You are on page 1of 133

KELAM

LMNE
GR
Prof. Dr. Muhittin BCEC
j

KAYSER

2000

BASKI:
D E M

O F S E T & S REK L F O R M
MATBAACILIK

LTD

Orta Sanayi Blgesi Anatamir Kars Gazibey Cad. No: 11


Tel: (0 352) 320 92 64 Fax: (0 352) 320 92 65 KAYSER

NDEKLER
Sayfa

NDEKLER
N S Z

I
B R N C B L M
K EL M LM N N T A R H ES

A-ASR-I SAADET VE TABN DEVRNDE AKD


3
B-AKADN TEDVN VE KELM LM NN DOUU
5
1- KELM LMNN DOUU VE KUDEM - MTEKELLMN DEVR
6
2 - EHL- SNNET KELM INA NTKAL (GE) DEVR 9
3 - EHL- SN N ET K ELM ININ ZU H URU
11
C - MTEAHHRN DEVR
15
D- MATRDYYE KELMCILARI
24
E - YEN LM- KELM DEVR
27
K N C B L M
K ELAM LM
1 - KELM LM NN TARF
2 - KELM LM NN M EVZU'U
3 - KELM LMNN M ESL ( MESELELER )
4 - KELM LMNN FAYDA VE GYES
5 - KELM LMNN MERTEBES
6 - KELM LM NE KARI IKANLAR
7 - SLM AKDELERDEN BAHSEDEN LME
VERLEN SMLER
8 - KELAM LM DENLM ESNN SEBEBLER

30
31
32
33
34
35
39
40

NC BLM :
I - LM - DELL VE HKM LER
A - LMN TARFLER
B - LMN SEBEPLER VE ZAMANIMIZDA LM (BLM)
C- SLAMIN LM ANLAYII LE ZAMANIMIZIN BLM

42
42
48
51

il
D-LMN SEBEPLER ve LZM U LE LGL YETLER
n-D ELL
A-AKL DELLLER
B-NAKL DELLLER
C-TAKLD YAKN VE KAN
TAKLDN KISIMLARI
1-AKADDE TAKLD
2-AMELDE TAKLD
D-AKDDE DELLLERLE SBTI STENEN KONULAR
E-Y A KN YY T (ZARR VE KESN LMLER)
YAKN'N DERECELER
F-ZANNYYT (Zanni bilgi veren hkmler)
G-MANTIKTA DELLLERN KISIM LARI
H-MANTIK VE LMDE KULLANILAN STDLL ETLER
I-KELM METODU
-SELEFYYE VE METODU
III-HKM LER
A-DN HKM LER
1-'TKD H KM LER
2-AMEL HKM LER (Ahkm- er'iyye)
3-AHLK HKM LER
B-AKL HKMLER
1-VCB
2-MMKN
ZELLKLER
D MMKN VE GAYR- D MMKN
3-MUHL (M STAHL)
STDRAD
MEBDE
D R D N C B L M

53
54
55
56
57
57
57
60
61
62
63
65
66
67
69
69
72
72
72
73
73
74
74
76
77
77
78
79
79

I-MADDE VE KANAT
A-LEM, CEVHER VE ARAZ
B-KELMCILARIN "CZ L YETECEZZ" SI
C-MODERN LME GRE MADDENN ZELLKLER
II-SNNETULLAH

83
83
84
88
91

III
B E N C B L M
SEMAV DN VE MEZHEB
94
I-SEMV DN
94
SEMV DNLERN ZELLKLLER
94
II-M EZHEBLER
97
A-SLAM TARHNDE MEZHEBLERN IKI SEBEBLER
98
B-M EZHEBLERN IKII
101
C-SLAMDA MEZHEBLERN HKM
102
D-BD'AT MEZHEBLERNN ALMETLER
104
E-M EZHEBLERN GENEL TASNF
106
F-AKD MEZHEBLERNN M UHTELF AIDAN TAKSM 107
G-MTRDYYE
109
M TURDYYE LE E'ARYYE ARASINDAK FARKLAR 113
M TRDYYE MEZHEBN GELTRENLER
117
H S N VE K UBU H
119
H S N VE KUBUHUN KISIM LARI
122
BBLYOGRAFYA
124

NS Z
Hz. Ademden bu gne kadar hakk ile batl daima mcadele edip
gelmitir. Batl inanlar ve kfr cereyanlar eitlidir. ou zaman hakkn
yaylm asna kancalarn atarak daima engel olup durmutur. H ele
zamanmzda, mekanik materyalizm, diyalektik materyalizm, Darvinizm,
Panteizm, Freudizme, Nihilizm ve Durkeymizm gibi pek ok inkarc batl
cereyanlar ortaya kmtr. Hakkn ve hidayetin yaylmasnda bunun gibi
batl cereyanlarn engellerini defetm ek iin kesin ve lm delillerle onlarn
butlnn gstererek insanlar doru yola ird etmek lzmdr.
Bu vazifeyi yapacak ilimlerin banda kelm ilmi gelmektedir.
Kelm ilminin iki tane nemli vazifesi vardr:
1- nkrc ve sapk akmlarn yaylmasn durdurarak, inanmayanlar
doru yola ird etmek.
2- Taklid yoluyla inanm kimselerin de manlarn, tahkk ve iykan
mertebesine kararak sapk ve imanszlarn ilim ss vererek ortaya attklar
sapklk ve bhelerle sarslmaktan korumak.
Biz bu kitabmzda kelm ilminin zet halinde tarihesini yazarak bu
sahada yazlan belli bal kelm eserlerin isimlerini verdik.
Kelmclarn kelm ilminin tahsili ile ilgili meseleler ve uyguladklar
metodlar ve zamanlarnn ilimlerinden faydalanarak tuttuklar yollar,
kaynaklarna inilerek gsterilmitir.
Kelm ilmi, zamanmzda da eitli sapk inkrc akmlar durdurup
akaidi isbat etmek iin yine Kur'an- Kerim'i rehber edinecektir. nk
insanln amaz hidayet kayna ve gnllerin zdrablarmn devs Kur'an-
Kerim'dir. Kelm, Kur'an'n sat her eyi aydnlatan ndan ilham
alarak zamanmzn fizik, kimya, biyoloji gibi msbet bilimlerin kesin
verilerinden faydalanacak ve selim akllara vahyin nda doru dnme
yollarn retecektir.
Mnkirler, inkarc fikirlerine bilim boyas vurarak ve ilim elbisesi
giydirerek reva vermek istiyorlar. Fakat, hakk ve gerek, kzib ve batl
nazariyye ve grlerle malb edilemez. Materyalist, ve tabiatlarn inkrc
ve sapk nazariyyeleri ilme (kesin bilgiye) asla dayanmaz. "Bilimdir, bilime
dayanyor" gibi iddialar sadece laftan ve szden ibarettir. yle lm
mesnedsiz ve kesin delilsiz bo szler ilim olmaz. Zamanmzda inkr iin

2
ilim adna pek ok arlatanlklar ve speklasyonlar yaplm ve yaplmaktadr.
" nsanlardan ylesi vardr ki, ilim siz , hdsz (kesin delilsiz) ve aydnlatc
bir kitab da olmakszn, Allah hakknda m cadele eder durur." (el-Hacc, 8;
Lokmn, 20) "Hakk ve gerek stn gelir ve galib olur, malub olmaz."
Onun iin hakk ve gerei kesin deliller ve ilm in kesin verileriyle
gsterm ek lzmdr. B ylece inkarcln tahribat nlensin. T ki inanan
apak delilleri grdkten sonra inansn ve bilerek hakka ehdet etsin,
inanmayan da apak delilleri grdkten sonra uurum a yuvarlansn. Zaten
hakk grp anlad halde inad ederek inanm ayan, kibiri sebebiyle yine
inanmayacaktr. Byleler hakknda Kur'an'da "Onlara gkten bir kap asak
da oradan yukar ksalar, yine de gzlerim iz dndrld, bilakis biz
bylenmi kimseleriz, derlerdi."(el-Hicr, 14-15) denmektedir.
te biz bu sebeble zam anm zdaki fizik ve kim yann kesin verilerine
gre maddenin btn zelliklerini zet halinde verdik.
K itabn son ksm nda kaynaklara inilerek sem v dinler ve slam
tarihinde ortaya kan m ezhebler hakknda derli toplu b ilgiler verildi.
Mezheblerin birbirleriyle mukayesesi yapld.
K itabm z her trl yapc tenkide aktr. H atalarm zn iyi niyetle
dzeltileceine inanyoruz.
Prof.Dr. Muhittin BAEC

3
B R N C B L M
K E L M L M N N TA R H E S
A -A SR -I SA A D E T VE TA BN D E V R N D E A K D
Hz. Peygam ber (S.A) A llah'tan kendisine nazil olan yetleri ashabna
okur ve yazdrrd. Ayrca bunlar aklard.
slm dninin akaid, fkh ve ahlk esaslar Kur'an yetleri ve hadslerde
mevcut idi. Peygam berim iz (S.A.V) vahiy yoluyla kendisine indirilen akid,
amel ve ahlka ait ilahi hkmleri beyan ederdi. Ashab- Kiram da kendilerine
nasl bildirildi ise ylece tereddtsz inanrlar ve am el ederlerdi. Resul
Ekrem dnin ilmini ve am elini aklad iin A shab- Kiram , kendilerine
faydal olm ayan ve aklanm ayan eyleri sorup aratrm azlad. ayet bir
m killeri o lu rsa b u n la r h ay atta iken R e s l lla h 'a , R es l llah 'n
vefatlarndan sonra da A shabn alim lerine sorarak hallederlerdi. Ashab-
Kiram Peygam berim iz (S.A.) tarafndan beyan buyurulan em irleri yerine
getirmeye ve nehyedilen eylerden de kanmaya ok nem verirlerdi.
Ashab- K iram dan sonra gelen tabin de sahabe-i gzn'in bu tem iz
yoluna tbi olm ulard. Bunlarn zam annda vak'a ve ihtilaflar az idi. B ir
problem zuhur ettiinde din im am larna ba vurarak m killeri halletm ek
kolay olurdu. Bylece ashabn, Hz. Peygam berle sohbetlerinin bereketinden
feyz al malan, tabinin de Hz. Peygamberin zamanna yakn olmalar sebebiyle
akideleri saf ve vicdanlar tem iz idi. Bu sebebleie akid ve fkh tedvn
ederek blm ve fasllara ayrmaya, bunlarn esas ve fr'larn aklam aya
ihtiya duym am lard. Hal byle devam ederken nihayet m slm anlar
arasnda fitne zuhur etti. Hz. Osman'n ehid edilmesinin (35/656) ardndan
mslmanlar arasnda Cemel ve Sffn harpleri kt.
A radan zam an g eip n b v v et n u ru n d an u z a k la ld k a ve
peygam berliin feyzi azaldka durum lar deiti. Tem iz vicdan ve akl
sahipleri azald, bozuk fikir sahipleri oald. M slm anlar arasnda zuhur
eden fitneler ve daha baka sebeblerden dolay halk arasnda nefsani isteklere,
bid'at ve sapk fikirlere temayl etme fikri uyand, hdise ve ihtilaflar oald,
ortaya atlan eitli m eselelerde m killeri zm ek iin din alim lerine
mracaatlar artt. Artk sahih itikad ile yanl inanlar birbirinden ayrmak
gleti. Bir takm bid'at frkalar zuhur etm eye balad.(bkz. M ezhebler)
Bunlarn neticesinde ortaya kan balca 5 tane ana bid'at mezhebi unlardr:
Havic (M rika), Kaderiyye, i'a, Cebriyye(Cehm iyye), M rcie. M utezile

4
K aderiyye'ye dahildir. M ebbihe ve M cessim e, C ehm iyyeye tepkiden
domutur.
Havric ve t'a nceleri halife seim inden dolay ve siyasi sebeblerle
ortaya km, sonralar itikd bir kisveye brnmlerdi.
M rika(H avaric) ve 'a'dan sonra, ashab devrinin sonlarna doru
Basra'da Kaderiyye domutu. Bu mezhebin kurucusu M a 'b e d e l- C h e n
( v.80/699) di*. M a'bed kullarn ileri nceden Allah tarafndan yazlmaz ve
takdir olunmaz. Sa'd ve ak sonradan olur, diyordu. Gayln ed-D im ek (v.
126/743) de bu gr M abedden alarak am 'da yaym t. Bu mezhebi
kabul edenlere K aderiyye denilir. K aderiyye dnin em irlerine ta'zim iin
Allah'n ilmini ve kaderi inkr ederlerdi . Bu mezheb ortaya ktnda bn
mer (v. 73/692) ve bn Abbs (v. 68/687) hayatta idiler. bn mer, kaderi
inkar edenlerden beri olduunu ve onlarn da kendisinden uzak olduunu
sylem i ve "bn m er and etm ekte olduu A llah'a yemin eder ki, eer
onlardan biri Uhud da kadar altna sahip olup bunu infak etseydi, kadere
inanm adka Allah, bunu ondan kabul buyurm az"() dem iti. Kaderi ve
Allah'n ezeli ilmini inkr edenler Kaderiyyenin gliye ksmdr. Kaderiyye-i
Galiyye ok gemeksizin mnkariz olmutur. Bir de Kaderiyyenin Muktesida
ksm vardr. K aderiyye-i M uktesida'ya ulem a ve zahitlerden bir cem aat
intisab eylemiti. Kaderiyyenin M uktesida ksm Allah'n ezeli ilmini ikrar
eylerlerdi. Kullar ihtiyari ilerini kendileri diler ve kendileri yaratr derler ve
efal-i ibadn mstakillen kullardan sudruna inanrlard. Kaderiyye'ye gre,
dileyen kendisini hidayete erdirir, dileyen de kendisini dallette brakr.
H idayet ve dallet; hayr ve er sadece kulun dilem esine baldr. Yine
K aderiyye'ye gre; Allah em rettii eyi m urad eder, nehyettiini irade
etmezdi.
K adenyye'nin zuhurundan az bir zam an sonra C a'd b. D irhem (v.
118/736) tarafndan Cebriye mezhebi ihdas edilmiti. Bu m ezhebe gre kul,
taat ve masiyetinde ihtiyarsz olarak m ecbur olur. Kulda; ihtiyar, kudret ve
fiil yoktur. Fail ve kdir ancak Cenab- Allah'tr. Cebriye'ye gre mn ve
itaat kullarn glerinin yetmeyecei iler oluyor. Allah, teklifleri ile, kullarn
gleri dahiline girm eyen eylerle m kellef tutm u oluyordu. lk defa
Allah'n sfatlarn inkr eden ve kelmullahn mahlk olduunu syleyen ve
hirette Allah'n grlmeyeceini iddia eden de Ca'd b. Dirhem idi. Cehm b.
Safvn (v. 128/745) bu bid'atlar Ca'd'dan olarak yaym aya balad. D aha

1) M s l i m , Kitab'l

m n , 14.

5
sonralar bu grleri iin e alan m ezheb C ehm 'e de nisbet olundu.
Cehmiye'ye mukabil Allah'n sfatlarn isbat edenlerede Sftiyye denildi.
K adeiyye ve M 'tezile'den sonra M cie m ezhebi zuhur etti. Bu
mezhebin m ensublar da "K afire taat fayda verm edii gibi m 'm ine de
gnahlar zarar vermez" iddiasnda bulunuyorlard.(2)
B - A K A D N T E D V N VE K E L M

L M N N D O U U

B id'at cereyanlarnn ve htilaflarn oalmas sebebiyle m slm anlar


arasnda bir takm bid'at frkalar zuhur edince, halkn sahih itikad ile yanl
ve bozuk inanlar birbirlerinden ayrt etm eleri glem iti. B u sebeple
kendilerine sk sk m racaatlar balaynca, ulem , slm dninin usln
tesbit ederek sahih akdele i, batl ve fasid inanlardan ayrt etmek iin slm
akidini bb ve fasllara ayrarak bir ilim tedvin ettiler. Bu ilim ierisinde
slm dninin doru ve sahih akidini beyan ettiler ve bid'at ve dalletleri red
ettiler. A dna da ilm 't-Tevhd veya ilm 't Tevhd ve's-Sft veya Fkhu'lEkber dediler. lm't-Tevhd slm akidine dair hkmleri kitap ve snnetten
kararak bildiren bir ilim idi. Selef alimleri, zlmesi mkil olan bir takm
m eselelerle uramadlar. A ncak Kur'an- Kerim'in gsterdii ekilde nakl
delllerle tafsilata dalm ayarak slm akidini anlatyorlard. slm akidini
aklarken yalnz Kitap ve Snnetin metinlerine bal kalyorlard. Bu konuda
ilk yazlan ve zam anm za kadar gelen eserler mam zam Ebu Hanife'ye ait
risalelerdir. Bunlar unlardr: el-Fkhu'l-Ekber
tJLLlI), el-A lim ve'lMteallim I~ I I j jJ U JI ), e l - F k h u 'l - E b s a t ( k ^ VI <JLLI ), e r R is le (<J LojjJ I ) , el-Vasiyye (< ^ j J I)
mam zam yazd bu eserlerde akli aklamalara da yer vermitir. Bu
be risaleden (el- Fkhu'l - Ekber) slm alimleri arasnda ok rabet grm
ve bir ok erhleri yaplm tr. A liyyl-Kr'nin (v. 1014/1605) yapm
olduu erh bunlarn en gzellerindendir.
Osm anl alim lerinden Rumeli Kazaskeri K e m a le d d in A h m e d e lB e y a z (v. 1098/1687) Eb Hanfe'nin akide dair bu be eserini bir araya

2)

B k z . M e z h e b l e r B l l m , B k z . Ab d lk a lir e l- B a d d , e l-F a rk B e y n e 'l Firak, s. 18

vd. Tahkik, M . M u h y id d in A b d u lh a m d , K ahire, tarihsiz. Crcn, e r h u 'l-M e v k f, s. 6 2 0 ,


13 29 stanbul. e h r istan , e l - M i l e l v e 'n - N i h a l , 35 , 1 25, K ahire, 1 9 5 6 , M u h a m m e d E bu
Zehra, T a r ih u 'l- M e z a h ib i'l- ls la m iy y e , s. 123. Daru'l-Fikri'l-Arabi, ts.

6
getirerek erh etmitir ve buna da r t 'l - M e r m m in b r a t i'l- m a m
(jLoVI ojIjLi-c. Cj -*
o jljL il)
ismini vermitir. Bu kitap 1368/1949
tarihinde Msr'da baslmtr.
1 -K E L M
L M N N
M T E K E L L M N D E V R

D O UU

VE

K U D E M -

M 'tezile frkasn kuran ve kelm ilmini tesis eden V s l b . A t


(v. 131/748) dr. B ir giin B asra m escidinde H aan
( p l_La_c (3_
Basr'nin (v. 110/728) ilim m eclisine bir adam gelerek."Zamanmzda byk
gnah ileyeni tekfir eden bir takm insanlar peyda oldu. (Bunlar Hariciler
idi) Baz kim seler de (M rcie), kfrle beraber taatin fayda vermedii gibi
m nla beraber ma'siyetin (byk gnahn), zarar vermeyeceini sylyorlar.
Bu konuda sen nasl hkm edersin" diye sorduunda, Haan Basri, cevap
vermeden nce tilmizlerinden Vsl b. At, " M iirte k ib -i k e b re ; m 'm in
d e d e ild ir , k a f ir d e d e ild ir , m n la k f r a r a s n d a b ir
m e n z ile d e d ir. ( (ji-l-IJJ'-U
*_J-1-U
) el-M enzilet beynelm enzileteyn'dedir." Yani fask tr dedi. B undan sonra H aan B asrinin
m eclisinden kalkar, ayrlr. M eclisin direklerinden birinin dibinde ayr bir
ders halkas kurar. Bunun zerine Haan Basri (i'tezele anna Vsl) Vasl
bizden ayrld dedi. Bu sebeple Vsl b. At'ya ve ona tabi olanlara M 'tezile
denildi. ()
mam E'ar de (v. 324/936) V sl ve ona tabi olanlara M 'tezile
denilmesinin baka bir sebebini yle aklar: O zamanlar Hariciler, mrtekib-i
kebreye kfir diyorlard. Vasl b. A t'dan nce kim se Ehl-i K ble'den
bulunan mrtekib-i kebireye (byk gnah ileyene) "ne m'mindir, ne de
kafirdir" dememiti. M slmanlarn grnden ayrld iin Vasl b. At ve
buna uyanlara M'tezile ( <J j^*_a) denilmitir (4).
Vsl b. At, Arar b. Ubeyd (v. 144/761) ile birlikte M 'tezile mezhebini
kurar ve ilahiyt sahasna akln hakemliini sokar. Ehl-i Snnet ile niz ve
m nakaa hususunda ilm-i kelm a dair eserini yazar. Bylece kelm ilmi
3) e s - S e y y i d ' - e f el-C r c n i. erhu'l M e v k f , s. 6 2 0 , st. 1 2 3 9 , T e ft za a , erhu'IA k a id , s. 16, elrislai. e l- M il e l v e 'n -N ih a l, s. 5 2 , st. 13 10.
4) IZ'ar. el-L u m a', s. 124. M atbaal-ii M udar. 1955.

7
M 'tezilenin elinde doar. K elm ilmi Ehl-i Snnet'in tarafna geinceye
kadar Ehl-i 'tizalin (M 'tezilenin), Tevhd de Ehl-i Snnet"in ilmi olur.
M 'tezile akid m eselelerini izah ederken, akl esas alm, nakli akla tabi
klm t. A klla badam ayan m tebiht akl kaidelerine gre baka
manalara yorumlamt.
Vsl b. At mezhebini balca be esasa dayandrr.
1-T ev h d
(x ^ ^ L I): M 'tezileye gre Allah hayy, kadir, m rid,
sem' ve basr ... dir. Ancak Allah'n sfatlar O'nun zatnn ayndr. Zatyla
diler, zatyla bilir. Allah'n zatna zaid kadm sfatlar kabul etmek; teaddd-i
kudem ay yani A llah'n zatndan baka sfatlar adednce kadim lerin
okluunu gerektirecei iin, tevhde aykrdr. Halbuki O'nun zatndan
baka kadim yoktur, eklinde tev h d an lay n a sahiptirler. T evhd
grlerinin gerei olarak da K elm ullah' (K ur'an- K erim 'i) m ahlk
saymlardr.
2-A d l veya A dalet (3_llj_*_ll j l Jj-*J I): Allah kullarna zulm etm ez
(Bunda btn m slm anlar m ttefiktirler) Zulm etm iyecei iin de kullar
ihtiyar ilerini kendi serbest iradeleriyle diler ve kudretleriyle yaratrlar. Kul
fiilinin halikdr. Allah Tel, kullarn ilerinden emr etmedii veya nehyettii
ileri m urad etmez. Yani dilemez ve istemez. Allah em r ettii ii veya eyi
diler ve ister. ayet, insann ihtiyar fiillerini Allah dilemi ve istemi olsayd,
onlar sorguya ekip cezalandrm akla zulmetmi olur ve bu O'nun adaletiyle
badamazd.
K ullarn ilerini hr irade ve kudretleriyle yapm ada ve bu fiilerinin
yaratlm asnda A llah'n m idahelesi olm adn kabul etm ekle A llah'n
adaletini tasdik ettiklerini sylerler. Ve bu ekilde tevhd ve adalet
grlerinden dolay da k en d ilerin i "A shab'I-adl v e't-evhd" diye
isimlendirirler.
M 'tezile, kul iin elverili ve uygun olana (aslah olana) riyet etm ek
Allah'a vacibtir. nk O'nun hikmeti meslih-i bda (kullarn m aslahat ve
menfaatlarna) riayeti gerektirir, tarzndaki grlerini de adalet prensibleri
ierisine sokarlar.
3- el-V a'd v e'l-V a 'd ( a - ^ ^ llj ^ j J I )
Cenab- Hakk'n sevab ile va'di de vuku bulacaktr, kab ve azab ile
va'di de gerekleecektir.
M 'lezile'ye gre, rn'min dnyadan taat ve iledii byk gnahtan
levbe ile karsa cennete girer. ledii bylik gnahtan tevbe etmeden lrse
cehennemde ebediyyen kalr. Cenab- Allah, byk gnah ilemi olup da

8
buna tevbe etmeyeni kendi lutfuyla veya efaatla dahi affetm ez. Byk
gnahlardan kananlarn kk gnahlar afv olunur. Cehennem e giren bir
daha kam az. u kadar var ki byk gnahndan tevbe etm eden len
mslmann azab, kfire yaplandan az olur. M 'tezile bu prensibiyle "kfr
ile taat fayda vermedii gibi mn ile birlikte m asiyet zarar vermez" diyen
M rcie'yi reddetmi oluyordu.

4- el-Menzile Beyne' 1-Menzileteyn (

M 'tezile, ameli m ndan bir cz sayar. Byk gnah ileyen m'min


m ndan kar. K fre de girm ez. m nla kfr arasnda bir m enzilede
bulunur. Gnahna tevbe etmeden lrse ebediyyen cehennem de kalr. Vasl
b. At (v. 131/748) bu presiplerini yle aklar: m an hayrl hasletlerden
ibarettir. Bir kimsede topland vakit o kiiye medih ismi olan m'min ad
verilir. Byk gnah ileyen fask, hayrl hasletleri haiz deildir. Bu vme
ism ine mstehak olamad iin ona m'min ismi verilm ez. Byk gnah
ileyene kfir denilmez. nk onda ehadet ve bir ksm hayrl am eller
vardr. Bununla beraber gayr-i mslim ve zimmlerden ayrd etm ek iin ona
mslim ismi verilir(5).

5-el-E m r

bi'l-M a'rf

ve'n-N ehy

ani'l-M nker

( j <'< l 1 ^ (_j-fj.ll j _i jj- s l L j_oVI


) (iyilii em retm e ve ktlklerden
nehyetme)
Em r bi'l-m a'ruf ve'neyh ani'l-m nkerin de farz olduunda btn
mslmanlar ittifak etmitir.
M 'tezile'ye gre de m'mine gcnn yettii kadar iyilii em i'etm ek,
insan hakka ve dorulua evirmek, ktlkten alkoym ak farzdr. nk
islm davetinin yaylm as, sapklarn hidayete erm esi, m slm anlarn
dinlerini bozmaya ve hak ile batl birbirine kartrm aya alanlarn hile ve
hcumlarn def etmek iin bu emri yerine getirm ek son derece nemli ve
gereklidir. Bu sebeple M 'tezile ou kere hccetle bazen de iddetle
grlerini yaym aya altlar. Bu yzden Kur'an'n mahluk olduunu kabul
ettirmek iin Ehl-i Snnet alimlerine bask uygulattlar.
M 'tezile'nin elinde kelm ilmi doup da yaylm aya balaynca selef
ulemas da halk M 'tezile'nin kelm yla megul olm aktan sakndriard.
G erek slm akidini aklam ak ve g erek se halkn inancn bid'at

5)

B k z . A b d u llk a h ir e l- B a d a d , 114 vd. T e ft z n i, e r h u 'l-M a k a s d , C.II, s. 7 2 vd.

1 2 9 . st. 1 3 0 5 h. e r h u 'l-A k a id . s. 16 S. l l l v d . 1 3 1 st. 1 3 1 0 h, e h r ista n . e l- M il e l ve'nN ih al, s. 3 8 - 4 4 3 Tash ih v e ta'lik; A h m e d F eh m i M u h a m m e d , B eyru t. 1 4 1 3 / 1 9 9 2 .

9
cereyanlarndan korumak iin ilm-i tevhd'e dair eserlerini yazarlard.
2
DEVR

E H L -

SN N ET

K E L M IN A

N T K A L

(G E )

slm leminde H. 2. asrn sonlarna kadar zuhur eden frkalar balca u


konularda ihtilaf ediyorlar ve deiik fikirlere sahib oluyorlard:
1- Allah'n sfatlarnn anlalm as ve bunun Tevhd-i Br ile
mnasebeti.
2- Kader ve kullarn ilerinin yaratlp yaratlmamas meselesi.
3-mnn hakkat, byk gnah, tevbe ve kfr meseleleri.
4-Aklm ve naklin hududu.
5-mmet (hilafet) ve ashb- kiramn tafdili.
Mu'tezile Kelmnn douundan bir asr geince D e v r 'l-M ih n e
(L lsil j j j ) geldi. H. 218-232 yllarnda Kur'an'm mahluk olduunu kabul
ettirmek iin Abbasi halifesi Me'mn'un (198/813 - 218/833) hilafetinin son
senelerinden Mtevekkil'in (232/846-247/ 861) hilafetinin ilk ylna kadar
Mu'tezile alimleri halifelere etki ederek ehl-i snnet alimlerine bask
uygulatmlar ve eziyet ettirmilerdi. Baz yazarlara gre, Mutezilenin ehl-i
snnet alimlerine bu ar basky uygulatmalarnn sebebi; onlara Kuran-
Keim'in mahlk olduunu kabul ettirerek hristiyanlarn slam akidesini
bozmalarna frsat vermemektir. nk Kur'an'da Hz. s hakknda
"Meryem olu Mesih s ancak Allah'n peygamberi ve kelimesidir ki onu
Meryem'e brakmtr." (en-N is, 171) buyrulmutur. Hristiyanlar,
mslmanlarn, Kelmullah'n mahluk olmayp kadim olduuna inandklarn
renince, "Hz. s da A llahn kelim esidir, o da gayr-i mahlk ve
kadmdir." diye menfi propaganda yapabilirlerdi^).
Halku'l-Kur'an meselesinde mslmanlara eziyyetler yaplnca baz selef
alimleri M'tezile'nin grlerini reddetmek ve ehl-i bid'atm fikirlerinin
yaylmasn nlemek iin slm akaidini akl kaideleri ile desteklemek
ihtiyacn duymulardr. Bu alimlerin banda Abdullah b. Sa'd el-Kllb elBasr (v. 240/854) ile el-Haris el-Muhsib (v. 243/857) gelir.
Abdullah b. Sad el-Kullb el-Basr, ehl-i bid'at temsil eden Cehmiyye
ve Mu'tezileyi reddetmek iin bu iki frkann tenakuzlarn (eliik ynlerini)

6)

B k z . M u h a m m e d E b Z e h r a . T a r h u ' l- M e z h ib i' l - s l m i y y e , s. 1 8 7 - 1 8 9 , D a ' l -

Fikri'l-Arab, Tarihsiz.

10
m eydana koydu. M etodunu M u'tezile kelmnn metodu ile takviye etti. Bir
asra yakn bir zaman sonra gelen E bu'l-H aseni'l-E 'ar'ye (v. 324/936)
zem inler hazrlad. bn Kiillb zamanndan itibaren selef-i mmetin zerinde
bulunduu ehl-i snnet mezhebi ile Cehm iyye ve M 'tezilenin slk ettikleri
ehl-i bid'at mezhebi arasnda kelm ilmine gei zellii tayan yeni ehl-i
siinnet m ezhebi zuhur etti ve bu m ezhebi izah eden kelm a aid eserler
yazlmaya baland.
bn Kllb ve Badat m utasavvflarnn reisi Hris el-M uhsib, ilm'ttevhd'den ehl-i snnetin kelm ilmine intikal devrinin mmessilleri olmular
ve kelm m etodunun dzeltilerek ehl-i snnetin eline gem esine zemin
hazrlam lardr. Akidde akl kullanarak baz noktalarda selef metodundan
ayrlan ve ehl-i snnetin kelmna balang tekil eden yeni bir kelm vcuda
getirdii iin ibn Kllb ile kudem y- m tekellim in devri balar.(') Baz
yazarlar kudemy- mtekellimini Eari ile balatrlar (8).
bn K llb'n zam annda slm felsefesi de kurulm ak zereydi. Bu
sralarda M u'tezile kelm cs Feylesf'l-A rab Ebu'l-H ukem Ya'kb b.
shk el-K ind (v. 252/866) slm'n z bnyesinden ta'viz vermeden Efltun
(M . . 427-347), A risto (M . . 384-322) ve P lotin (M .S. 203-270)
felsefelerine istind eden yeni bir felsefe te'sis etti ve ilk slm filozofu oldu.
Ehl-i snnet kelmna intikal devrinde mslmanlar arasnda balca dt frka
vard.
1- Selefiyye (Ehl-i Snnet-i Hssa veya selef mezhebi)
2-Ehl-i Snnet-i Amme, bu mezhebi Ehl-i snnetin kelmna gei iin
zem inler hazrlayan Abdullah b. Sad el-Kllb ve eJ-Hris el-M uhsb gibi
zatlar temsil ediyordu.
3- Mu'tezile; bu mezhebi de Ebu'l-Huzeyl el-A llf (v. 235/850) brahim
b. Seyyar en-Nazzm (v. 231/845) temsil ediyordu.
M u'tezile, Allah'n sfatlar,halk- Kur'an ve ryetullah m eselelerinde
C ehm iyye'ye uyduklar iin ehl-i snnet tarafndan C ehm iyye diye de
anlmtr. Kendileri bu ismi kabul etmeyip reddederlerdi.
4- El-Kind'nin kurucusu olduu felsefi ekol. El-Kindi'den yaklak bir
7)
8)

B k z . zmirli smail H akk . M u h a s sa l 'l-K e l m v e 'l-H ik m e. s . 6, si. 1336.


B k z . bn Maldm. M u k a d d i m e , s.4 6 5 , M sr , tarihsiz; T a k p Z d e A h m e d E fendi

M evzTl'l-ulm . c . l , s.6 1 3 , m tercim i K em ald di M e h m e t Hlendi. s t . 1313.

11
asr sonra gelen Frb (v. 339/950) ile slm felsefesi tamamen kurulmu ve
bn Sn (v. 428/1037) ile de tekemml etmitir. slm Filozoflar - el-Kind
hari - eski Yunan Felsefesine bal kalarak islm akidini alakadar eden
konularda fikir beyan etmilerdir.
Hicri ikinci asnn sonlarna doru ilik kisvesi altnda gizlenen Batniyye
mezhebi de fitne ve fesad uyandrp m slm anlar arasnda ilhadlarn ner
etmek iin u gsteriyordu.
3 - E H L - S N N E T K E L M IN IN Z U H U R U
te eitli fikir cereyanlarnn estii bir zamanda H . 3. A s r n s o n la n
ile 4 . A s r n b a l a r n d a E b u ' I - H a s a n i ' l - E ' a r i o r t a y a k t.
(cgJ -.7'VI J-j-cl ji-ljiI
j_ J ) ( v. 324/936) 40 yalarna kadar
ISu'tezili olarak kalm ve K elm ilmini, M u'tezilenin reislerinden olan Ebu
Ali el-C bbi (v. 303/915) den okum u ve M u'tezilenin im am larndan
olmutu. E'ari, C bbnin vey olu idi. H. 300 tarihlerinde M utezile'nin
hatlann grm ve bu m ezhebi terketmiti. Tarih ve m ezhebler tarihinde
anlatldna gre hocas el-Cbb'ye 3 karde m eselesinde galebe aldktan
sonra Ehl-i snnet m ezhebine girmiti. karde m eselesi M u'tezile'nin
"Cenab- Allah'a, kullarnn aslahna riayet etmesi vacibtir." aslna raci idi.
E'ari ile Cbb arasndaki konuma yle olmutur.
E'ar, Cbb'ye sorar: Biri m min mttak, dieri fask ve ak iken
ve teki de blua ermeden vefat eden 3 karde hakknda ne dersin?
Cbbi - M 'm in cennetin yksek derecelerinde, fsk cehennem in
tabakalarnda, ocuk necattadr. Yani kurtulmutur.
E'ar - ocuk, cennette m'minin derecelerine gitmek ve erm ek isterse
ona izin verilir mi?
Cbb - Hayr. ocua yle denir: "Senin kardein bu dereceye pek
ok taat ve iyilik yapmakla nail oldu. Senin ise taatm yoktur.
E 'ari - E er ocuk, "K usur bende deildir, eer beni yaatm
olsaydn, taat ilerdim", derse Allah ne cevap verir?
Cbb- Allah yle der: "Sen yaam olsaydn, masiyet ileyerek azb elme m stahak olacak ve cehennem e girecektin. Bunu biliyordum, senin
m aslahatna riayet ettim , m kellef olma am a erim eden seni ldrdm."
der.
E'ar- Eer cehennem tabakalarnn iinden fsk: "Ey lemlerin Rabbi,
onun halini bildiin gibi benim halimi de biliyordun. Niin onun maslahatna

12
(m enfaatna) riayet ettin de benim m aslahatm a riayet etm edin. Beni de
kkken ldrseydin" dediinde Hak Teal ne cevap verir?
Cbb- Vesveseye tutuldun!
E'ar- V esveseye tutulmadm. Fakat, eyhin merkebi kpr zerinde
durdu (sz bitti, sepette pamuk kalmad)
C bb akn kalp makul bir cevap verem eyince, E 'ar u sz
sylemitir: Allah z'l-Cell, lah hkm lerini, itizl terzisi ile tartmaktan
beridir. (9)
Bundan sonra evinde 15 gn kalr ve bir cum a gn Basra cam iinde
m inbere karak, M u'tezile m ezhebinden ayrldn ve ehl-i snnet
mezhebine dndn iln eder.
E'ar, cedel ve mnazarada kuvvetli idi. E'ar mrnn kalan 24 yln
ehl-i snnet mezhebini aklayp m dafa etm ekle ve ehl-i bid'at zellikle
Mu'tezileyi reddetmekle geirmiti.
E'ari, M u'tezile'nin nefyettii Allah'n sfat- sbtiyyesini (hayat, ilim,
irade, kudret, sem', basar, kelm sfatlarn) isbat etmi, tebihi (Allah'n zat
ve sfatlarn d a bakalarna ben zem esin i) iddetle reddetm i, A llah',
noksanlklardan tenzih etmede de selefe uymutu. Tpk A hm ed b. Hanbel'in
inand gibi E'ari de A llah'n yed, vech gibi haberi sfatlarn te'vil
etm eyerek tebihsiz, tem silsiz ve ta'tilsiz bir ekilde kabul eder. Usul-i
Selse'yi ( l0) yani Allah ve sfatlar nbvvet-rislet ve hiret bahislerini de
akide sokarak Kelm ilmini tamamlad. Akid konusunda yazd eserlerin
hepsine "lm-i Kelm (Ehl-i Snnet Kelm)" denildi. M 'tezile mezhebinden
ayrldktan sonra ilk nce;
1(L jL jJ I Jj--al
5_jLVI) (el-bne an usli'd-diyne) isimli eserini
yazd. zellikle mamiyye iasn reddetmek iin imamet bahislerini de Kelm
ilm inin ierisine soktu. el-bane isimli eserinde sahabe, tabiin ve A hm ed b.
Hanbel'in akidesine balandn ifade eder. El-ibne an usli'd-diyne, bir
ok defa baslm tr. F ranszca, n g ilizce ve A lm ancaya da tercm e
edilmitir.

9)

( T e f t z n , e r h u 'l-A k id , s. 16, 1 9 1 0 , h. st. T ak p r Z a d e I s a m d d i n A h m e d .

T e r c e m e e d e n K e m a l e d d i n M e h m e d E f. M e v z ' t ' l - u l m , c . l , s . 6 1 2 - 6 1 3 z m ir s m a il
H ak k , c . l , s. 7 8 - 7 9 ) .
10)

U s l - i s e l s e , Allah'n varl v e sfatlar, n b v v e t v e ahiret konulardr. B un lard an

Allah'n n varl v e sfatlar b a h sin e asl'I usl ( a s l la n n asl) denilir.

13
2- (_* Hj
j j J I ^ _aJJI ) el-Lum a' fi'r-reddi al
ehli'z-zeygi ve'l-bida' kelm metoduyla yazd eserdir.
3- E'ari,
.^VLa) ( Makaalt'l-slmiyyn) isimli eserinde
bid'at frkalarndan tarafsz olarak bahs eder ve Ehl-i snnet akidesinin
esaslarn, ve baz kelm m eselelerindeki ihtilaflar anlatr. Bir ka defa
baslmtr 1928-1933 de st. 1969 da M sr'da ner edilmitir.
4^=JI (jLu
, J (j-s <JLuij) ( Risale fi istihsni'lhavz fi lm i'l-K elm ) 11 sayfalk bir risaledir (Haydarbad, 1344) m uhtelif
basklar vardr. E'ari, bu risalesinde, slm akidinn isbat ve m dafa
edilm esinde Kelm ilim inin lzum unu belirtir. K elm ilm ine kar kan
hadisileri reddeder.
5- ( < _ > ! i_Li
j JI JaI ^Jl LlLuj
)
R is l e il ehl-'i-sS a g r b i - B b i 'l - E b v b K vam ddin Burslan bu risalenin asln trke
tercemesiyle birlikte ner etmitir. (lahiyat Fak. M ecmuas, say 7, s. 154176; say 8, s.50-108 Arabas, 80-108)
6- Rislet'1-Imn, Almanca'ya da terceme edilmitir.
bn A skir( v. 571/1176) Tebyin'l- kezibi'l-m fteri fm nsibe ile'lmmil- E 'a ri (
^LoVI ^yJI ._... Lo-j -s ^ j Jl I _ > j l
)
isimli eserinde bahsettiine ge(n); E'ari hayatnn sonlarna doru kaleme
ald el-Umed ( j-tud I) isimli kitabnda itizal mezhebini terk ettii andan
itibaren yazm olduu 70 kadar eserlerinin isimlerini ve bunlarn neye dair
olduunu zikretmitir. Fakat, onun gnmze kadar gelen eserleri yukarda
isimlerini yazdklarmzda". Onun 70 ciltlik bir tefsir yazd rivayet edilir.
E 'ari'nin
el-M u'cez'l-K ebr) isimli btn yazdklarn
hlasa eden bir eser kaleme ald da rivayet edilir.
E'ari'nin kurduu ilm-i kelm gelitiren ve akli ilimlerin en yksek
mertebesine karan el-Kaad Eb Bekir el-Baklln (
I
j _j I
)
(v. 403/1013) oldu. El-Kind ile balatlan slm felsefesi Frbi(v. 339/950)
ve bn Sn (v. 428/1037) ile gelitirilmiti. lahiyat (metafizik) sahasnda bu
felsefe ilm-i Kelm ile uyuamyordu.
Bu sebeple Bakllan, (v. 403/1013) kelm ilmini kem ale erdirm ek iin
bir takm akli mukaddimeler (prensipler) ortaya koydu.
lm-i Kelmdaki cz-U la yetecezz veya cevher-i ferd (Atom) isbat- hal
(uzay boluu) isbat, arazn araz ile kaim olamamas ve arazn iki zamanda
kalmamas ve teceddd-i em saliyle (benzerlerinin yenilenm esiyle) devam

11)

B k z . bn A skir. T e by i'l-K ezib i'I-M fteri, s . 1 2 8 - 1 3 4 , D i m e k , 1347.

14
etmesi gibi akli bahisler B kllan tarafndan konulm utu. K ad merhum
bunlardan baka in'ikas- edile ( Jjl
yi yani dellin batl olmasndan
bunun gerektirdii medlln de batl olmas lazm gelir, veya adem-i dellden
adem-i medll (dellin olm am asndan m edlln de olm am as) lazm gelir,
grn K elm a sokm utu.(I2) Ancak Bakllni'nin koyduu bu prensibe
Gazzli (v. 505/1111) ve ondan sonraki kelm clar iddetle kar kmlard.
nk bu prensip (mukaddime) manta ters dyordu. B ir meseleyi isbat
iin ortaya konulan dell batl olunca, bunun isbat edecei m eselenin batl
olaca hususu kesin olarak ortaya kmaz. Belki bu m esele iin kimsenin
bilm edii bir dellin bulunm as caizdir. Adem-i dellden adem-i medll de
lzm gelmez. Eer Allah Tel, varlna dell olan alemi yaratmasayd,
alem in yokluu, haa Allah'n yokluunu gerektirm ezdi. B ununla beraber
B akllni'nin vaz'ettii m ukaddim e tam am en yabana atlam az. nk her
dellin medllne dellet edici bir yn vardr.Ortaya bir tez atan kimse buna
dellet eden bir dell getirem ezse veya buna dair ileri srd dell ibtal
edilirse, artk bu kim senin ortaya att bu tez iin bir m ana ve gereklik
kalmaz. Buna ramen akl, bilm ediim iz baka bir dell ile bunun sbutunu
im kn ve ihtimal dairesinde grebilir. K im senin ortaya hi b ir dell ile
isbatlayam ad bir fikir ortaya atp da "bunun delli yoksa da bunun
gereklii mmkindir ve ileride delli bulunabilir" demeye de hakk yoktur.
Gazzli'den itibaren "dellin butlanndan medllnn butlan lazm gelir"
prensibi terk olunmutur. Bu prensibin dorusu yle olmaldr: "Selim akl
tarafndan batl ve muhal saylan bir fikrin, muhal ve kazib olan hayalin
gereklii iin brhn getirilemez" veya "Doru ve gerein doruluu ve
gereklii de, batln batll da dell ve brhn ile isbatlanmaldr"
Kur'an- Kerim'de batl inanlar ve bo hayeller iin;
"Bu onlarn kuruntulardr. E er d o ru lay clar iseniz (ve doru
sylyorsanz), getiriniz brhm m z (kesin dellinizi)" (el-Bakara, 111)
denilir.
Ebbekir el-Bkllni'nin kelm sahasnda telif ettii ve bize kadar gelen
eserleri unlardr.
K itb't -Tem hd, K itab'l-nsf, K itab'l-B eyn, 'cz'l-K ur'n. Bu
eserlerin hepsi de bir ka defa baslmtr.
Ebbekir el-Bklln'nin muasrlarndan olan ve onun yolunu ve kelm
m etodunu benim sem i olan bn Frek (v. 406/1015), staz Ebu shk el-

12)

bn. H a ld n , M u u k a d d im e , s. 4 6 5 , M sr, ts.

