You are on page 1of 161

Birinci bask

kinci bask
nc bask
Drdnc bask

:
:
;
:

1959
1984
1988
1991

N D E K L E R

N S Z ...................................................................... F u a d K p r l ......................x v
N S Z (F R A N S IZ C A N E R D E K ) . . . S basten C h arl t y . . .x x x
M E L L F H A K K IN D A N O T (SIR P H IR V A T A T E R G E M E N N N S Z ).. . N ed im F lpo v ............... x x x

I. BLM

KURULU MESELESl NASIL TEDKK


EDLMELDR
Osmanl Devletinin kuruluu hakknda son tedkik: H . A. Gibbons^un
The Foundation of the Ottomon Empire (1916) adl eseri; bu esere ve bu mevzua
ait muhtelif tedkikler ve dnceler (S. 1-2).

I. GBBONSUN

NAZARYES:
(S . 3 - 1 4 )

HULSA ve TENKD

Nazariyenin bz msbet taraflar (S. 3). Esas nazariyenin byk hat


la n : Osmancn babas ErturuPun ve airetinin MoollarJdan kap SdMe
yerlemesi, onlarn bu mslman muhitte slm olmalar ve yeni dinin yarat
t yeni ruh ile, Rum larJ da slmlatrp yeni bir rk kurm alar (S. 4).-
Balkanlard slamlatrmak iin, bir ihtida vastas olarak, devirme uslnn
telsisi. Gibbons, rk ile kavmi biribirine kartrmtr (S. 5).' Osman
ve airetinin sonradan mslman olduklarna delil olarak kullanlan mehur
menkbeler (S.6). slm tarihine ait OsmanllarMan evvelki kaynaklarda
bu gibi menkbelerin prototipleri (S. 7-8). T rklein mslmanl ka
bulleri hakknda Gibbons^un yanl fikirleri (S.9). Osmanl Devletinin
ekirdeini, drtyz adr halknn tekil ettii iddias (S. 10). Osmanl
Devleti nin kuruluunda, slmlamada yerli Rumlar^m m add ve mnev
byk rolleri olduu (S. 11) . Bu iddiann tenkidi (S. 12).- Devletin
kuruluunda Ahlerin rol hakknda F. Giese^nin mtalas (S. 13).

IL MESELENN MANTIK SURETTE TEDKKNto


ARTLARI (S 14-26 )
Bizans ve Balkan tarihi baklandaki bilgilerimizin Hammer devrine
nisbetle ok ilerilemi olmasna ramen, bu meselenin dahil millerinin
mechliyeti ve cevab verilmeyen birtakm sualler (S, 14).* Meselenin
aydnlanmas iin zarur haric artlarn Altunordu devletinin ve MsrSuriye Memlk mparatorluunun Anadoludaki rolleri ve muhtelif Ana
dolu Beyliklerinin vazyetleri gibi henz tedkik edilmemi olmas (S. 15).-
Bu vazyet lzumlu kaynaklarn yokluundan mdr? (S. 15).
A* KA YN A KLAR (S. 16-22)
lhanler ve Memlkler sahlarnda xv. asra ait yazma ve basma kay
naklar (S, 16). Anadolu'da yazlm mahdud eserler: MsmaraH al-akhbr,
Al-valadal-afi^Bezm- Rezm> Seluk-nme (S. 16 -17). ikr Tarihi, Dstr-nme-i Enver, Eflk Menkbi, epigrafik ve nmizmatik aratrmalar (S. 18).
Eski Osmanl kaynaklar, kronikler ve kant-ntneler hakknda son tedkkikler
ve neirler (S. 19-20). Osmanl kaynaklarnn kifayetsizlii karsnda tutu
lacak yol: M eselenin ilm i bir ekilde vaz' lzumu (S. 21).

B. TEDKK METODU (S, 22-26)


M eselenin, xn-xv. asr Anadolu'sunun tarih artlar iinde tedkiki
zarureti (S. 22). Osmanl tarihi, Seluklu tarihinin bir devam gibi tedkik
olunmadka, daima yanl neticelere varlacaktr (S. 23). Vsku ve
ehemmiyeti pheli siyas vakalar br tarafa brakarak, bilhassa tima
tarih meseleleri zerinde durmak lzumu (S. 24).* xv. asr Osmanl
tarihinin, tarih bakmdan tenkidli tam bir yllm vcude getirmek
imknszdr (S. 24-25).* Osmanl D evletinin meneleri mes'elesi hak
knda bir terkip tecrbesi (S. 25-26).

II. BLM
X III.

ASIRDA ve XIV. ASRIN LK YARISINDA

ANADOLUNUN SYAS ve TMA TARHNE BAKI


,
X I I I . Asr Anadolu tarihinin yalnz siyas deil, tima bakmdan da
byk ehemmiyeti ve xv. asrn ilk yarsnda Osmanl Devletinin kurulu
ve ilerileyiini hazrlayan artlarn, ancak xm , asrn tedkiki sayesinde an
lalabilecei (S, 27-28).

I. BYK SYAS HDSELER (S. 28-39)


rao'/de Antalyann ve I 2 i 4de Sinobun zapt (S. 28). stanbulun
La tinler tarafndan zabt ve znik mparatorluu ile Trabzon m para
torluumun kuruluu (S. 29), Laskaris I. ile yapt harbde Giyth

al-dn Kaykhusrev'in lm ve harbin tafsilt (S. 30). zz al-dln


Kaykvs I/u n Laskaris I. ile dostluu ve Ermenilerce Trabzon m para
torluuna kar taarruz hareketleri; Mool tehlikesine kar Seluklularda
Rumlarnn siyas tesand (S. 30).- Ala al-dn Kaykobd I. devrinin
siyas ve asker muvaffakiyetleri:. arkta Gall al-dn Hvvrezmh ile
mcadeleler (S. 3 1). lk Mool hcumu; Gall al-dln maiyyetinde gelen
Hwrezmli Trk airetlerinin Anadolu'da iskn teebbs; Kaykhusrev
II.'in yanl siyasetinin neticesi: Hvvrezmli airetlerin Anadolu'dan kma
teebbsleri, Baba isyan, Mool hcumu ve Kseda malbiyeti, Mool
tehakkm altnda Seluklularn tbi bir devlet derecesine dmeleri, dahil
idarenin mtemdi bozulmas. Memlk mparatoru Baybars ile Moollar
arasndaki mcadeleler; lhan Abaka'm n Anadolu'da te'dib hareketleri
(S. 32-33).Memlk m paratorluunun ve onun mttefiki Altmordu'nun
Anadolu'da rollari; xm . Asr sonlarna doru Anadolu'da ve bihassa ticar
merkezlerde lhan nfuzunun kuvvetlenmesi (S. 34). G arb K ilikya'da K a
raman Beyliinin teekkl ve Konya'y ele geirmesi (S. 35). Ktahya ha
valisinde Germiyan Beyliinin teekkl ve siyas rolnn ehemmiyeti; sonra
dan ayr beylikler kuran Germiyan Emirleri; Paflagonya hkimi Um ur Bey,
Germ iyanllar'a tbi mi idi (S. 36-37).-Hmid Oullar,Teke Beylii, Candar
Oullar beylikleri (S. 37)
Ilhanler'in U lcaytu devrinde Anadolu valilii ih
das etmeleri; Em r oban ve Demirta'm Anadolu ilerini tanzim iin oraya
gnderilmeleri; Demirta'm isyan ve M sr'a ilticas (S. 38).-Bizans hududlarndaki uc beyliklerinin Bizans aleyhine inkiaf imknlar (S. 39).

II. ETNK MLLER (S. 39-45)


M oollarn zuhurundan evvel ve sonra Anadolu'ya gelip yerleen Trk
kabilelerinin adlarn toponirni tedkikleriyle az - ok tesbit kabildir; Seluklu m
paratorluunun, bilhassa Melikah devrinden bahyarak Anadolu'da tkip
ettii iskn siyaseti; Orta Asya'dan ran yolu ile gelen Trk kabileleri; bun
larn yeni fthat iin hududlara gnderilmesi ve kk paralara blnerek
ayr sahalarda yerletirilmesi; Bizansllar'm Anadoluya yerletirmi olduklar
aman veya Hristiyan T rk ler: Menderes havalisinde yaayan 200,000 adrlk Trkmenler (S. 40-41). Moollar'm zuhurundan sonre garbe ve Ana
dolu'ya gelen yeni Trk unsurlar; ibtida maiyyetinde 200,000 adr halkyle
gelen H lg'dan sonra Anadolu'da Mool hkimiyeti tekarrr edince asker
maksatlarla gnderilen yeni Trk ve Mool kabileleri: Bisvutlar> Uygurlar,
avdarlar, Samagarlar, ay,kazanlar, Barm-baylar, Ala-gzler, Turgutlar, Varsaklar,
Kara-Tatarlar (S. 42-43). K afkas yolu ile ve cenub Rusya'dan deniz yolu ile
gelen Trk ve Mool zmreleri; Karam an Beylii ordularnda M oollar; bu
yeni gelen unsurlarn eskiden gelmi Trk kabilelerini deniz kylarna ve
garbe doru ierilemee zorlamas (S. 44).-Hudutlarda Bizans'n cidd bir
mdafaa kuvvetinin mevcut olmamas, bu ilerilemeyi tevik etmi ve kolay
latrmt (S. 45).

III>n1TMA ve KTSAD TARH TASLAI (S. 45-64)


xnr. Asrda Anadolu T rklerin in yaay ekli ve artlan itibariyle
ayr gurup hlinde tedkiki (S. 45).
A. G E B E M E (S. 46 -49)

Gebe, daha dorusu yar gebelerin hayat tarzlar.-* Hayvanclk,


muhaceret, asker maksatlarla hudutlara yerletirilenler; l-ba nvanl reis
leri; epnilefva Trabzon mparatorluuma kar muvaffakiyetli mukabeleleri;
x v . asr banda bir seyyahn Trkmen airetleri hakknda mahadeleri; yer
leik halk ile menfaat tezadlar; zaman zaman asayii bozmalar (S* 46-47).
Gebe airetlerin mslmanl anlay tarzlar, Trkmen babalan; Kaykhusrev
II. devrinde Baba isyan ve bunun byk zorluklarla bastrlmas (S. 48).-
Babaler hareketinde, M oollarn ve Seluklu sahasndan kap Antep ve
Halep^ havlisinde bulunan Hwrezmli airetlerin alkalar (S. 49)
B. KYLLER (S. 49-52)
lk Seluk ftuhat srasnda A nadohida nfus azl; yeni gelen Trk
ve slm unsurlardan ksmen kyler tekiline allmas ve ksmen de onlarn
ehirlerde yerletirilmesi; ran yoluyla gelen Trk ve slm unsurlar yalnz
gebe airetlerden mrekkep deildir; ilerinde kyller ve ehirlilerin de
mevcut olmas; Hristiyan unsurlarn uzun zamanlar iinde Trkleme*leri
(S. 50). Trldstat'dan Anadolu'ya getirilen coraf adlar; Moollar dev
rinde ky hayat; her kyn ibtida ayr bir etnik ve din unsur tarafndan
kuruluu; toprak sahihleri, rencberler, yarclar, ky aristokrasisi, ky kh
yalar, mlikneler (S. 5 1). Felkete urayan iftilere hkmet yardm;
Seluk devri ky vergileri; hkmet hisabma mden ileten, yahut kpr,
derbend bekleyen ve vergiden m uaf olanlar; vakflar mes'elesi (S. 52).
* EHR

HAYAT (S. 52-64)

X I I I . asrda Seluklu Anadolu'sunda ehir hayat; i ve d ticaretin in


kiaf ; ticaret ve sanayi faaliyetinin ehir hayatna tefsiri; Seluklu hkmdar
larnn ticareti him ayeleri; Msr ve cenub Rusya ile ticaret; Anadolu'dan
geen ticaret yollar; znik mparatorluumun kuruluu ve Seluklular'la
ticaret; A la al-dln Kaykobd'm Venediklilere verdii 1220 tarihli ferman;
ticaret maddeleri, gmrk resimleri, umum ticaret serbestsi (S. 52-54).
Kbrs ile Konya Sultanl arasndaki ticar mnsebetler; cretli Latin as
kerleri ve harb letleri tedriki; Anadolu'dan ap ihrac inhisarn alan talyan
tcirleri; xm . asrn ilk yarsnda byk ticaret yollar zerindeki ehirlerin
refah ve serveti; lhn hkimiyeti altnda, btn menf millere ramen bu
inkiafn devam; lhanllar devrinin byk ticaret merkezi olan Sivas; Y u
murtalk -Sivas-Tebriz yolu; lhanllar devrinde Aadolu'dan alman vergi
mikdarlar; Trkiye'nin zengin bir memleket olduu hakknda Haython'un
ifadeleri (S. 54-56). x n . asrdan balayarak Anadolu'da ehir hayatnn
inkiaf; ehir tekilt hakknda bz dnceler; bunlarn essen bir cit
olmadklar; Anadolu'nun eski byk ehirlerinde etnik mene'leri ve dinleri

ayr unsurlarn bulunmas; yalnz Trklerce meskn kk kasabalar; byk


ehirlerde muhtelif unsurlarn ayr mahalleleri; mterek hayatn yaratt
kltr birlii; idarein teokratik bir mahiyet tamamas (S. 56-58). ehir
hayatnn ibtda ark ve Orta-AnadoluJda inkiaf, garpteki ehirlerin hakiki
inkiafnn xv. asrda balamas; sahil ehirlerinin haric hcumlara ak
olmas; o devir ticareti bakmndan i ehirlerin daha byk ehemmiyeti;
Sivas ehrinin tarih inkiaf (S. 58-60).-ehir tekilt; siyas merkezlerde
hkmdarlar, prensler ve onlarn saray hayatlar ve idare tekiltlan; memuriyetlerin irslii ve zengin brokratlar aristokrasisi; muhtelif itim zm
reler; vakflar sayesinde idare edilen kltr ve tima yardm messeseleri
(S. 60-6t). ehirlerde temerkz eden muhtelif hirfetlere mensup zmreler;
ticaret sermayesi ve byk tacirler; Pazar' lar ve Panayr3lar. ehir vergileri;
lhanler devrinde tamga vergisi (S. 62). ve sermaye mnasebetleri ve
esnaf loncalar; ak ve kapal arlar; bedestenler ve hanlar; her esnafn
ayr loncalar; loncalarn din-ahlk esas ve an^anelerc dayanan hukuk
selhiyetleri ve vazifeleri; din-sofiyne prensiplere ve mill kahramanlk
an3anelerine dayanan bu ftvvet zmreleri, yni ioncalar; ftvvet zm
relerinin x i i l asrdan balayarak bilhassa xv. asrda kylere kadar yayl
mas (S. 63-64).

IV. FKR SEVYE (S. 64-66)


xn. Asr Anadolu Trk cemiyetinin yksek seviyesi; Anadolu Selukluanenin, Byk Seluklu imparatorluumun dar ve siyas ananelerini devam
ettirmeleri; Mool istils nnde Trkistan, Hwrezm, ran sahalarndan
kap gelen birok lim ve sofilerin, Anadolu'nun fikr seviyesini ve ilim messeselerini ykseltmeleri; muhtelif din ve kltrlerin bakyyelerini ve muhtelif
unsurlar barndran Kk-Asya muhitinin, geni felsef dnceleri anlayla
karlamas; Mool tehakkm ile xrv\ asr banda ortadan kalkan Seluk
lu hkimiyetinin yerini alan yeni siyas Trk teekkllerinin, byk bir devlet
hlinde inkiaf edebilmek iim muhta olacaklar madd ve mnevi btn un
surlarn Anadolu Trk cemiyetinde mevcudiyeti (S. 64-66).

III.

BLM

SIMM B O YLA R IN D A HAYAT


ye

OSMANLI IMPARATORLUUNUN KURULUU


lk kk Osmanl teekkln vcude getiren Trklein etnik bakmdan
hangi Trk ubesine mensub olduklar mes'elesi; bunlarn Anadolu3ya ne
zaman gelmi olduklar prpbiemi; Osmanl Devletinin kuruluunu izah iin,
bu iki meslelenin de birinci derecede ehemmiyetli olmad; bu hususta ileri
srlen nazariyelerin manaszl; xm -xv. asrlarda G arb Anadolu uc3\armn
dahil hayat (S, 67-68).

k a b Il e s !

<s . 68-73)

Osmanl sllesinin Ouz boylarndan Kayklara mensub olmas; Kangh


lardan olduu idiasnm esasszl; bu hnednn sadece Ouzlard an olduunu
ileri sren kaynaklarla, Kayard an olduunu tasrih eden kaynaklar; Ouzlar
arasnda Kaylarhn asleti ve hnednn bunlara mensub olduu hakkmdaki
iddialar ve Osmanl sarayna mensub kronikilerin bunu mdafaa etme
leri; bu saray ananesinin, Kaylar5m dier kabilelerden daha asil telkk
edilmesinden dom ad; Ouz an'anesine gre hkmdar sllelerinin
bilhassa Salur ve Knk boylarna mensub olduu; Hazar-tesi Trkmenleri
arasnda hl yaayan menkbev Kay an'aneleri (S, 68-69). Sonraki
asrlarda Osmanl hkmdarlar hakknda uydurulan ecereler (S. 69).-
Mool Kay kabilesiyle Ouz Kaylar^m biribirine kartran M arquardt'n
ocukca nazariyesi; bu nazariyenin lehinde ve aleyhinde bulunan limler;
benim daha 19 19 ve 1925'de bu nazariye hakkmdaki tenkidlerim; Barthold'un, muhtelif yazlarnda bu fikirlerime itiraki (S. 70). Mes'elenin,
tarih bakmdan ehemmiyeti olmamas; Osman'n maiyyetindeki kk
airet parasnn Kaylara mensubiyetinden taril en ufak bir netice dahi
karlamaz (S. 7 1). Kaylar*m Byk Seluklular devrindeki umum
Ouz hareketine itirak ederek arktan garbe gelii, Hazar-lesi Trkmenleri
arasnda, M zendern'da, Azerbaycan ve ArrnM a kalan Kay zmreleri;
bunlar, Anadolu'nun hangi sahalarna yerlemiler, veya yerletirilmiler
dir (S. 7 1). OsmanMar'm, Mool istils nnden kap Anadolu'ya
geldikleri hakknda eski kronikiler tarafndan uydurulan hikyelerin esassizlii; Garp tarihilerinin son zamanlara kadar bu ibtida dnceden
kurtulam am alar; mes'elenin objektif tedkikinden kan netice (S, 72-73).

IL u l a r d a h a y a t
k

ASKER ve DAR TEKLT (S. 73-77)

Seluklularn Uc tekilt; Trkmenler'in U lard ak i mhim rol; Garb


limlerinin uzun mddet uc kelimesini bir Trkmen airetinin ismi sanm alar;
Kk ErmenistanMa, Akdeniz kylarnda, G arb Anadolu'da znik m
paratorluu hudutlarnda Uc tekilt (S. 73-74). Airetlerin bandaki
Uc-beyler ve saltanat merkezinden tyin edilen Uc~emrleri\ ablarn idare
tarzlar; merkez idare ile karlkl mnasebetleri; Trkmen airetlerinin akmlar; Bizans'n hudut tekilt; xn. asrn son yarsnda Kom nenler'in Akritler
tekiltn kuvvetlendirmeleri; xm . asrn ilk yarsnda Vatatzes'in Rumeli'den
naklettii hristiyen K om anlar; bu asr sonunda Bizans hudut tekiltnn
ortadan kalkmas (S. 75-76). C/c'lardaki Trk Beylikleri'nin tlhanler'e
kar vazyeti (S. 77)
B. HALK t ETNK ve M NSKLAE <& 78-80)
Kk tmar*lara sahib Gazi veya Alp nvanl askerler; m er' ve top
rak arayan gebe airetler; Uc Beylikleri'nin muntazam bir siyas teekkl

mhiyetini alm alar; yerli Rum lar m, Trk hkimiyetini tercih etmeleri;
Msr, ran ve KrmMan medrese ve idare adamlarnn bu Beyliklerde gelip
yerlemeleri (S. 78). Hudut shalarma gelen mchid derviler; kylere ve
gebeler arasna dalan kark akdeli mfrid i3 ve btn temayll Trk
men babalan; ehir ve kasabalarda yerleen snn tarikatlere mensub derviler;
Mslman ve Hristiyanlar arasnda karlkl din tesamh; xn. asrde Beyehri-glndeki adacklarda yaayan R u m larn , Trklerce dostluklar ve
Trk detlerini kabulleri; Digenis Akritas ve Seyyid Battal destanlarnn ve daha
sonra Dede Korkut Hikyelerin in, Trk-Bizans mcadelelerinde derin bir hu
sumet rhu bulunmadn gstermesi (S. 79**80).

C, SLMLAMA (S, 80-83)


Seluklular devrinde ihtida m eselesi; bunun psikolojik ve ktisad sebeple
r i; lhanliar hkimiyeti devrinde, Baydu zamannda slm lar aleyhine alman
bz geici tedbirlere ramen,Gazan zamanndan balayarak M slm anlarn
hkim m evkii; ihtida3larn mahdut kalm as; Anadolu H ristiyanlarindan
alman cizyen in ehemmiyeti; xv. asrda garb Anadolu beyliklerinde ihtida
meselesinin mhiyeti; Gibbons'un ve sair bz garbl mverrihlerin Osmanl
shasmda ok byk nisbette zMMardan bahsetmeleri hibir esasa da
yanm az; btn uc beyliklerinde ve Osm anllarda cebr bir slmlatr
ma siyasetinin tkip olunmad (S. 80-81). Osmanl kroniklerinin bu
hususta verdikleri bz malmatn ok pheli ve mtenkz olmas ve
umum bir cereyan ifade etmemesi (S. 8 2 ). G arp shalarmda slm
kesafetinin artmasnda, arktan mtemdi gelen Trk ve slm unsur
larmm byk rol; ihtida ameliyesi, bilhassa x v . asrda Balkanlarda olmu
ve x v ~ x v . asrlarda kuvvetle devam etmitir. Osmanl devletinin ilk
kurulu zamanlarnda, idareci unsurlarn R um mhtedilerinden bulduu
iddismm mnaszl; Bizans ile mukayese (S. 82-83).

B* ASKER, B M , MESLEK (Corporatff) TEEKKLLER


(S. 83-1 02)
k Paazde^nin bahsettii tima tekiltlar; bu gibi teekkllerin
yalnz Osmanl sahasna inhisar etmeyip slm dnyasnda uzun asrlardanberi
trl isimler altnda mevcudiyeti; biribirlerine tedahlleri (S. 83).
I.
G A Z L E R ve A L P L A R (S. 85-89), Eski TrklerMe Alp ve
Mslman TrklerMe Gazi Unvanlar; slm tarihinin muhtelif devir
lerinde Gazi tbirinin mna ve uml; Islm dnyasnn ark ve garb
hudutlarnda Gazi tekilt ve nvan; MverannehirMe, ranMa, Ba
datMa ve sair byk slm ehirlerinde Gaziler, Ajryrlar, fa t 3la,v; Mool
istilsndan nce ve sonra muhtelif shalarda bu serser zmrelerin al
dklar muhtelif isimler (S. 85-86). T asavvuf mesleklerinin bu zmrelerle
irtibatlar; Horasan melmetiyesi diye m ruf tasavvuf meslek mensublarmm
Horasan (yyrlar ile alkas ve bylece birtakm tasavvuf tbirlerin
onlara da gemesi; byk ehirlerdeki esnaf teekkllerinin de bunlarla

alkas ve bu din-sofiyne mefhumlar ve tbirleri benimsemeleri; Ftvvet


tbirinin bu tekiltlara girmesi Massignonun zannettii gibi H. 535
(M .i4 o ) Jde deil, ondan asr evveldir; Abbas Halifesi Nasrm
kurduu aristokratik ftvvet tekilt ve bunun sebepleri; zz al-dn
Kaykvs I/un bu tekilta girmesi; Uclarda, air k Paa mn tbiri ile
Alp Erenler; bunlar arasnda eski Trkmen ananelerinin devam (S. 87-88).
2.
A H L E R (S. 8 9 -9 3). Anadolu Ahileri ; Osmanl D evletinin ku
ruluunda bunlarn rolleri; Ftvvet - nmeler; bn Batttanm bu hususta
verdii malmat; yalnz byk ehirlerde ve kasabalarda deil, kylerde
dahi bunlara tesadf edilmesi; Anadoluda, Azerbaycanda, Krmdn sahil
ehirlerinde Ah tekilt; onlara ait tarih vesikalar ve toponimik deliller;
k Paazdenin yanllklar (S. 89-90). Ahler tekiltyle Alplar te
kiltnn biribirine tedahlleri; byk ehirlerde ftvvet tekilt; esnaf
loncalar, bunlarn i hayat ve zaviye tekiltlar; umum hayatta ve
siyas hareketlerde rolleri; Kaykvs I .un, ftvvet tekiltna girmesinden
sonra bunlarn Anadolu daki ehemmiyetlerinin art; byk devlet ricalinin
ve limlerin, eyhlerin, zengin tcirlerin bu tekilt iinde bulunmalar;
Ftvvetiye adl bir tarikatin mevcut olm ad; Ankara da bir Ah cumhuri
yetinin mevcudiyeti hakkmdaki masal (S. 9 0 -9 2). Ahlerde sk bir
mertebeler silsilesinin mevcudiyeti; slm korporasyonlannm menelinde
K arm at tesirleri; Anadolu ehirlerinde Ahler3in snn hviyeti almas;
Bizans mtefekkiri Pl^thon zerinde ftvvet tekiltnn ve prensiplerinin
tesiri ihtimali (S. 92-93).
3. BA G Y N - R M (S. 93-94). k Paazade Tarihindeki mbhem
kayt; bunu baka ekilde okumak istemenin imknszl; Bektai an anesinde
Bac nvam ; kadnlar ve tasavvuf tarikatleri; xv. asr banda Dhul KadrOlu maiyyetinde msellh Trkmen kadnlarn mevcudiyeti (S. 93-94).
4. A BD L N - R M (S. 94 ~102). xv. asrda ilk Osmanl hkm
darlan ile beraber harblere itirak eden Baba ve Abdal nvanh dervi ler;
Horasan-erenleri diye de m ruf olan btm akdeli zmreler; Seluklulardn
Snnlik ve Haneflik siyaseti; Teni - Efltmcu nazariyeleri ve panthiisme i
byk ehirlerin anlayla kavramas; Seluklular da i^lik iddilarnm
esasszl (S. 94-95).- Osmanl D evletinin kuruluu srasnda Anadolu
ehirlerindeki balca tarikatler; Mevlevye, RifHye, Halvatlye; M evlnnn
byk hreti; muhtelif merkezlerde alan zaviyeler; Callye ismi de
verilen Mevlevilik tarikatinin mensublar yksek aristokrasiye, yahut
yksek ve orta burjuvaziye mensuptular; bu tarikatin btn temaylle
rine ve bektahgdL kar daima aleyhdar olmas (S. 95). R if iye veya
Ahmedlye tarikatinin, Mool istilsn mteakip Irak, Azerbaycanda,
amanizm in tehiri altnda popler bir mahiyet almas ve mensublarm
ehirlerin fakir snflar arasnda bulmas (S. 96). Halveilik in xm . asr
sonunda Nidede Yusuf Khalvet tarafndan alan zaviye ile Anadoluya
girmesi; Snn mahiyetini muhafaza eden bir ehir tarikat eklinde inkiaf ve
Ah tekilt ile alkas (S. 96).Eb shak Kzarn tarafndan kurulmu
olup Kzarnye, shakye, Mridye gibi isimler tayan eski slm tarikatinin

xv. asrda Anadolu'da yaylm as; Kfirlerde cihad esasn daime muhafaza
eden, bu Gaziler tarikatinin Uc beyliklerindeki ehemmiyeti; kk burjuvaziye
ve ii snfna dayanmas ve snn hviyetini muhafaza etmesi (S. 96-97).
Kylerde ve gebe Trkmenler arasnda dervilik faaliyetleri; kylerde eyhler
ve zaviyeler; btn akidelerinin ve amar an anelerinin bunlar arasna szmas;
Mehdi-bekleme temayl; ehir sofilerinin ve medreselilerin, etraflarna trl
tertiplerle onbinlerce fed mrid toplayan bu Trkmen-babalanm. kar aczi;
siyas propagandaclarn bunlardan istifadeye kalkmalar (S. 97-98). Trkmen-babalan3nm tarih menelini, Teseviye ve Kalenderiye tarikatlerinde aramak
lzumu; en eski Trk tarikati olan Yesevlikin, Byk Sluklular devrindenberi
Trkmen airetleri ile beraber Anadolu'ya gelmesi; Yesevilikin, muhtelif aki
deleri ve amanlik ananelerini birletiren kark bir teekkl olduu (S. 98).
slm dnyasnda Kalenderiye tarikatinin ehemmiyeti; meneli Horasan Malmatye zmresine kan bu tarikatin, Gaml al-dn Sv tarafndan kurulmas;
Suriye, Msr, Irak, Hindistan, Orta-Asya, ran, Anadolu'da yayl; madd
ve mnev hususiyetleri; muhtelif shalarda trl tahavvllere urayan Ka
lenderliksin, hazmedilmemi bir panteheismein ve mfrit iH temayllerinin te'siri
altnda tima ve ahlk nizama aykr bir hviyet almas (S. 99).' xr.
asrda Horasan'da bir Trk eyhi tarafndan kurulan Haydarye tarikati, Ka
lenderiye esaslarndan farksz olup balca mensublar Horasanl Trk genleri
idi (S. 99). xm . asr Anadolu'sunda bu Beterodoxe tarikatlere mensub ser-,
ser propagandaclarn faaliyetleri; bunlarn, Mool istilsndan sonra bs
btn oalp ehemmiyet kazanm alar; bu Trkmen-babalar3nn saraylara
kadar girdiklerini gsteren tarih kaytlar (S. 100). Nideli K ad Ahmed'in,
xv. asrda bz Trkmen kabileleri arasnda tbhiye ve btnye cereyanlarnn
mevcudiyetini gsteren mhim kaytlar: Yalanc peygamber brahim Hac;
Taptuk ismindeki eyhe mensub Taptuklu tifesinin kendi ailelerine mensub
kadnlar misafirlere peke ekmeleri (S. 100). Osmanl Devleti'nin ilk de
virlerinde bunlarn oynadklar roller; Bahalikin bir devamndan ibaret olan
Bektailik; xv. asrda mevcut olan bu tarikatin, yava yava dier Heterodoxe
zmreleri iine aldktan sonra, xv-xv. asrlarda ok byk bir ehemmiyet,
kazanmas; bu tarih hakikat henz anlalmadan nce Osmanl Devleti'nin
kurluunda Bektailik3a isnadedilen roln tarih hakikatlere aykr olmas;
Hristiyanlar aralarna kabul eden btn bu HH4rodoxe zmrelerin, ihtid
hususundaki byk rolleri (S. 101-102).

) III. OSMANLI DEVLET'NN BALANGICI (S. 102-110)


A. TARH VKIALAR

(S. 103-105)

lk Seluklu ftuhat srasnda Anadolu'ya gelen Kaylar!dan kk bir


zmrenin xn. asrn ikinci yarsnda Paflagonya Em ri U m ur'un maiyyetinde
Bizansllar'la mcadeleye balam alar; Osman'n, Muzalon kumandasndaki
Bizansllarla harbleri (13 0 1, veya 130 2); Bursa'nn fethi (1326 ); Maltepe'de
Orhan'n Andronik nr. ile harbi; Iznk'm sukutu ( 13 3 1) ; zm it'in zabt
(1337, veya 1338); Bizans'n, Orhan'dan yardm istemesi; bu mnasebetle

I345,denberi Avrupa ktasna gemekte olan Osmanllarm 1359dan bala


yarak Trakya topraklarna yerlemee balamalar; 136 0 -136 1^ 6 Trakyann
stratejik en mhim noktalarnn zabt; Edirnenin pyitaht olmas; Balkan
ftuhat, Anadolu'daki hudutlarn geniletilmesi; Yldrm Bayezidin clu
sunda, devletin Anadoluda ve Balkanlarda kuvvetle kurulmu olmas; Niebolu ve Ankara muharebelerinin bu hakikati gstermesi (S. 103-105).

B. OSMANLI DEVLETNN NKAFINDAK MLLER (S. 105-110)


I Devletin coraf vazyeti, yni kmekte olan Bizans hudutlar ze
rinde bulunuu; 2 Osmanl hudutlarndaki Trk beyliklerinin bu kk
Gzi teekklne kar hasmne bir harekette bulunmamalar; kuvvet muvze
nelerinin bu husustaki mesut tesiri; 3 Osmanllarn, Balkanlar da yerle
melerini kolaylatran m add ve manev millerin nfuzu; 4 Dier beylik
lere nazaran, Osmanllarm, muhta olduklar kuvvet unsurlarn daha kolay
ve bol temin edebilmeleri; ilk Osmanl ftuhatnn Hristiyan lemini hareke
te getirecek kadar ehemmiyetli ve parlak bir mahiyet arzetmemesi ve tek muhsm olarak Bizans n mevcudiyeti (S. 105-106). 5- Osmanllar da hkimiyet
mefhumunun dier beyliklerdekinden temamiyle farkl olarak, ailenin mte
rek ahsiyetine deil, hkmdra ait olmas ve taksim edilememesi (S. 107).
6 Rum eliye yerlemenin Osmanl Beylii5ne temin ettii byk menfaatler
ve toprak isteyen birok fa al unsurun buraya gelip zengin ftmarlara sahip ol
malar (S. 108). 7 Balkan ftuhatnn byk zyiata lzum gstermeden ko
laylkla yaplvermesi; esrirlerden alman bete-bir devlet hissesinin Anadoluya
sevkedilerek Trkletirildikten sonra asker kuvvet olarak kullanlmas; serser
dervi zmrelerinin Hristiyanlar ihida ettirmekteki faaliyetleri; ortodoks
kilisesine dman hSritique zmreler arasnda slmlama temaylleri (S. 108).
8 Devletin balca asker kuvvetini, tmar sahibi sipahiler tekil ediyordu
(S. 109). 9* Zabtedilen topraklardan asker tmarsla.r tekil edilmesi hususun
daki Seluklu an anesi devam ediyordu ve bu, asker kuvvetin ktisad temelini
tekil etmekte idi (S. 109). 10Osmanl tekilt, Seluklu tekiltnn bir
devam mahiyetinde olup ksmen lhanler ve biraz da Memlkler tekil
tnn tesiri altnda idi; xv. asrda Trk aristokrasisi, idareyi ellerinde
tutmakta, idiler I I lk Osmanl hkmdarlar, dar ve asker byk
kabiliyetlere mlik ahsiyetlerdi ve devletin kuruluunda ferd olarak da b
yk roller oynamlardr; Osmanl Devleti, Seluklulardan balayarak
Anadoluda muhtelif siyas teekkller vcude getiren Anadolu Trkl"
nn, xiii-xiv. asrlardaki siyas ve tima tekmlnden doan ve eskilerin
bir devam olan yeni bir Synthhse, yeni bir tarih terkibdir (S. 110).

N S Z
19 3 4 de Paris niversitesine bal olarak alan Trk Tedkikleri Merkebindz Osmanl devletinin kuruluu meselesi

hak

knda vermi olduum konferans, 1 9 3 5 ^ Les Origines de VEmpire Ottoman ismi altnda, stanbul Fransz Enstits neriyat
arasnda, o zaman niversite rektr bulunan Enstit zasndan
Profesr S^bastien Charl^ty'nin kk bir mukaddimesi ile k
mt. Gerek Sorbonne da bu merkezin kuruluunda, gerek kon
feranslarmn nerinde, o zaman stanbul Fransz Enstitsnn
Mdr ve stanbul niversitesi Edebiyat Fakltesi profesr
bulunan aziz dostum ve eski mesa arkadam Albert Gabriel'in
byk gayretlerini kranla anmak isterim. Bu gn Colllge de
Francehn emekli fahr profesr ve Fransz Enstits zas olup
Trk san at hakkmdaki emsalsiz tedkiklerine bl devam eden
bu eski ve vefal dostu anarken, bata rahmetli S. Charl6ty olmak
zre, kaybetmi olduum birok mterek dostlar da derin bir
teessrle hatrlamaktan kendimi alamyorum.
Kitabm, salahiyetli muhitlerde ok iyi karland. Mahdut
birksm tarihileri ve oryantalistleri alkalandrmasna ramen,
az zamanda nshas kalmad. 1938 son baharnda, Zrich

ve

Bruxelies5deki iki kongreden Paris5e dndm, zaman, kitab


n ei eden Boccardm deposunda kalm olan son nshay satn
alarak, mehur tarihi Louis Halphene Zrich kongresinde ken
disine vermi olduum sz yerine getirmek zre vermitim.

Bunun Rusaya tercme edilerek litografya ile Moskova'da ba


sldn, mehur rus trkologu eski dostum Profesr Gordlevskynin 19 4 1de neredilen Anadolu Seluklular Tarihi nin bib
liyografyasndan

rendim.

19 37-19 39

yllarnda stanbulda

kan Franszca gnlk Stamhoul gazetesinde, eser muntazaman


tefrika suretiyle tekrar nerolunduu gibi, yine o sralarda An
karada kan franszca haftalk Ankara mecmuasnda da birok
paralar iktibas ve neredildi. Nihayet I9 55def slm ve Trk
tedkikler iin eski bir merkez olan Bosnasarayda Profesr Nedim
Filipovi kitabm srp-hrvataya tercme ederek, ilve ettii
- mellifin ilm faaliyetlerine ve ahsiyetine ait mbalal ilti
fatlarla dolu uzunca bir mukaddime ile birlikte neretmitir.
Trkiyeye ait

muhtelif dillerde fakat bilhassa fransz

dilinde- yazlm eserlerin bibliyografyalarnda hemen umumi


yetle ona mracaat edildii grlr. Eserin uyandrd bu umum
alka sebebiyle, uzun yllardanben birok ecnebi

aratrclar,

hatt birok ilim messeseleri tarafndan ahsma yaplan miircaatlere, elimdeki mahdut nshalar da datp bitirdikten sonra,
menf cevap vermek zorunda kaldm ve hl da kalyorum.
At

Eserin nerinden sonra, muhtelif ilim mecmualarnda bz


tannm ilim, adamlarnn ona ait tenkidi eri kt. Trk- Mool
filoloji ve tarihi hakkmdaki tedkikleryle de mehur olan byk
sinolog P. Pelliotnun Toung pao mecmuasndaki (C. XXXII,
Say 2, Leyden 1936) mtlealarn, bu eski dostun muazzez
htrasn sevgi ve sayg ile anarak, zikretmek isterim, iptida
19 23de Pariste tanmak ve grmek erefine nail olduum bu
byk lim ile, 19 25^ 6 Leningradda Rus ilimler Akademisinin
ikiyznc yldnm enliklerinde, 1938'de Bruxsellesde Msterklar Kongresinde buluup grmtm. Onunla son defa
1939da Pariste, Opera civarnda mehur bir lokantann vaktiyle
Goncourt Kardelerin ve dostlarnn muayyen gnlerde toplanp

yemek yedikleri husus kk salonunda, bir le yemeinde


bulutuk. kinci dnya savann balam olduu o gnlerde,
Sorbonneda yeni ders ylnn al mnasebetiyle yaplan mera
simde niversitenm fahr doktorluk beratn almak iin Pariste
bulunuyordum ve bu le yemei de, Coll&ge de France ve Sorbonne profesrlerinden bz esk dost ve meslekdalarm tarafn
dan veriliyordu. ok korkun ve karanlk dnya artlarna ra
men, ark tedkiklerinin en byk otoritelerinden olan o vefakr
dostlarla, o yemek masas etrafnda geirdiim zaman, hayatmn
en mes'ut ve unutulmaz htralarndan birini tekil eder. O ka
dar ki, P. Pelliotnun kiik kitabm hakkmdaki mtalalarn
zikretmeden evvel, bu kk htray tesbit etmekten kendimi
alamadm.
Byk lim, bu kk tenkydinde, kitabmn ark Asyay
da alkadar eden birka noktasn tebarz ettirdikten ve onlara
itirak ettiini syledikten sonra, birka teferruat me elesinde,
benim yanldm bz cihetleri tashih ediyordu;

mesel ben

Guillaume de Rubruckun Kara Korum/a giderken 1 2 5 5^ e Konya'


dan getiini sylemitim; halbuki bu uray, giderken deil
dnerkendir, Yine benim kitabmda yisvut olarak yazlan kabile
adnn acaba Bisvut mu olduunu ileri sryordu ki, bunda da
hakl idi. Ben bu kabile ismi hakknda, bu tenkydin nerinden
sonra da epeyce uratm ve neticede, Moolcann en byk
mtehassslarndan olan lim dostumun re kadar hakl olduunu
anladm. Kitabmda, Osmanl sllesini XI. asrn sonlarnda ve
XII. asr balarnda Anadoluya gelen Kayhrdzn

saydm ve

Uc kelimesini bir kabile ad sanan birok garp limlerinin bu eski


yanln dzelttiimi ehemmiyetle tesbit ederek bu kk kitaba
mkemmel sfatn veren P. Pelliot, pek tabi olarak, yalnz kendi
ihtisasn, alkalandran noktalar zerinde durmu ve mumm
olarak bunun Osmanllar*m mene5i hakkmdaki mahdut bilgi
lerimizi bir araya toplayan bir mise au point olduunu sylemitir;

halbuki bu kk eser, mevzu hakknda mevcut mahdut ve de


ersiz bilgileri bir araya toplayan bir eser deil, Osmanl Devletinin meneleri hakkmdaki eski, faraziyeleri hemen batan baa
rten ve o zamana kadar ileri srlenlerden tamamiyle

farkl

yeni faraziyeler ortaya atan, Seluklular devrinin ktisad ve ti


ma tarihi, din ve tasavvuf cereyanlar hakknda yirmi yllk
tedkiklerimn neticelerini iln dnyasna arzeden ilk bir terkip
tecrbesi idi. in ve Mool tedkiklerini byk stad, kendisine
yabanc olan bu meseleler hakknda herhangibir mtalea yrt
mekten, pek tabi olarak, uzak kalmt.
Kitabm hakknda ikinci bir tahlil ve tantma yazs, yine ayn
yl, Belgradda neredilen Revue Internationale des Etudes Balkaniques}~
de kt [II. anee, Tome 1-11( 3-4),p. 303-305]. Bu kk yaznn
muharriri, mecmuann mdrlerinden ve Zagreb niversitesi pro
fesrlerinden P. Skok idi. Balkan mes eleleri ve bilhassa Balkan
dilleri filolojisindeki tedkikleriyle tannm olan bu deerli lim,
hakik ilim adamlarna mahsus tevzula, bu eserin,

Balkan

dillerindeki Trk unsurunun anlalabilmesi iin gayet iyi

bir

giri mahiyetinde olduunu, kendisinin de, ite bu sebeple bun


dan bahsetmek cesaretini bulduunu sylyordu. Onun fikrine
gre, Osmanl

mparatorluu nun meneleri meselesi, Balkan

hayatnn herhangi shasmda alrsa alsn, btn Balkanolog lar en yksek derecede alkalandrr. Eserin mevzuu ve neticeleri
hakknda ksaca malmat veren Prof. Skok, Osmanl kelimesinin
vSirp-hrvatcada nasl bir

mnda kullanldn Banja Luka ve

Gacko da bz ortodoks srp-hrvat ailelerinde, abdal kknden


geldiine asla phe olmayan, Avdalovi soyadma tesadf edildii
halde, mslman bonaklarda buna rastlanmadn ilve ediyor.
X IV . asrda Balkanlara gelen ehirli, kyl ve gebe

Trk-

ler in, zengin Seluklu medeniyetinin vrisleri olduu hakknda


kitabmzda mdafaa edilen fikre itirak eden P. Skok, Balkanlarda
Trk D ili Kalntlar adl makalesinde [ayn mecmua, C. I, S.

592] ehir hayatna at olarak Trklerin Balkan dillerine getir


dikleri ark meneli ok zengin gat malzemeznden bahsetti
ini hatrlatarak, bunun tarih izahn, bu Trklerin Seluklu
medeniyetinin vrisi

olduklar hakkmdaki mtaleamzda bul

maktadr.
* * *
Kk kitabmzn bir taraftan in ve Mool, dier taraf
tan Balkan dilleri shasmda ok tannm iki mtehasss tarafn
dan bu kadar iyi karlandn gsteren bu izahlardan
yalnz Fransada deil, btn dnyada geni hret

sonra,

kazanm

byk bir tarihinin yni Prof. Lucien Febvre'in ona ait dnce
lerini nakletmekten kendimi alamyorum. Kelimenin en geni
mnsiyle hakik bir tarihi ve misline ndir rastlanr mtebahhir
ve ok cepheli bir lim olan L. F., tarih ve sosyoloji ile az ok
uraan herkesin bildii gibi, kinci Cihan H arbinde Naziler tara
fndan ldrlen kymetli mesa arkada Marc Bloch ile birlikte
Annales dHistoire Economique et Socialei gzgda. kurmu ve etrafna
toplad m uhtelif ihtisas sahalarna mensup deerli arkadalar
ile beraber, tarihilikte yeni ve geni bir anlayn ncs olmutu.
Birinci Cihan Harbi nden sonra yepyeni bir anlayla karlmaa
balanan Frans^ Ansiklopedisi'nin banda da yine o vard. kinci
Dnya Harbi iinde ve harpten sonra trl isim deiiklikleri
ile kendisi ve vefal arkadalar tarafndan nerine devam edilen
mecmuas, tarih ve tima ilimler shasmda hl en yeni ve ileri
fikirleri

yaymakla

meguldr.

Yann

yetmbei

gemesine

ramen lm faaliyetlerine sarslmaz bir kudretle devam ederken,


iki yl kadar evvel, umulmadk bir srada, hayata gzlerini kapa
yan bu byk stadn hususiyetlerinden biri de, fikir ve mtalealarn gayet ak ve samim olarak ifade etmesi, en yakn dostla
rn ve en byk hretleri bile bundan istisna eylememesiydi,
te, L. F. in benim kk kitabm hakknda mevz ile husus
bir alkas olmamakla beraber hakik bir tarihi anlay ile

ileri

srd

miitlealarn

ehemmiyet

ve

kymeti, bundan

dolaydr. Bazlar tarafndan tevzua aykr saylsa bile,

bu bir

sahifelik tahlilin bz paralarn buraya ksaca nakletmekle, bu


gn bile, mev bir zevk ve kuvvet duyduumu saklayamam.
Osmanl mparatorluunun meneleri meselesini umum
surette ve bir btn olarak ele aldm ve onu aydnla
kardm syleyen L. F., metinleri sk bir tenkidden geirdi
imi, efsanelerin yerine lm bilgiler koyduumu,

Gibbonsun

kitabndaki birok yanl vkalar ve yanl tefsirleri

meydana

kardm, bilhassa, geni nisbette menkbe ve hikyelere daya


nan rivayetlerin yerine tamamiyle tarih mtalealar ileri srd
m, benden evvel alanlarn, halletmek yle dursun sa
dece ortaya koymay bile bilemedikleri mes eleler

hakknda

bilmiyoruz demekte tereddt etmediimi ifade ediyor ve yaz


sn u hkmlerle bitiriyordu: Szn ksas, mellif, hikyec
tarih merhalesini geni surette geerek, salam bir izah ve terkip
eseri viicude getiriyor. Bu mkemmel kk kitabn teferruatna
girmenin faydas yoktur.

Bu kuvvetli ve drst eser, Kprl-

nn, metin tenkydlerine ok alk bir mtebahhir, iyi alma


nn ne demek olduunu iten kavram bir tarihi ve nihayet,
tek tarafl iyzahlardan nefret eden, yolunda yrrken bizim g
renekten ayrlmyan manuellerimizin kaytsz bir

uursuzlukla

tekrar ettikleri bir yn yanllklar ve karklklar dzeltmesini


bilen bir adamdr. Onun iyzahlarnda tima tarih de, kti
sad tarih de, unutulmu deildir.

Kendisinin de syledii gibi,

Ortaa Trk ve slm tarihi tedkiki erine, Garp Ortaa ile u


raan mtehassslarn tatbik ettikleri usulleri tatbik etmek ve
boylece insanlk

tarihinin geni birksmm

artk eskimi

ve

kymetten dm ananelerden kurtaamak iin yaplan bu kuv


vetli hamleyi alklamak lzmdr [Annals Histore Economique
et Sociale, IX. Anne, 1937, P. 1 0 0 -10 1].

Tarih mefhumunu en geni ve hakik mnisiyle kavram,


bu hususta uzun yllar dersleriyle, konferanslariyle,
idare ettii Franst?

eserleriyle,

Ansiklopedisi ile ve bilhassa lnceye kadar

bandan ayrlmad mehur mecmuasndaki sert, fakat

daima

objektif tenkyd ve tahlilleri ile nesille re rehberlik etmi olan L.


