P. 1
eKPSS EĞİTİM BİLİMLERİ 5- ÖLÇME ve DEĞERLENDİRME

eKPSS EĞİTİM BİLİMLERİ 5- ÖLÇME ve DEĞERLENDİRME

|Views: 965|Likes:
Yayınlayan: mehmet kara

More info:

Categories:Types, Research, Science
Published by: mehmet kara on Feb 17, 2010
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as DOC, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

02/14/2011

pdf

text

original

EĞİTİM BİLİMLERİ

ÖLÇME ve DEĞERLENDİRME
Ölçme bir tanımlama işlevidir. Geniş anlamda ölçme belli bir nesnenin belli bir özelliğe sahip olup olmadığının, sahipse olma derecesinin sayı sembolleriyle ifade edilmesidir. Örneğin; belli bir gündeki sıcaklığın kaç derece ya da bir çocuğun boyunun kaç cm olduğunu belirtmek birer ölçmedir. Belli bir özelliğe sahip olup olmama ya da sahip oluş derecesi bakımından bireyler arasında farklar vardır. Fark kavramı ölçme için temeldir. Bir anlamda ölçme farktan doğmuştur. Bütün insanlar aynı zekâ düzeyinde olsaydı, aynı uzunlukta olsaydı ölçme diye bir şey söz konusu olamazdı. Doğrudan ölçme: Doğrudan ölçmede, ölçme konusu olan nitelik dolaysız olarak ölçülür. Örneğin; boy ve ağırlık kendileriyle aynı türden bir birimle ölçülür. Uzunluk aynı türden iki nesne yan yana konulurak ölçülür. İki ağırlığı dengelemekle de ağırlık ölçülebilir. Dolaylı ölçme: Bazı nitelikler doğrudan ölçülemez. Doğrudan ölçülemeyen nitelikler, onlarla ilgili olduğu sanılan başka bir nitelik gözlenerek dolaylı olarak ölçülür. Örneğin; zekâ ve başarıyı ölçmek için testteki sorulardan yararlanınız. Sıralama ölçekleri: Bu tür ölçekler de nesneler belli niteliklere sahip oluş miktarları açısından sıraya konarak elde edilir. Bu ölçekte nesneler bir özelliğe en çok sahip olandan en az olana ya da en az sahip olandan en çok olana doğru sıralanır. Bu sıralama ile bir öğrencinin boy uzunluğu yada başarı oranı açısından grup içinde kaçıncı olduğu belirlenebilir. Eşit aralıklı ölçekler: Nesnelerin belli bir özelliğe sahip olma dereceleri bakımından eşit aralıkla sıralandığı düşünülürse eşit aralıklı ölçeğe geçilmiş olunur. Bu ölçeklerde değişmez bir birim vardır. Ölçek başlangıç noktasından itibaren her iki yana doğru bu birimle eşit olarak bölünmüştür. Örneğin; sıcaklık ölçmede kullanılan termometreler, eşit aralıklı ölçek esasına göre geliştirilmiştir. Oranlı ölçekler: Aralıklı ölçek üzerinde sıfır noktası yerine doğal ya da gerçek sıfır noktası konulabilirse elde edilen ölçeğe oranlı ölçek adı verilir. Bu tip ölçekler daha çok fiziksel bilimlerde kullanılır. Örneğin; metre, kilogram gibi ölçme araçları bu tür ölçek esasına uygun olarak geliştirilmiştir. Değerlendirme: Klâsik tanımıyla değerlendirme gözlem sonuçlarının bir ölçütle veya ölçütler takımıyla kıyaslanıp bir karara varılması işidir. Eğitimde de öğrenciler eğitim programı ve öğretimin kalitesi gibi pek çok konu hakkında karara varılır. Bu kararlar değerlendirme sonucunda elde edilir. Yukarıdaki tanımda geçen gözlem sonuçlarının elde edilmesi ölçme yoluyla olur. Değerlendirme sonucunda varılan kararın isabetlilik derecesi ölçme sonuçlarının geçerlilik ve güvenirliliğine bağlıdır. Değerlendirme sonunda varılan kararın isabetliliği derecesine etki eden diğer etken ölçütün ölçme amacına uygunluğudur.

