You are on page 1of 305

A

n d r

n t k

o n n a r d

unan

U Y G A R L I I
A n t i g o n e den
E V R E N :

K E R E M

S o k r a t e s e
K U R T G Z

B A S I M

A Y I N

EVRENSEL
BASI M YAYIN

ndr

Bo

nnard

A N Tt K Y UNAN
UYGARLII

CLT II
A

n t g o n e d e n

Sokrates

' f r

Franszcadan eviren

Kerem Kurtgz

Doa Basn Yayn


Datm Ticaret Limited irketi
Tarlaba Bulvar
Kamer Hatun Mah.
Alhatun Sk. No: 27
Beyolu / stanbul
Tel: 0212 361 09 07 (pbx)
Faks: 0212 361 09 04
web: www.evrenselbasim.com
e.posta: bilgi@evrenselbasim.com
Evrensel Basm Yayn - 268

ANTK

y u n a n u y g a r l i i - ii

Antigoneden Sokratese
Orijinal Ad
Civilisation Grecque (1954, Lozan)
Andr Bonnard
Franszcadan eviren
Kerem Kurtgz
Redaksiyon
Necla Ik
Kapak Tasarm
Sava eki
Birinci Basm
Ekim 2004
ISBN 975-87-8
Bask
Ayhan Matbaas
(Y z y l M a h . M a s s 5. C a d . N o : 4 7 B a cla r 0 2 1 2 .6 2 9 01 65)

A n t k Y unan
UYGARLII
CLT II
A

n t g o n e d e n

Sokrates

CLT i
l y a d a d a n P a r t h e n o n a

CLT Z

A n t g o n e d e n S o k r a t e s e

ilt

E u r p d e s t e n s k e n d e r i y e y e

NDEKLER

Blm I
........................ 13

Antigonenin Verdii Sz

Blm II
Ta Yontmak, Bronzu D k m e k ........................................... 43

Blm III
Bilim Dodu, Dnya Aklanyor Artk
ThalesveDemokritos

....................71

Blm IV
Sophokles ve Oidipus

Yazgya Yant .............................. 99

Blm V
Pindaros, airler Prensi ve Prenslerin airi ................... 133

Blm VI
Herodotos Eski Ktay K e f e d i y o r ...................................... 157

Blm VII
V. Yzylda Hekimliin Durumu H i p p o k r a t e s .............. 183

Blm VIII
Aristophanes ve G l m e k .......................................................... 217

Blm IX
(in Batyor

........................................................... 247

Blm X
Sokrates Bilmecesi

Kaynaka

........................................................ 265
299

A ntk

Y unan

UYGARLII

A n t g o n e d e n S o k r a t e s

Blm

A n t g o n e n n
V E R D S Z

v__ s ragedya kutsanm ya da tertemiz ar sularla yazlmaz. Kan ve


gzya ile yazldklarm sylemek ise fazla beylik kaar.
Tragedya dnyas bir lde dsel bir dnyadr; Atinal airler,
bu dnyay, hem kyl hem denizci bu halkn iki yzyl boyunca ya
am olduu gereklik hakknda edindii ac deneyimden hareketle
yine halk iin yaratrlar. Solonun zamannda Atina halk nce Eupatrideslerin, ondan sonra da zenginlerin egemenliini yaad; ikisi
de halkn omuzlarnda acmasz bir yazgnn boyunduruu kadar
ar bir yk oluturmutur: Topraklar ve haklar ellerinden alnan
bu halkn, srgn ya da kle olarak sitenin dna atlmasna, alal
tan ve ldren sefalete mahkm edilmesine ramak kalmtr.
Sonra V. yzyln banda, tragedyann ikinci kez douu srasn
da beslenmek ya da dpedz yok etmek iin yollarda nlerine kan
tahl ambarlarn silip spren, hayvan srlerini krp geen, kyle
ri kasabalar yakp ykan, zeytinaalarm kknden kesen ve kutsal
yerleri aalayan, bir afet gibi kp, tanrlarn sunaklarn yerle bir
Flt alan kz, Hans Erninin deseni.

14 ' A n t I k Y u n a n

Uygarlici

eden, heykellerini kran karma kark ve saysz gebe boylaryla


Medler ve Perslerin istilas geldi.
Atina halk kararl bir abayla, sonra gl ve ani bir silkinmey
le zorba Eupatrideslerden kurtulmu, Asyal istilacnn hesabn gr
m, kendini ezip gemek isteyen glerden, onca vnd demok
ratik eitlii ve bamszln, bu arada ayn darbeyle sitesinin ve l
kesinin zgrln, ulusal bamszln skerek almtr.
Atina halknn, bileinin gcyle -ve tanrlarn yardmyla- taraf
tutup kazand mcadelenin ans -ki bunu kendisini gzetleyen
lmn suratna arparak meydan okumutur-, btn Attika
(Attihi) tragedyasnn orta yerinde birazk karanlk bir yansma bii
minde bile olsa hep vardr.
Aslnda tragedya, Atina halkn, demokrasinin (o dnemde otur
tulduu taban ne kadar dar olursa olsun) ve yurtta zgrlnn
savunucular haline getiren tarihin zorlamas sonucu, bu halkn iir
sel eylemde ona verdii karlktan baka bir ey deildir.
ilk iki byk tragedya airi aristokrasiden ya da yksek burju
vaziden gelmektedirler. Ne nemi var, onlar soylu ya da zengin ol
malarndan te, dhi birer airdirler; sitenin hizmetinde Atina yurt
talardrlar. Atina topluluuna dahil olmalar onlarn teki insan
larla sk balarnn olduunu gsterir. iirsel eserlerini, tanrlarca
yaklan bir ateli krater gibi onlar arasndan bulup karrlar: Sanat
lar, bu tutuan kayna yola getirmek, bu yabanl alevi, hemehrile
rinin yaamlarn verimli klacak besleyici bir gnee dntrmek
amacn gder.
Sophokles (Sofoklis) tiyatroya el attnda -Salamis ve Platayadan on yl kadar sonradr- Medlere kar zaferden doan gl
bir ykselen hareket, ulusu, yeni kazanmalara ve yatrmlara gt
rmektedir. Tragedya plannda, airin zgn grevi insanlarn eit
meni olmaktr. Tragedya genel olarak didaktik bir trdr. Ama hi
de ukalaca bir havas yoktur. air mesajm koronun arklar, korobann konumalar ya da kiilerin szlerinden ok bir olayn temsilen ortaya konulmasyla verir.
airin seyirciye sunduu dramatik mcadele hemen her zaman
bykle tutkun bir kahramann mcadelesidir; kahraman -bu b
ykle snr koymu olan tanrlar incitmemeye dikkat ederek!- do
amz gerei sahibi olduumuz gleri daha da geniletmeye, tra-

Antg

one

n In V

erdii

! 15

gedyann asl konusu olan u insann kahramana ykseliini ve dn


mesini gerekletirmeye alr. Tragedya kahraman ses duvarn
amak isteyen u cesur havacdr. ou zaman o bu yolda, yere a
klr. Dm olmas hi de onu knayacamz anlamna gelmez. a
ir tarafndan insan olarak, knanm da deildir. Bize gre lmtr
o kadar. Onun lm alevden ve altndan o grnmez duvar, ste
lik daha kesin olarak iaretlememize olanak verir; o noktada tanr
larn varl, insann insan tesine geme atlmn hemen durdurup
nlemitir. Trajik olan kahramann lm deildir. Hepimiz lece
iz. lmn Sophokles ile onun zamanndaki insanlarn yaadklar
gereklik iinde, deneyim iinde olmas bu lmde kendini gsteren
tanrlarn kat varl trajiktir. nk bu mdahale insann kendini
amasn, kahraman olarak serpilmesini kstekliyor gibi gzkmek
tedir. Yine de tragedya grlmemi bir cesaretle insann kendini a
ma, ann dnyasnda ve toplumda karlat engeller karsnda,
bilinmeyen karsnda, bykln yeniden snama zlemini dile
getirir ve pekitirir. Bu engelleri hesaba katarak, kahramann artk
koruyucusu ve klavuzu olaca kitle halindeki insanlarn ncs ola
rak, bir kez aklk kazand m artk snrlayc nitelii de kalma
yan, trmzn snrlarn yani kendi kendini amak... Bu, yolda ya
am yitirmeyi gze almak demektir bu. Ama gelip de engele taklan
kimsenin nihayet belli olan bu snrlar geriletip geriletmeyeceini
kim bilebilir? Bir baka sefer, baka bir tarihsel toplumda, daha im
diden seyircinin yreinde umuda dnen, kahramann lmnn
ayn biimde olup olmayacan kim bilebilir? Hatta yine olur mu ol
maz m, kim bilecek ki?..
Kukusuz, ses duvar aldktan sonra, daha tede s duvar ya
da baka bir ey olacaktr. Ama yava yava, bu art arda snamalar
sayesinde insanlk koullarnn dar zindan genileyecektir. Kaplar
alncaya kadar... Kahramann zaferi de lm de bunun gvence
sidir. Tragedya her zaman, dile getirdii ve dntrd insanlarn
bu hareketli dnyasnn sresi ve olumas ile oynar durur.
ou tragedya korku ve umut arasnda kararsz dncenin salnmyla biter. Biter mi? Hibir byk tragedya asla tamamyla so
na ermemitir. Her tragedya, bitiminde, sonsuza ak kalr. Yeni yl
dzlarla benek benek, meteorlar gibi gelip geen vaatlerle dolu son
suz bir gkyzne aktr. Varl boyunca, trajediye hayat veren

16

A n t Ik Y unan

Uy g a r l i Ci

basklarn hafifletildii toplumlarda deiik biimler altnda ele al


nan trajedi yeni almlar yklenir; parlak bir gzellikle ldayabilir
ve grkemiyle bizleri sarabilir. Bayaptlarn sreklilii (sylediimiz
gibi) byle aklanr. Bylece tragedyalarn vermi olduklar sz ya
da bazen sadece yeni bir toplum hakknda st kapal belirttii ey,
iinde yaadmz gelecek tarafndan tutulmu ve gerekletirilmi
olabilir.

Tragedyalarn kraliesi olan Antigone (Antigoni), ilkadan bu


yana elimizde kalan btn tragedyalarn kukusuz en ok vaatlerle
dolu olandr. O, bir zamanlarn dili ile bize en gncel dersleri veren
tregedyadr. Doru bir deerlendirme yapmann da ok g olduu
derslerdir bunlar.
Olaylardan yola kalm. Yeni batan hatrlayalm.
Olayn balangcndan bir gn nce, Kral Oidipusun (Idipus)
yasal varisleri olan iki karde Eteokles (Eteoklis) ve Polyneikesin,
Thebai (Tibe) Sava srasnda surlarn dibinde giritikleri atmada
birbirlerini ldrm olduklarn reniriz.
Eteokles yurdunu savunmakta, Polyneikes ise hakkn ararken
yabanclardan yardm almaktayd. Bu yzden, o hain biri gibi hare
ket ediyordu.
Bu kanl taht, amcalar Kreona kalr. O bir kural adamdr ve
nce iyi biriymi gibi grnr bizlere. Ama, iktidara gelince, kendi
kendilerinin bile tepesine kmay dnen kiiler gibi dar grl
biri olur kar. Tahta kar kmaz, Polyneikesin ayaklanmas ze
rine sarslan devlet otoritesini yeniden kurmak, anlamazlklarn
sarst halkn yerleik dzene sayg gstermeye altrmak iin yurt
sever Eteoklese cenaze treni yaplmasn ngren ve bu arada asi
Polyneikesin cesedini ise hayvanlarn paralamasna terk eden bir
buyruk karr. Kim bu buyrua aykr davranrsa lmle cezaland
rlacaktr.
Antigone bu karar renince, geceleyin dnr, yitirdii onu
runu Polyneikese geri kazandrmaya karar verir. Dindarlk da kar
de sevgisi de bunu gerektirmektedir. Antigone, iki bahtsz kardei
arasnda ayrm gzetmez. lm onlar yeni ve daha tartmasz bir
kardelikle donatmtr. Kreonun yasana karn o, Polyneikesi

An

tgone

n In V

erd

I G

Sz

gmecektir. Ama, eyleminin sonunda kendini lmn beklediinin


bilincindedir. Bu byk sutan sonra bylesi bir lm ona g
zel gzkecektir.
nancnn cokusuyla, soylu giriimine kz kardei smeneyi
(Ismeni) de katmaya alr. lgnlk, diye karlk verir Ismene. ikti
dara boyun emek iin yaratlm basit kadnlarz biz. Ismene, kz
kardeini, tehlikeli tasarsndan vazgeirmeye alr. Antigonenin
karlat engel, ald kararda onu daha bir direngen klar. Demek
oluyor ki, Sophoklesde, kiiler giritikleri ya da reddettikleri eylem
ler konusunda kararlarn aklayarak birbirlerini tanr, seyirciye de
kendilerini tantrlar. Antigone de Ismeneyi reddeder ve onu km
ser. Cenaze trenlerini yapt srada, kraln, Polyneikesin cesedi ya
knnda beklemek iin bakalaryla birlikte yerletirdii bir asker ta
rafndan tutuklanan gen kz, elleri bal olarak Kreonun huzuruna
karlr. Antigone yapt ii hakl gsterir. O, saduyudan yoksun
bir prensin kararndan stn olmas gereken tanrsal yasalara, vicda
nnda beliren evrensel yasalara, yazl olmayan yasalara uymutur.
Antigonenin direnii Kreonun, kentin nl kiilerinin arm
korosu nnde, seve seve takndn grdmz her eyi sitenin
iyilii iin yapyormu gibi gzken grkemli devlet bakan maske
sini drr. Gen kz kurumlanan kral keyfilikte hep daha ileri git
meye zorlar. Kral Antigoneyi lme mahkm eder, ve hatta anlam
sz bir biimde sarayda akn akn dolap durduu grlen Ismeneyi de. te yandan zaten Ismene, kz kardei ile birlikte lmek is
temektedir. lmn paylamasna izin vermesi iin ayaklarna ka
panp Antigoneye yalvarr. Antigone bu ge kalm zveriyi sert bir
biimde geri evirir, Ismeneye hi hakk olmayan bu onuru vermez.
O zaten kz kardeinden kendisi ile ya da kendisi iin lmesini hi is
tememi, sadece onunla birlikte sevgili kardelerini gmmek iin
lm gze almasn istemitir, iki yiit kz karde biri tekini zn
de neredeyse tanyamamaktadr. Ancak aralksz, bitap dren bir
kar tavrla yzleirler.
Bitap dren ama verimli. Antigone ve Ismeneli sahneler, Sop
hoklesde yalnzca karakterlerin, benzerliklerin atmasndan nasl
yaratldklarn gsterdikleri iin deil, ayn zamanda sevginin bula
c erdemini parlak bir biimde belirttikleri iin de nemlidirler.
Ama imdiden lmcl sonuna ynelmi gibi grnen tragedya
nn en karanlk orta yerinde, ite, bize anszn bir an iin soluk ve

17

18

A n t Ik Y unan

Uygarlii

umut veren artc bir dmn -Yunan tiyatrosunda ilktir- al


dn grrz. Bu olay ayn zamanda sonu Kreonu cezalandracak
bir zme varacak darbeyi hazrlar. Daha baka pek ok eyi: An
tigone ile Kreonun uzlamasn hazrlar...
Haimon (Hemon), babas olan kraln huzuruna kar ve gen k
zn balanmasn ister.
Haimon Antigoneyi sevmektedir, iki gen nianldrlar. Ak bir
kez daha bulama gcn gsterir. Ama Haimonun gelip Antigonenin yaamn istemesinin, onun ak adna olmay son derece
arpcdr. Haimon soylu bir biimde, duygunun dili ile deil, bir in
sana uygun tek dil olan adalete tutkun akln dili ile konuur. Baba
sna en arbal ve en saygl slupla seslenir. Sevdii ve yolunu a
rm grd bu babaya, tanrsal saygy gstermesini hatrlatr,
ayn zamanda onu, ynettii sitenin karndan ayrlmayan, kendi
gerek kar konusunda aydnlatmaya alr. Amac hibir biimde
onu yumuatmak deil, sadece inandrmaktr. Haimon nianlsnn
yaamn savunmay ve hele hele kendi davasn savunmay yz k
zartc buluyordu: O ancak babasnn ve adaletin yanndadr. Haimona hibir ey bir oul olmaktan daha ok yakmaz. Sahnenin
olaanst bir kl vardr. Ak duygusunu yaymaya, onu szlerle
uzatmaya o kadar hevesli gnmz tiyatrosu, duygulandrma y
nnde bu durumu smrmekten geri kalmazken antik air bu ucuz
duygu eilimine boyun emekten kanr, babasyla konuan Ha
imonun azna ak ile ilgili en ufak bir dokundurma koyma hak
kndan kendini yoksun brakr. Haimonun Antigoneye olan duygu
lar nedeniyle bakasn yanl ynlendirme iddiasnda olmasndan
deil. Ama o, bu duyguyu toplumun karndan stn tutmay baba
sndan istemeye cesaret etseydi, nasl bir insan olurdu acaba? Onur
ona tutkusunu bastrmay, yalnzca saduyu konusunda konumay
buyurmaktadr.
te yandan, Haimonun yreine kabul ettirdii bu bastrma sa
kin bir havada balayan bir tartma sahnesinin lgnca gelien bir
iddet halinde yaylmasna olanak verir. Babasnn onu, sk skya
koruduu bu onurun gereini yapmamakla sulad andan itibaren
Haimon bunca hakszla kar nasl isyan etmesin ve kzgnln
bouna gemledii tutkusuyla nasl beslemesin ki? Sahnenin son rep
liklerinde, Haimonun patlamas, demek ki hem ak hem de onur
duygusunu gsterir bize. Kreonun fkesi ise bize bu adamn artk

Muhafzlar tarafndan gtrlen Antigone. V. yzyln ikinci yarsndan vazo.

20

A n t Ik Y unan

Uygarlii

yalnzca hakszlkta ne kadar inat olduunu sylemez, bir babann


oluna kar balln da anlatr. Kreonun duyabilecei trden bir
ballk, bir baba sevgisi, oulun babaya bir eya gibi bal kalmas
n ister; otoritesine bu ani kar kyla olunun bir yabancnn sev
gisiyle dolu olduunu anlad iin onu daha hogrsz klar. Kre
onun oluna kar byk fkesi, onu yalnzca yolunu arm biri
gibi gstermekle kalmaz, tanrlarn oula vurmaya hazrlandklar
darbeye kar da savunmasz gsterir. Nian alnacak gzel bir he
def, bir yrek kalmtr elinde kala kala...
Bununla birlikte iki insann atmas, sonunda ancak Kreonun
kararn glendirmitir. Antigonenin kaybettiini bir kez daha an
larz: Kreon onun mahkmiyetini onaylar -Ismenenin mahkmiye
tinden vazgeer- ve lm cezasna u en acmasz ikenceyi ekler:
Antigone diri diri bir maaraya gmlecektir.
Ama Antigonenin bu lm bize her zamankinden daha kesin
grld anda etkisini daha ak bir biimde sezdirmeye balar.
Daha dramann alnda Antigone nmze bir k -insani varl
n tamamen karanla yargl olmadnn bir gvencesi- olarak ko
nulmutu. Haimon sahnesinden nce, Antigonenin bu nn ac
masz bir sitenin plak alannda bouna yanm olaca konusunda
bize, ne koro ihtiyarlarnn ekingen onamas, ne de Ismenenin z
verisinin alazlanmas bir gvence vermitir. Bu sndrmek iin
Kreon gibi birinin iradesi yeterliyse insan yaam zaten hoyratln
karanlna teslim olmu demektir! Drama iimizde bu karanlk kut
ba doru mu ilerlemektedir? En azndan Haimon sahnesine kadar,
evet. Bu yeni anlata kadar Antigonenin lm ancak ksr bir an
lam tar gibidir. Bize bir sevin vaat edilecek, sonra vazgeilecektir.
Antigonenin l ya da diri, sonsuza dek bize verilmesi iin onun ale
vinin baka yangnlar tututurmas gerekir. Gzelliklerine karn,
ihtiyarlarn arklar, Ismenenin narin mas bizi glkle umut
suzluktan korumutur. Yalnz Haimonun yakc oca Antigoneyi
bize geri vermeye balar. Haimon, bir tek ak szc kullanmakszn, hem sevdii kadna hem de adalete ve tanrlara ball ile a
kn bulacln, dnyay ve yaamlarmz yneten bu gcn,
Erosun kar konulmaz erkini parlak bir biimde gsterir...
Koro Erosun gcn bilir. Haimonda onun varln okumu
tur. Koronun bizimle birlikte yol ald bu yar-aydnlkta (seher mi
yoksa akam karanl m bunu henz bilmiyoruz), onun Yenilmez

Antgo

ne

n n V

erd

I CI

S z

>osu ven arklar el yordamyla coku veren gereklere doru


ilerler...
imdi Antigone son bir kez, nmze kar. Korumalar onu,
lmnn -kr karanlk ve kayalar iinde lmnn- gerekleece
i yere doru gtrrler. Bu sahnede onun hepimize adanm son
mcadelesini grrz. Onu, gurur zrhn soyunmu, gerektii gibi
yalnz ve plak, kaderin tutsaklarn sralad duvara dayanm du
rumda grrz.
Antigonenin bu yanp yaknmal sahnesi, yaamdan ayrlmann
acsn, hem de anlayacak durumda olmadklar u anda deerlendir
meye daha hevesli ihtiyarlarn huzurunda, kahramann ezgiledii bu
gzel ktalar son ve zorunlu yalnzln acsn saptar ve syler -bu
sahne Yunan tragedyasnn geleneksel temalarndan birini yeniden
ele alr. lmeden nce kahramann canllar dnyasna veda etmesi,
deerli gn sevgisini bir ezgiyle dile getirmesi dorudur, gerek
lidir. Onun, gc ve gszl iinde, kendisini ezen kaderin mut
lak gc ile teke tek boy lmesi de gerekmektedir.
Baz eletirmenler bu yaknmak ezgiler sahnesinin Antigonenin
kibirli karakterine uymadn belirtmilerdir. Doru olan tersidir.
Onun zerine den lmn i bize en sonunda Antigonenin
ta derindeki zn gsterir. Burada bize bu varln anahtar veril
mitir. Artk kat Antigonenin -kavgada kat, kendi kendisine kar
kat, gl bir savalar soyundan gelen bir kz olduu iin dou
tan kat, sert Antigonenin kendi srr, kendi yalnzl iinde batan
baa sevgi dolu biri olduunu anlarz. O, gnein verdii hazz sevi
yordu, rmaklar ve aalar seviyordu. Yaknlarn seviyordu. Anababasm, hibir zaman sahip olamayaca ocuklar. Yeri doldurul
maz kardeini. Zaten, sevgi dolu olmasayd, bu karde iin nasl ca
nn verebilirdi?
Sophoklesin sanat tragedya seyirliinin allm bir temasn
dan hareketle Antigonede ortaya kan u gereklii nlendirmitir:
Hibir insani varlk lme gcn yaama kar gsterdii sevgiden
baka yerde bulamaz...
lme gittii bu anda gen kzn yaamn kurtaracak artk hi
bir ey olamaz. Tanrlardan baka hibir ey.
insanlar, birbirine kart tutkularnn arpmas yznden Anti
gonenin ilk zanaats olduu bir yazg ark, bir kader ina ettiler,
istenerek izilen bir kader iinde kadn kahramann zgrl yazg

21

22

A n t Ik Y unan

Uygarlii

olarak kendini gsterir, insan olarak, hazrlanan bu kader yzn


den, Antigone yitip gitmitir.
Ama imdiye kadar sessiz kalan ve birden konuan tanrlarn se
sini Teiresias (Tiresias) duyurur seyirciye.
Onlarn sessizlii tragedyann snrnda durulur -bu sessizlik in
sanlarn kavgasn ve lklarn bir kuyunun dibine kapatm gibi
dir- bu sessizlik birden yanklanr ve konuur. Ak ak dncesi
ni syler. Yeniden insan lklarna kapanmadan nce, insann sa
duyusunun hl ileyebilecei tek yolu aralar ve gsterir. Tanrsal
ses nlamal ve belirgin bir sestir. Ama bu konumann saydaml
daha imdiden yldrm iinde barndran durgun grnl bir g
n soluk aydnl gibidir. Biliriz ki Kreon hem duyabilir hem du
yamaz, Antigoneyi balama buyruunu hem verebilir, hem vere
mez, daha dorusu o hl duyabiliyorsa, kurtarmak iin zaten vakit
ok getir. Tragedya atmasnn sonunda genellikle olduu gibi, in
san ve kader, kounun son yz metrelerinde, gergin irade, bal kas
larla, hz yarna girerler. Teiresias sahnesini kapatan iki koro ezgi
si birbirine kout bir szlanma stunu ile bir umut fieini yukarla
ra frlatr; bunun elikisi dramann patlamasndan nceki bu yce
son dakikada tam olarak varlmzn parampara oluunu anlatr.
Birden o dakika gelip gemitir: insan gelip ok ge noktas
na dayanmtr. Felaket azgn dalgalar halinde yaylmaktadr. Ad
belirsiz haberci, bize Antigonenin ldn syler, onun gzel boy
nunu boan bartsn ve kagelen babann yzne tkren oulu anlatr; Haimonun Kreona kalkan klcnn kendisine dnd
n ve kendini asm kzn yzne serpilen kendi yreinin kann an
latr. Bu yalnz felaket deil stmze ullanan ve bizi boan dehet
tir. Yunan tragedyas dehetin yaamn zel yanlarndan biri olduu
nun bilincindedir: Oyunu kesin biimde bununla destekler.
Kreon imdi olunun vcudunu kollarnda tayarak, yerde s
rkleyerek dner. Acsn haykrmaktadr, bara ara cinayeti an
latr. Arkasnda bir kap alr: Bir baka ceset adn nler, bir baka
cinayet srtna gzlerini diker. Kars, Haimonun anas Eurydike
(Evridiki) onun hatas yznden kendini ldrmtr. Kreon, kendi
sini sulayan ve cezalandran iki vcut arasnda artk ancak acnacak
bir yaratk, yanlm olan ve hkra hkra alayan bir insandr, sev
dii ve ldrd kimselerin varlklarnn yerini alm olan lme
yalvarr. Ne olur, o kendisini de alsn diye! lm cevap vermez.

Ant go

ne

nn

Ve

rd

I CI

Sz

Gzlerimizin nndeki dnyann artk ancak kan ve gzyana


kesildii bu anda, airin iimizde yaatt insan figrleri emberinin
artk yalnzca bir akn hayaletler emberi olduu bu anda -maa
rada barts ile aslm Antigoneyi unutmadmz bir anda- bu
st ste yl dehet annda iimizi tuhaf bir sevin doldurur. Anti
gone iimizde diri ve sevin iindedir. Antigone apak ve yakc ger
ektir.
Bu arada, Kreon bir baka karde k gibi, yreimizde alevlen
meye balar. Kreon tanrlar tarafndan yklmtr, ama onu cezalan
drmak, ona vurmak bize yasaklanmtr. Haimonun, bizimle diz
km baba arasnda uzanan vcudu, bir sevgi ve acma gl gibi,
Kreonu darbelerimizden korur.

Ve artk anlamak gerekir. Bu gereklilik bir aydn taknts deil


dir. Yreimize kadar; aklmzn derinliklerine kadar altst olan du
yarlmz bizi, tragedyann anlamn bulma abasn gstermeye
zorlamaktadr. air, Antigone ile Kreonun bize ynelttii soruya ce
vap vermemizi istemektedir.
Antigone bir deerler sorunu ortaya koyduundan, eletirmen
lerden bu deeri sadece tezli bir oyuna indirgeme ve kiileri ancak
temsil ettikleri bu deerlerin cebirsel iaretleri olarak dnme eili
mi byktr. Hibir ey, Antigone hakkndaki yargmz, burada bir
ilkeler atmas grmekten daha fazla sakatlamaz. Zaten hibir ey
airin yaratc tutumuna, onun yaratmnn soyuttan somuta gidebil
mesi dncesinden daha ters deildir. Antigone bir ilkeler yarma
s deil, bir varlklar, hem de adamakll deiik ve belirgin insani
varlklar aras atma, bir bireyler aras atmadr. Dramann kii
leri nmzde kat cisimler gibidirler. Onun dnceler plannda iz
dmn kurmamza izin veren de -ama i iten getikten sonrayine bu katlk (geometrik anlamda), maddelerin bu younluudur.
yleyse, Sophoklesin yaptnn anlamn kavramaya almak
iin bu kiilerden ve onlarn yaralayc ama inandrc varlklarndan
yola karak terazimizin kefesine bu yaptn bize verdii hazzn nite
liini koymay unutmamak gerekir.
te yandan, dramn anlamn, ne kadar nemli olursa olsun,
hibir soyut kiilikten beklemeyelim. Bir byk air, hibir zaman,

23

24

A n t k Y unan

UygarliCi

ayrcalkl bir kiilikte kendi kopyasn karmaz. Bizi yaratt kii


lere balayan, onlar bize benimseten, nce yabanc ve aykr gibi ge
len, ama sonunda ancak tek bir sesi, bizim de sesimiz olan sesle ko
nuan bu canlarn dilini anlamak iin bize evirmenlik eden bunla
rn her birinde airin bizatihi kendi varldr. Tm airler arasnda,
yalnzca tragedya airi kendi iinde ve bizim iimizde dven ve hep
birlikte o ve biz olduumuz iin sevdiimiz u dman ocuklarn
birlikte sylemleri ile ancak bizlere kendini duyurabilir. Konser uyu
ma varmadan nce uzun sre yaygara iinde rpnr. Acyla, zevkle,
ar ar gelierek tenimiz ve kanmzla aklmza ulamadan nce,
duyarlmz iinde yerini alr.
Antigone ile Kreon kyasya dvrler. Kavgalar neden bu ka
dar iddetlidir? nk hem bu kadar farkl, hem de bu kadar ben
zer iki varlk kukusuz hi grlmemitir. Benzer karakterler, ama,
ters ruhlar. Bklmez iradeler: u kanlmaz sertleme ile dalan
m, baar tutkunu tm ruhlara gereken hogrszl kendine si
lah yapan u bklmez iradeler.
Antigoneden sz eden koro bklmez karakter der, tam da b
klmez bir babann kz.
Antigone uzlalmaz lakapldr, Oidipus oyduu gzlerine va
rncaya kadar kendi kendisine kar bunca sert olduu gibi, Antigo
ne de kendini asacak kadar acmasz ve takndr -bakasna kar
ikisi de serttirler.
Ama Oidipusun kz, Kreonun da yeenidir o. ikisinin de yer
tutmak istedii byklk ykseltisinde, insann benzer biimde sey
reden katlamas, onlar keskin kelere yerletirir.
Kreon, Antigone hakknda; kat ruh, sert karakter der, ama
onu byle tanmlarken kendini tanmladnn farknda deildir. Ve
bu sert ruhlarn, en salam olduu sanlan atete sertletirilmi elik
gibi, en apansz krlan kiiler olduklarn da aklndan geirmektedir.
Ama Antigonenin kotuu bu tehlikeden sz ederken, tanmlad
bana geleceklerle kendi servenidir. Sonuna kadar gerilen iradesi
nin, bilici Teiresiasn tehditlerinin etkisiyle bir rpda krldn g
receimiz kii Kreondur.
Bakas, hem de onlarn iyiliini isteyen kii karsnda Antigone
ile Kreonda ayn savunma tepkisi, onlar kurtarmak isteyen sevginin
ayn ekilde kabaca reddi sz konusudur. Ismenenin karsnda An
tigone, Haimonun karsnda Kreon: Bir alnln bakml grn-

Ant

gone

n n V

erd

I G

S z i 25

tleridir ki, burada iddet burcunda, sert atlmlarn nlemek iste


yen herkesi ayaklar altna alan yce ama yalnz vicdanlar, kendile
rinden geerler. Ayn vahi ve kmseyici fke, onlar yumuatma
ya, bir an olsun dndrmeye alan kiiye kar ayn hakaretler.
Burunlarnn dikine giderler. Bizce hakl ya da haksz olmalarnn
nemi yoktur: Bize gre nemli olan ve bizi inandran ey onlardan
her birinin kendi zne sadakatidir. Hem Kreon hem de Antigone
bu bakmdan sadktrlar; Kreon kendisini sevene ve t verene bo
yun eseydi, ne olursa olsun, menzilinin sonuna kadar gitme ykm
ll karsnda sznden dnerdi. Gerekte, ikisinin de btn var
lklaryla kurmaya kapldklar dnyann dengesinin bedeli budur.
Tek bir irade kprts oldu mu, bu dnya yklr. Kreon pes ettii za
man, bize vaat etmi olduu dnyann sarslmazl kendisi ile birlik
te kecektir.
Antigone ile Kreonun kendilerini sevenden nefret etmelerinin
nedeni budur. Onlar edimlerinden uzaklatran, yaptklarn onay
lamayan, reddeden sevgi, onlarn gznde sevgi deildir, sevgiyi de
hak etmezler.
Beni szle sevmek beni sevmek deildir, der Antigone kardei
Ismeneye.
Bir de yle der:
Szlerin ancak nefretimi hak ediyor.
Onlarla birlikte olmayan kii onlara kardr. Kreon Haimona
yle der:
Dmanlarmza bize ettikleri ktl detmeye, sevdikleri
mizi sevmeye ve onurlandrmaya deilse, oullar neye yarar!
Biri oluna br kz kardeine ayn ya hep ya hii dayatr.
Kendi yaptklar ayn mutlak seimi buyurur onlar. Antigonenin ya
ratl Kreonunkinden daha az zorba deildir.
u sz syleyelim: Onlarn tm benliini ayn banazlk sar
mtr. Kafalarnda bir tek saplant vardr. Onlar geri kalan her e
ye kr klan tek bir ey byler. Antigone iin Polyneikesin gml
memi cesedi, Kreon iin, tehdit edilen taht. nceden her eyi buna
balar, yaam dahil, baka her eyi feda ederler. En nemli varlkla
rn, kendilerine gre sahiplii en stn deerde olan bu tek karta
oynarlar. Hem de zevkle yaparlar bunu. Her banaz bir kumarcdr:
Tm ayn kesin kararllkla ortaya srlen zerinde kaybetmenin
de kazanmann da yaataca esriklii bilir.

26

A ntik

Y unan

Uygarligi

Kreon ile Antigonenin kart lgnlklarn, bize her an, bir


oyun kad inceliine indirgenen bu keskin yaam zevki tattrr.
tdeolojilerinin deil de, kar karya gelen tutkularnn hizmetin
de onlarn varl gibi seferber olan varlmz, lme kar bir m
cadelede ayn sertlik hevesi, ayn tehlikeyi hie sayma tutumu ile iki
kez yrek darlm ve iki kez de gdml yaam duyma zevkini ta
dar.
Her byklk tek ve zel olmak ister. Antigonenin ve Kreonun
banazl onlarn ruh hallerinin bylesi karanlk blgelerini aklar.
Eletirmenler Antigonenin Haimonu bylesine, hepten unutmas
nn nasl olabildiini sormulardr. Onlar Antigonenin Haimonun
dramna dokunabilmesini, nianlsnn adn bile anmakszn kendi
trajedisini aabilmesini pek olas grmezler. Bu nedenle bu duyarl
yrek sahibi eletirmenlerden kimileri, Sophoklesin elyazmalarnda
Ismenenin azndan sylenen u dizeyi Antigoneye mal etme yan
dadrlar:
Ey sevgili Haimon, baban nasl da aalyor seni!
Bu yanarak sylenen sevgili Haimon sz onlara Antigo
nenin iine kapand dayanlmaz sertlii yumuatm ve kadn kah
raman sonunda dokunakl klm gibi grnr.
Ama Antigoneyi katlanlabilir klabilmek iin Sophoklesin met
nini dzeltmek gerekli midir? Peki, onun Haimon konusunda sus
kunluu bu derece anlalmaz ve en sonu bu kadar aykr mdr? As
lnda, bu suskunluk Antigonenin sevdii kiinin, Haimonun ak
nn, kendisine vaat ettii hazlarn unutulmas deildir. Gen kzn
evlilii grmeksizin, bir ocua meme vermi olmakszn yaam
dan ayrlmaktan yaknd sahne bunu yeteri kadar kantlar. l
mn eiinde yaam sevgisinin ve hazlarnn tastamam dile getirildi
i o harika ktalar dolaysyla, sonunda dokunakl szlerle dolup
tamyor muyuz? Bununla birlikte, Antigone bu anda ve haydi hay
di Kreona kar mcadelesinde bile Haimonun adn anmyorsa, bu
suskunluk onun dncesinin bilerek yalnz kardeinin felaketi s
tnde younlamasyla, duyarl varlnn tm glerinin kardelik
grevinde toplanmasyla aklanr. Antigone yalnz kardeiyle birlik
te olmay dnr. Onu salt Polyneikes sevgisinden uzaklatracak
btn duygular kendinin dna olmasa bile, en azndan kendi ruhu
nun dibine, onlarn artk eylemleri zerinde etkili olmadklar blge
lere iteler.

Antgo

ne

n In V

erd

I GI

Sz

Kreonun karanlk ynleri de ayn karakter zellii ile aydnla


nr. Bu adam zekidir. Kendine saptad, dzen iinde hkmetme
amac hakknda ak bir gre sahiptir. Kreon olunu, karsn se
ver, sitesini sever. Kendisine ait bu mlklerden salad eref ve ka
zan kukusuz bencilce zevk iindir, ama sonunda, kendi sevgi dze
yinde, ailesinin ve devletin mutlak tiran olarak onlar sever. Dramann sonu Kreonun, kendisine ait kiilere kar duygusal balln
gsterir.
u halde yaamn kendisine sunduu nimetleri kullanmakta be
cerikli ve kararl bu insan nasl oluyor da yaamn ynetmede ve g
cn kullanmada sonunda bu kadar dar grl grnebiliyor? Na
sl oluyor da olunun kendisine aklad esasl nedenlerden tek bir
tanesini bile kavramaktan aciz, kimsenin grnne aldrmadan
tek bana ynetmekte inat ederse ona aka ykm getirecek olan
bu sese kulaklarn tkyor? Gerekte bu kadar karanlkta, aa
karlamayacak hibir ey yoktur. Tpk Antigone gibi, giritii her
ie tam olarak kendini vermek Kreonun doasnda vardr. Kreon
bakaldr ve bozgunculua kar mcadele etmekte kararl olduun
dan sonunda lm de olsa mcadeleyi sapmadan srdrecektir. Kr
leme ve saplant taknts zellikle undan bellidir ki, bakaldry,
Polyneikesin cesedi, sonra da bulunmad yerde bile hayalini gr
d Antigone zerinden cezalandrmaya karar vermitir. Antigone
her yerde yolune kar, dikilir karsna; hayalettir, ama Kreonu,
kendisini ezip gemeye zorlamaktadr. Yalnz Antigonenin deil,
aklszca, gen kz tutuklatp teslim eden askerin de dmanlar ta
rafndan tutulduunu dnr. Daha da sama olansa Ismeneyi, o
yumuack kz, kafasnda karanlk bir fesat yapmasdr. Koronun
rkek ekinceleri, Kreona gre yine bakaldrlardr. Yalnzca onun
otoritesini salamlatrmaya alan olunun arbal tleri, ona
gre bakaldrdr. Kentte dolaan fsltlar gibi sessizlikler de birer
bakaldrdr. Teiresiasn -ailesine ve siteye kar komploda satn
alnan agzl bilici!-ciddi uyarlar da bakaldrdr. Kreon, karak
terindeki banazlk yznden yalnz ald karara deil, bu kararn
kendi erevesinde kurduu o dsel dnyaya da kapanp artk ora
ya hibir eyin; ne oluna kar duyaca sevginin, ne saduyunun,
ne acmann ve hatta en basitinden bir ilgilinin ya da durum gerei
casuslarn girmesine bile izin vermeyince, bu durumda saplanty
kim kracak, onun kendisine kar hazrlad bu ablukay, bu garip

27

28 | A n t k Y

unan

UYGARLII

kuatmay kim zorlayacaktr? Banazl onu yalnzla itmi, herke


sin hedef tahtas haline getirmitir. O, kendisini kurtarmak isteyen
lerde bile artk ancak dmanlar grebilmektedir.
Haydi, okular gibi nian aln, atn oklarnz bana...
Dramann sonuna doru artk Antigone gibi Kreonu da bir teh
dit iyice bunaltr: Mutlaa dkn ruhlarn okulu ve tuza olan yal
nzlktr bu.
Bununla birlikte, keskin karakterlerinin benzer biimi nedeniyle
Antigone ile Kreonun yargl olduklar yalnzlk ayn yalnzlk deil
dir.
te yandan bu iki ok ar karakter yaknlnda insann iin
deki banazla kar kmak diye bir derdi yoktur. Hogrszlk
her kavgac ruh iin kavgasnn gerekli ve tek etkili biimidir.
Ama gerekte mcadele karakterden baka bir nem tar ve
varlklar belirler; bu, ruhun niteliidir. Antigone ile Kreon, birbiri
ne benzer iradeleri arprken yalnz arpc bir karakter zdelii
deil, bu arada insann bu iki varl nasl olup da birbirine yaklatrabildiine ap kalaca denli farkl bir ruhsal nitelik ortaya k
maktadr. Demek oluyor ki karakterin snrlar ne kadar birbirine
benzer izgilerle yontulmu olsa da, ruhun ierii bir o kadar farkl
dr. Bu temel farkllk Antigoneye kapatld yerde yalnzlk iinde
lrken, bu yalnzlktan tuhaf bir biimde kurtulma olana bulma
sn salayacak; ama yaayan Kreon yalnzln canl kurban ola
caktr.
Demek ki, bu iki kiilikte eit gte, ama farkl kutuplara yne
lik iki irade belirmektedir. Eit ve kart burlu iki irade.
Antigonede sadece sevgiyle dolup taan bir ruh hali vardr. G
rnte sert Antigone, sevgi dolu bir yaratln candan tatllna,
hem de onun alazna sahiptir. Bu derin bir sevecenlik, bu kzn iine
bu zveri tutkusunu, bu erkek gcn, hem de sertlik ve aasama
lar yerletiren, onu yle yapan, nerdeyse anlalmas g sama bir
ateli sevgidir. nk insan sevince, yumuaklk sertlik oluyor, en
ufak hizmet ise sevilenden baka herkes iin hor gr ve kmse
yi. Ve sevgi nefrete dnyor. Antigone kim olursa olsun ondan
-zellikle kendisi gibi sevecen Ismeneden- nefret eder, iindeki sev
ginin derinlerdeki itkisinin onu gtrd her yerde onu izlemeyi
reddeder.
Antigonenin sevdii, yaarlarken de sevmekte olduu ller,

A n T G O N E NN

V ER D

SZ

onun durmadan kardelerim, canlarm dedii kimseler onun ru


hunun mutlak sahipleridir. Bunlar arasnda o sevgili karde, ken
disinden toprak huzuru esirgenen, gzyalar esirgenen karde, uta
nlacak ekilde hayvanlara adanan o ceset; ruhunun sevgili hazi
nesi, onun tmyle kendini adad, tek bana ona lm sevdir
meye, lm ona kabul ettirmeye deil de derin bir nee, gzya ile
kark ama aclar ezgiye dnecek kadar youn bir sevin devini
miyle lm kucaklatmaya kadir efendidir.
Her tutku gibi bu sevgi, Antigonede yrek yakan bir alev tutu
turur. Sonunda bu kor yn iinde onun btn br sevgileri, tek
bir alevin youn parltsnda solup yok olurlar. En salam, en snan
m olanlar -babasna ve annesine sevgisi- gnlnde en ok istek
uyandranlar -Haimonun artk olamayaca o koca sevgisi, Haimonun ona hibir zaman veremeyecei ocuklarn sevgisi- byledir. Sonunda btn sevgileri unutmas, onlar iin alad, gereken
sevecenlii yreinde dorulad anda bile onlar yadsyacak kadar
ileri gitmesi gerekir; nk artk bir tek sevgi, karde sevgisi, ruhu
nun tm alann kaplar ve bu biricik, esiz kardee, lmde onunla
birleerek, paylamz bir yrein armaann gtrmesi gerekir.
Tutkunun mutlakl, onun koulsuz zorbal birok ada yaza
rn anlamadklar ve onlardan kimilerinin -Goethenin bile- bu
alandaki babaln Sophoklesden aparmaya kalktklar ya da ni
yet ettikleri artc bir blmde kendini gsterir. Bu, Antigonenin
kardei iin yaptklarn ne bir koca, ne de bir ocuk iin yapaca
n stne basarak anlatt blmdr. Niin? nk karde, der,
ana-babann lmnden sonra, yeri doldurulamaz tek eydir. Buna
dikkat edilsin. Burada ruhun ilk devinimi olan eyi aklda kurmaya
ilikin o allm (Yunan dncesinin ok alk olduu) giriimler
den birinden, yrek okumaktan baka bir ey yoktur. Antigonenin
bu biimde yoldan knda onu yanlglarna, tek amac olmayan
her eyi yadsmaya gtren tutkunun ar iddeti, btn akly
la kendini gsterir.
Kardei onun her eyidir. Bitmeyen bir aka sarlr gibi ona sar
lr. Onu lm yolunda izler. Karde onun zamanndan ayrlamaz.
Onun iin lmek ho gelir bana... Sevdiin olarak senin yann
da yatacam, sevgilim... Sonsuza dek uzanp kalacam, toprak al
tnda.
Aslnda ona yol gsteren hibir zaman beyni deildir, hibir za-

29

30

A ntik

unan

Uygarlii

man bir usavurma ya da bir temel kural deildir; izledii her zaman
yreidir, onu lme atan duygunun taknldr. Daha ilk anlarda
Ismene bunu ona syler:
Buz gibi lm iin tutuan yrek, der.
Yine yle der:
ekip gidiyorsun, lgnsn sen, ama sevdiinin gerek dostu.
Ama lkesinin dman olarak Polyneikesden nefret etmeyi red
dettii u parlak dizede yaratln en doru biimde tanmlayan Antigonenin kendisidir:
Ben kini deil sevgiyi paylamak iin geldim dnyaya.
Aka hibir kayt, hibir snr getirmeyen katksz sevgi yaratl
... Ama Yunanca anlatmn younluu burada zor evrilir, ok g
dile getirilebilir. Sevgiyi paylamak iin dodum, der Antigone -be
nim yaratlm, benim varoluum bu-. Onu vermek ve onu almak,
sevginin kutsal treninde yaamak iin.
Bu noktada yanlmayalm. Antigonenin eylemi ona tanrlar ta
rafndan buyurulmadan bile nce yaratl tarafndan buyurulmutur. Onda sevgi ilk plandadr, doutandr. Antigone eer karde
ini sevmeseydi, kendisine onu kurtarmay buyuran o tanrsal, ilksiz
ve sonsuz, yazl olmayan yasalar kendi iinde kefedemezdi. O bu
yasalar hibir biimde dardan almaz: Bunlar onun yreindeki
yasalardr. En azndan unu syleyelim ki o, tanrsal iradenin bilgi
sine, ruhsal istein aklna yrei ile, sevginin cokusuyla ular.
Tensel sevgi, en azndan buradaki anlamyla bir bedene duyulan sev
gidir. Antigone, kendisini erkeklerin iradesine kar diken tm ba
kaldr gcn, onu tamamyla Tanrya balayan tm itaat gcn,
bu karde bedene duyduu sevgiden almaktadr.
Kendi kendini balatma erki, kendini oaltma gc ile ak bil
mek gerek. Antigoneyi ikenceye yollayan bir Eros ise ve her Eros
gibi kskan ve dn vermeyen bu Eros da bu can, kardeinin sela
meti dnda her eye kapam gibi grnyorsa, o ayn zamanda,
Antigoneyi Sophoklesin dnyasnda tanr kelm olacak en yce
gereklikle dlleyip gebe brakan yaratc Eros deil midir? Antigo
ne bu kelm tar ve onu prl prl bir gven iinde dnyaya getirir.
Bu grkemli meyveyi ak iinde edindii ve gelitirdiine gre, lm
onun iin nemsizdir.
yle der:
Bu yasalar ne bugn, ne de dn geerli yasalar; her zaman iin

32

A ntik

Y unan

Uygarlii

geerli olan, tanrlarn yasalar bunlar... Eer vakitsiz lrsem, l


mn benim iin bir kazan olduunu biliyorum... nemsiz bir ac.
Asl byk ac beni de dourmu olan anann olunu mezarsz brak
mak olurdu... Gerisi beni ilgilendirmez.
Antigonede tanrsal yasaya gsterilen sayg ile yaamnn arma
an olan karde sevgisi birbirinden ayrlamaz.
Akta Antigonenin yn budur. Antigone ak sayesinde lm
eilimini stlenir ve onunla krl tanrsa da, bir o kadar sevgi sa
yesinde, varln merkezini amalayan o gr akln, akn en
yce gnllere bahettii o ileti gcn elde eder.
Daha nce anlan, hemen hemen anlalmaz ve artc u dize
nin nedeni budur: Ben kini deil sevgiyi paylamak iin geldim
dnyaya.
Sylediim ve bktrncaya kadar sylendii gibi bu dize, Antigoneyi tanmlar, ama bunu akn da tesine geerek tanmlad ak
tr. nk Antigonenin her zaman eylemlerini buna uydurmadn
da grmek gerekir. Bu nerdeyse peygamberce diyebileceimiz sze
sadk kald kadar ihanet de eder. Burada Antigonenin oluumun
dan koparlan, Antigonenin derin doas, daha dorusu kendisinin
de bilmedii oluumu yznden, kendi kendisinin tesinde bir bildi
rim vardr. Trajik atmann iddeti nedeniyle airin kendisinden
koparlan bir sz. Bu anlatmda, kahraman onu aar, yzyllar da
aar...
Antigonede her ey aktr ya da ak olacaktr. Kreonda ise her
ey zsaygsdr. Bunu klasik anlamda yorumluyorum: Kendine du
yulan ak.
Kreon, kukusuz, bir biimde ailesini, yani karsn, olunu, uy
ruklarn sever. Ama onlar zellikle, kendi Beninin aygtlar ve ka
ntlar olarak, gcn belirttikleri ve ona hizmet ettikleri lde se
ver. Bu demektir ki, onlar sevmez. Onlarn mutluluuna aldrmaz,
yalnz lmleri onu yaralar. Kreon iin onlar btnyle ulalamaz
varlklardr, iini tam olarak kaplayan kendisi dnda ne bir eyi, ne
de kimseyi anlar; zaten kendi iinde de daha berrak biimde gremez
her eyi.
Onun iin her trl sevgiye kapaldr. nnde aklanan her tr
l sevgiyi hemen kapatr. Ismenenin kz kardeine kar sevgisi, Haimonun Antigoneye kar sevgisi, ona gre ak -iftleme dndaancak samalktr. Ona olunun nianlsn gerekten lme gnde-

Ant gon

nn

Verdii

S z

recek mi diye sorulduunda, ak konusunda tam bir anlayszlk de


mek olan u kaba szle karlk verir:
O srlecek baka tarlalar bulur.
Yani ak bilmedii gibi, olunu da bilmez.
Kreon aktan nefret eder ve onu kmser. Ondan korkar. Onu
bakalarna ve dnyaya almaya zorlayacak bu batan rker.
nk Kreon kendi iinde gszle evrildii noktaya kadar g
zevkini besleyip durmutur. Gcn tm nitelikleri ile Kreonun eyle
minin sonunda tam gszlk olarak ortaya kmas ilgintir. Bu
adam kendinde yerel birtakm dorular tar: Aka direnen bu yap
snn getirdii temelden ksrlk bu dorular verimsiz klar. Poiyneikesin ihaneti ve Antigonenin baemezlii yznden tehdit altnda
olan siteyi savunurken Kreon bir an onu da aan bir amaca kendini
adam gibi grnr. Kamu dzenini koruma mcadelesinde, Haimon dahil, bozguncular dedii kiilerle kavgasnda Kreon, balan
gta, bizi inandracak tm kantlara sahiptir. Toplumun, ok byk
bir tehlike iinde olduunu ve Antigone gibilere kar korunmas ge
rektiini biliriz. Kreonun, halk karsnda aklad siyasal inan
cnda en ufak ikiyzllk olmadn da biliriz. Ama sevgi de yok
tur. Kreonun yaps, kural gerei, kratr, verimsizdir. Onun d
rste taycs olduu her trl doru, bu nankr toprakta beyinsel
gerek olarak, bo bir tohum olarak kalr.
Kreon tehlike altndaki site iin fkeden titrediinde, titremesi
daha ok korkudan, hem de kendisi iin korkudan deil midir? Bu
byk kraln z korkudur. Her zaman gszle bal korku: Git
gide korkuya gmlen kiilii evresinde, Kreon yalnzca dmanlar
ve komplolar grr, site yallarn azndan onunla ak ak ko
numaktadr, ama korku onu bu uyarlar hie saymakta yreklen
dirir. Tanrlar onunla konuurlar: Korku onu irkin kfrlere srk
ler; nk Teiresiasn szn ettii u tanrlarn, dman tarafna
getiinden kukulanr. Oyun ilerledike, Kreonun clus sylevinde
halk ile kendisi arasna indirdii idealizm perdesi ortadan kalkar.
Olaylar onu iinde saklad eyi aka sylemeye zorlar. imdi ar
tk hainleri cezalandrmak isteyen site deildir. Kendi beni iinde
byyen ve hkm sren byk korkudur. Sevginin gdmnde,
stlenilmemi dorularn perdesi arkasnda sakland yerde, geri e
kilmeye zorlannca benlii insanlarn ve tanrlarn karsnda korkak
plakl ile ortaya kar. an ve eref iinde kendini toplumun r-

33

A n t Ig

one

n I n VERD

Sz | 35

nek savunucusu sanan insan, gzmze artk sadece sade bir birey
gibi grnr.
Ancak kendi erkini, yalnz kendini, kendine yarayan dnceyi
sevdii iin -ama buna sevmek denir mi?- Kreon, sonunda yalnzl
a mahkmdur. Olunu, karsn, iktidar her eyi ayn anda yitirir,
ite bo otorite ile bouna iirmi olduu o zavall klfnda iine e
kilmitir iyice. Yaamdan ayrlma annda Antigone de, dediim gibi,
yalnzd. Diri diri gmlecei mezarna doru ar ar giderken
kimse, hatta koro bile onun yazgsna gzya dkmyordu. Ama
Antigonenin dokunakl yalnzl ancak grnteydi. Son kavga
snda her insani yaratn yaad zorunlu yalnzl. Ama ruhun
yalnzl deil. Antigone bu anda bile llerini kendi iinde ta
maktadr, sevgili kardeini iinde tar. Ak onu tanrsal btnle
kavuturur. Oysa Kreon, airin dehas tarafndan yaratlan, ac e
ken her yarat yerletirdii o acma emberinin ortasnda en ssz
yalnzla indirgenmi gibidir: istifilik yaptklarn ne srd tan
rlar onu cezalandrrlar, site onu terk eder ve lleri -Beninin ar
bymesine korkun bir biimde kurban edilen o oul ve e- yre
inde scak kiilikler, sevgili ve besleyici bir yaam olmaktan ok
uzak, onlar hl sahiplenmeye alan gzlerinin nnde artk birer
cesettirler.
Yine de air, Kreonu, znt ve rknt veren bu Kreonu, in
sani kusurlar anlatan bu simay yalnzca bir uyar olarak deil, bir
kardeimizmi gibi iimize sokar. Tm drama boyunca hele de o son
dakikada, Kreon, kiiliimizin doal bir paras olarak iimizde yo
un biimde yaamtr. Kukusuz suludur o. Ama bir soyut kura
ln ta tepelerinden kalkp onu mahkm etmeyi dnemeyeceimiz
kadar bizim kendi hatalarmza yakndr. Kreon bizim trajik deneyi
mimizin bir parasdr. Kreon kendince ya da iinde bulunduu ko
numa gre haklyd; Sophoklesin iirinin, blnm kiiliimizden
ve bu kiiliin, iinde devinme durumunda olduu dnyadan edindi
imiz o eksiksiz bilgi demek olan meyvesini bizlere devretmek iin
Kreonun, onun dedii gibi yapp, yle davranmas gerekiyordu.
yleyse biz hem Antigone, hem Kreon, hem de onlarn atmasyz. Sophoklesin dehasnn ve sanatnn en ak zelliklerinden bi
ri de bizi kiilerden her birinin yaamna katabilmesidir; her birine
bizi o kadar sk balarla balar ki, karmzda durduklar ve konu
tuklar anda, hak vermeden edemeyiz. nk hepsi de konuur ve

36

A n t Ik Y unan

UygarliC

iimizde yaarlar: Kendi sesimizi duyarz onlarda, gzler nne seri


len bizim yaammzdr.
Sophokles bize kabaca filann haksz, falann hakl olduunu
syleyen yazarlardan deildir. Kendi yaratt varlklardan her biri
ne kar sevgisi o kadar gldr ki hepsi de airin dnyasnda tut
tuu yeri hak etmilerdir. Gerek bir varl, kendimizce snanm bir
doruluu benimser gibi onlardan her birini benimseriz. Antigoneyi
yakalamakla kendi yaamn kurtarmaktan honut olduunu syle
yen ama onu cezalandracak olan prense teslim ettiine ise zlen
gen askere, o saf delikanlya varncaya kadar, hepsini de iimizden
btnyle hakl buluruz. Postunu kurtarmaya hakk var, bunu ba
ard iin de memnundur. Biz de olsak onun gibi yapardk. nsan
yaratlnn nemli bir paras olan doasna sadakat gsterme,
hakl bir nedendir. stne serpilmi olduumuz kara toprak da hak
l. Ve tam bir cesaret rnei Antigoneye dpedz kar olmakta de
iken karakter zellii gsteren Ismene de hakl gzkr; yumuak,
zayf bir kadn yaratl vardr onda, bilinen ve kabul edilen zayfl
ile birlikte uslu Ismene, ani zveri patlamasyla birden kz karde
i kadar gl biri olur kar.
Ve eer Antigone haklysa, tragedyann doruunda, yaratlnn
kmasna olanak verdii, bizi de ard o katksz kahramanlk
mertebesinde son derece haklysa, ona kar ve bizim iimizde, zo
runlu politika dzeyinde, sava halindeki sitenin zorlayc konumun
da Kreon da hakldr, uygulamada hakldr. Dramann ak iinde
kendi saygnln devletin iyilii ile kartrd iin, hem de yalnz
ca bunun iin Kreonu sulu bulmaya srklensek bile insan olarak
ondan yz evirmeyiz: Hatas onun bizden bir para olduunu inkr
edemeyeceimiz kadar doaldr ve siyasal mcadelenin tehlikeli do
as iinde yer alr. te yandan, istedii yerde tehlikeli biimde esen,
ayn zamanda fikir karmaas olan bir Antigone anarisi yzn
den tehlikeye sokulan toplumda iktidar iin her eyin meru olduu
nu, Kreon yoluyla reniriz. Daha silik olmakla beraber, siteleri sa
vunanlarn genellikle Kreonlar olduklarn -sitelerin talihsizliidir
bu- da reniriz. Bu i iin yaratlmtr byleleri. iyi kt byle
davranrlar: Bu i iinde lekelenirler, bu i iinde yitip giderler; n
k iyi bir iiyi bile ok kt hatalarla kar karya brakan iler
vardr. Ama Kreonlar bu hatalarda kendi yaratllarna -devletleri
soylu dncelerle deil de sert ve kaba eylemlerle kurtardklar iin

A n t Ig

on e

n In V e

rd

S z

alaka- bir tr sadakat gsterirler. Eylemden alakla, yaammz


daki bu banty durumumuzun bir gereklii, insan doamzn en
ar paralarndan biri olarak biliriz. Biz Antigonenin gl aleviy
le canlandrlmadan ok nce, -bunu yadsmak neye yarar?- Kreonun kaba amurundan yaplmzdr. Trajik hazzn en az itiraf edi
len blgesi, airden inanlmaz bir sanat ve sevgi abas isteyen yer;
dosdoru acma duygusu, onun ktler konusunda bizden kopar
d u yiite yaplm kardelik itirafdr. Ruhumuzun dna atmak
kolay olurdu ktleri. Ama sanatn gereklii ve aldmz zevkin
bedeli budur: tiraf etmemiz gerekir.
Demek ki Sophokles varlmzn uykuya dalm yzlerini uyan
dryor. Dile getirilmeyen dncelerimizi konuturuyor. Gizli kar
maklmz bilincin aydnlna karyor, iimizde kendini arayan
ve karanlkta utanla birbirine sarlan her ey artk birbirini tan
maktadr ve yzn kapatmadan savar. Kiilerin kavgas bizim
kavgamzdr ve bizi tehlikeye atar. Sonucu grnce bizler tir tir tit
reriz. Ama te yandan sevintendir ayn zamanda bu titreyi, yaa
mmzn ierdii el demedik nice zenginliin byle gn na k
tn grnce zevkten gzmz kamar. nk airin nmze ser
dii, bizim imknlarmzn hzinesidir. Oluumumuzdur bu bizim.
Tabii nce grlt patrt ve kavgann kargaas iinde. Ama traged
ya airi hakl olarak iimizdeki ve d dnyadaki bu dzensizlii an
cak ondan belli bir dzen yaratmak zere nce tam olarak aydnla
tr. Tragedya atmas iinde kazanmalarmzn ksaca saylp dk
lmesinden daha yksek nemde bir haz karmak ister: Onlar bir
yerlere yerletirme ve deerlendirme hazzdr bu. Bizi yaralayan tra
gedya temalarn, hem de kazanmalarmzdan hibir ey kaybettirmeksizin birbiriyle arptran air, sonunda batan karc olmamz
iin, tamamyla bizi dile getirecek olan, bizi gelitiren ve yeni mca
delelere hazrlayan bir mziin bysn oluturur.
O halde Antigone tragedyas, varlmzn ierdii bu farkl yz
leri her eyin aynas olan i dnyamzda benimsenip aklama bula
ca bir denge iinde hizaya sokma amacn gder. Trajik operasyon
ve onun bize verdii haz, kiilerin bize nerdikleri eliik deerleri
uyum haline dntrrler. Deerler btnnn, ister daha geni is
ter daha dar bir adan, hepsi geerlidir; ama birini dieriyle snayp,
birbirine kar oynattktan sonra, karlkl yerletirmek ve aamalandrmak aire den bir sanattr. Bylece yaamn karmaklnn

37

Tiyatro seyircileri. Bir Atina amforasndan ayrnt.

Ant Igo

ne

n In V e

rd

S z j 39

verecei hazz, varlmzn zenginliinin ve onun birliinin, onun


anlanTnn verecei hazz, birbiri ardna, daha dorusu birbirinin
iinde tutabileceiz. Tm yaammz, eilimlerinin artan hacmi iin
de sahiplenme hazz ve kendine bir yn verme hazz.
Demek oluyor ki deerler, geerli yaam biimleri, kendilerini
nerirler ve iimizde bize uyan kar dengeleri buluncaya kadar kar
lkl birbirlerini yoklar gibi grnrler. Birbirine dayanmaya al
an ve sonunda birbiri stne ylan Kreon ile Antigone, insan ya
amnn farkl iki insan alandr.
Kreonun kiiliinde bize devletin dncenin doruunda yer
alaca ve her ii ynetecei bir dzen nerilir. Kreona gre site,
kendine hizmeti yaayanlara kabul ettirir; ki onlarn yurttalk tu
tumlar da llerin yazgsn belirleyecektir. Kreon, Polyneikese say
g gstermenin Eteoklese hakaret olacan syler. Kreon tanrlara
inanr, ama onun tanrlar merkezi yurttalk olan bu dzene sk s
kya uyarlar: Tanrlar, tpk insanlar gibi, devletin hizmetindedirler.
Kreon, devletin istikrarn salamay ve dolaysyla isyanclar ceza
landrmay ilk grevi saymayan tanrlara kapaldr. Teiresias ona bu
anlama gelmeyen tanr szn duyurunca su ilemi olur. Tanrlar
ve rahipler ya memurdurlar ya da yokturlar. Tanrlar (tarihte pek
ok bakalar gibi) millilemilerdir. Onlar snrlar savunurlar. On
lar kendileri gibi ayn snrlar savunurken len askeri kutsarlar. Ge
rek darda gerekse ieride, kurulu ve kendilerince gvenceli dze
ni, devletin yce otoritesini tanmay her kim -Polyneikes ya da An
tigone- reddederse onu cezalandrrlar...
Kreonun dzeninin snrnda faizm vardr.
Her eyin devletin iinde olduu Kreonun dnyasnn karsn
da ise ite, Antigonenin daha geni evreni yer almaktadr. Kreon in
san ve tanrlar, her trl manevi deeri, siyasal ve ulusal dzene ba
ml klarken, Antigone devletin haklarn yadsmaz ama onlar s
nrlar. Bir insann buyruklar, der Antigone, devlet adna konuan
bu insann buyruklar temsilcisi vicdan olan ilksiz ve sonsuz yasala
ra stn olamazlar. Antigone insanlarn yasasn hi yadsmaz, ama
kendisine, kardeine kar tad sevgi iinde gsterilmi olan yk
sek bir gerekliin varln belirtir. Kitapsz ve rahipsiz, vicdannda
hemen yer alan bu gereklie - yazl olmayan yasa diye aklk ge
tirir- siyasal dzenin, en azndan kendisi iin bilinlenmeye vesile
olan bu gayet ak durumda, boyun emesi gerektiini dnr.

40

A n t I k Y unan

Uygarlii

Vicdandan doan bu gereklik mutlak bir gerekliktir: Siyasal


dzenin belirledii gibi bir iyi kt ayrm onun karsnda silinip gi
der. fkelenip de, Caninin yazgs iyi insanla ayn olacak, yle
mis' diyen Kreona Antigone ak ak yle karlk verir:
Sizin snrlamalarnzn te dnyada bir anlam var mdr?
Dorusu Antigone -dikkat edilecek ok nemli bir noktadr buKreonun onu lme gnderme hakkna kar kmaz. O yalnz ser
beste setii lm ile temsil ettii manevi dzenin siyasal dzene
kar nceliini gstermek ister. Ne fazla, ne eksik. Ruhunda bir ger
eklik yakalamtr: Bu nimetin yaamdan stn olduunu lmekle
gsterir.
Kreonun dzeni Antigoneyi yadsmak ister ve onu yok etmeye
alrken, Antigone Kreonu yadsmaz ve Kreon devlet olduuna g
re, onun varlnn meruluuna kar kmaz. Antigone varlmzn
bir paras olarak kabul ettiimiz bu Kreonu iimizden karmaz.
Onu yok etmekten te bambaka bir i yapar: Onu yerinde brakr
ve onu aar. Doamzda yaamak isteyen hibir ey trajik atma
nn geliimi ve zm ile boulmu ya da sakatlanm deildir, sa
dece dengelenmi ve uyumlu klnm bulunduunu hissetmekten b
yk haz duyarz. br kiilerin koyduklar ikincil ama hepsi de ger
ek ve nemli deerlerin varl ile desteklenen bu Antigone-Kreon
atmas -intiharlarn kan ve umutsuzluk lklarna karn- so
nuta bu atan varlklarn her birinde sahip olduumuz balarn
hibirinin ykmna varmaz: Tm kiiler, airin dehas ve seme ya
rat Antigonenin basknlnn onlar balad bu karlkl uyum
iinde, canl ve yaam kurallar olarak kalrlar. nk herkese red
dedilen ya da herkesten ayr olarak Antigone, sonunda yce gerek
liin kraliesi ve hakimi olarak herkese kabul edilen bir kiidir.
Tragedyann bizde yaratt bu uyum iinde, Antigonenin Kre
on karsndaki zaferinde, Kreona gre Antigonenin dorusunun
kesinlii daha derin bir sevinle iimizi doldurur. Antigone zgr
lk, Kreon ise zorunluluktur: Dramamn sonuncu anlam ve hazzmzn temel esi buradadr.
Antigone, kendini kuatan klelik gleri zerinde zgr ruhun
stnlnn gvencesidir.
Antigone akn gdmnde zgrln armaann alan bir z
gr ruhtur. Dramann her annda onun sonsuz zgrle doru kar-

An t Ig o

ne

n In V

erdii

S z

konulmaz ilerleyiini benimseriz. Yaratl bakmndan anarik gi


bi grnr. yledir, en azndan iktidarn alann ve snrn hi tan
mad bir toplumda, Kreon bu konuda yanlmamaktadr. Bu de
mektir ki Antigone anarik bir toplumda anaristtir. Zaten her ta
rihsel toplumda kii zgrl imdiye dek hep devlet otoritesine
arpmtr. Toplu yaamann birtakm gereklilikleri vardr, toplu
mun zorunluluklar vardr. Kreon bunu doru bir biimde hatrlatr.
Kreonun kendisi, bu kamu dzeninin gerekli, sert ve kimileyin kr
c olmasnn bir ifadesidir.
Antigonenin doduu tarihsel toplumda ve hatta bizim toplumumuzda Antigonenin lmesi gerekmektedir. Ama lm sadece,
Antigonenin gsterdii en bata gelen zgrlk isteinin, onun da
belirttii gibi, evreni dzenleyen bilinmeyen yasalarla badatrld
anlamna gelseydi bu biimde gerekleen lmden bamzn bu
denli dnm olmasna bir aklama getiremezdik. Bundan sonra
onun lm, artk onun varlnn bize aktarlan deiik bir biimin
den baka bir anlama gelmez. O, savat yazgsal dzen karsnda,
kurtuluumuzun ilkesidir. lm, Kreonun dzenini mahkm eder.
Her devletin dzenini deil de, dzeni kiiliimizin rahata soluk al
masn engelleyen her devleti. Kreon sayesinde yurttan toplumun
yazgsna bal olduunu, toplumun onun zerinde haklar bulundu
unu, toplum savunulmaya layk ise, yurttan onu savunmas gerek
tiini ve gerektiinde cann -ruhunu deil- ona seve seve vereceini
iyi kt biliriz. Ama Antigone sayesinde de grevinin gereini yap
mayan bir devlette bireyin snrsz bir devrimci gce sahip olduunu
ve evrenin bilinmeyen yasalarnn da ilemeye balayp bu gce ka
tldn biliriz. te yandan, eer zgrln frlamaya hazr dze
nei iinde rahatsz olan ruhun patlayc gc, onu bastran zorun
luluklar ykma ynelirse, onun eylemi salt ykc olmaktan uzak,
yeni bir dnyann yaratcs haline gelir. Eer toplum, yaps gerei
henz trajik glerin basksna teslim oluyor da Antigoneleri ancak
ezebiliyorsa, Antigonelerin varl aka, insan zgrlne uygun
ekilde yeni batan yaratlacak olan yeni bir toplum vaadi ve gerek
liliini oluturur; bu toplumda asl grevine dndrlen devlet, ar
tk sadece serpilip gelien zgrlklerin gvencesi olacaktr; bu top
lumda yreimizde zaten olduklar gibi, tarih iinde de bartrlan
Kreon ile Antigone dengeleri ile makul ve hakbilir bir toplumda ki
iliimizin serbest geliimini salayacaklardr.

41

42 i ANTK

Y unan

UYGARLII

Trajik haz byle bir vaat iinde derinlemesine yerleir. En yce


tragedyalar bu vaadi ierir ve aka bildirirler. Bunlar arasnda An
tigone de vardr.
Demek ki tragedyann bize verdii haz yalnzca oyunla ortaya
konulan ters akml bir atmann, bilincin salkl aydnl ile ya
ttrlan ve sakinletirilen atmann iimizde yumuamas deildir.
Bu ayn zamanda yeni bir ynelimdir: Haz, iimizde kartlanan bu
yaamsal gleri, artk airin vaat ettii bu yeni dnyay ele geirme
ye ve tadn karmaya ynelik bir enerji demeti halinde birletirir.
Antigonenin lmne tank olduumuz bu korkun ykde,
Kreonun olunun cesedi stne atld dramann bu son dakikasn
da aslm kzn o yrek paralayan grnts, Kreonun umutsuz
luunun ylece ortada kal yreimizi sevinle doldurur, ayn za
manda bir inan iimize iler, kendimize gl bir gven duygusuy
la bizi yazgnn karsnda dikeltir: Biliriz ki tragedyann bu dakika
snda insani bir dnya domaya balamtr artk; bu dnyada hi
bir Antigone asla lm cezasna mahkm edilmeyecek, artk Kreon
gibiler aknla dmeyecektir. nk, onu ikiye ayran klc elin
de tutan ve artk yazgya denk olan insan, trajik gleri yenilgiye u
ratm olacaktr.

Blm

II

ai

Bronzu

ontmak

kmek

Yunanllar air olduklar kadar heykelcidirler de. Ama onlar tan


mak ve mermerden ve bronzdan bu erkek ve kadn grntsn
-onlar iin Tanrnn deiik yz olacak o parlak insan biimini-
karmak iin bu malzemelerle giritikleri mcadelede haklarn teslim
etmek; ite bu, o gnden kalan gerek belgeler olmadndan fazla
syla g bir itir.
Yunan uygarlyla ilgili herhangi bir konuda, her trden incele
menin daha banda ne kadar bilgisiz olduumuzu sylesek az gelir.
Roma, Londra, Paris mzeleri -tm dnyadaki btn antik m
zeler- hem bolluk hem eksiklik bakmndan artc saylara varan
bir heykel topluluu ile dolar taar. Mzeyi gezen kii bu nl ve ses
siz birlii tefti eder. Kendisine bir iaret yaplmasn bekler, salonlar
boyunca, bak hibir eye taklmaz, uzun zamandan beri kayp olan
zgn bir sluptan en ufak belirti yoktur. Bunun nedeni yalnzca, bir
mzede toplanm bu kalntlarn artk, kendilerine zg olan site
iinde tanry inananlarna gstermek ilevinden kopmu heykeller

44

AntIk Y

unan

Uygarlii

olmas deildir. Ayrca ve zellikle bu inanlmaz toplant iinde an


cak bir yan rnler, hellenistik kopyalar ve dahas dzmecesi yapl
mak zere yirmi kez tekrarlanan yar l yaptlar ynnn bulunma
sdr. ocukluumuzdan beri ders kitaplarmz klasik bayaptlarn
acemice taklitleri konusunda hibir eyin gerek, hibir eyin inand
rc olmadn syleye syleye bizi bktrmlardr. Olsa olsa biraz is
tisna vardr. Arkaik dnemin heykelleri ve silik-kabartmalar, rlyef
leri onlar tasarlayan kiiden daha cesur ve ok acemi bir el tarafn
dan yontulmulardr. Ama, klasik dnemin sanatnda (I.. V. ve IV.
yzyl) -alnlklarnda ve tavan pervazlarndaki heykel ve kabartma
lar dnda- yaratcsnn elinden kma, bir ustann bir tek zgn ya
pt olarak, esiz Praksitelesin (Praksitelis) Hermesinden sz edebili
riz. stelik Hermes, eskilerce bize, Praksiteles slubunun rnek yapt
larndan biri olarak gsterilmemitir. Pheidiasn (Fidias) klasik sana
tnn temsilcileri olan Parthenonun pervaz kabartmalarna, alnlkla
rndaki kabartmalara gelince, bunlardan ou, bir mzede kapal ol
duklarndan, Londrann sisli havas iinde soluklarlar. Ama Pheidiasn yontma kalemi Olympos (Olimpos) tanrlarnn, Atinal yksek
grevlilerin, binicilerin ve gen kzlarn soylu ve sert biimini merme
re bu bask sisli gkyz iin yontmu deildir tabii ki.
ok ksa olarak sylenirse aslnda antik heykelcilik hakknda
bilgimizin kaynaklarnn ackl ve d krc durumu byledir. unu
da eklemek gerekir ki bu bizi yanltmaktan geri kalmaz. Antik plas
tik ustalarn ou ta yontucular deil, bronzculard. zellikle kla
sik an en byk sanatlarndan , I.. V. yzylda Myron
(Miron) ile Polykleitosu (Polikeitos), IV. yzylda Lysipposu
(Lisipos) sayabiliriz: Onlarn ellerinden kma hibir bronz bize ula
m deildir. Byk mzeler ou zaman bize ancak mermerler ve
ok az sayda da bronz sunuyorlarsa, bunun nedeni bronzcularn asl
yaptlarnn eski an sonundan itibaren kaybolmu olmasdr. Bu
durumda bu byk sanatlarn yaptlarn tanmak ve deerlendir
mek iin elimizde ancak bunlarn yaratldklar maddeden baka bir
maddeden yaplm ve ge kopyalar bulunmaktadr. Yunan uygarl
an izleyen yzyllar boyunca, bronz bayaptlar saklamak ye
rine, anlar ya da paralar, daha sonra toplar yapmak zere bunlar
eritmeyi yelemilerdir.
Yunan plastik sanat hakknda (resimden hi sz etmeyelim) bil
gisizliimizin grebildiimizi ne kadar dar biimde snrladn be-

ai

Y o n t m a k , Bronzu

kmek

lirtmek iin bu ksa dnceleri sralamamz gerekliydi. Hibir za


man ya da hemen hibir zaman zgn bir yapt olmad elimizde. Her
zaman ya da hemen her zaman elimizde, drdnc ya da beinci el
deilse bile, ikinci el yaptlar bulunmaktadr.

Bununla birlikte iler ilk bakta ok basit gibi grnr. Yunan


halk tamamyla tal bir topran ocuklardr. Yunanl sanatlarn
en gzel heykel malzemesi olacak mermeri, lmsz tanrlarn kal
c grntlerini yapmak zere bu topraktan karmalar doal gibi
grnr.
Ama i hi de bylesine basit gelimemitir. Henz ilkel durum
daki Yunan halknn ilkel Yunan heykelcilii bize gerekte neyi gs
termektedir? Koca bir hi. Niin? nk I.. IX. ya da VIII. yzyl
dan gnmze gelebilmi hibir yapt yoktur. O dnemde sanatlar
ne mermer, ne de yumuak ta yontarlard. Ahab ilerlerdi. Ta
yontmak iin daha nce ahap iiliinde olduu gibi, Yunanllara
uzun bir raklk dnemi, kuaklarn yava yava eitilmesi, sanat
nn yeniden yaratmak istedii gereklie nce gitgide artan lde
gzn uydurabilmesi gerekecektir. zellikle de sanatnn yararla
naca ilk aletin, yani elinin gelimesi gerekiyordu.
ilkel Yunan sanats ardllarnn taa saldracaklarn dnme
den bir kyl gibi ahab iler. Tapt korkun tanrlarn henz ka
ba saba grntlerini biimlendirmektedir. Onlara insan biimi ver
mek, onlarn belasndan kurtulmak -bilinmeyeni bilinene dndre
rek-, onlar ktlk glerinden yoksun brakmak demektir.
Ama bunda da yine sanatya konuyla ilgili bir eitim gerekir.
Setii meslek erevesinde ona bu eitimi veren, bal bulunduu
toplumdur. Toplumsal evresi sanatnn tehlikeye atlmasna izin
verir, onun eilimi de tehlikelerle dolu bu ie girimesini gerek
tirmektedir zaten: Sanat, ou zaman evresinde kaba talara, fe
tilere tapnan insanlara, tanrsal nitelii anlatmaya, hem de onu in
san zellikleriyle aklamaya kalkr: iirin eskilerden bu yana hak
larnda bir yn insancl yk aktarp durduu bu tanrlara, erkek
ve kadn biimi verme cesaretini gsterir. Mitoloji, Yunan sanatnn
yalnz donatm ambar deil, ayn zamanda ana rahmidir, denmi
olmas bundandr.

45

46 j A n t I k Y u n a n

U yc

arlii

I.. V. yzylda ve hatta daha sonra, Med savalar yangn ar


dndan yeniden yaplan Atina tapnaklarnn en eskisi Erekhteionda
ahaptan yontulmu (hem de alarn karanlnda) ve gkten d
tne inanlan antik bir Athena (Atina) putu vard; tasvirinden ay
rlan tanra halknn ars zerine, kimi zaman gelip orada oturur
du. Tanray tapnaklarnda tutan Atmallar, onun tanrsal gcn
den yararlandklarn dnrlerdi.
Tm eski tapmaklarda ou zaman gkten dme byle ah
ap tasvirler vard. Ama insanlarn onlara taktklar ad insan eli ile
yaplm olduklarn bulank biimde bildiklerini gsteriyordu. Bun
lara xoana (ksoana) (tekili xoanon -ksoanon) deniyordu. Szcn
kayna bunlarn eski fetiler olan kabatalarn tam tersi anlamyla
ilenmi paralar sayldklarn ortaya koyar. Eski bir tarihi xoana'nm gzlerinin kapal, kollarnn gslerinde bal olduklarm
syler. Pausanias (Patsanias) zamannda (takvimimizin I.S. II. yzy
l) birtakm tapnaklarda bunlara hl tapnlmaktayd. Kutsaldlar,
zenle korunur, beyaz ya da kzla boyanrlard ve kimileyin eksik
siz bir giysi takmlar olurdu. Kukucular onlarla dalga geer, ama
sradan insanlar onlar kutlu sayarlard.
Balangtan klasik dneme kadar Yunan sanat, gerekte eitli
trde engellerle dolu ok uzun bir yoldur. Bata kukusuz elin ve g
zn uyarlanmas gibi teknik engeller vardr. Ama sanatnn beynini
dolduran, zamann bysel inan ve bo inanlar gibi, engeller de sz
konusudur. nk en sonu, Michelangelonun dedii gibi, insan el
ile deil, beyin ile resim yapar-, zgr beyni olmayan kii utanca s
nr. Sanat bu engellerle savaarak yaptn yaratr. Bunlardan biri
nin stesinden geldii zaman deerli bir yapt gereklemi olur.
Sanat, canlandrmakla grevli olduu tanr karsnda, tanr
saygs ile insann ona meydan okuma cesaretinin -Yunan tragedya
sn aidos (Edos) ve hybris (Ivris) adn verdii ey-, birletikleri bir
dizi aba iine girimitir.
inan dnyasnn skntlar ayn zamanda onlar elinin altndan
uzaklatrabilecek olan yarat iin kstekler, kkrtmalar oluturur.
zellikle nadir gerek yaptlarn yardmyla, onlarn gsterdikle
ri ynleri akla kavuturmaya alarak biz de ksaca bu uzun yo
lu yeniden yrmeye girieceiz. Yunan sanat bandan beri son de
recede gerekidir. Klasik akm olarak serpilir, geliir. Ama o kadar
sk saptrlan bu gerekilik ve klasik akm szcklerinin anlam ne
dir? Sonraki sayfalarn balca konusu bu olacaktr.
Samos lu Hera. Arkaik heykel. 560a doru.

fi EB X lili

r
*

jft

48

A n t I k Y unan

Uygarlii

Xoanadan balayalm. Sanat onlar yapmak iin dzgn bir


aa gvdesi almt. Ondan insan boyundan biraz daha byk bir
para kesmiti. (Tanrlar insanlardan daha uzun boyludurlar.)
Gvdenin yuvarlaklna uyarak, iki kolu vcut boyunca yaptran,
yere dikey olarak konulan iki baca giysili ya da devinimsiz kapa
tan, btnde kat bir bakm gzeten sanat, vcudun geri kalan
n kaba saba belirtmi ve insan yapsnn balca eklemlerini basit bir
biimde gstermiti. Erkek tanrnn vcudunda erkeklik organ ak
a belli idi. Tanrann vcudunda gs giysinin altnda tam olarak
belirgindi.
Yunanllar daha sonra -maddeye kar mcadele ile daha esnek
ve daha diri klnan elin raklk dneminin ikinci evresi- yumuak
taa, kalkere saldrdlar. VI. yzyln ortalarndayz. Epik iir anl
kousunu oktan bitirmi, ama daha unutulmamtr: Sitelerin len
lerinde llyada ve Odysseia ezbere okunur. Lirizm ark ile birleen
iirsel biimin gzelliini ele geirmitir. Heykelcilik henz mrldan
maktadr. Burada mcadele daha etindir: Gzn, elin ve dnce
nin madde ile gs gse mcadelesidir bu.
Yunanistandan elimizde kalan ilk heykellerden biri olan Samos
Herasna (Louvre Mzesi) bakalm. Aa yukar 560 tarihinden
kalmadr. Bu yapt elbette bir xoanon deildir. Bugne hi xoanon
kalmamtr. Ama bu heykel ahap gvde slubunu apak yanst
maktadr. Btnyle yuvarlaktr. Heykelcinin yere kadar indirmi
olduu birok dikey kvrmla yivlenmi tnik sayesinde taban deir
mi hal almtr. Heykeli saran giysiler ayaklardan omuzlara kadar
(ba ksm yok olmutur) diilik grnmn zar zor ele veren bir
ahap gvde olutururlar. Vcudun alt blm, kuman altndaki
bacaklar, ne olduu konusunda en ufak ipucu vermeksizin, silindir
biiminde dikilir. Ne bel ne kalalar bellidir. Karn blgesi, eh yle
byle. Daha yukarda giysinin altnda memelerin hafif kabarkl
fark edilmektedir. Heykelin srt ksm daha iyi ilenmitir. Heykelci
nin gznde omurga belirmeye balamtr. Bel kntsn de gr
m ve yanstmtr. Buna karlk uyluklar ve bacaklar gerek nde
gerek arkada klflar iinde kapal ve grnmez kalrlar.
Tam aada uzun etek ucu say saymasn bilen Heraya tapnanlar iin yan yana iki ayan on parman akta brakacak ekil
de yukar kvrmtr.

ai

Y o n t m a k , Br o n z u

k m e k

j 49

Bu Hera, henz tanrsal bir yaratn tasvirinden ok canlanp


kadn haline gelen bir ktk gibi grnr. Ama zaten tanr taklit
edilmez: Pr dikkat yree, telkin edilir. Burada tanra, aacn an
cak yeerip byyerek canlan biimini almtr: Heykel topraktan
yaama doru uzar. nsan onu seyre dalnca hi de yetersiz bulmaz
bir eyleri. Bir doum gibi grkemlidir o. Yalnz serinkanl eletir
men, elin sakat gibi gsz grnne bakp, henz elin, gzn ger
ek cesaretine ulamam olduunu syleyecektir. Haksz da deildir.