F . in, kk kitabm hakkmdaki bu mtalealar, onun, kendi
ihtisasndan ok uzak bir mevzua ait bir eserin mahiyetini bile nasl
kudretle kavradn gstermee kfidir. Osmanl mparatorlu
unun meneleri meseleleri ile uraan birtakm kymetli msterklar, yi bir filolog olduklar halde, hikayeci tarih zihniyetinin
tesirlerinden kurtulamadklar iin,

tarih mevzulara girdikleri

zaman, o dar ve ibtida ereve dna kmaa muktedir olama


mlar, basitlikten kurtulamamlardr.
altnda viicude

Trl millerin

tesiri

gelen herhangibir tarih processus . ok defa tek

bir sebeple yni tek tarafl olarak iyzaha kalkmak, hayatn Complexitesini yni realiteyi ihml etmekten baka birey deildir.
te benim tarih anlaym ve almalarmda tkip ettiim usl
leri, tecrbeli bir tarih stad olarak, bu kk kitabmdan bi
le hemen anlam olan L. F .in tek tarafl iyzahlardan nefret et
tiimi dikkat ve ehemmiyetle tebarz ettirmesi, ok yeridedir.
Kendi temayllerine gre herhangibir doctrine t bal kalan
aratrclarn ekseriya bu hatya dtkleri, tarih realiteyi an
lamaa ve anlatmaa alacak yerde, yalnz tek tarafl iy zahlarm
hakl gstermek iin,

ancak ilerine uygun gelen malzeme ile

iktifa ettikleri' ve onlar o temayle gre zorak tefsirlere tbi tut


tuklar grlr. Realite Itri zorlayc v etahrif edici bu gibi tek tarafl
iyzahlar, ben, btn meslek hayatmda, hakik ve drst bir tarih
anlayna daima aykr ve tehlikeli

saydm. Tarih hdiseleri

sosyolojik bir anlayla tedkyka altklarn zannederek tek tarafl


basit iyzahlafla her eyi hallettiklerine inananlar, hakik bir tarih
almasna ne kadar yabanc iseler, Tarih felsefesi ismi altnda nsanlk
hayatnn umum tekmln tasvir ve iyzah ettikleri hayline ka~

plan kk bir feylesoflar ilmresi de, hibir zaman tarihi saylamazlar


ve insanlk tarihi hakkmdaki bilgilerimizi zenginletirecek, onu
ilerletecek yerde, temamiyle sbjektif ve hayal hkmler vermek,
ind tasnifler ve mukayeseler yapmak suretiyle, birtakm mtefek
kirleri ve aratrclar yanl, hatt ters yollara sevkederler. Bu feyle
soflar arasnda mesel Pro Toynbee gibi kymetli mtefekkirlere
tesadf edilse bile, bunlar hakik tarihilerle asla kartrmamak
lzmdr. L. F/in, bu tarih felsefecileri hakknda muhtelif vesile
lerle yapt geni ve kuvvetli tenkydlere temamiyle itir k etti
imi burada bilhassa kaydetmek isterim.
* # #
Osmanl Devletinin kuruluu hakkmdaki esas fikirlerimi,
Trk edebiyat hakknda daha 1 9 1 3denberi nerettiim muhtelif
tedkiklerimde mdafaa ve iyzah etmitim, Osmanl Devletinin,
Namk Kem an romantik iyzah vehile drt yz adrlk bir
airetten kt" telkkisinin manaszl, Osmanl edebiyatinn
Anadolu Seluklular devri edebiyatnn tabi bir devam olduu,
hulsa btn Trk tarihinin ve Trk kltr tarihinin, menelerinden bugne kadar,

zaman ve mekn iinde bir btn olarak

tedkiki

hakkmdaki dncelerimi,

icabettii

Bilgi

Mecmuas,

Milli Tetebbu lar Mecmuas gibi 1 9 13 - 19 1 8 yllar arasnda kan


mecmualardaki yazlarmda geni bir ekilde iyzah etmi ve bu ana
fikirlere dayanarak yapm olduum bz tedkkleri de, bir rnek
olarak ortaya koymutum1 . 1 9 1 9 da kan Trk Edebiyatnda lk
Mutasavvflar da, Anadoluda Seluklular devrinde inkiaf eden
1

O zamana

kadar ark ve Garp aratrclar tarafndan hi dnlmemi olan

bu y e n i hatt eski ananelere bal kalm ilim adamlar iin olduka garip ve artc
gr tarzn , iptida Trk Edebiyat Tarihinde Usl [Bilgi Mecmuas, Say i , Terinisani, 13 2 9
(19 x 3 ), s. 1- 5 2 ] adl mekalende, bilhassa edebiyat tarihini n plna almak suretiyle, geni
surette iyzah etmi, edebiyat tarihi "tarih in bir ubesi olduu iin, T rk tarihinin btn
belerinde bu grn hkim olmas gerektiini gsterm itim . Bu gr tarzna tema
miyle sdk kalarak yaplm olan u iki ted kiki de buna ilve ed eyim : Trk Edebiyatnda
.jk T a rz jn m Mene' ve Tekml, M ill Telebbu'lar Mccmuas, Say 1, 1 9 1 5 , S. 5 -4 6 ; Seluhler Devrinde Anadoluda Trk Medeniyeti, M ill Tetebb lar Mecmuas, Say 2, 1 9 1 6 , S. 19 3 -2 3 2 ,

Trk kltr hayatnn, Orta-Asya kltr hayat Le nasl sk skya


bal olduunu, reddi imknsz kat delillerle gsterdim2. 19 2 2 de
Edebiyat Fakltesi Mecmuasnda kan Anadoluda slmiyet adl tedkikte de,

Anadolu Tiirkleri dini tarihini,

Anadolu'yu evreleyen

coraf sahalar ve Orta-ark slm dnyasndaki din cereyanlar


bir btn olarak tedkik etmedike, anlamak imkn olmadn
belirterek, ayn usln tatbikinden ayrlmamtm. Ondan sonra
kan btn yazlarm, ayn usln ve ayn esas fikirlerin tatbikin
den kan, onlarn doruluunu ve kuvvetini te yid eden yeni de
liller olarak telkk olunabilir.
Sorbonne'da verdiim konferanstan teekkl eden kk
kitap, ite bu trl bir tarih anlayn mahsul olarak vcude gel
mitir* Onlar hazrlarken, pek tabi olarak, eski tedkiklerimin
neticelerinden istifade ettiim gibi,

orada bahsedilen birtakm

meseleler hakknda evvelce yapm olup henz neredemediim


aratrmalardan da geni isbette faydalandm; lkin, konfe
ransn dar erevesine sdrabilmek zarureti ile, birok meselelere
ksaca temas edilip geilmi ve sadece neticeler verilmitir ki,
ilim lemince o zamana kadar lykyle bilinmeyen, yahut yanl
bilinen mevzular iin bunun ne byk bir eksik olduu meydan
2

"E d eb iyat tarihim iz hakknda imdiye kadar arkta ve G arpta yazlm pek

mahdut ve um um eserler ve m onografiler, ekseriyetle, lm bir kym etten mahrum olduu


gibi, T rk edebiyatnn um um tekml mes'elesi de ilim lemi iin henz hallolunamam bir muammadr. Esasen Hatmur den Gibbe ve eski tezkirecilerim izden bugnk
bz ndir aratrclara kadar, hi kim se, Asya ierilerinden Akdeniz kylarna kadar btn
T rk m illetinin, en az x n - x v . asrlk edeb tekmln bir btn olarak mtalea ve
tedkik lzm geldiini maalesef anlayam amtr. M u h telif T rk ubelerini, birbiriyle al
kas olmayan ayr m illetler sayarak aralarndaki rbta ve mnasebetleri anlamayan, umum
T rk

tarihini bir btn eklinde mtaleaya ihtiya grmeyen tedkikcilerin elinde,

cihan

tarihinin bu m him paras sonuna kadar bir mmmm eklinde kalacakt. Bereket versin
u son alt-yedi sene zarfnda m em leketim izde mtevzne bir ekilde balayan tarih
tedkikleri, m sterklarn im diye kadar ittb ettikleri bu nokta-i nazarn yanlln
ortaya koyarak, m azim izin tedkik ve ihys iin nasl bir yol tkip edilmesi lzumunu
meydana kard. Bu yeni nokta-i nazarn, T rk tarihine ait btn belerin tedkikinde
ne m him neticeler

verecei, istikbalde

vflar, S. 6, stanbul, 19 x 8 ],

grlecektir"

[Trk Edebiyatnda

lk Mutasav

dadr. O zamana kadar, umum ve mphem de olsa, az ok mterek


bir kanaat hlinde srklenip gelen bir telkkiyi kknden ykacak
bir hkm ortaya atyorsunuz; fakat elimizdeki delilleri btn
zenginlii ve kuvveti ile meydana koymak iin ayracak sahifeleriniz yoktur. te bu kk kitapta benim tliim ok defa bu
ekilde tezahr etmi, en byk kuvvetle mdafaa edebileceim
birok mhim mes eleleri sadece onlara dokunup gemek mecbu
riyetinde brakmtr. Bu arada, evvelce muhtelif vesilelerle iyzah
etmi olduum Osmanl sllesi'nin, byk Ouz kabilelerinden
Kay lara mensup olduu meselesini, Belletenin 28nci saysnda
[S. 2 19 -3 0 3, 1943] kan Osmanl mparatorluu'nun Etnik Mene i
Meseleleri adl makalemde ve yine ayn mecmuann 31'in ci saysn
daki [S. 4 21-4 52 , 1944] Kay Kabilesi Hakknda Yeni Tedkikler adl
ikinci bir yazmda geni ekilde, yni btn teferruat ile iyzah ve
mdafaa imknn buldum.
Kitabn ihtiva ettii birtakm mehul

-im diye kadar hak

larnda hibir cidd ve esasl tedkik yaplmam- meseleler durur


ken, evvelce de az-ok iyzah etmi olduum bu Kay mes elesini
ele almamn balca sebebi u id i: Bir taraftan, ok eski dostum
ve aziz meslekdam Prof. P. W ittek in -benim kitabmdan
sene sonra ngilizce olarak kan Osmanl mparatorluu mm Do
uu [Fahriye Ark tercemesi, stanbul 1947] adl eserinde, Os
manl hanedannn

Kaylara mensubiyeti hakkmdaki saray ai~

anesinin Murad II. devrinde uydurulduunu srar ile mdafaa


etmesi, dier taraftan da, Trk tarihinin selhiyetli tedkikilerinden aziz dostum Prof, Zek Veiid Togaim , vaktiyle J.

Mar-

quartd tarafndan ileri srlp benim tarafmdan iddetle tenkid


edilen ve selhiyetli garp limlerince de kabul olunan Kay Kay
muadeletinin aslszln kabul etmiyerek -bz yeni delillere
dayanmak suretiyle- eski Marquartd nazariyesi tekrar canlandr
mak istemesi.. Benim makalelerimin nerinden sonra, Prof. W . Eberhard, in kaynaklarna dayanarak, A y lar hakknda Z . V . T . farazi-

yesrin kabul imknsz olduunu syleyerek benim

fikirlerimi

teyit ettii gibi [Kaylar Kabilesi Hakknda Sinolojik Mlhazalar,


Belleten, Say 23, 1944, S. 567-584], Bn. Fahriye Ark da Orhan
G zden Ftih e kadar Osmanl sikkeleri zerinde Kay damgas
nn kullanldn" gstererek, bunun yalnz Murad II. sikkelerine
mnhasr olduunu mdafaa eden P. W ittekin ntalealanna
kar, benim fikrimi ok salam yeni bir delil ile kuvvetlendir
mitir. Bunlardan sonra, Ouj^ kabileleri hakkmdaki deerli tedkikleriyle dikkati eken Faruk Smer de Osmanl Devrinde Kayl ar
hakknda nerettii bir mekalede [Belleten, S. 47, S. 575-6 15, 1948]
ariv vesikalarndan da geni nisbette faydalanarak, nokta-i naza
rm bir kat daha takviye etmi, benim birtakm tahminlerimin
ne kadar doru olduunu ispat eden yem ve kuvvetli deliller ortaya
koymutur. O kadar ki.

maraz bir hypercritcisme e kaplmadan,

-tarih bakmdan ne kadar az ehemmiyeti olduunu mteaddit


defalar izah etmi olduum- bu mevzii zerine dnmee artk
lzum kalmamtr kanaatindeyim.
* *
Konferanslarmn franszca metni,

193 5"de, ok mahdut ve

zarur bz notlar ilvesiyle basldktan sonra, pek tabi olarak,


bunun trVesini de

Trk

Tarih

Kurumu yaynlar arasnda

sratle karmay dnmtm; lkin, Osmanl mparatorlu


umun mene leri gibi m ill tarihimizi birinci derecede alkalan
dran bir mevzuu ii konferansn dar erevesi iinde Trk fikir
lemine arzetmeyi biraz tuhaf buldum, Bunu, ya mebzul ve mu
fassal notlar ilvesi suretiyle zenginletirip geniletmek, yahut,
mevzun ^'aplarna uygun geni bir kadro iinde etrafl bir ekilde
yeniden yazmak lzmd. Nasl hareket etmek icabettiine bir
trl karar veremedim; bir zamanlar lm megaleler, bir zamanlar
da siyas hayatn trl gaileleri buna mni oldu.
19 3 5 den 1959 a kadar, yllar getike, Osmanl imparator
luunun menei meseleleri ile yakndan veya uzaktan alkal lm

tedkikler de durmadan ilerliyordu. Siyas ve asker tarihimizle ok


sk mnasebeti olan Bizans ve Balkanoloji sahalarnda mhim faa
liyetler gsterildi. lhanllar devrine ait mhim metinler ve tedkikler
ortaya konuldu. Orta-ark Islm dnyasnn itimai ve ktisad tari
hine, muhtelif meselelerine

ait esasl yeni aratrmalar yapld.

Memleketimizde de, Anadolu Seluklularna ait eskidenberi ilim


dnyasnca malm bn Bb, Aharay gibi kaynaklar, bz Mneat
mecmualar, sofiyane

ve edeb bz mhim

metinler, ehem

miyetli ehemmiyetsiz birtakm tedkikler neredildi. Osmanllar m ilk asrlarna ait bz kymetli ariv vesikalarm da buna
ilve edebiliriz. Garp limleri tarafndan da bu hususlarda bz
aratrmalar yapldn unutmamaldr

[Benim Anadolu Seluklu

lar Tarihinin Yerli Kaynaklan adl tedkkime baknz: Belleten,


N u. 27, 1943, S. 379-522]. Ayrca, slm Ansiklopedisinin trke
nerinde de mevzuumuzla alkal ehemmiyetli yazlar vardr ki,
burada btn bunlar en ksa ve umum bir fihrist eklinde
sralamaa bile, imkn ve lzum grmyoruz.
ite ok uzun yllardan sonra, franszca kk kitabmzn
trke nerini yaparken, yukardanberi sraladmz dnceleri
gzon'nde tutarak u karara vardk: Bu trke neir, en ufak
bir tadile bile uramadan, 19 3 4 de yazlm olan ilk ekli ile
yni

Franszcasndan farksz

olarak kacaktr,

nerin mukaddimesi ile, srp-hrvata tercmeye

Franszca

lve edilen

nszn tercmeleri de buna ilve olunacak ve franszca neirdeki


fihrist, daha kolay kullanlmas iin, esasl surette geniletile
cektin Btn bunlardan baka,

m ellif tarafndan bu trke

basma yeni bir ns2^ ilve edilecektir, ite bugn bu

karar

tatbik edilmi ve kitabmzn trke neri, fikir lemimize


bu kk ilvelerle arzolunmutur.
Son bir sz daha:

1 9 3 4 - 1960 yllar arasnda bu kitab

mzn mevzuu ile alkal hemen btn Garp ve ark tedkiklerinden


istifade ederek elde ettiim yeni neticeleri ve dorudan doruya

yahut dolays ile krk senedir zerinde altm hlde henz


neredemediim, yahut sadece neticelerini ksaca kitabma koy
duum birtakm tarih m eselelerinmevzu ile alka bakmndan
en ehemmiyetlilerini, ksa bir zaman iinde, bu kk kitab
tamamlayc yeni bir ck

hlinde -yalnz Osmanl imparator-

luunun kuruluu meseleleriyle deil, daha umum olarak, Islm


tarihinin muhtelif tima problemlerinin tedkiki ile uraan
mtehasss

tarihi ve itimaiyatlarn tenkiytlerine arzetmeyi

kendim iin ok zevkli bir vazife saymaktaym


FUAD K PR L

N S Z *

Geen tedris ylnda, bir Trk Tedkikleri Merkezinin kurul


mu olmas, Sorbonneun tarihinde, hi phesiz, misli olmyan
hayrl bir hdisedir. stanbul niversitesi Edebiyat Fakltesi
Dekan B ay Fuad Kprl buraya bizzat gelip Merkez'in faa
liyetini balatt vakit, ben bu hdisenin ehemmiyetine iaret
etmek imtiyazna nil olmutum.
B ay Fuad Kprlnn ziyaretini ve yardmn samimiyetle
temenni ediyorduk. Mterek bir eser iin, stanbul Fransz
Enstits Direktr B ay Gabrielin etrafnda birok Franszlara
halef olup memleketimizde Trk tarih, edebiyat ve sanatnn
bilgisini muhafaza eden ve genileten lim ve tilmizleri topla
dktan sonra, stanbul niversitesinin yksek deerli bir profe
srnden, phesiz haberdr olduumuz, fakat meziyyet ve neti
celerini bizzat mahedeyi sabrszlkla beklediimiz bir faaliyetin
semerelerini gelip bizzat bize getirmesini istememiz, tabi idi.
B a y Kprlnn Sorbonneda vermi olduu dersler, gittike
artan bir hret ve muvaffakiyete mazhar olmutur. O bugn
bunlar, kendisinin syledii lisanda, yni Franszca olarak neret
mek gibi bize bir hizmette bulunuyor. Bundan dolay kendisine
teekkr etmek yerinde olur. Dersleri dinlemi olanlar, bu metni
*
Bu nsz, bu dersleri ihtiva cdrn Les Origines de VEmpire Ottoman
(E. De Boccard, Paris 1935) adl kitaba mukaddime olarak, Paris Akademisi
Rektr, Fransz Enstits zasndan mehur tarihi Prof. Sebastien Charlety
tarafndan yazlmtr.

memnuniyet ve muhakkak bir istifade ile okuyacaklardr. B ay


Fuad Kprl etin bir mevzuu tazelemitir; bu mevzuun lite
ratr hakknda geni olduu kadar dakik olan bilgisinin btn
imknlarna, onu dinlerken hayretle mahede edilen mstesna
bir ahs erudition*un imknlarn ilve etmeye ve bu bilgi kit
lesine tenkid kabiliyeti ile metoda olan tabi sevgisini tatbik
etmeye muvaffak olmutur.
Tarihi Gibbonsun tezinin, dinleyenler nnde verdii ve
bu kitapta nerettii exposeisi, Osmanl Devletinin kuruluu
mes elesini vazetmek, bu meseleyi ele almak iin lzm gelen
metodu tesbit etme tarz, sade ve vazh tenkidin birer numune
sidir. Bundan sonraki fasllarn da, Osmanllarn zuhurunda
Anadolunun siyas ve tima durumu hakknda en salam bir
fikir vereceinden eminim; Osm anllarm kavm menelerine,
Anadoluya geli tarihlerine, ehemmiyetsiz bir prensliin kudretli
bir devlet hline kalb olmasnn muhtelif safhalarna gelince,
uzun uzun mnakaa edilmi olan btn bu meseleler, toptan
ve tamamen yeni bir hal tarzna mazhar oluyor ki, bunlar sala
hiyetli limlerimiz phesiz mnakaa edebilecek, fakat bundan
byle ihml edemiyeceklerdir.
B a y Kprl nn bundan evvelki almalar, bilhassa Os
manl messeseler! zerindeki aratrmalar ile, Trk - Mool
amanizminin slm mistik tarikatleri zerine hasretmi olduu
tedkik, bir de metin tenkidi zerindeki neriyat, onu, Osmanl
Devletinin meneini, modern tarih tenkidin prensiplerine uyarak
tedkik etmek hususunda herkesten ziyade salhiyetli klmakta
dr. Bu kadar az sayfa iinde, ark Ortaa tarihinin en etin
meselelerinden biri hakknda bu derece tam bir tedkiki meydana
koymak herhalde gtr.
hretini te sis etmi olan almalarnn e^posesini ve
syntheseini Sorbonnea hasretmi olduundan dolay B a y Kprlye minnetdrz ve yine gelip aramzdaki yerini igal etmesini,
limne aratrmalarndan ve bunlar takdimdeki hnerinden
Fransz dinleyicilerini istifade ettirmesini temenni ederiz. Byle
bir ibirliinin devam ettirilmesi, trkologlarmza sevin ve
memnuniyet bahedecektir.
Sebastien C H A RL T Y

MELLF HAKKINDA NOT*


Modern Trkiye Cumhuriyeti, ilim sahasnda byk terakki
salamtr. Umum, tima ve siyas bu yeni istikamet reorientation , umum ilm reorientationu icab ettirerek asr Trk
ilminin esaslarn vazetm i, bu keyfiyet bilhassa tima ilimler
sahasnda tecell eylemitir. Modem garb ilm metodunu benimse
yip, bu metodu kullanmak suretile asr, tima ve tarih prob
lemlerin tedkikine giriecek byk ilim adamlar zuhur eylemi
tir. Bunlar bekleyen byk ve bkir malzeme, mhim tedkik
mevzuu tekil etmekte idi. Neticelerin alnmas da geri kalmad.
Bu neticeler, yalnz mill Trk ilim ve kltrn zenginletirmek
le kalmam, Trkiyat ile Yakn-ark tarihi hakkmdaki malmata
da mhim ilm kazanlar temin etmitir.
Bu neticeler, bizim tima ilimlerimiz iin de mhim bir
yardm tekil ediyor; bizim ilim adamlarmzn da bunlardan isti
fade etmeleri ve bu kazandan hakik ilm deer tayan her eyi
benimsemeleri gerekir. Bu husus, bizim meden ve tima tari
himizi, sosyolojimizi, lisaniyatmz, filoloji ile folklorumuzu
ve saireyi ilgilendirmektedir.
Veselin Mastesa messesesi sayesinde biz, kendi topluluu
muz iin, Fuad Kprlnn, Les Origines de VEmpire Ottoman
adl eserini terceme ettik. Bu nl mellifin eserlerinden birini
terceme etmee karar veriimiz, tesadfi deildir. timaiyat,
*
Franszca metninden srb - hrvatcaya terceme olunarak 1955 de Saray
Bosnada Porjeklo Osmanske Carevine ismi altnda neredilen esere, mellifin <
ilm ahsiyeti hakknda Prof. Nedim Filipoviin yazd mukaddimenin,
(S. 5-12) Prof. M. Tayyip Oki tarafndan yaplan tercemesidir.

Trk edebiyat tarihi, siyas, tima, ktisad ve meden tarih,


Trk dili tedkikleri sahasnda, Trk folkloru ve bunun dier lm
dallarnda, modern Trk lm fikrinin ilk r aanm ve k sa
ann, Fuad Kprl temsil etmitir. Onun daha yal muasr
olan Ziya Gkalpin, sosyoloji ve siyas ideoloji shasmda, na
zar olarak tahakkuk ettirmek istedii eyi, Kprl daha ok
muvaffakiyetle, lm prensipe uygun ve sistemli bir ekilde, iti
m aiyat shasmda yapmtr. Ziya Gkalp naza'riyat sahasna ve
tahkik edilmiyen ilm teorilere saplanadursun, yorulmak bilme
yen Kprl, ateli zeks sayesinde ve Atatrkn eserinin tet~
vic ettii yeni devrin at a saik ile ie atlm ve dnyaca
tannm ilim adamna lyk bir eseri baarm, Trkiyede muasr
itimaiyatn temelini atm ve ona yol amtr.
Onun btn hayat ve btn ilm faaliyeti, Trkiye Cumhu
riyetin in hayatna, ayrlmaz bir ekilde, baldr. 1890 tarihinde
dnyaya gelen Kprl, kltr ve ilim misyonuna ok erken ba
lamtr. mparatorluk efsanesinin krlmaa balad bir za
manda, imparatorluun yaad eski telkki ve medeniyetin
esas pirensiplerinin tam teslim (capitule) olduu bir zamanda,
artk terkedilmi istibdat ve din taassub yollarna krkrne
devam eden ve devri gemi idareciler zamannda, yni milletin
hrriyet ve istiklli meselesinin, ciddiyetle ortaya atld bir
srada, o byyp formasyonunu yapmtr. Bu devir, gen Kprlnn lirik iirlerinde, mahremne bir ekilde aksettirilmitir.
Bu genlik iir denemelerinde elem ve hayal krkl ifadeleri
mevcud olduu gibi, kendi milletinin kuvvetine derin man da
sezilmektedir.
Fakat onun bu iir yolu nisbeten ksa olmutur. Zeksnn
kuvveti ve zamannn ok iyi hissettii ihtiya sik ile, kendisi
baka shalara atlm, ilim ve tedkik yoluna girmitir. 1913
senesinde Trk Edebiyat Tarihinde Usl adl eseri kt. Kendisi,
bu eserinde, ilm usl hakkmdaki mziden intikal eden ve zaman
gemi ilm telkkilere bal kalmad gibi, edebiyat ile bunun
tima rol hakkmdaki gya asr, hakikatte ise decadent
telkkilerin krkkrne te sirinde kalmaktan da kendini kurtar
mtr. Onun Trk edebiyat ile Trk tima ve meden tarihi
hakkmdaki ilm telkkisinin ir: Bir milletin kltr reorien-

tation' u, eski kltr mir sinin mekanik inkr ile muvaffakiyetli


ve yapc bir ekilde tahakkuk ettirilemiyecei gibi, yeni bir me
deniyetin semereleri de, krkrne iktibas ve taklitle elde olu
namayaca nazariyesidir. Dolaysyle, ilm almalarda halka
ve halkn haznelerine dnmek lzmdr. Yeni, asr metodla m
cehhez ilim adam, bu hzineleri objektif bir ekilde tedkik edip,
msbet ve ilm bir netice olarak koymal ki, bu netice yeni kltr
istikametindeki mahsullere, uzv olarak, idhal edilebilsin. Bu sebebden dolay, onun, sonraki eserlerinde, halk edebiyat tedkikine
yneldii grlmektedir. Bu kadar geni idrk sahibi ve itimiyat
shasmda asr metodlara vkf olan Kprlnn, yaknda, dar
mnadaki edeb-tarih kadroya dahil olmayan, fakat geni tima,
ideolojik ve kltrel karakterde olan meselerle kar karya gele
cei tabi idi. Nitekim bundan Trk Edebiyatnda lk Mutasavvflar
adl byk eseri dodu. 1918 senesinde intiar eden bu eser, dnya
ilim miuhtinin dikkatini ekip, Kprly arkiyat sahasndaki
en mehur ilim adamlar saflarna dahil etmitir. Bundan ksa bir
mddet sonra Trk Edebiyat Tarihi adl eseri intiar etmitir ki,
bu eser bir defa daha onun idrk vsatini, ilm tarafszlm bu
shada muasr ilm neticeler hakkmdaki vukfunu teyid etmitir.
Bu kitab, alelde bir edebiyat tarihi hududlarn oktan amtr.
Bu kitab, hakik mnada, bir medeniyet tablosudur, yle bir
medeniyetin tablosudur ki, Ortaam darl ve eski mel
liflerin, vaka - nvislerin ve tezkirecilerin ibtidilii ile birok
Avrupa msterklarmn ilm vukufsuzluu ve bu eit sentetik
bir eserin ortada bulunmay yznden, sakl kalmt. Bu eser,
bu shada o zamana kadar btn yaplanlarn ilm bir sentezini
tekil ediyorsa da, yine o, mellifin temamen ahs karakterini ta
maktadr ve birok hatlar ile yanl telkkilerin iddetli tenkidi
mahiyetindedir. Bu eser, birok mulak meselelerde, mellifin
byk ahs payn gsterir; fakat bu eseri byk, enteresan ve
cana yakn yapan, fikrimce, Kprlnn metodudur. Kendisi
burada, bir devrin hakik tima, ktisad ve siyas ahvalinin
tahlili ve o devrin ahlk ve umum ideolojik tablosu meydanda
olmadan, mezkr devrin hakik edebiyat tablosunun da olam
yaca fikrini titizce ve ilm bir ekilde tatbik etmektedir. Ede
biyat, ancak btn bu ilgilerin ideolojik akislerinden, yni bun
larn ifadelerinden biridir.

Btn bu eserleri, 1913 tarihinden itibaren tedrista bala


d stanbul niversitesi Edebiyat Fakltesinde Trk Edebi
yat Tarihi profesr olarak yazd keyfiyeti gznnde bulundurulmazsa, Kprlnn bu byk emei, tam mnas ile tablolan dirilmi olamaz. Kendisi o makamda, pedagog sfat ile de,
dinleyicilerinin geni muhitinde, ilm kanaatlerini ortaya koymu
ve mstakbel Trk ilim neslini yetitirmitir.
Kprl hakknda yaz yazanlar, ber-mtad, onun, Avrupa
da tahsil grmeyen Trk mnevverlerinden biri olduu halde,
Trk ilim shasmda tam bir inklb yaratm olmasn mstesna
bir hdise olarak, tek tarafl, tebrz ettirmilerdir. Hi phe
yok ki, bu hususta, Kprlnn hariklde olan zeks ilk plnda
rol oynamtr; fakat srekli ve semereli mesisi ile daima mille
tinin kucanda yaayarak, Garbn temsil ettii olgun medeniyet
hakkmdaki aldatc ve semeresiz hayal dnda kalmak hususun
da mstesna bir durumda olan Kprlnn, bu medeniyeti kritik
szgecinden geirmek suretiyle iinden deerli unsurlar alarak
milletin hizmetine mde bulundurduu byk zeksn zen
ginletirmek imknn bulmu olmasnn da mhim rol olmu
tur. Kprl bylece ilimde hakik ve yapc bir eser iin lzm
gelen ahlk ve entellektel shay kendisine temin etmitir.
Kprl bu istidadm btn faaliyetinde gstermitir. Samim
bir Trk vatanperverlii ateiyle birlikte, msbet ve ilmen m
terakk olan hereyi benimsemek isatidadn da muhafaza etmi
tir. Kendisi, devrin hdiselerinden uzakta bulunan homme de
cabinet olarak kalmamtr. Onun nazarnda tarih ve problemleri,
gemi bir tima vkadr ve bu vki a kk ve gnn fnilii
altnda gizlenmi bir meruiyete sahibdir. Bu gibi telkkilerde
mystification'lara, romantizme ve tedkik edilen vkamn keyf
ve gayr- ilm bir ekilde mtalasna yer yoktur. B u sebebledir
ki onun eseri, hem ekil hem muhtev bakmndan salam bir
ilim mahsldr. Bu bakmdan Kprl, birok garb musrlarna stn gelmektedir. Onun bu muvaffakiyeti, birok mehur
ilm messeselerce kendisine zlk, fahr doktorluk verilmesi ve
konferans vermek hususunda dvet olunmas suretiyle takdir
edilmitir.

Biz burada bu limin ilm yolunu ve semereli faaliyetlerini


sistematik bir ekilde ve tafsiltl olarak anlatmak istemiyoruz.
Ancak ksaca, eserinin zne ve mnasna, bilhassa bizim ilmimiz
iin ihtiva ettii faideyi gznnde bulundurarak, iaret etmek
istedik. Kprlnn imdiye kadar olan mesisini anlatmak
iin byk, kk eser, makale, tantma, tenkid vesaire olmak
zre drtyzden fazla yaz yazm olduunu gstermek kfidir.
Btn bunlar fevkalde eserler olup, ksmen mstakil ve ksmen
de mhim Trk ve yabanc mecmualar ile Trk dergi ve gazetele
rinde para para ekilde kmtr. Btn bu irili-ufakl yazla
rnda Kprl, tercihan Trk edebiyatn, tarihini, dilini ve folk
lor meseleleri ile metod ve Trk milletinin kltr ve madd tarihi
ile ilgili dier mes elelerini incelemektedir; fakat biz Kprl
nn tarihi olarak faaliyetine temas etmek istiyoruz.
Evvelce de sylediimiz gibi, Kprl, bizzarure, Trk mille
tinin z tarihi problemleri ile megul olmak mecburiyetinde idi.
Kendisini bu ie sevkeden miller, ilm faaliyetinin genilii,
uzun seneler sren mesasi neticesinde toplad byk ampirik
malzeme ve nihayet Trk edebiyat tarihi hakkmdaki telkkisi
olmutur; fakat bunlarn yannda bunun mhim bir sebebi daha
vardr ki o da Osmanl mparatorluunun mebdei, tekilt, ma
hiyeti ve ehemmiyeti hakkmdaki Trk ve Avrupa ilim muhitle
rinde hkim olan pek muhafazakr ve eskimi bulunan telkki
lerdir. ite o, Trk imparatorluu tarihi zerinde tedkiklerde bu
lunan Trk ve Avrupa mdekkiklerinde hissedilen tarih boluk
ve tek tarafll doldurmutur. Geri Harnmer, Trkiyede olsun,
Avrupa da olsun, ilk olarak ark ve garb kaynaklarna istinaden
sentetik bir Trk mparatorluu tarihini vermei denemiti.
Bunun devam olarak Zinkeisen, Jorga ve sair enin eserleri gel
mektedir; fakat byle byk bir sentez iin, Hammer*in byk
isti dad ve alkanlna ramen, o zamanki tarih ilminin duru
munda, objektif tarih artlar mevcud deildi. Dier Avrupa
limleri, Hammerin telkkisinden ileri gitmemiler, bazlar
ise, onun neticelerine nisbeten, bir adm geriye atmlardr.
Bu gibi limlerde Bizansn ve messeselerinin Osmanl m pa
ratorluunun teekkl zerindeki tesiri hususunda tek tarafl
ve mbalal hkmler gze arpmaktadr. Dier taraftan bir

ok yerli Trk tarihiler, msbet tarih vesikalar yannda bir


yn efsanev ve yanl malmat ihtiva eden eski vak a-nvis
melliflerin szlerini tekrarlamak suretiyle, tek tarafl ve birok
defalar ibtida bir ekilde, imparatorluk tarihini anlatmlardr.
Mezkr tarihilerin faaliyetleri, ummiyetle, malm tarih kay
naklardan istifade etmee mnhasir kalyordu ki, bu malmat,
Osmanl mparatorluu tarihinin bir mukaddimesi olan Seluklu
mparatorluu ile dier evvelki Trk siyas teekkllerine temas
etmeden, Osmanl mparatorluu tarihinin dar erevesinden
kmakszn, naklederlerdi. Bylece bu tarihiler arktaki klsik
slm devletleri rneine gre Osmanl mparatorluu tarihini
anlatmakla vazifelerini ifa ediyorlard ki, bu tarihiler bylece
bu imparatorluun mevcudiyetinde trkle has bireyi bulama
yp, Osmanl mparatorluunu, evvelki Trk devletlerinin ve te
ekkllerinin uzak ve h t al, tima ve siyas inkiafnn man
tk bir devam olarak grmemilerdir. Osmanl mparatorluunu
bu ekilde mtala etmekle, onlar, Avrupa tarihilerini de yanl
yola evketmi oldular.
Fuad Kprl, Trk edebiyat, Trk dili ve folkloru shasmdaki eserlerinde dahi bu eid telkkilerin iddetle aleyhinde
bulunmutur. O, eski devirlerdenberi Trk airetlerinin inkiaf
n, Trk devletlerinin teekkl ile bunlarn mer olarak biri
birini tevllerini ta kib etmi ve bu tarih dvann ak ve inan
drc izahlarn yapmtr. B u hususta, Trkiye T a rih i: Menelerden Anadolu istilsna kadar Trkler (stanbul 1923) adl
eseri mhimdir. Daha evvel Selukler Devrinde Anadoluda Trk
Medeniyeti (M .T .M ., I I , 1916, s.293-332) isminde, tamamlanmam
bir makale yazmtr. 1928 senesinde. Selukler devrinde Anadolu
Beylikleri tarihine aid birka maklale yazmtr; fakat birok
Avrupa tarihilerinin telkkileri aleyhindeki ilk cephe hcumunu,
Bizans Messeselerinin Osmanl Messeselerine Tefsiri Hakknda
Bz Mlhazalar adl byk eseri ile yapmtr (T. H. M ., I,
1931, s. 165-313). Kprl bu eserinde, mufassal bir tarih tahlil
ile, bu tesirin ne dereceye kadar mevcud olduunu gstermitir.
Aym zamanda bu hususdaki birok dalletlere iaret eden Kp
rl, Seluklular m paratorluunun vrisi ve Trk devletlerinin
inkiafnda bir merhaleyi tekil eden Osmanl Devletinin inki
afnda nekadar kendine has ve orijinal unsurlar ihtiva ettiine

de iaret etmitir Osmanl mparatorluunun menei hakkndaki yanl telkkilere kar son muhasebeyi de bu kitabda yni
tercemesini vermekte olduumuz Les Origines de PEm pire Ottoman adl eserinde yapmtr. Bu eser Sorbonne da, Fransz dinle
yicilerine mahsus, Osmanl m paratorluunun douu hakknda
verdii bir seri konferanslardan ibarettir. Bu konferanslarda K p
rl, mparatorluk a tekaddm eden tarih ile mparatorlukun
douunun geni ve plstik tasvirini vermektedir. Okuyucu, tercemeden dahi olsa, bu mmtaz ilim adamnn tebahhurunu, me
todunu ve kuvvetini takdir edebilecektir. Gibbons ile dier tarihi
ler hakkmdaki tenkid, ilm rabta ve incelenen malzeme husu
sundaki vukf, birer nmune tekil etmektedir. Bu etdde incele
nen birok mes eleler, mellifin izahat ve vard neticeler bak
mndan, hatt bizim ilm muhitimiz iin bile bir keif tekil
edecektir. Eserinde, Seluklularm son devri ile Osmanl mparatorluunun ilk zamanlarn tedkik etmekle beraber, mellif,
karmzda bulunan ve imdiye kadar halledilmeleri iin vakit
ve birok ahvalde imkn bulamadmz bz meselelerin tarih
evveliytn vermektedir. Birok zl mtalalar ile mellif bize,
Trk devri tarihimizi inceleyen limlerimize glk veren bz
hdiselerin knhn ve mnasn izah etmektedir. Eserine tima,
ktisad, ahlk ve mnevi bakmdan mufassal Seluklular tarihi
ile balayan mellif, derin ilm tahlil erevesinde, bizi Seluklular
mparatorluunun dal, Beyliklerin douu ve bu arada
Osmanl Beylii zerinden tedricen mparatorlukun douuna
kadar gtrmektedir. Mellif ayn zamanda bize bu Trk Ms
lman muhiti ile, Bizans mparatorluunun bakayss arasndaki
mnsebat hakknda malmat vermekte ve bu iki organizma
arasndaki mtekabil te siri, mhirne bir ekilde izah etmekte
dir ki bu tesir, mstakbel Osmanl mparatorluunda grece
imiz bu iki lemin ktisad, tima, siyas ve ahlk sentezini ha
zrlamtr. Bu vesile ile mellif, Anadolu kylerinin tekilt,
ehirlerdeki din, hamas zmreler ve esnaf tekiltlar hakknda
bize kymetli malmat vermektedir ki, bu tekilt ileride Balkan
larn fethi ve tekiltlandrlmas iinde ok mhim rol oynam
tr, Yelev geerken olsun, mellif, bize orijinal bir Trk messesesi
olan Tmar tekiltnn zuhuru ve inkiaf hakknda bir tablo

izmektedir. Hulsa, Trk devri Balkan milletlerinin tarih tedkikine mebde tesbiti iin lzm olan balca btn unsurlar izah
eden bu kitab, ardnda eyrek asra yakm kuvvetli ilmi bir faali
yeti olan bir ilim adamnn byk bir eserini tekil etmektedir.
Fakat bu eserde incelenen mesele bu limin ekseri eserlerin
de olduu gibi ancak m uvaffakiyetli bir kroki olarak kalmtr.
Daha dorusu bmlar, mellifin ilm tedkiklerinde vard bir
seri mdellel tezlerdir. Geri sonralar mellif bu meselenin bz
| mfredatn tekrar ele almtr. Mesel, Ortazaman Trk Hukuk
I Messeseleri (Belleten, nu. v-v, 1938), Ortazaman Trk-slm
: Feodalizmi (Belleten, V, s. 319-334), Osmanl mparatorluunun
Etnik MeneH Mes eleleri (Belleten, VII, s. 219-313) vesair yaz
lar g ib i... Fakat bu vazyet bizi artmam aldr. Kprl,
ilim adam, profesr sfatiyle, ilmin yeni esaslarn vazetmek,
yeni ilim neslini yetitirmek, ilm messeseleri, ilm mecmualar
ve dier neriyat te-sis edip tekiltlandrmak, nihayet hret
sahibi bir ilm adam sfatiyle beynelmilel plnda ilm faaliyete
katlmak gibi ar vazifeler deruhte etmitir. Kendisi btn bu
ileri, hayranl mcib bir ekilde ve muazzam enerji ve vsatiyle if etmitir. Hadd-i ztnda bu keyfiyet onun bir kusurunu
tekil etmez; tarih perspektiften baklrsa, bu keyfiyet onun ah
lk ve entellektel bir meziyetidir. Belli ki kendisi, bilerek, bir
ok disiplinlere id bir hayli mes elelere temas etmi ve bununla,
yetitirdii nesil ile sonradan gelecek olan nesillere vazife ve
hedeflerini gstermitir. Belki tam bir Trk edebiyat tarihi, tam
bir Osmanl mparatorluu tarihi yazlmcaya kadar, daha, ok
vakit geecektir. Burada gze arpan keyfiyet, Kprlnn,
ilm tedkikleri boyunca, daha eski, daha az tedkik edilmi ve kay
nak bakmndan daha fakir devirler istikametine tevecch etme
si, dierlerine, yni genlere ise, yeni zamanlarn tedkikini terketmesdir. Bu hal edebiyat s h a s ile tarih shas iin vrid olduu
gibi, dier inceledii shalar iin de vriddir. Onun shas etin
ve mulktr. Bu, klanlarm, balangcndan Osmanl im parator
luuna kadar devam eden karanlk devirlerdir. Bu shann yeni
zamanlar hududunu at zaman bile, o shada da en nzik ve en
etin meseleler zerinde durmutur.

"3

Bu eid mesuliyetli vazifeler banda Kprl, bir eyrek


asrdan fazla bir zaman kalmtr. Mebus seilince, Ankara da
yine ilim ve tedris faaliyetine devam etmitir. Sonralar ilm faa
liyeti terkedip, Demokrat Parti liderlerinden biri olarak kendini
temamen siyas hayata atmtr. Bu zatn enerjisi ile alma
kabiliyetinin ne kadar byk olduunu, 1941 senesinden yni
profesrlk vazifesinden niha olarak ayrldktan sonraki yllar
gstermitir. iddetli ve frtnal siyas mcadele iinde yaad
hlde, kendisi 1950 senesinde, yni Demokrat Partinin Trkiye de
iktidar ele ald na kadar, Trk Tarih Kurumunun mecmuas
olan Belleten de neredilen mteaddit yazlar ve slm Ansiklo
pedisindeki (Trke neri) dikkati eken makaleleri ile Trk
ilm tefekkrne yeni ve cidd yardmlarda bulunmutur. Son
zamanlarda bildiime gre ilmi faaliyeti grlmemekle beraber,
sanrz ki Kprl, ilim adam sfatiyle henz son szn sy
lememitir.
Prof. Nedim FL P O V

KURULU MESELES
NASIL TEDKK EDLMELDR
XIII nc asrn son yarsnda Iran M oollarmm tazyik ve

tahakkm altnda ken Anadolu Seluk Devletinden sonra,


x v 5nc asrda Anadolunun iml-i garb mntehsmda Seluk-Bizans hududlar zerinde beliren yeni bir siyas teekk
ln, yz yl bile srmeyen ksa bir zaman iinde Balkanlar5a
ve Seluk Anadolusunun byk bir ksmna hkim kuvvetli
bir devlet hlinde inkif,
dourduu byk ve devaml
neticeler bakmndan, aa Ortazam an tarihinin en esasl
meselelerinden biri saylabilir. Buna ramen, bu mes ele he
nz lykyle iyzah edilememi, Ortazam an vak a-nvisliinin
brakd masallardan kurtarlamam ve bugne kadar bir
muamm hlinde kalmtr.
u son senelerde H. A. Gibbons5un The Fondation of the
Oltoman Empire (1916) adl eserinin kmasndan sonra,
msterklar arasnda Osmanl Devletinin kuruluu mes elesi
bir tetkik ve mnkaa mevzu oldu: Clement Huart, bu ki
tab hakknda Journal Asiatique ve Journal des Savants*da ne
rettii makalelerinde, bz ihtirz kaytlar dermeyan etmekle
beraber, umumiyetle onun neticelerini kabl ederek, bu eser
syesinde Osmanl tarihinin balangcn dolduran ocukca
*
Has isimlerin transkripsiyonu iin, slm Ansiklopedisinin sistemi
kabul edilmitir.

m asallardan kurtulduum uzu iddia e tti1 . Alman trkologu


F. Giese, yine bu eser mnasebetiyle yazd bir makalede,
Gibbonsun bz neticelerini kabul etmekle beraber, onun
Osmanl devletinin kuruluu hakkmdaki esas nazariyesini
iddetle tenkiyd etti ve bu hususta bz yeni mlhazalar ileri
s rd 2. Daha sonra R u d o lf T sch u d i3 , W. L. Langer - R .
P. Blake4 ve nihyet slm Ansiklopedisi*nde Osmanl bahsini
yazan J . H. K ramers 5 bu mesele zerinde biraz uradlar.
Bunlardan baka, uzakdan yakndan bu meseleye temas eden
bz noktalar hakknda da birtakm neriyat yapld. Fakat,
Gibbonsun kitab mstesna olarak, bunlarn ou msterklar leminin dar muhitinden darya kamam, geni tarih
iler muhitine mehl kalmtr. M m fih unu itiraf etmeliyiz
ki, ne kemmiyet ne de keyfiyet itibariyle memnuniyet verici
mahiyette olm ayan btn bu almalara ve Clement H uartn
nikbin hkmne ramen, Osmanl Devletinin kuruluu muamms, henz iyzah edilmekten, hatt biraz aydnlatlmaktan
ok uzaktr.
te bundan dolaydr ki derslerimize mevz olarak, ehem
miyeti nisbetinde mehl olan bu meseleyi sedik. nce, bu
hususta en ziyde yaylm gr tarzlarn hulsa ve tenkiyd
ederek, bu mesele hakkmdaki almalarn bu gnk ibtida
hlini tebrz ettireceiz; sonra, mevcut kaynaklarn bahettii
imkn dairesinde, bu mes eleyi aydnlatabilmek iin nasl bir
usle riyet lzm geldiini iyzaha alacaz ve nihayet, bu
usle gre varabildiim iz neticeleri ve halledilmesi zarr ol
m akla beraber henz zerinde allmam problemleri- teferruta girimeksizin, en umum hatlariyle- ortaya koymaa
gayret edeceiz. imdiye kadar Ortazaman vaka-nvisliinin
ana nelerinden kurtulamam olan bu kadar muamml bir
1 Journal Asiatique, s6rie n, vol. x (19 17 ), p. 34.5-350; Journal des Savants, (Avril 19 17), p. 157-166.
2 D as Problem der Entstehung des Osmanischen Reiches (Zeitschrift fr Semitistik, Band n, Heft 2 (1928), s. 246-271.
3 Vom alten Osmanischen Reich, Tbingen, 1930.
4 The Rise o f the Ottoman Turks and its Historical Background (The Ameri
can Historical R evi ew, vol. x x x v n , nu. 3, April 1932, p. 468-505).
5 Encyclopedie de Fslam, A rt. Trks IV. Histoire (1932).

meseleyi, bilhassa byle birka dersin mahdut kadrosu iinde


hallediverriek iddiasnda bulunmuyoruz. Burada, Osmanl
Devletinin kuruluu hakknda bz yanl gr tarzlarn or
tadan kaldrm aa ve hi olmazsa, bu hususta ksm (partiel)
bz iyzahlar vermee muvaffak olursak, bu, bizim iin byk
bir teselli olacaktr.

I. G B B O N S U N N A Z A R Y Y E S :
H U L S A V E T E N K D
Osmanl Devletinin kuruluu meselesi hakknda A vrupa
da- trkololar deil, fakat geni tarihiler muhitinde- bu gn
en ok rabette olan gr tarz, H. A. Gjilhonsu-n^ki'rtenH^
dir. Um um H arb den sonra, mesel Fransada kmakta olan
umum tarih kolleksiyonlarmda bile, bu mesele hakknda, onun
dim esasl bir rnehaz olarak kullanldm gryoruz. Ese
rini vcude getirmek iin phesiz byk mes sarfetmi olan
bu mellif, siyas ve asker tarihe it birtakm fer meseleleri
kendisinden evvelki mverrihlerden daha cidd bir srette
tetkike muvaffak olmu, hatt, bz esas meselelerde de doru
istidlallerde bulunm utur: M esel Osmanl Devleti nin ancak
Balkan Yarm adas ndaki futuhattan sonra A nadoludaki top- j
raklarn geniletebildii hakkmdaki fikri ok dorudur; bu
nun gibi, mesel O snanllarm B alkanlardaki futuhtnm/
tahrib ve yam a maksadiyle yaplm bir akm deil, plnl
bir yerleme olduu mtlas da ok hakldr. Fakat, b
tn bunlara ramen, Osmanl Devletinin kuruluu hakkn- ^ j
daki esas tezi, en basit bir tarih tenkiyde dayanam yacak \
kadar rktr. Bunu iba t iin, nce, onun bu husustaki1
nazariyelerini ksaca nakledelim :

a) Osmanl devletine adn veren Osm ann babas Erturul,


Mool istils nnde K hw rezm de kap Seluk sultan
cA l al-dn K aykobd i. devrinde A nadoluya gelen ve memle
ketin garb- imlsinde, Sdde iskn edilen kk bir
airetin reisidir.
b) Osman ve onun kk aireti, obanlkla geinen m
rik Trklerdi. M slm an muhitine geldikten sonra, soyda-

la n olan Seluk Trkleri gibi slml kabul ettiler. Bu


yeni rh kendilerinde proselytisme hislerini birdenbire uyan
drd. C ivarlarnda bulunan ve kendileriyle dosta mnsebet
lerde bulunduklar H ristiyan R u m lar da mslmanl kable
icbar eylediler. slm olm adan evvel Osmann maiyyetinde
ancak drtyz m uharip vard ve bunlar kendi muhitlerinde
skin, tl, sulhc bir hayat geiriyorlard. Fakat i29odan
130 0 e kadar on sene zarfnda, bu say on misli byd; hudut
lar Bizansllarla temas edecek kadar geniledi ve bylece,
reislerinin adn alan yeni bir rk, Osmanl rk meydana
kd. Bu rk, balangcm danberi hlis bir Trk rk deil,
doduu yerde mevcud unsurlarn biribiriyle kaynamasndan
teekkl eden kark ve yeni bir rkdr. Mrik Trkler ve
H ristiyan R um lar, slm dinine gifmek suretiyle, bu yeni
rk beraberce tekil ettiler.
c) Osmanl nfusu az zam an zarfnda byk nisbette oal
m d. Bu hadise, tabi bir artm a ile iyzah olunamaz. arktan yeni gelen gebelerin iltihakn dnmek de yanltr.
nk Osmanl topraklar Anadolunun en garbnda bulu
nuyordu ve oraya gelebilecek insan kitleleri, o topraklarn
daha arknda bulunan dier Anadolu beylikleri tarafndan
iskn ve istihdam olunabilirdi. Binaenaleyh, bu, ancak, en
byk ksm R u m la r dan mrekkeb olan yerli unsurun karn asiyle iyzah olunabilir.
d) Osmanl Devletinin Balkan Yarm adasndaki abuk ve
kkl yerlemesi, yalnz yukarki sebeplerle iyzah edilemez;
bu hususta, Bizansn, Balkan devletlerinin ve G arb lemi nin
o sradaki vazyetlerinin elbette byk te siri olmutur. Fakat,
bu haric sebeplerden baka, ilk Osmanl padiahlarnn kud
retli ahsiyetlerini hesaba katmak lzmdr. Balkan Y arm
ad asn d a Osmanl hkimiyeti altna den Hristiyanlar, A na
dolu daki H ristiyanlar gibi asrlarca M slm anlarla komu
luk etmi deillerdi. Binaenaleyh, bu yeni shadaki kesf
H ristiyan kitlelerini islmladrmak iin, M urad 1. devrinde,
baka vastalar bulundu; harb esirlerinden slml kabl
edenler klelikten kurtuluyordu. Fakat bu ok mahdud bir
dairede kalyor, maksad te?min etmiyordu. Bunun iin, Hris
tiyan ocuklarndan Yenieri tekil ve devirme kannu ih

das edildi ki, bu usl ile bunlar cebr surette slmlatr


lyordu. Balkanlar daki R um ve Slav unsurlar bylece, ocuk
larm vermekten ise hep birden ihtidy daha faydal bulu
yorlard. Yenierilerin hatt x v . asrda bile, sayca mhim
bir yekn tutmadklar ve ordunun esas unsurunu tekil etme
dikleri dnlrse, bunun orduyu kuvvetlendirmek iin y a
plm bir tekilt deil, sadece bir ihtida vastas olduu daha
iyi anlalr.
te Gibbonsun kitabnda m dfaa edilen balca f i
kirler bunlardr. Grlyor ki, Gibbons, Osmanl .Devleti nin
kuruluunu yalnz din bir sebeple iyzaha almakta ve kabl
edilen yeni dinin yeni bir rk, bir Osmanl rk vcude getir
diine inanmaktadr. Onun delillerini tenkiyde girimeden
evvel unu sylemek lzmdr ki, bu kadar byk ve ehemmi
yetli bir tarih hdiseyi yalnz din bir mil ile iyzaha kalkmak,
yni tek cepheli bir iyzah ksm bir hakiykati ihtiv etse
bile, tarih realitenin karkl (complexite) karsnda, dim
kifayetsizdir. Mellif, bundan baka, rk (la race) tbrini de
dim kavm (le peuple) ile kartrarak byk bir vuzuh
suzlua sebebiyet' veriyor; hlbuki tarih bir realite olarak
bir Osmanl imparatorluu bulunm akla beraber hibir zaman
bir Osmanl rk, hatt bir Osmanl kavm i mevcut olmam
tr. Gibbons, Trk ve Osmanl medlllerinin, biribirinden
tamamiyle ayr karakterlere mlik iki rkn veya kavmin
ad olduunu isbat iin -nk bu, onun esas tezlerinden biri
ni tekil ediyor- Osmanl kaynaklarndan da birtakm deliller
getirmee kalkmsa da, btn bunlar, bir yanl anlam a
netiycesinden baka birey diildir: Etnik deil sadece politik
bir tbir olan Osmanl kelimesi eski vak a-nvislerde dim
devlet hizmetinde bulunan ve devlet btesinden geinen
hkim ve mdir sn f mnasn ifade eder. leride daha
etrafl bir ekilde bu mesele zerine avdet edeceimiz cihetle,
imdi, Osmann ve aiyretinin sonradan M slm an olduklar
iddiasnn ne gibi delillere dayandn tahlil edelim :
Vaktiyle Nldeke nin'6, R am bau d n u n 7, ve daha sonra F.
6 Zeitschrift der Deutschen Morgenlndischen Geseschaft, Band xiii.
7 L a v is s e et R a m b a u d , Histoire Generale, vol. m, p. 822-824.