EĞİTİMDE KULLANILAN ÖLÇME ARAÇLARI

YAZILI YOKLAMALAR Öğrencilerin yöneltilen soruların cevaplarını düşünüp hatırlayarak ve cevabı organize ederek yazdığı bir sınav türüdür. Öğretmenlerin ve öğrencilerin alışık olduğu bir sınav türüdür. Hazırlanmasının kolay olması, uzun zaman almaması ve öğretmenlerce iyi biliniyor olmasınan dolayı sık tercih edilen bir sınav türüdür. Bunun nedeni, hazırlanmasının kolay olması, iyi bilinen bir sınav olması diğer sınav türlerinin yeterince bilinmemesi ve bir uzmanlık gerektirmemesidir. Yazılı yoklamaların en önemli tarafı (avantajı) bilgi düzeyinin üstündeki üst düzey zihinsel işlemler (uygulama, analiz, sentez, değerlendirme, organize etme, bilgileri değişik durumlarda uygulama, orijinal görüş ve ürünler ortaya koyabilme) gerektiren türdeki hedefleri ölçebilmesidir. Yazılı Yoklamalarda Dikkat Edilecek Faktörler • Az sayıda soru sorulması (bu nedenle geçerliği ve güvenirliği düşüktür.) • Öğrenciye cevap özgürlüğü tanıması (Öğrenci bildiklerini özgürce düzenleyip sunabilir.) • Öğrenciyi sınırlandırmaması • Hazırlanması kolay, puanlaması güç olması ve zaman alması • Şans başarısı yoktur, (cevabını bilmediği halde soruyu doğru cevaplayabilme olasılığı düşüktür.) • Puanlaması zordur. • Puanlanması sübjektiftir, (puanlayıcı yanlılığını katabilir, özneldir.) • Puanlama güvenirliği zayıftır. • Öğrenci cevabını bilmediği soruda şişirme yapması. Yazmada güçlü olar birisinin, yanlış olma olasılığı olacak ifadelerden kaçınarak, yuvarlak ifadelerle cevaplama yoluna gidebilmesi. • Üst düzey zihinsel hedef alanlarına (Problem çözme, yeni ve orijinal fikirler üretme, bilgiyi benzer ya da farklı durumlarda kullanma, fikirleri analiz etme, görüşleri değerlendirme) yönelik özellikleri ölçme. • Öğrencileri çalışmaya yöneltir. Konuları ezberlemekten çok bütünlüğüne, derinliğine ve ilişkiselliğine göre öğrenmelerini sağlar. Yazılı Yoklamalar Hangi Durumlarda Kullanılmalıdır? • Öğrencilerin gelecekleri ile ilgili kritik kararlar güvenilir sınavlara dayandırıl-malıdır. Soru sayısının az, puanlama güvenirliğinin düşük olması nedeni ile yazılı yoklama bu amaç için kullanılmamalıdır. • Sınava girecek öğrenci sayısı az ise kullanılabilir. • İlköğretimin ilk sınıflarından başlayarak öğretimin her kademesinde kullanılabilmektedir. • Puanlaması zordur. • Puanlanması sübjektiftir, (puanlayıcı yanlılığını katabilir, özneldir.) • Puanlama güvenirliği zayıftır. • Öğrenci cevabını bilmediği soruda şişirme yapması. Yazmada güçlü olar birisinin, yanlış olma olasılığı olacak ifadelerden kaçınarak, yuvarlak ifadelerle cevaplama yoluna gidebilmesi. • Üst düzey zihinsel hedef alanlarına (Problem çözme, yeni ve orijinal fikirler üretme, bilgiyi benzer ya da farklı durumlarda kullanma, fikirleri analiz etme, görüşleri değerlendirme) yönelik özellikleri ölçme. • Öğrencileri çalışmaya yöneltir. Konuları ezberlemekten çok bütünlüğüne, derinliğine ve ilişkiselliğine göre öğrenmelerini sağlar. Yazılı Yoklamalar Hangi Durumlarda Kullanılmalıdır? • Öğrencilerin gelecekleri ile ilgili kritik kararlar güvenilir sınavlara dayandırıl-malıdır. Soru sayısının az, puanlama güvenirliğinin düşük olması nedeni ile yazılı yoklama bu amaç için kullanılmamalıdır. • Sınava girecek öğrenci sayısı az ise kullanılabilir. • İlköğretimin ilk sınıflarından başlayarak öğretimin her kademesinde kullanılabilmektedir. Böylece soru yazımına zaman ayrılmamalıdır. Cevap anahtarı öğrencilere bildirilmelidir. • Yazılı yoklamaların değerlendirilmesinde yazı güzelliği sayfa düzeni, kompozisyon becerisi gibi ölçülen özelliğin dışındaki özelliklere de puan verilmesi önce (ölçme konusu olan özelliği başka özellikleri de kattığından dolayı) geçerliği sonra da (puanlamaya hata kattığı ve bilen-bilmeyen öğrencileri birbirinden ayıramadığından dolayı) güvenirliği düşürür. • Sorular kitaptan olduğu gibi alınmamalıdır. • Açık kitap sınavından kaçınmak gerekir. Yazılı sınavların puanlarına karışabilecek başlıca hata kaynakları şunlardır: • Öğrencilerin soruları cevaplamaya olan isteklilik derecesi • Puanlamayı yapan kişinin yanlılığı • Ölçme yönteminin (yazılı yoklamanın) ölçülen hedef-davranışlara uygunluğu • Yazılı yoklamanın ölçülen davranışlara uygunluğu • Yazılı yoklamanın uygulandığı koşullar ve ortamdan kaynaklanan nedenler Yazılı Sınavların Puanlanması • Puanlama yönergesi ve cevap anahtarı kullanılmalıdır.

• Mümkünse sınav kağıdı birden fazla puanlayıcı tarafından okunmalı (puanlama güvenirliği) ve puanların ortalaması alınmalıdır. • Bütün sınav kağıtlarındaki sorular sıra ile okunmalıdır. Yani 1. sorular bütün sınav kağıtlarında puanladıktan 2. sorular puanlanmalı sonra 3. sorulara geçilmeli ve böyle devam edilmelidir. • Bir soruya öğrencilerin tümünün verdiği cevaplar puanlandıktan sonra diğer soruya geçilmelidir. Bunun için cevabın değişik bölümlerine verilecek puanlar ayrı ayrı belirlenmelidir. • Puanlayıcı yanlılığından kaçınılmalıdır. Öğretmen isimlere bakmamalı, puanlamaya yazı güzelliği, anlatım gücü, sayfa düzeni, gibi ölçülmesi amaçlanmayan etkenler katılmamalıdır.

