You are on page 1of 432

payel

a n a l it ik

PSKOLOJ
_

2. Basm

eviren: Ender Grol

CARL GUSTAV JUNG

CARL GUSTAV JUNG

ANALTK PSKOLOJ

EVREN: ENDER GROL

2. BASIM

PAYEL YAYINLARI: 124


Bilim Kitaplar
: 43

ISBN: 975-388-095-2

Dizgi
: Payel Yaynevi
Bask
: zal Matbaas
Kapak filmleri: Ebru Grafik
Kapak basks : pomet Matbaas
Cilt
: Yldz Cilt

Cari Gustav JUNG, 26 Temmuz 1875'de Kesswilde dodu,


6 Haziran 1961'de Kiissnacht'da ld. Klasik filoloji ve arkeoloji
renmek iin 1895'de Basel niversitesi'ne girdi, ancak
bir sre sonra tbba ilgi duyarak bu dalda renim grd.
1902'de Zrih niversitesi'nden tp doktoru unvann ald.
izofreni zerindeki incelemeleriyle tannan Eugen Bleuler'in
ynetimindeki Berghlzli Akl Hastanesi'nde Psikiyatri uzman
olarak almaya balad.
Jung 1906'da Freud'a ilk mektubunu yazd ve bir yl sonra
Viyana'ya Freud'la tanmaya gitti. Aralarndaki dnce
benzerliinin etkisiyle iki bilim adam arasnda yakn bir
dostluk ve ibirlii kuruldu. 1909'da birlikte ABD'deki Clark
niversitesi'ne arldlar ve bir dizi konferans verdiler.
Viyana Psikanaliz Enstits 1910 ylnda Viyana Uluslararas
Psikanaliz Dernei'ne dnnce, Jung demein bakan
oldu. Ne var ki, iki yl kadar sonra iki dost arasndaki yakn
iliki soumaya balad ve 1913'de tmyle koptu. 1914'de
Uluslararas Psikanaliz Dernei'nin bakanlndan istifa
eden Jung, Freud'la bir daha karlamad. O gnden sonra
Jung tarafndan ileri srlen grler Analitik Psikoloji adyla
anld.
Freud'la Jung arasndaki anlamazln nedeni birok
psikanalist ve psikolog tarafndan aratrlmtr. likinin
kopmasna ok eitli ve karmak nedenlerin yolat
sylenebilirse de, en belli bal olay Jung'un Ereud retisindeki
psyche'ye ilikin her eyi cinselli zerinde temellendirmeyi
reddetmesidir.

Trke birinci basm: Hazmn 1997


O
kinci basm: ubat 2006

CARL GUSTAV JUNG

ANALTK
PSKOLOJ
eviren
ENDER GROL

payel

PAYEL YAYINEV
stanbul

Yaynlarmzdan kan dier ruhbilim kitaplar:


Dinle Kk Adam (Wilhelm Reich)
Sevme Sanat (Erich Fromm)
Sevginin ve iddetin Kayna (Erich Fromm)
zgrlkten Ka (Erich Fromm)
Cinsel Devrim (Whelm Reich)
Kiilik zmlemesi (WUhelm Reich)
Bedensel Boalmann levi (Wilhelm Reich)
Salkl Toplum (Erich Fromm)
Cinsel Ahlkn Boygstermesi (Wflhelm Reich)
Gelecein ocuklar (Wilhclm Reich)
Dlerin Yorumu (2 cilt) (Sigmund Frcud)
Espriler ve Bilind ile likileri (Sigmund Frcud)
nsann Doadaki Yeri (Wilhehn Reich)
Umut Devrimi (Erich Fromm)
Canlnn Mant (Franois Jacob)
nsandaki Ykcln Kkenleri (2 cilt) (Erich Fromm)
Reich Freudu Anlatyor (Wilhelm Reich)
Faizmin Kitle Ruhu Anlay (Whehn Reich)
Dirimin ldrl (Wlhelm Reich)
Olgu ykleri (2 cilt) (Sigmund Frcud)
Gnlk Yaamn Psikopatolojisi (Sigmund Frcud)
Reichn Dnsel Yaam (Luigi de Marchi)
Ba Dertte nsanlar (Wilhelm Reich)
nsann Boyutlar (smet Zeki Eybolu)
nsan ve Kent (Henri Laborit)
Genlik tutkusu (Wilhelm Reich)
Kanser (Wilhehn Reich)
Yaratc nsan (Henri Laborit)
Dinin Kkenleri (Sigmund Frcud)
Histeri zerine almalar (Sigmund Frcud)
Uygarlk, Toplum ve Din (Sigmund Fkeud)
Yaamn Anlam (Alfred Adler)
nsann Doas (Alfred Adler)
Cinsiyetler Aras birlii (Alfred Adler)

NDEKLER

Giri.............................................................................................................
ANALTK PSKOLOJ ZERNE
BR DENEME

I Psikanaliz................................................................................................. 93
II Eros Kuram................................................................................................... :....
IH teki Gr As - ktidar stenci................................................................. :...1
IV Davran Tipi Sorunu................................................................................ 123
V Kiisel Bilind ve Ortak Bilind......................................................... 143
VI Sentetik ya da Yapc Yntem................................................................... 157
VII Ortak Bilincin Arketipleri...................................................................... 165
VIA Bilindna Tedavi Asndan Yaklam
Konusunda Genel Dnceler...........................................................186
ADA NSANIN RUHSAL SORUNU....................................................191
RUH VE LM............................................................................................213
RUHLARA NANCIN PSKOLOJK TEMELLER................................... 224
PSKOLOJ VE DN
I Bilind Zihnin Bamszl..................................................................... 239
II Dogma ve Doal Semboller........................................................................262
III Doal Bir Simgenin Tarihi ve Psikolojisi.................................................. 285
ANALTK PSKOLOJ VE R............................................................... 308
PSKOLOJ VE EDEBYAT...................................................................... 326
AR........................................................................................................... 340
PCASSO...................................................................................................... 344
DNM SRECN CANLANDIRAN
RNEK SMGELER............................................................... 350
TAC MAHAL............................................................................................. 361

SIGMUNDFREUD TARH SAHNESNDE..............................................


SIGMUNDFREUD'UN ANISINA.............................................................
MEKTUPLARINDAN SEMELER..........................................................
ANILAR, DLER VE DNCELERDEN SEMELER.....................
DEYMLER............................................................................... ..............
JUNG'UN YAYIMLANAN YAPITLARI.................................................
KAYNAKA.............................................................................................
DZN........................................................................................................

365
373
381
399
403
409
417
421

GR
Tandn olursa daha iyidir eytan
Tanyp bilmediin yabanc bir insandan.
(Trk atasz - Kagarh Mahmut)
B v OMA mparatorluu'nun k yllarnda, halkn, geleneksel
inanlarn brakarak d lkelere yneldii, d kaynakl her trl
retiyi, mezhebi benimsedii sylenir. Bat uygarl da nicedir k
mekte, eski deerler oktan yitirilmi, yenileri aranmakta.
Uygarlklar da canllar gibi doar, geliir, lr, diyorlar. Ancak
eklenmesi unutulan bir ey var, o da, nice yitmi grnrse grnsn,
uygarlklarn dourduu deerlerin klk deitirdikleri, Anka kuu
gibi kendi kllerinden yeniden canlandklar.
Fiziksel evrenin deimez bir kuramdr denge. Ayn ey ruh
dnyas iin de sz konusudur. Doa boluktan nefret eder, der bir
Latin atasz. Gerekten, ulardan biri ban alp bir yana gittiinde,
teki u, ayn g ve direnle, denge salamak iin, kart yne
ynelir. Gel....git, gel....git, evren solumakta sanki.
Bugn Bat, Dou'ya ynelmi, eski Hint'den, eski in'den, eski
Japon'dan esinlenmekte. Dou ise, gizemli havasndan bkm gibi,
Bat'nn somut dnyasna zenmekte. nsan potansiyel olarak bir
btn. Her biri amay bekleyen tomurcuklarla dolu ii. Ne var ki, u ya
da bu nedenle, gelime ortamn bulamadlar m, iek aamadan
kuruyup gidiyorlar. te yandan, kimileri bakalarna ramen alabil
diine geliiyor, dal budak salyor. Glgede kalanlar ise, kazara
bakaldrp biraz soluk alabildikleri anda, birtakm yaam krntlarna

dnyor, gdk kalyor. Daha fazla bir bask karsnda kaldklar


zaman da, tam bir patlamayla zerkliini iln ediyor, dizginlerini ele
alyorlar, bylece ruh sal da elden gitmi oluyor.
nsann tamln, btnln gerekletirmek, alar tesinden
beri varolan deim ez deerlerini bulm ak, bireyi btnlne,
tamlna kavuturmak, bylece tamlam, btnlemi bireyden
oluacak, uluslarst, rklarst, gnlde, tm gizilglerini gerek
letirmi insanlardan meydana gelecek bir evren-toplumu yaratmak,
Jung'un amac ite bu.
Ondokuzuncu yzyln dnyas, akla dayanan, her eyi akl
yoluyla zmlemeye alan bir dnyayd. Her ey biyolojik ve tarih
sel gerekircilik ile aklanyordu. M ekanik gerekircilik anlay deneye
dayanan bilimin temeliydi: Bir neden-sonu dizisi idi sz konusu olan.
Her sonu bir nedenden tryordu, elde edilen sonu ise, yeni bir
nedene dnyor, bu da yeni bir sonu douruyordu, zincirleme
srp gidiyordu bylece.
Kat, dar bir ereveydi bu. Bu ereveyi zorlayanlar arasnda
Sigmund Freud da vard. Freud'un bilind kavram, bu snrlarn
dna taan ilk atlmlardand. Freud'un zihni, aratrmac bir zihindi;
neden-sonu ilikisini benimserken, akln dnda, insan denetiminden
te baz eyler olduunu da kabul ediyordu ister istemez. Yalnz iki
nemli yanlgya decekti: Tarihi de, dini de anlamayacakt. Tarih
boyu insan gtm olan etkenlerin kkne inemeyecekti. stek gibi,
ben-kar gibi yzeysel etkenlerden sz etmekle yetiniyordu.
Bilindn biyolojik bir olgu gibi gryordu; ona toplum-kart bir
nitelik yklyordu; buysa onun tarihi anlamasna engel olacakt.
Psikoloji, o ana kadar niversite dzeyinde, insan davranlarn
gzlemlemekle, tanmlamakla, snflandrmakla yetinmiti. Freud bu
gzlemlerle, tamamlamalarla yetinmeyip onlar aklama gereini
duydu. nsan dncesinin tm ak deiecekti.
Nedensellik ilkesi, bilimsel bir yasa deildir; ancak onsuz bilim
olamayaca da gerektir. nsan incelerken, bu ilkeye en nce
bavuran Freud oldu; hibir zihin olgusu rastlant deildi, her eyin bir
nedeni vard. Psikolojide Freud'dan nce gelenler, insan davranlarn,

akl buyruklar ile igdelerin oluturduunu dnmlerdi. Her


olayn bir nedeni olduu kesindi; yle olaylar vard ki, nedeni veya
nedenleri biliniyor, ya da kolayca varsaylabiliyordu; kimi de rastlant
iiydi; birbirinden ayr, grnrde nemsiz nedenlerden, armlar
dan douyordu ki bunlar incelem ek hem bounayd, hem de
olanaksz. Freud, allagelmi bu gerekircilie kar kt. Histeri
vakalarnda akld gibi grnen belirtilerin, bireyin zihninde
mantksal bir sreklilik izlediklerini grmt, bunlarn kayna dta
deildi; hastann, birtakm eyleri bastrmasnn, ie atmasnn sonu
cuydu. Rastlant ii deildi bunlar; nedenleri aratrlarak, analiz edile
rek ortaya karlabilirdi. Dil srmeleri, dler gibi, grnrde rast
lant ii olaylar analizle incelenebilirdi.
Freud olsun, onu izleyenler olsun, rastlantnn payn hibir
zaman yadsm deillerdir; bireyin kiiliiyle ilgisi olmayan baka
dzenlerin iin iine karabileceine inanmlardr; rnein, durup
dururken bir kiremit der de insann kafasn yararsa, bu bir rast
lantdr. te yandan, ayyan biriyle evlenm i olan bir kadn
balangta kocasnn bu yann umursamam, nemsememi olabilir.
Ancak, beden ve ruh sal yerinde biri, sk sk kazaya urar, ya da
bir ayya ile evlenmi kadn, kez arka arkaya ayya kocalara
varrsa, bu durumda, onun ruh yapsndaki bir bozukluktan kukulan
mamz gerekir, diye dnyordu Freud. Freud'u ruhsal gerekircilik,
her zihin olaynda basit bir neden-sonu ilikisi grmyordu; tek bir
olay, kimi zaman bir etkenler dizisi sonunda yer alabiliyor; bu etken
ler kaltmsal, geliimsel, ya da ortamsal olabiliyordu.
Freud'u kuramn temel varsaymlardan biri de, bilindnm
oynad rold. Freud, bilind-zihin kavramn, Herbert psikolo
jisinin okutulduu Viyana'da, altnc snftayken renmiti. O Srada
Amerika'da W illiam James bilinalt szcn tantmaktayd;
William James, bu tr gdnn zihin yaamndaki nemini belirtiyor
du. Demek ki Freudun getirdii kavramlarn, syledii szlerin ou,
yeni deildi, bunlar o srada tartlan, gzde olan dncelerdi Freud,
Nietzsche, ya da Schopenhauer gibi filozoflarn yaptlarn oku
mamt. an baka bilimcileri gibi, o da aklc ve maddeciydi.

Darvvin'i pek beeniyordu. Sorunlara, evrimsel ve biyolojik yaklam


da bundand. Okulda, Herbert'n bilind retisini renmi, sinir
hastalklar uzman olm utu; ama hastalarnn ounda organik
yaknmalardan ok psikolojik yaknmalar olduunu grmt; derken
Paris'e gitmi, orada, hipnotizmann histeri belirtisi yaratabilecei gibi,
belirtiyi yok edilebileceine de tank olmutu. Paris'te nl hekim
Charcot, ona her ruh bozukluu altnda bir cinsellik sorunu yatar,
demiti. Freud, Viyana'ya dnerken, meslekta Breuer ile birlikte
hastalarna hipnotizm a uygulam aya balam t; ancak bekledii
sonular elde edememiti. Yar-uyur duruma getirilen hastaya telkin
edilenler, kiiye yabanc olduundan, ireti oluyor, ancak geici bir
yarar salyor, dahas tehlike bile yaratabiliyordu. Bunun iin hipno
tizmay brakp baka yntemlere bavuracakt; bambaka bir bilin
d izecekti: Bilind ona gre canl bir varlkt; ilkin sand gibi
beenilmedik, onaylanmayan anlarn atld bir p tenekesi deildi.
Gcn igdsel itilerden alan bilind, insan zihninde nemli bir
rol oynuyordu; bilind ieriinin farkna varlmamas anlamszln
dan deil, BEN'in yldrc nitelikte oluundand. Sz konusu ierik
bastrlnca, baka yollarla, ruhsal bozukluklarla, ya da birtakm karak
ter zellikleriyle ortaya kyordu.
Freud bir holamm ilkesinden sz ediyordu. Bu, doyum
peinde koan bir gdyd, ancak gereklik ilkesine de kartt. Ruhsal
dengeyi bozan gdler, yarattklar gerilimi gevetmek iin doyum
aramak zorundaydlar; ne var ki, toplumsal bir hayvan olan organiz
mann genel sal iin doyum arayan bu gdlerin gereksinimi
hemen o anda yerine getirilemiyordu. Kiilikte ar basan baka
eilimlerle uyumayan, vaktiyle renilmi tepkilerle geri itilen,
gdnn doyum abalar, nevrotik belirtilere dnyordu. rnein,
bir kimsenin makastan korkmas, ya da karnca ezmekten ekinmesi,
kiideki gizli bir yoketme isteinin belirtisi olabilirdi, elini erkek eline
dedirmekten kaman namuslu kzn gerek tutkusu, gl cinsel
isteklerini rtyordu belki de. Bu uzlatrma yollar, geree ters
dyor, kiide tedirginlik yaratyordu; ancak kii, kendisine olan
saygnln bylece korumu oluyordu.

Nevrotik belirtiler, Freud'a gre, bastrlan isteklerin yzeye


kp, kiiliin teki yann tedirgin etmesini engelleyen etkenlerdi;
bastrlan eyler, ou kez, cinsiyete dntrlm dmanlk duy
gusu, ve bununla ilgili kayg ve sululuk duygusuydu. Nevrotik kii,
hastalanmak isteyen biriydi sanki. Adler'e gre, nevrozlarn kkenini
oluturan, kiinin, zayf yann gl gsterme, ya da onu bir silh gibi
kullanarak kendine, koullara, ya da bakalarnn davranna egemen
olma eilimiydi. Freud bunlarn gerekliini yadsmyordu, ne var ki,
insann ruhunda, daha derinlerde yerleik atmalardan doan kiilik
sorunlarn zmleme atlmlarndan baka eyler olabileceini be
nimsemeye de yanamyordu. Freud, histeri vakalar ya da nevrozlar
zerinde yapt gzlemler sonucu edindiini, normal kiilere de uygu
lamaya kalkt iin, eletiriye urayacakt. Bakt hastalar, hem dar
bir evreden, hem de toplumun pek zel bir kesimindendi; oysa,
psikolojide, genellemeler yapabilmek iin kltrel, ulusal, rksal,
snfsal etkenlerin de gz nne alnmas gerekirdi.
Freud ile birlikte alan Adler de, 1910'da, Freud topluluundan
ayrlacakt. Adler'in kuraca dzende insan btn davranlar ile,
zihinsel, ya da fiziksel aalk duygularn telfi etmek iin iktidara
ynelmiti. Adler'in bu kuramnn psikanaliz iin byk nemi olacak
zellii vard: Ona gre, nevroz, kiiliin tmnn bozukluuydu;
nevrozun oluumunda BEN'in byk rolu vard; cinsel olmayan
nedenler de atmaya yol aabiliyordu. Adler bu ynde Bireysel
Psikoloji kuramn gelitirecekti.
Ne var ki, toplumsal ve tarihsel glere Derinlikler Psikoloji
s i n i n n tutacak biri gerekti. Ruhsal gerei tm boyutlaryla
verecek biri; onu, yalnzca bilince ve akln dar erevesine kapat
mayan, dinamik ve olumlu ynleri olan, yadsnmayacak bir bilind
kavramn oluturacak biri.
Jung, geleneksel gr asn geniletmek amacyla, Bat'nn
geleneksel kalplarndan kmak zorunluluunu duydu. Dou'nun,
Afrika'nn, Kzlderili Amerikas'nn dinlerini, dnce biimlerini,
edebiyatlarn, mitolojilerini inceledi. Eski ile Yeni'yi, Dou ile Bat'y
birletirmek istedi. Dnya apnda ilk byk sentez giriimiydi bu!

-I-

Carl Gustav Jung, svire'de, Basel'e yakn kk bir kasabada 26


Temmuz 1875 tarihinde dnyaya geldi. Babas bir protestan rahibiydi;
iyi yrekli bir adamd; gelenekleri sorup soruturmadan benimsemi,
kendi halinde, olduka zayf karakterli bir kimseydi. Jung, klasik
yaptlara kar ilgiyi, Latinceyi ve dinsel ruh yapsn babasndan ala
cakt.
Annesinin daha gl bir kiilii olduu anlalyor. Sa solu
belli olmayan eliik davranl biriymi. Jung, annesini sevmesi mi,
ondan korkmas m gerektiini kestiremezmi bir trl. Freud'un
annesi yumuak huyluydu oysa, koruyucu bir ana, ocuuna tutkun
biriydi; babasysa sert, evde sz geen, kiilii ar basan bir insand.
Nitekim, Freud'u psikanaliz, ataerkildir: Grev duygusu ve ceza
korkusu bilindmn temelini oluturur. Freud'un STBENi erkek
sidir. Jung'un Analitik Psikolojisi'nin temeli ise anaerkildir; hem yutup
yokedici, hem de koruyucu kadn imgeleriyle doludur. Jung iin
STBEN o kadar nemli deildir.
Jung'un ocukluu krsal bir ortamda, doaya yakn gemitir,
Freud'unki gibi, o sosyetik V iyana havas iinde deil. Bu somut
yaam, onun soyut ruh yapsn dengeleyici olmutur.
Dleri, dlemleri canlyd; en azndan somut yaam kadar ger
ekti. Drt yandayken grd u d hi unutmamt:
Evimizin yanndaki her zaman oynadm tarla, yapayalnzm....
birden nmde drt ke bir ukur beliriyor. Merakla uzanp iine
bakyorum; aa doru inen ta merdivenler var; korka korka inmeye
balyorum. Dipte, yeil bir perdeyle rtl bir kap kyor karma,
ayorum perdeyi, f a duvarl, geni dikdrtgen biiminde bir salonla
karlayorum; bulunduum kapdan, kar uca doru krmz bir yol
hals uzanmakta; bittii yerde, bir dzlk zerinde kocaman bir koltuk
var. Koltuk, aslnda, krmz yastkl byk altr bir taht, stndeyse,

yaklak yirmibe santim uzunluunda bir aa ktne benzeyen bir ey


dayal. Krmz, et gibi, insan ba gibi bir tepesi var; ancak henz biimi
ni almam bir ba bu; bir de delii var gibi, eytan gzn andran.
lk kez byle bir d gryordu, neydi bunun anlam? Duyduu
ey panikti.
D erken annem in sesini iitiyorum . ukura inen m erdiven
bandan geliyor sanki, sonra birden, sesin iki yz metre tedeki
evimizden gelmekte olduunu farkediyorum . iyi bak ona! diye
sesleniyor annem, Yamyam o! iyi bak ona!1
D burada sona eriyordu.
Jung kafa yormu, ama anlamn br trl karamamt. Yalnz,
salon yer altndayd, dem ek ki, gnlk bir yaant deildi bu, iin
iinde bir i vard besbelli.
Jung, bu d ilk kez, karsna altmbe yandayken anla
tacakt. Kendi anlalmam olsa bile, dn, karsndaki tipik,
iednk bu davrana, bilindnn bu gl etkisine yant vermesi
sz konusuydu.
ocuk zihni, eletirici deildir; Jung da oturup, uzun boylu
dnm deildi bu d zerine. Ancak kesin olan, dn sradan
gnlk olaylar yanstmadyd. Bu tr izlenim brakan dler,
dorudan doruya, kendiliinden, bilindndan karlar, gnlk olay
larla ilgileri yoktur; etkileri hemen duyulur ama, bilinle kavranmasa
da, ilerinde inandrc nitelik tarlar. ocuklar sk sk byle dler
grr; nedeni de, geldikleri yere, bilindnn ilkel dnyasna henz
yakn olmalardr.
Jung, nice sonra aklayabilmiti bu dn anlamm. Dnde
grd o aa ktn andran nesne, yaratclk ilkesini, erkeklik
organn simgeliyordu.

1
Memories, Dreams, Reflections, C.G. Jung-A niela Jaffe; Collins and R
Ledge and Kegan Paul, Londra, 1963. s. 26.

Sekiz dokuz yalarndayken, youn bir izlenim yaratan bir olay


yer alyor. Baseldeki evinin birka kilometre tesinde, eski alardan
kalma bir atl araba grmt; rokoko tarznda ssl bu atl arabann
yaldzl karoserisi, tekerlekler arasna gerilmi iki geni kay zerine
oturtulmutu. O gn iin tuhaf bir yan yoktu bunun; arabann geldii
yer, Kara Orman blgesiydi; Jung, Kara Orman'da oturanlarn tpk
kendi ana-babas gibi, Onsekizinci Yzyl yaamn srdrdklerini
biliyordu. Baktka, araba onda tand bir grntye dnmt.
Araba ve Onsekizinci Yzyl ile kendi arasnda bir iliki vard sanki,
kendi de mi o aa aitti yoksa? Bylece, bir yandan kendi iinde
bulunduu an insanyken, te yandan Onsekizinci Yzyla aitti.
Arabay grr grmez gelmiti bu aklna. Bu ne bir korku, ne de bir ac
yaratmt onda, yalnzca ilgisini ekmi, ona huzur vermiti. Bu
olguyu yaarken, grd gerek miydi, yoksa fantezi miydi, anlaya
mamt; dnceleri arabann kendisi gibi somuttu. Doal olarak
yaanty zihniyle kavram deildi; her ocuk gibi, o da, geleni olduu
gibi benimsemiti.
Demek ki, imdiyi yaarken, ayn zamanda gemie de aitti;
yaam geniliyor, byk mutluluk duyuyordu.
On yandayken, Jung'un alkanlklarndan biri, bahedeki bir
kaya parasnn stne oturup, dncelere dalmakm. Kendi kendine
baz sorular sorarm: Ben kim im ? Kayann zerinde oturanm
desem, kaya ne der peki? O da, seni tayanm, demez mi?
Derken u soru kyordu karsna: Ben kendim miyim, yoksa
arlm tayan zerine oturduum kaya mym? Bu, an nl
dnr Levy Brhl'n participation mystique dedii, bilind
kiiliinin ortam la kaynap bir olduu yaant durumuydu.
Jung, on iki yalarndayken, dnya grn byk apta etki
leyecek bir d grr. Bu, mrnn en nemli d olacakt belki de.
Yeralt salonu gibi, aklndan bir trl kmayacakt.
Jung, yle anlatyor dn:
Basei'de lise avlusundaym. Lise, Orta a'dan katma gzel bir
m imarlk antdr. Derken, atl arabalarn girdii byk kapya doru

ilerliyorum; bir de bakyorum, karmda Basel Katedrali; gne yeni


aktarlm dam zerindeki kiremitlerde prl prl yanyor; grlecek
ey dorusu! Bir de ne greyim, Katedral'in zerindeki bir tahtta Tanr
oturmuyor mu! N e grkemli ey! diyorum kendi kendime; hrika ey
bu dnya! Nasl da mkemmel, tam ve uyum iinde! Derken, beklen
medik bir olay oluyor: ok kt bir ey ve uyanyorum.
Devam ediyor Jung:
Grdm ey zerine dnmeme izin vermiyorum kendime;
dnecek olsam, her eyi grdm gibi benimsemem gerekecek ki,
bu olanakd. Unutmak iin elimden geleni yapyorum. Olmuyor.
Gene, saldrsna uradm bir ara, yatakta uzanm bir kez
daha seyrediyordum: Korkuntu! Ertesi gn, annem , benzimi uuk
grm olacak ki, tel iinde sordu bana, okulda bir ey mi oldu,
dedi. Yoo, dedim, hibir ey olmad. O gece gene ayn dncelerin
saldrsna uradm.
Jung, dn korkun yan diye nitelendirdii grnm zerine
dnem iyor, aklna geldike, tir tir titriyordu. nce, gnah,
babasnn kendisine uygulam olduu Hristiyan eitimine yklemiti.
ledii gnahn kefaretinin nasl deneceini bildii gibi, Hris
tiyanlk konusunda da epey ey biliyordu. O grnm zerine dnse,
sanki balanamaz bir su ilemi olacakt.
nc gece, kendi kendine yle demiti: Ola ki, Tanr snyor
beni, ille de dneyim istiyor bu konu zerinde.
Dnceler rahat brakmyordu onu: Byle korkun bir ey
nereden gelir ki? eytan m ola kayna? yle ise, eytan, Tanr'dan
daha m byk yani? Sonra yle diyordu kendi kendine: Tanr
snyor beni. O korkun dnceyi benimsersem, O'na olan inancm
kantlanm olmaz m? N e ola ki kayna? Babam m? Olanaksz, z
sz doru bir insandr o. Hayr, anam da olamaz, bu gibi eylere kafa
yormaz ki o. Ya byk babam? O da hekimdi, uramazd bu tr
dncelerle. Yoksa, yoksa annemin babas myd kayna? Hayr, o

da olamazd; kilisenin yksek mevki sahiplerinden biriydi o. Bu utan


verici dnce nerden geliyordu peki?
Derken Jung bu korkun grntnn kaynann uzak gemite
olabileceini dnd, hatta A dem ile H avva'nn Cennet'ten
kovuluuna kadar geri gidebilirdi. Ne var ki, bu da uzak bir olaslkt,
soyuttu. Ne denli dnrse dnsn, anlamn karamyordu.
Derken o mthi an geldi bir gn, kalkp oturdu yatanda; ter iinde,
tir tir titriyordu. Tanr, o korkun sahneyi, benim kendi dncemmi
gibi benimsememi, kabul etmemi istemi olmal, dedi. O an, olguyu
benimsemiti.
uydu o korkun sahne:
Tanr, tahtndan, byk apsestini etmekteydi; katedralin zerine
kocaman bir pislik 'dyordu', katedral de parampara oluyordu.
Dehetli bir eydi bu; tek anlam, olsa olsa, babamn retmi olduu
kilise retilerinin ve kendi z inanlarmn yeniden gzden geiril
mesi gerektiiydi; Tanr inandm her eyi aalam oluyordu.
Bu d bir olgu gibi benimsemek, Jung'un zerinde son derece
etkili oldu. Artk kendi bana varolma hakkn elde etmi gibi huzur
duymutu. Dn yaratt gerilim ve kayg yoktu artk. Grlmemi
derecede kart dnceler arasnda kalan iki ayr kiilii olduu
dncesi de onu tedirgin etmiyordu. Nedeni, belki de babas ile
zdelem esiydi; nk bu, kendi kiilii konusunda belirsizlik
yaratm olabilirdi. Biliyordu bundan byle: Ben BEN'im; ben BEN
olmalym; ben, kendi kendime dnyor olmalym; ancak ben
kendimin anladn benimseyebilirim.2 Prl prl bir yaantyd bu;
bylece, duraksamadan, kendi z yaantsym gibi benimsedi onu.
Jung'un kk yatan beri kaygs i deer olmutur; bir olayn
nemi, kendisinin o olaya verdii nemdeydi; nk bu, d olaylar
kavrayna katkda bulunuyordu.
2 Ayn yapt, s. 50

Bylece Jung, kk yatan beri, yerleik, kalplam inanlara


ve dzenlere ba kaldracak, kendi gereini kendi yaratacakt.
Okulda, arkadalar arasnda sevilmiyor deildi, ancak zihin yetenek
leri ve kayglar arkadalarnkinden baka, ok daha stn olduu iin,
yalnzd.
Jung'un psikolojisi, kiileraras ilikilerden ok, kiiliin, birey
ruhunun byl em beri iinde byyp gelim esiyle ilgilidir.
Freud'u psikanalizin amac, kiinin bakas ile olgun bir iliki kur
masn salamaktr; bu tr ilikiye, genellikle cinsel denirse de, bu
kavram, cinsiyetten baka etkenler de ierir. Oysa Jung'un amac,
bireyi kendi zihni iinde btnletirmek, dengesini salamaktr; Jung,
bakalar ile ilikilere zel olarak eilmez.
Arkeolog olmak istiyordu Jung. Ama, ailesi yoksul olduundan,
Baselden baka bir kentte okumaya gitmesi sz konusu deildi. Basel
niversitesi'nde arkeoloji krss olmad iin Tp Fakltesi'ne girdi.
niversite'den kazand bursla da eitimini tamamlad. lk dilei cer
rah olmakt; ancak, Krafft-Ebing'in Psikiyatri adl kitabn okuyunca,
dncesini deitirdi.
Faklte sralarndayken, ispirtizma deneylerine katlmt. Onbe
yalarnda medyum bir kz, atalarndan ve baka ruhlardan haberler
aldn ileri srmt. Gelen ruhlardan biri, medyum araclyla
kltrl bir kimsenin Alm ancasyla konumutu; oysa kzn kendi,
uyank, normal durum undayken, svire'de konuulan bir kyl
Almancas konuuyordu. Bu, ayn kzda, iki ayr kiilik olduunu gs
teriyordu. Jung'un ilgisini eken bu olay, m ezuniyet tezine konu oldu.
Jung, annesinde de iki ayr kiilik bulurdu: Bunlardan biri, geleneksel
allm davranlarla belirirken, tekisi, beklenm edik tepkilerle
ortaya kyordu. Jung kendi i yapsn annesininkine benzetmeye
balamt. O sralarda on iki yalarndayd; bir yan, kendine gven
meyen, kendini dnyada yalnz ve tedirgin duyan bir varlkt; teki
yanysa, etkileyici, gl, kendine gvenen, yetki sahibi, yal bir
insand.
1900'de hekim karak, Zrih'teki Burghlzli Akl Hastanesi'ne
girdi.

Dnya henz duymamt Kompleks szcn ve kavramn;


ednk, Dadnk deyimlerini; Dinamik Psikoloji, Derin
lik Psikolojisi gibi szckleri. Ne ruh sal cidd olarak ele alm
yordu, ne de akl bozukluu. Akl hastalarn hapsetmekten baka bir
rol yoktu akl hastanelerinin; psikolojik bir iyiletirme yntemine
bavurulmuyordu, zihin yapsnn incelenmesi akllara gelmiyordu.
Zihnin kendisi hl bir bilmeceydi. 1870 ve 1880'lerde, Fransa'da, Simon; talya'da, Lombroso akl hastanelerindeki vakalar gzlemle
meye, grdklerini yorumlamaya, anlamaya almlard. Ancak, bul
gularnn iyiletirme yntemi zerinde etkisi olmamt.
Zamanla akl hastal belirtileri snflandrlmaya balayp ta,
Deskriptiv Psikiyatri, hekimlerin akl hastaln klinik bir olay gibi
grmelerine yol atnda ilk byk adm atlm oldu. Ancak, gene de
psikiyatri, tpta sapa bir yol olarak dnlrd; renci iin pek eki
ci gelmezdi. Hekim ktnda, bir Alman niversitesi krssne
henz atanm bulunan Basel'deki retmenlerinden biri Jung'a asis
tanlk nermi, Jung da neriyi geri evirmiti. Buna tank olan
Jung'un dostlar ve retmenleri, Jung'un akln yitirdiini sandlar.
Bylece Jung, Zrih niversitesi'nde psikiyatri profesr Eugen
Bleuler'in kadrosuna katlarak, Burghlzli hastanesinde grevine
balad. Sekiz yl orada kalacak, hastaneyi ne kavuturacakt.
Tam o sralarda, Sigmund Freud ile evresindeki kk topluluk
da Viyana'da almalarn duyurmaya balamt. Zihin, bilimsel
aratrma konusu oluyordu. Byk ufuklar aacakt bu.
Jung'un ta batan ilgisini eken konu izofreniydi. leri srld
gibi, kiilik, birbirinden ayr, belirgin, iki, ya da daha ok blme
ayrlyor deildi yalnzca, btnln, tamln da yitirmi oluyordu.
Ne var ki, gene de hekimin bir sylei kurabilecei belli bir sreklilik
gsteren baz sesler bulunabiliyordu. Hastann BEN'i, yllar sren
akl hastal boyunca bozulmadan kalabiliyordu. Nitekim, yllanm
bir izofreni hastas bedensel bir rahatszlk geirirken, bir de bakyor
dunuz, normal kiilii, yani BEN'i, yzeye kvermi; bylece hasta,
bir sre normal konuuyor, davranyor, bedensel rahatszlk geince de
eski durumuna dnyordu. Bu olay, Freud'un O, BEN, STBEN

diye izdii harita ile aklamak gt. nsan'm BEN'i, birtakm beri
l e r e blnyordu, bu da Freud'un kuramna ters dyordu.
Jung'un Burghlzli'de karlat ilgin vakalardan biri de uydu:
Kadn acaip hareketler yapyordu elleriyle; yukar aa kaldrp
indiriyordu onlar; yem ek yerken de eller sanki krek grevi gryor
du. Bu vaka tp rencilerine 'erken bunama', katatonik bir izofreni
vakas olarak gsteriliyordu. Psikolojik adan hibir inceleme
yaplmamt.
Jung, bir akam kovuta dolarken, eski bir hem ireyle
karlamt da, ona, sz konusu hastann gemii ile ilgili herhangi
bir eyi bilip bilmediini sormutu. Pek bir ey bilmiyordu hemire,
ancak, galiba ayakkabclkla ilgisi varm, demiti. Hasta, bildik
bileli, azn amadndan, hakknda bir ey renmek olana yoktu.
Jung, birden, kadnn el hareketlerinin, krsal kesimlerdeki ayakkab
tamircilerinin el hareketlerini andrdn farketmiti. Hasta, ok
gemeden ldnde, erkek kardei hastaneye gelmiti. Jung, ona, kz
kardeinin niin hastalandn sormutu. Bir ayakkab tamircisiyle
evlenecekti, diyordu kardei, ama adam onu atlatt; kzcaz da cin
net getirdi. Jung, bu vakada, gemiin, kadnn el hareketlerinde nasl
yaadn grmt. Bu ilgin gzlem, izofrenide psikolojik bir
etken olabilecei dncesini dourmutu.
Jung ile Burghlzli'de alan baka hekimlerin yaymlar, svire
dndan birok hekim ekiyordu. Verdikleri yaptlar, coku etkisinin
hem fizyolojik, hem de psikolojik yoldan kantlanabileceini gsteri
yordu.
Jung'dan nce, deneysel psikoloji zerinde alan birok
aratrmac, zellikle de, Darwin'in akrabas Sir Francis Galton,
arm Yntemini gelitirmiti. uydu yaplan: Denee bir dizi
szck veriliyor, denek de szc iitir iitmez, aklna ilk gelen
szc syleyerek tepki gsteriyordu. Kronometre, uyarc szck
ile, denein azndan kan szck arasnda geen zaman saptyordu.
Kolayd; ancak, bu testin amac, baz zihin tiplerini renmekti; bu

bakmdan da, bir yaran olmamt. Jung, testi gzlemlerken, ok zeki


olan hastalarn bazen yantlarn geciktirdiini farketmiti. Bu nasl
aklanabilirdi? nceleme sonucu, Jung, bu gecikmelerin baz cokular
nedeniyle ortaya ktn ve zihin nitelikleriyle ilgisi olmadn
dnd. Bu gecikme srasnda baka eyler de yer alyordu. Kalp
vurular, solum a hz da deiiyordu; bazen, uyarc szck karsn
daki tepkiye ek olarak, bir de psikogalvanik tepki elde ediliyordu; bu
gibi bir testte elde edilen grafik, verilen yant ile, soluk alma hz ve
psikogalvanik sonu arasnda bir balant olduunu gsteriyordu.
Baka bir deyimle, zihinle beden bir btn olarak alyordu.
Bu arm yntemi 1920'de yaymlanacakt. Jung, bu yntemi
uygulayarak, psikolojide yeni bir r aacak Kompleks'leri, ortaya
karacakt. Uyarc szce verilen yant gecikince, ya da, yant
verirken bir yanlgya dlnce, bilindnda baz duyarl noktalar
olduu ortaya kyordu. Sanki baz blmler, btnden ayrlyor,
zerk, bamsz, kendi bana buyruk ve kiiye buyuran varlklar duru
muna geliyordu. Nedeni, Freud'un bastrma kuram olmalyd.
Jung, Freud'a yazd. lgilenmiti Freud, Kompleks'in zerkliini
ilgin bulmutu; ancak, iin tuhaf yan, Freud'un bu yntemine son
radan psikolojide, adl tpta, psikanalizde bavurulacak, belli bir aile
nin yelerine uygulanarak, aralarn4aki ilikiler aratrlacakt.
Gene Burghlzli'deyken, Jung, bireysel bilindna, yani
kiisel bilindna kart bir bilind, yani ortak bilind kavramn
gelitirdi. Felsefe, din ve mitoloji bilgisi erevesi iinde, izofrenlerin
sabuklamalarn karlatrmal olarak inceledi. Aralarnda birtakm
paralellikler buldu. izofreninin kiisel bastrma ile, ilk ocukluk
alan olaylar ile aklanamayacak bir nedene dayanmas, zihinde
daha derin bir dzeyin bulunmas gerektiini dndryordu.
Jung'un dncesi, Burghlzli'deyken, edindii klinik grg
erevesi iinde olumutur. Oysa Freud'un akl hastanesinde geirdii
sreler pek ksadr. Freud psikoz hastalarnn psikanalize gelmeye
ceini dndnden, ilk kuramlarn, nce histeri, sonra da saplantl
nevroz vakalar stne kurmutur.
Jung, dokuz yl akl hastanesinde altktan sonra ancak, has

taneden ayrlp, zel psikoterapi alm alarna atlmt. Gene de


izofreniye olan ilgisini yitirmemiti. Hastalarnn ou ya psikoza
yaknd, ya da dpedz izofreniktiler. Aslna bakarsanz, nevroz
vakalar pek ilgilendirmiyordu Jung'u; insanlann kendilerinden ok
dnceleri ilgilendiriyordu onu. Aile yeleri arasndaki duygusal
sorunlar zmlemek skc geliyordu ona.
1902'de izin alp Paris'e gitti ve nl Pierre Janet ile Salpetriere
hastanesinde kuramsal psikopatoloji zerinde alt. 1904'de arm
testlerinin sonularn yaymlad. Bu ona byk n salad. Avrupa
dnda konferanslar vermeye arld, birok fahr nvan ald, 1903'de
Emma Rauschenbach ile evlendi; Em ma Rauschenbach 1955'de
lnceye dek ona yardm c olacak, kendi de analitik psikoloji
konusunda zgn kitaplar yazacakt. Bu evlilikten biri olan, drd
kz, be ocuklar olacakt.
Jung'un yaamnn dnem noktalarndan biri, Freud ile ilk kez
bulumasdr. Jung, birka yl nce, Freud'un dnceleriyle temasa
gelmi, ve Freud'un 1900'de yaymlanan D lerin Yorumu adl kitabn
okumutu. lk karlamalar 27 ubat 1907'de oldu. lk grmeleri
aralksz on saat srd. Jung, Freud ile karlatnda, alt yllk bir
psikiyatri deneyim ine ve zgn yaptlara sahipti. Freud ile
karlamas onu byk dkrklna uratmt. Freud'un her eyi
cinsellie balamas itmiti onu. Gene de, bir sre birlikte alacaklar,
birbirlerini byk apta etkileyeceklerdi. Freud, ondokuz ya daha
bykt Jung'dan; bu ya ayrl yznden de Freud Jung'u kendi
olu gibi seviyor, Jung da Freud'u z babas gibi gryordu.
Birbirlerinin dlerini yorumlayacaklar, birlikte Amerikaya konfe
ranslar vermeye gidecekler, birlikte Psikanaliz Dernei'ni kuracak
lard. Freud, cinselliin orgazm yoluyla boalmasna ar nem veri
yordu, oysa Jung, dinsel davrann, birletirici, tamlayc, btnletiri
ci yaants zerinde duruyordu. Freud, dinsel ve duygusal anlam ta
yan tm yaantlarn, ya cinsellikten trediini, ya da onun yerine ge
tiini dnrken, Jung, cinselliin kendisini bile simgesel anlam tar
gryordu. ki kart varlk, akld bir biimde birleerek, tamlk simge
si durumuna geliyordu. Freud ile Jung'un aralan yava yava alyordu.

Freud ile ortak birok yan vard. rnein Jung, Freud'un transferans olayn deerlendirmesini benimsiyordu. Freud, ona transferans
konusunda ne dndn sorduunda, Psikoterapinin ba koulu
dur demiti. Freud ise, Ne demek istediimi anlamsnz diye
yantlamt. Her ne kadar Jung'un transferans zerindeki grleri
deitiyse de, Freud'un zgn transferans tanmn her zaman been
mitir. Freud'un bastrma kuram, daha kendisiyle karlamadan nce
Jung'u etkilemiti, sonradan da bastrmann nemi zerinde hep dur
mutur.
ki yl sonra bir olay yer alacakt. Jung, ikinci kez Freud'u grme
ye Viyana'ya gelmiti. Gene Freud'un alma odasnda oturmular,
psikanaliz zerine konuuyorlard. Jung, nce de inat bulmutu
Freud'u, ama bu kez onunla iliki kurmak bile olanakszlayordu.
Konuurlarken, byk bir grlt ve atrd duydular; kitaplk, devrile
cekmi gibi atrdyordu. Vay canna! diye bard Jung, sonra,
durup dururken, Dikkat, gene olacak! demeye kalmad, ayn atrd
yinelendi. Kalkp, kitapl incelediler, hibir ey bulamadlar. Jung'a
gre bu, parapsikolojik bir olayd; ruhsal bir durum un da
yansmasyd. M edyum kzn durumunu anlayabilmek iin, ispirtizma
konusunda btn yazlanlar okumutu. Basel'deki evinde de buna
benzer iki durum olmutu. Bir keresinde, bir bak, tabanca patlar gibi
ses kararak drt paraya ayrlmt. Jung, yandaki odada bulunuyor
du o srada, m erakla ieri koup bakmt. Grnrde her ey yerli
yerindeydi; am a sonunda, bfenin iindeki ban paralanm
olduunu grd.
kinci olgu da, eski bir ceviz masa ile ilgiliydi. Jung'un anneannesin
den kalmaym sz konusu masa. O srada Jung'un annesi odadaym, ama
masadan uzakta duruyormu. Jung da baka bir odada kitap okuyormu.
Gene komu, ne oldu diye. Bu olaylar aydnla kavuturmak iin
aratrmalar yaplm, bak, nl elik ustalarna, masa ise usta marangoz
lara gsterilmiti ama, esrar perdesi bir trl kaldrlamamt.
Jung, Freud'a bu sesi ciddiye almak gerektiini syledi: Jung'a gre
bu, sanki aralarndaki uurumu dile getiriyordu; ancak, her ne kadar Freud
afallam idiyse de, durumu alayla karlam, ciddiye almak istememiti.

Bu gibi olgulara davuran yaantlar olarak baklr; yer aldklar


dorudur, der Jung, kompleksler gibi yanstlabilmektedirler. Bizdeki
nazar, gzdeme olay da bununla ilgilidir.
Jung, gittike Freud'u etkiliyordu; Freud ona smsk yapm, bir
trl brakmak istemiyordu. 1909'da birlikte Amerika'ya konferans
vermeye giderlerken, yolda birbirlerinin dlerini incelediler. New
York'ta Freud, Jung'a, karlat kiisel skntlardan sz etti. Jung,
Freud'un grm olduu bir dn daha amasn, aklamasn,
baka armlarla zenginletirmesini syleyince, Freud, Baka bir
ey syleyemem. Sonra otoritemi yitirmi olurum, dedi3 Jung, bu
sz hi unutmayacakt nk bu szle Freud, Jung'un gznde
otoritesini yitirmiti bile.
Bylece Freud ile aralarna ilk soukluk girmi oluyordu.
Freud, sanki zayf noktasn aa vurmutu da, bunu kendine
yediremiyordu.
Bu arada Jung'un grd ve Freud'un aklamaya alt ve bir
trl Jung'u doyuramad bir d, yepyeni bir gr asna yol at.
.....Freud, o sralarda grdm dleri ya eksik yorumluyor, ya
da hi yorumlayamyordu. Bu dler, daha ok simgesel ierikli,
Ortak Bilind kavramn ortaya koymama neden olacakt... uydu
grdm d:
ki katl, tanmadm, grmediim bir evdeyim. Benim evimmi.
st katta bulunuyorum, salon gibi bir yer buras; ii, rokoko slubun
da denmi deerli eyalarla dolu. Duvarlarda birtakm deerli
tablolar var. Tuhafma gidiyor evin benim oluu. Hi de fena deilmi,
diyorum. Derken, alt kat merak ediyorum; merdivenden inerek, zemi
ne varyorum. Burada her ey daha eski; kendi kendime, buradaki
eyalar herhalde Onbeinci ya da Onaltnc Yzyldan olmal diyorum.
Mobilyalar Ortaa'dan kalma; zemin krmz tula. Her yer karanlk.
Bir odadan tekine geerken, u evi yle batanbaa bir dolasatn,
Ayn yapt, s. 154.

diyorum. Ar bir kapya geliyorum, ayorum onu. Karma ta bir


merdiven kyor; basamaklar bodruma iniyor. Kendimi bu kez ok
gzel kubbeli bir holde buluyorum; pek eski grnml biryer buras.
Duvarlar inceliyorum, bir de bakyorum, normal ta bloklar arasnda
tuladan rlm katlar gryorum, harta da tula krklar var.
Bunu grr grmez, duvarlarn Eski Roma'dan kalma olduunu
anlyorum, ilgim gittike artyor. Zemine daha dikkatle bakyorum.
Ta kalplaryla deli, birinde de bir halka var. Halkay tutup ekiyo
rum; ta kalp kalkyor; gene aalara inen dar ta basamaklar. ni
yorum, bu kez kayadan oyulmu, alak tavanl bir maarada buluyo
rum kendimi. Yer tozla kapl, tozlar iinde de insan kemikleri ve krk
anak paralar var, sanki ilkel bir uygarlk kalntlar bunlar. ok
eskiden kalma olduu belli, yar yarya paralanm iki insan kafa
tasyla karlayorum; ve uyanyorum.
Freud'u esas ilgilendiren ey, o iki kafatasyd; dnp dolap
onlara geliyordu; bu simgeler ona gre, birinin lmn dilemi
olacam gsteriyordu; dolaysyla, lmn istediim her kim ise,
kendisine sylememi istiyordu. N e uyandryordu bu kafataslar
bende? Kimindi bunlar? Nereye varmak istedii belliydi... Kimin
lmesini isteyebilirdim? Olamaz, diyordum kendi kendime. Dn
gizli anlamm sezinler gibiydim; ama kendi dncemi aa vur
madan nce, ilkin F reudunkini iitmekti amacm. Ne diyecekti
bakalm? Bylece, s r f gnl ho olsun diye: Pekl! dedim.
lmesini istediim kimseler karmla baldzm olsa gerek! Bari,
lmelerini dilemeye deecek kimseler olsun, diye dnmtm. Yeni
evliydim . D olaysyla, iim de bu gibi dileklere ynelik bir ey
olm adn biliyordum . A ncak F reud'a yorum konusundaki
dncelerimi syleyecek olsam, hem beni anlamayacakt, hem de
dediklerim i kabul etm eyecekti. K avgaya niyetim yoktu. Kendi
grmde dirensem, dostluundan olacaktm. Bakalm, diyordum
kendi kendime, kuramn dorulayacak bir yant verirsem, ne diyecek?
Bylece yalan syledim. Bu davranmn drst olmad kesin, ama
baka arem yoktu. Zihin dnyama ileyebilmesi olanakszd. Byk
bir uurum vard zihinlerimiz arasnda. Nitekim, verdiim yant sevin

dirmiti Freud'u. Baz d trleriyle baedemediini, hemencecik


kendi retisine snmak istediini anlam oluyordum. Dn gerek
anlamn karmak bana kalyordu. Bence ev, ruhun bir imgesiydi...
Salon, bilinci canlandryordu. Eski usul denmi olmasna karn,
sanki iinde yaanan bir yerdi buras. Zemin kat, bilindnn ilk
katyd. Aa inildike, sahne daha bir yabanclayor, daha lola
yordu. Maarada, ilkel bir uygarln kalntlaryla karlamtm,
yani iimdeki ilkel adamn dnyasyd buras - bilincin ulaamaya
ca, ya da aydnlatamayaca bir dnya.4
Konferans vermek zere gittikleri New York lim anna yaklar
ken, gvertede durmu, kenti seyrederlerken, Freud, Kimbilir, nasl
karlayacaklar syleyeceklerimizi, ne byk srpriz olacak onlar
iin, deyince, Ne kadar tutkulusunuz! diye barmt Jung. Ben
mi? demiti Freud, Tersine, ben, dnyann en alakgnll kiisi
yim, hi tutkusu olmayan biri varsa, o da benim! Jung da yle
yantlamt: En alakgnll, en az tutkulu olmak, az tutku mu
saylr!5
Amerika yolculuundan sonra, Freud ile Jung pek kar karya
gelmediler. Bir soukluk girmiti araya. Freud gelmi, svire'de,
Jung'larda konuk kalmt ama hava o eski hava deildi artk. Jung,
Freud'un btn dncelerini desteklemiyorsa da, ona sayg gsteri
yordu; meslektalar aras normal salkl iliki byle olur, diyordu.
Freud, dinsel yaanty bir aldanma olarak yorumlamt; anlaya
mamt psikolojik karln. Oidipus Kompleksi ise, Freud'un kendi
kompleksiydi; ona zg idi. Freud'un olaylar, ifade ettiklerinden
baka bir ey olarak grmeye eilimi vard. Sahnedeki deil, kulisteki
ilgilendiriyordu onu; her eyi indirger bir davran vard. Freud'u
psikoloji, nevrotikler psikolojisidir; nk hastalar zerindeki gzlem
lere dayanr; dertlerini aklayc bir kuram ise hastalar iin pek eki
cidir. Bedensel bir rahatszl iyiletirmede, kimse tm dikkatini
4 Ayn yapl, s. 155.
5 C. G. Jung; E. A. Bennet.

yalnzca hastaln esas nedeniyle snrlamaz; nk her eyden nce


hastaln iyiletirilmesi gerekir. Ruhsal bozukluklarda da durum
ayndr; hep neden aramak, insann kendisini snrlamas demektir.
Amerika'ya giderken Bremen'den geiyorlarm. Jung, Bremen
dolaylarnda ok eskiden len M aribi'lerin kalntlarnn bulunduu
nu okumutu. alar nceye ait bir olayd bu: Kemikler, humustaki
asitlerden erimi, ama cesetlerin derileri bozulmamt. Dikkatini
ekmiti bu olay. Jung, otelde olsun baka yerlerde olsun, uzun uzun
aratrp, soruturduktan sonra, bunlarn H olstein'da olduunu
renmiti. Bremen'deki Onyedinci Yzyl St. Peter Katedrali'nin
kurun kubbesi altnda, Tton valyelerinin bozulmadan korunmu
olduunu biliyordu. Bu tarihsel, hatta antropolojik nemi olan bir
olayd; Jung, karmak istemiyordu bu frsat. Freud, Jung'un sz
konusu cesetleri grmek iin diretmesine ifrit olmutu. Freud'a gre,
bu ar ilgi, Jung'un, onun, yani Freud'un, lmn istemesindendi.
Jung afallamt bu yorum karsnda. Freud ile zdelemitim
artk... Ne diye onun lmesini isteyecektim? Yolumda deildi ki o,
Viyana'da idi, ben ise Zrich'te, Freud kendini kuram ile zdeletiri
yordu. Bu olayda da, her delikanlnn lmesini istedii, Oyman
Yal A dam kuram idi sz konusu olan; oulun babay yok edip, yer
ine gemesi sorunuydu bu. Am a Freud, benim babam deildi ki! le
yem einde cesetler konusunda bir tartm a oldu, derken Freud
bayld.6
Jung ile tantndan beri ilk kez baylyordu Freud; 1912'de
M nich K onferans srasnda bir kez daha baylacakt. le
yemeinde, Eski M sr K ral Am enhotep IV ile ilgili bir ey
konuuluyordu. Freud sz konusu kraln, babas onuruna dikilmi
anttaki yazy sildirdiini belirterek, bunu, babann yerine gz diken
bir oulun tipik bir yks olarak gsteriyordu. Byle bir davran,
ancak babaya kar bir direnme olabilirdi; ancak Jung, Freud'un
yanldn bildiinden, oulun eylem ini yanl yorum ladnn
farknda olduundan, bunu kabul edemezdi. Jung, o gnlerde, bir
6 Mctnories, Drcams, Reflectiom; C.G. Jng-Aniela Jaff.

oulun babasnn antn sildirmesinin hi de anormal bir yan


olmadn syledi; kendilerine mezar bulmak iin birok mezar
boaltld gibi, kendilerine ant olsun diye ayn eyi yapan birok
firavun vard tarihte. Jung, Amenhotep IV'e zel bir ilgi duyuyor, onu,
en zgn, en ilerici firavun olarak gryor ve tektanrcln babas
sayyordu. Amenhotep'in Baba-kompleksi ile aklanmasnda hibir
anlam yoktu. Freud, byle dzeltildii iin ok bozulmutu; bunun
zerine, kendi adndan, yani Freud adndan sz etmeden, psikanaliz
konusunda yaz yazdklar iin, Jung ile meslekta Rilkin'i eletirmeye
balad. Derken, birden bayld; Jung, onu kollarna alarak yan odaya
gtrd. Freud kendine geldiinde, Jung'a babasna ya da anasna
bakarm gibi bakt sylenir.
1910'da Nremberg'de, kinci Psikanaliz Kongresi topland ve
Uluslararas Psikanaliz Dernei kuruldu. Jung, Dernein srekli
Bakan olarak kalacakt; istedii analisti atama, ya da iinden karma
yetkisine sahip olacakt. Adler ile Stekelin houna gitmemiti bu,
nk yaymlanacak btn yazlarn Jung'un onayndan gemesi
gerekiyordu. stelik psikanalizin gelecekteki geliim i, kurucu
Freud'un elinden alnp, Jung'unkine verilmi oluyordu.
O gn, Viyanal psikanalistler zel bir oturum yaptlar. Freud bir
den fkelendi: ounuz Yahudisiniz. Dolaysyla, yeni retiye
yandalar kazanma olanamz yok demektir. Yahudi ler, tarlay ekime
hazrlama gibi alakgnll bir rol ile yetinm ek zorundalar. Genel
bilim dnyas ile balarmz olmal. Ben yalanyorum, srekli
saldrlardan bktm. H epim iz tehlikedeyiz. W ittels'in yakasna
yapp: Srtmdaki paltoyu bile alacaklar elimden. Ama svireli kur
taracak bizi; beni de kurtaracak, sizleri de; hepimizi o kurtaracak.7
Freud, dogma'dan ayrlmyor, Jung'un kendisi ise, kendi izdii
yolda yrmek istiyordu. Freud'un klasikleen yaam yksn yaza
cak olan Ernest Jones, 1919'da yle diyecekti: Btn psikanalizde en
karakteristik, en nemli bulu Oidipus Kompleksidir. Psikanaliz
kuramnn vard br sonularn hepsi bu kompleks evresinde
1 Ayn yapt, s. 155.

toplar; psikanaliz bu bulgunun gerekliiyle, ya ayakta durur, ya da


devrilir.
Jung'un bu konudaki dncesi akt: Oidipus Kompleksi onun
iin bir varsaymd, baz durumlarda dorulanabilirdi, ama genelleti
rilmesi olacak ey deildi. Kadnlarn durumu ne olacakt peki? Onlara
nasl uygulanacakt? Jung, Freud'a Elektra Kompleksi szcn
nerdi; ama Freud bu szc benimseyemedi pek. Jung, Freud'un
yntemlerini eletiriyordu, inatlna ve kendi kuramna ters den
eyleri grmezlikten gelme eilimine kzyordu onun. Freud'un kendi
zerinde durduu bir konuya ar nem verdii kesindi, sanki onu
dnm olmas, onun gerek olmas iin yetiyordu.
Freud hastalarna kar ok yumuakt, duyguluydu derler, ama
retm enlik cbbesini srtna geirdiinde kasp kavuruyormu,
duygular arka plana geer, sanki o duygular yokmu gibi davranrm.
Freud, zel yaamnn tm izlerini yok etmek iin nlemler
aldn syler, zellikle de, genliine ait hatra defterleri, mektuplar
ve bilimsel notlar yok etmek istemiti. Genel dnya konusundaki
btn dnce ve duygularm, zellikle de beni ne bakmdan ilgilen
dirdikleri^ gsteren belgeler yok edilmitir. Yaamn yazanlarn,
dkrklna uramasn grmek, onu sevindiriyordu.
Alt yedi yl srd dostluklar: 1913te ayrllar, uzun tartma
lara, speklasyonlara yol at.
Jung, "Bilindnn Psikolojisi' adl yaptnn ikinci blmnn
Freud'u kzdracan biliyordu; vard sonular Freud kabul etmeye
cekti. Nitekim yle de oldu; nk bu sonular, kendi buluu olan
psikanalizin kapsamnn haksz bir biimde geniletilmesi gibi gr
yordu. Jung, bu yaptn yaymladktan sonra, Freud ile aralar ald,
gene de Uluslararas Psikanaliz Demei Bakan olarak yeniden iki yl
iin seilmesi amacyla orada bulunanlarn te ikisi oy verdi; Jung
seildi. Dernek, kinci Dnya Sava yznden toplanamadysa da,
Jung bakan olarak kald.
Freud ile Jung arasnda bir sre resm m ektuplar yazld izildi,
derken iki taraf da sustu. Freud iin olduu kadar, Jung iin de son
derece sarsc bir olayd bu. inden kendi kendine bir gvensizlik duy

maya balad, nereye ynelmesi gerektiini bilmiyordu. Srekli bir


i-baktan sz eder, akln oynattndan kukulanr. Nitekim
1913'te, Jung, kendisini tedirgin eden basknn da doru yneldiini
syler. Bask altnda olm ak duygusu, sanki yalnzca ruhsal bir
durumdan deil de, somut bir gerekten kyordu. Jung, kendi zihnin
deki karmaa ile bunun arasnda bir iliki kuruyordu. Derken Jung,
gz nnden bir trl gitmeyen bir grnt grm eye balad: Dnya
kana bulanyor, yaklp yklyordu. H er psikiyatrn tank olabilecei
gibi, bu bir akut izofreni balangcdr. Jung, bir psikozla kar karya
bulunduunu sanyordu. Bu grnt, 1914 yl balangcna kadar
srd. Derken, 1 Austos 1914'te Birinci Dnya Sava balad.
Jung'un tepkisi beklenmedik oldu. Grm olduklar, bir akl bozuk
luu sonucu deildi; yaklaan dnya atmasnn ilk belirtileriydi. Bu
kuram, eski dncelerini destekliyordu. Yani bask altndalk duy
gusu kendi iinden deil, dtaki somut bir gerekten ileri geliyordu.
Byle de olsa, Jung, grevinin kendi dlerini ve grntlerini incele
mek olduuna inanyordu. nsanln genel durum uyla kendi yaants,
birbiriyle uyuuyordu. lk grevi, kendi ruhunun derinliklerine inmekJung, kendini zel almalara adamak iin Zrich niversitesindeki krssnden istifa etti. Zrich'teki Ksnacht'da hastalarna bak
maya, birbirlerini izleyen yzlerce yapt verm eye devam etti.
Bilind ile varolusal yaps zerindeki aratrmalarna kout olarak
ilkel halk topluluklarnn psikolojisini, onlarn arasnda yaayarak,
dorudan doruya incelemek istedi. 1921'de uzun sre Afrika'da kald;
1924-25'de A rizona ve New M exico'daki Pueblo Kzlderilileri
arasnda yaad; 1926'da Kenya'da Elgon D amn Gney ve Bat
yamalarnda dolat. ada bir Avrupal'nn bilind ile ilkel ruhun
baz belirtilerinin ierii arasndaki gl benzerlikler, Jung'un etnolo
jinin ve din psikolojisinin daha derinlerine inmesine neden oldu.
Derken, genilemi gr asyla, Uzak Dou'nun felsefe ve din
simgeciliini inceledi. 1936'da Harvard niversitesi ona fahr pro
fesrlk verdi ve dnyann ileri gelen bilimcilerinden olduunu onay
lad. Kalkta niversitesi tarafndan arld: Benares'teki Hindu

niversitesi ile Allahabad'daki slam Bilimleri niversitesi'nden


ulem Unvan ald. 1961de ld.
Jung'un lecei gnn ikindi vakti, Ksnacht'taki evinin zerinde
bir frtna kopmu, tam ruhunu teslim etmek zereyken de pek sevdii
bahedeki nar aacna yldrm dm. Jung ve amz adl kitap
ta, dostu ve arkada Laurens van der Post, lmnden epey yl sonra,
Jung'un yaam yksn filme alyormu. Filmin hazrlklar bir yl
nceden tamamlanmt, diyor Laurens van der Post, Jung'un son
gnn canlandracak sahne evinde ekilecekti. Btn gn evinde
almtk; kameraman, yapmc ve ben, birbirimize aklamamtk
ama, sanki Jung'un yan bam zda olduunu sezinler gibiydik.
Kameramann yar aka, yar ciddi yanndaki yardmcya u szleri
fsldadn duydum: Biliyor m usunuz, diyordu, yle bir duygu var
ki iimde, sanki Jung, btn gn omuzumun zerinden bakyordu.
Zrich'in eski mahallelerinde baz sahneler ekmek zere evden
ayrldm zda, kuru, scak bir hava vard. Zrich'ten, Jung'un
Ksnacht'taki evine dnyorduk; gk masmaviyken birden karard ve
gk grltleri duyulmaya balad. Sanki acelesi vard bulutlarn.
K snacht'a varm tk ki, im ek akm aya balad, bardaktan
boanrcasna yamur yayordu. Kameramana Jung'un nasl ldn
anlatrken, imein nasl akp, sevdii aaca yldrm dtn
sylerken, o yldrm yeniden aaca dt. Bugn o sahne
gkgrltsyle birlikte ekilmi bulunmakta, isteyen herkes seyrede
bilir."

-IIyle ok yazmtr ki Jung, yaptlarn bir bir ele alp incelemek


olana yoktur. Says yzleri aan kitaplarndaki ortak yanlan bul
makla yetineceiz.
Ruh, Jung'a gre, hem bilinci, hem de bilindn ierir. Bilin ile
bilind, birbirine karttr ya, ayn zamanda birbirini tamamlayan iki
alandr da. BEN ise her iki alana doru uzanr. Bilin alan, bilin-

dna gre daha dar, daha kktr. B ir ada dnelim: Adann suyun
yznde grlen blmne bilin diyelim, suyun altnda kalan blm
kiisel bilind, yeryzne oturan taban ise, ortak bilind olsun.
Bilincin ortasnda BEN oturur, Bilincin znesidir. Bilin, ruh
ieriinin BEN ile ilikisini srdren ilev, ya da eylemdir. D ve i
dnyamzdaki btn yaantlarmz, algnabilmeleri iin BEN'den
gemek zorundadrlar. Bilincimiz, ayn anda, birok eyi bir arada
tutamaz. Kiisel bilindmz bir hazne gibidir, ieriine her zaman
bavurulabilir, gerekince de bilin yzne kartlabilir; kiisel bilind, ayn zamanda, bastrdmz, iimize attmz yaantlar da kap
sar. Kiisel bilind, demek ki, unutulmu, bastrlm, bilind
tarafndan alglanan, dnlen ve duyulan her nesneyi kapsar. Ortak
bilindndaysa kiiye zg alglamalar sz konusu deildir. Ortak bilindnn ieriini, bireysel BEN'imizin kendinin edindii eyler
oluturmaz; kaltmsal bir olgu, soydan gelen bir beyin yaps
sorunudur bu. Aslnda, btn insanlarn, belki de hayvanlarn bile
paylatklar bir mirastr; bireysel ruhun temelidir. Bilind, bilinten
ok daha nce olum utur. nsann tem el davrannn bilince
dayand dncesi yanltr. Yaammzn byk blmn bilindnda geiririz: Ya uyuruz, ya da d kurarz.... Yaammzdaki her
durumda, bilincimiz, bilindma baldr, yadsnamaz bu. ocuklar,
yaamlarna bilindndan girerler; bilinleri sonradan yava yava
geliir. Kiisel bilind bireyin yaamndan kaynaklanan, unutulmu,
bastrlm, yadsnm ve bilind yoluyla alglanm eyleri kapsar;
ortak bilind ise insanolunun tarih alarna, toplumlara, rklara
bakmakszn, ta dnyann kuruluundan beri evrensel durumlara kar
gsterdii kalpsal tepkileri ierir. Sayalm bazlarn: Korku,
tehlike, stn glerle sava, erkek-kadn, ocuk-anababa,
ak-nefret; doum -lm , aydnlk-karanlk gibi kartlar
rnein.
Bilindnn dengeleyici bir gc vardr. Normal koullar
altnda, bilin, belli bir durum karsnda, d geree uygun, bireysel
bir. tepki gsterir; bilind ise, insanln yaantsndan doan,
insann i yaamnn zorunluluklarna gre belli bir tepkide bulunur.

Bylece bireyin, ruhun tm yapsna uygun bir davranta bulunmasn


salar.
Jung'un btnlkten anlad, yalnzca birlik, ya da uyum
deildir, kiinin ruhunu oluturan paralarn bir araya gelerek, btn
leerek, kiiyi blnmez bir btn yapmasdr. Bir sentezdir bu. Yeni
yaantlar douracak bir sentez.
Kiiliin balca drt ana ilevi vardr: Dnme, sezgi, duyum
ve duyu ilevleridir bunlar. Jung'a gre ruhsal ilev, durumlar deise
de, kuramsal adan deimeden kalan, belli bir ruhsal etkinlik
biimidir; o srada geici olarak ierdii eylere de bal deildir.
nemli olan, insann dnd deildir; rnein, dtan ya da iten
gelen gereleri kavrayp, bilincine varp, onlar ilemede, insann,
sezgi ilevinden ok, zihin ilevini kullanmasdr nemli olan. Burada
bizi ilgilendiren, sz konusu eyin niteliine bakmadan, ruhsal verileri
kavrayp bilincine vararak sindirme biimidir.
Demek ki, alglama, kefetme, tanma, imgeleme, yarglama,
ezberleme, renme, zihinde tartma, ou kez de konuma yoluyla,
yar mantksal karmlarla kendini dnyaya uydurmaya alan ileve,
dnme ilevi denmektedir. Duygu ilevi, dnyay ho ya da ho
olmayan; kabul edilebilirlik ya da edilemezlik duygularna dayanarak
alglar. Bu iki ilevin ikisi de akla dayanr, bunlar deerlendirmekte ve
yarglamaktadr. teki iki ilevse, duyum ve sezgidir; akla dayan
mayan ilevlerdir bunlar: Akl atlatrlar, yarglara bavurmazlar; bun
lar deerlendirilm eye, ya da yorum lanm aya gerek gstermeyen
alglardr. Duyum, nesneleri olduu gibi alglar. Sezgi de alglar, ama
duyularn bilinli araclyla deil. Burada sz konusu, nesnelerin
kendi i yapsnda varolan gizilglerin bilind yoluyla iten
alglanmasdr. Duyumsal tip, tarihteki bir olayn btn ayrntlarn
inceler de, olayn iinde yer ald genel ereveyi hesaba katmaz;
oysa sezgisel tip, ayrntlara pek dikkat etmez; ama olayn i anlamn,
olaan iermelerini ve sonularn ayrt etmede pek glk ekmez.
Duyumsal tip, bir grnm karsnda, her bir ayrnty; iekleri,
aalar, gn rengini bir bir saptarken, sezgisel tip, bir grnm
karsnda, genel havay, rengi belirtmeyle yetinir. Bunlar da teki iki

tip gibi bir kartlk oluturur; ayn anda varolamazlar. Bu drt ilevin
hepsi de vardr bizde; ancak biri ou kez ar basar. Bireyin toplum
sal zihinsel ve kltr dzeyine gre deiir bu.
ekil l'de st Yarmn aydnlk, Alt Yarmn ise karanlk oldu
unu gryoruz. Gelitirilmi st lev, aydnlk, bilinli yanda, Alt
lev gelitirilmemi, tmyle bilindndadr. teki ikisininkiyse,
yar bilinstnde, yar bilinaltndadr. Bu kuramsal bir izimdir,
gerekte ilevlerin byle tek yanl gelimesine rastlanmaz pek. nsann
stn gelen ilevine yardmc olan bir ilev daha vardr. Bu nc
ilev sradan kii iin deildir pek; drdncsyse, gelitirilmemi Alt
DNME

ekil 1
DUYGU

lev dediimiz, genellikle denetim dndadr. Btn bunlar doal


olarak gelimi, olduka da salkl bir ruha sahip kii iin geerlidir.
Nevrotik bir kimsede, ba ilevin geliimi bir engel ile nlenmi ola
bilir; ya da yaradltan, zorlamayla, ya da eitimle ba ilevin yerini
alm olabilir.
Kiinin ya da nemli bir etkendir. Btn ilevlerin, srasyla
gelimi, orta ya dolaylarnda da farkllam olmas gerekir. Junga
gre, irade, serbeste ele geirilebilecek ruhsal bir gtr, drt ilevin
her birinde vardr. radeye bilin yoluyla yn verilebilir. Bu bakmdan,
irade gcnn kapsam ve iddeti, bilin alannn geniliine ve
gelimilik derecesine gre deiir.

Drt ilevin drd de, bilin yzeyine karlabilirse, tm daire


aydnla kavuur; o zaman, yusyuvarlak, yani drt ba mamur,
tam insan doar. Bu kuramsal adan doruysa da, gerekte bu duru
ma ancak bir yaklama sz konusu olabilir. Kimse, kendi iindeki
karanl tamamiyle aydnlatamaz. Bununla birlikte, kendimizi eite
biliriz: rnein, nce akl yoluyla nesneyi bilmeye alrz; sezgiyle
iimizdeki gizilglerin ne olduunu aratrrz, duyu yoluyla bulduk
larmz alglamaya alr, en sonunda da (sz konusu bir Alt lev
duygusu ise) bir dereceye kadar deerlendiririz bunlar. Hangi ilevsel
tipe ait olduumuzu bilenimiz azdr. Oysa gcne, dengeliliine,
duyarlna bakarak, bir ilevin farkllam olup olmadn, ne dere
ceye kadar farkllam olduunu anlamak genellikle zor i deildir.
Gelimemi Alt lev ise, gnlk yaamda gvenilmez niteliktedir;
belirgin deildir, kabadr. Size egemendir. Szn geirtir. Kendi
bana buyruktur; diledii an bilindndan yzeye kverir.
ayrmam ve tam am yla bilindnda gml bulunduundan,
ocuksu, ilkel, igdsel, eski alardan kalma niteliktedir. Bazan
tandmz kiilerde hi beklemediimiz eylerle karlarz; bu
kaprisli, tepkisel, ilksel davranlar g rrde arrz.
izdiimiz bu grnm elbette kuramsal. Gerek yaamda, ilev
sel tipler katksz olarak kmaz karmza. Kark tip trleri grrz.
Kant, katksz dnr tipse, Schopenhauer, sezgisel dnr tiptir.
Tip karmlar, ancak birbirine bitiik ilevler iin sz konusudur: Her
iki e belirli olduu zaman da, bireyi, ilevinin tipine gre ayrmak
zordur. Dnme-duygu ile duyum-sezgi'nin oluturduu eksen dzeni
zerindeki kartlar karm olanakszdr. Aralarnda bir denge ilikisi
vardr; rnein tek-yanl, okumu bir bireyde, ilevlerden biri ar
gelitiinde, kart ilev, ki burada duygu olmaktadr, dengeleyici bir
drt oluturur. rneimizde duygu duyan irade, alt, gelimemi bii
mini alacaktr. Hi beklenmedik bir anda, okumu adamda, ocuksu
duygu patlam alar grlecektir; bu kii dlemlerin egemenlii
altndadr, igdsel dler grr de, onlara kar koyacak hibir
savunuda bulunamaz. Ayn biimde, tek-yanl sezgisel birinde savsak
lanm olan duyum ilevi, grnrde nedeni anlalmayan iddetli

saldrlarla ona gerein sertliini zorla duyuracaktr. nsan yalandk


a st ilev, gelimi ilev daha ar basar, buysa yaamn ikinci
yarsndaki balca sorunlarn kaynan oluturur. Ar ayrma ise
insann dengesini bozar, ciddi sonular dourabilir.
Jung'a gre, dadnk ve iednk diye iki davran tipi vardr.
Bu davran tipleri btn ruhsal sreci etkiler. Dadnk'n nesne
karsndaki tepkisi olumlu, iednk'nk olumsuzdur. Dadnk,
da ynelik kii, evresine uyum salama ve tepki tr bakmndan,
ortak normlara, deerlere, ana egemen olan ruha doru yneltir
kendini. ednk'n davranlarysa, daha ok znel elere dayanr;
ounluk, evresine uyamaz. Dadnk, dtaki nesneye gre
dnr, duygu duyar ve eylemde bulunur; ilgisi, zneden ok nesne
ye baldr ve kendini daha ok kendi dndaki dnyaya yneltir.
ednk iin, znedir ynelmenin temeli; nesne arka plana geer,
dolayl bir rol olur. Herhangi bir durum karsnda, davran, ilkin
iinden hayr diyerek geri ekilmektir; gerek tepkisi, bu davran
tan sonra oluur ancak.
levsel tipler, yaant gerelerinin nasl kavrandn ve
olutuunu gsterirken, davransal tip, yani da ve iednklk,
genel psikolojik davran, yani libidom un ynn belirtir. Libido
deyimi Freud iin daha ok cinsel enerjiyi ifade ediyordu. Jung, bu
szcn anlamn geniletmitir; Jung'a gre libido, genel ruhsal
enerjidir. Davran tipi, biyolojik yapmzdan gelir, ilevsel tipimize
gre ok daha belirli bir biimde doutan saptanmtr. stn gelen
ilevi saptayan ey, genellikle yaradltan gelen bir eilimdir; bu
eilimse, bilinli aba ile byk apta deitirilebilir, hatta bastrla
bilir. Oysa davran tipindeki deiiklik, ancak yeniden bir i kuru
lu ile olur; ya (biyolojik etkenlerden kaynaklanan) kendiliinden
oluan bir deiim ile, ya da etin bir ruhsal geliim sreci olan analiz
ile, ruhun yapsndaki bir deiim sonucu gerekleir.
Dadnklk ile iednklk arasnda ayn zamanda bir denge
ilikisi de vardr. B ilin, dadnk olduu zam an, bilind,
iednktr; bilin iednkse, bilind dadnktr. T ipler
arasndaki deiiklik, evlilik anlamazlklarnn, ana baba ile ocuklar

arasndaki atm alarn, dostlar arasndaki srtm elerin, hatt


toplumsal ve siyasal anlamazlklarn esas psikolojik temelidir. Bu
gibi durumlarda, bireyin kendi ruhunda bulunup da farknda olmad
her ey, nesneye yanstlmtr; birey, yanstlm ierii tanmad
srece de, o nesneye ykler btn benimsemediklerini. Ahl&ksal
grev, kiinin kendi iinde, o kart davran alkanln yaratmas
dr; bu durum, bu kartlk herkesin yapsnda vardr. Ancak bunu bi
linli olarak benimseyip gelitirerek, birey, hem kendi iin denge
salam olur, hem de hemcinsini daha iyi anlar.
levlerdeki, bilinli ve bilinsiz davranlardaki bu kartlk,
genellikle, mrn ikinci yarsnda, tam bir atmaya dnr. Bir de
bakarsnz, iinde bulunduu ortamla uyumlu ilikileri olan krk
yalarnda, yetenekli bir adam, parlak zeksna karn, ev yaamn
daki glklere dayanamaz olduunun, mevkiinin adam olmadnn
farkna varr. Bu, gelimemi olan alt ilevin sesini duyurmaya bala
dn, ona, kendisiyle karlama zaman geldiini, onu uyardn
gsterir.
Baka bir sorun da, drt ilevin hibirinin gelimemi olduu
durumdur; drt ilevden biri ayrmamtr. Bu, tam biimini bul
mam, henz salam ve belirgin bir nitelik elde etmemi ocuk ruhu
nun durumudur. nk BEN-bilincinin gelimesi, ar ve etin bir
dikkat toplam ve byme srecidir; buysa, ba ilevin byyp
salamlamasna paralel gider. Aslnda, ergenlik a sonunda tamam
lanm olmas gerekir bunun; ne var ki, temel geliimi ilk evrelerinde
kalan nice yan ban alm kiiler vardr. Arkalarnda braktklar
yllara karn bu insanlar ocuksu kalmlardr; tuhaf bir gvensizlik,
szlerinde, yarglarnda ve eylemlerinde srekli bir duraksama grlr.
Bu tr kii, belli bir durumda, drt ilevden hangisine bavuracan
kestiremez. Kolay etkilenir, kiilii her dakika deiir; ya da, bu kolay etki
altnda kalma huyuna kar korunmak amacyla, ruhsal gelimemiliini
gizlemek iin kat, resm bir maske kullanr. Ama gene de olgunlamam
ruh, kritik anlarda, yaamn kritik durumlarnda kendini belli eder ve
saysz karmaalara yol aar. Bylece ilevlerdeki yetersiz gelime, tekyanl farkllamaya uram bir gelime kadar tehlikeli olmaktadr.

G encin en temel grevi, bireyin yapsnda derinlere kk


saldndan, dnyaya daha salam tutunabilm esi ve evresinin
koullarna uyabilmesini en iyi salayacak ilevi ayrtrp, onu bir
bana gelitirmektir. Bu ayrtrmay gerekletirdikten sonra ancak
teki ilevler ayrtrlabilir.
Birey, bilincini, evresindeki dnyaya dem ir atp salamca
balamadan ki bu, erikinlik anda, hatta daha sonra, belli bir
grg birikiminden sonra olur ille de gerekmedike, bilindyla
karlamamaldr.
Davran tipi iin de ayn ey sz konusudur. mrn ilk
yarsnda, yaradltan gelen yatknlk ar basar; nk yolunu buldu
racak en iyi ey doann ona verdii davrantr. Ancak mrn ikinci
yarsnda, kart davrann da hakkn vermek gerekir.
Hem iednk, hem de dadnk iin bir tehlike sz konusudur.
Bunlardan birine ar gidilip, teki yan savsaklandnda, sonu
nevroz'dur. nk ama daima ruhsal btnlk, tamlktr. Sz konusu
drt ilevden en ok nn bilin yzeyine karlmas gerekir. Genel
davran yatknlklarn drt temel ilevle aktracak olursak, sekiz
deiik tip elde ederiz: Dadnk dnen tip, iednk dnen tip;
dadnk duygusal tip; dadnk duyumsal tip, iednk duyumsal
tip vb.
nsan bilincinin ayrma derecesinin Jung'un persona (kiilik)
dedii ey zerinde byk etkisi vardr; persona, bireyin d dnyaya
kar genel ruhsal davran biimidir.
ekil 2, bireyi evresiyle temasa getiren ruhsal ilikiler dzeninin,
BEN ile nesnel dnya arasna nasl bir tr rt gerdiini gstermekte.
Burada olsun, teki biimlerde olsun, dnme, ba ilev saylmak
tadr: Persona'ya, BEN 'in evresindeki rtye, hem en hemen
tam am iyle egem endir. Y ardm c ilevlerin rolleri yoktur pek,
gelimemi alt ilev olan duygu duyma ilevininse, gerekte hi rol
yoktur. Persona, aslnda BEN'in paras, d dnyaya dnk parasdr;
Jung yle tanmlar persona'y: Persona, ilevsel bir komplekstir;
uyum, ya da gerekli uygunluk iin olumutur8, ancak kiilikle bir
8 On Psychical Energy, s. 58.

DNME

DUYGU

ekil 2
tutmamak gerekir. Persona'nn ilevsel kompleksi, yalnzca nesne ile,
yani d dnya ile olan ilikiyle ilgilidir. Persona, bireyle toplum
arasnda insann nasl grnmesi gerektii konusunda bir uzlamadr.
evrenin koullaryla, bireyin i yapsal gereksinimi arasnda bir
uzlama.
Doru ileyen bir persona st etkeni hesaba katmaldr: Birinci
etken, her insann iinde tad BEN-lks, ya da dilek-imgesidir;
yaradlnn ve davrannn ona benzemesini ister; ikinci etken,
bireyin iinde bulunduu zel ortamn kendisini diledii biimde
grdr; nc etkense, bu lklerin gereklemesini snrlayan
bedensel ve ruhsal olaylardr. Bazan olduu gibi, bu etkenlerden biri,
hatta ikisi hesaba katlmad zaman, persona grevini gerektii gibi
baaramaz. Kiiliin gelimesine yardm edeceine, ona engel olur.
Yalnzca dtaki toplumun onaylad niteliklerden oluan bireyin persona's, kitle adamnn persona'sdr; te yandan, yalnzca kendi dilek
imgesini hesaba katan ve teki iki etkeni savsaklayan bir kimsenin per-

sona's ise, ya bir zppenin, ya da bir bakaldrann persona's olur.


Persona'nn ilgilendii, yalnzca ruhsal nitelikler deildir, ayn zaman
da, toplumsal davran biimleriyle, kiisel grnme, duru, yry,
giyini, yz ifadesi, glmseme, ka atmam zn nitelii, hatta
samz taray biimimizle de ilgilenir. evre koullarna kendi i
yaamn iyi uydurmu bireyde, persona, d dnya ile kolay ve doal
ilikiler salayan koruyucu bir boyadr. Ama kimi zaman yle olur ki,
insan bu rt ardnda gerek yaradln kolayca saklamaya alverir,
bu maske donar, birey de ardnda yok olur gider. nsann mevki ile,
ya da nvan ile zdelemesi gerekten ok ekicidir, birok insann
toplumun kendilerine balad saygnlktan baka bir ey olm a
malar bundandr. Bu kabuk arkasnda kiilik aramak bounadr.9
Btn bu iirilmilik altnda, acnacak kk bir varlk yatar.
Mevkinin, ya da ne olursa olsun u d kabuun bu denli ekici
olmas bundandr.10 Kiisel yetersizlik iin ucuz, dengeleyici bir
edir bu. Bireysel kiilii, profesrlk rol ile tkenmi profesr tipi
ni hepimiz biliriz: Maskesinin ardnda, huysuzluk ve bebeksilikten
baka bir ey bulamazsnz. leme ynteminin alkanlk olmasna,
dolaysyla da otomatik almasna karn, persona, dtaki birinin,
rt ardndaki bireysel karakterin niteliklerini farkedemeyecek dere
cede eriilmez olmamaldr. Artk bir kenara atlmayacak kat bir
biimde bymemelidir. Normal olarak, bilin, doru drst ileyen
bir persona'y istedii gibi kullanabilir, nn koullarna uydurabilir
onu, hatt gerekirse baka bir persona ile deitirebilir. evresine ken
disini iyi uydurmu birey, dne giderken baka, i konuurken
baka, nutuk ekerken baka persona'lar takar. Persona'sm deitire
bilmesi iin onun bilincinde olmas gerekir. Tabi, persona's bilincin
gelitirilmi st ilevi ile ilgisi ise, yapabilir bunu. Ama ne yazk ki,
her zaman byle olmaz; evreye uyum, istenilenin tersine, bazan st
ilevle olur. Ya da, bireye ana babasnn ya da eitimin basksyla zor
lanabilir. Ama bu ok sonra ac sonular dourabilir. Doal ruhsal
9 On the N ature o fth e P syche, s. 207.
10 Ayn yapt, s. 216.

m izaca kar gelme, nevroz'a yol amasa bile, bir tr zorlanml kii
oluturur. Bunlarn yaamlar boyunca bakalarna kar davranlarn
da yapma, mekanik bir ey vardr.
Kiilii ar derecede iiren, ekicilik yaratan, ortak bilinci can
landranlar, yalnzca toplumda n kazanm kiiler deildir. Ortak bi
lin denilen, topluluun bireylerini yaatan, bilinli, ama dncesiz
topluluun bilincine btn olarak bir yn veren birikmi gelenekler,
alkanlklar, treler, rfler, nyarglar, kurallar ve insan topluluu
normlardr. Bu kavramn Freud'un stben kavramna benzer yanlar
vardr. Ondan ayrlan yan, yalnzca evrenin ruhun iinde i gren ie
yanstlm, Bunu yap, onu yapma gibi uyarlarn deil, ayn
zam anda ilevinde ve unuttuklarnda, duygu duym alarnda ve
dnmelerinde bireyi etkileyen srekli olarak dtan akan uyarlarn
da iermesidir.
BEN'imizin tesinde, yalnzca ortak toplumsal bilin, yani stben
deil, ayn derecede ekici figrler ieren, kendi derinliklerimizdeki
ortak bilind da vardr. Birinci durumda, insan dnyaya alr; ikin
ci durumdaysa, o dnyadan uzaa ekilip, ortak bilince gmlebilir.
Bir i imgesi ile zdeleerek, ya byklk, ya da hilik duygularna
kaplr; kendisini kahraman, insanln kurtarcs, alc, ehit,
srgn gibi duyar. Persona, katlat zaman, BEN'in onunla
zlelemesi artar ve i figrlere kendini kaptrma tehlikesi byr.
nk, byle bir ey yer ald zaman, kiiliin i eleri bastrlm,
bilinten uzaklatrlmtr, ayrtrlamamlardr; tehdit edici bir
gle ullanrlar. evre koullarnn gereksinimlerini baaryla gerek
letirebilmek iin, durumlara kendini uyduran ve iyi ileyen bir per
sona, ruhsal salk iin arttr; kanlmaz bir eydir. nsann, persona's ile uzun sre zdelemesi (zellikle de gerek BEN'imize
uymayan bir davran) orta yalarda mutlaka bozukluklara yol aar,
cidd ruhsal bunalmlar dourur.
Grdm z gibi, bilind iki blmden olumakta, bunlardan
biri kiisel, teki btn insanlarla ortak. Kiisel bilind unutulmu,
bastrlm, bilind yolla alglanan her trl gereci ierir.

ekil 3
I. Anlar
Kiisel bilind
I. Bastrlm gereler
III. Cokular
Ortak bilind
IV. Basknlar
V. Ortak bilindnn hibir zaman bilince kmayacak blm
Ortak bilind da blmlere ayrlabilir. Bilin, her ynden bilindyla evrilmise de, blmleri, bir an iin, stste varsayabiliriz.
Jung yle der: Gzlemlerime gre, bilinli zihnin, ruhun orta
yerinde olup olmamas ikinci derecede bir sorun; ancak, bilind
ruhun, kendisini atn, kendisini epeevre sardn, bilincin kabul
etmesi gerekir. Bilind ierik, onu, bir yandan geri fizyolojik
durumlara, te yandansa arketip verilerine balar. Oysa sezgiler, onu
ileri doru uzatr. Bilindnn, kat kat olduunu dnrsek, ilk
blge cokular, ilkel igdler blgesi olsun; bunlar zaman zaman
belli bir dzene sokabiliriz. Bunun altndaki blge, hibir zaman tam
olarak bilin yzeyine karlmayacak, anlalmadan kalacak bir kattr;
bu blge BEN'in kendi iinde sindiremeyecei, bilindnn o karanlk
merkezinden, derinlerden ykselen ieriini kapsar. Bu ierik, zerk,

bamsz niteliktedir; hem nevrozlarn, hem de psikozlarn zn, nice


yaratclarn vizyonlarn ve halsinasyonlarn oluturur. Kimi zaman
bu ierii, bulunduu yerden ayrmak pek g olur; genellikle karma
k bir durumdadr. Bilin burasysa, bilind urasdr diye dn
m ek doru olmaz. Junga gre: Ruh yle bir bilin-bilind btn
dr ki, birbirine deen snrlar srekli deiir. En dipte yatandan
balayp yukar doru karsak unlar grrz: 1. Merkezdeki g; 2.
Hayvan atalarmz; 3. lkel insan atalarmz; 4. Irk topluluklar; 5.
Ulus; 6. Oymak; 7. Aile; 8. Birey. Ortak bilind, insanolunun, her
bireyin beyin yapsnda yeniden doan evrenin tm ruhsal kaltmn
ierir.
Bireyin, yaam boyunca bastrm bulunduu ve durmadan yeni
gerelerle yeniden doan kiisel bilindnn tersine, ortak bilind,
batanbaa insan trne zg elerden olumaktadr. Ortak bilindndaki nesneler, hem kiisel bilindnn, hem de bilincin, kiist
temellerini canlandrr; bunlar her bakmdan ntrdr; ieriinin dee
ri ve konumu, ancak bilince dediklerinde belirir. Bilincin eletirici ve
buyurucu etkinlii ortak bilindna ilemez; ortak bilindnda, etki
lenmemi, balangtaki yaradln sesi vardr.
Jung, buna nesnel ruh der. Bilinli zihin, BEN'in evreye
uymasna alr hep; oysa bilind, BEN'e ynelik amall umur
samaz; doann kiid nesnellii vardr onda: Btn amac, ruhsal
srecin bozulmayan srekliliini salamak ve kekeleme, ya da baka
hastalk dourucu olgulara gtrebilecek her trl tek-yanlla kar
koymaktr. Ayn zamanda, ou kez bizim anlaymz tesinde yol
lara bavurarak, kendisine zg bir amallkla, ruhun btnlne,
tamlna ynelmitir.
Peki, bilincin bilmedii nesne olur mu? Dorudan doruya deil
de, dlerde, fantezilerde ve vizyonlarda karlatmz belirtilerin,
komplekslerin, imgelerin ve simgelerin etkileriyle dolayl anlay
vardr. Bilin yzeyinde grnen olgular, birtakm bozukluk belirtileri
ile komplekslerdir. Bozukluk belirtisi, enerjinin normal aknda bir
tkanmay gsteren, bedensel, ya da ruhsal bir olguya iarettir. Bu, bi
linli davranta kkten yanl, ya da yetersiz bir ey olduunu

gsteren bir tehlike iaretidir. Bunun nerede olduunu, ona nasl


eriileceini nceden kestirmek olanakszsa da, engelin yok edilmesi
gerekmektedir. Jung, kompleksleri yle tanmlar: Apayr bir varlk
gibi yaamak zere, ruhun karanlk blgesinde bilincin denetiminden
km, ondan kopmu, ruhsal zlerdir; bulunduklar yerden, bilinli
eylemi her an engelleyebilirler, ya da onu destekleyebilirler. Bir
kompleks nelerden oluur? Bir ekirdek dnelim, genellikle bilind ve zerk bir ekirdek; yani znenin denetimi dnda olan bir
anlam arac; sonra da, ona bal ve ayn cokusal renkte saysz ar
mlar varsayalm; bunlar, bir bakma kiinin kendine zg yaradl
ndan, bir bakma da, d yaantsndan kaynaklanan elerdir.
ekirdein, kendi enerji deeriyle orantl, bir burlanm a gc vardr.
Hem birey iin, hem de rk tarihi, ya da evrimsel geliim asndan bir
tr bir Nevraljik noktadr bu; ilevsel bozukluk merkezidir; bu
merkez, baz d, ya da i durumlarda, mikrop yuvas haline gelir de,
tm ruhsal dengeyi altst eder, kiiliin btnne egemen olur.
Bilindna sanki yabanc bir madde girmitir. Batanbaa bamsz,
zerk bir btndr. Sk rastlanan nedenlerden biri ahlksal atmadr;
nedeni ille de cinsel deildir.
Herkeste vardr bu kompleksler. Freud'un kantlad gibi,
srmeler bunu gsterir. Kompleks, kiide ille de bir aalk duygusu
belirtisi deildir; ancak uyumayan, sindirilmeyen, atan bir ey
olduu kesindir: bu bir engel olabilecei gibi, daha byk bir aba
iin, hatta yeni baar olanaklar iin bir uyar bile olabilir. Bu
bakmdan, kompleksler, ruhsal yaamn odak noktalardr. Onlarsz
edemeyiz, yoksa ruhsal devinim durur, yok olur; kapsamlarna, yk
lerine gre, ya da ruhsal ekonomideki rollerine gre, salam ya da
hasta komplekslerden sz edilebilir; bu bakmdan, ne apta yorula
bilecekleri, etkilerinin, sonunda yararl m, zararl m olaca, tamamiyle bilincin durumuna, yani BEN-kiilii'ndeki dengeye baldr.
Ancak, hep bitmemi bir eyi, Jung'un dedii gibi, kiinin,
szcn tam anlamyla, zayf noktalarn dile getirirler.
Kompleksin kayna, bir travma, cokusal bir ok, ya da benzeri
bir ey olabilir; bu , ruhun bir parasn btnden ayrr da bir torbaya

kor sanki. Jung'a gre, insann gemiinde, kklk andan ola


bilecei gibi, yakn gemite, bir olay sonucu da olmu olabilir bu,
A m a kompleksin esas nedeni, genellikle, bireyin kendi yaradln bir
btn olarak aklayamamasdr. Jung'dur kompleks kavramna biim
veren, bunlarn varln arm testleriyle kantlayan. Belli ltlere
g re seilmi szcklere, denein tepki gstermesi istenir; hekimin
syleyebilecei her bir szce, denek, dnmeden, o szcn zih
ninde uyandrd bir szckle tepki gsterecektir. Sonra, denetlemek
iin, belli bir sre sonra, denein btn bu tepkileri anmsamas istenir.
T epki gsterilinceye kadar geen zaman, anmsyamama, yanl
anm sam a ve baka bozuklua iaret eden tepki biimleri, szcn
kom pleks ile ilgisini ortaya karm olur; ruhsal mekanizma, ruhtaki
jcompleks-ykl noktalara, saat dakikliiyle iaret etmektedir. Jung,
arm yntemini pek dakik bir biimde gelitirmitir, en aykr
dn grnmlerini ve olanaklarn hesaba katmtr. Bozukluu
tanm a yntemi olarak psikoterapinin ba aralarndan biri haline
gelm itir; bugn de, klinik psikolojideki eitim kurslarnda, meslek
ynelim inde, hatt durumalarda, hl standart bir yntem olarak kul
lanlm aktadr. Dlerin, dlem lerin ve vizyonlarn gerelerden
hangisinin, kiinin kendine zg alann ilgilendirdiini, hangisinin bu
alan ap, ortak bilindnn ierii saylabileceini sylemek g
deildir. Mitolojik konular, insanln evrensel tarihinde kk salm
simgeler ve ar youn tepkiler, hep, en derinde yatan katlarn
katlmm gsterir. Bu m otifler ile simgelerin, bir btn olarak, ruh
yaam zerinde etkisi vardr; ar basan ilevsel bir nitelie ve pek
yiiksek bir enerji ykne sahiptir.
Jung, Arketip szcn sonradan kullanm tr. Kendisi
y u n a n c a arketipi szcnn karl St. A ugustn'in Ana
Dnceler kavramndan esinlenmitir. yle diyordu St. Augustin:
...Ana dnceler, nesnelerin belli biimleri, /a da duran deimeyen
nedenleridir; biimlenmi deildirler; hep ayn durumda, srekli ve
sonsuzca vardr; kendileri yok olmazsa da, her varolabilecek ey, o
kalplara gre biim bulur ve yok olur. Ancak ruhun, bu ana dnce
ve kalplar kavramayaca, bunlarn akl ruhu ile sez ilemeyecei

sylenir. Junga gre iki trl arketip vardr: Biri, kendi bana, kendi
iinde varolan arketiptir; bu, her ruhsal yapda, ancak gizilg olarak
vardr; teki arketip ise, alglanabilir durum a gelmi, bilin alanna
girmi arketiptir. Bu gerekleen arketip, bir tasvir olarak, ya da bir
sre durumunda grlr; biimiyse, iinde yer ald bur'a gre
srekli olarak deiebilir.. Arketip eylem ve tepki biimleri ile arketip
sreler de vardr; BEN'in geliimi, ya da bir ya ve deneyim evresin
den bir bakasna gei, arketipik srelerdir. Arketipik davran biimleri,
dnceler, yaant sindirme yollar, baz koullar altnda harekete gelir, o
ana kadar bilindndayken, sanki gze grnr gibi olur.
Bylece arketip, kendini, rnein yalnzca ilksel bir imge gibi,
statik biimde deil, ayn zamanda, bilincin bir ilevinin ayrmas gibi
dinamik sre olarak da belli eder. Arketipler baz durumlara kar
gsterilen igdsel, yani ruhsal bakm dan gerekli tepkilerin
yansmalardr; bilinci aldatrlar, akla yakn grnmese bile, ruhsal
bakmdan gerekli davran biimleri doururlar. Ruhsal ekonomide

1. Bilincin yzeyi.
2. Dzen'in ilemeye balad alan.
3. eriin bilindma kt yollar.
4. erikleri, ekme gleriyle yollarndan saptran arketipler ile
manyetik alanlar.
AA DI olaylar ile grnmez klnan katksz arketipik sreler blgesi:
Burada ilksel kalp zerine bir tabaka konmutur sanki.

byk rolleri vardr. Karanlk ilkel ruhun baz igdsel verilerini,


bilincin gerek, ama grnmez kklerini simgelerler, ya da bunlara
kiilik kazandrrlar.
Bilin alan, birbirine benzeyen, birbiriyle uyumayan trl
elerle kapldr; arketipik simgeler zerine, ou kez, baka bir ierik
tabakas konmutur, ya da bu simgelerin, kendinden nce ve sonra
gelenle ba kopmutur.
Bilincin ieriini istencimizle belli apta gdebilir, denetleyebili
riz; oysa bilindnn, bize bal olmayan, bizim etkileyemeyeceimiz
bir sreklilii, bir dzeni vardr. Arketipler, bunlarn merkezleri, g
alanlardr. Bylece bilindna ken ierik, bilinli bilgimizin
eriemeyecei yeni ve gzle grlmeyen bir dzene girer; yollan
ounluk saptrlmtr, grn ve anlamlar da bizce anlalamayacak biimde deimitir. Bilindnn bu salt i dzeni, yaamn
karmaas karsnda, bir snak, bir yardmcdr; ancak ondan yarar
lanmay bilmek gerekir. Arketip, bilinli yneliimizi deitirebilir,
hatta onu kartna evirebilir; rnein, idealletirilmi babamz, hay
van bal ve teke ayakl olarak, nazik sevgili karmz cin gibi grebili
riz. Bu dler, bilindnn uyarlar gibi grnrler; bilind bizi
bizden daha iyi bilir ve yanl deerlendirmeye dmememizi ister.
A rketipler, Platon'un idealarna benzer. Ancak Platon'un
idea's, yce tamlk rneidir; Jungun arketipi ise, iki kutupludur; hem
aydnlk, hem de karanlk yan vardr. Jung'a gre arketipin esas
anlam tanmlanamaz. Bu konuda btn syleyeceimiz, bilin
alanna ait birtakm canlandrmalar, ya da somutlatrmalar olacak
tr.11 Arketiplerin biimi, kristal'deki eksen dzenine benzetilebilir;
bu dzen, sanki, kendi bana madde olarak varl olmasa bile, Ana
Sv iindeki kristalin yapsna, nceden biim vermektedir: Kristal,
iyonlar ile molekllerin belli bir biimde toplamasna gre oluur...
Eksen dzeni, herhangi bir kristalin somut biimini deil, yalnzca
stereometrik yapsn (kapsamn) saptar, gene arketip... deimeyen
bir anlam ekirdeine sahiptir, ancak, somut olarak beliren bir ekir
11Prcface to the fir s t edition o f C ollccted Papers on Analytical Psychology C.W.
c. 4, s. 292.

dek deildir bu, onu bir ilke gibi grmek gerekir.12 Kristalin kafes
ilevi olas biimleri saptarken, evre, bu olanaklardan hangisinin
gerekleebileceine karar vermektedir.
Bylece gizilg durumundaki bir eksen-dzeni olan arketip
(kendi bana kendi-iin varolan arketip, salt arketip) ruhta nceden
vardr, hazr ve nazrdr. inde, tortunun biime dnecei Ana
Sv, insanlk yaantsn eksen dzeni evresi de billrlaan ve
bilindmn dl yatanda gittike beliren ve zenginleen imgeleri
canlandrmaktadr. mge ortaya karken, o srada dourulmakta
deildir, karanlk iinde zaten vardr, yanstt tipik ve temel
yaantnn insanolunun ruhsal hzinesine katld andan beri vardr.
Arketip, bilin yzeyine doru ykselirken, gittike daha par
laklk kazanan bir k saar; bu k, evresini belirtir, izgilerini aa
karr, sonunda her bir ayrnts grnr olur. Bu aydnlanma
srecinin anlam, yalnzca birey iin deil, evren iin de geerlidir.
Jung'a gre, bireyin evrimi ile bitki ve hayvan evrimi arasnda bir ba
olduu dncesi dorulanyor gibidir.
Getalt psikolojisine gre, tm yaantlar, birtakm g e ta ltla r
dan oluurlar. Getalt, kalp, biim anlamna gelir, her trl yaanty
oluturan btnlemi yap ve kalplarn herhangi birisi, gestalt'dir;
zel nitelikleri vardr gestaltlerin; bu nitelikler, ne btnn
elerinden tretilebilir, ne de yalnzca bu elerin toplam olarak
grlebilir: Bir organizmann belli bir duruma kar tepkisi ise, o
durumdaki belli elere kar tepkilerinin toplam deildir; daha ok,
tam ve zmlenemeyecek bir btndr sz konusu olan. Ynelimini
bir bakma getalt kurumundan alan modern genetikte olduu gibi,
kaltm la geen etkenlere gestaltler diyebiliriz. Y aradlm zda
gestaltler ile alglam a eilimi vardr; bu hem getalt'm szck
anlamnda, hem de daha geni anlamda tamlklar olarak dnlebilir.
Biimi aklamak gerekmez, o kendi anlamn kendi aklar.
12 Analytical Psychology a nd Education, s. 94.

Arketipler, igdlerin kendi eseri olan ZBEN portreleridir,


imgelere dnm ruhsal srelerdir, ya da insan davrannn ilksel
kalplardr. Arketipler insann gerek ana baba yaantsndan kay
naklanan idealardr. derdi Aristotelesi benimseyen biri. Platon'cu biri
ise: Baba ile ana arketiplerden olumutur, arketipler ilksel imgel
erdir, olgularn ilk rnekleridir. Birey asndan arketipler, apriori
olarak vardr; ortak bilindndan ayrlamaz, dolaysyla bireyin
gelimesi ya da ryp gitmesiyle etkilenemezler, derdi. Bu arketiplerin bir balangc olup olmad Jung iin bir metafizik sorunudur,
dolaysyla yantlanamaz. Arketip metafizikseldir, nk bilincin
tesine aittir, ruhtan kaynaklanr. Arketip bir bakma sonsuzca hazr
olma durumudur, bilin tarafndan alglansa da, alglanmasa da
vardr. Birok ruhsal dzeylerde ve son derece eitli burlar halinde
ortaya kabilir; belli bir duruma uyacak bir biime girebilir, ama
temel yaps ve anlam deimez; bir ezgi gibi baka bir perdeden
duyulabilir.

ekil 5
Dii 01anm arketipinin geliim sras ) = ilksel balangl bu iki
yuvarlak, iki cinsiyetli olarak dnlebilir.
O - erkek olann arketipi
O - dii olann arketipi

A - gece, bilind, alc


B - deniz, su
C - toprak, da
D - orman, vadi
E - maara, yeralt dnyas, derinlikler
F - ejder, balina, rmcek
G - cad, peri, tanra kz, peri masalndaki prenses
H - ev, kutu, sepet
I - inek, kedi
J - gl, lale, erik
K - atasal ana
L - byk ana
M - nsann kendi anas
Bu bir izimle gsterilebilir. Bunlar, Dii 01ann bir grn ve
belirtileri arasnda yalnzca birka. Getalt deimeden kalmakta,
yalnzca ierii deimektedir.
Bir arketip imgesinin biimi clzsa, iyi tammlanmamsa, ortak
bilindnn derindeki bir katndan kaynaklanyor demektir. yle bir
kattr ki bu, simgeler yalnzca eksen dzenleri olarak vardr, birey
sel ierikle dolmamlardr henz, bireysel yaantnn sonsuz zinciri ile
ayrmamlardr. Bir sorun ne kadar kiisel ve gncel ise, ifade iin
kullanaca arketip figr de o oranda karmak, ayrntl ve belir
gindir; somutlatrld durum ne kadar kiilikd ise, evrensel ise,
daha basitlemekte, grnts bulunmaktadr; nk kozmosun kendi
birka basit ilkeye dayanmaktadr. Bu tr z ve basit bir arketip imge
si, yaamn ve dnyann tm zenginliini gizilg olarak ierir.
rnein ana arketipi, anlatm olduum yapsal anlamda anasal
olann her bireysel tezahrnden nce gelir ve onun yerine geer.
lksel Ana imgesi, btn elikili sfatlaryla birlikte Koca Ana, eski
efsanev alarda olduu kadar, bugn de insan ruhunda ayndr. Her
bir eyin bilincine varnn balangcnda BEN 'in anadan
ayrmas vardr. Bir eyin bilincine var demek de, ayrma yoluyla
dnya kurmak demektir. Bilince var yalnzca bir eyin farknda

olmak, bir eyi alglamak dem ek deildir; daha geni bir alandr sz
konusu olan; nk yalnzca BEN-bilincindeki ierik deildir sorun,
ayn zamanda bilindnn ieriidir de. Hem dtan, hem de iten
geleni daha yksek bir bilin dzeyinde alglamaktr. Ana rahminin
ilksel karanlndan, bilind lkesinden kendini kurtarmak iin
rpnp duran Logos'un o baba ilkesi, bir eyin bilincine varmak,
dnceler biimlendirmektir. Balangta ikisi birdi bunlarn, nasl ki,
k karanlksz bir dnyada anlamszsa, bunlarn biri de tekisiz varolamaz. Dnya kart gler dengede olduu iin vardr.13
mgeler dili olan bilind dilinde, arketipler kiilemi olarak ya
da simge gibi ortaya kar.
Arketipik bir ierik, der Jung, kendini, her eyden nce,
istiare ile ifade eder.14
G neten szederken, aslan, kral, ejderin bekledii altn
gmy, ya da insana salk veren, can veren gc ile dile getirmek
istersen, btn bu benzetmelerle anlatlan ne berikidir, ne de teki;
nc, bilinmeyen eydir gene de, zihin nice kayglanrsa kayglan
sn, bilinmeden kalacaktr ve herhangi bir formlle ifade olunamaya
caktr... Bir arketipin eninde sonunda aklanp zmlenerek, rafa
kaldrlaca hayaline kaplmamamz gerek. En baarl aklama
giriimleri dahi, onu biraz daha baarl baka bir istiare diline
evirmekten teye gidemiz.
Arketipler bir btn olarak ele alndnda, insan ruhunun gizilglerinin toplamn canlandrrlar: Tanr, insan ve kozmos arasndaki
derin ilikiler bakmndan atalardan kalm a zengin bilgi hazinesidirler.
Bu hzineyi amak, onu yeni bir yaama uyandrmak, bilinli btn
letirmek, insan yalnzlndan kurtarp, sonsuz kozmik srece kat
mak. Bu, bilimden de, ruhbilimden de te bir ey, bir yaam tr
olmaktadr. Btn insan yaantsnn ilk kayna arketip, bilindndadr; yaamlarmza oradan uzanmaktadr. Yanstmalarn zmle
mek, onlar bilin yzeyine karmak gerekir.
13 P sychology and Alchem y. s. 81.
14 The Slructure o f tlc Psyche, s. 149.

Jung'a gre ruhsal dzen srekli enerjik bir devinim duru


mundadr. Ruhsal enerjiden anlalan, ruhsal dzenin btn biim ve
etkinliklerinde beliren ve bunlar arasnda haberlemeyi salayan
kuvvetler btndr. Bu ruhsal enerjiye libido diyor Jung. Freud da
kullanmt bu deyimi, ancak o, bu deyimle, hem dar, hem de geni
anlamnda, cinsel drty dile getirmek istemiti. Jung iin libido ok
daha geni kapsaml bir deyimdir; libidoyu, ruhsal enerjiyi fiziksel
enerjiden ayrmak iin kullanmtr. Dinamik ilikileri dile getiren bir
soyutlamadr bu, deneyle dorulanan kuramsal bir postula'dr.
Ruhsal g ile ruhsal enerjiyi ayrmak gerekir; nk enerji,
aslnda bir kavramdr; bu anlamda, olgularda nesnel olarak bulunmaz,
yalnzca belli yaant verilerinde vardr. Yani, enerji gizilg olmaktan
karak gerekletiinde, zellikle hareket ve g olarak yaanlmak
tadr; gizilg durumundayken, bir hayvan, ya da durum olarak
yaanm aktadr. G izilg durum undan gereklem e dzeyine
ktnda, ruhsal enerjiyi ruhun belirli olgularna yansm grrz;
drtler, dilekler, irade, cokular halinde belirirler. Yalnzca gizilg
durumundayken ise, belirli olanaklar, eilimler, davranlar, vb. olarak
grrz. Jung'a gre, ruhun yaps statik deildir, dinam iktir.
Metabolizma, organizmann fiziksel ekonomisinde nasl bir denge
salyorsa, ruhsal enerji de ruhun trl eleri arasndaki ilikileri
dzenler; denge bozulunca da, akl hastalklar ortaya kar.
Kartlk, Jung'a gre, insan yaradlnda vardr. Ruh kendi ken
dini ayarlayan bir dzendir, kartlk olmadan, ne denge olur, ne de
kendi kendini ayarlayan bir dzen. nsans olan, grecedir; her eyin
iinde kartlk vardr; her ey bir enerji olgusudur. Enerji ister iste
mez, nceden varolan bir kartla dayanr, kartlksz enerji olmaz
nk. Yksek-alak, scak-souk, vb. hep olacaktr; enerji dediimiz
dengeleyici sre byle yer alr. Sorun, kartna dnmek deildir,
stn deerlerin, kartlarnn haklar verilerek tannm asdr.15
Dengeleyici, ya da tamamlayc eler zerine kurulmu bu
kartlk, ruhun yaradlnda vardr. Ayn yasa, ksm dzenler iin de
* Dr cams Analysis, s. 338.

geerlidir. rnein bilind, doal akna brakldnda, olumlu ve


olumsuz ierikler birbirini izler. Aydnlk bir ilkeyi canlandran bir
fantezinin, hemen ardndan karanlk bir ilke imgesi gelir. Olumsuz
trdeki cokusal tepkilerde, bilinte byk bir dnce abas gdlr.
Bu ilikileri, ruhsal enerjinin hareketleri ve devirleri ayarlar: arala
rndaki yaamsal gerilim bylece korunmu olur. Btn bu ikili
kartlar, yalnzca ierik bakmndan deil, enerjetik younluklarna
gre de karttrlar. Dzenin btnnde enerji miktar deimez;
deien yalnzca dalmdr.
Fizikteki enerji saklanmas ile Platonun kendi kendini harekete
geiren ruh kavram, arketip asndan birbirine yakndr. Hibir
ruhsal deer, ayn younlukta, baka bir deerle yer deitirmeden yok
olamaz.
Demek ki enerji, enerji saklanmas yasasna gre, yer deitire
bilmektedir. rnein bilindnn enerji yk, bilincin enerjisi
azaldka artar. Enerji ayn zamanda iradenin yneltilmi bir eylemi ile
kart kutba atlayabilir. Freud buna yceltme (sublimasyon) demekte
dir; ancak Freud'un szn ettii enerji, cinsel enerjidir.
Libido birikirse, nevrotik belirtilere, komplekslere yol aar.
Kart kutuplardan biri tamamiyle boald zaman, kartlar ifti
paralanr. Bu hafif bir nevroz vakasndan tutun da, kiiliin topyekn
blnmesine ya da paralanmasna kadar her trl ruhsal bozuklua
yol aabilir. nk bilincin yitirdii enerji, bilindna akmakta ve
ieriini, arketipleri, bastrmalar, kompleksleri harekete getirmekte
dir; harekete geen bu ierikler, canlanp, kendilerine zg
yaamlaryla bilince akmakta, ou kez davran bozukluklarna ve
psikozlara yol amaktadr.
te yandan, tamamiyle bir rnek enerji dalm da tehlikelidir.
Hareketsizlik, ntrlk, canszlk ifadesidir.
Enerji akmnn iki yn vardr: leri ve geri hareket zaman iinde
birbirini izler. leri hareket, ynn bilinten alr, yaamn bilinli
gereksinimlerine srekli olarak uymaya alr, bunun gerektirdii
davransal ve ilevsel tipin ayrmn yapar. Bunu, atmalar ze
rek, kart kutuplan egdmleyerek baarr. Bilinli uymada baar-

sizlik olursa, bunun douraca bilindnda bir younlama, ya da bir


bastrma, enerjinin tek-yanl birikmesine yol aar; bu yzden de ar
derecede ykl bilind ierii yzeye kar, bu da geri harekettir.
Eer bilin, zamannda araya girmezse, ksm bir gerileme (regresyon)
bireyi daha nceki geliim evresine gtrr, bu da bir nevroza yol aa
bilir; tam gerileme durumundaysa, bilin, bilindnn ierii seline
kaplr, psikozu oluturur.
leri geri hareket, yalnzca ar biimlerde dnlmemelidir.
G nlk yaam m zda, saysz byk, kk, nem li, nem siz
hareketlere rastlamaktayz. Her dikkat eylemi, ruhsal g sarfnn,
iradenin her bilinli eylemi, enerjik ileri hareketin ifadesidir; her
yorgunluk, ya da dalgnlk rnei, her cokusal tepki, zellikle de
uyku, gerileme rnekleridir. Genellikle, ileri hareket, ruh ileminin
olumlu biimi, geri hareket ise olumsuz biimidir. Ancak doru
deildir bu; her ne kadar ideal normal bir ruhun hareketinin gerekte,
yalnzca ileri doru olmas gerekse de, gerilemede, Freud'un bu
konudaki kansnn tersine, Jung'a gre, olumlu bir deer vardr. leri
hareket, d dnyaya, bireyin i yasasna uyma gereksiniminden kay
naklanr. Bireyde gerileme bir bozukluk belirtisi olabilirse de, denge
salamak iin bir yntem de olabilir. mgeleri canlandran ve onlar
rnein dlerde, bilindm dan ykselten, gerilem edir; bilinci
zenginletirir. nk ayrmam da olsa yeni ruhsal saln tohum
larn ierir. leri atlmak iin bir gerilemedir sz konusu olan. Enerji
srecinin zaman iinde ynelmesinden ve hareketinden sonra (libido
yalnzca ne ve arkaya doru hareket eder) bu srecin ikinci nemli
zellii deer iddetidir. Ruhta enerji imge ile biimlenir; bu nesnel
ruhtan, ortak bilindnn gerelerinden yaratc dlemin biimlendirici gcyle yzeye kar. Ruhun bu yaratc etkinlii bilind
ieriinin kargaasn, dlerde, fantezilerde, vizyonlarda ve yaratc
sanatn her trnde grnen imgelere dntrr. Enerjiyi dntren
psikolojik mekanizma simgesidir. En son olarak da, bu, deer iddet
lerine eit olan ve her bir burla, ya da iinden her bir imgenin ortaya
kt balam ile llen imgelerin anlaml ykn saptar. rnein
bir dte, anlam balam ile, bu balam iinde kapladklar konuma

gre deien eler vardr. Dn birinde bir imge, ya da motif, arka


plandayken, baka bir yerde ana figr, ya da kompleksi tayan ara
olur kar; rnein ana simgesi, bir baba kompleksi tayana oranla, bir
ana kompleksi tayan ruhta, daha ok enerji ykldr ve daha yksek
deer iddetine sahiptir.

