rüzgara kapılmak ya da fırtınayı önceden sezip tedbir almak yerine bunu bizzat
oluşturan ve yönlendirenler.

Son elli yıldaki şirket yönetimi anlayışına bakacak olursak;

1950-70’li yıllar üretim artışı ve rekabet kriteri olarak “fiyatın” baz alındığı yıllar olmuştu.

1980’li yılların ana temasını ise “kalite” oluşturdu. Toplam kalite yönetiminin esas amacı
“rekabet üstünlüğü sağlamak” olarak ifade edildi.

1990’lı yıllarda da buna bağlı olarak “hizmet kalitesi” ön plana çıkmıştır.

Günümüzde de kuşkusuz rekabet kriteri olarak fiyat,kalite ve hizmet kalitesi önemini


korumaktadır. Ancak bunlarında ötesinde yeni bir faktör ya da amil ön plana çıkmaktadır:
Yenilikçilik

“Sıfır hata”nın artık standart olarak kabul edildiği bir ortamda sürekli gelişme ve yeniliği
belirleyecek en temel faktör “yenilikçilik” olacaktır.

Ancak, bu yeni anlayışın iş dünyasında kabul görerek yaygınlaşmasının önünde zor


engeller var; gelişmeyi engelleyen klasik ve gelenekselleşmiş yönetim anlayışı ve yapısı...

Günümüzün rekabetçi ortamında aranan özellikler ise;

• Müşteri beklentilerine duyarlılık

• Hızlı ve yerinde hizmet

• İstek ve siparişleri karşılamada esneklik ve hız

• Yenilik, yenilikçilik

• Ürün ve hizmette çeşitlilik

• Müşteriye yakınlık ve motivasyon

Bütün bu sayılan özelliklerin sağlanması için ise yenilikçi düşünen çalışanlar ve şirket
anlayışı gereklidir.

Yenilikçilik üç unsurdan oluşur:

• Uzmanlık

• Esneklik (ki bu hayal gücüne dayalı düşünebilme becerisidir.)

• Motivasyon

İş hayatında yenilikçilik, soyut ve imkansızlık sınırlarında dolaşmak değil aksine uygun,


yararlı ve uygulanabilir çözümlere yönelik olması gereklidir.

Yenilikçi düşünme, insanların sorunlara ve çözümlere nasıl yaklaştıklarını (varolan fikirleri


yeni bileşimler halinde bir araya getirme kapasitelerini) gösterir.

Yerleşik düşüncenin dışına çıkan çözümleri doğal olarak deneyen bir çalışan, daha
yenilikçi bir kapasiteye sahip demektir.

Zor bir problemin peşini bırakmama azmini gösteren çalışanlar büyük bir ihtimalle daha
büyük bir yenilikçi başarı elde edeceklerdir.
Bu tür çalışmalarda yenilik oluşturan
çalışan, yenilikçi fikirler oluştururken
“kuluçkaya yatırma ya da bilgilerinin
demlenmesini bekleme” sürecine girecektir.
Bu, yenilikçi düşünce için gerekli bir
safhadır.

Zor problemleri geçici bir müddet bir yana


bırakma, başka bir şey üzerinde çalışma,
sonra yeniden yeni bir bakış açısıyla o işe
geri dönme yenilikçi düşünme için diğer
gerekli safhalardır.

Uzmanlık ve yenilikçi düşünme bir ferdin


hammaddesidir. Ama insanların gerçekten
ne yapacaklarını üçüncü bir faktör belirler:
MOTİVASYON

Motivasyonu içsel ve dışsal olmak üzere ikiye ayırabiliriz.

İçsel motivasyon, yenilikçilik açısından çok daha önemlidir.

Öte yandan yöneticilerin en yaygın olarak kullandıkları dışsal motivasyon aracı ise
kuşkusuz paradır.