SÖZLÜ YOKLAMALAR Soruların ve cevapların sözlü olarak ifade edildiği sınav türüdür. Bu tür sınavların temel özellikleri şunlardır: • Uygulaması çok zaman alır. • Farklı soruların hazırlanması gerekmektedir. • Her sorunun güçlük düzeyi farklı olmalıdır.' Öğretmenin yaklaşımından, soruların güçlük düzeyinden ve sınavın yapıldığı ortamdan (öğrencilerin huzurunda) kaynaklanan nedenlerden dolayı psikolojik faktörler etkili olabilir. • Puanlama güvenirliği düşüktür. • Öğrencinin kişilik özellikleri puanı etkiler. • Sözlü ifade yeteneği, etkili konuşabilme gibi özellikler öğretmeni etkileyebilir. • Puanlara hata karıştığı için güvenirliği ve geçerliği düşüktür. • Her öğrenciye farklı soru sorulmalıdır. • Öğrencilerin kendilerini rahat hissedebilecekleri psikolojik ortamı gerektirir. • Daha çok analiz, sentez ve değerlendirme düzeyinde sorular sorulmalıdır. Sözlü Sınavlar Hangi Durumlarda Kullanılabilir? Sözlü sınavlar İngilizce, Türkçe gibi sözlü ifade becerisinde geliştirmeyi ve ölçmeyi amaçlayan derslerde kullanılabilir. 3. KISA CEVAPLI TESTLER (BOŞLUK DOLDURMA TESTLER) Yazılı yoklamanın alternatifi olan bir sınav türüdür. Özellikle alt düzey hedeflerin ölçülmesinde kullanılır. Bu tür testlerde bilme düzeyindeki, kısmen de kavrama düzeyindeki davranışlar ölçülür. (Bu aynı zamanda kısa cevaplı testin en önemli sınırlılığıdır çünkü öğrenmeyi hatırlamaya ve ezbere yöneltir.) Cevabı bir kelime, rakam veya en çok bir cümle ile verilebilen sınavlardır. Kısa cevaplı bir test maddesi direkt soru cümlesi olarak ya da eksik cümleli (doldurmalı test) olarak sorulabilir. Daha çok ilköğretimin ilk sınıflarında kullanılır. Kısa cevaplı testlerin özellikleri • Hazırlaması ve uygulanması kolaydır, (bilme, hatırlama düzeyindeki davranışları ölçtüğü için) • Çok sayıda soru sorulabilir. Bu neden le kapsam geçerliği ve güvenirliği yük sektir. • Cevaplama bağımsızlığı vardır. • Kısa cevaplı testler öğretimin her di zeyinde kullanılmaya uygundur. H( yaştaki öğrenciye uygulanabilir. • Puanlaması kolaydır, (nesneldir). • Şans başarısı düşüktür. • Puanlama objektifliği yüksektir. • Alt düzey hedef alanlarına (bilme, k; rama) ilişkin sorular kullanılır. • Daha çok ilköğretimin ilk sınıfların (1. 2. 3. sınıflar) kullanılması etkilidir • Yazı güzelliği, sayfa düzeni gibi değişkenler işe karışmadığı için geçeri yüksektir. DOĞRU - YANLIŞ TESTLERİ Öğrencilerin belli konulardaki yanlı: doğrulan seçme gücünü ölçen test türüdür. Testteki maddeler doğru ve yanlış önermelerden oluşturulur. Hangi durumlarda kullanılır: İlkelerin ve genellemelerin yoklanması konu alanlarındaki genel düşüncelerin karşılaştırılması, ne-den-sonuç ilişkili ifadeler, bir fikir ya da ilkenin örnekleri ve belli bir konuda seçme yapılması istenildiğinde kullanılabilir. Özellikleri • Daha fazla sayıda soru sorulabilir. • Hazırlanması ve cevaplanması kolaydır. • Öğretimin her basamağında kullanılabilir.

• Puanlaması kolay ve objektiftir. • Şans başarısı yüksektir. Doğru cevabı bulma şansı 1/2 (%50) dir. Doğru-yan-lış testi eğitimde kullanılan testler içerisinde şans başarısının en yüksek olduğu testtir. Aynı zamanda öğrenme eksikliğini belirlemede ve öğretimin değerlendirilmesi amacıyla yapılan öğre-meleri izlemeye dayalı değerlendirmede kullanılması uygun değildir. Doğru-yanlış testinde şans başarısını gidermek için üç yol kullanılır: - Cümle yanlış ise yanlış kısımların altının çizilmesini istemek, - Doğru ve yanlış cümleleri eşit sayıda belirleme - Cümle yanlış ise yanlış kısımlarını çizerek doğru yazmalarını istemek. - Düzeltme formülünü kullanmak (bir yanlış cevap, bir doğru cevabı götürür). • Geçerliği ve güvenirliği yüksek test hazırlamak oldukça zordur. • Sorularda olumsuz ifadeler kullanılmamalıdır.