-I I I Jung'un psikoterapisi, hem bedensel, hem de ruhsal aclar gidere


cek, iyiletirecek niteliktedir. Ayrca, bir eitim dzenidir, dinsel bir
klavuzdur, kiiliin biim bulmasnda yardmcdr.
Jung, btn dertlere deva olacak, genel bir reete yazm deildir.
U ygulad yntem de, yntem in younluu da, ilgili vakann
gereksinimlerine gre, hastann ruhsal yapsna gre deimektedir.
Birok vaka vardr, nedeni cinsellik olan, iktidar istemine dayanan. Bu
gibi vakalar, Freud, ya da Adler asndan ele almakta yarar olabilir.
Ancak Freud iin cinsellik, Adler iinse iktidar istenci ba ilke iken,
Jung, ayn derecede nemli baka ruhsal gdler de olduuna inan
m akta, bu etkenlerden yalnzca birinin ruhsal bozukluklar
dourduuna inanmamaktadr. nemi kesin bu etkenden baka son
derecede nemli gdler de vardr; bunlardan ilki ve en bata geleni
yalnzca insana aittir; bu ruhun yapsnda varolan manev, dinsel
gereksinimdir. Bu gr, kavramnn temeli olup, onu teki kuramlar
dan ayrr ve ileriye ynelik, sentetik ynn saptar. nk, manevi
olan ey, ruhta bir igd olarak, hatta gerek tutku gibi belirir... Baka
herhangi bir igdden trememitir... Kendine zg bir ilkedir ve
igdsel kuvvetin zorunlu biim idir.16
Doal igdler dnyas ile, iimizdeki ilkel biyolojik yaradl
m z karsna, Jung, ta balangta, insann ilkel yapsn oluturan,
gelitiren ve yalnzca insanlara vergi, ayn snf ve dereceden, kart bir
kutup karmaktadr. lkel'in igdsel yapsnn deiik evrelerden
16 The relations Between the Ego and the Unconscious, s. 400.

gemesi karsnda blnm ezlem enin ayar ilkesi dikilmektedir.


Bunlar birlikte bir kartlar ifti oluturur... Genellikle doa ile ruh
(spirit) derler buna... Bu katlk, ruhsal enerjiyi douracak gerilimin
ifadesi, ola ki tem elidir de.17 Bu adan bakldnda, ruhsal
sreler, ruh ile igd arasnda akan enerji dengeleridir, ancak bir
srecin ruhsal m, igdsel mi olduu belli deildir. Bu gibi bir
yorum deerlendirmesi tamamiyle bilinli zihnin gr asna, ya da
durumuna baldr... B ir an kendini, igd dolaylarnda grr, onun
etkisi altna girer; baka bir zaman, bir de bakarsnz, ruhun stn
durumda olduu teki uca kayp gider ve hatta ona en kart olan
igdsel sreleri dahi iine sindirir.18
Jung'un, doa ile ruh arasndaki gerilimden anlad, her eyden
nce, bilin ile bilind, ya da igdsel olan arasndaki gerilim
dir, nk gzlemlenebilen tek atma budur. Arketipik ve igdsel
kavramlarda, (spirit) ruh ile madde birbiriyle ruhsal alanda karlar.
Madde de ruh da, ruhsal alanda, bilin ieriinin belirgin nitelikleridir.
Her ikisinin de son nitelii, deney stdr, yani, tasvir edilemez;
nk ruh ile ierii, bize dolaysz verilen biricik gerektir. Jung,
madde ile ruh arasnda paralellikler grr ve bunlarn, ayn eyin iki
ayn grnm olabileceini syler.
Jung'un getirdii en nemli yeniliklerden biri, eski psikolojinin
dz bir izgi izen nedensel dnce biimini brakmasdr. Ona gre
ruh yalnzca bir ey eklenen bir olgu, ya da sblimasyon deildir,
kendine zg bir ilkedir; btn ruhsal, hatta belki de fiziksel biimlerin
kanlmaz kouludur. ada fizik de nedensellik yntemini brak
mak zorunda kalmtr. Nedensellik, ilkelerden biridir yalnzca;
psikoloji, nedensel yntemlerden ibaret deildir, nk zihin, yaar.
Bu erekliliin temeli, iteki bir yasadr, bilincimizin ulaamayaca bir
yerdedir, bilindndan ykselen simgelerin belirtisine ve eylemine
dayanan bir yasadr.
Sigmund Freud, ruhsal bozukluu douran etkin nedenleri
aratryordu; Alfred Adler Son Neden olarak grd, imdinin
17 Psychoiogy a nd Religion, s. 76-78.
18 The relations Between the Ego and the Unconscious, s. 286.

gerekteki durumunu incelemekteydi; her ikisi de, igdleri madde


sel nedenler olarak gryordu.
Jung da maddi nedenleri hesaba katmakta, o da son nedenleri
hem balang, hem de son olarak kabul etmekte, ancak buna ok
anlaml bir,ey eklemektedir: Biimleyici nedenlerdir bunlar. Bu
biimleyici kuvvetler, bilin ile bilind arasnda ve genellikle ruhsal
kart iftler arasnda araclk yapan simgelerden oluur.
Ereklilik kavramna gre, nedenler, bir eree gtren aralardr.
Basit bir rnei, regresyon denilen gerileme srecidir. Nedensel adan
bakalm ve gerilemenin, bir ana dknl tarafndan belirlenmi
olduunu dnelim. Sonra ereklilik asndan bakalm: Ne grrz?
Libidonun ana imgesine geri gittiini, orada ansal armlar bulup,
onlar sayesinde yeni geliimler gerekletirdiini, rnein cinsel bir
dzenden, zihinsel, ya da ruhsal dzene geii.19
nsan sabit, deimez psikolojik olgular karmaasndan ibaret
deildir; ayn zam anda son derecede deiken bir varlktr da.
Y alnzca nedenlere indirgenerek, insann ilkel eilim lerine g
kazandrlabilir. lkel eilimler, ancak simgesel deerleri tanndnda,
dengelenebilirler. Analiz ve indirgeme nedensel gerei karr ortaya;
bu kendi bam za yaamamza yardm etmez, yalnzca yazgya kat
landrr; ve umutsuzluk verir. te yandan bir simgenin ierdii deeri
tanmak, bizi yapc geree gtrr ve yaammza yardm eder; umut
verir ve gelecekteki geliim olanan kamlar.20
Freud'un yntemi indirgeyici (geriye ynelik), Jung'unki ise
prospektif (ileriye ynelik) tir. Freud, gereleri analitik olarak ele alr,
imdiyi gelecee aar.
Kiilie, zerine salam ruhsal bir dengenin kurulaca salam
bir temel salayabilmek iin, ruhsal kart iftler, bilin ile bilind
arasnda, ilikiler yaratmaya alarak, imdi ki durumdan gelecee
doru kurar yapsn.
Jung'un yntemi diyalektiktir: Yalnzca iki kii arasnda bir
sylei oluundan deil, iki ruhsal dzen arasnda bir etkileim olduu
19 Ayn yapt, s. 261-274.
Ayn yapl, s. 261-274.

iin de. Yapsal adan da diyalektiktir: nk yle bir sretir ki bu,


bilincin ieriini, bilindnn ierii ile, BEN'i, BEN-OLM AYAN ile
karlatrnca, bir etkileim domakta, buysa, her ikisini birletirip,
tesine gidecek nc bir ifadede dorua ulamaktadr. yiletirme
yntemi bakmndan psikologun bu diyaletik ilkeyi tanmas, gzlem
lemesi gerekir. Bir nesneyi kuramsal olarak uzaktan analiz etmektedir;
ama kendisi de hasta kadar analizin iindedir.
nemli olan, Freud'daki gibi, her nevrozun kayna olan, ocuk
luktaki travmatik cokuyu yeniden yaamak deildir; kiinin imdi
ki glklerini somut bir arkada ile paylamas, onlar anlamasdr.
Her ikisi de, hem analizi yapan, hem de analiz olan, kendilerini birbir
lerine amak, birbirlerine vermek zorundadr, ama bu arada, ikisinin
de, nesnel davranlarn elden geldiince brakmamalar gerekir.
kisi de birbirini bilindndan etkileyecektir, tedavi iin gerek
lidir bu. ki kiiliin karlamas, iki kimyasal maddenin karmna
benzer; herhangi bir tepkime yer alrsa, her ikisi de dnme urar.
Diyalektik bir srete... hekim adn saklamay brakmal, kendisini
amaldr, tpk hastasndan, kendisini amasn bekledii gibi.
Bylece, Jingun ynteminde analistin rol, Freud'u analizdeki
gibi edilgin deildir; hekimin etkin rol vardr. Yol gsterir, tevik
eder ve kiisel bir alverie katlr. Bu gibi bir katlmda, hekimin
kiilii, oturakll, kapsam, itenlii ve gll byk rol oynar
elbette. Jung, psikoterapi yapacak her analistin analizden gemesi
gerektiine inanr. Bir ruh rehberi, hastasn, kendisinin ulat nok
tadan teye gtremez.
Bir hastada bilinmeyeni aratrmak iin drt yol vardr, der Jung.
1. Birinci, en basit yol, arm yntemidir; kompleksleri ortaya
karr.
2. kinci yol, hastalk belirtisinin analizidir; bu yalnzca tarihsel
deeri olan bir eydir. Hipnotizmaya bavuran bu yntem, eer
vaka, bir ok, ruhsal bir yara, ya da travma ise geerlidir. Freud
histerinin travmatik temeli olduu kuramn bu ynteme daya
narak kurmutu.

3. nc yntem, hastann gemiini analiz yntemidir; hem aratrma, hem de iyiletirme yntemi olarak byk nem tar.
Burada nevrozun tarihsel geliimi sz konusudur. ou kez, bu
yntemin kendi, byk, iyiletirici deer tar. Nevrozun tarih
sel geliimi sz konusudur. Hasta, nevrozun balca etkenlerini
anlar; bu onda nemli bir davran deiikliine neden olur.
4. Drdnc yntem, bilindnn analizidir; bilinteki gerekler
tkendiinde buna bavurulur.21
Bilindnn mekanizmasn ve ieriini aratrmann en etkin
yolu dlerdir. Dler, bilinli ve bilind, bilinen ve bilinmeyen
elerden oluur. Bu eler karmakarktr; gnn olaylar bir yana,
bilindnn en derin ieriini dahi kapsayabilir. Bu elerin dlerde
sralan, ne nedensellie, ne zamana, ne de mekna baldr. Dlerin
dili eski alarn dilidir, anlam ancak zel yntemle ortaya karla
bilir.
Jung dlere byk nem verir; yalnzca bilindma gtren bir
yol deildir dler, ayn zamanda bilindm ayarlayan dzenin en
byk blmn olutururlar. nk dler te Yan, yani bilinli
davrann kart yann anlatrlar. Jung'a gre, dlerde deimez
simgeler yoktur. Bilind ieriin birden ok deeri vardr hep;
anlamlar, iinde belirdikleri balama, d grenin zel d ve i duru
m una baldr. Baz dlerse, d gren bireyin kiisel kayglarndan
teye gider, insanlk tarihinde arka arkaya yer alan sorunlar dile getirir
ve tm insan topluluunu ilgilendirir. Bu dler, ou kez gelecekle
ilgilidir; bu yzden ilkel topluluklarda tm oyman ii saylr bu tr
dler; toplanlr ve byk trenle yorumlanr. Dlerden baka, bilindnn belirtileri olarak fanteziler ve vizyonlar vardr. Bunlar, bi
lincin gc azaldnda ortaya karlar. Gizli ve ak anlamlar olabilir,
ya kiisel ya da ortak bilindndan karlar. Psikolojik yorum
asndan d snfna girerler. Bu, fantezilerden tutun da, vecd duru
m unda grlen vizyonlara kadar gider.
2* Psychology and Alchem y, s. 186.

Dleri yorumlarken, hastann hekimin yorumuna akl yatmas


gerekir. Hekim , kendi yorum unu hastaya zorla benim setm eye
almamaldr. Bilind nice bamsz olsa da, hekim yorumunun
hastay etkileyebilecei dnlm elidir. Bilin bir papaan gibi
eitilebilir, bilind ise eitilemez. D gren kii deildir, d ken
disine gsterilmektedir sanki. Dili, bilincin dili deildir.
Dlerin kk gnlk olaylarda olabilir, bilindnn burlu
ierii de olabilir, ya da bilindnn dourduu sreler olabilir.
Bilinle ilgisi olmayan bu sreler trl kaynaklardan kabilir:
Kiinin bedeniyle ilgili vakalar, ortama kar bedensel ve ruhsal tep
kiler, gemi gelecek olaylar. Uzak gemiten bu yana tarihsel olaylar
yineleyen ve (arketip dlerinde olduu gibi) gelecek olaylar nceden
kestiren dler vardr. D hibir zaman bize grnd gibi gemi
olay ve yaantlarn yinelenmesi deildir. Sava gibi nesnel olaylarda,
ruhsal ok ya da tepki sonucu grlen dler istisnadr. Bu tip dlerde
bamszln, zerkliini kazanm travma ierii, travmatik uyar,
kendini tketene dek srp gidecektir. Bu gibi yaantlarn bilince
getirilerek zmlenmesi sz konusu deildir. D ruhun karanlk
lkesinden gelen, anlalmas g bir bildiridir, diyor Jung.
Anlamlar bakmndan dler trdr:
1. Bilinli bir durumu, bilindnn tepkisi olan bir dn izledii
durum. Bu, bir ek ya da dengeleyici nitelikte olabilir; bunun g
nn izlenimlerine iaret ettii aktr; yakn gemite baz olay
lar olmasayd, bu tr d de elbette grlmezdi.
2. Belli bir bilin durumunun uyars olmayan, bilindnn ken
disinin dourduu d; bu ann bilinli durumundan bambaka
bir durum yaratr ve ikisi arasnda bir ekimeye neden olur.
Birinci d trnde, ar basan bilir esi idi, ondaki enerji
potansiyelinde, bilind eye, aa doru akyordu; teki
d trndeyse ikisi arasnda bir denge vardr.
3. Ama, bilindnn ters konumu daha ar bastnda, yksel
me, bilindndan bilince doru olmaktadr. te o zaman, an
laml dler grlr ki, bunlar kimi zaman, bilincin ynelimi
ni batanbaa deitirir, hatta tersine evirir. Bunlar, d grenin

bir trl yorumlayamad, arketipik glerdir; ou kez gele


cekten haber verirler. Bazan akl hastalnn, ya da ciddi bir
nevrozun balangcnda da grlrler.
B ir dn tek bana yorumlanmas pek olas deildir. Ancak bir
dler dizisi incelenebilir. B ir sonraki d, bir ncekinin yorumunda
yaplan yanllar dzeldir. Bir zaman sras izlemezler. Ancak anlam
bakmndan bir nokta evresinde dnerler. Bu bakmdan, hastalardan
kendilerinin dleri sra ile yazmalar ve yorumlar kendileri yapmalar
istenir. Bylece hasta, bilindn hekimin yardm olmadan nasl
ynetmesi gerektiini renmi olur. Psikoterapist, edilgin olarak, eli
kolu bal durmaz, etkin bir biimde hastay ynetir. Dn olas
anlamna iaret edebilir ve hastann izleyebilecei yolu gsterir. Bu,
bakalarnn duygularn anlayabilm e, egdm yetenei, sezgi,
beceri, dnya ve insan zerine bilgi, anlay gerektirir. Dlerin saysz
anlamlar arasnda en dorusunu bulabilmek iin, d grenin yaay
dzenini, bilinli, grnrdeki psikolojisini bilmesi gerekir. Dn
erevesini izmek de nemlidir; daha ncesini, daha sonrasn
arm ve genileme yntemiyle izebilmelidir kii. Balam izildik
ten sonra ancak yoruma geilebilir. Beklediimiz kt diye, anlam
zdmz sanmamalyz. Kukucu davranmalyz. Anlam d
grenin bilinli ynelimine paralel dler azdr.
Genellikle bilindnn ynelimi bilinli davran tamamlayc
ya da dengeleyicidir. Ruhun kendi kendini ayarlama dzeninin
biimidir. ada insan ruhunun, bilinli alan, ar gelitirilmitir;
bastrlm bilind ierii, birikerek, patlamak, bilinci sele bomak
istemektedir. Bilindn ruha katp, btnl salamak, zellikle
Bat'nn ada insannn sorunu durumuna gelmitir. Dou insannda
durum byle deildir. Ortak bilind gerelerini ele almadan, ilkin
bebeklik anda varolan ierii bilince karp, onu btne katmak
gerekir; lkin kiisel bilind ele alnp zmlenmelidir, yani bilin
yzeyine karlmaldr.22 Yoksa ortak bilindma giden yol tkal
saylr. Her atm a ilkin kiisel adan ele alnp zmlenmeye
allmaldr.
22 C om m entary on he Secret o f tle Golden Flower, s. 30-38.

D yorumunun trl evreleri vardr:


1. Bilincin imdiki durumunu tanmlamak.
2. nce yer alm olaylar saptamak.
3. znel balam aratrmak, eski alardan kalma motifler grl
d zaman, mitolojide paraleller aramak.
4. Karmakark durumlarda, nc kiilerden elde edilen nes
nel verilere bavurmak.
Bilindnm ierii u aamalardan geer:
1. Bilin eiinin alalmas ve bilind ieriinin ykselmesine
izin verilmesi.
2. Bilindnm ieriinin dlerde, vizyonlarda ve fantezilerde
belirmesi.
3. eriin alglanmas ve bilincin onlara smsk yapmas.
4. Aratrma, aydnla kavuturma, yorumlama ve ieriin anla
mn anlama.
5. Bu anlamn, bireyin genel ruhsal durum uyla btnlemesi.
6. Bulunan anlamn kavranmas, benimsenmesi, btn iinde sin
dirilmesi ve ilenmesi.
7. Anlamn btne katlmas; bu, yle olacaktr ki, sanki damar
lardaki kana karacak ve igdyle birleen bir bilgi durumu
na gelecektir.
Jung, Freud'un tersine ou dlerde, bir yap benzerlii grr.
Dler, bir bakma kendi balarna birer btn olutururlar. Bir Yunan
dram gibi kurulmutur ou.
1. Zaman, yer ve kiiler: Bu, dn balangcdr; ou kez eyle
min yer ald sahne ile oynayanlar belirtir.
2. Sunu: Sorunun ortaya konmas. Burada, merkezdeki ierik su
nulur: Bilind, d boyunca yantlayaca soruyu ereveler.
3. Peripesi: Dn belkemiidir; konu rlmtr, eylem bir do
ruya doru, dnme, ya da faciaya doru ykselir.
4. Lisis: zm, dn sonucu, anlaml sona ermesi ve dengeleyi
ci ieriinin ortaya konmas.

Ayn sorunlarn, ayn nedenlerin, balama gre ayr anlamlar


olabilir; benzer olgularn anlamlar hep ayndr diyemeyiz; durum ve
koullar gz nne getirmek zorundayz. nemli bir nokta da, bir
dn yorumunun, ancak dgren o yorumu tam olarak benimserse,
yani o yorum onun iin bir ey ifade ediyorsa, geerli olmasdr.
Jung konuyu armlarla geniletmek demek olan bir etkin
imgelem yntemi bulmutur; ona gre, arm, insan hep kompleks'e gtrr; ancak, hibir zaman bilemeyiz, dn anlamnn ille
de o kompleks olup olmadn... Hem, ama yle ama byle, ister iste
mez, varacamz nokta hep kompleks olacaktr; nk kompleksler,
her eyi kendine eken noktalardr. Ancak d, kimi zaman tam ters bir
yn de gsterebilir. Freud, nedenler zinciri yoluyla, ilk nedene dn
mek istiyordu; geniletme yntemi ise, dn ieriini, benzer imge
lerle zenginletirme srecidir. armlar (burada da serbest arm
ynteminden ayrlyor) yalnzca hasta ya da dgrence deil, ayn
zamanda analist tarafndan da yaplmaktadr. Nitekim, analistin ben-zerlikler getirerek konuyu amas, hastasnn armlarna yn verecektir.
Etkin imgelem, d ekirdeinin yresinde dolaan snrl, dene
tim altndaki yneltilmi armdr; bu arada analistin belli bir yere
parman basmasna yarar. Jung'un etkin imgelem ynetminde, trl
d motifleri, anlamlar tam aa kncaya kadar, trl ynlerine ve
olaan anlamlarna k tutan, benzer, ilikin simgeler, efsaneler ve
m itoslarla zenginleir.
Dn bireysel ve toplumsal anlam, kii iin znel anlam olan
geniletmelerle elde edilir, yani analist, dgrene, her bir d
esinin ona ne ifade ettiini sorar. Ortak anlam, nesnel geniletme
sreciyle elde edilir; yani, d eleri, peri masallar ve mitoslarn
evrensel ve simgesel gereleriyle zenginletirilir; bu da sorunun her
insan ilgilendirecek evrensel ynn aydnlatr. Grnt olarak
ayrntlar bol olan dler, daha ok kiisel sorunlarla ilgidir; bunlar
kiisel bilind alanna aittir; keskin izgilerle belirtilen imgeleri,
uyanan bilince kar bir yant, bir karlktr; bastrlm teki yan
kapsarlar. te yandan, az ayrntl, yaln, imgeli dler, evrenin
cephelerini, doann ve gerein sonsuz yasalarn simgelerler.

Jung'un d yorumunda, simge denilen ruhsal olgunun byk rol


vardr. Jung, simgeye libido analogu der, bu bir enerji transfor
matrdr. Simge, libido'nun edeerli bir ifadesidir; onu yeni bir
biime sokar. alayan nasl fiziksel enerjinin rn, ifadesiyse,
dlerdeki imgeler, fanteziler de, ruhsal enerjinin rnleri, ifadeleridir.
Simgeler, bir yanda ruh iin srecini imgelerle dile getirirler, te
yanda, imge durumuna dnp, resim izlenimi uyandrrlar; yani bun
larn anlam ierii, ruh ii sreci etkiler ve ruhsal enerjiyi uyarr.
Her simge, hem bireysel, hem de toplumsal adan deerlendirilip
yorumlanmaltdr.
Bir simge ierii hibir zaman akl ile tam olarak anlatlamaz.
Allegori, istiare bir eyin iaretidir, bilinen bir ieriin anlatmdr;
ama simge, grndnden fazlasn anlatr, akl kavramyla dile geti
rilemeyecek nesneyi.
Simge ne bir istiaredir, ne de bir iaret; bilinci byk apta aan
bir ieriktir. Simge, hibir zaman btnyle aklanamaz. Akla
dayanan ynn aklayabiliriz, ama akld yann yalnzca duyabili
riz. Bylece simge, ruhun btnne, hem bilinli, hem de bilind
yanna, tm ilevlerine hitap eder.
imdi analizin nasl balayp gelitiini anlatalm.
1. Analiz olan, bilinli durumunu szlerle anlatr.
2. Analiz olann dleri, ya da fantezileri psikoterapiste, bilindndan ek bir grnt salar.
3. Analiz olan ile psikoterapist arasndaki iliki; bu, teki znel
yanlara nesnel bir yan ekler.
4. 1, 2 ve 3 ile elde edilen gerelerin ilenmesi; terapistin, ruhsal
durum grnm evresinde geniletmeleri ve aklamalar;
bu, genellikle BEN - kiiliinin asyla geliir, acele
zm bekleyen trl zihinsel tepki ve sorunlara yol aar.
Freud ve Adler gibi, Jung da, atmalar bilin yzeyine getir
menin, onlar bilinte tutmann, iyiletirme srecinin kanlmaz
baars olduuna inanmaktadr. Ancak, atmalar, tek, igdsel bir
etkene indirgememektedir; bunu ruhun btnndeki bir uyum bozuk
luuna yklemektedir; yani bunun bilin ile bilind ve toplumsal
etkenler arasndaki bir dengesizlikten ileri geldiini sylemektedir.

Onlardan ayrld baka nemli bir nokta da, Jung'un, ou


atmalar, kaynakland sradaki anlamna deil, imdiki anlam
larna dayanarak zmeye almasdr; kaynak, yakn ya da uzak
gemite olabilir. H er bir yaam durumu ve her bir ya dzeyi, kendi
zmn ister; ayn atmann anlam, kaynak ayn kalsa da belli bir
andaki durumda deiebilir. H er ne kadar her ikisinde de atmann
kk, ayn ocukluk yaantsna gidiyorsa da, elli yandaki bir adam
anasyla babasyla olan kompleksini, yirmisindeki gencin bavuraca
yntemden bambaka biimde zmeye alacaktr.
Jungun yntemi erekidir, gzleri ruhun btnlne ynelmitir
hep; yle ki, en snrl atm a dahi btnn erevesi iinde
grlmektedir. Bilind, bu ruhsal btn iinde, yalnzca bilinen
ieriklerinin deposu deildir; ayn zamanda, bilincin durmadan
douran anasdr da. Adler'in dedii gibi ruhun bir oyunu deildir,
tersine, insandaki ba ve yaratc etkendir, tm sanatn ve insan
abasnn bitip tkenmek bilmeyen kaynadr.
Bilind ile arketip biimlerini, kartlarn birliinin simgesel
imgeleri olarak grmesi, Jung'un d ieriini yorumlamada, hem
indirgeyici, hem ereki, hem de yapc adan bakmasn salamak
tadr.
Freud iin sim geler, bilind bireysel yaam yksn
anlatrd; bunlar, ardnda baka eyler saklayan, iaret, ya da allegori
(istiare) idiler; oysa Jung iin simge, hem ileriye, hem de geriye doru
bakan, elikili ki Yzn ifadesiydi; ya o, ya bunun deil, hem
o, hem de bunun ifadesiydi; tm ruhsal etkinlii bu nitelendiriyordu.
Bylece Jung, ilk kez, Freud'u analiz gibi, yalnzca engelleri yok
ederek, ruhsal sreci normalletirmeyi dnmeden, simgelerin biim
lenmesine, bilinli bir biimde nayak olarak, onlarn anlamlarn
aratrarak, yeerme tohumlaryla ruhu zenginletirmeyi ve hastann
gelecek yaamnda yaratc rol oynayacak bir enerji kayna salamay
baarmtr.
Nevroz, Jung iin yalnzca olumsuz bir etken, tedirgin edici bir
ruh bozukluu deildir, kiiliin biimlenmesine katkda bulunacak
olumlu ve salkl bir gtr de.

Salmz, davran ya da ilev tipimizin bilincine varmakla


salamak, ar gelim i bilincim izi, bilindnm derinliklerine
bavurarak dengelemek zorunda kalsak da, sre hep bilincin, yani
kiiliimizin genilemesine ve derinlemesine yneliktir.
Bylece nevroz, daha yksek bir otoritenin uyars gibidir; bize,
kiiliimizin abuk genilemesi gerektiini, bunu ancak nevrozumuza
kar doru davrandm zda gerekletirebileceini anmsatr.
Nevrotik, hekimin klavuzluunda, bilindyla karlar ve gemiin
karanlklarndan gelen insan zihninin o uzak zeminindeki arketiplerin
comasyla yalnzlndan kurtulur.
Bireyst ruh diye bir ey varsa, diyor Jung, resim diline
dntrlen her ey kiid olur; bu, bilin dzeyine ktnda da,
bize suh specie aeternitatis (yerel ya da zamana bal koullan
gzetmeksizin tek bir sonsuz z'e bal) gibi gelir. zntm benim
deil, dnyann zntsdr artk; kiisel yalnzlatrlan bir ac deil,
btn insanl birletiren, yakc olmayan bir acdr bu. yiletirici
niteliinden kuku yoktur.23
Jung, travmatik kaynakl nevrozlarn bulunduunu yadsmaz;
bunlar, temelde, ocuk yaantlarna dayanan nevrozlardr; bu nevroz
larn, Freud'u ilkelere gre zmlenmesi gerekir.
Jung'un nemle zerinde durduu bir zellik de nevrozun olumlu
bir eye doru ynelmi olmasdr.
Nevrozu, ya da ruhsal dengenin genel bozukluunu dzeltmek
iin, bilind ieriklerinin kimini harekete getirip, onlar bilince
sindirmemiz gerekir. Bilind ne kadar bask altnda tutulursa, ruhsal
dengeyi o oranda tehdit eder. Sindirmek ya da btnletirmekten
ama, bilincin ve bilindnm ieriini deerlendirmek deildir; yle
bir alveritir ki bu, her iki taraf tutarl bir ruhsal tamla eriirler.
zellikle, bilinli kiiliini, yani BEN'in temel deerlerini zedelememelidir; yoksa, btnletirme grevini yapacak kimse kalmaz.
nk, bilind dengeleme eylemi, ancak btn bir bilin ile
ibirliinde bulunursa etkin olur.24
23 Ayn yapt, s. 39.
24 Ayn yapt, s. 44-45.

Kiilik, balca kart iftlerin ayrmas baarldnda, yani tam


ruhun her iki yan, bilinle bilind, canl bir iliki durumunda bir
birine balandnda ancak, tam olarak gerekletirilmi olur.
Kiiliin gelimesi hem bir nimet, hem de bir beldr; pahalya
mal olmaktadr, insan yalnz klmaktadr nk. lk rn, tek bana
olan bireyin ayrm ve bilinsiz srden, bilinli ve kar konamaya
cak biimde ayrlm olmasdr. Ancak, yalnz bana ayakta dura
bilmek yetmemektedir, her eyden nce, insann kendi yasasna bal
olmas gerekir: sesinin gcn bilinli olarak benimseyen insan,
kiilik sahibi olur.
Ama kiinin blnmez bir btn durumuna gelmesidir; tek,
uyumlu, biricik birey olmak demek insann kendi z olmas demek
tir. nsann asl neyse, o olmas demektir. Bu onu bireyci, bencil yap
mak demek deildir. ou insan farknda olmasa bile, bu sre, bu
yetenek, gizilg olarak herkeste vardr. zel bir bozukluk yznden
bastrlamaz, engellenemezse, bir olgunlama, ya da alalma sreci
olur, byme ve yalanlamann fiziksel srecine ruhtaki bir paraleldir
bu. Baz koullar altnda, rnein uygulamal psikoterapide, u ya da
bu biimde uyarlabilir, younlatrlabilir, bilin dzeyine getiri
lebilir, bilinli olarak yaanp, ilenebilir; bireyin bylece kiiliini
tamamlamasna yardm eder. Bilindnn ieriini harekete getirmek
le iftler arasndaki gerilim gever, yaplar konusunda bilgi edinilmi
olur. Dengesini yitirmi olan bir ruhun btn tehlikelerden geerek,
sonunda ruhsal varlmzn kayna ve son temeli olan merkeze,
bH'ysel tamla, ZBEN'e varr.
Bu yol herkese gre deildir, herkese ak da deildir. Tehlikelidi Hekimin ve hastann kendi bilincinin sk denetim altnda yer
alnas gerekir; bylece BEN, bilind ieriinin kkreyerek saldr
ma. na kar korunmu olur. Bu ierik, amaca uygun olarak ruhsal
tamla katlr. Bu, iki kiinin birlikte yapmas gereken bir yolculuktur.
Yilmzca kendine gvenmek kendini beenmilie yol aar, ksr dnce
duyurur, kiinin kendi BEN'i iinde yalnzlamasna neden olur. Kii,
yarntsn somutlatrmak iin, bir kart gerektirir. Baka deiik trde
bi veyin varl olmadan, soru ile yant biimsiz bir yn oluturur.

Bireyin blmszleme srecinin iki ana bamsz evresi vardr:


Hem birbirine kart, hem de birbirini tamamlayc niteliktedirler. Bu
evreler, yaamn birinci ve ikinci yarlardr. lk yarmn grevi, D
geree almadr; BEN'in glendirilmesi yoluyla, temel ilev ve
davran tipinin ayrmas, uygun bir personann gelimesi yoluyla
bireyin, ortamna kendisini uydurmasn amalar. kinci yannn gre
vi, i geree almadr; kendini, insanl daha iyi tanmadr;
kiinin o ana kadar bilindnda kalm, ya da bilindna gemi olan
yapsndaki zelliklere dntr. Bu zellikleri bilin yzeyine
kartarak, birey, dnyayla ve kozmik dzenle, ie ve da doru ba
kurar. Jung, abasnn byk blmn, srecin ikinci yarmna
adam, orta yal kiilere daha geni bir kiilie sahip olma olana
salamtr; buysa, bir tr lme hazrlktr. Bunun iin mitoloji
bilmek, onu ok iyi anlamak arttr. Arketipik imge ve simgeler ok
tur. Bunlarn bazlarn grelim:
lk evre teki Yanmz, Karanlk Yanmz simgeleyen
Glgedir; gzle grlmez, ama ruhsal btnlmzn ayrlmaz
parasdr. Yaayan biimin plastik olarak belirebilmesi iin, derin
glgesi olmaldr. Yoksa, glgemiz, iki boyutlu bir hayalet olarak
kalr.25
Glge, bir arketip figrdr, ilkel halk topluluklarnda, trl
kiilemelerle belirir. Bireyin bir parasdr, varlnn kopmu bir
blmdr; ancak kopmu dahi olsa, onun glgesi gibi, gene de ona
bal kalr. Bu bakmdan, ilkel adamn glgesine basmak uursuzluk
tur; yaplan ktlk birtakm by trenleriyle giderilir. Glge
konusuyla sanat alannda ok karlalr; nk sanat, konularn
seip ilerken bilindnh derinliklerine bavurur; yeni biimlendi
recei yaptlarda, okuyucusunun, dinleyicisinin ya da seyircisinin bilindm harekete geirir; sanat etkinliinin srr da buradadr.
Bilindnn imgeleri ve figrleri ile ykselir, gl bildirilerini
bakalarna aktarr: Shakespeare'n Caliban', Goethe'nin Mefistofeles'i
gibi. Iago'yu, Othello'nun glgesi olarak gsterebiliriz rnein.
25 Psychology and Alchem y, s. 249.

Glgame'e gz atacak olursak, Glgame'in glgesinin iki ayr yanyla


karlatn grrz: Birincisi, Enkidu'nun canlandrd kiisel
glge, tekisiyse, Kumbaba'nn canlandrd toplumsal bir glge.
Kumbaba her ne olursa olsun yenilmesi gereken bir kiidir, Enkidu ile
dost olunacaktr. Kahraman, kiisel glge figrn, Ben'i ile btn
letirdiinde, yeni bir boyut kazanr, bir yandan bireylii azalrken
insanl artar. nsann glgesi olmasayd, gerek olmazd, nk
ancak hayaletlerin glgesi olmaz.
Glgeyle karlatnda, birey ou kez kendisine ait olduu
ilevsel ve davransal tipin farkna varr. Ayrm ilev ve azgelimi
davran tipi, 'Karanlk Yanmz'dr; etik, estetik, ya da baka neden
lerden benim sem ediim iz bilinli ilkelerim ize kart diye
bastrdmz, yaradlmzda varolan ortak eilimdir. Birey yalnzca
ana ilevini ayrtrmtsa, da ve ie ynelik gerei yalnzca ruhun bu
yan ile kavryorsa, teki ilev ister istemez aydnla kmayacak,
ya da glge olarak kalacaktr. Bilindmdaki trl figrlere
bulatklarndan teker teker ekilip karlmas gerekir bunlarn.
Glgenin geliimi BEN'inkine kouttur; BEN'in gerek grmedii, ya
da kullanamad nitelikler bir yana itilir, ya da bastrlr; bylece,
bireyin bilinli yaamnda az rol oynar, ya da hi rol oynamaz. Bu
durumda, ocuun gerek bir glgesi var olduu sylenemez; ancak
BEN'i dengeleip gelitike, glgesi de belirginlem eye balar.
Yaamlarmzda u ya da bu niteliimizi durmadan bastrmamz gerek
tiinden, glge hibir zaman tam olarak bilin yzeyihe karlamaz.
Ancak, hi olmazsa, en belirgin zelliklerinin bilince getirilmesi ve
BEN ile aralarnda iliki kurmas nemlidir; bylece BEN, glenir.
Bu adan, Jung, kiilerin mrlerinin ilk yarsnda glge yan
laryla urarken, Freud'un ilkelerine bavurur; tedavi amacyla bu
niteliklerin bilin yzeyine karlmalar yeterli olmaktadr.
Glge, ie ynelik simgesel bir figr olarak ortaya kaca gibi,
d dnyada somut bir figr olarak da belirebilir. Birinci durumda, bilindnn gereleri kapsamndadr, d grenin ruhsal niteliklerinin
birini, ya da ounu kiiletiren bir d figrdr, ikinci durumda,
gizli bilind zelliklerimizden birini, ya da birkan, baz yapsal

nitelikler asndan bu rol iin uygun grdmz evremizdeki birine


yanstrz.
Jung, iki ayr glge dnr. Birincisi, kiisel glgedir,
yaamnn balangcnda yaamad, ya da az yaad bireyin ruhsal
zelliklerini ierir. kincisi ortak glgedir, teki figrlerle birlikte
ortak bilindna aittir ve Yal Bilgenin olumsuz ifadesine, ya da
ZBEN'in karanlk yanna tekabl eder. an ruhunun arka yan,
gizli kart-tezidir sanki. Faustus'un W agner'i, M efistofeles'i;
Dante'nin Vergilius'u; Glgame'in Enkidu'su; Habil ile Kabil gibi.
elikili grlse de ilk bakta, glge, alterego (bakasnn
beni) gibi olumlu bir figr olarak da canlandrlabilir; rnein bireyin
kiiletirdii teki yan, lyk olduu dzeyin altnda yayorsa,
gizli glerini gerekletiremiyorsa, bu kez karanlk glgede yaayan,
olumlu nitelikleridir. Bireysel gr asndan glge Kiisel
Karanlk simgeler, ruhun yadsnm ve bastrlm (bazen olumlu)
ieriini, ya da bilinli varlmzn mr boyunca daha az yaanm
yann kiiletirir; toplumsal adan iimizdeki evrensel, insans
karanlk yann, aalk eilimini canlandrr.

ekil 6

Herkesin bir glgesi vardr, bu, bireyin bilinli yaamnda ne


kadar az somutlamsa, o kadar koyu ve youn olur, der Jung.26
Blnmezleme srecinin ikinci evresi ruh imgesi ile karla
madr; erkekteki ruh imgesine, Jung, Anima, kadndakineyse Animus demektedir. Ruh imgesinin arketip figr, ruhun tamamlayc
kar cinsiyetini canlandrr; ona hem kiisel tepkimizi, hem de kart
cinsiyetin bireydeki yaantsn yanstr. imizdeki bireyler olarak
tadmz kar cinsiyetin imgesini canlandrr. Glgemizi nasl
baka birine yanstarak yayorsak, iimizdeki temel kar cinsiyet
elerini de bakas araclyla yaamaktayz. Kendi ruhumuzun nite
liklerini canlandran birine balyoruz.
Glge'de olduu gibi, bunda da bir i, bir d belirti sz konusu
dur. Dlerde, fantezilerde, vizyonlarda i belirtiyi grrken, farknda
olmadan bakasna yansttmz zaman d grnt sz konusudur.
Animus ile Anima'mn gnlk yaam zerindeki etkileri zerine
bir an dnecek olursak, rnein sempati ve antipati byk apta
Animus ile Anima'ya baldr. deal imgeler gibi bunlar birbirini
kanlmaz biimde ekerler, sonra da sz konusu bireyler tam br
dkrklna urarlar. Y anstma kiiler birbirlerini grr grmez yer
alr hep. Sanki ok eskiden birbirlerini tanyorlardr ve gerei grme
yetenei yitirilmitir.
Kendilerini ayrtrmam huzursuz erkekler grrz, iinde
kadns drtler vardr, cokularnn oyunca olur; Animus'un musal
lat olduu kadnsa, inat, ukaldr; erkek gibi tepki gsterir, bu tep
kiler igdlere dayanmazlar. Anima, gzel bir yaratk, tanra, cad,
melek, cin, dilenci, kadn, orospu, yakn arkada, Amazon v.b. gibi
belirebilir. Edebiyatta tipik Anima figrleri: Truval Helen, lah
Komedyadaki Beatrice, Don Kiot'un Dulcineas vb.

26 The Relations Behvee (he Ego and the Unconscios, s. 360.

d i d n y a

ekil 7
Animus simgeleri: Diyotizos, Uan HollandalI, boks ampi
yonu, siyasal lider, hayvanlar, v.b. Anim a simgeleri: nek, kedi,
kaplan, maara, v.b.
Ruh imgesi ile persona arasnda doru bir iliki vardr. Persona'da
zihin eilimleri ar basyorsa, ruh-imgesi duygusal olur. nk per
sona, insann alk olduu d davranna, animus ya da anima ii
davranna tekabl eder. Persona, BEN ile d dnya arasndaki arac
ilevdir, ruh-imgesi ise buna tekabl eden BEN ile dnya arasndaki
arac ilevdir.
A. BEN ile d dnya arasnda araclk eden persona'dr.
B. BEN ile bilndnn i dnyas arasnda araclk edense
Animus ya da Anima'dr.
C. Dtan grlen ruhsal durumumuzu gsteren hem BEN, hem
persona'dr.
D. Gzle grlmeyen gizli, bilind i niteliimiz.

Persona ile ruh-imgesi arasndaki ilikiler dengeleyici nitelikte


dir; maske, yani persona, ne kadar kat ise, bireyi doal iggdesel
yaam ndan ne derecede koparyorsa, ruh-im gesi o kadar eski,
ayrmam ve gl olur. Persona ne kadar kuvvetliyse, o kadar kat
olur, onu tayan kii de o kadar iten etkilenir, tehdidi altnda kalr.
Kiinin kendini bunlardan koparp kurtarmas ok gtr. Ancak birey
kendini persona'dan ve ruh-imgesinden ayramazsa, ne yapp yapp bir
an nce bunlardan kurtarmak gerekir onu.
B ilind ruhun trl yanlar ve zellikleri birbirlerinden
ayrmadka ve bilin yzeyine karlp btne katlmadka, yani
insan, glgesini tanmadka, erkein bilindnda stn gelen nitelik,
kadns olacaktr; tersi de kadn iin geerlidir; ruh-imgesi ile
karlama genliin deil, olgun yllarn iidir. Bu sorun ancak ge
yalarda ele alnabilir.
Ruh-imgesiyle karlamadaki tehlikeler bir yana itildiinde, yeni
arketip figrleri doar. Bunlarla da baetmemiz gerekmektedir. Her ne
kadar bilind, belirli ya da ak bir amac olmayan, doann ta ken
disi ise de, bir tr gizli ynelmilii vardr. Kendine zg bir i dzeni
vardr, i yapsnda bir amaca doru abalama istei vardr. yle ki,
bilinli zihin etkin olarak kalr da, srecin her bir evredeki yaantsn
duyarsa, ya da hi olmazsa bu sreci sezgi ile anlarsa, ortaya kan
imge kazanlm olandan daima daha yksek bir dzeyden yola kar;
bylelikle erkeklik oluur.27
Bu sre, simgelerin basit bir dizi olarak sergilenmesinden ibaret
deildir; belli bir sorun, bilin yzne ktnda zmlenir, btne
katlrsa yeniden harekete balar.
YALI BLGE arketipindeki ruh-imgesiyle karlatktan sonra
kiinin manevilik ilkesinin canlandrlmas raslant ii deildir. Bunun
kadndaki blnmezlik srecindeki kart BYK ANA'dr; doann
souk, kiid gereini simgeleyen byk Toprak Ana'dr.
Sra imdi, erkekteki manevilik ilkesiyle kadndaki maddlik
ilkesinde. Erkek maddlemi manevilik, kadnsa manevlikte doygun27 Tw o Essays on A nalytical Psychology, s. 74.

tam maddedir diyebiliriz; bylece erkekte belirleyici esas nitelik


manevilik, kadnda ise maddliktir.
YALI BLGE simgeleri: Sihirbaz, byc, peygamber, ller
lkesi dmencisi, klavuz; Koca Ana simgeleri: Verimlilik tanrs, falc
kadn, rahibe, Kilise Ana. Her iki tip figrn de byleyici gc
vardr; bu, bilin dzeyine karlp, farkna varlmadka ve bireyi
onlarn aldatc imgesiyle zdeletirme tehlikesinden kurtarmadka,
kendi kendini ululamaya, byklk kuruntusuna gtrr. Bunun bir
rnei, kendisini Zerdt ile zdeletirmi Nietzsche'dir.
Jung, bilindmn arketip figrlerine M ana Kiilikleri demek
tedir. Mana olaanst g demektir. M ana sahibi olmak demek,
bakalarna egemen olm ak demektir, ancak kii kstah, kendini
beenmi de olabilir. M ana kiiliinin arketipini oluturan ieriin bi
linli olarak farkna varlmas demek, erkek iin babadan ikinci kez
kurtulu, kadn iinse anadan kurtulu demektir; bylece erkein ve
kadnn gerek bireysel kiilii domu olur.28
Amaca yaklam oluyoruz, karanlk yarm, bilin dzeyine
karlmtr; iimizdeki kart cinsiyet esi ayrmtr; manevilik ve
ilksel doa ile ilikimiz akla kavuturulmutur. Aslnda iki yzl
olan ruhsal derinlikler, tantlm, manev kstahlk bir yana itilmitir.
Bilindm n lkelerine daldk ve ieriinin byk blmn
aydnla kardk.
Bilindndakiler, bilince ykseldiler, persona yok oldu; bilincin
egemenliinde azalma oldu; bylece ortaya bir dengesizlik kt. Bu
dengesizlik, kiiliin geni apta gelitirilmesinin nne geen bir
engeli yok etmek iindi. nk bu dengenin yitirilmesi, bilindmn
zerk ve igdsel etkinliiyle yeni bir dengenin yaratlmasna yol
aar, ancak bunun iin, bilincin, bilindndan ykselen ierii
sindirmesi ve onu ileyebilmesi gerektir. nk, ancak ortak ruha
kar kazanlacak zafer, gerek deeri ortaya karr. Gmy, kar
konulmaz silh, tlsm, ya da mitosun en istenilen olarak gereksindii
eyi ele geirtir.29
28 Ayn yapt, s. 75.
29 The Way to Individuation, s. 80.

Bu kart kutupluluk durumundan, iki ruhsal dzenin, (yani bilin


ile bilindnn) her ikisine ortak, bir orta nokta yoluyla birlemeleri
ne yol aan arketip imgesi ZBEN'dir. Blnmezleme yolundaki son
duraktr; Jung, buna kiinin kendini gerekletirmesi demektedir. Bu
ortak nokta bulunduktan ve btne katldktan sonra ancak, drt ba
mamur insandan sz edilebilir. ok g bir itir bu; ZBEN'in
douu, ruhsal merkezin yer deitirmesi demektir; yani yaama kar
bambaka bir tutumda, davranta olmak demektir; yani tam bir
dnm sz konusudur; yaam-kitlesi dnme urayacaksa eer,
yaratc deiikliin olutuu yerde, yani merkezde tam bir zihin
toplamas gerekir.
Bu sre srasnda insan, hayvanlar tarafndan srlr, yani,
kendimizi onlarla zdeletirmeden, bilindnn hayvans itepilerine
amamz, onlardan kamamamz gerekir; nk bilindndan ka
mak, btn srecin amacn bozar. Bulunduumuz yeri savunmalyz,
yani d grenin kendi kendini gzlemlemesi sonucu balatlan
srecin, her adan yaanmas, sonra da anlayabildiince bilin
tarafndan dzenli bir biimde birbirine balanmas gerektir. Bilin
yaam ile, ancak enisel ruh tarafndan yaanabilecek ve yaamn
grnrdeki yzeyiyle hibir noktadan temasa gelmeyen bilind
sre arasndaki llmezlik yznden, hemen hemen dayanlmaya
cak bir gerilim sz konusudur ou kez.30
Bu yzden Jung, iinde ne denli frtna eserse essin, hastann nor
mal yaamna, gnlk iine, bir gn iin bile olsa ara vermemesini
ister. nk, nemli olan, gerilime dayanmaktr; ruhsal bozukluun
ortasnda ayakta durabilmeye almaktr; budur yeni ruhsal dzeni
yaratacak olan. Bylece insann ne olmak istediini deil, ne olduunu
tanmas gerekleecektir.
Mandalalar, blnmezleme simgesidir. Bunlar insanlk ta
rihinin en eski dinsel simgelerindendir; ta Ta Devrine dek uzanrlar.
Hemen hemen her halk topluluunda, her kltrde karlalr bunlar
la. rnein, Tantrik Yoga'da dnceye dalmak iin, M andala resim
leri kullanlrd. Mandalann esas biimi, daire, ya da karedir; btn
30 Essays on C ontem porary Problems, s. 69-70.

l simgeler, hepsinde de merkezle olan iliki belirtilmitir. iek,


ha, tekerlek, drt says ile drdn arpanlar, Lots iei, vb.
Mandala matematiksel yapsyla tm ruhun ilk dzenidir; amac
Kaosu, Kozmos'a dntrmektir. nk, bu gibi figrler, yalnzca
dzeni dile getirmezler, doururlar da. M andalalar Orta Yolun
grnmleridir. Dou'da buna Tao derler; Batl iinse, i ve d
gerein kartlarn birletirme grevini oluturur; yapsndaki ilksel
kuvvetlerin farkna varp, bilinli olarak kiiliin btnlne
kavuturmak grevidir bu. Yuvarlak biimin simgeledii dnme
hareketi yalnzca dairenin hareketi deildir; bir yanda kutsal yrenin
snrlarn belirtirken, te yanda, saplanmay, ve zihin toplamn
belirtmektedir. Gne tekerlei dnmeye balamaktadr; yani gne
harekete gelmekte, yola koyulmaktadr; ya da Tao etkin olmaya, yol
gstermeye balamaktadr. Tao'nun tanmn bir iki szckle yapmak
gtr; Anlam da derler ona, Yol da; Tanr diyenler de vardr.
Tao'yu, blnm olan birletirmeyi amalayan bir yntem, ya da
bilinli bir yol olarak yorumlayacak olursak, kavramn psikolojik
ieriine daha yaknlam oluruz.31
Daire hareketi, insan yaradlndaki btn aydnlk ve karanlk
gleri, dolaysyla her trden psikolojik kartlar harekete geirmesi
bakmndan manev bir anlam tar. Bu, kendi kendini dlleyerek ken
dini tanmak demektir. Buna benzer ilksel salt tam yaratk kavram
da Platon'un izdii insandr: Her yan yuvarlak bir insandr bu ve
kendi iinde iki cinsiyeti birletirir.
Bu tr sim gesel birliin oluturulm as bilin gcnn
tesindedir, nk bilin, yan tutar. Dman bilincin dilinden anla
mayan ortak bilinddr. Bu yzden bilindna hitap eden u ilkel
benzerlikleri ieren Bysel etkinlii olan sim ge gerektir...
Derinliklerden gelerek gnmzn bilincinin biricikliini alar nce
si yaamyla birletirmektedir.
Bu Mandalalarn, ruh derinliklerinden ykselmesi, kendiliinden
yer alan bir olgudur; kendiliinden kar ortaya, kendiliinden yok
olur. Ama etkileri artcdr, birok karmak ruhsal durumlar
M odern M an in Search o f a Son!, s. 232.

zmler; i kiilii cokusal, zihinsel atmalardan, komplekslerden


kurtarrlar ve insann deneyst dzeyde yeniden domas denebilecek
birlii yaratrlar.
Jung yle der: M andala simgecilii konusunda, bugn kesin
likle syleyebileceimiz tek ey, zerk ruhsal bir olguyu izdiidir;
varlkbilimi kendini her yerde yinelemekte, ayn biimde ortaya k
maktadr. En i yaps, son anlam konusunda hibir ey bilmediimiz
bir tr ekirdektir."
Jung, simya ile yakndan uramtr. Onca, simyann srr,
deneyst ilevdedir; soylunun soysuz elerle; ayran ilevlerin alt
ilevlerle; bilincin bilindyla kartrlp kaynatrlarak kiiliin
dntrlmesidir.32
Kiiliin btnln, tamln, blnmezliini kurmak btn
bir mrn grevidir.
Bu, kiinin kendini, en derin anlamda, lme hazrlamas demek
tir.
Biz yalandka, d dnya o oranda rtyle kaplanmaktadr,
yava yava renginin tonunu, tutkusunu yitirmekte, i dnyamz da o
oranda bizi armaktadr; ocukken, byk abayla iinden km
olduu o ortak ruh iinde, yava yava erimektedir. nsan yaamnn
emberi anlaml ve uyumlu bir biimde kapanmaktadr; balang ile
son birlemektedir; bunu ta eski alardan beri kendi kuyruunu sran
Uroboros simgelemektedir.
zellikle yakn gemite, teknolojiye verilen nem, insann bi
lind ile olan balln yitirmi gibidir. nsan igdlerine gven
memektedir; ya bilindnn kabarm kpren dalgalar zerinde
mantar gibi yzmekte, ya da dalgalar iinde boulmaktadr sanki.
Bat dnyasnda insann usu, tek yanl gelimi, ayrm bilinci,
igdsel yapasndan onu ok uzaklatrmtr; sonucu, ar gelimi
uygarlk ve teknoloji olmu, kiiyi ruhuyla temastan uzaklatrmtr.
Ancak kendi ruhsal derinliklerimizin yaratc glerini geri arrsak,
onlara hakkn verirsek, yitirmi olduumuz dengeyi yeniden kurabili-

32 Ayn yapt, s. 233.

Din simgeseldir Jung'a gre.


Din bir olgudur: nk i srelerin anlatmdr.
Din toplumsal bir olgudur: nk paylalan deerler ve inanlar
bakm ndan bireylerle topluluk arasnda karlkl ilikiler sz
konusudur.
Din tarihsel bir olgudur: nk bugnk tarihin erevesini
oluturan mitolojik kayna bakmndan uluslarn srekliliini korur.
Din, her eyden ok da varlkbilimsel bir olgudur; nk birey
lerin, yaamn son anlamn sezmeleri iin bir aratr.
Bir kimse iin inanyor demek, psikolojik adan, simgelerini
yaayabiliyor demektir; simgeler iinde canl demektir; oysa inanc
tam olmayan iin, iindeki simgeler canlln yitirmitir. Bu adan
bakldnda, bireyler, arketip simgelerini artk yaamadklarndan,
onlar anlamsz bulmaktalar, ayrca, bilin ltlerine vurduklarndan
simgelerin kendileri de onlar iin anlamlara gebe olmamaktadr.
ada zihinde bu deiikliin yer ald en nemli alan, 'Tanr
arketipinin anlatmndadr. Ruh asndan, Tanr da tpk teki simge
ler gibi, bir simgedir; bir arketip motifinin varlkbilimsel belirtisidir.
Ancak bir bakmdan ayrlr btn baka motifler arasnda: Kendisine
bal enerji gcnn en byne sahiptir, birey de onun araclyla
yaamn son gerekleri ile en dolaysz biimde karlamaktadr. Jung
yle der: nsanlk, tanrlarnn bilincine, simgenin gerekliini kabul
ederek varmtr.
Bununla birlikte, her simge, temel bir ruhsal srece, ruhun
yapsna kk salan bir doal simge olduu lde, tekabl eder.
Tanr simgesinin temelini oluturan motifin zerine dayand sre,
ruhsal enerjinin hareketidir. Yani Tanr simgesi, yaam srecinin ken
disine tekabl eder. Bireydeki yaamn varoluunun, zellikle de
libido enerjisi olarak tezahrnn ifadesi ve sezgisidir.
Jung, Tanr arketipinin, mistik ve kozmik yaantlarla ilikisinin
anlamn bu varsaym erevesi iinde ayrntl olarak incelemektedir.
Esas savunduu nokta, Tanr simgesinin ruhtaki yaam-enerjisinin
ifadesi olduu, dolaysyla da, kendisine en yksek enerji gcnn
bal oluudur. Varlkbilimsel adan bu simge yoluyla birey, topye-

kn yaam sreciyle ilikisini ancak bir simge yoluyla yaayabilir;


psikolojik adansa, ruhta toplanm enerjinin en yksek miktarn
tayan simgedir.
Tpk teki simgeler gibi, Tanr arketipi de bilindndan kay
naklanr ve ruhsal ieriklerden oluan bir burcun yaamsal merkezi
olur. Derken bir zerk ksm sistem oluur ve yukar, bilince doru
hareket eder, orada bilinci ele geirerek egemenliini kurar. Kiide
oluan bu ruhsal g, bireyin her zaman denetimi altnda deildir.
Bireyin bilinli davranlarnn anlatm olan BEN, bu karmaaya ege
men olmak yle dursun, ona bamldr; birey de kendisini, ancak,
simgesinin ekici gc ile oluan bur yoluyla farkedebilir. Tanr
arketipinin zel nitelii yksek gc sayesinde, ruhu devindirmekte ve
en geni zerklik derecesini gerekletirmektedir. Bu bakmdan, bu
simge kadar BEN'e egem en olan hibir simge yoktur.
Bu durumda, ruhta pek eliken bir durum yer almaktadr. Tanr
Kompleksi bilince ykselince, en byk ruhsal gc birlikte getirmek
tedir; birey ise, sanki bu ierik, kendi tarafndan bilinli ve zgrce
seilen inanlarm gibi yorumlamaktadr. Seve seve, can gnlden
ona balanmakta, onu bilinli davranlar arasnda saygyla korumak
tadr. BEN, bu enerji odak' tarafndan sindirilmekte, sonunda onun
la zdelemekte ve artk baka bir ey dilemediini, baka hibir eye
gerek duymadn dnmektedir. Ancak bu ekilde bir cinnet, bir
monomani, bir ecinni durumu, ruhsal dengeyi ok ciddi olarak tehlike
ye dren ar bir tek yanllk olumaktadr.
Birey, bilinli bir davran sand eyi seerken, ruhta zerk
hareket edebilen bir bilind ierik karmaasnn klesi olmaktadr.
ster gkteki Tanr olsun, ister eti budu olan canl bir tanr olsun, bir
tutku olumakta, kiilikte buna boyun emek zorunda kalmaktadr.
nsan, bir eyin kendisini ele geirdiine, en byk ilgi duyduu
eyin, btn iktidar haksz yere ele geirmi bir efendi olduunu farketmeden, kendisinin serbeste setiine, isteminin zgr olduuna
inanr.
K iinin kendini T anr'ya (yani zerk Tanr karm aasna)
verdii, teslim ettii durumlarda, gl ve etkin eylemler yer

almaktadr; nk bireyin bilinli yaam, Tanr arketipinde varolan


geni enerji gizilgc iin bir yol durumuna gelmektedir. Bylece
byk enerji gleri aa kmakta, ancak bu gler kart ynlere
gidebilm ektedir; Tanr karm aasna sm sk sarlm ak, kutsal
savalara kadar gtrlebilir. Kulu olunan Tanr'nn niteliine
baldr bu. Herhangi bir biimdeki Tanr, buyruklarna inanann
boyun emesi gerektii yce bir ynetici olarak kavrand zaman da,
ayn psikolojik olgu dile getirilmektedir. Bu buyruklar veren Tanr
simgesi evresinde burlanan zerk komplekstir sz konusu olan.
Tanr, yanan aldan, ya da da doruunda deil, bilindnm derin
liklerinden konumaktadr.
zerk kompleksin yapsnn gerektirdii gibi, birey, onun ayr
varlnn bilincinde deildir stelik. Kendini onunla zdeletirmek
tedir. Bu yzden de kompleksi dnyaya yansttnn ve kendi ruhun
dan doan arketiplere dayanan olgulara nesnel gereklik yklediinin
farknda deildir. Tanr vizyonunu, bir zerk kompleks belirtisi olarak
izerken, Jung, bu gibi vahiylerin gerekliini yadsmaz, ya da
snrlandrmaz. Tersine, yaamn anlamna en ileyici olgularn bilindnn simgelerinden geldiini savunur; bu, zellikle, ruhun arketipik
katlarna ileyen dinsel yaantlar iin geerlidir. zerinde durulacak
nokta udur: Jung'un dilinde 'Tanr'dan sz edilince, ruhtaki yaam
enerjisi arketipinin bir ifadesi olarak, bilindndan ykselen bir sim
ge anlalmaktadr; bu simge, evresinde libidonun en iddetli gcn
bur bur toplar ve zerk bir kompleks olarak bilinci ele geirir.
Bu ele geirme olgusu iki biimde olabilir. Bir de bakarsnz,
baka bilinli ierik ile ilikisi olmayan bir cin gibi bilinte aniden
belirir, bu durumda ruhu altst eder; ya da, BEN'in, kendini onunla
zdeletirecei derecede bilinle btnleen psikolojik bir durum gibi
gvenli bir biimde yerleir. Bu son durumda, Tanr kompleksi,
evresinde baka simgelerin toplat odak noktasdr; bundan doan
enerjik g, yaanlan din olarak canllk kazanr. Jung'un gr
asndan baklrsa, her ey Tanr arketipinin konumuna baldr.
nk bu, enerjiyi veren ba edir, Tanr simgesi canl olmad
srece, hibir simge burcu ruhta din ilevi gremez.

Ruhta byle bir durum yer aldnda ve bir toplulukta herkese


yaants duyulduunda, sz konusu kltrn belli bir simge yapsnn
salad biimde 'arketipik imgeler', yle anlaml gelir ki, kimse bun
larn neyi dile getirdiklerini dnemez artk. Yaamn sorgu sual
edilmeyen, sorguya ekilem eyecek gerekleri olarak var saylp
yaanr. Bylece zerk bir kompleks gibi ifade olunan Tanr arketipi,
bireylerin toplum daki bilinli davranlarnn tem elini salayan
inanlar kalbn oluturur. Simgenin en temel ilevi olan Tannarketipi, toplumun deerlerini kaynatrarak bir arada tutar, bireylerin
ruhsal yaamn da, en yksek enerji gcn toplumsal dzene
dntrerek btnletirir.
Bilincin dengesi, bilindmdaki Tanr kompleksinin kuvveti ile
doru orantl olarak deiir. Tanr kompleksine dayanan burlanma
zayflarsa, bilincin konumu da belirsizleir. Tanrlar, ancak 'tanrsal'
bir zemine sahipmiler gibi yaanldnda, yani 'buyruklarnn' insan
kurumlarndan tede bir geerlii olduu duyulduka korurlar konum
larm. Bu tanrsal kavram yok olduunda, Tanr simgesi, bilindnda
ayn gle artk yaanamaz demektir. Tanrlar hl d dnyada aran
maktadr, am a simge artk canl deildir ve Tanr bulunamaz artk.
M ucize iin dua edilir, ama mucize yer almaz. Simge, bilindna
artk etkin olmad iin, Tanr eskisi gibi tanrca deildir. Gnlk
yaamdaki balarndan eser kalmamtr artk. Tanrsn yitirmi bir
topluluk, ya da ona inanma ve onu yaama yeteneini yitirmi bir
topluluk, Tanr esirgeyicilii olamayan dkrkl ve tehlike iindeki
bir dnyada yaamak zorundadr. Zaman zaman tanrlarn lmesi...
nsann, bunlarn insan eliyle yaplm olduunun farkna varmasndandr. Bir Tanr lnce, bir zamanlar simgesini canl grd bir
topluluun ruhunda biraz boluk olur ve ruhta yeni bir Tanr simgesi
uyanncaya kadar acl, kritik bir ara yer alr.
Tanr simgesinin ilevi son bulunca, ne olur? O yolda akmakta
olan enerji miktar, bu kez ruhun iinde babo duruma gelir. Tanrsimgesine bal libidonun iddeti yle yksektir ki, ancak belli bir
etkinlie koulduunda buna dayanabilir. Dorudan doruya denetim
altnda olmad zaman, kendi gcnn devingenlii, zerk kompleks

durumunu altst eder, hatta sonunda kiiliin blnp paralanmasna


yol aar. zel olarak, enerji ie ynelir ve kompleks eskiden Tanr'da
bulunan nitelikleri kendi zerine eker, yle ki birey, kendi kiiliinde
insanst bir g sahibi olduu kuruntusuna kaplr. Bu durumu can
landrmak iin Jung, tarihten bir rnek vermektedir. Almanlar'
Naziliin kitle psikozuna gtren psikolojik durumdur bu:
Nietzsche, khinliiyle grmemi miydi, Tanr ld dememi
miydi? Mirasna da Ustninsan'n konacan sylememi miydi? Son
bulan bir yanstmann hep kaynana dnmesi deimez bir psikolojik
yasadr. Birinin aklna eser de, Tanr ld derse, ya da Tanr yok
diyecek olursa, belli bir dinamik yapy canlandran ruhtaki Tatrimgesi, gerisingeri zneye dner ve dncenin kendisini Tanr'ya
benzediine inanmasna yol aan bir durum yaratr; yani, ancak
lgnlarn ve mecnunlarn zellikleri olan nitelikleri oluturur,
bylece faciaya gtrr.
Nietzsche, Alman ruhunda tehlikeli bir yaam sren Hristiyan
Tanr'smn ldnden sz etmiti. Sonradan ortaya kan Nazizm,
Nietzschenin dncesinden tretilmi deildi; yalnzca ayn durumun
bir sonucuydu; Nietszche'nin dedii gibi, Alman ruhunda Hristiyan
Tanr'smn lm olmasndan ileri geliyordu; byk aptaki ruhsal
enerji miktarlar, baz bireyleri iktidar kuruntusuna kaptrarak m ec
nuna evirecekti. Tanr'tun lmnden sz etmek, yakt alarda yer
alm psikolojik bir durumla ilgilidir. Tanr'ya dinbilimsel inanlarda
zayflama olduu gibi, toplumsal deerlerin hi birinde bir duygulu
luk, bir itiyak kalmamtr. Bir Tanrnn lm tarihsel adan nem
li bir olgudur. nk Tanr simgesi her toplumda temeli oluturur. Bir
Tanr lrse, deerler yaps dengesini yitirir; yaam nitelii yok olur;
anlamn, yetkisini ve esinlenme yeteneini yitirir. Normal olarak bu
simgeler yoluyla d yaama ynelmesi gereken simgeler, da doru
ileriememekte, dnp ruha geri gelmekte, orada, tarihsel bilindnn
uyur durumdaki elerini harekete geirmektedir. Kiiliin btn den
gesi bozulmakta, yeni bir Tanr, yeni bir stn psikolojik durum
ruha yerleerek, bilinli davranlarla bilind simgeler arasndaki

ba salaytcaya kadar dengesiz olarak kalmaktadr. Yeni bir Tanr


hemen domasa bile, ruhun eilimi, yaam iin sahici bir anlam
kavram tayan ruhsal ierikleri yzeye eker. Bunlar yzeye knca
bir sistem oluturur, toplumca benimsenir; nk birey, bilinli
davranlar iin kuramsal bir teme! olmad zaman ortaya kan
psikolojik sorunlar byle tayabilir.
rnein, yaayan bir dindeki gibi, ruhun btn izlenimlerini ve
umutlarn ifade eden, bir d biim var olduunda, bu ister trensel,
ritiiel, ister manev olsun, ruh dnda demektir ve tam anlamyla, her
hangi bir manev sorun yoktur.
Birey bu durumda sorgu sual etme gereksinimini duymadan,
inanlar asndan, dnyaya, da doru hareket edebilmektedir, iine
ynelik, kendi iini aratran bir zihin erevesi gelitiremez. Bilinli
davranlar kurumlatnda, dikkat, ruhtan teye, d nesnelere
ynelir; ama simgelerin ilevi sona erdiinde, birey, kendi iinde etkin
glerin varolduunu derinden duyar.
H er ey yolunda gittii ve ruhsal enerji yeterli ve iyi ayarl
durumda uygulama alan bulduu srece, iimizden hibir ey bizi
tedirgin edemez. Hibir belirsizlik ve kuku ullanamaz stmze,
kendi kendimize kar blnmeyiz. Ama ruhsal etkinlik yollarndan
biri, ya da teki tkanmaya grsiin, o zaman, engellenen bir rmak
kar ortaya. Su, gerisingeri, kaynaa akar; ierdeki kii, grnrde
ki kiinin istemedii bir ey istemektedir, buysa kendi kendimizle sava
durumundayz demektir.
Normal, uyumlu bir yaam srasnda insan, ruhun varlndan
habersiz yayor. Ancak ruhsal gler, kendi kendine yneldiinde
bireyin dikkati ruhun gerekliine ekiliyor; simgeler canllklarn
yitirdiinde ancak, ruha nesnel bir adan baklabiliyor. Psikoloji
dorudan doruya ada insann ruhundaki hastalktan, manev tedir
ginlikten domutur. Bat uygarlnn en derin inanlarnn sarslmas
dourmutur psikanalitik adan insan ruhunun incelenmesini, Jung'a
gre, ada insan, bir ruh peindedir. Eski Tanr'lar lmtr. Her
ne kadar birok alanlarda psikolojik doum sanclar duyulmaktaysa

da, yeni Tanr'lar henz domamtr. Yeni Tanr'lar zamanla doa


caktr: Jung'un inanc kesindir. nsan rk kendini yok etmek istemi
yorsa, inanmak zorundadr. Ruh, yaps gerei, kendiliinden yeni,
zerk simgeler yaratacaktr; bu simgeler yeni Tanrlara biim vere
cektir, en sonra da, bu Tanr'lara adayaca yeni bir ruh bulacaktr.
ada insan ruhunu aryor demek, bilinten nce ve zihinden daha
temiz bir taban zerine oturtabilecei, yaam iin yeni olan ve kendi
iinde duyabilecei bir anlam aryor demektir.
amzn sorunu, Jung'a gre psikolojiden teye gitmektedir.
Dinsel bir sorundur bu, ancak din szc de yetersiz ve yanltcdr;
burada, psikolojik sorun bir dinsel gereksinim sorunudur, ama dinsel
riteller gereksinimi deildir bu. Kendiliinden youn ve doal
yaam olacak ruhta canl simgeler gereksinimidir. Bu arada ada
insann zellii, aramamasndadr. Bugnk dinsel sorun aslnda din
yolculuudur. Psikolojik sorun, tarihin en anlaml dnemlerinden biri
ni yaarken bile, bireysel yaamn anlamszlnn yk altnda ezilen
kiinin sorunudur. Eski Tanr'larn lm ile, yeni Tanr'larn douu
arasnda, braklan inanlarla yeni inanlar arasnda bir boluk sz
konusudur: Budur ada ruhun durumu.

-IVJung'un at ufuklardan yararlanan birok ada psikiyatr,


psikolog, dnr ve sanat olduysa da, gene de, henz hakettii
izleyici saysn bulam am tr. Nedeni birden oktur: Bir kere,
yaptlar, varoluu, Freud gibi basite indirgeyerek matematiksel bir
forml aklyla verememektedir. Bu bakmdan, hitap ettii okuyu
cunun hem sabrl, hem nyargsz, hem de derin kltr sahibi olmas
gerekir. Fikir edinmek iin bile olsa, Jung'un bir iki yaptn okumak
yetmez. Yirmialt koca cilt iinde toplanan yazlar hemen hemen her
alana uzanmakta ve niversiteden yeni mezun olmu bir hekimin
kltr kapsam nn ister istem ez ok dnda kalm aktadr. Bu
bakmdan, Freud gibi ans olmamtr, daha sekin bir toplulua hitap

etm itir ve edecektir. Bilim asndan ise, ampirizm ile deneycilik ile
yetinmesi kukuyla karlanmaktadr. Jung iin gerek, yalnzca
matematiksel ve biyolojik bakmdan deimez yasalar kalb deildir.
Bir insan, bir ey dnr, o dnce somut bir olguya dnrse, o
dnce, o denli somut olur. Bir insan, nice deli olursa olsun, tutar
da, tanmad bir insan dman olarak grr, eker ban
ldrrse onu, szm ona fiziksel gereklii kabul edilmeyen o
dnce, ya da fantezi, o gizilg alabildiine somut bir fiziksel ve
biyolojik olaya dnm demektir. Demek ki kendine zg, apayr
bir psikolojik gerek vardr ve en azndan fiziksel gerek kadar gerek
tir.
Jung, insan sonsuzdur, snrlanamaz, haritas izilemez diye
dndnden, dncelerini bir sistem halinde zetlemek isteme
mi, bir ekol kurmaktan ekinmitir. Buna karn, analist hekimin
kendinin de, nce analizden gemesini savunan ilk kimsedir. Bilindii
zere klasik psikanaliz tekniinden birok bakmdan ayrld iin
kendi psikolojisine Analitik Psikoloji demitir. Freud psikanalizinin
analiz oturumlarnn says ve uzunluu ok deikendi, bu oturumlar,
ou kez, gnmzdekinden daha ksayd. Psikanalistlerin teknii
abucak kalplat; yle ki, rnein hastalar haftada be kere grmek,
hastann bir divana uzanmas, analistin de hastann grmeyecei bir
yerde durmas art olmutu.
Jung, hekimle hastann karlkl konumas, aralarna hibir ey
girmemesi gerektiine inand iin, divana uzanmalarn istemiyordu.
Hastalarn, Freud'a gre daha uzun aralarla grmek isterdi. Haftada en
ok drt kez grrd; ama daha ok, haftada iki, ya da bir kere
grmekle yetinirdi; bu, hastann iinde bulunduu duruma gre
deiirdi. Zaman zaman ara verdii, ya da bulumalar tatil ettii
bile olurdu.
Bir hastaya, tedaviye yanasn diye, tedavi sresinin ksa
olacan vaat etm em ek gerekirdi. H er vaka analize gelmezdi.
Baarsz bir psikanaliz byk dkrklklarna ve tehlikelere yol
aard. Tedavi sresi boyunca ara vermek gerekirdi; bylece bi
lind, analitik tartmaya tepki gsterme zaman bulur ve yaamn

normal ak devam ederdi. Klasik psikanaliz tekniinin sakncal yan


lar unlard: Hastann edilgen rol ar derecede belli edilmi oluyor
du: Sanki biri onu ameliyat ediyormu gibi bir durum szkonusuydu.
Hastann yapma bir boluk hcresine kendisini hapsetmesini kolay
latrmaktayd. Bylece, onu analistten ayran uurum zerine kpr
kurmasn gletiriyordu.
Jung, hastalarnn, analiz sresince gnlk yaamlarndan kop
malarn istemezdi. Yakn gemite Freud'u analistler de hastalarn
grme saysn azaltmlardr; kimi, divan da brakmtr. Jung'un en
ok saldrlan yan teleolojik (ereklilik) yandr. Oysa, hastann kiisel
ocukluk yaamna daha bir eilmesi gerektii zerinde durulabilirdi.
nk birok nevrotik belirtiler, Jung'un dengeleme dzeni erevesi
iinden ok, hastann ocukluk yaantlaryla, ya da anlalmamas
erevesi iinde daha kolay kavranabilir. rnein, agorafobi'yi bir
dengeleyici belirti olarak yorumlayabilmek gtr; ama ocukluk
bamllnda bir diretme olarak grlmesi daha kolaydr. Bu Jung'un
kendi kendini ayar ve dengeleme dzeninin nemini yadsmak
deildir; ne var ki, bunun evrensel olarak biimi bozulmadan uygulan
mas gtr.
Jung, nevrozun nedeninin gemite deil, imdi de bulunacana
inanyordu. Hastalar bir yerde saplanp kaldnda, nevrotik belirtiler
gstermeye balyor, yala gerekleen doal psikolojik geliim, kendi
yolunda ilerlemedii zaman yer alyordu. Bu, yaamdaki ykm
llklerin birini yerine getirmekten kanldnda ortaya kyordu.
rnein, kadnlardan kaan bir adam, ya da hamile kalmaktan saknan
bir kadn, cesaretsizlikleri yznden nevrotik olabilirlerdi. Jung, bu
gibi durumlarda, hastalarda ocuklua ait birok gere saladnn
farkndayd: Bunlar, yakn akrabalara duyulan cinsel duygular, bebek
teki cinsellik ve Freud'u psikanalizin bize tantt baka btn ocuk
fantezileriydi. Ama Jung, Freud'dan deiik olarak, bu gereklerin
ortaya kn, imdi de varolan bir yanl durumdan ileri geldiine
inanyordu. Ancak kiinin libido enerjisi imdi ve burada doru
anlatmn bulam ad zaman, ocuksu fanteziler geri gidilerek
depreiyordu. Freud, hastalarn, gemiteki taklmalarndan kendileri

ni kurtaram am olduklar iin bugn engellenm i olduklarn


dnyor, Jung ise, hastalarnn gemiteki taklmalarna dnmeleri
ni, imdi bir engelle karlam olmalarna yoruyordu. Bir tr
bymemi ve Freud'un izdii tanma uyan birok hasta vardr. te
yandan Freud'u analizciler, ilgilerini hastann yalnzca ocukluk
gemiine yneltirler ve imdiye intibaklarn dnemezler; ocukluk
andaki taklmalar, bir hastann belirtilerinin nedeni ise, niin erikin
adamn yaamnn belli bir annda ortaya kp tedirginlik yaratmak
tadr, bunu dnmemektedirler.
Jung, Freud'un dleri, bilindna gtren Kral Yolu olarak
grmesini hep saygyla karlamtr. Ancak d yorumu konusunda
birok nemli ynden ayrlacakt ondan. Freud Dn nedeni nedir?
D neyin belirtisidir? diye sorar. Jung ise, Dn anlam nedir?
Neyin simgesidir? der. Jung, Freud'un dlerin ille de kabul edilmez
olan gizledii dncesini benimsemiyordu. Freud'a gre, dlerin bir
grnrdeki ierii, bir de gizli ierii vard; gizli ey de
ounluk isteinin yerine getirilmesiydi; gene Freud'a gre dler,
ister istemez d grenin gemiiyle ilgili olduu kadar imdisi ile de
ilgiliydi. Jung, d dilini, anlalmas g olabilen, ama amac herhan
gi bir ey saklamak olmayan, simgesel bir dil olarak gryordu. Bir
kimse bilmedii bir dil karsnda nasl davranrsa, Jung'un da dler
karsndaki ilk tutumu yle oluyordu, Freud'daki gibi ou cinsellik
le ilgili simgeler, daha dorusu, iaretler ve allegoriler sz konusu
deildi. Her insanda, hatta bir insann grd her dte, gerek simge
niteliinde, kendi anlamn ieren elerdi. Jung, dleri daha ok da
bir dler dizisini incelerken hastasnn armlarn da amasna
yardm ederdi. Freud'u analiz serbest arm yntemiyle grd
esas dten uzaklara gidebiliyor, oysa Jung, hastalarndan armla
rn, d im gelerinin kendileriyle snrlamalarn istiyordu. Jung
armlar, ister bir dten, ister muayenehanenin duvarndaki bir
sinekten kaynaklansn, bunlarn eninde sonunda hastann sorunlarna
yneleceini kabul ediyordu. Ancak armn kendisi d aklayamazsa, bu durumda hem hasta, hem de analist, hibir ey yorumlayamazd. Jung'a gre dlerin ou kiisel bilindndan kay

naklanyordu; yani, gnlk cokusal sorunlaryla kiileraras ilikiler


den ve ocukluk andan kalm a tortulardan kyordu. Bu dlerin
nemini yadsmamasna karn, Jung, daha ok ortak bilindndan
gelir gibi grnen dlerle ilgileniyordu. Bunun iin de geni mitoloji,
din tarihi, simya, in yogas bilgisi gerekti. Buysa, ou hekimler iin
eriilmesi g bir eydi. Bu bakmdan, bugn iin olsun, gelecekte
olsun, yaptndan yararlanacak hekimler ya da hastalar snrl kala
caktr. Bugn, yaptlar psikiyatrlardan ok psikologlara, dnrlere,
sanatlara, edebiyatlara hitap etmektedir.
'.Ju n g 'u en ok ilgilendiren hastalar norm al nevrotik diye
bildiimiz kiilikler deildi. Bu grup hastalar iin Jung yeni bir teknik
gelitirmitir. Etkin imgeleme dedii bir yntemdir bu. Jung da kendi
kendini analiz ederken, vizyonlarnn ve dlerinin resmini izmi ve
boyamtr. Hastalarna da ayn eyi nerirdi; ya da yeledikleri zaman
iir yazabilir, modeller izebilir, heykeller yapabilir, hatta fantezilerini
raks ile dile getirebilirlerdi.
Jung'un zellikle ilgilendii bir durum da, insann ne tam uyank,
ne de tam uyur, uslam lam ann askda kald, ancak bilincin
tamamiyle ortadan kalkmad durumlarda grlen fantezilerdi. Bu
etkin imgelem yntemi hastann yaratcln seferber etmi' oluyor
du. Hekime bundan sonra kalan i, tedaviden ok, hastann kendi
iinde gizli yaratc olanaklar gelitirmekti.
Etkin imgelem yntemine ancak kendileri de o yaanty duymu
psikoterapistlerce bavurulmaldr; yzeysel bir teknik olarak buna
bavurulmas hasta iin tehlikeli olabilir; nk, analistin tam deneti
mi altnda olmaz, bu yntemi yasaklayacak kadar ileri gitmezse, bi
lind, dizginleri ele alabilir.
Jung'un nemle zerinde durduu konulardan biri de transferans
(aktarma) olaydr. Psikanaliz iin transferans, cinsel bir olgudur;
nk, her bir ruhsal bozukluk bebeklik andan gelme cinsel bir
sorun gizler ardnda, nedeni de, bilindmn yalnzca bastrlm cin
sel eilimlerden olumasdr. Oysa analitik psikolojide transferans,
hastann bilindmn psikoterapiste yansmas demektir; sz konusu
bilindysa, cinsel isteklerden baka bir sr ey ierir. Bilindm

zn her bilinmeyen ieriinin baka insan varlklarna, hatta nesnelere


yansmas genel bir kuraldr. lkellerde bunu daha iyi grrz. lkel
adam cokusunu evresine yanstr. Bu yzden evresindekiler
mana dedikleri ruhsal gle ykl gibiymi gibi gelir onlara;
mana aslnda kendi bilindnn enerjisinden tremektedir. Ruhsal
ieriim izin bilincinde olm adm z zam anlar buna benzer bir
m ekanizma sz konusudur. Bylece hasta bilindndaki gizli yan
larn analistin kiiliine bu mekanizma yoluyla yanstr. zellikle
kendi kendine ak, narsisist (zsever) eilimindeki hastalar sz konusu
olduundan bunun sk sk erotik bir nitelie brnd dorudur. Bu
gibi durum larda bilind eski bir tek-yanll dengelem eye
almakta, hastann o zam ana kadar bastrm olduu ya da savsak
lad insan ilikileri kurm a gereksinimini dile getirmektedir. Hastann
psikoterapistle olan iliki sorununu gsleyerek bu ynde geliti
rilmemi gizilglerini gerekletirmesine yardm edilmelidir.
te yandan, analist ar gelimi bir aklcnn gzlerinde bychekim rolne brnrse, bu hibir biimde cinsek bir yanstma olmaz,
ille de bir baba yanstmas da deildir; ar aklc kiinin bir trl benimseyemeyecei bir eyi, ruhunun akl olmayan enerjilerini dile
getiriyor demektir.
Psikanalist transferans balca tedavi etkeni olarak grr, bilindnn bastrlm ierii, analistin kiiliine yanstlarak yeniden
sahnelenir; bylece yeniden bilin dzeyine ykseltilmi olur.
Oysa Analitik Psikoloji bu srece, rnein bastrmayla bilinten
uzaklar, ruhsal ieriklerin yansmas olarak bakar; bu durumda sz
konusu ierikler kiisel bilindna, ya da daha nemlisi hl bilindnda olan eylerin yanstlm asdr ki, bu durum da genellikle
arketipik niteliktedir. ou kez kiisel bilindna ait ieriklerin
yansmas ardnda gizli, daha derinde arketipik nitelikte bir ierikler
dzeyi vardr. Analizin balangcnda, yanstma kanlmaz bir eydir;
ancak dlerde transferans grlebilir, nk bilindnn analizinde
gerekli btn gereleri salarlar. Bylece, Analitik Psikoloji transferans'a, bastrlm cinsel itepileri yeniden yaamdan bir mekanizma
olarak deil, hastann, bilinli yaamnda eksik olan ruhsal ilevlerin

bilincine vardran bir olgu gibi bakar. Transferans bu anlamda, bilindnm burlanmas demektir; bylece, hastann kiiliinin tek-yanll
dengeleme atlm meydana getirmektedir. Transferans, ruhun gelecekte
ki gerilimi iin gerekli olan bilindnn ieriklerini uyarmaya yaraya
bilir. Bu, zellikle arketip imgelerinin yanstld durumlar iin geerlidir. Bu bakmdan, hastann henz kendi iinde bulamad bir enerji
kayna gizler ou zaman. Bu enerjiyi kendi bilindnda bulduunda
ve onu bilincinde btnletirdiinde de transferans zmlenebilir,
yok olabilir.
Transferans byl bir ember gibidir; psikolojik durumun anlam
doru drst anlalncaya dek hasta bu byl ember iinde kalr. Belli
bir ruhsal ierik bilince katlp btnlemedii sre, o byl ember
almaz.
Transferans, daha geni bir olgu olan yanstma olaynn bir yandr;
yani, yanstma analistin kendi kiiliine ise, transferans sz konusudur.
Olumlu transferans, yapc libido ykl imgelerin yanstlmasdr; bu,
yokedici libido ykl imgelerin negatifidir.
nsan ancak yanstma yoluyla en i srelerinin farkna varmaktadr.
Bu yanstmalarn geri ekilip alnmas demek, insann kendi kendini
tanmas, bilincine varmas demektir. Kii, glgesinin yanstmalarn geri
ekip aldnda, kendi sorunuyla kar karya gelmekte ve yanstmann
yokedici enerjisi olumlu enerjiye dnmektedir.
Jung, insanlk iin, yeni bir ses deil belki, ne var ki, frtnaya tutul
mu, gidecei yer belirsiz bir tekne gibi, dalgalar zerinde sallanp duran
amzn uygarl iin, hi beklenmedik bir anda karsna kan,
snabilecei bir liman. yle bir liman ki, bir ana kuca gibi, insan iin
gerekli tm besinleri sunan, tarihin ilk gnlerinden gnmze dek gelen
tm varoluu ieren bir barnak. Btn unuttuklarmz, kklerimizi
anmsatmakta bize. Kendimizi kendimize yeniden kavuturmakta.
Bununla birlikte, sesine kulak verenlerin says, gn getike artsa da, az;
amzn grltl dnyasnda zor duyuluyor sesi. Kart sesler bir
uyum iinde birlemekte, tm atmalar bir'e dnmekte. zellikle
gnmzn dnyasnn gereksindii ey, nicedir domutu da, bulutlan
yrtp aa kmakta glk eken bar gnei gibi parldyor ufukta.

svireli, ya da Avrupa'nn baka lkelerinden gelen, birok nl


bilim adamyla trl psikoloji dem eklerinin giriimi sonucu 1948'de
Zrich'te C. G. Jung Enstits kuruldu. Bir vakf durumunda olan bu
kurulu Analitik Psikoloji eitimini ve aratrmasn amalamakta,
kurucusu Jung'un fikirleri, nderliinde kendisine saysz izleyiciler
yetitirmektedir. Bunlarn birou Jung'un kendisi tarafndan eitil
mitir. Dersler ngilizce ve Almanca'dr. Analitik Psikoloji diplo
mas alabilmek iin, ilkin kuramsal konulardan snav geiren renci
ler, sonradan uygulamal konulardan da snava girmektedir. Bu arada
bir tez hazrlamas istenir. Ayrca her rencinin 300 oturumluk ve en
az 250 saatlik bir sre gzetim altnda analiz yapm olmas gerekir.
Bugn ngiltere ve Amerika'da Jung vakflar kurulmu olup,
geni kapsaml aratrmalar yapan, zengin bir analist grubuna yardmc
olmakta, yaptlarn yaymlamaktadr.

ENDER GROL

ANALTK PSKOLOJ ZERNE


BR DENEME

PSKANALZ
]H [ e KMN, zellikle de sinir hastalklar uzmannm niyeti has
tasn iyi etmekse, psikoloji bilmesi elzemdir; nk, sinir, sinirlilik,
histeri gibi deyimlerin kapsad durumlarn kayna psiiktir, yani ruh
saldr, dolaysyla, ister istemez ruhsal tedavi gerektirir. Souk su, k,
taze hava, elektrik gibi eylerin etkisi geici olmaktan teye gitmez.
Hastann aklndan zoru vardr, zihnin en karmak, en yksek melekeleri
doru drst ilememektedir; durum tp alannn da tesindedir. Hekim,
ayn zamanda, psikolog da olacaktr, yani insan ruhunu tanmak zorun
dadr.
Eskiden, yani elli yl nceye kadar, hekim doru drst bir psikolo
ji eitimi grmezdi. Psikiyatri ders kitaplar, klinik tanmlarla, akl
hastalklarn sralayan sistemlerle doluydu; niversitelerde, psikoloji ad
altnda retilen ey, felsefeydi, ya da Wundtun ncs olduu deney
sel psikoloji. Nevrozlarn psikoterapisine doru ilk adm, Paristeki
Salpetriere Akl Hastalklar Hastanesinden Charcot ekol tarafndan
atld; Pierre Janet nevroz vakalar psikolojisi zerindeki r aan
aratrmalarna balam bulunuyordu; Nancydeki Bernheim ise,
Liebaultnun, nevrozun maziye karm bir yntem olan telkin yoluyla
tedavisi fikrini ilemeye balamt. Sigmund Freud, Bemheimn kitabn

evirmi, bu kitaptan deerli bilgiler edinmiti. O tarihlerde, nevrozlar ve


psikozlar psikolojisi diye birey yoktu henz. Nevroz psikolojisinin
temelini atma ayrcal Freuda ait olacakt. Dersleri, nevrozlarn uygu
lamal tedavisinde edinmi olduu deneyimlerin rnyd, yani psikana
liz diye adlandrd bir yntemin sonucuydu.
Konumuzu daha yakndan ele almadan, psikolojinin bugne dek
bilim denilegelen eyle ilikisi hakknda birka sz sylemem gereki
yor. Anatole Francen Les savants ne sont pas curieux (Bilginlerin
gz grmek istemiyor) sznn ne kadar yerinde olduunu bir kez daha
gsteren bir olay ile kar karyayz burada. Bu konuda yazlan ilk
dorudrst kitap, yepyeni bir nevroz kavram ortaya koymasna karn,
pek yank uyandrmamtr. Tek tk yazar, bir ka szle beenilerini dile
getirdikten sonra, histeri vakalarn allageldii biimde aklamaya
devam etmilerdir. Bu davranlar, yeyznn yuvarlak olduu fikir ya
da gereini verek gklere kardktan sonra, gene de ondan yass imi
gibi sz edenlerin davranlarna benziyordu. Freudun, szn ettiimiz
yaptn izleyen yaymlar, psikiyatri iin paha biilmez gzlemler ier
mesine karn, zerre kadar dikkat ekmemiti. 1900 ylnda, Freud, ilk
sahici d psikolojisini yazdnda bu alan, o ana kadar zifiri karanln
egemen olduu bir aland herkes glp gemiti, 1905te ise, cinselliin
psikolojisine k tutmaya kalktnda, bu glmeler hakaretlere
dnmt. Aydnlarn kard bu hm frtnas, Freud psikolojisi
iin, o ana kadar grlmedik, bilimin snrlarn aan bir propaganda
frtnasna neden olmutu.
Dolaysyla, bu yeni psikoloji ile daha bir yakndan ilgilenmemiz
gerekiyor. Daha Charcotnun zamannda biliniyordu: nevroz arazlar
psikojenik idi, yani ruhsal kkenliydi, kayna psie idi. Genelde Nancy
ekolnn abalar sayesinde, tm histeri arazlarnn, telkin yoluyla
yaratlabilecei renilmiti. Ayn ekilde, anestezi, parezi, paralizi ve
amnezi gibi histerik olaylara neden olan psikolojik mekanizmalar
hakknda da, Janetnin aratrmalar sayesinde, epey bilgi edinilmiti.
Ancak, bilinmeyen bir ey, histeri arazlarnn psieden nasl tredii idi;
nedensel psiik bantlardan kimsenin haberi yoktu. 1800lerin banda,
yan ban alm bir pratisyen hekim, Doktor Breuerin, yeni psikolo

jinin temelini oluturacak bir buluu oldu. Histerili, zeki bir kadtn hastas
vard; bilinci bulunkt (eta crepusculaire=a[acakamlky, ana dilini
konuamaz olmutu, anlatmak istediklerini ancak ngilizce anlatabiliyor
du (sistematik afazi=sistemli szyitimi). Kol hareketine kumanda eden
korteks merkezi, normal insannkinden farkszd; gene de anatomik
nedenler aratrlyordu. Histeri semptomatolojisini (arazlar bilimini)
anatomik olanakszlklar sergiler. Histerik bir nedenden iitme duyusunu
tamamiyle yitiren bir kadnn sk sk ark sylediine tank olunmutu.
Bir keresinde, gene byle ark sylemekte olduu bir anda, doktor, belli
etmeden piyanoya oturmu, hafif hafif ona elik etmeye balamt. Bir
mzik cmlesinden dierine geerken doktor aniden tonu deitirmi,
hasta ise, farknda olmadan, deien ton zerinden arksna devam
etmiti. Hasta, grld gibi, hem iitiyor, hem iitmiyordu. Sistemli
krlk vakalarnda da ayn durum sergilenmektedir: tam histerik krlk
eken bir erkek hasta, tedavi esnasnda grmeye balamt; ancak, ilk
bata, grmesi ksmi kalm, uzun sre de byle devam etmiti. Hasta,
evresindeki herkesi gryordu, grmedii tek bir ey vard. Benzer
deneyimlerden karlan sonuca gre, hastann bilinci alglamakta kusur
ediyordu, yoksa grme duyusu grevini pekl gryordu. Bu durum
organik bir bozukluun varl ile eliiyordu; nk yle olsayd, esas
ilev de etkilenmi olurdu.
Bu saptamadan sonra, Breuer vakasna dnelim. Bozukluk herhangi
organik bir nedenden kaynaklanmadna gre, histerik, yani psikojenik
(ruhsal kaynakl) olmalyd. Breuer, (kendiliinden doan, ya da yapay
olarak yaratlan) bilin bulankl (ctat crepusculaire) durumundayken,
zerine ullanan anlan, fantezileri hasta kadna anlattnyordu; hasta ise
byle bir seanstan sonra, saatler boyunca rahatlam oluyordu. Breuer,
kadnn tedavisi sresince, bu bulutan sistemli bir ekilde yararlanmt.
Hastann kendi, bu tedavi yntemine konuma tedavisi diye ad
takmt, kimi zaman da, aka yollu baca temizlii dedii de oluyordu.
Kadn, sonunda lecek olan hasta babasna bakarken hastalanmt.
Fantezileri, doal olarak, babasnn hastal srasndaki o kt gnlerle
ilikiliydi. O dneme ait anlar, dalgnlk anlannda, bir fotoraf netliiyle
yzeye kyordu; bu anlar, en kk aynntsna kadar canlyd, byle

plastik ve net bir resmin bilin tarafndan uydurulduu dnlemezdi.


(Bilincin darald durumlarda sk sk rastlanan, bellek glerinin bu
youn durumuna hipermnezi denmitir). nemli eyler aa kmaya
balamt. Anlatlan saysz olaylardan biri de uydu:
Bir gece, yksek ate iinde kvranan hastann bandayken, ameli
yat iin Viyanadan gelmesi beklenen bir cerrahn neden olduu bir sinir
gerginlii vard havada: Bir ara, annesi, odadan dar kmt, kz Anna,
sa kolu, sandalya arkalndan sarkm, gz ak, d grr gibiydi.
Karsndaki duvardan kara bir ylan kmt, srmak kastiyle hasta
adama doru uzanyordu. [Evin arkasndaki ayrda, ylan bulunmas pek
olasyd; kz korkutmu olmal ki, imdiki sanrsnn (hallucination)
nedeni de buydu]. Ylan kovmak istemiti, ne var ki sandalyenin arkal
ndan sarkan koluna sanki inme inmiti, kol uykuya dalmt; duyu
sunu yitirmi, paretik haldeydi; eline baktnda, parmaklarnn minik
kafatasl ylanlara dnm olduunu grd. Ylan, inmeli koluyla kov
maya kalkm olmalyd, dolaysyla duyu yitimi ve inmeli hali, ylan
sanrs ile balantlanmt. Ylan ortadan yok olduunda, yle korkmutu
ki, dua etmek istemiti, ama azndan tek sz kmyordu; bir ngiliz yuva
arksn anmsayncaya dek az tek szck telffuz edememiti, ondan
sonra da dnmeye ve dua etmeye ngilizce devam etmiti.
nme ile szyitiminin getii sahne hastaya aklannca, durum
dzelmiti. Bylece, vakann iyiletii sonucuna varlm bulunuyordu.
Szn ettiim, Breuer ile Freudun birlikte yazdklar kitapta buna ben
zer ok rnek vardr. Bu tr sahnelerin gl etkisi olaca besbelli, insan
lar, hastalk belirtilerinin oluumunda, bu belirtilere nedensel anlam yk
lemeye eilimli. Charcotnun gle savunduu, ngiliz sinir oku
kuramndan tretilen, o srada geerli histeri gr, Breuerin buluunu
aklamaya pek elveriliydi.
Travma kuram denilen kuram domu oluyordu bylece; bu kura
ma gre, histeri belirtisi ve bu belirti hastala neden olduu apta, psiik
izleri bilindnda yllar boyu srecek, psiik hasarlardan, travmalardan
ortaya kyordu. Breuer ile birlikte almaya balayan Freud, bu buluun
doruluunu kantlayan birok rnek vermeye balamt. Demek ki
yzlerce histeri araznn hibiri rastlantsal deildi, ardnda daima psiik

olaylar yatyordu. Bylece, yeni kavram ok geni, deneysel bir alma


alan am bulunuyordu. Ancak, Freudun aratrc zihni, uzun sre
yzeysel dzeyde kalamazd, nk daha derin ve daha zorlayc sorunlar
ortaya kmaya balamt. Breuerin hastasnn yaad an kayg
durumlarnn kalc izlenimler brakma olasl doald. Ama nasl
olmutu da, kadncaz, marazi olduu besbelli bu yaantlar yaamt?
Babasna bakmasnn yaratt sinir gerginlii mi olmutu btn bunlarn
nedeni? yle olsayd, benzeri bir sr vaka daha vard demek; yle ya, bu
gibi yorucu hastabakclk sk rastlanan bir olaydr, hastabakcnn
sinirlilik durumu da pek ender saylmaz. Tp bunun yantn yle veri
yor: Yaplan hesapta bilinmeyen ey, yatknlktr, diyor. nsan belli bir
duruma yatkn oluyor, o kadar. Freud iinse sorun, bu yatknl neyin
yaratmakta olduuydu. Bu, onu ister istemez psiik travmann gemiine
gtryordu. Coku dolu sahnelerin insanlar zerinde deiik etkileri
olduu, ya da baz kimselerin umursamad, dahas houna gittii
kurbaa, ylan, fare, kedi gibi eylerin, bakalarn dehete sald bilinen
eydi. Kln kprdatmadan kanl ameliyat sahnelerine tank olan bir
kadnn, kediye dokunmaktan korktuu, ekindii grlmt. Ani bir
korku ardndan, akut bir histeriye tutulan gen bir kadn hatrlyorum.
Gittii bir akam partisinden arkadalaryla evine dnmekteymi; birden
arkasndan drt nala bir at arabasnn geldiini duymu. Yanndakiler bir
kenara ekilmiler, bizimkiyse, dehet iinde, arkasnda araba, yolun orta
yerinde komaya devam etmi. Arabac krbacn aklatyor, kfrler
savurup duruyormu, ama bounaym, kadn, kprye giden yol boyun
ca komu durmu. Gcnn tkendiini hissetmi, atlarn ayaklar
altnda ezilmemek iin, kendini tam rmaa atmak zereyden evreden
yetienler onu kurtarm. Sz konusu kadn, o kanl 22 ocak tarihinde, St
Petersburgda, askerlerin at ate altndaki caddedeymi. evresindeki
ler sapr sapr dklyor, lyor, ya da yaralanp yere yuvarlanyormu,
ama o, soukkanlln yitirmeden, ne yaptn bilir durumda bir bahe
ye alan kapya dalp, baka bir caddeye kabilmi. O dehet dolu
dakikalar, baka bir heyecana neden olmam. Sonradan, kendini iyi, her
zamankinden daha iyi hissetmi.
Aslnda benzer tepkilere sk sk rastlanr. Dolaysyla, bir travmann

iddetinin kendi bana hastalk yaratc, patojenik bir anlam olmayabilir;


hastalk yaratmas, travmann hasta iin, zel bir anlam tamasna
baldr. Yani, durum ne olursa olsun, hastalk yaratan etki, okun kendisi
deildir; belli bir psiik eilimi harekete getirmi olmas gerekir, hasta,
baz durumlarda, bilind ile zel bir anlam balants kurabilir.
Yatknln anahtar ola ki buradadr. Bu durumda, kendi kendimize
unu sormamz gerekir: araba sahnesinde ne gibi zel bir durum vard?
Hastann korkusu at nal sesleri ile balamt: bir an, bu, kanlmaz,
korkun bir aln yazs gibi grnmt kadna, lecek, ya da korkun bir
olay olacakt; artk sonra ne yaptnn farknda deildi.
Esas etkinin atlar tarafndan yaratld kesindi. Bu nemsiz olaya
kar, hastann aklanamayacak derecede tepki gsterme eilimi, atlarn
kendisi iin zel bir nemi olduunu gsteriyordu. rnein, kzn
bandan, atlarla ilgili bir kazann gemi olabileceini varsayabilirdik.
Sonuta, byle olduu anlald nitekim. Yedi yalarndayken, arabaclar
ile gezmeye kmm, derken atlar birden rkm, drtnala kalkm.
Derin bir rmak boazna, uuruma doru yuvarlanp gidiyorlarm.
Arabac, arabadan atlam, kza da atla diye haykrm, ne var ki kz yle
korkmumu ki, ne yapacana bir trl karar veremiyormu. Gene de,
son anda atabilmi kendini bir yana, atlar ise yardan aa umu. Byle
bir olayn derin izler brakaca belliydi kzn zerinde. Aradan yllar
getikten sonra, benzer bir durumun uyandraca zararsz bir olayn
ardndan anlamsz gibi grnen bu tepki ocukluktaki bu olayla ilikili
idi, ancak patalojik yn henz akla kavumu deildi. Bu esrar ze
bilmemiz iin tamamlayc bilgiye gerek vard. Gittike elde ettiimiz,
daha geni deneyimlerimizin gsterdiine gre, o ana kadar analiz
ettiimiz vakalarn hepsinde, travmatik yaantlarn yan sra, ak alanna
giren zel rahatszlklar snf da sz konusu olmutu. Ak, cennet ile
cehennem arasnda uzayan esnek bir kavram olup, iyi ile kty, ulu ile
sradan kendi iinde birletirir. Bu bulutan sonra, Freudun grleri
byk deiiklie uramtr. Byk apta, Breuerin travma kuramnn
bys altnda, nevrozun nedenini travmatik yaantlarda ararken, soru
nun arlk merkezi bambaka bir yere kaym bulunuyordu. Vakamz
bunu iyi canlandrmaktadr: atlarn hastann yaamnda neden zel bir

rol olduunu anlam bulunuyoruz ya, ancak daha sonraki, bu denli


abartlm ve ysrsiz tepkisini anlamakta glk ekiyoruz. Bu hikyedeki
patolojik zellik, kendi bana tehlikesiz hayvan olan attan rkm
olmasnda. Travmatik yaantdan ayr olarak, ou zaman ak alannda
rastlanan, tedirginlik yaratabilecek bir durum olabileceini dnerek, bu
adan da bir acayiplik sz konusu mudur acaba diye aratrmamzda
yarar vard. Kz, nianlanmay dnd bir gen adamla konumak
taym, onu sevmekte ve onunla mutlu olacan dnmekteymi. Btn
bilinen bundan ibaretti. lk soruturmann olumsuz sonular bizi
yldrmamalyd. Hedefe dorudan ulalamad zaman, dolambal yol
lara bavurma* gerekir. Kzn, atlarn n sra kotuu, o acayip olaya
dnmemiz gerekiyordu. Arkadalarnn kim olduu, ayrld partinin ne
biim bir par.i olduu konusunda sorulara baladk. Parti, sinirlerini
tedavi ettirmek iin yabanc bir memlekette bir salk merkezine gitmek
zere olan en yakn arkadnn veda partisiymi. Sz konusu arkada
evliymi, sylendiine gre de mutluymu; bir de ocuu varm. Mutlu
olduu konusunu imdilik bir yana brakabiliriz, nk mutlu olayd, her
halde sinirli olmaz, tedavi de gerekmezdi. Yaklam am deitirdim.
Arkadalarnn onu kurtarmasndan sonra, ev sahibine yani en yakn
arkadann kocasnn evine getirmilerdi; gecenin ge saatinde onu
gtrebilecekleri baka bir yer yokmu nk. O bitkin halinde iyi
karlanmt. Bu noktada hasta hikyesine ara verdi; sklm grnyor
du, yerinde duramaz bir hal alm, konuyu deitirmiti. Ho olmayan bir
yaanty anmsad belliydi. nat bir direnme de bertaraf edildiinde, o
gece bir baka ilgin olayn daha meydana geldii renildi; iyi dost, ken
disine ateli bir iln akta bulunmutu; evin hanm evde olmad iin,
hem g hem de son derece tedirgin edici bir durum kmt ortaya. lk
bakta, bu iln ak, durup dururken, gkten yldrm der gibi inmiti,
ama bu tr eylerin genelde bir gemii vardr. Birka hafta boyu, uzun
bir ak hikyesini blm blm renebildik, sonunda grnm,
btnyle ortaya kmt. Gerek hikye yleydi:
Hasta, kklnde olan ocuu gibi yetitirilmiti, haar olan
oyunlar oynam, kendi cinselliini hor grmt; kadns tavrlar,
uralar olmamt hi. Ergenlik andan sonra, erotik sorunlar

yaklatnda, herkesten kaar olmutu. nsanolunun biyolojik yapsn


uzaktan yakndan anmsatan her eyden nefret ediyor, onu hor gryordu;
yaln gerekle ilgisi olmayan bir fantezi dnyasnda yayordu. Bylece,
yaklak yirmidrt yana kadar, bu yataki kzn kalbini genelde etki
leyecek servenlerden, umutlardan kanmt. Derken, karsna, iki
adam km, evresinde oluan dikenli iti aabilmiti. A en yakn arka
dann kocasyd. B ise bekr arkada. kisini de seviyordu. Gel zaman
git zaman, B yi ok daha beendiinin farkna varmt. Aralarndaki
yaknlk gelimi ve ok gemeden nianlanacaklar sylentileri
dolamaya balamt. B ile olan ilikileri ve kendi dostlan sayesinde A ile
sk sk bir araya geliniyordu. Ann mevcudiyeti onu nedenini anlaya
mad bir tarzda tedirgin etmeye, sinirlendirmeye balamt. Ta o srada,
hasta byk bir partiye katlmt. Arkadalar da oradayd. Dalm
yz ile oynarken, yzk bir ara parmandan kaym, masann altna
yuvarlanmt. Hem A, hem de B, yz aramaya koyulmu, sonunda
onu bulan B olmutu. Derken azm kulaklarna vardrtan bir glmse
meyle yz parmana takarak: Anlarsn ya demiti B. Kz, kar
koyamad garip bir duygu ile yz parmandan karp ak duran
pencereden frlatmt. Tahmin edilebilecei gibi, bu olay zor bir an izle
miti, ok gemeden de byk bir znt iinde partiden ayrlmt.
Aradan uzun bir zaman gemeden, tesadf bu ya, yaz tatilini kar koca
Alarn da kald bir salk merkezinde geirmiti. Bayan A, besbelli sinir
nbetleri geiriyor, keyifsiz olduu iin de odasndan kmyordu.
Bylece hastamz, yalnz bana Bay A ile gezmelere kabiliyordu. Bir
keresinde de sandala binmilerdi. O kadar neeli ve ii iine smaz bir
haldeydi ki suya dmekte gecikmemiti. Yzme bilmiyordu stelik. A
ise byk glkle, onu, yar baygn, sudan karabilmiti. Sonra da
pmt. Bu romantik olay, aralarndaki ba pekitirmiti. Ancak has
tamz, bu tutkunun derinliinin bilincine kmasna izin vermemiti,
nk nicedir alkt bu gibi eylerin stne snger ekmeye; daha
dorusu, bu gibi eylerden kamaya. Kendini, kendi gznde balatmak
iin B ile olan nianllk durumuna daha bir sk sarlm ve kendi kendine
sevdii adamn B olduunu sylemeye balamt. Doal olarak, bu kk
oyun, kadn kskanlnn keskin baklarndan kamamt. Dostu bayan

A, srrn farkna varnca sinirleri daha da allakbullak olmutu. Sinirlerini


tedavi ettirmek iin Bayan Ann lke dna gitmesi gerekmiti. Veda par
tisinde cinler: Bu gece A yalnz. Ne yap yap, evinde kalmaya bak diye
fsldamt kulana. Dnd gibi de olmutu nitekim, garip davran
sayesinde eve dnerek amacna ulamt.
Bu aklama karsnda, bu tr olaylar zincirini ayarlayp
gerekletirmenin ancak eytan ii olaca dnlecektir. in iinde bir
eytan olduu kesin, bu dramatik sonuca gtren gdlerin bilinli
olmadn vurgulamam gerek. Hasta iin olaylar kendiliinden
gelimiti, kendisinin olan bitenlerden haberi yoktu. Ancak, nceden
rendiimiz hususlar sayesinde, bilin kendisini B ile nianlanmaya
itmekte iken, her eyin bu amaca yneldiini aka grmekteyiz. Ters
yndeki bilind drt daha gl olmutu.
Konumuza dnersek, travmaya tepkideki patalojik (yani acayip, ya
da abartl) unsur, nereden kaynaklanyor? Benzer deneyimlerden yola
karak vardmz sonuca gre, vakamzda, travmann yan sra, erotik
alanda bir bozukluk olduunu dndk; yanlmadk da, hastaln esas
nedeni gibi grnen travma, aslnda kendini belli etmeyen bilindndaki
nemli bir erotik atmayla balantlyd. Bu durumda, travma, kendi
bana anlamn btn ykn tam oluyordu, travmann yerini, patojenik unsuru erotik bir atma gibi gren, daha derin, daha kapsaml bir
kavram alm oluyordu.
Sk sk sorulur: niin herhangi baka bir atma deil de, erotik
atma nevrozun nedeni oluyor, diye. Buna verebileceimiz tek bir yant
var: kimse bunun byle olmas gerektiini iddia etmiyor, sadece sk sk
bununla karlald da bir gerek. Ne kadar kar klrsa klsn, ak
ile sorunlar ve atmalarnn, insan yaamnda titiz ve dikkatli
soruturmalarn gsterdiine gre kiinin sandndan ok daha nemi
olduunu ortaya koymutur. Bu durumda travma kuram moda olmaktan
kmtr; nevrozun temelinde travmann deil, gizli bir erotik atmann
yatt buluu ile travma anlamn yitirmitir.

EROS KURAMI
lEBu bulula travma sorunu hi beklenmedik bir ekilde zlm
oluyordu; ne var ki, yerini erotik atma sorunu almt. Verdiimiz
rnekten anlalaca zere, bu sorun, sradan bir erotik atma ile
karlatrlamayacak birtakm anormal unsurlar ieriyordu. nsana
acayip, inanlmaz gelen ey, hastann gerek tutkusunun kendisinden gizli
olmasyd, bilincinde canl olan, sadece kendi iddiasyd. Vakamzda,
tartma gtrmeyecek ey, gerek ilikinin karanlkta kald, bilinci
sahte ilikinin kaplam olduu idi. Bu olaylan kuramsal olarak aklaya
cak olursak, u sonuca varyoruz: Bir nevroz vakasnda, birbiriyle atan,
biri bilind, iki eilim vardr. Bu ok genel bir ifade. Mahsus byle
sylyorum, nk patalojik atma, kiisel bir dava ise de, ayn zaman
da, kendini bireyde belirten, alabildiine geni tabanl bir insan
atmasdr da, insann kendine kar blnmesi, uygar insann mmtaz
vasfdr da ondan. Nevrotik kii, doa ile kltr kendi iinde bir uyum
durumuna getirmek zorunda kalan, blnm bir kiiliktir.
Kltrn gelimesi, bildiimiz gibi, insann iindeki hayvann
derece derece boyunduruk altna alnmasyla olur. zgrle susam
yanmz bakaldrmadan gerekletirilemeyecek bir ehliletirme srecidir
bu. nsanlarn stnden zaman zaman, kltrlerinin snrlar iinde uzun
sre hapsolmu bir lgnlk dalgas geer. Antikite a, bunu Doudan
gelen Diyonizos cmblerinde yaamt; klasik kltrn temel ve karak
teristik bir unsuru durumuna gelmiti bu yaant. Bu cmblerin ruhu,
sadan nceki son yzyln saysz mezhep ve felsefe ekollerindeki Stoac
asetisizm (zht) idealinin gelimesine epey katkda bulunmu, o an
Mitraizm ve Hristiyanlk gibi iki zht dinini meydana getirmiti. kinci

bir Diyonizosu uarlk dalgas, Batda, Rnesansta grlmt, nsann


kendi ann ruhunu deerlendirmesi kolay deildir, son yanm yzyln
dourduu, birbirini izleyen devrimler sorunlar arasnda cinsellik soru
nu yepyeni bir edebiyat tr yaratacakt. Bu akmda psikanalizin ba
langcn gryoruz; bunun psikanaliz kuramlar zerinde alabildiince
rekyanl bir etkisi olmutur. Ne de olsa, ann akmlarndan kimse ken
dini tamamiyle bamsz klamaz. O gnden beri cinsellik sorunu ge
nelde, siyasal ve ruhsal sorunlar tarafndan arka plana itilmitir. Bu, insan
olunun igdsel yapsnn, uygarln zorla koyduu engellere daima
kar kmakta olduu esas gereini deitirmez. Adlar deiir, gerek
deimez. Bugn biliyoruz, uygarln zorlamalaryla atan sadece hay
vans yanmz deildir, bilindmdan ykselen yeni fikirlerdir ou
zaman; bu fikirler de, igdler kadar baskn uygarlklara aykr dmek
tedir. Gnmz insannn, temelde cinsellik sorununun nemsiz bir
nsezgisi olan politik tutkularla comas karsnda, kolayca, bir nevroz
siyasal kuram ortaya atabiliriz. te yandan, daha sonra, politikann da,
daha derin bir dinsel cokunun ncs olduunun farkna varabiliriz.
Nevrotik, haberi olmadan, ann baskn akmlarna kendini kaptrr ve
bunlar kendi atmasna yanstabilir.
Nevroz, amzn sorunu ile yakndan ilgilidir; bireyin, genel
sorunu kendi kiilii iinde zmlemesi iin yapt baarsz bir
giriimdir aslnda. Nevroz, zbenin blnmesidir. ou kimsede bunun
nedeni, bilin eski ahlk idealine smsk tutunmakta devam ederken, bilindnn, bilincin yadsmaya alt ada anlamnda ahlkd
ideal peinde komasdr. Bu tip insanlar gerekte olduklarndan daha
saygn grnmek isterler. atma, teki trl de olabilir: grnrde sayg
telkin etmeyen ve davranlarn hi kayt altna almak istemeyen insanlar
da vardr. Bu aslnda kt numaras yapmaktr, nk arka plandaki bilin-dna den ahlksal yanlar ahlk grnen adamn ahlakd
yannn ters bir ifadesi olduu kesindir. Dolaysyla, ulara kamaktan
ekinmelidir, nk bu, daima esas durumun grnrdeki durumun
kart olduu izlenimi uyandrr insanda. Erotik atma dncesini
akla kavuturmak iin, genel bir inceleme gerekli idi. imdi artk nce
psikanaliz tekniini, sonra da terapi sorununu ele alabiliriz.

