You are on page 1of 226

MARCBLOCH

Tarih Savunusu veya Tarihilik Meslei

MARC BLOCH 1886'da Lyon'da dodu. Lucien Febvre ile birlikte Annales ekoln
kurdu. ikinci Dnya Sava'nda Yahudi olduu iin Paris'ten kamak yerine Fransz
yeralu direni rgtyle birlikte Nazilere kar savau. 1944 ylnda Gestapo tara
fndan ldrld. Balca eserleri: Tarih Savunusu veya Tarihilik Meslei ve Feodal
Toplum'dur. Sava ve direni dnemi anlanyla bilimsel eserlerinin bir blm
L'Hiso ire, la Guerre, la Rtsistance'da (1176 sayfa, Gallirnard, 2006) bir araya getirildi.

Apologie pour l'histoire ou Mt'tier d'historien


Annand Colin Editeur, 1997, seconde edition
iletiim Yaynlan 1901

Tarih Dizisi 81

ISBN-13: 978-975-05-1227-8

2013 lletiim Yaynclk A. .


1. BASK! 2013, lstanbul
EDlTR Gne Akkor

KAPAK Suat Aysu


UYGULAMA Nurgl imek
DZELTl Melek zm
BASKI ve CiLT Sena Ofset . SERTiFiKA N. 12064

Litros Yolu 2. Matbaaclar Sitesi B Blok 6. Kat No. 4NB 7-9-11


Topkap 34010 stanbul Tel: 212.613 03 21

lletiim Yaynlan. SERTiFiKA N. 10721


Binbirdirek Meydan Sokak iletiim Han No. 7 Caalolu 34122 Istanbul
Tel: 212.516 22 60-61-62 Faks: 212.516 12 58
e-mail: iletisim@iletisim.com.tr web: www.iletisim.com.tr

MARCBLOCH

Tarih Savunusu
veya Tarihilik Meslei
Apologie pour l'histoire
ou Metier d'historien
EVlREN Ali Berktay

JACQUES LE GOFF'UN NSZYLE

,,,,,

iletiim

Bu eser College de France profesrlerinden


Emmanuel Leroy-Ladurie'nin bakanln yapt
Marc Bloch Dernei'ne, dernein u amacna
yant vermesi umuduyla ithaf edilmitir:
"Marc Bloch'un daha nceden yaymlanm ve
henz hi yaymlanmam eserlerinin
basm ve yaymn tevik etmek.n

ETIENNE BLOCH

indekiler

NSZ / JACQUES LE GOFF

.......................................... ........... .............................

Okuyucuya yardmc olacak aklamalar

. .

..

...... ... .... . ........ ........ .........................

41

LUCIEN FEBYRE'E THAF NYETNE ............................................................... 45


GR

...................................................................................................................................

47

BRNC BLM

TARH, NSANLAR YE ZAMAN

........................... .......................... ...... .... .......

63

1. Tarihinin Tercihi ............................. .......................................................................... 63


2. Tarih ve nsanlar ........ ... ........................ ...................................................................... 65

[3. Tarihsel Zaman

........... ......................................................... .......... ........................

69

4. Kkenler Putu................................ ................................................................. ............. 70


5. Gemi ve "imdiki Zaman" ................................................................................ 77
KNC BLM

TARHSEL GZLEM

..

.................... ...... ....................................................... ...... . ......

91

1. [Tarihsel Gzlemln Genel Nltellklerl] ................................................................ 91


2. Tanklklar ...................... ..................... ......................................................................... 101

3. Tanklklann Aktanlmas

............ ............... .... ....................................................

. .

110

NC BLM

ELETR

........................................................................................................................

119

1. Bir Eettlrel Metot Tarihi TaslaiJ ..................................................................... 119


2. Yalann

ve

Hatann Pelnde

........... ........................................ ......... .................

130

3. Bir Elettirel Metot Mantl Denernesl... ........................................................ 148


DRDNC BLM

TARHSEL ANALZ
1. Yarglanak

m,

......... ................ ............................................ ...........................

Anlamak m?

.................................................................. ..........

171
171

2. Beeri Olgulann eltlllfilnden Bllln Blrlllne .............................. -....... 176


3. Nonenclatura .......................................... ....................................... ............... ............ 187
4.

..........................................................................................................................................

204

BENC BLM ..............................................................................................................215

NSZ
)ACQUES LE GOFF

Marc Bloch'un lmnden sonra yaymlanan tamamlanma


m eseri Tarih Savunusu veya Tarihilik Meslei' nin byk
olu Etienne Bloch tarafndan notlanm bu yeni basksnn
k hepimizi sevindirdi.
1929'da Annales dergisinin (o sradaki ad Annales d'histoi
re tconomique et sociale'di; bugnk ad ise Annales Economi
es, Societes, Civilisations'dur) iki kurucusundan biri olan b
yk tarihinin, Vichy rejimi dneminde Yahudi olduu iin
gizlenmek zorunda kald, 1943'te Lyon'daki direni hare
ketinin Keskin Nianclar tekilatna katld ve 16 Hazi
ran l 944'te bu kentin yaknnda Almanlar tarafndan kuru
na dizildii bilinmektedir. Bloch, Klaus Barbie'nin kurban
larndan biridir.
Marc Bloch'un katlar arasnda mrnn sonunda kale
me ald, ama tamamlanmam bir tarihsel metodoloji ese
ri vard. Bal Apologie pour l'histoire (Tarih Savunusu)
olan eserin en eski taslandaki altbal ise ou Comment et
Pourquoi travaille un historien (veyaBir Tarihi Nasl ve Ni
in alr) idi. Sonuta eser 1949'da Lucien Febvre tarafn,

dan Tarih Savunusu veya Tarihilik Meslei balyla yaym


land.
*

Burada metnin sistematik incelemesine giriip, Marc


Bloch'un l 944'e kadar yaymlanm veya henz yaymlan
mam nceki eserleriyle bir karlatrma yapmayacam.
Yine de Tarih Savunusu'nun esas olarak Marc Bloch'un eser
lerinde kulland metodolojiye biim verilmesini mi temsil
ettiini, yoksa onun dnce sisteminde ve tasarlarnda ye
ni bir aamaya m iaret ettiini belirlemekte yarar var.
Bu metinle 19. yzyl sonunun ve 20. yzyln ilk yars
nn dier metodolojik metinleri arasnda bir karlatrma
y -bu uzun soluklu bir aratrma ister- zellikle de bu me
tinle Langlois ve Seignobos'un mehur Introduction aux etu
des historiques'i (1901) [Tarihsel ncelemelere Giri] arasn
daki kartln incelenmesini -Marc Bloch da kendi hoca
lar olan bu iki tarihiye verdii deere ramen, el yazmas
nn L dipnotunun (bkz. s. 47) gsterdii gibi, ad geen ese
ri hedef tahtas semitir- bir kenara brakacam. Bloch'un
bu tavrnda artc bir yan yoktur, nk Annales kuruldu
u andan itibaren kendisini, Langlois ve Seignobos tarafn
dan tanmlanm tarih anlayna kar verilen kavgann ya
yn organ olarak tantmtr.
Eserleri ve fikirleriyle hem tarihilik eitimimde hem de
pratiimde benim iin her zaman ilk sray tutmu ve tut
maya devam eden bu byk tarihinin, lmnden son
ra takipisi olma ura veren -nk ne yazk ki Marc Blo
ch'u tanma olana bulamadm- ve 1969'da Lucien Febvre
ve Marc Bloch'un byk mirass Fernand Braudel sayesin
de Annales'in e yayn ynetmenliini stlenmi biri olarak,
okuyacanz sayfalarda bugn Marc Bloch ve Annales gele
nei iinde yer alan bir tarihinin tepkilerini ifade etmeye
10

alacam. Bunu yaparken, yukarda sz ettiim notta, sa


dakatin eletiriyi dlamadn belirten Marc Bloch'un yap
t sadakat tanmnn erevesi iinde kalacam. Bu met
nin genel tarihyazm balamnda, zellikle de 1944'te Fran
sz tarihyazm balamnda ne anlama geldii ve gnmzde
ne ifade ettii hakknda birka sz sylemeye alacam.
*

Tarih Savunusu veya Bir Tarihi Nasl ve Niin alr ba


lk ve altbal Marc Bloch'un niyetini gayet iyi yanstyor.
Bu eser ncelikle bir tarih savunusudur. Bu savunu bir yan
dan eserde ak biimde dile getirilen saldrlara, zellikle de
Paul Valery'nin saldrlarna kar gerekletirilirken dier
yandan da tarihi bir kenara itecek veya tamamen dlayacak
gerek veya olas bir bilimsel bilgi geliimine kar koyma
y da amalyor. Marc Bloch'un, tarihi, ona hizmet etmek is
terken zarar veren tarihilere kar savunmak istedii de d
nlebilir. Son olarak ve sannn bu, eserin kuvvetli nok
talarndan birini oluturuyor, tarihinin sosyolog ve iktisat
dan farkn ortaya koyuyor. Onlarn dncelerini nem
siyor, ama bunlarn tarih disiplinine getirebilecei tehlikele
ri de gryor. lleride greceimiz gibi, Emile Durkheim ve
ya Franois Simiand bu durumun rneklerini oluturuyor.
Gayet yerinde bir deiiklikle ilk altbaln yerini alan
Tarihilik Meslei nihai altbal Marc Bloch'un bir dier
kaygsnn altn iziyor: Tarihiyi bir meslek erbab olarak
tanmlamak, onun alma pratiklerini ve bilimsel hedefle
rini -ileride greceimiz gibi- bilimin bile tesine geerek
aratrmak.
Baln deil metnin dile getirdii bir dier husus da
Marc Bloch'un tarihi ve tarihilik mesleini tanmlamakla
yetinmeyip tarihin ne olmas ve tarihinin nasl almas ge
rektiini de belirtmek istemesidir.
11

Marc Bloch'un metnini nasl okuduumu zetlemeden


nce, onun bir tarihi olarak imdiki zamandaki yaanml
tarihsel dnme dntrme konusunda sahip olduu
olaanst kapasiteyi vurgulamak isterim. Bu byk yete
nein kendini zellikle L'Etrange Defaite'in [Tuhaf Bozgun]
yazmnda gsterdii biliniyor. Bu eser, Franszlarn 1940'ta
uradklar bozgunun nedenleri ve eitli veheleri zerine
bugne kadar yazlm en iyi zmleme olma zelliini ko
ruyor. Marc Bloch olay sca scana dnm ve fiilen
hibir arivden yardm almadan analiz etmiti; buna ramen
yapt bir gazetecilik deil, gerek bir tarihilik almasy
d. En iyi gazeteciler bile olaya "yapp kalmak"tan kurtu
lamazken, o, Haziran 1940'ta igal altndaki Rennes'de, her
trl kitaplktan uzakta, "tuhaf bir yazgnn kendisine hazr
lad tehditlerle dolu bo zaman"dan istifade ederek olay
dnm ve iinde yazld koullarda zorunlu olarak bir
vasiyet niteliine rnen bu metinde tarihin meruiyeti so
rununa kafa yorarak ve Tarih Savunusu'nun zn olutura
cak baz kilit fikirlerin ilk taslaklarn gelitirmiti.
Bu metnin "Giri" blm zerinde biraz duracam,
nk tasarlanan eserin baz ana fikirleri burada ifade edili
yor. Marc Bloch, olunun tarihin neye yarad hakkndaki
sorusunu hareket noktas olarak seiyor. Bu aklama bize
eseri zerinde alrken babalk grevini de ihmal etmeyen
bir adam portresini yanstmakla kalmyor, ayn zamanda bi
zi Bloch'un inand fikirlerden birinin odak noktasna g
tryor: Tarihinin almalarm yayma ve retme ykm
ll. Tarihi, "hem akademisyenlere hem de ilkokul
rencilerine ayn slupla seslenmeyi becerebilmelidir," diyor
ve "bylesine yksek dzeyde bir basitliin sadece az say
da seilmi kiinin ayrcal" olduunu vurguluyor. Sadece
12

bu fikir bile, jargonun ok sayda tarih kitabn da istila etti


i gnmzde bu eserin hala yakc bir gncellie sahip ol
masn salyor.
MarcBloch'un daha ilk satrlarda kulland "tarihin me
ruiyeti" ifadesi, tarihin epistemolojik sorununun onun a
sndan sadece entelektel ve bilimsel bir sorun deil, ayn
zamanda yurttala ilikin, hatta ahlaki bir sorun olduu
nu ortaya koyuyor. Tarihinin, hakknda "hesap vermesi ge
reken" sorumluluklar vardr. Bylelikle Marc Bloch tarih
iyi mesleki vicdan sahibi olmas gereken zanaatkarlar sn
fna yerletirirken, olaylan uzun tarihsel sre iinde kavra
yan dehasn derhal devreye sokarak u saptamay yapyor:
"Tartma, bir lonca ahlaknn kk kuruntularn ok a
yor. Bat uygarlmzn tmn ilgilendiriyor."Bylece, uy
garln tarihinin ncelikli konusu olduu ve tarih disipli
ninin bir uygarln hem tan hem de ayrlmaz paras ol
duu ayn saptama iinde dile getiriliyor.
H emen ardndan Marc Bloch, karlatrmal tarih pers
pektifi iinde, "Dier kltr trlerinden farkl olarak, Ba
t uygarl belleinden hep ok ey beklemitir," diye belir
tiyor ve bylece hem tarihi hem de tarih merakls iin bir
ift temel gndeme getirilmi oluyor: tarih ve bellek. Tarihin
temel hammaddelerinden biri olan bellek onunla zdele
tirilmiyor. Sadece saptanmakla kalnmayan bir fenomenin
aklamas da hemen geliyor. Bellee gsterilen bu dikkat,
Bat iin hem antikan hem de Hristiyanln mirasdr.
Bundan sonraki birka satr zetleyen zl bir formln
ierdii tm retkenliin farkna ise belki de henz yeterin
ce varlmad: "Hristiyanlk, bir tarihiler dinidir." Bu ba
lamda Marc Bloch, kendisinin gznde tarihin merkezin
de yer alan iki hadiseye deiniyor: Bir yanda, zamann so
mut maddesi olarak sre; dier yanda, insanlarn yaamnn
bireysel ve kolektif biimi olarak serven. Kendilerini aan
13

sistemler tarafndan srklenen insanlar, ayn zamanda tari


hin hareketliliinin ifadesini bulduu rastlant etkeniyle de
kar karya kalyorlar. Marc Bloch kitabnn ilerleyen b
lmlerinde "bedenin servenleri"nden de sz edecektir.
Daha sonra, Franszlarn tarihlerine Almanlardan daha
az ilgi duyduklar deerlendirmesinde bulunan Marc Blo
ch'un hakl olduundan emin deilim. Ama burada Marc
Bloch'un Almanlara kar besledii derin duygunun ifade
siyle kar karya olduumuzu dnyorum. Bu duygu
hem 1907 -1908 yllarnda niversite rencisi olarak bu
lunduu Almanya'da yaadklarndan, hem de tarihilik de
neyiminden kaynaklanyor. Alman tarihyazmnda ve biza
tihi Alman tarihinde (MarcBloch'un bu metni sava srasn
da kaleme aldn unutmayalm) gemiten, tarihten gelen
tehlikeli bir ynelim var.
Franszlarn tarihleriyle olan ilikileri konusundaki bu
yarg, bozgunun getirdii kederin izlerini de tayor ve Marc
Bloch'un iinde bulunduu ktmserlik onu kyamet ke
hanetlerinde ,bulunmaya itiyor. Ona gre, tarihiler uyank
durmazlarsa, tarih itibarszlk iine gmlme ve uygarl
mzdan silinip gitme tehlikesiyle kar kariyadr. Burada ta
bii ki tarih disiplini anlamnda tarihten sz ediliyor ve Marc
Bloch, insanlk yaamyla e mrl tarihten farkl olarak,
tarih biliminin kendisinin de tarihsel koullara baml, bi
zatihi tarihsel bir fenomen olduunu gryor. Demek ki ta
rihin hem meruiyeti, hem de krlganl sz konusu.
Yine de, tarihin sonuna ilikin bu kyamet kehanetini di
le getirdikten hemen sonra, Marc Bloch insann znde
ki iyimserlikten beslenerek tarihsel olaylara ilikin daha sa
kin ve daha umutlu bir bak sergiliyor. "Hznl toplum
larmz" [Nos tristes societes] -bu deyimin Claude Levi-Stra
uss'un Hznl Dnenceler iyle [Tristes Tropiques] yaknl
bana ok dikkat ekici geliyor- "ne zaman kendilerinden
'

14

kuku duymaya balasalar" acaba gemi mi sulu diye so


ruyorlar; ya bu gemiin kendilerini aldattn, ya da kendi
lerinin o gemii sorgulamay bilemediklerini dnyorlar,
diyor. Ama bu bunaltlar, bu "hznl toplumlar"m "srek
li bir byme krizi iinde" olmalaryla izah edilebilir: Ba
ka tarihilerin gerilemeden, kten sz edebilecekleri bir
noktada, saysz kriz dnemini deiim ve byme dnem
leri olarak analiz etmeyi bilmi olan Marc Bloch bu toplum
lara ve tarihin hareketlerine yeniden olumlu bir anlam yk
lyor ve umut veriyor.
Demek ki bu kitap konuya ciddi bir slupla yakla
yor. Dramatik bir vaziyet iinde ele alman ciddi bir konu
var karmzda. Bununla birlikte Marc Bloch tarihin nem
li erdemlerinden birini hemen bulup karyor ortaya: Tarih
"elendirici"dir. Bilme arzusundan nce, temel saiki "sade
ce zevk"tir. Merakn ve tarihin hizmetine koulan tarihsel
romann itibar da marjinal ve snrl bir lde de olsa, iade
edilmi oluyor: Alexandre Dumas'nn okuyucular belki de
"potansiyel tarihiler"den olumaktadr. Bu nedenle iyi tarih
yapabilmek, tarihi retebilmek, sevdirebilmek iin onun
"zorunlu arballklar"nm yan sra, "kendine zg estetik
keyifleri de bulunduunu" unutmamak gerekir. Ayn ekil
de, bilgiye ve tarihsel mekanizmalarn aratrlmasna ilikin
zorunlu kat kurallarn yan sra, "benzersiz eyler renme
nin ehveti" de vardr ve bu nedenle verilen u dn g
nmzde de ok hayrl olduunu dnyorum: "Bilim da
lmzn ierdii iir payn yok etmeyelim. "
MarcBloch'u iyi anlayalm. Tarih bir sanattr, tarih edebi
yattr, demiyor. unu sylyor: Tarih bir bilimdir, fakat bu
bilimin hem zaaf hem de erdem tekil eden ayrt edici nite
liklerinden biri iirsel olmaktr, nk tarih soyutlamalara,
yasalara, yaplara indirgenemez.
Marc Bloch, tarihin "yarar"n tanmlamaya urarken,
15

"pozitivistler"in bak asyla karlayor (her zaman n


ansl tarihileri sistematik tarihilerden ayrma kaygs ta
dndan, "kurallara kat bir biimde uyan" nitelemesini de
ekliyor) .
Bu terim ve onun gerek MarcBloch, gerekse Annales tarih
ileri tarafndan kullanm derinlemesine incelenmelidir. Bu
terim bugn, Annales zihniyetine ak tarihiler tarafndan
bile ekince, hatta dmanlkla karlanyor. Burada ancak
bir aratrmann ve dnmn ana dorultularnn tasla
n izmekle yetinebilirim. MarcBloch'un hedef ald "po
zitivist" tarihiler, 19. yzyl sonunun, Auguste Comte eko
lnn "pozitivist" felsefesinin etkisindedirler -bu felsefe,
Marc Bloch'un niversite rencisi olduu dnemde, Fran
sa'daki felsefi ideolojinin zn oluturuyor ve genellik
le derin saylabilecek nanslar (nk rnein 1903'te len
Renouvier ounlukla "pozitivist" diye nitelenmesine ra
men Comte'un basit bir devamcs saylamazd) zerinden
hala hakimiyetini koruyordu. Ama ayn zamanda tarih ala
nnda kndine zg bir dnce de gelitirmilerdi ve Marc
Bloch'un da inkar etmedii, tarihsel aratrmaya nesnel, "bi
limsel" temeller vermeye almak gibi bir arts da olan bu
dncenin en byk terslii, 19. yzyl sonu Alman tarih
selciliini yoksullatrarak tarihi "sadece olgular gzlemle
mek, hi ders karmamak ve ssleme yapmamakla, katksz
tarihsel gerek"le snrlamas olmutu (Amerikal Adams'n
daha 1884'te koyduu tehis) .
Bu "pozitivist" tarihilerin balca temsilcisi olan hoca
s Charles Seignobos'da Marc Bloch'un kabul etmedii ey,
tarihilik almasn sadece olgularn toplanmasyla balat
masyd. Halbuki daha nce gelmesi gereken temel bir aa
ma, tarihide tarihsel olguyu "pozitif' bir veri olarak deil,
kendi etkin kurgulama abasnn bir rn olarak grme
sini salayacak bir bilin olumasn gerektiriyordu. Kay16

naklar bu abayla belgeye dntrlyor ve ondan sonra


bu belge ve tarihsel olgular bir problem haline getiriliyor
du. Tarihilere yneltilen "pozitivizm" sulamasnn anlam
budur; bu pozitivizm, btncl tarih yapmak yerine, tarih
sel almay "eyleme hizmet edebilecek" gibi grnen nok
talara indirgediinde ise faydaclk renklerine de brnr.
O zaman Marc Bloch belirli bir kara ynelik olmayan
entelektel abann zglln, grnte yarar amal ol
mamasn gl bir biimde savunur. Genelde insana zg
bir eilimi tarih disiplini iinde de bulur - tarih bu anlam
da da bir beeri bilimdir: "Her trl refah kaygsndan uzak
ta, sadece entelektel aln gidermek iin aratrma yap
ma hakkn reddetmek, insanl tuhaf bir biimde ktrm
brakmak anlamna gelir. "
MarcBloch'un bir tarihi olarak mizacn anlamakta anah
tar ilevi grebilecek iki kelime burada karmza kyor.
"Ktrm brakmak": March Bloch hem insan (gerek ta
rih sadece fikirleri ve eylemleriyle deil, bedeni, duyarll,
zihniyetiyle, yani bir btn olarak insanla ilgilenir), hem de
insan toplum ve zaman iinde yakalama ynnde btn
cl bir aba olan tarihi ktrm brakacak bir tarih anlay
n reddeder. "Alk": Bu kelime, kitabn hemen ilk blm
ne giren mehur cmleyi artrr: "lyi tarihi efsanede
ki insan yiyen deve benzer. lnsan eti kokusunu ald anda,
avn bulduunu bilir. " Marc Bloch da bu alardandr; tarihe
atr, tarih iinde insanlara atr. Tarihi itahl olmaldr. O
bir yamyamdr. Marc Bloch bana 12. yzyln ikinci yarsn
da yaam, Parisli ilahiyat Petrus Comestor'u, ya da Fran
szca adyla Yutucu Pierre'i hatrlatyor: Pierre iinde yaa
mn ve tarihin anlamn arad kitaplar yutarca okumasy
la n salmt.
Marc Bloch asndan tarih, "pozitivist" olmamakla bir
likte, yine de bir bilimdir ve bu kitaptaki en dikkat ekici
17

kayglardan biri matematik bilimine, doa bilimlerine, fen


bilimlerine yaplan srekli gndermelerdir. Ama, onlarn
iinden tarihte kullanlabilecek reeteler bulup karmak
deildir. Marc Bloch istatistie de bavurmutur (bir orta
a tarihisi iin snrl saylabilecek oranda) ve nicel tarih
anlay ortaya kmadan nceki dnemin insandr. Ama
tarih bir paradigma olarak zerkliini ele geirmi olsa bi
le, bilgi sahasnn birliini ifade etmek iin yle der: "Ar
tk kendimizi, tm bilgi nesnelerine maddi bilimlerden aln
m tek tip bir entelektel model dayatmak zorunda hisset
miyoruz. " Yine de gerek bilimleri belirleyen varolu kou
lu ayndr: "Sadece fenomenler arasnda aklayc balant
lar kurabilenler gerek bilimlerdir. " Demek ki tarihin de bi
limler arasnda yer alabilmek iin "basit bir dkm yapmak
yerine [ . . ] aklc bir tasnif ve giderek artan bir idrak" nere
bilmesi gerekir.
Marc Bloch tarihten sahte yasalar tanmlamasn bekle
mez, zaten rastlantnn durmadan devreye girmesi bunu im
kanszlatnr. Ama ancak aklcln ve idrakin iine nfuz
ettii bir tarihi geerli sayar, bu nedenle onun bilimselliini
belirleyen konusu deil, tarihinin ilerleyii ve metodudur.
Demek ki tarihin ikili bir durum iine yerletirilmesi gere
kir: "her disiplin" gibi, "geliim zerinde geici olarak eri
tii" "nokta" -eri "her zaman biraz kesik kesik seyreder,"
nk Marc Bloch ilkel bir evrimcilie kardr- ve her d
nemin tarihilerinin "balandklar" genel "dnce mo
mentumu", bir an "zihinsel atmosferi". Bu "atmosfer", bir
grup Alman tarihinin Zeitgeist'ndan, "zamann ruhu" tan
mndan ok da uzak saylmaz.
Ama idrake doru bu yryte, insani bilgi disiplinle
ri iinde tarih zgn bir yere sahiptir. Bilimlerin ou gi
bi, ama konusunun ayrlmaz bir parasn zaman olutur
duundan onlardan da fazla, tarih "ilerleyen, hareket halin.

18

de bir bilimdir. " Tarih, bir bilim olarak kalabilmek iin di


er hepsinden daha ok hareket etmek, ilerlemek zorunda
dr; asla duramaz.
Tarihi oturup bekleyemez, bir tarih brokrat olamaz,
yeni keiflere kma ve maceralara atlma grevine sadk ka
lan bir yry olmak zorundadr. nk tarihin, tarih
ilerin MarcBloch'tan ders kararak zerinde yeterince d
nmedikleri, bir ikinci zellii, "ocukluk anda bir bi
lim" olmasdr. Herodotos'tan dom Mabillon'a kadar uzanan
bir tarihncesi iinde, uzun sre, dili dolaarak konumak
tan teye geememitir. MarcBloch, dom Mabillon hakkn
da unu syleyecektir: "De re diplomatica'nn yaymland
yl olan 1681, insanlk tarihinde [ . . )bir dnm noktasdr",
nk bu eser "ariv belgelerine eletirel yaklam nihai
olarak yerli yerine oturtmutur. " Ancak 19. yzylda, henz
edebi sanat ile bilimsel bilgi arasnda tereddt eden tarih bi
liminin kurulduu yzylda, bir ders olarak mfredata gire
bilen tarihin genlii zerinde daha fazla dnmek gereki
yor. Bu, tarihiye hem mtevaz hem de gvenli ve umutlu
olmas gerektiini gsteren bir derstir. Tarih asndan bil
gi rzgar, yelkenleri daha yeni yeni iirmeye balyor dene
bilir. Tarihsel bilginin afa byle skyor. Hala oradayz.
Marc Bloch'tan nce ve onun devrinde de tarihiler tarihi
"bir tr estetik oyun" olarak grmeye raz oldular ve baz sos
yal bilim uzmanlar "ok insani birok gereklii insanlarla
ilgili bu bilgi dalnn snrlan dnda brakmay uygun buldu
lar, nk bu insani gerekler onlarn gznde aklc bir bil
giye iflah olmaz bir isyan iindeydiler. "Burada MarcBloch'u
dikkatle okumak gerekiyor: "Bu tortuya, kmseyen bir ifa
deyle olay 1 adn veriyorlard; ama bu ayn zamanda en mah
rem bireysel2 hayatn nemli bir blmyd. " Burada kim
.

Vurgular bana ait (v.b.a.)

V.b.a.
19

hedefleniyor? "Durkheim tarafndan kurulan sosyoloji oku


lu. " Marc Bloch ve ilk Annales asndan, Durkheim sosyolo
jisinin tad olaanst nem hemen, neredeyse metne gi
rer girmez ortaya kyor. Burada borcunu yeniden dile geti
riyor. Ona zellikle, "ucuza kamadan dnmeyi" retti
i iin borlu olduunu belirtiyor. Bloch'un ana kayglarn
dan biri, tarihi dnmek, tarihin aratrlmasn dnmek,
eserlerini dnmek; kk, yoksul, vasat bir ekilde dn
memektir. Tarihi indirgeyici her trl uygulamay, her tr
l metodu reddediyor. Ama ayn zamanda -ve bu onun me
todolojik dnmnn deimezlerinden biriydi- tarih ile
sosyolojiyi birbirine kartrmamaya zen gsteriyor; "ilkele
rin katl"n reddediyor; baka bir yerde de Durkheim'n ve
takipilerinin zaman umursamadklarn syleyecektir.
Durkheim'n Marc Bloch ve ilk Annales zerindeki etkisi
dikkatli bir aratrmaya konu edilmelidir, nk bu eiki on
larn zerinde derin bir iz brakmtr, ama Marc Bloch'un
sosyolojinin ve ncelikle de Durkheim sosyolojisinin cazi
besine hep direndiini de kaydetmek gerek. Sosyoloji ile di
yalog kurmaya evet; tarihin dier beeri ve sosyal bilimler
le bu tarz alveriler iinde olmaya ihtiyac vardr. Ama ta
rih ile sosyolojiyi birbirine kartrmaya hayr. Marc Bloch
tarihidir ve yle kalmak ister. Tarihi zellikle de bu bilim
lerle temas iinde kalarak yenilemeye evet; tarihi onlarn ii
ne gmmeye hayr.
Olay ve bireysellik hakknda alntladm cmle dikkat
le okunsayd, Marc Bloch ve Annales'i anlatan tarihyazmc
lar baz yorum hatalarndan saknabilirlerdi. Marc Bloch'un
reddettii olay, onu aalanacak bir tortu olarak gren sos
yologlarn anlad olaydr. Ama olayn kendisini reddetmez
(Lucien Febvre'in bu balamdaki szleri o kadar temkinli
olmamtr denebilir) . Zaten btncl bir tarih olaylardan
vazgeebilir mi? Demek ki bugn, Pierre Nora'nn szleriy20

le, "olayn geri dn" ad verilen olgu Marc Bloch'un an


laynn dorudan uzantsnda yer almaktadr.
Ayn ekilde, Marc Bloch kolektif olana bireysel olan
dan daha fazla dikkat etmekle birlikte, yine de bireyi tari
hin ilgi odaklarndan biri haline getirmitir. Tarihsel ara
trmann "tercihen bireye veya topluma ynelmesi gerekti
ini" ifade eden Bloch, hayranlk duyduu Fustel de Cou
langes'n (Michelet'yi olduu gibi onu da "hoca"s olarak
sahiplenmektedir) "tarih, insan toplumlarnn bilimidir,"
diyen tarih tanmn eletirir: "Ama bu belki de tarihte bi
reyin payn fazla indirgemek anlamna gelebilir." Son ola
rak ve belki de en nemlisi, tamamlanmadan kalan ve ba
l da konmam Beinci Blm' bireye hasretmeyi d
nmtr.
Daha ileride, gerek tarihin ne olduunu bilmemekle ve
tarihin "entelekt kimyasnn rettii en tehlikeli rn" oldu
unu aklayarak cehaleti hakl karmakla sulayaca Paul
Valery'yi ac ac eletirdikten sonra, kendi tarih anlayn ve
bu kitabn amacm tanmlar.
Onun ve tarihi arkadalarnn istedikleri tarih, "hem ge
niletilmi hem de derinletirilmi bir tarih"tir. "Pozitivist"
tarihilerin yzeysel ve dar tarihinin karsna, tarih alann
geniletme ve derinletirme ynndeki bu istei koyar. An
nales zihniyetinin etkiledii tarihileri bugn de srkleme
ye devam eden hareketin zn geni ve derin bir tarih is
tei oluturur. Pierre Nora ve ben, Marc Bloch'un izinden
giderek, 1974 ylnda yaymlanan Faire de l'histoire (Tarih
Yapmak) derlemesine katk veren bir grup tarihiden l
bir geniletmeyi tanmlamalarn talep etmitik: "Yeni prob
lemler, yeni yaklamlar, yeni konular." Geriye derinletir
me sorunu kalyor, nk zihniyetler ve duyarllklar hak
kndaki aratrmalar tarihilerin tarihin derinliklerine inme
srecini balatm olsa da daha yaplacak ok i var. Marc
21

Bloch'un bu kitabn urasnda burasnda ve La Societe feoda


le'de (Feodal Toplum) temkinli bir ekilde deindii psika
naliz, tarihilerin dnm alanna henz tam anlamyla gi
remedi. Ksa sre nce yitirdiimiz ve henz tamam yaym
lanmam yapdan March Bloch ve Annales etkisinin biraz
uzanda kalan "derinliklerin tarihisi" Alphonse Dupront
henz tek bana bir rnek olarak duruyor ayrca 70'li ylla
rn Annales dergilerinin krs verdikleri Alain Besanon ile
Michel de Certeau'nun psikanalitik tarih giriimlerinin de
devamcs kmad. Amerikan psiko-tarihi ise alan ilgin
yollara karn, kendisini kabul ettiremedi.
Kitabn amac olarak tanmlanan tarih biliminin savunul
mas ve tantlmas ise zellikle meslek dzeyinde yer alan
bir aba durumunda: "Bir tarihinin mesleini nasl ve ni
in yaptn sylemek" , "zanaatkarn akl defteri"ni, "lonca
yesinin seyir defteri"ni kaleme almak. Daha ileride 14. yz
yln alimliini yle vyor: Onun sayesinde "tarihi kendi
tezgahna kavutu." Krsal dnyann tarihisi olduu iin ta
rm yaamnn gndermelerini ve metaforlarn sk sk kulla
nan Bloch, iyi tarihiyi "iyi ifti"ye benzeterek, onu da Pe
guy'nin szleriyle, "hasat kadar tarla srmeyi ve ekmeyi de
seven insan" eklinde tanmlyor. lz srmeyi ava tercih eden
bir avcnn, bir aratrmacnn iyice Pascal'vari bir benzetme
si sz konusu.
Giri blmn iki itiraf tamamlyor. tk olarak, Marc
Bloch, felsefi bir kafas olmadn itiraf ediyor. Bunu, "ilk
eitimden kaynaklanan bir boluk" olarak deerlendiriyor
alakgnlllkle. Biz de bunu Fransz tarihilerinin gele
neksel bir zellii olarak grebiliriz. ounluunun genelde
felsefeye ve zelde de tarih felsefesine merak yoktur -tem
kinlilik mi, kusur mu? Bu kitap da bir tarihsel felsefe dene
mesi deil, bir metot incelemesidir.
Ama en nefret ettii ey zihin tembellii ve edilgenlii
22

olan Marc Bloch, tarihin ne olduunu, nasl yapldn ve


nasl yazldn belirtmekle yetinmek istemiyor: "ltiraf et
meliyim ki, (kitabmda) bir program yn de var." Yaplma
s gereken tarihe, bir giri ve klavuz nitelii tayan bir ki
tap sz konusu.
*

Lucien Febvre'in, elbette benden daha byk bir yetkeyle


dile getirdii yorumlan tamamen benimsiyorum: "Bloch'un
kitabnn son blmlerinde daha kesin ve ayrntl notlar
bulunmamas gerekten hayflanlacak bir husus. Herhalde
bunlar rastlanlabilecek en ilgin ve zgn notlar olurdu. "
Ben, kitabn btn iinde en nemli grdm ynlere ia
ret etmekle yetineceim.
tk nce, tarihin tanm.
Tarih, aratrma yani tercih demektir. Konusu gemi
deildir: "Gemiin, gemi olarak bilimin konusu olabi
lecei fikri samadr." Tarihin konusu "insan" , daha do
rusu "insanlar" ve daha kesin bir ifadeyle "zaman iinde
insanlar"dr.
Marc Bloch'un nce ayn bir blm hasretmeyi dnd
tarihin zaman hakknda kaleme ald, benim gzmde
ki en nemli paragraflar aada bir araya getireceim. Za
man, tarihin ortam ve somut konusudur. "Tarihin zama
n ise aknn geri dndrlemezlii iindeki somut ve ya
ayan bir gereklik olarak [ ] fenomenlerin iinde yzd
plazmadr ve o fenomenler ancak o zamann iinde id
rak edilebilirler." (s. 69) Tarihin zaman, Fernand Braudel'in
"uzun sre" adn verecei kavramla Marc Bloch'un olay
dan ziyade "an (moment)" adn vermeyi tercih ettii ve ara
bulucu olarak "bilinlenme"yi koyduu billurlama arasn
da gidip gelir: "Tarihi asla zamann dna kmaz [ . . ], ora
da kah birbirine benzeyen fenomenlerin sreyi bir utan bir
. . .

23

uca kateden byk dalgalarn, kah bu akmlarn bilinle


rin gl dmnde sktklar beeri an dikkate alr." (s.
186) Zaman lsnde birleme ynnde kaydedilen ilerle
meler ne olursa olsun, tarihin zaman tekdzeliin dnda
kalr: "[ . . . ] beeri zaman saatteki gibi kat bir zaman blm
lemesinin kusursuz tekdzeliine hibir vakit uymaz. Ona
ritminin deikenliine uygun ve gereklik yle gerektirdi
i iin ounlukla marjinal blgelerden baka snr tanma
yan ller gerekir. Tarih, ancak bu esneklik pahasna tas
niflerini, Bergson'un deyimiyle, 'gerein izgilerine' uydur
may umut edebilir: lin asl, her trl bilimin nihai amac
da budur." (s. 213)
Bu arada Bergson'a yaplan gndermeyi de kaydedelim.
Marc Bloch'un dncesi Bergson'un dncesiyle yani sre
ve dnce ile yaamn akcl felsefesiyle bulumaktadr.3
Bu zaman anlay "kkenler putu"ndan, "reym saplan
tsndan" , "kkenlerin her eyi aklayan bir balang oldu
u" ynndeki tembel yanlsamadan, "nesep" ve "aklama"
arasndaki karklktan vazgeilmesini de beraberinde geti
rir. Ve Marc Bloch burada "Hristiyanlk [ . . . ] z itibaryla
tarihsel bir dindir," aklamasn yapar -Avrupa ve Bat tari
hi iin temel olgu- bu da onun tarihsel gereklik iinde o
unlukla birbirinden ayr tutulan, "ya sosyal yapyla ya da
zihniyetle ilgili ayn yndeki bir sr zellii" birbirine ba
lamasn salar.
Zaman ve deiim bilimi olan tarih, tarihinin nne her
an hassas sorunlar karr, rnein "tarihilerin ansszl
na, insanlar her adet deitirdiklerinde sz daarcklarn da
deitirme alkanlna sahip deildirler."
Artk geerlilii kalmam tarih '"bilim' midir yoksa 'sa
nat' m? " sorusunu demode fikirler mezarlna defnettikten
3

L'Evolution creatrice 1907, Duree et simultaneite 1922, La Pensee et le Mouvant

1934 tarihlidir.
24

sonra, ortaa tarihisi Bloch iin zne ynelir. nce, bu


gn "tarihin ivmesi" ad verilen olguyu tanmlayarak, "gn
cel" diye adlandrmay tercih ettii imdiki zaman belirle
meye giriir; "tarihin ivmesi" hakknda verdii somut rne
i ifade edi biimi hem bir problemi gndeme getirir hem
de aklayc bir ratrmann yolunu aar: "Leibniz'den, Mi
chelet'den bu yana byk bir olgu gerekleti: Teknikler
de yaanan pe pee devrimler, kuaklar arasndaki psikolo
jik mesafeyi lsz bir ekilde bytt. " Daha sonra, insa
nn imdiki zamannn "bilimsel bilgiye mkemmelen uya
bileceini" kabul eder ve bunun incelenmesini sadece tarih
ten "kesin izgilerle ayrlm" sosyoloji, iktisat, gazetecilik
(Marc Bloch "siyasi ke yazarlar" der) gibi disiplinlere b
rakmayarak esas olarak tarih iine oturtur. Bu nedenle, im
diki zamandan korkan, "iffetli Clio'yu fazla yakc temaslar
dan korumak isteyen" , "antikaclar" adn verdii ve mazi
ci bir tarih anlay iine hapsolmu rkek tarihilerin ya da
veri biriktirmekten tarihi aklamaya geemeyen mtebah
hirlerin snrlarn ve gszln ifade eder. Bu yaklam,
aslnda her tarihide olmas gereken derya gibi bilgi sahibi
olma halini* devre d brakmaz, ama tarihinin onun ii
ne hapsolup kalmamas gerektiinin altn izer. Ama "et
rafndaki insanlara, eylere, olaylara bakmaktan zevk alma
yan mtebahhir [ ] tarihi adndan vazgeerse aklllk et
mi olur. "
imdiki zamann snrlar izilip tanmlandktan sonra, ta
rihilik mesleinin temel sreci balar: "imdiki zaman ge
mi zerinden anlamak" ve bununla balantl olarak "ge
mii imdiki zaman zerinden anlamak."
"Temkinli bir ekilde sondan baa doru giden bir metot"
gelitirilmesi ve uygulanmas , Marc Bloch'un balca miras. . .

(*) Tebahhur, erudition - .n.

25

lanndan biridir ve bu miras bugne dek ok yetersiz bir bi


imde alnp kullanlmtr. "Yaayan kavrama kabiliyeti,
bir tarihinin ana vasfdr" ve bu vasf ancak "bugn ile s
rekli bir temas iinde" edinilip uygulanabilir. Tarihinin ta
rihi, "ters ynde" yaplarak balar.
Tarihi o zaman avn, "deiimi" yakalayabilir, tarihsel
kyaslama yntemini etkili bir ekilde gerekletirebilir ve
"tek gerek tarihe [ . . ] evrensel tarihe" giriebilir. Ben ise
bunu, Michel Foucault ile birlikte, genel tarih olarak adlan
drmay tercih ediyorum. Ayn zamanda birer ar olan
sav bu noktadan kaynaklanr.
"Gemii bilmemek imdiki zamann anlalmasna za
rar vermekle kalmaz, imdiki zaman iindeki eylemi de bo
zar," bu savlardan birincisini oluturuyor. Marc Bloch tarih
inin tesinde toplumun tm yelerine, ncelikle de toplu
ma rehberlik etme iddias tayanlara sesleniyor. Bu ars
nn bugn bile pek iyi iitildii sylenemez.
kinci sava gre: "nsann da gerek zihni bakmndan ge
rekse vcudunun en hassas mekanizmalarna varncaya dek
ok deitiini rendik. [ . ] Zihinsel atmosferi derinlemesi
ne dnt; hijyeni, beslenmesi de keza." Zihniyetlerin tari
hin bir nesnesi olarak incelenmesinin olduu kadar; gncel
liini hala koruyan beden tarihinin incelenmesi ve Marc Blo
ch'un "bedenin servenleri" adn verdii olgunun takip edil
mesi arsnn meruiyeti de buradan kaynaklanyor. Ama
Marc Bloch ekliyor: "Bununla birlikte, insann doasnda ve
insan toplumlarnda srekliliini koruyan bir zn var olma
s gerekiyor. Yoksa insan ve toplum isimleri bile anlamlarn
yitirirler." Bugn, gelenekselcilerin tm burun kvrmalarna
karn ilerlemeler kaydeden tarihsel antropolojinin merui
yeti, hatta gereklilii bundan iyi ifade edilebilir mi?
Son olarak, bu geni, derin, uzun, ak, karlatrmal ta
rihin tek bir tarihi tarafndan gerekletirilemeyecei sa.

26

gelir: "Hayat ok ksa." "Tek bana hibir tarihi, kendi


zel inceleme sahasnda bile her eyi ancak yarm yamalak
anlamaktan teye geemez." Tarih "ancak yardmlaarak ya
zlabilir. " Tarihilik meslei bireysel alma ile ekip al
masnn bileimi biiminde icra edilmelidir. Tarihin ve ta
rihyazmnn ak birok tarihiyi fildii kulelerinden k
maya sevk etmitir.
nsanlarn ve zamann, alannn ve ynteminin koydukla
rndan baka snn kalmayan tarihi, artk bu kurulu dze
nin bana oturabilir. llk almas " tarihsel gzlem" olacak

tr (kinci Blm). "Yazl olmayan tanklklarn muazzam


ynn" , zellikle de arkeolojik bulgular grmezden gel
memelidir. Demek ki "belge snf iinde anlaty, olgular s
nf iinde de olay saplant haline getirmekten" vazgeme
lidir. Ama gemie ilikin her eyi bilemeyeceini de kabul
lenmeli, "izler halindeki bir bilgi"yi kullanmakla yetinme
yi, "her bilimde ok sayda rnei bulunan" "yeniden kur
gulama" yntemlerine bavurmay kabullenmelidir. Bunun
la birlikte, "Gemi, tanm gerei, artk hibir eyin deiti
remeyecei bir veridir. Ama gemi bilgisi durmadan dn
en ve mkemmelleen, ilerleme halindeki bir eydir." ok
nemli bir nokta olan bireysel zihniyetler bilgisi konusun
da, ortaa da dahil olmak zere eski dnem tarihileri si
lahszdr nk ellerinde "ne zel mektuplar ne de itiraflar"
mevcuttur ve o dnemlerden elimize en iyi ihtimalle "belli
bir slup kalbna gre yazlm kt biyografiler" kalmtr.
Bunun sonucunda, "tarihimizin nemli bir blm, zorun
lu olarak bireysiz bir dnyann biraz kansz kalm grn
mne brnmektedir. "
Tarihiye, "Bilmiyorum, bilemem" demeyi becermesini
tleyen namuslu Marc Bloch'a kulak vermek gerek; ama
onun bu noktada biraz ktmser olduu kansndaym. Es
ki alar, zellikle de ortaa tarihileri bugn yaamlarn
27

yeniden oluturulmas konusunda kesin kurallara bal ama


daha gelikin yntemlere uyan biyografiler yazmaya al
yorlar; bu tarz biyografiler en azndan gemiin nl isimle
ri hakknda kaleme alnyor. Eski devirlerdeki bireyin tari
hinin, felsefede ve sosyal bilimlerde "znenin geri dn"
ile ilikili gncel aratrmalardan yararlanmas gerekiyor. Bu
geri dn tarihilerin de ilgisini ekiyor.
Zaten Marc Bloch'a gre, ortaa tarihisi tanklklar pein
de koarken rnein aziz biyografilerini de sorgulamaldr;
orada "metinlerin yazldklar dnemlere zg yaama veya
dnme biimleri (La Societe feodale in unutulmaz bir bl
mnn bal) konusunda" salanan "paha biilmez" bilgiler
bulacaktr. Ama bu arada, ok sayda ortaa tarihisinin hat
ta Bloch'tan sonra da yapmaya devam ettiklerinin aksine, "bi
yografi yazarnn gzlerimizin nne sermeye asla niyetlen
medii eyler"in sz konusu olduunu unutmamaldr.
nemli olan belgelerin, tanklklarn "ancak anlan sorgu
ya ekmeyi biliyorsanz konumaya baladklarn" bilmek
tir; "her tarih aratrmas ilk admlarndan itibaren, soru
'

turmann nceden saptanm bir dorultusu bulunmasn


gerektirir." "Pozitivistler" ad verilen tarihilerin anlayla
ryla olan kartlk burada ok belirgindir, ama Marc Bloch
bu noktada hem kendisinin hem de meslektalarnn pratik
leri zerinde dnm ve her bilimsel kefin nceden mev
cut olan bir hipotezden hareketle yapldn ispatlam me
hur matematiki Henri Poincare ile bulumaktadr. Poincare
1 902'de La Science et l'Hypothese [Bilim ve Hipotez] adl ese
ri yaymlamt.
Baz mtebahhirlerin baka bir yanlsamas: "her tarihsel
probleme bu i iin zel olarak hazrlanm bir belge tr
nn denk dtn dnmek"tir. Tarih ancak ok sayda
belgeye ve dolaysyla teknie bavurarak yazlabilir: "Az sa
yda bilimin bu derece benzemez aralara ezamanl olarak
28

bavurmak zorunda kaldn sanyorum. Bunun nedeni, be


eri olgularn dierlerinden daha karmak olmasdr. n
k insan doann en u noktasnda yer almaktadr." Bura
dan da u gr doar: "Bence, tarihinin kendi mesleinin
tm belli bal teknikleri hakknda en azndan yzeysel bir
bilgiye sahip olmas iyidir, hatta arttr. " Marc Bloch'un "ta
rihin yardmc bilimleri" anlaynda geleneksel tarihilerin
ounu ne kadar geride brakt grlyor. Bu bilimler uz
manlamann getirdii parallk iinde kullanlmamaldr.
Bu noktada da belgeleri toplama ve ileme, yorumlama tek
niklerine genel, toplam bir bavuru gereklidir.
Ama bu tarihsel gzlemin ynetimi ve kullanm nasl d
zenlenmelidir? Teknik klavuzlar, envanterler, kataloglar
ve fihristler oluturarak. . . Marc Bloch bu noktada engin bil
gi derlemesi ynnde (ortaa tarihileri iinde) du Cange
ve dom Mabillon'dan bu yana srdrlen byk almay
la, 19. yzyln byk almasyla bulumaktadr; ama o, bu
teknik aparata sadece kullanlmas gereken bir define olarak
edilgen bir rol vermemekte, ayn zamanda belgelere ve tari
he sorulmas gereken sorularn hizmetinde bir beslenme ha
vuzu ilevi de yklemektedir.
Marc Bloch tanklklarn aktarmna, tarihiler arasnda
ki bulumalara (hem kendisi hem de Lucien Febvre yirmi
li ve otuzlu yllarda tarihsel bilimler alannda dzenlenen
byk uluslararas kongrelere srekli katlmlard), "bilgi
alverileri"ne, bugn olsa tarihte iletiim adn vereceimiz
her eye nem verir. Ama daha da ileri gider:
ncelikle tarihiler topluluunun "ne kan birka b
yk problemi ortak bir mutabakat iinde nceden" tanm
lamas iin bir mutabakata varmasn arzu eder ve bunun
da tesinde, "toplumlarn belleklerine dayanarak kendileri
hakkndaki bilgiyi aklc bir ekilde dzenlemeye nihayet ra
z olacaklarn" umut eder.
29

Bu noktada gncel durumun tam iine girmi bulunuyo


ruz. Bugn, dier beeri ve sosyal bilimler uzmanlaryla i
birlii iinde tarihilerin aratrma ve dnce abalarna,
kimlik araynn temelini oluturan kolektif bellek aratr
masndan daha ok yol aan baka bir konu var mdr? Marc
Bloch bu noktada hi kukusuz, Strasbourg'dan sosyolog
meslekta Maurice Halbwachs'n almalarndan sz edi
yordu. Halbwachs'n Les Cadres sociaux de la memoire [Bel
lein Sosyal ereveleri] adl eseri 1925'te yaymlanmt.
Bugn hala yeterince yerine getirilmemi bir dilek daha:
Tarihi tarafndan aratrmasnda karlat problemlerin
ve aratrmann tarihinin anlatlmas: "Adna layk her tarih
kitabnn iinde bir blm veya ylesi tercih edilecekse, geli
imin dnm noktalarnda araya sktrlm ve aa yukar ,
yle bir balk konmu bir dizi paragraf yer almaldr: 'Sy
leyeceklerimi nereden biliyorum?' Meslekten olmayan oku
yucularn bile bu itiraflar rendiklerinde gerek bir ente
lektel zevk alacaklarna inanyorum. Aratrmay baarlan
ve karlat engeller ile birlikte izlemek nadiren can skc
olabilir. Asl donmuluk ve sknt duygusunu yayan her e
yi bitmi halde sunmaktr." Ne byk bir slup ve fikir mo
dernlii!
Gzlemden sonra, sra "eletiri" de (nc Blm) . Ele
tiri tarihinin taslan izen Marc Bloch, bu srecin belirleyi
ci an olarak 17 . yzyl gsterir: "Aratrma retisi, gerek
bykl hala yerli yerine tam oturtulamayan o 17. yzyl
boyunca ve zellikle de ikinci yarsna doru gelitirilmi
tir. " te tarihsel eletirinin byk isminin doum tarihle
ri: Bilimsel aziz biyografisi edebiyatnn ve Bollandist Cemi
yeti'nin* kurucularndan Cizvit Papebroeck 1628'de; berat/
vesika bilimi/diplomatikann kurucusu, Saint-Maur'lu Bene(*) Adn kurucu Jean Bolland'dan alyor - .n.
30

dikten dom Mabillon 1632'de; Oratoire tarikatndan olan ve


eletirel Kutsal Kitap yorumculuunun balangcnda iz b
rakan Richard Simon ise 1638'de dodu. Ve onlarn geri
sinde, Marc Bloch tarihi her zaman bir dnce momentu
mu iine yerletirme kaygs tadndan, iki byk filozof:
1632'de doan Spinoza ve Le Discours de la Methode [ Me
tot zerine Konuma] adl eseri 1637'de yaymlanan Des
cartes geliyor.
Ama tarihsel eletiri, rutin hale gelen ve "sadece bel
ge ile mcadelenin salayabilecei o hep yeniden doan
srpriz"den kendini mahrum eden bir malumatfuruluk
iine srklenir. Marc Bl9ch iin tarihilik mesleinin bir
zevk kayna olduunu gsteren aadaki cmleleri aln
tlamakta fayda gryorum. Marc Bloch, "tarih olma iddia
s tayan ve Maurras, Bainville ya da Plekhanov'un hzn
l rneklerini oluturduu tarih anlaynn sahte prltlar
n", "skc ders kitaplarn" ve "bktrc ezoterizmi" bir ara
da eletirir (Tarih Savunusu'nun her trl jargondan uzak,
sade ve duru slubunu okumak ne byk bir mutluluk! ) .
Marc Bloch, "mtevaz dipnotlarmz, kl krk yaran kk
referanslarmz" dan ise efkatle sz eder.
Marc Bloch ok nem verdii bir sorunun, "yalann ve ha
tann" takibinin zerinde uzun uzadya durur; bu konuda
ki deneyimi sadece tarihiliiyle snrl kalmamakta, Birinci
Dnya Sava'nn yalan haberleri zerinden bir insan ve as
ker olarak kendi hayat tecrbesine de uzanmaktadr. Bu tec
rbe onda yle bir iz brakmtr ki, Carlo Ginzburg'un ve
benim kaydettiimiz gibi,4 yzyllar boyunca Fransa ve n
giltere krallarnn sracal hastalar iyiletirme gc oldu
una inanan halkn naifliinden istifade eden Rois thauma
turges [ ifac Krallar] hakkndaki incelemesini etkilemitir.
4

Rois haumaturges'n ltalyanca basksnn (1973) ve Franszca nc bask

nn (1983) nszlerinde.
31

Marc Bloch, Bat Ortaa toplumu gibi tabi toplum trleri


nin gerekte grlene deil, belirli bir dnemde "grlme
si doal kabul edilene" inanmalarna neden olan tarihsel ko
ullarn titizlikle sralar.
Ve yine bu etkilenme dorultusunda "yeni saylabilecek"
bir disiplinin douunu da selamlar: tanklklar psikolojisi
(Marc Bloch'un dnce abas srekli olarak psikolojinin
tarihiye sunabilecei olanaklar zerine odaklanmtr). Gi
derek gelien bu disiplin, son olarak Mnih'te dzenlenen
byk bir kolokyumun ve "Ortaaa llikin arptmalar"
(Falschungen im Mittelalter) balkl bir yaynn esin kayna
olmutur.
Marc Bloch, "eletirel metot mant hakknda bir dene
me" gelitirir; bu sayede, tarihi kendine zg karakteristik
leriyle birlikte "gerek bilimleri"nin btn iine yeniden
yerletirebilir: "Tarihsel eletiri, sylediinden erriin olma
payn olas olanla olmayan lmekle snrladnda, dier
somut gerek bilimlerinin (sciences du reel) oundan ancak
bir derece kademelenerek iinde ayrlmakta, aradaki farklar
o zaman azalmaktadr."
Bilginin btnl konusunda her zaman duyarl olan
Marc Bloch, "nsanlarn tanklklarna uygulanan aklc bir
eletiri metodunun gelitirilmesinin" , "sadece tarihsel bil
gi deil, genel anlamda bilgi" asndan "muazzam bir kaza
nm" olduunu syler.
Blm, "ok daha geni ufuklara" almaktadr: "Tarih,
tekniini gelitirerek, insanlarn nnde hakiki ve dolaysy
la doruya giden yeni bir yol am olmay en kesin zaferle
ri arasnda sayma hakkna sahiptir."
Anlamak yerine "yarglayan" tarihilerden nefret eden
Marc Bloch, tarihin kklerini yine de hakikat ve ahlak iine
derinlemesine daldrmaktan geri kalmaz. Tarih bilimi etik
iinde nihayete erer. Tarih, hakikat olmaldr; tarihi bir ah32

lak, doru bir kii olarak kendini tamamlar. Umutsuzca


yeni bir etik peinde koan amz, tarihiyi de gerei ve
doruyu zamann dnda deil iinde arayanlar arasna ka
bul etmelidir.
Demek ki yarglamak deil anlamak sz konusudur. Gz
lem ve tarihsel eletiri alanlarndaki ilk admlarn ardndan
gerek tarihilik almasnn balangcn oluturan "tarih
sel analiz"in amac budur (Drdnc Blm) . Srekli ola
rak her trl zihin tembelliinden kanma kaygs tayan
Marc Bloch, "anlamann asla edilgen bir tavr olmadn"
belirtir. Tarihi "seer ve ayklar" , edilgen bir biimde al
np kullanlmas "son tahlilde zaman, dolaysyla da biz
zat t<itrihi" yadsmaya yol aacak "malzemeyi aklc bir ekil
de dzene" sokar. Aklc dzenleme, zaman ve tarih arasn
daki ba yeniden mkemmel bir ekilde ifade edilmi olur.
Hatta bu aklc yaklam, zamann dzeni5 ve tarihin doa
syla zdeleir.
Bu analiz zellikle "ok sayda sosyal fenomende ortak
olarak bulunan balantlar", "deimeyen yorumlar" sapta
maya nem verirken, "sosyal yaama hemen her zaman ke
sik kesik giden ritmini" veren "farklar" da unutmaz ve ta
rihte stiller tanmlamaya alan bir Paul Veyne'e veya bir
Michel Foucault'ya yolu aan Marc Bloch, rnein "bir gru
bun zihinsel tavr"nn ayrt edici zelliklerini ne karacak
bir slup nerir. Bu rgye, tarihin bu rapsodisine duyarl
olan Marc Bloch, ayr ayr tarihlerde, zellikle de iktisat ta
rihinde bir zerklik bulunmadn gayet iyi tespit eder. Bu
durum bir iktisat anlay bulunmayan ve "din alan ile ik
tisadi alan yan yana var etmek"le yetinmeyip onlar "i ie
geiren" ortaa iin zellikle dorudur. Marc Bloch byle
likle, ( 1964'te len) iktisat Karl Polanyi'nin arkaik ve an5

Bu terimi Krysztof Pomian'n gzel kitabnn balndan aldm: L'Ordre du


temps, 989.