ÇOKTAN SEÇMELİ TESTLER Çoktan seçmeli testler bir sorunun doğru cevabının, verilen seçeneklerden bulunmasını gerektiren bir test türüdür. Öğrencinin verilen soruları okuması ve seçeneklerden doğru cevabı ya da seçenekler arasındaki en doğru cevabı bulması istenir. Öğrencinin cevaplandırma özgürlüğü yoktur. Verilen seçenekler arasında seçim yapar. Hangi durumlarda kullanılır? Bilgi, kavrama, uygulama ve analiz düzeyindeki davranışları ve kısmen değerlendirme düzeyindeki davranışları ölçmede etkilidir. Sentez düzeyindeki davranışları ölçmede yetersizdir. Çok sayıda öğrencinin katıldığı sınavlarda kullanılır. Yapılacak sınavın sonuçları öğrenci için çok önemli kararları gerektiriyorsa kullanılır. (Bunun nedeni geçerliğin, güvenirliğin ve puanlama güvenirliğinin yüksek olmasıdır.) Sınavda geniş öğrenme konulan ölçülmek isteniyorsa kullanılır. (Çok sayıda soru sorularak, konulan temsil gücü sağlanır-kapsam geçerliği sağlanır). Çoktan seçmeli testlerin özellikleri Doğru cevap verilerek bulunması istenmektedir. Çok sayıda soru kullanılarak ve farklı hedef alanlarına ilişkin ölçme yapılabilir (kapsam geçerliği yüksektir). Değerlendirmede objektiflik yüksektir. Geçerliği ve güvenirliği en yüksek sınav türüdür. Hazırlanması uzun zaman alır, uygulanması ve puanlaması az zaman alır (kolaydır). Hazırlanması ve test maddelerinin ifadesi uzmanlık gerektirir. Şans başarısı vardır. Konuyu hiç bilmeyen öğrenci sırf şansla cevabı bulabilir. Bu durumda şans faktörünü ortadan kaldırmak için düzeltme formülü kullanılır. Düzeltme formülü ile öğrencinin düzeltilmiş puanı şu şekilde ha-saplanır. düzeltilmiş puan = doğru cevap sayısı — Seçenekler öğrenci seviyesine uygun olarak belirlenir. İlköğretim 1. 2. 3. 4 sınıflar için 2 seçenek, 5. 6. 7. 8. sınıflar için 4 seçenek, daha üst seviyeleri için 5 seçenekli sorular kullanılır. Elde edilen puanlar üzerinde istatistiki işlemler ve madde analizi yapılabilir. Cevap anahtarları, cevapların dağılımının uygun olduğu ve belli bir örüntüye göre geliştirilmelidir. Bilgi-kavrama-uygulama gibi bilgi düzeyinde ve üzerindeki hedef alanları ile ilgili sorular kullanılır. Çeldiriciler:Soru ile ölçülen davranışa sahip olmayanların yani doğru cevabı bilmeyenlerin eksik ya da yanlış bilgiye sahip olan öğrencilerin doğru cevabı bulmasını zorlaştırmak için yazılmış seçeneklerdir. Terslerde çeldiriciler ip ucu vermemelidir. Çeldiriciler konuyu bilenleri değil bilmeyenleri yanıltma-lıdır. Yoklanan davranışı öğrenmiş olan öğrenciler çeldiricileri kolaylıkla eleyerek doğru cevaplara ulaşırlar. Çeldiriciler madde olur ve bilenle bilmeyeni ayırt etme gücü artar. Olumsuz özellikler ile ilgili çeldirici bulmakta zorlanıldığında, madde kökü olumsuz cümle formatı kullanılmalıdır.

EŞLEŞTİRMELİ TESTLER Eşleştirmeli testler, çoktan seçmeli testlerin farklı bir biçimidir. İki bölümde verilen bilgiler, kelimeler, numaralar, semboller eşleştirilir. Öğrencilerin bilgiler, nesneler, olaylar hakkında ilişki kurma güçleri ölçülür. EŞLEŞTİRMELİ Testlerin Etkin Kullanımı