Bu teknikteki en byk sorun, elbette ki, en ksa ve en uygun yoldan,


hastann bilindmda neler olup bittiine ulamak sorunudur.
Balangtaki yntem, hipnotizma idi: hasta hipnotik konsantrasyon duru
mundayken, sorgulanyor, ya da, gene ayn durumda, kendiliinden aa
vurduu fantezilere kulak veriliyordu. Bu ynteme bugn de arasra
bavuruluyor, ancak, imdi uyguladmz tekniin yannda, bu, ilkel,
ou kez de yetersiz kalyor. kinci bir yntem ise, Zrich psikiyatri
kliniindeki arm yntemi olmutur. Deney srasnda, karakteristik
bozukluklarla kendini belli eden, duygu-ykl fikirler diyebileceimiz
kompleksler halinde, atmalarn yanstld grlmektedir. Ancak,
hastala neden olan atmalara erimenin en nemli yntemi, ilk
Freudun gsterdii gibi, d yorumudur.
D konusunda yap ustalarnn beenmeyip bir kenara att ta,
kilit ta durumuna gelmitir diyebiliriz. D, psiein, u ele avuca
smaz, nemsiz grnen rn, ancak amzda horgrlmeye balad.
Eskiden kaderin habercisi, yaknda meydana gelecek bir olayn iareti idi,
kutsal ruhtu, tanrlarn mjdecisi saylrd. Bugn, d, grevi bilinten
gizlenen srlar aa karmak olan, bilindnn elisi gibi gryoruz;
bu grevini ise tam olarak yerine getirmekte. Dn d grn, yani
hatrladmz ekli, Freudun grne gre, bize evin ii hakknda her
hangi bir fikir vermeyen, sadece bir cephe, tersine, d-sansrcs nn
yardmyla, onu dikkatle gizlemekte. Ama, baz teknik kurallara
bavurarak dgen kiiyi, grd dn ayrntlar zerinde
konuturduumuz takdirde, armlarnn belli bir yne doru ynel
diine ve belirli temalar evresinde dolatna tank olmakta gecikmi
yoruz. Bu temalar, kiisel anlam tamaktadr, dn arka plannda ola
bilecek, insann aklna ta atlasa gelmeyecek bir anlam iermektedir;
dikkatli bir aratrmann gsterdii gibi, bu arka plan ile dn d
grn arasnda son derece nazik, ince, dakik bir iliki vardr. Dn
btn ipularn birletiren bu fikirler kompleksi, aradmz atmann ta
kendisidir, ya da, kendini duruma gre ayarlayan bir trdr. Freuda
gre, atmadaki ac verici, aykr den unsurlar, bu ekilde rtbas
edilmekte, ya da silinmekte, ortaya istek-gerekletirme denilen bir
durum kmaktadr. Ancak dlerin belirli istekleri gerekletirdii pek

enderdir; rnein, vcudun uyarlarnn oluturduu dler bunlardandr:


uyurken karn ackan bir kimsenin dnde leziz yemekler grd gibi.
Uyurken kii, bir yandan kalkmak isterken, bir yandan uykusuna devam
etmek istedii durumlarda, dnde uyanp kalktn grr rnein.
Gene, Freudun grne gre, niteliinin, uyank zihnin dnceleri ile
badamad bilind istekler vardr; insann, kabul etmekten kand,
ac ykl dilekleri vardr; Freudun, dn gerek mimarlar olarak
grd dilekler bunlardr. rnein, grnte bir kz-ocuk annesini
gnlden sevmektedir, ama dnde, annesinin ldn grr ve byk
ac duyar. Freuda gre, bu kz, annesine kar, kendinin bilincinde
olmad, gizli, ac duygular beslemekte, annesinin bu dnyadan gmesi
ni istemektedir. En saf kz ocuunda bile byle duygular grlebilir, ama
kendisine bu gibi duygular zorla yklenmeye kalkldnda, ocuk
iddetle kar kar. Grebildiimiz kadaryla, dn, d grnnde,
istek-gerekletirme izinden ok, korku, panik gibi eylerle, yani,
varsaylan bilind-itepinin tam kart ile, karlamaktayz. Ancak,
pek iyi bildiimiz gibi, abartl bir panik durumu, insan, ou kez ve hakl
olarak sz konusu durumun tam zdd bir durumun varlndan
kukulandrr. Bu noktada, ince eleyip sk dokuyan okuyucu, hakl olarak
soracaktr: dte panik durumunun abartlm haliyle ne zaman
karlarz diye. Grnrde istek-gerekletirmenin izine rastlamad
mz bu tr dler sayszdr: dteki atma, bilindnda meydana
gelmektedir. Aslna baklacak olursa, dgrenimizde, anneden kurtulma
istei vardr; bilind dili ile ifade edilecek olursa, annesinin lmesini
istemektedir. Ancak, aslnda bye bir eilimi var diye sulayamayz onu,
nk d atp kuran o deildir, bilinddr. Bu eilimin bilind
olmas, dgren asndan hi beklenmedik bir eydir. Bunu bilinli bir
ekilde dnmediini kantlamaya byle bir eyi dnde grm olmas
yeterlidir. Annesinin niin ortadan kalkmas gerektiini bilmemektedir.
Erikinin dnyasnda kendini belli etmeyen, ocukluk andaki btn
igdsel itepileri de ieren, bellein anmsayamayaca kadar gerilere
gitmi eylerin, bilindnn belli bir katnda sakl bulunduunu biliyoruz.
Bilindndan ykselen eylerin ounun, ocuksu nitelikte olduu
sylenebilir; rnein, Annem lnce, benimle evlenirsin, deil mi,

baba? gibi basit sorular sz konusu olabilir. Bir ocuk isteinin bu


ekilde ifade edilmesi, yaknda duymu olduu, evlenme isteinin yerini
almaktadr; nedenini henz anlayamadmz, dgren iin, vakamzda
ac verici bir istektir Evlenmek fikri, daha dorusu, buna tekabl eden
itepinin ciddilii, blindna itilip bastrlmtr, oradan kendini, ister
istemez, ocuksu bir sylemle belli edecektir, nk bilindnn
emrindeki malzeme, genelde ocukluk andaki anlardan olumaktadr.
D, ac veren, ocuka bir kskanlk iermekte. Dgren babasna k
gibi, bu yzden annesinden kurtulmak istiyor. Ama esas atma, bir yan
dan evlilik arzusu, te yandan bu konuda bir trl karar verememesinde;
kesinlikle neler olacan, uygun bir koca olup olmayacan bilmiyor.
stelik, aile yaamn seviyor, sevgili annesinden ayrldnda, byyp
bamszln elde ettiinde, durumunun nasl olacan dnyor.
Evlilik sorununun ciddi bir sorun olduundan, kendisine egemen
olduundan habersiz; sorunu bir yana brakp, anababa evine sklm
pklm dnemez. O eski ocuk deildir artk; evlenmek isteyen bir
kadndr. Bu kimlii ile dnyor, koca bulmak istei ile. Ama aile iinde,
baba koca durumunda; koca olarak babasn setiinden haberi yok. Ama,
bu bir yasak akraba evlilii, ensest olmaz m? Bylece ikinci bir entrika
temas giriyor iin iine. Freud, bu ensest eiliminin esas neden olduu
zerinde duruyor, dgrenin bir trl karar verememesinin gerek
nedeni de bu ona gre. Bu adan bakldnda, saydmz teki nedenler
ikinci derecede kalmakta. Benim bu gr karsndaki tutumun u: falan
yerde bir cinayet ilenmesi, atmaya neden olan, dnyann her yerinde
grlen adam ldrme cinnetinin varln kantlayamayaca gibi, ensest
eylemin de dnya apnda bir olay olduu sylenemez. Hepimizin iinde,
her trl su ileme tohumu yok deil. Ancak bir tohumun varl ile,
nevrozdaki gibi kiilik blnmesine yol aacak fiil bir atma arasnda
dalar kadar fark vardr.
Nevrozun tarihini dikkatle inceleyecek olursak, genelde kritik bir an
ile karlatmz grmekteyiz, kar konulmayp, bertaraf edilmeye
allan bir sorun ile karlalan bir andr bu. Bu ka, tpk ardnda yat
makta olan tembellik, geveklik, korkaklk, endie, bilgisizlik ve bilin
sizlik gibi doal ve sk grlen bir tepkidir. ler naho, etin, tehlikeli

olduunda, duraksarz ve kaamak davranrz. Bu nedenler, yeter de artar


bile. Varl kuku gtrmeyen ve Freudun hakl olarak grd ensest
belirtileri, bence ikincil bir olaydr, stelik patolojiktir.
D, ou kez grnrde anlamsz ayrntlarla doludur, bir samalk
havas egemendir, ya da, yzeysel olarak bakldnda, anlalmaz,
aknlk yaratr. Dolaysyla, sabrla, alabildiine dolak bir krdm
ciddi bir ekilde zmeye balamadan nce, daima, belli bir direnmeyi
yenmeniz gerekir. Ancak sonunda, gerek anlamn ortaya kardmz
da, dgrenin srlarna vkf olduumuzu anlarz, grlen dn son
derece anlaml olduu, gerekte syledikleri her eyin nemli ve ciddi
olduunu farkederiz. Bu bulu, amzn aklc niteliinin imdiye dek
ciddiye almad, dlerin anlam olduu szde-boinancna daha saygl
davranmamz zorunlu klyor. Freudun dedii gibi, d yorumu, bilince
giden via regiadr, dosdoru yoldur. Dosdoru, insann srlarna gtrr
kiiyi, hekimin ve ruh eitimcisinin elinde esiz bir alettir.
Yalnzca Freudu psikanaliz deil, genelde analitik yntem de, bir
takm d yorumlarndan ibarettir. Tedavi esnasnda dler, birbiri
ardndan bilindnn ieriklerini yzeye karr, bunlar, gn nn
mikroplardan arndrc gcyle kar karya brakr; bu yolla, kaybolup
gittii sanlan nice deerli ey, yeniden kazanlm olur. Kendisi hakknda
yanl fikirler besleyen bir ok kimse iin geirecei tedavinin gerek bir
ikence olaca kesindir. nk, eski bir tasavvuf sz Neyin var neyin
yoksa ver ki, hepsini geri alasn! der, bylece kendi iinde daha derin,
daha gzel, daha kapsaml bir eyin doabilmesi iin, kurduu btn bo
hayallerini brakmas gerekecektir. Bu, tedavi srasnda bir kez daha bilin
cine varlan bu gerek, eski bir hikmettir; bu tr bir psiik eitimin ise
kltrmzn en enerjik anda gerekli grlmesi dikkat ekicidir.
Analiz, ok daha derinlere inerse de, bu, birok adan Sokratesin ynte
mi ile karlatrlabilir. Freudu aratrma tarz, patojenik atmann,
kayna bakmndan, erotik veya cinsel unsurun ar derecede nemi
olduunu kantlamaya almtr. Bu kurama gre, bilinli zihnin eilimi
ile ahlkd, uyumsuz, bilind istek arasnda bir arpma sz
konusudur. Bilind istek, ocukluk dnemine aittir, yani, artk imdi ile
uyumayan, dolaysyla da ahlksal nedenlerden bastrlm olan ve

ocukluk ana kadar uzanan bir istektir. Nevrotik insan, anlamn


aklayamad, keyfi snrlamalarla badamayan bir ocuk psiesine
sahiptir; bu ahlk benimsemeye abalamakta, ama kendi iinde bln
mektedir: bir yan, sorunu ortadan kaldrmaya, teki yan, zgrle
kavuma peindedir srp giden bu atmann ad nevrozdur. Sz
konusu atma, her adan bilin dzeyine km olayd, pek muhteme
len hibir zaman nevrotik arazlar dourmazd: bu arazlar, yaradlmzn
teki yann gremediimizde ve sorunlarn neden srarl olduunu
anlayamadmzda ortaya kmaktadr. Ancak, bu koullar altnda
belirmektedir, bylece psienin tannmayan yann dile getirmektedir.
Bylece, araz, Freuda gre bilin dzeyine ktnda, ahlksal
inanlarmzla iddetli bir atmaya giren, benimsenmeyen isteklerin
gerekletirilmesinde ortaya kmaktadr. Grld gibi, psienin glge
yanndaki sorun, bilincin gzlemi dnda kaldndan, hasta tarafndan
zmlenememektedir. Hasta onu dzeltememekte, onunla anlaamamakta, te yandan onu grmezlikten de gelememektedir; nk, gerek
te, bilind itepilerine hkim olamamaktadr. Bilinli zihin
hiyerarisi dna atlan bu itepiler zerk kompleksler haline
dnmtr; analiz byk direnmelerle karlamas pahasna bunlar
yeniden denetim altna alacaktr. Glge yanlarnn bulunmamas ile v
nen hastalar vardr: bize ilerinde her hangi bir atma bulunmadna
dair teminat verirler, ne var ki, kayna belirsiz baka eylerin, histerik
davranlar, kendi kendilerine ve komularna oynadklar gizli oyunlar,
sinirden doan mide kramplar, vcudun orasnda burasnda beliren
sanclar, durup dururken sinirlenmeler ve daha bir sr sinir arazlarnn
yollarn tkamakta olduklarnn farknda deillerdir. Freud psikanaliziok kr-bastrlm olan igdlerin dizginlerini koyvererek byk
ktlk etmekle sulanmtr. Bu korku, ahlksal ilkelerimizin etkinlii
konusunda ne kadar gvensiz durumda olduumuzu gstermitir. Halka
gre, sefahata dmemelerinin nedeni kilisede vazedilen ahlktr.
Aslnda, her hangi bir ahlk ilkesinden ok daha gerek olan ve ikna edici
snrlar koyan ey zorunluluktur. Psikanalizin, hayvansal igdeleri bi
lince kard dorudur, ancak, birok kimsenin inanmak isteyecei gibi,
bu igdlere snrsz serbestlik tanmaktan ok, onlar amal bir btn

iinde toplamaya almaktadr. Bir insann kiiliinin, tmne egemen


olmas her halkrda bir avantajdr, yoksa, bastrlm unsurlar durup
dururken baka bir yerde belirebilirler. nsanlar, yaplarnn glge-yann
grebilecek ekilde eitilmi olaydlar, hemcinslerini daha iyi anlayp
sevmeleri mmkn olurdu belki. Biraz daha az ikiyzllk, kiinin ken
disini biraz daha iyi tanmas, komumuz iin iyi olurdu; nk,
kendimize uyguladmz hakszlk ve iddeti bakalarna aktarmaya hepi
miz haznzdr.
Freudun duygular bastrma kuram, dnyada, sadece sanki
igdsel ahlkd yanlann bastran, stn ahlkl kimseler varm gibi
davranyor. gdsel itepilerinin dizginlerini tamamiyle serbest koy ver
mi bir halde yaayan ahlkd kimsenin, bu kurama gre, nevroza kar
bakl olmas gerekir. Deneyimlerin gsterdiine gre, gerek byle
deil oysa. Bu adam da, tpk dier adamlar gibi pekl nevrotik olabilir.
Onu analiz ettiimizde, ondaki bastrlan eyin ahlk olduunu gryoruz.
Nevrotik ahlkd kii Nietzschenin arpc deyimi ile, hareketlerinin
dnceleriyle uyum iinde olmad solgun sulu gibidir.
Bastrlm edeplilik kalntlarnn, bu durumda insann igdsel
yaps zerinde gereksiz bir kontrol uygulayan, ocukluk andan
geleneksel olarak arta kalm eyler olduu iin, kkten sklp atlmas
gerektii grne katlmak mmkn. Ancak, ecrasez linfme (bo inan
ile horgr) ilkesi snrsz bir sefihlik kuramna varr ki, bu, doal olarak,
alabildiine sama ve fantastik olur. Freud ekolnn de unutmamas
gereken bir ey, ahlkn, Sina Dandan insanlara kabul ettirilmek zere
ta yaztlar ile indirilmedii, insanlk kadar eski, insan ruhunun bir ilevi
olduu. Ahlk, insana dardan zorla kabul ettirilen bir ey deildir; ilk
gnmzden beri iimizde vardr insan toplumunun ortak yaamnn,
onsuz varln srdremeyecei ey de, M usann yasas deil, ahlaksal
yapmzdr. Toplumun btn dzeylerinde ahlkla karlamamz bun
dandr. Ayn zamanda, srnn ortak yaamn da yneten, hareketleri
igdsel olarak ayarlayan youn bir insan topluluunda geerlidir. teye
geildi mi, yrrlklerini yitirirler. tede egemen olan eski gerek Homo
homini lupusdur (insan insan iin kurttur). Uygarlk gelitike, giderek,
daha geni insan topluluklarn ayn ahlk dzeninin kurallarna tbi

klmay baarm bulunuyoruz; ancak sosyal snrlar tesinde, yani bir


birinden bamsz insan topluluklar arasndaki bolukta, bu ahlk dzeni
ni gerekletiremedik. Sz konusu bolukta, eskiden de olduu gibi,
kanunsuzluk ve baboluk hkm srmektedir ancak bunu, aktan
aa sylemeye ancak bir dman cret eder.
Freud ekol, nevrozda, cinselliin temel neminden, dahas sadece
cinselliin neminden o kadar emin ki, bundan mantksal bir sonu
kararak gnmzdeki cinsel ahlka yiite saldrmtr. Bunun yararl
ve gerekli olduuna kuku yok, nk bu alanda durumun son derece
aprak olmas yznden, eskiden olduu gibi bugn de pek billurlama
m fikirler mevcut. Nasl Orta ada her bir vakaya uyacak belirgin bir
mli ahlk yasas olmad, srf bir yn ahlk olduu iin, mliye
horgrlyor idiyse, bugn de sadece bir yn cinsel ahlk sz konusu.
Yasad ocuk sahibi olan bir kz, knanmakta, onun edepli, efendi bir
insan olup olmadn kimse dnmemektedir. Yasaca onaylanmayan
her trl ak, ister dorudrst kimseler, ister cibilliyetsizler arasnda
olsun, ahlakd grlmektedir. Olan biten ey bizi yle akna evirmi
durumda ki, olayn nasl vukuu bulduu ve kimin bana geldiini hl
unutuyoruz. Orta ada da mliye denince vahice arzulanan, parl parl
parlayan altn anlalrd, altnsa eytann ta kendi idi.
Gene de, iler grnd kadar basit deildir. Eros sorunu, gelecek
teki kurallar ne olursa olsun, zmlenmi bir sorun deildir, yle olarak
da kalacaktr. nsann bir yan, hayvans bedeni olduu srece varolacak
ilksel hayvans yaradlna aittir, te yandan, ruhun en yce hali ile
ilikilidir. Ancak ruhu ile igds doru uyum iindeyken, geliip ser
pilir. Herhangi birinden yoksunsa, sonu hastala yol aar, ya da kolay
ca marazilie dnecek bir tekyanllk olur. nsanda, ar kaan hay
vansallk, uygar kiiyi hasta eder, ar uygarlksa, hasta hayvanlar
yetitirir. Bu ikilem, Erosun insann ne kadar gvensiz bir ortamda
olduunu gstermektedir. nk, eninde sonunda, Eros, insanst bir
gtr, doann kendi gibi, dizginlenmeye ve sanki gszm gibi
smrlmeye aktr. Ne var ki, doaya kar zafer kiiye pahalya mal
olur. Doann, ilke aklamasna ihtiyac yoktur, btn istedii, hogr
ve bilgece lllktr.

Bilge Diotimann, Sokratese dedii gibi: Eros gl bir eytan


dr. Onu, hibir zaman altedemezsiniz, etseniz dahi, kendi zararnza
olur. Temel unsurlardan biri olmasna ramen, i dnyamz bundan ibaret
deildir. Bylece, Freudun nevrozun cinsellik kuram gerek olaylar
zerine kurulu bir ilkeye dayanmakta. Ancak tekyanl ve biricik gerek
olma yanlgsna dyor; ayn zamanda, snr tanmayan Erosa da kaba
cinsellik deyimleri yamama ihtiyatszlnda bulunuyor. Bu bakmdan
Freud, btn umudu dnya bilmecesini test tp iinde zmek olan,
maddeci an tipik temsilcisidir. Freudun kendi de, yllar getike,
kuramndaki dengesizliini kabul etmi, libido diye adlandrd Erosun
karsna, yok edici igdy, yani lm igdsn koymutur.
lmnden sonra yaymlanan bir yazsnda yle demektedir: Uzun
dnp tanmalardan sonra, sadece iki temel igdnn varln kabul
etmeye karar verdik: bunlar Eros ile yokedici lm igdsdr. Bu
temel igdlerin ilkinin amac gittike byyen birimler kurmak ve
onlar korumak, ksacas bir arada tutmak; kincisinin amac ise tersine, bu
balar bozmak ve her eyi yok etmek. Bu nedenle buna lm igds
dedik.
Bu kavramn kuku gtren baka yanlarnn daha derinine inmek
ten kanyorum. Apak bir ey var, herhangi baka bir sre gibi,
yaamn da bir balangc, bir de sonu var; bu balang ise, ayn zaman
da sonun bir balangc. Freud, her halde unu demek istiyor: her sre bir
enerji olaydr, enerji ise ancak kartlarn geriliminden doar.

TEK GR AISI
KTDAR STENC
^ MDYE kadar sz konusu yeni psikoloji sorununu genelde
Freudu adan ele aldk. Alabildiine gerek bir hakikati nmze
serdii kesin; iimizdeki bir ey bunu kabul etse de, gururumuz ve uygar
laan bilincimiz kabul etmeyebilir. Bu gerek ou kimseyi sinirlendiri
yor, dmanca davranmalarna, hatta korkmalarna neden oluyor;
dolaysyla da bir atmann varln kabule yanamyorlar. nsann,
sadece ufak tefek zayf yanlarndan ve kusurlarndan ibaret olmayan,
kesinlikle eytan bir dinamizme sahip, glge-yannn olmas korkun bir
dnce dorusu. nsan, birey olarak, bunun farknda deildir pek;
koullar ne olursa olsun, kendi kendini amas inanlr gibi grnmez ona.
Gelgelelim, btn bu zararsz yaratklar, bir araya gelip de bir yn
oluturmaya grsnler, kudurmu bir canavar karsnda buluruz
kendimizi; her birey, bu canavarn bedeninde minik bir hcreden baka
bir ey deildir; istese de istemese de, kanl saldrlarna onunla birlikte
gitmekten, hatta elinden geldiince ona yardm etmekten kanmaz.
evresini bu uursuz olaslklarn yaratt kukularn sard insan,
doasnn glge-yann grmezlikten gelmektedir. Gene de, alabildiine
gerek, o yararl ilk gnah inancyla kr krne mcadele etmektedir.
Ac duyarak bilincine varm bulunduu atmay kabul etmekte bile
tereddt etmekte. Yaamn glklerle dolu yan zerinde srar eden bir
psikoloji akm u veya bu konuda nyargl olsa da, abartl davransa
da rktc demeyelim ama en azndan ho karlanmaz; bizi sorunun
dipsiz uurumuna bakmaya zorlar da ondan. Bu olumsuz yanmz

olmadan btnleemeyeceimizi, tpk teki cisimler gibi, bizim de,


glgede kalan bir yan olan bu bedeni yadsyacak olursak, boyutlu
olmaktan kp, dmdz, tatsz tuzsuz bir duruma geleceimizi bize duyu
ran bir g olmal. Ne var ki, bu beden, hayvan ruhlu bir hayvandr,
igdye kaytsz artsz boyun een bir organizmadr. Kiinin glge-yan
ile zdelemesi, igdy, arkaplanda, sinmi duran o korkun dinamiz
mi kabul etmek demektir. Hristiyanln sofu ahlk bizi bundan kurtar
mak istemektedir, ancak bunu, insann hayvan doasn derinden altst
etmesi pahasna gerekletirmektedir.
Bunun ne demek olduunun, igdye evet demenin ne demek
olduunun farkna varan var m acaba? Nietzschenin arzusu buydu,
buydu retmek istedii, bu arzusunda da alabildiine ciddiydi. Ender
rastlanan bir tutku ile, btn yaamn, stninsan fikrine adamt, yani
igdye boyun eerek kendini aan insan fikrine. Ne biim bir seyir
izleyecekti bu tr bir yaam tarz? Zerdt'n kehanette bulunduu gibi
oldu sonunda, nseziyle alglad ip cambaznn lmle sonulanan kibetinde olduu gibi, almamas gereken adam, lmekte olan ip cam
bazna: Ruhun bedeninden nce lecek demekte idi. Daha ilerde cce,
Zerdte: Ey Zerdt, bilgelik ta! Kendini ykseklere atyorsun ya,
atlan her ta er ge yere der! diyecekti. Sen ey kendine mahkm kii,
kendi tan kendin atmaya mahkm kii, sen ey Zerdt, gerekten yk
seklere atyorsun ya ta tepene decek sonunda. Kendi iin Ecce
Homo diye bardnda, ok ge kalmt, tpk bir kez daha, bu sz
telffuz edildiinde, ge kalm olduu gibi, ruh, beden lmeden nce
armha gerilmeye balamt bile.
Bylesine olumlu bir tutumu vazeden birinin yaamna, iyiden iyiye
eletirel bir yaklamla bakp, byle buyuran kiinin szlerinin kendi
yaam zerindeki etkilerini inceleyelim. Bu adan bakp yaamn ince
den inceye tetkik ettiimizde, iinde bulunduu gerilim akln
patlatncaya kadar Nietzschenin igds tesinde kahramanlarn ulu
yksekliklerinde yaadn en titiz bir salk rejiminin, titizlikle seilmi
iklim artlan altnda bir sr uyku ilacnn yardmyla yaadn kabul
etmek zorundayz. Olumludan sz ederken, olumsuzu yayordu. nsana,
insan denen hayvana kar duyduu nefret ok bykt. Her eye ramen,

sk sk hayal ettii ve yutmak zorunda olmaktan korktuu koca lokmay


yutamyordu bir trl. Zerdt arslanmn kkremesi, yaamak iin feryat
figan eden btn o stn insanlar bilind maarasna gerisingeri
itmiti. Yaay buyurduklaryla badamyordu. nk stn insan
lar bilind maarasna gerisingeri itmiti. Yaay buyurduklaryla
badamyordu. nk stn insan dedii, uyku ilac olmakszn
uyuyabilmeliydi, Naumburgda ve Baselde sise, glgeye aldrmadan
yaayabilmeliydi. Evlenmek, oluk ocuk sahibi olmak, mevki sahibi
olmak, sayg grmek istiyor, yaamn anlk gereklerinin, estetik anlay
ve zevkten yoksun kiilerin beendii eylerin dahi tadna bakmak isti
yordu. Nietzsche, bu igdy, yaamak isteyen hayvansal drtleri
yaayamamt. Tm byklne ve nemine karn, Nietzsche patolo
jik bir kiilikti.
Yaad igd yaam deil de, neydi peki? Nietzschenin uygula
mada igdy yadsd sylenebilir mi? Kendisi bunu kabule
yanamazd, eminim. Tersine, igdsel yaamn en yksek anlamda
yaadn kolayca kantlayabilirdi de. Kendi kendimize hayret iinde
sorabiliriz, nasl oluyor da, insann igdsel doas, onu hemcisinden
ayryor, insanlktan tamamiyle soyutluyor, nefretin ayakta tuttuu sr
den ayryor? gdy, insanlar birletiren, oluk ocuk sahibi yapan,
koturan, duyusal isteklerinin doyumuna alan bir etken olarak
dnyoruz. Bunun, igdnn olas cephelerinden sadece biri olduunu
unutuyoruz. Biyolojik trn korunmas igds yannda, zbenin de bir
korunma igds vardr.
Nietzschenin szn ettii, ite bu igddr. Yani iktidar isten
cidir. Ona gre igdsel ne varsa, bu iktidar istencini izlemekte. Bu
Freudun cinsellik psikolojisi asndan apak bir yanlg, biyolojinin
yanl kavranmas, dekadan bir nevroz rnei. Hristiyanln tesine
doru yapt bu sramann iinde gizli tehlikeler olduuna iaret ediyor.
Hristiyanln, insann hayvans tarafn yadsmas, elbette ki,
Nietzscheyi derinden etkilemi, bundan dolay, iyi ve ktnn tesinde,
daha yksek dzeydeki bir insan taml hayal etmiti. Hristiyanln
temel tutumlarn ciddi olarak eletiren, ayn zamanda bu tutumlarn ken
disine salad korumadan da yoksun kalr. Kar konmaz bir ekilde

hayvans ruhun eline kendini terkeder. Bu, Diyonizos lgnl andr,


hibir eyden kukulanmayan ruhta, tarifi olanaksz rpertilere neden olan
sarn hayvann allak bullak edici tezahrdr. Bu onu kahramana ya
da yar tanr, insanst bir varla dntrmektedir. yi ve ktnn fer
sah fersah tesinde duyacakt kendini ister istemez.
Psikoloji asndan bakan kii bu halin inann glge-yan ile
zdelemesi olduunu bilir, bu, bilind ile arpma anlarnda her
zaman grlen bir olaydr. Bu durumda ie yarayacak tek ey ihtiyatl bir
zeletiridir. Bir kere, insann dnyay yerinden oynatacak bir ey bulmas
pek olas deildir, nk byle eyler dnya tarihinde pek seyrek grlr.
kinci olarak, byle bir eyin baka bir yerde de meydana gelip gelme
diini dikkatle incelemek gerekir rnein, Nietzsche bir filolog olarak,
zihnini yattracana kuku olmayan, eski Yunanda birtakm benzer
yaantlar bulabilirdi. Sonra, insan, bir Diyonizos yaantsnn, putatapanla dnk olduunu grp, burada kefedilen yeni bir ey olmadn,
ayn hikyenin ta balangtan beri yinelenip durduunu farkederdi.
Unutulmamas gereken drdnc husus ise, ruhsal durumun insan, byle
kvan iindeki kahramans, tanrms yksekliklere karmasnn ardn
dan, ayn gcn onu uurumlarn dibine gtrecei besbelliydi. Bu
dnceler insan avantajl bir duruma getirirdi, btn bu fanteziler,
olduka yorucu bir da trmanma seferinden dnte, gnn sradan olay
larna dnmesiyle sona ererdi. Nasl ki akarsular vadileri, geni rmaklar
da dz arazileri arar, yaam da sadece, sradan eyler boyunca akmakla
yetinmez, her eyi sradan yapar. Olaand, eer facia ile son bulmazsa,
her zaman deilse de, kimi zaman, usul usul sradan olann yansra gider.
Kronikleen kahramanlk kaslp kalr, buysa facia ile ya da nevrozla, ya
da her ikisiyle birden sonulanr.
Yksek gerilim arpmt Nietzscheyi. Ama bu vecd haline, Hris
tiyanln yardmyla da ulaabilirdi pekl. Bu, hayvan psiesi sorununa
yant deil elbette nk vecd halindeki hayvan bir canavardr.
Hayvan, kendi yaamnn yasasna uyar. Byle bir hayvana, uysal, iyi
diyebiliriz. Ama vecd durumu, yaamn kendi yasasnn tesine geer ve
doa asndan bakldnda uygunsuz hareket eder. Bu tr uygunsuzluk
sadece insana zgdr, bilinci ve zgr iradesi zaman zaman, hayvans

doasndaki kklerinden dizginlerini koparr. Hem kltrn, hem de ar


gidildiinde, ruhsal hastaln temelidir. nsan, kendine zarar gelmeden
ancak belli bir miktarda kltre dayanabilir. Kltr ve doann sonu
gelmez ikilemi, bir eyin fazla veya eksik olmas sorunudur, yoksa, ya o
ya bu sorunu deildir.
Nietzsche olgusu bizi u soru ile kar karya brakyor: glge-yan
ile, yani iktidar istenci ile arpmas, kendisine ne gstermiti? Bu sahte
bir ey miydi, duygularn bastrma belirtisi mi? ktidar istenci gerek
miydi, yoksa sadece ikincil bir olay myd? Glge-yan ile atma bir
takm cinsel fantezilerin dizginini koyvermi olsayd, durum apak
anlalrd: ama byle olmad. in esas, Eros deil, benin iktidar idi.
Bundan karacamz ey, bastrlan eyin Eros deil, iktidar istenci
olduuydu. Erosun gerek, iktidar istencinin yapmack olduunu varsay
mamz iin neden yok. ktidar istenci de, Eros kadar gl, onun kadar
eski ve zgn bir eytandr.
Nietzscheninki gibi bir yaama, altta yatan iktidar igdsnn
doasna ender bir tutarllkla bal, lesiye yaanan bir yaama, yap
mack, sahte bir yaam diyemeyiz. Yoksa, Nietzschenin kar kutbu
Wagner iin verdii haksz hkmden biz de sulu olurduk. Wagner iin
yle diyordu Nietzsche: Onda her ey yapmack. Gerek, ya gizlenmi,
ya allanp pullanm; kelimenin iyi ve kt anlamyla tam bir sahne oyun
cusu. Bu nyargnn nedeni neydi peki? Wagner, Nietzschenin grmez
likten geldii ve Freud psikolojisinin zerine dayand teki temel isten
ci simgeliyordu. Freudun teki igdden, iktidar istencinden haberi
olup olmad konusunda kendi kendimize soracak olursak, yant, onu,
ben-igds ad altnda alglad olurdu. Ne var ki, bu ben-igdlerinin geni mi geni yer kaplayan cinsel unsurun yannda olduka
nemsiz bir yeri var. Gerekte, insan doas, ben-ilkesi ile igd-ilkesi
arasnda korkun, bitip tkenmek bilmeyen bir atmann ykn
tamaktadr: ben demek, engel, snrlama demek, igd ise snrszlk;
ikisi de ayn gte. Bir anlamda, insan, sadece tek itepinin bilincinde
olduu iin kretmeli, tekini tanmaya alrken de ihtiyatl davran
mal. Ancak, tekini de renecek olursa, gerisi artk insann kendine
kalm; bu durumda, Faustun karlat atma ile kar karya

demektir. F aust'm birinci blmnde, Goethe, igdy kabul etmenin


ne demek olduunu gstermitir. imizde ne kadar nemsiz, deersiz,
korkak varsa siner ve bu kabulden korkup kaar bahanesi mkemmeldir:
iimizdeki teki, gerekten bir bakasdr, gerekte, dnen,
eylemde bulunan, duyan, iren ve alaka olan her eyi arzulayan sahici
bir insandr. Bu ekilde yapmack olan elimize geirip, ona sava ilan
ederek rahatlarz. Ahlk tarihinde bu kronik mizalardan rnekler vardr.
Bunlardan biri, szn ettiimiz Wagnere, Paulusa kar Nietzschedir.
Gnlk yaam bu arpc rneklerle doludur. Bu akll yolla insan, kendi
ni, karsnda cesaretinin ve gcnn yok olabilecei Faustm
faciasndan kurtarabilir. Btnlemi insan en amansz dmanndan,
hatta dman ordusundan daha korkun olann gsnde barndrd
teki-ben olduunu bilir. Nietzschenin iinde bulunan bir Wagner
vard, Parsifal'ine gpta etmesi bundand; ancak daha da beteri, iinde
ayn zamanda Paulusu da barndrmas idi. Nietzsche, ruhun damgasn
yemiti; teki kulana Ecce Homo diye fsldarken, o, Paulus gibi,
salamay yaamak zorunda kalmt armh karsnda yenilen kim
oldu sonunda, Wagner mi, Nietzschemi?
Kader bu ya, Freudun ilk rencilerinden Alfred Adler, nevrozun
temelini yalnzca iktidar ilkesi zerine dayandrd bir baka bak as
gelitirdi. Tersten vuran bir k altnda bakldnda, ayn eylerin nasl
bambaka grntye brnd gerei insan hayrete dryor. lk
kartl ele alalm: Freuda gre her ey daha nce yer alm olan olay
larn neden olduu amaz bir nedensellik zincirini izler, Adlere gre ise
her ey teleolojik (erekcil) bir dzen iidir. Basit bir rnek verelim:
gen bir kadnda endie nbetleri belirmiti. Geceleri kbuslar grmekte,
damarlarndaki kan donduran canhra lklarla uyanmaktayd.
Kendine hkim olamamakta, kocasna smsk sarlp, ona kendisini brak
mayacan, onu gerekten sevdiini sylemesi iin yalvaryordu.
Zamanla sinirsel kkenli bir astm tablosu da ortaya km, nbetler
gndz de gelmeye balamt.
Freud yntemi, hemen hastaln ve arazlarnn esas nedenini
aratrmaya balar. Endie uyandrc neler grmt acaba dnde?
Vahi boalar, arslanlar, kaplanlar, kt niyetli erkekler ona saldryor

lard. Peki, bunlar hastada neler artryordu? Evlenmeden nce


yaad bir hikyeyi. Dada bir salk merkezinde kalyordu. Epey tenis
oynam, birtakm insanlarla tanmt. zellikle de iyi tenis oynayan,
akamleyin de gitar tngrdatan gen bir talyan vard. Aralarnda kk
apta bir flrt balamt, bir keresinde de birlikte ay nda gezmeye
kmlard. Bu arada talyan, huyu kurusun, hi beklenmedik bir anda
karakterini belli etmiti. Adam yle bir bakla bakmt ki ona, o bak
zihninden silip atamamt bir trl. Bu bak, onu dlerinde de izlemiti;
dlerinde peinden koan hayvanlarn bak, tpk onun bakna ben
ziyordu. O bak acaba sadece o kalyanda m vard? Bir baka am daha
yardma kouyor burada. Hasta, on drt yandayken bir kazada babasn
kaybetmi. Babas sk sk yolculua kan bir dnya adam imi. l
mnden az nce, kzn Parise gtrm; gezdikleri yerler arasnda Folies
Bergeres de varm. Orada, kzn zihninden izi silinmeyecek bir olay
gemi. Tiyatrodan karken, oyal boyal bir yosma, edepsizce babasna
toslam. Kz dehet iinde babasnn ne diyeceini beklerken, babasnn
gzlerinde o ayn bak, o hayvans parlty grm. Dile getirilemeye
cek bir ey, gece gndz kz izlemeye balam. O gnden sonra
babasyla olan ilikisi deimi. Bazan sinir tutuyor, yanna yaklalmaz
bir hal alyormu, bazan da babasna ar derecede sevgi gsterisinde
bulunuyormu. Derken, nedeni belirsiz, ni alama nbetleri belirmi, bir
sre, babas ne zaman evde kalacak olsa, sofrada otururken yutkunma
zorluu ekmeye balam, boulur gibi oluyor, bir iki gn sesi gidiyor
mu. Babasnn beklenmedik lm haberini alnca, nne geemedii bir
ac duymu ve histerik glme nbetine tutulmu: ok gemeden kendine
gelmi, durumu dzelmi ve nevrotik araz nerdeyse tamamiyle kaybol
mu. Ancak talyan ile maceras, iinde, korktuu bir eyi depretiriyormu. Durup dururken, bir gn gen adamla ilikisini kesivermi. Birka
yl sonra da bir bakasyla evlenmi. imdiki nevrozunun arazlarnn ilk
belirmesi kocasnn bir baka kadnla romantik bir ilikisi olduunu
kefedince, ikinci ocuunun douunun ertesine tesadf etmi.
Bu hikye insann zihninde birok sorun uyandryor; rnein,
anneden hi sz edilmiyor. Anne, sinirli bir tipmi, vaktini hastane has
tane dolaarak, derdine are arayarak geiriyormu. O da sinir kkenli

astmdan ikyetiymi, onda da endie arazlar varm. Hastann


hatrlayabildii kadaryla evlilikleri pek resmi cinstenmi. Annesi
babasn dorudrst anlayamamm; hasta kendinin babasn daha iyi
anlam olduu kansndaym. Babas kzn ok seviyor, anasna kar
ok souk davranyormu.
Bu iaretler hastaln genel grnm hakknda bize fikir vermeye
yeter. imdiki arazlar ardnda, talyan ile yaantsna dorudan bal fan
teziler sz konusuydu; ancak bu fantezilerin aslnda babasyla ilikili
olduu apakt; babasnn mutsuz evlilii kk kzn kendine, aslnda
annesinin doldurmas gereken gvenli bir yer salamas iin bir frsat
yaratmt. Bunun ardnda da, doal olarak, baba iin gerekten uygun
ein kendisi olmas gerektii fantezisi yatyordu. lk sinir nbeti, bu fan
tezi byk bir ok yarattnda ortaya kmt, ayn oku annesi de
yaam olabilirdi, ama kzn bundan haberi yoktu. Bu arazlar kolayca
dkrklna uram, karlksz kalm bir akn ifadesi olarak yorum
lanabilir. Boulur gibi olma, yenilip yutulmas kolay olmayan iddetli
duygusal yaantlarn bilinen bir sonudur (gnlk dilimizdeki benzetme
ler, bildiimiz gibi bu tr fizyolojik olaylarla ilikilidir). Baba lnce, bi
linli zihni ok zlmt, ama glge-yan buna glmt; bayr aa
giderken alayp, yoku yukar karken glen, hep ilerisini dnen Till
Eulenspiegel gibi. Baba evdeyken zlyor, hastalanyor, gittii zaman
kendini daha iyi hissediyordu; hibirinin dieri iin aslnda elzem
olmad o tatl srr birbirinden gizleyen nice kar koca gibi.
Bilindnn bu mnasebetle glmede hakl olduu, glmeyi izleyen
salkl durumla ortaya kmaktadr. Kz btn gemiini unutmay
baarabilmiti. Sadece, talyan ile olan maceras yeralt dnyasn can
landrmakla tehdit ediyordu. Ne var ki, kz kapy vurup kapam, bir e
ve anne olarak mkemmel bir durumda da anca, nevroz canavar
srnerek gerisingeri gelmiti.
Cinsellik psikolojisi nevrozun nedeninin, hastann babasndan
temelde kurtulamamas olduunu sylemektedir; eskiden zerinde babas
ile balantl olarak byk izlenim brakm olan o esrarl eyi talyanda grnce o yaant canlanmt. Bu anlar, nevrozun dolaysz nedeni,
kocasyla da yaad benzer yaant ile canlanmt doal olarak.

Dolaysyla, nevrozun ierii ve nedeni, babasna kar duyduu ocuksuerotik duygu ile kocas iin duyduu ak arasndaki atmadr, diyebiliriz.
Ancak, ayn klinik vakaya teki igd, iktidar istenci asndan
bakacak olursak, bambaka bir grnm ortaya kmakta. Anababamn
mutsuz evlilii, ocuun iktidar istenci iin mkemmel bir frsat
yaratmtr. ktidar igds, benin, her ne vasta ile olursa olsun, ste
kmasn istemektedir. Ne pahasna olursa olsun, kiinin btnl
korunmaldr. Sje zerinde en ufak bir stnlk elde etmeyi amalayan
evreden gelen her giriim, grnrde dahi olsa, Adlerin ifadesi ile
erkeksi bir protesto ile kar konmaktadr. Annenin dkrkl ve
nevroza snmas iktidar sergilemek ve stnlk elde etmek iin istenilen
frsat yaratmtr. Sevgi ve iyi davrann iktidar igds bakmndan bu
ama iin biilmi kaftan olduu bilinir. Erdem ou kez bakalarn
kabul etmeye zorlar insan. Hasta, daha kk bir ocukken kendini
sevdirerek, srnaarak babasnn gznde ayrcalkl bir yer salam
bulunuyordu bu babasna olan akndan deildi, sadece sevgi gster
menin stnlk elde etmek iin iyi bir yntem olduundand. Babasnn
lmndeki glme nbeti bunun apak bir kantyd. Bir an durup
dnrsek, dnyay olduu gibi grnceye kadar, akn byle bir akla
masna haydi kt bir ima demeyelim ama korkun bir hogryle
bakmaya eilimliyiz. Ak olan ve akna inanan, amalar gerekletiin
de sanki hi k olmam gibi srt eviren az m insan grdk! Hem
doann yntemi de bu deil mi? Pir akna ak mmkn mdr?
Mmkn olsa da, son derece ender rastlanan en yksek erdemlerden biri
olmal. Belki de akn amac konusunda genelde, elden geldiince az
dnme eilimi sz konusudur; yoksa, akmzn deerini daha az uygun
bir k altnda gsterecek bulularmz olurdu.
Hastay, babasnn lmn rendiinde, glme nbeti tutmutu,
eninde sonunda ste kmt ite. Histerik bir glt bu, psikolojik
kkenli bir arazd, bilinli benden deil, bilind siklerden doan bir
eydi. Bu hafife alnmayacak bir ayrlktr; ayn zamanda insan erdem
lerinin nereden ve nasl doduunu da bize gstermektedir. Bunlarn
kart, bilinli erdemlerimizin kartlarnn nicedir birikmekte olduu
cehenneme ada bir ifadeyle bilindna inmi bulunmaktadr.

Erdem uruna, bilind hakknda bir ey renmek istememekteyiz; bi


lind denen ey yoktur demek, erdemli anlayn doruuna ulalml
gsterir. Heyhat! Hoffm annn masalndaki eytann ksiri gibi.
Medardus kardein bana gelen bizim de bamza gelmektedir: bir yeri
mizde, masann altna atmaya can attmz her eyi saklayp gizleyen,
kt niyetlerle istif eden, kendi etimiz ve kanmzdan uursuz ve korkun
bir kardeimiz var. Hastamzda, nevroz, babasnda, hkim olamad bir
eyin varln sezdiinde patlak vermiti. Derken byk bir k do
mutu: annesinin nevrozunun amacn renmi bulunuyordu, aklc yn
temlerle ve cazibeyle stn gelinemeyecek bir engelle karlaldnda, o
ana kadar kendinin haberi olmad bir baka yntem daha vard, bu yn
temi annesi daha nce kefetmi bulunuyordu. Bundan byle annesinin
nevrozunu taklit edecekti. Nevrozun ne yarar olur ki, diyeceksiniz.
Nevrozun hikmeti ne ola? evresinde nevroz vakas gren herkes bilir
bunun nelere kadir olduunu. Btn ev kasp kavrulur bu yntemle.
Kalp spazmlar, nefes tkanma nbetleri, kramplar, nelere yol amaz ki.
Acma duygular sular seller gibi akar, anababalar zlr, hizmetiler
kouur, telefonlann ard arkas kesilmez, doktorlara koulur, tehis koy
makta glk ekilir, sonra hadi bakalm, bir doktordan tekine iin yoksa
gez dur, tedavi arelerinin bini bir para gider, keselerin az alr ve btn
bunlarn orta yerinde saf, masum hasta durur, spazmlar geince de,
herkes on a mteekkir olur.
Adlerin ifadesi ile bu esiz dzen kk kz tarafndan kefedil
mi ve babas ne zaman orada olsa, baaryla ona bavurmutur. Baba
lnce, artk stnl elde etmi oluyordu. talyan, ona erkekliini
uygun bir ekilde hatrlatarak kadnsln vurguladnda, talyann
pabucu dama atlmt. Ama uygun bir evlilik frsat knca karsna, k
olmu, e ve annelik kaderine hemen raz olmutu. Sayg gren stnl
korunduu srece her ey yolunda gitmiti. Ama kocasnn gz bir an
darya kaynca, iktidarnn dolayl ifadesi eskisi gibi son derece etkin
olan dzene bavurmutu, nk, nceden babasnn durumunda,
zerinde hkimiyet kuramad bir engele bu kez kocasna toslamt.
ktidar psikolojisi asndan durum byle, korkarm okur imdi Ho
cann durumunda hissedecek kendini. Taraflarn birini dinleyip ona

haklsn derken, tekini dinlediinde ona da haklsn deyip, bir nc


nasl olur da hem beriki hem teki hakl olur, diye sorunca, sen de
haklsn diyen Hocay hatrlatyor. ktidar istencinin son derece nemli
rol olduu kesin. Kronik arazlarn ve komplekslerin, inanlmaz bir inat
lkla ve kurnazlkla, kar konmaz bir ekilde amacna doru ilerleyen
ince dzenler olduu dorudur. Nevroz teleolojik olarak ynlenmitir.
Bununla Adler byk baar elde etmitir. imdi, bu iki grn hangisi
doru dersiniz? nsann beynini patlatacak bir soru. Bu iki aklamay
yanyana koymamz olas deil, birbirine taban tabana zt da ondan.
Birinde bata kesin gerek Eros ile Erosun kaderi, tekinde benin ikti
dar sz konusu. Birinci durumda Ben, amaca, yani iktidara erimek iin
bir ara. Benin iktidarndan yana olanlar birinci gre kar kacaklar,
aktan yana olanlar, ikinci aklamay benimsemeye yanamayacaklardr.

DAVRANI TP SORUNU
C ]) n CEK blmlerde incelediimiz gibi, iki kuram badatrmak
iin, ikisine birden stten bakan bir gr as gerekmektedir. imize
gelsin gelmesin, bunlardan birini tekinin hatr iin grmezlikten gele
meyiz. nyargsz olarak, iki kuram da inceleyecek olursak, ikisinde de
nemli gerekler olduunu yadsyamayz; stelik bunlar, ne denli elise
de, taban tabana zt deildirler. Freud kuramnn basitlii insana ekici
geliyor, bu kurama kar kmak zor gibi grnyor. Ama ayn ey,
Adlerin kuram iin de geerli. Onunki de basit, Freudinki kadar
aklayc. Her iki okulun yandalarnn da, tek yanl gereklerine smsk
tutunmu, onlar brakmak istememelerinde alacak taraf yok. ki taraf
da, gzel, oturakl kuramlarn bir elikiyle dei toku etmeye, birbirine
kart gr alan arasnda akna dnmeye niyetleri yok, besbelli.
Her iki kuram da, byk apta doru olduuna yani ikisi de
sorunu zm grndne gre, ortaya kan, nevroz denilen eyin
birbirine kart iki cephesi olmal: biri Freudun, teki de Adlerin
grleri ile aklanm oluyor. Ama nasl oluyor da, aratrclardan her
biri, olayn sadece bir yann grebiliyorlar ve her biri sadece kendi
kuramnn doruluunu savunuyor? Bundan u kyor: her aratrc,
nevrozda, kendi psikolojik yapsna uyan taraf gryor demek. Adlere
gelen vakalar ile Freudunkilerin, nevroz vakalar olarak, birbirinden ayr
eyler olduu sylenemez her halde; ancak kiisel zellikler yznden,
her biri olaya baka adan bakyor, bylece de ortaya temelden ayrlan
grler ve kuramlar kyor. Adler, kendini aa, sindirilmi gren bir
sjenin, protestolar ile, birtakm dzenler ile, anababaya, retmen
lere, kurallara, yetkililere, durumlara, kurumlara falan, ayn ekilde

yneltilen baka uygun yollarla nasl hayali bir stnlk salamaya


altn gryor. Bavurulan bu vastalar arasnda cinsellik bile sz
konusu. Bu gr, objelerin mizacnn ve anlamnn tamamiyle ortadan
kalkt sjeye ar nem vermekte. Objelere, olsa olsa, bastnc eilim
aralar olarak baklyor. Objelere yneltilen ak ilikileri ve baka arzu
larn da Adlerde temel unsurlar olduunu sylersem, her halde yanl
olmaz; ancak nevroz kuramnda, bunlara Freud tarafndan verilen ba rol
tannmamaktadr.
Freud, hastasn, nemli objeler ile ilgili ve baml olarak gryor.
Ana ve babann buradaki rol byk, hastann yaamna giren baka
nemli etkiler veya koullar dosdoru bu temel unsurlarn nedenselliine
geri gidiyor. Kuramndaki piece de resistance (direnme faktr) transferans (aktarma) kavram, yani hastann hekimle olan ilikisi, zellikle
belirlenmi bir objeyi ya arzulamakta, ya da onu direnme ile karlamak
ta, bu tepki ise, ilk ocukluk dneminde baba ve ana ile olan iliki
araclyla kurulmu patterni (kalb, rnei) izlemekte. Sjeden gelen
ey temelde kr krne haz peinde koma: ancak bu aba, niteliini
belirli objelerden almakta. Freudda objelerin nemi daha byk; zellik
le belirleyici rol oynayan sadece obje, ilgin bir ekilde nerdeyse nemsiz
durumda, haz kayna ve endie mekn olmaktan teye gitmiyor.
Belirtildii gibi, Freud, ben-igdlerini tanyor; ancak srf bu deyim bile
sje hakkmdaki kavramnn, belirleyici unsurun sje olduu Adlerinkinden apayr olduunu gstermeye yeter.
Her iki aratrmac da sjeyi, obje ile ilikili olarak gryorlar, ancak
bu iliki ne kadar da baka grnyor! Adlerde obje ne olursa olsun,
kendi gvenliini ve stnln arayan sje vurgulanyor, Freudda
vurgu tamamiyle objeler zerinde; bu objeler, belirli zelliklerine gre,
sjenin arzularn ya tevik ediyor, ya engelliyor. Bu ayrln nedeni, olsa
olsa bir miza ayrl sorunudur, insanolunun iki ayr zihin yapsnn
birbirine kart olmasdr; bunlardan biri, belirleyici etkeni, zellikle
sjede, tekisi objede grmektedir. Bunun ikisi ortas, saduyuya gre,
insan davrannn, sje tarafndan koulland kadar obje tarafndan da
koulland gerei olabilirdi: ki aratrmac da, kuramlarnn normal
insann psikolojik aklamasn deil, nevrozu kapsadn ileri srebilir

lerdi. Ama byle bir durumda, Freudun hastalarnn bazsn Adlerin


dorultusunda aklayp, tedaviyi ona gre yapmas, Adlerin ise, baz
vakalarda, eski hocasnn grn ltfedip uygulamaya tenezzl buyur
mas gerekirdi ki, durum byle olmad.
Bu ikilem yle dnmeme neden oldu: acaba, dedim kendi
kendime, iki ayr tip insan m sz konusu, biri daha ok obje ile, teki
daha ok kendi ile ilgilenen iki insan tipi mi var? Acaba bu, birinin sadece
birini, tekinin sadece tekini grmesini ve birbirinden ayr sonulara var
malarn aklar m? Sylemi olduumuz gibi, felein, belli bir grubu,
amaz bir ekilde belli bir hekime ynlendirecek ekilde hastalar semi
olaca dnlemezdi. Bir sredir, hem kendimle hem de meslektala
rmla ilgili olarak bir eyin farkna varmtm. Kimi vaka birimize, kimi
de tekimize itici geliyordu. Hekim ile hasta arasnda iyi bir ilikinin
oluup olumamas son derece nemlidir. Ksa sre iinde doal bir gven
domazsa aralarnda, hastann bir baka hekime gitmesi iyi olur.
Karakterlerini tutmadm, ya da bana itici gelen hastalar baka bir
meslektama gndermekten bir an iin olsun geri durmammdr; has
tann derdine daha iyi bir deva olurdu bu davran. Yoksa, doru i yapm
olmaz, iyi sonu almazdm. Herkesin kendine gre snr vardr; zellikle
bir psikoterapistin bunu gzard etmemesi gerekir. Kiisel ayrlklar ve
uyumsuzluklar yerinde olsa bile, ar ve gereksiz direnmelere neden olur.
Freud-Adler atmas birok olas davran tipi arasnda sadece biridir.
Bu konu zerinde uzun uzun dndm; saysz gzlem ve deneyim
sonucu, iki temel davran varsaydm: bunlar iednklk ile dadnklk idi. ednk davran, kendi iine kapank, objelerden kanan,
ekingen, dnceye dalmaya eilimli, geri ekilen, ounluk savunma
durumuna gemeyi yeleyen, kendine gvenmeyen bir aratrma pozu
ardna saklanmay sever. Dadnk ise, kendini kolayca mevcut duruma
uyduran, abuk ilikiler kuran, kuruntuya kaplmayan, belirsiz durumlar
karsnda atlgan bir davrantr. Birinci durumda, doal olarak, nemli
olan ey sjedir, kincideyse objedir. Bu gzlemler iki tipin sadece ana
izgileri. Birazdan yeniden ele alacam bu iki davran, aslna bakacak
olursanz, hibir zaman yalnz bana grlmez. Tipler ok deikendir,
imdi yle davranr, imdi byle; amaz deildir. Bireysel oynamalar

bir yana, bu deikenliin nedeni, temel davrana zel karakterini veren,


dnme veya duyma gibi, bilinli ilevlerin birinin stn gelmesidir.
Temel davran tipinin tam ters davranlarda bulunmasnn nedeni,
insana nice ac verse de, doasnn dizginlerini serbest brakmayacan
retmesidir belki de. yle vakalar vardr ki, rnein nevrotiklerde,
kiiliinin blnmesinden dolay, insan, karsnda bilinli bir davran
m, bilinsiz bir davran m bulunduunu kesinlikle bilemez; nk
insan, karsnda bazan n planda birinin yansn, bazen teki yarsn
bulur, bu da akln allakbullak eder. Bu yzden, nevrotik kiiliklerle bir
likte yaamak mr trpsdr.
Yukarda szn ettiim kitapta, sekiz gruba ayrdm geni tip
ayrlklarnn fiilen varoluu, birbiriyle atan iki nevroz kuramn, bir
tip-kartl gibi grmeme neden oldu, Bu bulu, kartln stne kp
ve sadece birine deil, ikisine birden eit hayat hakk tanyacak bir kuram
gelitirmeme yol at. Bunun iin szn ettiim kuramlarn her ikisinin
de eletirisini yapmak gerek. Her iki kuram da yksek ideal, kahramans
davranlar, duygu soyluluu, derin inanlar, ac olmasna ac ama bu gibi
eylere uygulandnda, sradan bir geree indirgenmi oluyor. Bunlar
hibir zaman byle uygulanmamaldr, nk her iki kuram da, hastalkl
ve zararl olan eyi kesip atacak, neteri keskin ve acmasz cerrahn elin
in altnda uygun tedavi aletleri olabilir. Nietzschenin insanln ruhunda
kanser tmrleri gibi grd (gerekte de kimi zaman byledir) idealleri
ykc eletirisinin nedeni buydu. yi bir hekimin, insan ruhunu gerekten
tanyan bir hekimin elinde, Nietzschenin deyimi ile ince farklar ayrt
edebilen bir hekimin elinde her iki kuram da ruhun gerekten hasta ye
rine uyguland m iyi gelen ilalardandr, dozu bireye gre ayarlamas
kouluyla bunlarn byk yarar olur, ancak ly karan bir elde,
zararl ve tehlikeli olabilirler. Bunlar nazik yntemlerdir, tpk baka
eletiriler gibi, yok edilmesi, ortadan kaldrlmas, ya da indirgenmesi
gereken bir ey olduunda, iyi sonu verirler, ancak ina edilmesi gereken
bir ey olduunda zarar vermekten baka ie yaramazlar.
Hekimin becerikli ve nazik ellerine brakldnda, her iki kuram da,
tpk zehirli ilalar gibi, kt sonu dourmaz; nk, bu dalayc ilalar
uygulamak iin, insan ruhunu alabildiine iyi tanmak gerekir. nsan,

deerli, korumaya deer eyi hastalkl ve yararsz eyden ayrt etmeyi


bilmelidir, bu en g ilerden biridir. Psikoloji bilgisi taslayan sorumsuz
bir hekimin, dar grl, szde-bilimsel bir nyargy nasl sergilediini
anlamak iin Mbiusun Nietzsche hakkndaki yazsna, ya da daha iyisi
sa Olay yazsna bakmak yeter.
Bu nevroz kuramlar evrensel kuramlar deildir, mevzi uygulanacak
dalayc ilalar gibidir. Ykc ve indirgeyici kuramlardr. Bu kuramlar,
her eye Siz .......... den ibaretsiniz demektedir. Hastaya, arazlarnn
undan bundan ileri geldiini, undan bundan ibaret olduunu aklamak
tadr. Belli bir vakada, byle bir indirgemenin yanl olduunu ileri
srmek doru olmaz, ancak, hasta ruh kadar, salkl bir ruhun da genel
bir aklamas erevesi iinde, indirgeme kuram kendi bana
olanakszdr. nk insan ruhu, ister hasta, ister salkl olsun, sadece
indirgeme ile aklanamaz. Erosun her zaman, her yerde varolduu, ikti
dar arzusunun ruhun her yerinde, yce doruklarnda, dipsiz derinlik
lerinde mevcut bulunduu, ancak ruhun ne sadece bunlardan biri, ne te
kisi, ne de her ikisi olduu bir gerektir. Ruhun bunlan ayn zamanda
neye dndrd, neye dndreceidir. Bir insann nasl olutuunu bile
cek olursak, onun ancak yarsn anlam oluruz. Hepsi bu kadarla bitmi
olayd, ha imdi yayor, ha yllar nce lm, farketmezdi. Canl bir
kimse olarak anlalmamaktadr, nk yaam sadece dnden ibaret
deildir, bugn dne indirgeyerek de aklanamaz. Yaamn bir de yarn
vardr, bugn, dnn ne olduu konusundaki bilginize yarnn
balangcn da ekleyebilirsek eer anlalabilir. Bu, yaamn btn
psikolojik ifadeleri iin, hatta psikolojik arazlar iin de geerlidir. Nevroz
arazlar, ister ocuk cinsellii olsun, ister ocuktaki iktidar istemi olsun,
sadece ok eskiye dayanan nedenlerin sonular deildir, ayn zamanda
yaamn yeni bir sentezine ynelik giriimlerdir de ancak, bu cmle
den olmak zere, baarsz giriimler olduunu da sylemek gerek! yle
veya byle, deer ve anlam tayan giriimlerdir. ve d doann hava
koullarnn kt gidii yznden filizlenemeden kalan tohumlardr.
Okuyucu soracaktr elbette: nedir u nevroz denen ey, insanln u
yararsz, ba belsnn anlam nedir diye. Nevrotik olmak ne ie yarar,
diyeceklerdir. nsanlarn yararl sabr erdemini gelitirmeleri iin, Rabbin

yaratt tpk sinekler ve zararl bcekler ne ie yaryorsa, nevroz da o ie


yarar. Doa bilimleri asndan bu dnce budalaca grnse de, psikolo
ji asndan zararl bcekler yerine sinir arazlarn koymak yerinde
olur belki. Budalaca, sradan dncelerle alay etmeye pek yanamayan
Nietzsche bile, hastalna ok ey borlu olduunu defalarca sylemitir.
Btn yararn ve hikmeti vcudunu nevroza borlu nice insan tandm;
nevroz bu kimselerin yaamda yapacaklar lgnlklar nlemi, onlar
deerli potansiyellerini gelitirecek olan bir yaam tarzm semelerine
zorlamtr. Eer nevroz, demir penesi ile onlar olduklar yerde tut
mam olayd, bu potansiyel boulup kalm olurdu. yle insanlar vardr
ki, yaamlarnn btn anlam, gerek nemleri bilindndadr; bilinli
zihinleri, aldatmadan ve yanlgdan ibarettir. Bakalarnda ters bir durum
vardr, onlar iin nevrozun anlam bakadr. Bu son seenek tam bir
indirgeme yntemi, uygulanmas uygun yntemdir. Bu noktada, okur,
nevrozun baz vakalarda byle bir anlam olabileceini, ancak normal
gnlk vakalarda bu denli geni kapsaml bir amall olmayacan
dnebilir. Histerik endie halleriyle birlikte grlen yukarda sz edilen
astm vakasnn ne deeri olabilir ki? Dorusu, deerin bu vakada nerede
olduu belli deil, zellikle de vaka kuramsal indirgeme asndan yani
bireysel geliimin Glgesinde ele alndnda. ncelediimiz iki kuramn
ortak noktas, insann Glgesine ait her eyi acmadan ortaya karmas
dr. Patojenik unsurun neden ibaret olduunu aklayan kuramlar, daha
dorusu varsaymlar var. Bunlar, dolaysyla insann olumlu deerleri ile
deil, kendilerini tedirgin edercesine grnr kldklar olumsuz deerler
le ilgili. Deer denen ey, enerjinin sergilenmesi iin bir olanaktr.
Negatif bir deerin de enerji sergilenmesi iin bir olanak olduuna gre
ki bu, nevrotik enerjinin bildiimiz belirtilerinde aka grlebilir o
da dpedz bir deer, ancak enerjinin yararsz ve zararl belirtilerini
olanakl yapan bir deer. Enerji, kendi bana ne iyidir, ne kt, ne
yararldr, ne zararl, ntrdr, nk nitelii enerjinin alaca biime
baldr. Enerjiye niteliini veren ey biimidir. te yandan, enerjisiz bir
biim de ntrdr. Dolaysyla, gerek bir deerin yaratlmas iin hem
enerjiye, hem de biime gerek vardr. Nevrozda psiik enerji yok deil,
ancak aa dzeyde, ie yaramayacak bir biimde. ki indirgeyici kuram,

bu aa dzeydeki biim iin kimyasal zc rol oynuyor. Sayelerinde


elde edilen serbest, ancak ntr haldeki enerji, rabet grm dalayc
devalardr. imdiye kadar, bu yeni, serbest kalan enerjinin hastann
emrinde bulunduu, onu diledii gibi kullanabilecei sanlmtr. Enerji,
cinselliin igdsel gc olduuna gre, herkes bunun sblime edilmi
(yceltilmi) bir uygulamasndan sz eder olmutur, hasta, bu ereve
iinde, analizin yardmyla, cinsel enerjiyi yceltebilecekti, yani cinsellikle ilgisi olmayan bir alana uygalayabilecekti, onu ya bir sanata ynel
tecek, ya da baka, iyi veya yararl bir etkinlie dntrecekti. Bu gre
gre, hasta dilerse, eilimi de varsa, igdsel glerini yceltebilir.
nsan, mrnn geri kalan yannda, izleyecei kesin bir izgi ize
bilecek yetenekteyse eer, bu gr bir dereceye kadar yerinde bulabili
riz. Ancak biliyoruz ki, yaammz boyunca izleyeceimiz yollan nce
den saptamamz belirleyecek bir ileri grlle veya bilgelie sahip
deiliz, ksa ksa alacak yollar iin bir eyler syleyebiliriz ancak.
Szn ettiimiz sradan bir yaam iin, kahramanlk dolu bir yaam
deil, ok daha ender olmasna ramen, kahramanlk dolu yaamlar da
var, doal olarak. Byle bir yaam iin, yaamn izleyecei belli bir yol
yoktur, ya da yollan ancak ksa ksa saptayabiliriz diyemeyiz elbette.
Yaamn kahramanca yaanmas salt bir olay, yani bazen lmle
sonulansa dahi bu tr bir yaama neyle sonulanaca belli kararlar yn
verir. Kabul etmek gerekir ki, hekim genelde gnll kahramanlarla deil,
sradan vatandalarla urar; bu vatandalarn yzeysel kahramanlklan,
kendilerinden byk, ocuksu bir meydan okuyu gibidir, ya da alngan
bir aalk duygusunu rtmeye alan bir bbrlenmedir. Bu, insan
ezici, yavan yaamda, yazk ki, salkl, srad pek bir ey yok. Bizden
kahramans taleplerde bulunulmuyor deil; tersine, insan sinirlendiren ve
irendiren de bu her gn, sabrmzdan, sadakatimizden, sebatmzdan,
fedakrlmzdan, sradan taleplerde bulunuyorlar, bu talepleri alakg
nlllkle yerine getirmek (ki byle davranmak zorundayz) kahramanca
davranlara, alk almaya yeltenmeden davranmak iin, dorusu dardan
fark edilmeyecek bir kahramanlk gerektirmektedir.
Panltl bir hali yoktur, vg almaz, daima gnlk kl ardna
gizlenir. Bu talepler, yle taleplerdir ki, yerine getirilmezse eer, nevroz

doururlar. Bunlardan kanmak iin birok insan, herkesin gznde


byk yanlg gibi olsa da, yaamn etkileyecek nemli kararlar almak
cretini gstermitir. Byle bir yazg karsnda ancak sayg ile eilinir.
Ama, dediim gibi, bu tr vakalar nadirdir; byk ounluu teki
vakalar oluturur. Bunlarn yaamlarnn ynleri basit, dz bir izgide git
mez; kader, onlarn karlarna aprak, zenginliklerle dolu bir labirent
karr, ancak bu saysz olanaklardan sadece birini semek zorundadrlar.
Kendi huyunu ok iyi bilse de, nceden bu tek olana kim nceden
bilebilir ki. rade ile ok ey baarlabilir. Ancak belirgin bir ekilde gl
iradesi olan baz kiiliklerin kaderine bakarak, kendi kaderimizi, ne
pahasna olursa olsun, kendi irademize tbi klmak, byk yanlgya
dmek olur. rademiz, dnmemizin ayarlad bir ilevdir; dolaysyla,
sz konusu dncenin niteliine baldr. Buna, gerekten dnme di
yorsak, mantkl olmas gerekir, yani akla uygun olmaldr. Ama yaam ile
kaderin akla uygun olmas, tpatp uymas nerede grlmtr? Bunlarn
akld olduunu, ya da en azndan insan aklnn tesinde olduunu
dnmemiz iin nedenlerimiz var. Olaylarn akldln kr talih
dediimiz ey gsteriyor, gelgelelim, ans denen eyi inkr etmemiz
gerekiyor; nk, ilk olarak, nedensel ve gerekli olmayan her hangi bir
sreci hayal edemiyoruz; bu yzden de ansa yoramyoruz onu. Ama
uygulamada, her ey ansa bal, yle ki, bizim nedensellik felsefemizi
rafa kaldrsak yerinde olacak. Yaamn btnln szm ona yasaya
bal, ama iin tuhaf yasaya gre ynetilmiyor, aslnda akld.
Dolaysyla akl ile akla dayanan isten ancak bir noktaya kadar geerli.
Akln setii ynde ne kadar ileri gidersek, ayn ekilde hayat hakk olan
yaamn akld olanaklarm dladmzdan, o kadar emin olabiliriz.
nsann yaamna yn vermede daha ok yetenek sahibi olmas uygun
grlmtr. Akln ele geirilmesinin insanln en byk baars olduu
sylenebilir; ancak bu, olaylarn daima o ynde gidecei anlamna
gelmez. Birinci Dnya Savann korkun facias kltrn en iyimser
aklclarnn hesaplarn bile yanl karmt. 1913de Osvvald yle
yazyordu:

imdiki silahl barn savunulamayaca ve gittike olanakszla


t konusunda dnyada herkes ayn fikirde. Milletlerden kltr iin
sarfedilen parann ok stnde byk fedakrlklar beklenmekte, stelik,
karlnda herhangi olumlu bir deer beklemeden. nsanlk saval
amalarn ve imdiki durumun yaratt btn dier saysz ktlklerin
hayat bulmasna ynelik, asla gereklemeyen u sava hazrlklarn bir
yana brakaca areyi kefedebilse, bir milletin erkek nfusunun azami
kuvvet ve etkinlik andaki gcnn byk bir blmn terhis edebilse,
yle bir enerji tasarrufu salam olurdu ki, bugne kadar hayal dahi
edilmeyen bir kltrn yeereceini dnebilirdik. nk sava, irade
atmalarnn zmne ynelik en eski vasta olsa da, tpk kiisel
atmalarda olduu gibi, uygunsuz, gereksiz enerji israfna yol amak
tadr. Dolaysyla, hem potansiyel durumdaki savan hem de kuvveden
fiile km savan toptan ortadan kaldrlmas, baarnn zorunlu art ve
gnmzn en nemli kltrel grevlerinden biri olur.
Ne var ki, kaderin akldl, iyi niyetli dnrlerin akldl ile
uyumuyordu; kaderin bu akldl, sadece ylan silah ve ordularn
yok edilmesini mukadder klmyor, ayn zamanda eine rastlanmayan bir
kitle katliam, canavarca bir tahribat da kapsyordu insanlk, bundan
kaderin sadece bir yanna aklc yollarla egemen olunabilecei sonucunu
karabilirdi.
nsanlk iin szkonusu olan, birey iin de sz konusu, insanlk
bireylerden oluuyor da ondan. nsanlk psikolojisi neyse, birey psikolo
jisi de odur. Dnya sava, uygarln aklc niyetleriyle korkun tarzda
boy lm oluyor. Bireyde irade denilen ey, milletlere uygu
landnda empeyalizm oluyor, nk irade, kadere kar iktidarn
bakaldrmasdr, ans dlamaktr. Uygarlk, irade ve niyetin dourduu,
serbest enerjilerin aklc, amal bir tarzda yceltilmesidir. Birey iin de
durum ayndr; dnya uygarl fikri, sava tarafndan nasl korkun bir
dzeltmeye uramsa, bireyin de yaamnda sk sk renmesi gereken
ey kiinin kendi tasarrufunda olduu sylenen enerjilerin, aslnda
kendi tasarrufunda olmaddr.

Bir keresinde, Amerikada, bu anlatlanlara iyi rnek oluturacak bir


vaka ile karlatm, krk be yalarnda bir iadam kageldi gnn
birinde. Kendi kendini yetitirmi, ekirdekten balayp yksek mevkilere
km tipik bir iadamyd. ok baarl olmu, byk bir irket
kurmutu. Kendi kendini emekliye ayrmadan nce, irkete yeni bir
ekidzen vermek istemiti. Bana gelmeden iki yl nce irketten ayrlm
bulunuyordu. O ana kadar, baarl Amerikan iadamlarna zg tek
yanllkla, inanlmaz derecede youn bir alma ile btn abasn irkete
hasretmiti. zerinde yaamay dnd grkemli bir mlk satn
alm bulunuyordu. Mlkten anlad atlar arabalar, golf, tenis kortlar,
partiler, daha neler neler idi. Ama bu arada, malsahibini hesaba kat
mamt. Tasarrufunda bulunmas gereken enerji, bu ekici planlara
boyun emek istemiyor, ban alm, bambaka bir yne doru gidiyor
du. Ne zamandr zlem duyduu mutluluk yaamna baladndan bir
ka hafta sonra, bedeninde garip, ne olduu belirsiz birtakm duyular
zerinde kara kara dnmeye balamt, birka hafta daha sonra da
hastalk hastas olmutu. Tam bir sinir krizi iindeydi. Grlmedik gte,
enerji dolu, sapasalam biri iken, huysuz bir ocuk olup kmt.
Grkeminin sonu buydu. Bir endieden kurtulup bir baka endienin
kucana dyordu, neyi olduunu bir trl anlayamyordu. nl uzman
bir hekime bavurmu, doktor ona isizlikten baka bir derdi olmadn
sylemiti. Hasta bunu mantkl bulmu, eski iine dnmt. Ama bu
onun iin byk bir dkrkl olmutu. Ne sabr, ne sebat ie
yaramyordu. Enerjisi iine zorla kanalize edilemiyordu. Durumu gittike
ktye gidiyordu. Eskiden sahip olduu o hayat ve yaratma enerjisi, ykc
bir gle, gerisingeri stne ullanmaya balamt. Yaratc dehas sanki
kendine kar ba kaldrmt, kendisinin dnyada byk rgtler kurduu
gibi, eytan da ayn ekilde, onu ezip tamamiyle yok edecek olan, ince
sistemler ryordu. Onu grdmde tamamiyle yklm bir durum
dayd. Kendisine bu denli devasa bir enerjinin iinden ekilebileceini,
ama sorunun, bu enerjinin nereye kanalize edilmesi gerektii sorunu
olduunu anlattm. Kendisine, her ne kadar, btn yaamn ciddi ie
adam bir kimsenin, kendince elenmeye hakk varsa da, atlarn en
gzeli, arabalarn en hzls ve partilerin en grkemlisi, bu enerjiyi pek

muhtemelen kendine ekemeyecekti. Felek, insan aklyla hareket etseydi,


ilkin alma, sonra da hak edilmi bir dinlenme, mantkl olurdu. Ama
felein davranna akl ermez, yaam enerjisi ise mnasebetsizce kendine
uygun bir ak yolu ister. Yoksa tkanr kalr, ykc olur. Eski durumuna
dner. Bizim vakamzda ise yirmi be yl nce yakaland bir frengi sz
konusuydu. Aslnda bu bile, kaybolup gitmi olan, ocukluk anlarnn
canlandrlmas yolunda aamalardan biri idi ancak. Arazlarnn seyrini
planlayan, annesi ile olan ilk ilikisi idi: btn bu arazlar, amac oktan
lm olan annesinin dikkatini ve ilgisini ekmek olan bir dzenden
ibaretti. Varlan bu aama, sonuncu aama da deildi, nk son ama,
sanki onu kendi bedenine gerisingeri ekmekti, nk genliinden beri
kafasnn iinde yaamt. Varlnn bir yann ayrtrmt; teki yan
tl durumda kalmt. Yaamak iin teki yanma ihtiyac vard.
Hastalk hastas depresyonu, onu gerisingeri, hep ihmal etmi olduu
bedenine doru itmiti. Depresyonunun ve marazi muhayyilesinin iaret
ettii yn izleyebilseydi, byle bir durumun douraca fantezilerin
yarsnn bilincinde olmu olayd, kurtulu yoluna girmi olurdu.
Szlerimin yakksz kaacan biliyorum. Bu kadar ilerlemi bir vaka,
ancak kii lnceye dek itina ile izlenebilir, tedavisi olanakszdr.
Bu rnekten anladmza gre, tasarrufumuzda bulunan enerjiyi,
dilediimiz gibi, rasyonel yolla seilen bir objeye aktarmamz iktidarmz
dahilinde deil. ndirgeyici analizin andrc niteliiyle, kullanmamayacak biimlerini yok ettiimizde, serbest kalan, szde kullanlmaya hazr
enerji iin de genelde ayn ey sz konusu. Sylemi olduumuz gibi, bu
enerji kiinin isteine bal olarak ancak ksa bir sre uygulanabilir. Ama
ou kez, kendisine rasyonel olarak sunulan olanaklar uzun sre elinde
tutmak istemez. Psiik enerji, kendi koullarnn gerekletirilmesi
zerinde srar eden alabildiine mklpesent bir eydir. Enerjinin miktan
ne olursa olsun, doru yere kanalize edilemedii srece bir ie yaramaz.
Gittike ak olarak grdm bir ey, yaamn ancak doru kanal
da ileri doru akabilecei. Kartlarn gerilimi olmad takdirde, enerji de
olmaz; dolaysyla, bilinli zihnin tutumuna kart olan ey nedir, onu
kefetmemiz gerek. Kartlarn birbirini telfisinin, nevroz hakkndaki
eski kuramlarda da rol oynadn grmek ilgin: Freudun kuram Erosa,

Adlerinki iktidar istencine taklp kalmt. Mantken, akn kart nefret


Erosunki ise Phobos (korku)dur, ama psikolojik olarak, iktidar istencidir.
Akn egemen olduu yerde iktidar istenci yoktur; iktidar istencinin stn
geldii yerdeyse ak yok demektir. Biri, tekinin glgesidir: Eros gr
asn benimseyen, telfi edici kartn iktidar istencinde bulur, iktidar
vurgulayan kii ise, bunu Erosda bulur. Bilinli davrann tek yanl
asndan bakldnda, Glge, kiiliin aalardaki bir blmdr,
dolaysyla da, youn bir direnme ile bastrlm durumdadr. Ancak
kartlarn gerilimini meydana getirmek iin, bastrlm ieriin bilin
dzeyine karlmas gerekir, yoksa ileri doru hareket dnlemez.
Bilinli zihin stte, Glge alttadr: yksekte olan daima aay, scak ise
souu nasl ararsa, bilin de, belki de haberi olmadan, bilindndaki
kartn arar, onsuz tllar, tkanr, katlar. Yaam ancak kantlarn
kvlcmndan doar.
Bir yandan entelektel dnn, te yandan da psikolojik
nyargnn hakkn vermek iin, Freud, Erosun kart olarak, yok edici
lm igds dedii unsuru koymak zorunda kalmt. Bir kere Eros,
yaamn edeeri deildir; ama yle olduunu sananlar iin, Erosun
kart ister istemez lm olmas gerekir. Sonra, kendimizin en yksek
ilkesinin kartnn katksz bir biimde ykc, ldrc ve kt olduunu
dnrz. Ona her hangi bir olumlu yaam gc atfetmekten ekiniriz,
ondan kanrz, korkarz.
Belirtmi olduum gibi, hem yaam, hem de felsefeye ilikin, birok
yksek ilke vardr; dolaysyla da, kart bir o kadar eitli telfi biimi
olacaktr. Daha nce ikisini belirlemitim: iednklk ile dadnklk
demitim. Bunlar bana iki ana kart tip gibi gelmiti. William James,
dnrlerde bu iki tipin varlna dikkat ekmiti. Birine yumuak
bal dierine dik kafal demiti. Ayn ekilde, Ostwald da, bilim
adamlar arasnda klasik ve romantik diye benzer bir ayrm
yapmt. Birok dier tip arasnda yalnzca bu ikisinden sz eden sadece
ben deilim. Tarihe bakm byk manevi atmalarn ounun, iki tipin
kartl zerine dayandn gstermitir. Bu tr rnekler arasnda en
arpcs, nominalizm ile realizm arasndaki kartlktr. Platon ile Megara
ekol arasnda balayan bu ayrlk, skolastik felsefenin miras olmu

konseptualism inde birbirine kart gr alarn birletirme


giriiminde bulunmas, en azndan bir giriimde bulunmas, Abelardn
byk baars olmutur. Bu ekime, idealizm ile materyalizm arasndaki
bu kartlk gnmze dek gelmitir. te yandan, sadece genelde
insanolu deil, her birey daha bir yakndan bakldnda, her bir tip, e
olarak kendisini tamamlayp, eksik yann telfi eden, kart tipi semeyi
yelemektedir. ednn dnr yaps onu eylemden nce daima
dnp tanmasna, ince eleyip sk dokumasna iter. Bu, ister istemez,
onun eyleme gemesini yavalatr, ekingenlii, gvensizlii onu durak
satr, dolaysyla d dnyaya kendini uydurmada glk eker. Bunun
tersine, dadnk objeye kar olumlu bakar. Deyim yerindeyse, nesne
ler onu eker adeta. Yeni, bilinmeyen durumlar onu byler. Bilinmeyeni
yakndan tanmak iin can atar. Genelde, ilkin eylemde bulunur, sonra
hareketi zerinde dnr. Dolaysyla, eylemi hzldr, duraksamalara,
kuruntulara yer yoktur. Bu durumda, iki tipin, birlikte, ortak yaamalar
iin yaratlm olduklar grlmektedir. Biri iin dnme yannn
gereini yapmakta, teki ise giriim ve uygulamann icabna bakmaktadr.
Bu iki tip evlenince, ideal bir birlik meydana getirebilirler. Yaamn trl
cepheli ihtiyalarna uymak iin vakitlerini harcadklar sre, birbirleri
iin biilmi kaftandrlar. Ne var ki, erkek para kazandnda, ya da durup
dururken yle okkal bir mirasa konduunda ve d gereksinimler basks
kalktnda, birbirleriyle uramak iin vakit bulurlar. O ana kadar srt
srta vermiler ve d zorluklara gs germilerdir. Ama artk yzyze
bakmakta, kar tarafa anlalmay beklemektedirler; ancak, bir de bakar
lar ki, meer hi anlamamlar birbirlerini. Her biri baka bir dil
konumakta. O zaman ite atma balar. Bu mcadele sakin ve drt
duvar arasnda gese bile, acdr, zalimcedir, aalaycdr. nk biri
iin deer olan ey, teki iin deer yokluudur. Her birinin, kendi
deerinin bilincinde, karsndakinin deerini anlayacan, bylece her
hangi bir atmann bouna olacan dnecei saylr. Bu yolu
deneyen fakat baarl bir sonuca varmayan epey vaka grdm. Normal
insanlar sz konusu olduu zaman, bu kritik gei dnemleri olduka
kolayca atlatlmaktadr. Normalden anlalmas gereken kendisine
asgari yaam gereksinimi salayan koullar altnda yaayabilen insandr.

Ama ou insan byle davranamamaktadr; dolaysyla normal insan


says da az olmaktadr. Kendini nisbeten tanyan kiilerin ou, yeme ve
yatma gvenliinden ok daha baka eyler ister yaamlarnda. Bu gibi
kimseler iin ortak ilikinin sona ermesi byk darbe olur. Bunun neden
byle olmas gerektiini anlamak kolay deil. Ancak hi kimse sadece
iednk ya da dadnk olmayp, potansiyel olarak her iki davran da
iinde sakladndan kendini d dnyaya uydurmak iin ancak bun
lardan birini semi bulunduuna gre iednn iinde, bir yerde,
uyur durumda, gelimemi halde, dadnkln sakl bulunduu, te
yandan ise dadnn iinde iednkln, benzer bir biimde,
glgede yaamn srdrd sonucuna varmak zorundayz. te byle,
ednn iinde dadnklk vardr, ancak, bilinli bak daima sjeye yneldii iin bu davran bilindmdadr. Kendisi objeyi grmyor
deildir, ancak obje hakknda, ya yanl kanlar vardr, ya da obje bask
altndadr, bu yzden elinden geldiince, sanki obje korkun ve tehlikeli
bir eymi gibi, ondan kanmak ister. Bir rnek vererek, anlatmak iste
diimi daha bir akla kavuturaym.
ki gen, krlarda gezintiye giderler. Karlarna bir ato kar. kisi
de atonun iini grmeye can atarlar. ednk: Acaba iinde ne var?
der. Dadnk: Ne duruyoruz, girip baksak ya diye yantlar. ednk
duraklar: Ya bizi ieri almazlarsa? der. Bu arada hayalinde birtakm
zabta kuvvetleri, cezalar, vahi kpekler canlanmtr. Dadnk: Biz
de sorarz o halde. Nasl olsa girmenin bir yolunu buluruz. Onun haya
lindeki iyi yrekli yal bekiler, konuksever ato beyleri ve belki de
kendilerini bekleyen romantik servenlerdir. Dadnn iyimserlii
stn gelir, sonunda kendilerini atonun iinde bulurlar. Hikye yle
zmlenir: atonun ii restore edilmitir, iinde eski el yazmalar bulu
nan birka salondan baka bir ey yoktur. ednk, eski el yazmalaryla
ok ilgilenir. Onlar grr grmez, sanki dnyas deimitir. Bulduu
hazine onu kendinden geirmi, haz lklar atmaktadr. Mze bekisini
bir tarafa eker, ondan bu konuda bilgi koparmaya alr, fazla bilgi elde
edemeyince, delikanl mze mdrn grmek istediini syler.
ekingenlii kaybolmutur, objeler ekicilik kazanmtr, dnya klk
deitirmitir. te yandan, dadnn sabr tkenmektedir. Yzn

asm, esnemeye balamtr. Ne iyi yrekli yal bekiler vardr ortada,


ne valye konukseverlii, ne her hangi bir sreven izi grp grecei,
mzeye dntrlm bir atodan ibarettir. El yazmas denen eyin,
geldikleri yerde bir sr benzeri vardr. Birinin cokusu artarken,
tekininki snmektedir, ato kendisine artk skc gelmektedir, el yaz
malar ona bir bilgi kitapl anmsatmaktadr, kitaplk niversiteyi,
niversite ise dersleri ve karsna dikilen snavlar. Daha nceleri, o kadar
ilgin ve ekici gelen ato stne, imdi kasvet bulutlar kmtr. Obje
negatif bir deer kazanmtr. Bu harika koleksiyonla karlamak
inanlmayacak ey! diye lk atan iednk karsnda, dadnk,
keyfi kam olduunu saklamadan: Buras ok skc, ben patlyorum,
diye yant vermektedir. Bu iednn cann skmtr, iin iin bir daha
dadnk biriyle gezintiye kmamaya yemin etmitir. Dadnk ise,
iednn kendisine kzmasna can sklm, iin iin yle dnmek
tedir: Herifin bencil olduunu biliyordum zaten, byle gzel bir bahar
gn, ak havada gezmek dururken, kendi keyfi iin gnmzn iine
etti demektedir.
Peki, ne olmutu? u ato karlarna kncaya dek mutlu bir ortak
yaamlar vard. Derken (Prometeus gibi) nceden-dnen kii atonun
iine girebileceklerini sylemi, (Epimeteus gibi) sonradan-dnen,
dadnk kii, kapy amtr. te o an tipler tersine dnmtr. lk bata
ieri girme fikrine kar duran iednk, imdi dar kmak istememek
tedir, dadnk ise, keke ayam krlsayd da ieri adm atmasaydm,
demektedir. ednk, objenin bys altndadr, dadnk, olumsuz
dnceler iindedir. ednk el yazmalarn bulduunda her ey
bitmitir. ekingenlii yok olmutur, obje onu ele geirmitir, o da kar
koymadan boyun emitir. te yandan obje, dadnk iin gittike itici
bir nitelik kazanm, sonunda, kendi keyifsiz znelliinin mahpusu duru
muna gelmitir, ednk dadnk, dadnk iednk olup kmtr.
Ancak iednn dadnmesi ile dadnn iednmesi baka baka
eylerdir. kisi de kvanl bir uyum iinde gezerken, birbirlerinden
yaknmyorlard, ikisi de doal karakterlerini yaamaktaydlar. Davran
lar birbirlerini tamamladndan, her birinin tekine kar davran olum
lu idi. Birinin davran, tekini de ierdiinden, birbirlerini tamamlyor

lard. Bunu ato kaps nndeki ksa konumalardan anlyoruz. kisi de


atoya girmek istemiti. ednn, atonun iine girme konusunda ileri
srd kukular teki iin de geerliydi. Dadnn giriimi de teki
iin geerliydi. Bylece birinin davran tekini ieriyordu, bir kimse ken
dinin doal tutumunda, bu bir dereceye kadar daima byledir, nk bu
davranta belli bir ortak uyum sz konusudur. Bu daima sjeden gelse dahi,
iednn davrannda da ayn ey geerlidir. Dadnn davran
objeden sjeye ynelirken, iednnki sjeden objeye ynelmektedir.
Ancak, iednk sz konusu olduunda obje, sjeye egemen olur ve
onu cazibesine kaptrrsa, davran sosyal niteliini kaybeder. Dostunun
varln unutur, onu iermemektedir artk, obje onu sindirmitir, arka
dann ne kadar skldnn farknda deildir. Ayn ekilde, bekledikleri
onu dkrklma uratnca, dadnk de tekini dnmez olmutur,
bylece kendi znelliinin kabuuna ekilmi, keyfi kamtr.
Olay yle zetleyebiliriz: iednkte, objenin etkisi, ikincil durum
daki dadnkl yzeye karm, dadnkte ise ikincil durumdaki
iednklk sosyal davrannn yerini almtr. Bylece, balangtaki
nerimize geri gelmi oluyoruz. Biri iin deer, teki iin deer yokluu
olmaktadr. Hem pozitif, hem negatif olaylar, ikincil durumdaki kartilevi kendine eker. Byle bir durumda, ortaya duygusallk kar.
Duygusallk, aalk duygusunun varlnn amaz belirtisidir. Bu,
sadece iki kii arasnda deil, ayn zamanda kendi iimizdeki atmann
ve anlamazln psikolojik temelini oluturur. kincil durumdaki ilevin
zn zerklik oluturur: bamszdr, saldrr, insan byler; bizi yle
etkisi altna alr ki, artk kendi kendimizin efendisi deilizdir; kendimiz ile
bakalar arasnda bir ayrm yapamayz. te yandan, karakterin olumas
iin, teki tarafmzn, ikincil ilevin de ifade imkn bulmasna braka
mayz; nk teki ilere ihtiya duyabileceimiz zaman, her an gelebilir
ve yukardaki rnekte de grdmz gibi, bizi hazrlksz yakalayabilir.
Sonu da kt olabilir, dadnk objeye kar olan kanlmaz ilikisini,
iednkse sjeye kar olan ilikisini kaybeder. te yandan iednn
srekli kukular ve duraksamalarla taciz edilmeden bir eyleme balamas,
dadnn ise kendi ilikilerini tehlikeye drmeden, kendi hakknda
dnmesi arttr.

ednklk ile dadnklkte, Goethenin bir zamanlar diastol ve


sistol diye atfta bulunduu birbirinin antitezini oluturan doal
davranlar, ya da eilimler sz konusudur. Bunlar, uyumlu bir ekilde
birbirini izleyerek, yaama ritim salarlar, ancak bu ritmi gerekletirmek
byk bir sanat ii gibi grnyor. Doal yasann herhangi bir bilinli
eylem tarafndan tedirgin edilmemesi iin, bunu ya tamamiyle bilindmdan gerekletirmek, ya da antitetik hareketleri yapabilmek ve yap
may istemek iin ok daha yksek bir anlamda bilinli olmak gerekir.
Gerisingeri, hayvann bilindlk durumuna dnemeyeceimize gre,
tek kalan ey, daha yksek bir bilin dzeyine gidecek etin yoldur. Kendi
serbest irademiz ve amacmz dorultusunda, o byk Eveti ve Hayr
yaamamz olanakl klacak bilin insanst bir idealdir. Gene de bir
hedeftir. Belki de imdilik zihniyetimiz Eveti bilinli olarak istememize,
Hayra ise ancak tahamml etmemize izin vermektedir. Durum byle
olunca, ok ey gereklemi demektir.
nsan doasnda ikin ilke olarak, kartlar sorunu, kendimizi
gerekletirmemiz srecinde bir baka aamay daha oluturmaktadr. Bu
genelde bir olgunluk sorunudur. Bir hastann pratik tedavisi, hele vaka
genler ile ilgili ise, pek bu sorunla balamaz. Genlerdeki nevrozlar,
genelde hakikatin kuvvetleri ile, gelimemi, ocukluk davran
arasndaki atmadan doar, bu ocuksu davran, gerek, ya da hayali
anababaya kar ar dknlk, teleolojik (erekcil) adansa gerekleti
rilmesi olanaksz kurgular, planlar ve zlemlerden meydana gelir. Bu gibi
durumlarda Freud ile Adlerin indirgeme yntemleri tamamiyle yerinde
yntemlerdir. Ya olgunluk anda ortaya kan ya da hastay alamaz
duruma getiren birok nevroz vakas vardr. Doal olarak, bu vakalarda,
hastalarn genliklerinde bile anababaya kar ar derecede bal olduk
lar ve her trl ocuksu bo hayaller iinde bulunduklar sylenebilir,
ama btn bunlar, onlarn bir meslek edinmelerini ve mesleklerini baa
ryla icra etmelerini, normal bir evlilik yapmalarn nlememi, bu duru
mu nceki davranlar olgunluk anda birden baarszla uraymcaya kadar srdrebilmilerdir. Bu gibi durumlarda, onlara ocukluk fan
tezilerini anababalarma kar an bamllklarn hatrlatmak ie yara
maz; bununla birlikte, bu da yntemin gerekli bir blmdr ve ou kez

kt bir sonu dourmaz. Ancak gerek terapi, yolunu tkayan eyin artk
anababas deil, kendi yani kendi kiiliklerinin ana ve baba roln
stlenmi olan bilind blm olduunu anlaynca balar. Bunun
farkna var olay, yardmc olsa da gene de negatiftir, Bana kar olan
babam ve anam deil, ben kendimmiim meer demek yetmez. Kendi
iindeki, kendine kar olan kimdir! Ana ve baba imgeleri ardna gizlenen,
yllar boyu ona derdinin nedeninin bir yolunu bulup, iine, dardan
girmi olduuna onu inandrm olan, kiiliinin o esrarl ksm nedir? Bu
ksm bilinli davrann kartdr; kendini kabul ettirmedii srece ona
rahat huzur vermeyecek, onu tedirgin edecektir. Genler iin gemiten
kurtulma yeterli olabilir, gelecek olanaklarla dolu, nlerindedir. Birka
ba koparmak yeter, iin geri kalan yann yaam-igds halleder.
Ancak, yaamlarnn byk bir blmn arkada brakm olanlar iin,
gelecein onlar iin harika olanaklar gizlemedii ve gnlk allm ileri
yapmaktan ve yalln belli belirsiz hazlann beklemekten baka bir
eyin sz konusu olmad kimseler iin durum bakadr.
Gemiinden azat etmeyi baarabilirsek, genlerin anababalannm
imgelerini daima daha uygun figrlere, onlarn yerini alacak eylere
aktardm grmekteyiz. rnein, anneye kar beslenen duygu kadn ee,
baba yetkesi ise sayg duyulan retmenlere, stn kiilere veya messeselere aktarlmaktadr. Bu esas bir zm deilse de, normal insann bilin
cinde olmadan yrd pratik bir yoldur, dolaysyla da belirgin basklar
ve direnmeler sz konusu deildir.
Erikin iin durum bakadr. Kolaylkla veya zorlukla yolun bu
blmn ardnda brakmtr. Belki de oktan gemiten kopmu durum
dadrlar, annelerini ararken karlarnda elerini bulmular, kadnlarsa,
babalarn, kocalarnda bulmulardr. Babalarna ve baba messesesine
gereken saygy gstermilerdir, kendileri baba olmular ve btn bunlar
arkalarnda braktktan sonra, ilerlemelerin ve isteklerin yerine getiril
mesinin skc bir ey olduunun, pimanlk ve gpta karm bir duygu ile
dnp baktklar genliin bo hayalleri olduunun artk kendilerini
yalln ve tm bo hayallerinin sonunun beklediinin farkna
varmlardr. Artk ana ve baba yoktur; dnyaya ve nesnelere yansttklar
btn bo hayaller yava yava gerisingeri kendilerine doru bitkin,

yorgun ve argn gelmektedir. Bu eitli ilikilerden geriye doru ynelen


enerji, bilindna akmakta, gelitirmeyi ihmal etmi olduu eyleri
harekete getirmektedir.
Genlerde, nevrozda krdm olan igdsel gler, serbest
kaldnda, ona canllk, mit vermekte ve yaamnn kapsamn
geniletme frsat salamaktadr. Yaamnn ikinci yansnda olan biri iin
bilindnda uyur durumda yatan kartlarn ilevinin gelimesi, canlan
ma demektir, ancak bu gelime, artk ocukluk andaki balannn
zlmesi, ocukluk andaki bo hayallerin yklmas ile ve eski
imgelerin yeni figrlere aktarlmas yoluyla olmaz; kartlar sorunu
aracl ile gerekleir.
Kartlk ilkesi, ergenlik andaki temel bir ilkedir, ergin kiinin
psikolojik kuramnn bu olay tanmas arttr. Bu bakmdan Freud ve
Adlerin grleri genelde uygulanabilecek kuramlar olarak ileri
srldnde birbirine zt dmektedir, teknik ve yardmc kavramlar
dzeyinde kaldklan srece, birbirleriyle eliiyor, biri tekini dlyor.
Srf bir teknik geici nlem olarak kalmak istiyorsa, bir psikoloji
kuramnn kartlk ilkesine dayanmas gerekir, yoksa nevrotik bakmdan
dengesiz bir psie oluturmu olur. Kartlk olmadan denge olmaz, kendi
kendini otamatik ayarlayan bir sistem olmaz. Psie ite byle kendi ken
dini otomatik ayarlayan bir sistemdir.

Daha nce braktmz yerden devam edersek, bireyde eksik olan


deerlerin, niin nevrozun kendi iinde bulunduunu aka grrz. Bu
noktada gen kadnn vakasna dnp bu arada kazanm olduumuz bil
giyi uygulayalm. Farzedelim bu hasta analiz edildi, yan i tedavinin
sonunda, arazlarnn arkasnda gizli bilind dncelerinin niteliini
anladk, bylece bu arazlann kuvvetini oluturan bilind enerjiyi
yeniden ele geirdik. Ortaya imdi u kyor: tasarruf edilebilmeye hazr
enerji nasl kullanlacak? Hastann psikolojik tipine gre bu enerjiyi belli

bir objeye yneltmek gerekir, bir hayrseverlik etkinliine rnein, ya da


baka yararl bir ie. Kendilerini gerektiinde ilerine btn varlklaryla
adayan zel enerjili, ya da almaktan zevk duyan kimseler iin, bu kolay
olabilir, ama ou zaman durum bakadr. nk unutulmamaldr ki,
teknik deyimiyle libidonun bilindmda objesi vardr, talyan genci gibi,
ya da onun yerini alan baka bir insan gibi. Bu gibi durumlarda, yceltme
ne kadar arzu edilir olsa da, olanakszdr, nk gerek obje, vlesi etik
etkinliklere gre, ok daha iyi bir kanal salamaktadr. oumuz bir
adamdan sz ederken, gerekte olduundan ok, olmas gerektii ekilde
konuuruz. Ama hekimin ii daima gerek adamlarladr; gereinin btn
cepheleri yaanncaya kadar kendi kalan adamlarla. Gerek eitim,
ancak plak hakikatten yola karak balar, aldatc ideallerden deil.
Sz edilen tasarrufa amade enerjiyi hi kimse diledii gibi yneltemez. Enerji, bal olduu kullanlmaz durumdaki biiminden serbest
braklmadan nce, bu kanal bulmutu bile. Hastann nceden talyan
gencinin evresinde dndrd fantezileri imdi hekime aktarlm
bulunuyordu. Hekimin kendi, bilind libidonun objesi haline gelecekti.
Hasta transferans gereini kabul etmeyi reddederse, ya da hekim bunu
anlayamazsa, veya yanl yorumda bulunursa, hekimle olan ilikiyi
tamamiyle olanakszlatrmaya ynelik gl direnmeler ortaya kar.
Sonra hasta ekip gider, baka bir hekim, ya da kendini anlayacak birini
bulur, ya da aratrmay brakr ve sorunu ile babaa kalr. Bununla bir
likte, eer hekime transferans vaki olur ve bu kabul edilirse, eskisinin ye
rine geen doal bir biim bulunur, atmadan nispeten uzak bir enerji
kayna salar. Bu vki olduu takdirde, doa yasalarna veya tedirgin
edici bir etkiye bile bile kar gelmi olur.
Transferansta her trl ocuk fantezileri aktarlr. Bu fantezilerin
dalanmas gerekir, yani indirgeyici bir analiz ile zlmesi gerekir, buna
transferans zmek denir. Bu ekilde, enerji kullanlmaz durumda
yeniden serbestlie kavumu, gene bir tasarruf konusu kmtr ortaya.
Bir kez daha doaya gvenmek zorunda kalrz, uyum salayacak olan bir
objenin daha aranmadan nce seilmi olmasn umarz.

KSEL BLNDII VE ORTAK BLNDII


3 RECMZDE yeni bir aamaya gelmi bulunuyoruz. ocuksu
transferans fantezilerini yle bir noktaya getirdik ki; durum, hekimi,
babasnn, anasnn, amcasnn, velisinin, retmeninin ve btn aile
byklerinin yerine koyan hastann kendi iin bile yeterince ak artk.
Ancak deneyimlerimizin sk sk kantlad gibi, hekimi bir kurtarc,
tanrsal bir varlk gibi canlandran baka fanteziler de ortaya kmakta
doal olarak bu, salkl, bilinli dnme eylemi ile tamamiyle elimek
tedir. te yandan, bu tanrsal sfatlar, iinde yetitiimiz Hristiyanln
erevesini ok ayor; putatapcln bysne brnyor, ou kez de
hayvans biimde ortaya kyor.
Transferansn kendi de, bilind ieriklerin yanstlmasndan
ibarettir. lkin, hastalk belirtilerinden, dlerden ve fantezilerden de
anlayacamz gibi, bilindnn yzeysel ierikleri yanstlmaktadr. Bu
durumda, hekim (geen blmde szn ettiimiz talyan genci gibi)
olas bir k rolndedir. Sonra, baba rolnde kar ortaya: Bu baba, has
tann gerek babas iin besledii duygulara gre, ya iyi, mfik bir baba,
ya da grleyen bir babadr. Bazan hekim, anann ifade ettii nemi
stlenir; garip de olsa, olmayacak ey deildir. Btn bu fantezi
yanstmalarnn temeli, kiinin zel anlarndadr.
Son olarak da, allmadk fantezi biimleri kar ortaya. Hekime
olaanst gler atfedilir; ya byc, ya eytan, ya da bunun kart iyi
lik melei, kurtarc olur kar. te yandan, bu iki kart kiilii iinde
bulundurduu da olur. Hastann bilinli zihnine byle grnmesi art
deildir elbette, onu bu klkta gsteren ey yzeye kan fantezilerdir
sadece. Bu tr hastalar, bu fantezilerin kendilerinden doduunu, hekimin

kiilii ile uzaktan yakndan hi ilgisi olmadn bir trl kabule


yanamazlar. Bu yanlg, bellekte bir tr bir yanstmaya meydan verebile
cek herhangi kiisel bir nedenin bulunmamas gereine dayanmaktadr.
Anne ve baba bunlara mahal verecek tarzda davranmam olsalar da, bu
tr fantezilerin, ocukluk andaki bir dnemde, anaya ve babaya atfedil
diini gsteren vakalara rastlanmtr.
Freud, ksa bir denemesinde, Leonardo da Vinci'nin yallnda
nasl iki annenin etkisi altnda kalm olduunu gstermitir. ki anneden,
ya da iki ayr soydan gelme olay, Leonardo vakasnda, geerli olmasna
geerli idi, ama bu olay sadece onun iin deil, baka sanatlarn
yaamlarnda da rol oynamaktadr. Benvenuto Cellininin de iki ayr soy
dan gelme fantezisi vard. Bu genel mitolojik bir motiftir. Birok efsane
kahramanlarnda iki anneden sz edilir. Bu fantezi, kahramanlarn gerek
te iki anneye sahip olmalarndan domamaktadr, kiisel bellek alanna
deil, insanln zihin tarihinin esrarna ait, yaygn bir "ilksel" imgedir.
Her bireyde, kendi kiisel anlarndan baka, Jacob Burckhardt'n
yerinde bir deyimi ile ilksel simgeler vardr; bunlar kalubeldan beri
insan muhayyilesinden kaltm yolu ile edinilen kuvvetlerdir. Bu kaltm,
baz mitos ve efsane motiflerinin dnyann her yerinde ayn biimlerde
tekrarlanmas, gerekten hayret verici bir olay aklyor. Akl
hastalarmzn bizim ok eski metinlerde karlatmz imgelerin ve
armlarn aynn harfiyen niin canlandrdn gsteriyor. Symbole der
Wandlung (Dnm Simgeleri) adl kitabmda bunlardan baz rnekler
verdim. Byle derken, fikirlerin kaltm ile getiini ileri sryor deilim,
bambaka bir ey olan, bu gibi fikirlerin oluma olanandan sz ediyorum.
Tedavinin daha sonraki bir aamasnda, kiisel anlarla ilgisi
olmayan fanteziler belirmeye baladnda, iinde insanla ortak ilksel
imgelerin uyur durumda bulunduu, bilindnn daha derin bir katnn
tezahrleri ile karlayoruz. Bu imgelere veya motiflere arketipler
(ana rnekler) diyorum, bilindnn dominantlar (baskn rnekleri)
dediim de oldu. Bu fikrin daha ayrntl aklamas iin okurun ilgili
yaptlara bavurmasn neririm.
Bu bulu, olay anlamamzda bir adm daha ileri gtryor bizi: yani,
bilindnda iki kat bulunduu gereini kabul etmemize. Bir kiisel, bir

de, kiitesi, kiidnda bilind var. Bu sonuncusuna ortak bilind


da diyoruz, nk kiisel olabilecek bir eyden tamamiyle uzak,
tamamiyle evrensel bir olay; bu ieriklere her yerde rastlamak mmkn,
kiisel bilinte olmayacak eyler bunlar. Kiisel bilinte, unutulan anlar,
bastrlp geri itilmi olan (yani bile bile unutulmu) ac hatralar, eikalt
alglamalar, yani bilin yzeyine kacak gc bulamam duyualglamalar, en sonra da, bilin iin henz olgunlamam ierikler var.
Bu, sk sk dlerde karlatmz glge figrne tekabl etmektedir.
lksel imgeler insanln en eski ve en evrensel dnce biim
leridir. Bunlar duygu olduklar kadar, dncelerdir de; bilgi kaynan,
bilindn kendini bilmesi gibi gren felsef ya da gnostik sistemlerde
grld gibi, ksm ruhlar halinde, kendi bamsz yaamlarn
srdrrler. Melek, ba melek, Aziz Paulus'daki prenslikler ve gler,
Gnostiklerin arhonlar, Aeropagitus Diyonizos'un gksel hiyerarisi vb.
arketiplerin grece zerkliinden kaynaklanmaktadr.
imdi, transferansn kiisel, ocuksu biiminden kurtulduunda,
libido'nun setii objeyi bulmu oluyoruz. Bilindnn derinliklerine
doru yolculuuna devam eder ve orada ta balangtan beri uyuklamak
ta olan eyleri harekete getirir. nsanln o gn bu gndr yararland
gizli hzineyi, tanrlarnn ve eytanlarnn barnd, insann onlar
olmasayd insan olmaktan kaca u gl, byk dncelerin barn
d yeri bulmutur.
Ondokuzuncu yzyln dourduu byk fikirlerden birini alalm
ele: enerjinin korunmas fikrini. Bu fikri ilk ortaya atan Robert Mayer bir
hekim idi; bunu kefeden, fiziki ya da doabilimci olsayd, daha uygun
olurdu. Ancak, gzden karlmamas gereken bir olay var burada; bu
fikir, kelimenin tam anlamyla, Mayer tarafndan oluturulmu deildi.
O srada mevcut fikirler, ya da bilimsel varsaymlarn kaynamas sonucu
domamt, yaratcsnn iinde bir bitki gibi gelimiti. 1944 ylnda
Mayer, bu konuda Griesinger'e yle yazyordu: Kuram yaz masasnda
oluturmu deilim (burada gemi hekimi olarak 1840-1841 yllarnda
yapt baz fizyolojik gzlemleri anlatmaktadr). Fizyolojiye ilikin
sorunlar iyi anlamak iin, insann baz fiziksel sreler hakknda bilgisi
olmas arttr; tabii eylere, ben ahsen itici bulduum, metafizik adan

baklmad srece. Bylece kendimi fizie adadm ben de, bu konuya


ylesine kaptrdm ki kendimi, glen varsn glsn, bulunduumuz,
yeryuvarlann u cra kesine pek ilgi duymadm iin, almama ara
vermeyeyim diye teknede kalmay yeledim; o ana kadar, ve o andan
sonra da duymadm ve duymayacam bir ilham altndaydm. Kafamda
akan imekler Surabaya'ya kadar akt durdu, fikir fikri dourdu. O
zamanlar arkada kald, ama bende yzeye kan eylerin sakin kafa ile
incelenmesi, bunun sadece znel olarak kantlanabilecei bir hakikat
olduunu retti bana. Benim gibi fizikten pek anlamayan biri tarafndan
bunun gerekletirilip gerekletirilemeyecei belli deil.
Enerji bilimi stne yazd kitapta, Helm yle diyor: Robert
Mayer'in yeni fikri, zerinde daha ok kafa yorarak, geleneksel enerji
kavramlarndan kopmu deildir, bu fikir, sezgisel olarak alglanan fikir
lerdendir; ruhsal nitelikteki baka alanlardan treyen bu tr fikirler zihni
ele geirir ve geleneksel kavramlar, kendi suretlerine gre yeniden biim
lendirmeye zorlar.
imdi u sorun kyor ortaya: kendini byle doa gcyle kabul
ettiren bu yeni fikir nereden gelmektedir? Tropik lkelere bu ilk yolcu
luun saysz izlenimlerini tamamen glgede brakan, bilinci tutsak yapan
bu gc nerden alyor? Kolay yantlandrlacak sorular deil bunlar.
Kurammz buraya uygulayacak olursak, aklama yle olabilir: enerji
ve enerjinin korunmas fikri, ortak bilindnda uyur durumda bulunan
ilksel bir imge olmal. Byle bir sonuca varabilmemiz iin doal olarak bu
tr bir ilksel imgenin insanln zihin hayatnn gemiinde gerekten var
olmu ve alar boyunca iler durumda bulunmu olmasn kantlamak
zorundayz. Kant bulmak o kadar zor deil; yeryznn birbirinden ala
bildiine uzak blgelerindeki en ilkel dinler bu imge zerine kurulmu
bulunmaktadr. Tek ve belirleyici dncesinin her eyin evresinde
dnd, evrensel sihirli bir kuvvet olduunu syleyen, madde veya
zihin olaylarnn maddeden ok kuvvetlerin etkisine bal olduunu savu
nan dinamistik dinler vardr. nl ngiliz aratrmacs Tylor olsun, Frazer
olsun bu dnceyi yanlarak animizm (ruhuluk) diye dile getirmilerdir.
Gerekte, ilkellerdeki kuvvet-kavram birtakm ruhlar deil, Amerikal
aratrmac Lovejoy'un yerinde bir ifadesi ile ilkel enerji bilimini dile

getirmektedir. Bu kavram, ruh, can, Tanr, bedensel g, verimlilik,


dourganlk, by, nfuz, iktidar, itibar, tp ve efektlerin serbestlie
kavumas ile nitelenen baz duygusal durumlar ifade etmektedir.
Polinezya adalarndaki baz mulungu\w& ayn ilkel kuvvet kavram,
ruha, cinlere perilere inanmay, byy ve itibar ifade etmektedir; hayret
verici bir ey vki olduunda, halk Mulungu! diye barmaktadr. Bu
iktidar kavram, ilkeller arasnda en eski tanr kavramdr ve tarih boyun
ca saysz deimelere urayan bir imgedir. Eski Ahid'de sihirli g,
yanan alda ve Musann ehresinde tezahr eder; ncillerde, gkten
ateten diller biiminde Kutsal Ruh ile iner. Herakleitos'da dnya enerjisi,
hep canl kalan ate olarak, Perslerde tanrsal rahmet ahomann kor
halindeki ateinde vardr; Stoaclarda ilk scaklk, kaderin gcdr. Orta
a efsanesinde azizlerin balar evresindeki hale, eref nuru, k
halkas olarak grnmektedir ve azizin vecd halinde yatt kulbenin
damndan alev gibi parlamaktadr. Vizyonlarnda, azizler, bu gcn
gneini, nn tamln grmlerdir. Eski gre gre, ruhun
kendidir bu g; ruhun lmszl fikrinde, ruhun korunumu ikin
durumdadr, te yandan, Budistlerin ilkel ruh g kavramnda, snrsz
deiebilirlii ve sresiz korunumu fikri ikindir.
Grlyor ki, bu fikir insan beynine alar boyu aklmtr. Bunun
tezahr iin sadece baz koullarn ortaya kmas gerekmektedir. Robert
Mayer iin bu koullar yerine getirilmi bulunuyordu. nsanolunun en
yce, en iyi fikirleri, bu ilksel imgelerden ekilmi kopyalardr sanki. Bu
arketiplerin ya da ilksel imgelerin kayna sk sk sorulmutur. Bana yle
geliyor ki bunlarn kayna insanln srekli tekrarlanan yaantlarnn
birikimi olarak aklanabilir ancak.
En sk rastlanan, ayn zamanda en etkin olan yaantlardan biri, her
gn gnein grnrdeki hareketidir. Bilinen fiziksel sre erevesi
iinde bilindnda byle bir ey yok. te yandan, bulduumuz ey trl
eitlemeleri ile gne-kahraman mitos. Gn arketipini oluturan bu
mitosdur, fiziksel sre deildir. Ayn ey ayn evreleri iin de sylenir.
Arketip, ayn veya benzer mistik fikirleri defalarca tekrar etmek iin bir
eit hazrlktr. Dolaysyla, sanki bilind zerine tab edilen ey, fizik
sel sre tarafndan meydana getirilen znel fantezi-fikirler idi. Bu

durumda arketipler, znel tepkilerin neden olduu yinelenen izlerdir. Bu


varsaym, sorunu zmeden gerisingeri gnderiyor, ister istemez. Baz
arketiplerin hayvanlarda da bulunduunu, nitelii daha fazla aklanamayacak yaamn dorudan doruya ifadesi olduunu varsayabiliriz
pekl. Sadece arketipler deil, grne baklrsa, sonsuzca tekrarlanan
tipik yaantlarn izlenimlerinin dahi ayn zamanda sz konusu ayn
yaantlarn tekrarlanmasna ynelik etkenler gibi ampirik bir tutumlar
vardr. nk bir arketip, dte, fantezide, ya da yaamda tezahr ettii
zaman, yle bir etki ya da g dourur ki, bu sayede ya numinous (huu
uyandran, esrarl) bir etki yaratr, ya da bir harekete geilmesini gerek
tirir.
lksel imgeler hzinesinden nasl yeni fikirler doduunu bu rnek
te grdkten sonra, imdi transferans srecini incelemeye devam edelim.
Libidonun, obje olarak, grnte sama ve acayip fantezilerden ibaret
ortak bilindnm ieriklerini setiini grdk. Sylediim gibi, ilksel
imgelerin hekime yanstlmas, tedavinin bu aamasnda yabana atlma
mas gereken bir tehlikedir. mgeler sadece insanln ilk gnden beri
dnp durduu gzel ve ho eyleri deil, ayn zamanda insanln
yapabilecei eytanlklar ve ktlkleri de ierir. Sahip olduklar zgl
enerji sayesinde bunlar alabildiine ykl, zerk g merkezleri gibi
davranrlar bilin zerinde byleyici, ona sahip kc etkileri vardr;
dolaysiyle, sje'yi yaygn deimelere uratrlar. Bunu, din deitirme
lerde, telkin yolu ile etkilemelerde, zellikle de baz izofreni tiplerinin
balangcnda gryoruz. Eer hasta, hekimin kiiliini, bu yanstmalar
dan ayramaz durumda ise, durum vahimleir ve insan ilikisi
olanakszlar. Ama hasta bu tehlikeden kaarsa, bu kez imgeleri kendi
iine yanstma tehlikesi ile karlar, yani kafasndaki acayip zellikleri,
hekim yerine kendine yanstm olur. Bu da teki kadar kt bir eydir.
Da yanstmada, bir ya da hekimi olaanst bir biimde patolojik olarak
tanrsallatrma ile, te yanda, nefret dolu bir horgr arasnda gidip
gelmektedir. e yanstmada ise, gln bir ekilde, kendi kendinitannsallatrma ya da manevi bakmdan kendine ikence ektirme sz
konusudur. Her iki durumda da yaplan hata, ortak bilindnm ierik
lerini bir kii'ye atfetmektir. Bu ekilde, kendini, ya da eini, ya Tanr ya

eytan durumuna koymaktadr. Burada arketipin karakteristik etkisini


gryoruz: ilk alardan beri varolan bir eit g ile psieyi ele
geirmekte ve onu insanln snrlarn amaya zorlamaktadr. Sonu,
abartlma, iirilmi bir davran, zgr iradenin kayb, hezeyan ve hem
iyi hem de kt iin cokulu davran olmaktadr. nsanlarn cinlere peri
lere daima ihtiya duymu olmasnn, Tanrsz yaayamamasnn nedeni
budur; bunun istisnas dn yaam olan becerikli tek tk homo ocidettalis'in (Batlnn), kendilerini kaln kafal, souk yrekli, tenekeden
yaplm tanrlara dntrm olmas sonucu, Tanrlar lm olan
stinsanlardr. Tanr fikri, Tanrnn bizatihi varl sorunu ile hi ilgisi
olmayan, akld nitelikte olan mutlaka gerekli psikolojik bir ilevdir.
nsan zeks, bu soruyu ne yantlayabilir, ne de Tanrnn varlna bir
kant getirebilir. Arketip olduu iin, bilinli olmasa da, bilindnda var
olan, her yerde hazr ve nazr, kadiri mutlak, her eye gc yeten tanrsal
bir varlk fikri szkonusu olduu iin byle bir kant gereksizdir de.
Psienin iinde stn bir g vardr, bu bilinli olarak Tanr deilse,
Paulus'un szleri ile, insann kamdr. Ben Tanr fikrini bilinli olarak
ele almay yeliyorum, nk byle davranmayacak olursak, baka bir
ey Tanrlatrlr bu sefer, bu ancak sadece aydnlanm zeklarn
dourabilecei cinsten uygunsuz ve budalaca bir ey olur genelde.
Zekmz, Tanr hakknda dorudrst bir fikir oluturmada yaya
kalmtr, Tanr varsa eer, nasl varolduu da yantsz kalacak sorunlar
dandr. Tanrnn varl yantsz kalmaya mahkum bir sorudur. nsanlar
kalubeldan beri tanrlardan sz etmektedir bundan sonra da sonsuza dek
szn edecektir. nsan kendini ne kadar gzel grrse grsn, olas zihin
melekelerinin sadece biri olduunu ve ancak olaylar dnyasnn ona teka
bl eden yann kapsadm bilmek zorundadr. Ancak akln almad,
akld olan ey varlm drt bir yandan belirtmektedir. Akld olan da,
ayn ekilde, psikolojik bir ilevdir tek kelime ile, ortak bilinddr;
oysa akl olan temelde bilince baldr. Dnyada vki olan tek tek olay
larn dzensiz karmaasnda bir dzen aramas, sonra da, en azndan,
insan ilgilendiren sorunlarda bir dzen yaratmas iin, bilinli zihnin bir
nedeni olmas gerekir. Hem iimizdeki, hem de dmzdaki karmaay
elimizden geldiince skp karma tutkusu gibi vlesine yararl bir

tutku, bizi etkilemektedir. Grne baklrsa, bunda ileri gidilmitir. Bir


akl hastas, bir keresinde yle demiti bana: Doktor, dn gece gkleri
batanbaa cva biklorr ile dezenfekte ettim, ama Tanry bulamadm.
Dedii ey, bizim de bamza geldi galiba.
Gerekten byk bir bilge kii olan koca Herakleitos psikoloji
yasalarnn en harikasn kefetmiti: kartlarn ayarlayc ilevi idi sz
konusu olan. Buna, tersine komak anlamna gelen enantiodromia
demiti; bundan anlad, her eyin er ge kartna doru koaca idi.
(Burada yukarda szn ettiimiz Amerikal adam olaynn enantiodromia'nin iyi bir rnei olduunu hatrlataym.) Grld gibi, kltrn
akla uygun tutumu, ister istemez kartna doru komaktadr, yani
kltrn akld bir ekilde yok edilmesine doru. Kendimizi asla akl ile
zdeletirmememiz gerek, nk insanolu hibir zaman sadece akll
yaratk olmamtr, olmayacaktr da; bu, zppe kltr tacirlerinin kulana
kpe olsun. Akld hem skp atlamaz, hem de atlmamas gerekir.
Tanrlar lmez, lmemelidir de. Biraz nce, insan psiesi iinde stn bir
gcn var gibi grndnden sz ettim ve bunun Tanr fikri deilse eer
insan karn olacan syledim. Anlatmak istediim u idi: u veya bu
temel bir igd, ya da fikirler kompleksi, daima psiik enerjinin tmn
kendine eker, ben'i de hizmetine koar. Genelde, bu enerji odana yle
bir g ile ekilir ki, kendini onunla zdeletirir ve artk baka bir eye
ihtiyac olmadn dnr. Bylece bir cinnet, bir monomani, ya da
ecinnilik oluur; psiik dengeyi ciddi bir ekilde tehlikeye sokan akut bir
tek yanllk meydana gelir. Byle bir tek yanllk kapasitesinin baarnn
srr olduu kesin uygarlmzn canla bala tevik ettii cinsten bir
baar. Bu monomanilerde enerjinin birikmesine, bu tutkuya, eskiler
tanr diyordu, bugn de gnlk konumada ayn atfta bulunuruz.
unu bunu tanrlatryor demez miyiz? nsan, kendisinin istediini
seme zgrl olduunu sanyor, baz glerin elinde oyuncak
olduunu farketmiyor, ilgi duyduu eyin efendisi durumuna geldiini,
tm gcn kendine ektiini biliyor. Bu tr ilgi konulan tanrlamakta,
ounluka da kabul edildiinde yava yava bir tapnak oluturmakta
ve evresinde bir cemaat toplamaktadr. Biz buna rgt diyoruz. Bunun
ardndan rgt paralamay hedefleyen bir tepki geliyor, bylece eytan

blis ile kovmaya alyoruz. Kesin iktidar elde eden bir hareket soruna
zm getirmedii zaman, szn ettiimiz ters yne koma hareketi
balyor, nasl rgtlenirken gz kapal bir tutum iinde olmusa, rgt
bozma hareketinde de yle hareket ediyor.
Bu uursuz ters yne koma yasasndan tek kurtulabilen kimse, ken
dini bilindndan soyutlayabilen insandr, ancak bunu bastrma yoluyla
halledemez, yoksa bastrd ey onu arkasndan vurur, her ne deil ise
onu karsna koyarak zmler.
Bu, onu, yukarda szn ettiimiz aa tkrsem sakalm, yukar
tkrsem bym ikileminden kurtulma yoluna sokar. Hastann ben ile
ben-olmayan', yani ortak psieyi ayrmas gerekir. Bundan byle kendini
uyduraca malzemeyi bu yolla elde edecektir. imdiye dek kullanlamaz
ve patolojik durumdaki enerjisi, uygun bir alana girmitir. Ben'i, benolmayan'dan ayrt edebilmesi iin yaama kar olan grevini yerine
getirmek zorundadr. Bu konuda ihmal edecei her ey bilindna kaya
cak ve durumunu destekleyecektir, bylece kii onun tarafndan kylma
tehlikesi ile karlam olacaktr. Ama bunun iin deyecei ceza ardr.
Eskilerden Siynesiusun dedii gibi, tanr ya da cine dnen kendisine
vahiy gelen ruh tur (pnmatik gibi), bu durumunda da Zagreus gibi
tanrlar tarafndan paralara ayrlarak cezalandrlacaktr. Nietzsche'nin,
hastalnn balangcnda duyduu yaant buydu. Enantiodromia demek,
kart-iftlere ayrlmak demekti, bu, tanrnn sfatlarndandr, dolaysiyle ayn zamanda benzeyen insann da sfatlarndandr; o insan ki,
tanrya benzerliini, tanrlarna stn gelmi olmasna borludur. Ortak
bilindndan sz eder etmez, genlerin ya da uzun sre ocuk kalm
kiilerin pratik analizi dnda kalan bir alandaki bir sorunla kar karya
buluyoruz kendimizi. H l zmlenmesi gereken anne ve baba
imgelerinin sz konusu olduu, sradan adamn doal mlk olan, hl
fethedilmeyi bekeleyen bir miktar yaamn bulunduu her yerde, ortak
bilindndan ve kartlar sorunundan sz etmesek daha iyi olur. Ama ana
baba transferanslar ve genlik hlyalar egemenlik altna alndnda, ya
da egemenlik altna alnmaya hazr olduunda ancak, bunlardan sz
amak zorunda kalrz. Burada Freud ve Adler'in indirgeme yntemlerinin
dndayz; bir insann meslei veya evlilii, ya da yaamnn genileme

si anlamna gelecek herhangi bir eyi engelleyen manialar artk bizi


ilgilendirmiyor, imdi karmzda, adamn yaamn srdrmesi iin
gerekli anlam bulmak zorundayz anlamsz bir tevekkln ve piman
ln tad anlamn tesinde bir anlam sz konusu.
Yaammz gnein seyrini izliyor. Sabahleyin g kazanmaya
balyor, le vakti scakl doruk noktasna kyor. Derken kar
koma, enantiodromia balyor: ileri hareketinde gc artmyor, eksiliyor.
Dolaysyla gen ile yal kimselere uygulamamz gereken yntem ayn
olamaz. Birinci durumda, yaylmay ve ykselmeyi engelleyen manialarn
tmn ortadan kaldrmak yeterli; ikinci durumdaysa inie yardm eden
her eyi eitmemiz gerek. Toy bir delikanl, yallarn kendi haline
braklmas gereine inanr, ac patlcan kra almaz der; ona gre onlar
eleyeceklerini elemiler, eleklerini de asmlardr, gemie mzi derler.
Ancak, yaamn anlamnn genlik ve byme a ile son bulduunu
sanmak yanltr; rnein, menopozdan sonra kadnda i kalmad
demek doru deildir. Yaamn ikinci yars, tpk birinci yars kadar
anlam doludur; sadece anlam ve ama bakadr. nsann iki amac vardr:
birincisi doal bir amatr, ocuk edinmek, oluunu ocuunu geindir
mektir; bunun iin para ve sosyal mevki gerekir. Bu ama gerekleti
inde yeni bir evre balar: bu da kltr evresidir. Birinci amac gerek
letirme iin doa bize yardm eder, bunun iin eitim yardmmza koar;
ikinci amaca erimek iin pek yardmcmz yoktur. ou kez, sahte bir
tutku ile karlarz; yal adam yeniden delikanllk hevesine kaplr; iin
iin buna inanmaz oysa. Doal evreden kltrel evreye geii birok
kimse iin bu denli zor ve ac yapan budur; genlikten biraz pay almak
iin genlik hevesine kaplrlar, genlerle gen olurlar. Bunu zellikle
annelerde grrz, ocuklarnda ararlar anlamlarn, onlardan bir an
vazgeecek olsa, dipsiz bir uuruma deceklerini sanrlar. Nevrozlarn
hayatn akamnda domasnda aacak bir ey yok. Bu bir tr ikinci
ergenlik adr, tutku frtnalarnn estii tehlikeli bir a. Ancak, bu
yata ortaya kan sorunlara artk eski reeteler para etmez; yelkovan geri
alnamaz. Gencin darda bulduu eyi, yaamnn ikinci yarsndaki
adam iinde arayp bulmak zorundadr. Burada, hekime epey ba ars
veren yeni sorunlarla karlayoruz.