Yaplan kazlar, rastlant sonucu bize I.. VI. yzylda yaplm


olduka ok sayda zgn heykel salad. Bunlar yaratan kiiler an
tik dnemin son yzyllarnda, skenderiyeliler ve Romallarn, bu
klasik dneme ait nl yaptlar, sahtesini yaparak yamaladklar
ya da oalttklar zamanlardaki kadar rabet grmediler ne yazk
ki. Bu arkaik heykeller heykel sanatnn byk adlarndan biri ta
rafndan imzalanm deillerdir. Onlarn nl olmaylar bizim iin
ans olmutur dorusu.
Bununla birlikte, genel olarak, kendi elleriyle yarattklar deli
kanl ya da kzn (tanr ya da tanra) bulunduklar yerin adyla an
dmz bu ad belirsiz ustalar, zamanlarnda en az Pheidiaslar ya da
Praksitelesler kadar byktrler. Kimi giriimlerini gerekletirmek
iin inanlmaz glklerle karlatlar. ncellerinin gsterdikleri
uzun abalara dayanarak bu glkleri yendiler. Sanatsal yaratmn
ortak nitelii burada aka grlmektedir. Ama onlar bu abalara
her seferinde yeni bir aba eklemiler; bunu yaparken kendi dehala
rn parlak bir biimde sergilemilerdir. Arkaik sanat, klasik sanatn
hazrlanma safhas haline sokan o yanl tarihsel bak asna
yerletirilen yaptlar, henz ekingen ve acemice gzkebilir. Ama,
kendi balarna ve her biri kendi zgnl iinde ele alndklarn
da, bunlarn ok cesur, yalnz ilgi ekici deil, ayn zamanda ba
dndrc olduklar ortaya kar. zmledikleri gelenek pay, ka
zanmalarnn yeniliini kuvvetle belirtmelerini hibir biimde engel
lemez. nk bu kazanm sadece kendilerinin kazanm deildir: Bu
ayn zamanda, tanrlarn biimlendirirken, kendinin ve gcnn en
ak bilincine erien bir halkn kazanmdr.
Arkaik Yunan sanat hemen yalnzca iki temel tipe sarlr. Daha

Arkaik Kuros. V. yzyln ortas.

ai

Y o n t m a k , Br o n z u

kmek

i 51

fazla deil, iki: Biri plak delikanl (kuros), teki giyinik gen kz
(kore).
Bu plak delikanl ncelikle genliinin zirvesinde bir tanrdr.
Arkeologlar bunlardan ouna Apollon adn koydular. Onlara Hermes de diyebilirdik. Ya da hatta gen Zeuslar. Bu kuros heykelleri
yar kazanan atletlerin grntleri de olabilirler. Gzellikte, sporla
biimlenmi erkek ile Olympos sakinleri arasndaki mesafe byk
deildir. Gkyz yeryz grnmndedir. Homerosun kahra
manlar tanrlara benzer diye nitelemesi, yalnzca eksiksiz kahra
manlar onurlandrmakla kalmaz, Olympia (Olimpia), Delphoi
(Delfi) ya da baka yerde adna byk ulusal oyunlar dzenlenen
tanrlar da onurlandrr. Vaktiyle, stadlarn pistlerinde, bunlardan
kimilerinin ete kemie brnp kotuklar grlmemi midir? Tan
rlarn, beden eitimi almalaryla vcut gzellii biimlenmi deli
kanllarn tasviriyle tasarlanmalar doaldr.
Yunan heykelci, bu Kuros tipine bakarak insan anatomisini
renir. Jimnastik okullarnda erkek genler neredeyse plaktrlar:
Oraya gidip bakmak yeter. Burada, gelenekte doan heykel sanat
nn hzl geliiminin temel nedenlerinden birini ve de onun gereki
zelliinin temel nedenlerinden birini gryoruz. Bir tapmakta dikil
mi bir Kuros heykeline bakan herkes bilir; nk, yarta koan
ampiyonun vcudundaki tm kaslarn nasl oynadn grmtr.
Dorusu yine de heykeltra I.. VI. yzylda bu kas almasn
doru alglamaktan henz uzaktr. O kaslarn ABCsini ancak yava
yava renir. Vcudu hareket halinde canlandrmaya bile cesaret
edemez kayasnda. Saa ya da sola bir hareket yoktur henz. Ban
bir eilii yoktur. Anatomi, sylemek gerekirse, henz ok ilkeldir.
Yz birka tuhaf izgiyle belirtilir. Gzler, ar gzkapaklar arasn
da frlamaya hazr, hafife kntldrlar. Tek bana alndnda bu
gz acayip bir eydir. Bak sanki dikkat etmeye abaladndan uza
m gibidir. Peki bu gz azdaki glck ile nasl badatrmal?
te yandan bu glce ne demeli? Antik sanat tarihileri bunlar
uzun uzadya tarttlar. Kimilerine gre, arkaik glmseme basit bir
teknik beceriksizliktir, o kadar. Dediklerine gre, glmseyen az
canlandrmak, devinimsiz az almaktan daha kolaydr. Bunlara
kim inanr? Kimilerine gre ise bu glmseme koruyucudur, insa
na iyi gelir: Kt ruhlar kovmak, felaketi savmak iin gereklidir.
Heykel bir tanry temsil ettiine gre, Homerosun nlenemez g-

ai

Yontmak,

B r o n z u

D k m e k

!I 53

le balad bu tanrlar nee iinde gstermenin doal grnd


n dnmek ok daha gereki deil midir? Arkaik heykellerde
ki glmseme mutlu tanrlarn ayrcal olan sonsuza dek mutlu ya
ama sevincinin bir yansmasdr.
Kuros heykellerinde bel ne kadar inceyse omuzlar da o kadar
gl; kalalar frlak olacak kadar skdr. Karn dzdr: Sanat ta
rafndan pek bilinmeyen bir blge -kaygan yzey ve gbek noktasn
da bir ukurluk. Gsn tm kaslarnn yerini ok frlak iki gs
kas tutmaktadr. Buna karlk kask kvrmlar kesin olarak belir
gindir.
Kollar gvdeye boylu boyunca yaslanm gibi dey dururlar.
Yumulmu yumruklar uyluklarn balad yerde vcutla birleirler.
Dinlenme halinde enerji sakinimi.
Bacaklara gelince, onlarn ikisi birden vcudun arln ta
maktadr. Heykel yrmez. Ama bacaklardan biri brne gre bi
raz ndedir. Genellikle sol bacak. Burada Yunan heykelcilii zerin
de Msr heykelciliinin etkisinin bir gstergesi vardr. Msr sanatn
da sol bacak ayin usul gerei ndedir. Yunan lkesinde bu duruu
hakl gsterecek byle gerekeler grlmez. Zaten iki bacaktan biri
nin nde bulunuu btn vcudun kesin bakm iinde hibir den
ge deiiklii gstermez.
insan Kuros'a dikkatle baktka onun sahip olduu gce ap
kalr. Salam bacaklar, gerinen ve omuzlarn grbz duvarn des
teklemek zere alan sk vcut. Bu duvarn stnde ba neeyle g
ler, kendi gcyle gler. ekicilikten hi de yoksun olmayan bir g
tr bu. Kimi Kuros heykelleri korku vermekle kalmayp, dlere dal
drrlar insan. Kaslarna verilen biimin ilenmesinde ehvete yne
lik bir tatllk vardr.
Yine de g ve ekicilik, tm bunlar elde edilmi bir gereklik
ten ok bir vaat gibidir; nk bu vcut hareketsizdir, nk alm
sz heykel yrmez.
Gerekten de arkaik sanat, uzmanlarn deysellik dedikleri bir
kurala uyar; bu kural tmyle Msr sanatna dayanr, Yunanllar bu
kuraldan ancak 500 ylna doru kurtulacaklardr.
Vcudu; ban tepesi, burun kk, boynun balangc, gbek
noktas ve leen kemii ortasnda kamtan geecek dey bir plana
gre iki paraya ayrn. Bu iki vcut yars, sol bacak dnda, kesin
likle bakml (simetrik) iki paradr. unu tekrar belirtelim: Sol ba-

54 | A

ntik

unan

Uygarli

can biraz nde durmas vcudun kaslar zerinde hibir etkiye yol
amaz. yleyse sol bacak yry iareti gsterir ama vcut onu iz
lemez. Gerekten de yry kalalarn, dizlerin, omuzlarn bak
mn yok edecekti. Tm vcut insan hapis tutan hareketsizliinin
a iine alnm gibi kalr. Yrmek ister ama kmldamaz. Burada
sadece byk bir teknik glk m vardr? Ta ya da tuncu sanki
canl maddeymi gibi nasl yrtmeli? Ama bu teknik glk yalnz
ca bir baka engelin -dinsel trden bir engelin- yansmas olabilir
mi? Heykeltra canlandrmaya kalkt bu tanry yrtmeye cesa
ret etmez. Tanr ona katlanmaktan ok ilke edindii bu hareketsiz
lik iinde daha tanrsal grnr. Tanry harekete geirme cesareti
nasl gsterilir? Ona yrme komutu vermek, onun yce zgrl
ne kastetmek demektir. Demek oluyor ki hareketi betimlemeye ili
kin teknik gln kkeni, sanatnn maddeden ekip kard bu
tanrya duyduu derin saygsnda bulunmaktadr.
Bu glk, klasik sanatn eiinde ancak Myronun dehasyla
alacaktr.
Zaten, heykeltra Kuros-tanr karsnda iimizi onun gcne
ilikin duyguyla doldurmasn bildike yryn bu eksikliini bir
eksiklik olarak hissetmeyiz. Her eyden nce onda enerji ile dopdo
lu tanry hissederiz, onun vaatle ykl, iinde tad ve douraca
o gelecee kar, tam olarak hazr olduunu hissederiz. nceden
kestirilemez biimde, nk o tanrdr.

Arkaik ada Kuros tipine Kore (Korea) tipi karlk verir. p


lak delikanl, rtnm gen kz. Korkun ve glen, atlet-tanr, can
l renklerle boyanm, dounun byl renkleriyle alacalanm gen
kz ya da tanra. Med savalarndan az nce Asyadan gelip Atina
Akropolisine dikilen bu heykellerden on drt tanesine yeniden ka
vutuk. 480 ylnda (Salamis yl) Barbarlarca yklan bu heykeller
yurtlarna dnen Atmallar tarafndan dindarca gmlmlerdir:
Ortak mezarlarnda birbirine sarlm bu heykeller suru destekleyen
dolgu ii gryorlard. Salar ve gzel giysiler stne rastlantyla
atlm gibi grnen krmz, aboyas ve mavi renkler hl taptaze
ve hotu. nk sanat iin heykeli yaayan bir kiiye benzetmek
deil de daha ok ta esiz renk zevki ile sslemek sz konusuydu.

ai

Y o n t m a k , Br o n z u

k m e k

Bu densiz kzcazlar, Yunanllarn heykellerini boyayacak kadar


zevksiz olamayacaklarn syleyen ve bir sanatn duruluunu yalnz
ve yalnz mermerin beyazlnn o baksz donuk gzlerle dile geti
rebildiini savunan akademisyenleri yalanlam oldular; gerekte
mermer, duru berrak olmaktan ok, bakir ve i ac olmutur.
Henz topraktan karlan bu heykellerin bize syleyecek ok
eyleri vardr. Tm sanatlarn ba dndrc bir bolluk iinde vak
ti gelip atnca, ayn anda patladklar Yunanistann Dousunda
yer alan loniada dodu Koreler. Dardan getirilen ya da serbeste
taklit edilen, sonra da arbal Attikada titizlikle sslenen bu hey
keller toprak rengi ya da mora alan sa rglerini, her renkte m
cevherlerini, dzensiz kvrmlar olan ve topuklara kadar dzensiz
plilerle inen ince keten tniklerini, kimileyin de hepsi holuk ve
umulmadk deiik renklerle boyal kaba ynden allarn Akropolise yerletirdiler. Bu iki kat giysi altnda vcut belirmeye balar.
Ama Attikal heykeltra, delikanllarn vcut kaslarm, kadn vcu
dunun hem daha yumuak hem de daha geni olan biimlerinden da
ha iyi tanmaktadr. Bu lonial kzlar da tpk erkekler gibi dururlar:
ne atlm bacaklar yrmeye hazrdr. Kalalar erkek arkadalarnnkiler kadar dardr. ok ayrk memeleri ile heykellere gre eit
deilmi gibi grnen gsleri zellikle kuman umulmadk sonu
lar ortaya karmasna olanak verir. Omuzlara gelince, bunlar bir
jimnastikinin geni omuzlardr sanki! Aslnda Kore heykelleri, san
ki tiyatrodaki maskeli delikanllar gibidirler; bu dipdiri yeniyetmeler
sanki birazdan orada Antigone veya lphigeneiay oynayacaklardr.
Korelerin ok neeli bir mizalar vardr: Arkaik denilen ve burada
ince bir alayla, hafif, muzip, honut bir srt demek olan glmse
yilerini sergilemekten geri kalmazlar. Giysileri, sa tuvaletleri, yani
tmyle ssler, onlar son derece honut eder. Yzlerindeki bu ka
dn glmsemesinin dile getirdii ey budur. Aralarndan biri dikka
ti kendine ekmek zere dudak bker: Surat asar bazs.
Bu heykeller bize sanatlarn sabr okulunu, daha dorusu on
larn cokulu yarlarn da hatrlatrlar. Birbirine benzer iki Kore
bulamazsnz. Her sanat bu tipe baka ho uyumsuzluklar sokar.
Giysi modelleri birbirine karr: Bazen bir Kore, bir lonia tnii
zerine, bol kvrm ile dikisiz dikdrtgen eklinde byk bir ynl
kuma sarnr; giysi olmas iin belin evresinde bir kuak sarmak ve
omuzlarnda iki ine ile tutturmak yeterli olacaktr; bazen de tnik-

55

56 [ A n t I k Y u n a n

Uygarlii

siz, uzun bir hrka ayaklara kadar iner, bazen tniklerde artk fazla
krma grlmez ve aldrmadan bedenine iyice yapr kuma. nsan
onlar Akropolis mzesinde bir arada grnce, bir defileye hazrla
nan, ama sergilenecek giysileri biraz rasgele seilmi bir grup man
ken sanr.
Ama raslant deildir, seimi sanat yapmtr. Ona gre nem
li olan Kore tipi bir heykelde insan anatomisinin allmasndan da
ha ok, kuman karmak drapelerinin allmasdr. Tuvaletin sti
li, giysinin rtt vcut blmne gre deitii gibi, giysinin kv
rmlar da kuman cinsine gre alabildiince deiir; giysinin rol
vcudun bir blmn rter gibi yaparken, iindeki bedenin ne bi
imde olduunu dndrtmektir. Yunan heykel sanatnda giysi,
onu erkek giymi ise gzel, kadn giymemi ise harika bir gzellik
aracdr: Yunan sanats daha sonra esiz bir ustalkla bundan ya
rarlanmay bilecektir. Kore zerinde bizi elendirerek, kukusuz
kendi de elenerek bunun yeni eitlemelerini yapar sanat.
Yunan giysisinin ou zaman bizimki gibi dikilmediini hatrla
talm. Kollarn bindirildii tnikler bunun dndadr: Yine de bu kol
lar ok geni ve iinde eller, bilekler ok rahat biimde devingendir.
Bizim dikilen ve vcuda uydurulan modern giysimiz dayanak nokta
sn omuzlarda, kalalarda bulur. Yunan stili giysi vcuda uydurul
mu deildir, sarmalayan, bryen bir giysidir. Byle bir giysi ile v
cuda uyumlu bir biim -yzlerce biim- vermek, fistan ve hrkay
omuza ve gse sarmalatmak, bunlar bacaklara drmek, bir ke
merle kabark tutmak, her ynde krmalarla dzenlemek ok byk
glkler karr! Bir organn ya da vcudun en ufak hareketi kvrm
larn ynn deitirecektir. Ama Kore heykelcisi bu engellere, yara
tc bir buluun kysnda olduu duygusuyla nee ile yaklar.

Bylece, I.. VI. yzyln heykeltralar ar ar ortak bir yr


yle ister bedende kas dzeni ile plak, ister hafif ya da ar giysi
ler altnda gizlenen, ama fistan iinde kadn bedeninin ekici varl
n belirten ya da sevdiren biimde olsun, insan bedeninin bilgisi de
mek olan bir byk kazanma kavumaya ynelirler.
Heykeldekinin tersine, teni iinde canl olan insan bedeninin,
gitgide kesin eklini alacak trde anlatm bulmas ok nemlidir.

ai

Y o n t m a k , Br o n z u

D k m e k | 57

Heykel sanat bu insan vcudunu, hi gevemeyen bir istekle arad


oranda, onu tanrlar katna ykseltmek ister.
Erkek ve kadn bedeni gerekten de tanrlarn en iyi tasviri, en
doru grntsdr. Yunan sanats bu tr grntler yontarak
halknn tanrlarn canlandrr.
Yunan heykeltralar; airler ve doa yasalarndan bazlarn bi
imlendirmeye alan bilim adamlar ile ayn dorultuda ilerlemek
tedirler. Onlar da tanrlar yontarken dnyay aklam oluyorlar.
Peki nedir bu aklama? Tanrlar insan araclyla aklamadr
bu. Gerekten hibir biim dnyada grnmez ve yadsnmaz tanr
sal varl, erkek ve kadn bedeninden daha doru olarak vermez.
Yunanllar Msrn ve Asurun heykellerini gryorlard. Ama onlar
gibi yapp tanry inek bal bir kadn, akal bal bir erkek olarak
anlatmay hibir zaman dnmediler. Efsane kimi dil biimlerini,
kimi ykleri ve kiilikleri (Aiskhylosun tragedyasnda, srsinei
tarafndan kemirilen dve, lo) Msrdan alabilir. Heykelcinin yont
ma kalemi, rnein, Parthenonun metopelerinde* Barbarlarn azgn
saldrsn temsil eden Kentaurlar gibi, doal glere ok yakn var
lklar dnda, bu canavar yzlerini ok abuk uzaklatrr sanatn
dan.
Tanr u yaln ve plak delikanldr, tanra ise bir gzel sslen
mi, u sevimli yzl gen kzdr.
(Kore heykellerinin tanray deil de, tanraya tapan kadnlar
temsil ettikleri yolundaki aklamaya taklp kalmyoruz. Akropolisdekilerin genellikle orant'lar yani duac kadnlar olduklar syle
nir. Olabilir, ama onlar bu yzden daha az kutsal, daha az tanrsal
lk ruhu ile dolu deildirler. Bu yzden tanradrlar.)
Kural udur: Tanrya en gzeli vermek. Dnyada bir delikanl
nn plaklndan ya da ilemeli kumalar giyinmi bir gen kzn e
kiciliinden daha gzel ne vardr? insanlarn tanrlara sunduklar i
te budur, onlar tanrlar byle grrler. Onlar byle tanrlardr. On
lar anlatmak iin bu boyal mermerlerden baka dil yoktur. (Kuros
gibi Kore heykellerin de salarnda, gzlerinde, dudaklarnda baz
renk lekeleri vard.) Daha uygun dil yoktur, daha doru anlatm
1 M e to p e :

Dor stilinde pervazlarda l yiv gruplar arasndaki boluu dolduran dz


alana verilen ad. Bu blmlere kabartma ve silik kabartma yaplm mermer pano
lar eklenir -r.n.

58 i A n t i k

Y unan

Uy g a r l i Gi

yoktur. Kuros heykeli sanki mermerden szcktr, ama tanry an


latan gerek bir szck.
Kusursuz uyumlar, daha sonraki zamanlarda sanatlarn say
larla anlatmaya kalkacaklar ylesine dzenli oranlar ile, sert hat
larn sertlii, yumuak hatlarn tatll u insan bedeninin ylesine,
titrek bir katlkta insana coku ve g veren hem bedenimizi hem
ruhumuzu kendine inandran ve Yunanllarn prl prl bir delikanl
gibi tasvir ettii bu beden, bizlere lmszm gibi gzkr, ite in
sann lmsz tanrlara sunmas gereken en gzel ey budur. insa
nolu yaamnn her gn, tanrlarn, gzle grlmez tanrlarn
oturduu ge, gn altnda, etten kemikten, en akrak kz ve
olanlaryla bu topran insanlarn ykselterek sunmutur.
Ama bu tanrlar yalnzca tek tek heykeltralarn yaptlar deil
dirler, ou zaman da bunlar yapan kii bilinmez; bunlar sitenin
tanrlardr, onlara paye veren, heykeltraa smarlayan yurttalar
topluluunun tanrlardr. Hatta bazen yalnzca sitenin tanrlar de
il, Delphoida Olympiada, baka yerlerde olduu gibi, tm Hellen
toplumunun koruyucu tanrlardr.
Heykel sanat herkese aktr, halka seslendii iin poplerdir,
btn Yunanllar arasnda ortak zellikleri olduu iin ulusaldr. Bu
sanat, heykeltran tanrlar hakknda sahip olduu gr deil, bir
zgr insanlar toplumunun onlar hakknda tasarlad grnty
dile getirir. Bu tanr-insan, bu tanr deerinde insan, bu takp tak
trm gen kadn, bu duac kadn -tanra, u kadn olarak betimle
nen tanra- sitelerin hem hakim hem yanda olarak grdkleri tm
bu anlalmaz gksel varlklar, insancl ile tanrsaln bu btnsel
kaynamas Yunanistan topranda boy verecek en cesur giriimler
den biridir. Hibir yerde tanrsal olan insancl zelliklere bu kadar
yakn olmamtr: Biri tekisi araclyla anlatlr daima, insan tan
rsal baka nasl aklayabilirdi ki! Ve insanlar tanry ne diye ken
di lml biimlerinin gzelliinden yoksun etmeye kalksnlar? in
sanlar, tanry byle kusursuz biimde dile getirecek yeterlikte olma
dan ok ncelerde bile ona bu lmsz gzellii mal etmilerdir.
insann tanrsna kar duyduu sevgisi ile kendi bedeni iin gs
terdii sevgi, ite ta heykelcisinin yaratmnn ifte drts budur.
Geree duyulan derin sevgiyi de buna ekleyelim. Heykeltran
kemik atmz ve kas yapmz hakknda sahip olduu her seferinde
daha bir doruluk kazanan bilgisi. Bunlar canlandrrken yararlan-

ai

Yontmak, Bronzu

D kmek

d giderek artan kesinlik. Ksacas, heykeltran iinde tanrya


borlu olduu ilerlemenin karlnda onun ilk ba, tanrsna yap
t armaandr.

Peki ama bu insan-tanrya ilk hareketi sonunda kim salayacak


tr? Onu kim yrtecek, dopdolu o enerjiyi kim salverecektir?
Yunan sanatnn aklamal bir tarihi olmak gibi bir sav
tamayan, heykelde hareketin yava yava douunu evrimi iinde
adm adm izlemek gibi bir amac olmayan, Yunan heykelcilii hakkndaki bu ksa blmde bu konu ele alnamaz. Bununla birlikte ya
elimizde bunu kavramamza elverecek belgeler yoktur ya da bu ev
rim henz ok yeni bir olgudur ve sanat, bazen doada olduu gibi
burada, birka clz denemeden sonra, ani bir deiimi harekete ge
irir.
Myronun Disk Atan Atlet'ine bakalm: Yaklak I.. V. yzy
ln ortalarndan (450 ylndan biraz nce) kalmadr. Bu konuda n
celikle bir tanrnn deil de bir insan heykelinin sz konusu olduu
na dikkati ekmek doru olur. Kendini heykele hareket verebilecek
durumda hisseden heykeltra hareketin doruunu bir tanrda deil,
insani bir varlkta -bir atlette- canlandrmay semitir. Tanr hey
kellerde imdilik hareketsizlie mahkmdur. Sanatnn saygs bunu
gerektirmektedir.
te yandan, heykeli zmlemeye gemeden bu nl ve ilka
dan beri yz kez kopyalanan yapttan elimizde aslnn bulunmad
n belirtelim. Mzelerdeki yaptlar yalnzca oras buras krk mer
merlerdir. Bu az ok gvenilir kopyalardan, modern heykelciler, Romada, Thermes mzesinde bulunan bronz bir yeniden yapm
(Myronun asl heykeli bronzdu) kardlar. Doal olarak bu ancak
Myronun sanat hakknda yle ufak bir fikir verir.
Bununla birlikte, deysellik kuralnn hemen hemen tartmasz
hl hkm srd dnemde yetien bu sanat elbette son derece
cesur bir giriimi tasarlamtr. Kukusuz Myrondan nce alak ka
bartmalarda, baz bronz heykelciklerde, ender olarak heykellerde
deysellik kural biraz sarslmt. Ama bu kural bozumu ksmi ka
lyordu. rnein Dana Tayan Adam'da kollar vcuda yapk ol
may brakp, harekete gemiti, kol kaslar da omuzlara yerleik da-

59

60 | A n t i k

Y unan

U ygar

lig i

nann ayaklarn sk bir biimde sktryorlard. Ama vcudun ge


ri kalan blm tamamen uyuuk ve tad ykn arlna ald
r etmiyormu gibi duruyordu. Disk Atan Atlefde ise tersine, atle
tin vcudu onu ele veren bir hareketle tamamen bklmtr; ve ay
n hareket deikenlik iinde iddetle gerilen bu insana salam bir
dayanak salamak zere yere yapan sol ayan parmaklarndan
balayp, geriye savrulmu, ama daha sonra ndeki arlm atmak
zere hemen geveyecek olan sa kola -diski tutan kol- ve hatta dur
gun grnmekle birlikte, yine de eylem iinde srklenen sol kola,
sa bacaa kadar bir utan tekine, n yaynm ivmesiyle akar. Bu
eylem artk tm varl balar ve atleti hareket olmayan her eyin
kar arlk olduu bir oynakla yerletirmi gibi grnr: Kiinin
bir an grnmez dmlerine yakaland bu zt kitleler dengesi
olmasayd Disk Atan Atlet derdi.
Myron Disk Atan Atlet ile bizleri, hareketin birden her eye ege
men olduu, insann, dengenin ierdii bir g sarholuu ile kar
karya kald bir eylem dnyasna gtrr. Bu bakmdan, ada
Aiskhylos nasl dramatik olayn yaratcs ise, Myron da heykel sa
natnn kurucusudur, ikisi de insan gcnn snrlarn kefederler.
Daha nce de dediim gibi, heykeltra harekette denge kurallarn
gzetmeseydi, atletin diski elinden karr karmaz herhalde sporcu
nun jimnastik salonunun zeminine decei gibi, heykel de derdi.
Demek oluyor ki Disk Atan Atlet bize hareketi sunuyor. Ama
biz burada bir fotoraf enstantanesi karsnda myz? Bazen, san
yorum, haksz yere bu ekilde savunuldu. Bir enstantane sz konusu
olsayd biz bu hareketin ne olduunu anlamazdk. Gzmz bir fo
toraf makinesi objektifi deildir. Aslnda, Disk Atan Atlet bize art
arda gelen bir dzenlenmi hareketler bileimi sunar. Bir geit tre
ni yryn saptamak iddiasyla bize ancak ne frlatlm hava
da hareketsiz duran bacaklaryla baylar gsteren bir fotoraf gibi,
bir ey frlatan bir insan duyarl bir plaka stnde eylemiyle don
durmak hibir biimde sz konusu deildir. Bir heykelde -tanm ge
rei cansz maddeden yaplm- canl bir varln hareketi ancak za
man iinde birbirini izleyen anlar bileimi ile saptanabilir.
Harekete hakim olan, zamana da hakim olur.
Arkaik Apollonlar adeta zamann dnda iki bacaklar stne
konulmulard: Sonsuza kadar byle kalabilirlerdi. Disk Atan Atlet
sylemek gerekirse, anlk bir hareketin grnts gibidir. Bronz

ai

Yo n t m a k , Bronzu

kmek

heykelin birbirine dayal btn planlarndan her biri aslnda bunla


rn hepsini beraberinde gtren eylemin farkl bir anndan alnm
lardr. Myronun gz bunu byle grd gibi, antik stad seyircisi
nin gz de byle grmtr. Myronun gerekiliine, heykeltran
gzlenen gereklii bir sanat yaptna aktarmas anlamnda, zaten
daha o zaman klasisizm denebilir. Bu yapt yalnz anlk anlatm de
il, bireyin elinden gelebileni ve, denebilirse, onun oluumunu ak
lamakla grevlidir.
Daha, Disk Atan Atlet"in olu aamasnda bile, kemik ats ve
kaslarn almasnn doru bilgisine dayanan heykeltran gereki
liinin yine de gerekliin tam bir kopyas olmadn grebiliriz.
Nesne, retilmeden nce, yaratc tarafndan tekrar tekrar dnl
mtr.
Ayrca, heykel figrnn gereklii yneten kurallara uygun ol
mayan kurallara gre yalnlatrlm, stilize edilmi olmas bize
onun imdiden bir klasik birlie fbir kurala) uymaya hazr olduu
nu haber verir.

Heykelde gerekilik akas, heykeltran canlandrmak istedi


i vcudun, nesnel gereklik olarak bilinmesidir. Yunan heykel sa
nat bu bilgiye ynelir ve tm VI. yzyl boyunca onu elde eder. O
dnemde bu sanatn belirgin nitelii olan kaslara ilikin eksiklikler
tarafmzdan pek eksiklik gibi deil de daha ok yalnlatrma gibi
grlmtr. Heykeltran insana ve gereklie duyduu sevgi, tm
a kapatacak bir gce boar, ortaya kan yapt.
Heykelcinin arad bilginin pek nadir olarak bireyi tanmak ol
duunu belirtelim: O ancak istisna olarak portreyi ama edinir ken
dine.
I.. V. yzyln, zellikle de bu yzyln ikinci yarsnda heykel
cilik bu tutkulu gerekilik iinde -bireysel olmaktan ok tipik ve
toplumsal model iinde- kuvvetle kk salar: Klasisizm ona gl ve
dirimsellik veren bir zsu gibi, arkaik dnem gerekilii ile beslenir.
Bununla birlikte, bu gerek insan bilgisi -bata kaslarn ve onla
ra destek olan kemik atsnn, bir sre sonra da vcut biimlerini
belirten giysinin bilgisi- edinildike, yurttalara tanr ya da tanra
olarak, atlet olarak sunulan bu insan, nesnel olarak iyice bilinince

61

62

A n t I k Y unan

Uygarlici

deitirilebilir de, yle fazla belirsizce denildii gibi idealize edil


meden grnm deitirebilir ve bir anlamda, yurttalar topluluu
na onu gereken erdemlerle donatan bir model nermek amacyla,
dzeltilebilir. Heykelci gzledii nesnel gereklik iinde seme yapa
bildiini ve semesi gerektiini anlad andan itibaren klasisizmin
yoluna girmi demektir. Klasik bir sanatdr artk.
Demek oluyor ki sanat, zellikleri, biimleri ve davranlar se
er; daha sonra bunlar birletirme yoluna gider. Doal bir gereki
lie dayanan bu seim, diyebiliriz ki imdiden klasisizmdir. Ama
hangi lte gre yaplr bu seim? Kukusuz gzellie gre. Cevap
fazla belirsiz ve ok yetersiz. Bu konuda sanatnn uyaca bir altn
kural'dan sz edilmitir. Bu altn kural aa yapraklarnn l ve
biimlerinde olduu gibi insann vcudunun llerinde de kendini
gsterecek doann nesnel bir yasas olacaktr; nk insan da doa
nn bir parasdr. Bu dnce yanl deil: Denildiine gre, bylesi bir yaklam hem Yunan klasisizmini hem de ondan 2500 yl n
ceki in klasisizmini aklayacaktr. Bununla birlikte, insann en
uyumlu llerini bir yasa ile, klasisizmin yeni batan bulup kara
ca bir yasa ile saptayarak doann kiiletirilmesine gidilmesine
ok kar olduumu sylemem gerek: Bu bana gzel bir hayal, ama
ar bir gizemcilii ortaya karmak gibi grnmektedir. Eer diyor
lar, insan doann kendisi iin saptad llere sahipse uyumludur,
klasik bak asyla gzel saylr.
Bu yasay toplumun gereksinimlerinden (ve bu gereksinimlere
cevap veren zevklerden) karmak daha doru deil midir? Yunanis
tandan sz ederken, klasik nemde gzelliin, halkn yaam ve ya
amdan stn iyilikler iin verdii gndelik mcadeleden ayrlama
yacan gstermekle daha ak ve eyann doasna daha sadk ol
maz myz? Byle bir mcadelenin gl ve yrekli insanlara gerek
sinimi vardr. Baka bir deyile Yunan sanats toplumda oktan
rmeye yz tutan eyle, hayatta kalmak iin yaplanlar arasnda se
im yapar; yaam ynnde ykselen eyi seer. Onun gerekilii ya
pcdr. Klasisizm canl bir toplumda yaamak isteyen bir sanatn ya
sasndan baka bir ey deildir, insann ve tanrnn enerjisi, btn bu
kasl gvdelerde ve bu kaslar harekete geiren eyleme uygun beden
lerde belirir. Cesaret yzdeki soukkanllkta kendini gsterir. ou
zaman teknik bir yetersizlik gibi grdmz bu soukkanllk insa
nn bireysel tutkularna kar kazand egemenliin iaretidir, ruh
Polykletos un Diaudunenos . 445-420
aras dzenlenen yapt. Antik kopya.

64

A n t Ik Y unan

Uygarlici

gcnn, vaktiyle yalnz tanrlarn sahip olduklar tam dinginliin


iaretidir. Demek ki, yzn klasik biimde soukkanl izgileri arka
ik glmsemede ama baka bir biimde yerini buluyor. Bu glmse
me canl olmann, yayor olmann saf sevincini dile getirmekteydi.
Henz mcadeleler bakmndan ar ve ok kavgac bir dnemde,
soukkanllk, iradeyi imdi de tutkularn karsna diken ve insan
yurttalar topluluuna feda eden imparatorluu dile getirmektedir.
Bu yeni dnem ayn zamanda daha insanidir; artk btnyle
tanrsala dalmaz: insan biiminde canlandrd tanrlar daha az,
tanrsal kiilie dek ycelttii insan ise daha oktur.
insann, insan ya da tanr edimlerini byk bir sadakatle yerine ge
tirmenin soylu gururunu solumad tek bir klasik heykel bile yoktur.
Gerekilie dayal Yunan klasisizmi, imdi sk skya hmanizmaya baldr. Ykselen bir snfn -yiitlii ile Med savalarn ka
zanan bir snfn- anlatm bulmasdr; deerine bal olan karlarn
sahipliine svanan bir snf konu edilmektedir. Klasisizm bir kavga
nn sonucudur ve kavgaya hazr durur. Klasik heykelleri canlandran
g dnya hakknda ateli jestlerle ok az dile getirildii iin deil.
Onlarn gc duraandr, dinlenmededir. El kol hareketleri yapabi
lecek bir g, tek bir edim ve o edim iin belirlenmi bir eylemle s
nrlanm olurdu. Klasik heykellerin gc snrszdr, deikendir; o
bir g sarncdr, koullar gerekli klarsa, zincirden boanan bir se
le dneceini bildiimiz bir dinginlik gldr. rnein Pheidiasn
yonttuu Parthenondaki heykellerin -kalntlarnn- bizlere gster
dii ey de ite budur.

Ama birka rnek ele alalm. Polykleitos, Yunan sanatnn belir


leyici zamanlarndan birinde yer alr. O gereki yetkinliin doruundadr: Bu arada klasik hmanizmann da doruunda yer alr.
Ondan nce Myron hareketi canlandrmada bize anlk hareket
(enstantane) gibi grnen eye ynelmiti. Disk Atan Atlet adl ya
pt hayranla deer bir ustalk rnyd. Ama ustalk yorar ve an
lk saptama uzun sreyi iinde alkoymaz. Polykleitos Karg Tayan
Adam (Goriforos) ile baka heykellerde kiisini yrtmemekle bir
likte, bizde yryn srekli olduu izlenimi brakr.
Karg Tayan Adam elimizde yok. Polykleitos bir bronzcu, hem

ai

Y o n t m a k , Bronzu

kmek

de antik bronzcularn en by idi. Ondan elimizde ancak mermer


kopyalar kald. Yazk, ama ne mermerler!
Sadece sol omuzunda bir karg tayan ve yryormu gibi gr
nen u plak adamn vcudunun tm arl ile yalnz ne att sa
bacana dayandn, yalnz ayak parmaklaryla yere deen sol ba
ca ise geride hafife srklediini belirtelim. Bu durutan arkaik
bakmdan tam bir kopma sonucu kar. ki omuzu, iki kalay, iki
dizi birletiren hatlar artk yatay deildir: Ayrca bunlar birbiriyle
kartlarlar. Sol yanda en alak dizi, en alak kalay, ters ynde en
yksek omuz karlar. Bu, insan bedenin tmyle yeni bir ritme sa
hip olmas demektir. Kemik ve kas olarak salamca atlm beden
biraz hantal bir salamlk (en azndan aslna en az aykr Napoli
kopyasnda) gsterebilir. Ama bu beden batan baa imgesel yr
yne hem esneklik, hem de salamlk veren ters bir bakma ka
plr. Diadumenos (Giadumenos: alnna kazand zaferin iareti
olan alnban balayan atlet) gibi, baka Polykleitos heykelleri ter
sine evrilmi dediim ayn ritmi tretmekle birlikte, yukar kalkm
iki kol hareketi ile Karg Tayan Adam1daki arlk sansn burada
hafifletir, heykelde grnen arlk fazlasn yok eder.
Kader karsnda her trl korkudan kurtulmu, doal dnyann
o kendini beenmi efendisi olma gcne sahip insandr Karg Ta
yan Adamm bize verdii. Heykelin lleri rakamlarla verilebiliyordu. Polykleitos bedenin blmlerinden her birinin boyutlarn ve
aralarndaki oranlar kar (el ayasnn genilii) olarak hesaplam
t. Sonunda bir bayapt yarattlarsa, bu saylarla bu oranlarn bu
gn bizim iin hibir nemi yoktur. Polykleitos varlklar dikkatle
incelemi olduu iin bunlarn yapsnda saynn nemini (kukusuz
Pitagoras nedeniyle) yeterince biliyordu. yle sylyordu: Baya
pt nerdeyse saysz hesaplar sonunda doar. te Yunanllarn bu
heykele gururla Kanon (kural-l) demelerinin nedeni budur!
Karg Tayan Adam insann insan konusunda verecei en gzel
grntlerden biridir. Yunanlnn hem gerek hem de ba dndren
klasik grnts fizik ve moral gcyle salanmtr. Bu iyimser (bu
szck irkin, onun yerine ykselen demeyi yelerdim) bir grnt
dr; burada gelimekte olan bir insan toplumu anlay doal yoldan
ve aba gstermeksizin dile gelmektedir. Bu, iktidara gelen ve sarsl
maz biimde tam bir bilinle, ona egemen olan ykselen bir toplumsal
snfn da grntsdr, idealist estetiin istemedii hem daha nesnel,

65

66 | A n t i k

Y unan

Uy g a rl i Ci

hem de daha znel tamamen doal bir gzelliin grntsdr: Bu g


rnt doann nesnel dnyasndan ayrlamaz, gerekilii onu doaya
balar, yine de gzellik olarak ancak giderme savnda bulunduu in
san gereksinimlerini karlayarak dile gelebilir. En sonu bu, gerektiin
de tehdit edilen mlkleri savunmak iin dvecek bir halkn grn
tsdr.
Ama imdilik o, Karg Tayan Adam\n omuzda tad kargy
kullanmaz.

Doann olgunluu gibi sanatta da bir yetkinlik noktas var


dr der La Bruyre zetle. Pheidiasn dehas tam bu olgunluk nok
tasnda yer alr. Bu yzden onun sanatn anlamak ve tanmak, bir
anlamda, eer yeniden ilkel halimize dnersek, -yani klasik dnem
ncesine- yle sanyorum ki bizim iin arkaik heykelcilii anlamak
tan daha gtr.
Bununla birlikte Pheidias insana ok yakn tanr grntleri
yontmutu. Tanrlar ok gzel insan bedenleri grnmnde can
landrmakla yetinmemiti: Bize .Olymposa layk kahraman figrleri
nermek zere insan biiminden yola kmt. Daha dn Aiskhylosun yapt gibi, o da bilgelik ve iyiliin yaln yetkinliini tanrla
rna mal ediyordu. Bu yetkinlii, uyumlu olmasn istedii bir toplu
mun armaan olarak insan trne geri veriyordu.
Pheidiasn sanatnn balca nitelii, herhalde, budur.
Bu bilgiyi bize, ne yazk ki heykelcinin yaptlarndan ok daha
sonra yazlan metinler salamtr. Gerekten de, krlp dklen
alnlklar -bunlar zamandan ok insanlar tarafndan tahrip edilmi
ler- konusunu tanmak iin hemen hemen bir gezginin, Jacques Careyin deerli desenlerine muhta durumdayz. Bu desenler Parthenonu parampara eden Venedikin bombardmanndan birka yl
nce ve de Lord Elginin, henz onarlmayan, utan verici yamala
masndan nce izilmitir. Doksan iki metopeden elimizde iyi ya da
olduka iyi durumda on sekiz metope kaldn da unutmayalm!
Bunu syledikten sonra, Pheidiasn sanatnn (fazlaca hayal
kurmuyorsak) insanl tanrsal biimlerle prl prl bezemek oldu
unu da sylemek gerekir, insanlara kar savaan ve onlar ezen
Kentaurlarn hoyratl, efrizdeki Atinal genlerin saknml kibar-

ai

Yo n t m a k , Bronzu

kmek

l, alnlklarn kelerinde gnein domasn bekleyen tanrlarn


sessiz ve sakin hareketsizlii -bunlarn tm ayn dili konuur.
Pheidias, olan sylemek, olaylar olduklar gibi aklamak ister:
Evrende kaba gler vardr -Yar at yar insan yaratklarn vahi dalab- ayrca kaza bela sonucu bir trl huzura kavuamayan varlk
lar -hali vakti yerinde biniciler, te yandan binmi olduu at aha
kaldrm bakalar, tenin varlna inandran o kadar gzel, o kadar
gerek kvrmlarla kuman yarm yamalak rtt ya da akta b
rakt karnlar ve gsler, sakin ve ili dl tanrlar ve tanralarve daha niceleri. Pheidias bunlar gerekilik -Yunanlnn bilmedi
i soyut bir szcktr bu- illa ki byle istedii iin deil de, btn
bunlar doada byle olduu iin bylece anlatlr, insan doa iinde
dir. Onun doayla her zaman alverii olacaktr. Ayrcal doann
gcn ve gzelliini gstermek ve de ona egemen olmay istemek,
onu dntrmek istemesidir. Ve ilk dnm, sanatnn salk ver
dii tek ilerleme yolu, kendine egemen olmak, onun yabanl igd
lerini alt etmek, tanrlar yeryznde ve kendi iimizde bulunacak bi
imde yaratmaktr, ite Pheidias, hakbilirlik ve iyi yreklilik sayesin
de mutluluk grnts olan dinginlie bylece ulayordu.
Pheidiasn tanrlar da doann iindedir: Doast deil, do
aldrlar. Bu nedenle insan tamamlayan bu tanrlar, efirizin sonuna
doru gelip insanlarn arasna karrlar; bu yalnzca onlar onurlan
drmak iin deil, halkn bu lenine -bunu bir efsane yerine, bir ta
pmakta sergilemeye ilk kez Pheidias cesaret etmitir- sanatlar ve
meslekler bayram olan bu bayrama onlar da katmak iindir. Efrizdeki tanrsal mecliste bulunanlar arasnda gze arpan Hephais
tos ve Athenann varl anlamldr: Ate sanatlarnn tanrs ile i
tanras, Atina halknn yreinde en ok yer tutan tanrlard. Phe
idias onlar yan yana gstermitir; bir i gn sonunda syleiye da
lan iiler gibi aralarnda konumaktadrlar. Btn bu tanrlar ara
snda doast hibir ey yoktur: Yetkinliin doruuna karlan in
sanln kendisinden baka hibir ey.
Alnlklarda kalm bir bek -rnein rahat bir biimde anasnn
dizlerine uzanm veya gsne yaslanm Aphrodite bei- kar
snda dinsel saygya benzer bir duyguya kaplsak da en azndan u
nu belirtelim ki, bu iki kadnn rahat biimleri, kuma ikin gste
ren ya da giysiden fkran bu gs, hepsi bize Yunanllarda I.. V.
yzylda din duygusunun teni ruhtan ayrmadn gsterir. Phidias
bunu byle duyumsam ve bu ekilde ifade etmitir.

67

68 | A n t I k Y u n a n

Uygarlii

Tanrlar gerek efrizde gerekse alnlklarda, tpk antik yaamn


ierisinde olduklar gibi bulunurlar. Orada bulunularyla insan ya
amn, zellikle de efrizde, bizim kentlerimizden herhangi birisinde
meydan klandran gzel bir Noel aac gibi, kutlanan halk le
nini prltyla gzler nne sermektedir.
Ama Pheidias yalnzca Parthenon mermerlerinin dhi heykeltra deildi. Ayr ayr birok tanr heykeli yapmt. Pausanias ona
tanr yapc bile diyordu. Bu heykellerden ancak ikisini ele alaca
m. nce Lemnos Athenas. Bu heykel ilkin bronzdand. Bugn on
dan yalnzca paralanm bir mermer kopya bulunmaktadr. Bu antik
kopyann, talihsizlik ya da budalalk sonucu, ba Bolonyadadr, be
deni ise Dresdende kalr. Heykel, Atinal kolonlar tarafndan, Med
sava sona erdii srada, Lemnosa gidilerinden nce tanraya su
nulan, ustann bir genlik yaptyd. Tanra sava olarak canlandrlmamtr. Kalkan zk, ba ak, tolgas elinde, sol koluna
aktard kargs artk sadece kolunun bir dayanadr. Sava eki
melerinden elini ayan ekmitir: Gevemi ve kendini bar al
malara adamaya hazrdr!
ok gen ve kvr kvr sal, ok da gururlu hayranlk uyand
ran ba (uzun sre bir delikanl ba sanlmtr) Pheidiasn -yetiti
i Argos iliklerinden yenilerde kmtr- halknn cesaret ve bilge
liinin rn olan bar sevgisini anlatr.
En sonu, bu uzun incelemeyi eskilerin deerlendirmesine gre,
Pheidiasn bayapt -Olympia Zeusu- hakknda birka szle ba
lamak gerekmez mi?
Altn ve fildiinden bir heykeldi bu. Altn ve fildii heykelcilii
sitenin tanrlara sunduu deerli bir armaandr. Bu sanat tm ilk
a boyunca vard. Genellikle, devasa heykellere zgdr. Bu hey
kellerdeki fildii, yzn, kollarn ve plak ayaklarn akln dile ge
tiriyordu; giysiler altndand ve boyaclarn altndan elde etmeyi bil
dikleri eitli mine renklerindeydi.
Ulusal Olympia tapna iin yontulan bu Zeus doal olarak
kayboldu. Fildii ve altndan baka, tahtn yapmnda, yine baka
deerli maddeler, zellikle abanoz ve birtakm deerli talar kullanl
mt. Oturan heykel on iki metre, kaidesiyle birlikte on drt metre
yksekliindeydi. Bu rakamlar ve sergilenen atafatn arl bizi
biraz rktyor kukusuz. Unutmayalm ki bylesi heykeller yl
m ya da aslm deerli kumalarn ve ganimetlerin arasnda, ifte

ai

Y o n t m a k , Bronzu

kmek

sra i stunlar perspektifi ile epeevre sarlm halde grnmektey


di. Bu Zeus kukusuz, taklar ve simgeleri, sslemesindeki atafat
ile, Pheidiasn dncesine gre, heykeli tehlikeye atmak pahasna
tanrnn bykl duygusunu vermeliydi. Tamamen doulu bir
zenginlik dekoru iinde Zeus btn bir halkn deerli putu olarak
grnyordu.
Bununla birlikte, eski yazarlarn dediklerine baklrsa, yaptn
esiz gzelliini oluturan ey, bunca zenginlik sergileyen bu gr
kemli kurgu ile tanrnn hogr ve iyilikle ykl ehresi arasndaki
kartlkt.
Boston Mzesindeki bir ba onun bu zelliklerini yanstr gibidir.
Bu bir ka ats ile Olymposun ve lyada'nn dnyay titreten
korkun Zeusu deil, tanrlarn ve insanlarn babasdr; hatta yalnz
baba deil insanlarn velinimetidir.
Bizim takvimin I.. I. yzylndan bir yazar olup Olympianm
asln grm olan Dion Chrysostome bu Zeusu, Hristiyan syle
mini nceden haber verir gibi grnen u szlerle betimler: O var
ln ve yaamn ve tm nimetlerin datcs, gnl bol, yce, son
derece uysal bar tanrsdr, btn insanlarn ortak babas, kurtar
cs ve koruyucusudur.
Demek ki Phiedias heykelinde yaygn, yani her eye kadir ve
zengin bir Zeus grntsn, ayn dnemde Sokrates (Sokratis) ya
da Periklesin sahip olabildikleri gibi daha yce bir tanr -koruyu
cu ve iyiliki bir tanr- anlayyla birletirmeye alm gibidir. Bu
son grnt yzn yumuak ve babaca verilmi anlatmnda kendi
ni gstermekteydi.
Eskilerin bu konuda Pheidias dine katkda bulunmutur de
diklerini hatrlayalm. Kimi modern arkeologlar Pheidiasn Zeusunun sakall Isa tipini yaratan Hristiyan sanatlarn ilk modeli
olduunu dnrler.
Bu son noktalarda biraz edebiyat yaplp yaplmadna karar
vermek gtr dorusu.
En azndan, tanrlar yaratcs"nn Zeusunun yz, bir ba ya
ptn yzyllar aarken yeni anlamlar yklenebildiini gsterir; yeter
ki, o zamannn dorultusunda alglansn.
ite bize kadar gelen ve hl bizimle konuan bu doruluktur, bu
gerekiliktir.

69

B lm

III

B l m D o d u ,
D nya A i k l a n i y o r A rtik
T h a l e s ve D e m o k r t o s

'----/ nsanlk tarihinde yeni eylem ve dnce biimlerinin bir tr


patlama denilecek kadar ani olarak ortaya kt dnemler vardr.
Isann doumundan nce VII. yzyln sonunda, Anadoluda, loniada Miletoslu (Milet-Milas) Thales (Talis) ve okulu ile bilimin
-aklc bilimsel bilginin- ortaya k byle olmutur.
Bilimin bu douu, ilk bilginlerin ve kitaplarmzn dedikleri gibi
filozoflarn ortaya k, parlak diyebilirsiniz, ama hibir biimde
artc ve mucizevi olmayan bir olaydr. (Filozof szc Yunanis
tanda herhalde ancak sofistler dneminde ortaya km ve ancak ok
daha ge, t.. IV. yzylda, Platon tarafndan geni lde yaylmtr.)
Doa karsnda bilimsel tavr taknma, en eski Yunanllara, hat
ta balangtan beri en plak insanlara yabanc deildi. Odysseus bu
sorgucu tavrn tipik rneidir; zaten bu tavr onun kiiliinde en do
al, bu arada en kullanl dinsel duygularla birleir. air, Odysseus
iin makineler yapan nitelemesini kullanr.
Aa yontucusu. V. yzyldan kupa.

72

A n t k Y unan

Uygarlici

Aslnda aklc bilim ile efsaneyi birbirini dlayan ztlklar gi


bi gstermek hakszlk olur. kisi de sanki uzun sre birbirine ka
rmamlar gibi yani! Yine ikisi de, sanki, engelleri, evrenin ve
onun bilinmedik yasalarnn insann karsna kardr engelleri,
farkl yollardan amaya almamlar gibi!
Her tr dnce nce grnt ve anlat oldu; Platonun Yunan
klasik ann sonuna doru, dncesini aklamak iin hl sk sk
efsaneyi kulland bilinmektedir. Platon eski efsaneleri kendine g
re yorumlar, kendi kafasndan bunlar uyduruverir.
te yandan, yeni doan Yunan bilimi bizimkine ilk bakta g
rndnden daha ok benzemektedir. Ne kadar saf biimde olursa
olsun, insann doal evrimin rn olduunu bilmektedir; dnce
yi ve sz toplumsal yaamn meyveleri sayar, kendini tekniin bir
paras gibi dnmektedir: insana doal evresine egemen olma
olana veren ey bilimin kendisidir.
Byle bir bilim anlay -son derece cesur bir anlaytr- Yunan
llarda btn aklyla l.. 600 ylna doru, Thales dneminde
grlr.
Bu anlay iki yzylda bugn hl bizi artan ok geni (ve b
yk) bir bak as ve bu dnceye tutunmaya zen gstermekle ge
liir.
Bununla birlikte, insan trnn evresindeki ortama kar ken
dini savunmak ya da ondan yararlanmak iin kefettii ilk aletleri
onun ellerinde grmek iin ok daha eskilere, hatta ilk Yunan top
luluu hakknda bildiimizin de gerisine uzanmak gerekir. Yay,
makine yapan Odysseustan ok nce, ilk makineyi oluturur.
Yayn kefi aa yukar l.. 6000 yllarnda, yontmata a sonu
na dorudur. Yay bir enerji yedei kullanr: Bu bakmdan, tam bir
makinedir.
insanolu, bu kadar dmanca, bir ylesine bize yabanc ve n
ceki blmlerde grdmz gibi, bu kadar trajik olan bu d
dnyada, yaamn kurtarmak iin durmadan yeni aralar kefeder.
Yazg karsnda bir ahlak, kendince bir yaama ve lme biimi ya
ratr. Ala kar yeni beslenme biimleri kefeder.
Uygarln domas iin insann nceden, gdasn toplayan bir
varlktan onu byk lde retebilecek bir insan yaratmaya olanak
veren baz tekniklere sahip olmas gerekmektedir. Her trl uygarl
n douunun zorunlu koulu srekli, kalc bir gda fazlasdr.

BiLM

D o d u , D nya A i k l a n i y o r A rti k

Bu teknikler I.. 6000-4000 arasnda Nil, Frat ve Indus vadile


rinde gelitiler. Bu iki bin yln yaamsal bir nemi vardr. Bu geni
teknik devrim, antik uygarln maddi temelini oluturur. I.S. XVIII.
yzyln sanayi devrimine kadar, atomun paralanmasnn bulunma
sna, nkleer enerjinin bulunmasna kadar uzanldnda bundan da
ha nemli bir devrim yoktur.
Bylece insan tarm kefeder. Bu bulu bitkilerin imlenme ya
salarn kavramay, gereksinim sonucu srdrlen ve younlatr
lan, doann yntemlerini gzlemeyi, kukusuz uzun sre verimsiz
kalan, ama sonunda baarl olan taklit almalar ve denemelerinin
elik ettii bir gzlemlemeyi aa vurur. Herhalde yle bir an gel
mitir ki bu gzlem ve denemeler, ilkel insanlar, ertesi yl daha ok
gda almak umuduyla epeyce bir besin maddesini bilinli olarak bir
yana ayrmaya davet edecek kadar ak, kesin bir bilgi dourmutur.
Ekim iine bir sr by karsa, hasadn yannda dinsel enlikler
yaplsa bile ambarlarda tohum yedeinden balayp nee iinde
orakla biilen yeni tanenin olgunlamasna kadar ilerin tm, insan
tarafndan kendi hizmetine sokulan bir doal yasalar bilgisini olu
turur. Bilimin iyi ve imdilik yeterli tanm byledir.
ilkel kabilede tahln hasadna, saklanmasna, ailenin payna gz
kulak olanlar kadnlardr. Tarmn bir kadn buluu olmas olasdr.
Herhalde tarla apasnn bulunmasna kadar uzun sre bir kadn ii
olarak kalmtr.
Madenlerin bulunmas da ok byk glkler arasnda gerek
leti. Sonunda yama sava kadar tarm da bundan yararland. Ma
denler ilkin temelde insann merakn ekmiti: Nadir olduklar iin
aranyorlard. Tun ve demir, insanlar onlardan silah ve alet yapma
dan ok nce, uzun sre yalnz lks gereksinimleri -Mykenei dne
minde altn ve gmn yapt gibi- karladlar. Gerdanlklarda
bakr filizi paracklar bulunmutur. Bu filizlerden ok kolayca indirgenebilen malakit, Msrda nemli bir ticaret nesnesiydi; daha
hanedan ncesi dnemde cilde srlecek boya ve dzgn yapmnda
kullanlyordu.
Tun iinde alamlanan bakr ve kalay filizleri Akdeniz blge
sinde, Yunan lkelerinden ok uzak yerlerde bulunuyordu: Kalay
Karadenizin dou kysnda Kokhisde ve bugn ad Toscana olan
Etruriada vard. Bu durum gemi yapmnn ve denizcilik tekniinin
gelimesinde ok etkili oldu. Denizcinin yldzlara ya da gnein ko-

74

nt

k Y unan

UycarliCi

numuna gre yn bulabilmesi, bir gkyz haritasnn karlmasn


gerektiriyordu.
Demek ki srasyla, gerek anlamyla bilimin -Thales ve ardllar
dneminde astronomi ve geometrinin- doumundan ok nce insa
nn bilimsel tutumunun, gzleme yapmaya gsterdii zenin, doal
yasalar taklit etmek ve onlardan yararlanmak iin gsterdii sabrn
baka birok rnei verilecektir. Bu tutum, sonunda cilal ta devrin
den balayarak soyumuzun en dikkate deer keiflerinden bazlarna
dek uzanmtr. Yalnz tarmn bulunmas ve madenlerin kefi deil,
nce sadece et yedei olarak, sonra da ekme iinde kullanlan hay
vanlarn evcilletirilmesi gerekleti. zerindekini yuvarlayarak ileri
gtrlen aa gvdesi parasnn yerini alan tekerlein ve arabann
kefi, daha sonra ay takvimi ile gne takviminin keifleri gerekle
ti. Bilimi, en azndan insana doa zerindeki egemenliini artrma
olana veren bilgilerin ve aralarn btn olarak tanmlamak gere
kirse, btn bu bulular bilim tarihine baldrlar. Ama imdiye ka
dar saylan tm bu bulular, tarihte Yunan halknn ortaya kn
dan ok nce gerekletirilmilerdir. Bununla birlikte Yunan halk
bunlar nceki kuaklarca biriktirilen bir hazine gibi belleinde sak
lam, bunlar ou zaman iyiliksever tanrlara mal etmitir.
Demek oluyor ki, bilimler insanlarn en temel gereksinimlerin
den domutur; iftilik ve denizcilik gibi teknikler ise bu gereksi
nimleri karlamaktayd. (Bilim ayn zamanda egemen snfn lks
gereksinimlerinden domutur.) insanlarn yemek yeme ve giyinme
gereksinimleri vardr. I aletlerini gelitirmeleri gerekir. Kendilerine
gemiler yapmalar ve onlar nasl yapacaklarn renmeleri gerekir;
denizde ynn bulacak durumda olmalar, bunun iin de yldzla
rn hareketini bilmeleri gerekir. Gkyznde u ya da bu yldzn do
uuyla, kylnn imlemi olduu doru tarihlerde srm ve ekim
ilerini dzenlemek iin de yldzlarn hareketlerini bilip izlemek ge
reklidir.
Ama I.O. VII. ve VI. yzylda loniada neler oldu? Kark soylu
(Karyal, Yunan ve Fenikeli) bir halk burada uzun ve etin bir snf
mcadelesine girmitir. Thalesin damarlarnda bu kandan hangi
si, hangileri dolar? Ne orandadr? Bunu bilmiyoruz. ok etkin bir
kan. ok politik bir kan. Bir mucit kam. (Politik kan. Derler ki,
Thales, loniann bu kpr kpr ve blnm halkna yeni bir devlet
biimi, bir federal meclis tarafndan ynetilen federatif bir devlet

BiLiM D o d u , D nya A i k i .a n i y o r A rti k

i 75

oluturmalarn nerir. Bu ok akllca, ayn zamanda Yunan dnya


s iin ok yeni bir neridir. Ama dinlenmemitir.)
lonia kentlerini kana bulayan bu snf mcadelesi -Solon zama
nnda Attikadaki mcadelenin ayns-, bir yandan da, hem de uzun
sre iin bu bulular lkesindeki btn bulularn motoru olmutur.
Ba ya da tarla sahipleri; demir ileyen, yn eiren, hal doku
yan, kuma boyayan, lks silahlar yapan zanaatlar; tccarlar, ge
miciler ve deniz adamlar; politik haklar elde etmek iin birbirleriyle mcadele eden bu snf atmalarn durmadan yenilenen bu
lular retmeye gtren ykselen bir hareketle srklenirler. Ama,
ksa srede yarn bana geenler denizcilerin desteini alan tccar
lardr. Karadenizden Msra ve batda, gney talyaya kadar iliki
lerini genileterek eski dnyada yzyllarn karmakark bir biim
de biriktirmi olduu bilgileri toplayanlar ve bundan dzenli bir ya
p oluturacak olanlar da bu insanlardr.
O halde demek ki lonia, sanat alannda, ekonomi, politika, en
sonu bilim alannda ancak dalgn bir gz iin tutarsz gibi gzken
birok bulu ortaya koymutur ve I.. VII. yzylda hl keiflerini
srdrmektedir.
Burjuva snfnn dou dneminde bildiimiz biimlerini alan
Homeros iirlerini hatrlayalm. Ne llyada, ne Odysseia soylularca
yazlmtr, ne de beyler snf iin ya da onlarn onuruna yazlmtr.
Bu iirlerin, siyasal baarlarn salamlatrmak iin, ellerinden top
raklarn almakta olduklar snfn kltrn sahiplenmeye balayan
yeni insanlarn ykselen snf tarafndan dzenlenip kaleme aln
dklarn bize gsteren gayet ak belirtiler vardr. Kahramanlarn er
demleri, artk halk tarafndan vgyle yceltilerek, sitelerdeki zgr
halkn yaratc cokusunun hizmetine sunulmutur.
Bir soylunun pii, bir kle kadnn olu olan Arkhilokhos ile hor
grlen snfn zaferi daha bir aklk kazanr ve adn taknr. Ark
hilokhos lirik iiri -askerlik, ak, zellikle de yergi iirleri- bulur; bu
iiri, gerek bir sava silah gibi, babasnn kurduu ve kendisinin sa
vunduu sitenin hizmetindeki asker-yurtta konumunun gerektirdii
klc ve kalkan gibi, zel yaamnn servenleri ile bulur.
Lirizm onun evresinde en beklenmedik, ama her zaman esizlik
ler iinde yepyeni biimlere brnerek birden, gr bir biimde geli
ir. Ephesoslu Kallinos (Kalinos) tehdit altndaki sitesinin duyarsz
genliine hararetli dizeleri ile yle arda bulunur:

76

A n t k Y unan

Uygarligi

Daha ne kadar uyuyacaksnz?


Ne zaman yiit bir yreiniz olacak, genler?
Yznz kzarmyor mu byle davranmaktan?
Bar iinde sanyorsunuz kendinizi
Oysa sava oktan sarm lkeyi...
Herkes lrken versin son soluunu!
ereftir yrmek dmana kar
Yurdu, ocuklar, kars iin arpa arpa...
Savatan, karg sesinden kaan erkei
Evinde de bulur lm.
Ne sevgi besler ona ne de halk acr
Ama kk byk herkes alar yiide...
Bir kaledir o insanlarn gznde.

Kahraman artk efsanedeki bir Hektor deildir; silah altnda


yurtta, daha dorusu lkesini savunmaya balayan gnlldr.
Bununla birlikte, hemen yakndaki Kolophonda (Kolofon), Mimnermos akn ve genliin hazlarn dile getirir: Mimnermosun elejileri, szlanan yaknmac atlar mrn tkeniini ve lmn somut n
belirtisi olan ihtiyarln, hznle yaklamasn ac iinde belirtirler.
Sarn Aphroditesiz tad m var yaamn?
Ah! Artk ilgilendirmeyecekse beni
akn srlar, ball armaanlar, ak yata
esiz ve gzel iekleri genliin
leyim daha iyi...
kp geldi mi acl yallk
irkini gzeli kartran
artk ekilmez tasalar kalr ancak
yreini kemiren, insandr.
Tadna varmaz artk gn klarnn
iren grnr ocuklara
nemsenmez kadnlarca
Ah! Ne sefil yaratm Tanr ihtiyarl.

Bu, szcn ada anlamyla bir at lirizmidir. Daha baka


airler de vardr.
Daha nceki blmlerde karlatmz, glmsemeleri ile hem
ayartan, hem de utanan u byleyici alacal bulacal kzlar da Ati
na Akropolisine loniadan gelmilerdir.

BI l I m D o C d u , D nya A i k l a n i y o r A rtik

Yine ayn ekilde, boyutlaryla g tayacak gibi grnen g


l stunlar ile, kl gibi keskin keli stun balklar ile, insann
canl tenine cansz tan meydan okumas gibi grnen zsuyu ile ge
rilmi o aa gvdesi salaml ile Dor tapnann yaln ktlesellii,
btn bu kurumlu Dor ktlesellii loniada birden klk, incelik,
holuk ve tebessme dnr. lon stununun uzun ve ince oluu b
ymekte olan yeniyetmelerin bedenini andrr. Stun, baln nazik
bir iek gibi tar; ta yapraklar hem yumuak hem kat, insan elle
ri gibi canl, sarmal olarak kendi stne iki kez dolanan kvrmlardr.
Sonra, lonia bulular arasnda, sikkeyi, bankay ve de bonolar
sylemeyi unutmayalm sakn.
Yeni kullanm biimiyle genletirilen tm icatlar ya da yara
tmlar, prltl karmakl iinde yaam kefetmeye ve ele geir
meye gz koyan bu deiken halk kendine alkoyuyordu. lonia de
hasnn zenginlii bizi akna evirir.
En onu en inanlmaz, en verimli ve en kalml -gnmze kadar,
en uzak torunlarmza kadar kalml- tm bu bulular arasnda, bi
limin douu gelir.
ilk bakta, Arkhilokhosun iiri ile loniann Kore heykelleri ve
Thales ile rencilerinden grdmz gibi, insanlarn ne dnd
arasnda pek az iliki varm gibi grnr. Ne var ki bu bulular t
myle ayn toplumsal ortamn, etin bir mcadele pahasna elde edi
len dnsel zgrlk ortamnn rndrler. Bu zgrlk yalnzca
bir dnce zgrl deil, ayn zamanda bir hareket zgrldr,
lonia siteleri bu zgrl kazanmlardr ve ite gte her gn onu
savunmaktadrlar. Dnyay reddetme zgrl ya da sadece onu ge
zip dolama, zellikle onu aklama ve deitirme zgrl. Arkhi
lokhosun ii ile Thalesin iini deiik alanlarda uygulayanlar farkl
yapda insanlar deildirler, ikisi de zgrlklerini pratik bir i iinde
almakta bulurlar, ikisi de mrlerinden gerek nimetler derlemek
ister. Toplumsal snflarnn ve araylarnn z maddecidir. Tanrla
r yadsmazlar (Tanr belki de onlar her yandan sktran u ncesiz
ve sonrasz maddeden baka ey deildir.) Ama srekli tanrlara ba
vurmazlar; nk bilinmeyeni bir baka bilinmeyenle aklamakla ye
tinmezler. Dnyay ve dnyada insann yerini bilmek isterler. Koca
Arkhilokhos ilerde bilimin ve felsefenin dili olacak dili nceden seze
rek insan yaamnn gidiini anlamay ren der.
Thales ok basit ilerle urard. Tamamen pratik bir ama g-

BiLiM D o Gd u , D nya A i k l a n i y o r A rti k ; 7 9

derdi. Hemehrileri ona bir bilge, Yedi Bilgeden biri dediler. Ama
hem lml hem atlgan, nasl bilgeliktir bu? Yalnz ona mal edilen
zl deyiler arasnda dehasn en ok belirten kukusuz u szdr:
Bilgisizlik, ar yk.' iinde yaadmz dnyay anlamak isteyen
Thales nce yer ve gk arasnda olan ve Yunanllarn Meteorlar (ha
va olaylar) adn verdikleri eyle ilgilenir. nk Thales bir Yunan
l tccarlar kentinde yaar. Aratrmalarnda faydaclk ilkesine
uyar: Gemilerin yklerini limana indirmelerini ister, bunun iin de
yamurun neden yadn, rzgrlarn ne olduunu, onlara bakarak
yn tutulacak yldzlarn hangileri olduklarn, hangilerinin en dei
ken, hangilerinin en sabit olduklarn bilmek ister.
Demek oluyor ki bilimin kkeninde pratikten, uygulamadan
baka bir ey yoktur. Ama, denildii gibi, bunun ilemesidir. Bi
lim insann nesnelerle ilikisinden doar, duyularn tanklna ba
ldr. Alglanabilir gereklikten uzaklat olsa bile her zaman ona
dnmesi gerekir. Gelimesinin ilk koulu budur. Bilim mantk ve bir
teori hazrln gerektirir, ama en titiz mant ve genellikle iddial
teorisi pratiin snamasndan gemelidir. Uygulamal bilim, yeni ku
rallar retirken, kuramsal bilime gerekli olan temeli oluturur.
Thalesin birok giriimi vardr. nceki yzyllarda Milet iki kez
deniz yollarna dp buday ekimi ve maden iin toprak aramaya
kalkt. Doksan koloni ve sat noktas kurdu. Miletli Thales byk
bir gezgindir. Msr, n Asyay, Kaldeyi dolat, bu lkelerde es
ki bilgi kalntlar, zellikle de gk ve yerle ilgili ok sayda olgu der
ledi ve bunlar zgn bir biimde bir araya getirmeyi dnd.
Yolculuklar dneminde Kroisosun (Krisos) hizmetinde askeri
mhendis oldu, tamamen pratik problemler zmekle urar. Ama
o ayn zamanda snrsz gte bir yaratc zekya sahiptir.
Thales Msrllar ile Kaldelilerin gzlemine, mesleini uygula
ma srasndaki almalarna ok ey borludur. Bu olgular derleme
sinden yeni bir eyler yaratacaktr.
loniada, u Eski Yunan dnyasnn (Anadolu Yarmadas) Babili diyebileceimiz yerde birok dnce akm, birok kar aray
birbiriyle kaynar. Thales tam bu deiik ynelimlerin bilekesin
de yer alr. O ve hemehrileri birlikte, bilinmedik bir dnyada yaa
ma sorununu ve orda yaamak iin neyin bilinmesi gerektiini ara
trmaya kaptrr kendini. Yeni sorular sorarlar. Thales bu sorular
kendine zg bir ynteme gre ve bu konularda henz allmam
Stun ve ok keli ra rgs. Delphoida Apollon tapna
nn dayanak duvar. VI. yzyln sonu.

80

A n t Ik Y unan

Uygarlii

bir dille ortaya atar. Tccarlar da ilerini ayn dille grmektedir


ler. Thales hem tccar hem mhendistir. Hava olaylaryla urayor
sa bu, herhalde birtakm ykler anlatmak iin deil, olaylara ak
layc nedenleri bulmak, olaylarn tand elementlerle hava, toprak,
su ve atele nasl olup bittiini anlamak iindir.
Domakta olan aklc bilim ve Hellen bilimi dnyasnn eli altn
da tutaca aklayc yneli, bu gzlemci denizcilerin, kollarnn
her hareketine, bu hareketi bir sonucun izlediine dikkat ederek ve
rastlantya yer brakmakszn nedenden sonuca kesin bir ba kurma
ya alarak, gemilerini ynetmek iin yaptklar bir sr hareket ve
davrann sonucunda ortaya km gibi grnr.
Kukusuz, Thalesin aratrmalarnda elde ettii sonular basit,
tartmal ve ou zaman yanltr. Ama dnyay gzleme biimi,
Thalesin akl yrtme biimi, gerek bir bilim adamnn dnme
biimidir. Bu, belki bilim adam szcnn, bilimle uraanlarn
deneye sk skya bal bir bilim yaptklar gnmzdeki anlamnda
deildir elbet. Ama onun tamamen gzleme dayal bir bilim yapt
ve gzledii eyi efsanelere bavurmadan ve olabildiince doruluk
la anlatt daha basit anlamndadr. O bu gzlemler zerine kendin
ce usa yatkn varsaymlar kurar. Zamanla, deneye tabi tutulacak bir
teori sistemi kurar.
Demek oluyor ki, yldzlar tanr saymak yerine -kendinden n
cekiler byleydi, ondan ok sonra da, Platon ve brlerine gre y
le kalacaklardr- Thales onlar doal nesneler olarak grmektedir.
Ona gre bunlar topraks yapda veya ate halindedirler. Ayn dz
bir izgi zerinde dnya ile gne arasna girerek gnein tutulmas
na neden olduunu ilkin Thales sylemitir. Yunan geleneinin
onaylad gibi I.. 610 ya da 585 ylndaki bir tutulmay ya da bir
bakasn nceden haber vermi midir acaba? Belki, Babillilerin he
saplarna dayanarak, olas bir gne tutulmasnn yln bildirmitir.
Astronomi bilgisi o gn iin onun daha kesin konumasna pek de
olanak vermiyordu.
Sonulardan ok daha nemlisi onun aratrma yntemidir.
Thales yldzlarla veya suyla urarken -yineleyelim- tanrlar ve ef
saneleri ie kartrmaz. Onlardan sadece fiziksel ve maddi nesneler
olarak sz eder. Modern kimyac, su nereden doar sorusunu sordu
unda, yle yantlar: Hidrojen ile oksijen bileiminden. Thalesin
yant byle otmaz. Bilgisizlik onun zerinde ok ar yk tr: O

B i l i m D o d u , D nya A i k l a n i y o r A rti k

bunun bilincindedir ve bunu belirtmitir. Yine de suyun kkeni so


rusunu sorunca, buna bir efsane ile deil, nesnel biimde; yani doa
nn gerekliine uygun ve bir gn deneyle dorulanabilecek bir doa
yasas kurmaya alarak karlk verir.
Bylesine yeni tr bir dnce, onun giriimlerini dnrsek
bazen cesaret ister: Bu yzden de saf grnebilir. Thales ve lonial
ilk bilginler, dnyann hangi maddeden yapldn kefetmeye al
rlar. Onlara gre dnyada bir element -hem de maddi bir elementolmas gerekmektedir; geri kalanlar, eski kozmogonilerdeki gibi, hi
de efsanevi deil, maddi bir sre sonucu ondan tremitirler. Thalese gre, ilk bata su vard ve temel madde olan sudan, onun tor
tusu konumundaki toprak ve de suyun buharlar, buular olan ha
va ve ate domutur. Her ey sudan doar ve her ey suya dner.
Daima ayn kalrken, baka bir grnme brnerek bir ele
mentten brne bir dnm dncesini belki de atele ilgili tek
nikler esinlemitir bilginlere. Onlar, atein eylemi sonucu meydana
gelen eitli etkileri gzlemlediler. Ate suyu buhara dntrmekte
dir. Falan maddeyi kl haline getirmektedir. Dkmclk tekniin
de kat maddeyi svlatrr. Metalrjide ayrr ve temizler. Lehimde
ve alamda, tersine, birletirir. Bylece, insan kendi tekniklerini
gzleye gzleye elementlerin ya da onlarn grnlerinin dnm
kavramna varr. Ama bu gzlem acsz srmez. Ate sadece byk
bir eitici deil, ayn zamanda kan, ter ve gzya isteyen acmasz
bir zalimdir. Msrl bir yergi airi yle yazar:
Demirciyi grdm alrken frnn aznda,
parmaklar sanki timsah derisi;
balk st gibi pis kokar.

Emek payn ieren byle bir gzlem, teorinin oluumunda yan


ln payn da ierir.
te yandan, br elementlerin kkeninin su olduu dncesini
Thalese birtakm basit doal olaylar da esinlemi olabilir. Suyun mil
brakmas olay (rnein, Nilin taknlarnda ve Deltann oluma
snda) ya da denizden doan sislerin oluumu ya da belki glckler
stnde kmldayan birtakm parltlar -btn bunlar bilginin dik
katini eker. nemli olan u ki bu bilgin doay ya da insann kul
land teknikleri gzlemeye balam, hem de her trden doa st
aklamadan kurtulmutur. Bilgin bu gzlemleri yapar ve gzlemle
rini, rnein, ok nemli bronz heykel dkmcl tekniinde

82 1 A n t k

Y unan

Uygarlic

dorularken, ok daha sonra, deneysel yntem adn hak edecek iin


ilk admlarn atar. Bu henz ancak bir mrldanma, ama yeni bir di
lin balangcdr.
Ayn dnemlerde, ayn lonia bilginleri ve zellikle ayn Thales,
insanlarn balangtan beri bakasndan daha iyi egemen olduklar
bir baka bilimsel yntemin kefini gerekletirdiler. Bu, geometri
biiminde gsterilen matematik yntemidir.
Dipylon (Gipilon) (I.. VIII. yy.) vazolar daha o zaman Yunan
llarn geometrinin soyut biemine kar tutkusunu gsterirler. Bu
dorusal sslemeye karan kiilerin -insanlar ve atlar- kendileri ge
ometridirler: Bir araya getirilmi genler ve daire paralar!
Ama sonunda, geometrik biimlerle imgeleri oktan sarlm
olan Yunanllar, her zamanki gibi, belirgin tekniklerden balayarak
bu bilimi kefederler. Doulular, Asurlular ve Msrllar, matematik
bilimi olacak eyin ilk halini oluturmulardr.
rnein Msrllar bir mil tabakas altnda tarlalarnn snrlar
n silen Nilin tamasndan sonra bunlarn boyutlarn yeniden bul
mak iin bylesi geometri teoremlerinin kefine balang olabilecek
birtakm lme yntemlerini biliyorlard. Dik asnn kenarlar 3 ve
4 olarak llen, hipotens ise 5 olarak llen bir dik gende,
dik ann 3 ve 4lk kenarlar stne kurulan karelerin birlikte, hi
potens stne kurulan kare ile ayn alana sahip olduklarn byle
biliyorlard. 3x3n 9, art 4x4n 16 olduunu, ayn ekilde 5x5in
25 ettiini bildikleri iin bunu biliyordu ve bunu yer stnde l
yorlard. Ama bu nermenin herhangi bir dik gende doru oldu
unu bilmiyorlard ve bunu kantlamakta yetersizdiler. Geometrileri
henz gerek anlamyla bir bilim deildi.
Yzyllar boyunca matematik yntem haline gelecek ey ancak
bir kurallar derlemesiydi. Bu kurallar bazen ok da karmakt ve r
nein, kimi durumlarda yldzlarn konumunu nceden bildirmeye
olanak veriyorlard. Bununla birlikte, bu kurallar toplam, bir bilim
oluturmuyordu. Bunlar kendi aralarnda bantl deildiler, ancak
zel hallerle ilgiliydiler ve kimse onlarn deney yoluyla kendini zek
ya kabul ettiren birtakm basit kurallardan doduklarn gstermeye
almyordu. rnein: Bir noktada brne giden en ksa yol do
ru izgidir. Kimse bu kurallarn doann yasalar olduunu ve zo
runlu olarak kural olduklarn ortaya koymuyordu.
Yunanllar geometrilerini balca u iki nedenle gelitirme gere-

Geometrik stil amfora (ykseklik 1.55m). VIII. yzyl

84

AntIk Y

unan

Uygarligi

ini duydular: Denizcilik (ve elbette, o dnemde, oyma kayklar ya


da ilkel sandallardan ibaret olmaktan km gemilerinin yapm), ve
te yandan, tapnaklarnn yapm.
Bize sylendiine gre, Thales bir gn tam da tapnak stunlar
iin kasnak yapm ile ilikiliymi gibi grnen bir geometrik bulu
yapt. Bir yarm daire iinde yer alan ann bir dik a olduunu gs
termekle kalmayp, zorunlu olarak bunun byle olmas gerektiini,
yani bir yar-emberin ular onun noktalarndan herhangi biri ile
birletirilirse bu iki izginin her zaman bir dik a yapmas gerektii
ni de gsterdi.
Ayn ekilde Pitagoras (ya da onun okulu, ya da bir bakas, ama
eski bir tarihte) dik genin hipotens stnde kurulan karenin,
genin boyutlar ne olursa olsun, zorunlu olarak br kenarlar ze
rinde kurulan karelerin toplamna eit olduunu gsterdi. Doulula
rn zel durumlar, bylece geometrik ekillerin evrensel zellikleri
oluyorlard. Demek oluyor ki Yunanllar, bizimki de olan ve iinde
dorularn, dairelerin ve baka baz erilerin zelliklerinin savunma
yoluyla tantlanabildikleri ve teknik uygulamalarla dorulanabildik
leri bir geometri bilimi yarattlar. (Ve ben zellikle onlarn bu yol
dan az grlr bir salamlk ve gzellik derecesine ulatklar mi
marl dnyorum.)
Yunanllar bu ekilde, yap sanat ve denizcilik ile bantl ola
rak bir geometri bilimi kurmu oluyorlard. Thales ile ilgili, eskiden
beri sregelen bir inan, kyda yksek bir noktadan itibaren, ak
denizdeki bir geminin kyya uzaklnn ok somut lm bilgisini
ona mal etmektedir. Ayn inan, yaps yalnzca bu mesafeyi lme
ye olanak veren ekillerin zelliklerine ilikin, bu kez soyut ve usa
dayanan geometrik bilgileri de ona mal eder.
ite bu bilim, uzaklarda, deniz yolculuuna kmak iin gemiler,
tanrlarnn an kadar sitelerinin ann da nlendirmek iin tap
naklar isteyen bir tccarlar snfnn yaptdr.
Bu koullarda kurulan bilim, ak bir biimde bir hmanizmadr. insanlar bu bilim sayesinde, doann dzensiz grnm iinde
yer alan kesin yasalar okuyabilirler. Bunu yapabilirler ve bu yasa
lardan yararlanmak isterler. Demek ki, doan bilim, ilkesi ve niyeti
bakmndan, yararcdr, insanlar onu bir alet gibi kavrarlar.
Thalesin bykl temelde filozoflarn ilki olmaktan ibaret
deildir, (istenirse, evet, ama o dnemde bilim ile felsefe arasndaki

BLM D o d u , D nya A i k l a n i y o r A rti k

snr henz ok oynaktr!) ncelikle, ne olursa olsun, doaya,


physise (Fisis) sk skya bal bir fiziki"dit. Her eyi doadan
bulur, onun dnda bir ey aramaz. Maddenin terimleriyle dnr:
Bir maddecidir o. Kukusuz, Yunan dnrleri henz madde ile ru
hu ayrt etmi ya da ayrm deildiler. Ama Thaleste ve okulunda
madde o kadar deerlidir ki, onlar maddeyi yaamla bir tutarlar.
Onlar iin her madde canldr. yleyse bu bilginlerin szcn mo
dern anlamnda maddeci olmadklarn syleyelim, nk onlar
iin maddi ile maddi olmayan arasnda fark yoktu. Ama bir idealist
olan Aristonun onlar materyalist olarak tantm olmas anlaml
dr. Onlar ilk materyalistlerdir. Daha sonra, Yunanllar, bu eski loniallara, hylozoistler adn takyorlard; yani maddenin canl olduu
nu dnenler ya da yaamn -ya da ruhun- dnyaya maddeden ba
ka eyle gelmediini, maddenin iinde olduunu, hatta maddenin
davran olduunu dnenler...
Demek ki, bu dnrler evrenden sz ediyorlar ama tanrlar akllarndan karyorlar. Onlara ok uzak olmayan bir yerlerde -za
man ve mekn bakmndan- dnyann yaratl Uranos (Gk) ile
Gaia'nn (Gea) (Toprak) iftlemesiyle aklanyordu. Bunun ardn
dan gelen her ey, tanr ve insan kuaklar, mit ve mitoloji olarak,
gereinden fazla insan niteliiyle kalyordu. Thalese gre gk
iinde gemileri ilerleten ve kentin tapnaklarnn stunlarn yksel
ten boyutlu bir uzaydr. Toprak suyun brakt, suyun besledii,
tekrar suya dnen u batan beri var olan balktr...
Bu toprak ve su aklamas (toprak sulardan ayr tutulmutur) bir
Smer sylencesinden alnm gibidir: Bir yaratl ya da tufan yk
sne benzer. Babil kozmolojileri btn lkelerin denizlerle kapl ol
duklarn sylerler. Tanr Marduk sularn stne amurla kaplad
sazdan bir sal koymutur. Thales de balangta her eyin su olduu
nu belirtti, ama o topran ve btn varlklarn sudan, doal bir s
rele olumu olduklarn dnyordu. Gerekten Thales, belki de
varsaymn ilkel bir dou mitolojisine, Tekvince de yansyan mitolo
jiye borludur. Ama efsane Yunanlarken durulmutur. Incilin ilk
blmnde henz yaratlmam dnyada sularn stnde yzen Tan
rnn Ruhuna ne oldu? Marduka ne oldu? Tanrya ne oldu? Tufan
blmnde Nuh Peygamberle konuan Tanrnn sesi ne oldu? Btn
bunlar metafizik bir d gibi dalp gitti. Yaradan, yolda kayboldu.
En azndan bilimden, bu kez aralarnda mantksal balar olan ve

86

i A ntk Y unan U ygar

lig i

her zaman geerli yasalar oluturan nermeler toplam'n\ anlamak


gerekirse, Thalesin nermelerinin hem aklc hem de evrensel niteli
i onu bilimin ikinci kurucusu yapar. Aristo daha sonra yle diye
cektir: Bilim ancak genel olanda vardr. Bu, yukarda belirtilen ta
nmdan daha dardr, ama Thalese insan konusundaki bilgilerin ta
rihesi iinde daha iyi bir yer verilmektedir.
Thales ile birlikte efsaneler zinciri bir zaman iin kopar. Yeni bir
tarih balar: Kesin ve aklc grnyle, evrensellii ierisinde d
nlen bilimi kefeden insanlarn tarihi.
En sonu, baz gnmz aratrmaclarnn Thalese mal ettikleri,
doann hem akll hem de bilinsiz olduu yolundaki u gr be
lirtmek gerekir mi? Sonraki yzylda, Hippokratesi hekimliin, bylesi bir dnceden hareketle karabilecei yararlar grrz. nsan
organizmas ile, btn ile ele alndnda, doa arasndaki sk ben
zerlii gzleyen hekimlik, gerekten de insan organizmasnn, olanla
r bilmeksizin ve insann istenci dnda kendiliinden, bunlar mutla
ka daha iyi yapacan saptar. Yaralarn kapanmasnda, krk kemik
lerin kaynamasnda, hi de sanat ii olmayp doann kendiliinden
ilettii saaltc tepki olaylarnda hekimliin saptad durum budur.
Demek ki tp bilimi de bir lde Thalesden treyebilecektir.
Thalesin aratrmas tek bana bir aratrma deildi. Bilim an
cak aratrmaclarn ibirlii ile ilerler. Thalesin harekete geirdii
bu aratrmaclara kendisine dendii gibi fizikiler derler. Bunlar
olumlu ve yararc bir anlayla doay gzlerler. Gzlemleri derhal
deneye bavurur. Gecikmeden birka ad sralayalm.
Olsa olsa Thalesden daha gen bir kuaktan olan Anaksimandros, zeksnn bir ynyle ok dikkatli bir teknisyendir: ilk corafya
haritalarn o hazrlamtr; bir gne saati yapmak zere Babillilerin icat ettii mili ilk o kullanr. Gne saati milinin dz bir yerde
topraa dikey olarak dikilmi, glgenin gsterdii deimelerle tam
le vaktini, gn dnmleri ile gece-gndz eitliini ve ara tarih ve
saatleri gsterebilen bir demir ubuk olduu bilinmektedir. Anaksimandros bununla bir polos yapt ki, bu ilk saatti.
loniann Persler tarafndan ele geirilmesinden sonra bu lke
den srlen Ksenophanes (Ksenofanis), talyaya gitti. Ak alanlar
da Doa stne adl iirini yksek sesle okuyan gezgin bir airdir o.
Bu iirde geleneksel mitolojiyi eletirir ve insan biimli tanr anlay
yla alay eder. Ksenophanes u artc cmleyi yazar: kzlerin,

BI l I m D o d u , D nya A i k l a n i y o r A rti k

atlarn ve aslanlarn elleri olsayd ve resim yapmay, heykel yontma


y bilselerdi, insanlarn onlar kendi suretlerinde canlandrmalar gi
bi, onlar da tanrlarn kz, at ve aslan biiminde canlandrrlard.
Bu Ksenophanes, merak ok deiik ufuklara ak bir bilgindi: Bu
merak onu, dalarda deniz kabuklularnn varln, Maltada, Parosta, Syrakusai ta ocaklarnda balk fosillerini kefetmek gibi, ok
nemli keiflere gtrd.
V. yzylda Anaksagoras ve Empedokles (Embedoklis) gibi bil
ginler bu yolda daha da teye gitmi olmaldrlar. Birincisi her tr
den astronomi ve biyoloji olaylaryla ilgilendi; Karadenizde parelilerin* -bu tuhaf k olaylarnn- varln fark etti ve bu olguyu
aklamaya alt; Nildeki kabarmalarn nedeni ile urat. Empe
dokles yenilerde bir gerek Bacon habercisi diye nitelendirildi:
Birok doal olay, rnekleme yoluyla aklamak iin zgn deney
ler dnmtr. ok ustalk gsteren bu giriimler bilimsel deneyin
douunu ortaya koyarlar.
te yandan, yeterli metin olmad iin bizce iyi bilinmeyen
Thales ardllarnn tm bu abalar, fizik alannda, I.. V. yzyln
iki byk kefine yardm ettiler. Birincisi, iinde gnein bir gnde
hareketini tamamlad ya da tamamlam gibi grnd plana
oranla eik olan bir plana gre, gkkre zerinde gnein yllk ha
reketinin kesin bilgisidir. kincisi ise, V. yzyl sonlarnda yaam
kimi bilginin zaten bildii, mzik aralklarnn matematik deerle
belirlenmesidir.
ite, ok ksaca aklanan, Thalesin yakn ardllarnn bilimsel
bilanosu budur.