15
sfern (v. 408/1018), Abdulkhir el-Badd (v. 429/1037) Kelm ilmini
yayyorlard. Abdulkhir el-Baddi'nin eserleri:
1- Uslddin (st. 1928)
2- E]-Fark beyne'l-frak (bir ka defa baslmtr.) Ethem Ruhi Flal
tarafndan da terceme edilmitir. (st. 1979)
Maliki mezhebinde bulunan Ebzer H eev
jj ^ I
)(v .
435/1043) Kelm ilmini marib lkelerine sokmutu.
Eb cafer es-Semnni ( ^ 1 u ... II ji. j j I ) (v. 444/1052) kelm
ilmini Hanefler arasnda yayyordu. Fakat Eb Mansr el Mtrdi'nin (v.
333/944) Kelm m ezhebi Ebu'l-Mu'n en-N esefi (v. 5 08/1115) gibi
kelmc lann gayret ve himmetleriyle Mvarnnehir'de yaylmt.
E'ariyye mezhebi Selahaddin Eyyb'nin him m etiyle Msr'da da
yayld.
a f i m e z h e b i n d e b u lu n a n
m eh u r
m te k e llim
(^^I j^ J I d i l i j i f ^L*_LIj _j I ( j r j - a f L l ) mam'l-Haremeyn Ebu'lJVfel bdulmelik ef-Cveyn (v. 478/1085) E'ar kelmn daha fazla
geniletmi, akl ile bilinen Allah'n sfatlarn (hayat, ilim, irade, kudret,...)
ispat etmi; yed, ayn, vech gibi nakil ile bilinen haberi sfatlar ve akl ile
atan baz naslan da tevil etmiti. lk in e - m il fi U s u lid d in is im li
e se r in i y a z m (b u e s e r in y a r y a y a k n k s m s k e n d e r iy e 'd e
b a slm tr . 1 9 6 9 ) S o n r a d a K ita b 'l-r a d il k a v a t 'il- e d ille
(jLlcVI J>ual ( j j <Jj VI -U >5 ^ 1 jL ijV I l_jLi) isimli eseri yazmtr.
(Kahire, 1950) ve baka bir basks"; Beyrut, 1405/1985) Bir baka eserinin
ismi de el-Akidet'n-Nizmiyyedir (Kahire, 1969) O'nun lma'u'l Edille
isimli eseri Dr. Fevkye Hseyin Mahmud'un takdim ve tahkikiyle birlikte
baslmtr. 1965-1385 Msr.
C - M T E A H H R N D EVR
Byk lim, mtekellim, mutasavvf ve filozof Hccet'l-slm Eb
Hmid Muhammed b. Muhammed el-Gazzli (450/1058-505/1111) ile
mteahhirn ilm-i kelm balar.
Gazzli'nin Kelm ilminde yapt yenilikler 3 noktada hlasa edilir:
1Gazzl, feylesoflarn kullandklar "mantk" ilmini kelm ilmine
soktu.
Gazzl'den nce zhir mezhebine bal bn Hazm (v. 456/1064) (
j plj-aVI j J-LLI ^
) ( el-Fasl fi-l-Milel ve'l-Evh-i ve'n-

16
N ihal) isim li eserinin banda baz nem li m antk kaidelerini almt.
Kelmclar ise bunun mantk hakknda verdii bilgilere nem vermemilerdi.
M antk kaideleri Kudemy- mtekellimn'in kulland baz kaidelere aykr
olsa bile, aslnda mn esaslarna aykn ve zd deildi.
M antk ilminin temeli, mahiyetlere aid kllyat- hamsin (be genellerin)
sbtu idi. kllyat- hams de; cins, nevi (tr), fasl (ayrm ), hssa, araz-
mm (m terek arz vasf) dr. B unlara, m ahiyyt- nev'iyye (nev'e aid
mahiyetler) de denilir. K udem y- mtekillim in'e gre, kllyat- hams (be
geneller) srf zihindedirler. Yani srf zihnin itibar ettii eyler olup harite
varlklan yoktur. M antklar ise zihnin itibar ettikleri (var saydktan) eyleri
harite var sayyorlard. Bu bakmdan eski kelm clara gre; mantklarn
yapt gibi eyann tariflerini bunlara dayandrmak doru deildi. Kudemy-
mtekelliminin mantk' reddetmelerinin sebebi nev'e aid mahiyetlerin harite
var olmayp srf zihnin var sayarak itibar ettii eyler olm asyd. nk her
eyin vcudu kendisinin ayndr.
Feylesoflarn (Felsifenin) kulland m anta aid tariflerde cins, nev'i,
fasl ve hssa'dan ikisi ile akli terkip yapm ak art idi. M antklar; tarifi
(tanm) hadd ve resm diye ikiye ayrdktan sonra bu her ikisini de tam ve
naks ksm lanna aynyoiard. yle ki:
Hadd-i tm: Bir eyin cins-i karibi (yakn cinsi) ile Fasl- karibinden
(yakn ayrmndan) terekkb eder. nsan hayvan- ntk ile tarif etmek gibi.
Hadd-i Nks: Bir eyin cins-i ba'di (uzak cinsi) ile fasl- karibinden
terekkb eder. nsan cism-i ntk (konuan cisim) olarak tarif etmek gibi. Bir
eyi yalnz fasl- karibi ile tarif etmek de byle bir tanmlamadr.
Resm-i tm: Bir eyi cins-i karibi ile hssasn syleyerek tanmlamaktr.
nsan, hayvn- dhiktir (glen hayvandr) diyerek tarif etmek gibi.
Resm -i Nks: Bir eyi tarif ederken cins-i karbi zikredilm eyerek
mahiyetine aid dier zelliklerle tanmlanrsa, byle bir tarif Resm-i Nks
olur. nsan, cism-i dhik veya ntk- dhik (glen konuucu) veyahud
m teneffis-i dhik (nefes alan glc) diye tarif etm ek,resm -i nks olur.
Yalnz hssa ile tarif etmek dahi resm-i nkstr.
K udem y- m tekellim in'e gre m ahiyetlerin (nev'ilerin) yukardaki
ekilde cins ile fasl veya hassaden terkib edilmesi, terkib-i akl veya zihne aid
bir terkib idi. M antklar bu terkibi zihinde iken harite var sayyorlard. Yani
bu terkibten husle gelen netice zihne aid iken harite var saylyordu.
Tariften maksad, tarif edilen eyi bakalarndan ayrd ederek tantmakt. Bu
ise tantlan eylerin lzumlu zelliklerini bulup sylem ekle husule gelirdi.

17
Cinsini sylemee lzum yok idi.
Gazzli ise kudemy- mtekellimine muhalefet ederek nev'e aid
mahiyetlerin hariteki varlklarn ve gerekliklerini savunarak mant alm,
kelm, usl- fkh ve fkh iin de, mantn lzumlu olduunu sylemitir.
Hatta "mantk bilmeyenin ilmine nem verilmez"(13) demitir.
Mantn esas saylan nev'ilerin (trlerin) mahiyetlerine aid be geneller
(kllyt- hams) harite bulunan eyann mterek vasflarn, zihnin intiza'
(ekip karmas) ile husle geliyordu. Mesela cisim cinsinin nevileri olan
insan, aa ve tan da eitli trleri vardr. Bu trlerin her bir ferdnin
kendilerine mahsus isimleri vardr. Cisimlerden; insan, aa ve ta...
zelliini ayrmak bir intiza ve tecriddir. nk, birbirlerinin ayn olan
mutlak bir insan veya aa veya ta ... yoktur. Her insan ferdi birbirinden
bakadr. Aa, ta ve dier cisimlerde de durum byledir. Hem de tabiatta
matematik anlam ile birbirinin ayn olan iki varlk bulunmaz. Mesela memeli
hayvanlar cierleri ile nefes alp verirler. Biliriz ki memeli hayvanlarn bu
biyolojik fonksiyonlar if edileri birbirlerinin tpa tp ayn deildir.
Birbirinin tpa tp ayn yeil veya kahverengi rengi renk mtehassslar dahi
kolayca bulamazlar. Yalnz, btn insanlar insanlkta, baka baka talar ta
olmada ve pek ok eitli olan aa ferdleri de aa olmada birleirler. O
halde zihnin eyay ana vasflarda (mahiyetlerde) benzerliklerine dayanarak
nev'ilee ayrp taksim ederek inceleyip renmesinde bir mahzur yoktur.
Zihnin byle bir ilemi hariteki eyann mahiyetlerine de uygun der.
Gazzli de mantklara uyarak kllyt- hamsi ve bunlardan yaplacak
akl terkibleri kabul etmitir. M a n tk s a h a sn d a n c e M i'y r 'l-ilm
(|JjJ I j L j u ) kitabn ve sonra da Mihekkn - Nazar ( j k - J I d ^ * ) isimli
bir risale yazmtr. Gazzli'den sonra mantk, kelmclar tarafndan alnarak
nazar ve istidlallerde ve kyaslarn mukaddimelerinde ok kullanlmtr.
2- Gazzli, in'iks- edilleyi reddetti. nk akl- selime gre, medlul,
dellin lazm deildir. Lazm melzmu gerektirir. Fakat dell batl olunca
bununla isbatlanan meselenin baka bir dell ile sabit olmas muhtemeldir.
Yeter ki medlul akl- selimin muhal sayd eylerden olmasn. Veya dell
batl olunca, dell olmaktan kar, yok olur. Dellin olmamasndan medlln
yokluu gerekmez. (Adem-i dellden adem-i medlul lzm gelmez)
3- Gazzli'nin kelm ilmine getirdii yeniliklerden birisi de yanllarn
ortaya koyarak tenkid etmek maksadylla felsefi bahislere yer vermesidir.

13)

G a za li, e l-M u s ta s f m in ilm i'l-sl, c . l . s . 10, M sr , B u lak . 1322.

18
Gazzli'den nce kelm clar felsefecilerin fikirlerine az da olsa yer vererek
bunlar tenkid etm ilerdir. Fakat onlarn bu tenkidleri yetersiz kalmtr.
Gazzli bu konuda yle der:
"Kelm clann, kitablarnda, felsefecileri reddetm ekle megul olduklan
yerlerde, onlardan aldklar szlerin, kapal, dank, tenakuz ve fesatla dolu
olduunu grdm. lim lerin inceliklerini anladn iddia edenler yle
dursun, cahil halktan akll bir kim se bile bu szlere kanmaz. Bildim ki bir
mezhebi iyice anlayp knhne vakf olmadan reddetmek, karanl talamak
gibidir." ()
Gazzl, feylesoflarn ilimlerini taksim edip deerlendirirken riyaziyye
(matematik ve geometri) ve mantk, brhnlara dayand iin filozoflarn bu
ilim lerde doruyu sylediklerini, bunlar din asndan reddetm enin sz
konusu olm adn anlatarak yle der: "Fakat baz kim seler filozoflarn
matematik, geometri ve m antk alannda sylediklerini dnerek onlarn her
sylediini gerek zanneder. H albuki bir ilim de m tehass olann dier
ilim lerde de mtehasss olmas gerekmez. Felsefecilerin lhiyat sahasnda
syledikleri zann ve tahm inlerin tesine geemez. Bu alanda onlar hata ve
sapklklarn iine dmlerdir" (,5)
G azzli, felsefenin tam am na kar kan baz cahil m slm anlar
hakknda zetle yle der:
"Baz m slm anlar da felsefecilere aid btn ilimleri inkr etmeyi dine
hizm et ve yardm saydlar. Felsefeci syledi diye riyziyye ve mant da
reddettiler. Bu ilimleri inkr etmekle slm dnine hizmet ettiklerini sananlarn
din aleyhinde iledikleri cinayet ok byktr. Bu ilim lerde dnin esaslarna
dokunan ve inkr edilmesi gereken bir cihet yoktur. Mantklarn zikrettikleri
eyler, kelm clann ve limlerin delle aid zikrettikleri eyler cinsindendir.
Aralarndaki fark, ifade ekillerinde ve terimlerde grlr" ( 16)
G azzli'ye gre m antklar brhn iin b ir takm artlar ortaya
koym ulardr. Bu artlarla brhn phesiz yakn (kesin bilgi) ifade eder.
Fakat filozoflar, dn meseleleri tedkik srasnda bu artlara riayet etmeye g

14)

G a z z a l i, e l - M u n k z m in e 'd -d a ll, s.9 4 - 9 5 , T a h k ik e d e n Dr. C e m i l S a lb a , Dr. K m il

A y y r , B e y r t 1983.
15)
16)

ayn esr. s . 1 0 0 - 1 0 1 .
ayn esr. s . 1 0 3 -1 0 4 .

19
yetiremeyip son derece gevek davranmlardr. ( ')
G azzl, nce F rb ve bn-i S n nn eserle rin i in c eley e re k
Felsefecilerin grlerini iine alan (
j^aULo
)M akasdu-lFelsifeyi yazm , sonra da onlarn yanllarm aklayan "TehftlFelsife (5 , ,.>t 11 cj_Lp ) sini yazmtr. Gazzli, bu eserinde filozoflarn
ilahiyat alannda yanllarn ve tabi bilim lerde baz hatal grlerini 20
mesele ierisinde toplayarak tenkid eder. F ilozoflarn, hatal grlerin
nde btn m slm anlarn dni inanlarna ters derek kfre girdiklerini
iddia eder.
Gazzlinin Filozoflar tekfir ettii 3 nokta unlardr:
1- Cesedlerin diriltilm elerini (cism an hari) inkr etmeleri . B ir ksm
filozoflara gre, insanlar ldkten sonra cesedleri diriltilmez. Sevab alan ve
azab duyan ruhlardr. Azab duyma ecir ve sevab alma ruhan olacaktr.
2- Allah klliyyt bilir, cziyyat bilmez. M esel Allah insan nev'ini ve
insann zelliklerini bilir. Fakat bir insan ferdinin u anda oturduunu ve
konumakta olduunu bilmez. nk olaylar deiir. A llah'n bilen zat
deimez. ayet Allah, tek tek vuku' bulan hadiseleri bilse, A llah'n bilen
zatnn deim esi gerekir. H albuki Allah'n zat deimez. G azzali'ye gre
byle bir inan, Allah'a sfatlan bakmndan noksanlk isnad etmektir.
3-Alemin kdemini iddia etmeleri: Felsefeciler, lemin A llah'tan sadr
olmakla beraber zaman bakm ndan kadm ve ezel olduuna inanmlardr.
Kelmclara gre Allah'tan baka kadm kabul etmek tevhde aykrdr.
G azzali'den (v. 505/1111) yaklak bir asr sonra gelen bn Rd
(595/1198)) Frbi (v. 339/950) ve bn Sn'y (v. 428/1037) hakl karan
"Tehaft- T eh f ti'l-F elsife"sin i yazm tr. bn R d'n bu eserini
yazmasndan yaklak 3 asr sonra tekrar T ehaft risaleleri ve hiyeleri
yazlr. Fatih Sultan M ehm ed'in (v. 886/1481) em riyle, H oca zde diye
tannan Bursal M ustafa b. Y suf (v. 893/1489) ve A lddin Ali T s
(v.887/1483), Kelm clar ve Filozoflar arasndaki meseleleri karlatrarak
m uhakem e etm ek am acyla b irer tehft yazm lardr. H ocazde'nin
T ehft'l-Felsife'si G azzl ve bn R d'n T ehftleri ile birarada
baslmtr. (Msr, 1321 h.)
Alddin Ali Ts'nin eserinin ad "ez-Zahre fi'l-M uhakem e beyne'lGazzl ve'l-Hukem 'dr. H aydarabad'da 1318/1901 de baslmtr. Bu eser
Yd. Do. Dr. Receb D uran tarafndan "Aleddin Ali Ts, T ehft'lFelasife (K itab'z-Zuhr)" ism iyle Trkeye evrilm i ve baslm tr. Ank.
17) ayn esr. s. 105.

20
1980.
bn Kem l (v. 940/1533) H ocazde'nin tehft zerine bir haiye
yazmtr. Bunun ismi "Hiye al Tehafti'l-Felsife" dir. Prof. Dr. Ahmed
Arslan tarafndan tercem e edilmi ve baslm tr. (H aiye al Tehafti'lFelasife (Tehft haiyesi) Kltr ve Turizm Bakanl Yaynlan, Ank. 1987)
M uhyiddin M uham m ed K arab a 'nin (v. 942/1535) T a'lik a al
T ehafti'l-Felasife li-Hocazde" isimli eserini Yrd. Do. Dr. Abdurrahim
Gzel terceme etmitir.
(Bkz. Yrd. Do. Dr. A bdrrahim G zel, K arabai ve Tehft, st.
1991. Kltr Bakanl Yaynlan)
Gazzli'nin Kelm konularnda yazd eserler:
1- el-ktisd fi'l-i'tikd ( j LLc VI ^ jL ^ U ^ l) Gazzl, bu eserinde de
felsefecileri tenkid eder ve onlarn 3 noktada kfre dtkleri grnde srar
eder.
2-hyu ulm iddin ((j-jjJI ^j-Lc ? I j - J ) Gazal, ok m ehur olan bu
eserinde akid konularna ok yer verir. Bu eserinin ba tarafnda akid
konularna dair ( j Jj L*JI j_cljJ
) K itab K avidi'l-akid) isimli bir
blm tahsis etmitir.
3 - lcm'l-avamm an ilmi'l-Kelm
I
<j-c
I) Msr,
1309
4- el-Munkz mine'd-dall (
I^
11)
5- el-M aksad'l-Esna f erh-i Esm illahi'l-H sna ( (_r l^uVI
II)
6 - Feysal't-tefrika beyne'l-slmi ve'z-zandika (J^ilJI J . ^ j i)
7- el-Hikmet fi mahlukti'llahi azze ve celle
(J^ . j
<011 ' ~11 I - *
<L
I)
8- M ikt'l-Envar (jljJ V T 5 l _ a )
9 - el-Ksts'l-M stekm (> .~ ... 11 ^..1 L ...a I1)
10-M e'ric'l-Kuds fi medric-i m a'rifeti'n-nefs
(j- ^ i L l I jrjL*-^)
11- el-M aznn bih al gayr-i ehlih (lLa I j _a. c (_5l c u ( j j ' 11
)
Kahire, 1346 h.
12-el-M aznun's-Sagir ( j- ^ i- ^ ll
.A li )
13-er-Risletii'1-Ledniyye (L jjjJ J I < J L ^ jJ I )
14-ed-Dret'l-Fahire fi kef-i Ulmi'l-hire
( jj=wVI ^ J) I I I Q
^_a 6j-^.L_ll 6 j J_II)
15-Fedih'l-Batniyye"(<-j.'^LJI
)
16-C evhir'l-K ur'an ve D rerhu, M ekke, 1302, Bom bay, 1311,

21
Kahire 1320
Bu eserlerin hepsi de baslm tr. Bu eserlerinden baka M ustasf gibi
Gazal'nin baslm ve baslmam daha pek ok eseri vardr.
Gazal, eserlerinde din akidelere ters den felsef bahisleri tenkid edip
reddetmek m aksadyla yer verince kelm ve felsefe mnasebeti balamtr:
G azal'den sonra gelen k elm clar ise, dine m u h alif ve yanl olan
ynlerinden m slm anlarn akidini korum ak ve slm a zd dm eyen
ynleriyle de Akidi desteklem ek iin felsefe ile kelm bir araya getirerek
meze etmeye (kartrmaya) balamlardr.
G azzali'den sonra M uham m ed b. A b d u lk erim e- eh ristan i (v.
548/1153) yazd "Nihayet'l-kdm fi lmi'l Kelm" isimli eserinde felsefi
delllere de yer vermitir. zellikle Allah'n varln ispat ederken felsefi
dellleri kullanmtr. Bu zatn m ezhepler tarihine ait e l - M i le l v e 'n - N ih a l
(J^aJj Ij J-LI) isimli eseri pek mehurdur.
M tekellim, feylesof ve m fessir olan Faheddin er-Rz (v. 606/1210)
kelm ile felsefeyi meczedip (birbirine kartrp) ikisini bir ilim haline getirdi.
Rz'nin tam am layarak kem ale erdirdii Kelm, B klln'nin tamamlad
Kelm ilminin yerine geti. Rz'den sonra gelen kelmclar, kelm ilminde
onun metodunu takip ettiler.
Rz, yazm olduu (M eftihu'l - Gayb ) isimli tefsirinde kelm ve
felsefe m eselelerine ok yer verm itir. Bu tefsir, Tefsir-i K ebir adyla da
anlr. Trkeye tercme edilmesine de balanlmtr.
Raz'nin Kelm ve felsefeyi meczeden metoduyla yazd balca kelm
eserleri unlardr:
1-M uhassalu efkri'l-m tekaddim n ve'l m teahhirin. N asrddin etTs bu eseri zetleyerek erh etm i ve ism ini de Telhisu'l - M uhassal
koymutur. Bu iki eser m e'lim uslli'd-dn ile bir arada M sr'da 1323 h.
ylnda baslmtr. Muhassal, Hseyin Atay tarafndan "Kelma Giri" adyla
tercme edilerek bastrlmtr. (Ank. 1968)
2-El-M esilu'l-Hamsn fi lmi'l Kelm.
3-El-Erbe'n fi Usli'd-dn.
4-M e'lim u Usli'-dn.
5-Ess't-Takds f lmi'l-Kelm.
6-El-M ebhis'l-M erkyye f lm il-lahiyyt vet-Tabi'iyyt..(Bu eser
daha ziyade felsefdir.)
7- erhu'lEsm illahi'l-H sn
8-smet'l-Enbiy.

22
9-'tikadt Frakil-M shm n ve'l-M rikn. (M ezheplerin esaslarn ve
grlerini zetleyen gzel bir kitaptr.)
Rz, felsef eserler de yazm tr ki bunlarda slam Akaidine ters den
grleri reddeder. Bunlardan baz lan:
1-Lbb'l-rt, ibn Sn'nn rtnn yeniden dzenlenm i ekli.
(Tehzibi)
2-erh'l-rt bn Sn'nn rtnn erhi.
3 -Nihyet l-U kul.
4-El-M antku'l-Kebr.
5-El-Mlehhas.
D aha sonra gelen Seyfddn m id (v. 631/1233), E b k r u 'l - E f k r
(jK iV I
)isimli eserinde felsefeyi Rz'den daha fazla genileterek
Kelm ilm iyle kartrmt. Onun "G yet'l-M erm f lm i'l-Kelm " isimli
bir eseri daha vardr. el-hkm f Usuli'l-A hkm isim li fkh usulne ait eseri
de pek mehurdur.
N asruddn et - Tus de (v. 672/1273) ayn m etodu devam ettirmitir.
' olan bu zatn Tecrid'l - 'tikd veya Tecrd'l-K elm isimli kelmi eseri
mehurdur.
emseddn sfehn (v. 749/1349) T ecrd'e erh yazm tr. Bu erhin
zerine, es-Seyyid' erf el-C rcn'nin(v. 816/1413) Hiyet't-Tecrd"
ismi ile yazm olduu haiyesi mehurdur.
Ali Kuu da (v. 879/1474) Tecrd'l-'tikad' erh edenlerdendir, (bkz.
erhu'l-Tecrid, st. 1321, erhu'l-M evkfn kenarnda)
emseddn Isfehn'nin erhi "erh-i K adm ", Ali Kucu'nun erhi de
"erh-i Cedd" ismiyle anlmlardr.
N sruddn B eydv (K d B eydv) (v. 685/1286) yazm olduu
"Tavliu'l-Envr ( jljJV I -11
) isimli kelmi eserinde felsefe ile kelm
-sem iyyt bahisleri olm asa- birbirinden ayrdedilem eyecek bir durum a
sokmutur. em seddn M ahm ud el-Isfehn T avliu'l-E nvra M etliu'lEnzr ( jL k jV I ^JLk * ) isimli bir erh yazm tr. kisi birlikte baslmtr.
(Kahire, 1323) Kd Beydv'nin "Envrl-Tenzl ve Esrr'l-Te'vl" isimli
tefsri slam alem inde pek rabet grm ve ok m ehur olmutur. K ad
Beydvi bu tefsirinde Kelmi konulara da epeyce yer vermitir.
Hicri 8. asrda yetien byk kelmc ( ^ >jV I ^ J - l l j_*At) Adudiddn
el-yc'nin (v. 756/1355) yazm olduu M evkf ( l I ) isimli kelm
kitab byk b ir deeri haizd ir. e l-y c bu eserin d e K udem y-
M tekellim 'nn delillerini ve grlerini aratrm ve byk bir titizlikle

23
tenkid szgecinden geirmitir. Bunlarn gr ve delillerindeki baz zaaf ve
yanllklan ortaya karmtr.
El-yc'nin aynca "Akid Adudiyye" ismiyle anlan bir Akidi vardr.
M evkf zerine yaplan erhler ierisinde en deerlisi byk kelmc esSeyyid e- erf el-C rcn'nin (v. 816/1413) (>. Jl^11 j <i) erhu'l
M evkf isim li erhidir. erhu'l M evkf ilk defa st. D ar't-Tbatilmire'de Sultan 2. M ahm ud zam annda 1239 da tek cilt halinde baslmtr.
erh'l M evkf zerine haiyeler de yazlm tr. Bunlarn en m ehurlar,
hiye yazarlar ile birlikte unlardr: Haan eleb el-Fenr (v. 841/1437)
Hiye al erhi'l-M evkf. Abdulhakim Siyalkti (v. 1067/1656) Hiye ala
erhi'l-M evakf. Bu hiyeler, erh'l M evkf'n 1292 st. , 1321 st. ,
1325 M sr basklanyla birlikte baslmtr.
Akid-i Adudiyye zerine de pek ok erhler yaplmtr. Celleddin edDevvn'nin (v. 908/1502) bu A kid zerine yapt erh (erhu'l- Akidi'l
Adudiyye) Cell ale'A kid ism iyle tannm ve O sm anl alim lerince pek
rabet grm ve m edreselerde okutulm utur. Sonralar erhu'l- Akidi'l
Adudiyye zerine de haiyeler yazlmtr. B unlarn en mehurlar: smail
Gelenbev; Hiye ale'l-Cell m inel-Akid, Edim e mftisi; M ehm ed Fevzi,
Ceml ale'l-Cell, eserinin tam ismi
J^U JI
^ L o i l JU ^JI )
Adudiddn el-yc (v. 756/1355)'den sonra hicri 8". asrin sonlarna doru
slam te fe k k r tarih in d e b ir d u rak lam a hatta b ir g erilem e b alar.
M teahhirnin kelm , felsefeyi bnyesine alp m assetm i olduu iin
felsefenin gelimesi durmu ve felsefi eserler yazlmamtr. Bu zamanlardan
itibaren evvelce yazlan kymetli kelm eserleri ayarnda kitaplar yazlmaz.
Telif edilen baz mstakil kelm eserlerinin yannda daha ziyade nceden
tasnif edilen kelm kitaplar zerine erh ve haiyeler yazlm , talikalar
(notlar ve ilaveler) yaplm tr. B ir ksm eserlerin k saltlm ak veya
geniletilmek suretiyle yeniden dzenlenerek tehzibi yaplmtr. Bu devrin,
Mtekaddimin ve Mteahhirin'e ait kelm eserlerini aratrarak tahkik eden iki
byk kelm alimi Sadddin M es'd b. mer et-Teftzni (v. 793/1390) ile
es-Seyyid e-erf el-Crcn'dir. (v. 816/1413) Sadeddn Teftzn, m er
en-Nesef'nin (v. 537/1142) Akid metni zerine slam aleminde pek mehur
olan bir erh yazm tr ki bunun ad erhu'l-akid ( jj L JI
) dir. Bu
eser Osmanl medreselerinde ve slam aleminin eitli blgelerinde ders kitab
olarak okutulm utur. erhu'l-A kid zerine 50 kadar haiye yazlm tr.
Bunlardan bazlarnn melliflerinin ve haiyelerinin isimleri unlardr:
1-M uslihiddn M ustafa el-K estell (v. h. 901), H iyet K estell al

24
erhi'I-Akid.
2-M olIa H ayl em seddn A hm ed (v. h. 875), H iye ala erhi'lAkid.
3-A bdulhakm Siylkt (v. 1067/1656), H iye ala erhi'l-A kidi'nNesefiyye.
4- brahim b. M uham m ed sm ddn, H iye al erhi'l- akid.
(v.9945/1538)
5-Ramazan b. Abdulmuhsin el-Behit (v. 979), Hiyet erhi'l-Akid.
Bu sonuncusu, hoca ve talebeler arasnda Ram azan Efendi diye anlr. Bu
hiyelerin hepsi baslmtr.
Teftzn'nin en mehur eseri ok kymetli bir kelm kitab olan erh'lM akasd'dr. M etni de kendisine aiddir. K elm clarn m racaat ettikleri
kaynak eserlerin b an d a gelir. T eftzn , erh 'l-M ak asd 'd a kelm
meselelerinin hepsini toplamtr.
Crcn'nin M evkf zerine yapt "erh'l M ev k f' isimli eseri de
-yukarda bahsetmitik- ok kymetlidir. H. 9. asrdan sonra alimlerin kelm
eserleri yazarken bavurduklar nemli kaynaklarn banda gelir.
Hicri 9. asrda yetien son m uhakkik ve byk kelmc Celaleddn edD evvn'dir (v. 908/1502). El-yc'nin A kidine yapt erhten (ki ismini
yukarda zikrettik) bahsettik. Ts'nin "Tecid'l Kelm "nn erh-i Ceddin
hiyelendirm ittr. Bu eserinin tam ismi H iye al erhi'l-K uc liT ecrdd'l-K elm 'dr.(
^ ~ I 0
jJLl
)
baslmtr. Bu zatn sbt- Vcib ismindeki eserinden baka"mebde' ve maad
ile ilgili ez-Zevr' ve'l H avr isimli bir eseri de vardr ki bu sonuncusunu
Mus Kzm Efendi Trke'ye evirmitir.
D.

M A T R D Y Y E K E L M C IL A R I

1 E'ar, Iak 'ta Ehl-i Snnet'in K elm ilm ini kurup neretm eye
balad zaman M vern-N ehir'de Ehl-i Snnet'in K elm ilmini kuran ve
yayan Eb M ansr M uham m ed b. M uhamm ed el-M atrd'dir. (v. 333/944)
M atrdiyye mezhebinin ilk kaynaklan, mam A'zam'n akid risleleridir ki
isimleri unlardr : el-Fkhu'l-Ekber, el-Fkhu'l-Ebsat, er-R isle, el-lim
ve'l-Mteallim, el-Vasiyyedir. El-Fkhi'l-Ekber zerine pek ok erh yazlm
ve Trkeye de evrilmitir. Aliyy'l-Kari
( ^ jL S JI (_J_Lc. v. 1014/1605)
Fkhu'l-Ekber zerine gzel bir erh yazm tr. (erh'ale'l-Fkh'l-E kber,
1375/1955, Kahire)

25
m am Eb M ansr M atrd, M u 'tezile ve dier ehl-i bid'at ile
jnnazaraya balam ve Tevhd ve Kelm ilmine dair eserler tasnif etmitir.
Bu eserlerinde akl dell ve aklamalara yer vermitir. Matrd de E'ar gibi
jylu'tezile ile S elefiyye arasnda bir m etod takip etm itir. Bu m etodu,
E'ar'den daha fazla Selefiyye'ye yakndr.
mam Maturid'nin bize kadar gelen kelm eserleri unlardr:
_t ~t< ): C am bridge niversitesi
a) K itab't-T evhd ( >_
"II
ktphanesindeki tek nshas Dr. Fethullah H uleyf tarafndan tahkik edilerek
1970 de Beyrut'ta baslmtr.
b) Te'vlt'l-K ur'n : Bu eser Te'vlat Ehli's Snne adyla da tannr.
Ktphanelerde pek ok nshas vardr. Bu eseri Ebubekir M uham m ed b.
Ahmed es-Sem erkand (v. 533/1158) "erhu Te'vlti'l-M trd" ism iyle
erh etmitir. M trd, dirayet uslyle yazm olduu bu tefsirinde yer yer
kelm bahislerine de temas etmitir.
c) R islet'tTevhd ve R islet'l-A kde li Eb M ansur el-M turd,
Prof. Y usuf Ziya Yrkan bu iki risleyi tercmeleriyle birlikte neretmitir.
Bu iki eser 1953 stanbul'da yaynlanmtr. Bu rislelerden kincisinin mam
Matrd'ye ait olduu phelidir.
1996 ylnda Ahmet Szen benim rehberliimde "Akdet Eb Mansr elMturd, isim li eserin edisyon kritii ve grlerinin deerlendirilm esi"
adndaki yksek lisans tezi alm asnda, M turd'nin K itab't-Tevhid ve
Te'vilt'l-Kur'an'ndaki ifadeleri ve grleri ile, bu iki risaledeki metinleri
karlatrm tr. R isalet't-T evhid'in M atrd'ye aid olduu gr ar
basmtr. "Risalet'l-A kde" iinde Ehl-i Snnet akaidine ve M aturdiyye
grlerine aykr baz hususlar tespit edilm itir. R isalet'l-A kde'nin
Matrd'ye aid olmad kanaati bizde uyanmtr.
2- el-H akm es-Sem erkand (v. 342/953) Eb M ansr el-M atrd'nin
talebesi olan bu zat, ehl-i snnet akidini zetleyen es-Sevd'l-A 'zam
(juk r I j l j . II) isimli risaleyi yazmtr. Greleli brahim Hilmi bu risaleye
(Selm'l - A hkem al Sevdi'l - A 'zam ) isim li bir erh yazm tr. esSevd'l-A'zam birka defa baslm tr.('8)
3- Sadru'l-slm M uham m ed el-Pezdev (v. 493/1100): U sl'd-dn
isimli eseri yazm tr. Bu eser K elm konularnn hemen hem en hepsine
temas eder. Ehl-i Snnet Akidi ad altnda erafeddin Glck tarafndan

18)

Bkz.

bu b a s k l a r n d a n birisi E b u ' l - K a s m

s h a k b. M u h a m m e d e l - H a k i m

Semerkand, e s - S e v d 'l - A zam , M atbaat'l-C em l, tarihsiz.

es-

26
Trke'ye evrilmi ve bastrlmtr.
4- E b u 'l-M a n (M u 'n ) M ey m n b. M u h am m ed en -N esef'n in ;
zamanmza intikal eden 3 eseri vardr.
a)"Tabsrat'l-Edille": M atrdiyye Kelm na id eserlerin en hacimlisi
ve en nemlisidir. Pek ok yazma nshas vardr(19).
b)"et-Tem hd li-Kav'idi't-Tevhd": Bu eserin st ktphanelerinde bir
ka nshas vardr. Mesela, Beyazd Kt. No:3078,158 varaktr.
c)"B ahru'l-K elm fi A kid-i E hli'l-slm ": K k bir akid risalesi
kadardr. K onya'da Ali Ram azan H dim tarafndan 1327-1329/1911 de
bastrlmtr. Yine ayn ylda 1329/1911 de Kahirede baslmtr.
5-Necmeddin mer en-Nesef(v. 537/1142) : (i
J I j I i LSj J I) Nesef
Akidi ism iyle slm dnyasnda m ehur olan kk bir risalenin mellifidir.
Bu akid risalesinin m uhtevas sadece T absrat'l-E dille'deki konularn
balklardr. Yani, Nesefi A kidi, T absrat'l-Edille isimli byk Kelm
kitabnn fihristidir. Bu risaleyi en gzel erh eden Sadddn et-Teftzn'dir.
T eftzan'nin Nesef'nin Akidi zerine yazd erhu'l-A kidi Trke'ye
birka defa tercem e edilm itir. Srr G ird Paa erhu'l-A kidi, erh ve
haiyelerinden notlar ekleyerek Trke'ye en gzel ekilde evirmitir. erh-i
A kid Tercemesi ism iyle anlan bu evirinin byk bir ksm R usuk'ta h.
1292 de baslmtr. Geri kalan az bir ksm da h. 1301 de Trabzon Vilayeti
m atbaasnda baslmtr. Srr Giridi, erhu'l-A kidi esas alarak Nakd'lKelm fi Akidi'l-slm isimli, tercm e ve telif mahiyetinde bir Kelm kitab
yazmtr. Bu eser de stanbul'da 2 defa baslmtr.
6-T rk asll E bu'l-F ezil ve Eb c' knyeleri ile de tannan
M enkubers b. Abdullah Yalnkln (v. 652/1254) : En-N r'l-Lm i' isimli
eseri vardr. Kprl Kt.phanesi, No: 861.
7 -E b u 'l-B erek t H afz d d in en -N esef (v. 7 1 0 /1 3 1 0 ) : Bu zat
M edriku't-Tenzl ve H akaiku't-Te'vil isim li tefsirinde ayetleri aklarken
mnasebet dtke Ehl-i Snnet akaidine yer verir. "el-Umde" isimli kelm
kitabn el-tim d fi'l-'tikd ism iyle erh etmitir. El-U m de'nin bakalar
tarafndan yaplm erhleri de vardr.
8- Sircddn Ali b. Osman el- el-Fergnevi' (v. 575/1179) nin 66
beyit halinde tertibledii Emli manzumesi slm aleminde ok rabet grm
ve birok erhleri yaplmtr. Bunun en gzel erhlerinden birisini de Kamus

19)

B u eser, C la u d e S A L A M E tarafndan tahk ik e d i lm i v e bastrlm tr, D m a k -1 9 9 0 ;

ayrca H se y in Atay tarafndan tahkk e dilip 1 9 9 3 te-A nkarada birinci cildi baslmtr.

27
mtercimi A hm ed sim ef. (v. 1235/1819) ye aiddir. (M erhu'l - Emali fi
erhi'l - Emli) isimli bu erh kymetli bir kelm kitabdr. Aliyy'l-Kari de
Emli'yi Dav'u'I-M eli li Bed'i'l-Em li ismi ad altnda daha nceden erh
etmiti.
9- Nureddin es-Sbn (v. 580/1184) nin kelm eserleri; el-Kifye fi'lHidye, el-Bidye fi Usliddn, el-M unteka min sm eti'l-Enbiydr. Sabn,
bu eserlerini yazarken byk apta Tabsirat'l - edilleden faydalanmtr.
10- bn'l-H m m (K em aleddin M uham m ed b. A bdulvhid (v.
861/1457) in "el-M syere fi akidi'l-m nciye f'l-hire" isim li kelm
eserine fi alimlerinden Keml b. E b erf (v. 906/1501) bir erh yapm
ve K asm b. K utluboa (v. 879/1474)da bir haiye yazm tr. de bir
arada h. 1317 de M sr'da baslmtr.
11- stanbul'un ilk kads Celleddn zde Hzr bey (863/1458) Akide
dair yz beyit halinde "Kaside-i Nniyye" ismiyle bir eser vcuda getirmitir.
Bu kaside zerine de bir ok erhler yaplmtr. lk defa erh eden H zr
Bey'in rencisi M olla Hayl emseddn Ahmed (v. 875/1470) dir.
K asidet'n-N niyye zerine D am d- G elenbev M uham m ed kri
tarafndan (Tuhfet'l - Fevid al Cevhiri'l - Akaid) ism iyle trke bir erh
yazlmtr. Bu Trke erh st. da 1328 h. tarihinde baslmtr.
12- Takpr zde Isamddn Ahmed Efendinin (v.968/1561) el-M elim
fi lmi'l-Kelm isimli kitab (Veliyyddin Ef. K't. 2149 numarada kaytldr.
Bu zatn (M iftah's - Saade jl Jl ^ I " ) isimli eserinde yer alan ilm-i
Kelm bahsi bal bana bir kelm kitab mahiyetindedir. (Miftah's - Saade
) yi mellifinin olu Kemaleddn M ehmed Efendi M evz'at'l-Ulm ismiyle
Trke'ye evirmitir. st. da h. 1315 de baslmtr.
13- H seyin el-C isr E f.'nin er-R islet'l-H am diyye isim li eserini
M anastrl sm ail Hakk ekler yaparak T rke'ye evirm itir. 1307 de
Dersaadet'te (st.) bastrlmtr, 4 cilttir.
14- M anastrl smail Hakk'nm (Mevid'l - n'm fi Berhn-i Akaidi'l
- slm" isimli eseri ) slm akidi zetlenerek yazlm bir kelm kitabdr.
Baslmtr, (Dersadet, M ahmud Be Matbaas, 1309)
E - YEN LM - K E L M DEVR
Vaktiyle Fahreddn Rz'nin (v. 606/1210) tam am lam olduu felsefe
ile mezcedilmi mteahhirn ilm-i kelm Bklln'nin ( v. 403/1013) yaym
olduu ilm-i kelmn yerine gemiti.

28
Rz'nin zamannda, Bklln kelm nasl yetersiz grlmse bu gn
de O sm anllar zam annda okutulan m teahhirin kelm na aid eserler ve
bunlarn erh ve hiyeleri de ok eitli inkr cereyanlar karsnda yetersiz
kalmtr.
Mtekaddimn ve mteahhirn kelmnn grd vazifeler zamanlarnda
pek mhim olmutur. Eski (klasik) kelm, akaidi aklarken zamanlarnn ilim
ve felsefesinden faydalanm tr. Bacon (1561-1626) ve D escartes (15961650) ilmin metodunu yeniledikten sonra bilim de ilerlem eler olmu ve yeni
felsefeler ortaya atlm tr. Eski Yunan Felsefesi deerini kaybetm itir.
Ortaada Allahszlk cereyan ok zayft. Dinlerin btn m illetlere hakim
olduu ada kelm limleri muattla, m ddiye ve tabiiyye adyla anlan
D ehriyeyi (A llah' inkr edenleri) reddetm ek ve bid'at cereyanlarn
durdurm ak iin kelami eserlerinde isbt - vcib konularn yazyorlard.
Dehriyye de ou defa inanlarn gizliyorlard.
17. asrn sonlarndan balam ak zere A llahszlk cereyanlar btn
dnyada yaylm ve slm dnyasna da girmitir.
m m anuel K ant'm (1724-1804) Felsefesinde saf akl tenkid ederken
"Allah'n var veya yok olduu bilinemez." tezini ortaya atp bunu savunmas
pek ok zararl ve inkarc cereyann dom asna tesir etmitir. Allah' inkr
eden cereyanlardan bazlar unlardr: M ekanik M ateryalizm , D iyalektik
M ateryalizm , Evolsyonizm (tekm l) Teorisi (nazariyesi), Pozitivizm ,
Froydizm , N atralizm (T abiatlk) ve N ihilizm . Bu cereyanlar, ilim
kisvesine brnerek davalarn zihinlere ilemek isterler.
Klasik Kelm'm isbat- vacibe aid delilleri bu gnn ihtiyac karsnda
yetersizdir. Kelm ilminde brhnlarn getirildii ve delillere dayanan akl
izahlarn cari olduu konular ulhiyet konulardr. Bundan sonra nbvvet
konularnda delllere bavurulur. 19. asrn so n larn a doru O sm anl
mparatorluundaki mnevverlerin bir ksm Avrupa'daki mlhid akmlardan
etkilenm eye balam lardr. l had ve inkr cereyanlar m em leketim ize de
girm itir. Bu cereyanlar karsnda ham iyetperver m nevverler slm 'n
akaidini mdafaa etm ek iin ihtiyaca gre eitli eserler yazm lardr. 20.
asrn balarnda m ateryalist ve inkrc fikirlerin slm lemini etkisi altna
ald bir zamanda ihtiyaca gre zmirli smail Hakk (1869-1946) tarafndan
kelm metodunda bir yenilik hareketi balatlmtr.Maalesef zamanmzn lm

29
seviyesine gre yaplm ak istenen bu yenilik ve g elim e devam
ettirilememitir. Yeni kelm, din akidi desteklemeye vesile olacak kadar
kesin olan bilimsel bilgiden istifade edecektir. Materyalizm ve tabiatl
reddetmek iin yeni ilm-i kelma intikal edilirken yazlan eserlerin belli
ballar unlardr:
1- zmirli smail Hakk, Yeni lm-i Kelm, 1339-1341(2 cilt). Bu eser
zamannn ihtiyacna gre yazlan kelm kitaplarnn en mkemmelidir.
2- zmirli smail Hakk,Muhassal'l-Kelm ve'l-Hikme Dar'l-Hilafe,
Evkaf- slmiyye Mat. 1339
3- Abdllatif Harpti, Tenkihu'l-Kelm fi Akid-i Ehli'l-lslm ve
Tekmilesi. st. 1334
4-ehbenderzde Filibeli Ahmed Hilmi, Yeni Akid (ss-i slm) st.
1332/1913
5- Muhammed Abduh, Rislet't-Tevhd
6- smail Fenni (Erturul) Maddiyyn Mezhebinin zmihlali. st. 1928
7- smail Fenn, Kitab- zle-i kk, st. 1928
8- smail Fenn, Kk Kitabta byk Mevzlar, st. 1934
9- M. emseddin (Gnaltay) Felsefe-i l, st. 1341.

30

K N C B L M
K E L A M L M
I-

KELM

L M N N

T A R F

Kelm ilmi konusu ve gayesi itibariyle iki trl tarif edilir,


a- K onusuna gre tarifi: Seyyid erf C rcni'nin (v.816/1413) tercih
ettii tarif:
I J_lJL I (j-o

d i

I *^ n 1,1 (J I 1

4-j

J I iTj Ij

<__ ^. -< u j\ I r

(jj-jl-2 lfLz jL*_LI j


Yce Allah'n zt ve sfatlarndan m ebde (balang ve yaratl) ve
m ead (sonu) itibariyle yaratlm larn (ve m m kintm ) hallerinden slm
kanunu zere bahseden bir ilimdir.^)
H adslerde slm dninin m n esaslar alt esasta zetlenm itir. Bunlar
ment'de ifade edilir. limler tarafndan bu esas da e irc edilir: Allah'a,
nbvvet ve rislete ve ahirete m n. Bu esasa usl- selse denilir.
M elekler ve kitaplara m an, peygam berlere m ann ierisine girer. Kaza ve
kadere m an ise Allah'n fiilleri ierisine girer. Bu tarifde usl- selaseden
A llah ve hiret zikredilm i, nbvvet ve rislet de yce A llah'n fiilleri
ierisinde dnlmtr. Ayrca nbvvet ve rislete dayand iin hiretin
zikredilm esiyle yetinilmitir. "slm kanunu" sznn sylenmesi ile ilahiyat
felsefesi tarifin dnda kalr.
lhiyat Felsefesi; A llah'n zatndan, balang ve sonu itibar ile
m ahlukatm durum larndan, slm kanunu zere bahsetm ez. Bu konularda
ister islm a uysun, ister uym asn akla dayanr. K elm ilmi ise, islmm
temelleri olan peygamber gnderilmesi, kitaplarn indirilmesi, ldkten sonra
diriltilmek gibi kesinlikle bilinen ve kabul edilen asl ve esaslara bal kalarak
m ahlukatn hallerinden bahseder. Vahye dayanarak akl kanunlarn hataya
dmekten korur. Mebde ve meadn zikredilmesiyle, pozitif bilimler de tarifin
iine girmez. M sbet bilim ler mebde ve m ead itibariyle eyann hallerinden
bahsetmez. Ancak deneylenip gzlemleri yaplan olay ve eya arasndaki sabit
olan nisbetleri aratrr. Msbet bilimlerin alan, deneylenip gzlemleri yaplan
eya ve olaylarn dna tamaz.