B ab in g er8 ve H. Groussetn in 9 kabul ettikleri bu nokta-i nazar


m dfaa iin Gibbonsun hibir cidd delili yoktur. M uahhar
ve kymeti ok pheli bz etnografik mahedelere dayanarak
im al Suriye Trkm en aiyretlerinin yalnz eklen Mslman
olduklarn,, ve bunlarn, bz vak a-nvislere gre Osman
n aiyretleriyle akrab bulunduklarn sylemesi, hibir ey
isbat etmez. Gibbons bu hususta en kuvvetli delil olarak, eski
Osmanl kroniklerinde mevcut iki menkbeye istinad ediyor.
O, pek tabi ki, bunlarn birer menkbe [leende) olduunu
b iliyor; fakat, tarih vesikalarn mefkud olduu zamanlar
iin bu gibi menkbelerin -phesiz, dikkat ve ihtiyatla- kul
lanlmasna, nk bunlarn bz tarih vkalarm - kollektif
muhayyelede bozulmu - akislerini ihtiva ettiine kni dir.
Bu menkbelerin Osmanl kroniklerinde biribirinden farkl
rivyetleri olduu gibi, faz kroniklerde de Osmann yerine
babas Erturul gserilir. Bu menkbeler en basit srette yle
hulsa edilebilirler:
a) Osman bir gece bir M slm an sofsinin-yni eyh
Edebal-nn evinde m isfir kalr. U yum adan evvel ev sahibi bir
kitab getirerek bir ra f stne koyar. Osman, bunun nasl kitap
olduunu sorunca Kur'n olduunu syler. M nderict hakkndaki sule ise Peygam ber vastasiyle dnyaya gnderilen
T an r kelmdr cevabn verir. Osman bunun zerine kitab
eline alarak sabaha kadar ayakta okur. Sabaha kar uykuya
dalar. Rysm da bir melek grnerek gsterdii bu hrmet
ten dolay kendinin ve neslinin aziz ve mkerrem olacan
tebir eder.
b) Osman, eyh Edebal dan kzn ister; eyh iki sene buna

m uvafakat etmez, Osman bir gece eyhin evinde uyurken


bir ry grr: Edebalnm koynudan bir ay karak Osmann
gsne girer. Bunun zerine Osmann gbeinden bir aa
kar. Dallarnn glgesiyle btn dnyay rter. Edebal, ryay
tbir ederek Osman sllesinin dnyaya hkim olacan syler
ve kzn ona verir.
8 Derslam in Kleinasien, Zeits. Deutsch. Morg. Gesellschaft, Band 76
(1922), s. 132.
.
9 Histoire de lAsie, vol. I, 1922, p. 274,

Gibbonsu tenkiyd eden F. Giesenin hakl olarak syledii


gibi, bu menkbelerden Osmann ihtidas
neticesini
karmak ok cr etli bir teebbstr; bunlarda, olsa olsa,
Osmanl sllesine K k A syadaki dier T rk kabileleri
zerinde hegemonyasn kurmak iin ilh bir meriyyet
vermek arzusu grlebilir.
Giesein bu mtalas phesiz doru olmakla beraber,
ben bu mes eleyi biraz daha derinden tetkik etmek ve bu
mnsebetle, eski kroniklerin dahil tenkiyd i ihml olun
duu takdirde, bunun ne gibi yanl istidlllere yol aabileceini
gstermek istiyorum. Bu derslerin um um ve mahdud pln
iinde, bu belki lzumsuz bir istitrad gibi telkkiy olunabilir;
fakat, Gibbons un Osmanl Devletinin kuruluu hakkmdaki
iyzah tarznn temelini tekil eden bu mes elenin mhiyetini
bsbtn aydnlatm ak iin buna ihtiya vardr; bu, ayn
zamanda, Osmanl kroniklerinin bu ilk devirler hakknda
verdikleri mlmatm ne byk ihtiyatla kullanlmas icab
ettiini de gsterecektir.
R yd a Osmann gbeinden bir aa karak glge
sinin btn dnyaya yaylm as menkbesnine benzer bir
rivayeti, xra nc asr mverrihi Cuzcn nin Tabakt- N airi'sinde gryoruz: Hindistan fatihi M ahm ud G aznevnin ba
bas Sevk Tigin, olu domazdan bir saat evvel rysmda
kendi evindeki bir atelikten bir aa karak btn dnyaya
glge saldn grm ve bir tbirci bunu, onun ftih bir
olu olaca tarznda tefsir etm iti10. x v nc asr banda
Ilhnllar saraynda Cmi'al-tavrih adl ilk cihan tarihini
yazan Rad-al-dn, byk eserinin Ouz an anelerini muhtevi
ksmnda, bu ryda grlen aa menkbelerinin dier bir
eklini gryoruz: Burada O uzlarm menkbev hkmdar
lar arasnda Turul isminde biri ile iki kardeinden bahsedilir;
bu ocuklarn babas, daha oullar devlet kurmadan evvel
bir ry grr: Kendi gbeinden kan byk aa
gvdesi byr byr, her tarafa glge salar ve tepeleri gk
lere erer; bunu kabiylenin khinine syleyerek tbir ettirir;
bu kabiyle iinden byk bir hkmdar kacam zaten ev
velden haber vermi olan khin, bu adam a ocuklarnn
10 Ihe 1 abaqt-- Nairi (Farsa metin), Kalkutta, 1864, 3. 9.

hkmdar olacan, fakat bu srr kimseye amamasn,, tenbih ed er11.


Bir misal daha: Kur'arCa hrmet sebebiyle sllenin byk
bir istikbale mazhar olmas motifi de, yine Osmanl ananelerinden daha evvelki m enbalardan, x v . asra ait kk bir
Seluk-nme* de mevcuttur. Seluklarm ceddi olan Lokman,
evlenecei zaman, zifaf odasnda, o zamann detine gre
cihaz arasnda verilen yedi Kuran nshas da rahleler ze
rinde durumu. Lokman, Kur'anlar'a. hrmeten o odada
zifafa girmek istememi, bunu grenler, kitaplar kaldrp
baka yere gtrmeyi teklif etmiler, Lokman bunu da
mnasip grmemi; baka bir eve giderek orada zifafa gir
mi. O gece rysmda Peygam beri grm. Peygamber,
Kur'ara gsterdii bu hrmetten dolay kendisinin ve ocuk
larnn dnya ve hirette izzet ve devlete nil olm alar iin
dua etm i12.
Daha Herodotetan balayarak lkzaman ve Ortazaman
kronikcilerinde bu gibi ry rivayetlerine sk sk tesadf olunur;
fakat bu yukarki menkbelerde, Osmann grd rynn
prototipini aka mahede ediyoruz Reid al-dinin tesbit
ettii Ouz an anesi, y Anadolu Trkleri arasnda ifah
bir rivayet olarak mevcut idi ve Osmanl kroniklerine halk
azndan gedi; yahud, belki daha kuvvetli bir ihtimalle xv.
asrda Osmanl saraynda pek ehemmiyet verilen Reid-aldnin eserinden alnarak Osmanl sllesine isnd edildi.
xv. asr banda Anadolunun ve Trkmen kabiylelerinin
din vazyeti hakknda aada verilecek iyzahat, Gibbonsun
hareket noktasnn bile ne kadar rk olduunu daha iyi
m eydana koyacaktr.
Bu vesile ile unu da ilve edelim ki, ilk Osmanl annallerinde byle umum menkbe motifleri daha vardr. M e
sel, Bilecik fethi hikyesinde ykler arasnda gizlenmi adam
larn kaleye sokulmas m otifi gibi: Semerkand fethine ait
11 R ash d al-dn Jin, Ouz T rklerinin ananelerinden bahseden henz
neredilmemi ksmnda (stanbul ve Paris Jie mteaddid el-yazm alar).
12 Bibliothque Nationale el-yazm alar; Farsa yazm alara ait ilvede,
nu. 1559.

slm hikyelerinde13, Tabakt- Nairi de 14 Anadolu ftihlerinden mehur Dnimend G zye ait Anadolu rom annda15
Tim ur vekayiini ihtiva eden gafernme-i araf-al-din T a z d fd e 16,
daha sonra Evliya elebi Seyhat-nmesinde 17 bunun muhtelif
ekillerine tesadf olunur.
Gibbons, kendi iyzahm kuvvetlendirmek ve ona baka
bir istinadgh daha bulmak iin, Osmann mensub olduu
aiyretin -ve daha o gibi Mool istils nnden garbe kap
Anadoluya gelen aiyretlerin- slm olular hakknda hibir
tarih kayid bulunmadn sylyor. Onun fikrine gre,
M alazgird meydan muharebesinden sonra Anadolu da yerleen
Seluk Trkleri, hlis M slm andlar; fakat Mool istils
nnden kap xm nc asr balarnda Anadolu hudutlarnda
gzken kabilyeler birka nesillik bir mddet ran hudut
larnda bulunmalarna ramen - hibir zaman islmiyetin kuv
vetli tesiri altna dmemilerdir; Osmann mensub olduu
kk aiyret de, ancak G arb Anadoludaki Mslman Trk
muhitine yerledikten sonra, eski paganizmi brakarak M s
lman olmutur. Anadolunun xm -xv. asrlardaki din art
lar hakknda hibir bilgisi olmayan Gibbonsun bu mt
lalar da, muhtelif bakm lardan, yukarki ry rivayetine
dayanan iddias kadar, esasszdr. T rklerin etnik tekilt
ve Anadolu da yerleme ekilleri hakknda hibir fikri olma
yan Gibbons, Seluk tbirinin tpk Osmanl tbri gibietnik bir ad deil, hanedan messisinin isminden alnm a siyas
bir tbir olduunu dnmyor. Fakat, burada, bundan daha
esasl bir hat daha vardr ki, Gibbonsun Osmanl Devle
tinin kuruluu,, hakkmdaki iyzahmn ne kadar rk oldu
unu bir kat daha aydnlatmak iin onu da tebarz ettirmek
m ecburiyetindeyiz:
13 B k, Fada3il al-cihd (mukaddes harbin-cihadn - faziletleri), mte
addit nshalar muhtelif ktphanelerde bulunan, xv. asra ait Trk el
yazmas.
14 K r., Farsa metin, s. 95.
15 Bu mehur roman iin bk., bizim Trk Edebiyat Tarihi, stanbul,
1928, s. 304-306.
16 K r., Farsa metin, Kalkutta 1887 (Bibliotheca Indica), cild 11, s. 239.
17 Seyhat-nme, cild vm , s. 209. Baka bir varyant iin, bk., J . G.
F r a z e r , le Rameau d Or, Paris 1924, p. 267.

Evvel, Osmann mensub olduu aiyretin ilk Mool


istils nnden kap xm . asrda Anadoluya gelip yer
leen kabiylelerden biri olduu, asl tarih bir mterife,,
gibi telkkiy edilemez. En eskisi xv. asrn son yllarnda
tesbit edilmi olan ilk Osmanl kroniklerinde -ki trkolog
olm ayan Gibbons bunlarn en eski ve en mhimlerinden temamen habersizdir- bu hususta verilen mlmt asl inanmaya
lyk deildir. Seluk devrine ait kaynaklarda, Anadolu
nun garb sahalarna bu devirlerde byle muhceretler ol
duuna dair hibir kayt yoktur. Aada iyzah edeceimiz
vehile, Osmann mensub olduu aiyretin daha ilk Seluk
istiyls srasnda Anadoluy a gelmi aiyretlerden biri olduu
bu gnk bilgilerimize gre, ok daha kolaylkla kabul edi
lebilir. Eski Osmanl kroniklerinde ve onlara dayanlarak
yazlan eski A vrupa eserlerinde asrlardanberi yerlemi olan ve
H am m erden sonra ise Osmanl tarihinden bahseden btn
arkl ve garbl mellifler arasnda det bir hakikat eklini
alan bu byk hatnn mesuliyetizni de Gibbonsa yk
letmek hakszlk olur. O, ancak, Ortazaman vak a-nvislii
zihniyetinin dourduu bu rivyeti tenkiyde lzum grmek
sizin alm ve bunu da kendi nazariyesine bir delil olarak
kullanmak istemitir.
Fakat bu hat onun -imdi iyzah edeceimiz - ikinci
hats yannda ok ehemmiyetsiz kalr. Bu hatl fikir udur:
Osmanl Devletini sadece drtyz adr halkndan mrekkeb gebe veya yar gebe kk bir aiyretten km
farzetmek ve Osmanl Devletinin kuruluu gibi ok byk
bir tarih hdiseyi bu yanl ve ibtid gre dayanmak sure
tiyle iyzaha lmak! Eski Osmanl kroniklerinden balayarak
tenkiydsiz surette tekrarlana tekrarlana t Gibbons a kadar
gelen ve hatt ondan sonra da ark ve garb tarihileri tarafndan
-basit bir grenek evkiyle- braklam ayan bu gr tarz kadar
positif dnceye ve tarih zihniyete m ugayir birey olamaz. O rta
zaman kronikcileri, kendi teolojik zihniyetlerine uygun olarak, bu
mcize mahiyetindeki hdiseyi -mesel ry lejand gibi- fevkattabia sebeplerle iyzah ediyorlard. Halbuki xx. asrda -her
ne kadar bz tevillerle daha pozitif bir ekle sokulmak istense
bile- hl bu cins iyzahlarla iktif etmek, mantkszdr. Gibbons,

kendi faraziyesini kurmak iin, Osmanl Devleti nin drtyz


adr halkndan kt rivyetine iddetle sadk kalyor. Osmanl
aiyretinden evvel veya onunla beraber Anadoluya gelmi olan
baka Trkler den, Osmanllar a iltihak edenler yok mudur?
Bu kadar kk, ibtida bir aiyret kendi bana, ne kadar zayf
olursa olsun Bizans la boy lecek ve ksa zamanda Balkanlar a
hkim olacak bir tekilt vcude getirebilir mi? Birdenbire
akla gelebilecek bu basit ve mantksz suallere cevap bulmak,
ayn zamanda kendi faraziyesini de mdfaa etmek iin Gibbons
hi zorluk ekmiyor; hibir tarih vesikaya istinad etmek
sizin, o devirdeki Anadolunun tarih artlarn hi gznne
almakszn, koymu olduu yanl mukaddimelerden yine
yanl istidlllerde bulunuyor: Orhann saltanatnn niha
yetinden evvel, kk Sd kynde Osmann etrafnda top
lanm olan Asyal sergzetiler nvesi, yarm milyona var
mt. Bu, tabi bir artma olamazd. ark5tan gelen gebelerin
iltihakyle de mmkn deildi. nk, Orhann, Asya hin
terland ile temas kesilmi idi. Rakipleri yni dier Anadolu
Beylikleri kendisinden evvel, haricden sergzetiler celbetmek isterlerdi. Orhan, milletini, bulunduu yerlerdeki yerli
unsurlardan tekil etmitir. Bunlarn ou da Rum id i.... .
Btn bu yerli unsurlarn slm dinini kabul ederek Osmanl
rkn tekil ettiklerini syleyen mellif, devlet tekiltn vcude
getirmek iin lzmgelen unsurlarn gebe Trkler e nazaran
bu ie daha kabiliyetli olan R um lar arasndan bulunduunu,,
ilve ederek yukarki suallere cevap vermi oluyor. Gibbonsdan
evvel de garb tarihiileri arasnda yaylm olan bu fikir, hatt
bugn bile, bir mtearife eklinde tekrar edilip durmak
tadr 18.
Aada iyzah edilecei vehile, btn bu muhakemeler
silsilesi, tarih realiteye hi uygun olmayan bir fanteziden, bir
prejugeden ibarettir. Osmanl devletinin xv. asrda, hatt
xv. asrn ilk yarsnda hret kazanan byk adamlar ara
snda mesel Kse M ikhl ilesi gibi Hristiyan dnmeleri
ok azdr; Seluk ve lkhn an aneleri zerine kurulmu olan
18
Sadece bir misal verelim : Gh D ie h l, Byzatce, Grandeur et Dicadence,
Paris, 1919, p. 325-326.

brokrasi, temamiyle Trk unsurundan mrekkep olduu gibi,


idare ve ordunun banda bulunanlar da hemen umumiyetle
T rklerdir. Eldeki btn tarih vesikalar bunu kat olarak
gstermektedir. Devleti idare eden bu yksek Trk aristokra
sisinin nfuz ve ehemmiyetlerinin drlmesi ve onlarn yerine
devirme ocuklar'nn i bana gemesi, daha ziyade xv .
asrn ikinci yarsnda balayan bir hdisedir. M uhtelif unsur
lar zerinde kurulan mutlakyeti imparatorluklar iin zarr
olan ve bsbtn baka sebeplerlden doan du hdiseyi gebe
T rklerin devlet tekilt kurm ak kabiliyetine mlik olmadk
larn a atfetmek, mnaszdr. Osmanl devletinin ilk kuruluu
esnsmda yni x v . asr balarnda, Osmann kk aiyreti
gebe veya yar gebe vaziyetinde olsa bile, o devir Anadolu
T rkleri nde ehir hayatnn kfi derecede inkiaf etmi olduunu
ve yeni kurulan Osmanl devletinin idare makinesi iin muhta
olduu unsurlar Seluklularm, lkhanllarm, xv. asrdan
evvel kurulmu bz Anadolu beyliklerinin, hatt M sr-Suriye
M em lk m paratorluu nun dar tekiltnda yetimi Trkler
arasndan ok kolaylkla bulduu muhakkaktr. Gibbonsun
iddiasna temamiyle m uhalif olarak, unu syleyebiliriz ki,
Osmanl devletinin inkiafa balad uc (hudud) shas, muh
telif bakm lardan A nadolunun trl yerlerinden birtakm
m uhacir kafilelerini, hatt yalnz gebeleri deil ehirlileri
de celbedecek kadar czibdi.
Aada btn sebepleri ve neticeleriyle gstermek zre bu
mes ele zerine tekrar avdet edeceiz. Bunu sylemekle, Osmanl
nfuz dairesindeki yerli H ristiyan unsur arasnda slm misyo
nerliinin faaliyet gstermi olduunu kknden inkr etmekistemiyoruz. Ancak, bilhassa x v . asrda, bu slmlamann, G ib
bonsun iddias derecesinde um um olduunu kabul etmediimiz
gibi, bunun, - T rk karakterlerinden temamen ayr- yepyeni
bir rk veya bir kavm yaratarak byk bir devletin nvesini
tekil ettii,, faraziyesini de sadece bir fantezi olarak tavsife
kendimizi selhiyetli buluyoruz. Osmanl devletinin devirme
usuln srf Balkanlar slmlatrmak iin ihdas ettii iddias
da, vaktiyle Giesenin yine hakl olarak tenkid ettii gibi, tarih
realiteye asl uym ayan ind bir m tladan ibarettir ki, aa
da bundan da ayrca bahsedeceiz.

F. Giese, Osmanl Devleti nin kuruluu hakknda Gibbons


tarafndan ileri srlen iyzah tarznn esasszlm -temamiyle
kanaat verici ve kf derecede mdellel olmamakla beraberolduka ak olarak m eydana koydu ve Osmanl devletinin
kuruluunda, bn Battta tarafndan xv. asrda Anadoludaki
tima ehemmiyetleri ok iyi tasvir edilen Akhler tekiltnn en
byk rol oynadn iddia etti. Onun fikrine gre: Osmann
kaynbabas eyh Edebal, Osmann birok silh arkadalar,
hatt O rhann kardei 1A l -al-dn Paa, bu tekilta men
subdular; ilk hkmdarlar, Osmanl Devletini kurmak iin,
bu kuvvetli din zmreyi byk bir yardm c olarak kullanm
lar, ilk asker tekilt olan Yaya tekiltnda A khlerin nifor
m alarn taklid etmiler, M urad i. devrindeki Yenieri te
kiltnda da bu yeni askerler iin A khlerin serpularn muha
faza etmilerdir . Daha Gieseden evvel Clement H uart, Osmanii Devleti nin kuruluunda m uhtelif tarikatlerin ve Akh
tekiltnn rolleri meselesini ihml etmemek lzm geldiini
hakl olarak hatrlatmlard. Ben de -Giesenin makalesinden
evvel 19 22de, A nadolu da slmiyet hakknda neretmi oldu
um bir seri makalede, T rk lerin mslmanl kabul etme
lerinden balayarak, Seluklular devrinde ve Osmanl D evle
ti nin te sisi srasndaki din durumu iyzah ederken, dier tarikatlerden baka, Akhler tarafndan oynanm olan mhim role
ve Bektalarla birlikte bunlarn Yenieri tekiltnn tesisine
messir olduklarna iaret etm itim 19.
Giese nin bz fikirlerine itirak edemiyeceim; esasen
bunlar hakkmdaki nokta-i nazarm evvelce bildirm idim 20;
fakat Alm an liminin, Gibbonsun hatlarna iaret etmek,
yahut A khlerin oynadklar rol zerinde durmakla, mes eleye
yeni bir istikamet vermeye yardm etmi olduunu teslim etmek
lzm gelir. O, artk O thm anm drtyz ailelik bir Trkm en
aiyreti ile kendi bana Osmanl Devleti nin temellerini atm
olduu eklindeki hatl fikirden vaz gemek lzm dr de
mektedir. V k a mes ele bylece ancak vazedilmi olarak kalyor;
19 Anadolu'da slmiyet, Edebiyat Fakltesi Mecmuas, 1922, cild. II, nu.
5 (Ayr basm, s. 84, 88).
20 Osmanl Devletinin Kuruluu, Hayat mecmuas, nu. 1 1 , 12, 1937*

fakat herhangibir mes elede yanl telkkileri ortadan kaldr


maa almak, o meselenin halline doru bir adm atmak
demektir.
II. M E S E L E N N M A N T IK S U R E T T E
T E D K K N N A R T L A R I
Btn bu iyzahlar, Osmanl m paratorluunun kurulmas
hakkmdaki aratrmalarn ne derece geri kalm olduunu
gstermeye kfidir. Gibbonsun-prototipini Osmanl vekayinmelerinden daha eski kaynaklarda bulduumuz -bir efsaneye
dayanan tek tarafl iyzah devrildikten sonra, Aa-Ortaa
tarihinin bu byk hdisesi hakkmdaki malmatmz, esasnda,
Ham m erin zamamndakinden daha ileriye gitmemektedir. Ak
a sylemek lzm gelirse, eski Osmanl vekayi-nmecilerinin
safdil hikyelerinden bile kendimizi kurtarm deiliz. phe
siz, G arb ve Bizans Ortaa zerinde, bir asrdanberi yapl
makta olan aratrmalar sayesinde, elde edilen neticelerden do
lay, Bizans ile Balkanlarm durumunu ve Osmanl kudretinin
Balkan Y arm adasn da sr atle inkiafn kolaylatrm olan
haric artlan, Ham m erin zamaniyle kyas kabul etmiyecek
kadar daha iyi biliyoruz. Im paratorluun meneini anlamak
hususunda bunun bize byk yardm olduu aikrdr. Fakat
u da ayni derecede aikr bir hakikattir ki, bu mes eleyi hal
letmek iin hereyden evvel onun dahil millerini tanmak
lzmdr.
Osmanl m paratorluunu kurmu olanlar, etnik bakmdan
Trklerin hangi ubesine mensuptular? Anadolunun imal-i
garbisine ne zaman gelip yerlemilerdir? Bunlarn tima
durumu nasld? Gebe mi, yar gebe mi, yoksa yer
lemi mi idiler ? tim a hacimlerini artrm olan unsurlar,
ne nisbette Trk, ne nisbette yabanc idiler? Dardan gelen
unsurlarn, yerli unsurlara olan nisbeti ne idi ve bun
larn karlkl mnasebetleri nasld? Gebe unsur ile ehirli
ve kyl unsurlar arasnda ne gibi bir nisbet vard? Bunun
gibi, H ristiyanlarca slm lar arasnda nasl bir mnasebet
vard?

Muhtelif tima snflarn kudret derecesi ve her birinin


mparatorlukun kurulmasnda itirak pay ne idi? Osmanl
imparatorluu, demokratik bir tekilt m, yoksa aristokratik
bir tekilt m idi? Ondrdnc asrda hkimiyet mefhumu ne
gibi tahavvllere mruz kalmtr? M add ve zihn (mnev)
medeniyet nasl bir seviyeye ulamt? Bylece, etnografya,
dinler tarihi, hukuk tarihi, iktisad tarihi, bir kelime ile,
madd ve mnev tarih ile alkadar birok esas mes eleler
vardr ki, ilkin bunlar hakknda kfi dokumantation*a sahip
olmamz lzmdr.
Dier taraftan, biz yalnz bu dahil milleri deil, -im pa
ratorlukun inkiafn kavramak iin bilmemiz elzem olan- on
drdnc asrda n asya nm tarih ahval ve eraitini de, yni
bir sr haric milleri de bilemiyoruz. Altmordu Devleti ile
Suriye- Msr Trk m paratorluu nun Anadolu da bizi alkadar
eden devrede ne rol oynam olduklar da iyice bilinmemekte
dir. M uhtelif Anadolu beyliklerinin biribirlerine kar, Osmanl
devletine kar, bu haric devletlere kar durumlar kf dere
cede malm deildir. Bu artlar altnda btn bu mehullerin
karsnda, Osmanl Devleti nin menei meselesini halletmeye
kalkmak, tahakkuku kabil olmyan bir teebbse girimek
olmaz m? imdiye kadar bu mes eleyi ele alm olanlardan,
Gibbons da istisna tekil etmemek zre, hibiri, saym olduu
muz sualleri cidd bir tetkike tbi tutmad gibi, yine o hi
biri bu mislleri, birer tedkik mevzzuu olarak ortaya atma
y dahi dnmemitir.
Onun iin, ark O rtaana tahsis edilmi olan almalarn,
siyas ve asker hdiseleri anlatmakla iktifa eden narratif (hikye)
tarzndaki tarih seviyesini amam olduuna esef etmek yerinde
olur. Bilhassa, Osmanl devletinin balangc hakkmdaki tet
kiklerin verdii neticeler, sadece siyas ve asker hdiseler nok
ta-i nazarndan dahi, ok zayf, ok iptida ve ekseriyetle mtenkzdr. Bununla beraber, bunun sebebini, Gibbons un kabul
ettii gibi, sahip olduumuz tarih kaynaklarn kifayetsizliinde
mi grmek lzm gelir ? Malzemenin bu kifayetsizlii, yukar
da iaret etmi olduumuz meseleler zerinde cidd aratrma
lar imknsz m klmaktadr ve Osmanl imparatorluunun

kurulmas problemi, n-temam bir muadeleler sistemi gibi, hep


gayr~i kbil-i hal kalmaya m mahkmdur? Biz buna inanmyo
ruz; nokta-i nazarmz tevsik iin evvel emirde elimizde bulunan
malzemenin mahiyet ve kymetini tesbite alacaz. Sonra da,
bizce bunlardan hangi metoda tevfikan istifade edilmesi lzm
geldiine iaret edeceiz.

A.

K ayn aklar

Osmanl mparatorluunun kurulduu asr olan ondrdnc asrda Anadolunun tarihi hakkmdaki slm kaynak
lar hakikaten az ve kifayetsizdir. lkhanler devletinde yazlm,
mahdud ehemmiyette baz eserlerden, Msrl vekayi-nmeclerle biyograflarda geen bz paralardan vebn Batttanm
Anadolu hakkmdaki ehadetlerinden sarf- nazar edecek olursak
diyebiliriz ki, bu asrda tarih kaynaklar sahasnda meydana
gelen ve dorudan doruya Anadoluya inhisar eden eserler,
hakikatte hi mesabesindedir. Ekserisi bugn dahi yazma
hlinde bulunan bu mahdut kaynaklardan, Gibbons, ancak
garb lisanlarna terceme edilmi olanlardan istifade edebilmitir.
Tercemeleri de ekseriyetle -oryantalizmin henz bu gnk
kadar ilerilememi olduu eski devirlere ait olduu cihetle- is
tin ad edilen tenkiydiz metinlerin yanl okunuu ve yanl anlan itibariyle itimada gayr-i lyktr.
Halbuki bunlardan baka, mesel CmPal-tavrih (neredil
memi ksmlar), Trih-i Ulcaytu, sonra ubh al-a^, Al-ta^rj
gibi o devre ait mhim menbalarla, x v inci asrda yazlm
olmakla beraber yine x v nc asra ait de mhim malmat
ihtiva eden Trih-i*-Ayn gibi, Durar al-kmina gibi eserlerden
de istifade olunabilir.
xrv nc asrda Anadolu da yazlm menbalara gelince,
bunlar fevkalde mahdut olmakla beraber, imdiye kadar da
onlardan pek az istifade edilmitir. Eskilii ve ehemmiyeti iti
bariyle bunlarn banda, Mahmud bin Muhammed Aksarynin Musmarat al-Akhbr adl Farsa tarihini sayabiliriz:
stanbulda iki yazma nshas (Ayasofya Ktphanesi, nu.
314 3, Yenicami Ktphanesi, nu. 827) bulunan bu eser drt

ksmdan mrekkeb olup, bunlardan bilhassa lhnlerle bunla


rn himayeleri altnda son Seluk hkmdarlarndan bahseden
ve ok defa mellifin mahadelerine mstenid olan son ksm
fevkalde mhimdir ve hacim itibariyle eserin de ikisini de bu
son ksm tekil etmektedir. Eser 723 Hicr (1323 Mildde) de l*
hnlerin Anadolu valisi Demirta b. Em r oban nmna yazl
mtr. Eski Osmanl taricihleri arasnda yalnz Mneccimba
tarafndan grlp istifade olunan ve bir aralk Prof. Bartholdun
da nazar- dikkatini celbeden bu mhim vakayi-nmeden21 henz
lykiyle istifade edilmi deildir. Bundan sonra Nideli Kad
Ahmedin (Hicr 733, M ild 1332) yazd -yegne yazmas
Ftih Ktphanesinde bulunan (Nu. 4519)" A l Valad-al afk
adl byk eseri gelir ki, imdiye kadar bundan da hi istifade
edilmemitir: Muhtelif slm ilimlerine ait bir ansiklopedi
mahiyetinde bulunan bu eserde Seluk tarihine ait malmat
olduu gibi, x v nc asr Anadolusunun din ve ti
ma tarihine ait ok kymetli malzeme vardr; ayrca b
yk bir Seluk tarihi yazdndan bahseden mellif maalesef
bu eser bu gne kadar meydana kmamtr burada dier
slm sllerleri arasnda Seluklardan da ksaca bahsetmek
tedir ki, son hkmdarlar hakknda verilen malmat mstesna
olarak, o kadar ehemmiyetli saylamaz; fakat tima tarih
bakmndan bu eserin byk kymeti vardr. Bunlardan sonra
Astarbdl Azz b. Ardalrin Sivas Sultam Kad Burhan aldn namna yazm olduu Bezm- Rezm adl byk vakayinmesi vardr ki 1928de Trkiyat Enstits tarafndan bas
trlan bu metin, x v nc asr Anadolusunun son yars hak
knda elde bulunan en mhim menbadr. Bibliotek Nasyonal
(Goll. Schefer, nu. 1.533 Pers>Blochet, p. 1 3 1 ) de bulunan ve vak
tiyle Houtsma tarafndan tetkik edilmi olan kk bir Selukrmey i 22 de~ Gibbonsun her nedense malmu olmad
iin- bunlara ilve edersek, x vnc asr Anadolusuna ait
Anadoluda yazlm balca menbalar tamamlam oluruz.
21 W. B a r t o ld , %ap. Vost. otd. Imper. Russk. Archeol, Ob. xvm . 0124
v. d.
a2 Mededeelingen Ak. w. Amsterdam, Afd,
Tiel, 1893.

letterkunde,

3 Reihe, g
F.

II

Bunlara, x v inci asrda yazlm olmakla beraber, Karaman


Oullar tarihine ait ikrnin kymeti olduka mekk eseriyle23,
Aydn Oullan tarihine ait eski bir menbadan istifade ettii
anlalan ve son senelerde Mkrimin Halil tarafndan neredilen
Enver Dstr-nme'sin de ilve edebiliriz. Aydn Oullar
hakknda en mhim menba olan bu son eser xv-xv,inci
asrlar Osmanl tarihi iin de ehemmiyetsiz saylamaz.
Mamafih x v nc asr Anadolu tarihi iin mracaat
edilecek daha baka slm menbalar da yok deildir:
Mneat mecmualar, muhtelif mahiyette edeb ve tasavvuf eeserler, vakf-nmeler, evliy menakbine ait mecmu
alar gibi... Bu son cins eserlerden bir tanesi, yni Eflknin
eseri Gl. Huart tarafndan Les Saints des Derviches Tourneurs
nam altnda terceme ve neredilmitir; Huart bu eseri ne
rettikten sonra, onun, yalnz din vkalar itibariyle deil, ta
rih bir menba olarak da ehemmiyetini anlam ve Journal
Asiatigue'de nerettii kk bir makalesinde oradan iltikat
ettii bz malmat ortaya koymudu24. Biz bu eserde Anadolu
Beylikleri hakknda verilen malmatn, her trl tarih vesi
kalarla karlatrarak tam bir mevskyete mlik olduunu
vaktile tesbit etmidik25. Bu asra ait btn evliy menkbnmelerinin E flk nin eseri derecesinde ehemmiyet ve vuska
mlik olduklarn iddia edemeyiz; fakat her ne olursa olsun,
kuvvetli bir tenkiyde tbi tutmak artyle, bu cins eserlerin
tima tarih tetkikat iin esasl bir menba olduu syle
nilebilir.
te bu sratli iyzahtan pek iyi anlalyor ki, ne kadar mah
dut olursa olsun, x v nc asr Anadolu tarihi iin elde bir
takm mhim menbalar vardr; bu devre ait olarak u son yirmibe yl iinde bilhassa Trkiyede yaplm epigrafik ve nmismatik aratrmalar da epeyi mhim neticeler vermitir. Halbuki
23 P. VVittek, D as Frslenlum Mentesche (Istanbuler
stanbul 1934, s. 50, not 2).

Mitteilungen 2,

24 De la Valeur Historique des MemoiresdesDervich.es lourneurs (Journal Asiatiquey x e serie, t. x x (1922), p. 308-317).
25 Kr., Anadolu Beylikleri Hakknda Notlar (Trkiyat Mecmuas, cild I I.
1928, s. 1-32;.

Osmanl devletinin kuruluu meselesiyle uraan garb m te


tebbileri, Gibbons gibi ark dillerini bilmeyenler deil, hatt
msteriklar bile, bu bahsettiimiz menbalardan ly ikiyle
istifade etmemiler, mahdut birka kronikten kardklar
malmatla iktifa etmilerdir. Bu erait dahilinde, x v nc
asrda Anadolunun tima tarihi hakknda neden hibir cidd
tetkik yaplmam olmasnn esbb kendiliinden anlalyor
ve bunu sadece malzeme yokluuna ve menbalarm kifayet
sizliine atfetmenin yanll meydana kyor; burada, her
hangibir s-i tefehhme meydan vermemek iin bir noktay
bilhassa tasrih edelim: imdiye kadar dorudan doruya Osman
l devletinin kuruluu problemini tetkik ve iyzaha alanlarn
hibiri, bunu x v nc asr Anadolu tarihinin umum erevesi
iinde aratrmak lzumunu hissetmedikleri iin, yukarda
bahsettiimiz menbalar esasl surette tetkike ihtiya grmemi
lerdir. Onlarn btn gayretleri ve dikkatleri yalnz bir
nokta zerinde temerkz etmitir: Mnhasran Osmanl dev
letine ve Osmanl hnedanna ait menbalar bularak, bu devle
tin kuruluu meselesini mnhasran onlar vastasiyle halle
almak! Bu byk problemi bu kadar dar bir ereve iinde
anlamaa kalknca, yni x v nc asr Osmanl tarihine ait
kfi menbalar bularak onlar vastasiyle bir neticeye varmaa
taebbs edilince, imdiye kadar olduu gibi, bir kmaza
girmek, evvelden mukadderdir.
Bu yanl telkkiye kaplarak meseleyi byle dar bir er
eve iinde tetkik ve iyzaha kalkan Gibbons, Osmanllarn
meneine ait eski bir Osmanl menba bulunmadn, on
lara ait en eski kronikcilerin x v inci asr sonuna mensub
olduklarn, Bizans ve garb mverrihlerinin de Osmanllarm
ilk mtevaz zuhurlar hakknda tabi itimada lyk malmat
veremediklerini sylyor. Osmanl tarihinin Osmanl sa
hasnda yazlm en eski menbalar hakknda Hammerin
rettiinden daha fazlasn bilmeyen Gibbons, esas itibariyle
bu mtalasnda hakldr.
1916 danberi eski Osmanl kronikleri hakknda epeyice
tetkikler yapld ve epeyice yeni metinler basld halde,
bu gn de vazyette br iz bir fark bulunmuyor. l ve F.
Giese tarafndan iki ayr tab yaplan k Paazade Tarihi,

yine Giesein nerettii anonim Tevrih~i l-i Osman, Babingerin nerettii Oru Bey Tarihi, stanbulda baslan
L tf Paa Tarihi, mverrih krullahm Th. Seif tarafn
dan neredilen Bahcat~al tevriK i, Mkrimin Halil tarafndan
neredilen Karamn Mehmed Paa Tarihi ve Dstr-nme-i
Enver gibi- Gibbonsun deil, hatt Hammerin bile byk
bir ksmn grmedii - yeni menbalar bu gn
elimizde
bulunuyor. Bunlardan baka, air
Ahmednin x v5nc
asr sonunda yazlm skender-nme adl manzum byk roma
nna ilve etmi olduu Osmanl tarihi hakkmdaki para,
ayrca Beht ve Ruh tarihleri, bn Kemal Tarihi, yazrna
muhtelif anonim Tevrih-i l-i Osman'lar, KonevF nin Osmanl
tarihi ve daha bu gibi- Hammerce malm olmayan- menba
lar da henz baslmamakla beraber, artk ilim lemince mechul deildir26. Bunlara, bz anonim kronoloji Mecmualar m 27,
stanbulda ve V iyanada tab edilen bz Knn-nme l e r i 28, ok
ndir bz resm vesikalar29 ilve edersek ve Osmanl dev
rine ait son yirmibe senede yaplan epigrafi ve nmismatik
tetkiklerini de gznne alrsak, Osmanl tarihinin x v nc
asr hakkmdaki menbalarm azln ve kifayetsizliini daha
iyi anlarz.
x v inci asr balarna veya ilk yarsna ait birka kronik
istisna edilince, dierleri hemen umumiyetle x v inci asr son
larna ve hatt daha sonralara ait muahhar mahsullerdir.
Devletin ilk kurulu safhalar hakknda verdikleri malmat
ifah halk an anelerine veya mahsus uydurulmu masallara
istinad eden ve bylece eski halk destanclnm bir nevi istitalesi olan vakayi-nmelerin, kk farklarla biribirini kopye
ettikleri unutulmamaldr; bunlardan istifade iin ok sk
bir tenkiyd-i tarihye mracaat mecburiyeti daima gznnde
20
F. B a b i n g e r , Die Geschichtsschreiber der Osmanen und ihre W erke, Leipzig, 19527.
27 M k r i m i n H a l i l , Dstr~nme~i Enver, Mukaddime (Trke),
s. 61.
28 M ill Tetebbtlar Mecmuas (Nu. 1 ve 2); Tarih-i Osman Encmeni
Mecmuas (sene 3,4); Mitteilungen zur Osmakschen Geschichte, nu. 1.
29 Bu eski resm vesikalarn ekserisi Tarihli Osman Encmeni Mecmuasnda neredilmitir.

bulundurulmaldr. x v nc asra ait resm vesikalarn ok


ndir olduunu bilhassa iaret ettik; nk imdiye kadar
-vusk derecesinden az ok phe edilmekle beraber- bu ilk
devirler iin balca bir menba olarak kullanlan Feridun Bey
fmdaki bu ilk devirlere ait vesikalarn temamiyle dzme
olduunu, Mkrimin Halil kat surette meydana kard30.
ite bu iyzahat gsteriyor ki, Gibbonsun malmu olmayan
bu yeni menbalar ok iyi bilen ve onlardan temamiyle istifade
edebilen bir mverrih de, Gibbons gibi dar bir ereve iinde
kald takdirde, Osmanl devletinin kuruluu problemini hal
ve iyzah iin ondan ok daha msaid bir vazyette bulunamaz.
nk bu yeni menbalar bize bu ilk safha hakknda eski
bilinenlerden daha farkl ve daha mevsuk yeni malzeme vere
memitir.
Sair Islm menbalar ile Bizans ve Garb menbalarm
dan bu ilk devirler hakknda, 1916*da bilinenden ok daha faz
la eyler beklemee de hakkmz yoktur. Geri x v nc as
ra ait Bizans vakayi-nmelerinin tenkiydli tablar bu asr O s
manl tarihine ait birtakm bilgilerimizi dzeltebilir; yahut
mesel Italyan arivlerinde bulunacak yeni bz vesikalar
sayesinde bu asr Yakm-ark tarihinin bz meseleleri aydnla
tlabilir; fakat, her ne olursa olsun, Msr, Bizans, Garb menbalarnda dorudan doruya Osmanl devletinin ilk kurulu
safhasna ait mevsuk vesikalar meydana kmas imkn mantkan yok gibidir.
u halde, x v nc asra ait Osmanl menbalarnn bu
kifayetsizlii karsnda ne yapmal? Geri, bu asrda Osmanl
sahasnda yazlm bz edeb ve ilm eserleri ve muhtelif katagorilere ait vesikalar inceden inceye aradrarak, vakayinmelerin iyzah edemedii bz noktalar, bilhassa tima ta
rihi alkadar eden bz meseleleri biraz aydnlatmak kabil
olabilir. Fakat benim kanaatime gre, bu byk problemi iyzah
iin bu da kifayet etmiyecektir. ite burada dvamzn esas
noktasna geliyoruz: Yukardanberi iyzaha aldmz vehile,
Osmanl devletinin kuruluu meselesinin imdiye kadar bir k
maz iinde kalmas, yalnz malzemenin azlndan, rnenbalarm
30 Ayni mecmua, nu. 77-81.

kifayetizliinden deil, her eyden evvel, tarih zihniyete hi


uygun olmaya'n hatl ve basit bir telkki neticesinde meselenin yanl vazedilmesinden ileri geliyor. Menei eski Osmanl
vaka-nvislerine dayanan ve garibdir ki Osmanl tarihiyle mteveggl btn ark ve Garb limleri arasnda hl srklenip
giden bu ananev hatdan kurtulmadka, bu mulak prob
lemin iyzahma imkn yoktur.

B. T edk k M etodu
imdi, Osmanllarn edeb, din ve hukuk tarihlerine
dair nerettiim muhtelif yazlarmda, uzun zamanlardanberi, ykmaa altm bu yanl, realiteye mugayir gr
tarznn dar, basit mahiyetini burada da ksaca anlatarak, Os
manl devletinin kuruluu meselesinin nasl vazedilmesi ve
nasl bir zihniyetle, bir uslle tetkik olunmas icabettiini gs
termek istiyorum.
Osmanl devletinin kuruluunu, xm nc asrda Ana
dolunun iml-i garb mntehasmda Seluk - Bizans hudutlar
zerinde yerletirilmi drtyz adrlk bir aiyrete snad ederek,
bu hdisenin iyzah iin xiii ve x v ncii asrlar Anadolusun
daki siyas ve tima artlarn hi dnlmemesi, tarih bakm
dan afvedilmez bir hatdr. Osmanl devletinin kurulduu coraf
sha, byk Okyanus ortasnda mnferid bir ada olmad
gibi, burada yaayan insanlar da Seluk Anadolusunun Trkle
rinden ayr bir unsur deildi. Anadoluda nce Seluk ve
sonra lhan hkimiyetinin kuvvetli bulunduu zamanlar,
onlar da dier Anadolu Trkleriyle beraber bir siyas birlik,
bir ktisad birlik, bir kltrel birlik tekil ediyorlard. Ularda
yni serhadlerde yaamalar itibariyle hayat artlan, i
sahalarda yaayan Trklerden phesiz farkl id i; fakat bu fark
yalnz onlara mnhasir diildi; nk ularda yaayan onlar
dan baka Trk aiyretleri de mevcuttu. tima ekil itibarile
bunlarn dier Anadolu Trklerinden bir ayrlklar yokdu: s
ter gebe, ister yar gebe, isterse bsbtn yerlemi bir
halde bulunsunlar, Anadolu daki Trk aiyretleri arasnda ayn
hayat artlarna mlik olanlar asla eksik deildi.