Yaygn gelenek ite bu dhi Thalesi, her akam yldzlar tara


makla urarken, aksilik, bir kuyuya dnce gelip geenlerin ve
hizmeti kzlarn taklma ve alaylarna teslim eder. Bu alayc yk
Aisopos (Esopos) masallarnda grlr, Platonda da rastlanr.
Montaigne yle syler: Srekli gk kubbeyi izlemekle megul filo
zof Thalesi, aya dibindekileri grmeyip, dncesini bulutlarla
*

Buz kristallerinden oluan bulutlardan gne nlarnn krlarak gemesi sonucu


oluan deiken grnt -r.n.

BiLiM D o d u , D nya A i k l a n i y o r A rti k

j 89

oyalad konusunda uyarmak iin... yolu zerine tkezleyip dece


i bir engeller koymu olan u Miletoslu kza minnet duyarm.
La Fontaine de onu yle uyarr:
Zavall aptal,
Zar zor gryorsun ayaklarnn ucunu,
Peki, nasl okuyacaksn yukarsn?

Zavall ve anl Thales! Senden daha ok kim basabilmi ayak


larn smsk yere?
Bilim, insanlarn etin kazanm: saduyuya meydan okuma,
saduyunun alay konusu.
't

lonia dncesi ve Thales okulu, srekli karlkl olarak deiim


halindeki maddi elere dayanan bir dinamik dnya anlayna y
nelmiti.
lonia materyalizmi srekli hareket ve deiim halinde, hep son
suz bir madde ktlesi olarak tasarlanan doa hakknda doru ama
saf bir sezgiden doar.
Bu sezgi (o dnemde tantlamak bilimsel bilgi deil, ancak sezgi
sz konusu olabilir) I.. V. yzylda Demokritos tarafndan yine sez
giyle yeniden ele alnp aklanmtr. Demokritosun materyalizmi
onu Thalesden ayran yzylda, kendisine gre durgunluk ve hare
ketsizlikten baka hibir eyin varolmad Parmenides okulu ve her
eyin deitiini ve geip gittiini syleyen Herakleitos tarafndan
tartlm olduu iin tarih iinde daha byk bir dayanlmaz g
kazanr. Demokritos hem Parmenidese hem de Herakleitosa karlk
vererek, hem durgunluu hem de deiimi aarak cevabn bulur ve
doaya ilikin sistemini gelitirir. Bu tartmalarn ayrntsn bir ya
na brakalm ve Demokritosun bu sistemini aklamaya alalm.
Bir yandan da bu ok g bir i. Elimizdeki Demokritos metin
leri inanlmaz lde eksik. Demokritosun yapt son derece geniti
ve insan konusunda edinilen bilginin btn alanlarn kapsyordu.
Bugn elimizde onun eksiksiz tek bir yapt bile yoktur; oysa Platonun daha ok deil ancak o kadar geni yaptnn tm, hatta ger
ek yaptlar toplam arasna, birtakm krma yaptlar karm oldu
u iin, tmnden biraz fazlas elimizdedir.

90 | A n t k Y

unan

Uy g a rl i Ci

Demokritosun yaptlar ile Platonunkiler arasnda gelenein


yapt bu davran farkllna basit bir rastlant demek gii. Eskilerin
bu konuda bize aktardklarna kr krne inanacak denli ileri gitme
yelim. Onlar yerli yersiz konuup, Platonun elinden gelseydi Demok
ritosun tm yaptn atee atma isteini saklamadn syleyip dura
caklardr. Byle konuanlarn gizli bir dilek olarak kalm bir niyeti
Platona yklediklerini syleyelim. Aka veya st kapal dile getiri
len bu dilein yzyllar tarafndan gerekletirilmi olmas artcdr.
Takvimimizin III. yzylndan itibaren Demokritosun yaptlarnn iz
lerini bulmak bizim iin gleir. Daha sonra, Hristiyan Kilisesinin
antik elyazmalarna kar kymlarnn -bunlar I.S. VI, VII ve VIII.
yzyllar olmak zere yzyl sren kymlardr- oktan materyaliz
min babas ilan edilen bir yazar hakknda zellikle kat olduklarn
tahmin edebiliriz. Kilisenin bu ekildeki kym ve takibi, teolojisinin
nemli bir blmn kendisinden ald idealist okulun kurucusu Pla
tona kar, tersine, ok hogrl olmak zorunda kalmtr.
Sonu ortadadr. Biz Demokritosu ancak ok nemsiz, bazen
karanlk ve hatta kimi hallerde arptlm olarak dnebildiimiz
alntlarla tanrz. Bu byk filozofu rakiplerinden ya da rastlanty
la, kukusuz doabilimci sfatlaryla onu madde dnyasna duyur
maya daha eilimli olan Aristoteles ve Theophrastosun (Teofrastos)
azndan pek duyma imknmz yoktur.
Demokritos I.. 460 ylna doru Trakyada deniz kysnda bir
Yunan kolonisi olan Abderada dodu. Bu durum Ciceronun, De
mokritosun tanrlar hakknda sylediinin yurduna daha bir yara
tn (eskilere gre Abdera aptallk krallnn bakentidir) syleye
rek dalga gemesine olanak verir.
Demokritos sonradan kendisinin gelitirdii duyumcu materya
lizmin hemen hemen tannmayan babas Leukipposun (Lefipos) (bu
kez de elde hemen her tr metinden yoksun pek az bilgi vardr) Ab
derada derslerine katld.
Btn byk Yunan dnrleri gibi Demokritos da byk bir
gezgindi.
Bize
onun
Hindistanda
gymnosophistesler*
(Gimnusofistes) ile grt anlatlrsa omuz silkmeyelim: Dou
bilgeliinin bu garip tanklar her zaman Yunanl filozoflar ok d4 Szck

anlam: plak bilginler. Hindistanda yaayan plak, ileci, tefekkrc so


fistler -r.n.

BlLiM D o C d u , D nya A i k l a n i y o r A rti k

ndrmlerdir. Demokritos Msrda rahiplerle grm ve ayrca


Etyopyay da grmt. Platon da daha az gezmedi. Yunan bilgele
ri -Sokrates bir yana, o bununla vnr- her zaman dnyay ok do
latlar ve bu gezip tozmalarndan ok ey edindiler. Demokritosun
ansiklopedik bilgisi Msrda kimya ile ilgili deneysel yntemler, do
al tarih konusunda doru ya da yanl ama bol bilgiler ve Kaideliler
ya da yine Msrllardan matematik ve astronomi ile ilgili bir yn te
mel kavramlar toplamtr.
Bu yolculuklar hakknda bize verilen bilgiler yanl olabilir. Ama
dnya ve insanln geleceine ilikin grlerinin son derece ak ol
duuna amadan filozoftan kalan blk prk paralarn ouna
deinmek olanakszdr. Demokritosun yaptndan; br lanetli d
nrlerin, Epikuros ile Lucretiusun (Lukritios) yaptndan olduu
gibi, sert ve sran bir hava -afakta tepelerde esen, tende donmu,
yrekte coan o hava- esip geer. Bu materyalistler aslnda en sert
bir biimde iimize ilerler. Atklar yara bo deildir.
Eskilerin dedikleri gibi, Demokritos hemen her konuda yaz
mt. Yaptlar elimizde yoksa da, bunlarn bir isim listesi elimiz
dedir: liste bu iddiay dorular. Demokritos matematik konusunda
yazmt (Demokritosun matematik bulularndan rnekler veren
Arkhimedesin (Arhimidis) tanklna gre bunlar dikkate deer ki
taplardr). O dnemde hemen hemen tek yaplm, terihi* gerek
letirmi bilgin olarak szn ettii biyoloji hakknda yazmt. Fi
zik ve ahlak stne, filoloji, edebiyat tarihi ve mzik stne yazm
t. zellikle de doann sistemini irdeleyen yazlar kaleme almt.
ok yaad, doksan yan gemiti, hatta rekor heveslilerine g
re yz yama eriti. Bu rakamlar onu I.. IV. yzyln ikinci eyre
ine kadar yaatmaktadr.
Demokritos dnyada u byk m byk atom szcn orta
ya ilk atan kiidir, ilkin bunu bir varsaym olarak ne srer. Ama bu
varsaym onun ncelleri ve dnemi tarafndan ortaya atlan sorunla
ra baka herhangi birinden daha iyi karlk verdii iin, ne srd
bu szck yzyllar amaya ynelmitir. Modern bilim onu yeni
den ele almtr ve bu bilim onu daha geni bir anlamda kullansa,
atomun i yapsn aklayacak durumda olsa bile, Demokritosun o
kendiliinden sezmi olduu atomlarn varlndan ok ey retir.
Paralara ayrlan ceset zerinde inceleme yapmak -r.n.

91

92; A

ntik

unan

U y g a r l i Ci

Modern bir bilgin olan fiziki J. C. Feinberg, Demokritosun de


nebilirse, atom ngrleri ile Einsteininkiler arasndaki artc ko
utluu gsterir. Feinberg bu konuda yle yazar:
Einstein, 1905 ylnda, birinin bir atomu paralayp maddeyi
yok etmeyi baarmasndan yllar nce, yalnz kt, kalem ve beyni
ile maddenin yok edilebileceini ve bu olurken korkun enerji mik
tarlarn aa karacan nceden haber veriyordu.
Demokritos, milattan nce V. yzylda, bilimin bir maddenin
i yapsn kefetmeyi renmesinden yzyllar nce yani, yalnz bir
balmumu tableti, bir i ve beyni ile her maddenin atomlardan olu
tuunu daha o zamanlardan haber veriyordu.
Demek ki Demokritos, sisteminde, bir yanda atomlar, te yanda
boluk olmak zere yalnzca iki temel gereklikten yola kmaktadr.
Boluk konusunda unu belirtelim ki doada boluun olduuna
ilikin bu varsaym bugn tmyle tantlanmtr. Gerek filozoflar
gerekse bilginler uzun sre kesin olarak unu sylyorlard: Doa
bolukla uyumaz. Gerekte kendilerine zg olan bir boluu do
aya mal ediyorlard. Bugn atomun ierisinde olduu gibi atomlar
arasnda da boluk bulunduu kabul edilmekte ve kantlanmaktadr.
Profesr Joliot-Curie yle yazar: Maddenin iinde byk bo alan
lar vardr. Maddeyi oluturan paracklarn boyutlarn dnrsek,
bu boluklar gezegenleraras aralklarla karlatrlabilir.
Demokritos tarafndan atomlar yle tanmlanr: Blnmez
(atom blnemez demektir: Demokritos atomun paralanmas ola
nan kabul etmiyordu), zlmez salam cisimcikler. Saylar son
suz ve kalcdrlar. Bolukta devinirler. Bu hareket onlarn dnda
gelimez. Hareket madde ile birlikte vardr: Madde gibi, asildir.
Atomlarn birbirinden farkl, belli bir biim ve boyutlarna bal bir
arlktan baka zellikleri yoktur.
Duyularmz aracl ile nesnelerde algladmz zellikler Demokritosa gre tamamen zneldirler ve atomlarda yokturlar. De
mokritos nicelik kavramndan hareketle daha sonra bundan algla
nabilir nitelikler sonucunu karmak zere bir doa bilimi kurmaya
almak onurunu kazanmtr.
Demek ki, atomlar matematik deil, bizim duyarl alglaymz
dan kaabilen son derece kk maddesel noktalardr. Bunlar bilim
adamlarnca ayrtrlan ve yararlanlan yaplarna karn bugn de
biz bunlar alglayamyoruz.

BLM D o d u , D nya A i k l a n i y o r A rti k |

Bu atomlar durmadan kprdanrlar, evrende ne yksek ne alak


ne orta ne son olmakszn, her ynde arprlar. Demokritosun
bu iddiasnda onun kendiliinden sezgisindeki doruluun en ak
belirtilerinden biri vardr. Ona gre doa bir her ynde atom sra
masdr. Bunlarn yrngeleri kesimekten geri kalmaz; yle ki
deinmeler, sarsntlar, zplamalar, vurmalar ve arpmalar ve de
girimeler meydana gelir.
Demokritosun doa sisteminin hareket noktas byledir!
Hem saf hem de kesin bir materyalizm; yazarn hibir tanrsal kar
ma gerek duymadan dnyay en nesnel biimde aklamak iin b
yk bir aba harcad bir reti. Demokritosun retisi aslnda,
lonial eski maddecilerden sonra, Yunan ilkann gerekten tanr
tanmaz ilk retisidir.
iinde yaadmz dnya byle kuruldu. ok byk sayda
atomlar kresel bir ktle oluturdu; bu ktlenin iinde en ar atom
lar krenin merkezinde yer alrken en uucu olanlar krenin yukar
larna atlrlar. En ar atomlar toprak ktlesini meydana getirdiler,
ama bu toprak ktlesi iinde arl daha az atomlar toprak yzeyi
nin ukurlarnda yerleik kalan sular oluturdular. Yine daha hafif
baka atomlar ise soluduumuz hava kreyi meydana getirdiler.
inde yaadmz dnyann, yani Yerin, Demokritosa gre uzay
larn snrsz geniliinde oluan dnyalardan yalnzca biri olduunu
ekleyelim. Kendi gneleri, gezegenleri ve yldzlar olabilen, olumak
ta ya da yok olmakta olabilen, sonsuz sayda bakalar da vardr.
Byle bir dnya aklamas hibir yaratl dncesi, dnyann
douu ve korunmasna ilikin hibir doa st mdahale iermez.
Sadece madde ve hareket vardr.
Kimi adalarmzn bunu savunmalarna karn, biz Demokritosta mekanist bir reti ile kar karya da kalmayz. I.S. XVII. ve
XVIII. yzyllarn filozoflarnn grlerine benzer mekanist gr
lerin ona mal edilmesi ii hafife almaktr. Bir kez, Demokritosun o,
doal benzerin benzeri ekme ilkesi gibi, hi de mekanist olmayan
aklamalar yapt olur. kincisi, onun zamannda mekanik bilgiler
embriyon evresindedirler ve dnya grne henz bilimsel bir te
mel salayamazlar. Demokritosun materyalizmi bir sezgi materya
lizmi, bir fiziki varsaymdr; hi de metafizik bir materyalizm de
ildir. O, ya hareketin varlkla badar olmasna kar kan, ya da
sofistler gibi greceliin elikileri iine gmlen zamann filozofla-

94

An t Ik Yunan

U y c a r l i Gi

rina kar, d dnyann nesnel gereklii ve maddenin yok edilemez


lii tezini savunan doa sistemini ne srd.
Demokritosun atom varsaymnn doruluu anlalmtr. Ama
o bu varsaym bilimsel olarak kuracak durumda deildir. Bir adan
dnemin bilimince yeterince desteklenmeyen, te yandan modern
bilginlerin yararlandklar gzlem aletlerinden yoksun, nesnel olarak
yerleik olgulardan inanlmayacak kadar yoksun olan Demokri
tosun materyalizmi, bu materyalizmin kendisi, stne ald dnya
y aklama grevini yerine getirmekte ok yetersiz kalr.
Bununla birlikte, byle bir dnce belirten Engles, unu da ek
ler, Sonraki tm metafizik hasmiarma kar onun stnl de
(Yunan felsefesinin stnl) bundandr. Ayrntda, metafizik Yu
nanllarn karsnda hakl kmsa da, btn olarak ele alndnda,
Yunanllar metafizik karsnda hakl kmlardr.
Dnyamzda bitki ve hayvan, sonra da insan yaamnn ortaya
kmasna geersek, Demokritosun aklamasn bilimin ayn biim
li atomlarn ekim ve topaklanma yasalarnda aramas gereini ka
bul ettiini grrz. Aklama katksz maddeseldir. Ayrca, ona g
re yaam ya da ruh hibir durumda maddeye eklenecek bir g de
ildir. Yaam maddenin iinde hep vardr ve onunla ayn trdendir.
Ruh ok uucu, yuvarlak ve kaygan, son derece devingen ate atom
larndan ibarettir. Bunlar iinde bulunduklar bedenleri byle hare
kete geirirler ve saylar yeterli olduka yaam srer. Hava kre
bunlardan ok sayda ierir ve sonuna dek varlklarn yaamn sr
dren solunumdur.
Demek oluyor ki, canl varlklar uzun bir evrimin sonunda onla
r grdmz duruma gelmi atom bileimleri saylmaktadrlar, in
san konusunda, Demokritos onun su ve balk iinde domu bir
raslant ocuu olduu varsaymn ne srmekteydi.
Dine gelince, doann ve insann doal ve maddesel ilkelerle
akland, lmden sonra yaamn kesin olarak yadsnd atomik
sistemde, dinsel sorunun onu besleyen zden tamamen yoksun oldu
u olgusu stnde durmak gerekir. Demokritos buna, zellikle tan
rlarn varlna inancn nedeninin, anlamadklar doa olaylar kar
snda, hele de lm karsnda insanlar saran korku olduunu ne
srmek iin deinir.
Bununla birlikte Demokritos, baka bir yazsnda tanrlar hakkn
da garip grnebilen, ama tm varsaymlara ak bilimsel kafasnn

BLM D o d u , D nya A i k i . a n i y o r A rti k

i
I

ona esinledii bir kayt koyar. nsanlardan daha ince atomlardan olu
ma ve lmsz olmakszn, son derece uzun yaayacak birtakm var
lklarn olabileceini kabul eder. Ama bu varlklarn nesneler zerinde
de, insanlar zerinde de hibir etkileri yoktur. Bu nedenle bunlarn
varlklar (varsaymsal) bizim ynmzden hibir grev iermez. Demokritos ne duadan ne dindarlktan ne tapnmadan ne de kurbandan
sz eder. lszlk ve sefahat sonucu kendi salklarn bozarken,
kendilerine salk vermesi iin tanrlara yalvaran insanlarla alay eder.
Demokritosun din sorununu ele alma biimi halkn inanlar
karsnda kendi dnme zgrlnn parlak bir kantn verir.
Demokritosun insann d dnyay nasl rendiini aklama
biimini belirtmek de, eitli yorumlara yol at iin ok ilgintir.
insan dnyay duyular yoluyla ve tamamen maddesel olarak, ta
nr. rnein iitsel duyumlar sesli nesneden kulaklarmza yaylan
atom akmlarndan ileri gelir. Bu akmlar kendilerine benzer hava
paracklarn harekete geirir ve kulaklarmzdan organizmaya gi
rerler. Ayn ekilde grsel duyumlar grnt denilen, d nesneler
den ayrlan ve gzlerimize ya da daha dorusu gzlerimiz yoluyla
beynimize giren imgelerden meydana gelirler.
Bu aklamalar yanltr ve bize ocuka grnrler. Ama V.
yzylda fiziin durumu ve zellikle ilkada duyu organlar fizyolo
jisinin ve anatomisinin olmay varsaymda daha ileri gitmeyi ve da
ha doru olmay gletiriyordu. Dnyay tanmamzn duyularmz
ve nesnelerden gelip duyumsal organlarmza arpan akmlar (dalga
lar diyoruz) araclyla saland dncesi hl modern bilimin ve
de modern felsefenin bir blmnn olaylar tasarlama biimidir.
Bilgi teorisinde Demokritosun ald tavr materyalist bir duyum
culuktur. Ama Demokritos aklamasnda birtakm glklerle, hatta
elikilerle karlamaktayd. Bilgiye ilikin glklerin farknda olma
s onu neredeyse kukucular arasna sokmak anlamna gelmez. O bir
kukucu deildir, bilimsel aratrmacnn iinin snrszln bilen bir
kafadr. Bu durumda sakngan ve kukulu duygular dile getirdii de
olur; bunlar, tarihin hangi dneminde olursa olsun, her drst aratr
macnn alnm sonu ile ulalmas amalanan karlatrdnda, ka
nlmaz olarak hissettii duygulardr. Demokritos bu anlardan birin
de, aratrmac eiliminin en gzel ey ve doal olaylara nedensel bir
aklama getirmeye almann, bir insan mutlu klmak iin bir kral
lk tahtna sahip olmaktan daha uygun olduunu syler.

95

96

A n t I k Y unan

Uygarlii

rnek olacak bir para aada verilmitir: Bu parada Demokritosun, en azndan kendi dneminde de kefettii gibi, sisteminin
sonu olarak vard elikilerden biri ile karlat grlmektedir.
Bu para byk hekim Galenosdan alnmtr.
Demokritos, renkmi, tatlym, acym, kabul edelim ki as
lnda hepsinde sadece atomlar ve boluk vardr, diyerek grnene
saldrdktan sonraki u sylemi akla kar kp duyulara dayandrr:
Zavall akl, elimizden kant olanaklarn aldktan sonra, bizi alt et
mek istiyorsun! Senin zaferin bozgunun olur.
Kabul edilen elikinin bir diyaloga yol at tek olgu sadece bir
zm arayan, gerei arayan dnrn gl dirimselliinin iare
tidir.
Demokritosun sistemi, grdmz gibi, gerek zmeye alt
sorunlarn eitlilii, gerekse dayand ilkelerin salaml bak
mndan dikkate deer. M. Robinin Demokritos hakkndaki kansn
da syledii gibi Eer idealler felsefesi baskn kmam olsayd, bu
zgn ve tutarl zm... doa bilimine... onun aratrmalarn d
zenlemeye elverili yntemce dzenli bir varsaym salayabilirdi.
Kukusuz, eski atomculuk ile modern bilimin atomculuu arasn
daki benzerlikler konusunda yanlgya dmemeliyiz. Deneysel teknik
lerde ve matematikte gerekletirilen ok byk ilerlemeler sonunda
atom bugn artk Demokritosun dnd gibi, o blnmez birim
deildir. Pozitif olarak ykl bir ekirdein evresinde, tpk bir gne
in evresindeki gezegenler gibi, dnp duran belli sayda negatif
elektrikli cisimcikden, yani elektronlardan oluan bir sistemdir.
Bununla birlikte (burada M. Solovinein Demokritos hakkndaki yaptnn sonucundan sz ediyorum) son bir zmlemeyle bi
zim iin Evren imgesi Demokritosunki ile ayndr: Snrsz uzaya
serpilmi ve srekli olarak devinen dnlemeyecek kadar ok sa
yda cisimcikler.
Demokritosun, bu byk dnrn bilinliliine ve cesaretine
hayran olmamak elde mi? O -hreti zararna- ok byk bir i yap
t; maddeye saygnln kazandrd. Bu u demektir: O, bizi -beden
ve ruh birlikte- kendimizle bartrmaktadr. Eer onu anlamay bi
lirsek, bize insan olmann ycelii konusunda gven verir, insanlar
tredikleri ilk bala balad iin l d yceltmeye kalkmadan,
yine de bizi, sonucu ve artk zanaatlar olduumuz bir gelimenin
tepesine yerletirir.

BI l I m D o d u , D nya A i k l a n i y o r A rti k

Buna karn ya da bu nedenle Demokritos, ilkan en horlanan


bilginlerinden biri oldu. Maddeyi sevmek ve vmek, ruhumuzu ona
indirgemek, daha sonra sylenecei gibi eytann yardaks ol
maktr.
Dediim gibi, Demokritos orada nn ve yaptn yitirdi. Hem
ehrileri O bir deli diyorlard. Her zaman okumakta ve yazmak
tadr. Onu okuma mahvetti! La Fontainein Abderallarn szle
rini zetlemesini, sonra onun retisini glnletirmesini dinleyin:
Dediine baklrsa,
Saylarn da snr yok dnyalarn da
Belki de sonsuz Demokritlerle
Doludur onlar da.

Hemehrileri ada byk hekim Hippokratesden (Ipokratin)


bir muayene istemeye karar vermiler. Derler ki (nk fkra uydur
madr) iki dhi insann grmesi, bilim ve dostluk syleisine d
nm. Masal yazar yle yorumlam:
Kimse kendi memleketinde peygamber deildir.

Bununla birlikte, eer denildii gibi, Demokritosun beyni


Einstein nkinden baka trl olmu deilse aktr ki onun aratr
malarndan, ncellerinin, rnein eski Ioniallar ya da Samoslu
Aristarkhos (Aristarhos) ya da Arkhimedes gibi ardllarnn aratr
malarndan kaynaklanan bilimin douu, ilka uygarlnn en be
lirgin ve uzak sonular bakmndan, kukusuz en nemli olaylardan
biridir.
Kukusuz, ilerde aklanacak nedenlerle, Hellen bilimi ne gelie
bildi, ne de ilka toplumunda tutunabildi. Ama Roma dneminden
balayarak hemen tamamen kaybolmas, ortaan yzyllar sren
uzun uyuklamas ancak grnte yledir, insanlar kendilerine,
dnyay akllaryla kavrama, onu daha iyi ve daha adil yeniden ya
ratma glerine gvenlerini hi yitirmediler.
Yunan biliminin byk umudu, en salam kant ite buydu.
Rnesans (yeniden dou), adn hak eder. O, ilka bilimini gz
ard etmeden, tam olarak onun dme noktasndan yola kacaktr.

Sfenks ba. Arkaik pimi toprak. V. yzyln ba.

Blm

IV

S o p h o k l e s ve
O i d i pu s
Y azgiya Y anit

insan yaamn ve dnyay aratrma ve zp anlamann u br


yntemine -Yunan tragedyasna- dnelim. Bilim ve felsefe kadar
tragedya da kendini dnyay aklama ve aklama tarz olarak gste
rir. Tragedya, Yunan dncesinin hl dine bal bulunduu bu
ada, I.. V. yzyln ikinci yarsnda byledir. Bu tarihte, insan
yaamnn sorunlarn zmek iin bunlar gn parlak aydnlna
karmayan, insanlarnn buyurgan iradesine teslim etmeyen d
nrler ve airler de sayca ok azdr.
Hepsinin arasnda Sophokles tanrlara inanan, tm engellere
karn inanan biridir; kaderin belirsizlii ve ahlakn boluklar kar
snda inanldr. Bir efsane, airin uzun sren ve din geen yall
boyunca onunla birlikte yol alm gibidir: Bu mit, inanc yaralar
grnd gibi insann adalet duygusunu da yaralayan baka her
eyden daha korkutucu Oidipus efsanesidir. Sophokles on be yl
arayla, bu efsane ile iki kez mcadeleye girer. I.. 420 ylnda Kral

100

nt

Ik Y unan

UygarliC

Oidipus'u yazar: Bu srada yetmi be yandadr. 405te, doksan ya


nda, hemen hemen ayn konuyu, sanki ona vermi olduu zm
hakknda hl duraksar gibi, yeni bir biim altnda yeniden ele alr
ve Oidipus Kolonos'ta'y, yazar. Dncesinin gidecei yere kadar
gitmek ister. Ksacas, tanrlarn bir susuzu cezalandrp cezalandr
mayacaklarn bilmek ister... Bylesi tanrlarn dmenini ellerinde
tuttuklar bir dnyada insann ne olduunu bilmek ister.
Efsanenin konusu biliniyor. Bir adam, babas olduunu bilme
den, onu ldrr; istemeden annesiyle evlenir. Tanrlar onu bu su
lardan tr cezalandrrlar; oysa tanrlar daha o domadan yazg
sn bu sulara yneltmilerdir. Oidipus, bizim sorumlu tutmad
mz bu hatalarla sulanr; tanrlardan ba diler... Garip din, kaba
ahlak, inanlmaz durumlar, keyfi psikoloji, ite, Sophokles halkna
bu tuhaf yky, bu utanlacak efsaneyi anlatmak ister. Kanlmaz
zelliklerinden soymakszn ona, anlamn batan sona deitiren bir
insan cevab katmak ister.
I
Ey seyirci, zemberei bir insan yaam boyunca ar ar ala
cak biimde sonuna kadar kurulmu, bir lmly kesin olarak yok
etmek iin cehennem tanrlarnn yapt o en kusursuz makineler
den birine bak.
Yazarn ok hakl olarak Saatli Bomba adn verdii u modern
Oidipusun perdesi, Cocteauda* bu szlerle alr. Bu ad antik ya
pt iin de geerli olurdu. En azndan onun hem en grnr anlam
n hem de gelime biimini anlatrd.
Gerekten de Sophokles, dramasnn olay akn bir makinenin
kurulmas gibi kurdu. Yazarn kurgudaki baars tuza dzenleyen
kimsenin ustalyla yarr. Dramann teknik yetkinlii, sk geliimi
iinde, Bilinmez Birileri tarafndan ok iyi kurulan bu felaketin me
kanik geliimini esinler. Bir insan mutluluunun i yapsn patlatasya kadar paralayacak saatli ya da tanrsal bir bomba; olay ak
nn tm paralarnn, psikolojinin tm tetiklerinin bu zorunlu sonu
cu douracak biimde birbirlerine komuta ettiklerini grmek bir
zevktir. Bata Oidipus olmak zere btn kiiler olayn kat geliimi
ne bilmeden yardm ederler. Onlar bizatihi makinenin paralardrJean Cocteau: (1889-1963) Fransz roman ve oyun yazar, sinema ynetmeni -r.n.

SOPHOKLES

VE

O 1D I P U S - Y AZ G I YA

YANIT

lar, yardmlar olmadan ileri gidemeyecek olayn, kolanlar ve ark


lardrlar. Kendilerine verilen bu grevi bilmezler. Bu dzenein han
gi amaca yneldiini bilmezler. Uzaklarda, yaklamasn belli belir
siz algladklar bu makine ile ilikisiz, zerk canllar gibi hissederler
kendilerini. Kendi ileri, namuslu bir insanlk ura -erdem eitimiile yiite kazanlm mutluluklar ile oyalanan insanlardr... Ve bir
den bilmeden altrdklar o koca tank gibi eyi, birka metre te
lerinde grrler; onlar ezmek iin zerlerine yrmekte olan kendi
yaamlardr.
Dramann ilk sahnesi bize insan olmann doruunda bir adamn
grntsn sunar. Kral Oidipus saraynn basamaklarndadr. Diz
km halk, bir rahibin sesiyle ona yalvarmaktadr. Thebainin s
tne bir felaket, yaam tohumlarn yok eden bir salgn kmtr.
Oidipus vaktiyle siteyi Sfenksden kurtarmt. Bugn de lkeyi kur
tarmak yine ona der. Uyruklarna gre o insanlarn en iyisi, birin
cisidir. Ardnda gemiteki ilerinin, baarlarnn, iyiliklerinin muh
teem alayn srklemektedir. Sophokles bu byk kral hi de tari
hinden ba dnm kibirli bir prens, sert bir efendi olarak gsterme
mitir. Ona sadece halkna kar iyilik duygular, ince davranlar
ykler. Kendisine yalvarmaya gelmelerinden nce bile, dnm ve
yle harekete gemitir. Kayn Kreonu biliciye danmak iin Delphoiya gndermi, bylece her zamanki kararl karakterini gstermi
tir. imdi uyruklarnn bavurusu zerine duygulanr ve kendisi b
tn Thebai adna ac ektii iin hibir Thebailinin artk zlmeye
ceini syler. Gerei sylediini biliriz. Kendisini, ynettii ve sevdi
i yurdundan sorumlu hisseder. Dramann alndan itibaren yz,
insann ve nderin en yce erdemlerinin somut rneidir. Tanrlar
onu cezalandrmak iin gururunu ya da kstahln bahane edemez
ler. Bu insanda her ey itendir; bu yce tarihte her ey hak edilmi
tir. iimizde yer eden ilk grnt budur. Son sahnede, ayn yerde, ba
samaklarn stnde gzleri kan iinde bir srgn kral belirecektir
-bir ycelik doruunun yerini alan bir sefalet doruu grnts.
Bu altst oluu bekleriz bizler: Bu yazgnn sonunu biliriz. Oyu
nun bandan itibaren, birtakm alayl dokundurmalar -iire havas
n veren o trajik alay- kiilerin szlerinde, kendileri farknda ol
madan ortaya kar ve bizi haberdar ederler. Gerekten de oyunlar
n oynadklar eskimi, oktan bitmi ve artk onun dehetini ortaya
karmaktan baka yaplacak bir ey kalmam olan dramadan ha-

101

102

AntIk Y

unan

Uygarlii

bersiz olan bu kiiler, kendileri iin ancak beylik ve i ac bir anla


m, tamamyla gven iinde dayandklarn grdmz bir anlam
olan falan sz sylerler. Oysa bu ayn szn gemii ve gelecei,
her eyi bilen seyirci iin tamamen farkl bir anlam, tehditkr bir
anlam vardr. air kiilerin bilgisizlii ve seyircinin bilgisi olmak
zere ift perde stnde oynar. Ayn anda duyulan iki anlam ok k
t bir kakma iinde karan iki nokta gibidirler. te yandan bura
da basit bir slup tutumu yoktur. Bu alayl szleri, kiilerin dudak
larnda, sanki onlar istemeden, olayn ardna gizlenen esrarl bir g
cn etkisiyle olumu gibi hissederiz. Bir tanr insanlarn temelsiz g
venleri ile alay etmektedir sanki...
Dramann geliiminin kuruluu kaderin her sefer Oidipusa yeni
bir darbe daha indirdii drt blml bir sralanmadr. Sonuncu
su onu ykar.
Bu yazm o kadar aktr ki seyirci onun ynn ve sonunu hemen
kavrar. Kaderin tragedya kahramannn karsnda att drt adm
grr. air her sefer efsanede konu edilmeyen bir durum uydurduun
da, seyirci tanrlarn insan nasl cezalandracan tasarlayamaz. Ama
blmlerin aralarndaki balanty, olay aknn bir saat ileyii gibi
gelitii art arda gelen drt blmn tutarlln hemen kavrar. Seyir
ciye gre tanr tarafndan tasarlanan bir plann dzenli uygulamas,
mantkl sonucu olan her ey, Oidipus iin tersine, balantsn hibir
zaman fark edemedii ve Laiosun katilini ararken izlediine inand
dz gidii ancak kesintiye uratan ya da saptran bir dizi olaylar, rast
lantlar gibi grnr. Gerekten de Oidipus demirden bir elle ve dos
doru, fark etmedii bir amaca doru, kendinden bakas olmayan,
ama farkl izlerde her bakmdan akn bir suluya doru gtrlr.
Her olay onu yeni bir yne savurur. Her darbe onu, bazen sevinle,
serseme evirir. Hibir ey olacaklar konusunda onu uyarmaz. Demek
ki, olay aknn geliiminde ayn anda izlediimiz iki farkl hareket
vardr: Bir yanda, karanln ortasnda k saan bir parltnn aman
sz ilerleyii, te yanda, karanlkta grnmeyen engellere arpan, bun
dan kukulanmadan, gitgide kl odaa doru ekilen bir varln
evresinde fr dnerek el yordamyla yry. ki izgi anszn kesi
ir: Bcek alevle karlamtr. Bir anda her ey bitmitir. (Ya da yle
gibidir... nk imdi k hl bu bilinmedik ocaktan m, yoksa yl
drma arplm insandan m gelir?..)

SOPHOKLES

VE O 1 D 1 P U S - Y A Z G 1 Y A Y A N I T

Kaderin vurmak iin kulland ilk ara bilici Teiresiasdr. Oidipus Laiosun ldrlmesini aydnlatmasna yardm etsin diye kr
ihtiyar getirtmitir. Apollon Thebainin kurtulu bedelini katilin ko
vulmas olarak bildirmitir. Teiresias her eyi bilir: Kr bilinmezden
haber verendir. Laison cinayetini ileyen kimdir, bilir, hatta Oidipusun kimliini, onun Laiosun olu olduunu bilir. Ama bunu na
sl syleyecektir? Ona kim inanr? Teiresias gerein estirecei frt
na karsnda geriler. Cevap vermeyi reddeder ve bu teleme doal
dr. Oidipusun buna kzmas da doaldr. Thebaiyi kurtarmak iin
syleyecek sz olan adam karsndadr, ama bu adam susmakta
dr. Oidipus gibi iyi bir yurtta iin daha utan verici ne olur ki? Da
ha kukulu ne vardr? Bir tek aklama akla gelir: yleyse Teiresias
vaktiyle sulunun orta olmutur, sessizlii ile bunu rtmeye a
lmaktadr. Bu durumda, bu cinayet kimin karnadr? Laiosun
mirass Kreonun. Sonu: Aranan katil Kreondur. Oidipus, soru
turmasnn bitmek zere olduuna hemen inanr ve inat sessizliiy
le yolunu kesen ve herhalde komploya kart iin, kendisinin ge
rek duyduu ipularn vermeye yanamayan Teiresiasa kzar.
Kraln din adamna ynelttii bu sulama da eit bir zorunluluk
la, yeni bir durum dourur. Sertlikle gtrlen psikolojik oyun ce
hennem makinesini harekete geirir. Hakaret gren Teiresias olsa ol
sa gerei haykrabilir ancak: Aradn katil, sensin... ite, indirilen
ilk darbe budur, Oidipus ardna dt ve anlayamad bu gerek
le kar karyadr. fke seliyle ykselen sahnenin devamnda bilici
daha da ileri gider: Daha beter bir gerek deryasn yar yarya ak
lar: Laiosun katili Thebailidir. Babasn ldrmtr, anasnn ya
tan kirletmektedir. Ama Oidipus Teiresiasn kendisine sunduu
bu gerei kesinlikle kavrayamaz. Laiosu ldrmediinden, Korinthos (Korintos) kralnn olu olduundan, gen yanda, Thebaiyi
sfenksden kurtard gnden nce, bu lke ile hibir zaman bir al
verii bulunmadndan emindir. akn ama sarslmam halde sara
yna dner. Kaderin ona iaret ettii sahte ize -Kreonun kuruntu
komplosuna- her zamanki ateli tutumuyla atlacaktr.
Oidipusa ikinci darbeyi indirmek iin tanrnn setii ara lokastedir (Iokasti). Kralie kocas ile kardei arasnda patlak veren tart
maya karr. Kral sakinletirmek, onu Teiresiasn szleri konusun
da rahatlatmak ister. Ona bilicilerin yararszlnn ak bir kantn
verirken bunu baardn sanr. Vaktiyle bir bilici Laiosa olunun

103

104 | A n t I k Y u n a n

Uygarlii

eliyle leceini haber vermimi. Oysa bu kral, lke dna yapt bir
yolcukta, bir yol atnda haydutlarca ldrlm ve hayatta sahip ol
duu tek oul da, doumundan gn sonra, dada lme terk edil
mi. ite bilicilerin szne verilecek deer bu kadarm.
lokastenin Oidipusu rahatlatmaya ynelik bu szleri aka ilk
kez onun susuz olduu inancn sarsacak szcklerdir. Cehennem
makinesinde gveni kukuya, gvenlii kaygya dntrebilen bir
kk yay vardr. lokaste istemeden ite bu yaya dokunmu olur. Laiosun lm hakknda bir yknn iine dnmeden sokulan u
nemsiz ayrntlardan birini vermitir: Bu arada Laiosun bir yol a
tnda ldrlm olduunu sylemitir. Bu ayrnt Oidipusun bilin
altna girmi, orada btn bir unutulmu anlar ynn yerinden oy
natmtr. Kral birden eski bir yolculuktaki bu yol atn, bir at araba
s srcsyle yapm olduu o kavgay, ona kamsyla vuran u ih
tiyar, ani genlik fkesini ve vurduu darbeyi yeniden grr gibi ol
mutur... Teiresias yoksa doru mu sylemitir? Oidipusun kendisini
bu yol atma gtren olaylar dizisinden henz en ufak kukusu olmaz,
lokastenin yksnde yol kava szcklerini duyar duymaz
bsbtn anlarna dalan Oidipus, akln ok daha korkun bir yola
sokmas olas sonraki cmleye, yani terk edilen ocukla ilgili cmleye
takmtr. yleyse onun babasn ldrebilmi olmasn dnmesi
olanakszdr, ama Laiosu ldrebileceini kabul etmek zorundadr.
Bu durumda Oidipus lokasteyi sorularla bunaltr. lokastenin
kendisine anlatt cinayette imdi ilediini hatrlad cinayetle
uyumayan bir ayrnt bulmay umar. Neredeymi bu yol at? Yer
tastamam uyar. Cinayet ne zaman ilenmi? Zaman tastamam
uyar. Bu kral nasl bir insand? Ka yandayd? lokaste yle kar
lk verir: Uzun boyluydu. Sa aarmaya balamt... Sonra, bu
nun ilk kez farkna varyormu gibi yle der: Biraz sana benziyor
du galiba. Burada trajik ironinin gc ve seyircinin bu benzerlie
verdii, lokastenin bilmedii anlam yakalanr... Yine de bir ayrnt
da uygunluk yoktur. Yol atndaki cinayetten kurtulan tek uak,
efendisi ile arkadalarnn bir haydut etesi tarafndan ldrldkle
rini (kendini aklamak iin yalan sylediini tahmin ederiz) sylemi
tir. Oidipus tek bana olduunu bilir. Bu ua aratr. Bu yanl ay
rntya drt elle sarlr, oysa seyirci bu karlamadan bir felaket bek
lemektedir.

Kentaur. Vazo resmi. 480e doru.

106

An

Ik Yunan

Uygarlici

Kaderin nc saldrs: Korinthoslu ulak. Oidipus geen sah


nede genliinde kendisine sylenen bir kehanetten sz etmitir lokasteye: babasn ldrecek ve annesi ile evlenecektir, ite o bu yz
den Korinthostan ayrlp Thebai yolunu tutmutur. imdi bir ulak
gelip ona kral Polybiosun (Polivios), onun ldrmesi gereken u ba
bann ldn bildirir. lokaste ok sevinir: te bir yalanc bilici
daha! Oidipus onun sevincini paylar. Yine de, tanrnn ikinci teh
didine uramak korkusuyla Korinthosa dnmeyi reddeder. Ulak
onu rahatlatmaya kalkr. Az nce lokastenin yapt gibi, tama
men iyi niyetle, makinenin bir parasn oynatr ve felaketi hzland
rr. Niin Merope ile evlenmekten korkuyorsun? der. O senin
annen deil ki. Daha sonra da yle der: Polybios da benim kadar
senin baban deildi! Oidipusun merakna sinsice sokulan apayr
yeni bir iz. Oidipus bunun ardna der. O imdi Laios cinayetinden
yz fersah uzaktadr. Artk yalnzca doumu ile ilgili srr zmeyi
-neeli bir istekle- dnr. Sorularla ula sktrr. Bu adam Oidipusa, vaktiyle daha ocukken onu Korinthos kralna kendisinin tes
lim ettiini haber verir. Onu Laiosun ua olan Kithairon
(Kitarion) dandaki bir obandan almtr.
lokaste birdenbire anlamtr, iki yalanc biliciyi tek bir doru
kehanette kavuturur. O, terk edilen ocuun anasdr: Zavall yav
runun yazgsn hibir zaman aklndan karmamtr. Bu nedenle bu
baka terk edilen ocuk yksn -ayn ykdr- dinlerken acy
anlayacak ilk kii odur. Oidipus ise tersine, bu konuda lokastenin
kendisine sylediini biraz dinlemi olsa bile, Laiosun ocuunun
yazgs ile pek ilgilenmemitir. Ayrca, doumu ile ilgili esrar bu an
da onu tamamen sarar ve geri kalan her eyden uzaklatrr. lokaste
bu srr zorlamamas iin ona bouna yalvarmaktadr. Oidipus bu
dilei kadn onuruna verir: Kralie kukusuz, kocasnn karanlkta
kalan doumundan utanmak zorunda kalmaktan korkar. Oysa ko
ca bu karanlkla vnmektedir.
Yazgnn mutlu ocuu olarak, beni doumum lekelemez. yi
yazg benim anamdir, kk biriydim yllarn ak byk kld beni.
Ve dorudur bu: Byk bir insan olmutur. Ama bu bykl
ona mal eden yazg, onu ancak geri almak ve onunla alay etmek ze
re vermitir.
Kader son darbesini indirir. Oidipusun huzurunda Korinthoslu
ulak ile ona mehul ocuu teslim eden Kithaironlu obann yzle-

SOPHOKLES

VE

O D

! P U S-

YAZ

G IYA

Y a NIT

mesi yeterlidir. airin usta kurgusuyla bu oban yol atndaki dram


dan kurtulan uakla ayn kiidir. Burada Sophoklesin gsterdii ta
sarruf kaygs yazmn yaln biemi ile badar. Darbelerin hem ak
lk, hem de abuklukla birbirini izledii bir drama gereksiz hibir e
yi ho gremez. Ayrca, air Oidipusun tm gerei, ayn anda ve ke
sin olarak renmesini istemitir; nce Laiosun katili olduunu, ar
dndan da Laiosun onun babas olduunu deil. Oidipusun banda
tek ve korkun bir yldrm arpmas gibi patlayacak olan -btn ger
ek tek bir kiinin elinde olduundan- sonuta iki zamanl bir felaket
dzenlemesi o denli dramatik younlua sahip olamazd. Kraln, La
iosun olu olduunu babasnn uandan renince artk Laiosu ki
min ldrdn sormaya gerek bile duymaz. Gerek anszn apak
ortadadr. Doruca kendi gzlerini kr etmeye koar.
Bu srada -okaste de kendini asmtr- bize insanlarn en iyi
si olan kiinin yeni bir grnts sunulur: Grmeyen gzleriyle bir
yz. Bu yzn bize syleyecek nesi vardr ki?
Dramann tmyle son blm -ince kancalarn gzbebeklerini
delen ifte saplannn tyler rperten anlatmndan sonra- hzl
akyla imdiye dek durmakszn koturan bir iirin ar sonudur.
Honut kader kousunu durdurur ve bize soluk aldrr. Olay ak
nn ba dndren hareketi anszn uzun lirik yaknmalar, elvedalar,
aclar, gemie dnk dnceler halinde devinimsizleir. Ama ak
n durduunu sanmayalm: O, dramann bu bitiminde, hatta kahra
mann yreinde yalnzca iselleir. Lirizm burada olaydr: Yaam
nn anlam konusunda Oidipusun edimli dnmeye daldr, kii
liinin, olayn ona aklad evrenin varlna yeniden ayarlanmas
dr. Eer saatli bomba bir insan kesin olarak yok etme ilemi
ni parlak bir biimde yerine getirmise, ite tam da bu bitik varlkta,
byk korkumuz arasnda, olay yeniden akn srdrecek, gzya
yolunu ar ar izleyecek ve beklentimizin tersine, kardee acmay
la geliip, cesaretle ieklenecektir.
Gnmzn yorumcularna gre her tragedya felaketle biter. Kral
Oidipus, onlara tragedya trnn bayapt gibi grnr, nk kah
raman dehet iinde yklm gibidir. Ama bu yorum yanltr: Bu yo
rum, Oidipusun cevabnn yer alaca lirik denilen o son blm ta
mamen grmezden gelir. Sahnede grkemli olan, Kral Oidipusun bu
son blm gerei gibi aklanmadka, olsa olsa bu byk iirin anla
m saptrlm olacaktr: Sonuta Kral Oidipus anlalmam olacaktr.

107

108

A ntik

Y unan

UygarliCi

Ama gelin el yordamyla ve sendeleyerek ilerleyen u varla ba


kn. O gerekten yklm biri midir? Onu isimsiz bir kaderin dehe
ti iinde grmekten holanacak myz? Ey lml, dnya Kaderin
elinde, boyun e! Hayr, hibir Yunan tragedyas -Oidipus traged
yas dahil- Atinal bir insan hibir zaman bu boyun emeye, raz
olunan yenilginin beyaz bayrana armamtr. Umutsuzluk l
, vazgeme gsterisi gibi grnen eyin tesinde bu ihtiyarn (Sophokles-Oidipus) ve halknn krlmaz direncinin sert ekirdei olan o
ruhsal gcn yeniden buluruz. Yok olmaya mahkm edilen bu
kiide daha imdiden hl yaamn var olduunu hissederiz: Yaam
akna yeniden kavuacaktr. Oidipus kaderin kendisini onlarla ta
lad akltalarn yeni silah olarak bir bir toplayacaktr: Yeniden,
ama insanlk durumunun daha hakl bir grnm iinde dvmek
iin yeni batan yaama dnmtr. Kral Oidipus'un son blmn
de ite bu grnm ortaya konur.
Kral Oidipus tragedyas aknn son blmnde, nmzde,
balangta aklmzdan bile geirmediimiz ufuklar aar. Drama t
myle, daha ilk andan itibaren bizi, Oidipusun gemi yaamnn ne
olduunu renecei dakikann i skntsna doru aldatc bir bi
imde iyice germiti: Btnyle, tanrlarca tasarlanm bu kark ci
nayeti, piyesin asl cinayeti olan bir susuzun ldrlmesini retmek
zere dnlm ve ynlendirilmi gibi grnyordu.
yle gibiydi... Ama hayr. air dramann sonunda, yaptn
talandrd o lirik atnn geni kapsaml gzellii ile, bitimin, bu
yaptn sonunun Oidipusun basit ykm olmadn bize gsterir.
Olayn, zerimizdeki etkisi ne kadar ar olursa olsun, bizi kahrama
nn ykmna doru gtrmediini, oyun boyunca ve iimizde derin
lerde bize hem korku hem de umut veren ve tanrlara yenik den
Oidipusun tanrlara vermek zorunda olaca o yant beklettiini
yava yava anlarz. imdi bu yant aklamamz gerekir.

II
Trajik gzyalar dkmek, dnmek demektir... Hibir byk
eser bizi dndrmek amacyla yazlmaz. Bir tragedya bizi duygu
landrmak ve bize ho grnmek ister. iirsel bir yaptn anlam hak
knda soru sormak ve bu anlam dnsel terimlerle belirtmek tehli
kelidir. Bununla birlikte -eer aklmzn su geirmez blmeleri yok
sa- bizi duygulandran her yapt aklmzda yanklanr ve tamamyla
bizi sarar. air de onu btn varlyla oluturmutur. Ruhundan

SoPHOKLES

VE O 1 D 1 P U S - Y A Z G I Y A Y A N I T

doan yaratklarla paylat acnn garip hazz yoluyla dncemi


ze ular. Bizi kendi kendimize Bu insann bana gelen ne? Bu ka
derin anlam ne ola? diye sormak zorunda brakan tragedya kahra
man karsnda duyduumuz dehet, acma, hayranlk ve sevgidir.
yleyse air bize yaptnn anlamn aratrmay dayatr; bu, onun
bizi iine att heyecan haline aklmzn doal tepkisidir.
Oidipus konusunda iimizde bu tr tepkiyi, tragedya iimiz
de yol alp gelitike dncemizin ona ykledii anlam, onun
tam anlamna ynelik dncemizin evresini ayrt etmek bana uy
gun gibi grnyor.
Birinci evre bakaldrdr.
Karmzda eytanca bir tuzaa drlm bir insan vardr. Bu
insan namuslu bir insandr. Bu tuzak onun sayg gsterdii tanrlar
tarafndan, ykledii bu cinayeti ona kabul ettiren bir tanr tarafn
dan kurulmutur. Sulu nerde? Susuz nerde? u yant haykrrz:
Oidipus susuzdur, tanr suludur.
Oidipus susuzdur, nk bizim ilk izlenimimizde ktl
semi zgr bir istencin dnda bir yanlg filan yoktur.
Ayn konuyu ele alan Aiskhylos kehanete Laiosun bir oul sahi
bi olmakla bir tr savunma anlam katyordu. Bu ocuu dnyaya
getirmek daha o zaman tanrlara kar bir itaatsizlik eylemiydi. Oi
dipus, babasnn hatasnn bedelini demi oluyordu, yoksa yaam
boyunca buna kendine zg bir su eklemi olduundan deil. Bura
da Aiskhylosun tanrs haka vuruyordu.
Ama efsanenin bu ekilde ele aln hi de Sophoklesin yorumu
deildir. Laiosa Apollonun kehaneti bildirmesi Kral Oidipus'1un a
iri tarafndan olacaklar hakknda tam anlamyla bir tahmin olarak
sunulmutur. lmllerin hibir suu, hibir ihtiyatszl tanrsal
gazab hakl gstermez. Laios ile lokaste adm adm ilerleyen olas
suu nlemek iin ellerinden gelen her eyi yaparlar: Tek ocuklar
n lmle kar karya brakrlar. Oidipus da ayn eyi yapar: ikin
ci kehaneti duyunca anne ve babasn terk eder. Drama boyunca Oidipusun iyi niyeti de, inanc da hibir durumda bocalamaz. Yalnz
ca bir arzusu vardr, lkesini kurtarmak. Baarmak iin tanrlarn
desteine gvenir. Onun niyetine ilikin her edimi deerlendirmek
gerekirse, Oidipus istemeden, bilmeden gerekletirdii bir baba kat
li ve anneyle zinadan tr sulu deildir.
Peki sulu kimdir? Tanr. Cinayete yol aan olaylar dizisini, bir
akl belirtisi olmakszn, yalnzca o balatmtr. Tanrnn rol o ka-

109

110

A n t Ik Y unan

U ygarli

dar isyan ettiricidir ki, insann iyi niyetle kaderden kama olasl
nn bulunduu durumlarda, dorudan ie karr. rnein, Oidipusa ikinci kehaneti yanstrken, tanr bu kehanetin yanl yorumla
nacan bilmektedir. Kurbann dindarln ve evlatlk sevgisini kul
lanan tanr, iyi bir gelecein erdem yar ile gereklemesi iin gere
ken eyi insanlara esinler. Tanr kelam insan ruhunun zgr ele
rini tam da kaderin mekanizmas ynnde harekete geirir. Tanrsal
ln bu drtleri insan ileden karr.
Ama bunlar tanry elendirmektedir. Trajik alayl szler kuliste
onun glnn yanksdr sanki.
Tanrsallkta hemen hi balayamadmz ite bu ac alaydr.
Eer tanrlar susuz ya da kendi kusurlar yznden sulu den Oidipus ile alay ediyorlarsa, kahramann kederini nasl olur da insan
lmza yaplm bir hakaret olarak hissetmeyiz? Bu nedenle, o an
dan itibaren yaralanm onurumuzun duygusallyla, tragedyadan
tanrsal olana kar bir sulama iinde, bize yaplan bir hakszl
belgelemek zere oyuna drt elle sarlrz.
Bu tepki salkldr. Sophokles bu hakl bakaldry yaamtr.
Dzenledii olay aknn sert yaps bize bunu dndrmektedir.
Bununla birlikte, Sophokles bize dman efendilerimize kar bu f
ke hareketine taklp kalmaz. Oyun boyunca birtakm belirtiler bizi
uyarr, birtakm engeller iimizde isyan kstekler, iimize yerleme
sine engel olur, bizi dramann bu ilk anlamn amaya ve yapt ye
niden sorgulamaya davet ederler.
Bakaldrmza ilk engel korodur.
Her antik tragedyada koral lirizmin nemi bilinmektedir. Bii
min ze ball gibi, olay akna balanan bu tragedyada lirizm,
dramann anlamn aydnlatr. Oidipus'ta, tanrlara kar fkemizi
artran her blmden sonra, koronun arklar, tanrsalla olan a
rtc ballk gsterisi olur kar. Koronun kralna ball sarsl
maz, sitenin velinimetine kar sadakati ve sevgisi sarslmaz. Ama
koronun tanrnn hikmetine gveni de sarslmaz. Koro hibir zaman
Oidipus ile tanrlar kar karya getirmez. Bir susuz ve bir sulu,
bir kurban ve onun celladn aradmz yerde, koro kral ile tanry
ayn sayg ve sevgi duygusu iinde birletirir. nsann, yaptklarnn
ve servetinin yoklua gmldn grdmz dramann tam or
tasnda, koro sregiden eylerin de varolduu duygusuna kesin g
venini ortaya koyar, grnenin tesinde, bizden gelecek olumsuz bir
Babasn pen kz.
Durisin kupas. 480e doru.

112 | A n t I k Y u n a n

UygarliCi

bakaldrdan baka bir ey isteyen grkemli ve bilinmez bir gerek


liin varln kesin biimde ortaya koyar.
Yine de, koronun bylece tanrlara balln ortaya koyduu
anda bile, bu inanc daha geree uygun klan birtakm kuku belir
tilerinin var olduu hissedilir. Oidipus ile tanrlar, zaman zaman
ayrm gibi grnen bu kartln, nasl zleceini tam olarak ne
koro, ne de henz Sophokles bilmektedir. Bu belli ve geici kartlk
lar datmak iin, attklar sz konusu gerein iine yerletirmek
iin on be yl daha gerekecektir, yani Sophoklesin ikinci i olarak
Oidipus Kolonosta'y yazmas gerekecektir.
Bir baka kii, tam tersine, bizi bakaldrdan uzaklatrr: lokastedir bu. Bu kadn tuhaf bir simgedir. lokastenin bizatihi kendisi
bir yadsmadr, olumsuzdur. Bilicileri yadsr, anlamad ve korktu
u eyleri yadsr. Kendini deneyimli bir kadn sanr, oysa dar kafal
ve kukucu bir kiidir. Hibir eyden korkmadn dnr: ii ra
hat etsin diye, varln znde rastlantdan baka hibir ey olmad
n syler. Neye yarar insann korkmas? der. Onun iin rastlant
egemen efendidir. En iyisi kendini ona brakmaktr. Anann yatan
dan korkmaktan vazge. Nice insanlar ryalarnda ana yatan pay
lamlardr. Bu korkulara aldrmayanlar yaama kolay katlanrlar.
Eylemlerimizi anlamsz klacak olan rastlantya gvenmek, Oidipusu korkutan kehanetin bu dmdz aklc (ya da Freudu) akla
mas -btn bunlar bizi lokasteden uzaklatran ve tanrlarn ne de
diini bilmeyen dillerine aldrmayarak onlar hakknda duyduumuz
kaygnn yataca bir yolu izlememizi engelleyen, ortalama bir ak
ln eseridir. Bu kadnn verdii kantlarda bizi, tanrlar ve onlarn
iinde yaadklar esrar dncesizce deerlendirmekten hemen
uzaklatran bir gr bayal hissederiz. Kralienin uydurma bil
gelii bizi kendi cahilliimizi hemen somut biimde anlamaya zorlar.
Gerek patlak verince, lokaste kendini asar. Onun intihar iimizi
korkuyla doldurur. Ama bu cehennemlik ruh iin gzya dkmeyiz.
Nihayet, dramann felaket annda, tanrlar mahkm etmemizi
yasaklayan bir son ve hi hesapta olmayan bir engel grrz. Oidi
pus onlar mahkm etmez. Bir susuzu cezalandrm olduklar iin
biz onlar sularz: Susuz, kendini sulu ilan etmi olur. Tragedya
nn tam sonu -olay patlak verip Oidipusun yzne vurulduktan
sonra, kahramanla birlikte dingin bir aclar denizi gibi, kaderini sey
rettiimiz o geni sahne- dramann tam bu son noktas, belirttiim
gibi, anlatlmak istenenin zn tekil eder.

SOPHOKLES

VE

D P

U S-

YAZ

G I

Y A Y a NI T

Oidipus artk onu ykan darbenin nerden geldiini bilmektedir.


yle haykrr:
Apollon; evet dostlarm, benim felaketlerimin tek nedeni Apollondur.
Tanrlarn holanmad biri olduunu bilir: Bunu syler, bu
nu tekrarlar durur.
Yine de onlara en ufak kin gtmez. En byk acs, onlardan
yoksun kalm olmaktr. Onlardan ayr hisseder kendini:
imdi, tanrdan yoksunum.
Onun gibi bir sulu, bir cani, tanrya nasl kavusun ki? Azn
dan tek bir sulama, tek bir kfr kmaz. Tanrlarn kendisine kar
davranna ilikin tam saygs, onlarn kendisini iine attklar fe
lakette buyurganlklarna boyun emesi bize kaderin anlamn sezin
ler gibi olduunu haber verir ve bizi devamn aramaya davet eder.
Oidipus bakaldrmyorsa biz ne hakla bakaldralm ki? Onun
la birlikte, tanrlarn buyruunu -adaletin bile tesinde, insanlara
kendini kabul ettiren bu buyruu- anlamak isteriz.
Anlama: Bu tragedya konusunda, dncemizin ikinci evresi budur. Tm tragedya nmzde insanlk durumu hakknda bir manza
ra aar. Bundan tesi yok, yalnzca bir manzara.
Oidipus tragedyas, insann trajedisidir. Belli bir karakteri ve
kendi i tartmas olan tek bir insann trajedisi deil. Hibir antik
tragedya bundan daha az psikolojik deildir, hibiri daha fazla fel
sefi deildir. Burada tam olarak her trl insan gcne sahipken
evrende insan reddeden ey ile kar karya gelen insann trajedisi
vardr.
air, Oidipusu yetkinleen insan olarak verir oyunda. Anlay,
saduyu, bir ite en iyi zm yolunu seme, karar verme gc gibi
insana zg zelliklere ve her trl keskin gre sahiptir. O kararl
lk, enerji, dndn eyleme geirme gc gibi her trl insani
aksiyon-eylenTe (Yunanca bir szc eviriyorum) sahiptir. Yu
nanllarn dedikleri gibi, O, logos'un ve ergon'un, dncenin ve ey
lemin ustasdr. O, hem dnen ve aklayan, hem de eyleyen kii
dir.
Ayrca, Oidipus, dnerek varlan bu eylemi her zaman toplu
mun hizmetine sunmutur. Bu da insani yetkinliin zdr. Oidipusta bir yurtta ve nder yetenei vardr. Bunu tiran (oyunun
Yunancadaki uydurma adna karn) olarak deil, toplumun iyilii-

113

114

A n t Ik Y unan

Uygarlii

ne gnl vermi biri olarak gerekletirir. Suunun, yeteneklerinin


kt kullanm ile, zel kar genel yarara stn tutmaya alan k
t irade ile hibir ilgisi yoktur. Oidipus kendisini tamamyla sitesine
adamaya her an hazrdr. Teiresias onu korkutmak kastyla Yceli
in seni mahvetti, deyince, ona yle karlk verir: lkemi kurta
ryorsam eer, benim lmemin ne nemi var?
Dnp tanma edimi ve topluma adanan eylem, ite antik d
nem insannn yetkinlii byledir... Byle bir insan yazgya ne gibi
bir tutamak veriyor dersiniz?
Tutunma noktas yalnzca ve ak ak onun bir insan olmas ve
insan eyleminin, durumumuzu dzenleyen evrenin yasalarna bal ol
duu gereidir. Oidipusun suunu onun iradesine oturtmak gerek
mez. Evren bununla uramaz, o iyi ya da kt niyetlerimize, bizim in
san dzeyinde ina ettiimiz ahlaka aldr bile etmez. Evren ancak,
zndeki dzenin, yaammzn iinde yer ald, ama bize yabanc ka
lan dzenin bozulmasn engellemek iin, kendi iiyle urar.
Gereklik bir btndr. Her insan eylemi bu btn iinde yan
klanr. Sophokles, istese de istemese de, insan dnyaya balayan
dayanma yasasn gl bir biimde hisseder. Eylem halindeki in
san kendinden yeni bir varlk karr ortaya -bu onun edimidir-; bu
ii yapandan kopup ayrlan bu edimi, onu balatm olan insandan
ayr ve bamsz dnyada ilemeye devam eder. Olayn bu ilk bala
tcs onun son yanklarndan -adalet ynyle deil de olgu yny
le- fazlasyla sorumludur. Eer insan eyleminin btn sonularn ta
bandan bilseydi, adalet asndan, bu sorumluluk onunla ilikilendirilebilirdi. Oidipus bunlar bilmez, insan her eyi batan bilemez
-hem de harekete gemek zorundadr. Onun trajedisi buradadr, in
sann her tr edimi onun aynasdr. En yksek dzeyde bir insan ola
rak yansr Oidipus kendi aynasnda.
Sorumlulua ilikin ok kat ve belli bir adansa ok modern bir
dnce bylece gsterilmi olur. Bir insan yalnzca istedii eyden
deil, bu sonucu nceden hesap etmek, hele hele engellemek konu
sunda hibir olanaa sahip olmasa da, eylemlerinden doan olayn
nda yapm olduu eylerden sorumludur.
Bilgimiz her zaman cehaletle kark olsa da, var olmak iin a
lmak zorunda olduumuz dnya, gizli ileyiiyle, her ne kadar bi
zim iin henz hemen btnyle karanlkta olsa da evren tarafndan
sanki her eyi biliyormuuz gibi grlmek her yazgnn sessiz tehdi-

SOPHOKLES

VE O 1 D 1 P U S - Y AZ G I Y A Y A N I T

didir. Sophokles bizi uyarr. Aralarndaki dengenin, dnyada yaam


oluturan glerin tmn birden bilemez insan. Demek ki, doal
krlnn tutsa olan insanolunun iyi niyeti, onu felaketten ko
rumak iin yetersiz kalabiliyor.
Tragedyasnda airin bize aklad bilgi budur. Dediim gibi
katdr bu bilgi. Ama deneyimimizin bir blmne yle uygun der
ki gerekliinden gzmz kamar. Gerein hazz bizi bakaldr
dan kurtarr. Oidipusun yazgs -onun durumu yalnzca bir u-durum olsa bile- bize birden her insann bana gelebilecek, bir rnek
gibi grnr.
Oidipus eer szcn genel anlamyla bir suun cezasn ekseydi bu bize daha baka grnrd. rnein, Antigonedeki despot
gibi, haksz ve kaba efendi olarak davransayd, dmesiyle kukusuz
bizi etkilerdi, ama kaderinden kanabileceini dneceimiz iin
bu etki o kadar derin olmazd. Kt bir insan olmaktan kanlabilir. Ama bir insan olmaktan nasl kanlr? Oidipus sadece bir in
sandr, baka binlerinin baaramayaca trden bir insan; yaam
batan sona iyi ilerle doludur. Ve tamamlanan bu yaam birden
gszln gsterir, evrenin mahkemesi karsnda, iinin ne den
li bo olduu ortaya kar.
te yandan Oidipus rnei bizi eylemden yldrm deildir. Ki
iliinden, hatta bizimle konutuu uurumun dibindeyken bile,
ok gl bir dirimsellik yaylr. Ama imdi onun sayesinde her ey
lemin (bazen bu eylemin sonu bize ait olmayabilir) demek zorun
da kalacamz bir bedeli olduunu biliyoruz -evet, biliriz: En azn
dan kazanlan ey budur. Bilgelik ve erdem sayesinde, dnyada,
onun bize ynelttii darbelerden tamamen korunmu bir mutluluk
kurabilmeyi dndmzde, bize pek aydnlk grnmeyen dn
ya ve yumuayabilir diye hayal ettiimiz gereklik, birden donukla
r, direnir, biz kullanalm ya da bize hizmet etsin diye deil, bilin
meyen zlerinde varolan nesneler ve kiilerle ve bizi sevmeyen yasa
larla dolu olarak ortaya karlar. Bunun byle olduunu, yaamm
zn daha geni ve belki de bizi mahkm eden baka bir yaam iin
de yer aldn anlarz. Her eye gren gzlerle baktmzda, ite o
vakit kr olduumuzu anlarz. Bilgimizin nemsiz olduunu veya
evrenin hakkmzdaki niyetlerinden daha iyi olduunu anlarz; s
nacak tek emin yer, biyoloji yasalarnn karmza kard kaa
madmz u mahkmiyet.

115

116

A n t Ik Y unan

Uygarlii

Sophokles Oidipusun krlnden ok gzel bir simge yaratm


ve her ynyle birok telkinlerde bulunmutur bize. Oidipus kendi
gzlerini deerken, insann cahilliini grnr klar. Daha da fazla
sn yapar. Sadece insan bilgisinin hiliini gstermez, karanlkta bir
baka aydnla ular, evremizde bulunann, karanlk bir dnyann
bilgisi olan bir baka bilgiye varr. Karanln bu bilgisi artk zaten
krlk deil, gren baktr.
Ayn tema Teiresiasla kraln karlkl konumasnda da kendini
gsteriyordu: Gz gren karanlklar iinde kalmken kr olan, G
rnmezin gzleriyle gryordu. Dramann sonunda, insan gzlerini
oyan Oidipus, yalnzca tanrnn her eyi gren olduunu gstermek
le kalmaz, d dnyann grnn olduu haliyle kavramasna ve
her tr beklentiye kar, orada insan zgrlnden yana tavr takn
masna olanak salayan kendine zg bambaka bir a sahip olur.
Gzlerin oyulmas, tragedyann olaanst sonunu grdkten
sonra, onun en yce anlamna erimemize olanak verir.
Peki bu kanl yzn grn sahnede ortaya kar kmaz ii
mizi dehetle doldurmak yerine niin biz seyircilerin iini sevinle
rpertir?
Niin? nk biz sonunda bu oyuk gzlerde -hi de grtlam
zn dehetle kaslmasna neden olan eye deil- Oidipusun yazgya
verdii u karl alm oluruz. Oidipus gzlerini kr etmitir. Bu
nu grkemli bir biimde ilan eder:
Beni Apollon felakete srkledi. Ama yalnz ben, kendi elle
rimle, kr ettim gzlerimi.
Bylece yazgnn kendisine ayrd cezay stlenir, yolunu seer.
Bununla, tanrlarn reddetmeyecekleri zgr insann ilk kn
yapm olur. Oidipus kendisi iin yaratlan dnyaya hi de edilgen
bir biimde deil, iradesinin btn derinliiyle, smsk yapr. Bu
garip harekette onun enerjisi rktc ve dorusu dnyann ona
kar dmanl kadar acmaszdr.
Ama bir zsuyu gibi varln kklerinden ykselerek, onu, fela
ketini sonuna kadar gtrmeye srkleyen bu gl atlm ne de
mektir? Bunun anlam olsa olsa udur: Onu dnyann karsna di
ken rekabetin bu son denemesinde, Oidipus artk yarn bana ge
er ve yazgsna kavumaya karar verdiinden, onu yakalar, onu
aar, en sonu onu arkasnda brakr: ite zgrdr.
Dramann sonuncu anlam, hem katlma hem de kurtulutur.

SOPHOKLES

VE

O D I P U S- Y AZ G IY A

YANIT

Katlma. Oidipus tanrnn istediini istemektedir. Ruhunun mis


tik bir biimde neeyle tanrsal Varlk ile birlemesi iin deil. Yunan
tragedyas mistisizme alrsa, ancak ok seyrek olarak alr. Olay
akn dzenleyen ve insann bilmedii gler dnyasnda yaad
nesnel gzleme dayanr. Varln bu bilinmeyen blgesi, bu tanrsal
sr, insanlarnkinden derin bir uurumla ayrlan bu dnya -tm bu
tanrsallk- Oidipus tarafndan baka bir dnya, yabanc bir dnya
olarak duyumsanr. Belki gnn birinde ele geirilecek, insan diliyle
aklanacak bir dnya. Ama imdilik (Sophoklesin zaman) nerdeyse insan bilincinin dna atlacak yabanc bir cisim gibi, temelden
yabanc bir dnyadr. Gizemcilikte olduu gibi, ruhun katlaca bir
dnya deildir. Aslnda: nsaniletirilmesi gereken bir dnyadr.
Oidipus bu dnya karsnda zgrln kazanmak iin kendi
ni, o dnyay bizimkinden ayran uuruma atmtr. Grlmemi bir
cesaretle tanrlarn dnyasnda kendisini cezalandrmak iin hazrla
nan onlara zg bir edim aramaya gitmitir: Bir yara gibi stne
kondurulacak bu eylemi kendi eliyle kendine uygulam, insana
zg bir davranta bulunmutur: Bu da zgr edim demektir.
Bununla birlikte, tragedya kahraman, insann farknda olma
dan kendi yaamnn ynetimini onun ele alabileceini kabullenmek
zorunda olduu bu Yabanc'ya eni sonu dncesinde bir yer verebi
lir ve bundan edindii deneyimle, davrannda deiiklie gidip d
zeltmeyi, ancak Efendi'nin bir ekilde sevilmeye layk olduuna ka
ni olursa kabullenebilir. Oidipus kr biri gibi yaamay seerken ya
amn dnyada tanrsal tutumla felaketinin kendisine verdii bilgi
ye uydurur, ite bu bakmdan o, tanrnn istedii eyi ister. Ama her
eyden nce dnp tanlm bir cesaret edimi olan bu tanrya ka
tlm, eer bir sevgi pay iermeseydi olanaksz olurdu, insan doas
nn ifte hareketinden doar bu sevgi: nce geree ve onun tam
olarak yaamak isteyene dayatt koullara sayg, ikinci olarak da,
dpedz, her canl varl yaama tayan sevgi.
Nasl olduunu bilmeden iledii bir gnahn bedelini demeyi
kabul etmek iin, Oidipusun, dengesini bozmu olduu bir gerek
liin varln kabul etmesi gerekir; bulank da olsa, kar karya
kald gizemli bir dzen, bir uyum, bir varlk btnln sezmesi
gerekir ki, onu tm bunlara katlmaya, her zaman, iinde yaama ve
eyleme kar duymu olduu gl sevgi itmitir; Oidipus bu uyum
ve dzen iin tehlike oluturan eyleri onlara iletmitir; byk yaa-

117

118

AntIk Y

unan

Uygarlii

mak isteyen herkes iin yaam ve eylem, bu tehditleri iinde sakl


tutmaktadr.
Oidipus kendini mahveden dnyaya bir katlma edimi iindedir;
nk bu dnya, bizimkini inemesine karn, yaayan Tanrnn
bahesidir. Dinsel edim, ondan bilinli bir cesaretten baka tam bir
kopma ister; nk onun grlerinin tesinde sktrd bu dzen
insan zeksnn aka kavrayabilecei bir dzen, herhalde onu ilgi
lendiren bir dzen deildir, erek olarak insan alacak bir tanrsallk
plan, onu yarglayan ve insan ahlak yasalarna gre onun iyiliini
isteyen bir inayettir.
Bu evrensel dzen nedir yleyse? Bu kavranlamaz yasalar iyi
kt nasl anlalr? Evrenin derinliinde, der air, taplas bir kut
sallk vardr. Kendi kendini korur o. Devam etmek iin insann yar
dmna hi gereksinimi yoktur. Olur da bir dncesiz yanllkla
onu altst etmeye kalkarsa evren kutsal dzenini sulunun zararna
yeniden kurar. Yasasn altrr: Yanl kendi kendisini hem de he
men dzeltir. Sophoklesin drama kahraman bize bir makine tara
fndan ezilmi gibi grndyse bunun nedeni baba katli ve anayla
evlenme nedeniyle uyumu bozulan dnyann Oidipusu ezerek den
gesini yeniden kurmasdr. Sulunun cezasnn baka anlam yoktur:
Bu bir yanl dorultma anlamnda bir dzeltmedir. Ama yaam
iinde onu yakp ykan bir felaket geerken, Oidipus evrenin yaam
nn varln ak ak gsterdiini kefeder. Varlkn bu ar kayna
n sever ve br Dnyaya tad bu uzak sevgi, onu ezen dnya
nn dokunulmaz kutsalln, cezasn ekerek, onarlmasn kabul
ettii andan itibaren, umulmadk bir biimde kendi yaamn besle
yip yeniden diriltecektir.
Oidipusu cezalandran tanr katdr. Sevgi deildir o. insann ve
kuruntularnn grntsnde oluturulan, iinde hem insan biimci
lii hem de insan merkezcilii barndran bir sevgi-tanr, Sophoklese
kukusuz fazla znel grnrd. Oidipusa, yaam deneyinde hi
bylesi bir tanr dndrmez. Tanr gizem ve dzendir. Kendi ya
sas vardr. Her eyi bilen ve her eye kadirdir o. Bundan baka sy
leyecek hibir ey yoktur... Bununla birlikte, onun bizi sevdiini var
saymak zor olsa da, insan iin hi deilse, bilinmedik hikmeti ile
arbal bir antlama yapmak mmkndr.
Tanr vardr -bilinmez. Kehanetler, nseziler, ryalar -onun bize
seslendii belirsiz dil- uurumun dibinde insanlarn dnyasna ykse-

SOPHOKLES

VE

U S-

YAZ

G IYA

YANIT

len kabarcklar gibidirler. Onun varlnn iaretleridirler ama onu


anlamaya ve deerlendirmeye hibir ekilde olanak vermezler; insan
iin Tanrnn her eyi bilmesini sezinleme, zorunlu olan, yasay sey
retme frsat olduklarndan pek alnyazs anlamna gelmezler, insa
nn buradan ald bu gr artk onun kukusuz clz, ama Kosmosun sert yasalar ile uyum halinde yaamaya kararl yaratlmla
rn davrann ynetir. Oidipus Evrenin kendisine yapt ary, an
lalmaz dili iinde, duyar duymaz akn hzna benzer bir hzla yaz
gsna koar. Eskiler (ya da onlarn dncelerini zetleyen Nietzsche) bu ok soylu dinsel duygu biimini -bu gnahlardan uzaklama
y, dnyada insan balamay- aklamak iin Amor fati diyorlard.
Seviyle katlma, yaratmadr. Ayn zamanda: Kurtulutur. Oidi
pus birden ayaa kalkm gibidir. yle syler:
Aclarm o kadar byk ki onun arlna kimse katlanamaz,
insanlar arasnda benden baka.
Oidipus kendi felaketine katkda bulunduuna ve onu kendisi
doruuna kardna gre* tanrlarn onun kiiliinde biimlendir
mekten holandklar o mutlak felaket imgesini kararl bir edim ile o
tamamladna gre, yazg emberi krlm ve almtr. Tanry tam
tamna tanmlanabilir olmasa da, kesin bir olgu olarak tanyp kabul
eden, yaamnn felaketi iinde hisseden Oidipus, onun yarglama
yetkisini elinden alp, onun yerine geerek adeta bertaraf ettii andan
itibaren duvarn te yanma gemitir, tanrnn eli altnda deildir.
Eer yce sanatnn tasarlam olduu felaketi konu edinen bu
bayapt, onu gn na karmak iin gzbebeklerinin dibinde ara
yacak olan Oidipusun elinde havaya kaldrd kanca ise, yaratc
ilevine varncaya kadar tanr ile boy lmyor mudur?
Demek imdi Oidipusun bykl, insann yksek deerdeki
nemi yeniden nmzde dikiliyor.
Bu byklk ve nem tersine dnm, altst olmu biimde kar
mza kar. Oidipusun byklnn yklp yerlere serilmesiyle,
dramann banda dndmz anlamda deil; tersine dnm bir
bykle dnt bu anlamda.
Bu, talih asndan byklk, frsat asndan byklk, kendi
sinin dndaki nimetlerle elde edilen tahtla ve ynla gazayla l
len ve bir insann ans eseri yazgdan koparabildiklerinin tmnden
edinilen yapay bir byklkt. Oysa imdi bahtszlk ve felaketin
bykl; dardan gelen belalarn deil de bedenin ve akln derin-

119

120

A n t I k Y unan

U y g a r l i Gi

lerinde karlanan, hem de Oidipusun kendine mal ettii ve artk in


sann sonsuz felaketi lsndeki bu derdin, stlenilmi aclarn b
ykldr sz konusu olan.
Tanrlarn gn nda kendinden esirgedikleri bykl Oidipus gecenin karanlnda deil ruhun yldzl bar iinde yeniden
kurar. Artk onlarn balarndan, yardmlarndan, bahilerinden
uzak, tmyle onlarn lanetleri, darbeleri, yaralar ile beslenen bilinlilik, azim ve nefise hakimiyetten oluan bir byklktr bu.
insan bylece yazgya yantn verir. Onun kleletirme girii
mini, zgrlne giden yolda ara edinmitir kendine.

III
Kral Oidipus, insann her durumda ve Yazg tarafndan kendisi
ne kar yneltilen saldrnn sertliine varncaya kadar, bykl
n ve saygnln koruma durumunda olduunu gsteriyordu.
Trajik tehdit, onun yaamna kar her eyi yapabilir, ruhuna
kar, ruh gcne kar hibir ey yapamaz.
Ruhun bu sarslmazln Oidipus Kolonostamn kahramannda
dokunulmam biimde yeniden buluruz; bu ruh salaml, yllar
dan beri yollarda meydan okuduu korkun felakette onu ayakta tu
tan yce erdem olarak ilk dizelerden balayarak kendisi tarafndan
dorulanr.
Sophokles Oidipus Kolonostay yazd zaman insan mrnn
olaan snrlarn amtr: Oidipus hakknda ok dnm, Oidipusla birlikte ok yaamtr. Kral Oidipus'un son blmnde kah
ramann yazgya verdii cevap, imdi kendisinin lme yaklat s
rada ona tam olarak doyurucu grnmez. Kukusuz orda verilen ce
vap Oidipusun yaad an iin hep geerlidir. Ama Oidipusun ya
am sona ermemitir... Tanrlar sylemeye yeniden balamadlar
m? Yeniden balayan saldr m? Oidipus Kolonosta Oidipus ile
tanrlar arasndaki tartmann bir devamdr; efsanenin nda,
ama ayn zamanda Sophoklesin ileri yanda sahip olduu deneyi
min zel aydnlnda oluan bir devam. yle grnyor ki, lm
ne yakn Sophokles, bu tragedyada insani durum ile tanrsal durum
arasna bir kpr, haka bir iskele kurmaya kalkr, insan tanrdan
-yaam lmden- ayran uurumu Yunan tragedyas, yalnz Oidi
pus Kolonosta adl oyunda aar. Bu tragedya Oidipusun lmnn
yksdr; sradan bir lm deildir bu, tanrlarca seilen bir insa
nn (niin? Kimse bilmez bunu), kahraman konumuna geiidir.

SOPHOKLES

VE

O 1 D P U S - Y A Z G I Y A Y a NIT

Antik dinde kahramanlar, kimileyin ar iyi yrekli, kimileyin


aka kt yrekli olan ok gl kiilerdir. Kahraman Oidipus,
Sophoklesin doup byd Kolonos kynn koruyucusuydu.
Sophokles ocuk ve delikanl iken kynn toprann derinliklerin
de yaayan u kaprisli demonun (ky koruyan tanr) gzetimi al
tnda serpilip byd.
Sophokles Oidipus Kolonosta adl yaptnda Yunanllara gre,
Atina halkna gre ve kendine gre de, Thebaiden kovulan katil
yal kral, lkenin yollarnda dolanp durmaya mahkm toplum d
na itilmi adamla, te yandan Attika topranda garip bir biimde
yaam mcadelesi veren bu hayrsever, Sophoklesin gen dehasnn
atlmm ondan ald u yan bandaki koruyucu tanr arasnda var
olan mesafeyi kapatmaya alr.
Demek ki bu tragedyann konusu Oidipusun lm, daha do
rusu Oidipusun insanlk durumundan tanrlk durumuna geiidir.
Ama Sophoklesin genliine -zeytin aalar ve yabani defneler,
blbller, kayklar ve atlarla dolu bu kyl genlie- st kapal
gnderme ile airin yalla -atmalar, dayanlmaz aclarla dolu
olan ve sonunda apak sonsuz skunet gzken yalla- u br
gnderme ile beraber dnlrse, ifte gnderme nedeniyle harika
bir iire oturtulan bu esiz tragedya, Sophoklesin mrnn son za
manlarnda, lme ve tanrlara balad umutlar hakknda sezebil
diimiz her eyi ierir.
Oidipus lmn evrede kazanr. Onu mcadele ile elde
eder: Kolonosun yal kyllerine kar verdii mcadele, Kreona
kar verdii mcadele ve olu Polyneikese kar verdii mcadele.
Onu lmnden uzaklatrmak isteyen kiilere kar bu mcadelele
rin her birinde, Oidipus yal bir insana gre garip bir g harcar,
bir tutku ortaya koyar, son kez, oluna kar olan mcadelede, nerdeyse kabul edilemez bir younlua varan bir iddet gsterir.
Ama bizi elde edilecek bir iyilie gtrr gibi lme gtren bu
mcadele sahneleri lme ilikin bir nee, sevecenlik, dostluk, g
venli beklenti ters aknts iinde alnmlardr. Bu durumda, mca
dele sahneleri, ihtiyarn, sevdii kiiler arasnda, Antigone, Ismene,
Atina kral Theseusun (Tisefs) yannda gcn toplad, umduu
ve bekledii bu lme hazrlanrken, doann huzuru iinde yaamn
son sevinlerini tatt sahnelerle birbirine balanm ve hazrlanm
lardr: Yaamnn aclarn yeniden aklndan geirir, pek yaknda ar-

121

122

A ntk

unan

Uygarli

tk ona dokunmayacak aclardr bunlar. Tm bu sessiz duyarlklar


akm bizi Oidipusa adanan lmn sonsuz dinginliine gtrr. Bu
lm grkemli bir biimde dramay tamamlar.
Demek oluyor ki Oidipusun lm bar ve mcadeleye ilikin
birbiri ardna gelen iki akmn sonuna konulmutur: O bir mcade
lenin dldr, bir bekleyiin tamamlanmasdr.
Sylemem mmknse, bir tr lm bilgisine doru -bu szck
lerin bir anlam olabilseydi- yrrz. Sophoklesin sanat sayesinde,
her ey sanki bunlardan birine sahipmi gibi geer.
Tragedyann ilk sahnesi bildik bir iir ve dokunakl bir gzellik
sahnesidir. plak ayakl kr ihtiyar ve gen kz tal yollarda yr
mektedirler. Byle, ka yldan beri yoldadrlar, bunu bilemeyiz. hti
yar yorgundur, oturmak ister. Nerede olduunu sorar. Bu sahne
kim bilir kanc kez tekrarlanmtr? Antigone krn yerine grr:
Ona manzaray anlatr. Antigone biz seyirciler iin de grr. Kuku
suz sahnede tuval sttne aalarn resmedildii bir dekor vard.
Sophokles resimli dekoru bulmu ve kullanmtr. Ama asl dekor,
bize onu sunan Antigonenin dudaklarndan akan iirdir. Gen kz
yabani defne ve zeytin aalaryla, zm ba ile kutsal koruyu be
timler; blbllerin tn duyurur bize; yolun kenarndaki kaya y
nlarn ve uzakta, Atina kalesinin yksek surlarn grrz.
ihtiyar oturur, daha dorusu Antigone onu kaya stne oturtur.
Soluk alr ihtiyar. Metin tm bu ayrnty dokunakl bir aklkla be
lirtir. Oidipus kzna, ykmnda kendini korumak iin u eyin
yettiini syler: sevmek anlamna da gelen bir szckle adlandrd
sabr, tevekkl, varlk ve nesnelere kar akla karan o tevekkl.
En sonu nc ve en etkili olan ey felaketin bozamad doasnn
bir soyluluu, bir ycegnlll olan ruhun sarslmazldr.
Yolda bir adam grnr, ona sorarlar. Buras, der adam, Yer
yz ve Karanln kzlar, hem korkun hem iyiliksever tanrala
rn, Eumenidlerin (Evmenidis) kutsal korusudur.
ihtiyar rperir: Bu szlerden lm iin bir bilici tarafndan ha
ber verilen yeri tanr. Kuvvetle -eski Oidipusun tm enerjisiyle- bu
yerden onu kimsenin skp atamayacan syler. Sonunda ona hu
zuru verecek olan lmn ister. Adam gidip Theseusa haber ver
mek iin uzaklar. Antigone ile yalnz kalan Oidipus korkun gz
l tanralara kendine acmalar, ona son uykusunda huzuru ver
meleri iin yalvarr. Bedeni daha imdiden bir pelte gibidir: O bu sol
gun zrh yaknda terk edecek, lecektir.