Yaamn birinci yarmndan ikinci yarmna gei, eski deerlerin


yeniden deerlendirilmesi demektir. Bir an nce eski ideallerimizin
kartnn deerini takdir etmemiz, eski inanlarmzdaki yanl
alglamamz, eski gereimizde gerek olmayan tanmamz, o ana kadar
ak denilen eyin iinde ne kadar dmanlk, hatta nefret pay olduunu
bilmemiz gerekir. Kartlar atmasnn cazibesine kaplan birok kii,
kendilerine iyi ve urunda aba sarfetmeye deer gibi grnen her eyi
kaldrp atm, eski benlerinin tam tersi bir yaam srmeye almlardr.
Meslek deitirmeler, boanmalar, dinsel kamplar, her trl din, siyasi
parti veya inan deitirmeler, kar tarafa gemenin belirtileridir. Kar
tarafa gemeye engel olan ey, insann eski yaamnn bastrlmas, bilin
li erdemler ve deerlerin kartlarnn henz bastrlm ve bilindnda
bulunduu zamanki eski dengesiz durumu ortaya karmasdr. Eskiden
olduu gibi, belki de, nevrotik bozukluklarn nedeni, kart fantezilerin bilindnda bulunmasyd, imdi ise eski ideallerin bastrlmas sonucu
bozukluklar ortaya kmaktadr. Bir deerdeki deersiz olan veya bir
hakikatteki hakikat olamayan grdmzde deer veya hakikatin
ortadan kalktn sanmamz byk bir yanlgdr. Sadece grecelemitir.
nsana degin her ey grecedir, nk her ey bir i kutuplulua dayanr;
nk her ey bir enerji olaydr. Enerji, doal olarak, nceden var olan
bir kutupluluk stne dayanr, onsuz enerji olamaz nk. Enerji
anlamna gelen dengeleyici srecin gereklemesi iin daima yksein ve
alan, scan ve souun vb. olmas gerekir. Dolaysyla, kartlar
lehine btn nceki deerleri yadsma eilimi, szn etmi bulunduu
muz tekyanlhk kadar bir abartdr. Sorun evrence kabul edilmi, hak
knda kuku olmayan deerleri reddetmekse bu nne geilemeyecek bir
kayp olur. Bu ekilde hareket eden, Nietzschenin de demi olduu gibi,
iindeki deerlerinden boalm olur.
Esas sorun, kart tarafa gemek deildir, bir taraftan eski deerleri
korurken, te taraftan kartlarn da tanyabilmek sorunudur. Doal
olarak, bu, atma ve kiinin blnmesi demektir. Hem felsef adan,
hem ahlksal adan insann bundan kanmas normal; karta gemekten
daha sk rastlanan baka bir seenek de eski davrann talamasdr.
Kabul edilmesi gerekir ki, yallar sz konusu olduu zaman, her ne kadar

naho olsa da, bu bir baar saylr; en azndan kanlarna srt evirmemi
oluyorlar, drstlklerinden amyorlar, sersemlemiyorlar, szlerinden
dnmyorlar, sadece cansz odunlayorlar, ya da daha kibarcas,
gemiin direkleri oluyorlar. Ama bunun yannda ortaya kan arazlar,
katlk, darkafallk, zararl olmasa bile ho deil; nk bir hakikati, ya
da baka bir deeri benimseme yntemleri ylesine esneklikten uzak ve
iddetlidir ki, kaba davranlar, hakikatin kendine ektii eyden daha
fazlasn iter, sonu olarak, arzu edilen iyinin kart elde edilmi olur.
Katlklarnn esas nedeni kartlar sorunundan korkmaktr: Medarus
uursuz kardei karsnda, esrarl bir dehete kaplr. Dolaysyla, yalnz
tek bir hakikat, tek bir yol gsterici eylem ilkesi olmas gerekir; bu ilke
salt olmaldr; yoksa, kendileri dnda, her yerde, her an vukuu bulabile
cek faciaya kar koruma salamazlar. Ama aslnda en tehlikeli devrimci
kendi iimizdedir, yaamn ikinci yarsna sa salim geilmek isteniyorsa
herkesin bunun bilincine varmas gerekir. Elbette imdiye kadar yaam
olduumuz gvensizlikle, i blnmesiyle ve elien inanlarla dei
tokuta bulunmamz gerekecektir. in beter yan, bu durumdan kurtu
luun olmamasdr. Mantk tertium non datur (baka kar yol yok) diyor.
Tedavinin uygulamadaki gereksinimleri bizi, bu tahamml tesi
durumdan karacak baka yol ve vasta aramamza zorlad. Grnrde
alamayacak bir engelle karlanca insan geri adm atmaktadr: teknik
deyimi ile regresyona bavurmaktadr. Bugnkne benzer durumlar
yaad eski zamana dnyor, o zaman kurtulmak iin hangi areye
bavurduysa o areyi yeniden deniyor. Ancak genlikte ie yarayan ey,
yallkta ie yaramamaktadr. Nitekim, eski mevkiine dnmek, Amerikal
iadamnn iine yaramamt, grdmz gibi. Bu durumda gerileme,
yani regresyon, ocukluk ana kadar gitmektedir (birok yal
nevrotiin ocuka davranlarnda grrz bunu) hatt ocukluk nce
sine uzanmaktadr. Bu garip grnebilir, ama mantken olmayacak ey de
deildir.
nce de sylediimiz gibi, bilindnda iki kat var gibidir: kiisel
kat bebeklik dneminin ilk anlarna uzanr, ortak kat ise bebeklik dne
minin ncesine gider, atalarmzn yaamnn kalntlarm kapsar. Kiisel
bilindnn an-imgeleri, deyim yerindeyse, dolmutur; nk bunlar

bireyin kiisel olarak yaad imgelerdir, ortak bilindmn arketipleri


dolu deildir; nk kiisel olarak yaanm olmayan biimlerdir. te
taraftan, psiik enerji geri gidecek olursa, ilk bebeklik dneminden de
geriye uzanr ve atalarmzn mirasn kapsayacak olursa, o zaman mitolo
jik imgeler uyanr: bunlar arketiplerdir. O ana kadar varlndan hi
haberimiz olmayan manevi bir i dnya almakta, tm eski fikirlerimizle
taban tabana zt gibi duran ierikler sergilenmektedir. Bu imgeler ylesine
youndur ki, milyonlarca kltrl insann niin teosofi ve antroposofinin
bysne kapldn anlamamz kolaylatrr. Byle olmasnn nedeni,
bu gibi ada gnostik sistemlerin, kendi iimizde, dile getirilemeyen olup
biten eyleri, katoliklik de dahil, Hristiyanln mevcut biimlerinin her
hangi birinden daha iyi ifade etme ve anlatma ihtiyacn karladklarndandr. Katoliklik, protestanlktan daha kapsaml bir biimde daha iyi dile
getiriyor elbette. Ancak ne gemite, ne de imdi, Katoliklik, eski putatapmaclk simgeciliinin zenginliine ulaamamtr; bu simgeciliin
Hristiyanla kadar uzamas, daha sonra yava yava yer altna inmesi ve
erken Orta adan amza kadar canlln korumas bu nedendendir.
Byk apta yzeyde grnmez olmutur: ancak, klk deitirerek,
ada ynelimli bilinli zihnimizin tekyanlln telfi etmek iin geri
gelmektedir. Bilincimiz ylesine doymu, yurulmu bulunuyor ki, Hris
tiyanlk, bugn bize egemen olan fikirlerimizin alabildiine belirgin bir
biimde kart tezi gibi grnd iin, bilindndaki kart pozisyon
orada tutunacak yer bulamamaktadr. Bir pozisyona ne kadar tek yanl,
kat ve salt olarak tutunulursa, teki o kadar saldrgan, dman ve
uyumaz olmakta, dolaysyla ilk bakta bu ikisinin uyuma olasl yok
gibi grnyor. Ancak bilinli zihin hi olmazsa btn insan grlerinin
greceli geerliini kabul ederse, muhalefet de uyumaz niteliinden bir
eyler kaybeder. Bu arada atma kendine, ifadesini bulabilecei uygun
yerler aryor, rnein Budizm, Hinduizm, Taoizm gibi dou dinlerine
yneliyor. Teosofideki senkretizm bu gereksinimi epey karladndan,
neden baar kazand aklanm oluyor.
Analitik tedavide ifade edilmesi, biim verilmesi gereken arketipik
yaantlar sz konusudur. Doal olarak, bu tr yaantlarn doduu
zaman ve zemin sadece bu deildir; ou kez, beklenmedik anda zuhur

ederler, stelik sadece psikolojik-kafal kimselerde deil. Akl


salndan profesyonel psikologun dahi hibir kuku duymayacak
olduu kiilerin azndan nice ilgin dler ve vizyonlar anlatldn
duymuumdur. Arketipin yaants ounluk, kiinin en byk sim gibi
saklanr, nk insan varlnn z ile ilgilidir. Ben-olmayann, anlaya
meydan okuyan bir i muhalifin ilksel yaants gibidir. Bu durumda,
doal olarak, bize yardmc olabilecek paralel olaylar ararz; farkna
vardmz ey zgn vakann, birtakm karsamal fikirlerle yorum
landdr. Tipik bir rnei Fleli Nikolas Kardein leme vizyonu, ya
da kendisinin ilkin tanrsal bir vahiy gibi sonra da eytan gibi grd
Aziz Ignatiusun gk gzl ylan vizyonu gibi. Bu dolambal yorumlar
la, otantik yaantnn yerini, yabanc bir kaynaktan alnm imgeler ve
szckler almaktadr; kendi topramzda yetimi olmayan, yrekleri
mizle deil de kafalarmzla balants olan grler, fikirler ve biimler
almaktadr. Dorusu, dncelerimiz bile kendi rn olmad iin bun
lar kolaylkla anlayamamaktadrlar. Bu gibi ikameler, insanlar glgeli,
gerekd yapmaktadr; yaayan hakikatler yerine bo szckler koy
maktadr ve ac dolu, kartlarn geriliminden, canl ve yaratc her eyin
solup ld, soluk, iki-boyutlu hayaller dnyasna kamaktadr.
Regresyon ile bebeklik-ncesi dnemle ortaya kan, o szle ifade
edilemeyecek olaylarn ikamelere ihtiyac yoktur; her insann yaamna
ve iine gre tek tek biimlenmeyi isterler. Bunlar, atalarmzn yaam,
sevinleri ve zntlerinden treyen imgelerdir ve sadece yaant olarak
deil, ayn zamanda fiilen de hayata dnmeyi arzu etmektedirler. Bilinli
zihne ters dtklerinden, dorudan doruya dnyamza aktarlamamakta, bilin ile bilind hakikat arasnda araclk yapacak bir yol bulunmas
gerekmektedir.

SENTETK YA DA YAPICI YNTEM


IB iLN D II ile uyuma sreci, bir itir baya, hem eylem hem
de eziyet sz konusudur. Gerek, ya da hayal, rasyonel ve akld veri
ler zerine dayandrlan bir ilevi canlandrd iin, bilin ile bilind
arasnda alan uurum zerinde bir kpr oluturduundan buna
doast ilev denmitir. Bu doal bir sretir, kartlarn geriliminden
doan enerjinin tezahrdr, dler ve vizyonlarda kendiliinden ortaya
kan bir dizi fantezi-olaylarndan ibarettir. Ayn sre baz izofreni
biimlerinin balang evrelerinde de gzlemlenebilir. Bunun klasik bir
rnei Gerard de Nervalin zyaam yks Aureliada vardr. Ama ede
biyattaki en nemli rneini Faust Ilde gryoruz. Kartlar birletiren
doal sre, aada anlatacam eyden ibaret bir yntem gelitirmeme
rnek ve temel oluturdu: bilinli bilinsiz doann buyruu ile vaki olan
her ey, bile bile arlm ve bilince ve bilincin grnmne entegre
edilmitir. Baarszla urama ou zaman, bunlarn, kendi ilerinde
gerekleen olaylara egemen olabilecek zihinsel ve ruhsal tehizata sahip
olamamalarndan domaktadr. Burada zel bir tedavi yntemi olarak
tbb yardmn iin iine girmesi gerekir.
Grm olduumuz gibi, bu kitabn banda ele alnan kuramlar,
d (veya fanteziyi), kendisini oluturan an birimlerine ve arkadaki
igdsel srelere ayrarak zmleyen, tamamiyle nedensel ve
indirgeyici bir usule dayanmakladr. Bu usuln uygunluunu ve snrlarn
yukarda anlattm. Bu, d simgelerinin kiisel hatralara ya da arzulara
artk indirgenemeyecei, yani, ortak bilindnn imgelerinin belirmeye
balad noktada, ilemez duruma gelmektedir. Bu ortak fikirleri herhan
gi kiisel bir eye indirgemeye almak bounadr bouna olmas bir

yana, ac deneyimler sonucu rendiime gre, ayn zamanda zararldr


da. Nice glklerden, uzun tereddtlerden sonra ve birok baarszlklar
sonucu bulduum doru yol sayesinde, sz edilen anlamda, tp psikolo
jisindeki katksz kiiselci tutumumu braktm. Sadece indirgemeden
ibaret olduu apta, analizin sonunda ister istemez bir sentezin gelmesi
gerektiini, baz psiik malzemenin, incelemek iin paralara ayrldnda
hemen hemen hibir ey ifade etmediinin, tersine, paralara ayrlacana,
anlamn, amplifkasyon yntemi dediimiz yntemle elimiz altndaki
btn bilinli vastalarla takviye edilip yaygnlatrld takdirde zengin
leeceini temelden saptamam gerekti. Ortak bilindmn imgeleri veya
simgeleri, sentetik tedavi yntemi deerlerini ortaya karmaktadr. Nasl
ki, analiz, simgesel fantezi malzemesini, kendisini oluturan paralarna
ayryorsa, sentetik usul de bu malzemeleri evrensel ve anlalabilir bir
ifadede btnletiriyor. Bu usul sanld kadar basit deildir, srecin
btnn aklamaya yardm edecek bir rnek vereyim. Kiisel bilindnn analizi ile ortak bilindndan ieriklerin yzeye kmak zere
olduu o kritik snr izgisine gelmi olan bir kadn hasta yle bir d
grmt: Geni bir rman kar yakasna gemek zereyim; arada
kpr filan yok, ancak geebileceim s bir yer buluyorum. Tam ayam
suya atmken, suda gizlenmi bir yenge ayam kskalaryla tutuyor ve
gitmemi engelliyor. Derken korku iinde uyanr. armlar: Irmak:
Almas g bir snr bir engeli amam gerek belki de ar ilerle
diim iin kar yakaya gemem gerek.
Slk: Gvenle karya geilebilecek bir frsat olaan bir yol,
yoksa rmak ok geni olurdu tedavide engel olana var.
Yenge: Yenge suda iyi gizlenmi, gremedim Kanser
(Almancada yenge krebs = ngilizcede crab) korkun bir hastalk
(kanserden len Bayan X e atf) bu hastalktan korkuyorum yenge
gerisingeri yryen bir yaratk doal olarak beni rmaa ekmek isti
yor beni feci ekilde yakalad, feci korktum kar kyya gemem
den beni alkoyan nedir? Tamam, arkadamla (kadn) yeniden kavga
ettik.
Bu arkada ile olan ilikilerinde bir gariplik var. Yllar boyu srm
olan, ecinsellie yakn, duygusal bir ba var aralarnda. Arkada da bir

ok bakmdan hastann kendi gibi, o da sinirli. Ortaklaa ilgilendikleri bir


ok sanat dal var. Hastann kiilii arkadamnkinden daha kuvvetli.
Arkadalklar ar derece samimi olduundan ve hayatn birok baka
olanan dladndan, ideal dostluklarna karn, ikisi de sinirli ve sinir
lenmeleri birtakm vahi sahnelere neden olmakta. Bilind bu yolla
aralarna mesafe koymaya almakta, fakat buna kulak asmamaktadrlar.
Kavga, genelde, bunlardan biri yeterince anlalmadn farkettiinden,
birbirleri ile daha ak konumalarm stelediinden balamaktadr,
bylece, zerine her ikisi de ilerini dkmeye karar veriyorlar. Doal
olarak ok gemeden gene anlaamyorlar, daha beter bir sahne izliyor bu
kez. Eh, hi yoktan bu da fena saylmaz. Bu kavga, ne zamandr bir trl
brakmak istemedikleri holanma ve zevkin yerine gemekteydi. zellik
le hastam, her ne kadar her sahne onu ar derecede yoruyor idiyse de,
en yakn arkada tarafndan anlalmamann verdii o tatl acy duy
madan edemiyordu. Hastam oktan beri bu dostluun marazi bir hal
aldn farketmiti, ancak sahte bir tutku, bu arkadal kurtarmann hl
bir yolu olduuna inandrmt ona. Vaktiyle annesi ile arasnda abartl ve
fantastik bir iliki vard, annesinin lmnden sonra da duygularn arka
dana aktarmt.
Analitik (nedensel-indirgeyici) yorum: Bu yorum tek bir cmle ile
zetlenebilir: Irman kar yakasna gemem (yani arkadamla ilikimi
kesmem) gerektiinin farkndaym, ama arkadamn beni tutup saran kol
larn amamasn istiyorum ocuksu bir arzu bu, annenin o ok iyi
bildiim sarl ile bana sarlp kendisine doru ekmesini istiyorum.
Arzunun uygunsuzluu, olaylarn geni apta kantladna gre, gl
ecinsellik altakntlarmda. Yenge onu ayandan yakalyor. Hastann
kocaman erkek ayaklar var, arkada ile olan ilikisinde erkek rol
oynuyor, buna tekabl eden cinsel fantezileri var. Ayak ou kez erkek
uzvunu canlandrr. Tam yorumu yle: arkadan brakmak iste
memesinin nedeni, onun iin duyduu cinsel isteklerini bastrm
olmasdr. Bu arzular, bilinli kiiliin eilimi ile hem ahlaksal hem de
estetik bakmdan uygunsuz olduundan, bunlar bastrlmtr, dolaysyla
aa yukar bilind saylr. Kaygs, onun bastrlm arzusuna tekabl
etmektedir. Bu yorum hastann yce dostluk idealini yerin dibine

batrmaktadr. Analiz esnasnda, bu noktada, bu yoruma kar kamaz


dm elbette. Bir sre nce bu olaylar ecinsellik eilimi konusunda onu
ikna etmi bulunduu iin, kendinin houna gitmese de bu eilimini
kolayca kabul ederdi. Tedavinin bu noktasnda byle bir yorumda bulun
mu olaydm, herhangi bir direnme ile karlamazdm. Ho olmayan bu
eilimin verdii acy, anlay sayesinde yenmiti. Ama bana: Niin
hl bu d analiz edip duruyoruz? Sylediklerinizi ne zamandr biliyo
rum. diyebilirdi pekl. Nitekim bu yorum hastaya yeni bir ey syle
memekte; dolaysyla ilgin ve etkin bulmuyor. Byle bir yorum
tedavinin balangcnda imknsz olurdu, nk hastann ar iffeti hibir
surette byle bir eyi kabul etmezdi. Anlay zehirinin kk dozlarla,
titizlikle verilmesi gerekiyordu; ta ki daha mantkl dnr duruma
gelinceye dek. Analitik ya da nedensel-indirgeyici yorum yeni bir eye
k tutmazsa, ayn eyin trl eitlemelerini gstermekte devam ederse,
olas arketip motiflerinin aranma zaman gelmi demektir. Nedenselindirgeyici yntemin bu durumda baz sakncalar vardr. Bir kere has
tann armlarn, rnein, yengecin kanseri artrmasn (crab=cancer) dikkate almamaktadr. Sonra, zellikle seilen bu simge aklan
madan kalmaktadr. Ana-arkada niin yenge olarak canlandnl-maktadr? Daha gzel, daha plastik bir figr, bir su perisi olabilirdi. O bir
yandan kz niteliinde, onu ekiyor, bir yandan erkek niteliindeki o, alta
dyor vb. Bir ahtapot, bir ejder ya da balk da ayn grevi grebilirdi.
nc olarak da, nedensel-indirgeyici yntem, dn zel bir olay
olduunu ve dolaysyla alabildiine ayrntl bir yorum, yengeci, hibir
zaman sadece arkadaa veya anneye gtremez, ayn zamanda sjeye,
yani dgrenin kendine de gtrmesi gerekir. Dgrenin kendidir tm
d; hem rmak, hem slk, hem yengetir, daha dorusu, bu ayrntlar,
sjenin bilindndaki koullarn ve eilimlerini dile getirmektedir.
Bu ereve iinde aadaki yeni deyimleri kullanmam gerekti: d
imgelerini gerek objelerle eit gren her yorumu, obje (nesne) dzeyinde
yorum diye adlandryorum. Buna kar, dn her bir blmn ve iinde
rol alan herkesi dgrenin kendine gtren yoruma da sje dzeyinde
yorum diyorum. Obje dzeyindeki yorum analitiktir, nk, d ieriini,
d durumlara gtren bellein komplekslerine ayrmaktadr. Sje

dzeyindeki yorum sentetiktir, nk bellekteki kompleksleri d neden


lerinden ayrr, bunlar sjenin eilimleri veya btn oluturan paralar
olarak grr ve yeniden sje ile birletirir. (Herhangi bir yaantda, sadece
nesneyi deil, ilkin ve her eyden nce, kendimi yaarm, doal olarak
yaanty kendi kendime aklamam kouluyla.) Bu durumda, dn
btn ierikleri, znel ierik bakmndan simge olarak ele alnr. Sentetik
veya yapc yorum sreci sje dzeyinde bir yorumdur.
Sentetik (yapc) Yorum:
Hasta, ortadan kaldrlmas gereken engelin kendinde olduundan
habersizdir: almas g ve daha ileri gitmesini engelleyen bir snr izgi
sidir bu. Gene de bu engeli amak olanakldr. Ancak, tam bu srada zel
ve hi beklenmedik bir tehlike kmaktadr ortaya geri geri, aalara
doru hareket eden ve birlikte dgreni de srklemek isteyen (insanolmayan, ya da insanalt olan) hayvana benzer bir ey. Bu tehlike gizli bir
yerde ortaya kan ve tedavisi olanaksz (ezici) ldrc bir hastala ben
zeyen bir ey. Hasta, arkadann onu engellediini ve aalara doru
srklemeye altn sylemekte. Buna inand srece, arkadan
kalkndrmaya, eitmeye ve slah etmeye almaya devam etmesi
gerekmektedir; kendisinin aalara srklenmesini durdurmak iin, bo
ve anlamsz, idealiste abalama zorunda kalmaktadr. Arkada da, hasta
ile ayn durumda olduu iin, benzer abalarda bulunmak zorundadr. Biri
tekinin stne kmaya alan, dven horozlar gibidirler. Biri ne
kadar yksee srarsa, teki o kadar ac ekmektedir. Niin mi? Her biri
suun dierinde olduuna inand iin. Sje dzeyinde yorum bu
lgnlktan kurtarmaktadr: d, hastaya, iinde, snr amasn, yani bir
durumdan ya da davrantan dierine gemesini engelleyen bir ey
olduunu gstermektedir. Davran deiiklii olarak bir yer deitirme
eklindeki yorumu baz ilkel dillerdeki ifade tarzlarnda grlmektedir.
Gitmeyi dnyorum sz gitme noktasndaym (zereyim) gibi
ifade edilmektedir. D dilini anlalr klmak iin ilkellerin psikolojisin
den ve tarihsel simgecilikten saysz paralellere ihtiyacmz var, nk
dler, temelde btn gemi evrim alarndaki ilevsel olanaklarn

kalntlarn iinde bulunduran, bilindndan kmaktadr. Bunun klasik


bir rnei, inlilerin / Ching adl fal kitabndaki Byk suyun karsna
gemektir.
imdi her ey yengeten ne anlalacana dayanyor doal olarak.
Bir kere (arkadan artrdna gre) bunun arkadayla ilgili olmas
gerekir, ama ayn zamanda annesi ile de ilgisi olmas gereken bir ey.
Anne ile arkadan bu nitelik ile ilgili olup olmamas, hasta bakmndan
nemli deil. Durum deiecekse, hastada bir deiiklik olmas gerekir.
Annede bir ey deitirilemez artk, nk lmtr. Arkada ise,
deimesi stelenemez. Deimek istiyorsa, bu kendi bilecei bir i. Sz
konusu niteliin anneyle balantl olmas, bebeklik an ilgilendiren bir
eye iaret ediyor. Peki, hastann anne ve arkada ile olan ilikisinde
ortak ne var? Ortak etken, iddetli ve duygusal bir sevgi arzusu, altnda
ezilecek kadar tutkulu bir etken. Bu arzu ocuun bir eyi tutturmas gibi,
kar konulmas g bir nitelik tayor. Bir igdnn zorlayc niteliine
sahip, henz ehliletirilmemi bir taraf olan libidonun disiplin altna
alnamayan, ayrtrlmam, insanslatrlmam bir blm var
karmzda. Byle bir blm iin hayvan iyi bir simgedir. Hayvan olsun
olmasn, ama, neden yenge? Hastada yengecin artrd szck
kanser; hastann imdiki yanda len Bayan X kanserden lmtr. Hasta
yle veya byle Bayan X ile zdeletirmi midir kendini? Bu noktay
biraz deelim. Hasta Bayan X hakknda unlar sylemitir: Bayan X
erken dul kalmt; neeli, hayat dolu bir kadnd; birok erkek dostu
olmutu, bunlar arasnda, hastann kendinin de tand onu byleyici ve
garip bulduu, son derece yetenekli bir sanat vard. zdeleme, ancak
gereklememi, yani bilind bir benzerlie dayanr ancak. Hastamz ne
bakmdan Bayan X ile benzeiyor acaba? Burada hastaya daha nceki
fantezilerini ve dlerini hatrlattm, bunlar onda hoppa zppe bir yan
olduuna iaret ediyordu; kendi iinde, belli belirsiz alglad bu eili
min, onu ahlksz yaamaya itmek istediini farkettii iin, bastrmaya
almt. Bylece hayvan unsurunun anlalmasna yardm edecek
nemli bir aamada daha bulunmu oluyoruz; bylece bir kez daha ayn,
eitilmemi, igdsel bir arzu ile karlayoruz; ancak, bu kez erkeklere
ynelmi durumda. Arkadan brakmak istemeyiinin bir nedenini daha

kefetmi oluyoruz: kendisine ok daha tehlikeli grnen teki eiliminin


kurban olmamas iin arkadana smsk tutunmas gerekiyor.
Dolaysyla, ocukluk, ecinsellik dzeyinde kalyor, bir savunma grevi
gryor onun iin. (Bunun uygunsuz ocukluk ilikilerine taklp kalmaya
neden olan en gl motiflerden biri olduunu gstermitir deneyimler.)
Ancak bu hayvan unsuru, ayn zamanda onun iin salk demek, yaamn
tehlikeleri karsnda gerilemeyecek gelecekteki salam kiiliin tohumu
demek.
Ne var ki, hasta, Bayan X'in kaderinden baka bir sonu karmt.
Kadnn ni ar hastaln ve lmn, srm olduu rahat hayatn kibeti, kaderin uygulad bir ceza gibi grmt, nk onun yaam
olduu bu hayat, kendisi kabul etmemi de olsa, hastann gpta ile bakt
bir hayatt. Bayan X ldnde, hasta arkasnda insans, hnzr bir mem
nunluun gizli olduu ahlk rnei bir tavr taknmt. Bu yzden kendi
ni cezalandrmak, kendisini hayatttan ve hayatta yaayabilecei macera
lardan alkoymak iin, hep Bayan X'in rneini gzlerinin nne getirmi
ve tatminsiz bir arkadaln sefaletini omuzlarna yklemiti. Btn bu
olaylar bilincinde prl prl deildi doal olarak, yoksa hibir zaman mey
dana gelmezlerdi. Bu tahminin doruluu eldeki malzeme sayesinde
kolayca kantlanm oluyordu. Bu zdelemenin hikyesi burada bitmi
yor. Hasta sonradan akladna gre, ancak kocasnn lmnden sonra
gelien ve sanatyla dostluuna neden olan hatr saylr bir sanat
yeteneine sahipti. Hastann, sanatnn kendi stnde ne kadar gl ve
zellikle byleyici izlenim braktnn farkna vardn hatrlayacak
olursak, bu olay, zdelemenin temel nedenlerinden biri gibi grnyor.
Byle bir bylenme sadece bir kiinin dieri zerindeki etkisi ile olmaz;
bu bir iliki sorunudur; byleyen de bylenen de benzer ruh halet
lerinde olmaldr. Ancak bu, doal olarak bilind olmaldr, yoksa
bylenme diye bir ey olamaz. Bu, bilinli sik olmad iin, zorlayc
nitelikte bir olaydr; bir irade sorunu deildir; bilindndan ykselen ve
kendini zorla bilince kabul ettiren bir eydir. Dolaysyla hastann,
sanatnnkine benzer bilind bir yatknl olduunu varsaymamz
gerekir. Bu durumda bir erkekle de zdelemi olmaktadr. D analizi
ni hatrlayalm, erkek ayana atfta bulunulmutu. Nitekim hasta, arka

da ile olan ilikisinde erkek roln oynamaktadr; ne yaplacaksa karar


veren daima odur; patronluk taslayan bazan da sadece kendinin istedii bir
eyi yapmaya zorluyor onu, Arkada her bakmdan kadns, oysa hastada
bir erkek havas var. Sesi dahi arkadannkine gre daha kaln ve pes.
Hastann anlattna gre Bayan X alabildiine kadns, arkadana benzer
bir havadaym, nazik ve mfikmi. Bu bize bir ipucu daha veriyor: arka
dayla olan ilikisinde, hasta, sanatnn Bayan X ile olan ilikisinde
oynad rol oynuyor. Bylece Bayan X ve ile olan zdelemesini
tamamlyor ve her eye ramen, kayg iinde bastrm olduu hafifmerep
liini dile getiriyor. Ama bunu bilinli olarak yaamamaktadr, kendisi bi
lind eiliminin oyunca gibidir; bir baka deyile, onun egemenlii
altndadr ve kompleksinin bilind unsuru haline gelmitir.
imdi yenge hakknda ok daha fazla ey renmi bulunuyoruz:
libidonun bu ehliletirilmemi blmnn i psikolojisini iermektedir.
Bilind zdeletirmeler, onu gittike aalara doru srklemektedir.
Bu giice. sahip olmalar bilind olduu iin nfuz edilmesi olanaksz
olduundandr. Dolaysyla, yenge, bilind ieriklerin simgesi duru
mundadr. Bu ierikler daima hastay arkada ile olan ilikilerine
dndrmektedir (yenge geri geri gider). Ancak arkada ile olan ilikisi
demek, hastalk demektir, nk bu yzden nevrotik olmutur.
Aslnda btn bunlar obje dzeyindeki analizin erevesi iine
girmektedir. Ancak, anlamaya vesile olan nemli bir ilke olduunu
kantlayan, znel dzeydeki analizden ancak yararlanarak bu bilgiyi elde
ettiimizi unutmamalyz. Pratik bakmdan u ana kadar eritiimiz
sonularla yetinmemiz gerek; ancak kuramn taleplerini de yerine
getirmeliyiz; btn armlarn karlklar henz gerektii gibi
deerlendirilmi deil, simgenin seiliinin anlam da tam aklanmad.
Yenge suda gizlenmi, ilkin farkna varmamtm, demiti, incele
diimiz bilind ilikilerin de ilkin farkna varmamt hasta; bu ilikiler de
suyun iinde gizlidir. rmak hastann kar kysna gemesine engeldir. Onu
engelleyen, kendisini arkadana balayan bilind etkilerdir. Engel olan
bilinddr. Bylece su bilindn ifade etmektedir, daha dorusu bilindlk durumunu, gizleme durumunu ifade etmektedir; nk yenge de
bilindnn bir unsurudur, derinlerinde gizli duran dinamik ieriktir.

ORTAK BLNCN ARKETPLER


tM D Y E kadar obje dzeyinde anlalm bulunan olaylar sje
dzeyine karma grevi ile kar karyaydk. imdi ise, bunlar objeden
kurtarp hastann znel komplekslerinin simgesel ifadeleri olarak ele
almamz gerekiyor. Bayan X figrn sje dzeyinde yorumlamaya
alrsak, bu figre, ksm-ruhun kiilemi hali, daha dorusu,
dgrenin belli bir cephesi olarak bakmamz gerekir. Bylece Bayan X
hastann olmak istedii, ama olmaktan korktuu eyin imgesi durumuna
gelmektedir. Byleyici sanat sje dzeyine o kadar kolay yiikseltilemez, nk hastann iinde uyur durumda bulunan bilindndaki sanat
yetenei Bayan X tarafndan stlenilmi durumda. Ancak sanatya, bi
linli olarak farkna varlmad iin bilindnda yatan, hastann erkek
liinin imgesi demek daha doru olur. Bu, hastann bu konuda kendini
aldatmas bakmndan gerek. Kendi gznde nazik, kibar, hassas ve
kadns, hi de erkeksi deil. Kendisine erkeksi zelliklerini belirttiimde
fkelenerek aknln ifade etmiti. Ancak garip, byleyici unsur bu
zellikler ile badamyor. Bu unsur hi yok gibi. Ancak bu duyguyu
kendi ortaya kardna gre, bir yerde gizli olmal.
Byle bir unsur dgrenin kendinde bulunmadnda, elde ettiimiz
deneyimin bize gsterdiine gre, daima yanstlm olmaldr. Peki
kime? Hi sanatya m? Hastann ufkundan oktan kaybolmu durum
dadr kendisi, yanstmay da alp gtrm olamaz, stelik bylenmi
olmasna karn bu adamla herhangi bir kiisel ilikisi olmu da deildi.
Bu adam onun iin bir fantezi figr idi daha ok. Hayr, bu tr bir
yanstmann yerel olmas gerekir, bir yerde ieriin yanstlm olmas
gereken biri olmaldr, yoksa bunu kendi iinde somut olarak farketmesi

gerekirdi. Bu noktada gerisingeri obje dzeyine geliyoruz, yoksa


yanstmann yerini saptayamayz. Hasta, benden baka, kendisi iin zel
bir anlam tayan herhangi bir erkein olmadn sylyor; bense hekimi
olarak epey bir anlam tayorum onun iin. Dorusu byle bir eyi farketmediysem de sz konusu ierik her halde bana yanstlm olmalyd.
Ancak bu daha ince anlaml ierikler hibir zaman yzeye kmaz;
muayenehane dnda meydana kar daima. ekine ekine u soruyu sor
dum kendisine. Syleyin bana, yannzda ben yokken size nasl grn
yorum? Ayn mym? Yant yle oldu: Yanmdayken ho birisiniz,
ama kendi bama olduum zamanlar, ya da sizi uzun bir sre grmediim
zamanlar, grnmnz garip bir biimde deiiyor. Bazen idealleiyor
sunuz, sonra gene baka bir havaya brnyorsunuz. Duraksamt, ben
devam etmesi iin tevik ettim. Nasl yani? dedim. Bazan bana
tehlikeli, meum biri gibi grnyorsunuz, kt bir byc ya da bir
eytan gibi. Bilmiyorum bu fikirler nerden geliyor aslnda hi de
byle deilsiniz oysa.
Belli ki, ierik, transferansn bir blm olarak bana yanstlmt,
psiik envanteri iinde olmamas bundand. Burada baka nemli bir
gerekle karlayoruz: beni sanatyla zdeletirmiti, bilind fan
tezisinde, benimle Bayan X roln oynamakta idi doal olarak. nceden
aa kardmz malzemeyle cinsel fantezilerle bunu ona kolayca
kantlayabilirdim. O zaman, engel ben oluyordum, karya gemesine
engel olan yenge gibi. Bu durumda obje dzeyinde snrlanm olaydk,
yanlm olurduk. Ne ie yarard benim yle aklamam: Ama ben hi
bir bakmdan o sanatya benzemiyorum ki, ne de meum veya kt bir
bycym! Bu, hastaya bir ey ifade etmezdi, byle olmadm has
tann kendi de biliyordu. Gelgelelim yanstma eskisi gibi devam etmekte
dir ve ben onun ilerlemesine engel olmaktaym.
Birok tedavi bu noktada tkanp kalmaktadr. Bilindnn
tuzandan kurtuluun tek bir aresi vardr, o da hekimin kendisini sje
dzeyine karmas ve bir imge gibi olduunu kabul etmesi. Gzel, ama,
neyin imgesi? En byk glk de burada ite. Hastann bilindndaki
bir eyin imgesiyim diyecektir hekim. Buna karlk o da yle yant
verecektir: O halde ben erkek oluyorum, stelik meum ve byleyici,

kt bir byc ya da cin, yle mi? Hadi canm sizde. Bunu kabul ede
mem. Sama bir ey. Bu olsa olsa siz olursunuz! Hakl, byle eyleri ona
aktarmam abes. Hekim nasl kabul etmezse, o cine periye dnmek iste
mez elbette. Gzleri parldyordu, ehresi kt bir ifadeye brnmt, o
ana kadar grlmedik bir direnmenin parlts vard. Yanlm mydm
acaba? Neydi? Karlksz bir ak myd sorun? Hakarete uramlk, hor
grlmiilk hissi mi uyanmt kadnda? Baknda bir av hayvannn
bak, gerekten eytani bir ey vard. Gerekten de eytan myd? Yoksa
av hayvan, eytan ben miydim, ve nmde benim aresizlik halindeki
kaba kuvvetimle bavurduum byklere kar kendini korumaya alan
rkm bir kurban. Btn bunlar samayd fantastik, aslsz hayaller.
Nereye dokunmutum? Yeni teller mi titremeye balamt? Ancak bu
ksa srmt. Hastann yzndeki ifade dzelmiti, sanki rahatlam gibi,
yle dedi: Acayip, sanki arkadamla olan ilikimde bir trl kurtula
madm bir noktaya dokundunuz. Korkun bir duygu bu, insanlkd,
kt, zalimce. Bu duygunun ne kadar acayip olduunu anlatamam size.
Bu duyguyu duyduumda, her ne kadar var gcmle kar koyuyorsam
da, arkadamdan nefret ediyor, onu hor gryorum.
Bu szler, olan bitene aydnlatc bir k tutmutu: arkadann yeri
ni almtm. Arkada yenilmiti. Bask buzlar erimiti ve hasta, haberi
olmakszn, yaamnn yeni bir evresine girmiti. Artk biliyordum, arka
dayla olan ilikisinde iyi veya kt her ne var idiyse, bana aktarlm
oluyordu, ancak hastann bir trl baedemedii u esrarl X ile iddetli
bir atma demekti bu. Bana yanstlm olan, X'in doasn henz
aklamyor idiyse de transferansn yeni bir evresi balamt.
Kesin olan bir ey vard; eer hasta bu tr transferansa taklp
kalsayd, feci yanl anlamalar bizi bekliyor olmalyd, nk bana da,
arkadana yapt muameleyi yapm olacak demekti yani, X daima
konu olacak ve yanl anlamalara yol aacakt. Kendi kabul etmediine
gre, eytan hep bende grecekti. Btn zmlenmesi olanaksz
atmalar bu ekilde ortaya kar. zmlenmeyen bir atma da yaam
kmaza sokar.
Bir baka olanak da u: hasta glk karsnda eski savunma
mekanizmasna bavurabilir, karanlkta kalan noktay grmezlikten

gelebilirdi. Yani, yeniden, btn yntemin gerekli ve ak talebi olan eyi


yapar, ierikleri bilinte tutacana yeniden bastrmaya balard. Ama
bununla bir ey kazanm olmazd; tersine, X bu kez bilindndan tedir
gin etmeye balard, ki bu da ok daha kt olurdu. Bu tr kabul edile
meyecek ierikler ortaya knca, bunun kiisel nitelik tayp tamad
na dikkat etmeliyiz. Byc ve eytan, adndan da kolayca anla
laca zere insans ve kiise] nitelikleri deil, mitolojik nitelikleri can
landrmaktadr. Byc ve eytan hastaya ullanan o bilinmeyen insand duyguyu ifade eden mitolojik figrlerdir. Daha yakn bir eletiriye
tbi tutulmayan sezgisel hkmlerse de bir insan kiiliine herhangi bir
ekilde uygulanamayacak sfatlardr bunlar; srekli hemcinslerimiz zeri
ne yanstlmakta ve insan ilikilerini bozmaktadr.
Bu sfatlar daima kiist ya da ortak bilindmn yanstlmakta
olduunu gsterir. Her ne kadar hepimiz eytanlardan ya da cad
byclerden sz edildiini duymusak, ya da okumusak da, bu, kiisel
anlarmzn kapsamna girmez. Hepimiz ngrakl ylanlar iitmiizdir,
ama srf bir kertenkele hrts duyduk diye kertenkeleye ngrakl ylan
demiyoruz. Bizim zerimizde gerekten eytan bir etkisi yoksa, durup
dururken tandklarmzdan birine eytan demeyiz. Ancak bu etki, onun
kiisel karakterinin bir blmn oluturuyorsa, kendisini her yerde belli
eden, o zaman bu adam gerekten bir eytan, bir tr insan klna girmi
kurt olur. Ama bu mitolojiye girer, yani ortak psie kapsamna, bireysel
psieni alannda deildir. Bilindmz yoluyla tarihsel ortak psiede
paymz olduu srece, doal olarak bilindmzda insan klnda kurt
lar, eytanlar, sihirbazlar dnyasnda yayoruz, nk bunlar, gemi
alarn zerine byk duygu yatrm yapt eylerdir. Ayn ekilde
tanrlar, eytanlar, kurtarclar ve sulularla da ortak taraflarmz vardr;
ancak bilindmn bu gizilglerini kiisel olarak kendinize atfetmek
sama olur. Dolaysyla psienin kiisel ve kiisel olmayan sfatlar
arasnda kesinkes bir ayrm yapmak zorundayz. Ortak bilindn bazen
dehet sac varln yadsyamayz, bunlar ortak psienin ierikleri
olarak bireysel psieye kart ve ondan ayrdr. Basit kafal halk bunlar
hibir zaman bireysel bilinten ayrt etmemitir, nk tanrlar ile eytan
lar psiik yanstmalar, dolaysyla da bilindmn ierikleri olarak

grlmemi aikr hakikatler gibi kabul edilmitir. Ancak aydnlanma


anda insanlar tanrlarn gerekte var olmadn, tanrlarn dpedz
yanstmalardan ibaret olduunu anlamlardr. Bylece tanrlar bir tarafa
braklmtr. Ne var ki, buna tekabl eden psikolojik ilev bir tarafa
braklm deildi, bilindna inmiti, bylece bir zamanlar tanrsal
imgeler kltne yatrlm olan libidonun fazlal insanlar zehirlemiti.
Dinsel ilev gibi gl bir ilevin deerinin yitirilmesinin ve bastrlma
snn ister istemez bireyin psikolojisi zerinde ciddi sonular oldu.
Bilind libidonun bu geri ak sonucu alabildiine kuvvetlendi ve o
eski ortak ierikler yoluyla bilin zerinde gl bir etkisi olmaya balad.
Aydnlanma a bildiimiz gibi Fransz Devriminin korkun facialar ile
son buldu. imdi de ortak psienin bilind ykc kuvvetlerinin
bakaldrdn farkediyoruz. Sonu, eine rastlanmam apta bir kitle
katliam olmutur. Bilindnn amac da buydu. Pozisyonu, ada
yaamn aklcl ile sonsuz g kazand; akld her eyi horgrerek,
akldnn ilevini bilindna itti. Bu ilev bilindna varnca odak
noktas grlemedii iin kknden karlp atlamayan, tedavisi
olanaksz bir hastalk gibi durmadan allakbullak eder ortal: Bu durum
da birey olsun, millet olsun, kendi yaamlarnda akldn yaamak
zorunda kalr, en yksek ideallerini, en parlak zeklarn, cinnetlerini en
mkemmel biimde ifade etmeye adarlar. Ayn eyi kk apta kendi
sine akld grnen bir yaam tarzndan kaan hastamzda Bayan
X'de gryoruz, kendisi bunu patolojik bir biimde, byk fedakrlklara
girerek, arkadayla olan ilikilerinde yaamt.
Akldn her zaman varolduu iin, gerekli psikolojik bir ilev gibi
grp, ieriklerini, somut hakikatler gibi deil yle olsayd regresyon
olurdu baya i grdklerine gre gerek, psiik gerekler olarak kabul
etmek zorundayz. nsanolunun deneyimlerinin haznesi, ayn zamanda
bu yaantnn n koulu olan ortak bilind, vcut bulmas uzun yllar
alan dnyann bir imgesidir. Bu imgede, arkelipler ya da dominantlar
zaman iinde billurlamlardr. Bunlar iktidar kuvvetleri, tanrlardr,
ruhun deneyim emberinde muntazaman vukubulan tipik olaylarn baskn
yasalar ve ilkelerin imgeleridir. Bu imgeler, psiik olaylarn olduka
aslna uygun kopyalar, arketipleri olduu apta, bunlarn arketipleri, yani

benzer deneyimlerin ylmas ile vurgulanan genel zellikleri, ayn


zamanda fizik dnyasnn baz genel zelliklerine tekabl ederler.
Dolaysyla, arketipik imgeler mecazi olarak fiziksel olaylarn sezgisel
kavramlardr. rnein ilksel soluk, ya da ruhun z esir, dnyann her
yerinde var olan bir kavramdr, enerji ya da byleyici g de ayn dere
cede yaygn bir sezgisel dncedir.
Fiziksel olaylarla benzetiinden, arketipler genelde yanstlnca
belirginleirler; yanstmalar bilind olduu iin de, bunlar, anlamazlk
lar, kavgalar, banazlklar ve her trl lgnl kkrtan anormal dere
cede evredekileri gklere karan ya da yerin dibine batran yanstmalar
halinde grlr. Falan kimseyi tanrlatryor deriz, Filan kimse Bay
X in ba bels deriz. Bylece ada mitos oluumlar, acayip dediko
dular, kukular, nyarglar kar ortaya. Arketipler ok dikkat isteyen,
gl etkisi olan son derece nemli eylerdir. yle uluorta yadsnmamaldr varlklar, dikkatle llp tartlmaldr; bunlann psiik enfeksi
yon tama tehlikeleri unutulmamaldr. Sadece yanstmalar yoluyla
gerekletikleri iin ve bu yanstmalar kendilerine uygun bir engel
bulunca ancak, kendilerini astklarndan, bunlarn deerlendirilmeleri ve
llmeleri kolay i deildir. Bylece, bir kimse eytann komusuna
yanstacak olduunda, sz konusu kimsenin, byle bir imgenin kendisine
atfedilmesin! mmkn klan bir yan var demektir. Ama bu, sz konusu
kimsenin ille de eytan olduunu gstermez; tersine, ok iyi bir insan ola
bilir, ancak yanstmann sahibine sevimsiz gelmektedir, aralarn aan bir
durum var demektir. Yanstma sahibinin ille de eytan olmas gerekmez,
kendinde eytans bir taraf olduunu, bu tarafn yanstarak ancak,
tesadfen, farkna vardn kabul etmelidir. Bu onu eytan yapmaz; tpk
karsndaki gibi efendi biri olabilir. eytann ortaya kmas byle bir
durumda, sadece sz konusu iki kimsenin imdilik uyuamayacan
gstermek iindir: bu yzden, bilind bunlar ayrmaktadr. eytan,
Glge tipinin bir deiik biimidir; yani kiiliin kabul edilmeyen,
glgede kalan yannn tehlikeli cephesidir.
Bilind ortak ieriklerin yanstmasnda hemen hemen her zaman
karlalan arketipler gizli gleri olan byc eytandr. Buna iyi bir
rnek Gustav Meyrinkin Golemi, ya da by ile dnya sava kartan

ayn yazarn Fledermause adl yaptndaki Tibetli sihirbazdr. Meyrinkin


elbette benden haberi yok; kendi bilindndan, hastann bana yanstt
duyguya benzeyen bir duyguyu szlere ve imgelere bryerek bamsz
olarak bunlar ortaya karm oluyor; Sihirbaz Zerdt'z de var,
Faustda ise kahramann kendi.
eytan simgesi, Tanr kavramnn en aa dzeydeki, en eski
aamalarndan biridir. zel becerileri olan, by gcne sahip bir kiilik,
ilkel oymak sihirbaz ya da byc-hekim. Bu figr ounluk esmer,
mongoloid tipte olur, bu klnda olumsuz, muhtemelen de tehlikeli bir
grnm sergiler. Bazen Glgeden ayrt etmek gtr, ayrt edilebilecek
durumdaysa o da; ama bysel nitelii ne denli stn geliirse, bu ayrm
yapmak o kadar kolaylar, bu eytann yal bilge kii gibi son derece
nemli bir yan da olabilir.
Arketiplerin kabul bizi epey ileri gtrm oluyor. Esrarl duygu
izlenerek ortak bilindndaki belirli bir varla kadar gtrlebildii
takdirde, komumuzdan sadr olan sihirli ya da eytani efekt ortadan kalk
maktadr. Ama bu durumda karmza yepyeni bir i kmaktadr: ben, bu
psikolojik ben-olmayan varlkla nasl baedecektir. Arketipleri gerekte
var kabul edip, ii orada brakacak myz?
Bu srekli bir blnme durumu, birey ile ortak psie arasnda bir
blnme demektir. Bir yanda, ayrm ada bir ben, te yanda alabil
diine ilkel bir eit zenci kltr bulunmaktadr. Bu durumda, imdi de
var olan eyle karlam olacaz yani, esmer bir ilkelin zerine
uygarlk cils ekilmitir; iki ey arasndaki uurumda gzlerimiz nne
serilmi olacak. Ancak byle bir blnme cil sentez gerektirir ve geliti
rilmemi bulunan ey gelitirilmelidir; iki tarafn birletirilmesi arttr;
yoksa, sorunun nasl sonulanacan tahmin edebiliriz; ilkel insan kar
konmaz bir ekilde, bastrlp geri gnderilecektir: Ancak ilkel adamn
zengin bir tarzda gelitirilmi simgecilii ile yani, dogmalar, ritleri
yeterli surette kendini ifade etmesini mmkn klacak, hl geerli,
dolaysyla da yaayan bir din sz konusu ise, bu birleme olabilir: sz
konusu dinin, en ilkel dzeye kadar uzanan bir dnme ve hareket etme
tarz olmaldr. Katoliklikteki durum byledir, bu Katolikliin hem avan
taj, hem de en byk tehlikesidir.

Bu yeni muhtemel birleme sorununa gemeden, balangtaki de


dnelim. Btn bu szlerimiz dii daha iyi anlamamza yardmc oldu,
zellikle de nemli bir blmn yani korku duygusunu. Bu korku,
ilkellerdeki ortak bilindnn ieriklerinden korkma duygusudur.
Grm olduumuz gibi hasta kendini Bayan X ile zdeletiriyor,
bylece kendisinin de o esrarl sanat ile bir eit ilikisi olduunu gs
teriyor. Grdmz gibi, hekim sanat ile zdeletirildi, ayrca, znel
dzeyde, ben, ortak bilindmdaki sihirbaz figrnn imgesi durumuna
geldi.
Btn bunlar, dteki, geri geri yryen yenge simgesinde ifadesi
ni buluyor. Yenge, bilindnn canl ierii, dolaysyla nesnel dzey
deki analiz ile aklanamaz, zararsz duruma getirilemez. Bununla birlik
te, mitolojik veya ortak psiik ierikleri bilincin nesnelerinden ayrp, bun
lar bireysel psienin dnda psikolojik gerekler haline getirebiliriz.
Akln bilme yeteneiyle, arketiplerin gereini varsayyoruz, daha
kesin bir ifade ile bu ieriklerin psiik varlm idrak dzeyinde
varsayyoruz. znel olarak vurgulanmas gereken bir zellik var, bu,
bilinebilecek ierikler sorunu deildir, znenin tesinde, byk apta
psiik sistemlerdir, bu yzden de bilinli zihnin kontrolunda baz ender
koullar altnda bulunabilirler, yoksa byk apta bilincin dndadrlar.
Ortak bilind ile bireysel psie ayrmadan e koulduklar srece,
herhangi bir ilerlemede bulunulamaz; ya da, d diliyle ifade edilmesi
gerekse, snr alamaz. Eer btn bunlara ramen, Dgren smr
izgisini gemeye kalkrsa, bilind harekete geer, onu yakalayp,
smsk tutar. D ve iindeki malzeme ortak bilindn, ksmen suyun
derinlerinde gizli yaayan aa dzeydeki bir hayvan, ksmen de ancak
zamannda bir cerrahi mdahale ile tedavi edilebilecek tehlikeli bir
hastalk gibi grmektedir. Bu nitelendirmenin ne dereceye kadar uygun
olduunu grdk. Sylediimiz gibi, hayvan simgesi, insand olan, kii
tesini ifade etmektedir; ortak bilindnn ierikleri eski alardan
kalma, zellikle insans ilev gme tarzlar deildir sadece, ayn zaman
da, zellikle insan varoluunun nispeten ksa sresinden ok daha eskiye
uzanan, insanolunun hayvan atalarndan kalma ilev kalntlardr da
ayn zamanda. Bu kalntlar, ya da Semonun deyimi ile hcre protop-

lzmasndaki srekli deiim hali harekete getirildiinde sadece


geliimin hzn geciktirmekle kalmaz, ayn zamanda bilindm harekete
getirip depo edilmi enerji tketilinceye kadar onu geriletir. Ancak
insann, ortak bilindna kar bilinli davranyla meydana kan ener
ji yeniden kullanlr hale gelir. Dinler, bu enerji devridaimini, tanrlarla
itel birleme yoluyla somut bir ekilde saptamaktadr. Bununla birlikte,
Iju yntem bizim entelektel ahlkmza ters dmektedir; stelik yerini,
bizim ideal olarak, hatta sorunun muhtemel bir zm gibi kabul ede
meyeceimiz ekilde Hristiyanlk almtr. te yandan, bilindnn
figrlerini ortak psiik olaylar ya da ilevler olarak grrsek, bu varsaym,
hibir ekilde entelektel vicdanmza kar gelmez. Mantken kabul
edilebilir bir zm getirir, ayn zamanda, rksal tarihimizin kalntlarn
harekete getiren bir zm yolu da gsterebilir. Bu zm nceki
snrlarn almasn da olanakl yapar, dolaysyla buna, doast ilev
diyebiliriz. Bu, yeni bir davrana doru dereceli bir gelime demektir.
Kahaman-mitosu ile paralellik arpcdr. ou kez, kahramann
canavar (bilind ierik) ile tipik karlamas su kenarnda, belki de bir
slkta yer almaktadr. Bu, Longfellovvun Hiavvathasmn sayesinde
rendiimiz Kzlderili mitoslar iin geerlidir. Bu kesin savata, kahra
man Yunus Peygamber gibi, mutlaka canavar tarafndan yutulur.
Frobenius bol ayrntlarla gstermitir bunu. Ama, canavarn iine girdi
mi bir kez, canavar karnnda onunla birlikte doan gnee doru yzer
ken, kahraman canavarla kendi yntemi ile hesaplar. organlarn,
rnein yreini, ya da canavarn yaamak iin onsuz edemeyecei haya
ti organlarndan birini (bilindm harekete getiren deerli enerjiyi) keser.
Bylece canavar ldrr; canavar karaya doru srklenir, orada kahra
man doast ilev sonucu (Frobenius buna geceleyin deniz yolculuu
demekledir) yeniden doan ve bazen canavarn daha nce yuttuklaryla
birlikte dar kar. Bu ekilde, enerjisinden olan bilind, artk baskn
pozisyonunu yitirmi olduu iin, durum normale dner. Grlyor ki,
mitos, hastamz da rahatsz eden ana izgilerini izmekte.
imdi nemli bir soruna daha dokunacam, okurun dikkatini
ekmi olmal; dte ortak bilind, tehlikeli ve zararl gibi alabildiine
olumsuz bir grnmyle ortaya kyor. Bunun nedeni, hastann

muhtemelen edebi yeteneklerinden dolay olacak, alabildiine gelimi


zengin bir fantezi dnyas olmas. Fantezi gleri hastalnn bir belirtisi,
kendisini bu fantezilere ok kaptryor ve gerek yaamn kap gitmesine
gz yumuyor. Bundan daha fazla mitoloji kendisi iin son derece zararl
olabilir, nk karsnda koskoca bir d yaam klesi, yaanmam
duruyor. Ona durumunun tam tersine dnmesini gze aldrtacak kadar bir
dknl yok hayata. Bilind, zerine ullanm, hakikati yaama
sna izin vermiyor. Dolaysyla, dn gsterdii gibi, ortak bilindnn
kendisine tehlikeli bir ey gibi gsterilmesi gerekti, yoksa hayatn talep
leri karsnda ona snmaya dnden raz idi.
Bir d incelerken, figrlerin nasl sunulduunu dikkatle gzlemlemeliyiz. rnein, bilindn canlandran yenge olumsuz, yani geri
geri gidiyor, stelik, kritik bir anda dgrenin ilerlemesine izin vermi
yor. Yn deiimi (belirli bir uyarann ayaklandrd tepkinin aa
vurulmas tehlikeli olduunda, tepkiyi uyarandan bakasna yneltme ya
da o tepkinin yerine baka bir tepki gsterme), duygusal evriklik (sevgi
den nefrete ya da nefretten sevgiye birdenbire dnme durumu) vb. gibi,
Freud yapm d mekanizmalar denen eylerin yanltt kimseler,
gerek dn, dncelerinin ardnda gizlendiini varsayarak, dn
cephesinden bamsz olabileceklerini hayal ettiler. Buna kar ne
zamandr syleyip duruyorum, deyim yerindeyse, d insan bile bile
aldatmak iin dolaplar evirmekle sulamaya hakkmz yoktu. Doann
anlam, ou kez belirsizdir, ya da nfuz edilemez, ancak, insanolu gibi
dzenbaz deildir. Dolaysyla, d, her ne olmak ise niyeti, yle kabul
etmeniz, olduundan daha fazla veya daha eksik bir ey atfetmemeniz
gerekir. Bir eye olumsuz bakyorsa, ona olumlu dememizde anlam yok.
Arketipik slktaki tehlike ylesine ak ki, insann d nerdeyse bir
uyar gibi kabul etmesi gerekiyor. Ancak bu tr antropomorfik yorumlar
onaylamamak zorundaym. Dn kendinin bir eye ihtiyac yok; eker
hastasnn kanndaki eker ya da tifs hastasnn atei gibi apak, varl
yadsnmayacak doal bir olay. Eer biz becerir de, doann iaretlerini
zebilirsek, onda bir uyar grebiliriz.
Peki neyin uyarsdr bu? Bilindnn dgreni rman kar
yakasna geme srasnda onu yenilgiye uratabilecei aikr tehlikesi.

Yenilgiye uramak iten deildir. Irmaa yaklat yaka, u ana kadar


hakknda bildiimiz durumu. Bu durum onu nevrotik kmaza sokmutur,
almaz bir nesne ile karlam gibidir. Bu engel, dte karya geilme
si olanaksz olmayan bir rmak gibi grnmektedir. Dolaysyla, iler o
kadar ciddi grnmemektedir. Ancak rmakta beklenilmeyen bir eyle,
gizli yengele karlalmaktadr, rma geilmez yapan, ya da yle
gsteren gerek tehlikeyi bu canlandrmaktadr. Tehlikeli yengecin bu
belirli yerde pusuya yatm olduunu nceden bileydi, rma baka bir
yerden gemeye kalkar, ya da baka nlemler alrd. Dgrenin imdiki
durumunda karya geilmesi art gibi. Karya gemek, her eyden nce,
nceki durumun lehine aktarlmas (transferans) anlamn tayor. Yenilik
burada. Ne yapaca belirsiz bilind sz konusu olmasayd, bu o kadar
byk bir tehlike oluturmazd. Ancak, transferans yoluyla arketipik
figrlerin hareketinin serbest kalma tehlikesi sz konusu, bunu hesaba
katmamtk. Ev sahibini dikkate almamtk, tanrlar unutmutuk.
Dgren dindar bir kimse deil, ada biri. Bir zamanlar
grm olduu din eitimini unutmu durumda, tanrlarn iin iine
girdii anlar hatrlamyor, yapsnn derinlikleri depretirdii alar boyu
sregelen durumlardan habersiz. Bu durumlardan biri ak, tutkusu ile,
tehlikesi ile. Ak, ruhumuzdaki, varlndan hi kukulanmadmz yle
gleri seferber eder ki, bunlara hazrlkl olsak iyi ederiz.
Bilinmeyen tehlikeler ve etkenlerin dikkatle hesaba katlmas
anlamnda religiodur burada sz konusu olan. Basit bir yanstmadan yola
kan ak vargcyle yle bir ullanabilir ki stne, gz kamatrc bir
alglama yanlgs tm yaamn normal seyrinden karabilir. Dgrenin
bana ne gelecek, iyi bir ey mi, kt bir ey mi, Tanr m, eytan m? Ne
olduunu anlamadan, hayvann kskacna yakalandn farkediyor. Byle
bir kmazla baedebilip edemeyeceini kim syleyebilir ki. imdiye dek
byle bir olaslk karsnda dolambal yollara bavurarak durumu idare
edebilmitir. Ancak imdi onu alkoymakla tehdit etmektedir. Bu tehditten
kaabilirsek ne l, yok, kaamazsak, leri Tanrya havale etmeniz, ya
da iin iyi sona ereceine iman etmeniz gerekir. Grdmz gibi, bizim
bir katkmz olmadan, hi beklenmedik bir durumda kiinin kadere kar
taknaca dinsel tavr sorunu kmaktadr ortaya.

D bu durumda dgrene ayan dikkatlice geri ekme seene


inden baka seenek brakmyor; nk ileri gitmesi, onun sonu olur.
Nevrotik durumdan henz kurtulamyor, nk d, bilindndan,
olumlu bilind glerden hl o uursuz kadnn gerekten kar yakaya
geme giriimine balamadan dgrenin daha ok almasn ve daha
nfuz sahibi olmasn bekliyor.
Bu olumsuz rnekle, bilindmn btn bu vakalarda hep olumsuz
rol oynad izlenimini yaratmak istemiyorum. Bunun iin iki d daha
anlatacam; bu kez sz konusu, bilindmn bir baka yanna, daha
olumlu yanma k tutuyor. Kartlar sorununun zm, ancak akld
yolla, bilindmn yardmyla, yani dlerin katksyla salanabilecein
den daha bir hevesle yapyorum bunu.
lkin okuyucuya, dgrenin kiilii hakknda bilgi vermem gerek,
nk onu tanmadan, kendisini acayip d atmosferine koyamaz. yle
dler vardr ki, batanbaa iirdir, ancak bir btn olarak yarattklar hava
yoluyla anlalabilir. Dtigren, yirmisini yeni am, grnm hl
ocuksu. Grnnde, davrannda hanm kz havas yok deil. yi bir
eitim ald, iyi yetitirildii belli. Zeki, entelektel ve estetik zevkleri
gelimi. Estetizmi ar derece belirgin: zevkli biri, her trl sanattan
anlyor. Mfik, iyi kalpli, tipik ergenlik ann cokular var, biraz
efemine. Blu andakilere zg aldr etmeyi yok. Yana gre ok
gen, gecikmi bir gelime vakas olduu ak. Bana gelmesinin nedeni
ecinsellii yznden olmas anlalmayacak bir ey deil. Bana ilk
geliinden nceki gece u d grmt: Gizemli bir alacakaranln
hkm srd ulu bir katedraldeyim. Lourdes Katedrali olmal. Orta
yerde derin, karanlk bir kuyu var, iine inmem gerekiyormu.
D bir ruh durumunun tutarl ifadesi. Dgrenin yorumu yle:
Lourdes gizemli bir iyileme emesi. Doal olarak dn size tedaviye
geleceimi, iyi olmak istediimi hatrladm. Dediklerine gre Lourdesda
buna benzer bir kuy varm. Kuyudaki su iine inmek ho olmasa gerek.
Kilisedeki kuyu ok derindi.
Bu d bize ne anlatmak istiyor? Yzeysel olarak bakldnda,
durum ak, nceki gnn ruh durumunun bir eit iirsel ifadesi gibi
dnlebilir. Ne var ki, bununla yetinemeyiz, nk deneyimlerin gs-

(erdiine gre dler ok daha derin, ok daha anlamldr. Dgrenin


epey iirsel bir hava iinde gelmi olabileceini, tedaviye sanki huu
uyandran tapnan gizemli alacakaranlnda kutsal bir dinsel eylemmi
gibi baladn dnebiliriz. Ancak bu gereklere hi uymuyor. Hasta,
ho olmayan bir ey iin, iirsellikten uzak bir ey olan ecinsellik iin
gelmitir hekime. Her halkrda dn kaynann bu denli dolaysz bir
nedeni olduunu kabul edecek olaydk, nceki gnk ruh durumundan
niin bu kadar iirsel bir dgreceini anlardk. te yandan, dn
mimar, onu bana tedavi iin getirten, iirsellikten alabildiine uzak sz
konusu vakann dgren zerinde brakt izlenimler olmu olabilir. Bu
kadar youn iirsel bir d grmesi belki de, nceki gnk ruh durumu
nun iirsellikten uzak olmasyd; tpk gndz a kalm birinin, gece
dnde leziz yemekler grd gibi. Tedavi fikri biiminin ve hi de ho
olmayan usulnn, dte, iirsel bir ekle dnm olarak, dgrenin
canl estetik ve cokusal gereksinimlerini en etkin ekilde karlayacak bir
havada belirdii kesin. Kuyunun karanlk, derin ve souk olmasna
ramen, bu ekici grnmn, kar konmaz bir biimde, ekimine
kaplacaktr. D havas, tatsz ve iirsellikten uzak muayene iin bana
gelecei ertesi sabah da devam edecektir. Ola ki, dn etkisinin altn par
lakl yavan gerein zerine vuracaktr.
Dn anlam acaba bu mudur? Olmayacak ey deil, kendi deneyi
mime gre, dlerin byk ounluu telfi edici trdendir. Psiik
dengeyi salamak iin hep kar taraf vurgular. Ancak ruh durumunun
telfisi, d manzarasnn tek amac deil. Dn bir de zihin dzeltici
yan var. Doal olarak, girecei tedavi hakknda hastann yeterli bilgisi
yoktu. D ona, karsndaki tedavinin niteliini iirsel mecazlarla anlat
makta. Katedral imgesine ilikin armlarn ve yorumlarn izlersek,
bu apak ortaya kyor: Katedral, bana Kln Katedralini anmsatyor
demiti. Daha ocukken grkemi bylemiti beni. Ondan ilk kez anne
min bana bahsettiini hatrlyorum, bir de ne zaman bir ky kilisesi
grsem, sorardm Kln Katedrali bu mu diye. yle bir katedralde rahip
olmak isterdim.
Bu armlarda, hasta ocukluunun en nemli deneyimlerinden
birini anlatmaktadr. Btn bu tr vakalarda, annesi ile olan ilikisi son

derece yaknd. Bundan zellikle iyi ya da youn bilinli bir iliki anla
mayalm, kendini bilinli olarak dile getiren, belki sadece ge kalm bir
karakter geliimiyle, yani grece bir ocuksuluk ile ifade eden gizli, yer
altndan bir ba niteliinde bir ey gibi grmeliyiz. Gelien kiilik, doal
olarak byle ocuksu bir badan uzaklamak ister; geliimi en ok
engelleyen ey, bilind ayn zamanda ruhsal bakmdan embriyonik
durumda srardr. Bu nedenle igd ilk frsatta anne yerine baka bir obje
koyar. Bu obje gerek annenin yerine geecekse, bir bakma ona ben
zemesi gerekir. Hastamzda da byle bir durum szkonusu. ocuk fan
tezisinin Kln Katedrali simgesine smsk tutunmas, annesinin yerine
koyacak bir obje bulmay amalayan bilindnn gcne tekabl etmek
te. Bilind gereksinim, ocuksu ban zedelenecei sylendiinden
daha da kuvvetleniyor. ocuk muhayyilesinin kilise fikrine tutkuyla
yapmas bundan; nk kilise, tam anlamyla, annedir. Dilimizde sade
kilise ana deil, dahas kilisenin rahminden sz ederiz. Benedictio fontis
diye bilinen trende, vaftiz kurnasna mmaculatus divini fontis uterus
(Meryemin lekesiz rahmi) deriz. Fantezi dnyasnda i grmeye balama
dan insann bilinli bir ekilde bunu bilmesi gerektiini dnyoruz
doal olarak, bundan habersiz bir ocuk bu anlamlarn etkisinde kalamaz
elbette. Bu benzemeler bilinli zihin ile deil, bambaka bir yolla i
grr. Kilise anababaya tamamiyle doal, ya da et ve kan yoluyla
balantnn yerine daha yksek manevi bir varl canlandrmaktadr.
Bylece, bireyi bilind doal bir ilikiden kurtarr; bu iliki aslnda bir
iliki deildir, gelimemi, bilind bir kimliktir. Bu, srf bilind
olduundan, tam bir atlet durumundadr ve herhangi bir ruhsal gelimeye
kar vargcyle direnir. Bu durumla, bir hayvan ruhu arasnda esas farkn
ne olduunu sylemek g. Bireyin kendini balangcndaki, hayvana
benzer durumundan koparmaya almak sadece Hristiyan kilisesinin
zel ayrcal deildir; kilise, belki de insanlk kadar eski, igdsel bir
abann sadece en son ve Batya zg bir biimidir. Belli bir dereceye
kadar gelimi ve henz bozulmann btn ilkel topluluklarda en eitli
biimlerde grlecek bir abadr; yani erkeklie adm atarkenki inisiyasyon riti ya da messesesinden bahsediyorum. Delikanl ergenlie adm
attnda, erkekler evine veya bir baka kutsama yerine gtrlr, bura-

cl bir dzen zere ailesine yabanclatrlr. Ayn zamanda, dinsel misterlere de inisye edilmekte, bylece sadece yepyeni birtakm ilikilere sokul
makla kalmyor, yenilenmi ve deimi bir kiilik olarak, yeni domu
gibi (quasi modo genitus) yeni bir dnyaya adm atyor. nisyasyonda
bazen snnet gibi eyleri de kapsayan birtakm ikenceler de olur. Bu
Adetlerin ok eski olduu kesin. Bunlar nerdeyse igdsel mekanizmalara
dnmtr, dtan herhangi bir zorlama olmadan yinelenip durmak
tadrlar; Alman rencilerinin vaftizleri Amerikan rencilerinin erkek
renci derneklerindeki vahi lgnca inisyasyonlarn hatrlayalm.
Bunlar ilksel imge olarak bilindna kazlm durumdadr. Annesi kk
oluna Kln Katedralinden sz ettiinde, bu ilksel imge harekete gemi
ve canlanmtr. Eitimini ilerletecek rahip eitmen olmadndan, ocuk
annesinin ellerinde kalmt. Ancak bir erkein liderlii zlemi ocukta
gelimi ve ecinsel eilim biimini almt ocuun fantezilerini eite
cek bir erkek olayd, bu sakat gelime olmayabilirdi. Ecinsellie sapma
tarihte eskilere gidiyor. Yunanistanda olsun, baz ilkel topluluklarda ol
sun, ecinsellik ve eitim nerdeyse e anlamlyd. Bu adan bakldnda,
ergenlik andaki ecinsellik, aslnda bir erkek rehberlii gereksiniminin
yanl anlalmasdr. Ayn zamanda ana kompleksine dayanan ensest
korkusunun genelde btn kadnlara temil edilmesi de sz konusu ola
bilir; bana soracak olursanz, olgun olmayan bir erkein kadnlardan kork
mas normaldir, nk kadnlarla olan ilikisi genelde ok ktdr.
De gre, tedavi inisyasyonu hasta iin ecinselliin esas anlamnn
gereklemesi demektir, yani ergin kiinin dnyasna girmesi demektir.
Dorudrst anlayabilmek iin bavurmak zorunda kaldmz byle
skc laf kalabaln, d birka canl mecazda zetlemi bulunuyor;
herhangi bir bilimsel yazdan daha etkin bir ekilde dgrenin muhayyi
lesinin duygusunu ve anlayn ileyecek bir grnm yaratyor. Bu
durumda hasta, birtakm tbb ve pedagojik rgtlerin yamuru altnda
kalp akna dneceine, tedaviye daha iyi ve zekice hazrlanm olmak
tadr. (Bunun iin ben dleri sadece deerli bir bilgi kayna olarak deil,
ayn zamanda olaanst etkin bir eitim arac olarak da gryorum.)
imdi ikinci de geliyorum. Peinen sylemeliyim, birinci gr
memizde, demin szn ettiim de herhangi bir ekilde atfta bulun

madm. Szn bile etmedim. Uzaktan yakndan ilgisi olabilecek bir sz


dahi sylenmedi. kinci d u:
Byiik bir Gotik katedral iindeyim. Minberde bir rahip var.
Arkadamla birlikte onun nndeyiz; elimde kk bir fildii figr var,
sanki vaftiz edilecekmi. Birden yal bir kadn kyor, arkadamn
parmandaki renci dernei yzn karp kendi parmana
takyor. Arkadam bunun onu u veya bu ekilde balamasndan korku
yor. Ama ayn zamanda harika bir org mzii duyuluyor.
Burada, bir nceki gnk dn devam olacak ve onu tamamlaya
cak baz noktalara ksaca deinmek istiyorum. kinci dn birinci d ile
balants olduuna kuku yok: dgren bir kez daha erkeklie adm
atma inisyasyonunda. Ama yeni bir figr var: rahip; nceki durumda
bulunmayn kaydetmitik. D, ecinselliin bilind anlamnn
gerekletirilmi olduunu, artk yeni bir geliim evresinin balaya
bileceini doruluyor. Esas inisyasyon treni, yani vaftiz treni artk
balayabilir. D simgecilii daha nce sylediimi doruluyor, yani
byle bir gei ve psiik dnm meydana getirmek Hristiyan kilise
sinin ayrcal deil, kilisenin arkasnda, baz koullar altnda, bunlar
yrrle koyacak yetenekte canl bir ilksel imge var.
De gre vaftiz olacak ey fildiinden bir Japon heykelcii. Hasta
bu konuda yle diyor: Bana erkeklik organn anmsatan minik tuhaf bir
heykelcik. Bu organn vaftiz edilmesinin gerekli olmas elbette acayip.
Ancak, unutmayalm, Yahudilikte snnet bir eit vaftizdir. Ecinselliine
bir atf olmal, nk benimle birlikte minberin nnde duran arkadam,
kendisiyle birlikte ilikide bulunduum kimse. Ayn renci demeindeyiz. rgt yz ilikimizi simgeliyor olmal.
Genel olarak, yzk bir ba, ya da bir ilikinin nianesidir, rnein
nian yz gibi. Bizim vakamzda bu yzn, ecinsel ilikiyi simge
ledii ak, dgrenin arkadayla birlikte olmas da ayn eyi dorulu
yor.
aresi bulunmas gereken ey ecinsellik. Dgren bu olduka
ocuksu durumdan karlp, bir rahibin gzetimi altnda bir eit snnet

lreni yoluyla ergin kiilik durumuna inisye edilecektir. Bu fikirler,


yaptm nceki dn analizine tam olarak tekabl etmektedir. Buraya
kudar geliim, mantkl bir ekilde, arketip imgelerinin yardmna uygun
olarak gelimitir. Ancak burada tedirgin edici bir unsur giriyor iin iine.
rgt yzn yal bir kadn ele geiriyor; o ana kadar ecinsel bir
iliki olan eyi kendine doru ekiyor, bylece dgrenin, kendine zg
ykmllkleri olan yeni bir ilikiye girdii iin korkmasna neden olu
yor. Yzk artk bir kadnn elinde olduuna gre, bu kar cinsle ilikinin
luhaf bir nitelii vardr. Hasta, kadn iin: Annemin bir arkada diyor
Onu ok severim, benim iin ikinci bir anne.
Bu sz dnde neler olup bittiini gsteriyor: bu inisyasyon sonun
da ecinsel ba zlm, yerini kar cinsle olan bir ilikiye brakmtr,
annemsi bir kadnla platonik bir dostluk ilikisi. Bu kadnn annesine ben
zemesine ramen, bu kadn artk annesi deil, onunla olan iliki, erkeklie
doru bir admn atlm olduuna iaret ediyor, ergenlik a ecinsellik
bylece ksmen yenilmi oluyor.
Yeni ba korkusunu anlamak g deil, bir kere, kadnn annesine
benzemesi onu korkutuyor ecinsel balln zlmesi anneye tam
geri dn olabilecei korkusu sz konusu, sonra, evlilik vb. gibi olas
ykmllkleriyle birlikte, erikinin kar cinse olan normal ilikisindeki
yeni ve bilinmeyen unsurlar sz konusu. Burada, karmzda bir regresyon, gerileme deil, ilerleme var, ngr ngr ten mzik bunu dorulu
yor. Hasta mzikten anlyor, zellikle dinsel org mziini seviyor.
Dolaysyla mzik onda alabildiine olumlu bir eyi ifade ediyor, burada
de uyumlu bir son salam oluyor; nitekim arkada ertesi sabah gzel,
kutsal bir duyguyla uyanyor.
imdiye kadar hastamn tek bir defa muayenehaneme geldiini,
hastaln ksa genel gemiinden baka bir ey konuulmadm
dnrseniz, her iki dn hayret verici beklentilerde bulunduunu
sylediimde herhalde bu fikre kar kmazsnz. Hastann durumuna
ok ilgin bir k tutuyor; bilinli zihin bunu garip buluyor, ayn zaman
da adi tbbi duruma, dgrenin zihin zelliklerine estetik, entelektel ve
dinsel ilgilerine zel olarak kendini uyduran bir grnm veriyor. Tedavi
iin bundan daha iyi koul olamazd. Bu dlerin anlamndan hastann

tedaviye, olan ocukluunu brakp erkek olmaya tamamiyle hazr bir


ekilde byk umutla balad karlabilir. Ama gerekte durum byle
olmaktan uzakt. Bilinli durumdayken epey tereddt ve direnme iindey
di; bununla birlikte, tedavi ilerledike durmadan kar kyor, gleiyor
her an nceki infantilizmine dnmeye hazr grnyordu. Dler, bilinli
zihinde taban tabana zt. Dler ileriye doru bir seyir gsteriyor ve
eitimciden yana olduuna iaret ediyor. zel ilevlerini aka belli
ediyorlar. Bu ileve ben telfi diyorum. Bilindndaki ileri hareket ile
bilinli geri hareket terazi kefelerini bir dzeyde tutan bir kart ift
oluturmakta. Eiticinin etkisi bu dengenin ileriye doru eilmesine
neden oluyor.
Delikanl vakasnda, bilindmn imgeleri tamamiyle olumlu bir rol
oynuyor, gerek yerine bir fantezi-objesine geri gitmek ve kendini yaama
kar bu objenin arkasna saklama tehlikesi yok pek. Bu bilind
imgelerin etkisinin kader izgisi bir nitelii var. Kimbilir, bu ebedi imge
ler, insanlarn kader dedii eydir belki de.
Arketipler her yerde, her zaman grev bandadr elbette. Ama
tedavi esnasnda uygulamada zellikle genler sz konusu olduunda,
hastalarn arketiplerle ili dl olmas tavsiye edilmez. te yandan
buhranl ya dnemlerinde, ortak bilindmn imgelerine zel dikkat
gerekiyor, nk kartlar sorununun zm iin arketipler kaynaktr. Bu
malzemenin bilinli olarak ele alnmas sonucu doast ilev arketiplerin
arac olduu ve kartlar birletirebilecek kabiliyette bir alglama ekli
ortaya kartabilir. Alglama szcndan anlalan sadece zihnin
anlay deildir, deneyim yoluyla gerekletirilen bir anlaytr. Sylemi
olduumuz gibi, arketip dinamik bir imgedir, nesnel psienin bir
parasdr, canl bir kartlk olarak yaandnda ancak doru drst
anlalabilir.
Uzun bir sreyi kapsayacak olan, bu srecin ana izgilerini vermek
tabii bu miimkiin olayd bouna olurdu; nk bunlar bireylere gre
akln almayaca kadar deimektedir. Tek ortak unsur, baz belirgin
arketiplerin onaya kmasdr. Bu arada sayalm bazlarn. Glge, hay
van, yal bilge kii, anima, animus, ana, ocuk ve durumlar yanstan
saysz baka arketipler. Geliim srecinin hedefine ilikin arketiplere

zel bir yer vermek gerek. Bu konuda gerekli bilgi iin Psychology and
Alchemy (Psikoloji ve Simya), Psychology and Religon (Psikoloji ve Din)
ve The Secret o f ihe Golden Flower (Altn iein Gizi) adl Richard
VVilhelm ile yaymladmz kitaba bavurun.
Doast ilev geliigzel, amasz, hedefsiz hareket etmez, esas
insann ortaya karlmasna yneliktir. Bir kere doal bir sretir, baz
durumlarda bireyin bilgisi veya yardm olmadan seyrini izler, bazan
muhalefet karsnda istediini zorla gerekletirir. Bu srecin anlam ve
amac ta baka embriyonik tohum plazmasnda gizli kiilii her yn ile
gerekletirmektedir; balangtaki potansiyel tamln retimi ve aa
karlmasdr. Bilindnn bu uurda kulland simgeler, insanln
taml, btnl ve mkemmelliini ifade etmek iin her zaman kul
lanm olduu simgelerin ayndr: bu simgeler, genelde, drtlk ve
daireden ibarettir. Bunun iin bu srece ben individuation (btnleme)
sreci dedim.
Doal individuation sreci, tedavi yntemim iin hem bir rnek hem
de bir ilke oldu benim iin. Nevrotik bir bilinli davrann bilind
telafisi, bilinli zihnin tekyanllnn etkin ve salkl bir biimde dzel
tebilecek btn unsurlarn ierir, tabii bu unsurlar bilin dzeyine
karld, yani anlalp bilinle, birtakm gerekler olarak btnletii
takdirde. Pek seyrek olarak, bir d yle bir younluk kazanr ki, yaratt
ok bilinli zihni yerinden oynatr. Genelde dler, bilin zerinde radikal
bir etkide bulunmayacak kadar zayftr ve anlalmaz. Dolaysyla, telfi,
bilindnda yeraltna iner ve etkisi olmaz. Ama gene de, hi etkisi olmaz
deildir. Ancak, bilind muhalefetimiz tutarl bir ekilde grmezlikten
gelinir ve bilincimizin niyetlerini kar konmaz bir ekilde engelleyen arazlar ve durumlar ayarlar. Tedavinin amac demek ki dleri ve bilindnn btn dier tezahrlerini elden geldiince anlamak ve deerlendir
mektir; nce, zaman ilerledike daha tehlikeli bir hal alan bir bilind
muhalefetin oluumunu nlemek, sonra da telfinin iyiletirici etkeninden
elden geldii kadar yararlanmaktr.
Bu iler, bir insann tamla eriebilme yeteneine, yani salkl
olma yeteneine sahip olduu varsaymna dayanmaktadr. Bu
varsaymda bulunmamn nedeni, u veya bu nedenle kendi btnlkleri

ile kar karya geldiklerinde, doyamayacak ve abucak mahvolacak


bireylerin varoluudur. Byle olmasa, bile, mrnn geri kalan yann
paracklar ya da ksmi kiilikler eklinde sefilane bir ekilde geirirler,
ssyal veya psiik parazitizm ile desteklenirler. Bu gibi kimseler bakala
rnn belasdr, lmcl boluklarn gzel bir d grne brrler. Bun
lar burada incelediimiz yntemle tedaviye kalkmak bouna olur. Bu
durumda yaplacak ey, durumu idare etmeyi srdrmektir, nk gerek
hem tahamml g hem de yararsz olur.
Bir vaka anlattmz gibi tedavi edildiinde, inisyatif bilindndadr, ancak btn eletiriler, seim ve karar bilinli zihne aittir. Karar doru
ise ilerlemeyi iaret eden dlerce dorulanr; ters durumda, dzeltme, bi
lind tarafndan yaplr. Tedavinin seyri, bilinle srekli bir konuma
eklinde devam eder, Dlerin doru yorumunun son derece nemli
olduu sylediklerimizden anlalaca zere apaktr. Ama kii yoru
munun doruluundan nasl emin olacaktr? Bir yorumun doru olduunu
gsterecek gvenilir bir lt var mdr? Bu soruya iyi ki olumlu bir yant
verebilecek durumdayz. Yanl bir yorumda bulunmusak, ya da u veya
bu nedenle eksik ise, bir sonraki d durumu ayarlayacaktr. rnein,
daha nceki motif daha ak bir ekilde tekrarlanacaktr, ya da yorumu
muz, alayc bir dolayl ifade ile sadede getirilir veya dorudan muhalefet
le karlalr. Tutun ki, bu yorumlarda isabetsiz prosedrmzn genelde
tam bir sonu elde edememi olmas, fuzulilii, giriimin soukluunu,
ksrln ve boluunu belirtir: bylece doktor ile hasta ya sknt ya da
kuku iinde boulur. Doru yorum hayata can katarsa, yanl yorum
insan kmaza, direnmeye, pheye, karlkl ksrlamaya iter. Eskimi
gemi hayallere ya da ocuksu taleplere inatla sarlmada grlebilecei
gibi, hastann direnmesi sonucu tkanmalar olabilir. Bazan hekim gerekli
anlaytan yoksundur, bir keresinde bama gelmiti, pek zeki bir hastam
vard, bir kadn hasta, trl nedenlerden bana antika biri gibi grnmt.
yi bir balangtan sonra, dlerini yorumlamamda yrmeyen bir eyin
farkna vardm. Yanlgmn kaynan bulamadm iin, kukularm bir
yana brakmaya karar verdim. Seanslarmz esnasnda, konumalarmzn
gittike tatszlatn farkettim; bounal akt. Sonunda hastama
almaya karar verdim. O da bunun farknda gibiydi. Ertesi gece u d

grdm: Akam gneinin aydnlatt bir vadiden geen bir ky yolun


da yryordum. Samda, dik bir tepenin doruunda bir ato vard, en
Iepedeki kulenin zerinde, bir tr korkuluk stnde bir kadn oturmutu.
Onu iyi grebilmem iin boynumu iyice geriye kanrmam gerekti, yle ki
sonunda boynum t etti. Dmde bile kadnn hastam olduunu
tanmtm.
Bundan unu kardm, dte bu denli yksee bakmam gerektiine
gre, gerekte hastam herhalde ok horgrmtm. Kendisine yorumu
ile birlikte dm anlattmda, durum birdenbire deimiti, tedavi de
drtnala ayaa kalkmt. ok pahalya mal olsa dahi bu eit yaantlar,
dn telfi mekanizmasnn gvenilirliine sarslmaz bir inanca gtr
mektedir.
Btn bu tedavi ynteminde sz konusu edilen saysz sorunlara son
on ylki emeimi ve aratrmam hasrettim. Analitik psikolojinin imdiki
durumunun ancak genel grnm zerinde duracam, alabildiine dal
budak salm bilimsel, felsef ve dini ayrntl tartmalara girmeyeceim.
Bunun iin okuru yukarda ad geen yaptlara gndermem gerekir.

BLNDIINA TEDAV AISINDAN YAKLAIM


KONUSUNDA GENEL DNCELER
lEiiLNDIININ bir elence, bir salon oyunu yaplabilecek bir
eye dntrlebileceini sanmak byk yanlgya dmek olur.
Bilind her zaman, her koul altnda tehlikeli deildir elbette, ancak bir
nevroz sz konusu olduunda, bu, patlamaya hazr bir arj gibi, bilindnda belli bir enerji yapldnn iaretidir. Burada tedbirli olmak
gerekir. nsan dleri analiz etmeye baladnda neyin dizginlerini
koparaca bilinmez. Derinlere gmlm, grnmeyen bir ey, er ge
yzeye kabilecek kmayabilir de bir ey harekete gelebilir. Tpk
bir artezyen kuyusu kazmak niyetiyle ie balayp, bir volkanla
karlalaca gibi. Nevrotik arazlar olduunda, ok dikkatli hareket
etmek gerekir. Ancak iin en tehlikeli yan nevrotik arazlar deildir. yle
insanlar vardr ki, grnrde normaldir, zel bir nevrotik araz belirtisi
gstermezler. Kendileri doktor, retmen vb. olabilir, kendi kendilerinin
normallikleriyle vnrler, iyi yetitirilmilerdir, normal grleri,
yaaylar vardr, ancak bu normallik ilerinde uyuyan bir psikozun
yapay telfisi olabilir. lgili kiiler bu kimselerde herhangi bir anor
mallikten kukulanmazlar. Bu husus belki bunlardan dolayl olarak kuku
duyulmasn gerektirir, psikolojiye ve psikiyatriye kar gsterdikleri
ilgidir bu, n kelebei kendine ektii gibi, bu konular da onlar eker.
Ancak analitik teknik bilindn harekete getirdiinden ve n plana
kardndan, bu vakalarda salkl telfi mekanizmas bozulur, bilind
dizginlenmesi olanaksz fanteziler dourur ve yle ykl durumlar ortaya
karr ki, baz koullarda akl hastalklarna, dahas intihara bile gtrr
insan. Yazk ki, bu uyur durumdaki psikozlara sk sk rastlanmaktadr.

Kyle vakalara toslama tehlikesi, kendisi nice deneyim ve beceri sahibi


olursa olsun, bilindmn analizi ile uraan herkes iin vardr.
Iteceriksizlik, yanl fikirler, keyfi yorumlar gibi eyler yznden aslnda
ille de kt sonulanmayacak vakalar kt biter. Bu sadece bilindnn
nalizine zg bir ey deildir, kt yaplan btn tbbi mdahalelerin
cemesidir. Halk arasnda dolaan ruh hekiminin delilerle urat iin
cninde sonunda kendisinin de akl hastas olaca kans nasl sama ise,
analizin insanlar akl hastas yapaca iddias da o kadar samadr.
Tedavi risklerinden baka, bilind dnya dururken de tehlike
konusu olabilir. En sk rastlanan tehlikelerden biri, kazalara neden
olmasdr. Bir sr kaza, halkn tahmin edemeyecei kadar psiik neden
lerden vuku bulmaktadr. Tkezleme, bir yere toslama, parmaklarn
yakma gibi nemsiz sakarlklardan tutun da, araba kazalar, daclk
facialarnn nedenleri de psiik olabilir; btn bu kazalarn psiik nedeni
haftalar, hatta aylar nceden hazrlanm olabilir. Bu tr birok vaka ile
karlatm, insann kendi kendine zarar verme eilimini haftalar ncesi
incelediim dlerde grmmdr. Szde dikkatsizlikten meydana gelen
kazalarn ardnda bu gibi nedenler yatar. Biliriz u veya bu nedenden ke
yifsiz olduumuzda, ufak tefek lgnlklardan baka, psikolojik an
elverili olduu takdirde hayatmzn sonu olabilecek kadar tehlikeli ilere
bile giriebiliriz. Tam lme zamann buldu gibi szler gizli psikolojik
nedene iaret eder. Ayn ekilde bedensel hastalklar meydana gelebilir
veya kronikleebilir, Kt ileyen bir psie bedene ok zarar verebilir,
tpk bir bedensel hastaln psieyi etkileyebilecei gibi; nk psie ile
beden ayr ayr varlklar deildir, ayn yaam paylarlar. Psiik komp
likasyonlar olmayan bedensel hastalk yok gibidir, nedeni varsn psiik
olmasn, farketmez.
Ancak, bilindnn sadece olumsuz yn zerinde durmak yanl
olur. Btn normal durumlarda, bilindnn olumsuz veya tehlikeli
olmasnn nedeni, onunla bir olmadmz, ona kart oluumuzdur.
Bilindma kar olumsuz bir davran, ya da bilindndan kopu, bilindnn dinamiinin, igdsel enerji ile zde olduu sre zararldr.
Bilindyla ayr dmek, igdnn kayb, kkszlk demektir.
Doast, akn sfat ile nitelendirdiim ileri baaryla gelitire

bilirsek eer, uyumsuzluk sona erer, o zaman ite bilindnn olumlu


ynnden yararlanabiliriz. Bilind o zaman cmert bir doann insana
bahedebilecei btn tevik ve yardm salam olur. Bilinli zihinden
uzak tutulmu olanaklar sakl tutar, nk btn eikalt psiik ierikler,
nicedir unutulmu ya da savsaklanm eylerle birlikte, arketipik uzuv
larnda bulunan, alar boyu birikmi btn bilgelik ve deneyimler
emrine amadedir.
Bilind srekli etkin durumdadr, iindeki malzemeyi, gelecee
yaran olacak ekilde kartrp yourur. Bilinli zihin gibi, o da ileriye
ynelik eikalt karmlar meydana getirir; ancak hem incelik hem de
kapsam bakmndan bilinli kombinasyonlarna ok stndr. Yanl
yne yneltilme tuzana kar durabilmesi kouluyla, bilind, sz
konusu nedenlerden insana biricik klavuz olabilir.
Uygulamada, tedavi, elde edilen terapi sonularna gre ayarlanr.
Sonu, tedavinin hemen hemen her evresinde elde edilebilir, hastaln
arl veya sresi bir ey farkettirmez. te yandan, ar bir vakann
tedavisi herhangi bir ilerleme kaydetmeden uzun srebilir. Az sayda bir
hasta topluluu, iyi tedavi sonular elde edildikten sonra dahi, kendi
geliimleri iin daha ileri aamalara doru ilerliyorlar. Dolaysyla, btn
bu srece katlmak iin insann ille de ciddi bir vaka konusu olmas gerek
mez. Her halkrda, ta batan eilimli olan kiiler, daha yksek bir dze
ye erime yetenei ve hevesi olanlar ancak daha yksek bir bilin dzeyine
ulaabilirler. Bu konuda insanlar da, hayvan trleri de birbirinden ok farkl,
aralarnda tutucular da var, ilericiler de. Doa aristokratiktir ama ilerleme
olanam mnhasran skalann yukarsndaki trler iin ayryor demek
deildir bu. Psiik geliim de boyledir: zellikle yetenekli bireylere zg
deildir. Bir baka deyimle, ok geni kapsaml psikolojik bir geliim
gerekletirmek iin ne yksek bir zek, ne baka bir beceri gerekir, nk
bu geliimde manevi nitelikler, zihinsel kusurlan telfi edebilmektedir.
Tedavinin amac insanlarn beyinlerine birtakm genel formller ve
karmak retiler alamak deildir. Herkes ihtiyac olduu eyi, kendine
gre, kendi dilinde alabilir. Benim burada sunduum, entelektel bir formksyon; pratik uygulamann genel aknda zerinde tartlacak eyler
den deil. Konuyu ilerken aktardm blk prk vakalar, uygulamada
olup bitenler hakknda kaba bir fikir vermektedir.

Yukardaki blmlerde anlatlan bu eylerden sonra, eer okur,


VjS<Ja tbbi psikolojinin kuram ve uygulamas konusunda hl net bir
Kornm elde edemediyse, bu beni artmaz. Tp psikolojisi dalnn geni
ltlnce ve deneyim alannn somut tm grnmn sunmak hemen
lenen olanakszsa da, benim slubumdaki hatalarn da bunda pay olsa
gerek. Sayfa zerinde bir d yorumu keyfi, karmak, yzeysel
grlebilir; ama hakikatte ayn ey esiz bir realizmde kk bir dram
sergileyebilir. Bir d ve yorumunu yaamak ile sayfa zerinde size
aktarlan sulandrlm bir aktarma arasnda ok fark vardr. Bu psikolo
jideki her ey, en derin anlamnda, yaantdr; en soyut havalara girse de,
kuram btnyle yaanan bir eyin dolaysz rndr. Freudun cinsellik
kuramn tekyanllk ile suluyorsam, bunun aslsz bir speklasyon
olduunu sylemiyorum; o da kendilerini bizim pratik gzlemimize zorla
kabul ettiren, gerek olaylarn yalansz dolansz manzarasdr. Bunlardan
yaplan karsamalar hep tekyanl kurama yneliyorsa, bu, sz konusu
gereklerin hem ne kadar nesnel hem de ikna gc olduunu gsterir.
Aratrcya kendi bana, kendi en derin izlenimlerinin ve bunlarn soyut
biimlendirilmesinin stne kmas sylenemez; nk izlenimlerin
edinilmesi ve bunlarn kavramlara dntrlmesi btn bir mr iidir.
Ben, bir nevrozlar psikolojisinin dar snrlar iinde yetimediim iin,
hem Freud hem de Adlere stn bir tarafm var; Nietzsche tarafndan
ada psikoloji iin hazrlanm olan psikiyatri asn benimsemiimdir;
Freudun grleri bir yana, Adlerinkilerin geliimini de grdm.
Bylece, iin ta balangcndan itibaren hareketli atmann ortasnda
buldum kendimi ve sadece mevcut fikirleri deil, ayn zamanda
kendiminkileri de greceli olarak, daha dorusu belli bir psikolojik tipin
ifadeleri olarak grdm. Szn ettiimiz Beuer olay Freud iin nasl
nemli idiyse, benim kendi grlerimin altnda da nemli bir yaant
yatyor. Tp eitiminin sonuna doru gen bir kzda uzun sre bir
uyurgezerlik vakasn gzlemledim. Bu, doktora tezimin konusunu
oluturdu. Benim bilimsel yazlarm tanyanlar iin, bu krk ya yaptm
daha sonraki fikirlerimle karlatrmalar ilgin olabilir.
Bu alan bakir bir alan. Sk sk yanlgya dmmdr ve renmi
olduklarm sk sk unutmuumdur. Ama nasl k karanlktan doarsa,

hakikat de yanlgdan yle doar. Guglielmo Ferreronun miserable vanite du savant (limin zavall gururu) szn kendim iin uyan ian
edindim ve yanlglarmdan korkmadm gibi, onlardan ciddi olarak esef
de etmedim. Bilimsel aratrma ii benim iin bir samal inek, ya da itibar
vastas olmad; mcadele, ounlukla ac oldu, hastann gnlk psikolojik
yaants ile kar karya gelmek zorunda kaldm. Dolaysyla, yazdm
her ey beynimin rn deil, ou yreimden kaynakland, zihin dnce
silsilesini izlerken sevgili okurum yer yer iyi doldurulmam gediklerle
karlarsa bunu hatrnda tutsun. nsan bildii bir eyi anlatrken ancak
uyumlu bir ak szkonusu olabilir. Ama insan yardm etmek, tedavi etmek
gereksiniminin zorlamas karsnda, yol aan kif gibi davranmak zorun
da kalyor, henz bilinmeyen hakikatlerden de sz etmesi gerekiyor.
SONU
Okur, bu birka sayfaya yeni ve belki de anlalmas g eyler
sktrmaya kalktm iin beni balar umarm. Keif seferinde
karlat eyleri, susayan iin souk su mu olur artk, semeresiz
yanlglarn kum lleri mi olur, her neyse, topluma aktarma gereksinimi
duyan biri olarak okurun eletirel yargsna am. Bunlarda kimi
yardma kouyor, kimi uyarc rol oynuyor. Keiflerin doruluuna
yanllna amzn bireyleri deil, gelecek kuaklan karar verecektir.
Bugn henz doru olmayan eyler var, belki de onlar doru bulmaya
cesaretimiz yok, ama yarn o cesareti bulabiliriz. Ama kader izgisinde
yrmek zorunda olan herkes, yoluna umutla, dikkatle devam etmeli,
yalnzlnn ve tehlikelerinin bilincinde olmal. Burada anlatlan yolun
zellii, gerek hayattan kan ve gerek hayat etkileyen psikolojide artk
dar entelektel, bilimsel gr asyla kendimizi snrlandrmamamz
gereidir; ayn zamanda duygu asn da hesaba katmak zorundayz.
Dolaysyla da psienin ierdii her eyi pratik psikolojide genelletirilen
insan psiesi ile uramyoruz, birey olan insan varlklar var karmzda
ve onlar ezen saysz sorunlar. Sadece zeky tatmin eden bir psikoloji
hibir zaman sadece zek ile kavranamaz. stesek de istemesek de felsefe
iin iine giriyor, nk psie tm doasn kapsayacak bir ifade aryor.

ADA NSANIN RUHSAL SORUNU


I T a a d i i m i z gnle yle yakndan ilgili ki ada insann
ruhsal sorunu, onu tam olarak kavramamz olanaksz. ada insan,
yeni biim bulmu bir varlktr; ada sorun da, yant gelecekte olan,
yeni ortaya kan bir sorun. Bu bakmdan, ada insann ruhsal soru
nundan sz ederken, tek aremiz soru sormak; sorularn yant
konusunda, uzaktan yakndan en ufak bir fikrimiz olsayd, sylemek
istediklerimizi baka trl dile getirirdik sanrm. Sorunun kendi de
belirsiz bir soru: in gerek yan, bunun tek bir insan varlnn kavra
ma yeteneini aacak derecede evrensel bir eyle ilgili olduu. Bu
bakmdan, ulara kamadan, byk bir titizlikle ele almamz gerekir
byle bir sorunu. Yrekten inanyorum buna; geliigzel lflar etme
mize anak tutan sorunlardan olduu iin, ar gitmekten korkuyorum
dorusu; gene de uluorta eyler sylemek zorunda kalacam.
rnein uluorta gibi gelecek bir szle balayalm: ada
dediim insann, yaadmz gnn bilincindeki kii olduu, sradan
biri olmad kesin bir kere. Bir da doruunda, ya da dnyann ucun
da duran, nnde gelecein uurumu alm, ba stnde gklerin
ykseklii, aalarndaysa, ilk sisler iinde yetkin bir tarihe sahip tm
insanln batanbaa uzand kiiden sz ediyoruz. ada insan, ya
da bir kez daha yinelersek, imdiyi yaayan insan, sk karlatmz
bir kimse deildir. Bu nitelie lyk kii pek azdr, insann en stn bir
bilin dzeyinde olmasn gerektirir de ondan. Btnmzle imdiye
ait olmamz, varlmzn, bir insan olarak, tam bilindnm da en
aa dzeye inmesi gerekir. ada insan, yalnzca imdide yaayan
kimse deildir; yle olsayd, imdi sa olan herkesin ada insan
saylmas gerekirdi. Ancak yaad nn tam bilincinde olan kii
adatr.

Kendisine gerekten ada diyebileceimiz kii yalnz bir


insandr. Yalnz olmak zorundadr; her zaman da yalnz kalacaktr;
nk, imdinin bilincine varabilmek iin att her adm, onu, insan
ynlaryla olan o ilk participation mystique'den[, ortak bilindna
gmlmekten uzaklatrr onu. leriye atlan her adm, neredeyse btn
insanl kucaklayan o bilind tem elden uzaklatrr insan.
Uygarlklarmzda bile, ruhbilim asndan alt dzeydekiler, nerdeyse
ilkeller gibi yaarlar; onu izleyenler, insan kltrnn balangcndaki
bilin dzeyindedirler; en yksekte olanlarsa, son birka yzyln
yaamna ayak uydurabilmi bir bilince sahiptirler. Tanmladmz
anlamda, gerekte imdiyi yaayan kiiyi ada sayabiliriz ancak;
yalnzca odur gnmzn bilincinde olan, odur daha nceki dzey
lerin yaam yollarndan gitmeyen. Gemi dnyalarn deerleri,
uralar, onu srf tarihsel adan ilgilendirir. Bylece, en derin anlam
da, tarihd olmutur, tamamiyle geleneksel kalplar iinde yaayan
insanlar yn ona yabanc geliyordur artk. Geerlilii yitmi eski
kalplar ardnda brakarak, dnyann ucuna varan, ve, her eyi yeertip
bytecek bir boluk nnde bulunduunu gren kii adatr ancak.
Bu szler bombo nlayabilir kulaklarda, anlamlar beylik
szlere indirgenebilir. imdiden bilincinde olmay taslamak kadar
kolay ey yoktur. Nitekim, deersiz, koca bir insan srs, trl
geliim aamalarnn, kendilerine den yaam grevlerinin zerinden
atlayp geerek, adalk havas veriyorlar kendilerine. Kksz, hort
lak vampirler bunlar, gerek ada kiinin yan banda bitiyorlar da,
onun aslnda hi de imrenilmeyecek yalnzln horluyorlar. Bylece
ynlarn kr baklar imdiyi yaayan tek tk birka kiiyi, bulank
gsteren u szde ada hayaletler tl ardnda gryorlar da, onlar
birbirleriyle kartryorlar. Baka kar yolu yok bunun; ada kii
tehlikeli geliyor, kuku uyandryor insanda; hep byle olmutur,
gemite bile, Sokrates de, sa da byle deil miydiler?
nsann kendine gerekten ada diyebilmesi iin, bir kere ken
disinin iflas etmi olduunu kabullenmesi gerekir; daha acs da, bir
1 Participation myxtique: Gizemci kanlm.

lrih ii olan kutsallkla bbrlenmeyi brakmaldr. Prometheus'un


gnah tarihdlktr; bu anlamda, ada insan, gnah iinde
yayor demektir. Daha yksek bir bilin dzeyine erimek gnahtr.
Ama dediim gibi, dnyasnda kendisine verilen grevleri tam olarak
yerine getiren ve gemie ait olan bilin aama kalplarn dar bulan
kii ancak imdinin tam bilincine varabilir. Bunu gerekletirebilmesi,
iin en iyi anlamda erdemli ve yetkin olmas, en azndan teki insan
larn baarm olduklar eyleri, hatt biraz da fazlasn baarm
olmas gerekir. Bundan sonra gelen en yksek bilin dzeyine kiiyi
eritirebilecek olan bu niteliktir.
Yetkinlik dncesinin, zellikle szde-adalara iren
geldiini biliyorum; kendilerine yapmack davranlarm anmsatyor
da ondan. Ama bu, ada insan iin, onu lt almartuz engelleye
mez. Baka aremiz de yok, nk yetkin olmadka, adalk
luslayan kii, vicdansz bir kumarbazdan baka birey olamaz. Son
derece yetkin olmak zorunda, nk geleneksel ban koparm
olmasn yaratc yeteneiyle balatm adka, gem ile ban
koparm olmakla kalr, o kadar. Gemii yadsmakla, imdinin bilin
cinde olmak ayn eydir demek, kuyruklu yalan olur. Bugn, dn ile
yarnn arasndaysa eer, bir anlam tar. Bugn gei srecidir, ve
bu anlamda, onun bilincinde olan kii ancak kendisine ada diye
bilir.
Kendisine ada diyen bir sr insan var, zellikle de szdeadalar. Bu bakmdan, gerekte ada insan, ou kez kendisine
eski-kafal diyen kimseler arasndan kyor. Bu tutumunda hakl da.
Gemie ve tarihe kar kazand zafer sululuu zerinde durmas,
gelenekle kopard ba yznden yiten dengeyi salamak iindir. Bir
bakma da kendisine szde-ada denilmesinden kand iin
davranyor byle.
Her iyi niteliin, bir kt yan vardr; dnyada bir iyi yer
aldnda, ister istemez bir de kt yer alacaktr. Ac, ama gerek.
imdinin bilincinin, kuruntuya dayanan bir huzura yol ama tehlikesi
de yok deil; kendimizi insanlk tarihinin doruk noktas, saysz
yzyllarn en olgun, en son rn olarak grme kuruntusudur bu.