Btn bu mlhazalar bir tarafa braksak ve bunlarn


temamen zddn -biran iin- tasavvur etmi olsak bile, bu
da, meseleyi xm -xvnc asrlar Anadolu tarihinin umum
erevesi iinde tetkik zaruretini ortadan kaldramaz. Osmanl
sllesinin medhiyeciliini yapan eski Osmanl tarihileri, bir
hkmdar soyundan gelmedikleri muhakkak olan Osmanl
padiahlar iin temamiyle muhayyel silsile-nmeler uydur
duklar gibi, bu devletin kuruluu hdisesini de -temamen
bir mucize hlinde gstermek maksadiyle- lejand silsile
lerinden mrekkeb tabiat st sebeplerle iyzaha alm
lard. Bir sllenin destanm yazmak isteyen vak4a-nvislerin,
Osmanl tarihini byle kendi bana bir hdiseler silsilesi gibi
tasvir etmeleri ok tabidir; fakat ne mucizeyi, ne de tabiat st
sebepleri kabul etmiyen modern tarihiliin, ayn ananeyi baka bir ekil altnda devam ettirmek istemesi, tasav
vura smaz. Muhtelif vesilelerle sylediim gibi, Osmanl
tarihi umum Trk tarihinin erevesi iinde, yni sair Anadolu
Beylikleri ile beraber Anadolu Seluk tarihinin bir devam gibi
telkk ve tetkik olunursa, ancak o zaman, imdiye kadar karan
lk kalan birok problemlerin anlalmas imkn hasl olur.
Anadolu Seluk tarihinin bugne kadar hl ok az malm ol
mas da, phesiz, bu basit hakikatin anlalmasna bir mni
tekil etmitir. Halbuki Osmanl devletinin kuruluu meselesi
byle rasyonel bir ekilde ortaya konmadka, bugn iinde
bulunduu kmazdan asla kurtulamyacak ve bunun neti
cesi olarak, Osmanl tarihine ait birok ana meselelerin
halli kabil olmyacaktr. Osmanl devletinin kuruluu meselesi hakknda Gibbonsunkine benzer yanl bir telkkiye sap
lanp kaldklar iin, Rambauddan, orga ve Ch. DiehPe kadar
birok Bizantinistlerin Bizans-Osmanl kltrel mnasebetleri
hakknda ok yanl neticelere vardklarn mukaddema bir
eserimizde uzun uzun iyzah ve tahlil etmitik31.
te, hareket noktas olarak bu esas kabul edildikten
ve mesele bu tarzda ortaya konduktan sonra, bunun hl ve
iyzah iin tutulacak yol kendiliinden teayyn eder: Bu, tarih
31 Bizans Messeselerinin Osmanl Messeseleri zerine Te'siri, Trk Hukuk
ve ktisat Tarihi Mecmuas, cild 1, 1931, s. 165-313.

metodolojisinin bugnk teknikine gre, eldeki membalarm


haric ve dahil tenkiydini yapmak; vaka-nvislerin muayyen
maksatlarla uydurduklar lejantlara, silsile-nmelere msbet
bir mahiyet atfetmiyerek onlar kullanmaktan vazgemek;
siyas ve asker tarihe ait vak5alarm mekk olanlarna, devaml
bir eser brakmyan kk asker vak alara ehemmiyet vermiyerek yalnz esas mes elelere dikkat etmek; sadece kroniklere
bal kalmyarak daha ziyade -hi olmazsa onlar kadar-
tima tarih problemlerini halle yaryacak sair cins vesikalara
ehemmiyet verm ek; xm - x v nc
asrlardaki Anadolu
Trk cemiyetinin haric cephesindeki mtemadi tahavvlleri
gstermekten ziyade, bu cemiyeti terkib eden muhtelif ans
rn stratification?unu, mtekbil vazyetlerini, kuvvet ve zaaf
millerim, aralarndaki zddiyet veya tesand sebeplerini, yni
dahil hayatndaki deiiklikleri aratrmak; daha ksa bir
tbir ile bu cemiyetin siyas ve asker hdiselerinden ziyade
morfolojisini ve din, hukuk, ktisad, bedi messeselerinin
tekmln tesbite alarak tarih bir terkip vcude getirmek.
Ancak -elde mevcut her cins malzemeden istifade edilerek ya
placak- byle bir Synthese, bize Osmanl devletinin kuruluu
probleminin tarih realiteye en yakn iyzahm verebilir.
Burada birdenbire akla gelebilecek bir sualin de cevabm
verelim :
Acaba eldeki malzeme, byle geni bir terkip iin kfi kemi
yet ve keyfiyette midir? phesiz, hayr... Yalnz unu dnelim
ki, bu synthhe tecrbesini yapmak iin, imdiye kadar Osmanl
devletinin kuruluunu muahhar Osmanl kroniklerinin verdii
lejander mutalar ile iyzaha alanlara nisbetle ok zengin mal
zeme elimizde bulunuyor. Bugn elimizde bulunan menbalara
dayanarak alelde bir historiographe gibi, mesel Osman dev
rinin vakalarm sene sene kaydeden bir y llk yazmaa teebbs
edecek olursak, buna maddeten imkn bulunmadn syliyebiliriz; nk Osmanl kroniklerinin bu hususta verdikleri
vusk derecesi temamile pheli malmat kontrol edebilecek
hibir vastaya mlik deiliz; bu hususta ne Bizans ve Arap menbalarnda, ne resm vesikalarda, ne kitabelerde hibir ey
yoktur. Bu erait altnda bu gibi mekk cihetleri ve teferruat
bl tereddt bir tarafa brakmak lzmdr. Tarih tenkiydin btn

icabtma gre yaplacak byle bir ayrma ameliyesinden sonra,


sihhat dereceleri olduka kuvvetle anlalan hdiseler kemiyet
itibarile ok azalacaktr. Fakat mverrih, bir annaliste gibi
srf tecesss merakn tatmin edebilecek her trl haberleri
ve hdiseleri renmee muhta deildir. Annallerde ve sair
tarih vesikalarda tesbit edilmi binlerce ehemmiyetsiz, fer ,
mkerrer hdiseler vardr ki onlar bilmemek, bir cemiyetin
tarih tekmln anlamaya asla mni deildir. Hikyeci tarih
ile terkibi tarih arasndaki fark asl buradadr. Bunu sylemek
le eruditior*un tarih almalardaki byk ehemmiyetini in
kr etmiyoruz; yalnz tenkiydden gememi, kymet dereceleri
tayin edilmemi, ehemmiyetlisi ehemmiyetsizinden ayrlmam
bir malzeme ynnn, tarih bir sentezden bsbtn ayr birey olduunu hatrlatmak istiyoruz. Tarihinin hedefi, her
hangibir cemiyetin muayyen bir zaman ve mekn iindeki
gidiinin sebeplerini iyzah etmek, onu tima hayatnn trl
trl tezahrlerile realiteye en yakn ekilde canlandrabilmektir; onun bu rol, ele geirdii birka mhim kemik saye
sinde binlerce yl evvele ait nesli mnkariz olmu bir hayva
nn umum iskeletini kuran paleontoloji stinkinden farkszdr.
Bugnn tarihileri arasnda bir mtearife, bir bedahat hk
mnde olan bu mtalalar tekrardan maksadm, Osmanl
devletinin kuruluu probleminin iyzah iin, elde mevcut mah
dud malzemeden bile byk istifadeler temin edilebileceini
gstermektir; nk bugne kadar bu mesele ile uraanlar
yukardanberi iyzah ettiimiz sebeplerden dolay, o malze
menin en ehemmiyetlilerinden de, istifade edememilerdir.
Kritik ve metodolojik balangc tkib edecek olan iki derste,
Osmanl devletinin kuruluu problemini, yukanda ksaca bah
settiimiz her trl men balardan istifade ederek, hi olmazsa
umum hatlanyle tetkik ve iyzaha alacaz. imdiye kadar
zerinde hemen hi allmam bir sh a zerinde yapmak
istediimiz bu cr etkrane sentez tecrbesi, phesiz, bu byk
problemin kat ve niha iyzahm vermek gibi bir iddia tam
yor. En salam tahlil mesa zerine dayanan sentezler bile
niha olmak iddiasna kalkamazken, birok cihetleri henz
tahlil aratrmalara muhta olan bu ilk tecrbeden, fazla birey beklememelidir. Bizim bu derslerde gzettiimiz balca

gaye udur: xx nc asrdanberi Garp Ortazaman tarihi


tetkiklerinde tkib edilen yeni usllerin, Ortazaman Trk ve
slm tarihi tetkiklerinde de kullanlmas ihtiyacm concret bir
tarzda meydana koymak... nk, beeriyet tarihinin bu m
him ve mtemmim paras, Avrupa oryantalizminin xxuncu
asrdaki btn gayretlerine ve pek ndir bz istisnalara ramen,
henz Ortazaman vak-nvislii ananelerinden kurtulmu
deildir.

XIII. ASIRDA ve XIV. ASRIN LK


YARISINDA ANADOLUNUN
SYAS ve TMA TARHNE BAKI
lk derste uzun uzun mnakaa ve iyzah ettiimiz metodo
lojik prensiplere gre^Osmanl devletinin kuruluunu anlamak
iin, her eyden evvel, xm nc asr Anadolusunun yalnz
siyas tarihini deil, asl tima tarihini bilmek lzmdr. x v nc asrda Osmanl devletini yaratan ve onun sr atli inkia
fna imkn veren madd ve mnev kuvvetlerin menelerini
bulmak, bu siyas heyetin substructure iinii tekil eden esas
unsurlar anlamak, ancak xm nc asr Anadolu cemiyetinin
tima artlarn bilmekle kabil olur. Etnik teekkl (formation),
tima Organisation, ekonomik nizam (ordre), kltrel inki
af itibariyle xm nc asr Anadolusunda mevcut birok
artlar, tabi bz deiikliklerle, x iv nc asrda da devam
etmitir. Her halde xm nc asr, siyas deiiklikler bakmn
dan Ortazaman Anadolu tarihinin en dikkate ayan, en hareketli
devri olduu gibi, bunun bir neticesi olarak, tima tebellr
('Cristallisation) itibariyle de -tesirat miitekib asrlarda da
grlen- bir intikal ve teekkl safhasdr ki, Osmanl imparator
luunun ilk kurulu devresi olan x v nc asrn ilk nsf ile
sk skya baldr. Anadolu Seluk mparatorluu nun siyas
ve kltrel bakmlardan en yksek devresine varmas, dr
dnc Hal Seferin den sonra Bizans mparatorluunun A n a -,
doludaki enkaz stnde znik ve Trabzon devletlerinin

kurulmas, Moollarm Anadoluya filen hkim olarak Sel


uk hkimiyetinin bir glge hline gelmesi, Anadolu Trk
lerinin byk lhanhlar imparatorluu iine girmeleri, lhanllar a rakb olan Msr -Suriye Memlk mparatorluu ile
dost ve mttefiki Altunordu mparatorluunun Anadoluda
siyas bir rol oynamaa kalkmalar, stanbulda Bizans m pa
ratorluu nun tekrar ihyas, hep bu asrdadr; x v nc asrn
ilk nsfnda Osmanl devletinin kuruluunu hazrlayan, ona
imkn veren siyas artlarn anlalabilmesi iin, onlarn, x inc asrn bir devam gibi tetkik ve iyzah zaruridir.
xm nc asrdaki bu kadar byk siyas hdiselerin,
tima hayatn btn tezahrlerinde ok derin tepkiler yapma
mas imknszd: Trkiye de asrlarca messir olmu birtakm
byk sof tarikatlerinin teekkl, gebe aiyretlerle yerli
halk arasndaki ktisad antagonizmin din bir kyam ekli
altnda ve Seluk devletini en satvetli bir devrinde sarsacak
kadar kuvvetle tecellisi, hep bunun neticesidir; biz bu neti
celerin x v nc asrm ilk nsfnda -hatt daha sonraki asr
larda bile- devamn gryoruz. te btn bu sebeplerden
dolay xinc asrla x v nc asrm ilk nsfndaki Anadolu
tarihinin -yalnz siyas hayatn tezahrleri deil, hatt daha zi
yade tima messeseleri itibariyle- umum ve kabil olduu
kadar vzih bir tablosunu izmee alalm.
I.

Byk

S iy a s

H d ise l e r

xnfnc asrn ilk yars, Anadolu Seluk mparatorluunun


en yksek devridir.xxnci asrn son yarsnda en kuvvetli ve tehlike
li rakibleri Dnimendleri ortadan kaldrdktan sonra, Mengular, Saltuklar, Artuklar gibi esasen ehemmiyetli olmayan mahall
hnedanlar da y bsbtn yok etmiler, yahud tbi bir prens
lik hlinde brakmlard. Coraf vazyeti itibariyle zaman za
man muhtelif rakib kuvvetlere mumat suretiyle tutunabilen
kk Ermenitsan da, vergi ve yardmc asker vermekle mkel
lef tbi kk bir devlet hlinde idi. Gyth al-dn Kaykhusrev
.in srf ktisad sebeplerle 1207de Antalyay ve halefi zz aldln Kaykvs .in 12 14 de Sinobu zabtetmeleri ile Akdeniz
ve Karadenizde birer mhim mahre elde etmi olan Seluk

mparatorluu bu suretle Avrupa ticaretine alm oluyor, Ak


deniz ve Karadeniz memleketleriyle dorudan doruya ticar m
nasebetlere girimek imknm elde ediyordu.
Bu asrn banda, Anadolunun siyas tarihi itibariyle, balca
deiiklik, drdnc croisadem neticesi olarak, znik payitaht
olmak zre znik mparatorluunun kuruluu ve Trabzon mer
kez olmak zre Karadeniz kylarnda Komnenlerin-Grc
kraliesi Tham arm yardmiyle- bir sahil devleti kurmalar idi.
Anadolunun umum tarihi bakmndan, Trabzon mparotorluunun kuruluu, hdistm umum cereyan zerinde bariz
bir rol oynamamtr. Fakat znik mparatorluunun kuruluu,
phesiz bundan ok daha mhim br hdisedir.
Bizantinistler, pytaht znik olan bu yeni imparatorluun,
ister istemez Anadoludaki arazisini muhafaza zaruretini birinci
plna aldn ve bu suretle xm nc asrn ilk yarsnda Trklerin
Garb e doru ilerilemelerine kuvvetli bir mania tekil ettiini
sylerler1 . orga ise, znik mparatorluu kurulduu esnada Sel
uk sultanlnn inhitat hlinde bulunduu fikrindedir2. Bence
bu mtalalarn ikisi de yanltr.

znik mparotorluunun ilk teekkl sralarnda, Seluk


devleti, veraset uslnn muayyen olmamasndan dolay eh
zadeler arasnda sk sk zuhur eden taht kavgalariyle megul
d. Dahil mevkiini tahkim eden Gyaseddin Keyhusrev 1.,
Antalyay aldktan sonra, kendisine iltica etmi olan Alexis
m. Angem tevikiyle ve onu tahta karmak vesilesi ile znik
imparatoru birinci Theodor Laskarise hcum etti ise de, harbde
maktul dt ( 12 10 ) 3.
orga, harbde maktul den bu Sultanm zzeddin Keykvus 1. olduunu yazyorsa da yanltr. Bu harb hakknda Sel
uk tarihisi bn Bibi ile Bizans menbalarmm rivayetleri
arasnda epeyice fark vardr: bn Bb, Aleksinin ilticasndan
hi bahsetmez; yalnz Sultanm, garb hudutlar zerinde bu
yeni devlete kar eski bir husumeti bahane ederek harbe
1 A. A. V a silie V j Histoire de VEmpire Byzantin, Paris 1932, vol. 11, p. 186.
8 N. o r g a , Histoire de la vie Byzantine, Bucarest, 1934, vol. m, p. 103.
3
Muharebede len Sultanca orga yanllkla Izz-al-dn Kaikvs
adn vermektedir.

karar verdiini, Seluk ordusunun Rum larm elinde olan A la


ehir civarn gedikten sonra Laskaris ordusiyle karlandn,
ilk msademede imparatorun attan dtn, fakat Sultann
bunun katline mni olduunu, bu hli gren Bizans ordu
sunun hezimete yz tuttuunu, Sultanm daima yannda
bulunan maiyyet efradnn bile ganimet hrs ile onu yalnz b
raktklarm, bu srada bir firenk neferinin -Sultanm onu ken
di efradndan sayarak ehemmiyet vermemesinden faydalanarak
Sultan ldrdn ve onun mzeyyen libaslarn giyerek
kendi ordusuna dnnce Sultanm katlini anlayan Rum larm
bundan cesaret alarak Seluk ordusuna tekrar hcum ve malb ettiklerini yazar. Ayn mellife gre, Laskaris bundan pek
mteessir olarak firenk neferini ikence ile ldrtm ve zzeddin Keykvus i. tahta knca, harbde esir den Em r Sayfal-dln angr ile beraber ve birok hediyelerle bir heyeti
sefaret gndererek dostluk tesis etmek istemi, Seluk Sultan
da bunu hsn-i telkki ederek Em r Seyfeddini ona sefir yol
lam ve babasnn cesedini K onyaya naklettirmi tir. Bundan
sonra zzeddin, karda Aleddine kar harektta bulunmu,
A ntalyay istirdat etmi ve znik mparatorluu ile uyuarak
Trabzon Komnenlerine kar harekete gemi ve kendi top
raklarna taarruz ettii bahanesiyle Sinobu onlardan alm ve
kk Ermenistan tedib etmiti. Yerine geen Aleddin Keykobad r.in komu imparatorlukla daima dost geindiini gryo
ruz. Hatt Mool istils ba gsterdii zaman, gerek Trabzon
m paratorluu; gerek znik mparatoru Jean Vatatsez bu
mterek tehlike karsnda birlemek lzumunu pek iyi anla
mlard. Muahharan zzeddin Keykvus . ile Teodor i l
Laskaris arasnda da dostne mnasebetler olduunu biliyo
ruz. Btn bunlar Anadolu Seluk devletinin, znik Rum
devletine kar tehdidkr bir vazyet almadm pek iyi gste
rebilir.
Biz, Gyseddin Keyhusrevin Laskaris i. le harbinde,
garbe doru bir genileme arzusu olduu hakknda A. A. Vasiliev tarafndan yrtlen mtalay dahi doru bulmuyoruz.
Kuruluundanberi stanbulu Latinlerden almak ve parala
nan imparatorluu yeniden birletirip canlandrmak gayesini
tkib eden znik Rum Devleti, gzn bilhassa garbe, Balkan

lara dikmiti; onun iin, Anadolunun yalnz sahil ksmlar,


Ege denizindeki adalar, yni, eski Bizans topraklan bir ehem
miyet arzediyordu; Seluk Anadolusunu istil, Rum lar iin,
artk bir hayal mevzuu bile olamazd; eskiden Anadoluyu
Trklerin igali altnda bir memleket sayan Garb lemi iin
bile xm nc asr Anadolusu sadece Turquie >din te Las
karis .in, Keyhusreve kar kazand muzafferiyetin, iki. devlet
hududlarm deitiremiyecek kadar neticesiz olmasna ramen,
Rum lemini o kadar sevindirmi olmas, znik devletinin
arka doru ftuhat icras arzusuna demiyecek bir vazyette
olmasna en ak bir delildir.
Seluk imparatorluuna gelince, xnnc asrm ilk ya
rs ve bilhassa Aleddin Keykobd i. devri, iorgann iddi
asnn temamen zdd olarak, onun en kuvvetli ve parlak devri
dir: Anadolunun ceub sahilinde bilhassa ticar gayelerle Ana
mur, Aliye ve sair birtakm mstahkem mevkilerin zabt,
Krm n mhim bir liman olan Sodak a bir kuvve-i askeriye
gnderilmesi, kk Ermenistann tedibi, Anadolunun ark
havalisindeki byk sahalarn ve Khta, emigezek, Erzin
can, Erzurum, Ahlat gibi ok mhim asker ve ktisad merkez
lerin zabt, sonra Moollar nnden kaan Cell al-dn Khvrezmhm Azerbaycan ve ran da kurduu devletle muvaf
fakiyetle mcadeleler, dahil birok imart ve sar- nfa
vcude getirilmesi, hep bu devrin eseridir. Garbden ziyade,
zengin ark sahalarn ele geirmeyi istihdaf eden, orta ve ark
Anadoluda rakibsiz, mttehid bir kuvvet vcude getiren A l
eddin iin balca gaye, selefleri gibi, Halebin ve imal Suri
yenin zabt idi; filen buna muvaffak olamamakla beraber,
btn ark komularn korkutmu, byk bir nufuz kazanm
t. Olu Gyseddin Keyhusrev ., Mool tehlikesinin belir
mi olmasna ramen, umeyat (Samosate), Diyrbekir ve May
yafrikni zabtederek civardaki birtakm prenslere ve Haleb
Eyyublerine metbuiyetini tamtmd. Btn bunlar gsteri
yor ki, Seluk ve znik imparatorluklarnn biribirile dost ge
inmeleri, Seluklularm zafndan deil, birisinin faal siyasetinin
arka, dierinin garbe mteveccih olmasndan ve birinci pln
daki menfaatlerin arpmamasmdandr; hatt, siyas muva
zene iin, her iki imparatorluk biribirinin mevcudiyetinden

istifade ediyordu. Seluk - Bizans hududunda daha x m nc


asrdan evvel bile teesss eden bu muvazenetin bozulmas iin
her iki tarafta da yeni bir sebep yokdu. xvnc asrda bu
muvazenenin Bizans aleyhine nasl ve niin bozulduunu, biraz
aada Mool istilsnn etnik neticelerini anlatrken, daha
iyi iyzah etmi olacaz,
kiii nc asr Anadolu tarihinin en esas hdisesi, yalnz
^ siyas deil tima bakmdan da, Mool istilsdr. Aleddin
Keykobd .in son zamanlarnda Anadolu hudutlarnda beliren
ve yalnz Trkleri deil Rum lar da byk tela dren bu
tehlike, Aleddinin ihtiyatl siyaseti sayesinde, atlatld. Hatt
bu tehlikenin uzaklamas sayesindedir ki Keyhusrev , ark
sahalarnda yeni futuhata muvaffak oldu. Fakat, dahil ida
resinin bozukluu, Celleddin Hrezmahm lmnden sonra
Aleddin Keykobd tarafndan ufuzlu reislerinin maiyyetinde
Anadoluda iskn edilmi olan Hrezmli bz Trk aiyretlerinin byk tahribatla Seluk hudutlarndan kmalar
ve Keyhusrevin onlarla mcadelelere girimesi, pilnsz ve mak
satsz ftuhatn mucib olduu yorgunluk, haric parlaklna
ramen, devleti sarsmt. Bu esnada kan -aada bahsede
ceimiz- Bbiler isyan Keyhusrevi byk tela drd ve
byk zorluklarla bastrlabildi. te bu srada Mool tehlikesi,
bu sefer kat olarak, bagosterdi: Moollar 124.2de Erzurumu
zabt ve tahrib ettiler; Seluk hkmdar, kendi ordusundan
baka, mttefik ve tabilerinden de yardm alarak toplad
mhim bir kuvvetle Mool istilsn karlad; Kseda har
binde Moollar bu gayr-i mtecanis orduyu hezimete uratt
lar (1243). Sivas ve Kayseriyi zabt ve tahrib eden Moollar
dnte Erzincan da zabtettiler ve tekrar ekildiler. Bu muha
rebe, denilebilir ki, Seluk mparatorluunun mukadderat
zerinde kat bir tesir yapm, Anadolu bundan sonra artk
Mool hkimiyeti altna dmtr. Moollara senevi ar bir
vergi vermek artiyle yaplan sulh, Seluk hkmdarna nazar
ve yarm bir istikll brakyordu.
^
Anadolunun bundan sonraki siyas hayat, artk Mool
\ hkmdarlarnn iradesine tbidir: Seluk hanedanndan bazen
biri bzen bir dieri, bzen de birka ehzde birlikte Mool
hanlarnn yarlklaryle saltanat sryorlard. Moollarn emni

yetini kazanm ve Seluk idaresini filen ellerine alm bz


devlet adamlar Seluk hkmdarlarndan daha byk bir
nfuz kazanyorlar. Anadolu daki Mool igal ordusu kuman
danlar, hakikatte btn memleketin miri, nzm, Seluk
idaresinin murakbidirler. Bir taraftan hkmdar ve Seluk
merasn beslemek, dier taraftan Mool ordusunun ve rica
linin ihtiyalarn ve arzularm tatmin etmek, ayrca da Mool
ilhanna senelik vergisini ve hediyelerini gndermek, mal m
klt mtemadiyen artryor. Arlaan vergiler, halk tazyik
ederek ktisad ve mnev sknty oaltyor. st ste kurulmu
olan ve tabiatiyle biribirine tedahl eden bu kark idare meka
nizmasnn tabi ok fena ve daima halkn zararna ilemesi,
Seluk sultanlar ve meras arasndaki rekabetler, onlarn
biribiri aleyhine Moollar nezdinde mtemadi entrikalar e
virmeleri, bzan Mool kum and ani an nn biribiriyle mcade
leleri ve hkmdarlarna kar isyanlar, bunlar tkb eden
harbler, tedibler...
te xnnc asrm ikinci yarsnda ve x v nc asrn
balangcnda Anadolu tarihini dolduran hdiseler bunlardr.
Msr - Suriye imparatorluunun kudretli hkmdar Baybars,
Moollarn da itimadn hiz olan byk Seluk devlet adam
Mu4n al-dln parvnenin kudretli idaresi altnda iler bu kadar
kark bir hle gelmeden evvel Mslman Anadoluyu btperest Mool tesallutundan kurtarmak maksadiyle -ieriden
bz dvetlere inanarak- Anadoluya girdi ve Kayseriye ka
dar yrd; Elbistan harbinde bir Mool ordusunu fena halde
hezimete uratd. Lkin, Anadolu, tasavvur ettii gibi, Mool'
lara kar ayaklanmam, kuvvetlice bir yardm grememidi.
Bu tehlikeli vazyettesratlegeri dnmee mecbur oldu (1277).
lkhn Ab aka byk bir ordu ile Anadoluya gelerek, M
srllarda mterek olduu bahanesiyle binlerce halk ldrtt;
hatt M un al-dn Pervne de nihayet bundan kurtulamad.
Bundan sonra Anadolunun vazyeti bsbtn ar, kark bir
hl ald. Msr-Suriye Memlk mparatorluu, Baybarsm u
rad muvaffakyetsizlie ramen, coraf mavki ve lhan
imparatorluuna kar tkib ettii husumetkrane siyaset dolaysile, Anadolu ilerini byk bir alka ile tkb etmitir. Ana
dolu5da lhanere kar yaplan btn kyamlarda onun uzak,
f.

yakn bir rol olduu tahmin edilebilir; xmnc asr sonunda


Anadoludaki Mool kuvvetleri kumandan Slemiin isyannda
olduu gibi, x v nc asrdaki Demirta isyannda da sler
daima Memlklerden yardm bekliyorlard.
Msr-Suriye Trk imparatorluunun tabi mttefiki olan
ve xiii nc asrn ikinci yarsnda Balkanlarda ve Bizans
siyaseti zerinde kuvvetli ve messir bir tazyik icra ettii u
son senelerdeki tetkiklerle anlalmaa balanan Altmordu
mparatorluunun, Anadolu ilerine de bigne kalmad
ve bu isyanlarda herhalde bir rol olduu kuvvetle tahmin
edilebilir; 1298 de Anadoludaki Mool kumandanlar, K ara
deniz Erelisi zerinden Garb- cenubye doru Bizans topraklan
zerine yrdkleri zaman, Gelibolu tarykiyle Anadoluya geen
ve malp olup tekrar Rum eline dnen Ak-tav Tatarlar, galiba,
Nogaym Bizans a yardm iin yollam olduu bir kuvvetti;
mamafih bu srada vazyet her tarafta karmt. Altmorduda
Nogay ile Toktay arasnda dahil harb balam ve ikinci m
sademede, Balkanlar zerinde uzun mddet mthi bir nfuz
icra etmi olan ihtiyar Nogay, yalnz harbi deil hayatn da
kaybetmiti (1300). Nogaym nfuzundan zade kalan Bizans
imparatoru, galiba Anadolu hudutlarnda balyan tazyik
ten de kurtulmak iin bu sefer de lhanlere mmat mnasib grd. Lkin evvelce Slemiin isyan, daha sonra lkhan
Gznm himayesi Bizans bir mddet iin bu tehlikeden kur
tard. Nogayn lm zerine, vaktiyle i23?te yni, Bizans,
Msr ve Altmordu imparatorluklar siyasetine tebaiyyete mecbur
olduu srada- Sultan zzeddine iltihak iin Anadoludan Dob~
rucaya gemi olan Sar Saltuk maiyyetindek onbin evlik bir
Trk halk, Ece Halil maiyyetinde tekrar Anadoluya, Kara
si eline dnmlerdir, leride yaplacak tetkikler sayesinde M
sr ve Altmordu imparatorluklarnn Anadolu hdisatmn in
kiaf zerindeki siyas rolleri daha iyi anlalacaktr.
Hulsa, xm nc asr sonunda lhanlerin Anadoludaki
asker idaresi, gnden gne tazyikini artrm ve arasra
yaplan iddetli tedib hareketlerine ramen, salam bir nizam
kuramamt. ark ve Orta-Anadoluda, bilhassa ticar ve asker
yollar zerinde bulunan balca merkezlerde, lhanlerin hki
miyeti mutlakt; fakat icabnda mdafaaya msait dalk sa

halarda, yahut, byk yollardan uzak ve muvasala imknlar


mkl uc mntkalarnda, bu hkimiyet ndiren hissediliyordu.
te iyzah ettiimiz btn bu dahil ve haric artlarn tefsi
ri altnda, bir taraftan Anadoludaki Seluk devletinin inhilli
devam ederken, dier taraftan, bz msait sahalarda yeni
yeni bz Trk kuvvetlerinin tebellre balad gze arpyor:
Bunlarn en eskisi ve en kuvvetlisi olarak, Keykobad i. zamannda
zaptedilen garb Kilikyada Ermenek merkez olmak zre te
ekkl eden Karamanllar51 gryoruz; Kilikyanm dalk sa
halarnda eskidenberi yayan Trk aiyretlerile, Keykobad ta
rafndan o taraflara nakledilen Trk unsurunun birlemesinden
hsl olan bu kuvvet 12 6 1de, M uin al-dn Parvnenir intrikalar neticesinde stanbula kaan zzeddin Keykvus taraftar
l bahanesiyle Konya zerine yrdlerse de, Mool ve Seluk
kuvveti tarafndan malb edildiler; Khatr u lla n nn Msrllara istinaden vki olan isyanlarnda ona mzaheret ve zerle
rine gnderilen birka Seluk ordusunu malb ettiler. i277de
umum vaziyetin karklndan istifade ederek Konyay zapt
ve zzeddin Keykvusun olu olduu iddiasnda bulunan bir
serseriyi tahta kardlarsa da, neticede Mool ve Seluk kuv
vetleri tarafndan tekrar malb edildiler. Fakat btn bu
tediblere ramen, M srllarn mzaheretinden mahrum kalmyan Karamanllar5m kuvvet ve nfuzlar mtemadiyen ar
tyor; Konyay ele geirerek Seluk devletine vris olmak id
diasnda bulunan Karamanllar x v nc asrn balarnda iki
defa Konyay alyorlarsa da, bir defa Ilhanlerin Emr-l me
ras Emr oban tarafndan 1315^6, ikinci defa da Emir obanm olu Anadolu valisi Demirta tarafndan 1320de oradan
karlyorlar. Demirtam Msra firarndan ve Anadoluda lhanler hkimiyetinin zayflamasndan sonra, Konya merkez ol
mak zre bu beylik kuvvetli bir devlet hlinde inkiaf ediyor.
xmnc asrm ikinci nsfnda Anadolunun garb serhadlerinde teekkl eden dier bir kuvvet de Germiyan beyliidir.
Mool istilsnn dourduu trl miller tesiriyle, Fars ve
Kirman havalisini brakarak, belki de Gelleddin Hrezmah
maiyyetinde, arka gelen ve onun lmnden sonra bir mddet
Malatya civarnda bulunduktan sonra Ktahya taraflarna
gelip yerleen -galiba Ouzlarm Afar ubesine mensub- bir

Trk aiyretinin reisleri tarafndan kurulan bu beyliin suret-i


teekkl de Karam anllar5mkini andrr: 1283te Keyhusrev
iii .5in Moollar tarafndan idam ve Gys al-dn Mesd 11.un Seluk tahtna geirilmesi zerine, maktul hkmdarn
taraftarl bahanesiyle ba kaldrdlar; kendi arklarnda
dorudan doruya Mool Seluk hkimiyeti altnda bulunan
araziye hcum ettiler (1286). Mesud 11., Mool ve Seluk kuv
vetlerinden mrekkeb bir ordu ile bunlar tedibe geldi; nce
galib geldi ise de, dnte baskna urayarak bozuldu. Ertesi
sene tekrar gelip Germiyanllar5 malb etti; fakat ekilince,
Germiyanllar yine taarruza baladlar. Bir aralk anlama te
ebbsleri olduysa da netice vermedi; mcadele i2gosa
kadar devam etti4. Bundan sonra, Seluklar ve daha dorusu
metblar olan lhanlerle Germiyanllar arasnda bir an
lama hsl olduu, hatt 1299 da Ankara5nm da ellerine geti
i anlalyor. yle grnyor ki Germiyan beyleri, ark hu
dutlarnda bu suretle gaileden kurtulunca, btn kuvvetlerile
Bizans arazisi zerine hcumlarda bulunmaa balamlar
ve hudutlarm Bizansn zararna olarak mtemadi genilet
mee almlardr. lhan Emr-l mers mehur oban
Bey, Anadolu istils maksadile kuvvetli ordusiyle 1314/te Ana
doluya gelince, Germiyan ailesine mensub prensler ve onlarn
hkimiyeti altnda bulunan bz kudretli Germiyan emirleri
kymetli hediyelerle onun yanma giderek tlhanlere merbutiyetlerini gstermilerdi.
\ x v nc asra

ait btn tarih menbalar, Germiyan


beyliinin ok kuvvetli ve ehemmiyetli bir siyas teekkl ol
duunu, sair birtakm Anadolu beyliklerinin onun hkimi
yetini tandklarn ve ondan korktuklarn, hatt Bizansn da
ona senev vergi verdiini kaydediyorlar. Vaktiyle iyzaha al
tmz gibi, yoniyadaki Aydn Oullar, Ldik5deki nan
Oullar, hatt tahminimize gre Lidyadaki Saruhan Oullar
ile, Misiya daki Karasi Oullar, btn bu beylikler, hi olmaz
sa kurulularnn ilk zamanlarnda Germiyan devletine tbi
4
Seldjk-nmede verilen yeni mlmata nazaran (Bibliothque Nationale, Farsa ilvesi, nu. 1553). Ayrca baknz: smail Hakk, Ktahya ehri,
stanbul, 1932.

idiler ve bunlarn messisleri Germiyan devleti merasn


dan idi; Karahisardaki hib Ata Oullar, mevcudiyetilerini
muhafaza iin, onlara istinat mecburiyetinde kalmlar ve
Germiyan hkimiyetini kabul etmilerdi. Pisidyadaki Hamid
Oullar, K aram anllarn hcumlarna kar onlara istinad mec
buriyetinde idiler. te, x v nc asrm ilk yarsnda garb Ana
doludaki beylikler zerinde hegemonyas Bizans menbalarmdan
da anlalan bu devletin, bir zamanlar, ark hudutlarn Anka
raya kadar genilettii, hatt bir aralk Paflagonyanm bz
ksmlarna da mlik olduu sylenilebilir: Bizans menbalarnn Sakarya mansabmdan Trabzon imparatorluu arazisine
kadar imal Anadolu sahillerinin sahibi addettikleri ve Rumlarla mtemadi mcadelelerim hikye eyledikleri Paflagonya
hkimi Umur Bey, yle tahmin ediyorum ki, Germiyanllar a
ait bir kitabede ad geen ve Germiyan sllesiyle shriyeti bulu
nan Umur Bey olmaldr. imdilik aksine hibir delil bulunmyan
bu tahmin teeyyd ettii takdirde, Germiyan devletinin x v nc asr balarndaki nfuz mntkasnn bykl daha
iyi anlalacaktr.
xm,nc asr sonlarnda Anadolu da tebellr etmee balyan siyas hey etler arasna, Pisidyadaki Hanid Oullan
ile Eref O ullarin ve Paflagonyadaki Gandar Oullarm da
ilve edecek olursak, bu devrin en mhim siys teekklerini
tamamlam oluruz. Seluk emirlerinden olan Hamid Beyin
Eridir merkez olmak zre te5sis ettii bu emaretin hu
dutlar, torunu Dndar Bey tarafndan epeyi geniletilmise de,
Anadolu valisi Demirta tarafndan ortadan kaldrlm ve
ancak onun Msra firarndan sonra canlanabilmi ve
evvelce Eref Oluna ait memleketleri de ele geirmitir;
Likiyadaki Teke Beylii de yine bu ailenin bir ubesine
aitti. Demirta tarafndan mevcudiyetlerine nihayet verilen
Beyehri ve havalisindeki Eref Oullar beylii de yine
Seluk mersndan biri tarafndan kurulmutu. M m afih K a
raman ve Germiyan gibi kuvvetli teekkller arasnda kalan
bu emaretlerin tarih rolleri o kadar mhim deildir. Paflagonyaya ve imal Anadolu sahillerinin byk bir ksmna mlik
olan Gandar Oullan Beyliine gelince, ancak llhhan hkm
dar Ab Sad Bahdurun lmnden sonra kendi namna sikke

bastrmak suretile mhirne bir siyaset tkb eden bu devlet,


x v nc asrn ilk yansndaki kuvvetli siyas teekkllerden
biridir.
Bu iyzahat, daha xnc asr sonlarnda, Anadoluda,
Ih an ve ona istinad eden Seluk hkmdarlarna ait saha
larn ne kadar daraldn gsteriyor. XIVnc asr ban
da lhan tahtna Ulcaytu Khudbendenin clsundan son
ra, Anadoludaki kank vazyeti dzeltmek iin Anadolu
Valilii ihdas edilmesi, lhan imparatorluunun bu husustaki
endiesine bir delildir. Vazyetin karkl karsnda Em r-l
mer obandn Anadolu slhat iin gelmesi ve Ebu Said Bahdurun clsunu mtekb olu Demirta byk kuvvetlerle
Anadolu valiliine yollamas, bir mddet iin nizam temin et
miti. Mtegallibeye kar iddetli, fakat halka kar dilne ve
mfikane idaresiyle umum bir mahabbet kazanan Demirta, giz
li mnasebete giritii Msr devletinin de yardm ile Anadolu da
bir Mehd rol oynamak istiyordu. 132 2de isyan eden Demirta,
babas tarafndan malb edilerek afvedilmi ve tekrar vazife
sine iade olunmusa da, babasnn idam zerine Msra ilticaya
mecbur kalm ve Anadolu ileri yeniden karmtr (1327).
K onya bu sralarda artk kat olarak Karam anllarn eline
dt. M amafih Ankara da mevcut 1330 tarihli bir kitabe, lhan
nfuz mntkasnn henz Ankaraya kadar uzandn gsteri
yor. Her halde bu sralarda lhan nufuzu fil olarak yalnz
orta ve ark Anadoluda kalm, garp ve cenup sahalan, balalarn yukarda zikrettiimiz Trkmen beylikleri tarafndan
ele geirilmiti.
Bu kk devletlerin kurulular hakkmdaki ksa iyzahatmz, bunlarn, -hl zannolunduu gibi- xvnc asr ba
nda Seluk hkimiyetinin zevalinden sonra birdenbire onun
enkaz zerinde vcude gelmi yeni siyas teekkller olmad
n gstermee kfidir. Bunlar xn nc asrn son nsfnda,
y/ lhan idaresinin gevekliinden ve msamahasndan istifade
ederek yava yava belirmi mahall kuvvetlerdir ki, coraf saha
larna ve balarndaki ahsiyetlerin kabiliyetlerine gre, uzun veya
ksa, ehemmiyetli veya ehemmiyetsiz bir tarih inldafa mazhar
olmulardr. Bunlardan birksm, mesel Germiyan, Mentee,
Aydn, Saruhan, Karasi ve Osmanl beylikleri, esasen dahil

ve haric birok gailelerle inhille srklenen Bizanstan


yaptklar ftuhat zerine kurulmu ve genilemilerdi. Byle
ularda olmyan beyliklerin bu kadar inkiafna imkn yoktu;
Germiyan beylii gibi kudretli bir siyas teekkl, kendi kuman
danlar tarafndan serhadlerde kurulan daha yeni teekkllerle
ihata edildikten ve bir i devlet hlini aldktan sonra, K ara
man Oullar gibi kuvvetli komularnn da tazyiki karsnda
inkiafna devam edememiti.
Maksadmz burada Anadoludaki muhtelif beyliklerin
ykseli veya alal milleri hakknda iyzahata girimek deil,
sadece, aralarnda Osmanl beyliinin de bulunduu uc beylik
lerinin inkiaf talilerinin daha fazla olduunu gstermekdir.
lhan imparatorluunun inhitat ve suktundan sonra Anado
lunun ark hudutlarnda vukua gelen birok mhim hdiseler,
garb Anadolunun tarih inkiafm uzunca bir mddet iin
o taraflarn aksi tefsirlerine mruz kalmaktan uzak brakt
cihetle, Osmanl mparatorluunun kuruluu hdisesini iy
zah iin, onlardan bahsetmee lzum grmyoruz. xm nc
asrm son ve x v nc asrm ilk yarlarnda Bizans devletinin
haric ve dahil ne gibi artlar iinde bulunduu da -hi olmazsa
umum hatlar ile- vzih bir surette malmdur. Binaenaleyh
artk bu siyas tarih tablosunun daha ince teferruatna girmiyerek,
sadece haric tezahrlerini grdmz bu hayatn asl dahil
processus n, sbit unsurlarn, esas millerini, etnik, hukuk,
ekonomik, din ve kltrel bakmlardan iyzaha alalm.
II. E T N K M L L E R
Ne Moollarm zuhurundan evvel, ne de sonra, Seluk
Anadolusunun etnik simasn umum hatlar ile izmek ve nfus
vazyetini tesbit etmek o kadar kolay deildir. Bu hususta hatt
tecrbe mahiyetinde olarak bile, aratrmalar yaplmamtr. Ger
i eldeki mahdut tarih vesiklardan bu hususta kf malzeme
elde edilemez; fakat bu hususta hatt takribi bir fikir edinmek
bile bu devir tarihi iin zarur olduundan, bir taraftan tarih
ve coraf vesikalarn, dier taraftan da Anadolu topoimisine
ait bilgilerimizin telifinden kan neticeyi burada kaydedelim.

Moollarm zuhurundan evvel ve sonra Anadoluya gelen


birok Trk airyetleri, iskn edildikleri yerlerde kendi isimlerile
kyler tekil etmiler, evvelce yaadklar yerlerdeki birtakm
ky, da, nehir adlarn geldikleri sahalara da getirmilerdir.
Anadoluda hl yaamakta olan bu yer islimlerinin metodik
bir ekilde yni gerek lisaniyatn, gerek tarihin yardm ve kont
rol altnda tetkiki, yalnz tarih vesikalarn kendi bana hah
ledemiyecei bu mhim problemi olduka iyzah edebilecektir.
Malazgirt zaferinden sonra, byk Seluk mparator
luunun himayesi altnda, Anadolunun arktan gelen kesif
Trk kitleleri tarafndan iskn, bilhassa Melikhn clsunu mtekb sistematik bir ekilde balamtr. Rum
Seluklerinin messisi saylan Sleyman, onun emri ile,
Orta Anadolu isteplerine Trk kabilelerini yerledirdi. H at
t iml-i garb ve cenub- garb sahil mntkalarna doru
muhtelif aknlar oldu. Orta Asyada, bilhassa Seyhun (Yakxarte) yukarsndaki sahalarda, Aral ve Hazar denizi ara
larnda yaayan kesif Ouz kitlelerinden birou, Seluk
devletinin ilk muvaffakiyetlerinden sonra, ksmen ran a gelip
yerlemiler, ksmen de Seluk imparatorluunun G arbe doru
yaylmasyle mterfk olarak, daha iyi hayat artlar temin
edebilecek bo topraklar bulmak midiyle, daha garb sahalara
doru ilerlemilerdi. Anadolu ftuhatnn geici bir akn, asker
bir hareket mahiyetinde kalmayarak, sistematik bir iskn ma
hiyetini almasnda, Orta Asya dan balayan bu kesif ve devaml
Trk muhacereti birinci derecede mildir. Smn ve Gaznevlerden kalan idare tekiltn derhal benimseyerek randa
abucak muntazam bir imparatorluk eklinde teazzuv eden
byk Seluk imparatorluu, Hazar cenubundan akp gelen bu
muhaceret selini, ran yaylasna mnhasr brakamazd; oradan
etrafa taacak olan bu sel, o zamanki zengin ran shasmn
tima ve ktisad nizamn ykabilir, yni imparatorluu sar
sabilirdi. Turulun, Alp Arslanm, ve bilhassa Sleymann
ftuhat, bu muhaceret seline muntazam bir istikamet verdi.
Btn xinci asr esnasnda, hatt bu kadar kesif olmamakla
beraber xnnci asrn ilk yllarnda, Anadoluya doru bu mu
haceret hareketinin devamn gryoruz. Seluk imparatorluu,
Anadoluyu iskn ederken, byk ve kuvvetli aiyretleri muhte-

lif paralara ayrarak bribirinden uzak sahalara sevketmek suretiyle, irs reislerinin idaresi altndaki herhangi toplu ve kuv
vetli etnik bir birliin isyan ihtimallerini ortadan kaldrmak
ve aiyret tesndn krarak mill bir teekkle yol amak
ve bylece Seluk sllesinin menfaatini korumak istemitir;
nk Anadolunun daha ilk istils zamanlarnda, reisi maiyye
tinde bulunan, paralanmam kesif etnik vahdetlerin nasl
mkilt karabilercekleri tecrbe edilmiti. Bugnk Ana
dolunun biribirinden ok uzak yerlerinde, Ouz Trklerinin
-Knk, Afar, Bayndr, Salur, Bayat, epni ilh... gibibyk ubelerinin isimlerinden herhangibirini tayan muhte
lif kylere tesadf edilmesi, Seluklarm bu paralayarak iskn
usllerinin bir neticesidir. Bunda, baka millerin de tesiri ol
makla beraber, en esasl mil, Seluk devletinin bu siyasetidir.
Seluk ftuhatndan sonra Anadoluya gelip yerleen bu
kitleler arasnda, Karluklar, Kalalar, Kpaklar, Agaeriler
gibi muhtelif Trk zmrelerine mensub kitleler bulunmakla
beraber, en byk ekseriyeti Ouz Trkmenleri tekil ediyordu.
Bunlar Anadoluda, Bizans mparatorluunun Rumeli den geti
rip hudutlarda yerletirmi olduu birtakm Hristiyan veya
Putperest Ouz ve Peenek kitlelerine dahi tesadf ettiler.
xnci asr Anadolusunun mtemdi mcadelerle, Salib
seferleriyle, Trk - Bizans mcadeleleriyle, muhtelif Trk h
kmdarlar ve kumandanlar arasndaki dahil harblerle mlml
devresinde, nfus itibariyle epeyi zayiata urand muhakkak
tr. Fakat bundan mteessir olan yalnz Trk unsuru deildi;
slm dnyasnn muhtelif sahalarndan -macera hevesi, kazan,
gaz gibi muhtelif millerle Anadoluya koup gelen baka
unsurlara mensub kitleler ve Anadolunun Ortodoks kilisesi
nin rumlatrmaa alt eski halk ile daha fazla sahil
memleketlerinde kalabalk olan Rumlar, hulsa btn Anadolu
ahalisi bundan metessir olmulardr. Ab al-Fidnm, her
halde Mool istilsndan evvelki devre ait olarak naklettii
bir rivayete gre, Antalya iml-i garbisinde, Denizli dalarnda
ve civarnda yni Menderes havalisinde 200,000 adr halk
Trkmen yayordu5. Her halde xin ci asr sonunda Anado5
p. 134.

S. G u y a rd . Geographie d*Aboulfeda^ t. II, seconde partie, Paris 1883,

unun, garb sahalar ve sahil memleketleri mstesna olarakimal Suriyede, Irak ve Elcezirede, ran ve Azerbaycan
sahalarnda olduundan daha kesif- byk bir Trk kitlesi
tarafndan vsi nisbette trkledirildii sylenebilir.
Moollarm zuhuru, arktan garbe doru yeni ve byk
bir muhaceretin mili olmak sretiyle yukarda zikrettiimiz
sahalarda ve bilhassa -ark slm dnyasnn en garb sahas
olan ve bu yeni istildan en masn kalabilecek mevkide bulunan
Anadoluda Trk - slm kesafetini byk bir nisbette oaltt.
stilya mruz sahalardaki birok gebe aiyretlerden baka,
mlik olduklar menkl servetleri sayesinde muhacerete muktedir
olabilen az ok mreffeh birtakm kyl halk, zengin tcirler, fikir ve sanat adamlar, serser derviler, byk bir nisbette
Anadoluya gelip yerleiyorlard: Anadolu nun coraf vazye
tinden baka, Anadolu Seluk sultanlarnn, byk Seluk
hnedannn perestijini hl muhafaza etmeleri, o srada Ana
dolunun kuvvetli bir devletin hkimiyeti altnda bulunan mamur, mreffeh, hayat artlar msaid bir slm lkesi olmas,
bunda ok messir olmutur6. Khwrezmhlar imparatorluu
nun yklmasndan ve bilhassa Cell al-din KhwrezmhTn l
mnden sonra, ona mensub birtakm kuvvetli Kangl, Kpak
aiyretlerinin de reislerinin idaresi altnda Anadoluya gelip
Aleddin Keykobd .m hizmetine girdiklerini ve Gyseddin
N
'y' Keyhusrev n.in fena idaresi netisesinde, nlerindeki sahalar i\\ neyip tahrib ederek Seluk hudutlarndan kdklarn biliyoruz ;
mamafih bunlardan birksmmn her halde Anadoluda kalp
yerletikleri, toponimi tetkikatndan anlalmaktadr.
Mool istils nnden kaan bu ilk muhacir kafilelerinden
sonra, Moollarm Anadolu Seluklerine metbuiyetlerini ta
ntmalarn mtekb yeniden yeniye birtakm muhaceret
lerin vukuuna ahit oluyoruz: Zaman zaman muhtelif sebep
lerle Kk - Asyaya asker kuvvetler gnderilmesi, birtakm
Mool ve Trk aiyretlerinin muhtelif sahalara yerlemesini
inta ediyordu; nk garnizon olarak gnderilen kuvvetler,
btn arlklar, kadnlar ocuklar ile beraber ve kendilerine
6
Ayn devire ait muhtelif kaynaklarda, ileri srdmz fikirleri destekliyen birtakm iaretlere rastlanmaktadr.

ikta edilmi olan muayyen bir sahada yerlemek zre gnde


riliyordu. Bunlardan baka, daha lhanlerin messisi Hlgdan evvel, arktan, birtakm Trk ve Mool kabilelerinin Azer
baycan, ran ve ark Anadoluya geldiklerini, Hlgnn da
200,000 adr halkndan mrekkep -tahminen bir milyonlukbir kuvvetle geldiini biliyoruz (1253). Ayrca, muhtelif zaman
larda, aatay ve Gucl imparatorluklarndan birtakm unsur
larn da lhanler dairesine geldii, lkhan Argn zamannda
(1284-1291) Akkoyunlu ve Karakoyunlu Trkmenlerinin ke
sif bir kitle hlinde Orta Asyadan ark Anadolu ve Azerbay
cana naklolunduu malmdur. Btn bu kitlelerden mhim
birksmmm Anadoluda yerlemi olduu gerek tarih, gerek
toponimi tetkikatndan anlalyor. Anadoluya lhanhlar ta
rafndan asker maksatlarla byk mikyasta Mool-Trk aiy
retleri isknna, bilhassa Baybarsn istil teebbsnden sonra
balanmtr.
Tarih menbalarda yedi Trk ve Mool kabilesine mensub
kitlelerin muhtelif sahalara yerletirildiinden bahsedilmekle
beraber, bunlardan yalnz nn ismi ve iskn sahas gs
teriliyor : Aksaray, Kayseri, Konya civarna Bisvutlar; Sivas
taraflanna Uygurlar; Ankara, Eskiehir, Ktahya mntkas
na avdarlar.. Bunlardan Bisvut ve U ygurlarm onbin, avdarlarn ise otuzbin silhl kard sylenmektedir7. Bunlar
dan baka, yine tarih mebabalardan, Samagar, aykazan,
Banmbay, Alagz gibi muhtelif Mool-Trk kabilelerinin Or
ta Anadoluda hatt x v .nc asrda da faaliyette bulun
duklar8, Barmbaylarm bir aralk Diyarbekir havalisinde
bir beylik kurduklar9 anlalmaktadr. xv. ve x v nci asr
larda sk sk isimleri geen Turgutlar, Varsaklar, Timur-Lenk
tarafndan tekrar arka srlen K ara T atarlar da lhanler
devrinde gelen kuvvetli Trk-Mool zmrelerindendir.
Toponimi tetkikat bunlardan baka daha birtakm TrkMool zmrelerinin bu devirde Anadoluya gelip yerletiklerini
7 Rahd al-dnJin Cmii al- Tavrlkh\ Mneccimbainm Cmii alDuwaVi, ikr^iin Vekyi -nmeleri gibi kaynaklara gre.
8 A sta r b d P n in Bezm-u Rezm U stanbul 1928.
9 Anadoluda Mool istilsndan sonra rastlanan yeni etnik, unsurlar
hakknda bir tetkik nerredecez.

gsteriyor ki, bunlar arasnda, Kafkas yolu ile cenuba inen


lerle, cenub Rusyadan deniz tarikiyle geenler de vardr. lhanler devrinde geldikleri cihetle tarih menbalarda umumi
yetle Mool diye zikredilen bu aiyretlerden mhim birksmmn
Mool olmayp Trk olduu, antropolojik mlhazalardan
ve etnik isimlerden anlalyor. Trk ekseriyeti arasnda
sr atle ve kolaylkla trkleen bu Mool unsurlar, lhan
hkimiyetinin yklmasndan sonra, corafi vazyetlerine gre
muhtelif beyliklerin hizmetlerine girmilerdir. Bilhassa K ara
m anllarn ordularnda Moollarm mevcudiyeti, garp menbalarnda da teyit edilmektedir10.
Btn bu iyzahat, Moollarm zuhurundan ve bilhassa
lhanler hkimiyetinin Anadoluda yerlemesinden sonra bu
shaya gelen kesif Trk-M ool kitlelerinin, Anadoludaki
Trk ekseriyetini byk bir mikyasta oalttn anlatyor.
x v iinc asr balarna ait tarih ve coraf vesikalarn ver
dii malmat, Marco Polonun Anadolunun xmnc asr
daki etnik vazyeti hakknda verdii bilgiler ile karlatr
lnca11, Trk-slm ekseriyetinin yarm asrlk ksa bir zaman
zarfnda ne kadar kuvvetlendii derhl anlalr, ilhan idaresinin
ark ve orta Anadoluya yerletirdii yeni gebe aiyretler,
eskiden o sahalarda yayan Trk aiyretlerini, asker yollar
dan uzak dalk mntkalara, garb Anadolu ularna ekilmee
mecbur etmiler ve ite bu suretle ve henz Bizans mparator
luuna tbi sahil mntklarna doru Trkmenlerin yeni bir
ilerilemesi balamt.
Bu ilerileme Seluklarn ilk Anadolu ftuhat devrinde
Marmara ve Ege kylarna doru hzla yaylan istillar gibi,
Anadoludaki Bizans ordularnn izmihlli neticesinde mda
faasz kalan yabanc ansrla meskn geni sahalarn asker
bir igali mahiyetinde deildi; nitekim, o ilk istildan biraz
sonra, garbten gelen Hallarn yardm neticesinde Komnenler, Seluk kuvvetlerini tardederek, Bitinya, yonia, Lidyay ve gerek imalde ve gerek cenupta balca sahil ehir10 L. de M a s L a tr ie ,, lIle de Chypre, Paris 1879, p. 246.
11 G. P a u th ie r, le Lime de Marco Polo, vol. I, Paris 1865, p. 35-37;
A. C h a rig n o n , le livre de Marco Polo, t. I. Pekin 1924, p. 34.

lerin geri almaa muvaffak olmulard. Halbuki imdi vazyet


bsbtn baka idi; Trkler Orta Anadoluda ehirlere, kylere
lykyle yerletikten sonra, nfus teksfnn zarur neticesi
olarak, yerleecek yeni sahalar elde etmek zre garbe ileriliyorlar, yaylalardan, dalardan sahil mntkalarna iniyorlard.
Esasen buralarda daha ilk istil devrindenberi Bizans hki
miyetini kabul ederek bu sahalarda kalm, yahut xrinc
asrda muhtelif sebeplerle buralara gerek Bizans hizmetine
girmi bz Trk zmreleri olduu gibi, Bizans mparatorlu
unun, hatt daha yakn zamanlarda znik mparatorluunun
Balkanlardan getirip hudutlara yerletirmi olduu Hristiyan
veya putperest Trkler de yok deildi. Anadoluda lhan
hkimiyeti zayflad esnada, Bizans hi olmazsa Anadoludaki
hudutlarn muhafaza edecek kadar kuvvetli olsayd, Mool
istils neticesinde Orta Anadoluda vcude gelen nufus kesafeti
garbe doru bir mecra bulamyarak, ehirlilerle gebeler veya
muhtelif gebeler arasnda mtemadi arpmalara sebebiyet
verebilir, ksmen de daha evvelki asrlarda da grdmz
gibi, bz gebe unsurlarn zengin otlaklar bulmak iin Bizans
arazisinde yerlemesini ve Bizans hizmetine girmesini itac
ederdi. Halbuki Bizans bu sralarda, haric ve dahil muhtelif
miller tesirile, Anadolu hudutlarm muhafaza edemiyecek
kadar zayft. Binaenaleyh, asrlardanberi, dman kuvvet
leri kendi hesabna biribirile arptrarak ifna etmek ananesini pek iyi bilen diplomasisinin btn inceliine ramen, skin
ve kat admlarla ileriliyen bu niha istilya kar hibir ey
yapamad; bu devrin haric ve dahil btn artlar, bu
istily zarur klyordu.
III. T M A V E K T S A D T A R H TA SLA I
xmnc asrm son senelerinden balayarak bilhassa xvnc
asrda Bizans garb Anadoludaki son topraklarndan da srp
karan Trk tazyikinin belki en mhim morfolojik milini
iyzaha altk. Fakat, bu mil, ne kadar mhim olursa olsun,
Osmanl devletinin kuruluu gibi ok kark tarih bir procesmsn iyzahma yaryacak dier tima millerin tetkiki lzu
munu bertaraf edemez. te bu maksatla, yukarda siyas tahav-

vllerini anlattmz devrin iima hayatn da umum hatla


r ile izmee alalm.
XIII nc asrda hkim sllenin ad olan Seluk nvan
altnda Yakm-arkn kuvvetli bir siyas organizmini tekil eden
Anadolu Trkleri, yaay ekil ve artlar itibarile ayr gu
rup hlinde tetkik olunabilir.
A.