33

tik toplumlarda (ahlak dini veya siyaset iine) "gmme ikti


sat" adn verecei olguya iaret ediyordu.
Bu noktada Marc Bloch'un yazdklarn iyi okumak gere
kir. nk onun ansnn kskan -kskanlklan onun de
vamclar olmadklar lde artan- bekileri, Annales' hak
l olarak sahiplenen bir tarihi "kresel" veya "btncl" ta
rih yapmak yerine tarihin iinde zel bir konuyu aynp in
celediinde, bunun bir ihanet olduunu haykrmaktadrlar.
Oysa ki Marc Bloch yle yazar: "Bir toplumun incelenmesi
ni onun vehelerinden biri zerine, daha dorusu bu vehe
lerden birinin, inanlarn, snflar veya gruplar yapsnn, si
yasal krizlerin, vb. ortaya kard problemlerden biri ze
rine younlatrmaktan daha meru, daha salkl bir ey
olamaz."6
Tarihsel analizin nemli bir yn, sz daarc, termino
loji, "nomenclatura"dr. Marc Bloch, tarihinin analizini iki
li bir dille srdrmesi gerektiini gsterir: hem anakroniz
maya dmesini engelleyen inceledii dnemin dili, hem de
gncel tarih disiplininin szel ve kavramsal aygt. "Belgele
rin nomenclatura'snn bizim nomenclatura'mz saptama
ya tamamen yeteceini dnmek, bize analizi de hazr bi
imde sunduklarn kabul etmek manasna gelir." Edilgen
lik hakkndaki o salkl korku burada da karmza kyor.
Ama tarihide etimoloji fetiizmi yoksa ("Bir kelimenin de
erini etimolojisinden ok kullanl biimi belirler") , ma
nalarn incelenmesine, bugn yeniden douunu dilememiz
gereken "tarihsel anlambilime" ynelecektir. Kt seilmi,
her trl sosa bulanm, tarih tarafndan anlam boaltlm
"feodalite", "kapitalizm" , "ortaa" gibi kelimelerin sz da
arcnn paras olarak kalmasna da raz gelecektir. Bu
6

34

Bu problemler, Pierre Toubert ve benim tarihin "kreselletirici" konulan de


diimiz olgunun evresinde bir dzene girerler. Bkz. "Une histoire totale du
Moyen Age est-elle possible?", Actes du 1 00' Congres National des soci!tes sa
vantes, Paris, 1975.

kavramlarn yine de tarihi "diplomatik ve askeri nitelikte


ki" hegemonyalara gre yaplan bir tasniften kurtarmak gi
bi bir erdemleri vardr. Marc Bloch, Voltaire'in de buna iti
raz ettiini hatrlatr: "Sanrsnz Galya'da bin drt yz yl
dr krallardan, nazrlardan ve generallerden baka kimse ya
amam."
Hkmdar saltanatlarna gre dzenlenen tarihin dev
ri kapanm gibidir, ama istismara ak "asr" zorbal -ya
pay blmlemeler- srmektedir, o zaman "feodalite", "ka
pitalizm" veya "ortaa" terimlerinden nasl kurtulalm ki?
Bu blmn ana fikrine, tarihin iine gmlm insan
toplumlarnn bileenlerinin i ie geii fikrine dnelim:
"HaQgisi olursa olsun, bir toplumda her eyin, sosyal ve si
yasal yap, ekonomi, inanlar, zihniyetin hem en temel hem
de en gelikin tezahrlerinin birbirine bal olduunu ve
birbirine yn verdiini kabul ettik." Marc Bloch bu noktada
yeni tarihin en byk atalarndan birini, "halkn yaamnn
ti.im unsurlarnn, varoluunun tm glerinin iinde birle
tii" bir klliyeden sz eden Guizot'yu selamlar. Bu klliye
ye "nasl bir ad koymal?" Marc Bloch, tarihi Lucien Febvre
tarafndan yazlm bir kelime (ve bir fikir) nerir: "uygar
lk." Bu nerinin ilginliini inkar etmesem de bugn sadece
Fransz dili ve uygarlyla snrl kaldn zlerek belirt
mek zorundaym. Baka yerlerde ayn ey olmayan ve nite
like ayn dzeyde yer almayan "kltr" kelimesi zaferi ka
zanmtr. Bu durum, uygarl elitizmi nedeniyle mahkum
eden ve insaniliini azaltp daha maddi kld bir tarihsel
alan istila eden kitle kltr adna bunu reddeden zaman
mzn bir yansmas olsa gerek. "Maddi kltr" yerine "mad
di uygarl" geirmek isteyen Fernand Braudel de kavga
y kaybetmi gibi. Bu insanszlamaya boyun mu emeliyiz?
Marc Bloch kukusuz "tarihte aklama"y anlataca Be
inci Blm' tamamlayamad; Direni hareketine aktif ola35

rak katld ve mr dman idam mangasnn kurunlary


la sona erdii iin almas yanda kald. Sadece "neden kav
ram" zerine olan balangcn yazabildi. Marc Bloch bura
da da ok nemli birka mesaj veriyor:
- ncelikle "neden fikrini bilimden tasfiye etme iddias
n tayan" "pozitivizme" kar yeni bir itiraz dile getiriyor;
ama tarihte nedenler problemini gerekeler problemine in
dirgeme giriimini de mahkum ederek "beylik psikoloji"yi
reddediyor. Bu, zerinde dnlmesi gereken bir red, n
k zihniyetlerin kral yoluna, baya bir psikoloji nehri ka
rm durumda.
- Sonra, tarihinin sorunsalndan dar atlmas gereken
yeni bir puta iaret ediyor: "tek neden saplants. " Bu mah
kumiyetin temyizi yok: "Bir saduyu nyargs, mantk
postulat veya sorgu hakimi alkanl olarak neden teki
lii tarihsel aklamann nnde bir engelden baka. bir ey
deildir." Yaam, dolaysyla da tarih yaplar ve nedenleri
itibaryla ouldur.
- Marc Bloch bu konuda, "Bugn nihai olarak yklm
szde corafi determinizmin esinlendii" bir baka "hata"ya
daha iaret ediyor. Ve ekliyor: "Renan ne demi olursa ol
sun, l mutlaka tektanrc deildir." Ben bu cesette hi ha
yat emaresi kalmadndan pek emin deilim. Daha ksa bir
sre nceye kadar akl sahibi birok kii Andre Siegfried'in
ipe sapa gelmez yazlarn hayranlkla okuyordu (ayrca bu
gn, bu metinlerin rklk izlerinden tamamen yoksun ol
madklarn da biliyoruz) ; Siegfried'in tamamen bir hayal
rn olan Fransa seim corafyas bazlarna ok ekici ge
liyordu. Ama yanlyorlar: Granitler oy kullanmaz.
imdi cmlenin bitmedii, sayfann aresizce beyaz kald
o acl noktaya geliyoruz. . . Ama sonu yine gzel balam:
"Ksaca sylemek gerekirse, baka alanlarda olduu gibi ta
rihte de nedenler nceden veri olarak kabul edilemezler.
36

Aratrlmalar gerekir." Yanda kalan kitap meslekten bir ta


rihinin, bir aratrmacnn, ayn zamanda Pascal'vari bir s
lupla yazlm kelimeleriyle sona eriyor.
*

Bugn herkes -zellikle de onlar sevmeyenler- Marc Blo


ch ve Annales'in zaferi kazandn, onlarn tarih anlaynn
tarih bilimini fethettiini sylyor; ama bu sylenen, onla
rn verdii dersi ve rnei, tarihyazm eski eserleri mzesine
kaldrmak iin bir bahane oluturuyor. Bu hatal veya kur
nazca ifade iki gerei gizliyor.
Birincisi, eer Marc Bloch ve Annales tarihin yenilenme
side belirleyici bir etki yapmlarsa, bu yenilenme onlarn
ynelimlerindeki tarih-problem anlay veya disiplinlerara
s tarih gibi ana vehelerle snrl kalmtr.
!kincisi, byle bir kitap yeniliinin, gerekliliinin byk
bir blmn gnmzde de korumaktadr ve onun ret
kenliine yeniden ulamak gerekir.
Tarihsel zamann karmakl, tarihsel aklamann ge
reklilii, imdiki zamann tarihinin nitelii, imdiki zaman
ile gemi arasndaki ilikiler, "kkenler putu", tarihte "ne
den" kavram, tarihsel olgunun nitelii ve kurgulanmas,
farkndaln rol, tarihte "tesadf'n ele aln ve eit
li yalan ve hata biimleri, tarihsel sylem, tarih yazmann
meru biimleri, zorunlu olan tarihsel "gerek" aratrmas
nn tanm (tarihin -aslnda tm dier bilimlerle paylat
kurmaca zelliine aldanmama bahanesi ile tarihsel bir ger
ein var olduunu inkar ederek, szde Nietzsche'nin izin
den giden ve keyfi kurallar olan bir tarihsel oyun uygulama
sna giriilmek istenmitir), tarih ve tarihi etiinin zorunlu
luu zerine konuulacaksa, yeniden bu kitaptan hareket et
mek gerekir. Marc Bloch, tarihinin gelecek karsndaki tu
tumu konusundaki anlaynn smn bizlerle paylamad37

na gre de bu sorunu zorunlu bir miras olarak bizlere brak


m demektir.
*

O halde MarcBloch'a geri dn m sz konusu? Kuku


suz, ounlukla tarihyazmnn tarihncesine geri dn ni
telii tadklarn zor gizleyebilen onca modann arasnda
Bloch'a geri dnmek son derece verimli olabilir. Ama yine
Marc Bloch'un "Onlarn verdikleri derse, gerekli grdm
yerde onlar gayet serbest bir ekilde eletirerek sadk kala
cam, rencilerimin de bir gn beni eletirmelerini diliyo
rum," tavsiyesini de unutmamak gerekir. Aslnda bu kitap
bir biti deil, k izgisidir.
Bugn bir tarihi, bir tarih retmeni, bir, renci, bir ta
rih merakls (ve MarcBloch'un dncesine gre her kadn
ve her erkek bir tarih merakls, hatta bir tarih a olmal
dr) bu kitap hakknda neler dnebilirler?
ncelikle bu kitabn, akl ve duyarllkla yorulmu,
retmen ve tarihi olduu kadar insan ve yurtta da olan bir
bireyin, kesin dorulara tutkun, ama tarih biliminin belirsiz
genliinin de farknda olan, geni ve derin bir bilgi biriki
mine sahip, ama yeni entelektel servenlere de hazr olan,
bilgi, anlama ve aklamaya a bir bireyin eseri olduunu
grmek gerekir. Dier yandan, 1886'da domu, Dreyfus ta
raftan Yahudi bir ailenin iinde yetimi, 20. yzyl ban
da Fransa'daki tarih anlaynn, uygulamasnn ve eitimi
nin darln ve yzeyselliini beenmemi ve Lucien F ebvre
ile tanmasyla birlikte eserleri, dersleri ve e kurucusu ol
duu Annales'in etkisiyle iki dnya sava arasnda tarihteki
yenilenmenin balca mimarlarndan biri olmu bir tarihi
nin eseri sz konusudur. Michelet ve Fustel de Coulanges'n
manevi olu olmu, 1 9. yzyl sonu ve 20. yzyl ba Avru
pa tarihyazmnn en iyi rneklerini takip etmi, Marx, D ur38

kheim ve Simiand'n tarihi derinletiren ve rahatlatan mesaj


larn dinlemeye, tarihin gerek z amann ve tarihe hem ma
ruz kalp hem de onu yapan, en derinlerdeki isimsiz aktr
lere kadar somut insanlar bir kenara brakan analizlerine de
direnmeye hep hazr bir okuyucusu olmu bir tarihidir sz
konusu olan. Kendisini tanmlarke n, babasndan ok, a
nn e vlad olduunu ifade eden bir tarihidir bu. Sz konu
su a, Marc Bloch' un bizzat katld ve yurtta, asker, ta
rihi olarak youn biimde yaad iki dnya savann ce
reyan ettii 3. Cumhuriyet'tir.
Bu bireysel ve kolektif MarcBloch'un ese ri olan Tarih Sa
vunusu ayn z amanda bir dnemin rndr. Yenilmi, boz
unun, igalin ve Vichy kalleliinin iinde bitkin dm
bir Fransa' da yazlmtr. Ama MarcBloch byle bir dnem
de ilk umut kvlcmlarn da fa rk eder: Aktif direnie kat
larak yardmc olmak gereken somut tarih iindeki kurtulu
umudu ve bu kitab yazarak aydnlatmak gereken tarih bili
mindeki ilerleme umudu. Birinci Dnya Sava'nda Alman
lar tarafndan ev hapsinde tutulan ve o dnemde nc bir
e seri, Avrupa Tarihi ni kaleme alan, burada sk sk alnt la
nan byk hoca ve arkada, Belikal tarihi Henri Pirenne
gibi; ayn dnemde Almanya'daki bir esir kampnda Il. Phi
lippe Devrinde Akdeniz ve Akdeniz Dnyas (1949) hakknda
ki tezini gelitiren FemandBraudel gibi...
Yarm kalm bu kitap eksiksiz bir tarih eylemidir.
'

39

Okuyucuya yardmc olacak aklamalar:

Bu kitapta, zgn metinleri aslna en sadk biimde


aktarmaya yardmc olan baz iaretler kullanlmtr:

Marc Bloch 'un el yazmas metninde bir veya bir


den ok kelimenin anlalamadn gstermek
tedir. Eer birden ok kelime sz konusu ise bu
ayrca belirtilmitir.

(?)

Okunan kel i m e hakknda b i r phe kaldn


gstermektedir.

Yazma metinde noktalama iaretlerinin ihmal


edildii yerlerde, kelimeler, kelime gru plar ve
cmle blmleri arasnda kullanlmaktadr.

[]

Marc Bloch ' u n nceki b i r redaksiyonuna gre


eklenmi kelimeleri veya blmleri gstermek
tedi r

(1. yazm veya 1. yazmn olmad yerler

de ara gzden geirme olarak).

][

Marc Bloch 'un nceki yazmlarna gre kartl


m kelime veya bl mleri gstermektedir.

iareti ve say lar metindeki di pnotlara gnder


me yapmaktadr.

41

IN MEMORIAM MA TRIS AMICAE*

(*) (Lal.)

"Annemin Arkadalarnn Ansna" anlamna gelir - e.n.

.!..

. ..

._ ....

...........

-&. .......

L. .,c.,..,. ....,,,,,._tl- a"l.-J...,,. ...... ._.,.c.,._.,.4... ...,. 1-- .c,


.
1- """'- U-4' fw ..._....;, ,___ , ... _.. .,,_ .. ._ _,.., ..
.6. .. -.. ,..C. c4.,,..,.... - """""".fa f'l-'...6, ..__-.,.._,,
,,...
.4 u.:". ""- .. _ ...._ .a... ........ - ..&. /:-Al. ., - \._ 4 '\,
c 4 f!-...
-
' 14.., - ....,,..,. J- ' - ""'J+ a-' I.,_ .__>-.,
._,.,_ -rv - -- .. "'ZC7'.,, ..... _...,_.
! .t-----" - ...... ::C:C':'\,
._
... v. ,__ r-. -.. llllfllT; .._ ,_...
.ta. .. .,..,_,,_, 1---... .._.,__ 1r-....., ' /.C... ..._... L-. -: ..... .._....,. .,_ .. :
.. 41.,_,,. 1-A.. ..a.. ....,. -. ...... N._ . ,_ . ... /.- J'r- ......_ 1 .... .._ ...... _..._
..
"'l'"'. .... t= L ...... -d"'..-.-, . , .....__. .. __ ... ,...
....
.,._._ .t.

"

....

........

., . -- ,..
1-..,'",.,_
._ -- .,..
1--....-. t- .t.--..1r . .A..., ,___.... Jl .. 4.-.&.,A-.
... fA.a....
,..._.
1-,,._ ... .. " ... _..._ ..._,... ...,.
r- ,. . .y.... ..&.
..
,.._ ....

.
.. .__ ... ...... . 7_._....., .. .... ,..... -. >-r--- .. .... .. ..... ,..,_ .. .__
.&&
.. .....
....,_ - _:.:,-::; ..:D .. .._ , .. ,.
...,...,._.._ .,,. - --...,,
.
....... ............. "-"'

- ._., .-. .. il-....,. 1+-......., .... P-.---11_,__ ...... --':". ;"1.. 4. , . ,._ ......... ... - - ""' . , .....

1_, ... .....

.. ...
........

-,)- (..C-/

l.udo Fcbvrc'c ithaf.

/U

--

'./"'/.

;'

.....

v.._.

L U C I E N

FEBVR E ' E

T H A F

N YET N E

" Bu kitap bir gn eer yaym l anrsa; eer bugn kiisel


ve kolektif en ar straplarn ve bountu larn iinde bi
raz ruh dengesi aradm basit bir panzehirden okun
mak iin sunulan gerek bir kitaba dnrse: o zaman
n sayfaya sizin adnzdan baka bir ad yazlacak sevgi
li dostum . Ama bu adn burada gerekli olduunu h isse
diyorsunuz. Sylenemeyecek kadar derin ve kutsal bir
sevgiyi ifade etmek iin yaplabi lecek tek hatrlatma bu.
Peki ben sizin adnzn sadece birka referansta (asln
da saylar epey kalabalk) 1 belirmesine nasl katlanaca
m? Daha geni ve daha insani bir tarih iin uzun s
re birlikte mcadele ettik. Ben bunlar yazarken, ortak
grevimiz ciddi tehditlere maruz kalm durumda. Bu bi
zim hatamz dei l . Biz, adaletsiz bir kaderin geici ma
luplaryz. birliimizin hakikaten 2 yeniden balayaca
zamann geleceinden eminim: gemi te olduu gibi
kamuya ak ve gemite olduu gibi serbest bir ekil
de. O gn beklerken, ben i m pay ma bu ibirlii, sizin
varlnzla dolu bu sayfalarla srecek. Yzeyi sevgi dolu
tartmalarmzn salad yararla canlanan derindeki o
mutabakat ritmini her zaman olduu gibi koruyacak. Sa
vunmay amaladm fikirlerin kesinlikle birden fazlas
n dorudan sizden aldm. Pek ounun da size mi yok-

Parantez iinde yer alan ve bir gndermeye ilikin olduu anlalan bu kelime
ler tutulurken, devamnn zeri ya Marc Bloch veya baka bir el tarafndan i
zilmitir. Silinen metin yledir: "zaten kesin bir hakkaniyet ls bunu ge
rektirirdi; nk hemen her admda sizden, yazlarnzdan olduu kadar sz
lerinizden de alnt yapmak art oldu; ama doruyu sylemek gerekirse, alnt
lan benimle yaptnz konumalara kadar geniletmek gerekti. "
2

Lucien Febvre bu kelimenin yerine "gerekten" demitir.


45

sa bana m ait olduunu ya da ikimizden birden mi kay


naklandn kestiremiyorum . ounlukla beni onaylaya
caksnz, bununla vnyorum. Bazen de beni azarlaya
caksnz. Ve btn bunlar ikimizin arasnda, bir ba da
ha kuracak. 3
" Fougeres (Creuse), 10 Mays 1941 "4

Her ikisi de Marc Bloch'un elinden km iki ithaf metni bulunmaktadr; bi


ri burada bastmz zgn metindir, dieri ise Lucien Febvre'e gnderilmi
17 Austos 1942 tarihli bir mektuba eklenmek zere Bloch tarafndan farkl
bir kada kopya edilmi metindir. Lucien Febvre bu ikinci metni yaymlama
y tercih etmitir. Bu metinde ne parantez iindeki "aslndaki saylan epey ka
labalk" ifadesi ne de "bir ba daha"dan nceki virgl bulunmaktadr.

Metinde Lucien Febvre tarafndan deitirilen Marc Bloch'un noktalama ia


retlerini zgn haline getirdim.

46

G R

"Baba, tarih ne ie yarar, bana aklasana." Beni yakndan il


gilendiren bir delikanl, birka yl nce tarihi babasna bu
nu soruyordu. Okuyacanz kitap hakknda, bu soruya ver
fliim cevap diyebilmek isterdim. nk bir yazar iin, hem
akademisyenlere hem de ilkokul rencilerine ayn slupla
seslenmeyi biliyor denmesinden daha byk bir iltifat d
nemiyorum. Ama bylesine yksek dzeyde bir basitlik sa
dece az sayda seilmi kiinin ayrcaldr. Ama imdilik
bilgi aln yeterince gidermeyi baaramadm bir ocu
un bu sorusunu, burada en azndan girizgah olarak koru
yacam. Herhalde birok kiiye bu sorudaki ifade ocuka
gelecektir. Ama bana son derece yerinde grnyor. nsann
gznn yana bakmayan o gen yan rahatsz edici dob
ral iinde gndeme getirdii sorun, aslnda tarihin meru
iyetinden baka bir ey deildir. 1
Marc Bloch'un notu: "Bu noktada Langlois ve Seignebos'un Introduction aux
etudes h istoriqu es 'ine [Tarihsel incelemelere Giri] en batan ve zel bir a
ba gstermeden kar km oluyorum. Yukarda okuduunuz blm uzun
sre nce yazmtm; sz ettiim eser elime geince, Uyanlar Blm'nde (s.
XII) bir "gereksiz sorular" listesiyle karlatm. Bu listenin iinde kelimesi ke47

Demek ki tarihi hesap vermeye arlyor. Bu greve an


cak ii bir nebze olsun rpererek giriebilir: Salarn tez
gahnda aartm hangi zanaatkar hayatn akllca kulla
np kullanmad sorusunu kalbi skmadan sorabilmitir
ki kendisine? Ama bu tartma bir lonca ahlaknn [kk]
kuruntularn2 ok ayor. Bat uygarlmzn tmn ilgi
lendiriyor.
nk dier kltr trlerinden farkl olarak, Bat uygarl
belleinden hep ok ey beklemitir. [Her ey; hem Hristi
yanlk miras hem de antik miras onu bu noktaya yneltiyor
du. llk statlarmz olan Yunanlar ve Latinler, tarihyazcs
halklard. Hristiyanlk, bir tarihiler dinidir. Dier dinsel sis
temler inanlarn ve ritellerini beeri zamann aa yuka
r dnda kalan bir mitoloji zerine bina edebilmilerdir; H
ristiyanlarn ise kutsal kitaplar tarih kitaplardr ve liturjileri,
bir Tanr'nn yeryzndeki yaamndan blmleri: Kilise'ye
ve azizlere ilikin olgular takvimiyle birlikte hatrlatrlar. H
ristiyanln tarihsellii belki daha da derindeki bir baka e
kilde de kendini gsterir: D ile Kyamet arasna yerleti
rilmi insanln kaderi Hristiyanln gznde uzun bir selimesine yle bir soru grdm: "Tarih ne ie yarar? " Kukusuz tm eylemle
rimizin ve dncelerimizin olu nedenlerine ilikin tm problemlerde kar
lalan manzara bu problem iin de geerlidir: Bu problemleri tabiatlar gere
i umursamayanlar veya umursamaz grnmeyi seenler, bakalarnn bunlar
heyecan verici dnce konular olarak deerlendirmesini anlamakta glk
ekerler. Bununla birlikte, madem ki karma frsat kt, benim almamn
farkl ve birok bakmdan daha yetersiz bir dzlemde kurgulad ve asla yeri
ni alma iddias tamad, hakl olarak n kazanm bir kitap karsndaki tav
rm belirlememde yarar olduunu dnyorum. Ben bu iki yazarn, zellikle
de Bay Seignobos'un rencisi oldum. Her ikisinin de iyi niyetli ve deerli yar
dmlarn grdm. ilk eitimim onlarn derslerine ve eserlerine ok ey borlu
dur. Ama her ikisi de bize tarihinin ilk grevinin samimiyet olduunu ret
mekle kalmadlar; incelemelerimizdeki ilerlemenin pe pee gelen aratrmac
kuaklar arasndaki zorunlu elikinin sonucu olacan da bizden hi gizle
mediler. Ben de onlarn verdikleri derse, gerekli grdm yerde onlar gayet
serbest bir ekilde eletirerek sadk kalacam, rencilerimin de bir gn beni
eletirmelerini diliyorum."
2
48

], ne kadar saygdeer olurlarsa olsunlar, !

rvendir ve her bireysel yaam, her zel "hac" da bu serve


nin bir yansmasdr; her trl Hristiyan tefekkrnn mer
kezi eksenini oluturan byk Gnah ve Kefaret dram bir
srenin, yani tarihin iinde cereyan eder. Sanatmz, edebi
antlarmz gemiin yanklaryla doludur; o gemiin gerek
veya szde dersleri eylem insanlarmzn dilinden dmez.
Gruplarn psikolojileri arasnda ayrntlarda birok fark
bulunduunu belirtmekte kukusuz yarar var. Coumot bu
nu uzun sre nce gzlemlemiti: Dnyay akl izgisi ze
rinde yeniden kurmaya ezelden beri eilimli olan Franszlar,
geneli iinde, kolektif anlarn rnein Almanlar kadar yo
un bir ekilde yaamazlar. Kukusuz uygarlklar da deie
(bilir. Bizim uygarlmzn da bir gn tarihten yz evirecei
pekala dnlebilir. Tarihiler bu konu zerinde kafa yo
rarlarsa aklllk ederler. Yanl anlalan tarih, eer dikkat
edilmezse, gzden derken iyi anlalan tarihi de pei s
ra srkleyebilir. Ama ayet bir gn bu noktaya geleceksek,
bu ancak en deimez entelektel geleneklerimizden iddet
li bir kopu pahasna gerekleecektir.
imdilik bu konuda sadece bilin muayenesi aamasnda
yz. Srekli byme krizi iinde yaayan hznl toplum
larmz ne zaman kendilerinden kuku duymaya balasalar,
acaba gemi mi sulu diye soruyorlar; ya bu gemiin ken
dilerini aldattn, ya da kendilerinin o gemii sorgulama
y bilemediklerini dnyorlar. Savatan nce yazlanlar,
bugn hala yazlabilenleri okuyun: ] imdiki zamann yaygn
endieleri iinde, neredeyse kanlmaz olarak, bu endienin
de sesini dierlerine kattn duyacaksnz. Ben, dramn tam
ortasnda, onun [tamamen] kendiliinden yanksn iittim.
Haziran 1 940'ta, yanl hatrlamyorsam, Almanlarn Paris'e
girdii gnd. Ordusuz kalm genelkurmaymzn aylak ay
lak oturduu Narman bahesinde, felaketin nedenleri hak
knda konuup duruyorduk iimizden biri, "Yoksa tarih mi
49

bizi aldatt?" diye mrldand. Bylece yetikin adamn bo


untusu, daha ac bir slupla da olsa, delikanlnn basit me
rakyla bulumutu. Her ikisine de cevap vermek gerekir.
Bununla birlikte "yaramak" kelimesinin ne anlama geldi
ini bilmekte de fayda var.
Geri, tarihin baka eylere yaramayaca yargsna varl
sa bile, elendirici bir i olduunu teslim etmek gerekiyor.
Ya da daha dorusu -nk herkes elenceyi cannn istedi
i yerde arar- insanlarn ouna byle gelir.3 Kiisel olarak,
kendimi bildim bileli beni hep ok elendirmitir. Sannn,
tm tarihiler gibi. Yoksa niin bu meslei sesinler ki? Ap
tal olmayan herkesin gznde, tm bilim dallan ilgintir.
Ama her bilim insan kendini elendirecek ancak bir dal bu
lur. Bunu bulup kendini ona vakfetmek tam anlamyla istidat ad verilen olgudur.
Zaten tarihin bu inkar edilemez ekicilii de bal bana
zerinde durulmas gereken bir noktadr.
Bir filiz4 ve bir drt olarak baat bir rol oynamtr ve
oynamaya devam etmektedir. Bilgi arzusundan nce, sade
ce zevk; amalarnn tamamen bilincinde olan bilim eserin
den nce, buna ynelen igd: Entelektel davranlarm
zn evrimi bu trden zincirleme aklarla doludur. Bu konu
yu, ilk admlan "acayip eyler kabineleri"ne ok ey borlu
olan fizie kadar geniletmek mmkndr. Birok inceleme
yneliinin balang noktasnda antika meraknn kk
sevinlerinin yer aldn ve bu incelemelerin sonra giderek
ciddiletiini grmzdr. Arkeoloji ve bize daha yakn bir

Marc Bloch'un dipnotu muhtemelen bu civara konmutu: "Accessiones Histori


cae'nin nsz ( 1 700): Opera, ed. Duens, c. IV-2, s. 55: 'Tria sunt quae expeti
mus in Histoia: pimum, voluptatem noscendi res singulares; deinde, utilia in pi
mis vitae praecepta; ac denique origines praesentium a praeteritis repetitas, cum

omnia optime ex causis noscantursoh. "

4
50

] ncelikle [

tarihte de folklor byle domutur. Alexandre Dumas'nm


okuyucular belki de sadece potansiyel tarihilerdir, ama
onlardaki tek eksik, saf ve kanmca daha keskin bir zevk,
gerein zevkini alacak ekilde yetitirilmemi olmalardr.
te yandan, metotlu aratrmaya beraberindeki tm zo
runlu arballkla birlikte giriildiinde de bu cazibe snp
gitmez; tam aksine, -tm [gerek! tarihilerin tanklk ede
bilecei zere- daha da canl ve eksiksiz bir hal alr: Aslnda
burada olup biten, herhangi bir zihinsel alma iin geer
li olanlardan farkl deildir.5 Bununla birlikte, tarihin baka
hibir disiplininkine benzemeyen, kendine zg estetik ke
yifleri vardr. nk onun zel konusunu oluturan insan
ffialiyetlerinin temaas, insanlarn imgelemini dier her ey
den daha fazla cezbeder. zellikle de zaman ve mekan iin
deki uzaklklar nedeniyle, bu faaliyetlerin gz nne seril
mesi acaibin ince batan karcln da takp taktrr. Bu
nu bize bizzat byk Leibnitz itiraf etmitir: Soyut matema
tik speklasyonlarndan veya ilahiyattan mparatorluk Al
manya'snn eski belgelerini veya kroniklerini zmeye ge
tiinde, o da tpk bizim gibi "benzersiz eyler renmenin
ehveti"ne kaplyordu. Bilim dalmzn iindeki iir paym
yok etmeyelim. zellikle de bazlarnda duygusunu yakala
dm zere, bundan utan duymaktan saknalm. Duyar
llk zerinde bunca gl bir etki yarattndan hareketle
zekamz ayn oranda tatmin edemeyeceine inanmak kadar
byk bir aptallk olamaz.
Bylesine evrensel bir ekim gcnn bizi ynelttii tari
hin elinde, bri veya balklk gibi sevimli bir vakit geirme
urandan ibaret olma trnden bir hakllk gerekesinden
baka bir ey bulunmasayd, onu yazmak iin katlandmz
5

] . Ustaca srdrlen her entelektel alma kendi tarznda bir sanat eseri de
il midir? [
51

bunca zahmete deer miydi? Drst, doru ve elden geldi


i kadar gizli zembereklerine ynelerek, dolaysyla zor bir
biimde yazmaktan sz ediyorum. Andre Gide, gnmz
de artk oyun oynama iznimiz yok, diye yazm, akl oyun
lar da buna dahildir, diye eklemiti. Bunu sylediinde yl
1938'di. Benim bu satdan kaleme aldm 1942'de, bu sz
iyice ar bir mana ykleniyor! Atom kimyasyla ilgilenmeye
ve yldzlarn arasndaki boluklarn srnn yoklamaya bala
yan bir dnyada, bilimiyle hakl olarak gurur duysa da ken
disine bir parack mutluluk yaratmay baaramayan u za
vall dnyamzda, tarihsel bilginin aynntlanna inme titizlii
konusunda harcanan ve tm bir mr yiyip bitirme gcne
sahip uzun saatler, vakit geirme uralanmzdan birini bi
raz olsun hakikate brndrme sonucuna varmasayd, ger
ekten su saylabilecek denli sama bir boa krek ekme
olarak mahkum edilmeyi hak ederdi. Ya kendilerini baka
alanlarda daha iyi kullanabilecek tm zihinlerin tarih prati
inden uzak durmasn tavsiye etmek ya da tarihin bir bilgi
dal olarak vicdan rahatln kantlamas gerek.
Ama bu noktada yeni bir soru gndeme geliyor: Zihinsel
bir abann meruiyetini salayan nedir?
Bugn artk hi kimse, kurallara kat bir biimde uyan po
zitivistler gibi, bir aratrmann deerinin eyleme yararl ol
ma kabiliyetiyle lldn sylemeye cesaret edemez sa
nyorum. Tecrbeler bize grnrde en ilgisiz speklasyon
larn bile bir gn pratie artc lde yardmc olup ola
mayacaklarna nceden karar vermenin olanakszln
retmekle kalmaz. Her trl refah kaygsndan uzakta, sade
ce entelektel aln gidermek iin aratrma yapma hak
kn reddetmek, insanl tuhaf bir biimde ktrm brak
mak anlamna gelir. Tarih ebediyen homo faber* veya politi(*) (Lat.) Doaya yapug aletlerle stn gelen insan - e.n.
52

cus'a * uzak dursa, homo sapiens'in * * tam geliimi asndan


zorunlu olduunun kabul bile kendisini savunmas asn
dan yeterli olur. Bununla birlikte, bu ekilde ele alndnda
bile sorun batan zlm saylamaz.
nk idrakimiz doas gerei bilmek isteinden ok an
lamak isteine ynelir. Bu nedenle, onun gznde, sadece
fenomenler arasnda aklayc balantlar kurabilenler ger
ek bilimlerdir. Geri kalanlar, Malebranche'n deyimiyle,
"polymathie"den*** baka bir ey deildir. Ama "polymat
hie" de bir vakit geirme ura veya saplant saylabilir: Bu
gn de tpk Malebranche'n devrinde olduu gibi akln iyi
eserlerinden biri olarak kabul edilemez. Demek ki tarih, hat
a davrana uygulanabilme konusundaki her trl olaslk
tan bamsz bir ekilde, balantsz ve hemen hemen snr
sz bir basit dkmn tesine geip aklc bir tasnif ve gide
rek artan idraki bize verdii lde, gerekten zahmete dee
cek bilgiler arasndaki yerini talep etmeye hak kazanacaktr.
Bununla birlikte, er veya ge daha iyi yaamamza yardm
etmeyen bir bilimin hep bir eyleri eksikmi gibi gelecei
inkar edilemez. Konusu insan ve onun fiilleri olduuna g
re, insan yararna almaya ok daha aikar bir biimde yaz
gl olduu kolayca dnlebilecek tarihten sz ederken,
bu duyguyu ok daha gl bir ekilde hissetmemeye ola
nak var m? Nitekim, en azndan igdsel bir deeri oldu
unu varsayabileceimiz eski bir eilim nedeniyle tarihten
eylemlerimizi ynetecek aralar bize sunmasn bekleriz;
sonra da olur da tarih bu aralar sunma konusundaki aczi
ni sergilerse, szlerini6 hatrlattm yenilmi asker gibi ona
( *)

(Lat.) Siyasal insan - e.n.

(**)

(Lat.) Bilge insan - e.n.

(***) zellikle Rnesans adam manasnda kullanlan ve birok dalda ok bilgi sa


hibi insanlarn halini tarif eden deyim - .n.
6

] biraz nce[
53

kar fkeleniriz. Fayda kelimesi dar, "pragmatik" anlamn


da alndnda, tarihin faydas problemi, tamamen entelek
tel alana ait olan onun meruiyeti sorunuyla ayn ey deil
dir. Zaten bu tarz fayda ancak ikinci srada yer alabilir: Man
tkl bir ekilde davranabilmek iin nce anlamak gerekmez
mi? Ama bu problem de saduyunun en dayatc arm
larna ancak yar yarya uyulmad srece aydnlatlamaz.
Bu sorulara danmanlarmzdan ya da danmanmz ol
mak isteyenlerden bazlar zaten cevap vermitir. Bunu
umutlarmz terslemek iin yapmlardr. En insafllar y
le demitir: Tarih ne salamdr ne de bir faydas vardr. Yu
varlak laflar edemeyecek kadar kat olanlar ise zararldr de
yip gemilerdir. "Akl kimyasnn gelitirdii en tehlikeli
rn": lerinden biri [ hem de epey anl anllanndan biri]
bu ifadeyi kullanmtr. Bu sulamalarn rktc bir cazi
besi vardr: Daha ilk admda cehaleti hakl gstermektedir.
Neyse ki bizde zihinsel meraktan hala geriye kalanlar saye
sinde bu grler itirazsz kabul grmemektedir.
Ama tartma yeniden gzden geirilecekse, bunu daha
gvenilir veriler zerinden yapmakta yarar var.
nk tarihi sulayanlarn farkna varm gibi grnme
dikleri bir tedbir sz konusudur. Szlerinde ne belagat g
c ne de zeka eksiktir. Ama ounlukla bahsettikleri konu
hakknda doru bilgilenmeyi ihmal etmilerdir. Bizim ara
trmalarmz hakknda canlandrdklar grnt atlyeden
alnmamtr. zerine, alma odasndan ok, hitabet kr
ssnn ve akademinin kokusu sinmitir.7 En nemlisi de
artk miad dolmutur. yle ki bu kadar gzel sz son tah
lilde sadece bir hayali, ruhlardan kovmak iin sarf edilmi
olabilir pekala. Bizim buradaki abamz farkl olmak zorun
dadr. Kesinlik derecesini tartmaya uraacamz metot7

54

]Albert Vandal belki bu ifadede kendini bulmutur: Pirenne bunu yadsmtr. (

lar, tekniklerinin mtevaz ve hassas ayrntlarna varnca


ya dek, aratrmada gerekten kullanlanlar olacaktr. Prob
lemlerimiz, malzemesinin her gn tarihinin karsna
kard problemler olacaktr. 8 Ksacas, ncelikle bir tarihi
nin mesleini nasl ve niin icra ettiini sylemek istiyoruz.
Bu meslein icra edilmeye deer olup olmadna daha son
ra okur karar versin.
Yine de dikkatli olalm. nk byle anlalp snrlan
dnda bile, sz konusu i ancak d grn itibaryla ba
sit saylabilir. Uzun sre snanm el hnerleri bir bir sayl
dnda hakknda yeterli bir zet verildii dnlebilecek
ygulamal sanatlardan biriyle kar karya olsaydk, i bel
ki de basit olabilirdi. Ama tarihilik, saatilik veya maran
gozluk deildir. Daha iyi bilme ynnde bir aba, dolaysy
la hareket halinde olan bir eydir. Bir bilimi o anda yapld
ekliyle tarif etmekle yetinmek, her zaman ona biraz ihanet
etmek anlamna gelir. Kendini adm adm nasl oluturmay,
nasl deitirmeyi umut ettiini sylemek daha nemlidir.
Halbuki, analizcinin bak asndan byle bir giriim zorun
lu olarak epey byke bir kiisel tercih dozu ierir. [Nite
kim, her bilim, evrelerinin her birinde ayrk eilimler ara
snda blnr ve bir tr bahse girmeden gelecein ne gste
receine kesinkes hkmetmek olanakszdr. ] Burada bu zo
runluluk karsnda geri adm atmak niyetinde deiliz. Ba
ka hibir alanda olmad gibi, entelektel konularda da so
rumluluktan nefret etmek tavsiye edilecek bir his deildir.
Bununla birlikte, drstlk okuru uyarmay gerektiriyor.
Her metot incelemesinin karsna kanlmaz olarak
kan glkler, her disiplinin her zaman biraz kesik kesik
8

] : Bunun iin tabii ki sz geen konuya eletirel bir dnceyle silahlanm


olarak yaklamaldr, yoksa hibir problem gndeme gelmez. Bilim eseri iin
ikisi de gerekir: bir konu ve bir insan. [
55

seyreden geliim erisinin zerinde o anda eritii noktaya


gre ok deiir. Elli yl nce, N ewton'n konunun tek haki
mi olduu dnemde, kurallara kat bir ekilde bal bir me
kanik incelemesi kaleme almak herhalde bugnkne oranla
ok daha kolayd diye dnyorum. Ama tarih bilimi, ke
sin bir ekilde emin olmak konusunda henz ok daha elve
risiz bir evrede bulunuyor.
nk tarih sadece hareket halinde bir bilim deildir. Ay
n zamanda, insan zihnini konu alan dier tm bilimler gi
bi, aklc bilgi alanna ge giren tarih de ocukluk evresin
dedir. Daha doru bir deyile, uzun sre kurmacalarla dol
durulmu, daha da uzun bir sre sadece dorudan anlala
bilir olaylara bal kalm, reym halindeki bir anlat bii
mi olarak yal ama aklc bir analiz giriimi olarak henz
ok gentir. Nihayet yzeydeki olaylarn altna nfuz etme
ye, efsanelerin ve retoriin ba dndrc cazibesinin ar
dndan, bugn de geni bilgi rutininin ve saduyu klna
girmi ampirizmin daha da tehlikeli zehirlerini de reddetme
ye uramaktadr. Metodunun baz temel problemleri konu
sunda, henz emekleme aamasndadr. Bu nedenle Fustel
de Coulanges ve ondan da nce Bayle onun hakknda "tm
bilimlerin en zoru" derken, tamamen haksz saylmazlard.9
[Bu bir yanlsama olabilir mi? Yolumuz birok noktada
belirsizliini korusa da bana yle geliyor ki u anda nm
z biraz daha berrak grmek konusunda en yakn ncelleri
mizden daha iyi bir konumdayz.
19. yzyl sonundan balayarak 20. yzyln ilk yllarna
kadar uzanan zaman diliminde, bizimkinden hemen nce
gelen kuaklar, fiziksel dnya bilimleri hakknda ok kat,
9

Marc Bloch'un bir sonraki notunun yeri buras olsa gerek: "Fustel de Coulan
ges, alnt yapan: Paul Guiraud; Bayle, Dictionnaire, 'Renaud' maddesi: 'Genel

anlamda tarih, bir yazarn giriebilecei en zor yazm biimi veya en zorlarn
dan biridir'" (ve Marc Bloch'un elinden km bir not: "kontrol et" ).
56

gerekten Comte'cu bir imge ile gzleri kamam halde ya


adlar. Bu muteber emay zihinsel kazanmlarn tamamna
genilettikleri iin, rtlemez ispatlara, kanlmaz biim
de evrensel olarak geerli yasalar grnmnde ifade edilen
kesin dorulara varmayan hibir sahici bilgi olamayacan
dnyorlard. Bu, hemen hemen herkesin zerinde mu
tabakata vard bir grt. Ama tarihsel aratrmalara uy
gulandnda, mizalara gre deien iki zt eilim dourdu.
Nitekim, bir blm bir anlamda bu tmbilimsel (pansci
entifique) ideale uyan bir insan evrimi bilimi oluturmann
mmkn olduuna inandlar ve ellerinden geldiince bunu
kurmaya uratlar: Hatta bunu yaparken, ok insani birok
&ereklii insanlarla ilgili bu bilgi dalnn snrlar dnda
brakmay uygun buldular, nk bu insani gerekler onla
rn gznde aklc bir bilgiye iflah olmaz bir isyan iindey
diler. Bu tortuya, kmseyen bir ifadeyle olay adn veri
yorlard; ama bu ayn zamanda en mahrem biimde bireysel
hayatn nemli bir blmyd. zetle, Durkheim tarafn
dan kurulan sosyoloji okulunun konumu byleydi. En azn
dan, kendilerine ramen bile olsa, eylerin basksna maruz
kalmayacak kadar akll olanlarn ilkelerdeki ilk katla ya
va yava getirdiklerini grdmz esnemeleri saymayacak
olursak. . . incelemelerimiz bu byk abaya ok ey borlu
dur. Daha derinlemesine analiz yapmay, problemleri daha
byk bir dikkatle, deyim yerindeyse ucuza kamadan
zmlemeyi ondan rendik. Burada ondan ancak snrsz bir
kran ve sayg ile sz edilecektir. Bugn alm gibi gz
kebilir, ama tm entelektel hareketler retkenlikleri kar
lnda er veya ge bu bedeli demek zorunda kalrlar.
Bu arada, yine ayn srada baka aratrmaclar epey farkl
bir tavr aldlar. Tarihi fiziksel yasa erevelerine sdrama
ynca, stelik aldklar ilk eitim nedeniyle belgelere ynelik
eletirelliin zorluklar, kukular, sk sk sil batan yapma
57

zorunluluklaryla fazlasyla megul olduklarndan, bu tes


pitlerden ncelikle gz alm bir tevazu dersi kardlar.
Yeteneklerini adadklar disiplinin son tahlilde ne iinde bu
lunduklar zamanda ne de gelecekte fazla bir ilerleme pers
pektifine sahip olmad kansna kapldlar. Onu gerekten
bilimsel bir bilgiden ok, bir tr estetik oyun, daha dorusu
zihin salna faydal bir tr hijyen altrmas olarak grme
eilimine girdiler. Onlara zaman zaman "tarihselletirme
ci tarihiler" dendi: Tarihin zn olanaklarnn yadsnma
snda grd iin, tarihiler topluluuna taklm hakare
tamiz bir lakapt bu. Ben kendi payma, onlarn Fransz d
ncesi iinde bal olduklar anla ilikili, ifade gc daha
yksek bir topluluk simgesi bulurdum dorusu.
Kitapta* saptanan faaliyet tarihleri dikkate alnacak olur
sa, sevimli ve yerinde duramayan Sylvestre Bonnard bir
anakronizmadr: tpk ortaa yazarlarnn naife kendi za
manlarnn renklerine brndrdkleri o antik azizler gi
bi. Byk romantik tarihiler kua Sylvestre Bonnard' (bu
uydurulmu kiiliin bir an iin ete kemie brndn
varsayacak olursak) , Birinci lmparatorluk'ta doan gerek
Sylvestre Bonnard' da kendisine ait olarak grrd; onun
dokunakl ve retken cokularn, tarih "felsefesi"nin gele
ceine olan o biraz safa inancn paylard. Ait olduu var
saylan a bir kenara brakp onu hayali yaamnn kale
me alnd an iine yerletirelim; biyografisinin yazar
nn aa yukar entelektel adalar olan koca bir tarih
i topluluunun lonca piri, koruyucu azizi olarak boy gs
termeyi pekala hak ederdi: Onlar, gerekten namuslu, ama
ksa soluklu ve babalar vaktiyle fazla elenmi ocuklar gi
bi kemiklerinde romantizmin tarihsel byk iret alemleri
nin yorgunluunu tayan emekilerdir; laboratuvarda al
an meslektalarnn karsnda klmeye hazrdrlar; k(*) Le Crime de Sylvestre Bonnard, Anatole France - .n.
58

sacas bize atlmdan ok temkin telkin etme eilimindedir


ler. iarlarnn, ok canl bir zekaya sahip olan sevgili hocam
Charles Seignobos'un bir gn azndan kard u artc
cmle olduunu sylemek fazla m hnzrlk olurdu acaba:
"Sorular sormak ok faydal, ama bunlara cevap vermek ok
tehlikelidir."? Bu szlerin vnmekten holanan bir palav
racnn azndan dklmedii ok ak. Ama fizikiler daha
gz pek tavrlarla vnmeselerdi, acaba bugn fizik bilimi
nerelerde olurdu?
Ama zihinsel atmosferimiz artk ayn deil. Gazlar hakkn
daki kinetik kuram, Einstein mekanii, kuantum kuram, d
ne kadar bilim hakknda sahip olunan fikri kkten deitir
i. Bunlar sz konusu fikri kltmediler. Esnekletirdiler.
Kesin olan yerine birok noktada sonsuzca olasy; kesin ola
rak llebilir yerine lnn ebedi grelilii kavramn ika
me ettiler. Zeka veya eitim noksanlar nedeniyle bu byk
bakalam ancak uzaktan ve bir anlamda yansmalar yoluy
la izleyebilen saysz zihin zerinde bile -ne yazk ki ben de
onlarn arasndaym- etkileri hissedildi. Bu nedenle, Euklei
des tr ispatlar veya yerinden oynamayan tekrar yasalarn
gndeme getiremese de bir bilginin yine de bilimsellik iddia
s tayabileceini kabullenmeye artk ok daha hazrlklyz.
Kesin doru ve evrenselcilik kavramlarn bir derecelendirme
sorunu olarak grmeyi daha kolay kabulleniyoruz. Artk ken
dimizi, tm bilgi nesnelerine maddi bilimlerden alnm tek
tip bir entelektel model dayatmak zorunda hissetmiyoruz,
nk maddi bilimlerde bile bu model artk tamamen uygu
lanmyor. Beeri bilimlerin bir gn ne hale geleceklerini he
nz ok iyi bilmiyoruz. Var olmak iin -ayrca sylemeye bi
le gerek yok, akln temel kurallarna uymaya devam ederek
var olmak- zgnlklerinden vazgemek veya bundan utan
duymak zorunda kalmayacaklarn biliyoruz. ]

59

Meslekten tarihiler iinde zellikle genlerin bu tered


dtler, mesleimizin bu srekli "nedametler"i zerine d
nmeye almalarn diliyorum. Onlar iin abalarn akl
c bir ekilde srdrmeye bilinli bir tercihle hazrlanmann
en gvenilir yolu bu olacaktr. Ynelimini birok kii birlik
te tasarladmz -bizim saymz da her gn artyor- bu hem
geniletilmi hem de derinletirilmi tarihe giderek artan sa
ylarda katlmalarn diliyorum. Eer kitabm bu konuda on
lara yardmc olabilirse, [ tamamen] yararsz olmad duy
gusunu yaayacam. Bu kitabn iinde ksmi bir program
olduunu itiraf ediyorum.
Ama bu kitab sadece, hatta zellikle atlye ii bir kulla
nm amacyla yazmyorum. Basit merakllardan da bilimimi
zin kararszlklar hakknda hibir ey gizlememek gerekti
ini dnyorum. Onlar bizim mazeretimiz. Ama dahs
da var: Aratrmalarmzn tazeliini de onlar salyor. Sade
ce her trl balangta beklenen insaf tarih iin de talep et
mek hakkyla snrl kalmamalyz. Bitmemi, tamamlanma
m olan eer kendini ama eilimini srekli klyorsa, her
hummal zihin iin en kusursuz baarya denk bir cazibeye
sahip olur. Peguy'nin dedii veya mealen dedii gibi, iyi ift
i hasat kadar tarlay srmeyi ve ekmeyi de sever. 1 0
Giri babndan yazlm bu birka cmlenin mesleki bir
itirafla sonlanmasnda fayda var. Her bilim, tek bana ele
alndnda, bilginin evrensel hareketinin sadece bir paras
n temsil eder. [Yukarda bu konuda bir rnek verme frsa
tn bulmutum: ] Onun, grnte en kendine zg olanla
r da dahil, aratrma usullerini iyi anlamak ve deerlendir
mek iin bunlar [ , ok emin bir izgiyle] ayn anda dier di
siplinlerde kendilerini gsteren eilimlere balamay [bil10 ilk yazmda burada yer alan pasaj, nihai yazmda birka deiiklikle birlikte Bi
rinci Blm'e tanmtr.
60

mek] vazgeilmez bir unsurdur. Metotlara ynelik bu tarz


bir inceleme kendi iinde bir uzmanlk daldr, bu daln tek
nisyenleri kendilerine filozof derler. Ben asla byle bir iddi
ada bulunamam. tk eitimimdeki bu boluk yznden, eli
nizdeki deneme gerek dil kesinlii gerekse ufuk genilii ba
kmndan kukusuz ok ey yitirecektir. Bu denemeyi oldu
undan fazla bir ey olarak gsteremem: gndelik ii hak
knda dnmeyi her zaman sevmi bir zanaatkarn akl def
teri, uzun sre metre ve nivel kulland diye kendini matema
tiki sanmayan bir lonca yesinin seyir defteri. 1 1

1 1 Marc Bloch'un notu: "Belki bir zr daha eklemem yararl olabilir; bugnk
hayat koullarm, hibir byk ktphaneye eriememem, kendi kitaplarm
da kaybetmi olmam nedeniyle fazlasyla notlarma ve birikimime dayanmak
zorunda kaldm. Uygulamalarn betimlemeyi amaladm meslein yasalar
nn gerektirdii tamamlayc okumalar, dorulamalar yapma olanandan o
Unlukla yoksunum. Bir gn bu boluklar tamamlama imkann bulacak m
ym? Korkarm hibir zaman tam olarak bulamayacam. Bu konuda elimden
aman dilemekten baka bir ey gelmez; kaderin kusurlarn hak etmediim l
de stlenmek anlamna geleceini bilmesem, "suluyum" derdim.
61

BRNC BLM

TAR H , NSANLAR VE ZAMAN

1. Tarihinin Tercihi

Tarih, ok eski bir kelimedir: [ o kadar eskidir ki insanlar on


dan zaman zaman bkknlk duymutur. Ama szlkten ta
mamen karlmasn istemek noktasna pek ender olarak ge
linmitir. ] Durkheim ann sosyologlar bile ona yer verir
ler. Ama bunu yaparken onu beeri bilimlere ayrlm zavall,
kk bir keye iteklerler: Onlara aklc analiz diye grnen
her eyi sosyolojiye ayrarak hem yzeysel hem de rastlant
sal diye deerlendirdikleri beeri olgularn hepsini bu tarz
kr zindanlara atarlar. Biz ise burada tam aksine onun en ge
ni manasn koruyacaz. [Bu yaklam onun tercihen bire
ye mi topluma m, anlk krizlerin tasvirine mi daha kalc un
surlarn takibine mi ynelmesi gerektii balamnda herhan
gi bir tercih belirterek hibir aratrma dorultusunu batan
engellemez; kendi iinde hibir hibir ament barndrmaz;
ilk etimolojisine bal kalarak "aratrma"dan baka hi
bir ey taahht etmez. ] Tabii ki ortaya kt andan bu ya
na, yani iki bin yl akn bir srede kelimenin ierii insan63

lann dudaklarnda ok deimitir. Dilde gerekten yaayan


btn terimlerin kaderi budur. Eer bilimler her yeni fetih
lerinde kendilerine yeni bir isim arasalard akademiler krall
nda ne ok vaftiz treni yaplr ve ne kadar zaman yitirilmi
olurdu ! Bizim tarihimiz, anl Hellen ismine dingin sadakati
ni srdrse de Miletos'lu Hekate'nin yazd gibi de olmaya
caktr; Lord Kelvin veya Langevin'in fizii de Aristoteles'in
kinden farkl deil midir zaten?
[yi de, tarih nedir?
Aratrmann gerek sorunlarna odaklanan bu kitabn ba
nda, uzun ve kat bir tanm vermenin hibir yaran olma
yacak. Hangi ciddi almac bu tr akideleri umursamtr
ki? ] 1 Bunlarn titiz kesinlikleri her trl entelektel atlmn
en iyi yanlarnn, yani bu atlmn barndrd, henz iyi be
lirlenmemi, genileme potansiyeli olan bir bilgiye do;u
ynelen basit atlm heveslerinin kaybedilmesine neden ol
makla kalmaz. Yol atklar en byk tehlike, zenle yap
lan tanm sonucunda snrlarn daha kat bir biimde izil
mesidir. Terminus tanrlarnn bekisi, "Bu konu veya onu
ele almann bu biimi mutlaka hoa gidebilir. Ama dikkat et
ey ephebos: * Bu, tarih deildir" der. Biz, eski devirlerde bir
meslek ehlinin yapabilecei ileri nizamnameye balayan ve
liste tamamlandktan sonra da bunlarn icrasn beratl usta
larla snrl tutan jri yeleri miyiz? Fizikiler ve kimyager
ler daha akll davranyorlar ve bildiim kadaryla hi kim
se onlar fizik, kimya, fiziki kimya veya -ayet byle bir te
rim varsa- kimyevi fiziin karlkl haklan konusunda kav
ga ederken grmyor.
] iin znde ise, tarihinin almasndan sz edilirken, onun almasnn
nesnesi hakknda biraz daha kesin bir fikir edinmenin hi de fena olmayaca
konusunda herkes uzlaacaktr. Ama sahay tanmaya ynelik bu abann mut
laka szlk slubunda bir tanma varmas art mdr? [
(*) (Yun.) Antikada bir ergen grubunu ya da bu grupa atfedilen sosyal staty
ifade eder - e.n.
64

Btn bunlar bir yana, tarihinin muazzam ve karmak


gereklik karsnda aralarm hangi belirli noktaya uygula
yacan belirleyip o noktay btnden ayrmak zorunda ol
duu da bir vakadr; daha sonra da o gereklik iinde rne
in biyolounkinden farkl, tamamen tarihiye zg bir ter
cih yapmak durumunda kalacaktr. Bu, sahici ve tm ince
lememiz boyunca peimizi brakmayacak bir eylem proble
midir. 2

2. Tarih ve nsanlar
Bazen yle denmitir: "Tarih gemi bilimidir." Bu [kamm
a] yanl bir ifadedir.3
[ nk nce) gemiin gemi olarak bilimin konu
su olabilecei fikri samadr. ada olmaktan baka ortak
yanlan bulunmayan fenomenler nceden durulatmlmadan
nasl aklc bir bilginin nesnesi olabilirler ki? Buna simetrik
nlarak, bugnk haliyle btncl bir Evren bilimi tasavvur
edilebilir mi?
Kukusuz tarihyazmnn balangcnda eski yllk yazc
lar byle kuruntulara hi kulak asmyorlard. Tek balant
lar ayn ana doru vuku bulmak olan olaylar karmakark
bir ekilde anlatyorlard: gne tutulmalar, dolu yamas,
savalarla birlikte tuhaf gktalarmn gzkmesi, antlama
lar, kahramanlarn ve krallarn lmleri. Ama insanln bir
kk ocuunki gibi karmakark bu ilk bellek kaydnda
ki analiz abas yava yava gerekli tasnifi gerekletirmiti.
u dorudur: z itibaryla geleneki olan dil, zaman sresi
2

Tm bu blm, ok daha farkl bir biimde, ilk taslan Giri Blrn'nn so


nunda yer alyordu. Pasaj sonradan yeniden yazlmtr ve bugne kalan l-1 ve
1-2 diye numaralandrlm el yazmas iki kat nihai yazmn daktilo edilme
sinde kullanlmur.