1)

e s - S e y i d - e r f e l-

C rcn,

e t -T a 'r fa t,

s. 1 2 4 ,

(K el m

m a d d esi)

A b d s s e l m b. e l-L a k kn i, erh-u C e v h e re ti't-T e v h d , s.2 3 , 1 3 7 5 / 1 9 5 5 , M sr.

st. 13 2 7 ;

31
b- gayesine Gre Tarifi:
d ''" I I _ J J
I J j_L

< '

'

jJ I

J-J

I JL Ll-j I ^ I e

<La> n

J .1~ 5

Ir

Kelm, hccetleri(kesin delilleri) getirerek ve pheleri gidererek dni


akideleri ispat etmeye daima kendisi ile g yetirilen bir ilimdir.(2)
Hccetlerden maksat, nakil ile desteklenmi akl delllerdir. phelerden
maksat, delle benzeyen fakat hakikatte dell olmayan bir takm bozuk ve btl
gr ve nazariyyelerdir. Dni akideler, asli hkm ler dediim iz itikd
hkmlerdir ki srf man alanna giren ve inanla ilgili olanlardr. Allah vardr,
birdir,limdir,kadirdir gibi.lm-i kelm zellikle bu itikd hkmleri tesbit
edip korumak iin tedvin olunmutur. Bunlar da ezel ve ebed gereklerdir.
T arifte "kendisiyle g yetirilen" szyle de,sahibine tam bir g
yetirmeyi verem eyen, verdii farz edilse bile din akdeleri isbata mahsus
olmayan m antk ve cedel gibi baz ilimler, (daima) szyle de kelm ile
beraber bulunursa g yetirme husle gelen, kelm ile beraber olmadan g
yetirme husle gelm eyen T efsr ve Hads gibi ilim ler bu tarifin dnda
kalrlar.
2 - K EL M

LM N N M EV ZU U

B a la n g ta n
itib a r e n
k e l m
ilm in in
m e v z 'u
g ittik e
geniletilm itir.K udem y- m tekellim n ve K d E rm evye gre; kelm
ilminin m evz'u Yce A llah'n zt ve sfatlardr. "Ament" 'de ifadesini
bulan alt m n esas; m ann asllar olan A llah'a, p eygam berlerin
gnderilmesine ve hirete m ana irca edilir. Bunlarn iinden Allah'a m an,
"asl'l-usl "dr. Peygam ber gnderilmesi ve ba's (ldkten sonra diriltmek)
Allah'n fiillerindendir.
slm dnyasnda felsefe'nin yaylm as ile ilm-i kelm , konusunu
genileterek, dier ilimlere m uhta olmaktan kurtarm ak lazmd. Bu itibarla
mam G azzl (v.505/1111) ve ona uyan kelm clann kabul ettii gre
gre Kelm ilminin konusu, geniletilerek
(
j-4
) veya ( jj^ .j- a
L j jjj .j _)
"mevcd olmas itibariyle, her mevcttur" denildi. Yani kelm varlklardan ve
hallerinden, srf var olm alar bakm ndan, slm esaslara gre bahseder.
Felsefede mevcddan srf akla gre islm a uysun veya uymasn bahsedilir.
limler de m evcdu, u anda bulunduu durum da, e i t l i y n l e r i y l e

2)

Crcni. erhu'I- M a v a k f , s . 1 1 , 1 2 3 9 , st.

32
aratrr. ( )
G azzl'den sonra gelen m teahhirin k elm clar, kelm ilm inin
konusunu daha fazla genileterek "Kelm'm konusu m almdur" demilerdir.
slm akidn isbata yarayan her ma'lm , bilinm esi mmkn olan, beer
ilm inin ulaabilecei her ey, Kelm 'm konusu ierisine girdi. Yani dni
akidelerin isbat edilmesi kendisi ile yakndan veya uzaktan ilgili olan her ey,
Kelm ilminin konusu oldu. M alum olanlar ya harite m evcd olan ey ile
ilgilidir ya da delllerin durumu, kyas nev'ileri ve ma'dm (yok olan) gibi
harite var olm ayp srf zihinde var olan eylerdir. B ylece ma'lm'un
ierisine dni akdeler ve akidi dorudan doruya isbata yarayan veya akide
vesile olan meselenin isbat kendilerine bal olan her ey girer.(4)
3 - KELM

LM NN M ESL ( M E SE L EL E R )

Her ilmin mesili, o ilmin hakikatini tekil eden maksd- asliyyesi (asli
m aksadlar)dir. A yrca asl m aksadlara ulam ak ve bunlar bilm ek iin
kullanlan mebdi (mebdeler ve prensibler), vesil (vesileler) vardr ki bunlar
o ilmin hakikatna dahil deildir. Ancak asl maksadlar, mebdi'ye (prensib
ve vesilelere) iddetle muhta ve bal bulunduklar iin bunlar da (mebdi
de), o ilimden bir cz saylmtr. Kelm ilminin meseleleri de;
1- Bu ilmin hakikatini tekil eden maksd- asliyyedir. Bunlar da dni
akdelerdir. Allah vardr, birdir,hereyi yaratan O 'dur, Hz. M uham m ed
Allah'n Resldr, ldkten sonra diriltilmek haktr gibi. Dn akdeleri Allah
T eal kesin ve ak olarak beyan buyurm u, Hz. Peygam ber de bunlar
insanlara tebli etmitir.
2- M ebd ve vesil; bunlar dni akideleri isbat etm eye vesile olan ve
yarayan m ebd (prensibler) ve vesilelerdir. lem hdistir, her hdisin bir
m uhdisi vardr; her eserin bir m essiri vardr gibi m ebde'ler ve nazar
hkm ler (tefekkr ve istidlle dayal olan hkmler) dir. Bunlarn bir ksm
bedh ve doruluu kesin olan yakniyyat (zorunlu bilgiler) tr. sbata
yarayan delllerin hepsi de, vesil ierisine girer.
lm -i K elm , ilim lerin en ycesi olduundan dolay, m aksd-
asliyesinde olduu gibi vesilinde de baka ilimlere muhta bulunmamas
iin, K elm clar dni akdeleri isbata vesile olan btn nazar ve mantk
bahisleri, bu ilmin mesili ierisine almlardr.
3) S a 'd d d in e t-T e ft z n , erhu'l - M a k a s d , c . l , s . 1 1 - 1 2 , st 1 3 0 5 ; T e h n e v , K e f
Istlahti'l-Fnn, s. 2 3 , K alk ta, 1 8 62.
4)

C rcan, e r h u 'l-M e v k f, s. 12, st. 1239.

33
lmi Kelm'n mebd ve vesili, asl maksatlar tekil eden dni akideler
gibi sabit olm ayp, zam anla ilimlerin ilerlem esi ve asrn ihtiyalarna gre
deiebilir. Vaktiyle mtekellimn, lemin sonradan var edildiini isbat iin
"cisim ler, arazlardan hl deildir." "C isim ler cz' l yetecezzalardan
(atom lardan) mrekkeptir" gibi kaziyeleri (nermeleri) birer mebde olarak
kabul etm ilerdi. Alem in hudusu (sonradan var olmas), Allah'n varln
isbat iin bir mebde (ve vesile) idi. Bu gn de yledir. Yalnz alemin hudsu,
bugn fizik ve kimyann bildirdii daha ak ve kesin delllerle de isbatlanr.
Bugn bir takm filozoflarn kabul ettikleri "tabiat kanunlar, tecrbe ile sabit
olduu iin m m kindir, zorunlu deildir." hkm , hiss mucizenin imkn
iin bir mebde, olur.
K u d em y - m te k e llim n ilm -i k e l m n d a m e b d e 'le r bak a,
m teahhirnin kelm ilminde mebde ve ilkeler baka idi. Bugn yeni ilm-i
kelmda da m ebd ve vesil baka olacaktr. ayet mtekelliminin Kelm
kitaplarnda dni akdeleri isbata veya dni akdelerden pheleri giderm eye
yaramayan zayf m eseleler zikredilm ise, srf kitaptaki faydalar oaltmak
m aksadyla K elm 'n mesili dier ilim lerin m eseleleri ile kartrlm
demektir. O
4 - K EL M

LM NN FAYDA VE G A Y E S

H er ilim faydas iin okutulur. F aydalarn bilm ek, insan o ilmi


renm eye daha fazla tevik eder. Kelm ilminin faydalar ok byk ve
gyesi ok nemli ve ycedir. Bu ilmin balca faydalan unlardr:
1- K iiyi, m nnda taklid seviyesinden kurtararak kat' dellleie
desteklenm i, sarslm az ve kesin m n m ertebesine ulatrr. Bu ilim
sayesinde kii m nn, brhnlara (kesin delllere) dayandrarak yakn ve
tahkik derecesine karm olur.
2- D oru yolu arayanlar (m sterid n i), m eseleleri d ellteriy le
aklayarak ird eder. Kesin delilleri irad ederek inatlar susturur.
3- D in akideleri, batlc ve sapklarn ileriye srecekleri pheler ile
sarsntya uramaktan korur.
4- D ier btn dni ilimler, Kelm ilmine istnad eder. nk Allah'n
varl ve peygam berler gnderdii, bu ilim ile isbat edilm eden, Tefsr,
Hads, Fkh, UsCl-i Fkh, Ahlk gibi dni ilimlerin mevcudiyetlerine imkn
yoktur. Bu sebeple Kelm ilmi dier er' ilimlerin temeli olmutur. Temel
olmadan, tavan var olamaz.

5)

B k z . A y n esr. s. 15-J6.

34
5Amellerde niyyetin salaml, sahih ve kuvvetli man ile olur. Ancak
kesin ve kuvvetli man semere verir, iyi niyet ve gzel amelleri de kuvvetli ve
salam m an husule getirir. K uvvetli ve salam m an da K elm ilmi
baheder.
Bu be faydaya bir fayda daha terettb eder. O da dnya ve ahiret
sadetini (sadet-i dreyni) elde etmektir. nsann dnya ve hirette sadete
erimesi Kelm ilminin en byk gyesidir. Sadet-i dreyn gyet'l-gyttr.
(Bizzat istenen ve elde edilm esi iin allan gayelerin gyesidir) Sadet-i
dreyn; kuvvetli man, gzel amel ve ahlk sebebiyle dnya ilerinin gzel bir
nizam ile yrmesi, insanlarn birbirlerine gzel muamelesi ile huzur iinde
yaamak , Ahirette ise kfr ve fsk u fcr zerine gerekli olacak korkun
azabtan kurtulua ermektir.(6)
l

I L j - J j Ij-ILS

"M uhakkak ve phesiz R abbim iz A llah'tr diyen ve sonra dosdoru


olanlar var ya ite onlar iin hibir korku yoktur ve onlar zlmeyecekler de",
(el- Ahkf, 13)
5 - K ELM

LM NN M ER TEBES

Kelm ilmi, ilim lerin en ereflisi (eref'I-ulm ) ve en kymetlisidir.


Gazzal'nin tabiriyle Kelm (L_jJI ^

^^1-c.VI . I* 11 ) rtbesi en yksek

olan ilim dir (7) Btn K elm clar da bu ilmin en kym etli olduunu beyan
etmede ittifak etmilerdir. B ir ilmin kym et ve erefi; konularnn genellii,
ycelii, delllerinin kuvveti ve gyesinin erefi ile doru orantldr. lm-i
Kelm, btn bu hususlarda dier ilimlerden stndr. nk konusu,
a) H er eyi iine alan m alm t olm as bakm ndan en geni,
b) Allah'n zt ve sfatlar ile ilgili olmas itibariyle en erefli mevz'dur.
c) D ellleri, nakil ile desteklenm i brhnlar olduu iin en kuvvetli
delllerdir.
d) D nya ve hiret sadetini temin etm ek olan gyesi, gyelerin en
yksei ve en erefli sidir. (8)
e) Bir de konulan, btn peygamberlerin tebliinde ittifak ettikleri ezel
ve ebed gerekler olup deim eyecekleri iin K elm ilmi gerek ilim
6)

B k z . A y n esr. s. 14-1 5.

7 )

G a zz l, e l-M u s ta sf , s.7, B u la k , M sr, 1 322.

8)

B k z . Crcn, erhu'I-M ev kf, s. 15.

35
hviyetini haizdir. te kelm ilmi, btn bu yceliklere sahib olduu iin
ilimlerin en ereflisi ve ilimlerin reisidir (res'I-ulumdur.)
6 - K EL M

L M N E K A R I IK A N LA R

Kelmclar bu ilmin tahsiline rabeti artrmak iin, mertebesinin ok yce


ve ok kymetli olduunu aklamlardr. Bununla beraber bu ilmin tahsil
edilmesini doru bulmayan, hatt mevcdiyetini dahi istemeyen kimseler
olmutur.
Akl kanunlarna gre akaidi aklamak dem ek olan kelm ilmi
Mu'tezile'nin elinde domutur. Hicri 3. Asnn sonlarna kadar Ehl-i Snnetin
okuduu ve okuttuu akid ilmine -ki bu ilmin ismi, lm-i Tevhd veya lm-i
Fkh- Ekber idi.- Kelm ism i verilmemiti. Mtezile'nin akidine lm -i
Kelm ismi verilmiti. O zamanlar Ehl-i Snnet, halk lm-i Kelmdan yani
Ehl-i Bid'at akidini okumaktan kandrrlar, tahzir ve men'ederlerdi. Selef
limlerinden Kelm ilminin aleyhine dair rivyet edilen szler, Mtezile'nin
akidi olan Kelma dair idi. mam Malik, fi, Eb Ysuf ve Ahmed b.
Hanbel den Kelm ktleyen szler rivayet edilm itir (*) mam Eb
Ysuftan "Mtekellimin (Kelmcnn) arkasnda namaz klnmaz" "Kim dni
Kelm ilmi ile renmek isterse zndklar"(10). Ahmed b. Hanbel'den
"Kelm limleri (Mtezile limleri), zndklardr") (") gibi Kelm'm aleyhinde
rivayet edilen szler Mtezile Kelmclan iin sylenmitir. Ayrca Mtezile
Kelmclarmn tevik ve tahrikiyle mihnet devrinde (218-232 h) (Devr'l miline) halfeler, bata Ahmed b. Hanbel olmak zere Ehl-i Snnet limlerine
Kur'an- Kerim'in mahlk olduunu kabul ettirmek iin ok eziyet etmiler ve
cef ektirmilerdi. Bunlardan ldrlenler bile olmutu. Etki, tepkiye; bask
ve eziyet buna sebeb olanlarn aleyhinde ar szlerin sylenmesine sebeb
olur.
Ehl-i Snnetin yazd ve okuttuu akide Kelm ismi verildikten sonra
selef zamannda Kelm aleyhine sylenen szlerin tesiriyle ve yerlemi olan
alkanlk sebebiyle, hadisci ve fkhlardan Kelm ilmine kar kanlar
olmutur. mam E'ar (v. 324 h) Ehl-i Snnet tarafna geip akide id ilmi
Mtezile metoduna (Kelm metodu) gre tamamlayp bu konuda yazd
eserlere de lm-i Kelm ismi verilince Ehl-i Snnetin bu lm-i Kelm'
9) Bkz. Gazzl, hy ulmiddn, c.i, s.77, Matbaal'l-Meymeniyye, Msr, 1306 h.
Takpr zde Ahmed Ef. Mevz't'l-ulm, c.l,s.607.
10) Ramazan Efendi, s. 23, Dcrsaadei. 1314.
U) Aliyy'l-kari, erh ale'l-Fkhi'I Ekber, s.6, Kahire, 1375/1956.

36
aleyhinde de konuanlar olmutur. m am E'ar bunlara cevap vermek iin (
f-Le. ^
-> " m ^ <JLu<j) "Risale fi istihsni'l-havz fi
ilmi'l-Kelm " isimli risalesini yazmtr.
Ehl-i snnet Kelmna kar kanlar 2 grupta toplamak lazmdr.
a- yi niyetle kar kanlar u sebepleri ileri srerek bu ilmin aleyhinde
bulunuyorlard.
1-K elm ilmi akideyi sarsntya uratr, kiiyi m nnda tereddt ve
ekke sevk eder.(13) Evet, dinde ar derecede m utaassb olan, dell ve
brhnlar ve bunlarn dellet ynlerini anlam ayan kesin bilgiyi tahsil
etmekten ciz kalanlar iin bu hkm dorudur. Ayrca sapk ve mnafklar,
Kelm ilmini tahsil ederek bu ilmi yarm yamalak anlar; (tam anlarsa hidayete
gelir) ve mslmanlarn akdelerini bozmada let olarak kullanabilirler.
2-Kelm ilmi kiiye salahiyetli olmad akid sahasnda konuup hkm
verm eye ve yanl konum aya sevk eder dem ilerdir. Evet, bu hkm de
felsefecilerin derin ve m ulak m eselelere dalp da bo szler syledii gibi
akid konularnda ihtiya duyulmayan meselelere dalan ve dell diye maksada
kfi gelmeyen laflar eden kim seler iin dorudur. Kaza ve kader meselesine
dalmak gibi. Halbuki kaza ve kader kimsenin aklayp hakkyle halledecei
bir m es'ele deildir. Biz bununla da m kellef deiliz. Bunun halledilip
aklanm asna da ihtiya yoktur. nk herkes iledii ilerden sorumludur.
Yalnz elimizde olmayan ve ihtiyarm z dnda vukua gelen ve bize isabet
eden olaylar iin kadere imn, bir teselli vastas ve kuvve-i maneviyemizi
tak viye etm e sebebidir: "(h tiy arn z dn d a) elin izd en kanlara
zlmeyesiniz, Allah'n verdikleri nim etlerden dolay marp azmayasnz
diye" (el-Hadid, 23) nk m minin kuvve-i maneviyesi (morali) daima
stn olmal, hibir hdise karsnda kendinden gememeli ve akl banda
bulunmaldr. Kader meselesine dalmay Peygamberimiz de yasaklamtr. (3)
Fakat Peygamberimizin yasaklam asna ram en Kelm ilm inde bu mesele
zerinde lzumundan ve ihtiyatan fazla durulmutur. Bu mesele yznden
bir ok kim seler de dallete srklenm itir. Viz, krsde baka konu
kalmam sanki, her ey aklanm gibi bu meseleyi anlatr ve yanl da
aklar. nk kendisi dahi anlayamamtr.
Dnin temeli ve farzlarn asl ve Allah'n em rettiklerinin esas ve btn
peygam berlerin kendisi iin gnderildii bir ilmi ktleyip tahsilinden
sakndrmann doruluunu tasavvur etmeye hi bir imkn var mdr ? htiya

12)
13)

B k z . Aliyy'l-K ari, ayn esr. s.6.


et-T c, c .5 , s. 193, 1 9 6 2 / 1 3 8 2 M e k teb et P a m u k , st.

37
duyulmayan ve halledemeyecekleri meselelere dalyorlar diye hakk ve gerek
ilmi tahsilden vazgeilir mi ? mn, kulun kalbine kendi ihtiyari ile rhun akl
kapsndan girer, eytanla ve nefsaniyete alan kapsndan kar. Akl
olmayann dni yoktur. mn konusunda akln kullanmayan gnahkrdr.
Kur'an'da tefekkr emreden 800 den fazla yet vardr. Kur'an'n
muhtevasnn yzde sekseni Kelm ve akid konulardr. Ku'an- Kerim'in
doru olarak anlalabilmesi iin bu ilme ok fazla ihtiya vardr.
Gazzl, insanlarn ihtiycna cevap verecek ve Kur'an- Kerim'in
delllerini l alacak bir Kelm ilminin kurulmasn istiyordu. Delllei ak
ve kesin olmayan bir sr szlerle dolu kelm ve cedele kar kyordu.(Il)
Bu konuda el-iktisd fi'l-itikd isimli eserinde yle diyor: "Susayan
kimsenin susuzluunu dindirmeyen, isteyenin derdine dev olmayan, ak ve
seik olmayan dolak cmle ve bir sr ie yaramayan uzatmalardan ibaret,
karalanm katlar brak. Bu veciz szlerin deerini pek ok kitablan gzden
geirdikten sonra amacna ulamayan kimse bilir." ( 15)
Gazzl 'ye gre, gyesi bakmndan Kelm ilmi maksada kfi geldi.
stenilen amaca ulat.Hz. Peygamberden renilen dni akidi pek gzel
mdafaa etti.
Gazzl, Kelm ilminin kesin olmayan dellleri kullanmasndan dert
yand. Ona gre Kelm ilminin kulland delllein hepsi kesin deildir.
Kesin olmayan delller ise zorunlu bilgilerden bakasn kabul etmeyenler
hakknda az faydal olur.(16)
Gazzl 'ye gre Kelm ilmini renmek farz- kifyedir. Her beldede bu
ilmi bilen, bid'atlarn ortaya att pheleri tek bana gidermeye kdir olan
birinin bulunmas lzmdr. Bylelerinin yetim esi de Kelam ilminin
retilmesiyle mmkn olur.
G azzl 'ye gre Kelm ilmi u zellie sahib olan kim seye
retilmelidir:
1- Kelm ilmini renmek isteyen kendini sadece bu ilme vermeli.
Bundan baka bir m eslekle megul olmamal. nk, baka bir ile de
megul olmak, bu ilmi tamamlamaya ve ortaya kan pheleri gidermeye
engel olur.
2- Bu ilmi renen kimse, kendisini sadece bu ie vermekle beraber,
zek, fetnet ve fesahat sahibi olmaldr. nk zeki olmayan bu ilmi
anlayarak istifade edem ez. A nlay kt, ahmak bunun delllerinden
14)

G a z z l , lc m 'l-a v a m m an t l m i'l- K e l m , s. 3 8 - 4 0 . Bb- li, M u h i b b M at. 12 87.

15)

e l-k tis d fi'l-'tikad, s. 18, A k. 1 962. H se y in A la y Neri.

16)

G a z z a i , h y ulfm id dn, c. 1 ,s.33.

38
faydalanamaz ve ona bu ilmin zararl olacandan korkulur.
3Bu ilmi renenin tabiatnda salh, diynet ve takva hasletleri
bulunmaldr. ehvetler kendisine galip gelmemelidir. nk fask bir kimse
en ufak bir phe ile dinden syrlr. nk kk bir phe kendisi ile
lezzetler arasndaki engeli kaldrr. Bu takdirde o, pheleri gidermeye hrsl
olmaz. O, pheyi mkellefiyetin yklerinden kurtulmak iin ganmet bilir.
Byle bir Kelmcnn ifsd ettii, slh ettiinden ok daha fazla olur.
Gazzl'ye gre asrlarn deimesiyle Kelm ilmine bazen de, az ihtiya
duyulur. Bu bakmdan Kelm ilminin lzumu ihtiyaca gre deiir. ( I7)
Gazzl, Kelm ilmi hakkndaki bu hkmlerini, halkn dinlerine balBatmler hari-bid'atlarn bile dindar olduu, inkrclarn kfrlerini aa
vuramad orta ada vermitir. slm leminde ve btn dnyada
Materyalizm, Froydizm, Darvinizm, Pozitivizm ve Drkeymizm gibi pek ok
inkr cereyanlarnn estii ve ilmin bile inkra let edildii zamanmzda,
Kelm ilminin lzumunu, akl banda bir mslman limin kabul etmemesine
imkn yoktur. Zaten nefs u hevsna esir olmu, dni srf menfaatlarna alet
eden bir limden de kimseye bir hayr gelmez. Zamanmzda Kelm ilmine
kar kann, "dmana kar alp abalayarak tahrib gc yksek fze ve
atom bombalan yapmamza lzm yoktur, kl bize kfidir" diyenden hibir
fark yoktur. Byle diyen bir kimse aklszdr. "Akl olmayann, dni yoktur."
b -Bir ksm kt niyetliler de Kelm ilmine kar kmlardr. Bunlarn
u gruplar olduu tesbit edilmitir:
1- Kii bilmedii eyin dmandr. Taklide ynelmi, dellleri ve
bunlarn dellet ynlerini anlamayanlar, srf tembelliinden dolay bu ilmi
tahsil etmeye cesaret edemeyip sadece rivyetlerle yetinirler.
2- Bir takm neme lzmclar; insanlar mna dvette, baka ilimlerin
mn yaymada ihtiyaca kfi gelmeyeceini anlamayp, mn ve iyiliin
insanlar arasnda yaylp yerlemesine nem vermeyenler. Bu i iin Kelm
ilmini kendisi renmedii gibi varsn bakas da renmesin diyenler.
3- Bozuk ve sapk inanlara sahip olup kendilerinin saptt gibi
bakalarnn da saptmasn isteyenler. Bir takm gizli bid'atlara balanan ve
yanl mezheblere girenler de Kelam ilmine kar kmlardr. nk
kelmclar, zerlerindeki rty kaldrarak bunlarn inanlarndaki sapkl
ve mezheblerindeki arpkl ortaya koyar ve gsterir. Bu yzden Kelam
ilminin tahslini istemezler. nk kalpazan, sahte paray, salamndan ayran
sarraf sevmez.
4- Zorlua katlanmak istemeyenler. Bu ilmin yolu zordur. Amellerin

17)

G azzli, ayn esr. s.8.

39
efdali meakkatli olandr. Zor olan ilmin talibi az olur, ktleyeni bulunur.
5Kelma halk ve emirlerin rabeti az olduu iin, bu ilimde kadlklar,
ikrm vastalar ve yiyecekler gibi kendilerini dnyala nail klacak eyler
azdr, hatta yok gibidir. Oysa halkn ounun meyli, rtbelere, kadlk ve
mftlklere ve kendilerini dnyala nail edecek ilimleredir. Bu ilim ise fT
seblillh tahsil edilir.

7
- SL M A K D E LE R D E N BAHSEDEN L M E V E R L E N
SM LER
1- lm't-Tevhd: mn esaslarndan selef metodu zere bahseden ilmin
addr. Veya Tevhid ilmi: Kur'an ve hadislerde geen akdeleri mnakaalara
girimeden tertibleyip nakleden ilmin addr. Bu ilimde 'tkda it hkmler
Kur'n ve hadslerde nasl ise yle anlatlr ve bunlarda herhang bir te'vile
gidilmez. Bu ilme "lm't-Tevhd ve's-sft " da denilmitir. Selef limleri,
bid'at akmlarna cevap vermek iin Allah'n birliini ve sfatlarn, Kur'an ve
hadslerde zikredildii zere anlatyor ve okutuyorlard. Bu yolda vcda
getirdikleri rislelere de "Tevhd Risleleri" deniliyordu.
2- Fkhu'l-Ekber: mm zm tarafndan Akid ilmine verilen isimdir.
mm A'zam, fkh:

I $ I r L j Lfl L 0 i \11

j_*_ "Nefsin lehine ve

aleyhine olan eyleri (fiilleri) bilmesidir"diye tarif etmiti. Bu tarif, itikdi,


amel ve ahlk fiillerin ve hkmlerin hepsini iine alyordu. Bunlardan
itikdla ilgili fiil ve hkmlere dnin temeli olduu iin en byk fkh
anlamnda Fkhu'l-Ekber demiti. Onun
I iJ I el -Fkhu'l-Ekber isimli
bir risalesi vardr. mam Azm Kelm metoduyla anlatp yazmad halde, bu
risalesinde baz akJ aklamalara da yer verir. (s)
3- Akid: Akid, akde (S ,'jr)

nin

cem'idir.

Akde,

dm

vurmucasna, salamca, kesin ve phesiz bir ekilde inanlan (m'menn


bih: mn edilen konu) ey demektir. slm'n mn esaslarndan (dni
akidelerden) muhtasar olarak bahseden, ilme akid ismi verilmitir.
Akid ou zaman, gerek teslimiyete dayanan bir yol olan Selef
metoduyla olsun, gerek akl dell ve aklamalar ihtiva eden Kelm metoduyla
olsun, manla ilgili konulan aklayan ilme denilmitir.
4- Usl'd-dn: Dnin asl ve temelleri demektir. tikdi konular (dni
akideler) dnin asllar olduu iin bunlardan ister Selef, ister Kelm

18)

Tehnevi, Kef Isthtil-Fnn, s, 30-31.

40
metoduyla olsun, bahseden ilmin adna Usl'd-din ( ^ j JI J j . ^ 1) ismi
verilmitir. Meselelerine de ahkm- asliyye (

I ) denilmitir. (19)

5- Akli delllere fazlaca yer verdii iin Kelm ilmine nadiren de olsa
ilmu n-Nazar ve'l-stidll ismi de verilmiitir.(20)

8 - K ELA M L M DEN LM ESN N SEB E B LE R


Kudemy- Mtekelliminin delilleri ile itikadi hkmleri aklayan ilme
Kelm ismini vermelerinin sebebleri unlardr:
1- Mtekaddimn (nceki limler) yazdklar kitablarda "el-kelm fi kez
ve kez... Kelm unun hakkndadr, mesela kelm Allah'n sfatlar
hakkndadr, v.s." diye koyduklar konu balklar iin en ok kullandklar
"kelm" sz bu ilmin ad oldu.
2- Kelm (Allah'n kelm) meselesi bu ilmin en mehur ve en ok
ekiilen ve tartlan konusu oldu. M e'mn, Mu'tasm ve Vsk
zamanlarnda (bu zamanlara -m. 818-832 tarihleri arasdr ki- devr'l-mihne
denilir) ehl-i snnet alimlerinin ou "Kur'an- Kerim mahlktur" demedikleri
iin pek ok eza ve cefalara maruz kalmlardr ve bunlardan bir ka tanesi de
ldrlmtr. te o zamanlar en ok tartlan ve en fazla mehur olan
"Kelm" sz bu ilmin ad olmutur.
3- Mantk'm felsefeyi destekledii gibi, er'i ilimlerin aratrlp
anlalmas ve hasmlarn susturulmasnda da bu ilim insana kelam (konuma)
gc verdii iin Kelm bu ilmin ad oldu.
4- Kelmla (szle) retilmesi ve renilmesi farz olan ilimlerin ilki
olduu iin bu ilme kelam denilmitir. Sonra da bu isim, dierlerinden ayrd
edilmesi iin sadece bu ilme tahsis edilerek baka ilimlere verilmemitir.
5- Bu ilim dier ilimlerin meseleleri ve bilgileri gibi sadece kitaplar
okuyarak dnmekle hasl olmayp iki tarafn yapaca tartma ve ortaya
ataca kelmla husle gelir. Bu sebeble bu ilme Kelm denilmitir.
6- Kelm en ok tartlan ve ihtilaf edilen bir ilimdir. Bu bakmdan
muhaliflerle konumaya ve onlar reddetmek iin sz (kelm) sylemeye en
fazla ihtiya duyulan olduu iin bu ilme kelm denildi.
7- Bu ilime Kelm dediler. nk delilleri kuvvetli olduu iin sanki
kelm (sz) bu ilmin szdr, bilinen dier ilimlerin szleri deil, diye

19)

Bkz. Tehnevi, ayn esr. s. 22.

20)

Tehnev, ayn esr. s .1391.

41
sylenilmi olmaktadr. Nitekim iki kelm (sz) den en kuvvetlisi iin "ite
kelm budu" denilir.
8Delillerinin ou nakli delller ile desteklenmi brhnlara dayand
iin kalbe en fazla tesir ve nfuz eden bu ilimdir. Bu sebeble yaralamak
anlamna gelen "kelm" kknden kelm sz bu ilme isim olarak verilmitir
ite saylan bu sebeblerden bir ka veya ou sebebiyle Kudemay-
mtekellimin Bu ilme Kelm ismini vermilerdir.(21)

21)

T eftzn, erhu'l-Akid, s.14-15, st. 1310.

42

NC BL M :
I - L M - D ELL VE H K M L E R
Her bilgi ilim deildir. Kelmclarn stlhmda ilim, (kesin dell ile elde
edilen bilgidir ki bugnk bilim karlnda kullanlr. leride kelmclarn
ilim anlay ile bu gnn ilim anlay arasndaki fark belirteceiz. inde
yaadmz hayatta her insann duyulan ile elde ettii bilgiler vardr. Mesela
bir ahs, yedii eyin ekmek, itii eyin su olduunu bilir. Arkadan tanr,
k gelince kar yaacan anlar vs. Bunlar dorudur, vk'a mutabktr. Fakat
lm bilgiler deildir. nk bunlan bilen kimse, kesin delllere balyamyor,
delllerin dellet ynlerini bilmiyor. Ve bunlar arasnda doru olarak sebeb
sonu ilikisi ve dell balants kuramyor. Yani bunlarn kesin delllerini
idrak edip anlamyor. Mantkl bile olsa felsef bilgiler ve dnler de ilm
bilgi deildir. nk felsefe, evren ve varlk hakknda birletirici bir aklama
yapmak isteyen dncelerin tmdr. Bu dnceler dellsizdir. O halde ilm
bilgi yani ilim nedir ?

A - LM N T ARFLER
Kelamclar ilmi, eitli ekillerde tarif etmilerdir.
1) Baz M tezile Kelmclannn tarifi:
"lim, bir eye olduu zere itikad etmektir." Bu tarife taklid-i musbi
s o k m a m a k iin sonralar "zorunlu (kesin) bilgiden dolay veya dell ile"
lafzlarn ekleyerek ilmin tarifini ylece tamamladlar:
J^ jl
"lim, bir eye akln mahiyetinde mevcut zorunlu bilgi veya kesin dell

43
sebebiyle, olduu zere() inanmaktr. Istlhen 'tikad, czime (kesin ve
phesiz inanca) mahsus olduu iin bu tarife, tercih edilen itikat veya zan
girmez. Bu tarife mstahli idrk edip bilmek de girer. nk Kelmclann
ounluuna gre "mstahl-muhl" sabit olmayp bir ey deilse de lgatte
buna da ey denilebilir.
2) Ebu'l-Hasen el-E'arinin tarifi:
Ebu'l-Hasen el-E'ari, ilmi, mahalline nisbet ederek, yle tarif etmitir:
< u

* L

( j _l >

j J I

j- A

j l

U L c

<_j

j ^

I
. f J L J I

f l

"lim, yle bireydir ki, kendisiyle kim olan kimsenin lim olmakln
gerektirir. Veya ilim yle bir eydir ki, kendisiyle kim olan (muttasf olan)
zta, lim isminin verilmesini cb eder."
Yine E'r ilmi, ilgili olduu eye (mteallakna) kys ederek yle
tarif etti:

1.

B ir eye o ld u u zere inanm ak, o eyin m ahiyetini (ne o ld u u nu ) bilm ektir. B ir

eyin elde edilen bilgisi, o eyin hakikatna (mahiyetine) uygun olursa, bu ilim olur. lim ,
hariteki varlklarn ve eyann hakikatim aratrr. E yann hakikatlarnn b ilgisini elde
etmek m m kndr. K elm ve m antkta hakikat ve m ahiyet yle tarif edilir:
^ t.l I

La

La J ^ *5j \I 4 fl

B ir eyin hakikat) ve m ahiyeti; o eyi aynen kendisi yapan varldr. Y a n i hakikat


bir eyi vcuda getiren, veya aynen kendisinin olutuu asl ve cevheridir. M esel insann
hakikati veya m ahiyeti; dnen ve dn d n syleyen canl olm asdr. Her eyin sabit
olan bir hakikati vardr. H akikata m ahiyet de denilir. M ahiyet; harite ifade ettii fert ve
nesnesi gerek bulunsun, gerek bulunm asn her kavrama am il olur. H akikat ise harite
fertleri ve nesneleri bulun an kavram lara tlak edilir. "nsann hak ikati" d e n ild i i gibi
"insann m ahiyeti" de denilir. Fakat A n k a K uu, d dnyada o lm a d iin, A n k a'nn
hakikati denilm ez. Fakat "A nka'nn m ahiyeti" denilir.
Her bir eyin H viyeti de vardr. B ir eyin hviyeti; onun hakikatini, dierlerinden
ayran teahhusu ve teayynd r ( grnts ve b e lirg e n liid ir). M esel bir insann
hviyeti; onu dier varlklardan ayran zelliklerinin grnts ve belirgenliidir.
B ilg ile rim izin yanllklar yani ilim olm aylar, o b jektif hakikatlerin izafiliinden,
veya y o kluundan veyahut kavranam az olularndan ileri gelm ez. Eyann hakikatlarn
anlamaya alrken; dikkatsizlik ve yaplan hatalar, pein fikirlerle hareket, duyu ve alg
yan lm alar ve b ilg i ed in m e aralarnn kusurlu ve eksik olm as gib i eyler, yanl
bilm em izin ve cehaletimizin sebebleridir.

44
.<_j jjt Lo
^ j I * LI d j j l
Itj|
"lim, bilinen eyi (malmu) olduu zere idrak etmekten ibarettir." Bu
tariflerin de tam olmayp eksiktirler. lk iki tarifin anlamlan ayndr. Aym
zamanda bu iki tarifte "lim" lafzn zikrettii iin aka devir vardr. nk
bir eyi kendisiyle tarif etmek bir mana ifade etmeyip devri gerektirir.
E'ari ilmin nc tarifinde "malm" kelimesini kulland iin de devir
vardr. Bu tarifinde kulland "idrk" kelimesi de mecazen, ilim anlamna
gelir: drakin lgatteki hakiki manas lhk ve vusl = erimek ve ulamaktr.
Kelimeler mecz anlamlanyla tariflerde kullanlmaz. drkin ilim anlamnda
kullanlmas mehurdur, denilse bile, E'ari'nin bu tarifi bir eyi kendisiyle
tarif etmek bozukluundan kurtulamaz. nk idrakin mecaz anlam, ilmin
(bilmenin) kendisidir. Sanki "ilmi tarif ederken" ilim (bilmek) bilineni
bilmektir" demi olur, tarif te (Lj
Lo
) olduu zere sz de
fazladr. nk mlum (bilinen) baka trl olmaz.
3) Eb Bekir el-Bklln'nin Tarifi: <L > 4 L (_Jl c ^ j l * i l 3_i
lim, ma'lmu (bilineni) olduu zere bilmektir." Bklln'nin tarifinin
E'ari'nin tarifinden tek fark, idrk yerine marifet kelimesini kullanmasdr.
Allah'n ilmi, ilmin bu tarifi ierisine girmemi olur. nk Allah'n ilmine
marifet denilmeyecei hakknda mslmanlarn icma' vardr. Allah'n ilmine
stlahta ve dilde de marifet denilmez. E'ari'nin tarifinde olduu gibi bu
tarifte de devir (ksr dng) vardr. nk malm (bilinen) ilimden
tremitir. lim bilinmedike malum da bilinmez. nk mtak (ma'lm),
kendisinden tredii kelimenin daha fazlasyla mnsn iine alr. Tarifte al
m hve bih = olduu zere sz fazladan lzumsuz olarak getirilmitir.
nk mrifet de, bir eyi olduu zere bilmekle olur. Bir eyi olduu zere
deil de baka ekilde bilmeye marifet denilmez, cehlet denilir.
4) bn Frek'in tarifi:
H ^LLjI 4_
s La ^-1*11
"lim, kendisiyle kim olduu kimseden, ileri salamca yapmak, sahih
olan eydir (sfattr)". Yni ilimle muttasf olan kimsenin ilminin alkal
olduu fiili bozukluktan hli olarak salamca yapmas gerekir. Eer bn
Frek bu tarifinde, "sahih olmakla (shhatle)", mstakil olan (ilmin taalluk
ettii eyin itkan tek bana sahih olan) kastederse bu kesin olarak btl olur.
Eer iin yaplmasnn shhatinde rol bulunan eyi kastederse tarifin ierisine
kudret dahil olur ve bizim ilmimiz tariften hri kalr. nk E'rlere gre
ilerin salam yaplmasnn shhatinde, bizim ilmimizin rol yoktur. nk
ilerimiz bizim icadmzla deildir. Kulun ii, kendi icadyla veya tesiriyle

45
olduu kabul edilse bile, kendini, Allah- Teal'y ve mstehili bilmesi ile bu
tarife itiraz olunur. nk ilmin tealluk ettii bu eyler (bilinen bu eyler) fiil
ve ilim ile itkn sahh olan eyler deildir. Ama kendisiyle baz ilerin salam
ve iyi yaplmas sahih olan ilmi murad ederse, bu tarife itiraz edilmez ( teknik
bilgi gibi). Ama bu tarif de ilmin tam tarifi olmaz.
bn Frek ilmi u ekilde de tarif eder:

. <Lj L ii I j <Lj

La

I y- 11 ~ I I1

lim, mlmu olduu zere aklamak ve isbat etmektir." E'ar ve


Bkllni'nin tariflerine yaplan tirazlar buna da yaplr. nk bunda da
fazlalk ve devir vardr.
5) Fahreddin Rz'nin Tarifi:

jl

Lal

j I J}LLa

jLi-C -I II

Rz, ilmin mahiyetinin zorunlu olarak bilineceini syledikten sonra yine


tarifini u ekilde yapmtr.
"lim, akldaki bedh bilgiden veya kesin dellden dolay elde edilen
vka mutbk kesin tikaddr. Bu tarif gzel bir tariftir zerine toz
kondurulmaz. Yalnz bu taf, tikada dahil olmad iin tasavvura amil
deildir. Cumhur-u mtekellimnin racih grd tarif tasavvurta amildir.
nk ilim, msbet veya menf bir hkm vermeyi cap etmesi tibriyle
"tasdik", msbet veya menfi hkmden bir eyi gerektirmemesi itibariyle
tasavvur olur. Kavram ve terimler gibi. Veya bir mevzun hakkat zihinde
hsl olunca buna tasavvur denir. Mesel gen tasavvuru, gen olmas iin
zarur olan eylerin yni hakkatnm zihindeki husldr.
Rz'nin ilmi bu ekilde tarifi zamanmzn bilim anlayna da
uygundur. Zamanmzda bilimin konusu, tabat ve tabatta olup biten
olaylardr. Yani sadece duyu alanna giren eylerdir. Zamanmzda matematik
ve mantk ilimlerine, idel bilimler (tasavvuri ilimler) denilmitir. Matematik
ve mantk bilimlerinin saylar gibi konular tabat dnyasnda mevcut deildir.
Duyularmzla idrk edilmez. Geometri'nin konusu olan ekiller de byledir.
Bir gen tabatta deil, ancak dncede ve aklda vardr. Rz hari,
Kelmclarn ou ilmin tarifine ister dncede olsun, ister harite mevcut
olsun her eyi sokmular ve ilmi de pozitif ve ideal ilim diyerek mteaddit
ksmlara ayrmamlardr. Mesela, insan bir eyi tahayyl eder veya inanr
veya bir ey mmkn olarak zihinde tasavvur olunur. Bylece bilmeksizin,
dnm olur. Veya bir eyi grr, onun hakknda bir hkmde bulunur
fakat dnd hakikat, var mdr veya grd ey hakknda verdii
hkm ondaki geree uygun mudur? Buras bilinmez. te bu halde ilim,

46
ilme ileten let ve sebeplerle gerein ne olduunu aratrr. Hakikati olduu
zere aklamaya mtf olur. Elde edilen bilgi ve aklama vak'aya uygun ise
ilim olur. O halde ilim vk'a (geree) uygun olan tasdikten ibarettir. Her
ilim, tasdiktir. Fakat her tasdik, ilim deildir. Ancak vkaya uygun olan
tasdik ilimdir. nsan bir vk'ann (olayn) vukuu hakknda, vakaya mutabk
bir tasdik elde edebilir. Tasdik-i musb gibi. Fakat bu olayn nasl ve niin
husle geldiini veya bunun kesin delillerini bilmez se o vkay anlamaz. Bir
eyi bilmeksizin anlamak, mmkn deildir. Fakat anlamakszm bilmek,
mmkndr. Anlamak daha tam, daha mkemmel surette bilmektir. nsan,
birinci mertebede bilebilir. Fakat anlamaz. Anlamak iin ikinci mertebeye
kmak lazmdr. O halde bir eyi sebepleriyle veya kesin delilleriyle
anlayarak geree uygun ekilde tasdik etmek, ilimdir. Her bilgi ilim deildir.
Fakat her ilim, kesin bilgidir.
6)
mm- E'r zamanndan tibren mtekellimn arasnda ilmin
mehur olan tarifi udur:
<0

I I

(J

~ -v

(_ s _ l L * _ L I

l j 11- _1

' -N. J ) ~

1 I J I

"lim, zddna ihtimal verilmeyecek ekilde, manalar birbirlerinden ayrt


etmeyi gerektiren bir sfattr." Bu tarif, duyularn idraklerini ilmin dnda
brakmak gibi bir dnceyi akla getiriyor. Bu tarife gre sanki duyularla
bilinen bilgiler, ilmin tarifinin dnda kalyor. Halbuki bu tarif limler
arasnda ilmin tercih edilen tanmlarndan birisidir. Bu tarifi aynen yukarda
yazld ekilde almak duyularla bilinenleri ilmin haricinde brakaca iin
Kelmclarn ou "Beyne'l-Men" kelimelerini kararak ilmi ylece tarif
etmilerdir:
o

II J

a'-\

V Ij
iL u

' 1
j) ~ 4. jsi

j\Ia

II

Fakat Siyalkt gibi mteahhir kelmclardan bazlar bu tarifi aklarken


duyular da dahil ilmin yollaryla elde edilen mnlar zddna ihtiml
vermeyecek ekilde birbirinden ayrdetmey gerektiren sfattr demilerdir.
nk duyularla duyulanlar, hissedilmelerinin ardndan zihinde mn olarak
kalr. Manlar, ilim yollaryla akln elde ettii idrklerdir. Tarifte "zddna
ihtimli olmayacak ekilde" szleriyle zan, ekk ve vehim, ilim olmaktan
kar. nk bunlarla hasl olan temyzin (ayrd etmenin) doruluu kesin
olmayp zdlarna ihtimali vardr. Cehl-i Mrekkeb de ilim deildir. nk
Cehl-i mrekkeb, vak mutbk olmayp zddna ihtimali vardr.
Taklid de ilim olmaktan kar. Taklid-i muht'nin ilim olmayaca
muhakkaktr. Taklid-i musb'in ilim olmamas cihetine gelince, mhede ve
akln bedhetinden bir mcibe istind etmemesi sebebiyle, bu bilgi zil

A ri

olabilir. Taklid, delle istinad etmedii iin bir mekkikin pheye drmesi
sebebiyle deiebilir ve baka bir taklide dnebilir. (2)
7) lmin mahiyetini en gzel aklayan ve kelmclarn ittifakla kabul
ettii ve mm Matrd'nin de muhtar olan tarif :
. 4_
l u L5 ( j i J ^ j i l l$_> ^ I ~t t li/ Ijvla II
"lim bir sfattr ki, bununla muttasf olan kimseye "bu sfat sebebiyle
mezkr (duyularn ve akln sahasna giren ve zikredilip tabir olunmas
mmkn olan herey ) phesiz bir ekilde ak ve belli olur." Tarifteki
"mezkr" kelimesi mevcut, ma'dum mmkin, mstehl, mfred, mrekkeb
ve cz'ilerin hepsine mil olur. "Tecell", inkif- tamm (apak belli ve ak
olmak) dan ibarettir. Yani ilim muttasfna zikredilmesi mmkn olan her
eyin phesiz bir ekilde aka tannmasn salayan bir sfattr. Bu tarife
gre de zann, cehl-i mrekkeb ve takld-i musb ile elde edilen itikad, ilim
olmaktan kar. Taklid-i musb kesin ve vaka mutbk ise de mukallidn
kalbinde apak ve belli deildir. Mtekellimne gre ilim, zannn kartdr.
Onlar yakn (kesin) olmayan bilgilere ilim demezler. (3)
8) mmu'l-Haremeyn ve Gzli'ye gre ilmin tarifi nazari olup, pek
gtr. Bunlara gre ilmin ne olduunu tanmann yolu: Ksmet (blmleme)
ve misl vermekle olur. Ksmet : limi, ilim olmayan ve ilimle karan
tikatlardan ayrdetmektir (temyz etmektir). Mesel deriz ki, tikad ya
czimdir (kesindir) veya gay-i czimdir. Kesin 'tikad ya vka mutbktr
veya gayr- mutbktr. Vka mutbk olan itikad- czim ya delilleriyle
sabittir veya deildir. Bu ksmetten ortaya kesin, vka mutbk ve sabit
tikad kar. te bu kesin, vka mutbk ve delilleriyle sbit tikad, yakn
mnsna olan ilimdir ki, cezm (kesin ve phesizlik) le zandan, vka
mutbakat ile cehl-i mrekkebten, sbit ile, mukallid-i musb'in kesin ve
phesiz takldinden ayrlr da mekkikin phe verip saptrmak istemesiyle
zail olmaz.
lmin ne olduunu misl ile tanma: Mesel ilim, gzn idrkine benzer
ekilde basiretin (akln) idrkidir. Veyahut ilim, birin, ikinin yars olduuna
dair bulunan itikadmz gibidir, denilir. Halbuki verilen bu misal ilmin ne
olduunu tanmaktan uzaktr. nk gerek taksim, gerek misal ilmin
mhiyetini, ilim olmayanlardan ayrd edebilmeye yaryorlarsa, ilmin ne

2)

B k z. C rcn, erhu'l-M evaakf, s. 18-21, 1239, st. S iy a lk t, H aiye al erhi'l-

M e vk f s. 69-84, 1325/1907 tarihli M sr basksnn alt sahifelerinde.