SOPHOKLES

VE O t D I P U S - Y A Z G 1 Y A Y A N I T

Yolda ayak sesleri duyulur. Kutsal koruya yabanclarn girdii


ni haber alan Kolonoslu bir kyl topluluudur: Bu saygszla f
kelenirler. Oidipusun ilk hareketi korunun ierisinde dnmektedir,
lmnden ayrlmayacaktr. Kyller onu snrda gzetlerler. Uzun
sre gizlenecek gibi biri olmayan Oidipus birden ortaya kar. l
mn savunmaya gelir. Israrl ve saygsz sorular zerine kyller
korosunu bir korku rpertisiyle sarsan korkun kimliini aklar.
iddet kullanmama konusunda verdikleri sz unutan koro hayk
rr: Git buradan, bu lkeden git. Oidipus lekeli bir kiidir: Onu
kovacaklardr.
Oidipus daha bu ilk mcadelede, Kral Oidipusta yaptnn ter
sine, susuzluunu aklar ve savunur. ektii uzun sren aclar ara
snda, ar ve acl yol al srasnda bunu anlam gibidir. Bu yeni
duygunun, kendisini cezalandrm tanrlara kar onu kkrtmas gi
bi deildir bu. Sadece, o u iki eyi ayn anda bilir: Tanrlar tanrdr
lar ve ona gelince, o susuzdur. Ayrca, tanrlar onu yaraladklar ve
her gn daha ok sefalete boduklar iin bundan kutsal bir nitelik
kazanr. Oidipus tanrlarn cezalandrd bir kimsenin insan ellerinin
-bu tehditkr kyl elleri onu yakalamak iin uzanmaktadrlar- eri
mi dnda olduunu belli belirsiz sezer ve anlatr. Kutsal bedeninin,
lmnden sonra, Eumenidlerin buradaki korusunda kalmas gere
kir. Tanrsal lanetlemelerle dolu, o istemeden ald lekelerle ykl,
hem pis, hem de kutsal bu bedenin (ilkel halklar iin ayn eydir) ar
tk yeni bir gc vardr. Elinde tutan kimseler iin srekli bir hayr
kayna olan bir muska gibidir o. Oidipus korodaki kyllere gurur
la bildirir: Cesedini Attikallara gtrmekle btn lkeye, bykl
n gven altna alarak Atina sitesine bir iyilik sunmaktadr.
Kyller geri ekilirler. Oidipus birinci mcadeleyi kazanmtr.
... Drama beklenmedik birok olayla devam eder.
En yrek paralayc ve en kesin sahne Polyneikesin yalvarmas
ve babann onu dinlemeyi acmaszca reddetmesi sahnesidir.
Oul -babay kovmu, onu sefalete ve srgne mahkm etmi
oul- babann nndedir. Polyneikes yaptnn karsndadr: nce bu
yzden yklmtr. l gzleri, alktan km yz, bakmsz sala
r, kirli ve kiri yal bedeninin kirine yapan stndeki u harmani ile
yollarda srnen bu ihtiyar, bu insanlk msveddesi, babasdr. Ken
disini dmanlarndan kurtarmas ve tahtn geri almas iin yalvarma
y, belki houna gitmeyi, herhalde yannda gtrmeyi dnd kii

123

Delphoida beden eitimi okulunda zeytin aac

SOPHOKLES

VE O 1 D t P U S - Y A Z G I Y A Y A N I T

babasdr... Artk hibir ey isteyemez. Ancak suunu kabul edip zr


dileyebilir. O bunu her trl ikiyzllk kukusundan uzak bir sade
likle yapar. Sylediklerinin hepsi itendir. Oidipus onu dinler. Ve a
zndan bir tek szck kmaz. O bu ouldan nefret etmektedir. Polyneikes, karsnda bir kin ktlesi bulur. Ne yapmas gerektiini Antigoneye sorar. O yalnzca yle der: Yeniden bala ve devam et. Polyneikes yeniden balar, kk kardei Eteoklesin kendisiyle srekli
kavga ettiini syler. Yalnz kendisi iin deil, sarayna yeniden yerle
tirmeyi vaat ettii kz kardeleri iin de, babas iin de konuur.
Yine de karsnda ayn acmasz hn duvarn bulur. Oidipus
hareketsiz ve yaban durur.
En sonu korobann bir sz: Polyneikesi kendisine gnderen
Theseusun hatrna ondan cevap vermesini ister. Kin dolu vahi
efendi bir insandr. Tamam diye cevap verir, ama yalnzca These
usun, ev sahibinin hatrna cevap verir. Korkun beddualarla patla
mak zeredir. lmne ok yakn ve son uykusunun huzurunu ar
zulayan bu ihtiyar, oluyla -ocuu pimandr ve kendisini balat
mak iin hibir eyi esirgemez- son kez konuabilecei bu anda az
gn kinini salvermez, baba, dinmeyen kinini yattrmaz.
Bu kapsaml dramann birok sahnesinde Theseus ile dostluk se
vinciyle, yeniden kavutuu Ismene ya da Antigone ile sevgi yumuak
lyla konuan sakinlemi bir Oidipus, yumuak bal bir Oidipus
grebildik, ihtiyarda bu fke yatmasnn nedeni, her zaman sefil du
rumunun kendisine kabul ettirdii uzun sren acl ilesiydi: yollarda
kaderine katlanmay renmitir, zavall yaamna raz olmutur.
Ama balamay, hakszlklar unutmay, bunlar renmemitir. Oi
dipus dmanlarn balamay bilmez. Oullar kendisine dman gi
bi davranmlardr: O da darbeye darbeyle karlk verir. Oullarn
lanetler. Tm beddualar arasnda bir babann beddualar korkuntur.
Hayr, hayr, Thebai sitesini sen asla ykmayacaksn. nce bir
cinayetle lekelenen sen leceksin, sen ve seninle birlikte kardein!
Daha dn size bu beddualar ettim ite...
Ettii beddualarn kendiliklerinden ilemesi iin kutsal deyileri
tekrarlar.
Seni sren kardeini ldresin, sen de onun eliyle lesin! ... Se
ni yanna alsn diye Tartarosun o korkun gecesinden de yardm di
liyorum, buradaki tanralardan ve ikinizin de yreine bu lmcl
nefreti sokan Aresten de yardm diliyorum. Defol!.. te bu gn Oidipusun oullarna pay ettii armaanlar bunlar.

125

126

A n t Ik Y unan

Uygarlii

ihtiyar olunu bylece lanetledikten sonra anszn susar, ta gi


bi sessizliine yeniden kapanr -oysa Antione ile Polyneikes arala
rnda uzun uzun alamaktadrlar. En sonu gen adam kaderine
doru yeniden yola koyulur.
Oidipus drama boyunca hibir zaman daha hain olmamtr.
Belki de hibir zaman bizden uzaklamamtr. O yaamla hesabn,
gznn yana bakmadan kesmitir.
Ve imdi tanrlar bu yatmaz adam ycelteceklerdir.
Bir gkgrlts yanklanr. Oidipus kendisini aran Zeusun
sesini tanr. lmnde tek bana bulunmas ve kendisinden torun
larna iletecei bir sr almas gereken Theseusun arlmasn ister.
Oidipus her trl korkudan uzaktr. O trensel an yaklatka,
onu, lml ve sefil bedeninin yknden kurtulmu gibi hissederiz.
Krl artk yrmesine engel deildir.
Az sonra, der Theseusa, hibir el bana yol gstermeden, seni
lmem gereken yere gtreceim.
Ellerinde ve ayaklarnda kendine deen bir anlalmaz k
hisseder. Bu grnmez n gdmnde, ardnda kzlar ve Theseus olmak zere, kutsal koronun iine dalar. Koro ebedi uyku ezgisi
ni syler.
Bir haberci gelir. Koro ld m? diye sorar. Adam ne diyece
ini bilmez. Oidipusun son szlerini, kzlaryla vedalamasn akta
rr. Sonra ihtiyar, yalnz Theseusla birlikte, koronun iine dalmtr.
Bu srada gkyznde Oidipusu adyla aran bir ses yanklanmtr. Gk grlts bir kez daha grlemitir.
brleri uzaklamlardr. Geri dndklerinde Oidipus orada
deildi artk: Kimse yoktu orada. Yalnzca kral duruyordu; o da gr
nne dayanamayaca bir mucizeyle karlam gibi ellerini gzne
gtrmt. Sonra hem topraa hem de tanrlara dua edip secde etti.
Oidipus nasl ld? Bunu kimse bilmiyor. ld m? Peki lm
nedir? Oidipusun yaam ile bu olaanst lm arasnda bir iliki
var mdr? Nedir bu iliki? Btn bu sorulara cevap veremeyiz ama
kahramann ok canl bir n artcl iinde gzden kayboldu
u bu garip lmle hissederiz ki tanrlar Oidipus iin doal yasann
akn deitirmilerdir. Oidipusun lm (rnein Nietzscheye
gre) yeni bir dnya, iinde artk Yazgnn olamayaca bir dnya
kurmu gibidir.
Oidipus Kolonosta'nn yorumu dikkat ister. nce bu tragedyay
Kral Oidipustan ayran nemli farkllna tekrar deinmek gerekir.

SoPHOKLES

VE O 1 D P U S - Y AZ GI YA Y a NI T

iki dramadan en eski olannda, Oidipus suunu itiraf ediyor ve


onun tm sorumluluunu stne alyordu. kincisinde ise, tm tra
gedya boyunca ve kiilerden ounun nnde kesin olarak susuzlu
unu ileri srer. Gerekten de, bir Atina mahkemesinde, ona bir be
raat hkm salayacak meru mdafaa halini ne srer.
Yine de iki drama arasndaki bu eliki -bunun Oidipusun ya
am iinde, iki davran ayran zaman aral ile aklanabilmesi bir
yana- ancak grntedir. Birok nedeni vardr bunun. En nemlisi
udur: Bu ikinci dramann Oidipusu, susuzluunu ancak insan
mant ve insan hakk asndan savunur. Yazgs hakknda karar
verecek insanlara seslenir, onlardan koruma ve adalet ister. Adil in
sanlarn onu mahkm etme hakkna sahip olmadklarn, insan ola
rak susuz olduunu syler.
Demek oluyor ki onun susuzluu insan toplumunun yasalarna
uygun olarak gz nnde tutulmutur. Oidipus yasa karsnda
susuzdur. Susuzluk mutlak olarak ne srlmemitir. yle olsay
d Oidipusun bundan alaca yeni bilin, tanrlara kar davran
nn tersine dnmesiyle kendini gsterirdi. Yaamnda tanrlarn ile
rine sayg, Kral Oidipusta tanrsal mutlak gc nlendirmek zere
seilmi olmaktan duyduu korku ve hayranlk karm, yerini su
suzluuna karn cezalandrlm olduu iin bir bakaldr duygusu
na brakrd, ikinci dramada byle hibir eye iaret edilmez. Tpk
Kral Oidipustki gibi tanrlarn yaamna kartn ilan eder ve
bunu insan olarak susuzluunu savunan ayn blmlerde sade bir
biimde yapar. (Tanrlarn keyfi byle istedi, ya da Her eyi tan
rlar ynetti.) iki dramada da Oidipusta hibir terslik yoktur.
Kral Oidipusta olduu gibi Oidipus Kolonosta'da da ayn nes
nellik anlay, ayn kendinden uzaklamayla unu ortaya koyar:
Vardm noktaya hibir ey bilmeden vardm. Onlarsa biliyor
lard, beni mahvettiler.
Demek ki onun ykm yalnz bilgisizliini ve tanrlarn her eyi bil
mesini ortaya koyar (susuz ve sulu: Bunlar ok insancl szckler).
Bununla birlikte Oidipus Kolonosta batan sona olduu gibi
Kral Oidipusun sonunda da cezalandrlm kral kurtuluunu tanr
lardan ve yalnz tanrlardan -asla kendi yeteneklerinden deil- bek
ler. Kurtuluu tanrlarn bana buyruk bir kararna baldr.
Demek ki dramamzda kendini gsteren kurtulu anlay ilk tra
gedyada grnd gibi bir su ve ceza anlayn tamamen doru-

127

128 1 A n t I k Y u n a n

Uygarlii

lar ve birbirlerine uygun der. Oidipus suuna raz olup cezasn


hak ettii kadar kurtuluunu hak etmez.
Oidipus dramasn tamamlayan ve onun yazgsn talandran
kutsama elbette hibir biimde ahlaki bir tavrn bir dl olarak yo
rumlanamazd.
Bu nedenle tanrlarn hayrhah mdahalesini belirleyen ey kra
ln susuzluu, oullarna acmas ve balamas deildir. Onlar bu
karara tek bir durum gtrm gibidir: Onun aclarnn, mutsuzluk
larnn kapsam.
imdi Kral Oidipusun dinsel anlamn unutmadan Kral Kolonosta'nn dinsel anlamn aklamaya giriebiliriz.
Kral Oidipusta, Oidipus kiisel bir su nedeniyle deil, bilme
yen ama hareket eden insan olarak, hareket eden her kiinin kar
lat yaam yasas yznden cezalandrlmt. Onun tek suu va
roluunda, insann yasalarn bilmedii bir dnyada harekete sokul
ma zorunluluunda yatyordu. Onu vuran ceza, her trden cezalan
drma zelliinden yoksun, yalnzca hareket eden insan kendi kii
lii ierisinde, cezalandryordu.
Oidipus Kolonosta nceki, ac eken insan kurtaran yasay ta
mamlayan bir yasa, evrende bekileri tanrlar olan bir baka yasa or
taya karr. Oidipusun ge, kahramanlar katna ykselii Oidipusa
kiisel olarak ve yeteneklerinin, erdeminin bir dl gibi ihsan edilmi
deildir. Ac eken insana ltuf olarak verilmitir. Oidipus ilk dramada iinde ne kadar yetkin olmusa, Kolonosta onu grdmz gibi,
bylesi bir insani acnn son noktasndadr. Oidipusun skntlarn s
ralamam, bu acnn ayrntl durumunu gstermem gerekmez.
ilk sahnedeki bir tek dize, almak ve hkm srmek iin yara
tlm bu insann iine dt sefalet uurumunu hatrlatmaya ye
ter. Bitkin den Oidipus Antigoneye yle der:
Oturt beni ve kre gz kulak ol.
Bir ocuktan daha zayf bu ihtiyar imgesinin, Kral Oidipusun
banda bize sunulmu olan halknn koruyucusu ve kurtarcs kral
imgesi ile kartl tamdr.
Oysa tanrlarn yaknda kurtaracaklar, skntlara katland
iin deil de, esiz tanr glerini gstermek iin yceltmek zere se
tikleri ite kaderin belini bkt bu ihtiyar, ac eken bu insandr.
Oidipus yalnzca kurtarlan kii olmayacak, kendisi kurtarc ola
caktr. Kirli vcudunu yaknda olaanst bir erdem rtecek: Halka
zafer, topraa bereket getirecektir.

SOPHOKLES

VE

O I D 1P U S- Y A Z G I Y A

Y a NIT

Oidipus niin seilmitir? Bunu tam olarak bilmiyoruz. Ac ek


tii iin yant dnda. Tanrlar bir kez daha tanrdrlar: Ltuflar
bamszdr.
Sophoklese gre evrenin esrar iinde bir tr dnleme yasas
nn olduunu yeni yeni fark ediyoruz. Eer tanrlar Oidipusu neden
siz cezalandryor, onu nedensiz yceltiyorlarsa, bu arada zaman za
man cezalandrlan ve yceltilen kii ayn insandr. Oidipus vcudu
na o saaltc gc veren kehaneti Ismeneden renip atnda Ismene ona u karl verir:
nce seni yere seren tanrlar imdi ayaa kaldryorlar.
Ismene bu gzlemi bir yasa gibi dile getirmez. Ama yle grnyor
ki Sophokles bize, evrende yalnzca tanrlarn o kat kaytszlnn ol
madn, bir balaycln da var olduunu ve insann -ayn insannyaam boyunca her ikisi ile de karlaabileceini sezdirmek ister.
Oidipus hakknda bize onun her trl acdan uzak, bir tanr ta
rafndan gtrld ya da iyilii bol Topran barnda korundu
u sylenir.
Oidipusun lm ne bir sulunun suundan arnmas, ne de bir
susuzu olumlamadr. Yaamn skntlarndan sonra bartan, bir
tanrnn bizi gtrd huzurdan baka bir ey deildir.
Sophokles, bundan rahatsz olmadan, lmn insan yaamnn
olas tek tamamlan olduunu bilir, insan acya domutur. (Oidi
pus yle der: Acl dodum ben. )Yaamak acy gze almaktr.
Ama bizi ac ile kar karya brakan bu ayn geici dnya ayn za
manda kurtuluumuzu gerekletiren dnyadr. Oidipus kutsal ko
ruda tanralara yle yalvarr:
imdi u yaammn sonunu balayn bana. Btn yaamm
da felaketten baka hibir karlk grmemi olan ben, size ok i
ren grnmediysem varlma bu zm balayn.
Oidipus ac eken insan grevini, hakkyla yerine getiren iyi bir
hizmetkr gibi konuur.
Sophokles yaamn sakl kayna olan ebedi bartan baka,
lmden hibir ey istemiyor gibi grnr. Kiisel hibir lmszlk
ona gerekli grnmez. Aka, bundan sz etmez. Oidipusun l
mne verdii anlam, tanrlar da bunun byle olmasn istediklerine
gre, ona yeterli grnr. Bir kez daha Sophoklesin u inan kaya
sna dneriz: Olan kabul etmek.
Bununla birlikte, burada air tarafndan Varlkn bir baka y-

129

130 | A n t I k Y u n a n

U y g a r l i Gi

nne evriliriz. Eer tanrlar insanlardan birini Oidipusun yaamn


daki gibi iren tuzaa drecek kadar kalle ya da yaama ve insa
nn mutluluuna aldrmaz iseler, onlarn deiken kaytszlklar say
sz iyilik seimlerini de ierir. Bir kadnn giysi deitirmesi gibi huy
deitirmilerdir. Kan ve alev renkli giysiden sonra gk renkli giysi.
Bu renk belki daha az trajik, ama daha insancadr: Ne de olsa
insanz; bu da dramn tmyle bizi balamas ve bizi daha yumuak
bir duyarlkla tutmas demektir. Hava deimitir. O -bir defalkinsancl bir yz edinmitir. Dramada, bunca sessiz an, sakin konu
malar, dost katlmlar, saygl dinginlik bundandr. Ya atlarn ve
aalarn o canl gzellii. Ya ten ve uuan kular. Ve kuurdayan yaban gvercinleri. Ve her eye karn susand zaman su iilir
gibi yaanan, gn gne akp giden bu yaam, Oidipusun (ve Sophoklesin) uzun yaam.
Kral Oidipusta ironi ykl her dostluk belirtisinin, her rahatla
ma niyetinin ancak lmcl bir anlam vard. Oidipus Kolonosta'da,
Oidipusun lmnn yava yava hazrlan zaman zaman o kadar
dosta iyilikle doludur ki, beklenmedik bir biimde tanrsal iyilie ka
tlan bu insanca incelikler Oidipusun lmnn dramas olan dramann btnne sonunda bir yaam anlam verirler.
Bu yaam anlam tm tragedya boyunca vardr. Hani u, Ingiliz
donanmas yelkenlerinin beyazl stnde batma durumunda enka
zn yerini belli eden u rlm krmz ip var ya onun gibi durma
dan orada salnr durur. Bu lm dramasnn bylece deimez ve
nemli bir yaam deeri vardr. Ama bu anlam tanrlarn Oidipusun
cesedine verdikleri nemli armaanla son sahnede doruuna ular.
Oidipus tanrlarca lmnden sonra bahtsz ve yrekli insan ya
amnn rnek bir grnts, Attika lkesini sonsuza dek savunacak
yaam gc olmak zere seilmitir. yle olmu, yle kalacaktr. O,
lanet yadrma kudurganl iinde oluna tkrecek kadar kindar
d. Ama bu zellik kahramann yeni yaratlna uygundur. Bir bilim
adam kahramanlar hakknda yle der: Bu stn kiiler yksek
dzeyde er gleridirler: Yardm ettiklerinde, ayn zamanda zarar
da verirler ve ancak zarar verme kouluyla yardmda bulunurlar.
Kahraman Oidipusun lmszl hi de Oidipusun bedeninin
teki dnyadaki bir uzak lmszl deil, tam tersine onun kousu
nu, tanrlarca lml biimine, gmlen bedenine, Atina toplumunun
dmanlarna kar gsterdii fkesine verilen olaanst bir gcn s-

Sophokles

ve

O i d i p u s - Y a z g i y a Y a n i t | 131

resini tamamlad ayn yerde ortaya kan lmszldr. Oidipus


yoktur artk: Kiisel ve tarihsel varln tamamlamtr. Ama Kolonos
topranda akan dmanlarnn scak kan, bir gn donmu cesedini
tutkuyla stmaya gelecektir. O bunu diler, dramann ortasnda bile bu
nu syler. Kiisel Yazgs artk tamamlanmtr. Mezar Atina halknn
topranda tanrlarn etkin gcnn grld yerlerde kalr.
Eer hl insanca bir yaam varsa, bu yaam kiisel olmaktan
ok ortaklaadr. Theseus, onun halk, onlarn torunlar, onu anm
sadklar ve kullandklar lde var olacaklardr. yleyse onun ya
am artk, tanrlarn onu koruyucusu yaptklar topluluun yaam
na sk skya baldr.
Oidipusun lmne ilikin bu kamusal anlam ok ak olarak
ihtiyarn kzlarna verdii son ynergelerden kar. Onlarn lm
n grmemeleri iin ok sert bir biimde diretir: lmnde yalnz
Theseus, devlet bakan bulunacak ve Oidipusun bekiliini ona
emanet edecei srr ardllarna aktaracaktr.
Bylece Oidipusun lm artk ne kendisine, ne de dnyada
kimsenin asla sevemeyecei kadar sevdii kzlarna ait olur. Onun
lm hi zel bir sorun deildir: Atinaya ve onun kralna aittir bu
lm. Son olarak, bu lmn yaamla, hem de Atinann kamusal
yaamyla ilgili bir anlam vardr. Bu lm, Oidipus yksnn so
nu deildir, onu ululayacak halk iin bir kalclk gvencesidir.
Oidipus Atinay ve Yunanistan koruyan ve savunan kahra
manlar topluluuna katlmtr.
Homeros, Hesiodos, Arkhilokhos, Sappho, Aiskhylos gibi deha
nn kutsad kahramanlar. Atina halkna gz kulak olan bu yce ki
ilikler geidi iinde az sonra Sophokles de yerini alacaktr.
nsanlar kaderi zorlamaya ve kahramanlar katna yerlemeye ya
deha ya da bahtsz olularyla eriirler. Oidipus ile Sophoklesin de
buna haklar vardr.
ocukluunda Oidipus efsanesinin sormu olduu ve ancak ile
ri yanda -onu karlamak iin alm lmn kaplarnda- zd
bu soruya Atinal byk airin cevab byledir.

Blm

PNDAROS,
ARLER
VE

PRENS

PRENSLERN

AR

S indaros, korkarm yaknda yalnzca birka Yunan dili ve uy


garl uzmanna ak olacak. Bu yetenekli airi nitelemek iin ona
yakabildiim dnd en aalk szckleri seen Voltairein
aalayarak ve ok yanl olarak, dedii gibi bu arabaclarn ve
yumruk dvlerinin ozan spor baarlarnn coturduu bu byk
lirik ozan, halklarn oktan yitirmi olduu yeri eller ile ayaklarn
erdemi dizeleriyle kazanm olsalar bile, bugn ynlarn cokusu
nu artk kabartamaz.
Her eyin rastlantsal ya da dnlm bir seime dayand bu
yaptta, onunkine denk bir apta baka birok zeky gzard ettiim
daha da edeceim gibi, Pindarosu da ihmal edebilirdim. Beni bir
ok neden engelledi. Bu yapt hemen btnyle lon ya da Atina uy
garlnn birka yn ile snrlamak istedim. Yunanistann geri kalan
yerlerinde ve zellikle soyluluk rejimine bal kalan lkelerde retilmi
o yksek iirsel deerlere de deinmek istedim. Ban Sparta ve TheNympha Arethusa. Atinann Sicilyada yenilmesinden sonra,
4 1 3 te baslan Syracusae paras.

134 I A n t I k Y u n a n

Uygarlii

bainin ektii Dorlarn Yunanistannn hakkn vermek istedim. te


yandan, Ronsardn cokulu tarznda, Pindarosun parlak iirini sev
me hazzndan, okurlarm mahrum etmeye gnlm raz olmad. Bu
gz kamatran air Aiskhylos ve Aristophanes (Aristofanis) ile birlik
te, ustadan biridir, Yunan iir sznn (doal olarak, baka dile
evrilemeyen) prenslerinden biridir. Neyse, garip ii, spor baarlarn
koro arklaryla vmek olan bu air, yine bu ii nedeniyle, Syrakusa
tiran (despotu) Hieron (Ieron), Akragasl tiran Theron (Teron), Kyrene (Krana) kral Arkesilaos (Arkisilaos) gibi, dneminin ok byk ki
ileri ile ilikiye girmitir. Bunlardan birinin saraynda yaam, onla
rn danman ve dostu olmutur. ok az grlen bir bamszla sa
hip bir danman, vgnn orta yerinde bile, vd prense gerei
syleyecek gte bir dost: Aman ne grkemli bir manzara!
Byle bir airin yaptna nasl girmeli? Pindarosu anlamann
onu, belirli birka kouk (od) iinde, yapt bu i dzeyinde kavra
maktan, kendi tarznda iledii destann efsanevi izleklerini ve Hesiodosun ya da baka eski airlerden ald izlekleri, bize kendinden
ve iirinden sz ettii lirik duygulanmlar; grnte ho bir d
zensizlik iinde aslnda sadece aykr biimde kurulup atlm bir
dzenle birbirine karm olduunu grmekten baka bir yolu yoktur.
Sonunda, onu anlamak, bir Fransz yorumu ile de yabanc szel an
latm ierisinde, hem ok dolayl hem de olabildiince aracsz yol
dan onun alas ama doalca eretilemeli slubuna yaklamaktr.
yleyse bu kouklardan birkana bakalm. Bunlarn sk skya
ama ustaca birbirine balanm birka cmleden olutuklarn ve de
nebilirse belli bir dzen iinde aktarldklarn greceiz.

' t
Yazm olduu ilk zafer kouu olan onuncu iir Pythia (Pitia)
kouu, bayaptlarndan biri olmasa da anlmaya deer; nk he
mencecik btnyle Pindarosu bu iirde grrz. Dncesinin te
mel izgileri, sarslmaz dinsel inanc, Apollona candan ball,
Sparta ve onun aristokrat ynetimlerine kar hayranl, kendine ka
lt olarak kalan erdeme vgs, atletlerin baarsna verdii ncelik,
en sonu kompozisyonun tasarlanm dzensizlii, slubun parltl
younluu: ite iirin z budur, Pindaros, burada hemen kendini ele
vermektedir.

Pin

daros

, ai rler

P rensi

ve

Prenslerin

a Ir | |

air, Thebaide ve yirmi yandadr. Yl I.. 498dir. Kukusuz


soylu ailesinin ilikileri sayesinde -eski bir Apollon rahipleri ve s
mrge kurucular ailesinden geliyordu- Tesalya prensleri olan Aleaslardan bir dostunu vecek bir methiye siparii alr. Galibin ad Hippokleasdr (Ipokleas). Delphoida genler blnde iki yar
dl kazanan bir delikanldr bu kii. Pindaros Teselyaya gitmi,
prensin konuu olmu, koro arksnn icrasn ynetmitir.
Kouk, Pindarosun yaptnn nemli bir blmnde epigraf ola
bilecek u szlerle alr: Ey esiz Hakedaimon! (Hakedemon) a
ir, gftenin bu alyla -o byk Thebailiyi boyuna kahramanlk
erdeminin rnei olarak ver- ikisi de Heraklesin soyundan gelen
ler tarafndan ynetilen Sparta ile Tesalyann akrabal stnde
durmaktadr. Sonra gen koucunun vgsne geer. Onun hakkn
da ok sevdii u temay gelitirir: Soylu ailelerde oullarn yarat
l babalarn izlerini srdrr, yani ahlaki erdem kadar bedensel
baarlar da atalarn kaltnn bir parasdr, demek ister. Oyunda
galip gelen kii, olunun kazandn gren kii tuntan gkyzne
erimese bile, en azndan lmllere zg byk mutluluklarn son
snrna eriir. Birden kouun merkezinde yer alan efsane patlar.
Ona yol vermek iin byk mutluluk sz yetmitir. Bu efsane
Hyperborelilerin (Ipervorea) mutluluu efsanesidir. Eski bir halk
inanna gre Boreann (Voreas) geldii Kuzey dalarnn tesinde
mutlu bir halk, Hyperboreliler yaamaktadr. Kn, Pindarosun
ok sevdii Apollonun oturduu yer orasdr. Kanatl aya (saca
ya) stnde yolculuk eden Apollon ilkbaharda oradan gelir.
Efsane, air onu anlatmadan, yaln bir biimde canl imgeler ve
uucu ve artc antrmalarla esinlenmitir. Tamamlanmam,
ama hayale tamamen ak, iinde hayallerin dnn cokusunu
kucak kucak her yne gtrdkleri bir rya gibi grnr. Bylece
Hyperborelilerin lenlerinden birinde anszn Perseusun (Perse)
ortaya ktn grrz. Perseus onlar Apollona grlmemi eek
kurbanlar adarken bulur. airin dediine gre, Apollon bu ehvetli
hayvanlarn kurban edilmesinden holanr. Pindaros dobra dobra
slubuyla yle yazar: Onlarn kurban ettikleri hayvanlarn ehvet
lerinin uyandn grnce Apollon gler. (Aslnda, bu cinsel istek
ten kudurmu eeklerin kurban edilmesi yks yabancl bir yk
dr! Yunanllar tanrlarna asla eek kurban etmemilerdir.)

135

136

A ntk

Y unan

UygarliCi

Ama air bu mutlu halkn lenlerinde Musann eksik olmad


n... Gen kzlarn lir ve flt grlts iinde koro halinde ark
sylediklerini hemen ekler.
Aykrlk oluturan baka anlatmlar da vardr. Hyperboreliler
lkesinde ortaya kan bu Perseus az nce Gorgoyu ldren kahra
mandr: Yenilerde bir adann halkna tatan lm gtren ylan
larla kapl bu ba hl ellerinde tutmaktadr (Pindarosun cesur
slubunda bunun anlam taa eviren lmdr). Bununla birlikte
air yapp atanlar tanrlar ise hibir olay bana inanlmaz grn
mez diye ekler.
Pindaros, yaz sanatn tanmlad yle bir sz stne burada
efsaneyi brakr: Ezgilerim gzel yn yumaklarna benzerler, arlar
gibi bir konudan brne uuurlar.
Hippokleas hakknda son bir sz: air dnde ona gen kzla
r gsterecektir.

't
ite bir genlik yapt daha (Pindaros otuz yandadr) bu kouk
iinde hi efsane olmayan, airin yreine ok yakn tanrlara yaln
bir yakarmadr. Bu ondrdnc Olmpia kouunda o, delikanllar
stadyumunda bir gencin baarsn da kutlamaktadr.
Bize gre bu kouk ksaca airin esininin derindeki kaynan or
taya karr; bu kaynak Kharitler (Harit) sevgisidir. Pindaros nce
insan tipini anmsatr; bu tiplerde lmllere gre btn holukla
rn, btn tatlarn parldad grlr. Bunlar esinli air, gzellik
le ssl insan, anla parldayan insandr. Oysa bu nimet -deha,
gzellik, an- Kharitlerin armaanlarndan baka bir ey deildir.
Dnyada her eyi onlar ynetirler: Tanrlar bile deerli Kharitler
olmadan ne oyunlarn tadn alabilirler ne de lenlerin... Pythial
Apollonun yannda bulunan tahtlarnda, Kharitler babalar Olymposun efendisinin grkemini kutsarlar.
air bu gzeli adlaryla anar: Sen ey usta Aglaia (Aglaia n
datr) ve sen, Euphrosyne (Efrosini), uyumun byledii (Euphrosyne Bilgelik anlamna gelir, ama Pindarosa gre her trl bilgelik
iirdedir) ve sonra sen, Thalia (Talia), sevdal arklar... (Thalia G
zellii, Genlii ve Neeyi veren Kharitdir) gr, Thalia, u evik y
ryt alayn zafer sevinciyle ilerleyiini... Senin aknla Olmpiada

138 | A n t I k Y u n a n

Uygarligi

kazand iin Asopikhosu (Asopihos) vmeye geldim... Gen atlet


yetimdir. air nympha Ekhoyu anmsatr, yle der: Gel imdi Ekho, in Persephonetin (Persefoni) karanlk duvarl sarayna, babasna
anl bir haber ilet... Anlat ona olunu, de ki, Thalia Pisann grkem
li vadilerinde, esiz zafer kanatlaryla talandrd onu.
Demek ki kutlanan olayda her ey Kharitlerin ii olarak verilir.
Pindarosun krall, hazzn ve ehvetin krall deildir; Aphroditenin
krall deildir. O, Yunanllarn epaphroditon (Epafroditon) dedikle
ri, ekici erkek demek olan eye, hibir zaman en ufak bir deer ver
memitir. O, epichari'yi (epihari), yani iyi yrekliyi ver. Onun krall
Kharitin kralldr.

Genliinin bitiminde, Pindarosun yaamnda ar bir bunalm


balar; bu bunalm nce I.. 490, sonra 480 ve 479 yllarndan iti
baren halknn iinden getii bunalm, yani Med savalar bunal
mdr.
unu aklkla belirtmek gerekir. Pindaros halknn tarihinde
Med savalarnn anlamn kavramamtr ya da ancak darbeden
sonra ve glkle kavramtr.
Marathon ylnda aa yukar otuz, Salamis ve Plataiai (Platea)
savalar srasnda aa yukar krk yandayd. Yaptnda, ok
nemli olduu halde, Med savalarnn birincisinden hibir yansma
yoktur. Yaptta Marathonun adnn olmamas demek deildir bu.
Bu ad orda birok kez yinelenir, ama her zaman airin vd atlet
lerden birinin kazand bir sportif baary anmayla ilgilidir. Ona
gre Marathon bir zgrlk zaferinin ad deil, bir spor alannn
addr! (Kukusuz birok Parisliye gre savalarn, hatta Fransz a
irlerinin adnn yalnzca metro istasyonlar olduklar gibi!)
Pindarosun iiri kavranmak istenirse, ona gre, sportif bir zafe
rin, en azndan askeri bir zafere, zellikle Atinal halkn kendine
gre ok dk bir bedelle, bir demokratik zgrl kurtard
Marathon zaferine denk bir deer tadn anlamak gerekir, insa
nn zgrl, saygnl her eyden nce bedenine sahip olmasnda
dr. Ona gre Genlerin gzel kollar ve bacaklar insan yaam
nn temel kazanmalarndan biridir; srekli bir irade edimi, eksiksiz
bir maddi ve manevi ile pahasna elde edilen bir kazanmdr.

Pl N D A R O S,

ARLER

PRENS

VE

PRENSLERN

a R

Salamis yl gelir. Pindaros krkna yaklar. Thebai tarafn tut


tuu bilinir: Thebai igalcinin hizmetine komutur. Herodotosdan
Polybiosa kadar Yunan tarihileri oybirlii halindedirler ki Thebai
Yunanistana ihanet etmitir.
Polybios Thebaililerir Yunanllarn davas iin savaa girmeyi
reddettiklerini ve Perslerin tarafn setiklerini ve bir iirle bar
korumaktan yana olduunu aklayan air Pindarosu vmek iin
bir neden olmadm" yazar.
Demek ki, br Yunan sitelerinin halktan en ar zverileri, yan
gn ve ykma teslim edilen topraklarn boaltlmasn istedikleri an
da, Pindaros, savan kendilerinden uzak olduu hemehrilerine isti
lacya direnmemeyi tlyordu. Bu iirden kalan dizelerden ikisin
de kulland szckler onun, dvmek isteyen halk snflarna ses
lendiini, onlar soylularn barn, oligarik hkmetin Perslere
yapt candan karlamay kabul etmeye ardn gsteriyor gibi
dirler.
Aslnda, atletlerin ve gemiteki kahramanlarn ozan Pindarosun Yunanistann felaketine, gzleri nnde oynanan zgrlk
dramasna duyarsz kalmasnda garip bir ey vardr. Bir yumruk d
v ya da pankreas greinde zafer onu Salamisden ok nasl co
turur?
Kukusuz, Pindarosda daha sonra birtakm pimanlklar grl
mtr. Ama Salamisten hep skntyla sz eder. Zaferden birka yl
sonra Aigianal (Egianal) dostlarndan birine gnderdii sekizinci
Isthmia (Istmia) adl koukta hl bu skntl ton vardr. air orada
srarla Yunanistann felaketinden sz eder. Onun adna yine Mu
saya bavurma hakkn ister; yle syler: Byk skntdan kurtu
lanlar, brakmayalm artk alnlarmz tasz... air, gam ekip dur
ma. Artk felaket gemitir: Balarmzn stnde asl ta, o Tantalos kayasn bir tanr uzaklatrd bizden. Yunanllarn cretine
karlk ok ar bir felaket... Her ey saalr lmllerde, yeter ki
zgrlkleri olsun. Para, btn olarak, Salamis galiplerine bir v
g olmaktan ok uzaktr. Ne zafer ne de an, yalnzca felaket ve yas
sz konusudur. Sadece sonuna doru, air Yunanistan kurtaranla
rn anlatmna girer: Elinde tuttuu bu zgrl Yunanistan iin
dvm olanlara borlu olduunu, yine de ak ak deil de, r
tl olarak kabul eder. zr makamnda, felaketin Yunanllarn ce
saretini atn syler. Dorusu bu Atmallarn deil, Thebaililerin

139

140

| A n t Ik Y unan
I

Uygarlii

cesaretidir. Pindaros aslnda olayn mutlu sonu iin Tanrya, yalnz


Tanrya kreder. Pindarostan hi de daha az dindar olmayan Herodotos olanlar doru bir biimde yerine oturtur; yle syler: Ati
nalIlarn Yunanistann kurtarclar olduklarn sylersek, gerekler
den uzaklam olmayz: Byk kral pskrtenler, hi deilse tanr
lardan sonra, onlar olmutur.
br pimanlklar bir yana brakalm. Salamiste Aigina yiitli
ine methiye dzen Pindaros, Yunan dehasnn oluturulduu bu be
lirleyici yllarda Atinann oynad Hellen birliinden yana stn
roln vgsn yapmay her zaman ihmal etmitir. Eitiminde ol
sun, kendi stn yeteneinde olsun hibir ey onu, daha o zaman
dan, bilimsel aratrmann sitesi, felsefenin sitesi olan bu siteyi an
lamaya hazrlamyordu.
Atinadaki ortam, V. yzyln bu ilk yarsndan itibaren, Thebaiye gre, bir bilgelik ortam, dinin akln yaklamlarndan
korkmad bir ortamdr. Pindaros bundan hep tiksinmitir. lonial
ve Atinal bilginlerin ortaya koyduklar sorunlar ona dnyann en
anlamsz eyi gibi grnrler: Ona gre, bunlar Hikmetin ham
meyvesini deviren insanlardr. Pindaros -bu onun Atinaya kar
dostluk duymayn aklar- V. yzyln ortasna kadar felsefeden
etkilenmeden kalm bir insandr. lonial bilginlerin sorduklar so
rular (dnya hangi maddeden yaplmtr? Gne tutulmasn dou
ran olay nedir?), bylesi sorular ona gre uzun zamandan beri lke
sinin bir airi olan Hesiodos ve Apollon dini tarafndan yantlanm
sorulard. Bilginin sorgulad olaylar ona gre tanrlarn mucizele
ridirler. Haklarnda sorulacak hibir soru yoktur.

' f r

imdi airimizin nemli kouklarndan birkan, rnein altn


c Olmpia adl kouu ele alalm. Bu iir ok byk bir kii, Hieronun en nemli subaylarndan biri olan Syrakusal Agesias iin
yazlmtr.
Agesiasn ailesi lamidler ailesidir: Bu aile Apollon ile Peloponesoslu bir nympha (Nimfia) olan Evadneden (Evantia) geldiini ne
srer; Evadnenin kendisi de Poseidon (Posidon) ile Eurotasl
(Evrotoslu) bir nymphann, Pitanenin kz imi. Demek ki lamidler
iki byk tanrnn soyundan gelmektedirler. Olympiada rahiplik

142

j A n t Ik Y unan Uygarlii

yaparlar. Agesias ansn Syrakusada denemeye gelmitir. Hieronun yannda parlak bir kariyer yapmtr. Pindarosun methiye
si onun Olympiada katr koulu araba yarndaki zaferini ver. Bu
od nce Agesiasn ana tarafndan yurdu olup Olympiaya ok uzak
olmayan Arkadiadaki Stymphalosda (Stimfalos), sonra ikinci ola
rak Syrakusada temsil edildi.
Yapt birbirine eit olmayan blme ayrlr. Birinci blm ya
rn galibinin vgsne ayrlmtr. Bu vg tm iire giri niteliinde
grkemli bir grntye dayanr. Grkemli bir sarayn kurulduunu
grrz. Sarayn revak grkemlidir: Ufka kadar prldayan altn s
tunlar gz kamatrr. Saray iirin kendisidir adeta; grlmemi sra
stunlar hem Olympia bilicisi, hem ampiyonu olan Agesiasn an
dr. Tm giri blm parlak antrmalarla doludur, biri bir biliciye,
bir dieri Zeusun gazabna uram baka bir savaya yaplan an
trmalardr. Zeusun toprakta derin uurumlar ap, at ve koumla
ryla birlikte, o zamandan bu yana Hellen birliinden yana olan Thebaili halk kahramann frlat anlatlr. Bu balang tmyle gne
nlarnn aydnlatt dank grntl bir koruluk gibidir.
Ezginin ikinci blmne -bu, efsanenin yer ald en nemli b
lmdr- gemek iin Pindaros Agesiasn arabasnn srcsnde
katrlarm koup Agesias soyunun kaynandaki gnele dolu yola
srmesini diler... arklarmzn kaplar alsn ardna kadar nle
rinde.
inanl airin azndan katmerli bir tanrsal ekiciliin gzel y
ksn duyacaz. Vaktiyle, Eurotas kylarnda gen bir kz,
nympha Pitane yaarm. Poseidon ile birleip mor sa rgleri olan
bir ocuk dnyaya getirmi. Bakire analn giysisinin kvrmlar al
tnda saklam... sonra tanrdan gebe kalp dourduu ocuu bir
baka rman, Alpheann (Alfea) kylarna yollam, ite Evadenin
yetitii ve Apollon ile, ilk kez Aphrodite hazzn tatt yer oras
dr. Baba bu kabul edilemez ve gzkamatrc macera hakknda bi
liciye danmtr. Oysa Evade bu srada, krmz kemerinden ve g
m kutusundan vazgeip mavi korulukta kehanetlerle donatlm bir
ocuk dourmu. Altn sal tanr onun yanna iyiliksever llithyeyi
(Ilitia) ve Parkadan yerletirmi. Ve onun brlerinden, tatl bir ra
hatlamayla tamos km ve onu hemen k karlam. ok zgn
ana, ocuunu toprakta brakm. Ama tanrlarn isteiyle, gk gz
l iki ylan ona bakm ve onu arlarn zararsz ausu ile beslemiler.

PlNDAROS,

ARLER

PRENS

VE

PRENSLERN

a R

Bu arada Pindarosun slubuna zgn rengini veren eliik anla


tmlar fark etmi olacaz. rnein: Bakire analk ve arlarn zarar
sz ausu gibi. air yle devam eder:
ocuk bylece be gn yaam. Sazlar ve iine girilmez b
rtlenler arasnda sakl ocuun narin bedenini altn renkli ve ergu
van krmzs iekler prltlaryla kaplyorlarm. Anasnn ocua
lmsz lamos adn takmasna neden olan durum buymu. (Sar
ve erguvan krmzs ltl bu iekler yabani menekelerdi; Yunan
dilinde bunlara ion denir, szck ayn zamanda mor demektir.)
Bu srada, Delphoidan, Apollon olunu ister. Efsanenin son
sahnesi bize delikanlnn vaftizi ya da kutsamas diyeceimiz eyi
gsterir.
Altn tal ho Iuventusun meyvesini alnca Alpheann yata
na kadar inmi ve bykbabas Poseidonun yaygn gcn ve tan
rlarn kurduklar Delosta nbet tutan Okuyu yardma arm.
Orada, karanlk gkyz altnda, ba iin bir halkn koruyucu kral
lnn onurunu dilemi. Babasnn ona verdii u yant kendi ku
laklaryla aka duymu: Kalk olum ve yr. Herkesin ortak ma
l olan lkeye git. Sesimin izini sr. Bylece yce Kronos dann
sarp doruuna kadar gitmiler ve orada, tanr ona iki katl bir keha
net hzinesi ihsan etmi...
Burada byle bir iirin atafat grlmektedir. iir de, tuhaf ge
lime biimiyle, airin and iekler gibi, iimizi sar ve erguvan
rengi nlarla doldurur. Bir gne ltsyla parldar, deiken bir
gkkua gibi ldar.
Kouun son blm gncel olaylara, galip gelene dzlen v
glere dner; bu ayn zamanda Pindarosun iirinin vgsdr. Boiotiallarn (Viotia) cahillii hakknda Atmallarn kaba bir alayn,
onu derinden yaralam bir alay yeniden ele alan air Boiotiann
domuzlarna srlen eski lekeyi yalanlamay\ bileceini syler. iiri
bu noktada svgye karlk vermeye yneliktir. Esrarl ve gizli an
lamlarla ykl diliyle konuan esinli air olduunu syler: imi
kaynaklarn soluuyla dolduran arklar syleyen bir bileyi ta var
dilimde. Sonra, yeni yurdunda Agesiasa elik eden ve kouu ora
da icra edecek korobana seslenerek yle der: Sen doru bir ha
berci, lle sal Musalarn gizli sz, esiz ezgilerle dolu bir tatl va
zosun.

143

144

AntIk Y

unan

UygarliCi

iirin son dizesi denizlerin hakiminden kendisi iin bir dilektir:


Atr ezgilerimin gzel ieini.
Galiba vg, efsane, galip ya da air iin dileklerden oluan i
irin bu blmnn balantsn aklamak, yorumlamak faydasz.
Btn bunlarn tarihsel nedenlere dayand aktr, ama iirin dn
da da kalr. Yine gei ya da uygun durumlardan olumayan ama ya
ptn iiri iinde olan bir ba vardr, ilk bakta bundan etkilendim.
Ezginin revak nnde altn stunlar, gneli yola atlan katrlar,
sonra asl imgeler akn, bir tanrnn dl ile ykl ve krmz kuak
l kadn, tarla ieklerinin nda ykanan ocuk teni, Alpheadaki
vaftiz sahnesine hakim olan karanlk gkkubbe ve son olarak, airin
dilindeki bilenecek ezgili ta, lle sal Musalarn gizli sz -btn
bunlar tek bir iiri, her eyi zsuyu ile besleyen slubun fkrmasyla
yapta anlatlamaz srekliliini veren garip imgelerden ve rya figr
leri gibi eylerden oluma hem yakn hem de gksel bir iirin bir tr
yar baygn sayklayan grnmn oluturur, ilk dizeden sonuncu
suna kadar, nadir ve ok gzel bir iek gibi alan bir slup doar.

Pindaros birka kez Sicilyaya yolculuk yapt. Akragaslu Theron ve Syrakusal Hieron gibi prenslerin dostu olarak yaad. Byk
Simonides ve Bakhylides (Vakhilidis) ile yararak onlarn vgcs
oldu. Ayrca onlarn danman ve dostu oldu. Ve bu g danman
lk ve vgclk grevinde, onu her tr cesaretle donatan kendi din
sel inancna dayanan en salam ahlak deerlerinin arsn kard.
Birtakm nemli sipariler, daha esnek bir air olan Bakhylidese git
mek zere, elinden kat.
nc Pythia kouu bize Hieron ile Pindarosun ilikilerinin
skln gsterir. Aslnda bu bir methiye deildir, bu, bir spor zafe
ri nedeniyle deildi, Hieronun acsn ektii bir kum dkme buna
lm srasnda airin yazd zel bir mektuptur. Bir dostun mektubu,
bir hastaya yollanan teselli mektubudur bu.
air Asklepiosun (Asklipios) ustas Kentaur Kheironun (Hiron)
-en eski iirsel gelenee gre hekimliin babas- artk hayatta olma
yna esef etmekle balar. Sonra hasta prense hekimlik tanrs Askle
piosun douunu anlatr. Apollon ile nympha Koronisin aklarnn

PiNDAROS,

ARLER

PRENS

VE

PRENSLERN

AR

yksdr bu. Koronis d bir kzd, baka biroklar gibi, her


zaman bilinmeyene tutkundu: nsani yaratklar arasnda en ie yara
maz trde olaylar nnde duran kk gren ve gereklemez
umutlarn hayallere balayan dlerdir. En rastlantsal duruma
sunulan bir avdr Koronis. Karnnda tanrnn has tohumunu ta
yan bu nympha, gelenee gre, Apollonun ona dzenlemeyi vaat
ettii dn bekleme sabrn gstermemi: Arkadiaya bir yaban
c gelmi -sradan bir yolcu, ilk gelen- onunla yatm.
Tanr tm olanlar bilen ruhundan baka bir srdaa danma
sna gerek olmadan ihaneti renmi... Ne eylemde ne dncede, ne
tanr oyalar onu ne de lml. Kz kardei Artemisin eliyle sada
katsiz kadn cezalandrm, Artemis oklaryla delik deik etmi onu.
Koronisin cesedi yaknlarnn arasnda odun yn stnde
uzanm ve Hephaistosun canl alevi bedenini sarmken tanr bir
den karnndaki dl hatrlam: Hayr, demi, benim kanmdan bir
oulun ac bir lmle yok olmasna ruhum dayanmaz... Apollon
oraya varr; nnde alevler alr. ocuu bulur, anasnn karnndan
ekip alr. Onu hekim olarak yetitirecek olan Kheirona emanet
eder. Asklepiosun doumunun yks byledir.
Hekimlik tanrs ile ilgili bu efsane ile yknn anlatld hasta
arasnda doal ba dnda Koronis kiiliinde Hierona ynelik l
l ama ak bir ders de vardr. Gen anann niteliini belirten air d
anlayn tehlikesi ve hayallere kaplmaktaki yanl stnde durur.
iirin sonunda, hastaya yaplan arlar bu dorultuda geliecektir.
Pindaros yksn Asklepiosun mesleinin grkemli bir tablo
su ile srdrr. Bu tabloda hepsi iyileen, ameliyat ve ilalarla aya
a kaldrlan yarallar ve hastalar -lser hastalar, etleri karg ve sa
panla alm yarallar, salgn hastalklar, yaz sca, k souklar ile
harap vcutlar- alayn gsterir.
Bununla birlikte, Asklepios kendini gerekleemez ilere de kap
trmtr: Doay zorlamak istemi, oktan lm bir adam lmn
elinden ekip almtr. Zeusun yldrm hastay da hekimi de gk bi
le demeden kaderin istedii lme dndrmtr.
Koronis portresinin esinledii dncelerin yamacna gtrlyo
ruz. Olanaksz aramamak, ayamzn dibinde olana bakmak gere
kir. Peki ne vardr ayaklarmzn dibinde? ldrc bir durum.
air ite burada yrekli ve ok gzel bir sz eder: Ey ruhum,
lmsz yaama can atma, sana verilen eylem alann kullan. ite

145

146

AntIk Y

unan

Uygarlici

bir hastaya yneltme cesaretini gsterdii t budur. Asklepios


kukusuz birok hastay iyiletirmitir. Yine de sen lmen gerektii
ni hatrla ve o zamana kadar al. Ayrca Pindaros bu dersi ders ha
vasnda vermez. Hierona unu yap, bunu bekleme, demez. Bunu
kendisine syler. Ey ruhum, ... can atma. Bu dolayl anlatm dost
luk kadar incelik gereidir de.
Prens ile onun arasnda bu gvenli dostluk havas kurulduktan
sonra air yeniden balar ve arsn tamamlar. Byk Hierona te
vekklden sz etme cretini gsterir. Sen tanrlarn ltfunu grdn,
der ona, halknn prensi ve yneticisisin. Kukusuz senin iin yaam
her zaman gnlk gnelik olmad. Ama yalnz deilsin sen: Gemi
teki kahramanlar dn. Bu da genel davrana ilikin u zdeyii
getirir: Gerein [ve gerek Pindarosta genellikle gerelik demek
tir) yolunu bilen insan, gerekliin yolunu izleyen insan, tanrlarn
ona gnderdikleri mutluluktan yararlanmasn bilir. Ama gn
yksek katlarnda esen yeller durmadan deiirler.
Bu sz ok gereki, ok olumlu karakterli bir insan olan Hi
erona ok uygundur; nk o deikenlik yasasndan habersizdir.
Pindaros szn tamamlarken, sanki fazla dolaysz ve fazla t
olduundan rkm gibi, bir kez daha kendine dner. Yaln bir
talih iinde yaln, byk bir talih iinde byk olmak isterim. Gu
rurla kendi bykln de syler. airdir o: an kazandran onun
arklardr. Hieronun gc gibi byk bir g nadir ise de kendisi
gibi bir byk airin de o kadar nadir olduu izlenimi uyandrr, in
san bir an Fransz airinden erken bir yank duyduunu sanr:
Ronsard ne kadar da ok vm bir zaman!
Diyeceksiniz, msralarm syleyerek *
Ama duygu tamamyla ayn deildir. Pindarosta hem bir alak
gnlllk hem de daha derin bir gurur vardr: ikisi de ona insanla
ra buyurulan yasay bildii iin tanrlarca ihsan edilmitir.

Pindaros ile prensin ilikilerini aklamadan nce kendimize,


yalnz gzelliinden tr onuncu kouk olan Nemeia (Nemea) ef
sanesini okuma hazzn verelim. Yalnz gzellii mi? Deil. Pinda* Pierre de Ronsard, Helene iin sone, ev: Orhan Veli Kank -.n.

PIn

d a r o s

, a

i r l e r

r e n s

ve

r e n s l e r i n

a r !

rosun tm yapt derslerle doludur. air iin gzellik dncesinin


doruluuna vermeyi bilecei -bunu ona tanrlar verirler- en yetkin
anlatmdr.
Onuncu Nemeia manzumesi grele galip gelen bir Argoslu iin
yazlmtr. lnn birincisinde Pindaros efsane tabanl bir tuvali,
byk Argos efsanelerini anmsayp geni fra darbeleriyle res
metmektedir sanki. Bu bir tanrlar, kahramanlar, Argostan nl g
zellikler yndr. Alkmene (Alkmini) ile Danae (Ganai), Zeusu ya
taklarna alrlar; Perseus Medunann kafasn getirir; dnlerinin
olduu gece Danaos kzlarndan yalnz Hypermestra (Ipermestra)
kocasn esirger, hanerini knna sokar; Epaphosun Msrda say
sz kentler kurduu grlr; en sonu, Argoslu bir kadnn oullarn
dan en nls olan Herakles, lmsz tanralarn en genci olan ei
Hebenin yannda dimdik Olymposta ayakta grlmektedir.
Bu temel tuvalin kesinde, lnn ikinci blm zafer kazanan
Argoslu Theaiosu (Teos) tantr. Theaios burada n plana konul
mutur ama geride bir yer tutar: eitli oyunlarda kazanm olduu
elenkleri tamaktadr, iindeki zeytinya ile birlikte, Atinadan ge
tirmi olduu byk anforay, hani arkeoloji dolaysyla iyi bildiimiz
panathenaia (panatinea) denilen o anforalardan birini bile gr
rz. Oyunlarda galip gelen yaknlar kendisi ile birlikte modern bir
kme olutururlar.
Ondan sonra air, belli belirsiz resmedilmi bu temel tuval s
tnde ve ksaca ele alnm o adan birka kiilikle birlikte, n
tam ortasnda ve inanlmaz bir desen salaml ile efsanesini geliti
rir. Bu, iki atlet tanrnn, atletlerin koruyucular Kastor ile Polluksun yksdr. Bu, hem biim gzellii bakmndan hem de duy
gularn gc ynnden ok gzel bir ykdr.
iki kz karde Spartada, doum yerleri olan vadide yayorlarm. Yine karde olan, Idas ve Lynkeus adlarnda iki dmanlar var
m. Kastorun bir mee kovuunda dinlendii bir gn, keskin gzl
bir insan olan Lynkeus, delici bakyla, onu Taygetosun tepesinden
grm, ve Idas arm: bu belal ikili, Kastoru uykuda bastrr
lar. Idas kargsyla ona lmcl bir darbe vurur.
Ama iki kahramandan yalnz Zeusun olu ve yalnz lmsz olan
Polluks katillerin ardna der. Onlar bir mezarlkta yakalar. Bunlar
orada Polluksa kar koyarlar ve kendilerini savunmak iin babalar
na ait mezar tan skerler. Bu tala Polluksu tam gsnden vurur-

147

Drt atl araba yar. Agrigento paras. 410a doru.

PiNDAROS,

ARLER

PRENS

VE

PRENSLERN

AR |

lar. Ama kahraman sendelemez: Tun mzran Lynkeusun brne


sokar; olunu ycelten Zeus ise, dumanl yldrmn dasa savurur.
ki ceset orada yalnz balarna yanp dururlar.
Polluks kardeine koar. Kastor hl nefes almaktadr, ama v
cudu daha imdiden bir hrltyla sarslr. Polluks hkra hkra a
lar. Babas her eye kadirdir. Sevgili kardeini, deerli i arkadan
kurtaramaz m? Polluks ona yalvarr: Bu karde olmakszn o da ya
amak istemez. Bu srada Zeus oluna grnr. Baba ve oul kar
karyadrlar. Her eye kadir tanr, Polluksa zor bir seim sunmak
tan baka bir ey yapmaz: Sen benim olumsun, der ona, aznda
artc bir tatllkla. Pekl, u seimi tamamyla sana brakyorum.
Eer lmden ve iren ihtiyarlktan kurtulmak istersen, Olymposa
gel, Atbena ve kara kargl Aresle beraber benimle otur: Buna hak
kn var. Eer lml kardeinin yaamn kurtarmak istersen iki zt
yazgnz birletir: Senin yaamnn yars onunla toprak altnda;
onun yaamnn yars seninle gn altn saraynda olsun. Polluks
bir an bile duraksamaz: Kastorun kapal gzleri yeniden alacaktr,
sesinin canlandn iitir.
Krk dizeli bile olmayan bu efsane esiz gzelliktedir: iirin, s
nrlar bile bile kartrlm fonu stnde canl renkler ve esiz bir
uygunluk gsteren resim gl bir kabartyla belirir.
Gzellik davranlarda olduu gibi duygularda da vardr. Bu iki
gzelliin ortak bir yan vardr, o da soyluluktur. Btn davranlar
-babayla oulun karlkl davranlar gibi- btn duygular, Polluksun yalvar ve her eyin stnde, Zeusun oluna sunduu cid
di seim, en sonu, gelip karde sevgisine dayanan Polluksun cevab:
Kastorun kapal gzlerinin yeniden almas -tm bunlarda bir gr
kemlilik vardr.
Ama bu soylulukta baya hibir ey yoktur. Tam tersine her an
beklenmedik bir ayrnt bir srpriz etkisi yaratr. Bir aa kovuun
da dinlenen u delikanl, bir mezarlktaki u garip sava -tmyle es
ki bir efsane- bir tazelik ve yenilik tad kazanr.

Pindarosun bir prense vg olarak yazd en parlak kouklar


arasnda drt atl araba yarlarnn galibi Akragasl Theron iin
yazd ikinci Olympia methiyesini saymak gerekir. Pindaros bu

149

150

A n t Ik Y unan

UygarliCi

methiyeyi yazdnda, Akrapas despotu Theronun bal bulunduu


Emmenidler ailesini uzun zamandr tanyordu. Onlarn baarlarn,
byklklerini biliyordu, Theron ile yaknlarnn imdiye dek sonun
da hep kazanm olduklar yarlar biliyordu. Cezalandrlm ve y
celtilmi olan Emmenidler ailesi, tpk Laios ve Oidipus ailesi gibi, in
san yazgsnn sadk arkada, kararszlk temasna rnek olabilir. Pindarosta trajik yn yoktur. O her zaman yattrmaya, teselli etmeye,
iyilii, tanrlarn kutsalln sylemeye eilimlidir. Yaptnn her akn
ts onu insan ruhunun lmsz yaam umuduna srkler. Onu iyi bi
len Platon, ondan bu anlamda birtakm imgeler ve kantlar alacaktr.
ikinci Olympia adl kouk genel olarak, yarlarna varncaya
kadar Theronun bykln gsterir ve ona ak bir biimde in
san yreinin ok holand en yce umudu verir.
Bu iir I.. 476 ylnda yazlmtr. Theron iin byk macera
nn sonu yaklar. Bir ansla elde edilen on be yllk anl diktatr
lk Akragas hl hayranlmz eken bir tapnaklar elengi ile ku
atr. Yaamn sonu da yaklar. Saygl ve dost air iin prense Fele
in yaamlarmz stndeki gcn sylemenin zamandr. Ona in
sanlk durumundan ve lmden sz eder. Ona dinin teselli edici ya
nn gsteriyormu gibi grndn sylemek de mmkndr.
Kouun balangc, parlak ksa deyilerle, Theron ile atalarnn
her zaman tehdit edilen yce grkemini hatrlatr: Akragasn kale
si, sitenin ieidir... Atalar, birok abalar nedeniyle, yiitlikte, Si
cilyann gzbebei idiler. Siiregiden yazg onlara gz kulak olur...
Tanrdan doan kader mutluluumuzu snrszca ykseklere ka
rr... Ama deiken akntlar srklemektedir bizi: Bazen mutlulua
bazen felakete gtrerek.
air, mutluluun nl zaferinden rnekler verir: Kadmosun ki
birli kzlar byle dile gelmez felaketlere uradlar. Ama acnn ar
l onlar saran mutluluun etkisiyle yklr. Uzun sa rgleriyle Semele, yldrm arpmasyla yok oldu: Ama o Olymposlular arasnda
yeniden yaam buldu, Pallas tarafndan sonsuza dek sevilir, Zeus da
sever onu-, u sarmak tayan tanr ocuudur o da, ok sever onu.
Pindaros daha ileride, Theronun erdemlerinin vgsne balar;
bunlardan en nemlisi enerjisidir: Kime kar mcadeleye giriirse,
baar kedere son verir. Theron zengindir: Erdemlerle donatlan
zenginlik ansa nice nice frsat aar: Dncemizin iyzn mutlu
lua gzc koyar.

Pn

d a r o s

, a

i r l e r

r e n s

ve

r e n s l e r i n

a r !

Eylem adamnda genellikle zorunlulua kar durma baars


grlen bu gelimenin doruunda, en yce sz, bir vaat lmden
sonra dorular bekleyen Kronosun atosu, vaadi yer almaktadr.
Ama her zaman geceleri eit, her zaman gnleri eit olan do
ru kiiler gnei seyreder ve pay olarak bizimkinden daha az zahmet
li bir yaam der paylarna. Ne toprak ne de denizin suyu kararsz
yaamlar boyunca onlarn kollarndan bir aba bekler. Tanrlarn
gzdelerinin, iyi niyeti seven kiilerin katnda, tanrlarn sevdikleri
gzya bilmeyen bir sonsuzluu yaarlar. Ktler ise gzn grme
ye katlanamayaca bir felakete urarlar.
ki dnyada da uzun bir mr srerek, hakszlktan tamamen
arnm ruhlarn koruma cesaretini gstermi btn insanlar, onla
r Kronosun atosuna gtren Zeusun yolunu sonuna dek izlerler.
Oras, epeevre deniz meltemlerinin ykad Mutlu Kiiler adas
dr; oras kimileri toprakta biten cennet aalarnn dallarndaki, ki
milerini sularn besledii altn ieklerle l ldr. Onlar, tanrlarn
gl atasnn, tahtlarn en ycesinde oturan u Rheann (Rea) ko
casnn buyruklarna uyan yarg Rhadamanthysin (Radamanolis)
isteiyle bu ieklerden bezekler balar, elenkler rerler.
Pindaros daha sonra Kronos atosunun bu seilmi kiilerinden
iki ya da n sralar. Bunlardan biri Akhilleusdur. Akhilleusun
zaferleri Theronun saygnln elinden almaya alan kimselere
kar onu hemen mcadeleye sokmaya isteklendirir gibidirler, ite
onu korkutan soluu tkanacak bir hntan yakalanan eyler: Kol
tuumun altndaki sadakta berrak sesli birok ok vardr. Saduyulu
kimselerin iine ilemeyi bilir onlar. Kitleyi vurmaya gelince, bir yo
rumcu gerekir onlara. Esinli kii, byk bilgisini doadan edinmi
kiidir. Ama her eyi bitmez tkenmez gevezelikler iinde renenler
onu taklit ederler, Zeusun tanrsal kuu karsnda, kargalar gibi,
bouna gaklamaktan baka bir ey yapmazlar. Haydi, yreim ger
yayn doru hedefe!
Yorumlayalm: Esinli ve de Zeusun tanrsal kuu tabii ki Pindarostur. Ona kar gak gak eden rakipler geveze kargalar olan Simonides ve Bakhlidestir.
Pindaros bu fke nbetinden sonra Therona dner ve szn
tamamlarken ona, eer kskanlk, kendini beenmiliiyle, tutar da
prensin anna saldrmak isterse, her eyden nce prensin mcadele
siyle bozguna uratlacaktr der. vgde abartl nokta son dizeler-

151

152

A n t Ik Y unan

Uygarlii

dedir. Kum nasl hesaba gelmezse, bu insann bakalarna dataca


sevinler de yledir. Bunlarn says sylenebilir mi?
Pindarostan elimizde kalan yaptta Kronosun atosu paras
gibi paralar nadir deildir. Platonun bunlardan birini alkoyduu
nu sylemitim. O para udur:
Proserpinann eski kirlerinden arnd kimselere gelince, tan
ra, sekiz yl sonra, onlarn ruhlarn yukarda gnee gnderir. Bu
ruhlardan nl krallar, gleri bakmndan yenilmez ya da bilgelik
leri bakmndan stn insanlar doarlar. Onlar lmlerinden sonra
yaayanlarca kahramanlar olarak onurlandrlrlar.
airin doru kiilerin mutluluunu betimledii u dizeler de bu
tr paralardandr: Onlar iin, dnya gecesi boyunca, derinliklerde
gne gc parldar; sitelerin surlar dibinde krmz gl baheleri
uzanr; gnlk aac glgesini ve altn yemilerle dolu ar dallarn
uzatr.
br yaam konusunda Pindarosta bulduumuz bu inanlar yi
ne de tek inanlar deildir. O bunlara dogmatik biimde taklp kal
maz; bu, zaten antik dnem inanma biimi de deildir. En inanl
Yunanllar br dnya konusundaki iddialarnda her zaman ok ih
tiyatldrlar. Pindarostan baka yerde, insann lmden sonra yaa
mas daha ll biimler alr. yle syler: insann yaam sonsuz
dur. ocuklarnda yaar, soyu unutulmulua dalmam insan, ve
artk ac nedir bilmez. Bunun anlam udur: ocuklar yaarlar, o
da ebedi uykuda dinlenir, ite soyundan gelen ocuklarn yaam
srdrmesine bal lmszlk budur.
Daha da ok sayda baka metinlerde lmszl salayan ya
ayann belleidir, en uzun kalcl salayansa airin ezgisidir, in
sann iyi.i grd iin aka insanlk grevini yapt iin yakn
larnn, dostlarnn belleinde uzun sre yaamas: ite Kronosun
atosu beklentilerinin silinip gittii, Pindarosun lml insan duru
munu kabul etmesine olanak veren dnceleri bunlardr: ld
mde ocuklarma kt bir n brakmayaym diye, drstlk yolla
rna hep bal kalaym ey Zeus... Bana gelince, hemehrilerimin ho
una gitmekten, layk olan vmekten ve er karanlar ayplamak
tan geri kalmakszn, cesedimi topraa vermek isterdim ben!
Bu iki insandan hangisinin -lmsz yaama inanan m, yoksa
lm unutan m (Gereken eyi yapan insan lm unutur) yok
sa Ey ruhum, lmsz yaam isteme diye haykrann m- gerek
Pindaros olduunu sormak bounadr.

PlNDAROS,

ARLER

PRENS

VE

PRENSLERN

A tR

t j 153

iki ayr Pindaros yoktur, inanan ve umut eden ve unutan, bilge


lii ve vicdan kendine yeten bir air -en sonu, bir ilahiyat deil, e
likilerle dolu bir insan vardr karmzda. Yine de inanl bir kii
vardr karmzda, en azndan umudunun tkendii yerde, bilgisinin
yetmedii yerde tanrlara inanr, en azndan onlarn var olduklarn
bilmektedir.

Bu iten rneklerden sonra, sonuca varmamza olanak verecek


daha resmi bir iiri, ikinci Pythia adl kouu ele alalm.
Yaptnn tartma konusu olan, tarihi ne olursa olsun, anlam
aktr. Pindaros Delphoida drt atl araba yarnn galibi Hierona, o vakit gc tam anlamyla yerinde olan bir prense, ok yk
sek dzeyde bir talihliye seslenir. Baarnn ayartmalarna kar,
mutluluk sarholuuna kar onu uyarma vaktinin geldiini d
nr. Efsanenin seimi bundan kaynaklanr. Ayn zamanda pohpoh
ularn ayartmasna kardr. Prensin katnda kendine saldrldn
bilen Pindaros, ak konuma hakk ister ve bu hakk kullanr.
iir bir Syrakusa vgsyle balar: Sen ey Syrakusa, byk
kent. air Hieronun sitesini anarken, nadir olan bir eyi, askeri g
c vurgular. Syrakusa Aresin tapmadr, bu site savalarla de
mir zrhl atlarn st anasdr. Daha sonra Hieron yle adlandr
lr: Sen birincisi prenslerin, mazgall bunca sitelerin ve de silahl bir
halkn komutan.
te yandan, Pindaros bu koukta Hieronun baarlarm bir bir
saymaz. Onun byk ilerinin kant olarak beklenmedik bir tan
anmakla yetinir. Bu tank Lokrisli gen kzdr: nk, der, o senin
gcn sayesinde umutsuzluktan kurtulmu ve gzlerini kaldrp sa
kin bakabilmitir.
Lokrisli gen kz Byk Yunanistanda, kapsnn eiinde ger
ekten de, sitesini komu bir sitenin agzl isteklerinden kurtarm
olan Hieronu vebilir.
Velinimetine kar minnet borcunu yerine getiren bu Lokrisli
kz, prensin kendisine de tanrlara kar ayn borcu hatrlatacaktr.
Minnettar gen kz temas, gerekten de prenslerin en nankr Iksiona ait olan efsaneyi anlatr. Iksion, talihlerini, mutluluklarnn tek
yaratcs olan Tanrya balamayan mutlu krallarn ok kt olduk
lar temel gereinin nl rneidir.

154

j A n t Ik Y unan Uygarli ci

Iksion talihinin doruunu grm, cennette tanrlarn konuu


olmutu. Ama, der air, o mutluluuna uzun sre aldrmad.
Prenslerin en zor erdemi ite budur: Mutluluu tayabilmek.
Iksion Heraya gz dikme cesaretini gsterdi. Suunu korkun
bir ceza izledi: Zeus onu elleri ve ayaklar bir tekerlein drt parma
na bal olarak uzaya att. Pindaros bu efsanenin sonunda Tanr
nn anna bir ilahi patlatr. O demin Zeustan sz etmitir, imdi
birden Tanr adn verir; nk bu daha kapsaml terim onun dinsel
duygusuna daha iyi uymaktadr. Mezmurunu yle dile getirir ark
snda: Yalnz Tanrdr her eyi diledii gibi bitiren, kartal uarken
yakalayan, denizde yunusu geen, kibirlilere ba ediren ve lmsz
an bakalarna veren Tanrdr.
air Tanrnn egemen gcn bylece ortaya koyduktan sonra,
bu Pythia adl kouk ya da birinci Pythia kouu kadar resmi iirler
de bile, prensin vgsn, tlerle kark vgy yapmaktan geri
kalmaz.
Aslnda Hieron vlmeye layktr: Senin erdemini vmek, i
eklerle donatlm bir gemiye binmektir benim iin. Pindarosun
baka bir yerde belirttii gibi Hieronun erdemlerinden birincisi ruh
salamldr. air onu, iren bir yarann kemirdii, ama yine de o
haliyle dmanlarn dize getiren kahraman Philoktetes (Filoktitis)
ile karlatrr. Eski yorumcularn bu konuda bize sylediklerine g
re, kum hastas Hieron kendini kavga alanna sedyede tatrm.
Ama enerji prensin tek erdemi deildir; Pindaros adaletin ona da ge
rekli olduunu hatrlatr: Adaletin dmeni ile ynet halkn ve dili
ni doruluk rsnde dv. Zaten her erdem tanrlarn ihsandr:
Tanrlara borludur insanlar erdemlerinin glerini.
Soylu bir prens iin, ne olursa olsun bir insan iin en kt kusur
kendine kar sadakatsiz olmaktr, maymun olmaktr. Pindaros
bunu en arpc biimde yle syler: Kendini tantmak istediin gi
bi ol. Maymun ocuklar iin gzeldir. Burada kehanet temas s
tnde bir ahlak dersi vardr: Sen seni bil. Pindarosun Kendini
tantmak istediin gibi ol sznden Goethenin o ok gzel Wer
de der du bist yani Neysen yle ol szn yarattn biliyoruz.
Yine kendine dnen Pindaros ikinci Pythia kouunu dalkavuk
larn hakknda yaptklar iftiralardan (bunlar kral aklabanlk etme
ye aran kimselerdir) onu kurtaran u gurur dolu szle tamamlar.
Bu iftiralarn nemi yoktur; yle syler: Denizden korkmadan,

PIn

d a r o s

, a

i r l e r

r e n s

ve

r e n s l e r i n

a I r I]

an stndeki mantar gibi, suyun stnde kalrm ben. nk o


ak yrekli bir insandr, doru szl bir insandr. Ak yrekli in
san prensin katnda her zaman kazanr, dalkavuklar bastrr. Pindarosun, eskilerin demesine gre, ona zarar veren Simonides ve
Bakhylidesten korkusu yoktur. O yalnzca bir eyden korkar, o da
tanrlar kzdrmaktr.
' t
Pindarosun gururu, azndan kan her trl gsterisiz ya da
alakgnll sze karn, her zaman benzersizdir. Pindaros, airlerin
prenslerle eit olduklarn ve prenslerin ancak airler sayesinde anl
olduklarn bilir. Pindaros prensin karsnda asla ekingen deildir.
O yalnzca, prensin de olmas gerektii gibi, tanrnn karsnda e
kingendir.
Demek ki, Pindaros prensleri tamamen bamsz bir biimde
vebilmitir. O prens olmaya layk prensleri vmtr. Hieron ile
Theron kendileri iin olduu gibi siteleri iin de byklk tutkunu
apl insanlard. Ahlaki ykseklik bu bykln dnda deildi.
Pindaros ok vm, ama ok da istemitir. verken onun
prenste yiitlik duygusunu glendirmeye alt dnlebilir.
Tanr korumasnn zerinde olduunu syleyerek onu yreklendirir.
Ama ayn zamanda ona yeteneklerinin ve baarlarnn ancak Tanr
nn ba olduunu hatrlatr. Kyrene kral Arkesilaosa yle der:
Bana gelen her kt eyin Tanrdan olduunu unutma. Gerek
ten de prenslerin mutluluu ancak Tanr korkusuna ve adaletin ile
mesine baldr. Tanr ile i grmek, ite ynetmenin ana ilkesi
budur.
air esinli kiidir. Prensten ok ey isteyebilmesi kehanet sahi
bi olduu iindir. airin istedii ey eski soyluluk yasalarnn btn
erdemleridir: Adalet, drstlk, cmertlik ve de halk saygs, ynet
tii, uyruklar deil de hemehrileri olan kimselere kar sevgi, is
tedii ey zellikle, felakete katlanma cesareti ile o kadar da zor ol
mayan, mutluluu tamada sk durmak.
Pindaros prensin ynetiminin var olan en iyi ynetim biimi ola
can dnmez; bunu syler. Bilgeler dedii kiilerin ynetimine
soylu ynetimini yeler. Bununla birlikte, Pindaros iyi prensin, en iyi
ve en bilge olacak bir prensin rejimini -zaman ve miza ayrlna
karn, imdiden Platonu dnrz-, soylulukla birlikte hareket

155

156

A n t I k Y unan

UygarliC

edecek prensin byle bir rejimini reddetmez.


Pindaros Sicilya prenslerinin yannda ne gibi bir ie girimitir?
Tam da baka Sicilya egemenleri yannda Platonun yapt giriim de
il midir bu? Prenste sorumluluk duygusunu gelitirmeye almtr
Pindaros. Hem doutan, hem de ruha soylu olan o bu yeni insanlara seslenerek, onlar gerek soylular haline getirmeyi denemitir.
O bunu tutulmu air olduu iin deil, tanrlardan ald gre
ve sadk, bykle tutkun ruhlara gzel iler yapmak olan insan
yaamnn anlamn gsterdii iin gerekletirebiliyordu. O, prense
kahramanlar tantr, prensi kahramanca yaam semeye davet eder.
Arkesilaosa seslenen drdnc Pythia kouunda lasonun evresin
de toplanan gen prenslere baknz: Onlardan hibiri, der air,
genliinin tehlikesizce solup gitmesini istemiyordu; lm pahas
na bile olsa, kendi soyluluklarnn gz kamatran gzelliini ortay
koymak istiyorlard. Onlar soylu yaam, zorlu yaam seerler. Yi
ne, Hierona seslenen birinci Olympia kouunda Pelopsun kahra
manca yaam seiine baknz. yle yakarr Pelops: Byk bir
tehlike yreksiz bir sava istemez, insan lml olduuna gre, ne
diye glgede oturup btn baarlardan uzakta, gszlk iinde si
lik bir ihtiyarla katlanmal ki?
Kahramanca yaam, soylu bir yaam: ite prense nerilen rnek
ler bunlardr.
dl, en gvenilir lmszlk olan andr. an veren de airdir.
Pindaros yle aklar: Erdem, airin ezgileriyle kalcla yerleir.
Bir de u var: Gzel iirlerin sesi lmsz yanklanr: Onun sa
yesinde, gzel ilerin an bereketli topraklarda ve denizlerde snmemesiye ldar.
En sonu u harika dize: airin ezgisi olmadan, her erdem ses
sizlikte boulur.
Bu coku ve bu inan nedendir dersiniz? nk airin grevi ile
prensin grevi, her ikisi de tanrsal grevdir.

Blm

VI

e r o d o t o s

ski

e f e d i y o r

it a y i

Herodotosa tarihin babas derler. Corafyann babas da denseydi


yanl olmazd. O, I.. V. yzyln ortasndaki adalarna tam ola
rak barbar dnyasn - barbar dpedz yabanc anlamnda, Yu
nanllarn krlang barbar konuur dedikleri anlamda alnmak
zere- tantmtr. O, bilinen, bilinmeyen ve bazen dsel tm eski
ktay, dediine gre, dnya tek olduu iin, insanlarn olarak
saymasnn nedenini anlamad eski ktay okurlarna tantm
tr. yle yazar: Dnya bir tane iken, insanlarn ona farkl isim
vermi olmalarnn nedenini dorusu anlayamyorum. Bu isim
Avrupa, Asya ve Afrika yerine kulland Libyadr. Aklama doal
olarak 1492den ncedir.
Dnya bir tanedir, hem tek hem de baka bakadr, ayn temel
gereksinimlerle ynetilen, ama bunlar sonsuz eitlilikle farkl adet
lere gre karlayan rklarla ve uluslarla doludur. Herodotosun asl
tasars ilkin Med savalarnn byk kahramanlklarn anlatmakt.

158

AntIk Y

unan

Uygarlii

Bu savalar aa yukar onun doduu srada (Herodotos I..


480e doru doar) yer alr ve hemen tam olarak V. yzyln ikinci
yarsn kaplarlar. Med savalar gen Yunanistan iin tam bir ykm
oldu: Yalnz Medler ve Persler deil, o dnemde Pers krallarna bo
yun emi halklar, Bat Hindistandan Ege denizine kadar tm n
Asya halklar kitleler halinde, Perslere bal Msr da unutmamak
gerek, bu krallar -Yunanllar ona Byk Kral derlerdi- hepsi Yu
nanllarn stne saldrdlar. Yunanllar bu ykm atlar. Dalgalara
kar savar gibi saldrganla dvtler. ou zaman ona kar bir
lik iinde dverek, Herodotosa gre, dnyann btn halklar
arasnda Yunanllarn ayrt edici zellii olan, onlar Asya ve Msr
hkmdarlarnn uyruklar deil, zgr yurttalar yapan o iddetli
bamszlk akn bylece kurtardlar. Herodotos Yunanllar bar
bar dnyadan bu zellikle ayrt ederken yanlmaz. Yunanllar z
gr kalmak istediler, bu nedenle de yalnz rknt veren sayca az
lktan deil, siteleri birbirlerinin, her site ierisinde soylular demok
ratlarn karsna diken sreen i blnmelerden de doan zor ko
ullar iinde zaferi kazandlar. Bu zaferi onlara salayan gerekten
de kknden sklmez zgrlk aklardr. Herodotos bunu bilir ve
btn aklyla belirtir: O halkn bu nedenle sever.
Herodotos Yunanl halkn sever ama ok daha gl ve kimile
ri Yunanllardan ok daha nce uygarlam baka halklar tanma
ya ve onlar tm Yunanllara tantmaya da merakldr. te yandan
d dnyann adetlerinin deikenliine ve tuhaflna da merakldr.
Bu nedenle yazd Med savalar tarihini, Yunanistana saldran ve
Yunanllarn o dnemde henz pek tanmadklar uluslar hakknda
geni bir aratrma ile daha ileri gtrr. Bu onu yava yava ara
trmasn daha geniletmeye ve okurlarm zamannda bilinen tm
dnya hakknda bilgilendirmeye iter.
Yaptnn ad aka Aratrmalar'dr; Yunancada Historial
(Istorie) o dnemde aratrmalardan baka anlam olmayan bir sz
cktr. Herodotostan nce tarih -tarihsel aratrma- yoktur. Hero
dotos hem tarih hem de corafya yaptna Aratrmalar adn verir
ken, bu iki bilimi bilimsel aratrma stnde kurar. u da bir gerek
ki Herodotosun mizac onu, en bata ve yapt boyunca, tarihsel
gereklii aratrmaya srklemeden nce, corafya ya da halklarn
kkenleri (etnografi) aratrmasna iter.

erodotos

Es k I K itayi

efediyor

Peki Herodotos neye merakldr? Genel olarak ve yanlmaktan


korkmadan yle cevap verebiliriz: Her eye, inanlar, adetler, ant
lar, byk yaptlar adn verdiimiz eyler, topran cinsi, iklim,
fauna (o evrede yaayan hayvanlar) ve flora (o evrenin bitki rt
s) (zellikle fauna), llerin genilii, keif yolculuklar, dnyann
snrlar, kaynaklar bilinmeyen byk rmaklar -ve her yerde hem
de zellikle insann etkinlii, yaam koullar, beden yaps, zevkle
ri, tanrlar, ok eski gemii ya da tersine yaam trnn ilkel nite
lii. nsan ve yapt, insan ve maceras, doal ortamnda bulunan,
adetlerinin tuhaflyla incelenen insan: ite Herodotosun Aratr
malarnn ilgi oda bunlardr. Btn lkelerin, btn halklarn in
sann betimlemeye ball bakmndan Herodotos antik hmanizmann en ilgi ekici simalarndan birisidir.
Merak szcn kullandm. Bu szck yine de yazarmz an
latmak iin yetersizdir, ilerde aklamak zere bu konuya dnece
im. Ama bu arada tarihsel gereklik deyimini kullandm iin n
ce, bana yle geliyor ki Herodotosa ok kolayca uygulanan bir sz
ck konusunda meramm aklamak istiyorum: Dediklerine gre,
Herodotos saf bir kiidir. Onun vicdanl aratrmac iyi niyeti ile he
nz bir ocuk safl tad dorudur. Safyreklilii ilkin merak
kadar sonsuz grnr ve biri olmadan brnden pek sz edilmez.
En modern bilimin yeniden ele alp denetledii tm konularda, en
azndan onun kendi gzleriyle grm olduu eylerde ok az yanl
dn sylemek gerekir. Buna karlk, kendisine anlatlan birok
yky ayrt etmeden, ou zaman eletiri szgecinden geirmeden
aktarr. Ziyaret ettii birok lkede kendisine klavuzluk eden ge
nellikle cahil rahiplere kanar. Hatta genellikle ilk nne kana ka
nar -sonu olarak o artc eyi ok fazla sever. Bir yk ne kadar
artc ise onu o kadar byler- ve onu ne kadar inanlmaz bulur
sa bulsun anlatmakta elini abuk tutar. Aslnda onu anlatmazsa,
aratrmaclk iini eksik braktna inanr. Enayi olmadn i iten
getikten sonra duyurmak pahasna bile olsa byle yapar. Msrdan
kral ile iki hrszn parlak yksnn sonucunda koyduu ihtiyat
kaydna baknz: Eer bu szler bir kimseye inanlr grnyorsa
varsn inansn; benimse btn bu yaptta (demek ki ihtiyat kayd ya
ptnn tm iin geerlidir) sylendiini duyduum eyleri yazmak
tan baka bir amacm yoktur.