Buna inanacak olursak, bu zavalllmz, kendimizi beenen bir


davranta benimsemekten baka bir ey olmaz; bizler, alarn umut
larn ve beklentilerini dkrklna uratanlarz. Dnn, nerdeyse
iki bin yllk Hristiyan lklerinin ardndan, Mesih dnp geleceine,
yeryznde cennet kurulacana, gre gre ne grdk, Hristiyan
lkeler arasnda kan Dnya Sava, dikenli teller, zehirli gazlar.
Yerde, gkte, bundan byk facia m olur!
Byle bir grnm karsnda, yeniden alakgnlllmze
dnsek artk. ada insann bir doruk olduu doru, ama yarn o da
alacak; alar sren bir geliimin son rn olduu gerek, ama ayn
zamanda insanlk umutlarnn en kt dkrkl da. ada insan
farknda bunun. Bilimin, teknolojinin, rgtlenmenin yararlarn
grmtr, bunlarn ne gibi facialar dourduunu da grmtr;
Avrupay nerdeyse ykma salacak olan, Bar zamannda savaa
hazrlan ilkesine uyarak, bar yolunu iyi hazrlayan, iyi niyetli
hkmetleri de grmtr. lklere gelince, Hristiyan kilisesi, insan
kardelii, uluslararas demokrasi ve ktisad karlar dayanmas
gerei snanmas olan, atele vaftize dayanamamtr. Bugn, Dnya
Savandan2 onbe yl sonra, gene ayn iyimserlii, ayn rgtlenmeyi,
ayn siyasal tutkular, laflar ve sloganlar gryoruz. Bunlarn ister
istemez baka facialara yol amasndan nasl korkmaz insan. Baar
dilemede kusur ettiimiz yok ya, savan braklmasn amalayan
szlemelere inandmz da yok. Bu gibi geici nlemlerin ardnda
iimizi kemirip duran bir kuku var. Dorusunu isterseniz, ada
insann, ruhbilimsel adan, nerdeyse ldrc bir yumruk yediini,
bunun sonucu da tam bir kukuculua dtn sylersem, abartm
olmam sanrm.
Hekim olmann grlerimi etkilemi olduu szlerimden aka
anlalyor herhalde. Hekim, her zaman hastalklar bulur karr;
hekim olmam ak da elimden gelmiyor. Ancak hekimin, hastalk
olmad yerde hastalk aramas abes olur. Genellikle beyaz rklar,
zellikle de Batl uluslar hastadr, ya da Bat Dnyas uurumun
2 Birinci Diinya Sava.

kenarndadr, diyecek deilim. Byle bir yargda bulunmaya yetkim


yok.
ada insann ruhsal sorunu konusundaki bilgim, doal olarak,
baka kiiler ve kendim zerindeki gzlemlerime dayanyor. Uygar
beyaz rklarn yaad dnyann drt bir bucandan gelen salkl,
hasta, yzlerce okumu kiinin en i ruhsal yaam konusunda epey
bilgi edindim; bu grg zerine dayanyor grlerim. Elbette,
yalnzca tek-yanl bir grnm izebilirim ancak, nk gzlemledi
im eyler ruhsal yaamda yer alan olaylar: Bunlar iimizde adet
iimizin ii'nde yer alyorlar. Ruhsal yaam iin her zaman dora
olmayabilir bu; ruh her zaman iimizin iinde bulunmayabilir. Ruhsal
yaam kendi bana tanmayan bir sr rklarda, ya da tarih alarnda
ruhu darda aramak gerekir. rnek olarak eski bir kltrden herhangi
birini ele alabiliriz; zellikle de grkemli yanszl ile ve ilememi
olduu gnahlarn itirafyla, Eski M sr ele alalm .3 Nasl Bachn
mziinde, kiisel sorunlarn, ya da kiisel cokularn anlatmn bula
mazsanz, piramitlerde ve Sakkaradaki Apis4 mezarlarnda da bula
mazsnz.
ster dinsel bir trenle, ister ruhsal bir yaklamla olsun, kiinin
iinden gelen zlemlerini ve umutlarn rnein yaayan bir din
gibi yeterince dile getiren yerleik bir d biim olduu srece,
ruhun dta bulunduunu, tam anlamnda herhangi bir ruhsal sorunu
olmadn dnebiliriz. H er ne kadar insan, eski alardan beri
psikoloji konusu olan olaylar tanyacak biimde kendisine bakabilmi
anlayabilmise de, psikoloji son elli yl iinde gelimitir. Teknik bilgi
iin de durum ayndr. Romallar buhar makinesinin yaplmas iin
gerekli btn mekanik ilkeleri biliyorlard, ama yapa yapa bir oyuncak
yaptlar. D aha ileriye gitm eye gerek yoktu ki. Ondokuzuncu
yzyldaki iblm ve uzmanlamadr insann edindii bilgilerin
3 Eski M srdaki bir gelenee gre, l, yeraltnda yarglarn huzuruna
ktnda ilem em i olduu sularn ayrntl bir aklam asn yapar, ilemi olduk
larndan sz etm ezm i. (ev.j
4 Apis kzleri: Alnnda ay biim inde ak bir leke bulunan kara kzler. Eski
M sr oktanrclnda hayvan tapm , hayvanlar tanr saym a yerine, kimi hayvanlarn
tanrlarn ruhlarn tadna inanm a biimindeydi.

btnn uygulamasn gerektiren. amzda ruhbilimi kefetmemi


zin nedeni de bu manev gereksinmedir. Ruhun kendini aa vur
mad zaman olmamtr; yalnz, eskiden kimse farknda deildi
bunun, kimsenin dikkati ekilmemiti buna. nsanlar psikolojiye kulak
asmadan yaayp gidiyorlard. Am a bugn dikkatimizi byk bir titiz
likle ruhun davranna evirmeden edemiyoruz artk.
Bunun ilk farkna varan hekimler olmutur. nk din adamnn
kaygs, benimsenmi belli bir inan erevesi iinde, ruhun dzenli
almasn salamaktr. Bu ereve, yaamn gerek ifadesi olduu
srece, psikoloji, salkl bir yaam iin teknik yardmclk grevi
grr, o kadar; ruh da, kendi bana bir sorun oluturmaz. nsan bir
sr-adam gibi yaadka da, kendisine zg bir ruh ieriine
sahip olamaz; ruhun lmszlne olan o inancn yitirmedii srece
baka gereksinimi de yoktur zaten. Ancak, iinde domu bulunduu
yerel din kalbna smamaya balad m, din onun yaamn btnyle
kavrayamaz duruma gelince, o zaman, ruh, yalnzca kilisenin nlem
leriyle zmlenemeyen, kendi bana bir varlk kazanm olur. Bugn
bizlerin deney zerine dayal bir psikolojimiz olmas, inan ya da bir
felsefe dzeninin varsaymlarna dayanmamas bundan. Byle bir
psikolojimiz olmas bile, ruhsal yaammzda derin bir kaynama
olduunu gsteren bir belirtidir. Bir an ruhsal yaamnda kopukluk
oldu mu, bireyde de ayn biimde, kkten bir deiiklik var demektir.
Her ey iyi gittii, ruhsal enerji de kendine yeterli ve iyi ayarlanm
yollarla uygulama alan bulduu srece, bizi iten hibir ey tedirgin
etmez. Hibir belirsizlik, ya da kuku sz konusu olamaz, kendi
kendimize kar blnmemiz olanakszlar. Gelgelelim ruhsal etkin
liin kanallarndan biri, ya da ikisi tkand m, durumumuz, nne
bend ekilivermi bir rma andrr. Aknt gerisingeri kaynana
doru ynelir; ierdeki adam, grnrdeki adamn istemedii bir ey
istem ektedir. A ncak byle, bu tedirginlik durum unda bilincine
varyoruz ruhun, ya da, bilinli grmzle uyumayan bir nesneye
tkezlemi oluyoruz. Freudun psikanaliz almalar bu sreci en ak
biim de gsterm itir. F reudun ilk ortaya kard ey, cinsel
sapkln ve su fantezilerinin varlyd; bunlar klk deitirmedii

srece, uygar bir insann bilinli gryle hibir biimde uyumaya


cak nesnelerdi. Bunlarn gtt insan, si, sulu ya da akl hastas
saylrd,
Bilindnn, ya da insan zihninin ardlkesinin bu grnmnn
tamamiyle yeni bir ey olduunu syleyemeyiz. H er zaman ve her
kltrde durum herhalde ayn olmutur. H er kltr, yokedici kartn
dourmutur; ne var ki bizimkinden nceki hibir kltr, ya da
uygarlk, ruhsal dip akntlarn, bu denli ciddiye almak zorunda
kalmamt. Ruhsal yaam hep bir tr metafizik bir dzenle dile geti
rilmitir. Ama ada bilin, diretmek iin istedii kadar rpnp dur
sun, ruhsal kuvvetlerin gcn benimsemekten kanamamaktadr
artk. amz, teki alardan ayran budur. Bilindndaki karanlk
kprdanlarn etkin gler olduunu, ussal dnya dzenimize hi
olmazsa imdilik uyduramadmz ruhsal glerin varln artk
yadsyamayz. Bu gler zerine yaptmz incelemelerden bir bilim
domu olmas, onlara gsterdiimiz ciddi dikkatin bir baka kantdr.
Geen yzyllar bu gleri bir kenara brakr, umursamazd; bizim
iinse, zerimizden karp atamadmz Nessusun gmlei5 gibi bir ey
oldu.
Dnya Savann feci sonularnn dourduu, bilinli gr
mzde yer alan devrim, i yaammzda, kendimize ve kendi deerimi
ze olan inancmzdaki sarslma ile kendini belirtmekte. Yabanclara,
bizden olmayanlara, hem siyasal hem de ahlaksal bakmdan cieri be
para etmez kiiler diye bakyorduk; ada insansa, siyasal adan
olsun, ahlaksal adan olsun, kendisinin de herkes gibi olduunu kabul
etmek zorunda. Eskiden Tanrnn bana buyurduu grevin, bakalarn
ilkelere uymaya armak olduuna inanrdm, imdi kendimi ilkelere
uymaya armak gerektiinin farkndaym. Dnyann artk usa uygun
bir biimde dzenlenme olana kalmadn dnyorum da ondan;
bar ve uyumun egemen olm as gereken eski bin-yllk-dnem dle
rimin solduunu grdmden. ada insann btn bu gibi sorunlar

5
Nessus: Yunan m itologyasm da, kars D iyaniray karm a giriiminde bu
duu iin, Herkiil tarafndan ldrlen, yar insan y an hayvan yaratk; ak muskas gre
vi gren N essusun kanm a batrlm gm lek H erkln lm ne neden olmutu.

karsndaki kukucu davran, siyaset ve dnya devrimi konusundaki


hevesini kursanda brakt; dahas, bu kukuculuun, ruhsal enerji
lerin, d dnyaya przsz uygulanabilmesi iin ortam yok. Kukucu
luu yznden, ada insan, yeniden iine kapanmaktadr; enerjileri
kaynaklarna akm aktadr; aknt, kendi yolu boyunca engelle
karlamadan akm olayd, balk iinde gizlenmi kalacak olan, hep
orada durup duran ierikler, bylece yzeye kmaktadr. Dnya, Orta
a insan iin nasl da bambakayd! Ona gre dnya scakln
esirgemeyen bir gnein kendi evresinde izdii ember ortasnda
sonsuzca durup duruyordu; kendilerini sonsuz mutlulua hazrlayan
Yce Varln esirgeyici bakm altnda yayordu Tanr kullar; insan
larn hepsi de, ne yapacaklarn ve bozuk bir dnyadan, bozulmas
olanaksz ve kvanl varoluun doruklarna kmalar iin nasl
davranmalar gerektiini iyice biliyorlard. Byle bir yaam, dleri
mizde bile bize gerek grnmemekte. Doabilim bu gzel duva
yrtal ok oluyor. O a oktan geti, insann kendi babasn yery
znn en yakkl, en gl adam olarak dnd o ocukluk a
geride kald.
ada insan, Orta adaki kardeinin btn metafizik kesinlik
lerini yitirmi, yerine maddesel gvenlik, genel esenlik ve insancllk
lkleri koym u bulunm akta. Ancak bu lklere bugn hl
sarslmadan duruyor demek iin, biraz fazla iyimser olmak gerek.
M addesel gvenliin durumu da kt, nk, ada insann maddesel
ilerlem edeki her adm korkun facia olasln ayn oranda
artrmaktadr. Bunu dnmek bile insan allak bullak etmede. Bugn
kentlerde provalar yaplan zehirli gaz saldrlarna kar savunma
nlemlerine ne demeli? Barta savaa hazrlan ilkesine dayanarak
bu gibi saldrlarn nceden planlanm ve ngrlm olduu ak
deil mi? nsan, yoketme malzemelerini yd m bir kez, rahat durur
mu iindeki eytan, bu silahlarn kendilerinden beklenen ite
kullanlmalarn geciktirir mi hi? Bilinen bir gerektir. Yeter sayda
bir yere ylan ateli silah, kendiliinden patlar.
Btn kr olaslklara egem en, H erakleitosun (kartna
dnme anlamna gelen) enantiodromia dedii, o mthi yasann

belli belirsiz nsezisi, zihnin arka sokaklarndan karak, ada bili


mi dondurucu bir dehetle kaplyor ve bu dev kuvvetler karsnda,
loplumsal ve siyasal nlemlerin srekli etkinliine olan inanc felce
uratyor. Yapma ve ykma eylemlerinin durmadan dengeyi bozduu
bir dnyann korkun grnne srtn evirip, bakn kendi zih
ninin derinliklerine yneltirse, grmese daha iyi edecei bir kargaa ve
karanlkla karlaacaktr. Bilim, i yaam snam bile ykt. Bir
zamanlar koruyucu bir barnak olan o yer, imdi dehetle dolu. Gene
de kendi zihinlerim izin derinliklerinde bu denli ok ktlkle
karlamamz, nerdeyse su serpiyor iimize. Hi olmazsa, insanln
iindeki ktnn kkn bulduumuzu sanyoruz. lkin afalllyorsak,
dkrklna uruyorsak da, kendi zihinlerimizin belirtileri olduu
iin, onlar bir bakma dizginleyebiliyoruz, ya da etkin bir biimde
ortadan kaldryoruz. B unda baar kazandm zda, dnyadaki
ktnn bir parasn kknden koparp sokaa attmz varsaymak
tan holanyoruz. Bilind ve ileyii konusundaki geni bilgimize
dayanarak, kendi kt gdlerinden habersiz bir devlet adam tarafndan
kimsenin aldatlmayacam dnmekten holanyoruz: Gazetelerin bile
onu bir kenara ekip: N olur, bir psikanaliz yaptrsanz. Sizde,
bastrlm bir Baba-Kompleksi var, diyeceini dnyoruz.
Bu gln rnei, bir eyin ruhsal olmas demek, onu denetimi
miz altnda tutarz anlamna geldiini sanmamzn bizi ne gibi sa
malklara gtrdn gsterdii iin zellikle setim. Dnyadaki
ou ktln insann genellikle aresiz, bilindnda yaamasndan
ileri geldii doru, ama keskinlii artan bakmzla, bu ktye kar,
onun iimizdeki kaynanda, savaabileceimiz de gerek. Bilim
dtan alan yaralarla uramamz olanakl kld gibi, iten alan
yaralar da iyiletirmemize yardm etmektedir. Son yirmi yl iinde yer
alan ve tm dnyada abucak yaylan psikolojiye kar duyulan ilgi,
ada insann, dikkatini belli bir apta maddesel nesnelerden kendi
znel srelerine ynelttiini gsteriyor. Bu yalnzca bir merak ii mi
dersiniz? Sanatta, insann temel grndeki, gelecekte yer alacak
deiiklikleri sezinleme nitelii var: Ekspresyonist sanatsa, daha geni
bir deiiklikten nce bu ynelimi sezmi bulunuyor.

imdi ruhbilime duyulan ilgi, insann, d dnyadan alamam


olduu bir eyi, ruhsal yaamdan beklediini gstermekte: Dinlerimi
zin, kukusuz iermesi gerekip de hi olmazsa ada kii iin
iermedii bir ey. Dinin trl biimleri, ada insana, iten gelir
gibi, kendi ruhsal yaamnn ifadeleri gibi grnmyor artk: Onun
iin, bu biimler, d dnyann nesneleriyle bir. Bu dnyann dndaki
manevi bir varlka bir vahiy gnderilmi deil ona; ne var ki, sanki
kiilik giysisini giyermi gibi, birtakm dinleri ve inanlar giyip
karyor, sonradan da bunlar eski giysiler gibi skartaya atyor.
G enelde bilind zihnin nerdeyse hastalkl denecek belirtileri
karsnda byleniveriyor.
Eski alarn skartaya kard bir eyin birden dikkatimizi
ekmesini anlamak nice g olsa da, bunu yadsyamayz. Bu konulara
genel bir ilgi duyulduu gerek, saduyumuza nice ters gelse de bu
byle. Psikolojiye bir bilim olarak gsterilen ilgi deil yalnzca
dndm, ne de psikanalize kar gsterilen daha snrl bir ilgi;
ispirtizma, mneccimlik, teozof6 ieren birtakm ruhsal olgulara kar
gittike artan bir ilgi bu. Dnya onsekizinci yzyl sonundan bu yana
byle bir ilgi grmemitir. sadan sonra birinci ve ikinci yzylda
yeeren Gnostik7 dnce ile ancak karlatrabiliriz bunu. Aslna
bakacak olursanz, gnmzdeki ruhsal akm Gnostiklerle derinden
bal. Bugn Fransada Gnostik kilise bile var: Almanyada da aktan
aa kendini Gnostik ilan eden iki ekol bulunmakta. Saysal adan
insan artan ada akm teozofi ile Avrupadaki kardei antropozofi8; bunlar Hindu klna brnm Gnostiklerden baka bir ey
deil. Bu akmlar yannda bilimsel psikolojiye olan ilgi solda sfr
kalyor. Gnostik dzenlerin ilgin yan, bunlarn yalnzca bilindnn
belirtilerine dayanmalar, ve ahlksal retilerinin, yaamn glge yan
karsnda, rkp kamalar. Avrupada dirildii biimde bile, Hindu
Kundalini Yoga bunu gsteriyor. Gizilbilimler konusunda bilgisi olan
herkesin tanklk edecei gibi, bu alan iin de geerli.
6 Teozof: Sihir ve Byclkle gerekletirilmeye allan doatanrclk.
7 Gnostkler: Saltk bilginin anlk sezilerle kavranabileceine inananlar.
** A ntropozofi: Ruhsal gerein varln tanma melekesini gelitirme ve gerek
letirm e hareketi.

Bu akmlara kar gsterilen ar ilginin dinin geerliini yitirmi


kalplarna artk aktarlmayan ruhsal enerjiden kaynakland kesin.
Bylece, bilim sellik taslasalar bile, bu akm lar gerek nitelik
tamakta. Dr. Rudolf Steiner, Antropozofisine Ruh Bilimi dese,
Mrs. Eddy, Hristiyan Biliminden sz etse de, hibir ey deimez.
Bu rtbas etme giriimleri, yalnzca, dinin nerdeyse siyaset, ya da
dnya devrimi kadar kuku yarattn gstermekte.
ada insann, ondokuzuncu yzyldaki kardeinin tersine, dik
katini ruhuna, ondan byk eyler bekleyerek ynelttiini sylersem,
ar gitmi olmam sanyorum: ada insann davran, herhangi
geleneksel bir inantan deil, Gnostiklerdeki dinsel yaant kavram
gibi bir duygudan ileri geliyor. Sz edilen akmlara birtakm bilimsel
havalar vermeye almalarn karikatrize etmememiz, onlar gln
grmememiz gerekir: Bat dinlerinin z olan inantan ok bilim
veya bilgi peinde olduklarnn bir iaretidir bu. ada insan inan
zerine dayanan buyurucu varsaym lardan ve bunlar zerine
dayandrlan dinlerden nefret ediyor. Bilgi ierii, ruhsal yaamn
derinlii bakmndan kendi yaamyla uyutuu oranda ancak onlar
geerli saymaktadr. Dilei bilmektir. Sz konusu yaanty kendi duy
mak istemektedir. St. Pauln Papazlar Kurulu Bakan Inge, Anglikan
Kilisesinde ayn amalar olan bir akmdan sz ediyor.
Yeryznn aratrlm adk kesi kalm adna gre, coraf
keifler a da kapanm bulunuyor. Bir zamanlar, Kuzey Dalarnn
tesinde sonsuz k ve bolluk lkesinde yaad dnlen insanlara
artk inanmayan veVilinen dnynn snrlarnn tesinde neyin var
neyin yok olduunu kendi gzleriyle grp renmek isteyen kimse
lerle balad bu i. amz, ruhun iinde ne var ne yok, bilmek isti
yor, spirtizma seanslar dzenlenen evrelerde sorulan soru u:
Medyum, bilincinden uzaklatnda, neler oluyor?; Teozofist ise,
Daha yksek bilin dzeylerinde ne gibi bir yaantm olur acaba?
diyor kendi kendine. Astrologun sorduu soru da u: Bilinli
niyetimin tesinde, yazgm etkileyen gler neler? Psikanalistin
sorduu soru ise: Nevrozun ardndaki bilind gdler nelerdir?
sorusu.

amz, ruhsal yaamnda, yaantlar kendi duymak istiyor.


Baka alarn yaants zerine dayal varsaymlardan bkm artk.
N e var ki bunlardan kuram sal bir biimde yararlanmaktan da
kanmyor; rnein belli bal dinler ve gerek bilim yoluyla. Dnn
Avrupals, bu uurumun derinliklerine dalmaya grsn, batanbaa
bir rperti kaplyor benliini; bu aratrma konusu tekin gelmiyor ona,
karanlk buluyor onu; stelik bavurulan yntemleri bile, insann en
ince zihin baarlarnn, insan afallatc derecede ktye kullanlmas
gibi gryor. yz yl nce bir zayie izmesine karlk, bugn en
azndan bin zayie izilmektedir denilse, ne der gnmzn astrono
mu? Dnyann, Yunan Antikite andan bu yana tek bir bo
inancndan kurtulmad sylense, eitimci ne der acaba, felsefedeki
A ydnlklar a savunucusu ne der? Psikanalizin kurucusu Freudun
kendi, ruhsal ardlkenin pisliine, karanlna ve ktlne parlak bir
k tuttu, ieriini, p yn, cruf olarak gsterdi, bylece
arkalarna bakp, bir ey aramalarndan alkoymaya alt onlar.
Baaramad, uyars ise, ters tepki yaratt, tam engellemesini istedii
eye yol at: M illete btn bu pislie kar bir hayranlk uyandrd.
Buna dpedz sapklk desek yeri; ne var ki, bunun pislik sevgisi
olmad, bu insanlar eken eyin, ruhun kendi bys olduu da
gerek.
Ondokuzuncu yzyln bandan beri, Fransz Devriminin unutul
maz yllarndan bu yana, insan, ruha daha nem vermeye balad; ruha
gittike artan bir dikkat yneltmesi, onu her gn daha bir ekici bulmasndand. N otre-D am e K ilisesinde, Us Tanrasnn simgesel
olarak tahta oturtulmas, Bat dnyas iin son derece nemliydi.
W otann mee aacnn Hristiyan misyonerlerince kesilip devrilmesi
kadar nemli. Bu devrim sonucu, gkten, alc bir yldrm dp
arpm deil kfredene.
Tuhaf bir rastlant, tam o sralarda, Anquctil du Perron adnda bir
Fransz, H indistandan 1800lerin ilk yllarnda lkesine dnerken,
yannda, elli U paniad ieren U pnekhaf n bir evirisini getirmiti;
bu, Bat dnyasn, Dounun artc zihni ile ilk kez karlatrm
oluyordu. Tarihi iin bu olayn herhangi bir deneme ve sonula ilgisi

yoktur. Ama hekimlik grgme dayanrsam, iin iinde baka bir eyin
olduunu sylemem gerek. Geerlii hi deilse kiisel yaamda tam
olan ruhbilimsel bir yasay karlyor gibi geliyor bu bana. nemini ve
deerini yitiren her bir bilinli yaam paras iin yasaya gre bilindmda bir denge gc oluuyor. Fiziksel dnyadaki enerji
korunumuna benzer bir ey var bunda, nk ruhsal srelerimizin bir
de nicelik yn var. H ibir ruhsal deer, yerine ayn younluk dere
cesinde baka bir deer konulmadka, yok olamaz. Bu, psikotera
pistin her gn karlat bir gerek; bu olgu her gn yinelenmekte, bir
kez olsun sekteye uram deildir. imdeki hekim, bir halk toplu
luunun yaamnn da ruhbilimsel yasaya uymas gerektiini sylyor
bana. Topluluk hekimin gznde, bireye oranla, karmak bir ruhsal
yaam grnmnde, o kadar. Baka bir adan bakacak olursak, ruhu
nun uluslarndan sz eden ozan anm sayalm . Ruhun trl
grnmleri vardr ya, bunlardan, biri, bireysel deildir; bu bireysel
almayan yan, ulustan, topluluktan, hatta insanln btnnden
oluur. Ama yle, ama byle, tek bir, Swedenborgun deyimiyle, En
Byk Adamm o heryeri kaplayan ruhsal yaamnn bir parasyz
biz.
Bir paralel izelim: Bendeki karanlk birey nasl yardmc
arrsa, bir ulusun ruhsal yaam nda da durum ayndr. Notre-Dame
Kilisesine akan ykma and imi kalabalkta, bireyin ayaklarn yer
den kesen karanlk ve adsz gler rol oynuyordu; Anquetil du
Perronu etkileyen ve onun tarihte unutulmayacak bir yant vermesine
yol aan gene de bu glerdi. Schopenhauer ile Nietzschenin kk
hurdadr. Dou zihnini onlar Batya getirmilerdi, bunun zerimizdeki
etkisini ise henz lebilecek apta deiliz, am a nemsemezlik
etmeyelim. imdiye dek bunun A vrupadaki zihinsel yaam dzeyinde
etkisi yok gibi; tek tk arkiyat, tek tk Budizm heveslisi, Madame
Blavatsky ve Annie Besant gibi birka nl kii gryoruz. Bu belir
tiler, dank adalar sanki; aslna bakacak olursanz, deniz .altndaki
ok byk sradalarn doruklar bunlar. Kltrsz kiiler, yakn
zamanlara kadar, mneccimliin artk ortadan kalktna inanyordu,
kahkahalarla glnp geilecek bir durum a sokulmu nicedir. Ama

gnmzde, toplumsal derinliklerden ykselerek, yz yl nce


aforoz edildii niversitelerin kaplarn almakta. Dou dncesi de
ayn durumda olsa gerek; dk toplumsal dzeylere kk salmtr da,
imdi yava yava yzeye doru ykseliyordur. Dom achtaki Antroposofism tapna iin be alt milyon svire Frang nerden geldi? Bu
parann kayna herhalde tek bir kii deil. Kendilerini aktan aa
teosofist diye ilan edenlerin tam saysn syleyecek istatistik yok
elimizde; ilan etmeyenlerse cabas. Am a milyonlarcas olduu kesin.
Bu sayya birka milyon da Hristiyan veya teosofist eilimli ispirtizmac ekleyebiliriz.
Byk yenilikler hibir zaman tepeden gelmez, hep aalardan
ykselir; tohumlarnn gkten dm olduu nice gerek olsa da
aalar, gkten aa deil, yeryznden ge ykselirler. Yeryz
kabuunun kabarmasyla bilincin kabarmas ayn ey. H er ey gre
celeiyor, dolaysyla, kukuya brnyor. Duraksayan, soru soran
insan, bar anlamalar, dostluk paktlar, demokrasi ve diktatrlk,
kapitalizm ve Boleviklik ile akn bir dnyay seyrede dursun, ruhu
kuku ve gvensizlik kargaasn yattracak bir yanta zlem duyu
yor. Ruhun bilind glerine boyun eenler, aa toplum dzeyin
deki kimseler; lkenin alabildiine horlanan sessiz halk, nl byk
lerin alk olduu akademik nyarglara bulamam kimseler. Btn
bu insanlar, yukardan bakldnda, ackl, ya da gln bir gldr
sahneliyorlar gibi; ne var ki, bunlar da, bir zamanlar Tanrnn honut
olduu Galileliler kadar saf ve basit. nsan ruhunun sprntsn bir
kar kalnlnda bir kitapta zetlenm i grmek ac deil mi?
Havelock Ellis ve Freudun, bilimsel sayg ile karlanan ciddi eser
lerinde ciddi olarak ele ald konular, Anthropophyteia adl kitapta
nasl da bir sr samalklar, olmayacak hayaller, sama eylemler
olarak yanstlm: O ne sama szler, eylemler, yabanl fanteziler!
Bunlara bilimsel sayg gstermede kusur etmeyen, Freud izleyicileri
okurlar da dnyann drt bir bucana dalm durumda. tici eyler
karsndaki bu cokunluu, bu yavanln uyandrd saygy nasl
aklamal? Gryoruz ki itici eyler ruha aittir, ruhun zndedir, eski
ykntlardan kurtarlm deerli el yazmas paralardr. yaamn

tti/li ve grltl nesneleri bile ada insan iin deerlidir, nk


umacna yaramaktadr. Hangi amaca m?
Freud, D lerin Yorumu adl kitabnn banda u satrlar
Varm t: Flectere sine queo superos Acheronta movebo (stesin
den gelinmezse yolumuz cehennemdir); gzel de, ne uruna?
Tanrlarmz, tahttan indirmemiz gereken bilinli dnyamzn
pullar ve deerleridir. Eski tanrlarn gzden dmesinin balca
nedeninin ak skandallar olduu bilinen bir gerek. Tarih kendini
yinelemekte; vlen erdemlerimizin ve esiz lklerimizin kukulu
lemellerini aa karmamz isteniyor; derken bir zafer l iitili
yor: tte sizin tanrlarnz, insan ii hepsi de, tuzak bunlar, insan
alaklnn damgasn tayan sabuklamalardan baka ey deil l
kemikleri ile dolu iren beyaz mezarlar. Kulaklarmza yabanc
gelmiyor bu ses, vaktiyle kavrayamadmz Incildeki szckler bun
lar.
Bunlarn geliigzel benzetm eler olm ad kesin. Freudu
psikolojiyi ncillerden stn tutan ve boleviklii, yurttalk erde
minden daha anlaml bulan insanlarn says olduka kabark. Oysa,
btn bu insanlar, gene bizim kardelerimiz ve her birimizde onlar
destekleyen hi olmazsa bir ses var, nk sonunda, hepimizi saran
biricik ruh sz konusu.
Bu ruhsal deiikliin beklenmedik sonucu dnyaya daha irkin
bir yz giydirilmesi. yle irkin ki bu yz, onu sevemiyoruz artk,
kendimizi bile sevemez olduk, sonunda da bizi i yaammzn gerek
liinden telere ekecek hibir ey bulamaz olduk d dnyada. Bu
ruhsal deiikliin gerek anlam burada kukusuz. Karma ve ruhlarn
beden deitirmesi retileri ile teosofi neyi anlatmaya alyor sanki,
bu dnyann ahlaksal adan tamamlanmam kiiler iin geici bir
salk merkezi gibi grnmekte olduunu, deil mi? ada dnyann
ikin anlamn greceli yapyor, ancak baka bir teknik uyguluyor, o
kadar; dnyamz alaltmaktan ok, baka, daha yksek dnyalar vaat
ederek, ona greceli bir anlam veriyor, o kadar. Sonu deimiyor.
Btn bu dncelerin bilimsel olmad kesin, iin gerek
yan bunlarn ada insan aalardan ele geirdii, en az bilinli

olduu yanndan. ada dncenin, Einsteinn grecelik kuramyla


uzlamas ve atomun yapsyla ilgili, bizi gerekircilikten ve grsel
betimlemeden uzaklatran fikirleri benimsemesi rastlant mdr? Fizik
bilimi bile madde dnyamz buharlatrveriyor. ada insan ruhsal
yaam gereine dnyorsa ve dnyann kendisine vermedii gveni
ondan bekliyorsa, bence bunun alacak yan yok.
Ancak, ruhsal adan, Bat dnyas tehlikeli durumda, ruhumuzun
gzellii konusundaki kuruntu yznden acmasz geree gzmz
kapamadmz oranda da bu tehlike artmakta. Bat, kendi sarholuk
bulutu iinde yayor, kendi yzn gremiyor. Acaba baka rklara
nasl grnyoruz? in, Hint bizler iin ne dnyor? Siyah halklar
arasnda ne gibi duygular uyandryoruz? Ya o, lkelerinden yoksun
kldmz, iki ile frengi ile kklerine kibrit suyu ektiimiz uluslarn
dncesi nedir bizim iin?
Bir Kzlderili dostum var. Beyaz adam konusunda ene alyor
duk bir keresinde, bana yle demiti: Beyazlar anlamyoruz, hep
tedirgin drmdalar, srekli olarak bir ey aramaktalar. Nedir aradk
lar? Bilmiyoruz. Onlar anlamyoruz. Burunlar pek dik, dudaklar pek
ince ve acmasz, yzlerindeki izgiler de yle. Dpedz deli bunlar.
Adn bilmiyordu, ama onu anmsamt dostum: Her lkeye, ken
disini ilgilendirmeyen lkelere bile kanadn germek isteyen yrtc
Aryen kuuydu bu. Hristiyanln tek gerek, beyaz rktan sann tek
kurtarc olduunu bize inandran u nl byklk kuruntumuza da
deinmiti. Tm Douyu, bilimimizle, teknolojimizle kargaaya salp,
ondan vergi alyor, misyonerlerimizi ta ine kadar gnderiyoruz.
Afrika misyonerlerinin okkarl evlilik dzenini kaldrmas sonucu,
fuhu ylesine artm tr ki, yalnz U gandada, ylda, zhrevi
hastalklardan korunma nlemleri iin yirmi bin ngiliz liras harcan
maktadr; bunun, szn etmediim ahlksal sonular daha da kt.
yi Avrupal da, bu yola getirici baarlar iin misyonerlerine cret
demekte. Polinezyada ekilen aclardan, esrar ticaretinin nimet
lerinden sz ettiim yok daha.
Kendi ahlk bulutlarndan dar karldnda, Avrupalnn
grnm byle ite. Ruhsal yaamn gml blmlerini aa kar-

inak iin ilkin kokumu batakl kurutmamz gerek. Bu pis ie ancak


Freud gibi bir lkc mrn adayabilirdi. Psikolojimiz burada
balyor. Bizler iin de ruhsal yaamn gerekleriyle tanmamz,
ancak bu utan balayabilirdi: Bize itici gelen, grmek istemediimiz
eylerden. Ancak ruh, yalnzca kt ve deersiz nesnelerden
olusayd, dnyada hibir g, onu ekici bulmaya zorlayamazd nor
mal bir insan. Herkesin, teosofide esef edilecek stnkrlkten,
Freudu psikolojideyse duyumculuktan baka ey grmemesi, bu
akmlarn, yaknda utandrc bir biimde sona ereceini gstermekte.
Glerinin, ruhsal yaamn yaratt byden ileri geldiini gzden
karyorlar. Bunlarn uyard ar ilginin baka anlatm yollan bula
ca kesin; ancak, yerlerine daha iyi bir ey konmadka, bu kalplar
iinde kendilerini belli edecekleri de kesin. Bo inan ve sapklk ne de
olsa ayn ey. Bunlar, yeni ve daha olgun biimler douracak ilkel
aamalar.
ster zihinsel, ister ahlksal, ister estetik adan olsun, Batnn
ruhsal yaamnn dip akntlarnn pek i ac bir grnm yok.
evremize ant gibi bir dnya diktik ve esiz bir enerjiyle kle gibi
altk uruna. Onun bu denli grkemli oluu, kendi yaradlmzdaki
grkemi dmza kardmzdan; iimize baktmzda, karlat
mz, ister istemez yetersiz ve yakksz.
Biliyorum, bunu derken, genel bir bilin geliimi iin fazla acele
ediyorum. Ruhsal yaamn bu olgularna herkesin baklar ilemi
deil henz. Batllar, bu olgular anlama yolunda; anlalabilecek
nedenlerden dolay da, buna kar canla bala ayak diriyorlar.
Spenglerin ktmserliinin de pay yok deil bunda, ancak yalnzca
akademik evrelere zg bu. Psikolojik gr asndan, haksz olarak
kiisel yaam blgesine ayak basmak demek bu, dolaysyla da kiisel
direnm eler ve yadsm alar olacaktr. Bu direnm eleri anlamsz
bulduum yok, tersine, bu direnmelerde bizi yoklukla tehdit eden
tehlikeye kar salkl bir tepki var. Grecelik ba ve son ilke olarak
benim senildi mi, ykc etkisi oluyor. Ruhun i kapayc dip
akntlarna dikkat ekmem, ktmser bir uyanda bulunmak iin deil;
bilindnn, yalnzca hasta deil, ayn zamanda tehlikeli yan olsa da,

salkl, yapc zihinler iin de gl bir ekicilii olduunu belirtmek


istiyorum. Ruhsal derinlikler doann kendidir; doa ise yaratc
yaamdr. Doann, yapt eyi ayn zamanda ykt da gerek, ama
yktn yeniden yapt da gerek. ada grecelike yklan ne
varsa u grlen dnyada, ruh, onlarn edeerlisini yaratacaktr.
lkin, karanlk ve iren eylere giden yolun tesini gremiyoruz, ama
bu grntye katlanmayan insandan ne k kar, ne gzellik. Ik,
karanlktan doar, gnese, insan zlemini gerekletirsin, ya da
korkularn yattrsn diye gkte durmamtr henz. Anquetil du
Perronun rnei, ruhsal yaamn karanla gmldkten sonra da sa
kaldn gsterm iyor mu? in, Avrupa biliminin ve teknolojinin ken
disini ykma gtrdnn farknda deil pek. Eh, bizlerin de Dounun
gizli, manevi etkisinden yklacamza inanmamz iin bir neden yok.
Biz teknik stnlmzle Dounun madde dnyasn altst
ederken, Dounun da manevi stnlyle bizim ruhsal dnyamz
kargaaya saldn unutuyor muyum ne? Biz Douyu dardan
ezerken, onun bizi iten ele geirebilecei dncesi hi gelmiyor
aklmza. Byle bir dnce sama gibi grnyor, nk, yalnzca
maddesel nedensellik ilintilerini grebiliyoruz ve Orta Snfmzn
zihinsel aknlnn sorum luluunu M ax M ller, Odenberg,
Neumann, Deussen, Wilhelm ile onlar gibilere nasl ykleyebilece'mizi anlayamyoruz. Roma mparatorluu rnei ne anlatyor bize?
Roma A nadoluyu aldktan sonra, Asyal oldu, Avrupa bile Asyann
etkisinde kald. Bugn de durum ayn. Kilikyadan, Roma ordusunun
dini, M itra inanlar geldi ve Msrdan, t sislerle kapl Britanyaya
dek uzand. Hristiyanlk da A syadan gelme deil mi?
Bat teosofisinin, Douya amatrce bir yknmeden baka bir ey
olmadn henz aka kavram deiliz. Astroloji bizi yeniden sar
maya balad, oysa Dounun gnlk ekmeidir astroloji. V iyanadan
ve ngiltereden kaynaklanan cinsel yaam incelemelerimiz, bu konu
daki Hint retilerinden ileri deil, ne ilerisi! Geri. Bilim bin yl nce
ki Dou metinlerinin greceliini bize tantrken, Batda yeni yeni ele
alnmaya balayan insan davrannn tamamiyle d nedenlerle belir
lenemeyecei dncesi, in biliminin temelini oluturuyor. Richard

VVilhelmin bana anlattna gre, analitik psikolojinin kefettii baz


karmak konular eski in m etinlerinde aka anlatlyormu;
psikanalizin kendi, ve onun dourduu dnce akmlar ki bu
kesinlikle bir Bat geliimidir ok eskilerden gelen bu Doudakilerin yannda pek yaya kalrm. Psikanalizle Yoga arasndaki paralel
likleri Oskar A.H.Schmitz izmi bulunuyor.
Teosofistlerin tuhaf bir dncesi var: Onlara gre, Himalayalarda m, Tibette mi, bir yerde, kurulup oturan kimi Mahatmalar, dnya
daki her zihni etkiliyor, ya da ynetiyormu. Dounun, salam kafal
AvrupalIlar zerinde, byye inanc sayesinde yaratt etki yle gl
ki, akl ba yerinde birok AvrupalI, kendi dncelerinin hibir
geerli yan olmadn, te yandan, sylediim her iyi szn, benim
farknda olm adm bir biim de, M ahatm alarn etkisi sonucu
doduunu sylyorlar. Batda dolaan ve amaz bir inanla inanlan
bu Mahatmalar mitosu da, her mitos gibi nemli psikolojik bir gerei
yanstmaktadr. Bugn uradmz manevi bir deiikliin temelinde
Dounun yatt doru gibi. Ancak bu Dou, Mahatmalarla dolu bir
manastr deil, bir bakma kendi iimizde yatan bir Dou. Yeni ruhsal
kalplar yaammzn derinliklerinden ykselecektir. Aryen rkndan
gelen insann snrsz yrtclk tutkusunu yattrmaya yardm dokun
abilecek olan ruhsal glerin ifadeleri olacaktr.9 Douda tehlikeli bir
Kiyetizm e 10 dnen yaamn daralmasna benzer bir ey belki de bu;
ruhun istekleri, toplumsal yaamn zorunluluklar kadar buyurucu
olduu zaman insan varoluunun eritii u dengelilik belki de. Ne var
ki, Bu Amerikallama anda byle bir umuttan henz uzaz, bana
yeni manev bir an eiinde-yiz gibi geliyor yalnzca. Peygamberlik
taslamak istemiyorum, ama tedirginlik dneminden doan bir huzur
zlemi, ya da gvensizlikten oluan bir gven zlemi zerinde dur
madan, ada insann manevi sorununun ana izgilerini izemem.
Yeni yaam biimleri, srf dileklerden ya da lklerimizin gereksinim
lerinden deil, yokluktan ve skntdan kaynaklanr.
9 1928de yazlan bu szlerin, sonradan nasl doru ktn grdk. (ev.)
10
Kiyetizm (Quetism): H ristiyan gizemcilii, TUrkede sekincilik adyla
Her trl eylem den el etek ekerek dnceyle skuna kavum ay neren Kiyetizm,
XVII. y y .'d a kurulm u gizem ci bir Hristiyan tarikatdr.

Bana soracak olursanz, gnmzn manevi sorununun zn,


ruhsal yaamn ada insan zerindeki bysnde aramal. Ktmser
olarak bakarsak buna bir k belirtisi deriz, iyimser olarak da, bunu
Bat dnyasnda, geni kapsaml manevi bir deiiklik gibi grrz.
Anlaml bir belirti olduu kesin. Halk topluluklarnn geni kesim
lerinde kendini gsterdii iin daha da dikkate deer; kestirilemeyen
ve tarihin de gsterdii gibi kestirilemeyecek olan yollarda insan
yaamn deitiren, u llemeyecek ruhsal glerin ii olduu iin
daha da nemli bu. Ruhsal yaamn byleyici gcnn sapk yan
yok; yle gl bir eki gc ki bu, tatsz olan dahi yldrmyor onu.
Dnya anayollar boyunca her ey yzst braklm gibi
grnyor. Yunan ve Rom a dnyas insannn l Olimpos tanrlarn
brakp, A syann gizli dinsel trenlerine dn gibi, ada insan da,
imdiye kadar yrm olduu yollardan km, igdsel bir
davranla arka sokaklarda ve aalkl yollarda yrmekte. Bizi bu
aratrmaya iten, da dndren iimizdeki g. Dounun teosofisini
ve byy de kendine katmakta; ama bu, ayn zamanda ie de
ynelmekte ve bilind ruhumuza dikkatimizi ekmektedir. Bir
Budann11, tek inandrc o eski yaanty duyabilmesi iin, iki mil
yon tanrsn bir yana brakan kukuculuu ve amanszl uyandryor
iimizde.
imdi bir soru kalyor: ada insan konusunda sylediim
gerekten doru mu, yoksa bir gz aldanmas m bu? Sylediklerim
milyonlarca Batlnn gznde olmayacak eyler, birok okumu
kimse iin, esefle karlanacak yanlglar. Sorabilir miyim, aa
snflar arasnda yayld grlen, Hristiyanlk konusunda, kltrl
bir Romal ne dnrd? Kutsal kitabn Tanrs, Akdeniz tesindeki
Allah kadar canl. Bir eye inananlar, baka bir eye inananlara gvur
diyor kyor; onlara acr gibi bakyor, ve ancak dinini deitirirse ho
grebiliyor. Dahas, kurnaz AvrupalI, din ve benzeri eylerin, yalnzca
ynlar iin, kadnlar iin olduunu dnyor, ktisad ve siyasi
sorunlar erevesi iinde yeri olduuna inanmyor.
11 Buda: Beden isteklerini yenerek tanrsal bilgiye ulaan ermi.

Gkte tek bulut yokken frtna kopacan syleyen kimse gibi


yim, inanmyorlar bana. Ola ki, duyduum, ufkun tesindeki bir
frtnadr da bize kadar gelmez. Ancak ruhsal yaamda anlaml olan
ey, bilin ufkunun tesindedir hep; ada insann manevi sorunun
dan sz ettiimizde, yalnzca gece aan ieklerle rtl, saf ve ince,
belli belirsiz grlen nesnelerle urayoruz. Gndz her ey grnr,
elle dokunulur durumda, ama gece de dn kadar uzun ve biz, gecede
yayoruz. Gece grdkleri bir d insanlarn gnn berbat eder sk
sk. Gnn yaam da, birok kimse iin, ylesine kt bir d ki, ruh
uyandnda, geceyi zlyor. Gnmzde bu insanlarn ok sayda
olduunu sanyorum . ada insann ruhsal sorununun benim
sunduum biimde olduunu savunmam bundan.
Dorusu tek-yanl davranyorum diye sulanabilirim; nk,
herkese ak gelen dnya yaammzn ruhundan sz etmi deilim.
UlusJararascl ya da Uluslarstcl simgeleyen Birlemi Mil
letler, ya da onun gibi kurulularn ulusuluk lksnde gryoruz
bunu; sporda da, pek iyi dile getirildii sinema ve caz mziinde de
var bu.
Bunlar amzn zel belirtileri, hmanizma lksnn, bedeni
de iine alacak bir durum a nasl getirildiini gsteriyor. Spor, insan
bedeninin esiz biimde deerlendirilmesini gsteriyor, gnmzn
dans da yle. te yandan sinema, bir dedektif yks gibi, tehlikesiz
yaamn insancl bir dzenlenmesinde bastrlm olmas gereken
btn coku, tutku ve istekleri gerekletiriyor. Bunlarn ruhsal
durumla ilgili belirtiler olduunu grmek g deil, Bunun ekici
gc, insann kendini yeniden gzden geirmesini, insan yaradlnn
kendi, temel olgulann yeniden deerlendirmesini salyor. Uzun sre
horlanmasndan sonra, bu, bizi, bedeni yeniden kefetmemize yol
aarsa, amamalyz.
Bedenin ruhtan ald de diyebiliriz buna. Keyserling ac alay
la ofr gnmzn kltr kahramandr, dediinde yanlgya dm
yordu. Beden de ayn kaygda, o da ruh gibi byleyici olmak istiyor.
Eskisi gibi zihin ile madde arasnda skp kalacak olursak, gene,
durum dayanlmas g bir eliki ifade ediyor demektir. Hatta bizi,

kendim ize kar blebilir bile. A m a ruhun, iten bakldnda


grnrdeki canl beden olduu, bedenin de, canl ruhun d grnm
olduu gizli gereiyle kendimizi uzlatracak olursak ki aslnda
ikisi de birdir imdiki bilin dzeyinin bedene hakkm vermesi iin
yapt atlm anlarz. Bedene olan inancn, bedeni ruh adna yadsyan
bir gr benimseyemeyeceini de grrz. Bu fiziksel ve ruhsal
yaamn savlar, gemiteki benzer savlara gre ylesine aceleci ki,
bunda insann bir knt belirtisi gresi geliyor. Ne var ki, bu ayn
zamanda bir genlemeyi de dile getirebilir; Hlderlinin dedii gibi:
Tehlike nerdeyse
Oradadr Kurtarc
Aslnda grdmz, ey, Bat dnyasnn daha hzl bir tempo
da yrd, Amerikan temposuna ayak uydurduu; insan dnya yo
lundan saptrp, Kiyetizme gtren katlana kar bir yry bu. D
ile i yaamn kart kutuplar olan nesnel ve znel gerek arasnda
byk bir gerilim oluuyor. Yalanan Avrupa ile gen Amerika
arasnda belki de bu son yar; bilinli insan, Doann yasal gizli g
lerine tuzak kurmak ve uluslarn uykusundan daha byk ve kahra
manca bir zafer elde etmek iin, bu aresiz ya da salkl abaya
bavuruyor.
Bunu tarih yantlayacaktr.
Ar grlebilecek nice savlardan sonra, konuyu kapamadan
nce, bata verdiim sz tutuyorum, lmllk ve ihtiyat zorunluluu
na dikkat etmek gerek diyorum. Biliyorum sesimin tek ses olduunu,
benim yaantm ummanda bir damla; bilgim, mikroskobun gr
alanndan daha geni deil, i gzmse, dnyann kck bir kesini
yanstan bir ayna, dncelerimse, znel bir itiraf.

RUH VE LM
IB iR E Y S E L insan varoluunun ak sonu olan u lm
konusunda neler dndm soran ok oldu. lmn kanlmaz bir
ey olduunu biliyoruz. ou zaman, cmle sona ermeden konan bir
nokta oluyor lm; bu noktann tesinde bakalarna kalan, birtakm
anlar ve sonulardan ibarettir. lme urayan iin kum saati boal
mtr, yuvarlanan ta durmutur. Bu lm karsnda yaam bize bir
zaman ak gibi, sonunda durmas doal olan kurulmu bir saatin
ileyii gibi gelmektedir. Bu ak en youn duyduumuz an, bir
insan yaamnn gzlerimizin nnde durduunu grdmz andr,
yaamn anlam ve deerini de az nce canl bir bedenden aynlan son
soluu grdmzde anlarz, iimiz cz. eder. Bu duygu, gelecek iin
nice mitleri olan, gelecei yaratan genler iin baka, umutsuz bir
vaka, ya da bir aya ukurdaki mezar yolcusu bir ihtiyar iin baka
grnme brnyor. nancmza gre genliin bir amac, anlam,
deeri vardr. Oysa lmek demek varoluun sonuna gelmek demektir;
anlamsz abes bir ey gibi gelmektedir bu bize. Bir gencin, dnyadan,
yaamdan, gelecekten korkmas, herkese kt, akla aykr, nevrotik
bir ey gibi grlmektedir; kaann korkak olduu dnlr. Ama
yalanan bir kimse, artk uzun yllar yaamayacan duyunca, bizim
kendi gnlmze kayg salan baz duygular duyuyoruz; bakmz,
elimizden geldii kadar baka yne eviriyor, baka bir konuya atla
maya alyoruz. Genleri dnrkenki, yarglarkenki iyimserlik
burada gsz kalmaktadr. Bu gibi durumlarda basmakalp baz bil
gece szler ediyoruz: Hepimiz o yolun yolcusuyuz vb. gibi. Ama tek
bamza kaldk m, gecenin sessizliinde ve karanlnda, dnceler,
yaanan yllarn hesabn yapmaya baladnda, uzun olaylar serisi
saatin yelkovann durmadan evirmesi, insann btn sevdiklerini,

isteklerini, sahip olduu eyleri, mitlerini, erimek istedii eyleri


tamamiyle yutacak olan karanlk duvarn ar ve srekli ilerleyii
karsnda, btn bilgece szler yitip gitmekte, kayg uykumuzu
karmakta, boucu bir rt gibi zerimize dmektedir.
Birok insan gnlnde, byk bir tutkuyla can att yaamn
karsnda panie decek derecede bir endie duymaktadr; yalanan
daha byk sayda bir insan yn da, ayn endieyi lm karsnda
duymaktadr. Hatta lmden, sonradan en ok korkacak olan kim
selerin, genliklerinde yaamdan korkan kimseler olduunu grmmdr ou zaman. Genler sz konusu olduunda, yaamn normal
zorunluluklar karsnda birtakm ocuksu direnm eler ektikleri
sylenir; yallar iin de ayn ey sylenebilir: Onlar da yaamn nor
mal zorunluluundan korkmaktadrlar. Ama lmn bir olayn sonun
dan ibaret olduuna o kadar inanlmtr ki, lme ykselen gen bir
yaamn ama ve niyetlerinde olduu gibi bir ama, bir iin tamam
lanmas gibi baklmaktadr.
Yaam da bir enerjik olaydr. Btn enerjetik sreler, ilke
bakmndan, geri evrilemez, bu yzden de tek bir amaca, dinlenme
durumuna ynelmilerdir. Sre demek aslnda durulmak isteyen, bir
hareketsizlik halinde balayan bir kargaalktr. Yaamn kendi de bir
amaca ynelmitir, canl bedense, gereklemek isteyen birtakm
ereklikler (sonlular) sistemidir. Her akn sonu, amacdr. Her ak,
amacna erimek iin canla bala alan bir koucu gibidir. Genlerin
dnyev eylere ve yaama kar atllar, byk mitleri ve uzak
amalar gerekletirmek iin harcadklar abalar, yaamn amacna
giden eilimin ta kendidir, bu eilim herhangi bir ekilde gemie
takld m, ya da saptanan amalarn zorunlu kld kanlmaz riskler
karsnda korkup geri gitti mi, hemen yaam korkusuna, nevrotik
direnmelere, depresyonlara (ruhi kntlere) ve fobilere (yersiz
korkulara) evrilmektedir. Aa-yukar ortasna rastlayan yaamn
olgun ana ve doruuna eriilmesi, amalara, eilime hibir ekilde
son vermemektedir. Ortaya varmadan nasl youn bir biimde yorul
madan ykseldi yse, imdi bayr aa inmektedir, nk ama zirvede
deil, yokuun balad vadidedir. Yaamn erisi bir merminin

izdii parabole benzer. Balangtaki hareketsiz durumundan atlan


mermi ilkin ykseldikten sonra yine hareketsiz durumuna dner.
Yaamn psikolojik erisinin, doa yasalarna bu denli uymad
dorudur. Uyumsuzluk bazan yokuun ta balangcnda yer alabilir.
Mermi biyolojik olrak ykselir; psikolojik bakmdan duraklar. Kii
yerden kopmak istemiyormu gibi yllarnn gerisinde kalr, ocuk
luuna snr. Yelkovan durdurmakla, zamann durdurulduu sanlr.
Bununla birlikte, biraz gecikmeyle dorua varld m, psikolojik
bakmdan hareketsiz, dinlenme halinde kalnr, kii bayr aa inilme
ye balandnn farkna varsa bile, hi olmazsa geriye uzun uzun
bakarak, bir kere eriilmi olan dorua taklp kalr. nce yaamn
engeli olan korku, imdi, lmn karsna kmtr. Yaam korkusu
nun, ykselmeyi geciktirdii sylenir, bu gecikmeyse, bu kez, daha
byk bir istek olan eriilmi olan ykseklikte kalma isteini hakl
karmaya yarar. Btn direnmelere kar (ki imdi esefle karlan
maktadr) yaamn stn gelii buna kanttr; ama yine farknda
olmadan insan onu durdurmaya alr. Bu ekilde davranan insann
psikolojisi doal topran yitirir. Bilinci askda kalr, oysa altnda,
parabol, gittike hzlanarak iner.
Ruhun besleyici topra, doal yaamdr. Gidiini gze almayan
kim se askda kalr, donar. O lgunluk andaki ou kimsenin
katlamas bundan ileri gelir; arkaya bakarlar ve kalplerinde gizli bir
lm kaygs, gemie takl kalrlar. Hi olmazsa, psikolojik olarak,
imdi ile herhangi bir canl ile iliki kurmadan, genlik zamanlarn
youn olarak dnerek, yaam n srecinden kaarlar. mrn
ortasndan sonra, ancak yaamla birlikte lmek isteyen kii canl kalr.
nk paraboln dnd ve lmn douunun yer almas, mrn
ortasnn esrarl saatinde olur. kinci yarsnda yaam bir yoku, bir
al, bir oal, bir ta deildir; lmtr, nk amac sonu
demektir. Kiinin yaamnn en yksek noktasna erimesini iste
m emesiyle, yaamnn sonunu istem em esi ayn eydir. kisi de
yaamak istememek demektir. Olula yiti ayn eriyi oluturur.
Kukulanlmas olanaksz bu gerei kabul etmemek iin bilin
elinden geleni yapmaktadr. Kii genellikle gemiinin mahpusudur,

genlik hayalinde barnr. Yalanmak kimse tarafndan ho karlanmamaktadr. Yalanmak istememenin, ocukluktan kmak istememek
kadar anlamsz bir ey olduu anlalmak istenmemektedir. Otuz
yandaki birinin hl ocukluk anda kalmas, nasl ho karlan
mazsa, altmlk bir gen de ho bir ey deildir. ki durum da sapk
durumlardr, slupsuzdur ve psikolojik bakmdan doaya aykrdr.
aba gstermeyen, zafer katamayan bir gen genliinden yararlan
mam saylr, tepelerin doruundan vadilere yuvarlanarak uulduyan
sellerin srrna kulak vermeyen ihtiyarsa anlamsz biri olup, tam bir
gem ite dona-kalm ruhsal bir m umyadr. Kendi yaam nn
dndadr ve bunak bunak, makine gibi kendini yineler durur. Bu gibi
hayaletler gereksindiren bir kltre ne demeli?
Yaammzn olduka uzun istatistiki sresi, uygarln ele geir
dii bir eydir. Uzun mrl olan ilkel insanlar azdr. Dou Afrikada
grdm ilkel kabilelerde ortalama altmndan yukar aksal pek az
insan grdm. Ama bunlar gerekten ihtiyardlar, yalarn ylesine
benimsemilerdi ki, sanki hep o yata yaam gibiydiler. H er
bakm dan olduklar gibi grnyorlard. Bizler, ou zaman
olduumuzdan baka trl grnmek isteriz. Sanki bilincimiz doal
temelinden biraz ayrlm da doal sre iinde artk iyi grnmez
olmu. Yaamn sresinin bir duyu aldammndan ibaret olduuna,
istendiinde deitirilebileceine bizi inandran bir bilin gururunun
acsn ekiyoruz sanki (insan, bilincin, doaya kar olma yeteneini
nasl elde ettiini ve bu otoriterliin ne ifade ettiini bilmek istiyor).
Mermi izi hedefte son bulur; yaam da, yneldii son ama olan
lmle bitmekte. Ykselii, doruuna var, bu amaca, yani lme
varmak iin basamak ve yollardr. eliken forml, manta uygun bir
biimde yaamn belli bir sona, amaca doru ynelmesinden kmak
tadr. Burada bir tasm oyunu oynadm sanlmasn. Yaamn yk
seliinde bir ama ve anlam buluyoruz da, iniinde niye bulmuyoruz?
nsann douu anlamla dolu da, lm niye deil? Yirmi yldan daha
uzun bir sre boyunca gen insan varl, bireysel varoluunu tam bir
ekilde amas iin hazrlanmaktadr; sonu iin de niye yirmi yldan
daha uzun bir sre hazrlanmamal ki, dorua varmakla bir eye

eriilmi olduu, bir ey olunduu, bir eyin ele geirildii dorudur.


Ama lmle nereye eriiyoruz?
nsann bir cevap beklemeye hakk olduu bir anda cebimden bir
denbire bir inan karp da, bir inan benimsemesine armam hi de
houma gitmiyor. Kendimin de hibir zaman elimden gelmediini
aklamam gerek. Bu bakmdan imdi kalkp da, lmn, mezarn
tesinde srekli bir varolua gtren ikinci bir dou olduuna
inanlmas gerektiini ileri srecek deilim. Hi olmazsa insanlarn
lm stndeki dncelerimin, yeryznn btn byk dinlerinde
ak ve kesin bir ekilde ifade olunduunu syleyebilirim. Dahas da
var, bu dinlerin ounun karmak, lme hazrlk sistemleri olduu da
sylenebilir; yle ki, yaam gerekte, deminki eliken szlerim
asndan son ama olan lme bir hazrlktan baka bir ey deildir.
Bugn yaayan iki byk din ol.an Hristiyanlk ve Budizmde yaamn
anlam sonunda tamamlanmaktadr.
Aydnlanma anda (aufklaerung) dinlerin z konusunda bir
dnce ortaya atlmt, aa zel bir horgr olmasna ramen
yaygnl yznden burada sz edilmeye deer. Bu dnceye gre
dinler bir tr felsefe sistemleriydi, bu bakmdan dinler de, felsefe sis
temleri gibi insanlarn kafasndan kmt. Biri gnn birinde bir tanr
hayal etmi, birtakm dogm alar uydurm u ve bu istekleri
gerekletiren hayal sayesinde insanl istedii gibi yneltmeye
balamt. Bu dnceye dinsel sim geleri zihnen kavramadaki
gln psikolojik gerei kar duruyor. Bu simgelerin kayna hi
de akl deil, baka bir yerden kyor; belki de yrekten, ya da, derin
psiik bir tabakadan, bu tabakannsa sadece yzeyi oluturan bilince
benzer yan pek az. Dinsel simgelerin vahiy niteliinde olmas bu
yzden; yani bunlar genellikle ruhun bilind faaliyetinin
kendiliinden vcut bulan rnleri. Ne olursa olsunlar ak olan bir ey
bunlarn dncenin yaratt eyler olmaddr; insan ruhunun doal
vahiyleri olan bu simgeler tpk bitkiler gibi, binlerce yl boyunca
yava yava geliip bymlerdir. Bugn de tek tek bireylerde
yabanc bir trn iekleriymi gibi bilindndan fkran gerek ve
sahici dinsel simgelerin kendiliinden belirdiini grmekteyiz; bilin

bu rnler karsnda akna dnmekte ne yapacan bilememektedir.


indekiler biim bakmndan bireysel olan bu simgelerin, byk din
lerdeki gibi ayn bilind ruhtan (ya da herhangi bir yerden)
geldiini saptamak g olmasa gerek. Her neyse, edinilen tecrbenin
gsterdiine gre, dinler- bilincin marifeti deildir, bir bakma tam
ifadesi olan bilind ruhun doal yaamndan kmaktadr. Btn
evrene yaylm olmasn ve tarih boyunca insanlk stne byk
etkide bulunuunu aklar bu. Dinsel simgeler, hi olmazsa doal
psikolojik gerekler olmasayd bu olaylar anlayamazdk.
Psikolojik kelimesinin ou kimse iin birtakm zorluklar
kardn biliyorum . Bu eletirileri yattrm ak iin kim senin
psienin ne olduunu bilmediini, dolaysyla da doada ne denli
geni bir alan kapladn syleyemeyeceini belirtmem gerek. Psie
ile snrlanan psikolojik bir gerek, maddeyle snrlanan fiziksel bir
gerek kadar geerli ve uygundur.
Dinlerde ifade olunan kamuoyu, grm olduumuz gibi, benim
eliken ifademe uyuyor. Bu bakmdan, lm, anlamdan yoksun basit
bir duru gibi greceimize, yaamn anlamnn tamamlanmas olarak
ve gerek amac olarak dnmenin insanln genel ruhuna daha
uygun olduu grlyor. Bu konuda aydnlanma ann dncesine
kaplanlar psikolojik bakmdan yalnz kalm oluyor ve genellikle
insanlara degin olan bir geree kar durmu oluyor.
Bu son cmle, btn nevrozlarn temel gereini iinde bulun
duruyor: sinir bozukluklarnn z aslnda igdlere kar
yabanclam a, baz temel psiik gerekler karsnda bilincin
blndr. Aydn dnceler bylece, farknda olmadan nevrotik,
belirtilerin kap komusu durumunda bulunuyor. Nevrotik belirtiler
gibi bu dnceler de, yree, ruhun derinliine, temele daima bal
kalan doru psikolojik dncenin yerine konan bozulmu bir dnce
ifade eder. Ak bir biimde olsun olmasn, bilinli olsun olmasn,
doa lme hazrlanmakta. Baz an - imgelerin yannda, kendini ha
yallere veren bir gencin dncelerini dolaysz olarak gzlemleyip
kaydedebilseydik, her eyden nce gelecekle ilgili birtakm hayallerin
varln grrdk. Nitekim hayallerin byk ounluu gelecekle

ilgilidir. Gelecekteki baz gerekler iin hazrlayc eylemler veya


psiik almalardr ounlukla. Tabii kendi farknda olmadan ayn
tecrbeyi yalanan birine uygulayacak olaydk, onda, arkaya bakmak
ta olduundan, gence nazaran daha ok an-imgeler bulurduk, ama
onunla birlikte ayn zamanda insan hayrete drecek sayda lm de
dahil olmak zere gelecek iin mitler de bulurduk. Yllar getike
(ilm dnceleri insan artc derecede ylmaktadr. Yalanan
kii istesin istemesin lme hazrlanr. Doann kendinin, sonu gz
(innde bulundurarak bu hazrla nezaret etmesi bence bu yzdendir.
Bireysel bilincin dncesinin burada hibir nesnel nemi yoktur.
Ama znel bakmdan bilincin ruhla birlikte yrmesi ile yrein
bilmedii dncelere taklmas apayr eylerdir. lm olan sona
kiinin kendini uydurmamas, genlikte, gelecekle uraan hayalleri
geri itmek nevrozu kadar tehlikeli bir nevrozdur.
Uzun psikolojik tecrbem sayesinde bilind psikolojik
faaliyetini lme yakn bir zamana kadar izleyebildiim kimseler
stnde birtakm gzlemlerde bulunabildim. Genellikle, yakn son,
normal yaamda bile psikolojik durumlarn deimelerini gsteren
simgelerle bildirilmiti: yer deitirme, yolculuk gibi yeniden dou
simgeleriydi bunlar. yle zaman oldu ki bir yldan daha uzun bir sre
izlediim seri dlerde (hatta d koullarn bu gibi bir dnceyi hi
bir zaman ilham etmeyecei durumlarda bile) yakn lmn haberleri
ni grdm. Bylece birey gerek lm yer almadan ok nce lmeye
balyordu. ou zaman lm anndan nce bir karakter deimesi yer
alr. Ruh bireyin bana gelebilecek ey konusunda kayglanmadka
bilindnn olduka zararsz bir olay olan lm nemsemediine
ardm. te yandan, bilind, lmn nasl yer aldyla daha ok
ilgilenir gibi, lm karsnda bilincin davrannn uygun olup
olmadyla ilgili gibi. 62 yanda bir kadna bakyordum. Daha taze
saylrd, olduka keskin bir zeks vard. Dlerinden bir ey anlaya
mamas yeteneksizliinden deildi. Anlamak istemedii apakt. Pek
ak olan dleri hi de houna gitmiyordu. ocuklar iin ideal bir
anne olduunu sanyordu; ama ocuklar hi de ayn dncede
deildi, dler de apayr bir kanda idi. Verimsiz abalarla geen bir

ka hafta sonunda (sava srasyd) askere arlmam yznden


tedavisi olanaksz bir hastala tutuldu. ou zaman, ya lgn bir
halde, ya da uyurgezer bir durumda bulunuyordu. te bu durumda, ara
verilmi bulunan analitik almaya yeniden balad, eskiden byk
inatla kar durduu eyleri ve daha birok eyi itiraf etti. Bu otoanaliz (kendi kendini inceleme) her gn birka saat olmak zere alt hafta
devam etti. Bu sre sonunda normal tedavi gren bir hasta gibi durgunlamt. Derken ld.
Bu ve bu gibi daha birok olay, ruhumuzun bireyin lmne kar
hi de kaygsz olmad sonucuna varmama srklyor beni. lmek
zere olanlarn her gereken yerde dzen getirmeye almas da ayn
eye iaret ediyor.
Bu olaylarn son aklam asnn ne olm as gerektii zihin
yeteneimizi at gibi ampirik bir bilimin yetkisine de girmez, nk
sonu ister istemez lm yaantsn da gerektirir. Yazk ki bu olay
gzlemciyi yle bir durum a getiriyor ki, bildiini ve kard
sonular nesnel olarak aklayabilmesini olanaksz klyor.
Balang ile son arasnda -uykuyla da te birine inen ksa zaman
sresi iinde gerilmi bilin, dar snrlar iinde hareket ediyor.
Vcudun yaam biraz daha uzun sryor; daima daha nce balyor ve
ou zaman bilinten daha sonra sona eriyor. Balang ve son btn
srelerin kanlmaz zellikleridir. Bununla birlikte, daha yakndan
bakld zaman bir eyin nerede baladn, nerede bittiini belirtmek
son derece g, nk olaylar, balanglar ve sreler aslnda hibir
zaman blnemeyecek bir sreklilik oluturuyor. Her trl blmenin
keyfi olduunu ve alkanlk ii olduunu, aslnda pek iyi bilerek, sre
leri ayrmak ve tanmak iin blyoruz. Bunu yaparken evrensel srecin
srekliliine hibir biimde karmyoruz; balang ve son her
eyden nce bilinli bilgimizin zorunluluklardr. Bireysel bir bilincin
bize gre sonuna vardm kesin olarak saptayabiliyoruz. Ama psiik
srecin srekliliine bu biimde ara verilmi oluyor mu acaba? Hibir ey
bilmiyoruz, nk bugn, elli yl ncesi kadar emin deiliz ruhun beyne
bal olduundan. Kesin olarak konuabilmek iin, psikolojinin baz
parapsikolojik gerekleri sindirmesi gerek; henz buna balam deil.

Bizim bilincimizin dnda bulunan psie, zaman ve meknla olan


balarna pek acayip bir k tutan niteliklere sahip gibi. Zaman ve
meknda telapati olaylarn dnmekteyim, bunlar grmemezlikten
gelmek herkesin bildii gibi aklamaktan daha zordur. Baz istisnalar
dta kalmak zere bilim bu konuda pek gevek davranmtr. Psienin
iddia olunan telepatik kabiliyetlerinin benim iin byk glkler
dourduunu itiraf etmeliyim, nk telepati kelimesi herhangi bir
eyi ifade edecek durumda deil. Bilincin zaman ve mekn snr yle
ak bir gerek ki, bu temel geree aykr olanlarn kuramsal nemi
byk bir olay olmaktadr. Bu durum da zaman ve mekn snrnn
ortadan kaldrlmas gerekmektedir. Bu ortadan kaldrln vastas,
meknll ve zamanll sadece grece olan, yani artl nitelikler
olan psie olacaktr. Yoksa zaman ve mekn snrlarn aabilir, bu da
zaman ve meknn grece bakmdan dnda olmak gibi temel bir nite
lik sayesinde olmaktadr ister istemez. Kavranmas pek kolay bu
olanak bence o kadar nemli ki bilin aratrclarn yeni abalar
gstermeye kkrtmal. A m a bilincimizin gelimesinde ylesine ge
kalm durumdayz ki (istisnalar da kural dorulamaktadr), telepati
olaylarnn nemini ve psie iin tam deerini lmemizi olanakl
yapacak bilimsel ve zihinsel aralar elimizde yok genellikle. Dikkati
bu tr olaylar stne ekmemin nedeni u: psienin beyne bal, zaman
ve mekn ile snrl olup olmad sorunu, sanld gibi, apak bir
olgu, ya da kolayca reddedilebilecek bir yanlg deil.
imdiye dek bilinen ve yeterince emin olunan baz parapsikolojik
olaylar stnde biraz bilgisi olan, zellikle telepati olaylarnn gerek
lii konusunda kukulanmaz. Gzlemlerimizi nesnel olarak inceleyip
eletirecek olursak, alglamalarn ksmen, sanki mekn, ksmen de
zaman yokmu gibi yer aldm grrz. Tabi bundan ne zaman ne de
mekn olmad, dolaysyla da insan zihninin zaman ve mekn kate
gorileri iinde hapsedimesinin bir hayal olduu sonucunu'karamayz.
Tersine, zaman ve mekn, zaman iindeki ampirik kantlardr, nk
btn alglanabilen eyler zaman ve meknda yer alr gibidir. Bu
insan akna eviren kesinlik karsnda akln telepatik olayn zel
niteliini kabul etmekte glk ekmesi anlalr. Am a olaylara kar

dilce davranmak iin, esas z oluturan nesnenin zaman ve mekn


dnn grn olduu reddolunamaz. Aslnda saf igdler ve
dolaysz kesinlikler, baka trl beliremeyecek olan temsilci biim
lerin psikolojik apriorisini dorulayan bir tr kanttr. Zamansz ve
mekansz bir varlk biimi hayal edemeyiimiz bunun olanaksz oldu
unu gsteren bir kant gibi dnlemez. Grnrdeki zamandlk
ve mekndlk niteliinden salt bir biimde, zaman ve meknd bir
varln gerekliini karamayz; ama alglamann grnrdeki
zamana ve mekna degin niteliinden de, bu niteliklerden yoksun
hibir varlk biiminin olmayacan da karamayz. Ruhun, bu nite
liklerden yoksun bir varolu biimine deebilecei varsaym, yeni bir
ey ortaya kncaya kadar bilimin ciddiye alabilecei bir sorundur.
Modern kuramsal fiziin fikirleri ve pheleri psikolou bile tedbirli
klmaldr. Felsef bakmdan meknn snr mekn kategorisini
grece klmaktan baka neyi ifade eder? Ayn macera (nedensellik ka
tegorisinin bana geldii gibi) zaman kategorisinin de bana gelebilir.
Bu konudaki kuku bugn her zamankinden daha ok yerindedir.
Psienin znn, aklmzn kategorilerinin ok tesinde karanlk
temellere dayandna kuku yok. Ruh, grnts karsnda ancak
hayli kt bir zihnin yetersizliini itiraf etmeyecei yldzlar sistemiyle
dnya kadar bilinmeyenler gizlemekte. nsan zihninin bu ar gveQsizlii karsnda bilgi iddialar sadece gln deil, ayn zamanda son
derece tatsz. Bu bakmdan biri gnlnn iten gereksinmesine boyun
eerek, veya insanln en eski bilgelikleriyle uyutuunu duyarak ya
da psikolojik olguya dayanarak telepatik alglamalar olduunu be
nimseyerek psienin temelinde zamansz ve mekansz bir varla
katlr ve bylece simgesel olarak acemice sonsuz dediimiz eye ait
olursa, eletirici muhakeme bilimin apak bir olgu deil savndan
baka bir kantla kar kamaz. Ayrca ok eski zamanlardan beri
varolan ve evrene yaylm bulunan insan ruhunun bir eilimi ile
uyumlu olarak bulunmak gibi ho bir stnle de sahip olur.
Gelenee kar kukuculuk veya bakaldrma, korkaklk, psikolojik
yaantnn ksrl, ya da bilgisizlik yznden bu sonuca varmayan
kii, ruhunu gelitiremez; stelik kannn gerekleriyle atma halinde

olacandan kuku yoktur. Bu gerekler salt m deil mi hibir zaman


lorulanamaz. Bunlarn eilim halinde olmalar yeter; bu gerek
lerle olan atmada ii hafiften almann ne olduunu biliyoruz; bu
aalk duygusu belirtilerine siz ister kkten kopuk, ister sapklk,
ister yaamn anlamszl deyin, bu durumda insan sanki igdlerin
stne bile bile km gibidir. amzda sk sk grlen sosyolojik ve
psikolojik yanllarn en fecilerinden biri belli bir andan sonra bir eyin
batanbaa deiebileceini, rnein insann bambaka bir kla
gireceini, ya da tamamiyle yeni bir forml ve bir gerek bulacan
sanmasdr. eylerin derinden deimesi, ya da sadece dzelmesi,
daima bir mucize olmutur. Kann gereklerinden kopmak bugn her
zamankinden daha iyi bildiimiz nevrotik kayg durumuna yol aar.
Kayg durumu anlamszl dourur, yaamn anlamszl, abesliiyse
amzn henz btn geniliini ve kapsamn sezemedii manev bir
hastalktr.

RUHLARA NANCIN PSKOLOJK TEMELLER


N SA N L I IN gemiine baktmzda, saysz dinsel inanlar
arasnda hayaletlerin, insanlarn evresinde bulunan, onlar pek etkin bir
ekilde grnmeden etkileyen manevi yaratklarn varlna yaygn bir
inan gryoruz. Bu yaratklarn spiritler (inler, cinler, periler) ya da
lmlerin ruhlar olduu dnlmtr. Bu inan, yksek kltr olan
uluslardan tutun da, hl ta anda bulunan Avustralyann yerlilerine
kadar, her yerde grlmektedir. Batnn uygar lkelerinde yzyldan biraz
daha uzun sren aydn rasyonalizm safhas, bununla savam ve birok
okumu kimsede baka metafizik kanlarn yannda, spiritlere olan inanc
bilinaltna gndermitir. Bununla birlikte, yine de halk arasnda canl
olarak kalmtr. Perili evler en aydn ve okumu kimselerin bulunduu
ehirlerde bile hl vardr, kyl ise hayvanlar konusunda fala
baktrmaya devam eder. Oysa rasyonalizmin kanlmaz sonucu
olarak materyalizm anda bile spiritlere inan daha yksek bir
dzeyde canlanmtr. Bo inan karanlna yeni bir d deildir bu,
youn bir bilimsel kayg, u belirsiz olaylarn karanlk karmakln
gerein na kavuturma ihtiyacndadr. Crookes, Myers Wallace,
Zooliner ve daha birok ad ktye km bilginler, ruhlara olan inancn
bu rnesansnm ve yenilenmesinin simgesidir. Gzlemlenmi olan olay
larn nitelii stnde tartlabilir; bu bilginler birtakm yanllarn ve
duyu aldanmalarnn kurban olduu sylenerek sulanabilir; yine de
yetkilerini ve bilim alanndaki nlerini, her trl kiisel kayglan bir yana
brakp, bu karanla yeni bir k tutmay denemek gibi, esiz ahlaksal bir
davranta bulunmulardr. Ne akademik nyarglara, ne de halkn alaylanna aldrmlardr; okumu kimselerin zihninin her zamankinden daha
ok maddeci akm tarafndan kaplad bir zamanda, ada maddecilik
le eliir gibi grnmekte olan psiik kaynakl olaylara dikkat ektiler. Bu

kimseler, demek oluyor ki, maddeci kavrama kar insan zihninin tepkisi
ni gsteriyordu. Tarihsel bakmdan, bunlarn spiritlere inancnda, sadece
duyudan gelen geree kar en etkili silah olarak kullanlmalarnda
alacak bir ey yok, nk spiritlere inan ilkel iin ayn fonksiyonel
deerdedir. lkel kii, evresinde yer alan olaylara alabildiine baldr.
Saysz glkler ve sefaletler iinde, dman komularn ve tehlikeli
yabani hayvanlarn ortasnda, ou zaman amansz doal koullar altnda
yaam sren ilkelin keskinlemi duyular, duyusal istekleri, efektlere tam
egemen olamamas onu fiziksel gereklere zincirle balar, yle ki
tamamiyle maddeci bir davrana kaplmas, dolaysyla da bozulmas
olanakldr. Ama ruhlara inanc, daha dorusu manev olann algs,
tamamiyle grnebilen ve dokunulabilen bir dnyaya balayan zincirler
den onu srekli bir biimde kurtarr; evresindeki fiziksel dnya kanun
larna kadar, kayg ve titizlikle boyun emesi gereken manevi bir gerein
kesinliini ona zorla kabul ettirir. Bylece iki dnyada yaar gibidir.
Fiziksel gerei, ayn zamanda bir spiritler dnyasdr da, fiziksel gerek
onun iin yadsnamayacak bir eyse, ruhlarn dnyas da, onun iin ayn
derecede gerektir, inand iin deil, manevi eyleri alglamadaki
bnl yznden. Kltrle ve rasyonel klarla ki bu ilkel iin pek
uursuz bir eydir temas bu bnl ortadan kaldrnca, ilkel, spirit
kanunuyla yneltilmeyi brakr ve bozulur Bu yenilgiden, Hristiyanlk da
koruyamayacaktr onlan, nk yksek bir ekilde gelimi olan bu din,
iyi sonulann gerekletirebilmesi iin ayn zamanda pek gelimi bir
psie de gerektirir.
Spiritler olgusu ilkel bir inan gerekliinin dolaysz kantdr. Bu
spiritler olgusunun ne olduuna daha yakndan bakacak olursak, u
psikolojik olaylarla karlamaktayz; bir kere her eyden nce, spiritlerin
vizyonuna ilkellerde sk rastlanr. Onlarda bunun, uygar insandakinden
daha sk olduu sanlarak, sadece bir bo inan olduu sonucuna varlr;
nk baz hastalkl durumlar dta kalmak zere, bu gibi eylerin uygar
insanda yer almad dnlr. Uygar insann spiritler varsaymna ilkel
kiiden daha az inand ve bavurduu bilinir; oysa, bence, psiik olay,
ikisinde de ayn sklkta yer almaktadr. Ruhlar grnr klmak iin
bycnn ba vurduu eylere yneldii takdirde, bir AvrupalInn da

ayn eyleri alglayacandan eminim. Tabii o baka trl yorumlaya


caktr, bu da onlarn gcn yok edecektir; ama olayn kendi, mutlak
olarak hibir ey yitirmemektedir. Uzun sre ilkel koullar altnda
yaamak zorunda kald, ya da rastlantlar onu olaanst psiik durum
lara getirdii zaman, Avrupalnn da herkesi hayrete drecek
alglamalar olduu bilinmektedir.
Spiritlere inan, ilkelde her eyden nce de dayanr, ilkel, dnde
birok faal insan grmektedir, bunlara spirit diye bakmaktadr. Ayrca,
bilindii gibi, baz dler ilkele uygar insana ifade ettiinden daha ok ey
ifade eder. Sadece ikide bir szn ettii iin deil bu, gznde o kadar
byk nemi vardr ki dn, ou zaman onu gerekten ayramaz
gibidir. Uygarlar iin, genellikle, dler nemsiz gibi grnr; bununla
birlikte, ou zaman tuhaf ve etkileyici nitelikleri yznden, baz dlere
byk nem verenler de yok deildir. Baz dlerin zellii, bir ilham
olduu varsaymn anlalr klmaktadr. Bir ilhan olduuna gre, her ne
kadar bu mantki sonu sz konusu deilse de, ister istemez ilham edecek
bir eyin de bir spiruts' u olmas gerekir. zellikle buna uygun bir
durum, dlerde sk rastlanan lmlerin grlmesidir. Safdil kavray bu
grnleri llerin yeniden belirmesi diye dnmektedir.
Spiritlere inancn baka bir kayna olarak da, psiik bozukluklar,
sinir bozukluklarn (zellikle, ilkellerde sk grlen histerik nitelikteki
bozukluklar) sayabiliriz. Bu hastalklar, ou zaman bilind psikolojik
atmalardan ileri geldii iin, bunlarn ama yle ama byle o znel
atmayla ilgili canl veya lm kimseler tarafndan meydana getirildii
sanlmaktadr. ller sz konusu olduunda, kt etkide bulunmu olan
eyin onlarn spirilleri olduu sanlmaktadr. ou zaman, ocuklua
kadar uzanan marazi atmalar anababa spiritlerinin ansna balanmak
tadr; bylece ilkel iin ana-babalarn spiritlerinin zel bir nemi olmas
doaldr. Atalara ve anababalara tapmann niin bu denli yaygn olduunu
aklar bu. llere tapma her eyden nce lmlerin kt etkilerine kar
kendilerini korumak iindir. Sinir bozukluklar sz konusu olduunda
ana-babann hastalar stndeki etkisinin ne denli byk olduu bilinir.
ou, nicedir lm bile olsalar, gerekten onlarn takibine uradklarn
duyarlar. Ana-babann psikolojik yanklanmas yle gldr ki, syle-

iliimiz gibi, birok halk topluluklarnda, bal bana bir llere tapma
'listemi gelimitir1.
Zihin hastalklarnn, spiritlere inancn kayna sz konusu
olduunda, byk rolleri vardr. lkellerde, bildiimize gre, kronik zihin
hastalklarnn ounu oluturan bir hastalk olan, izofreni hastalnn
Keni alanna ait gibi grnen, hezeyanh, birsaml ve katatonik hastalklar
grlr ou zaman. Her zaman ve her yerde akl hastalar kt spiritlerin
arpt, ecinniler gibi grlr. Hasta, birsamlaryla bu inanc destekler.
11u eit hastalar, grmeden ok, iitme birsamlar ekerler: sesler
duyarlar. Bunlar ou zaman ana-babadr, ya da belli bir ekilde hastann
znel atmasna bal kimselerin sesleridir. Safdil anlaya gre bu eit
birsamlar, bu seslerin spiritlerden kt izlenimi vermektedir.
Spiritlere inanmak iin, ruha da inanm olmak gerekir.
lkel kii bu eit spiritin daima bir lnn ruhu olduuna inanr; bu
spirit nceden bir canlnn ruhuydu demek. Bu, ou zaman insann bir
lek ruhu olduuna inand zaman byledir. Durum, her yerde ayn
deildir, ou zaman birka ruhun birden varolduu, birinin lmnden
sonra devam ettii ve grece bir lmszl olduu dnlr. Bu
durumda arldnda gelen ruh canl varln ruhlarndan biridir. Yani
lopyekn ruhun bir blm, psikolojik parasdr.
lkel kii, bu ruhlardan baka, hibir zaman insan ruhu ya da paras
olmam olan spiritlerin varlna da inam-. Bu eit zihinler iin baka bir
kaynak aramak doru olur.
Ruha inancn psikolojik temellerine daha yakndan bakmadan,
yukarda sz edilen olaylar ksaca gzden geirelim. Spiritlere inanca bu
eit gereklik veren ana kaynaktan sz ettim: bunlar hayaletler vizyo
11925/26da Elgon tepesine yaplan bir yolculua katlm tm . Su iayan
kadnlardan biri hastaland. C ivar kylerin birinde oturan gen bir kadnd. Grne
baklrsa enfeksiyz bir ocuk drm e durum u vard, ate alabildiine yksekti. Basit
ilalarm z onu tedavi edecek durum da deildi. Ailesi hemen bir nganga (silirbazhekim) ard. Bu hekim evreyi koklaya koklaya gittike alan daireler halinde
kubbenin evresinde dnm eye balad. Birden dadan inen bir patika stnde durdu ve
hastann pek genken lm olan ve bambu orm annn ykseklerinde bulunan ve kzlar
lp de onlara katlsn diye her gece oradan inen ana-baban kz olduunu syledi.
Hemen o patika stnde m inyatr bir kulbe biiminde bir ruhlar tuza kuruldu; has
tann grnts gibi balktan bir heykelcik yaptlar ve poo denen yiyecekle birlikte
kk kulbenin iine koydular. Gece spiriller kzlarnn orada olduunu sanarak oraya
girdiler. Hasla iki gne kalm adan iyileiverince, arp kaldk. Bizim tehisimiz mi
yanlt acaba? Her neyse m uam m a zlm eden kald.

nu, d ve zihin yaamndaki marazi bozukluklardr. Bunlarn en normali ve sk


grleni, ilkel psikolojide genellikle byk nemi olan dtr. Peki d nedir?
D, bilinli bir sik olmadan uykuda yer alan psikolojik bir olgudur.
Bununla birlikte, bilin dl uykuda tamamiyle hareketsiz bir halde
deildir; hafif bir derecede srmektedir. Bylece dlerin ounda benin
nisbi bir bilinci vardr, ancak bu ben pek snrldr ve dsel ben denen bu
ben acayip ekilde bir deiiklie uramtr. Bu uyumadan nceki benin
bir paras, ana izgileridir. Bilin, psiik bir muhtevann bene baland
apta vardr. Ben zel i salaml olan psiik bir komplekstir. Dsz
uykular nasl azsa, benin kompleksinin de btn faaliyetine ara ver
mesinin seyrek olduu kabul edilebilir. Uyku bunu genellikle daraltr.
Ona yaklaan psiik ieriin dnde bu bene gerek d olaylar
katlabilir; bylece d ile uyumadan nceki dnceye benzemeyen,
daha ok gerek durumlara yaklaan durumlara gtrlyoruz. Varolan
insanlar ve nesneler vizyonumuzun alanna giriyorlar; dn imgeleri de
baka eit bir gerek gibi dsel benin bilin alanna girmektedir.
Dleri kendimiz yapyoruz diye bir duygu duyduumuz yok, sanki bize
dardan geliyorlarm gibi bir ey duyuyoruz. Keyfimize tbi deiller,
kendilerine zg yasalar var. Kendiliinden oluan, aktan aaa
bamsz psiik kompleksler gibi kyorlar ortaya. Geldikleri kaynan
bilincine varm deiliz. Bylece kaynan bilindna gtryoruz.
Bamsz, bilincimizin kontrolundan kaan, kendine zel kurallarla ortaya
kan ve kaybolan psiik komplekslerin varln kabul etmemiz gereki
yor. Uyank yaammzn yaants, dncelerimizi yaratann kendimiz
olduuna, istediimiz zaman istediimizi dnebileceimize inandryor
bizi. Bunlarn neden geldiini, niinini, amalarn bildiimizi sanyoruz.
Bir dnce biz istemeden karsa ortaya, ya da birdenbire kaybolup
giderse, istisnai hatta marazi bir ey olduunu sanyoruz. Uyankkenki
psiik faaliyete uyurkenki durum arasndaki ayrlk bize ok olaanst
gibi geliyor. Uyankken psie, bilinli faaliyetin kontrol altnda gibi
grnyor, oysa ikinci durum tersine, bilincimize baka bir dnyadan
gelme tuhaf ve anlalmaz olaylar gibi szan ierikler douruyor adeta.
Vizyonda da durum ayn. Vizyon da d gibi sadece uyankken
grlmekte. Bilinli alglamann yannda bilindndan kmakta olup,

bilincin srekliliindeki bilind bir ieriin patlak vermesidir. Ayn


olgu akl hastalklarnda da yer almaktadr. Belli bir nedeni olmakszn
kulak sadece evredeki sesleri deil, dtan gelen sesli dalgalar da almak
ladr; iten olduunda kulak daha uyarlm oluyor ve hastann bilincinin
dolaysz olarak eriilebilecek ierii dndaki psiik ierii duyuyor.
(Kendi dncelerini yksek sesle ifade eden hastalar da vardr. Ancak
bunlara az rastlanr.) Zihinle duygunun nclerden kard yarglarn
yannda, kendilerini zorla kabul ettiren, grnte gerek alglarn etkisi
ltnda, ama gerekte, bilind i koullarn neden olduu dnce ve
kanlar ortaya karmaktadr. Bunlara duygusal dnceler diyoruz.
Bu durumun ortak nitelii, psienin bir btn oluturmasna
ramen blnmez bir birim olmasnda, blnebilecek ve aa yukar da
blnm bir btn oluundadr. Trl blmler aralarnda birbirine bal
da olsalar, grece bir bamszlk halini saklarlar, yle ki ruhun baz
blmleri ben ile ya pek seyrek olarak iliki kurar, ya da hi kurmaz. Bu
psiik paralara bamsz kompleksler dedim ve bu olay stne kurdum
psienin kompleksler kuram denen kuramm. Bu kurama gre benin
kompleksi psiemizin karakteristik merkezini oluturmaktadr. Ama bu
birounun bir tanesidir sadece. tekiler, olduka sk olarak onunla iliki
kurar, bylelikle bilince kar. Bununla birlikte, bir sre iliki kurmadan
yaayabilir. Saint-Pauln Hristiyanlamasnn psikolojisi bunun
mkemmel bir rnei olup, herkese bilinir. Tam Hristiyan olduu ann
hi beklenmedik bir an olmasna ramen, tekrar edilen bir yaantnn bize
bilgi vermesi yznden, bu denli temelden bir deimenin ite uzun sre
hazrlandn biliyoruz; bu hazrlk bittikten sonra ancak, yani kii din
deitirmek zere olgunlat an yeni gerek iddetli bir duyguyla patlak
vermektedir. Saint-Paul, kendi farknda olmadan nicedir Hristiyand;
Hristiyanlktan banazca nefret etmesi bundandr, nk banazlk,
iinde gizli kukular bastrmak zorunda kalanlarda grlr daima. Din
deitirenlerin en koyusunun banazlar olmas bu yzdendir. sann, am
yolunda grnmesi, bilind Hristiyan kompleksinin Saint-Pauln
beniyle iliki kurduu n gsteriyor sadece. sann ona aa yukar nes
nel bir vizyon biiminde grnmesi, Saint-Pauln Hristiyan duygula
rnn bilind bir kompleks olmas yzndendir. Bu duygular kendisinin

deilmi gibi yanstlm bir ekilde grnyordu ona. Kendisini Hris


tiyan gibi gremeyen Saint-Paul, saya kar direnme ile kr olmu ve bir
Hristiyan sayesinde iyileebilmitir. Bu durumdaki psikolojik krlk (bi
lind), grmek istememe yzndendir. Grmek istememek SaintPauln Hristiyanla kar banazca direnmesini gsterir, Kutsal Kitap
bu direnmenin Saint-Paul de hibir zaman tam olarak snmediini
dorulamaktadr; zaman zaman, yanl olarak saraya yorulan krizler
halinde patlak veriyordu. Bu krizler, din deitirmeyle blnm olan
Paul kompleksine ni dnleri ifade etmektedir, ondan nce Hristiyan
kompleksinde olduu gibi.
Entelektel ahlksal nedenler yznden Saint-Paul vakasn
metafizik bir aklamaya tabi tutamyoruz, yoksa hastalarmzda rast
ladmz buna benzer durumlar da ayn ekilde aklamamz gerekir.
Sadece akln deil, ayn zamanda duygunun da kar kn batanbaa
sama sonulara gtrr bu bizi. Dlerde, vizyonlarda, marazi birsam
larda psienin bamsz kompleksleri zel bir aklkla ortaya kmak
tadr. Ben, bunun bilincine varmadndan, dolaysyla da ona yabanc
olduundan daima yanstmalar halinde belirir nce. Dlerde, bunlar
bakalar halinde kar; vizyonlarda bir bakma mekna yanstlm
gibidir; akl hastalarndaki sesler de ayn biimdedir; nk hastalar
dorudan doruya evrelerindeki kimselerin sesine yormamaktadr duy
duklar sesi. Takip fikirleri, hastann, kendi bilind komplekslerinin
niteliklerini kendilerinde grd baz kimselere atfedilir ou zaman.
Beni, bilind komplekse dman olduundan, hasta bu kimselerin
kendine dman olduunu sanr; Paul de benimsenmeyen sa komplek
sine kar byle davranmt. Hristiyanlar, kendi farknda olmamasna
ramen, kendinde varolan u sa kompleksini temsil ettikleri iin takibe
uratmt Hristiyanlar. Bu, gnlk olaylardandr; hi duraklamadan,
insanlar veya eyleri filan falan ekilde farzederiz ve bu yanstmaya gre
onlar sever, ya da onlardan nefret ederiz. Ama kontrol ve dnce o kadar
karmak, o kadar zordur ki, insan, yansttn, bylelikle anlamsz bir
hokkabaz oyununun kurban olduunu bilmeden, geliigzel yargda
bulunmay yelemektedir. Bu gibi bir srecin adaletsizliinin ve
sertliinin hi farkna varlmamaktadr. Srf kaygszlk yznden, insan,

kendi kusurlarn veya stnlklerini bakasndan grme lksne kendini


kaptrnca, kiiliin nemli apta kaybedildii, hi akla getirilmemektedir.
nsann bakasn kendi kadar budala ve aa grmesi, iyi niteliklerini
yamac ahlksal haydutlarda grmeye gnll olmas ile ayn ey olup,
h denli zararl bir ey yoktur.
Bu bakmdan, ruhlar, bene dorudan doruya bal olmad iin
yanstlm, beliren, bamsz, bilind komplekslerdir. Yukarda, ruhun
varlna inancn, spiritlerin varlna da inanc gerektireceini syledim.
Spiritler bene yabanc gibi grnrken ve bamsz varlklar gibiyken,
ruhlar baka trl davranmaktadrlar. lkel kii bir spiritin yaknln veya
etkisini ho olmayan tehlikeli bir ey gibi grr: Onu kovabildii zaman
ii rahatlar. Oysa ruhun kayboluunu ar bir hastalk gibi grr, nitekim
vcudun ar hastalklarn bu kayba atfeder. Amac, hastann iine kuhunu yeniden dndrmek iin yaplan saysz trenler vardr. ocuklar
dvmek yasaktr, nk ruhlar incinip krlabilir. Ruh, bylece ilkel iin
normalde kendiyle birlikte olmas gereken bir eydir, oysa spiriller normal
olarak evrede bulunmamas gereken eylerdir. Bu yzden spiritlerin
bulunduu yerlerden kamaktadrlar. Oraya korkuyla, dinsel veya bysel
niyetlerle girerler.
Ruhlarn okluu, spiritler gibi davranabilen, birtakm, nisbeten
bamsz komplekslerin varlna iaret etmektedir. Bununla birlikte
ilikilerinin hastal dourduu ve ilikilerinin kesilmesinin iyilemeyi
oluturduu spiritler komplekslerinin tersine bu ruh kompleksleri, bene
bal gibidir ve kayb bir hastalk gibi grlmektedir. Bu yzden ilkel
patoloji, hastaln nedeni olarak, sadece ruhun kaybn deil, ayn zaman
da spirit tarafndan ele geirilmi olmay da grmektedir. ki kuram bir
birini dengeliyor gibi.
Bylece normal olarak bene bal bilind komplekslerin varl
ile normal olarak bene bal olmamas gereken baka komplekslerin
varln kabul etmemiz gerek. Bunlarn birincisi ruhun kompleksleri,
kincisiyse spiritlerin kompleksleridir.
lkellerin dncesinde sk grlen bu ayrm, benim bilind
kavramna her ynden uyuyor. Ona gre bilind birbirinden kesinlikle
ayr iki alana blnmtr. Bunlardan birine ben kiisel bilind diyo

rum. Yaam sresince unutulmu btn psiik ierikleri kapsamaktadr.


Bunlarn izleri, btn bilinli anlar snm olsa dahi, bilindmda sak
lanmaya devam etmektedir. Ayrca kiisel bilind btn bilineiinin
altndaki izlenimleri ya da bilince eriemeyecek derecede gsz alglar
kapsamaktadr. Buna bir de bilin eiimi aamayacak derecede henz
pek zayf veya pek belirsiz bilind grnt dzenleri eklenir. En sonun
da da bilinli davrana uymayacak birtakm ierikler de vardr. ou
zaman bir ierikler grubu vardr. Uyumazl yznden geri itilen, ahlksal, entelektel veya estetik bakmlardan kabul edilemeyecek gibi
eylerdir bunlar. nsann, sadece gzeli, iyiyi, gerei dnp duymas
nn olanaksz olduu bilinir. Ama elden geldii kadar ideal bir davranta
bulunmak iin o davrana uymayan her eyi geri iter. Olgunlam insan
larda, ou zaman olduu gibi, rnein dnce gibi bir fonksiyon zel
likle gelimise ve bilince egemen ise, duygu ister istemez arka plana itil
mi oluyor, bylelikle byk apta yeniden bilindna dyor.
Kiisel bilindn oluturan odur. teki blme kolektif (ortak) ya
da kiisel olmayan bilind diyorum. Terimden de anlalaca zere, bu
ortak bilindmda kiisel hibir ey yoktur; bu, en azndan bir insan
topluluuna, daha ok bir ulusa, hatta btn insanla aittir. Bunlar birey
sel varoluun elde ettii eyler deildir, manev biimlerin ve yaradltan
varolan igdelerin rnleridir. Her ne kadar ocukta yaradltan var olan
birtakm grntler yoksa da, iyice belirtilmi fonksiyonel olanaklar olan
pek gelimi bir beyne sahiptir. Btn soyunun sinir fonksiyonlarnn tor
tusu gibidir. ocuk, bylece dnyaya almaya hazr bir organla gelmek
tedir. Bu beyinde, nceden biim bulmu olan igdlerle, insanlarn
dncesine daima temel olmu olan ilkel imgeler vardr, mitolojik motif
lerin zenginlii buradan gelmektedir. Normal insanda ortak bilindnn
varln dolaysz olarak, dorulamak kolay deildir tabii, bununla birlik
te, dlerinde arasra mitolojik grntler belirmektedir. Ortak bilindnn muhtevalar, baz akl hastalklarnda, zellikle de izofrenide pek
ak olarak belirmektedir. ou zaman son derece eitli mitolojik imge
ler yer almaktadr. Bunlar akl hastalarnn kiisel varolularnn yaant
larna atfetmek olanakszdr. Burada ilkel imajlar yaratan ilkel mitolojik
dncedir, bilinli yaantlarn canlandrlmas deildir.

Demek ki kiisel bilind bireye ait ve psiik yaamnn kanlmaz


lir blmn oluturan kompleksler iermektedir. Bene bal olmas
gereken herhangi bir kompleks geri itmeyle veya ortadan kaybolmayla
bilind olunca, birey bir kayba uramaktadr. rnein psikoteraptik
bir tedavi sonucu, kaybolan bir kompleks, yeniden bilince kt m, bir
enerji art duymaktadr. (Bu artn her zaman ho karlanmad
dorudur. Kaybn naho sonular kendilerini duyurmad sre komp
leksin kaybndan memnun olunmu olduundandr.) ou nevrozun
tedavisi bu ekilde yer almaktadr. Tersine, ortak bilindnm bir komp
leksi bene baland m, birey tuhaf, kayg verici, ayn zamanda artc
bir eyin izlenimini duyar; bilin byk apta etkilenmi bulunmaktadr;
nk kompleksin marazi bir ey olduu, ya da kendi tarafndan normal
yaamdan saptrld izlenimi duymaktadr. Ortak bir ieriin bene
balanmas daima bir yabanclama (akl hastal) dourur, nk o
srada bireysel bilince, bilind kalmas gereken, yani benden ayr dur
mas gereken bir ey karmaktadr. Bilinten bu eit bir ierii
ayrabilirsek, birey kendini daha hafif, daha normal duymaktadr. Yabanc
ieriinin patlak vermesi, birok zihin hastalklarnn balangcnn zel
belirtisidir. Hastalar tuhaf ve duyulmam dncelerin saldrsna urar,
dnya deimi gibi grnr. nsanlarn yzleri gariptir, trl ifadelere
brnmtr.
Kiisel bilindmn ieriklerinin ruhumuza ait olduunu sanyoruz;
ortak bilindmnkilerinse, tersine yabanc, dtan geliyormu gibi
olduunu duyuyoruz. Bir kiisel kompleksin yeniden btne katlmas, bir
hafifleme, ou zaman gerek bir iyileme dourmaktadr; ortak bilindmn bir kompleksinin patlak vermesi, tersine hi de hoa gitmeyen, hatta
tehlikeli bir belirtidir. Ruhlara ve spiritlere olan ilkel inancn paralelizmi
aktr. lkellerin ruhlar kiisel bilindmn komplekslerine teka-biil eder;
oysa spiritler ortak bilindmn komplekslerine tekabl etmektedir.
Bilim asndan, ilkelin, ruhlar ve spiritler diye dnd eye biz,
psiik kompleksler diyoruz. Tarihte olsun, imdi olsun, ruhlara ve spi
ritlere olan inancn oynad olaanst rol gznne getirilecek olursa,
bunlarn sadece varolduklarm tesbit etmekle yetinemeyiz; daha derine
inip, niteliine nfuz etmemiz gerektir.

Komplekslerin varln arm yntemiyle dorulamak kolaydr.


Yaplacak ey udur: deneyi yapan, bir kelime syler, cevap verecek olan
kii, elinden geldii kadar abuk, o kelimenin kendinde uyandrd baka
bir kelimeyi syler. Tepki sresi llr. Basit kelimelere verilecek
cevabn, g kelimelere verilecek cevaptan daha abuk yer alaca bek
lenir. Aslnda durum bakadr. ou zaman basit kelimelere verilen cevap
sresi beklenmedik bir uzunluk gsterirken, g kelimeler hemen cevap
landrlmaktadr. Daha inceden inceye yaplan aratrmalar kkrtc
kelime, gl bir duygusal havas olan bir muhtevaya dokunduu zaman
tepki sresi uzamaktadr. Tepki sresinin uzamasndan baka burada
ayrntsna giremeyeceim, karakteristik baka bozukluklar yer almak
tadr. Duygusal haval ierikler, genellike, cevap veren kimsenin
bakasnn bilmesini istemedii olaylarla ilgilidir. ou zaman bu yzden
zihinde geri itilmi ac anili olaylar, bazan da kiinin kendisinin de bilme
dii olaylar sz konusudur. Bir kkrtc kelime bu eit bir kompleksle
karlatfm, o kimse hibir cevap bulamaz, ya da o kadar ok ey gelir ki
aklna, hangisini syleyeceini bilemez, bu yzden makine gibi kkrtc
kelimeyi tekrarlar ya da sonradan hemen baka bir kelimeyi ye-rine koy
aca bir kelimeyle cevap verir vb. Deney bittikten sonra, kii kkrtc
kelimelerin her birine verdii cevaplar hatrlamaya alr, ama komplek
slere balanan kelimelere verdii cevaplar pek iyi hatrlayamaz. Baz
zellikler, bamsz kompleksin zel niteliklerini aka gstermektedir;
tepkisel davranta bir bozuklua sebep verir, cevap verme olanan yok
eder, ya da hi olmazsa, oransz bir gecikmeye neden olur, ya da uygun
suz bir tepki gsterir; ou zaman da cevabn ansn yok ettirir. Bylece
davran bozarak bilinli iradeyi engeller. Komplekslerin bamszln
dan sz etmemiz bu yzdendir. Bu deneyi bir sinir veya akl hastasna
soracak olursanz, tepkiyi bozan, komplekslerin, psiik bozukluun ana
muhtevasdr ayn zamanda. Tepki anormallikleri yannda birtakm belir
tiler de kkrtlm olmaktadr. Kiinin, baz kkrtc kelimelere,
grnrde anlamsz, tutarsz szlerle cevap verdii, sanki yabanc bir
kimse tarafndan syleniyormu gibi beklenmedik bir ekilde unuttuu
durumlara tanklk etlim. Bu szler bamsz komplekse aitti. D bir
uyar bunlar uyard m, bu bamsz kompleksler birden zihinsel

karklk, ruhsal depresyonlar, endie halleri vb. dourur, bazan da bir


samlar halinde belirir. Ksacas yle bir davrantr ki bu, spiritlere inancn
bunun gzel bir ifadesi olduu izlenimi uyanyor insanda.
Bu karlatrmay daha da ileri gtrebiliriz. Baz kompleksler
bireysel hayattaki acl, etin yaantlardan doar. Bunlar uzun sreli
psiik yaralar aan duygusal nitelikteki yaantlardr. Bir felaket yaants
rnein, bir insanda yksek deerli nitelikleri yok edebilir. Bundan kiisel
nitelikteki bilind kompleksler doar. Byle bir durumda, bu ilkel kii
ruhun kaybndan sz eder hakk da vardr nk psienin baz
blmleri gerekten yitmitir. Bamsz komplekslerin bir ksm bu cins
kiisel yaantlardan ileri gelmektedir. Ama bambaka bir kaynaktan
geldii de olur. Birincisini tanmak ne kadar kolaysa nk herkesin
grebilecei d yaamla ilgilidir kincisini kavramak da o kadar g ve
karanlktr, nk daima ortak bilindnn ieriine ait alglar veya
izlenimlerle ilgilidir. Genellikte bu i alglar d nedenlerin yardmyla
bouna akliletirmeye allmaktadr. Bunlar bireyin nceden hibir
zaman bilincine varmam olduu akld muhtevalardr, d bir neden
aramas bounadr. Yabanc bir spiritin nemli olduunu belirten kans
ile ilkel kavram bunu ok iyi gstermektedir. Bu i olaylarn u iki durum
da belirdiini gzlemlemi bulunuyorum; bir d olay, kiiyi, o ana kadar
ki btn yaam kavramnn yklmasna neden olacak derecede kkrtt
m; ya da herhangi bir neden yznden ortak bilindnn ierikleri, ona
bilinci etkileyecek gc veren bir kuvvet iddeti kazand zaman. Bu
durum, yle sanyorum ki, bir ulusun, ya da geni bir halk topluluunun
yaamnda toplumsal, siyasal ya da dinsel nitelikte derin bir deiiklik yer
aldnda ortaya kmaktadr. Bu gibi bir deiiklik, ayn zamanda
psikolojik davrann deiikliinin de belirtisidir. Derin tarihsel deiik
likleri sadece d artlara balamaya alk olduumuz dorudur. Ama
yle geliyor ki bana, bu d artlar bilindmda hazrlanm, dnya ve
yaam karsndaki yeni davrann sayesinde yer ald basit frsatlardr.
Genel siyasal, toplumsal ve dinsel koullar, ortak bilindm u bakmdan
etkiler; dnya konusunda stn gelen kavram veya yaam karsndaki
davran bastran btn etkenler ortakbilindnda yava yava toplanr
ve bylelikle ieriini canlandrr. Bu durumda ou zaman gl bir

sevgisi olan birey, ya da birok kimse, ortak bilindndaki deiiklikleri


alglar, aktarlabilecek dncelere evirirler. Derken bu dnceler
abuklukla yaylrlar, nk benzer deiimler teki kimselerin bilindnda da yer alm bulunmaktadr. Bir yandan beliren kar koymaya
ramen yeni dnceleri kabul konusunda genel bir eilim vardr. Yeni
dnceler sadece eskilerin dmanlan deildir; ayn zamanda ekseri eski
davrana pek benimsenmeyecek bir biimde karlar ortaya.
Ortak bilin ierikleri her canlandnda, bu olay bilin stne son
derece gl bir etkide bulunur. Daima bir karklk yer alr. Ortak bilindnn yeniden canlanmasnn nedeni yaamdan beklenen ve umulan
eylerin iflas ile, bilindnm gerein yerini almas tehlikesi byktr.
Marazi bir durum kar ortaya. te yandan ortak bilindnm harekete
getirilmesinin nedeni halkn bilindndaki psikolojik sreleriyse birey
ister istemez tehdit altnda gibi duyacaktr kendini, ya da hi olmazsa,
ynn arm gibi olacaktr, ama bundan doan durumda, hi olmazsa
birey iin marazi bir taraf yoktur. Yine de btn bir halkn zihin duru
munu bir psikoza benzetebiliriz. Bilindm aktarlabilecek bir dile
evinne baarld m bir kez, sonu salamdr, bilindndaki igdsel
kuvvetler bu evirme sayesinde bilince aktarlmakta, sonular ar bir
evk duyulabilecek yeni bir g kayna olmaktadrlar.
Spiritler, ille de kt ve tehlikeli deillerdir; dncelere evrildiler
mi, iyi sonular dourabilirler.
Spiritler kaybolan adaptasyonun yerine geen, ya da bir halk toplu
luunda yetersiz olmu olann yerine yeni bir davran koymaya alan
ortak bilindnm kompleksleridir. Spiritler bylece marazi fikirler, ya da
henz bilinmeyen yeni dnceler olmaktadr.
llerin spiritleri yle biim bulmaktadr; ly ailesine balayan
btn afektif balar, lmden sonra gerek kullanln kaybetmektedir;
bylece hemencecik bilindnda kaybolmaktadr, orada bilince hibir
mutlu etkide bulunmayan bir ortak muhtevay harekete getirmektedir. Bu
yzden Bataklar ve daha birok ilkeller, lr lmez, gp gidenlerin
kt bir karaktere brndn ve daima u ya da bu yoldan canllarn
ktlne altklarn sylemektedirler. Bunun nedeni, herhalde
llere fazla bal kalmann insanlar yaama daha az uygun yaptn

Imtta hastalklar dourduunu grm olmalardr. Uygunsuz sonu


lemen, ya libidonun kayb, ya depresyon, ya da bedensel bir rahatszlkla
o laya kabilir. Hortlamalar lmden sonra ortaya kan bir olay olarak
rlmektedir. Bunlar, her eyden nce, hakknda kukulanlmayacak
psiik bir gerektir. Aydnlklar felsefesi denen felsefeye garip bir ekilde
bal bo inan fobisi, son derece ilgin olaylarn, hikyelerin bir yana
tlmasna ve bylelikle bilim tarafndan kaybna neden olmutur.
I lastalarmdan bu konuda saysz hikye dinlediim gibi, kendimde bir
kan gzlemledim. Ama temelli bir dnce ortaya koyabilmem iin
elimdeki veriler kt. Ne olursa olsun, ben kendim u sonuca vardm: haya
letler sz konusu olduunda tabii birtakm dler iin iine giriyor, ne var
ki, ekol bilgelii bu konuda hibir ey duymak istemiyor.
Bu incelememde, bilind sreler stnde bugnk bilgilerimiz
den kan, spiritler probleminin bir psikolojik kavramnn ana izgilerini
izdim. Psikolojinin snrlarn amadm, spiritler bal bana var m yok
mu, varolular maddi sonularla dorulanabilir mi, dorulanamaz m,
bunun stnde zellikle durmadm. Byle bir sorunun apriori olarak
anlamsz olduunu dndmden deil. Ancak en ufak sondaj yapa
bilecek durumda deilim. Okuyucum benim kadar bilir ki spiritlerin
bamsz varolularnn kantm bulmak son derece gtr, nk spiritlerle konuma ou zaman kiise] bilindnn gnlk belirtileridir.
Yine de burada sz edilmesi gereken istisnalar vardr. Bu yzden bir dizi
kitapta Stewart E. Whiten anlatt olaanst duruma dikkati ekmek
istiyorum. Buradaki konumalarn yannda olaanst derecede derin bir
sr arketipik fikirler var; rnein, bunlardan biri de Ben (nefs)
arketipi, yle ki, sanki benim yazlarmdan alm. Bile bile kopya ekti
ini aklma getirmiyorum, bir ruhun ona yazdrm olduuna da
inanmyorum. Aslnda, her halde, otak arketipin kendiliinden ortaya
kard zel bir ey. Bunda alacak bir ey yok aslnda, nitekim ben
tipini bireysel hayal dnyasnda greceimiz gibi, btn mitolojide
grmek olanakldr. Psikolojinin uzun sredir bilindmda varln
belirttii ortak ieriklerin bilinte aniden belirmesi bilind ierikleri bi
lince aktaran medyumlarn szlerinde grlen genel eilimlerdendir.
zellikle medyumlarn szlerinde beliren eilimler konusunda ispirtizma

edebiyatn epey okudum ve u sonuca vardm ki, ispirtizmada, bilind,


bilince kolektif bir biimde kmas iin kendiliinden bir aba gsteri
yor. Sz geen spiritlerin abalar, ya canllar dolaysz bir ekilde daha
bilinli yapyor veya yapmaya alyor, ya da yeni lleri dolayl olarak
da canllar psikoteraptik abalarndan faydalandrmak istiyor. Bu
bakmdan ortak bir olgu olan ispirtizma tbb psikolojinin yneldii yne
ynelmi durumda; ortak bilindmn znn zelliklerinin gsterdii
gibi ayn temel grntleri harekete getiriyor. nsan ne denli artc
olursa olsun, bu olaylar spiritler varsaymn ne doruluyor, ne de
yalanlyor. Doruluunu gstermek iin kant sz konusu olduunda i
deiir. Bugn gzde olan her aklanamayan eyi arlatanlk gibi grmek
lgnlna kaplacak deilim. Duyud alglama olaylarn destekleye
cek kant henz pek az. Bilimse safdillik lksne veremez kendini. Bu
durumlar henz cevap bekleyen durumlardr.
Parapsiik olgulara gelince, bunlar genellikle bir medyumun
varlna baldr. Edindiim tecrbeye gre bunlar bilind kompleks
lerin da vuran sonulardr. Bu da vurmalarn varlndan phem yok
tabii. rnein bilind komplekslerin telepatik sonularn grdm, bir
takm parapsiik olgulara da tanklk ettim. Ama btn bunlarda gerek
spiritlerin varlm gsterecek bir kant gremedim ve yani bir olay yer
alncaya kadar bu olgularn alann, psikolojininin bir blm gibi
dnmek zorundaym. Bilimin kendi kendine zorla snr koymas gerek
tiini sanyorum. Ama unutulmamaldr ki bilim sadece bir zihin iidir.
Zihinse, baka, temel psiik fonksiyonlarn biridir sadece, bu yzden
evreni tam olarak gstermeye yetmez. Hi olmazsa duyguyu eklemek
gerekir. Duygunun kanlar zihninkine benzemez ou zaman, her zaman
da ondan aa seviyede olduu ileri srlemez. Ayrca bilinli zihnin
emrinde olmayan bilindnn, bilin eii altndaki alglar vardr, bun
lar evrenin entellektel bir imgesi olarak belirmezler. Bu bakmdan zihni
mize ancak dar bir deer vermede haklyz. Ama zihinle altmz
zaman da bilimsel olarak davranmak ve deersiz olduunu ak bir
ekilde gsteren kantla karlamadka, bir deney ilkesine bal kalmak
zorundayz.

PSKOLOJ VE DN
I

BLNDII ZHNN BAIMSIZLII


^ O REVM, psikolojinin daha dorusu temsilcisi olduum tp
psikolojisinin u zel kolunun din konusunda neler syleyebileceini
gstermek olacaktr. nsan zihninin en eski ve en evrensel faaliyetlerinden
biri, phesiz ki dindir. Bu yzden, insan kiiliinin psikolojik yapsyla
ilgili her trl psikolojinin, dinin sadece toplumsal ve tarihsel bir olay
olmayp, ayn zamanda ou kimse iin hatr saylr derecede kiisel bir
ilgi konusu da olduu gereine dikkatini evirmeden edemeyecei bel
lidir.
ou zaman bana filozof denmitir, oysa ben bir deneyciyim ve
fenomenoloji gr asna balym. Kii, arasra, bir yaantlar birikin
tisinden ve snflandrlmasndan teye gider de, birtakm dnceler
sylerse, umarm ki, bu, bilimsel deneycilik ilkelerine aykr olmaz.
Nitekim bir yaantnn dnmeden yaralamayacana inanyorum,
nk yaant bir sindirim srecidir, onsuz hibir anlay sz konusu
olamaz. Bu szlerin gsterdii gibi, psikolojik sorunlara, felsefe asndan
deil, bilim asndan bakmaktaym. Dinin nemli bir psikolojik yan
olduu iin, ona salt bir deneyci gr asndan bakyorum, yani, olaylar
gzlemlemekle yetiniyorum; metafizik veya felsefi fikirleri uygulamaya
kalkacam yok. Bu gibi fikirlerin salam olabileceini yadsmyorum,
ancak, onlar doru uygulayabileceime gvenim yok, ou kimsenin,
psikoloji stnde, ne bilinmesi gerekiyorsa bildiini sandnn farknda
ym; nk, onlara gre, psikoloji, sadece kendileri stnde bildikleridir.

Yazk ki, psikoloji o kadarla bitmiyor. Felsefeyle ilgisi azsa da, ou


geliigzel bir yaantyla kavranamayacak, deneysel olgularla uramak
tadr. Bu kitapta, pratik psikolojinin din sorunuyla nasl kar karya
geldiini anlatmaya alacam. Ancak sorunun genilii yznden, bu
iin U konferansla olmayaca bellidir, nk somut ayrntlarn gerekli
tantlanmas, hem zaman ister, hem de aklama. Birinci blm, pratik
psikoloji ve din sorununa bir giri olacaktr. kincisi bilind zihinde
gerek dinsel fonksiyonun varln destekleyen olaylarla ilgilidir.
iincsyse, bilind sreler ve dinsel sembolizmle uramaktadr.
Pek allmadk bir fikir ileri sreceim iin, dinleyicilerimin, temsil
ettiim psikolojinin u metodolojik gr asn iyi bilip bilmediklerini
bilmiyorum. Bu gr as tamamiyle fenomenolojiktir, yani olaylarla,
yaantlarla, ksacas olgularla ilgilidir. Bunlarn gerek olmas bir yarg
sonucu deil, birer olgu olularndandr. rnein bakireyken doum sz
konusu olduunda, psikolojinin biricik ilgilendii ey, ortada byle bir
fikir olmasdr, yoksa baka bir anlamda, bu fikrin doru mu, yanl m
olduuyla ilgilenmez. Var olduuna gre, bu fikir, psikoloji asndan
gerektir, Psikolojik varlk, fikir sadece bir tek kiiden kt zaman
zneldir, bir toplumdan kamu oyuyla kmsa nesnel olur.
Bu gr, tabii bilimler grnn ayndr. Zooloji nasl ayr ayr
hayvan trleriyle urayorsa, psikoloji de fikirlerle ve ayr ayr zihin iindekileriyle uramaktadr. Fil gerektir, nk vardr. Oysa fil ne bir
sonutur, ne bir beyandr, ne de bir yaratcnn znel yargsdr. Bir
fenomendir. Ama biz, psiik olaylarn, istee, keyfe bal sonular
olduu, hatta insan yaratann icad olduu fikrine yle almz ki, psie
ile iindekilerin kendi keyfi icadmzdan, ya da hemen hemen bir varsay
ve yargnn aldatc sonucundan baka ey olmadn syleyen
nyargdan bir trl kurtulamamaktayz. Gerek u ki, baz fikirler hemen
hemen her yerde, her zaman var, stelik, glere ve geleneklere bal
olmakszn, durup dururken ortaya kmaktadrlar. Bunlar yaratan birey
deildir, bunlar sadece bireyde kmaktadr ortaya, o kadar, hatta bireyin
bilincine kendilerini zorla kabul ettirmektedirler. Bu, Platon felsefesi
deil, deneyci psikolojidir.

Dnden sz ederken, bata, bu terimden anladm aklamalym.


Ltince religio1 kelimesinin ifade ettii gibi, din, Rudolf Otto'nun isabet
le numinosum, dedii eyin, dikkatle, inceden inceye gzetilmesidir, yani
herhangi bir isten eylemi sonucu olmayan dinamik bir varlk veya sonu
tur. Tersine, insan, nesnesini kavrar ve onu ynetir, o da, dinin, yaratc
sndan ok, kurban olur. Nedeni ne olursa olsun Numinosum, znenin
elinde olmayan bir durumdur. Dinsel retim ve kamu oyu, her yerde, bu
durumu bireyin dnda bir nedene balamaktadr. Numinosum, ya gze
grnen bir nesnenin niteliidir, ya da bilinci acayip bir biimde
deitiren, grnmeyen bir varln etkisidir. Hi olmazsa genellikle bu
byledir.
Ama din kurallarn yerine getirme ve yin sorunu ele alnnca baz
istisnalar kyor ortaya. Srf Numinosum etkisini yaratmak iin, ruh
arma, kurban kesme, tefekkre dalma ve baka yoga almalar
insann kendi kendine eziyet ektirmesi gibi trl yollarla yaplan,
bysel nitelikte birok yin biimlerine bavurulmaktadr. Ne var ki, bu
gibi trenlerden nce, daima dtaki nesnel bir tanrsal nedene dinsel bir
inan vardr. rnein, Katolik kilisesi, insan kutsamak iin, birtakm kut
sama trenleri yapmaktadr; ama bu eylem, tanrsal, orada hazr bulun
mas iin, byse] olduuna iiphe olmayan bir yntemle zorlamak
olacandan, mantiken, kimsenin kutsama eyleminde bulunmas iin
tanrsal yardm zorlayamayaca, bununla birlikte, tanr, destekleyeceini
dnmeseydi kutlamaya yer vermeyeceinden tanrsal bir kurulu olan
kutsamada tanrnn yine de ister istemez hazr bulunaca sylenmektedir.
Din bana, religio teriminin balangtaki anlamyla aklanabilecek,
insan zihninin zel bir davran gibi geliyor, yani kudretler diye bili
nen, ruh, cin, tanr, yasa, fikir, lk gibi baz dinamik elerin ya da
insann dnyasnda, dikkate alnmaya deer, gl, tehlikeli, yardmc
elerin, ya da taplacak ve sevilecek derecede ulu, gzel ve anlaml
elerin dikkate alnmas ve gzetilmesidir. Belli bir ama peinde olan
biri iin gnlk dilde amacna taparcasna bal deriz; William James
bir bilimcinin ou zaman inanc olmadn, ama davrannn dinsel
olduunu syler.
1 Religio: Latince din anlam na gelir.