G ebeler

Gebeler, ayr ayr yayla ve klaklarda yayan gebe,


daha dorusu yarm gebe unsur... Bunlar kendi ihtiyalarna
kadar biraz ziraatle megul olmakla beraber, bilhassa hayvan
srleri yetitirmekle yayorlar, Orta Asyadan getirdikleri
halclk sanati ve nakliyecilik de onlar iin mtemmim bir istihsal
vastas oluyordu. O zamanlar Anadolunun pek mehur olan
atlarn yetitirenler, hallarm dokuyanlar bunlard. Irs reisle
rinin idaresi altnda yayan bu aiyretlerin yaylak ve klaklar
muayyendi. Fakat g zamanlarnda bunlar yollar stndeki
kylere zarar vermekten, tahribat yapmaktan geri durmuyor
lar, ara sra muhtelif gebe aiyretler arasnda da muhtelif
sebeplerle mcadeleler eksik olmuyordu.
Bunlar devlete, her yl, yetitirdikleri srlerin kemiyetine
gre, fakat nakden deil aynen bir vergi vermekle mkellefti
ler. Ancak, asker maksatlarla hudutlara yerletirilen, kendile
rine oralarda yaylak ve klak verilen hudut aiyretlerinden
galiba byle bir vergi alnmyordu; onlar, devlete lzum
grld vakit, il-ba denilen reislerinin idaresi altnda orduya
iltihak ediyorlard. Kadnlar ve ocuklar da msellh olan bu
cengver aiyretler hudutlarda ok yararlk gsteriyorlard:
Trabzon mparatorluunun cenub-i garb sahasna yerletiril
mi olan epni kabilesi, xm 5nc asrn son nsfnda Trab
zonlularn Sinoba kar bir hcumlarm dePe muvaffak olmu
tu. Huduttaki gebeler frsat bulduka dman topraklarna
aknlar, apullar yapmaktan da geri durmazlard.
x v inci asrn ilk on yllarnda Ham - Antakya - AdanaKonya yolu ile Bursaya gelen Bertrandon de la Broquiere, cenub
Anadolu Trkmenlerinin hayat hakknda pek mhim malmat
vermekte, ahlk meziyetlerinden byk takdirle bahsetmek

tedir12. Bu malmat, x,nc ve x v nc asr Trkmen


aiyretlerinin yaay tarzlarn da nmzde canlandrabilir.
Dahil organizasyonlar ve hukuk nizamlar hakknda ma
alesef burada hi iyzahata giriemiyeceimiz bu aiyretler, Ana
dolu Trklnn en temiz, en canl bir unsurunu tekil edi
yordu ; fakat devlet mefhumuna yabanc olan aiyret nizam hari
cinde hibir tima nizam tanmyan, kylye ve ehirliye
kar istihfaf besliyen bu disiplinsiz kitleler, idare mekanizmas
biraz gevedii zaman hemen bir itia ve anari unsuru olu
yor, ak kylere, iyi mdafaa edilemiyen ehirlere, tccar
kafilelerine hcumdan, yamadan, tahribden geri durmuyordu.
Bu hareketlerin icrasnda trl trl miller messir oluyordu:
Bzan vergi tahsildarlarnn agzll ve s -i istimali, bzan
aiyyret reislerinin hrs ve menfaati, bzan da kuraklklar veya
baka sebeplerle srlerin krma uramasndan ileri gelen
ktisad yoksulluklar...
Karaman Oullarnm ilk devirleri hakkmdaki tarih ma
lmatmz, bizi bu noktalar zerinde ok iyi aydnlatmaktadr.
Seluk hkmdarlar, cebr vastalarla yola getiremedikleri
bz aiyret reislerine resm nvanlar vererek, aile efradndan
bzlarm hakikat-i halde bir rehne gibi saray hizmetlerinde
kullanarak bu isyanlara are bulmak istemilerse de ekseriyetle
muvaffak olamamlardr. Merkez idarenin en kuvvetli de
virlerinde bile ilek ticaret yollar zerinde yaplan -kuvvetli
mdafaa tertibatn hiz- kale gibi kervansaraylar, ticaret kafi
lelerinin daima msellh kuvvetlerle mdafaa edilmesine ve
yollarda syii muhafazaya memur garnizonlar bulunmasna
ramen, gebelerin n basknlarna mni olmak maksad ile
yaplyordu.
Bu Trk aiyretleri umumiyetle Mslman olmakla bera
ber, her trl taassuptan zde, dinin kendileri iin ok mulak
ve nkbil-i icra ahkmna riayetten ziyade eski kavm ananelerinin zhir mslmanlk cilsma boyanm basit bir ekline
slik, eski Trk amanlarnn haricen slmlam bir devamn
dan baka birey olmyan mfrit alev ve heterodoxe Trkmen
12
Le Voyage d'otre-mer de Bertrandon de la Broquiere, publie par Gh.
Sch efer, Paris, 1892, p. 82-98.

babalarnn manev nfuzu altnda idiler. Yerlemi halk ile


aralarndaki bu ktisad ve tima ayrlklardan dolay din
zihniyetleri de aada iyzah edeceimiz vehile onlardan
ok farkl olan bu gebe aiyretlerin, xiii. asrda yaptklar en
byk hareket, tarih menbalarda Bbler Kyam diye mehur
olan umum kyam hareketidir: Anadolu Trkmenleri arasnda
birok mridleri olan ve kendisini Allahn resul olarak tan
tan Baba Resl - Allah, Keyhusrev 11. zamannda Kefersud ve
M ar a havalisindeki taraftarlarna kyam emrini verdi. Onlar,
epeyi zamanlardanberi, onun, gnn birinde cihad iln edeceini
bildikleri iin esasen hazrdlar. Kesif gebe kitleleri, kadn
lar, ocuklar, srlerile, gzlerinde ganimet ve cennet hulylar tterek ehirlere, kylere saldrdlar. Kendilerine kar
kan muhtelif Seluk ordularm fena halde malp ederek
M alatya, Tokat, Amasya havalisine hkim, oldular. Oralar
daki Trkmenler onlara katldlar. Seluk Sultan K onyada
kendisini emniyette gremiyerek Kobdiye hisarna iltica
etti. Gnderdii ordu Baba Resl - Allah yakalayp asmakla be
raber, harbde Trkmenlere malb oldu. Nihayet sratle
ark hudutlarndan celbedilen -muhtelit unsurlardan mrekkebbir ordu, bu korkun isyan kanl surette bastrabildi (637 Hic
r, 1239-1240 M.).
Anadoluda, eskidenberi Palicieri*lerle meskn olan bir
sahadan kan bu hareketin mzideki kklerini, yakn sebeple
rini ve byk neticelerini, vaktiyle uzun uzun iyzah etmitim;
gerek Bektailik cereyannn, gerek Anadoluda xvnci asra ka
dar devam eden -randa Safev imparatorluunun kurulmas ile
de ok sk alkadar olan- birtakm heterodoks gebe hareket
lerinin buna bal olduunu ilk defa olarak gstermitim13.
Biraz sonra Osmanl imparatorluunun kuruluu ile ok al
kal olan bu gibi din tezahrlerden ve din zmrelerden ay
rca bahsedeceim cihetle, burada bu kyamn din cephesi
zerinde srar etmek istemem. Burada xmnc asr Anadolu
tarihinin bu mhim hdisesinden bahsetmemin sebebi, gebe
aiyretlerin asker bir mil olarak kuvvet derecelerini ve bunlarla,
13
Les Origines du Bektachisme, Actes du Congres International d^histoire
des Religions Paris, 1925, t. II. p. 404-405.

yerlemi halk arasndaki ktisad ve tima tezadlar daha


ak gstermek iindir.
Bb Resl-Allahn, Gyaseddin Keyhusrev n.in yanl
ve aleyhdar siyaseti ile Anadoludan kard Hrezm aiy
retleri Ayintap ve Haleb havalisinde bulunurken, belki onlarn
ve bz Eyyub prenslerinin ve Anadolu hudutlarnda tehdidkr
bir vazyet alm olan Moollarm da teviki ile hareket etmi
olmas, hi ihtimalden uzak deildir. H. 639 ( 1 2 4 1 - 4 2 ) ^ yetmibini piyade ve birksm suvar olmak zre Duduolu kuman
dasnda byk bir Trkmen kuvvetinin Hrezmlilere iltihak
etmesi, Bblerin Hrezmlilerle rabtalar meselesini daha
aydnlatyor. Her halde Baba Resl-Allhm, haric ve dahil
vazyeti ok iyi hesap ederek, imparatorluk kuvve-i klliyesi
arkta megul iken kyam emrini vermesi, mhir bir siyaseti
olduunu gstermektedir. Bu srada mtemadi harbler dolaysiyle teklifin artmas, ktisad vazyetin bozulmas, dahil
idarenin bozukluu, btn tima snflarn honudsuzluu da
bu kyamn tam zamannda yapldn anlatyor.
Herhalde, tarih menbalarda siyah libasl, kzl brkl, ayak
lar arkl olarak tavsif edilen bu gebe Trkmenlerle, Mool
hkimiyeti devrinde Karaman Olunun maiyyetinde Konyay
istil eden Trkmenler, hatt xm nc asrda Horasanda, Sel
uk imparatoru Sancar a isyan eden Trkmenler, ayni tima
tipi temsil eder. Yerlemi halk ile gebeler arasnda bu
tima zddiyet sebebi ile, burjuvaziye mensup limler tarafn
dan yazlan eserlerde, gebe Trkmenler aleyhinde iddetli
ittihamlara ve hatt iftiralara tesadf olunur. Anadolunun uc
yni hudut mntkalarndan ayrca bahsedeceimiz iin, burada
gebe uc aiyretleri hakknda fazla birey syliyemiyerek, ky
lerin tetkikine geeceiz.
B.

K yller

Kyl snf, Anadolu nufusuun mhim bir ekseriyetini


tekil ediyordu. Anadolu, ilk Seluk ftuhat zamannda nfus
itibarile kalabalk deildi. Bizansn ranla ve sonra da Islmlarla asrlarca sren harbleri, eski nfusu azaltmt. lk
Seluk ftuhat ve onu tkb eden xnnci asrn harbler ve
F.

IV

istillarla dolu hayat da bunu birdenbire oaltacak mahiyette


deildi. Fakat xnci asrn son yllarndan balyarak yava yava
bu hayatn inkiaf ettii tahmin olunabilir. Seluk ftuhatnn
Anadolu da bulduu, muhtelif etnik menelerden gelme, gayr-i
mslim halk, ksmen ehirli ve ksmen kyl idi. Geri harb ve
anari yllar, bu iki zmreyi de hrpalam, mdafaasz ky
halkn kalelerle muhafaza edilen ehirlere veya ehirlere yakn
shalara karmt. Geri Trk hkmdarlar harb ve anari
devirleri getikten sonra, devletin menafii iktizasndan ola
rak Mslman olmyan iftileri himaye ediyorlard; fakat
her ne olursa olsun, kyl nfusu mhim nisbette azalmt.
te hem buna are bulmak, hem de kesif gebe zmrelerinin
yapabilecekleri zararlar evvelden menetmek iin, Anadolu
Trk devletleri, ilk zamanlardan itibaren, onlardan yeni ky
ler tekil etmek iin altlar.
Burada, Trk tarihi tetkiklerinde daima bir s-i tefehhm
mucib eski bir yanl fikir zerinde bir n durmak isterim: Ho
rasanda byk Seluk saltanatnn kurulmas ile balyan byk
muhaceretin Anadoluya getirdii unsurlar, yalnz gebe un
surlar deildi; Anadoluya gelen Trkler arasnda, Orta Asya
da, ok eski zamanlardanberi ky hayatna, hatt ehir hayatna
gemi her eid halk mevcuddu. Binaenaleyh bunlar, yeni
geldikleri yerlerde de ayn hayat artlarn devam ettiriyorlar,
kyller derhal kyler kurarak zira istihsale balyorlar, ehir
liler ehirlere yerleiyorlard. Seluklerle shriyetleri olan Tr
kistan hkanlar sllesine mensub bz prenslerin maiyyetlerinde, garb Trkistann ehirli ve kyl unsurlarndan mrekkeb kuvvetlerle Anadoluya geldikleri tarih menbalardan
anlald gibi, toponimi tetkikat da bunu az ok gsterebili
yor. Trklerden baka dier slm unsurlarna mensub bir
takm halkn, hatt bzan Hristiyan unsurlarn Anadoluya
gelip kyler kurduklar sylenebilir; fakat yava yava Trk
ekseriyeti arasnda, Trk hkimiyeti altnda bunlar da trkle
milerdir. Ticaret yollar ile,, byk ehir ve kasabalarn
etrafnda, mden iletilen mntkalarda ky hayat daha mn~
keifdi; fakat byk yollar gzerghndaki kyler daima tah
ribata uramaktan kurtulamyordu. Bilhassa gebelerin yaylak
ve klak gzerghlarndaki kyllerin vazyeti ok mkildi.

Garb Trkistandan gelen Trk kyl snf, ran a olduu


gibi Anadoluya da eski ziraat kltrlerinden birtakm eyler
getirmilerdi; oralardaki birtakm ky ve kasaba adlarnn
Anadoluya da getirilmi ve ayni namlarda birtakm kyle
rin kurulmu olmas, manidar bir hdisedir. Esasen gebe
olan birtakm Trk aiyretleri de xn nci asrdan balayarak
zamanmza kadar yava yava ve para para iskn edilerek
ky hayatna geirilmilerdir. Seluk ve bilhasa Osmanl
devletleri bu hususta byk gayret sarfetmilerdir.
Moollar devrinde, Anadoluda ky hayatnn inkiaf m, yok
sa inhitat m ettii meselesi, henz kat olarak halledilemez; an
cak,Mool istils neticesinde birok yeni gebe unsurlarn gelme
si galiba kyl snfnn lehine olmam, ky hayatn -hi olmazsa
bir mddet iin- inkiafdan menetmitir. Kyler, ekseriyetle,
etnik yahud din bir vahdet arzediyorlard; birok kyler, muay
yen bir aiyretin muayyen bir ubesine mensub halk tarafndan
iskn edilmi ve etnik ismini muhafaza etmiti. Mool istilsn
dan evvel Anadolu kylerinin ktisad rolleri, tima tekilt
lar, devlete kar ne gibi vergilerle mkellef olduklar hakknda
imdilik kat birey sylenememekle beraber, eldeki muhtelif
^mahiyette vesikalardan az ok bireyler istinta olunabilir.
Ky halk asl mtecanis bir snf deildi; kendi mlik olduk
lar topraklan ileyen pek mahdud iftilerden baka, toprak
sahibi olmayarak muayyen bir cret mukabilinde rencber\ lik edenler, yahud bakasnn topran kendi sermaye ve
\syi ile ileyerek yarclkda bulunanlar vard ki, ky halknn
en byk ekseriyetini tekil ediyorlard; bunlardan baka ky
arazisinin byk ksmlarn kendi ellerinde toplayarak onlarn
birksmn rencberlerle ileten ve birksmm da yarcla
veren her kyde saylar pek az- bir ky aristokrasisi de mevcuddu. Bunlar kyn hakik hkimleri idi ve devlet tekiltiyle
halk arasnda te m si meneden bir tabaka vazifesini gr
yorlard. Bir de ky reis veya khyalar vard ki, deta devletin
ve bilhassa devlet mliyesinin mmessili ve kyn mterek
menfaatlerine aid ilerin nzm olmakla beraber, hakikatte,
ky aristokrasisinin erikleri idiler. Bzen bir ky veya muh
telif kyler, bir ferdin maliknesini tekil ediyordu.

Seluk idaresi, harb ye anari neticesinde zarara urayan,


dalan kyleri kaabil olduu kadar himayeye, muayyen bir
zaman iin vergiden af veya onu tahfife, hatt halka tohumluk
ve ift hayvanlar tevziine dikkat ediyordu. Seluk devrinde
kylerden alman vergilerin mahiyetini ve miktarm lykiyle
bilmiyoruz; lkin, bir Islm devleti sfatiyle, reyadan hara
ve mahsulttan cur alnd, ayrca da Osmanllar devrinde
mevcudiyetini bildiimiz arzi alm satm vergisi, muhtelif
mahsult ve mamult- ziriye vergileri gibi birtakm ky
vergileri daha tahsil olunduu, pazarlara getirilen mallardan
yollarda -derbendlerde, kprlerde, veya ehir kaplarndabir resm alnd sylenebilir; Moollar devrinde de bu ver
giler -belki cibayet uslnde ve miktarlarda bz kk fark
larla- devam ediyordu. Bir madenin iletilmesi, bir yolun mu
hafazas, bir kprnn tamiri, hulsa devlete yaplmas lzm
gelen bir i kendilerine havale olunan herhangi ky veya ky
ler, bu hizmet mukabilinde, sair tekliften muaf tutuluyordu.
Selukler devrinde ok dikkat edilen evkaf meselesi, Moollarm
ilk zamanlarnda bir mddet bz taarruzlara uramakla beraber,
Tebriz saraynda Islm nfuzunun kuvvetlenmesinden sonra
eski ehemmiyetini kazanmtr. Hulsa, araz meselesi, umumi
yetle Ortazaman Islm devletlerinde olduundan farkl bir ma
hiyet gstermiyordu u . Artk, malm olan bu noktalar zerinde
durmayarak, ehir hayatnn iyzahna geelim.
G.

e h r

H ayati

Kltr bakmndan en ehemmiyetli olan ehirli unsurdur.


lk Seluk ftuhatnn ve onu tkib eden hdiselerin, olduka
uzun bir zaman iin Anadoluda ehir hayatn epeyi sarst ko
laylkla tahmin olunabilir. Fakat sonra, xranc asrm ilk
yarsnda, Anadolu Seluk devleti siyas ve asker bakmdan
mevkiini salamlam, cenubda ve imalde denize km, mun
tazam bir idare tekilt vcude getirmiti. Bunun neticesi
olarak, yalnz dahil ticaretin deil, haric ticaretin de inkiaf
etmesi ve hkmdarlarn ticareti himaye hususunda kuvvetli
14
Btn bu meseleler, Ortaa Trkiyesinin ktisad tarihi hakknda
hazrlamakta olduumuz kitapta tenkiyd bir ekilde tetkik edilmektedir.

tedbirler almalar, tabiatiyle ehir hayatnn da inkiafnda


byk bir mil oldu. Ticaret ve sanayi faaliyetinin inkiaf
derecesini bilmeden ehir hayatn ve ehir tekiltm renmek
kabil olamyaca cihetle, evvel, en umum hatlariyle, bu
meseleyi tavzihe alalm.
Filhakika, Seluk hkmdarlar xm nc asrda faal
bir ticaret politikas tkib ediyorlard: Mhim bir transit
mntkas olan kk Ermenistan, ticaret kafilelerinin emni
yetini bozduu iin tedibe uram, btn zararlar tazmi
ne mecbur olmutu; Antalya ve Aliye limanlarnn ehemmi
yetinden dolay o civar sahil mntkas ele geirilmidi.
Keykobd i. devrindeki Sodak seferi, gerek Anadolu tcirlerinin, gerek skenderiye -Antalya- Sinob yolunu daha emniyet
li bulan Msr tcirlarinin Sinob merkez olmak zre bu gnk
cenub Rusya memleketleriyle yapdklar ticareti emniyet
altma almak maksadiyle yaplmt. Anadolu Seluk im para
torluunun coraf vazyeti itibariyle muhtelif beynelmilel
ticaret yollar buradan geiyordu; Diyarbekir ve Erzurum
gibi arkm byk ticaret yollar zerinde bulunan mhim
merkezlerini de elinde bulunduran ve btn bu yollar zerinde
emniyeti tesis ve her trl zararlara kar -teferrutm pek iyi
bilemediimiz- bir nevi devlet sigortas temin eden bu devlet,
transit ticaretini de elde etmee alyordu. znik imparator
luunun teesss, bu imparatorluun bir zamanlar bz ziynet
maddeleri zerinde idhlat tahdid ve tazyik etmek istemesine
ramen, Seluk devletinin Rum larla ktisad mnasebetlerini
elbette kuvvetlendirmitir.
O srada Akdeniz ve Karadeniz ticaretinde en mhim mev
kii igal eden talyan cumhuriyetleri, buralarda yeni limanlar
elde eden Seluk imparatorluu ile ticar mnasebetlere girdiler:
Snob ve Antalya ftihi Keyhusrev i. ile, onu tkib eden K ey
kvus i. ve Keykobd . in Venedikliler e birtakm imtiyazlar
verdii malm ise de, bunu yalnz Aleddinin bize kadar
intikal edebilen 1220 tarihli fermanndaki kaydlar gstermek
tedir. Venediklilerin i228de Aleddine bir sefir gnderdikeri
de biliniyor. Bu fermna gre, Seluk Sultanlar, Venedik
tcirlerinin hibir resme tbi olmadan kymetli talar, inciler,
sikke hlinde olsun veya olmasn gm ve altun, bir de buday

idhl etmelerine msaade ediyorlar; sair emtiadan yalnz yzde


iki resm alnacakt. Bu mukavele, her iki taraf tacirleri iin de,
ahs ve mal emniyetini temin eden birtakm artlar da
muhtevidir; Venediklilerle dier Latinler arasndaki ticar ih
tilflara Sultan mdahale etmiyor; yalnz sirkat veya cinayet
gibi ahvalde, hkm, Seluk devletinin kadlar tarafndan
verilecektir. Her halde bu ferman, Seluk imparatorluunun,
Mslman tcirlere olduu gibi, Hristiyan tcirlere de kendi
topraklarnda ticaret serbestsi verdiini gstermektedir15,
Kbrsla Konya Sultanl arasnda transit ticareti yapan
Provenellar, adaya, balca, ap, yn, deri, ham ipek ve
ipekli mensucat getiriyorlard16. Seluk sultanlar, ordular iin c
retli Latin askerine ve bz harb ltma -ark menbalarmda
zikredilen marib mancnklar gibi- muhta olduklarndan, bu
vazyet Italyan tcirlerinin Anadoludaki faaliyetlerini kolayla
tryordu17. Rubrouk, 1255 de Karakorumdan gelirken, Konya
da Suriyeden gelmi bir Cenevizle bir Venedikliye rastlamd
ki, bunlar Seluk devletinden Anadolu dan ap ihrac inhisar
n almlard ve fiatlar istedikleri gibi tanzim ediyorlard18.
Anadoluda Mool harektnn ve lhn hkimiyetinin, za
m an zaman vcude getirdii tima karklklara, asker hare
kttan mtevellit zararlara, ktallere ramen, ticar inkiaf bak
mndan iyi neticeler verdii sylenebilir. Geri xmnc asrn ilk
yarsnda, ark hudutlarndaki Islm prenslikleri zerinde de
nfuzunu tesis eden Seluk imparatorluunun hric ve dahil
ticareti daim ve salam bir terakki gsteriyor, byk ticret
yollar zerindeki Konya, Kayseri, Sivas, Erzurum gibi merkez
lerde byk bir refah gze arpyordu. Birdenbire garip grn
mekle beraber, iddia olunabilir ki, bu inkiaf ilhan hkimi
yeti altnda da devam etti. Bu devir Anadolu sundan bahse
den Hristiyan menbalar, Marco Polo, Rubrouk, Haython,
sonra xiii - x v nc asrlara ait slm menbalar ve nihayet
15 W. H ey d, Histoire du Commerce du Levart au Moyen Age (trad.
Raynaud), vol. I., p. 301-304.
16 L. de M as L a tr ie ,/ J/fe de Chypre, Paris 1879, p. 209-210,
17 G. . B r a tia n u , Recherches sur le Commerce Genois dans la M er JVoire
au X I I I e sik le , Paris 1929, p. 165.
18 L. de B a c k e r , Guillaume de Rubrouck, Paris, 1877, p. 292-293.

bu devirden kalan muazzam mimar bideleri, bunu gsteri


yor. Byk lhan mparatorluu hudutlar iine giren Anadolu,
Avrupa-ran transit ticareti iin msaid bir hl alm, hudut
mnialarmdan kurtulmutu. Sivas, corafi vazyeti itibariyle
muhtelif ticaret yollarnn tekatu ettii bir ticaret merkezi
idi. Suriye, Elcezire ve Konyadan gelen zengin Mslman
tcirleri, Ceneviz tcirleri Sivasta yerlemilerdi; oradan K ara
deniz limanlarna, Trabzon a ve bilhassa Samsun ve Sinoba
kervanlar gnderiliyordu. Tebrize, ark Anadolu merkezlerine,
Akdeniz ve Karadeniz limanlarna, Anadolunun muhtelif
sahalarna giden yollar stnde bulunan bu ehir, ok defa Mool
valilerinin de merkezi idi. Suriye Latin prensliklerinin Memlkler tarafndan imhasndan sonra, Hristiyanlar -Moollar
ticaretinin Akdenizdeki Yumurtalk liman, birinci derecede
bir antrepo hline gelmiti. Yumurtalk, Sivas yolu ile Teb
rize balayan byk ticaret ehrh, Pegolotti tarafndan m
kemmelen trif edilmektedir.
Geri, Avrupa ile ieri Asya ve Uzak-ark ticaretinin en
mhim merkezleri, Trabzon ve Tebriz idi; fakat Anadolu da
lhn mparatorluunun ktisad siyasetinden her halde mstefid olmutu: Vergi varidt tedricen artmtr, mverrih Badral-dn A ynye gre, ilk Mool tahakkm devrinde Anadolu
vergisi 60,000 dinar, 10,000 koyun, 1000 sr, 1000 attan ibaret
, iken, Bayunun Anadolu kumandanl zamannda-mverrih
Aksaryye gre- bu vergi 200,000 dinara kmd; 1256 ya
kadar vergi mikdar bundan ibaret idi. Gznn saltanat bi
dayetinde 600,000 dinar olan Anadolu varidtnm, Hamdullah
Mustavfinin 1336 senesine aid hisabma gre -bu gnk garb
Anadolu vilyetleri hari ve bu gn Suriye ve Irak a giden ak
sam dhil olmak zre- 5,645,000 dinar yni 16,935,000 al tunfranga kadar kd grlyor. Bir asr bile srmeyen ksa bir
zaman zarfnda Anadolu varidatnda bu kadar byk bir fark
hsl olmasn yalnz vergilerin ykselmesiyle veya sair bu gibi
sebeplerle iyzaha imkn yoktur19. x v nc asr balarna
aid olarak Ermeni Haythonun Trkiyeyi ok zengin, olduka
iyi gm ve ab mdenlerine mlik, arab, buday ve meyvas
19 Trk Hukuk ve ktisat Tarihi Mecmuas^ cild L, 1931, s. 1-42.

mebzul, zengin hayvan srlerine ve gzel atlara mlik bir


memleket olarak gstermesi20, sonra, x vnc asr ilk nsfna
aid slm menbalarmn da Trkiyenin bolluundan ve ucuzlu
undan bahsetmeleri, her halde, memleketin ktisad vazyetinin
umumiyetle ykselmi olduunu anlatmaktadr. Btn bunlar,
Anadolunun, bilhassa Baybars istilsndan Gznm saltana
tna kadar geen zaman esnasnda olduu gibi, iktisden kt
ve skntl bz devirler geirmekle beraber, bu vazyetin
sonradan dzeldiini gsteriyor. Ehemmiyeti itibariyle kuvvetli
bir tenkid-i tarihye yni uzun uzun mnakaa ve mlhaza
lara lzum gsteren bu kark meseleyi burada brakarak ehir
hayatna ve ehir tekiltna ait izahlara geelim.
Anadoluda ehir hayatnn inkiafm, siyas ve tima tari
hin gidiine nazaran, xnnci asrn ikinci nsfna irca4 etmek
ve bilhassa xmnc asrda kuvvetlendiini tahmin eylemek
pek yanl olmasa gerektir. Geri Bizansllardan zabtedilen
eski ehirlerden birounun, ilk fetih zamanlarndan bala
yarak iskn edilmi olmas tabidir; fakat ticar mnase
betlerin tanzim edilmesi, sanayiin bz ehirlerde temerkz,
hulsa ky ekonomisinden ehir ekonomisine geilmesi, her
halde tedric bir surette olmu olmaldr. lk zabtedilen e
hirlerin iskn acaba nasl oldu? Yeni ehirler nasl ve niin
kuruldu? Bu yeni ehirler acaba bz metrk ehirlerin mevki
lerinde mi teesss etti? ok mhim olmakla beraber, ehemmi
yeti nisbetinde mulak olan bu meselelerden bahsedecek dei
liz. Maksadmz, xmnc asrdan balayarak Osmanl dev
letinin kuruluuna kadar Anadoludaki ehir hayatmn inkia
fn, ehir tekiltn biraz iyzah etmek, daha dorusu, bu tetkikata balamak lzumunu gstermekdir. imdiye kadar zerinde
hi allmam olan bu tima tarih problemini vesikalarn
ok az ve ok para para bulunmasna ramen iyzaha al
maa balamak, gelecekteki tarih tetkikat iin bir zarurettir.
Yalnz, meseleye girimeden evvel, ehir kelimesinden kasd30
Recmil des Historiens des Croisades, Documents arm^niens, t. ir, p.
271-272; H. O m o n t, Notice du Manuscrit 10. 050 de la Bibliotheue Nationale
contenant un nouveau texte franais de Haython (Notices et Extraits, xxxvnr,
!903), p. 262-263.

ettiimiz mnay iyice tesbit edelim: Bizim burada ville keli


mesiyle kasdetmek istediimiz mna, Henri Pirennein Ortazaman ehirlerinden bahsederken21, bu kelimeden kasdettii
mnaya ok yakn, daha dorusu Hristiyan Garb Ortazaman
ile Mslman ark Ortazaman arasndaki karakter farklar
gznne alnmak artyle, hemen onun ayndr; bizim bahsetmek
istediimiz ehir, eski devir cites gibi constitutionnel sistem
ile beled sistemin bribirine tetbuk ettii tribal meneden
gelen bir tekilta mlik deildir ve Yukar Ortazaman bourg
larna da benzemez. Geri kurulu tarzlarn bildiimiz mesel
Kfe, Fustat gibi bz slm merkezlerinin az ok bir siteye
benzedii muhakkaktr. Acaba Anadolu Seluklerinin ilk de
virlerinde mesel Konya, Erzurum, Sivas, Kayseri gibi b
yk asker yollar zerindeki bz ehirler, asker zaruretlerle
tahrib edilen eski ehirlerin yannda, muhtelif Ouz boy
larna mensub halktan ayr ayr mahalleler tekil edilmek
suretiyle az ok siteye benzer bir ekilde mi kuruldular? Bu
/hususta birey sylememeyi imdilik daha ihtiyatl buluyoruz.
Her halde xm -xvnc asrlarda, Anadolunun bu mhim
ehirlerinden hibiri, hibir suretle bir ite'ye benzemiyordu;
bunlar, iinde muhtelif etnik unsurlara, muhtelif dinlere, muh
telif tima tabakalara, muhtelif mesleklere mensub insanlarn
mtereken yaad- mesel slm tarihindeki Badat, Haleb
ehirleri gibi- byk ticaret ve sanayi merkezleri idi. xn.,nc
s asrdan balayarak, Konya, Kayseri, Sivas gibi eski ve byk
ehirlerde yalnz Trklerin deil, gerek etnik mene, gerek
din itibariyle muhtelif unsurlarn mevcud olduunu gryoruz.
Byk ekseriyeti Trk ve slmlar tekil etmekle beraber, Rum,
Ermeni ve biraz da Yahudi mevcud idi. Mamafih daha kk
ehirler ve kasabalar arasnda yalnz Trk unsuriyle meskn
olanlar da mevcuddu. Dier unsurlarn nisbeti, her ehre
gre tabi biribirinden farkl idi. Eldeki tarih vesikalra gre,
bu nfus nisbetlerini ve tahavvllerini hatt takrib olarak bile
tahmin kabil deildir.
Moollarm zuhurundan sonra ve Mool hkimiyeti dev
rinde, ark sahalarndan gelen Trk - Mslman halk arasnda
21 H. P iren ne, Les Villes du Moyen ge, Bruvxelles, 1927, p. 55.

esasen eskidenberi ehir hayat srm olanlar, Anadolu ehir


lerine yerletiler. Sm veya iran unsurlara mensub Mslmanlar, Trk ekseriyeti arasnda abuk trkleiyorlard. Muh
telif dinlere mensub olanlar, ayr mahallelerde oturuyorlard.
Mamafih ehir hayat, slm larla gayr-i mslim. unsurlar kltr
bakmndan biribirine ok yakladryor, aradaki farklar azal
tyordu: Mevna ld zaman Konyann yalnz Islmlar
deil, Hristiyanlar, Yahudileri de cenaze merasimine itirak
etmilerdi22. Kkleri hristiyanlktan evvelki devirlere kan
birok mahall *detler, mahall culteler, o mahal halk ara
snda, Mslman veya Hristiyan olsunlar, yayordu23. Ana
dolunun Trklerle beraber yayan Rum ve Ermeni ahalisi
Trkeyi renmilerdi; Trkler arasnda da bu iki dili, bilhassa
Rum cay bilenler az deildi 2. Trklerin Rum ve Ermeni
kadlariyle izdivac da bu hususta messir oluyordu. Hulsa,
Seluk ehirlerindeki halk, madd kltr bakmndan hemen
hibir ayrlk gstermedikleri gibi, Mslman ve Hristiyanlar
arasnda din sebeplerden domu husumet ve mcadeleler de
mevcud deildi. Gerek Seluk imparatorlar, gerek Ilhn
idaresi, herhangibir din teassub hislerinden temamen zade
idiler; Anadoludaki Seluk idare sistemi asl teokratik bir
mahiyette olmam, slm hukuk prensiplerinin bunu istilzam
etmesine ramen, devlet -nazar deil fakat fil olarak- kendi
menfaatini ve idaresini her eyin fevkinde tutmutur.
Seluklar devrinde Anadoluda ehir hayatnn inkiaf,
pek tabi olarak, ibtida orta ve ark Anadoluda olmu, gerb
Anadoluda ise daha sonra balamtr. Bundan dolaydr ki
x v nc asra kadar oralarda, mesel Orta Anadolunun byk
ehirleriyle mukayese edilebilecek merkezler vcude geleme
mitir. Akdeniz ve Karadenizdeki en mhim sahil ehirleri de,
22 Aflk ve Sipahslr gibi biyografik kaynaklarda hikye edilen ve
bilhassa Mevlnmn olu Sultan Veiedin iirlerinde de ifade ve teyid
edilen bu vka ok manaldr,
23 f , w . H a s lu c k ua, Christianity and slm Under the Sultans (Qxford,
1929) adl kitabndaki tetkiklerine mracaat,
2i
N. Jorga, Histoire de la Vie Byzantine, vol. m, p. 18, 227. slm kay
naklarnda bu nokta-i nazar teyid eden baka deliller de vardr.

siyas ve ktisad sebeplerden dolay, dahil merkezlerle rekabet


edecek derecede bir inkiaf gstermemitir: Hibir zaman byk
deniz kuvvetlerine mlik olmayan Seluk devleti iin, Sinob,
Antalya, Aliye gibi haric ticaret merkezleri, daim yabanc
filolarn basknna maruzdu; binaenaleyh kuvvetli bir garnizon
tarafndan muhafaza edilen mstahkem bir iskele, bir mbadele
pazan hkmnde idi; kuvvetli bir deniz kuvvetine mlik olma
dka, buralarn bir ticaret ehri hlinde inkiafm temin im
knszd. Bundan baka Akdenizde kk Ermenistann Yu
murtalk liman, Karadenizde Trabzon imparatoeluunun Trab
zon liman gibi byk ticaret merkezleri vard ki, Avrupa-Asya
ticaretinin ana yollar buralara mntehi oluyordu. Yalnz
transit ticareti iin deil, Anadolunun haric ticareti iin bile
bunlarn ehemmiyeti Seluk limanlarndan daha bykd.
Anadolu da dahil ticaretin ve kara yollaryle yaplan ark ti
caretinin daha mhim olduu bu devirde, Continental merkez
lerin daha fazla inkiaf edecei tabi idi. x vnc asrda Ak
deniz kylarnda ve Adalar Denizincle mhim bahr kuvvetlere
mlik beylikler teekkl ettikten sonradr ki, bu sahil mem
leketlerinde ehir hayat kuvvetlenmee balad; fakat bu bey
liklerin siyaseten, en mhim ehirlerinin deniz kysnda deil,
ierlerde inkiaf dikkate yandr. Garb Anadoluda ehir
hayatnn inkiaf da kolaylkla anlalacak sebeplerden dolay
yine x v nc asrda olmutur.
.
Anadolu ehir hayatnn inkiafnda, her yerde olduu
gibi, ticaret ve sanayi inkiafmn en esasl mil olduu tabidir.
Bz ehirlerde nfus kesafetinin artmasnda siyas sebepler
bulunduu kabul edilebilir; fakat muayyen bir devirde, btn
bir memlelekette byk kk muhtelif ehirlerin mevcudiye
tini grrsek, bunun mutlaka ktisad sebeblerini aramak
mecburiyetini duyarz. Burada, xm nc asrda btn Anadolu
ehirlerinin ayr ayr inkiaf derecesini ve sebeblerini gstermek
imkn olmadndan, bir misal olmak zre yalnz Sivas
ele alalm: Kzlrmak vadisinde zengin bir zira saha ortasnda
bulunan bu ehir, coraf mevkii itibariyle lk-alar danberi
mhim bir siyas ve ticar merkezdi. xn-xvnc asrlarda
bu ehirden bahseden btn menbalarm verdii malmat

yle hulsa edebiliriz: Sivas sr ile evrilmi byk ve ma mur


bir ehir olup hububat, meyva, pamuk, mensucat istihsli ile
maruftur. Yirmidrt han, byk camii, mescidleri, medrese
leri, tekkeleri, saraylar, gzel binalar vardr. Sokaklar byk,
arlar kalabalktr. Anadolu nun, Suriye ve Elcezire nin tcirle
ri, hatt Garbdan gelen tcirler orada toplanrlar. Halk zengin
ve ihtiama, elenceye dkndr. Menafi-i umumiye iin bir
ok vakf'lar vardr; o kadar ki, k iddetli olduundan, karl
mevsimlerde kulara yem vermek iin bile bir vakf vardr.
Khalkokondyle, ehrin bu devirdeki nfusunu 120,000 olarak
gsteriyor. K azvnye gre, ehir halk Trkmenlerden mrekkebdir. te bu ksa iyzhat, ehrin inkiafndaki ekonomik
milleri aka gstermee kfidir. Sivas, Konya ve Kayseri kadar
mhim olmamakla beraber, xm ,nc asr Anadolusunun bir
takm ehirleri daha vardr ki, onlarn inkiafnda da ayni mil
leri gstermek kabildir: Erzurum, Erzincan, Harput, Amasya,
Tokat, Nide, Niksar, Krehri, Aksaray, Ankara ilh... gibi..
imdi, tpk Sivas gibi kuvvetli bir Trk ekseriyetiyle meskn
olan ticar ve sna merkezlerdeki beled tekilt, ileri bir i
blmnn dourduu tima snflar, bir kelime ile bu ehir
lerin dahil hayatn ksaca tasvir edelim: ehir halknn mhim
bir tabakasn, devlet hizmetinde bulunan yahud devlet bte
sinden geinen kimseler tekil eder. Pytahtta, merkez idare
mensublar olduka kalabalk bir snf tekil ettikleri gibi, byk
idare merkezlerinde de mahall idareye mensub olanlar epeyice
kalabalk bir zmre vcude getirirler. Muhtelif merkezlerde
ehzdeler mahall idare banda bulunurlarsa, onlarn divan,
byk sultan yanndaki dinvamn yni merkez idarenin biraz
daha kk kadrolu bir rneinden ibaret olur. Hkmdarn
ve prenslerin saraylar, terifat uslleri, yaay tarzlar, sefir
kabulleri, av elenceleri, dnleri, Badad ve stanbul saray
larn hatrlatacak kadar muhteem, gsterilidir ve bu hususta
ok byk masraflar edilir. Mlk ve asker byk ricalin
daireleri, yaay tarzlar da ok debdebeli, masrafldr.
Devlet dairelerindeki memurlar da kendi derecelerine
gre yksek bir maiet tarz tkbe mecburdurlar. Esasen btn
memuriyetler, hukkar deil, fakat temlen, deta irs bir
ekilde olduu cihetle, sllenin etrafnda eskidenberi o sl-

leye hizmet etmi ailelerin efradndan mrekkeb bir brokrat


lar aristokrasisi teekkl etmitir; bunlar umumiyetle mevkileriyle mtenasib bir hayat geirecek servete mlikdirler.
lhanler hkimiyeti zamannda bile imparatorluun baka
shalarmdan birtakm memurlar Anadoluya tyin edilmekle
beraber, bu vazyet bsbtn deiememitir. ahs yni ailev
servetlerinden baka, vazifeleri mukabili olarak da, mlk,
adl, asker memurlar snf mhim tahsisatlar almaktadr. B
yk araziye, ehirlerde zengin emlke mlik olan bu snf, frsat
bulduka, birikmi parasn ticaret sermayesi olarak da kullan
makta, byk tcirlerle mtereken ticaret ilerine, hatt bzan
-tabi gizli olarak- insafszca speklasyonlara da girimektedir.
M emurlardan ve askerlerden baka, din limleri, mderris
ler, vizler, eyhler, seyyidler, saraya veya byk ricale mensub
airler, tabibler, nakkalar, algclar, hnendeler, hulsa yolunu
bulan herkes, trl trl namlar altnda devlet hzinesinden
para alrlard. Hkmdarlarn, hkmdar ailesine mensub
kadn ve erkeklerin, byk ve zengin devlet adamlarnn, zengin
tcirlerin te5sis etikleri vakflar sayesinde, birtakm hastahaneler,
imaretler, tekkeler, medreseler, sbyan mektepleri idare edil
mektedir. Muavenet-i itimaiye, maarif, nfa ileri, o devre
gre ok mterakk olmakla beraber, devlet bdesi iin hi
bir yk tekil etmez.
Btn bunlar, xm nc asr Anadolu ehirlerininin inki
afna bir sebep gibi telkki olunabilir; fakat bunu bir sebep
ten ziyade bir netice gibi kabul etmek daha doru olur.
nk ehir hayatnn temelini tekil eden, ehri dolduran,
dar ve mal bozukluklara kar bzan mnev honudsuzluu ile, bzan msellh kyamlariyle bir mlivazene mili
olan balca kuvvet, elinin emeiyle yaayan sanayi erbabdr,
ki ehir halknn en kesif kitlesini tekil eder. ehirde bu sanayi
erbabnn toplanmasn temin eden de, balca, ticaret serma
yesidir; yni kemiyete o kadar okluk olmamakla beraber,
sna faaliyetin nzm olan, byk tcirler snfdr. Memleketin
iine ve dna gidecek kervanlar tertib ve i, d pazarlardan
ehrin ihtiyacn tatmin edecek emtiay te min eden bu mte
ebbis snf, yalnz kendi sermayesini deil, aristokrat ailelerin
ve brokratlarn birikmi parasn, hatt mutavasst snfn daha

mtevaz tasarruflarm da iletir; fakat asl faal unsur odur.