159

160

AntIk Y

unan

Uygarlici

Bu durumda Herodotos tarihini, biraz garip bir tarzda bilimsel


drstlk ve safyreklik karm oluturur. Herodotos drste do
ruyu arar ve dnyann br ucu peinde komak iin kendini byk
skntlara sokar. Ama ayn zamanda harikalar dnyas adna henz
ortaya yeni km baz gen halklarn zevklerini elde tutar. Tuhaf
bir biimde, arad gerekliin, denebilirse, artc bir niteliinin
olmasn isterdi; aratrmalarnn ona bol bol olaanst eyler ka
zandrmasn isterdi. Tarihin babasna gre, tarihsel olann son sn
r, sonu olarak, inanlr tanklarca dorulanacak biimde harika ol
masnda yatar. O, tarihin bir tr peri masal olmasn diler gibidir,
ama insann onun gerekten olmu olacann kantna sahip olmas
gerekmektedir.
ok aktr ki, Herodotosun iki isteinden -gzel ykler ve ga
rip halklar aray ile te yanda gereklik aray- biri brne zarar
verir. Aratrmalar adl kitabnda, bu kadar safyrek bir merakly
rahata ktye kullanacak birtakm bilgi kaynaklarndan edindii
bunca tuhaf (te yandan elenceli) yklerde olduu gibi.
Yazarmzda yalnz bir tr yanla hi rastlanmaz: Bile bile yap
lan yanltr bu. Herodotos hibir zaman yalan sylemez. Yanlr,
ters anlar, ald notlarda arr, zellikle, insanlar elensin diye a
rtc bir kolaylkla kendini aldanmaya brakr. Ama onu sert, ste
lik gven duymayan bir eletiriye tabi tutan tm derin almalara
karn, Herodotos asla yalan konusunda sust yakalanmamtr.
O ok namuslu, ok da hayalci, ama tamamyla doru szl bir in
sandr.
vgye deer bir erdemdir bu. nk gidip geldii lkeler hak
knda hemen hemen hibir ey bilmeyen okurlarna, isteseydi, eline
ne geerse, hangi konuda olursa olsun anlatrd kolayca: Davulun
sesi uzaktan ho gelir! derler. Herodotos bunca gezginin dt
bu eilime kaplmamtr.
Herodotos ok yolculuk yapt. Bize salad tanklklar ok
uzaklarda aramaya gitti. Dnyay gzleri ve ayaklaryla, kukusuz
sk sk eek ya da at srtnda, sk sk da gemilerde fethetti. Tamamy
la Nilin tat dnemlerde yaplan Msr yolculuunun gzergh
ortaya konabildi. Nil vadisinde, ilk alayana yakn, eski Msrn u
snr olan Elephantineye (Elefantina-Assuan) kadar uzand. Bu bin
kilometrelik bir yol demektir. Dou ynnde hi deilse Babile ka
dar gitti, bu da Ege denizinden balayarak yaklak iki bin kilomet-

erodotos

E ski

K itayi

Kefediyor

re eder, hatta belki Elam Krallnda yer alan Susa kadar daha da
uzak bir yol izledii sylenir, ama bu kesin deildir. Kuzeyde, bu
gnk Ukraynann yan banda, Karadeniz kysnda kurulan Yu
nan kolonilerini dolat. Ukrayna steplerinde akan byk nehirler
den birinin, Dinyeper ya da Borysthenesin (Voristenis) aa havza
sn Kiev blgesine dek izlemi olmas olasdr. En sonu, batda, G
ney talyada bir Yunan kolonisinin kurulmasna katld. Kyrenaikay (Krinaika) ve herhalde bugnk Trablusu da dolat.
Demek ki bu tam bir kiisel aratrma, corafyacmzn el att
yerler hakknda bir aratrmadr. Anlatsnn ierisinde onun durma
dan sorular sorduu, yeni eylere bakt duyulur. Msrda bir tahniti dkknna girer ve meslein yntemleri hakknda ve de bu ile
rin fiyat hakknda ayrntl bilgiler edinir. Tapnaklarda yaztlar
kendi diline evirtir, rahipleri firavunlarn tarihi konusunda sorguya
eker. lkenin dinsel bayramlarnda bulunur, giysilerin rengini ve
balklarn biimini gzleriyle ier adeta. Piramitler boyunca, ihti
yatl olarak taban ler ve bylece ald llerde pek yanlmaz.
Ama ykseklii gz karar lmesi gerektiinde fazlasyla yanlr.
Gittii btn lkelerde durum byledir, gitmedii pek ok lkede ise
u ya da bu handa rastlayabildii Yunan ya da barbar gezginlerinin
anlattklarna bel balar...

Ama genel dnceler iin artk yeter diyelim. Herodotos benim


holandmdan daha fazla somuttur. En iyisi dikkat edilmesi gere
ken ilgi odaklarn belirtmeye alalm. Bu doal olarak Msr ola
bilir; bu konuda bitip tkenmek bilmez. Ama Msrla ilgili ykleri
ok bilinen eylerdir; ben okurumu daha ileri gtrmeyi yelerim.
Bu durumda, Msr tamamyla bir yana brakmadan (bitirirken bu
lkeye ksaca dneceim), yazarmzda, bana onun tarznda, uzak
larda biraz ba bo dolamay yasaklamayacak, ilgi merkezini
ayrt edeceim, bu lke ilkan belli bal tarm topraklar ol
mulardr. Bu ortak zellik, Herodotosun gznden kaabilmi ol
sa bile, corafya biliminin hangi insan gereksinimlerinden doduu
nu aka gsterir. Bu bilim alktan dodu; alk, antik dnyann
dayanlmaz al, o zamanki halklarn en alkan ve en yoksulla-

161

162

A n t Ik Y unan

Uygarlii

rndan biri olan Yunan halkn nankr, zellikle de iyi ilenmemi ve


iyi bllmemi toprandan dar atmaktayd.
Bu tahl topra Skythia(Skitia -skit lkesi) (Ukrayna), Me
zopotamya ve Kuzey Afrikadr. Bu rnek yardmyla ve doruluk
pay ile yanllk payn (ve yanln kkenini) Herodotosun akla
malarnda saptayarak Herodotosun kendi dehasn belirtmeye al
acam. nk corafya Yunan halknn gereksinimlerinden do
mu olduu kadar ayn zamanda, bana yle geliyor ki, yeni bir ya
zn trnn ya da yeni bir bilimin ortaya knda ou zaman ol
duu gibi, tam zamannda kagelmi bir dehadan domutur. Bunu
sylerken, dhinin bu douunun aklanamaz ya da mucizevi ol
masn deil, sadece buna olanak salayan koullar hazr olsalar bi
le, bu doumun hi de zorunlu olmadn kastediyorum: Olmayabi
lirdi de bu, ou zaman da olmaz. Bilim de, yazn da bundan ok
ekmitir.

' p
Neyse dnya turuma geliyorum ben ve Babylondan (Vavilon)
balyorum. Herodotos byk Babylon sitesini grd. Sur kare bii
mindedir, der. Karenin kenarlarndan birinin boyunu belirtir ve bu
rakam evre sz konusu olduunda seksen be kilometredir. ok
abartl bir rakamdr bu. Babylonun evresi olsa olsa yirmi kilomet
reye ulayordu. Herodotosda byk rakamlara kar bir ocuk ya
da gneyli eilimi vardr. te yandan o bu surun Dareios (Garios)
tarafndan yerle bir edildiini belirtir. Ama duvarn ykntlar kal
mtr. Duvarn nasl yapldn renmek ister. Ona duvarn tula
dan yapldn ve her otuz tula katnn balant iin birbirine ge
mi sazlar ve ziftle harlandn anlatrlar. Zift iine yerletirilmi
bu sazlarn izi duvarn bugnk ykntlar iinde hl grnr hal
dedir.
Herodotos Babili byk bir kent olarak betimler. O dnemde
grm olduu, antik dnyann en byk ve en geni kentiymi
Babylon. Birbirini dik ayla kesen byk dz sokaklar gsterir bi
ze. Kendi lkesinde bilinmeyen ya da drt katl evleri hayranlk
la seyreder. Nabukadnezar tarafndan yaptrlan birbirine kout iki
surun olduunu renir. Bu ifte surun toplam kalnl aa yuka
r otuz metreydi. Herodotos bir defalk, gerekliin altnda, aa

erodotos

E s k I K itayi

Kefediyor

yukar yirmi be metre, der. Siteye yz kap ayrr: Yanlmaktadr,


kentlerin destanlarda yz kaps vardr. Kendisinin de belirttii gibi,
zaten onlar ksmen yklm bir surda sayamamtr.
Herodotos Baal ya da Bel tapnanda, onun st ste sekiz kat
ve dne dne kan merdiveni ile ykselen yce kulesini de olduka
doru olarak betimler. Biz Babil kulesinde yeniden can bulan bu Bel
kulesini, kazlardan ve Babil ile ilgili belgelerden biliriz. Son kattaki
oda hakknda, Herodotos u dnceyi yanstr: Rahipler tanrnn
bu tapnaa kii olarak geldiini sylerler. Ama bu bana inandrc
grnmyor.
Herodotos daha sonra BabiPde hkm srm krallar ve krali
elerden bazlarn saymaya alr. Bir yaztn dorulad gibi, I..
IX. yzyldan VIII. yzyla yaam olan ve hibir ekilde Ninosun
dillere destan kars, asma bahelerin Semiramisi, tragedya ve ope
ralarn kahraman kadn olmayan Babylon prensesi Semiramisten
sz eder. Nitokris adnda ve artan Med tehdidine kar kenti koru
mak iin Frat stnde, Babilin yukarsnda tahkimat yapm bir
baka kralieden de sz eder. Bu kralie Nitokris kralmz Nabukadnezardan bakas deildir. Bir Yunanlnn kulana geldiine
gre diil bir sonek alan bu kral adnn Pers dilindeki biimi Herodotosu yanltmtr. Bununla birlikte, bu Nitokris-Nabukadnezarn Medlere kar Babilin kuzeyinde eitli savunma yaplar
yaptrd dorudur; yazarmzn betimledii ve lkelerin sulanma
sna olduu kadar bakentin savunmasna da yarayan Sippara hav
zas bunlar arasndadr.
Buna karlk, iviyazl bir belgeye gre, Babilin Kiros tarafn
dan kuatlmas, herkesin bildii bir ykde Herodotosun anlatt
gibi olmad anlalmaktadr. Pers ordularnn yaklamas zeri
ne kentte bir ayaklanma patlak vermi, Kiros da oraya muzafferane bir giri yapabilmitir. Ama Herodotos herhalde yerinde, Ba
bilin dnn byk sitenin gururuna daha uygun bir deikesi
ni derlemitir.
Tarihimiz galipler ve Babilin yeni hakimleri olan Persler hak
knda da bilgi edinmeye girimitir. Kukusuz, o hibir zaman asl
Persiaya, yani Persepolis blgesine ve Iran dalarna gitmemitir.
Bunu yapt iddiasnda da deildir. Ama imparatorluun yollarnda
ve Babilin (ya da oraya dek gitmise Susun) hanlarnda birok Pers

163

164

A n t Ik Y unan

Uy g a rl i Ci

ile karlamak ve konumaktan geri kalmamtr ve bunlardan bin


lerinin sylediklerini brleriyle denetlemek istemi gibi grnmek
tedir. Herodotosun Perslerin eitimleri ve dinleri hakknda verdii
bilgiler, birka ayrnt dnda, modern tarihiler tarafndan doru
bulunur. Perslerin adetleri hakknda bize verdii tablo ne kadar ksa
olursa olsun, Herodotos Pers uygarlnn manevi ortamn -hayran
kalarak tabii- yle bir grm gibidir.
Eitim konusunda, Herodotosun u sz nldr ve ok doru
dur: Tersler ocuklarnn eitimine be yandan itibaren balarlar
ve bu yatan yirmi yana kadar onlara yalnz u eyi retirler:
Ata binmek, yay germek ve doruyu sylemek. Gerekten de, Pers
lerin dini doruluk sevgisini retmekteydi. Odysseusun kusursuz
yalanlarma hayran bir Yunanly hibir ey daha fazla artamazd. Herodotos Hrmz ve Ehrimenin dini hakknda da bilgi edinir.
Perslerin rahiplerine gre kpek ve adn unuttuu bakalar gibi,
hepsi de Hrmz tarafndan yaratlan yararl hayvanlar ldrmenin
gnah, oysa Ehrimann yaratklar olan karnca ve ylanlar ldr
menin mbah olduunu bilir.
Bu eitli rneklere baklp, bir de Medlerle Perslerin Yunanis
tana yenilerdeki saldrs hatrlanrsa Herodotosu tanmlamak iin
bata kullandm merak teriminin yetersiz olmaya balad g
rlr. Bu merak, ister eski Babil kenti, ister Yunanistannkinden o
kadar uzak olan Pers uygarlnn manevi ortam konusunda olsun,
aknlk, hatta hayranlk haline gelir. Herodotos Msr ve harikala
r konusunda uzun aratrmasnda yine ayn sesi duyurur.

br halklara gemeden nce Herodotosun dnyay kafasnda


nasl canlandrdn belirtmek isterim. O, Miletoslu Hekataios gibi,
dnyaya tamamen yuvarlak, evresi Okyanus akarsuyu ile sarl
m dz bir disk biimi veren Dnya evresinde yolculuklarm ya
zarlarn ister istemez gln drr. Bununla birlikte, Herodotos
bu metinde ve baka yerde yalnzca Okyanus adnda bir rman var
lna ve dnyann biimi olacak tam bir daire dzgnlne kar
kar. Ama o da dnyay bir kre gibi deil bir disk gibi grr. s
tnde durduu grn, tam olarak daire deilse de, emberin si
metrik dzenine yatkn gibidir.

erodotos

E ski

K itayi

Kefediyor

Hindistana kadar uzanan ve insanlarn yaad ve birka lle


uzayp giden Asya inhindi ve inden haberi yoktu; Afrika gney
blmnden kopuktur. I.. VI. yzylda, Fenikelilerin keif gezile
ri ile 509 ylnda Skylaksn (Skilaks) yapt gezi onun Gney Asya
ile Gney Afrikann sularla kuatlm olduunda karar klmasna
yol aarlar. Gneydeki bu iki ktann kuzeyinde tam Sibiryann or
talarna kadar, dnyann br iki blmyle ayn alan zerinde
uzunlamasna yaylan Avrupa uzanr. Ama Herodotos bu Avru
pann kuzeyde, kuzeybatda ve douda suyla evrili olup olmad
na karar veremez.
Szn ettiim keif gezilerinden birincisi ile ilgili para yledir. Bu keif gezisine yollayan I.. VI. yzlda firavun II. Nekodur.
(Herodotos onu Nekos diye adlandrr): Eritne denizinde (Basra
Krfezi) yolculua km olan Fenikeliler, diye yazar Herodotos,
Hint denizinde seyrettiler. Sonbahar geldiinde bulunduklar Libya
(Afrika) blgesine yanayorlar ve buday ekiyorlard. Sonra hasat
zamann bekliyorlard; hasattan sonra da yeniden denize alyor
lard. ki yl yolculuk ettikten sonra, nc yl Herakles stunlar
n (Cebelitark) getiler ve Msra vardlar. Dndklerinde Libya
evresini dolarken gnei sa taraflarnda grm olduklarn an
lattlar. Bu bana hi inanlr gibi grnmyor; ama belki baka biri
ne yle gelebilir. Herodotos, ilk kez kuku gstermekte hakszdr.
Gerekten de mit Burnunu geen bu denizciler, gneyde, gnei
kuzeyde, sa yanlarnda grdler: nk gney yarmkrede bulun
maktadrlar. Herodotos bunu anlayacak kadar kozmografya bilmez.
Ama anlalamayan ve onun kabul etmeye yanamad bu durum
bize Afrika keif yolculuunun doruluunu kantlar.
Daha sonra anlatsnda, Gney Asyann, Afrika gibi, sularla
evrili olduuna karar vermesini salayan Skylaksn keif yolculuu
gelir: Kastapyreden (Kastamiri) (orta Indusun bir kolu stnde
kurulmu Pencapta bir kenttir) yolculua kmlar, diye yazar He
rodotos. Irmakta Dou ynnde denize kadar inmiler. (Bu rmak
Indus rmadr. Irman douya doru akmadn sylemeye gerek
yoktur; Herodotos bu rma ya Ganj ile kartrmakta ya da dpe
dz yanlmaktadr.) Buradan, diye devam eder Herodotos, batya
doru seyrederek, sonunda, yola klarndan sonra otuzuncu ayda,
yukarda szn ettiim, vaktiyle Msr kralnn emriyle Libyay do
lamak zere yola km Fenikelilerin ayn limanna varmlar.

165

166

A n t Ik Y unan

Uygarlii

imdi Iskitlere geliyorum. VIII. yzyln sonundan balayarak,


Karpatlardan Don (Herodotos Tanais der) kvrmna kadar Ukray
na steplerinde yerleen Iskitler I.. V. yzylda Yunanllarca hl bi
linmedik bir halk olarak kalmlard. Gezginimiz onlarn lkelerinin
ve adetlerinin tasvirine yaptnn nemli bir blmn ayrd. Ara
trmasn srdrmek zere, Herodotos Karadeniz kysndaki Yunan
kentlerine gitti; skit lkesinin mahrecinde, Dnieperin aa akn
da kurulan u ticaret blgelerinin en nemlisi olan Olbiada (Olvia)
kald. Dediim gibi, bir konvoyla bu nehirden yukar karak, Ki
evden uzak olmayan, byk bir aklkla betimledii skit krallar
mezarlarnn bulunduklar blgeye varm olmas olanaksz deildir.
Herhalde Iskitler konusundaki bilgisi ok gvenilir grnmekte
dir. Adetlerin tasvirine ancak nadiren destan zellikleri karr. l
kedeki hyk (kurgan) kazlar -brleri yannda Ker yaknndaki
Kuloba sitesinin kefi- onun tankln dorulamlardr. Byk bir
zevkle yazd garip trenlere ve inanlara gelince, bunlar yine yeni
lerde Iskitlerle ayn uygarlk dzeyindeki birtakm topluluklarda el
de edilmekteydi.
Herodotosun ncelikle belirttii ey saldrlara direni konusun
da Iskitlerin byk ustaldr. Bu ustalk saldrgan karsnda geri
lemekten, istemedikleri zaman onunla kar karya gelmemekten,
onunla savaacak durumda olacaklar ana kadar onu bylece geni
ovalar iine ekmekten ibarettir. Onlar bu davranta yalnz, otlar
la kapl geni bir ova olan lkelerinin doasndan deil, ovay ba
tan baa geen ve esiz direni hatlar oluturan byk nehirlerden
de byk lde yardm grmlerdir. Herodotos Tunadan Dona,
bu nehirleri ve bunlarn kollarndan bazlarn sayar. Bu sralamalar
da fazladan bir ad bile vardr.
ok bol bir malzeme iinden seim yapmak gerektiine gre,
imdi onun Iskitlerde khinlik konusunda bize verdii baz ayrnt
lar grelim: skit kral hastalannca sanatlarn sylediim gibi ya
pan bilicilerin en nllerinden n arr. Biliciler ona genel ola
rak adn da syledikleri u ya da bu kiinin kraln ocana beddua
etmi olduunu sylerler. Gerekten de Iskitler, yeminlerin en by
n etmek istediklerinde, olduka yaygn olarak kraln ocana ye
min ederler.
Sank hemen yakalanr ve kraln karsna gtrlr. Orada bi-

Vaktiyle skit halkndan bir kolun yaad Altay dalar blgesinde bir
mezarda bulunmu bir skit kral (solda) ile metresinin balar.

168

A n t Ik Y unan

Uygarlii

liciler ona, kraln ocana beddua ettiini sanatlaryla ortaya kar


dklarn ve kraln hastalanmasnn nedeninin kendisi olduunu sy
lerler. Sank suu inkr eder ve suun kendisine yklenmesine kzar.
O zaman kral iki kat yeni bilici artr. Eer bunlar da san k
hinlik kurallar gereince sularlarsa, hemen ba kesilir, mallarna
da ilk biliciler yararna el konur. Eer kraln ikinci olarak istedii bi
liciler adam susuz bulurlarsa bakalar getirtilir, sonra daha baka
lar getirtilir; sonunda ounlukla sulamadan aklanrsa, onu akla
yan celsede ilk bilicilerin lmne karar verilir. Kehanetin doru
luu sorununun, oy okluu ile halledildii grlmektedir.
Herodotos yle devam eder: Bakn biliciler nasl cezalandr
lr. kzlerin koulduu bir araba al rpyla doldurulur; biliciler
ayaklar bukalanp, elleri srtlarnda balanarak ve azlarna tka
sokularak bu al rp arasna kapatlr. Sonra al rpya ate veri
lip kzler rktlerek srlr. Bu hayvanlardan birou bilicilerle
birlikte yanar; bazlar da alev arabann okunu yaknca yar yarya
yanp kurtulurlar. Biliciler yalnz bu sutan tr deil, baka ne
denlerle de bylece yaklarak cezalandrlrlar. Kral lmle cezalan
drd tm kiilerin erkek ocuklarn ldrtr; ama kzlara hibir
ktlk etmez. Bylesi yklerde en ok artan ey Herodotosun
en kt kymlar anlatrken sahip olduu sarslmaz sknetidir.
imdi tarihimizin skit krallarnn mezarlar hakknda bize syle
diklerine bakalm: Krallarnn mezarlar Borysthene nehrinin gemi
lerle girilebilen blmnde, Gerrhi (Kiev blgesinde olmal) blgesin
dedir. Kral lnce, bu yrede drt ke byk bir ukur aarlar. Bu
ukur aldktan sonra, cesedi mumyalarlar; nceden alp barsak
lar boaltlan karn kylm kokulu bitkiler, sukerevizi ve anason to
humlar ile doldurulup yeniden dikilir. Sonra ceset bir arabaya ykle
nip baka bir boya gtrlr, bu boyun sakinleri, tpk ncekiler gibi,
kendi kulaklarna kesik atar, salarn tra eder, kollarnda izikler
aar, alnlarn ve burunlarn yaralar ve sol ellerine oklar batrrlar.
Kraln cesedi buradan bir arabann stnde devletinin bir baka iline
gtrlr ve nce gtrld ilin insanlar konvoyu izlerler. Kral,
egemenlii altndaki tm topluluklarda dolatrlp skit lkesinin u
snrnda Gerrhi blgesine getirilir ve mezar yerinde bir hal yatak s
tne yerletirilir. Sonra cesedin her yanna karglar dikilir ve araya
aa direkler yerletirilip, aralar rl sazlarla kaplanr. Bylece ha
zrlanm mezar odasna, boarak ldrdkten sonra, kraln odalkla-

N E UR ES

JELOM.AR
ARGIPEENS

KE AYAKLILAR

ft;

AVRUPA

(SBRYA)

S'

Cr:

Pn

BAKTR1AL1LAR

erodotos

E ski

K itayi

K e f e d i y o r , 169

rndan birini, sakisini, bir a, bir khya, bir uak ve bir ula koyar
lar. Ayrca atlar, kulland eylerden birka rnek, en sonu altn bar
daklar da (ne gm ne de bakra yer vardr) mezar odasna konulur.
Bunlar yapldktan sonra, ukuru toprakla doldururlar ve hepsi birbi
ri ile yarrcasna, mezar yerinin stnde ok yksek bir tepecik yk
seltmek iin alrlar. Gney Rusyada alan birok kurganda pek
ok insan iskeleti, at kemikleri ve bol bol altn eya bulunmutur. I.S.
920 ylnda, Ibn Fadlan adnda bir Arap bize, Herodotosun betimle
dii cenaze trenlerinin Ukrayna kavimlerinin nderleri iin hl uy
gulandn anlatr. Bu Arap gezgin nceden boularak ldrlm
odalklardan birinin efendisi ile birlikte yakldn grmtr.
Sonra, yl dolduunda, bu kez kraln en deerli hizmetkrlarn
dan ellisi ve o kadar atn boulmas suretiyle trenlere yeniden ba
lanr. Bu elli uak mezarn evresinde kaza geirilmi olarak yine
kaza geirilmi elli atn stne yerletirilirler. Mezarn dnda yer
aldklar iin bu anmalklar elbette bulunamamtr. Herodotosun
byle ykleri gk bile demeden anlatmaktan ald ak zevk Yunan
uygarlnn ayrt edici zelliklerinden biridir. Yunanllar, yalnzca
yaratllarnn soylu ynleri ile deil, btn ynleriyle, kendilerini
br insanlara yakn hissederler. En ok zalimlik edenler ok da
nemsiz deildirler. Onlarn her tarafa ynelen insancl, bir tek
yne sapmaz: idealizm ynne.

Herodotos Iskitlerden sonra, gneyde, kuzeyde, douda, batda


skit lkesinin snrnda bulunan uluslar sralar. Belki Tuna azn
daki Getealarn ya da bugnk Krmdaki Taurilerin dnda, bun
larn ou hakknda ancak sylentilere gre konuur. Herodotosa
bilgisinin en byk blm tahl, krk, kle satn alarak, gzel bo
yal kplerinde zeytinya ve arap, bazen de Msr pazarlarnn mal
larn satarak, Tunadan Volgaya kadar Ukrayna topran dolaan
Yunan tccarlarndan gelir. Herodotosun anlatm, Aratrmala
rnn bu blmnde, birka ekince gsterir, ama bazen etkileyici
bir bilgi de verdii olur.
Neurilere (Nevri) bakalm: Bu Neuriler bana tmyle by
cler gibi grndler. Iskitlere ya da skit lkesinde oturmu Yu
nanllara baklrsa, her Neuri ylda bir kez birka gnlne kurt

17 O j A n t k Y u n a n U y g a r l. i C i

olur ve sonra yeniden ilk biimini alr. skitler bouna konuurlar,


beni byle masallara inandramazlar; ama onlar bundan vazgemek
istemezler ve size bunu yeminle syleyip dururlar.
Androphagilerin (Androfagi) durumu ise yledir: Androphagiler kadar vahi adetleri olan insanlar yoktur. Bunlar ne yasa ne
adalet bilirler; gebedirler; giysileri Iskitlerinkine benzer, ama ken
dilerine zg dilleri vardr. Az nce szn ettiim halklar iinde in
san eti yiyenler yalnz bunlardr. Dille ilgili zellik bu Androphagi
halknn Fin rkndan olduunu dndrmtr. te yandan, ger
ekten de Finlilerin ortaaa kadar yamyaml srdrdkleri bilin
mektedir.
Herodotos Iskitlerin, Neurilerin, Androphagilerin ve baka bir
oklarnn tesinde, daha douda ve daha kuzeyde yerleilmi dn
yann ilerlere devam ettiini ve beklenen deniz yerine ovada, Urallar
diyebileceimiz dalarn ykseldiini bilir. Vakanvisimizin bilgisi
azalr, daha dorusu mesafe bydke bilgi masals anlatmla kar
r. Yine de Herodotos, adet edindii gibi, her eyi anlatarak ama
saflnn almasna kesinlikle raz olmad snr okuruna belli ede
rek seimini yapar.
Bu dalarn eteinde, diye yazar, hepsinin doutan kel olduk
lar sylenen halklar yaarlar; bunlarn burunlarnn bask, eneleri
nin kntl olduu da sylenir. Kel (Herodotos bu szckle on
larn seyrek kll olduklarn kasteder) denilen bu insanlarn tasviri
Kalmuklar dndrr. Daha ilerde yle yazar! Hemen hemen
bir incir aac boyunda olan ve bakla byklnde ekirdekli bir
meyve veren bir tr aacn meyvesiyle beslenirler. Bu meyve olgun
lanca, onu bir bez paras iinde skar ve ondan ai dedikleri ka
ra ve youn bir su karrlar. Bu meyve suyunu urup gibi itikleri
kadar stle de kartrp ierler. Ai Kazan Tatarlarnn ulusal iki
sinin addr. Kalmuklar yabani kirazdan Herodotosun betimledii
gibi hl yararlanmaktadr. Herhalde, sz edilen aa, o tarihte
Avrupada bilinmeyen kiraz aacdr.
Demek ki bu lkeyi kel insanlarn lkesine kadar tamamyla
tanyoruz, ama daha kuzeyde bulunan blge hakknda kesin hibir
ey syleyemeyiz. Herodotosa gre bu glge dalktr; o, bu da
larda Keiayak denilen kei ayakl insanlarn yaadklarnn sylen
diini duymutur (trmanmakta usta insanlar imgeli bir adlandrma
biimi). Herodotos unu da ekler: Ama bu bana hi de inandrc

erodotos

E s k I K itayi

Kefediyor

grnmyor. Daha da uzaa gidilirse ylda alt ay uyuyan baka


halklarn bulunduunu da sylemektedirler. Bense buna kesinlikle
inanamam. Yine de burada kukusuz uzun kutup gecesine ilikin
belirsiz bir bilgi vardr.
Herodotosa gre Kimmer Boaznda (Azak Denizi ile Karade
niz arasndaki boaz) balayan Iskitler lkesinden itibaren sayd
btn lkelerin zelliklerinden biri souktur. yle yazar: Bu lke
lerde tam sekiz ay boyunca k o kadar sert, souk o kadar dayanl
mazdr ki topraa su dkerek asla amur yaplmaz: Ancak ate ya
karak amur elde edilir. Bu korkun iklimde Kimmer Boaz gibi,
deniz bile donar ve Kkersonnesosdan (Hersonisos -Krm) Iskitler
ordu olarak buz stnde geerler ve Sindi lkesine (Kuban) gitmek
iin arabalarn buz stnde srerler. K bylece tam sekiz ay de
vam eder; br drt ay hl souktur (Yanl: Yaz aylar Rusyada
ok scaktr) Bu lkelerde k br lkelerinkinden ok farkldr. Bu
mevsimde o kadar az yamur yaar ki szn etmeye demez; yazn
da, durmadan yamur yaar. Baka yerde gk grlediinde burada
hi gk grlemez; ama yazn gk grlts ok sktr. Olur da kn
gk grlts duyulursa, buna mucize gibi baklr. Yunanistanda
ise frtnalar ilkbaharda ve sonbaharda, bazen de kn patlar, yazn
hi olmaz. Herodotosun dikkat ekmesi bundandr.
Daha ilerde saduyulu bir dnce vardr: Iskitlerin, insann
hibir eyi ayrt edemeyecek, bir adm ileri gidemeyecek kadar, ha
vann dopdolu olduunu syledikleri tylere gelince, bu konuda be
nim dncem u: skit lkesinin yukarsndaki blgelerde durma
dan kar yamaktadr; ama yazn herhalde ktan daha azdr. Karn
lapa lapa yadn yakndan grm biri ne demek istediimi kolay
ca anlar. Kar gerekten de uuan tylere benzer. Bu durumda ku
zeyde bulunan ktann bu glgesinde ar souklar nedeniyle insan
larn yerlemediini, Iskitler ile komularnn tylerden sz ederken,
sadece karla karlatrma yaptklarn dnyorum.

Bu srada kuzeyden ayrlan Herodotos bizi Asyann gney ula


rna gtrr. Ktalarn Uzak-Gneyindeki bu blgeler, yazarmza
gre, doann en deerli zenginliklerine sahip blgelerdir. Hindistan
altn topra olan, Arabistan ho kokular lkesidir. Herodotos bura-

171

172| A n t k Y unan U ygar

lig i

da bu lkeler sakinlerinin adetlerinden daha ok masallardaki Do


u dnyasndan Yunanistana gelecek zenginliin en parlak iaretini
toplamakla ilgilenir. Altn ve ho kokulu maddeler gibi ok nadir
mallar ancak olaanst biimde devirilebilirler. Dev karncalar,
efsane kular, kanatl ylanlar, domakta olan henz tam bir haya
li doa tarihi yazarnn tehlikeli yarna yol aar. brlerini bir ya
na brakp zaten yalnz altn toplama biimlerinden birine ve de ho
kokulu maddelerin devirilmesine deineceim.
Hindistann Dousunda, diye yazar Herodotos, kumun yaan
maz kld baz yerler vardr. Bu llerde bir kpekten daha kk,
ama bir tilkiden daha byk karncalar bulunmaktadr. Bu karn
calar herhalde kstebekler olmaldr. Hintliler topra kazdklar
iin kstebekleri karnca diye adlandrabilmilerdir. Mahabharata altn tozuna karnca altn adn verir. En sonu lkedeki karnca
yuvalarnn altn tozu ierdiklerini syledii de olur. Bu kark ve
yanl anlalm olgular, Herodotosun anlataca tarihe yol am
ve ondan sonra da ortaan sonuna dek yeni ayrntlarla yinelenmi
ve zenginletirilmitir.
te bu karncalar toprak altnda kendilerine bir yuva yaparlar,
bunu yapmak iin de, tptpna benzedikleri bizim karncalar gibi
topra yukarya iterler; kabarttklar kum altnla doludur. Hintliler
llere bu kumu toplamaya giderler. Her birinin yanyana balanm
devesi vardr; her iki yanda bir yularla bal birer erkek deve, iki
erkek devenin arasnda srclerin bindii bir dii deve bulunur. S
rcler henz memedeki yavrularndan ayrdklar, st veren diileri
kullanmaya dikkat ederler...
Burada deveyi tasvir etmeye kalkmayacam; Yunanllar onu
bilirler. Sadece bilmedikleri bir eyi syleyeceim; devenin arka ba
caklarnn her birinde iki but, iki de diz vardr. Tuhaf anatomi! He
rodotosun ve devenin dostlar yine de bu anatomiyi hogrrler.
Ayaktara, derler, devede o kadar uzundur ki topuk ikinci bir diz
gibi grnr, bu da iki budu dndrmeye gtrr. Hem sonra, de
ve diz knce, byle bir bacak uzunluunu kaybolacak biimde k
vrarak altna alr.
Hintliler develerini byle koup, altnn bulunduu yere varn
ca, hemen getirdikleri kk torbalara kum doldurur ve abucak ge
ri dnerler. nk, Perslerin dediklerine inanmak gerekirse, kokuyu
alan karncalar onlar hemen kovalamaya balarlar. Kouda bu ka-

erodotos

EskI K

itayi

Kefediyor

dar hzl bir hayvann olmadn sylerler; onlarn toplandklar s


ra Hintliler uzaklam olmazsa, onlardan bir teki bile kurtulamaz.
Bu nedenle de diiler kadar hzl koamayan erkek devler yorulma
ya balaynca, ikisini birden deil bir ara birini, sonra brn ko
umda zerler. Anlayn ki erkek devler sadece karncalarn kova
lamasn geciktirmek iin gtrlmlerdir. Karncalar tam onlara
yaklarken erkek develeri brakrlar, bu ilem iki kez yaplr. Karn
calar onlar yemek iin duraklarlar. Ancak bu aklamay gerektiren
Herodotosun metni belki burada biraz boluk gsterir.
ite Arabistan konusundaki sayfalarda, hayvan trlerinin grece
dourganl stne birtakm ilgin dnceler: Araplar, engerekle
rin bana geldiini bildiim ey olmasaym btn dnyann ylan
larla dolacan da sylerler. Btn ekingen ve yenilmeye adanm
hayvanlarn, ar biimde tketenlerin onlar yok etmesi korkusuy
la ok dourgan, zararl ve yrtc hayvanlarn ise tersine ok az do
urgan olmalar olasdr ki tanr yle istedii iindir. Bu kantlama
Anaksagorasn ya da ondan nce Ksenophanesin evrenin yneti
minde zekya ykledikleri role dayanabilir. Herodotos bize gre
canl dnya hakknda bu ilgin ereki gr gelitirmekte daha az
nde deildir. Tarihi yle devam eder:
Tavann her yerde dmanlar vardr; hayvanlar, kular, in
sanlar onun kkn kurutmaya alrlar. Bu nedenle bu hayvan
son derece dourgandr. Btn hayvanlar iinde onun diisi dour
madan gebe kalan ve ayn anda kimileri daha yeni tylenmi, kimi
leri henz tyden yoksun, kimileri de ancak oluma halinde yavru
lar tayan tek hayvandr. Aristo dii tavann l gebeliinin y
ksn alntlamaktan ve buna yeni alntlar eklemekten geri kal
maz. imdi de aslan yavrusunun doumuna bakalm: Dii aslan,
bu ok gl ve ok yrtc hayvan ise tersine mrnde ancak bir
kez hamile kalr ve bir tek yavru yapar; nk meyvesiyle birlikte
dl yatan da atar. Bu olay yle aklanr: Aslan yavrusu anas
nn karnnda kmldamaya balar balamaz, baka bir hayvandan
ok daha sivri trnaklar olduu iin, dl yatan yrtar: Ve by
dke onu daha derinden paralar. En sonu, dii aslann dourma
s yaklanca artk dl yatanda kesinlikle salkl hibir ey kal
maz. Herodotos, bu sistemde, aslanlarn trn srdrmek iin
koruyucu tanrnn ne yaptn bize aklamay unutur. Dorusu he
sap bu aklamay engellerdi.

173

174 | A n t i k

Y unan

U y g a r l i Ci

Daha ilerde yle yazar: Eer engereklerle Arabistann uan


ylanlar doann br ylanlardan istedii gibi (yani yumurtadan)
dosalardt insan iin yeryznde yaam mmkn olmazd. Ama on
lar birlikte olduklarnda, dii iftleirken ve tohum dkme annda,
erkei boazndan tutar, ona skca sarlr, sonra da onu srp par
alamadan brakmaz. Erkek bylece lr. Dii de bunun cezasn g
rr. Yavrularn karmaya hazr olur olmaz onun dl yatan ve
karnn kemirip kendilerine bir geit aarlar ve bylece babalarnn
lmnn cn alrlar. Klytaimnestra -Aiskhylos, bu engerek,
der- Agamemnonu ldrr. Orestes de anasm ldrerek babasnn
cn alr. Herodotos Oresteiay (Orestia) ya okumu ya da gr
mtr. O, engereklerin Oresteiasim yazm gibidir.
Dnyann snrlarnda olaanst eylerin oaldn gryo
ruz. Ama bu efsanevi ykler artk bktrc oldular. Ben Herodotosun Kuzey Afrika halklarndan biri hakknda yapt tasvirin bir
ka izgisini aktarmay yelerim.

Herodotos Kuzey Afrikay batan baa dolamad. Tam bir Yu


nan sitesi olan Kyreneden Libya lnde birka noktaya ve Trab
lusa kadar uzand. Kyrenede ve hatta Msrda, bilinmeyen blge
ler hakknda birok insan sorguya ekerek, Msrda Cebelitarka,
Syrtislerden (Sirtis) ad glne, Kartacadan Senegale kadar ge
belerin doland, vahi hayvanlarla dolu, llerle kapl, olaanst
vahalarn bulunduu bu geni sahalarda dnya hakkndaki bilgisini
artrmaya alt. Herodotos ayrca Afrika kys boyunca gitmi ve
ky halklarn anlatm olan Samoslu, Rhodoslu (Rodoslu) ya da
Phokaial (Fotea -Foa) denizcilerin seyir defterlerine de bavurmu
gibi grnmektedir. O, Kuzey Afrika hakknda, genellikle garip ay
rntlardan olusa da, beklendiinden daha geni ve daha doru bir
tabloyu karmay baarmtr.
Herodotos Afrikann ky blgesi halklarndan birounu bil
mektedir. Bazen berberi kabilelerinin, bazen Tuareglerin adetlerini
anlatr. Ben yalnz Nasamoniallar hakknda sylediini aktaraca
m.
Daha batda kalabalk bir halk olan Nasamoniallar (Bunlar
Byk Syrtisin dousunda ve gneyinde yaarlard) bulunmaktadr.

Eskiden Syene denilen Assuanda Nil-Herodotosun Msr yolculuunun gney snr.

176 I A n t i k

Y unan

Uygarlici

Nasamoniallar yazn srlerini deniz kysnda brakp hurma top


lamak iin Augila (Agila) adnda bir kente giderler. (Bugnk Ucila
olan Augila vahas, Kyrenaikadan Fizana giden kervan yolu stn
de byk bir hurma rn merkezidir.)Orda hurma aalar bol ye
tiir, ok gzel byr, hepsi de meyve verirler. Nasamoniallar e
kirge avna karlar, onlar gnete kuruturlar ve toz haline getirdik
ten sonra, bu tozu stle kartrr ierler. (Tuaregler kurutulmu ve
toz haline getirilmi ekirgeleri yerler.) Her birinin birok kadn al
ma adetleri vardr, onlardan ailecek yararlanrlar, nlerine sadece
bir denek diker ve onlarla birleirler. Bir Nasamonial erkek ilk
kez evlenince, dn gecesi, gelin btn davetlilere kendini sunar ve
her davetti ona yannda getirdii bir armaan verir. Poliandria (ok
erkekle birleme) (burada poligami ile karktr) ilka halklarndan
ou tarafndan -bunlarn arasnda Spartay da sayabiliriz- bu yo
la bavurulmutur.
Kyrenede Nilin kaynaklar hakknda soruturma yapan Herodotos Nasamoniallarn uzun sre kukuyla baklan u yksn
anlatr:
Bana anlattklarn Zeus Amman'daki biliciye dantktan son
ra Ammonia kral Etearkhus (Etearhos) ile bir grme yapm bir
ka Kyreneliden unlar rendim. Yava yava sz Nilin kaynak
lar stne gelmi ve bu kaynaklarn bilinmedii ne srlm. O
zaman Etearkhus onlara bir gn, sarayna baz NasamoniaUlarn
geldiini anlatm. Kral onlara Libya lleri hakknda kendisine ve
recek baz yeni bilgiler olup olmadn sorunca, ziyaretiler ona, l
kenin en gl ailelerinden delikanllk ana gelmi ve cokuyla
dolu kiilerin, baka lgnlklar arasnda, Libya llerini tanmak ve
imdiye kadar insan aya basmam yerlere gitmek iin kura ile ara
larndan be kii semeyi dndklerini sylemiler. Arkadalar ta
rafndan bol su ve yiyecek yedei ile yolcu edilen bu genler nce in
sanlarn yaadklar lkelerden gemiler; sonra yrtc hayvanlarla
dolu bir lkeye varmlar; oradan, llerin arasnda batya doru yo
llarna devam eden genler, uzun sre geni kumluk alanlarda dola
tktan sonra, aalarla kapl bir ova grmler. Yaklap, bu aala
rn stndeki meyveleri toplamaya koyulmular. Onlar meyve top
larken, ortann ok altnda boylar olan kk insanlar zerlerine
ullanp onlar zorla gtrmler. NasamoniaUlar onlarn dillerini

erodotos

EskI K i t a y i K e f e d i y o r

hi duymadklar gibi bu kk insanlar da Nasamoniallann dilini


hi anlamyorlarm. Byk bataklklar arasndan gtrlmler,
buralardan knca insanlar kara derili ve kendilerini getirenlerle
ayn boyda olan bir kente varmlar. Bu kentin yaknnda, batdan
douya doru iinde timsahlarn yzd byk bir nehir akyr
m. zellikle masallar lkesine srlen kk insanlar nedeniy
le uzun sre Herodotosun saflnn bir gstergesi saylan bu yk
XIX. yzyln ikinci yarsnda, ekvator Afrikas kaifleri tarafndan
makul bulunmutur. Gerekten de artk biliyoruz ki bu blgelerde
birtakm cce kavimler, Negriller vardr. Trablus yerlilerinin Fizza
vahasndan Nijer kvrmna kadar l am olmalar hi de olanak
sz deildir. Yukarda Herodotos Nijeri yukar Nil sanmtr.

ite bizi yeniden Msra gtren ey.


Herodotosun dolat btn lkeler iinde, onun hem gerek
hem de artc olmasn istedii bir tarih ve bir corafyann varolu
unu en iyi gerekletiren lke, kukusuz Msrdr. Orada onun bek
lentisini amayan, muhayyelesinin en lgn arsna karlk verme
yen hibir ey yoktur. Ama o bu Msr grr ve ona dokunur.
Binlerce yllk ve yalanc tercmanlarnn anlatlar arasnda
kavrad iin daha gzelletirdii duyulmam bir masal bahesiyle
zengin bir tarih. Dev gibi heykeller, onun gen Yunan halknn tm
rekorlarn ak arayla kran ykseklikte antlar bu tarih ve parlak
tanklklar arasndadr. The greatest in the world Herodotosun hay
ranlnn en doal biimidir.
Sonra mucize demek olan bir nehir: Sadece, ilkbahar frtnalar,
yaz aylarnda yar yarya kuruyan sellerle kabaran rmaklar tanyan
bir Yunanlya gre Nil, dzenli ve bereket getiren kabarmalar soru
nu ile, bilinmeyen ve hatta Herodotosun tasarlayabildiinden ok
daha uzak kaynaklarnn da esrar ile, yalnzca tarihiyi garip bir bi
imde sarmakla kalmaz, onun anlama oburluuna da meydan okur.
Herodotos meydan okumaya karlk verir. Nilin kaynaklar ve ka
barmalarna ilikin ifte esrar zmeye drt elle sarlr. Nil vadisi
nin jeolojik oluumu sorununa el atar. Kukusuz kesin olacak bir
akl yrtme iin elinde yetersiz olgular vardr. ncellerinin varsa
ymlarn eletirirken bazen bir ocuk gibi akl yrtyormu izleni-

177

178

A n t Ik Y unan

U y g a r l i Gi

mi brakr. Ama bu ocuk zekidir! Aratrmasnn sonucunun doru


ya da yanl kmasnn nemi yoktur: Esrar sorgulamakta, ve soru
nu zmekteki direnci vaatlerin en gzelidir.
Msrda Herodotosun merakn eken bir yn garip ve kutsal
hayvan da vardr. Hayvan yklerini anlatmaya baylr. Bu yabancl
faunada onu ilgilendiren bir lde faunann grnm ve davran
nn tuhafl, daha ok da insann hayvanla kurduu ortakln t
rdr. Bu ortaklk Msrda Yunanistandakinden daha skdr ve in
sana tuhaf ykmllkler ykler. Herodotos Msrlnn kedi, ibi, ya
da timsah ile yapt anlamay sorgular ve soruturmas nnde
hayvan hakknda deil, insan hakknda artc klar aar. Onun
Msra ilikin, yanllar ile birlikte ksmen Aristo tarafndan yinele
nen, hayvan ykleri, yalnzca kesin biimini almam doa tarihi
nin bir sayfas deildir. Her eyden nce bir etnografya sayfas, M
sr halknn bir insani corafya sayfasdr.
Son bir olgular bl yolcunun dikkatini ekmi ve alkoymu
tur. Biliyoruz ki Herodotos garip adetler kadar hibir eyi sevmez.
Son derece byk bir zevkle bir yn garip kurallar derler. te yan
dan bu tuhaflk bolluu iinde onu hibir ey sarsmaz ya da kzdr
maz. Bir Yunan adetinin tersi bu her zaman zgr kafay sadece da
ha ok kendine eker. Baz halk masallarnda ya da Samuel Butlerin
Erewhonunda bulunduu gibi ters bir lkenin grnts olan bir
Msr grnts yazmaktan bile, bir an, holand grlr.
Onun kard Msr tablosu ne kadar tuhaf ve te yandan ek
sik olursa olsun, ayrntlarnn ounda yine de modern tarihilerce
dorulanm ya da en azndan geree yakn bulunmutur.
Birka rnek mi? Bir baka Msr gezgininin (Miletoslu Hekataios) bir szn yenileyen Herodotos yle syler: Msra deniz yo
luyla giden akl banda her insan, vard lkenin Nilin bir arma
an olduunu fark edecektir. Bilgi kaynaklarmn bana benzeri hi
bir ey sylememelerine karn, Moeris glnn yukarsnda gn
lk yolculua kadar yaylan btn lke hakknda da ayn hkm ve
recektir: Bu, nehrin bir baka armaandr. Msrn doast yle bir
doadr ki, su yoluyla gidip kylardan bir gnlk uzaklkta denize
bir iskandil atsanz ordan balk eker ve ancak onbir kulalk bir
derinlik bulursunuz: Bu durum, nehrin bu uzakla kadar toprak ta
dn aka gsterir.

erodotos

EskI K i t a y i K e f e d i y o r i 179

Daha ilerde, Herodotos dncesini yle aklar: Msrdan


pek uzak olmayan Arabistanda, Eritre denizinden kan dar ve uzun
bir krfez (Kzl Deniz) vardr. Bu krfezin dibinden byk denize
kadar krekli bir gemiyle krk gnlk yolculuk gerekir. En geni ye
ri ancak yarm gnlk bir yolculuktur. Orada her gn gelgit gr
lr. Ben de Msrn hemen hemen benzeri bir baka krfez olduu
nu, bu krfezin Kuzey denizinden (Akdeniz) baladn ve Habeis
tana doru uzandn dnyorum; oysa Arap krfezi (Basra Kr
fezi) Gney denizinden Syriaya doru uzanmaktadr; bu iki krfez
ancak kk bir aralkla ayrldndan, delinerek birletirilmelerine
az bir ey kalr. Eer Nilin ak deitirilip bu Arap krfezine d
klecek olsayd, onun durmadan getirdii balkla yirmi bin ylda
krfezin azna kadar dolmasn kim engellerdi? Bana gre Nil bu
nu on bin yla kalmadan baarrd. yleyse szn ettiim bu Msr
krfezi, ben domadan nceki zamanlar iinde, bu kadar byk ve
bylesi deiiklikler yapabilecek bir nehrin etkisiyle nasl doldu
rulmu olmasn ki?
Herodotos yle devam eder: Bu durumda bana Msr hakkn
da sylenenlere (yani Nil vadisinin dolmu bir krfez olduuna)
inanmakta zorlanmyorum; Nil vadisinin bitiik topraklara gre de
niz iinde ilerlediini grdm iin ben de olaylarn kesinlikle by
le olduunu dnyorum; dalarda deniz kabuklar bulunmakta,
oradan piramitleri bile andran tuzlu bir buhar kmaktadr;
Memphisin (Memefis) stnde uzanan da bu lkede kumla kapl
tek blgedir. Bir de unu dnn ki Msr, ne bitiiindeki Arabis
tana, ne Libyaya hatta ne de Syriaya benzer... Msrn topra
Nilin Habeistandan getirdii ve taknlaryla orada biriktirdii
balktan olutuu kara ve gevrek bir topraktr; oysa Libyann top
ra daha krmzmtrak ve daha kumludur, Arabistan ve Syria ise al
tnda kaya bulunan killi bir topraktan olumutur.
Herodotosun Msrn jeolojik yapsna ilikin bu varsaym, bu
ii gerekletirmek iin Nile gerekmi olan yllar konusu dnda,
dorudur. Herodotosun bahsettii ky blgesi, deniz kabuklar, tuz
andrmalar da yledir. Bununla birlikte bu lkede kum onun sy
lediinden ok daha bol bulunmaktadr.
Baka bir rnek, timsahn u nl tasviridir: Gelelim timsaha
ve trnn zelliklerine. Timsah kn en sert drt aynda hi yemek

180

An t Ik Y unan

U y g a r l i Gi

yemez. Drt ayakl bir hayvandr ve hem kuru yerde hem de durgun
sularda yaar. Yumurtalarn karaya brakr ve orada atlatr. G
nn en byk blmn kuru yerde ama btn geceyi nehirde gei
rir; nk gece su iy dmemi havadan daha scaktr. Tandmz
btn hayvanlar iinde, bu kadar kk iken, bu kadar byk olan
bakas hi yoktur. Gerekten de timsahn yumurtalar kaz yumur
talarndan ok da byk deildir ve yumurtadan kan hayvan da
ona gredir; ama yava yava byr ve on yedi ar, hatta daha faz
la boya ular. Domuz gzleri gibi gzleri, kntl dileri ve bede
niyle orantl bir uzunluu vardr. Dili olmayan tek hayvandr; alt
enesini hi oynatmaz ve yalnz st enesini alt eneye yaklatrr.
ok gl peneleri vardr; derisi ise o kadar kabukludur ki srtnda
delinmez bir baa oluturur. Timsahn gz suda grmez ama kara
da, olabilecek en keskin gre sahiptir. Suda yaadndan aznn
ii slklerle doludur. Tm br drtayakllar ve tm kular ondan
kaarlar: Yalnz kumulluundan yardm grd iin onunla bar
halinde yaar. Timsah sudan kp da topraa uzannca hemen her
zaman meltemin estii yne dnme ve az ak durma alkanl
vardr: O zaman kumulluu aznn iine girer, orada slkleri yu
tar; timsah bundan ok zevk alr ve kendini rahatlam hisseder, ona
asla ktlk yapmaz.
Bu tasvirde, Msrdan daha gneyde, bugn hl alt metre bo
yuna varan timsah trlerinin bulunmasna karn, abartl olan on
yedi ar rakam bir tarafa, iki temelli yanl vardr. Bir kere on yedi
ar sekiz metre eder: Bu boyda bir timsah olamayacak bir canavar
dr. iki byk yanla gelince, unlardr: Timsah dilden yoksun deil
dir; bu dilin ok kk ve timsahn dilini karamayaca kadar ya
pk olduu dorudur. br yanl ise udur: eklemli olan st ene
deil alt enedir. Herodotosun bu konuda yanlmasnn nedeni alt
enesini yerde dinlendiren ve avn yakalamak iin ban kaldran
hayvann gerekten de st enesini oynatm gibi grnmesidir. Herodotos dil ve ene konusunda dorulamaya girimekten kendini ok
yakndan sorumlu bulmamtr. Kumulluuna gelince bu bir tr
yamurkuudur. Bu ku, grg tanklarna gre, timsah slklerden
olmasa bile, hi deilse onun azna girmi bceklerden kurtarr.
Hayvanlara ilikin baka bir rnek de yledir: Msrda Zm
rd Anka denilen kutsal bir ku vardr. Onun sadece resmini gr-

erodotos

E sk

K itayi

Kefediyor

dm: ok seyrek grlen bir ku imi; Heliopolislilere inanmak ge


rekirse o ancak be yz ylda bir babas ku lecei zaman lkelerin
de grnrm. Eer resmine benziyorsa...
Burada insan Herodotosun ihtiyatna ve drstlne hayran
olmaldr! O, Zmrd Anka kuunu sadece resimde grmtr.
Bylece, bu masal kuunu betimlemekle kendini sust yakalat
maz.
Son Msr yks, bir efsane kral hakkndaki u halk masaldr:
Rahiplerin bana anlattklarna gre Sesostris ldkten sonra olu
Pheron tahta km. Bu prens hibir askeri sefer yapmam; ama
yle bir durumda kr olmu. Nil o srada ok gl kabarm; ka
barma on sekiz ar bulmu ve btn kyleri sular altnda brakm.
Ayrca dalgalar iddetle coturan azgn bir rzgr km. O zaman
Pheron lgn bir ihtiyatszlkla bir mzrak alm ve sularn burgac
na frlatm. Hemen ardndan ani bir hastalkla gzleri kapanm ve
kr olmu. On yl bu halde kalm. On birinci yl ona Buto kenti bi
licisinin bir cevabn getirmiler. Bu bilici ona ceza sresinin doldu
unu, eer kocasndan baka bir erkekle yatmam bir kadnn sidi
i ile gzlerini ykarsa, yeniden grmeye balayacan bildiriyormu. Pheron nce kendi karsnn sidiini denemi; ama eskisinden
daha fazla grmediinden art arda birok baka kadnn sidiini kul
lanm. En sonu, gz yeniden grnce, bugn Eritarapulos denilen
bir kentte, sidii gzlerine yaram olan kadnn dnda snad b
tn kadnlar toplatm ve hepsini kentle birlikte yaktrm, iyileme
sine yardmc olan kadnla da evlenmi.
Herodotosun esiz evirmeni Larcher -bu blmdeki btn
alntlar, ok az deiikliklerle, ona borluyuz; onun eskil dili Hero
dotosun eski lon dilini ok iyi yanstr- bu paraya yle bir not ko
yar: (Bu ykden) Msrda ahlak bozukluunun ok yksek bir
dzeye vard sonucu karlabilir. Artk brahimin bu lkeye girer
ken gsterdii akllca nlemi ve Potifarn karsnn Yusufa kar
ok utanmaz davrann anlamakta insan glk ekmez. Larcherin antrd brahimin akllca nlemi karsn kz kardei gibi
gstermekti. O bylece kocalk onurunu kurtaryordu: Gzel Sara
firavunun kollarna geebilir, kardei, de bundan byk karlar
salayabilirdi. En saf olan hangisidir, Herodotos mu, yoksa onun e
virmeni mi? Peki en ahlakls hangisidir?

181

182 i A n t I k Y u n a n

Uycarligi

Bana bunca rnein sonucu olabilecekmi gibi grnen, Herodotosdan bir sayfay, adetlerin eitlilii konusundaki bir sayfay
alntlayarak szlerimi tamamlamak isterim. Tarihi iin bildik bir
temadr bu. Bu tema onun uzun aratrmasn aklar. eit eit adet
leri tanmak ruhu hayretle doldurur: Herodotosu byler ve elen
dirir. Ama bu bilgi ok daha fazlasn yapar. Adet her halkn kulla
nmna bal olarak onun dn stnde bir boyunduruk olur
ken, sonsuz ve elikili eitlilikleriyle adetlerin tmn bilmek, ta
rihinin ellerinde, dncenin bir zgrleme aracdr. Herodotosun
dnceleri yledir:
Eer btn insanlardan eitli lkelerde uyulan en iyi yasalar
arasnda bir seim yapmalar istenseydi, kukusuz, her insan biraz
dndkten sonra, kendi yurdununkini seerdi, gerekten de, her
insan kendi yasalarndan daha gzelinin olmadna o kadar inan
mtr ki.
Btn insanlarn z gelenekleri ile ilgili bu duygular tamalar
birok rnekle dorulayabileceimiz bir gerektir; bunlardan biri de
yledir. Maiyetindeki Yunanllara seslenen Dareios, bir gn onlara
ka para karlnda lm babalarn yiyebileceklerini sormu.
Hepsi de verilecek herhangi bir para karlnda bunu asla yapma
yacaklarn sylemiler. O zaman Dareios Kallatiler denilen ve lke
lerinde ana-babalarn yeme adeti olan u Hintlileri getirtmi; ve on
lara Yunanllarn nnde, karlkl sylenenleri aklayan bir terc
mana gre, babalarn lmlerinden sonra ka para karlnda ya
kabileceklerini sormu. Bu soruya kzan Hintliler, bu kadar iren
bir ii yerine getirmemeleri iin ona yalvarmlar. te bylesine gldr gelenek!
Bu nedenle hibir ey bana Pindarosun iirlerinde bulunan u
szden daha doru grnmez: Dnyann kraliesidir gelenek.
Bu dnceleri okuyan hangi kii Montaigneden bir sayfa oku
duu duygusuna kaplmaz?

Blm

VII

V. YZYI LDA
H e k m l n D urumu
H PPOKRATES

O /
l/iskhylosun tragedyasnda, ilk insanln kendisine borlu
olduu nimetleri sayan Prometheus ilk sray hekimlie vermekteydi.
yle der Prometheus:
Hele, hasta dtklerinde insanlar,
Ne yiyecek, ne iecek, ne de merhemleri vard rahatlamak iin:
lp giderlerdi ancak.
ite, ben rettim onlara ifal ilalar yapmay
Her trl hastalktan korunmalarna elveren.

Uzun bir gelenee dayanan Hippokrates, I.. V. yzylda he


kimliin Prometheusu oldu.
Bu gelenek insanlarn u ya da bu sanat loncasnda iletilen ve bi
ze gre Ilyadaya kadar uzanan tamamyla laik ve pratik bir tp bil
gisidir. lmn hazr olduu bu iirde, yaralar amay, temizleme
yi, sarmay, bazen ezilmi kkten yaplma tozla yaraya kompresler

184 I A n t I k Y u n a n

U y g a r l i Gi

yapmay beceren birok hekime, hatta sradan dind kiilere rastla


rz.
Homeros, yz krk bir yaray ou zaman ak ak bilir ve ta
nmlar. insan vcudunun ok sayda organlarn da bilir. Onun i
irinde tp meslei zgr ve herkesin sayg gsterdii insanlarca yap
lr. Bir hekim, der, tek bana birok insana bedeldir.
llyadada byc hekimlik adeta hi yer bulmaz. Bir peri masa
l olan Odysseia'da byler, yabancl lkelerde karlalan byc
nymphalarca uygulanr.
Sonraki yzyllarda (I.. V. yzyl da dahil) dou kaynakl bir
mistik akm g kazanmtr, halk bilincini sarm, filozoflarn g
znde bile, bilimsel tp aratrmasn karartm gibidir.
Tesalyadaki Trikala (Trhala), zellikle de Epidaurosdaki Ask
lepios tapnaklar haclarla dolup taar ve mucizeler artar. Rahiplerce adak biiminde kaleme alman Epidauros yazlar bize hep uyku
halinde, ryada bir tanrnn mdahalesinden sonra gerekleen o
mucizevi iyilemeleri (baz mminler bugn hl iman yoluyla iyile
tiklerinden sz ederler) yanksn getirirler. Biroklar arasnda, pek
de tuhaf olmayan bir tanesi yledir:
Atinal kr kadn, Ambrosia. Bu kadn tanrnn tapnana gel
mi ve sadece bir rya grdkten sonra topallarn ve krlerin sal
a kavumalarnn olanaksz olduunu syleyerek, tanrnn ifalarn
dan bazlaryla alay etmi, sonra tapnakta uyumu ve bir rya gr
m. Ona yle gelmi ki kendisine tanr yaklam ve onu iyiletire
ceini sylemi, ama aptallnn kant olarak tapnakta tanrya bir
gm domuz sunmas gerekiyormu. Byle konutuktan sonra, tan
r hastalkl gz yarm ve iine bir ila dkm. Ertesi gn kadn
iyilemi olarak gitmi.
Empedokles Arnmalar'nda, Platonun kendisi de birok para
da, okuyup fleme ve by hekimliinin etkisine inancn klasik Yu
nan dncesine yabanc olmadnn kantn getirirler.
Lourdes-Epidauros yazlar, Hippokratese mal edilen yaptlarn
adalardr.
Gnmzde kimilerinin bazen yaptklar gibi, Yunan hekimlii
nin tapnaklardan km olacan kabul etmek byk bir hata olur.
Yunanistanda, aklclk dnemi iinde birbirine kout, ama tama
myla ayr iki hekimlik gelenei vard.

V.

YZYILDA

HE K M L N

DU RU M U

H i l POKRATES

Tapnaklarn evresinde okuyup flemeler, ryalar, alametler,


mucizeler -hepsi rahiplerin dncesine uygundur- oalrken, ayn
dnemde tamamyla laik ve bamsz, te yandan ok eitli eilim
lerde, ama asla bo inanca ynelmeyen ve iinde, eletiri ya da aka
konusu bile olsa, ifa datan rahibin ya da ifa datan tanr yorum
cusunun grnts bulunmayan bir hekimlik sanatnn varln sap
tamak dikkate deer.
Bir yandan, hastalklarn maddi nedenlerini ve her hastann zel
durumunu aan kurallar saptamay gzeten dzenli bilimsel aratr
ma deil de, sadece tanrsalln cannn istediince, keyfi olarak ya
ratlan mucizeler sz konusudur. te yandan, hekimin dncesinin
hibir biimde tanrtanmazla sapmakszn, Tanrya ve yalnz Tan
rya balanacak her trl aklamadan, kararl olarak kandn
grrz.
Kutsal Hastalk stne ad kitabn girii bu bakmdan belirleyici
ve aka cretlidir. Yazar yle syler: Kutsal hastalk da denilen sa
rann tanrsal hibir yannn olmadn, br hastalklardan da daha
kutsal olmadn dnyorum. Doas ayndr, insanlar onun sra
dan hastalklara hi benzemeyen sonularndan ardklar iin ceha
let sonucu, nceleri ona tanrsal bir kken ve neden gstermilerdir.
Daha sonra, hastaln niteliini ayrt etmeyi bilmediklerinden, ona
birtakm tanrsallk zellii eklemekte diretmilerdir ve bilgisizce teda
visini yapmaktadrlar. Son derece dindar olduklarna ve bu konuda
geri kalan insanlardan daha ok ey bildiklerine herkesi inandrmak
isteyen tm bu kiilerle, saray, hastaln kutsallatran kiileri, b
ycleri, sihirbazlar, arlatanlar, sahtekrlar, ayn trden insanlar
olarak gryorum. Onlar hastalarna yararl hibir ey salamadkla
r noktada yetersizliin stne tanrsalln rtsn atmlardr.
Bu Kutsal Hastalk kitab, skenderiyeliler dneminden bu yana
Hippokrates Koleksiyonu ad verilen, yani eskilerce Koslu byk he
kime mal edilen yaklak yetmi kitaplk bir toplamn bir parasdr.
Gerekten de bu yaptlardan ou V. yzyln ikinci yars ya da IV.
yzyln banda, Hippokratesin salnda yazlmlardr. te yan
dan ayrt edilmesi g, bazlar ya Koslu ustann kendi elinden ya da
dorudan raklarn elinden kmadr. brlerinin yazarlar ise tersi
ne ya okulun ya da Kosun eilimlerine rakip eilimli hekimlerindir.
Ksaca belirtmek gerekirse Hippokrates Koleksiyonu iinde
byk hekimler ailesini ayrt etmek mmkndr. Macerac kurgular

185

186|I A n t I k

unan

Uycarlii

heveslisi filozoflar olan kuramc hekimler vardr. Bunlarn karsn


da Knidos okulu hekimleri yer alr; bu hekimlerde olgulara ballk
o kadar byktr ki bunlar aacak durumda grnmezler; kuralc
drlar. En sonu -ve bu nc grup Hippokratesin ve rencilerinin
grubudur, bu gruba Kos okulu da denir- gzleme dayanp, ondan,
hem de yalnz ondan yola karak ve tek derdi onu yorumlamak,
onu anlamak olan hekimler vardr. Bu sonuncu hekimler deneysel
dnceden yanadrlar: Keyfi varsaymlar reddederler, srekli akla
bavururlar.
Bu grup yazar da tapnak hekimliine kardrlar. Ama bir bi
lim olarak tbb, yalnz bu sonuncu grup kurar. *

''k r

Kuramc hekimler bizi uzun sre alkoymayacaklardr. Bunlar


ou zaman hakl olarak, bilgici denilen, tm insan etkinlikleri ile il
gili ok geni kapsaml bir harekete katlan parlak sz cambazlar
drlar.
Bu durumda bunlarn yntemleri zaten salkl bilimsel yntem
le ters der. Bu gruptan kitap yazarlar, olgular incelemekle bala
mak yerine, ou zaman felsefeden ya da dnemin inanlarndan
alnma genel dncelerden hareket ederler: Bu dncelerden baz
sn, ok keyfi olarak, aklamalar gereken tpla ilgili olgulara uygu
lamakla yetinirler. Bu dnceler ou zaman, insan etkinliklerinde
7 saysnn baskn nemi gibi, basit nyarglardr.
nsan Vcuduna Dair adl kitabnda, Yedi Aylk Cenin, ardn
dan Sekiz Aylk Cenin yazlar unu aklar ya da akladklarn id
dia ederler: Eer cenin yedi ayn bitiminde, sonra dokuz ay on gn
lk iken yaayabiliyorsa, bunun nedeni her iki durumda da tam haf
ta saysnn yani otuz ve krk haftann dolmasdr. Bu kitaplar kant
*

Bu incelemede tmyle, B. Louis Bourgey in yapt H i p p o k r a t e s K o le k s iy o n u H e k im


le r in d e G z le m ve D e n e y i (1953) yakndan izleyeceim. Benim iin ok yeni bir ko
nunun kefinde bu kitap rehberim olmutur. Bu blmn hemen her satrnda bu ki
taba gndermede bulunacam. Ama geni okur kitlesine ynelik bu A n tik Y u n an
U y g a r l yaptmda benimsediim yol bu deildir. Bununla birlikte, burada B. Bo
urgeyin bilimine zel sayglarm sunmak istiyorum ve kendisinin bilgilenmeye is
tekli btn insanlarn emrine sunduu bir ortak hazine olarak bu bilimi, dayanak
olarak almama izin vermesini rica ediyorum.

V.

Y ZYILDA

H EK M L N

DU RU M U

HiPl> O K R A T E S

diye unlar da ne srerler: Normal bir insann ala dayanma s


resi yedi gndr; ocuklar dilerini yedi ylda tamamlarlar; iddetli
hastalk nbetleri, yarm hafta, bir hafta, bir buuk hafta, iki hafta
sonunda bagsterir.
Kimilerinin Hippokrates etisinin anahtarm grmekte diret
tikleri Yeller kitab bir tp kitabndan ok, hem evrenin ileyii, mev
simlerin deimesi ilkesi olarak, hem de ateli ya da salgn hastalk
lar, nezleler, iler, kan tkrmeler, su toplamalar, kanamalar, san
clar ve hatta esnemeler gibi btn hastalklarn nedeni olarak hava
nn ve esintinin rol hakknda ssl bir bilimsel yazdr.
Koleksiyon'umuzun on kadar kitab da Hippokratesin uygula
malarndan olabildiince uzak, parlak ve kof olan u bilgici hekim
likle ilgilidir. Yine de, bunlardan biraz iyice olanlarda, gerek bir de
neyimin rn gibi grnen doru bilgilere de rastlanr.
Cinsiyetleri, ikizleri, sanatlar aklda tutarak, su ve ate karm
olan insann doasn, ruhun doasn ele almakla balayan Rejim
stne adl kitapta, hayretle Yenilebilir Otlar ve zellikleri hakkn
da ok iyi dzenlenmi bir katalog buluruz. Bu katalogda zellikle,
rnein arpann kabuklu ya da kabuksuz, halanm ya da kavrul
mu yenilmesine gre; arpa ekmeinin yaplr yaplmaz ya da biraz
sonra, ya da mayal ekmek olarak tketilmesine gre; ekmein be
yaz, esmer ya da mayal olmasna gre tahln zelliklerinin bir sra
lamas vardr. Bitkiler stne sayfalar boyu yazlardan baka, kirpi
yi de unutmadan kzden balayarak etlerin zellikleri hakknda ya
zlar vardr. Kitabn bandaki szde felsefi ve sylevci eda yerini
inanlmaz yemek listelerine brakr; bu listelerin kenarnda her gda
nn gaz yapma riskleri, peklik gideren, diretik ya da besleyici etki
leri eklenmi bulunmaktadr. Giri blmndeki bulank kuramlar
(Aristophanes Bulutlar'da bu hekim tr ile alay eder) bu eday yi
nelenen kusmalarn yarar, kokumu dklarn yarataca tehlike
ve gezintileri adet edinme hakknda tler seline aktarr. Bu arada
unu belirtelim ki yazar rejimlerini insanlarn, gn gnne yaa
yp, saltklar ile uramak iin her trl almay bir yana brak
mak olanaklar olmayan ounluu iin saptadn syler. Ondan
sonra baka bir rejim hazrlar; bu rejimle hali vakti yerinde insanla
ra zg gzel buluunu yapmtr. Bunu, kendisinden nce kimse
nin dnmediini syler. Ve burada adammz apak bir sama
la der; vngenlii kendisi iin yararl bulur: Epey bir zaman sa-

187

188

A n t I k Y unan

Uygarlii

brla izlemi olduu bilimin yolundan, daha temel dzeyinde kesin


olarak ayrlmtr.
Yedi gnlk ve yedi aylk samalklar yannda, doumdan he
men sonra ocuun kar karya kald tehlikeler hakknda en azn
dan doru, hatta dokunakl bir sayfa ieren Yedi ve Sekiz Aylk Ce
ninler stne kitabnn hakkn teslim edelim.
(Doumla) deien beslenme ve solunum koullar bir tehlike
oluturur. Gerekten de bebekler zararl bir hastalk etkeni madde
alrlarsa bunu az ve burun yoluyla alrlar. Daha nce organizmaya
ancak yeterli olan ey girerken, artk ok daha fazlas szar; ve ocuk
vcudunun yaps nedeniyle olduu gibi bu dardan gelen katk bol
luu nedeniyle de vcuttan dar atmak zorunda kalr: Vcuttan at
lar bir yandan az ve burun yoluyla, te yandan barsak ve sidik
torbas yoluyla olur. Oysa daha nceki evrede byle bir ey olmazd.
Demek ki ocukla trde olan ve onun rahim iinde alk oldu
u ve adeta ili dl olduu hava ve amniose svs yerine, ocuk, do
umdan itibaren kendine tamamen yabanc, sert, etin, pek insanca
olmayan eyleri kullanr: O halde bunun sonucunda birok aclar ve
birok lmler olmas kanlmazdr. ocuk doasna uygun olan
lk, nemli ana rahminde et ve sv ortamda olmak yerine, tpk yeti
kin insan gibi kumalar giyinmi olur. nceleri gbek kordonu ana
nn ocukla bantl olduu tek yoldur. ocuk da bu yoldan anann
aldklarna katlr. Ona baka yollar kapaldr ve ancak dnyaya gel
dikten sonra alrlar; o anda kordon incelir, kapanr ve kururken,
d dnya yeni doana alr.

Bu srada, Hippokrates Koleksiyonu'nda, bu kuramc, bu bilgi


ci tp hekimlerinin karsnda, Kos okuluna (Hippokratesin okulu)
rakip ya da denk Knidos okulu hekimlii yer alr. Derleme iinde bu
Knidos hekimliini en iyi temsil eden kitaplar Hastalklar ve Has
talklardr (blm II). Bunlara, Knidos okulunun sk takipisi ol
mayan, bu okulun grlerini az buuk andran bir dzine kitab da
eklemek gerekir. zellikle birok kadn-doum hastalklar kitab
bunlar arasndadr.
Her tr ar genellemeye kamadan, herhangi bir felsefi akla
maya kalkmadan, kl krk yaran bir gzlem eilimi ile dikkat eken

Patroklosun yaralarn saran Akhilleus. Sosias Kasesi. 500e doru.

190 | A n t k

Y unan

Uygarlii

Knidos grubu, hastalklarn somut ve ayrntl tanlarn verme amac


gder. Bu okulda hekim, her zaman sanatnn oda olan konuya, yani
Klinik gzleme indirgenmitir. Demek ki bu Knidoslular aslnda pratisyen'dirler (uygulayc). Dorudan gzlemin tesine pek gitmezler,
hastann dediklerini bozmaktan -fazla yorumlamaktan- kanrlar. Ol
gulara kar ufuklarn daraltan biraz dar kafal bir kuralclk vardr
onlarda. Hastalklar snflandrmakla yetinirler ve onlar tedavi etmek
iin de, ancak geleneke snanm bir tedavi yntemi uygularlar.
Bu hekimler tbbi tartmaya girimezler. ki salgnn, safra ve
(phlegma) badokunun tutumuna indirgenmi olan hastaln ne
denlerini aratrmazlar. Onlar iin zlemez gzken her tr zor
sorundan kaarlar. Sonu olarak, anlamaya almazlar.
Yaptklar snflandrmalar, blmleri artrr ve hastalklarn sa
ys artm gibi grnr, i Hastalklar ve Hastalklar II, tr ka
racier yangs (hepatit), be dalak hastal, be tifs tr, drt bb
rek hastal, tr anjin, drt polip, drt sarlk, be su toplamas
(hidropizi), yedi verem, ok sayda beyin hastal sayar ve betimler.
Elbette, bu ayrmlardan bazlar, dorulanmlardr, hem de ye
nidir. rnein iddetli eklem romatizmas ile damla hastal denilen
gut ayrm. Ama bu ayrmlarn ou yeterince salam deildir ya da
hayalidir.
rnek olarak, anlan pneomon phitisiolyn (akcier) hastalkla
rndan biri olan verem (phtisie) yle tanmlanmaktadr.
Bu hastalklar ar yorgunluktan meydana gelir. Arazlar aa
yukar nceki vakada olduu gibidir, ama hastalk daha ok gerileme
gsterir ve yazn azalr. Hasta balgam karr, ama balgamlar daha
koyudur. ksrk yallarda daha srarldr. Gs arlar daha id
detlidir. Gste bir ta arl varm gibidir. Srt da arr. Deri
nemlidir. En ufak abada hasta nefes nefese kalr ve gs skr, in
san bu hastalktan genel olarak yl iinde lr.
Baka yerde, bir baka akcier enfeksiyonu tans yledir: Has
talk ilerledike, ien bacaklar dnda, insan zayflar. Trnaklar geri
ekilir. Omuzlar ufalr ve zayflar, insan grtlan tyle dolu gibi his
seder: Boaz bir boru iinde olduu gibi hrldar. Susuzluk ekilir.
Btn vcut zayflar. Bu durumda insan asla ertesi yla kmaz.
Tanm genellikle ok canldr. Baz zellikler dikkati zorlar: So
luk almaya alan hasta koan bir at gibi burun deliklerini aar:

V.

YZYI LDA

HE K ML N

D URUMU

Hl PPOKRATES

Yazn havann scaklndan yanan bir kpek gibi dilini dar ka


rr. Doru ve arpc imgeler.
Knidos hekimleri snflandrmalarnda hastalkbilim konusunda
bir tr taknla kaplmlardr. Oysa bu tanm bolluuna karlk
olduka byk bir tedavi yoksulluunun olmas dikkate deer. Te
davi her zaman bir i sktrc ila vermek, kusturmak (eskilere g
re kusma az yoluyla i sktrmedir), st vermek, dalamaktr.
Bununla birlikte, Knidoslularca salk verilen bir tedaviyi de sap
tayalm. Errhinler merkezi kafada bulunan beyin kanamas veya
sarlk, verem gibi hastalklar iyiletirmek amacyla hekim tarafn
dan buruna deiik bileimli maddeler yerletirmekten ibaret tuhaf
bir uygulamadr. Bu erhinler kafann sktrcleridir\er. Bunlarn
kullanm burun ile beyin arasnda bir balanty varsayar. Ama biz
de hl beyin nezlesi demez miyiz?
Bir mdahalede bulunmadan nce, akcier zar boluunda var
lndan kukuland bir sv toplanmasnn doru yerini anlamak
gereini duyan hekimin kulland akcier muayenesi yntemini de
belirtelim. Bu konudaki metin, hekimin hastay salam bir iskem
leye oturtup, bir yardmcya hastann ellerini tutturduktan sonra,
onu omuzlarndan tutup sarstn, hastaln sada m yoksa solda
m olduunu anlamak iin de kulan brlere dayadn belir
tir. Daha sonraki tp geleneince unutulan ya da bilinmeyen, Knidostan gelmesine karn Hippokrates kalt denilen bu yntem,
Knidos hekimlerinin olgularn gzlemlenmesinde yaratc becerisini
ok iyi gsterir. Laennec eski kitaplara gre bu yntemi kulland
n ve yararn grdn syler.
Bu arada, bu Hippokrates kalt bize eski Knidos hekimliinin
-bu tbbn deneycilii greneki demesek bile katksz pragmac ol
mak amacn gdyordu- gzleme skca tutunmasna karlk, en
nemlisi dinlemek olan birok keiflere de eritiini hatrlatr. Daha
nce belirtilen dnda, bir baka yaz bunu dorular. Hastalklar
/ / nin yazar kulan uzun sre brlerde tutan hekim, diye ya
zar, kaynayan sirkeninki gibi bir ses duyar. V. yzyln hekimle
rince uygulanan dinlemenin, kukusuz, bir Knidos kefi olduunu
baka yazlar da dorularlar.
Yine bu Knidoslu ya da Knidosu andran kitaplarda birok cer
rahi mdahaleden sz edildiini ve bu mdahalelere olanak veren
aletlerin betimlendiini grrz. Burun poliplerinin tedavisi basit ve

191

192

A n t Ik Y unan

Uygarlii

kabadr: Bazen atete kzdrlm demirlerle dalama, bazen bir si


nir ipi ile donatlm ubuk yardmyla koparma yaplr: Hekim
onu ayarlar ve serte eker. Bbrek hastalklarnn drtte nde
bbrein izilmesi salk verilir: Yazarn aklamasna gre, izip yar
ma ii organn en ikin yerinde yaplmal ve derin olmaldr.
Gs kafesinde izikler amak daha yaygndr: Bunlar kaburgalar
arasndadr ve hekim nce bir dbkey neter kullanr, sonra bir
ince uzun neter ile devam eder. Knidoslular tarafndan yaplan
en cesur ameliyat, grmeyi engelleyen bir sv akntsna, gze zarar
vermeden k yolu amak iin kafatasn delme ameliyatdr. Sala
nan ifalar ve kullanlan iki eit delgi belirtilir.
Bu kadar yeter, Knidos hekimlii bu meslekle uraanlarn yn
temlerini ok sayda olgularn sk gzlemleri stne oturtmak ama
cyla byk bir aba harcadklarn tartmasz bir biimde gsterir.
Bununla birlikte, kabul etmek gerekir ki bu aba sonu vermez. Bu
hekimlerin byk deeri, dorulanmaz felsefi varsaymlarn ekicili
ine kaplmamalardr. Onlar yalnz tp geleneince benimsenmi ol
gular tanmak ve yaymak isterler; bu gelenee kendilerinin derledik
leri rnekleri eklerler. Yalnzca hastalar tanrlar: Onlarn ii, en ok
snanm diye deerlendirdikleri yntemlere gre hastalar tedavi et
mektir!
Knidoslularn kurgu ve varsayma kar duyduklar gvensizli
in, sanatlarnn gndelik uygulamasnda zekya kar, daha genel
bir tr bilinsiz gvensizlie yol at, kukusuz fark edilecektir.
Onlarn ii tbb dnmek deildir. Gerekten de, onlarn yazlar
nn en ufak bir genel dnce, dncenin biemi olacak en ufak bir
forml rettii ok seyrek grlr. ok seyrektir, ama yok deildir.
Bu dncelerden birini -belki de tek- belirtelim. Bu, hekimlie ge
lime olana salayacak yntemle ilgilidir. Bu dnceyle insan V
cudunun Blmleri balkl kitapta karlalr. Bu kitabn yazar,
Knidoslu olmasa bile, en azndan okula ok yakn bir hekimdir. Bu
kitap imdiye kadar rastladmz en ilgin kitaptan kat kat daha ile
ridedir. Yazar yle syler: Vcudun doas, tbbi anlamdaki akl
yrtmenin hareket noktasdr. Bu, allm Knidos deneyciliini
ok aan bir cmledir.
Bu formln yazar, vcudun btn paralar arasnda bir daya
nma olduunu anlamtr. Bu nedenle, belirttiim yntem dnce
sine dayanak, bir genel anatomi aklamasn, giritii patoloji yaz-

V.

Yzyilda

ekml

ICIn D

urumu

HI

ppokrates

snn nne geirir. Demek ki, ona gre, hekimliin insan organiz
masnn incelenmesinden daha salam temeli yoktur.
nsan Vcudunun Blmlerinz geen sz konusu cmleye
ilikin olarak baz gnmz aratrmaclar Claude Bernarda gn
derme yapmlardr. Bu kitab yazan kimlii belirsiz alakgnll
pratisyen iinse ok byk, hem de hak edilmi bir onurdur bu. Knidos yanls baka hibir yaz, bunun gibi bir yaknlamaya kap a
maz.
Yazarmzn anatomi aklamasna gelince, bu aklamann daha
ok eksii vardr. Ama insan Vcudunun Blmlerini yazan hekim
duyu organlarnn beyne bal olduunu bilmez deildir; gz eper
leri ile kafa ii eperlerini tam olarak saptamtr; st ana toplarda
marn kalbe kan gtrdn bilir. Buna karlk, alt ana toplarda
mar ana atardamar (aort) ile kartrm gibidir.
Hem zaten burada onun aratrma sonularnn doruluunu
belirtmekten ok, patolojiyi anatomi bilgisi zerine kurmak isteyen
bir yntemin doruluunu vurgulamak sz konusudur.
Koleksiyonun asl Hippokratesci yazarlarna yneltmek zere
Knidosun drst pratisyenlerinden ayrlmadan nce, Kalp zerine
balkl dikkate deer kitap hakknda birka sz edelim. Bu yapt yer
yer Knidos okulunun etkisinde kald: Yenilerde, byk bir olaslk
la, Sicilya hekimlik okulunun bir hekimine, bilgin Philistona
(Filiston) mal edildi. Bu usta t.. IV. yzyln banda Syrakusada
(Sirakuse) ders veriyordu, Platon da onu yakndan tand.
Hi kukusuz, Philiston elinde skalpel, bir insan kalbini incele
miti. Bu konuda Msrllarn eski bir geleneine bavuran Philiston,
kendisinin bunu dorulamas bir yana, zellikle onun bu organa ili
kin anatomik betimlemesindeki kesin doruluk gerekten de l bir
insann kalbini kardm gstermektedir. Bilginimizin yapt ey
yalnzca amlama (terih) deil, ayn zamanda canl hayvanlar ze
rinde almtr. Aksi takdirde karncklar artk arpmad halde
kulakklarn kaslmaya devam ettiini nasl kefederdi?
Olay dorudur, bu nedenle de sa kulaka ultimum moriens
ad verilir.
Peki doktorumuzun kalp hakknda edindii anatomik bilgi ne
dir? O, kalbin sinir dokusuyla deil, adale dokusu liflerinden olu
an ok gl bir kas olduunu bilir. Kalpte iki karnck ve iki ku
lakk olduunu bilir; kalbin sa ve sol blmn ayrt eder ve ikisi

193

194! A
I

ntik

Y unan

Uygar

lig i

arasnda dorudan hibir iletiimin bulunmadn bilir. unlar da


fark eder: ki karnck insan yaamnn kaynadr. Vcudun iini
tamamyla sulayan (iki) rmak (Akcier atardamar ve aort) buralar
dan kar: Cann evi bu rmaklarla sulanr. Bu kaynaklar kuruyacak
olursa insan lr.
Ama Philiston daha da nazik gzlemler yapar. Dokularn farkl
niteliine gre toplardamarlar ile atardamarlar ayrt eder. Kalbin
sola ynelik olduunu, ucunun yalnz sol karncktan olutuunu,
bunun dokusunun ise sa karncnkinden daha kaln ve daha da
yankl olduunu ok doru olarak belirtir. En sonu -gzlemini a
heser noktasna karan da budur- karncklarla kulakklar birbi
rine ulatran kapakklar ile akcier atardamar ve aort stnde bu
lunan kapakklar ksaca, ama byk bir aklkla betimler: Zars
kvrmdan oluan bu sonuncular -s harfi ya da yarm daire biim
li kapakklar- atardamar azn skskya balayacak durumdadr
lar. Philiston akcier kapakklarnn kan basncna, aort kapakk
larndan daha zayf kar koyduklarn saptar.
Bu kadar kavrayl bir gzlemcinin; d yrek zar iinde bulunan
ve kalbi slatan svnn kkenini anlamak iin bir domuz zerinde ger
ek ama pek iyi gitmeyen bir deneye kalkan bir bilginin, ite byle bir
bilginin kalbin fizyolojik ilevini aklamak iin sama varsaymlarla
yetinebilmesine insan herhalde hayret edecektir. Gerek budur. Bu olay
Kalp stne kitabnn yazarnn Knidoslu hekimlerin bilimsel titizlik
dzeyini ok da amadn gsterir... Ama bizim hayret etmemiz pek
de bilimsel olmaz. Bilim garip bir gerekler, doru nseziler ve
yanllar karm ile yava yava kurulur. Bilimin kuruluu, uzun yz
yllar boyunca, ancak bir Babil kulesi yksne dnmtr. Bilim adamlarnn yanllar, bilimin kuruluunda, yine de, doru nseziler ka
dar yararldrlar, nk bunlar birincilerin dzeltilmesini isterler.
Hippokrates Koleksiyonu hakknda bu ksa zmlemenin ama
c yeni doan bilimin hep yalpalayan yryn gstermeye yar
dmc olmaktr.
' ' t

Artk Koleksiyon7un odanda olan birka kitaba -yedi ya da se


kiz- gelmi bulunuyoruz; bunlarn geldii soy hemen belli olmakta
dr: Dhinin ocuklardr bunlar. Bu kitaplarn yazarnn kii olarak

V. Y Z Y I L D A H E K M L N D U R U M U

HlPPOKRATEsj

Hippokrates olacan kantlamak mmkn deilse de, en azndan


bu kitaplarn onun en yakn rencilerinin yaptlar olduklar rahat
lkla sylenebilir. Bunlardan kimilerinin Koslu ustann olmas da
olaslk iindedir. Ama hangisi?.. Yapay sorunlara dalmayalm. Hippokratesin neler yazm olduunu biliyoruz: Bazen bir eletirmen,
bazen bir bakas bugn ona sekiz yapt mal etmektedirler ve bu ya
ratcl ona atfeden bilginler en saknml bilginlerdir.
Bunlar Havalara Dair, Sulara Dair ve Yerlere Dair, Tan Hak
knda, Ar Hastalklarda Rejim Hakknda, Salgn Hastalklar I ve
III kitaplar, zdeyiler (ilk drt blm), en sonu, Koleksiyonun
bayaptlar olan cerrahlk kitaplar kklar Hakknda ve Krklar
Hakknda kaleme ald kitaplardr.
Hippokratesin genlik yllarndan (440 ya da 430), Eski He
kimlik Hakknda adl yapt ustaya yarar, ama herhalde baka bir
elden kmadr. Bu yaptta, olgunluk anda Hippokratesin hekim
lii olacak gereki dnen hekimlik, aklc hekimlik nadir grlr
bir ustalkla tanmlanmaktadr.
Bu byk yaptlar listesine daha ileride, V. yzyln sonu ve IV.
yzyln bana doru, Hippokratesin bilimsel hekimliini hekimlik in
sancllna kadar gelitirecek olan etik eilimli baz yaptlar -Yemin,
Yasa, Hekim, Grg Kurallar, tler, vb.- eklemek gerekecektir.
Hippokratesin yaam bulutlarla rtldr, diye yazar Littre;
nce sadece en gvenilir olaylar ele alalm.
Hippokrates Kosda dodu. Dorlar tarafndan smrgeletirilen
ada lon dili ve uygarlna balyd. Doum tarihi eski bir yazara g
re, genellikle olduundan daha kesindir: Hippokrates, I.. 460 do
umlularn, tam olarak Demokritos ile Thukydidesin adadr.
Homeros ann byk hekimi Asklepiosun soyundan geldii iddasnda olan hekimler ailesi Asklepiadeslerdendir (Asklipiadis). (Yal
nz Homerosdan sonra Asklepios da bir tanr saylmtr.) Asklepiadeslerde tm insan tbb ile ilgili bilgiler babadan oula, ustadan
raa iletilir. Hippokratesin hekim oullar, bir hekim damad ve
birok rencileri oldu.
Kos okulu da denilen bu Asklepiadesler loncas, V. yzylda,
her kltr loncas gibi, btn dinsel ereve ve gelenekleri korur:
rnein, rencileri hocaya, meslektalarna, mesleinin gereklerine
sk skya balayan yemin uygulamas byledir. Ama loncann bu

195

196

A n t I k Y unan

UygarliCi

dinsel nitelii belli bir ahlaki tutum ierse de doruyu aratrmay


hibir bakmdan saptrmaz, kesinlikle bilimsel niyetini korur.
V. yzylda Yunanistanda kurulan hekimlik, zellikle Kosta ye
eren hekimlik her trl doastln dmandr. Hippokrates he
kimine bir ata aramak istenseydi ne rakibi, ne de doa filozofunu gs
termek gerekirdi. Eski Hekimlik yaptnn yazar bunu ok iyi anla
mtr. O, bir sanat olarak hekimlii savunmak amacyla tartmac bir
yapt yazar. (Kulland szck teknik ile bilim aras bir anlam tar.)
O, zellikle hekim ve filozof olan Empedoklesi sular; bu felsefe ku
kusuz dahiyane sezgilerle, ama ayn zamanda akl iin tuzaklarla do
ludur ve Empedokles insann ne olduu bilinmeyince hekimlii
renmek olanakszdr ve hastalar doru olarak tedavi etmek isteyenin
edinmesi gereken bilim ite budur derken yanlmaktadr. Hayr, diye
aklar Eski Hekimlik yaptnn yazar, tedavi sanat ne Doa, ne de
mistik trden herhangi bir felsefe bilgisinden doar. O, filozofun (ya
da rahibin) hekimle her tr ban reddeder. Hekimin atas, hekimi al
akgnll klmak istedii gibi, onun gerekli ve olumlu, basit ilerle
uramasn ister, yani, ona gre bu iin as hekimdir.
Byk bir kavrayla, insanlarn ilkin gdalarn, vahi hayvanlar
gibi i yediklerini aklar. Bu sert ve kaba rejimin sonucu o za
manlar, ok yksek bir lm oran ortaya kmt. Daha lml bir
beslenmeyi kefetmek iin uzun bir zaman gerekti, insanlar yava
yava arpay ve buday ayklamay, taneyi tmeyi, unu yourma
y, frnda piirip ekmek yapmay rendiler. Toplamda, daha g
l gdalar daha zayf gdalarla yumuattlar, hamur yaptlar, kay
nattlar, kzarttlar... insann yaratl hazrlanan gday zmseyecek durumda oluncaya ve beslenmesine, bymesine ve salna
yarayncaya kadar bu ii srdrdler. Yazar bu konuda u sonuca
varr: imdi bu aratrmaya ve bu bulua Hekimlik adndan daha
doru bir ad vermek mmkn mdr?
Hippokrates yaam boyunca ateli bir tutkuyla insana zg bu
mutfaa, hastalk kadar salk hekimliine, salksz bedenler kadar
atletik bedenler hekimliine de hizmet etti. Gezici ya da perioditos
(dner zamanl) hekimler geleneini srdrerek Yunanistanda ve
Yunanistan dnda ok yolculuk yapt. Hippokratesin yaptlarnda,
Homeros dneminin o gezgin hekimlerinin uzunca bir sre kalmak
zere yeni bir lkeye yerletiklerini ve orada insanlarn adetlerini de
inceleyerek hekimlik yaptklarn grrz.