] iki kez yanltr. imdilik, gemi ile szde bugn arasnda var oldugu bu e
kilde iddia edilen ayrln uydurma, yapay yanlarn bir kenara brakalm. [
65

iinde bir deiimi inceleyen her almaya tarih adn, bile


isteye koyar. Bu tehlikesiz bir alkanlktr, nk hi kim
seyi yanltmaz. Bu anlamda, gne sisteminin de bir tarihi
vardr, nk onu oluturan gk cisimleri her zaman bizim
bugn grdmz halleriyle var olmamlardr. Bu konu
astronominin kapsamna girer. Yerkre fizii asndan ok
byk bir ilgi alan oluturduuna ikna olduum yanarda
pskrmelerinin de bir tarihi vardr. Bu da tarihilerin tarih
alanna girmez.
Ya da en azndan, belki de ancak gzlemleri bir ekilde bi
ze ait tarihe zg kayglarla bulutuu oranda bu alana gi
rer. O halde pratikte grev dalm nasl oluur? Kukusuz
uzun uzun konumaktansa bir rnek vermek bunun anlal
masn daha iyi salayacaktr.
MS 10. yzylda Flaman sahilinde Zwin adnda derin \>ir
krfez yer alyordu. Daha sonra bu krfez kumla doldu. Bu
fenomenin incelenmesi hangi bilgi dalnn alanna girer?
Herkes hemen jeolojiyi iaret edecektir. Alvyonlanma me
kanizmas, deniz akntlarnn rol, belki okyanus seviye
sinde yaanan deiiklikler: jeoloji btn bunlan incelemek
zere yaratlp dnyaya getirilmemi miydi? Kesinlikle yle.
Ama biraz daha yakndan bakldnda ilerin o kadar da ba
sit olmad grlr.
ncelikle dnmn kkenlerini arayp bulmak sz ko
nusu deil midir? Daha bu noktada jeoloumuz tamamen
kendi alanna girmeyen sorular sormak zorunda kalr. n
k denizin dolmas en azndan bentlerin ina edilmesi, k
k derelerin ynnn deitirilmesi, drenaj faaliyetleri ta
rafndan da kolaylatrlmtr: Bunlarn hepsi kolektif ihti
yalardan domu ve sadece belirli bir sosyal yap sayesinde
gerekletirilebilen insan eylemleridir.
Zincirin dier ucunda yeni bir problem ortaya kar: so
nular. Krfezin dibinden fazla uzak olmayan bir yerde bir
66

ehir ykseliyordu: Bruges. Ksa bir dere ile krfeze balan


yordu. Onu, tm yanlg payyla birlikte, o dnemin Lond
ra's veya New York'u yapan mallann byk blmn bu
yoldan gnderiyor veya getirtiyordu . Ama krfezin gide
rek dolmasnn etkileri her gn biraz daha hissedilir oldu.
Su yzeyi uzaklatka, Bruges istedii kadar n limanlan
n krfeze doru ilerletmeye abalasn, nhtmlar yava ya
va uykuya dald. Geri ehrin gerilemesinin tek nedeni bu
deildi. Fiziksel alan, insandan kaynaklanan baka etkenler
bu etkiyi hazrlamadka, ona yardm etmedike veya izin
vermedike, sosyal alan zerinde tek bana tesirli olabilir
mi zaten? Ama nedensellik dalgalannn ak iinde bu ne(denin de en etkililer arasnda boy gsterdiinden kuku du
yulamaz.
Ama zerinde yaad topra kendi ihtiyalanna gre ye
niden ekillendiren bir toplumun eseri, herkesin igdsel
olarak hissedebilecei zere, ncelikle "tarihsel" bir olgu
dur. Gl bir alveri odann gsterdii deiimler iin
de ayn ey geerlidir. Bilgi toporafyasnn olduka karak
teristik bir rnei araclyla bir yandan iki disiplin arasn
daki ittifakn her trl aklama abas iin vazgeilmez ha
le geldii bir kesime noktasyla kar karya kalyoruz; di
er yandan ise fenomen aklandktan ve sonulan artk is
tikrara kavutuktan sonra bir disiplin tarafndan nihai ola
rak bir dierine terk edilen bir gei noktas sz konusu. Ta
rihin devreye girmesi ne zaman zorunlu saylsa, aslnda ne
olmutu? nsan sahneye kmt.
Nitekim, Michelet, Fustel de Coulanges gibi bykleri
miz unu kabullenmek gerektiini bize uzun zaman nce
retmilerdi: Tarihin konusu, doas gerei, insandr.4 Da4

Sannn Marc Bloch'a ters dmeden, ngrd dipnot buraya yerletirilebi


lir: "Fustel de Coulanges, 1862'deki al dersi, Revue de synthese historique, c.
Il, 190 1 , s. 243; Michelet, Ecole nonnale dersi, 1829, aln. yap. G. Monod, c. I,
s. 127: "Hem bireysel insann incelenmesiyle urayoruz ki bu felsefedir; hem
67

ha dorusu: insanlardr. Kelimenin soyutlamaya daha elve


rili olan tekil halini kullanmaktansa greliliin gramatik
hali olan oul kullanmak bir eitlilik bilimine daha uygun
der. Manzarann duyularla alglanabilen zelliklerinin ge
risinde, [ aletler veya makinalar,] en donmu grnen yaz
l metinlerin ve kendilerini kuranlardan tamamen bamsz
lam gzken kurumlarn gerisinde tarihin asl yakalamak
istedii insanlardr. Bunu baaramayan, en iyi ihtimalle bir
tebahhur manevras sergilemi olur ancak. lyi tarihi ise ef
sanedeki insan yiyen deve benzer. nsan eti kokusunu ald
anda, avn bulduunu bilir.
Tarihin ifade problemi karsndaki kendine zg konu
mu, insanlar hakknda bilgi olmasndan kaynaklanr. Ta
rih bir "bilim" mi yoksa bir "sanat" mdr? Byk atalarm1z
1 800 civarnda bu konuda uzun uzun fikir yrtmeyi se
verlerdi. Daha sonralar, biraz ilkel bir pozitivizm atmosferi
iindeki 1 890'lara doru, metot uzmanlarnn tarihsel al
malarda okuyucunun, bu uzmanlar tarafndan "biim" ad
verilen eye, onlarn ar bulduklar bir nem atfetmesine
bozulduklarn gryoruz. [Bilime kar sanat, ze kar bi
im:] bu kavgalarn hepsinin skolastiin mnazara uvalna
atlmasnda fayda var. Doru bir denklemde de en az do
ru bir cmledeki kadar gzellik vardr. Ama her bilim ken
dine zg bir dil estetiine sahiptir. Beeri olgular zleri ge
rei fazla hassas fenomenlerdir ve birou matematiksel l
mn dnda kalr. Onlar iyi aktarmak, dolaysyla onlara
de sosyal insann incelenmesiyle urayoruz ki bu da tarihtir." Fustel'in daha
sonra daha kesin ve eksiksiz bir ifadeyle unu sylediini eklemekte yarar var
-yukandaki cmle aslnda bunun bir yorumundan ibarettir: "Tarih, gemite
olup bitmi her trl olayn biriktirilmesi deildir. insan toplumlannn bilimi
dir." Ama bu belki de ileride greceimiz zere, tarihte bireyin payn fazla in
dirgemek anlamna gelebilir; toplum iinde insan ve toplumlar birbiriyle lam
rten iki kavram deildir."
68

iyi nfuz etmek iin (nk insan sylemeyi bilemedii bir


eyi eksiksiz olarak anlayabilir mi?) , byk bir dil incelii,
[ szel tonda doru renk seimi] arttr. Hesaplamann ola
nakszlat yerde, artrmak zorunlu hale gelir. Fiziksel
dnyann gerekliklerinin ifadesiyle insan zihninin gerek
liklerinin ifadesi arasndaki ztlk, frezeci ile keman yapmc
snn ileri arasndaki ztlkla ayndr: Her ikisi de milimetrik
alr; ama frezeci kesin lm kabiliyeti olan mekanik alet
ler kullanr; keman yapmcsna asl yn veren ise kulak ve
parmak duyarlldr. Ne frezeci keman yapmcsnn ampi
rizmiyle yetinirse ne de keman yapmcs frezeciyi taklit et
meye kalkarsa iyi sonu alnr. Elleri olduu gibi kelimeleri
ullanmann da bir incelii olduu yadsnabilir mi?

[3. Tarihsel Zaman


"insanlarla ilgili bilim," dedik. Ama bu hala fazlasyla mu
lak bir ifade. "Zaman iinde insanlarla ilgili," diye eklemek
gerek. Tarihi sadece "insani olarak" dnmez. Onun d
ncesinin doal solunumunu yapt atmosfer sre katego
risine girer.
Geri hangisi olursa olsun bir bilimin zaman bir kena
ra brakabileceini dnmek gtr. Bununla birlikte, uz
lam gerei zaman yapay olarak homojen paralara ayran
birok bilim asndan zaman, bir lden fazlasn tem
sil etmez. Tarihin zaman ise aknn geri dndrlemez
lii iindeki somut ve yaayan bir gereklik olarak tam ak
sine fenomenlerin iinde yzd plazmadr ve o feno
menler ancak o zamann iinde idrak edilebilirler. Radyo
aktif bir cismin baka cisimlere dnmek iin art kotu
u saniye, yl veya yzyl miktar atom fizii asndan te
mel bir veridir. Ama bu dnmlerin birinin veya dieri
nin bin yl nce, dn veya bugn vuku bulmas ya da yarn
69

gerekleecek olmas kukusuz jeolou ilgilendirir, nk


jeoloji de kendi tarz iinde tarihsel bir disiplindir, fizikiyi
tamamen kaytsz brakr. Buna karlk hibir tarihi Cae
sar'n Galya'y sekiz ylda fethettiini ve Erfurt'un ortodoks
mezinden Wittemberg'li reformcunun domas iin Lut
her'e on be yl gerektiini saptamakla yetinmez. Galya'nn
fethini Avrupa toplumlarnn geirdii deiimler iindeki
doru kronolojik yerine oturtmak onun iin daha nemli
dir; Frer Martin'inki gibi ruhsal bir krizin ierebilecei eze
li, ebedi yanlar da asla inkar etmeden, bunun kahraman
olan insann ve iklimi oluturan uygarln kader erilerin
deki an doru tespit etmedike bu olay gereince aktard
n dnmez.
Ama bu gerek zaman, doas gerei bir srekliliktir. Ay
n zamanda srekli deiimdir. Tarihsel aratrmann byk
problemleri bu iki vasfn antitezinden kaynaklanr. tk sra
daki problem de bizim almalarmzn varlk nedenini bi
le sorgulayan cinstendir. alarn kesintisiz ak iinde ara
dan ekilip kartlm iki pe pee dnem sz konusu ol
sun. Daha eski olan hakkndaki bilgiyi daha yeni olann an
lalmas bakmndan -sre aknn o iki dnem arasnda
kurduu ba bizatihi bu sreden doan benzemezlie bazen
ar basar bazen de basmaz- ne lde gerekli veya nem
siz sayacaz? ]
4. Kkenler Putu

[Bir mea culpa * ile ie balamak asla kt deildir. Gemii


balca inceleme konusu olarak kabul eden insanlarn doal
olarak sevdii bir yaklamla , en yaknda olann en uzakta
olanla aklanmas zaman zaman aratrmalarmza hipnoz
(*) (l.at.) Benim hatam - e.n.
70

noktasna varncaya dek hakim olmutur. Tarihiler kabile


sinin bu putunun en karakteristik biiminin bir ad vardr:
kkenlerin yakamza yapmas. Tarihsel dncenin gelii
mi iinde bu yaklamn da el stnde tutulduu bir dnem
olmutur. ]
Sannn Renan, bir gn yle yazmt (belleimden aln
tlyorum; dolaysyla doru olmamasndan korkuyorum) :
"Tm beeri eylerde en ok incelenmeye layk olan kken
lerdir." Ondan nce Sainte-Beuve de yle demiti: "Balaya
n5 merakla kolluyor ve kaydediyorum." Bu tam onlarn d
nemine ait bir fikir. Kkenler kelimesi de yle. "Hristiyan
ln Kkenleri"ne6 bir sre sonra ada Fransa'nnkiler ya
t gelmiti.7 Fikrin takipilerini hi saymyoruz bile. Ama
kelime endie vericidir, nk mulaktr.
Sadece balanglar manasna m gelmektedir?8 yle olsa
aa yukar aklk kazanr. Bununla birlikte, tarihsel ger
ekliklerin ou iin bu balang noktas kavramnn da
ok deiken olduunu unutmamak gerekir.9 Kukusuz bir
tanm meselesidir bu. [Ne yazk ki] yaplmas kolayca unu
tulabilen bir tanm.
Kkenler denince, tam tersine nedenleri mi anlamak gere
kir? O zaman beeri bilimlerde, nedensel aratrmalara do
alar gerei srekli ikin bulunan dier zorluklardan baka
bir ey kalmayacaktr geriye.
Ama iki anlam arasnda sk sk bir sirayet gerekleir ve
bu genellikle ok ak biimde hissedilmedii iin rkt5

]ilgi ve[

Vurguyu yapan Lucien Febvre.

Lucien Febvre "-kiler" yerine "kkenler"i koymu, "ada Fransa'nn


kkenleri"ni trnak iine alm ve altn izmitir.

Lucien Febvre "balanglar" trnak iine almtr.

]Hristiyanlk nereden balatlacaktr? Akdeniz veya Iran dnyasnda selamet


dinlerinin iinde gelitikleri duygusal atmosferden mi? lsa'dan m? Paulus'tan
m? Ya da dogmann ana hatlarnn saptanmasna tank olan kuaklardan m?[
71

cdr. Gnlk sz daarc bakmndan kkenler, aklay


c bir balangtr. Bunun da tesindedir: Aklamaya yeterli
olan bir balangtr. Mulaklk ve tehlike buradadr.
Koskoca bir byk beyinler familyasnda alt ok izili
olarak bulunan bu reym saplants hakknda ok ilgin bir
aratrma yrtlebilir. Bu noktada beeri bilimler, sk sk
grld zere -farkl bilgi trleri arasnda tam bir eza
manllk oluturmaktan daha g bir i olmadndan- do
a bilimlerine gre geri kalmtr. nk doa bilimleri 19.
yzyl ortasna gelindiinde, tam aksi ynde, atalara ait bi
imlerden giderek uzaklaldn varsayan ve bunu her ev
rede hayat veya o ana zg evre koullaryla aklayan bi
yolojik evrimciliin hakimiyeti altna girmilerdi. Fransz ta
rih felsefesi ise [Victor] Cousin'den Renan'a varncaya de\<,
kkenlere duyduu tutkulu merak ncelikle Alman roman
tizminden almt. Ama o noktadaki ilk admlarnda bizim
kinden daha eski bir fizyoloji ile adat: Gerek spermde
gerekse yumurtada yetikinlik ann bir zetinin bulundu
unu sanan pre-reforrnistlerin fizyolojisi. Buna ilkelin ycel
tilmesini ekleyin. Bu da 18. yzyl Fransas'nn aina olduu
bir husustu. Ama bu temann miraslar olan romantik Al
manya'mn dnrleri onu, devamclar olan tarihilerimi
ze aktarmadan nce yeni ideolojik cazibe odaklarnn birok
byl etkisiyle ssleyip pslemilerdi. Mehur Germen
neki Ur'un gcn bizde hangi kelime aktarmay baarabi
lir ki: Urmensch, Urdichtung?* Demek ki her ey bu kuakla
r beeri konularda balangtaki olgulara ar bir nem at
fetmeye itiyordu.
Bununla birlikte ok daha farkl trden bir baka unsurun
da etkisi oldu. Din tarihinde kkenlerin incelenmesi kendi(*) (Aln.) ilk insan, ilk nazm - e.n.
72

liinden ncelikli bir yer ald , nk dinlerin deeri hakkn


da bunun bir lt oluturduu kans uyanmt. zellik
le Hristiyan dininin.10 Baz neo-Katoliklerde -stelik biro
u hi de Katolik deildir- bu yorumculuk uralaryla alay
etmenin gnmzde moda olduunu iyi biliyorum. Barres
inancn yitirmi bir rahibe, "Heyecannz anlamyorum,"
diyordu: "Bir avu alimin birka lbranice kelime etrafnda
yaptklar tartmalarn benim duyarllmla ne ilgisi olabi
lir? Bana 'kiliselerin atmosferi' yeter." Maurras ise yle di
yordu: "Drt silik Yahudinin incillerinden bana ne?" (Bura
daki "silik" kelimesinin pleb manasnda kullanldn d
nyorum; nk Matta, Markos, Luka ve Yuhanna'nn belli
qir edebi ne sahip olduklarn kabullenmemek pek mm
kn grnmyor.) Bu akaclar bize bunlar yutturuyorlar;
halbuki ne Pascal ne de Bossuet byle konuurdu. Kukusuz
tarihe hibir ey borlu olmayan bir dinsel deneyim de tasar
lanabilir. Saf deist asndan, isel bir aydnlanma Tanr'ya
inanmak iin yeterlidir. Hristiyanlarn Tanrs'na inanmak
iin deil. nk Hristiyanlk [, bunu daha nce de hatr
lattm,] z itibaryla tarihsel bir dindir: Yani temel dogma
lar olaylara dayanr. Amentnz (Credo) yeniden okuyun:
"Pontus Pilatus'un hkmnde armha gerilen . . . ve nc
gn llerin arasndan dirilen . . . lsa Mesih'e inanyorum."
Burada, inancn balang olaylar ayn zamanda onun te
mellerini oluturmaktadr.
Ama belli bir dinsel analiz biimi iinde kendi varolu ne
denlerine sahip olabilecek bu uralar, meruiyetlerinin ok
daha tartlr olduu dier aratrma alanlarna doru da
kukusuz kanlmaz bir sirayet yoluyla genilediler. Orada
da doumlar zerine odaklanan bir tarih, deerlerin ne
karlmasnn hizmetinde kullanld. Kendi devrinin Fransa
s'nn kkenlerini inceleyen Taine'in amac, ona gre yanl
10 !deerinin [
73

bir insan felsefesinden kaynaklanan bir politikann hatasn


eletirmek deil de neydi? ster Germen istilalar ister [ln
giltere'nin} N ormanlar tarafndan fethi olsun, gemiin bu
gn aklamakta bu denli etkin bir biimde kullanlmas
nn tek nedeni, bugn daha iyi bir ekilde hakl karmak
tan veya mahkum etmekten ibaretti. yle ki birok durum
da kkenler iblisi, gerek tarihin dier eytani dman olan
yarglama saplantsnn belki de sadece bir suretiydi.
Bununla birlikte biz Hristiyanlk incelemelerine dnelim.
Kendisine bir kural arayan kaygl bilincin, gnlk hayatta
tanmland ekliyle Katolik dinine kar tavrn saptamas
ayrdr; tarihinin imdiki zamann Katolikliini bir gzlem
olgusu olarak aklamas ayr. Gncel dinsel fenomenlerin
doru bir ekilde anlalmas iin vazgeilmez olan balap
glar hakkndaki bilgi onlar aklamaya yetmez. Problemi
basitletirmek amacyla, hi deimemi bir kelime ile ifa
de edilen inancn, z itibaryla gerekten deimeden kalp
kalmadn sorgulamaktan bile vazgeelim. Bir gelenein
ne kadar deimeden kald varsaylrsa varsaylsn, yine
de srp gitmesinin nedenlerini sralamak gerekir. Kastedi
len insani nedenlerdir; ilahi bir etki varsaym bilimin alan
na girmez. Ksacas, sorun artk lsa'nn armha gerilip son
ra dirildiini bilmek deildir. Artk asl anlalmas gereken,
evremizdeki onca insann nasl olup da armha Gerilmeye
ve Dirilie inanddr. Bir inanca ballk, bu niteliin ken
dini aa vurduu grubun genel yaamnn ehrelerinden
sadece biridir. Ya sosyal yapyla ya da zihniyetle ilgili ayn
yndeki bir sr zelliin dm noktasnda yer almakta
dr. Ksacas, btn bir insani iklim problemini gndeme ge
tirmektedir. Mee aac palamuttan doar. Ama sonra mee
olur ve ancak -artk embriyolojinin alanna girmeyen- uy
gun evre koullaryla karlarsa ayakta kalr.
74

Din tarihini burada sadece rnek olarak andk. Yorum


cu hangi insan faaliyetini aratrrsa aratrsn, ayn hata ih
timali hep pusuda bekler: Soy ktn, ecereyi aklama
ile kartrmak.
Gncel manann karsna bilinen en eski manay koy
duklarnda, mesela "bro"nun (bureau) balangta bir ku
ma veya "pul"un (timbre) bir davulu ifade ettiini ispatla
dklarnda gerekli her eyi sylediklerini sanan antik etimo
loglarn da yanlsamas buydu. Sanki bu mana kaymasn
da aklamak gerekmiyormu gibi davranyorlard. Dildeki
bir kelimenin rolnn, kendi gemii tarafndan olduu ka
dar o ann sosyal durumunun bir yansmas olan sz daar
c,nn gncel durumuyla da belirlendiini grmezden geli
yorlard. "Brolar" , "bakanlk brolar" diye kullanldn
da bir brokrasiyi gerektirir. Postaneden "pul" isteyince, te
rimi bu ekilde kullanabilmemin yerleebilmesi iin bir pos
ta hizmetinin yava yava rgtlenmesi gerekmi; dnce
ler arasndaki alverii de ok kolaylatran teknik dn
m sayesinde bir mhr baslmasnn yerini arkas tutkall
bir pul yaptrlmas almtr. Bunu mmkn klan tek ey,
eski ismin mesleklere gre zellemi farkl kabullerinin bu
gn, mektubumdaki pulla (timbre) rnein keman satcs
nn bana mzik aletleri arasnda sesinin temizliini vd
zil (timbre) arasnda en kk bir anlam karkl tehlikesi
kalmayacak kadar, birbirinden uzaklam olmasdr.
"Feodal rejimin kkenleri" deniyor. Bunlarn nerede aran
mas gerekir? Bazlar bu soruya "Roma", bazlar ise "Ger
mania" diye cevap vermitir. Bu hayallerin aikar nedenleri
vardr. Gerekten de her iki yerde de -hamilik ilikileri, sa
va kardelii, yaplan hizmetlerin creti olarak toprak tah
sisinin rol- sonraki kuaklarn, Avrupa'da feodal a denen
devirde yaam kuaklarn srdrmek zorunda olduklar
baz adetler vard. stelik bunlar fazla deitirmeden koru75

mulard. Her iki yerde de -Latinlerde "ltuf, yarar" (benefi


cium) , Germenlerde "fief' gibi- sonraki kuaklarn deitir

meden kullanmakta srar edecekleri, ama kendileri farkna


bile varmadan yava yava yepyeni bir ierik ykleyecekleri
kelimeler mevcuttu. nk, tarihilerin ansszlna, insan
lar her adet deitirdiklerinde sz daarcklarn da deitir
me alkanlna sahip deildirler. Bunlarn ok ilgin sapta
malar olduuna kuku yoktur. Peki, nedenler problemini or
tadan kaldrmaya yeter mi? Avrupa feodalitesi kendine zg
kurumlaryla eskinin kalntlarndan oluan arkaik bir doku
deildi. Gemiimizin belirli bir aamasnda tm bir toplum
sal ortamn sonucu olarak domutu.
Seignobos bir yerlerde yle demiti: " 18. yzyln dev
rimci fikirlerinin . . . 1 7. yzyln Ingiliz fikirlerinden kaynak
landklarn sanyorum. " Bunu sylerken, Aydnlanma a
nn Fransz siyasi ke yazarlarnn bir nceki yzyla ait
baz ngiliz metinlerini okuyarak veya onlarn dolayl etki
sine maruz kalarak oradaki siyasi ilkeleri benimsedikleri
ni mi kastediyordu? Ona hak verilebilirdi. ayet filozoflar
mzn yabanc formller iine en azndan entelektel z ve
ya duygu rengi olarak zgn hibir ey katmadklar varsa
ylrsa . . . Ama bu dnce hareketinin tarihi, epey keyfi bir
yaklamla byle dardan alnm bir olguya indirgendiin
de bile,11 aydnlatlm olmaz. nk sz konusu aktarmn
niye daha nce veya sonra deil de o belirli tarihte yapld
problemi hala cevaplanmamtr. Bir salgn hastalk iki eyi
gerektirir: mikrop kuaklar ve hastaln balad anda uy
gun bir "saha".
Ksacas, tarihsel bir fenomen gerekletii ann incelen
mesi dnda hibir zaman tam olarak aklanamaz. Bu, evri
min tm aamalar iin geerlidir. Hem yaamakta olduu11
76

] tamamen [

muz aama hem de dierleri iin.12 Arap zdeyii bunu biz


den nce ifade etmiti: "nsanlar babalarndan ok iinde ya
adklara zamana benzerler. " Gemiin aratrlmas, bu Do
u bilgelii zerinde yeterince dnlmedii iin zaman
zaman itibarn yitirmitir.
5. Gemi ve "imdiki Zaman"

[Kken kazclarnn zt kutbunda hemen imdinin sofula


r yer alr. Montesquieu, genlik eserlerinden birinde, "o
alan ve yzyldan yzyla bileen sonsuz nedenler zinci
ri"nden sz eder. Baz yazarlara baklacak olursa, zincirin bi
e en yakn ucunda incecik olmas gerekirdi. nk onlar
imdiki zaman adn verdikleri olgu hakkndaki bilgiyi ge
miten hemen hemen tamamen kopmu bir ey olarak alg
lyorlar. Bu fikir ylesine yaygn ki otopsi masasna yatrp
unsurlarn ayrmaya deer. )
[nce onu gzlemlemekte yarar var: ] Harfiyen alnsa, hi
dnlemez olurdu.13 Gerekten de imdiki zaman nedir?
Srenin sonsuzluu iinde minicik ve durmadan kaan bir
nokta; doar domaz len bir an. Konuur konumaz, dav
ranr davranmaz szlerim veya eylemlerim Bellek krall
iine gmlyor. Hem banal hem derin u sz gen Goet
he'ye aittir: imdiki zaman yoktur, sadece gelgelik vardr,
nichts gegenwii:rtig, alles vorbergehend. Srekli bir ehre de
iimine mahkum olan szde imdiki zaman bilimi, oluu
nun her annda bakalama urayp gemi bilimine dn
ecektir.
12 Sannn Lucien Febvre (izginin babamn elinden ktn sanmyorum) bu
son iki cmlenin stn izmi. Yine de bir nceki baskda yer alyorlar.
13 Bu paragrafn, sonraki iki paragrafn ve ncnn bir blmnn ("fazla ya
kc temaslar"a kadar) yeri deitirilmitir. Bu pasaj ilk bata Birinci Blm'
ikinci paragrafnda yer alyordu.
77

Mugalata yapyorsun 14 lklarn duyuyorum. Gnlk


dilde "imdiki zaman" yakn gemi anlamna gelir. [O hal
de] kelimenin bu ekilde biraz geveke kullanln artk
duraksamadan kabul edelim. Bu kullanmnda ciddi zor
luklar karmadn sylemiyorum. Yaknlk kavram sade
ce kesinlik eksiklii gstermekle kalmyor -ka yldan sz
ediyoruz?- o da bizi vasflarn en gelip geici olanyla kar
karya brakyor. Eer imdiki an, terimin dar anlamn
da srekli bir ele avuca gelmeme haliyse, imdiki zaman ile
gemi arasndaki snr da ayn lde srekli hareket ha
lindedir. Daha dne kadar tm ekonomi politik ders kitap
larnda aktalite kural olarak yer alan istikrarl para ve al
tn ls sistemi gnmzn iktisats iin hala imdiki
zaman mdr yoksa imdiden kf kokmaya balam bir ta
rih midir? Bununla birlikte, bu mantk aykrlklarnn ge
risinde daha tutarl bir fikir demeti kolayca kefedilebilir ve
bunlarn en azndan d grnteki basitlii baz zihinle
ri cezbetmitir.
Zamanlarn usuz bucaksz ak iinde, daha dar bir yer
kaplayan bir aamann bir kenara ayrlabilecei dnlr.
Balang noktas bizden ok da uzak olmayan bu aama, so
nu noktas itibaryla iinde yaadmz gnlerle rtr.
Onun iinde hibir ey, ne sosyal veya siyasal durumun en
arpc nitelikleri, ne maddi alet edevat ne de genel uygar
lk rengi, alkanlklarmzn iinde yer ald dnya ile de
rin farkllklar gstermiyormu gibi durur. Ksacas bu aa
ma, bize gre ok gl bir "adalk" katsaysnn etkisin
deymi gibi grnr. Gemiin geri kalanyla kartrlma
ma onuru veya kusuru buradan kaynaklanr. Ben ok gen
ken [ ok] yal olan lise retmenlerimden biri, " 1 830'dan
sonras artk tarih deildir," derdi: "O, siyasettir. " Bugn ar
tk " 1830'dan sonra" - 1 830 Temmuz Devrimi de yalan1 4 ]burada[
78

d- veya "O, siyasettir," denemez. Daha ok, saygl bir s


lupla "sosyolojidir" veya biraz daha az hrmet ederek "ga
zeteciliktir" denmesi tercih edilir. Yine de pek ok kii u
nu gnlden yineleyecektir: 1914 veya l 940'tan sonras ar
tk tarih deildir. Geri bu budamann gerekeleri konusun
da pek anlaamazlar. 1 5
Bazlan,16 bize e n yakn olaylarn bu nedenden tr ger
ek anlamda berrak bir incelemeye uymayacaklarn d
ndklerinden, sadece iffetli Clio'yu fazla yakc temaslar
dan korumak istiyorlar. 1 7 [Yal retmenim de byle d
nyordu sannn. Bu yaklam sinirlerimize yeterince ha
kim olamayacamz kukusunu barndryor. Ayn zaman1da da duygusal etkileimler devreye girer girmez gncel ile
gncel d arasndaki snrn mutlaka bir zaman aralnn
matematiksel lsne gre dzenlenemeyeceini unutmak
anlamna geliyor. ] llk 18 tecrbelerimi edindiim Langue
doc lisesindeki iyi yrekli retmenim o gr eitim komu
tan sesiyle u uyary yaparken o kadar da hatal myd aca
ba: "Burada, 19. yzyl pek tehlikeli saylmaz;19 Din sava
larna girdiinizde ok temkinli olun." Aslnda alma ma
sasnn bana oturduunda beynini iinde yaad ann vi
rsnden korumay baaramayan kii, Ilyada veya Ramaya
na'y yorumlarken de pekala zehirli maddelerin ieri szma
sna izin verebilir.
Baka bilim adamlar ise, tam aksine, insann imdiki za
mannn bilimsel bilgiye tamamen uygun olduunu hak
l olarak dnyorlar. Ama bunun incelenmesini, ge15 1lk versiyonda paragraf bu cmleden nce sona eriyordu. Bu cmle bir sonra
ki paragrafn banda "Geri ... pek de mutabk deillerdi" diye sryordu.
16 ] . . . benim yal retmenim de haliyle bu kiiler arasndayd. .. [
17 Gerek bu paragrafn ba gerekse nceki iki paragraf ilk versiyonda Birinci B
lm'n ikinci alt bal almda yer alyorlard.
18 ]retmenlik [
19 ]ama[
79

mii konu alan bilimden ok ayr disiplinlere brakyorlar.


Analiz yapyorlar; rnein ada ekonomiyi zaman iin
de birka on yl ile snrl gzlemler yardmyla anlayabi
leceklerini iddia ediyorlar. Ksacas, iinde yaadklar d
nemi ncekilerden ok canl tezatlarla ayrld iin kendi
izahn iinde tayan bir zaman dilimi olarak deerlendiri
yorlar. Birok basit meraklnn igdsel tavr da ayn yn
de. Biraz uzakta kalm dnemlerin tarihi onlar ancak za
rarsz bir zihin lks olarak cezbediyor. Bir yanda, l sev
gileri nedeniyle lm tanrlar kundaklarndan karmak
la uraan bir avu antikac; dier yanda, sosyologlar, ik
tisatlar, ke yazarlar - yaayan kefetmekle sadece on
lar ilgileniyor.
En ilginci, bu blnme fikrinin ok ksa sre nce orta
ya km olmas.20 Eski Yunan tarihileri, bir Herodotos,
bir Thukydides, ya da daha yaknmzdaki gerek ret
menlerimiz, lonca cella'snda* sonsuza dek yer almay hak
eden atalarmz, akamstn aklamak iin en fazla saba
h bilmenin yeterli olacam asla dnmemilerdi.21 Mic
helet, asrnn hummalaryla tutuan o gzel Peuple kitab
nn bana22 "imdiki zamanla, gncelle snrl kalmak is
teyen gnceli anlayamaz" diye yazmt. Daha nce Leib
nitz de tarihten bekledii faydalarn iinde, "gemi eyler
de de bulunan imdiki eylerin kkenleri"ni saym ve ek
lemiti: "nk bir gereklii anlamann en iyi yolu neden
lerini bilmektir. "
Ama Leibnitz'den, Michelet'den bu yana byk bir ol---- - ---20 ilk yazmda, bu paragrafn ilk iki cmlesinin epey farkl biimleri, imdiki zamann doasn inceleyen pasajdan nce yer alyorlard.
(*) (La.) Antik Roma tapnaklanndaki i oda - e.n.
21 Lucien Febvre bu cmlenin yerine ilk yazmdaki versiyonu tercih etmiti.
22 ] , getiimiz yzylda [
80

gu gerekleti: Tekniklerde yaanan pe pee devrimler,


kuaklar arasndaki psikoloj ik mesafeyi lsz bir ekil
de bytt. Belki de elektrik ve uak ann insan, ken
dini [pek de] haksz saylamayacak bir ekilde atalarndan
ok uzakta hissediyor. Buradan hareketle, daha da temkin
sizce bir adm atarak artk onlar tarafndan belirlenmedi
i sonucuna varyor. Her trl mhendis zihniyetine ikin
olan modernist seyri de buna ekleyin. Bir dinamoyu al
trmak veya onarmak iin ihtiyar Volta'nn galvanizm hak
kndaki fikirlerine nfuz etmek gerekir mi? Kukusuz bi
raz aksak kalan, ama makinaya tabi birok zihne kendini
hi zorlanmadan dayatan bir analoji ile, insanln bugn
\< byk problemlerini anlamak ve onlar zmlemeye
almak iin bu sorunlarn ncllerini analiz etmenin hi
bir nem tamad dnlebilir. Tam farkna varmadan
bu mekaniki atmosferine kendilerini kaptran baz tarihi
ler de koroya katlyorlar: "imdiki zamann aklamas ola
rak tarih, hemen hemen ada dnemin incelenmesine in
dirgenebilir. " Bu tarihilerden ikisi 1 899' da hi ekinme
den byle yazabilmilerdi.
[ Yakndan bakldnda, ] imdiki zamana tannan kendini
idrak edebilme ayrcal bir dizi tuhaf varsayma dayanyor.
llk varsayma gre, insann varolu koullar bir veya iki
kuaklk bir sre zarfnda sadece ok hzl deil, ayn za
manda btncl bir deiim geirmitir: yle ki biraz eski
mi hibir kurum, hibir geleneksel davran tarz laboratu
var veya fabrika devrimlerinden kendini kurtaramamtr.
Bunu sylemek, birok toplumsal yaratma zg atalet kuv
vetini unutmak anlamna gelir. nsan zamann sonradan az
veya ok gnll tutsa olarak kalaca mekanizmalar kur
makla geirir. Kuzeydeki krsal alanlarmz dolaan hangi
gzlemci tarlalarn tuhaf ekilleri karsnda aknla ka81

plmadan durabilir? Mlkiyet deiimlerinin alar boyunca


ilk emada yapt tm tahrifata ramen, sulak araziyi ina
nlmaz sayda parsele blen bu lsz biimde uzun ve dar
eritlerin manzaras bugn bile ziraat bilimcinin kafasn ka
rtrmaya yeter. Byle bir dzenlemenin yol at aba is
raf ve topra ileyenlere getirdii skntlar nasl aklana
bilir? Fazla aceleci ke yazarlar bu durumu, Medeni Ka
nun ve onun kanlmaz sonularyla aklamaya kalktlar.
Miras kanunlarmz deitirirseniz tm derdi yok edersiniz,
diye de ekliyorlard. Tarihi daha iyi bilselerdi, yzlerce yl
lk ampirizmle yorulmu kyl zihniyetini de daha iyi sor
gulasalard, bu derdin dermann bulmann o kadar da kolay
olmadn anlarlard. Nitekim, bu dzenleme o kadar eski
kkenlere dayanmaktadr ki bugne dek hibir bilim ada
m tatmin edici bir dkmn karamamtr;23 muhteme
len bu konudan Birinci mparatorluun yasa koyucularn
dan ok dolmenler ann tarla aclar sorumludur.24 Ne
den konusundaki hatann bu noktadaki uzants neredeyse
mecburen yanl tedavi olmutur; demek ki gemii bilme
mek imdiki zamann anlalmasna zarar vermekle kalmaz,
imdiki zaman iindeki eylemi de bozar.
Dahas da var. Hangisi olursa olsun, bir toplumun iinde
yaad andan hemen bir nceki tarafndan tamamen be
lirlenebilmesi iin, o nceki andan gerekten azade tutula
bilecek lde deiime uyarlanabilen bir yapya sahip ol
mas yetmez. Kuaklar aras alverilerin, deyim yerindey
se, sadece tekli kol dzeninde gereklemesi, yani ocukla
rn atalaryla ancak babalan araclyla iliki kurmalar ge
rekir. 25
23 )ve[
24 )Yine de bu dzenleme birok krsal topluluumuzun yaamna yn vermeye
de devam etmektedir. [
25 Tm bu paragraf yeniden yazlmtr.
82

Ama tamamen szl iletiim iin bile bu doru deildir.26


[ rnein bizim kylere bakn. ] nk buralarda i koulla
r anne ile babay hemen hemen btn gn kk ocukla
rndan uzakta tutar ve ocuklar esas olarak dedeler ve nine
ler tarafndan yetitirilirler. Demek ki her yeni zihniyet olu
umunda geriye doru bir adm atlr ve bu adm, deiim
lerin taycs olan kuan zerinden, en geirgen beyin
leri en katlam beyinlere balar. [Saysz kyl toplumu
na ikin olan gelenekilik, hi kukumuz olmasn, ncelik
le bundan kaynaklanr. Bu ok belirgin bir durumdur. Ama
tek rnek deildir. Ya gruplar iinde doal olarak bulunan
atk, esas olarak pe pee gelen gruplar arasnda grld
nden, birok genlik kua olgun adamlardan olduu ka
dar ihtiyarlardan ald derslerle de yetimitir. ]
Daha da nemlisi, yaz [ , zaman zaman birbirine ok
uzak kuaklar arasndaki , ] bir uygarln srekliliini sa
layan dnce aktarmlarn byk lde kolaylatrmak
tadr. Luther, Calvin, Loyola: Bu eski zaman insanlarn, bu

16. yzyl insanlarn anlamak ve anlalmalarn salamak


la uraan tarihinin ilk ii onlar kendi ortamlarna, ken
di devirlerinin zihinsel atmosferi iine, bizimkilerle tam ay
n olmayan bilin problemlerinin karsna yerletirmek
olacaktr. Yine de bugnn dnyasnn doru kavranmas
iin bizden yzlerce yl gerideki Protestan Reformunun ve
ya Katolik Reformunun anlalmasnn [zaman iinde bize
daha yakn olduklar su gtrmeyen ama daha geici fikir
akmlarnn anlalmasndan] daha nemli olmad syle
nebilir mi?
zetle, hata aikardr ve onu yok etmek iin kukusuz ifa
de etmek yeterli olacaktr. nsanlk evrimi aknn bir dizi
ksa ve derin sarsnt/kesintiden olutuu, bunlarn her biri26 ] Baka bir yerde daha dikkat ekmitim; hemen hemen tm krsal toplumlara
ikin olan geleneki zihniyetin ana nedeni kukusuz i koullarnn. . . [
83

nin ancak birka insan mr kadar srd tasavvur edil


mektedir. Gzlemler ise, tam aksine, bu muazzam srekli
lik iinde byk sarsntlarn en yakndan olduu kadar en
uzaktan gelen moleklleri de ilerine alp yayabileceklerini
ispatlamaktadr.27 Myria-metreleri* saymakla yetinip Ay'n
yerkremiz stndeki etkisinin Gne'inkinden ok daha
byk olduunu ileri sren bir jeofiziki hakknda ne d
nrz? [Ne zamanda ne de gkyznde bir kuvvetin etkisi
sadece uzaklyla llebilir. ]
Son olarak, gemi eyler arasnda yer alan ve imdiki za
mana yn vermeleri sona ermi gibi gzkenlerin bile -en
kk bir iz brakmadan yok olmu inanlar, l domu
toplumsal biimler, l teknikler- bu nedenle, imdiki za
mann anlalmas asndan faydasz olduklar m dn
lecektir? Bunu sylemek, belli bir kyaslama yelpazesi olma
dan hakiki bir bilgiye ulalamayacan unutmak anlamna
gelir. Geri bunun da koulu, kyaslamay hem eitlilik arz
eden hem de birbirlerine akraba olan gereklikler arasnda
kurmaktr. Burada da bu durumun sz konusu olduu yad
snamaz. Geri artk bugn, Machiavelli'nin yazd, Hume
veya Bonald'n dnd gibi zamanda "en azndan hare
ketsiz bir ey var: o da insan" demiyoruz. nsann da gerek
zihni, gerekse vcudunun en hassas mekanizmalarna varn
caya dek ok deitiini rendik. Baka nasl olabilir ki? Zi
hinsel atmosferi derinlemesine dnt; hijyeni, beslenme
si de keza. Bununla birlikte, insann doasnda ve insan top
lumlarnda srekliliini koruyan bir zn var olmas gere
kiyor. Yoksa insan ve toplum isimleri bile anlamlarn yiti
rirler. O halde insanlar sadece verili bir ann zel koulla27 ] : dolaysyla, Michelet'nin ifadesini yineleyecek olursak, "gncel" ancak uzak
lar da hesaba katlrsa tamamen aklanabilir; bunu yadsmak fizikininkine
benzer bir hata iine dmek anlamna gelir. [
(*) On bin metre - .n.
84

r karsndaki tepkilerini inceleyerek anlayacamza inana


bilir miyiz? O anda ne olduklar hakknda bile deney yeter
siz kalacaktr. Geici olarak fazla gzkmeyen, ama her an
uyanabilecek birok potansiyel, u veya bu lde farkn
dalk kazanmam birok devindirici g, bireysel veya ko
lektif tavrlar karanlkta kalacaktr. Tek, benzersiz bir deney
kendi etkenlerini birbirinden ayrmak, dolaysyla kendi yo
rumunu sunmak konusunda her zaman acizdir.28
[Ayrca, alar arasndaki bu dayanma yle gldr ki
onlarn arasndaki idrak balar gerek manada ift ynl
dr. imdiki zamann anlalamamas kanlmaz biimde
gemiin bilinmemesinden doar. Ama imdiki zaman bil
meden gemii anlamaya almak da en az ayn lde bo
a krek ekmektir. ] Daha nce baka bir yerde u anekdo
tu hatrlatmtm: Henri Pirenne ile birlikte Stockholm'e gidi
yordum. Vanr varmaz bana dedi ki: "nce neyi grmeye gi
delim? Anlalan yepyeni bir belediye binas varm. Oradan
balayalm." Sonra, sanki bir aknla engel olmak ister gi
bi, ekledi: "Antikac olsaydm eski nesnelerden baka bir e
yi gzm grmezdi.29 Ama ben tarihiyim. Bu nedenle ha
yat seviyorum." Gerekten de yaayan kavrama kabiliyeti,
bir tarihinin ana vasfdr. Belli30 bir slup soukluu bizi al
datmasn, iimizdeki en byklerin hepsi bu vasfa sahiptir31
Fustel veya Maitland daha renksiz olan kendi tarzlar iinde
en az Michelet kadar bu kabiliyete sahiptiler. Belki de bu ka28 Bu yeni paragrafn ilk yazmdaki ok daha ksa bir pasajn yerine konduu d
nlebilir: "imdiki zaman ve gemi i ie geerler. yle ki, aralarndaki
balar tarihilik meslei bakmndan ift ynldr. imdiki zaman anlamak
isteyen asndan gemii bilmemek ne kadar ktyse, bunun tersi de -her za
man yeterince farknda olunmasa da- en az ayn lde geerlidir."
29 ]Ama ben antikac deilim. [
3 0 ] hakiki[
31

] eitli ekillerde [
85

biliyet, kayna bakmndan, hi kimsenin onu beiinde ha


zr bulmayp da sonradan edinme iddias tayamayaca bir
Tanr vergisidir. Byle bile olsa, srekli kullanlmas ve ge
litirilmesi gerekir. Bu da, Pirenne'in bizzat rneini verdii
zere, bugn ile srekli bir temas dnda nasl salanabilir?
nk eski metinlerde yeniden canlandrmak iin ok
zorlu bir hayal gc abas gerektiren insan yaamnn tit
reimleri [ burada] duyularmz32 tarafndan dorudan alg
lanabilmektedir. Birok kez sava ve muharebe hikayeleri
okumu, anlatmtm. Ama bu olayn i bulandrc acma
szln bizzat hissetmeden nce, bir ordu iin kuatlma
nn, bir halk iin bozgunun ne anlama geldiini, bilmek fii
linin gerek manasnda ieriden bilebilir miydim? 1918 ya
z ve sonbahar boyunca zafer neesini bizzat solumadan n
ce -bu arada, cierlerimi bu havayla bir kez daha doldur
may umuyorum, ama ne yazk ki kokusu tam ayn olma
yacak- bu gzel kelimenin ne ierdiini gerekten biliyor
muydum? Aslnda, gemii yeniden oluturmak33 iin kul
landmz unsurlar gereken yerlerde yeni renklerle ayrn
tlandrmak iin son tahlilde, bilinli veya bilinsiz olarak,
hep gnlk deneylerimizden yararlanyoruz: Yok olmu ruh
hallerini, silinip gitmi sosyal biimleri nitelendirmek iin
kullandmz isimler, eer nce insanlarn yaadn gr
memi olsaydk, bizim iin ne mana ifade ederlerdi? Bu sez
gisel nfuzun yerine bilinli ve denetimli bir gzlemi geir
mek [yz kat] iyidir. Byk bir matematiki yaad dn
yaya gzlerini kaparsa bu onun matematikiliini klt
mez sanyorum. Ama etrafndaki insanlara, eylere, olayla
ra bakmaktan zevk almayan mtebahhir, belki de Pirenne'in
dedii gibi faydal bir antikac adn hak eder. Tarihi adn
dan vazgeerse aklllk etmi olur.
32 ]ve zihnimiz [
33
86

], hayal etmek[

stelik bunun tek nedeni, tarihsel duyarllk eitimi deil


dir. Bazen verili bir34 izgide, imdiki zaman bilgisinin ge
miin anlalmasnda daha dorudan nem kazand da g
rlr.
Aslnda, tarihilerin aratmnalannda benimsedikleri sra
nn mutlaka olaylann srasna gre ekillendirilmesi gerekti
ini sanmak ar bir hata olur. Tarihe daha sonra gerek ak
m iade etmek kouluyla, tarihilerin olaylan, Maitland'n
dedii gibi, "sondan baa doru"35 okumalar ounluk
la kendi yararlarnadr. nk her aratrmann doal seyri,
en iyi veya en az kt bilinenden en bilinmeyene doru git
mektir.36 Kukusuz bunun iin, alar ilerledike belgelerin
,nn dzenli olarak artmas gerekir. rnein MS 10. yz
yl hakkndaki bilgilerimiz, Caesar veya Augustus dnemiy
le kyaslanamayacak lde kttr. Yine de rneklerin oun
da daha yakn dnemler nispeten daha kl blgelerle rt
r. Mekanik bir ekilde geriden ileriye doru gitme usul
ne bavurulursa, tecrbeyle belki de hayali olduklan ortaya
kacak fenomenlerin balanglarn veya nedenlerini araya
rak zaman yitirme tehlikesiyle karlalabileceini de buna
ekleyelim. Pek ok saygn tarihi gerektii yerde temkinli bir
ekilde sondan baa doru giden bir yntemi uygulamay ih
mal ettikleri iin, bazen tuhaf hatalara dmlerdir. Fustel
de Coulanges, korkarm haklannda olduka mulak bir fik
re sahip olduu feodal kurumlarn "kkenleri"ne ve ikinci el
tasvirler tarafndan yanltld iin tamamen yanl renkler
de alglad bir serfliin [ncllerine) eilmiti.
Ama, sanldndan daha sk olarak, a ulamak iin
olay bugne kadar takip etmek de gerekebilir. Zaten bi34 ] inceleme[
35 ]en yakndaki olaydan en uzaktakine doru [
36 ] , -Maitland gibi konuacak olursak- karanla dalmadan nce gzleri gn ba
tmna altrmak[
87

lindii zere, bizim krsal manzaramz baz temel nitelikle


ri bakmndan ok uzak dnemlere aittir. Ama bu puslu do
u dnemine nfuz etmemizi salayan az saydaki belge
yi yorumlamak, problemleri doru bir ekilde koymak, hat
ta bu problemleri akl etmek iin bir n artn yerine getiril
mesi gerekmitir: bugnn manzarasn gzlemlemek, tah
lil etmek. nk sadece bu manzara, yola k iin vazge
ilmez olan toplu perspektifi sunuyordu. Bu resmi bir kez
sabitledikten sonra onu nehrin azndan kaynana doru
kldka pe pee karlalan gemiin her aamasna ay
nen uygulamak tabii ki sz konusu deildir. Baka yerlerde
olduu gibi burada da tarihinin yakalamak istedii bir de
iimdir. Ama izledii filmde, sadece son kare bozulmam
haldedir. Dierlerinin bozulmu izgilerini yeniden olutur
mak iin nce grnt bobinini sondan baa doru tersten
oynatmak zorunlu olmutur.
[Demek ki zaman iinde bakldnda bir tek insan bili
mi vardr ve bu bilim hi durmakszn llerin incelenme
sini yaayanlarn incelenmesiyle birletirmek gereksinimin
dedir. Ona ne ad verilebilir? Niye antik historia adnn bana
en kapsayc, en az dlayc, son derece dnyevi bir faaliye
tin heyecan verici anlaryla ykl geldiini, onu en iyi isim
olarak grdm daha nce izah ettim. Tarihi bu ekilde,
kendisinden ok daha gen baz nyarglarn aksine, imdi
ki zaman bilgisine dek geniletmeyi nerirken, hibir lon
ca talebinin peinde deiliz -acaba kendimizi bundan mah
rum brakmak art m? Hayat ok ksa, bilgiler ise en b
yk dehann bile eksiksiz bir insanlk deneyimi edinmesi
ne izin vermeyecek kadar uzun. Gnmz dnyasnda ta
devri veya Msrbilim gibi alanlarn uzmanlar hep olacaktr.
Onlardan tek istediimiz, tarihsel aratrmalarn kendi ken
dine yeterlilik illetine kaplmamas gerektiini hatrlamala88

r. Tek bana hibir tarihi, kendi zel inceleme sahasnda


bile her eyi ancak yarm yamalak anlamaktan teye gee
mez; ve ancak yardmlaarak yazlabilecek tek gerek tarih,
evrensel tarihtir. ]
Bununla birlikte bir bilim sadece konusuyla tanmlana
maz. Snrlar, metotlarnn kendilerine zg doasyla da
saptanabilir. O halde geriye, imdiki ana yaklatmza veya
ondan uzaklatmza bakarak, aratrma tekniklerinin de
deiip deimemesi gerektiini sormak kalyor. Bu da ta
rihsel gzlem sorununu masaya yatrmak demektir.

89

K N C BLM

TAR HSEL GZLEM

1. [Tarihsel Gzlemin Genel Nltellklerl]

[Balang olarak, kendimizi kararl bir ekilde gemiin in


celenmesi iinde konumlandralm. ]
[Terimin bu snrl ve allm manasnda] tarihsel bilginin
en gzle grnr nitelikleri birok kez betimlenmitir. Tarih
inin inceledii olgular tanm gerei bizzat gzlemleme ola
nana sahip olmad sylenir. Hibir Msrbilimci Ramses'i
grmemitir; hibir Napoleon savalar uzman Austerlitz to
punun gmbrtsn iitmemitir. [Dolaysyla] bizden n
ceki alar hakknda ancak tanklara dayanarak konuabili
riz.