Byk kazanlar elde etmek iin byk tehlikelere, zahmetlere,
mceralara katlanr. ehir sanayii, ksmen ehrin ve ehre ci
var kyl ve gebe halkn ihtiyalarm temin iin alr;
ksa fslah pazarlar ve uzun fslal panayrlar bu al verii
tanzim eder. A yn ve nakd mbadele ikisi birden mevcuddur. Fakat ksmen de btn i piyasann, hatt d piyasa
larn istedii bz cins mallar yetidirmekle urar; ona mahsus
olan ibtida maddelerin o ehirde veya muhitinde bulunmas,
o cins iilik teknikinin uzun zamanlardanberi bir anan e
hlinde o ehirde temerkz etmesi gibi miller bunda balca
messirdir.
Gerek mahall ihtiya iin ehrin iinde veya dnda
kurulan pazarlar, gerek daha geni bir mbadele ihtiyacn
tatmin eden panayrlar devletin himayesi ve kontrol altnda
dr: Devlet, btn bu muamelelerden muayyen bir vergi alr.
Bilhassa panayrlar gebelerin veya serserilerin basknlarndan
muhafaza iin olduka mhim bir asker kuvvet hazr bulun
durulur.
Pazarlardan alman vergiden baka, ehre giren ve kan
muayyen eyadan muayyen bir resim alnr ki, ehir vergi
sinin en mhim ksmm tekil eder: lhnler devrinde ehir
vergilerine tamga denirdi ki, gerek bu stlh gerek lhnlerin
ehir vergisi sistemi, Anadoluda -hi olmazsa bz shalarndauzun mddet devam etmitir. Umumiyetle mukataaclar tara
fndan -muayyen bir mddet iin, muayyen bir bedel mukabi
linde- iltizam edilen ve onlarn adamlar tarafndan tahsil
olunan bu vergiler halk aleyhine birtakm s-i istimllere sebeb
olmakla beraber, ehirlerde zengin bir snf vcude gelmesinde
de mil oluyordu.
Burada ne ehirlilerin dar tekiltndan, ne ehir vergi
lerinden, ne de vergi arlnn ve tahsilttaki yolsuzluklarn
ehir halk zerinde tevlid ettii aks-l amellerden bahsedecek
deiliz. Yalnz, bu ehirlerde i organizasyonunu, iilerin nasl
Corporation lar hlinde toplandn, i ile sermayenin mnasebet
lerini ve btn bu ekonomik processus n din-ahlk ve hu
kuk taraflarn ksaca anlatalm :

Byk ehirlerde muhtelif hirfet ( metier) lererbabmm muay


yen yerlerde -kapal veya ak- arlar vardr; onlar oradaki dk
knlarnda alrlar; ehirlerin vsatine, bz sari atlarn orada
daha mterakk ve mtemerkiz bir halde bulunmasna gre, bu
arlarn bykl, says deiir. Byk tcirler, kymetli eya
satan dkknclar kapal ve mahfuz arlarda yahud o civarda
bulunan byk ve emniyetli hanlarda bulunurlar; bu suretle b
yk depo ve maazalardaki eya, yanmak, alnmak, yamaya u
ramak gibi tehlikelerden azam nisbette masn kalr. Muhtelif
hirfetlere mensub olanlar ayr ayr Corporation'lar hlinde tekilt
lanmtr. Muntazam bir hiyerariye mlik olan bu teekkller,
o hirfete ait btn ileri grr, buna mensub ferdler arasn
daki ihtilflar halleder, devlet mekanizmasiyle esnaf tekilt
arasndaki mnasebetleri tanzim eder. cretlerin tyini, mal
cinslerinin ve fiatlarmn tesbiti, hep ona aittir. Devlet btn
bu teekkllerin murkbi ve icabnda onlarn yardmcsdr;
yni onlar hukuk bir teekkl olarak tanm, kendilerine
bz haklar, imtiyazlar da vermitir. Haric ticaretle uraan
byk sermaye sahibi tcirler, hkmdar saraynn ve byk
ricalin ihtiyalarn tatmin ettikleri cihetle siyas bir ehemmi
yet de kazanyorlar, hatt bzan uzak devletler nezdinde
diplomatik bir vazife ile, yahud istihbarat vazifesi ile de tavzif
olunuyorlard. Gerek devletle menfaatleri mterek olan bu smfm
nfuzu, gerek corparation'la.rn banda bulunanlarn o tekiltn
en fazla sermaye sahibi olanlarndan mrekkeb olmas, bu
teekkllerin sermaye ile say arasnda ak veya kapal daima
mevcut olan arpmalarda sermaye aleyhinde yni o devir ce
miyetinin tima nizam aleyhinde harekette bulunmasna
mni oluyordu. Fakat buna mni olan daha kuvvetli bir mil
vard ki, o da bu tekilta mahsus ahlk prensipleri idi.
Ksmen din-tasavvuf esaslardan, ksmen de kahramanlk
ananelerinden mlhem olan bu meslek ahlk, tesandc ve
gayr-end mahiyette idi; yni patron ile ii arasndaki
vazyeti, deta eyh ile mrid arasndaki vazyete benzer
bir hle koyarak mnev bir nizam tesisi gayesini tkib
ediyordu. Aada Anadolu serhad hayatndan bahsederken iyzah
edeceimiz vehile, bir nevi slm valyelii demek olan
bu mhim ftvvet zmreleri, xninc asr banda, btn Y a

kn-ark Mslman dnyasnda det moda olmutu; Abbslerin son kudretli halifesi Nair li-dn-Allhm, kendi riyaseti
altnda yeniden tanzim ettii bu zmre, o asrda Anadoluda
da ok kuvvetli tekilta mlikdi ve bunlara Akhler, karde
ler veya civanmerdler nvan da veriliyordu. Yalnz ehirlerde
deil, kylerde ve ularda da mevcud olan bu tekiltn, xiiinc asrda btn slm dnyasn kaplayan sofi tarikatleri
tekiltn taklden yaplm toplant mahalleri, zaviyeleri
vard ve onlara benzer yin ve erknlar teesss etmidi. En
byk ricalden, zengin tcirlere, eyhlere, limlere, hirfet er
babna, hatt isiz gsz serserilere kadar her trl tima
tabakalara mensub insanlar bu tekilta dahil oluyorlard.
te ehirlerdeki esnaf da, yava yava, bu teekkln iine
girdiler. Bilhassa byk ehirlerde bu teekkln en kesif unsu
runu gen esnaf raklar tekil ediyordu. xm nc asrn son
yarsnda, bilhassa devlet otoritesinin sarsld zamanlarda,
bu kuvvetli tekilt daim mevcudiyetini gstermi, ehir haya
tnda faal bir rol oynam, siyas bir mil olarak daim hesaba
katlmtr. Onbe yldanberi muhtelif limler tarafndan tetkik
edildii halde ne menei, ne mahiyeti hl lykiyle anla! amayan bu meseleyi, gelecek konferansmzda iyzah edeceimiz
iin, burada daha fazla brey sylemiyeceiz.
IV . F K R S E V Y E
Osmanl devleti kurulduu sralarda Anadolu Trklnn dahil ve haric ne gibi siyas artlar iinde bulunduunu
ve tima bnyesini, en umum hatlariyle ve kabil olduu
kadar vzih olarak iyzah ettiimi mid ediyorum. Bu iyzah daha
tamamlamak ve daha aydnlatmak iin bahsedilmesi lzm ge
len bz esas problemler daha vardr ki, onlar da, gelecek
konferansta Osmanl devletinin kuruluunu tetkik ederken
iyzaha alacam. Yalnz bu gnk iyzahatm hulsa etmek
ve neticelendirmek iin msaadenizle birka sz daha syleyeyim.
xiii nc asr Anadolu Trk cemiyeti, tima i blm dere
cesi ve ktisad inkiaf itibariyle, Aa - Ortazaman cemiyetleri
nin en ilerilemi olanlarndan biridir; bu cemiyetin siyas bir
ifadesi olan xmnc asr Anadolu Seluk devleti de, munta-

zam ve saiam messeselere mlik merkeziyeti bir devlettir ki,


xiinci asrda in Trkistanindan Marmara kylarna ve
Kafkaslardan Basra krfezine kadar hkim olan byk Seluk
imparatorluunun siyas ve dar an anelerini devam ettirmitir.
Seluk Anadolusu, mnev kltr bakmndan da, olduka yk
sek dereceye erimitir; ocuklara okuma yazma retmek maksadyle her mescid yannda tesis edilen ilkmekteplerden
baka, her tarafta medreseler yaplmt. Bilhassa Mool istils *
zerine ark shalarmdan birok lim, air, mutasavvflarn/
Anadoluya gelip yerlemeleri, buradaki fikr faaliyetleri o
altm, Seluk medreselerine hakl bir hret kazandrmad.
Anadolunun xiiinc asrdaki fikr hayat hakknda cidd
tetkikler yaplmaa henz u son yllarda balandndan,
buradaki edeb ve felsef faaliyetlerin mahiyetleri henz iyice
takdir edilmemi bulunuyor. Halbuki, muhtelif kltrlerin biribiriyle temas ettikleri bu Kk Asya muhiti, taassub hisle
rinden zade, geni felsef dnceleri hazme kabiliyetli id i35;
xnnci asrm ikinci nsfindanberi burada balayan fikr hare
ketler, xinc asrda birtakm byk ahsiyetler yetidirmitir ki, birok isimler zikretmemek iin sadece Mesnevinin l
mez airi byk Trk sofsi Mavln Call al-dn Rm yi zikr ile
iktifa ediyoruz. Gerek bu meseleyi, gerek Trk dil ve edebiya
tnn bu devirde imdiye kadar zannolunduundan ok kuvvet
li bir inkiaf gsterdii hakikatini, muhtelif yazlarmzda gs
termitik 26.
Btn bunlardan sonra, artk byk bir emniyetle syliyebiliriz: xnnc asr sonunda Anadolu Trk cemiyeti, lxhan hkimiyeti altnda, mttehid ve mstakil bir siyas varlk
halinde bulunmamakla beraber, bu hkimiyetin kuvvetle nfuz
\25 H. C o rb in , Pour VAnthropologie philosophigue, Recherches philosophiqHes, vol. II, 1932-1933, p. 376.
26
K,oprlzde Mehmed Fuad, Trk Edebiyat Tarihi, cild I, 1928, s.
243-^52> "281-322. Trk Edebiyatnda lk Mutasavvflar. stanbul 1919, s.213286. ' Bu son eserin u mellifler tarafndan yaplm mufassal tahlilleri
vardr: L, B o u vat {Revue du Monde Musulman, vol. x l i i i , 1921, p. 236-282),
C le m e n t H u a rt (Journal des Savants, xx, nos 1-2, 1922, p.5-18), Th.
M en zel (Korsi Csoma ~ Archivum, vol. II, no. 4, p. 281-310; no. 5, p.
345-3575 no- 6, p. 406-422).
F. V

edemedii shalarda yeni yeni kk siyasi teekkller vcude


getirmektedir; bu teekkllerden herhangibirinin tekrar b
yk bir devlet eklinde inkiaf iin lzm gelen madd ve
mnev btn kuvvet unsurlar, Anadolu Trk cemiyetinde
mevcuttur. Konferansmzn banda iyzah ettiimiz dahil
ve haric siyas artlar, bu yeni devletin daha ziyade garb
Anadoluda kurulaca imknn gstermektedir. Gelecek konfe
ransta bu imknn ne gibi tarih miller tesiriyle ve ne ekilde
tehakkuk ettiini iyzaha alacaz.

SINIR BOYLARINDA HAYAT


ve

OSMANLI MPARATORLUUNUN KURULUU


Osmanllar, siyas bir teekkl, fakat ibtida ve zaif bir
teekkl olarak garb Anadolunun imal kesinde tarih
sahnesine ilk kdklar zaman, Anadolunun nasl bir siyas
ve itimai vazyette bulunduunu gstermitik. Osmanl dev
letinin kurulu tarzn anlayabilmek iin, daima gznnde
bulundurmak icabeden o umum artlardan baka, bu byk
hdise ile dorudan doruya bal birka mesele daha var
dr ki, onlar da renmek mecburiyetindeyiz. imdiye kadar
zerinde olduka mnakaa edilmi, fakat iyi bir neticeye
varlamam olan birinci mesele, bir etnoloji meselesidir: mparatorlukun lk ekirdeini tekil eden bu Trk unsurunun
kavm mahiyeti yni muhtelif Trk ubelerinden hangisine
mensub olduu.. Bu mnakaal meselenin halli, bunlarn Anado
luya ne zaman gelmi olduklar mes elesiini yni, birok m
nakaalara ramen hl halledilemeyen ikinci bir meseleyi de
aydnlatacaktr.
Benim kanaatime gre, bu iki mesele her ne ekilde
halledilirse edilsin, Osmanl devletinin kurulu tarznn iyzah
iin birinci derecede mhim deildir; byle olduu halde
bu konferansn dar erevesi iinde onlara bir yer vermemiz,
daha ziyade, bunlara imdiye hadar byk ehemmiyet atfolunmasnn mnaszlm gstermek ve bu hususta ileri srlen

nazariyelerin rkln anlatmak iindir. Fakat bizi burada


asl megul edecek mesele, xm -xvnc asrlarda ularn
ve bilhassa garb Anadolu ularnn dahil hayatnn aydnla
tlmasdr; geen konferansta Anadolunun itimai tarihi hakkn
da verilen iyzahat tamamlamak ve yalnz Osmanl devletinin
deil, ularda teekkl eden dier beyliklerin de kuruluunu
anlamak iin buna iddetle ihtiyacmz vardr: nce, iinde
doduu tima muhiti anladktan sonra, bu kk siyas te
ekkln sratle kuvvetli bir devlet hline gelmesini inta eden
dahil ve haric millerin iyzah daha kolay olacaktr.
I. O SM A N IN K A B L E S
Osmanl sllesini kendi iinden karmak itibariyle bu
devletin ekirdeini tekil eden unsurun, Seluklarla beraber
Anadoluya gelen Trklerin byk ekseriyeti gibi, Ouz yni
Trkmenlerden olduunu eski menbalar mttefikan sy
lerler. Bu unsurun Kangl adl dier bir Trk zmresine mensub
olduu hakknda bz yeni mverrihlerde tesadf edilen nokta-i nazar, cidd bir esasa dayanm az1 .
Yalnz, bu unsurun Ouzlar hangi ubesine mensub
olduu, menbalarm bzlarnda meskt geilmekte, bzlarmda
ise Kay kabilesine mensub olduu tasrih edilmektedir. Mesel
popler mahiyetteki anonim Tevrih-i l-i Osman larda ve krullahm Bahcat al-tevrikh inde, k Paazde ve Oru Bey
tarihlerinde Osmanl hnedanmn sadece Ouzlardan olduu
sylenir; halbuki Murad . zamannda yazlan Yazcolunun
Seluk-nme*sinde K aylardan olduu tasrih edildii gibi, Cm-Cem-yn gibi silsile-nmelerde ve Dede Korkud hikyeleri gi
bi mill hikye mecmualarnda, Dstr-nma-i Enver ile Ruh,
Ltfi Paa tarihlerinde ve nihayet, dris-i Bitlisnin Het Behitfinde K aylarm dier Ouz boylar arasnda erfet ve asaletine
ait bz rivayetlerle birlikte, bu fikir ileri srlr. Son zamanlar1
R . Grousset. Histoire de l Asie, Paris 1922, vol. I, p. 273-274; Osmanl
devletinin kurucular, meneleri Aral-Hazar mntkas olan Trk-Ouz, yahut
Kangllardr ; vol. m, P-423: te o zaman, Kangl airyetine mensub
kk bir ba (ef).....

da yazlan ark ve garb eserlerinde de ekseriyetle O sm anllarn


K a y kabilesinden olduklar kabul edilmektedir. Filhakika,
bunlarn O u zlardan olduklar hakkmdaki rivayet, K a y la rdan
olm alarna m ugayir bir rivayet deildir; sonra, K a y rivayeti,
evvelkilerden daha eski m enbalarda mevcuttur. Bunlardan
bzlarnn, O uz ananelerinin A nadoluda henz unutulm ad
bir zam anda yazlmas, hatt, K a y la rm eref ve asaletine dair
menkbeler uydurulmas da bunu kuvvetlendirm ektedir. Os~
manii hkm darlar kendilerini K a y la rdan addetmeseler,
onlarn saraylarnda yazlan eserlerde bu trl menkbeler
uydurulmasna lzum grlm iyecekti. K a y la rm O uz boylar
arasndaki ehemmiyetinden dolay, Osm anl hkm darlarnn
byle bir iddiada bulunduklar birdenbire akla gelebilir; fakat
b u d a doru saylam az: O u z ananesine gre hkm darlar fi
en ziyade Salur veya K m k boylarndan yetiir; Osmanl ^
padiahlar eer kendilerine yalandan bir ecere uydurm ak
isteselerdi, kendilerini onlara mensub sayarlard.
unu da '
dnmek lzm dr ki, bu K a y rivayetinin tesbit edildii
M urad n. zam annda eski aiyret ananeleri bsbtn unutulmu
deildi2; bilhassa gebeler arasnda yaayan ananev rivayet
lerle tezad tekil edecek bir uydurm a ecerenin m eydana
atlmas mnsz olurdu.
te bu m lahazata istinaden, devleti kuran ve ona adn
veren Osm ann ve babas Erturulun -ne kadar kk olursa
olsun- K a y la ra mensub, ehemmiyetsiz bir aiyretin banda
bulunduklarn kabul edebiliriz. O sm ann, ErturuPun asl olu
olmad, gebe olm ayan ve slm ehl-i snnetine bal bulunan
yerleik unsura mensub bulunduu gibi, son zam anlarda ileri
srlen bz fikirlerin de hibir esas yoktur3. Osmanl sl
lesinin, T lirklerin detn ceddi O uz H an a kadar karlan
silsile-nmelerine gelince, bu gn bile H azar tesi Trkm enleri
arasnda hl trl trl ekillerde m evcut olan bu cins riva
yetler, zannolunduu gibi yalnz hkm dar ailesine deil, um u
miyetle K a y boyuna ait ve srf m enkbev bir kymeti hizdir4.
8
A b d l k d i r , Trk Kabile (airet) Hukukunun Baz M eseleleri Hakknda,
Trk Hukuk ve ktisat Tarihi Mecmuas, cild I, 1931, s. 105-121.
3 J. H. K r a m e r s , Wer wps Osman? Dans Ata Orientalia, vol. v. p. 242.
4 A b u l g z B a h d u r K h a n , Shadjara-i-terkima {Trkmenlerin

Osmanl devleti kuvvetlendikten sonra, hem Osmanl ha


nedannn asaletini artrmak, hem de bu suretle imparatorluun
bz ansrna onlar daha sempatik gstermek iin, trl mnase
betler daha uyduruldu; Osm an Komnenler soyundan getiren5,
yahut Peygambere karan trl rivayetlerin, tabi, hibir
tarih mahiyeti yoktur. M sbet olarak varabildiimiz yegne
netice, Osmann kk aiyretinin K aylar a mensub olmasndan
ibarettir.
/
Byk Alm an mtebahhiri J. M arquardt, Osm anllarn
) K a ylara mensub olduunu kabul etmekle beraber, bu K ay| larm Trk deil M ool olduklarm mhim bir eserinde kuvvet
le iddia etmi ve hatt bundan, cidd bir mverrihe yakmyacak birtakm neticeler de karm aa almt: O , K a y adn
tayan bir M ool kabilesi ile K a y -eski ekliyle K ay- kabi
lesini biribirin
ayni sanm i d i 6. Bu eser hakkmdaki bir
tenkiyd makalesinde, Profesr Paul Pelliot, mutad nfuz- na
zar ile bu K ay meselesi hakkmdaki neticelerin ok pheli
olduunu sylemekle beraber7, J. Nemeth ve K . Brockelmann
gibi bz deerli trkologlar M arquardt,m bu fikrini bir hakikat
gibi kabul ediyorlard8. Ben daha 1919da kan bir kitabmda
M arquardtm dt bu byk haty tenkid ettiim gibi.9,
1925deki bir makalemde de bu meseleyi daha etrafl olarak
iyzah etmitim10. M erhum Profesr Barthold, m uhtelif yaz
larnda bu nokta-i nazarm za itirak ettiini gstermitir11.
jenealojileri; bu eserin ehemmiyeti hak. baknz: Encylopedie de Pslam'daki
cild I V te Trkmen edebiyat hakkmdaki makalemiz ( Trkmines maddesi).
6 Bu kere Ch. D ie h l tarafndan tekrar edilmitir: La Societe Byzaniine
a lepoqe des Cornrdnes, Paris 1929, p. 41.
6 W . B an g und J. M a r q u a i'd t , Osttrkische Dialektstudien, Berlin 1914,
p. 187-194.
7 P. P e l l i o t , A Propos des Comans, Journal Asiatue onzi^me sene, t.
xv, 1920, p. 136.
8 I. Nemethin yazs, %eitschrift der Deutschen Morgenlndischen Gesellschaft,
no. 75, 1921, p. 278; B r o c k e lm a n n , AUtrkestanische Volkspoesie I (Asta,
Majr, irtroductory volme), Sonderdruck s. 14; D as Nationalgefhl der Trken
im Licht der Geschichte, 1918, p. 17.
9 Trk Edebiyatnda lk Mutasavvflar, s. 145-146.
10 O g h u z la fn E tn o lo jisi zerine 1 arih N otlar, 1 rkiyat M ecm uas, cild. I.
1925, s. 187-191.
11 EncyclopSdie de l*slam d a Kay ve Trks maddelerine baknz.

Osmanllar m M ool cinsinden olmayp O uzlarm K a y


boyuna mensub olmas, yukarda sylediim gibi, hdiselerin
tarih yry zerinde hibir suretle messir olmamtr.
Bz filologlarn dil tarihi bakmndan bundan bir netice
karmak istemeleri, hibir salam esasa dayanm deildir.
nk, ErturuPun ve Osm ann maiyyetindeki kk aiyret,
O uz K aylarnm heyet-i mecmuasndan mrekkeb byk bir
kitle deildi. Geen konferansta Seluk devrindeki muhaceret
lerden bahsederken iyzah etmi olduum gibi, Seluklarla bera
ber Anadoluya gelen birksm K aylar, A nadolunun muhtelif
sahalarna, hatt, belki de sair boylardan daha fazla dalm
lard. Anadolu Seluk tarihinde, bz O uz aiyretlerinin olduka
kuvvetli vahdetler hlinde birtakm hareketlerde bulunduk
larm biliyoruz. Lkin, ne Osmanl devletinin kuruluundan
evvel, ne de sonra K ay ismini tayan hibir harekete tesadf
edilmemektedir. Anadolu hakkmdaki tarih menbalarm bu
kifayetsizliine kar, baka menbalara ve bilhassa toponimiye mracaat mecburiyeti vardr. Bu hususta teferruata girimiyerek, ksaca, elde edebildiimiz neticeyi iyzah edelim.
Eskidenberi O uzlarm mhim bir ubesi olan K aylar,
Seluklar devrinde umum O uz hareketlerine itirak ederek
arktan garba doru gelmilerdir. Bunlardan birksm M ver-i H azar Trkmenleri arasnda, birksm M zendern da, A zer
baycan ve Arrn (Cenub K afkasya)da kalarak yerlemiler, veya
baka Trk kabileleriyle karmlardr. A nadoluya gelen ks
mn muhtelif paralara ayrlarak ok dank sahalarda yerle
tirildii anlalyor: imal Anadoluda Erzincan ve Suehri ha
valisinde, Amasya, orum, Kastam onu, lgaz, ankr, Gerede,
Bolu, Dzce civarlarnda, sonra Eskiehir, M ihali, Orhan-eli
sahasnda hl K ay ismini tayan kyler olduu gibi, cenubda
da K ilikya havalisinde, sparta, Burdur, Fethiye civarlarnda
ve daha garba doru Denizli, M ula, Aydn, demi taraf
larnda da bunlarn bulunduu yine ky isimleriyle teayyn
ediyor. Bu zikrettiimiz isimler, K a ylarn nerelere iskn edilmi
olduunu ve deta garba doru muhaceret yollarn iaret
etmektedirler. te, muhtelif yerlere dalm olan bu K a ylardan
kk bir ksm nce Erturulun ve sonrada Osm ann maiyye
tindeki bu ehemmiyetsiz aiyret, yeni bir siyas teekkln e~

kirdeini tekil etmekle beraber, teekkl eden devletin mahi


yeti zerinde hibir suretle messir olmamtr. Rolleri, ile
rinden bir devlet kurucusu karmak ve balangta ona istinadgh tekil etmek gibi biraz da tesadfe bal ve temamen
politik olan bir avu halkn, bundan baka bir tesir yapmasna
-mesel, bzen iddia olunduu vehile, Osmanl lehesinin esa
sm tekil etmek gibi- hibir nokta-i nazardan imkn da yokdu.
H er halde bu kk aiyret parasn, o zaman Anadolunun
garb ularnda yaayan sair Trklerden ve kk Trk
aiyretlerinden ayrmaa, ona dierlerinden farkl husus vasflar
ve tesirler isnad etmee tarih bakmdan asl imkn olma
yacan, kat surette syleyebiliriz.
Osmanllarm K aylar5dan olduunu ve K aylarm da daha
ilk Seluklu fatihleriyle beraber Anadoluya gelip daldklarn
bu suretle tesbit ettikten sonra, Osmanl hnedamnm ecdadnn
A nadoluya gelmeleri hakkmdaki kark, mtenakz rivayet
lerin tahlil ve tenkidine geebiliriz: Yazllar itibariyle daha
eski olan menbalar, umumiyetle, Osmanllarm ecdadnn
ark Anadoluya Seluklarla beraber geldiini sylerler; daha
muahhar menbalarda ise, bunlarn Horasanda M han ci
varnda otururlarken, Cengiz istils zerine garbe geldikleri
yazldr. Bz m ellifler bu iki rivayeti biribiriyle telif ede
rek, nce Horasana, sonra A khlat a ve oradan da garbe geldik
lerini kaydederler. Ham m erden balayarak M arquaradt ve
Gibbonsa kadar birtakm Avrupal mverrihler bu kark
vak a-nvis rivayetlerinden neticeler karmaa almlar
dr. Btn bunlarda, hatt bunlara istinad eden en son garb
ve ark eserlerinde,fOsmanllarm garb Anadoluya Mool
istilsn mtekb geldikleri hl tekrar edilip durur. Halbuki,
yukarki yzahatm zla Osmanl hnedannm mensub olduu
airetin ve K a ylarm, Seluklarm ilk ftuhatn mtekb A na
doluya gelip para para m uhtelif sahalara ve bilhassa uc sa
halarna yerledikleri dnlrse, eski an nail eri dolduran
btn o muhaceret hikyelerinin tarih bir esas olmad an
lalr. Esasen bu muhtelif rivayetleri veren ilk menbalarm
mahiyeti dnlr ve bu muhaceret rivayetlerinin tarih
bir tenkiydi yaplrsa, bu kanaate varmamak kabil deildir. Be
reket versin, yukarda da sylediimiz gibi, btn bunlar,

Osmanl imparatorluununkuruluunu anlamak iin esas ma


hiyette meseleler deildir.
'n
Btn bunlardan msbet olarak kan neticeyi ksaca tesbit
edelim: x nc asr sonlarnda Erturul ve sonra Osman, fi l (
deil, fakat nazar olarak K on ya sultanlarna ve daha sonra lha- j
nlere tbi olan uc aiyretlernden birinin, K a ylara mensub k~ 1
k bir airetin reisleri idiler. Frikyann imal-i garbisinde Eskie
hir havalisindeki Trk-Bizans hudud sahas zerinde yayorlard.
Halbuki o srada garb Anadolu ularnda yaayan ve frsat )
bulduka Bizans topraklarna hcum eden, apullar yapan,
hatt bz istihkmlar, kasabalar ele geiren ve yeni siyas te
ekkllerin temelini kuran birtakm uc beyleri de vard. Kk,
ehemmiyetsiz bir aiyretin banda bulunan Osman, byle bir
sahada ve muhtelif rakib kuvvetler arasnda nasl ve niin
Osmanl devleti gibi bir siyas teekkln esasm kurabildi?
Bunu anlayabilmek iin, her eyden evvel, ularn dahil hayatn,
oradaki tima artlar, din, ktisad ve siyas milleri anlamaa
ihtiya vardr.

II. U C L A R D A H A Y A T
A.

sker

ve

dar

ekilt

Emev ve Abbs im paratorluklarnn Bizansla daim


mcadeleleri neticesi olarak, serhadlerde husus tekilt yapl
mt ki, Anadolu Selukleri de buna mmasil olarak memle
ketlerinin ark ve garb hudutlarnda uc tekilt vcude getir
milerdir. Bir taraftan serhadlen dman tecavzlerine kar
mdafaa etmek, dier taraftan frsat bulduka onlarn topraklar
na aknlar yaparak ganimet elde etmek m aks adiyle kurulan bu
tekilt, tebiatiyle, Trkmen aiyretlerine is tin ad ederdi. Hatt
bundan dolay, daha E. Quatrem ereden 12 balayarak, Barbier
de M eynard
Stanislas G u y a rd 14, Gh. Schefer:l, E. B lochet10,
12
13
p. 23;
14
15
16

Histoire des Mongols de la Perse, Paris 1836, p. 242-243.


Recueil des Historiens de la Croisades, Hioriens Orientam, vol. II, p a r ti,
vol. IV , p. 438, 452, 454, 457, 469.
Geographie d Abulfeda, t. II, seconde partie, p. 134.
Recueil de textes et de traductions, t. I, Paris 1889, p. 43.
K a m l a l - d l n , Histoire dAlep, Paris 1900, p. 107. Blochet, U c adn

Nicolson, Clement. H u a r t17, m uhtelif slm metinlerinde tesadf


ettikleri bu uc kelimesini bir T rk aiyretinin ad sanmlardr
ki, bir yazm da bu s-i tefehhm tashihe almtm 18; xm nc asrda Seluk devletinin en mhim uc tekilt, kk
Ermenistan hududu ile, A n talya, A liye gibi lim anlar ihtiva
eden Akdeniz kylarnda, ve bunlarn hepsinden mhim ola
rak, garb A n adoluda znik m paratorluu hudutlarnda idi.
Seluk devleti, sahil m emleketlerinin muhafazas iin gerek
Akdeniz, gerek K arad en izde sahil kum andanlar ve onlarn
m aiyyetinde sahil beyleri bulundururdu. Fakat kara hudutlar
daha mhimdi.
Sultanlar lzum grdkleri zam anlar, ulardan ardk
lar kuvvetlerle ordularn takviye ederlerdi. Bu kuvvetler,
kendi reislerinin m aiyyetinde bulunan gebe Trkm en aiyretlerinden mrekkebdi. H erhangi suretle kuvvet kazanarak
etrafna m uhtelif kk aiyretler toplam bz aiyret reis
lerne, merkez idarece uc beyi nvan verilir, fakat onlarn
fevkinde olarak da devlet ricalinden bir veya birka byk
Uc Em iri tyin olunurdu. x m nc asrda Yabasan O u l
lar, A li Bey, hib A ta O ullar gibi merkezden tyin
edilen byk E m rlerden baka, G z Mehm ed Bey, Salur Bey,
Ilyas Bey gibi birtakm byk uc beylerinin mevcudiyetini,
hatt bunlarn bzen hkm ete kar duracak ve mhim gai
leler karacak kadar kudretli olduklarn, tarih m enbalardan
reniyoruz. D evlet hzinesine nakd ve ayn m uayyen bir vergi
veren bu uc beyleri, m uhtelif sebeplerle, bzen de vergi hesap
larn grmek zre pytahta gelirlerdi. Antalya, A liye gibi
sahil m m tkalariyle garb- cenub hududunda Menderes ze
rindeki kesif aiyretler zerinde byk bir nfuzu olduu anla
lan bu G z M ehm ed Bey, ulardaki asker kuvvet iin TrkO ghuz adiyle bir grmektedir. Bu ayniyet kurma, tarih bakmndan hibir
temele dayanm am aktadr (Les Pays de Tchata el les Ephtalites, Re. Acc. Naz.
dei Lincei, R. d. elasse di Sc. mor. stor, e filologiche, Ser v, vol. I, fasc.
6,

1925 P- 335 - 336 ).


17 Bk., Tarih-i gzide ; ayrca Les Saints des derviches tourneurs, Paris,
g22, t. II, p. ro, n.l.
18 Oghuzlarn Etnolojisi Hakknda Tarih Notlar, Trkiyat Mecmuas, cild
I, s. 209-211.

menlerin umumiyetle giydikleri kzl klhlardan farkl ola


rak beyaz klh icad etm iti19; bn B atttanm bahsettii Ahlerin beyaz serpuu ile, Osm anl hkm dar O rh an n ve maiyyetinin giydiklerinden bahs olunan. ve menei hakknda u son
zam anlarda trl trl garib nazariyeler yrtlen beyaz serpu
( A k B r k y un meneini, buna isnad etmek sanrm ki yanl olmaz.
U larn idare tarz, m erkez idare ile tarz- mnasebetleri
gibi birtakm m eseleler hakknda kat birey syliyem iyeceiz.
Y anlz, daha xn nci asrda bile, m erkez idareye tbi olmyar
bu U c T rkm enlerinin Bizansllara kar kendi balarna hare
kette bulunduklarn, apullar yaptklarm , byk ganim etler
ve binlerce esirler aldklarm biliyoruz; ya bir fidye-i necat m u
kabilinde serbest braklan, yahut, O rtazam an da dnyann her
tarafnda olduu gibi satlan bu esirler, m addeten mhim bir
menfaat temin ediyordu. Esirlerin siyas ve tima mevkiine
gre, bzan ok yksek bir fidye-i necat alm yordu. Frederic
Barberousse ordusunu, A nadolu dan geerken m untazam Seluk
kuvvetlerinden daha fazla hrpalayan ve daha Kom nenler za
m annda srlerini otlatm ak iin Edrem id civarlarna kadar
ilerileyen bu kudretli Trkm en aiyretleri, bu mstakil hareket
leri ile Seluk im paratorlarn haric siyasetlerinde bz mkilta uratyorlar, arzular hilfna onlar Bizansla harbe
srkliyorlard20. M a m afih o devirlerin harb ananesine gre,
ulardaki bu m ahall arpm alar, aknlar, devletler arasndaki
sulh -iki taraftan biri bunu vesile yapm ak istemeyince- asla ihll
etm iyordu21. znik m paratorluu K o n ya Sultanl ile dost
geindii halde, arazisini Trkm enlerin bu daim akm larm a
kar m uhafaza iin serhadlerdeki m dafaa tertibatm tanzim
etm iti: D aha Arab istillar zam annda, hudud zerinde asker
like mhim noktalarda, bilhassa da geitlerinde, mstahkem
mevkilerden mrekkeb bir m dafaa hatt yaplm ve bu hattn
mdafaas iin akritai ismi altnda hudud muhafz ktalar
kurulmutu, Birzam anlar ok kuvvetli olan bu ludud tekilt,
yzyllar iinde trl deiikliklere urayarak zayflam tr.
19 Les Saints des derviches tourneurs, t. II, p. io.
20 F. G h.a 3.and.on, Les Comnbnes, t. II, Paris 1912, p. 38.
21 N. o r g a , Histoire de la vie byzantine, vol. III, p. 121.

Seluk m paratorluu zam annda, garba doru ekilen ve


Kom nenler zam annda xn nci asrm son nsfnda esasl surette
tanzim edilen bu hudut tekilt22, xnrnc asrda, Bitinya
dalarnda yni K k A syann imal-i garbi kesinde temerkz
etmiti. M uayyen topraklara mlik ve vergiden m uaf olan
-slm m enbalarm da kharHta, yani akritler diye zikredilenbu hudud m dafileri, znik m paratorluu zam annda vazi
felerini m uvaffakiyetle yaptlar. Pytahtn Bizansa nakli
zerine, uzun m ddet bu m dafaa tertibtm a ehemmiyet veril
m edi; bilhassa M ichel Paleologue, masraf gnden gne oa
lan im paratorluk hzinesine varidat bulm ak iin, iradlar A krit
ler e ait olan arazinin mhim birksmm msadere etti. kti
sad mesnetleri sarslan Akritler, isyan ettilerse de fena halde
tedip olu n d u lar23. M uhtelif unsurlara mensup olan bu hudut
m uhafzlarndan birksmmm -mesel m parator Vatatzes ta
rafndan xn nc asrm ilk yarsnda Rum eliden nakledilip
bu hudutlara yerlemetirilen onbin aileden mrekkeb Hristiyan
K om an Trkleri g ib i24-kar tarafa iltihak ettii tahmin olunabi
lir. zn ik pytaht olm aktan ktktan sonra ulardaki T rk Beylerinin yava fakat kat surette garba doru topraklarn geni
letmelerinde ve M ool tazyiki altnda Seluk hkimiyeti zayf
ladka Bizans hudutlar zerinde yeni siyas teekkllerin kurul
masnda, Bizans hudut mdafaasnn zayflam olmas byk
tesir icra etmi, bu ii ok kolaylatrmtr.
U lardaki T rk aiyretlerinin beyleri, eklen Seluk Sultan
l n a tbi olmakla beraber, frsat bulduka, onu dinlememekten
ve mstakil hareketlerde bulunm aktan geri durmuyorlar, vergile
rini ekseriya f i l tehdidler altnda veriyorlard. Prensler arasndaki
taht kavgalarnda onlardan birinin tarafm iltizam ediyorlar,
dahil itialar artryorlard. sler uc beylerinin yannda bir
ilticagh bulduklar gibi, her isyan hareketi de uc aiyretleri ta
rafndan mutlaka yardm gryordu. M erkez idarenin zaf
karsnda memleket dahilindeki zengin Trk tacirlerinin ker
vanlar da bunlar tarafndan apullara mruz kalyordu. BayE. G h a l an d o n , zikredilen eser, p. 500.
33 A . A . V a s il ie v , Histoire de Vempire Byzantin, vol. II, p. 282.
24 P. V V ittek , Das Frstentum Mentesche, stanbul 1934, p. 13.

barsm Kayseri igaline kadar yni A nadolu da M ool hkim i


yeti henz fil bir igal mahiyetinde deilken bile, merkez
idareyi tanmyan ve zerlerine asker kuvvetler sevkme mec
buriyet hsl olan bu uc beyleri, lham hkimiyetine kar daha
muhsm bir vazyet aldlar ve dahil idarenin karklndan
istifade ederek m ahall nufuzlarn kuvvetlendirdiler. M u in-al
din Pervne nin idaresi zam annda -yni A bka nm, Baybars
istilsnn intikamn alm ak iin Anadoluya gelmesinden evveluc emaretine t yin olunan Sahib A ta O u llarna K tahya, San
dkl, Gorgorom ve Akehir khds olarak verilmiti. x v nc asr
banda nce Em r oban, sonra olu lhan valisi Demirta,
bu ularda -yerine gre siyas tedbirler veya asker tediblerle
ve ulardaki beyliklerin f i l mevcudiyetlerini tbi bir devlet
gibi kabul etmek sureti ile, nfuzlarm tesis edebilmilerdir. x v nc asr ortalarna ait bir m enbada, llanlere tbi olup on
lara vergi veren Anadolu uc memleketleri K aram an, Germ iyan,
Hamid O ullar, nan O ullar, Orhan, U m ur Bey, Sinob, K as
tamonu, Gerede ve Bolu olarak gsterilmitir25. Bz sikkeler ve
kitabelerle M aslik-al-A br'daki bir kayd, lh n devletinin son
inhitat ve skt zam anlarnda bile bu uc memleketlerinde M o
ol hkimiyetinin bsbtn ortadan kalkm ad zannm ver
mekte ise de, bunun, belki de, A nadoluda lhan hkimiyetinin
vrisi olan kuvvetli Eretna devletile ho geinmek iin tkib
edilen bir siyasetin neticesi olmas muhtemeldir.
U lar, yalnz gebe veya yarm gebe Trkm en aiyretlerine
mahsus yaylak ve klaklar m uhtev shalar deildi. Her airetin
kendisine mahsus yaylak ve klaklar olm akla beraber, ularda
birok kyler, kk kasabalar, hatt mhim noktalarda kk
mstahkem mevkiler de vard. Btn bunlardan baka, hudut
larn biraz gerisinde sayca ok olmamakla baraber bz byke
ehirler de vard ki, Bizansllardan zabtedilmi olan bu mdafaal ehirler, uc beyliklerine merkez vazifesini gryordu. Trk
sahasnda, M slm an T rk kylerinden baka Hristiyan kyleri
mevcud olduu gibi, ehir halk da slm ve Hristiyan karkd. Ayn suretle, Bizans topraklarnda da, oralarda yerlemi
M slman T rklere tesadf olunuyordu.
25 Trk Hukuk ve ktiscd Tarihi Mecmuas, cild I, s. 33.

B.

alk

E tn ik

ve

nsurlar

A raz m uhtelif kymette im arlara ayrlm olup, az varidatl


tm arlar slm an anesine gre G a z, veya Trk ananesine gre
A lp nvanm tayan uc askerlerine mahsusdu ki deta irs
m ahiyette olup oullarna intikal ediyordu. Buralarda artk
temamen ziraat hayatna gemi T rklerden baka, Trk-Islm leminin her tarafndan kendilerine her ne suretle olursa
olsun bir maiet vastas aram aa gelmi birtakm serseriler,
M ool tazyiki ile O rta A n ad oludan inerek aileleri ve srleriyle
beraber yerleecek bir toprak veya m er arayan Trkler vard.
Bizans topraklarnn emniyetsizliinden veya vergilerin arl
ndan mustarib olan Bizansa tbi halk, artk kendilerini m
dafaa edemeyerek sadece ar vergiler alm akla iktifa eden bu
im paratorlua tbi olm aktan ise, h a fif bir vergi m ukabilinde
m al ve can emniyetlerini temin eden T rk beyliklerinin idare
sine girmeyi tercih ediyorlard. Hakikaten, uc beylikleri, yava
yava apullarla yaayan bir aiyret hlinden karak tebaasnn
menfaatlerini koruyan m untazam siyas teekkller hlinde inkiaf
etmee baladktan sonra, vazyet bu ekle girmiti. Bizansn
taht kavgalar etrafnda dnen siyas ve idari anarisi, asker
zaf, yardm larna m racaat edilen mesel Katalanlar gibi
cretli serser kafilelerinin halka yapdklar mezalim, Latinlik
ve K atoliklik dmanl, btn bunlar Trk hudutlarn mte
m adi garba doru ilerileten millerdi. Iran, Msr ve K rm
M slm an merkezlerinden gelen medreselilerle, orta ve ark
A n ad olu dan gelen Seluk ve Ilhn brokrasisi mensublar,
bu uc beyliklerinde yava yava bir idare makinesi kurmakta,
kltr messeseleri vcude getirmekte idiler. U lar ilerledike,
onun arkasnda ehir ve ky hayat inkiaf etmekte, nufus kesa
feti artmakta, ktisad faaliyet kuvvetlenmekte idi.
Bu uc sahalarnn D r'l-islm m m nteha smda bulunmas,
buradaki m cadelelere az ok din bir mahiyet, bir mukaddes
cihad rengini de verdii iin, mcahid-dervi kisvesine brn
m m uhtelif akidelere mlik trl trl insanlar, serser dervi
zm releri de, zhiren gaz etmek, hakikatte ise bir medar- maiet
bulm ak iin buralara geliyorlard. Bunlarn birksm kylere
ve gebeler arasna gelen ve kuvvetli bir Heterodoxie propa
gandas yapan ve hatt bu propagandalarn Hristiyanlarca da

temil eden Trkm en dervileridir ki, onlardan biraz aada


bahsedeceiz. ehir ve kasabalara gelip yerleen dier ksm
derviler ise, bunlardan
bsbtn farkl snn tarkatlere
mensub kimselerdi ki, Trkm en aiyretleri zerinde hibir zaman
kuvvetli bir tesir icra edememilerdir. Gerek bu ehirlere yerle
en dervi tarkatlerinin, gerek medreselerin propagandalarna
ramen, ularda ayn hkim iyet altnda yaayan M slm an
ve Hristiyan unsurlar arasnda, din sebeplerden km herhangibir mcadeleye tesadf etmiyoruz. Bu hkm, daha ge
nileterek, Aa O rtazam an Anadolu tarihine ve bilhassa bu
tarihin Seluk devrine teredddszce tatbik edebiliriz. Yukarda,
ehir hayatndan bahsederken, bu meseleye biraz temas etmidik.
Anadoluda mfrit bir slm siyaset tkib eden ve M eh d rol
oynamak isteyen Dem irtam, bir aralk H ristiyanlarca Y ahudilerin kyafetini ayrm ak teebbsnde bulunmas gibi de
vamsz ve ok ndir bz vak alar, hibir ey ifade etm ez; buna
kar, eskidenberi Seluk im paratorlarnn, Dnim endlerin
Hristiyan ve M slm an tebalarm a kar geni ve msavatc
siyasetlerim gsterecek birok delillere m lik iz26.
Hristiyan ve M slm an unsurlar, karlkl iki muhasm
sfatiyle Trk-Bizans hudutlar zerinde yaadklar halde
bile, aralarnda asl derin bir husumet m evcud deildi. Bizans
mverrihleri, daha x nci asrm ortasndan evvel, o zam an bir
hudud mntkas olan Beyehri Gl stndeki adacklarda o
turan R um larm, T rk lerle sk mnasebetleri sebebiyle Trk
det ve itiyadlarm kabul ettiklerini, hatt onlarla dostne m
nasebetlere girierek Bizans m paratorunun emirlerine ehem
miyet vermediklerini kayd ed iyorlar27. F. Chalandonun ehem
miyetini pek doru olarak tebarz ettirdii bu hdise, ulardaki
M slm an-Hristiyan mnasebetlerinin m ahiyetini pek ak ola
rak gsteriyor. u son senelerde Digenis Akritas epopesiyle Seyyid
26 Chronique de Michel le Syrien, traduite par J. -B. Chabot, t. tu, p.
222,235, 390, 391; -Dem Historiens Armeniens, traduits par M . Brosset, SantPetersbourg 1870, livraison I, p. 114; -J. L a u r e n t , Sur les Zmirs Darichmendites, dans Melanges N. Jorga, Paris 1933, p. 505;- ayni m ellifin: Byzance
et les Turcs Seldjoucides, Paris 1919, p. 74:- yine ayni m ellifin: Des Grecs aux
Croises, Byantion, I, p. 386;- Gographie dAboulfeda, vol. I, p. xv.
27 F. C h a la n d o n , Les Comnenes, t. n, p. 181.

B attal roman hakknda ok mhim neriyatta

bulunan Prof.
Henri Gregoire, bunlarn, biribirinden derin din uurum lar
la ayrlm iki muhasm cem iyetin ifadesi deil, bilkis ha
yat artlar biribirine ok benzeyen ve biribiriyle sk ve hatt
dosta daim temas hlinde bulunan tima zmrelerin bir
mkesi olduunu pek hakl olarak gstermitir 28. Bunu, Seyyid
B attl romannn bir devam ndan baka birey olmayan dier bir
T rk romannda, yni Dnimend-nme 'de ve Trabzon imparatorluklariyle Akkoyunlu T rkm enlerinin mcadelelerinden bz
sahneleri ihtiva eden D ede Korkut K ita b 'nda da grmek
kaabildir. Epik nevin husus karakterlerinden olan mcadele
sahnelerine, din taassub hissiyatna ramen, btn bunlarda
hibir derin husumet nefesleri his edilmemektedir. Geri x i i i ~
nc ve x v nc asrda hududlarda T rk ve Bizans kuvvetleri
arasndaki bz m cadelelerin, bz ftuhatn her iki taraf
iin ar ve kanl olduu m alm dur; malb ordunun arkasn
dan ehir ve kr halknn bir panik hlinde kadm gsteren
kaydlar vardr. Lkin o devir iin ok tabi olan btn bu gibi
bz hdiselere ramen, M slm anlarla H ristiyanlarn mte
kabil vazyetleri, muhasm ularda dahi, yukarda anlatdm z
m ahiyette idi.
C.

slmlama

Burada, sras gelmiken, ihtida meselesinden de ksaca


bahsedelim : Seluk devrinde A n adoluda Hristiyanlar arasnda
ihtidalar elbette m evcuddu. Nitekim Seluk ricali arasnda,
ilerinde hatt Kom nenler ailesi gibi yksek Bizans aristokrasi
sine mensub birtakm m htedilerin bulunduunu biliyoruz.
Bunlardan baka, limler, sanatkrlar, hatt mehur mutasav
vflar arasnda, y kendileri yahud babalar hrstiyanlktan
dnm olanlar yok deildir. U zun zam an temaslar, Mslmanlarm devlet idaresindeki im tiyazl mevkii, slm olm ayanlara
mahsus bz tekliften kurtulm ak arzusu, hulsa, psikolojik ve
ekonomik sebepler bu hususta az ok mil olmutur.
Geri lhnler zam annda, bzan M slm anlar aleyhine
din mahiyette tazyikler yapldn, hatt Baydunun Hristi28 H. G r e g o ir e , Autour de Dgenis Akritas, Byzartion, t. v, p. 293.

yanlar fevkalde iltizam ederek onlarn teviki ile slm lar


aleyhinde bz tedbirler alndm biliyorsak da, -dini olmaktan
ziyade siyas maksadlarla yaplan- bu gibi hareketlerin mahdut
zam anlara mnhasir olduunu unutm am aldr. xv' n c asrm
ikinci yarsnda bile A nadoluda henz M slm an olmam bz
M ool ricalinin mevcudiyetini biliyorsak da, bilhassa G zn dev
rinden balayarak, A nadoluda slm unsurunun tekrar eski im
tiyazl mevkiini kazand muhakkaktr. M a m afih, btn bu
artlar dahilinde bile, Seluk ve lhan devirlerinde ark ve orta
Anadolu H ristiyanlar arasnda ihtidnm iddia olunduu
kadar ehemmiyetli bir mikyasta olm adn syliyebiliriz. xm nc asr sonlarnda Anadolu H ristiyanlarndan alman cizye nin
umum varidat arasnda mhim bir mevki tuttuu hakknda
A ksarynin ifadesi de bunu teyid ediyor.
A caba x v nc asrda garbi A n adoludaki T rk beylik
leri memleketlerinde bu ihtida meselesi ne nisbette idi? Bir
takm byk Bizantinistlerin ve Gibbons da dahil olmak zre
birok tarihilerin iddia ettikleri gibi, bilhassa Osmanl sha
smda R um larm geni mikyasta bir ihtidas olmu mudur?
Gibbons bu nazariyesini teyid iin Bursa ve asl zm k ehir
lerini rnek gsteriyor; geri Bizans patrikhanesinin i339-i34oda
znik halkna hitaben neretmi olduu mehur beyannme, burada olduka geni bir ihtida ameliyesinin vukuuna
dellet etmektedir. Fakat buna, ifade ettiinden ok fazla
bir umul isnad etmemelidir. Bizans hkim iyeti altnda ok
kalabalk bir ehir olan Izm kn, fetihden ksa bir zam an
sonra oradan geen bn B atttanm mahadesine gre ok az
nfusa m lik bulunmas, G ibbonsun farzettii gibi, bura hal
knn byk mikyasta ihtida ederek Osm anl topraklarna da
ldklar suretinde tefsir olunam az: znik nfusu, im paratorluk
pytahtm n stanbula naklinden sonra, o havalinin emniyetsiz
bir hudud memleketi hline gelmesi dolaysiyle, daha Osmanl
fethinden evvel ok azalm olmaldr. O ndan baka, eer ehir
halk kmilen ihtida etmi olsalard, O rhan, onlar her halde
yerlerinde brakrd. Bundan baka, Osm anl devletinin hi
bir zam an cebr bir slmlatrma siyaseti tkib etmedii
ve byk ehirlerde toptan ihtida ameliyesinin deta imknsz
olduu da gznne alnmaldr.
F. VI

Osm anl m enbalar -mesel ck Paazde- ilk Osmanl


ftuhat esnasnda bz hristiyan kylerinnin -Osm anl id a
resinin adaleti sebebiyle- kam ilen M slm an olduklafin sy
lerlerse de, ifah ananelere dayanan bu
gibi rivayet
lerin tarih vusku bhelidir; yine ayn menba, ehirler
de ihtidadan hi bahsetmemekte ve fethedilen yerlerdeki H
ristiyan halkn, H ristiyan kaldklarn da sylemektedir, ibn
B att tanm geii esnasnda tem am en Hristiyan halkla meskn
olan Gynk , Osm anl m enbalarm a gre bu asr sonlarna do
ru slmlam olacak ki, Y ld rm Bayezid stanbulda kurduu
slm mahallesini buradan ve Torbal dan getirttii halk ile tesis etmitir. Bu rivayet doru bile olsa, bunu um um bir ihtida
neticesi olm aktan ziyade, oraya yeni T rk unsurunun yerleme
siyle iyzah etmek daha dorudur. stanbuldaki slm mahallesine
henz yeni M slm an olmu R u m larm yerletirilmesi mantkan
kolay kabul edilemez. G ibbonsun hemen slmlatn iddia
ettii shalarda mnhasran R u m larla meskn kylerin Mehm ed
i., hatt M urad . zam annda m evcudiyeti, resm vesikalarla
sbitr. Btn bu deliller karsnda, ne Osmanl ve ne de
g arb A nadolu daki dier beylikler shasmda, sratle vukua
gelmi kitle hlinde ihtidalarn mevcudiyetini tasavvur etme
mek daha doru ve daha ihtiyatkrdr.
Bu uc beylikleri, yukardan beri verdiim iz iyzah attan
kolaylkla anlalaca gibi, arktan mtemdi gelem T rk
ve slm unsurlar sayesinde, nfus kesafetlerini m tem di
artracak bir vazyette idiler; Binaenaleyh, bu hdiseyi iy
zah iin, Gibbonsun yapt gibi, ihtida milini ileri srmee
hi lzum yoktur. Bu m lhazatm zla, x v ncii asrn ilk
nsfnda Hristiyan unsurlardan birksmmm islmladm bs
btn inkr etm ek istem iyoruz; daha xnci asrdanberi kitle
zerindeki m nev perestijini kaybetmi olan ortodoks kili
sesinin vazyeti, bilhassa ktisad menfaatler karsnda bu
ihtida ameliyesini m azur gsterecek bir halet-i vicdanye dour
mu olduu gibi, Heterodoxe zm reler iin de bu bsbtn ko
layd. ite bu itibar ile burada sadece unu gstermek istiyoruz
ki, A n adoluda bu ihtida, bu devirde mahdud nisbette ve yava
olm utur; Osmanl im paratorluunda byk nisbette ihtida
lar, Osm anl devleti B alkanlar a yerledikten sonra, yni en ziyade

x v inci asrda Balkanlarda olmu ve x v -x v n ,nci asrlarda da


devam etmitir. O sm anllarn ilk siyas teekkllerini kurarken
idare unsurlarn bulm ak iin m hted R u m lara muhta olduk
lar iddias da, btn bu iyzahatm zdan anlalaca vehile,
temamen esasszdr; x v 5nc asrdaki btn byk devlet adam
larnn Trk olduklar, R um dnmesi olduu iddia edilen Evrenos (Evren-{~uzyun da eski T rk aristokrasisine mensubiyeti,
m hted ricalin ancak birka kiiden ibaret olduu, artk bu
gn tarih bir hakikattir.
Osmanl devleti x v nc asrda dorudan doruya Trk
unsuru tarafndan kurulmutur. Devlet, x v inci asrm ilk yar
sndan sonra m uhtelif unsurlara hkim byk bir imparatorluk
eklinde inkiafa baladktan sonradr ki, Bizans m paratorluu,
Abbs m paratorluu gibi, idare makinesine osmanllam
dier unsurlar da girmitir. m paratorlarnn mhim birksm
bile yabanc unsurlardan olan Bizans m paratorluunun bu m a
hiyeti nasl R um unsurunun idare kbiliyersizliine bir delil ola
mazsa, Osmanl m paratorluunun mmsil vazyeti de Trklerin idare kabiliyetsizlii iin bir delil olarak kullanlam az.