Din kelimesinden anladmn bir inan olmadn aka belirt


mek istiyorum. Bununla birlikte, balangcnda her itikadn numinosum
yaantsna, te yandan, kesin olarak yaanm bir numinosuma olan
ballk, gven ve inanca, pistis'e2 ve bunu izleyen bilin deiimine
dayand gerek: Paul'n, Hristiyan olmas bunun gzel bir rneidir.
Dinin, numinosum yaantsyla deimi bir bilince zg bir davran
ifade ettii sylenebilir.
Mezhepler esas dinse] yaantnn kurallar halinde derlenmi ve
dogma3 durumuna getirilmi biimleridir. Yaantnn iindekiler kutsal
latrlm, genellikle bklmez, ou zaman inceden inceye ilenmi,
donmu bir yap durumuna getirilmitir. Yaantnn egzersizi ve tekrar
bir yin ve deimez bir kurulu olmutur. Bu, ille de cansz bir talama
olmayabilir. Tersine, deimesi iin hayati bir ihtiya duyulmakszn,
alar boyunca, milyonlarca kimsenin dinsel yaant biimi olabilmitir.
Katolik kilisesi, her ne kadar ou zaman bir eit sklkla sulandrlmsa da, kilise, yine de dogmann kendi hayat olduunu ve bu yzden
deiim ve geliim geirebileceini kabul etmektedir. Dogmalarn says
bile snrsz olup, zamanla artrlabilir. Bununla birlikte, btn deiim ve
geliimler, ilk yaanan gereklerin erevesiyle snrlanm olup, belli bir
dogmatik unsur ve duygusal deer saklar iinde, Protestanlk bile ki
dogmatik gelenekten ve derlenmi yin ynteminden tamamiyle zgr
gibi grnr drt yzden fazla mezhebe ayrlmtr. Hristiyan olmak
ve Tanr, insanlk iin eziyet eken sa'da belirmitir inanc erevesi
iinde ifadesini bulmak zorundadr. Budist ve Mslman fikir ve duygu
larn katlmayaca, ya da boyutlar geniletilemeyecek, iinde belli eyler
olan kesin bir erevedir bu. Sadece Buda, Muhammed, Konfys,
Zerdt deildir dinsel fenomeni temsil eden, ayn zamanda Mitras, Attis,
Kibele, Mani, Hermes ve birok yabanc Tapnma biimleri tarafndan da
temsil edilmektedir. Psikolog, bilimsel olarak davrand iin, her bir
inancn biricik ve sonsuz gerek olduu savn bir yana brakmak zorun
dadr. Bakn dinsel sorunun insans yanna evirmesi gerektir, nk
inanlar ne duruma sokulmu olursa olsun o, esas dinsel yaantyla ilgi
lidir.
2 Pistis: Y unanca NAN anlamna gelir.
3 Dogm a: H er lrl inceleme ve Eletirmenin stnde tutulan, gz kapal inan
lan fikir (T.D.K. SzlU).

Bir doktor ve sinir hastalklar uzman olarak benim k noktam,


herhangi bir inan deildir, homo religiosus'un4 psikolojisidir, kendini ve
kendi yoluyla genel durumunu etkileyen baz eleri dikkate alp onlar
inceden inceye gzeten kimselerin psikolojisidir. Tarihsel gelenek veya
antropolojik bilgiye dayanarak, bu eleri tanmlamak ve bunlara birer ad
bulmak kolaydr, ama ayn eyi psikoloji asndan baarmak son derece
g bir itir. Din sorunu stnde btn syleyebileceklerim, hastalarm
dan veya normal denen kimselerden edindiim deneyimlerimin sonucu
dur. nsanlardan edindiimiz deneyim, onlara kar davranmza ok
bal olduu iin, sizlere meslek almamda izlediim yol stnde genel
bir fikir vermekle balayabiliyorum ancak.
Her nevroz, kiinin en i yaamna bal olduundan, bir hasta,
iinde bulunduu hastala balangta onu gtren durum ve karmak
lklarn hepsini tam olarak anlatmak zorunda kaldnda hep duraklar.
Niin serbeste konuamaz peki? Niin korkar, utanr, ekingen davranr?
Bunun nedeni, kamu dncesi, grg, hret denen nemli eyleri mey
dana getiren baz d eleri dikkatle gzettii iindir. Doktoruna
gvense de, ondan artk utanmayacak bir duruma gelse de, sanki kendi
bilincine varmak tehlikeliymi gibi, baz eyleri kendine kabul ettirmek
ten ekinir, hatta korkar. Kii ou zaman kendinden daha gl eyler
den korkar. nsanda kendinden daha gl bir ey var m acaba? Unutma
malyz ki, her nevroz, kendi apnda, maneviyat bozar. Kiinin nevrotik
olmas, kendi kendine olan gvenini yitirdiini gsterir. Bir nevroz, insan
iin alaltc bir yenilgidir, kendi psikolojilerini olduka tanyan kimseler
ce de bunun byle olduu kabul olunur. Kii, bylece gerek olmayan
bir ey tarafndan yenilgiye uram olur. Doktorlar bir eyi olmadn,
gerek bir kalp hastal veya gerek bir kanseri olmadn hastaya ok
tan sylemi olabilirler. Hastalk belirtileri de bylece hayali olmu olur.
Hasta kendisinin bir hastalk hastas olduuna inandka da, btn
kiiliini bir aalk duygusu kaplar. Bendeki belirtiler hayaliyse der,
byle musibet bir muhayyileyi de nerden buldum ve niin byle sknt
verici bir eyi seviyorum? Akl yerinde bir adamn nerdeyse yalvarrca4 Hom o religiosus: Ltincede dindar adam anlamm gelir.

sna bir barsak kanseri olduunu ileri srmesi, stelik ayn zamanda
umutsuz bir sesle, tabii, kanserinin sadece hayal ii olduunu bildiini
sylemesi ok ackl bir sahnedir.
Bizim maddeci kavrammz, yazk ki, nevrotik hastalklarda pek ie
yaramyor. Ruhun nazik bir bedeni olsayd, kaba maddi vcud nasl ac
ekiyorsa, hi olmazsa bu belli belirsiz duman durumundaki vcudun da,
hayali de olsa bir kansere tutulmu olduu sylenebilirdi. Hi olmazsa
gerek bir ey olurdu. Tp bu yzden psiik nitelikteki her eyden nefret
etmektedir, ya beden hastadr, ya da hastalk denen ey yoktur. Ona gre
vcudun gerekten hasta olduunu kantlayamazsnz, buna sebep, imdi
ki bilgimizin, doktorun organik olduu phe gtrmez hastaln gerek
niteliini bulmasna yardm edemedii, iindir.
Peki psie5 dediimiz ey de nedir?
Maddeci bir nyargya gre, bu sadece beyindeki organik srelerin
tesadfi, epifenomenal bir sonucudur. Her trl psiik bozukluun
organik veya fiziksel bir bozukluktan gelmesi gerektir, bunun ortaya
karlmasnn biricik nedeni, imdiki tehis vastalarmzn yetersizlii
dir. Psie ile beyin arasndaki yadsnamayacak ba, bu gr destekli
yorsa da, sarslmaz bir gerek durumuna getirmiyor. Bir nevroz vakasnda
beynin organik srelerinde gerek bir bozukluk olup olmadm bilmi
yoruz; i salg bezlerinde bir bozukluk olsa bile, bunun, sebep mi sonu
mu olduunu sylemek, imknsz.
te yandan, nevrozun gerek nedeninin psikolojik olduu kesin.
Organik ve fiziksel bir bozukluun, sadece bir itirafla, bir anda iyi oluvereceini hayal etmek gerekten ok g, 39 dereceye kadar ykselen bir
isteri ateinin, psikolojik nedeninin hasta tarafndan aklanmasyla, bir
ka dakika iinde dmesi gibi bir olaya tanklk ettim. Baz psikolojik
atmalarn srf tartlmasyla etkilenen, hatta iyileen, grnrde fizik
sel hastalklara ne diyeceiz? Hemen hemen btn bedeni kaplam olan
psoriasis6 vakasnn birka haftalk psikolojik tedavi sonucu 9/10
s Psije: Yunanca ruh dem ektir. lk anlarn hayatn ilkesiydi, imdi zihin, zih
niyet, ruh anlam nda kullanlm aktadr. Psie Jungda, bilinci de bilindn da iine
alr.
h Psoriasis: bir cilt hastal.

iyiletiini grdm. Baka bir vaka: Bir hastann kolonu bir gerilme sonu
cu 40 santim alnmt, ama sonra olaanst bir ekilde yeniden uzad.
Hasta umutsuzlua dm, ikinci bir ameliyat geirmek istemiyordu,
oysa cerrah steleyip duruyordu. Baz gizli psikolojik olaylar aa kar
kmaz, kolon normal ilemeye balad.
Sk sk grlen bu gibi vakalar, psienin bir hi olduuna, ya da ha
yali bir olayn gerek olmadna inanmay gletiriyor. Ancak miyop
bir zihnin arad yerde deildir psie. Vardr, ama fiziksel olarak deil.
Varln sadece fiziksel olabileceini sanmak nerdeyse gln denebile
cek bir nyargdr. Nitekim, bildiimiz biricik varolu biimi psiiktir.
Tersine, yle diyebiliriz ki, fiziksel varolu sadece bir tmdengelimdir,
nk maddeyi, ancak duygular yoluyla aktarlan psiik imgeleri kavraya
bildiimiz sre, bilebiliriz.
Bu basit, ama temel gerei unutmakla byk bir hata yapyoruz. Bir
nevrozun, sebep olarak hayalden baka bir eye dayanmamas, onun daha
az gerek bir ey olduunu ifade etmez. Bir adam tutar da beni ba
dman grerek ldrverirse, bu srf bir hayal sonucu da olsa, ben
lm olurum ya. yle muhayyileler vardr ki, fiziksel artlar kadar
zararl, tehlikeli olabilirler. Psiik tehlikelerin, salgnlardan ve depremler
den bile tehlikeli olduuna inanyorum. Orta alardaki veba ve iek
salgnlan bile, 1914'teki baz fikir ayrlkian, ya da Rusyadaki baz
siyasal lkler kadar insan ldrmemitir.
Dta bir Arimed noktas olmadndan, zihnimiz kendi varolu
biimini kavrayamyorsa da, yine de vardr. Psie vardr, hatta varoluun
ta kendisidir.
Hayali kanseri olan hastamza ne cevap vereceiz imdi? yle
diyeceim Evet dostum, gerekten kansere benzer bir eyin var senin,
ldrc, kt bir ey, ama bu hayali olduundan, bedenini ldrmeye
cek senin. Sonunda ruhunu ldrecek. nsanlarla olan balarn ve kiisel
mutluluunu zaten bozdu, hatta zehirledi, bylece, btn psiik varln
yutuncaya kadar gittike artacak. Artk sonunda insan olmaktan
kacaksn, kt, ldrc bir kanser yaras haline geleceksin.
Her ne kadar kuramsal zihni tabii ona kendi muhayyilesinin sahibi
ve yapcs gibi telkinde bulunacaksa da, hastamz bu marazi muhayyi-

leinin kendinin ii olmadn elbette biliyor. nsan gerekten kanser


olduu zaman, kanserin kendi vcudunda olmasna ramen, byle kt
bir eyin sorumlusu olduuna hibir zaman inanmaz. Psie sz konusu
olduunda sanki psiik artlarmz kendimiz yaratyormuuz gibi, hemen
bir eit sorumluluk duyarz. Bu nyargnn tarihi olduka yenidir. Yakn
zamanlara kadar, yksek uygarlk seviyesine erimi kimseler bile, psiik
etkenlerin zihin ve duygumuzu etkileyebileceine inanyordu. nsanda
baz psikolojik deimelere sebep olacak ruhlar, bycler, sihirbazlar,
cinler, melekler, hatta tanrlar vard. Eskiden kanseri olduunu dnen
kii, bunu bambaka yorumlayabilirdi. Biri ona by yapt, ya da cin
arpt sanabilirdi. Hibir zaman, byle aslsz bir hayali kendi yarattn
dnmezdi.
Nitekim, bu kanser fikrinin, kendiliinden, bilinle ayn olmayan,
psienin o blmnden ktn dnyorum. Bilince kendini kabul
ettiren bamsz bir gelime gibi grnyor. Bilin iin bizim kendi psiik
varlmz denebilir, ama kanserin, bize bal olmayan, kendine zg
psiik varl vardr. Bu szler gzlemlenebilen olgular tamamiyle
aklyor gibi grnyor. Bu duruma, bir arm deneyi uygulayacak
olursak, ok gemeden, insann kendi evinin efendisi olmadn grrz.
Tepkileri, kendi bana buyruk olan gler altnda gecikecek, ortadan
kaldrlacak, ya da yerine baka eyler konacaktr. Bilinle isteyerek
yantlandrlmas olanaksz, birtakm uyarc szler olacaktr. Bunlar
deney geiren kimse iin bile, ekseri bilind olan, iteki kendi bana
buyruk unsurlarla yantlandrlacaktr. Bizim vakada, kanser fikrinin
kkndeki psiik kompleksten gelen yantlar bulacaz tabii. Bir uyarc
sz, gizli kompleks ile ilgili bir eye dokundu mu, ego1 bilincinin tepkisi
tedirgin olacak, hatta kompleksten gelen bir yant onun yerine geecektir.
Kompleks, ego'nun isteklerine karabilen, bana buyruk bir varlk
gibidir. Gerekte, kompleksler kendi zihin hayatlar olan ikinci derecede
veya ksm kiilikler gibi davranrlar.
Komplekslerin ounun bilinten ayrlmasna sebep, bilincin geri
iterek onlardan kurtulmay tercih ettii iindir. Ama yleleri de vardr ki,
7 Ego: Bilinli /ilinin m erkezi.

nceden hibir zaman bilince gelmemilerdir, bu yzden istenerek geri


itilmi olamazlar Bilind zihinden karlar, acayip, kar konmaz
kanlar ve itepilerle bilinci kaplarlar. Bizim hastamz bu snftandr.
Okumuluuna ve zeksna ramen onu bir trl brakmayan cin gibi bir
eyin aresiz kurban olmutur. Marazi fikrinin eytans gcne kar elin
den hibir ey gelmiyordu. Her eye ramen habis bir ur gibi byyordu
o. Bir gn, bu fikir ortaya kvermi, bir daha da ayrlmamt ondan;
sadece ksa baz aralar vard.
Bu gibi vakalarn olmas insanlarn kendi bilinlerinin farkna var
maktan niin korktuunu bir bakma aklyor. Perdenin ardnda gerek
ten bir ey olabilir kimbilir bylece insanlar, bilinlerin dndaki
eleri dikkate alp inceden inceye gzetmeyi tercih ediyor. ou
kimsede bilindnn iinde olabilecek eyler konusunda bir eit ilkel bir
Desidemonia(*) var. Btn tabii utan, ekingenlik ve inceliin ardnda,
bilinmeyen bir ey Ruh tehlikeleri korkusu var. Tabii, kii byle gln
bir korkuyu kabul etmek istemez. Ama insan bu korkuyu duymakta hakl
olduunu anlamaldr; tersine, bu ok iyi sebeplere dayanmaktadr.
Kendimizin, ya da komumuzun, durup dururken aklna bir fikir sarmaya
candan, hibir zaman emin olamayz. ada ve eski tarihten biliyo
ruz ki, bu fikirler olduka tuhaftr, yle tuhaftr ki, herkes onlarla
badaamaz. Bunun sonucu olarak btn karkoyucular ne denli iyi
niyetli ve makul olurlarsa olsunlar, ya diri diri yanarlar, ya kafalarn uur
turlar, ya da modern makineli tfekle, ynlarla ortadan kaldrlrlar. Bu
gibi eylerin uzak bir gemie ait olduu fikriyle kendimizi
yattramayz. Yazk ki bunlar sadece imdiki zamana deil, zellikle
gelecek zamana ait gibi grnyorlar, Homo homini lupus8 ac ve her
zaman, herkese bilinen, belli bir eydir. nsan bu bilind zihindeki
kiisel olmayan glerden korkmada hakldr. Kiisel ilerimizde ve nor
mal artlar altnda hibir zaman, ya da hemen hemen hibir zaman ortaya
kmyorlar diye kendimizi mutluluk iinde sanrz, Ama te yandan,
insanlar, bir araya gelir de bir yn olutururlarsa, o zaman ortak insann
(*) Desidemonia: eylana inanma,
8 Hom o hom ini lupus: nsan insann kurdudur. Ltince atasz.

sakl duran gleri ynn bir blm durumuna gelinceye dek her
insanda uyur duran canavarlar veya cinler balarn koparrlar. Yn
insan bilindnda, aa bir ahlk ve zihin seviyesine iner; o seviye bi
lin eiinin altnda her zaman vardr, ynla kkrtlr kkrtlmaz pat
lak vermeye hazr bir durumdadr.
nsan psiesini sadece kiisel bir ey olarak grmek ve onu sadece
kiisel adan anlatmaya kalkmak bence byk yanltr. Byle bir
aklama yntemi, kiinin ancak gnlk uralarna ve ilikilerine uygu
lanabilir. Ama, rnein beklenmedik ve olduka olaanst bir olay gibi
bir dert ortaya kacak olursa, hemencecik igdsel gler yardma
arlr, bu gler hi beklenmedik, yeni hatta garip grnrler. Bunlar
kiisel nedenlerle aklanamaz. Daha ok, gne tutulmas olaylarndaki
paniklere benzeyen ldrc ekilde patlak vermesini bir baba komplek
siyle aklamak, tamamiyle yetersizdir.
Ortak glerin ortaya kvermesiyle meydana gelen karakter
deiimi hayret verici bir eydir. Kibar ve akl banda bir kimse, bir
manyak, ya da bir yaban hayvan olur kverir. nsanlar bunlarn sorum
luluunu hep d artlara yklemeye eilim gsterir, ama iimizde
olmayan bir ey patlak vermez ki. Bir volkan stnde yaamakta
olduumuz bir gerektir ve evresindeki herkesi yok edebilecek bir patla
maya kar korunmas iin insann elinde hibir vasta yoktur. Akla ve
saduyuya hitap etmek elbette iyi bir ey, ama dinleyicilerimiz,
tmarhanelikse, ortak bir kriz geiren bir ynsa, elden ne gelir? Byk
ayrlk yoktur ikisi arasnda, nk lgn ynlar; kiisel olmayan, kar
koyamayacaklar etkiler altnda hareket ederler.
Nitekim, makul vastalarn ba edemeyecei bir gcn ortaya
kmas iin bir nevroz yeter. Kanser vakamz, insan akl ve zihninin, en
ak samalk karsnda ne kadar gsz kaldn gsteriyor.
H astalanm a ak, fakat yenilmesi imknsz samal, henz
anlalmayan, bir gcn ve anlamn belirtisi olarak grmelerini tlyorum. Byle bir vakay ciddiye almann, uygun bir aklamasn aramann
daha etkin bir yntem olduunu tecrbeyle rendim. Ama bir aklama
marazi sonuca eit bir varsaym ortaya karrsa ancak, elverili olur.
Bizim vakamz bir isten gc ve telkinle kar karya; bu, bilincin

karsna koyabilecei herhangi bir eye eitten daha eit. Bu nazik


durumda, hastaya, son derece anlalmayacak bir ekilde de olsa, araznn
arkasnda, ama yle, ama byle, gizlice icatlarda bulunduunu ve onlar
desteklediini telkin etsek kt bir yntem olur. Byle bir telkin, mcade
leci ruhu o saat felce uratr, maneviyatn bozar. Kompleksinin, bilinli
kiiliine ynelmi kendi bana buyruk bir g olduunu anlamas ok
daha iyidir. stelik byle bir aklama, meseleyi kiisel nedenlere
balamaktan ok daha iyi uyar gerek duruma. Grnrde kiisel bir
neden vardr, ama bu, bile bile olan bir ey deildir, sadece hasta buna
uramtr.
Babil destan Gilgamein kstahl ve Ivris'i9 tanrlara meydan
okuduunda, tanrlar kahramann yasaya uygun tutkusunu kontrol altna
almak iin, gc G ilgam einkine eit bir adam yaratmlardr.
Hastamzn bana gelen de ayn eydir; dnyay zek ve akl gcyle
dzenlemi, ya da hi olmazsa kendi kiisel yazgsn izebilmitir.
Aklnn amansz yasas her eyi boyundurua almak istemitir, ama bir
yerde, doa kam ve hibir ekilde kar konamayacak bir alma
biimiyle, kanser fikriyle geri gelmitir. Acmak nedir bilmeyen, zalim bir
boyunduruk altnda tutmak iin bilind zihin tarafndan biimlendiril
mitir bu ustaca ara. Btn mkul lklerine ve hele salt gl insan
istencine olan inancna inebilecek en ar darbedir bu. Byle bir saplant
ve bencil g amac iin akln ve zeksn ktye kullanmaya alm bir
kimsede doabilir ancak.
Bununla birlikte, Glgame tanrlarn cnden kamtr. Gzettii
uyarc dler grmtr. Bu dler ona dmann nasl altedebileceini
gstermitir. Tanrlarn kalmad ve hatta hretlerini yitirdii bir ada
yaayan hastamz da bu gibi dler grm, ama bunlara kulak
asmamtr. Zeki bir adam, nasl olur da dleri ciddiye alabilir ki!
Dlere kar sk grlen nyarg, genel olarak insan ruhunun nemsenmemesinin belirtilerinden ancak biridir. Aslnda ok daha ciddi belirtiler
vardr. Bilim ve tekniin hayret verici bir ekilde gelimesi karsnda, bil
gelikten ve igzlemden korkun derecede yoksun kalmtr. Dinsel
9 Ivris: Yunanca K ltr anlam na gelir.

retimimizin lmsz bir ruhtan sz ettii gerek, ama zel bir tanrsal
esirgeme olmasa, dorudan doruya sonsuz ilence urayacak psie iin,
gerek insan psiesi iin, syleyecek pek az tatl sz var. Psienin genel
likle nemsenmemesinin nedeni bir iki nemli unsura dayanr, ama biri
cik neden bu deildir. Olduka yakn zamanlardaki gelimelerden ok
nce bilindna yaklaan her eye kar ilkel bir korku ve tiksinti vard.
Bilin balangcnda herhalde gvenilmez bir eydi. Olduka ilkel
toplumlarda bilincin ne kadar kolay ortadan kalktn gryoruz; Ruhun
tehlikelerinin biri, ruhun yitirilmesidir rnein. Bu durum psienin bir
blmnn yeniden bilind olmasdr. Buna baka bir rnek de Germen
Sagasmn10 Berserk11 durumunda eit olan amok12 durumudur. Buna, bir
likte ykc toplumsal sonular douran bir vecd durumu denebilir. Baya
bir heyecan bile epey bir bilin kaybna sebep olur. lkel kiiler bu yz
den, ok kbar davranmaya alrlar, yava sesle konuurlar; silahlarn
yere brakrlar, melirler, balarn eerler, avu ilerini yukar doru
evirirler. Bizim kibar davran biimlerimiz bile, hl olaan psiik
tehlike karsnda dinsel bir davran gibidir. Yazglar, bysel bir iyi gn
dileiyle yattrm oluyoruz. El skrken sol elimizi cebimizde veya
arkamzda tutmamz ayptr. Fazla yattrc davranrlar. Byk, yetkili
kimselerin nnde plak bala eiliriz, yani, birdenbire nne gee
meyecei bir fkenin buyruuyla davranabilecek kudretliyi yattrmak
iin, bamz plak olarak sunarz. Sava rakslarnda ilkel kiiler yle
heyecana kaplrlar ki kan bile dkebilirler.
lkeller psiik tehlikeler nbet bekliyormu gibi davranrlar mrleri
boyunca, tehlikeleri azaltmak iin ba vurulan areler ve yntemler trl
trldr. Yasak blgeler bu olgunun bir d kantdr. Saysz tabular, ince
den inceye, korku iinde gzetilen snrl, psiik blgelerdir. Elgon
tepesinin gney yamalarnda yaayan bir oymaa gitmitim, byk bir
yanl iledim. Ormanlarda sk sk karma kan ruh evlerini soracaktm,
dereden tepeden konuurken, ruh anlamna gelen Selelteni kelimesini
kullanacak oldum. Herkes birden sustu, ok zor duruma dmlerdi.
Yava sesle sylenmesi iin stnde titizlikle durduklar bir kelimeyi yk
10 Saga: Eski skandinav hikyesi.
11 Becserk: lgnca Savaan vahi kuzeyli Sava.
12 Amok: lgnca kana susama.

sek sesle sylemi, pek tehlikeli bir durum yaratmtm. Toplantya


devam edebilmek iin konuyu deitirmek zorunda kaldm. Bu oymaklar
ayn zamanda hi d grmediklerini sylediler, d grmek, bakann, ya
da sihirbaz hekimin ayrcalyd. Sihirbaz hekim sonradan hi d
grmediini aklad nk artk blge miri gelmiti. ngilizler bu
memlekete geleli artk d grmyoruz dedi. Blge miri, sava,
hastalk, nerde yaamamz gerektii konusunda her eyi biliyor. Bu tuhaf
szler, dlerin bir zamanlar en yksek siyasal klavuz, Mungunun sesi
olduunu gsteriyordu. Bu yzden, baya bir kimsenin d grdn
sylemesi akllca i olmazd.
Dler, Bilinmeyenin sesidir, yeni tasanlar, yeni tehlikeler, kurban
lar, sava ve baka bell eylerle durmadan tehdit eder. Afrikal zencinin
biri bir keresinde dnde dmanlarnn onu tutsak edip diri diri
yaktklarn grmt. Ertesi gn akrabalarn arp kendisini yakmalar
iin onlara yalvard. Onlar ancak ayaklarn balayarak atee koymak
artyla bunu kabul ettiler. Adam tabii sakatland, ama dmanlarndan da
kurtulmu oldu.
Bilindnm beklenmedik ve tehlikeli davranlarna kar koymak
iin birok inan ve trenler vardr. Dn tanrsal bir ses ve haberci
olmasna ramen yine de tkenmek bilmez bir kayg kayna olmas ilkel
zihni tedirgin etmemektedir. Bu ilkel olgunun belli kalntlarn Yahudi
peygamberlerinin psikolojisinde de grmekteyiz. ou zaman sese kulak
vermede duraklarlar. Hosea gibi dindar bir adamn Tanrnn buyruunu
yerine getirmesi iin bir fahieyle evlenmesinin hi de kolay olmadn
kabul edelim. nsanln douundan bu yana, ele avuca gelmeyen, bir
bana buyruk (doast) etkiyi belli biimler ve yasalarla snrlamak iin
ok allmtr. Bu sre, tarih boyunca, birtakm yinler, messeseler
ve mezheplerle srdrlmtr. Son iki bin yl iinde, Hristiyan kilise
sinin, bu etkilerle insan arasnda, koruyuculuk ve araclk grevini stne
aldn gryoruz. rnein, Orta a kilise yazlarnda, dlerde tanrsal
bir iebak olduu ak, ama bu gr pek desteklenmemektedir: Kilise
bir vahyin gerek mi, deil mi, olduuna karar vermek hakkn sakl tutar.
Kilise baz dlerin Tann'dan ktn kabul eder ve bunlarn bazlarnn
bir vahiy olabileceini sylerse de dlerle uramaya pek hevesli

deildir, hatta onlara tamamiyle kardr. Bylece, yakn alarda yer alan
zihin davranlarndaki deime, hi olmazsa bu gr asndan bir
bakma iyi karlanmtr, nk dleri ve i yaantlar nemle dikkate
alan eski igzlemci davrann cesaretini krmtr.
Kilisenin dikkatle rd birok duvar ykan protestanlk, bireysel
vahyin ayrc ve baka baka inan dourucu sonucuna uramtr
hemen. Dogmatik it kaldrlnca ve yin trenleri yetkinliini yitirince,
insan, Hristiyan ve putperest dinsel yaantnn esiz z olan bir dogma
ve yin kurallarnn korumas olmakszn, bir i yaantyla kar karya
gelmitir. Protestanlk dogmann btn inceliklerini yitirmi, mes yini,
gnah karma, yinlerin byk bir ksm ve rahiplik zhitlii nemini
kaybetmitir.
Bu szler, ne bir deer yargsdr ne de yle olmak niyetindedir,
bunu aka sylemem gerek. Ben sadece olgular aklyorum. Bununla
birlikte, Protestanlk, kilisenin kaybolan yetkisi yerine Kitab-
Mukaddesin yetkisini koymutur. Ama tarihin gsterdii gibi, Kitab-
Mukaddesin baz blmleri trl trl aklanabiliyor. Incilin bilimsel
eletirmesi de, kutsal yazlarn tanrsal ynn belirtmekte pek yardmc
olmamtr. Bilimsel aydnlanma dedikleri eyin etkisi altnda kltrl
kimselerin ou, ya kiliseden ayrlm, ya da ona kar tamamiyle ilgisiz
kalmtr. Bunlar sadece tatsz birtakm aklclar veya nevrotik aydnlar
olsayd yitirilen ey o kadar esef edilecek bir ey olmazd. Ama bunlarn
ou dindar kiilerdir. Ne var ki bugnk inan biimleriyle uyuamamaktadrlar. Byle olmasayd, olduka okumu, Protestan snflar
stnde Buchman hareketinin nemli etkisi aklanamazd. Arkasn kili
seye eviren Katolik, ou zaman ateizme gizli veya ak bir eilim gs
terir, Protestan ise mmknse bir mezhebe katlr. Katolik kilisesinin mutlakiyetilii ayn derecede mutlak bir olumsuzluk gerektiriyor gibi, oysa
Protestanlk rlativizmi birtakm deimelere msaade etmektedir. Hris
tiyanlk tarihine fazla girdiim dnlebilir, buna sebep, sadece, de ve
bireysel i yaantsna kar olan n yargy anlatmaktr. Bu szleri bizim
kanserli hastamzla aramzda geen konumann bir blm de olabilirdi.
Musallat fikrini bir patolojik samalk olarak hor grmeyip ciddiye
almasnn daha iyi olacan syledim ona. Ama ciddiye almak demek

bunu bir eit tehis gibi kabul etmek, gerekten varolan bir psiede
kansere benzer marazi bir gelime biiminde derdin ortaya ktn syle
mek olacakt. Ama diye soracak tabii bu marazi gelime de ne?
Bense Bilmiyorum diyeceim, nk gerekten bilmiyorum. Her ne
kadar nce de sylediim gibi bunun dnleyici ve tamamlayc bir bi
lind gelimesi olduuna phe yoksa da, zel nitelii ve iindekiler
konusunda hibir ey bilinmiyor. Bilinte bulunmayan eylere dayanan
bilind zihnin kendiliinden tezahrdr bu.
Hastam musallat fikrin kkn tekil eden u bilindnn iine nasl
gireceimi merak etmekte. Onu afallatma pahasna, gerekli bilgiyi
dlerinden elde edeceimizi sylyorum. Bu dleri, sanki akll, amal
ve kiisel bir kaynaktan kyormu gibi ele alacaz. Bu tabii iddial bir
varsaym. Ayn zamanda bir macera da, nk hl says olduka kabark
ada psikolog ve filozoflarca varolduu yadsnan gzden dm bir
eye byk nem vermi olacaz. Kendisine yntemimi anlattm nl
bir antropolog, u tipik szleri syledi bana: Hepsi gzel, gzel ya,
tehlikeli, Evet, tehlikeli olduunu kabul ediyorum, bir nevroz kadar
tehlikeli. Bir nevrozu iyi ederken tehlikeyi gze almak gerekiyor.
Tehlikesiz bir i, ok iyi biliriz ki etkin olmaz. Kanseri ameliyatla
tedaviye kalkmak da tehlikeli, ama onsuz da olmaz. Daha iyi anlalsn
diye hastalanma psieyi, stnde ince yaralann alabilecei nazik bir
beden gibi grmelerini sk sk syleyesim gelir. Psie tahayyl edilemez;
bu yzden havadan daha belirsiz, ya da birtakm mantk kavramlarnn
aa yukar, bir felsefi sistemidir diye dnen nyargl inan yle geni
ki, insanlar iindeki baz eylerin farknda olmad sre onlarn var
olmadn dnr. Bilindmda, gvene ve gvenilir psiik bir greve
inanlmad gibi, dler gln eyler olarak grlmektedir. Bu koullar
altnda ileri srdklerim byk kukular uyandrmaktadr. Dlerin belir
siz hayaletlerine kar insann uydurmad dnce kalmamtr.
Bununla birlikte, yine de, derin incelemeye girmeden, varl,
arm deneyiyle de tesbit olunabilecek ayn atma ve kompleksleri
gryoruz. stelik bu kompleksler, varolan nevrozun btnden aynlmaz
bir blmn meydana getirmektedir. Bu bakmdan dlerin, arm
deneyi kadar, bize bir nevrozun iindeki eyler stnde bilgi vereceine

inanmakta haklyz. Aslnda daha da ok ey verir. Araz, toprak stnde


ki bitki sapdr, bitkinin asl toprak altna kk salmtr. Kk bir nevrozun
iindekileri gsterir; komplekslerin, arazlarn ve dlerin dl yatadr.
Hatta dlerin, psienin toprakalt srelerini dakiklikle gsteren ayna
olduuna inanmakta da haklyz. Oraya varrsak, hastaln gerekten
kkne inmi oluruz.
Niyetim nevrozlarn psikopatolojisine girmek olmadndan,
dlerin psienin bilinmeyen i olgularn nasl aa kardn ve bu
olgularn neler olduunu gstermek iin baka bir rnek daha alacam.
Dgren pek zeki ve kltrl, okumu bir kimsedir. Nevrotikti, bana
gelmesinin sebebi nevrozunun kendini ezer bir hal ald, yava yava,
amadan maneviyatn tehlikeye drd iindi. yi ki, zihin btnl
bozulmamt, zeksn rahata kullanabiliyordu. Bu yzden, ona dleri
ni gzlemleyip, yazmak grevini verdim. Dler analiz edilmiyor ve ken
disine aklanmyordu, ok sonra ancak baladk analize. imdi aklaya
cam dler, hibir etki altnda kalmadan tabii bir olay dizisi izliyor, has
tam Analitik Psikoloji okumu filan deildir.
Bu d serisi, 400den ok d iine aldndan, btn stnde
size bir fikir veremem; bu dlerin 74n seip yaymladm, bunlarda
acayip bir dinsel ilgi saiki vard. Dgrenin katolik bir eitim grm
olduunu da sylemeliyiz, ancak imdi ne kiliseye gidiyor, ne de dinsel
sorunlarla ilgili. Biri tutar da ona her hangi bir dinsel gr yamamaya
kalkarsa, baya aracak olan u aydn bilimcilerdendi. Bilind zihin,
bilince bal olmayan psiik bir varlktr diye ileri srlrse, bizim
dgrenimizin vakas gibi bir vaka pek ilgin olur, ancak baz dlerin
dinsel karakteri konusundaki fikrimizde yanlmyorsak. Sadece bilinli
zihin stne nem verilir de, bilindnn kendi bamsz bir varl
olduu kabul olunmazsa, dn, gerelerini gerekten bilincin iindekilerden mi trettiini ortaya karmak gerekir. Olgular bilindn iine
alan varsaymdan yana karsa, insan dleri, bilind zihnin dinsel
eilimleri bakmndan bir bilgi kayna olarak ele alabilir.
nsan, dlerin, bizim anladmz anlamda aktan aa dinden sz
etmesini bekleyemez. Bununla birlikte, 400 d iinde, aktan aa dinle ilgili
iki d var. imdi size dgrenin kendisinin kaleme ald d veriyorum.

Tiyatrodaym gibi birok ev var; bir eit sahne dekoru. Biri Bemard
Showun adn sylyor. Ayn zamanda biri oynanacak oyunun uzak bir gelecek
le getiini sylyor. Evlerin birinin stnde bir levha var, stnde unlar yazl:
Bu Evrensel Katolik kilisesidir.
Efendimizin Kilisesi.
Kendilerini Tanrnn aralar olarak grenler ieri girebilirler.
Aada da kk harflerle:
Kilise sa ile Paul tarafndan kurulmutur. Sanki bir firma eskiden beri
srp gelen hretiyle vnyormu gibi.
Dostuma: eri girip bir bakalm diyorum. O: anlamyorum bir trl, din
sel duygu sahibi olmak iin neden bir araya gelinmesi gerektiini diye cevap
veriyor. Ben: Sen bir Protestasn, hibir zaman anlamazsn. diyorum. Kadnn
biri bayla doruluyor. Derken kilisenin duvarna asl bir afi gzme arpyor.
stnde u yazl:
Askerler!
Tanrnn kudreti altnda olduunuzu duyduunuz zaman ona dorudan
doruya hitap etmekten kann. Tanr szlere kanmaz. Ayn zamanda kendi
aranzda Tanrnn sfatlarn tartmaya kalkmamanz zellikle tleriz. Deerli
ve nemli hibir ey dille anlatlamayacandan, bu ura bouna olur.
mza: Papa (bir isim var, ama karlabilecek gibi deil).
imdi kiliseye giriyoruz. erisi kiliseden ok camiye benziyor, hatta
Ayasofyay andryor. skemle filan yok, bu ok ho bir mekn duygusu
uyandryor insanda. Resim de yok. Sadece duvarlarda ereveli cmleler var
(tpk Ayasofyadaki gibi). Bu cmlelerden biri yle Velinimetinize yaltaklk
etmeyin! Beni bayla dorulayan kadn alamaya balyor ve Baka yapacak
ne kalyor ki diyor. Ben: Bence ok doru diyorum, ama kadn ortadan kay
boluyor. lkin gr kapayan bir stunun tam nnde duruyorum, derken
durduum yerden ayrlyorum ve nmde bir insan kalabal gryorum. Ben
onlardan deilim, yapayalnz duruyorum. Ama onlar iyi gryorum, yzlerini de
gryorum. yle diyorlar: Tanrnn kudreti altnda olduumuzu itiraf ediyoruz.
Cennet kendi iimizdedir Bunu kere trenle sylyorlar. Derken org Bachn
bir fgnu alyor, koro da ark sylyor, bazan u szler tekrarlanyor; Geri
kalan her ey kttan ibaret, yani canlym gibi bir izlenim yaratmyor.
Mzik bitince trenin ikinci blm balyor, ciddi iler grldkten
sonra topluluun elendii renci toplantlarnda olduu gibi. Durgun ve olgun
insanlar var. Biri gidip geliyor, tekiler aralarnda konuuyor, birbirlerine lo

geldin diyorlar. Piskoposluk okulundan arap ve baka iecek eyler datlyor.


erefe kaldnlyormu gibi kilisenin gelimesi iin dileklerde bulunuluyor ve bir
radyo hoparlrnden kan bir caz melodisi u nakarat tekrarlyor: Charles da
katld oyuna. Sanki cemiyetin yeni bir yesinin duyduu zevk, bu icra ile ifade
olunacakm gibi. Bir rahip aklyor bana: Bu olduka havai elenceler resmen
doru bulunmakta ve kabul edilmektedir. Kendimizi biraz Amerikan yntemle
rine uydurmalyz. Bizdeki gibi byk kalabalklarla uraacaksnz, bu
kanlmaz bir ey. Bununla birlikte belirli bir biimde perhiz kart bir eilimi
benimsemediimize gre, prensip bakmndan Amerikan kiliselerinden
ayrlyoruz. Bunun zerine byk bir ferahlk duygusuyla uyandm.
Bildiiniz gibi dlerin fenomenolojisi stne birok eser var, ama
bunlarn psikolojisiyle ilgilenen pek az kii bulunur. Bunun ak nedeni, bu
iin ok nazik ve tehlikeli olmas. Freud, psikopatoloji alannda edindii
grlerin yardmyla d psikolojisinin giriftliini aklamak iin byk
aba gsterdi. Bu ie girimesindeki cesarete hayran olmakla birlikte yn
tem ve sonularyla uyuamyorum. Freud, d, arkasnda bir eyin ince
den inceye gizlendii bir cephe gibi gryor sadece. Nevrotiklerin ho
olmayan eyleri sakladklarna phe yok, belki de tpk normal insanlar
kadar saklyorlar. Ama bu kategorinin, d gibi normal ve dnya apndaki
bir fenomene uygulanp uygulanamayaca sorunu ok nemli. Bir dn
grndnden baka birey olduunu hi sanmyorum. Bana kalrsa, ben,
baka bir Yahudi eserine, Talmuda ba vuracam; yle diyor Talmud:
D kendi kendini aklar. Yani ben d olduu gibi kabul ediyorum.
D yle zor, yle karmak bir konu ki, olabilecek hileli yanlan stnde
tahminlerde bulunmaya kalkamyorum. D doal bir olaydr, bizi
yanltacak hileli bir ey olduunu dnmemiz iin hibir sebep gremiyo
rum. D, bilin ve isten byk apta snd zaman ortaya kmaktadr.
Nevrotik olmayan, doal bir sonu gibi grnyor. stelik, d srecinin
psikolojisi hakknda o kadar az ey biliyoruz ki, aklarken, dn iine
yabanc unsurlar sokarken, ok, ama pek ok dikkatli olmalyz.
Btn bunlardan dolay, bence yukardaki dn konusu gerekten
din, niyeti de bu. D ayrntl ve tutarl olduundan belli bir mantk ve
niyet gsteriyor, yani dn iindekilerde dorudan doruya ifadesini
bulan, bilindndaki bir nedenle harekete gelmi oluyor.

Dn birinci blm Katolik kilisesi lehine ciddi bir aklama. Belli


bir Protestan gr, din bireysel bir yaantdr gr, dgrence be
nimsenmiyor. kinci, daha da acayip blm, kilisece kesinlikle bir dnya
evi grne uygulanmaktadr, sonra da, gerek kilisece desteklenmeye
cek olan perhiz kart eilim lehine bir aklamadr. Ama dgrenin per
hiz kart rakibi bunu bir ilke durumuna getiriyor. Ruhan bir anlam ver
mek ve maneviletirmek, aktan aa Hristiyan ilkeleridir, buna kar
her trl direni kfir bir putperestlie dmek olur. Hristiyanlk hibir
zaman dnyev olmamtr, arap ve ekmekle ba ho olmamtr, caz
mziinin dinsel trene sokulmasnn zellikle iyi olup olmayaca pek
phelidir. Gezinerek, olduka Epikrc bir slubla birbirleriyle tartan
Durgun ve olgun kimseler, insana, ada Hristiyanlk iin tatsz,
Antikitenin bir felsefi lksn hatrlatyor. Birinci blmde olsun, ikin
ci blmde olsun kitlelerin stnde durmaktadr.
Bylelikle Katolik kilisesi, her ne kadar kuvvetle tavsiye olunuyorsa
da, ayn zamanda temel bir Hristiyan davranyla badamayacak garip
bir putperest gr de var. Sanki bir Gemtliche13 hava iinde sakl
tutulmakta ki, bu hava iinde tehlikeli elikilerle, silik bir kalp birbirine
karyor. Tannyla bireysel ba, Protestan gr, yn rgt ve buna
tekabl eden dinsel bir duygunun altnda eziliyor. Kalabalk stnde dur
mak ve putperest bir lkye atf, Avrupada gerekten yer alan eylere
acayip paralelliklerdir. Herkes ada Almanyadaki putperestlie ap
duruyordu, nk kimse Nietzschenin Diyonizos yaantsnn nasl
aklanacan bilmiyordu, Nietzsche, bilinlerinde Diyonizosun
Germen yeeni W otanm, Byk Sava boyunca gelien, ilerde ortaya
kacak Almanlann, binlercesinden, milyonlarcasmdan biriydi. O zaman
tedavi ettiim Almanlann dlerinde, Wotan bakaldrmasnn gelmekte
olduunu aktan aa grdm ve 1918de, bir makalemde, Almanyada
meydana gelmek zere olan yeni gelimenin zelliini gsterdim. Bu
Almanlann hibiri Byle Buyurdu Zerdt' incelemi deillerdi, sonra
putperest kurbanlar kesmeye balayan genler Nietzschenin yaantsn
tabii bilmiyorlard. Bu yzden tanrlanna Diyonizos deil, Wotan dedi
ler, Nietzschenin hayat hikyesindeki yadsnamayacak kantlar, esas
13 Gemtliche; Ferah, rahat.

tanrnn Wotan olduunu gsteriyor, ama Nietzsche, kendisi bir filolog


olduundan ve ondokuzuncu yzyln 70 ve 80 yllarnda yaadndan
tanrsna Diyonizos dedi. ki tanr arasnda, gerekten ortak yanlar ok.
Hemen susturulan Protestan dosttan baka, hastann btn d
iinde toplumsal duygu, yn dini ve putperestlie kar bir davran yok
grnrde. Dikkatimizi ekmesi gereken acayip bir olay var sadece: bu,
ilkin Katolikliin vlmesini destekleyen, derken Baka yapacak ne
kalyor ki diye alayan ve bir daha gzkmemek zere kaybolan kadn
var.
Kim bu kadn? Dgren iin belirsiz, tanmad biri; ama o d
grdnde onu daha nceki dlerinde grdnden Bilinmeyen
Kadn diye onu bekliyordu.
Bu figr erkeklerin dlerinde byk rol oynadndan buna teknik
bir terim olan, anima diyorum, nk ta eski alardan beri mitoslarda
ayn beden iinde, erkek ve kadnn birlikte yaad fikri grlmektedir.
Bu psikolojik sezgiler genellikle tanrsal ift, tanrsal Syzgia14 ya da
yaratcnn hnsa nitelii fikriyle belirmitir. Ama Kingsfordun yaamyks yazar Edward Maitland, Tanrnn iki cinsiyetli nitelii stnde,
gnmzdeki bir i yaantsn anlatr, sonra hnsa ve ifte cinsiyetli i
insanlardan (bu homo adamicustur) bahseden bir hermetik felsefe15 var.
Uermetis Tractat us Aureusun bir Orta a aklaycs, bu i insan,
erkek biiminde grnrse de, daima Havvay birlikte tar, yani kadn
bedeninde gizlidir demektedir.
Anima bir erkek vcudundaki dii genler aznlnn psiik bir sure
tidir herhalde. Ayn figr bir dii bilindnn imgeleri arasnda grlme
diine gre, bunun byle olma olasl daha oktur. Bununla birlikte, eit
bir rol oynayan mtekabil bir figr vardr, bu bir kadn imgesi deil, bir
erkek imgesidir bu kez. Kadn psikolojisindeki bu erkek figrne animus
denmitir. Her iki figrn tipik belirtilerine animosity16 denegelfnitir.
Anima mantksz davranlara sebep olur, animus ise ortaya insan
kzdrc konular, makul olmayan fikirler atar. Bunlarn ikisi de dlerde

14
Syzgia: G nostisizm de, insann erkek, kilisenin de dii olarak bir ift meyda
getirmeleri.
^ H erm etik felsefe: Sim ya ve byyle ilgili felsefe.
Ih Anim osity: Dmanlk-

sk sk ortaya kan figrlerdir. Genel olarak bilindn kiiletirirler, ona


acayip, ho olmayan, sinirlendirici niteliini verirler. Bilindnn kendi
bana byle olumsuz nitelikleri yoktur. Bunlar ancak bu figrlerle
kiiletirildii ve bilinci etkilemeye balad zaman ortaya karlar.
Sadece ksmi kiiler olduklarndan, ya aa seviyede bir kadn, ya da
aa seviyede bir erkek niteliindedirler, sinirlendirici etkileri bundan
ileri gelmektedir. Bunu yaayan bir erkek, nedeni belirsiz davranlarn
elinde olur, kadnsa mnakaac olur ve konud dnceler atar ortaya.
Animann kilise dne tamamiyle olumsuz tepkisi, dgrenin
kadns yannn, bilind yannn davranyla uyumadn gsteriyor.
Bu uyumazlk duvardaki u cmleden kyor: Velinimetinize yaltaklk
etmeyiniz ki bununla d gren ayn fikirdedir. Cmlenin anlam
olduka ak, yle ki insan kadnn bu yzden kayg iine niye dtn
anlayamyor. Bu esrara daha fazla girmeden nce, imdilik, diite bir
elime olmas, pek nemli bir aznln canl bir protestoyla sahneyi terketmesi ve daha sonraki ilere aldrmamas olgusuyla yetinmemiz gerek.'
Bylece, dten anlaldna gre, dgrenin zihninin bilind
ilemesi katoliklikle putperest bir yaama zevkini tam olarak uzlatrmak
tadr. Bilindnn onaya kard, belli ki bir gr veya kesin bir
dnce ifade etmiyor daha ok bir zihinle tartma eylemini dramatik
olarak ortaya koyuyor. Bu belki yle de ifade edilebilir: Nedir kuzum
u din meselesi? Katoliksin sen, yle deil mi? Yetmez mi bu? Ama per
hize gelince, kilise bile buna biraz uymak zorunda, filmler, radyo, ruhani
be ay filan falan niin iilmesin kilisede; biraz arap, neeli
arkadalarla? Ama gelgelelim gizli bir sebepten eski dlerinde grd,
acayip gizemli kadn, byk hayal krklna uram gibi oradan ayrlp
gidiyor.
Ben animann halinden anladm itiraf etmeliyim. Tabii, uzlama
pek ucuz ve stnkr oluyor, ama bu onun kendisine byk ey ifade
etmedii, birok insann zellii olduu gibi, dgrenin de zelliiydi.
Din hastam kayglandrmyordu, hibir zaman, hibir ekilde kayglan
drmayaca belliydi. Ama bana pek nemli bir yaant yznden
gelmiti. ok aklc ve okumu bir kimse olduundan nevrozun ve mane
viyatn kran glerin karsnda zihinsel davrannn ve felsefesinin onu

tamamiyle terkettiini grmt. Btn dnya grlerinde, kendini


yeter derecede kontrol altna alabilmeye yarayacak bir ey bulamamt.
Kendi imdiye dek benimsemi olduu kanlar ve lkler tarafndan
terkedilmi bir insan durumundayd tpk. Bu gibi durumlarda hastann
ocukluk dinine dnmesi ve onda kendine yarayacak bir eyler bulmaya
almas ok grlen eylerdendir. Bununla birlikte bu, eski dinsel
inanlarn canlandrmak iin, bilinli yaplm bir giriim veya alnm
bir karar deildi. Sadece dnde grmt; yani bilind, dini konusun
da acayip bir aklamada bulunmutu. Sanki. Hristiyan bilincinin ezeli
dman beden ve ruh, elikili niteliklerini acayip bir biimde hafif
leterek anlamlard. Ruhanilik ve dnyevilik, beklenmedik bir durgun
luk iinde birleiyor. Sonu olduka acayip ve gln. Ruhun amansz
ciddiyeti, arap ve gl kokan bir antikite kvanc ile tehlike altna girmi
grnyor. D, elbette ki ruhani ve dnyevi bir hava yaratyor, bu ahlksal atmann keskinliini krletiyor ve btn zihnin acsn ve felketini
unutkanlk lkesine gnderiyor.
Bu bir istein yerine getirilmesi idiyse, tabii bilinli bir davran ola
cakt, nk hasta da nitekim bunda ok ileri gitmiti. Bunun da bilincine
varm deildi, nk arap en tehlikeli dmanlarndan biriydi. Tersine,
d, hastann ruhsal durumunun tarafsz bir aklamasdr. Dnyevilik ve
topluluk igdleriyle bozulmu, soysuzlam bir dinin manzarasdr.
Tanrsal yaantnn numinosumu yerine, dinsel bir duygululuk vardr.
Canl gizemini yitirmi bir dinin iyi bilinen bir zelliidir bu. Byle bir
dinin yardmda bulunamayaca, ya da herhangi baka bir ahlksal etkisi
olamayaca kolayca anlalr.
Her ne kadar daha olumlu bir nitelikte baz baka cepheler, belli
belirsiz grlebiliyorsa da, dn genel grnnn ho olmadna
phe yok. Dlerin tam olumlu, ya da tam olumsuz olmas ok az
grlr. Genel olarak iki cephesi vardr, ama tabii biri tekinden daha
gldr. Byle bir d dinsel davran sorununu ortaya karmas iin,
psikologa yeter derecede gere salamaktadr. Bu d elimizdeki biricik
d olsayd, i anlamn aa karmay umut edemezdik pek, ama seri
dlerimiz arasnda tuhaf bir dinsel sorun gsteren birok d var.
Elimden geldii kadar ben, hibir zaman, tek bir d bal bana incele

mem. Genel olarak bir d, bir seri de aittir. Bir dzen zere, uykuyla
ara veriliyorsa da, bilinte bir sreklilik vardr, muhtemelen bilind
iler de bir sreklilik durumundadr, hatta bilinteki sreklilikten daha da
sreklidir belki. Her neyse, benim deneyimlerime gre dlerin, bilind
olaylar zincirindeki, gzle grlr balar olduunu sanyorum. Dn
daha derin sebepleri sorusuna k tutmak istiyorsak, d serisine dn
memiz ve bu dn 400 dlk uzun zincirin neresinde bulunduunu
ortaya karmamz gerekir.
Bizim dn korkun, acayip bir nitelikte iki dn arasna skm
olduunu gryoruz, nceki dte bir kalabalk toplanyor, acayip bir
tren yer almakta, muhtemelen bysel nitelikte, ama da ebekin
yeniden yaplmas. Sondaki dte de ayn konu var: Bysel bir yn
temle hayvanlarn insan haline deimeleri.
Dlerin ikisi de hasta iin son derece rkn ve tatsz, Oysa kilise
d belli ki yzeyde hareket ediyor ve baka artlar altnda bilinli olarak
da dnlebilecek fikirler ortaya atyor, bu iki d tuhaf ve birbirlerinden
ayn zellikte, yaratt duygusal etki de yle ki, dgren elinden gelse,
bunlar nleyecek. Nitekim ikinci dn metni aynen yledir: insan
kaarsa, her ey bitti demektir Bu szler Bilinmeyen Kadnn szleriyle
uyuuyor: O halde her ey bitti. Bu szlerden unu karyoruz: kilise
d, ok daha derin anlaml d dncelerinden kamaya bir giriimdi.
Bu dnceler, nceki ve sonraki dlerde dzme olarak grlyor.

Dogma ve Doal Semboller


Bu dlerin birincisi kilise dnden nceki bir maymunun yeniden
yaplmas trenini ilemekte. Bu noktay gerektii gibi aklamak ok
ayrnt gerektirir. Bu yzden sadece unu syleyeyim ki, maymun teri
mi, zihinsel bir davran uruna tamamiyle ihmale uram olan,
dgrenin igdsel kiiliini gstermektedir. Bunun sonucu, igdleri
onu altetmi, zaman zaman kar konamayacak patlamalar halinde ona
saldrmtr. Maymunun yeniden yaplmas, bilin silsilesinin erevesi
iinde igdsel kiiliin yeniden yaplmasdr. Byle bir yeniden
yaplma, ancak, bilinli davranta nemli deiikliklerle birlikte yer
alrsa, mmkn olur. Hasta tabii bilindmn eilimlerinden korkuyordu,
nk o ana kadar bu eilimler kendilerini ok uygunsuz biimlerde
gstermilerdi. Bunu izleyen kilise d, bu korkudan bir kilise dininin
barnanda yer bulma abasdr Hayvanlarn insanlara deimesi
konusundaki nc d, tabii birinci dn konusunu srdryor, yani
maymun sadece, sonradan bir insan yaplmak zere yeniden yaplmak
tadr. Yeni bir varlk olacaktr, yani hasta imdiye kadar paralanm
igdselliin yeniden btn haline gelmesiyle nemli bir deiiklie
urayacak, bylece yeni bir adam olacaktr. ada zihin, ihtiyar adamn
lm, yenisinin yaplmas, ruhsal yeniden dou ve buna benzer eski
moda mistik samalklardan sz eden u eski gerekleri unutmu durum
da. Gnmzn bir bilimcisi olan hastam, bu gibi dncelerden kurtula
mad zaman ka kere ne yapacan arm. Akln yitirmekten kork
mu, oysa iki bin yl nceki adam bu gibi dleri ho karlar ve bysel
bir yeniden dou ve hayatn bir yenilenmesi umuduyla sevinirdi. Ama
bizim ada davranmz bo inan sislerine, Orta am ve ilkelliin
safltna dnp bakarak iiniyor ve rasyonel bilincin, gk trmalayan alt
katlannda btn canl gemii tadn unutuyor. Szn ettiimiz bu alt
katlar olmasa zihnimiz havada askda kalr. Elbette sinirli olur. Zihnin

gerek tarihi birtakm bilgi kitaplarda deil, herkesin canl zihin orga
nizmasnda gizlidir.
Bununla birlikte, yenilenme fikrinin, ada bir zihinde kolayca ok
etkisi uyandrabilecek biimlere girdiini sanmayalm. Yeniden
douun bize grnd ekli ile dlerde tasvir edildii ekli arasnda
ba kurabilmek imknsz deilse de, dorusu gtr. Garib ve beklen
medik bir deiim stnde bilgi vermeden, daha nce szn" ettiim
teki de, aktan aa dinsel olduu belli olan de dikkatimizi evir
mek gerek.
Kilise d, d serisinin olduka ilklerindendir, oysa u d, srecin
son evrelerine ait:
Dn tamam yledir:
Kutsal bir eve giriyorum. Evin ad skn veya nefse dn evi. Arka plan
da, drt piramidimsi nokta var; bunlar belli bir ekilde dzenlenmi, birok mum
yanyor. Evin kapsnda yal bir adam ayakta duruyor. Girenler var, konumuyor
lar ve dncelerini bir noktada toplayabilmek iin ou zaman kprdamadan
duruyorlar. Kapdaki yal, eve gelen ziyaretiler iin u szleri sylyor: Bura
dan ktklarnda artk temizdirler. Derken eve giriyorum, tamamiyle zihnimi
topluyorum. Bir ses yle diyor; Yapmakta olduunuz tehlikelidir. Kadn
imgesinden kurtulmak iin denen bir vergi deildir din; nk bu imge elzemdir.
Dini ruhsal hayatn teki yan yerine kullananlara yuh olsun! Yanlg iindedir
onlar, lnetlenecektirler. Din baka bir eyin yerine konulan bir ey deildir, ruhun
baka her faaliyetine ilave olunan en son baardr. Hayatn olgunluundan dinini
douracaksn, ancak o zaman kutsanacaksn. Bu son cmleyle birlikte, belli
belirsiz bir mzik duyulmaya balyor, bir org basit bir hava alyor, bana biraz
Wagnerin Ate Bysn hatrlatyor. Evden ayrlrken, alev alev yanan bir
da grr gibi oluyorum ve kanmak bilmez bir atein kutsal bir ate olduunu
duyuyorum.
Hasta, dn byk etkisi altnda bulunuyor. Bu onun iin kutsal ve
byk anlam tayan bir yaant; hayata ve insanla kar davrannda
tam bir deiiklik yaratan yaantlardan biri.
Dnn kilise dne paralel olduunu grmek g deil. Sadece
kilise Kutsal ev ve nefse dn evi oluyor bu kez. Katolik kilisesinin
trenleriyle veya baka bilinen sfatlaryla ilgisi yok gibi, sadece mumlar

var yanan, bunlar muhtemelen katolik ayinlerinden tretilmi olup sem


bolik bir biimde dzenlenmitir. Drt pramid ya da nokta tekil etmek
tedirler, bu, belki alev aleve yanan dan drt trl ynnn son vizyo
nunu nceden gsteriyor. Bununla birlikte 4 rakamnn grnmesi,
dlerinde sk sk grlen ve pek nemli bir rol oynayan eydir.
Dgrenin syledii gibi, sz geen kutsal ate, Bemard Showun
Saint Joan'una aittir. Kanmak bilmez ate ise Tanrnn iyi tannan
sfatdr, sadece Kitab- Mukaddeste deil, Origenes vazlarmda geen,
Incile girmemi, baka suretle muhafaza edilmi olan, sann szleri
iindeki sann allegorilerinden biridir: Ait ipse Salvator: qui iuxta me
est, iuxta inem est, qui lorge est a me, lotge est a regno. Bana yakn
olan atee yakndr, benden uzak olan Tanr lkesinden uzaktr.
Herakleitosdan beri hayat bir pir aizon, sonsuzca yanan bir ate gibi
grlmtr. sa da kendisini, Hayat olarak vasflandrd iin, Incile
alnmam bu szn ne olduu anlalabilir, hatta buna inanlabilir. Hayat
anlamyla ate sembolizmi dn evresine uymakta, nk hayatn
olgunluunu dinin tek meru kayna olarak grmekte. Bylece drt
ateli nokta Tanrnn varln veya ona benzer bir fikri gsteren bir ikon
gibi i gryor. nceden de sylediim gibi 4 rakam bu dlerde nem
li rol oynuyor, hep Pitagorun tetraktis17 fikrine benzer bir fikre imada
bulunuyor.
Drtlnn uzun bir tarihi vardr. Sadece Hristiyan ikonolojisinde ve
mistik speklasyonda gememekte, Gnostik felsefede, daha byk rol
oynamakta, daha sonra da XVIII yzyla kadar btn Orta a boyunca
grlmektedir.
Ele aldmz dte, drtl, bilind zihnin yaratt dinsel
davrann en nemli savunucusu olarak grlyor. Dgren nefse
dn evine kilise dndeki gibi bir dostla deil, yalnz giriyor. Derken
karsna yal bir adam kyor. Bu adam, daha nceki bir dnde bilge
kii olarak grnm ve dgrenin ait olduu, yeryznde, belli bir
nokta tayin etmitir. Yal adam, ayinin zelliini bir arnma hareketi
olarak anlatmakta. Bununla birlikte, d metninde, ne trl bir arnma
olduu, ya da neden arnld ak deil. Gerekte yer alan biricik
Tetraktis: Drtl.

hareketin sesin vecd fenomenine gtren bir zihin temerkz ve tefekkr


olduu grlyor. Ses, seri dlerinde sk sk beliriyor. Hep yetkili bir
karar veya buyruk aklyor, bu, ya hayret verici bir saduyu ve gerek,
ya da derin felsefi bir anlam ortaya koyuyor. Bu hemen her defasnda
kesin bir beyan olup, ou zaman, dn sonuna doru ortaya kyor ve
genellikle yle ak ve inandrc oluyor ki, dgren szlerime kar
syleyecek bir ey bulamyor. Szler yle tartlmayacak bir gerek
havasnda ki, ou zaman, uzun uzun bilind bir dnp tanma ve
fikir tartmann son ve mutlak derecede geerli bir zeti gibi grnyor.
Ses, ou zaman yetkili bir kimseden, bir kumandandan, bir gemi kap
tanndan veya yal bir doktordan kyor. Bazan, bu durumda da olduu
gibi, nerden geldii belirsiz basit bir ses oluyor. Bu pek okumu ve phe
ci insann Sesi kabul etmesi alacak eydir; ou zaman hi iine
gelmiyordu, yine de, onu, sorgu sual etmeden, hatta ona boyun eerek
kabul ediyordu. Bylece ses, yzlerce dikkatle yazlm d boyunca bilindnn nemli, hatta kesin bir temsilcisi oluyor. Hastalarm arasnda,
dlerde ve bilincin daha acayip durumlarnda beliren ses fenomenini
gsteren biricik hasta bu olmad iin, bilind zihnin zaman zaman,
gerek bilinli anlaya stn bir zek ve amallk gsterdiini kabul
etmem gerek. Bu olgunun temel bir dinsel fenomen olduuna phe yok,
vakamzda, burada, bilinli zihin yapsnn, dinsel fenomen yarataca
kimsenin akima gelmez elbet. Baka vakalarda sk sk benzer eyler
grdm; bu verileri baka ekilde ifade edemediimi sylemeliyim. ou
zaman, Sesin sade bireyin kendisinin dncelerini temsil ettii
sylenerek, kar kld bana. Olabilir; ama bir dnceye, ancak ben onu
dnmsem benim diyebilirim, kazandm, ya da bilinli ve meru
ekilde elde ettiim paraya ancak benim param diyebilirim. Biri bana
armaan ederse, tabii benim kendi param iin teekkr ederim diye
mem bununla birlikte nc kiiye Bu benim param diyebilirim. Ses
konusunda da durum ayn. Ses, tpk fikirlerini syleyen bir dost gibi baz
eyler sylemekte. Sylediklerinin kendi fikirlerim olduunu ileri srmek
ne doru olur, ne de gerek.
Kendi bilinli abamla yarattm veya elde ettiim ile, bilind
zihnin bir mahsul olduuna phe olmayan ey arasnda bu yzden bir

ayrma yapyorum. Biri kar kabilir, bilind zihin denen eyin sadece
kendi zihnim olduunu ve byle bir ayrnt yapmann bouna olduunu
ileri srebilir. Ama bilind zihnin sadece benim zihnim olduundan
pheliyim; nk bilind terimi, kendimin bile habersiz olduu bir
eydir. Aslna bakarsanz bilind zihin, kavrams, kolaylk olsun diye
ileri srlen bir eydir. Gerekte sesin nerden ktn bilincim bilmiyor,
yani bu konuda hibir ey bilmiyorum. stediim zaman fenomeni yarata
madm gibi, sesin ne diyeceini de nceden bilmiyorum. Bu artlar
altnda sesi meydana getiren unsura benim zihnim demek kstahlk olur.
Gerek bir ey olmaz. Sesi dte farketmeniz hibir ey ifade etmez,
nk benim demeyeceiniz birok grltler de duyabilirsiniz sokakta.
Sesin kendinizin olduunu ancak bir artla syleyebilirsiniz, yani
bilinli kiiliinizi btnn bir blm olarak veya daha byk ember
iinde daha kk bir ember gibi dnrseniz. Kk bir banka memu
ru bir arkadana ehri gezdirirken banka binasn gsterip: Bu da benim
bankam derse, ayn imtiyaz kullanyor demektir.
nsan kiiliinin iki eyden meydana geldiini syleyebiliriz: bun
larn birincisi, bilin ve kapsad her ey, kincisiyse bilind bir
psienin sonsuzca geni arkaplan. Birincisi aa yukar tanmlanp,
snrlar izilebilir, ama insan kiiliinin btn sz konusu olduunda
tam bir tasvir ve tanmlamann imknsz olduunu sylememiz gerek.
Yani, her kiiliin kanlmaz derecede snrlandrlmas ve tanmlanmas
imknszdr; nk, kiilik bilinli ve gzlemlenebilir bir blmden mey
dana gelmitir, ki bu, gzlemlenebilen olgular anlatabilmemiz iin
varsaymak zorunda olduumuz baz unsurlar iinde bulundurmamak
tadr. Bilinmeyen unsurlar bilind dediimiz eyi meydana getirmek
tedirler.
Bu unsurlarn neler olduunu bilmiyoruz, nk ancak sonularm
gzlemleyebiliyoruz. Bunlarn, bilin iindekilerine benzeyen, psiik nite
likte eyler olduunu dnsek de, kesin bir ey syleyemeyiz. Ama
byle bir benzerlii dndk m de, daha ileri gitmemek elimizden
gelmez. Zihnimizin iindekiler bir egoya bal olduu sre ancak bilinli
ve alglanabilir olduundan, ok gl bir kiisel zellii olan ses
fenomeni de, bir merkezden km olabilir, ancak bu merkez bilinli ego

muzla ayn ey deildir. Byle mantk yrtmek ancak egoyu btn,


snrsz ve tanmlanmaz psiik kiiliinin bir merkezi olan stten dzenli
bir Bene bal ya da onun iindeymi gibi kavradmz zaman geerli
olabilir.
Kendi karmaklyla insan elendiren felsefi dnceleri sevmem.
leri srdm, biraz anlalmas gse de, hi olmazsa gzlemlenmi
olgular ifade etmek iin ak gnll bir giriimdir. Basit olarak syle
mek gerekirse; her eyi bilmediimiz iin, hemen hemen her yaant, olgu
veya nesne bilinmeyen bir ey bulundurur iinde. Bylece, bir yaantnn
btnlnden sz ederken btnlk terimi, yaantnn sadece bilinli
yann gsterir. Yaantmzn nesnenin btnn kapsadn dne
meyeceimizden, onun mutlak btnln, yaanmam olan blnn
de ister istemez iinde bulundurduu aktr; ayn ey, sylemi olduum
gibi, her yaantnn ve mutlak btnlnn bilinten daha geni bir
yzey kaplad psiede de varittir. Yani, evren psiik organizmamzn
msaade ettii sre tesbit edilebilir ancak, diyen genel kurala, psie bir
istisna tekil etmez.
Psikolojik deneylerim defalarca bana gstermitir ki, psieden kan
baz eyler bilinten ok daha tamdr. ou zaman, bilincin yaratamad,
stn bir analiz, anlay veya bilgi bulundurur iinde. Bu gibi olaylar iin
uygun bir terimimiz var: igd. Bunu sylerken, sanki yerine yerlemi
bir ey varm gibi, ou kimse ho bir duygu duymaktadr. Ama hibir
zaman, bunlar, igdy kendi yapmadklarnn farknda deillerdir.
Tersine, hep size gelen birey vardr; bir fikir gelir aklnza, kendi kendi
ni karmtr ortaya, siz ustaysanz ve abuk davranrsanz onu yakalaya
bilirsiniz.
Bu yzden, kutsal ev dndeki sesi, dgrenin bilinli beninin bir
blm olan daha tam kiiliin bir mahsul olarak gryorum ve bunun,
sesin, dgrenin gerek bilincine stn bir zek ve aklk gstermesinin
sebebi olduunu ileri sryorum. Bu stnlk, sesin kaytsz artsz yetki
sinden ileri gelmektedir.
Sesin bildirisi dgrenin davranna tuhaf bir eletiridir. Kilise
dnde, hayatn iki yann kolayca uzlatrmak iin bir giriimde bulun
mutur. Bildiiniz gibi, bilinmeyen kadn, anima, uzlamayarak sahneden

ayrlmtr. imdiki dte ses animann yerini alm gibi grlmekte ve


sadece duygusal bir kar koymayla yetinmeyip, iki trl din konusunda
birtakm eyler buyurmakta. Szlerine gre dgren, metinde grld
gibi dini Kadn imgesi yerine koymaya eilim gsteriyor. Kadn animay temsil ediyor. Dini Ruhun hayatnn teki yan yerine kul
landndan sz eden ikinci cmleyle desteklenmekte bu. Bilin eiinin
altnda, yani bilind zihin denen eyde gizli, dii aznln temsilcisidir.
Tenkiti yle diyecektir bu durumda: Bilindndan kamak iin dini
kullanyorsan, Ruhunu hayatnn bir blmnn yerine koymak iin kul
lanyorsun. Ama din hayatn tanrlnn meyvesi ve en son noktasdr,
yani iki yan da iinde bulunduran bir hayat.
Ayn seriden baka dlerin dikkatli bir karlatrmas teki
yannn ne olduunu kesinlikle gsteriyor. Hasta duygusal gereksin
melerini engellemeye almtr hep. Nitekim bana bela aacaklarn
dan, evlilie zorlayacaklarndan, rnein ak, ballk, sadakat, gven,
duygusal balanma gibi eylere ve ruhun gereksinmelerine tam bir boyun
emekten korkmutu. Btn bunlarn bilimle veya akademik bir meslek
le ilgisi yoktu; stelik ruh kelimesi nefret edilecek bir zihin ahlkszl
yd ona gre.
Animann esrar dinsel kinayeydi, byk bir muammayd hastam
iin, tabii din konusunda, dinin bir inan ii olduundan baka bir ey
bilmiyordu. Dini, kiliseye gitmekle yutturulacak, baz acayip duygusal
isteklerin yerine konabilecek bir ey gibi gryordu. amzn nyarg
lar, dgrenin korkularna grnr biimde yansm. Oysa ses, banaz
lktan uzak, hatta dini insan hayrette brakacak kadar ciddi olarak ele
alyor, her iki yan da kapsayan bir hayatn doruuna koyuyor, bylece
alabildiine benimsenen aydn ve aklc nyarglar altst ediyor. Bu yle
bir altst ki, hastam ikide bir delireceini sanm. te byle gnmzn
veya dnn vasat aydn kiisini tanyan biri olarak, bu kt durumu ok
iyi anladm sylemeliyim Kadn imgesini yani bilind zihni ciddi
olarak deerlendirmek aydn saduyu iin ne byk darbedir!
Hastamn tedavisine, aa yukar 350 dn ilk serisini kendisi gz
den geirdikten sonra baladm. Szkonusu olayn geip gitmesine karn
onu neden hl tedirgin ettiini anlamtm. Macerasndan kamak

istemede haklyd! Ama iyi ki adamn dini vard; yani yaantsn


dikkatle hesaba katmt ona balanabilmesi ve onu srdrmesi iin
yaantya yeter derecede pistisi, ya da ball vard. Bir nevrotik olmas
da byk anst onun iin, bylece yaantsna bal kalmamaya yelten
dii veya sese kulak vermedii zaman nevrotik durumu hemen geri geli
yordu. Bir trl atei sndremiyordu, sonunda yaantsnn anlalmaz
nutninosum zelliini kabul etmek zorunda kald. Snmek bilmez atein
kutsal olduunu aklamak zorunda kald. Bu, tedavisinin ba artyd.
Bu vaka belki bir istisna gibi dnlebilir, nk gerekten insana,
drtba mamur insan azdr. Okumu kimselerin byk ounluunun
para para kiilikler olduu, bunlarn gerek iyiler yerine birok baka
eyler koymu olduklar dorudur. Bu durum daha birok insan iin
olaca gibi, bizimkine de nevroz ifade ediyordu.
ou zaman genellikle din denen ey, yle hayret verici derecede
baka bir eyin yerine konan bir eydir ki, bir mezhep demeyi tercih
ettiim bu eit dinin, insan toplumunda nemli bir grevi olup
olmadn sorup duruyorum kendi kendime. Bunun amac, dolaysz
yaant yerine, salam, dzenlenmi bir dogma ve ayin kurallar iinde
seilmi uygun semboller koymaktr. Katolik kilisesi, bunlar, tartlmas
imknsz yetkesiyle, Protestan Kiliseye (bu terimi hl kullanabilirsek)
itikat ve Incilin szleri stnde srar ederek muhafaza etmekte. Bu iki
ilke i grdke, insanlar dolaysz dinsel yaantdan korunacak ve yoksun
kalacaktr. Byle bir ey balarna gelse bile, Kiliseye bavurabilirler,
nk o, yaantnn, Tanrdan m, eytandan m; kabul edilecek cinsten
mi, deil mi olduunu bilir.
Mesleimde dolaysz yaant duymu ok insan grdm, bunlar dog
matik kararn yetkisine boyun emek istemiyorlard. Onlarla birlikte
yaadm tutkulu atmalar; lgnlk anlarn, umutsuz aresizlikleri ve
depresyonlar; bunlar hem acayip, hem de korkuntu, dolaysyla, dogma
ve ayin kurallarnn hi olmazsa zihin sal yntemlerini ok iyi biliyo
rum. Kiliseye bir dzen zre giden Katolik biriyse hastam, ona, gidip
gnah kartmasn ve iini dkmesini tlyorum, bylece kendisine
fazla ar gelebilecek dolaysz yaantdan korumu oluyorum onu.
Protestanlar iin durum o kadar kolay deil, nk dogma ile ayin kural-

lan yle belli belirsiz bir hal alm ki, etkinliklerini son derece yitirmiler.
Genel olarak, itirafta bulunup, gnah kartma da yok, Protestan rahipler
de psikolojik bilgisizlik iinde bulunuyor. Katolik Vicdan ynetmeni
ou zaman psikolojik bakmdan usta ve zeki. stelik Protestan rahipleri
bir ilhiyat fakltesinde bilimsel eitim geirdii iin, tenkiti zihinleri
yznden inancn safln tehlikeye dryor, oysa bir "Katolik rahibin
eitiminin yerlemi tarihsel gelenei, kuruluun yetkisini kuvvetlendiri
yor.
Bir doktor olarak tabii bilimsel denen mezhebe katlabilir, bir
nevrozu meydana getiren eylerin geri itilmi ocuksu cinsiyet veya isten
gcnden baka bir ey olmadn syleyebilirim, bylece bu eyleri
nemsemeyerek, bir bakma hastalarm dolaysz yaant tehlikesinden
koruyabilirim. Ama biliyorum ki bu kuram ancak bir bakma doru, yani
nevrotik psienin baz stnkr ynlerini ifade etmekte. Hastalarma
kendimin tam inanmad bir eyi syleyemem.
Bu kez bana yle denebilir: kiliseye giden Katolie, git rahibe iti
raf et de gnah kart derken yine kendinin inanmad bir ey sylyor
sun, tabii bir Protestan olduum farzedilirse. Bu ince soruya cevap ver
mek iin elimden geldii kadar kendi inancm zorla kabul ettirmeye kalk
mam. Sorulacak olursa, o andaki bilgim diye dndm eyden ileri
gitmeyen kanlarmdan elbete ayrlmam. Bildiime inanmaktaym. Baka
her ey varsaymdr, daha tesi Bilinmeyendir. Bunlar beni kayglandr
myor, ancak onlar stnde bir ey bilmem gerektiini duyacak olursam,
eminim ki beni kayglandrmaya balayacaklardr.
Bu yzden bir hasta tutar da, nevrozu sadece cinsiyete balarsa,
fikrini bozmam, nk biliyorum ki byle bir kan, hele derinlere kk
salmsa, dolaysz bir yaantnn korkun mphemliinin saldrsna kar
ok iyi bir eydir. Byle bir savunma ie yarad sre, onu krmam,
nk biliyorum ki, hastann byle dar bir ember iinde dndnn
gl sebepleri vardr. Ama dleri, koruyucu kuram ykmaya balarsa,
anlatlm olunan d vakasnda da olduu gibi, daha geni kiilii destek
lemem gerekir.
Ayn ekilde ve ayn sebep yznden, iine geldii sre kiliseye
giden Katolik varsaymn desteklemekteyim. Her iki durumda da savun

ma, aa yukar son gerek midir deil mi diye akademik sorun stnde
durmadan korkun bir tehlikeye kar, bir savunma aracn destekliyorum.
e yarad sre bana yeter.
Bizim hastaya gelince, onun Katolik savunmas ben vakaya daha el
koymadan ok nce krlmt. Rahibe gidip, itiraf etmesini filan syleye
cek olsaydm, glerdi bana, onun durumunda desteklenmeyecek bir ey
olan cinsellik kuramna da gld nitekim. Ama ben ona, hep tamamiyle
sesten yana olduumu gstermeye altm; nk bunu, tekynllnden kurtarmakla grevli, gelecekteki daha byk kiiliinin bir blm
olarak gryordum.
Aydn aklclk zellii tayan belli bir zihin ksrl iin, ileri
basitletiren bilimsel bir kuram iyi bir savunma arac olabilir, nk mo
dern insan bilimsel etiketi tayan her eye, feci derecede inanmakta.
Byle bir etiket zihinleri hemencecik rahat ettirmektedir, hemen hemen
Roma locuta causa finitalx gibi. Bal bana her trl bilimsel kuraln, ne
kadar ince olursa olsun, bana gre, psikolojik gerek asndan, dinsel
domadan daha az deeri vardr, nk bir kuram ister istemez son derece
soyut bireydir ve yalnzca akla hitap eder. Bu yntem, psie gibi akld
bir olguyu daha iyi ifade eder. stelik dogma, varln bir yandan Tanrnsan, ha, bakireyken doum, bakireyken gebe kalma, Teslis gibi vahyedilen dolaysz yaantlara, te yandansa, birok insann ve alarn
srekli, birlikte almalarna borludur. Dogma, kendi bana dolaysz bir
yaanty iine almayan eyin kendisi iken, baz dogmalara niin
dolaysz yaantlar dediim pek aka anlaamayabilir. Bununla bir
likte, szn ettiim Hristiyan dogmalar, sadece Hristiyanla zel
deildir. Putperest dinlerde sk sk grlmektedir ve stelik uzak bir
gemite vizyonlar,19 dler ve vecd anlarnda ktndan trl
deiikliklerle psiik fenomenler halinde yeniden kendiliinden ortaya
kabilirler. Bu gibi fikirler hibir zaman icat edilmi deildir. nsanln
zihinsel amal bir faaliyette kullanmay renmeden nce ortaya
kmlardr. nsanlar dnce yaratmay renmeden, dnce onlara
gelmitir. Dnmyorlar, ama zihinlerinin grevini seziyorlard. Nesnel
Roma konutu iler halloldu.
Vizyon: Gr, hayal.

psienin bilindnn kendiliinden ve bamsz olan faaliyetini yanstan


bir d gibidir dogma. Bilindnn bu ekilde ifadesi, daha sonraki
dolaysz yaantlara kar bilimsel kuramdan ok daha etkin bir savunma
aracdr. Kuram, yaantnn duygusal deerlerini gz nne getirmemek
zorundadr. Dogma ise, tersine, bir bakmdan byk ifade zenginliine
sahiptir. Bilimsel bir kuramn yerine az sonra bir baka kuram geer.
Dogma alar boyunca srer, eziyet eken Tann-nsan, en az be bin
yldan daha geriye, Teslis ise muhtemelen daha geri zamanlara uzanmak
tadr.
Dogma, ruhu, bilimsel kuramdan daha tam olarak temsil eder; nk
bilimsel kuram sadece bilinli zihni ifade eder. stelik, bir kuram ancak
canl bireyi soyut kavramlarla ifade etmekten baka birey yapamaz.
Oysa dogma, bilindnn canl srecini tam bir ekilde nedamet, kendi
ni feda edi ve kurtulu dram biiminde ifade eder. Bu adan baklrsa,
Protestanln Katoliklikten ayrlmasnn nlenememesi insana hayret
veriyor, Ama Protestanlk, kendilerine zg, merakllk, elde etme ve per
vaszlklaryla, macerac Germen oymaklarnn itikad haline geldiinden,
acayip huylarnn, kilisenin savunduu bar ile hi olmazsa bir sre pek
badaamayaca mmkn gibi grnyor. Bir kurtulu srecinin bala
rna gelmesine ve kilisenin muhteem yaps iinde billurlam bir tanrya
boyun emeye pek hazr deil gibidirler. Kilisede belki de pek fazla
Imperium Romanum ya da Pax Romana20 vard, nk o zaman olduu
gibi, imdiki gleri de hl yeter derecede ehliletirilememitir. Onlarn
istedii, belki de macerac ve huzursuz kimselerle, her trl muhafaza
krlk ve boyun ei biimine uymayacak kadar kam durmu kimselerde
sk sk grld gibi, yattrlmam ve daha az kontrol altna alnm bir
Tanr yaantsyd her halde. Bylece, bazs tamamiyle, bazs da belli bir
apta Tanryla insan arasna girmeyi ortadan kaldrdlar. Koruyucu duvar
larn yklmas yznden, nemli bilind eleri ifade eden kutsal
imgelerden yoksun kaldlar, ayn zamanda bilind zihnin ele avuca
gelmez gleriyle baetmek iin gvenilecek bir yol olan ayinlerinden de
yoksun kaldlar. Bylece byk bir enerji miktar zgrle kavumu
2,1 R om a Y etkisi, R om a bar.

oldu ve eski merak ve ele geirme kanallarna dnverdi, bylece yery


znn byk ksmn yutan canavarlarn anas haline geldi Avrupa.
O gn bugn Protestanlk bir hizip yuvas halinde, ayn zamanda
bilim ve tekniin ilerlemesi insan bilincini ylesine kaplad ki, bilind
zihnin ele avuca smayan kuvvetlerini unuttular. Byk savan felaketi
ve bunu izleyen derin bir zihin bozukluunun olaanst belirtileri gerek
ti beyaz insann zihninin her bakmdan salam olmadn gstermek iin;
sava patladnda, dnyann akla uygun yollarla dzeltilebileceine ok
gveniyorduk. imdi hayretle devletlerin, alardr iddias olan
teokrasiyi, yani totaliter rejimi benimsediini, bunun ister istemez zgr
dnceyi ortadan kaldracam gryoruz. Dnyada cennet yaratmak
iin ocuksu kurumlar desteklemek amacyla yine insanlar birbirinin
boazn kesmekte. Eskiden olduka iyi zincirlenmi olan ve dev apnda
bir zihin erevesi iinde insann iine yarayan, altdnyanm, isterseniz
cehennem deyin buna, glerinin imdi bir Devlet esareti ve herhangi bir
zihinsel ve ruhsal gzellii olmayan bir Devlet hapishanesi yaratmakta,
ya da yaratmaya almakta olduunu aka gryoruz. Srf insan
aklnn, volkan kontrol altna almak gibi, byk bir grevi yerine
getiremediine inanan gnmzde epey insan var.
Yazgdr bu geliimi meydana getiren. Bunun suu Protestanlkta
veya Rnesansta deildir. Ama kesin olan bir ey var, Protestan olsun
olmasn, gnmzn insan, Roma zamanndan beri, dikkatle dikilen ve
salamlatrlan kilise duvarlarnn koruyuculuundan yoksun kalmtr.
Bu yzden de dnya-yokeden dnya-yaratan ate blgesine yaklam
tr. Hayat abuklatrlm ve korku dalgalaryla younlatrlmtr.
Dnyamz tedirginlik ve korku dalgalaryla kaplanmtr.
Protestanlk, bir zamanlar olduu gibi, imdi de, hem byk bir
tehlike gstermekte, hem de byk frsat salamaktadr. Bir kilise olarak
ayrlmaya devam ederse, insan, btn ruhsal koruyucu eylerden ve bi
lind zihinde zgrle kavumay bekleyen glerin dolaysz
yaantsna kar savunma aralarndan yoksun klacaktr. Uygar
dediimiz u dnyamzdaki akl almayacak vahetlere bakn, btn bun
lar insanlarn ve zihin durumlarnn rn. Bakn u eytans ykma
aralarna, bunlar, hepimizin zendii, kimseye zarar dokunmayan insan

lar, akl ba yerinde, sayg deer vatandalar tarafndan icat edilmitir.


Sonunda her ey birden patlak verince ve her yer anlatlamayacak dere
cede bir yknt cehennemine dnnce, kimse sorumluluu stne almak
istemeyecek. Byle oiuyor ite ne yaparsnz, oluyor ama, sebebi kim,
insan. Ama insanlar bir dzen zere devlerini yerine getiren ve vasat bir
hayat sren, alakgnll ve nemsiz bilincinden baka bir yan
olmadna inanan kimseler olduklarndan herhangi bir ey tarafndan
kontrol edilmeyen mthi bir kuvvetle ynetildiini bilmiyor. Bu korkun
kuvvet, kt bir eytann iine girdii dnlen komu devletten kork
mayla en iyi anlatlabilir. Kimse kendinin ne kadar ve nerde eytan iinde
bulundurduunu bilmediinden, herkes, kendi durumunu bakasna
yanstyor, bylece en byk toplar, en zehirli gazlar bulundurmak kut
sal bir dev oluyor. in en kt yan kiinin bunda kendini hakl grme
sidir. Btn komularmz, tpk bizimki gibi kontrol edilmeyen ve edile
meyen korkuyla ynetilmekte. Hastalarn korku ektiklerinde fke ve
nefret duyduklar zamandan daha tehlikeli olduklar akl hastanelerinde
ok iyi bilinir.
Protestan, Tanryla babaa kalmtr. Gnah kartma, itiraf denen
ey kalmad gibi, Tanrya gnahlarn balatmak iin elinde are de
yoktur. Gnahlarn bir bana sindirmesi gerektir, uygun yin kurallar
olmayndan eriilmez bir ey haline gelmi Tanrnn esirgeyiciliine pek
gvenmemektedir. Bu yzden Protestan vicdan uyank durmaktadr, kt
vicdanysa can ekimek ve bakalarn tedirgin etmek gibi ho olmayan
bir eilim elde etmitir. Ama bu yolla Protestan, zihniyete hemen hemen
eriilmeyecek bir derecede, gnahn farkna varmann biricik ansn ele
geirmi bulunmaktadr. nk Katoliklikte itiraf ve gnah kartma,
fazla gerilimi azaltmaya hazrdr. Oysa Protestan, gerilimiyle babaadr
ki b vicdann bilemeye devam edebilir. Vicdan, zellikle kt vicdan,
bir Tanr vergisi olabilir; stn bir zeletiri gibi kullanldnda gerek
bir armaandr bu. zeletiri, igzlemci ve ayrc bir etkinlik gibi,
insann kendi psikolojisini anlamak iin yaplacak giriim iin elzemdir.
Sizi artan bir ey yapmsanz ve kendinize sizi byle bir hareket yap
maya gtren eyin ne olduunu sorarsanz, kt vicdann saikine,
davrannzn gerek saikini bulmak iin buna tekabl eden tefrik

melekesine ihtiyacnz vardr. Ancak o zaman ilerinizi hangi saiklerin


ynettiini anlayabilirsiniz. Kt vicdann inelemesi, hatta nceden bi
lind olan eyleri bulmas iin, sizi mahmuzlar, bylece bilind zih
nin eiini atlam olur ve sizi insandaki toptanc katilin bilind aleti
yapacak olan u kiid kuvvetlerin farkna vardrr. Bir Protestan, kilise
sini tamamiyle yitirdikten sonra, ayakta durur da, hl Protestan kalrsa,
yani Tanrya kar savunusuz ve duvarlarla veya topluluklarla artk korun
mayan bir kimse olarak kalrsa dolaysz dinsel yaanty yaamak gibi
biricik ruhsal talihi elde etmi olur.
Bilind zihnin yaantsnn hastam iin ne ifade ettiini anlata
bildim mi bilmiyorum. Bununla birlikte byle bir yaantnn deerini
lecek nesnel bir l birimi yok elimizde. Yaanty duyan kiiye gre
ne deeri varsa, onu olduu gibi kabul etmemiz gerek. Bylece, baz
dncelerin grnrdeki gereksizliinin zeki bir kimseye birey ifade
ettii sizi hayrete drebilir. Ama sylediklerini kabul edemezseniz, ya
da kendinizi onun yerine koyamazsanz durumunu yarglamamalsmz.
Dinsel vahiy diledii yere eser. Psie, belirtisinden ayrlmadndan
kiinin oradan yarglayabilecei, dta bir Arimed noktas yoktur. Psie,
psikolojinin nesnesidir, tesadfe bakn ki, ayn zamanda znesidir de, bu
olgudan kamlamaz.
Dolaysz yaant dediim eye rnek olarak birka d, tabii,
tecrbesiz gz iin, araya girip bir tedirginlik yaratmamaktadr. Bunlar
bireysel yaantnn alakgnll tanklardrlar; herhangi bir gsteride
bulunmamaktadrlar. Bu dleri seri halinde verecek olsaydm ve btn
sre boyunca ortaya kan zengin sembolik gereci anlatabilseydim
durum elbette daha iyi ortaya kard. Ama d serisinin hepsi de, gele
neksel inancn herhangi bir ksmyla, gzellik ve anlatm bakmndan boy
lemez. Bu inan daima birok zihin ve an meyvesidir, bireysel
yaantnn btn tuhaflnda, eksikliklerinden ve kusurlarndan te
mizlenmitir. Ama btn bunlara ramen, bireysel yaant, yoksulluu
gerei kendisiyle, dolaysz hayattr, o anda atmakta olan scak krmz kan
damarnn kendidir. Bu, gerek peinde olan kimse iin en iyi gelenekten
daha kandrcdr. Bununla birlikte, dolaysz hayat daima bireyseldir,
nk hayat tayan bireydir ve bireyden kan her ey de bir bakma biri

cik, geici ve eksiktir; dler gibi istenmeden meydana gelen eyler sz


konusu olduu zaman, zellikle byledir bu. ou insann sorunlar ayn
da olsa, ayn dleri gremeyeceklerdir. Salt biriciklik haline gelen birey
olmad gibi, salt biriciklik haline gelmi bireysel sonular da yoktur.
Dler bile ok yksek seviyede ortak gerelerden meydana gelmemekte
dirler; tpk btn topluluklarn mitoloji ve folklorunda baz motiflerin
hemen hemen ayn biimde tekrarland gibi. Ben bunlara Arketip diyo
rum. Bunlardan anladmz, mitosu meydana getiren gereler ve ayn
zamanda bilindmdan kan bireysel ve yerli rnler halinde hemen
hemen btn dnyada ortaya kan ortak nitelikteki biim ve imgelerdir.
Arketip motifleri, herhalde sadece gelenek ve glerle yaylmayan, ayn
zamanda kaltmsal olan, insan zihninin arketip rneklerinden kyor
ortaya. Bu varsaym kanlmaz bir ey, nk karmak arketip imgeleri
bilge, herhangi dorudan doruya bir gelenek izlemeden ortaya kmak
tadr.
nbilin, ilksel fikirler kuram benim buluum deildir, nitekim
arketip terimi, ki, .S. ilk yllara aittir, bunu gstermektedir. Psikolojiye
zellikle atfta bulunan bu kuram nce Adolf Bastian'n sonra da
Nietzschenin eserinde gryoruz. Fransz edebiyatnda Hubert, Mauss ve
Levy Bruhl benzer fikirler ileri srmektedir. Eskiden ilksel fikirler,
Categories21 veya habitudes directrices de la conscierce22 ve represertations collectives23 vb. denen kurama, ben sadece aratrmalar
genileterek, deneyci bir temel kurabilirim.
Yukarda ele aldmz dlerin kincisinde dahi, gz nne getir
diimiz bir arketip vardr. Bu, 4 piramidimsi nokta tekil eden, yanan
mumlarn acayip dzenidir. Bu dzen, mihrap, ya da iconastatis't (Dou
kiliselerinde en kutsal yeri topluluktan ayran kapl ve st azizlerin
resimleriyle dolu ksm) koyularak burada insan kutsal resimler grmeyi
beklerken, 4 rakamnn sembolik nenimi belirtiyor. Tapnaa Nefse
dn evi dendii iin, bu zelliin, tapnak yerinde grnen imge ve
simge ifade olduunu dnebiliriz. Pitagorasm terimi olan tetrarkis'i
21 Kategoriler.
22 Vicdann ynetici alkanlklar.
23 Ortak temsiller.

kullanrsak hastamzn dnn aka iaret ettii gibi, gerekten nefse


dne atfta bulunduunu grrz. Bu simge, ou zaman 5 ana
blm olan veya 4 ana blme ayrlm bir ember biiminde baka
dlerde ortaya kyor. Ayn serinin baka dlerine blnmemi bir
ember, bir iek, kare bir meydan veya oda, bir drtgen, bir kre, bir saat,
ortada eme olan simetrik bir bahe, bir gemi, uak veya masada drt
kii, bir masann evresinde drt iskemle, drt renk, 8 tekerlek; sekiz nl
bir yldz veya gne, sekize blnm bir apka, drt gzl bir ay, kare
bir mahpus hcresi, drt mevsim iinde drt ceviz olan bir kse, yass
yuvarla 4 x 8 = 32 blme ayrlm bir dnya saati, vb.
Bu drtl semboller 400 dlk bir seride 71 kere ortaya kyor.
Benim vakam da bunun dnda kalmyor. Drtlnn ortaya kt ok
durum grdm, hepsinin de k yeri bilindyd, yani dgren bunu
bir dnde grmt ve anlam konusunda hibir fikri yoktu ve
drtlnn simgesel nemini hi bilmiyordu. l olsayd, durum
bambaka olurdu tabii, nk Teslis herkese bilinebilecek tannm bir
sembolik rakam temsil eder. Ama bizim iin drtl, hele modern' bilimci
iin, her hangi baka bir rakamdan fazla bir ey ifade etmemektedir.
Rakam simgecilii ve nemli tarihi, dgrenimizin zihninin ilgilendii
eylerin tamamyla dnda kalan bir bilgi alandr. Bu gibi artlar altnda,
dler drtlnn nemi stnde durursa, bunun bilindmdan olduunu
sylememizde her bakmdan haklyz. Drtlnn numinosum zellii
ikinci dte daha ak beliriyor. Bu olgudan, kutsal dediimiz bir anla
ma doru yneldiini aklayabiliriz. Dgren bu acayip zellii her
hangi bilinli bir kaynaa gtremediinden, simgeciliin anlamm aa
karmak iin bir karlatrma yntemini tam olarak bu kitabn ereve
sine sokmak tabii imknsz. Bu yzden sadece atflarda bulunmakla
yetineceim.
Bilindnm iindekilerinin ou zihin durumlarnn tarihsel
kalntlar gibi olduundan, bilindnm iindekilere paralel olan, u bi
linli seviyeye erimek iin, birka yz ylck geri gitmek yeter. Bizim
vakamzda yz yl kadar geri gitsek olur, derken bir de bakarz, bilim
ciler ve tabiat filozoflar, dairenin kareye evrilmesi muammasyla ciddi
bir ekilde uramakta.

Bu anlalmas g meselenin kendisi de, ok daha eski ve


tamamiyle bilind eylerin psikolojik bir yanstmasdr. Ama o gn
lerde dairenin Tanry temsil ettiini biliyorlard: Devs estfigura intellectualis, cujus centrum est ubuque, circumferertia vero nusquam,24 demitir
bu filozoflardan biri St. Augustin'in szlerini tekrarlayarak. Alabildiine
iednk ve igzlemci bir adam olan Emerson bile ayn fikre deinme
den edemiyor, o da St. Augustin'in szlerini tekrarlyor. Daire imgesi hermetik felsefesinin balca yetki sahibi Platon'un Timaeus'mdan beri
mkemmel biim olarak grlmtr en mkemmel maddeye, altna
anma mundi25 veya arima media natura26y& ve ilk yaratlan a da
daire biimi verilmitir. Makrokozmos; Byk Dnya yaratan tarafndan
in form a rotunda et globosa21 biiminde yapld iin btnn en kk
paras nokta bile bu mkemmel tabiat iinde bulundurmaktadr. Filozof
yle der: Omnium fgurarum simplicissima et perfectissima est rotunda,
quae in puncto requiescit.2HMaddede uyur bir durumda ve gizli bulunan
bu Tanr imgesi simyaclarn dedii gibi ilk kaos'tur veya cennet
topradr veya denizdeki yuvarlak balktr, ya da sadece yuvarlak bir yap
veya yumurtadr. Bu yuvarlak ey, maddenin kaplarn aan anahtar
elinde bulunduruyordu. Timaeusda dendii gibi, ancak, dnyay yaratan
etken, mkemmel varlk, drt unsurun bir arada olmas; tekraktis'i erite
bilirdi ayn yuvarlak dnyann drt bileenini. XIII. yzyldan beri byk
yetkililerden biri turba philosophorum29 yuvarlan, bakr drde
ayracan sylemektedir. Bylece aranp duran aurum philosophicum30
da yuvarlaktr. Gizli yaratc etkenin nasl elde edilecei konusunda fikir
ayrl vard. Bazlar onu, iinde belli bir konsantrasyon, ya da zellikle
uygun cinsten bir z olan bir prima materia31 eklinde ele geeceini

24
Tanr yle zihinsel bir biim dir ki, ortas her yeri kaplar, dairesiyse hibir ye
deildir.
2;i Dnyann ruhu.
26 O rta tabiat ruhu.
2^ Y varlark ve kre biim inde.
2t! Btn basit ve m kem m el ekiller yuvarlaktr.
29 Filozof ktlesi.
30 Filozof Altn.
31 tik madde.

umuyordu. Bakalarysa yuvarlak maddeyi conjunctio denen bir eit sen


tezle yaratacn umuyordu; Rosarium Philosophorumun32 ad bilin
meyen yazan yle der: Erkekle kadndan yuvarlak bir ember yap,
ondan bir dikdrtgen, ondan da bir gen kar. emberi yuvarlak yap,
ite sana, Filozof Ta.
Bu harika ta Empedoklesin sferosuna33 ve Platon'un her bir
yannda iki cinsiyetli insanna evdemonistatos teos'una34 tekabl eden
hnsa nitelikteki mkemmel canl bir varlk gibi sembolize ediliyordu. Ta
XIV. yzyln balannda lapis, Petrus Bonus tarafndan bir Hristiyanlk
allegorisini temsil ediyor ve sa'yla karlatnlyordu. XIII. yzyln
szde Thomas' bir kitab olan Aurea Hora'z tan Hristiyan dininin
eski yinlerinde son derece byk nemi vardr. Bu olgulan burada
bildirmemin sebebi, sadece drtly iinde bulunduran daire veya
krenin, bilgili atalarmzn ou iin Tanry ifade ettii iindir.
Latin kitaplannda ak olan ey daha maddede uyur durumda gizli
dnyay yaratan etmen homo philosophicus3S denen ikinci Adem ile ayn
kimse oluudur. Bu ikinci Adem, ruhani kii, Adam Kadmon olup, ou
zaman sa ile bir tutulur. Bozulabilen drt unsurdan olutuu iin,
Balangtaki Adem lmlyken, ikinci Adem tek, katksz ve bozulmaz
bir zden yapld iin lmszdr. Bylece Szde-Thomas yle der;
Secundus Adam de puris elementis in aeternitatem transivit. Ideo quia ex
simplici et pura essentia constat, in aeternum manet ,36 Orta a boyunca
nl bir yetkili olan Ltinletirilmi bir Arap yazar Senior, lapis stne
yle demi: Durmadan artt iin hibir zaman lmeyen bir madde
var. Bu madde ikinci Ademdir.
Bu alntlardan anlalyor ki, filozoflarn arad yuvarlak madde,
bizim d simgeciliimize pek benzeyen niletikteki bir yanstmadr.
Dlerin, vizyonlarn hatta birsamlann byk opus philosopharum ile
32 Filozof tebihi.
33 Kre.
34 Ulu: Mutlu tanr.
35 Filozof kii.
kinci Adem basit unsurlardan sonsuzlua geer, bu yzden basit ve zl un
surlar sonsuzca varolur.

kartrldm tantlayan tarihsel belgeler var elimizde. Daha basit zihin


yapl olan atalarmz, bilindnn iindekilerini dorudan doruya
yanstyordu. Bununla birlikte madde, bu gibi yanstmalar kolaylkla
kabul edebiliyordu, nk o zamanlar hemen hemen bilinmeyen,
anlalmaz bir varlkt. nsan tamamiyle esrarl bir eyle karlat
zaman, kendi faraziyelerini hi tenkit etmeden ona yanstr. Ama
kimyasal maddeler gnmzde iyi bilindiinden, atalarmz kadar
zgrce yanstamyoruz biz. Tetraktis'in artk psiik bir ey olduunu
kabul etmemiz gerekiyor; bunun dahi uzak veya yakn bir gelecekte bir
yanstma olup olmadn bilmiyoruz. imdilik modem insann bilinli
zihninde hi var olmayan bir tanr fikrinin drt yz yl nce bilindii
eklinde geri geldii bize yetiyor.
Bu tarihi bilginin hastamca hibir ekilde beklenmediini belirtmem
gerekmez herhalde. Klasik bir air yle diyor:
Naturam expellas furca tamen usque recurret37
Bu eski filozoflarn fikrine gre Tanr kendini ilkin drt unsurun
yaratlmasyla belirtmitir. Bunlar, dairenin drt blmn temsil ederler.
Codex Brucianus'm Msrl yerlisi bir Hristiyan Gnostik'i kitabnda
Biricik-yaratlan (monogenes veya antropos)38 konusunda u szler var:
Onun yeri Monad'dadr, Monad ise Setheus (yaratc) dadr, nereden
geldiini kimse bilmez... Ondan Monad gelmitir, batanbaa iyi eylerle
ykl bir gemi gibi, her trl aala dolu ve ekili bir tarla gibi, insanln
btn rklaryla dolu bir ehir gibi... rtsnde, onu bir koruyucu gibi
eviren oniki kap vardr... bu Biricik yaratlann Ana kentidir
(Mitropolis). Baka bir yer de Anthroposun kendi kentidir, uzuvlarysa
drt kap. Monad nurun bir kvlcmdr spintir,39 Tanrnn bir zerresidir.
Monogenesin. ncil'in Hristiyanlk drtls, ya da ncil yazarlarnn drt
simgesi olan melek, kartal, kz, veya buza ve aslandan oluan kilisenin
simgesel binek hayvann temsil eden Tetrapesa veya tetramorphus'a teka
bl edet drt stunla duran bir dzlk stnde bulunduu dnlmekte
dir. Bu metnin, Vahiy Kitabndaki Yeni Kuds ile benzerlii aktr.
37 Doay istediiniz kadar kovun, geri gelecektir.
38 M onogenes, antropos: nsan.
39 Kvlcm .

Drde blnme, drdn sentezi, drt rengin mucizevi ortaya k,


iin drt safhas: rigredo dealbatio, rubefactio ve citrinitas40 eski filo
zoflarn ba niteliklerini ve ynlerini temsil etmektedir. Peki nasl oluyor
da benim hastam bu eski speklasyonlan tekrarlyor?
Nedenini bilmiyorum. Sadece, bunun srf bu vakaya zg
olmadn biliyorum; kendi gzlemim veya meslektalarmn gzlemleri
altndaki birok vaka da ayn simgeciliin kendiliinden ortaya ktn
grmmdr. Bunlar drt yz yl nceden aldklarn sanmyorum. O
a, bu ayn arketip fikrinin pek n planda olduu baka bir adr.
Nitekim Platonun Timacusda gsterdii gibi, Orta a ok daha eskidir.
Bu klasik adan veya Msr'dan gelmi deildir; nk her ada, hemen
hemen her yerde grlmektedir. rnein bunun Kzlderililer iin ne
derece byk nemi olduunu hatrlamal.
Her ne kadar drtl bir dnya yaratcs tanr fikriyle ilgili grlen,
alarca eski tarihncesi simgesi de, ne acayiptir ki, buna urayan u
ada insanlar tarafndan ne olduu pek ender olarak anlalyor. nsan
lar kendi balarna brakldklarnda, simgeyi, tarihini bilmemek artyla,
acaba nasl aklarlar diye epey merak etmiimdir. Bu yzden onlar kendi
fikirlerimle tedirgin etmemeye almmdr, genel olarak da, kendileri
ni, ya da daha dorusu kendi ilerindekilerini, bir eyin simgesi olarak
akladklarn grmmdr. Yaratc bir arkaplan, bilind zihnin
derinliklerindeki hayat verici bir gne, kendilerine ait olan bir ey gibi
duymulardr. Her ne kadar ou zaman bunu hemen hemen Ezekiel'in
vizyonunun kopyas olduunu grmek kolay idiyse de, bu benzerlik
nadiren tannmtr. Hatta vizyonun ne olduunu bildiklerinde bile, bu bil
ginin gnmzde az grldn de sylemek gerek. Sistemli krlk
diyebileceimiz ey, Tanrnn, insann dnda olduu nyargsnn sonu
cudur sadece. Bu n yarg sadece Hristiyanlkta yoksa da, baz dinler
buna hi katlmyorlar. Tersine, baz Hristiyan mistikleri gibi, ya bir apri
ori aynlk, ya da baz idman ve altrmalarla eriilecek bir ama bii
minde Tanryla insann temelde ayn olduu stnde duruyorlar; bunu,
rnein Yoga yntemlerinde grdmz gibi, Apuleius'un deiimlerin
de de gryoruz.
40 Siyahlk, beyazlk, krm zlk, yeillik ve sarlk.

Karlatrma yntemi drtly, yarattnda beliren Tanrnn aa


yukar dolaysz temsili olduunu phesiz gsteriyor. Byle modem
insann dlerinde, kendiliinden ortaya kan simgenin de ayn eyi
insann iindeki Tanry ifade ettii sonucuna varabiliriz. Her ne kadar
vakalarn ou bu benzerlii tanmyorsa da, bu aklama yine de doru
olabilir. Tanr fikrini bilimsel olmayan bir varsaym olarak ele alacak
olursak, insanlarn niin bu yolda dndklerini kolayca anlatabiliriz.
Tanrya bir eit inan besleseler de, aldklar dinsel eitim bu fikri, mis
tik diye horgrdnden, iteki Tanr fikrinden hep rkeceklerdir. Ama
ite bu mistik fikirdir bilind zihnin doal eilimleriyle tevik gren.
Ben kendim ve meslek arkadalarm ayn tr simgecilii bir sr vakalar
da grm olduumuzdan, varlndan artk phe edemeyiz. Gzlemle
rim, stelik, 1914'e kadar geri gitmektedir; onlar aklamadan ondrt yl
bekledim.
Biri bu gzlemlerimi Tanrnn varlnn bir eit tantlamas gibi
anlamaya kalkarsa, esef edilecek bir yanlgya dm olur. Bunlar sadece
Tanrnn arketip imgesinin varln tantmak iindir ki, bu bence Tanr
hakknda psikolojik bakmdan ileri srlebilecek en ok eydir. Ama pek
nemli ve etkin bir arketiptir, olduka sk ortaya k her trl theologia
naturalis iin dikkate deer gibi grnyor. ou zaman yksek derecede
bir numinosum nitelii olduundan bu yaant dinsel yaantlar arasna
girer.
Esas Hristiyan simgecilii bir Teslis iken, bilind zihnin ifadesi
nin drtl olmas ok ilgintir. Aslna bakarsanz koyu Hristiyan ifadesi
de pek tam saylmaz; nk ktlk ilkesinin dogmatik grn Tesliste
yoktur, bu ktlk ilkesi, eytan gibi olduka tuhaf bir varlktr. Tanrnn
insanla ayn olmas sapknca bir varsaym olduundan, iteki Tanr da
dogmatik adan gtr. Ama ada zihnin anlad drtl, sadece
Tanrnn ite olduunu deil, ayn zamanda Tanrnn insanla ayn
olduunu ileri sryor. Dogmann tersine, deil, drt cephe vardr.
Drdncnn eytan temsil ettii kolayca karlabilir. Her ne kadar dn
kitaplarmzda: Ben kendim ve babam biriz. Beni gren babam grm
demektir deniyorsa da. sa'nn dogmatik insanln, insan kendini say-

la ve homoousia41 syla bir tutacak kadar belirtmek bir kfr ve lgnlk


saylr. Ama Ortodoks bir adan bakldnda byle anlalyor; bu yz
den, tabii drtlnn diabolica fraus42 olduu aklanabilir, balca kant
da Hristiyan kozmosunun sulandnlabilir ksmn oluturan drdnc
cephesinin sindirilmesi olacaktr. yle sanyorum ki, kilisenin bu gibi
sonulan, her trl ciddiye almak giriimini akim brakmas gerekir. Bu
gibi yaantlara herhangi bir yaklamay da mahkum etmesi gerekir,
nk kendinin ayrm olduu eyi doann birletireceini kabul ede
memektedir. Drtl ile ilgili her trl olayda tabiatn sesi iyice iitilmek
tedir, buysa bilind zihinle ilgili her eye kar eski kukular
uyandrmaktadr. Dlerin bilimsel aratrmas eski d yoluyla falclktr
ve simya kadar sakncaldr. D psikolojisine yakn paraleller, Latin
simya kitaplar arasnda vardr, bunlar gibi sapknlklarla doludur. Bir
zamanlar gizlilik ve koruyucu mecazlar gerekiyormu her halde. Eski
simyacln beyanlan modem dlerin kt ayn bilind zihinden
gelmekte olup, onlar kadar doann sesidir.
Nihai eyler konusunda pek phe beslenmeyen ve dnyann her bir
tarihinin Tekvin ile balad bir Orta a manzaras iinde yaasaydk,
dleri bir yana brakabilirdik. Nihai eylerin pheli olduu, uzadka
uzayan bir tarihncesinin var olduu ve insanlarn herhangi bir numinosum yaants duyduunda, bunun psienin yaants olduunu ok iyi
bildii modern bir dekor iinde yayoruz yazk ki. Tanrnn tahtnmn
evresinde dnen ateten bir dnya dnemeyiz artk ve Onu yldz
kmeleri sistemlerinden tede bir yerde de aramay hayal edemeyiz. Ama
insan ruhu, esrarlarla dolu gibi; nk bir deneyci iin btn dinsel
yaant, zihnin acayip bir durumu haline dyor. Yaayan kimseler iin
dinsel yaantnn ne ifade ettii konusunda bir ey bilmek istiyorsak,
bugn onun her trl hayal edilebilecek biimini inceleme frsatmz bol.
Bir ey ifade ediyorsa, bu, yaanty yaayan iin her ey demektir.
Kantlarn dikkatli incelemesi sonucu insan hi olmazsa ister istemez
buna varyor. Dinsel yaant, iindekiler ne olursa olsun en yksek beeni
41 Tanr Baba ile Tanr Oul benzer, am a ayn zden deildir sav.
42 eytan.

ile bir eit yaant diye tanmlanabilir. Modem zihniyet, extra ecclesiam
nulla salus (Kilise dnda kurtulu yoktur) hkmyle ifade olundu
undan, son mit olarak ruha dnecektir. Kii baka nerede yaant elde
edebilir? Cevab aa yukar anlattm gibi olacak. Doann sesi cevap
verecektir ve insann ruhsal sorunuyla ilgili her ey, yeni artc sorun
larla karlaacaktr. Hastalarmn ruhsal gereksinmeleri yoluyla, bi
lind zihnin ortaya kard simgeciliin olaanst sonularnn hi
olmazsa bazlarn anlamak iin ciddi giriimde bulunmak zorunda
kaldm. Zihinsel ya da ahlksa! sorunlarn tartmasna girmek bizi fazla
ileri gtreceinden, bir imgeyle yetinmek istiyorum.
Bir dinin ana simgesel figrleri, daima sz konusu olan belli, ahlksal ve zihinsel davran ifade eder: rnein ha ile trl dinsel anlamlan.
Baka bir ana simge de Teslistir. Bunlar yalnzca erkeksi zelliklerdir.
Bununla birlikte bilind zihin onu drtlye evirir, ayn zamanda bir
liktir de bu, nasl ki Teslisteki kii bir ve Tanryla ayn ey ise. Eski
tabiat filozoflar Teslisi, maginata natura43 olduundan asomen44
veya spiritus45 ya da volatilla46 yani su, hava ve ate gibi gsteriyorlard.
te yandan drdnc bileense to somaton47 idi, toprak ya da beden.
Bedeni, Meryem ile temsil ediyorlard. Bylece fiziksel Teslisine kadns
unsur eklemiler, sembol hnsa rebis, filim saplentiae48 olan drtly ya
da circulus quadratus'u49 yaratmlard. Orta a tabiat filozoflar dr
dnc unsurdan phesiz ki toprak ve kadn anlyorlard. Ktlk ilkesi
ak olarak belirtilmemise de, prima materidnm zehirli niteliinde ve
daha baka imalarla belirtilmektedir. Modem dlerde drtl, bilindmn kard bir eydir. Birinci blmde anlattm gibi bilind
ou zaman bir dii figr olan anima ile kiiletirilir. Grne baklrsa,
drtl sembol bundan kmaktadr. Bu, drtlnn dl yata bir teotkos50
veya Mater DeP'1dir, tpk topran Tanrnn Anas olduu dnld
43 Hayal edilen tabiat.
44 Bedensizlik,
45 Ruh.
4S Bilge oul.
49 D airenin Kare yaplmas.
5(1 Tanry douran.
Tanrnn anas.

gibi. Ama Teslis domasnda, kadn olsun, ktlk eden olsun, dta tutul
duundan, ktlk unsuru da dinsel simgenin bir blmn tekil ede
cektir, eer bu sonuncu bir drtl tekil ederse, byle bir gelimenin
nemli ruhsal sonularn kestirmek iin zel bir hayal gc gerekmez.

III
Doal Bir Simgenin Tarihi ve Psikolojisi
Felsefe merakn yldrmak istemiyorsam da, drtl simgesinin
ortaya kard sorunun ahlaksal ve zihinsel cephelerini kartrmamay
tercih ediyorum. Psikolojik sonular elbette ok nemli ve yeterince
anlaml. Pratik tedavide bunlarn byk rol oluyor. Burada psikoterapiyle uramyor, psiik fenomenin, dinsel cephesini ele alyorsak da
psikopatolojideki incelemelerim, beni mezarlarnn tozunu deerek bu ta
rihsel sembol ve figrleri ortaya karmak zorunda brakmtr. Gen bir
akl doktoruyken byle bir ey yapacam aklmn kenarndan gemezdi.
Bu yzden drtl simgeyi, circulus quadratus ve Teslis dogmasn dzelt
mek iin sapknca teebbsler stndeki bu uzun tartma olduka
konudan uzak ve fazla stnde durulmu olsa da bundan memnunum.
Aslnda drtl stndeki, btn sylediklerim rnek vakamn en son
blmne, esef edilecek derecede ksa ve eksik bir giritir.
D serimizin daha banda daire ortaya kmakta. rnein
dgrenin evresinde bir daire izen ylan biimini alyor. Daha sonraki
dlerde bir saat, bir merkez noktas olan bir ember, at almas iin
yuvarlak bir hedef, bir perpetuum mobile olan bir masa saati, bir kitap, bir
kre, yuvarlak bir masa, bir kse vb. Kare de hemen hemen ayn zaman
da var, bir ehir meydan, ortasnda bir havuz olan bir bahe halinde
beliriyor. ok gemeden kare dairevi bir hareketle ilgili gibi grnyor:
bir kare meydan evresinde yryenler, kelerinde drt ylan olan ve
insanlarn drt kenin evresinde dnd drtke bir odada yer alan
bysel bir tren (hayvanlarn insana deimesi) dgrenin bir taksi
iinde drtke bir meydanda dnmesi, drtke bir mahpus hcresi,

kendi ekseni evresinde dnmekte olan bo, drtke bir meydan. Baka
dlerde daire, kendi ekseni evresinde dn hareketiyle temsil ediliyor,
rnein drt ocuk karanlk bir halka tayor ve bir daire iinde gezini
yor. Daire ayn zamanda drtlyle kark olarak ortaya kyor, drt
ynnde 4 ceviz olan gm bir kse, ya da drt ayakl bir masa olarak.
Orta zellikle belirtiliyor gibi. Bir halkann ortasndaki bir yumurtayla, bir
asker birliinden oluan bir yldzla, drt yn noktasnn drt mavisinin
oluturduu bir daire iinde kendi ekseni evresinde dnen bir yldzla;
kutupla, kymetli bir tala vb. temsil olunuyor bu orta.
Bugn bu dler hastaya ani bir gz izlenimi biiminde gelen bir tek
resimde canlanyor. Zaman zaman hastann byie eyler grd veya
hayal ettii oluyordu, ama bu kez izlenimi ok gl bir yaant olmutu.
Kendisinin de dedii gibi: En ulu ahengin bir izlenimiydi bu. Byle bir
durumda bizim izlenimimizin ne olduu, ya da stnde bizim ne
dndmz nemli deildir. nemli olan hastann neler duyduudur.
Onun yaantsdr, durumunu deitirecek derecede gl bir etki gc
varsa, buna szle kar koymann anlam yoktur. Psikolog ancak, iin
ehliyse durumu tesbit edebilir, ayn zamanda byle bir vizyonun byle bir
kii stnde niin byle bir etkide bulunduunu anlamaya alabilir.
Vizyon hastann psikolojik gelimesinde bir dnm noktasyd. Bu dinsel
bir ifadeyle ihtida idi.
Vizyonun metni aynen yledir:
kisinde de ortak bir merkezi olan bir yatay, bir dikey daire var. Bu dnya
saati. Kara ku tarafndan (amyor. (Hasta burada kara bir kartaln altn halkay
alp gtrd daha nceki bir vizyona geri dnyor.) Dikey daire 4 x 8 = 32
blme ayrlm, beyaz kenarl mavi yass bir yuvarlak. stnde kendi ekseni
evresinde dnen bir el var. Yatay daire drt renkten oluuyor. Rakkas tayan
daire stnde drt adam ayakta duruyor, eski vizyonun altn halkas da evresinde.
Dnya saatinin ritmi, ya da vuruu var:
1. Kk vuru; mavi dikey yass yuvarlan kolu bir kerede saniyenin 1/32
hzyla hareket ediyor.
2. Orta Vuru; elin kendi ekseni evresinde tam bir kere dn. Ayn
zamanda yatay daire saniyenin 1/32 hzyla hareket ediyor.
3. Byk vuru; 32 orta vuru, altn halkann kendi ekseni evresinde bir tek
tam dnne eit.