V. Y Z Y I L D A H E K M L N D U R U M U H P P O K R A T E S

Hippokrates salnda byk bir ne kavutu. Daha gen bir


kuaktan, ama szcn geni anlamnda onun ada olan Platon,
diyaloglarndan birinde hekimlii br sanatlarla karlatrrken
Koslu Hippokratesi zamann en byk heykelcileri olan Argoslu
Polykleitos ve Atinal Pheidias ile ayn hizaya koyar.
Hippokrates ileri bir yata, en erken I.. 375te, yani seksen be
yanda, en ge yz otuz yanda ld. Antik gelenek ona uzun bir
mr bimekte birleir.
Btnyle insan vcudunun hizmetine adanm bu yaamdan
salanan gerekler bunlardr. Bunlarn yannda ustann salnda
bile bol bol efsane ieklenir. Doal hekimlik ii hayret veren bir
mucize gibi grnr ve ok saf bir melodinin zorunlu bir elii gibi
efsaneyi dourur. Bu yklerden kimisi gnmzde hl itibar gr
se de bu ara nameleri bir yana brakacaz. nl veba srasnda
Hippokratesin Atinada bulunduunun ve kenti mikroplardan arn
drmak iin yapt eyin yks bu ara namelerdendir; btn bun
lar hibir ciddi tankla dayanmaz. Bu salgn hastalk hakknda bir
ok ayrnt veren ve salgnla savaan hekimlerden sz eden Thukydides Hippokrates hakknda tek sz etmez. Silentio (sessiz kant) ka
nttr kukusuz, ama bu durumda tamamen kesindir. Ayn ekilde,
Artakserksesin (Artakserksis) armaanlarnn reddi de katksz efsa
nedir. Yine bu yaptta daha yukarda, keyf iin, La Fontainei akta
rarak antrdm Hippokrates ile Demokritosun grmesi yk
s de ayndr.
Bize gre bu yklerden son derece daha nemli olan ey d
ncedir, ustann gerek yazlarn tamamyla inandrc i ve dn
celerle dolduran o hekimlik uygulamasdr.
Bu metinlerden en bata dikkati eken ey doyurulmaz bilgi i
tahdr. Hekim nce bakar ve gz keskindir. Soru sorar ve notlar
alr. Yedi kitaplk geni Salgn Hastalklar derlemesi hekim tarafn
dan hastann ba ucunda tutulan bir dizi notlardan baka bir ey de
ildir. Bu kitaplar rastlanan vakalar ve henz snflandrmadan, bir
tbbi gezi dzensizlii iinde sunarlar. Metin sk sk, benzer vakalar
la ilikisiz, ama hekimin hep hareket halindeki dncesinin takl
masna gre yazm gibi grnd genel bir dnceyle kesilir.
Bu rastgele dncelerden kimisi hastay muayene etme biimiy
le ilgilidir ve burada basit gzlem tasasn aan ve bilim adamnn
dn biimini betimleyen, o keskin sonuca gtren belirti szc-

197

198! A n t I k Y u n a n
I

Uygarlii

fkrr. Vcudu muayene btn bir itir: Grme, iitme, kokla


ma, dokunma, dil, dnme gerektirir. Dnme szc bizi hay
ran brakan bir srpriz, bir armaandr.
Hepsinin iinde nl zdeyiler kitab -Rabelais bu kitab,
1531de benzersiz bir baar ile Yunanca metin zerinden Montpellierli rencilerine aklyor ve onun ilk modern basksn yaynl
yordu-, bu zdeyiler kitab, almann harareti iinde yazlan, in
celeme srasnda nlar gibi yaylan bu dncelerin derlenmesinden
baka bir ey deildir.
Uzun uzun snanm bir yntemin z gibi youn olan, bu zde
yilerden birincisini herkes bilir. Yaam ksadr, sanat uzun, frsat
uucu, deneyim kaygan, karar zordur. Baarszlklar, tehlikeleri,
uygulamaya dayanan bilimle, gln ortasnda cesurca koyulan
tanyla annda sklen hastalk hakknda kazanmlar ile hekimin
tm meslek yaam bu szle zetlenir. Burada deneyim kaygan bir
zeminde glkle kklemi olan akldan ayrlmaz.
Salgn Hastalklar / de hastann muayenesi hakknda srdrlen
bir dnce yledir:
Hastalklara gelince, onlara yle tan koyarz: Bilgimiz herkes
te ortak insan doasna ve her bireyin kendi niteliine; hastalklara,
hastaya; zerk edilen maddelere, bu maddeleri isteyen kiiye -nk
bu iyi ya da kt ynde bir deiime yardmc olabilir havasnn ge
nel oluumuna ve her havann ve her yerin zel koullarna; hasta
nn alkanllar, yaam dzeni, uralar ve yana; konumalarna,
davranlarna, sessizliklerine, kafasn kurcalayan dncelere, uy
kusuna, uykusuzluklarna, ryalarn cinsine ve zamanna, ellerin d
zensiz hareketlerine, kant ve gzyalarna; en iddetli noktalara,
dklara, idrarlara, balgamlara ve kusmuklara; hastada art arda
meydana gelen hastalklarn niteliine ve onlarn izlerine, ykm ya
da nbet kaynaklarna; tere, tmeye, ksre, hkra, geirti
ye, sessiz ve sesli gazlara, kanamalara ve basurlara dayanr. Dikkat
le incelemek gereken ite bu verilerdir, bunlar olay kavramaya ola
nak verirler.
Ne ok ey istendii fark edilecektir. Hekimin incelemesi hasta
nn bugnk bedensel durumunu gz nnde tutmakla kalmaz; n
ceki hastalklar ve onlarn brakabildii izleri de gz nnde tutar;
hastann br insanlar gibi bir insan olduunu, onu tanmak iin
br insanlar tanmak gerektiini unutmaz; onun dncelerini

Hippokrates (ya da Asklepios), IV. yzyln banda altn ve


fildii bir heykelden esinlenen mermer alak kabartma, Thrasymedes in yapt.

200

A n t k Y unan

Uy g a r l i Ci

yoklar. Hastann suskunluu, sessizlikleri bile hekime bilgi verir!


Kavrama gcnden yoksun her kafann, iinde kaybolaca ar bir
itir bu.
Bu tp gnmz deyimiyle, aka psikosomatiktir. Daha yaln
sylersek, insann btn varlm ele alan (beden ve ruh) ve hem or
tamna hem de gemiine bal konumdaki insann hekimliidir. Bu
geni incelemenin sonular hastann da, hekim ynetiminde, iyile
mesine beden ve ruh olarak tamamyla katlmasn gerektirecek olan
ok boyutlu tedavide kendini gsterecektir.
incelemenin bylesi yaygn alanna, bir gz atmann abukluu
karr. nk hastaln seyrini iyiye dntrme frsat uucu
dur. Hippokrates benzinin -bu beniz yaknlaan lmn belirti
sidir- yzyllar aan nl tasviri ustann gznn keskinliini ve g
venilirliini gsterir.
Tan Hakknda yaptnn yazar yle der:
Ar hastalklarda hekim u gzlemleri yapacaktr: nce hasta
nn yzn inceleyecek ve yz grnmnn salkl insanlarnkine
ve zellikle hastann daha nceki yz grnmne benzer olup ol
madna bakacaktr. En uygun grn bu olur ve yz grnm
bundan uzaklatka tehlike de byr. Burun incelip uzad, gzler
ukurlat, yanaklar kt... Kulak memeleri araland zaman;
aln derisi kurumu, gergin ve susuz, btn yzn derisi sar ya da
kirli, mor ya da klrengi olduu zaman belirtiler bozulmantn son
kertesine varmtr... Eer gzler ktan kayorsa, istemeden yalar
la doluyorsa, eksenlerinden uzaklayorsa, biri brnden daha k
k oluyorsa... gzyuvas dar doru frlak gibiyse ya da ok hare
ketli veya yuva iine ok gmkse, gzbebekleri kuru ve donuksa...
bu belirtilerin tm ktdr. Dudaklar gevek, sarkk, souk ve
hepten soluk ise yine lmcl bir tan konulacaktr.
Tpk, Salgn Hastalklar adl kitabnda ele alman saysz vaka
da olduu gibi, bir hekimin, ne denli acelesi olursa olsun, duygu
salca saptanm bir eyleri belirtmeme kaygs tadnn anlal
d bu parada, hastann ahsna gsterilen ar dikkat ve annda
yaplan zengin ierikli gzlem, Hippokratesin insanlarn iinde ya
adklar ortamn koullarna da ayn dikkati gstermesini engelle
miyor.
Havalara Dair, Sulara Dair ve Yerlere Dair adl kitaplar, yaa
nlan ortamn, insanlarn sal ile ilikileri stne son derece ya

V.

YZYILDA

HE K ML N

DURUMU

HlPPOKRATEs|201

rarl aratrmalar sonucu ortaya kan almalardr.


B. Bourgey bu konuda unu saptar: (Antik) Hekim yalnz hasta
larla ilgilenmez, bugn yaplanlardan daha byk lde salkl in
sanla da ilgilenir, bu amala yaamda tam bir salk korumas ister.
Yukarda grdmz gibi, Eski Hekimlik adl yapt, felsefe ya da
safsataclkla dolu tp sanatnn, salkl ve hasta insan iin uygun
olan beslenme konusunda yaplan bir aratrmadan hareketle yeni
den kefedilebildiini aklamaktayd. Hippokrates bu aratrma yo
lunu izlemektedir. Sadece ifa datan bir hekim olmak istemez, sa
hip olduumuz eyler arasnda en deerlisi olan salk koullar ko
nusunda insanlar bilgilendirmek ister. Hippokrates hastalktan ok
salk hekimidir.
Havalara Dair, Sulara Dair ve Yerlere Dair adl kitaplarnda bir
ok halkn yaam tarzn inceler ve bunlarn artc bir aklk ve
belirginlikle betimlemesini yapar. Hippokrates her insann yaam
tarznn tannmasnn hekim iin de salk bilimci iin de yararl ol
duunu bilir.
Hastann arap tutkunu, gzel yemeklere ve ehvete dkn olup
olmadndan ya da bu beden eitimi ve hareketi sz konusu daha
kolay zevklere yeleyip yelemediinden hekimin haberdar olmama
s dnlemez. zellikle toplumsal ve en bata da fizik ortamn ni
telii aydnlatacaktr hekimi. Hangi lkede olursa olsun insan, top
lumsal evresi ile birletiren belirli ilikileri, sebep sonu ilikilerini
saptamada esiz bir kavray ve isten gsterir. Birok Avrupa ve As
ya lkesi onun aratrmasn bu dorultudaki olaylarla besler.
Bunlardan her birinde ortam inceler ve kkenlerini aa kar
dktan sonra daha iyi tedavi etmeye alt kimi ate nbetleri gibi
baz yerel hastalklara ilikin sonular karr tm bunlardan.
Mevsimleri dikkatle inceler. eitli hastalklar zerinde bunlarn
etkisini ve lmlarda ve gndnmlerinde, mevsim deiimlerinin et
kisini aratrr. Kimi mevsimlerin dengesiz, deyim yerindeyse
anormal bir nitelii vardr (Bu konuya baka bir kitapta dokunur).
Mevsimler sanki yln hastalklar gibidirler. Onlar da topluluun
hastalklarna yol aarlar. Hippokrates insanda yazn ara ara ykse
len atelerin iyice azdn bilmez deildir.
Hippokrates sular inceler, kimi sularn, zellikle de glckler
den doan bataklk sular ile ok souk sularn organizma zerinde

202

A ntik

Y unan

Uygakligi

yapabildikleri etkileri ele alr. Durgun sular drt gnde bir gelen ate
nbetine yol aarlar. Hippokrates baz sular kaynatmay salk ve
rir...
Ve btn bunlar, insann maddi ortamna bal olduu, topran
niteliinin bedenin niteliini biimlendirmeye katkda bulunduu,
vs. gibi sradan beylik iddialardan olumu deildir. Tam tersine,
Hippokrates iin, yer kabuunun bir blgesinde yaayan, filan ve fa
lan etkiye ak, unu yiyip bunu ien bir adamn belirli bir hastala
yakalanabilir olup olmadn renmek sz konusudur.
Hippokrates Avrupa ve Asya lkelerini dolap, bu somut ara
trmaya girierek, asl tre incelemelerini gelitirecek, topran ve
havann insanlarn ruhsal durumlar zerine belli lde bir etkide
bulunduklarn gsterecek duruma gelir. nceleri budun ruhu (ethnopsychie) biiminde adlandrlan ie giriir, insan, yaad ortam
la uyum halinde dnp davranmaktadr.
Bununla birlikte, btn bunlar arasnda, yazar toplumsal koul
larn organizmann geliimi ve hatta yaps stndeki etkisini hatr
latmay unutmaz. Bu konuda doa (physis) ile gelenek-grenek (nomos) arasnda sofistlerin iyi bildikleri ayrm getirir.
Btn bu dnce ve ele al biimleri ve daha bakalar Hava
lara Dair, Sulara Dair ve Yerlere Dair adn tayan yaptlar, salam
belgelere dayanan bir giriim ve belki de meteorolojik olaylar bir ya
na, tp olgular ile corafya olgularn dikkatle ve ayn anda bir ara
da ele alp incelemek zere iki bin ylda becerilebilmi tek giriim ha
line getirirler. Bu alakgnll yapt, antik an bize brakm ol
duu en zgn yaptlardan biri yapan ey de budur. Bilimlerin b
lmlerine kapanp almaya alk kafalar Hippokratesin tek bir
amaca, insanln sal amacna ynelerek bir araya getirdii vaka
larn okluuna ap kalmaktadr.
' t

Ama Hippokratesde gzlem, yar yolda birdenbire yn deitir


mez.
Koleksiyon'un gerekten Hippokratese ait yaptlarnda ilkin sa
dece bir gzlemler yn gibi grnen gl bir isten baskndr; der
lenen olgular anlamak, onlara insanlara yararl bir yn vermek is
tencidir bu.

V . YZYI LDA

HE K ML N

D U K U MU

Hi l M O K R A T E S I 2 0 3

Ar Hastalklar Rejimi'nin yazar yle demektedir: 'Tp sana


tnn hangi blmnde olursa olsun akl kullanmak gerekir. Hippokratese mal edilen kitaplarn ounda benzeri sylemler grlr.
Gzlemin orta yerinde, ksk durumda bile olsa, irdeleme hep ora
dadr. Koslu bir hekimi Knidoslu bir hekimden ayran temel tutum
bdr.
Tanya bakalm: Hekim bir kulak yangs karsndadr. Bu has
taln birok belirtilerini kaydeder. Ve zellikle unu ekler: Heki
min hemen ve ilk gnden balayarak dikkatini (zeksn, akln) bul
gularn tm stnde toplamas gerekir.
Salgn Hastalklarda, u klinik hekiminin toplam olduu klinik
filere bir bakalm. Gzleme boulmu gibi grnen hekimin, birey
sel vakay genelletirmeye almak ya da irdeleyip gelitirmek ama
cyla nihayet gzleminden syrlmak, daha dorusu onu dayanak
noktas yapmak zere olduunu grrz. Nksedebilir bir hastalk
karsnda unu belirtir: Hekimin dikkatini depreme belirtilerine
yneltmesi ve hastaln bu anlarnda kurtulu ya da lm bakmn
dan ya da en azndan hastaln epeyce iyiye ya da ktye doru y
nelecei kansn belirleyici olacak olan nbetleri anmsamas nem
lidir. Eyleme gemek zere akl srekli hizmetindedir.
Kafa Yaralar'na da bakalm: Eer kemik akta kalmsa gz
le grlmeyeni ayrt etmeye almak ve kemiin krlm ve ezilmi
ya da sadece ezilmi olduunu, ve bir hedra (dolayl hasar) yaratm
olan yaralayan aletin ezilmeye ya da kra ya da hem ona hem b
rne karp karmadn anlamak iin akla bavurmak gerekir.
Akl, kula kirite bekler, gzlemi yorumlamaya hazrdr. Gerekti
inde kitapta bunun saysz rnekleri aktarlr.
Bylece gzlemin zenginlii Hippokratesi kavrama yetisine de
nem vermekten uzak tutmaz. Yunancada dnmek, akl yrtmek
anlamna gelen fiil says kabarktr. Hippokrates ou zaman bun
lar arasndan insan zihninin kesintisiz bir edimi olarak belirledii
anlam temel alr ve dnmeyi ksa zaman dilimlerini ieren bir b
tne yerletirir. yle ki, dnmek her zaman yreinde tamak de
mektir. Hippokrates, gzlemin, duyu verilerinin, grmenin, dinleme
nin, dokunmann ona nerdii olaslklar dncesiyle beslemi,
iinde tamtr. Hippokrates tek bana glklere kar koyan ve
sorunlar zen bu akl sabrna sahiptir.

204

An t Ik Y unan

Uygarlii

ite biroklar arasnda apak bir rnek. Bu rnek Knidos yn


temine gre Kos ynteminin yeniliini aka gsterir. Bir cerrahlk
kitab olan Eklemler Hakknda kitab vcut organlarnn uradkla
r kol, burun, bacak krklar, kol kemii, uyluk kemii k, vb. gi
bi eitli kazalar sralar. Krk ve kklar dzeltme olana veren
eitli yntemleri ayrntl olarak belirtir. Ondan sonra, bu yntem
ler arasnda bir seim yapar ve bu seimin gereklerini aka verir.
Bu dnlp tanlm seimi yapmay ve nedenini gstermeyi bil
meyen hekimler -Knidoslu hekimler- sert bir ekilde yarglanrlar.
Hippokrates yle yazar: Hekimler arasnda usta ellere sahip olan
lar vardr, ama akl olmayanlar da vardr. burada iaret edilen Kni
dos okuludur.
Hippokrates hekimliinin temel amalarndan biri tan koymak
tr: Bu, gzlem ile dncenin birliinin gzel bir rneini verir.
Bilindii gibi Hippokrat yanls hekim, hastaln nedenleri,
komplikasyonlar, sonu, sonular ile tm hastal yeniden kurmak
ister. Salgn Hastalklar ve Tan Hakknda kitabna gre, olmu
olan sylemek, olan bilmek, olaca nceden bildirmek ister. s
kenderiye okulu daha sonra bu ileme u adlar verecektir: Has
taln yks, yani gemiin anmsanmas; tan, yani eldeki belirti
lere gre hastaln belirlenmesi; en sonu, tehis, yani gelecein n
grlmesi.
Tp tarihlerinin ounda Hippokrates tehisinin hakk tam ola
rak teslim edilmez; onun hasta ve yaknlar zerinde hekimin otori
tesini kurmaya ynelik bir ara olduu sylenir. Kukusuz bu arada
bunu Hippokrates Koleksiyonu da syler. Tehis hakkndaki bu h
km Lozanl bir profesrn rencilerine syledii u ho szle bir
leir: Doru bir tanya siz kendiniz aarsnz. Etkili bir tedavi mes
lekta artr. Hastay artan ey ise doru bir tehistir. Nkteli
bir hkm.
Ama bu nkte yanlgya gtrr. Herhalde, tehis, arlatann bi
rinin kp hastann gzlerine att bir avu toz deildir. Bir lde
hastaya bir gven verme biimi ise, hekim iin zellikle ok karma
k bir soruna getirilen zmdr.
Yatandaki bir hasta, zlmesi gereken mthi bir dmdr.
Gerek eski gerek yeni bilinmeyen birtakm nedenler onu bu noktaya
getirmitir. Bu nedenler nelerdir? Hastann sonu nereye varacaktr?
lme mi ifaya m? Tan -te yandan bu uygun deilse hastaya bil-

V.

z y i l d a

e k

Im

I C n

u r u m u

p p o k r a t e s

dirilmez- gzlemin hekimin nne koyduu olaanst dolakln


onun dncesine gre dzenlenmesidir. Hppokrates, her hastaln
ortaya koyduu byk karmaklna kar ok duyarldr. te yan
dan hekim olarak bu olgularn greli deerini bilir. rnein, lm
cl bir son gsteren en kesin belirtilerin, adn verdii kimi hastalk
larda tam tersi, hekimin aklndan karmamas gereken uygun belir
tilerle eliki yaratabileceini bilmektedir. Hekim tehisini ok say
da belirtilerin tmne bakarak koymaldr: Yine bu tehis varsaym
sal ve hatta deiken diyebileceimiz bir nitelii her zaman znde
barndrr. Hippokratesin metinlerinde ok gzel bir forml birka
kez deiik biimlerde yinelenir. Bu forml yledir: Yine de br
belirtileri dikkate almak gerekir. Dnsel drstlk szdr bu,
ama ayn zamanda umut szdr. Yaam, insann her zaman bek
lenmedik bir are bulup onu kurtaramayaca ve bunda her zaman
baarl olamayaca ok karmak bir olaydr.
Doruyu sylemek gerekirse, modern bilim adamlar Hppokra
tes tehisinin zayfln belirtmekten geri kalmazlar: Bu zayflk hep
hatrda tutulmas gereken bir gerekten, hekimin anatomi ve zellik
le fizyoloji konusunda aa yukar tam bilgisizliinden ileri gelir.
rnein, atardamarlarn hava ilettiine inanm bir hekim(!) hasta
ln nedenleri hakknda, arzu ettii gibi bir tehis yapacak durum
da olabilir mi? Yine de, bu konularda sahip olduu az buuk bilgi
nin bunu yapmasna elverdii baz haller de pek tabiidir ki vardr.
Hekim bunlardan daha da fazlasn rendiinde ancak, tehisi salamlaacaktr.
Zaten, Hippokratese gre tehis znde sona ermez. Hppokra
tes tedaviyi yaratr (ve bu anlamda tedavi modern tanya denk d
er). Oysa, tedavi konusunda, Kos okulu hekimleri dndaki hekim
ler hayallerine ya da rastlantya teslim olmulardr. Bunlar ya keyfi
kuramsal dncelere dayanmakta ya da szde geleneke snanm
tedavileri denetimsiz kabul etmekteydiler. Ar Hastalklar Rejimi'nin yazar bu kara cahil hekimlerin yol atklar elikili tedavi
lerden alayla sz eder. yle yazar:
Hekimlerde bylesi sorunlar tartma altkanl yoktur. Tartsalard da kukusuz bunun zmn bulamayacaklard. Ama bu
yzden halk arasnda tm hekimlik mesleine byk bir gvensizlik
bulamaktadr; yle ki insanlar hekimliin dpedz nemsiz bir sa
nat olduuna inanacak hale gelmektedirler. Gerekten de ar hasta-

205

206

A n t Ik Y unan

UygarliCi

tklarda pratisyenlerin, birinin en iyi dedii reeteyi, br berbat


bulacak kadar birbirlerinden ayrldklar grlmektedir. yleyse, bu
adan hekimlii, ayn kuu sola uuyorsa hayra alamet, saa uu
yorsa erre alamet diye alan bilicilerin sanat ile karlatrmak gere
kir... Ama ayn konular hakknda baka bilicilerin taban tabana zt
dnceleri vardr. O halde diyorum ki demin ortaya attm sorun
ok gzeldir ve tp sanatna ilikin konulardan ouna, hem de en
nemlilerine deinir; nk bu sorun iyilemeleri konusunda btn
hastalar iin, salklarn koruma konusunda salkl kiiler iin,
glerini artrma konusunda beden eitimi almalar yapanlar iin
ok ey yapabilir; bir kelimeyle istenecek her eye uygulanr.
Parada hakl olarak Molierei akla getiren, bir saduyu vardr.
ok gzel birtakm sorunlara yol aan bylesi bir hekimlie kar
yazarn fkesi, cokusu ve alaycl arasnda ortaya kar.
Verilecek reetelerde izlenecek en iyi yntemi btn aklyla
gsteren baka metinler de vardr. imdi bu ayrntya girmeyelim.
Daha ok, bu konuda Hippokrates Koleksiyonu nz kendini gste
ren ynlerden birini iaret edelim: Bu yn ayn zamanda Hippokra
tes dncesinin doruk satrlarndan biridir.
Hippokrates kurmakta olduu bilimin snrlarnn farkndadr.
Bu snrlar hem insann doas hem de evrenin doasnca saptanm
tr. Mikrokosmos-insan; makrokosmos-evren; bunlar birbirinin aynasdrlar. Bu ynde dnme ve meramn aklama biimine doal
dnyaya ilikin hibir efsanevi anlay dahil etmez. Sadece ve sade
ce temel gerekilik vardr bu dnce biiminde. Hippokrates he
kimliin hastalk ve lme kar kazanmlarnn almaz engelleri ol
duunu teslim eder.
Hippokrates te yandan, birbirine dayanan bu iki dnyann
-mikrokosmos ile makrokosmos- hem bilimin snrlarnda hem de i
fann yolunda olduklarn kabul eder, insanda ifa doann yardm
sayesinde ve nce insan organizmasnn almasyla meydana gele
cektir. Hippokratesin amac -bu ama nce alakgnll gibi gr
nr- doann iyiletirici etkisine yardmc olmaktr. Salgn Hastalk
larn beinci blmnde unlar okuruz: Doa hastalklarn hekimi
dir. Bu eyleme yol aan da doann kendisidir. Doann dnmesi
gerekmez... Yalnzca dil grevini yapar. Baka pek ok ey de byle
olur. Bizden bir eyler renmeyen doa yine de gerekeni yapar.
Baka bir yerde de u sz okuruz: Doa retmensiz i grr.
Grevi insan salkl halde tutmak olan hekim doal dnyada

V . Y z y i i . da

H : K ML N D

urumu

Hi >

pokrates

ve insan vcudunda yararl olduunu bildii birtakm yardmclar


arar kendine ve bulur. Olaan hasta tedavisi, Saaltc doann et
kisine doru bir yol, belirli her duruma belli bir yol amaktan iba
rettir. nk rgtl insan bedeni kendine zg etkin bir canllk
olarak u zellie sahiptir: Kendiliinden birok areler bularak,
kaynaklarna bavurarak yaamda tutunmak. Bu nedenle iin erba
bnn vcudun bu saaltc etkinlikleri hakknda sahip olduu bilgi
sayesinde yapt katk hi de nemsiz deildir: Zira bu katknn be
lirleyici olduu haller vardr.
Bu saaltc doa gr, kimi tarihilerin dndkleri gibi,
hibir biimde, doay kendi bana harekete brakacak, tembel bir
hekimliin itiraf deildir. Tam tersine bu gr -yineleyelim- gz
lemlenen gereklere dayanan bir bilgidir; buna gre her insan orga
nizmas bir biyolojik gler, olas yok olularna kar doal olarak
kendini koruyan gler deposudur. Hekim yaam, oluturan ve can
landran bu glerin ileyiini bildii lde insana yardmc olur.
Bilgi-eylem, Yunan uygarlnn klasik temalarndan biri ite budur.
Vcudun baz savunma sreleri kendiliinden iler. Ama bu sa
vunma oyununa, onun i glerini kavram hekim tarafndan yar
dm edilebileceini de dnmek yanl olmaz. Doann bazen des
teklenmeye gereksinimi vardr: Hippokrates hekimden, organizma
nn arlarna ve son glerine karlk vermeye her zaman hazr ol
masn ve karlalan yetersizliklere are bulmasn ister.
Bu konuda klasik rnek yapay solunum uygulamasdr. Oksijen
den yoksun kalan akcier oktan solunum ritmini artrmaya giri
mitir bile. Kan, iindeki alyuvarlarn artrr. Doal ve kendiliin
den bir savunmadr bu. Yapay solunum uygulayan hekim, doann
boluklarn doldurmaya almaktan baka bir ey yapmaz: Teslim
olmas yakn bir vcudun son yedeklerini altrr.
Doa ile ibirlii yapan bu hekim hi yoktan salk yaratma
iddiasnda olan cahil keramet sahibinden daha yce ve daha akllca
bir grev yapyor mudur?
Kaygan deneyim alannda bile uucu frsat kollayan he
kim, alakgnll ama yararl bir yaam yapmcsdr. air imgeleri
ni nasl yoktan deil de gereklikten hareketle yaratrsa, hekim de
salkl insan, hastann vcudunda bulduu eyden, gzledii ve ya
rarland insan doasndan hareketle yaratr.
Prometheus atei yokluktan deil Gneten skp alr.

207

208

A n t I k Y unan

Uygarlici

Hippokrates hekimliinin sk yntemleri byledir; Hippokratesin doadan ve insan vcudundan kard hekimlik mesleinin
felsefesi byledir. Bu blmde Hippokratesin elde ettii sonulardan
ok onun kurduu bilimin yntemleri stnde durdum. nk bilim
alnan sonular ynndan ok yntemlerin doruluu ile geliir.
Bunca zihinsel ycelik, dnmede bunca alakgnlllk ve
soyluluk Hippokratesin rencilerinden istedii ve kendisinin de
uygulad ahlaki davranla tamamlanr ve grkemli bir biimde
talanr.
Yukarda Koleksiyondaki Yemin, Yasa, Hekim, vb. gibi etik
trden metinleri belirttim. Bunlarn kukusuz Hippokratesin yal
lk dneminde ya da onun ilkelerine ve uygulamas dorultusunda
lmnden az sonra yazldklarn hatrlatalm. Antik bir adalet d
ncesine, yazl ve kukusuz Okula ait ilksel bir biim veren Yemin'in bu yzden hem Koleksiyonun en eski, hem de gncel bii
miyle, V. yzyldaki Hippokratesci byk kitaplardan biraz daha
gen bir metni olduunu belirtelim. Yemin ayn zamanda etik metin
lerin en nemlisidir.
Hekimlerin mesleklerine balarken ettikleri bu yeminin tam e
virisi aadadr.
Apollon hekim, Asklepios, Hygieia (Igia) ve Panaceia zerine,
btn tanr ve tanralar zerine, onlar tank gstererek ant ierim
ki aadaki yemini ve sz elimden geldiince ve aklm yettiince
yerine getireceim.
Bana hekimlik sanatn reten kimseye, beni var edenlere kar
gsterdiim saygy gstereceim; varm youmu onunla paylaa
cam; ocuklarn karde bileceim ve hekimlii renmek isterler
se, bunu onlara cretsiz ve ykmllk beklemeden reteceim.
Aldm tleri, szl dersleri ve grdm renimi oullar
ma, ustamn oullarna ve hekimlik yasasna bir sz ve yeminle ba
l raklara duyuracam, baka hibir kimseye duyurmayacam.
Hastalar her trl ktlk ve zarardan uzak tutmak amacyla,
ynetimlerini elimden geldii ve aklmn yettiince, onlarn yararna
srdreceim.
Benden istense bile kimseye zehir vermeyeceim ve bunu t
lemeye kalkmayacam. Ayn ekilde hibir kadna dk iin ila
vermeyeceim.

V.

z y i l d a

e k

Im

ICIn

u r u m u

p p o k r a t e s

Nefsime egemen olarak ve drste yaayacam ve sanatm


yle icra edeceim.
Mesane ta ameliyat yapmayacam, bunu bu ile uraan ki
ilere brakacam.
Girdiim ev nasl olursa olsun, bilerek ilenen her trl kusur
dan, her trl ahlakszlktan ve zellikle ister zgr ister kle olsun
lar, kadnlar ve ocuklar batan karmaktan kendimi koruyarak,
oraya hastalarn iyilii iin gireceim.
Susmann ok titiz devim olduunu dnerek, iimi yapar
ken grdm ya da duyduum, iimle ilgili olmasa bile ve aklan
mamas gereken her eyi saklayacam.
Eer bu yemine sadk kalr ve onu ihlal etmezsem, bana yaa
mmdan ve mesleimden mutluca, yararlanmak, insanlar arasnda
her zaman sayg grmek nasip olsun; eer bu yemini inersem ve
andm bozarsam yazgm tersine dnsn.
Modern devletlerin ou, hekimlerin yeminli olmalarm ister.
Ama yemin szcnn kullanlmas da ou zaman yanl olmutur.
Hekim genellikle yalnzca erefi stne sz verir ya da bir vaatte bu
lunur. inanlarn deimesi, bilimdeki gelimeler Hippokratesin eski
metnini ieriinden aa yukar boaltm gibi grnmektedir.
Benim lkemde, Vaud kantonunda hekim, yrtme gcn kul
lanan Bakanlar Kurulunun temsilcisi olan blge valisi karsnda u
szlerle grevine balar:
Meslek ahlaknn temel ilkelerini ve mesleimi dzenleyen yasa
hkmlerini okuyup rendikten sonra, bunlara sadakatle uymaya
erefim zerine sz veriyorum; erefim zerine, bu meslei onun yar
dmsever amacnn gerektirdii bilin, onur ve insanlkla yapmay
vaat ediyorum.
Artk zehir vermeyi yasaklama diye bir ey yoktur; ilacn iere
bildii zehirli maddelere egemen olan bugnn hekimi gn boyu
zehirli ila yazar, isteniliyorsa ocuk drmeyi yasaklama artk
yoktur: Bu ocuk drme, bir olgudan ayr, yasal hale gelmitir.
Geriye meslek ahlak hkmlerince ngrlen meslektalara kar
sayg kalr. Geriye hem 9 Aralk 1952 tarihli Vaud Salk Yasas,
hem de 321. maddesi meslekleri gereince kendilerine emanet edi
len tbbi bir srr aklayacak olanlar hapis ve para cezas ile cezalan
drlabilirler hkmn ieren svire Ceza Yasas ile korunan -hi
deilse kuramsal olarak- meslek srr kalr.

209

210

A n t Ik Y unan

Uygarlii

rnek diye alnan Vaud vaadinde geriye zellikle, Hippokratesin hastalarna gsterdii ve rencilerinden istedii sevginin uzak
ama gerek bir yanks gibi olan u biricik yardmsever amam iz
ledii o gzel szckler, bilin, onur, insanlk kalr.
Hl Cenevre Yemini baln tayan Cenevreli hekimin and,
Hippokrates yeminine daha yakn durmaktadr. Bu ant siyasal ma
kam karsnda deil, Hekimler Birlii Genel Kurulu nnde sylenir.
Szleri yledir:
Hekimlik mesleinin yeleri arasnda saylrken:
Yaamm insanln hizmetine adama konusunda ciddi y
kmll alyorum.
Hocalarma kar borlu olduum sayg ve minettarl koruya
cam.
Sanatm bilin ve onurla yapacam.
ilk tasam olarak hastamn saln dneceim.
Bana emanet edilecek kiinin srrna sayg gstereceim.
Tp mesleinin onurunu ve soylu geleneklerini tm olanaklarm
lsnde srdreceim.
Meslektalarm kardelerim olacaktr.
Ulus, rk, parti ya da toplumsal snf dncelerinin grevim ile
hastam arasna girmesine izin vermeyeceim.
Gebelikten itibaren insan yaamna mutlak saygy koruyaca
m.
Tehdit altnda bile, tbbi bilgilerimi insanlk yasalarna kar
kullanmay kabul etmeyeceim.
Bu szleri erefim zerine, serbeste ve resmen veriyorum.
Bu Cenevre Yemini Eyll 1948 tarihinde, Cenevrede, Dnya
Hekimler Birlii Genel Kurulu tarafndan kabul edilmitir.
Hippokratesin Yemin1i, Yasa's ve br etik kitaplar daha baz
aklamalar gerektirir.
nemli olan konu udur: Hekime mesleinin uygulamas konu
sunda verilen bilgiler, derlenen ve yeminle pekitirilen bu yazlar
iinde yer alyorlarsa, hibir zaman birbirleriyle elime halinde de
illerdir, tam tersine Koleksiyonun br kitaplar ile, zellikle de
Hippokratese mal edilebilenler ile dorulanmlardr. Demek bura
da basit eski kullanm sralamasna bakmalyz ve bu sralama Usta
nn dncesine uygun olarak ve onun hatrasna tam bir ballk
iinde yaplmtr.

V. Y Z Y I L D A H E K M L N D U R U MU

Hl PPOKRATES

Demek oluyor ki, Salgn Hastaltklar'm yedi kitabnda, grd


mz gibi, tantma endiesi olmakszn, ylece yazlp terk edilmi ve
bir blm kukusuz Hippokratesin elinden kma bu notlarda, Ye
min tarafndan yasaklanan uygulamalardan hibirine rastlanmaz; bu
kitaplar toplam okulun uygulamalarnn lekesiz aynasdr.
Baka bir zellik udur: Etik yazlar, en byk dikkati, hekimin
tutumuna, onun maddi ve manevi davranna gsterir. Hekim evle
re ancak hastalarn iyilii iin girer. Bu hasta kim olursa olsun
toplumsal durumu ne olursa olsun, ister bir kadn, ister bir erkek, is
ter bir ocuk olsun, ister zgr durumda, ister kle olsun -hasta he
kim iin yalnzca ac eken bir varlk, szcn zl ve kkeninde
var olan anlamyla sabreden bir kimsedir. Onun ilgiye, hekimin
saygsna hakk vardr, hekim de kendi kendine sayg gstermesi ge
rektii gibi ona da saygl davranr.
Grg'nn yazar yle yazar: Hekim, benzerlik gsterdii fi
lozof gibi, kar gzetmemeyi, ihtiyat, utanmay alkanlk haline
getirir; alakgnlldr; arbal, yargsnda sakin, soukkanl, ya
amnda drsttr... Gerekli ve yararl olan her ey hakknda bilgi
lidir, bo inanlardan kurtulmutur.
Hekim Hakknda balkl kitabn yazar da hekimin nefsine ha
kim olmas ve ellerini temiz tutmas... gerektiini syler. Heki
min yaama biimi saygdeer ve kusursuz olacaktr ve bylelikle o
herkesin karsnda arbal ve iyiliksever olur.
Onun davran tek kelimeyle drst insann davrandr ve
namuslu kiilere kar kibar olduu belli olur. Hastann karsn
da ne sinirli, ne acelecidir. Ar keyifli deildir ama hibir za
man ask suratl da deildir.
Hekimin hastalar ile ilikileri diye devam eder ayn yazar,
gerekten de nem tar, ama saduyu (doruluk), ve tutum da
adalet gerektiren ilikilerdir.
Drst bir insan olarak bu hekimin en gerekli erdemlerinden bi
ri, hem dnsel hem de ahlaki bir erdem olan alakgnlllktr.
Hekim yanlabilir: O bunun farkna varr varmaz, hem de hastasnn
nnde, hatasn, eer ufak hatalar cinsindense, kabul edecektir.
Hekimin, uzun sren ve bilgili ustalarn ynetiminde geen eitimi
genellikle onu byk yanllardan alkoyacaktr. Hekim lme de
' Patient: Sabrl kii, Franszcada ayn zamanda hasta anlamna gelmektedir -r.n.

211

212

A n t I k Y unan

Uy g a r l i Ci

yol aabilen ar yanllar yaparsa, bunlar hastasnn yannda kabul


etmemelidir, aksi takdirde hastann huzurunu karr. Gelecek ku
aklardan hekimleri bilgilendirmek amacyla hekim bunlar yazl
olarak brakmay yeleyecektir.
te yandan, alakgnlllk hekime, eer bir glkle karlar
sa, meslektalarna bavurma grevini ykler. tler yaptnda un
lar okuruz: Deneyimsizlii yznden olay anlamayan hekim, ba
ka hekimlerin yardmn isteyecek, hastann durumu konusunda on
lara danacak, onlar da zm bulmakta kendisine katlacaklardr...
Bir hastay birlikte gren hekimler ne birbirleriyle kavga ederler ne de
karlkl gln olurlar. Bunu yeminde belirttiim iin, bir kant ne
sren hekim, bir meslektann kantnda kskanlk uyandramaz.
Byle yaparsa ancak kendi dnnn zayfln gsterir.
Nihayet, yine alakgnlllk endiesiyle, hekim birtakm gste
rii yntemler kullanmaya, bunlar hastaya kabul ettirmeye raz ol
mayacaktr. nk O kadar grlt patrt, birok gsteri ve birok
laftan sonra, hekimin sonunda yararl hibir sonuca varmamas ayp
olur. Hekimin, her durumda, en az gsterili ifa olanan semesi
gerekir. Bu, hem bir gnl insanna, hem de bir sanat insanna
yakacak tek davrantr, iki terim birbirini dourur, nk hekimin
sanat insanlarn hizmetindedir. tler bunu unutulmaz bir deyile
hatrlatr: nsan sevgisinin olduu yerde sanat sevgisi de vardr.
Demek ki hekimin alakgnlll bata sanatna kar gster
dii sevgiden douyor; hekim gerekten de sanatnn gereklerinin ne
denli byk olduunu bilir; gcnn snrlarn rendii gibi, mes
leini yaparken de her gn bu gereklerin farkna varr. Ama ikinci
olarak, tedavi ettii insanlar sevdii iin de, korumak istedii yaa
mn deerli ve karmak nitelii hakknda derin bir duygu besledii
iin de alakgnlllk bu yaamn sorumluluunu tayan hekime,
kendisini kabul ettirir.
insan sevgisi ile sanat sevgisi onun hmanizminin iki kutbudur.

Bitirirken imdiye dek daha yeni iaret edilen son bir zellik s
tnde duralm.
Btnyle Hippokrates Koleksiyonu, ok sayda kitaplarnn
hibirinde, kleler ile zgr kiiler arasnda asla en ufak bir ayrm

V.

z y i l d a

e k i m l i i n

u r u m u

p p o k r a t e s

yapmaz. Hepsi de hekimin dikkati, saygs ve tedavisi bakmndan


ayn haklara sahiptir. Yalnz kleler deil, I.. V. yzyln sonuna
doru saylar Hellen dnyasnda her yerde artmaya balayan ve ya
amlar genellikle klelerinki kadar etin olan yoksullar da ayn hak
lara sahiptirler.
Hppokrates (o, notlarnda hastalarnn mesleini nadiren belir
tir) tarafndan kaleme alnmam olan Salgtn Hastalklar'm kitapla
rnda hekim tarafndan belirtilen mesleklerden bazlar unlardr:
Dlgerler, kunduraclar, tabakhaneciler, rpclar, baclar, bah
vanlar, maden iileri, ta yontucular, ilkokul retmenleri, meyha
neciler, alar, seyisler, sporcular, eitli kamu alanlar (bunlar
kamuda alan kleler olabilir), vb. Birok hallerde meslek belirtil
memitir. Ayrca, zgr ya da kle birok kadn vardr. Grlyor
ki bu meslekler basit ya da ok basittirler.
Belirtilen iilerden birounun kle olmalar olasdr. Birka
kez baklmtr bu hastalara.
Kesin olan u ki hekim iin kle, yabanc ya da yurtta hibir
farkllk yaratmaz. tler'in yazar yabanc ve yoksul hastann
zel bir dikkatle tedavi edilmesini bile ister.
Bu tn tutulduu, hem de uzakta tutulduu olur. Salgn
Hastalklar'm bir tek kitabnda, geliigzel ele aldmz beincisin
de, hasta filerini yeniden okursak, yz hastadan on dokuzunun, bel
ki de daha fazlasnn (ou zaman buna karar vermek gtr) ku
kusuz kle (on iki erkek, yedi kadn) olduklarn grrz. Birou
Tesalyada bulunan Larissada, V. kitab yazan gezici hekimin orada
kald olduka uzun sre iinde tedavi edilmitir. Hepsi titiz ve ge
nellikle uzun sren bir tedaviden yararlanm gibidirler. Kle kadn
lardan biri, uzun zamandr bilincini yitirdikten sonra, bir beyin has
talnn krknc gnne doru lr.
Bu on dokuz kle arasndan alnan, bir seyis ocuun durumu
yledir: ocuk on bir yandadr ve atn bir iftesiyle sa gznn
st ksmnda, alnndan yaralanmtr. Hekim yle yazar: Kemik
salam deilmi gibi grnyor ve ordan bir para kan km. Ya
ralnn kafatas trtkl ekleme kadar genie ald. Sonra kemii
ak tutarak tedavi edildi ve bakm nce krlan kemik blmn
kuruttu. Yirminci gn, kulan yannda, ate ve titreme ile birlikte
bir ime balad; ilik gndzleri daha belirgin ve daha acl idi;
ate k bir titremeyle balad; aln ve tm yz gibi gzler de iti;

213

214i A n t I k Y unan

UygarliCi

en ok etkilenen ksm ban sa tarafyd; ama i sol tarafa da ge


ti. Bu yzden can skc bir ey olmad; sonuna doru ate daha az
srd; bu durum sekiz gn devam etti. Yaral kurtuldu: Daland,
bir mshil ald ve ilik stne merhem konuldu. Kazalarda yaralan
malar ok grlr.
Bu V. kitaptaki hastalarn yakalandklar hastalklar ok eitli
dir. rnein: Anjin, sarlk, kangren ya da kuru kangren, zatlcenp, zatrree, verem, ishaller ve br mide ve barsak bozuklukla
r, karn uru, sidik torbas bozukluklar, safra bozukluklar, talar,
ateli itahszlk, ylanck ve daha biroklar. ok kez de kazalardan
ya da gebelikten doan yaralar sz konusudur. Hekim genel olarak
ancak ar hastalklara bakm ya da filerine geirmi gibidir:
nemsiz yaralarla ilgilenmez.
lm oran ok yksektir. V. kitapta baklan on dokuz kleden
on ikisi lr. Ama lm oran hastalarn tmnde klelerinkinden
ok daha az deildir. Salgn Hastalklar'm I. ve II. kitaplarnda ka
ytl krk iki olaydan lmle sonulanan yirmi be olay vardr. Hris
tiyanlk ncesi an sonunda bir hekim Salgn Hastalklar okumak
gerektiini, nk bunlarn lm hakknda dnme frsat yarat
tklarn syler. O an insanlar patr patr sinekler gibi lyorlar
d! Baka trls nasl olabilirdi ki? Anlattmz gibi, terih gele
neke yasaklanm olduu iin, anatominin temelini bilmeyen he
kimlik henz lmlerin doal orann aa ekecek durumda de
ildir. Bu doal m? Ben bundan doal ortam ile bireyin kendi bede
ninin insan trne orann anlyorum. Bununla birlikte, hekimlerin,
Molierein yaptlarndan baka yerlerde Biz btn bunlar deitir
dik diyebilecekleri bir gn gelecektir.
En azndan hekimlik, bu kadar tehlikeli bir biimce lp giden
onca insan arasnda hi deilse ayrm yapmaz. Hekimlere gre kle
ler de insandr. Burada sonu olarak belirtilmeye deer ok artc
bir gerek vardr. Kukusuz, kle sahibinin, bu insan sermayesini
korumakta kar olabilir. Ama yksn anlattm o on bir yan
daki ocuun deeri nedir ki? nemsiz, herhalde hekim giderlerin
den azdr.
te yandan, hastann toplumsal durumu ne olursa olsun heki
min notlarn kaleme alma tarz ayndr; Hippokratesin hmanizmi
ni belirleyen u bilimsel ilgi ve insan sevgisi karmn aklar gibi
grnr.

V.

z y i l d a

e k

Im

ICIn

u r u m u

HI

p p o k r a t e s

Sonraki yzyllarn iki byk filozofunu, onlarn bu canl alet


ler diye niteledikleri, klelere kar sarf ettikleri aalayc szleri
ni bir dnn!
artc bilgi al ile, hep akl yoluyla canl tutulan aratrma
nn zorluu ile, ve nihayet ac eken insana kar zverisi, ayrm g
zetmeden btn insanlara sunduu u dostluu ile Hippokrates he
kimlii V. yzyl hmanizminin en yksek dzeyine eriir ve hatta,
son noktada, korkmadan o dnemin yaama ve dnme biimleri
ni aar.
Tm insanlara, onlar iin glkle aratrd beden saln su
nan bu hekimlik, bilgisizliin karanlklarnda, insan iin vaatlerin en
gzelidir.
stelik, Baconun szn de unutmayalm (bellekten aktaryo
rum): Hekimlik bildiinden fazlasn yapacak gtedir.

2lS

Blm

VIII

ristophanes
ve

G lmek

Iristophanesin gl: Olabildiince Attikal, daha fazla


Galyal, en kabasndan bir gl m? Hayr. Peki, dnyann en ince,
en hafif olan diyebilir miyiz? Yine hayr. Belki de iki kez evet. Yani
ayn zamanda tm gller birden. u iki kutupta yer alan gller
yani: Yergili gl ve neeli gl. Aristophanesin gl tmyle
ikisi arasnda gidip gelir.
Demek ki, balca iki gl var. fke niteliinde olan birincisi,
I.. V. yzyln sonunda Atinann iinde bulunduu toplumsal d
zen zemininde bol bol yetien aptallklar, samalklar yrtan, par
a para eden bir gltr. Altna artk kimsenin tamamlayamayaca mermer bayaptlar retmekten yorulmutur. Bunlar paras ve
emei ile deyen imparatorluk dalmaktadr. Anayurt, imparator
luun paralarn kan dkerek bir araya getirmeye bouna urar...
Bu srada, Dionysos (Gionisos) tiyatrosunun sahnesinde, yzyln
tm son eyreinde Aristophanesin kahkahasnn patlad duyulur.

218

A n t Ik Y unan

U y g a r l i Gi

Talama, emperyalist demokrasinin iine sapland elikileri sergi


ler; savan yol at felaketleri, halkn yabanl sefaletini sergiler,
yalanc laf ebelerini, karc ve soyguncular, vnge ve budala ge
neralleri, safsata ve dalkavukluun kandrd Egemen Halkn ap
talln aleme rezil eder; yeni eitim dzeninin kt yanlarn gzler
nne serer; dilin, eli kolu bal halk zerindeki kr saltanatn aa
layc szle saptar. Bunlar yaparken glmekten ve sahneyi akrobat
taklalaryla doldurmaktan da geri kalmaz, ite bu gl, bu kahka
ha mizahi yergili gltr -yani kar gl.
Ama bunu derken glmeyi unutmayalm. Glmek bizi yeniden,
nesne sevgisine, kr sevgisine ve ekmek, arap, bar gibi en insanca
temel nimetler sevgisine kavuturur. Glmek iimizde aalarn ve
ieklerin gzelliini, iftlikteki ve ormandaki hayvanlarn rkek se
vimliliini canlandrr; gller kularn anlatlmaz dilini konuur.
Gl doalca yaptmz el kol hareketleriyle birlikte, akn gel
gideriyle birlikte alp salan fizyolojik bir olaydr. Gl, sevincin
lirik sesidir.
Mutlu insann, yeryznde gn nda yaln yaama sevinci
olan bu gl, ite bu gl bizi, gerein yeni batan ele geirildii
duygusuna kaptrr; ak havada yerekimi yasalarna meydan oku
mu gibi grnen son bir takla ile, inek derisi demede ayaklarm
zn stne yeniden dikeltir bizi. Bu gl unutulan her trl yergiyi,
renkler ve biimlerle parltl dnyada, etten kemikten insanda, ya
ama sevincini, gereklie sahip olma hazzn dile getirir. Dnyann
bunca gzelliinin tam gbeinde bir insan olma sevinci. Ve biz in
san olduumuz iin gleriz. Aristoteles ok iyi sylemitir: insan
glmeyi bilen tek canlt varlktr. Gargantua'snn bana koymak
zere Rabelaisnin de ok doru olarak dile getirdii ey de budun
Glmektir insan insan eden.
Zaten birbirinden ayrlamaz bu iki -yergili ve lirik- gln or
tak ilevi, saaltc etkileridir. Aristophanes kendini Atina toplumunun okul retmeni; halknn, genlerinin eitmeni sayar. Glmek
onun saaltm yntemi iinde yer alr. Yeniden el ele verilen sevin
le insan btnlk kazanr, toplum dengesine kavuur. Glmede bir
katharsis, bir arnma vardr. Bizi saduyulu klan glme, bizi ger
ek doamza kavuturur. Biz hastaysak, bizi salkl klar.
Birbirine ayrlmaz biimde bal olan bu iki tr Aristophanes g
ln, gerek dnyadaki ve insan yreindeki birleik ya da eliik

Aristophanes

ve

l m e k

eylerden kimse koparamaz. Bu gller szckleri imledikleri nes


nelerden ve adlandrdklar eylemlerden ayr tutmazlar. rnein sa
vatan tiksinmeyi, somut bar sevgisinden ayr ele almazlar, insan
ruhunu bedenden ayramaz kimse, bedenden ayrlrsa eer sakat ka
lr, zira ruh ve beden birbirine skca baldr; biri tekinin soluu gi
bidir.

Birbiriyle dayanan bu iki gln ikiz kaynana uzanalm.


Yergi glnn kk her zaman, her yerde olan eski bir folklor
iinde yer alr. Aristophanesden nce, Yunanistanda, zellikle de
Dor lkesinde -Spartada ve Megarada- insann, salt gln du
rumlarn taklidinden, salt komik duruma dmelerden ald hazzn
yaratt doalama halk gldrleri vardr, incelememizin yoksul
luuna karn, Spartal taklitilerin rktc ve komik maskeler ta
karak dileri dklm yal kadnlar, meyve ve et hrszlarn, ya
banc bilgi hekimleri temsil ettiklerini biliyoruz. Olduka yeni bir
takm kazlar bu maskelerden bazlarn ortaya karmtr. Megara
gldrsnde, aralarnda en tannm olan, devanas-a maskesi
ve beraberinde bir maskeler koleksiyonu elden gelip geer.
Komik maskelere ilikilendirilen bu tipler Yunanistanda do
mulardr. Bu tipik kiiler ayn zamanda, eski ve yeni btn popler
komedyalar dolduran kiilerdir. Gerekten de, Latin Atellan farslarnn ya da Aristophanes ve Menandrosun komedyalarnn kiileri
ne karde gibi benzeyen baz tiplemelerle Commedia dellarte cam
baz tiyatrosunda, ya da Valois saraynda, ya da Brandebourg ya da
ngilterenin kylerinde -hatta Molire ve Shakespearede- tekrar
tekrar karlamaktan daha ilgin bir ey yoktur. Ayn maddi ya da
manevi gln durumlar, Soytar Polichinellein kamburu ya da ya
banc bir hekimin bozuk dili, insana zg olan bu glten baka or
tak hibir eyleri olmayan insanlar yzyllar aralnda elendirirler.
Bu tiplerden bazlarn anmsamak Aristophanesin komedyasn
aydnlatacaktr.
rnein ukala, yabanc bilgi hekimin maskesi. Bu tip, ukala
kambur Dosennus ad altnda Latin Atellan gldrlerinde de var
dr. Italyan sahnesinde kh hukuku, kh hekim yani il dottoredir:
O her eyi anasnn karnnda renmitir ve meramn bilgi diliyle

219

220 | A n t I k Y un a n

Uycarlici

anlatr. Alman BuppenspieVinde Dr. Faust ad altnda bir keramet


sahibi, bir arlatandr. Molierede Diafoirus, Desfonandres ve ortak
larnn oluturduu gruh, Shakespeare komedyasnda ise zrvalama
blmlerinin bir Fransz fizikiye ait olduu sanlan Neeli Kadn
lar' n olaanst Dr Caiusunu bunlar arasnda sayabiliriz.
Popler komedyann baka bir tipi ise ehvet dkn, kskan
ve cimri ihtiyardr. Atellan farslarnda Pappusdur bu, Plautusda
Euclion, Venedikte Pantalon, Ben Jonsonda Volpone, daha sonra
da, bizim klasik tiyatromuzda Fiarpagon ve Bartholodur. Gerekten
de, unutmayalm ki Harpagonda cimrilik ne karlmasna karn
o sadece cimri deildir: Onun gln aklarnda, oluyla olan reka
betinde eski sefih Pantalondan* baz izler buluruz.
Bazen pisboaz, bazen de yrtc olan, koca azl, uzun dili dev
adan daha nce sz etmitim. Onun ad, Aristophanesden daha
eskilerde, Megarada Mesondur. Bu tip Latin Atellan maskaralkla
rnda Manducus, Puppenspielde obur, sarho, edepsiz -titrek uma
c- Hans Wurstdur. talyan komedyasnda siyah zenci maskeli, ba
zen dileri arasnda koca bir bak tutan Arlequindir.
Aristotelesin, Yunan Komedyasnn balca kiileri olarak kendi
lerinden sz ettii o nemli palavraclar gruhuna da deinelim. Bu
palavraclar genellikle yalanc ve her zaman can skcdrlar. eitli
iddialar ile Aristophanes komedyasnn ikinci blmn doldurur
lar. Bunlar her yerde dlek ve yeniktirler. Napoli Pulcinellas, Fran
sz Polichinellei ok ktek yemi palavraclar ailesindendirler. Yine
onlar, birka yl nce, Kuzey Almanyada hl oynanan ilgin bir po
pler dramann, Kasperlspiel'in can skc kiileridirler. Kasperl, tp
k Aristophanesin Dikaiopolis (Gikalopolis) ya da Trygaiosu
(Trigeos) gibi, sadece herkesle bar halinde yaamak isteyen iyi bir
adamdr. Bir vergi tahsildar, Polonyal bir iportac, kendi kars,
kaynanas, eytan, lm ve baka kiiler, hepsi aka olarak denekle
kovalanan bir curcuna alay yznden bunu baaramaz. Kasperlspielin senaryosu Aristophanesin Akharnllar' nda (Aharnis), Baran
da, Kularnda sralanan zc dayaklara ok benzer.
Palavrac deyince, bunun dereceye layk zel bir tr vardr; pa
lavrac asker. Savan yz, insanlarn tarihinde ne kadar yaygnsa
onun maskesi de komedya tarihinde o kadar yaygndr. Plautusda
*

talyan komedi tiplerinden. Cimri ve ehvet dkn hekimi canlandrr. Giydii


uzun don pantolon adyla gnmze dek uzar -r.n.

Aristophanes

ve

lmek

Miles gloriosus ve Gl kentler alcs (Pyrgopolinice), commedia


dellartede Capitan yani kahraman bozuntusu, Ispanyol komedya
snda Matamore byledir. (Ad geen bir Matamore kiilii Corneillein Yanlsama'snda yaamay srdrr; Corneille burada olaa
nst ve ok ho dlerle komedyasn coturur.) Fransz-talyan ya
ratm Yzba Fracasse da unutmayalm. Bunu geiyorum.
teki maskeleri de bir yana brakyorum, rnein uak maske
leri.
Aristophanes tiyatrosu bu maskelerle ya da en azndan bylesi
maskelerin izini tayan kii tiplemeleriyle doludur. Aristophanes hi
kukusuz daha nceki popler komedyadan bahcalarm belirttiim
komik tipleri -ukala, cimri ve sefih ihtiyar, dev a, her trl palav
raclar- kalt olarak almt. Bu geleneksel tiplere, zamannn Ati
nasndaki tarihsel kiilikleri, seyir srasnda tiyatro basamaklarnda
oturan o zamann insanlarm rnek tip alan maskeler kullanarak ye
nilik kazandrr. Ya da rol iin tam o kiiye uygun maske bulamaz
sa, hayalinde kurduu tiplemeye, byle bir maskenin telkin ettii ki
i karakterini verir.
Yalanc pehlivan maskesi onun tiyatrosuna iki nemli tipleme
getirmi gibidir. Birincisi, btnyle Atina emperyalizmine ve ondan
doan savaa kar, airin yirmi yann komedyas Akbarnllar'daki Lamakhosdur. Bu Lamakhos daha sonra Sicilya seferinde yiite
vuruarak len namuslu bir generaldi. Onun Yunancada aka Sa
va demek olan bir ad tamak gibi bir talihsizlii vard. Aristop
hanes bu Sava-Lamakhosu Yzba Fracasse gibi giydirir, onu
kar altnda snrdaki geitleri korumaya gnderir ve gln bir ma
cerann kahraman yapar; Lamakhosun bilei kmtr, iki askerin
desteinde dner. Aristophanes onun gln iinin yksn tumtu
rakl epik tarzda anlatr; Iphigeneiamn gn na veda etmesi gibi
o da tolgasnn tyne veda eder. Btn bunlar, kendisi ve yaknla
r iin ayr bir bar imzalam, bir ikiciler yarnn galibi olarak,
akrkeyf ve yar plak iki kibar fahienin kolunda evine dnen iyi
yurtta Dikaiopolisin alayc gzleri nnde geer.
Palavrac asker maskesini takabilecek daha da nemli bir kiilik
Kurbaalardaki Aiskhylosdur. Aiskhylosu ok seven ve onunla
dosta dalga geen yergici Aristophanese gre o savalarn ve ya
lanc pehlivanlarn airidir. Onun kahramanlar yalnzca karglar,
mzraklar, ak sorgulu tolgalar, balklar, dizlikler, yedi kz derisi

221

222 i A n t I k Y un a n

U y g a r i . ii

giymi ruhlarla soluk alrlar. Vc o bununla vnr. Oyun stili sa


va szlerle belirlenir; ortada iir olmadnda, yalanc pehlivan
maskesi takar: atk kal ve sorgutu, umac gibi bir stil, sava at
na tnemi bir tip.
Aristophanes, bilgi ve kurnaz air Eripidese yapt gibi bu
kez de adalarnn en nllerinden biri olan gizemli bilge kii Sokrates'e, ukala hekim maskesini giydirmi gibidir, insann ve doann
esrarn ortaya dkmek iddias ile, karsndaki kiiyi artan ve
afallatan bitmez tkenmez konumalarnn ierdii kartlklarla, sa
hip olmadn syledii ve arpc alaysamasnn rts altnda giz
ledii u bilim ile Sokrates, Atina halk iin sadece bir sevimli hok
kabazdr: Bilge kii deildir o, safsataclarn da safsatacsdr. Aydn
ve ince dilli, szck seen, aklc titizlikleriyle her trl yce esini,
her tr deha abasn ykan air Euripidese gelince o da havas bo
altlacak bir baka sahtekrdr... Euripides ve Sokrates, ikisinin de
yabanc bilgi hekim maskesini anmsatrlar tabii ki, bunda da
hakldrlar.
Dev-a maskesi de Atllar adl komedyada ylece iki kez g
zkr: Agzl dev maskesi ile bundan treme obur asalak maskesi.
Dev maskesi, oyunun balca kiisinin, meslekten domuz kasab ve
talihinin cilvesi sonucu demagog olan korkun Agorakrites tipleme
sinin ortaya kmasn salar. Bu, okumas yazmas olmayan ama
farfara sylevcide, birok zellik bir umac ay ortaya karmak
tadr. Dediine gre, ocukluunda a yamaym. Halama tek
nelerinde yumrukla eitildim... Bakn hele ocuklar, grmyor mu
sunuz? lkbahar gelmi, ite bir krlang, diyerek kandryordum a
lar. Onlar bakadursun, ben o srada bir para et aryordum.
Kiinin en ho imgeleri mutfaa ilikin imgelerdir. Ey halkm, eer
ben seni sevmiyorsam, hem de candan sevmiyorsam kuba dora
naym da tas kebab olaym! Sen szlerime inanmyorsan ite u ma
sada bir anaa peynirle birlikte rendeleneyim! Agorakrites domuz
kasaplndan politikaya geince ayn meslei srdrr. Halk y
netmek, der, ok basit bir itir: leri btnyle birbirine katmak,
kartrmak, harman etmek, ahaliyi eker gibi szcklerle elde et
mek, bir yahni nasl yaplrsa yle konumak. Agorakritesde mt
hi bir dev itah vardr. Bana bir kz irdeni ile bir domuz ikem
besi getirsinler! Bunlar gvdeye indirdikten, stne de suyunu itik
ten sonra; azm silmeden nutuk atanlarn aznn payn veririm.

A RI S T O P H A N E S VE G L M E K 2 2

Demosun sevgisinde rakibini alt etmeyi baarmsa, bunun yine bir


mutfak yarmasnda olduuna dikkat edelim. Nihayet, komedyann
sonunda bir alk hneri ile Demosu yani Egemen Halk genle
tirir. Size Demosu piirdim ve irkinden gzel kldm...
Demek ki Atllardak\ bu parlak Agorakrires yaratsnn hareket
noktas Megaral dev-a Meson maskesinin varldr. Aristophanesin maskeyi ann siyasal gerekliinden alnma taptaze renkler
le yeniden boyam olmas apaktr ama bu tamamen baka bir ey,
onun u anda benim konum olmayan dehasnn bir baka yndr.
Yine bu Atllarda bir baka kiiyi, Agorakritesin rakibi, Paflagonyal kle Kleonu gsterebilirim. Bu kii bir lde Aristophanesden nce gerekletirilmitir ve yine dev-adan kaynaklanan
ama belli bir farkllk da gsteren popler komedya tiplemelerinden
biri olarak ortaya kmtr. Bu tip korkun deil, ama karcdr;
asalak ve dalkavuktur.
Atllardaki Kleon, Demos adl zengin bir burjuvann evine so
kulan bir kledir. Atinada herkese bilinen ok ak bir simgedir.
Kleon dalkavuklukla ve gerektiinde efendisinin arkasna bir yastk
koymak ya da efendi smkrdnde, parmaklarn kurulasn diye
salarn sunmak gibi, durmadan ufak tefek hizmetlerde bulunarak
onu ynetir. Becerikli asalak sonunda evin khyas olur ve bu ev,
Atina halknn evi olduundan, bir burjuva evinin anak yalaycs,
benzetme ve eretilemelerle, Atina demokrasisinin smrcs gibi
gsterilir. airin, asalak tipini zel plandan kamusal plana aktarma
sndan kard olaanst yararn zerinde durmuyorum. Benim
iin onun kefinin olas kkenini gstermek yeterlidir: Bir asalak
maskesi, Cumhuriyetin karc simas haline gelmektedir.
Yergi glnn kkenleri konusunda syleyebileceklerim ite
bunlar. Bu gln kk, daha nce de dediim gibi, yzyllar boyun
ca komedyay besleyen ve daha da besleyecek olan eski halk gelenek
leri iinde derinlerdedir. Aristophanesin yergici oyunlarnn parlak ge
liimini gzler nne sermek, airin yreinde homurdanan ve onu
kavuran bu ateli fkeyi, demokratik kurumlarn pek yakn zlme
sine ve zel ve kamusal trelerin daha imdiden tehditkr biimde ypratlmasna kar duyulan bu byk tepkiyi aklamak iin daha ne ge
rekir? Olduu haliyle ve yaad bozulmayla u Atina dnyasn red
deden bu fkenin varl, gemiin kalt olan maskelerin ve tiplemele
rin yeniden ele alnmas iin zl bir can damar oluturur.

224 |i

A n t I k Y unan

Uygarlii

Ama fke gllerinin yan sra, ona sk skya bal sevin g


lleri de vardr. Bu gl nereden gelir?
Bu gl Attika krsalndaki ky enliklerinden gelir. Rzgrda
koan ve birbirini yakalayan, salar dank, kzarm ellerinde tes
tilerle alanlara yanaan kzlarn gldr bu. Bayram gnlerinde
ya da yamurlu gnlerde ocan yannda dostlarla birlikte iilen ha
fif araba katlan gltr. Bu gl ylece bir dinlemek gerek:
Ne zevk, ama ne zevk
kurtulmak sonunda tolgadan, peynirden ve soandan,
sava hi sevmediimi sylemem gerek.
Ocan yannda oturup, en kuru odunumu,
Yazn sktm ktkleri yakarak
Dostlarla arap imeyi severim ben;
severim nohut kavurmay, kayn kozala kzartmay
Thrattay becermeyi karm ykanrken.
Ekini ektin mi, yamuru Tanrya brak,
ne ho eydir ama, komunun arsn duymak:
- Hey dostum Komarkhides,
ne yapacaz imdi? Dorusu ben,
bir kadeh imek isterim, tanr bize iyilik ederken.
Haydi, kocakar, kzart fasulyeleri
kartrp buday taneleriyle, sonra getir incirleri,
Syraya syle de Manesi arsn tarladan.
Bugn ba budamann alemi yok,
yer slak olduundan topra srmenin de.
- Benim evden, der baka biri,
ard kuu ile iki ispinoz getirsinler.
Ayran da vard ve gelincik dn akam yrtmediyse
drt para da tavan eti.
ierde bir tuhaf takrt duydum da.
ocuk, getir onlardan bize tane
ve birini babaya brak. Sonra, Eskinadesden
mersinlerden iste, iste versin meyveli dallarndan ve geerken
Karinadesi ar gelip kadeh tokutursun bizimle,
madem iyi alyor tanr ve yararl oluyor bize.
- Crcrbcei duyurunca ho arksn
gidip balarm grmekten holanrm,

Aristophanes

ve

lmek

Lemnosdaki fidelerim, yetitiler mi diye,


Gen incir bym m bakmay severim,
derken, olgunlanca
azma gtrr dilerim onu,
bir yandan mrldanp Sevgili Mevsimleri
kendime bir dvlm kekik demlerim
ve semiririm yazn bu dneminde.

Aristophanes bir ky ocuudur. Akharnllar'a baklrsa, Aigina adasnda yerel bir tanra iin, ykntlar, zeytin ve am aalar
arasnda hl yolcular aran u tapnan dikildii sralar dnya
ya gelmitir. Babasnn kukusuz Aiginada kk bir mlk vard.
Aristophanes bu adada ticaret yapt, tm yaptnda savunduu bi
imde krsal yaamla i ieydi; tarlalarn ve bahenin ieklerini,
kularn tm adlarn, tm tlerini tanmay burada renip. al
lklar perisi Musalarn arsn, cvlt iinde duydu. Temizce silin
mi metal ksm gnete parldayan ve kylnn iini sevinle doldu
ran beli ve apay kulland. Mlk sahibi ile ailesinin rn artrmak
iin, remenin simgesi olan canl renklerle sslenmi koca bir phallosu (falos) saf saf tarlalarn ve balarn evresinde gezdirdikleri o
ok nemli ve neeli enliklere katld. Aristotelesin eski Attika ko
medyasnn kkenini onda grd, u erkeklik organ arksn,
mlk sahibi savatan mlkne dnnce, syleyiine kulak verin:
Phales, Bakkhosun yolda,
neeli konuk, gece kuu,
kadn avcs, yakkl olanlarn,
sonunda, be yl gittikten sonra,
dnp kyme sevinle selamlyorum seni,
bar yaptm artk,
yalnzca kendim ve de yaknlarm iin,
kurtuldum kayglardan, kavgalardan, savatan.
ok daha ho deil mi,
Phales, sevgili dostum,
akalozun tahta kanadn tutmak yerine,
Thrattay, Strymodorosun (Strimodoros) klesini,
bilirsin, u krpe oduncu kz
yakalamak belinden,
devirmek onu yere
ve karmak ekirdeini...

225

226! A ntk

Y unan

UygarliCi

Phales, sevgili Phales,


bu akam gelip bizimle iersen,
yarn, ba arn gidermek iin,
gn doarken, bir bar kadehi sunarm sana
ve birlikte asarz kalkanm
ocak davlumbaznn altna.

Aristoteles (Aristo) komedyann kaynaklarndan birini bu pe


nis arklarfnda grmekte hakldr. Bylesi arklar, akalarla ss
lenmi olsalar bile, en salkl komik damar, lyada tanrlarnn cennetsi dinginliindeki yaama sevincini, onlarn gnahtan da nce,
yasadan da nce gelen Homerosu gllerinin akmasn toptan bir
araya getirebilirler.
Aristophanes gen yanda kente geldi. Kentte abucak nlendi,
ayn zamanda (dediine gre) kel oldu: Kyde geen ocukluunu
hi unutmad. Kentteki insanlarla, kyl glyle dalga geer, on
larn budalalklar ve ktlkleriyle ince ince alay eder. Kt yurt
talar, kendini beenmiler, gsteriiler ve budalalar onu fkelendirebilirler, ama neesini yok edemeyeceklerdir.

Aristophanesin komedyasndaki ok byk slup eitliliini


sezmeye balyor muyuz? Bu komedyann hem yergici hem de lirik
olduunu sylemek az gelir. Hrn fkeyle ykl, sarakalar ve sv
glerle dolup taan, ders veren, hem gllerin hem de halkn tm
kusurlarn yzlerine arpabilen, en baya pislie bulanan bu ko
medya, mstehcenlikten holanr, bunu iirle talandrr. Bu komed
yann gl, yaknlardaki bir meyhane kahkahasn sanki en ince
alay, en nadir mizah, en etkili taklit ile doldurur. Bununla birlikte,
bu slup alacas iinde her ey yaratcsnn markasn, yalnz ona ait
olan bir markay tar.
Aristophanesin komik buluunun zellii, ncelikle acayip me
lezler, iirsel tuhaf hayvanlar, rnein hem eekars hem de yarg
olan garip melez kiilerin yaratmnda yatar; bunlar bize karikatrs dorularn, hem eekarlarnn hem de yarglarn dorularn,
yani mahkm eden bir manyak ve kt yargc ve bunu aa ka
rarak vzldayan ve sokan eekarsm, ikisini birden bize kabul etti
rirler. Aristophanes yalanc pehlivan Aiskhylosa, koca devi dema-

Aristophanes

ve

lmek

goga ya da Euripidesi gzel Helene, ya da d Andromedaya a


lad gibi eekarsn yargca alar, ite tmen tmen gerek ve g
ln kiiler byle doarlar: Dsel dnyada yaratlan canavarlar, ay
n gerek kiilikler gibi olabilmektedirler. Ve bu, airin onlar iine
soktuu olay sayesinde gerekleir.
Aristophanes gerekten, yalnzca ve zellikle olaanst bir ki
ilik mucidi deil, her eyden nce inanlmaz bir komik olay mucididir. Sama bir durumdan, manta aykr, toplumsal ya da ahlaki
denge yasalarna meydan okuyan bir durumdan yola kmayan bir
komedisi yok gibidir.
Olayn kurgusu gereklie gre hafif bir farkllk gsterir; dn
yamza ayn zamanda hem benzeyen hem de ondan farkl olan bir
dnyaya gtrr bizi. Aristophanes komedilerinde, doa yasalar
nn, akl ilkelerinin tam olarak bizimkinde olduu gibi ilemedikleri
bir dizi dnya uydurur. Sanki bizi, yerekimi yasas farkl olduun
dan, hi aba gstermeden inanlmaz sramalar yapacamz, byk
arlklar kaldrabileceimiz bir gezegene gtrmekle eleniyor gibi
dir. Aristophanesin kiileri, onlar iin yaratlan dnyada ve yalnz o
dnyada bizler iin oraya ait bozulmam gereklerdir. Onlarn dav
ranlarndaki tuhaflk birden bizimle zdeleir. ok doal buluruz.
Bylece air, savan Atinay zntlere garkettii, kylerini ya
kp ykt I.. V. yzyln son eyreinde, kez, hemehrilerine
taptaze bir bar vermek iin yeni bir icat dler. Ona gre Atinann
en doal gerekliine, onu savan pisliinden artacak, sava illetin
den kurtaracak birka ellabore* iei tohumu atmak iyi gelecektir.
Aristophanes bu arada ayn sert kla seyircisini, tatl bir keyifle
sendeleyen yurttalar topluluunu dsel gerek bir dnyaya -baka
bir lgnl, bar lgnln barndran bir dnyaya- sokar. ok
gzel bir isim tayan bu lgnlk dnyas, iirin byleyici etkisiyle
insanlar kendine ekecektir. Sonunda onlar da kendilerini byle
yen bu bambaka gereklik trne kanacaklardr. En sevgili dleri
ne yaam olana veren airle ibirliine gideceklerdir. Aristophanes
insanlarn, bir gn gelip bar iinde yaamalarn, bayram gnlerin
de, ailecek krda gezinir gibi, bar iinde gezinmelerini ister.
imdi bu icatlar neymi grelim:
Akharnllar arasnda (425 ilkbaharnda, Atina halk iin sava* Latincesi Hellaborus, asl Yunanca; kn aan yeilimtrak veya pembe bir iek. Es
kilerde deliliin tedavisinde kullanlrm -r.n.

227

228

A n t I k Y unan

Uygarlii

n altnc ylndayz) Mecliste bar nerilerinin yce grevlilerce iplenmediini, kandrlm halk tarafndan da yuhalandn gren na
muslu kyl Dikaiopolis u ok basit, u akl almaz dnceye va
rr: Peki, ben kendi bama bar yapsam olmaz m! Dikaiopolis ka
rar vermitir ve kyne dner. Hemen btn mallar onun pazarna
akar: Megaradan domuz yavrular, Boitoiadan ylanbalklar ve da
has bol bol gelir arkadan. Dikaiopolis daha nce halkn nnde sa
van sorumlularn ve en bata, soan ba biiminde Olymposlu
kafatasyla, Attika limanlarn Megarallara kapatan, Atinay a b
rakan, Megaray mahveden, btn Yunanistan altst eden uursuz
kararnameyi tasarlayan Periklesi de elbette sulamtr. Btn bun
lar iletmeci olarak, Periklesin gzdesi Aspasiann banda bulun
duu bir genelevden kaldrlan orta mal kzlarn yks iinde veri
lir... Ve ite birka di sarmsak ile orospuya karlk ate iinde
tm Yunanistan!
Dikaiopolis buna aldrmaz. Kiiye zel barnn iine kurul
mu, sava sayklamasyla tutuan dmanlarn, aksi huylu ve harap
balar nedeniyle onu taa tutmak isteyen baclar, sava propagan
dasnn yalanlar yznden intikamc fke ve gururla gz kr ol
mu kentlileri alt eder. Kendi bana bar yapan adam, Aristophanesin onun sitesine kar balatt kavgay kazanr. O bu mca
deleyi aklyla, maskaralk ve hnzrlyla kazanmtr. Buna ok se
vinir. Sevinci bir nee frtnas gibi patlar sahnede... Hemehrilerinin
onu rnek almaktan baka areleri yoktur.
Aristophanesin buluu bylece Atinann tarihsel ve gndelik
gerekliine uygun der. Megaraya kar hazrlanan kararname ta
rihi Thukydides tarafndan dorulanm ve onun tarafndan savaa
yol aan diplomatik durumun anahtar olarak gsterilmitir. Ama
Aristophanesin yarats bu gereklii nce karikatr biimiyle, son
ra dsellik iinde yeniden oluturur; air bunu hem tat almas hem
de dnmesi iin seyircisine nerir. Olaydaki samalk ve zaman
zaman kurgulama olayn iiri iinde, kandrlan halkn budalaca sr
mesine izin verdii ve pekitirdii ekliyle politik gerein bayal
n ve glnln sayar dker.
I.. 411 ylnda, zellikle sitelerin aralarnda kapt kapkara
bir dnemde temsil edilen, savaa kar bir baka komedya da
Lysistratadr (Lisistrati). Aristophanes Peloponesos sava adn ver
diimiz ve ilkan ilk dnya savandan baka bir ey olmayan

Aristfanes. Bronz ba. Yaklak 200 ylnda tarihlenen nl bir zgn yaptn repliki.

230

A n t k Y unan

Uygarlii

atmaya srklenen halk, kitlelerinin acsn bilmez deildir. Yu


nan dnyasnda her yerde yaylan ve savan patlak vermesinden bu
yana yirmi yldr durmadan artan lde dklen kan, alk, sefalet
karsnda, Aristophanes olabilecek en ak sak ve en gln ko
medya olayn dleyerek cesaretle karlk verdi. Gl cinsin (er
kekler) bir icad olan -aklmzdan karmayalm- sava rezil etmek,
lanetlemek, lekelemek iin ve ayn zamanda, her trl dar milliyet
ilikten syrlabilmi air, tm Yunanllara, Sicilyadan rana kadar
bilinen dnyann btn insanlarna halklarn istedii insan kardeli
inin buyurgan arsn duyurmak istedii iin Aristophanes yapt
nn odana kadnlara seslenen bir kadn koydu. Aklna koyduunu
yapan, yce gnll bu kadn Atinal Lysistratadr. air bu ileri gelen
kadnn itkisiyle savaan lkelerin btn kadnlarnn erkeklerin uur
suz aptallna kar birleeceklerini ve gln bir trensel yeminle
desteklenecek olan ok basit bir karar alacaklarn varsayar: Kocalar
na kar, klarna kar ak konusunda genel grev yapacaklardr.
Aristophanes grld gibi burada fizyoloji yasalarn bir sreliine
rafa kaldrmay dlemektedir. Btn kadnlar bar akyla erkekleri
nefis egemenliine zorlasalard ne olurdu dersiniz? ite, Aristophanesin yaratt ve bize nerdii dnyann karlk verdii soru budur.
Olaanst bir dnyadr bu! izinli askerler iin ne azaptr, Akropolisi
dolduran kadnlarla grmeler yapmakla grevli yksek makamlar
iin ne azaptr! Belirgin bir biimde betimler, btn aklyla sahne
de gsterir, ne azap ama!.. Gl ve fke hep birlikte tiyatronun ba
samaklarnda dalga dalga yaylr, icat edilen durum, dahiyane basitli
i ile ok cesur, hatta mstehcen denilebilecek birtakm sahnelere fr
sat verir; ama bu o kadar neeli, o kadar salkl bir mstehcenliktir
ki bundan neelenemeyecek erkek de, kadn da yoktur. Byk bir do
al yasann kadnlarca bozuluunun sonular kesin bir biimde geli
ir. airin deil de Lysistratann beklemedii bu sonulardan biri, ka
dnlarn kendi oyunlarna gelmeleridir. eitli ve gln bahanelerle,
daha nce yapmamaya yemin ettikleri ama imdi olmayna zldk
leri eyi, her biri kocasyla yapmak zere, kadnlar kampndan ayrl
maya alanlar grlr. Eve gitmek istiyorum, der biri; Miletos
ynm var biraz, kurtlara yem oluyor... Yalnz onlar yataa serecek
kadar bir sre... Bir bakas yle der: Hamileyim, sanc ekiyo
rum... Lysistrata btn kurnazlklar ortaya karr: Birinci kadna
Yatana hibir ey sermeyeceksin. kincisine de Dn hamile deil-

Arstophanes

ve

l m e k

| 231

din! der. Kukulu karn yoklar. Karnndaki sert ey ne? - Bir k


k olan diye karlk verir br. Aman! ok komik, der Lysistrata, ve giysinin altndan tuntan bir ukur nesne karr, Athenann
kutsal bal! Lysistrata hepsini baba evine geri getirir. Buna kar
lk, baz kadnlar onlar aramaya gelen, aka Aphrodite tutkusuyla
delirmi kocalar tedirgin etmekten, onlar zm zm zmekten
eytanca bir zevk alrlar. Cilveli Myrhine belki yirminci kez kocas Kinesiasa teslim olmak zeredir, ama yapamaz. Yatak yerine geecek
bir ey gerekir. Olmad! Sonra bir hasr. Yeniden gider. Sonra bir g
zel koku getirecektir canm! En sonu, soyunur; ama sevgilim, bar
iin oy vermeyi unutma deyip ortadan kaybolur.
Sonunda bar kazanr ve hem iki cins, hem de savaan halklar
arklar syleyerek birbirleriyle barrlar.
Bir kez daha mstehcen bir oyun, belki de bir tiyatro sahnesin
de grlmemi ok mstehcen bir oyundur bu. Ama yine de hovar
daca diyemeyiz. Lysistratada batan karan ve ahlak bozukluuna
iten hibir ey yoktur. Yapt, tm insanlarda derinlemesine yer etmi
duygularla dalga geerek oluturulmutur: Bedensel ak ve insann
bundan ald zevk olmadan bir trl srekli olmayan -bu biline
bar sevgisi ve daha yaln biimiyle yaam sevgisidir bu.
Lysistratann gl Yunan halknn yaamsal saln, dahas
insan trnn saln dile getirmektedir.
Yazarmzn savaa kar olan en iyi oyunlarndan bir dieri, her
ne kadar uzun srmeyecek olsa da, pek yakndaki 421 tarihli ate
kes antlamas ile oktan sevinmeyi hak etmi bir kyl komedyas
dr. Lysistratadan nce yazlan bu komedya dpedz Bar adn ta
maktadr.
Trygaios adn (yeni arap tadan demektir) tayan ve hep yapla
ca sylenen ama hi yaplmayan bar konusunda, politikac lakr
dlarndan bkp, kendi bana Bar gkte, Olymposta aramaya ka
rar veren bir bacnn yksdr bu. nsanlar durmadan bar ine
dikleri iin o da gerekten Olymposa ekilmitir. Ama bana bir fe
laket gelir: Sava umacs olan Polemos adndaki korkun dev onu bir
maarann dibine hapsetmitir. Tanrlara gelince, onlar artk insanla
rn iine karmazlar: Zira insanlar, yaptklar savalara bakarsanz
hi kukusuz aptaln tekidirler! Tanrlar Olympostan ayrlm ve
gkkubbenin tam tepesine tanmlardr. Onlardan biri, Hermes,
kap kaaa bekilik etmek iin kalmtr; akas kapclk eder.

eme banda gevezelik eden gen kzlar. VI. yzyln bir Atina amforasndan ayrnt.