Eşleştirmeli testlerde, cevap seçenekleri soru sayısından çok olmalıdır. Böylece sorunun şansla cevaplanma olasılığı düşer. Kim?, Nerde?, Nasıl?, Ne zaman? gibi soruların cevabını gerektiren olgusal bilgilerin ölçülmesinde daha etkilidir. Sorular ve seçenekler iki kolonda düzenlenmelidir. Madde kökleri ile seçeneklerinin uzunlukları ve anlatım biçimleri benzer olmalıdır. Seçenekler, belli bir sıraya veya düzene göre verilmelidir. Bir ölçme aracına (yazılı yoklama sözlü yoklama, çoktan seçmeli test, boşluk doldurma vb.) karışabilecek hata kaynakları • Öğrencinin sınava tutumu, istekliliği, yorgunluğu, hastalığı • Puanlamayı yapan kişinin yanlılığı, dikkatsizliği ve kişilik özellikleri • Ölçme aracının ölçülen hedef-davranış-ları ölçmeye uygunluğu ' • Ölçmenin yapıldığı ortamdan (ısı, ışık, havalandırma gürültü, kopya çekme olanağı vb.) kaynaklanan nedenler • Ölçme aracından (soruların anlaşılmaması, karmaşık sorular, okunamama vb.) kaynaklanın hatalar Eğitimde Kullanılan ölçme Araçları İle İlgili Genel Sonuçlar • Eğitimde kullanılan ölçme araçları, ölçme işleminin amacına göre belirlenir. Örneğin; bir ünite sonunda genel öğrenme düzeyi ve eksiklikler belirlenmeye çalışılacaksa geçerliği ve güvenirliği yüksek (çoktan seçmeli test) bir sınav yapılabilir. Amaç; öğrenciler arasında iletişim becerileri, güzel konuşma, diksiyon gibi özellikler bakımından bir seçim yapmaksa bu özellikleri ölçmede geçerliği ve güvenirliği yüksek olan sözlü sınav yapılır. • Ölçme araçlarının etkili yönü üst düzey zihinsel işlem gerektiren davranışları (analiz, sentez, değerlendirme gibi) ölçebilmesidir. Ölçme araçlarının sınırlılıkları ise alt düzey zihinsel işlem gerektiren davranışları (bilgi-kavrama gibi) ölçebilmesidir. • Ölçme araçlarının diğer bir etkili yönü, geçerliği (konu alanını - kapsamı örnekleyen soruların olması) ve güvenirliği (tesadüfi hatalardan arınık olması) yüksek olma düzeyidir. Sınırlığı ise geçerliğin ve güvenirliğin düşük olma durumudur.

ÖLÇEKLERDE GEÇERLİLİK VE GÜVENİRLİLİK 1. Geçerlilik: Geçerlilik bir ölçme aracının ölçmeyi amaçladığı özelliği, başka herhangi bir özellikle karıştırmadan, doğru ve tam olarak ölçülebilmesidir. Geçerlilik ölçülmek istenen değişkenin, ölçülebilmiş olma derecesidir. Doğrudan ölçmelerde geçerlik, dolaylı ölçmelere göre daha yüksektir. Güvenirlik geçerlik birbirinden tamamen ayrı iki kavram olup elde edilen istatistik değerleri arasında hiçbir ilişkisi yoktur. Ancak her ikisinin birlikte olmasıyla ölçek anlam bulur. Örneğin; ölçeğin güvenilir olması onun geçerliğini garantilemez. a. İçerik geçerliği: Ölçme aracının tanımlanan davranış tepki evrenini yeterince temsil edebilmesidir. İçerik geçerliği ölçülen konudaki tüm boyutlarda oluşan tepki evrenini ölçeğin temsil etme gücüdür. b. Yüzeysel geçerlik: Ölçme aracının hangi değişkeni ölçtüğü hakkındaki uzman görüşüdür. Geçerlik seviyesini sayısal değerle belirtme olanağı yoktur. Yalnızca kanaatlere göre kabul söz konusudur. Yüzeysel geçerlik ölçme aracının hangi değişkeni ölçtüğünü değil, ölçer gibi göründüğünü belirler. c. Uygulama geçerliği: Ölçülmeye çalışılan değişkenin gerçek yaşamdaki gözlemlenebilir belirtileri ile ölçme sonuçları arasındaki uyum, uygulama geçerliğidir. Ölçüt, ölçmek istenen davranışı ne dereceye kadar yansıtırsa bulunan ilişki ölçme aracının geçerliği hakkında o derece sağlam bilgi verir. Örneğin; ölçülen değişken bakımından bireyleri tanıyan başka kişiler onları sıralar, sınıflar (atılgan - çekingen) gibi ölçüler bireyler hakkında gözlem yoluyla da aynı veriler toplanır. Elde edilen veriler arasındaki yüksek uyum ölçeğin geçerliği olduğunu ortaya koyar.