Bu vizyon, daha nceki dlerdeki btn imalar zetliyor. Eskiden


daire, kre, kare meydan, dnen saat, yldz, ha, drtl zaman gibi eylerle nitelenen para para simgelerden bir btn yapmak giriimi gibi geli
yor bana bu.
Tabii en ulu ahenk duygusunun byle soyut bir yapyla verilme
sinin sebebini anlamak g. Ama Platon'un Timaeus'undaki iki daireyi ve
anima m u n d h m u ahenkli tam yuvarlan dnecek olursak, anlamaya
giden bir yol bulmu oluruz. Yine Dnya saati terimi, krelerin mzik
li ahengi konusundaki Antikite kavramn belirtiyor. Kozmolojik bir sis
tem olurdu bu. Gn ve yldzlarn sessiz dnnn veya gne siste
minin dzenli hareketinin vizyonu olsayd, manzarann mkemmel
ahengini anlar ve beenirdik. Ayn zamanda kozmosun Platoncu vizyo
nunun yar bilinli bir zihin durumunun sisi arasnda hafif hafif
parldadn hayal edebilirdik. Am a Platoncu manzarann ahenkli
mkemmelliiyle pek uyumayan birey var vizyonda. ki daire ayr ayr
nitelikte. Ayr olan sadece hareketleri deil, renkleri de. Dikey daire mavi,
drt rengi iinde bulunduran, yatay olmayan ise altn sars. Mavi daire
gn mavi yarm kresini yatay daire de, drt kk adamla kiiletirilen ve drt renkte nitelenen drt yn noktal ufku temsil edebilirdi. (nce
ki dlerin birinde drt nokta bir keresinde drt ocukla, sonra da drt'
mevsimle gsterilmitir.) Bu manzara insana dnyann Orta an daire
biimindeki temsillerini hatrlatyor hemencecik, ya da drt yazan rax
gloriae'yi, ya da ufkun zodyakla biim bulduu melothesiae'yi. Muzaffer
sa'nn temsili Horus ile drt olunun ayn resimlerinden tretilmi gibi.
Douda da buna benzer eyler var: ekseri Tibet meneli Budistik mandalalar ve daireler. Bunlar, genel olarak iinde drt yn ve mevsimleri
gsteren, drt kapl, drt ke kutsal bir yap olan dairevi bir padma, ya
da lotus'tan oluuyor. Ortada bir Buda, ya da daha sk olarak iva ile
aktinin birlemesi, ya da edeer bir dorje (yldrm sembol) vardr.
Bunlar yantrast, temaa, tefekkr ve Yogi'nin bilincinin en son tanrsal
tm, bilincine tahvili amacyla yaplan ayinlerin aletleridir.
Benzerlikler ne kadar gze arpar cinsten olursa olsun, tatmin edici
derecede deildir. nk hepsi de merkezi yle belirtiyorlar ki, sanki bun
lar ortadaki figrn nemini belirtmek iin yaplm grnyorlar.

Bununla birlikte bizim vakamzda merkez bo. Sadece bir matematik nok
tasndan ibaret. Szl geen paraleller dnyay yaratan veya dnyay
yneten Tanry, ya da gkteki burlara bal insan tasvir ediyor. Bizim
simgemiz zaman temsil eden bir saattir. Byle bir simgeye benzetilebilecek aklma gelen tek ey zayie plandr. Onun da drt yn noktas bir de
bo merkezi vardr. stelik tuhaf bir tesadf daha var: nceki dlerde sk
sk eksen evresinde dnmeden sz ediliyor, bu dnse genellikle sola
doru. Zayienin sola doru, yani yelkovann ters ynnde hareket eden
oniki evi vardr.
Ama zayie sadece bir tek daireden yaplmtr, stelik aktan aa
ayr iki sistem arasnda bir elime yoktur. Bu yzden zayie de, simge
mizin zaman cephesine biraz k tutuyorsa da, bu tatmin edici bir ben
zetme deildir. Orta a simgeciliinin hzinesi zengin olmasayd, bu
abalarmz brakp, psikolojik paraleller aramamz gerekirdi. yi bir
tesadf eseri, az tannan XIX yzyln balarnda yaam bir Orta a
yazar olan, Chlis manastn ba rahibi, Normandiyal bir air, 1330' ile
1355 aras peterinages yazm olan Guillaume de Digulleville'in
eseriyle karlatm. Bu eserin ad Le pelerinage de la vie humaine, de
l'me et de Jesus. Christ (nsan hayatnn, ruhun ve sa'nn hac) idi. Son
Chant du peleringe de lAme'&d bir cennet vizyonu gryoruz.
Cennet 49 tane kendi ekseni evresinde dnen kreden yaplmtr.
Bunlara yeryznn yzyllarnn ana rnei, ya da arketip'i olan siecles
(yzyllar) denmektedir. Ama Guillaume'a klavuzluk eden, melein ak
lad gibi, Kilise ifadesi olan in saecuta saeculorum51. Adi zaman deil,
sonsuzluu ifade etmektedir. Altn bir gk btn kreleri evirmektedir.
Guillaume altn ge ban kaldrp baktnda, sadece bir metre genili
inde ve gkyakut renginde kk bir dairenin farkna varyor. Bu daire
iin il sortait du ciel d or en un point et y rentrait d autre part et il enfaisait tout le tourS3 diyor. Belli ki mavi daire gn altn ksesini paralara
ayran byk bir daire stnde bir yass yuvarlak gibi yuvarlanyordu.
52 Btn alar boyunca.
53 Altn gn bir noktasndan kyor, epeevre dolaarak bir noktasnda kay
boluyor.

Burada demek iki ayr sistem oluyor, biri altn rengi, teki mavi,
bunlarn biri tekiyle kesiiyor. Mavi daire nedir? Melek yine hayret iin
deki Guillaume'a anlatyor:
Ce cercle que tu vois est le calendrier,
Qui en faisant son tour entier,
Montre des saints tes journees
Quand elle doivent etre fetees.
Chacun en fait le cercle un tour,
Chacune toile y est pour jour,
Chacun soleil pour l'espace,
De jours trente ou Zodiaque.54
Mavi daire kilise takvimidir. Burada baka bir paralel daha gryo
ruz: zaman unsuru. Hatrlanaca gibi vizyonumuzdaki zaman nabzla
nitelenmi, ya da llmtr. Guillaumeun mavi takvim dairesinin ap
bir metre. stelik Guillaume mavi daireye bakmaktayken birden allar
giymi ruh beliriyor. Melek bu ann o azizin bayram an olduunu
aklyor ve btn zodyak stnde konumaya devam ediyor. Balklara
gelince on iki balknn bayramn anlatyor, sonra da kutsal Teslisi.
Burada Guillaume sze karyor ve melee hibir zaman Teslis simgesi
ni anlamadn sylyor. Ona bu esrar aklama ltfunda bulunmasn
rica ediyor. Bunun zerine melek yle cevap veriyor:
Or il y a trois couleurs principales: le vert, le rouge et l'or .55Bunla
rn tavus kuunun kuyruunda birletiini syleyebiliriz. Sonra devam
ediyor: Le Roi de toute puissance qui met trois couleurs en m iti ne peutilfaire aussi qu'une substance soit trois.?-56 Altn renginin Babaya, Krm
54 Grdn em ber takvim dir,
Dnn tam am larken
Azizlere gnleri gsterir,
Hangilerinin kutsanacan.
Her birinin em beri bir kez dner,
Her yldz gn gsterir,
Her gne mekn
Otuz gnn, ya Zodyakn.
temel renk vardr. Yeil, krm z, sar.
rengi bir yapan ulu kral, bir z yapam az m?

znn Oula, yeilinin de Ruhul Kuds'e ait olduunu sylyor. Derken


melek aire ihtar ederek, artk soru sormamasn syleyip kayboluyor.
Melein retisinden biliyoruz ki, , Teslis ile ilgili. Bylece Teslis
konusunda nceki mistik speklasyon alanna kaymamzn amatan fazla
ileri gitmek olmadn da biliyoruz. Ayn zamanda renkler motifiyle
karlayoruz. Ama, ne yazk ki hastamzn 4 rengi var, oysa Guillaume
daha dorusu melek, altn, krmz ve yeil olmak zere sadece renkten
sz etmekte.
Burada Timaets'vm ilk szlerini zikredebiliriz: var, peki
drdncs nerde? Goethe'nin Faust'unda da Blm Il'deki nl
Kabires sahnesindeki ayn szleri buluyoruz, bunlar belki de hain man
zara diye evirilebilecek u esrarl Streng Gebilde vizyonunu deniz
den getiriyorlar.
Vizyonumuzun drt kk adam cce veya Kabires'lerdir. Drt yn
noktasn, drt mevsimi, ayn zamanda drt rengi de temsil etmektedirler.
Faust'da olduu gibi Timaeus'da da geleringe'da 4 rakam eksik. Olmayan
renk tabii mavi; Sar, Krmz ve Yeil serisine ait olan Mavi niin eksik?
Takvimin neresinde yanllk? Yoksa yanllk zamanda m? Ya da mavi
renkte mi?
htiyar Guillaume'cuun da karsna ayn sorun km: var,
peki drdncs nerde? Bir ey anlamadn syledii Teslis konusunda
bireyler duymak isterdi her halde, Melein, Guillaume'a baka acayip
soru sormadan kamakta acele etmesi insanda kuku uyandryor.
Guillaume ge ktnda herhalde kendinden haberi yoktur, nk
grdnden baz sonular karrd. Peki imdi ne grd bakalm? lkin
sonsuz mutlulua erimi kimselerin oturduu kreleri, ya da Siecles'leri
grd. Sonra altn g seyretti, ciel dor, orada altn bir taht stnde
oturan gkler kral vard, yannda da kahverengi kristal bir yuvarlak taht
stnde gkler kraliesi oturuyordu. Bu son aynnt Meryem'in ge, l
lerin dirilmesinden nce vcudla birlemesine msaade edilen tek lml
varlk olarak, vcuduyla ykselmesi varsaymna atfta bulunmaktadr. Bu
gibi temsillerde kral ou zaman sa'dr, onunla birlikte gelin olarak da
kilise grlr. Ama ok nemli olan ey Kraln hem sa, hem de Teslisin
kendisi, 4 rakamnn da kraliesi olmasdr. Mavi, Meryem'in gksel man

tosudur; gn mavi adrnn stn rtt topraktr. Ama Tanrnn


annesinden niye sz edilmiyor? Dogmaya gre Meryem sadece
beata'dn,57 tanrsal deildir. stelik, ayn zamanda vcudu ve karanl
olan topra temsil etmektedir. Bu yzden ite, Meryem acyc ve btn
gnahkrlarn savunucusudur.
Bu kymetli Orta a psikolojisi parasndan hastamzn mandalasnn baarlarna biraz nfuz etmi oluyoruz. Drtly birletiriyor
ve hep birlikte, ahenk iinde i gryorlar. Hastam Katolik eitimi
grmt, bylece istemeye istemeye ihtiyar Guillaume'cuu epeyce
kayglandran ayn sorunla kar karya gelmiti. Orta alar iin gerek
ten byk meseleydi bu. Testis meselesi, Meryem'in rahmi biiminde,
Tanrnn kutsal evi ve tanrsal kurtulu iinin zincirinde kanlmaz bakla
olan dii unsurun, topran ve vcudun dta tutulmas ya da pek -artl
tannmas meselesi. Hastamn vizyonu yzyllarn sorununa simgesel bir
cevaptr. Dnya saati imajnn en ulu ahenk izlenimi yaratmasnn daha
derin sebebi budur belki. Bu, maddeyle ruh, etin istekleriyle Tanr ak
arasnda ykc atmann olas bir zmnn ilk bildiriiydi. Kilise
dnn acnacak durumdaki yetersiz uyumas; btn elimelerin
uzlat bu mandala vizyonuyla tamamiyle yenilmitir. Ruhun bir kare
olduuna dair eski Pitagorcu fikri burada kant olarak ileri srebilirsek,
mandala Tanry l ritim ile, ruhu da da estetik drtlyle, yani drt
renge ayrlm daireyle ifade eder. Bylece cn derin anlamnda ruhun
Tanryla birlemesini ifade eder.
Dnya saati quadratura circuli ve perpcluum mobile'yi de temsil
ettiinden Orta a zihninin bu iki ura tam ifadesini mandalamzda
buluyor. Altn halka ve iinde bulunanlar, drtly, 4 kabiri, (n Asya
bitki tanrlar) 4 renk, mavi daire ve Teslis ve zaman hareketini temsil
ediyor Guillaume'a gre. Bizim vakamzda altn daire yava hareket
ederken, mavi dairenin yelkovan son sratle hareket ediyor. Mavi daire,
Guillaume'un altn gnde biraz uygunsuz grnyorsa da bizim
vakamzdaki daireler bir ahenk iinde kaynam durumda. Teslis arlk
hayattr, brn sistemin ritimli nabzdr, bununla birlikte drtlnn
57 Kutsal.

kat olan 32'ye dayanmaktadr. Bylece bir yanda daire ve drtl, te yanda
l ritim birbirinin iine yle bir giriyorlar ki, biri ayn zamanda tekinin
iinde de bulunuyor. Guillaume'un eserinde Teslis ak olarak belli, ama
drtl, gn Kral ve Kraliesi ikiliinde gizli. Hem stelik mavi renk kra
lieye deil, Teslis sfatlaryla nitelenen, zaman temsil eden takvime
balanyor. Bu bizim vakamza benzeyen bir birbirine giri gibi geliyor.
Nitelik ve iindekilerin birbirine girmesi simgelerin zelliidir. Bu
durum Hristiyanln Teslisinde de vardr. Baba, Oulun iinde, Oul
Babann iinde, Ruhul Kuds de hem Babann, hem de Oulun iinde, ya
da ilerine sinmi durumdadr. Babadan Oula ilerleme bir zaman unsu
runu gsterir, oysa mekn unsuru Mater Dei ile kiiletirilir. (Anne
nitelii balangta Ruhul Kudse atfolunuyordu; Ruhul Kuds'e de baz
ilk Hristiyanlar Sophia Sapientia diyorlard o zamanlar. Bu dii nitelik
kkten karlp atlmamtr, hi olmazsa hl Ruhul Kuds simgesine,
Columba spirits sancti'ye58 baldr. Ama drtl, ilk kilise sembolnde
ortaya kmasna ramen, dogmada yoktur. Daire iindeki eit kollu ha
drt ncil yazaryla birlikte duran sa, Tetramorphus vb. demek istiyorum.
Daha sonraki kilise simgeciliinde rosa mystica vas devotioris, fons signotus ve hortus conclusus Mater Dei'ninS9 ve ruhaniletirilmi topran
sfatlar olarak grnyor.
Bizim mandalamz Orta a Hristiyan felsefesinde bol bol tartlan
ana sorunlarn bazlarnn soyut, hemen hemen matematiksel bir temsi
lidir. Soyutlama yle ileri gidiyor ki, Guillaume'un vizyonunun yardm
olmasayd geni bir alana yaylm, tarihsel kkler sistemini gzmzden
karm olurduk. Hastann bu gibi tarihsel gereler stnde herhangi
gerek bir ilgisi yok. Din stnde ocuklukta herkesin ald kk ap
taki bilgiden baka bir ey bilmiyordu. Kendisi dnya saatiyle herhangi
dinsel bir simgecilik arasnda bir ba grmyordu. Vizyonun iinde, ilk
bakta insana din konusunda hatrlataca bir ey olmad belli. Ana
vizyonun kendi nefse dn evi dnden hemen sonra gelmitir. O d
yine daha nceki bir dte temsil olunan ve drt sorununa cevapt.
Ruhul K diis gvercinle temsili.
Mistik gl, dindarlk vazosu, temel sembol ve Tanrnn Anasnn kapal olan
bahesi.

Mesele, orada, drt yannda renkli suyla dolu drt kse olan, bir dikdrt
gen meknd. Biri sar, teki krmz, iincs yeil, drdncsyse
renksizdi. Tabii mavi eksikti, ama bir maarann derinliklerinden bir
aynn kt daha nceki vizyondaki teki renkle ilgisi vard. Ayn,
krmz, sar, yeil ve mavi k karan drt gz vard. Daha sonraki
dte mavi rengin kaybolmas hayrettir. Ayn zamanda, her zamanki kare,
nceden hi ortaya kmam olan bir dikdrtgene dnmt. Bu ak
tedirginliin sebebi animann temsil ettii dii unsura kar direnmeydi.
Nefse dn evi dnde ses bu olguyu doruluyor. yle diyor:
Yaptn tehlikelidir. Din, kadn imgesinden kurtulmak iin dediin bir
vergi deildir, nk bu imge ille de gereklidir. Kadn imgesi tama
miyle animadr.
Bir erkein animasna kar koymas normaldir, nk daha nce
sylediim gibi, anima o ana kadar bilinli hayattan uzak tutulmu
eilimler ve iindeki unsurlarla birlikte bilindn temsil etmektedir.
Bunlar birtakm gerek veya zahiri sebepler yznden dlanmtr.
Bazlar ortadan kaldrlm, bazlar geri itilmitir. nsann psiik
yapsndaki toplum aleyhine olan unsurlarn miktarn temsil eden eilim
lerdir bunlar ve ben bunlara istatistik sulu diyorum ki, bunlar da
ortadan kaldrlmaktadr. Yani bilinle ve bile bile elden karlmaktadr.
Ama sadece geri itilen eilimler genellikle pheli bir zellik gsterir.
Bunlarn topluma aykr olduuna phe yoktur, ama daha ok allmadk
ve toplumsal bakmdan tuhaf eylerdir. Kiinin bunlar niin bastrd da
belli deildir. Bazlar srf korkaklktan bastrr, bazlar srf allm bir
ahlk yznden bazlarysa sayg kaygsndan. Bastrma eylemi eylerin
yar bilinli, yar istemeyerek gitmeye koyuverilmesidir, scak bir
ekmein birden elden braklvermesi veya kedinin uzanamad ciere
pis demesi, ya da kendi isteklerinin bilincine varmamak iin ban evirip
baka yana bakmaktr. Freud, bastrmann, nevrozun oluunun ana
mekanizmalarndan biri olduunu ortaya karmtr. Ortadan kaldrma,
bilinli ahlksal bir semedir, ama geri itme ho olmayan kararlardan kur
tulmak iin olduka ahlka aykr bir eilimdir. Ortadan kaldrma,
kayg, atma ve ac yaratabilir, ama bilinen rneklere uyan bir nevroz
yaratmaz. Nevroz meru ac ekmek gibi bir eydir.

statistik su!yu dta tutacak olursak, olmasn istediimizden


daha az ideal ve daha ok ilkel bir insann psiik alt yapsna ait baya
nitelikler ve ilkel eilimlerin geni lkesi kalr geride. Uygar veya eitim
grm ya da ahlaksal bir varln, nasl yaamas gerektii konusunda
baz fikirlerimiz var, zaman zaman da bu byk mitlerimizi yerine
getirmek iin elimizden geleni yapyoruz. Ama doa, ocuklarnn her
birine ayn eyleri balamam olduundan, bunlarn kimi daha baarl
kimi daha baarsz oluyor. Bylece doru drst, yani gze batan her
hangi bir anormallik gstermeden yaayan kimseler var. Gnah ilerse de,
ufak tefek gnahlar ilerler, ya da iledii gnahlar bilinlerince bilinmez.
Kii gnahlarn bilneyen kimselere kar daha hogrl olur. Kanun
arasra, bilinmemesine ramen cezalandryorsa da, kilisedeki itiraf, ancak
kiinin kendisinin gnah sayd eyle ilgili. Ama doa gnah bilmeden
ileyenlere kar hogrl deil. Bile bile yapm gibi, bilmeden yapt
eyleri de ayn iddetle cezalandryor. Bylece bir zamanlar sofu ihtiyar
Drummand'un da syledii gibi, yaknlarna dayanlmasn g yapan
tuhaf sinirlilik ve kzgnlk krizleri geiren, te yanlarn bilmeyen kim
selerin ou yksek ahlkl kimseler oluyor. Azizliin n byktr, ama
bir azizle yaamak insanda bir aalk duygusuna, hatta ahlksal
bakmdan daha az eilimli kiilerde korkun bir ahlkszla sebep olur.
Ahlkllk zek gibi bir eilim iidir. Ahlkll bozmak mmknse de,
kiiyi kendinde olmayan bir sisteme zorla sokamazsnz.
Ne yazk ki, insan bir btn olarak, kendisini sandndan, ya da
olmak istediinden daha az iyidir; bunda phe yok. Herkesin bir glgesi
vardr, bu kiinin bilinli hayatnda belirli olmad sre daha kara ve
youndur. Aalk duygusu bilinliyse, kiinin her zaman onu dzeltme
imkn vardr. stelik baka menfaatlerle devaml temastadr, bu yzden
deimeye hazrdr. Ama bilinten geri itilir ve yalnz bana braklrsa
hibir zaman dzeltilmez. stelik beklenmedik bir anda birden patlak
verebilir; ne yapar yapar, en iyi niyetli giriimleri engelleyen bilinli bir
gizli engel oluturur.
Gemiimizi birlikte tayoruz, yani istekleri ve duygularyla birlik
te, ilkel ve aalk insan ve ancak byk bir aba sonucu kendimizi bu
ykten kurtarabiliriz. Bir nevroz karsa, olduka youn bir glgeyle

uramamz gerekiyor demektir. Byie bir vakann tedavi edilmesi


gerekiyorsa, kiinin bilinli kiiliiyle glgesinin birlikte yaayabilmesini
salayacak bir are bulmak gerektir. Kendileri byle dert ekenler, ya da
bakalarna yaasnlar diye yardm eden herkes iin ok nemli bir
meseledir bu. Glgenin ortadan kaldrlmas, baansn dindirmek iin
kafay kesmek gibi bir ey olur. Bir insann ahlk durumunu bozmak ie
yaramaz, nk daha iyi yann da ldrr ki onsuz glgenin bile anlam
kalmaz. Bu kartlarn uzlatrlmas byk bir meseledir. Antikitede bile
baz zihinleri kayglandryordu, ikinci yz yln efsanevi biri, bir Gnostik
olan Karpokrates, Matta'ya gre Incil'in 5.25. blmndeki: Rakibinizle
abucak anlanz, onunla ayn yoldayken szlerindeki rakibi bedensel
insan olarak anlamtr. Canl beden kiiliin kanlmaz bir blm
olduundan, metnin yle olmas gerekirdi: abucak kendinle anla,
kendinle ayn yoldayken. Kilise babalarnn daha salam zihniyetlerinin
bu ince ve modern gr asndan son derece pratik fikrin inceliini ve
baarsn takdir edecei tabiidir. Tehlikeliydi de, bugn de insann
hayatnn niin fedakr olmas gerektiini, yani insandan daha byk bir
fikre kendini adamas gerektiini unutmu bir uygarln, en hayati, ayn
zamanda en tehlikeli sorunudur. nsan kendine bir ey ifade ediyorsa,
byk eyler yaayabilir. Ama glk bu ifadenin salanmasndadr.
Tabii, bir kant olmaldr bu; ama kii, insann icat edebilecei en
kandrc eylerin deersiz ve hazrlop olduunu ve kiisel istek ve korku
larna kar bir eye inanmadn gryor.
Bastrlan eilimler, yani glge, kesin olarak kt olsayd, ortada
hibir mesele kalmazd. Ama glge olduka baya, ilkel, uygunsuz ve
tuhaftr; tamamiyle kt deildir. Hatta bir bakma insan varoluunu can
landracak, gzelletirecek, aa, ocuksu, ve ilkel nitelikler bile ihtiva
etmektir, ama bu gerekletirilmiyor. Okumu halk, imdiki uygarlm
zn iei, kendini kklerinden yksee kaldrm ve toprakla olan ban
koparmak zere. Bugn nfusun aa tabakasnn tedirgin ve huzursuz
olmad hibir uygar memleket yok. Baz Avrupa milletlerinde bu, st
tabakaya da km durumda. lerin bu durumu, psikolojik sorunumuzun
dev boyutlarda yansmasdr. Topluluklar insan ynlar olduundan,
sorunlar da, kiisel sorunlarn yndr. Bir insan serisi kendini stn

insanla bir tutuyor ve aa inmek istemiyor, teki takm kendini aa


insan olarak gryor ve yzeye kmak istiyor.
Bu sorunlar hibir zaman kanunla veya entrikalarla zlemez.
Ancak genel bir davran deiikliiyle olur. Bu deiiklik propaganday
la, yn toplantlaryla veya iddetle olmaz. Bireylerdeki deiiklikle
balar. Kiilerinin beendikleri ve beenmedikleri eyin, hayat ve deer
grlerinin deimesiyle devam eder ve ancak bu gibi bireysel deiik
liklerin biraraya gelmesi meydana getirir ortak hal aresini.
Okumu kimse kendindeki aalk duygusunu bakaldrmaya zor
layacann farknda olmadan bastrr. Hastamn bir zamanlar dnde
Sol cenah tamamiyle bomak niyetinde olan bir asker birlii grmesi
dikkate deer. Biri sol cenahn ite bu yzden boulmas gerektiini ileri
srer. D, hastamn kendindeki aalk insanla nasl uramas gerek
tiini gsteriyor. Belli ki doru bir yntem deil bu. Oysa nefse- dn
d, sorusuna doru cevap olarak dinsel bir davran gsteriyor.
Mandala, tarihsel bakmdan, grm olduumuz gibi, Tanry felsefi
olarak aklamak veya tapma amacyla grnr biimde, ya da Douda
olduu gibi, yoga almalar iin bir yantra halinde gstermek iin bir
simge olarak ie yaryordu. Gksel dairenin btnln ve drtl ilkeyi,
unsuru, ya da psiik nitelikleri birletiren yerin drt kelilii taml ve
birlemeyi ifade ediyor. Bylece Mandala uzlatrc bir simge vekarm
tayor. Tanryla insann uzlamas sann ve han simgesiyle ifade
olduundan, hastann dnya saatinin de buna benzer uzlatrc bir
anlamn umut edebiliriz. Tarihsel benzetmelerle nyarglar edindiimiz
den, Tanrnn, Mandalanm orta yerinde olacan bekleriz. Oysa merkez
botur. Mandalay tarihsel rneklere gre inceleyecek olursak, Tanrnn
daire, Tanrann da drtkeyle temsil edildii sonucuna varmamza
ramen, Tanrnn yeri botur. Tanra yerine mekn veya ruh da
diyebilirdik. Tarihsel nyargya kar bununla birlikte (tanrsal imgenin
drtl tarafndan igal olunduu nefse-dn evinde olduu g ib i) Mandalada Tanrnn iziyle karlamadmz da sylememiz gerek. Tersine,
bu bir mekanizmadr. Bylece nemli bir vakay nceden edinilmi bir
fikrin lehine gzden karmaya hakkmz olduunu sanyorum. Bir d
veya bir vizyon, olmas gerektii gibidir. Baka bir eyin klk deitirmi

ekli deildir. Tabii bir rndr, herhangi bir nihai amac yoktur. Hi etki
lenmemi hastalarn yzlerce Mandalasn grdm, ayn vakay olgularn
byk ounluunda grdm, merkezde bulunan hibir tanr yoktu.
Merkez genellikle belirtilir. Ama orda bulduumuz simgenin bambaka
anlam vardr. Yldz, gne, iek, eit kollu bir ha, deerli bir ta, ii su
veya arap dolu bir kse, reklenmi bir ylan ya da insandr, ama hibir
zaman bir tanr deildir.
Bir Orta a kilisesinin gl penceresinde muzaffer bir sa
grdmzde, hakl olarak bunun Hristiyan kltrnn merkezi bir
simgesi olmas gerektiini dnyoruz. Ayn zamanda, bir halkn ta
rihine kk salm herhangi bir din de, o halkn gelitirdii, rnein politik
hkmet biiminde olduu gibi, psikolojilerinin ifadesidir. Kiilerin d
veya vizyonlarnda grm olduklar veya etkin imgelem ile
gelitirdikleri modem mandalalara ayn yntemi uygulayacak olursak
mandalalarn dinsel demeden edemeyeceimiz belli bir davran
ifadeleri olduu sonucuna varyoruz. Din olumlu olsun, olumsuz olsun en
yksek ve en gl deeri olan bir badr. Bu ba, istekle olabilecei gibi,
istemeyerek de olabilir; yani bile bile bilind yoluyla sizi tutsak klan
deeri kabul edebilirsiniz. Sisteminizdeki en yksek g olan bu psikolo
jik olgu tanrdr, nk tanr denen ey stnlyle ezici psiik bir unsur
dur daima. Bir tanr ezici bir unsur olmaktan karsa, bir isimden baka bir
ey olmaz. z lm, gc gitmitir. Antikite tanrlar, niin saygnln
ve insan ruhlar stndeki etkisini yitirdi? nk Olimposun tanrlar
zamanlarn doldurmu ve yeni bir din balamt, Tanr insan olmutu da
ondan.
Modem mandalalardan sonular karmaya devam edersek, nce,
halkn yldzlara m, gnelere mi, ieklere mi ya da ylanlara m,
taptn sormamz gerek. Bunu yadsyacaklardr, ama ayn zamanda
kreler, yldzlar, halar gibi eylerin kendilerindeki bir merkezi temsil
eden simgeler olduunu syleyeceklerdir. O merkezden ne kastolduu
sorulacak olursa da kekelemeye balarlar, dnya saatinin vizyonunun
onda mkemmel bir ahenk duygusu yarattn gren hastamn itirafna
pek benzeyen yaantlardan sz ederler. Bakalar ayn vizyonu byk bir
ac ve felaket annda grdklerini sylerler. Yine bakalarna ulu bir d,

ya da uzun ve boa kan kayglarn son bulup, bir bar a balad an


hatrlatr. nsanlarn yaantlarn zetleyecek olursanz, aa yukar yle
bir ifade elde edersiniz: kendilerine geldiler, kendilerini kabul edebilirler,
kendi kendileriyle uzlaabildiler, bylece kt art ve olaylar konusunda
uzlatlar. Eskiden ayn ey yle ifade olunurdu: Tanryla badat, kendi
istencini feda etti, kendini, Tanrnn buyruuna boyun edirdi.
Modem bir mandala, tuhaf bir zihin durumunun istemeye istemeye
itirafdr. Mandalada Tanr yoktur, bu yzden bir tanrya boyun ei veya
onunla uzlama diye bir ey de yoktur. Tanrnn yerine insann btnl
gemi gibidir.
nsandan sz edildi mi, herkes kendi ego kiiliinden sz edildiini
sanyor yani kiiliinin kendi bildii kadarndan bakalarndan sz
edildi mi, kendilerinkine pek benzer bir kiilikten sz edildiini sanyor.
Ama modern aratrma bize, kiinin bilincinin sonsuzca uzanan bilind
bir psie stne dayandn ve onunla evrildiini rettii iin, insan
sadece bilincinden ibarettir diyen olduka eski moda nyargy gzden
geirmemiz gerek. Bu olduka basit varsayma hemen eletirici bir soru
olabilir; kimin bilinci? Kendi bilinci mi, yoksa evresindeki baka kim
selerin bilinci mi? Dorusu kendi kendimin grmle, bakalarnn beni
grn badatrmak ok g. Kim hakl? Gerek birey kim? Daha da
ileri gidip, insann ne kendi ne de bakalar tarafndan bilinmediini gz
nne getirecek olursak var olduu daha kantlanabilir olan, bilin
meyen bir ey kimlik sorunu daha da etinleiyor. Aslnda psiik
varln geniliini ve son zelliini tanmlamak imknszdr. imdi,
insandan sz ettiimiz zaman, onun tanmlanamayacak btnn ancak
simgesel olarak ifade edilebilecek, dille anlatlamayacak toplamn syle
mek istiyoruz. Nefs kelimesini insann btnn anlatmak iin, bilinli
ve bilind varlnn son toplamn anlatmak iin kullanyorum. Bu teri
mi Dou felsefesinden aldm, yle bir felsefe ki tanrlar insans olmaktan
ktnda bile ortaya kan o sorunlarla yzlerce yl uramtr. Upanadlarn felsefesi oktan tanrlarn rlativizmini tanm bir psikolojiye
tekabl eder. Bu, ateizm gibi aptalca bir yanllkla kartrlmamaldr.
Dnya eskiden nasl idiyse, imdi de yle ama bilincimiz acayip
deiikliklere uramakta. lkin, ok eski zamanlarda (bu hl bugn

yaamakta olan ilkel kimselerde grlebilir) psiik hayatn ana gvdesi,


grne baklrsa, insan ve insan olmayan nesnelerdeydi; bugn
diyeceimiz gibi, yanstlmt. Bilinlilik tam bir yansma durumunda
pek varolamaz. Olsa olsa bir duygular yn olur. Yanstmalarn ortadan
kalkmasyla bilinli bilgi yava yava geliti. Tuhaftr ki, bilim, aslnda
dnyann ruhanilikten karlmasnn birinci evresi olan astronomi kanun
larnn bulunuuyla balamtr. Yava yava, adm adm izledi. Daha
Antikite anda, tanrlar, dalardan, rmaklardan, aalardan ve hayvan
lardan ekip aldlar. Bilimimiz yanstmalarn hemen hemen tanmayacak
derecede inceltti. Ama bizim her gnk psikolojik hayatmz, hl yanst
malarla kaynayor. Bunlar gazetelerde, kitaplarda, sylentilerde dediko
dularda bol bol bulabilirsiniz. Bugnk bilgideki btn boluklar hl
yanstmalarla doludur. Bakalarnn ne dnd ya da gerek karakter
lerinin ne olduu konusunda hl kendimize gvenemiyoruz. Baz kim
selerin kendimizde olmadn bildiimiz btin kt niteliklere sahip
olduuna veya hibir zaman kendimizin olamayaca btn ktlkleri
yaadklarna inanyoruz. Glgemizi utanmadan yanstmamak iin son
derece dikkatli olmalyz; hl yanstlm gz aldanm olan
bataklktayz. Bu yanstmalarn topunu ekip alacak kadar cesur birini
hayal ediyorsanz, olduka kaln bir glgenin farknda olan bir birey kar
karnza. Byle biri yeni sorunlar ve atmalarla yklemitir kendini.
Kendi kendi iin ciddi bir problem olmutur, imdi onlar unu bunu
yapyor, onlar haksz, onlara kar savamak gerek diyemez. Nefse
dn evinde yayordur. Byle bir adam, dnyadaki her hatal eyin
kendi iinde olduunu bilir ve kendi glgesiyle ba etmeyi rendi mi de,
dnya iin gerek bir ey yapm demektir. Gnmzn zlmemi
byk toplum sorunlarnn hi olmazsa kck bir blmn ortadan
kaldrabilmitir. Bu problemler idaresi g ve karlkl yanstmalarla
zehirlidir. Kendini ve kendinin btn uralarnda bilindnda tad o
karanl bile gremeyen nasl doru grr?
ada psikolojik gelime, insan gerekte neyin meydana
getirdiini daha iyi anlamaya yaryor. Tanrlar ilkin insanst kuvvette ve
gzellikte, karl dalarn doruklarnda veya maara, orman ve denizlerin
karanlnda yaarlard. Sonradan bir tek tanr oldular, derken, Tanr insan

oldu. Ama tanrlar zamanmzda herhangi bir bireyin kucanda


toplanyor ve psiik fonksiyonlar halinde klk deitirmi olmalarna
ramen yine eskisi kadar gl ve hayret verici, insan psiesini avucunun
iinde tuttuunu sanyor. Onu bir bilim durumuna getirmeyi bile
dnyor. Ama psie aslnda hem yapan, hem douran psiik zne ve
hatta bilin olanann ta kendisidir. Psie bilincin snr izgisinin yle
tesinde ki, bilin, okyanusta bir adaya benzetilebilir. Ada kk ve
dardr, oysa okyanus geni ve derindir, yle ki, mesele bir mekn mesele
siyse tanrlarn ite veya dta olmalar farketmez. Ama dnyann ruhanilikten karlmas yanstmalarn ekilip alnmas tarihsel sreci
imdiye dek srd gibi srerse o zaman tanrsal veya eytans her trl
zelliin, ruha, bilinmeyen insann iinde dnmesi gerekir. lkin bu mad
deci hata kanlmaz gibi grnyor. Tanrnn taht yldz kmeleri
arasnda bulunmadndan, bundan Tanrnn hibir zaman var olmadn
kardlar. kinci kanlmaz yanl da, psikolojizmdir: Tanr bir eyse,
baz saiklerden, korkudan, rnein g isteminden ya da bastrlm cin
sellikten tretilmi bir hayal olsa gerek denmitir. Bu szler yeni deildir.
Putperest tanrlarnn putlarn ykan Hristiyan misyonerleri tarafndan
buna benzer eyler sylenmiti. Ama eski misyonerler eski tanrlarla
savaarak yerine yeni bir Tanry koyarlarken amzdaki putkrclar
eski deerleri yok ederken yerine herhangi bir ey koyup koymadklarn
bilmiyorlar. Nietzsche eski yaztlar ykarken ne yaptn pekla biliyor
du, yine de ikinci bir kiilik gibi, kendini byk trajedisi Byle Buyurdu
Zerdt'de. bir tuttuu bir eit alterego60 olan dirilmi Zerdt ile kendi
kendini desteklemek iin hutaf bir ihtiya duydu. Nietzsche tanrsz
deildi; sadece, Tanrs lmt. Bunun sonucu olarak Nietzschenin
kendi ikiye ayrld, teki ikinci Benine Zerdt, baka zamanlardaysa
Diyonizos demek zorunda kald. Kurtulamayaca hastal srasnda
mektuplarn TrakyalIlarn uzuvlar koparlan Diyonizosu olan Zagreus
diye imzalard. Zerdtn trajedisi u ki, Tanrs ldnden Nietzsche
nin kendisi tanr oldu; bunun byle olmas Tanrsz olmayndandr.
Olumsuz bir inanla yetinmeyecek derecede olumlu bir nitelikteydi.
60 teki Ben.

Byle biri iin Tanrnn ldn sylemek tehlikeli gibi grnyor.


Hemencecik iinmenin kurban olur. Tanr fikri nemli hatta ezici, psiik
younluu temsil ettiinden, bir bakma byle bamsz bir younluun
bir nonego olduuna inanmak daha gvenilecek bir i olur, belki de
tamamiyle baka insanst bir varlk totaliter aliter' dir. Byle bir inan
karsnda ister istemez kk, hemen hemen kendi boyunda grr kendi
ni. Ama tremendum'un ldn iln ederse, o zaman bir zamanlar Tanr
gibi byk bir varla yatrlm olan byk gcn nereye gittiini bul
mas gerekir. Baka bir ad altnda belirebilir ya da izmle biten bir eyler
olur, hatta ateizm diyebilir, bunlara kar insanlar eskiden Tanrya nasl
davranyorlarsa, yle davranrlar, inanrlar, ondan mit eder ve beklerler.
Yeni bir ad altnda baka bir klkta kmazsa ortaya, lm ilannn kt
kimsenin zihnine elbette dner. Korkun bir enerji ii olduundan, sonu
kiiliin bln eklinde ayn derecede nemli psikolojik bir bozukluk
olacaktr. Bu ayrlma iki veya daha ok kiilie ayrlmaya sebep olabilir.
Sanki bir tek kii btn enerji toplamn tayamayacandan, o ana kadar
grevsel paralardan meydana gelen kiilik, blmlere ayrlr ve bamsz
kiilerin onurunu ve nemini zerine alr.
yi ki insanln byk bir ksm Nietzsche kadar duyarl, dinsel
kiilerden meydana gelmemi. Alk, duygusuz kimseler Tanr fikrini
yitirirlerse hibir ey olmaz hi olmazsa o anda kendilerine bir ey olmaz.
Ama toplum olarak, ynlarda zihin salgn ba gsterir ki, bu imdi
olduka oalmaktadr.
Mandalayla ifade edilen yaant, artk tanrsal imgeyi yanstmayan
kimselerde grnr. Bunlar gerek iinme ve znme tehlikesiyle kar
karyadrlar.
Yuvarlak ve kare itler bu yzden bir patlama ve zlmeyi nlemek
iin koruyucu duvarlar veya bir vas hermeticum61 yaratan bysel
aralarn deerini tar. Bylece mandala insann kendi iine tam olarak
dnmesini gsteriyor ve destekliyor. Bu durum hi de bencillik deildir.
Tersine, iinme ve zmlemeyi nlemek amac gden ok ihtiya duyu
lan nefse dntr.
(1 Kapal vazo.

Grm olduumuz gibi it, Yunanca lemenos denen bir tapman


veya yalnz bir kutsal yerin snrdr. Bu durumda daire, dtaki eylerle
karmamas gereken bir i srecini korumakta ve yalnz tutmaktadr.
Bylece mandalalar simgesel olarak eski somut gerekleri tekrar eden ok
eski yntem aralardr. Sylemi olduum gibi, temenos'un sakini
tanryd. Ama mahpus veya mandaladaki iyi korunan ey tanr gibi deil,
nk yldz, ha, kre vb. gibi kullanlan simgeler bir tanrnn ifadesi
deil, insan kiiliinin pek nemli bir blm gibi grnyor.
Mandalann mahpusu ya da korunan sikini, sanki insann kendi, ya da hi
olmazsa i ruhudur. Modern mandalalarn ortalarnda genellikle tanry
bulduumuz eski bysel dairelerin iinde hayret verici derecede yakn
paralelleri olduundan, modern mandalada insann tam insann
tanrnn yerine getii ak.
Bu yer deitirme, tabii, ne kendiliinden oluu ne daima temelde
bilind oluu bakmndan dikkate deer bir olaydr. Tanr fikrinin artk
bamsz bir varlk olarak yanstlmad bir durumda, neler olacam
bilmek istiyorsak, insann bilind zihninin cevab udur; Bilind tanr
yerine in loco dei yeni bir insan fikri, tanrlatrlm veya tanrsal bir
insan, hapsolunmu, gizlenmi ve toplumsal sembolizmle ifade olunan bir
insan fikri yaratmaktadr. Simgeler hastann rnein dnya saati duru
munda olduu gibi mikrokozmos ve ayn zamanda makrokozmos Ortaa
kavramn ima etmektedir.
Mandalaya gtren birok sreler ve mandalann kendi, Orta a
speklasyonlarnn, dorudan doruya dorulamalar gibi grnyor.
Sanki halk Filozof ta, ac/ua permanens tanrsal su, yuvarlaklk,
drtkelik, drt renk vb. stnde eski kitaplar okumu gibi. Oysa simya
c felsefenin ve anlalmas g simgeciliin yanndan bile geememilerBu olaylar tam takdir etmek gtr. Kiinin balca kaygs, bun
larn Orta a simgeciliiyle ak ve etkili paralellii olsayd, bu eski
dnme yntemlerine dn diye aklanabilirdi. Ama bir eski ynteme
dn olunca, bunun sonucu bozuk bir uygulama ve buna tekabl eden bir
etkinlik eksiklii oluyor. Bununla birlikte byle bir sonu, srf byle
gelimelerden kmaz ortaya. Tersine, nevrotik ve kiiliin ayrld

durumlar ok iyiye doru gitmekte ve insann btn karakteri dzelmek


tedir. Uygulama iyiye doru gitmektedir. Bu sebeplerden dolay bana
gre sz konusu sre bir geriye gidi diye aklanmamaldr. Bence daha
ok, Orta alarn banda ve hatta daha nce Hristiyanln
balangcnda ortaya km psikolojik srelerin gerek bir devamdr.
Ana simgelerin birinci yz ylda var olduuna dair belgesel kant var elde.
Ba Rahip Komarios, Klcopatraya Tanrsal Sanat retiyor adl
Yunan kitabndan sz ediyorum. Metnin, kaynann putperestlik ve Msr
olduuna phe yok. Ayn zamanda III. yzyln bir filozofu olan
Zozimosun mistik metinleri de var. Bununla birlikte, her ne kadar ana
sembolizmi putperestlie ait olup Corpus Hermeticumvm felsefesiyle
yakndan ilgiliyse de burada Yahudi ve Hristiyan etkileri belirgin.
Mandalayla ilgili simgeciliin yakn akrabalarn eski putperestlik
kaynaklarna kadar gtrmesi, bu grnrde psikolojik olaylara bir k
tutuyor. Dorudan doruya gelenekle desteklenmeden bir Gnostik fikir
eilimini srdryorlar gibi. Her dinin belli bir ileri gelen psikolojik duru
mun kendiliinden ortaya kan bir ifadesi olduunu dnmekte
haklysam, o zaman Hristiyanlk Miladi yln balangcnda ileri gelmi
olan ve sonraki yz yllarda geerli olan bir durumun ifadesidir diyebili
rim. Ama ayn ekilde dinsel ifadeyle belirebilecek baka durumlarn
varln dta brakmayan, tam o srada stn gelen bir durumu ifade
ediyordu. Hristiyanlk yaayabilmek iin bir sre Gnostisizm ile
savamak zorunda kald, buysa Hristiyan nkouluna hemen hemen
eit bir baka kouldu. Gnostisizm tamamiyle silinip atld, kalntlar yle
bir ekilde paraland ki, i anlamna girebilmek iin zel bir inceleme
gerekir. Ama simgelerin tarihsel kkleri Orta alara uzanyorsa, bunlar
elbette Gnostisizmde bulunacaktr.
nceden ortadan kaldrlm olan psikolojik bir durum, ortadan
kaldrlma durumunun ana fikirleri dibe kerken, kendini yeniden belli
ederse, pek manta aykr olmaz. Gnostik sapkn mezhep, ortadan
kaldrlmasna ramen, simyaclk ad altnda Orta a boyunca
srmtr. Simyacln birbiri iin elzem olan iki blm olduu bilinir,
bir yanda doru drst kimya aratrmas, te yanda theoria veya
philosophia. Birinci yzyln szde Demokritosun yzyllarnn adnn

ta fizika ke ta mistiki1 gsterdii gibi iki blmde Miladn balangcnda


birlikte vardrlar. Ayn ey III. yzylda Zozimosun yazlan ile Leyden
Papirsleri iin de varittir. Antikite simyasnn dinsel ve felsefi grleri
de aktan aa Gnostikti. Bu son grler acayip ve ak olmayan bir
fikir evresinde toplanmaktadr. Belki yle ifade edilebilir: balangcn
kaotik sularn kulukaya yatran anima mundi yaratc amil veya tannsal
ruh, madde de potansiyel bir durumda kalm ve bataki kaotik durum
onunla birlikte srmtr. Bylece filozoflar veya kendilerine dedikleri
gibi Bilgelik ocuklar nl prima materia\m n , ruha gebe,
balangtaki kaosun bir ksm gibi grdler. Ruhdan anladklan yan
maddi bir pneuma bir eit nazik bir beden idi, buna uan da diyorlar
ve oksidlerle dier eriyebilen bilekenleri kimyasal olarak tantyorlard.
Kimyada cva ve felsefede vahiy tanrs Hermes denen ruha Merkr dendi
ki bu Hermes Trismegistos gibi simyann ba yetkilisiydi. Niyetleri
kaostan esas tanrsal ruhu karmakt, buna z, Tanrlar suyu, bu hayat
quinta essentia, aqua permanens, utorteon vaf veya tinctura deniliyordu.
nl bir simyac Johannes Rupescissa esas ze le cici humain, insan g
veya gk demektedir. Ona gre bu mavi bir svyd ve gk gibi bozulmaz
cinstendi. Esas zn gk renginde olduunu sylyor, et ntre soleil la
orne, tout airsi que le soleil orne le ciel,63 Gne altnn bir allegorisidir.
yle diyor Iceluy Soleil est vray or ve devam ediyor ces deux choses
conjointes ensemble influent en nous... des conditions du ciel des cieux et
du soleil celeste.64 Fikri, belli ki, gn ve iimizdeki gksel gnein
simgelerini yaratan znz, mavi gk ve iindeki altn gnetir.
G uillaum eun gksel vizyonuna, doru izilmi bir paralel gibi
grdm, altn bir mikrokozmosun resmidir bu. Bununla birlikte renk
lerin sras terstir; Rupescissa da yass, yuvarlak, altn ve gk mavisi
rengindedir Ayn dzeni olan hastam daha ok simyac ynde gibi
grnyor.
Fizik ve mistisizm.
63 G ne g nasl sslerse, onu da yle ssledi.
64 Bu gne gerek altndan, bu iki ey birlikte Gklerin gnn ve gksel
gnein artlarn etkiliyor.

Mucizevi sv, tanrsal su, gk veya sema denen herhalde Tekvinin


1.6 Gk st sulann ima ediyor. Grevsel bakmdan bunun iinde
yaratc ve biim deitirici nitelii olan kilisenin kutsal suyuna benzeyen
bir eit vaftiz suyu olduu dnlyordu. Katolik kilisesi hl benedictofontis65 eylemini Paskalyadan nce sabbathum sanctumda66 icra eder.
Ayin descensus spiritus sancti in aquam'm67 tekrarndan ibarettir. Adi su,
bu yolla insan deitirme ve ruhi bakmdan yeniden can verme gibi
tanrsal bir nitelik kazanr. Bu tanrsal suyun simyasal fikridir, aqua permanens (Deimez su) putperestlikten gelmeseydi, ikisinden de olmad
simyann aqua permanensini benedictio fontis eyleminden tremekte
zorluk ekilmezdi. Mucizevi suyu Birinci yzyla ait ilk Simya kitap
larnda gryoruz. stelik Physis'e giren descensus spirutus Mani
stnde byk etkisi olan bir gnostik efsanedir bu. Herhalde manieizm
etkisiyle, Latin simyasnn ana fikirlerinden biri olmutur. Filozoflarn
niyeti mkemmel olmayan maddeyi kimyasal olarak, altna, panaccea'ye,
her derde deva ilaca ya da hayat iksirine evirmekti. Ama felsefi veya
mistik bakmdan, tanrsal hermaphroditus'a. ikinci Ademe, diriliin ulu
ve bozulmaz vcuduna veya lumen luminuma68 insan zihninin aydn
durumu olan splentia'ya69 evirmiti. Richard Wilhelm ile birlikte in
simyasnn da ayn fikri dourduunu, opus m a g num 'm 70 amacnn
elmas vcut yaratma olduunu gsterdim.
Btn bu ayrntlar, psikolojik gzlemlerimi tarihsel dekoruna
yerletirmek iin bir giriimdir. Tarihsel ba olmakszn havada asl srf
bir merak olarak kalr. Gstermi olduum gibi modem simgeciliin eski
kuramlar ve inanlaryla olan ba, her zamanki dolayl veya dolaysz
gelenekle hatta sk sk tahmin edildii gibi, gizli bir gelenekle dahi tesbit
olunamaz. En dikkatli aratrmalar bile, hatann bu eit kitaplar okudu
unu veya bu konuda herhangi bir bilgisi olduunu aa karm
deildir. yle grnyor ki, bilind zihinler, kendini defalarca u son
65 Kutsal su.
66 Kutsal sabat.
Ruhul kudsin suya inii.
6 Nurun nuru.
69 Bilgelik.
7(1 Byk eser.

2000 yl iinde gsteren ayn dnceyle hareket etmitir. Byle bir


sreklilik, ancak biyolojik soyaekim ile geirilen bir bilind durumu
farzedersek, olabilir. Bu varsaymmla temsillerin bir mirasndan sz
etmiyorum tabii, yoksa, imknsz olmasa bile kantlamas g olur.
Soydan alnan nitelik bana yle geliyor ki, ayn veya hi olmazsa benzer
fikirleri yeniden dourabilme imkn gibi bir ey. Bu imkna arketip
dedim ki bu zihinsel bir nkoul olup, beynin grevinin bir zelliidir.
Bu gibi tarihsel paralellerin altnda, mandalaya o ana kadar
bedende gizli, uyur durumda olan artk dar karlm ve yeniden can
lanm olan tanrsal varl simgeliyor, ya da insann tanrsal bir varla
deiiminin yer ald tekneyi veya oday temsil ediyor.
Byle ifade etmenin insan ister istemez ar metafizik speklasyon
lara srklediini biliyorum. Ne yapalm ki yle, ama insan zihninin
yaratt, her zaman yaratm olduu bu. Bu gibi olgularn bir yana brak
lacan dnen psikoloji, ister istemez onu suni olarak dta brakm
olacaktr. Deneysel adan kabul edilemeyecek felsefi bir nyargdr bu.
Bu gibi ifade biimleriyle metafizik bir gerek kurmadmz belirt
mem iyi olur belki. Bu, zihnin byle ilediini gstermek iin sadece.
Hastamn, mandalay grdkten sonra kendini ok daha iyi duyduu bir
gerek, onun iin hallolunan problemi anlarsnz. mkn olsayd mandala
kadar anlamas g ve uzak bir yaantnn mmkn sonular stndeki
btn speklasyonlar ortadan kaldrmakta duraklamazdm. Ama yazk ki
benim iin bu eit yaant, ne uzak, ne de anlalmas g. Tersine,
mesleimin gnlk kaygs hemen hemen. Yaamak istiyorlarsa
yaantlarn ciddiye almas gereken bir ok insan biliyorum. Bunlar ya
eytan, ya da derin denizi semek zorunda. eytan mandala veya ona eit
bir ey, derin deniz ise nevroz. eytan hi olmazsa olduka kahramans,
ama deniz ruhsal lmdr. yi niyetli aklc, eytan blis ile kovduum ve
yerine dinsel inan hilesiyle namuslu bir nevrozu koyduumu syleye
cektir. Birinci k iin syleyecek szm yok metafiziki olmadmdan,
ama inan deil sorunum, yaant. Dinsel yaant salttr. Tartmaya
gelmez. Ancak bir yaant duymadnz syleyebilirsiniz, karnzdaki
da: Kusura bakma ben duydum diyecektir. Tartmanz da orda bite
cektir. Dnya dinsel yaant stnde ne dnrse dnsn, onu

yaayan, ona bir hayat, anlam ve gzellik kayna salayan ve dnyaya ve


insanla yeni bir grkem veren byk bir hzineye sahiptir, Pistise
sahiptir, bar iindedir. Byle bir hayat olmaz, bu gibi yaant gerek
deildir, bu gibi bir pistis bir hayalden ibarettir diyebilmek iin l
nerde? Nitekim yaamanz iin yardm eden nihai eyler stnde daha iyi
bir gerek var m? Bilind zihin tarafndan yaratlan simgeleri bunun
iin dikkatle ele alyorum. Bunlar modern insann tenkiti zihnini ikna
edecek biricik eylerdir. Bunlar eski moda sebepler yznden ikna edi
cidir. nsan kuatcdr, bir nevrozu iyi eden, nevroz kadar kandrc
olmaldr: nevroz ok gerek olduundan yardmc yaantnn da o derece
gerek olmas gerekir. Ktmser olarak sylerseniz pek gerek bir hayal
olmas gerekir. Ama gerek bir hayal ile iyiletirici dinsel bir prognozu
olan, tahmine gre lnceye kadar ekilen bir hastalktr diyebilirsiniz;
normallik olarak grlen bir bnye kusurudur; insan beyni ldrc dere
cede fazla bym bir hayvandr diyebilirsiniz. Bu eit dnme
sindirim sistemleri bozuk, hallerinden ikide bir ikyet edenlerin
ayrcaldr. Nihai eylerin ne olduunu kimse bilmez, bu yzden onlar
yaadmz gibi kabul etmek zorundayz. Byle bir yaant hastamz
daha salkl, daha gzel, daha tam, daha memnun yaparsa, size ve sizi
sevenlere gvenerek diyebilirsiniz ki bu, tanrnn Itfudur.

ANALTK PSKOLOJ VE R
^ N A L T K psikolojinin iirle olan ilikisini incelemek g
olmasna g ya, sk sk tartlan psikoloji ile sanat, genel anlamdaki
sanat arasndaki iliki zerindeki grlerimi aklamak bakmndan
benim iin iyi bir frsat. Aslna bakacak olursanz, bu iki eyi karla
trmak doru deil, ama ikisi arasnda varolduu kuku gtrmeyen yakn
balantlar zerinde durmakta yarar var. Sanat ura psikolojik bir etkin
liktir, dolaysyla da sz konusu balantlara psikolojik adan yaklamak
doal. Bu k altnda, insanolunun psiik siklerden doan herhangi bir
etkinlii gibi, sanat da psikolojinin ele alaca bir konu. Ancak, uygula
maya kalktmzda, bu sz, psikolojik gr asnn alabildiine kesin
bir snrlamasn da birlikte getiriyor. Sanatn, ana niteliini oluturan ey
deil, sadece yarat sreci psikolojik inceleme konusu olabilir. Sanatn
zde ne olduu sorunu, psikologun yantlayabilecei birey deil,
estetikinin iidir.
Dinde de benzer bir ayrm sz konusu. Fenomenolojisini oluturan
cokular ve simgeler bakmndan, din, psikolojik inceleme konusu ola
bilir, ama esas nitelii psikoloji alanna girmez. z aklanabilseydi, din
ile sanatn ikisi de psikoloji biliminin konularndan biri olur kard. Ho,
bugne dek, niteliklerine bu gibi saldrlarda bulunulmad da deil ya!
Ne var ki, bu suu ileyenler, byle bir kibetin psikolojinin de
bana gelebileceini unutuyorlar, yle ya, psikoloji yalnzca beynin bir
etkinlii gibi grlseydi ve isalg bezlerinin ilevleriyle birlikte fizyolo
jinin bir konusu durumuna indirgenseydi, yaradltan varolan deeri ve
kendine zg nitelii mahvolup giderdi. Bu da denenmedi deil, biliyo
ruz.
Sanat, z gerei, bilim deildir, bilim de z gerei, sanat deildir,

zihnin bu iki alannn ikisi de kendisine zg eyler gizler, dolaysyla,


ancak kendilerine zg nesnelerle aklanabilirler. Bu durumda, psikolo
jinin sanatla ilikisinden sz ettiimizde, sanatn, zne zarar getirmek
sizin, ancak psikolojik incelemeye tbi klnabilecek ynn ele ala
bileceimizi ifade ediyoruz. Psikolog, sanat konusunda ne derse desin,
btn syleyecekleri, sanat yaratma sreci ile snrl kalacak, en i z ile
hibir ilgisi olmayacaktr Tpk akln, duygu denilen eyin zn
tanmlayamad, hatta anlayamad gibi. Dorusu, eer aralarndaki
temel ayrlk ta eskiden beri kendini akla zorla kabul ettirmeseydi, sanat
ile bilim birbirinden ayr eyler olarak varolamazd. Sanat, bilim ve din
eilimlerinin minik ocukta uslu uslu uyur durumda bulunmas, ya da
ilkellerde sanat, bilim ve dinin, bysel zihnin ayrmam karmaasnda
tekvcut halde bulunmas veya hayvanlarn doal igdlerinde akl
denen eyin izine rastlanmamas, bunlardan birinin dierine indirgen
mesini hakl karabilecek birletirici bir ilkenin varln kantlamaktan
uzak. nk, trl etkinlik alanlar arasndaki farklarn btn btn
grnmeyecek kadar akln eski tarihine gidilecek olursa, temelde bunlarn
birliini gsterecek bir ilkeye deil, sadece ayr ayr etkinliklerin henz
varolmad daha eski ve ayrmam duruma varlmaktadr. Ancak,
balang durumu, daha-sonraki ister istemez kendinden kaynaklansa bile,
ok daha gelimi durumlarn z konusunda bizi birtakm sonular kar
maya gtrecek aklayc bir ilke olmaktan uzak. Bilimsel bir davran,
bu daha ayrm durumlarn zel niteliini ihmal eder gibi, daha ok bun
larn nedensel kaynaklanmalarna ynelecek ve bunlar genel, ancak daha
temel bir ilkeye tbi klmaya alacaktr.
Bu kuramsal dnceler daha bir gncel grnyor bugn, yle ya,
sanat yaptlarn, zellikle de iiri, byle yorumlamaya kalkyorlar, yani
onu daha basite indirgeyerek. ledii malzemenin cinsi ve bu malze
menin bireysel olarak ele alnmas, bizi, airin anababasyla olan ilikileri
ne kolayca gtrebilirse de, bu onun iirini anlamamz olanakl klmaz.
Bu tr indirgemeler btn dier alanlarda, zellikle de patolojik durum
larda yaplabilir. Nevrozlar ile psikozlar da ocuklarn anababalarla olan
ilikilerine gtrlebilir, tpk insann iyi ve kt alkanlklar, inanlar,
zellikleri, tutkular, ilgi alanlar gibi. Bilimden ayr btn bu eylerin

ayn ekilde aklanabilecei dnlemez elbette, yle olmasa, bunlarn


ayn ey olduu sonucuna varmamz gerekir. Sanat yapt, bir nevroz
vakas gibi aklanacak olayd, ya sanat yapt bir nevroz, ya da nevroz bir
sanat yapt olur kard. Bu aklama, szckler zerinde oynamadan
teye gitmiyor ya, salam saduyu, sanat yaptn nevrozla bir tutmaya
kar ba kaldryor. Psikanalist, bir nevroz vakasn, mesleinin mercei
ile bakarak bir sanat yapt gibi grebilir, ancak, sanat yaptnn tpk
nevroz gibi ay psikolojik koullar altnda doduu tartlmaz gereine
ramen, akl ba yerinde, meslekten olmayan biri, patolojik bir olguyu
sanat yaptyla kartrmaz. Doal bir ey bu, nk bu koullarn bazs
herkeste var, stelik, insan evresinin pek deimedii iin de, ister nevrozlu bir aydn iin olsun, ister air iin isterse normal bir insan iin olsun,
sz konusu koullar, hep deimeden kalmakta. Btn bu insanlarn
anababalar vardr, hepsinde bir baba ya da ana kompleksi sz konusudur,
hepsi de cinsellik nedir bilirler, dolaysyla da bunlarn baz ortak ve
insana zg glkleri olaca doaldr. airin biri, babasyla olan
ilikisinden, bir bakas, anasyla olan ilikisinden etkilenmi olabilir,
daha bir bakasnn iirindeyse cinsel kompleksin kesin izlerine rast
lanabilir. Acak, btn bunlar her normal insanda da grlecek eyler
okluundan, bir sanat yaptnn yarglanmasnda belirli bir kazan
saylmazlar. Olsa olsa, yaptn psikolojik gemii konusundaki bilgimiz
biaz daha genilemi ve derinlemi olur, o kadar.
Freudun kurduu tp psikolojisi okulu, edebiyat tarihisini, bir sanat
yaptndaki baz zellikler ile airin mahrem, zel yaam arasnda
ilikiler kurmaya tevik etmitir. Ne var ki, bu aslnda yeni deil, eskiden
beri bilinen bir ey, sanatn bilimsel incelemesi, sanatnn ister bile bile,
ister bilmeden, yaptna katl kiisel zellikleri aa karr. Freudun
yaklam, sanatnn kklne uzanan ve sanat yaptnn yaradlnda
rol oynayan etkilerin daha geni apta aa karlmasn olanakl
klabilir. Buraya kadar, sanat psikanalizi, derinlemesine edebiyat anali
zinin ince psikolojik nanslarndan temelde pek faikl deildir. Daha ince
bir yaklamn, sf incelik yznden de olsa, grmezden gelebilecei baz
gizli atflar, bizi zaman zaman atsa da, fark, olsa olsa bir derece
farkldr. ncelikte kusur etme, tp psikologunun meslei gerei olmal,

baz sonulara varma hevesinin de gze arpan suistimallere yol at


kesin. Kk bir skandal haber bir yaam yksnn tuzu biberi olabilir,
ama fazla kat m terbiyesizce bir meraktan teye gitmez bilim
klna brnm bir ahlkszlk olur. lgimiz, haberimiz olmadan sanat
yaptndan baka yere sapar, psiik nedenler dehlizi iinde kaybolur gider,
air klinik bir vaka durumuna gelir, dahas Psychopathia Sem alis'in
porno edebiyatna geer. Bylece sanatn psikanalizi esas amacndan
sapm ve sanatyla hi ilgisi olmayan, sanatyla ise uzaktan yakndan
bants bulunmayan, insanlk kadar geni bir alana kaym olur.
Bu analiz tr, sanat yaptn, sanatn yannda daha birok eyin de
kayna olan genel insan psikolojisi alanna gtrr. Sanatn bu tanm,
tpk her sanat narsisistdir sz gibi basmakalp bir ifadedir. Ona
bakacak olursanz, kendi amac peinde koan her insan narsisistdir
ancak, zellikle nevroz patolojisi iin kullanlan bu deyime bu kadar geni
bir anlam vermek ne derece doru olur, bilmem. Bu sz bir ey ifade
etmiyor demek, sadece bir espirinin uyandraca kadar bir hayret ifadesi
uyandrr, o kadar. Bu tr analiz, sanat yaptnn kendisiyle hibir ilgisi
olmad iin, kstebek gibi bir an nce kafasn topraa daldrmaya
altndan, ister istemez btn insanl birletiren ortak toprakta son
bulur. Dolaysyla, yaplan aklamalar tpk muayenehanede her gn
iitilen hikyelerin skc tekdzeliine benzer.
Freudun indirgeme yntemi tamamiyle tbb bir yntemdir, tedavi
ise normal ilevin yerini alm patolojik veya uygunsuz bir oluuma yne
liktir. Bunun dzeltilmesi ve yerini salkl bir uyuma brakmas gerekir.
Byle bir durumda, ortak insan temeline indirgenme, yerinde bir yntem
olur, ama sanat yapt szkonusu oldu mu, anlatm olduum gibi, i
baka. Sanat yaptn, parltl giysilerden soymakta, airin ve sanatnn
ait olduu Homo Sapiens'in plakln ve tatszln aa karmak
tadr. Histerikin fantezilerini incelerken kullandmz ayn andrc yn
temi uyguladmzda, esas tartma konusu olan sanat yaradlnn
yaldzl parlakl snp gitmektedir. Elde edilecek sonularn pek ilgin
olaca kukusuz. Nietzschenin beynine otopsi yaplsayd grp
greceimiz ne olurdu, muhtemelen zel, atipik bir paralizi vakas.
Burada da durum ayn, ayn bilimsel deer sz konusu. Ancak, Zerdt ile

ilgisi ne bunun? Her nereden ktysa kt, sonuta Zerdt bal bana
bir dnya deil mi? nsans, alabildiine insans kusurlarn tesindeki,
migren, ya da beyin atrofsi tesindeki bir olay deil mi?
Freudun indirgeme ynteminden sz ettim ya, bunun ne olduunu
sylemedim. Aslnda tbbi bir teknik yntem bu. Marazi psiik arka plana,
bilindna ulamak iin, bilindmn kaplarn aralamak iin bir ara.
Nevrotik hastann, bilin dnyasndaki deerlerle ahlaksal adan
badamayan baz psiik ierikleri bilindnda bastrd varsaymna
dayanyor. Bundan da, bastrlan ieriklerin herhalde ocukluk andaki
cinsel, mstehcen, hatta sululuk duygusu ile ykl olumsuz zelliklerle
ilgili olmas gerektii kyor ortaya. ster kabul etsin, ister etmesin, hi
kimse kusursuz olmadna gre, her insan, byle bir arka plana sahiptir.
Dolaysyla, Freudun gelitirdii yorum tekniini kullanarak bu arkaplan aa karmak daima olanakldr.
Bu snrl konumamda, sz konusu tekniin ayrntlarna giremem
elbette. Birka noktaya deinmekle yetineceim sadece. Bilind arka
plan edilgen durumda deildir, bilincin ierikleri zerinde belirli etkileri
vardr; rnein, kolayca cinsel imgeler olarak yorumlanabilecek zel nite
likte fanteziler retir. Ya da, gene bastrlm ieriklere indirgenebilecek,
belirli rahatszlklar karr ortaya. Bilind ierikler hakknda bilgi
edinilmesine yarayacak nemli kaynaklardan biri de dlerdir, nk
dler, dorudan doruya bilind etkinliinin rnleridir. Freudun
indirgeme ynteminin esas, bilind arka plana ynelen btn ipularn
bir araya getirip, onlar analiz edip, yorumlayp, temeldeki igdsel
sreleri yeniden kurmaktr. Bilindna gtrecek ipularn salayan
bilin ieriklerini, Freud, yanl olarak simge diye adlandrmaktadr. Oysa
bunlar gerek anlamda simge deildir; nk, Freudun kendi kuramna
gre, bilinalt srelerin iaretleri veya belirtileri grevini grmekte
dirler. Simge, aslnda bambaka bir eydir, daha baka trl, ya da daha
iyi bir ekilde dile getirilemeyen sezgisel bir dncenin ifadesidirler.
rnein, Platon, tm bilgi kuram sorununu maara benzetmesi ile ifade
etmi, sa ise Tanrnn egemen olduu dnya fikrini kssalar ile anlatmaya
almtr; gerek ve doru simgeler bunlardr ite, yani szle ifade
edilebilecek, kavram henz olumam bir durumu dile getirme

abalardr. Platonun benzetmesini Freuda bir yaklamla ele alsaydk,


ister istemez maarann dl yatan ifade ettii sonucuna varmamz
gerekirdi; bu durumda Platonun kafas gibi bir kafann dahi, ilksel
ocuun cinsellik dzeyine taklp kaim olmas gerekeceini kantla
mamz gerekirdi. Ama bu arada neleri gzden karm olurduk, dersiniz;
Platonun felsefi fikirlerinin temelini oluturan eyler gme gitmi olmaz
myd, esas noktadan tamamiyle uzaklam olamaz mydk ve onun da
tpk btn teki lmller gibi ocukluk ann cinsel fantezileri olmu
olmas gerektii sonucuna varmaktan baka bir ey yapmam olmaz
mydk!.. Kimi iin byle bir buluun deeri olurdu, tabii Platonu
insanst grenler iin; nk Platonun da, artk kendileri gibi sradan bir
insan olduunu grerek rahatlam olurlard. Platonu Tanr gibi grmeyi
kim isterdi peki? Elbette ocukluk fantezileri dnyasnda yaayan, dola
ysyla da nevrotik zihinli kimseler. Bu gibiler iin, ortak insan gerekleri
ne indirgenme tbbi bakmdan salkl olurdu, ne var ki, Platonun maara
benzetmesinin tad anlamla uzaktan yakndan hibir ilgisi olmazd.
Psikanaliz ynteminin ayn zamanda Freud retisinin temel bir
blm de olduunu belirtmek iin, tp psikolojisinin sanat yaptlarna
uygulanmas zerinde bile bile durdum. Freudun kat, retisel
yaklam, temelde birbirinden apayr eyler olan yntem ile retinin
halk tarafndan ayn eylermi gibi benimsenmesine neden olmutur. Bu
yntem, reti dzeyine ykseltilmeden, hastalara uygulanabilir ve iyi
sonular elde edilebilir. Ancak, reti ile ilikili olarak, bizi kar kmaya
gtrecek nemli nedenlerimiz var. zerine dayand varsaymlar olduk
a geliigzel. rnein nevrozlar ille de cinsel bastrmalar sonucu ortaya
kmaz; ayn eyler psikozlar iinde de sz konusudur. Dlerin, ahlksal
uyumsuzluun kendilerini varsaymsal bir sansr mekanizmas tarafndan
klk deitirmeye zorlad ve bunlarn aslnda bastrlm arzulardan
ibaret olduunu kantlayacak hibir ey yok. Kendi tek tarafl, dolaysyla
da hatal varsaymlarn etkisi altnda kald srece, Freudun d yorumu
tekniinin apak bir nyarg iinde olduu kesin.
Bir sanat yaptnn hakkn vermek iin, analitik psikolojinin
tamamiyle tbbi nyargdan kurtulmas gerek; nk, sanat yapt bir
hastalk deildir, dolaysyla da tbbi yaklamdan baka bir yaklam

gerektirir. Hekim, doal olarak, bir hastal kknden koparp atmak


ister, psikologun da, doal olarak, sanat yaptna kar bu davrann tam
kart bir tutumu sergilemesi gerekir. Sanat yaptn oluturan tipik
insans zellikleri aratracana, her eyden nce anlamn aratrmal, o
yapt daha iyi anlamaya yarayacaksa eer ve yarayaca oranda
szkonusu yapy meydana getiren eleri aratrmaldr. inden kt
bitki ile toprak arasnda ne denli bir iliki varsa, kiisel sebepler ile sanat
yapt arasnda da yle bir iliki vardr. Yetitii ortam hakknda bir eyler
bilirsek, bitkinin baz zelliklerini elbette daha iyi anlarz; botaniki iin,
bu, tehizatnn nemli bir blmn oluturur. Ama, bu renildi mi,
bitki hakknda bilinmesi gereken her ey renildi demek deildir. Tpta,
hastaln sebepleri karlatnda, hekimin ihtiya duyduu kiisel yne
lim, bir sanat yapt ele alndnda yersiz bir davran olur, nk sanat
yapt bir insan varl deildir, kiinin stnde bir eydir. Bir nesnedir,
kiilik deil; dolaysyla da kiisel ltlerle yarglanamaz. Dorusu,
gerek bir sanal yaptna zg anlam kiisel olann snrlamalarn am
ve yaratcsnn kiisel kayglarnn ok tesine gemitir.
Bir hekim, sanat yapt ile kar karya geldiinde, meslek
nyargsn kolay kolay bir yana brakp, grnrde geerli, biyolojik
nedensellikten arnm bir zihniyetle ona bakamaz, bunu ben kendi deney
imimden de biliyorum. Tamamiyle biyolojik ynelimli bir psikoloji, insan
hakknda genel olarak epey ey aklayabilse dahi, bu, sanat yaptna
uygulanamaz, yaratc rolndeki insana ise hi uygulanamaz. Tamamiyle
nedensellie dayanan bir psikoloji, insan, liom o Sapicns insan trnn
bireyine indirgemekten teye gidemez, nk kaltm ile aktarlan ya da
baka kaynaklardan tretilen nesnelerle snrldr. Sanat yapt
aktarlamaz, ya da tretilemez-yapt, nedensellie dayanan bir psikolo
jinin eninde sonunda indirgeyecei koullarn yaratc bir yaklamla
yeniden dzenlenmesidir. Bitki, srf topran rn deildir; zde,
topran nitelii ile hi ilgisi olmayan, kendi bana varolan canl bir
sretir. Ayn ekilde, bir sanat yaptnn anlam ve bireysel nitelii onun
kendinde ikin durumdadr, kendi dndaki belirleyici elerin iinde
deildir. Sanat yapt, insan sadece onu besleyen bir ortam olarak kul
lanan, onun yeteneklerinden kendi yasalarna gre yararlanan ve kendi

yaratc amacnn gereklemesi iin kendi kendini biimlendiren canl bir


varlk olarak tanmlansa yeridir.
Biraz acele ediyorum galiba. Size anlatmam gereken belli bir sanat
tr dnyorum. Her sanat yapt anlattm ekilde domaz. Dzyaz
olsun, iir olsun, tamamiyle belli bir sonu yaratmay amalayan, yazarn
niyetinden doan edebiyat yaptlar vardr. Elindeki malzemeyi
kafasndaki belli bir amacn erevesi iinde iler; yapmakta olduu
yapta bir eyler ekler, ondan bir eyler karr, bir yann daha ok vur
gularken, bir baka yann glgeler, orasna burasna dokunur, her
defasnda da elde edecei topyekn etki zerinde titizlikle durur ve biim
ile slup yasalarna yakndan uyar. Btn yarg gcn kullanr, kul
lanaca szleri tam bir zgrlk iinde seer. Malzemesi batanbaa
sanat amacnn emrindedir; sadece kafasndaki eyi dile getirmeye
adamtr kendini. Ya kendini bile bile nc durumuna getirmi, ya da
sanat yapt onu ylesine bir ara yapmtr ki, kendisi bunun farknda
deildir. yle veya byle, sanat sanat ile ylesine zdelemitir ki,
niyetleri ile melekeleri, yaratma eyleminin kendinden ayrlmaz duruma
gelmitir. Edebiyat tarihinden rnekler vermeye ya da sanatlarn kendi
lerinin tanklna bavurmaya gerek yok.
Yazarn kaleminden olduka tam ve kusursuz kan yaptlardan
rnek vermeye gerek yok. Bu yaptlar dnyaya tpk Zeusun kafasndan
frlayan Pallas Athene gibi batanbaa donatlm olarak gelirler. Bu tr
yaptlar, kendilerini yazarlara ellerinden tutup yazdrrlar; yazar, kalemi
nin yazd eylere hayretle bakar. Yapt kendi biimini kendi getirir;
yazarn eklemek istedii bir ey, yapt tarafndan reddedilebilir, ken
disinin kabule yanamad bir eyse ona gerisingeri zorla kabul ettiri
lebilir. Bu olaydan nce, bilinli zihin, hayret iinde, bo durumdayken,
birdenbire yaratmay aklndan geirmedii ve kendi iradesinin hibir
zaman douramayacak olduu bir dnce ve imge selinde boulur. Gene
de kendisine ramen, bunun kendi zleminin szleri olduunu, kendi z
en i doasnn kendini amakta olduu eyler telffuz ettiini kabul
etmek zorunda kalr. Kendi iindeki yabanc gibi grnen drtye boyun
emek ve onu nereye gtryorsa, oraya gitmek zorunda olduunu,
yaptnn kendinden daha byk olduunu duymaktadr; kullanmakta

olduu, kendisinin olmayan, dizginleyemedii bir gce sahip olduunu


farketmektedir. Burada, sanat yaradl sreci ile zde deildir; yapt
nn egemenlii altnda olduunun farkndadr, o ikinci bir insan gibidir; ya
da yabanc bir iradenin bysel dairesi iine hapsolmu, kendi olmayan
bir insan gibi.
Sanat psikolojisini incelerken, birbirinden ayr yaratma tarzlar
olduunu unutmamamz gerekir, nk bir sanat yaptnn yarglanmasn
da nemli olan ey, byk apta bu ayrma dayanr. Bunun farkna Schiller de varmt, kendisi bunu, bildiimiz gibi duygusal ile naif kavram
iinde snflandrmaya tbi tutmutu.
Psikolog, duygusal sanat iednk, naifi ise, dadnk olarak
nitelendirebilir. ednk davran, objenin talepleri karsnda, sujenin
bilinli niyet ve amalarn ne srmesi ile; dadnk davran ise,
sjenin, objenin kendisinden talep ettii eylerin buyruuna girmesi ile
nitelenir. Kendi grme gre, Schillerin oyunlar ve iirlerinin ou
iednk bir davran hakknda iyi bir fikir veriyor: malzeme airin bi
linli niyetlerinin emrinde. Dadnk davran ise, Faustun ikinci
blmnde grlyor: burada malzeme kolay ilenir trden deil. Daha
arpc bir rnek ise, Nietzschenin Zerdtn de, yazarn kendi burada
birin nasl iki olduunu gzlemlemekte.
Sylemi olduum eylerden, kii olarak air deil de, onu harekete
getiren yaratc sreten sz eder etmez, psikolojik ann yer deitirmi
olduu aka meydana kmaktadr. lgi oda, szn ettiimiz airi
harekete getiren ey zerine kaynca, air bu grnm iinde sadece tepki
gsteren bir sje durumuna gelmektedir. airin bilincinin yaratc srele
zde olmad, bizim ikincil olarak snflandrdmz yaptlarda bu
aka grlr. Ne var ki, birincil olarak snflandrdmz yaptlarda,
gerein bunun tersi olduu grlyor. Burada, air yaratc srecin
kendi, en kk zorlanma duygusu olmadan yaptn kendi zg iradesi ile
yaratmaktaym gibi grlmekte. Dahas, eylem zgrl iinde
olduuna tamamiyle kanidir; yaptnn, iradesinin ve yeteneinin ifadesin
den baka bir ey olamayacandan emindir.
Burada, airlerin kendilerinin tankl ile yantlayamayacamz bir
sorunla kar karyayz. Ancak psikolojinin zmleyebilecei bilimsel

bir sorundur gerekte. Daha nce de deindiim gibi, belki de air, bir
yandan kendi iinden bir eyler yaratyor ve bilinli olarak niyetlendii
eyi retiyor gibi grnrken, yaratc gdye kendini yle kaptryor ki,
yabanc bir iradenin farknda olmuyor, tpk teki air tipinin, her ne
kadar kendi zbeninin sesi olduu aksa da, kendi iradesinin grnrde
yabanc bir esin perisi gibi konutuundan habersiz olduu gibi. Bu
durumda, airin salt zgrlk iinde yaratmakta olduu kans bir duyu
aldanmas olur: kendi, yzdn sanarken, gerekte, gzle grnmeyen
bir aknt ile srklenmektedir.
Bu akademik bir sorun falan deil, analitik psikolojinin kantlarnca
desteklenmekte. Bilinli zihnin yalnzca bilindnca etkilenmedii, ayn
zamanda, onun tarafndan fiilen trl trl ekillerde gdldn
aratrmalar gstermitir. te yandan, bir airin, kendi kendinin bilincinde
olmasna karn, yaptnn tutsa olabilecei varsaymn dndrecek
bir kant var mdr acaba? Kant iki trl olabilir: dolayl veya dolaysz,
dorudan doruya. Bunun dolaysz kant, sylediini bildiini sanan,
ama aslnda haberi olduundan fazlasn syleyen airdir. Dolayl kant
ise, airin, grnrde zgr iradesi ardnda, yaratc etkinliini bile bile bir
kenara iter itmez, buyurucu taleplerini yenileyen ya da yaptna istemeye
istemeye ara verildiinde, birtakm psiik bunalmlar reten daha yksek
dzeyde bir buyurucunun sz konusu olduu durumlarda grlebilir.
Sanatlarn analizi, bilindndan doan yaratc gdnn sadece
gcn deil, ayn zamanda kaprisli ve inat karakterini de yanstmakta.
Byk sanatlarn yaamyklerinde gryoruz, yaratc drt, bazen
yle buyurgan oluyor ki, sal ve sradan insan mutluluu pahasna da
olsa, insanlklar zerinden geiniyor ve her eyi yaptn hizmetine
kouyor. Sanatnn psiesindeki henz domam yapt, doada mevcut
kuvvetlerdendir, amacna, ya g kullanarak zorbaca, ya da onu tayan
ara olan insann kiisel kaderine aldrmakszn, doann kendine zg
ince kurnazl sayesinde eriir. Yaratc gd, kendi iinde, tpk
sayesinde beslendii topran iinden fkrp yaayan bir aa gibidir.
Dolaysyla, yaratc sreci, insan pisesi iine dikilmi canl bir eymi
gibi dnsek iyi olacak. Analitik psikoloji dilinde, bu canl nesneye
zerk kompleks, kendi bana buyruk bir karmaa diyoruz. Bilincin hi

yerarisi dnda kendi bana buyruk bir yaam sren psienin iinden
kopmu bir paradr bu. Enerji ykne gre, ya bilinli etkinliklerin
rahatszl olarak, ya da e#oyu (beni) kendi amacna koabilen stn bir
yetkili gibi ortaya kar. Bu durumda, kendini yaratc sre ile
zdeletiren air, buyuran bilind almaya balar balamaz daha iin
banda boyun een kii durumuna gelmektedir. Ama yaratc gc
yabanc bir ey gibi gren teki air, trl nedenlerden, boyun emeyen
ve hazrlksz yakalanan biri durumundadr.
k noktalarndaki bu deiikliin bir sanat yaptnda belli olmas
gerekecei beklenebilir. nk durumlardan birinde, sanat yapt istenilen
sonucu elde etmek iin, insan tarafndan dilendiince biimlendirilen ve
tasarlanan bilinli bir rndr. tekinde ise, bilind doadan kay
naklanan bir olay ile, amacna, insan bilincinin yardm olmadan ve ou
kez kendi biimi ve yarataca etki konusunda inatlk ederek, ona mey
dan okuyan bir eyle kar karyayz. Birinci snfa ait yaptlarn anlayn
snrlarm hibir zaman amayacan, yarataca etkinin yazarn niyetiyle
snrl olacan, tesine gemeyeceini dnmemiz gerekir. Gelgeldim,
teki snfa giren yaptlar sz konusu olduunda, yarat sreci boyunca
yazarn bilincinin ilemedii, anlaymzn tesinde olan kiist bir ey
sz konusudur. Bu durumda, biim ve ierikte bir tuhaflk, ancak sezgiyle
alglanabilecek dnceler, anlam dolu bir dil ve bilinmeyen bir eyin en
iyi biimde dile getirilen ifadeleri, gerek simge olan imgelerle, gzle
grlemeyen bir kyya doru uzatlm kprler ile karlayoruz. Bu
ltler, uygulamada da genellikle onaylanmakta, bilinli olarak tasar
lanm bir yapt, bilinli olarak seilmi malzeme, ne zaman karmza
ksa, bunlarn, birinci snfa soktuumuz niteliklere uyduunu gr
yoruz, yoksa, teki snfa giriyor. Schillerin oyunlar, F ausf un kinci
blm, daha da iyisi Zerdt, buna iyi rnek. Ancak, yapt ile olan
kiisel ilikilerini iyice incelemeden, tanmadm bir airin yaptn bu
snflardan herhangi birine sokmak istemem. airin iednk bir tip mi,
dadnk bir tip mi olduunu bilmek yetersiz, nk bir air kimi zaman
bir tipin, kimi zaman dier tipin klna brnerek yaratabilir yaptn.
Bunu zellikle Schillerin iirleriyle felsef oyunlarndan, Goethenin
mkemmel biimlendirilmi iirleri ile Faust //nin ierii ile belirgin

mcadelesinde, Nietzschenin drtba mamur aforizmalan ile Zerdtn


seli arasnda belirgin bir ekilde gryoruz. Ayn air baka baka zaman
larda baka baka tiplere brnebilir, bizim uygulayacamz l de buna
baldr.
Grld gibi, alabildiine etin bir sorunla kar karyayz; ken
dini yaratc srele zdeletiren airin durumunu ele aldmzda, sorun
daha da gleiyor. nk grnrde bilinli ve amal kompozisyon
ekli, eer airin znel bir duyu aldanmysa, o zaman yapt, bilinci
dnda kalan simgesel niteliklere sahip demektir. nk, okuyucu da,
an ruhu tarafndan tespit edilmi air bilinci snrnn tesine gee
meyecei iin, bu niteliklerin kefi daha da gleecektir. Zamanla-snrl
bilincini menteelerinden skerek, airin yaptndaki gizli simgeleri
tanmak iin okuyucunun dnyas dnda bir Arimed noktas yoktur.
nk simge, u anki anlay glerimizin dzeyi tesinde yata bir
anlamn imal anlatmdr. Bu soruna deinmemin tek nedeni tip
snflandrmamn grnrde ifade ettiklerinden baka bir anlam olmayan
sanat yaptlarnn olas anlamn snrlamak istemem. Sk sk gryoruz:
modas geen bir air yeniden kefediliyor. Bu, bilin geliimimizin daha
yksee, airin bize yeni bir ey syleyebilecei dzeye ktnda yer
almaktadr. Bu, yaptnda eskiden beri var olan bir eydi, ancak, simge
iinde gizli bulunuyordu; an ruhunda yer alan bir yenilenme bizim
onun anlamn anlamamz salamtr. Yeni bir gzle baklmak istemi
yordu, nk eski gz onda ancak alt eyi grebiliyordu. Daha nce
ki savm desteklediinden, bu tr yaantlar bizi ihtiyatl davranmaya
gtrmelidir. Ancak, aktan aa simgesel olan yaptlar, bu gibi ince bir
yaklam gerektirmez; gebe dilleri, sylediklerinden daha fazlasn ifade
etmekte olduklarn bar bar barr. Anlamn bizi tamamiyle tatmin ede
cek biimde karamasak da, simgeyi tanmamz bir an meselesidir.
Simge, dncelerimize ve duygularmza srekli meydan okur durur.
Simgesel bir yapt neden bu kadar heyecan vericidir, neden bizi yrekten
kavrar, ayn zamanda, katksz bir estetik zevk almamz neden enderdir,
bunu gsterir. Aka simgesel olan yaptlar, kendi balarna btn olduk
lar ve amalarn gerekletirdikleri iin, estetik duyarlmza daha ok
hitap eder.

Sanat yaradlnn esrar olan temel sorunumuza analitik psikoloji


nin ne gibi yarar olabilir, diye soracaksnz. imdiye dek btn syledik
lerimiz sanatn psikolojik fenomenolojisi ile ilgiliydi. Doann kalbine
kimse nfuz edemeyeceine gre, psikolojiden de olmayacak eyi gerek
letirmesini ve yaratcln srrnn geerli bir aklamasn bekleyemez
siniz. Herhangi bir baka bilim dal gibi psikoloji de yaam olaynn daha
iyi anlalmas yolunda alakgnll bir katkda bulunabilir ancak, karde
bilimler salt bilgiye ne kadar yaklarsa, psikoloji de o kadar yaklar.
Sanat yaptlarnn anlam hakknda o kadar konutuk ki, insann
soras geliyor sanatn gerekten bir anlam var m diye. Sanatn
anlam belki de yok, en azndan anlam diye anladmz bir ey sz
konusu deil. Belki de doann kendi gibi bir ey bu, sadece var, varol
maktan baka bir anlam da yok. Anlam, srf yorumdan te bir ey
midir ille de-anlama ackm bir akl tarafndan bir eye salglanm bir
yorumdan te? Sanat gzelliktir denmitir. Gzel eyse, sonsuzca bir
zevk. Anlama ihtiyac yok sanatn, anlamn sanatla ilgisi yok da ondan.
Sanat alan sz konusu olduunda, bu beyann doruluunu kabul etmem
gerek. Ancak, psikolojinin sanatla ilikisi bu alann dndadr ve zerinde
dnceler yrtmemek elden gelmiyor. Yorumda bulunmamz gereki
yor, nesnelerden anlam karmak zorundayz, yoksa o nesneler hakknda
hibir ey dnemez oluruz. Kendi bana varolan sreleri, yaam ile
olaylar birtakm anlamlara, imgelere, kavramlara ayrmaktan baka
aremiz yok; oysa bilmiyor deiliz, byle yaparken, canl esrardan git
tike uzaklayoruz. Yaradl srecine kendimizi kaptrdmz srece, ne
bir ey grebilir, ne bir ey anlayabiliriz; dorusu, anlamamz gerek de
deil; nk bilmek, dorudan yaantlarn tadn karr. Ne var ki, bile
rek anlamak iin, kendimizi yaradl srecinin dna karp, ona
dardan bakmamz gerekiyor; bizim anlam demek zorunda kaldmz
eyi ifade edecek imgeye ancak o zaman dnyor. nce olaydan baka
bir ey olmayan ey, baka olaylarla iliki iine girdi mi, anlam ykleni
yor, kesin bir rol stleniyor, baz amalara yardm ediyor ve anlaml
sonular douruyor. Btn bunlara tank olduktan sonra da, anladmz
ve bir eyi akladmz duygusuna kaplyoruz. Bylece, bilimin istek
lerini yerine getirmi oluyoruz.

Yukarda sanat yaptn, kendisini besleyen toprakta yeeren bir


aaca benzetmitik. Ayn ekilde, onu dlyata iinde byyen bir
bebee de benzetebiliriz. Ancak, btn benzetmeler yaya kalacandan,
bilimin daha dakik deyimlerinden ayrlmayalm. Sanatnn psiesinden
doan yapt, zerk bir kompleks olarak tanmlamtm. Bundan
anladm, enerji-yk ona bilin eiini atracak kadar yeterli oluncaya
dek, bilin eii altnda kalan psiik bir oluumdur. Bilin ile arasnda bir
iliki bulunmas, onun sindirilmi olduunu deil, sadece alglanm
olduunu gsterir; ancak, bilinli kontrola tbi deildir ve bastnlamayaca gibi, istenildii zaman geri getirilemez de, kompleksin zerkliinden
anlalan da budur. Bilinli iradenin dnda bamsz olarak kendi iin
deki eilimlere gre ortaya kar ve kaybolur. zerk kompleksteki bu
zellik, her zerk komplekste vardr. Bu bakmdan, patolojik srelere
benzer, nk bunlarda, zellikle akl hastalklarnda, zerk kompleksler
le karlayoruz. ki ey birbirinden farkl ise de, sanatnn tanrsal
cokusu tehlikeli bir ekilde patolojik duruma yaklayor. Tertium comparationis zerk bir komplekstir: Ancak zerk komplekslerin varl
kendi bana patolojik bir olay deildir; nk normal insann geici veya
srekli, bu komplekslerin varlndan haberli olmamas, o kiinin olduka
bilinsiz olduunu gsterir. Bir derece ayrm bulunan her tipik
davranta, zerk komplekse dnme eilimi vardr, ou zaman
dnr de. Ayrca, her igd olduka zerk kompleks nitelii tar.
Dolaysyla, zerk kompleksin kendi bana marazi bir yan yoktur; araz
sklar ve tedirgin edici duruma gelirse ancak marazileir.
zerk kompleks nasl doar? Ayrntlarna burada giremeyeceimiz
nedenlerden, psienin o ana kadar bilindmda bulunan blm
almaya balamakta ve arm ilikisinde bulunaca bitiik alanlan
harekete getirerek toprak kazanmaktadr. Bilin, kompleks ile
zdelemi olmad srece, bunun iin gerekli enerji, doal olarak bi
linten salanr. Ancak, byle olmad zaman, enerjinin tkenmesi
Janetnin dedii abaissement du niveau mentale yol aar. Bilinli ilgiler
ve etkinliklerin iddeti yava yava azalr ve sanatlarda sk grlen bir
durum olan apatiye ya da bilinli ilevlerin geriye dnk geliimine yol
aar, bebeklik ama, ilk insanlarn dzeyine iner ve dejenere olur.

Janetnin dedii gibi ilevlerin alt blmleri kendilerini ste karr;


kiiliin igdsel yan etik yannn, bebeksi yan olgun yannn, uyum
suz yan uyumlu yannn stne kar. Bu da birok sanatnn yaamnda
grdmz bir olay. zerk kompleks, kiiliin bilinli kontrolundan
alnan enerjiyi kullanarak gelimektedir.
Gelgelelim, bir zerk yaratc kompleks neden oluur? Sanatnn
yap i. hangi temellere dayand konusunda bize k tutmadka, bu
konuda hemen hemen hibir ey bilemeyiz. Yapt tamamlanm bir
grnmle karmza kmaktadr, bu grnm ise, onu simge olarak
tandmz apta ancak analiz edilebilir. Onda simgesel bir deer
gremediimiz srece neyi saptam oluruz, sadece, sz konusu biz
kendimizsek eer, ne sylyorsa o kadar, baka bir anlam tamaz bizim
iin, >a da bir baka ifade ile, nasl grnmyorsa yledir. Grnyorsa
szcn kullanmamamn nedeni kendi nyargmzn yapt daha iyi
deerlendirmemizi engelledii iin. yle veya byle, analiz iin herhangi
bir tevik ya da balang noktas bulamamaktayz. Ama sz konusu olan
simgesel bir yapt ise Gerhard Hauptmannn szn hatrlatmakta yarar
var: iir, szler ile ilksel dnyann tnsn uyandrr bizde. Dolaysyla
sormamz gereken soru u oluyor: Sanat imgeleri ardndaki ilksel imge
nedir?
Bu soruyu biraz amamz gerekiyor. Analiz etmeyi dndmz
sanat yapt, simgesel olmaktan baka, kayna, airin kiisel bilindnda
deil de, ilksel imgeleri insanln ortak miras olan bir bilind mitolo
ji alanndadr. Bu alana ben ortak bilind diyorum, onu kiisel bilindndan ayrmak iin. Kiisel bilind bilince ykselebilen, ou zaman
da ykselen, ancak uyum salayamadklar iin geri itilip bilin eii
altnda kalan psiik sreler ve ieriklerin toplamdr. Sanat bu bulank
alandan da beslenir; ancak, bunlar eemen olursa, sanat yaptn simge
yapmaktan ok, bir araz haline getirir, o kadar. Bu tr sanat, ona zarar
vermeden seve seve Freud tarafndan kullanlan mshil grevi gren yn
temlerin eline brakabiliriz.
Bilin eiinin hemen altnda olduka ince bir tabaka olan kiisel bilindnn tersine, ortak bilind, normal koullar altnda, bilin
dzeyine kma eilimi gstermiyor, bastrlmad ya da unutulmad

iin de, analitik teknik ile hatrlanmas olanaksz. Ortak bilindmn


kendi bana yetinen bir varlk olduu dnlmemelidir; ta ilksel alar
dan belirgin anmsatc imgeler halinde bize gelen, ya da beynin anatomik
yapsnda kaltmla geen gizilgten baka bir ey deildir. nsanda
doutan varolan fikirler yoktur, en gl fanteziye dahi snrlar koyan ve
fantezi kurma etkinliimizi belirli kategoriler iinde tutan yaradltan
varolan fikir olanaklar bulunmaktadr; bunlar a prior fikirlerdir sanki,
varlklar ancak yaratt sonulardan karlabilir. Sanat yaptn
oluturan dzen koyucu ilkeler halinde ancak biimlendirilmi sanat
malzemesinde kendilerini belli eder; yani ancak bitmi yapttan elde ede
bileceimiz karsamalar yoluyla, ilksel imgenin alara uzanan asl
kopyasn yeniden canlandrabiliriz.
lksel imge, ya da bir baka deyile arketip, tarih boyunca sk sk
yinelenen ve yaratc fantezinin kendini serbeste ifade ettii her yerde
beliren bir figrdr bu, in cin de olabilir, insan varl da, sre de ola
bilir. Demek ki, aslnda mitolojik bir figrdr. Bu imgeleri daha yakndan
inceleyecek olursak, bunlarn atalarmzn saysz tipik yaantlarna biim
verdiini gryoruz. Bunlar, deyim yerindeyse, ayn tip saysz yaantnn
psiik kalntlardr. Bunlar, mitoloji panteonunun trl figrleri ve bln
m, yanstlm, normal psiik yaamn grnmdr. Ancak, mitolojik
figrlerin kendi de, yaratc fantezinin rnleridir ve kavram diline ev
rilmeleri gerekir. Sadece bu dilin balangc vardr, ancak gerekli kavram
lar yaratld m bir kez, ilksel imgelerin kknde yatan bilind sre
lerin soyut ve bilimsel anlamn bize verir. Bu imgelerin her birinde bir
miktar insan psikolojisi, insan yazgs vardr, atalarmzn tarihinde saysz
kez yinelenmi ve genelde hep ayn seyri izlemi, sevin ve zntlerin
kalntlardr. inde yaam snrlarnn eskisi gibi geni, ama s bir akar
su yata iinde akacana, birden byk bir rmak halinde kabard,
psienin derinlerine kazlan bir rmak yata gibidir. Uzun, zaman sreleri
boyunca, ilksel imgenin dibe kmesine yardm etmi olduu, o zel
koullar ile karlaldnda yer alr bu.
Bu mitolojik durum, yeniden belirdii an, her defasnda, acayip bir
duygusal iddeti birlikte getirir; sanki o gne dek titreime girmemi
tellere dokunulmutur, ya da varlklarndan hibir zaman haberimizin

olmad gler serbest braklvermitir. Uyum salama savamn etin


yapan ey, kendine zg atipik durumlarla karlam olmamzdr.
Dolaysyla, arketipik bir durum yeraldnda, olaanst zgr
braklm olma duygusu duyarz, kendimizden geeriz, ya da bizi ezen
bir gcn elinde olduumuzu duyarz. Bu gibi hallerde artk birey olmak
tan karz, rka dnrz; tm insanln sesi bizde nlar. Bilinli
iradece eriilemeyecek btn gizli igd kuvvetlerini zgr brakan ide
aller dediimiz ortak tasvirlerden biri yardmmza komadka, birey
kendi glerinden tamamiyle yararlanamaz. En etkin ideallerin, alegoriye
dntne bakacak olursak, arketipin olduka belirgin varyantlar
vardr. rnein anavatan ideali, anann bir alegorisidir, babavatan ise
babann. Bizi coturan g, alegorinin kendi deil, vatanmzn simgesel
deeridir. Burada arketip, ilk insann zerinde yaad ve atalarnn ruh
larnn barnd toprakla participation mystique (gizemsel katlm) duru
mundadr. ster dolaysz bir yaant biiminde olsun, ister szle ifade edil
mi olsun, arketipin yaratt gl etki, kendimizinkinden daha gl bir
ses kard iin, bizi coturmaktadr. lksel imgelerle konuan kii, bin
lerle ses ile konuur; bir yandan ifade etmeye alt fikir, arz ve gei
ci olandan, sonsuzca varolann egemenlii dzeyine ykselmeye
alrken, te yandan insan bylemekte, onu ezmekte, kiisel yargmz
insanln yazgsna dntrmekte ve insan ta eski alardan beri her
trl tehlike karsnda snmasna ve en uzun geceyi yaamasna yardm
eden u iyiliksever gleri iimizde uyandrmaktadr. Byk sanatn ve
zerimizdeki etkisinin srr da buradadr. zleyebildiimiz kadaryla,
yaratc sre, arketipik bir imgenin bilind harekete getirilmesinden ve
bu imgeyi bir sanat yapt olarak ilenip biimlendirilip son hale getiril
mesinden ibarettir. Ona biim vererek, sanat, onu imdinin diline
evirmekte, bylece yaamn en derin kaynaklarna inebilmemizi sala
maktadr. Sanatn sosyal anlam da buradadr; an ruhunu eitmekte,
an en ok eksik grd biimleri armaktadr. Sanatnn tatmin
olmayan zlemi, imdinin yetersizliini ve tekyanlln en iyi ekilde
tazmin edecek bilindndaki ilksel imgeye uzanmaktadr. Sanat bu
imgeyi yakalayp bilindnm derinliklerinden ykseltip, bilinli
deerlerle ilikiye sokar ve bylece, kendi kuvvetleri apnda adala
rnn zihni tarafndan kabul edilinceye kadar onu dntrr.

Bireyler gibi, halklarn da, alarn da kendine zg eilimleri ve


davranlar vardr. Davran sznn kendi bile her bir belirgin
eilimdeki gereken nyargy gstermektedir. Yn demek, dta braklma
demektir, dta braklma demek, yaamda rol olabilecek birok psiik
olayn genel davrana uymadklar iin varolma haklarn yok etmek
demektir. Normal insan, kendine zarar gelmeksizin genel eilimi izleye
bilir; ama anayola tahamml edemeyip arka sokaklar yeleyen, toplumun
yaamnda rol oynamak zere bekleyen psiik eleri kefedecek ilk kii
olacaktr. Burada, sanatnn grece uyumsuzluu iine yarar; allagel
mi yollardan ok uzakta, kendi zlemlerinin peinden gitmesine ve
ann bilind gereksinimlerini kefetmesine yarar. Bylece bireyin
bilinli davrannn tekyanll nasl bilindnn tepkileriyle dzeltiliyorsa, sanat da milletlerin ve alarn yaamnda kendi kendini ayarlama
srecini temsil eder.
Bu konumamda grlerimin ok genel izgilerini izebildim.
lemeden brakmak zorunda kaldm ey, yani bunun sanatn iirsel
yaptlarna uygulamas, umarm kendi dncelerimiz tarafndan salanr,
bylece benim soyut zihin ereveme etle kan eklenmi olur.

PSKOLOJ VE EDEBYAT
H R zamanlar akademik saylabilecek kk, arka odasnda, kendi
ya ile kavrulan psikoloji, Nietzschenin kehanetini dorular gibi, son
otuz krk yl iinde, kendisine niversitelerce tannan ereveyi aacak
derecede halkn ilgisini eken bir konu durumuna geldi. Psikoteknik bii
mi ile sesini sanayide duyurmakta, psikoterapi biimiyle tbbn geni alan
larn istil etmi bulunuyor, felsef biimiyle de Schopehauer ve von
Hartmannn mirasn zenginletirdi, Bachofen ve Caiusu dpedz
yeniden kefetti, bu sayede de ilkellerin mitolojisi ve psikolojisi yeni bir
ilgi oda durumuna geldi, karlatrmal dinbiliminde devrim yaratt,
nice dinbilimci ruhlarn tedavisinde onu uygulamak hevesinde. Scientia
ancilla psychologiaesi ile Nietzsche hakl m kacak sonunda?
Yazk ki, imdiki halde psikolojinin trl alanlara el uzatmas, henz
karmaa iindeki ters akntlarn kabaran dalgalar; birbirine kart
okullarn her biri daha ok yaygarac bir dogmacla bavurarak ve kendi
gr asn banaz bir biimde savunarak karmaay rtmeye alyor.
Btn bu birbirinden ayr bilgi ve yaam alanlarn psikolojik aratrmaya
ama giriimleri de tek yanl. Bununla birlikte, tekyanllk ve ilke katl
ok az zihin aleti ile nclk yapmak zorunda kalan bu yeni bilimin
bana gelen ocuka yanlglar. Trl retisel grlerin gereklilii
konusundaki hogrme ve bu grlerin gereklemesine karn,
tekyanllm ve dogmacln kendi ilerinde, zellikle psikoloji alannda
en byk tehlikelere gebe olduunu belirtmekten hibir zaman geri dur
madm. Psikologun, kendi varsaymnn balangta kendi znel
nclnn ifadesinden baka bir ey olmad, dolaysyla, hemencecik
genel bir geerlilii olaca iddiasnda bulunmayacan aklndan kar
mamas gerek. Psienin saysz cephelerinin herhangi birine katkda bulu
naca eyi, tek bir gr asn, genel amaz bir gerek durumuna koy

maya kalkarsa, psikolog, aratrma konusuna en byk ihaneti yapm


olur. Psienin fenomenolojisi o kadar renkli, biim ve anlam bakmndan
o kadar eitli ki, btn bu zenginlikleri tek bir aynada yanstmamz
olanaksz. Onu tanmlarken de btn kucaklamamz olanaksz, olayn
tmnn tek bir blmne k tutmakla yetinmek zorundayz.
Psie, btn retkenliin kayna olmayp, zellikle insan zihninin
btn etkinliklerinde ve baarlarnda kendini ifade etmek arzusunda
olduuna gre, kendiliinden psienin doasn kavramamz olanaksz,
olsa olsa, farkl oluumlar ile kar karya geliriz. Dolaysyla, psiko
logun, ok geni bir konu yelpazesine almas gerek, ukalalk ve merak
amacyla deil, bilgi akna, bunu gerekletirmek iinse, kaln duvarl
uzmanlk kalesinden kp gerek peinde yola kmas gerekir. Psieyi,
laboratuvar ya da muayenehane snrlar iine hapsedemez, kendisine ne
kadar garip gelirse gelsin, grnrdeki oluumlar nerdeyse, onu orada
izlemek zorundadr. Meslek gerei, hekim olmam birey farkettirmiyor,
bunun edebiyat ve estetik alanna ait olduunu bilmeme ramen, bugn
burada sizlere, air muhayyilesi hakknda, psikolog sfat ile konuuyo
rum; ayn zamanda bu psiik bir olaydr da, psiik olay olarak da psiko
logun grev alanna giriyor. Niyetim, byle davranarak, ne edebiyat tarih
isinin, ne de estetikinin alanlarna el uzatmak, onlarn grleri yerine
baka psikolojik grler koymak da deil. Yoksa demin knam
olduum tekyanhhktan sulu olurdum. Size iir yaradl konusunda
drtba mamur bir kuram sunacak da deilim, byle bir eye olanak yok
nk. Gzlemlerim, iire psikolojik yaklamn genel bir ekilde
yneltilebilecei baz gr alarndan ibaret, o kadar.
Psiik sreleri inceleyen psikolojinin edebiyata da k tutaca bel
lidir; nk insan psiesi btn bilim ve sanatlarn dl yatadr.
Psikolojik aratrmalarla hem bir sanat yaptnn nasl biim bulduunu
anlayabiliriz, hem de kiiyi sanat ynnden yaratc yapan eleri aa
karabiliriz. Bylece psikologun karsna, birbirinden ayr, bambaka iki
grev km oluyor; bu yzden, bu grevleri yerine getirebilmek iin,
apayr iki noktadan yola kmak zorundadr.
Sz konusu sanat yaptysa, karmak psiik eylemlerin bir sorunuy
la uraacaz demektir ama bu sonu, istenerek yaplm gibi grnen,

bilinle biimlenen bir sonutur. Sz konusu sanatysa, psiik letin ken


disiyle uraacaz demektir. Birinci durumda, dolaylan kesin olarak
belirtilmi, somut bir sanat yaptnn psikolojik incelemesine, ikinci
durumdaysa yaayan, yaratc insan varlnn ei olmayan kiiliinin
incelenmesine girimek gerekiyor. Bu iki eylem birbirine yakndan
balysa da, hatta biri tekisiz edemezse de, hibiri tekinin amacn
aklayamaz. Sanat yaptn inceleyerek, sanat stnde, sanaty
inceleyerek de sanat stnde birtakm sonulara vanlabilirse de, bunlar
hibir zaman kesin olmaz; olsa olsa, birtakm gerekleebilecek sanlar,
ya da yerinde tahminler olur ancak. Anasyla olan zel ilikisini bilme
miz, Goethenin u nlemine biraz k tutuyor; Analar analar ne
tuhaf. Ama anasyla olan ilikisinin Faust dramn nasl ortaya karabil
diini anlamamza yaramyor; bununla birlikte, insan Goethenin,
anasyla kendi arasnda derin bir ba olduunu yanlmakszn seziyoruz.
Akl yrtmede yola ters ynden de ksak, yine bir baan elde edeme
yiz. Nibelunglann kahramans erkek dnyas ile, insan Wagnerdeki bir
takm hasta kadns davranlar arasnda gizli balar varsa da, Wagnerin
arasra kadns giysiler giymesini bize kesin olarak aklayabilecek, ya da
gsterebilecek hibir ey yok Der Ring des Nibelungeninde.
Psikolojinin imdiki durumu, bir bilimden beklediimiz u amaz
nedensellik balarn kurmamza yaramaktadr. Psiko-fizyolojik igdler
ve refleksler sz konusu olunca ancak, nedensellik kavramna gvenle
dayanabilmekteyiz. Psiik yaamn balad noktay yani, daha karmak
bir dzeyi geince, psikolog, olaylar trl alardan vermeye almak ve
kiiyi akna eviren karmakark zihin rgsnn canl bir resmini
izmekle yetinmek zorundadr. Bunu yaparken, her bir psiik sreci bal
bana gerekli gibi gstermekten kanmaldr. Yoksa, bir sanat
yaptnda ve sanat yarat srecinden nedensellik balarn zmeye
alan psikolog, sanat incelemesine yer brakmaz, onu kendi biliminin
zel bir kolu durumuna getirir. Tabii, psikolog, karmak psiik olaylarda
nedensellik balarn aratnp kurmak savn hibir zaman brakmayabilir.
Yoksa psikolojisinin yaama tzesini yadsm olur. Yine de bu, savm
herhangi bir bakmdan dorulayamaz, nk en ak ifadesini sanatta
bulan yaamn yaratc yn, her trl mantk f o r m l l e r i kurma

giriimlerini boa karr. Uyarc bir etkiye kar herhangi bir tepki
nedensellikle aklanabilir; ama sadece bir tepkinin salt kar-sav olan
yaratc eylem, insan anlayndan uzak olacaktr hep. Yaratc eylem
belirtileriyle aklanabilir, belli belirsiz duyulabilir, ama hibir zaman
tam olarak kavranamaz. Psikoloji ve sanat incelemesi birbirinin yardmm
hep gerektirecektir, biri tekinin deerini yok edemez. Psiik olaylarn
tretilebilir olmas psikolojinin nemli bir ilkesidir. Sz konusu ister sanat
yapt olsun. ster sanatnn kendi olsun, psiik sonucun bal bana ve
kendi iin var olmas da sanat in c e le m e s in in b i r ilkesidir.
Edebiyat yaptn bir psikoloun incelemesiyle, bir edebiyat eletir
meninin incelemesi arasnda nemli bir davran ayrl vardr. Eletir
meci iin byk nem ve deer tayan ey, psikolog iin yersiz olabilir.
Deerleri belirsiz edebiyat yaptlar, psikolog iin ou zaman ilgi
kaynadr. rnein, psikolojik roman dedikleri ey edebiyat zihnin
sand kadar nemli deildir. Bir btn olarak ele alndnda bu tr
roman, anlamn kendi iinde tar. Kendi bana psikolojik aratrmada
bulunmutur, psikolog ancak eksikliklerini aa karabilir, ya da daha
iyi geniletebilir. Filan yazar, falan roman nasl oldu da yazd sorunu,
tabii aklanmadan kalm oluyor, ama bu genel sorunu denememin ikin
ci blmne brakmak istiyorum.
Psikolog iin en yararl olan roman, yazarn kahramanlarnn huy
larn henz aklamad romandr, bu bakmdan inceleme ve aklamaya
elverilidir, stelik slbu kiiyi bu ie arr da. Bu tr yaznn iyi rnek
leri Benotda, ngiliz romannda da Rider Haggard trnde ve toptan re
tim konusu olan, herkesin bayld dedektif hikyelerinin yazar Conan
Doyleun iledii zihin durumlarnda grlebilir. En byk Amerikan
roman saydm Melvillein Moby Dick de bu trdendir. inde psikolo
jik aklama olmayan srkleyici bir hikye psikolog iin yaptlarn en
ilgincidir. Bu trl hikye zihni psikolojik tahminlere dayanr, yazarn bil
inci bunlardan uzak olduu sre de, tahminler zihince eletirilmeden,
katksz, duru olarak kendilerini aa karrlar. Oysa psikolojik roman
da, yazar, gereklerini olur olmaz ihtimallerden psikolojik bir aklama ve
aydnlatma dzeyine karmak iin bunlar yeniden biimlendirmeye
giriir, buysa yaptn psikolojik anlamn ou zaman glgeler, ya da gz

den saklar. Genel okur psikolojiyi ite bu tr romanlarda arar; oysa teki
tr romanlardr psikologa meydan okuyan, nk ancak odur onlara daha
derin bir anlam verebilecek olan.
Roman konusunda konumaktaysam da, edebiyat sanatnn bu belli
biimiyle snrlanmayan psikolojik bir olguyu ele alm bulunmaktaym.
Bunu ozanlarn yaptlarnda da gryoruz. Faust dramnn birinci ve ikin
ci blmlerini karlatrdmzda da karmza kyor. Gretchenin ak
trajedisi kendi kendini aklamaktadr; ozann daha gzel szlerle
anlatm bulunduu eye psikologun ekleyecei bir ey yok. te yandan
ikinci blm aklanmak istiyor. Hayalin alabildiine zenginlii biim
lendiriri glerine ylesine yklenmi ki, hibir ey kendiliinden belli
deil ve her dize okurun aklama gereksinmesini arttryor. Kart nokta
lardan yola kan Faust' un ikinci blm edebiyat yaptlar arasndaki
ayrl gsteriyor.
Ayrl belirtmek iin sanat yarat yntemlerinin birine psikolojik,
tekine vizyoner diyeceim. Psikolojik yntem insann bilin alanndan
alnan gerelerle urar rnein yaam tlerini, heyecandan doan
oklar; genel olarak insan yazgsnn tutku ve buhran yaantlarn ele
alr btn bunlar insann bilin yaamn, zellikle de duygu yaamn
oluturur. Bu gereler, ozanca psiik olarak sindirilir, beylik szlerden iir
yaants dzeyine kar, okurun, genellikle kand, stnde durmad
ve ancak tatsz bir tedirginlikle sezdii eyi tamamiyle bilincine getirecek,
insann iini ona daha iyi gsteren, onu daha bir derinlere indiren bir ifa
deye brnr. Ozann ii bilincin iindekileri, sonsuzca yenilenen znt
ve sevinciyle insan yaamnn kanlmaz yaantlarn aa karmak,
onlara k tutmaktr; psikologa bir ey brakmaz, ancak Faustun
Gretchene niin tutulduu, ya da Gretcheni ocuunu ldrmesine zor
layan eyin ne olduunu psikologun aklamasn bekleriz. Bu konular
btn insanl rer, durmadan yenilenir, durumalarn, ceza hukukunda
ki tekdzeliin nedeni de budur. Karanla brnm deillerdir bunlar,
nk kendi kendilerini tamamiyle aklamaktadrlar.
Ak, ortam, aile, su ile toplum konularn ileyen bir sr roman,
retici iir, lirik, hem trajik hem de komik dram gibi saysz edebiyat
yapt vardr bu trde. Belli biimi ne olursa olsun, psikolojik sanat yapt

gerelerini hep insan yaantsnn geni bilin alanndan buna yaamn


canl planndan da diyebiliriz alr. Bu trl sanat yaratna psikolojik
dememin nedeni, eyleminde, hibir yerde psikolojik anlalrl
amaydr. Kapsad her ey yaant olsun, bunun sanatla ifadesi
olsun anlalr dzeydedir. Akld da olsalar, temel yaantlarn kendi
lerinde hibir tuhaflk yoktur; tersine, zamann balangcndan beri bilinen
eylerdir bunlar: tutku ve kanlmaz sonucu; insann, yazgsnn cilvesine
boyun emesi, gzellii ve korkunluuyla sonsuz doa vb.
Faustun birinci blmyle ikinci blm arasndaki derin ayrlk
sanat yaratnn psikolojik ile vizyoner yntemleri arasndaki ayrl iyi
gsterir. Vizyoner yntem, psikolojik yntemin btn koullarn tersine
evirir. Sanat ifadesi iin gerei salayan yaant allm bir yaant
deildir artk. Varln insan zihninin geri lkelerinden treten tuhaf bir
eydir. Bizi insan - ncesi alardan ayran zaman uurumunu belirten,
k ile karanln kart olduu insanst bir dnya uyandran bir ey. Bu,
insann anlayn aan temel yaantlardandr, kiinin altnda kalp
ezilmesi tehlikesi yoktur. Yaantnn deeri ve gc yeinliiyle llr.
Bu ncesiz derinliklerden ykselir; yabanc, souk, ok-yanl, eytans ve
acayiptir. Ucu buca olmayan kaosun yabanc, gln rneidir.
Nietzschenin szlerini kullanrsak bir erimen laesae majestis humanae
olur ve bu, biz insanlarn deer ve estetik biim llerini parampara edi
verin nsan duygusunun kavrayn ve anlayn her bakmdan aan
rkn ve anlamsz olaylarn tedirginlik verici grnts, yaamn
nplannn yaantlarna gre, sanatnn glerinden bambaka eyler
ister. Bunlar, bireye nice gl bir ok etkisi yaparsa yapsn, kozmosu
rten perdeyi hibir zaman yrtmazlar; insan iin olaann snrlarn
hibir zaman amazlar, bu yzden sanatn isteklerine gre biimleniverirler. Ama temel yaantlar, stnde dzenli bir dnya resmi olan perdeyi
batan baa yrtar ve vcut bulmamn llemeyecek uurumuna bir
gz atmaya brakrlar. Bu baka dnyalarn bir grnts mdr, ruhun
glgelenmesi midir, insan andan nceki eylerin balangc mdr,
yoksa gelecein daha domam soylar m? Bunlarn biridir diye
meyeceimiz gibi, hibiridir de diyemeyiz.