Aristophanes

ve

lmek

airin bu yeni buluu yalnl ve samal ile dikkati eker. Ba


r gktedir: Trygaios gidip onu orada bulacak ve yeryzne getire
cektir. Zeusun sarayna varmak iin, ocukluunda dinledii bir
masal anmsayp -bu masal La Fontaine yinelemitir- onu uzaya
gtrecek koca bir domuzlan bceine biner. Domuzlan, sr gb
resi ve dk ile beslendii iin bokbcei de denir ona. Trygaios b
ceklerden birini yakalamtr; onu bu ekliyle iki kleye besletir. K
lelerden birinin soluu yar tkal olduu iin seyircilerden deliksiz
bir burun istemektedir.
Bir de sahnelemeyi gznzde canlandrsanz ya! Sahne iki b
lme ayrlmtr: Seyircinin sanda Trygaiosun iftlii, solda ise
tanrlarn saray ile Olympos vardr. Bu iki ev arasnda, iri kayalar
la tkanm geni bir maara az bulunmaktadr. Trygaiosu iftlii
nnde domuzlan bceine bindirir ve bir tiyatro makinesi yardm
ile ona havada bir yarm daire izdirir. Bu srada onun gkyznde
ykseldiini grnce ok aran kk kzlar babalarna iyi yolcu
luklar diler ve dnnde Trygaiosun kendilerine sz verdii brek
ve apkalar beklemeye koyulurlar. Sonunda makine Trygaiosu Ze
usun kapsnn nne brakr. Bizimki ie koyulur, Bar maara
sndan karmaya alr. Sava halindeki Yunanistan dahil tm l
kelerden gelen insanlardan oluan komedya korosu ona yardm
eder. Bu, birbirleriyle savaan btn halklarn bar istediklerini
Aristophanesin bildiini gsterir. Trygaios orada zellikle kylle
rin, zanaatlarn, iilerin ve tccarlarn bulunduunu belirtir. Bu
yiit insanlar, byk bir eziyetle, maarann giriini aarlar. Ama
grndne gre bir kuyunun ta dibine gmlm Bar kaln bir
iple ekerek a karmak da gerekecektir. Ne ki tm insanlar ayn
evkle ipe aslmazlar. Trygaios, tembelleri azarlar, her birinin poli
tik ilikilerine uygun akalar yapar. En sonu, haydi hop, haydi
ek!.. diye diye bar tanras karanlktan kar. Bu bir heykeldir
ama yannda doann onlara doarlarken verdii sade giysi iinde ve
etten kemikten (zellikle etten) iki gzel kz vardr. Biri ekinlerin ve
meyvelerin tanras, sonbahar olgunluunun tanras Opradr
(Opora); br bereketin, yiyip iilen enliklerin tanras Theoriadr (Teoria). Atmallar savan srp gittii on yl boyunca ac
ekerek ekmekten, meyveden ve enliklerden yoksun kalmlardr.
Trygaios bu grnty iirin, akann ve yerginin kran ve g
zel gnler vaadi ile dolu sevimli bir karma oluturduklar lirik bir he
yecanla selamlar. yle syler:

233

234 | A n

Ik Y unan

U y g a r i. i i

Ey yce Tanra, sen ki zm veresin bize


Nasl gnaydn demeliyim sana? Selamlamak iin seni
On bin anfora kadar geni szc nerde bulaym?
O kadar byk szc bilmem ben!
Selam Opra, Theoria sana da selam!
Yzn ne kadar gzel Theoria!
Ya soluun! Ne kadar tatl ve ho gelir yree!
Sava sonu gibi kokuyor, balsam kokuyor...

Orda bulunan Hermes -basit insanlarn dostu, ok popler


bir tanrdr- yle sorar: Asker torbasnn kokusuna benzemiyor
mu?" Trygaios Pfl diye karlk verir. Soan yiyenin geirmesi gi
bidir o.
Buysa hasat mevsimi,
konukseverlik, Dionysos enlikleri, fltler,
tragedya airleri, Sophoklesin arklar, kzartlm ard kular
Euripidesin mayho dizeleri...
sarmak, kspeli kevgir, meleyen koyunlar,
tarlalarda yar yapan kadnlarn gerdan,
sarho hizmeti kadn, devrik arap testisi
ve daha bir sr iyi ey gibi gzel kokuyor.

Hermes aralarnda bar yapm siteleri gsterir: Bak dost site


ler nasl aralarnda akalayorlar ve kahkahalarla glyorlar, hepsi
honut.
Bar yeniden bulunmutur. Herkes tarlalarda alabilecektir.
Trygaios bunun iin imdiden keyiflenir.
Komedyann ikinci blm bizi Opra ile evlenmeyi aklna ko
yan Trygaiosun dnne gtrr. Dn akalarla dopdolu geer.
Ama birok oyun bozan yznden ayn zamanda skntldr da. r
nein, cenaze marlar ile yaknmaya gelen silah yapmclar vardr.
Silah, zrh yapmcs, karg satc, borazan yapmcs, her birinin
elinde uzmanlk nesneleri olduu halde, tam bir sr halinde kage
lirler. Trygaios silahlar sanki ev ileri iin satn alyormu gibi yapa
rak onlar tatllkla ama ylmadan bandan savar. Yaplacak hibir
ey yoktur: Sava silah ie yaramaz bir alettir artk. Yalnz bac ta
rafndan karglar alkonur. Bir drahmiye bunlardan yz tane alr ve
der ki: kiye keser, herek yaparz bunlar!
Dnde okulun ocuklarna ark syletmek de isterler. Ama

A Si S TOP HANES VE G L M E K

ocuklar yalnz askeri marlar bilmektedirler, bunlar da Trygaiosu


fkeden lgna evirirler.
Komedya byk bir elenceyle tamamlanr.
Aristophanesin bar adna icat ettii komedya konular bunlar
dr. Son derece dsel, imgelemle yaratlm olsalar da bunlar ger
ekten pek fazla ayrlmazlar. Tam tersine bize en derin gereklilii ile
gerei daha iyi tantrlar; tarihinin bu annda Yunan halknn iste
dii ey ise bartr.
Aristophanes inat bir gerekidir: inde yaanlan ann ger
ekliini tasvirle yetinmez, halknn istediini, gelecein, en uzak ge
lecein gerekliini aratrmas ve tantmas da gerekmektedir. Bunu
imgelem yoluyla kefeder. Dsel konular onun komedyasnn bir
tr hava aratrma makinesi haline getirirler. Hem de bu yalnzca
bar stne yazd oyunlar iin deil, baka biroklar iin de geerlidir.

Gereklikten ok daha uzaklam, havalanm ve iir olarak ok


daha comu gibi grnen bir Aristophanes komedyas daha vardr
ki Kular adl komedyas ya da iiridir diyelim. Sicilya felaketi ile y
klan, i kavgalarla her zamankinden ok tketilen, sefaletle kemirilmi Atinann eski ve yeni dmanlarnn ve kendi imparatorlu
unda bakaldran sitelerin ona kar hazrladklar son saldrya g
s germeye hazrland bir srada Aristophanes hemehrilerine
hayran olunacak bir dnya, bir gl ve sevin dnyas sunmak ze
re ne kar. Bu hi de onlara bir ka olana, biraz unutma zama
n salamak iin deil, onlara bir cenneti (szck gzel bir bahe
yi belirtir); insanlarn her zaman kavuabilecekleri tek eyi; onlara
hem alma hem almann meyvelerini, gdalar ve dinlenmeyi sa
layan tek eyi; zellikle de Yunanllarn insanlarn ilk kardeliini,
hayvanlarn dostluunu, tanrlarla dp kalkmay yeniden baara
bildikleri tek eyi armaan etmek iindir. Bu cennet doadr. Aris
tophanes burada ocukluunun tadn bir kez daha karr. AtinalI
larn nne, yeniden bulduu altna aar.
Greceimiz gibi, bunu ho bir bulula yapar. Ama Atmallar
iin tarihlerinin bu kt dneminde, Kular'm glnden daha
nemli, daha ciddi bir ey yok mudur?

235

Aristophanes

ve

lmek

Bir gn iki iyi yurtta Atinadan bktklarn saptarlar. Sitelerin


den nefret etmelerine ramak kalmtr. Onlardan biri olan Evelpides
tatl tatl yle der: Para cezalarn demek isteyen herkese ak bir
kent bu. Crcrbcekleri aalarn dallarna tneyip ylda bir iki ay
dinletirler tlerini. Atmallar ise, davalara tneyip, bi ara verme
den, mrleri boyunca tp dururlar. (Bu davalar profesyonel
muhbirlerin, Atinann iinde bulunduu tehlikeli koullarda, tm
kukulu yurttalara kar atklar politik davalardr.)
Neyse, Evelpides ile Piseteres bkmlar, hem de fazlasyla bkm
lardr. Adi politikac Atinasndan, Aristophanesin oktan bozulma
ya baladn bildii Atinann iftira ve yaygaralarndan bkmlar
dr. Onlar, krda, orman kenarnda, sere serpe yaylacak ve yumu
ack bir krkn stnde dinlenir gibi dinlenecekleri yn andran
bir kent ararlarken grrz. Onlar fesatsz, dolandrmasz, davasz,
borsuz ve hele parasz bir kent, iinde yaamn bir bayram gn gi
bi tadn karacaklar bir kent bulmak, olmazsa kurmak isterler. Ne
den kularn lkesine gitmeyelim ki, derler birbirlerine. Kular al
lklarda mersin, haha ve nane yiyip keyif atarlar. Bir yeni evli ya
am srdrrler. Kafas hep byk projelerle dolu Evelpides yle
dnr: Neden kularn lkesinde ve kularla birlikte gkle yer ara
snda yepyeni bir site, bulutlarn iinde bir site kurmayalm ki?
Ku olmadan nce, vaktiyle bir insan gibi yaam olan avukuu ile konuur, ondan dnyann btn kularn kendilerine ar
masn isterler.
avukuu nce kendi kars olan blbl Philomelei (Filomeli)
arr.
Ey sevgili, esmer gzelim, kularn en sevgilisi,
btn arklarma katlan,
blbl, ocukluk arkadam,
geldin, geldin, grdm seni,
tatl sesini getirdin bana,
sen ki ilkbaharn sesini
dinletirsin gzel fltnle.
Blbl, esmer boazn
akc ezgilerle titreince,
ve porsukaalarnn yapraklar arasndan, arkn
Zeusun konutuna dek ykselince,
altn sal Phoibos (Fivos) duyar seni
Latin Atellanlarndan komedya kiisi -belki Dosennus.

237

238

An

Ik Y unan

U ygar

lig i

ve fildii kakma lirini


uyarlar senin atlarna.
Sonra toplar tanrlarn korosunu
ve onlarn lmsz azlarndan
senin ezgilerine elik edecek
bahtiyarlarn tanrsal arks ykselir.

allkta bir flt blbln tn taklit eder ve hayran kalan


Evelpides yle haykrr:
Ah! u minik kuun sesi,
balla doldurdu btn koruluu.

avukuu eini arrken yle sylemitir: Blbln t o


kadar gzeldir ki tanrlar korosunu ayaa kaldrr, ark syletir. Bu
iir kadar Yunanl olan ne vardr! Bu iir doann derin birliini di
le getirmektedir: Tanrlardan kua dek ondaki uyum bir btndr.
avukuunun ars zerine, yerin, gn ve denizin btn
kularnn sahnede belirdikleri ve komedyann kark korosunu
oluturduklar grlr.
Aristophanes kular ok iyi tanr; yuvalarn, gdalarm, yaam
biimlerini bilir. avukuunun kulara arsnda, onlar yurtlukla
rna ya da denildii gibi yataklarna gre snflandrr ve dizelerinin
melodilerine, cvltlar ve kvrak sesler bularak, iinde ku tleri
nin kopya edildikleri sesli hece dizileri kartrr.
avukuunun ars yledir:
Epopopopuva, popuva, popopopuva, popuva, uva uvva
io, io, gelin, hepiniz buraya gelin kanatl kardelerim!
Siz, kylnn ekili tarlalarnda yemlenenler,
arpa plenenler, tohum kemirenler,
azmz ak brakan bir tle bir rpda uanlar!
Sonra siz, her gn keseklerin etrafnda zplayp cvldayanlar
neeli sesler kartp, kk lklar atarak yle:
tio, tio, do, tio, tio, cik, cik, cik!
Sizler de, siz hepiniz, bahelerde
sarmak meyveleri yutanlar, sonra siz dadakiler,
yabani zeytin gagalayanlar, kocayemi yiyenler,
abucak uuverin tme: cistak, cistak, cistaka, tak, tak!
Ve siz, batak vadilerde,
delici gagayla tatarck avlayanlar,

ARSTOP HANES

VE

GLM EK

nemli yreler ve Marathn ayr sakinleri!


Sonra sen, alaca kanatl ku, datavuu, datavuu!
Ve siz, azgn dalgalarn, denizin stnde,
bahrilerle uanlar, gelin de renin haberi!
Var olan tm ku trlerini topluyoruz burda.
Bir adam geldi bize, becerikli bir adam,
yeniliki bir kafa, cesur giriimlere ak.
Haydi, gelin topluca, syleyin fikrinizi.
Gel, gk kular halk, gel buraya, buraya.
Gu kuk kuu - guk guuu, kikabo, kikabo,
toro, toro, toro, toroli-li-li tara-li-li!

Az sonra koro oyuncular iin ayrlan geni yarm daireyi tam


bir kanatl kaynama doldurur. Kular gelince iki adam son hzla on
larn bir listesini karrlar: Baksana! Bir keklik, bir bartlak, bir
bahri... bir gecekuu... bir aakakan, bir yusufuk, bir tarlakuu,
bir alblbl; bir gvercin... bir doan, bir yaban gvercini, bir gugukkuu, bir kzlbacak... bir kerkenez, bir dalgkuu, bir akkuy
ruktu kartal... Ve daha ne olduklarn bilemediimiz bakalar.
Btn bunlar gzel lirik arklarn melodisine gre cvldamaya
ve dans etmeye balarlar. arklar da danslar da nce atalardan be
ri srp gelen dman, yani insan hakknda gvensizlik ve husumet
le doludur.
Gln bir kavga verilir; bu kavgada iki adam, sivri gagalar,
alm kanatlar, bilenmi peneleriyle gzlerini oymakla tehdit
eden kularn intikamc fkesinden kl pay kurtulur.
En sonu, avukuunun araya girmesiyle, Piseteresin artc
projesini sunmasna izin verilir.
Piseteres sk ve deiik, artc bir ustalkla, Olympos tanrla
rnn aslnda gasp olduklarn, dnya egemenliinin eskiden ku
lara ait olduunu saptayan, birok rnekle desteklenen gzel bir
nutuk eker. Bu eski ve yeni din, Aristophanesin imdilik komedya
sahnesinde kefettii bu ku tapnm imdiden yava yava biim
lenmeye balar; Aristophanes dneminde kimi krsal blgelerde ger
ekletii hl grlen bir ilkel din Yunan ruhunun derinliine ka
tlr.
Size hemen ve ilk nce horozu anlatacam; horoz iktidar elin
de tutar ve vaktiyle, Dareioslardan nce, Megabyzoslardan

239

240 j A n t ! k Y un a n

UygarliCi

(Megavizos) nce btn Perslere hkmederdi; yle ki, antik krall


nedeniyle, ona hl Pers kuu derler... O vakit o kadar byk, o ka
dar gl, o kadar otoriter idi ki, imdi bile, eski gcnn etkisiyle,
daha afakta yalnzca ter tmez demirciler, mlekiler, sepiciler,
kunduraclar, tellklar, un satanlar, lir ve kalkan yapanlar yani her
kes ayaa kalkar ve iine koar. Herkes ayakkabsn ayana geirir
geirmez, daha karanlkta iine gider.
Piseteres kularn stnl hakknda daha birok rnek verdik
ten sonra onlarn gerilemelerini anlatr. Bugn onlar kubazlar ya
kalayp pazarda satmaktadrlar. imdi kle gibi davranyorlar size,
aptal paryalarsnz. Size ta atyorlar. Tapnaklara varncaya kadar
size a, kse, ku a, tuzak, kapan kurmayan kubaz yoktur. Sonra
bunlar sizi yakalaynca, ie geirip satarlar. nsanlar sizi satn alr
lar, elleriyle yoklamadan da almazlar. Ve sizi kzartp sofraya koy
makla yetinmezler: Bir de stnze rendelenmi peynir, zeytinya,
silphium, sirke dkerler; sonra da tatl ve yumuak bir sos hazrla
yp, scak scak stnze yayarlar; sanki siz etmisiniz gibi...
Piseteres bylece kkrtp kularn fkesini uyandrdktan son
ra, onlar krallklarn yeniden ele geirmeye davet eder. Onlara g
n ortasnda, tanrlarla insanlar arasndaki ilikileri kesecek,
Olymposlular beslendikleri adaklarn ho kokusundan yoksun b
rakacak ve onlar alk yoluyla amana getirecek bir site kurmay
nerir, insanlara gelince, kanatl halk ekirgelere olduu gibi onlara
da hkmedecektir.
Piseteresin nerisi mecliste byk bir cokuyla kabul edilir. Ku
tapnm yeniden kurulur. lml halk una dikkat etsin: Eski tan
rlardan her birine sunduu kurbanlar arasnda, hi deilse bir kua
da bir sungu katsn. Poseidona bir dii koyun mu kurban ediyor
lar, rdee de ayn anda buday taneleri adasnlar! Eer kral Zeusa
bir ko kurban ediyorlarsa, kurban etmeden nce; kral ku, ayrkuu onuruna taakl bir sinek kessinler! Sonra air yle coar:
Bu kanatl tanrlara gerekmez
mermer tapnaklar yapmak
ve kapatmak onlar altn kaplarla.
Onlar baltalklarda, prnal korularnda
otururlar, ilerinde en soylularn
tapnak olarak bir zeytin aac olur.

Aristophanes

ve

lmek

Ve onlara kurban sunmak iin


ne Delphoiya gideriz ne Ammona
Ama kocayemiler, yaban zeytinleri arasnda
duaya dururuz ayakta, ellerimiz yapraklara uzanm,
yalvarrz onlara, nafakamz dileriz.
Ve onlar bir avu arpa ya da budaydan honut
hemen yerine getirirler dileimizi!..

Piseteresin byledii kular onun cokusuna ayak uydururlar;


onun ynetiminde yeni siteyi ina etmeye koyulurlar. ok gzel bir
ad verilir bu siteye; sitenin ad Nephelococcygie olacaktr ki, bu Kukukent-Bulutlar diye evrilebilir.
Kentin inasnda ya da Cumhuriyetin kuruluunda her ku tr
nn kendi hayat tarz ya da bedensel grnm ile oranl olarak g
revi vardr. Krlang bir duvarc radr: Aristophanes onu gaga
snda bir har parasyla grmtr, ayrca bu kuun kuyruu mala
biimindedir. Yeil aakakan bir dlgerdir, gaga vurularyla direk
leri yontar. rdek beyaz nlyle duvarclkta alr: Tula tar.
Snrlar batan baa dolaan leylekler hava yolcularna pasaport
vermek iin grevlendirilmilerdir. Atmacalar hava sahasnn gven
lik grevlileridir: Nephelococcygieye kar artmaya balayan tehdit
leri gidermek iin devriye olarak gnderilirler.
nk, gk ve yer arasnda kurulan kular sitesi hem insanlar
hem de tanrlarca tehdit edilmektedir.
insanlar, yeni siteye hizmet etmek bahanesiyle oraya szmak is
terler. Ve Evelpides ile arkadann, tam da kamak, uzaklamak is
tedikleri kiilerin yeniden ortaya ktklar grlr. Bitmez tkenmez
trenleriyle din adamlar, kular sitesinin anna rptrdklar k
t iirleri satmaya gelen kt airler vardr. Sonra i mfettileri. Ya
sa yapanlar. Sonra muhbirler ve profesyonel antajclar. Gnn mo
das olan bilimsel iiyle ok vnen, nl ada ehirci Metonu da
unutmamak gerekir. Bunlar ne kadar can skarlarsa o kadar dayak
yerler Piseteres ile arkadandan.
Ama tanrlar da honut deillerdir. Kular Kukukent-Bulutlar
kurmakla, Piseteresin ngrd gibi, onlarn her gnk gdalar
nn, kurban dumannn yolunu kesmilerdir nk. yle ki tanrlar,
dokuzuncu katta alktan lrler. Kular insanlarn tanrlar olurlar.
Tanrlar insanlarn, iinde mutluluk ve ekmek bulduklar u doann
en haval varlklarndan baka nedir ki!

241

242

j A n t Ik Yunan Uy g a rl i Ci

Piseteresin szleriyle yarrcasna Kular'n korosunun arkla


r insanlara yeni dinin gzelliini ve yararn syler ve yinelerler.
Evet, tanr diye tanrsanz bizi,
peygamberce Musalar bulursunuz bizde;
haber veririz meltemleri ve mevsimleri,
k, yaz, tatl scaklar.
Kamayz sizden uzaklara,
yer tutup yukarda, grkemli, bulutlarda,
Zeusun yapt gibi. Ama armaanlar
veririz size, ocuklarnza,
ocuklarnzn ocuklarna, zenginlik ve salk,
yaam, bar, genlik, oyunlar, enlikler
ve de... ku st.

Son szck bir akadr: ku st olmayan bir ey olduu iin,


Yunanca tam mutluluk demektir... Aristophanes aka yapar. Ken
di duyarlna kar araya biraz gr gr katmadan asla nemli bir ey
sylememek Aristophanesin yaratlnda vardr...
Demek ki, a tanrlar kzmlardr. Aralarndan n, kstah
siteye eli gnderirler. Biri saygn tanr, byk Poseidon, kincisi bir
obur, yemekten baka ey dnmeyen Herakles, ncs bir keli
me Yunanca anlamayan ve bozuk bir Franszcayla konuan bir bar
bar halkn tanrsdr.
Piseteres eli kurulunu kabul eder ve tanrlara tapnmalarn ve
kurbanlarn geri vermek iin, koullarn ne srer. Zeustan Kral
lk adl kzn kendisine vermesini ister. Sonra elileri yemee davet
eder. Poseidon koullar ve yemei soyluca reddeder; Herakles ise,
Piseteresin pazarlk ederken, hafif atete piirdii bir yemein buu
larna tuttuu burun delikleri karsnda, her eyi kabul eder. Bu du
rumda son karar hibir ey anlamayan ve meramn anlalmaz bi
imde dile getiren barbar tanrya der. Ama onun dedii ey genel
bir uzlama dorultusunda yorumlanr.
Demek ki yergi airi Aristophanes -sitelerdeki siyasal kavgalar
da, Yunan dnyasn blen korkun savata, tm antik uygarl teh
dit eden bir olguyu imdiden hzlandran adalar arasnda kimile
rine kar o kadar sert kan Aristophanes- ayn zamanda sevincin
yaam, doa ve doada yaayan tm varlklara ilikin pagan sevgi
nin airidir.

Aristophanes

ve

lmek

Yergici komedyadan ok peri masalm andran bu konu boyun


ca Aristophanes kulara en yakn dostluu gsterir. Gle elene on
lar iin, kularn dnyann en eski varlklar olduklarn tantlama
iddiasnda olan tam bir dou sylencesi gelitirir.
Derler ki, Balangta Khaos (Haos), Gece, Karanlk Erebos ve
geni Tartaros varm. Daha toprak da, hava da, gk de yokmu.
Erebosun sonsuz uurumlar iine, nce kara kanatl Gece ccksz
bir yumurta yumurtlam; bu yumurtadan zaman gelince arzu
Erosu domu. Onun srtnda iki altn kanat parldyormu; rzg
rn hzl evrintilerine benziyormu. Karanlk bir gecede, Tartarosun dibinde, kanatl Khaos ile birleerek, bizim soyu meydana ge
tiren ve ilkin, gn na karan ite odur. Eros dnyann element
lerini iftletirmeden evvel lmszler soyu daha hi ortaya kma
mt. Bu iftlemelerden Gk, Okyanus, Yer ve bozulmaz Bahtiyar
lar soyu domutur. Nasl, hem de byk bir farkla, lmsz Var
lklarn aabeyleri olduumuzu grn...
Gksel olaylarn nitelii konusunda tm gerei lmllere
retebilecek yanllktan bak, bitmez tkenmez dncelerle
megul kular, hayallere benzer kanatsz u varlklara, yani insan
lara, glgelere benzer kararsz hayallere seslenerek meramlarn
byle anlatrlar.
Kular daha sonra seyircilere insanlara yaptklar hizmetleri ha
trlatrlar. Onlar kylnn ve denizcinin takvimidirler; onlar en ke
sin kehanet, en gvenilir kahindirler.
Mevsimleri biz bildiririz lmllere,
bahar, k, sonbahar, biz deriz onlara ekimi
turna kuu gaglayarak g ederken Libyaya;
gemiciyi de uyarr o
seferi braksn, yatp uyusun diye...
Sonra aylak kar ortaya ve bildirir yeni mevsimi:
Koyunlarn ilkbahar ynn krkma vaktidir.
Sonra krlang der ki size, satn yn paltonuzu
ve hafif bir gmlek aln kendinize.
Sizin iin Ammon, Delphoi, Dodonayz biz
ve de Phoibos-Apollon.

Baka yerde -bu da Aristophanesin kularla dostluunun baka


bir belirtisidir- kanatl halkn meclisi soydalarn ehit eden ve l

243

244

A n t Ik Y unan

Uygarligi

kulara hakaret eden nl bir ku tccarna kar bir kararname ya


ynlar.
Kubaz Philokratesin (Filokratis), ipe dizip ispinozlar
yedisini bir obola satt;
ard kularn iirip (daha iri gstermek iin)
sergiye koyduu ve berbat ettii;
karatavuklarn burnuna
teleklerini soktuu; yakalayp gvercini
hapse tkt ve bir kapana balayp
zorla rtkan yapt;
sabit grldnden:
Aranzdan onu ldrecek olana
bir talent dl verilecek; diri getirecek ku
drt talent alacaktr.

Byle bir parada gln bir protesto yok mu? Elbette, bir ac
ma duygusu var. Acmadan da te, insan yaamyla kyaslandnda
her eyin nee, gl, genlik ve ark gibi grnd bu kanatl
dnya karsnda duyulan ll ama kesin bir sevgi var.
Aristophanes hibir zaman harfi harfine ele alnmamaldr. O,
yukarda aktarlan birok parann bir ku tapnm kurma dnce
sini sezdirmesine karn, bunu ciddi olarak aklndan bile geirmez.
Ama komedyann kimi anlarnda, gl nerede durur? D nerede
balar? air, unutmayalm ki, atalarnn dininin biimlerinden biri
olan bir tapnm hayallerine kaplmaktan holanr.
Aristophanes Zeusdan nce kartala, Athenadan nce gecekuuna tapnldm Piseterese syletse de buna kendisi de inanmaz. Bili
yoruz ki -Aristophanes bilmiyordu bunu- Akropolisde bile, gecekuu tapnm Homerosun bir sfatla syledii gibi gecekuu yzl
Athena tapnmamdan nce gelmektedir. Yunanllar efsanelerin ve bir
ok arkeoloji olgusunun dorulad gibi bir vakitler aylaa ve g
vercine, guguk kuu ve kuuya, krlang ve blble taptlar. Efsane
bakalamlarn ynn tersine evirir: Zamanla, Zeusa dnen ku
udur, tersi deildir. Halk bilinci, kyllerin bellei, bir ku dininin
karanlk izlerini ok iyi koruyabilmektedir. Aristophanes eski tren
lerin ynlendirmesi ya da sadece kendi sezgisiyle kularla elenirken
belki de kyl ruhunun derinliinde birtakm kutsal anlar kmldat
makta, gmlm bir dindarl yar yarya diriltmektedir.

Aristophanes

ve

lmek

Yineliyorum, air kukusuz dler ve elenir. Ama insan istedii


dlere ve oyunlara btnyle sahip olamaz. D de oyun da derin
deki yaratlmzdan, gemiimizden, atalarmzn, halkmzn ge
miinden ekip karlr. Onlar bir bakma bizi anlatrlar. Kular ve
aalar ok sevmeden, aalar arasnda ku tapnm hemen bir
oyunla kefedilmez. Aristophanes Kular komedyasnda kendi d
ndnden ok daha ciddidir.
Bir para daha aktaralm; bu parada komik dokundurmalar,
ince alayl nkteler, Aristophanesin iirinde, doann onun duyarl
zerindeki etkisine airce gsterilen bir tr edepli direniten ba
ka bir ey olmad grlmektedir.
Koro u arklar syler:
Biz, talihli kanatl kular soyu!
Klar rtler altna gizlemeyiz kendimizi.
Yazn, boucu scan yakc parlts
bunaltmaz bizi.
ayr iekleri arasnda yaarz;
crcrbcei, o tanrlarn sesi
keskin ln ykseltip
ve le scanda gneten sarho
arsn atarken,
korularn serinlii barnamzdr.
Klar derin maaralarda geiririz,
dal nymphalarla oynarz.
Ak mersinin taze meyvelerini kekeriz
ve Kharitlerin bahelerindeki meyveleri de.

Aristophanesin, doada bulduu varlklar ve nesneleri kullan


may, onlardan komik oyunu iin yararlanmay bir yana brakp, bu
doal gzellie birden vurulmu, Platonun dedii gibi sayklama
ile arplm gibi grnd bir para daha aktaralm. Bu srada o
artk tanrsal ses, crcrbcei gibi ya da doann, kapand her
zamanki suskunluk iinde, bizimle haberlemek iin setii seslerden
biri olarak blbl gibi deildir. Glmeden dnyorum ki, Aristop
hanes kendisine esin veren bir allar Musas icat eder. (eviride,
dizelerin arasna sokulup, soluk tketesiye baran sesli ve evirisi
olanaksz heceler bolluuna brakyorum sz.)

245

246

A ntik

Y unan

Uy g a rl i Ci

allar Musas, sen her zaman deiik,


vadilerde ve doruklarnda tepelerin seninle
bir dibudan dallarna tneyip
kutsal melodiler karrm esmer boazmdan
Pann erefine ve ar dans havalar
Dalarn Anasna. ite bu yerlerde
Arya benzer Phrynikhos (Frinihos),
beslendi ezgilerimizin meyveleriyle;
ve kular dinleye dinleye
devirdi ezgilerinin tatlln.
Aristophanesin gl byle bir parada ciddi yanyla birleir.
Kuun, Pann temsil ettii vahi doa erefine ykselttii u kutsal
melodinin ve tanralarn en byne, Dalarn Anasna sunduu
u ar dans havalarnn yreinde arptn dinlemek iin susar.
air kulan dinlerken byk doal varlklarn kutsal sessizliine ku
lak vermi gibidir: Bu ku sesi ona gre szle anlatlamayan dile ge
tirir.
Kendi sesi Phrynikhosdan sz ederken ciddilemitir: Anmsat
t Phrynikhos, Aiskhylosdan nce, tragedyann babas deil mi
dir?
air komedyann bandan sonuna dek, baka birok eyle bir
likte, evrenin znde var olan u temel uyumu duyurur: Tanrlar,
kular, dnyann btn varlklar birlikte bu konsere katlrlar.
Hebrosun kylarnda kuular,
seslerini seslerine katarak,
ve hep birlikte kanat rparak
Apollonun ezgisini rrlar.
Gkteki bulutlara ykselir lklar;
ormanda vahi hayvanlar susar;
yatr denizin dalgalar; gkyz ldar;
tm Olympos nlar, aknlk sarar tanrlar;
ve Kharitlerin, Musalarn korosu gkten,
karlk verir onlara neeli lklarla.

Blm

IX

Batiyor

O r durum saptamas yapalm.


Bu ciltte, buraya kadar, Yunan uygarlnn altn ann yapt
larndan bazlarn sunduk. Bu altn a t.. V. yzyln ikinci yar
s olan elli yllk bir dneme yaylr, daha fazla deildir, insanlk ta
rihinde elli yl; olsa olsa gzel bir yaz gn sresidir... le sca
nda gneten lgna dnen crcrbcei haykrr der Aristopha
nes. Yunan uygarl, ite bu le vaktinde, deha rn yaptlarn
douran insan trnn barndan kard bu neeli lktr.
Tek bir gzel gn deil de tam olgunluuyla yazn kendisi, yaz ve
bol meyveleri, Yunanllarn Opra dedikleri, kylnn emeinin kar
ln veren o mevsim. Bahelerde sepet sepet elmalar, armutlar devirilir; kfeler altn sars eriklerle doldurulur. Ekinler oktan ambarlanmtr ve balarda balkyan zm ba bozumunun yaklatn
haber verir. En eski, en gz nnde, en besleyici tanr olan Toprak
bir kez daha szlerini tutmutur... Opra, biten yazn andr. Ama
balayan da sonbahardr... Gne ufukta batmak zeredir...

248

A n t Ik Y unan

Uygarlii

Aslnda, bu IV. yzyl banda Yunan uygarl lmeye hazrla


nyor diyemeyiz dorusu. O hl kanl canldr ve sonraki yzyllar
boyunca, hem de Hristiyan ann ilk yzyllarna kadar, kefede
cei yeni insann etkinlik alanlarnda birtakm bayaptlar, sonra
gerekten ilgiye deer ok sayda yaptlar retecektir. Ama zaman
gemi, bir kez altn a geride kalmtr, Yunan uygarlnn deeri
nedir sorusu sorulmaya balanr. Daha nobranca sylersek, soru,
baarl oluu ya da baarszl ile ilgilidir.
Gerekten de bir uygarlk, tarihin onunla kafa bulaca bir tr
oyun deil, gelecein bilginlerince snflandrlacak kark bir gelenek-grenek ve karmak iler yumadr. Bu daha ok bir rastlant,
bir halkn kendi kullanm iin veya baka halklar yararna yaratm
olduu olaslklar ve frsatlar dizisidir; kesinlikle insan elinde biim
bulduundan, uzun bir sre toplumda denge salamay ve daha in
sanca bir dnyann, bireyin insanln daha iyi ve btnlk arzeden
bir biimde gelitirebilecei bir dnyann kalabalk kitlelerce daha
iyi bilinmesini gerekli klacak olaslklar ve koullardr.
Hal byleyken, I.. IV. yzyldan itibaren Hellen uygarlnn
yava yava gerilemesi ve zellikle ani yn deitirmesi saptannca,
bu kez, daha V. yzylda, olaylarn haberci iaretlerini bize klasik
an vermi olma olasln dnn bir an. Gerekten de bu belir
tiler altn an tam ortasnda bile grlr: Yunan uygarlnn yeni
ynelimi adn verdiim bu konuya el atarken bunlarn balcalarm
okura gstermek bize bir zorunluluk gibi grnmektedir.
ncelikle savalarn srekli varl gelir. Yirmi yedi yl sren
uzun bir sava, V. yzyln son eyrei boyunca, bata Atina olmak
zere, Yunan sitelerinin diri glerini tketir. Buna yanl olarak
Peloponesos sava da deniyor: Gerekte ise -yukarda sylediim
gibi- antik dnyann ilk dnya savadr bu. Bu sava, sonunda b
tn Yunan devletlerini (ya da nerdeyse tmn) ve kimi barbar
krallklar akna srkleyecektir. Ama Peloponesos sava denilen
bu sava altn a ineyip geen, Hellen halklarnn szn etti
im uygarl yarattklar dnemlerde Atinann ve Yunanistann
tm insan enerjisini gaspeden tek sava deildir. Peloponesos sava
ndan nce de, genilemek ve imparatorluunu salamlatrmak,
mttefiklerini kendine balamak amacyla Atina tarafndan on iki
yl sren bir baka sava yrtlmtr. Demek ki altn ala bir
likte yaklak krk yllk bir sava sresi sz konusudur. Bir sonra-

Batiyor

ki yzyldan itibaren de Yunan halknn yaratc atlmn tehlikeye


atarak, srp gider savalar.
Bunlar aka emperyalist savalardr. V. yzyln banda Med
savalarnda olduu gibi, lkeyi savunma savalar deildir. Sz ko
nusu hakl savalar deildir. Fetih ve egemenlik savalardr. Bu
yarg yalnzca, saygnln ve bykln artrmak amacyla sava
isteyen ve yrten Atina iin geerli deil, Atinann rakipleri iin de
geerlidir; savaanlar bamszlklarn korumak ve sitelerinin zgr
l iin dvmek iddiasnda bulunmakla birlikte, zaferi kazanr
kazanmaz, kurtulan bu siteleri boyunduruk altna almakta ellerini
abuk tutmulardr.
Emperyalist savalar yannda hemen her yerde her sitenin yurt
talar arasnda i savalar da patlak vermitir. Peloponesos savan
da, kart kamplardan her biri, hele de Atina demokrasisi ile mtte
fik kamplar ierde bile aristokratlar ve demokratlar olmak zere iki
kart partiye blnmtr; bunlardan en zayf dman kampn y
neticileriyle anlar ve ou zaman onlardan yana ihanet iine der.
Gerekten de ihanet, fetih hareketlerinin ve kleliin olaan yanda
dr. Atina st kapal olarak mttefikleri sayd sitelerin zerinde
ki egemenliini, ksa sre nce onlarn ierisinden demokratik parti
yi iktidara getirerek, soylular srgne gnderen devrimler kararak
salamtr ve ancak bylece srdrebilmektedir egemenliini. De
mokratik yapl ve sava yanls Atina, uzun sren emperyalist sava
nn devamn ancak Halk Meclisinde, Spartal ve Boiotial soylu
larla bir anlamadan yana olan eski Eupatridesler ile onlarn koru
mas altndaki halklarn saysn durmadan artrarak baarr. Hatta
bir kez, I.. 411 ylndaki sava srasnda, kamptan egemen soylula
r yanlarna ekerek uygun bir bar elde etmek niyetiyle gerekleti
rilen, oligarik bir hkmet darbesi, birka ay sreyle Atina demok
rasisini tm kurumlan ile ortadan kaldrmtr. Giriim sonusuz
kalmtr ama arkasz da deildir. Atina I.. 404 ylnda teslim olun
ca, yenilen demokrasiye kazananlar tarafndan bir dikta rejimi
-otuzlar Tiranl- dayatlr. Bu otuz kii, soylular partisinden Atina
yurttalar idiler; Sparta onlarn hizmetlerini bu ekilde dllendir
mekteydi.
Demek ki, Yunan sitelerinin genel sava ayn zamanda sitelerin
ounda, zellikle de demokratik rejimli olanlarda yaylma gsteren
bir i savatr.

249

250 j A nti k

u n a n

UYGARLII

Her sitenin iinde ortaya kan bu i blnmeler o kadar gldr ki daha da ileri giderek Peloponesos sava emperyalist bir sava
ayn zamanda bir snf sava gibi grlebilir. Ama bu deyi V. yz
yln sonunda grlen siteler aras atmay tam olarak aklayamaz. Yzyln bandan beri hava deimitir: Snf savann anlam
artk nitelik deitirmitir. Atinada ve baka yerlerde, demokratlar
iin artk demokrasiye hakim olmak ya da geniletmek deil, zengin
lerin ona katlmasn engellemek sz konusudur; ayn zamanda gelir
dalmnda her yurttan payn artrmak iin yurttalk ktn
yeni gelenlerden artmak sz konusudur. Ama bir kelimeyle syle
mek istersek, tuzu kuru demokratlar iin iktidar ve ayrcalklarn
korumak demektir. Sitenin iinde geen mcadelenin artk Solon ve
Kleisthenes zamanlarnda tad o geni ve verimli anlam yoktur;
artk sadece ksr ve olumsuz bir anlam iermektedir.
Ama Peloponesos savann aklanmas gereken bir baka zel
lii vardr ki, o da bir trl yatmayan iddet acmaszldr. Yu
nanllar arasndaki savalarda bu tamamen yeni bir olaydr.
Her yerde kyma kymla karlk verilir, insanlarn haklarna
ve tartlrken de inenirken de dikkate alnmayan antlamalara en
ufak sayg gstermeden taknlkla kym uygulanr. Yunanllar ara
snda bile artk sava yasalar yok olmu gibidir. Basknla ele geiri
len kentlerde silah tayacak durumda olan nfus kestirmeden kl
tan geirilir; kadnlar ve .ocuklar kle pazarlarnda satlr. Bir yer
lerde baka Oradourlar yaklr; bir baka yerde cretleri denme
yen paral askerler, intikam almak ya da elenmek iin bir okulun
ocuklarn keserler. Mttefik siteler, kendileriyle dostluk antla
mas yaplm olanlar bile, Atina tarafndan smrlrken, eer
bir bakaldrya kalkrlarsa ar bastrmaclarn neredeyse yar
snn lgnla kapld sinirli bir meclis tarafndan dpedz lme
mahkm edilirler (428de, Lesbos adasnda Mytilenenin durumu
byleydi; uzun sredir dost olan bu kentin halknn son bir kym
dan kurtulmu olmas iin ertesi gn rastlant olarak ounluun
yn deitirmesi gerekecektir). Lakedaimonlular tarafndan zaptedilen ve yklan Plataiann kaderi Lesbos sitesinin kaderine benzer:
Spartal yarglardan oluan gln bir mahkeme halka daha ks
taha davranmak iin hukuka bavurur. Daha baka yerlerde Atina
ve Spartann sertliklerinin dourduu korkuyla dehete den top
luluklarn hep birlikte intiharna yol aar... Tarihinde bu ktlkle-

Ba

t i y o r

| 251

ri ele alan Thukydides bundan dolay u yorumu yapar: Sava id


deti retir ve halk ynlarnn tutkularn, olaylarn hoyratl ile
uyuma sokar.
Bylece ve Peloponesos sava boyunca g her yerde egemenli
ini kstaha gsterir ve hukuku yadsr.
Hepsi arasnda bu korkun savan niteliini zetleyen bir olay
daha vardr ki altn ala zamanda olan bu olay Melos meselesidir:
Bu sorun Atinann dizgin tanmaz emperyalizmini gzler nne ser
mektedir; fesatlarn ihanetine pay verir; toplu kymn plakly
la son bulur.
Yllar boyunca, gsterilen aba sonucu I.. 416 ilkbaharnda
glkle bir bar salanmtr. Atina Melos adasna bir sefer yap
maya karar verir. Bunu utanmadan Meloslulara bildirir. te yan
dan onlarn sitelerine yneltilecek en ufak bir ikayeti de yoktur.
Yalnz yle bir bahanesi vardr: nceki sava srasnda Melos taraf
sz kalmtr. Oysa, Atina gibi deniz stnlne sahip bir devlet bir
adann tarafszln kendine yaplm bir hakaret sayar. Bu tarafsz
lk onun gcn hie saymaktr, bakalarnn gznde onun zayfl
nn belirtisidir. Bu durumda Atina Meloslulardan imparatorluu
na boyun emelerini ister; tm deniz devletlerinin kendisinden kork
mas gerektiinden baka gsterecei bir neden de yoktur. Meloslular davalarnn haklln bouna ne srerler: Dediim dediki Ati
nay yumuatamazlar. Sonuta, Atinann buyruklarna uymay red
dederler. Bir Atina donanmas sitenin limann ablukaya alr; birlik
ler adaya karlar.
Zorlu ve yaklak bir yl sren bir direniten sonra, ie ihanet
kartndan kuatlanlar teslim oldular. Atmallar sitenin tm ye
tikin erkeklerini ldrdler; kadnlar ve ocuklar kle ettiler.
Daha sonra, Atinal smrge iftileri gndererek aday yeniden
nfuslandrdlar; eski Meloslularn topraklar bu kolonlara datl
d.
Melos 416-415 knda zaptedildi ve ykld. Sophokles o k Antigone'nin kk kz kardei Elektra'y yazyor, Aristophanes Kular'\ dnyordu.
Ne var ki ite savatan daha da kt, bu V. yzyln sonunda ya
knda beliren gn batmn, daha ilerdeki yok oluu, Yunan uygarl
nn baarszln kestirmeye olanak veren aklayc bir baka ey

252 !I A n t I k

Y unan

UYGARLII

daha vardr. Bu, altn an iinde Atinada, hem tamamlanmam


hem de daha imdiden dalma yolunda bir demokrasinin varldr.
Atina demokrasisi nce bir fetih, hem de kk kyllerin, za
naatlarn, tccarlarn ve denizcilerin verimli bir fetih hareketi, b
yk bir yaratc atlm iinde gerekleen bir fetih olmutu. Bunun
meyveleri olan siyasal ve kltrel rnler VI. yzyldan balayarak
V. yzyln sonuna kadar giderek arttlar ve bu dnemin son bl
mnde -altn a: 450-400- en azndan kltrel alanda, bitmez t
kenmez gibi grnen bir zenginlikle birbirini dourdular. Buna aris
tokratlar da, hem de ok sayda, katlsalar bile, yine de bu yaratm
lar demokratik eleyiin bir sonucudurlar; yle ya kendi yazgsnn
hakimi olan yurttalar topluluunun gereksinimlerine ve zevklerine
yneliktirler.
Ama Perikles ile birlikte ve bir lde Perikles yznden demok
ratik kazanm duraanlamtr; hatta o an itibariyle dalmaya ba
lamtr. Periklesin, daha 451-450 ylnda, iktidara gelir gelmez bir
yurttan ve bir yurtta kzntn olu olmayan kimseye yurtta sfat
n tanmam olduu -bu yaptn nceki cildine baklrsa- anmsanr.
Onun nerisi zerine yurttalar ktn mecliste kabul edilen bir
kararname ile kapatrken bu arada Atina demokrasisini de kapatm
oluyordu. Bu nlemle yurttalk, usuz bucaksz bir imparatorluk
bir yana, drt yz bin nfuslu bir kenti yneten yaklak yirmi bin
kiiden oluan bir kastn (422de Aristophanesin Eekarlar'nda ve
rilen rakam budur) ayrcal haline gelir.
Periklesin balca kayglarndan biri bu ayrcalkl yurttalar
kitlesine yksek makamlara, eitli kamu grevlerine girmek ve Heliastlar Mahkemesinde (alt bin yargtan oluan Halk Mahkemesi)
yer almak olana salamakt. Bunun iin de bu grevler karl c
ret denmesi gerekirdi. Perikles bu ok sayda grevlilere az da olsa
bir cret salad; bu cret onun ardllarndan olan Kleon tarafndan
artrld.
Periklesin imparatorluk politikasnn amac da -temel amac m
ikincil amac m bilinmez, ama kesin bir amac- halk kitlelerine ge
im olana salamakt. Bu politika gerek ordulara cret verme yo
luyla, gerekse birok meslek erbabna i salayan byk yaplar kur
ma yoluyla bu amaca ulayordu; tm ilerin bedeli, sonunda, vasal
devletlerden ve uyruklardan alnan harala deniyordu.
Ama imparatorluk politikasnn sonu emperyalist savaa var-

Ba

t i y o r

| 253

yordu, imparatorluk bizzat Atina iin tez elden korkun bir tiran
lk haline gelir (Thukydides szc Periklesin azna verir); Ati
nann kaplm olduu -ve sonunda iinde ezilecei- bir ark olur.
Ayaklanmalar ayaklanmalar izlemektedir. Sparta ise pusuda zaman
kollamaktadr. Bununla birlikte, mttefiklerden alnan haralar ege
men halkn beslenmesi ve elenmesi iin zorunlu olmaktadr. Bu
ark dzeninden syrlmak iin nce sava kazanmak gerekmekte
dir. Atina sava kaybetti ve orada varn younu yitirdi.
nce kk kyller topluluu vuruldu. Atina stn donanmas
ile yrtt politikasnn yol at dmanlarn ibirliine kar
gl deildi. Perikles bu durumda ancak denizde savamaya ve tm
Attika halkn sitenin surlar arkasna kapatmaya karar verdi. Atina
ve Piraios (Pireos) ada haline geldi. Kyller topraklarn ve kyleri
ni terk ederler. Spartal dman yldan yla her bahar gelir ve tarlala
r yakp ykar. Kyller kentte berbat koullarda yaam srdrrken;
Atinay Piraios ve Phalerona (Faliron) balayan Uzun Surlar arasn
da konaklarlar. 430da ortaya kan veba, bu st ste ylm ve a
lktan kurumu kitle arasnda seme bir zemin bulur. Her eyini yitir
mi ve krlp geirilmi Atina kyls -imdiye dek onlarn zengin
likleri imparatorlua bal deildi- tpk zanaatlar, denizciler, k
k memurlar gibi, i ve ekmek bekledii bu emperyalist sava des
teklemeye zorlanr.
Platonun Sokratesi Atmallar tembel, gevek, geveze ve a
gzl kld iin Periklesi eletirirken olsa olsa ok ileri gitmitir.
Gerekten de, Perikles, bu yaplanmadan, Atinada devletten kendi
lerini beslemesini ve elendirmesini bekleyen bu isiz yurttalar kit
lesinin olumasndan sorumludur. Devlet sra ile onlara cret verir,
gsterilerde bulunmalar iin para der ve onlar Peloponesos ya da
Thrakiadaki (Trakya) sava alanlarnda lmeye yollar. Ama bunu
bile -onlar besleyen Atinay savunmay- uzun sre istemezler. Az
sonra yurtta ordusu diye bir ey kalmayacaktr. Atina demokrasisi
nin hissedar yurttalar kr paylarn kendilerine vermesi gereken
savalar srdrmek iin cretli askerler tutulmasn isteyeceklerdir.
Yurttalk ruhu pahal denen, ama ilerleyecek durumda olmad
iin l gibi grnen demokratik kurumlarn fethinden sonra uzun
sre yaayamaz.
Aslnda, bu kurumlar dokunulmam olarak kalrlar, ama yarm
yzyl sren altn a boyunca tehlikeli bir duraan dnemde donup

254 i A n t k

Y unan

UYGARLII

kalmlardr. Artk onlar savunmak ve iyiletirmek iin mcadele


veren bir snf yok gibidir. Bu kurumlan meydana getiren snf garip
bir uyuukluk iine dmtr. O artk bir retenler snf deil, da
ha ok, retenleri yani yerleik yabanclar (Atinada yerlemi ba
ka sitelerin yurttalar ya da barbar krallklarn uyruklar), mttefik
leri ve zellikle kleleri smrenler snfdr. Rejimden yararlananlar
ile Atina sitesinin reticileri arasnda apak bir kopma vardr.
Demokrasinin ve onu yaatan imparatorluun bu ekilde sm
rlmesi Aristophanesin -bize yaatt komedya hazz iin deil,
halk hakknda sunduu grnt iin imdi onu yeniden okumak ge
rekir- en keskin grl ve en gvenilir biimde tan olduu kor
kun bir karklk iinde boy gsterir.
Komedya airinin, kiilerinden bazlarn, rnein kylleri gzel
gstermeye alt grlse bile ya da bakalarn ou kez glnle
tirse ve ar bir sert tutumla yerden yere vursa bile -politikaclar, fi
lozoflar, yarglar- kesin olan udur ki Aristophanes, yergisinde her
zaman gerek kusurlara, yanllklara kar sava am durumdadr.
Atllar ile E ekarlarm yeniden ele alrsak, komik kurmacann
tesinde, Periklesden sonra gelen, halkn yeni efendilerinin gerek
grnts ile bu yeni efendilerin, yani halk avclarnn (demagogla
rn) karsndaki halkn gerek halini buluruz.
ite Atllardaki Kleon. Dalkavuk ve agzl bir sylevcidir o.
iktidar elde etmek iin halk pohpohlamak, bu iktidardan ceplerini
doldurmak iin yararlanmak! Thukydidesin tamamyla namuslu
ve toplanan halkla ancak en iyi tler vermek iin konuan Periklesinden, anszn ok ok uzaklarz. Pohpohuluk, savan ay
lak kld ve istekleri daha imdiden Romal ayaktakmnnkine
benzer panem et circenses * u ikinci snf yurtta pleb karsn
da bir ynetme arac haline gelmitir.
Bu laf ebesinin egemen Halka nasl seslendiine bakn (oyunda
her yerde biraz geen paralardan aktaryor ya da zetliyorum):
Halkm, seni seviyorum, tutkunum sana... Halkm, bir gn btn
Yunanllara egemen olmalsn sen, gnl be obola Arkadiada
yarg olmalsn... Halkm, gllerle talanp, btn dnyaya buyura
can biliciler sylyor ite... Yorulma, halkm, bir banyo yap, bes
len, karnn doyur, tka basa ye... te tavan yahnisi, ite ekerleme* Ekmek ve sirk oyunlar -.n.

ler... te benin gmleim... te, hibir ey yapmadan, yiyip iip key


fine bakman iin bir tabak dolusu cret. Bylece, btn oyun bo
yunca, Kleon bkmadan ve dzenli olarak pohpohulukla, zevk, pa
ra, aylaklk yemi ile halk batan karmak, tavlamak ister. Dalka
vukluk ona gre halk ynetmenin balca kuraldr. Halk tanrm,
der, onun nasl kandrlacan bilirim... Bunun iin de benim ma
limdir o.
Ama ite imdi de ayn Kleon dalkavukluu bir yana brakm,
gerek kimlii iindedir. iddetli bir kasrga (Thukydides tm Atinal yurttalarn en serti der), bir tehdit frtnas gibi kalkar kzar
kprr. Halka hizmet edenleri ihbar eder, kamlatr. Niin? Ona
deme yapmalar, ondan satn almalar iin. antaj yapar. Hepten ve
her yerde satlmlk ieklerine konar, ister, koparr, el koyar.
Dmanlarn vergi ktne zengin diye yazdrr. Yksek memur
lar olgunlar m ya da olgunlamaktalar m diye incirler gibi yoklar.
Uurumdur o, vurgunlarn Kharybdisidir. Bo karnla Belediyeye
koar, oradan karn tkabasa dolu kar. Attika kayalklarnn tepe
sinden, bir balknn tonbalklarn gzetlemesi gibi, mttefiklerin
dedikleri haralar gzetler. Bir kpein yaln yiyip yutmas gibi
adalar bir rpda gvdeye indirir. En sonu, egemen halka, Demosa yalnzca nemsiz bir kk dilim kalr ve pastann by
n kendine ayrr. (Eretilemelerimiz pek deimemi!)
Demek ki Kleon dalkavuktur, agzldr ve hrszdr, hem de
bununla vnr. alp rpmalarmla vnyorum, der rakibine,
Beni i stnde yakaladklarnda yalan yere yemin ederim!
Birtakm baka zellikler kiilii daha da belirginletirir. Kleon
tembeldir (Thukydidesde olduu gibi), kabadr, bilgisizdir, bir serseridir o. Edepsiz ve sefihtir, itici grn bir yana, fok gibi pis
kokan bir kzl saldr, kpek bal bir maymundur, deve k gibi
k var... Bunu geiyorum.
Periklesin ardllarnn en ycesi renkli olarak byledir. Ama ne
den? nk halk layk olduu efendilere sahiptir de ondan m? Bu
konuya geleceiz. Ama nce EekarlarPna, Atinann adli kurumlar hakkndaki bu oyuna; usullerin ve davalarn tkettii, Racinein
ileride buna bakarak Davaclar adl elenceliklerini yarataca mah
kemenin manyak kalabalnn tasvirine bir bakalm.
Eekarlar yarg topluluuna geim salamak iin dava artr
mak ve daha da artrmak zorunluluunu btn aklyla gsterir.

256 | A n t i k

Y unan

Uygarlii

Aksi takdirde alma olana ve zevkini yitiren bu halk kitlesi iin


alk sz konusudur. Gn aarmadan mahkemeye giden yal yarg
cn yolunu feneri ile aydnlatan kk ocuk, Bakalm, baba, der,
arkhon bugn mahkeme amazsa, len yemeimizi neyle satn al
rz?
Bu durumda ancak davalarn bolluu nedeniyle yaayabilen
-hem de baka gelirleri yoksa olduka kt yaayabilen- bir insan
snf vardr. Bu davalara ihbarlarla yol alr. Demagoglarla yarg
lar arasnda rtl, ama ok bilinli bir anlama yaplmtr. Politi
kaclar bu memur proletaryasn beslemek iin saysz davalar
aar ya da atrrlar; site iinde jurnalcilii geerli klarlar. Kendisi
ni besleyene kar uakla varncaya kadar her eyi kabul eden halk
ise mecliste sz konusu dava vekillerinin yarg politikasn destekler
ler. iki taraftan her biri antlamayla birbirine balanr. Aristophanes
bu karlkl ykmllk antlamasn sergiler. Oyunun ba kiisi
yarg Philokleon (Filokleon) halk avclarndan (demagog) yararlan
makla -hem de hakl olarak- vnr: u usta zrlak Kleonun bile,
der, srmad yalnz biziz: tersine, o bizi el stnde tutar, sinekleri
mizi kovar... Theoros (Teoros) da ayakkablarmz boyar... Ama
Aristophanes -yine hakl olarak- babas Philokleon'a. seslenen
Bdelykeon fVdelikeon) ile gzde temasn da gelitirir: Sen klesin
ama kle olduunu bilmiyorsun. Gerekten de, memurlardan ok
daha kurnaz olan laf ebeleri, yaplan anlamadan en byk yarar el
de ederler. Sitelerden bir rpda elli talent koparrlar, oysa yar
gca plenmesi iin ancak krallk artklarn brakrlar. Bdelykeon
bunu eldeki rakamlarla tantlar, imparatorluun vergi ve hara ge
lirleri: iki bin talent. Yarg topluluunun creti: Yz elli talent.
Fark nereye gidiyor, diye sorar. Crlak Atinal kalabalna ihanet
etmeyeceim, ama her zaman halk kitleleri iin mcadele edeceim,
diyenlerin cebine.
Bununla birlikte, politikaclar, yarglara dava ile ilgili gndelik
taynlarn salamaya onlar mecbur eden antlamann hkmne
tam olarak uyarlar -Atinann ykmna karlk, Jurnalcilere (Ati
nada hafiyelere ve profesyonel antajclara byle derler) seslenirler.
Meer ki ok kazandran bu meslei kendileri yapmak istesinler.
Jurnalciler Atina demokrasisinin en kt asalaklarydlar. Aristophanesin komedyalar batan sona bunlarla doludur. Peloponesos sa-

Ba t i y o r

va Atinasnda hafiyelik ortal kasp kavurur. Yarg gndelik c


retini almas gerektiinden, yakn yenilgi ortamnda fesat kavgalar
younlatndan, Atina bu korkun yara yznden tamamen rr
gider.
Eer bu afet bylesine geni lde yaylabildiyse, bunun nede
ninin bir lde adli kurumlarn yaratt boluklar ve eksikler oldu
unu biliyoruz. Atinada savclk, yani sulama kurumu yoktur.
Toplum kovuturma amaz. Yalnz zarar gren kiinin buna hakk
vardr. Bundan, eer kamu yararna zarar veren bir edimi sulamak
sz konusu ise, herhangi bir yurttan -kamu taraf- sulayc olabi
lecei ve bu edimi ihbar edebilecei sonucu kar, zellikle politika
clardan oluan bu hafiye kaynamas ite bu yzdendir; onlar dev
letin gvenlii ile ilgili olabildiince ok dava amakla halkn gz
ne gireceklerinden emindirler.
yleyse, geliigzel ihbarlar yaplr: Haralarn artrmalar iin
mttefik kentler ihbar edilir; mallarna el koymak iin zenginler ih
bar edilir; yabanclar komplolarla ihbar edilir; rvetle ya da kamu
paralarn zimmetine geirmekle sulayarak memurlar ihbar edilir;
tiranlk kurma giriimleri, saysz fesatlar ihbar edilir... Atina, yan
ksn Thukydideste olduu kadar Aristophanesde de bulduumuz
bir gvensizlik ve ylgnlk ortamnda yaar.
Komedya u halleri seer ya da bazen ho ihbarlar uydurur. Bir
halk dman, bir aristokrat, bir monari yanls olarak sulanmak
iin ok kibar olmak, saakl manto giymek, sakalna zen gster
mek yeter, ite tiranlk istemekle sulanan Bdelykeot. Tiranlk ha,
der, imdiye kadar elli ylda bir kez adn duymamtm onun! im
di o salamura balktan daha harcalem; ad btn pazarda dolayor.
Biri iroz satn alyor da sardunya almyor mu, hemen sardunya sa
tan yandaki satc yle diyor: Bu adam herhalde tiranlk iin hazr
lk yapyor. stelik, hamsilerine eni vermek iin bir prasa istiyor
sa, arpk bir bak atan sebzeci kadn yle sesleniyor: Vay, vay, p
rasa istiyorsun demek! Tiranlt m dnyorsun?
Aristophanesin Atina halk ve yneticileri hakknda bize sundu
u hepten kara gldrye dnen bir gldrnn korkun resmidir
bu! Aristophanes daha geenlerde bir demokrasi dman sanlm
tr. ok ak bir yanltr bu! Aristophanes Atina halknn en iyi dos
tudur; ne olduunu insann yzne syleyecek kadar onu seven bir

257

258

A n t Ik Y unan

U y g a r l i Gi

dosttur. Abartrken bile, tablo o kadar dorudur ki, bu abartma bi


ze imdiden, IV. yzyln ortasna doru demokrasinin ne hale gele
ceini, hemen hemen kehanet gibi, gsterir.
Solon zamannda -bunu bktrncaya kadar tekrarlayalm, ok
erken boa kan bu byk umudu bir kez daha belirtelim- Attikada, retici olan bir toplumsal snf olumutu: byk lde k
k kyllerden oluuyordu. Buna kentin zanaatlar da eklenmi
ti. Bunlar maddi ve kltrel mallarn retimine birlikte girmiler,
devrimci ve yeni kurumlar yaratan bir etkinlik yrtmlerdi.
Sava ve Atina imparatorluunun yaps, derken smrlmesi
retimlerini kurutmu, katlm iinde ayn i iin ayn dorultuda
onlar birletiren o salam balar koparmt. Bu i yok olma yolun
dayd. Atinada haklarda eit, emeklerinin rn olan bu hak sahip
liinde dayanan bir yurttalar snf yoktu artk. Atinada artk sa
dece, yaknda geriye yalnz yoksulluun kendilerini smren birta
km kiilere kar duyduklar nefretin bir araya getirdii bir bireyler
kalabal kalacakt kala kala.
Ada halindeki Atinada kapal kalan, isizlie mahkm bu kii
lerin, artk yklmas pek yakn bir imparatorluun srtndan kazanl
m bir zenginlii paylamaktan baka ortaklklar yoktu. Bunlar
yksek grevliler, memurlard, saylar binleri bulan yarglard, c
retlerini kazanmak iin bunlardan ounun Halk Mahkemesinin
ayn anda birok blmne yazldklarn, her birinde yalnz bir da
va karara balanr balanmaz bu creti almakta azimli olduklarn
biliyoruz. Gerektiinde, olduka dk olan bu creti para ve mal
olarak baz datmlar tamamlamaktayd. Ama onlar -Eek Arlan nda gryoruz bunu- vasal devletlerin verdii haralardan sala
nan byk pay, gerek askeri harcamalara, gerekse halk avclarn y
netenlerin ceplerine gittii iin, ancak ok kk bir pay almaktan
yaknrlar. Atina yurttalarnn stnde yaadklar tm ekonomi al
datcdr. Ekonomiye verilecek tek somut yaama biimi vasallardan
alnan hara ve zellikle klelerin emeidir.
404 tarihindeki yenilgi zerine hara sulara gmlnce yurtta
lar topluluu uzun sre sefalete decektir. Gerekten de, ou ky
l olan halk, krsal kesimdeki mallarna yeniden kavuamaz; en yok
sullar g ederler; tamamyla yoksul olanlar kle olarak darya sa
tlr ya da paral asker olarak tutulurlar. Yurtta says ksa sre son-

I 259

G n B a t i y o r I

ra, IV. yzyl iinde, %50 azalacaktr. Zengin bir tredi aznlk Attika krsalndaki mlkleri ele geirir: Byk mlk sahipleri kkle
ri yutar. Yoksullarn topraklar zerinde zenginlerin ipoteklerini
gsteren ve VI. yzylda Solonun sktrd u talarn yeniden
boy gsterdii grlr. Topran yeni sahipleri bundan byle onu
ok sayda kleyle iletirler. Kle emeinin varl zgr toprak
emekilerinin eski etkinliklerine yeniden balamalarn engeller.
Gerekten de klelik -antik toplumun her zaman daha geni te
meli, ama bu toplumun iine gmlecei kaygan bir zemindir- site
ler aras sava ve fesatlar sayesinde, demokrasinin gerilemesiyle so
nunda her yeri sarmtr. Bu IV. yzyln banda kleler, toplumun
asl retici snf, ve hi deilse Atinada hemen tek snf haline gel
mitir.
Bu tarihte klenin fiyat, kukusuz pazara bol bol satlk beden
salan sonu gelmez savalar yznden iyice der. Bir klenin beslen
mesi ok ucuz, zorunlu olarak ne kadar yetingen olursa olsun zaval
l bir zgr insannkinden daha azdr. Bu durumda kyde olduu gi
bi zanaatlarda da gitgide kle emeinin baskn olmas doaldr.
zgr insann, el emeine kar duyduu kmsemenin onu
devletin srdrd aylakl yelemeye srklediini de rahat rahat
sylerler. Alk, ne yazk ki el ii ile insana rahat gelen tembellik ara
snda seim yapmay sert bir biimde bastran bir ncelliktir. te
yandan iinde bulunduumuz tarihte sz edilen kmsemenin va
rolduunu sanmyorum. Son zamanlarda baz aydnlar tarafndan
Ksenophon, Platon tank gsterilse de onlar bu konuda ok fazla di
retmezler. ok daha sonra, milattan sonra II. yzylda, Plutarkhos
artc bir biimde, iyi aileden gelme hibir delikanlnn hibir za
man bir Pheidias ya da bir Polykleitos olmak istemeyeceini, nk
bu sanatlarn el emekileri olarak herhalde baya ve aalk sayl
dklarn syler.
zgr yurttalar ile klelerin saysal oran kle emeinin zgr
emee basknln aklamaya yeter. Yurtta saysnn azalmakta ol
duunu grdk; klelerinki ise (byle bir konuda kesinleme ne ka
dar g olursa olsun) aka ters yolu izler: Say durmadan artar ve
V. yzyln ortalarnda, Atinada iki yz bin iken IV. yzyln sonun
da drt yz bine varm gibi grnr.
Bu arta karn -art ancak altn an sonuna doru kendini

260 ' A n

Ik Yunan

Uygarlii

gsterir- bu srada Atinada artk zgr emeki kalmadn dn


mek hata olur. Kendi hesaplarna alan kk zanaatlar tam ter
si daha oktur. O dnemde getii kabul edilen Platonun Sokratesi
konuturduu Diyaloglarnda olduu gibi, eski komedya yaptlarn
da da bunlarn adnn anldn grrz. Bunlar arasnda en nem
lileri mlekilerdir: Bugn hl o geni mlekilerin yer ald ke
nar mahallelerde bulunurlar. Ama artk sadece yarm gn altkla
rn renince hayret etmeyiz. nk Atina ekonomisi ar bir buna
lm geirmektedir. Bugn hl V. yzyln zgn Attika vazolarn
bulduumuz uzak lkeler -talya, Iran, Kafkas lkelerinde- yerel ge
reksinimleri karlamak ve hatta bazen ihracat iin, ayn biimde
ama yerinde kendi vazolarn yapmaya balamlardr. Vazo retimi
konusunda kantlanan ey, yeni lkelerin retmeyi rendikleri, es
kiden salt Atina kkenli olan baka birok nesne iin de doru ol
maldr. Atinann, bu pazarlar, kukusuz Peloponesos savalar s
rasnda kaybetmi olmas gerekir.
Btn bunlar yurtta ve zellikle zgr emeki saysna gre k
lelerin saysnn artmasna bir aklama getirmez veya en azndan bu
art engellemez.
zgr emek karsnda kle el emeinin gsterdii art kayg
vericidir: Belki de Attika toprann en byk blm haline gelmi
krsal alandaki byk mlkler dnda, henz bunaltc deildir bu.
Gelecei abuklatrmayalm ama, bu art, site yaamnn ar ar
snmesi demektir; te yandan bu sne, iine henz derinlemesine
girmediimiz Yunan uygarlnn inie geii srasnda ortaya ka
cak baka birok e girecektir.
Buna karlk klelikten kukusuz beklenmeyecek ey, antik site
lerin ekonomik ve toplumsal yapsnn dnmesi ve genlemesidir.
Yunanistanda kleler kitlesi hi de kendi arlnn ve birliinin bi
lincinde deildir. Hibir ama gtmez. Szcn siyasal ve devrimci
anlamnda bir snf oluturmaz. Sefil durumuna kitlesel ka ya da
ok nadir grlen bireysel azatlktan baka bir k yolu dnmez.
Bu tr bir ka, Peloponesos savalarnn son blmnde olumu
tur. Ka -ou Lauriondaki (Lavrion) madenciler olmak zere-,
Spartallar tarafna geen yirmi bin kleyi peinden srklemitir.
Ama olay sadece ar sefaletten doan bir irkilmedir. Hi de sm
rlenlerin kendilerini smrenlere kar mcadelesinin bir siyasal ey
lemi deildir.

Ba t i y o r

Demek oluyor ki, V. yzyln sonunda toplumda hibir ey kle


liin, tehdit altndaki sitenin yenilenmesinin gerek bir etkeni olaca
n ya da hatta olabileceini gstermez. Klelik yalnzca oalp du
rur. Bu baka her trl anlamdan yoksun, henz tamamen nicel bir
olaydr.
Sonu olarak klelik, zgr insanlar toplumuna ancak bu toplu
mun yzyllarla birlikte ne hale geleceinin bir gstergesi olur. G
rn bir felakettir: Sefaletin en son derecesinin resmidir bu.
Demek ki klelik maddi mallarla snrl bir retimin asl nedeni
hem de en etkili nedenidir, ama ayn zamanda durmadan arlaan
korkun bir ayak badr. Bu ayak bandan antik toplum iin bir
kurtulu arac filan beklemek, bunu aklmzdan bile geiremeyiz.
Yunanistann ufkunda Hellen ann sonuna egemen olacak se
falet grnts belirir. Bu grntnn, Aristophanesin o bir yalva
a sylemi andran Plutos komedyas boyunca, en namussuzca yol
lardan kazanlan zenginliin grnts olarak yava yava ortaya
kt grlr; doruyu sylemek gerekirse daha o zamanlar IV.
yzylla ilikilendirebileceimiz bir komedyadr bu (388). (Bu arada
reform hareketinin en insancl olan reform yanls Zvvinglinin,
Plutos'un Yunanca bir temsilini verdiini belirtmek isterim.)
yk yledir: Attikann bir kynden Atina yurtta, namuslu
bir kyl olan Khremylos (Hremilos) mrnn son gnlerinde olu
konusunda ne yapmas gerektiini kendi kendine sorar; onu azck
topran eelemek ve hibir kazan elde edememek zere kyde mi
brakmal, yoksa namussuzlarla birlikte semirmek ve namussuzluu
nun dln Plutosdan (Servet Tanrs) beklemek zere kente mi
yollamaldr. Delphoi khinine danmaya gider. Pythia sorusuna
karlk vermez, ama tapnaktan knca rastlayaca ilk kiiyi izle
mesini salk verir. Bu kii pasakl ve hrpani, ayrca kr bir dilenci
dir. Plutosun ta kendisidir, ete kemie brnm Zenginlik tanrs
dr o.
Khremylos onu izler ve durdurur: Plutos yalnz dorular dl
lendirdii iin cezalandrlmtr, tanrlarn efendisi kskan Zeus ta
rafndan arptrld krlkten onu kurtarmaya karar verir
Khremylos. Plutos gzne kavuunca, namuslu Khremylosu ve yok*Zwingli Huldreich: Saint-Gall kantonunda yer alan Wildhausde dnyaya gelmi
( 14 8 4 -15 31) svireli reformcu -r.n.

261

262

AntIk Y

unan

U y g a r l i Gi

sul yaamlarnn sonunda, gmlecek bir yerleri bile olmayan onun


kyndeki zavall kylleri dllendirecektir.
Plutos Epidauros tapnanda mucizevi bir biimde iyileir. Ter
temiz yal kyllerin byk sevinciyle, cumhuriyeti samal inek gi
bi kullanan muhbirlerin, ayaktakmnn ve haydutlarn ileri bozul
maya balar.
Atina yaamnda parann tad nemi, hibir yapt Plutosdan
daha iyi gstermez. Konu bize, gsteride bulunan halk kitleleri n
ne sefalet sorununun konulduunu gsterir. Oyunun bir kiisi Pa
ra ak hepimizi sarm, der.
Atina uzun zamandr, hele sava kendine yer bulmu gibi siteye
yerletiinden beri yoksullar ve alarla dolmutu. Ama Bulutlarm
yazld dneminde (423), duruma gre yoksulluk hakknda syle
nen ve elenceli olabilen eyler, 388de artk sylenmesi ho bir ey
deildi ya da artk gln olmuyordu, biraz dokunakl bir anlam ta
yordu belki ancak. Zira bu tarihte sahnede mantosu, yata, yor
gan olmayan kiilerden sz etmek artk bir aka deildir: Bu tr ki
iler ynlar halinde tiyatronun sralarnda oturmaktadr zira.
Ucuz fiyattan ve hatta bedava buday datm giderek sklar,
ama bu datmlar da gitgide az miktarlardadr. Bunlardan alabil
mek iin kavgalar edilir. Her ey paraya evrilir; insanlar eyalarn
ve askeri donanmlarn rehine koyarlar. Hayat pahallnn durma
dan artmasn ne devlet adamlarnn ald nlemler ne de kylnn
tutumluluu nler. Tuz gibi, en zorunlu rnlerin fiyatlarnn yk
selmesini nlemeye kalkan kararnameler hibir ie yaramaz.
Bylece, Aristophanesin son komedyalarnda ynla olay, sefa
letin Atinallarn byk ounluu iin ciddi ve gndelik bir kayg,
parann ise eriilmez bir rya haline geldiini gsterir.
Plutosda ilgin bir sahne zellikle dikkati eker. Khremylos
Zenginlik tanrsnn krln iyiletirmeyi kafaya koyunca nne
umulmadk bir rnek kii dikilir: Yoksulluk. Onu dnyadan kov
mak, der, insanlarn gerek velinimetini kovmak demektir. Gleri
yalnz yoksulluk harekete geirir, gnenci ve mutluluu salar. Yok
sulluun savunduu tez budur. Kimse cevap vermez ona: insanlarn
tarihinin bu annda, gerekten de kimse onun safsatasn doyurucu
bir biimde rtecek durumda deildir. Khremylos ona eylemli bir
karlk vermekle yetinir: Onu dar atar ve aldatc savunmasndan
hibir eyi aklda tutmak istemez. Ama Yoksulluk alayn yakndan

Ba t i y o r

izleyen Sefalet alayn anmsamaktan geri kalmaz: Sefillere ac veren


ve uyumalarna engel olan, yar uykularnda; Ackacaksn. Ama,
kalk bakalm!.. Bilesin ki manto olarak sadece bir paavran; yatak
olarak tahtakurularnn barnd bir kucak sazn... kilim olarak
rk bir hasrn; yastk olarak bann altnda bir tan; ekmek yerine
ebegmeci saplarn; peksimet yerine bayrturbu yapraklarn; tabure
olarak bir krk testin olacak... gerisi de lnceye kadar bunun gi
bi eyler diye tekrarlayp duran bitler, pireler, haerat felaketi.
Yeniden balayan on yllk savan orta yerinde, gzde airin
halka yenilgiler ve felaketlerle, alk yzylnn eiinde, bir uyar gi
bi, kederli sefalet yaamn tasvir ettii bu 388 ylnn bir ilkbahar
gnnde, Dionysos tiyatrosunda insanlar ok glyor muydu dersi
niz?
Peki Aristophanes niin glnn keyfini yitirdi? ok sevgili si
tesinin k, neeli halknn sefaleti, clz yumurcaklarla dizi di
zi yal kadnlarn sefaleti balad iin deilse, peki niin?
Srekli savalar ve demokrasinin k; klelik ve sefalet; bu
bulutlarn btn gkyzn kaplamasna izin verecek miyiz?
Hayr olmaz. Yunan halknn salam bir yaam vardr. Halkn
bunlar kendi imgesine gre biimlendirmesini daha yzyllar ve yz
yllar bekleyeceklerdir. imdi V. yzyln sonunda bulunmaktayz.
mparator Justinienin (Justinianos) din d felsefenin okutulduu
Atina Okulunu kapatmasna daha bin yl vardr.
Sokratesin, o garip tarz ile, insann dnn sorgulamaya
balamasndan tam bin yl sonra.
Savalar ve sefaleti ile, bozulmu kurumlan ile, ama ayn za
manda edebiyat ve sanatlar ile, akl ile, bilgelii ile, yorulmak bil
mez cesareti ile Yunan halknn nnde alacak bu bin yllk yaam
vardr...
Atina sokaklarnda Sokrates gelip geenleri sorguya eker... Ve
ite baln toplamaya hazrlanan kii.

263

Blm

Sokrates
B L ME C E S

____' okrates adalarna gre bir bilmeceydi, bize gre de hl


kukusuz hibir zaman karln veremeyeceimiz bir bilmece ola
rak kalmaktadr. ok tuhaf, neredeyse deli gibi, ama salt saduyu
ve hatta sk bir mantk sahibi bu adam ne bizi artmay brakt, ne
de bizi aydnlatmay ve bulularn, bilgisini ve deerli bilgisizliini
bize datmay.
Ama bu hem tuhaf hem de olaan yaamn en artc yn
onun sonunu getiren lmn inanlmaz dourganldr. Bu lm
Sokratesin sznn ve urunda hayatn verdii doruluun nemi
ni, bunu elikili bir biimde syleseler bile, yzyllar arasndan bize
aktaran bir tanklar takmm -yandalar ya da hasmlar- ortaya
karr.
Peki bu szn ierii nedir? Sokrates niin ld? Hangi doru
ona yaamdan daha deerli grnr? Glmz burada balar;
tarihilerin byk aknl burada balar. nk gerekten itiraf
etmemiz gerekir ki, hasmlardan sz etmesek bile, onu yakndan ta437 ve 432 arasnda Olympiada Pheidias tarafndan gerekletirilen altn
ve fildii heykelden esinlenen mermer bir Zeus heykeli ba.

266

A ntik

Y unan

UYGARLII

nyan rencilerinin tanklklar genellikle ok elikilidir. imdi yal


nz Sokratesi saken tanm olan kiilerin tanklklarna bal kala
rak bunlar sralayalm:
nce, I.. 423 ylnda, Sokratesi Bulutlar komedyasnn ba ki
isi yapan Aristophanes gelir. Sokrates bu tarihte krk alt yanda
dr. Kukusuz uzun zamandan beri Atinann sokaklarnda ve mey
danlarnda ders vermektedir. Adalet kurumlan, onu rahatsz etmeyi
ve Halk Mahkemesi karsna karmay dnmeden nce yirmi
drt yl daha ders verecektir. Aristophanes ise bir komedya airidir,
trn kurallar gerei Sokratesi renkli bir karikatr haline getirir.
Ayrca seyircisine kimin olduu hemen anlalan bir karikatr sun
mas gerekir. Aristophanes kurbanna nl bilgi maskesini giydi
rir; bu, yukarda grdmz gibi, ilkel halk ilhamna yakn olan,
dnyadaki tm halklarn gldrlerinde varolan bir kiiliktir. Aristophanesin Sokratesi, elbette, onda komedyann tm bilgilerinde
ortak olan gldr zelliklerinin abartlmasyla basitletirilmitir.
Ama yine de air tarafndan abartlan zelliklerin gerek Sokratesde, ekirdek halinde varolduklarn kabul edelim. imdi, Bulut
lardaki Sokratesin iki temel zelliinden biri, doa olaylarn, tan
rlar ie kartrmaya gerek olmakszn, filozofa aklamalar yap
masdr: Aristophanesin Sokratesi, yamuru ve frtnalar Zeusun
ii olarak deil de bulutlarn ii olarak aklar; bu bakmdan o, sz
cn kkensel anlamnda, bir tanrtanmazdr. te yandan Bulut
lann Sokratesi, air tarafndan mahkemelerde en zayf davay en
gl klmaya olanak veren bilim olarak gsterilen safsatay uygu
lar, yani genlere sularnn, rnein zinann, cezai sonularndan
kolay bir kurtulma yolu sunarak, onlarn ahlakn bozar. Bu durum
da, Aristophanesin Sokratesinin bu iki zelliini -tanrtanmazlk
ve genlerin ahlakn bozma- yirmi drt yl sonra Sokratese kar
ne srlen iddianamede aa yukar ayn biimde kaleme alnm
olarak buluyoruz. Platon iftira diye grd portrenin doruluuna
kar kmakla birlikte, bu benzerliin varln belirtir.
imdi de renci tanklara-havarilere bakalm: Bunlardan en b
ykleri ayn zamanda, apak kar klar ile birlikte, Sokratese
yaknlklaryla onun hakknda bilgi verebileceklerini ne sren felse
fe okullarnn kuruculardrlar.
Bata Platon gelir. Platon hocasna, onun z dncesini edebi
yat tarihine katmakla esiz saygsn gsterir ve bunu hemen hemen

SOKRATES

BLMECES

1 267

elli yllk bir yapt boyunca, kendisini bilgelikte eiten kiinin azn
dan yapar. Platon yaptlarnda Sokratesi Platoncu idealizmin yara
tcs olarak gsterir. Platon byk bir airdir ve Sokratesin kendi
sinden yola karak yapt arptma kukusuz komedya airi Aristophanesinkinden daha az nemli deildir. Zaten Aristophanese
kar kt kadar, onu dorulad ve onaylad da olur.
Ama Platon yalnz air deil siyasal efsaneler yapmcsdr;
belki de ncelikle siyasal bir ba ve Atina demokrasisinden tiksi
nen bir insandr. Yaptnn her paras bunu belirtir ve ondan kalan
mektuplarn en nlsnde, siyasal yapsn kendisi de kabul eder. Bu
durumda Sokratesi, hem de antidemokratik anlamda siyasal kl
mas son derece olas grnr. Yine de halktan gelen Atinal Sokra
tesin, bazen dncesizce ne srld gibi, gerici Platoncu ide
olojinin ilk kurucusu olmasn hibir ey, kesinlikle hibir ey bize
tantlamaz.
br tanklara bakalm, IV. yzyl dncesinin iki kutbunda
gibi duran, ama Sokratesi de kaynak gsteren ileci Kinikler Okulunun kurucusu Antisthenes (Antistenis) ile hazclarn aklc haz
okulunun kurucusu Aristippos vardr.
Filozof deil de tarihi olan ya da kendini yle gren bir ren
cinin, Ksenophonun fazlasyla yapt tankl da unutmayalm;
fazla ekitirilen ve hi de gsterilmek istendii kadar dar grl ol
mayan, ok drst dost Ksenophon, duyduu ok sayda Sokratik
konumay bize aktardn ne srer. Yine de kyl mlk sahibi ve
svari birlii komutam konumunun onu kukusuz zel olarak Sok
ratesin dersini doru aktarma ynnde hazrlamadn belirtelim.
Tersine asl Sokratesin imgesini arptmtr. Komedya airinden ya
da filozof-air, politikac-airden az m ok mu? Buna karlk ver
meyi stlenemem.
En sonu, hi deilse bir aleyhte tan, Sokratese kar bir sula
mann yazar (bu, arkhona verilen resmi bir sulama deil, bamsz
bir yapttr) Polykratesi anmak gerekir. Bu yapt gnmze ulama
mtr, ama ne kadar gecikmeli olursa olsun, elimizde onun doru ol
duuna inanabildiimiz bir zeti bulunuyor.
ok saydaki bu tanklar elbette sk sk birbiriyle eliirler. Bun
larn deerlerini tartmak, aralarndan seim yapmak, belki de tm
n reddetmek: ite bilim adamlar iin tam bir inceleme konusu.

2 6 8 !I A n

Ik Y unan

Uygarlii

u son yllarda Sokrates konusunda ve hemen her zaman sz


n bize saklayan geleneklerin deeri hakknda kuku duymak kaydyla, ok ey yazlp izildi. M. Magalpaes-Vilhedamn, bazen ko
nuyla ilgisi olmayan almlarla fazlaca imi olmasna karn, ok
akllca, derin bilgilerle tkabasa dolu almalardan oluan -Sorbonne tezleri- iki koca yapt var. Ayrca, isvireli profesr M. Gigonun ilk bakta tarafsz, ama ok da olumsuz, metinleri tartr
ken kl krk yaran, titiz ve tm Sokratik edebiyat ancak kurgu d
zeyine indirgeme iddiasnda varsaymlar hazrlatmakta kararl kita
b var. Eskilerin Sokrates hakkndaki tanklklarn biri dierini
rtecek ekilde ykma hrsnda insan kzdran ve sonuta kuku g
trr bir eyler var.
Dorusunu sylemek gerekirse bu yazarlarn ikisi de V. yzyln
son eyreinde yaam ve konumu olan Sokrates adnda bir Ati
nalInn varln yadsmazlar. Onlar ne davay yadsrlar ne de bu da
vann sonucu Sokratesin lme yollanmasn.
Ama gerisi de onlara basit bir efsane, uydurma, iirsel yaratm
gibi grnr; M. Gigon, Dichtung,* diye yazar, Platonun diyalog
lar iin de, felsefi iirler der.
ite bu tez, bu incelemenin balangcnda, beni biraz eletiri yap
mak zorunda brakmaktadr. Tez ilk bakta hem artc hem de e
kicidir, ama asla inandrc deildir.
Gerekten de bu tez baz itirazlar gerekli klar, ilkin iki byk
Platoncu filologun otuz krk yl nce Gigon ile Magalhaes-Vilhenann savunduklar tezin tam tersini ayn gvenle savunduklarn
hatrlayalm. Burnet ile Taylora gre, Platonun Diyaloglar uydur
ma ve iir olmaktan ok uzak, Sokratesin gerek konumalarnn
doru zetleri ve nerdeyse tutanaklarndan baka bir ey deildirler.
Onlar yanlyorlard, ama dnceleri uzun sre baskn kt.
te yandan tanklklar arasnda bulunduu ne srlen eliki
lerin sylenmek istedii kadar da ok ve belki de bazen alt izilme
si unutulan tanklk benzemelerinden daha ok sayda olmadklar
n saptayalm. rnein, dediim gibi, 423te Bulutlar yazan Aris
tophanes, kendini Anaksagoras gibi meteorlarn, yani yldzlarn
ve gksel olaylarn gzlemine veren, daha iyi gzlemek iin de hava
da asl bir sepetin iine yerleen bir Sokrates ile tatl tatl alay eder.
* Dichtung (Almanca): Nazm; iir -r.n.