D.

sk er,

D n,

eslek

( Corporatif)

eekkller

U c beyliklerindeki tim a hayat artlarn ve T rklerle


Hristiyan unsurlarn karlkl vazyetlerini iyzah ettikden sonra,
buralarda faaliyet hlinde bulunan m uhtelif tima tekiltlar
en um um latlariyle ayr ayr gstermee alalm. lk Osmanl
annalistlerinden k Paazdenin, yalnz eserinin bir yerinde,
A nadoluda byk ve mstakil tekiltlar eklinde m evcudiyet
lerinden bahsettii drt tekilt vardr ki, yalnz, uc beyliklerinin
deil, hatt umumiyetle A n ad olu nun siyas ve tima tarihini
anlam ak iin, bunlar hakknda doru bir fikir edinmek zarur
dir. Bu tekiltlarn kklerini O rtazam an slm tarihinin daha
ilk asrlarnda ve slm dnyasnn m uhtelif coraf sahalarn
da aram ak icab ettii halde, bunlarn m uhtelif zam an ve m e
knlarda baka baka nvanlar altnda grlmesi, sonra biribirine ok benzeyen ve hatt birok defalar biribirine tedahl
eden bu tima zmreler hakknda bzen en esas m enbalarda

bile trl tefsirlere msaid mbhem, hatt yanl malmat


verilmesi ve nihayet birou henz yazm a hlinde bulunan
bu m enbalarm mtehassslar arasnda bile iyice malm olm a
mas, imdiye kadar bu hususta salam ve msbet neticeler
elde edilmesini m enetmitir. U zun zam anlardanberi slm dn
yasndaki bu cins tima teekkllerin tetkiki ile uradm
cihetle, tetkiklerimin neticelerini burada en ksa ve en basit
bir ekilde arz etmek isterim.
i.
G Z L E R ve A L P L A R Ak Paazdenin Gziyn-
Rm , baka, m enbalarm A lp la r , Alp~erenler gibi nvanlar al
tnda zikrettikleri bu zm re, yalnz Anadolu Seluk im para
torluunun kmesi devrinde deil, daha ilk Anadolu ftuhat
esnasnda m evcut bir tim a teekkld. Geri daha slmi
yet'ten evvelki T rklerde kahram an, cengver mnasna
bir lkab olan ve prenslere de verilen A lp n van 29, slm iyet
ten sonra da hatt M slm an T rk devletlerinin resm Un
vanlarnda bile- devam etmidi; fakat Trkler slm iyeti kabul
ettikten sonra, bzen onunla beraber., bzen de yalnz bana
din m ahiyetteki G z lkab kullanlm aa balanmtr. Din
mcahidlerine verilen bu erefli lkabn, Anadoluda Dnimendler sllesinde ve daha sonra birtakm uc beylikleri hkm
darlarnda bir Unvan olarak kullanld grlyor. slm dev
letleri merasna mahsus trl trl lkablar tayan Anadolu
Seluk ricali arasnda ndiren ve uc beylikleri merasnda daha
ok olarak Alp nvanm m istimline rast geliniyor.
T arih m enbalarda bzen um um olarak btn M sl
man ordusu efradn ifade iin kullanlan gaziler tabiri, umu
m iyetle daha dar ve daha husus bir m na ifade eder; yni
onunla ordudaki veya byk ehirlerdeki muayyen bir zmre
kasdolunur 30: A nadolu Seluklerinin, Dnimendlerin, daha
evvel Byk Seluklarm ordularnda bu G zler zmresi mevcut
olduu gibi, daha evvel yni Saman O ullar zam annda da
Horasan ve M vernnehir sahalarnda da bu gazilerin b u
29 W . T h o m s e n , Inscriptions de l Orkfon, Helsingfors, 1896 (Bk. Trke
kelimeler indeksi)
30 N e r c h a k h y ,
Description de Boukhara, publie par Gharle Schefer,
Paris 1892, p. 192.

lunduunu b iliyo ru z31: Ekseriyetle geinecek bir topraa ve


kendini yaatacak bir ie sahib olm ayarak, ktisad zaruretler
karsnda maiet vastalarn O rtazam anm m tem adi harblerinde ve dahil itialarmda arayan byle tufeyli bir snfn
vcude gelmesi pek tabi idi. Hkm et tekiltnn mahdud
ve zaif olmas, hkmdarlarn ve emirlerin dahil ve haric
dmanlara kar sk sk cretli asker bulm aa mecbur olmalar,
yalnz hudutlarda deil, siyas ve kltrel byk merkezlerde
de byle bir zmrenin teesssn inta etmidi. D aha v m inci asr sonlarnda Badadda Abbas hanedmnm dahil
mcadelelerinden istifade ederek kuvvetlenen ve x inci asrm
ilk yarsnda ehri haraca keserek kendi menfaaterine vergi
toplayan cAyyrlar 32 tekiltna pek mabih olarak, M vernnehirde de x uncu asrda Gaziler adn tayan bir teki
ltn mevcudiyetini biliyoruz. D aha x uncu asrda, Thirler
ve Saffrler zamannda ran da - yine bu isimler altmda-buna
mmasil tekiltlar vard. Sman O ullar devrinde M verannehir Gazleri, hudutlardaki kfirlere, yni putperest T rklere
kar cihad ettiklerinden dolay din bir mefharet nvan olan
Gaz lkabn alm lard; bunlar sayca da ehemmiyetli olduun
dan, tekiltlar devlet tarafndan resmen tannm akta idi. Bunla
rn reislerini, musr bir annalist, Bayhak $iphslr~ Gzyn
nvanyle zikrettii gibi, yine onunla musr mverrih cU tb
de bu hususta R eyis al -fityn lkabn kullanm akta, yine musr bir mverrih G ard z de ayn adam (Ayyrlarhn ba
olarak tavsif etmektedir. A yn tekilt ayr isim altnda
zikreden bu annalistlerin hibiri bu tesmiyede yanlm am tr;
nk bu isimler, daha ilk zam anlardanberi, biribirinin mradif olarak kullanlmtr.
btda merhum Bartholdun ehemmiyetle iaret etmi
olduu33 bu meseleyi, Abbsler devrine ait -yalnz tarih deil,
hatt tasavvuf ve edeb mahiyette- m uhtelif m enbalarm ifadeleri
31 Ayn eser, p. 8r, 82; - G a r d z , Kitb ^ainul-Ahhbr, ed. M u ham m cd
Nzm, Berlin 1928, p. 48; The Trkh-i Baihak (Bibliotheca ndica),
Kalkutta 1862, p. 23.

32 K p r l z a d e M . F u a d , Trkiye Tarihi, stanbul 1923, s. 82.


33 W . B a r t h o l d, Turkestan Dom to the Mongol nvasior, London 1928,
p. 215.

ile de teyid ve tavzih edebiliriz: T a b a rnin naklettii, daha


x uncu asr balarna aid bir iir paras A yyrlar a Fatd 34
sfatnn da verildiini gsteriyor. bn ai- Athr, 361 H icri (971
972 Mildmde Badadda, gazaya davet dolaysiyle her ta
raftan gelen eid eid insan kitlelerinin sebep olduklar byk
karklklardan bahsederken, A yyrlarm, Fitynm ve Nubuvviyenin isimlerini zikretmektedir ki, bu son zmreden
A rab seyyah bn Cubayr de bahsetmi ve xnci asrda on
larn Suriyede m evcudiyetlerini bildirmidi 35. bn al-A thrn ifa
desi, daha iki asr evvel bunlarn Badadda mevcudiyetlerini
bize retiyor. bn al-K athr (473 H icr-oBo ve 1081 M ild) de
B adadda Fitynm m untazam bir tekilt hlinde m evcudi
yetlerini sylyor. Her halde, daha ilk zam anlardan balayarak,
sna ve ticar byk merkezlerde, ayn hayat artlarnn dour
duu bu tima snf mevcuttur. Zam an ve mekna gre isimleri,
kyafetleri, ahlk prensipleri az ok tahavvllere urayan,
byk ehirlerde frsat bulduka haydutluk, hrszlk, kabad ay
lk, dahil mcadelelerde veya serhadlerde gnll veya cretli
askerlik eden, birksm mensublarmm esnaf tekiltna dhil ol
mas dolaysile onlarla da rabtas olan, isiz kaldklar veya zemini
msaid bulduklar zam an byk merkezlerin tima nizamm
bozan bu snf, M ool istilsndan evvel ve sonra M verannehir,
Horasan, ran, Irak, Suriye, im al Afrika ve Anadolu shalarm da Har afi a, Ayyrn, attrn, M utattaw i a, C u<aydya, za~
ntra, Fityn , veya Futuvuetdrn, Rund ve daha bu gibi isimler
altnda daim grlyor. Bu isimlerin ve bunlara bal
tbirlerin ayr ayr mna tahavvllerini, aralarndaki fark
lar anlatmak, bu teekkllerin tarih tekmllerini gtermek
demektir ki, bsbtn ayr ve uzun bir tetkik mevzuudur.
slm tasavvufu tarihinde Horasan M elm etiyesi diye
ma*ruf olan mhim zmre, Horasandaki A yyrlar tekiltiyle 36
bz noktalardan alkadar olduu cihetle, mrvvet,ftvvet, ilh...
birtakm tasavvuf tbirler, her iki zmrenin stlahlarnda da
34 T a b a r , de Goeje tarafndan neredilmitir,

seri 3, II, s, 886.

35 The Travets o f bn Jubayr, de Goeje tab% Leyden 1907, p. 280.


36 R. H a r t m a n n , As - Sulamfs Rislal al-Malmatrpa, Der slam, vm ,
1918.

-ifade ettikleri mnalar biraz farkl olm akla beraber- mevcud


idi; sna ve ticar byk slm merkezlerinde m uhtelif mes
leklere gre korporasyonlar teekkl ettii zam an, gerek tasavvuf
zmreleriyle, gerek bu A yyrlar ve emsali zmrelerle rbtalar
olan bu korporasyonlarn stlahlarna da bu gibi kelimeler
girmi, hatt bunlara mahsus ahlk prensiplerinin teekkl ve
inkiafnda da ayn tesirler az ok kendini gstermitir.
Massignonun ftvvet tbirini chevalerie insurrectionnelle,
heroisme hors lois diye trif etmesi gayet dorudur; geri tasavvuf
tarikatlerinde, bu tbir pek tabi olarak bundan daha farkl bir
mnev mna almtr; lkin bu bahsettiimiz tima snfn
ahlk prensipi olarak ftvvet , yni yiitliin balca mnas
budur. Yalnz, bu prensipin A yyrlar a ve mmasil tekiltlara
girmesini, Massignonun gsterdii gibi 535 H icr (1140 M ild)
tarihine d e il37, ondan hi olmazsa asr evvele irca etmek
lzmdr. Yukarda biraz bahsettiimiz gibi, Abbas Halifesi
mehur Nsr, hem perestijini ykseltmek, hem kendisine bir
istinadgh daha bulmak iin, hilfet m nev nufuzunun mes
sir olduu sahalardaki bu ftvvet zmrelerini kendi riyaseti
altnda toplamak teebbsnde bulundu; m uhtelif slm h
kmdarlar bu Halife tarafndan o tekilta idhal edildiler. Eskidenberi ftvvet meslekine mensub olan ve onlara mahsus alv a f giyen Halife Nsrm bu hareketinde, belki de, garb val
yelii ile temasta bulunan Y ak n - ark slm dnyasnn byle bir
teebbs iyi bir ekilde karlayaca kanaanti de messir ol
mutur. A bbs Halifesi, bu suretle, ftvvet tekiltn bir4Serse
riler m ecm a olmaktan kurtararak ona meru bir mhiyet
veriyor, en yksek aslet erbabm o takilta sokmakla ahlk ky
meti ve tima seviyesi yksek bir slm valyelii vcude getiri
yordu. Halifenin bu hareketinde, o aralk slm dnyasnda ok
inkiaf etmi olan ve eklen devletin kontrol altnda bulun
makla beraber, mnen onun otoritesini hi tanm ayan sof tarkatlerine kar, mnen kendi ahsna bal yeni bir tima kuvvet
vcude getirmek arzusu da pek b arizd ir38. Seluk mparatoru
37 L. M a s s i g n o n , Recueil de Textes Inedits concernant lhistoire de la Mystique, t. I, Paris 1929, p. 69.
38 P. K a h l e , Die Futumva- Bndrisse des Kalifen en-JVir (622/1225),
Festschrift Georg Jacob, Leipzig 1932, s. 112-117; P. K a h l e , Ein Futuvm-

zzeddin Keykvus i., Sinop fethinden sonra Halifeye birok


hediyelerle beraber eyh M acd al-din Ishak gndererek bu
tekilta girmek istemi ve buna mukabil kendisine ftvvet
alvar gnderilmek suretiyle arzusu is a f edilmitir39.
Anadoluda xu ve x v ne asrlarda G z nvanma
daha ziyade uc beylerinin isimlerinde tesadf edilmekte ve ne
O rta Anadolu ehirlerinde, ne de ularda bu isim altnda bir
tekilttan bahsolunmamaktadr. x v - x v nc asr Osmanl
menbalarmda -mesel k Paazdedeki Gziyn- Rm t
biri gibi- tesadf edilen bu isim yerine, daha ziyade A lp
tbirine rast gelinmektedir. lk Osmanl menbalar Osman G z
maiyyetindeki kumandanlarnn birounun ismine Alp lkabn
ilve ettikleri gibi, x v nc asrn ilk yarsnda yaayan maruf
Trk airi k Paa da A lp yahu d - bu Trk ananesinden
gelen bu iftihar nvanma sofiyne bir renk de vermek iinAlp-eren olmak iin dokuz artn lzumundan bahsediyor:
K uvvetli yrek yni ecaat, bz kuvveti, gayret, iyi bir at,
husus bir libas, yay, iyi bir kl, sng, uygun arkada 40. yle
anlalyor ki bu devirlerde garb Anadolu ularndaki Alplar
tekilt, yukardanberi bahsettiimiz ve daha ziyade bir ehir
tekilt mahiyetinde olup slm ananelere dayanan Gzler
tekiltndan farkldr; bilhassa eski Trk ananelerine ba
ldr. U c beyliklerinin asl asker kuvvetini tekil eden ve mill
ananeleri bozulmam olan yar gebe Trkmen aiyretleri
arasnda bunun byle olmas pek tabi idi; U c beylerinin G z
lkabn almalar ise, onlarn artk ehir hayatna gemi ve
az ok medrese tesiri altna girmi olmalarndan dolaydr.
te k Paazdenin pek de mahiyetini anlamayarak Gaziyn- Rm ismi altnda anlatmak istedii zmre, phesiz bu
A lp lardr. x v mc asrda Safev mparatorluunu kuran ah
smail, ordusunu tekil eden ve kendisini yalnz siyas ve
asker bir ef deil, din bir reis, daha dorusu bir mrid te
lkki eden Trkmen cengverlerini Alplar deil Gzler veya
Erlass des Kalifen en Nair aus dem Ja.hre, 604(1207), Archiv l'r Orientforschung
(Oppeneim. Festschrift), Berlin I933s s. 52-58.
89 b n B b , Seldjk-nme, (Ayasofya Ktphanesi, nu, 2985).
40 Trk Edebiyatnda lk Mutasavvflar, s. 273.

Sofiler diye zikretmekedir; fakat bu, iki asrlk uzun bir din

tekmln neticesidir.
2.
A H L E R k Paazade nin Anadolu da ehemmi
yetlerinden bahsettii ikinci zmre Ahyn- Rm, yni Anadolu
Ahileri* dir. bn Battutanm mahadeleri sayesinde x v nc
asrda bu teekkln Anadoluda ne kadar yaylm olduu
eskidenberi bilindii iin, Osmanl devletinin kuruluunda
bunlarn rolleri meselesi epeyi zamandr dikkati celbetmi
bulunuyor. Onbe senedenberi oriyantalistlerin bu husustaki
tetkikleri ve eski yeni birtakm ftvvet-nme ler zerinde yap
lan yeni aratrmalar bu tekiltn mahiyetini az ok aydnlat
m gibi grnyorsa da, tarih bakmndan, bu husustaki mbhemiyet henz giderilmi deildir41.

b n Battta, bilhassa Anadolunun belli bal merkezlerinde,


Antalya, Burdur, Glhisar, Ldik, Milas, Barem, Konya, Nide,
Aksaray, K a y seriye, Sivas, Gm, Erzincan, Erzurum, Birgi,
Tire, Manisa, Balkesir, Bursa, Gerede, Geyve, Yenice, M u
durnu, Bolu, Kastomonu, Sinobda, Ahyat al -fityn karde
yiitler adn verdii bu zmrenin zaviyelerinden bahset
mekte ve Anadoluda her Trkmen kasabasnda^ kynde
bunlara tesadf edildiini sylemektedir. Filhakika, gerek to
ponimi tetkikat, gerek kitabeler ve mezar kitabeleri, sonra
vakfiyeler, resm kaytlar ve nihayet m uhtelif tarih men
balar, bu tekiltn Anadolunun her tarafna, hatt Anadolu
ile sk mnasebeti olan Azerbaycana ve K rm n sahil ehirle
rine kadar yayldn gsteriyor. Bu vazyet, belki bu kadar
yaylm ve inkiaf etmi olmasa bile, xm nc asrda ve bilhassa
bu asrm ikinci yarsnda da byle idi. Seluk devrine ait eserler
de, bz byk ehirlerdeki hdiselerden bahsedilirken, kuvvetli
bir ietirna teekkl olarak Rund ve A h yn dan yni Rindler ve Ahlerden veya ftvvet mensublarndan bahsedilir. M te
radif olan bu kelimelerden Rind, (cemi Rund) kelimesi, temamen
(Ayyr mnasna, daha evvelki asrlara ve baka sahalara ait
41
Bibliyografya iin, F. T a e s c h n e r 'in u iki makalesine mracaat:
Futuwwa-Studien, Die Futuwwabnde in der 1 rkei und ihre Literatr, slamice,
vol. V ., fasc,. 3, 1932; -Die Islamischen Fuluwwabndei Zeitschrift der Deutschen
Morgen. Gesellschaft, Band 12, Heft 1/2, 1933-

m enbalarda da m evcuttur. Bilhassa byk ehirlerde kuvvetli


ve mahiyeti itibariyle de bir ehir teekkl olan bu zmre,
yukarda bahsettiimiz A yyarlar, ttriar, G aziler ilh.. te
kiltndan baka birey deildir. ok iptida, bilgisiz bir adam
olan k Paazde, bu teekkl ile G azleri biribirinden ayr
olarak zikretmek suretiyle temamile kelimelere aldanmt. Eer
o, A lp larla A h leri ayrsayd, phesiz daha doru olurdu.
Geri, A h tekilt yalnz ehirlerde deil, kylerde, ular
da da vard. H att bu suretle A lplar tekilt ile de temas ede
rek ona da hll ettii iin, hem A h, hem Alp sfatlarm ta
yan, yni her iki zmeye de birden mensub olan kimselere te
sadf ediyoruz: Tbk, byk merkezlerdeki esnaf korporasyonlan ile ftvvet tekiltnn m tekben biribirinin iine girmeleri
gibi.. Ftvvet tekilt A n ad oluda en ziyade byk ehirlerde
kuvvetli idi: Byk merasimde, yeni hkmdarn ehre gelmesi
enliklerinde onlar husus m uzkalar, bayraklar, kostmleri ile
ve mkemmel msellh olarak bulunurlard. Bunlarn byk
ehirlerde m uhtelif reislerinin maiyyetinde m uhtelif zmreler
tekil ettiklerini ve her zmrenin itim a iin ayr zaviyesi oldu
unu biliyoruz; bundan istidll edebiliriz ki, galiba, her zmre
ve her zaviye, ayr ayr hirfetler erbabna mahsustu. Eer bir
hirfet erbab byk ehirlerde bir zaviyeye smayacak kadar
kalabalk olursa, ehrin ayr yerlerinde m uhtelif zaviyeler a
yorlard. xnc asrn ikinci yarsnda K on yada A hlerin
reisi olan A h Ahm ed h n emri altnda birka bin rind
bulunduunu syliyen E f k nin ifadesinden bu anlalyor.
Yine ayn m enbada, bzan bir ehirdeki re'is *ler arasnda
iddetli rekabet olduu grlyor. Bu rekabet belki ahs
sebeplerden, belki de iki ahsn veya iki zmrenin ktisad
menfaatlerindeki tezaddan ileri gelebilir. Herhalde yukarda da
sylediimiz gibi, bu tim a teekkl, xm ,nc asr Anadolu
tarihinin ehirlerde cereyan eden birok mhim hdiselerin
de mevcudiyetini ve tesirini gstermitir. Seluk idaresine kar
kyam ederek m uvakkat bir zaman iin K o n yay ele geirmee
m uvaffak olan isyan hareketlerinde bunlarn daim a merkez
idare aleyhinde bu harekete itirak etmeleri, mesel K aram am lerle birlemeleri aratrlm aa deer bir meseledir. Fakat bir
defa, K aram an O u llarmn -lhan valileri devrinde muvakkat

ve mteaddit K on ya igallerinden birinde -Ahler reisini astr


dklar da vki olmutu.
bn Battta bu ftvvet tekiltnn bekr genlerden m
rekkep ve ilerinden seilmi A h lkabl bir reis tarafn
dan idare edilen zmreler olduunu sylyor. Fakat kita
beler, mezar talar, vakfiyeler, hulsa her trl tarih menbalar gsteriyor ki, Ahler yni bu tekiltn bandaki adam
lar, bn Batttanm dedii gibi yalnz gen ve bekr iiler deil
dir. Bunlarn evli olduklar, byk emirlerin hatt hkm dar
larn hrmetini kazandklar, byk servet ve nfuz sahibi
bulunduklar, ilerinde yksek dar mevkilere gemi a~
damlarm m evcudiyeti malmdur. Devlet idaresi inlill ettii,
anari ba gsterdii zam anlarda, yni intikal devrelerinde,
ellerindeki tekilta istinad eden Ahler yni ftvvet reisleri e
hirlerin idaresini ellerine alyorlar ve eski idareden yeni idareye
geiin ehir iin byk bir sarsntya m eydan vermemesine a
lyorlard. Byle bir tekiltn, hele anari devrelerinde, nasl
bir kuvvet ve lzum kazanaca meydandadr. dare tekiltnn
inkiaf etmemi olduu o devirlerde, kk kasabalarda, devlet
kuvvetini deil, fakat, en mhim, olan m ahall halk idaresini
temsil edenler onlard.
Byk bir ihtimalle, zzeddin Keykvus . un ftvvet
tekiltna girmesinden sonra, bu tekilt Anadolu merkez
lerinde daha kuvvetlenmi, devrin um um temaylne ve A n a
dolunun m nev muhitindeki fik r cereyanlara uyarak biraz
tasavvuf bir renk de alm, bir taraftan korporasyoulara lull
ederek onlardan kuvvet ald gibi, kendisi de onlar can
landrm, dier taraftan da kylere kadar yaylarak Alplar
tekilt ile de yni toprak sahibi sipahilerle de mnasebet peyda
etmitir. xm nc asrn ikinci nsfndan x v nc asra kadar
Anadolu da birtakm byk devlet ricalinin, kadlarn, m der
rislerin, m uhtelif tarikatlere mensub eyhlerin, byk tacirle
rin ftvvet tekiltna dahil olduklarm gryoruz ki, b, te
kiltn tima kymetinin ykseldiine almettir. Ftvvet
prensiplerinin bu suretle kuvvetlenerek esnaf korporasyonlarna
girmesi yni bu tekiltn ftvvet kadrosu iinde yemden
tanzimi, A nadoluda xnc asrn ilk yirmibe ylndan sonra
vka gelmi olmaldr. Btn tarih m enbalarm ve A nadolu da

m uhtelif asrlarda yazlm m uhtelif ftvvet-nmeler'in tetkikin


den kan netice, imdilik budur sanyorum. Evvelce de syle
diim gibi, x v nc asrm banda byk ehirlerdeki gen ve
bekr iiler um um iyetle bu A h zaviyelerine mensub olduklar
iin, bu vazyet birok m dekkikleri artm ve bu tekilt bz
lim ler tarafndan bir esnaf tekilt, bzlar tarafndan sair
sof tarkatleri gibi bir ftvvet tarikati addolunmutur. H al
buki, ftvvet tarikati diye bir tarikat, Islm dnyasnda asl
m evcud olm ad gibi, A n ad olu daki A hiler de sadece bir esnaf
tekiltndan ibaret deildir. Ftvvet kelimesinin, bir ahlk
prensip55 olarak gerek Sofiler, gerek A yyarlar, gerek esnaf korporasyonlar arasnda mtereken m evcud olmas, son mdekkikler
gibi bz eski ark m elliflerini de artm, hatt ftvvetye
adiyle bir tarikatin m evcudiyeti neticesine sevk etmitir ki,
tarih realiteye temamen m ugayirdir. x v 5nc asrda Ankara
A h le rinin byk araz sahibleri olup bir nevi Cum huriyet
tekil ettikleri ve O sm anllar5n A n karay bunlardan aldklar
iddiasnn ne kadar esassz olduunu uzun zam an evvel bir ese
rim de iyzah etmitim; bu netice selhiyettar limler tarafndan
artk umum iyetle kabl edilm itir42.
Y in e ayn eserde, A nadolu A h lerinde farmasonlarda ol
duu gibi sk bir hiyerari m evcud olup, sliklere hiz olduklar
rtbelere gre hakikatler ifa olunduunu ve bu hususiyetlerin
esas itiharyle batm bir mencden geldiini, ftvvet - nameler't
dayanarak sylem itim 43. Islm korporasyonarnn menei meselesinin Karmatlar hareketine m erbut olduunu pek doru olarak
ileri sren Massignon, bu nazariyesiyle benim fikrim i te5yid et
mi o lu y o r44. A n ad olu nun snn merkezlerinde, devlet kontrol
altnda, A hler tekiltnn snn m ahiyeti alm olmas, onlarn
menei hakkmdaki fikrin yanlln isbat etmez, ite menelerini, m ahiyetlerini, m tekabil tedahllerini ve um um hatlariyle tarih tekmllerini gstermee altmz bu m uhtelif
teekkller arasnda bilhassa A h lerin, Osmanl devletinin
43 P. W i t t e k , ur Geschichte Angaras im Mittelalter, Festschrift Georg
Jacob, p. 349.
43 l r k Edebiyatnda ilk Mutasavvflar, s. 241.
44 L. M a s s i g n o n , Al- Hallj, martyr mystige de l3slam, t. L, Paris 1922,
P- 3995 Bir de Fnyclopedie ds l'slm'da, snf maddesine mracaat.

kuruluunda ve Yenieri tekiltnn ihdsmda byk rolleri


olduu muhakkaktr ki, yllarca evvel ilk olarak ileri srdmz
bu fikir, m uahharan baka lim ler tarafndan da yeni vesika
larla teyid edilmitir.
M evzu ile dorudan doruya alkadar olmamakla beraber,
ehemmiyetine m ebn burada kk bir istitrad. yapaym : R
nesans hazrlayclarndan biri olarak telkki edilen Bizansh
mtefekkir Plethon zerinde ftvvet tekiltnn tesiri olmas
ihtimali hakknda u son zam anlarda Franz Taeschner tarafndan
ileri srlen fikir 45, henz esasl bir delil ile kuvvetlendirilem edi;
onun Yunan mitolojisinden ve Zerdt ten mlhem olarak kur
mak istedii yeni din zerinde, futuvvet prensiplerinin ve alelmum x v - x v inci asrlar slm lemindeki din ve felsef
cereyanlarn ne gibi tesiri olduu mes elesi cidden tetkike deer.
Hayatnn birksmm Osmanl saraylarnda ve Trk muhitin
de geiren Plethonun -vaktiyle Fallm erayer tarafmadan ortaya
konulan- Peloponessde tatbikini teklif ettii tima slhat f i
kirlerinde 46, o zam anki T rk cemiyetinin bnyesini olduka
byk mikyasta taklid arzusu aktan aa gzkmektedir,
3.
B G Y N -1 R M k Paazdenin bahsettii
nc bir tima teekkl Bciyn-t Rm yni kadnlar tekil
tdr. Baka hibir m enbada zikredilm eyen byle bir zmrenin
m evcudiyeti, mdekkiklere hakl olarak o kadar garib grn
mtr ki, bir istinsah hatas olmak ihtimalini dnerek ve
m uhtelif yazm a farklarm da gznne alarak bunun y Hciyn- Rm yni Anadolu haclar, yahud da M ool devrin
den kalm bir bakyye olarak Bahyn- Rm olmas fikrini
ileri srm lerdir47. x v nc asrda A nadoludan hacca gi
denlerin epeyi mhim bir kalabalk tekil ettiklerini biliyorsak
da, bunlarn byle husus bir teekklleri olmas, slm dnya
snda hi ei olm ayan bir garibedir ve byle bir ihtim l asl va~
rid deildir. x v nc asrda lhnler saraynda daha ziyade
U ygur ve M ool yazlarn bilen ktip mnasna kullanlan
45 Geo\gios Gemistos Plethon, Der slm, Band xvur, Heft 3/4, 1929,
s. 236-243.
46 A. A . V a s i l i e v , Histoire de l empire Byzantin , vol. II, p. 328-329.
47 F. T a e s c h n e r , Fluwwa~Studien) slamica, vol. V, fasc. 3, s. 294-295.

ve daha eski zam anlarda rulan-sihirbaz- halk airi mnalarn


ifade eden Bah kelimesine gelince, Anadoluda bunlarn byle
ehemmiyetli bir snf tekil etmi olmalar, tarih bakmdan,
en uzak bir ihtim al olarak bile kabl edilemez. u halde, ister
istemez, bunun Bciyn diye okunmas lzumu zarurdir.
Btn bu m lhazalar olmasa bile, bu metinde bu ismi t
kib eden cmle, bunun bir kadnlar tekilt olduunu katiye le
gstermekte, hatt Bektlarm piri Hac Bekt V e lnin bunlar
la mnasebetini anlatmaktadr. Bektai ananesinde, tarikatten
olan kadnlara umumiyetle bac lkabnn verilmesi de bunun
la alkal olsa gerektir. A cab a bu isim., zas kadnlardan mrekkeb bir sof zmresinin mi ismidir? Geri Memlkler zamannda
M srda kadnlara mahsus tekke olduunu, Seluk devrinde
K o n y a da kadnlarn eyhlere intisab ettiklerini ve rtl
olarak eyhlerin meclisinde bulunduklarn biliyoruz. Fakat A n a
doluda byle husus bir teekkln mevcudiyetinden hi m al
matmz yoktur. Bertrandon de la Broquiere, x v inci asr ban
da D hul-kadr beyliinin msellah otuzbin erkek ve yzbin ka
dndan bir yerde yzbin yerine otuzbin d iyo r48 miirekkeb
bir Trkmen kuvvetine m lik olduunu sylyor. A caba k
Paazde, Bciyn- Rm ismi altnda uc beyliklerindeki T rk
men kabilelerinin msellh ve cengver kadnlarn m kasdediyor? imdilik, akla en yakn gelen tevil bu grnyor.
4. A B D L N -1 R M k Paazdenin bahsettii dr
dnc zmre Abdln- Rm yni Anadolunun Heterodoxe der
vileridir. Bz tarih m enbalarda Horasan Erenleri namiyle de
zikredilen bu zmrenin, bilhassa x v nc asrda mhim bir
din-ictim a rol oynad, Osm anl devletinin bu asrna ait btn
m enbalarda A bdal veya Baba lkabn tayan ve ilk Osmanl
bkm darlariyle beraber harblere itirak eden tahta kll,
cezbeli birtakm dervilerden bahsedilmesiyle de anlalr. A ca
ba Anadolu Abdallar muayyen bir serser derviler tarikati
nin mi ismidir? Yoksa, bu isim altnda, esasen biribirine yabanc
olm ayan m uhtelif Heterodoxe tarikatlere mensub dervilerin
hepsi mi kasdolunuyor? imdiye kadar cevaplar verilmemi
48 B e r t r a n d o n de la B r o q u ie r e , le Voyage doutre-mer, p. 82, 118.

olan bu mkil sualler karsnda armamak im, Anadolunun


x-xvnc asrlardaki din artlar ve bu artlar dahilin
de inkiaf eden tasavvuf tarikatlerinin mahiyeti hakknda ksa
fakat toplu ve vzih malmata- ihtiyacm z vardr. Aa Ortazam anda Anadolu Trklerinin siyas tarihini anlamak ve O s
manl devletinin kuruluunda messir olan din milleri ren
mek, ancak bu suretle lcolaylaabilecektir.
Anadolu Seluk devleti, din siyaset hususunda, Byk
Seluk im paratorluunun ananelerine sdk kalarak snnli
ve Abbas taraftarlm muhafaza etti; devlet nfuzu altndaki,
ehirler daim kuvvetli bir silnn, hatt H anefi muhiti olarak
kald; buralardaki medreseler ve xrrnc asrda artk oalmaa
balayan birtakm tarikatler umumiyetle bu temayl muhafaza
ve takviye ettiler. Suhravard, bn al-4Arab, Sadr al-dn Konev,
M evln gibi byk sofilerin neo-platonicicn nazariyelerini ve pantheiste temayllerini hsn-i telkk eden bu serbest ehir muhiti,
Yakm -arkm o devirdeki sair slm merkezleriyle mukayese
edilemiyecek derecede taassubdan uzak olmakla beraber, snn
ekillerini daima muhafaza etmitir. Alm an msteriki Prof.
Babingerin Anadolu Seluklerinin, ilii resm mezhep o
larak kabul ettikleri iddias, hibir delile istinad etmez.
Osmanl devletinin kuruluu sralarnda Anadolu ehirlerin
deki en mhim tarikatler, M evlevye, R if ye, H alvetye tarikatleri idi. smini M evlna Gelleddin R m den alan Celliye
-veya daha sonra daha teammm eden ismiyle -Mevlevye tari
kat, M evlnnm hayatnda henz bir tarikat eklinde kurulm a
m idi. En yksek aristokrasiden en fakir halk tabakalarna
kadar, hatt Hristiyanlar, M usevler de dahil olmak zre, etra
fna birok miiridler toplayan M evlndan sonra, halifeleri
onun byk hretinden istifade ederek m uhtelif yerlerde zaviye
ler adlar, yava yava tarikatin yin ve erkn da teesss etti.
Yksek aristokrasi ile yksek ve orta burjuva snflarna dayanan
bu tarikat, daha ilk zamanlardanberi, biraz aada bahsede
ceimiz Heterodoxe zmrelere aleyhdar olmu, mevcud tima
ve siyasi nizamn muhafazasna almdr; Babingerin, bu
tarikati Bektailikla ayn mahiyette addetmesi, realiteye taban
tabana zd bir iddiadr. Bu iki tarikat, Osmanl tarihinde, daim
biribirine rakib iki kuvvet olarak yaamtr.

D aha xnnc asrda A nadoluda yerlemee balayan R ifHye - veya Ahmedye - tarikati, M ool istilsndan sonra, o aralk
en kuvvetle mtemerkiz bulunduu rak sahasnda Trk-M ool
amanlmn tesirinde kalm popler bir tarikatti49; x v nc
asrda Anadoluda muhtelif tekkeleri bulunan ve slikleri daha
ziyade ehirlerin fakir snflarna mensub olan bu tarikat,
byk bir ehemmiyet kazananmamtr.
Yine xm nc asrm sonunda N idede Ahi Ysuf K halvet
tarafndan alan bir zaviye ile A nadoluya giren Halvetye tari
kat! de. M evlevye ve R if ye gibi, snn eklini muhafaza eden
bir burjuvazi tarikatidir; bu tarikatin uc beyliklerinin din
hayat zerinde dorudan doruya mhim bir tesiri olmamtr;
lkin, Anadoluda yerleir yerlemez A h tekiltiyle sk bir
alka peyda ederek, bylece ehirlerdeki ii snfm kazanmaa
alm ve mtekib asrlarda Arran ve Azerbaycanda ve
Osmanl m paratorluu sahasnda olduka kuvvetlenmitir.
x v nc asr banda Anadolu ehir tarikatlerinin bu
um um tablosunu tamamlamak iin, mehur ran mutasavvf
Eb shk K zerm ye nisbetle Kzernlya veya tshkye veya
Mridye , isimleriyle zikrolunan en eski slm tarikatlerinden
birinin de, her halde x v nc asr balarnda Anadolu ehir
lerinde mevcud olduunu sylemeliyiz. Buna ait bir tetkikimiz
de, x v inci asrda Osmanl m paratorluunda pek byk ehem
miyet kazanm olan bu tarikatin, x v nc asr sonlarnda
Anadoluda yerlemi olduunu bildirm idik50; halbuki, Aksa
raylI bir shk eyhinin, 747 (1348 M ild)de H alebde
bu tarkate mahsus bir zaviye yaptrdm gsteren bir kita
beden 51, her halde x v nc asr banda -hatt belki de M o
ol istilsn mtekb, yni xm nc asrm ikinci yarsnda
-bu tarikatin Anadoluda m evcud olduunu istidlal edebiliriz.
K firlerle cihad ve din propaganda prensipini mntesibleri
iin en esas umde olarak kabul eden bu misyoner tarikatin,
49
K p r l z a d e M . F u a d , njluence du chamanisme turco - mongol zur
les ordry nystiques musulmans stanbul, 1929, s. 12.
80 Ab tshq Kzernl und die shaq-Derwische in Anatolien, Der slam
Band xx, Heft 1/2, 1930, s. 18-26.
51 W. K a s k e l , Der slam, band xx, Heft 4, s. 284-285.

garb Anadolu beylikleri sahasnda her halde faaliyet gster


dii tahmin olunabilir.
x v nc asr sonlarnda bunlarn Osmanl sahasnda
kuvvetli bir mevki kazanm olmalar ve hkmdarlar tarafndan
himaye edilmeleri, buna bir delildir. K k burjuvaziye ve
ii snfna istinad eden bu tarikatin de, az ok dier ehir
tarikatleri gibi, snn bir ekil altnda grnmesi tabidir.
Anadoluda din hayatn ve trl tarikatler eklinde tekilt
lanan soflik cereyanlarnn byk ehirlerdeki bu tecellilerini
grdkten sonra, gzlerimizi, daha byk bir dikkatle kylere
ve gebe Trkmen ayretlerine evirelim ; nk, din hayat ve
sofiyane cereyanlar, burada daha canl, daha samim, daha ta
kn, ve file mnkalib olmaa daha mstaittir. M etafizik dn
celer, mcerred mefhumlar bu ibtida muhitte gayet basitleerek
amel ve concrrf ekiller alr; ahlk felsefesinin incelikleri, der
hal sert bir hayat kaidesi hline girer. Bilhassa uc beyliklerinin
ve onlar arasnda Osmanl devleti nin kuruluunu anlamak iin,
bu mesele fevkalde mhimdir.
Propagandac derviler, x v nc asr banda ufak kylere
ve aiyretler arasna kadar yaylm lard; o derecede ki, byk
merkezlerdeki sof airler, mesel xm nc asrn ilk yarsnda
etrafna byk bir kitle toplayan ve muahharen debbalar
esnafnn pri saylan h Evrerfm halifesi ve Krehirdeki
tekkesinin eyhi olan air Glehr, bu lcoy eyhlerinin iddetle
aleyhinde bulunmaktadr. Gerek kylere yerlemi olan, gerek
gebe hayatn muhafaza eden bu Trkmenler, hi phesiz,
salam ve ok samim mslmandlar. x v inci asrm ilk yasmda
Anadoludan geen Bertrandon de la Broquiere, M ekkeden
gelen bir kervann nnde K tahya dan Bursaya gelirken,
kendisini hac zanneden bz Trklerin yolda elini ve elbise
lerini pdn sylyor52. Fakat bu Trkm enlerin m sl m an
l, ehirli Trklerinki gibi tamamiyle ortodoks bir mslmanlk
deil, eski Trklerin eski ptperest ananeleriyle mfrit iliin
-haricen tasavvuf rengine boyanm- basit ve popler bir eklinin
ve bz m ahall bakyyelerin imtizacndan hasl olmu bir Syncretisme idi. M ehd bekleme temaylleri kuvvetli olan bu T rk
52

B e r tr a n d o n de

1a B r o q u i e r e, Le

Voyage d?oulre-mer, p. 131.

F. VU.

men ai retleri, merkez idareye kar koyabilecek yegne kuvvet


olduu iin, bunlar arasnda din-siyas propagandalar hi
eksik olmamtr. Ortodoks m utasavvflarn iddetli tenkidlerine
urayan garib kyafetleri, eriate mugayir detleri, cokun yaa
ylaryla temamen eski T rk aman'larn hatrlatan bu Baba
lkabl Trkm en eyhleri, kyllerin ve gebelerin mnev
hayatlarnn balca nzm ve hkimi idiler; ne din limleri,
ne de burjuva tarikatlerine mensub eyhler, zihniyetlerine
temamiyle yabanc olduklar o muhitlerde bu Babalar'la m cade
le edemezlerdi. te yukarda bahsettiimiz mdhi Babaler
kyam, bu faal propogandaclar tarafndan hazrlanm ve tat
bik edilmitir. A nadoluda ibtida xm nc asrda grdm z
bu B aba taifesi, eyhlerinin emrini yerine getirmek iin, kadn
lan ve ocuklariyle cenge atlan ve eyhlerinin m add lmne
bile inanm ayan bu taife, bir tasavvuf tarikatinden ziyade, bir
srcte mahiyetindedir ki, m uahhar asrlarda A nadoluda m evcu
diyetini bildiimiz m uhtelif alev taifeleri*ne benzer.
Din tarihi bakmndan, bu Babalerin ve bu Trkm en eyh
lerinin meneini nerede aram ak lzmdr? Bize gre, bunlarn
meneini, ksmen Yesevye ve ksmen de Kalenderye tarikatlerinde aramak lzmdr. x nci asrda O rta Asyada kurulmu
en eski Trk tarikati olan Yesevye, byk bir sr atle btn
T rk memleketlerine yayld gibi, bilhassa Cengiz istilsdan
sonra M verannehirden ve H rezm den Anadoluya vki olan
byk muhaceretler esnasnda A nadoluya gelip yerlemidi.
V aktiyle btn teferruatiyle tetkik etmi olduum bu tarikat
hakknda burada fazla birey sylem iyeceim ; yalnz, b z 53
yinleri itibariyle eski Trk amanizm'i ile alkasn gster
mi olduum bu tarikatin, Ortodoks mahiyeti hakknda eski
fikrim i burada tashih etmek isterim : Elime geen bz yeni ve
sikalara dayanan yeni tetkiklerim, bana, bu tarikatin, ilk kuru
luunda bile temamiyle Heterodoxe mahiyette olduu kanaa
tini verdi. Kalenderye tarikatine gelince, yalnz A nadolunun
din tarihi deil, umumiyetle tasavvuf tarihi bakmndan b i
rinci derecede mhim olan -ve buna ramen hakknda henz
en basit bir m onografi bile mevcut olmayan- bu tarikat hak53 T rk

E debiyatnda

lk

M u ta sa v v fla r ,

s.

31-201.

kndaki ahs tetkiklerimin neticesini maalesef pek ksa bir su


rette hulsa edeyim.
Mene lerini Horasan mektebi veya sadece Melmetye denen
zmreden alarak Cemal-al-dn SvI (H.463, M .1070 - 1071)den sonra Suriye, Msr, rak, ran, Hindistan, O rta Asya,
Anadolu sahalarnda inkiaf eden bu byk tarikat, yinlerinin
garabeti ve sliklerinin mbltszlklarmdan dolay, orto
doks sofilerin iddetli hcum larna uramtr. Mensublarmn
kyafetleri, yaaylar ve hatt ahlk telkkileri itibariyle biraz
Hind Sadhu lsin m hatrlatan bu tarikat, m uhtelif zaman ve
meknlarda bz farklar gstermekle beraber, mcerredlik,
fakr ve dilenme, melmet esaslarna baldr. Kalenderler, sa
larn, kalarn, sakal ve byklarn tra ederek kendilerine has
bayraklar ve dmbeleklerle, olduka kalabalk zmreler hlinde
ehirden ehre gezerler. Bz merkezlerde tekkeleri olmakla
beraber umumiyetle gezgincidirler. Pek az istisn ile, yksek
felsef dncelere ve din tecrbelere kabiliyetli olmayan
bekr serserilerden terekkb eden bu zmrelerde* yukarki pren
siplerin nasl mnev bir nihilisme e, hatt ne korkun bir immoralisme , mncer olaca pek tabidir. Sonralar, iyi anlala
mam bir pantheisme ve mfrit i temayllerile de bulaan bu
Kalenderye tarikatinin, itim ai ve ahlak nizam a kar nasl
isyankr bir rol olduu kolayca anlalr54.
K u tb al-dn H aydar adl mehur bir Trk eyhi tarafndan
xn nci asr sonunda Horasanda kurulan ve esasm Yesevlikten
almakla beraber, Kalenderye esaslarndan da ok mlhem olan
bu Haydarye tarikatinin balca mensublar, Horasandaki Trk
genleri i d i 55,

te xnc asrda, Kalenderye ve H aydarye mensublar da, Yesev dervileri gibi, A nadoluyu doldurmaa ba
ladlar; bu Heterodoxe tarikatlere mensub propogandaclar,
ehirden ziyade kylerde ve gebeler arasnda msaid bir zemin
buluyorlard. Babaler kyamnn milleri olan Trkm en Ba
balar, phesiz biribirine ok hull etmi olan bu mfrit A lev
zmrelere mensub ve eski T rk am anlarna benzeyen Trk
54 K p r l z d e M . F u a d , Anadolu da slmiyet, ayr basm, s. 50- 56
55 Ayn eser, s.

54-55.

dervileri idi. M ool istilsndan sonra, Yakm-ark slm mem


leketlerinde, hatt Suriye-Msr Memlk im pataratorluunun
mutaassb sahasnda Heterodoxe zmrelerin oald malm
dur. Bu vazyet, lhnler hkimiyeti altna den Anadoluda
daha kuvvetle gze arpyordu. U lcaytu devrinde bir aralk i4a-i
isn aeryeyi devlet dini olarak kabul eden lhan saraylarn
da ve M ool merasnn maiyyetinde byk mevk kazanan bz
Trkm en B abalarnn mevcudiyetini bildiimiz gibi, M oollarm
himayesine dayanarak mridleriyle beraber Anadoluya gelip
propagandalarna devam eden bz Trk dervilerinden de ha
berdarz: Bu Trkm en Babalar, artk yalnz kylerde ve ge
beler arasnda kalmayarak, Seluk saraylarnda ve uc beyleri
nin yanlarnda bulunuyorlard; E fl k fy e gre, Seluk Sultan
R ukn al-dinin, Baba Merend lkabl bir Trkmen eyhine gs
terdii hrmet, M evlny fevkalde mteessir etmi olduu gibi,
Mentee hkmdar M esud Beyin yannda bulunan dier bir
Trkm en eyhi de M evlnanm torunu eleb rifi sinirlendirmidi. Her halde, xrvnc asr balarnda, garb Abadolu
beyliklerinden bzlarm da bu Trkm en Babalarnm ve i propa
gandasnn olduka nufuzu olduu, Aydn O ullar ndan Khd*
Beyin 1348 tarihli bir muahedesinde, iliini gsteren sarih
deliller bulunmasiyle ve ilk Osmanl hkmdarlarnn Heterodoxe dervilere kar him yekr vazyeti ile aka anlalyor.
Bu devrin din vaziyeti hakknda, Nideli K ad Ahm edin
verdii yeni malmat, yukarki iyzahat biraz daha aydnlatyor:
O , Anadoludaki bz kabileler arasnda atheisme ve bhye
meslekine mensub olanlar bulunduunu ve bilhassa N idede
bunlarn okluunu syler; Gk Bri Oullar, Turgud O ul
lar gibi bz gebe kabilelerle Luluva (Loulon) vilyetindeki
oduncular ve kmrcleri ve Nide civarnda deta yalanc
bir peygamber gibi trl hile ve oyunlarla bana bir yn c
hil halk toplayan brahim H ac adl bhyeye mensub eyh
taraftarlarn, kfr ile, zndklkla itham eder ve yine Anadoluda
T ap tuk isminde bir Trk eyhine tbi olduklar iin Taptuk,
daha dorusu Taptuklu namn alan bir taife mevcud olup,
misafirlerine kzlarn, kz kardelerini, karlarn peke cekdiklerini syler. Bu son ifade, K zlba zmreleri aleyhinde snnler tarafndan daim ileri srlen bir isnaddr ki, bu trl iddi

aya ait elimizde mevcud en eski vesika bu oluyor. K ad Ahm edin dier ifadeleri, daha ziyade O rta Anadolu da kendisinin ya
kndan bildii bir muhite ait olmakla beraber, daha byk
bir kuvvetle garb Anadoluya da temil olunabilir. Her halde
bu malmat, daha bu malzemeyi elde etmeden evvel varm
olduumuz neticeleri temamiyle kuvvetlendirmekte ve yukarki
iyzahatm z te m aml am aktadr.
te x v ?nc asr ihtidalarnda, yeniden garbe, Bizans
topraklarna doru ilerilemee balam olan Trkm en kabile
leri arasnda ve Trk kylerinde grdmz faal, propagandac,
mcahid Trkmen Babalar, bunlardr, lk Osmanl hkmdar
larnn yannda, menkabelere nazaran tahta kllarla harb
eden, kaleler alan, bir avu mridi ile binlerce dman ezen,
mslmanl yayan Abdal lkabl birok derviler, mesel
Abdal Musa, Abdal M urad, K um ral Abdal, k Paazdenin
Rm Abdallar dedii zmreye mensubdur; bu zmre, yukarki
iyzahatmzdan anlalaca gibi, Yesevye, Kalenderye, Hayderye gibi muhtelif Heterodoxe zmrelerin Anadoluda Trkmen
an aneleriyle ve m ahall hurafelerle karmasndan hasl olan
Bdblik *m muahhar ekillerinden biri saylabilir. Osmanl
devrine ait bz ark ve garb eserlerinde grdmz Torlaklar
ve derviler, byk bir ihtimalle, bu A bdallardan baka birey
deildir. x v nci asrda, ayn katagoriye dahil sair bz zm
reler gibi Bektalar tarafndan kat surette temsil edilen bu
Abdallar, ilk zamanlarda daha fazla Kalenderye tesirat altnda
kalmakla beraber, Hac Bekta V e l f y i de kendi azizlerinden
olarak tanyordu ve esasen x v inci asr sonlarmdanberi daha
fazla Bektahka meyletmilerdi.
x v nc asr Anadolusunun ve bilhassa garb Anadolu
beyliklerinin din hayatna ait bu tabloyu temamlamak iin,
birka kelime ile B ektailik 'tan bahsedelim. Btn eski Anadolu
tarikatleri arasnda msterikler tarafndan en ok tetkik edil
mi olan bu mhim mes ele hakknda elde edilen neticelerin
yanlln, uzun zaman evvel m uhtelif vesilelerle gstermitim56.
Prof. H. H. Schaederin bu husustaki bz itirazlar, Anado
lunun o devirdeki din hayatm iyitetkik etmi olmamaktan
56 Les Origines du Bektachisme, Paris, l S25

ileri gelen bz yanl anlaylardr ki, Bektailik hakknda muahharan tesadf ettiim vesikalarla da kat surete reddolunabilir57.
Baba eyhi mehur Baba Resulullah -asl ismiyle Baba shak'in
en mhim halifesi olan H ac Bekta, syncretiste mahiyetini
grdmz Bablikin det devam saylabilecek bir tarikate
adn vermitir. H ac Bektam Osmanl hkmdarlariyle mlkat yahud Yenieri O cann tesisindeki rol hakkmdaki iddi
alarn tarih bir esas yoktur. x v nc asrda Bektai tarikati
mevcud olmakla beraber, yine Bblikin istitaleleri mahiyetin
de olan sair mmasil Heterodoxe tarikatler arasnda en mhimmi deildi; o bu ehemmiyetini, x v -x v nc asrlar ara
snda, yni dier Heterodoxe zmreleri kendi iine alp erittik
ten sonra almtr. x v nc asrda, Bb halifesi H ac Bek
ta kltnn, A bdallar gibi Bblikten gelme sair zmreler
arasnda da mevcud olmas, btn o zmrelerin de Bektai
zannedilmesini ve bu suretle Osmanl devletinin kuruluunda,
Bektailika, olduundan fazla ehemmiyet isnad olunmasn in
ta etmitir. M am afih, Osmanl devletinin kuruluu esnasnda
garb Anadoluda, Hac Bekta mensublar da bulunuyordu.
Serhadlerdeki yerleik ve gebe Trkm enlerin din hayat
zerinde en byk mil olan bu serser zmrelerinin, Hristiyan
halk ihtida ettirmek hususunda da en faal ve kat rol oynadk
larn ilve edelim. x v -x v inci asrlar esnasnda Balkanlarm
islmladrlmasmda Heterodoxe derviler zmresinin bu kat
rol, daha byk mikyasta ve daha sarih olarak grlr.