3)

Bkz. Teftzni, erhu'l-Akaid, s.255,st. 1310, C rcn, ayn esr. b. 21.

48
olduunu tarif etmeye uygun derler. Eer ilmin ne olduunu tarif edip
tantmaya uygun dmezlerse, bunlarla ilm in mahiyeti tannmaz ve
tamtlamaz. nk bir eyi tanyan, o eyi dierlerinden temeyyz de ifde
etmesi arttr. Bir eyi bilmeyi tahsil etmek, o eyi dierlerinden ayrt
edememekle imknsz olur. Gazzal yukarda yapt taksim ve verdii misalle'
ilmin, ilim olmayanlardan temyiz edileceini syler. O'na gre ilmin mutlak
ve takribi tarifi deil de hakiki tarifi gtr. (4)
9) slm Filozoflarnn tarifi:
.J jL a J I

ij

S jjJ -a

J J

l J I

"lim, (gerek klli veya cz' olsun, gerek mevcut veya ma'dm olsun) bir
eyin suretinin aklda husle gelmesidir. Ayrca klliyta mahsus olan ibre
ile de yle tarif ederler:
.c d jjJ .1 (_yu-_

d jdJLI < ft Lo J_Lo- : Ia. II

" drk edilenlerin mahiyetinin, idrak edenin nefsinde temessl (kendi


mahiyetlerince suretlenmesi ve ekillenmesi veya suretlerinin husl) dr.
Filozoflarmzn ilmi bu ekilde tarif etmeleri, Kelmclann hilfna "vcd-
zihn" ye kil olduklar iindir. Felsife'nin vcd- zihn ile muradlar, ister
vehim olsun ister adem olsun veya muhal olsun zihinde her eyin
vcudlarnn, mhiyyetlerine tam benzeyen bir ekilde husldr. Mesel,
ate harite nasl ise, aynen olduu gibi bunun sureti de zihinde meydana
gelebilir. Adem ve ictimau'n nakizeyn'in harite vcudlan yok ise de zihinde
vcudlar vardr. Mtekellimn, onlarn bu ekilde vcd- zihniyye kil
olmalarna kar kmlar ve bu sebeple de felsefecilerin tarif ettikleri ilmin
ierisine, zan, cehl-i mrekkeb, ekk, vehim, taklid girer demilerdir. Bunlar
ilmin ierisine sokmak ise, akl, rf ve erita aykrdr. Aklla da badamaz
ve ilmin dildeki manasna da ters der, demilerdir.(5) Her halde felsife,
"tanmak iin bunlann sretlerinin zihinde husl, ilimdir" demek istiyorlar,
yoksa kelmclar da "eyann olduu zere birini dierine kartrmayacak
ekilde aklda ak ve belli olmasna ilim", diyorlar.

B - LM N SEBEBLER VE Z A M A N IM IZ D A L M (BLM )
Kelmclar ve dier slm limleri insan iin ilmin sebeblerinin
olduunda ittifak etmilerdir. lme gtren sebebler unlardr:

4)

B kz. C c n i, ayn esr. s. 18.

5)

Bkz. ayn esr. s. 19, Felsfenin vucd- zihnisi iin bkz. ayn esr. s. 100.

49

1) el-Havssu's-Selime: (Salam olan be duyu organlar) Nesne


ve olaylar duyu organlaryla mahede etmekle veya mahedenin tekrar
olan deney ve gzlemlerle (tecrbelerle) bilgi elde edilir.
2) Akl: Akl insan ruhunun (nefsinin) bir kuvvetidir ki, nefs bununla
dnmeye ve ilim leri tertipleyerek iktibas etmeye g yetirir.
3) Haber-i Sdk
Bunlardan haber-i sadk biraz ayrntl ekilde aklayalm :
HABER-

S DIK :

Vka (geree) mutbk ve uygun den haber demektir. Haber, harite


bir vaka veya bir olaya nisbet edilen szdr. Bu sz nisbet edildii olaya
mutbk ise haber-i sdk ismini alr. Eer uygun deilse haber-i kzib adm
alr.
Haber-i sdk kelm ilminde iki ekilde kullanlr: Bir eyden olduu
zere haber veren, haber verdii vkaya uygun den anlamnda " sdk "
kelimesi, haberin sfat olarak el-Haberu's-Sdk (Jj:>L=JI
) eklinde
doru haber anlamnda kullanlr. Bazen de sdk ( j j L a
) ve kzib
jl
) kelimeleri vaka mutabk olan veya olmayan tam bir nisbet ile bir
eyden olduu zere veya olmad zere haber vermek manasna muhbirin
sfatlarndan olur ve izafetle (jjL ^ a J I j jA
) haberu's-sadk dorunun
haberi veya
(_.jlJI j ;
) haberu'l-kzibi yalancnn haberi denilir.
Haberi sadk, haberi mtevatir ve haber-i resul olmak zere iki nevidir:
1- Haber-i Mtevtir: Yalan zerine birlemelerini akln mmkn
grmedii topluluklarn, mahedelerine dayanarak bildirdikleri haberlerdir.
Verilen haberin mtevtir olabilmesi iin art hiz olmas lazmdr; a)
Muhbirlerin yalan sylemede ittifaklar muhal olmak. Akln yeterli grecei
kadar kfi insann verdikleri haberin doruluunda phe kalmayacak. Bunun
iin de haber verenlerin miktar iin belli bir say art koulmaz. Bazlarnn
dedii gibi muhbirlerin adedinin en az oniki (12) veya yirmi .(20) veya krk
(40) veyahut altm (60) olmas art deildir, b) Haber verilen ey akl
istidlle deil, haber verenlerin duyularla mahedesine dayanacak, c) Verilen
haber aklen mmkin olup, muhal olmayacaktr. Gemi zamanlardaki
devletler ve krallar, uzak memleketler ve ehirleri gibi eyler mtevatir
haberlerle bilinir. Mtevtir haberle kesin ve zorunlu bilgi elde edilir.
2- Haber-i Resl: Peygamberlii mucize ile sbit olan peygamberin

50
haberidir.
Haber-i resul kesin bilgi verir. nk rislet dvsna mukrin olarak
eliliinde kendisini tasdik etmek iin Allah'n, elinde mucize ( *j *
)
gsterdii kimse, getirip tebli ettii hkmlerde de doru olur. nk tabiat
knnlar deimez. Bunlar deitirmeye ancak Allah'n gc yeter. Allah,
dvsna mukrin olarak peygamberinin elinde mcize gsterince bu, onun
rislet davasnda doruluuna bir yet ve dell olur. Allah, "...Peygamberleri,
onlara beyyineler (mucizeler) getirmitir." buyuruyor. (el-A'raf/101;
Yunus/13)
Peygamber elinde gsterilen mu'cize, Allah'tan peygamberi iin
(L5J_c. jj__ I a . 'a
ji'- a )kulum benden tebli ettii eylerde dorudur,
demek mesbesinde olur. Bz kelmclar "eer, Allah peygamberin elinde
mcize gstermeseydi, peygamberlerin szlerini kabul etmek vacip olmazd"
demilerdir.(6) Peygamberin doruluuna dellet eden mcizeden baka
deliller de vardr. Peygamberin, peygamberlik davasnda doru olduu
bilinince, tebli ettii haber ve ahkmnda doruluu kesin olarak bilinir.
Peygamberlerin tebli ettii ahbr, lh lem ve ahkma dir kesin bilgi verir.
Eer peygamberin tebli ettii haber ve hkmlerde yalan sylemesi mmkn
olsayd gsterdii mcizenin de delleti btl olurdu ki, bu da muhldr.
Haber-i resl ile meydana gelen bilgi, akli istidlle baldr. nk
risleti mucizeler ile sabit peygamberin haberi olduunu dnp hatra
getirmeye tevakkuf eder. Byle olan her bir haber doru ve mazmnu
vki'dir. Haber-i rasl ile sabit olan ilim , yaknde (zddna ihtimalin
bulunmamasnda), sebatta (miiekkikin phe vermesiyle zevale ihtimali
olmamasnda) zorunlulukla sbit olan ilme benzer. Haber-i resl ile husule
gelen ilim vka mutbk olmasayd, ilim olmayp cehlet olurdu. Czim
olmasayd veya doruluu kesin olarak tasdik edilmeseydi zan olurdu. Sabit
olmasayd takld olurdu da mekkikin tekikiyle zevle ihtimli olurdu da,
zarr ilme benzeyen olmazd. lim ifadesi iin peygamberin sznn onun
zamannda bulunup azndan dinlemek lzmdr. Ya da onun szlerinin
tevtr yoluyla bize kadar gelmesi gerekir. Yani onun szlerinin mtevatir
haber yoluyla bize kadar nakledilmesi gerekir. Onun azndan iitmekle
husule gelen veya ondan mtevatir olan yalnz bu szleri ve haberleri onun
sylediine dir olan bilgidir. stidlli olan ise onun peygamberliinde
doruluunu delilleriyle anlayarak syledii haberin de mana ve medllnn

6)

Teftzn, erhu'l-Akaid, s. 166.

5 1
sbtunu ve doruluunu istidlal etmektir.

C- SLA M IN L M A N L A Y I I LE Z A M A N IM IZ IN B L M
Bugn modem bilim, yani bilimsel bilgi mtekellimne gre ilmin
sebebinden yalnzca duyularla yaplan deney ve gzlemi kabul etmitir. Tarihi

bilgileri aklamada da mtevtir haberleri belge niteliinde kullanr. Bilimsel


bilgi, konusu ve metodu bakmndan 3 gruba ayrlr:
1-deal (Formel) bilimler: Matematik, geometri ve mantk gibi, konular
aklmz ve dncemizde olan bilgilerdir. Saylar, geometrik ekiller ve
mantn formlar tabiat alannda olmad ve duyularmzla kavranmad iin
bunlar deney ve gzlem metoduyla aratrlmaz. Akln onlar hakknda ortaya
koyduu apak nermeler, aksiyom, postulat ve tariflerin analizi ile yani
tmden gelim yoluyla incelenir ve dncenin prensiplerine dayanlarak
irdelenir.
2-Tabiat bilimleri : Tabat olaylarnn deney ve gzlem metodlaryla
aratrlmasna dayanr. Bilimsel bilgi denilince esas tabiat bilimleri akla gelir.
Tabiat bilimlerine modem bilim de denilir. Bilimsel bilgi, tabat alannda
grlen olaylarn gzlemlenmesi ve deney yoluyla elde edilen bilgidir.
Demek ki bilim, ilmin sebeplerini ve kaynaklarn tek sebebe indiriyor ve
ilmin alann da sadece madd sahaya hasrediyor. Bilim, nesne ve olaylarn
malzeme ve vastalarna akln belirli bir bak tarz zerine kurulmutur.
Maddi alanda pek ok enerji ve k eitlerini kefetmi ve bunu teknolojiye
de ulgulamlardr. Tabat alan birbirinden farkl, eitli bir takm olaylardan
oluur. Bilimsel bilgi de tabiattaki bu eitlilie uyarak farkl bilgi trlerine
ayrlr. Fizik ilmi, maddeyi ve maddede meydana gelen olaylar inceler.
Kimya, maddeyi ve maddenin bnyesinde temelli deiiklikler yapan
bakalamlar inceler. Biyoloji, canllarn organizmasn ve zellikle insan
organizmasn inceler. Bu bilimler de kendi aralarnda blmlere ayrlr.
Anatomi organ yapsn, fizyoloji organlarn ileyiini inceler. limler bunlar
incelerken metafizikle alakalarn kesmilerdir. Bunlar kimin yaptn
sormazlar, buna karmazlar ve bunlarn yaratclarndan habersiz kalmak
isterler. Modem bilime gre, deney ve gzlem dnda kalan ve akln zorunlu
olarak kabul ettii gerekler bile bilim ddrlar ve imanla ilgili konular inan
alanna itilir.
3-nsan Bilimleri: Tarih, sanat ve edebiyat tarihleri ve sosyoloji gibi
insann yapp ettiklerini iine alan toplumu, dilini ve tarihini incelemeyi gaye

52
edinmi bilimlerdir. Bu bilimler; olaylara, belgelere ve bir ynteme dayanarak
toplumu ve tarihini anlayp objektif bir aklama amacn gtt iin bilimsel
bilgiyi ifade eder. Fakat insan bilimlerinde byle bir aklama ile ulalan
sonu tabiat bilimlerinde olduu gibi bir kanun deildir.
Bugn bilim 19. asrda ortaya kan Pozitivizmin tesiri altndadr.
Pozitivistlere gre bilimsel bilgi, deney ve gzlemle elde edilir. Bu da
mutlaktr, Deney ve gzlemlere dayanan pozitif bilimlerden baka ilim yoktur.
Pozitivistler; "msbet bilim , insan ve evrenin bilinmeyen ynlerini
aydnlatacak" derler.
Bilimsel bilgi de mtekellimnin kabul ettii gibi kesindir ve vaka
mutabktr. Fakat bilimsel bilgide bulduumuz bu kesinlik kavram yksek
derecede bir ihtimliyeti gsterir ve bu anlamda bilimsel bilgi kesindir denir.
Daha fazla quantum fizii ihtimliyet esaslarna dayanr ve kesin bulgu
zellii tamaz. O halde bilimsel bilginin kesinlii bu yksek derecedeki
olaslk anlamnda kullanlr. Sonra bilim adamlar tabiattaki olaylarn nizmn
hep madd sebeplerle aklarlar. Halbuki bir insann ve bir hayvann plannn;
cansz, uursuz l maddeler tarafndan kendi balarna kimya kanunlar
kullanlarak yaratlmasna imkn yoktur. Bir insann tohum hcresindeki
plannda (DNA'snda) bir milyon sayfalk bilgi vardr. Madde nasl ve
nereden bir insann zelliklerini ve vcud plann bilip te bunu karp
yazabilsin ve plan okuyup anlasn da buna gre insan vcudunu meydana
getirebilsin. te yaratcsn nazar- itibara almamas bakmdan da modem
bilimin belli bal zelliklerinden birisi profan yani l-dni oluudur.
Hlsa bilim, sadece duyularn elde ettii bilgiye bilim diyor. Hatta
iinde bulunduumuz yzyln balannda baz bilim adamlarna gre "eer bir
nerme, gzlem veya deney yoluyla dorulanamyorsa, bilim d ve
anlamszdr." Kant'n eletirisi ve pozitivizm felsefesinin tesiriyle modern
bilimi felsef bir yoruma tb tutan birok batl fikir ve ilim adamna gre,
Allah, nbvvet ve hirete inanmak bilim anda akl d bir tutumu devam
ettirmek anlamna gelir.(7)
Neyse bu gn hakiki bilim adamlarnn ou, eski pozitivistlerin ilim
nm altndaki aldatmacalarn lzumsuz kibir ve gururlarn terketmilerdir.
Zamanmzda deney ve gzlemlerden kan sebep ve netice mnasebetlerine

7)

B k z M ustafa A rm a an , B ilim k avram nn yeni alan lar, lim ve Sanat Dergisi,

s.21-22, Temmuz-Austos 1985; Orhan Trkdoan, B ilim sel Deerlendirm e ve Aratrma


M etodolojisi, s.94-102, st. 1989.

53
ait bilgiler ve veriler, akl selimin tefekkr lsyle ksmen
deerlendirilmeye balanmtr. Hatta bir zamanlar pozitivist baz bilimciler
deney ve gzlemlerin sonucunda kullandklar akla bile kar kmlard.
Dnyann bir numaral bcek bilgini Prof. Remy Chauvin, dnyann tesadf
eseri ortaya ktn savunan bilim adam saysnn aznla dtn, ezici
ounluktaki billim adamlarnn kainatn bir yaratc tarafndan yaratldna
kesin gzyle baktn sylemi. Bir muhabirin sorularna cevap verirken
szlerine yle devam etmitir :
" Alllah yerine tesadf diyenlerin de, Darvincilerin de a kapanmtr.
Modem bilim insan Allah'a gtryor" dedi.(s)
Sonu olarak slm nazarnda pozitif bilimin -baz yanl yorumlamalar
ve nazariyeleri hri- duyular ve letlerle eyy inceleme sonucunda
kardklar sonular ve formller ilimdir. slm ilme kar kmaz ve ilim iin
almay tevik eder. lim de mn etmeye iletir. Batda grlen ilim ile din
arasndaki atma islamda olmaz.
D-LMN SEBEBLER ve LZUMU LE LGL YETLER:

1) "Andolsun ki biz cin ve insanlardan bir ounu cehennem iin


yarattk. nk onlarn kalbleri (akllar) vardr, bunlarla idrak etmezler,
gzleri vardr,'bunlarla grmezler; kulaklar vardr, bunlarla iitmezler. Onlar
drt ayakl hayvanlar gibidirler. Hatta daha sapktrlar. Onlar gaflete
denlerin ta kendileridir." (el-A'raf/ 179)
2) "Bilmediin (hakknda bilgin olmayan) eyin ardna dme. (Aratr
da iyice bil) nk kulak, gz, kalb (akl), bunlarn hepsi, bundan
(bilgisizlikten) sorumludur." (el-sr/ 36)
Bu yetler ilmin sebeblerini aklyor. Ayetlerde a'yn ve basar ile
duyulara, zn (kulaklar) ve sem (iitme) peygamberlerin mtevtir
haberlerine iaret ediliyor.
3) "Onlarn ou (ilme deil) zandan bakasna tbi olmaz. Hakikatte,
zan ise haktan (ilim ve gerekten) hibir eyin yerini tutmaz. phesiz Allah,
onlar ne ilerse kemaliyle bilendir." (Yunus/ 36) Bu yet ilmin lzumunu ve
nemini belirtiyor.

8)

13.09.1990. tarihli Tercm an Gazetesi.

54
4) "nsanlardan ylesi vardr ki, ilimsiz, hudsz (hidayetsiz) ve
aydnlatc bir kitab da olmakszn, Allah hakknda mcdele eder durur." (elHacc/8; Lokman/20)
Bu yetteki ilimden murad, akldaki bedih ve zorunlu bilgilerdir. Hud
ile murad, bedhiyyt ve hissiyyt ile elde edilen bilgilerle istidll ve nazardr.
nk bunlar bilmeye iletir. Kitabn Mnir (aydnlatc kitab) le murad da
vahiydir. (9)
5) "Halbuki onlarn buna (hiret ve meleklere) dair de bir ilimleri
yoktur. Onlar zandan bakasna tbi olmazlar. (lim olmayan) zan ise haktan
(gerekten) hi bir eyi ifade etmez. (en-Necm/28)
6) "Muhakkak bir oklan ilimsiz (ve ilim ifade edecek dellleri
olmakszn) heva ve hevesleri ile (halk) saptracak ve dalalete
srkleyeceklerdir." (el-En'm/119)
7) "nsanlar, ilme dayanmadan saptrmak iin, Allah zerine iftira edip
yalan atandan daha zalim kimdir." (el-Enm/144)
8) "Kendisinden baka ilah olmadna Allah, Melekler ve ilim sahipleri,
hakk ve adaleti dellleri ile ayakta tutarak, ahitlik etti." (l-i mrn/18)
9) "De ki, hi bilenler ile bilmeyenler bir olur mu? Ancak temiz ve selim
akl sahipleri, hakkyla dnr." (ez-Zmer/9)
10) "Eer iddianzda ve sylediklerinizde doru iseniz, kesin delilinizi
getirin" (Bakara/l 11; NemI/64) denilir.
II- D E L L :
Delilin kelime anlam: Rehber, mrid, klavuz, bir eyi belirten ve
gsteren demektir.
Istlahta dell; kendisini bilip idrk etmekten baka bir eyi bilmek lazm
gelen eydir. Biz delili bilerek dndmzde kendisinden baka bir eyin
bilgisine intikal ederiz. Veya dell; hkmlerden mellef bir szdr ki zt ve
mhiyetinden dolay baka bir sz gerektirir.(10) Delle, dll da denir. Delilin
dellet edip bildirdii eye de medll denir. Delilden, medlule intikal etmek
iin, delilin dellet ynn iyice anlayp bilmek lazmdr. Yoksa u ey, una
delildir demekle i bitmez ve bundan medlln varl anlalmaz.
Deliller akl ve nakl olmak zere ikiye aynlr.

9)

R z, Mefthu'I-Gayb, c.6, s.219 M atbaat'l-mire, st. 1307-1308.


10)

T eftzn, erhu'l-Akaid, s.37-38, Tehnev, Kef Istlhti'l F n n, s.492,

(dell m ad), K alkta, 1862.

55

A- A K L D E L L : Bu da ikiye ayrlr:
1-Kesin Dell (Brhn):Medllnden, baka ihtimalleri kaldran ve ona
kesin olarak dellet eden delldir. Medllne delaleti kesin olan delle brhn
denir. Brhn yle de tarif edilir: Brhn, kesinlik ifade eden kaziyyeler
(nermeler) den meydana gelmi kyastr.(") Kur'an- Kerim'de herhangi bir
iddiada ve fikirde bulunanlar iin, szlerinin doruluuna dair brhn
istenilir:

" *t^ I ^ 11&j 1 ^ La J.S ^ (j _>*Lal d l j : N\\


"Bunlar onlarn kuruntulardr. Doru sylyorsanz (ve szlerinizi
dorulayclar iseniz) kesin delilinizi (brhnnz) getiriniz." (el-Bakara/111)
. jL- ^~
I
Ij J La (_J_s <JI |
j_a 4_111 ...:!
"Allah'la beraber baka bir ilh m? Eer dorulayclarsanz brhnnz
getirin." (en-Neml/64) denilir.
Brhn, limler, zek ve kltrl olanlar anlar. Mesel, insann varl ,
Allah'n varlna kesin olarak dellet etmesi itibariyle bir brhndr. Bunun
Allah'n varlna dellet ynn bilmek iin insann yapsn, madde ve
malzemelerinin mahiyetini ve inceliklerini anlayp bilmek gerekir. Brhn,
cedel ve mnkaalara dayankl delldir. Brhn karsnda inad kii ya
hakk kabul etmeye mecbur olur veyahut da bilerek inkr eder.
Aada saydmz zarur ilimler (yakniyyat) brhnn mukaddimeleri
(nclleri) olarak kullanlr.
-

2- Zann Dell (Hatbe): Medllne kesin olarak dellet etmeyen ve


ondan her trl ihtimali kaldramayan ve gideremeyen delllerdir. Zann delle,
hatabe veya hatb dell denir. Mehrat, makblt, msellemt ve karineler
(ipular) zann delllein mukaddimeleri (nclleri) olur. Hatab delller, ikn
etmek karakteri tarlar. Medll kesin olarak isbat edemedikleri iin tirza
msit olur.(12)
Hatb dell, muhtab, inad, mcadeleci ve mnakaac olmadka,
dinleyenin ii hatb dellin gerektirdiinin aksi yanl tikad ve taassubla dolu

11)

B kz. Crcni, Ta'rift, s.29, st. 1327, Tehrev, ayn. esr. s .150-151.

12)

Tehanevi, ayn esr. s. 4404, s. 940, C c n , Tarift, s. 68.


zm irli sm ail H ak k , Y en i lm i K elm , c .l, s.455-46, M uhassal'l-K elm , s.36-37,

st. 1335.

56
olmadka ikna edici olabilir. Hatab dell daha ok karlkl konuma, vaaz
ve nashatlarda kullanlr. Mesel; "ilkin yaratmaya kdir olan zt, bu
yarattklarn, eskiyip daldktan sonra iade etmeye (tekrar yaratmaya) daha
fazla kdir olur." sz hatab delillerdendir. Bu sz iiten halk, -ister zek
olsun, ister gab olsun- hemen tasdk edebilir. "Evet, iade etmek, yokken
ilkin yapmaktan daha g deildir, belki daha kolaydr" diyerek tasdik eder.
Hatab delllerde bir bhecinin veya bir sapn, bhe verip kartrmasyla
bheye dlebilir.
Kur'an- Kerimde:
j j J ) j j J L L
J La. j A '\ I M II 4 n f
Ij 4
t i L j |J i m
|
-t i 1 L ^ i c l j - f t j <1 J .t

(j-c. Jo ia

^-Lc.1 j - f t t d - j j j

"Rabbinin yoluna hikmetle (kesin delillerle), gzel tle davet et.


Onlarla mcadeleni en gzel yol hangisi ise onunla yap. bhesiz ki Rabb'in,
yolundan sapan kimseleri en iyi bilendir. O, hidayete ermileri de en iyi
bilendir." (en-Nahl/125)
Hikmet; brhn, hakk kesin olarak aklayan ve bheleri gideren
delller demektir. Kelime anlam; szde ve ide hakka isabet etmek demektir.
el-Mevizat'l-hasene; gzel t, ikna edici delller, hatabeler ve zann
delller demektir.
En gzel mcdele; muhatabn anlay seviyesine ve yerine gre
brhnlar ve hatabeleri getirmektir. Hakk itirf etmeyenler mlicadele-i
hasene ile dvet olunur. Muhataba, hakk ikrar, btl inkr ettirmek iin hibir
kimsenin inkr edemeyecei delleti apak ve kesin ncllerle sorulur: "Onlar
bir eysiz (yaratcsz) m yaratldlar, yoksa kendilerinin yaratclar yine
kendileri midir?(el-Tur/35):
.g j j J L L J I

LX. ^ j a

Ij ) -I-J

'.X

"Ekmekte olduunuz ekini bana haber verfniz? Onu bitirenler sizler


misiniz yoksa bizler miyiz?" (el-Vk'a/64) Mnkirler bu yetlerdeki sorulan
tasdik ve kabul ederlerse ne gzel. Yok ayet kabul etmezlerse, insan, tan,
kayann, elementlerin yaratamayaca ve maddenin mahiyetinin ne olduu
kesin delllerle isbat edilerek aklanr. Ekini de topran, suyun ve gnein
yaratamayaca kesin delllerle isbat edilir.

B- N A K L D E L L L E R
Nakl delller de kat' ve zann olmak zere ikiye ayrlr:
1- Kat' olan nakl dell: Medllnden, dellet ettii mandan baka

57
ihtimalleri kaldran delildir. Nakl dellin kat' saylabilmesi iin; hem sbtu
kat' (tevtr yoluyla gelmeli) hem de manya delleti kat' (kesin) olmaldr,
yani te'vil etmeye imkn vermeyecek ekilde medllne dellet etmelidir.
Kur'an- Kerim ve mtevtir hadsler gibi. Akaid sahasnda ancak manaya
delaleti kat'i olan Kur'an yetleri ve mtevtir hadsler dell saylr. Mehur ve
ahd hadsler akidde mstakil bir dell saylmazlar.
Kat' olan nakl delle misl: Allah'n emrini terkeden asdir. nk;
"Emi'ime as mi oldun" (Tha/93) buyurulur. Her si cehennemliktir. nk;
"Kim Allah'a ve reslne isyan eder ve Allah'n koyduu snrlara (emirlere)
tecavz ederse, Allah onu atee (cehenneme) sokacaktr." (en-Nis/ 14)
buyurulmaktadr.
2Zann olan nakl dell: Sbtu veya mnaya delleti kesin (kat'i)
olmayan delllerdir. Mehr veya ahad haberler gibi ki bunlar kat'iyet ifade
eden bir delle istinad etmedike (dayanmadka) makbul saylmazlar. Sratn
kldan ince ve kltan keskin olduunu bildiren ahad hadis gibi. Haddi
zatnda btn mukaddimeleri nakle dayanan ve srf nakl olan dell yoktur.(13)
Nakli tebli eden ztn peygamberlii ve doruluu da akl ile isbatland iin
nakl dell, akl ve nakl dellden mrekkebtir.

C-TAKLD Y A K N VE KN
Taklid: Delil aramadan bakasnn inancn, szn ve fiilini kabul
etmektir.

Yakin: Bir eyi ek ve bhesiz sahih bir itikad ile bilmeye denir.
kn: Bir eyi delillerini aratrarak bhesiz bilmektir.^)
T AK LDN K IS IM L A R I
Taklid, mteallak (taklid edilecek konulan) itibariyle ikiye aynlr.
1-AkaiddeTaklid: ( .-.I <l~ <WI
>>l~ )
2-Amelde Taklid: (
11 " >_!' )

1-AKADDE T A K LD
man (tasdik), vak'a mutabk (tasdikin hak ve hakkate nisbeti doru),

13) C rcn, erhu'l M e v k f, s.78, T ehnev , ayn esr. 498, T eftazn, erhu'l A k aid,
s.39-40.
14.

A . A sm , K am us Tercemesi, C.4, s.786-787.

58
eksiz ve phesiz kesin (cazim) ve hem de delilleriyle sabit olmaldr. Yani
iman, yakin veya kn mertebesinde olmaldr. mana ek ve zan
girmemelidir. ek: Bir eyin doruluuna yan yanya ihtimal vermektir. Zan:
Bir eyin doruluuna kesin olmamak artyla yardan fazla ihtimal vermektir.
Yani bir eyin doruluunu, yanllna yandan fazla tercih etmek "zan"dr.
Tercih edilen kkn kart olan zayf ihtimale -ki yzde ellinin altndadrvehim denir. Yzde yz kesin olmayan tasdike de zan denilir.
Kesin olup da vak'a mutabk olmayan itikada "cehl-i mrekkeb"
denir. Delilini aramadan bakasnn inancn ve szn taklid edip kabul eden
kimseye de "mukallid" denilir. Kelmclar; kesin vak'a mutabk ve
delilleriyle sabit itikadn, makbul ve sahih olduunda ittifak etmilerdir. Yine
onlar kesin, vak'a mutabk fakat delilsiz taklidin iman olup olmadnda
eitli grler ileriye srmlerdir.

Taklid yoluyla inanm a (takld iman):


Takld iman, bakasnn inancna delilsiz uymaktr, veya akl delil
aramakszn bakasnn inancna dair szleri kabul edip phesiz tasdik
etmektir.
Taklid ksmdr:
a-Taklid-i M usb: nancnda hakka isabet etmi ve doruyu bulmu
kimseyi delilsiz taklid etmektir. Mslman bir kmrcnn iman gibi.
Bunun iman, anasnn, babasnn ona retmesi, telkini ve onun bunlar
taklid etmesiyle domutur.
b-Taklid-i M u h t': nanc batl veya bozuk olan bir kimsenin
akidesine delil aramadan uymak ve balanmaktr.
Taklid-i Muht'da Mslman olmayan kimseyi ve slm'dan kmayan
bir bid'aty taklid almak zere ikiye ayrlr. Birincisine bir Hindu'nun
inancn, kincisine Mutezile'nin delillerini bilmeyen, itizal mezhebine mensup
bir kimsenin inancn misal olarak verebiliriz.
c-Fideistlerin man ve Fideizm (manclk)
Akl yoluyla Allah'n var veya yok olduu bilinemez, diyerek her trl
isbat yollarndan vazgeen ve inanmaya muhta olduklar iin Allah'a
inananlarn iman da bir nevi takliddir.
Fideistlere gre inan, bilgi ve delil zerine deil, iman etme yeteneine
dayanr. Bunlar, "imanda delil ve ilim olmaz" iddiasnda bulunarak sz ve
inan alnmaya lyk olup olmadn bilmedikleri kimseleri taklid ederler.
Bilgi ve delile dayanmadan inanmaya Fideizm denilir.

59
mmanuel Kant (1724-1804), rasyonel ilahiyata hcum ederek
metafiziin kapsna kilit vuranca, delilsiz iman etme felsefesi balad. Bu
imanc (Fideiste) felsefenin basitlii ve kolaylndan dolay taraftarlar ve
mukallidleri oald. Bizdeki felsefeci ve aydnlarn ou da bu gre
katldlar. Bu felsefeyi canlandran ve yayan skoya filozoflar Dugald
Stevard ve Hamilton olmutur.(15) Bu yol slm'da makbul deildir. nk
bilmediin (hakknda bilgin olmayan) eyin ardna dme (aratr, iyice bil)
nk kulak, gz, kalb (akl) bunlarn hepsi bilgisizlikten sorumludur, (elsr/36)
"De ki Rabbim Allah'a hibir zaman hakknda brhan indirmedii
herhangi bir eyi e tutmanz ve Allah'a bilmediiniz eyleri sylemenizi
haram klmtr." (el-A'raf/33)
"Eer iddia ettikleriniz ve sylediklerinizde doru iseniz kesin delilinizi
getiriniz." 'el-Bakara/3; en-Neml/64). "Bilakis, inanmayanlar, atalarmz bir
mmet (ve bir din ve yol) zerinde bulduk. Biz de onlarn izleri zerinde
doruya erdirilmileriz, dediler." (ez-Zuhruf/22) gibi ayetler taklidi
yasaklyor, bilerek iman etmeyi emrediyor.
Yazdm son ayet gsteriyor ki mrikler gittikleri yol ve balandklar
dinin doruluuna akl ve nakl delilleri olmad hlde atalarm taklid ederek
inanyorlard.
slm tarihinde Allah'n varl ve sfatlar ile ilgili akl meselelerde
taklidin caiz olduunu-Haeviyye'den bazlar hari- kabul eden hibir lim
yoktur.
slm limleri her mkellef zerine Allah'n varl ve sfatlarn bilmenin
vcubunda icma' etmilerdir. Bilmek ise taklid ile husule gelmez. Zira
mukallid ancak bakasnn sznn doru ve yanl olduunu bilmeden alr
ve kabul eder. M tezile A llah'n varl ve Hz. M uham med'in
peygamberliinin sbutuna dair akl delili olmayan mmin saymaz.
Ehl-i Snnet limlerinin ounluuna gre, phesiz bir ekilde iman

15.
1958.

H .Z iy a lken, Felsefeye G iri, k in ci K sm , s.244, M ars T. ve S .A . M atbaas,

60
etmi bir mukallid, mmindir. Delil getirmeyi terk ettii iin gnahkrdr.(e)
Allah'n varl ve sfatlan hakknda vacib olan delil getirme, sadece kavid-i
mantk ve kelam kurallarna riayet ederek nazar ve istidll etmeye deildir.
Kalbe itminan verecek ve pheleri giderecek bir tarzda dnp nazar etme
ve delil getirme de yeter. nsan kesin delilleri ile hi deilse kendi nefsine
yetecek kadar bilip anlayarak iman ederse taklid seviyesini aar, tahkik ve
ikan mertebesine eriir.

Tahkik ve kan Yolu:


Kesin delillerini bilip anlayarak iman etmek, klasik kelm ve felsefenin
delillerini renip anlayarak iman etmek veya imann kemale erdirmek iin
tutulan yoldur. Bu da ikiye aynlr:
a)Eski kelmn huds ve imkn yoluyla Allah' isbat etmek ki
zamanmzda yeterli olmayabilir. nk bu isbat yollar baz tenkid ve
hcumlara dayanamaz.
b)lm spat: Mspet bilimin kesin verilerine dayanlarak her trl hcum
ve tenkidleri giderecek ekilde Allah'n varl isbat edelir. Bu ekilde isbat
yolu ile ilim adna yaplan arlatanlk ve speklasyonlar nlenerek inanmayan
bilimcilerin inanmalannda yardmc olunur ve faydalar salanr. Zamanmzn
kelmclarnn ilimle, ilim olmayan szleri ayrd etmeleri lzmdr. nk
kesin ilim inkra hibir yol ve kaamak brakmaz.
2-AMELDE T AK LD ( j > J I ^
)
Amel hkmlerde taklidin caiz olup olmad hakknda ihtilf vardr,
baz limlerden amel hkmlerde de taklidin caiz olmadna dair rivayetler
gelmitir. Muhtar olan gre gre, amelde taklid caizdir. Halka, limlerden
fetva sormak ve fakihlere uymak vacibtir. Amellerde limleri taklid etmenin
vcubu "...Eer bilmiyorsanz zikir erbabna (limlere) sorun." enNahl/43.ayeti ve sahabilerin icma' ile sabittir. nk ashabn fakihleri halka
fetva verirler ve onlara hkm karmak iin fkh renerek iti had
mertebesine erimeyi emr etmezlerdi. Bu durum tevatrle sabittir.
Ayrca, halk amel hkmleri yerine getirmekle mkelleftir. Halkn
hepsinin icthad mertebesine ulaacak kadar fkh tahsili ile meguliyetleri,

16.

B kz.E bu'l- M un en-Nesef, Tabsrat'l-Edille, R aid E fen di N shas, Vrk.9a-10a,

Fatih N shs, vrk. 10a- 11b; A b d u lk a h ir el-Badad, U su l d d in , s.254-255, stanbul


1346/1928; T eftzn, erhu'l-Makasd, C .2, s.264-265, M atbaat el-Hcc M uharrem Ef.
1305.

61
ziraat, sanat, eitli meslekler ve dier dnya ileri ve geim vastalarnn
kesilmesine sebep olur ve dnyann harap olmasna iletir. Bunu ise din
yasaklamtr. Halka, kendi geim vastalar ile megul olurken yalnz
ulemadan ilerinin hkmlerini sormak gerekir.(17)

D - A K D D E D E L L L E R L E SBTI STENEN K O N U LA R
Kelm ilminde delllerle isbat istenen eyler (konular) 3 ksmdr:
1- Metlib-i Akliyye (Akl Konular): Nakil ve dnin sbtu, kendilerinin
aklla isbat edilmesine tevakkuf eden (bal olan) konular. Bu konular, srf
akl ile isbat olunur. Allah'n varl, hayat ilim , irde ve kudreti ve
Reslullah'm peygamberliini isbat etmek gibi. Bunlarn nakil ile isbt devir
(ksr dng) ve teselsl gerektirecei iin akl ile isbat edilir. Mesel
"Allah'n varl Hz. Peygamber'in szyle sabittir. Hz. Peygamber'in
sznde doruluu da yine kendi szyle sabittir", delli bir devir {ve ksr
dng) dr. Bir m'minin takld seviyesinden kurtulabilmesi iin en azndan
Allah'n varln ve hayat, ilim, irade ve kudretini kendi nefsine yetecek
kadar akl ile isbat etmesi lzmdr.
2- Metlib-i Sem'iyye: Srf nakil ile sbt edilen konulardr. Ahiret halleri
gibi. Zira bunlar ancak Peygamberlerin haberleri ile bilinir. Kabir azab,
ahirette Allah'n grlmesi gibi sem'iyyata aid konularn bazlar, sbutu veya
delleti kat' olmayan nakl delillerle sabittir. Metlib-i sem'iyyenin ( nakli
konularn) sem' olmas, imkn itibariyle deil vuk itibariyledir nk
bunlarn imkan da akl ile isbat edilir. Her Vuk (husule gelme, vcud
bulma) imkn ile mesbk olduu iin, nakl konularn imkn akl ile vuklan
(husle gelecekleri hususu) peygamberlerin ve Hz. Reslullah'm haber
vermeleriyle sabittir.
3- Hem akl ile ve hem de nkil ile isbt caiz olan konular: Dinin
isbatnda temel saylmayan konulardr. Kesin isbt, naklin sbtuna bal
olan, tek bana akln, isbt veya nefy edebildii konulardr. Bunlar, hem
nakl konulardan hem de akl konulardandr. Kelm meselelerinin bazs bu
trdendir. Alemin snn, yalnz Allah'a ibdet etmenin lzumu ve Allah'n her
eyi bilmesinden akl lezzet alp almayaca meselesi gibi er'in (dnin) isbat
kendilerinin isbtna tevakkuf etmeyen (bal olmayan) dier akid meseleleri

17.

B kz.sm ail H ak k , lm-i H ilaf, s.268-269, stanbul 1330.

62
gibi.(18)

E -YAKNYYT

(ZA R R

VE KESN L M L E R )

Kesin olan, zorunlu olarak husle gelen ve kat' delillerin (brhnlann)


mukaddimeleri ve mesnedleri bulunan bilgilerdir. Yakniyyt (zaruri ilimler) 7
ksmdr.
1- Bedhiyyt : Akln bir vstaya muhta olmadan kendilerine
ynelmesiyle hemen doruluklarna ve kesinliklerine hkmettii bilgilerdir.
Bu bilgileri zorunlu olarak kabul etmek akim prensiplerinin gereidir. Btn,
kendi parasndan byktr, dire kare deildir, iki zddn itimi (bir arada
bulunmas) muhaldir, bir iki deildir, hkmleri gibi. Bedhiyyt'a
Evveliyyt da denir.
2- Ftriyyt: Akln, zihinde birden bire (aniden) tertipledii gizli bir
kyas araclyla elde ettii hkmlerdir. Araba'da (Lf*_ I j~
LLA )
kyaslan beraberlerinde bulunan hkmlerdir diye tarif edilir. 4 says ifttir
gibi. Ftriyytn evveliyyttan fark, bunda biraz dnmeye ihtiya
duyulmasdr. Bununla beraber, ftriyyt da evveliyyt (bedihiyyt)
kuvvetindedir. Belki ikisini de birbirinden ayrmak gtr.
3- M hedt (Mahedeler) : D ve i duyularla elde ettiimiz
bilgilerdir. D duyu organlar ile elde edilen bilgilere hissiyyt denilir. Ate
yakcdr, gne k vericidir, kar souktur, bal tatldr gibi. duyularla elde
edilen bilgilere de vicdniyyt denilir.Korktuumuzu, acktmz,
susadmz bilmemiz gibi.

4- M cerrebt: Mhedelerin (duyumlarn) tekrarlanmas ile akln


elde ettii kesin bilgilerdir. Akl, "Bu olay tesdf cinsinden olsa, buna it
hkmn tecrbe (duyumun tekrar) zerine gerekirlii devam etmezdi, fakat
devam etti." diye zihinde husle gelen gizli bir kyas vstasyla bunun
doruluuna kesin olarak hkmeder. Hind ya ishal eder, penisilin ate
drr, uzayda arlk yoktur gibi.
5- M tevtirt: Yalan zere birlemelerini akln mmkn grmedii
kimselerin verdii haberlerdir. Bunlara mtevtir haberler denilir.
Grmediimiz bir ehrin ve gemiteki bir melikin varlna dir bilgilerimiz

18)
1305.

B k z. C rcn, erhu'l-M evkf, s.78-79. T eftzn, e rh u 'l- M a k asd ,c.l, s.53, st.
K em alddin A hm ed el-Beyz, Irt'l-M erm, s.80,84 98-104. M sr; 1949-1368,

zm irli sm ail H ak k , Y eni lm-i K e lm , c .l, s. 46.

63
gibi.

6Hadsiyyt (Hdsler): Bir mahededen faydalanarak akim sratle


intikal etmesi suretiyle bir eye dir elde ettii bilgi ve hkmlerdir. Ayn
n gneten aldna dir elde edilen bilgi gibi. Hads; zihnin bir eyin
bilgisine sratle intikli demektir. Yani medlle dellet eden dellin zihne
derhal doup gelivermesidir. Bu ise tedrici olmayp ni bir keyfiyyettir. Bu
keyfiyyet baz kimselerde ftri bir durumdur ki bununla (hads yoluyla)basit
mhedelerden bir takm kesin bilgilere hemen intikal ederler. Baz
kimselerde de; dellleri tertiplemek ok mmrese ve temrin yapmakla bir
hads melekesi husule gelir. Mesel, aa, hayvan ve insanlann varl bunlar
yaratann ok byk bir ilim shibi olduuna dellet eder gibi. nsanlar
yaratan yaratcnn engin ilim sahibi olduuna dair hads yoluyla husle gelen
bilgimiz kesindir, zarridir. Bazlarnn hads yoluyla elde ettikleri ak ve
kesin delller dier insanlar tarafndan nazar ve istidll yoluyla elde edilir.(19)
7 - Nazar ve stidll:
Lgatte bakmak ve grmek anlamna gelen nazar; eyaya bakp aratrma
sonunda dnmek demektir. Eyaya bakp dellleri dnp bunlarn dellet
ynlerini grp anlayarak medlllerini (dellet ettikleri messirlerini) bilmeye
almak demektir. stidll de ayn anlama gelir. Bilinmeyenleri bulmak iin
bilinenleri mnsip bir ekilde tertipleyerek hkm karmak ve neticeye
varmak demektir. Nazar ve istidllin mukaddimeleri yukarda saydmz
kesin bilgiler olursa, bundan kacak netice de kesin bilgi olur.
Yakniyyta (kesin bilgiye) dayanmayan nazar ve istidlllerden kesin
olmayan zann olan bilgiler elde edilir.