Onlarn karsndaki konumumuz, hi katlmad bir ci

nayeti yeniden canlandrmaya uraan sorgu yargcnn; grip


olduu iin odasndan kmayan ve deneylerinin sonularn
ancak laboratuvarda alan birinin raporlarndan renen fi
zikinin durumuna benzer. Ksacas, imdiki zaman bilgisinin
aksine, gemi bilgisi "dolayl" olmak zorundadr.
Bu saptamalarda 1 bir hakikat pay bulunduunu hi kimse
l

) byk[
91

yadsyamaz. Bununla birlikte, ayrntlarda ok dikkatli d


zeltmeler yaplmas arttr.
Bir ordu komutannn zaferi kazandn varsayalm. Sa
va alannda oturup kendi eliyle bunun yksn yazma
ya giriiyor. Sava plann o tasarlam. Sava o ynetmi.
Saha da ok geni olmad iin [ (nk btn kozlar eli
mizde toplamaya kararl olduumuz iin, dar bir alanda ce
reyan eden bir eski zaman muharebesi hayal ediyoruz) ] g
s gse arpmann hemen hemen tamamnn gzleri
nin nnde yaandn grebilmi. Yine de u konuda hi
bir kukumuz olmasn: Savan birden ok temel safhas
hakknda yaverlerinin raporlarna dayanmak zorunda kala
caktr. 2 [Aslnda anlatcla soyunduktan sonra sergiledii
bu davran birka saat nce eylemin iindeyken yaptn
dan hi farkl deildir. O srada da muharebedeki deiiklik
lere gre askerlerinin hareketlerini daha iyi dzenlemek iin
hangi bilgiler daha ok iine yaramt: Drbnyle izleye
bildii az ok kark, belirsiz grntler mi yoksa ulaklarn
veya yaverlerin drtnala getirdikleri raporlar m? nsanlar
yneten birinin kendi tan olmakla yetindii pek grlme
mitir. Peki ama bu derece elverili bir varsaym iinde bile
imdiki zaman incelemelerinin szde ayrcal olan o me
hur dorudan gzlemden geriye ne kalmaktadr?
iin asl dorudan gzlem, en azndan gzlemcinin uf
ku biraz geniledii andan itibaren, hemen her zaman bir
tuzaktan ibarettir. ] Her trl grlm eyler derlemesi
nin yarsndan ou bakalar tarafndan grlm eyler
den oluur. lktisatysam, bu ayn, bu haftann alveri ha
reketlerini incelerim: Bunu, ahsen hazrlamadm istatis
tiklerin yardmyla yaparm. Gncelin en son noktasn ke2
92

] , onlar da bu raporlar byk lde kendi astlarnn gnderdikleri bilgiler


yardmyla oluturmulardr[

fetmekle urayorsam, ann byk sorunlar hakknda ka


muoyu aratrmas yapmaya nem veririm; sorular sorarm;
cevaplar kaydederim, karlatrrm,3 sayarm. Bunlar, ko
nutuum kiilerin kendi kendilerine dndklerini san
dklar ey hakknda olumu veya dnceleri hakknda
bana yanstmak istedikleri, biraz beceriksizce ifade edilmi
imgeden baka neyi sunarlar ki? Onlar benim deneklerim
dir. Ama bir kobay terih eden bir fizyolojist aranan yara
y veya anormallii kendi gzleriyle grrken, ben "sokak
taki insanlar"mn ruh halini ancak onlarn sunmay kabul
ettikleri tablo araclyla4 bilirim. nk bir insan grubu
nun kaderini oluturan usuz bucaksz olaylar, davranlar
, ve szler dokusu iinde birey sadece kendi duyular ve dik
kat yetenei tarafndan snrlanm kk bir keyi algla
yabilir; nk [ ayrca] o sadece kendi zihinsel halleri hak
knda5 dorudan farkndala sahiptir. Zaman iindeki da
yanak noktas neresi olursa olsun, insanlk hakkndaki her
bilgi byk bir blmn bakalarnn tanklklarndan top
layacaktr. [Bu konuda imdiki zaman aratran kii gemi
tarihisinden ok stn durumda deildir. ]
[ Ama dahas da var.] Gemiin, hatta ok uzak bir gemi
in gzlemlenmesinin her zaman bu derece "dolayl" oldu
u kesin midir?
Bilgi nesnesiyle aratrmac arasndaki bu uzaklk izleni
minin birok tarih kuramcsna kendini niye bu kadar g
l bir ekilde kabul ettirebildiinin nedenleri gayet iyi an
lalyor. nk onlar ncelikle6 bir olaylar, hatta oluntu
lar tarihi dnyorlard: Yani klasik tragedyada olduu gi3

)ve[

)bizzat[

) ie dnk bak sayesinde, ki stelik o da epey naziktir[

) baka[
93

bi bir devrim gn, muharebe, diplomatik grme gibi bir


ann tm kriz glerinin bir araya geldii grece ksa sre
li bir sahnede toplanm birka kiiliin fiillerini, szlerini
veya tavrlarn geree uygun bir ekilde yeniden anlatma
ya hakl veya haksz olarak -bunu inceleme vakti henz gel
medi- byk nem veren bir tarih demek istiyorum. 2 Eyll
l 792'de Prenses de Lamballe'n kesik bann bir mzraa ta

kl olarak kraliyet ailesinin camlarnn nnde gezdirildii


anlatlmtr. Bu doru mudur yanl mdr? Katliamlar hak
knda hayranlk uyandrc drstlkte bir kitap yazan Pier
re Caron bu konuda bir gr belirtmeye cesaret edememi
tir. Tapnan kulelerinden birinden o korkun geit alay
n bizzat seyretmesine izin verilmi olsayd, ne cevap verece
ini mutlaka bilirdi. stelik bu koullarda tm alim souk
kanlln koruduunu da varsayarsak [bu pekala dn
lebilir] belleine de gvenmeyecei iin gzlemlerini annda
kayda geirmeye de zen gsterirdi. Byle bir durumda ta
rihi hi kukusuz imdiki zamana at bir olgunun iyi tan
na kyasla kendini biraz alaltc bir konumda hissedebilir.
Grlerin en batan balayarak sradan sraya nakledildi
i bir yry kolunun en sonunda gibidir. Buras, gveni
lir bilgi alma asndan en iyi yer deildir. Ben bir zamanlar
bir gece devriyesi srasnda yry kolu boyunca "Dikkat!
Solda [ top mermisi] ukurlar var ! " barnn nden arka
ya doru aktarldna tank olmutum. Srann en sonunda
ki kii "Sola gidin" diye anlad, o tarafa doru bir adm att
ve ukura dt.
Bununla birlikte baka olaslklar da var. Gnmzde ar
keologlar, lsa'dan birka bin yl nce dikilmi baz Suriye
kalelerinin duvarlarnda ta dolgulu, ileri ocuk iskeletle
riyle [dolu mlekler] buldular. Bu kemiklerin oraya tesa
dfen gelmesi aklc bir varsaym olmayaca iin, inaat s
rasnda verilen ve yapyla ilikilendirilen insan kurbanlarn
94

kalntlaryla kar karya olduumuz bellidir. Bu ritellerle


ifade edilen inanlar hakknda varsa dnemin tanklklarna
bavurmak veya baka tanklklar yardmyla analoji yoluyla
fikir yrtmek zorunda kalacamza kuku yoktur. Payla
madmz bir inanc7 bakalarnn anlattklar dnda bil
me olanamz var mdr? Bize yabanc olduklar andan iti
baren tm vicdan hadiseleri iin [bir kez daha yineleyelim]
bu durum geerlidir. Buna karlk kurban olay hakkndaki
konumumuz epey farkldr. Geri, doruyu sylemek gere
kirse, onu mutlak, dorudan bir ekilde alglayamayz. Tpk
jeoloun da fosilini bulduu amoniti kavrayamad gibi . . .
Tpk fizikinin, Brown hareketi iindeki etkilerini kefettii
JIIOlekler hareketi tam kavrayamad gibi. . . Ama dier her
trl izah olasln dlayarak gerekten gzlemlenen nes
neden bu nesnenin kantn sunduu olguya gememizi sa
layan ok basit akl yrtme srecinde -sonuta, onlar ol
madan hibir duyumun algya dnemeyecei [igdsel
zihinsel ilemlere] ok yakn olan [bu ] ilkel yorum alma
s iinde-, ey ile bizim aramza bir baka gzlemcinin gir
mesini gerektirecek hibir ey yoktur.8 Metot uzmanlar ge
nellikle dolayl bilgi denince, tarihinin zihnine ancak baka
insanlarn zihinleri zerinden ulaan bilgiyi anlarlar. 9 [Bel
ki de terim ok iyi seilmemitir; bir aracnn mevcudiyeti
ni belirtmekle snrl kalmaktadr; bu zincirin niye mutlaka
insan trnde olmas gerektii anlalmamaktadr. Bunun
la birlikte kelimeler hakknda tartmadan genel kullanm
kabul edelim. Bu anlamda, Suriye'de duvarlara gml kur
banlarla ilgili bilgimizde dolayl hibir yan yoktur.
Gemiin baka birok kalnts da bize ayn ekilde doru7

] hangisi olursa olsun[

] Tarihsel [

] . Bu anlamda ele alndnda, terim bizim Suriye'deki kurbanlar hakkndaki


bilgimiz iin geerli olmaktan kar.!
95

dan eriim olana sunar. Yazl olmayan tanklklarn muaz


zam ynnn tamamna yakn ile yazl tanklklarn byk
bir blm de byledir. Eer metotlarmzn en tannm ku
ramclar arkeolojiye zg teknikler karsnda bu denli a
rtc ve tepeden bakan bir kaytszlk sergilemeselerdi; eer
belge snf iinde anlaty, olgular snf iinde de olay sap
lant haline getirmeselerdi, bizi ebediyen baml bir gzleme
doru pskrtmeye bu kadar meyilli olmazlard. Kalde'deki
Ur kral mezarlarnda amazonitten yaplm kolye taneleri bu
lundu. Bu tan en yakndaki yataklar Hindistan'n ortasn
da ya da Baykal Gl civarnda bulunduundan, M n
c bin yldan itibaren Aa Frat sitelerinin ok uzak top
raklarla ticaret ilikileri srdrdkleri sonucu kendiliinden
ne kt. Bu karsama yerinde veya zayf diye deerlendiri
lebilir. Ne tr bir hkm verilirse verilsin, ok klasik trden
bir karsama olduu yadsnamaz; bir olgunun saptanmasna
dayanmaktadr ve baka hi kimsenin syledii bir ey dev
reye girmemitir. Ama bidhci elden deerlendirilme imtiya
zna sahip olan yegane belgeler katiyen maddi olanlarla snr
l deildir. Eskiden ta devrinin zanaatkar tarafndan yontu
lan akmakta kadar,] bir dil zellii, bir metnin iine katl
m bir hukuk kural [ , bir tren kitabnda kayda geirilmi
veya bir mezar ta zerinde tasvir edilen bir ritel] bizzat al
glayabildiimiz ve tamamen kiisel bir akl abasyla kullan
dmz gerekliklerdir. [Burada hibir baka insan beynine
vasta olarak bavurmaya gerek yoktur. Biraz nceki karla
trmay yeniden ele alacak olursak, tarihinin laboratuvarn
da olup bitenleri mutlaka bir yabancnn dkm araclyla
bilme zorunluluunda kalaca hi doru deildir. O her za
man deney bittikten sonra devreye girecektir. Ama koullar
elverirse deneyin brakt kalntlar kendi gzleriyle algla
mas imkansz deildir. ]

96

Demek ki tarihsel gzlemin tartlmaz zelliklerini bu ka


dar mulak olmayan ve daha kapsayc terimlerle tanmla
makta yarar vardr.
Gemiteki beeri olgularn tamam, bugnklerin de o
u hakkndaki bilginin birinci nitelii, [Franois Simiand'n
ok yerinde deyimiyle,] izler yoluyla salanan bir bilgi olma
sdr. lster Suriye'deki surlarn iine yerletirilmi kemikler,
ister biimi veya kullanl bir adeti ortaya karan bir keli
me, ister eski [veya yeni] bir sahnenin tan tarafndan ya
zlm bir anlat sz konusu olsun, belge deyince kastettii
miz bir "iz"den, yani kendi bana yakalanmas imkansz bir
fenomenin brakt ve duyularla alglanabilen iaretten ba
ka nedir ki? llk nesnenin, tabiat gerei, yrngesi Wilson'n

odasnda grnr klnan atom gibi duyumlarn eriemeye


cei halde olmasnn veya kendisi binlerce yl nce ryp
gitse de izi ta kmr ktlesi zerinde kalm ereltiotu gibi
veya Msr tapnaklarnn duvarlarnda resmedilip yorumlan
dklar grlen, ok uzun zaman nce yrrlkten kalkm
trenler gibi, zamann etkisiyle bugn duyularla eriileme
yecek hale gelmi olmasnn pek nemi yoktur. Her iki du
rumda da yeniden oluturma, canlandrma yntemi ayndr
ve btn bilim dallarnda bunun ok sayda rneine rastla
nr. 10 [Ama her trl kategoriden ok sayda aratrmacnn
baz merkezi fenomenleri ancak onlardan tremi baka fe
nomenler araclyla alglamak zorunda kalmasndan, elle
rindeki olanaklarn tam eit olduu sonucu karlamaz. r
nein fiziki gibi, bu izlerin ortaya kna bizzat yol ama
gcne sahip olabilirler. Tam tersine bunu, hi tesir edeme
dikleri glerin kaprisinden beklemek zorunda da kalabilir
ler.] Her iki durumda konumlarnn ok farkl olaca ak10 ]Ama bu noktada, gemi sz konusu ise her zaman, imdiki zaman sz konu
su ise ounlukla, bahsedilen ilk nitelie bir ikincisi eklenmektedir. Gzlemci
bu izlerin ortaya kna kendisi yol aamaz. [
97

tr. Peki beeri olgularn gzlemcisi ne durumdadr? Burada


tarihlendirme sorunlar yeniden ne kar.1 1112
[Biraz karmak tm beeri olgularn bilinli bir kopyala
ma veya ynlendirmeye gelmemeleri eyann tabiat gerei
dir; zaten bu konuya ileride yeniden dneceiz. Geri, ] en
temel duyum lmlerinden akl veya duygusalln en rafi
ne metinlerine varncaya dek 13 psikolojik bir deneyim mev
cuttur. Ama bu, sonuta sadece bireye uygulanr. Kolektif
psikoloji buna hemen hemen hi uymaz. Hi kimse isteye
rek bir panik veya dinsel coku hareketi kkrtamaz -kkr
tabilecei varsaylsa bile bunu gze alamaz. Bununla birlik
te incelenen fenomenler imdiki zamana veya ok yakn ge
mie aitse, gzlemci bunlar yinelenmeye zorlamak veya is
teine gre seyirlerini saptrmak elinden gelmese bile, onla
rn izleri karsnda ayn lde eli kolu bal deildir. Bun
larn bazlarn yeniden var olmaya arabilir.14 Bunlar ta
nklarn nakille!-idir.
5 Aralk 1 805'te Austerlitz tecrbesinin yeniden bala
ma ihtimali bugnknden fazla deildi. Ama muharebede
u veya bu alay ne yapmt? Napoleon bu konuda [silah
lar sustuktan birka saat sonra] bilgi sahibi olmak istemi
se, subaylarndan birinin ona bir rapor vermesi iin iki keli
me sylemesi yeterli olmutur. 1 5 Tam aksine bu tarzda res
mi veya zel hibir rapor hi verilmemi mi? Veya 16 yazlm
1 1 ilk yazmda bunun ardndan gelen ok uzun bir paragraf bu yazmda iptal edil
mitir.
12 ilk yazmda bu son iki cmle "Yine de, kanalm," diye balayan bir paragrafa
dahildi.
13 ] tek kelimeyle [
14 Burada "Ama bu, sonuta sadece bireye uygulanr" szleriyle balayan blm,
ilk yazmda ok daha deiik bir biimde gelitirilmitir.
15

] (tabii sonra da bu belgeyi eletiri szgecinden geirmek gerekmitir; bu da


metodun yeri geldiinde zerinde duracamz bir baka yndr) [

16 ] belki de[
98

olanlar kayp m olmu? O zaman biz bu soruyu kendimize


ne kadar sorarsak soralm, [ ok daha nemli baka sorular
la birlikte, ] sonsuza dek cevapsz kalma olasl epey yk
sektir. Hangi tarihi, Odysseus gibi glgeleri* kanla besle
yip onlar sorguya ekmeyi hayal etmemitir? 17 [Ama Neku

ia mucizeleri mevsimi artk geti ve elimizde, gemi kuak


larn temin ettikleri malzemelerin yardmyla alan beyni
mizdeki zaman makinas dnda, zamanda geriye gitmemizi
salayacak baka bir aygt yok. ]
[ Kukusuz, imdiki zaman incelemesinin ayrcalklarn
da abartmamak gerek. ] Tm subaylarn, alaydaki tm as
kerlerin can verdiklerini veya sa kalanlarn iinde bellei,
, dikkat yetisi bakmndan gvene layk tank bulunmad
n varsayalm. O zaman Napoleon da bizden daha fazla bil
gi alma ansna sahip olmayacakt. Herhangi byk bir eyle
min iinde [ , en mtevaz rolde de olsa] yer alm birisi, ki
mi zaman o eylemin iinde baat neme sahip bir olay ze
rinden ok ksa bir zaman gemi olsa bile kesin bir ekilde
anlatmann imkansz olduunu iyi bilir. Bu sonradan hatr
lama abasna tm izlerin [ayn uysallkla] boyun emedik
lerini de ekleyelim. Eer Kasm 1942'de gmrkler her gn
mal giri ve klarn kaydetmeyi ihmal etmilerse, Aralk
ayma gelindiinde bir nceki ayn d ticaretini deerlendir
mek konusunda elimde fiilen hibir olanak kalmam de
mektir. [Ksacas, zaman iinde uzaktakinin aratrlmasyla
en yakndakinin aratrlmas arasndaki fark, sadece bir de
rece farkdr. Metotlarn z deimez. Ama bu durum sz
konusu farkn nemini azaltmaz ve bundan gerekli sonula
r karmakta yarar vardr.]
Gemi, tanm gerei, artk hibir eyin deitiremeyece
i bir veridir. Ama gemi bilgisi durmadan dnen ve m(*) lleri - .n.
1 7 ]ne yazk ki, hep sonusuz kalacak bir hayaldir bu. [
99

kemmelleen, ilerleme halindeki bir eydir. Bu konuda ku


ku duyan varsa, ona bir yzyldan daha ksa bir sre iinde
gzlerimizin nnde olup biteni 18 hatrlatmak yeterli ola
caktr. insanln muazzam blmleri sislerin iinden k
t. Msr ve Kalde kefenlerini yrtmaya baladlar. Orta As
ya'nn l ehirleri artk hi kimsenin konumad dillerini
ve uzun sredir snp gitmi dinlerini gzler nne serdi
ler. lnds kylarnda bilinmeyen [koca bir] uygarlk meza
rndan kt. [ Hepsi bu kadarla da kalmyor ve] kitaplklarda
daha fazla aratrma yapma, eski topraklarda yeni ukurlar
ama konusunda aratrmaclarn sergiledii ustalk, geride
kalm zamanlara ilikin grntnn zenginletirilmesinde
tek [ve belki de en tesirli] etken deil. Bugne dek bilinme
yen aratrma usulleri de ortaya kt. Biz treler konusund.a
dilleri, iiler konusunda aletleri sorgulamay seleflerimiz
den daha iyi biliyoruz. zellikle de sosyal olgularn analizin
de 19 daha derinlere inmeyi rendik. Halk inanlarnn ve ri
tellerinin incelenmesinde ilk perspektifler yeni yeni geli
tiriyor. Cournot'nun [bir zamanlar] tarihsel aratrmann
eitli vehelerini sayarken20 aklndan bile gemeyen iktisat
tarihi henz olumaya balyor. Bunlarn hepsi kesin. Btn
bunlar en byk umutlara kap aralyor. Ama snrsz umut
lar sz konusu deil. Kimya gibi [ , kendi nesnesini yarat
maya bile muktedir] bir bilimin salad gerekten sonsu
za dek uzanabilecek ilerleme duygusuna biz sahip olamayz.
nk gemiin kaifleri tam anlamyla zgr insanlar
saylmazlar. Onlarn tiran21 mazidir. Onlara [, bilerek veya
bilmeyerek] sunduklar dnda, hakknda hibir ey bilin
mesine izin vermez. Merovenj andaki fiyatlar hakknda
18 ] her eyi!
19 ] onlardan!
20 ]daha!
21
1 00

]bizzat!

bir istatistii asla oluturamayacaz, nk hibir belge bu


fiyatlardan yeterli miktar kayt altna almamtr. 1 1 . yzyl
Avrupas'nda yaam insanlarn zihniyetine, hibir zaman
rnein Pascal veya Voltaire'in adalarnnkine olduu ka
dar nfuz edemeyeceiz: nk elimizde ne onlarn [zel]
mektuplar ne de itiraflar var; nk ilerinden birka hak
knda belli bir slup kalbna gre22 yazlm kt biyogra
filer dnda elimizde hibir ey yok. Bu boluk yznden,
tarihimizin nemli bir blm, zorunlu olarak bireysiz bir
dnyann biraz kansz kalm grnmne brnmektedir.
[Fazla yaknmayalm. Esnemesi olanaksz bir kadere bu s
k skya itaat iinde, yine de biz -gen beeri bilimlerin sk
lkla dalga geilen biz zavall mensuplar- daha yal ve ken
dilerinden daha emin disiplinlerde yer alan birok meslek
tamzdan daha kt bir konumda deiliz. ] Grevleri gere
i geride kalm fenomenleri inceleyen tm dallarn ortak
kaderi budur ve elinde yazl metin olmadan ta devrinde
ki dinsel trenlerde uyulan usulleri belirlemeye uraan ta
rihncesi uzmannn, gnmze sadece iskeleti kalm ple
siosaurus'un i [salg] bezlerini saptamaya alan paleonto
logdan daha geride olmadn dnyorum. yle syle
mek her zaman tatszdr: "Bilmiyorum, bilemem." Bunu an
cak enerjik bir biimde, umutsuzca aratrma yrttkten
sonra sylemek gerekir. Ama yle anlar gelir ki bilim insa
nnn en vazgeilmez devi [ , her yolu denedikten sonra , ]
bilmediini kabullenmek ve bunu drste itiraf etmektir.

2. Tanklklar
"Thourioi'li Herodotos, insanolunun yaptklar zamanla
unutulmasn ve gerek Yunanlar gerekse Barbarlar tarafndan
gerekletirilmi byk ve harika eylemler prltlarndan
22 ]o dnemde[
101

hibir ey yitirmesin diye burada aratrmalarn sunuyor."


Bat dnyasnda elimize paralar halinde deil de btn ola
rak ulam en eski tarih kitab byle balar. Onun yanna
rnein Msrllarn [ , firavunlar anda,] mezarlarn iine
yerletirdikleri te dnya seyahati rehberlerinden birini ko
yalm. Gemiin, tarihilerin hizmetine sunduu muazzam
eitlilikteki belge ynnn blnd iki ana snfn do
rudan rnekleriyle kar karyayz. Birinci grubun tanklk
lar bilinli, tekilerinki deildir.
[ Nitekim , ] bilgi almak iin Herodotos veya Froissart',
Mareal ]offre'un hatratn veya Alman ve ngiliz gazeteleri
nin [o gnlerde] Akdeniz'deki bir konvoya ynelik saldry
la ilgili, birbiriyle her noktada elien haberlerini okurken
bu metinlerin yazarlarnn bizden beklediklerine tamamen
uymak dnda ne yaparz? ller Kitab'nn papirslerinde
ki formller ise, tam tersine, sadece tehlikeye den ruh ta
rafndan sylensin ve sadece tanrlar tarafndan duyulsun
diye yazlmlard; kazklar stne kurulu kulbesinde yaa
yan insan, mutfann artklarn bugn arkeoloun kartr
d gle atarken, sadece kulbesinin kirlenmesini nleme
ye alyordu; papalk tarafndan verilmi muafiyet ferma
nnn (bulla) manastrn kasasnda o denli zenle saklanma
snn nedeni, gn geldiinde onu mnasebetsiz bir pisko
posun gzne sokabilmekti. [ Tm bu zenin iinde, o d
nemin kamuoyunu veya gelecein tarihilerini bilgilendir
me kaygsnn en ufak bir pay yoktu] ve arivlerde [ 1942 y
lnda] Lucca'l Cedame ailesinin ticari yazmalarn kart
ran ortaa tarihisi, gnmzdeki Cedame'lerin mektupla
rna kar ilense onlar tarafndan ar bir dille eletirilmesi
ne neden olacak bir mahremiyet ihlali yapmaktadr.
Halbuki -onaylanm deyimi biraz barok kaan Franszca
syla kullanacak olursak- anlatsal kaynaklar [ , yani bilinli
olarak okuyucularn bilgilendirmeye hasredilmi anlatlar,]
1 02

aratrmacya deerli bir yardm sunmaktan asla vazgeme


milerdir. Dier stnlklerinin yan sra, fazla uyulmayan
kronolojik bir ereve sunan yegane kaynaklar genelde bun
lardr. Tarihncesi uzman veya Hindistan tarihisi elinde
bir Herodotos olsun diye neler vermezdi?23 [Bununla birlik
te undan kuku duyulamaz: ] Tarihsel aratrma kaydettii
ilerlemelerin seyri iinde giderek [ikinci tanklk kategorisi
ne,] kendilerine ramen tanklk yapanlara gvenmeye ba
lamtr. Rollin, hatta Niebuhr tarafndan yazlm ekliyle
Roma tarihini bugn herhangi bir zet tarihede karmza
kanla karlatrn: Birinci tr tarih, znn en sarih yan
larn Titus-Livius, Suetonius veya Florus'tan alrken, ikinci
si byk lde yaztlardan, papirslerden, sikkelerden ha
reketle kaleme alnmtr. Gemiin btnlkl paralar,
tm tarihncesi, hemen hemen tm iktisat tarihi, hemen he
men tm sosyal yaplar tarihi ancak bu ekilde yeniden olu
turulabilmitir. imdiki zaman iinde hangimiz tm 1 938
ve l 939'un tm gazetelerinden24 ziyade, elimizde birka giz
li dileri belgesini, komutanlarn birka gizli raporunu bu
lundurmay tercih etmeyiz?
[Bunun nedeni, sz konusu trdeki belgelerin hata veya
yalandan dierlerine gre daha uzak olmas deildir. Sah
te papalk fermanlar eksik deildir ve tm i mektuplar da
tm sefaratnameler gibi gerei sylemez. Ama burada bir
arptma varsa bile, en azndan zel olarak sonraki kuak
lar iin tasarlanmamtr. Asl nemlisi, gemiin yol boyun
ca belli bir kast olmadan drd bu ipular sadece eli
mizde anlat yoksa onlar ikame etme veya anlatlarn doru
luu pheliyse onlar denetleme olana vermekle kalmaz
lar. ncelemelerimizi, bilgisizlikten veya doru olmamak23 llk yazmda "Halbuki -onaylanm deyimi..." diye balayan bu blm Saint
Simon'a ve erken ortaa azizlerine ilikin blmn sonrasnda yer alyordu.
24 ] . savan nedenleri zerine tm edebiyattan[
1 03

tan ok daha lmcl bir tehlikeden, iflah olmaz bir damar


sertliinden uzak tutarlar. Nitekim, onlarn yardm olma
dan, tarihi ne zaman yitik kuaklara eilse bizatihi bu ku
aklarn grnn maruz kald nyarglarn, sahte tem
kinlerin, miyopluklarn da annda tutsa haline gelmez mi?
rnein ortaa tarihisi ehir belediyeleri hareketine, or
taa yazarlarnn ehir belediyeleri hareketi hakknda oku
yucularn bilerek bilgilendirmedikleri gerekesiyle daha az
nem verirse, an anlatsal edebiyatnda baronlarn sava
larndan ok daha kk bir yer igal ettikleri iin dinsel ya
amdaki byk atlmlar hor grrse; ksacas, tarih (Mic
helet'nin ok sevdii bir antitezi yineleyecek olursak) geride
kalm alarn giderek gz pekleen kaifi olacana, on
larn "kronikler"inin ezeli ve hareketsiz talebesi haline gelir
se, ne olur? ]
Bu nedenlerden tr, en kararl biimde bilinli tanklk
lara varncaya dek, metinlerin bize kesin bir dille syledik
leri bugn dikkatimizin ncelikli nesnesi olmaktan km
tr. Genelde onlarn bize sylemek istemeden ima ettiklerine
daha byk bir heyecanla sarlyoruz. Saint-Simon'daki en
retici yan hangisidir? Saltanat olaylar hakknda verdii
ounlukla uydurma bilgiler mi? Hatratnn Gne Kral'n
sarayndaki bir byk senyrn zihniyetine tuttuu art
c k m? Erken ortaan aziz biyografilerinin en azndan
drtte [bize] mrlerini anlatma iddias tadklar di
ni kiilikler hakknda hibir salam bilgi vermez. Ama onla
r, tam aksine, yazldklar dnemlere zg yaama veya d
nme biimleri hakknda, biyografi yazarnn gzlerimizin
nne sermeye asla niyetlenmedii eyler hakknda sorgula
yalm. Bu bakmdan paha biilmez deerde olduklarn g
receiz. Demek ki gemi karsndaki kanlmaz bamll
mz iinde, en azndan u noktada zgrleiyoruz: Onu sa
dece brakt izler araclyla bilmeye mahkum olmuken
1 04

yine de onun hakknda bize vermeyi dndnden ok


daha fazla bilgi edinmeyi baaryoruz. [lyi tarafndan bak
lrsa bu, zekann veriden ald byk bir rvantr. ]
Ama tanklarmzn szlerini [sadece ve ] sadece kaydet
mekle yetinmemeye karar verdiimiz andan itibaren, [ kendi
isteklerine ramen de olsa] onlar konuturmay amalad
mz andan itibaren, bir soru listesi her zamankinden daha
zorunlu hale gelmektedir. Nitekim, iyi yrtlm her ta
rihsel aratrmann ilk art budur.
Birok kii, hatta25 anlald kadaryla baz ders kitab
yazarlar almamzn ileyii hakknda artc lde saf
bir imgeye sahip. Hi dnmeden, ilk nce belgeler gelir
diyebilirler. Tarihi bunlar toplar, okur,26 sahiciliklerini ve
doruluklarn tartmaya alr. Ancak bundan sonra onla
r ilemeye balar. . . Btn bu anlatlanda bir tek terslik var:
Hibir tarihi, hibir zaman byle almamtr. Hatta, tesa
dfen, byle yapmay dnse bile . . .
nk metinler veya arkeolojik belgeler, grnte en
sarih ve en tatminkarlar bile sz konusu olsa, ancak onla
r sorguya ekmeyi biliyorsanz27 konumaya balarlar. Bou
cher ve Perthes'den nce de Somme nehrinin alvyonla
r gnmzde olduu gibi akmaktalaryla dolup tayor
du. Ama soru soracak insan ve tarihncesi alan yoktu . Ya
l bir ortaac olarak, manastr gelir ve vakf sicilinden daha
cazip bir okuma metni tanmadm itiraf ediyorum. n
k ona aa yukar hangi sorular yneltmem gerektiini
biliyorum. Buna karlk, bir Roma yaztlar derlemesi bana
fazla bir ey ifade etmiyor. Onlar elden geldiince okuma
y biliyorum, ama sorguya ekemiyorum. Baka bir deyile,
25 ]biz[
26 ] onlan eletirir, bunun ne anlama geldiini greceiz,[
27 ] gerekten [
1 05

her tarih aratrmas ilk admlarndan itibaren, soruturma


nn nceden saptanm bir dorultusu bulunmasn gerekti
rir. nce akl vardr.28 Edilgen gzlem hibir zaman [hibir
bilim dalnda] retken hibir sonu vermemitir. Tabii, bu
tarz bir gzlemin mmkn olduunu varsayarsak. . . 29
Ama kendimizi aldatmayalm. Hi kukusuz sz konusu
soru listesinin tamamen sezgilere dayand durumlar da ola
bilir. Yine de mevcuttur. almac farkna bile varmasa da
listenin maddeleri, nceki deneyimlerinin gelenek aracly
la, saduyu araclyla, yani ounlukla ortak nyarglar ara
clyla gizlice beynine kaydettii kanaatler veya tereddtler
tarafndan dikte edilmitir. nsann alglan hibir zaman san
d kadar ak deildir. Meslee yeni balayan birine verile
bilecek en kt t, bariz bir tevekkl tavn iinde ilham
belgeden beklemektfr. Bu yzden birok iyi niyetli aratrma
baarszla veya anlamszla mahkum olmutur.30
Haliyle bu aklamal sorular tercihi an esnek, yolda iler
lerken birok yeni maddeyi de yklenmeye, her trl sr
prize ak olmaldr. Bu arada da belgeye yaklat anda
onun zerindeki demir tozlarn eken bir mknatsa ben
zemelidir. Kaif harekete geerken oluturduu gzergaha
adm adm uymayacan en batan bilir. Bununla birlikte
elinde byle bir yol haritas olmazsa, sonsuza dek tesadfle
rin peinde dolanma tehlikesiyle kar karya kalr.
Tarihsel tanklklar31 neredeyse sonsuz bir eitlilie sa
hiptir. nsann syledii veya yazd, imal ettii, dokundu
u her ey onun hakknda bilgi verebilir ve vermelidir. Bi28 )Bu, her trl bilim iin olduu gibi, tarih iin de geerlidir. 1
29 llk yazmda, bu ve devamndaki paragrafn hem Birinci Blm'de, hem de ikin
ci Blm'de nemli deiikliklerle iki kez yinelendiini gryoruz.
30 ) . Sarih bir ekilde ortaya konmu ve aklamal hale getirilmi sorular tercihi
bundan yz kat daha iyidir. 1
31
1 06

] daha nce de belirttiim gibi [

zim iimize yabanc insanlarn, bu olaslklarn geniliini


ne kadar kusurlu bir ekilde deerlendirdiklerini grmek
artc olmaktadr. nk onlar bilimimiz hakknda artk
bayatlam bir fikre balanmaya devam etmektedirler: Bu fi
kir, sadece bilinli tanklklarn okunmasnn bilindii bir
aa aittir. "Geleneksel tarihi" "tm siyasal olaylardan daha
nemli sonulara gebe, yakn gelecekteki hayat deitirme
ye daha muktedir" olsalar bile, "hatr saylr hadiseleri" gl
gede brakmakla sulayan Paul Valery, elektriin "yerkre
yi fethi"ni rnek verir. Bu konuda onu gerekten alklamak
gerekiyor. Bu muazzam konunun henz hibir ciddi al
mada ele alnmad ne yazk ki ok dorudur.32 Ama daha
sonra bir anlamda eletiri dozunun arlna kaplmas y
znden az nce eletirdii hatay dorulama noktasna gelen
Valery, tarihinin bu hadiseleri zorunlu olarak "kardn"
eklemekte ve nk diye devam etmektedir: "Hibir belge
de bu hadiselerden ak bir ekilde sz edilmez. " Bilim ada
mndan bilimin kendisine ynelen sulama bu kez adresini
aryor. Elektrik irketlerinin kendi arivleri, tketim d
kmleri, ebekelerini geniletme haritalar olmadna kim
inanr? Ama tarihiler bugne dek bu belgeleri sorgulamay
ihmal etmilerdir. Bunun [byk] bir hata olduu kesindir
- [yine de] sorumluluk bu gzel hazineler konusunda [belki
de] fazla kskan davranan bekilere ait deilse, diye ekleye
lim. O halde sabrl olun. Tarih henz olmas gereken yerde
deil. Bu, sadece yanl anlalm tarihe ait hatalarn yk
n gerekten yazlabilecei ekliyle tarihe tatmak iin bir
neden olamaz.
Bununla birlikte malzemelerimizin bu inanlmaz eitlili
i bir gl de gndeme getirir: Bu,33 gerekten yle cid32 ) . Dnya hakkndaki imgemizi bu ekilde arptan tm rutinler ne kadar k
nansa azdr. [
33 )-dandan hkm veren insanlar tarafndan genellikle farkna vanlmasa da-[
1 07

di bir sorundur ki tarihilik mesleinin [en byk ya da


drt] paradoksu arasnda saylmay hak eder.
Her tarihsel probleme bu i iin zel olarak hazrlanm bir
belge trnn denk dtn dnmek byk bir yanl
samadr. Tam tersine, aratrma daha derindeki olgulara eri
meye abaladka, trleri bakmndan ok eitli tanklkla
rn kesien nlarndan baka bir k bekleme ans azalr.
Hangi din tarihisi ilahiyat risalelerini veya ilahi derlemele
rini incelemekle yetinmek ister? l inanlar ve duyarllk
lar hakknda mabetlerin duvarlarna izilmi veya yontulmu
tasvirlerin, mezarlarn dzenleni biiminin ve iindeki eya
nn en az birok yazl metin kadar syleyecek eyleri oldu
unu gayet iyi bilir. Germen istilalar hakkndaki bilgimiz,
kroniklerin veya szlemelerin taranmasna olduu kadar,
mezar arkeolojlsine ve yer adlarnn incelenmesine de bal
dr. Bizim amza yaklaldka, bu artlar kukusuz fark
llar. Ama zorunluluk dereceleri eksilmez. Gnmz top
lumlarn anlamak iin, parlamento tartmalarnn veya d
ileri belgelerinin iine dalmann yeterli olaca dnle
bilir mi? Bilim alan dndan birisi iin hiyerogliflerden ok
daha anlam ykl bir metni, rnein bir banka bilanosunu
yorumlamay da bilmek gerekmez mi? Makinanm kral oldu
u bir an tarihisinin, makinalarn nasl olutuklarn ve
deitiklerini bilmemesi kabul edilebilir mi?
Her nemli beeri problem bu ekilde kart trde tank
lklarn kullanlmasn gerektirirken, bilimsel teknikler ise
tanklk trne gre ayrlrlar. Her birinin ayr ayr re
nilmesi uzun srer; onlara tam hakim olmak ise daha da
uzun ve hemen hi deimeyen bir pratii gerektirir. [ rne
in, ] ok az sayda aratrmac hem bir ortaa szlemesi
ni okumaya ve eletirmeye; hem (her eyden nce bir dil so
runu olan) yer adlarn doru yorumlamaya; hem tarihn
cesi, Kelt, Galya-Roma yerleke kalntlarn hatasz bir e1 08

kilde tarihlendirmeye; hem de bir ayrn, nadasa brakl


m bir tarlann, bir fundaln bitki rtlerini tahlil etmeye
iyi hazrlanm olmakla vnebilir. Ama btn bunlar34 ol
madan, topraa yerlemenin tarihini yazma iddias nasl ta
nabilir ki? Az sayda bilimin bu derece benzemez aralara
ezamanl olarak bavurmak zorunda kaldn sanyorum.
Bunun nedeni, beeri olgularn dierlerinden daha karma
k olmasdr. nk insan doann en u noktasnda yer al
maktadr.
Bence, tarihinin kendi mesleinin tm belli bal teknik
leri hakknda en azndan yzeysel bir bilgiye sahip olmas
iyidir, hatta arttr. Sadece, aracn gcn ve kullanlmas
nn zorluklarn nceden kestirebilmek asndan bile bu ge
reklidir. Meslee yeni adm atanlara renmelerini nerdi
imiz "yardmc disiplinler" listesi ok ksadr. nceledikle
ri konulara ou zaman ancak kelimeler araclyla erime
ans olan insanlarn, dier eksiklerin yan sra, bir de dilbi
limin temel kazanmlarn bilmemelerine izin verilmesi ka
dar manta aykr bir samalk olabilir mi?35 Bununla bir
likte, en hazrlkl aratrmaclara da ne kadar eitli bilgi bi
rikimleri atfedilirse atfedilsin, yine de bu bilgiler her zaman
ve genellikle hzla snrlarna ulaacaklardr. O halde, ayn
insanda uzmanlk36 okluunun yerine farkl alimler tara
fndan uygulanan, ama hepsi ayn biricik izlein aydnlatl
masna ynelen tekniklerin ittifakn geirmekten baka bir
derman yoktur. Bu metot, ekipler halinde almaya raz ol
may gerektirir. Ayrca, ne kan birka byk problemin
nceden ortak mutabakatla tanmlanmasn art koar. Bun
lar, henz ok uzanda olduumuz baarlardr. Oysa, hi
34 ]ve daha birok ey[
35 ilk yazmda burada yer alan bir rnek, nihai yazmda deitirilerek Drdnc
Blm'e tanmtr.
36 ) teknik [
1 09

phemiz olmasn ki bilimimizin istikbali geni lde bu


tarz baarlara baldr.

3. Tanklklarn Aktarlmas
Tarihinin en37 zor grevlerinden biri, ihtiya duyacan d
nd belgeleri toplamaktr. Ariv veya ktphane envan
terleri, mze kataloglar, her trl kaynaka fihristi38 gibi e
itli klavuzlar olmadan bunu asla baaramaz. [ Zaman za
man] birka alimin byle eserler yazmak, tm aratrmac
larn da bunlarn varln ve nasl kullanlacan renmek
iin harcadklar vakte baz ukalalarn ardklar39 grlr.
Gizli bir ekicilikleri40 olsa da kesinlikle hayalperest bir prl
tdan yoksun uralar iin bu ekilde harcanm saatler saye
sinde, en korkun enerji kaybndan tasarruf edildiini gr
mezden gelirler. Hakl olarak41 azizler kltne42 tutku duy
makla birlikte, Bollandist pederlerin43 Bibliotheca Hagiograp
hica Latina'sndan haberim olmadn [varsayalm] : [Dona
nmmdaki bu boluun] bana kesinlikle mal olaca aptalca
gereksiz abann toplamn [konunun uzman deilseniz, ha
yal etmeniz zordur] . Aslnda, hayflanlmas gereken ey k
tphanelerimizin raflarna imdiden bu aralardan hatr sa
ylr bir miktar (bunlarn konulara gre sralanmas ii, uz
manlam oryantasyon kitaplarna aittir) yerletirebilme
miz deildir. Asl znt veren, zellikle bize en yakn alar
iin saylarnn yeterince olmamas; zellikle Fransa'da, akl
c bir ekilde tasarlanm toplu bir plana ancak istisnai koul37 ] uzun ve en[
38 ) trlerine gre tasnif edilmi metin veya grafik derlemeleri[
39 )aryormu gibi yaptklar[
40 ) her zaman [
41

] Katolik Avrupa'daki[

42 ) byk bir[
43 ]tarafndan hazrlanm[
110

larda uyularak hazrlanmalar; son olarak da gncellenmele


rinin bireylerin kaprislerine veya birka yaynevinin bilgisiz
cimriliine terk edilmesi gibi hususlardr. Emile Molinier'ye
borlu olduumuz o harika

Sources de l'histoire de France'n

ilk cildi, 190l'de ktndan bu yana yeniden baslmam


tr. Tek bana bu olgu bile mahkemeliktir.44 Bilim tek ba
na aratan olumaz [geri] . Ama bilimlere sayg duyma iddi
as tayan bir toplum onlarn aralarna da ilgisiz kalmama
ldr. Kukusuz bu konuda akademik bnyelere fazla gven
memek de akllca olur, nk onlarn ya ne karan ve iyi
rencilere uygun istihdam politikas giriimcilie pek ak
saylmaz. Otomobil anda kan zihniyetini koruyan tek
kurum, harp okulumuz ve genelkurmaymz deildir.
Bununla birlikte bu iaret direkleri ne denli iyi yaplm ve
bol olurlarsa olsunlar, kefedecei saha hakknda nceden
bir fikre sahip olmayan aratrmacya fazla yardmlar olmaz.
Meslee yeni adm atanlarn bazen dndklerinin aksine,
tanrlarn kimbilir hangi gizli mdahalesiyle yerin urasn
dan burasndan belgeler bitmez. Onlarn bir arivde, bir k
tphanede, bir toprak parasnda varlk veya yokluklar, as
la tahlil alannn dnda kalmayan insani nedenlerden kay
naklanr ve aktarlmalarnda ortaya kan problemler, kesin
likle sadece teknisyenlerin uygulamalarnn alan ile snr
l kalmayp gemi hayatn en mahrem noktalarn ilgilendi
rirler, nk bu balamda sz konusu edilen, hatralarn ku
aklar boyunca aktarlmasndan baka bir ey deildir. Cid
di trdeki tarih eserlerinin bana, yazar genellikle incele
dii arivlerin sra numaralarn, kulland derlemeleri ie
ren bir liste koyar. Bu ok iyi bir eydir. Ama yeterli deildir.
Adna layk her tarih kitabnn iinde bir blm veya yle44 ] Renan'n fikirlere veya iire duyarsz olabilecei sannn dnlemez. Onun
bu tr almalar iin 184 l'de yazd u not hilla doruluunu korumaktadr
ve hala anlalamamtr: "Bir milli eitim bakannn bu ie tahsis edecei birka
yz bin frank, edebiyata aynlan paradan ok daha iyi kullanlm olacaktr." [
111

si tercih edilecekse, geliimin dnm noktalarnda araya s


ktrlm ve aa yukar yle bir balk konmu bir dizi
paragraf yer almaldr: "Size anlatacaklarm nereden biliyo
rum?" Meslekten olmayan okuyucularn bile bu itiraflar
rendiklerinde gerek bir entelektel zevk alacaklarna inan
yorum. Aratrmay baarlar ve karlat engeller ile bir
likte izlemek nadiren can skc olabilir. Asl donmuluk ve
sknt duygusunu yayan, her eyi bitmi halde sunmaktr.45
Bazen kylerinin tarihini yazmak isteyen aratrmaclar
tarafndan46 ziyaret ediliyorum. Onlara hep yinelediim sz
leri, buraya pek uymayacak baz bilimsel ayrntlardan ka
nmak iin biraz basitletirerek aktaryorum. "Kyl toplu
luklar ancak ender olarak ve ge tarihlerde ariv sahibi ol
mulardr. Buna karlk senyrlkler nispeten iyi rgtlen
mi ve sreklilie sahip kurulular olduklar iin, genellikle
ok erken dnemlerden balayarak dosya tutmulardr. De
mek ki, 1 789 ncesindeki tm dnem ve zellikle de en es
ki alar iin kullanmay bekleyebileceiniz balca belge
ler senyrlk meneli olacaktr. O halde, cevap vermeniz
gerekecek ve hemen her eyin bal olaca ilk soru udur:
l 789'da kyn senyr kimdi?" (Aslnda ky aralarnda

paylaan birok senyrn ezamanl mevcudiyeti de akla


yatkndr; ama fazla uzatmamak iin, bu varsaym bir kena
ra brakalm.) " ihtimal dnlebilir. Senyrlk bir kili
seye, [Devrim dneminde] g eden kilise dndan bir kii
ye (laik) veya tam aksine hi g etmemi laik bir kiiye ait
olabilir. Birinci ihtimal, birok adan en elverilisidir. Sade
ce arivin daha uzun sredir ve daha iyi47 tutulmu olma ih
timali artmakla kalmaz. l 790'da, sivil ruhban nizamnamesi
45 ilk yazmda buray izleyen ksa paragraf, bu yazmda iptal edilmitir.
46 ] mesleki adan [
47 ] dzenli[
112

uyarnca topraklarla birlikte arive de el konduu kesindir.


O zaman herhangi bir devlet emanetine kaldrlan arivin
orada hala el dememi bir halde bilim adamlarn bekledii
pekala umulabilir. Gmen laik varsaym da [epey] iyi bir
notu hak etmektedir. Bu durumda da48 msadere ve nakil
sz konusu olmutur; en fazla, nefret edilen bir rejimin ka
lnts olarak bilinli yok edilme riski biraz daha yksek ola
bilir. Geriye son ihtimal kalyor. Bu ok tatsz olabilir. Nite
kim, yeni dzene uyum salayan soylular, Fransa'y terk et
medikleri ve Kamu Selameti yasalarnn darbesini yemek
ten u veya bu biimde kurtulduklar takdirde, mlklerini
hibir ekilde yitirmiyorlard. Kukusuz senyrlk haklar
tm yurt apnda kaldrld iin bu haklarndan olmular
d. Ama kiisel mlklerinin tamamn, dolaysyla i dosya
larn ellerinde tutuyorlard. O halde bu durumda bizim ara
dmz evraka devlet tarafndan hi el konmam, ama 19.
ve 20. yzyllarda tm aile vesikalarnn bana gelen ortak
kadere onlar da boyun emilerdi. Diyelim ki kaybolmam,
fareler tarafndan yenmemi veya sat ve veraset ilemlerine
gre veya drt farkl kr evinin tavan aralarna dalma
m olsunlar, yine de bugn onlar ellerinde bulunduran ki
iyi belgeleri size vermeye zorlayacak hibir etken yoktur. "49
[Bu rnei zikrettim nk belge toplama srecini sk sk
belirleyen ve snrlayan koullar asndan bana son derece
tipik geliyor. Buradan karlabilecek dersleri daha yakndan
irdelemekte yarar olabilir. ]
Devrim dnemlerinde msaderelerin oynadklarn50 gr
dmz rol, genellikle aratrmacdan yana olan bir tan48 ] . l 790'da,[
49 ]Byle bir durum karsnda tek zmn tasarlanan incelemeden vazgemek
olduu bile dnlebilir. [
50 )yukardaki rnekte [
113

rsal gcn, felaketin oynad rolden farkl deildir. Say


sz Roma beldesi bugn sradan, kk ltalyan ehirlerine
dnmtr ve arkeolog oralarda g bela birka antika
kalnts bulabilir; sadece Vezv yanardann pskrmesi51
Pompei'yi korumutur.
Geri insanln bana gelen byk afetlerin tarihe her
zaman hizmet ettiklerini sylemeye imkan yoktur. stilala
rn yaratt kargaa iinde ynla edebiyat ve tarih yazmas
nn yan sra, [Roma] imparatorluk brokrasisinin paha bi
ilmez dosyalar da yok olup gitmitir. lki dnya sava gz
lerimizin nnde an ve eref ykl bir toprak parasndan
antlar ve ariv depolarn silip sprmtr; bir daha asla
Ypres'in yal tccarlarnn mektuplarn kartramayacaz
ve bozgun srasnda bir ordunun emir defterlerinin yand
n

gzlerimle grdm.
Bununla birlikte humma nbetlerine kaplmayan bir sos

yal yaamn dingin sreklilii bazen hatralarn aktarlma


snda sanldndan ok daha elverisiz olabilir. Demir do
laplarn kapsn kran ve nazrlar, gizli notlarm yakma
ya frsat bulamadan kamak zorunda brakan ey, devrim
lerdir. Eski adliye arivlerindeki iflas dosyalar bugn bize,
eer sonuna dek karl ve takdir edilen bir varoluu srdr
seler muhtemelen belge dosyalarnn iindekileri sonunda
hamur yaplmaya gndermeyi ihmal etmeyecek firmalarn
evraklarn sunmaktadr. Manastr kurumlarnn hayranlk
uyandran sreklilii sayesinde, Saint-Denis Manastr Me
rovenj krallar tarafndan bin yl akn bir sre nce veril
mi beratlar 1 789'da hala saklyordu. Ama bugn o belgele
ri Ulusal Ariv'de okuyoruz. Eer Saint-Denis keileri top
luluu Devrim'den sonra ayakta kalsayd sandklarn kar
trmamza acaba izin verirler miydi? Herhalde, Cizvitler on
lar olmadan modern tarihin birok probleminin anlalmaz51
114

] kaderinin seyrini aniden keserek[

ln her zaman umutsuzca koruyaca koleksiyonlarn ta


rikat dndan olanlara veya Fransa Merkez Bankas en toz
lanm kaytlar bile Birinci mparatorluun uzmanlarna ne
kadar ayorlarsa, onlar da ancak o kadar izin vereceklerdi.
nk bu tarz tm korporasyonlara lonca mant ikindir.
te imdiki zamann tarihisinin dezavantajnn ak seik
gzkt bir rnek: Bu bilinsiz itiraflardan hemen hemen
tamamen mahrumdur. Geri, dostlarnn kulana fslda
dklar bir telafi saylabilir. Ama ne yazk ki bilgiyi sylenti
den ayrmak gtr. yi yrekli bir felaket [ ounlukla] bi
zim daha ok iimize gelir.
En azndan, toplumlar bu zeni balarna gelecek trajedi
lere brakmaktan vazgeip belleklerine dayanarak kendile
ri hakkndaki bilgiyi aklc bir ekilde dzenlemeye nihayet
raz olmadklar srece bu byle olacaktr. Toplumlar bu ii,
unutkanln ve bilgisizliin balca iki sorumlusuna cephe
den saldrarak baarabilirler; belgelerin kaybolmasna neden
olan ihmal ve [ daha da tehlikelisi, ] gizlilik tutkusu -diplo
matik srlar, i hayat srlar, srlarn yok eden veya gizle
yen aileler. Noterin, mterisinin ilemlerini ak etmeme
yi grev bilmesi doaldr. 52 Ama kadim atalarnn mteri
lerinin yaptklar kontratlar bile -stelik aslnda bu belge
lerin53 un ufak olmasna izin vermesinin nnde hibir cid
di engel bulunmazken- iine bylesine nfuz edilmez bir sr
perdesiyle kuatmalarna izin verilmesi bahsinde, kanunla
rmz54 gerekten de kf kokmaktadr. Byk firmalarn o
unun salkl bir ulusal ekonomi ynetimi asndan en ka
nlmaz olan istatistikleri bile kamuya aklamay reddet
me gerekeleri ise, nadiren saygdeer olarak grlebilirler.
Eylem yntemi ve neredeyse bir burjuva erdemi konumuna
52 ], iyidir[
53 ] kaybolmasna,[
54 ] n koyduu yasaklar[
115

ykseltilmi gizliliin yerini bilgi, yani zorunlu olarak bilgi


alverii merakna brakt gn, uygarlmz dev bir adm
atm olacaktr.
[Ama biz kymze geri dnelim. ] Bu belirli rnekte, ta
nklklarn kaybolmalarn veya korunmalarn, eriilebilir
olmalarn veya olmamalarn belirleyen koullarn kkleri
genel nitelikteki tarihsel glerin iinde gizlidir; bu glerin
eksiksiz biimde idrak edilmesini engelleyecek hibir hu
sus yoktur; ama aratrma konusuyla hibir mantksal ba
lantlar bulunmasa da aratrmann sonucu yine de onlara
baml kalmaktadr! nk rnein ortaadaki kk bir
kr topluluunun incelenmesinin, birka yzyl sonra o za
manki efendisinin Koblenz toplantsna katlmaya karar ve
rip vermemesi yznden niin daha retici olacan ve
ya olmayacan anlamak haliyle gtr. 55 Bu anlamazla
ok sk rastlanr. [ Roma Msr'n ayn dnemin Galya'sn
dan ok daha iyi bilmemizin nedeni, Msrllara ynelik il
gimizin Galyal-Romallara duyduumuzdan ok daha can
l olmas deildir: iklimin kuruluu ve mumyalama ritel
leri sayesinde, Bat ikliminin ve adetlerinin tam aksine hz
la yok olmalarna yol at metinler Msr'da korunmutur.
Belgelerin takibindeki baar veya baarszla yol aan ne
denlerle bu arzulanan belgeleri bize ulatran gerekeler ara
snda genellikle hibir ortak yan yoktur: Saysz zihin r
nnn belki snrlaryla birlikte ekiciliklerinin gizli neden
lerinden birini de salayan o isel trajik hususu bizim ara
trmalarmza da katan akl d, bertaraf edilmesi olanaksz
unsur ite budur.
[Yine verdiimiz rnee dnecek olursak, can alc olgu bir
kez bilindikten sonra, belgelerin kaderi ky ky ngrlebi
lir bir hal alr. Ama durum her zaman byle deildir. ] Bazen
55 tk metindeki birka cmle bu metinde iptal edilmitir.
116

nihai sonu birbirinden bamsz, ylesine ok neden zinci


rinin bulumasna baml hale gelir ki hibir ngr yapla
maz. Pe pee drt yangnn, ardndan da bir yamann ka
dim Saint-Benoit-sur-Loire Manastr'nn arivini mahvettii
ni biliyorum; bu arive girerken sz konusu ykmlardan ne
tr belgelerin kurtulduunu nceden nasl bilebilirim? Yaz
malarn g ad verilen olgu, en ilgin aratrma konularn
dan biridir; bir edebi eserin eitli ktphaneler arasnda
ki yolculuklar, kopyalar karlmas, ktphanecilerin [ve
mstensihlerin] zen veya ihmalleri, kltr deiimlerinin
ve onun byk akmlarnn deiken seyrinin en canl bi
imde ifadesini bulduu hususlardr. Ama en malumat sahi
bi mtebahhir bile, Tacitus'un Germania'snn 16. yzylda
Hersfeld Manastr'na dm olabileceini onu kefetmeden
nce ilan edebilir miydi? Ksacas, [ hemen] her belge ara
trmasnn temelinde bir beklenmediklik, dolaysyla bir risk
tortusu bulunur. Baz nedenlerden tr gayet iyi tandm
bir aratrmac, Dunkerque'te, bombardman altndaki sahil
de fazla sabrszlk gstermese de kesin olmayan bir karma
harekatn bekledii iin, bir arkadann ona "Tuhaf! Hi se
rvenden nefret eder gibi bir haliniz yok ! " dediini anlatm
t. Arkadam, yaygn nyargya ramen, aratrma alkanl
nn kaderle giriilen bahisleri kabullenmeye hi de kapal
olmadn syleyebilirdi pekala.