S o KRATES

BLMECES

Krk yl sonra yazlan Platonun Phedon'unda ise, Sokrates kendini


Anaksagorasn bir rencisi sayar: O da nce dnyann biimi hak
knda, gne hakknda ve ay hakknda aratrma yapmtr, hi de
ahlak hakknda deil. Tercihen yorum farkllklarn belirtmekle
oyalanmak yerine neden tanklklardaki bu dikkate deer uygunluu
gz nne sermemeli?
Demek oluyor ki, tanklklar arasnda birtakm uygunluklar var
dr. Ama Sokratesin yaamnn btn tanklarnn her konuda uyu
malar isteniyor. Ancak hem Aristophanes, Platon, Antisthenes,
Aristippos, Ksenophon hem de brlerince dorulanacak olaylar
gerek kabul etmek istiyorlar. Byle bir istek samadr. Ayn olaylar
konusunda tanklarn oybirlii, dnyann en artc -szc tek
rarlayalm- en pheli eyi olurdu. Hibir davada asla grlmemi
tir bu. Ayrca, bu tanklar ayn grmelerde zorunlu olarak hazr
bulunmamlardr. elikili Sokratesi ayn gn ayn k altnda gr
memilerdir onlar. Hepsi onu yaamnn ayn dneminde tanmam
lardr. Ne tr bir mucize istenmektedir ki? Birbirlerinden farkl, ya,
meslek, huy, dnce bakmndan farkl insanlarn ayn ya da ben
zer bir tanklk sunmalar m isteniyor. Burada yalnzca olaylar s
tnde deil, olaylarn yorumu stnde de tanklk etmenin sz konu
su olduunu gz nnde tutalm. Hasl, Sokratesin dncesi ko
nusunda, eskilerin bize Sokratesin gizlemekten holandn ve anla
m belirsiz alaysamayla doldurduunu syledikleri bu dnce ko
nusunda tanklk istenmekte. Kyl mlk sahibi ile idealist filozo
fun, ad Platon olan o iflah olmaz airin ya da gelmi gemi en l
gn komedya airinin ya da hazc filozof ile ileci filozofun ayn olay
lar ve ayn dnceleri ayn biimde aktarmamalarna ve aklama
malarna gerekten amak gerekir mi? artc, daha dorusu d
nlmez olan tersidir.
ok doal olan bu ayrlklardan, bu elikilerden dolay Sokra
tesin gerek olmad, antik edebiyatn onu bize tantt gibi, ka
rakterinin efsanevi, uydurma, kurmaca olduu kansna varlr m?
Bu kan bana biraz sama gelir.
Salam gibi grnen ve Burnet ile Taylorun tezine hakllk gibi
bir ey kazandran tek ey, adalarnn bize sunduklar ve hepsi de
yorum olan eitli Sokrates portrelerinin, ayn anda tmnn tarih
sel Sokrates ile onu tanmaya olanak veren bir benzeme ierisinde
olmas gerektiidir.

269

270i A n t I k Y unan

U ygar

lig i

Ayrca, tarihsel Sokratese 469 ylnda ebe kadndan doan ve


399 ylnda zehir ve hakszln soluunu son kez dudaklar arasn
dan frd ana kadar hem adalar hem de uzun sre kendisi
iin bilmece gibi bir yaam sren tek Sokrares diyebiliriz. Gerek
Sokrates insanlarn belleinde hl yaayan kiidir; tarihsel Sokrates dnce tarihi zerinde etki yapan, bize ondan sz eden kiiler
arasnda ona yaklatmz her seferinde insanlk tarihinde yani bi
zim tarihimizde devinen kiidir. Tarihsel Sokrates ile efsanevi Sokra
tes tek ve ayn varlk -devindiine gre canl bir varlktr.
Efsanevi Sokrates yaarken bile vard, kendi gzlerine yaban
c asl Sokratesin iinde bile vard, ite Sokrates sorununun rnek
oluturacak bir tarihsel sorun olarak kalmas da bundandr. Gerek
ten de btn tarihsel olaylar hakknda, bunlarn her zaman, deiik
dzeylerde olsa da, tarihin yaplar olduklarn syleyemeyiz. Ne
ki bunlar olgulardr. grrler.
Demek ki Sokratesde iki kiilik olduunu varsayp ayrmsamak
istemek, onun yaamnda ikisi de geerli olan iki varolu biimini
ayrt etmek istemektir. Gerek Sokratesi, kendisi hibir ey yazma
d iin, onu rencilerinin tanklyla tanm olan herkes iin ol
duu gibi iimizde yaayan haliyle ikinci bir kez lme mahkm et
mektir bu.
Ben bu cinayeti ilemeyi kabul etmiyorum. ok sayda ve eliik
Sokratesler, Sokrates deikeleri ayrt etme iddiasnda olan eleti
ri, elimizde kalanlara bakp bunlar daha fazla ciddiye alm gibi g
rnerek, yitip gitmi Sokrates konumalar ile aklamak amacyla
d kurmaya kalkt her seferinde, bu cinayeti iler.
Gerekte bylesi filologlarn kendileri ciddi deildirler. Onlar
iin Sokrates bir oyun, paralarndan ou elimizde olmayan bir tr
boz-yaptr ve onlar bu paralar yeniden imal ederler. Bir oyun de
ildir Sokrates. Bir canl varlktr o. yle ya bizi de yaatyor. Tarih
sel ve efsanevi bir btndr o; yleyse bu olaydan benim aldm
darbe yznden -yle ya sarsldm, yalnz benim deil, insanlk tari
hinin urad sarsnt- tanklklar arasnda yapacam seime gre
bir yol saptayarak ele alacam onu.
Gerekten de, bugn grnd gibi Sokratik eletiri bana gre
bu noktada ar hatal grnr. Sokratik ok adn vermek gereken
eyi, eletiri aklndan bile geirmez.

Delphoi, akam.

272 i A n t k Y u n a n

Uygarlici

Ama gerekte, yarm yzyl boyunca Atina sokaklarnda Sokratesin kiiliinin ve retiminin etkili varl olmakszn ve hele
399da Sokratesin lm konu edilmeksizin daha sonraki hibir ey
aklanamaz. Sokratik edebiyatn zenginliini ve eitliliini yalnz
rencilerin urad sarsntnn iddeti aklar. Gerek bir kiinin
yol at bu gerek sarsnty her biri farkl bir biimde ald; nk
onlar da birbirinden farklydlar, ama her biri bu sarsnty kendi be
deninde duydu. Sokratesin lmnden sonra icat edilen hibir iir,
sanatn gc ne kadar byk olursa olsun, airlerin, tarihilerin, fi
lozoflarn tmn, hem de yzyllar boyunca harekete geirecek du
rumda deildi. Burada, sanki cesetler sz konusuymu gibi terih et
tikleri canl metinler stne eilmi eletirmenlerin miyop gzlerine
bana gre gz kamatrc bir aydnlk gibi grnen bir cevap vardr.
rnein Platondan Sokratesin lmnn yksn almak -bunun
la bana, ok farkl dinleyiciler karsnda ayn heyecansal gc his
settiimi syleme olana verilecektir- bunu Sokratesin filozofik
iiri ad verilen bir blmn ieriinde snflandrmak, samala
yaklaan bir terslik gibi geliyor bana. Bir hiten ya da hemen hemen
hilikten yola karak hibir zaman byle bir iir yaratlmamtr.
Ama yapmack oluun bir kt niyet kukusu da barndran ve
bizi devingen Sokratesden uzaklatrmaya alan bu incelemeleri
kendi kaderlerine terk etmenin vaktidir; olaylar br ucundan yeni
den ele almann ve hem tarihsel hem de efsanevi Sokratesi, bizimle
daha iyi iliki kurmas iin, ho ve alaysama maskesi ardnda anlam
sz samala kaym, gizlenmi gibi grnen bilmece gibi bir Sokra
tesi yeniden yaatmann tam vaktidir.

''fr
Sokrates genleri ok sevdi: insan onun genliini bilmek ister.
Bir harika ocuk olmad o. Bir tanr ona iaret ettii iin krk ya
nda misyonunu anlar. Delphoida, Apollon tapnanda taa kazn
m oktandr sylenen Hellen bilgeliinin u byk szn oku
mutur: Kendini bil. Dikkatsiz bir hac gibi gzleriyle okuyup ge
mi deil de, genliini sktrp duran sorulara bir karlk gibi ken
di iinde duymutur: Kimsin ve neye yararsn sen? Ne biliyorsun?
Ne iine yarar senin bilgin? Hem ateli hem akl banda bir ruhu,
hem tutkulu hem de olacak en soukkanl aklc bir yaratl vard.

Sokrates

B U

meces

Yaamn ortaya koymaya, ama bilinli olarak ortaya koymaya can


atyordu. Kendini tanmay renmesi gerekiyordu onun.
ocukken, airler kendisi hakknda bilgi edinmesine yardm
ederler. Beklenenden baka trl geliir. Okulda onlarn gzel y
klerini renir; zdeyilerini retmene ezberden okur. Tanrlarn
gcn ve insann emeini belirten bu sesi sever. Ama akl hi de
kendini dizelerin ritmine kaptrmaz. airler ona dnyada en ok an
lamak istedii eylerden, tanrlardan ve insandan sz ederler. o
cuk yalnz onlarn konumalarna izin vermez. Soru sorar. Homerosa, Hesiodosa ve Pindarosa Gerei sylyor musunuz? diye
sorar. Ve eer yalanlarn yakalarsa, doru ve iyi olmalarn istedi
i dnyann yneticilerine kt bir eylem yklediklerini grrse,
kahramanlarnn drst bir insana yakmayan bir erdem anlayy
la yetindiklerini saptarsa ocuk iire kzar, iinde tad ve gerek
bildii idealin bu yalanc taklidini reddeder. airlerle dp kalk
mas ona kim olduunu deil de, en azndan neyi aradn ve neyi
sevdiini gsterir.
Bilginler de gerein peindedirler. O zamann bilginlerinin o
u, dikkatle gkyzn incelerler, yldzlarn hareketini anlamaya,
dnyann biimini tasarlamaya, onu oluturan z kavramaya al
rlar. Yeniyetme Sokrates onlar dikkatle ve gvenerek dinler. Fi
zikiler ad verilen bu kiiler ona kukusuz bilginin anahtarn ve
receklerdir. Ona dnyann ne olduunu aklayan fizikiler Sokratesin niin dnyada olduunu ve ne yapmas gerektiini syleyecek
lerdir. Hemen fark edilir ki bilginler de yaamak iin zmesi gere
ken u tek Ben kimim? sorusuna airlerden daha iyi cevap
veremezler, insan kendi doasn, zn bilmiyor ise, evreni kefet
mek neye yarar? Tanrlar dnyay doldurduklarna ve ynettiklerine
gre onun nasl yapldn da biliyorlardr. Onlarn oturduklar do
ann srrn zorla elde etmeye almak bounadr, dine aykrdr.
Ama mutluluk istei ve erdemli olmak erkine sahip insan ruhunu,
onunla ilgili gerekleri hangi bilgin ortaya karacaktr acaba? Do
a, tanrlarndr, insann akl ve z ise insann kendisine aittir. G
ne ya da ay tutulmas ve meteorlar bize nasl yaayacamz belirt
mezler. iimizde mrldanan ve btn insanlarla konuarak bir anda
onlarn ortak onaylarnn gcn kazanan u akll clz sese biraz
kulak vermeyecek miyiz? Sokrates gereken tek gerein kantn tan
rsal alanda aramak zere insandan ve ona hizmetten kaan kiilerin

273

274

A n t Ik Y unan

Uygarligi

bo bilimini reddeder. Ondan treyen okullarla son derece artan


Sokratesin etkisi eskilere asl anlamyla bilime dayal felsefeyi
setirmek iin ok ey yapmtr. Bilimleri imdilik bir yana ayrarak
kendini insann bilimi ile snrlayan bir felsefenin seimidir bu!
Sokratesde hibir ey bu bilgi kadar nemli deildir. Dedii gibi, in
san tarafndan znn, ruhunun fethi dnda, hibir ey onu bala
maz. insanln tarihinde, ahlak bilimini belirgin kurallara gre kur
mak iin kukusuz daha ok erkendir. Sokrates bilmez deildir bu
nu. Ama yzyllar atlayp gemeyi sever o...
Sokratesi ok istedii bu bilinlenmeye, airler ve bilginlerden
daha ok zanaatlar yaklatrrlar. Ona gre her insandan rene
cei bir ey vardr; mademki her insan kendiliinden insan hakkndaki gerei elinde tutmaktadr. Ama titiz ve sk kurallarla meslei
ne bal olan zanaatnn, halktan insann yeri bakadr. Sokrates
halktan biridir. Sokakta yaar. Kendini doutan zanaat olarak
duyumsar (neyi imal edecektir?), yaptklar nesnelerin teknik dilini
konuan herkesin kardei gibi grnr. rencilerinin ou aile o
cuklar olacaklar; ou ona sadece isizliklerini gidermesi iin gele
cektir. Sokrates iidir, alan insanlarn ocuudur. Ebe olan ana
s mesleklerin en eskisinde uzmandr. Babas Parthenonda kullan
lan ta bloklar yontan, yerletiren ve perdahlayan u yontuculardan
biridir. Sokrates sk sk iilerle grr. Faydaly ve gzeli, erdemi
ve kamu yararn tanmlamak iin demirhanede bulunur, ayakkab
cdan rnek alr, el iisini sorguya eker. Yaam boyunca maran
goz ve duvarc, arabac ve mleki syleilerinde bulunacak ve
onun azndan politikaclara ve safsataclara cevab yaptracaklar
dr. Zanaatlar Sokratesin ilk dnme retmenleridirler. Szn
ettikleri nesneleri bilmek zorundadr onlar. Ne iledikleri maddeye
ne de gttkleri amaca hile kartrabilirler. Ellerinden kan nesne
lerin kendilerinden beklenen hizmetleri yapmalar gerekir. Demek
oluyor ki zanaatnn sanatn renmesi ve onu ellerine aktarmas
gerekmektedir. Sokrates bir eya retmeye olanak veren kurallarn
sklna hayranlkla bakar, iinin el hareketleri ve dilindeki dzen
li belirginlie hayret eder. Gvenilir kurallar uygulamasyla, bir ya
pt yapmas gereken ie tam olarak uyarlayan bu ii almasna
imrenir. Byle bir i gzeldir.
Sokratesin, yontucu babasnn yontma kalemini eline ald da ol
du. Yine de ayn gven, ayn bilim, ayn ii bilinciyle biimlendirmek

Sokrates

Bilmecesi

istedii bir baka madde onu kendine eker: insan ruhudur bu. Sokra
tes gzel ruhlar gn na karmak iin bir teknik bulmak ister.
Ar bir rakln sonunda, Sokrates arad eyi ve onun ne ol
duunu anlar, insann iinde olan ve insanla ilgili olan gerei on
dan elde etmeye olanak veren bir yntem arar, insan yaamna ili
kin bir bilim arar, mesleini kararllkla seecek kadar kendini tanr.
Gbek ba kesen anasnn eski mesleini alr. Ruhlar tadklar
gerein meyvesinden kurtarr.
Ruhlar dourtan (ebe) olmak zere domutur o.
Ama sonunda bu seimde karar klmak iin genliinin karanlk
yllarnda hangi etin yoldan gemek zorunda kalmad ki? Ruhun
engelleri ile binien ne gibi ten engelleri sadece gerek istemine gt
ren bu yolda bulutular? Onun u kr tanrs ehresine bir bakn:
Ruhlara olan akndan baka onu ne gibi isteklerin sarmalad g
rlecektir.
Sokrates arab severdi; ama bu ylmaz ikiciyi kimse asla sarho
grmemitir. Sokrates gen bedenleri severdi; ama davasnda kimse
onun bunu utanlacak bir alkanla dntrdn ne srmeye
cesaret etmedi. O, yaratln kasp kavuran btn nefis ateini tek
bir vuslatn, gerein iddetli arzusu haline dntrd! Hayvans
ehresinde, o byl dudaklarn stne ruhun sz gelip konacak
tr.
Ancak tasarlayabildiimiz, hem de kukusuz sert geri evirmeler
pahasna tasarlayabildiimiz i mcadeleler arasnda kazanlan bu
eilimi Delphoi tanrs bir gn ona btn aklyla gsterir.
yky biliriz. Uzun zamandr kendi kendisiyle ve birka tan
d ile konuan Sokrates oktan olgunluk ana varmtr. Ama o
mesleini henz hi de bir tanr hizmeti ya da bir halk hizmeti ola
rak almyordu. ocukluk arkadalarndan biri bu dnyada Sokratesden daha bilge bir adam olup olmadn Apollonun bilicisine
sormay dnr. Ondan bilgesi hi yoktur karln verir tanr.
Sokrates ap kalr. Yalnz kendi cehaletini bildiinden, iyi niyetli
dir. aknl ok byktr. Tanrnn yalan sylemediinden emin
dir, ama kendini bunu kantlamaktan bak sanmaz. Biliciyi do
rulamak iin, yerleik her trl bilgelii incelemekten baka yol yok
tur... Otuz yl boyunca, Atina ve Yunanistann en nl zeklar ile
srdrecei bu grme byle balar. Her seferinde devlet adamlar
nn ve rahiplerin, bilginlerin ve airlerin bilgisini altst eder ve her

275

276

An

Ik Yunan

Uygarligi

bilge bozulduka, bilgisizliini kabul edecek tek kii kendisi olduu


iin, hakl olarak, kendisini en bilge kii ilan eden tanry onaylar.
Tuhaf meslek, garip hekim. Otuz yl boyunca, soru sorar, iddi
alar rtr, hava boaltr. Otuz yl herkesle ve kendisi ile alay
eder.
Otuz yl artr, utandrr, ileden karr, bazen de byler.
Tm Atina bilgeliinin, tm insanlk bilgeliinin bu kamusal
savc grevinde onu kim anlayabilir? Olsa olsa bir renci. Halk
hibir ekilde asla! Sokrates bilir bunu ve kendine tasa etmez. Tanr
byle istediine gre o, hi ara vermeden, aptalln maskesini d
rmeye devam eder. Bu cretsiz ve nerdeyse umutsuz hizmete, b
tn haklarn en inats olan halknn eitmenlii iine devam eder.
Onun yurtta olma, hemehrilerini daha iyi klmaktan ibaret olan
gerek politika sanatn (nk, der o, bunun baka trls yoktur)
uygulama biimidir bu.
Sizi soktuu iin bir vuruta ezdiiniz bir srsinei gibi, kzgn
halkn onu cezalandrmasna kadar devam eder.

Peki hemehrileri onu niin ldrdler?


Sokrates kardee bir sevgiyle severdi halkn. Onun iin yaad,
onun iin lmeye raz oldu.
Bu yaamn ve onu tamamlayan lmn anlam anlalmak iste
nirse, Sokratesin ve Atina halknn bu sona doru izledii ifte yo
lu izlemek gerekir. Yaam pahasna ayrlmay reddettii bu kentin
sokaklarnda uzun uzun Sokratesle yaamak gerekir. Sokratesi, ca
n gibi sevdii ama onu anlayamayan bu halkn gzleri ile grmek
gerekir.
Sokratesin havariliinin otuz ylndan (yzyln te birlik son
diliminde Perikles yzyl demek adet olmutur; bu adamn Atinas
n hi sevmemi olan Sokratesin pek houna gitmezdi bu) herhangi
bir gn, pazar meydannda, sabah saatin onudur. Meydan insanlar
la doludur. Domuz kasab sucuklarn ver; svari subay iroz sa
tan kadna baln uzatr. Berber dkknnn nnde, sarraflarn
masalar evresinde Atina ene almaktadr.
Sokrates geer. Herkes tanr onu. Bu konuda yanlmak dorusu
gtr, Atinallarn en irkinidir o. Enli ve yass yz geni ve plak

o k r a t es

i l m e c e s i

bir alnla talanr. Kaln kalarnn altnda patlak gzleri bir boa
bak frlatr. Btn burunlar iinde en az Yunan tipi burnu kstah
a yukar kalkktr. Bir eeinkinden daha irkin ve srmak iin ya
ratlm gibi grnen bir azn dudaklarn doru drst rtmeyen
seyrek bir sakal Sokratesi daha da bulunmaz klar. Ksa bacaklar
stnde grbz bir beden. Sokratik irkinlik byledir; Sokrates bu
nunla hem alay eden ilk kiidir hem de bu irkinliin gzelliin ta
kendisi olduunu kantlama savndadr. nk, eer gzel faydal
ise, gkyznn soluuna sunulmu, her rzgra ak bu burnu, de
likleri yalnzca terden ykselen kokular alan dz bir buruna kim
tercih etmez? Olympos tanrlarna inananlar ile beden eitimini se
venlere gre pek inandrc bir kant deildir bu. Kimileri byle ar
bir irkinlikte Tanrnn husumetinin bir iaretini grmek eiliminde
dirler. Yalnz senli benli olduu bir yakn burada tersine hocann
antik perilerden u kurnaz satirlerle ve byc Silenosla yaknl
nn srrn zer.
Bu irkin adamcaz kendine bakmaz. Bedenini nemsiz bulan bu
filozof pek az ykanr. Sk sk beden eitimi salonlarna giderse de bu
orada yan sakncalarn, sinsi ya istilasn gidermek iin deil de,
safa laflarn piyasaya srmek iindir. Ya poyrazn sert sert estii ya
da dikine gnein saduyulu insanlar bir eein glgesinde konuma
ya zorlad her mevsim srtnda srkledii u eski psk pelerine ne
demeli! Sokrates yoksul insanlarn giysisini giyer. Halk Sokratesin
yzyllarn nnde geldiini ve bu mantoyu onun ans olarak filozof
larn alacaklarn ve ilerde kei giysisi olacan bilmez.
Derken Sokrates meydanda tannm bir kiiyle, konumas ile
Halk Meclisini ynlendiren kiilerden biriyle karlat, iyi bir sylevci, belki namuslu bir adam, ama sakngan olmad ou zaman,
azndan adalet szcn eksik etmeyen biridir bu. Antik ilikiler
deki serbestlikle Sokrates ona yaklar: Azizim, demitir ona, aa
yukar byle bir ey"', sen hakl haksz her ite halkn danmansn,
u adaletin ne olabileceini birlikte arasa mydk? Ya da yle de
mitir: B/r devlet adam, meslek olarak yasalara saygy gzettiine
gre, yasay tanmlasak m? Halka halinde toplanlmtr. nemli
zatn kendine gveni sonsuzdur. Yasa m? Adalet mi? Bundan da
ha basit ne var! Tanmn yapar. Sokrates bu tanm lp bier.
* Yazar ksmen hayali, ya da en azndan karma , ama hep Sokratik izgide rnekler
kullanmaktadr.

277

278

An t Ik Yunan

U y g a r l i Gi

Bunun bir szc karanlktr. Bunu da tanmlayalm. Ya da alk


sanatndan, at yetitirmeden, herkesin bildii eylerden bir rnek
versek daha iyi olur. Konuma, sorular cevap olarak yalnzca bir
evet ya da hayr isteyen bu adamn karsnda her admda dalmak
zorunda kalan, anlamszla dme tehlikesiyle karlaan, salam
mantkta sarslan, ikilemler arasnda bocalayan laf yuvarlaycsnn
anszn yasa yasaszlktr sonucuna vard ana kadar, grnteki
sapmalarn altnda sk, beklenmedik szler ve aklarla dolu dk
seviyede srer gider. Gelelim adalete... Ama o vazgemeyi yeler. Bu,
Sokratesi adamn ilk szcn bilmedii eyler konusunda meclis
te nutuk attn saptamak zorunda brakr... Oradakiler gler, b
r ise svr. Sokrates kendini dman ilan etmitir.
Halk glmtr ama bir yandan da endielenir. Ksacas, ne is
ter bu Sokrates? Ortal bylesine kasp kavurma oyunu, herkese
hibir ey bilmediini itiraf ettirme konusunda bu inat ne demektir?
Ya kendi cehaletini ilan etmekle, her vesileyle eer bir ey biliyorsa
onun da hibir ey bilmedii olduunu sylemekte daha da tuhaf o
yapmack nedir? Dn, insanlar ahlak konusunda sorguluyor, kendi
sine verdikleri en yce servet ya da yurttalk devi gibi ok uygun
tanmlar hakknda aylaklan gldryordu. Peki bu alayclk ustas,
erdeme de yurttalk grevlerine de inanmyor mudur ki?
Tanrlar hakkndaki szleri herkes iin artcdr. Der ki, eer
biz akll olsaydk (kendi szleridir bunlar) yapacamz en iyi ey
tanrlar konusunda hibir ey bilmediimizi kabul etmek olurdu.
Sokrates bir koruyucu gten her eyi gren, her eyi iiten, her yer
de hazr olan, dncelerimize kadar bilen tanrlardan oka sz eder. ok iyi. Ulusal bayramlarmzn tanrlarndan, eski adlaryla ya
kardmz atalarmzn tanrlarndan daha seyrek sz eder. Bunlarn
o tanrlarn gerek adlar olmadn syler Sokrates! Tanrlar hak
knda babalarmzn bize anlattklar yklerin bir ksmn kabul
eder, ama tanrlarn ktlk ettiklerinin grld anlatlara inan
mak gerekmedii bahanesiyle bunlardan ounu reddeder. Bununla
birlikte, insanlar iin kt olan eyin tanrlar iin ille de kt olma
dn anlamak kolaydr. Herhalde, bu ykler kutsaldr ve bunlara
dokunulmas tm site iin tehlikelidir. Sokrates unu bunu dileyerek
dua ettiimiz ekilde dua etmemek gerektiini, tanrlarn bizim iin
gerekli olan bizden daha iyi bildiklerini de syler. Kendisi, tanr
Pandan i gzelliini ister. Bu ne demektir? Sonra onun da Da-

Olympia. renler.

280 | A n

Ik Yunan

Uy g a r l iCi

imon adnda kendi tanrs vardr. Onun sesini iitir. Oysa kimsenin
bu sesleri duyma hakk yoktur. Yalnz Pythia ile baka birka bilici
duyar; ama burada da denetleyici rahipler vardr. Kimsenin tanma
dmz tanrlardan, siteyle ilgisi olamayan tanrlardan sz etme hak
k yoktur. Baka eyler hakknda olduu gibi tanrlar hakknda da
hibir ey bilmediini sylemesi bounadr. Davadan bir kurtulu
yolu deildir bu. Herkesin bildii eyler, her yurttan bilmesi gere
ken eyler vardr.
Sokratesin halk ynetimi hakknda syledii eye gelince, bu or
talama Atinal iin daha da arpcdr. Atinal, demokratik kurumlar ile vnr. Baz lszlkler yok deildir ama, hakl olarak v
nr. Zaten onu da bu kurumlar yaatmaktadr. Herkes, ya da hemen
herkes srasnda bir yllna ya da bir dava sresince, bazen sadece
bir gnlne yarglk yapar. Atinal, Sokratesin yarglarn ad
ekme yoluyla seilmesi yntemini eletirdiini duyunca aar. Site
nin temsilcilerini semek sanki tek aklc ve gerekten demokratik
bir yntem deilmi gibi! Ona Sokratesin Halk Meclisinin kararla
rn geliigzel aldn; ya da ynetmenin g ve kk bir azn
la ayrlmas gereken bir bilim olduunu syledii aktarlr. Yurt
talarn eitlii ne ie yaryor peki? Bir gn -bunu herkes grd ve
iitti- yksek mahkeme olarak kurulan Halk Meclisinin bakanlk
kuruluna katlma sras Sokratesindi. ite tutup, tartmalar insan
ileden karan bir biimde ynetti, istediimiz gibi oy vermemizi
engellemeye kalkt. Bizler, Arginuses deniz savanda galip gelen
on generali hep birlikte lme mahkm etmek istiyorduk: Szde pat
lak veren bir frtna nedeniyle, boulmakta olan askerleri kurtarmak
zahmetine katlanmamlar. Sokrates ise on kiinin her biri hakknda
ayr karar vermemizi ne sryordu. Bakanlk makamndaki arka
dalar sonunda bizim istediimiz ekilde yapmamz saladlar. Sok
rates demokrasinin en kt tarafnn, sonuta ynetenlerin her za
man halkn istediini yapmasna izin vermeleri olduunu sylyor,
iyi ki yle! Hatta o bir gn demokrasinin bir tr tiranlk (despotluk)
olduunu syledi!.. Hibir ey bilmemekle vnen bu adamn byle
eyler sylemesi ve de dncelerinde diretmesi ne kadar tuhaftr...
Gerein ve halknn hizmetinde alan Sokrates tehditlerle yaz
gsn stlenirken birok Atmalnn kafalar ite byle iliyordu.
Yine de, bu srada Atinada felsefeyle urarken yalnz olmad
n unutmamaldr. Onun tarz br filozoflarnkinden daha renkli,

o k r a t e s

Bilmecesi

szleri daha ineli ise de, onu Atinada Asya Yunanistanndan ya da


Yunan talyasndan gelen bu yeni hocalarla kartrmak kolayd; so
fist ad veriliyordu bunlara ve bu szcn o vakit bilgiten baka
bir anlam yoktu. Kaplarn almak iin bazen afak skmeden kal
kan Atinann parlak genlii tarafndan ok aranan Protagoraslarn, Gorgiaslarn, Prodikoslarn ve meslektalarnn rencilerini
insani ve tanrsal tm konularda, her trl bilim ve bilgelikte, gra
mer ve astronomide, geometri, mzik ve ahlakta, hatta bilgi soru
nunda ve gerektiinde ayakkab yapmnda bilgilendirme iini yap
tklar biliniyor. Bu dersler pein para karlnda verilir; oysa Sokrates bilgelik ticaretinin orospuluk olarak adlandrlmay gzellik ti
caretinden daha fazla hak ettiini syleyerek, bilgi satmay utan ve
rici buluyordu. Sofistler, hoca olarak ortaya ktklar bunca bilim
arasnda, sz sanatnn egemen olduu bir demokraside hepsinin en
faydals olan hitabet bilimini, szbilimini en ok grkem ve kazan
karl retiyorlard. Kentten kente bilgilerini gstermeye giden
yar-retmenler ve yar-haberciler, zamann en ileri demokrasisi
olan ve aydnlanmann bakenti yapacaklarn sandklar Atinada
seve seve kalyorlard. Bu insanlarn derslerine ve konumalarna ye
niliklere a genler doluuyordu -kimileri kukusuz salam bilgiye
tutkundular, ama ou, bu nl hocalarda, gsterili bir reklamn
vaat ettii, kitlelere egemen olmann srrn bulmak istiyorlard. So
fistler isterlerse, sz yoluyla, haksz davay haklya baskn karmak
la vnmyorlar myd; gzde sloganlar en zayf tezi daha gl
klmak deil miydi? Safsata sanatnn yandalarna sunduu bu tar
tma sanat, bu ilikiyzl akllar bu alt eden szler baarya ula
makta acele eden gen bir politikacnn ellerinde, deerli bir kozdur.
Bununla birlikte, sofistlerin gerekte ne olduklarn sylemenin
yeri buras deildir. Kald ki biz onlar iyi tanmyoruz, bu konuda
ki bilgilerimiz de zellikle onlarn kartlarnn tanklna dayanr.
Ama onlarn gerek bilginler olmu olmalar, dnceye etkin z
eletiri yapabilmesi iin zne dnmeyi retmi olmalarnn, yahut
da hakikati ele geirip onu, iinde bulunulan ann yararna sunmak
amacyla ansiklopedik bilgiyi ustaca kullanm olmalarnn bu konu
da hi nemi yok; onlarn ne olduunu deil Atina halknn gzn
de ne olduklarn, burada irdelemektir nemli olan. Hi kukusuz bu
noktada, halk sofistleri birtakm zek amatrleri gibi gryordu.
Bunlar becerikli ama tehlikeli dzenbazlar, kuku ustalar, yerleik

281

282 | A n

Ik Yunan

U ygar

lig i

her trl gerei ykanlar, dinsizlik ve ahlakszlk tohumlar ekenler,


ksaca o zamann bir szc ile genliin ahlakn bozan kiilerdi.
Ortalama Atinalya gre sorular ile, u deer demez balknn
elini uyuturan torpil bal gibi, konutuu kiilerin dncesini k
relten srekli kukucu Sokrates; kendine balanan kimseleri bilgisiz
liklerini itiraf etmek zere, kabul edilmi btn kavramlar reddet
mek zorunda brakan Sokrates; bu Sokrates sofistlerin kral; genli
in ahlakn bozanlarn en kurnazdr. Ayn zamanda en byk su
ludur o: brleri yabancdrlar, o ise yurttatr.
Atina yanlmaktadr. Sofistler hakknda verecei yarg ne olursa
olsun, Sokrates onlardan biri deildir. Sokratesin onlarla mcadele
ettiini, hakikati saptamay deil de hakikat retmeyi amalayan sz
sanat adna, onlarn yaptklarn ar bir biimde eletirdiini bili
yoruz. Sokratese gre, sofistlerin davet ettikleri kuku, bireyin yz
yanl arasndan ona kar salayan yanl semesine olanak veren
istedii gibi yararland bir kukuculuktan baka bir ey deildi.
Safsata bir dalkavukluk sanat, mark ocuklar iin bir a yaltaklanmasyd. Sokrates ise hekimin sanatn yapyordu. Can yakan bir
dalayc gibi insana alad kuku, ruhun kangrenli blmlerini
yok ediyor, ona doutaki saln ve verimliliini geri veriyordu.
Ama aradan bunca zamann gemesi, Sokrates devriminden son
ra ortaya kan bilgi, bugn bize Sokratesi, sofistler grubunun d
na karma ve onda, sofistlerin kukusuz sahip olmadklar bir d
nsel ve ahlaki byklk grme olana veriyorsa da, adalar
iin bu konuda yanlmann kolay olduunu kabul etmek gerekir.
nk Sokrates de onlar gibi genlie ders vererek, onlar gibi toplu
luk nnde politika ve ahlak, dini ve bazen de sanat tartarak, ve
onlar gibi bu konularda geleneksel kavramlar kesinlik ve titizlikle
eletirerek grnte sofistlerle ayn ii yapyordu.
yleyse, Peguyun* dedii gibi, igzarlk yapmayalm. Hal
kn Aiskhylos ya da Euripidesin etin iirlerinden zevk ald bu V.
yzyln Atinasnda da herhangi baka bir yerdeki kadar aptal var
d. Belki biraz daha az. Baka halklar, baka zamanlarda byk d
nce iilerini inkr edip, bazen de mahkm ederek, ykc kiiler gi
bi grdler. Onlar ne kadar byk iseler, kabul edilmeleri de o ka
dar gtr.
* Charles Pguy (1873-19 14 ): Fransz yazar, air, deneme ustas -r.n.

Lakonia manzaras. Arclk

284 ! A n t I k Y unan

UycarliCi

Ama Sokrates konusunda yanlan yalnz Atinann yoksul halk,


yarglar kurulu yeleri olan -hamal, tayfa ya da isiz- kiiler deil
dir. incelikli eski bir kltr ve eitimden gemi Atmallar da yan
lrlar. Filozofu tanm, onunla ayn sofrada yemek yemi ve arap
imi, bu ho konukla elenceli ve ciddi konumalar yapm olan
Aristophanes de, evet o da yanlmtr.
Yeni eitimin kt yanlarn komedya sahnesinde sergilemek iste
yen, ya da sadece dalga gemek isteyen Aristophanes -bu onun hakk,
Atinallarn da zevkiydi- hemehrilerinin gznde tm filozoflar, szbilimciler, astronomlar, fizikiler tayfasn ve br bulut gzetleyicilerini, tm aydnlar takmn canlandrmak iin yalnz ve yalnz, yarm
yzyllk aratrma ve dncenin gnahn karmakark bir biimde
ykledii Sokratesi setiinde, o yaklak on yldan beri meydanlarda,
Tanrya kran danslar (Kierkegaard byle syler) mesleini icra
etmekteydi. Sokrates davasndan yirmi drt yl nce, 423te oynanan
Bulutlar komedyas, Platonun izlenimine gre, filozofa kar ynelti
len sulamann uzak, ama kesin nedenlerinden biri idi.
u zengin kylnn yksn biliriz. Kentli bir oul tarafndan
ykma srklenen ve alaklar oyuna getiremeyecek kadar aptal
olan bir kyl gidip Sokratesin tefekkr evinin kapsn alacak
tr. Rezillikte usta, kurnaz sofist, kim bol para verirse ona adalette
dmen evirme ve alacakllarn dolandrma dersi vermektedir. Saf
adam bu maskara Sokratesden ald gln derslerden, ne kadar
dolak anlatlm olursa olsun, ilk elde verilen sze aldrmama ve
tanrlarn ancak aptallarn yeminden dnmesini cezalandrabilecei
ne inanma sonucunu karr. Ama oul, bu saygszlk okulunda, ba
basndan daha da abuk ilerleme gsterir. Ahlakn c, dnyaya gel
mesini salayan adam denek darbeleriyle dven oulun eliyle al
nr. Ahlak, bilgi ruhlarn tefekkr evinin yaklmas ve bu sahte
krlar ininin yklmasyla da bu c alm olur.
Bulutlarm Sokratesi honut: Seyirciye ok inandrc grnm
olmaldr. Yaptn karmak yaps Sokratesin uzak grlln ve
hainliini ancak dnce tarihisinin zmlemesiyle ortaya karr.
Bilgenin karikatr yer yer Sokratik devrimin en zgn ynleri hak
knda airin sahip olduu ok derin sezgiye dayanr. Bylece Sokra
tesin bedene gre ruha verdii ncelik, ruh ve beden ilikisinde gs
terdii deerler karmaas, maddi gzellie tutkun bir halka gre bu
rezil karmaa zamanla, Antisthenes ve Platondan balayarak, yol

o k r a t e s

i l m e c e s i

alan ilecilik; brn bunlar Aristophanesin komedyasnda kirli pa


avralara brnmtr, tefekkr evinde dolap duran kadidi km
bedenler, szlm, beti benzi kam yzler maskesini taknrlar.
Sokratesin kendisinden daha ok Anaksagorasa, Gorgiasa ya
da herhangi bir bilim satcsna benzeyen Aristophanesin kiisi ga
rip diliyle ve tavryla yine de olduka Sokratik kalr; Atina halknn
gzlerinde artk tanyabilecei tek Sokratesi, bir gn mahkeme sra
larnda cezalandrabilecei tek kiiyi canlandrmak zere, olduka
Sokrates tarz alayc taklmalar ve tuhaf elikilerle beslenir bu tip
leme. Heliastes mahkemesi nne karlacak kii tam da Aristopha
nesin Sokratesidir; ve halktan oluan yarglar kurulu airin kurmacasn kafasna iyice yerletirmi olduu iin, bayargcn celpna
mesine karlk verenin bir baka Sokrates olduunu anlamayacak
tr: iirin etkisiyle onu ele geiren hayaleti mahkm edecektir.
Gerekten de, aleme rezil ettii kiiye kar I.. 423 tarihindeki
komedyadan iki ikyet karlabilirse -dinsizlik ve genliin ahlak
n bozma- ayn sulama maddelerinin I.. 399 tarihinde sana kar
yaplan ikyette, ak ak tanrlara inanmamaktan sulu...
genlerin ahlakn bozmaktan sulu diye kaleme alnmas ilgintir.
Aristophanes de Halk Mahkemesi de, ayn azla, dinsiz Sokra
tes derler. Aydnlanma Atinasnda, baka herhangi bir kiiden ok
daha fazla onun bilinmeyen Varlna sayg gstererek Tanry ara
yp duran bu adam dinsiz midir? Tanrsal, antik ruha gre, onun
kutsal barna olan doann o alanndan, ister onu karmak, ister
orda saptamak iin olsun zorlamaktan kaman, Tanrya insann bu
dala dilini konuturmaktan saknan, ona ancak akln dilini, adaletin
tutumunu yaktran, onu szle anlatlamaz sessizlii iinde dinlen
dirmeyi de bilen Sokrates, en yce esrar karsnda, her zamanki al
ak gnllln ve kesin drstln gsterir. Tanrsallk hak
knda gvenle bildiini syledii tek ey, bu konuda kesin hibir ey
bilmediidir. Burada bilgisizlik asl dindarln en saf kantdr. Bu
ll davranta, bu konuda hibir ey bilmeyen bu bilge kii Tan
rya ne kadar yakndr. Bir insann insanlndan vazgemeksizin
olabilecei kadar yakn. nk o, bu bilinmeyen Tanry ancak do
ru ve iyi olarak tasarlar. Sabrl bir aratrmayla ruhunda, bir adalet
ve iyilik yasas ortaya karr; bunun yerine getirilmesi, kendi kade
rini yetkinlie eritirir. Ve bu yasa yalnz onun iinde yoktur; btn
insanlar birbirini bu yasada bilip renir: Peki, ancak Yce iyilik

285

286

A n t Ik Y unan

Uygarli

olabilen bu bilinmeyen Tanr deilse, bunu kim insan ruhunun kk


lerine koyabilmitir?
te tanrtanmaz Sokrates. Ve ite genliin ahlakn bozan
adam. Onun sevmekten ve hizmet etmekten geri durmad genliin
ahlakn sarsan adam.
Sokrates, zenle baklm gzel vcutlaryla genlii sevdi. Onu,
sabrl iinin ileyip de ektii tohumlar cmerte gc-r verecek olan
verimli bir toprak gibi, henz deiken ruhunun vaatleriyle daha da
fazla sevdi. Cesaret, adalet, yetingenlik, bilgelik tohumlar ekti Sok
rates, ama bunlarn dnyalk hasadn toplamad. Ama ok sevdii
bu genlii gelenee kar dikmedi mi?
Kukusuz. nk o gerek bir eitmendir ve hibir delikanl k
rlmadan, bozulmadan akl-fikir dnyasna girmez. Sokrates halkn
yetitirmek, kendisi iin iyi olann bilincine, yapt seimin tehlike
lerine ve soyluluuna vardrmak ister. Onu, sk skya denetlenen
dorularn zgrce hizmetine sokmak iin, yerleik grlere kle
gibi boyun emekten kurtarmak ister. Halkn ocukluk dnemin
den karmak ister. Taklitilikle ya da zorlamayla dnp hareket
etmekten uzaklatrp aklla hareket edebilen, erdemli, yasalarn ve
iktidarn (ya da onlarn gvenceleri olan tanrlarn) korkusuyla de
il de, mutluluun erdem demek olduunu kesin bilim olarak ele al
d iin uygulayabilen olgun bir halk haline getirmek ister.
Bunlar her gn retmek, yoksulluk ve alaylar iinde geen bir
yaamn btn dncelerini bu giriime adamak acaba bir ahlak
bozuculuk ii midir? Ama filozofun kendini adad iin bykl
n ne Aristophanes, ne de Atinann halk anlayabiliyordu, ilevinin
klarn bouna sayordu Sokrates. Zaman olgunlam deildi.
mr ne kadar uzun olursa olsun, Sokratesin, insanlar fkelendi
ren bir bilmece olmaktan kp insanlara bir aydnlk oca haline
gelebilmesi iin beklemesi gereken yzyllar boyutunda deildi ne
yazk ki.
Bununla birlikte, amacna varmak iin, en azndan birka ren
ciyi inandrmak ve bildii doruyu sonunda tm insanl kapsayan
zamana yaymak iin ona bir yol, daha ksa bir yol kalyordu. Yaa
mnn verimli gnleri bouna gemise eer, lmn verebilirdi in
sanla.
I.. 399 ylnn ubat aynda (Sokrates yetmi yandayd) Meletos adl Atinal bir gen air arkhonun revakna Sokratese kar

S o k r a t es

B1l m e c e s !| 287

bir dava dilekesi asyordu. Dinsel ya da siyasal kanlara gre mi ha


reket ediyordu? Yaptn dolayl bir reklam yntemi ile tantmaya m
alyordu? Bunu bilmiyoruz. O aslnda sadece, lml demokrat ge
inen ve aydnlara kar acmasz bir hn beslemi gibi grnen, her
ie bulam bir politikac maasyd. Anytos adl bu kii kukusuz
ok iten bir yurtseverdi, ama dar kafal biriydi. Sylemlerine kar
n, onun Sokratese kar kiisel bir kin gerekesi varm gibi grn
mez. Ama son zamanlardaki felaketlerden ok ac ekmi olan Ati
nann, sofistik eitimden rm sitede eski yaama ve dnme
biimlerini canlandrmasyla ancak eski byklne kavuacana
inanmtr. Meletos tarafndan verilen dava dilekesinin yanna Any
tos ile birlikte, Lykon (Likon) adl bir sylevci daha imza atmt.
Metni yle kaleme alnmt: Sokrates devletin kabul ettii tanrla
ra inanmamak ve siteye yeni tanrlar sokmaktan suludur. O, gen
lerin ahlakn bozmaktan da suludur: nerilen ceza lmdr.
I.. 399 ylnda, Atinann tarihinin en korkun bunalmlarn
dan birinden yeni ktn biliyoruz. Nerdeyse kesintisiz otuz sava
ve devrim yl ki -lkenin istilas, veba, donanmann yok oluu, ab
luka, teslim, yabanc igali, diktatrlk, srgnler, kukulu bir affn
ardndan i sava- Atina bu uzun sren felaketten, sinirleri gerilmi,
enerjisi tkenmi, o kadar uzun bir sre onun silah, ekmei, cesare
ti demek olan o byk devlet gururu krlm olarak kyordu.
Bu koullarda, aralarnda Anytosun da bulunduu iktidardaki
kiiler halka tvbenin ve abann dili ile sesleniyorlard. Onlar halk
her trl politik hrstan vazgemeye, ekonomik ve mali felaketi e
tin bir almayla gidermeye, yeniden iftlikler kurmaya, yeniden
balar ve zeytinler dikmeye, yeniden gemiler yapmaya, yeniden ma
den ocana inmeye, sanayi ve ticareti yeniden canlandrmaya a
ryorlard. Demek oluyor ki, artk soyutlamalara dkn aydnlar
yoktur, bo eyler stne tartmalar yoktur. Dnce bir lkstr.
Her eyden nce maddi mal retimi gelmektedir.
Ama evresinde birka isiz gszle, Sokrates, herkesin nnde
yce konusunda dncelere dalmay, kabul edilmi grleri sz
geten geirmeyi, ruhlarndan baka hibir eye aldrmamalar iin
hemehrilerini sktrmay srdryordu. yle diyordu Sokrates:
Benim tek iim sokaklarda dolamak ve gen ihtiyar hepinizi, be
deniniz ve servetinizle, ruhunuz ve onu daha iyi klma yollarna gs
tereceimiz kadar tutkuyla ilgilenmemeye inandrmaktr. Grevim

288 I A n t I k Y u n a n

UygarliCi

zenginliklerin size erdemi getirmeyeceini, ama erdemin insanlar iin


her trl mutluluun, gerek kamusal gerek zel tm nimetlerin kay
na olduunu size sylemektir. Garip dnsel diliyle belki de
haklyd, ama bu ideolog szleri hakknda denebilecek en az ey,
bunlarn halka yiyecek vermedikleri ve onu, iktidara boyun eip,
tm glerini lkenin hizmetine vermeye yneltmedii idi. Anytos ile
yneticiler kukusuz byle dnyorlard.
Halkn duygusu daha da ileri gidiyordu. Halk Sokratesin dersle
ri ile yurdun felaketleri arasnda neden-sonu ilikileri kurmaktan ge
ri kalmyordu. nce u iliki: Atinann yenilmesi filozoflarn din
sizlik araylarna kzan tanrlarn bir cezas, Spartann zaferi de ata
larn geleneklerine sayg gstermesinden ileri gelen bir dld. Ve bu
ikinci ilgi daha ska kuruluyordu. Sokratesin yaknlarndan ikisi, fe
laket srasnda, sitenin sevmedii kiiler olmulard. Hermes heykeli
ne saygszlk eden, evinde dostlar ile birlikte kutsallklarn taklidini
yapan saygsz Alkibiades, gzel vaatlerle Atinay Sicilya seferine s
rklemi, sonra dman safna geip Sparta ve Pers ile yurdunun y
kntsn tasarlamak iin yeteneinin tm olanaklarn kullanm olan
Alkibiades onun gzdelerinden biri deil miydi? Sokratesin eittii
br byk politikac da, hani kahraman kstaha tanrlarn sadece
yararl bir yalan olduklarn syleyen u tragedyann yazar, yabanc
larn iktidara getirdii, gvenlik glerince binlerce iyi yurtta srg
ne ya da lme gndermi olan u kan dkc diktatrler takmnn
ba tanrtanmaz Kritiasd. ite bu iki insan hakknda onlarn ho
cas Sokratesdi denilebiliyordu. Bir retmenin rencilerinin su
larndan sorumlu olduuna inansn ya da inanmasnlar, politikacla
rn filozofa kar halkn fkesini uyandrmak iin bu iki ismi kullan
malar ve onu Atinann tm eski gnahlarn kendisi ile birlikte l
me gtrecek gnah keisi haline getirmeleri g deildi.
Sitenin felaketleri Sokratesin mahkmiyetini bir lde aklar
sa da, bir dinsizlik davasnn Atinada yeni bir ey olmadn ve bu
felaketlerden nce filozoflarn en az kez -Anaksagoras, Protago
ras ve Meloslu Diagoras- bu sulamayla karlatklarn hatrlatma
dan gemeyelim. Atina hi kukusuz hogrl idi. V. yzyln ay
dnlanma kentinde, tanrlar ya da devleti ilgilendiren en cesur g
rler, kimse sitenin tanrlarn dinsizlere kar koruyan gemi yz
yllarn eski yasalarn korunaklarnda rahatsz edeceini dnmek
sizin zellikle tiyatroda, genel olarak zgrce eitli biimlerde ak-

S o k r a t e s

B i l m e c e s i

i 289

lanabiliyorlard. Elimizde Atinann Yunanistan kentleri arasnda


vnd bu geni dnce zgrlnn birok kantlar var. y
leyse, Sokrates olay nedeniyle, Atinay herhangi bir banaz Engizis
yon kenti yapmaktan saknalm. Sylenecek ey u ki, bu esiz z
grlk ortamnda, birtakm politikaclarn, ve yalnzca politik ama
larla, szleri, kendi grlerine ve o andaki duruma gre, toplum
iin tehlikeli olan hir adam susturmak iin dinsizlik sulamasn
kullandklar oluyordu. Yalnzca onu susturmak, baka bir ey deil.
Bu davalar, gerekten de bir tr tehdit gibi kullanlyor, sann, su
layanla ya bir yar-sessizlik vaadi anlamas ya da srgn yoluyla da
vadan kanmas kabul ediliyordu. Gerekten de filozoflara kar
alan Sokratesinkinden baka davalar olmutur; ama yalnz Sokratesin lm cezas mahkmiyetinin sonuca gtrldn belirtmek
ok nemlidir. Niin? Bir lde demin hatrlattmz ve Atina hal
knn hogrl mizacn geici olarak bozan felaketler nedeniyle,
bir lde hem de zellikle, Sokrates davadan syrlmay reddettii
ve de grmeler srasnda halkn fkesini azdrmak zere ok ey
yapt iin. Szn ksas, Sokratesin kendi lmn, kukusuz su
layclarndan ok daha korkusuzca istedii dnlebilir.
Burada bu lmn en derin anlamna yle bir dokunuyoruz.
Sokrates bir kez daha esrarl yzn gsterir ve srrn saklar. Kay
naklarmzn durumu bize, gerekten istemise, Sokratesin neden l
mek istediini hi deilse gvenle syleme olanan pek vermez. te
yandan, onun yaknlarna vermedii bir srr zorlama hakkmz var
m? Olsa olsa filozofun o vakte kadar sadece retmekle kalm ol
duu bir gerein kant olacak belge olmas iin lmn istedii
dnlebilir. Herhalde, bu ders bu lmle btnlne kavuur ve
Sokrates lmyle bugn bile bizlere ulap, sarsmaktadr.
Alan dava Heliastlar Halk Mahkemesinin dairelerinden biri
nin yetki alanna giriyordu. Bu dairede yurttalar arasnda kura ile
seilmi be yz bir yarg vard. Yarglar kurulu toplumun eitli
snflarndan gelen insanlardan oluuyordu. Mahkemede tayfalar,
yle sylense de, sayca kk burjuvalardan fazla deildi. Bu kala
balk mahkeme herkese ak alanda toplanmt. Oturum yerini s
nrlayan kazk duvarnn ardnda kalabalk, elencedeymi gibi bir
birini sktryordu. Mbairler gsteriyi engellemekte glk eki
yorlard. Yarglar da tiyatrodaki gibi davranyorlard. San yuha
ladklar ya da yazgsna gzya dktkleri oluyordu.

290

A ntik

Y unan

Uygarlioi

Sokrates byle bir mahkemeden ok haka bir yarglama bekle


miyordu. Halknn henz ocukluk dneminde olduunu biliyordu
o. Gereklere kar fkeli, pohpohlamalardan holanan bu kaprisli
ocuu tanyordu. Bu halk ekerlemelerle asla martmamt o. Bu
halk ile kendisinin Adaletin bak altnda yz yze bulunacaklar
bu gnde de ona paylalmas g bir doru ve akll olma frsat ver
mekten baka ey dnmyordu. Onu son bir kez snayacakt. n
k davasn bir snav, kendininki deil de -uzun zamandr her eye
hazrd o- halknn snav sayyordu.
sulaycnn konumalar hakknda pek az ey biliyoruz. Res
mi sulayc gen air zayf kalm gibidir. O bir oturum baarsna
bel balam olsa bile, glnlk utkusuyla yetinmek zorunda kald.
En azndan Sokratesin dostlarnn demesine gre byle. Buna kar
lk, ona yardm eden politikac Anytos ile sylevci Lykon son dere
ce parlaktrlar. Onlar gnn modas belagatn tm holuklar ile ss
l ve o kadar inandrc nutuklar attlar ki, diye alay eder Sokrates,
onlar dinlerken bu ben miyim, diye kukuya dtn syler.
Sulayclar dinsizlik ikayetinin haklln belirtmek iin gksel
olaylar aklamaya kalkan kimselere kar halkn eski nyargsn
smrmekten geri kalmadlar. Geri onlara gre dinsiz Sokrates,
uzun zamandr astronomiyi brakmt. Ama bir filozof, ayaktakmnn gznde her zaman yldzlar seyrederken bir kuyuya den ve
aslnda bunu hak eden bir adam olarak kalr. Sulayclar Sokra
tesin giritii efsane eletirisinin dinsizlik, hatta tanrtanmazlk de
mek olduunu da belirtmeye altlar; bu ise, eskilerde efsane hi de
inan konusu olmad ve Atmallar airlerin, hem de en dindar
olanlarn bile eski efsaneleri durmadan yeniden ele aldklarn gr
meye alk olduklar iin bir yolsuz kazan istemek demekti. Yeni
tanrlar getirme ikyeti, ok beceriksizce filozofun sesini duyduu
daimona gsterdii szde tapmma dayandrlmaya alld. Sok
rates asla tanrsna tapnm dile getirmemiti. Bu konuda daimon terimini asla oul olarak da kullanmam, hele kendisiyle
konuan tanrsal sesi kendisine kar tanrsalln zel bir sevgi
iareti sayd iin hemehrilerini byle daimonlara tapmaya hi mi
hi armamt. Ama kendi iinde tanr sesini duyduundan dolay
eletirilen ayn adamn tanrtanmazlkla sulanmasn iitince a
mayan halka gelince, birtakm ince ayrmlar yapmaya henz hi ha
zr deildi.

Sokrates

B i l m e c e s i i 291

Sulayclar dinsizlik ikayetinden ok abalarn genliin ahla


kn bozma ikayeti stne yneltmi gibi grnrler. Dediklerine
gre, o genlere budalaca laflar zevkini alyordu. Onlar iten,
hele de devlet ilerine katlmaktan uzaklatryordu. Genleri yann
da tutarak aileyi paralyordu; oysa Anytos ve evresi aile iin b
yk aba harcyorlard. Aka babann szne aldrmamay reti
yordu Sokrates. rencilerinin kafasna soktuu sahte bilim onlar
kabul edilmi bilgelie, sitenin yasalarna, dzene ve gelenee kar
kkrtyordu.
Ksacas, sz konusu olan eitli biimlerde, hep ayn yaknma
idi: Sokrates genlere dnmeyi retiyordu. Gerekten de yle.
Atinann yasas sann savunmasn kendisinin yapmasn isti
yordu. Bununla birlikte, arzuhalciler gibi baz meslek adamlar sa
nklar iin mahkemede sattklar birtakm savunma sylevleri yaz
yorlard. Zamann en nl arzuhalcisi Lysias (Lisias), Sokratese hiz
met sundu. Sokrates kendisi iin yazlan ve ok sekin bir slubu
olan sylevi ona okuttu. Glmseyerek reddetti. Gzel bir sylev
bu, dedi Lysiasa, ama bana gitmez - Peki gzelse niye gitmesin
sana? - Gzel ayakkablarn gzel giysilerin bana hi yakmad
n bilmiyor musun? Onun beenisine gre, gzel szler susuzlu
una uygun giysi deildi.
Bu durumda Sokrates kendi kendini savundu. Hibir zaman
hakszlk yapmayarak tm yaamnda buna alm olduunu d
nerek, savunma hazrl yapmad. Yarglarnn karsna tamamy
la sitenin hizmetine sunulmu doru bir yaamn bilinci iinde kt.
Zaten o okul belagati ya da rahat rahat hazrlanm bir sylevin ya
paylndan ve kafas hazr cmlelerle dolu, halk ile bu son gr
meye gelmek zere, henz tartm olmayaca kantlara birtakm
yapmack cevaplar hemen retmi gibi grnmekten ok tiksinir.
Sokrates bu yzden hazrlksz konutu. Platon bize Sokratesin Sa
vunmas' nda kukusuz doru metni deil, ama bu savunmann can
l bir yanksn, rencinin hocasnn szn canlandrm olan d
nceyi korumak iin elinden gelen abay gsterdii bir zgr g
rnty bizlere brakt.
Hava konuma havasdr. Sokratesin kendine zg olan o ho
ve ani teklifsizlikle konutuu iitilir gibidir. nce sulayan kii ile
konuma. Yasann kendine tand davac ile konumak hakkn
kullanan Sokrates, Meletosu sorguya eker; onu alayc diyalektii-

292 j A nt i k

u n a n

UYGARLII

nin ana sokar; yine sylemek gerekir ki, onu tpk bir bakas ve
silesiyle kulland sofizm tuzana drr. Onu susturur.
Ama zellikle yarglarla konuma nemlidir. Atina halk ile be
lirleyici grme. Sokrates son bir kez kendini tantmaya kalkr.
Grevini anlatr. Ona gre pek nemli olamayan yaamn savun
mak iin deil de, Atinadan onu daha iyi klacak akll bir davran
elde etmek iin. En sonu Sokrates iin hi de bir ktlk olmayacak
lm geciktirmek iin deil de hemehrilerinin ruhunu ktlerin en
kts hakszlktan korumak iin Atinadan adil bir davran kart
maktr derdi. Sann verdii bu mcadeleden umduu Atinann
kurtuluudur. Eer beni lme mahkm ederseniz bana deil, ken
dinize hakszlk edersiniz... u anda kendimi savunmuyorum ben:
Tam tersine. Savunduum szisiniz.
Sokrates bu nedenle yarglarndan balama dilemeyi grkemli
bir biimde reddeder. Sradan sanklar, bunun egemenin houna gide
ceini bildikleri iin, yalvarmalara tenezzl eder, alayan ailelerini
mahkemeye karrlard. Genellikle de bu komedya yoluyla mahkeme
yerini tutan kitlenin duyarl yreini yumuatmay baarrlard. Sokratese gre, acma duygusundan yararlanp bir aklama karar kopar
maktan daha kt bir ey olamazd. O yarglarn korkak bir yalan
c duyarla deil, akln cesaretine srkler. Acmalarn istemez: Adil
olmalarn ister. Onlarn vngenliklerini honut eden dalkavuu, he
le de ynetici-halk nnde alalan dilenci olmay reddeder. nk
ynetici, sevdii iin sert bir biimde knayan yneticidir.
Bu oyunda yaamn tehlikeye atar. O bunu bilmektedir: Tek tek
her bir sz lme kaytszlkla doludur. Yaam bu insanlarn elin
dedir; alaycln oklar ile onlara nian almay srdrr, her zaman
ki dilinden bir szc, sesindeki bir bklm bile deitirmez.
nk sz konusu olan onun yaam deil, bu halk alaltmamak,
tam tersine, onu daha ykseltmeye almaktr. Sokrates kamusal
yaamnn bu son saatinde, her zaman olduu gibi, sitenin eitmeni
olarak kalr.
evresinde birtakm mrltlar ykselir. Vazge, Sokrates; brak
artk. Bu yanda, u insanlar hrpalama tutkunu, u talimat verme
isteini dinlendiremez misin? Senin ktln istemiyoruz biz, yal
nz artk faydasz bir abay brak. Sokaklarmzda filozofluk etmek
ten vazge,.biz sadece bar istiyoruz seninle. Bu sesler onun kendi
dostlarnn az ile konuurlar.

SOKRATES

BLMECES!

Sokrates onlar susturur. Gururla tanrsal devini ne srer. K


krtr: "Sizi daha iyi klmak iin size tanrnn verdii bir kimseyim
ben... eer beni lme gnderirseniz, ikinci bir kez byle bir ltuf
gremezsiniz.
Ne dayanlmaz kstahlk! Jri saygsz sz lklarla keser.
Sokrates direnir. Haykrmayn, Atmallar... Mallarn ve yaamn
bakasnn karna feda eden bir insanda tanrsal bir ey vardr.
Mahkeme kar kar. Ah! Sokrates yce iyinin ne olduunu ona
anlatabilseydi bari, hemehrilerinin gzlerini bilgeliye ap onlar ka
zan sahibi yapabilseydi! Ama inandrmak iin vakit ok getir; Sokra
tes artk ancak halkna sevgisinin, Tanrya ballnn kantn getire
bilir. Sizi seviyorum, Atmallar... Ama sizden ok Tanrya uyacam.
Sokrates ile Atmallarn son diyalogudur bu. Bir halkla onun ru
hunun tartmasdr.
Yarglar oylamaya geerler. Sokrates iki yz yirmiye kar iki
yz seksen bir oyla sulu bulunur. Halk kaybetmitir.
Daha deil. Sokrates Atinann son ansn oynamak iin yeni
den krsye kar.
Gerekten de mahkmun cezasn saptamak kalyordu geriye.
Yasa onun kendisi iin sulaycsnn istediinden daha hafif bir ce
za istemesine izin veriyordu, ite bu srada Sokrates, istemi olsayd,
srgn ya da hapislik, hatta ya da bata Platon olmak zere dostla
rnn onun yerine demeyi nerdikleri ykl bir para cezas nere
rek yaamn kurtarabilirdi. Mahkeme kukusuz bu daha hafif ceza
y kabul ederdi. Ama bunu Sokrates istemedi. Gerekten de herhan
gi bir ceza nermek ya sulu olduunu kabul etmek ya da yarglar
en kt hakszl ilemeye, yani susuzluu cezalandrmaya davet
etmekti. Susuzdu O. stelik, sitenin velinimeti idi. Adalet yalnzca
onun cezalandrlmamasn deil, dllendirilmesini gerektirirdi. Bu
durumda o yarglardan yurdun gerekten hak etmi yurttalara
ayrd yce erefi, yani Prytaneion (Pritanion) konukluunu kendi
sine vermelerini istedi. u anda, yargcn ruhunda adalet ancak bylece yine onarlabilirdi.
Bu ikinci konumada Sokratesin szleri ne denli dert, arm
halkna ynelttii ar ne denli doyumsuz ise, deeri bilinmemi i
levi iin dile getirdii kant da o denli kstah olur. Sokrates hemeh
rilerini kangren eden hakszl kzgn demirle dalar. yle meydan

293

294

A n t I k Y unan

Uygarlii

okur: Ya bir dl, ya da lm! Elbette mahkemenin yapaca se


imi bilir; lmnn bundan sonra, en ok sevdii insanlarn yre
ine tek erime yolu olduunu da bilir.
Son cmlelerinde, arkadalarnn istekleri zerine, olsa olsa k
mseyerek yumuam olan bu kkrtc konuma, mahkemeyi ile
den kard. Yarglar meydan okumann tesinde, Atinaya seslenen
ivedi ve sevecen sesi iitemediler. nceki oylamalar olduka zayf
bir ounlukla Sokratesi sulu bulmutu; lm cezasna hemen he
men oybirlii ile karar verildi. Bu garip mahkemede verdikleri oylar
la san hem susuz hem de lme layk bulacak ok sayda yarg
bulundu.
Sokrates asla yarda brakmayan bir insandr. Grevi bitmi de
ildir. Halkn uyarmak iin bir kez daha ayaa kalkar. nce kendi
sini mahkm eden yarglar topluluuna seslenir: Dikkat etsinler!
nsanlar ldrerek yakalarn gerekten kurtaramazlar. Tam tersine
gerek saldrlarn pekitirir. Geree hizmet eden kiilerin sesi an
cak iyi insan olmakla yattrlr.
Sokrates sonra kendisini aklayan kiilere, adil yarglarna, l
mn kendisi iin de onlar iin de bir ktlk olamayacana gven
ce vererek, veda eder. Onlar yaamaya devam edeceklerdir; Kendisi
lmek zere onlardan ayrlr. Peki ama en iyi pay kimindir, onlarn
m yoksa kendinin mi? Bunu Tanrdan baka kimse bilmez.
Sokratesin bilgisizliinin en sonunda kendisine bavurduu ger
eklik Tanrnn bilgisidir ve sitenin tanrlarna aldrmad iin mah
km edilen bu adamn halknn karsnda syledii son szck de
bu kutsal isim olmutur.

Sokratesin mahkmiyetinden nceki gn Atmallar, her yl, Apollonun douu bayramn kutlamak zere Delosa bir temsil kurulu
gtren kutsal geminin k tarafn iek talaryla sslerlerdi. Bu hac
ziyareti srasnda, kentin bir idam cezas ile lekelenmesine yasa izin
vermiyordu. Geminin dnn beklemek gerekiyordu. Eer rzgr
lar ters olursa, yolculuk uzun srerdi. Sokrates otuz gn bekledi.
O, bu sre iinde, her zamanki konumalarn sakin sakin sr
drerek hapishanesinde rencilerini kabul etti. Kendisine air ol
masn buyuran hayallerine uyarak, ustas Apollon iin bir ezgi dz-

Sokrates

Bilmecesi

i 295

mekle de urat. Yine de o her zaman yaamn dolduran felse


fec in en yce iir olduunu dnmt.
Onun iin geriye snavlarn en acmaszna katlanmak kalyordu.
rencileri, kendisinin haberi olmadan, kamas iin hazrlk yap
yorlard. Tasarlarnn nnde bir engel bulunmuyordu. Politikac
lar, Sokratesin inatl mahkemeyi bunu yapmaya zorlad iin,
davann geliimine zlm gibiydiler. Profesyonel antajclar ve hafiyeler takmnn yardm olmadan byle bir tasarnn gerekleme
ans yoktu; ancak bunun iyi bir bileimle ortaya kmas gerekirdi.
Sokratesin dostlarndan ounun servetini bilen takm onlarn he
nz buna girimemelerine ayordu. Bu ok tatl huylu mahpusa
kar dostlukla dolu hapishanenin gardiyanlar gzlerini kapama
buyruunu yetkili makamdan seve seve alrlard. Sokratesin en eski
dostu Kritonun Tesalyada filozofu sevinle kabul edecek ilikileri
vard. Demek ki, bu ka iin, fazla da gizlenmeden, gayretle al
lyordu. Her ey hazr, her ey kolay gibi grnyordu.
Geriye Sokratesin onayn almak kalyordu. rencileri onu
mcadelesiz alt edeceklerini dnmeyecek kadar iyi tanyorlard.
Tartmalarda, onda lme isteinin belli olduunu hissetmilerdi.
Sert bir dersten ekiniyorlard. Aralarndan hibiri hocaya almaya
cesaret edemeden gnler -iten konumalarla dolu bu uzun ay- ge
ip gidiyordu. Sonunda, geminin Sunion burnundan grnm oldu
unu haber alan Kriton karar verdi.
Kriton sabah erkenden hapishaneye varr. Sokrates uyumakta
dr; Kriton bu sakin uykuda onu seyreder. Rahatsz etmekte durak
sar... Sokrates gzlerini aar.
- Bu kadar erkenden ne yapyorsun burada?
- Sana bir haber getirdim.
- Biliyorum bunu. Geen gn... bir d syledi bana.
O zaman Kriton coku ve sevgiyle saldrya geer. Hocalar iin
hibir ey yapamamaktan, rencilerin utandn syler. Yaptklar
giriimleri belirtir, izin vermesi, ocuklarn, dostlarn brakmamas
iin Sokratese yalvarr. Onu kendilerine kar bu ihanetle knayacak
kadar cesaret bulur. Dahas onu, bu haksz lme ancak zayflk y
znden raz olmakla, haksz bir ite ktlerle bir olmakla sulama
ya cesaret eder. Bylece, tm yaamnda, filozofu sevgiyle dolu bir
zenle kuatan, her zaman anlamasa bile sezgiyle hak vererek ona
dindarca bir hayranlk besleyen eski arkada, bir kr eytan izlemek

296 |I A

n t

Ik Y

u n a n

y g a r l i c i

zere dostunun kendisini terk edecei bir anda, birden onun lme
konusundaki bu kaprisine kar bakaldrr ve onu bundan alkoy
mak iin, Sokratese yaplabilecek en ar hakareti bulur: Onu hak
szlkla sular... Ama olmaz, Sokrates, bu hatay yapamazsn; bu
gece benimle birlikte gideceksin.
Sokrates bu ateli yalvarmaya, nce biraz souk gibi grnen bir
sesle cevap verir. Kararn vermitir. Yine de adeti olduu zere d
nmek ister. Dostunun gznde kendini temize karmak ister.
Gsterdiin ilgi, der Kritona, eer deve de uyuyorsa vgye de
er. Aksi taktirde, o ne kadar srarc ise, o kadar da zcdr. Ve
onu kendisi ile birlikte, her zamanki yntemlerine gre, kendisine
nerdii kan, tm yaam boyunca rettii ilkelere uygun olup
olmadn incelemeye davet eder. nk kendisini bir felaket tehdit
ettii iin bunlar deitirmeyecektir. Asl olan yaamak deildir, iyi
yaamaktr. Peki, Kriton ile onun gibi iki ihtiyar yaamalarn haya
li eylerden sz ederek geirirler miydi? Ya da onlar her zaman ilke
lerin, eer doru iseler, iinde yaam olmay istedikleri bir saat ol
duunu bilmezler mi?
Sokrates bu srada Kriton ile yurttalk devi konusunda uzun
bir tartmaya balar. Haksz yere mahkm edilen yurtta yasalarn
yaptrmndan kanabilir mi? Onun da hakszlk etmeye, ktle
ktlkle karlk vermeye, itaatsizlik ederek dzensizlik rnei ver
meye, siteden grd iyiliklere sitenin yasalarn ykarak cevap ver
meye hakk var m? Elbette, hayr. Ktlk her zaman ktlktr ve
her zaman kanlmas gerekir. Sokratesin dudaklarndan kantlar
art arda dklrler.
Sitenin yasalarnn ona esinledikleri szlerin bir flt sesi gibi, h
l kulanda nladn duyarak, sonunda susar.
Kritonun verecek bir yant yoktur.
Sokratesin yarglar, yasalar saymamay rettii iin mah
km etmi olduklar ve onlara zarar vermektense lmeyi yeleyecek
kiinin byle konutuunu iitmi olsalard ne diyebilirlerdi?
iki gn sonra kutsal gemi Piraiosa dnyordu. renciler her
zamankinden daha erken giderler hapishaneye. Atinadaki adete g
re, Sokratesin ancak gne battktan sonra lmesi gerekmektedir.
Sokrates lml yaamnn bu son gnn btnyle, sevdii kii
lerle, lm ve insan aklna brakabildii lmszlk umutlar hak
knda syleerek geirmek istemitir.

SOKRATES

BLMECES

! 297

Bu grmenin evrelerini ve bilgenin son anlarn burada, Platonun sonsuza dek kendine mal ettii biimden farkl bir biimde
anlatmak densizlik olur. Platon bu anlatya kukusuz yalnz kendi
sinden doma birok kant koymutur. Ama tmyle hocasna kar
sevgisini de koymutur ki, bu, sunumunu deilse bile, en azndan
anlaty dorulamaya yeter. Hocann sakin lm rencinin onun
lmszlne inancn talandrr. Sokrates, ylmaz bir gerek sev
gisiyle, varlnn yakndaki yok oluunun nne koyduu sorunu
korkusuzca karlar. Ardndan kotuu lmszlk kendi kendisini
kandrmaktan holanaca gzel bir yalan deil, akln salam ka
ntlar stne oturtmak istedii bir bilgidir. Sokrates kendisi ile bir
likte aratranlarn ona yaptklar btn itirazlar sevinle karlar;
nk bunlar onu tantlamasn pekitirmeye, yapt bir hatay dzetmeye zorlar.
Kim bilir? Belki de, sonunda bilgisizlikle saaltmak yerine ha
yatla saaltmak gerekir?
Sokrates, seni nasl topraa vereceiz? diye sormutu Kriton.
Sokrates glmsemesine engel olamadan, Nasl isterseniz, diye ce
vap verdi, yine de beni yakalayabilirseniz. Yiit Kriton, az sonra
grecei bu cesede Sokrates diyordu. lmsz olarak deerlendir
mesi gereken bir ze, onu nasl gmmesi gerektiini soruyordu.
Ama bilmen gerekir, Kriton, yanl konumak ruhlara yaplan bir
ktlktr.
yleyse, Sokratesten bir l olarak sz etmeyelim. Onu anla
dysak, bilelim ki lml zarfnn yok olmas yaamnn sonunu de
il, yaknda rencilerinin gnllerinde srdrecei bir baka yaa
mn balangcn gstermektedir. Bu sadk canlar sadece onun ans
na sunulan bir tapnnm tapma olmadlar; onun yeniden douu
nun yeri, bilgiyi aratrma macerasn -Sokratesin ne srd ka
ntlara kar koymak iin olsa bile, yine de Sokratik olarak- bkma
dan yeniden ele almakta direnen varlnn merkezi oldular.

299

K aynaka
Antik Yunan Uygarl nn ikinci cildinde, yazarn bavurduu ya da yararland,
alnt yapt belli bal makale, yaz ve kitaplarn listesi aada verilmitir.
BLM I
C. M. BOWRA: Sophoclean Tragedy
(Sofokles Tragedyas), Oxford, The Cla
rendon Press, 1944.
Andr

B O N N A RD : La Tragdie et
lHomme (nsan ve Tragedya), Neuch
tel, La Baconnire, 1950.

Max POHLENZ: Die Griechische Tragdie (Yunan Tragedyas), Leipzig, Teubner, 1930.

BLM III
J. D. BERNAL: Science in Histoy (Tarih
te Bilim), Londra, Watts 8c Co., 1954.
Jean T. DESANTI: Remarques sur les
Origines de la Science en Grce (Yuna
nistanda Bilimin Kkenleri zerine Not
lar), Paris, La Pense NO 66 mars-avril
1956, pp. 86 ss.

Heinrich WEINSTOCK: Sophokles (So


fokles), Leipzig, Teubner, 1 9 3 1 .

Benjamin FARRINGTON: Greek Scien


ce (Yunan Bilimi), I. cilt Talesten Aristotalese. Harmonds-worth Middlesex,
Penguin Books, 1944.

BLM II

Ahel REY: La Jeunesse de la Science


grecque (Yunan Biliminin Gen Dnemi)

J. C H A R B O N N E A U X : La Sculpture
grecque archaique (lka Yunan Heykel
Sanat), Lausanne, La Guilde du Livre,
1942.
J. C H A R B O N N E A U X : La Sculpture
grecque classique (Klasik Dnem Yunan
Heykel Sanat), Lausanne, La Guilde du
Livre, 1942.
Elie FAURE: Histoire de lArt, L Art an
tique (Sanat Tarihi, ilka Sanat), Paris,
H. Floury, 1909.
Henri LECHAT: La Sculpture grecque
(Yunan Heykelcilii), Paris, Payot, 1922.
Henri LECFIAT: Phidias et la Sculpture
grecque au Ve Sicle (Phidias ve V. Yz
ylda Yunan Heykelcilii), Paris, Libra
irie de l'Art Ancien et moderne s. d.
A. de RIDDER ve W. DEONNA: L'Art en
Grce (Yunanistanda Sanat), Paris, La
Renaissance du Livre, 1924.
Max WEGNER: L Art grec (Yunan Sana
t), Paris, Charles Masain Yaynlar, 1955.

Paris, La Renaissance du Livre, 19 3 3.


Arnold R E Y M O N D : Histoire des Scien

ces exactes et naturelles dans l Antiquit


(Antik Dnem Doa ve Pozitif Bilimler
Tarihi), Paris, Librarie Albert Blanc
hard, 1924.
Maurice SOLOVNE: Dmocrite (Demokritos), Paris, Flix Alcan, 1928.
George THOMSON: The First Philosop
hers (lk Filozoflar), London, Lawrence

8c Wishart,

19 55

V. E. TIMOCHENKO: Le Matrialisme
de Dmocrite (Demokritos Materyaliz
mi), Paris, La Pense No 62 juillet-aot
19 55, pp. 50 ss.

BLM IV
Blm Ideki kaynak kitaplar.
BLM V
Jaqueline DUCHEMIN: Pindare pote et

300 i A n t k

unan

Uygar

lig i

prophte (Pindaros air ve Yalva), Pa


ris, Les Belles Lettres , 1955.
P1NDARE (PNDAROS): Odes (Kouk
lar), Fraszcaya eviren: Willy Borgeaud
(yorumlamal), Lausanne, Rencontre,
19 5 1.
Andr RIVIER : Mythe et Poesie, leurs

rapports et leur fonction dans trois pinicies de Pindare (Pindaros un Tala


masnda Mit ve iir likileri ve levleri),
Paris, Lettres d'Humanit, IX, pp. 60 ss.
Marguerite Y O U R C E N A R : Pindare
(Pindaros), Paris, Grasset, 19 32. Ulrich
von WILAMOWITZ: Pindaros (Pinda
ros), Berlin, Weidmann, 1922.

BLM VI
HRO D O TE: Histoire (Tarih), Franszcaya ev: P.-H. Larcher, Paris, Musier, 1786.
H RO DO TE: Dcouverte du Monde
(Dnyann Kefi), eviren Andr Bon
nard. Lausanne, Rencontre, 1 9 5 1 .
W. W. How ve J. WELLS: A Commentary on Herodotus (Herodot zerine Bir
Yorumlama), Oxford, The Clarendon
Press, 19 12 .
Charles PARAIN: L'Entre des Scythes
(lskitler), Paris, Lettres Franaises No
633, 23.8.56.
S. I. RUDENKO: Der zweite Kurgan von
Pasyryk (kinci Pasyryk Kurgan), Berlin,
Verlag Kultur und Fortschritt, 1 9 5 1 .

yorumlar) E. Littre. 10. cilt, Paris, J. B.


Baillire, 18 3 9 -18 6 1.
HIPPOCRATES: uvres mdicales (Tp
Kitaplar), Foes basksndan 4 cilt, Lyon,
Fleuve Yaynlar, 19 53-19 54.
Gaston BA1SSETTE: Hippocrate (Hippokrates), Paris, Grasset, 19 3 1.
J. BIDEZ ve G. LEBOUCQ: Une Anato
mie antique du Cur humain (insan Kal
binin Antik Dnemde Ortaya Koyduu
ekliyle Anatomisi), Paris, Etudes Grec
ques dergisi, 1944, pp. 7 ss.
A. CASTIGLIONI: Histoire de la Mde
cine (Tp Tarihi), Paris, Payot, 1 9 3 1 .
Ch. DAREM BERG: La Mdecine dans
Homre (Homerosda Tp), Paris, Didier,
1895.
B. FARRINGTON: III. blm kaynaka
snda verildi.
A. J. FESTUGIERE 0. P.: Hippocrate,
L 'Ancienne Mdecine (Hippokrates Eski
Tp), Paris, Klincksieck, 1948.
W. JAEGER: Paideia, Die Formung des
Griechischen Menschen (Paideia, Yunan
insannn Formasyonu), Berlin, Walter
de Gruyter, 1947.
Dr. Charles LICHTENTHAELER: La
Mdecine hippocratique, I. (Hippokrates
Tbb, I), Lausanne, Gonin kardeler,
1948.
BLM VIII
Q. CATAUDELLA: La Poesia di Aristofane (Aristfanes iiri), Bari, Giog. Laterza, 1934.

BLM VII
Louis BOTURGEY: Observation et E x

prience chez les Mdecins de la Collecti


on hippocratique (Hippokrat Koleksiyo
nunda, Hekimlerde Gzlem ve Deneyim),
Paris, J. Vrin, 1953.
HIPPOCRATES: uvres compltes (B
tn Eserleri), (tam metin, eviri ve tbbi

Francis Macdonald CORNFORD: The


Origin o f Attic Comedy (Attikada Ko
medinin Kkeni), London, Edward Ar
nold, 19 14 .
Pierre-Louis DUCHARTRE: La Comme
dia dell'arte et ses enfants (Commedia
dell'arte ve ocuklar), Paris, Editions
d'art et d'industrie. 1955.

! 301

Paul M A ZO N : Essai sur la Composition


des Comdies d'Aristophane (Aristfanes

mokrasisi ve Peleponnes Sava), Ibidem


pp. 1 1 4 ss.

Komedyalarnda Kompozisyon zerine


Bir Deneme), Paris, Hachette, 1904.

R. F. WILLETS: The Critical Realism ofthe


Last Play o f Aristophancs (Aristofanesin
Oyununun Eletirel Gerekilii), London,
The Modem Quarterly, cilt 8, pp. 34 ss.

Gilbert M U R RA Y: Aristophanes a Study


(Aristfanes zerine Bir alma), O x
ford, The Clarendon Press, 1933.
Octave N A V A R R E : Les Cavaliers
d'Aristophane (Aristofanesin Atllar),
Paris, Mellotte, 1956.
A. W. P1CKARD-CAMBR1D GE: D ithy
ramb, Tragedy and Comedy (Methiyeler,
Tragedya ve Komedya), Oxford, The
Clarendon Press, 1927.

BLM IX
W. DEONNA: L'Eternel Prsent (Son
suzluk Burada), Paris, Etudes Grecques
dergisi, 19 22, pp. 1 ss. ve 1 1 3 ss.
Victor EH REN BERG: The People o f
Aristophanes (Aristfanes ve nsanlar),
Oxford, Blackwell, 1 9 5 1 .
Claude MOSS: La Formation de lEtat
esclavagiste en Grce (Yunanistanda
Kleci Devletin Oluumu), Paris, La Pen
se, No mars-avril, 1956, pp. 67 ss.
Lucien SEBAG: La Dmocratie athnien
ne et la guerre du Ploponse (Atina De-

BLM X
Georges BASTIDE: Le Moment histori
que de Socrate (Sokrates i Tarihe Maleden An), Paris, Flix Alcan, 1939.
Andr BONNARD: Socrate selon Platon
(Platon un Gzyle Sokrates), Lausanne,
Mermod, 1945.
Olof G1GON: Sokrates, Sein Bild in
Dichtung und Geschichte (Sokrates, N a
zmda ve ykde Onun Resmi), Bern,
Francke Verlag, 1947.
V. de M A G A L H A E S-V IL H E N A : Le
Problme de Socrate. Le Socrate histori
que et le Socrate de Platon (Sokrates Bil
mecesi, Tarihe Malolmu Sokrates ve
Platon un Sokratesi), Paris, Presses uni
versitaires, 1952.
V. de MAGALHAES-VILHENA: Socrate
et la Lgende platonicienne (Sokrates ve
Platoncu Efsane), Paris, Presses universi
taires, 1952.

Herodotosa ayrlan blmde bulacanz harita tarihinin metnine gre tasarlanan


bir dnya tasviridir. Harita eski haritaclk beenisi ve slubuna gre desenlerle ss
lenmitir.
Yaptn resimlenmesinde; Alinari-Giraudon ya da Anderson-Viollet, Bn. S. Vautier,
Bn. G. Ra, B. Michel Audrain, B. A. Egger in resimleri ve Bud klieleri
kullanlmtr.
En sonu baz resimler de aadaki yaptlardan alnmtr: M ax Wegner, L Art grec
(Ed. Massini Paris); Delphes (Ed. Du Chne, Paris); Lullies ve Hirmer, Griechische
Vasen (Munich); M ax Hirmer, Die Schnsten Greiechenmnzen Siziliens (Leipzig);
S. I. Rudenko, Der zweite Kurgan Von Pasyryk (Berlin); Schefold, Die Bildnisse der
Antiken Dichter (Basel); Lechat, Sculptures grecgues antigues (Hachette, Paris).

Andr Bonnard

(1 8 8 8 -1 9 6 1 ) V a r lk l b ir a ile n in o c u u o la r a k
s v i r e n in L o z a n k e n t i n d e d o d u . B a b a s , n i v e r s i t e d e E s k i
F r a n s z c a p r o f e s r id i. L i s e y i L o z a n ' d a o k u y a n B o n n a r d ,
L o z a n 'd a b a la d n iv e r s ite e it im in i P a r is 't e k i S o rb o n
n iv e r s ite s i'n d e ta m a m la d . K s e n o fo n 'a a d a d d o k to r a te z in i
1 9 1 0 - 1 4 y l l a r a r a s n d a M u l h o u s e k e n t i n d e h a z r l a d (b u te z
b i r y a n g n d a y o k o ld u u i in b u g n e u l a m a m t r ) . 1928 y ln d a n

i t i b a r e n L o z a n n i v e r s i t e s i 'n d e Y u n a n D ili ve E d e b iy a t
p r o f e s r l y a p t. o u E ski Y u n a n u y g a r l z e r in e o lm a k
z e r e o n la r c a e s e r e im z a a ta n B o n n a r d 1949 y ln d a s v i re
B a r H a r e k e t i b a k a n l n a , 1 9 5 0 y l n d a is e D n y a B a r
K o n s e y i y e li in e s e ild i. K o m n is t P a rti yesi o lm a d h a ld e
'k o m n is t k o m p lo ' s u la m a s y la s v i re F e d e ra l M a h k e m e s i
ta r a fn d a n y a r g la n d . 1954 y ln d a L e n in B a r N is a n d l n
a l d . Y a z a r n Sovyet Edebiyat zerine ve insan ve Tragedya a d l
e s e r le r i de y a y n e v im iz c e b a s lm tr .
" . . . f e l s e f e , i n s a n b i l i m l e r i ve s a n a t t a 'Y u n a n M u c i z e s i ' b t n
d n y a d a h l z e n g in b i r o k u l , t k e n m e z b i r i l h a m k a y n a o l m a
n ite li in i s r d r m y o r m u ?
Bu d n c e d e o ld u k la r n s a n d m b y k b ir a y d n k e s im in in ,
A n d r B o n n a r d ' n bu k ita b n s c a k b ir ilg iy le k a r l a y a c a k l a r n d a n
h i k u k u d u y m u y o r u m .
B o n n a r d b iz e Y u n a n l l a r g n l k y a a n t l a r e r e v e s i n d e s e v in
ve k e d e r l e r i , b i l i m ve e f s a n e l e r i , z g r l k ve k l e l i k l e r i i i n d e
su nu yor.
B o n n a r d bu k a d a r l a k a l m y o r . E s k i Y u n a n b il g e l i i y l e b e l e n m i
b i r e t i k a n l a y y l a , t a r i h i n d r a m a t i k b i r d i l i m i n d e b i z l e r e b i r de
a d a h m a n iz m d e r s i v e r iy o r : 'B e n im i in h m a n iz m ,
m a s a s n d a a l a n b ir i n s a n n b il i m i d e il d ir ; h i a y r l m a y a c a m
b ir h a y a t k u ra ld r.. . B u r a d a k i i li im d e A n t ig o n d o s tu ve e v ir m e n i
ile b a r t a r a f l s n a y r m a k i s t i y o r l a r ; o y s a b u n l a r a y n i n s a n ! '
0 i n s a n k i t a b n d a b iz e s a d e c e E s k i Y u n a n ' a n l a t m y o r ; b ir a z da
b iz l e r i a n l a t y o r . . "

Taner Timur

^ E V R E N S E L

BASIM

Y A Y D#'