Kesin bilgi veren nazar ve istidlle misl:


Bir maknann, akl ve uurla planlanm bir plana gre maddeden
dzenlenmi eser olduu iin, akll, uurlu ve bilgili bir yapcs vardr.
Bir insann da ayn ekilde daha mkemmel bir eser olduu iin, akll,
uurlu ve ok lim bir yaratcs vardr.

Y A K N 'N D E R E C E L E R

19)

C rcn, erhu'l m evkf, 75-76, A hm ed Cevdet Paa Mi'yr- Sedd,s.95-98.

64
Yakn, lgatte, kesin olan ve akl- selim iin hibir bheye yer
brakmayan bilgidir. Istlahta ise " vk'a mutabk olan czim (kesin) ve sabit
itikaddr. tikad kaydyla, ek; vka mutabk, szyle cehalet ve taklid-i
muht; sabit kaydyla takld-i musb ve czim (kesin) szyle de zan, yakn'in
bu tarifi ierisine girmez (20) Yukarda yazdmz zorunlu bilgilerin hepsi
yakn bilgilerdir.
Yakn zan ve bheye aykr olduu iin, kat'i ilimlerin hepsi de
kesinlikte ve zdlanna ihtimal vermemekte birbirlerine eit olduu iin fark ve
derece kabul etmez. te bu sebeble Hz. Ali :
(I
c j j j J I__o pLLj l II >.<. .<
) perde alsayd, yaknim
artmazd demitir."(21)
Deney ve gzlemle elde edilen kesin bilgi ile akln brhn yoluyla kesb
ettii yakn, kesinlik bakmndan birbirlerinden farkl deildir. Yakn bilgiler
iin -hepsi de kat'i olmakla birlikte- baz dereceler saylmtr ki bunlar ilme'lyakni psikolojik olarak te'kid ederler.
1 - lme'l yakn: Brhn (akl kesin dell) ve sbtu ve delleti sabit
olan haberin ifade ettii kesin ilimdir.
2 - Ayne'l-yakn; Tecrbe ve duyu organlarnn mahedesi ile
husule gelen bilgidir. Hislerle mahede, kesin delil ile elde edilen bilgiden
daha ak ve kalbe itmi'nan verdii iin (^ 1j 1L j A.11
)"haber
gzn grmesi gibi deildir" sz, sylenmi ve hatta hads (22) olarak rivayet
olunmutur. te bundan dolay brahim (A.S.) ilme'l-yakn ile elde etii
bilgiye ayne'l- yakn ile de ulamak iin "Ya Rabbi lleri nasl dirilteceini
bana gster dedi ...." ( el-Bakara,160.)
3 - Hakka'l-yakn : Mahede ile birlikte iten duyulup yaanlan ve
basiretle sezilen bilgidir. Denildi ki ilme'l-yakn ve ayne'l-yaknin toplamyla
husule gelen bilgi, hakka'l-yakndir.(23) Bu derece bir bilgi, bizzat duyulup
iinde yaanlarak tadlan bilgidir.Bunun iin (_ j-*_j
)
tatmayan bilmez denilmitir. Bu trl bilginin elde ediliini yle bir misal
ile anlatrlar: Bir adamn denizin varln duymas denize dair elde ettii bilgi

20)

Tehnev, ayn eser, s. 1547; C rcn Ta'rift ,175.

21)

Tehnev, ayn eser, s.,1547.

22)

A c l n , Kefu'l-Hafa, H adis no: 2137; Ahrned b.H anbel, M sned , c .l,s.2 1 5 , 271,

Kahire, 1213.
23)

B kz. Tehnevi ayn eser, s. 1548.

65
ilme'l-yakn; denizi grmesi ile husule gelen bilgi ayne'l-yakn; iine girip
yzmesi ve suyundan imesi ile husule gelen bilgi de hakka'l-yakndir.
Kesin bilgiler, elemler, aclar ve psikolojik durumlarn hepsi bu
dereceden biriyle bilinir. Geri bu bilgilerin hepsi kesinlikte ayn ise de, elde
edilirken duyulan ve sezilen hazlar ve husule gelen psikolojik durumlar
birbirlerinden farkldr.

F-ZANNYYT (Zani bilgi veren hkm ler)


Zanniyyt: Doruluk taraf tercih olunmakla beraber kesinlik ifade
etmeyen ve kesin, zorunlu bilgi vermeyen mukaddime ve hkmlerdir.
Bunlar zann bilgi ifde eden nazar ve istidlllerin mukaddimeleri (nclleri)
ve mesnedleri olurlar. 6 tane olup kuvvetleri yani kesinlie yaklamalar
itibariyle yle sralanrlar:
1- Mehrat: nsanlar arasnda mehur olup herkesin tasdik ve kabul
ettikleri hkmlerdir ki doruluu kesin olan bilgilere en yakn olan
bunlardr. Adlet gzeldir, zulm irkindir. nsann plak gezmesi ayp ve
ktdr, hkmleri gibi. Mehrttan doruluk itibariyle zayf bulunanlar da
vardr. Bunlar da bir millet ve bir memleket halk veya bir meslein
mensuplan tarafndan benimsenmi olabilir. Hayvan boazlamak irkindir,
hkm gibi ki yalnz Hindularca mehur ve onlar tarafndan doruluu kabul
edilir.
2- M se lle m t: lm tartma ve mnakaalarda kar tarafn
doruluunu kabul ettii hkm ve bilgilerdir ki, hasm susturmak iin
bunlara dayanlr. Nitekim, mslman ile tartan bir hiristiyan Hz.
Peygamberin (A.S) mircm inkr ettiinde, Hz.s'nn mi'rc dell getirilir.
nk o, Hz.s'nn mi'rcma inanyor.
3- M akblt: Peygamberler gibi ma'sm olmayan fakat haklarnda
hsn- zan beslenen, makbul saylan byk lim ve vellerin nasihatleridir.
4- Emare Kaziyyeleri (ip ular): Zan ifade eden baz emre ve ip
ularna dayanan hkm ve bilgilerdir. Gece yars karanlkta dolaan
hrszdr, hkm gibi.
5- Vehmiyyt: Vehmin, mahede edilmeyen eyler hakknda,
duyulan ve mahede edilen eylere kyas yaparak verdii hkmlerdir. Her
var olan bir mekn (yer) tutar; her varln nerede olursa olsun bir arl
vardr, hkmleri gibi.
ki husustan birinin doruluunu dierine tercih etmeye zann denilir. Bu

66
tercih edilen ksmn zddna verilen zayf ihtimale de vehim denilir. Doruluu
yzde elliden (yandan) az bir ihtimal ile kabul edilen hkmlere de vehmiyyt
denilir.
6M uhayyelt: Yanl ve kzib olduklar belli olduu halde (bazen
bilinmedii halde) nefret ettirmek veya sempati (sevgi) uyandrmak iin
tehayyl olunan (hayal edilen) hkmlerdir. Bde (arab) seyyl bir yakuttur,
bal bir nev'i iren kusmuktur, denildii gibi. nsanlar bir ey hakknda
aldatmak iin yaplan propagandalar da byledir.(24)
Kat'i olan, yanllna ve zddna ihtimal verilmeyen akl delllere
brhn denilir. Kesin olmayan, zddna ihtimal verilebilen delllere de hatbe
denilir veya, mukaddimeleri kesin bilgilerden (yakniyyttan) husule gelmi
olan delllere brhn, mukaddimeleri de zanniyyttan olan delllere de hatbe
veya hatb (zann) dell denilir. Brhn, cedel ve mnkaalara dayankl
olan delldir.Bir gerei isbat etmede brhn kullanlr. Kur'an- Kerim'de
yanl inanta olanlar veya yanl ve batl iddilarda bulunanlar iin:

'**>

( j I

jx L jL & j_ j

J _a

^ j ."tL I

>

l _____

- \ \ \

"Bunlar onlarn kuruntularndr. Doru sylyorsanz (ve szlerinizi


dorulayclar iseniz) kesin dellinizi (brhnnz) getiriniz." (el-Bakara/l 11)
.

'

I j _

<l L I

dil

"Allah'la beraber baka bir ilh m? Eer dorulayclarsanz brhnnz


getirin." (en-Neml/64) denilir. Ku'an- Kerim'in Allah'n varln ve
birliini isbat eden btn ayetleri brhndr. Kur'an her snf insana
hitabettii iin onda hatb ve ikn' delller de vardr.

G-MANTIKTA D E L L L E R N K IS IM L A R I
Deliller, maddeleri (yaplan) ve mukaddimeleri itibariyle 5 e aynlr:
1- Brhn (Buna hccet de denilir): Kesin olan akl dell; dellet yn
baka bir ihtimale yer vermeden medllne kesin olarak dellet eden dell,
veya mukaddimeleri, yakniyyttan (zorunlu bilgiler) ibaret olan delldir.
Kesin ve phesiz bilgi elde etmek iin brhn kullanlr.
2- Cedel: Mehrat veya msellemttan mrekkeb olan kyas lardr.

24)

Crcn, erhu'I M evkf, s. 76-77.


Bkz. Tehnev, ayn eser s. 939-940. zann maddesi.
A hm ed Cevdet Paa, ayn eser s. 108-109.

67
Hz. s'nn babasz doduunu inkr eden bir yahd'yi, Hz. dem'in
babasz ve anasz yaratlmas delliyle susturmak gibi.
3- Hatbe: Makblt, emre ve ipucu kaziyyelerinden terekkb eden
kyastr. Mtevtir olmayan hadslerle t ve nasihat vermek de bu
kabildendir.
4- iir; Vezinli olur ve gzel ses ile okunursa te'siri olur. iire
muhayyelt da karr. lerinde muhayyelt ihtiva eden iirler, yanl ve kt
ilere tevik iin de kullanlr.
5- Safsata ve Mugalata: Safsata, vehmiyyttan terekkb ettii gibi
yanl hkmlerden de terekkb eder. M uglata, yanl ve fsid
mukaddimelerden terekkb eden btl ve yanl szlerdir. Bunlar zarar
vermekten baka hibir eye yaramazlar.C) Materyalizm muglatas gibi.
Safsata ve muglata asl zann dell bile olamazlar.

Msdere ale'l-matlb da safsata ve muglata nev'indendir ekil ve


lafzlarn deitirerek isbat lazm gelen davy dell yerine koyarak isbat
edilmi gibi gstermektir. Bu da netice, ile davnn ayn ey olduunu ustaca
gizlemekle yaplr. (26) Diyalektik materyalistlerin u szleri gibi : lmn,
hayattan kt gibi hayat da lmden kmaktadr.(27)
Bir nermeyi isbat edilmemi bir nerme ile veya bir eyi yine kendisiyle
isbat etmekten ibaret olan devr-i batl da bir safsatadr. Veya mmkin olan iki
eyi birbirlerine illet ve mall gstermek, devr-i batl (ksr dng) dr.
"Yumurtann inkardr civciv. nk meydana gelmekle yumurtay yok olua
gtrmektedir. Tavuun kendisi de yumurtann inkryla ortaya kan civcivin
inkardr" szleri gibi.(28)
H-MANTIK VE LMDE KULLANILAN STDLL ETLER

Akl ile husle gelen ilim ya zarr olur (zarr ilmin ksmlar yukarda
anlatld), ya da istidll olur. Bu istidll de 3 trl olur:

25)

A hm ed Cevdet Paa, M'yr- Sedd, s .l 10. Matbaa-i m ire ,1293.

26)

Bkz. smail Fenn, Lugate-i felsefe, petstion de p incipe maddesi.

27)

B k z. Georges Politzer, Felsefenin balang ilkeleri, ev. Enver A y tekin, s. 183,

ist. 1978.
28)

A y n eser, s. 184-185.

68

1- Ta'll: Akln istidlli ya klliden cz'ye intikal etmekle olur veya


illetten ma'lle, messirden esere geile olur. Bunlara ta'lil veya kyas
derler. lletten malle, messirden esere geie brhn- lim m de
denilir.Btn cisimlerin tartlabilir olmasndan tan, suyun, topran
tartlabilir olmasna intikal, ta'll veya kyastr.Atein varlndan dumann
varlna gei de dell-i Iim m dir. (^J (Lime) niin kelimesi bir eyin
sebebini bulmak iin kullanlr. Niine verilen cevab, hkmn sebep ve illeti
olaca iin, kllden cz'ye, messirden esere istidll eitlerinin hepsine de
dell-i limm denilebilir. Bat dillerinde bu eit istidlllere "Deduction"
denilir.

2- stikr (Induction): Cz'den kllye, eserlerden messirlerine


intikal etmeye denilir. Bu istidll tarzna dell-i inn de denilir.nne (<j|)
tahkk ve sbt ifade eder. Muhakkak demektir. Eserlerin messirlerini
gstermeleri kesin olduu iin, bu trl delillerin delletleri kat'dir. Bu ekil
istidlllerle, kan netice ve hkmlerin subutu aklanm olur.
Kamyon, komptr, robot, otomobil... uur ve bilgiyle yaplm birer
eser olduklar iin bunlarn bir akll yapclar vardr.
Btn insanlar da uur ve bilgiyle yaplm daha mkemmel eserler
olduklar iin bunlarn da lim ve uurlu bir yaratc ve yapclar vardr gibi.
stikr ikiye ayrlr:
a)stikr- Tm : Bir kllnin (nev'in fertlerinin tm ve netice
karlan olaylarn hepsi) aratrlp incelenerek hkm vermeye stikr- Tm
(dilemme) ismi verilir.
b) stikr- Nks: Bir nev'e aid fertlerin tm ve hakknda aratrma
yaplan olaylarn hepsi saylp incelenmeden, baz fert ve hdiseleri
aratrmakla yetinilerek hkm vermeye stikr- Nks (Enumeration
mparfaite) denilir.
Mesel; Her insan, at, sr ve mahede ettiimiz dier hayvanlar
azlaryla inerlerken alt enelerini oynatrlar.
O
hlde btn hayvanlar inerlerken alt enelerini oynatrlar, demek bir
stikr- Nkstr. nk timsah, aksine st enesini oynatr. stikr- Nks
ile elde edilen bilgi kesinlik ifade etmeyip zan ifade eder.
3- Temsl (Analogie): Akln bir cz'den dier bir cz'ye intikal
etme yoludur. Temslde birbirine benzeyen iki ayr ferddeki benzer
zelliklerden faydalanarak birine verilen hkm dierine de vermek

69
esastr.(29) u otomobil nceden tasarlanp plan izilerek yaplmtr. u
koyun da nceden tasarlanp plan izilerek yaratlmtr. nk ikisi de uur
ve bilgiyle yaplm eserlerdir, gibi.
Mtekellimn klliden cz'ye intikalde, kesinlik ifade etmeyen zann
mukaddimeleri de ok kullanmtr. Mukaddimeleri (nclleri) zann olan
kyaslar zan ifde eder. Halbuki bedihyyt, hissiyt (mahede ve tecrbeler)
ve mtevtirttan birine istnd eden kyaslarn neticeleri kesindir. Kelmda
daha ok kat'iyet ifade eden delillerin kullanlmas istenilir. Kur'an-
Kerim'in delilleri daha fazla istikradir. Enductiv bir karakter tar.

I- K E L M

M ETODU

Kelm metodunda nakil esas alnarak akla da onu destekleyici mahiyette


yer verilir. Kelm ilminde vahiy, sahih haber ve rivayet, selim akln nazar ve
istidlli, duyularla mahede ve tecrbe gibi kesin bilgiye ileten ilmin btn
yollarna nem verilir. Kelm ilmine gre ilmin sebebleri balca 3 tanedir:
Haber-i sdk (doru haber), akl ve duyular. Asl maksd denilen din
akdelerin (iman edilecek konularn) tesbitinde haber-i sdk esastr. Bu
akideleri isbata vesile olacak vesil ve mebdye gelince bunlardan
mahsstta, duyular yani duyularn mahedesi ve mhedenin
tekrarlanmas olan tecrbeler; ma'klatda akl (akln bedihiyyt ve kesin
delillere dayanan nazar ve istidlal) istiml olunur. Ancak akl, vahyin nuru ile
te'yid olunur ve kontrol edilir. Vahiy, akl ilhiyat sahasnda hataya
dmekten korur. Akl, akidin kendisini tekil eden mesili vaz'
edemeyecei gibi, haram, hell ve farz gibi hususlar da t'yin edemez. Btn
bunlar ilahi nasslar bildirir ve ta'yin eder. Akl insann mes'uliyeti
(sorumluluu) iin arttr. Hayr ve erri idrk eden akldr. D in akideleri
anlayan ve bunlar ilmin sebepleri ile isbatlayan akldr. Zamanmzda kelm,
akaidi isbatlama ve desteklemede ilmin kesin verilerinden faydalanacaktr.
Dinde akln ve ilmin iptal edecei hibir ey yoktur. Yalnz akln ve ilmin
tek balarna bulamayaca eyler vardr. Dm bunlar tebli eder, akl da kabul
eder.

- SELE FYYE VE M ET O D U

29)

Crcn, erhu'l-Mevkf, s.69; Tehnev, ayn esr. s. 493.

70

Selefiyye: Sahabe ve tabin mezhebinde bulunan fukah ve


hadsilerdir. Akaiddeki metodlar Kur'an- Kerim'in gsterdii ekilde akl
ve nakli delllerle slm akidini aklamak ve tartma ve ekimeyi gerektiren
ve zmlenmesi mkil olan bir takm mesil ile uramamaktr. Selefiyye,
Kur'an ve snnette olduu zere akid-i imniyyeyi icmlen aklarlar ve
eitli akl delller getirerek tafslata dalmazlard.
Srf ilmi gerektiren nazar ve istidll, nasl olursa olsun eitli akli delller
getirerek akidi genie aklamak mtekellimn metodu idi. Selefiyyeye gre
de; Kur'an-n bildirdii ekilde Allah'n varlna ve birliine akl delller
getirmek er'i emirlerdendir. Selefiyye'nin nazar ve istidlli daha hususi ve
mcmel, mtekelliminm nazar ve istidlali genel ve mufassaldr.
Selefiyyece, nasslar anlatan, tefsr eden, nussun gzelliklerini
aklayan, dellet ynlerini bildiren ve istinbat yolunu kolaylatran tefekkr
ve istidlller mesnndur. Nasslar te'vile veya reddetmeye (kaldrmaya)
gtren dnce ve istidlller mesnn deildir. Selefiyye itikd meseleleri
te'vile gitmeden er'i nasslan beyan ettii ekilde ekksiz ve phesiz kabul
ederler. Selefiyye icml ve tafsil itibariyle ikiye ayrlr:
1- Selefiyyenin mtekaddimni: Bunlar icmal ile iktifa etmilerdir. lk
devir selef limleri yazdklar eserlerde slm akaidini ksa ve veciz bir ekilde
anlatrlar. Bid'at ehlinin grlerini zikrederek bunlara cevap vermezler. Selef
mezhebi zere ilk bilinen ve bize kadar gelen eser, mam A'zam'm Fkh-
Ekber'idir. Sonra melliflerine nisbet edilerek anlan selef metoduyla
meydana getirilen eserler de vardr. Ahmed b. Hanbel'in ve Tahv'nin Akide
Risleleri gibi.
2- Selefiyye'nin Mteahhirni: Bunlar akaidi aklarken tafsilata nem
vermiler fakat kelmclarn kullandklar baz dellleri kullanmamaya zen
gstermilerdir. bn Kudme (v. 620/1223), bn Teymiyye (v. 728/1328),
bnl-Kayyim el-Cevziyye (v. 751/1350), bn'l Vezir (v. 840/1436),
evkn (v. 1250/1834) Selefiyye'nin mteahhirnindendirler.
Selefiyye'nin hepsi Ehl-i Snnet-i Hssadr. Mtehid imamlarn hepsi
selefiyyedir. Bunlar ehl-i bid'at, Kitab, snnet ve selef limlerinin szleriyle
reddederlerdi. Her asrda akaidde selefiyyeden olduunu syleyen limler
kmtr.
S elefiyye'nin Allah'n sfatlarna mteabih yetlere ve haberi sfatlara
nasl inanlaca hususunda 7 kaidesi tesbit edilmitir:
1- Takds: Cenb- Allah' cell ve azametine lyk olmayan tebih gibi

71
eylerden tenzih etmek.
2- Tasdik: Kur'n- Kerim ve sahih snnette vrid olan Cenb-
Hakk'm isim ve sfatlarnn O'nun cell ve kemline layk bir mns
olduunu tasdk etmek ve Allah kendisini ve Reslullah Cenb- Allah' nasl
vasf etmise ylece man etmek.
3- Aczini itiraf: Mtebih yetlerde ilh muradn ve kastedilen
mannn ne olduunu bilmekte aczini itiraf etmek
4- Skt: Cahiller, mtebihtn tevilini sormamaldr. Alim de
onlara cevap vermemelidir. nk chil sormakla inancm tehlikeye drr.
lim de ona cevap vermekle phe kapsn aar, bid'at kolaylatrr. Halk
mtebiht sorarsa bundan men' olunur. Nitekim Reslullah (S.A.V.)
kader meselesine dalan ashab- bundan men'etmilerdi.(30)
Hakikatte dnin asllar olan ahkm hakknda sz sylemek mnzara
etmek caizdir. Ancak muhtab anlamadan ciz olursa:
j k - g j j l c <L^ j J j j

<l_ij fl a * Lj

L u (_ jjjL j.ll I

"nsanlara anlayacaklar eyler ile ve anladklar kadaryla konuun", (3I)


hadsine uyularak baz incelikleri bildirmemek caiz olur. Nasslar anlamaya
g yetiren kimseye vacib olan eyler, naslar anlamaya g yetiremeyenlere
vcib olmaz. Mft, din limi ve kelmcya vcib olan hususlar, bunlardan
bakasna vcib olmaz.
5- m sk: Mtebiht (yed, vech ve istiv gibi haberi sfatlar)
te'vilden ve bunlar zerinde herhangi bir yorum yapmaktan kendini tutmaktr.
6- Keff: Kalbin bozulmasna sebebiyyet vermemek iin dalmas
yasaklanan mtebiht dnmekten ve bunlarla zihnen megul olmaktan
kendini tutmaktr.
7- M arifet E hlini Teslim: vammm (halkn) anlamaktan ciz
kaldklar mtebiht, Reslullah, Ashab ve byk limlerin bildiklerini
teslim ve kabul etmek. u kadar var ki bu ztlar, halk bu gibi konularla
megul olmaktan kendileri bilmedikleri iin deil, onlara zarar verir diye
alkoymulardr.(32)
30)

B k z. et-Tc, c.5,s. 193, st. 1962/1382.

31)

B k z . el- A zz, S irc 'l- M n ir erhu'I-Cm i'is-sar,

c .l, s.223, M s r, 1304h.,

Kef'l-Haf, haddis maddesi.

32)

B k z. G a zzli, llcm 'l- avm m , s.4-45, Bb- l, st. 1387h; zm irli sm ail H akk,

Yeni lm-i K elm , c .l, s.98-103, ehzdeba, 1341-1339.

72
Hlsa, selef akidesinin esaslar; yed, vech, ayn, mec' ve istiv' gibi
nasslarda vrid olan mtebiht (haber sfatlan) tecsmsiz, tebihsiz kabul
etmek ve bunlardan muradn ne olduunu Allah'a havale etmek noktasnda
toplanr. Haber sfatlar, Arab dilinde ifade ettikleri zahir ve hakikat
manalanda anlalrsa tebih ve tecsime dlr.
Selef bunlar, Allah Tala iin kullanldnda zahirlerinin ifade ettii
hakikat mnsnda almamlardr. Haber sfatlarn Zt- Bri'ye layk bir
manas olduunu ve bunun da ne olduunu Allh'n bileceini syleyerek bir
nev'i icml tevilde durmulardr.
Halef de, halk, bunlar yanl anlayarak Mebbihe ve Mcessimenin
dt gibi tebh ve tecsme dmesin diye, ibarelerdeki karinelere
dayanarak ve mecaz kaidelerine riayet ederek te'vil etmilerdir.

III - HKM LER


ki ey ve fikri birbirlerine nisbet ederek aralarnda balant kurmaya
hkm denilir. ki ey arasndaki nisbetin vukuu ile veya vuku bulmamas ile
hkm olunur.
nsan canldr, madde canszdr gibi.
Fkhta ri'in mkelleflerin ileri ile ilgili hitabna hkm denilir.
oulu "ahkm" dr. Hkmler dn ve akl olmak zere iki ksmdr.

A- DN

HKM LER

slm Dini, nsanlarn brhna (kesin dell) istinad eden akidelere iman
etmelerini, yalnz Allah'a ibadet ile ferd ve toplum ilerinin doruluk,
drstlk ve adalet zere yrmesini ve birbirlerinin her trl haklarna
saygl olup, her trl ktlkten kanmay hedef edinen balca 3 ksm
hkm ( esas) iine alr:

1'T K A D H K M L E R : slm dininin, insanlarn kalben iman


edip tasdik etmeleri ile ilgili hkmleridir. Peygamberlerin hepsi ittifakla ayn
olan itikadi hkmleri tebli etmilerdir.
Allah'n varl birlii, O'nun hayat, ilim, kudret ve irade sfatlar ile
peygamberlik meseleleri gibi itikad hkmlerin bir ksmnda akl deliller
aranr. Aklen muhal olmayan ahiret ve melekler gibi konular da nakil ile

73
tasdik ve kabul olunur. leride daha fazla bilgi verilecektir.
Naklin i'tikad hkmlerde kesin delil olabilmesi iin hem subtunda ve
hem de manaya delletinde Kesinlik aranr.
Manaya delleti kesin olan Kur'an naslan ile mtevtir hadisler itikadda
kat'i delildirler.
'tikad hkmler alt esasta zetlenmitir. Bunlar "ment billahi.."
szleri iine alr, itikadi hkmlerin hepsi iki ahadet kelimesi ierisinde icmal
olunmutur. tikad hkmleri iine alan ilme ilm't-Tevhid, ve akaid
veyahud da Kelm denilir.
2- A M E L H K M L E R (Ahkm- er'iyye) : nsanlarn fa
edecekleri iler ve vazifelerle ilgili hkmlerdir.
kiye ayrlr
a- ibadetler: Ruhu ve iradeyi terbiye eden sayg ve ta'zm ifade eden
ameller ile yalnz Allah'a kulluk etmektir. badetlerin ruhu ihlstr. badetler,
Allah hakkdr. Srf Allah'n rzasn kazanmak iin sevilerek yaplr. badetler
artmaz ve eksilmez, zaman ve rflerin deimesiyle deimez Kur'an ve
snnette varid olmas arttr.
b- M uam elt; nsanlar ve mslmanlar arasndaki muamelelere aid
hkmlerdir. Muameleler menfaatleri celbetmek ve zararlar defetmek iin
olur. Muamelelerin ruhu; adalet, istikamet ve bakarnn hukukuna riayettir.
Ameli hkmlerin ou Ku'an- Kerimde ksaca beyan olunmulardr.
Bunlarn nasl olacaklar ve ne ekilde fa edilecekleri peygamberimiz
tarafndan Allah'n bildirmesiyle beyan olunmulardr.
Muamelelere aid bir ksm hkmler mtehidlerin ictihadlaryla sabit
olmutur. Bunlar, zaman, mekan, rf, kuvvet ve zaaf gibi haller ile
deiebilir. Ameli hkmleri iine alan ilme "Fkh" denilir.
3- A H L K H K M L E R : nsanlarn birbirlerine kar hatta
hayvanlara dair davran ve mnasebetleri dzenleyen terbiye ve adb-
muerete aid hkmlerdir.
Bunlar gzel ahlak, kalbe aid ameller ve haramlar terketmekle nefis
terbiyesine aid hkmlerdir.
slm ahlaknn esaslar, Allah'n emrine ta'zm, mahlkatna efkat iffet,
istikamet, emanet, adalet, bir muvenet, mrvvet, adab- muaeret, birlik
ve kardelik (ittihad ve uhuvvet) ve vazifelere riayettir.
Peygamberimiz de en gzel ahlak tamamlamak iin gnderilmitir.
slm'da namaz ve oru birer dini vazife olduu gibi insanlara tatl sz ve
gler yzle mukabele etmek, gybetten kanmak da dini birer vazifedir. slm

74
Dini, nsanlarn her trl iyilik ve faziletler ile bezenerek ykselmesini; her
trl ktlk ve fena huylardan kanmasn hedef edinmitir. Bu sebeble
yalan sylemek, hiyanet, nifak, insanlarn arasn amak bozgunculuk ve
fesatlk haram klnmtr. Kur'an ve hdisler ahlki hkmleri muhta
olduumuz ekilde tamamlamtr.
Kitab ve mtevatir snnet ile sabit olan dini hkmlerin hepsi subutlan
bakmndan itikadi saylrlar. Subutu kat' olan btn dini hkmlere zarrt-
dniyye denilir. yle ki Allah'n birlii Hz. Peygamberin peygamberlii
ldkten sonra diriltilmek, namaz ve orucun farziyeti; zina; iki, kumar,
gybet ve iftirann haraml gibi dinden olduu kesinlikle bilinen yani Hz.
Peygamberin Allah'tan alp, tebli etmi olduu kesinlikle bilinen hkmlere
zarrt- dniyye denilir ki, bunlarn hepsine iman etmek lzmdr. Bunlardan
birinin inkr kfrdr. Dinden olduu zorunlu ve kati olarak bilinmeyen
hkmlere de "Ahkm- ictihdiyye " ictihdi hkmler denilir. ctihad
hkmleri inkr eden kfir olmaz.

B - AKL HKM LER


Dnlen bir eyin varolu (vcud) kavramyla mnasabeti (ilgisi)
hakknda akim verebilecei hkmler tr:
a) Vcb: Bir eyin varlnn zorunlu olmasdr.
b) mkn: Bir eyin varlnn mmkin olup muhal olmamas imkn ve
ihtimal dahilinde bulunmasdr.
c) m tina (m uhal olma) Bir eyin varlnn imkan ve ihtimal
dahilinde olmamasdr. Akln bu hkmleri isnad ettii varlk ve kavramlara
da vcib, mmkin ve mmteni (muhal, mstahl) denilir.

A kln Kendilerine varl nisbet edip etmedii varlk ve


kavramlarn beyan:
1
- VCB: Varl zatnn muktezas olan ve varlnda asla bakasna
muhta olmayandr. Vcib, yokluu asla kabul edici deildir. Yokluu kabul
etmeyii zatndan dolay (li-zatihi) ise Vacib li-ztih ismini alr. Allahn zt
gibi. Yokluu kabl etmeyii kendinden dolay deil de bakas sebebiyle ise
Vcib li-gayrihi ismini alr. Allah'n sfatlar gibi. Allah'n sfatlar, Allah'n
zatndan dolay yokluu kabul etmez. Allah'n zatnn muktezas (gerei) dr.
Zat- Br ile birlikte olup ondan asla ayrlmazlar.
Vcib'in hkm

75

a) Vacib Ii-zatihi, varl zatnn muktezas olduu iin varlnda asla


bakasna muhta deildir.
b) Varlna yokluk sebkat etmemitir. Yani kadm (ezeli), evveli
ve balangc olmayandr.
c) V arlna adem (yokluk) gelemez. Sonu yoktur. Ebedi ve
bkdir.
d) Vacib li-zatihi mrekkeb de olamaz. Eer mrekkeb olsa,
czlerinden her bir cz'n varl, zatndan ibaret olan cz'lerin toplamndan
nce olmas gerekir. Cz'lerinin her biri zatndan baka olur . Bu halde zattan
ibaret olan czlerinin toplam bakasnn varlna muhta olur da zatn
muktezas olmaz. Halbuki Vacib-li-zatihi'nin varl, zatnn gereidir.
Hlasa: Vcib liztih varlnda czlere va bunlarn birlemesine muhta
deildir: (33)
2)
M M K N : Mmkin aklamaya gemeden nce bunun balca
zellii olan imkn- aklayalm.
m kn
mkn ikiye ayrlr.
a- A K L (ZAT veya M A N T IK ) M K N
b- HSS (TAB veya TECR B) M K N
Akl imknn tam art; Dnlen ve tasavvur olunan fikirlerin unsurlar
arasnda yani mevzuu (znesi) ile mahmul (yklemi) arasnda eliiklik
bulunmamaktr. Tasavvur olunan unsurlar (mevzuu ile mahml) arasnda
eliik bulunmayan her ey ve fikir, aklen, mantken ve zaten mmkindir.
Dnlen bir varln kainatta veya tabiat alannda bulunmas iin, bunun
akl imkn ile mmkin olmas kfi deildir. Dnlen o eyin varl, tabii,
veya hissi imkn ile de mmkin olmaldr.
Tabi (hiss) imkn, bir eyin, kainatta varl iin konulmu sebeb ve
tabiat kanunlarna bal olarak vukua gelmesidir. Mesel, 33 kanatl ve 100
m. boyunda bir zmrd ank kuu aklen mmkindir. Byle bir kuun
varl ve neslinin devam iin; ana, babasnn nceden yaratlm olmas
arttr. Byle bir ku yaratlmad iin yoktur. Geri Cenab- Allah aklen

33)

B k z. C rc n , e h u 'l M e v k f, s.. 133, zm irli H a k k , ayn eser s. 247-248,,

A bduIIatf Harpti T enkihul-Kelm, s. 32-33, Dersadet, 1330.

76
mmkn olan her evi yaratmaya kadirdir. slerse, ad mmkinleri yaratt
gibi bunu da yaratr. O, msebbibLi1-esbblr. d ve gayr-i ad mmkinleri
O yaratr. O'nda baka yaratc yoktur.
Tabi imkn, zat imkna baldr. Fikirde mmkin olmayan bir eyin
varl kinatta mmkin olmaz. Fakat akl imkn, tabi imkna bal deildir.
nk bir ey, akl imkn (akl cevaz) ile mmkin olur, tasavvur olunan
unsurlar arasnda tenakuz (eliiklik) bulunmaz, fakat, harite tabiat
kanunlarna uygun dmedii, sebeb ve vesileleri bulunmad iin vukua
gelemez. Harite (kainatta) vuku bulmu her ey mutlaka mmkindir. Fakat
aklda miimkin olan her eyin mutlaka harile bulunmas lzm gelmez.
"Vuk, imkn ile mesbuktur. Vuk'dan imkna dell aramakszn dorudan
doruya intikal olunur." Fakat, bir eyin aklen mmkin ve caiz olmasndan,
harite (kinatla) varlna kesin olarak dellsiz hkmedilenez.C ) Aklen
mmkin olmayan dnce ve tasavvurlar zorunlu olarak btldr. Evet, bir
tasavvur ve dncc akl imkn ile mmkin olur ve unsurlar arasnda hibir
lenk/. bulunmazsa da bunun kinatta gereklii iin kinatta cri olan sebep
ve kanunlara uymas arttr. Hi olmazsa kinatta var olduuna dir kesin bir
dellin olmas lzmdr. Bir felsefe ve fikir, aklen mmkin ve insicaml
bulunur, fakat harite doruluu ve gereklii iin hi bir kat' dell ve brhn
bulunmazsa, ilim d bir dnce ve zan olur. Materyalist dnce ve
felsefeler aklen bile mmkin deildirler, muhaldirler. Evet, harite
gerekliine dellet eden hibir kat' delli bulunmayan felsefeler, aklen
mmkin olsalar bile kupkuru bir zandan baka bir ey deildirler.
<U I I I
I
_{L*-J ^ -^ 11 j I LJ Vj
t~j Loj
. j j l Laj
"Onlarn ou, zandan baka bir eye tbi olmazlar. Oysa, zann hi bir
ekilde ve hi bir eyiyle gerein yerini tutmaz. Allah onlarn neler
yaptklarn en iyi bilendir." (Ynus, 36)
mkn ve harite vuk kanunlar ve kesin dell arama yntemleri, ilimde,
tasdikte ve isti'dllde hakimdir.
Bir fikir ve istidlalin doruluu iin, nce onun akl imkn artlarn haiz
olmas, sonra vuku kanunlarna yani harile konulmu sebep ve kanunlara
uymas veya kat' delllerle isbat edilmesi arttr.
2- M M K N (CZ)

34)

B k z . z m i r l i s ma i l H a k k . Y e n i l m-i K e l m , c. I.s, 229-231

77

Varl da yokluu da zatnn muktezas olmayan, varl da yokluu da


zorunlu olmayp mlisvi bulunan her ey mmkindir. Mmkin; varl da
yokluu da vacib olmayan ve muhal olmayan eydir diye tarif edilir. Veya
nlimkin, dnlen ve tasavvur edilen unsurlar arasnda (mevzuu ile
mahmul arasnda) eliiklik bulunmayan fikir ve eylerdir.
Z E L L K L E R
a) Mmkin, varl ztnn gerei olmad iin ve zorunlu bulunmad
iin ancak kendisi haricinde bir sebep ile mevcut olur. Sebepsiz var olamaz.
Yok iken kendi kendisini icd edemez. Yokluunda ve yokluunun devam
ettirilmesinde bir sebebe muhta olmaz.
b) Sebepsiz ve mucidsiz bulunamayaca iin mmkinin varl
sebebinin varlndan nce bulunamaz. Mimkinler, hadistir. Varl iin
bakasna muhta olan eylerin muhta olduklar sebebinden nce bulunmas
muhaldir. nk yok olan mmkin, kendisinden nce bulunan sebebi
tarafndan cad edilir. O halde btn mmkinler varlklarnda Vcibe muhta
olduklar iin sebebinden evvel bulunamazlar.
c) M m kinin vcudu, mcidi olan Vcib'in vucdu ile beraber
bulunamaz, sonra olur. nk her ikisi beraber bulunsa, hangisinin Vacib,
hangisinin mmkin olduu belli olmaz. Eer, bir mmkinin vcudu, messiri
olan Vacib ile beraber ezel olsa, bunlardan herhangi birisine vcib, dierine
mmkin demek, mreccihsiz tercih demek olur. Bir eyi mreccihsiz tercih
ise batldr.
Her mmkin, Cenab- Allah'n dileyip tercih etmesiyle vuk bulduu
iin, hdis olur. Kasd ve irde ile vuk bulanlar hadistir. Eer mmkin ezel
olsa, Allah Tel, nceden mevcut olan dilemi ve yaratm olur. Var olann
tekrar varlnn ihtiyar edilip yaratlmas muhaldir.
D M M K N V E G A Y R - D M M K N
di (dette cri olan) mmkin, slinnet-i ilhiyyeye (konulmu tabat
kanunlarna) gre vuka gelen eya ve hdiselerdir. Bunlar Allah tarafndan
konulmu sebepler (vesileler) ile vuka gelirler. Demirin scak olmas, bakrn
atete erimesi, tan dmesi gibi.

78
Gayr-i ad mmkinler; aklen muhal olmamakla (mmkin olmakla) ve
kinatta konulmu sebebi bulunmamakla beraber, tabiat kanunlarna muhlif
olarak vuka gelen olaylardr. Mu'cize ve kerametler gibi. Gayr-i di
mmkinler asla vukua gelmemi de olabilir. 7 bal devenin bir kayann
iinden kmas gibi. Gayr-i di fikir ve eyler, tahlil olunursa, akl bunlarn
da unsurlar arasnda eliiklik bulamaz. Msebbib'l-esbab ve hakiki sebep
olan Allah Tel, sebep ve kanunlarn koyarak di mmkinleri yaratmaya
kadir olduu gibi, dilerse gayr-i di mmkinleri de sebebini yaratarak veya
sebepsiz yaratmaya kdir olur.
Yalnz, aklen mmkin olmayan (muhal olan) eyler vuka gelmez. Allah
Tel'nm irde, kudret ve tekvni; mmtenta (aklen mmkin olmayp, muhal
olanlara) tealluk etmez. Mesel bir masa ayn zamanda, hem burada, hem de
baka bir yerde bulunursa l'in 2 etmesi veya bir eyin kendisinden bakas
olmas lzm gelir ki, bu da muhaldir.^3)
3-

MUHL

(M S T A H L )

Yokluu zatnn muktezas olan ve varl asla kabul etmeyendir. Veya


unsurlar (mevzuu ile mahml) arasnda eliiklik bulunan kavram ve
hkmlerdir ki asla harite var olmazlar: Bir masann ayn anda hem var ve
hem de yok olmas muhaldir. Muhle, Mmteni de denilir.
Vcb ve imknn sft- vucdiyye (harite varl olup da vacib ve
mmkinle kaim olan sfatlar) veya sft- itibriyye (hari de varl olmayp
da mahiyetin gerei olarak itibar edilen sfatlar) olmas hakknda kelamclarla
slm filozoflar ihtilaf etmilerdir.
slm filozoflarna gre vucb ve imkn sft- vucdiyyedir.
Mtekellimne gre zat ve mahiyetin gerektirdii i'tibr birer sfattrlar.
Harite varlklar yoktur. Bir ksm Maturidilere gre "vcb" sfatvcdiyyedir. Zat zerine zid vcudu olan bir sfattr.
mtin'n itibar bir durum olduunda slm filozoflaryla kelmclar
ittifak etmilerdir.
slm filozoflar, "mkn" vucd bir durum (sfat) kabul etmiler ve
bundan dolay bi-nefsih kyamn mustahil bulmulardr. Bu sebeple onlar,
imkn iin mevcut bir mahl aramlardr. Hdis mmkin iin mevcud bir

35)

Bkz. Crcn, ayn eser, s. 134-136; zm irli, ayn eser, 248-250.

79
mahal olmak zere bir madde lazmdr. Ve o madde (heyl) de kadmdir
demilerdir. (36)
ST T RA D
M EBDE
Mebde' I j _> (Bede-e ) fiilinden tremi bir isimdir. Kelime anlam:
Balang, kendisinden balanlan ve gidilen hareket noktas veya kendisine
dayanlan (mevkufun aleyh) veyahut zihinde ya da hrite nce olan ey
demektir. oulu, mebd (
) dir. Trkeye ilke, esas, temel ve
prensip olarak terceme edilir.
Mebde', en bata ve en nce bulunup da kendisinden evvel baka bir
mebde' olmazsa buna "mebde-i evvel" denilir. Bilakis, kendisinden nce
dayand baka bir mebde' bulunan ilkeye de "mebde-i mteferri'" denilir.
nsan bilgisinin temelleri olan mebde-i ayniyyet, mebde-i adem-i tenkuz
(elimezlik prensibi) ve mebde-i sebebiyyet (sebebiyyet prensibi) gibi
prensipler mebde-i evvellerdir.
slm Filozoflar, sebep ve illete mebde' ismini verirlerdi. Bunlara gre,
madde ile sr ve g sebepler ve artlar, mebde' kelimesinin mlne
(ieri ine)girerler.
Btn mmkintn (kinatn) varlklarnda dayandklar zt, varl
ztnn muktezs ve vcib'l vcd (vcudu zorunlu) Allah Tel olduu iin
Felsife mezhebinde Cenb- Hakk'a "Mebde'l-mmkint ve mebde'llem" denilmitir. slm Filozoflar, Allah Tel'ya eyaya vcd veren
anlamnda "el-Mebde'l-Feyyz" ismini de vermilerdi. Yine slm
filozoflarndan bazsnn iddiasna gre; el-Mebde'l-Feyyz, akl- evveldir.
Yine bunlarn bazsna gre; Mebde'l-Feyyz, onuncu akl (el-akl'l-ir ki
bu da el-akl'l-Fa'l) dr. slm Filozoflar; Allah'tan sdr olan ezeli 10 akl
(ukl-i aere) ve 9 nefis kabul etmiler ve iddilarna gre bunlar lemin
yaratlnda araclk etmilerdi. Mtekellimn, slm filozoflarnn eski Yunan
felsefesinden aldklar bu grlerine iddetle kar kmlard. nk
filozoflarn bu iddilar, akl ve nakl hibir dell ile sbit deildir.
Allah Tel ise yaratmasnda aracdan mnezzehtir. Yine slm
filozoflar 10 akl ve feleklerin nefislerine (semavi nefislere) el-mebdiu'l
liye (3_J L*J I ^ j L i l
)= yce mebde'ler demilerdi.

36)

Teftzan, erhu'l - M aksd, c .l, s .118-123,131.