117

NC BLM

ELETR

1. Bir Eletirel Metot Tarihi Tasla

Tanklann1 her szne inanlmamas gerektiini polislerin


en saf bile2 bilir. stelik bu teorik bilgiden her zaman ge
rekli dersi karmasalar bile bunu bilirler. Ayn ekilde tm
tarihsel tankhklan kr krne kabul etmeme konusunda
bir gre vanlah da uzun sre olmutur. nsanlk kadar es
ki bir deneyim bize birden fazla metnin kendisine gerek
ten sahip olmad bir3 mene atfettiini gstermitir: Tm
anlatlar doruyu sylemez ve maddi izlerde de hile yap
labilir. Ortaada4 sahte belgelerin bolluu karsnda ku
ku [ ounlukla) doal bir savunma refleksi haline gelmi
ti. 5 1 1 . yzylda Lorraine'li bir kk soylu kendisine kar
belgesel kantlarla silahlanm keilerle kar karya geldi) dorudan[
2

)hem de uzun sredir[

) dnem veya bir[

) temelden gelenekselci bir zihniyetin karakteristii olarak -tm inan gemie


baland iin, sonunda gemi de uyduruluyordu-[

) dnldnden ok daha olaan bir (tepki) [


119

i davada, "Herhangi biri mrekkeple cannn istediini ya


zabilir," diye haykryordu. Donatio Constantini'ye (Constan
tinus'un Ba) -8. yzyldan Romal bir rahibin ilk Hristi
yan Caesar'nn adyla kaleme ald o artc zrva- yz
yl sonra ok dindar imparator III. Otto'nun evresinde iti
raz edilmiti. Rlikler ortaya ktndan beri sahte rlik av
da srmtr.
Bununla birlikte ilkesel kukuculuk saflktan ne daha tak
dire ayan ne de daha retken bir entelektel tavrdr, zaten
biraz basit birok zihinde genellikle ikisi kolaylkla el ele ve
rir. teki savata [Birinci Dnya Sava - .n. ] ok da hak
sz saylamayacak bir yaklamla, gazete haberlerine inan
may sistematik olarak reddeden yiit bir veteriner tanm
tm. Ama6 tesadfen tant biri, onun o dikkatli kulana
en akla hayale gelmez dedikodular fsldamaya grsn, ada
mm bunlara su gibi inanyordu.
[Ayn ekilde, uzun bir sre boyunca uygulanan tek ele
tiri biimi olan ve baz zihinleri nedense cezbeden basit sa
duyuya dayal eletiri de bizi fazla ileri gtremezdi. Gerek
ten de bu szde saduyu ounlukla nedir ki zaten? Mantk
sz postulatlardan ve alelacele genelletirilmi tecrbelerden
ibaret bir alam. Fizik dnyas m sz konusu? Bu saduyu,
kutuplar yadsmtr; Einstein evrenini yadsmaktadr; Afri
ka'nn etrafn dolaan gemicilerin bir gn gnein doduu
noktann sa taraflarndan sol taraflarna getiini grdk
lerini nakleden Herodotos tarihini masal saymtr. Beeri fi
iller mi sz konusu? En kts, ebediyet dzeyine ykselti
len gzlemlerin zorunlu olarak ok ksa sreli bir andan, bi
zim zamanmzdan alnm olmasdr. Baka noktalarda ok
derinlere nfuz edebilen Voltaire tarz eletirinin balca
gnah buradadr. Sadece bireysel samalklar tm zaman
lara atfedilmekle kalmam, bir zamanlar son derece yay6
1 20

] vagonda veya bir konaklamada[

gn olan bir ruh hali, biz onu artk paylamyoruz diye sa


ma saylmtr. Bana yle geliyor ki, "saduyu" mparator I.
Otto'nun papalar lehine uygulanamaz ve kendisinin daha
nceki eylemlerini yalanlayan , kendinden sonra gelecekle
rin de hi hesaba katmayacaklar toprak tahsislerinin altna
mhrn bastn kabul etmemizi engellerdi. Bununla bir
likte, onun zihninin hi de bizimki gibi almadn -daha
kesin bir ifadeyle, onun zamannda yazl metinle fiil aras
na genilii bizi artacak bir mesafe konduunu- unutma
mak gerek; nk sz konusu imtiyazn hakiki olduu hi
tartma gtrmez. ]
Kukunun, Volney'in deyimiyle, "incelemeci" olduu gn
gerek bir ilerleme kaydedildi; o zaman, yalan ile hakikat
arasnda bir seme yaplmasna izin veren, farkl [nesnel]
kurallar yava yava gelitirildi. Azizlerin Yaamlar'n oku
yunca tm [erken] ortaan mirasna kar nne geilmez
bir kuku duymaya balayan Cizvit von Papebroeck, manas
trlarda saklanan, Merovenj ana ait tm fermanlar sahte
kabul ediyordu; Bu konuda Mabillon, hayr, dedi; batan so
na uydurulmu, elden geirilmi veya ekler yaplm belge
ler olduu tartma gtrmez; ama sahicileri de var ve onlar
birbirinden u ekilde ayrt edilebilir. De re diplomatica'nn
yaymland yl olan 1 68 1 , insanlk tarihinde bir dnm
noktasdr, nk bu eser ariv belgelerine eletirel yakla
m [nihai olarak] yerli yerine oturtmutur.
[ Zaten eletirel metot tarihindeki belirleyici an da bu ol
du. Bir nceki an hmanizmasnn kararszlklar ve sez
gileri vard. Daha ileri gidememiti. Denemeler'den bir blm
bunu gayet iyi yanstr. Bu blmde Montaigne, mucizele
ri nakleden Tacitus'u hakl karr. "Ortak inanlar" tart
mak teologlara ve filozoflara der, der. Tarihiler ise bun
lar kaynaklarn onlara sunduu ekilde "sylemek" ile y
kmldrler. "Tarihi bize, tahmin ettiklerinden ok kendi121

lerine sunulduu ekilde aktarsnlar." Baka bir deyile, do


al veya tanrsal dzene ynelik belirli bir kavraya daya
l bir felsefi eletiri tamamen merudur; ayrca Montaigne'in
Vespasianus'un ve daha biroklarnn mucizelerini sahiplen
medii de anlalmaktadr. Ama bir tankln tanklk olarak
tamamen tarihsel bakmdan incelenmesinin nasl uygulana
bileceini tam anlayamad grlmektedir. Aratrma
retisi, gerek bykl hala yerli yerine tam oturtulama
yan o 17. yzyl boyunca ve zellikle de ikinci yansna do
ru gelitirilmitir. ] 1
Bizzat o devrin insanlar da bunun bilincindeydi. 1 680 ile
1690 arasnda gnn modas olarak "tarihteki Pyrrhon'culu
u" eletirmek8 beylik bir yaklam olmutu. Michel Levassor
bu terimi yorumlarken yle yazar: "Denir ki zihinsel doru
luk bir eye kolayca inanmamak ve ondan birok bakmdan
kukulanmay bilmektir." [O ana dek bir zevk yarglamasn
dan ibaret olan] eletiri kelimesinin kendisi de o zaman ha
kikat snav manasn yklenir. nce bu yola hala zr di
lenerek girilir. nk "grg kurallarna pek uygun deil
dir": Yani hala teknik bir tad vardr. Bununla birlikte gide
rek mesafe kazanr. Bossuet onu temkinli bir ekilde uzakta
tutar: "Eletirel yazarlarmz" dan sz ederken omuz silktii
hissedilir. Ama Richard Simon bu terimi hemen hemen tm
eserlerinin balna sokmutur. Zaten en gz ak olanlar
bu konuda hi yanlmazlar: Bu isim, [hemen hemen evrensel
bir kullanm olan] bir metodun kefini haber vermektedir.
Eletiri, "antikan karanlk yollarnda, gerei sahteden
ayrmamz salayarak nmz aydnlatan ve bize yol gs
teren bir tr meale": Ellies du Pin byle demektedir. Bayle9
7

ilk yazmdaki iki paragrafn yerini, olduka farkl cmlelerle bu paragraf al


mtr.

] , anlalan, [

] , daha gsterisiz, ama[

1 22

daha da ak konuur: "Simon bu yeni Rtponse [ Cevap) iine


birok eletiri kural serpitirmi; bu kurallar, sadece Kutsal
Metinleri anlamaya deil, dier eserleri de verimli bir ekilde
okumaya yarayabilirler."
imdi birka doum tarihini karlatralm: Papebroeck
-szlemeler bahsinde yanlm bile olsa yine de tarihyaz
mnda uygulanan eletirinin kurucular arasnda en nde
ki yerini korumaktadr- 1 628; Mabillon, 1632; almala
r kutsal kitap yorumculuunun ilk dnemine hkmeden
Richard Simon, 1638. Dar anlamyla alimler topluluunun
dndan10 Spinoza'y da -katksz bir dilbilimsel ve tarihsel
eletiri bayapt olan Tractatus theologico-politicus'un [Teo
loji-Siyaset ncelemesi] yazar Spinoza- ekleyin: yine 1 632.
D izgileri bylelikle nmzde [artc bir netlikle] i
zilen, [kelimenin tam anlamyla) bir kuaktr. [Ama) daha
da belirginletirmek gerek. [ Tam olarak) Discours de la met
hode [ Metot zerine Konuma) kt srada gne altnda
ki yerini alan kuak sz konusudur.
Bir Kartezyenler kua demeyelim. Sadece Mabillon'u ele
alacak olursak, sofu [ , sadelii iinde ortodoks] bir kei
ti ve son metni olarak bize bir La Mort chretienne [ Hristi
yanca lm) incelemesi brakt. [ O srada birok dindar in
sann pheyle yaklat] yeni felsefeyi yakndan tandn
dan kuku duyulabilir; stelik, bu yeni felsefe iinde tesad
fen birka k grmse bile, herhalde knanacak birok ko
nu da bulmutur. te yandan, -Claude Bernard'n belki faz
lasyla mehur olmu birka sayfalk metni ne dndrr
se dndrsn- Descartes'ta metotlu kukunun yol ama
ilevini yklendii matematiksel nitelikteki sarih hakikatler
10 "Dar anlamyla" diye balayan ve "baka bir deyile" diye sonlanan III-5 di
ye numaralanm yaprak, bir orijinali bir de kopyas yaplm yeni bir daktilo
metnin sonucudur. Yazmann iinde eksiksiz olarak yer almaktadr: Orijina
linde elle yaplm ve burada aktarlan iki dzelti vardr, kopyada ise elle yapl
m hibir dzelti yoktur.
1 23

ile tarihsel eletirinin, tpk laboratuvar bilimleri gibi, orta


ya karmakla yetindii giderek sonuca yaknlaan olaslk
lar arasnda fazla ortak yn yoktur. Ama bir felsefenin btn
bir aa nfuz edebilmesi iin, ne harfiyen etki etmesi gere
kir ne de 1 1 zihinlerin ounun onun sonularna ounlukla
[yar] bilinli bir halde yaanan bir tr etkileim dnda da
maruz kalmas beklenir. [Tpk Kartezyen "bilim" gibi,] ta
rihsel tanklk eletirisi de inanc olduu gibi devre d bra
kr. [Yine Kartezyen bilim gibi, ] tm eski payandalar eksik
siz bir ekilde altst eden bu yntemi sadece buradan hare
ketle artk gerektii gibi snanm yeni kesin bulgulara (ve
ya byk olaslklara) erimek iin kullanr. [Baka bir de
yile, ] esin kayna olan fikir1 2 [ eski kuku kavramlarndan
hemen hemen tamamen vazgeilmesini gerektirmektedir.
Bu didiklemeler ister bir strap kayna olarak gzksn,
ister onda tam aksine bilmem hangi asil yumuaklk bulun
sun, o ana dek sadece negatif bir zihinsel tavr, basit bir yok
luk olarak kabul edilmiti. Ama artk,] aklc bir ekilde y
rtld takdirde bir bilgi arac olabilecei dnlmekte
dir. Bu fikir, dnce tarihinin ok belirgin bir annda orta
ya kmtr.
O andan itibaren eletirel metodun temel kurallar tespit
edilmi oldu. 13 Genel erimleri hi gzden kamam gibiy
di; yle ki 18. yzylda Paris niversitesi'nin filozoflarn do1 1 ] onun etkisine boyun egmi[
12 ] kukunun[
1 3 "tespit edilmi oldu" diye balayan ve "Artk yukardan ynlendirilmedii
iin" diye sonlanan, III-6 diye numaralanm yaprak, bir orijinali bir de kopya
s yaplm ve her ikisi de mevcut olan yeni bir daktilo metnin sonucudur. Bu
rada kullanlan kopya metinde aada iaret edilen byke bir karalama ya
plmtr. Orijinalde ise hibir dzelti bulunmamaktadr.
]Bu kurallar, Barahip Fleury'nin -... (tarih okunmuyor) . . . ylnda km
Premier Discours sur l'histoire ecdtsiastique 'inde [Kilise Tarihi zerine tk Ko
numa] bulunmaktadr. Bu son derece aklc aklamay d'Alembert Ansiklope
di'de aynen alntlayacaktr. [
1 24

entlik snav iin en sk nerdii konular arasnda, art


c lde modern bir tns bulunan yle bir konu gze ar
pyor: "Tarihsel olgular hakknda insanlarn tankl zeri
ne." Bu, [kesinlikle] sonraki kuaklarn14 arac1 5 birok ba
kmdan gelitirmedikleri anlamna gelmiyor. Yaptklar en
nemli ey, kullanmn ok genelletirmeleri ve uygulama
alanlarn hatr saylr lde geniletmeleri olmutur. 1 6
Eletiri teknikleri uzun bir sre, en azndan sreklilii
olan bir ekilde, hemen hemen sadece bir avu alim, yorum
cu ve merakl tarafndan uyguland. Belli bir esin kanatlan
masnn rn olan tarih eserleri yazmaya bal kalan ya
zarlar, bu [ laboratuvar] reetelerine alma kaygs hi ta
myor, onlar [ok] fazla titiz buluyor ve varlan sonula
r hesaba katmaya ise ancak kerhen raz oluyorlard. Ama,
Humboldt'un ifadesiyle, kimyagerlerin "ellerini slatmak
tan" korkmas hi iyi deildir. Tarih bakmndan, hazrlkla
gerekletirme arasna byle bir blnme girmesi tehlikesi
nin iki yz vardr. [Bu durum ncelikle ve acmasz bir e
kilde] byk yorum denemelerini vurur. Bu denemeler [bu
yzden sadece] birinci vazifeleri olan [ve sabrla aranan]
doruluu yerine getirememekle kalmazlar; ayrca sadece
belge ile mcadelenin salayabilecei o hep yeniden doan
srprizden, o srekli yenilenmeden de mahrum kalrlar, ru
tinin dayatt birka [kalplam ] tema arasnda srekli17
salnm yapmaktan kurtulmalar imkanszlar. Ama teknik
alma da en az ayn oranda skntya girer. Artk yukardan
ynlendirilmedii iin anlamsz veya yanl konmu prob14 ] eletirel[
15 ] yava yava [
16 llk yazmda burada "llk alimler" diye balayan ve "grevli uzmann kulland
yntemlerden ok da farkl deildir" diye sonlanan bir paragraf bulunuyordu;
nihai yazmda bu paragrafn yeri deitirilmitir.
1 7 ] bir tr[
125

lemlere sonsuza dek taklp kalmak tehlikesiyle karlar.18


Boa krek ektiinde tebahhurdan daha kt bir savurgan
lk, kendini bir ama olarak gren aracn kibrinden ise daha
yersiz kendini beenmilik olamaz.
19. yzyln bilinli abalar bu tehlikelere kar yiite
mcadele etmitir. [Alman ekol, Renan, Fustel de Coulan
ges tebahhura entelektel konumunu iade etmilerdir. Ta
rihi yeniden tezgahn bana geirilmitir. ] Bununla birlik
te, man tamamen kazanld sylenebilir mi? Buna inan
mak fazlasyla iyimserlik olur. [Byk bir ounlukla ara
trma almas batan kara ilerlemekte, uygulama noktala
rn gerekeli tercihlere dayandrmamaktadr. En nemlisi,
eletirel gereksinim (terimin eski anlamnda) namuslu in
sanlarn -onlarn rzas her bilimin ahlaki hijyeni asndan
gerekli, ama bizimki iin zellikle vazgeilmezdir- kamuo
yunu henz tam anlamyla fethedememitir. nceleme ko
numuz insanlar olduuna gre, eer insanlar bizi anlamazsa
grevimizi ancak yar yarya yerine getirdiimiz duygusun
dan kurtulmamz mmkn olabilir mi?
Belki de aslnda bu grevi hi de kusursuz bir ekilde ye
rine getirmemiizdir. En iyilerimizin zaman zaman iine
hapsolmakta srar ettikleri bktrc ezoterizm; gnlk ede
biyat retimimizde, kt tasarlanm bir mfredatn gerek
bir sentezin yerini ald skc ders kitaplarnn hakimiyeti;
metotlarmzn el yordamyla soylu ilerleyilerini atlyeden
kar kmaz meslek dndan insanlarn gzlerinin nne
sermemizi engelleyen o tuhaf edep duygusu: elikili nyar
glar birikiminin rn olan tm bu kt alkanlklar as
lnda gzel olan bir davay bozuyorlar. Okur kitlesini szde
18 "tehlikesiyle" diye balayan ve "deersizliin glnl" diye sonlanan, III-7
diye numaralanm yaprak, bir orijinali bir de kopyas yaplm yeni bir dakti
lo metnin sonucudur. Burada kullanlan kopya metinde birok kelimenin s
t izilmi ve elle az sayda dzeltme yaplmtr. Orijinal de mevcuttur ve on
da elle yaplm hibir dzelti bulunmamaktadr.
1 26

bir tarihin sahte prltlarna savunmasz teslim etmek konu


sunda ibirlii iine giriyorlar; bu tarih anlay ciddiyet ek
sikliini, deersizliin glnln, siyasi taraf tutular
n hi mtevaz olmayan bir zgvenle telafi edeceini san
yor; Fustel de Coulanges veya Henri Pirenne'in kuku duya
caklar noktada Maurras, Bainville veya Plekhanov ok ke
sin beyanlarda bulunuyorlar. Yapld veya yaplmas zle
nen ekliyle tarihsel aratrma ile onu okuyan okuyucu kit
lesi arasnda tartmasz bir yanl anlama durumu devam
ediyor. ] Her iki taraftan da olduka elenceli kusurlar gs
terebilmek bakmndan, byk dipnot kavgas anlaml bir
emare saylabilir.
[Sayfalarn alt kenarlarnn birok alim zerinde ba dn
drc bir cazibesi vardr. ] Bu sayfa altlarn onlarn yapt
gibi -kitabn bana konacak bir listeyle tamamna yak
nndan kurtulunabilecek- bibliyografik gndermelerle dol
durmak veya tamamen tembellik yznden metnin iinde
yeri belli olan uzun blmleri oraya havale etmek kesinlik
le samadr: yle ki bu tarz eserlerin en faydalsn bile o
unlukla ancak evin mahzeninde 19 bulabilirsiniz. Ama met
nin altnda tek bana yer alan en kk satrn bile akllar
n kartrdndan yaknan baz okuyucular, kukusuz on
larn tarif ettikleri kadar ar duyarl olmayan mterileri
nin erefi bu ekilde lekelenmi sayfalar grnce ok ile
ektiklerini ileri sren baz yaynclar, [bu hassas insanlar
da bir idrak ahlaknn en temel ilkelerine bile ne denli kapa
l olduklarn kantlamaktan baka bir ey yapm olmuyor
lar. nk, dlemin serbest oyunlar dnda, bir beyan an
cak dorulanabilme kouluyla ortaya konma hakkn kaza
nr; ve] bir tarihi iin bir belge kullanyorsa onun nereden
geldiini, yani onun nasl yeniden bulunabileceini mm
kn olan en ksa ekilde belirtmek evrensel bir drstlk
9 ] gidip [
1 27

kuralna uymaktan baka bir anlama gelmez.20 [Aydnlan


ma'ya en az dman olan kamuoyumuz bile, dogmalarla ve
mitlerle zehirlendiinden, kontrol merakn bile yitirmitir.
nce onu gereksiz bir ukalalkla bktrmamaya zen gster
dikten sonra, bir bilginin deerini boynunu ilk nce r
tlme sehpasna uzatmasnda gsterdii aceleyle lmek ge
rektiine ikna etmeyi baardmz gn, akl gleri en par
lak zaferlerinden birini kazanm olacaklardr. Bugn onca
gelimi zihnin alay ettii mtevaz dipnotlarmz, kl krk
yaran kk referanslarmz ite bunu hazrlamaya ura
maktadr. ]
tk alimlerin kullandklar belgeler ounlukla kendi ken
dilerini verili bir yazara veya bir devre ait olarak sunan veya
yle sunulan; bilinli olarak u veya bu olaylar anlatan yaz
l metinlerdi. Acaba doru mu sylyorlard? "Musa'ya ait"
diye nitelenen kitaplar gerekten Musa'ya m aitti? [Ve Clo
vis'in adn tayan fermanlar gerekten Clovis'in elinden mi
kmt? ] "Msr'dan k" anlatlarnn geerlilii nedir?
Sorun buydu. Ama tarih, kastsz tanklklar giderek daha
sk kullanmaya baladka, belgelerin [ sarih] ifadeleri hak
knda hkm vermekle yetinmekten vazgeti. Ayn zaman
da bu belgelerin vermeyi hi dnmedikleri bilgileri de on
larn iinden ekip karmas gerekti.
[Ama] birinci durumda rtlerini ispatlam eletiri ku
rallarnn ikinci durum iin de sonu alc olduklar grl
d. Gzlerimin nnde bir yn ortaa szlemesi var. Ba
zlar tarihli, dierleri deil. lbare mevcutsa onu dorulamak
gerek: nk yalan syleyebilecei tecrbeyle sabittir. ba
re yok mu? Tarihi bulmak nemli. Her iki durumda da ay20 ]u anda yanmda, Reform ncesi Almanya hakknda ok ilgin bir kitap var.
(. .. ) Bir kefini duyururken, bu sonuca hangi deneyden geerek vardn ak
lamay, "okuyucum sklr" diye reddeden bir kimyager gibi. [
1 28

n aralar kullanlr. Yazsndan (bir orijinal sz konusuysa) ,


kullanlan Latinceden, sz edilen kurumlardan ve genel d
zenleniinden hareketle, bir belgenin mesela bin yl civa
rndaki Fransz noterlerinin kolayca tannabilen adetlerine
uyup uymad kestirilebilir. Eer belgenin zerinde Mero
venj ana ait olduu yazlysa, sahtekarlk aa karlm
demektir. Peki, ya tarihsizse? O zaman da sz konusu tarih
aa yukar saptanm demektir. Ayn ekilde arkeolog da,
tarihncesi aletlerini alara ve uygarlklara gre tasnif et
mek ya da sahte antik eserleri ortaya karmak iin, iki tara
fn temelden birbirine benzeyen kurallar uyarnca biimle
ri veya retim yntemlerini inceler, karlatrr, birbirinden
ayrr.21 [Tarihi, eer dikkat edilmezse baz giri kitaplar
nn sevimsiz imgesini kolayca kabul ettirecekleri o ask su
ratl sorgu yargc deildir veya bundan giderek uzaklamak
tadr. Kukusuz kolay kandrlr birisine de dnmemitir.
Tanklarnn yanlabileceklerini veya yalan syleyebilecekle
rini bilmektedir. Ama her eyden nce, onlar anlayabilmek
iin konuturmakla urar. Balang ilkelerinde hibir ey
deitirmeden aratrmay bu genileme iinde ynlendir
meyi srdrmeyi baarm olmak, eletirel metodun en g
zel zelliklerinden biridir.
Bununla birlikte, unu yadsmak doru olmaz: Kt ta
nklklar sadece bir doruluk tekniinin ilk abalarna yol
aan uyarc olmakla kalmamtr. Bu tekniin, analizlerini
21 "Gzlerimin nnde" diye balayp "en gzel zelliklerinden biridir" diye son
lanan blm u blmn yerini almtr: ] ortaaa ait bir manastr gelir ve va
kf sicili var. Baz belgelerin zerinde kontrol etmem gereken kronolojik ibare
ler bulunuyor; nk belki de yalan syleyen belgelerden biri sz konusu ola
bilir. (. .. ) Tarihncesi insanlarnn aletlerini alara ve uygarlklara gre tasnif
etmek iin -bu dilsiz iaretler ancak bu tasnif sayesinde yorumlanabilir- kulla
nlan yntemler de rnein Msr antik eserler ticaretinin her yl pazarlara sr
d saysz taklidi ortaya karmakla grevli uzmann kulland yntemler
den ok da farkl deildir. [
1 29

gelitirmek iin, mutlaka yola kmas gereken basit durum


olmay srdrmektedir. ]

2. Yalann ve Hatann Peinde


Tankl bozabilen zehirler iinde en iddetlisi sahtekar
lktr.22
Sahtekarlk [da ] iki farkl biime brnebilir. nce, ya
zar ve tarih hakknda aldatmaca sz konusudur: Bu, terimin
hukuki anlamnda, sahteciliktir. Marie-Antoinette imzasyla
yaymlanan mektuplarn hepsi onun tarafndan yazlmam
tr; bazlar 19. yzylda retilmitir. Saitaphernes'in olduu
sylenen ve Louvre'da M 4. yzyla ait bir lskit-Yunan an
tik eseri olarak satlan ta, 1 895'e doru Odessa'da ilenmi
ti. Daha sonra, srada ze ilikin aldatmaca yer alr. Caesar,
kendisine ait olduu yadsnamayacak Yorumlar'nda, bilin
li olarak birok eyi arptm, birok eyi de unutmutu .
Yiit Philippe'i tasvir ettii sylenen Saint-Denis'deki hey
kel gerekten de bu kraln lmnden ksa sre sonra yapl
m figrdr; ama her ey, heykeltran portreyle tek ili
kisi onun adn tamaktan ibaret olan genel geer bir mode
li kopya ettiini gstermektedir.23
Ama yalann bu iki vehesi cevaplan birbirine yn verme
yen ok ayr iki problemi gndeme getirir.
Szde bir isme atfedilen metinlerin ounun ierik bak
mndan da yalan syledikleri kesindir.24 Szde Charlemagne'a
ait bir beratn, incelendiinde iki veya yzyl sonra retil
dii mi ortaya kyor? imparatora atfettii tm cmertlikle22 Bu cmle, epey farkl cmlenin yerini almtr.
23 Birinci yazmda bu blm olduka farkldr.
24 ] Olaan koullarda sahtekarln baka bir varolu nedeni mevcut mudur?
ada tarih, bazlarnn keyifle "yurtseverce" dedikleri trden bir sahtecilik
rnei sunmutur. Ama hi de yurtseverce deildi ve nakletme iddias tad
olgular gerekten olabildiince uzakt. [
1 30

rin de uydurma olduklarna bahse girilebilir. Bununla birlik


te, bu husus en batan doru kabul edilemez. [ nk] baz
belgeler sahicilik konusunda hibir eksii olmayan, ama kay
bolmu evraklarn getirdii dzenlemeleri tekrarlamak ama
cyla retilmilerdir. [stisnai olarak sahte bir belge de gere
i syleyebilir. ]
Tam aksine, itiraf edilen kaynaklar konusunda hibir
kuku bulunmayan tanklklarn mutlaka doru tanklk
lar olmas gerekmediini hatrlatmaya bile gerek yok.25 Ama
alimler bir vesikann sahici olduunu kabul etmeden nce
onu terazilerinde tartmak iin yle ok aba harcyorlar ki
sonra ierdii beyanlar eletirecek direnci her zaman bula
myorlar. zellikle de etkileyici hukuki gvencelerin ard
na snm metinler karsnda kukuculuk duraksamadan
edemiyor: Yetki belgelerinin veya zel szlemelerin res
men geerli klnmalar, kabul edilmeleri iin yeterli sayl
yor. Halbuki ne biri ne de teki o kadar saygy hak ediyor. 26
2 1 Nisan 1834'te, Gizli Cemiyetler davasndan nce, Thiers
Aa Rhin blgesi valisine unlar yazyordu: "27 Alacak
byk duruma iin gerekli belge katksn sunmak zere
elinizden gelen en byk zeni gstermenizi tavsiye ediyo
rum. En iyi aydnlatlmas gereken husus, tm anaristlerin
aralarndaki yazmalardr; Paris, Lyon, Strasbourg olayla
n arasndaki gizli balantdr; ksacas, tm Fransa'y kapsa25 ]Bu saduyu kural zerinde durmak gerek. nk, ne denli sradan grnr
se grnsn, her zaman tam olarak uygulanmamtr. Burada sulanmas ge
reken kamuoyu deildir. "Gazetede yazyor. yleyse dorudur," deyiini sra
dan insanlara kolayca mal edebileceimiz bir ada deiliz artk. Propaganda
lar, istismarlar yznden kendi kendilerini kertiyorlar. Gnmzde hem
basn haberleri hem de resmi yaynlar kitlelerde ilkesel bir inanszlkla kar
lanyor; bu durum da lkenin entelektel hijyeni asndan en az bir zamanlar
kr krne her eye inanlmas kadar tehlikelere gebe: tabii en azndan bu
nun sanld kadar genellemi olmas kouluyla. [
26 Burada "Ama alimler bir vesikann sahici olduunu kabul etmeden nce" diye
balayan blm epey farkl drt cmlenin yerini almtr.
27 ]Paris Mahkemesi'nde [
131

yan geni apl bir komplonun varldr." lte iyi hazrlan


d tartmasz bir resmi belge retimi. Gereince mhr
lenmi, gereince tarihlenmi szlemeler serabna gelince,
imdiki zamana ilikin en kk deneyim bile bu hayali da
tmaya yeter. Herkes bilir: En dzgn ekilde hazrlanm
noter belgeleri en bilinli28 yanllklarla doludur ve29 bir za
manlar byk devlet dairelerinden birisi tarafndan istenmi
bir tutanan altna emir zerine eski bir tarih atp imzalad
m hatrlyorum.30 Atalarmz da bu konularda31 daha has
sas deillerdi. Kraliyet beratlarnn altnda, "u gn urada
verilmitir," ibaresi grlr. Ama kraln seyahat tutanakla
rn gzden geirin. Sz konusu gnde aslnda oradan fer
sah fersah uzakta bir yerde konakladn birok kez grr
snz. Hi kimsenin, akln peynir ekmekle yememise sah
te olduunu ileri sremeyecei saysz serf azad belgesinin
stnde sadece merhamet nedeniyle verildii yazldr, ama
karlarna zgrln faturasn karabiliriz.
[Ama] aldatmacay tespit etmek hi yeterli deildir. Bu
nun nedenlerini de ncelikle yanln izini daha iyi srebil
mek iin, bulmak gerekir. Menei konusunda bir kuku kal
d srece, iinde analize gelmeyecek, dolaysyla yar yar
ya kantlanm bir yan kalacaktr. zellikle de, bir yalan, ya
lan olarak32 kendince bir tanklktr.33 Charlemagne'n Aix
la-Chapelle Kilisesi iin verdii mehur beratn sahici ol28 ] byk veya kk!
29 ] kiisel olarak!
30 tk yazmda bu cmle ok daha somut bir ekilde gelitirilmiti: ] Kiisel olarak
bir zamanlar bir tara lisesine atanma tutanan zerinden ok getikten sonra
imzaladm hatrlyorum; tutanaktaki tarih ise, yetkili nakamlann bilgisi dahi
linde, hastalk nedeniyle Paris'ten ayrlamadm bir gne denk dyordu, ama
basit bir idari zorluu anak iin bu ekilde imzalamam istemilerdi. 1
31

] bizden !

32 ]dal
33 ]Bir zihniyeli ifade eder; bu yalan esinleyen koullar hakknda bilgi verir. 1
1 32

madn ispatlamak ve o kadarla yetinmek ancak bir hata


dan kanmay salar,34 bir bilgi vermez. Buna mukabil, sah
te belgenin Friedrich Barbarossa'nn evresinde retildiini,
varolu nedeninin byk emperyal dlere hizmet etmek
olduunu belirlemeyi baarabilir miyiz? O zaman ok geni
tarihsel perspektiflere doru yeni bir bakn n alr. te
bu nedenle eletiri sahtekarln arkasndaki sahtekar, yani
tarihin iar uyarnca insan aramaya ynelir.
Yalan sylemeye sevk edebilecek nedenleri sonsuz eitli
likleri iinde sralama iddias tamak ocuka olurdu. Ama
insanl ar anlalabilir klma ynnde doal bir eilimle
ri olan tarihiler, tm bu nedenlerin aklc olmadn unut
mazlarsa aklllk ederler. Baz insanlarda yalan, orada bile
genellikle bir kibir veya bastrma kompleksinin paras ol
makla birlikte, Andre Gide'in terminolojisiyle syleyecek
olursak, neredeyse "sebepsiz bir fl"e dnr. Hayali bir
Sanchoniathon'a mal ettii Dou tarihini ok iyi bir Yunan
cayla kaleme alma zahmetine katlanan Alman bilgin, daha
az bir abayla pekala saygn bir Hellenbilimci hreti yapabi
lirdi. Bir enstit yesinin olu olan ve kendisi de daha son
ra bu saygdeer kurumda iskemle sahibi olan Franois Le
normant, kariyerine on yedi yanda, Saint-Eloi apeli'nde
ki sahte yaztlar szde kefederek balam, tamamen kendi
elleriyle rettii bu yaztlarn szde kefiyle kendi babasn
aldatmt; usta ii son darbesinin [ilerlemi bir yata ve ni
anlara boulmu bir haldeyken] Fransz krlarndan topla
d birka [sradan] tarihncesi eserini Yunan meneli diye
yaymlamak olduu sylenir.35
Ama tpk yalan hastas bireyler gibi, yalan hastas alar
da mevcut olmutur. 18. yzyl sonu, 19. yzyl bana do34 ] pozitif[
35 ] tlgin olan, yalan syleme meraknn bazen gerek bir kolektif salgn grn
mne brnmesidir. [
1 33

ru yaayan pre-romantik ve romantik kuaklar byledir. Os


sian adyla sunulan [szde Kelt] iirleri; [ Chatterton'n eski
lngilizceyle yazdna vehmettii destanlar, baladlar;] Clo
thilde de Surville'in szde ortaaa ait iirleri; Villemarque
tarafndan uydurulan Brton arklar; Merimee'nin szde
Hrvatadan evirdii arklar; Kravoli-Dvor36 ek kahra
manlk arklar37 - daha fazla uzatmaym: Bu birka on yl
boyunca, Avrupa'nn38 bir ucundan dierine usuz bucaksz
bir sahtecilik senfonisi bestelenmi gibidir. Ortaa,39 zel
likle de 8. yzyldan 10. yzyla kadar uzanan dilim bu ko
lektif salgnn bir baka rneini sunar. Geri bu dnemde
ok miktarda retilen40 sahte beratlarn, sahte papalk fer
manlarnn, sahte krallk veya imparatorluk fermanlarnn
ou kar amacyla retilmitir. ihtilafl bir mlkiyeti bir
kiliseye vermek, Roma Kilisesi'nin otoritesini desteklemek,
keileri piskoposa, piskoposlar metropolite, papay dnye
vi hkmdarlara, imparatoru papaya kar korumak [ : Sah
tecilerin ufku bundan daha ileriye gemiyordu. ] Ama asl
karakteristik olan, dindarl ve ounlukla erdemleri tart
ma gtrmeyen ahsiyetlerin hi ekinmeden bu aldatma
calara destek vermeleriydi. Grnd kadaryla, bu sah
tekarlklar genel ahlak hibir ekilde rahatsz etmiyorlar
d.41 ntihale gelince, o srada42 [evrensel olarak] dnyann
en masum ii saylyordu: Yllk yazar, aziz biyografisi yaza
n daha eski yazarlardan koca koca blmleri hibir piman
lk duymadan sahipleniyorlard. [Birbirinden ok farkl tr36 ] yazmasnn[
37 ] ; szde Ingulph'un lngiltere kronii; szde Richard de Circencester'a atfedilen
"Bretagne sil alan" yorumu [
38 ] neredeyse [
39 ] (daha nce belirtme frsau bulmutum) [

40 ] retildii grlen[
41 ] Gerek anlamyla[
42 ], anlalan daha uzun sre de olaca gibi[
1 34

deki bu iki cemiyetten daha az "ftrist" bir ey olmadn


da ekleyelim. ] Ortaa gerek iman gerekse hukukunda ata
larn verdii derslerden baka temel tanmyordu. Roman
tizm hem ilkelin hem de halka ait olann canl kaynandan
beslenmek istiyordu. Bu nedenle gelenee en bal dnem
ler ayn zamanda43 aslna uygun miras karsnda en serbest
tutumlarn taknld dnemler oldu. Sanki nne geilmez
bir yaratm gereksiniminin ald tuhaf rvan sonucunda,
gemie duyulan ar hrmet doal olarak onun uydurul
masna yol ayordu.
Temmuz 1 857'de matematiki Michel Chasles, Bilimler
Akademisi'ne Pascal'in hi yaymlanmam mektuplarndan
oluan bir klliyat iletti; bu klliyat her zaman alveri
ettii nl sahteci Vrain-Lucas'dan satn almt. Bu mek
tuplara gre, Provincia!es'in yazar evrensel ekim kanunu
nu Newton'dan nce dile getirmiti. Bir lngiliz alim buna
ok ard. Peki bu metinlerde Pascal'in lmnden44 yl
lar sonra gerekletirilmi ve N ewton'n bile ancak eserinin
ilk basklan45 yaymlandktan sonra haberdar olduu astro
nomik lmlere yer verilmesini nasl izah edeceiz, diye
soruyordu zetle.46 Vrain-Lucas bu kadarck bir eyle k
eye skacak adam deildi. [Yeniden tezgahn bana otur
du ve] ok gemeden onun47 yardmyla yeni silahlar edi
nen Chasles iki yeni orijinal mektupla ortaya kt. Bu kez
altlarndaki imza Galilei'ye aitti; mektuplar Pascal'a gnde
rilmiti. Bylece muamma zlmt: Mehur gkbilim
ci gzlemleri temin etmi, Pascal ise hesaplan yapmt. lki
43 ] . farkl nedenlerden tr, [
44 ] ancak[
45 )oktan[
46 ] bu ortalk kantmc[
47 ]bu ortalk kantmc [
1 35

taraf da her eyi gizlice yrtmt . Geri Galilei ldn


de Pascal henz on sekiz yandayd. Ama ne var yani? Onu
harika ocuk olarak selamlamak iin bir neden daha k
mt ortaya ite.
Ama usanmak bilmeyen itirazc bu defa da bir baka tu
hafla dikkat ekti: 1 64 1 tarihli bu mektuplardan birinde
Galilei'nin yazarken gzlerinin ok yorulduundan yakn
d grlyordu. Ama 1637 [ ylnn] sonundan beri Gali
lei'nin aslnda fiilen kr olduu48 bilinmiyor muydu? ok
gemeden iyi yrekli Chasles, pardon, diye cevap verdi, [bu
gne dek] herkesin bu krle inandn kabul ediyorum.
Ama yanlmlard. nk imdi bu ortak hatay ortadan
kaldrmak zere belirleyici bir vesikay tartmaya sunabi
lecek durumdaym. Bir baka talyan alim 2 Aralk 1 64 l'de
Pascal'a, gr yllardr zayflamaya devam eden Galilei'nin
o tarihte49 artk hi grmemeye baladn bildirmiti. . .
Tm sahtekarlarn Vrain-Lucas kadar retken olmadk
larna kuku yok;50 aldatlan herkes de onun iler acs kur
ban kadar bn deildir. Ama geree hakaretin bir ark ol
duunu, her yalann en azndan grnte karlkl destek
verecekleri varsaylan birok yalan daha51 pei sra srk
lediini hayat tecrbesi retirken, tarihi tecrbeler de bu
nu dorulamaktadr. Bu nedenle karmza ok sayda me
hur sahte belge salkm salkm kmaktadr. Canterbury'nin
sahte imtiyazlar, Avusturya dukalnn [-Iulius Caesar'dan
Friedrich Barbarossa'ya kadar onca byk hkmdar tara
fndan imzalanm-] sahte imtiyazlar, ecerenin devamn
da Dreyfus davasnn sahte belgeleri [ : insan kendini kayna
p duran mikrop kolonileri karsndaym gibi hissediyor
48 ]en gvenilir kaynaa dayanlarak[
49 ]birka gn nce[
50 ] (okuyucuyu yormamak iin onun Pascal-Newton meselesinin artc zen
ginlikteki dosyasna yapt katklan biraz ksaltmak zorunda kaldm)[
51
1 36

]neredeyse zorunlu olarak[

(ki ben sadece birka rnek vermekle yetindim) ] . Sahtekar


lk doas gerei sahtekarl dourur.
Son olarak da, aldatmacann52 daha kurnazca bir biimin
den sz edelim. Kaba, [eksiksiz ve deyim yerindeyse dobra]
kar-hakikatin yerini sinsi deiiklikler alr: sahici szle
melerin zerinde kalem oynatmak; anlatda kabaca gerek
bir fon zerine uydurulmu detaylan naketmek. [Bu kalem
oynatmalar genellikle kar amaldr. Nak ileri ise o
unlukla sslemeye yneliktir. ] Aldatc bir estetiin antik
veya ortaa tarihyazmnda yol at ykmlar sk sk eleti
rilmitir. Belki basnmzdaki etkileri de bundan az deildir.
Doruluk pahasna da olsa, en mtevaz havadis yazar bile
kiiliklerini, itibar geen yllarla asla ypranmayan bir sy
lemin uzlamlanna gre konumlandrr ve gazetelerimizin
yaz ilerinde Aristoteles ile Quintilianus'un mritleri sanl
dndan ok daha fazladr.
Hatta baz teknik koullar da bu arptmalarn nn aar
gibidir. Casus Bolo 1 9 1 7'de mahkum edildiinde, bir gn
lk gazetenin daha 6 Nisan'da idam haberini yaymlad
sylenir. Gerekten de nce bu tarihte yaplmas ngrlen
idam,53 [ aslnda ] ancak on bir gn sonra54 infaz edilmiti.
Gazeteci ise haberini nceden kaleme almt; olayn ng
rlen gnde gerekleeceine inandndan bunu dorula
may bile gereksiz bulmutu . Bu anekdot doru mu deil mi
bilmiyorum. Bu derece ar hatalarn istisna olduuna ku
ku yok. Ama daha hzl hareket etmek iin -nk ncelik
li hedef gazeteyi baskya yetitirmektir- beklenen sahnelerle
ilgili haberlerin zamanndan nce hazrland varsaym hi
de akla aykr gelmiyor. undan emin olabiliriz ki, gzlemin
52 ] zel,[
53 ] halbuki [
54 ! bir ertelemenin ardndan[
1 37

ardndan [ eer gerekiyorsa] taslan tm nemli noktala


r deitirilecektir; buna karlk, haberin renkli olmas iin
gerekli grlen ve kimsenin kontrol etmeyi dnmedii55
aksesuar babndan hususlara ne kadar dokunulduu tart
ma gtrr. En azndan meslek dndan birinin iine byle
domaktadr. Bu konuda meslekten birinin bizi aydnlatma
sn dileriz.56 Gazeteler [ne yazk ki] henz Mabillon'unu ve
ya Papebroeck'ini bulamamtr. [ Kesin bir ey varsa o da ar
tk biraz ad kalm edebi grg kurallarna uymak, bey
lik bir psikoloji anlayna sayg gstermek, glnlkten
nefret etmek gibi hususlarn yalan reticileri galaksisindeki
yerlerini henz korumakta olduudur. ]
Katksz uydurma ile tamamen kastsz hata arasnda bir
ok kademe mevcuttur. En iten martaval, artlarn da yar
dmyla kolayca bakalam geirerek yalancla dnebi
lir. Uydurmak, insanlarn ounda bulunan zihin tembelli
inin burun kvraca bir abay gerektirir. Kendiliinden
doan ve ann karlarna uygun bir yanlsamay kibarca ka
bullenmek57 ok daha rahat olmaz m?
Mehur "Nmberg ua" hadisesine bakalm. Olay hi
bir zaman tam olarak aydnla kavuturulmasa da anla
lan bir Fransz ticari ua sava ilanndan birka gn n
ce ehrin zerinden umu. Askeri bir uak sanlm ola
bilir. Yaklamakta olan boazlama heyulasnn penesine
dm bir nfus topluluu iinde uraya buraya bomba
larn dt sylentilerinin alp ban gitmesi akla ayk
r gelmiyor. Halbuki hibir bomba atlmad; Alman lmpa
ratorluu'nun yneticilerinin bu sahte sylentiyi boa kar55 ] biraz [
56 ] : Habercilik uygulamalar hakknda samimi bir inceleme belki de ada tarih
pratii asndan dier her eyden daha nemli olabilir. [
57 ] veya daha da boyutlandrmak [
1 38

mak iin tm olanaklara sahip olduklar kesin; ama onu bir


sava gerekesi yapmak amacyla hi kontrol etmeden kabul
ederek [ tam anlamyla] yalan syledikleri de kesin. Ama bu
nu yaparken hibir ey dnmemilerdi. Hatta belki de58
[ ilk bata] yaptklar sahtekarln da tam farknda deiller
di. O sama sylentiye inanld, nk inanmakta yarar var
d. Tm yalan trleri iinde insann kendisine syledii ya
lan en az59 rastlananlar arasnda deildir ve samimiyet keli
mesi iine birok ayrnt katlmadan kullanlamayacak biraz
kaba bir kavram kapsar.
Yine de birok tann tamamen iyi niyetli bir ekilde ya
nldklar da dorudur. u halde tarihinin, yirmi otuz yldr
canl hayatta yaplan gzlemlerin deerli sonularn kullan
masnn vakti artk gelmitir; bu gzlemler60 yeni saylabi
lecek bir disiplini tehiz etmitir [ : tanklk psikolojisi . ] Bi
zim incelemelerimizi ilgilendiren taraflaryla, bu kazanmlar
esas olarak unlardr.
Guillaume de Saint-Thierry'ye [ inanlacak olursa] , ren
cisi ve dostu Saint-Bernard bir gn gen bir kei iken her
gn ayinlere katld apelin mihrab tarafnda pencere
olduunu renince ok armt; nk her zaman sadece
tek penceresi olduunu tasavvur etmiti. Bu noktada61 ar
ma ve hayranlk duyma sras azizin biyografi yazarna gel
miti: Dnyevi eylerden bylesine kopmu ne kusursuz bir
Tanr hizmetkaryd o!62 Bernard'n az grlr bir dalgnl58 )en azndan bazlar [
59 ) tehlikeliler ve en az [
60 )yep[
61

)ve dier benzer noktalarda[

62 "bir nfus topluluu" kelimelerinden "ne kusursuz"a kadar olan blmde, bu


rada aynen baslan ve zerinde elle yaplm birok dzeltme bulunan orijina
lin yannda, zerinde hibir dzeltme bulunmayan, lll-14 diye numaralanm
bir de kopya bulunmaktadr; metin ilk yazmdaki ile ayndr ama yeni bir dak
tilo metin sz konusudur.
1 39

olduuna kuku yok; en azndan daha sonralan btn bir


gn [boyunca] Leman glnn kysndan yrd ama
gln farkna varmad hakknda anlatlan doruysa bu so
nuca varlabilir. Bununla birlikte birok deneme unu do
ruluyor: En iyi bilmemiz gereken gereklikler hakknda ka
ba yanlglara dmek iin mistik dnyann efendileri ara
snda yer almak art deildir. Cenevre'de Prof. Clarapede'in
rencileri de, yaplan mehur deneyler srasnda, niver
sitelerinin giri holn doru bir ekilde betimleyememi
lerdi; bu konuda, manastrnn kilisesini anlatamayan "a
zndan bal damlayan" din aliminden daha ileride deiller
di. [lin asl, ] ou beyinde evredeki dnyay kaydeden ci
hazlar vasat dzeydedir. Buna, tanklklarn aslnda anlarn
ifade edilmesinden baka bir ey olmadn eklerseniz, ilk
alglama hatalarnn hafza hatalaryla, o oynak, ihtiyar hu
kukularmzdan birinin daha nce de eletirdii o "escou
lourjante"* hafzann hatalaryla karma tehlikesinin her za
man mevcut olduu grlr.63
Baz zihinlerde doruluktan uzaklk gerekten patolojik
bir grnm alabilir -bu psikoz iin "lamartine hastal"
adn nersek fazla m saygszlk etmi oluruz? Herkes bilir:
Bu kiiler, genellikle iddiada bulunma konusunda pek geri
de kalmazlar. Ama u veya bu lde gvenilir veya kuku
lu tanklar olsa da, tecrbeyle sabittir ki syledikleri her ko
nuda ve her koulda ayn lde gvenilir saylabilecek bir
tana rastlamak olanakszdr. En yetenekli insanda bile ba
lca iki farkl neden tr beyindeki grntlerin gereklii
ni bozar. Bunlarn bir blm gzlemcinin o andaki halin
den kaynaklanr; rnein yorgunluk veya heyecan rol oynar.
(*) Beaumanoir'n "akkan hafza"y belirtmek iin kulland terim - e.n.
63 Bu blm Marc Bloch'un bir baka yazda ayn rnekleri verdii blmle kar
latnlabilir: Marc Bloch, "Reflexions d'un historien sur Les Fausses Nouvel
les de la guerre", Revue de synthtse historique, Mtlanges historiques iinde yeni

den baslmtr, 1921, c. 1, s. 42.


1 40

Dier nedenler dikkatinin derecesiyle ilgilidir. Pek az istis


na dnda, insan ancak alglamay beklediklerini iyi grr,
iyi duyar. Hastasnn baucuna giden bir doktoru ele alalm:
Durumunu zenle muayene ettii hastasnn grnmy
le ilgili anlattklarna odadaki mobilyalarla ilgili anlattkla
rndan daha kolay inanrm, nk muhtemelen mobilyala
ra ancak gz ucuyla, yle bir bakmtr. Bu nedenle, olduk
a yaygn bir nyargya karn, en aina olunan nesneler rnein Saint-Bernard iin Citeaux apeli- genellikle do
ru betimlenmesi en zor olanlar arasnda yer alrlar: nk
ainalk, neredeyse zorunlu olarak, kaytszl beraberin
de getirir.
Ama birok tarihsel olay ok iddetli duygusal karmaa
anlarnda veya ya bir srpriz sonucu ok sonradan dikkatini
ektii ya da dikkati o andaki dorudan eyleme64 ilikin kay
glara yneldii iin tarihinin bugn hakl olarak ncelik
tanyaca zelliklere yeterince eilememi tanklar tarafn
dan gzlemlenebilmitir. Baz rnekler mehurdur. 25 u
bat 1 848'de [Dileri Bakanl'nn nnde] ayaklanmay bu ayaklanma da Devrim'in balangc olacakt- balatan ilk
silah at askerlerden mi gelmiti, kalabalktan m? Anlal
d kadaryla bunu asla bilemeyeceiz.65 Eski yazarlar hak
knda saf saf sorguladmz ayrntlar eksiksiz olarak evre
mizdeki tek bir tank bile doru bir ekilde hatrlayamazken,
kronikilerdeki o uzun betimleme blmlerini, kostmle
rin, jestlerin, trenlerin, sava hadiselerinin o [ titiz] tasvirle
rini nasl ciddiye alabiliriz? Hangi saplantl rutin, romantik
tarihilerin kk balklarnn beslendikleri tm o vr zv
rn doruluuna ilikin en ufak bir hayali korumamz sa64 ]veya gvenliine(
65 ) Cluses'de de . . . tarihinde [ 18 Temmuz 1904-.n. I fabrika mdrnn sila
hn, grevcilerin yamur gibi ta yadrmaya balamasndan nce mi sonra m
atelediini adli soruturmann saptayamad gibi. [
141

layacak? En iyi koulda, bu tablolar bize yazarn anda o


eylemlerin iinde getii tahayyl edilen dekorlar sunarlar.
Bu da ok reticidir; pitoresk merakllar kaynaklarnda ge
nellikle bu tr bilgiler aramazlar.
Bununla birlikte, belki de sadece grn itibaryla k
tmser bu saptamalarn, bundan sonras iin incelemeleri
mizi hangi sonulara sevk ettiine bakmakta yarar var. Bu
saptamalar, gemiin temel yapsna dokunmuyorlar. Bay
le'in syledikleri doruluunu koruyor. "Caesar'n Pompe
ius'u yendii gereinin karsna hibir zaman geerli bir
itiraz kartlamayacaktr ve tartmada ne tr bir ilkeye da
yanlrsa dayanlsn, bu cmleden daha sarslmaz hibir ey
bulunamayacaktr: 'Caesar ve Pompeius yaamtr ve onla
rn hayadan, yazanlarn basit bir ruhsal dnm deildir
ler' . " Doru: Geride kesin gvenilir bilgi olarak, her trl
aklamadan yoksun braklm bu trden birka olgu kal
sayd, tarih fazla bir entelektel deeri olmayan, bir dizi ka
ba kayta indirgenirdi. Neyse ki durum hi de yle deil. Ta
nklk psikolojisinin sk sk [bu ekilde] belirsizlikle damga
lad nedenler sadece tamamen dorudan ncllerdir. B
yk bir olay bir patlamaya benzetilebilir. Gazlarn genleme
si iin vazgeilmez koul olan son molekl arpmas tam
olarak hangi koullarda gereklemitir? ounlukla bunu
bilemeyeceimizi kabullenmek zorunda kalrz. Bu, kuku
suz hayflanlacak bir eydir. (Ama kimyagerler her zaman
bizden daha iyi bir konumda mdr zaten?) Ama patlayan
karmn bileiminin eksiksiz bir ekilde analiz edilebilecek
durumda olmasn engellemez. 1848 Devrimi'ni -baz tarih
ilerin garip bir yanlgyla tesadfi olayn dorudan tip r
nei [yapabileceklerini] sandklan, oysa ok ak bir ekilde
nceden belirlenmi bu hareketi- uzun sredir hazrlayan
ve bir Tocqueville'in daha o anda sezmeyi bildii, ok eitli
ve ok etkin, ok sayda etken vard. Capucines Bulvan'nda142

ki silahl atma son kk kvlcmdan baka neydi ki?