Para tek başına çalışanların işlerini büyük bir istek ve şevkle yapmasını tamamen
sağlayamaz. İnsanlar işlerinin sıkıcı olduğunu düşünüyorlarsa nakdi bir ödül çalışanların
işlerini ilginç bulmalarını sağlayamaz.

İçsel motivasyon tutkuya ve ilgiye (insanların bir şey yapmaya yönelik içsel arzularına)
dayanır.

İnsanlar içsel olarak motive olduklarında, çalışmalarını o işin içerdiği zorluklar ve zevk
için yaparlar. İşin kendisi bizzat motive edicidir.

İnsanlar, dıştan gelen baskılarla değil, öncelikle işin gerektirdiği ilgi, tatmin ve zorlukla
motive olabildiklerini hissettiklerinde azami düzeyde yenilikçi olurlar.

İş dünyasında, başarılı olmak isteniyorsa yenilikçi düşünen elemanlara ve buna has


şirket yapılanmalarına girmek gereklidir.
Miyauchi yine Türkiye’deydi
Japon Sanayi Devrimi öncesini ve sonrasını yaşamış bir kalite çınarı olan Ichiro
Miyauchi, kalitenin hayata geçirilmesindeki aşamaları, üç günlük uygulamalı paylaşım
programı ile kalite yönetimi deneyimlerini Türk yöneticilerle paylaştı.

Japon Kalite Yönetiminin temel kavramları, stratejik planlama ve stratejik planların günlük
iş hayatında nasıl yaşatıldığı, yapılan çalışmaların kağıt üzerinde kalmaması ve
faaliyetler arası bağlantı kopukluğunun olmaması konularındaki deneyimlerini “Tandoori
King” vakasını işleyerek açıkladı.

21 yıldır kalite konusunda danışmanlık yapan Ichiro Miyauchi, kalitenin temelinde


stratejik planlamanın yattığını söyleyerek bu planlamanın yalnızca kuruluşun hedeflerini
değil, bireysel hedefleri de kapsadığını ifade etti.

Kalitenin günlük iş hayatında nasıl


yaşatılması gerektiğini, stratejik planlamanın
önemine değinerek anlatan Miyauchi,
mükemmel bir kuruluş olabilmek için planları,
“strateji, yapı, sistem, tarz, kadro, hisse
değeri, beceri” kavramlarını göz önüne alarak
ayrıntılı biçimde belirlemek gerektiğini
vurguladı. Ichiro Miyauchi mevcut misyon,
vizyon ve stratejinin doğrulanması ve
değerlendirilmesi olarak açıkladığı stratejik
süreçleri

• Hangi iş alanlarının kapsanması


gerektiğini belirleme

• Hangi iş alanlarından çekilmek


gerektiğini belirleme

• Hangi sektörlere daha çok kaynak


yatırımı yapılması gerektiğini belirleme

• Hangi iş alanlarının genişletilmesi ya da çeşitlendirilmesi gerektiğini belirleme

• Dış pazarlarda hangi iş alanlarına katılmak gerektiğini belirleme

Olarak belirten Ichiro Miyauchi bir kuruluşun içinde kaliteyi odak alan, kuruluşun bütün
üyelerinin katılımına dayanan, müşteri memnuniyeti yoluyla uzun vadeli başarıyı
amaçlayan ve kuruluşun bütün üyelerine ve topluma yarar sağlayan yönetim yaklaşımını
bütünsel kalite yönetimi olarak tanımlayarak kalite kavramını bütün yönetim hedeflerine
ulaşmak olarak açıkladı.

Ichiro Miyauchi, stratejik planlamayı vizyona ulaşmak için belirlenen uzun ve orta vadeli
hedeflere ulaşmanın yolunu olarak tanımladı ve hedefler birey ile gruplar için ayrı ayrı
ifade edilir diyerek stratejik planlamanın kuruluşun tüm faaliyetlerini içerdiği için yalnızca
üretim planlama, bütçe planlama vs. gibi departmanların faaliyetleriyle
sınırlandırılamayacağını belirtti.

You might also like