III.

O S M A N L I D E V L E T N N B A L A N G IC I

Osmanl devletinin kuruluundan evvel ve kuruluu esnasnda


gerek orta Anadolunun, gerek garb Anadolunun tima hlini
ve buralarda mevcud m add ve m nev kuvvetleri ve faaliyet
tarzlarn umum hatlariyle gsterdiimizi mid ediyoruz.
Bir asrdanberi byk bir terakkiye m azhar olan Slv ve Bizans
tetkikleri, x ve x v nc asrlarda Bizansn ve Balkanlarm
tima ve siyasi hayatn olduka vuzuh ile tebarz ettirdii
cihetle, burada Osmanl devletinin kuruluuna imkn veren,
87 Orientalische Literatrzeitung,

31, n. 12, 1928, p, 1038-1057.

hatt onu koayladran bu haric millerden de bahsedecek


deiliz. Binaenaleyh, gerek umumiyetle malm olan bu haric
artlar, gerek bu byk tarih oluun -imdiye kadar iyzaha
altmz- tima millerini gznnde tutarak, ibtida O s
manl devletinin doma ve byme safhalarn, x v nc
asr sonuna kadar, ematik bir ekilde arz ve iyzah edelim ve
sonra, bu byk hdisenin balca millerini ve bilhassa dahil
millerini iyzaha alalm.
A.

arih

k ialar

Daha ilk Seluk futuhat esnasnda Anadoluya gelerek


muhtelif yerlere iskn edilmi olan K ay O uzlarndan kk
bir ksm, xm nc asr sonlarnda Anadolunun imal-i garbi
sinde ve Trk -Bizans hududu zerinde yayordu. Bunlarn
xm nc asrm son yarsnda Paflagonya daki kudretli Trk
Em ri U m urun maiyyetinde, civarlarndaki Bizansllarla m ca
delelerde bulunduklar tahmin olunabilir. Zek ve iradeli bir
aiyret reisi olan Osman, Anadoludaki Bizans topraklarnn o
zamanki anarisinden ve metrk vazyetinden istifade ederek,
arazisini yava yava geniletmee balad. znik havalisine
doru tehdidkr bir vazyet alan O sm an a kar M uzalon
kumandasndaki Bizansllarn Koyunhisar(Baphaeon)ndaki
harbleri, imparatorluk ordusunun onunla ilk temasdr (1301;
M uralta gre 1302). Gerek merkezde, gerek Balkanlar da trl
gailelerle megul olan ve garb Anadoluda Germiyan O ullar
ile ona tbi sahil beylikleri gibi kuvvetli dmanlarla uraan
Bizans, uzun mddet Osm an a kar bir harekette bulunmak
imknn bulmad. Kendi kuvvetleriyle kendini m dafaaya mec
bur olan bz mevkiler ve nihayet epeyi yllardanberi mlhakat
kylerini kaybetmi olan Bursa skt etti (1326). Osm anllarm
mtemadi ilerilemelerinden ve Izm km tehdid edilmesinden
tela den gen imparator Andronic m., 1329da Pelekcanon-bu gnk Maltepe- de O rhann ordusu ile yapt harbi kayb
etti ve znik 1331de O rhann eline geti. 1337 veya 1338de
zm idi de ele geiren Osmanl Beylii, artk Kocaeli yarm
adasna hkim olmutu, Bu zamanlardan balayarak galiba 1360
senelerine kadar, Osmanl devleti, para para Karesi Beylii

arazisini de ilhaka muvaffak oldu. x v nc asr ilk yarsnn


son yllarnda Osmanl devletinin vazyetinden bahseden bn
Battta ve Om ar, O rhann faaliyetinden, kuvvetli bir orduya
mikiyetinden bahsederler.
Aydn O ullar devletinin kuvvetli hkmdar Gzi Um ur
Beyin lmnden sonra, dahil ve haric trl trl gailelerle
megul olan Bizans, O rhann yardmn daha ehemmiyetle temine alt. Orhan, artk Bizansn dahil ilerine de kuvvetle mda
hale ediyordu. te bu mnasebetlerle 1345denberi Avrupa ktasma gemekte olan Osmanllar, nihayet, ok iddetli bir hareket-i arz neticesinde kale divarlarmn yklmasndan istifade
ederek Geliboluya yerledier, Anadoludan ve bilhassa Karesiden birok Trkler buraya gelip yerledikleri gibi, Orhan, bz
gebe aiyretleri de buraya evketti. Trakya halknn kaabilen
ksm, Osmanl istils nnde muhaceret ediyor, bo kalan yer
ler Anadoludan gelen T rk lerle dolduruluyordu. I359da ba
layan bu hareket, imdiye kadar yalnz Osmanllarm deil, on
lardan evvel dier shil emaretlerinin de yapm olduklar gibi ge
ici bir istil deil, hakik bir yerleme idi ve asrlar grm payitaht,
ilk defa olarak, Osmanl tehlikesini, kelimenin btn mul ile
idrak edebildi.
M urad i. tahta kd zaman, Gelibolu, ileri bir hareket
ss olmak zre, Trkler A vrupa kysnda kat surette yerle
miler, hatt Trakya futuhat epeyi ilerilemiti. O rhann tecrbeli
kumandanlar 1360-1361 seferiyle T rakyann strateji bakmndan
en mhim yerlerini ele geirmilerdi. M uradm 1389^ kadar s
ren saltanat, Balkanlarda Osmanl hkimiyetinin sarslmaz bir
ekilde yerlemesi gayesini istihsal etmiti. Pytahtlarm Edir
neye nakleden Osmanllar, T rakyay, Makedonya ve Bulgaris
tan zabt ve olduka mhim kemmiyette Trk muhacirleriyle
iskn etmiler ve nihayet Kosova meydan muharebesinde Sr
bistan da ortadan kaldrmlardr. Balkanlardaki muzafferiyetlerle kuvveti artm olan Osmanl devleti, M urad zamannda
Anadoluda da hududlarm geniletmi, Ankara ve havalisini,
Germ iyan ve Ham id O ullar arazisinin mhim bir ksmm
alm, Karam anllar malb etmidi. K a tiy etle denilebilir ki,
Bayezid 1. tahta kd zaman, Osmanl devleti Anadoluda ve
Balkanlarda salam ve kuvvetli bir imperatorluk eklinde ku

rulmu bulunuyordu. Onun bir kat daha bytt ve kuvvet


lendirdii bu siyas binann ne kadar sarslmaz temellere dayan
d, biri parlak bir zaferle, dieri hkmdarn esaretiyle biten
Nigebolu ve Ankara muharebeleri gibi iki byk tecrbe ile
sabit olmutur.
B.

smanli

e v l e t i nin

nkafindaki

m iller

Osmanl devletinin ilk kurulu asrna bu umum baktan


sonra, bu byk tarih ameliyenin balca millerini ksaca
sralayabiliriz:
. Osmanllarm Trk-Bizans hududu zerinde bulunmalar
yni coraf vazyetleri. -Nitekim garb AnadoluMa Bizans hududlar zerinde bulunan dier birtakm Trk kitlelerinin de -h a t
t bzlarmn Osmanllardan evvel ve onlardan daha kuvvetlisiyas teekkller vcude getirdiklerini gstermitik ve bunun
btn sebeplerini iyzah etmitik.
2.
Osmanl hudutlarndaki Trk beyliklerinin bu yeni teek
kle kar hasmne bir harekette bulunmamalar.. Ibtida Paflagonya Emri Um ura tbi olduu tahmin edilen Osman, U m urun
lmnden Paflagonyamn Candar Oullan*m. gemesine kadar
devam eden mddet zarfnda, hareketlerinde serbest kalm ve
galiba o sahadaki bz kk kuvvetler de bu karklk zam a
nnda ona iltihak etmilerdir. Gandar Oulllar, bir taraftan
Karadeniz sahil memleketlerini elde etmek, muhtemel bahr
taarruzlara kar koymak, dier taraftan da O rta Anadoludaki
lhn valierine, sonra Eretnalar a. ve kendisiyle hem-hudud sair
Trk siyas heyetlerine kar vazyetini muhafaza etmekle
megul olduu iin, Bizansllar aleyhine mcadelede bulunan
bu kk teekkl hakknda fena bir fikir besliyemezdi.
Germiyanllar*a gelince, orta ve cenub Anadoludaki byk

siyas kuvvetlere muvaffakiyetle mukabele edecek vazyette


bulunan bu kudretli devlet de Bizansllar dan ftuhat yapm ak
la meguld. btida kendi kumandanlar tarafndan tesis edilip
kendisine tbi olan Aydn, Saruhan gibi sahil beylikleri kuv
vetlendikten sonra bir i devleti mahiyetinde kalan bu dev
let, Karahisar ve nan O ullarna tbi memleketleri zabt

ettikten sonra, Ham id O ullarna ve bilhassa Karam anllara


kar mevkiini muhafazay dnyordu.
Mentee, Aydn, Saruhan, Karesi Oullarna gelince,
bunlarn takiyp ettikleri futuhat yollar ve hedef tuttuklar
gaye, hele ilk zamanlarda, Osm anllarmki ile asl terz etmi
yordu. Bizansllarm bir aralk onlar Osmanllar aleyhine tevik
etmesi, hibir netice vermemidi. nk, karlarnda baka
dmanlar vard. te bu suretle, Anadolunun umum siyas
vazyeti Osmanllarn ilk zamanlarnda serbeste hareket
lerine meydan brakmd.
3. Osmanllarn Asyada kendileriyle hem~hudud Bizans
topraklarm aldktan sonra A vru p aya gemelerini ve Balkanlar da salam, surette yerlemelerini kolayladran miller, cenub-
ark Avrupann Ortazam an tarihiyle uraan muhtelif limler
ve bilhassa Slv ve Bizans tetkikleri mtehassslar tarafndan
olduka sarih surette aydnlatlm olduundan, ilim alemince
esasen malm olan o cihetleri meskt geiyorum.
4. lk Osmanl hkmdarlar, Anadoludaki Bizans top
raklarn zabtetmek ve orada esasl surette yerlemek iin muh~
tac olduklar m add ve manev kuvvetleri, garb serhadlerindeki dier beylikler gibi, xm nc asrn ikinci yarsndanberi garb hududlarma gelip birikmekte olan gebe, kyl,
ehirli Trk unsurlarndan kf derecede te min etmilerdi.
Sahil beylikleri, yalnz Bizansllar a deil, denizci Latin kuv
vetlerine kar da devaml bir netice temin etmeyen mte
mdi harblerle hrpalanrken, Osmanl Beylii kendisini
yormayan yava, fakat salam admlarla hududlarm geni
letiyor, miitemad kuvvetini artryordu. Osmanllar Gelibo
luyu zabtetmeden evvel, Hristiyan lemi onlarn mevcudiyet
leriyle alkadar bile deildi. Halbuki, bilhassa G z Umur
B ey in parlak fakat neticesiz seferleri, Papa bata olmak zre,
Akdeniz Hristiyan lemini galeyana getirmi ve U m urun lmiyle beraber zm irin de zabtn mucib olmutu. Osmanl dev
letinin kuruluunda, coraf vazyetinin dier hudud beylik
lerinden farkl olan bu hususiyeti yni karlarnda yalnz Bi
zans muhasm olarak bulmas da hesaba katlmak lzmdr.

Yoksa, ondan evvelki miller, dier sahil beyliklerinin kuru


luunda da, hemen ayni ekilde mevcuddu.
5. Osmanllar hri olmak zre, dier sahil beyliklerinde
devlet btn ailenin mterek mal addolunuyor, prenslerden her
biri kendine ait olan sahada mstakil olarak hkm sryordu.
Geri ailenin en by nazar olarak dierleri zerinde bir nevi
metbuHuk hakkn hizdi; fakat bunu, ancak madd bakmdan en
kuvvetli olduu zaman tatbik edebiliyordu. Aydn Olu Mehmed
Bey, Birgi de hkmran olduu zaman, kk olu yannda bulu
nuyor, dier oullar ayr yerlerde hkmran bulunuyorlar.
Bunlardan hepsinin ayr kuvvetleri vard. Um ur Bey, ilk Gelibolu
seferine babasnn arzusu hilfna olarak gidiyor. Babasnn
lmnden sonra, kendisinden byk bir kardei bulunduu
halde, amcalarnn ve kardeleri Khdr Beyin srar ile beylik
tahtna geiyor. te bu vazyet, btn sahil beyliklerinde sk
sk dahil rekabetler, mcadeleler tevlit ediyor ve onlar zaif
dryor. Halbuki Osmanl devletinde btn kuvvet bir tek
hkmdarn elindedir. yle grnyor ki, Murad 1. de, mualharan olu Bayezidin yapd gibi, hkimiyette kendine rakib
ve mdde brakmamak iin kardelerini ortadan kaldrmtr.
Osmanl devletinin x v nc asrda dahil mhim bir sarsn
tya uramamasnda hkimiyetin taksim edilmemesi usl byk
bir mil olmutur. Bu, acaba hukuk bir tekml netcesi midir,
yoksa hkmdarlarn ahs tecrbelerinin bir tatbiki midir,
birey sylenemez. Yalnz, bunun, slm mme hukuku prensip
lerine uygun olduunu kaydedelim.
6. Osmanllarn, Karesi arazisinden mhim bir ksmm ko
layca aldkdan sonra, A vrupaya geib Geliboluda yerleiver
meleri, devlet bnyesinin kuvvetlenmesinde byk bir mil
oldu. nk, bo ve zengin toprak bulup yerlemek maksadiyle,
birok gebe unsurlar, fakir kyller, Rum elinin zengin T mrlan'na. nil olmak isteyen birok Siphiler, Orta Anadoludan,
Karesi, Saruhan, Aydm, Mentee gibi sahil beyliklerinden
Trakyaya ve Makedonyaya geldiler. Devletin iskn maksadiyle
naklettii kitlelerden baka, ahs arzulariyle gelenlerin de her
halde byk bir yekn tuttuu tahmin olunabilir. Sahil beylik
leri halkndan biroklan, vaktiyle beylerinin maiyyetinde gelip

gemi olduklar bu zengin ve gzel Rum eli shasm daha


eskiden tanyorlard. Osm anl devleti bu suretle A nadoludaki
komularnn zararna kuvvetini mtemadiyen artryordu. A n a
doludan R um eliye Trklerin byle mhim kitleler hlinde,
nakilleri, x v inci asrda da devam edecektir.
7.
O sm anllarm Balkanlardaki ftuhat kendileri iin n
fusa byk zayiat mucib olm adan, kolaylkla yaplmd. Bu f
tuhatta harble beraber zabtolunan yerlerden mebzl ganimet ve
esir almyordu. Ekseriyetle gen ocuklardan mrekkeb olan bu
esirlerden devlet namna alm an bete bir hisse Anadoluya sevkedilerek Trkler arasnda terbiye ediliyorlar ve orada Trke
renip slm olduktan sonra, askerlikte kullanlyorlard.
Anadoluda byk asker fiyeflere mlik olan kumandanlar,
yahud daha kk fiy e f sahibleri, hisselerine den esirleri ya sat
yorlar, yahud slm detine gre terbiyeden sonra kendi maiyyetlerinde kullanyorlard. x v inci asrn ilk yarsnda A nadoluda
Hristiyan ahalisiyle beraber herhangibir ie vakfedilen kylerin
mevcudiyetini biliyoruz. K a t birey sylenememekle beraber,
bunlarn byle esirlerden mrekkeb kyler olduu tahmin olu
nabilir. Eer byle ise, bu esirlerden ancak birksmnm- belki
yalar kk olanlarn- ihtida ettirildii, ksm- zaminin byk
araz sahibleri tarafndan kendi topraklarnda ziraat ilerinde
kullanld m eydana kar.
Sulh yolu ile zabtedilen yerlerdeki halk, m uayyen vergi
lerini vermek zre, yerlerinde braklyordu. Yukarda bahsetmi
olduum uz serser dervi zmreleri, Hristiyan halk arasnda
m tem di bir slm propagandas yapm akla meguldler,
B o g o m iritr gibi ortodoks kilisesine dman Heretique zmreler
arasnda, islmiyetin kolaylkla yayld tasavvur olunabilir.
Aristokrasi arasnda da ekonomik ve psikolojik sebeblerle ihti
dalar vuk bulduu tabidir. Fakat bu ihtidalarn xrvnc
asrda yle byk mikyasta vuka gelmedii sylenebilir. Bunu
daha sonra, x v inci htt x v nc asrlarda bilhassa Bosnada
ve A rnavutlukda greceiz. Btn bunlarda devletin hibir
mdahalesi, tazyiki olmam, devlet her zam an din serbestsine,
ruhan snflarn im tiyazlarna, cemaatlerin rf ve detlerine
riayet etmitir.

8. ptida, yukarda sylediimiz gen esirlerden tekil edi


len Yenieri kuvveti, hkmdarn m aiyyetinde daim bir piyade
kuvveti idi. Fakat devletin en byk asker kuvvetini Tmar
sahibi Sipahlerin vcude getirdii svari kuvveti tekil edi
yordu. Bilhassa x v nc asrda bu Y en ierilerin gze arpacak
bir ehemmiyetleri yokdu. Devirme usl sistematik bir ekilde
ancak x v inci asrda M urad 11. zam annda balamtr.
9. Zabtedilen arazinin m uhtelif kymette Tmarlar a ayrla
rak asker vazife mukabilinde Sipahilere verilmesi, yahud daha
byk kymette zeam et ve kh"larm varidatyla mtenasib mikdarda asker tedarik etmek artiyle daha byk kum andanlara
verilmesi usl, Seluk devleti zam annda olduu gibi, Osmanl
devletinde de devam ediyordu. Babadan oula kalan bu sipa
hilik, memlekette ok salam esaslara dayanan bir toprak aris
tokrasisi vcude getiriyordu. Kendi menfaatleri, varidat kendi
lerine tahsis edilmi olan yerlerin ktisad ykseliine, yni kyl
snfnn refahna mstenid olan bu snf, kendi mliknelerinde
devletin de bir nevi mmessili idiler. x v inci asrda Osmanl
devletinin gerek siyas ykseliinde, gerek onun istinadgh
olan iktisadi refahnda bu snfn byk rol olmutur. V a k
tiyle uzun uzadya mdafaa ve iyzah ettiim gibi, bu usln
Bizanstan alnma olmayp, byk Seluk m paratorluundanberi devam edip geldiim yine tekrar edeyim58.
58 Bizans Messeselerinin Osmanl Messeseleri zerine Tesiri.- Trk Hukuk
ve ktisad Tarihi Mecmuas, cild I, 1931, s. 165-313. Bu eserin vard neti
celerin ksa bir hulsas, Franszca olarak u balk altnda neredilmitir:
Les Institutions Byzantines ont-elles joue un role dans la formation des nstitutions
Ottomanes? (V II e Congrks International des Sciences Historiques. Varova
kongresine takdim edilmi olan tebliler hulsas, 1933.t. I. p. 297-302).
M. Guillancl, tezimden, ancak bu hulsann abucak kraati neticesinde
haberdar olduu iindir ki, Annales dHistoire Economigue et Sociale (Juillet
1934, P- 426 : Institutions Byzantines, Institutions Musulmanes?)' da, Bizans tesirleri
meselesini m enfi olarak hallettiimi, fakat bunu, tarihiye yakan taraf
szlk ve serin kanllkla yapmadm^ yazabilmitir. Esas eserimde, Bizans^n
bilhassa Emevler ve Abbasler devirlerinde slm messeselerine tesirlerini,
msbet muJtalar olarak kaydettim. Trklerce gelince, bu tesirin onlar zerin
de, Osmanl Devletinin kuruluundan sonra deil, daha evvel mil olduunu
meydana koyduumu sanyorum. (slm messeseleri = Osmanl messeseleri)
muadeletine gelince, bunun btn mes uliyetini, tabi, M . G uillanda b
rakyorum.

o. Osmanl devletinin m lk, asker, adl tekilt, esasen


A nadolu Seluklularnm kinin bir devam mahiyetinde olup,
ksmen lhnlerler ve biraz da M sr M emlkleri tekiltnn
tesirleri altnda kalmtr. V aktiyle genie srette iyzah etmi
olduum bu meseleyi burada tekrar iyzaha kalkacak deilim.
Osm anl devleti, x v nc asrda btn bu tekilt iin m uh
ta olduu unsurlar pek az istisna ile, Trkler arasnda bul
mutur. Devletin byk ricali ve kum andanlar ise - M ihal
O u llar gibi bir iki istisna ile - kmilen yksek T rk aristok
rasisine mensubdular. Osm anl hanednmm ykseliiyle mterfk olarak ykselen ve onlarla beraber Osmanl devletini kuran
bu aristokarasi, x v nc asrda btn idareyi henz ellerinde
tutuyorlard. Bunlar iinden byk kumandalar, m hir idare
ciler, yksek tekiltlar, ince diplom atlar yetimidi.
11. Btn bu millere ilve olarak, ilk Osmanl hkm darla
rnn, Osm ann, O rh an n, M u rad m ve bilhassa bu sonuncunun,
byk kuruculuk m eziyetlerini de gznnde tutmak lzmdr.
Byk ve yaratc ferdlerin tima hayatdaki hkim roln
nazar-i itibare alm ayan - yanl anlalm - bir determinisme,
tim a hayatn ve tarih tekm ln ok mhim bir milini unut
mu olur.

Btn bu iyzahlardan sonra, Osm anl devletinin kuruluunun


mnasn, Anadolu T rk l nn tarih yry bakm ndan,
u ekilde iyzah edebiliriz: Bu devlet, mnkariz Seluk Sultanl
ile ve ona halef olan sair A nadolu beylikleriyle hi alkas ol
m ayan yeni bir uzviyet, yeni bir etnik ve siyas teekkl deildir;
bilkis, yukardanberi iyzah ettiim iz vehile, vaktiyle Anadolu
Seluk devletini, Dnim endlileri, Anadolu beyliklerini de kuran,
A nadolu T rklnn x m -x vnc asrlardaki siyas ve ti
m a tekmlnden doan yeni bir synthese, yeni bir tarih
terkip' dir.

I
J

UMUM N D E K S
ah adlar ile, tarih ve coraf isimler dz, tbir ve stlahlar,
kabile, boy, eser adlan italik dizilmitir. H erhangibir mn karkl
na meydan vermemek iin, indeks'te, A rap alfabesindeki: t t S. O , JU S
t j , js i j c j

i dj i ^

i 0^> i j i i 5 harflerine karlk, srasyle

a, a; t, t; h, kh, h; dh, z, d; th, s, ; k, k harflerini kullanm bulunu


yoruz. Bu usle, metin dahilinde de imkn nisbetinde riayet edilmitir.

A
Abaka, 33, 77
Abbsler, 64, 73, 83, 85, 87, 95, 109
Abdal, 94, 101, 102
Abdln- Rm, 94, tot
Abdal M urad, 101
Abdal Musa, 10
Ab al-Fid, 41, 73, 79
Ab al-Gz Bahdur, 69
Ab Ishak Kzarn, 96
Ab SaJd Bahdur, 37, 38
Adalar Denizi, 59

Adana, 46
A f lk, 18, 58, 90, 100
Afrika, imal, 86

4 /W 35 ) 4 1
Agaeri, 41
Ahrrcd, 26
Ahrnediye, 96 (Bk., Rifllye)
Akdeniz, 28, 29, 53, 55, 58, 59, 74,106
Akhler (Ahler), 13, 64, 89,90-92, 96;
Ankara Ahileri, 92, 104, 105;
Anadolu Ahileri, 89, 92
Akhiyn, 89
Akhyn- Rm, 89
Akhyat al-Fityn, 89
Akh Ahmed h, 90

Akh Evren, 97
Akh Y suf Khalvat, 96
Akhlat, 31, 72
A k Koyunlu, 43, 80
Akritai, 75, 76
Akritas (Digenis popeesi), 79, 80
Ak-Saray, 43, 60, 89, 96
Ak-Sarayl, 16, 55, 81
Ak-ehir, 77
Afc-Tav Tatarlar, 34
(Al al-dn 1. (Bk., Kaykobd 1.)
3 . 30*_32 > 35 > 53
Al al-dn Paa, 13
Ala-Gz (Kabilesi), 43
Ala'ye, 31, 53, 59, 74
Ala-ehir, 30
Alev, 98, 99
Alexis m . Ange, 29

Al, 19
Ali Bey, 74
Alp, 78, 84, 88, 90, 91
Alp Arslan, 40
Alp Erenler, 84, 88
Altm ordu mparatorluu, 15, 28, 34
Amasya, 48, 60, 71
Anadolu, 3, 9, 11, 17, 18, 22, 23,
27, 29, 31-34, 38-40, 44, 45,
F. VIII,

49-58, 62, 64,65, 67, 68, 71-83,


86, 88-110
Anamur, 31
Andronic IIL , 103
Ankara, 36-38, 43, 60, 92
Antakya, 46
Antalya, 28-30, 41, 46, 53, 59, 74,
89
Aral (Denizi), 40, 68
Argun (lkhan), 43
A rif elebi ( Bk., elebi A r if), 100
Arnavudluk, 108
Arrn, 71, 96
Artk, 28
Asya, 1 1 (Bk. Kk ve Orta-Asya)
k Paa, 88
k Paazade, (Bk., Trih )
Avrupa, 26, 29, 55, 59, 104, 106, 107
Aydn, 105, 107
Aydn O ullar, 36, 38, 71, 100, 104,
106, 107
'Aym tab, 49
cAyyr, 85, 86, 89, 90, 92; (yyrlarm
Ba, 85,86
Azerbaycan, 31, 42, 43, 71, 89, 90
Aziz ibn Ardar Astarbd, 17

B
Baba, 48, 94, 98, 100, 101
,
Bb (syan), 32, 48, 49, 99, 101, 102
Bb ik, 101, 102
Baba shk, 101
Baha M erend, 100
Baba Rasl-Allah, 48, 49, 101
Babinger (F.) 6, 20, 95
Bac, g4
Bacyn- Rm, 93, 94
Backer (L. de), 54
Badr al-dn Ayn, 55
Badad, 57, 60, 85, 86
Bahcat al-tavnh, 20, 68
Bakh (Bah), 94
Bakhhyn- Rm, 93
Bk'i, 9

Balkesir, 89
Balkanlar, 1, 11, 14, 30, 3 4 ,4 5 ,8 2 ,
83, 102, 104, 106, 108
Balkan Yarmadas, 3, 4
Barberousse (Frederic), 75
Barem, 89
jBarm-bay (Bann-bay), 43
Barthold (W .), 17, 70, 85
Basra Krfezi, 65
Btner, 92
Battal (Seyyid Battal Roman), 80
Bayat, 41
Baybars, 33, 43, 56, 76
Bayu, 55
Baydu, 80
Bayezid 1. (Yldrm ), 82, 104, 107
Bay haki, 85
Bayndr, 41
BehitI, (Bk., Trih)
Bektai (Bektailik), 13, 48, 94, 95
101, 102
Bertrandon de la Broquiere, 46, 47,

94-5 97
Beyehri, 37;

Beyehr-Gl,

Bezm- Rezm , 17
Bilecik, 8
Birgi, 89, 107
Bisvut, 43
Bitinya, 44, 76
Bizans, 4., n , 14,

21-22,

79

27-32,

34 -36 , 39 , 4 1 44 45 , 49 > 5 ^, 75 ,
76, 78, 79, 81, 83, 101-106, 109
Blake (R . P,), 2
Blochet (E.), 73
Bogomil, 108
Bolu, 71, 77, 89
Bosna, 108
Bouvat fL.), 65
Bratianu (G .), 54
Brockelmann (K.), 70
Brosset (M .), 79
Bulgaristan, 104
Burdur, 71, 89
Busa, 46, 81, 89, 97, 103
Brokrasi, 12; Brokrat, 61

C
Gall al-dn K.hwrezmh, 31, 32,
35, 42, 65, 95
Gall al-dn Rm (Bk., M evln),
58, 95, 100
Calliye, 95
Cam l al-dn Sv, 99
Cami al-duval, 43
Cmi al-tavrh, 7, 16
Cm- Gem-yn, 68
Candar O ullar, 37, 105
Cengiz, 72, 98
Ghabot (J. B.), 79
Chalandon (F.), 75, 76, 79
Charignon (A.), 44
Cizye, 81
Gorbin (H.), 64
Corporatif ahlk, 83
Corporation, 62, 63, 86, 90, 91, 92
Cu aydye, 86
Cuci mparatorluu, 43
Cuzcn, 7

aatay mparatorluu, 43
ankr, 71
avdar, 43
aykazan Kabilesi, 43
eleb Arif, 100
emikezek, 31
epni Kabilesi, 41
in Trkistan, 65
oban (Emr), 17, 35, 36, 38, 77
orum, 71

Demirta, 17, 34, 35, 37, 38, 77, 79


Denizli, 41, 71
Dervi, 101, 108
Devirme, 4, 9, 12, og
Dh al-K adr Beylii, 94
Diehl (Ch.), 11, 23, 70
D iyanbekir, 31, 43, 53
Dobruca, 34
Dudu-O lu, 49
Dur ar al-kmina ( A l), 16
Dndar Bey, 37
Dstr-nme, 18, 20, 68
Dzce, 71

E
Ece H alil, 34
Edebal (eyh), 6, 13
Edirne, 104
Edremit, 75
Ege Denizi, 31, 44
Eridir, 37
Elbistan, 33
Elcezire, 4.2, 55, 60
Em evler, 73, 109
Enver, 18, 20, 68
Eretna, 77, 105
Ermenak, 35
Ermeniler, 57, 58
Erturul, 3, 6, 69, 71, 73
Erzincan, 31, 32, 60, 71, 89
Erzurum , 31, 32, 53, 54, 57, 60, 89
Eskiehir, 43, 71, 73
Eref Oullar, 37
Evliya elebi Seyyahat-nmesi, 9
Evrenos (Evren+U-z), 83
Eyyubler (Haleb), 31, 48

D
F
Dnimend G z Roman, 9 (Bk., Dnimend-nme)
Dnimendler, 28, 79, 84, 110
Dnimend-nme, 80
D r al-slm, 78
Dede iCorfcud Kitab, 68, 80
de Goje, 86

Fad^il al-Cihd, 9
Fallmerayer, 112
Fars, 35
Fat, 86 (C e n f: Fityn)
Feridun Bey Mne t, 21
Fethiye, 71

Ham, 46
Ham dullah M stavf, 55
Hamid Bey, 37

Fityn, 86
Frazer (J. G .), 9
Frikya, 73
Futat, 57
Ftvvet, 63, 86-88, 90-92
Ftvvetdrn, 86
Ftvveliye, 92
Ftvvet-nme, 89, 92
Ftvvet tarikat, 92

Hamid O ullan, 37, 77, 104, 106


Ham m er, 10, 14, 19, 20, 72
Hanefi, 95
Harfia, 86
Hartmann, 86
Hasluck (F. W .), 58
Haydar iye, 99, 101
H aython, 54, 55

G
Gardz, 85
Gazan (lhan), 34., 55, 56, 81
Gz, 78, 84, 85, 88, 90
Gziyn- Rm, 84, 88
Gaznevler, 40
Gelibolu, 34 104, 106, 107
Gerede, 71, 77, 89
Germ iyan (ehir), 77
Germiyan Beylii, 35-39, 77 , 103,105
Germiyan Emirleri, 36, 37, 103
Geyve, 89
Gyth al-dn Mes^d n . , 36
Gibbons (H. A .), 1-3, 5-10, 12-17,
19-21, 72, 81, 82
Giese (F.), 2, 7, 13, 19, 20
Gorgorom, 77
Gebe Trkler, 10
Gk-Br Oullar, 100
Glhisar, 89
Gynk, 82
Gregoire (H .), 80
Grousset (R .), 6, 68
Guilland (M .), 109
Guyard (S.), 40, 43
Glehri, 97
Gm, 89

H
Hac Bekta Vel, 94,
Hactyn-i Rm, 93, 94
hallar (rv.), 44
Haleb, 31, 49, 57, 96,
Hallc (Al-), 92

Herodote, 8
Het Behit, 68
Heterodoxe (Tarikatler), 47, 82, 94, 95,
98-102
Hetirodoxie (Trkmen Kabilelerinde),
47, 48, 78

H ey d (W .), 54
Hristiyanlar (AnadoluJda), 3, 4,

12,

58 ,

77 , 79 -83 , 95 > 8
Hristiyan dnmeleri, 1 1, 8 1
Hindistan, 7, 99
Houtsma (Th.), 17
Huart (CL), 12, 13, 18, 65, 74
Hlg, 43

I
Irak, 42, 45, 86, 99
Islki, 96
Ishkye,

96

znik, 29, 76, 81, 103; znik Rum


mparatorluu, 27, 29-31, 45, 53,
75, 81,

103

I
101,

102

bjiye, 100
bn aI-Arab, 95
bn al-Athr, 86
bn al-Kathr, 86
bn Bata, 13, 16, 75, 81, 82, 89,

91, 104
bn Bibi, 29, 88
bn Cubayr, 86
brahim H ac (eyh), 100
dris~i Bitls, 68
l-ba, 46
tlgaz, 71
lhanllar m paratorluu, 7, 12, 17,
22,
28, 33 -39 , 44 , 45 , 54 , 55 , 58
61, 62, 65, 77, 78, 80, 81, 93,
100, 1 10 (Bk., Moollar)
llyas Bey, 74
nan, Abdlkadir, 69
nan, Mkrim in Halil, 18, 20, 21
nan O ullan, 36, 77, 105
orga (N.),2, 3, 29, 58, 75, 79
ran, 9, 31, 40, 43, 49, 51, 55, 78, 85,
86, 99
skender-nme Roman, 20
slmiyet, 13, 80-84, I02> 108
sm il (Safav h), 88
sparta, 71
stanbul, 28, 30, 35, 60, 81
talyan, 21, 54.
talyan Cum huriyeti, 53
yoniya, 36, 44
zmir, 106
zmit, 103

J
Jacob (Georg), 87
Jorga (Bk., orga)

K
I.ll Ahm ed (Nideli), 17, 100. 101
ICd Burhan al-dn, 17
.afkaslar, 44, 65, 71
Kahle (P.), 87
K hta, 38
Kala, 41
Kalender, 99
Kalenderye, 98, 99, 101
Kangl, 42, 68

Knn-nme, 20
Karadeniz, 28, 29, 34, 53,

55, 58,

74 , 105
K aradeniz Erelsi, 34
Karahisar (Afyon), 37, 105
Karakorum , 54
Karakoyunlu, 43
IjLaraman, 77
K aram an Olu, 49
K aram an Oullar, 8, 35, 36-39, 44,
47, 90, 104, 106
Karasi, 34, 103, 104, 107
Klarasi Oullar, 36, 38, 106
Kara - Tatarlar, 43
Korluk, 41
Karmat, 92
Kaskel (w.), 96
Kastam onu, 71, 77, 89
Katalanlar, 78
Katolik, 78
Kay, 70
Kay, 6 8 -7 3 , io 3
Kay, 70
K aykvs 1. ( zz al-dn), 28-31 42,
53, 88, 91
K aykvs 11. (zz al-dn), 3 0 -3 5
K aykh usrevi. (Gyth al-dn), 28-31
Kaykhusrev 11. (Gyth al-dn), 32,
42, 48, 49
Kaykhusrev m. (Gyth al-dn) 36
K aykobd 1. (Bk., A l al-dn)
Kayseri, 32, 33, 43, 54 , 57 , 6, 77 , 89
Kdzarnya, 96 (Bk., Mridiye, s~
fykye)
Iazvnl, 60
Kefersud, 48
K em al al-dn, 73
Khalkokondyle, 60
Khalvatye, 95, 96
KharHta, 76 (Bk.,

Akritai)

K harput, 60
Khaff, 77, 109
K hatir O ullan, 35
K hidr Bey, 100, 107
Khorsn, 49, 50, 72, 84, 86, 99

Khorsn Abdallar, 94.


Khorsn Erenleri, 99
Khvvrezm, 3, 98,
Khwrezm Kabileleri, 32, 42, 49
Khwrezmh mparatorluu,
42
Khazar Denizi, 40, 68, 69, 71
Kbrs, 54
Knk , 41, 69
Krm , 31, 78, 89
Krehir, 60, 97
pak, 4.1, 42
Kzlba, 100
Kzlrm ak, 59
Kilikya, 7 r
Kirm an, 35
Kilb zey*ul akhbr, 85
K obdlye, 48
Kocaeli, 103
Koman (veya Kuman), 76
Komnen, 29, 30, 70, 75, 76, 80
Konev (B k ., Trih)
Konya, 30, 35, 38, 43, 46, 48, 49, 54,

55 > 57 6o>73 >75 ) 89 = 9 9 1, 94


Koova, 104
Koyunhisar, 103
Kseda, 32
Kse M ikhal (M ihal), 11 (Bk.,
M ikhal Oullar)
Kramers (J. H.), 2, 12, 69
Kronoloji Mecmualar, 20
Kfe, 57
Kum ral Abdal, 101
Kur an, 6, 8
Kub al-dn Haydar, 99
Kk-Asya, 42, 65, 70, 76,
Kk Ermenistan, 28, 30, 31, 53,
59 , 74
Ktahya, 35, 43, 77, 97

Latinlik, 78
Laurent (J.), 79
Lidya, 36, 44
Likiya, 37
Lokman, 8
Luluva (Louln), 100
Ltf Paa (Bk., Trih)

M
M acd al-dn shk, 88
M hn, 72
M ahm ud Gaznev, 7
Makedonya, 104, 107
M alatya, 34, 48
M alazgird, 9, 40
Maltepe, 103
Manisa, 89
Mar'a, 48
M arco Polo, 44, 54
Marm ara, 44
M arquardt (J,), 70, 72
Masalk al-Abr, 77
Mas-Latrie, 44, 54
Massignon (L.), 87, 92
M ver'-i Hazar, 71
Mvernnehr, 84 - 86, 98
M ayyafrkin, 31
Mzendern, 71
Mehd, 79
Mehd bekleme, 97
Mehmed Bey (Aydn Olu), 107
Mehmed Bey (Gz), 74
Mehmed L , 82
Mekke, 97
Melmetiye, 36, 99
Melikh, 40
Memlkler, 12, 28, 33, 34, 94, 100,

110
Ladik, 36, 89
Langer (W. L.), 3
Laskaris (Theodore 1.), 29^31
Laskaris (Theodore 11.), 30
Latin, 54, 55, 106

Menakb al-Arifin (Les Saint des


Derviches Tourneurs), 18
Menderes havlisi, 41, 74.
Mengu, 28
Mentee Oullar, 38, 100, 106, 107
Menzel (Th.), 65

Mesnevi, 65
Mes'ud Bey, 100
Mevn, 100 (Bk., Call al-dn Rm)
Mevlevye, 95, 96
Meynard (B.), 73

Msr, 2 i, 28, 33- 35 : 37 , 38, 53 >


78,
94, 100, 110
Msr-Suriye Memlkleri, 15, 28,
34, 100, n o
Mihal, 71
Mihal - Oullar, 110
Milas, 89
Misiya, 36
Moollar, 3, 9, 10, 28, 30-33, 39-44.
49-52, 54, 55, 57, 65, 70-72, 76-78,
86, 93, 96, 100
Mudurnu, 8g
Muhammed (Mustafa, Peygamber)
8, 70
Muhammed Nzm, 85
Mu*n al-dn Pervane, 33, 35, 77
Mukaddes Cihad, 78
Mukta aclar, 62
Murad I., 1, 4, 13, 104, 107, 110
M urad II., 68, 69, 82, 109
Muralt, 103
Mutattawia, 86
Muzalon, 103
Mneccim-Ba (Bk., Trih)
Mna t, 18
Mrid, 88
Mridiye, 96 (Bk., Kzarnlye, Isha~
kye)
Mrvvet, 86
Msmara t al~akhbr, 16
Mslmanlar, 3, 9, 77 - 82

Niksar, 60
Nogay, 34
Nldeke (Th.), 5
Nbvviye% 86

O
Ouz (An anesi), 7, 8; Ouz (Kabile),
40, 41, 57, 68, 69, 71, 74

O uz Khan, 69
O m ar, 104
Omont (H .j. 56
Orhan, n , 13, 75, 81,
Orhan (ehir), 77, 103
Orhan ili, 71

110

Orta-Asya, 40, 43, 50, 54, 59, 98,


99, 106
Oru Bey (Bk.,

Trih)

Osman, 3, 4, 6, 8-13, 68-71, 73, 88,


103, 105, n o
Osman n Kabilesi, 4, 6, 9, 13, 68-73
Osmanl, 5
Osmanl Lehesi,

72

Osman
Oullar
(mparatorluk),
2 -r, 18, 23, 38, 39, 45, 51, 52,
64, 67-75, 81-83, 92-110

0
demi, 71
P

Paflagonya, 37, 103, 105


Paganisme, 9

Nair li-dn-Allh, 64, 87


Nemeth (J.), 70
Neo-platonicien, 95
Nicolson, 74
Nide, 60, 89, 100
Niebolu, 105

104,

Paleologue (Michel), 76
Panayr, 62
PanthHste, 95
Paulicien, 48
Pazar, 62

Peenek, 41
Pegolotti, 55
Pelekanon, 103
Pelliot (Paul), 70
Peloponse, 93
Pirenne (H.), 57
Pisidya, 37
Plethon, 93
ProveneHlar, 54
Pauthier (G.), 44

Q
Quatrem&re (E.), 73

R
Ram baud (A.), 5, 23
Rad al-dn, 7, 8, 43
Re'is, 51, 90
Reis al-fityn, 85
Rif iye, 95, 96 (Bk., Ahmedye)
Rind (C em i : Rund), 86, 89
Rislat al-malmatiye, 86
Rubrouk (Guiilaum e de), 54
Rhnler in imtiyaz, 108
R uh (Bk., Trh)
Rukn al-dn (K l Arslan IV .), 100
Rumeli, 34, 76, 107, 108 (Bk., B al
kanlar;
Rum lar, 3, 4, n , 30, 31, 37, 53, 57,
58, 79, 81-83
Rusya (Cenub), 44, 53

S
Sadhu, 99
adr al-dn Konev, 95
afav im paratorluu, 48, 88
affrler, 85
ahib-Ata Oullar, 37, 74, 77
Sakarya, 37
Saltuklar Devleti, 28
Salar, 41, 69
Salur Bey, 74

Samagar, 43
Smnler, 40, 84, 85
Samosate, 31
Samsun, 55
Sancar, 49
Sandkl, 77
ar-Saltuk, 34
aruhan (ehir), 107
aruhan Oullar, 36, 38, 105, 106
Sayf al-dn angr, 30
Schaeder (H.), 101
Schefer (Ch.), 73
Seif (Th.), 20
Seluklular (Anadolu), 9,
23,
27, 32, 33, 34,
46, 49, 50, 51, 54, 57,
68, 71-73, 75, 76, 79)
89

, 9> 9495,

103

12, 17, 22,


36, 39-42, 44,
58, 64, 65,
8o, 81, 83,
109

110

Seluklular (Byk), 40, 42, 50, 65,

95, 109, n o
Seluk-nme (bn bibi), 88
Seluk-nme, 8, 17, 68 (Bk., Yazcolu)
Semerkand, 8
Sevk Tigin, 7
Seyhun (Yaxarte), 40
Seyyid Battal Roman, 79, 80
Srbistan, 104
Sinob, 28, 30, 46, 53, 55, 59, 77, 88, 89
Siphi, 107, 109
Siphslr-i Cziyn, 85

Sivas, 17, 32, 43 , 54 , 55 , 57 , 59 , 6o>89 >


103, 106
Slav, 5
Sofi, 89, 92
Sodak, 31, 53
St, 3, 11
ubj al-a(, 16
Suhravard, 95
Suriye, 54, 55, 60, 86,
Suriye (imal), 31, 42, 86, 99
Suriye Trkm en Airetleri, 6, 41
Su-ehri, 71
Slemi, 34, 86
Sleyman h, 40
Snnilik, 79, 95


alvar, 87
aman, 98, 99
amanisme, 96, 98
araf al-dn Y azd, 9
attr (Cem/i : atlar n), 86, go
ecere-i lerkime, 69
ilik (Anadolu Seluklerinde), 95;
(Aydn O u llarn d a), 100
ilik (Trkmen kabilelerinde), 100
i(a-i isna' caeriye, 100
ikr, 18, 43
umeyat (Samosate), 31
krullah, 20, 68

T
Tabakt- Nairi, 7, 9,
Tabr, 86
Taeschner (F.), 89, 93
Tahinler, 85
Tamga (ehir vergileri), 62
Taptuk (eyh), 100
Taptukl (veya Taptuklu), 100
Ta rif {Al-), 16
Trih-i k Paazde, 19, 68, 82-84,
88-90, 93, 94, 101
Trih-i Ayni, 55
Trih-i Behiii,, 20
Trh~i Gzide, 74
Trih-i bn Kemal, 20
Trih-i Karamam Mehmed Paa, 20
Trih-i Konei, 20
Trih-i Ltfi Paa, 20, 68
Trih-i Mneccimba, 17, 43
Trik-i Oru Bey , 20, 68
Trih-i Ruhi, 20, 68
Trih-i Ulcaytu, i 6
Tebriz, 52, 55
Teke Beylii, 37
Tevrih-i l-i Osman, 20, 68
Tham ar, 29
Thomsen (W .), 84
Tmar, 78, 107, 108

Tim ur-Lenk, 9, 43
Tire, 89
Tokat, 4.8, 60
Toktay, 34
Torbal, 82
Torlak, 1o 1
Trabzon, 29, 30, 37, 55, 59, 59
Trabzon Devleti, 27, 29, 37, 46, 59, 80
Trakya, 104, 107
Tschudi (Rudolf), 2
Turul, 7, 4,0
Turgutlar, 43
Turgut Oullar, 100
Turquie, 31
Trk, 41, 42, 4.4, 45, 50, 51, 57, 60,
69-72, 77-79, 83, 95, 104-106
Trk (Dil ve edebiyat), 69
Trkistan, 50, 51
Trkistan Hkanlar, 50
Trkiye, 18, 28, 52, 55, 56
Trklemek, 58
Trkrnenler (Kabile, AnadoluM a), 6,
8, 38, 41, 44, 46, 60, 68, 73, 75,
79, 80, 89, 97, 100" 102; Hazar
-tesi Trkmenleri, 69, 71

u
Uc (Snr), 74
Uc-Beyi, 74, 84
Uc-Emri, 74
U lcaytu Khudbende,

38,

100

Um ur Bey (Bir ksm imal-i garb


Anadolu memleketlerinin hhimi),

77
Um ur Bey (Gz, Aydn Beyi),
103, 104, 105, 106, 107
Ur, 52

Utbl, 85
Uygur, 43,

93

Uzak-ark,

55

Uzunarl (smail Hakk), 36

37,

Y
Vakyi1-nme, 43
Vakf', 60
Vakf-nme, 18
Valad al-afk ( A l - ) , 17
Varsak, 43
Vasiliev (A.), 29, 30, 76
Vatatsez (Jean), 30, 76
V eled (Sultan), 58
Venedik, 53
Venedikliler, 53, 54
V iyan a, 20
VVittek (P.), 76, 92

Y
Ya-Basan Oullar, 74
Tahudler, 57, 58, 79, 95

Yakm -ark, 46, 64, 87, 95, 100


Taya, 13
Yenice, 89
Yenieri, 4, 5,

13, 93, 109

Yenieri Oca, 102


Yesevye, 98, 99, 101

Yum urtalk, 55, 59


Yunan, 93

z
afer-nme, 9
anlra, 86

64, 89, 90, 92, 95, 96


Zerdt, 93
^ met,

109

D Z E L T M E L E R

Yanl
Fondation
Yenieri
dokumantation
tenkiydiz
ubh al-a'
xiii iinc
Bruvxelles
brokrat
(metier) lererbabnm
detn
Abka
ZainuH akhbr
Peloponess'de
zur
O rdry
Heterodoxe

Doru
Foundation
Yenieri
documentation
tenkidsiz
ubh al-a'
x ,nci
Bruxelles
brokrat
(metier) 1er erbabnn
destn
A b ak a
^eyrCul akhbr
Peloponese'de
sur
Ordres
Heterodoxe

Sayfa

Satr

1
4
15
16
57
49
16
61
63
69
77
85
93
96
96
99

13
38
9
21
37

22
24
39
1
30
7
33
17
33
34
31