Ayn ekilde, greceimiz zere, bu yakn ilk nedenler o
unlukla tanklarmzn, dolaysyla bizim gzmzden ka
makla kalmazlar. Kendi ilerinde, onlar da tarihte ngr
lemeyenin, "rastlant"nn ayrcalkl payn olutururlar. Ta
nklk kusurlarnn onlar en gelikin aralarmzdan bile
gizlemesi konusunda kolayca teselli bulabiliriz. Daha iyi bi
lindiklerinde bile, evrimin byk nedensel zincirleriyle kar
lamalar bilimimizin bertaraf etmeyi asla baaramayaca,
[bertaraf edeceini ileri srmeye hakk olmayan] olaslklar
tortusunu temsil edecektir. nsan kaderlerinin mahrem me
kanizmalarna, zihniyet veya duyarllktaki, tekniklerdeki,
sosyal veya iktisadi yapdaki deiikliklere gelince, bu ko
nularda sorguladmz tanklar anlk alglamann krlgan
lklarndan hi etkilenmezler. [Voltaire'in ok nceden sez
dii talihli bir uyum sayesinde,] tarihin en derinindeki ey
ler pekala en gvenilir eyler olabilir.
Bir bireyden dierine deitii aka belli olan gzlem ye
tenei de bir toplumsal deimez deildir. Baz alar ondan
daha mahrum kalmtr. rnein, bugn insanlarn oun
da saylarn deerlendirilmesi ne kadar vasat dzeyde kalr
sa kalsn, ortaan yllk yazarlarnn hepsinde olduu ka
dar hatal deildir; matematik hem bizim alglarmza hem
de uygarlmza nfuz etmitir. Bununla birlikte eer tank
lk hatalar son tahlilde sadece duyu veya dikkat zaaflar ta
rafndan belirlenseydi, tarihinin bunun incelenmesini psi
koloa brakmaktan baka yapacak ii olmazd. Ama olduk
a yaygn olan bu kk beyinsel kazalarn tesinde, hatala
rn ou belirli bir toplumsal atmosferin baka anlamlar ta
yan nedenlerine dayanrlar. Bu nedenle onlar da [ , tpk ya
lan gibi, ] ounlukla belgesel bir deer kazanrlar.
Eyll 1 9 1 7'de benim de iinde yer aldm piyade alay k
k Braisne ehrinin kuzeyindeki [ Chemin des Dames] siper1 43

lerini tutuyordu. ans eseri bir esir ele geirdik. Weser zerin
deki Bremen ehrinden, meslekten tccar bir ihtiyat askerdi.
ok gemeden cephe gerisinden kulamza tuhaf bir hika
ye alnd. Bu iyi haber alan arkadalar, "Alman casusluu bir
harika ! " diyorlard; "Fransa'nn gbeindeki karakollarndan
birini ele geirdik. Basknda karmza kim kt dersiniz? Ba
r srasnda oradan birka kilometre uzaa, Braisne'e yerle
mi bir tccar." Sylentinin abuk sabukluu ok aikar. Bu
nunla birlikte olay fazla basitletirmekten de kanalm. Bun
dan sadece bir iitme hatasn m sorumlu tutacaz? Bu ifade,
her halkarda, doruluktan uzak olurdu. nk doru isim
yanl iitilmekten ok kukusuz yanl anlalmt: Genel
de bilinmedii iin dikkat ekmiyordu; zihnin doal bir meyli
sonucunda onun yerine aina olunan bir isim seilmiti. Ama
dahas da var: Bu ilk yorum abasnn iinde, yine bilinsiz
ikinci bir aba daha bulunuyordu. Alman hileleri hakknda
sahip olunan ve ounlukla geree uygun fikir saysz anla
tyla poplerletirilmiti;66 kalabalklarn roman merakls du
yarlln da67 canl bir biimde okuyordu. Bremen'in yerine
Braisne'in geirilmesi bu takntyla bir anlamda kendiliinden
kabul edilecek kadar iyi uyuuyordu. 68
[Ama] tanklklardaki arptmalarn byk blm by
ledir. Hata, hemen her zaman nceden ynlendirilmitir. En
nemlisi de ancak genel kamuoyunun tercihleriyle uyuma
s kouluyla hayat bulmakta , yaylmaktadr; o zaman kolek
tif bilincin kendi izgilerini seyrettii bir aynaya dnr.
Birok Belika evinin cephelerinde svaclarn merdivenle
rini kolayca yerletirebilmeleri iin braklm dar aklklar
bulunur; ayet Alman [askerlerinin] hayal gc uzun sre66 ]; sadece ok arpc olmakla kalmyordu [
67 ]en[
68 Bu paragraf, Melanges historiques, s. 53'teki ilgili blmle karlatrn (s. 136,
dipnot 63'te zikredilen makale) .
1 44

dir gerilla korkusuyla ilenmeseydi, 1 9 1 4'te bu masum du


varc ilerini asla keskin nianclar iin hazrlanm mazgal
delikleri diye grmezlerdi. Bulutlar ortaadan bu yana e
kil deitirmemilerdir. Bununla birlikte biz onlara bakt
mzda artk ne ha ne de mucizevi kllar gryoruz. Byk
Ambroise Pare'nin gzlemledii kuyruklu yldzn kuyruu
bizim gkyzmzden zaman zaman geenlerden muhte
melen hi farkl deildi. Yine de o, orada tuhaf bir arma gr
dn sand. Evrensel nyargya itaat, baknn allagel
mi doruluunu alt etmiti; ve tankl [ , daha birok ta
nklk gibi,] gerekte ne grd deil, onun devrinde neyin
grlmesinin doal karland hakknda bilgi vermektedir.
Bununla birlikte, bir tann hatasnn birok insann ha
tas haline gelmesi, kt bir gzlemin bo sylentiye dn
mesi iin toplumun durumunun da bu yaygnlamay destek
lemesi gerekir. Tm toplum trleri buna eit lde elverili
deildir. Bizim kuaklarn yaad olaanst kolektif yaam
alkantlar bu konuda hayranlk verici deneyler oluturmak
tadr. Gerei sylemek gerekirse, u anda yaananlar henz
kesin bir analize gelmeyecek kadar yakn olaylar. 1 9 14- 1 9 1 8
sava ise araya daha fazla mesafe koyabilmeye izin veriyor.
O drt yln, zellikle de savaanlar iinde, yanl haberler
konusunda ne kadar retken olduunu herkes bilir. zel
likle siperlerin o ok kendine zg toplumunda bu tarz ha
berlerin oluumu incelenmesi en ilgin alan gibi gzkyor.
Propagandann ve sansrn de bu ite hatr saylr bir ro
l oldu. Ama bu kurumlan yaratanlarn onlardan bekledii
nin tam tersi bir rold bu.69 Bir mizahnn ok gzel sy
ledii gibi: "Siperlerdeki hakim kan, baslmasna izin veri
lenler dnda her eyin doru olabilecei ynndeydi." Ga
zetelere inanlmyordu; mektuplara da inanlmyordu; n
k ok dzensiz gelmelerinin dnda, ok sk bir denetim69 ] . Daha yukarda, yazl meme kar kukuculuk salgn zerinde durmutum. 1
145

den de geirildikleri syleniyordu. Bu nedenle efsanelerin ve


mitlerin antik anas olan szl gelenek inanlmaz bir canl
lk kazand. Deneycilerin en gz karasnn bile dlemeye
asla cesaret edemeyecei gz pek bir hamleyle, hkmet
ler arada akp gitmi yzyllar iptal ederek, cephedeki aske
ri, gazeteden haber bltenlerinden kitaptan nceki haberle
me olanaklarna ve zihniyete geri gtrmlerdi.
Dedikodular genellikle ate hattnda domuyordu. Orada
ki kk gruplar bunu baaramayacak kadar birbirinden tec
rit edilmi durumdayd. Askerin emir almadan yer deitir
me hakk yoktu; zaten bunu ounlukla ancak hayatn teh
likeye atarak yapabilirdi. Zaman zaman,70 irtibat erleri, hatla
rn onaran telefoncular, topu gzcleri gibi geici yolcular
gelip gidiyordu. Bu nemli kiiler sradan askerle fazla dp
kalkmyorlard. Ama71 dzenli aralklarla gerekleen ok da
ha nemli iletiimler vard. Bunu zorunlu klan, besin kayg
syd. Snaklardan ve gzetleme mevzilerinden oluan bu
kk dnyann agoras mutfaklard. Orada, sektrn eit
li noktalarndan gelmi iaeciler gnde bir veya iki kere bulu
up kendi aralarnda veya mutfaklarla ene alyorlard. Bu
adamlar ok ey biliyorlard, nk tm birliklerin kavak
noktasnda yer aldklar gibi, [aynca] kurmay heyetlerinin72
yaknnda konulanm talihli insanlar olan alay treni kon
dktrleriyle her gn laflayabilmek gibi az bulunur bir ay
rcala sahiptiler. Bylece, ak havadaki atelerin veya sey
yar mutfak ocaklarnn etrafnda, birbirinden ok ayn evre
ler arasnda ksa mrl balar kuruluyordu. Sonra, patika
lardan ve san yollarndan sarslarak geen mutfaklar cephe
nin en ileri hatlarna kadar kazanlaryla birlikte doru veya
yanl, her halkarda her zaman arptlm ve gittikleri yer70 ] her snftan[
71

]ayn zamanda [

72 ] hatta bazen hala meskun kylerin[


146

de yeniden gelitirilmeyi bekleyen haberleri tayorlard. Ay


rntl askeri haritalarda, n mevzileri gsteren i ie gemi
izgilerin biraz gerisinde taramalarla kesintisiz bir erit olu
turulabilirdi: Bu da efsanelerin olutuu blgeyi gsterirdi.73
Tarihte de kabaca benzer koullarn yn verdii birden
ok topluluk vardr; aradaki tek fark, sz konusu topluluk
lardaki koullar, tamamen olaanst bir krizin geici sonu
cu olmak yerine, hayatn normal akn temsil ediyorlard.
Orada da hemen hemen tek etkili yol szl nakildi. ok par
al haldeki unsurlar arasndaki balantlar hemen hemen
sadece74 uzmanlam araclar tarafndan kuruluyor veya be
lirlenmi balant noktalarnda gerekleiyordu. Siperlerde
ki san yollarnda gezinen75 kk insanlarn yerini orada
seyyar satclar, gezici oyuncular, haclar, dilenciler tutuyor
du. Dzenli bulumalar pazarlarda veya dini bayramlar ve
silesiyle gerekleiyordu . rnein erken ortaada durum
byleydi. Haber kayna olarak yolcularn kullanld sor
gulamalarla oluturulan manastr kronikleri, eer byle bir
meraklan olsayd bizim mutfak onbalanmzn tutabilecek
leri akl defterlerine ok benziyorlard. Bu toplumlar, yanl
haberler asndan her zaman mkemmel bir kltr bulama
c olmulard. nsanlar arasndaki sk ilikiler eitli anlat
lar arasnda karlatrma yaplmasn kolaylatrrlar. Eleti
ri duygusunu krklerler. Uzun aralklarla sizi ziyaret eden
ve zor yollardan geerek size uzak diyarlarn dedikodularn
tayan anlatcya ise tam tersine daha kolay inanlr.76
73 ] . Doal olarak daha uzak temas aralarn, izinden dnen askerleri de ekleyin.
Yine de onlarn naklettikleri sivillerin diyarndan geliyor, oras da ayn zaman
da beyin ykama blgesi saylyordu. Oraya kimse gvenmiyordu. [
74 ] bir anlamda [
75 ] gelip geici [
76 ] Bununla birlikte, bu karlatrmay fazla zorlamamakta yarar var. Sava bir
ok bakmdan artc bir gerileme tecrbesi olmutu. Fakat bir gerileme hi
bir zaman tam olarak nihayetine ermez ve zihinsel evrimin yzlerce yllk izi
bir kalemde silinip atlamaz. 1914-1918'in eratnda yalan yanl sylentilere
147

3. Bir Eletirel Metot Mant Denemesi77


Psiik gereklikler zerinde alan tanklk eletirisi, her za
man bir zeka sanat olarak kalacaktr. Onun iin asla hazr
reete yoktur. Ama ayn zamanda zihnin birka byk i
leminin metotlu uygulan zerine dayandrlan aklc bir
sanattr. Ksacas, ortaya karmaya almakta yarar olan,
kendine zg bir diyalektii vardr.
Kaybolmu bir uygarlktan geriye tek bir nesne kaldn
varsayalm; ayrca, bu nesnenin bulunu koullar onu jeo
lojik tortular gibi insana yabanc izlerle ilikilendirmeye izin
vermesin (nk bu balantlar aray iinde cansz doa
nn da syleyecek sz olabilir) . Bu tek kalnty tarihlendir
mek veya sahicilii zerinde gr belirtmek tamamen im
kansz olacaktr. nk bir tarihin saptanmas, bir belgenin
kontrol edilip yorumlanmas, ancak onu kronolojik bir dizi
veya ezamanl bir kme iine katarak mmkn olur. Mabil
lon diplomatikay Merovenj ana ait beratlar ya kendi ara
larnda ya da a veya nitelii farkl baka metinlerle kar
latrarak kurdu; yorum bilimi lncil anlatlarnn karlat
rlmasndan dodu. Hemen her eletirinin temelinde bir kar
latrma almas vardr.
kanma oran yksekti. Ama bana yle geliyor ki epey ksa sreliydi. ncelikle,
doal olarak kendisinin o andaki kaderini etkileyebilecek gibi grnen olay
lara -nbet deiimi, cephe deitirme, bir sonraki saldn- odaklanmt, ama
ortaadaki sradan halkla kyaslandnda merak daha geniti, dnya gr
o kadar kstlanmamt veya o kadar eksik deildi. Daha nce de sylediimiz
gibi, tarihi imdiki zaman orada gemiin drt drtlk bir kopyasn bulmak
umuduyla incelemez. Orada sadece gemii daha iyi anlamasn, daha iyi his
setmesini salayacak aratan arar. Eer yanlmyorsam, savataki yalan haber
ler de bu konuda iyi bir rnek oluturuyor. [
77 Bu balktan itibaren ve bu metnin sonuna kadar dipnotlar, araya katlm bir
ka el yazs yaprak ve zerlerinde elle yaplm dzeltiler bulunan daktilo
edilmi sayfalar ieren nihai versiyon ile zerine elle yaplm dzeltme bulun
mayan daktilo edilmi metin arasndaki deiikliklere iaret etmektedir.
1 48

Ama bu karlatrmann sonular hibir ekilde kendi


liinden ilemez. Karlatrma mutlaka benzerlikler kadar
farkllklarn da bulunmasna yol aar. Ama duruma gre,
bir tankln komu tanklklarla uyumas tam ters ynde
sonular dayatabilir.
nce, en basit rnek olarak anlaty ele almak gerek. Mar
bot, onca gen yrekte arpntlara neden olan Memoires'n
da, kendisini kahraman olarak gsterdii bir yiitlik hadise
sini ok ayrntl bir ekilde anlatr: Sylediklerine inanlacak
olursa, 7 Mays 1 809'u 8 Mays'a balayan gecede o srada ka
barm bulunan Tuna'nn hrn dalgalarn kaykla geip kar
kydaki birka Avusturyaly esir almtr. Bu anekdot na
sl dorulanabilir? Baka tanklklarn yardmyla. Elimizde
mevcut ordularn emirleri, seyir defterleri, cerideleri var: Bun
lar, Marbot'nun ordugahlarn nehrin sol yakasnda buldu
unu iddia ettii Avusturya ordusunun o mehur gecede he
nz kar kyda olduunu doruluyorlar. Ayrca bizzat Na
poleon'un Correspondance ndan [Yazmalar) 8 Mays'ta neh
'

rin henz kabarmad anlalyor. Son olarak da, bizzat Mar


bot'nun 30 Haziran 1 809'da kaleme ald bir terfi talebi bu
lundu; burada sayd maddeler arasnda szde nceki ay ger
ekletirdii kahramanlktan tek satr bile bahsetmiyor. De
mek ki bir yanda Memoires, dier yanda da onu yalanlayan bir
sr metin var. Badamalar imkansz bu tanklar arasnda
hakemlik etmek gerek. Hangi seenek daha akla yakn gr
nyor: Olay annda kurmay heyetleri ve bizzat imparator mu
yanlmtr (tabii Tanr bilir neden gerei bilinli olarak de
itirmemilerse), terfi sknts eken 1 809 ylndaki Marbot
lgnca bir tevazuya kaplarak hata m etmitir, yoksa ok da
ha sonra, palavralar dillere destan yal muharip hakikate ye
ni bir elme mi takmtr? Kesinlikle hi kimse tereddt ede
mez: Memoires bir kez daha yalan sylemitir.
149

Demek ki burada saptanan uyumazlk, kart tanklklar


dan birini kertmitir. lki taraftan biri ayakta kalamama
lyd. Mantk postulatlarnn en evrenseli bunu zorunlu k
lyordu: Bir olay hem olmu hem de olmam olamaz, eli
ki ilkesi bunu acmasz bir ekilde yasaklar. Btn dnya
da, uzlamaz beyanlar arasnda bir orta yol bulmak iin tm
iyi niyetleriyle didinip duran alimlere rastlanr: Bu, kendisi
ne ikinin karesi sorulduunda, yanndaki arkadalarndan
biri "4" , dieri ise "8" diye fsldaynca, "6"nn doru ce
vap olduunu sanan yumurcan durumuna dmek anla
mna gelir.
Daha sonra geriye, hangi tankln reddedilip hangisinin
kalacan semek kalyordu . Bu konudaki hkm psikolo
jik bir analiz verdi; srayla tanklardaki varsaymsal doru
luk, yalan veya hata nedenleri gzden geirildi. Bu rnekte,
sz konusu deerlendirmenin neredeyse mutlak bir aikar
lk nitelii tad ortaya kt. Byle bir deerlendirme ba
ka koullarda ok daha gl bir belirsizlik katsaysnn et
kisinde kalabilir. Hassas bir gereke lmne dayandrlan
sonular, ok byk ihtimal ile sadece akla yakn arasnda
uzun bir kademelendirmeyi gerektirirler.
[ Ama imdi baka trden rneklere geelim. ] zerin
de 13. yzyla ait olduu belirtilen bir szleme kat ze
rine yazlm, halbuki bugne dek bulunmu o dneme ait
tm orijinal belgeler parmen zerine yazl; harflerin bii
mi o tarihe ait dier belgelerdekilerden ok farkl; kullan
lan dil, dier belgelerin hepsinde grlen kullanma yaban
c kelimeler ve cmle yaplaryla dolu. Veya paleolitik aa
ait olduu ileri srlen bir aletin yontulu biimi, bildiimiz
kadaryla bize ok daha yakn dnemlerde kullanlan ima
lat usullerini yanstyor. Szlemenin de aletin de sahte ol
duklar sonucuna varrz. Bir nceki rnekte de olduu gibi,
1 50

uyumazlk mahkumiyet hkmn verdirtmitir. Ama bu


defa nedenler ok farkl trdedir.
Bu defa yrtlen manta yn veren fikir udur: Ay
n toplumun ayn kua iinde adetler ve tekniklerde y
le gl bir benzerlik hakimdir ki hibir bireyin ortak pra
tikten hissedilir lde uzaklamas mmkn deildir. Yii.
Louis devrindeki bir Franszn harflerin dik bacaklarn aa
yukan adalar gibi izdiini, aa yukan ayn szler
le konutuunu,78 ayn malzemeleri kullandn kesin veri
diye kabul ederiz; Madeleine kltr kabilelerinden bir ii
nin elinde kemik ularn kesmek iin mekanik bir testere
si olsayd, onu arkadalar da kullanrd diye mantk yr
trz. zetle, buradaki postulat sosyolojik niteliktedir. Da
yand kolektif ie doru geime, saynn basks, mecbu
ri taklit kavranlan genel deerleri bakmndan kesintisiz bir
insanlk tecrbesiyle kukusuz dorulanmaktadrlar ve top
lamnda, bizatihi uygarlk mefhumuyla rtmektedirler.
Bununla birlikte benzerliin ok kuvvetli olmamas gere
kir. Yoksa tankln lehine ifade vermesi sona erer. Tam ak
sine, onu mahkum ettirir.
Waterloo muharebesine katlm herkes Napoleon'un ora
da yenildiini bilir. Bu yenilgiyi inkar edecek fazlasyla tuhaf
bir tan yalanc tank sayarz. Aynca, Napoleon'un Water
loo'da yenildiini, bu basit ve kaba saptamayla snrl kaln
d lde, Franszcada sylemenin birbirinden farkl bir78 Belki de Marc Bloch'un koyduu notun yeri burasdr: "Genliimde, Szle
meler Okulu'nun mdrln yapm ok nl bir alimin bize epey gurur
lanarak yle dediini duymutum: 'Bir el yazmasndaki yaznn tarihini en
fazla yirmi yl yanlarak saptayabilirim.' Sadece bir eyi unuuyordu: Birok
insan, birok yazc krk yldan fazla yaarlar ve yazlar bazen yalandka de
iebilse de bunun nedeni ok ender olarak yeni hakim yaz stiline uyum sa
lamak olur. 1 200'ler civarnda da altmna dayanm ve kendilerine l l SO'ler
de retildii gibi yazmaya devam eden yazclar vard herhalde. Aslnda, ya
znn tarihi dilin tarihini tuhaf bir ekilde geriden izliyor. O da kendi Diez'ini
veya Meillet'sini bekliyor."
1 51

ok biimi olmadn da kabul ediyoruz. Ama iki tank ya


da kendine tank diyen iki kii muharebeyi tam olarak ay
n dille mi betimliyorlar? Ya da belirli bir ifade eitlilii ol
sa bile, tamamen ayn ayrntlarla m anlatyorlar? Zorun
lu olarak mekann farkl noktalarna yerlemi ve eit olma
yan dikkat yetilerine sahip iki gzlemcinin ayn olaylar ke
limesi kelimesine ayn ekilde kaydetmelerini, birbirinden
bamsz alan iki yazarn ayn eyleri anlatmak iin Fran
sz dilinin saysz kelimesi iinden tesadfen ayn terimleri
semelerini, onlar benzer ekilde bir araya getirmelerini ak
lmz kabul etmez. Eer her iki anlat da dorudan, gerek
likten alnma iddias tayorsa, demek ki en azndan biri ya
lan sylyordur.
zerlerinde taa oyulmu iki sava sahnesi yer alan iki an
tik ant dnn. Farkl askeri seferlerle ilikili olsunlar. Yi
ne de tasvirler neredeyse ayn izgileri tayorlar. Arkeolog
yle der: "Eer her iki sanat da bir ekole ait olan rnei
kopya etmekle yetinmemise, o zaman mutlaka biri dierin
den intihal yapmtr." Savalarn arasnda ksa bir zaman
fark bulunmas, belki de ayn halklardan hasmlar -Hitit
lere kar Msrllar, Elam'a kar Assur- kar karya getir
meleri nemli deildir. nsan tavrlarnn muazzam eitlili
i iinde, farkl anlarda gereklemi iki ayn eylemin tama
men ayn jestlerin tekrarna sahne olmas fikrine isyan ede
riz. Aynen canlandryormu gibi yapt askeri grkemin ta
nkl olarak, iki tasvirden en azndan biri -veya ikisi bir
den- tam anlamyla sahte bir paradr.
Demek ki eletiri u iki u nokta arasnda gidip gelir: do
rulayan benzerlik ve gzden dren benzerlik. nk te
sadfi bulumalarn snrlar vardr ve toplumsal mutabakat
her eyi iine alabilecek olduka gevek ilmiklerden oluur.
Baka bir deyile, evrende ve toplumda fazla alt izili sap
malar olasln dlamaya yetecek lde bir aynlk bulun1 52

duunu varsayarz. Ama bu aynlk, bizim tahayyl ettiimiz


ekliyle, ok genel niteliklerle snrl kalr. Gerein iine bi
raz daha girildii takdirde, sonsuza ok yakn miktarda olas
bileimin varln gerektirir, bunlar kapsar, yle ki bu bile
imlerin kendiliinden aynen yinelendii dnlemez: Ka
stl bir taklit ediminin var olmas gerekir. yle ki, son tah
lilde tanklk eletirisi benzeyen ve benzemeyen, Bir ve o
ul konusunda metafizik bir sezgiye dayanr.
Kopya varsaym ne ktktan sonra, geriye etki dorul
tularn saptamak kalr. Her iftte, belgelerin ikisi de ortak
bir kaynaktan m beslenmitir? Tam tersine ilerinden biri
nin orijinal olduunu varsayarsak hangisine bu sfat tan
malyz? Bunun cevab bazen d ltler, rnein, saptamak
mmkn olduunda, ilikili tarihler sayesinde bulunur. Bu
yardmdan mahrumsak, nesnenin veya metnin i zellikle
rinden yardm alan psikolojik analiz ne kar.
[Bu analizin mekanik kurallar olmad aikardr. rne
in, anlalan baz alimlerin yaptklar gibi, belge ile oyna
yanlarn yeni icatlar srekli oalttklar, dolaysyla en sade
ve en akla yatkn metnin her zaman en eski metin olma an
sna sahip bulunduu bir ilke olarak ne srlebilir mi? Bu
bazen dorudur. Bir Assur kralnn ldrd dman say
snn yazttan yazta lsz bir ekilde kabard grlmek
tedir. Ama bazen de akl bu ilkeye kar kar. Saint Geor
ges'un Passion1ar iinde en masals olan tarih olarak ilkidir;
daha sonra pe pee gelen yazclar eski anlaty elden geir
miler ve lsz dlem gcnden rahatsz olduklar taraf
larndan nce birini, sonra dierini budamlardr. ok fark
l taklit biimleri mevcuttur. Bireye gre, bazen bir kuak
taki ortak tarzlara gre deiirler. Dier herhangi bir zihin
sel tavr gibi onlarn da, bize "doal" geldikleri bahanesiyle,
batan kabul edilmeleri sz konusu olamaz. ]
1 53

[Neyse ki] intihalciler ounlukla yaptklar beceriksizlik


lerle kendilerini ele verirler. Kopya ettikleri modeli anlama
dklar zaman yaptklar yanl yorumlar sahtecilii ifa eder.
Yaptklar intihalleri deitirerek gizlemeye mi alyorlar?
Hilelerindeki beceriksizlik yznden yakay ele verirler. Bir
kompozisyon imtihan srasnda gzn yanndakinin ka
dna dikip cmlelerini tersten yazan bir liseli tanmtm; da
ha sonra gerek bir zeka sergileyerek, etken fiilleri edilgene
zneleri de ykleme eviriyordu. Tek baard, retmeni
ne mkemmel bir tarihsel eletiri rnei sunmak oldu.
Bir taklidin maskesini indirmek iin, balangta kar
mzda iki veya daha ok tank olduunu sandmz yerde,
geriye sadece bir tank brakmak gerekir. Marbot ile ayn
ada yaam iki kii, Kont de Segur ve General Pelet, Tu
na'nn geilmesi iddiasyla ilgili onunkine benzer birer an
lat brakmlardr. Ama Segur Pelet'den sonra geliyordu;
onu okumutu; tek yapt ondan kopya ekmekti. Pelet ise,
Marbot'dan nce yazm olmasna ramen, onun arkaday
d; hi kukusuz onun hayali kahramanlklarndan bahset
tiini duymutu; nk bu yorulmak nedir bilmeyen palav
rac, yaknlarn kandrp, bilerek sonraki kuaklarn gz
n boyamaya hazrlanyordu . Demek ki elimizdeki tek te
minat Marbot'dur, nk grnteki kefilleri ancak ondan
sonra konumulardr. Titus-Livius Polybios'u ssleyerek
de olsa kopya ederken, elimizdeki tek yetkili kaynak Polybi
os'tur. Einhard bize szde Charlemagne' tasvir ederken, as
lnda Suetonius'a ait Augustus portresini deitirerek kop
ya ediyorsa, elimizde gerek anlamda hibir tank kalma
m demektir.
[Son olarak,] szde tann arkasnda adn asla aklamak
istemeyen bir suflrn yer ald durumlar da vardr. Robert
Lea, Tapnak valyeleri (Templiers) davasn incelerken, iki
farkl haneden iki sank ayn engizisyoncu tarafndan sorgu1 54

ya ekildiinde, hi deimeyen bir ekilde ayn canavarlk


lar ve ayn kfrleri itiraf ettiklerini gzlemledi. Ayn evden
gelen sanklar farkl engizisyoncular tarafndan sorgulandk
larnda ise, tam aksine, itiraflar birbirini tutmuyordu. Ce
vaplar yargcn dikte ettii belliydi. Adli yllklarda sanrm
baka rnekleri de bulunabilecek bir husustur bu.
Eletirel mantk yrt iinde snrl benzerlik ilkesi ad
verilebilecek olgunun oynad rol, kukusuz baka hibir
yerde, metodun en yeni uygulamalarndan biri olan istatis
tiksel eletirideki kadar ilgin bir grnm almaz.
inde sk balar olan, etkin bir alveri ann kaplad
bir toplumda, belirli iki tarih arasndaki fiyatlarn tarihi
ni incelediimi varsayalm. Benden sonra bir ikinci, sonra da
bir nc aratrmac ayn incelemeyi, ama hem benimki
lerden farkl hem de birbirlerinden farkl elerin yardmy
la yapyorlar, farkl muhasebe defterlerini, farkl resmi fiyat
listelerini inceliyorlar. Her birimiz ortak bir temelden, gra
fiklerimizden hareketle kendi yllk ortalamalarmz, kendi
gstergelerimizi karyoruz. eri aa yukar rtyor.
O zaman her birinin fiyat hareketi hakknda stnkr do
ru

bir grnt sunduu sonucuna varlr. Niin?

Tek neden, homojen bir iktisadi ortamda byk fiyat dal


galanmalarnn zorunlu olarak hissedilir lde benzer bir
ritme uymas deildir. Kukusuz bu deerlendirme, kr kr
parmam gzme ayran erileri kukuyla kabul etmeye
yetecektir. Ama tm olas izimler iinde, grafiin ittifak
la sunduu verinin, aralarnda uyutuklar iin mutlaka do
ru

olmas gerektiini gstermez. Ayn ekilde oynanm

teraziyle yaplacak lm ayn rakam gsterse bile, bu


rakam yanltr. Buradaki tm mantk, hatalar mekanizmas
nn analizine dayanmaktadr. fiyat listesinden hibiri ay
rntlardaki bu hatalardan muaf tutulamaz. statistik alann1 55

da bu tr hatalar hemen hemen kanlmazdr. Hatta aratr


macnn kiisel hatalarn bertaraf ettiimizi varsayalm (da
ha kaba hatalar bir kenara brakacak olursak, hangimiz es
ki l birimlerinin o korkun labirentinde hi tkezleme
diini iddia edebilir ki?) Bilim adamnn inanlmaz lde
dikkatli olduunu kabul etsek bile, geriye bizatihi belgele
rin kurduu tuzaklar kalacaktr: Baz fiyatlar alklktan veya
kt niyetten tr yanl kaydedilmi olabilir; baz fiyatlar
ise olaanddr (rnein "dost ii" veya tam tersine enayi
leri kazklama fiyat) ve bu yzden ortalamalar altst ede
bilirler; pazarlarda uygulanan ortalama rayi fiyatlar kayda
geiren resmi fiyat listeleri de her zaman kusursuz bir zen
le karlmamtr. Ama ok sayda fiyat kullanlrsa, bu ha
talar telafi edilir. nk hatalarn hep ayn ynde ilemesi
hi akla yatkn deildir. Demek ki farkl verilerle elde edi
len sonularn tutmas birbirlerini doruluyorsa, bunun ne
deni temelde ihmallerin, kk aldatmacalarn, kk ilti
maslarn birbirini tutmasnn bize hakl olarak dnlemez
gelmesidir. Tanklardaki indirgenemez eitlilik, onlarn ni
hai olarak birbirini tutmasnn bu durumda temeldeki birli
i tartma gtrmeyecek bir gereklikten kaynakland so
nucuna gtrmtr bizi.
Tanklk snamasnn ayralar kaba bir biimde kullanl
maya hi gelmez. Bu snamaya yn veren hemen hemen tm
aklc ilkeler, tm deneyler azck zorlandklarnda bile kar
t ilkeler veya deneylerle snrlanverirler. Kendine saygs
olan her mantk gibi, tarihsel eletirinin de en azndan gr
nte kendi atklar vardr.
Bir tankln sahici olarak kabul edilmesi iin metot, gr
dmz zere, yakn tanklklarla belli bir benzerlii ol
masn art koar. Bununla birlikte sz konusu ilke harfiyen
uygulandnda, keif denen olgudan geriye ne kalr? n1 56

k keif dendii anda, srpriz ve benzemezlik de devreye gi


rer. Her eyin her zaman beklendii gibi seyrettiini sapta
makla yetinen bir bilimin uygulamas ne faydal ne de elen
celi olurdu. Bugne dek, 1 204 ylndan daha nceye ait (da
ha nce olduu gibi Latince yazlmak yerine) Franszca ya
zlm bir szleme bulunamamtr. Yarn bir aratrmac
nn 1 180 tarihli bir Franszca szlemeyi ortaya kard
n dnelim.79 Belgenin sahte olduu sonucuna m varla
caktr? Yoksa bilgilerimizin daha nce yetersiz olduuna m
hkmedilecektir?
Zaten yeni bir tanklk ile evresi arasnda bir eliki bu
lunduu izlenimi bilgimizdeki geici bir eksiklikten baka
eyden kaynaklanmayabilecei gibi, pekala o zamanki ey
ler arasnda da bir uyumsuzluk mevcut olabilir. Toplum
sal aynlk, baz bireylerin veya kk gruplarn onun d
na kmasn engelleyebilecek kadar gl deildir. Pas
cal'in Amauld gibi yazmad, Cezanne'n Bouguereau gibi
resim yapmad bahanesiyle, Provinciales'in veya Montag
ne Sainte-Victoire'n kabul edilmi tarihlerini red mi edece
iz? Ayn adaki buluntularda sadece tatan aletler kt
gerekesiyle, en eski tun aletlerin sahteliine mi hk
medeceiz?
Bu yanl sonular asla hayali deildir ve ilmi rutinin a
rtc olduklar iin ilk bata inkar ettii olgularn, Voltai
re'in ok yksek sesle alay ettii Msr'daki hayvan tapncn
dan tersiyer adaki insan kalntlarna kadar giden uzun bir
listesi vardr. Bununla birlikte, daha yakndan bakldnda,
metodoloj ik paradoksun sadece yzeyde olduu grlr.
Mantk yrtmede kullanlan benzerlik olgusu haklarn yi
tirmemitir. Sadece daha kesin bir analizle, zorunlu benzer
lik noktalarnn olas sapmalardan ayrlmas gerekir. nk
her bireysel zgnln snrlar vardr. Pascal'in slubu sa79 ] Hi ugramadan[
1 57

dece kendisine zgdr; ama grameri ve sz daarc a


na aittir. 1 180 tarihli varsaymsal szlememiz o zamana ka
dar kullanlmam bir dilde yazld iin bugne dek bili
nen ayn dneme ait dier szlemelerden farkllasa da sa
hiciliinin kabul edilebilmesi iin Franszcasnn o adaki
edebi metinlerce dorulanan dilin durumuna, bahsettii ku
rumlarn da o ann kurumlarna uymas gerekir.
Ayrca eletirel kyaslama, ayn sre dzlemi zerindeki
tanklklar karlatrmakla yetinmez. Beeri bir fenomen
her zaman alar ap geen bir dizinin halkasdr. Yeni bir
Vrain-Lucas'nn akademinin masasnn zerine bir avu el
yazs metin frlatp Pascal'in Einstein'dan nce genel gre
lilik kuramn bulduunu iddia edecei gn, kullanlan ev
raklarn sahte olacaklarna nceden kesin gzyle bakabili
riz. Bunun nedeni, Pascal'in adalar tarafndan bulunma
m bir eyi bulamayaca fikri deildir. Ama grelilik kura
mnn hareket noktas, kendisinden nceki uzun matema
tiksel speklasyonlarn geliimidir; ne kadar byk olursa
olsun, hibir insan sadece dehasnn gcyle kuaklar boyu
srm bu almay ikame edemez. Buna karlk, ilk pale
olitik resim keifleri karsnda baz bilim adanlan byle bir
sanatn nce geliip sonra yok olamayaca gerekesiyle on
larn sahiciliine veya tarihlerine itiraz ettiklerinde, bu ku
kucular yanl bir mantk yrtyorlard: Baz zincirler ko
pabilir ve uygarlklar lmldr.
zetle, Kilise'nin ikisi de ltalya'da lm iki hizmetka
rnn yortusunu ayn gn kutladn; her ikisinin de aziz
lerin biyografilerini okuyarak Kilise'ye katldklarn; ayn
isimle anlan birer tarikat kurduklarn; nihayet, bu iki tari
katn ada iki papa tarafndan ortadan kaldrldn yazan
Peder Delahaye'i okuyanlar arasnda, hata sonucu ikiye
karlm tek bir bireyin sz konusu olduunu , bu kiinin
ehitler listesine iki farkl isimle kaydedildiini haykrma
1 58

istei duymayan kmaz. Oysa ki dini yaama ayn ekilde


aziz biyografilerinin rneini izleyerek giren jean Colom
bani Jesuates, * Ignace de Loyola ise Cizvit tarikatn kur
mutur; ikisi de 3 1 Temmuz gn, birincisi 1367'de Sien
na yaknnda, ikincisi ise 1 556'da Roma'da lmtr; Jesu
ates IX. Clementius, Cizvitler ise XIV. Clementius tarafn
dan ortadan kaldrlmtr. rnek ok arpcdr. Ama by
le tek rnek de deildir kukusuz. ayet herhangi bir fela
ket sonucunda bu son yzyllarn felsefi eserlerinden geriye
sadece birka zayf taslak kalrsa, gelecein bilim adanlan
her ikisi de ngiliz ve her ikisi de Bacon adnda iki dn
rn her ikisinin de80 retilerinde deneysel bilgiye byk
bir yer ayrmak konusunda uyutuklarn grnce kimbilir
ne byk kukular yaayacaklardr. Pais, birok eski Roma
rivayetini, sadece -veya hemen hemen sadece- birbirine ol
duka benzeyen hadiselerde ayn isimler getii iin, efsane
olmakla sulamtr. Olaylarn veya kelimelerin kendiliin
den tekrarn yadsmann ruhunu oluturduu intihal ele
tirisi, bana bozulmasn ama, tesadf tarihten bertaraf edile
meyen tuhaflklardan biridir.
Ama tesadfi kesimeler olasln kabaca kabullenmek
yetmez. Eletiri, bu basit saptamaya indirgenirse, evet ve ha
yr arasnda ebediyen gidip gelir. Kukunun bilgi arac hali
ne gelmesi iin, her zel durumda bileimin inandrclk de
recesinin doruya bir lde yaklaan bir biimde llebil
mesi gerekir. Burada, daha birok baka zihin disiplini gibi,
tarihsel aratrmann yolu da olaslklar kuramnn kral yo
luyla kesiir.

(*) (Fr.) 1363'tejeon Colombini'nin kurduu 1 367'de Papa V. Urbenus'un onay


lad ve 1668'de Papa IX. Cement'n kaldrd bir tarikat.
80 ]-aslnda aralannda yz yl bulunmakla birlikte, kukusuz bu tarihlerin de
uydurma olduunu dnenler kacaktr-[
1 59

Bir olayn olasln tahmin etmek, vuku bulma ansn


lmek demektir.81 Bu byle konunca, gemi bir olgunun
olaslndan bahsetmek meru olur mu? Mutlak anlam
da bakldnda, tabii ki hayr. Sadece gelecein ucu ak
tr. Gemi, artk olaslklara yer brakmayan bir veridir. Zar
atlmadan nce, herhangi bir yznn ste gelme olasl
altda birdir; ama atldktan sonra problem ortadan kalkar.
Sonradan, o gn acaba m gelmiti yoksa be mi diye te
reddt edebiliriz. Demek ki belirsizlik bizdedir, bizim veya
tanklarmzn belleindedir. eylerde bir belirsizlik yoktur.
Yine de iyi analiz edildiinde, tarihsel aratrmann ola
s kavramn kullannda82 elikili hibir yan yoktur. Ge
mi bir olayn olasln sorgulayan tarihinin yapt, g
z pek bir zihin hareketiyle bu olayn ncesine gitmeyi ve
olay arifesinde gzktkleri ekliyle gerekleme anslarn
deerlendirmeyi denemekten baka nedir ki? Demek ki ola
slk hesab yine gelecee dnk kalmaktadr. Ama imdiki
zaman izgisi bir anlamda hayali olarak geriye ekildii iin
eski zamann, bugn bizim iin gemite kalm zamann
bir parasyla ina edilmi gelecei sz konusudur. Bu olgu
tartma gtrmez bir biimde vuku bulmusa, bu spek
lasyonlarn metafizik oyundan baka bir deeri yoktur. Na
poleon'un doma olasl neydi? 19 1 4'te asker olan Adolf
Hitler'in Fransz kurunlarndan kurtulma olasl neydi?
Bu sorularla vakit geirmek de yasak deildir. Ama onlar
gerek yerlerine oturtmak kouluyla: Bunlar, insanln y
ry iindeki olaslk ve ngrlemezlik paylarn sapta
maya ynelik basit dil oyunlardr. Tanklk eletirisiyle hi
bir alakalar yoktur. Ama tam aksine, olgunun varl phe81 Bu paragraf ve sonraki yedi paragraf, Ill-32, III-33 ve III-34 diye numaraland
rlarak daktilo metin iin kullanlm ve metinleri, dzeltilmemi daktilo me
tinle ayn olan el yazmas yaprakta yer almaktadr.
82 ]yukardaki tanmlarla [
1 60

li mi geliyor? rnein, bir yazann yabanc bir anlaty kop


ya etmeden kendiliinden onun birok blmn ve birok
kelimesini tekrar etmi olmasndan kuku mu duyuyoruz;
sadece tesadfn veya nceden tasarlanm bilmem hangi
ilahi ahengin, Protocoles des Sages de Sion dan lkinci lmpara
torluk'un kimlii belirsiz bir polemikisinin yergilerine va
nncaya dek, byle arpc bir benzerlii aklamaya yetece
ine inanmyor muyuz? Bugn, anlat yazlmadan nce bu
rtmenin yksek veya alak bir olaslk katsays bulun
masna gre, onun akla yaknln kabul veya reddediyoruz.
Bununla birlikte tesadf matematii bir kurmacaya daya
nr. llk bata tm olas durumlar arasnda koullann eit ol
duunu varsayar: Daha ilk batan birini veya dierini ne
'

karacak zel bir neden, hesaplamada yabanc bir cisim gibi


kalr. Kuramclann zar, dengesi kusursuz bir kptr; zann
yzlerinden birinin altna bir damla cva konursa, oyuncula
nn ans eit olmaktan kar. Ama tanklk eletirisinde he
men hemen tm zarlar hilelidir. nk srekli devreye gi
ren beeri eler, terazinin kefesini imtiyazl bir olaslktan
yana eerler.
lin asl, tarihsel bir disiplin bunun istisnasdr: dilbi
lim veya en azndan onun diller arasndaki akrabalklan or
taya koymakla uraan dal. Erimi bakmndan dar anla
myla eletirel ilemlerden ok farkl olan bu aratrma, yi
ne de pek ouyla ortak bir zellie sahiptir; bu da ecere
lerin, soyktklerinin bulunmas uradr. zerinde man
tk yrtt koullar, tesadf kuramna yabanc olmayan
ilk eitlik kouluna olaanst yakndr. Dilbilim bu aynca
l bizatihi dil fenomenlerinin zelliklerine borludur. Ni
tekim, sadece sesler arasndaki olas bileimlerin muazzam
says onlarn farkl dillerde byk miktarda rastgele tekrar
lanmas olasln ok kk bir deere indirgemekle kal
maz. ok daha nemlisi: Taklit niteliindeki birka ender
161

uyum bir kenara braklacak olursa, bu bileimlere atfedilen


anlamlar tamamen keyfidir. Birbirine ok yakn olan tu * ve
ya tou * * ("tu"nn Franszca veya Latince telaffuzlar) sesle
rinin ikinci tekil ahs ifade etmek zere kullanlmalarn da
yatan nceden mevcut hibir imge balants yoktur. Bu ses
bileimlerinin hem Franszcada, hem talyancada, hem s
panyolcada hem de Rumencede bu role sahip olduklar sap
tanyorsa; ayn zamanda bu diller arasnda yine aklc olma
yan bir sr [baka] denklik gzlemleniyorsa: Tek anlam
l aklama, Franszca, talyanca, spanyolca ve Rumencenin
ortak bir kkeni olduudur. eitli olaslklar beeri adan
farksz olduu iin, hemen hemen katksz bir ans hesab
bu karar belirlemitir.
Ama bu basitliin olaan saylabilmesi ok zordur.
Bir ortaa hkmdarnn farkl meseleleri ele alan birok
berat ayn kelimeleri ve ayn cmle yaplarn tekrar edi
yor. Stilkritik yandalar ("slup eletirisi" fanatikleri) bura
dan hareketle onlarn ayn noter tarafndan yazldn sy
lerler. Tek neden tesadf olsa bu kabul edilebilirdi. Ama du
rum hi de yle deildir. Her toplumun, dahas her kk
meslek topluluunun kendi dil alkanlklar vardr. Bu ne
denle benzer noktalar sralamak yetmez. Onlarn arasnda
az kullanlanlar da ayrt etmek arttr. Sadece gerekten ola
and deyiler bir yazar ele verir; tabii bunlarn da birok
kez tekrarlanmas gerekir. Buradaki hata, herkesin etkilen
dii deiken sosyal tercih katsaylar anslarn eitliini bo
zan kurun damlalar deilmi gibi, sylemin tm unsurlar
na eit arlk tanmaktan kaynaklanmaktadr.
19. yzyl bandan beri btn bir ilim adamlar ekol
edebi metinlerin naklini incelemekle uramtr. Temel ilke
basittir: Ayn eserin, B, C ve D diye el yazmas olsun. (*)

Trke okunuu "t"- .n.

(**) Trke okunuu "tu" - .n.


1 62

nn de ayn metinleri, tabii hatal bir ekilde aktardklar g


rlyor (bu, hatalar metodudur, Lachmann'a aittir ve en es
ki metottur.) Ya da daha yaygn bir durum olarak, iyi veya
kt ayn metinlere rastlanr, ama ounlukla dier yazma
lardaki metinlerden farkldrlar (bu da dom Quentin'in sa
vunduu varyantlarn eksiksiz saymdr) . Bunlarn arala
rnda "akraba" olduklarna hkmedilecektir. Bunun anlam,
duruma gre ya belirlenmesi gereken bir srayla birbirlerin
den kopya edildikleri ya da hepsinin kendilerine zg silsi
lelerle ortak bir modele dayanddr. Nitekim, bylesine be
lirgin bir kesimenin tesadfi olamayaca kesindir. Bunun
la birlikte, ksa bir sre nce farkna varlan iki gzlem so
nucunda metin eletirisi, ilk sonularnn olduka mekanik
kat kurallarndan ounu terk etmek zorunda kalmtr.
Mstensihler bazen model aldklar metni dzeltirlerdi.
Birbirlerinden bamsz altklarnda da ortak zihinsel al
kanlklar onlar sk sk benzer sonulara gtrm olmal
dr. Terentius ok az grlen bir kelime olan raptio yu bir
yerde kullanm. Bu kelimeyi anlamayan iki mstensih ise
'

onun yerine, metnin anlamna uymasa da aina olduklar ra


tio yazmlar. Bunun iin gr alveriinde bulunmaya ve
ya birbirlerini taklit etmeye ihtiyalar var myd? lte, yaz
malar "soykt" hakknda bize fazla bir ey retemeye
cek durumdaki bir hata tr. Dahas da var. Mstensih ni
in sadece tek bir model kullansn? lmkan bulduunda, var
yantlar arasnda elinden gelen en iyi seimi yapmak ze
re birok nshay karlatrmas yasak deildi. Kukusuz,
ktphanelerin yoksul olduklar ortaada bu olduka s
ra d bir durumdu; buna karlk, antikada ok daha sk
grld anlalyor. Eletirel basmlarn bana konmas
adetten olan gzel Yiftah* soyaalar zerinde birok fark(*) lncil'in Hakimler Kitab'ndaki lsrail Hakimleri'nden biri - e.n.
1 63

l naklin rn olan bu ensest ocuklarna nasl bir yer ay


rlacaktr? Kesimeler oyununda, bireyin iradesi ve kolektif
glerin basks tesadf ile zar atmaktadr.
[Biraz nce istatistik erilerinin birbirini tutmasn do
ruluklarnn mihenk ta olarak kabul ederken yaptmz
da olaslklara dayanan bir akl yrtme deil miydi? Hata
larn telafisi tesadf kuramnn klasik balklarndan biridir.
Ama bu konuda da insan iradesinin ileri kartrabilecei
ni unutmamalyz. Hatalarn eitli ynlerde ilediini var
saymtk. Nitekim, belgelerde, hesap defterlerinde, fiyat lis
telerinde karlalan normal durum budur. Ama hep birlik
te yaplan hatalar da vardr. 17. ve 18. yzyllar Fransa'sn
da kyllerin normalde ayni olarak saptanm baz vergileri
sadece nakdi olarak denmeye balanmt. Vergi tahsilatn
yapabilmek iin ilkesel olarak pazar fiyatlarna gre belirle
nen yllk denklik tablolar karlyordu: rnein, bu yl her
buday tenekesi iin u kadar livre* ve u kadar sous * * ver
gi denecek diyorlard. Fiyatlar gerekte olduundan daha
yksek tutmak haliyle senyrlerin avantajnayd. Demek ki
baremi karmakla grevli otoritenin onlara baml olduu
veya ayn karlar paylat yerlerde rakamlar doru deil
di. Bugn, eski fiyatlar saptarken bu tarz kaynaklar kulla
nyor muyuz? O zaman erilerin rtmesi ortaklaa karar
verilmi bir tutumu veya erilerdeki ani ini klar kk
tara yarglklarnn deiken tavrlarn yanstmaktan ile
ri gidemez. Birok gmrk istatistii iin de benzer gzlem
ler yaplabilir; veya kaytl sat belgelerine baklarak hesap
lanan bina fiyatlarn ele alalm: Vergiden kaabilmek iin
normalde denen miktarlar orada sistemli bir ekilde dk
gsterilmitir. Eer krmz toplarla beyaz toplar torbaya da
lan elin kendilerini hangi srayla ekecei konusunda arala(*) (Fr.) lira - e.n.
(**) (Fr.) kuru - e.n.
1 64

rnda anlama kabiliyetine sahip olsalard, kura yasalar ne


hale gelirdi? ] 83
Daha nce Volney ile birlikte 1 8 . yzyl felsefesinin de
grd zere, tarihsel eletiri problemlerinin ou olaslk
problemleridir; ama en ince hesaplamalar bile bunlarn iin
den kamayacaklarn kabullenmek zorunda kalrlar. Tek
neden, verilerin olaanst karmak olmas deildir. Veri
ler kendi ilerinde ounlukla hibir matematiksel tercme
ye uymamaktadrlar. rnein bir toplumun bir kelimeye veya
adete ynelik zel tercihini nasl rakamlandrabilirsiniz? G
lklerimizi Fermat'nn, Laplace'n veya Emile Borel'in sanat
nn srtna ykamayz. Ama ondan en azndan, bizim mant
mzn bir anlamda eriemedii bir snrda yer ald iin yuka
rdan bakarak akl yrtmelerimizi daha iyi analiz etme ve da
ha iyi ynlendirme konusunda yardm bekleyebiliriz.
insan, alimlerle bizzat dp kalkmaynca, onlarn bir
rastlantnn masumiyetini kabullenmekten ne kadar nefret
ettiklerini anlamakta zorlanr. Saygdeer bir Alman alimin,
Salii yasasnda ve Clovis'in bir fermannda benzer iki ifadeye
rastlad iin sz konusu yasann Clovis'e ait olmas gerek
tiini ne srdn grmedik mi? iki belgede de geen sz
konusu kelimelerin sradanln bir kenara brakalm. Ma
tematik kuram hakknda ok yzeysel bir bilgi bile bu yan
l adm engelleyebilirdi. Tesadf serbest alan bulduunda,
tek bir kesime veya az sayda kesime olasl nadiren im
kansz saylabilir. Bunlarn bize artc gelmesi fazla nem
tamaz; saduyunun karlat srprizler genellikle byk
deer tayan izlenimler deildir.
83 [ 1 arasndaki bu paragraf Lucien Febvre tarafndan hazrlanan baskya bilin
meyen nedenlerle konmamtr. El yazmas iinde bir orijinal ve bir kopya ola
rak yer almaktadr; her ikisinde de elle yaplm hibir dzelti yoktur; bunlar
da elle yazlm ve IIl-37bis diye numaralanm bir yapran daktilo edilmi
metnidir. Metinler ayndr.
1 65

Apayr iki insann iki farkl ylda ayn ayn ayn gn l


meleri tesadfnn gerekleme olasln hesap edebili
riz. 1 :365/2'dir.84 imdi de bir veri olarak, (varsaymn sa
malna ramen) Colombani ile Ignace de Loyola'nn kur
duklar tarikatlarn Roma Kilisesi tarafndan kapatlmas ge
rektiini kabul edelim. Papalk isim listelerinin incelenme
si bu kapatma kararnn ada iki papa tarafndan aklanma
olaslnn 1 1/13 olduunu gsteriyor. lmlerin ayn ay
ve gnde gereklemesi olasl ile mahkumiyet kararlar
na ada iki papann imza atma olaslnn bileimi 1/105 ile
1/106 (yz binde bir ile milyonda bir) arasnda yer alyor.85
Kukusuz bir bahisi iin bu yeterli bir oran deildir. Ama
doa bilimleri yerkre leinde ancak 1/1015 dzeyinde
ki olaslklar imkansza yakn diye deerlendirirler. Grl
d. gibi bu noktadan epey uzaktayz. lki azizin kesinlikle
dorulanm rnei de bunu kantlyor.
Sadece biriktirilmi uygunluklarn olasl fiilen ihmal
edilebilir bir dzeydedir: nk, iyi bilinen bir teorem ge
reince, bileimin olasl tek tek durumlarn olaslklarnn
arpmyla bulunur ve olaslklar baya kesir olduklar iin
84 Marc Bloch'un notu: "Yln her gn iin lm ansnn eit olduunu varsay
mak kouluyla. Bu da doru deildir (yllk bir lm says erisi vardr); ama
burada bu varsaym ileri srmek bir sknt yaratmaz.
85 Marc Bloch'un notu: ''.Jean Colombani'nin lmnden gnmze dek Kilise'yi
65 papa ynetti (Byk Ayrlk dneminin ikili ve l dizileri de dahil olmak
zere); Ignace'n lmnden bu yana ise 38 papa birbirini izledi. Birinci listede
ikinci ile 55 ada yer alyor, orada da bu isimler tam 38 kez yinelenmi (bilin
dii zere, papalarn daha nce kullanlm isimler almalar adettendir). Demek
ki Jesuates'lann bu ada papalardan biri tarafndan ortadan kaldrlmas olasl
55/65 veya l l/13't; Cizvitler iin bu oran 38/38'e, yani l'e ykseliyor, baka
bir deyile yzde yz gerekleme halini alyordu. Buradaki bileik olaslk 1 1/13
x 1 veya l l/13'tr. Sonuta, 1/3652 veya 1/133.225 x 1 1/13= 1 1/1.731 .925, yani
l l/157.447'den biraz daha fazla eder. Kesin sonuca varabilmek iin papalk s
relerini de dikkate almak gerekir. Ama tek amac orann bykl hakknda bir
fikir vermek olan bu matematiksel elencenin nitelii nedeniyle, hesaplan basit
letirebileceimi dndm." (Marc Bloch'un bu notu daktilo edilmi iki nsha
halinde mevcuttur: zerinde el yazsyla dzeltme yaplmam bir orijinal ve ze
rinde -burada aktardmz- birka dzeltme bulunan kopya.)
1 66

arpmlar tanm gerei bileenlerinden dktr. Dilbilim


de bad kelimesi rnei mehurdur; hem ngilizce hem Fars
ada "kt" manasna gelse de ngilizce ile Farsa kelimele
rin asla ortak bir kkeni yoktur. Bu tek denklikten hareket
le bir akrabalk kurmaya alan, her trl akma eletirisi
nin, sadece byk miktarlarda akmann zikredilme hak
kna sahip olduu ynndeki temel yasasn ihlal etmi olur.
Kalabalk uyumalar veya uyumazlklar birok tekil du
rumdan oluur. Toplamda, rastlantsal etkiler birbirini yok
eder. Buna karlk, her unsuru dierlerinden bamsz ola
rak ele aldmzda, bu deikenlerin etkisi artk bertaraf edi
lemez. Zarlar hileli bile olsa tek atn sonucunu tahmin et
mek her zaman partinin sonucunu tahmin etmekten daha
zor olacaktr, bu nedenle bir kez atldktan sonra ok daha
byk eitlilikte izahlar gerektirir. Bu nedenle eletiri ayrn
tlara doru indike, geree benzer noktalarn says giderek
azalr. Bugn okuduumuz haliyle Orestea'da tek bana he
men hibir kelimenin Aiskhylos'un yazd gibi kaldndan
emin olamayz. Yine de btn iinde bizim okuduumuz
Orestea'nn Aiskhylos'un metni olduundan kuku duyma
yz. Bileenlerden ok btnden daha fazla emin olunabilir.
Bununla birlikte bu kocaman "emin olma" lafn hangi l
de kullanabiliriz? Mabillon, szlemeler eletirisinin "me
tafiziksel" eminlik noktasna eriemeyeceini zaten belirtmi
ti. Haksz deildi. Ancak basitletirme yoluyla, olaslk dilinin
yerine bazen aikarlk dilini geiririz. Ama bugn, bu uzla
mn hi de bize zg olmadn Mabillon'un zamannda ol
duundan daha iyi biliyoruz. Constantinus'un Ba'nn sa
hici olmas; Tacitus'un Germania'snn -baz alimlerin kaprisi
uyarnca- sahte olmas terimin mutlak anlamnda "imkansz"
deildir. Bir maymunun daktilonun tularna rastgele vura
rak Ba' veya Germania'y harfiyen yeniden oluturmas da
ayn anlamda "imkansz" deildir. Cournot, "Fiziksel adan
1 67

imkansz olay, gerekleme olasl sonsuz derecede kk


olan olaydan baka bir ey deildir," demiti. Tarihsel eleti
ri, sylediinden emin olma payn olas olanla olmayan l
mekle snrladnda, dier somut gerek bilimlerinin (scien
ces du reel) oundan ancak bir derece kademelenmesi iinde

ayrlmakta, aradaki farklar o zaman azalmaktadr.


nsanlarn tanklklarna uygulanan aklc bir eletiri me
todunun gelitirilmesinin getirdii muazzam kazanm her
zaman tam olarak llebiliyor mu ?86 Sadece tarihsel bilgi
deil, genelde bilgi adna kazanmdan sz ediyorum.
Daha dne kadar, elde nceden tanklarn veya anlatcla
rn yalan sylediine ilikin gl nedenler yoksa, beyan edi
len olgular ounlukla kabul gryordu. Bu ok uzun sre
nceydi, demeyelim. Lucien Febvre bunu Rnesans dnemi
iin mkemmel bir ekilde gstermitir: Temel eserleri bizim
iin hala canl bir besin zelliini tayacak lde [bize] ya
kn olan alarda farkl bir ekilde dnlp davranlm
yordu. Ar basan ve ne yazk ki iine bir sr yar bilgin de
karm kitlesiyle krlgan uygarlklarmz, iinde bulundu
umuz gnlere varncaya dek, korkun cehalet veya lgn
lk uurumlarna srkleme tehdidini hep tayan o kand
rlmas kolay kalabaln tavr haliyle byleydi, demeyelim.
En salam beyinler de o srada ortak nyarglarn dna k
myorlard, kamyorlard. Gkten kan m yad sylen
di? Demek ki kan yamurlar diye bir ey vard. Montaigne,
o sevgili antik yazarlarnda sakinleri basz doan lke veya
remora balnn mucizevi gc konusunda u veya bu palav
ray m okudu? Bunlar hi istifini bozmadan diyalektiinin
argmanlar arasna katyordu [ : Yalan bir sylentinin dze86 Bu paragrafla balayan, IIl-37 diye numaralandnlm ve zerinde el yazsyla
yaplm dzeltmeler bulunan daktilo edilmi metin iin kullanlm el yazs
bir yaprak mevcuttur. Metni buradakiyle ayndr.
1 68

neini ustaca zme konusunda ne kadar yetenekli olursa ol


sun, szde dorulanm olgulardan ok kabul edilmi fikir
lerden kuku duyuyordu. ] Rabelais efsanesinin ihtiyar Bay
Kulana alnm'nn hem fiziksel dnya, hem de insanlar
dnyas zerindeki hkm byle sryordu. Fiziksel dn
ya zerindeki hkm, insanlar dnyas zerindekinden bel
ki daha da glyd. nk daha dorudan bir deneyim
le renildii iin, bir meteordan veya organik yaama ili
kin szde bir kazadan, beeri bir olaya kyasla daha az kuku
duyuluyordu. Felsefeniz mucizeye kar m, veya dininiz di
er dinlerin mucizelerine kar m? O zaman bu artc teza
hrlere, aslnda, ister eytani etkilerin ister gizli glerin so
nucu olsunlar, bizim bugn bilimsel dnce adn verecei
miz eye tamamen yabanc bir fikirler veya imgeler sistemi
ne mensup olmaktan kmayan, szde idrak edilebilir neden
ler bulmak iin rpnp durmak zorundaydnz. Tezahrn
kendisini reddetmek, byle bir cret ise hi akla gelmiyordu.
[Hristiyan doast inanlarna son derece yabanc olan Pa
dua ekolnn koro ba] Pomponazzi, krallarn isterse kut
sal ieden dklen yala yalanm olsunlar, kral olduklar
iin hastalar dokunarak iyiletirebileceklerine inanmyordu.
Ama bu tarz iyilemelerin, ifann varlna ise itiraz etmi
yordu. Bunu, kaltmsal olduunu dnd fizyolojik bir
zellie balyordu: Kutsal makamn anl imtiyaz hanedan
tkrnn ifal erdemlerine indirgeniyordu.
Eer bugn evren imgemiz, kuaklar boyu srm bir
mutabakatla dorulanyor gibi gzken onca kurmaca mu
cizeden temizlenebilmise, bunu ncelikle deimez yasalar
tarafndan ynetilen bir doal dzen kavramnn yava yava
ne kmasna borlu olduumuz kesindir. Ama bu kavra
mn bu kadar salam bir biimde yerlemesi, onunla elii
yor gibi gzken gzlemlerin bertaraf edilmesi ancak insan
zerinde, tank olarak bile insan zerinde srdrlen sabr1 69

l bir eletirel deneyim almas sonucunda mmkn oldu.