80
Mebde; kinatn ve dnyann balangc ve yaratl anlamna da gelir.
Nitekim Kelm ilmi: "Allah Telann zt ve sfatlarndan mebde (balang)
ve med tibriyle mmkintm (kintn) ahvlinden slm kanunu zere
bahseden bir ilimdir." diye trif edilir.
limlerin stlhmda mebde oulu olan "mebd" eklinde kullanlr.
Mebd: limlerin mes'elelerinin (bahis ve asl maksadlarnn) kendilerine
dayand doru ve genel esaslardr. Kll ve temel kaziyyeler (nermeler)
dir. limlerin hakkat ve maksadlarn isbat edip aklamada balang ve
hareket vazfesi grrler. limlerin hakkatlarm tekil eden bahis ve konular
isbta vesile olduklarndan dolay mebd'ye "vesil" de denilmitir.
Bir gre gre ilimlerin mebd'i 2 ksmdr:
1- el-Mebd ut-Tasavvuryye: limlerin konulan saylan temel kavram
ve terimlerdir.
2- el-Mebdi''t-Tasdkyye: limlerin meselelerinin isbat kendilerine
dayanan temel ve genel kaziyyeler (nermeler) dir. Ancak "mebdi'l-ulm"
denilince bu kincisi anlalr.
Bir ilmin maksad ve bahislerini isbatta mebde'lere (prensiplere) iddetle
ihtiya duyulduundan, mebd de o ilimden bir cz saylr.
Mebdi, bazen brhn ve kesin delillere muhta olmayacak kadar ak ve
belli olur. Bazen mebde'in de isbtnda kesin dell kullanlr.
Mesel Allah'n varln isbat ederken lemin hudsu (sonradan
varedildi) m ebdeini isbatta eskiden cevahir ve a'rz delilleri
kullanlrd.Bugn ise, maddenin kimyasal tepkime , fizyon, fzyon olaylar
ile ktlesinden kaybetmesi ve normal maddenin anti-madde ile karlatnda
yok olmas gibi daha baka delleti kesin olan lm delller kullanlmaldr.
Dell ve brhnlarn (kesin delillerin) mukaddimeleri (nclleri de) varp
mebd'ye dayandklar iin birer mebde saylr. Asl maksadlarn isbatnda
kat' delller de birer mebde' (ilke) vazifesi grrler. Mebde'lere
(prensiplere), mull ve geni kapsaml birer delilin neticesi gzyle
bakabiliriz.
Her ilme mahsus mebd vardr: Mantkta dnme prensipleri, fizik ve
mekanikte atalet mebde'i, entropi prensibi, Hukukta adalet mebdei, Ahlkta;
iffet, istikmet, bakalarnn haklarna saygl olmak ve efkat prensipleri gibi.
Tasavvufta da Allah yolunda ilerlemek iin ihls ve ruhun eytn ve nefsn
kirlerden temizlenmesi gibi mebde'ler vardr. Mebde'lerin bir ksmnn genel
geerlilii ve doruluu herkes tarafndan anlalr. Dier bir ksm da kapal
ve mcerred olduu iin aka anlalmas bunlarn erbab olan limlere

s
mahsustur.Baz mebde'ler, birka ilim tarafndan mtereken kullanlr:
Mesel, adalet prensibi. Fkh. Kelm ve Tasavvufta istimal edilir. limlerde
eskiden kullanlan baz mebd'in zayfl ve geersizlii zamanla
anlalarak terkedilir. Mesel: "Adem-i dellden, adem-i medll lazm
gelir"terkedilerek bunun yerine "adem-i dellden adem-i medlul lazm gelmez"
mebde-i alnmtr. Ebbekir el-Bakllni tarafndan kullanlan "Dellin batl
olmasndan medluln de batl olmas lzm gelir"braklmtr. Bunun dorusu
yle olmaldr: "Selm akl tarafndan batl ve muhal saylan bir kzib haylin
gereklii iin brhn getirilemez." Kur'an'da muhal olan batl inanlar iin
"Bu onlarn kuruntulardr. Eer dorulayclar iseniz (doru sylyorsanz)
brhmnz getiriniz." (el-Bakara/111) buyurulur. Btn ilimlerin anahtar
mesabesinde olan pekok mebde'ler (ilkeler) Kur'an- Kerim'de mevcuttur:
"Allah' brakp da kendilerine taptklarnz (maddeler) hibir ey
yaratamazlar. Bunlarn kendileri yaratlmlardr. Maddeler canl deildirler,
ldrler. Ne zaman (nereye) kaldrlp sevk olunacaklarn da bilmezle\"(enNahl/20,21) Bu yetlerde maddenin cansz, uursuz, bilgisiz, aklsz, tl ve
dtan gelen etkilerle kaldrlp dalan ve salan olduu aka bildirilir.
Bugn bilimin de madde hakknda kabul ettii prensipler byledir.
K e l m ilm i; A lla h 'n v a r l , b ir li i ve s fa tla rn , n b v v e ti ve her
saadetin tem eli olan m n n l z u m u n u isbat v a z ife sin i z e rin e a ld n d a n ,
ilim le rin reisi ve en yksei say lm tr. K e l m ilm in d e asl m a k s a d lar olan
ak id (im a n esaslar) n ak il ile tesbit e dilir. A k d e le rin isb tn a vesle olacak
m e b d 'e g e lin c e : B u n la r d a n d u y u lu r le m e id o la n la r i in d u y u la r ,
duyularn tesinde kalp da srf akl alanna girecek olanlar (m a'k lt) iin akl
k u lla n lr. K e l m lim le ri byle yce bir ilm in -din akdeleri isbat ederkenbaka ilim le rin m e b d in e m u h ta o lm a s n a raz o lm a m la r. D n i akdeleri
isbata m ebde' tekil eden ve vesle olan hem en hem en zam a n la rn d a k i b tn
tabat b ilg ile rin i ve m a n tk bah isle ri b u ilm in m e b d i ve ve sili ierisine
alm lard.
z e llik le K e lm ilm in in m e b d i, d in akdeler -ki bun lar e ze l ve ebed
d e im e y e n gereklerdir- g ib i sabit o lm a y p z a m a n la ih tiy a c a ve k lt r
ce reyanlarna gre d e ie b ilir. B a z la r n n yerine ilim le r in ile rle m e sin d e n
fa y d a la n la ra k kesin ve a k a isbat e d ilm i gerekler ge tirilir. B ir m isa l
verelim : n k arclara kar atlet ve entropi p re n siple rin d e n fa y d a la n la ra k
insanda ruhun varl u ekilde de isbat edilir:
M ik r o seviyelerden m akro seviyelere varncaya kadar b tn m addeler,
cansz, uursuz ve tldr. nsanda uur (b ilin ), b ilgi e d in m e ve irde vardr.

82
D ardan bir kuvvet uygulam adka m adde olduu hal zere kalr. M adde
hareketini, biim ve eklini dardan bir etki ile alr. Ben ise, dardan bir
kuvvetin itmesi ve bir hareketin verilmesi ile deil, kendi iim den gelen bir
irde ile istediim gibi hareket ederim. M adde ve enerji ise fizik ve kimya
kanunlarnn dna kamaz. Yani hrriyeti yoktur. O halde insanda dileyip
tercih ettiren varlk madde olm ayp, kendiliinden fil olan uurlu ruhtur.
Eer, beyin m addesinden szan enerjiler, dnm eyi ve irdeyi salyor,
denilirse, yine ilmin kesin prensip ve kanunlarna dayanarak deriz ki, uurla
kontrol edilm eyen kendiliinden yryen olaylarda entropinin artn
syleyen term od in am i in ik inci kan u n u na gre bir gazn bolukta
kendiliinden skmas im knsz olduu gibi enerjinin de dzenli ve bir
am aca uygun olarak skp younlam as da m m kn deildir. M adde
olm ayan m anev ve uurlu bir rhun bilgisiyle kontrol edilmeyen cansz ve
uursuz enerji de gelii gzel iter, datr ve dalr. Enerji, bir kimsenin
istedii bir eseri yapabilmesi iin uur ve bilgi ile kapal cidarlar arasnda
kontrol altna alarak kulland bir vstadan ibarettir. M adde bile uurla
enerjinin kontrol altna alnarak younlatrlm eklidir. (Allah'n bilgisiyle
younlatrd ve doldurduu enerji maddedir. uur ve irde sahibi bir ruh
ortadan kalknca, enerji, fizik ve kim ya kanunlarna bal olarak uursuzca
dalr gider. O halde insanlarda irdeli ve uurlu hareketlerini balatan madde
ve enerji olmayan, bir mebde' (kaynak) vardr. Bu da ruhtur.
Tasavvuf stlahnda; namaz, zekt, oru ve hacca -ihlasl olarak f ettii
takdirde, kiiyi ktlklerden alkoyup A llah'a yaklatrd iin- gyelerin
ilkeleri anlamnda mebdin-nihayt denilmtr.(7)

37)

T e h n e v , K e f stla h ti'l-f n n , s . 1 0 6 - 1 0 7 ; C r c n , Ta'rift, s . 1 3 2 , M e b d

m a d d e s i, M t e m m i m t - Ta'rift s . ,166, 1 3 2 7 st.'da b a s l m Tarifat'n kenarnd a , yazar


b i lin m iy o r .

83
DRDNC

BLM

I-M A D D E V E K A N A T
A - LEM , C EV H ER VE ARAZ
Allah Teal ve sfatlarndan mada her eye lem denilir. lem, almet
) kelim esinden trem itir. Cenab- A llah'n varlna ve keml
sfatlarna dellet ettii ve almet olduu iin Cenab- Allah'tan baka her eye
lem ismi verilmitir, sonradan yaratldklar iin m ahlkt da denilmitir.
Varlklar zorunlu olm ayp, Allah Teal'nn yaratm asna m uhta olduklar
iin, lem ve iindeki bulunanlara m m kint da denilir. A lem iki eyden
husle gelmitir.
Ayn, oulu A'yn: Kudemy- m tekellimn; bakasna tbi olmadan
bolukta yer tutan ve tek bana bulunan ve arazlar alm aya kabiliyetli olan
eylere a'yn (^ L -cl) derlerdi. Cz- lyetecezz'ya (
i
)
da cevher derlerdi.
M teahhirne gre cevher (oulu; cevhir) ile a'yan ayn eydir. Bunlar,
atom a (cz' l yetecezz'ya) cevher-i ferd ( jj_ sJI j j * ) derlerdi.
Cisim ler cevher-i ferdlerden terekkb eder. M tekellimin; cin ve eytan gibi
varlklar latf cisim saymlardr. Melekler ise tamamen nrn varlklardr.
slm felsefesinde; heyl, sret (form), cisimler, akllar ve mcerred
nefisler, cevher olarak kabul edilir. slm filozoflarna gre heyl ile
sretlerin birlem esi cisim leri ve m adde eitlerini husle getirir. Bunlar
(cevher-i fertlerin), atomlarn mevcdiyetine iddetle kar karlard.
Araz (
)
oulu A'rz ( ^ 1 jx.l
): Tek bana var olamayan
var olmalar iin kendilerini tayan cevher ve cisimlere muhta olan her ey
arazdr. Veya Araz ; tek balarna bolukta mevcut olamayan, mevcdiyetleri
bolukta yer tutan cevher ve varlklara bal olan zellik ve sfatlar. Baka bir
deyile, tek balanna mevcut olamayp bolukta yer tutan cevher ve cisimlerle
kaim olan eyler arazlardr.
M tekellim n'e gre: Renk, koku, tad, ekil, arlk ve ekvan- erbaa
(drt olu) denilen hareket, skn, itim (birlem e), iftirak (ayrlm a)
arazlardr.
Filozoflara gre arazlar 9 tanedir. Cevherle birlikte bunlara maklat-
aere ( S
cj V>LLI
) derler. Arazlar cevherlere nisbet edilir, yani
yklenir. Bunlar u sorularn karldr:

84
1O n e d ir? Z e y d 'd ir (c ev her) 2- O ne k a d a rd r? U z u n d u r (k e m ) 3- 0
n a sld r? m a v id ir (keyf) 4- O kim in n e s id ir? M a lik 'in o lu d u r (izafet) 5- O
n e re d e d ir? E v in d e d ir (eyne) 6- N e z a m a n ? D n (m et) 7- O n e vaziyettedir?
Y a sla n m tr (vaz') 8- O 'n u n neyi v ard r? E lin d e bir dal v a rd r (m lk veya
milk) 9- O ne yapt? Dal bkti(fiil) 10- Dal ne yapld? B k ld (infial)
slm filozoflar, maklt- aerenin, m e v c u t olan m m k in tn l cinsleri
o ld u u n u id d ia
(5 j .7,11 ^ j L J J
^ ^ (^1)4

ettik le ri iin , m a k l t - a e re y e , m e b d -i aere


) de dem ilerdir. u iki beyit m aklt- aereyi iine alr.
(_j- ( L ^ I)t J La J j - i I
( J U l ) ^ j J l J La ( J i ) l j J

i3 J

e 6 J v i ( ^ j ) l S \ n j j IS

A razlar; n isb ve gayr- n isb k sm la rn a ayrlr. B ir eyi d i erin e nisbet


e t m e k t e n ib a re t o lan a r a z l a r a n is b i a r a z l a r ve m e z k u r n i s b e t t e n ibret
o l m a y a n l a r a d a n is b o l m a y a n a r a z l a r d e n ilir. A r a z l a r n z i k r e d i l e n 9
m ak lesin den (kategorisinden) yalnz k em ile k ey f ksmlar araz- gayr-i nisb
(nisb o lm ay an araz), dierleri ise nisb arazlardr. (')
K elm clara G re Arazlarn zellikleri:
1- A ra z la r kendi balarna var o la m a y p bo lu k ta y er tutan ey lerle kaim
olurlar.
2- A ra z la r m ahallerinden ayr o larak ta n a m a z ve nakledilem ez. M esel
gln krm z rengini gl vey a onun zerrelerinden ayr olarak g stere m e y iz ve
b ak a b ir eye nakledenleyiz.
3- A r a z l a r d e v a m l o l m a y p t e c e d d d - i e m s a l i y l e ( b e n z e r le r i n i n
y e n i l e n m e s i y l e ) kalrlar. H a k ik a tt e e z e l ve e b e d o lan A lla h 'la b e r a b e r
sfatlardr.
4- A razlar hadistirler
5- A ra zlar,tek balarn a b o lu k ta y e r tu tm a d k la rn d a n dolay b a k a bir
araz iin sfat ve zellik olam azlar. Yani bir araz d ier bir arazla kim olamaz.
M u tla k a bo lu k ta yer tutan ve kendilerini tayan bir c e v h e r ve c isim le veya
a'yn ile kim olurlar.(2)
B - K E L M C IL A R I N " C Z ' L A Y E T E C E Z Z " SI
slm le m in d e m a d d e ve cis im le rin eski Y u n a n f ilo z o fla rn a u y arak

1)

A b d u lla t if el-Harpt, Tenkhu'l K e l m , s.3 4 - 3 5 . D e rs a d e t.1 3 3 0 .

2)

B k z . Crcn. erhul - M ev k f , s. 1 9 6 -2 0 2 ; Sa'd dddn Taflzn , erhu'l M a k a sd , c.

2. s. 15 5 0 - 1 6 5 . Tahkik eden: Dr. A b durrahm n U m e y r e . Beyrut 1 9 8 9 - 1 4 0 9 h.

85
s o n s u z c a b l n e b ile c e in i k a b u l e d e n le r M u te z ile 'd e n N a z z m ve b u n a
u y a n l a r v e s l m f i l o z o f l a r d r . N a z z m 'a g r e c is im b ilfiil s o n s u z c a
b l n e b ilir. s l m f ilo z o fla rn a g re c is im le r k u v v e h a lin d e v e y a v e h im d e
s o n s u z a k a d a r blnebilirler.
K e l a m c l a r a g re : M a d d e ve c i s i m le r k e n d i s i n d e n d a h a k n e
b l n e m e y e n c z le r d e n te r e k k b e tm itir. B l n e m e y e n b u p a r a c k la ra
cevher-i ferd ( j ^ L l I j _ a ) veya cliz' la y etec ezz a (<_gj
^
I )
denir. B u n l a r fiilen so n lu d u rla r. K e la m c la ra gre: B ir cism i ne k a d a r ok
b l e r s e k b le lim , s o n u n d a b l n m e y e n b ir p a r a d a d u r m a m z g e re k ir.
K inatta, cisim ve yldzlarn terekk b ettii bl n em ey e n paralarn ne k ad ar
o l d u u n u A l l a h b ilir . n k " A l la h h e r e y i a d e d i y l e s a y m t r "
(Ijj-c
j
) (el-C inn /28 ), "Allah h er eyi ilm iyle kuatm tr"
(I r\ 1e.
J iL J=L^.I j-J d J I j j l j
) ( e t- T a la k /1 2 ) A lla h 'n e y a y
s a y m a s ve ilm iy le k u a tm a s b u n la rn s o n lu lu u n u g sterir. S o n lu o lan
m a d d e s o n s u z c a b l n e m e z . B l n m e n in b ir n o k t a d a d u rm a s g e re k ir.
B l n m e n in d u rd u u p a a la n a m a y a n ve gzle g r lm eye n bu kk paraya
( c z la y ete c e z z a ) veya (cev her-i F e rd ) denilir. B u gn d n y a , g e z e g e n ve
y ld z la rn b n y e l e r i n d e b u lu n a n p ro to n ve n tro n (n k le o n ) adedi JO79
olarak tahm in olunm aktadr.
C z ' l y e t e c e z z a fik ri s l m 'd a n n c e e s k i Y u n a n v e H i n d
f e l s e f e l e r i n d e m e v c u t t u . E s k i Y u n a n f e ls e f e s i n d e a t o m fik rin i L s i p
( L e u c i p p o s ) o r t a y a k o y m u ve D e m o c r i t o s b u n u g e l i t i r e r e k a to m
nazaiyyesinin m m essilliini yapmtr.
s l m 'd a M 'te z ile im a m la r n d a n E b u 'l H u z e y l e l - A ll f ile b a la y a n
c z ' l y e te c e z z a (p ro to n ve n tro n ) fikri sonralar cm hur- m te k e llim n
m ezhebi olm utur.
D e m o k r it 'e g re a to m h e r n e k a d a r fiilen fizik sel b l n m e y i kabul
etm ezse d e v ehim d e ve fikirde b lnm eyi kabul eder.
K e lam clara gre cz'ii l yetecezza bilfiil blnm eyi kabul etm edii gibi
fikird e de b l n m ey i k abul etm ez . D e m o k rit'e g re a to m la r e z e ld ir ve birer
ek illeri vardr. B az K e l a m c l a r a g re c z l y e te c e z z a l r h d is o lu p
ekilsizdirler. B ir ksm k elm c lara g re ekilleri vardr. B o lu k la yer kaplar.
B t n cevh er-i fe rd le r ayn c in s te n d ir ve birbirlerinin b e n z e rid irle r ve ayn
b y k l k te d ir. A ra zlar kabul ederler. Y a m u r, ta, d em ir, altn, m e y v a ve
d i e r b t n cis im le rin h a tta a k m a k ta n d a h u s u le gelen atein cev her-i
ferdleri a ra s n d a fark y o k tu r; b y k l k ve arlk b a k m n d a n b irb irlerin e
eittirler. Btn cisim lerd e cevher-i ferdlerin tabat ve m ahiyetleri birdir. Ayn

86
cinsten olan cevher-i ferdlerden terekkb eden cisim lerin birbirlerinden
farkll, tadklar arazlar sebebiyledir. Arazlar, cevher-i ferdlere rz olan
sfatlardr. A razlar, cevher-i ferdi er arasndaki m hiyet birliini ortadan
kaldrm az.C isim lerdeki arlk farklar, cevher-i ferdlerinin skl ve
seyreklii sebebiyledir.
Allah Tel ilkin cevher-i ferdleri yaratt. Sonra bunlarda ihdas ettii
eyler, arazlardr. C evher-i ferdler yaratldklar andan itibaren razsz
olamazlar. Ya bitiik, ya ayr veya skn ve yahud da hareket halindedirler.
tim, iftirak, skn ve hareket arazlardr: Cevher-i ferdler, kendilerinde
arazlar bulunduu mddete bakdirler. Cevher-i ferdler devamldrlar.
Mtekellimnin Cevher-i ferd hakknda anlattklar u zellikler bugnk
modem atom teorisinde proton ve ntronlara uygun gelmektedir.(3)
Cisimler madem ki ayn cins cevher-i ferdlerden mrekkebtir. Birbirinin
benzeri ve dengi olan eylerden biri iin ciz veya vcib (gerekli) veyahud da
muhl olan birey, dieri iinde ciz veya gerekli veyahud muhl olur. Bu
sebeple bir cism e isbt edilen hkm, mhiyeti ayn olan cevher-i ferdlerden
terekkb ettii iin, dier btn cisimler iin de caiz olur.
Ayn cevher-i ferdlerden terekkb ettii halde cisim lerdeki arazlarn
m uhtelif ve eitli olmas m uhtar olan H lk Tal'ya isnd olunur. nk
cisimlerin muayyen sfatlara tahss olunm as iin bir mreccih lzmdr. Bu
mreccih fil-i mcib (kendisinden i, ihtiyarsz ve zorunlu olarak sdr olan)
deildir. nk fil-i mcib'in her eye nisbeti msvidir. Bu sebeple Muhtar
bir fil lzmdr.
Cisimler, birbirlerinin benzeri olup bir cisme ciz olan dier cismede ciz
olunca, atee soukluk, suya da yakm ak ciz olur. Bylece mu'cizelerin ve
kymet ahvline dir nakledilen eylerin cevz (imkn) da sabit olur.

3)

B u g n kabul e d ile n m o d e r n ato m teorisine g r e e le m e n t atomlar hidrojen atomlarnn

katlardr. H id roje n a to m u bir p roton v e e le k tr o n d a n ibarettir. A t o m la r n c in si p roton ve


buna paralel olarak artan e le k tr o n s a y sn a g r e d e iir. A t o m s a y s v e arlklarnda, ok
k k o l d u u i i n e le k tr o n hesab a k a tlm az. M e s e l H i d o j e n d e bir proton, h e l y u m d a

p roton v e 2 ntron, k a r b on d a 6 proton v e 6 n tro n. D e m i r d e , 2 6 p r oto n v e 2 9 ntron


vardr. P roton v e ntron sa y s n a g r e a to m c in s i n i n k t le s i , b y k l v e k k l
(arl) deiir. A tom lardaki protonlar birbiriyleriyle eittir. Ntronlar da y i n e birbirleriyle
e it b ykl ktedir. M t e k e ll i m in e g r e c ev h er -i ferdle in hepsi ayn cin ste n v e birbirleriyle
ayn b y k l k t e o l d u u n a g r e bu nlar a t o m d i y e t e c e m e e t m e k y a n l o l u p d o rusu
proton d i y e t e c e m e etmektir.

87
H al (iU .
= Uzay) sabittir. Cisim ler cevher-i ferdlerden mrekkeb
olunca, bunlarn (Cevher-i ferdlerin) hareketleri iin hal (^L. ) da sabit olur.
Cevher-i ferdler hal'da hareket ederler. Cisim ler, uzayda hareket eden
cevher-i ferdlerin tertiplenmesiyle vduda gelmitir.
B ir eyin hayat iin bnye ve beden (meknizma sistemi), m iza itidli
ve hayvn ruh (can) art ise, cevher-i ferd, hayat ve hayat ile m erut olan
arazlar kabul etmez. Bilakis hayat iin bnye (m eknizm a sistem i) art
deilse, cevher-i ferd hayat da ve hayat ile m erut olan (idrk, hissetm e
gibi) arazlar da kabul eder.
Filozoflar, cevher-i ferdin varln kabul etm em iler ve cisim len in
sonsuzca blnebilme kbiliyetine sahib olduunu iddi etmilerdir. Onlara
gre cisim lerin asl m addesi heyl ( i
) dr. H eyl cevherdir ve
kadmdir. Suret (form) da heylada bulunur. Bu da cevher olup kadmdir.
Z am anlarnda k elm clan n cevher-i ferdleri isb atlam ak iin ileri
srdkleri delller za'fdan hli olm ad iin Fahreddin Rzi, cevher-i ferdi
isbatlam ada tevakkufa m eyletm iti. slm F ilozoflar gibi K llbiyye,
Neccriyye, H im iyye, D rriyye, K errm iyye'nin ou da cevher-i ferdi
inkr etmilerdi. M ehur bn H azm ile bn Tem iyye cevher-i ferdi iddetle
inkr edenlerden idiler.
K elm clar ise cevher-i ferdin varlna inanyorlar ve bunu iddetle
mdafaa ediyorlard. nk cevher-i ferdlerin isbtnda; lem in kdemi ve
cesedlerin harinin im knszlna ileten heyl ile sretin ve sem larn
hareketlerinin devamll, bunlann hark u iltiymmn (yanlp bozularak tekrar
dzenlenm esi) ve K ym etin kopm asnn m uhallii gibi eski Y unan
felsefesine istinad eden pek ok felsefe kidelerinin ibtli vard. Cevher-i ferd
(jj-J I j -aj-rJI
) sabit olunca filozoflarn ezel heyl ve sret, iddias da
batl olur. Filozoflara gre heyl ve sretin kdemi, cisim nev'ilerinin de
kdemini gerektirir.
lemin kdemi, Cenab- Allah'n muhtar ve mrd olmayp mcib bizzt
olmasn cab ettirir. Cevher-i ferdlerin isbat edilmesiyle bu iddialann butlm
ortaya kar. Cevher-i ferdlerden m rekkeb olm ayan insan bedeni lnce
dalr ve baka hayvan ve insanlara geerek kaybolur yani m adm olur.
Filozoflara gre madm olacaklar iin cesedlerin ba'si (yeniden aynen iade
edilip diriltilmesi) de muhaldir. M uazzam bir pln dahilinde beden, cevher-i
ferdlerden yaplm (yaratlm) olunca bunun ba'sinin imkn da aka belli

88
olur. (4)
C - M O D E R N L M E G R E M A D D E N N Z E L L K L E R
1- D n y a m z v e i in d e b u l u n d u u m u z h e r m a d d v a r lk ve uzay
b o l u u n d a b u l u n a n g n e , g e z e g e n ve y l d z l a r a t o m l a r n b ira r a y a
g e l m e s i y l e o lu m u la rd r. H id ro je n e l e m e n t i n i n a to m la r b t n e lem e n t
ato m la rn n en hafifidir. e k ird e in d e bir p o z i t i f p ro to n ve e tra fn d a dnen
eksi y k l e le k tr o n d a n m e y d a n a g elm itir. P ro to n e le k tr o n d a n 1837 defa
a rd r. A t o m k t l e s i n in
hem en hem en t m
% 9 9 ,7 5 'i e k ir d e k t e
toplanm tr. y le ise bir a to m u n ktlesini e k ird e k oluturur. D i e r elem ent
atom larnn ykleri de hidrojen yk nn katlardr. ()
2- B t n m a d d e le rin h ac m i vardr. M a d d e le r in hepsi b o lu k ta bir yer
kaplar.
3- ki ayr m adde ayn anda ayn hacmi doldu ram az.
4 - H e r m a d d e n in bir k tlesi, (b o lu k ta k a p la d b ir m a d d e miktar
vardr. K tle n in ilmi tarifi; B ir m a d d e n in z e rin e u y g u la n a n k u v v e te kar
gsterd ii direnci veya evrenin her y erin d e m a d d e n in d e i m e y e n m ik ta n o
m ad den in ktlesidir. Ktle evrenin her yerind e ayn deerdedir. (6)
5- H e r m a d d e n in b ir y o u n lu u vardr. Y o u n l u k b ir m a d d e n in bir
h a c im birim i iin d ek i k tle s in in m ik ta r v e y a k tle s in in h a c m i n e oran
dem ektir.
6- B ir m ad d ey i yerin m e rk e z in e d o ru e k e n k u v v etin d e e rin e arlk
denir. B ir m a d d e n in k tlesi ev re n in h er y e rin d e ayn o ld u u h a ld e arl

4)

B k z . A d u d id d i n A b d u rr ah m a n b. A l m e d e l - y c . M e v k f , s. 1 8 3 - 1 8 9 , 2 5 0 vd.

lem 'l - Ktiib, Beyrut, tarihsiz; Teftzfn. erhu'l-maka.sd, c . 3 . s . 1 0 - 1 4 , 2 5 - 3 8 . 6 6 -7 2 ,8 3


vd. R a m a z a n E fe n d i. H a iy e t er h i'l-A k a id s . 7 9 , D e r s a a d e t , 1 314 ; zmirli sm ail Hakk,
ye n i ilm-i K e l m , s.2 7 0 - 2 7 6 , e h z a d e b a , 1341 - 1339.
5)

A t o m u n toplam ap 10

-8 ( 0 . 0 0 0 0 0 0 0 1 )

kadardr. e k ir d e in ap ise 10

. I9

" - 10

_j 3

c m dir. Y ani 1 c m nin y z m i ly o n d a biri

c m dir. A t o m u n ie risin d e k i b o lu u daha iyi

tasa vvu r e d e b i l m e k iin ato m un a pn 3 0 km. f a r ze d e rs ek , ato m e k ir d e in in ap 1 m.


olur. P r o f .D r . F . L . B e u s c h , G e n e l A n o r g a n ik K i m y a ( e v : P r o f .D r . F. U l u s o y . s . 37.
stanbul, 19 76. E e r atom ek irdekleri ya ny an a konularak kenar u z u n lu u 1 c m olan bir
kp y a p lsa y d , bu kpn ktlesi 140 m i ly o n ton kadar olurdu. D o .D r . Y k s e l Sarkaya,
F iz y ok irya v e uyg u lam a lar, s . ,2, stanbul. 1986.
6)

D o .D r . Y k s el Sarkaya. F iz y o k i m y a . s . ,4 9 0 . si. 1986.

89
ev ren in h er n o k ta sn d a b ak a bakadr. B ir m a d d e y e ry z n d e n uzaklatka
arl az alr ve s o n u n d a sfr olur. A s tro n o tla r uzay u u la rn d a m a d d e n in
arlksz o ld u u n u grm lerdir.
7- D u ra n bir m a d d e n in d n d an b ir k u v v e t u y g u la n m a d k a d u rm a s ,
h are k e tte olan b ir m a d d e n in
h a rek et h a lin d e k alm as m a d d e n in
e y l e m s i z l i i d ir . D a r d a n b i r k u v v e t u y g u l a n m a d k a m a d d e n e r e d e
b u lu n u rs a b u lu n s u n o ld u u hal z e re kalr. M a d d e h a r e k e tin i, b i im ve
eklini dardan alr. Yani m a d d e h e r b akm d an atldr. E y lem sizlik ve arlk
m addenin ktlesinden ileri gelir ve ktlenin zellikleridir. (7)
8- M a d d e etkiy en u u rs u z k u v v e tle r k a rsn d a d z e n s iz o la ra k dalr.
" E n tr o p in n (m a d d e n in d z e n s iz l i i n i n k o r u n u m u ) d a y o k tu r. G e r e k t e
bunun tersi geerlidir. Yani tabiattaki olaylarda entropi d aim a atar." (8)
9- K u a n tu m fizii ( p a r a c k la r fizi i) k esin b u lg u ze lli i ta m a z .
H e is e n b e rg ve B o rn 'a g re k u a n t u m k u r a m n n d a y a n d tem el k a v r a m
olaslktr. K u a n tu m k u r a m n a g r e b ir p a r a c n yeri ve hz ayn a n d a
llm ez. H eisen berg belirsizlik ilkesinin izin verdii o ra nda saptanabilir. O
M e s e l A h zy la delikli b ir p e r d e y e y ak laa n bir e le k tr o n u n p erd e n in
b r tara fn a g e m e ihtim ali B, g e m e m e s i ise C olsun. K lasik fizikte d u rum
h er z a m a n B v e y a C o l d u u h a ld e k u a n tu m fiz i in d e B d e o la b ilir C de
olabilir. G r ld gibi A d e im e d i i halde geip g e m e m e d u ru m u n u ne
kontrol edilebiliriz, n e de s y ley eb iliriz. H e is e n b e rg ilkesine g re taneci in
hzn ve yerini bilm em ize engel olan ey aletlerimizin yetersiz oluu deildir.
a d a fiziin en yeni b u lu lar a r a s n d a say lan P la n c k 'n k u a n tu m
kuram ve Iie is e n b e rg 'in b elirsizlik ilk esine g re ta n e c ik le rin yeri ve hzn
ayn a n d a b ilm e k m m k n o lm a d iin fiziin d e te r m in iz m (gerek ircilik )
prensibi te m e ld e n sarslm o luyo r. A to m alt y a p d a bilim in vard en son
n okta k u a n tu m teo risine gre; p a r a c k la r arasn da k e d o ru gidild ike,
belirlilik deil, belirsizlik artm aktadr. Fizik dnyann bu sahas (m ikro-fizik);
k a n u n su z lu k , n izam szlk , sreksizlik, belirsizlik ve in d e te rm in iz m in o lduu
m ik ro -k o z m o s (kk evren ) dur.
Fizik l d e veya astro n o m ik ldeki o lay lar d ete rm in iz m e u y ar ve bir
d ze n ve n iz a m d a h ilin d e d e v a m eder. M a k r o - k o z m o s 'd a d e i m e d e n b ir

7)

B k z . P rof.Dr. C a v i Ener, D e n e l F izik, s.. 4 4. st. 1979.

S)

Prof.D r. C a v i Ener, D e n e l F izik, s., 2 9 7 .

9)

Prof.Dr. C e n g i z Y a lc n . D o .D r . N u ra y B g e i. M o d e rn Fizik v e A t o m F iz i i, s . ,50-

51. s t a n b u l ,1981.

90
dzen cereyan ederken, m ikro-kozm os'da olaylar ihtim aliyet kanununa gre
hkm s rm ek ted ir.(10) Ik ve m addenin bu iki durum undan u sonu
karlabilir: Tabiattaki fizik kanunlar, m adde ve enerjinin aslndan ve
m ahiyetinden ileri gelmiyor. A slnda dank ve salm akta olan enerji ve
p ara ck la r b ir araya g etirilip d zen len m iin M adde ve enerjinin
m ahiyetlerinin gerektirdii bir dzen ve determ inizm yoktur. M akrokosmos'daki entropi de bu durumu gsterm ektedir. N itekim dzenli madde
ve eserler zamanla en kk paralarna ayrlarak dalp salmaktadr.
10- Cansz m addelerden canl sistem ler m eydana gelmez. Maddedeki
deim elerin hepsi maddi alanda kalr. C anllar ancak kendi cinsleri olan
canllardan karak m eydana gelir. B ir canlnn canl tohum u olmadan
maddeden canl kmaz. A biyogenez (tenasl bi nefsihi yani maddeden bir
canlnn kmas) gr batldr. ()
11- ster makro ister m ikro seviyede olsun, m adde cansz (l) ve
uursuzdur. lim adamlarnn pek ou bu gr kabul eder.
VV

JJ*-*" ,1

eLta.1 j- f i.

"Emvtn gayru ahy ve m a ye'urn... " taplan putlar cansz llerdir.


Ne zaman (nereye) kaldrlp sevk edileceklerine dair uurlar da yoktur, (enNahl,20-21)" ayeti de bu gerei belirtir.
M addeler, canlar ve uurlar olm ad iin aralarnda anlap ittifak
ederek bir gaye ve m aksada m uvafk dzenli bir ekil, bir m akina ve
mekanizma sistemi meydana getiremezler.
12- M adde enerjinin teksf etmi (sktrlm ) eklidir. Einstein'in
k e fe tti i E = m c fo rm l g ittik e d e erin i a rtrarak g eerlili in i
korumaktadr. Fizikilere gre kainat, madde ve nm halindeki enerjiden
ibarettir.
13- "Onlar Allah' brakp da kendileri iin ne gklerden ne yerden hi
bir rzka m alik olm ayan ve buna g y etirem eyen eylere (putlara)
taparlar;(en-Nahl, 73) " ayetine gre m addeden kendiliinden hi bir rzk
meydana gelmez. Yaplan deney ve gzlem ler st, et, bitki, gibi bir canlnn

10)

B k z . P rof.D r. C e n g i z Y a l n , D o . Dr. N u r a y B e t , a y n esr. s., 5 5 , vd.Prof.Dr.

O rh a n T r k d o a n , B i l i m s e l D e e r l e n d i r m e v e A r a t r m a M e t o d o l o j i s i s.

131-136,

M .E i t im B a k a n l Y aynlar , st. 19 89.


11)

B k z . P rof.D r . S e v i n K a r o l b a k a n l n d a bir h e y e t , M o d e r n B i y o l o j i , 1. Kitab,

s . , 1 0 1 vd., stanbul, 1980.

91
beslenm esini sa lay a cak ve y aam asn a seb ep o la cak bir rzkn
elementlerinden kimyasal yollarla sentezlenemediini gstermektedir.
II - S N N E T U L L A H
Snnet: Yol, det, tabat, huy, davran, hareket, ileyi, hal ve gidi
anlamlarna gelir. Snnetullah; Cenb- Allah'n yaratt mahlkt hakkmdaki
hkm ve car olan det ve knunlar demektir.
kisi kullarn te'dip ve salh ile ilgili olm ak zere snnetullah
ksmdr:
1- G nderilen peygam berlerin blgesinde peygam berliklerine dellet
eden m cizeleri g rd halde inad edip b ir t rl inanm ayan ve
peygam berleri y alan lay an k av im lerin helk ed ilm esi s n n etu llah tr.
P eygam berlerin do ru lu k larn a d ellet eden beyyine ve m ucizelerini
grdkten sonra halkn bir ksm onlara inanrlar. m an edenlerden sonra
geriye slh mmkin olm ayan kalbleri katlam, inat, bozguncu ve erli
insanlar kalr. te o zam an onlara helk yetleri gnderilir. H er zaman
peygam berlerini yalanlayan inat, zlim kim se ve m illetleri Allah Teal
cezalandrm ak iin helk etm itir. K ur'an'da da anlatlan snnetullah ve
snnet'l- evvelnin ifade ettii m n budur. "nk onlar yeryznde
byklenmek, fena ve hileli tuzaklar kurmak istiyorlar. Halbuki kt dzen
ona ehil olandan bakasn sarmaz. Onlar, daha evvelki m m etler hakknda
cr olan kanundan bakasn m bekliyorlar? Sen A llah'n snnetinde
(kanununda) asla bir d eiiklik bulam azsn, sen A llah'n snnetinde
(kanununda) asla bir dneklik de bulam azsn." (Ftr/43) Hz. Peygam ber
(S.A .V .) de A llah'n bu snneti hakknda "... m m etler peygam berleri
yalanladklar ve em rine si olduklar zam an, Allah onlar helk etm ek
suretiyle peygamberlerinin gzn aydnlatp memnn eder"(12) demitir.
2- "Allah kendilerindeki gzel eyleri (ahlk) bozup deitirmedike bir
kavme verdii eyleri (nim etleri) deitirip almaz. (Gzel ahlkn bozmas
sebebiyle) bir kavm e fenlk dileyince, artk onun reddine bir are yoktur.
Onlar iin Allah'tan baka hibir vel ve yardm c da yoktur." (er-Rd/11)
yetinin m isdaknca lah snnet ve det udur ki Allah Tel bir millete,
iman, gzel ahlk, amel ve say' gayret gibi nefislerindeki kem lt sebebiyle
verdii nimetlerin deitirilip alnmasn, yine ahlkszlk, kfr, gayretsizlik

12)

M s l i m , S ah h , c .4 , s. 1 7 9 2 , M ..F u d A b d u lb k N e r i.

92
ve ciddiyetsizlik gibi kt halleri, nefislerin kesbetm esine balamtr, "elH km li'l-ekser" Bir m illet hakknda Allah'n hkm ounluun iyi veya
kt olm asna baldr. yiler ounlukta olursa; iyilik, fiyet ve dier gzel
haller husle gelir. K tler ounlukta olursa; fitne, m usibet, dman
tasallutu ve hezmetler gibi fenlklar vuka gelir ve pekok nmet elden gider,
gzler gre gre pekok frsatlar karlr. Y andan az iyilerin bulunmas
yetmez. Kurunun yansra ya da yanar. Onun iin m em leketim izde iyileri;
maddi ve manevi sahada ciddi ve sammi olarak drste alan limleri
o altm ak gerekir. 1912 de kan B alkan H arb in d e, k om utanlarn
dirayetsizlii, ahlkszl ve aralarndaki tefrka yznden buuk Yunan,
B ulgar ve Srp ekyas tarafndan slm beldelerinin elim izden kmas,
yamalanmas ve halknn katlimdan geirilmesi sebebiyle M.kif:
Gster Allah'm, bu millet kurtulur, tek mcize
B ir utanm ak hissi ver, gib haznenden bize
diye feryd etmitir. m an, amel, ahlk gibi nefislerindeki kem lta bal
olm adan baz m illetlere verilip alm an nm etler, bu konunun dndadr.
3Yce Allah, atomlardan tutun da yldz, gezegen ve gklerin durum ve
hareketlerine dair bir takm kanunlar koym utur. "Bylece onlar yedi gk
olarak 2 gnde (devirde) var etti ve her ge iini (kanununu) emretti
(yerletirdi)... " (Fusslet/12) Bu kannlar, ey ve olaylar arasndaki sbit
nisbetlerdir. lm alm alar esnasnda, insanlar, bunlarn bir ksm n
m hede ederek formle etm ee m uvaffak olmulardr. Biz bunlara ilimde,
deim ez m nsebetlerin ifadeleri diyoruz. F izik, K im ya ve B iyoloji
knunlar gibi. Bu kannlar, zorunlu olm ayp m m kin ve hdistirler.
Kyam ete kadar deimez. Mesel; Allah Tel, dnyada canllar yaratm,
sonra bunlar tekrar tekrar yaratmay (canllarn cinslerinin devam n) tohum
hcrelerine balamtr. H er canl cinsinin tohum undan o canl cinsine ait
ferdler vcuda getirilir. Budaydan buday biter, arpa bitmez. Koyundan
koyun doar, kurt domaz. Fakat her canl cinsinin tohum hcrelerine o
canlnn plann koyan ve bundan canly yaratan Allah'tr.
Tabat kanunlan (ey hakkndaki snnetullah) eyann znden gelen ne
bir em ir, ne de mstakil olan bir kuvvettir. nk atom lar ve bunlardan
m eydna gelen eya ve canllarn vcudunda m alzem e olarak kullanlan
elementler; cansz, uursuz, aklsz, tl ve dalp salan eylerdir. (Bkz. enN ahl/20,21) Ey zerindeki bu knunlarn deim ezlii kendi ztlarndan
gelm eyip, bunlar yaratp koyan byle istedii iin bir m ddet sabittir.
Bunlar, Allah'n iradesi ve emri altndadrlar: Allah dilerse, bunlar deitirir,

93
yerine bakalarn koyar. Nasl ki bir otomobilin yapl ve ileyii akll bir
yapcya muhtasa, kinatn dzenli ileyi ve hareketleri de uurlu ve bilgili
bir yaratcya muhtatr. Otomobilin yapcs isterse, onun hzn artrmak gibi
ileyi tarznda deiiklik yapabilir veya onun hzn durdurabilir. K inata
ileyi dzenini veren Zt da isterse onun bu dzenini deitirebilir ve tekrar
da ona eski nizmn verebilir.
Allah Tel'nn yaratt her ey mmkindir. M mkin; varl ve yokluu
ztnn m uktezas (znn gerei) olmayan, varl da yokluu da m sv
bulunan, var olm as ve devam etm esi iin m utlaka bir sebep ve yaratcya
muhta olan ey, kann ve olaydr. M mkin yle de tarif edilebilir: Aklda,
znesi ile yklemi arasnda eliiklik bulunmayan bir fikir ve tasavvurdur ki
hrite buna tekabl edecek, varl iin m utlaka bir sebep ve yaratcya
muhta olur. Bu yaratc da varl mmkin olm ayp vcib liztih (ztndan
dolay zorunlu) olan ve varlnda hibir eye muhta olmayan Allah'tr.
Yukarda getii gibi
Mmkinler hrite var olmalar itibariyle ikiye ayrlr:
1di M m kin: A llah'n tbata koyduu knunlar (snnetullah)
gereince vuka gelen eya ve olaylardr: Bunlar, tabata konulm u vesle,
sebep ve knunlar m uvacehesince vuka gelirler. Yer ekim ine bal olarak
tan dmesi, koyundan arslann domamas gibi. Bunlara tab veya tecrbi
imkn ile mmkindir, denir.
2~ Gayr-i di M mkin: Tabat knunlarna (Allah'n norm al eya ve
olaylardaki snnetine) aykr olarak nadiren vuka gelen m m kinlerdir.
Mcize ve kermetler gibi.
H er m m kin olan eyi-ne kadar byk, yapl ince ve kompleks de
olsa- A llah T e l y a ra tm a y a k ad ird ir. Y ce A llah , g n d erd i i
peygamberlerinin elinde- onlarn elileri olduuna dellet etmek zere- tabata
koyduu knunlarn bir an iin deitirerek, alm etler (m ucizeler) de
yaratmtr.

94
BENC B L M
SEM V DN VE M EZHEB
I - SEM V DN
Sem av veya lh din, Allah Tel'nn peygam berlerine vahyettii esas
ve hkm lerdir ki bunlar, akl shibi insanlar kendi ihtiyr ve arzular ile
biztih hayrlara yni dnya ve hiret saadetine sevkeder. Baka bir tbirle
Sem v din, peygam berlerin lhi vahye m stenid tebltdr ki insanlar
hsn-i ihtiyarlar ile her trl hayrlara sevk edip, erlerden alkor. Dn
hakikatlerin peygam berlere vahy edilerek bildirilm esi, m adde ve tabat
aleminin tesinde, mnevi hallerdendir. Bunlar, m adde ve zellikleri gibi
duyularla duyulmaz. Yalnz duyulara dayanan brhnlar ve akl delller ile
aydnlatlm temiz vicdanlar ile shhatlerine hkm olunur. Bunlar tebli eden
peygam berlerin doruluklar, gsterdikleri m cize ve baka beyyinelerle
anlalr.
SEM V DNLERN ZEL LK LLER
Tek olan Allah'a inanp yalnz O'na ibdet etmeyi emreden semv din
beeriyetin ilk dnidir. nsanln balangcnn, vahet devri bulunduunu ve
dninin de bir takm yanlma, aldanma ve insanlarn kollektif heyecanlarna
dayanan btl inan ve yinlerden ibaret olduunu ileri sren natralist ve
sosyolojik nazariyelerin hi bir lm kymeti yoktur.(') Dnin menei vahiy ve
nbvvettir. Hz. dem ilk insan ve ilk peygam berdir. lh vahye mazhar
olan Hz. dem, evld ve torunlarn, onlara hak dni (semv dni) reterek
ird etmitir. nsanlar, sonradan eitli maraz hallerle hak ve semv dinden
uzaklam lar ve sapklk ukurlarna dmlerdir. Hakk Tel da zaman
zam an gnderdii peygam berleriyle insanlar hakka ve tevhde dvet
ettirmitir. Dnin hakki vz' ve kurucusu Allah Teldr. Hi bir insan, hatt
peygam ber bile kendiliinden bir din kuram az. Peygam berlere, dinleri
Allah'tan alp tebli etmi olmalar bakmndan mecazen din ve eriat vz'
denilebilir.

1)

B u azariyeler iin B k z . H ilm i Z iy a l k e n , F e l s e f e y e giri kinci k sm , s.2 4 9 - 2 6 0 ,

M ars T T . v e S . A . . M atba as, 1958.