ç. Kestirici geçerlik: Kestirici geçerliğin saptanmasında izlenen yol şöyledir. Ölçme aracı uygulanarak sonuçlar alınır. Ölçülen niteliğin görülebileceği yeterli bir süre beklenir. Belirlenen ölçü açısından durumun değerlendirilmeleri yapılır. Geliştirilen testin sonuçlan ile ölçüt değişken sonuçlan arasında anlamlı bir ilişki bulunmuşsa testin tahmin geçerliği olduğu kabul edilir. d. Yapı geçerliği: Soyut kavramlara yönelik ölçmelerde önce ölçülen kavramı tanımlayan kuramlardan biri tercih edilir. Böylece ölçülmek istenen kavramın yapısı belirlenir. Bu kuramsal yapıya göre gözlenebilir değişkenler ortaya konur. Son olarak gözlenebilir değişkenleri ifadelendiren maddeler yazılarak ölçek hazırlanır. Ölçek geliştirildiğinde maddelerin hangi etkenleri temsilen yazıldığını araştırmacı bilmektedir. Yani teorik yapıya bağlı ölçek yapısı belirlenir. Ölçeğin uygulanmasından elde edilen veriler "etken analizi" istatistik tekniği ile işlenir. e. Ayırt etme gücü: Bir maddenin ayırt etme gücü ölçülen değişken bakımından birimler arası farklılığı ne ölçüde ortaya çıkarabildiği ile ilgilidir. Ölçmenin temel amacı ölçülen nesneler-deki farkı yakalayabilmek olduğuna göre ayırt etme gücü ayrı bir önem kazanır. Bir maddeye herkes aynı yanıtı vermiş ise diğer özellikleri ve önemi ne olursa olsun kimseyi diğerinden ayırt etmediği için maddeyi ölçekte tutmanın bir anlamı yoktur. Ayırt etme gücü zayıf maddelerin ayıklanması ile ölçek daha kısa ama daha etkili bir hale getirilmiş olur. Maddelerin ayırt etme gücünün analizi için bireylerin, ölçekten aldıkları toplam puanı belirlenir ve bu toplam puana göre en büyükten en küçüğe doğru sıralanır. Ayırt etme gücünü belirleme tekniklerindeki temel yaklaşım testin toplamında yüksek puan alanların incelenen madde de yüksek puan almaları gereğinin karşılanıp karşılanmadığıdır. Aynı şekilde ölçeğin toplamında düşük puan alanlar grubunda yer alan bireylerin madde puanlarında düşük olması gerekir. 2. Güvenirlik: Bir ölçme aracıyla farklı zamanlarda elde edilen ve aynı nesnelerle ilgili olan bir grup ölçümle ikinci grup ölçüm arasındaki tutarlılık eğilimine o aracın güvenirliği denir. Güvenirlik aynı değişkenin bağımsız ölçümleri arasındaki kararlılıktır. Aynı süreçlerin izlenmesi ve aynı ölçütlerin kullanılması ile aynı sonuçların alınmasıdır. Güvenirliğin yüksek olabilmesi, ölçmede izlenen süreçler ile kullanılan ölçütlerin ayrıntılı olarak belirlenebilmesine bağlıdır. Dolaylı ölçmelerin yaygın olarak kullanıldığı sosyal bilimlerde güvenirliği yükseltmek için çok sayıda ölçüt kullanılmaya çalışılır. Madde veya soru sayısı arttırılır. Böylece güvenirliği yüksek sonuçlar alınabilir.

HATA TÜRLERİ a. Sabit hatalar: Her ölçme için miktarı değişmeyen hatalara sabit hatalar denir. Bir manavın terazisinin tarttığı her nesneyi ağırlığından 100 gr fazla gösterdiğini ya da bir öğretmenin okuduğu her sınav kağıdına 5 puan fazla verdiğini kabul edelim. Bu durumda ölçümler gerçek ölçümler olmayacak, hatalı ölçümler olacaktır. Yalnız bu hatalar her bir ölçme için aynı yönde etkili olacaktır. Ve hata miktarı her bir ölçme için değişmeyecektir. Sabit hatalar bireysel ölçümleri ve ölçümlerin ortalamasını gerçekte olduğundan büyük ya da küçük gösterir. b. Sistemli hatalar: Bir öğretmenin yalnızca kız öğrencilerin kâğıtlarına 10 puan fazla verdiğini düşünelim. Bu hatalar her ölçme için yorumlanabilir niteliktedir ve sistemlidir. Ancak tüm ölçümler için sabit değildir (Örneğin; erkek öğrenciler). Puanlayıcı yanlılıklarını gösteren hatalar sistemlidir. c. Rastgele hatalar: Bu tür hatalar rastgele ortaya çıkan ve ne yönde etki ettiği yorumlanamayan hatalardır. Bu hatalar çoğu kez, bilinmeyen nedenlere bağlıdır. Nedenleri iyi bilinmeyen ve ölçme sonuçlarına rastlantıyla karışan hatalardır. ölçmelerde tutarlılık: Bir ölçme aracıyla farklı zamanlarda elde edilen ve aynı nesnelerle ilgili olan bir grup ölçümle ikinci grup ölçüm arasındaki tutarlılık eğilimine o aracın güvenirliği denir. Birbirini izleyen ölçmelerde bireyin grup içindeki pozisyonundaki tutarlılık, yani grup içindeki sıranın değişmezliği aranır. Aynı nesnelerle ilgili iki ölçüm arasındaki korelâsyon hesaplanır. Bulunan korelâsyon kat sayısı, güvenirlik kat sayısı olarak adlandırılır.

Yapılan ölçümlerdeki değişme, standart kayma olarak ifade edilir. Bu ölçmelerdeki gerçek hata payını gösterir. Bu durumda ona, ölçmenin standart hatası denir. Güvenirliği etkileyen etkenler: Güvenirlik bir testin kendiliğinden sahip olduğu bir nitelik değildir. O ancak bir testin, bir gruba uygulanmasıyla sahip olduğu bir niteliktir. Bir testten alınan puanların güvenirliğine bir çok etken etki eder. Bazıları şunlardır:

TESTİN KENDİSİYLE İLGİLİ ETKENLER Testin uzunluğu: Bir testin içerdiği madde sayısı, testin güvenirliği ile doğrudan bağlantılıdır. Güvenilirliği etkileyen diğer etkenlerin tümü kontrol edilmişse ve teste sonradan katılan sorular, öncekiler gibi aynı davranışlarla ilgiliyse, soru sayısı arttırılarak testin güvenirliği arttırılabilir. Örneğin; öğretmenlerin yaptığı bir iki soruluk yoklamalardan ya da 10 - 15 maddelik doğru yanlış testlerinden alınan puanlar tek bir puan için toplanmadıkça güvenilir olmaz. Bu yüzden belirtilen sınavlardan birkaçı birlikte tek bir sınav gibi değerlendirilmelidir.Test içeriğinin benzerliği: Ölçütleri davranış ve konu açısından homojen olan bir testten alınan puanlar, heterojen bir testten alınan puanlardan daha güvenilir olur. Örneğin; 100 maddelik bir sosyoloji testi, 100 maddelik sosyal bilimler testinden daha güvenilirdir. Konulan sıkıca örülmüş olan derslerde (matematik - yabancı dil) geliştirilen testler konuları sıkıca örülmemiş olan derslerde geliştirilen testlerden daha güvenilir sonuçlar verir. Ayırt edici maddelerden oluşan bir testin güvenilirliği daha yüksek olur. Bir maddenin ayırt etme gücü, o maddenin içerdiği düşüncenin sağlamlığına, onun anlamının açıklığına, çoktan seçmeli maddelerde doğru yanıtın yeterli yetersiz bilgiye sahip olan öğrenciler için çekici gelmesine de bağlıdır. Puanlamadaki nesnellik: Bir testin güvenirliğini, onun puanlamasının nesnel olup olmayışı büyük ölçüde etkiler. Bir testten alınan puan, puanlayıcıya ya da puanlanan zamana göre değişmiyorsa o testin puanlama güvenirliği yüksektir. Puanlama güvenilirliği yüksek olan bir testin güvenirliği de yüksek olur. Puanlama güvenirliği, puanlamanın nesnel olmasına ve puanlayıcının öznel kanısının puanlamaya etki etmemesine bağlıdır. Bu nedenle objektif testler en yüksek puanlama güvenirliğine sahiptir. Uygulama koşullan: Testin uygulamasında ana kural, uygulama koşullarının her öğrenci için aynı olmasıdır. Testten alınan puan güvenirliği, uygulama koşullarının elverişsizliğinden ya da koşulların her öğrenci için ayn olmasından dolayı düşebilir. Testin uygulandığı koşullar ışık, ısı, havalandırma gibi değişkenler bakımından elverişli olmalıdır. Testin uygulanmasındaki önemli bir konuda kopya sorunudur. Testin hazırlanması, çoğaltılması, saklanması aşamalarında gizlilik ilkesine kesinlikle uyulmalıdır. Uygulama sırasında öğrenciler birbirinin yanıtlarını görmeyecek düzende oturtulmalıdır. Testi uygulayanlar yansız davranmalı, onların yanıtlarını etkileyecek herhangi bir işaret ya da davranıştan kaçınmalıdır. Testin Uygulandığı Öğrenci ya da Grup ile İlgili Etkenler Testin güvenirliğini etkileyen etkenlerden biri de test uygulanan öğrencinin ölçülen özellik bakımından her zaman aynı olmasıdır. Eğitimde ölçülen özellikler günden güne, saatten saate değişebilir. Öğrencinin bir basan testinden aldığı puan onun hastalığından, yorgunluğundan, uykusuzluğundan ve güdülenmemiş olmasından etkilenir. Sınava giren öğrencinin dinlenmiş ve somlar yanıtlamaya güdülenmiş olması istenir. Doğru yanıtını bilmediği maddelerde tahmine giden öğren çilerden şanslı olanlar puanlarını arttırabilirler. Teste tâbi tutulan öğrencinin test puanının değişmesine neden olan bireysel etkenler dört grup altında incelenebilir. 1. Bireyin sürekli ve genel karakteristikleri Bu tür etkenler bireyin yalnızca belli bir zaman da olmuş olduğu belli bir testteki, puanın değiş meşine değil, herhangi bir zamanda alacağı herhangi bir testteki puanında değişmesine ne den olur. Örneğin; hızlı okuma ve okunduğun anlama yeteneği... Testte bulunan problemleri benzerlerini daha önce çözmüş olma gibi. 2. Bireyin sürekli ve özel karakteristiği: Bunlar yalnızca belli bir testle ilgili olan etkenlerdi Örneğin; testte bulunan bir okuma parçasını daha önce okumuş olma gibi.