Artk tankhktaki kusurlar bulma ve izah etme olanana
sahibiz. Tankla her zaman inanmama hakkn kazandk,
nk ona ne zaman ve niin inanlmamas gerektiini ge
mite olduundan daha iyi biliyoruz.
Ama ne burada ne de baka yerlerde katksz bilgi, srecin
yrtlnden azade deildir.
Bizim kurucular kuamz iinde ad ilk srada yer alan
Richard Simon, bize sadece hayranlk uyandran yorumlama
dersleri brakmamtr. Bir gn, aptalca ritel suu ilemekle
sulanan birka masumu da keskin zekas sayesinde kurtar
mtr. Rastlantda hibir keyfi yan yoktu. lki tarafta da en
telektel temizlik istei aynyd. Her seferinde ayn ara bu
istei tatmin ediyordu. Srekli olarak bakalarnn nakilleri
ne gre yn bulmak durumunda kalan eylem, bunlarn do
ruluunu lmek konusunda en az aratrma kadar tarafsz
lktan uzaktr. Bunun iin farkl aralara sahip deildir. Da
ha dorusu ilim tarafndan nceden ekillendirilmi aralar
kullanmaktadr. Adli pratik, kukuyu yararl bir ekilde y
netme sanatnda, Bollandistlerin ve Benediktenlerin ayak iz
lerini gecikmeli olarak takip etmekten baka bir ey yapma
mtr. Psikologlar da dorudan gzlemlenen ve kkrtlan
tankl bir bilim konusu olarak grmeyi, ancak gemiin
bulank anlar aklc bir snamadan geirilmeye balandk
tan uzun sre sonra akl etmilerdir. Yalan ve yanl sylen
ti zehirlerine her zamandan daha ak olan amzda, eleti
ri metodunun mfredatn kck bir kesinde bile kendi
ne yer bulamamas ne byk bir skandaldr! nk bu me
tot birka atlye almasnn mtevaz yardmcs olmak
tan kmtr. Artk nnde ok daha geni ufuklar almak
tadr; tarih, tekniini gelitirerek, insanlarn nnde hakiki
ye ve dolaysyla doruya giden yeni bir yol am olmay en
kesin zaferleri arasnda sayma hakkna sahiptir.
1 70

DRDNC BLM

TARHSEL ANAL Z

1. Yargllamak m, Anlamak m?

ihtiyar Ranke'nin mehur bir ifadesi vardr: Tarihi nne


eyleri, "vuku bulduklar gibi, wie es eigentlich gewesen" an
latmaktan baka bir hedef koymaz. Ondan ok nce de He
rodotos, "ta eonta legein, olup biteni anlatmak" demiti. Ba
ka bir deyile, bilgin olgularn karsnda kendini geri ek
meye, silmeye davet edilmektedir. Birok zdeyi gibi bu da
nn eitli anlamlara ekilebilmesine borludur. Bunu
mtevaz bir ekilde bir drstlk tavsiyesi olarak okumak
mmkndr: Ranke'nin ykledii anlamn bu olduundan
kuku duyamayz. Ama ayn zamanda bir edilgenlik tavsiye
si sz konusudur. O zaman iki problem hemen gndeme ge
lir: tarihsel tarafszlk sorunu; tarihin bir yeniden canlandr
ma giriimi mi yoksa bir analiz giriimi mi olaca sorunu.
Ama gerekten bir tarafszlk sorunundan sz edilebilir
mi? Bunun gndeme gelmesinin nedeni de bu kez kelime
nin mulakldr.
171

lki trl tarafszlk biimi mevcuttur: alimin tarafszl ve


yargcn tarafszl. Ortak bir kkleri vardr: Hakikate na
musluca boyun emek. Alim, en sevdii kuramlarn belki
de yerle bir edecek deneyi kayda geirir, hatta bu deneyi k
krtr. Gnlnden geen gizli dilek ne olursa olsun, iyi bir
yarg olgular nasl olmularsa yle renmekten baka bir
kayg gtmeden tanklar sorguya eker. Bu, iki taraf asn
dan da tartma gtrmez bir vicdani ykmllktr.
Bununla birlikte bir an gelir, yollar ayrlr. Alim gzlem ve
izah yaptktan sonra ii bitmitir. Yargcn ise hkmn bil
dirmesi gerekir. Hkmn, her trl kiisel eilimini bast
rarak kanuna gre vermi midir? O zaman tarafsz kald
na kanaat getirir. Gerekten de yarglarn anlad mana
da tarafsz olacaktr. Ama alimlerin anlad manada tarafsz
deildir. nk hibir pozitif bilimin alanna girmeyen bir
deerler manzumesinden yana taraf olmadan herhangi bir
mahkumiyet veya aklama karar verilemez. Bir adamn bir
dierini ldrmesi bir olgudur, ama tabii ki kant ister. Fa
kat caniyi cezalandrmak, caninin sulu saylmasn gerekti
rir; ama bu, tm uygarlklarn zerinde anlatklar bir g
r deildir.
Ama tarihi uzun sre bir tr cehennem yargl yap
m, kendini lm kahramanlara vg veya yergi dat
makla ykml grmtr. Bu tavrn gl kkleri olan bir
igdye dayandna inanmak gerekir. nk rencile
rin devlerini dzeltmek zorunda kalm her retmen, bu
genlerin krslerinin tepesinden Minos veya Osiris rol
oynamaktan ne kadar g caydmldklarn bilir. Pascal'in u
sz her zamankinden ok geerlidir: "Herkes yargda bulu
narak tanr rol oynuyor: Bu iyidir veya ktdr. " Bir deer
yargsnn, 1 bir fiil ve anlam hazrl olarak tek varlk nedel
1 72

Daktilo metin iin de kullanlan buradaki metin, "Bir deer yargsnn" diye
balayp blmn ikinci alt balna, "Beeri olgularn eitliliinden bilin

ninin ancak nceden bilinli olarak kabul edilmi bir ahla


ki referanslar sistemine gre belirlenebilecei unutuluyor.
Olaan koullarda epey stnkr saylabilecek bu terifa
t gnlk yaamdaki hal ve gidi kurallar bize dayatr. Eli
mizden hibir ey gelmedii, ortaklaa kabul edilmi ideal
lerin bizimkilerden derinlemesine farkllat noktalarda,
bu terifat bir engelden baka bir ey deildir. Kendimizden
ve amzdan, atalarmzn oluturduu sr iinde doru
lar lanetlilerden ayrabilecek kadar emin miyiz? Bir bireyin,
bir partinin veya bir kuan hepsi de greli olan ltlerini
mutlak mertebesine ykseltmek, bunun kurallarn Sylla'nn
Roma'y veya Richelieu'nn ok Hristiyan Kraln devletini
ynettii tarzda dayatmak ne tr bir akadr? Zaten kolektif
bilincin veya kiisel kaprisin her trl dalgalanmasna ak
olan bu tr yarglardan daha deiken bir ey bulunamaya
ca iin nllerin deney defterlerine ar basmasna byk
bir sklkla izin veren tarih bou bouna en belirsiz disiplin
grnmne brnd: Sulama boluklarn bir sr gerek
siz itibar iadesi izledi. Robespierre'ciler, anti-Robespierre'ci
ler, sizden aman diliyoruz: Bize merhamet edin ve sadece
Robespierre'in ne olduunu anlatn.
Yarg ancak aklamadan sonra gelseydi, okur sayfay is
tedii gibi evirip bundan kurtulabilirdi. Ne yazk ki yarg
lama ne ktka sonunda hemen hemen kanlmaz ola
rak aklama zevki bile yitirilir. Gemiin tutkular yansma
larn imdiki zaman iinde tutulan taraflara kartrdn
dan, bak iflah olmaz bir ekilde bulanr ve tpk Mani'cile
rin dnyasnda olduu gibi, insani gereklik siyah ve beyaz
renklerden oluan bir tabloya dnr. Montaigne bu konu
da bizi uyarmt: "Yarg bir tarafa doru meylettiinden be
ri, anlatm bu eime gre saptrp arptmaktan kanlambirligine"ye kadar devam eden, srasyla IV-2, IV-3 ve IV-4 diye numaraland
rlm el yazs yaprakta yer almaktadr.
1 73

yor." Ayn ekilde, kuaklar tutan bir zaman aralnn biz


den ayrd yabanc bir bilince nfuz etmek iin insann
kendi beninden neredeyse arnmas gerekir. Onun hakkn
da ne dndn sylemek iin ise insann kendisi ola
rak kalmas yeterlidir. Bu aba kesinlikle daha kolaydr. Lut
her'in ruhunu aratrmaktansa, onun lehinde veya aleyhin
de yazmak; Bat uygarlnn en byk dramlarndan biri
nin derindeki nedenlerini zmeye almaktansa mpara
tor IV. Henri'ye kar Papa VII. Gregorius'a veya VII. Gre
gorius'a kar IV. Henri'ye inanmak ok daha kolaydr. Bi
reysel dzlemin dna kp devlet arazileri sorununa ba
kalm. Devrim hkmeti nceki yasalardan vazgeip bunla
r parsel parsel ve ak artrmaya gitmeden satma karan al
mt. Bunun Hazine'nin karlarna ciddi zarar verdii tar
tma gtrmez. Gnmzde baz alimler bu politikaya kar
iddetle ayaa kalktlar. Eer Konvansiyon Meclisi'nde yer
alrken byle bir slupla konumaya cesaret etselerdi, b
yk bir kahramanlk sergilemi olurlard ! Giyotinden uzak
ta sergilenen bu tehlikesiz iddet insan gldryor. Ama

III ylnn o insanlarnn gerekte ne istediklerini aratrsa


lar daha iyi ederlerdi. Onlar her eyden nce krlarda yaa
yan yoksul halkn toprak sahibi olmasn kolaylatrmak is
tiyorlard; bte dengesinin yerine, yoksul kyllerin ferah
lamasn ve bylece onlarn yeni dzene sadakatini gvence
altna almay tercih ediyorlard. Haksz mydlar, hakl my
dlar? Bu noktada bir tarihinin gecikmi grnn benim
iin ne nemi olabilir? Bizim ondan tek beklediimiz, kendi
tercihine, bir zamanlar baka bir tercihin de mmkn oldu
unu grmesini engelleyecek kertede taklp kalmamasdr.
Halbuki insanln entelektel geliiminin verdii ders ak
tr: Bilimler, kadim iyilik ve ktlk insanmerkezciliini bi
linli bir ekilde terk ettikleri oranda, daha retken ve do
laysyla pratik bakmndan daha kullanl olmulardr. Bu1 74

gn gazlar klor gibi kt ve oksijen gibi iyi gazlar diye ikiye


ayran bir kimyager herkesi gldrr. Ama kimya ilk adm
larn atarken byle bir tasnifi benimseseydi, orada saplanp
kalma ve cisimler hakknda bilgi retmekten uzaklama teh
likesiyle kar karya kalrd.
Bununla birlikte, benzerlii fazla zorlamaktan saknalm.
nsanlarla ilgili bir bilimin nomenclat ura'smn her zaman
kendine zg izgileri olacaktr. Fiziksel dnya bilimleri
erekilii dlar. Baar veya baarszlk, beceriksizlik veya
hner kelimeleri bu dnyada olsa olsa her zaman tehlikele
re gebe kurmacalar roln stlenebilirler. Ama ayn kelime
ler tarihin normal sz daarcnn parasdrlar. nk ta
rih, doas gerei, belli amalar bilinli olarak takip edebi
len varlklarla uramak durumundadr.
Muharebeye giren bir ordu komutannn genelde onu ka
zanmaya urat kabul edilebilir. lki taraftaki kuvvetler
aa yukar eitken bu muharebeyi kaybediyorsa, yanl
manevra yaptn sylemek tamamen meru olur. Bu kaza
ya sk sk m uramaktadr? lyi bir strateji ustas olmad
m sylersek nesnel

gzleme dayal en titiz yarg kurallarnn

bile dna km olmayz. Parasal bir deiiklik yapldn


ve bunun amacnn alacakllar karsnda borlulara avantaj
salamak olduunu varsayalm. Bunu mkemmel veya i
ler acs diye nitelemek, sz konusu iki gruptan biri lehin
de tavr almak, dolaysyla da devlet arazisi hakkndaki ta
mamen sbjektif bir kavram keyfi bir biimde gemie ta
mak olur. Ama bor ykn hafifletmeyi amalayan operas
yonun fiilen -ki bu grlmtr- tam zt bir sonuca vard
n dnelim. "Baarszla urad" dediimizde, bir ger
eklii drste saptamaktan baka bir ey yapm saylma
yz. Baarszla urayan fiil, insanln evriminin temel un
surlarndan biridir. Psikolojinin de.
Dahas var. Diyelim ki generalimiz askerlerini bilerek boz1 75

guna srklemi olsun. hanet ettiini ileri srmekte durak


samayz: nk bunun ad budur. Yoksa tarih, gnlk kul
lanmdaki basit ve dorudan sz daarcnn yardmn ge
ri evirmek gibi fazla ukalaca bir hassasiyet gstermi olur.
Geriye, an veya grubun ortak ahlaknn byle bir fiil kar
snda ne dndn aratrmak kalr. hanet kendin
ce bir konformizm de olabilir: Eski ltalya'nn condottieri'le
ri buna kanttr.
Ksacas, bir kelime bizim incelemelerimize egemendir ve
onlara k tutar: "anlamak. " yi tarihinin tutkulara yabanc
olduunu sylemiyoruz; en azndan anlama tutkusu vardr.
Bu kelimenin glklerle dolu olduunu gizlemeyelim, ama
ayn zamanda umutlarla da doludur. En nemlisi de dost
lukla doludur. Eylemlere varncaya dek, fazlasyla yarglyo
ruz. "Gtrn sehpaya ! " diye haykrmak rahat geliyor. As
la yeterince anlamyoruz. Bizden farkl olan herkes -yaban
c, siyasi hasm- hemen her zaman kt diye kabul ediliyor.
Kanlmaz mcadeleleri yrtrken bile, ruhlar biraz da
ha anlamak, en ok da henz vakit varken onlardan uzak
durabilmek iin gerekir. Tarih, kendi sahte bamelek hava
larndan vazgemek kouluyla, bu derdimize derman olabi
lir. Beeri eitlilikler konusunda usuz bucaksz bir dene
yim, uzun bir insanlar aras karlama srecidir. Bu kar
lamann kardee olmas hem hayatn hem de bilimin ya
rarnadr.

2. Beeri Olgularn eitliliinden Bilin Birliine


Ama anlamak asla edilgen bir tavr deildir. Bir bilimi icra
etmek iin her zaman iki ey gerekir: bir gereklik, ama ay
n zamanda da bir insan. nsani gereklik, tpk fiziksel dn
yada da olduu zere, muazzam ve alacal bulacaldr. Basit
bir fotorafla, mekanik adan eksiksiz byle bir kopya ret1 76

me fikrinin anlaml olduu varsaylsa bile, okunamaz. Bel


gelerin olup bitenlerle bizim aramza ilk szgeci soktuu mu
sylenecek? Belgelerin ounlukla yerli yersiz tasfiye yap
tklarna kuku yoktur. Buna karlk, hemen hibir zaman
bilmek isteyen bir akln ihtiyalarna uygun bir dzenleme
yapmazlar. Sadece bulduklarn toplayan her alim, her beyin
gibi tarihi de seer ve ayklar. Ksacas, analiz eder.
Gzlerimin nnde bir Roma mezar yazt var: Tek bir
amala oluturulmu, yekpare bir metin. Ama onun iin
de bilim adamnn sihirli deneini bekleyen tanklklar ok
farkl trde.2 Dildeki olgulara m nem veriyoruz? Kelime
ler, sentaks o ada ve o yerde yazlmaya allan Latince
nin durumu hakknda bilgi verecek ve bu yan-sekin dil
araclyla gerideki gnlk konuma dilini fark etmemi
zi salayacaklardr. Aratrma tercihimiz inanlara m yne
liyor? te dnya umutlarnn tam ortasndayz. Siyasal ya
amla m ilgileniyoruz? Bir imparator ismi, bir magistratum
tarihi iimizi kolaylatracaktr. ktisatla m ilgiliyiz? Belki
de bu yazt bilinmeyen bir meslei ortaya karacaktr. Faz
la uzatmyorum. imdi de tek bir belge yerine bir uygarl
n seyrindeki herhangi bir an, ok sayda ve eitli belge
araclyla bilinen bir an ele alalm. O srada yaayan in
sanlarn iinde insan kaderinin birok vehesine hemen he
men ezamanl olarak katlmam, konumam ve komu
lar tarafndan iitilmemi, retici, tccar veya basit tketici
olmam, siyasal olaylarn iinde bir rol oynamasa bile bun
larn sonularna maruz kalmam hi kimse yoktur. Topla
m bir toplumu oluturan tm bu eitli faaliyetleri, her bel
genin veya bireysel ya da kolektif her hayatn bize sunduk
lar ekliyle, karmakark bir halde, durmadan birinden di2

Bu cmle, ok fazla karaland iin tm kelimelerini okuyamadmz daktilo


metnin stnde yer alan elle yaplm bir dzeltmenin sonucudur. Bu neden
le, dzeltmeden nceki halini aktaramyoruz.
1 77

erine srayarak m yeniden oluturacaz? Byle yapmak,


doal yaknlklar ve derin balantlardan oluan gerekliin
hakiki dzenine deil, ezamanlln sadece grnteki s
rasna berrakl feda etmek anlamna gelir. Bir deney def
teri, laboratuvarda olup bitenin dakika dakika kaydedildii
gnce ile ayn ey deildir.
Bu nedenle, insanln evrim ak iinde baz fenomen
ler arasnda akrabalk adn verdiimiz bir iliki fark ettii
mizi sannca, bu ekilde ayrt edilen her kurum, inan, pra
tik, hatta olay trnn bireye veya topluma ilikin zel ve
belli bir noktaya kadar istikrarl bir eilimi ifade ettiinden
baka neyi kastederiz ki? rnein, dinsel duygular arasn
da tm kartlklar aan ortak bir ey olduu inkar edile
bilir mi? Bunun zorunlu sonucu olarak, herhangi bir beeri
olgu, ayn trde olgular hakknda nceden bir bilgiye sahip
olunursa , her zaman daha iyi anlalr. llk feodal ada para
nn bir deme arac olmadan ok daha nce bir deer birimi
olarak kullanm, Bat ekonomisinin 1 850'lerde paraya biti
i rolden ok farklyd; 19. yzyl ortas ile gnmzn pa
ra rejimleri arasndaki kartlklar da en az bu kadar keskin
dir. Bununla birlikte, para ile ancak bin ylna doru kar
laacak bir alimin, o tarihteki kullanmnn gerek kkenle
rini kavramay kolayca baaramayacan dnyorum. Bu
da bir anlamda dikey saylabilecek baz uzmanlklar gerekli
klmaktadr: Tabii ki uzmanlklarn meru saylabilecei son
derece mtevaz bir lden, yani zihnimizin snrlarna ve
mrmzn ksalna derman olabilme anlamnda bir uz
manlktan bahsediyorum.
Dahas da var. Elimize ham halde geen bir malzemeyi
aklc bir biimde dzene sokmay ihmal edersek, son tahlil
de zaman, dolaysyla da bizzat tarihi yadsm oluruz. n
k Latincenin sz konusu aamasn, dilin nceki geliimin
den kopararak anlamamz mmkn olabilir mi? Bu mlki1 78

yet biimi, u inanlar kesinlikle mutlak balang noktasn


daki hallerinde deildirler. Beeri fenomenler, belirlenmele
ri en eskiden en yeniye doru iledii lde, ncelikle ben
zer fenomen zincirleri tarafndan ynlendirilirler. Demek ki
onlar trlerine gre tasnif etmek temel etkiye sahip kuvvet
izgilerini aa karmak anlamna gelir.
Bazlar, ama insan faaliye tinin eitli tarzlar arasnda
kurduunuz izgiler3 (?) sadece sizin aklnzda mevcut, diye
haykracaklar; her eyin birbirine kart gereklikte onlar
yok. Demek ki "soyutlama" yapyorsunuz. Tamam. Kelime
lerden rkmenin manas var m? Hibir bilim soyutlamadan
vazgeemez. Hayal gcnden de vazgeemeyecei gibi. Ge
erken belirtmi olalm, ayn kiilerin birinciyi dlama iddi
as tarken, ikinciye de genellikle pek iyi gzle bakmamala
r anlamldr. Bunun her iki ucunda da yanl anlalm po
zitivizm yatar. Beeri bilimler de bu konuda bir istisna de
ildir. Franois Simiand daha ksa sre nce, "benzersiz im
tiyaz" kendilerine ayrlmak istenen "nominalist akalar"a
kar hakl bir sertlikle sesini ykseltmiti. Klorofil ilevi a
r gerekilik manasnda iktisadi ilevden ne bakmdan daha
"gerek" olabilir? Soyut bir isim bir tasnif etiketinden baka
anlam tamaz. Ondan beklenebilecek tek ey, olgular bilin
melerine yardm edecek bir dzene gre bir araya getirme
sidir. Sadece keyfi tasnifler uursuzluk getirir. Kendi tasnif
lerini srekli snayp, gerekiyorsa gzden geirmek ve zel
likle de esnetmek tarihiye der. Zaten bu tasnifler zorun
lu olarak ok deiken trdedir.
rnein, herkesin "hukuk tarihi" adn verdii eyi ele ala
lm. Hayranlk verici skleroz aralar olan eitim ve ders ki
tab bu ismin iini boaltmtr. Ama biz onun neyi kapsad3

"Bazlar"ndan sonraki veya drt kelime ne olduklar anlalamayacak bi


imde karalanm. Okunabilir daktilo metin daha sonrasndan devam ediyor.
Ayrca "izgiler" kelimesinden de tam emin deiliz.
1 79

na daha yakndan bakalm. Bir hukuk kural ak bir ekil


de zorlayc bir sosyal normdur. Ayrca kesin bir zor ve ce
za sisteminin yardmyla ona uyulmasn dayatma gcne sa
hip bir otorite tarafndan yaptrm salanmtr. Fiilen ok
eitli faaliyetler benzer temel kurallar tarafndan ynetilebi
lirler. Ama ynlendirici olan asla sadece onlar deildir: Gn
lk davranlarmzda srekli olarak ahlaki, mesleki, dnyevi
kurallara uyarz ve bunlarn kanunlarnkinden farkl bir yap
trm gc vardr. Zaten kanunun snrlar durmadan dalga
lanr ve toplumsal kabul grm bir ykmllk, kanunlar
manzumesi iine dahil edilmek veya edilmemek iin haliy
le tabiatn deitirmez. Kelimenin dar anlamnda hukuk de
mek ki kendi ilerinde byk bir eitlilik gsteren gerek
liklerin biimsel zarfdr ve bylece tek bir inceleme konu
su oluturur, ama mazruflarn hibirini de btnyle kapsa
maz. ster gnmzn srekli kaslmalar ve gevemeler gei
ren kk ailesi, ister ortaan byk soy zinciri -ok g
l bir duygular ve karlar imentosunun bir arada tuttuu
o kolektivite- sz konusu olsun, onun yaamna nfuz et
mek iin herhangi bir aile hukukunun maddelerini teker te
ker saymak yeterli olabilir mi? Zaman zaman byle sanld
anlalyor: Fransz ailesinin mahrem evrimini anlatmak
ta bugn bile yaadmz acz ve hayal krc sonular bunu
yeterince gsteriyor. Bununla birlikte dierlerinden ayr tu
tulan hukuki olgu kavramnda doru bir eyler de var. n
k en azndan birok toplumda hukuk kurallarnn uygulan
mas ve geni bir lde gelitirilmesi, nispeten uzmanlam
ve bu rolde kendi geleneklerine sahip olacak, hatta oun
lukla kendine zg bir mantk gelitirecek kadar zerklemi
bir grup insann (bu grubun yeleri haliyle birok baka top
lumsal ilevi de stlenebilirdi) eseriydi. Ksacas, hukuk tari
hi ancak bir hukukular tarihi olarak ayr bir varolua sahip
olabilirdi: Bir beeri bilim dal iin bu hi de fena bir varo180

lu biimi saylmaz. Bu ekilde anlaldnda, ortak bir bee


ri etkiye tabi, ama ok eitlilik gsteren fenomenlere zorun
lu olarak eksik, ama kendi snrlar iinde birok eyi ortaya
karan bir k tutar. Geree ynelik bir bak as sunar.
"Beeri corafya" diye adlandrlma alkanl bulunan
disiplin de ok farkl trde bir blnmeyi gndeme getirir.
Burada bak as, kendisi bundan her zaman kukulanma
sa da hukuk tarihinde olduu zere, bir grup zihniyetinin
faaliyeti; veya din tarihinde olduu zere, insanla yaban
c gler imgesinin esinledii inanlar, duygular, gnl at
lmlar ve ruh sarsntlar; ya da iktisat tarihinde olduu ze
re, maddi ihtiyalar giderme ve dzene sokma abalar gibi
beeri bir olgunun kendine zg doas iinde ekillenmez.
Aratrma, ok sayda sosyal fenomende ortak olarak bulu
nan bir balantlar trne odaklanr. "Beeri corafya" top
lumlar fiziksel ortamlaryla ilikileri iinde inceler: lnsan
kesintisiz bir ekilde eyler zerine etki ederken, eylerin de
onu etkiledii iki ynl bir alveri sz konusudur. Demek
ki burada da, baka perspektiflerle de tamamlanmas gere
ken bir perspektifle kar karyayz. Nitekim her trl ara
trmada analizin rol de zaten budur. Bilim gereklii daha
iyi inceleyebilmek iin ayrtrr ve bunu nlar srekli ola
rak bileen ve i ie geen bir apraz projektrler sistemi sa
yesinde gerekletirir. Her projektr tek bana her eyi g
rebilecei iddiasna kaplnca, bilginin her kantonu kendini
yurdun btn sannca tehlike balar.
Bununla birlikte, bir kez daha doa bilimleri ile bir beeri
bilim arasnda szde bir sahte geometrik paralellik kurmak
tan saknalm. Benim penceremden bakldnda, her bilim
adamnn kendi maln alp btnle fazla ilgilenmedii gr
lyor. Fiziki gn mavisini, kimyager derenin suyunu, bo
taniki otu aklyor. Benim grdm ve beni duyguland181

ran haliyle manzaray yeniden oluturma iini, eer ressam


veya air stlenmeyi kabul ederse, sanata brakyorlar. nk
bir birlik olarak manzara sadece benim bilincimde var oluyor
ve bu bilgi biimlerinin uyguladklar ve baarlaryla doru
ladklar ekliyle bilimsel metodun zellii, seyredeni bilinli
olarak bir kenara brakp sadece seyredilen nesneleri bilmeye
almaktr. Zihnimizin eyler arasnda kurduu balar onla
ra keyfi geliyor; onlar bilerek kryor ve kendilerine gre da
ha sahici bir eitlilik oluturuyorlar. Bununla birlikte orga
nik dnya, analizcilerinin karsna daha hassas problemler
kartmaya balad bile. Biyolog, daha kullanl olduu ge
rekesiyle, solunumu, sindirimi, bedenin motor ilevlerini
ayn ayn inceleyedursun, btn bunlarn stnde anlatlma
s gereken bireyin bulunduunu bilmezden gelemiyor. Ama
tarihte yaanan glkler farkl bir ze sahip. nk tarihin
konusu, sonuta, insan bilinleridir. Bu bilinler arasnda ku
rulan ilikiler, onlarn sahne olduu sirayetler, hatta birbirine
karmalar tarihin gznde gerekliin kendisini oluturuyor.
Ama homo religiosus, homo reconomicus, homo politicus, *
ksacas listesi istendii gibi uzatlabilecek tm bu -us'lu in
sanlar aslnda olduklarndan baka bir eymi gibi grmek
ten kanalm; onlar, can skc olmadklar srece, kullan
l hayaletlerdir. lerinde tek kanl canl varlk, tm bunlar
ahsnda bir araya toplayan insandr.
Geri bilinlerin kendi i blmeleri vardr ama bazlar
mz da bu blme duvarlarn ekmekte ok becerikli olduk
larn gsteriyorlar. Gustave Lenotre, terristlerin [ Fran
sz Devrimi'nin terr a kastediliyor - .n. ] arasnda bir
ok mkemmel aile babasyla karlatka arp duruyor
du. Byk devrimcilerimiz, sunduklar manzara nazl naz
l burjuvalam bir izleyici kitlesinin ok houna giden ha-

(*) (Lat.) Dinsel insan, iktisadi insan, siyasal insan - e.n.


1 82

kiki kan iiciler olsalar da, bu hayret yine de olduka kes


tirme bir psikoloji anlayn ele veriyor. nsanlarn veya
drt farkl dzlemde birbirlerinden ayn kalmasn istedikle
ri birok hayat srdrmesi ve bazen bunlar byle koruma
y baarmas bir eydir! Ama buradan hareketle benliin te
meldeki birliini ve bu farkl tavrlarn srekli i ie gei
lerini inkar etmek apayr bir eydir. Matematiki Pascal ile
Hristiyan Pascal birbirine iki yabanc myd? Din adam he
kim Franois Rabelais ile Pantagruel'vari bir hafzaya sahip
Alcofribas'nn yollan hi kesimiyor muydu? Tek bir aktr
tarafndan srayla oynanan roller bir melodramn klie kii
likleri kadar sert bir tezat iinde olsalar bile, iyi bakldn
da bu antitezin daha derinlerdeki bir dayanmann maskesi
olduu grlebilir. Anlald kadaryla metreslerini dven
ili air Florian ile ok dalga geilmitir; ama belki de ms
ralarna yayd tm o yumuaklk, gerek davrannda bu
nu baaramamasn telafi etmek iindi. Ortaan tccar Ki
lise'nin tefecilik ve adil fiyat konusundaki buyruklarn gn
boyu ihlal ettikten sonra, Notre-Dame'a dua etmeye gidip,
mrnn son yllarn dini ve hayrsever vakflar oaltma
ya adarken; "zor zamanlar"n* byk imalats yrtk prtk
giysiler iinde dolanan ocuklarn sefil cretlerinden artrd
paralarla hastaneler ina ederken, sk sk sylendii zere,
sadece gkten yaacak yldrmlara kar bu iman veya ha
yrseverlik patlamalaryla olduka aalk bir sigorta yaptr
maya m urayorlard, yoksa kendilerine bile itiraf etmese
ler de zorlu gnlk pratik nedeniyle bastrmak zorunda kal
dklar gizli gnl ihtiyalarm m gidermeye alyorlard?
Bunlar ka da ok andran gl elikilerdir.4
(*) Dickens'n roman - .n.
4

IV- 1 1 numaral daktilo sayfa bu kelimelerle sona eriyor. Sayfa IV-12 eksik, bu
nedenle eksik metni oluturmak iin Lucien Febvre'in talimatlanyla hazrlan
m daktilo metne bavurmak zorunda kaldk.
1 83

Bireylerden topluma geelim mi? Toplum, hangi adan


deerlendirilirse deerlendirilsin, sonuta bireysel bilinle
rin toplam demeyelim de (bu kukusuz ok eksik kalr) en
azndan arpmndan baka bir ey olmad iin, ayn s
rekli etkileim oyununun orada da karmza kmas ar
tc olmayacaktr. 1 2 . yzyldan en azndan Reform ana
kadar dokumac topluluklarnn sapkn din akmlarnn n
celikli sahalarndan birini oluturduu kesin bir olgudur. Bu
da bir din tarihi fii iin kesinlikle gzel bir malzemedir. Bu
kartonu zenle ekmecesine yerletirelim. Onun yannda
ki, bu kez "iktisat tarihi" diye etiketlenmi ekmecelerde de
ikinci bir not demeti oluturalm. Mekikle alan bu kk,
hareketli topluluklarla iimiz bitmi mi olacak? Geriye bir
de onlar izah etmek kalacak, nk onlarn temel zellikle
rinden biri din alann iktisadi alanla yan yana var etmek de
il, i ie geirmek olmutur. Bizden nceki birka kuan
bu konuda gsterdikleri o kadar artc "emin olma, g
ven, ahlaki denge" grnm ok dikkatini eken Lucien
Febvre, bunun ncelikli iki nedenini yle saptar: De Lapla
ce'n kozmolojik sisteminin idrakler zerindeki egemenlii
ve para rejiminin "anormal sabitlii." llk bakta nitelik ola
rak bunlardan daha kart beeri olgu bulunamaz gibi geli
yor. Yine de bir grubun zihinsel tavrna ayrt edici zelliini
vermek konusunda ibirliine girmilerdi.
Kukusuz, kolektif lekteki bu ilikiler de herhangi bir
kiisel bilin iindekiler gibi basit deildir. Bugn, dm
dz bir ekilde edebiyat "toplumun ifadesidir" diye yazma
y gze alamayz. En azndan, bir aynann yanstt nesne
nin "ifadesi" olmas tarznda bir ifade kesinlikle sz konusu
deildir. Bir mutabakat olduu kadar savunma tepkilerini
de yanstabilir. Neredeyse kanlmaz bir ekilde,5 ok say5
1 84

Lucien Febvre tarafndan oluturulmu metinden yaplan alnt burada sona


eriyor.

da miras kalm temay, atlyede renilmi biimsel meka


nizmalar, eski estetik uzlamlar da tar ve bunlar hep ge
ciktirme nedenleridir. Focillon, keskin bir ngryle, "Ayn
tarihte siyasi, iktisadi, sanatsal alanlarn hepsi kendi erile
rinde ayn konumu igal etmezler -ben olsam, 'mutlaka ay
n konumu igal etmezler,' derdim- " diye yazyor. Ama top
lumsal yaam her zaman kesik kesik ilerleyen ritmini bu za
man farklarndan alr. Ayn ekilde, bireylerin ounda, an
tik psikolojinin oulcu diliyle syleyecek olursak, eitli
ruhlar nadiren ayn yatadr: Saysz olgun insan hala ocuk
su yanlara sahiptir!
Michelet 1 837'de Sainte-Beuve'e yle diyordu: "Anlatnn
iine siyasi tarihten baka bir ey sokmasaydm, tarihin e
itli unsurlarn (din, hukuk, corafya, edebiyat, sanat, vb)
hi hesaba katmasaydm, gidiatm bambaka olurdu . Ama
byk bir yaamsal hareket gerekliydi, nk tm bu eit
li unsurlar anlatnn birlii iinde yrngede bir arada d
nyorlard. " Fustel de Coulanges da 1 880'de6 Sorbonne'da
ki dinleyicilerine unlar sylyordu : "Fransa'nn gemii
ni paralar halinde paylam yz uzman dnn: Sonun
da Fransa'nn tarihini yazm olacaklarn m sanyorsunuz?
Ben ok kukuluyum; en azndan olgular arasndaki ba ek
sik kalacaktr, halbuki bu ba da tarihsel bir gerekliktir."
"Yaamsal hareket", "ba" : Bu imgeler arasndaki kartlk
anlaml. Michelet organik alann terimleriyle dnyor,
hissediyordu; Newton evrenini bilimin nihayetine ermi
modeli olarak gren bir an evlad olarak, Fustel metafor
larn uzaydan seiyordu. Onlarn temeldeki uyumu sesini
daha gl klyordu: Birey gibi toplum da mekanik biim
de bir araya getirilmi bir iskambil falna benzemez; pe pe
e, her biri kendi iinde incelenen paralar hakkndaki bil6

Marc Bloch tarih yerini bo brakmt. Bir nceki baskda yer alan tarihi kul
lanyoruz.
1 85

gi asla btn hakkndaki bilgiyi temin etmez; hatta paralar


hakkndaki bilgiyi de vermez.
Ama Fustel gibi Michelet'nin de bizi davet ettii yeniden
oluturma almas ancak analizden sonra gelebilir. Daha
dorusu: Bu yeniden oluturma almas, analizin uzantsn
dan, varlk nedeninden baka bir ey deildir. Gzlenmekten
ok seyredilen ilk grntde, hibir ey ayr ayr olmadna
gre balantlar nasl ayrt edilebilir ki? O hassas a, ancak
olgular nce zel trler halinde tasnif edildikten sonra ortaya
kabilir. Bu nedenle, etkilerinin ve tepkilerinin srekli i ie
geileri iinde yaama sadk kalmak iin, genellikle tek bir
alimin snrlarn aan fazlasyla geni bir aba iinde onun
tamamn kucaklama iddias tamaya hi gerek yoktur. Bir
toplumun incelenmesini onun vehelerinden biri, daha do
rusu bu vehelerden birinin, inanlarn, snflar veya gruplar
yapsnn, siyasal krizlerin, vb. ortaya kard problemler
den biri zerine younlatrmaktan daha meru, daha salk
l bir ey olamaz. Bu gerekeli tercih, problemlerin daha sa
lam bir ekilde konmasn salamakla kalmaz: Temas ve al
veri olgular da daha berrak bir ekilde ortaya kar. Yeter ki
onlar kefetmek ynnde bir istek olsun. Rnesans Avrupa
s'nn o byk tccarlarn, kuma veya baharat satclarn,
bakr, cva veya ap istifilerini, imparatorlarn ve krallarn
bankerlerini gerekten, bizatihi mallaryla birlikte tanmak
istiyor musunuz? Holbein'a tablolarn yaptrdklarn, Eras
mus veya Luther okuduklarn da hatrlamanzda fayda var.
Ortaa vasalnn senyrne kar tavrn anlamak iin Tan
r'sna kar tavrnn ne olduu hakknda da bilgi toplama
nz gerek. Tarihi asla zamann dna kmaz. Ama kken
ler hakkndaki tartmann da bize gsterdii zere, zamann
iindeki zorunlu bir salnmla kah7 birbirine benzeyen feno7
1 86

IV-14 numaral daktilo sayfa bu kelimelerle sona eriyor. iV- 15 eksik. Bu ne


denle s. 1 79'deki 4. dipnotta belirtilen yntem burada da kullanld.

menlerin sreyi bir utan bir uca kateden byk dalgalar


n, kah bu akmlarn bilinlerin gl dmnde sktkla
r beeri an dikkate alr.

3. Nomenclatura
Ama bir insann veya toplumun faaliyetlerinin balca ve
helerini ayrt etmekle yetinmek yetersiz kalr. Bu byk ol
gu gruplarnn her birinin iinde yeni ve daha hassas bir ana
liz abas arttr. Bir siyasal sistemi oluturan kurumlar, bir
dini oluturan eitli inanlar, ibadetleri, duygular belirle
mek gerekir. Bu paralarn ve btnlerin her birinde onla
r ayn trde baka gerekliklere hem yaklatran, hem de
uzaklatran zellikler saptanmaldr. Bu tasnif sorunu , de
neydeki temel nomenclatura sorunundan ayrlmaz.
nk her analizde ara olarak ncelikle uygun bir dil,
olgularn d hatlarn kesin bir ekilde izerken yeni ke
iflere de adm adm uyum salayabilecek esneklie sahip
bir dil, zellikle de dalgalanmalara veya yanl anlamalara
meydan brakmayacak bir dil gerekir. Biz tarihilerin zayf
noktas tam da budur. Bizi hi sevmeyen keskin zekal bir
yazar bunu gayet iyi grmt : "Mulak ve istatistik k
kenli anlamlarn yerini net ve zel tanmlarn ve uzlamla
rn ald o belirleyici nemdeki an tarihte henz yaanma
mtr. " Paul Valery byle diyor. Ama bu doruluk saati he
nz almamsa bile, bir gn almas imkansz mdr? On
dan da nce, niye almas bu kadar gecikmektedir?
Kimya kendi iaretler malzemesini ekillendirdi. Kelime
lerine bakn: Yanlmyorsam, "gaz" Fransz dilinin sahip ol
duu, gerekten icat edilmi nadir kelimelerden biridir.
nk kimyann, doalar gerei kendilerine ad koyamayan
gerekliklere seslenmek gibi byk bir avantaj vard. Red1 87

dettii mulak alglama dili, en az onun yerine geirdii tas


nif edilmi ve denetlenen gzlem dili kadar, eylerin dnda
ve bu anlamda keyfiydi: ster vitriol, ister slfrik asit deyin,
cismin kendisinin bunda hibir dahli yoktur. Ama bir beeri
bilimde iler ok farkldr. nsanlar, eylemlerine, inanlar
na ve toplum yaamlarnn eitli vehelerine adlar koymak
iin,8 onlarn nesnel bir aratrmann konusu haline gelme
lerini beklememilerdir. Demek ki tarih sz daarcnn en
byk ksmn dorudan inceledii malzemeden almakta
dr. Uzun sre kullanlarak ypranm ve biimi bozulmu
bu sz daarcn kabullenmektedir; stelik teknisyenlerin
nceden gerekletirilmi ciddi istiare abasnn rn ol
mayan her ifade sistemi gibi, bu sz daarc ounlukla ilk
doduundan beri mulak bir niteliktedir.
En kts, bu alntlarda bile bir birlik bulunmamasdr.
Belgeler kendi nomenclatura'Iarn dayatma eilimindedir;
tarihi eer onlar dinlerse, her seferinde deien bir an
dikte ettii ekle gre yazar. Ama dier yandan doal olarak
kendi zamannn kategorilerine gre, dolaysyla o zamann
kelimeleriyle dnr: Patricilerden sz ettiimizde yal
Cato ile ada biri ne dediimizi anlar; buna karlk Roma
mparatorluu'nun yaad krizlerde "burjuvazi"nin roln
den sz eden yazar bu ismi ve fikri Latinceye nasl tercme
edebilir? Bu nedenle, tarihin dili neredeyse zorunlu olarak
iki ayr ynelime blnr. Bunlar srayla gzden geirelim.
Gemiin terminolojisini tekrarlamak veya kopya etmek,
ilk bakta olduka gvenli bir yol gibi gzkebilir. Bununla
birlikte, uygulamada saysz glkle karlalr.
Birincisi, eylerdeki deiimler her zaman isimlerinde de
buna kout deiimleri peleri sra srklemezler. Her di8

Lucien Febvre tarafndan oluturulmu metinden yaplan alnt burada sona


eriyor.

1 88

le ikin olan geleneki niteliin olduu gibi, insanlarn o


unun mustarip olduu yaratclk zaafnn da doal sonu
cu budur.
Bu gzlem alet edevat iin bile geerlidir; halbuki bu
alanda genellikle ok derin deiiklikler sz konusudur.9
Komum bana, "Arabayla kyorum" dediinde, atl bir ara
bay m otomobili mi kastediyor? Ancak nceden arabal
veya garaj hakknda bir deney sahibi olmusam bu soruya
cevap verebilirim. Kat zerinde,

aratrum tekerleksiz, car

ruca ise tekerlekli ift srme aracn ifade ed iyordu. Bunun


la birlikte ilki ikincisinden daha nce ortaya kt iin, bir
metinde eski kelimeye rastladmda onun yeni alet iin de
kullanlmadndan nasl emin olacam? Tam tersten gidil
diinde, Mathieu de Dombasle tasarlad tarla srme aleti
ne "charrue" adn vermiti, ama tekerlei olmayan bu ara
aslnda tam bir kara saband (araire) .
Ama bu kadar maddi olmayan trde gereklikler dikka
te alndnda, miras kalm isme bu ballk ok daha g
l bir ekilde kendini belli eder! nk bylesi durumlar
da dnmler, etkiledikleri insanlar tarafndan alglanama
yacak kadar yava gerekleirler. Etiketi deitirme ihtiyac
duymazlar, nk ierikteki deiimi yakalayamazlar. Fran
szcadaki "serf'in kayna olan Latince servus kelimesi yz
yllar boyunca yaamtr. Ama bu ekilde ifade edilen in
sanlk durumunda pe pee yle ok deiim yaanmtr
ki, antik Roma'nn servus'u ile Saint-Louis Fransas'nn ser
fi arasndaki kartlklar benzerliklerden ok daha ar ba
sar. Bu nedenle tarihiler genellikle "serf'i ortaa iin kul
lanmay tercih etmi, antika sz konusu olduunda ise,
"kleler"den bahsetmilerdir. Baka bir deyile, kopyann
yerine burada edeeri yelemilerdir. Bu arada dilin renkle9

IV-16 numaral daktilo sayfa bu kelimelerle sona eriyor. IV-1 7 eksik. Bu ne


denle nceki burada da kullanld.
1 89

rindeki ahengin birazn zndeki dorulua feda etmiler


dir; nk bu ekilde Roma ortamna tadklar terim, asln
da ancak bin ylna doru, Slav esirlerin Bat'nn yerli seri
lerine tamamen yabanc, mutlak bir bamllk modeli sun
duklar anlalan insan pazarlarnda domutur. Zaman ara
lnn ularnda kalnd srece kullanl bir terim sz ko
nusudur. 10 Bununla birlikte, sz konusu aralk iinde ser
fin karsnda klenin ortadan silinecei snr nasl tarihlen
dirilebilir? Bu, ezeli saman ynnda ine arama sofizmidir.
Her halkarda, olgularn kendisini doru aktarabilmek iin
onlarn dilinin yerine tamamen uydurulmu olmasa bile en
azndan elden geirilmi ve zaman iindeki yeri deitirilmi
bir nomenclatura geirmek zorunda kalyoruz.
Tam ters ynde bakldnda, eylerde hibir deiim ya
anmadan isimlerin zaman veya mekan iinde deitiine
de rastlanr.
Bazen bir kelimenin kaydetmeye yarad nesne veya fiil
hi deimese de dilin evrimine zg nedenler o kelimenin
silinmesine yol aabilir. nk dilbilimsel olgularn kendi
diren veya uysallk katsaylar vardr. Roma kkenli diller
de Latince emere fiilinin kaybolduunu ve onun yerini ok
farkl kkenlerden fiillerin - "acheter" , * "comprar" , vb- ald
n saptayan bir bilim adam , buradan hareketle Roma'nn
mirass olan toplumlardaki alveri dzenini etkilemi
dnmler hakknda en geni, en yaratc sonular kara
bileceini dnmt. Bu tartmasz olgunun mnferit bir
olay gibi ele alnp alnamayacan hi sorgulamamt. Oy
sa ki Latinceden tremi dillerde fazla ksa ve bu nedenle,
sessiz hecelerin de yardmyla yava yava ayrt edilmez ha
le gelmi kelimelerin devre d kalmas ok yaygn bir hadi(*) Satn almak - .n.
10 Lucien Febvre tarafndan oluturulmu metinden yaplan alnt burada sona
eriyor.
1 90

sedir. Tamamen fonetik trden bir fenomen sz konusudur


ve bir telaffuz macerasn bir iktisadi uygarlk zellii sanma
hatas epey elendiricidir. 1 1
Ayrca, tek tip bir sz daarcnn yerlemesine veya ko
runmasna asl kar kan, sosyal koullardr. Ortaa top
lumlar gibi ok paralanm toplumlarda, temelde ayn
olan kurumlarn deiik yerlerde ok farkl terimlerle ifa
de edilmesi sk grlen bir olguydu. Gnmzde bile, kr
sal leheler arasnda en yaygn nesnelerin ve en genel adet
lerin adlandrlmasnda dahi byk farkllklar vardr. Ku
zey Fransa'da "mezra" ad verilen yere bu satrlar yazdm
Merkez eyaletinde "ky" denir; Kuzey'de ky denen yer bu
rada "kasaba" dr. Bu szel ayrlklar kendi ilerinde son de
rece dikkate deer olgulardr. Bununla birlikte, tarihi ken
di terminolojisini onlara uydurursa sadece syleminin anla
lrln zedelemekle kalmaz; devlerinin ilk srasnda yer
alan tasnif iini de yerine getirememi olur.
Bizim bilimimiz, matematik veya kimyada olduu gibi her
trl ulusal dilden kopuk bir simgeler sistemine sahip de
ildir. Tarihi sadece kelimelerle, yani yaad lkenin ke
limeleriyle konuur. l veya hala yaayan yabanc bir dilde
ifade edilmi gerekliklerle mi kar karya geldi? Tercme
yapmak zorunda kalr. Kelimeler sradan eyler veya eylem
lerle ilgiliyse bunun nnde hibir ciddi engel yoktur: Sz
daarcnn bu sradan kelimeleri kolayca tam karlklar
na evrilir. Buna karlk, bir toplumun yaamna daha de
rinden katlan kurumlar, inanlar, adetler ortaya ktn
da bunlarn farkl bir topluma gre ekillenmi baka bir di
le aktarlmas tehlikelerle dolu bir giriime dnr. Kar1 1 "nk dilbilimsel olgularn" diye balayan bu blm, ilk yazmda lkinci B
lm'de yer alan ve tarihe yardmc bilimlerin yanl bilinmesini rnekleyen b
lmn yeniden yazlm halidir.
1 91

lk olarak denk gelecek kelime semek, bir benzerlik bulun


duunu varsaymaktr. Bu benzerliin, en iyi koulda, sadece
yzeyde kalabileceine dikkat etmek gerekir.
O zaman orijinal terimi aklayarak aynen korumaya ra
z m olmalyz? Bazen bunu yapmak art olur. 1 9 19'da We
imar Anayasas'nda Reich isminin korunduunu gren baz
ke yazarlarmz, "Ne tuhaf bir cumhuriyet ! " diye haykr
dlar. "Grdnz m? Kendisine 'imparatorluk' demekte s
rar ediyor ! " Gerek, Reich'n bir imparator fikrini asla ken
diliinden artrmamasyla snrl deildir; ayrlklk ile
birlik arasnda srekli gidip gelen bir siyasal tarihin imgele
riyle birletiinde, bu kelime bambaka bir ulusal gemiin
yansd bir dile en ufak eviri abasnn bile yersiz olaca
fazlasyla Alman bir tnya sahiptir.
Bununla birlikte en az abayla salanan gerek zm
olan bu mekanik kopyalamay nasl genellemeli? Hatta her
trl dil arl kaygsn da bir kenara brakalm; yine de
cmlelerini yabanc kelimelerle dolduran tarihilerin, yerel
lehe kullana kullana sonunda ne kylnn ne de kentlinin
kendini bulabilecei bir j argona doru kayan tarihi roman
yazarlarn taklit eder bir duruma dmeleri tatsz olur. Her
trl denklik denemesinden vazgemek ounlukla doru
dan gereklii zedeler. Sanrm 18. yzyla uzanan bir tea
mle gre, Franszcadaki "serf' ve dier Bat dillerindeki ya
kn manal kelimeler topran efendisine, arlk dneminin
eski Rusya'snn krepostny'sna* mutlak baml kyly
ifade etmekteymi. Bundan daha yersiz bir benzetme zor d
nlr. Bir yanda, adm adm gerek klelie dnen bir
topraa ballk rejimi; dier yanda, tm katlna ramen
insana her trl haktan yoksun bir ey gibi davranmaktan
ok uzak olan bir kiisel bamllk biimi: Szde Rus serfli-

(*) (Rus.) Topraa bal kyller - e.n.


192

inin, bizim ortaa serfliimizle ortak hibir yan yok gibi


dir. Ama krepostny' olduu gibi alp kullanmak da bizi bir
yere gtrmez. nk Romanya, Macaristan, Polonya, hat
ta Dou Almanya'ya kadar, Rusya'da oluan kyl bamll
biimine ok yakn biimler var olmutur. 12 O zaman ye
ri geldike, srasyla Rumence, Macarca, Lehe, Almanca ve
ya Rusa terimler mi kullanlacaktr? Bu, iin zn, olgular
arasndaki derin balantlar doru bir nomenclatura ile ifa
de ederek yeniden oluturmay yine gzden karmak anla
mna gelir. Etiket yanl seilmitir. Ulusal isimleri kopya et
mek yerine onlarn stne yaptrlacak ortak bir etiket ge
rekliliini korumaktadr.
Birok toplum, hiyerarik ift dillilik ad verilebilecek eyi
uygulamtr. iki dil, halk dili ve sekin dil atyordu. Gn
lk halk dilinde dnlen ve sylenilen eyler, sadece veya
tercihen ikinci dilde yazlyordu. rnein Etiyopya 1 1 . yz
yldan 12. yzyla kadar Gu'ez dilinde yazyor, Amharca di
linde konuuyordu. rnein nciller, Aramice konuulduk
lar varsaylabilecek szleri o srada Dou'nun byk kltr
dili olan Yunanca ile nakletmilerdir. Bize daha yakn bir d
nemde, ortaan idari dili ve kendisini anlatt tek dil La
tince olmutur. l uygarlklardan miras kalm veya ya
banc uygarlklardan alnm bu alim, rahip ve noter dilleri
balanglarnda, ifade etmek zorunda kaldklar birok ger
eklik iin yaratlmamlard. Bu grevi ancak tam teekkl
l bir aktarm sistemi araclyla ve kanlmaz bir becerik
sizlikle baarabiliyorlard.
Oysa ki bir toplumu -maddi tanklklar dnda- yazl
metinleri araclyla tanrz. Byle bir ift dilliliin hakim
12 "Bizim bilimimiz, matematik veya kimyada olduu gibi" diye balayan IV- 1 7
numaral e l yazmas yaprak bu kelimelerle sona ermektedir. Daktilo iin bu
metin kullanlmtr ve ikisi ayndr.
1 93

olduu toplumlar bize balca birok zellikleri bakmn


dan arkas yle byle seilebilen bir tl perde ile rtly
m gibi grnrler. Hatta bazen araya bir perde daha gi
rer. Fatih William'n karttrd byk ngiltere kadastro
su , mehur Domesday Book, Norman veya Mans'l rahiple
rin eseriydi. Onlar tamamen lngiltere'ye zg kurumlar La
tince betimlemekle kalmam, ayrca bunlar nce Franszca
dnmlerdi. Tarihi terimlerin ikamesiyle yaratlm bu
nomenclatura'lar ile kar karya kaldnda ayn almay
sondan baa doru yinelemekten baka kar yol bulamaz.
Eer karlklar uygun bir biimde seilmi ve en nemli
si tutarl bir biimde kullanlmsa i kolaylar. Kronikile
rin "konsller"inin aslnda kontlar olduu fazla zorluk ek
meden anlalr. Ama ne yazk ki bu kadar elverili olmayan
durumlar da vardr. Domesday Book'un colliberti'leri, borda
rii'leri* kimdi? Latince yaldzlar soyulduunda, Bat Fran
sa azlarnn "cuverts" , "bordiers" kelimeleri kolayca yeri
ne oturtulabilir. Ama onlarn hangi ngilizce terimleri ifa
de ettikleri konusunda duraksarz. Bir ey kesindir: Kullan
lan karlk kendini kabul ettirememitir. nk belgeyi ya
zanlardan sadece birka tarafndan bavurulan bu karlk
lar onlardan sonra hi kimse tarafndan yeniden kullanlma
mtr. Bizim 1 1 . ve 12. yzyl szlemelerimizin colonus'u
neydi? Manasz bir soru. Yaayan bir eyi artk ifade etmedi
i iin avam dilde mirass bulunmayan kelime, bir terc
me oyunundan baka bir ey deildi; noterler tarafndan ok
eitli hukuki veya iktisadi koullar gzel klasik Latince ile
ifade etmek zere kullanlmt.
Ayn zamanda, birbirinden zorunlu olarak farkl bu iki dil
arasndaki kartlk aslnda tm toplumlarda ortak olan te
zatlarn en u rneini yanstmaktadr. Bizimki gibi en bir-

(*) (Lat.) Snr alay - e.n.