95
Allah'n vahyine ve peygam berlerin teblgtna dayanm ayan fikirler,
sem v din olam az. A llah'tan kendilerine vahy edilip kitap indirilen Hz.
Ms, Hz. s ve Hz. M uhamm ed (A.S.M) gibi peygam berlerin bildirdikleri
dinlere semv din denilmesi sahh olur. Bir kimsenin veya bir cem atin din
adyla ortaya attklar fikir ve itihadlar, din olm ayp bunlarn gr ve
m ezhepleridir. Hadd-i zatnda M ecsi dn, Buda dn, Putperestlik dn
denilmez. M ecusi mezhebi, B uda m ezhebi... denilir. Batda bunlar zm ile
anlr; Budizm, Hinduizm, Fetiizm gibi.
Semv Dinlerin ttifk Ettii (Birletii) Noktalar:
S em v d in lerin hepsi ayn olan m an ve akid esaslarn d a
birlemilerdir. yle ki:
1- Btn semv dinler, Allah Tel'nn zt ve sfatlarnda tek olduunu
ve O 'nun yegne Yaratc ve M essir olduunu, ibdetin yalnz O 'na
yaplacan ve O'ndan bakasna ibdet edilemeyeceini bildirirler.
2- G nderilen peygam berlerin hepsine m n etm eyi em r ederler.
Peygam berler, Allah'n kendilerine vahyi gelen elileri olduunu beyyine ve
m ucizelerle isbat ederler: "Peygam berleri onlara beyyineler (m ucizeler)
getirdiler..." (Yunus,13;brahim,9)
3- Peygam berlere indirilen kitaplara im an etm ek em r edilir. Sem v
dinlerde Allah'tan peygamberlerine vahiy ve kitaplarn indirilmesi hli esastr.
Kitablar, indirilen vahyin yazl ekilleridir.
4- Meleklere man semv dinlerde arttr.
5- ldkten sonra hirette diriltileceimiz ve bu dnyada yaptklarmzn
hesabn orada vererek cennet veya cehennem e gideceim iz ess zerinde
srarla durulur.
6- A llah'n k az ve k aderine m an la b irlik te, O 'nun k u llarn a
zulmetmeyeceine inanmak. Kullar hr irde ve ihtiyarlan ile iyi veya kt bir
yola gireceklerine ve ihtiyri ilerinde ne yaparlarsa kendi iradeleri ile
yaptklanna inanmak.
7- Sem v dinlerin bildirdii esaslarda akl, ilim ve hi bir gerekle
eliecek bir ey bulunmaz.
8- Sem v dinler, ekilleri deiik bile olsa, nam az, oru, zekat, zikir
gibi ibadet esaslarn vaz 'etmi ve bunlarda ihls emretmitir.
9- Sem v dinler, insanlarn birbirlerine kar efkatli ve merhm etli
davranmalarn, can, nmus ve mal haklarna riyeti, iffeti, istikameti her trl
iyilik ve yardmlamay, birlik, berbeiik ve kardelii em retmiler her trl
ktlk, ahlkszlk ve hayaszlktan yasaklamlardr.

96
Hlsa, yalnz bir A llah'a m an ve ibdet edip dosdoru hareket eden
insan olm ay em retm ilerdir. Sem av dinlerin asl hedefi; insanlarn hem
ilerini, hem de dlarn tem izleyerek onlar kem le erdirm ek ve dnya ve
hiret sadetine eritirmektir. Semv dinlerin bu zelliklerini Kur'an- Kerim
beyan eder: "Dn dosdoru tutun ve onda tefrkya dmeyin, diye Allah;
N h'a tavsiye ettiini, sana vahyettiim izi, brahim 'e M s'ya ve Is'ya
tavsiye ettiim izi sizin iin ert ve hukuk dzeni yapt. Fakat kendisine
dvet ettiin bu din, mriklere zor gelmitir. Allah, dilediini kendine seer
ve kendisine yneleni de doru yola iletir." (e-r, 13)
Sem v dinlerin herbiri aslnda hak ve dorudur ve kendisiyle amel
edilir. M ensublar tarafndan yaplan tahrif ve deiikliklerle batl olur.
M ddeti geince bir peygam berin yeni bir eriat getirm esiyle nesh-olunur da
ibdet ve m um elt sahasnda kendisiyle amel edilem ez. Sem v dinlerin
tah rif edilm eleri ile dzeltilm eye ve am el m ddetlerinin gem esiyle
yenilenmelerine ihtiya duyulmas sebebiyle Allah Tel pek ok peygamber
gndermitir.
Y ahdiler Hz. M s'nn tebli ettii dni ve Tevrt eitli yalan ve
yanllarla tahrif edip bunlarn dzeltilmesi iin gnderilen peygamberlerin
ounu ldrnce Allah Tel Hz. s'y gnderm i, Hz. M s'nn tebli
ettii sem v din Hz. Isa'nn tebli ettii lhi dinle (H ristiyanlkla)
dzeltm iti. Hz. s'y inkr eden Y ahdiler deitirdikleri eski dinleri
zerinde kalmlar, Hz. s'nn peygaberliine inanan H rstiyanlar da O'nun
re f inden sonra halk putperest olan Romallara Hristiyanl kabul ettirmek
ve dairesini geniletm ek iin teslis gibi putperestliin bir ok btl tikad ve
detlerini bu semv dne sokmulard. Bylece Hz. Isa'nn tebli ettii ilahi
din, deitirilip tahrif olununca Hz. Peygamber M uhamm ed (S.A.V) in tebli
ettii slm dni ile yenilenmitir. Aslnda M sevilik ve Hristiyanlk Allah'tan
indirilen dier sem v dinler gibi vahiy ve nbvvete istinad edip ilahi
dinlerde aranlan vasflan hv ise de, bugn slm dninden baka bu dinlerin
gerek akidinde, gerek ibadet, m um elt ve ahlk sahalarndaki tatbkat ve
teferruatnda semv dinlerde bulunan esas ve zelliklere aykr ve bunlar
tekzib eden pek ok yanllklar ve durumlar vardr.
Y ahdilik ve H ristiyanln tahrif edilerek hurfeler ve cehletle
doldurulm as ve akl ve hikm etten uzak kalm alar sebebiyle 19. asrn
sonlarna doru A vrupa'da J.R ousseau, J.Sim on, V oltaire gibi aydnlar
(Ansiklopediciler); vicdanlar tatmin etmek ve toplumlarn ahlkl olmalarn
salam ak iin "Dn-i Tab" nam yla bir takm fikir ve esaslar ortaya

97
koym ulard. Bunlar vahiy ve nbvveti ve dolaysiyle sem v dinleri de
inkr etmilerdi. Vahiy ve nbvvete istinad etmeyen ve dindir diye ortaya
atlan bu fikirler, insanlarn akl ve keyf arzular ile uydurulmu olacandan
kudsiyet ve lh gereklikten mahrum kalacaklardr. Akllar doyuramayacak
ve vicdanlar tatmin edemeyeceklerdir
Bu gn Hz. Peygam ber'in tebli ettii slm 'dan baka bozulm adan
kalan ve hakk semv din vasflarn tayan bir din yoktur. Vaktiyle Bat'da
vukua gelen ilim ve din ekimeleri slm da olmam ve olmayacaktr. Hakk
din ile ilim arasnda atma olmaz.
"Allah katnda asl din ancak slm'dr" (Al-i mrn,19) Allah'n bilecei
hakk mzereti olmadan bu dni kabul etmeyen kimse ebediyyen hsrandadr.
"Her kim , slm'dan baka bir din arar ve isterse, bu kendisinden asla kabul
edilmeyecektir: O kim se hirette de hsrna urayanlardan olacaktr." (Al-i
mrn,85)
uras bir gerektir ki, deitirilip tahrif edilmeden korunm u olan bir
sem v dine balanlm adan yksek ahlak ve faziletli kim selerden teekkl
edecek toplum lar husle gelem ez. M illetlerin ve insanlarn ekonom ik ve
fiziksel glerle birbirlerini bombardman etmelerinden kurtarmak iin bir are
varsa, bu da onlarn Allah'a iten balanmalar ve O'nun sadet ve iyilik yolu
olan slm iyi ve doru anlamalar ve buna mn etmeleri ile bulunacaktr.
II - M E Z H E B L E R
M ezheb kelimesi, zehb(gitm ek) m astarndan tremi ism-i mekndr.
Gidilecek yer, gidilen ve uyulan yol anlamna gelir.
Istlahta ise, mtehid veya im am kabul edilen ztlarn dni aklarken
tuttuklar yol ve tb olduklar metoddur. V eya mtehid ve dni otoritelerin
m uhtelif m etodlarla delllerinden m eselelerin hkm lerini kararak dni
aklarken beyn ettikleri grlerdir. slm 'da olduu gibi, Y ahudilik ve
H ristiy an lk gibi baka d inlerde de birb irlerin d en farkl m ezh eb ler
domutur. slm tarihinde, m ezheb kelimesi genel olarak itikd, siys ve
fkh grlerin her birine denilmitir. Fka, Nihle ve M akaale kelimeleri ise
daha ziyde tikd mezheb anlamnda kullanlmtr:
Frka,( 3 J I ) farkl grlere shib insan grubu demektir. Cem'i firak
(^ iJI) gelir. Nihle (3 1-> I ); gr, inan ve kabul edi tarz, demektir.
Cem'i nihai ( J 'JI
) gelir. M akle ( La
); fikir, inan, gr ve
sz, dem ektir. Cem'i m aklat gelir. Bu kelimelerin hepsi akid mezhebleri

y
iin tlak edilmitir.
Mille(t); din demektir. Cem'i milleldir. El-Milel ve'n-Nihl isimli kitablar
slm frkalar ile slm dndaki dni frkalar anlatr. Baz mezhebler tarihi
yazarlar islma id mezheblerin taksminde Hz. Peygamberden rivyet edilen
bir hadsi esas almlardr. Bu hadste, Y ahdilerin 71, H ristiyanlarn 72
frkaya ayrld, slm mmetinin ise 73 frkaya ayrlaca, mslmanlardan
cehennemden kurtulacaklarn, Resulllah'n ve ashbmn yolunu takib eden
frkann olduu, baka bir rivyette de birlik ve beraberlikten ayrlmayan
cemat (slm toplumu) olduu beyan edilmektedir.^)
Baz mezhebler tarihileri bu hadste sylenen rakamn okluktan kinaye
olm ayp hakiki say yani m a'ddun kendisi olduuna inanarak yazdklar
eserlerde ana mezhepleri tesbit etmi ve bunlar da kendi aralarnda ubelere
ayrarak m ezheplerin saysn 73'e doldurm ulardr. 73 saysn doldurmak
isteyen bu lim ler de ne ana frkalarn ne de tl frkalarn saysnda ittifak
edebilm ilerdir. A bdlkdir E l-B add ( v.429/1037), "el-Fark beyne'lFrak" isimli eserini, Ebul-M uzaffer el-sferyn (v. 471/1078) "et-Tabsr
fi'd-dn" isim li eserini bu ekilde yazm lardr. Baz lim ler de hadste
bildirilen rakam n kesretten kinye (okluk ifade eden) say olduunu
kabullenip mezheblerin saysna nem verm eyerek eserlerini yazmlardr.
Ebu'l-H aseni'l-E'r (v. 324/936) "M akaalt'l-slam iyyn"i, Fahreddn erR z (v. 606/1210) "tikadt Frak'l-M slim n ve'l-M rikn"i bu tarzda
yazm lardr. bn Hazm da (v. 456/1064), sahh olmadn iddi ederek bu
hadsi reddetmi ve "el-Fasl fi'l-M ilel ve'l-Ehvi ve'n-Nihal" isimli eserinde
tesbit edebildii mezhepleri yazmtr.
A-SLAM TARHNDE MEZHEPLERN IKI SEBEBLER:

Mslmanlar arasnda mezheb ihtilaflarnn balca sebebleri unlardr.


1-nsanlarn anlay ve idrk seviyelerinin farkl oluu ve arzu ve
isteklerin uyumaz bulunuu.
2-M etod ve llerin farkl oluu. M esel M 'tezile akl esas alm ve
nakli buna tb klm, Ehl-i Snnet nakli esas alm ve akl bunu destekleyici
mhiyette kullanmtr. slm filozoflar, sdece akl ve eski Yunan felsefesini
2)
75. B u

(B k z . T irm iz i,tm a n ,1 8 ), Eb D a v d , S n n et 1, bn M c e , F iten 17, e d -D r im , Siyer


h a d sin eitli riv yetleri iin B k z . A b d u lk h ir e l- B a d a d i , el-F ark beyne'l-Frak,

s.4 - 1 0 . K ahire, tarihsiz A c l n , K efu'l-h af, ifterakat ( c j j l i l ) maddesi.

99
tek kaynak olarak kabul etmi ve buna slm bir kisve giydirmeye almtr.
3- Arab Irkl: Hz. Peygam ber zam annda det ortadan kalkmt.
Fakat Hz. Osm an'n hilafetinin son alt ylnda yeniden briz bir ekilde
ortaya kt. nce E m evler ile H im ler arasnda, sonra H aricilerle
K ureyten olanlar arasnda rklk zihniyeti yeniden alevlendi. H ricilik
Reba kabileleri arasnda intiar etmiti. Reba ile M udar kabileleri arasndaki
kavgalar herkes tarafndan bilinirdi. Derken Hz. Osman"n son devirlerinde
ve Onun ehd edilmesinden sonra bu zihnyet siys dncelere te'sr etti.
4- H ilfet m nkaalar ve bunun neticesinde zuhr eden fitne ve i
savalar. Bu savalarda m slm anlardan lenlerin ve ldrenlerin durumu.
ldrme (kati) byk gnhn ileyenlerin (mrtekb-i kebrenin) durumu
meselesi. Byk gnh ileyen kfir olur m u, olm az m? Kader, cebir ve
kulun irdesi meselesi. Bu i savalarda kaderin rol var m yok mu? Yoksa,
bu i savalar sadece mslmanlarn kusurlar sebebiyle mi kmtr? Btn
bu soru ve meseleler mslmanlar arasnda farkl grlerin ortaya kmasna
sebep olmutur.
5- Fethedilen lkelerin deiik kltr ve dinlere m ensup halknn bir
ksm sam m olarak ve bir ksm da zhiren mslm an olmulard. Bunlar,
eski din ve inanlarnn etkileri altnda cebir, ihtiyr, A llah'n sfatlar
hakknda fikirlerini ortaya koym ular ve bir ksm m slm anlar da te'sirleri
altna almlard. Selef alimlerinin bunlara cevab vermekte yetersiz kalmas
sebebiyle M 'tezile mezhebi zuhur etmiti. Bu mezhebin salikleri de akidde
akla nem veren bir metod gelitirmilerdi.
6- Eski Yunan, H ind ve ran felsefesinin arabaya tercem e edilm esi;
Kadm felsefenin pek ok hkm leri slm akidi ile uyum uyordu. Baz
mslm anlar Islm akidini felsefenin te'siri altnda kalarak mtl etm iler
ve eitli ihtilaflara sebep olm ulardr. M 'tezile felsefe ile megul olmu,
Islm akidini aklamada baz felsef metodlar uygulamlardr.
7- Bir takm kssac ve hikyeciler, islmla uyumayan aslsz hikyeleri
nakletmiler ve mslmanlar arasnda yaymlardr. Tefsir ve slm tarihlerine
isriliyyt denilen isl m la badam ayan h ik y eler girm i ve bu da

100
mslmanlar arasnda ihtilaflara yol amtr.(3)
8- slmn tand fikir hrriyeti: Hicr birinci asnn sonlarndan tibren
herkes istedii gibi d n r ve grn sylerdi. A k a zrurtD nyyeden birini veya birkan inkr etm ek hri, fikirler ve kanatler
zerinde bask yoktu. M slmanlar, ortaya atlan meseleler zerinde deliliyle
birlikte hakkat arar fikir ve kanatini serbeste beyan ederdi.
9- N asslarn karakteri. K ur'n- K erm 'de m uhkem ve mtebih
yetlerin bulunmas. M tebih nasslarn belirlenm esi ve bunlarn tefsr ve
te'vlleri ihtilfa yol amtr.
Arabada itikaklar oktur. Lafzn, mm (ummi ve herkese mil) hss,
hakkt, mecaz, sarih, kinye, mterek, mevvel gibi beyn vecihleri vardr.
M etin; ibresi, ireti, delleti ve iktizsyle m teaddid m nya dellet
edebilir. Lafzlar, mnlarnn ak veya kapal olmas tibriyle; zhir, nass,
mfesser, muhkem, hf, m kil, mcmel ve mtebih ksm larna ayrlr.
Btn bunlar ihtilaflara sebep olm utur. Lafzn m efhm - muhalifinden
anlalann dell olup olmayacanda da ihtilf edilmitir.
10- H adslerin, zabt edilm e ve senedi konusunda konulan artlar
sebebiyle sahh, hasen ve zayf ksm larna ayrlm as. Z ayf hadisle amel
olunup, olunmama konusunda ihtilf edilmitir.
11- A rabann gram er ve belatn btn incelik leriy le beber
bilememek.
12- slmn maksadn anlamamak, hkm karrken cehalet sebebiyle
Kur'n'm btnlne riyet edememek.
13- Hev ve nefse uymak, arzulara tbi olarak dellsiz hkm vermek,
bakalarn dellsiz takld etmek.
14- rf ve detlerin deiik olmas da mezheblerin k sebeplerinden
birisidir.

3)

B u h ik y eler d e n bir m i s a l ve r e lim ; "Hz. M u s a

ile Fir'avn aralarnda sa b a h le y in Nil

nehrini s e n tersine a k tam assn , ben aktrm d i y e i d d ia y a tutum ular. H z. M u s a Allah'a


dua e t m e d e n sabaha kadar yatp u y u d u u iin a k t a m a m , Fir'avn'da nil nehrini tersine
aktmas iin sabaha kadar Allah'a y a lv a r m a s se b e b i ile aktm" B u h i k y e y e la zm gelen
h k m udur:

N il nehrinin t e rsin e ak tlm a s m u c i z e d i r . A lla h m u c i z e y i P eyga m b er in in

e li n d e n b v v e t d a v a s n d a o n u tasd ik e t m e k iin gsterir. B u h i k a y e n in asl do ru olsa,


A lla h y a b a n c y tasd ik e t m i , e l i s i n i y a l a n l a m olur. H a lk y l a istih z a e t m i olur. ler
tersine evrilir. Y a lan c , doru; d o r u , ya lan c o l m u olur. A lla h b y l e hik y eler i uyduran
ve nakledenlerin errinden v e cehaletin den bizleri korusun.

101

B - M E Z H E B L E R N IKII
Hz. Peygamber (S.A.V) hayatta iken sahbler arasnda asla herhangi bir
ihtilf yoktu. Dnin usl ve frunda sahblerden bazsnn anlamad bir
mes'ele karsa, Hz. Peygam ber'e sorar, O da aklard. Hz. Ebbekir, mer
devirleri ile Hz. Osm an'n hilfetinin ilk yllarnda Ashb- Kirm herhangi
bir ihtilf karmamlard. Ashb- Kirm hayatta iken ve tabin devirlerinde
akidde bir mesele karsa hemen gvenilir limlere mrcat olunur, hkm
alnr, ihtilfn km asna frsat verilmezdi. Akid konularnda vuka geldii
zaman ihtilf ve ekim e, mm et iin zararl olur. Ashb- K irm ve tabin
zam anlarnda feriz meseleleri gibi amele id baz frda gr ayrlklar
olm usa da, bu am el sahadaki ihtilfn, ekim eye sebep olm as yle
dursun, mmet-i M uhammed iin bir rahmet olmutur.
Hz. Osman'n ehdetinden sonra tehlikeli olan siys ihtilaflar kmaya
balad. H ele hakem olayndan sonra slm da ilk siys ayrlk ve b id at
mezhebleri kendilerini gsterdiler. lk kan mezhebler siys mhiyette olup
bunlar dn bir kisveye brnmlerdi. M slm anlar arasnda zuhr eden i
savalarda Hz. A li'nin yannda yer alan sahabe ve tabine 'a-i l
denilmiti. D aha sonra ortaya kan Hz. Ali taraftan mutaassb gruplann 'a
diye anlm alar sebebiyle bunlar bu lakab terk ederek Ehl-i Snnet ve'lCemat ismini almlard.
Hakem olayna itirz edip Hz. Ali'nin ordusundan ayrlanlara Havric
(haricler) veya M rika veyahud M uhakkim e-i l denilirdi. H z.A li'nin
ordusundan ayrldktan sonra K fe'nin yaknndaki H arr' denilen yerde
toplandkla iin bunlara H aryye ismi de verilmitir. D ier taraftan Hz.
Osman'n ktilerinin yakalanp ksas yaplmasn isteyenlere ia-i Osman
denilmiti. Hz. Osm an'a sevgi besleyip M uviye tarafn tutanlara da Nsba
denilm iti. E m ev ler devletinin yklm asndan sonra N sba ortadan
kalkmtr.
Hz. Ali'nin veftndan (40/660) sonra bn mer, bn Abbs gibi daha
bir ksm ashb- kirm hayatta iken akidde zuhr eden ilk bid'at mezhebi,
Kaderiyye olmutur. Kader, kulun ihtiyr ve irdesi hakknda ilk konuanlar;
M a'bed el-C hen (80/699), sonra bunun grlerini yayan Gaylan edD m eki (126/743) olm utur. M abed, kulun tam ve m utlak bir irdesi
olduunu, kaderin bulunmad fikrini ortaya atnca, o zaman hayatta olan bn
m er ve bn A bbas, bu fikirlere kar karak onu iddetle knamlard.

102
Sonra C'd b. D irhem (v. 118/736) cebir fikrini ortaya atm, talebesi Cehm
b. Safvn (v. 128/745) da ldrlnceye kadar bu fikrin yannda Allahn
sfatlan hakknda kendi yanl grlerini yaymt.
Baz kaynaklarn kaydettiine gre, A shb- K iram a sebbeden ve dil
uzatan hatt ar giderek Hz. A li'yi tanrlatran 'ilik (G ult- ')
A bdullah b. Sebe'nin tahrikleriyle ortaya km tr. Hz. A l kendisini
tanrlatrd iin bn Sebe'yi yakm aya teebbs etm i, fakat taraftarlan
arasnda ayrlk km asndan korktuu iin onu M edine srmtr. bn
Sebe de, orada telkinlerine kaplacak akl kt kim seler bulm utur. Baz
aratrclar, trihte A bdullah b. Sebe ism inde bir ahsn yaamadm
sylem ilerdir. E bu'l-H aseni'l-E ri ve en-N evbahti'ye gre; Hz. Ali'nin
ulhiyetini ve lm szln iddi eden Sebeiyye'nin zuhru Hz. Ali'nin
ehid edilm esinden sonradr. bn Sebe' tarihte yaam bir ahs olmas
ihtimali yannda, Hz. Ali iin an fikirler tayan, fitne ve fesatlar kararak
slm mmetinin birlik ve beraberliini bozm ak isteyen ahs ve zmreler iin
verilmi takm a bir lakab m dr? sorusuna m evcud rivyet ve veskalarm
nda kesin doru bir cevap bulabilmek mmkn olmamtr.
Hz. Ali'nin ehid edilmesinden (40/660) sonra Ashbn yolunda giden
Ehl-i Snnetin karsnda olan, 5 tane ana bid'at mezhebi ortaya kmtr ki
bunlar ileride zuhr edecek dier bid'at m ezheblerine kaynaklk etmilerdir.
Bu 5 ana bid'at m ezhebi de unlardr: H avric, K aderiyye, Cebriyye
(Cehmiyye), 'a (Keysniyye, Zeydiyye, mm iyye) ve Mrcie'dir.
C - SLA M D A M E Z H E B L E R N H K M
U sl-i dinde (akidde) ihtilaf zararldr. A kidde ihtilaf, bid'at ve
sapkla gtrr. Sapklk da byd zam an kfre kadar iletir. 'adan
doan N usayriyye'nin durum u byle olm utur. A kidde ihtilaf, slm
mmetinin birliini bozar, dinde tefrika dourur. Bu sebeple, Ashb- Kirm
ve bunlara gzellikle tb olan Selef limleri usl-i dinde (akidde) ihtilaf
haram saym lardr ve asla buna cevaz verm em ilerdir. nk mmet-i
M uhammed'in birlik ve tesndn, ayn man esaslar etrafnda ittifak etmek
salar. Kmil mann, m'minleri birbirleriyle birletirdii kadar baka hi bir
ey birletiremez: "Ve (Allah) onlarn gnllerini (man ve Allah sevgisiyle)
birletirendir. Sen yer yznde bulunan her eyi harcam olsaydn yine

103
onlarn (mslm anlann) gnllerini bu derece kaynatramazdm. Fakat Allah
onlarn aralarn (man ile) birletirip kaynatrd. nk O mutlak galiptir,
yegne hkm ve hikmet sahibidir" (el-Enfl,63)
slm birliini paralayc olan fikir ayrlklarnn haram olduuna u
yetler de aka dellet eder: "Hepiniz toptan Allh'n ipine sanlnz. A ynlp
paralanmayn." (el-Enfl,46) "Siz kendilerine apak delller geldikten sonra
ihtilaf ederek dalp paralananlar gibi olmayn" (Al-i m rn,105). Hz.
Peygamber'in Allah tarafndan getirmi olduu kat' delllerle sabit ve farz
olan bir hkmn kendisi ihtilaf konusu yaplamaz. Dinden olduu katiyetle ve
kesin delllerle bilinen esaslardan (zarrt- dniyyeden) birini veya birkan
inkr eden bir m ezhebin Islm ile alkas kesilir. M esel H avriden
A cide'nin bir kolu olan M eym niyye, Y suf suresini inkr eder ve
dedelerin torunlar ile evlenm esini ciz grrlerdi. D rzler (Hkim iyye),
peygamber kabul ettikleri H am za b. Ali'nin Islmn 5 artn (namaz, oru,
zekt, kelime-i ehdet, hac) kaldrarak yerine 7 esas koyduuna inanrlar.
Halbuki islm n 5 art kym ete kadar kalkmaz. Bunlardan birini inkr
etmek veya f etm em ek deil de fsn kabul etm em ek kfrdr. D inden
olduu kesinlikle bilinen esaslarn akl ve nakl kesin delllerle zh yaplr.
nanlan bir essn zerinde onun m hiyetini inkra gtrm eyecek bir
aklama yapm ak caizdir. nkra gtrecek bir aklam a yapm ak asl ciz
deildir. M esel Yezidlerin eytana Melek-i Tvus ismini verip onu Allah'n
melei ve elisi saymalan kfre vardnr.
Fkhtaki htilaflar, itikaddaki ihtilaflar gibi bid'at ve dallete gtrmez.
Usl-i din ile fr- dindeki (am el hkmdeki) ihtilaf arasnda byk fark
vardr. slm dninin akidinde kesin dellsiz ihtilaf; haram, bid'at ve dallet
saylrken fkh m eselelerde ihtilaf rahm et saylmtr. Fkhtaki ihtilaflarn
cevazna "htilf m m et rahm etn- m m etim in (m um elttaki) ihtilf
rahmettir."O hadsi dellet eder. B ylece zam an ve m ekanlara gre
Muhammed m m etine geni im knlar salanm olur. H er zam anda Islm
Hukukunun gelimesi imkn ve beeriyetin ihtiyacna gre tatbik kbiliyeti
hsle gelir. Hz. Peygam ber (S.A.S) M uaz b. Cebel'i (v. 19/640) Y em en'e
vli olarak gnderirken ona sordu: Ne ile hkm edeceksin? O da "Allah'n
kitabyla" - Onda bulamazsan? Muaz, "Reslllhn snnetiyle hkmederim",
dedi - "Bunlarn her ikisinde de bulamazsan ne yaparsn?" Diye sorunca;
Muaz "O zam an re'yim le itihd ederim" dedi. ResulCllah bu cevabtan

4)

B k z . A c l n i, K ef 'l-H af , h tilf m a d d es i, s.66.

104
m em nun kalarak, "Resl'nn elisini, R esl'nn raz olaca bir eye
m uvaffak klan Allah'a ham d olsun" ) dedi. B ylece Reslllah, kitab ve
snnette hkm bulunmayan m eseleler hakknda itihd etm esine izin verdi.
Fakh sahbler de Muz b. Cebel'in yolunu takib ettiler.
Y alnz m evrid-i nassda itihda m esa yoktur, K itab ve Snnet'te
hkm bulunan bir mesele itihad mevzu olamaz. Nasslardaki hkm ne ise
onunla hkm verilir. Hadsler; mtevtir, mehur, had, muttasl, munkat,
m rsel gibi ksm lara ayrlr. M tevtir (bunun says ok azdr) ve mehur
hadsi her m tehid dell olarak alr. H an fler hads hususunda titiz
davrandklar iin ou zaman had haberi dell olarak kabul etmezlerdi. afi,
haber-i vahidi, kyasa tercih ederdi. Haneliler mrsel hadisi alrd, afi almazd.
Tabin ve Tebe'i Tabin devrinde Hicaz'da hads bilenler ok olduu iin
Hicaz fukahsna "Ehl'l-Hads denm itir. Iak'ta daha fazla; rey, kys ve
ictihad yoluyla hkm verildii iin Irak fakihlerine "Ehl-i Rey" denilmitir.
Zarurt- dniyye hri, itihd bir hkmn inkr kfr gerektirmez.
Hicri 1. Asrn sonlarndan tibren m ezheblerin kurucular, akid ve
fkhtaki grlerini beyan ederler, meselelerin hkmlerini aklarlard. Bu
zatlardan okuyanlar ve yazanlar, szlerini ve itihadlarn duyan insanlar,
bunlarn gr ve aklam alarna uyarlard. Bylece, bu zatlarn gr ve
itihadlar halkn kafalarnda bir mezheb olarak yerleir kalrd. M ezheb sahibi
olan bu byk lim ve immlar hi bir zaman, biz bir mezheb kuruyoruz, bize
uyunuz, diye halk grlerine uym aya armazlard. H km dar, emr gibi
kimselerin davet ve emriyle de bir mezheb kurmaya yeltenmemilerdi. Allah
rzs iin Islm dnini aklamaya alrlard.
Fkh ihtilfn cevzyla berber itihadn Kur'an'm rhuna uygun olmas
gereklidir. Yani ictihad; tevhd, mahlkata efkat, bakalarnn can, nmus ve
mal haklarna hrmet, iffet, adalet, musvt, istikmet, em net ve vzifelere
riyet, iyilik ve bunda yard m lam a esaslarn a aykr olm am aldr.
Peygam berim iz, m tehid itihdnda isbet ederse, iki sevap; iyi niyetle
A llah rzs iin yapt itihdnda hat ederse, bir sevap alacan
sylemitir. (6)
D - BD AT M EZH EBLE R N N A L M E T L E R
Bid'at: Baz kimselerin dinde olmayan bir eyi sonradan ortaya atp bunu
5)

E b D a v d e l - A k d i y y e , 11; A h m e d b. H a n b el, M s n e d ,

6)

( B u h el-'tism, 21 ; M s l i m , e l - A k d y y e , 6).

c.5, s . 2 3 0 - 2 3 6 .

105
din gibi gsterm eleri ve bununla A llah'a ibdeti kasdetm eleridir. Bid'atm
sadece akaid ve ibadetlerde olaca hakknda slam alimlerinin ittifak vardr.
Bid'atlar, kfre gtren ve kfre iletm eyen olarak iki ksm dr. M esel,
Bahilerin Hz. Muhammed'in son peygam ber olmayp Ondan sonra resullerin
geleceini iddia etm eleri, N usayrlerin Hz. Ali'ye ulhiyyet isnd etmeleri
kfrdr. M 'tezile'nin K elm ullh'n mahlk olduuna kil olm alar kfre
gtrmeyen bir bid'attr. Acaba akidde hangi ihtilaf snnet diresinde yni
Reslullah ile Ashbnn tkib ettii yola uygun, hangisi Resulllah'n akde
snnetinin dndadr. Kfre giren bir mezhebi tesbit etm ek kolaydr. Fakat
akaid sahasnda ortaya atlan btn bid'atlan tesbit etmek imknsz deilse de
kolay deildir. Bid'at m ezheblerinin btn almetlerini tam olarak verm ek
zordur ama biz bunlarn baz ak ve genel zelliklerini verelim:
1- M slm an larn byk k alab al n d an , E hl-i slm 'n b y k
ounluundan ayrlmak. Sahbler ve byk m tehid im m lann yolundan
gidenler m slm anlarn byk kalabaln tekil edenlerdir. te bunlara
Snnler denilir. Yaplan aratrmalar, dnya m slm anlannn %93 Snn,
S nnlerin de % 53nn H an ef olduunu tesbit etm itir.(7) ran 'n
nufusunun yars, Irak'n n fu su n u n yary a yakn Im m iy y e ias
mezhebindedirler.
2- Kesin dellsiz kendi hev ve heveslerine tb olmak. Kesin dellsiz
gidilen ve takib edilen yollar, eridir ve bid'at yoludur.
3- Pek ok sahh hadsleri kabul etm em ek geri m tevatir hadisten
madasn kabul etmemek kfre gtrmese de, erilik ve sapkla gtrr.
4- Kitab ve Snnette bulunm ayan bir kavli veya bir fiili er'i ve dni
olarak ortaya attklarnda, halk bunu kabul etm eye zorlam ak, halka buna
uymas iin bask yapmak.
5- Kur'an'n muhkemini brakp m tebihlerine tb olmak ve m uhkem
ayetleri de dellsiz keyf olarak te'vl etmek.
6- H km karrken Kur'n- Kerm'in btnlne riyet etmemek.
Halbuki Kur'an'n birbirleriyle elien hibir yeti yoktur. "Eer, O (Kur'an)
Allah'tan bakas tarafndan olsayd, elbette iinde birbirini tutmayan pek ok
eyler bulurlard." (en-Nis, 82) M esel Cebriyye, insann irdesi ve kudreti
olm adm , ilerinde m ecbr olduunu iddi ederken "A llah'n dilem esi
mstesn sizler dileyemezsiniz..." (el-nsan, 30) yetine dayanr. Kaderiyye;
"Dileyen kimse man etsin, dileyen ve isteyen kimse de kfretsin" (el-Kehf,

7)

(M a h n u d akir, S k k n 'l- lem i'l slm , s. 2 5 , 19 76).

106
29) "Allah zerre kadar zulmetmez" en-Nis, 40) gibi yetlere dayanarak "Kul,
fiillerini kendi irdesiyle diler ve kendisi yaratr, Allah karm az" derler.
Halbuki Kur'an- Kerim'in btnlne riyet edildii takdirde bu yetlerden
kan m n, kul iini serbeste diler ve yapar, A llah da onun serbeste
dilem esine izin verir ve dileyip kudretini sarf ettii vakit iinin vukunu diler
ve yaratr, dem ektir. Kulun ihtiyri bir iini hr irdesi ile yapm as bile
A llah'n izni ve dilem esiyledir. Allah m sade etm eyince kim se bir ey
yapam az. Ehl-i Snnet tikdnda ne cebir vardr, ne de A llah'n kader ve
irdesini inkr vardr. A detullah ve A llah'n irdesi ou defa, dnya hr
imtihan yeri olduu iin insanlarn alp abalamalarna gre cr olur. Nasl
olsa herkes yaptklarnn karln grecektir. A yrca iyi kullarna ve
yolundan giden milletlere Allah'n yardm da vardr. Bu konulan ne Cebriye
anlayabilm itir, ne de M u'tezile. En iyi anlayan ve aklam aya alan Ehl-i
Snnet-i m m e dediim iz M atrdiyye ile E 'aryyenin m teahhrini
olmutur. Demek, m eseleler hakknda hkm kanrken Kur'an'n tammen
btnlne riyet edem em ekten dolay yanl anlaylar ve m ezhebler
kyor. Yine de M 'tezile zarrat- dniyyeden bir eyi inkr etmedii iin
kfre dmez.
7Zarrt- dniyyeden birini veya bir kan inkr etm ek, man
esaslarnn zdd olan bir takm inanlar tam ak sebebiyle baz mezhebler
kfre dm lerdir. B ir ey, zddyla beraber bulunursa yok olur. M esela
Nizriyye'nin inand gibi Hz. Peygam be'e man etm ekle beraber zamnn
immnn bin nebden efdal olduuna inanmak gibi.
E - M EZH E B L E R N G E N EL TASNF
slm tarihinde zuhr etmi mezhebler balca ksmdr:
A) S iy s M ezh eb ler: B unlar nceleri siys bir m aksatla ortaya
km , sonralar tikd bir kisveye brnm lerdir. lk nce zuhr eden
siys m ezhebler tr. Nsba: Hz. Osman ve M uviye taraftarlardr. a:
Hz. Al taraftarlandr. Havric: Hz. Al ve M uviye'ye de kar kanlardr.
B) tikdi M ezhebler (Akid Mezhebleri): kiye ayrlr,
1- Ehl-i Snnet Mezhebleri: Bunlar da ikiye ayr lir:
a) Ehl-i Snnet-i H ssa denilen Selefiyye. Selefiyye'nin mtekadimni
ve mteahhirini vardr.
b) Ehl-i Snnet-i mme : M atrdiyye, E'riyye. Bunlara Halefiyye de

107
denilir.
2- Ehl-i Bid'at: Ehl-i Bid'at mezhebleri de ikiye ayrlr:
a) K fre Dmeyenler: Havricin bir ksm; (bdyye gibi) Kaderiyye,
M u'tezile, C ebriy y e (so ru m lu lu k yo k tu r diyenleri hari), Z eydiyye,
mmiyye (sn Aeriyye) Kerrmiyye, Neccriyye, Haeviyye.
b) Kfre Den Bid'at M ezhebleri: Havriten Acride'nin M eymniyye
kolu, Yezidiyye, M sta'l smailiyyesi hri Btm iyye ve N izriyye (ki bu
mezheb hicri 5. asrn sonlarna doru Hassan Sabbh tarafndan kurulmutur)
N usayriyye, D rziyye (D rzilik), Bblik ve Behilik (Behiyye) ki zaten
bunlarn m ntesibleri, kendilerini mslm an saym azlar ve yeni bir dnin
m ensbu olduunu sylerler.
C)
F k h M e z h e b le r: Fkh mezheblerinin hepsi de ehl-i snnet izgisi
zerinde yer alr. M u'tezile ve Zeydiyye gibi kfre dmeyen bir ksm bid'at
mezheblerinin slikleri de amelde bu mezheblerden birine balanr. Bunlar da
ikiye ayrlr.
1- Bugn Tbleri Bulunan M ezhebler: Hanefiyye, afiyye, M likiyye,
H anbeliyye, Zhiriyye'dir. Bu sonuncusunun m ntesibi pek az kalm tr.
Hindistan taraflarnda zhiri mezhebine balanan pek az kimse vardr.
2- Tbileri Kalmam Olanlar: Bugn tb ve mntesibleri kalmam ve
Fkh Tarihine gemi olan mezheblerin imamlar unlardr:
A bdullah b. brm e (v. h. 144), A bdurrahm n el-E vz (v. 157),
Sfyan es-Sevr (v. 161), M uham m ed b. A bdurrahm n b. E b Leyl (v.
148), Ca'fer es-Sdk (v. 148) (Bugn mmiyye, C afer es-Sadk'n amelde
ve tikadda mezhebine uyduklarn sylerler) Eb Ca'fer M uhamm ed b. Cerr
et-Taber (v. 310), Leys b. Sa'd (v. 175) (s)
F -A K D
T A K S M :
a)

M E Z H E B L E R N N

M U H T E L F

A ID A N

A lla h 'n S fa tla r A sn d a n :

Allah'n sfatlarn, Zat- B r ile kim, hakiki ve vcd olarak kabul


edenlere Sftiyye denilir. Ehl-i Snnet mezheblerinin hepsi, H im iyye ve

8)

( D a h a g e n i bilgi iin B k z . zmirli sm ail H akk, Y e n i lm - K e l m , C . l , s. 1 8 9 - 2 1 3 ,

st.. 1 3 4 1 - 1 3 3 9 ) .

108
K errm iyye gibi. Yalnz H im iyye ve K errm iyye, M cessim e (Allah'a
cismiyet isnad edenler) ve Mebbiheden (Allah' bakalarna benzetenlerden)
idi. H im iyye'nin kurucular olan H im b. H akem ve H im b. Slim elC evlik 'a'dan olup A llah T el'nn insann organlar gibi azalarnn
bulunduunu iddi ederlerdi. K errm iyye'nin kurucusu M uham m ed b.
Kerrm ise "Allah cisimdir, fakat dier cisimler gibi deildir" dedi.
Allah'n ztndan baka sfatlar yoktur, O'nun sfatlan ztnn ayndr,
zatnn tealluk ettii eylere gre bir durum udur, diyenler; Cehm iyye ve
M 'tezile'dir. Bunlar, Allah bilir, limdir, ama O'nun ztna zid hakk bir
ilim sfat yoktur, ztnn bilm e hali (lim iyyeti=bilicilii) vardr, derler.
A llah'n sfatlarn ztnn ayn kabul edenlere, sfatlar nefy ettikleri iin
"Muattla" denilir. Ayrca Allah' inkr eden Dehrlere de Muattla denirdi.
b) m n n Hakkat K onusunda Mezhebler:
m n edilecek konulara m'm enn bih veya m ann mteallak denilir.
M 'menn bih: Hz. Peygam berin Allah tarafndan getirip tebli etmi olduu
kesinlikle bilinen esas ve hkmlerdir. Bunlara Zarrt- dniyye de denilir.
Ahirete inanmak, namaz klmak, zndan kanmak gibi. Zarrt- dniyye'nin
neler olduunda-bunlar hem sbtu, hem de m anya delleti kat'i nasslar ile
sbit olduu iin, kfre den mezhebler hri-btn slm mezhebleri ittifak
etmitir. M 'menn bihe inanm ak keyfiyetine imnn hakkat denilir. Yni
zarrt- dniyye'yi bir kimse -K albiyle mi, diliyle mi veya her ikisiyle mi
veya bunlara ilveten bedeniyle de amel ederek mi- nasl kabul ederse, bu
iman olur ve mann hakkat vukua gelir. mann hakkat konusunda balca
be mezheb vardr.
1-Cumhr- M uhakkkn ki M aturdiyye'nin ounluu ve E'iyye'nin
bir ksmdr. Bunlara gre; man kalb ile tasdiktir. M 'menn bihi kalbi ile
kabul edip dorulamaktr. Bir kim seye diliyle ikrr, m slm an olduunun
bilinip ona slm muamelesinin uygulanmas iin lzmdr.
2-K avl-i M ehrculara ( em 'l-eim m eti's-S erah s v. 500/1100
M uhamm ed Pezdev (v.483/1090)gibi bir takm Hanefiyye fukahsna) gre:
m an, kalb ile tasdik ve dil ile ikrrdr. B unlar " ldrlm ek veya evinin
yaklmas korkusu gibi bir mazereti bulunm adan diliyle de ikrr etmeyen,
m'min olmaz" diyenlerdir.