3. Bireyin geçici ve genel karakteristiği: Herhangi bir testten alınacak puanı etkileyen etkenlere denir. Sınav yerindeki ısı, ışık, ve havalandırma durumu v.b. 4. Bireyin geçici ve özel karakteristikleri: Bunlar belli bir zamanda alınan belli bir testteki puana etki eden etkenlerdir. En çok hataya etki eden etmenlerdir. Örneğin; özel bir testin neden olduğu güdülenme eksikliğidir. Bir testin güvenirliği, o testin uygulandığı grubun ölçülen özellik bakımından homojen ve heterojen olmasına bağlıdır. Güvenirliği aynı kişilerin bir testten aldıkları puanların tutarlılığı ya da test sonuçlarına göre kişilerin grup içindeki sıralarının değişmezliği olarak tanımlanır. Güvenirlik, geçerlik için gerekli koşuldur. Bir testin güvenirliği düşük ise geçerliği de düşüktür. Ancak güvenirliği yüksek olan bir testin geçerliği yüksek olmayabilir. Hatta düşük olabilir. Güvenirliği düşük bir testin geçerliği ne denli uğraşılırsa uğraşılsın belli bir sınırın üstüne çıkarılamaz. Kullanışlılık Bir ölçme aracının sahip olması istenilen üçüncü nitelik kullanışlılıktır. Bir testin kullanışlılığı onun geliştirilmesi, çoğaltılması, uygulanması ve puanlanmasının kolay ve ekonomik olması demektir. Çoğu kez testin kullanışlılığı ilk plânda düşünülüp onun geçerlilik ve güvenirliği dikkate alınmaz. Böyle yapılması doğru değildir. Bir testin güvenirlik ve geçerliği ön plânda tutulmalıdır. Geçerlik ve güvenirlikten vazgeçmeden kullanışlık işleri karşılanmaya çalışılmalıdır. Hazırlanan testin ya da soruların sınava giren her öğrenciye bir nüsha düşecek biçimde çoğaltılması testin kullanışlılığını artırır. Ancak bu da olanaklara bağlıdır. Basılan testlerde soruların okunması ve birbirlerinden ayn bir bütün olarak algılanması kolay olmalıdır. Basımı kötü ve nerdeyse soruları birbirlerine karışmış olan bir test kullanışlılığından çok şey yitirir. Bu nedenle testler uygulanmadan önce okunamayan ya da yanlış yazılan yerler olup olmadığı bakımından büyük bir özenle gözden geçirilmelidir. Kopya çekmeyi engellemek için sınav yapılırken olanaklar ölçüsünde fazla gözcü kullanılmamalıdır. Bir testin kullanışlılığını artıran etkenlerden biri de o testin uygulanabildiği alanın genişliğidir. Üzerinde durulacak bir başka nokta testin puanlamasındaki kolaylıktır. Bu konuya iki yönden bakılabilir. a. Testi herhangi biri puanlayabilir mi? b. Testin puanlaması çok zaman alır mı? Yazılı yoklama tipi sınavlarda bireysel testlerin bireysel testlerin puanlaması, kesinkes o konunun uzmanı tarafından yapılmalıdır. Seçmeli testlerin puanlaması hem kolaydır hem de daha az zaman alır. Aslında bir test geliştirici, amacına hizmet edecek güvenilir, verileri daha kolay, daha ucuz ve daha az zamanda nasıl elde edileceği, testin plânlama evresinde belirlemiş, yani seçimini yaparken kullanışlılık etkenini de düşünmüş olmalıdır.

ÖLÇME SONUÇLARI ÜZERİNDE İSTATİSTİK İŞLEMLER l.Mod; ölçümler arasında tekrarı en fazla olanıdır. Mod bir vasat ölçüsü olarak grubun performansını yansıtır. Sınıflama ölçeğindeki veriler için kullanılması en uygun istatistiksel işlemdir. Bazen dağılımın iki veya daha çok modu olabilir. Bu durumdan dağılıma iki modlu, üç modlu gibi isimler verilir. örnek 1. Türkçe sınavından 6 öğrencinin aldıkları puanlar sırasıyla, 3, 4, 4, 5, 6, 7 olsun. Bu verilere göre mod "4" dir. Çünkü tekrarı en çok olan puandır. Örnek 2. İngilizce sınavından 6 öğrencinin aldıkları puanlar sırasıyla, 3, 4, 4, 5, 5, 6 olsun. Bu verilere göre mod "4" ve "5" dır.Çünkü tekrarı en çok olan puanlar "4" ve '5" dir. Bu durumda dağılımın iki modu vardır. 2. Ortanca; ortanca sıralanmış bir dizi ölçüm arasında, tam ortada bulunan ölçümdür. Bir başka anlatımla üzerinde ve altında ayn sayıda ölçüm olan bir vasat ölçüsüdür. Puanlar sıralandıktan sonra puanlan iki % 50 lik dilime ayıran değerdir.

Örneğin; 1, 3, 5,7,9vell ölçümlerine ait ortanca 6 dır. 6 ne üçüncü kişinin ne de dördüncü kişinin aldığı puandır. Bu durumda ortaya yakın olan 3.ve 4. kişilerin puanlan toplanıp ikiye bölünür. Böylece ortanca bulur. Veri sayısı tek olduğunda ise direkt olarak ortadaki veri ortanca olarak alınır. 3. Ranj; ranj, en yüksek puanla en düşük puan arasındaki farka denir Örneğin; 1,3,5,15, ve 17 puanlarına ait ranj: (17 — 1) = 16^dır. Ranj, güvenilir bir yayılma ölçüsü değildir. 4. Aritmetik ortalama; aritmetik ortalama öğrencilerin o dersten aldıkları notların toplamının öğrenci sayısına bölünmesidir. Aritmetik ortalama öğrenci notlarının nerede yığıldığı hakkında bilgi verir. 5. Standart sapma; standart sapma, puanların aritmetik ortalamalarından olan farklarının karelerinin toplamının puan adedine bölümünün karekökü olarak ifade edilebilir. Ya da aritmetik ortalamadan farklı olarak standart sapma öğrenci puanlarının birbirine ne kadar yakın ya da uzak olduğunu yani öğrencilerin birbirine benzer notlar alıp almadığı hakkında bilgi verir. Standart sapma ne kadar küçük çıkarsa öğrenciler benzer notlar almış, ne kadar büyük çıkarsa da öğrenciler o kadar farklı notlar almış demektir. Standart sapma her bir öğrenci notunun sınıf ortalamasından çıkarılıp, bu farkların kareleri toplamının öğrenci sayısına bölünüp bu değerin de karekökünün alınmasına eşittir.

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->