1 94

leik uluslara varncaya dek, her kk mesleki kolektivite,


kltr veya servetiyle ayrt edilen her grup kendi zel ifa
de biimine sahiptir. Ama tm gruplar yazmaz veya dierle
ri kadar yazmaz ya da yazdklarn sonraki kuaklara aktar
mak konusunda dierleri kadar ansl deildirler. Herkesin
bildii gibi, bir adli sorgu zaptnn sylenen szleri aynen
aktardna ok az rastlanr; zabt katibi , neredeyse kendi
liinden bir yaklamla, sentaks dzene sokar, berraklat
rr, yeniden oluturur, fazla baya bulunan kelimeleri ayk
lar. 1 3 Gemiin uygarlklarnn da kendi zabt katipleri var
d: kronikiler, zellikle de hukukular. Bize herkesten n
ce onlarn sesi ulamaktadr. Onlarn kullandklar kelimele
rin, bu kelimeler araclyla nmze srdkleri tasniflerin
ounlukla sistemli bir ekilde yaplan ve gelenekten abart
l biimde etkilenen sekin bir metin dzenlemesinin sonu
cu olduunu unutmayalm. Karolenj dneminin nfus tah
riri veya ferman derlemelerinin kark, elikili ve muhte
melen suni terminolojisiyle uraacamza, o devrin bir k
ynde dolap kendi koullarndan bahseden kylleri ve
ya uyruklarnn durumunu konuan senyrleri dinleyebil
seydik kimbilir ne byk srprizlerle karlardk! Gnlk
pratiin bu ekilde kendisini betimlemesi de bize tm yaa
m yanstmazd kukusuz, -nk din veya hukuk adamla
rndan kaynaklanan ifade ve dolaysyla yorum abalan da
somut olarak tesirli glerdir- ama en azndan derindeki bir
dokuya ulam olurduk. Sradan insanlarn dudaklarndan
dklen -ister dnn ister bugnn Tann'sna edilmi- du13 Sorgu hakimlii ve hakimlik meslei pratii burada bir belirleme yapmam ge
rekli klyor: En azndan gnmz Fransa'snda bir sorgunun zapt ancak fi
ziksel olarak zabt katibi tarafndan tutulur; tutanak sorgu hakimi tarafndan
dikte edilir ve dikte edilen bu metin ounlukla sorguya ekilen veya dinlenen
kiinin szlerine tam anlamyla "ihanet eder"; mahkemelerdeki durum da da
ha iyi deildir; tartmalarn tutanan zabt katibi hazrlar, ounlukla ksal
tlan bu metinler oturumda gerekten olup bitenle ancak uzaktan balantldr.
1 95

alara eriebilseydik kimbilir neler renirdik! Tabii onlarn


da gnllerindeki cokuyu budamadan yanstmay bilmele
ri kouluyla. . .
nk son tahlilde e n byk engel budur. Bir insan a
sndan kendini ifade etmekten daha zor bir ey yoktur. Ama
varoluumuzun rgsn oluturan akkan toplumsal ger
ekliklere hem mulaklktan hem de sahte kesinlikten mu
af isimler bulmak da en az bu kadar zahmetlidir. En all
m terimler aa yukar ifadeler olmann tesine hi ge
mezler. Kesin anlamlan olduu dnlebilecek dine ili
kin terimler bile bunun dnda kalmaz. Fransa'nn dinsel
haritasna bakarken Le Bras gibi bir alimin bugn fazlasy
la basit "Katolik" etiketinin yerine ne kadar ok ayrnt fark
ll eklemek zorunda kaldn grrsnz. Bu yaklam,
inanlarnn -belki de ounlukla inanszlklarnn- tepe
sinden Erasmus hakknda kat bir tutumla "Katolik" veya
"Katolik deil" diye kestirip atan tarihileri dndrmeli
dir. ok farkl baka gerekliklere de uygun isimler yakt
nlamamtr. Gnmzde bir ii snf bilincinden, ok zayf
bile olsa, kolayca sz etmektedir. Bu gerekeli ve zrhl daya
nma duygusunun kendini en berrak ve gl ekilde Anci
en Regime'in* sonuna doru Kuzey Fransa'nn krsal blge
lerindeki gndeliki iiler arasnda gsterdiini dnyo
rum; eitli dilekeler, l 789'un baz defterleri bunun doku
nakl yansmalarn gnmze dek saklamtr. Bununla bir
likte sz konusu duygu o srada adlandrlamyordu, nk
henz bir ad yoktu.
Ksaca syleyecek olursak, belgelerin sz daarc da bir
tanklnkinden farkl deildir: Kukusuz hepsinden de
erlidir, ama dier tm tanklklar gibi o da kusursuz deil
dir, dolaysyla eletiriye aktr. Her nemli terim, her ka(*) Fransa'da Rnesans'ta Fransz Devrimi'ne kadar olan dnemi belirtmek iin
kullanlar terim - e.n.
1 96

rakteristik slup dzeni ancak evresiyle karlatrldk


tan; dnemin, ortamn veya yazarn adetleri iine yerle
tirildikten; zellikle de uzun sre hayatta kalmsa anak
ronizm nedeniyle dlebilecek her zaman hazr ve na
zr yanl anlam tehlikesine kar korunduktan sonra ger
ek bir bilgi aracna dnr. Krallara ya srlmesine 12.
yzylda bilerek sacramentum deniyordu; bu anlam yk
l sz aslnda o tarihte, bugn tanmlar ve dolaysyla ter
minolojisi iinde katlam bir teolojinin ona verecei ok
daha gl deerden uzaklamt. ey daha nce gelse de
ismin ortaya k her zaman byk bir olgudur, nk
bilincine varma bakmndan belirleyici olan aamay iaret
eder. Yeni bir dine inananlarn kendilerine Hristiyan de
meye karar verdikleri gn byk bir adm atlmtr. Fus
tel de Coulanges gibi baz byklerimiz anlamlarn ince
lenmesi hakknda, bu tarihsel anlambilim hakknda hay
ranlk veren rnekler sunmulardr. Onlarn devrinden bu
yana dilbilimde kaydedilen ilerlemeler kullanlan arac da
ha da bilemitir.
Geri kelimeler gerekliklerle -ballklar her zaman ek
siksiz olmasa bile- yle gl bir baa sahiptirler ki her eye
ramen, bir toplum gereince aklanm ve yorumlanm
kelimelere geni lde bavurmadan betimlenemez. Hi
usanmayan ortaa tercmanlarn taklit etmeyeceiz. Kont
lar sz konusu ise kont, Roma sahneye ktmda ise konsl
diyeceiz. Bilim adamlarnn eserlerinde Zeus Iupiter'i niha
yet tahtndan indirdii gn, Hellen esinli dinlerin anlalma
snda byk bir ilerleme kaydedildi. Ama bu sylediimiz
zellikle kurumlar, aletler veya inanlara ilikin ayrntla
r kapsyor. zetle, belgelerin nomenclatura'snn bizim no
menclatura'mz saptamaya tamamen yeteceini dnmek,
bize analizi de hazr biimde sunduklar manasna gelir. Bu
durumda tarihe yapacak fazla bir ey kalmaz. Neyse ki du1 97

rum hi de byle deil. Bu nedenle byk tasnif ereveleri


mizi baka yerde aramak zorundayz.
Bunlar bize temin edecek, genelliiyle herhangi bir zel
dnemin yanklarndan stn olma iddias tayan termino
loj i nmzde duruyor. nceden belirlenmi bir niyet ol
makszn, birok tarihi kuann pe pee dzeltmeleriyle
gelitirilmi bu sz daarc ok eitli menelerden ve ta
rihlerden unsurlar bir araya getiriyor. "Feodal" , "feodalite" :
Hukukular takmnn daha 1 8 . yzylda nce Boulainvilli
ers, sonra da Montesquieu tarafndan Saray'dan alnm bu
terimleri, kendisi de epey kt tanmlanm bir sosyal yap
trnn olduka beceriksiz etiketlerine dnmtr. "Ka
pital": Bir tefeci ve muhasebeci sz olan bu terimin anlam
n iktisatlar ok erken bir tarihten itibaren epey genilet
milerdir. "Kapitalist": Uzaklardan, ilk Avrupa borsalarn
daki speklatrlerin jargonundan gelen bir kalnt. Ama bu
gn tasniflerimizde ok daha hatr saylr bir yer tutan "ka
pitalizm" henz ok gentir: Son ekini, bir kken iareti ola
rak tamaktadr (Kapitalismus) . "Snf'ta onu bulan doa
bilimcinin veya filozofun dokunuu hissedilmektedir: Bu
nunla birlikte, toplumsal mcadelelerin etinliinin yans
d yeni bir vurgu kazanmtr. "Devrim"* eski astrolojik
armlarnn yerine ok daha beeri bir mana koymu
tur; gkyznde hala srekli bir hareketi ifade etmekte, ama
yeryznde artk ani bir kriz manasna gelmektedir. "Prole
ter" doduu '89'lular nezdinde olduu gibi antik kostmler
iindedir; ama ona nce Marx, sonra da Babeuf penelerini
atmlardr. Amerika "totem'', Okyanusya ise "tabu" kelime
lerini vermilerdir; etnograflarn ald bu terimler karsn
da tarihilerin klasisizmi duraksamaktadr.
(*) Rtvolution: gkbilimde dnme, dn - .n.
1 98

Ne bu kken eitlilii ne de bu anlam sapmalar bir s


knt kaynadr. Bir kelimenin deerini etimolojisinden ok
kullanl biimi belirler. Eer kapitalizm, en geni kulla
nmlarnda bile, bor para verenlerin sermayesinin bir rol
oynad iktisadi rejimlerin hepsine temil edilemiyorsa,
eer feodal, en anlaml zellii kesinlikle fief olmayan top
lumlar nitelemek iin kullanlyorsa, bunda tm bilimlerin
evrensel pratiiyle elien hibir yan yoktur. nk tm bi
limler, sadece cebir simgeleriyle yetinemiyorlarsa, gnlk
yaamla i ie gemi bir sz daarcna bavurmak zorun
da kalrlar. Fizikinin, en gz pek paralama giriimlerinin
hedefi olan nesneye atom, yani "blnmez" demekte srar
n hayret verici mi bulacaz?
Onca kelimenin bize gelirken yklendikleri tm o duygu
sal yayntlar da ayrca rktcdr. Duygu glerinin dil
deki sarahati tevik ettiine pek rastlanmaz.
lki deyimin, "feodal rejim" ve "senyrlk rejimi" deyim
lerinin kullanm, tarihilerde bile ok can skc ekilde bir
birine karr. Bu, sava bir aristokrasiye zg bamllk
balarn, nitelike ok farkl, stelik ok daha nce do
mu, ok daha uzun srm ve dnya leinde ok daha
yaygn bir kyl bamll tipiyle keyfi biimde zdele
tirmek anlamna gelir. Bu karklk 18. yzyla uzanr. O s
rada vasallk ve fief var olmaya devam ediyordu, ama yz
yllardr zleri neredeyse tamamen boalm hukuki biim
ler halindeydi. Ayn gemiten kan senyrlk ise tam tersi
ne hala capcanlyd. Siyasi yazarlar bu mirasn iinde gerekli
ayrm yapmay bilemediler. Tek neden, onu yanl anlama
lar deildi. ou onu soukkanl bir gzle deerlendiremi
yordu. Bu mirasn hem arkaizminden, hem de daha nemli
si hala baskc gler barndrmakta srar etmesinden nefret
ediyorlard. Tm miras ortaklaa mahkum ediliyordu. Sonra
Devrim, gerekten feodal kurumlarla birlikte senyrl de
1 99

ayn isim altnda ve ezamanl olarak ortadan kaldrd. Ge


riye sadece bir hatra kald; ama inat ve son dnemlerdeki
mcadelelerin imgesiyle renklenmi bir hatra sz konusuy
du. Artk yeni tutkularn etkisiyle daha da genilemeye ha
zr bir tutkudan domu kafa karkl yaratlmt. Bugn
bile geliigzel bir ekilde sanayi veya banka "feodalitelerin
den" sz ederken, bunu dingin bir bakla m yapyoruz? Bu
nitelemelerin gerisinde her zaman, o scak '89 yaz srasnda
yaklan atolarn yansmas bulunuyor.
Ne yazk ki kullandmz kelimelerin ounun kaderi
byledir. Bizimle yan yana, alkantl bir kamusal alan yaa
m srdrmeye devam ederler. Bugn sylevleriyle bize ka
pitalizm ile komnizmin zde olduunu bildiren kii bir
tarihi deildir. Art veya eksi iaretleri ortama veya zamana
gre sk sk deien bu duygusallk katsaylar karkl ar
trmaktan baka bir ie yaramazlar. 1 8 1 5'in "ultra"lar dev
rim kelimesini duyunca yzlerini rtyorlard. l 940'takiler
ise bu kelimeyle yaptklar darbeyi gizliyorlar.
Bunlar bir yana, sz daarcmzn nihai olarak duygu
suzlua brndn varsayalm. En entelektel dillerin
bile kendi tuzaklar vardr. Benzersiz imtiyaznn sadece be
eri bilimlere ait olmasna Franois Simiand'n hakl olarak
ard "nominalist akalar" burada yeniden yaymlamak
konusunda en ufak bir isteimiz yok. Her trl aklc bil
gi iin vazgeilmez olan dil kolaylklar bizden hangi hak
la esirgenebilir? rnein makinalamadan m sz ediyoruz?
Bu asla bir kendilik yaratmak deildir. stendii kadar so
mut olguyu ifade gc olan bir isim altnda toplamak sz
konusudur ve ismin amac da bu olgular arasnda gerek
ten var olan benzerlii ifade etmektir. Dolaysyla bu balk
lar kendi ilerinde son derece merudur. Gerek tehlikeleri
de saladklar rahatlktan kaynaklanmaktadr. Sadece ana
lize yardm etmek zere orada bulunan simge, yanl seilir200

se veya fazla mekanik bir biimde kullanlrsa en sonunda


analizi devre d brakr. Bylelikle anakronizmi kkrtr:
Bir zaman bilimi sz konusu ise en affedilmez gnah budur.
Ortaa toplumlarnda iki byk insanlk durumu ayrt
ediliyordu: zgr insanlar ve bir de hi zgr olmadklar
kabul edilenler vard. Ama zgrlk, her an kendine g
re elden geirdii kavramlardandr. Bu nedenle gnmzn
baz tarihileri, kelimenin szde normal, yani kendi bildik
leri anlamnda, ortaan zgr olmayan insanlarnn yan
l adlandrldklar kansna vardlar. Onlar sadece "yan-z
gr" insanlard, diyorlard. Metinlerden hibir destek alma
dan uydurulmu bu kelime, bu davetsiz misafir her halkar
da bir fazlalkt. Ne yazk ki bu kadarla da kalmyordu. He
men hemen kanlmaz bir sonu olarak, dile verdii sahte
kesinlik, zgrlk ile kleliin bu uygarlklar tarafndan ta
savvur edildii ekliyle snrnda yaplacak gerekten derin
lemesine her trl aratrmay gereksiz klar gibiydi: Bu s
nr ounlukla belirsizdi, seilen an veya gruba gre deii
yordu, ama temel niteliklerinden biri yan-zgrlk kelime
sinin yersiz bir srarla artrd o marjinal blgeyi hibir
zaman tanmamasyd. Gemie dayatlan bir nomenclatura,
niyeti veya sadece sonucu onun kategorilerini deerleri -bu
rada olduu gibi- sonsuzluk mertebesine yceltilmi bizim
kategorilerimizle zdeletirmek olduunda, her zaman o
gemiin arptlmasna yol aar. Bu etiketlere kar alnabi
lecek tek akllca tavr, onlar tasfiye etmektir.
Kapitalizm faydal bir kelimeydi. Gnlk dilde daha faz
la ne ktka giderek yklendii tm mphem anlamlar
dan arnmay baardnda, kukusuz yeniden faydal bir hal
alacaktr. imdilik, hibir tedbir alnmakszn en eitli uy
garlklara tandndan, neredeyse kanlmaz bir ekilde
sz konusu uygarlklarn kendilerine zg niteliklerinin r
tlmesine yol amaktadr. 16. yzyln iktisadi rejimi "ka201

pitalist" miydi? Olabilir. Bununla birlikte, topluma yukar


dan aa doru nfuz eden, ky tccarn veya noterini ol
duu kadar Augsburg veya Lyon'lu byk bankeri de ks
kvrak yakalayan o genellemi para kazanma kefini dik
kate aln; retimin rgtlenmesinden ok daha nce tefeci
liin veya ticari speklasyonun nasl nem kazandn g
rn: Bu Rnesans kapitalizmi, daha hiyerarik manufaktur
sisteminden, sanayi devrimi ann Saint-Simon'vari siste
minden beeri yap olarak ne kadar farklyd! Ama o sistem
de dierlerinden vb ... Bu nedenle ok basit bir saptama bizi
uyarmaya yetecektir. Belirli bir aa ait olmayan, kendi iin
de, byk harfle yazlan Kapitalizmin ortaya kn ne za
mana tarihlendirmeliyiz? 1 2 . yzyl ltalya's m? 1 3. yzyl
Flandre'nda, Fugger ve Anvers Borsas devri mi? 1 8 . hat
ta 19. yzyl m? Burjuvazinin iktidara ykseliini kutlayan
ve bu ulayn dou tarihi olarak yumurcaklarmzn zihin
lerine kah Gzel Philippe, kah XIV. Louis, hatta 1 789 veya
1830 dnemlerini sokan ders kitaplaryla hemen hemen ay
n sayda veya ona yakn tarihi, bir o kadar da doum belge
si vardr. Belki de bunlarn hepsi ayn burjuvazi ve ayn ka
pitalizm deildi.
ite bu noktada olayn zne geliyoruz. Fontenelle'in g
zel cmlesini hatrlayalm: Leibnitz "terimleri yeri geldiin
de istismar etme konusundaki o tatl zgrlkten kendisi
ni mahrum eden kesin tanmlar koyuyor," demiti. Tatl m
bilmiyorum ama tehlikeli olduu kesin saylabilecek bu z
grle fazlasyla ainayz. Tarihi ender olarak tanm ya
par. Aslnda yine dar manada bir gelenekten beslenseydi
bu ii gereksiz bulabilirdi. Ama durum yle olmad iin
anahtar kelimelerinin kullanmna varncaya dek kendi ki
isel sezgisinden baka bir klavuzu yoktur. Okuyucuyu hi
uyarmadan, hatta kendisi de her zaman tam farkna varma
dan anlamlar geniletir, daraltr, despota eer bker. Tm
202

dnyada, in'den gzel knemis'lerin* yurdu olan Akhalar


Yunanistan'na kadar ne ok "feodalite" vardr! Bunlarn o
u birbirine hi benzemez. nk hemen her tarihi bu ad
kendince anlar.
Peki ama rastgele mi tanm yaparz? ounlukla her ko
yun kendi bacandan aslr kural iler. john Maynard Key
nes gibi derinlere nfuz edici bir iktisat analizcisi bu konu
daki en anlaml rnei oluturur. Hemen her kitabnda, an
lamlan gayet iyi belirlenmi terimleri yepyeni anlamlar yk
leyip ele geirerek ie balar: Bu anlamlar bir eserden die
rine deiir; her halkarda genel kullanmdan bilerek uzak
latrlmlardr. ok uzun sre basit bir edebi tr muame
lesi gren beeri bilimlerin sanatnn dokunulmazl olan
bireyciliinden bir eyleri korumalar ilgin bir tersliktir! Bir
kimyagerin yle dedii dnlebilir mi: "Bir su molekl
oluturmak iin iki cisim gerekir: birincisi iki, dieri bir tek
atom verir; ekillendirdiim terminolojide birincisi oksijen,
ikincisi hidrojen adn alacaktr." Kesin kurallara bal kal
dklar ne kadar varsaylrsa saylsn, tarihilerin dillerinin
toplamndan tarihin dili kmaz.
Doruyu sylemek gerekirse, urada burada daha iyi d
zenlenmi ortaklaa abalar denenmitir: Disiplinlerinin g
rece genlii sayesinde berbat lonca rutinlerinden uzak du
rabilen uzman gruplar (dilbilimciler, etnograflar, corafya
clar) ; tm tarih bilimi iin yapabilecei hizmetlerin ve vere
bilecei rneklerin peini hi brakmayan Centre de synthese
[ Sentez Merkezi] bu tarz giriimler sergilemilerdir. Bu a
balar umut vaat etmektedir. Ama asl umudu yaygn bir iyi
niyetin kaydedecei ilerlemelerde aramak gerekir. Kuku
suz bir gn gelecek, bir dizi uzlama sonucunda nomencla
tura kesinlik kazanacak ve sonra adm adm gelitirilecektir.
(*) Dizleri koruyan zrh paras - .n.
203

O zaman da aratrmacnn inisiyatifi * haklarn koruyacak


tr; nk analizi derinletirdike dili de zorunlu olarak el
den geirecektir. En nemlisi iimizde ekip ruhunun yaa
masdr. Tarihi, zaten kabul grm kelimelerin manasn
dikkatsizce deitirmekten (eer artsa, yeni bir kelime ya
ratmak daha iyidir) , rtn ispatlam kelimeleri can iste
di diye reddetmekten vazgemelidir; tarihi zenli tanmlar
kullanrken sz daarcnn herkes tarafndan kullanlabi
lir olmas kaygsn da srekli tamaldr. Babil kulesi, alayc
bir Demiurgos iin epey elenceli bir manzara olabilir; ama
bilim asndan ok skntl bir modeldir.
4. 1

alarn nehri kesintisiz bir ekilde akp gidiyor. Bunun


la birltKte analizimiz bu akta da kesintiler yapmak zorun
da kalyor. nk zihnimizin tabiat, en srekli hareketi bi
le belli nirengi noktalarna gre blmezsek anlamamz en
gelliyor. Peki tarihin zaman boyunca blmleri nasl sapta
nabilir? Bu blmlerin bir anlamda keyfi olmas kanlmaz
dr. Yine de ezeli, ebedi deiimin balca bklme noktala
ryla akmalarnda yarar vardr.
Bize (Uzakdou'dan sz edemem) miras kalan tarihya
zmlarnda, tarih ncelikle eflerin kroniiydi. Anlatnn b
lmleri geleneksel olarak hkmranlktaki deiimlere gre
pe pee sralanyordu; ya da yllk tarznda kaleme alnyor
lar ve yldan yla sekiyorlard. Pe pee birbirlerini yok eden
fatih halklarn egemenlikleri byk alar belirliyordu.
14 Daktilo metinde sayfann ortasnda Roma rakamyla drt says yer alyor; bu
da yeni bir blmn sz konusu olduunu gsteriyor, ama yannda hibir al
balk yok. Bu eksiklik, Lucien Febvre'e yazlm ve son plann yer ald bir
mektuba baklarak deerlendirildiinde, "Kronolojik Blmlemeler" gibi bir
varsaym ileri srlebilir.
204

Bylelikle hemen hemen tm ortaan kolektif bellei drt


imparatorluun, Med, Pers, Yunan, Roma imparatorluklar
nn kyamet mitini yaad. Ama bu kalp -byle bir kalptan
sz edilebilirse- pek kullanl deildi. Kutsal metinlere uy
ma kaygsyla bir sanal Roma birlii hayalini imdiki zama
na dek uzatmay art komakla kalmyordu. Hristiyanlar
dan oluan bir toplum asndan tuhaf bir paradoksla -bu
gn de her tarihinin gznde ayn lde tuhaf olsa gerek
sa'nn ilesi insanln yry iinde nl eyalet istilac
larnn zaferleri kadar kayda deer grlmyordu. Daha k
k blmlemelerin snrlarn ise, her ulusun iindeki kral
larn birbirlerinin yerini allar belirliyordu.
Bu alkanlklar inanlmaz lde dayankl ktlar. 1 900
civarndaki Fransz ekoln aslna sadk bir ekilde yans
tan Lavisse'in Histoire de France', hala bir saltanattan die
rine aya srerek ilerliyordu; byk olaylara layk gr
len ayrntlarla anlatlan her hkmdar lmnde bir mo
la veriyordu. Artk kral kalmad m? Ynetim sistemleri de
lmldr; o zaman da onlarn yklmalar, deimeleri be
lirleyici kilometre talarn oluturur. Gnmze yakla
tka, olduka geni bir ders kitab klliyat modern tari
hin akn uluslarn "stnlk dnemleri"ne gre -bir za
manlarn imparatorluklarnn daha sulandrlm edeerle
ri- paralara ayrr. spanyol, Fransz, ngiliz, Alman hege
monyalar -sylemeye gerek var m?- diplomatik ve aske
ri niteliktedir. Geri kalanlar da elden geldiince bir dze
ne sokulur.
Ama uzun sre nce 18. yzyl itirazn ykseltmiti. Vol
taire yle yazyordu: "Sanrsnz Galya'da bin drt yz yl
dr krallardan, nazrlardan ve generallerden baka kimse ya
amam." Yava yava imparatorluk veya monari saplant
sndan uzak, daha derindeki fenomenlere gre dzenlenen
yeni blmlemeler ortaya kt. Daha nce de grdmz
205

zere, bir an olduu kadar toplumsal ve siyasal bir siste


min de ad olan "feodalite" o dneme aittir. Ama "ortaa"
kelimesinin yazgs hepsinden daha reticidir.
Kelimenin kendisi de, uzak kkenleri itibaryla ortaaa
aitti. zellikle 13 . yzyldan beri pek ok kaygl ruhu cez
betmi o yar sapkn kehanetiliin sz daarcnn para
syd. lsa'nn bedenlenmesi Eski Yasa'ya son vermiti. Ama
Tanr'nn Krall'n kurmamt. Demek ki, o kutsal g
nn gelecei umuduna doru uzanan imdiki zaman asln
da bir ara adan, bir medium a evum'dan baka bir ey deil
di. Sonra, bu mistik dile aina olduklar anlalan ilk hma
nistlerden itibaren sz konusu imge daha din d gerek
lere doru kaydrld. Bir anlamda, Akln egemenlii bala
mt. llim ve dncedeki bu yenilenmenin bilinci en iyi
lerde ok canl bir biimde kendini gstermeye balamt:
Rabelais ve Ronsard bunun kantlardr. Bereketli antika
ile onun yeniden ortaya k arasnda uzun bir bekleyiten
ibaret kalan ortaa kapanmt. Bu ekilde anlalan deyim
birok kuak boyunca kukusuz birka alim evresi ile s
nrl kalarak alttan alta yaad. llk kez 1 7 . yzyln sonun
da, mtevaz bir ders kitab yazar, Christophe Keller adn
da bir Alman bir genel tarih kitabnda, lstilalar'dan* Rne
sans'a kadar uzanan bin yldan uzun tm bir dnemi "orta
a" diye etiketlemeyi akl etti. Bu alkanlk kimbilir hangi
kanallardan geerek Guizot ve Michelet'nin zamanna do
ru Avrupa, zellikle de Fransa tarihyazmnda rtn is
pat etti.
Voltaire bunu grmezden gelmiti. "En nihayetinde, His
toire moderne, depuis la decadence de l'Empire romain'in ya
ratt i bulantsn amak istiyorsunuz": Essai sur les mo
eurs n ilk cmlesini hatrlamsnzdr. Buna ramen ku'

(*) Barbar istilalar - .n.


206

kunuz olmasn: "Ortaa" lafnn baarsn salayan, Es


sai'nin sonraki kuaklar zerinde ylesine gl bir et
ki brakan zihniyeti oldu. Onun neredeyse zorunlu simet
rii saylabilecek Rnesans teriminin kaderi de aa yuka
r ayn sralarda belirlendi. Zevkler tarihinin terminolojisin
de uzun sredir yaygn olarak, ama bir cins isim halinde ve
mecburen bir tmle eklenerek (" 16. yzylda, X. Leon ve
ya 1. Franois devrinde sanat veya edebiyatta rnesans" de
niyordu) kullanlan bu kelime ancak Michelet ile beraber
hem bir byk harf hem de tm bir dnemi tek bana ifade
etme onurunu kazand. lki tarafta da fikir aynyd. Savalar,
saraylarn siyaseti, byk hanedanlarn ykselii ve d
ereveyi oluturuyordu. Onlarn sanca altnda sanat, ede
biyat, bilimler de elden geldiince bir dzene sokuluyordu.
Artk bunu tersine evirmek gerekiyordu. nsanlk alar
nn slubunu belirleyen, eitli ilerlemeleriyle birlikte insan
zihninin en rafine tezahrleriydi. Voltaire'in damgasn bu
kadar berrak bir ekilde tayan baka bir fikir bulunamaz.
Ama bu tasnifler ciddi bir zaafla maluld: Ayrt edici zel
lik ayn zamanda bir yarg bildiriyordu. Ortaan karanl
na artk inanmadmza, onu ayn ksrlkta bir yzyllar
l diye tasvir etmekten vazgetiimize, teknik bulular, sa
nat, duygu, dini dnce alannda ok zengin olduunu ka
bul ettiimize, bu yzyllarda Avrupa'daki ilk ekonomik ge
lime atlmna tank olunduunu bildiimize, son olarak da
bu yzyllar bize vatanlarmz verdiine gre, her trl ger
ek renkten yoksun tek bir balk altnda Clovis'in Galya's
ile Gzel Philippe'in Fransas'n birletirmenin, Alcuin ile
Aziz Thomas' veya Occam', "barbar" mcevherlerin hay
vani slubuyla Chartres'daki heykelleri, Karolenj devrinin
iti kak kasabalaryla Cenova, Bruges veya Lubeck'in lt
l burjuvazilerini birbirine kartrmann ne anlam olabilir?
Aslnda ortaa artk eitim alanyla snrl kk bir mr
207

srmektedir: mfredatn itiraza ak bir kolaylndan, zel


likle de ilmi tekniklerin koyduu, sahasnn snrlar gele
neksel tarihlerle epey kt izilmi bir etiketten ibarettir.
Ortaa uzman eski yazlar okumay, bir szlemeyi ele
tirmeyi, eski Franszcay bilen insandr. Bu da kukusuz bir
eydir. Ama bir gereklik biliminin tam doru blmleme
ler arayn tatmin etmeye yetmez.
Kronolojik tasniflerde yaadmz sknt iinde, olduka
yakn tarihli olduunu sandm ve bir gerekesi olmamas
na ramen giderek alan istila eden bir usul de devreye girdi.
Artk yzyllara gre tasnif yapyoruz.
Uzun sre herhangi bir kesin yl saymndan uzak kalan
bu kelimenin de balangta, Drdnc Eglog'un veya Di
es Irae'nin vurgularnda grld zere, mistik arm
lar oduunu biliyoruz. Belki de bu vurgular, tarihin henz
kesin bir say verme kaygs tamadan Perikles veya XIV.
Louis asr demekten holand bir dnemde henz tam si
linmemilerdi. Ama dilimiz giderek katlaan bir matema
tikilie brnd; artk asrlar kahramanlarna gre adlan
drmyoruz. Onlar sabit bir hareket noktasndan balayarak
yzer yllk blmler halinde akll uslu bir ekilde pe pe
e numaralandryoruz. 1 3 . yzyl sanat, 14. yzyl felsefesi,
"aptal 19. yzyl" , kitaplarmzn sayfalarn aritmetik mas
keli bu simgeler dolduruyor. Hangimiz onlarn grnteki
kullanllnn cazibesinden kurtulduunu iddia edebilir?
Ama ie bakn ki O l ile sonlanan yllarn insanln evri
mindeki kritik noktalarla akmasn gerektiren hibir ta
rih yasas mevcut deildir. Tuhaf mana eip bkmeler bura
dan kaynaklanr. " 18. yzyln l 7 15'te balayp l 789'da so
na erdii bilinir" : Bu cmleyi ksa bir sre nce bir renci
min devinde okumutum. Saflk m sz konusuydu, yok
sa muziplik mi? Bilmiyorum. Her halkarda, bu alkanl208

n garabetini iyi ortaya koyan bir cmleydi. Ama felsefi 18.


yzyl sz konusuysa, onun l 70l'den ok daha nce bala
dn sylemek yerinde olur: Histoire des Oracles 1 687, Bay
le'in Dictionnaire'i ise 1 697 tarihlidir. En kts, isim her
zamanki gibi pei sra fikri de srkledii iin bu yanl eti
ketler eninde sonunda insan onlarn yaptrld mal hak
knda yanltrlar. ounlukla " 1 2. yzyl rnesans"ndan
sz edilir. Byk bir entelektel hareketin sz konusu oldu
una kuku yoktur. Bununla birlikte onu bu adla kaydedin
ce, aslnda 1060'a doru balad kolayca unutulur ve baz
temel balantlar gzden kaar. Ksacas, keyfi biimde seil
mi, deimeyen bir sarka ritmi uyarnca byle bir dzenli
lie tamamen yabanc gereklikleri tasnif etme pozuna gire
riz. Bu, olmayacak duaya amin demek gibidir ve yeni bir ka
fa karkl daha yaratmaktan baka bir ie yaramamtr.
Haliyle daha iyisini becerebilmek gerekiyor.
Zaman iinde birbirine yakn fenomen zincirlerini ince
lemekle snrl kalnd srece, problem basittir. Hangi d
nemlere ait olduklarn bu fenomenlere sormakta yarar var
dr. Philippe Auguste devrinin dini tarihi mi? XV. Lou
is dneminin iktisat tarihi mi? Niye, Louis Pasteur imza
l, "Grevy'nin ikinci bakanlk dneminde laboratuvarm
da olup bitenlerin gncesi" veya tam aksine, "Newton'dan
Einstein'a kadar Avrupa'nn diplomatik tarihi" olmasn?
mparator, kral veya siyasal rejim silsilelerinden ayn ekil
de ekilip alnm blmlemelerin ekici yannn ne olduu
kukusuz grlmektedir. Bu blmlemeler sadece uzun bir
gelenein iktidarn icrasna, Machiavelli'nin dedii gibi, "dev
let ynetiminin fiillerine zg ycelik havasna sahip bu ey
lemlere" balad itibara sahip olmakla kalmyorlard. Bir
tahta kn, bir devrimin sre iindeki yerleri en fazla bir
yl, hatta bir gnlk yanlma payyla tespit edilebilir. Sylene209

geldii gibi, alim de "ince bir ekilde" tarihlendirmeyi sever.


Mphemlie kar besledii igdsel deheti bu ekilde ya
ttrarak, bilincini rahatlatr. Konusuna ilikin her eyi oku
mu, taram olmak ister. Her ariv dosyasn elinde takvim
le; nce, o srada, sonra diye ayrabilse ne kadar rahat eder!
Yine de dikkatli olalm: En doru blmleme mutlaka en
kk zaman birimini kullanan deildir -eer yle olsayd,
sadece on yl yerine yl deil, gn yerine de saniyeyi tercih
etmek gerekirdi. Gerek doruluk her seferinde ele alnan
fenomenin niteliine gre ayar yapmaktan geer. nk her
fenomen tipinin kendi zel derinlik ls ve deyim yerin
deyse kendine zg onluk sistemi vardr. Sosyal yap, eko
nomi, inanlar, ve zihinsel davranlardaki dnmler, tat
sz bir yapayla gidilmedii srece, fazla sk bir zaman l
mne gelmezler. Hem dardan ilk byk lekli buday
ithalatnn hem de Alman ve Amerikan sanayilerinin ilk b
yk yaylmasnn etkisiyle, Bat ekonomisinde yaklak 1875
ile 1885 arasnda ok derin bir deiim yaandn yazd
mda, bu tarz olgularn izin verdii tek yaklak zaman he
saplama eklini kullanm olurum. Bunun aksine davranp
szde daha kesin bir tarih saptamay kafaya koysam, bunun
iin de rnein akla ilk gelen ey olan Frankfurt Antlama
s'n sesem ne olur? Saylara ynelik yanl anlalm bir
saygnn sunanda gereklie ihanet etmi olurum.
Zaten ilk bakta birbirinden ok farkl nitelikte grnen
fenomenlerin doal aamalarnn rtmesi hi de a prio
ri imkansz deildir. kinci mparatorluun ortaya knn
Fransz ekonomisinde yeni bir sayfa at doru mudur?
Kapitalizmin yapt atlm Protestan zihniyetin atlmy
la zdeletiren Sombart hakl myd? Demokraside bu ay
n kapitalizmin (korkarm tam ayn deil) "siyasal ifadesini"
bulan Thierry Maulnier doru mu gryor? Bu kesimeleri,
bize ne kadar kukulu gelirlerse gelsinler, en batan reddet210

me hakkna sahip deiliz. Ama bunlar ancak bir tek koul


la, ilk batan varsaym olarak ne srlmemek kouluyla or
taya kabilirler. Med cezirin Ay'n halleriyle ilikili olduu
kesindir. Bununla birlikte, bunu bilebilmek iin nce sula
rn kabarma ve ekilme dnemleriyle Ay'n dnemlerini ay
r ayr belirlemek gerekmitir. Tam tersine, toplumsal evrim
btnl iinde ele alnrken, onun pe pee gelen aama
larnn ayrt edici niteliklerini saptamak sz konusu oldu
unda, bu nemli bir sorundur. Burada tasnifin girmesi ge
reken yollar nermekten baka bir ey yapamayz. Unutma
yalm ki tarih henz gelime halinde olan bir bilimdir.
Ayn toplumsal ortamda, birbirine yakn tarihlerde do
mu insanlar zellikle yetime dnemlerinde benzer etkile
re maruz kalrlar. Onlarn davran tarzlarnn, hissedilir l
de daha yal veya daha gen gruplara gre genellikle net
bir biimde farkllaan zellikler sergiledii tecrbeyle sabit
tir. Bu durum, ok keskin bir hal alabilen anlamazlklar da
kapsar. Ayn tartmadan heyecan duymak, kart taraflarda
yer alnsa bile yine de bir araya gelmektir. Bir kua olutu
ran da ya ortaklndan gelen bu damga ortakldr.
in asl, bir toplum nadiren birdir. Farkl evrelere ayr
mtr. Bunlarn her birindeki kuaklar mutlaka birbirleriy
le rtmezler: Gen bir iiye tesir eden gler en azndan
eit bir iddetle gen kylye de mutlaka etki ederler mi?
Birbirine en bal uygarlklarda bile baz akmlarn yaylma
sndaki yaval da buna ekleyin. 1 848'de Strasbourg'da do
an babam bana, "Ergenliim srasnda biz tarada roman
tiktik, halbuki Paris romantiklikten vazgemiti," derdi. Za
ten bu rnekte de olduu gibi, ounlukla kartlk esas ola
rak bir zaman farkna indirgenir. rnein u veya bu Fran
sz kuandan sz ederken, karmak ve bazen uyumazlk
lar da ieren bir imgeyi anm oluruz, ama onun gerekten
yn verici unsurlarna ncelik vermek doaldr.
211

Kuaklarn dnemselliine gelince, baz yazarlarn Pytha


goras' dlerine karn, bu dnem sralamalar hi de dzen
li deildir. Toplumsal hareket ritminin daha yksek veya d
k olmasna gre, dnem snrlan daralr veya geniler. Ta
rihte uzun veya ksa kuaklar vardr. Erinin ynnn hangi
noktalarda deitii ancak gzlemle saptanabilir. Ben nirengi
noktalarnn giri tarihlerine gre daha kolay belirlendii bir
okuldaydm. ok gemeden birok bakmdan benden hemen
sonra gelen devrelerden ok, daha nceki devrelere yakn ol
duumu fark ettim. Arkadalarm ve ben sannn Dreyfus da
vas kua ad verilebilecek kuan en u noktasnda yer al
yorduk. Hayat tecrbesi de bu izlenimi yalanlamad.
En nihayet, bazen kuaklarn i ie getiklerini de ekle
mek gerek. nk bireyler her zaman ayn etkilere benzer
tepkileri gstermezler. ocuklarmz arasnda yalar sava
kua ile sava sonrasna ait olacak kua birbirinden ka
baca ayrmak imdiden epey kolaydr. Yine de bir ihtiyat pa
y brakmak gerekir: Kk ocukluktan km ama nere
deyse olgunlam ergenlie henz gememi yalarda, im
diki zamann olaylarna duyarllk kiisel mizalara gre ok
deiir; erken gelienler gerekten "sava kua" olacak, di
erleri kar tarafta kalacaktr.
Demek ki kuak kavram insana ait eyleri arptmadan
ifade etmeye aba gsteren her kavram gibi ok esnektir.
Ama ok somut olduklarn hissettiimiz gerekliklere de
uyar. Bu kavramn, doalar gerei ncelikle eski saltanat ve
ya hkmet dnemlemelerini reddetmeye ynelen, dnce
tarihi veya sanatsal biimler tarihi gibi disiplinler tarafndan
uzun sredir sanki sezgisel olarak kullanldn grdk. Gi
derek beeri servenlerin gerekeli analizine ilk ke talar
n temin etme amacyla kullanld anlalyor.
Ama bir kuak ancak grece ksa bir aamay temsil eder.
Daha uzun aamalara uygarlk ad verilir.
212

Lucien Febvre'in de gsterdii gibi, bu kelime bir deer


yargs olmaktan yava yava kurtuldu. Bugn ise zgrl
n kazanm durumda. Deyim yerindeyse medeni olma
yan uygarlklar bulunduunu benimsiyoruz. Hangisi olursa
olsun, bir toplumda her eyin, sosyal ve siyasal yap, ekono
mi, inanlar, zihniyetin hem en temel hem de en gelikin te
zahrlerinin birbirine bal olduunu ve birbirine yn ver
diini kabul ettik. Bu karmak yap her seferinde kendine
zg bir renge sahiptir ve bunu ifade etmek kukusuz g
tr. Fazla basitletirici etiketlerden kanalm. "-izm"li keli
melerin kolayl (Typismus, Konventialismus) Karl Lampre
cht'in Almanya Tarihi adl eserinde denedii zekice evrim
sel tasvir denemesini mahvetti. Ama yine de isimler arasn
da kartlklar mevcuttur. Bugn bir in uygarlnn varl
na kar klabilir mi? Avrupa uygarlndan ok farkl ol
duundan kuku duyulabilir mi? Ama ayrca, dnn bu b
yk vurgusu yava yava veya aniden deiebilir de. Dn
m gerekletiinde, bir uygarln yerini bir dierinin al
dn syleriz: Erken ortaa Bat toplumlar Roma lmpara
torluu'ndan birok eyi devralmlard; yine de herkes ayn
uygarln sz konusu olmadnda mutabk kalacaktr. Ay
n ekilde Bat Rnesans uygarl da bugnk uygarlmz
la ayn deildir. Yaplan ayrmlarda giderek artan bir doru
luk ve kesinlik salamak bir pratik meselesidir.
Ksacas, beeri zaman saatteki gibi kat bir zaman blm
lemesinin kusursuz tekdzeliine hibir vakit uymaz. Ona
ritminin deikenliine uygun ve gereklik yle gerektirdii
iin ounlukla marjinal blgelerden baka snr tanmayan
ller gerekir. Tarih, ancak bu esneklik pahasna tasnifle
rini, Bergson'un deyimiyle, "gerein izgilerine" uydurma
y umut edebilir: in asl, her trl bilimin nihai amac da
budur.

213

B E N C B L M *

Pozitivizm, beyhude bir abayla, neden fikrini bilimden tas


fiye etme iddiasn tad. yle veya byle, her fiziki, her
biyolog "niin" ve "nk" ile dnr. Tarihiler de bu or
tak zihniyet yasasnn dnda kalamazlar. Michelet gibi ba
zlar mantksal biim iinde aklama yapacaklarna olgula
r byk bir "yaamsal hareket" iinde sraya sokarlar; ba
kalar ise tmevarm ve hipotez aygtlarn tezgaha sererler;
her yerde genetik ba mevcuttur. Ama neden-sonu ilikile
rinin oluturulmasnn idrakimizin sezgisel bir ihtiyac ol
masndan, bunlarn aratrlmasnn sezgilere braklabile
cei sonucu karlamaz. Burada nedensellik metafizii bi
zim ufkumuzun dnda kalmakla birlikte, nedensellik ili
kisinin bir tarihsel bilgi arac olarak kullanlmas tartmasz
eletirel bir bilinlenmeyi gerektirir.

(*) Tm bu blm nihai yazmn daktilo edilmesinde kullanlan srasyla V-1, V-2,
V-3, V-4, V-5 diye numaralandrlm el yazmas be katta yer almtr. Metin
burada yeniden oluturulann birebir aynsdr.
215

Bir adamn bir da patikasnda yrdn varsayyo


rum; aya sryor ve bir uuruma dyor. Bu kazann
yaanmas iin arln varl, uzun jeolojik deiimlerin
sonucu olan bir dan varl, rnein bir ky yazn k
lan otlaklara balamak zere alm bir patika gibi ok sa
yda belirleyici unsurun bir araya gelmesi gerekti. Bu neden
le, ayet gksel mekanik yasalar farkl olsayd, Dnya farkl
bir evrim geirseydi, dalk blgelerin ekonomisi mevsimlik
ge dayal olmasayd bu d gereklemezdi demek ta
mamen merudur. Peki ama dn nedeni neydi diye sor
mak gerekmez mi? Herkes bu soruya atlan yanl adm di
ye cevap verecektir. Bunun nedeni sz konusu ncelin olay
iin dierlerinden daha gerekli olmas deildir. Birok baka
neden de ayn derecede gerekliydi. Ama bu neden dierleri
nin arasnda ok arpc birok niteliiyle ne kmaktadr:
En sonuncusudur; dnyann genel dzeni iinde en geici,
en srad olandr; son olarak da, genellik niteliinin bu e
kilde daha dk olmasndan tr en kolay saknlabilecek
etken izlenimini vermektedir. Bu gerekelerden tr olay
la daha dorudan ilikili gzkmektedir ve biz de olaya ger
ekten yol aan tek nedenin o olduu duygusundan kurtu
lamayz. Nedenden sz ederken belli bir insanbiimcilikten
syrlmakta her zaman zorluk eken saduyunun gznde,
bu son dakika bileeni, bu farkl ve beklenmedik bileen n
ceden her eyi hazrlanm plastik bir malzemeye son ekli
ni veren sanaty andrr biraz.
Tarihsel mantk yrtme de yaygn kullanm iinde farkl
bir yntem izlemez. En sabit ve en genel nceller sadece sa
tr arasnda kalrlar. Hangi askeri tarihi bir zaferin neden
leri arasnda top mermilerinin erilerini belirleyen yer e
kimini veya onlar olmasa mermilerin lmcl yaralar aa
mayaca insan bedeni zelliklerini saymay dnr? Daha
zel, ama yine de belirli bir sreklilik arz eden nceller ise
216

koullar ad verilmesi uygun grlen bahsi olutururlar. En


zel olan, bir anlamda olay douran gler demetinden ay
ran ncele ise neden ad verilir. rnein Law zamannda
ki enflasyonun, genel fiyat ykseliinin nedeni olduu sy
lenir. Daha o zamandan trdelemi ve i halar kurulmu
bir Fransz ekonomik ortamnn varl ise sadece bir koul
dur. nk banknotlarn her yere yaylmasn salayarak fi
yat artna yol aan bu tedavl kolaylklar enflasyondan
nce de vardlar, sonra da devam etmilerdi.
Bu ayrmclkta verimli bir aratrma kayna hulundu
undan kuku duyulamaz. Hemen hemen evrensel hir nite
lie brnm nceller zerinde durmak 1 neye yarar? Bun
lar o kadar ok fenomende bulunurlar ki ilerinden birinin
soyktnde yer almay hak etmezler. Eer havada oksijen
olmasayd yangn kmayacan zaten en batan bilirim; be
ni asl ilgilendiren ve bir bulu abasn hakl karan, ate
in nasl tututuunu belirleyebilmektir. 2 [Mermilerin hava
da izdikleri eriler bozgunda da zaferde de ayndr; her iki
sini de aklarlar; demek ki birinin veya tekinin tek bana
aklanmas bakmndan gereksizdirler. ]
Ama aslnda bir zihin kolayclndan baka bir ey olma
yan hiyerarik bir tasnifi mutlak noktasna ykseltmek baz
tehlikeleri de beraberinde getirir. 3 Gereklik bize hepsi ayn
fenomene doru ynelen hemen hemen sonsuz sayda kuv
vet izgisi sunar. Onlarn arasndan yaptmz tercih fiilen
son derece dikkate ayan niteliklere dayanabilir; yine de bu
Buradaki ekleme ve karmalar V-2 eklinde numaralandrlm el yazmas bir
kagttan yaplmtr. ]belirsizce [
2

El yazmas kagtta metin ayn paragrafta "Aslnda zihin kolayclgndan baka


bir ey olmayan mutlak noktasna ykseltmek baz tehlikeleri de beraberinde
getirir," cmlesiyle devam ederken, son versiyonda "Ama baz tehlikeleri de
beraberinde getirir," cmlesiyle yeni bir paragraf balamaktadr.

El yazmas kagttaki metin daha ksadr: "Aslnda zihin kolayclgndan baka


bir ey olmayan mutlak noktasna ykseltmek baz tehlikeleri de beraberinde
getiri."
217

tercihlerden sadece biridir. zellikle de basit "koullar"n


karsna konulan kusursuz bir neden fikrinde ok keyfi bir
yan vardr. Kuralcla o denli tutkun olan ve nce (sanrm
beyhude bir abayla) daha kesin tanmlar yapmaya uraan
Simiand bile en sonunda bu ayrmn ok greli olduunu
kabul etmek zorunda kalmt. "Doktor asndan, bir salg
nn nedeni bir mikrobun bulamas, koullan ise yoksulluk
tan kaynaklanan pislik ve salk bozukluudur; sosyolog ve
hayrseverin gznde ise neden yoksulluk, biyolojik etken
ler ise koullardr," diye yazar. Bu, perspektifin aratrma
nn bak asna gre belirlendiini iyi niyetle kabul etmek
anlamna gelir. Zaten bu konuda da dikkatli olalm: Tarih
te tek neden saplants sorumlu, dolaysyla da deer yarg
s aramann sinsi bir biiminden baka bir ey deildir. Yar
g, "Su veya erdem kimin?" diye sorar. Bilim adam ise "ni
in?" diye sormakla yetinir ve tek bir cevap olmamasn ka
bullenir. Bir saduyu nyargs, mantk postulat veya sor
gu hakimi alkanl olarak neden tekilii tarihsel akla
mann nnde bir engelden baka bir ey deildir. Tarih
sel aklama nedensel dalga zincirleri arar ve birok nedenle
karlamak, hayat byle gsterdiine gre, onu rktmez.
Tarihsel olgular, zleri gerei psikolojik olgulardr.4 Do
laysyla ncelleri de olaan koullarda baka psikolojik ol
gularda bulunur. nsan yazglarnn fiziksel dnya iine da
hil olduklarna ve onun arln tadklarna kuku yok
tur. Bu d glerin en kaba biimde ie burunlarn soktuk
lar yerde bile, etkileri ancak insan ve onun zihni tarafndan
ynlendirilmi bir ekilde kendini gsterir. Kara Veba vir
s Avrupa nfusunun azalmasnn birinci nedeniydi. Ama
4

218

V-3 diye numaralandrlm el yazmas bir msvedde kad u cmleyle ba


lar: "Tarihsel olgular, zleri gerei psikolojik olgulardr." Daha sonra nihai ya
zma yakn bir yazmla kadn ortasna kadar kesintisiz biimde devam eder.
Bu el yazmas kattan yaplan budamalar burada notlarda belirtilmitir.

salgn ancak baz toplumsal, dolaysyla daha derindeki nite


likleri bakmndan zihinsel koullar yznden ylesine hz
l yaylabildi ki manevi sonular sadece kolektif duyarlln
zel eilimleriyle aklanabilir. 5
Bununla birlikte psikoloji, berrak bilinlerden ibaret de
ildir. Baz tarih kitaplarn okuduunuzda insanln sade
ce mantk iradelerden olutuunu ve onlarn davran ne
denlerinde en ufak bir sr bulunmadn sanrsnz. Zihin
sel yaam ve onun karanlk derinlikleri hakkndaki aratr
malarn gncel durumu karsnda, bu da bilimlerin birbir
leriyle ada kalabilmek konusunda yaadklar ezeli zor
luun yeni bir kantdr. Bu ayn zamanda eski iktisat kura
mnn oka eletirilmi hatasn byterek srdrmek an
lamna da gelir. Bu kuramn homo reconomicuoes'u sadece
karlaryla ilgilendii varsayld iin gereksiz bir hayalet de
ildi; en kt yanlsama, onun karlar hakknda bu derece
berrak bir fikir sahibi olabileceini sanmakt. Napoleon bi
le, "Bir niyetten daha ender bir ey yoktur," demiti. u an
da iine gml bulunduumuz ar manevi atmosferin sa
dece iimizdeki aklc kararlar insann etkiledii dnle
bilir mi? Tarihteki nedenler sorunu, her zaman ve her yerde
bir gerekeler sorununa indirgenirse, ok ar bir arptma
ile kar karya kalrz.
Zaten bunca tarihinin pe pee tavrlarnda ne kadar il
gin bir atk gze arpmaktadr! Beeri bir fiilin gerekten
vuku bulup bulmadndan emin olmak m sz konusu? Bu
aratrmada fazla bir tedirginlik yaamazlar. Bu fiilin neden
leri bahsine mi geilecek? En kk bir d grn onlar
tatmin etmeye yeter: Ve bu grn genellikle en az ztlar
kadar doru olan beylik psikoloji vecizelerinden birine da5

] Corafi sahte-determinizmi ykan bu buyruun meydana gelmesidir. Ayn ik


lim, zemin, yer artlarnda, farkl ekillerde hazrlanm deneyler ok farkl so
nular verir. l "monoteist" yada ky halklar kanlmaz bir kaderle denizci
halklar zorunda deillerdir. (
219

yanr. Felsefe eitimi alm iki eletirmen, Almanya'da Ge


org Simmel, Fransa'da da Franois Simiand elenmek ama
cyla bu sav kantsama usullerinden bazlarn gzler nne
sermilerdir. Bir Alman tarihi, Hebert'ilerin ilk bata, tm
isteklerine boyun edii iin, Robespierre ile tam bir muta
bakat iinde olduklarn; ama sonradan fazla kudretli oldu
unu dnerek ondan uzaklatklarn yazmtr. Simmel
bu konuda u saptamay yapyor: Burada u iki nerme ima
ediliyor: Bir iyilik minnet duygusuna yol aar; insan hakimi
yet altna girmeyi sevmez. Kukusuz ki bu iki nerme mut
laka yanl deildir. Ama mutlaka doru olmalan da gerek
mez. nk eit bir akla yatknlkla, bir tarafn isteklerine
fazla hzl boyun emenin orada bu zaafa kar krandan
ok kmsemeye yol at da sylenebilir ve dier yan
dan bir diktatrn kudretinin yaratt kayg yznden en
kk direni hevesini bile boduu hi grlmemi midir?
Bir skolastiki, otorite hakknda yle diyordu: "Kah saa
kah sola kvrlabilen balmumundan bir burnu vardr." Sa
duyuya ait szde psikolojik hakikatlerin durumu byledir.
znde bu hata, bugn nihai olarak yklm szde co
rafi determinizmin esinlendii hatayla ayndr. ster fiziksel
dnyaya ait bir fenomen, ister sosyal bir olgu karsnda, in
sanlarn gsterdikleri tepkiler her zaman ayn yne doru
dnen bir saatin hareketine hi benzemezler. Renan ne de
mi olursa olsun, l mutlaka "tektanrc" deildir, nk
l dolduran halklar onun sunduu manzaralar karsnda
ayn ruh halini paylamazlar. Eer pnarlara, kuyulara veya
su birikintilerine yaknln krsal ahalinin en ncelikli kay
gsn oluturduu doru olsayd, su kaynaklarnn az say
da olmas krsal yerleimlerin bir araya toplanmasna ve bol
luu da yerleimlerin danklna yol aard. Gerekten de
gvenlik ve yardmlama kaygsyla, hatta sadece sr psi
kolojisiyle bazen topran her kesinden bir pnarn kay220

nad yerlerde toplanmay tercih ederler; veya tam tersine


(Sardinya'nn baz blgelerindeki gihi) her birey konutunu
kk arazisinin ortasna kurduu iin, ok nem verdikleri
bu keyfi gerekletirebilmek uruna az hulunan suya doru
uzun yollar kat etmeyi gze alrlar. Zaten doadaki tam an
lamyla byk deiken insan deil midir?
Bununla birlikte yanlgya dmeyelim: Byle bir durum
da kusur, aklamann kendisinde deil, tamamen onun n
selciliindedir. u ana kadar verilen rneklerde sk grlme
se de, pekala baz verili toplumsal koullarda su kaynaklar
nn dalm yerlekeyi dier tm nedenlerden daha ok be
lirleyebilir; ama kesin olan bir ey varsa, bunu mu tlaka, her
koulda belirlemediidir. Hebert'ilerin tarihinin kendileri
ne atfettii gerekelere uymalar tamamen imkansz deildir.
Buradaki hata, sz konusu hipotezi en batan verili kabul et
mekten kaynaklanmtr. Halbuki onu kantlamak gerekir.
Sonra bu kant bir kez temin ettikten sonra da geriye anali
zi daha da ileri gtrerek dnlebilecek tm psikolojik ta
vrlar iinde niye bunlarn gruba kendilerini kabul ettirdii
ni sorgulamak kalr. nk akln veya duyarlln bir tepki
si asla kendiliinden ortaya kmadndan, byle bir tepki
vuku bulduunda onun nedenlerinin ortaya kartlmas iin
aba gsterilmesi gerekir. Ksaca sylemek gerekirse, baka
alanlarda olduu gibi tarihte de nedenler nceden veri olarak
kabul edilemezler. Aratnlmalan gerekir.

221

i letiim' den

\'''
.,

-..

FRANOIS CADIOU, CLARISSE COU LOMB,


ANNE LEMONDE, YVES SANTAMARIA

Ta ri h N a s l Ya p l r?
evi r e n D E V R i M E T I N KA S A P

4 4 6 s a yfa

Tarih Nasl Yaplr? tarih disiplininin gncel bir sentezini


ortaya koyuyor. Tarih yazm, tarihin yntemleri, sorunlar
ve arasallatrlmas gibi epistemolojik boyutlar irdelerken,
Antikite'den Modern dneme uzanan geni bir bak as
sunuyor. Hukuktan toplumsal cinsiyete, savalardan dinlere
"tarih"in alanna girebilecek birok bala deinirken, anlatmn
gncel rneklerle g lendiriyor.
Alannda uzman drt tarihi tarafndan hazrlanan kitap, bilimsel
kaynaklar tantrken snrlarna da iaret ederek, tarih eitimi iin
bir klavuz oluturuyor.
"Tarihi genellikle bir zorunluluk i le bir arzu arasnda gidip gelir.
Zorunluluk ona deontoloji tarafndan olduu kadar tecrbeleri
tarafndan da dikte edilir ve kahve fallarnda kendi eilimlerini
bulmak konusunda kendisine mu kayyet olmasn salar. Arzuya
gelince, sonu karma pratiinde ortaya kan bu arzu tarihiyi
kendi kiisel eilimlerine kaplmaya ve bylece endie veya mit
ettii yakn gelecei resmetmeye srkleyebilir. Tarih yazm
pratiklerinin gelecei tarihinin ou zaman baz senaryolar yan
yana getirmesini salayan sorularyla yakndan ilgilidir kukusuz."

i letiim' den

,,,,

.,

CHRISTOPH ER HILL

D nya Altst Old u

ev i r e n U Y G U R K O C A B A O <".i L U

4 8 8 sayfa

Ksa bir sre iin sradan insanlar, kilisenin ve toplumsal


stlerinin otoritesinden, daha nce olduundan ve
-uzunca bir sre iin de- daha sonra olacandan ok
daha zgrdler. Dnyann sonu ve binyln gelii;
Adem 'in iledii bir gnah adna insanln byk kitlesini
ebedi eziyete mahkum eden Tanr'nn adaleti zerine
speklasyonlar. . . Bu yeni dnceleri ifade etmek zere
yeni tarikatlar kurdular. Bilginin ayrcalkl meslekler,
ilahiyat, hukuk ve tp iinde tekelletirilmesine kar ktlar.
Mevcut eitim yapsn, zellikle de niversiteleri eletirdiler
ve eitim frsatnn ok yaygn bir hale getirilmesini
nerdiler. Cinsiyetlerin ilikisini tarttlar ve Protestan
ahlaknn kimi yanlarn sorguladlar.

- Christopher Hill

- - - ----