109

3-Hricler, M 'tezile, Zeydiyye: Bunlara gre, m an, kalb ile tasdik, dil
ile krr, farzlar f etm ek ve haram lardan kanm aktr. Byk gnahna
tevbe etm eden len kimsenin ebediyyen cehennem de kalacana inandklar
iin bu m ezheblere bal bulunan kim selere va'diyye de denilm itir.
H ricilerin badyye (5 _..^l I ) kolu bugn Um m an ve Zengibar'da hl
devam etm ektedir. Y em en'de Z eydler pek oktur. M 'tezile'nin akidi,
ann inan sisteminin yandan fazlasn oluturmaktadr.
4- Kerrm iyye: m an sadece dil ile ikrrdr, diyenlerdir. Bu mezheb
mnkariz olmutur. Ortadan kalkmtr.
5- Mrcie: "man Allah' bilmektir. Kfire yapt iyilik fayda vermedii
gibi m 'm ine de gnh zarar vermez. G nahkr m'min cehenneme girmez,
hasent kabul edilir, seyyit afvedilir" diyenlerdir. B yle diyenlere,
M ezhebler tarihinde "Mrcie-i ehl-i dall" da denilir. Bu mezheb de munkanz
olmutur.
c)
K ulun dilem esi ve kader k on usu n da km olan balca
m ezheb vardr.
1- Cebriyye: Kulun ihtiyr ve irdesinin olmadn iddi edenlerdir.
2- Kaderiyye ve M 'tezile: Kulun m utlak hr olduunu ve iini kendisi
dileyip yarattn, iddi edenlerdir.
3- Ehl-i Snnet M ezhebleri: Kulun hr olduunu kabul etmekle beraber,
kadere de inanan kimselerin mezhebleridir.imdi Ehl-i Snnet mezheblerinin
en nemlisi olan Matridiyye'yi grelim.
G - M T R D Y Y E
M trdiyye slm akidinde m am Eb M ansr M uham m ed b.
M uhammed b. M ahmd el-M trd'ye nisbet edilen mezheb, demektir. mam
Eb M ansr el-M t rd nin akiddeki m ezhebine m ensub olanlara da
Mtridiyye denilir.
A lem 'l-H d, m m 'l-H d ve'l-M tekillim lakablaryla da anlan
M trd tahm nen 238/852 de M vernnehir'de bulunan Sem erkand'n
M trd kynde dom utur. 333/944 te Sem erkand'da veft etm itir. O,
slm a ok deerli hizm etler f etmi en byk M slman Trk alimlerinin
banda gelir. M vervnnehir'de Ehl-i Snnete nisbet edilen kelm ekolnn

110
kurucusu ve m m essilidir. Ehl-i Snnet kelm nn Irak'taki m m essili ise
Ebu'l-H asen el E'ridir.(v. 324/936) M trd'nin yaad ada ilim ve
edebiyta hizm et etm i olan Sm an O ullar devleti (844-999) hkm
srm ekteydi. B ize kadar gelen T e'viltul-K ur'n ve K itabt-T evhd gibi
eserlerinden anlyoruz ki M trd, Kelm, Tefsr, M ezhebler Tarihi, Fkh ve
uslnde derin bilgi sahibiydi. M trd'nin hocalar, ilimleri varp mam-
A 'zm Eb H anfe'ye dayanan Ebu'n-N asr el-yz, Eb B ekr A hm ed elCzcn ve M uhammed b. M uktil er-Rzdir. Bunlarn hocas ise m am Eb
Y usuf ve mam M uhammed' den okumu olan mam Eb Sleyman b. M s
el-C zcni'dir. m m eyn lakabyla tannan m am Eb Y suf ve mam
M uhammed, mam- A'zam'n en sekin talebeleriydi. Mtrd, hocalarndan
m am - 'zam 'n A kide dir el-Fkh'l-ekber, er-R isle, el-V syye, elFkhu'l-ebst, el-A lim ve'l-M teallim isim li rislelerini de okuyup rivyet
etm itir. M trd, im am ism ini alm aya ly k H akm es-S em erkand
(340/951), E bu'l-H asen er-R stufen (v.345/956) Ebu'l-Leys el-B uhr,
Ebu M uham m ed A bdulkerim b. M s el-Pezdev (v. 390/999) gibi byk
lim ler de yetitirm itir. mam lar M trd'ye byk bir sevgi ve sayg ile
bal olan bu limler, M vennehir'de M trdyye M ezhebini dellleri ile
kuvvetlendirerek aklyorlar ve yaymaya alyorlard.
E'ryye kelm m ektebinin doup gelitii yer olan Irak pek ok bid'at
mezhebinin kt bir blgeydi. mam E'r, Revfz, Karamta ve zellikle
M 'tezile ile ok iddetli ve grltl cedel ve m nkaalarda bulunmutu.
M trd'nin yetitii M vernnehir ise Irak'tan uzak olduu iin az da olsa
bid'at cereyanlarndan slim kalm t. Fakat sonunda bu cereyanlardan bir
ksm M vernnehre szm, M 'tezile'nin sesi buralara kadar aksetm i ve
nisbeten olsa bile bid'at mezheblerinin mensublar buralarda da bulunuyordu.
M trd, M vernnehr'e kadar gelen M 'tezile'den baka, D ehriyye,
Seneviyye ve K aram taya kar m antkl ve istikrarl m cdeleler vermiti.
O'nun Kitab't-Tevhd'i bunlar gibi sapk fikir ve bid'at cereyanlarn iine
alan ve bunlar gerei gibi rtm eye alan en deerli ve en eski veska
mhiyetini tamaktadr.
M etodu:
G erek E'r, gerekse M trd, M 'tezile ve dier bid'at m ezheblerine
galebe alabilmek iin hasmlannn metodlarnm akl- selme uygun taraflarn
alm lar ve Ehl-i Snnet kelm nn kurucusu olm ulardr. Fakat, Ehl-i

111
Snnetin kelm metodunu daha ziyde doru ve lm bir ekilde balatan, akla
da ve nakle de lyk olduklan deeri vererek bal kalan ve bu ekilde Islm
akidini aklamaya alan M trd olmutur. nk dinde akla uymayan bir
ey yoktur. A llahn varl, hayat, ilim, kudret, irde gibi sfatlar ve Hz.
M uhammed'in (SAV) peygamberlii aklla isbat edilir. Yine naklin bildirdii
hiret ve ahvli gibi gayb haberlerinin imkan akl ile gsterilir ve Resuln
haber verdii ekilde bunlara iman edilir .Kelm m etodunda m an edilecek
esas ve konularn hepsi haber-i sdk (sahh bir ekilde bize kadar gelen
haber-i resul ile) tesbit edilir. Bunlar isbat etmeye yarayacak delillere gelince,
bunlardan duyulur leme id olanlar iin duyular ve bunun tesinde kalanlar
iin akl kullanlr. Bu ekilde bilgilerim izin bu kayna ve bunlarn
deerleri hakknda konuup gerekli aklam ay yapan m am M trd
olmutur. O bilgilerimizin sebepleri ve deeri hakknda konuan ilk slm
limi ve m tekellim olduu iin bu konularda kendisinden sonra gelen
kelm clara r am tr. O ndan sonra gelen kelm clar da yazdklar
eserlerin mukaddimelerinde bilgilerimizin kayna ve kymetini yazmlardr.
M trd Kitab't-Tevhdinde insan ilme ulatran yollarn iyn (salam
duyu organlar ve bunlarla yaplan deney ve gzlem), haberler ve akl istidll
olduunu ve bilgiye ulaabilm ek iin bu yollarn hi birisinden m stani
olunam ayacan sylyor. O na gre bunlardan her birinin sahasna giren
bilgiler grubu vardr. Her bilgi alanna ancak kendisine gtren yolla gidilir.
Duyularla elde edilen bilgiyi inkr eden inat ve kendisini beenmitir.(9)
M trd 2 eit haber olduunu syler: 1- M tevtir haber; bunun doru
olduunu tesbit etmek iin aratrp tetkk etmek lazmdr. 2- Peygamberlerin
haberleri; Yanlarnda, doruluklarn gsteren yetler (mucizeler) bulunduu
iin onlarn verdikleri haberlerden daha doru bir haber yoktur. nk,
doruluklarnn aklk ve seiklii bakmndan kalbin snp yataca szler
peygamberlerin haberleridir. (10)
M trd akl hakknda yle der:
Akln istidlline gelince bunun ilmin sebebi olduunu kabul etm ek
gerekir. nk du y u lar ve haberlerle elde edilen bilg ileri dnp
tertipleyerek hkm veren odur. Duyulardan uzak olan ve bunlarn dnda
9)

E b M a ns r Matrd, K itab ii't-T evh d ,s .7 - 8 , B e y r u t,1 970.

10)

A y n eser s. 8.

112
kalan eyleri anlayan, haberle bilinen eylerde yanllk olup olmad ihtimli
zerin d e duran, sonra p ey g am b erlerin m cizeleri ile sih irb azlarn
aldatm acalarn ayrd eden ve baka eylerin doruluunu veya yanlln
anlayan akldr. Akln tefekkr ile mahlkattaki hikmeti ve yaratclar olan
Allah'n varlna dellet eden dellleri anlarz. N itekim akil ile Kadm olan
A llah' bilir, Onu hdis olanlardan ayrd ederiz.( ) M trd Te'vilt'lKur'n ve Kitab't-Tevhd isimli eserlerinde akl tefekkr ve istidlli mdfaa
eder, vahyin irdna dayanan aklatim ad eder. Allah'n varl hakknda akl
dell getirm eyi m utlaka gerekli grr. Akl kayar ve doruyu bulam az
korkusuyla sadece nakle dayanmay gerekli gren fukaha ve hadsilere kar
kar ve yle der: "nsana akln kullanm aktan vazgem eyi telkin eden
eytan vesveseden baka bir ey deildir. nk eytan, kiiyi aklnn
sem eresinden alkor, iyi frsatlara nil olm ak ve istediini elde etm ek iin
gvencelerini sarsar. Akl kullanarak eyay dnm ek, onun prensip ve
sonularndan gizli olanlar bilm ek iindir. Sonra bunlarda eynn hdis
olduuna ve bunlar yaratann varlna, nefislerini ehvetlerine uymaktan
alkoyanlar iin delller vardr. Bilinsin ki akl kullanmaya mni olan eytann
vesvesesi ve iidir." ( I2)
Yine M trd'ye gre akl hat ve srmelerden korum ak iin ihtiyatl
davranm ak, ma'kln yannda nakle de dayanm ak gerekir. O bu konuda
yle der: "Kim nakle dayanarak akl kullanm ada dikkatli ve ihtiyatl
bulunm ay inkr eder ve akldan gizli kalan eylerin m hiyet ve knhn
anlam ak ister ve Hz. Peygam berden bir iaret olm akszn nks ve snrl
aklyla Allah'n hikmetlerinin tamamn ihata etm eye alrsa, aklna zulm
eder ve ona kaldramayaca eyleri yklemi olur." ( I3)
M trd'nin elinde hocalarndan okuyup rivyet ettii mam- 'zam'n
risleleri, akidden kelam ilmine dnt. Bu risleler, inanlmas lzm gelen
Ehl-i Snnet akdesinin beyan mesbesinde idiler.
M trd bunlarda beyan edilen akaidi baka nakl delillerle takviye etti ve
akl kesin delllerle destekledi. Akidin teferrutn brhnlarla kesinletirip
kuvvetlendirdi. O M vernnehir lkesi ve dier T rk blgelerinde Eb

11)

A y n ese r s. 9 -1 0 .

12)

A y n ese r s. 13.

13)

M . E b Zehra, T r h u ' l- M e z h ib i' l - ls l m i y y e , f i 's - S i y s e t - i v e 'I-A k id , s. 2 1 2 - 2 1 3 ,

M sr , tarihsiz.

113
Hanfe ekolnn kelmcs Ehl-i Snnet ve'l-Cematn reisi oldu. Bu sebeple
akidde Hanef mezhebi, Matrd'ye nisbet edildi. Bylece az bir ksm hri
Hanefi M ezhebinde bulunan kelmclara M trdyye denildi. Eb Hanfe'nin
ismi ancak H anef fkhlarna nisbet edilmekle yetinildi. Bir ok kelmclar
ve aratrclar, M trdyye diye anlan bu Ehl-i Snnet M ezhebinin asl
kurucusunun m am M trd deil, mam - 'zam Eb H anfe olduunu,
M trd'nin ise Onun yazd akid esaslarn akl ve nakl delllerle
destekleyerek akladn yazarlar. Bazlarnn iddi ettii gibi M trd mam
E'ri'nin tblerinden deil, m am - 'zam ve arkadalarnn esaslarn
tedvin ettii Ehl-i Snnet M ezhebini tafsil ve teyd ederek devam
ettirenlerdendir.
m am Eb'l-H asen el-E'ri ile m am E b M ansr el-M trd, Ehl-i
Snnet akdesini yaym a gyesinde ve pek ok zahlarnn neticelerinde
biieiyorlarsa da, her ikisinin kelm metodlar birbirlerinden az ok farkldr.
phesiz her iki kelmc da K ur'n'n iine ald akidi akl ve m antk
brhnlaia isbat etmeye alyorlard.. nk selm akl ile sahh nakil asla
atmazd. Fakat Mtrd, E'ri'nin verdii nemden daha fazla akla deer
veriyordu. O 'nun indinde akln daha ok deeri olduuna E 'ariyye ile
Mturdiyye mezhebleri arasndaki farklar dellet eder.
M T U R D Y Y E LE E A R Y Y E A R A SIN D A K F A R K L A R
1
- H er iki m ezhebe gre Allah'n varln, akl dell getirerek bilmek
vcibtir. (farzdr)! M trdyye'ye gre peygamber gnderilmezse bile Allah'
aklen bilmek vcibtir. Allah' bilmenin vcbunu idrk eden akldr. Akl tek
bana Allah'n varln bilebilir ve bunun vcbunu idrk edebilirse de,
peygamber gnderilmeden, Allah tarafndan yaplmas teklif edilen hkmleri
tek bana bilem ez. A llah' aklla bilm enin aklen vcib oluu gr,
M t rd lere m am - 'zam Eb H a n fe den gem itir. B ey z'n in
(1098/1687) aklamasna gre, Eb Hanfe, "Akl yaratklara bakarak Byk
Yaratc'y bilmenin leti olduu iin Allah' bilmem ekte kimsenin m'zereti
olamaz" dem itir.(14)
E 'rler ise; akl, A llah'n varln ve birliini bilm ede let olduu

14)

K e m a le d d in e l- B e y z , Irtl - M er m , s. 7 5 , 82.

114
halde, ona bu bilmenin vcbunu emi' eden akl deil, Allah'tr. Allah'n emri
de vahiy ve eriatla bilin ir,(15) diyorlar. M trdler de A llah' bilmenin
vcubunu em r eden Allah ise de, akl Allah'n vaz'edip emrettii bu vcbu
bilebilir, diyorlar. Fakat "akll bir kim senin m azeretsiz olarak Allah'n
varlna ve birliine dir akl dell getirmeyi terketmesi haramdr. Akl delli
bir zr olm adan terk eden gnahkr olur. Akl tek bana Allah' bilebilir.
Fakat teklf hkm leri (insanlarn A llah tarafndan m kellef tutulduklar
hkmleri) bilemez" neticesinde her iki mezheb de birleiyorlar.
2- E'ri, Allah Tel, bir sebep ve m aksattan dolay fiillerini ilemez.
(Allah'n fiilleri, maksat, gye ve illetlerle muallel deildir). Yani Cenb-
Hakk bir eyi sebep, maslaht ve gyesiz iler de, bir sebebe mstenid ve bir
m aslahta m ebn ilemez. nk O ilediinden sorum lu tutulm az, onlar
(insanlar...) sorumlu tutulacaklardr, der. Ayetler de geen Allah'n hikmetini
de ilim ve irdesine irc eder.
M trd'ye gre Allah, kendisine Hakm (hikm et sahibi) diyor. O halde
O'nun hikm et sfat da vardr. Allah, bo ve abes ilerden mnezzehtir. Her
bir ii hikm etten hli deildir. Y ce A llah, gerek teklf hkm lerinde,
gerekse yarat ilerinde bir zorlayan ve vacib klan olm akszn bu hikmeti
murat etmi ve kasdetmitir. nk O muhtar, serbeste dileyen ve dilediini
ileyendir. M 'tezile'nin dedii gibi aslah ve kullarnn m eslihine riyet
etmesi ona vcib olmaz. nk, vcb ve gerekli olma, irdeye aykr olur ve
bakasnn onda hakknn olduunu gerektirir ve O 'nun yapt eylerden
sorumlu olmasn gerektirir. Allah yaptndan sorumlu deildir.(e)
3- M trdler, Allah'n Tekvin (halk) sfatn kudret sfatndan baka
ezel ve hakk sfat kabul ederler. nk Allah, K ur'n'da kendisini halik
(yaratc) olarak vasf etm itir. Allah eyay kudret sfatiyle deil, tekvn
sfatyla yaratr,derler.
E'riler ise, Tekvn sfatn, Allah'n kudret sfatnn yarataca eylere
hdis olan bir tealluku olarak kabul ederler.(17)
G rlyor ki M trdyye nakle bal kalm lar ve bu ballktan taviz
vermeksizin naslarn zne uygun akli aklam alarda bulunmulardr. zmirli

15)

R a z i , M e f t i h u ' l - G a y b , c . . 5 , s . 5 6 0 - 5 6 1 , st.

1 3 0 7 -1 3 0 8 ; M u h a m m e d evkn,

rdu I-Fuhl, s.6, Kahire, 1349.


16)

B k z . e h z a d e ayn eser, s. 2 7 -2 8 ; z m ir li sm ail H ak k , ayn eser, c .2 , s. 1 2 6 - 1 3 6 .

17)

T eftzn , erhu'l-Akaid, s. 1 0 0 -1 0 2 .

115
smail Hakk "Yeni lm-i Kelm" isimli eserinde, E'riyye ile M trdyye
arasndaki farklar belirtirken "E'riyye indinde tevbe-i ye'is (bir kimsenin
lm esnasnda lh azb grrken tevbekr olup m an etm esi) makbul
deildir, M trdyye indinde m akbldr."(Bkz. Yeni lm-i Kelm , c .l s.
115, 1341-1339, st.) demesi yanltr. nk M trdlere gre de tevbe-i
ye's asla makbul deildir. Yalnz s m'minin tevbesi bundan mstesnadr.
Allah isterse kabul eder.
M trd, T e'vilt'm da Ebu'l-M u'n en-N esef (. 508/), Tabsra'sm da
tevbe-i ye'sin makbul olmaynn sebeplerini aklarlar:
" nk bu iman korku ve azb giderm ek iin inanmadr. alma ile
eriilen m an deildir ki onun (lenin) inanmas itihad (emek ve gayret) ile
husule gelen imn olsun.,"(18)
"Bir kim senin ye's hlinde veya hirette azb grrken iman etmesi
geersiz ve faydasz olur..." (l9)
Tevbe-i Y e'sin m akbul olm ayaca hakknda "K tlkleri ileyip
dururken lm bunlardan birine geldii zaman imdi tevbe ettim, diyenlerin
tevbesi yoktur." (en-N is,18) "Azabm z grdkleri vakit iman etm eleri
kendilerine fayda verecek deildir." (Gfir,85) gibi yetler vardr. M trdler
y etlerin z h irin e ay k r d ecek g r le rd e b u lu n m a z la r.Y a ln z
Allah,m'min bir kimsenin lrken tevbesini isterse kabul eder.
H er iki taraf da 'tikd esaslarn temel zahlarnda ve dinden olduu
kesinlikle bilinen m eselelerde birletikleri iin, birbirlerini bid'ata nisbet
etmemilerdir. Buraya yazlacak baka balca ihtilaf ettikleri farkl grleri
unlardr:
4rde-i C z'yye: E'ar'ye gre irde-i cz'yyeyi Allah yaratr.
M trdyye'ye gre, irde-i cz'yyeyi Allah yaratm az. Kul buna sahiptir.
M trdlere gre, insann ruhuna irade verilm itir. Bu iradeye " irade-i
klliye" de denilir. M m kin olan fiillerden ve terk etm elerden birini tercih
etm e (sem ek) zellii olan bu irade Allah tarafndan insann ruhuna
konulmutur.
rade-i cz'iyye, irade (irade-i klliyye) sfatn, yapp yapm am aktan
veya ileyip terketm ekten birine yneltm ektir. Y ani insann, aklnn
yardm yla iradesini bir ii ilem e veya terketm eye yneltm esine irade-i
18)

T e ' v i l t , varak 182 a. K a y se ri R aid Ef. K tb han esi N o : 4 7 ) .

19)

T a b s ra t -l-E d ille, R a id Ef. Kt. N o : 4 9 6 varak,86. S l e y m n i y e Fatih Kt. N 0 : 2 9 0 7

varak,96.

116
cz'iyye denilir. Kendiliinden fail olan ruhun bir temayl ve semesi olan
irade-i cz'iyye'ye (buna azm-i m usam m em de denilir) kul sahibtir. Bunu
A llah yaratm az, kader ve kaza (A llah'n iradesi) insann cz' iradesine
tabidir. Yani kulun iradesi, Allah'n iradesinin taallukuna vesile ve sebebtir.
Kul hrdr.
5 - E'ariyye'ye gre k esb , kulun kudretinin m akdra (yaplacak ie)
iktirndr.m am E'ar'ye gre, kulun kudretinin iinin vukuunda hibir tesiri
olm az. i A llah yaratr. M trdiyye'ye gre kesb, gerekten azmedip
isteyerek kudretini sarfetm esidir. K ulun kudreti, iin vukua gelm esinde
etkilirdir. in neticesini yaratan Allah'tr.
6 - E 'ilere gre, A lla h 'n k u lu g y e t ir e m e d i i ilerle
m kellef tutmas caizdir. M atridlere gre caiz deildir.
7 - E'rilere gre C en b- A lla h 'n K el m - n efssin i iitmek
caizdir. Mtrdlere gre ciz deildir.
8 - Erilere gre, E zeld e m a'd m a (yok olanlara) lh hitb
taalluk eder. nk Allah ezelde m kellim dir. M trdlere gre taalluk
etmez.
9 - E'ilere gre, erk ek lik n b v v etin (p ey gam b erliin ) art
deildir. Kadn da neb (peygam ber) olabilir. M trdlere gre erkek olmak
nbvvetin (peygamberliin) artlanndandr. Kadn peygamber olamaz.
1 0 - E 'ilere gre, m sl m a n o lm a y a n da A lla h 'a ibad et
e t m e k le m kelleftir. bdet etm edii iin de ayrca azablandrlr.
M trdlere gre mslim olmayan ibdet etmekle m kellef deildir. Bundan
dolay ayrca azablandnlmaz.
11
-Erilere gre, M rted ( sl m d a n k m ), tek ra r m an
e d e r s e eski amelleri avdet eder. M trdlere gre mrted iman etse de tekrar
amelleri dnmez.
1 2 - E 'rilere gre, K u r a n n b z s (b az y e tle r i) d ier
bazsndan (baz yetlerden) d aha b yk ve faziletlidir. M trdlere
gre baz yetler dier baz yetlerden daha byk deildir.
1 3 -E'rilere gre sah ih tefek k r ve istid ll a n ca k Allah'n
bilgiyi ya ratm asyla ilim ifde eder. M atdilere gre Allah'n yaratmas
ve beern kesbiyle birlikte ilim ifde eder. (^)
1 4 -M trdlere gre, im an artm az ve eksilm ez. lim ve amel ile

20)

B u k o n u d a g e n i b ilg i i i n , B k z . B e y z , rt 'I-M erm , s. 5 3 - 5 6 ; e y h z d e ,

N azm 'l-F er id; zmirli sm ail H a k k , Y e m lmi K e l m , c . l , s . 1 1 3 - 1 1 5 .

117
kuvvetlenir, ilimsiz ve amelsiz zayflar.
E'arilere gre, iman atar ve eksilir.
1 5 -M turdlere gre, mmin mttaki kullar; Cebrail, Mikil gibi byk
sekin m elekler hari, dier m eleklerden efdaldir, daha faziletlidir. E'arilere
gre ise melekler daha faziletlidir.
M T R D Y Y E M E Z H E B N G E L TR E N LER
Biz, M trd'nin akid ve kelm metodunu eserlerinden reniyoruz.
M trd pek ok eser telif etmitir. Ancak bunlardan pekou zyi olmu,
gnmze kadar ancak iki tanesi gelebilmitir:
Bunlardan birisi "Te'vlt'l Kur'n" dier ad Tev'lt Ehli's-Snne"
dir. D nya ktphanelerinde 50 tane kadar nshas olduu sanlmaktadr.
Hemen hemen stanbul'un her ktbhanesinde bir nshas mevcuttur. Diryet
usln tkib eden ok kym etli bir Kur'n tefsridir. M ellif m nasebet
dtke, akid konularna ok yer ayrr ve bid'at mezheblerinin grlerini
reddeder. Bu bakmdan M trdyye akidine aid kymetli bir kaynak saylr.
Bu eser E bbekir M uham m ed b. A hm ed es-Sem erkand (v. 533/1158)
tarafndan erh edilmitir. B ir nshas ehid Ali Paa ktbhanesinde (no:
283) vardr. D ier eseri K itab 't-T ev h d 'd ir. D nyadaki tek nshas
Cam bridge niversitesi K tbhanesinde 3651 num arada kaytldr. D oktor
Fethullah H uleyf tarafndan tahkik edilerek 1970' de Beyrut'ta bastrlmtr.
M trdyye M ezhebini gelitiren ve zirvesine karan lim Ebu'l Mu'n
M eym n b. M u h am m ed en -N e se f'd ir. (v. 4 1 7 -5 0 8 /1 0 2 4 -1 1 1 5 )
M trdyye'nin yetitirdii en byk kelm clardandr. N esef m am
M atrid'nin grlerine (m ukallidin mn hakknda gr hari) bal
kalm tr. Eri K elm nda Ebu B ekir el-B akilln (v.403/1013) ve el G azzli ( v.505/1111) nin deeri ne ise, M trd Kelam nda da Nesef'nin
deeri ayndr. M trd'nin kitablarnn zellikle K itb't-Tevhd'inin iyi
anlalm as iin N esef'nin T ab srat 'l-E d ille isim li kitab bir anahtar
m esbesindedir.N esef'nin dier bir kitabnn ismi "et-Temhd li-Kavidi'tTevhid"dir. Bu kitabn stanbul ktbhanelerinde birka nshas vardr.
M esel, B eyazd K tphnesi no: 3078, (158 varak) N esef'nin Bahr'lKelmsfi Akid-i Ehli'l-slm isimli kitab ise Konya'da Ali Ramazan Hadm
tarafndan 1327-1329/1911 'de bastrlm tr. Bu kitab yine ayn ylda
Khire'de de bastrlm tr. (Biz Ebu'l M un en-N esef'nin man hakkmdaki

118
dell ve aklam alarn iine alan bir kitab telf ettik ve buna m odem ve lm
isbt- vcib delllerini ekleyerek "man ve A llah'n varlnn isbt"ismini
vererek bunu 1989 da Kayseri'de bastrdk.)
M trdyye Kelmna hizmet eden baka Nesefler de yetimitir. Nesef
Sem erkand ile Ceyhun nehri arasnda bulunan bir ehirdir. O rtaada bu
ehirde slm ilimlerin her dalnda eser telif etmi pek ok lim yetimitir.
Ebu Hafs Necmeddin mer en-Nesef (v. 537/1142), Burhnddin en-Nesef
(v. 687/1289), E bu'l B erekt en -N esef (v. 710/1310), M trdyye
m ezhebine hizm et eden byk limlerdendir. Bu sonuncusunun "Medriku't
-Tenzl ve Hakiku't-Te'vl" isimli tefsri pek mehurdur. Tefsirinin muhtelif
yerlerinde M trd Kelmna it grler yer alr.
m am Eb M ansur M trd, b ir m 'm inin inancn ak l delle
dayanmadan krkrne taklid eden kimsenin (mukallidin) mannn kuvvetli
bir tem ele dayanm ad iin m akbul olm adn sylem itir. Bu konudaki
M atridnn grlerini N esef'nin T absrat'l-E dillesi'nden nakledelim :
"Dellsiz olduu iin mukallidin tasdki faydal olmaz. nk sevab kulun
ektii meakkat karlnda verilir. M ukallidin m ann aslm kazanmasnda
sknts yoktur. Bilakis m ana ulam ada dell getirm e ve bhe ile kesin
dellleri ayrd etmede, dnm enin kaidelerini gzetip nazar ve teemmle
alarak karlalan kukulan giderm ek iin sknt ekilir.......Kii emek ve
gayretini sadece pein lezzetleri elde etmek iin harcar, yalnz kendisini geici
dnya ile faydalanm aya terkeder. Sonra hibir skntya gs germeksizin
klfet ve m eakkate katlanmakszn m an ederse sevab elde edem ez ve bu
m ann faydasn grmez. Nitekim , nceden istidll olm adndan dolay,
azab grrken, inanann bu man fayda vermez."(2) M trd'nin bu grne
bata N esef olmak zere hi bir M trdiyye kelmcs katlmamtr. nk
m an Allah' ve Resul'nn, Allah tarafndan getirdiklerini tasdik etmektir.
K alpte phesiz kesin tasdik bulunup; bunun zdd, tekzib gelm edii
m ddete m an m akbuldr. Gc yettii halde A llah'n varlna delller
getirmeyi terkeden m'min gnahkr olur.
slm T arihinde akidi aklayan i'tik d m ezh eb ler balca
drt tane olm utur. Bunlar, R eslllah'n ve A shb- K irm n akidde

21)

Tabsrat'l E d ille .R a id E fe n d i K t b h a n es i no: 4 9 6 , varak: 8b. Fatih K t b h an esi,

n o : 2 9 0 7 , varak: 9 b -10a .

119
zerinde bulunduklar yola yaknlklar itibariyle yle sralanrlar.
a) E h l-i S n n et-i H ssa d en ilen S elefiyye: B unlar nasslarn
zhirine ball ve teslim iyeti ir edinm iledir. K ur'an'da bildirilen man
esaslarna, aklla fazla irdeleyip kurcalamadan iman ederler.
b)
E ' r i y y e , nasslar esas olarak alp akl d elllerle bunlar
desteklerler.
c) Mtrdyye, bunlar da E'riyye gibi kelm m etodunu kabul
ederler. Kur'an ve sahh snnette bildirilen akidi daha fazla akl ve kuvvetli
delllerle desteklerler.
d) M 'te z ile ; bunlar akl ess alp nakil ile bunu desteklem eye
alrlard. Baz aratrclar, akla bu kadar nem verdii iin M trdyye,
S elefiyyeden daha ok M 'tezile'y e yakndr dem ilerdir. D ikdrtgen
eklinde bir alann ucunda Selefiyye yani Ehl-i Hadis teki ucunda M tezile
bulunur. Alann M tezile'ye bitiik 1/4'inde M trdyye, M uhaddislerin
yannda E 'riyye m evcuttur, dem ilerdir. M tridiyye aklam alarnda
naslara son derece ballklarndan dolay, zm irli sm ail Hakk gibi baz
limler, bunun aksini sylemilerdir. Yani Selefiyyenin yannda M trdyye
yer alr demilerdir.(22)
M trd, nasslarn yardm yla akl istidllin gerekli oluu prensibini
tefsirinde de uygulamtr. O Tevilat'l-Kur'an isimli eserinde mtebihleri
muhkem yetlere hamletmektedir. Yol bulabildii vakitte Kur'n Kur'n ile
tefsr etm ektedir. nk K ur'an'n bir ksm dier bir ksm yla elim ez.
"Eer O (Kur'an) Allah'tan bakas tarafndan olsayd, elbette iinde birbirini
tutmayan birok eyler bulurlard". (en-Nis, 82) M trd, mtebih yeti
dayandrp hamledecei bir muhkem yet veya kat' bir dell bulamazsa te'vl
etmekten kaar. M tebih yetleri te'vil hususunda takib edilen bu metodu
E 'ri de kullanm tr. A ncak E 'riyye ve M trdyye kelm clarm n
mteahhirni, halk yanl yorum layarak tebhe dmesinler diye mtebih
yetleri te'vl etm ilerdir. Bu te'vllerin de bu yetlerin kesin anlam
o lm a d n , ih tim a l d ire s i i in d e o ld u u n u b e lir tm i le r d ir .

HSN VE KUBUH
Hsn lgatte gzellik, kubuh da irkinlik demektir.

22)

B k z . Y e n i lm -i K e l m , c . l , s. 108.

i 21)
Istlahta ise hsn ve kubuh mahiyetleri ve eitli ynleri itibariyle
anlama gelir:
1-Hsn bir eyin kemal sfat olmas, kubuh da bir eyin noksan sfat
olm asdr. lim ile cehil gibi. nk ilim, kendisiyle m uttasf olduu zata
kemal (olgunluk), cehil (cehalet) de bununla m uttasf olan kiiye noksanlk
verir.
2-H usn, m aksat ve tab'a uygun olm ak; kubuh da m aksat ve tab'a
uygun olm am aktr. A dalet ve zulm gibi. Bu m anadaki hsn ve kubha,
maslahat ve mefsedet de denir.
Hsn ve kubuhun bu iki manas, insanlarn ilerindeki sfatlar iin sabit
olduunda ve bunlarn da akl ile idrak edildiinde slm mezheplerinin ittifak
vardr.
3-H usn dnyada m edhe, ahirette sevaba vesile olm aktr. Kubuh da
dnyada zemme (ktlenmeye), ahirette ikaba sebebiyet vermektir. badetler
ve iyilikler dnyada m edhe (vlm eye) vesile ve ahirette sevaba vesile
olduu iin gzeldir. K fr ve m asiyetler, dnyada ktlenm eye, ahirette
ikaba sebep olduu iin kabihtir (irkindir). Bu m anada yani hsn dnyada
m edhe ahirette sevaba vesile olmas ve kubhun da dnyada zem m e ahirette
ikaba sebep olmas anlam nda m ezhepler ihtilf etm itir. Bu ihtilf eden
mezhebler de balca tanedir.
1-E'ariyye M ezhebi:
eran ve dmen em rolunan eyler hasendir (gzeldir), nehyedilen eyler
de irkindir. Husiin em rin m ucebidr. Yani emir, em redilen iin hsnn
gerektirir. M e'm urun bih (em redilen i) ri-i hakim (A llah) tarafndan
em re d ild i i iin gzel o lm u tu r. M e'm u ru n b ih 'in h add-i ztnda
(hakikatnda) gzel olup olm adn biz aklm zla bilem eyiz. N ehy olunan
iler de ri-i hakim tarafndan nehyolunduu iin irkin grlmtr. Akl
ise ancak Allah'n bu hususlardaki hkmn idrak etmeye ve bunlardaki lh
hikmeti beyana vasta ve nakl edenin doruluunu bilm eye alet olur. Bu
sebeble kendilerine peygam ber gnderilm em i olan fetret devrindeki halk
er hkmlerden hibir ey ile m kellef olamazlar. H lsa E'arilere gre,
ilerdeki hsn ve kubuh akl deil er'dir. Zat deil, izafidir.
2-M u 'tezile M ezhebi:
M u'tezileye gre eriat tarafndan emredilenler, onlarn mahiyetlerinde
ve sfatlarnda bulunan gzellik sebebiyle emrolunmulur. Nehy edilenler de,

121
m ahiyet veya sfatlarnda bulunan irkinlik sebebiyle nehy edilm itir.
B unlarn gzelliine ve irkinliine hkm eden akldr. A kl, eriatn
beyanndan nce her iin aslnda ve mahiyetinde veya sfatlarnda onu ileyeni
vgye ve sevaba lyk klacak bir gzellik cihetinin olduunu veya
ktlem eye ve ikaba (azaba) m stahak klacak bir irkinlik cihetinin
bulunduunu anlar. m ann gzellii ve kfrn irkinlii gibi. A kln
gzelliini idrak ettii iler, yine akln m kellef klm asyla vacib olur.
irkinlii anlalan iten de kanmak akln teklifiyle vacib olur. te bir eyin
aslndaki veya sfatlarndaki gzellik eriat tarafndan onun emredilmesini, bil
iin m ahiyet veya sfatlarndaki irkinlik de onun yasaklanmasn gerektirir.
Hlsa ilerdeki gzellik ve irkinlie hkmeden akldr.
a) lerdeki gzellii veya irkinlii akl bazen zaruri olarak idrak eder.
Faydal doruluun gzellii, zararl yalann irkinlii gibi.
b) Bazen de dnerek istidll yoluyla idrak eder, zararl bir doruluun
gzellii, faydal bir yalann irkinlii gibi.
c) Bazen de baz ilerdeki gzellik veya irkinlii akl tek bana eriatn
beyanndan nce bilemez.
Ramazan aynn son gnnnde oru tutmann gzellii ve evval aynn
ilk gnnde oru tutmann irkinlii gibi.
3-M tu rd iyy e M ezhebi:
M t rd ler bu konuda M u'tezileye yakndrlar. M turdlerin ve
H aneflerin ou n lu u n a gre, hsn em rin m edluldr. Y ani em ir,
emredilen eyin mahiyetinde veya sfatlarnda gzellik olduuna dellet eder.
Em redilen i, aslnda gzel olduu iin A llah tarafndan em redilm itir.
Nehyolunan ey, aslnda irkin olduu iin Allah tarafndan yasaklanmtr.
Ancak ilerin gzellik ve irkinliine hkmeden akl olmayp eriattr. nk
gzel olan bir iten dolay ahirette Allah taalnn m kfat vereceine akl
hkmedemez. Allah taal zerine hibir ey vacib deildir. Gzel iler iin
mkfaat vereceine, irkin iler iin azab vereceine hkmeden Allahtr.
A llah'n m m inlere ve iyi ilerin e verecei m kfaat, l tu f ve
rahm etiyledir. K firlere ve kt ilerin sahihlerine yapaca azap da ilh
adaletinin gereidir.
M trd'ye gre hsn ve kubuh asndan eya ve iler ksmdr: a)
nsan aklnn tek bana gzelliini anlad eyler, b) Tek bana akln
irkinliini idrk ettii eyler, c) Tek bana insan aklnn ne gzelliini ne de
irkinliini anlad eyler ki, bunlarn da gzellii ve irkinlii ancak Allah'n

122
em retm esiyle anlalr. u kadar var ki, akln gzelliini bildii eyleri bile
Allah em reder, irkinliini bildii eylerden de Allah nehy eder. Akln tek
bana m kellef klma ve sorumlu tutm a hakk yoktur. Dni sorumluluklarda
sorum lu tutm a hakk yalnz A llah'ndr. Yegne hkm veren ve insanlar
m kellef tutan O'dur.
Fakat M turdler nazarnda akl m uattal da deildir. Cenab- Allah'n
verdii baz kabiliyet sayesinde baz eylerin hsnn ve kubhunu idrak eder
ve beyan edebilir. Mesel; Allah' bilmenin gzellii ve mucize gsteren zatn
peygam berliini idrak edebilir. Akll insan Allah' bilmenin gzelliini ve
dolaysyla bunun vcubunu idrak edbilecei iin, fetret zam annda
yaayanlar ile kendilerine tebli ve davet erim em i insanlar muayyen bir
tecrbe zaman geirdikten sonra Allah' bilmek (marifetullah) ile mkellef
tutulmu olur. eriatn sustuu ve tevakkuf ettii husullarda da akl ilerin
gzelliini ve irkinliini idrak edici ve beyan edici bulunur.
H S N VE K U B U H U N K IS IM L A R I
Hsn iki ksmdr:
a) H s n li aynih: Em redilen eyin zat ve aslnda bulunan bir
gzelliktir, A llah'a im an gibi. A llah'a im andaki gzellik li aynih bir
hsndr.
Hsn li aynih de iki ksmdr:
1-Hsn li gayrih'ye benzem eyen ve asl sakt olmayan ve kalkmayan
hsndr. Allah'a imann gzellii asl kalkmaz ve bu husustaki teklif-i lh
esl sakt olmaz. nsan zorlam a ve lmle tehdid annda dahi kalbiyle tasdik
etmelidir.
2-Dil ile ikrar gibi hsn li gayrih'ye benzeyen hsn li aynih'dir. Bu
hsn lmle tehdid annda kalkabilir. Oru, zekt ve haccn gzellikleri de
hsn li gayrih'ye benzer. B unlar hakknda lh teklif baz sebeblerden
dolay kalkabilir.
b) H s n li g ay rih , zat ve m ahiyetinde olm ayp da bakas
sebebiyle gzel olandr. Cihad emri gibi. Cihad insanlan yaralayp ldrmeye
ve beldeleri tahribe sebeb olaca iin aslnda gzel deildir. lh dini nere,
ly- kelmetullah'a ve haklan korumaya vesile olaca iin gzellii (hsn),
li gayrih hsndr.
Kubuh da iki ksmdr:
a) Kubuh li aynihi: Duyularla duyulan bir fiil mutlak surette yasaklanm

123
olursa bundaki kubuh, kubuh li aynih'dir. H aksz yere adam ldrm enin
irkinlii gibi.
b)
Kubuh li gayrihi: Geici ve ariz bir sebeble nehyedilen eylerdeki
kubuh, kubuh li gayrih'dir. K iinin, det halindeki zevcesine yaklamas
gibi.(2)
Allah taalnm fiilleri ezelen ve ebeden hasendir. Allah'n fiillerinde er ve
irkinlik bulunm az. H ayvanlarn fiilleri ne hsn ne de kubuh ile vasf
olunmaz. Sabi'nin (akl yetmeyen ocuun) fiilinde ihtilaf edilmitir.

23)

T e f t z n , e r h u 'l-M a k a sd , C .2 , s . 1 4 8 - 1 5 1 , M a tb a a tii'l-H c c M u h a r r em Ef. 1305;

e y h z d e , N a z m 'l- F e r id , s . 3 1 - 3 3 , M s r 1317; B e y z rrlu I-M er m , s.7 6 ; M . Eb


Zehra, Tarihu'I-Mezahibi'l s l m i y y e , s.2 1 4 - 2 1 5 .

124
BBLY O GRA FYA
A cl n , smil b. M uham m ed el-Cerrh, K e f 'l - H a f ve Mzl'I-lbs
amme'-tehere mine'l-ahdis al elsineti'n-ns. 2. Cild.Kahire, tarihsiz.
A du dddn el-yc, Abdurrahm n b. Ahmed, M e v k f , lem'l-Ktb,
Beyrut, tarihsiz.
A hm ed A sm Efendi, M erh u 'I-M e'l fi erh i'l-E m l, Desedet,
1304.
A hm ed b. Hanbel, Msned, Kahire, 1313 h.
Ahm ed Cevdet Paa, M 'yr- Sedd, Matbaa-i mre, st. 1293.
A liy y 'l-K a a r , A l b. Sultn M uham m ed erh a le 'I-F k h 'l-E k b e r,
Kahire, 1956/1375
A rnold, T .W. ntr- slm tarihi, eviren, Haan Gndzler, Ankara,
1982.
e l-A z z , Ali b. Ahmed b. Nureddn Muhammed, S ir c 'l-m n r erhu'lCam i's-Sagr, M sr, 1304.
B a k ll n , E bubek ir M uham m ed b. et-T ayyib, T em h id 'l-e v l ve
telhsu'd-delil , Tahkik, mdddin A hm ed Haydar, Msr, 1987/1407.
B ad d , A bdulkahr b. Tahir, e l - F a r k
b e y n e ' l - f r a k , Tahkik.
M .M uhyiddin A bdulham id Kahire, tarihsiz.Usulddn, st. 1928-1346.
e l - B e y z , K em lddn Ahmed, rtu'l-M erm min ibrati'l mm,
Msr, 1949/1368
B reu sch , Prof.D r. F.L., G e n e l A n o r g a n ik K im y a , ev.Pof.D r.
E.Ulusoy, st. 1976.
B u h r , Eb Abdillah M uham m ed b. smail, Sahihu'l-Buhr, 8. Cild. st.
1315.
Cavit Ener, Prof.Dr. D enel Fizik, st. 1979.
C en giz Yaln, Prof.Dr. ve N uray Bet, D o.D r. M od ern Fizik ve
A tom Fizii. st. 1981.
Crcn, es-Seyyidiis-erif Ali b. M uham m ed, e r h u 'I - M e v k f , st.
1239.; Tarift, st. 1327.
C v e y n , m m 'l-H arem eyn E bu'l-M e'l A bdulm elik, K itab 'l-rd
il kavt''l-edille f U sli'l-i'tikaad, Tahkk, E s'ad Tem im , Beyrt,
1985/1405.
E b u 'l-B e k a a , Eyyb b. M usa el-Kefev, K lliy y t, mtb. el-mre, 1287.
Eb Dvd, Sleym an b. E'as, es-Snen, K ahire 1952
Ebu Zehra, M uham m ed, T a r h u 'l- M e z h ib i'l- s l m iy y e f's-siyaseti

125
ve'l-akaid, M sr, tarihsiz.
E'ar, Ebu'l-H asen Ali b. smail, el-bne an U suli'd-diyne, Badd,
1989; e l-L u m a ' fi'r-reddi al ehli'z-zeyg vel-bida Ner. Dr. Hamde
Gurbe, M atbaat M udar, 1955.
Frzbd, M ecdddn Eb Tahir M uham m ed b. Ya'kub, e l-K m s u 'lM uht Tercem esi, Ahmed Asm Ef. 4. cild. stanbul, 1304-1305
el-G azzl, Eb Hm id M uham m ed b. M uham m ed, hy U lm iddn,
4. cild; e l-M u s t a s f min lm i'l-U sl, 2 .Cild, M sr, Bulak, 1322;
lcm '1-avam an lm i'l-Kelm ; el- k tis d fi'l-i'tik a d , B eyrt,
1988-1409; el-M iin k z m in e d-dall, Tahkik. Dr. Cemil Salba, Dr.
Kmil A yyr Beyrt, 1983.
G elen b ev , sm ail, H a y e a le 'l- C e l l m in e ' l- a k a id , M atbaat-
M uharrem Efendi el-Bosnevi, 1303.
Harputi; Abdullatif, T e n k ih u 'l-K e l m fi akaid-i ehli'l-slm , st. 1330.
Hilmi Z iy a lk en , F elsefeye Giri, kinci Ksm, M ais T. ve S.A..
M atbaas, 1958.
bn Askir, Ebu'l-Kasm Ali b. el-Hasen, T e b y n u 'I -k e z ib iT -m fte r
f ma nsibe ile'l-im m Ebi'l-Hasen el-E'ar, Dimek, 1347.
sm ddn b ra h im b. M u h a m m ed , H a y e al erh i'l-A kaid ,
M atbaat- M uharrem Ef. el-Bosnev, 1288 h.
bn Haldn, Abdurrahmn b. M uhammed, M ukaddime, M sr, tarihsiz.
bn M c e , Eb A bdillah M uham m ed b. Y ezd, e s - S n n e , M .Fud
A bdulbk ner, Kahire, 1972 - 1973
bn M anzr, Ebu'l Fazl M uhammed b. M krim el-Efrk, L is n 'l-A rab ,
15. Cild. Beyrt, 1968.
smail Fenn, Lgata- Felsefe, st. 1341.
zmirli smail Hakk, Yeni ilm-i Kelm, 2 Kitab. 1341 / 1339 - 1 3 4 0 /
1343; M u h a ssa l 'l-K e l m ve'l-h ik m e, st. 1336
Lknev, M uhamm ed Abdulhayy b. Muhammed, e l- F e v id 'l- B e h iy y e ,
M sr, 1324.
Mansr Al Nsf, et-Tc el-Cmi'u li'l-Usl f ahdisir-Resl. 5. Cild.
st. 1961/1381
M trd, Eb M ansr M uham m ed b. M uham m ed, K itb 't-T evhd ,
Tahkk, Fethullah Huleyf, Beyrt, 1970; T e ' v l t e h li 's - s n n e
(Te'vlt'l-Kur'n) Kayseri Raid Efendi Ktbhanesi, No: 47.
M s lim , M slim b. Haccc el-K uayr en-N eysbr, S ah h -u M slim
(el-Cm i'u's-Sahh), 5. Cild. M .Fud A bdulbk Neri, Kahire, 1374 -

126
1375 / 1955 - 1956.

N esef, Seyf'l-H akk Ebu'l-M un M eymn B. M uhamm ed, T a b srat 'lE dille, K ayseri R id Efendi. Ktb. No: 496; B a h ru 'l-K el m ,
Konya, 1327 - 1329.
Ram azan Efendi b. Abdulmuhsin el-Behit, H a iyet erh i'l-A k aid ,
Dersadet, 1314.
R z , Fahrddn M uham m ed b. mer, M e f th u 'l-G a y b , 8. Cild. st.
1307 - 1308; M uhassal efkril-mtekaddimn ve'1-mteahlirn, Msr, 1323.
Sevin, Karol ve A rkadalar, M odern Biyoloji, st. 1980.
e h r is t n , Ebu'l-Feth M uhamm ed b. Abdulkerim, el-M ilel v e ' n - n i h a l ,
3. Cild. Ner. Ahmed Fehmi M uhamm ed, Beyrut, 141.3 / 1992.
e-evkn,JVIuhammed b. Al, rd 'l-F u h l, Kahire, 1349. 2. Cild
Ner. M uhammed b. Fethullah Bedrn, Kahire 1375 1375 / 1956 ofset
bask,,K um , 1993.
T ak p rz d e A h m ed E fe n d i, s m d d n , M e v z u t 'l-U l m ,
m tercim i, K em alddn M uham m ed Ef. b. Ahm ed. Ner. A hm ed
M idhat st. 1313.
T e ft z n , Sa'dddn M esd b. m er, e r h u l-A k aid , st. 1310 h;
erh u 'l M ak asd , 1. Cild. st. 1305; e r h u 'l-M a k a s d , Tahkik.
D r. A b d u rrah m an U m ey re, B e y ru t, 1989, 1409; e r h u 'lAkaid, st. 1310.
e t-T e h n e v , M uham m ed Ali b. Ali, K e fu I s tl h ti'l-F n n , 2.
Cild. Kalkta, 1862.
e t-T ir m iz, M uhamm ed b. s, S n e n 't-T ir m iz , Kahire; 1356.
T rkdoan, O rhan, B il im s e l D e e r l e n d i r m e ve A r a t r m a
M eto d o lo jisi, st. 1989.
Yksel Sarkaya, Do. Dr. ,F izik ok im ya ve U ygulam alar, st. 1986.
Z ir ik li, Hayreddn, el-A'lm, Kams Taracm, 8 Cild. Beyrut.