Biim vermekbir daha, yeniden


Sonsuz ruhun sonsuz elencesi.
Bu gibi bir grnty Dantenin Hermast obannda; Faust'un
ikinci blmnde, Nietzschenin Diyonizos cokusunda, Wagnerin
Nibelungenringinde, Spittelerin Olympischer Frhlingmd, William
Blakein iirlerinde, rahip Francesco Colonnann Ipnerotomachia'snda,
Jacob Boehmn filozofa ve airce kekelemelerinde grebiliriz. Daha
snrl ve belirli bir biimde temel yaamdr Rider Haggarda roman
serisinde salad gerele S h e'yi yazdryor; Benot zellikle
L Atlantide'de ondan yararlanmakta, Kubin Die andere Seitede, Meyrink
Das grne Gesicht'de deerini kmsememiz gereken bir kitaptr
bu Goetz Das Reich ohne Raum'da, Barlach Der tote Tagda hep ondan
yararlanmaktadr. Bu liste daha alabildiine uzatlabilir.
Sanat yaratnn psikolojik yntemiyle urarken, gerelerin neler
olduunu, ya da bunlarn ne anlatmak istediklerini kendimize sormamz
gerekmez. Ama vizyoner yarat yntemine geldiimiz zaman, bu sorunu
zmemiz gerekir. arrz, nasl davranacamz bilemeyiz, uyarlm
oluruz, hatta ekiniriz anmsadmz, gnlk insan yaay deil,
dlerimiz, gece korkularmz, arasra kukuyla sezdiimiz zihnimizin
karanlk keleridir. Okuyucularn ou bu tr yazy benimsemez
olaan bir merak uyandryorsa baka hatt edebiyat eletirmeni bile
bunun karsnda ne yapacan arr. Dante ile Wagnerdeyse, mitolo
jik olaylarla rtlmtr, yle ki tarih ile mitoloji zaman zaman bu ozan
larn ilemi olduklar gereler olarak grlr. Ama harekete getiren g
ile daha derin anlam bunlarn hibirinde yoktur. nk ikisi de vizyoner
yaantnn iinde bulunmaktadr. Rider Haggardn sadece hayali hikye
ler yaratan biri olduunun ileri srlmesi genellikle doru grlebilir.
Ama, yine de hikye onun iin her eyden nce anlaml geree ifade
verme aracdr. Hikye, iindekileri ne kadar ayor gibi grnrse grn
sn, iindekiler hikyeden daha nemlidir,
Vizyoner yaratta gere kaynaklarnn karanl pek tuhaftr, bu
psikolojik yarat yntemindekinin tam tersidir. Bu karanln bile bile
yaplmadn da gvenle syleyemeyiz. Tabii, Freud psikolojisinin de

itilimiyle, rkn karanln ardnda ok kiisel bir yaant olduunu


dnmeye eilim gstermekteyiz. Bylece bu kaosun tuhaf parltlarn
aklamay ve niin kimi zaman sanki ozann temel yaantsn bizden,
bile bile saklyormu gibi davrandn anlamay umut etmekteyiz.
Patolojik ve nevrotik sanatla urayoruz desek yeridir; vizyoner
yaratcda, akl hastasnn hayallerine benzer zellikler olduu sre byle
dnebiliriz. Bunun tersi de doru; psikozlarn zihin yaplarnda ou
zaman bir dhinin yaptlarnda bulabileceimiz anlam bolluu vardr.
Freudu izleyen psikolog, sz konusu bu yazlar tabii bir patoloji sorunu
olarak ele almaya kalkacaktr. ten gelen, kiisel yaantnn ana vizyon
dediim eyin ardnda bulunduunu dnerek yani bilinli grle
benimsenemeyecek bir yaant vizyonun acayip imgelerini temel
yaantnn rt biimleri diye aklamaya alacaktr. Bu, onun grne
gre ahlksal ve estetik bakmdan kiiliin btnyle, ya da hi olmazsa
bilinli zihnin baz hayali dnceleriyle badaamayacak bir ak
yaants olabilir. airin, egosuyla, yaanty geriye itmesi ve tannmaz
(bilinsiz) duruma getirmesi iin, btn patolojik hayal deposunu
harekete geirmesi gerektir. stelik gerein yerine hayali koymaya
girimek yetecektir. Bunlarn hepsi de rkn, eytans, garip, bozuk
hayal biimlerinin tomurcuklanmasnn nedenini aa kanr. Bunlar, bir
yandan benimsenemeyen yaantnn yerine konan eylerdir, te yandan o
yaanty saklamaya yardm ederler.
airin kiilii ve psiik yaradl stnde denemenin ikinci
blmnde tartacaksam da, imdi vizyoner sanat yapt stndeki
Freudu gr ele almadan geemiyorum. Bir kere byk dikkat ekmi
bulunuyor stne, sonra da vizyoner gere kaynaklarnn bilimsel akla
masn, ya da bu acayip sanat yarat ynteminin ardndaki psiik sre
lerin bir kuramn yapmaya alan biricik bilinen giriim. Bu sorun
konusundaki grm pek bilinmiyor sanyorum, ya da genellikle
anlalmyor. Bu ilk szlerden sonra, imdi grm ksaca anlatmaya
alacam. Vizyonu kiisel bir yaantdan tretme stnde durursak onu
ikinci derecede bir ey gerein yerini tutan bir ey olarak ele
almamz gerekir. Bunun sonucu vizyonu temel niteliinden karm,
sadece bir belirti olarak grm oluruz. Bylece gebe kaos psiik bir

dzensizlik duyar, bir kez daha dzenli bir kozmos tablosuna dnm olu
ruz. Eylemci, dnr kimseler olarak kozmostan tamlk beklediimiz
yok; birtakm anormallikler ve hastalklar gibi kanlmaz eksiklikler
olduuna gre, insan yaradlnn da bunlarn dnda kalmadn tabii
kabul etmi oluyoruz. nsan anlayna meydan okuyan, korku salan uu
rumlarn aa kmas, gz aldanmas diye bir yana braklyor, air de
aldatlmann bir kurban ve onu meydana getiren neden olarak grlyor.
air iin bile temel yaant insans, alabildiine insansdr; oysa, yle olur
ki, anlamyla karlamaktan kanp, onu kendinden gizlemek zorunda
kalr.
Amac sanat yaratn kiisel elerle snrlamak olan bu gibi akla
mann btn gizli anlamlarn tamamiyle aa karsak iyi olur sanrm.
Bizi nereye gtrdn aka grmeliyiz. Bunun, bizi sanat yaptnn
psikolojik incelemesinden uzaa gtrd ve airin kendinin psiik
yaradlyla kar karya getirdii doru. Psiik yaradln nemli bir
sorun olduu yadsnamaz, ama bu sanat yaptnn bal bana var olma
hakkdr, hokkabazlkla ortadan kaldrlamaz. aire kendi yaratt yaptn
ne ifade ettii sorunu yaptn bir gevezelik olarak, bir ac kayna ya
da bir baar gibi grmesi imdilik bizi ilgilendirmiyor, grevimiz sanat
yaptn psikolojik bakmdan aklamaktr. Bu i iin, bunun ardndaki
temel yaantya yani vizyona iyi dikkat etmemiz gerekir. Hi
olmazsa sanat yaratnn psikolojik ynteminin temeli olan yaantlar
kadar nemle ele almalyz. Vizyoner yaantnn insanolunun beylik
yazgsndan bambaka bir eymi gibi geldii doru, bu yzden de bunun
gerek olduuna inanmakta zorluk ekiyoruz. Karanln metafizikle gizli
bilimlerin evresini sarm olmas yazk; yle ki iyi niyetli mantkllk
uruna araya girmemiz gerekiyormu gibimize geliyor. Vardmz
sonu, dnya yeniden bo inan karanlna brnmesin diye, bu gibi
eyleri en iyisi fazla ciddiye almamak oluyor. Tabii, gizli blmlere
eilimimiz olabilir; ama ou zaman vizyoner yaanty zengin bir hayal
veya ozanca davrann sonucu diyerek bir yana brakyoruz; yani,
psikolojik olarak anlalan bir trl ozans arlk gibi. Kimi airler kendi
leriyle yaptlar arasnda salam bir ara brakmak iin bu aklamay
destekliyorlar. rnein Spitteler, air ister Olimposun bir deresini dile

getirsin, ister te Maysa gfte yazsn, farketmeyeceini ylmadan ileri


srmtr. Gerek udur ki airler insandr, bir airin kendi yapt stnde
syleyecei de, o konuda sylenebilecek en aklayc sz deildir ou
zaman. Demek ki, bizden istenen vizyoner yaantnn nemini airin ken
disine ramen savunmas.
Hermesli obanda, lhi Komedide ve Faust dramnda olumakta
olan bir ak yaantsnn yansmalarn yakaladmz su gtrmez; bu,
vizyonla tamamlanan ve yerine getirilen bir yaantdr; Fastun ikinci
blmnn, birinci blmn normal, insans yaantsn yadsd ya da
sakladn dnmeye sebep yok, Goethe birinci blm yazdnda nor
mal idiydi de, ikinci blm yazdnda nevrotik bir zihin durumu
iindeydi diyemeyiz. Hermes, Dante ve Goethe insan gelimesinin hemen
hemen iki bin ylma uzanan bir silsilenin basama olarak ele alnabilir;
bunlarn hepsinde de sadece daha ar basan vizyoner yaantyla ilgili
olmayp, aktan aa ona bal kiisel bir ak yaants bulmaktayz.
Sanat yaptnn, kendinin salad ve ozann belli bir psiik davran
sorununu ortadan kaldran bu kanta dayanarak kabul etmeliyiz ki, vizyon
insan tutkusundan daha derin izlenim brakan bir yaant gstermektedir.
Bu trl sanat yaptlarnda bunlar hibir zaman sanatn kiiliiyle
kartrmamamz gerekir akl satclar ne derse desin vizyonun gerek,
temel bir yaant olduundan phe edemeyiz. Vizyon tretilen ve bir
eye bal olup, ikinci derecede gelen bir ey olmad gibi baka bir eyin
belirtisi de deildir. Gerek simgesel ifadeler yani, kendi bana var
olan, ama belli belirsiz bilinen bir eyin ifadesi. Ak maceras acs
yaanm, gerek bir yaantdr, ayn ey vizyon iin de sylenebilir,
Vizyonun iindekilerinin fiziksel mi, psiik mi, ya da metafizik nitelikte
mi olduunu belirtmemiz gerekmez. Kendi bana psiik bir gerektir,
buysa fiziksel gerekten daha az gerek deildir. nsan tutkusu bilinli
yaant yzeyindedir, oysa vizyonun znesi onun tesindedir. Duygular
mz yoluyla bilineni yaarz, ama sezgilerimiz bilinmeyen ve gizli eylere
doru ynelmi olup, yaradltan gizli eylerdir. Bilince kacak olurlarsa
bile geri itilip gizlenir, bu yzden ta eski zamanlardan beri, tekin olmayan,
esrarl, aldatc eyler olarak grlmlerdir. nsan incelemesinden gizlen
milerdir, o da kendini deisidaemonia yznden onlardan gizler. Kendini

bilim kalkan ve akl zrhyla korur. Zihin aydnl, korkudan domutur;


gndz dzenli bir kozmosa inanr, geceye ve onu tedirgin eden kaos
korkusuna kar bu inanc elinden brakmamaya alr. Eylem alan bizim
hergnk dnyamzn tesinde olan canl bir kuvvet varsa! Tehlikeli ve
kanlmaz insan gereksinmeleri var mdr? Elektronlardan daha ok ama
gden bir ey var mdr? Bir ruhumuz var, o ruhumuz da kendi elimizde
diye dnrken kendimizi aldatyor muyuz? Bilimin psie dedii ey,
kafatasyla snrlanm bir soru iareti deil mi, insan etkilesin ve onu,
sanki gecenin kanatlan stnda sradan insanlk dzeyinden, daha kiisel
bir tanr ars dzeyine gtrsn diye arasra tuhaf ve ele gelmeyen gizli
gleri salveren bir te dnyadan insan dnyasna alan bir kap m? Sanat
yaratnn vizyoner yntemini ele aldmzda, sanki ak maceras bir
salverme tertibat gibi i gryor duygusu veriyor sanki kiisel yaant
bir ey deil de, salt nemli bir lahi Komedinin bir nsezgisiymi gibi.
Sadece bu tiirl sanat yapt yaratcs deil hayatn gece yanyla
temasta olan, khinler, peygamberler, nderler, bilgeler de temastadr. Bu
gece acunu nice karanlk olursa olsun, tamamiyle yabanc deildir.
nsanolu bunu anmsayamayacamz kadar eski zamanlardan beri bil
mektedir; orda burda her yerde; ilkel insan iin bugn, kozmos resminin
belli bir blmdr. Onu bir yana brakan sadece biz olmuuzdur, bo
inan ve metafizik korkusu yznden, bir birleik krallk doal hukuku
nun kanun olduu, gvenilebilir ve ynetilebilir bilinli bir dnya kur
maya altmz iin. Yine de aramzdaki ozan arasra gece-acununu
ruhlar, cinleri ve tanrlar dolduran biimleri gryor. nsan iin
hayat verici srrn, insan amalarn alabildiine aan bir maksatllk
olduunu biliyor; pleromada anlalmaz olaylar nceden sezmektedir.
Ksacas, vahiye ve barbarlara rk salan psiik dnyann baz blm
lerini gryor.
nsan toplumunun ilk balangcndan beri insann belirsiz bildirilere
geerli bir biim verme abas derin izler brakmtr. Rodezyann lk Ta
ann kaya stne kazlarak yaplm resimlerinde bile mucizevi hay
van resimlerinin yannda soyut bir biim bir ember iinde ifte ha
grlyor. Bu biimle aa yukar her kltrl glgede karlalmtr,
onu bugn sadece Hristiyan kiliselerinde deil, Tibet manastrlarnda da

gryoruz. Bu gne tekerlei denen eydir ve hi kimsenin tekerlei


mekanik alet olarak dnmeyecei bir ada olduu iin de, bunun
kayna herhangi bir d dnya yaants olamaz. Bu, psiik bir olay tem
sil eden bir simgedir; i dnyann bir yaantsdr bu, srtnda kene-kulan
olan gergedan kadar canl bir temsil. Gizli retim dzeni olmayan hibir
ilkel kltr yoktur, kltrlerin ounda da bu dzen alabildiine gelimi
durumdadr. Erkekler kurullar, totem-klanlar, insann gndzk
varlndan ayn duran gizli eyler konusunda bu retimi srdrmekte
dir bunlar zamann balangcndan beri hep en hayati eyleri meydana
getirmilerdir. Bunlar stnde bilgi, delikanllara altrma trenleriyle
aktarlr. Greko - Romen dnyasnn dinsel trenleri de ayn grevi gr
yordu, antikitenin zengin mitolojisiyle insan geliiminin en erken basa
maklarndaki bu gibi yaantlarn bir kalntsdr.
Ozann yaantsn en uygun bir biimde anlatmas iin mitolojiye
bavurmas bylece tabii oluyor. Bakasndan ald gerelerle altn
sanmak pek yanl olur. Yaratclnn kayna temel yaantdr; lle
meyecek bir eydir bu; bu yzden ona biim verebilmesi iin mitolojik
imgelere ba vurmas gerekmektedir. Kendi bana ne bir ey syler ne de
bir imge verir nk sanki bir cam stnde karanlk grnen bir vizyon
dur bu. fade bulmaya alan derin nsezgidir sadece. Dolaylarnda ne
varsa kavrayarak, havaya ykselten ve ona gzle grnr biim veren bir
kasrga gibidir. O belli ifade vizyonun imknlarn hibir zaman tket
meyecei iin, iindekilerin zenginlii bakmndan onunla boy lemeyeceinden, ozann bildirilerinin birkan bile bakalarna aktarmas iin
emrinde koskoca bir gere deposu olmas gerekir. stelik grntsnn
yazgs kartln ifade edebilmesi iin zor ve elimelerle dolu imgelere
bavurmas gerekmektedir. Dantenin nsezgileri Cennet ile Cehennemin basamaklarn imgelerle veriyor; Goethenin Blaksbergi ve
Yunan Antikitesinin cehennemi blgelerini iin iine sokmas gerekiyor;
Wagner btn kuzey mitolojisini kullanr; Nietzsche dinsel sluba dner
ve tarihncesi zamanlarnn efsanevi peygamberini canlandrr; Blake
kendi kendine ifade edilemeyecek biimler yaratr. Spitteler de hayalin
yeni varlklarna eski adlar takar. fade edilemeyen ycelikle en aalk
irkinlie kadar btn dizi iinde eksik bir tek basamak yoktur.

Psikoloji, karlatrma iin gereleri bir araya getirmekten ve


stnde tartmak iin terimler getirmekten baka bu renkli imge
dnyasn aklama yoluna hibir k tutamamaktadr. Bu terimlere gre
vizyonda grlen ortak bilinddr. Ortak bilindndan, soya ekim
gleriyle biim bulan birtakm psiik davranlar anlyoruz; bilin bun
dan gelimitir. Bedenin fizik yapsnda evrenin ilk basamaklarnn izleri
ni gryoruz, bu yzden insan psiesinin de, bitki ve hayvan evrim tari
hinin yasasna uygun bir dzende olacan umuyoruz. Bilincin glgelen
melerinde dlerde, narkoz etkisi altnda ve akl hastalklarnda
psiik geliimin ilkel yzeylerinin btn izlerini gsteren psiik sonular
gibi eyler kyor yzeye, imgelerin kendileri kimi zaman yle ilkel zel
liktedir ki, bunlarn eski gizli bilimler retiminden trediini tahmin ede
biliriz. Gnmzn klna brnm mitolojik temalarla da sk sk
karlalmaktadr. Ortak bilindmn bu belirtilerinde edebiyat inceleme
si iin byk nemi olan ey bunlarn bilinli durumu dnleyici
olmalardr. Yani bunlar tek - ynl, anormal veya tehlikeli bir bilinlilik
durumunu, grnrde maksatl bir biimde dengeye getirmektedirler.
Dlerde bu sreci pozitif ynyle aka grmekteyiz. Akl
hastalklarnda dnleme sreci ou zaman apaktr, ama olumsuz bir
biim alr. rnein yle insanlar vardr ki, dnyadan kayg iinde elini
eteini ekmitir, bunlar, bir gn bir de bakarlar, en gizli srlar herkese
biliniyor ve dilden dile dolayor.
Goethenin Fast'um ele alr da, bunun kendi bilinli durumunu
dnleme ihtimalini bir yana brakrsak, cevaplandrmamz gereken soru
u olur: Zamannn bilinli grnyle ne gibi ilgisi var? Byk iir,
gcn insanlk hayatndan alr; kiisel elerden tretmeye alrsak
anlamn tamamiyle yitirmi oluruz. Ortak bilind canl bir yaant olup
da, bir an bilinli grnne k tutarsa, bu olay, o ada yaayan
herkes iin nemli, yaratc bir eylem olur. Bir sanat yapt gerekten
insan soylarna bir bildiri denebilecek olan eyi iinde bulundurur.
Bylece Fast her Almanm ruhunda bir eye dokunmaktadr. Dantenin
n de bylece lmszlemitir; Hermasl obann ise Incilde yeralmasma az kalmtr. Her an kendine gre tarafl, belli nyarglar
ve psiik aclar vardr. Dnem bireye benzer; bilinli grnn kendine

zg snrlar vardr, bu yzden dnleme ayar gerektirir. Bu, ortak bilindyla yerine getirilir. Bir ozan, khin veya nder kendini zamannn
ifade olunmayan isteiyle yneltilmesine brakr, szle ya da eylemle
herkesin kapal gzle erimeye can att ve istedii eye giden doru yolu
gsterir bu erimenin sonu varsn ister iyi ister kt olsun, varsn bir
an davas olsun, ya da yklmasna sebep olsun.
nsann kendi andan szetmesi tehlikelidir hep, nk u anda
tehlikeli olan ey anlayamayacamz kadar genitir. Bu yzden birka
dolayl anlatma ile yetinmek gerekir. Francesco Colonnann kitab bir
d kalbna dklmtr, bir insan ba olarak grlen tabii akn tanr
katna ykselmesidir, duygularn dizginleri vahice ele almasna meydan
vermeden, Hristiyan evlilik kutsal trenini tamamiyle ak brakmak
tadr. Kitap 1453de yazlmtr. Hayat Viktorya ann meyve verdii
bir zamanda geen Rider Haggard, bu konuyu ele alp, kendi bildii gibi
iliyor; bir d biimine sokmuyor, ahlksal atma gerilimini duyuru
yor bize. Goethe, Gretchen - Helen - Mater Gloriosa temasn Faustun
renkli rgtne krmz bir iplik gibi iliyor. Nietzsche tanrnn ldn
sylyor, Spitteler de tanrlarn doup lmesini bir mevsimler mitosuna
bryor. nemleri ne olursa olsun bu ozanlarn her biri binlerce, onbinlercenin sesiyle konuuyor, zamannn bilinli grnndeki deiiklik
leri nceden sylyor.

AR
i l ARATICILIKTA, isten zgrlndeki gibi bir sr vardr.
Psikolog, bu belirtilerin ikisine de, sre diyebilir, ama ortaya koyduklar
felsefe sorunlarna cevap bulamaz. Yaratc insan trl yollarla cevap ver
meye alabileceimiz bir bilmecedir; ama vereceimiz btn cevaplar
bounadr, ada psikolojinin sanat ve sanat konusuna ikide bir dn
mesini engellemedii bir gerektir. Freud, sanat yaptnn anahtarnn,
sanatnn kiisel yaantlarndan tretme ynteminde bulunduunu
sanmt. Baz imknlarn bu ynde olduu gerek, nk tpk nevrozda
olduu gibi bir sanat yaptnn da, kompleksler dediimiz psiik hayattaki
u dmlerle giderek aklanabilecei akla yatkn gibi geliyordu.
Heyecan durumlarnda gerek veya hayal edilmi ocukluk yaantlarn
dan geldiini syleyerek, nevrotik hastaln psiik alanda nedensellie
dayanan bir balangc olduunu bulmasyla Freud byk baar
kazanmtr. Bir ngiliz centilmeni, bir Prusyal subay, ya da bir kardinali
kiisel elere gre aklamaya kalkarsak byk yanl ilemi oluruz.
Centilmen subay ve rahiplik grevi kiiyle ilgisi olmayan eylerdir, bun
larn psiik grntlerinde acayip bir nesnellik vardr. Sanatnn resmi
bir kimlikle i grmediini kabul etmemiz gerek; bunun tam tersi geree
daha yakndr. Bununla birlikte bir bakma sraladm tiplere benzer,
nk zel sanat davranta, kiiselin karsnda ar basan ortak bir
psiik hayat vardr. Sanat yaradltan olan bir gd olup bir insan
varln yakalar ve alet durumuna getirir. Sanatnn kendi amalarn
arayan zgr iradesi, kiisel amalar olabilir, ama bir sanat olarak daha
yksek bir anlamda insandr ortak insandr insanln bilinsiz, psiik
hayatn tayan ve ona biim veren kimsedir. Bu etin ii yapabilmek
iin, kimi zaman, mutluluunu ve hayat normal insan iin yaamaya
deer yapan her eyi feda etmesi gerekir.

Btn bunlar byle olduuna gre sanatnn analitik yntem kul


lanan psikolog iin zellikle ilgin bir konu olmasnda alacak bir ey
yoktur. Sanatnn hayatnda ille de atma olacaktr. inde birbiriyle
arpan iki g vardr bir yanda normal insan ynnn mutluluk, tat
min ve hayat gveni zlemi, te yanda her trl kiisel istei ap giden
ylmaz yaratma tutkusu. Sanatlarn hayat insansal ve kiisel adan
trajik demesek de ok yetersizdir (bakalarndan aa olduu iin,
uursuz bir tanrsal takdir yznden deil). Yaratc atein tanrsal
armaann kazanmann kiiye byk eylere mal olmas kuraln bozacak
istisna hemen hemen yok gibidir. Sanki her birimiz douta belli bir gle
donanm gibiyiz. Yapmzdaki en gl kuvvet her eyi kavrayarak bu
gc tekeline alacak ve geri brakacak ey o kadar az olacak ki, hibir ie
yaramayacak. Bu yoldan yaratc kuvvet insan tepkilerini yle yollara
sokabilir ki, kiisel bir ego, her trl kt nitelikler gelitirebilir
insafszlk, bencillik, (oto-erotizm dedikleri) bo gurur her trl
eytanla yol aabilir, hayat kvlcmn elde tutabilmek ve ondan tama
miyle yoksun kalmamak iin. Sanatlarn oto-erotizmleri gayrimeru,
ihmal edilen ocuklarnkine benzer, o ocuklar ki daha ilk yllarnda vere
cek sevgisi olmayan kimselerin ykc etkisinden korunmak zorundadrlar;
srf bu yzden kt huylar edinirler, sonra btn mrleri boyunca ocuk
su kalarak amansz biregosantriklik iinde kalrlar, kimsenin yardm para
etmez, ahlk kurallarna ve kanuna edimli olarak kar gelirler. Sanaty
aklayann kendi sanat olduundan, kiisel hayatnn yetersizlikleri ve
atmalar olmadndan nasl phe edebiliriz? Bu, sanat olmas
olgusunun yerinilecek sonularndandr yani ta doutan beri normal
lmlden daha byk bir grevle grevlendirilmi kimsedir. zel bir
yetenek ve belli bir yne doru byk enerji sarf gerektirir, bu yzden
hayatn baka bir yan tketilmi olur.
airin yaptnn doruluunu, kendisiyle birlikte gelip olgunlatn
bilmesi ya da dnerek boluktan var ettiini sanmas nemli deildir.
Bir ocuk annesinden nasl daha ok byyebilirse, kendi yaptnn da
kendini at olgusunu onun dncesi deitiremez. Yaratc srete
kadns bir nitelik vardr, yaratma yapt da bilinsiz derinliklerden
anneler katndan diyebiliriz ykselir. Yaratc g stn geldiinde,

insan hayat etkin istence karlk bilinsizlikle ynetilir ve kalplanr,


elinden bir ey gelmeyen bir olgu gzlemcisinden baka bir ey olmayan
bilinli ego toprak altndaki bir akntya karjr gider. Sre durumundaki
yapt ozann yazgs olur ve psiik gelimesini belirtir. Faustu yaratan
Goethe deil, Goetheyi yaratan Fausttur, Faust ise simgeden baka nedir
ki? Bununla belli bir eyi gsteren bir alegori demek istemiyorum, aka
bilinmeyen, ama derinden canl bir eyin ifadesi olduunu anlatmak isti
yorum. Her Almanm ruhunda yaayan bir ey var burada ki, Goethe
bunun domasna yardm etmitir. Faust ve Zerdt Byle Buyurduyu bir
Almandan baka kimsenin yazabileceini dnebilir miyiz? kisi de,
Alman ruhunda yansyan bir ey stnde oynuyor Jacob Burchardtn
bir zamanlar dedii gibi bir ana - imge stnde insanln bir doktoru
veya retmen kahraman, bilge kiinin, kurtarcnn arketip imgesi,
kltrn domasndan beri insann bilinsizliinde gizli, gmlm ve
uyur durumda bulunmaktadr; zaman yolundan ktnda ve bir insan
toplumu korkun bir yanllk tehlikesi karsnda bulunduunda uyan
maktadr. nsanlar yollarndan at m, bir klavuz, retmen, hatta bir
doktor gereksinmesi duyarlar. Bu ana-imgeler saysz denecek kadar ok
tur, ama genel grnte bir sapma olmadan bireylerin dlerinde, ya da
sanat yaptlarnda belirmezler. Bilinli hayat tek - ynllk ve yapmack
davranla belirdii zaman, bunlar harekete geer igdsel olarak
denebilir hatta ve bireylerin dlerinde, sanat ve khinlerin vizyon
larnda aa kar ve an psiik dengesini salar.
Bu yolla airin yapt iinde yaad toplumun manev gereksin
mesini karlar, bu yzden yaptn kendi kiisel yazgsndan, bunu
bilsin bilmesin onun iin daha byk anlam vardr. Yapt iin aslnda
alet olduundan, kendi onun emrindedir, onu bize aklamasn ondan
beklememiz iin sebep yoktur. Biim vererek iindeki en iyi eyi yapm
tr; aklamay bakalarna, gelecee brakmak zorundadr. Byk bir
sanat yapt bir d gibidir, btn grnrdeki aklna ramen kendi
kendini anlatmaz, hibir zaman unu yapmalsn ya da gerek budur
demez. Doann bir bitkinin yetimesine izin verdii gibi bir imge verir,
kendi sonularmza kendimiz varmamz gerekir. Bir insan bir kbus
grrse, ya fazla korkmu demektir, ya da ona hi aldrmyor demektir;

yal bilge kiiyi grrse fazla pedagojik olduunu anlatmak isteyebilir,


ayn zamanda bir retmen gereksindiini gsterir. nce bir yolla iki
anlam da sonunda ayn eye varr, sanaty etkiledii yolda kendimizi
sanat yaptnn etkisine brakrsak bunu sezebiliriz. Anlamn kavraya
bilmek iin onu bir zamanlar biimlendirdii gibi, bizi de biimlendirme
sine kendimizi brakmalyz. O zaman yaantsnn niteliini anlarz.
Yalnzlyla ve ac veren yanllklaryla bilinsizliin altndaki ortak
psienin iyi edici ve kurtarc kuvvetlerine yaklat, btn insanlarn
kayna olan, btn insan varlna ortak bir ahenk veren bireyin
duyusunu bakasna aktarmasn ve insanla bir btn olarak katlmasn
salayan u hayatn dl yatana girdiini grrz.
Sanat yaratnn ve sanatn etkinliinin sun, participation mystique
(gizemci katlm) durumuna dnte bulunur bireyin deil, insann
yaad, tek insan varlnn iyi veya kt zamanlarnn para etmedii,
sadece insan varlnn deeri olduu u yaant dzeyine dnte. Btn
byk sanat yaptlarnn nesnel olup kiisel olmamas bu yzdendir, yine
de hepimizi bir bir derinden etkiler. airin kiisel hayatnn sanat iin ille
de gerekli olmamas da bunun iindir ancak yaratc grevine bir
yardmc, ya da bir engel olabilir. Kendi sanat gibi yaamayabilir, iyi bir
vatanda olabilir, bir nevrotik hasta olabilir, deli ya da sulu olabilir.
Kiisel hayatn baka trl yaamayabilir, ilgin olabilir, ama bunlar airi
aklamaya yetmez.

PCASSO
lE JR psikiyatrist olarak, Picasso konusundaki coku dalgasna
kapldm iin okuyucudan zr dileyesim geliyor. Yetkili bir kii ner
memi olayd, bu konuda yaz yazmak iin elime kalemi almazdm her
halde. Ressam da, acayip sanat da, bana zerinde uzun boylu durup ince
lenmeye deer bir konu gibi gelmediinden deil ne de olsa, edebiyat
taki kardei James Joyceu iledim. Bu sorun ilgimi ekiyor ekmesine,
ama ksa bir yaz erevesi iinde tamamiyle incelenebileceini san
madm, alabildii geni, etin ve aprak bir konu. lle de bir fikir
beyan etmem gerekiyorsa, ilemem gereken konu, Picassonun sanat
deil, psikolojisi olacak. in estetik yann sanat eletirmenlerine brak
yorum; kendimi, sadece bu tr sanat yaratcl ardndaki psikoloji ile
snrlayacam.
Psiik srelerin resimle canlandrlmasnn psikolojisi ile yirmi
yldr uratma gre, Picassonun resimlerine profesyonel gr
asndan bakabilecek durumdaym. Kendi deneyimlerime dayanarak
okurumu temin ederim ki, Picassonun psiik sorunlar, yaptnda dile
getirildii apta, hastalarmmkine tpatp benziyor. Yazk ki, bu konuda
elimde kant yok, karlatrlabilecek malzeme, tek tk uzman elinde.
imdi okuyucumun bilgisine sunacam gzlemler dayanaksz gibi
grnecek; bu bakmdan, iyi niyetine ve muhayyilesine sesleniyorum.
Nesnel olmayan sanat, ieriini temelde iinden tretir. Bu i,
bilince tekabl edemez, nk bilin, nesnelerin genelde grnrdeki
halinin imgelerini ierir; dolaysyla, grn, ister istemez genel bek
lentilere uymak zorundadr. Picassonun nesnesi ise, genellikle grnd
nden bakadr yle bakadr ki, herhangi bir d yaant ile ilintili bir
nesneyle herhangi bir ekilde bantl grnmez. Kronolojik olarak yak

laacak olursak, yaptlarnn, ampirik nesnelerden gittike uzaklatn,


dtaki herhangi bir yaantdan deil de, bilincin ardndaki, ya da, hi
olmazsa, be duyunun tesindeki, evrensel bir alglama organ gibi, bilindnn tesindeki u d dnyaya ynelik iten gelen yaantya ait
elerle art eilimi gsterdiini farkediyoruz.
Bilincin ardnda yatan ey, salt yokluk deildir; bilinci, arkadan deil
de, ierden etkileyen bilind psiedir; tpk d dnyann onu ondan ve
dtan etkiledii gibi. Dolaysyla, sz konusu eler herhangi bir da
deil de ie tekabl eden elerdir.
Bu i, bilinci en belirgin bir ekilde etkilemesine karn, gzle
grlemedii, hayal edilemedii iin, zellikle i in etkilerinin acsn
eken hastalarma, bunlar, ellerinden geldiince resimle ifade etmelerini
neriyorum. Bu ifade ynteminin amac, bilind ierikleri eriilir yap
mak ve hastann anlayna daha yakn klmaktr. Bunun iyiletirici etkisi,
bilind srelerin bilinten tehlikeli bir ekilde kopmalarn nlemek
olmaktadr. Nesnel veya bilinli tasvirlerin tersine, psiik arka planda
ki srelerin ve sonularn resimle tasvirleri simgeseldir. Bunlarn kaba
ca, yaklak olarak, imdilik bilinmeyen, bir anlama yneldikleridir.
Dolaysyla, tek ve soyutlanm bir rnek zerinde gvenle herhangi
bir gariplik, bir bulanklk duygusudur, anlalmaz bir karmaa halidir.
Gerekte ne denilmek istendii, ya da neyin tasvir edilmekte olduu bilin
memektedir. Anlama olana, ancak bu gibi resimlerin karlatrlmal
incelemesi sonucu doabilir. Sanat muhayyilesinden yoksun olduklarn
dan, hastalarn resimleri, genelde daha ak ve daha basittir, dolaysyla
ada ressamlardakinden daha kolay anlalabilir.
Hastalar nevrotikler ve izofrenler diye iki gruba ayrabiliriz.
Nevrotiklerin yapt resimler daha ok sentetik niteliktedir, kapsaml ve
duygu ykl bir btndr. Bu resimler, tamamiyle soyut olduunda,
dolaysyla da duygu esinden yoksun bulunduunda, en azndan tam bir
simetri gsterir, ya da anlam aktr. te yandan, ikinci grup, duyguya
yabanclam olduu arpc bir ekilde beliren resimler yapar. Kesin
olan bir ey varsa, bunlarn aktarmak istedii btn, uyumlu bir duygu
btnl deil, tersine, elikili duygular ya da, tam bir duygu
yokluudur. Srf biimsel gr asndan, balca zellii, kendini krk

izgiler denen izgilerle ifade etmesidir; bu bir paralanmadr, yani


(jeolojik bir ifade ile) resmi balan baa kaplayan bir dizi psiik
kusurlardr. Resim insanda soukluk duygusu uyandrr, ya da insan,
eliki, duygu yokluu ve acayip bir bilgisizlik havas sarar. Picassonun
ait olduu topluluk da budur. Bu iki topluluktan birine ait olan herhangi
bir kimsenin ille de nevroz veya izofreni hastas olacan sylemiyorum.
Bu snflandrmamn nedeni u: topluluklardan biri sz konusu
olduunda, psiik rahatszln muhtemelen sradan nevrotik belirtilerle
ortaya kmas, tekindeyse, izofreni belirtilerinin grnmesidir.
Tartlan konuda, izofreni deyimi izofreni denilen akl hastalnn
tans iin kullanlmakladr, sadece ciddi psikolojik bir rahatszln
izofreni dourabilecek olduu bir eilime atfta bulunmaktadr.
Dolaysyla, Picassoya ve Joycea psikoz hastal kondurmu deilim,
sadece derin bir psiik rahatszlk karsnda, izoid bir sendrom ile tepki
gslerebilecek olan geni bir insan topluluunun bir yesi gibi
grdmden byle diyorum.
ki topluluk arasnda aka belirgin farklara ramen rnlerin ortak
bir yan vardr: simgesel ieriktir bu. Her iki durumda da anlam, kapal
olarak dile getirilmektedir, nevrotik kii anlam peindedir, anlama tekabl
eden duyguyu arar ve onu seyirciye aktarmaya alr. izofrenik tipin
byle bir eilimi yoktur: yle ki, sanki anlamnn kurbandr. Sanki anlam
onu ezmi, yutuvermitir. Nevotikin hi olmazsa egemen olmaya al
t eler iinde eriyip gitmitir, Joyce iin dediklerim, izofrenik ifade
biimleri iin de geerlidir. hibir ey seyirciye doru gelmemektedir, her
ey ona srt evirmi durumdadr; arasra aralanan bir gzellik grnm
dahi, gecikmi olmaktan zr diler gibi geri geri ekilmektedir. Peinde
koulan ey irkin, hasta, acayip, anlalmaz bayadr biitn bunlar
herhangi bir eyi ifade elmek iin deildir, srf karanla brnmek
iindir; ancak bu karanln saklayp gizleyecei bir ey yoktur, ssz
bozkrlar zerine ken dondurucu bir sis gibidir; btn bunlarn hibir
anlam yoktur, seyircisi olmas gerekmeyecek bir grnm gibidir.
Topluluklarn ilkinde, ne ifade etmeye altklarn anlayabiliriz;
kincisindeyse neyi ifade edemediklerini grebiliriz. Her iki durumda da
ierik, gizli anlamlarla ykldr. ster izilmi, ister yazlm olsun, her

iki cinsten bir dizi imge genelde Nekyia simgesi ile balar yani llerin
ruhlarnn bulunduu yere doru yola kma ile; bu bilindna inmektir,
st dnyaya allahasmarladk demektir. Gn dnyasnn biimleri ve
figrleri ile ifade edilebilse dahi, sonradan yeralabilecek gizli bir anlama
iaret etmektedir, dolaysyla, simgesel niteliktedir. Picasso Mavi
Dnemin henz nesnel olan resimleri ile balyor: gece mavisi, ay,
su mavisi, Eski Msr dnyasnn Tuat mavisi ile. Derken lyor ve ruhu
at srtnda telere gidiyor. Gn yaam ona smsk tutunmu, brak
mak istemiyor, kucanda ocuk, bir kadn ona doru uyarrcasna dike
liyor. Gn onun iin nasl kadn ise, gece de yle: psikolojik bir ifade ile
bunlar aydnlk ve karanlk ruh (anma) dur. Karanlk ruh onu bekler;
mavi alacakaranlkta bekler onu, birtakm hastalkl nseziler depretirir
iinde. Rengin deimesi ile kendimizi yeralt dnyasnda buluruz.
Nesneler dnyas, frengili, veremlidir, gen fahienin rkn bayaptnda
olduu gibi, lm arpmtr sanki. Fahie motifi teye adm at ile
balamaktadr, kendisi gm bir ruh olarak kendi cinsinden birok kim
selerle karlar. Kendisi derken, Picassodaki yeralt dnyasnn
kaderine katlanan kiilikten sz ediyorum; iindeki gn dnyasna
doru deil, kaderiymi gibi kaderin iine doru ynelen adamdan; be
nimsenmi bulunan iyilik ve gzellik ideallerini deil, irkinliin ve
ktnn eytans ekiciliinin peinden giden adamdan. ada insanda
biriken bu dinsiz, eytan gler, onda sonsuza dek mahkmiyet giymi
olduu duygusunu yaratmakta, gnn aydn dnyasn yeralt dnyasnn
sisleri ile kaplamakta, lmn rtmesine uramakta, sonunda da,
deprem gibi onu paralamakta, unufak yapmakta, sprnt haline
getirmekte, moloz ynna dntrmekte, lime lime etmekte, dzensiz
karmaalara sokmaktadr.
Nevrotik gruptan bir kiinin bana geldi mi byle birey, bilind
ile genelde karanlk olan gibi grr onu, rkn m rkn, ilksel
irkinlikte bir Kundry (Wagnerin Parsifalindeki, armhn tayan
sayla alay ettiinden sonsuza dek pimanla mahkum edilen mitolojik
bir kadn) gibi, ya da cehennem gzellikte biri gibi gr onu. Faustun
dnmlerinde Grelchen, Helen, Mary ve soyut ebed kadn, gnostik
yeralt dnyasnn drt kadn figrne, Havva, Helena, Meryem ve

Sophiaya tekabl etmektedir. Nasl Faustun bana cinayetler orap


rerse ve deimi biimde yeniden ortaya karsa, Picasso da biim
deitirmekte, yeralt dnyasnn trajik palyao eklinde yeniden ortaya
kmaktadr birok resminde bu temaya rastlamaktayz. Unutmadan
syleyelim, palyao eski bir yeralt tanrsdr. Eski alara inme,
Homerosdan beri Nekyia ile ilgilidir. Faust, bycler bayramnn lgn
ilksel dnyasna ve klasik antik an hayal dolu vizyonuna dnmektedir.
Picasso, kaba, aya topraa basan biimleri, acayip ve ilkel olan tutup
karmakta ve eski Pompeinin ruhsuzluunu souk ve titrek bir k
altnda canlandrmakta Giulio Romano bile bundan daha stnn
yapamazd. Cill Ta a sanat biimlerine geri gitmeyen ya da Diyonizosun lgn cmblerinin depretirdikleri ile kendinden gemeyen
hibir hastam olmad. Palyao da, Faust gibi btn bu biimlerde
dolamakta, varln bazan ancak arabyla, lavtas ile ya da palyao giy
sisinin parlak baklava biimleriyle anlayabiliyoruz. nsanolu, bin yllk
tarihi boyunca yapt vahi yolculuktan ne renmi oluyor? Bu p ve
kokumuluk birikimden, bu yar-domu, ya da dk, biim ve renk
olanaklarndan hangi z ekip karyor? Btn bu paralanmann niha
gayesi ve anlam olarak hangi simge kyor ortaya?
Picassonun gz kamatrc deikenlii karsnda herhangi bir tah
minde bulunmaya cret edemiyor insan, dolaysyla hastalarmn
malzemeleri arasnda ne buldum ondan sz edeyim en iyisi. Nekyia
amasz ve tamamiyle mahva ynelik, uuruma bir d deildir.
Anlaml bir katabasis eis antronm, inisyasyon ve gizli bilim maarasna
inmektir. nsanln psiik tarihi boyunca yolculuun amac, anlarn
kanda uyandrlarak tm insann yeniden kurulmasdr. Annelere ini,
Faustun gnahkr tm insan varln Elene ile birlemi Parisi
canlandrmaktadr; ada insan, kendini tek yanllk iinde yitirdiinde,
unutulan homo totus'u canlandrmaktadr. Hep karmaa zamanlarnda
yerst dnyasn titretecek odur ve o olacaktr. Bu adam imdiki adama
karttr, nk o ne idiyse her zaman o olmutur, oysa teki ancak anlk
olandr. Dolaysyla, hastalarmda katabasis ile katalysis'i (yeraltna ini
ve k) insan doasnn ikiz kutupluluunun ve atan ikiz
kartlklarn gerei izler. Paralanma dnemi boyunca yaanan delilik

simgelerinden sonra kartlarn bir araya geldiini temsil eden imgeler


grnmektedir: Aydnlk/karanlk, yukars/aas, ak/kara, erkek/dii vb.
Picassonun son tablolarnda kartlarn birlemesi motifi dorudan
doruya yanyana konulmu olduu iin apak grlmektedir. (Saysz
knk izgilerle dolu olsa da) resimlerin birinde aydnlk ve karanlk animann birlemesi grlmekte. En son dneminin uyumaz hatta hain
denecek, cart renkleri, bilindnn, atmay, iddete bavurarak zm
leme eilimini gstermektedir (renk=duygu).
Bir hastann psiik geliimindeki bu durum ne amatr, ne de hedef?
Sadece imdiki insann, canl bir birim durumuna gelmeden nceki ahlksal, hayvansal ve manevi doasn kapsamaktadr. Picassonun drame
interieur (i dram), hikyenin zmlenmesinden nce bu son noktaya
gelmitir. Picassonun gelecei iin kehanette bulunmak istemiyorum,
nk bu isel macera tehlikeli bir itir ve her an, ya bir durmayla, ya da
bir araya getirilmi kartlarn feci bir ekilde patlamasyla sonulanabilir.
nisye olann tefrik edebilecei gibi, giysisi zerinde bir sonraki geliim
aamasnn simgelerini tayorsa da, palyao, trajik ve anlam belirsiz bir
figrdr. Yeralt dnyasnn tehlikelerinden gemesi gereken gerek bir
kahramandr, ne var ki, bunu acaba baarabilecek midir? Yantlayamayacam bir soru bu. Palyao tylerimi diken diken ediyor. Zerdtek
soytar gibi alacal giysili adam hatrlatyor, hani (gene bir palyao
olan) cambazn zerinden atlayan ve lmne neden olan kiiyi. Zerdt,
Nietzschenin kendi iin korkun derecede gerek olduu ortaya kacak
olan u szleri sylemiti: Ruhun bedeninden daha abuk lecek, bir
eyden korkma artk. Palyaonun kim olduu, daha gsz bir durum
daki alter egosu (ikinci benlii) olan cambaza barnca anlalyor:
Kendinden daha iyi olann yolunu tkyorsun. Kabuunu patlatan
kiilik daha byk bir kiiliktir, bu kabuksa kimi zaman beyin olmaktadr.

DNM SRECN CANLANDIRAN


RNEK SMGELER
JSLAM tasavvufunda byk rol oynayan bir kahraman inceeyeceim: H zr, Yeil 01an. Kurann 18. suresi olan Kehf
Suresinde geiyor. Maara anlamna gelen bu sure, yeniden dou hik
metini iliyor. Yeniden dou yeri olan bu maara insann kulukaya
yatp yenilenmek zere iine girdii oyuktur. Kuran yle diyor:
Bahaydnz, gnei, doduunda maarann sama doru, batarken de
so lm a doru eildiini grrdnz, onlarsa maarann tam orta
yerindcydiler.
Orta, mcevherin durduu yerdir; kuluka olay, gizemsel tren
ya da dnm burada yer almaktadr. Bu simgeciliin en gze) rneini
Mitra sunanda, daima gne ile ay arasnda resmedilen, simyadaki
dntrc madde tasvirlerinde grebiliriz. armha gerilme tasvir
lerinde de sk sk rastlanr buna; Kzlderili oyma Navahoslardaki
dnm ya da hasta iyiletirme trenlerinde de ayn simgesel olay sz
konusudur.
Yedilerin, mrlerinin nerdeyse lmszle varacak kadar uzaya
can akllarna getirmeden uykuya daldklar maara, Ortann bulun
duu, dnmn yer ald mekndr. Uyandklarnda 309 yl uyumu
bulunuyorlard.
Efsanenin anlamna gelelim. Her kim maaraya kendi iindeki
maaraya inerse, ilkin ne olduunu anlayamad bir dnme urar.
Bilin dna inmi, bilincin dnda bulunan eylerle balant kurmutur.
Bu, olumlu olumsuz, byk bir deiiklik yaratr kiide. Bu dnm,
ou kez insann doal rnnn bir uzants ya da lmszln bir
kant gibi grnmektedir.

Bu yorumlardan birincisini yapanlar, zellikle (De vita longa adl


denemesinde) Paracelsus gibi simyaclardr; ikinci yorumun rnekleri ise,
Elevsisteki dinsel trenlerde grlebilir.
Uyuyanlarn kutsal saysnda, 7 ye dikkat edilecek olursa, bunlar,
uykularnda dnme urayan tannlar olmaldr. Burada gizemli bir
efsane ile kar karyayz. Esrar perdesi arkasndaki bu kahramanlarn
kaderi, insan benliinden kavramaktadr; nedeni, bu hikyenin, kiinin
kendi iindeki paralel sreleri dile getirmesi, bylece bilinci ile yeniden
btnlemesidir. Kii ilk bataki durumuna yeniden dnmekte, genlie
yeniden kavumaktadr.
Uyuyanlarn hikyesini, aslnda onunla ilgisi yokmu gibi grnen
birtakm ahlk tleri izlemektedir. Aslnda aldatcdr bu. Zihin kur
calayan ve ahlk kurallarna bal kalmakla, yani yrrlkteki yasalara
uymakla yetinen kimseler iin ok gereklidir. ou kez, yasalarn ve
dzenin art kotuu davran, ruhsal dnmn yerine gemektedir. Bu
ahlksal tlerini Musa ile adam, Nuriun olu Yeuanm servenleri
izlemektedir:
Hani bir zaman Musa, gen bir adamna: Ben iki denizin birletii yere
ulancaya kadar gideceim, yllarca yrmek gerekse de demiti.
Musa ve adam iki denizin birletii yere vardklarnda, Allahn emriyle,
yanlarna aldklar balklarn unutmulard. Bu arada balk, yanlarndan syrlp
denizin dehlize dnen yolunu tutmutu.
Birlikte oradan uzaklatktan sonra, Musa, adamna: Yemeimizi getir,
gerekten bu yolculuumuzda epey yorulduk dedi.
Adam: Grdn m? Kayaya sndmz zaman ben bal unuttum. Onu
bana ancak eytan unutturdu. O denizde garip bir yol tuttu gitti dedi.
Musa: te bizim istediimiz de buydu dedi. zlerini takip ederek gerisin
geri dndler.
Musa ve adam kayaya vardklarnda, nezdimizden kendisine rahmet verdi
imiz ve tarafmzdan kendisine ilim rettiimiz salih kullarmzdan birini buldular.
Musa, salih kula: Allahn sana rettii ilim ve hikmetten bana da ret
men iin sana tabi olabilir miyim? dedi.
Salih kul, Musaya yle dedi: Sen benimle arkadala sabrcdemezsin.
Bilmediin bir eye nasl sabredeceksin?
Musa: nallah beni sabrl bulursun, sana hibir ite kar gelmeyeceim
dedi.

Salih kul: eer bana uyacaksan, ben sana srrm amadka, hibir ey
hakknda bana soru sorma dedi.
Derken Musa ve salih kul yola koyuldular. Deniz kenarnda yrrken bir
gemiye rastladlar. Gemiye bindiklerinde, salih kul gemiyi deldi. Bunun zerine
Musa: Gemiyi yolcularn bomak iin mi deldin? Dorusu ok kt bir i
yaptn dedi.
Salih kul Musaya: Ben demedim mi, benimle sabredemezsin dedi.
Musa Nasihatini unuttuum iin kusuruma bakma, ilmi retirken de bana
glk karma dedi.
Musa ve salih kul birlikte yollarna devam ettiler. Bu kez bir erkek ocuuna
rastladlar. Salih kul hemen ocuu ldrd. Musa: Ksas olmadan masum bir
cana nasl kyarsn? Dorusu ok fena bir i yaptn dedi.
Salih kul Musaya Demedim mi ben sana, benimle sabredemezsin dedi.
Musa salih kula: Eer sana bundan sonra bir daha soru sorarsam benimle
arkadalk etme. Artk ondan sonra benden ayrlmakta mazursun dedi,
Musa ve salih kul yollarna devam ettiler. Nihayet bir kye varp halkndan
yemek istediler. Halk ise onlar misafir etmedi. Musa ve salih kul orada yklmak
zere olan bir duvar grdler. Salih kul hemen onu dorultuverdi. Bunun zerine
Musa: steseydin buna karlk bir cret alrdn dedi.
Salih kul yle dedi: te bu, seninle benim aramzn ayrlmas demektir.
Sabredemediin eylerin i yzn sana anlatacam.
O deldiim gemi denizde alan birka fakirindi. Onu kusurlu yapmak iste
dim. nk onlarn arkalarnda her salam gemiye el koyan bir kral vard.
ldrdm erkek ocua gelince: onun anne ve babas inanan kimselerdi.
lerde onlar isyan ve inkra srklemesinden korktuk.
stedik ki Rablar onun yerine kendilerine ondan daha temiz ve daha mer
hametli birini versin.
cretsiz dzelttiim duvar ise ehirde iki yetim erkek ocuun idi. Duvarn
altnda kendilerine ait bir hazine vard. Babalan salih bir kimseydi. Rabbin,
onlarn rtlerine erip hzinelerini bizzat kendilerinin karmalarn istedi. Bu,
Rabbinden bir rahmettir. Ben bunlar kendiliimden deil, Allahn emriyle
yaptm. te sabredemediin eylerin i yz budur.
Bu hikye, yeniden dou sorununa Yedi Uyuyanlar efsanesi ile
byte altnda baklmasn ve akla kavuturulmasn salamaktadr.
Musa arayandr, sorup soruturandr. Bu hac yolunda ona elik eden
Glgesi, adam ya da salih kul (daha aa dzeydeki kii) (ki kii
de pneumatikos ile sarkikos) bulunmaktadr. Yeua, balk anlamna gelen
Nunun oludur; yani Yeuann kt yer sularn derinlikleridir; glge

leminin karanldr. Kritik yere iki denizin birletii yere varlmtr;


burann Bat ile Dou denizlerinin bir araya geldii Svey ksta olduu
sanlmaktadr. Yani Orta denilen yerdir. Simgesel giri blmnde
karlatmz, anlam, ilk bata insan ve glgesi tarafndan farkna
varlmayan yerdir. Azjklar olan bal unutmulardr. Balk, Glgenin,
Yaradann karanlk dnyasndan gelen ete kemie brnm adamn
babas Nuna atfta bulunmaktadr. nk balk canlanm, sepetinden
srayp, anavatan olan denize dnmtr. Bir baka deyile, hayvan ata,
hayatn yaratcs, kendisini bilinli insandan ayrmakta, igdsel ruhun
yitimiyle sonulanmaktadr. Bu sre nevrozlarn psikopatolojisinde ok
iyi bilinen dissosiyasyondur (kiiliin blnmesidir); bu daima bilinli
davrann tek ynll ile ilgilidir.
Nevrotik olaylar, normal srelerin abartlmasndan baka birey
olmadna gre, normalin kapsam iinde buna yakndan benzeyen olay
larla karlalmasnda alacak bir ey yok. lkeller arasnda bilindii
zere buna ruh yitimi denmektedir, bir abaissement du niveau mentaldr1 sz konusu olan.
Musa ile adam ok gemeden olayn farkna varrlar. Musa yorgun
argn, a bil oturur. Kendini gsz hissetmektedir, burada fizyolojik
bir aklama sz konusudur. Yorgunluk, enerji ya da libido kaybnn en
sk rastlanan belirtilerindendir. Btn bu sre tipik bir olay dile
getirmektedir: hayati nemi olan bir ann farkna varlmamasn, birok
mitos biimlerinde karlatmz bir motiftir bu. Musa haberi olmadan
hayatn srrn bulup elinden kardnn farkndadr, ilgin bir sezi olay
saylr bu. Yemeye niyetlendikleri balk, bilindnm ieriklerindendir,
kaynak ile onun sayesinde balant kurulabilmektedir. nsan yeniden
domakta, yeni bir hayata gzlerini amaktadr. Tefsirlerin dediine gre,
bu, ab- hayat ile temasa gelerek gereklemitir; balk tekrar denize
dnerek, yeniden bilindnm ierii olmakta; ondan doacaklar tek
gzl, yanm bal ortaya kmaktadr.
Simyaclar denizdeki garip bir balktan sz ederler: Kl ve derisi
olmayan yuvarlak bir balktr bu; yuvarlak unsuru,fillus philosopho-

1
Abaissem ent du niveau mental: Ruhsal kstlam alarn kalkm as, zilinin bir n
tada toplanam am as, dikkatin yok olmas ile nitelenen bir durum dur. Bilincin younluu
azalr: sonucunda bilin dndan um ulm adk eyler yzeye kar.

rum"un canl Tan tohumunu simgelemektedir. Ab- hayat simyada


aqua permanens olarak geer. Bu su cana can katmas ile n salmtr,
btn kat maddeleri eritir ve svlar phtlatrr. Kuran tefsirlerinde,
baln gzden kaybolduu yerde denizin kat bir topraa dnt,
zerinde baln izlerinin hl grnebildii anlatlr. Bu ekilde oluan
adann zerinde orta yerde Hzr oturmaktadr. Gizemci bir yoruma gre
yukar ve aa deniz arasnda nurdan bir taht zerinde, gene orta yerde
oturmaktadr. H zrn zuhuru ile baln gzden kaybolmas arasnda bir
balant vardr. Sanki baln kendisi odur. Tefsirlerde, yaam kaynann
karanlklarda olduu sz bunu desteklemektedir. Denizin derinlikleri
karanlktr (mare tenebrositatis). Karanlk, simyada paralelini nigredoda
bulmaktadr; buysa dii, erkei kendi iine ald anda gerekleen coniurctiodan (kartlarn birlemesinden) sonra yer almaktadr. Nigredom n
rn ise lmsz z-Benin simgesi Tatr; stelik ilk ortaya
ktnda balk gzlerine benzetilir.
Hzr z-Benin simgesi olabilir pekl. Nitelikleri onun byle
olduuna iaret ediyor: maarada, yani karanlkta dnyaya geldii
syleniyor. lyas gibi daima kendini yenileyen, Uzun mrl 01andr.
Osiris gibi, zamann sonunda, Deccal tarafndan uzuvlar paralanyorsa
da, kendini yeniden diriltebilmektedir. Dirilen baln zdeletirildii
Hazreti saya benzetilmektedir; Kutsal Ruhtur, Hzr Kardetir. Musa,
yle veya byle, onu daha stn bilin gibi grerek, ondan talimat bekler
sanki. Derken, Ben-Bilincinin, kaderin cilveleri yoluyla z-Benin stn
rehberliinin, ne gibi tepkilerle karlaldn gsteren, hikmeti anlal
mayan birtakm olaylar izlemektedir. Dnme urama yetenei olan
slik iin, i ac bir hikyedir bu; mmin kul iin hikmetinden sual
olmaz Allahn kdiri mutlaklma kar dil uzatlmamasn gsteren bir
uyardr. Hzr, bir yandan stn bilgelii simgelerken, dier yandan bil
gelikle uyuan ve akln tesindeki bir davran biiminde bulunmaktadr.
Byle bir gizemli hikyeye kulak veren herkes kendi iindeki, bir
ey peinde koan Musa ile savsak Yeuann farkna varr; bu hikye
lmszlk baheden yeniden douun nasl yer aldn gstermektedir.
in ilgin yan, dnenin Musa ya da Yeua deil, balk oluudur. lm
sz varlk kendi halindeki, unutulmu bir yeyden, dorusu hi de olmaya

cak bir kaynaktan kmaktadr. Bu sk rastlanan, kahramann douu


motifidir, burada ayrntlara girecek deilim. Kitab- Mukaddesi okuyan
larn aklna hemen Tanr Kulunun anlatld aya (53:2 ff) ile
ncillerdeki H. sann douunu anlatan blmler gelecektir. Dnm
gerekletiren maddenin ya da tanrsal varln besleyici zellii, birok
inan efsaneleri ile de kantlanmaktadr: sa, ekmektir; Osiris, buday;
Mondamin, msr vb. Bu simgeler ruhsal bir olaya tekabl etmektedir: Bu,
bilin iin gerek nitelii umursanmayan, ancak sindirilmesi gereken bir
ey demektir. Balk simgesi bunun ne olduunu hemen gstermektedir:
Bilind ieriklerin besleyici etkisidir bu; srekli enerji aktarak, bi
linci canl tutar; nk bilin kendi bana enerji retmez. Dnme
uramayan, elverili olan ey bilincin temelidir belli belirsiz, nerdeyse
gze arpmayacak (yani bilind) varl olmasna karn- bilince tm
enerjisini salayan budur. Bilind bize bunun yabanc bir ey olduunu,
Ben-olmayan bir ey olduu duygusunu verdiine gre, bunun yabanc
bir figr ile temsil edilmesi gerei tamamiyle doaldr. Bylece, bir yan
dan, alabildiine nemsiz bir nesne iken, te yandan, bilinte eksik olan
u yuvarlak taml gizli g halinde ierdiinden son derece nem
lidir. Bu yuvarlak ey, bilindnn maarasnda gizli byk hazinedir,
kiilemi hali ise, bilin ile bilindnn ulu bir kattaki birliini
simgeleyen bu kiisel varlktr. Bu, Hiranyagarbha, Purua, Atman ve
gizemci Buda ile karlatrlabilecek figrdr. Ben buna z-ben diyo
rum, bundan anladm, ruhsal btnlktr, bu ayn zamanda bir
merkezdir de; bunlardan hibiri Ben ile ayn ey deildir, Beni iine alr,
tpk daha byk bir dairenin daha kk bir daireyi iine ald gibi.
Dnm srasnda kendini belli eden lmszlk sezgisi bilindnn
garip nitelii ile balantldr. Bir bakma meknddr, zamanddr.
Bunun deneysel kant gerekte sanldndan daha sk yer almasna
karn, ar kukucu davranan eletirmenlerin hl yadsd telepatik
olaylardr. lmszlk duygusunun kayna zaman ve meknn acayip
genileme duygusu olsa gerek, eski dinlerdeki gizli ayinlerde grlen
tanrlatrma trenlerini ayn bu ruhsal olayn bir yansmas gibi gryo
rum.

z-Benin kiilik nitelii Hzr efsanesinde aka beliriyor. Bu zel


lik Kuran dnda Hzr konusunu ileyen hikyelerde ok belirgin bir
ekilde anlatlmakta, nitekim Vollers baz arpc rnekler vermektedir.
Kenya yolculuum srasnda, safarimizin rehberi suf inancyla yetimi
bir Somalili idi. Ona gre Hzr her bakmdan canl bir kiiydi, bana Hzr
ile her an karlaabileceimi sylemiti, nedeni de, beni M tu-ya-kitubu
(Ehli Kitap) addettiindendi. Kitaptan anlad Kuran idi. Konumalar
mzdan, benim Kuran kendisinden daha iyi bildiim sonucunu karmt
(aslna bakarsanz, kendi de fazla bir ey bilmediinden, pek iltifat
saylmazd ya). Bana islamu (Mslman) gz ile bakyordu. Bana
Hzn yolda insan biiminde grebileceimi sylemiti. Kendisi de
savatan sonra i bulamadnda, yoksulluk iindeyken, nasl Hzr ile
karlap avutulduunu ve yardmna mazhar olduunu syledi. Bir gece
uyurken, kapnn yannda beyaz bir k grmt dnde; Hzr idi bu,
eminde (dnde) ayaa kalk onu selmn aleykm diye selamlamt, o
gn bugn emrindeydi artk, dilei gerekleecekti. Nitekim birka gn
sonra Nairobide tehizat ve giyim eyas satan bir firma tarafndan bir
safariye katlmak zere rehberlik teklifi almt.
Bu, gnmzde bile Hzrn halk dilinde hl dost, nasihati, avutu
cu, insana vahyolunan hikmet hocas olarak yaadn gstermektedir.
Dogmadaki yeri bizim Somaliliye gre maleika favanzaya-mongu
(Tanrnn ilk melei) idi, yani mjdeci meleiydi. Hzrn dost nitelii 18.
Surenin devamnda yle ele alnyor:
Ey Muhammedi Sana Zlkarneyden sorarlar. Onlara: Size onun hak
knda baz eyler anlatacam de.
Biz, ona yeryznde byk bir g ve mevki verdik. Biz ona, ulamak iste
dii her eyi elde etmenin yolunu gsterdik.
O da bu yollardan birini tutup sarld. Gide gide gnein batt yere
ulanca, gnei scak ve kara balkl bir yere batyor sand. Orada bir kavme rast
lad. Biz Zlkameyne Ey Zlkameyn! Onlar ya cezalandrrsn ya da onlarn
hakknda iyi davranrsn dedik.
Ziilkaney yle dedi: Biz zulmedeni yaknda cezalandracaz. Sonra da
Rabbini huzuruna karlr. Rabbi onu grlmemi bir azaba uratr.

man edip salih amel ileyene ise en gzel mkfat vardr. Biz ona dnyada
kolaylk gsterir, zor ilere komayz.
Sonra Zlkameyn yine sebeplere sarlarak yoluna devam etti.
Gide gide gnein doduu yere ulanca, onu kendilerine gneten koruya
cak bir ey vermediimiz bir kavim zerine douyor grd.
tte Zlkameyn sebeplere sarlarak byle yapt. Biz onun btn yaptkla
rndan haberdardk. Sonra Zlkameyn yine sebeplere sarlarak yoluna devam etti.
Sonradan set yapt iki dan arasna varnca, syleneni hemen hemen hi
anlamayan bir kavme rastlad.
Zlkarneyne: Ey Zlkameyn! Yeryznde bozgunculuk karan Yecc ile
Mecc ile aramza bir set eksen de vergi versek dediler.
Zlkameyn de onlara yle dedi: Rabbimin bana vermi olduu servet ve
saltanat, sizin vereceiniz eyden daha hayrldr. Bana maddi yardmda bulunun,
sizinle onlarn arasna bir set yapaym. Bana demir ktleleri toplayp getirin.
Zlkameyn iki dan arasn doldurup dzleyen bir set yapnca: Ate yakp
krkleyin dedi. Demirleri kzdrp akkor haline getirince: Bana erimi bakr
getirin zerine dikeyim dedi.
Yecc ile Mecc bu seti aabildiler.
Zlkameyn yle dedi: Bu, Rabbimin bir ltfudur. Rabbimin kyamet
vaadi gelince O, bu seti yerle bir edecektir. Rabbimin vaadi haktr, gerektir.
Biz o gn insanlar, birbirine girip dalgalanr halde brakacaz. Sra
frlnce de bir araya toplayacaz, O gn biz cehennemi mutlaka kfirlerin gz
leri nne dikeceiz. Onlarn gzleri yetlerine kar perdeliydi. Kelmn iitemi
yorlard.
Derken, birdenbire Zlkarneyne, kiboynuzluya, yani Byk
skendere geiliyor durup dururken. Byk skender nerden kyor
anszn? Vollersin hakl olarak belirttii gibi, Hzr ile Zlkameyn,
Dioscuri2 ile karlatrlabilecek olan byk iki dost. Bunun psikolojik
balants yle var saylabilir: Musa, bilind sreleri gz nne seren
z-Beni derinden kavramt. Sonradan imanszlardan saylan Yahudi
halkna dndnde, yaantsn anlatmak iin bir tr gizemli bir efsaneye
bavurmaya karar vermitir. Kendisinden sz edeceine kiboynuzludan
bahis amaktadr. Kendisinin de boynuzu olduundan, kendi yerine
Zlkameyni koymas akla yatkn grlebilir. Bylece bu dostluun
hikyesini, H zrn nasl kendisine yardm ettiini anlatmaktadr.
Zlkameyn gnein batna, sonra da douuna doru gitmektedir. Yani
2 DOSCUR: Denizde tehlikede olanlarn yardm na koan varlklar.

gnein nasl yenilendiini, lm ve karanlktan geerek yeniden nasl


dirildiini imgelemektedir. Btn bunlar Hzrn insann sadece bedensel
gereksinimine deil, ayn zamanda insann yeniden domasna da yardm
ettiini gstermektedir. Kurann, birinci ahs oul olarak konuan
Allah ile Hzr arasnda kesin bir ayrm yapmad doru. Ancak bu
blmn, daha nce tasvir edilen yardma koma eylemlerinin devam
olduu ak, bylece Hzrn, Allahn simgeletirilmesi, insan halinde
tecelli etmesi olmaktadr. Hzr ile Byk skender arasndaki dostluk ve
lyas Peygamber ile olan balant Vollersin tefsirinde zel yer kapla
makta. Vollers bu karlatrmay bir baka dost kilisine, Glgam ile
Enkduya da temil etmektedir.
zetleyelim: Musa, halkndan iki dostun maceralarn kiid bir
gizemsel efsane ile anlatmtr. Psikolojik bakmdan bunun anlam
dnmn, tekinin urad bir olay gibi dnlmesi ya da duyul
mas gerektiidir. Her ne kadar Hzr ile olan yaantsnda Zlkameynin
yerinde M usann kendi varsa da, hikyeyi anlatrken kendini deil de,
tekini ortaya koymaktadr. Bu, rastlantsal olamaz, nk ruhsal
tamlama ile ya da z-Benin, geliim ile daima balantl olan o byk
psiik tehlike, Ben bilincinin z-Ben ile zdeletirilmesi olaydr bu. Bu,
enflasyona (imeye) yol aar, ime eylemi ise bilinci yok etmekle
tehdit eder. Daha eski, ilkel kltrlerde ruhu tehdit eden tehlikelerin iyi
sezildii ve tanrlarn tehlikeli, gvenilmez oluundan korkulurdu. Yani
arka planda gelien belli belirsiz, ancak hayati nemi olan sreler
konusunda, henz ruhsal igdlerini yitirmemilerdi; ayn eyi ada
kltrmz iin syleyemeyiz tabi. Elbette karmzda Nietzsche ile
Zerdt gibi ime ile bozulan dost kilisine benzer bir uyar vardr, ne
var ki bu uyarya kulak aslmamm Faust iie Mephistophelese ne
demeli peki? Faustun hybris\ (haddini bilmezlii, takn gururu) cin
nete giden ilk admdr. Faustta dnmn tatsz balangcnn, yenir bir
balk yerine bir kpek olmas, dnme urayan figrn hikmetimiz ve
rahmetimizle donanm bir bilge dost deil de eytan oluu, bence, ok
esrarl Germen ruhunun anlalmasnda anahtar rol oynayabilir.
Metnin baka ayrntlarna girmeden, bir noktaya daha dikkatinizi
ekmek istiyorum: Yecc ile M ecce kar set ekilmesi sorununa. Bu

motif, H zrn yukardaki serveninin son eylemi, eddin yeniden


yaplmas eyleminin bir tekrardr. Ama bu kez, bu set Yecc ile Mecce
kar gl bir kale olacaktr. Bu paragraf Kitab- Mukaddesteki Vahiy
20:7 f ye atfta bulunuyor:
Ve bin yl tamam olunca, eytan zindanndan zlecektir ve yerin drt
kesinde olan milletleri, Yecc ve Mecc saptrmak ve onlar cenk iin bir
araya toplamak zere kacaktr; onlarn says denizin kumu gibidir. Ve yerin
zerine ktlar ve mukaddeslerin ordusunu ve sevgili ehri kuattlar ve gkten
ate inip onlar yedi.
Burada Zlkarneyn, H zrn roln stlenmekte ve ki da
arasnda yaayan halk iin alamaz bir sur ina etmektedir. Bu, ne
olduu belirsiz dman ynlar Yecc ile M ecce kar korunmas
gereken ayn orta yerdir. Psikolojik olarak, bu gene Vahiyde atfta
bulunulan sevgili ehir (dnyann merkezi, Kuds) olarak atfta bulunulan
Orta Yerde tahtn kurmu olan z-Ben sorunudur. z-Ben, kskan ortak
gler tarafndan daha doduunda yok edilme tehlikesiyle kar karya
bulunan kahramandr; her eyin gz diktii, kskanlk kavgas yaratan
mcevherdir; eski, karanlk, kt kuvveti ile uzuvlar paralanacak olan
tanrdr. Psikolojik bakmdan, tamlama ortak katmanda bir horror vacui
(boluk korkusu) yaratan bir opus contra naturamdr (doaya kar bir
eylemdir) ve ancak ruhun ortak glerinin darbesi altnda kebilir. ki
yardmc dostun gizemli efsanesi, arayp mcevheri bulana, koruma vaat
etmektedir. Ama bir gn gelecek, Allahn takdiri ile, demir setler de kya
met gn un ufak olacaktr; psikolojik ifade ile, bireysel bilin karanln
sularna batnca, yani dnyann znel sonu yaklatnda.
Bilincin, Hzrn adas gibi iinden kt karanla yeniden batt
aydr bu; yani lm andr.
Efsane dnya ve hayatn sonu ile ilgili konular ilemeye devam
etmektedir: o gn (kyamet gn) k, sonsuz nura, karanlksa sonsuz
karanla dnecektir. Kartlar ayrlm ve zamand bir sreklilik
durumuna gelmitir, buysa kartlarn salt olarak ayrlmas yznden gene
de ar bir gerilim durumu yaratmaktadr, dolaysyla ihtimal dahilinde

olmayan balangtaki duruma tekabl etmektedir. Sonu, bir complexio


oppositorum (kartlarn birlemesi) olarak gren gre karttr.
Bu sonsuzluk, cennet ve cehennem vaadi ile Sure sona ermektedir.
lk bakta konularn hibiri ile ilikisi yokmu gibi grnmesine ve
simgesel ifadesine karlk, btn psikolojik adan tanrlama sreci
dediimiz eyin ruhsal dnmn ya da yeniden douun mkemmel bir
grnmn vermektedir. Sre bilin alannn dna kmakta ve bir
arkadan ya da bir arkada ile servenlerinin gizemsel efsanesi gibi
anlatlmaktadr. Mantk silsilesi izlememesi ve simgesel bir ifade kul
lanlmas bundandr. Her eye ramen bu efsane gizemsel dnm
arketipini ok iyi anlatmaktadr. Arabn tutku dolu dinsel erosu bununla
tamamiyle tatmin olmaktadr. Hzr figrnn slm tasavvufunda nem
li rol oynamas bundandr.

TAC MAHAL
TlNDSTANda her ey sanki yzbinlerce defa yeniden dnyaya
gelmi. Gnmzde, ei olmayan birey dahi, alar boyu defalarca
domu. Dnyann kendisi, gemite nice kez varolan dnyann yenilen
mesinden baka bir ey deil. Hindistann en byk bireyi, esiz
Gautama Budadan nce bile nice Budalar gelmi, gelecektir de.
Tanrlarn insan, ya da hayvan biiminde yeryzne inmesinde alacak
bir ey yok. Plus a change, plus c est la meme chose.1 Tarihe ne gerek
var peki? Hem, zaman grece: yogi, gemii de, gelecei de grmekte. O
sekiz katl ulu yoldan giderseniz, onbin yl nce her ne idiyseniz,
grrsnz kendinizi. Mekn da grecek. Bedene brnm ruhuyla,
yogi, kara, deniz, gk demeden, dnce hz ile aar gider. Gerek
dediimiz insan hayatnn btn iyi ve kt eylerihayalden ibaret.
Gerekd dediimiz ise duygusal, soytarca, mstehcen, canavar, kan
dondurucu tanrlar Avrupalnm uyur haldeki karn boluunu sarsan,
ard arkas kesilmeyen, ustaca alman o davul sesine scak bir gece vakti
kulak verecek olursanz, birden apak gerekler gibi belirir. Avrupal
almtr, dnyay alglayp kavrama yolunun tek aracnn kendi kafas
olduunu sanr; gzleriyle izledii Kathakali, insann karn boluundan
ykselen yeni bir gerei yaratan davul sesi olmasa, bir soytar dans
olmaktan teye gitmezdi. Bombay arlarnn kargaas iinde yrmek
beni dndrd. Hindin ryaya benzer dnyas beni pek etkilemiti.
Sradan bir H indu.nun kendi dnyasn bencileyin hayal gibi
grmediinden eminim: tersine, her bir tepkisi, o lemin gereklerinden
nasl etkilendiini, ne denli etkisi altnda kaldn gstermektedir.
Yaad dnyann bysne kaplm olmasayd, Ulu Hayal konusunda
1 Bir ey ne kadar deiirse, o kadar ay kalr.

ki o din ve felsefe retisine gerek duymazd, tpk bizim, olduumuzdan


baka olsaydk, Hristiyanln sevgi mjdesine gerek duymu olmaya
camz gibi. (retinin grevi aslnda, hakknda pek az ey bildiimiz
eyleri bize amak deil midir?) Binbirgecenin masal kiileri arasnda
dolatmdan belli, ben kendim de hayali bir lem iindeydim. Avrupal
bilin aleminden eser kalmamt pek; irkin corafi bir yer yuvarlann
yzeyini batanbaa kaplayan telgraf telleri an andran o bilin le
minden.
Neden olmasn, asl gerek dnya, belki de Hint dnyas idi; beyaz
adamn dnyas ise, birtakm soyut kavramlarn barnd bir tmarhane
den baka bir ey deildi. Domak, lmek, hasta dmek, hrslanmak,
kt eyler dnmek, ocuksulamak, gln denecek biimde bo
eyler peinde komak, sersefil, per perian, kt olmak; cahil bir bilindna saplanmak, iyi ve kt, dar bir tanrlar lemi iinde kararsz
kalmak, muskalarla, efsunlarla korunmak, belki de gerek hayat bu,
yaanmas gereken hayat, yeryz hayat. Hindistanda ise hayat, insan
kafas iine hapsolmu deil henz. Gvde hl hayat kaynyor. Avrupa
lI n n bunu hayal gibi grmesi doal. Hindistanda dopdolu yaanan hayat,
Avrupalnn ancak hayalinde canlandrabilecei bir ey. nsan plak
ayakla yrrken, ayann altndaki topra nasl unutur? Yeryzn
unutabilmek iin, Avrupalnn saysz yoga idmanlarna bavurmas
gerekiyor. Avrupal Hindistanda gerekten yaamaya niyetliyse, Yoga
idmanlar gibi idmanlara ihtiyac olduu kesin. Ne var ki, Hindistanda
gerek anlamda yaayan Avrupal grmedim. Hepsi de Avrupada, yani,
ii Avrupa havasyla dolu bir tr ie iinde. ienin o yaltkan cam
olmasayd, biz AvrupalIlar muhayyilelerimizde fethettiimiz eyler iinde
boulur kalrdk. Hindistanda bunlar camn dna kar kmaz, rktc
gerekler oluyor.
Kuzey Hindistann, o muazzam Asya ktasmn bir paras olduu
unutulmamal. Halk birbirine hitap ederken sert davranyor gibi geldi
bana, aralksz saldrlarla taciz edilen deve gdcleri, ya da sinirli at tc
carlar gibi. Yaban otlar yiyicilerinin lekesiz beyazlnn yerine burada
Asya giysileri alyor. Kadnlarn giysileri renk renk batan kartc.
Gururlu, dnyaya metelik vermeyen, gzpek birok Pathan ve sakall

Sikhler bir yanda ar erkeksi bir hoyratlk, te yanda sulugz bir duy
gusallk ieren eliken karakterleriyle Asya havasn iyi belirtmekte.
Hint unsurlarnn, stn gelen Asya etkisi altnda ne kadar snk kald
mimarde grlmektedir. Grnts ve pislii bir yana, Benaresin
tapnaklar bile kk, etkileyici deil. Ykp yok eden iva ile kana
susam, insan kann donduran Kali, n planda sanki. iko, fil kafal
Ganeaya gidip ans dilemeyen yok gibi. te yandan slm, ok daha
stn, ok daha ileri, ok daha ruhan. Camiler tertemiz, gzel ayrca her
bakmdan Asya zelliklerini tayor, zihinden ok, duygu hkim. Dualar
rahman Tanrya yank bir r. Tanrya duyulan bir istek; bir zlem,
dahas, bir doymazlk duygusu; aktan te bir ey bu. Ak yok mu, var
elbette bu yal Moollarda, hem de gzellik karsnda aklarn en
iirseli, en nefisi. Zorba ve acmasz bir dnyada, tata billrlaan bir cen
net d, ite Tac Mahal. Bu ulu iee, bu deer biilmez mcevhere
hayranlm sonsuz. ah Cihann dehasn ortaya karan, kendini ger
ekletirmede onu bir ara gibi kullanan o aka da hayranm.
Gzden yazk ki pek gizlenen pek kskana saklanan slm
Erosundaki gzelliin nerdeyse bir mucize gibi grnr olduu tek
yerdir buras. Zalim ve onulmaz bir kaybn yol at byk bir n
kalbinden koparak kan irazn gl baheleri ve Arap saraylarnn ses
siz avlularnn ince srr bu. Moollann camileri ve mezarlar temiz, huu
uyandrc, divanlar (meclisleri) kusursuz gzellikte ya, Tac Mahalin
hali baka. Tac Mahal bir vahiy sanki; Hint ile hi ilgisi yok. Sanki baka
bir yerde pek yetimeyen ancak verimli Hint topranda byyp aan bir
bitki. En saf haliyle ak tanrsnn ta kendisi; esrarl, simgesel denebilecek
bir yan yok. nsan varl iin duyulan insan aknn en yce ifadesi.
Kuzey Hindistann bu ovalarnda, Moollar andan hemen hemen
iki bin yl nce, Hint ruhu en olgun meyvesini vermiti, hayatnn zn,
Mkemmel Buday. Agraya ve Delhiye yakn bir yerde nl Stupas
ile Sacki tepesi diye bir tepe var. Souun kamlad bir sabah oraya
gitmitik. Gz kamatrc bir aydnlk ve olaanst parlak bir hava her
bir ayrnty ortaya karyordu. Orada, kayalkl bir tepenin stnde, uzakta, aada Hint ovalarna bakan, yan yarya topraa gmlm, byk
bir duvarclk eseri koca bir kre var. Maha Parinibbano-Sultaya gre

Budann kendi, nasl gmleceini anlatm; iki pirin ksesi alm, biri
ni tekine kapak yapm, grnrdeki Stupa, stteki kapak yalnzca; alt
taki, topraa gml olan nasl bir ey acaba. Ta eski alardan bu yana,
mkemmelliin simgesi yuvarlaklk, bir Tathagata iin hem uygun, hem
de anlaml bir ant: Alabildiine basit, atafatsz, apak. Budann
retisindeki basitlik, aklk ve aydnlk ile tam uyum iinde. Ulu
yalnzlnda dile getirilmesi imknsz huu verici bir ey var; Hint rknn
en byk dhisi, ulu gereine tarih iinde ifade verdii o ana tank olu
yor sanki. Mimarisi, sessizlii ve kalbin btn kargaasndan tede
varolan skneti ile, insan cokularn unutmu haliyle bu yer gerekten
ve biitn btne Hint nitelikleri tamakta; slmn srr nasl Tac
M ahalde ise, Hindistann srrda burda. slm kltrnn gzel
kokusu nasl hl burcu burcu kokuyorsa, Buda da, yzeyde unutulmu
gibi grnmesine ramen, ada Hinduizmin gene o gizli hayat soluu.

SIGMUND FREUD
TARH SAHNESNDE
B^R kimseye salnda tarihsel grnm asndan bakmak hem
etin, hem de tehlikeli bir i. Ne var ki, Freudunki gibi, yaam yapt ile
dnce dzeninin iine kapank bir btn oluturduu kimseler sz
konusu oldu mu, bu kimselerin anlamn belirtebilir, tarihin onlar ne
apta artlandrdn lebiliriz. Temel ilkeleri gnmzdeki her kltr
l kiice bilinen retisi, ne denli dal budak salm olursa olsun, sonsuza
uzanmamakta, kaynaklan bilimin baka alanlarna kadar uzanan yabanc
eler iermemektedir; bu btn, birka saydam ilke stne dayanmak
tadr. Bu saydam ilkeler, baka ne varsa bir yana iterek, dncesinin
btn zne egemen olmakta ve iine szlmektedir. Bu retiyi ortaya
atan, retisini psikanaliz yntemiyle zdeletirmi, bylece, onu
hakl olarak saltlkla nitelendirebileceimiz kat bir dzen iine
sokmutur. te yandan, bu kurama verilen olaanst nem, bunun
felsefe ve bilim zemini zerinde tuhaf ve ei olmayan bir olgu gibi
belirmesine neden olmaktadr. Bu kuram, baka ada bir kavramla
kaynaarak bir btn oluturmad gibi, yaratcs da, bilinli bir biimde,
bu kuramla, tarihte kendinden nce gelenler arasnda bir ba kurmak iin
herhangi bilinli bir aba gstermemitir. Yaratm olduu bu kendibanalk izlenimini daha belirgin klan bir nokta da, zaman zaman znel
bir kark dile dnen tuhaf deyimler kullanmasdr. Grne baklrsa
Freudun kendi de aslnda bunun byle olmasn isterdi ya sanki bu
kuram yalnzca doktor muayenehanesinde gelimi ve kendisinden baka
kimsece benimsenmemi ve akademik bilimin sreduran bir i acs
olmutur. Oysa dnyadaki en kendine zg ve en tek bana varolan
dnce dahi, durup dururken gkten dmez, btn ada kiileri,

kendileri farknda olsalar da olmasalar da birbirine balayan nesnel bir


dnce rgtnden doar.
nceki tarihsel koullardr Freud gibi nemli bir olayn yer almasn
gerekli klan. Bu tarihsel anlamda aktan aa artlanm olan retisinin
temel ilkesidir, yani cinselliin bastrlma olgusudur. Kendisinden daha
byk ada Nietzsche gibi, Freud, Victoria ann sonunu simgele
mektedir; Anglo Sakson lkelerinde olduu kadar, Germen ve Protestan
lkelerde de ayn zelliklerin egemen olmasna karn, Avrupada Victoria
a deyimi benimsenmemitir. Victoria a, duygulan bastrma ayd,
kansz cansz lkleri, srekli ahlk kurallanyla bir burjuva saygnl
erevesi iinde yapay olarak ayakta tutmak iin abalyordu. Bu lkler,
Orta an kolektif dinsel dncelerinin son dallanyd; yakn bir gemite
de, Fransadaki Aydnlanma ayla ve onu izleyen devrimle kknden
sarslmlard. Siyasal alandaki eski gerekler de buna paralel olarak
koflamt, gmek zereydiler. Ne var ki, tam yklma durumunda da
deildiler henz. Bylece btn ondokuzuncu yzyl boyunca, Hristiyan
Orta an btn btn silinip gitmemesi iin, byk abalar gsteriliyor
du. Siyasal devrimler bastnlyordu, ahlk alanndaki zgrlk giriimleri
orta snf kamuoyunca engelleniyordu, te yandan onsekizinci yzyl sonu
eletirel felsefesi, dnyay Orta a rneine gre kurulu tek bir dnce
rgt halinde kavramay amalayan, yeni dzenli bir giriimle sona ermi
bulunuyordu. Ancak ondokuzuncu yzylda Aydnlanma a yava yava
dodu, zellikle de bilimsel maddecilik ve aklclk yoluyla ortaya kt.
Freudun beslendii dlyata budur, zihinsel zellikleri ise, nce
den belirlenmi izgilere gre onu biimlendirmitir. Tpk onsekizinci
yzyldaki gibi her eyi akl ile aklama tutkusuna kaplmtr; beendii
zdeyilerden biri de Voltairein Ecrasez Flnfme szleridir. Billurdaki
kusuru ne yapp yapp bulmaktan iin iin haz duymaktadr; sanat, felsefe,
din gibi btn karmak psiik olaylar kukuyla karlamakta ve bunlarn
cinsel igdnn bastrlmalarndan ibaret olduunu dnmektedir.
Freudun benimsenmi kltr deerlerine kar, basite indirgeyici ve
olumsuz davrannn nedeni, kendinden nce egemen olan tarihsel
koullardr. a nasl grmeye zorluyorsa onu, yle grmektedir.
Maddeci bir an btn nyarglarn yanstan bir din grnm izen

Freudun Bir Yanlsamann Gelecei adl kitabnda aka grlmektedir


bu durum.
Freudun olumsuz aklamalar yapmadaki devrimsel tutkusu bir ta
rihsel olguya dayanmaktadr, buna gre Victoria a, orta snfn dnya
grn yanstmak amacyla kltr deerlerini tahrif etmitir, bu arada
bavurulan aralardan biri olan din daha dorusu badamaz duygu
larn bastrlmas dini ba rol oynamtr. Freudun zihninin takld
bu yapay dindir. Ayn ey Freudun insan zerindeki dncesi iin de
geerlidir. nsanolunun bilinli nitelikleri, lksel bir davranla tahrif
edilen personas, kendisine uygun karanlk bir zemin zerinde, yani
bastrlm ocuk cinsellii temeli zerinde durmaktadr. Her olumlu
eilim, ya da yaratc etkinlik maddeciliin nktesi olan Der Mensch ist,
was er isst (nsan ne yiyorsa odur) szne uygun olarak, ocuksu olum
suz bir nicelie dayanmaktadr. Bu insan kavram, tarihsel adan ince
lendiinde, her eyi toz pembe gren, ama gene de her eyi mahrem bir
ekilde anlatmay amalayan Victoria a eilimine kar bir tepkidir.
Sonunda, elinde eki, felsefe yapmak zorunda kalan Nietzscheyi
douran, kendi dncesini sylemekten korkan bir ad. Bu bakmdan,
Freudun retisinde, insan yaamn belirleyici bir e niteliinde, ahlk
gdlerinin bulunmamas doaldr. Bunlar geleneksel ahlk koullar
erevesi iinde grmektedir: o koullar ki, kendilerini, iktidarszlklar
nn ackl sonularndan korumak iin birka huysuz ihtiyar tarafndan
karlmtr; bu ihtiyarlar olmasayd, tabii bu koullar da olmazd. O gn
bu ahlk kurallar yazk ki her bireyin speregosunda (stbeninde)
varln srdrmtr. Bu alabildiine gln, kk drc gr,
Victoria a ahlknn, alkanla dayanan bir ahlktan baka bir ey
olmadn, birtakm huysuz (paerceptores Mundi) dnya retmenleri
tarafndan ortaya karldn gsteren tarihsel olgunun urad, yerinde
ve dil olan bir cezadr.
Tarihe dnp baktmzda Freud bence yeni yollarn ve yeni
gereklerin habercisi gibi deil, aldanmlar, ikiyzllkleri, yarmgerekleri, yapma, abartlm cokular, hastalkl ahlk, sahte ve cansz
sofuluu, berbat zevki olan eski aa kar duyduu hncn savunucusu
olarak grlmelidir.

Freud gemiin zincirlerini krandr. Bizi, rm alkanlklar


dnyasnn sala zararl basncndan zgrle kavuturan odur,
rnein, yalnzca ocuklar iin yaayan anababalar, mr boyunca
anasna hayran kalan hakikatli evlat, ya da babasn ok iyi anlayan
rnek kz ocuu gibi, anababalanmzn inand deerlerin bambaka
anlamla olduunu gstermitir bize. Eskiden btn bu eyler eletiril
meden kabul olunurdu. Ama masada oturmu yemek yerken u tatsz
dnceyi, yani yakn akrabalar aras, nikh dmez ilikiler dncesini,
tartma konusu yaptndan beri, yararl kukular uyarlm bulunmak
tayd bununla birlikte insann salndan olmamas iin bu kukularn
abartlmamas gerekti. Cinsellik kuram, doru anlalabilmesi iin,
ada psikolojimizin olumsuz bir eletirisi olarak grlmektedir. Hangi
tarihsel koullara kar yneldiklerini bilsek, en tedirgin edici nerileriyle
de badaabiliriz belki. Ondokuzuncu yzyln, kendi dnya grn
bozmamas iin tamamiyle doal olgular nasl duygusal ve ahlaksal
erdemlere dntrdn bir renirsek, Freudun, byk karmaa
yaratan, bebein st emerken cinsel haz duyduu nerisi ile neyi dile
getirmek istediini anlarz. Bu yorum, bebein meme emerkenki gelenek
sel saflna, yani anne-ocuk ilikisi zerine glge drmektedir. neri
nin ba amac budur. Kutsal Anann yreine sklm bir kurundur sz
konusu olan. Analarn ocuk dourma olgusu kutsal deil, yalnzca
doaldr. Biri kalkp buna kutsal diyecek olursa, insanda, baka kutsal
olmayan bir eyin bununla rtbas edilmeye alld kukusu uyanyor.
Freud, bunun arkasnda olan aka sylemi, ama yazk ki anne yeri
ne bebee leke srmtr.
Bilimsel bakmdan, bebekteki cinsellik kuramnn byk bir deeri
yok. Yapra yerken normal bir tat m ald, cinsel bir haz m duyduu
nemli deil trtl iin, Freudun tarihe katks, bu uzmanlam bilim
dalndaki skolastik yorum yanllar ile olmamtr, ama nnn hakl
olarak zerine dayand bir olgu sayesinde olmutur; bu olgu, bir Eski
Ahid peygamberi gibi putlar krarak ada ruhun rkln kimsenin
gznn yama bakmadan gn na karmasdr. nsana i acs veren
bir indirgeme iine her giritiinde (ondokuzuncu yzyl tanrsn
Babann yceltilmi ifadesi olarak grd zaman, ya da, para ile oyna

may, ocuun kakasyla oynamaktan ald zevke benzeterek


akladnda), bunun kolektif bir ar deerlendirmeye veya tahrifata
kar giriilen bir saldr olduundan emin olabiliriz. Lutherin retisin
deki Deus absconditus (Gizlenmi Tanr) ile karlatrldnda,
ondokuzuncu yzyln sakarinden yaplm tanrs nerede kalr rnein?
Btn kendini bilen kimselerce, iyi insanlarn, ayn zamanda iyi para
kazand da varsaylmyor mu?
Nietzsche gibi, dnya sava gibi, edebiyattaki karl James Joyce
gibi, Freud da, ondokuzuncu yzyln hastalna bir cevaptr. Gerekte de
esas anlam budur. leriye ynelik bakl kiiler iin yapc bir plan
tasars yoktur; nk ylmaz abalarla, en gl istenle dahi, o bastrl
m, yakn akrabalarla cinsel iliki kurma dileklerini ve insan ruhundaki
baka uygunsuzluklar gerek yaamda eyleme dntrmek olanaksz
dr. Tersine, Protestan rahiplerin psikanalize sarlm olmalarnn nedeni,
psikanalizin onlara, vicdanlar gnaha kar yalnzca bilini olanlarnkinden daha ok duyarl klmak iin, en iyi yol gibi gelmesidir gln
olmasna gln ya, Stanley H alln zyaamyksnde yllar nce
kehanette bulunduu olaylarn mantksal rn bu Freudular bile, yeni,
hatta daha ruhsuz bir bastrmann farkna varm bulunuyorlar bunun
anlalmayacak yan yok; nk, insan bu gibi eylerin bastrlmasn
nlemenin yolu olmadn daha iyi anlyor.
Bu i burkulmasn iyi etmek iin Freud, sublimasyon (yceltme)
fikrini ortaya atmtr. Yceltme, simyacnn, soysuzu soyluya, kty
iyiye, yararsz yararlya evirme marifeti gibi bir eydir. Bunu becere
bilen kiinin lmsz bir ne kavumas iten bile deil. Yazk ki, bir
enerjiyi kendisinden daha byk bir enerji harcamadan baka bir eye
dntrme srrn fizikiler henz bulmu deil. Yceltme, imdilik
mnasebetsiz sorular soran azlar susturmak iin icat olunmu bir sofu
ca dilek gerekletirmeden teye gidemiyor.
Bu sorunlar tartrken, esas zerinde durmak istediimiz ey,
psikoterapi uygulayan psikoterapistlerin mesleklerinde karlatklar
glkler deil, yalnzca Freudun programnn pek ileriye-ynelik
olmaynn kesinlii. Bu programda her ey geriye ynelik. Freudun
ilgilendii nokta nesnelerin, hibir zaman nereye gittii deil, yalnzca

nereden geldii. Bu, onu nedenler aramasna iten bilimsel nedensellik


gereksiniminden de te bir ey, yoksa birok psikolojik olgularn, bir
dedikodu srasnda krlan potun nedenlerinden baka nedenlere dayand
gznden kamazd.
Bunun ok iyi bir rnei, Leonardo da Vinci ile iki-ana sorunudur.
Nitekim Leonardonun hem bir gayrimeru anas, hem de vey anas
vard, ancak gerekte iki-ana sorunu sz konusu, iki-ana fiilen olmad
zaman bile mitolojik tema olarak vardr. Mitos kahramanlarnn ounluk
iki anas vardr; Firavunlar iinse bu mitolojik tre gerekten yrrlk
teydi. Bu kfr saylacak olgu karsnda, birdenbire duruyor Freud; bu
durumda, doal bakmdan ho olmayan, ya da olumsuz olan bir eyin
gizli bulunduu dncesiyle yetiniyor. Her ne kadar bu davran
tamamiyle bilimsel deilse de, tarihsel adalet asndan bakldnda,
hibir ak kap brakmayan bilimsel davrantan daha ok deer veriyo
rum ona. Leonardo sorununda da varolan o karanlk zemin dar bir bilim
sel yaklamla pek kolay akliletirilebilirdi, o zaman da Freudun sahte
cepheler ardndakini gsterme grevi gibi tarihsel grevi de gerekletir
mi olurdu. Ufak bilimsel bir yanlln burada pek zarar olmasa gerek.
Yaptlar dikkatle ve eletirel gzle incelenecek olursa, Freudun ikide bir
belirttii gibi, bilime hizmet amacnn, kendi haberi olmadan, gizlice,
kltrel yrece ynetildii ve bunun kendi kuramna ramen yer alm
olduu grlmektedir. Ynlarn kulana seslenilmek isteniliyorsa,
lde alayann sesinin bugn ister istemez bilimsel bir hava tamas
gerekir. Durum ne olursa olsun bu gibi olgular aa karan eyin bilim
olduunu syleyebilmeliyiz, nk kiiyi ancak bu inandrr. Ancak bilim
dahi bilind Weltanschauuga (dnyagrne) kar bir koruyucu
deildir. Leonardonun Meryem ve Kucandaki sa ile Azize Anne adl
yaptn, iki-ana mitolojik temasnn klasik bir rnei olarak grmek ne
kadar kolay olurdu. Ama Freudun Victoria a sonu psikolojisi ve geni
bir halk yn iin, nce eleyip sk dokuyan bir aratrma sonucu, byk
sanatnn, kendi varln, sayg deer babasnn bir yanlgsna borlu
olduu dorulanabilseydi, ok daha etkin bir ey olurdu. Bu at, tam
hedefe isabet etmekte, Freud bu at, bilimi bir yana brakp dedikodu
yapma niyetlisi olduundan deil, yalnzca insan ruhunun varolabilecek

karanlk yann aa karmaya zorlayan Zeitgeistn (an Ruhu)


buyruunda olduundan yapmaktadr. Ne var ki, bunun gerekten bilim
sel ipucu, iki-ana temasnda: ancak bu, ne denli modas gemi olsa da bil
ginin gerekten bir ey ifade ettii birka kiide yalnzca, yank
uyandrmakta. Byle bir varsaym karsnda halk, genellikle tepkisiz
kalmaktadr; nk halk iin Freudun tek-yanl, olumsuz aklamas, bi
lime ifade ettii eyden ok daha fazla ey ifade etmektedir.
Bilimin tarafsz, nyargsz ve geni kapsaml olmaya aba gster
dii ak bir gerek. te yandan Freudu kuram olsa olsa ksmi bir
gerei dile getirmekte, bu bakmdan, kendini ayakta tutabilmesi ve
gereki olabilmesi iin bir dogma katlnda ve bir engizisyoncunun
yaklamna sahip olmas gerekmektedir. Bilimsel bir gerek iin basit bir
aklama yeter. Psikanaliz kuramnn, amaz, bilimsel bir gerek olmak
gibi herhangi bir niyet besledii yoktur. Amac daha geni bir halk
ynn etkilemektir. Bundan da psikanalizin hekim muayenehanesinden
kt belli olmaktadr. Victoria a sonu psikolojisinin bilind kur
ban olduundan, yirminci yzyln balarndaki nevrotik insann anla
mas art olan gerekler koymaktadr ortaya. Psikanalizin l yzyln
rm yanlarn dalayarak kendindeki sahte deerleri yoketmektedir.
Buraya kadar psikanaliz nevrotik psikoloji incelemesini uzun mrl
yapan pratik bilgi salama bakmndan deerli katkda bulunmu ve
gerekli olmutur. Tbbn nevroz vakalarn bir bir ele alp tedavi konusu
yapmas ve bireyin ruhunu bir aratrma nesnesi yapmas Freudun ylmaz
tek-yanli sayesinde olmutur. Freuddan nce byle bir davran
sadece merak yznden olabilirdi.
Ancak nevroz, yalnzca Victoria ana zg bir illet deildir,
zaman ve mekn iinde yaygndr, bu bakmdan da zel cinsel eitim, ya
da bu konudaki zararl dncelerin yok edilmesini gerektiren kiiler
arasnda da vardr; Victoria a nyarglar zerinde kurulmu bir
nevroz, ya da d kuramnn, bilim asndan, olsa olsa ikinci derecede bir
nemi olur. Byle olmasayd Adlerin bambaka kavram tamamiyle
geersiz ve etkisiz olurdu. Adler her eyi haz ilkesi yerine, g gdsne
indiriyor, kuramnn baars ise yadsnacak trden deil. Bu olgu, gz
alc bir parlaklkla Freudun kuramnn tek-yanl olduunu aa

karyor. Adlerin de baka bir tek-yanl olduu gerek, ancak Freudunkiyle birlikte alndnda, ondokuzuncu yzyln ruhuna kar duyulan
fkenin daha geni kapsaml ve ak grnmn sunmakta. Babalarm
zn lklerinden btn ada sapmalarmz gene Adlere yansmakta.
Bununla birlikte, insan ruhu, yalnzca Zeitgeistm bir rn deildir;
ok daha deimez, sabit bir eydir. Ondokuzuncu yzyl, insanln
alarboyu yaam ruhu zerinde ince bir toz tabakas brakp gitmi olan
yerel ve geici bir olgudan baka bir ey deil. Bu toz tabakas silindi mi
ve mesleki gzlklerimizin camlar temizlendi mi, ne grmekteyiz?
Psieye ne gzle bakacaz, bir nevroz vakasn nasl aklayacaz?
ocukluk andaki btn cinsel yaantlar deilip yzeye karldktan
ve btn kltr deerleri kiiye rk salan eleri bir bir ayrldktan, hatta
hasta u tuhaf hayal rnne, yani normal insan durumuna geldikten ve
sr hayvan olduktan sonra dahi iyilememi bulunan vakalar her analis
tin karlat bir sorundur.
Bilimsel olduunu savunan genel bir psikoloji kuram, ondokuzuncu
yzyln bozukluktan zerine dayandrlmaldr; bir nevroz kuram, ayn
zamanda Maori yerlilerindeki histeri vakasn da aklayabilmelidir.
Cinsellik kuram nevroz psikolojisinin dar alanndan ayrlp, baka alan
lara, rnein ilkellerin psikolojisine uzandnda, tekyanll ve yetersiz
lii apak ortaya kmaktadr. 1890-1920 ylan arasnda Viyanadaki
nevroz vakalarnn gzlemi sonucu doan grler, totem ve tabu sorun
larna uygulandnda (bu uygulama ne kadar ince ve hnerli olursa
olsun) yaya kald grlmektedir.
Freud btn insanlara ortak olan o daha derinlerde yatan tabakaya
eriememitir. Tarihsel grevine ihanet etmeden yapamazd bunu. Bu
grevini ise yerine getirmitir btn bir yaam yaptna yetecek ve
kazanm olduu ne layk bir grevdir bu.

SIGMUND FREUDUN ANISINA


j)ON elli yln kltr tarihi geenlerde len psikanalizin kurucusu
Sigmund Freud adndan ayrlamaz. Freudu gr, msbet bilimler
dndaki, ada dncemizin hemen hemen her alann etkilemitir.
nsan psiesinin nemli rol oynad her yerde, bata psikopatolojinin
geni alan olmak zere, psikoloji, felsefe, estetik, etnoloji ve din psikolo
jisi stnde, bu gr, izini brakmtr. Bildiimiz gibi, sosyal bilimler
dnda tp alan iinde, gerekten ok nemli bulular yaplm olsa da,
psienin nitelii konusunda insanolunun diyebilecei her ey, ister
gerek, ister szde gerek olsun ister istemez btn insana degin bi
limlerin temeli ile ilgilidir.
Freud, her eyden nce, szcn tam anlamyla; bir sinir uzman
idi; sinir uzman olarak da kalmtr. Psikiyatri, psikoloji ve felsefe eitimi
grmemiti. Felsefe eitiminin en ilkel elerini bile bilmezdi. Bir
keresinde bana, Nietzscheyi okumann aklna bile gelmediini syle
miti. Bu zellik Freudun tuhaf grlerini anlama bakmndan son
derece nemlidir; nk Freudun grleri, en basit felsefe ilkelerinden
bile uzaktr. Kuramlarnn muayenehane damgas tad kesindir. Bir
trl deimeyen k noktas nevrotik bakmdan dejenere olmu psiedir, hekimin eletirel gz nnde, bu psienin srlarn, sanki istemeye
istemeye ve gizleyemedii bir sevinle aa karmaktadr. Ama nevro
tik hasta, kendi hastal bir yana, ayn zamanda yerel ve ada zih
niyetin de temsilcisi olduu iin, iin daha banda, hekimin bu vaka
zerindeki gr ile baz genel varsaymlar arasnda kurulmu bir kpr
var demektir. Freud, bu kpr sayesinde, sezgisini, muayenehanenin
snrl erevesinden dar aktarabilmi ve onu geni bir ahlk, felsefe ve
dinsel dnceler dnyasna yneltebilmi, bu dnceler dnyasn
eletirel aratrmaya elverili klmtr.

Freudu ilk tevik eden Salpetrieredeki hocas Charcot olmutur.


Freudun orada ilk rendii ey hipnotizma ve telkin yntemi idi.
1888de Bernheimm telkin konusundaki yaptn eviren Freudun ald
ikinci ders de, Charcotnun ortaya karm olduu, hastann beynini
ele geiren dnceler sorunuydu. Charcotnun rencisi Pierre Janet,
Nevroses et ldees Fixes (Nevrozlar ve Saplantlar) adl geni kapsaml
yaptnda bu kuram etraflca ele ald. Freudun Viyanadaki eski meslekda Joseph Breuer (birok aile hekimince de ne zamandr bilinen) bu son
derece nemli buluun doruluunu kantlamak zere bir rnek verdi, bu
bulu zerine bir kuram kurdu. Freud bu kuramn Orta a gr ile ayn
olduunu sylyor, biricik ayrln rahiplerin cin dedii eyin yerine
bir psikolojik forml konulmu olduunu ileri sryordu. Janetnin
Ecinni yerine daha lml bir davranla saplant diyecei Orta an
Ecinni Kuram, bylece Breuer ve Freud tarafndan, daha olumlu bir
biimde devralnm, cin de Faust mucizesini tersine dndrmek iin
okuspokusla zararsz bir psikolojik formle evrilmitir. Breuer ile
Freudun, aklc Janet gibi nemli bir anlam ieren bu ecinni benzerliini
kmsemeyerek, tersine Orta a kuramn izleyerek ama sanki bedeni
cinden kurtarmakm gibi, ecinni durumu oluturan nedeni aratrm
olmalar, her iki aratrc iin vnlecek bir eydir. Breuer, hastalk
douran fikirlerini, travmatik diye adlandrd baz olaylarn anlar
yznden olutuunu ortaya karan ilk kimsedir. Bu bulu Salpetrideki
ilk almalar ileri gtrmtr ve Freudun kuramlarnn temelini
oluturmutur. Daha 1893 ylnda, ikisi de bulularnn ne denli geni kap
saml olduunun bilincindeydiler. Araz-douran fikirlerin kknn
duygular ve cokusal davranlarda olduunu biliyorlard. Bu davranla
rn zellii yzeye tam olarak bir trl kmamasyd. Yani bilince hibir
zaman gelemiyorlard. Terapistin grevi, demek ki, duygu ve heyecanlan
anmsatma yoluyla yeniden yaatmakt.
Bu ilk zm yolu elbette basitti genel olarak nevrozlarn zn
aklayabilecek nitelikte deildi. Bu noktadan yola kan Freud, kendi
bana aratrmalara koyuldu. Zihnini ilk kurcalayan ey travma soru
nuydu. ok gemeden travma etkenlerinin ac ile ykl olmalar yzn
den, bilindnda bulunduklarn aa kard (ya da kardn sand).

Ancak o zamanki grne gre bunlarn ac ile ykl olmalarnn


tek bir nedeni vard; hepsinin de cinsellikle ilgili olmalaryd bu neden.
Cinsellik travmas kuram, Freudun ilk olarak kendi bana oluturduu
histeri kuramyd. Nevroz vakalaryla uraan her uzman-hekim, hasta
larn ne kadar kolaylkla telkin altnda kaldklarn ve szlerinin ne kadar
gvenilmez bir zemin zerine kurulmu olduunu bilir. Bu yzden Freud,
ok gemeden sz konusu travma etkeninin ocuk dlemindeki anormal
bir geliimden olutuunu ileri srerek, aktan aa olmasa da, kuram
dzeltmek zorunda kald. Bu hareketli dlem etkinlii gcnn, herkesin
o gne dek szn etmekten ekindii, ocuktaki cinsellik olduunu
neriyordu. Anormal erken geliim vakalar gemite tp literatrnde
yok deildi, ancak bu normal ocuklar iin sz konusu edilmiyordu.
Freud bunu pekl biliyordu ve szn ettii ey somut bir erken geliim
deildi. Esas sorun, ocuklarda olduka normal saylan olaylar cinsellik
asndan dile getirmek ve yorumlamakt. Bu gr, ilkin meslek evrele
rinde, sonra da okumu halk ynlar arasnda bir fke, bir irenme duy
gusu uyandrd. Kkten yenilik getiren dnceyi uzmanlar, ister istemez,
tepkiyle karlarlar. Freudun bebekteki igdsel yaam kavram da,
genel ve normal psikoloji alanna saldryd; nk nevroz psikolojisi
alanndaki gzlemlerini, o ana kadar karanlkta kalm bulunan bir alana
uygulam oluyordu.
Zihnin, nevrotik, zellikle de, histerik durumlar zerinde yaplan
dikkatli ve ince aratrma, bu gibi hastalarn ou kez alabildiine canl
bir d-yaam olduunu, dolaysyla da dlerini anlatmaktan holandk
larn aa kard. Yap ve ifade biimi bakmndan bu hastalarn dleri,
ou kez nevrozlarn belirtilerine uyuyordu. Anksiyete (endie) durumlar
ile anksiyete dleri elele gider, doal olarak da ayn kkten kar.
Bylece Freud dleri aratrmalarnn erevesi iine almazlk edemezdi.
Daha iin banda, travmatik duygu ve heyecanlarn engellenmesinin, birbiriyle badamayan nesnelerin bastrlmas, geri itilmesi yznden
olduunu anlamt. Arazlarn yerini tepiler, dilekler ve dlemler almt;
bunlar ahlk veya estetik bakmdan ac ile ykl olduundan trel
alkanlklarn sansrne uruyordu. Bu trel davran bunlan bilincin
dna itiyor, zel bir bastrma eylemi de anmsanlmalarn nlyordu.

Freudun, yerinde olarak represyon (geri itme, bastrma) dedii kuram,


psikolojisinin arlk merkezini oluturdu. Birok ey bu kuramla aklanabildiine gre, bunlarn dlere de uygulanmas doald. Freudun
Dlerin Yorumu (1900) adl kitab r aan bir yapttr, deneyciliin
szm ona salam zemini zerinde duran bilind psie muammasn
aklamak iin giriilen en cretli atlmdr belki de. Hastalarndan edin
dii bilgi yardmyla, Freud, dn, klk deitirmi bir istekgerekletirme olduunu kantlamaya almtr. Nevroz psikolojisinin,
snrl bir kavram olan represyonmekanizmasnm, dler olgusuna
uygulanmas, normal psikoloji alanna yaplan ikinci bir saldr olmutur.
yle geni kapsaml sorunlara yol amtr ki bu, ortaya kard prob
lemlerin zlmesinde muayenehane tecrbeleri yaya kalmtr.
Dlerin Yorumu Freudun belki de en nemli yaptdr, saldrya da
en ak olandr. Biz gen psikiyatrlar iin bir k kayna idi, ama daha
yal olanlarmz iin, alay konusu oldu. Nevroz hastalnda Orta an
ecinni niteliini bulan, dleri, bilind sreler iin son derece nem
li bir bilgi kayna olarak gren Freud, bir daha yzeye kmayacak
ekilde unutulup gitmi gibi grnen, pek deerli bir eyi, gemiten
ekip karmt. Nitekim, eski tp biliminde olsun, eski dinlerde olsun,
dlerin anlam bykt, kehanet gibi sayg grrd. Bununla birlikte,
yzyln dnmnde, gzden dm bir eyi ciddi tartma konusu yapa
bilmek iin alabildiine byk, bilimsel bir cesaret gerekti. Biz gen
psikiyatrlar en ok etkileyen ey, ne kuramn kendi, ne de teknii idi,
nk her ikisinin de su gtrr yanlar vard, esas sorun, bir kimsenin
dler zerinde aratrma yapacak creti gstermi olmasyd. Bu
aratrma dorultusu, izofrenik sanrlar ile, psikiyatrlarn o gne kadar
dtan geliyormu gibi tanmladklar iten gelen kuruntularn aklana
bilmesine gtren yolu am bulunuyordu. Dahas da, Dlerin Yorumu
hem nevrotiklerin hem de normal kiilerin nice kapal kaplarna may
muncuk anahtar rol grm oluyordu. Bastrma kuram esprilerin yoru
muna da uyguland.
Freud 1905de Espriler ve Bilind ile likileri adl kitabn yazd,
bu, Gnlk Yaamn Psikopatolojisi adl yapt ile ikili bir btn oluturu
yordu. Her iki yapt, meslekten olmayan kiilerce zevkle okunabilir ve

retici olabilir. Represyon kuramndan teye giderek, Totem ile Tabuda


ilkellerin psikolojisi alanna yaplan saldr daha az baarl oldu, nk
nevrotiklerin psikolojisinden tretilen kavramlar ilkellerin grlerine
uygulanrsa ilkelleri aklamyordu ve bu grlerin yetersizliini aa
karyordu. Bu kuramn son uygulamas da Bir Yanlsamann Gelecei
(1927) adl kitabnda, din alanndayd. Totem ile Tabu adl yapta, geerli
olabilecek henz epey malzeme varsa da, ayn ey yazk ki Bir
Yanlsamann Gelecei iin sylenemez. Freudun felsefe ve din tarihin
deki yetersiz eitimi yalnzca ac bir biimde kendini gstermekle
kalmyordu, ayn zamanda dinin ne olduu konusunda, srailoullann,
Vaat Edilen lkeye gtren, ama kendisine ayak basma izni verilmeyen
Musa hakknda bir de kitap yazd. M usay semi olmas, Freud gibi bir
kiilik iin rastlant olmasa gerek. Balangta da dediim gibi Freud hep
bir doktor olarak kalmtr. Baka alanlar ilgisini ekiyorduysa da,
kafasnn iinde hep, klinik bir nevroz hastas grnts vard; yani insan
hasta yapan, onun iyi olmasn engelleyen bir davrant bu. Bu grnm
karsnda herkes, her eyde bir bozukluk grr, ne kadar abalarsa
abalasn, bu cin saplants grnmnn onu grmeye zorlad eyden
kendini kurtaramaz: bu, kiinin zayf yandr, kendisinin kabul etmek
istemedii dileidir; ierleme duygulardr, sansrn biimini
deitirdii bir dilein yasad gereklemesidir. Nevrotikin psiesi, bu
gibi eylere saplanp kald iin hastadr; nk, iinde daha neler neler
olmasna karn bilindnm yalnzca bilincin pek hakl nedenlerden geri
evirmi olduu nesnelerle dolu olduu grlmektedir. Freudun
dncesinin arlk noktas ykc bir ktmserlik, ........ den ibarettir.
diyen bir davran. Bilindnm hastaya yarar olabilecek yann,
yardmc, iyi edici glerini gsterecek en ufak bir belirti yok. Her eyin
kt yann arayan, onu birtakm belirsiz elere indirgeyen, ya da hi
olmazsa bu elerini kukuyla karlayan bir psikoloji ile insanolunun
her davran bozulma eilimi gsterir.
Nevroz hastalnda sk sk grlen zararsz yutturmacalar iin bu
olumsuz davran kukusuz dorudur. Arka planda olup bitenlerin, o ho
olmayan eylerin ne olduu konusunda yaplan tahmin ou kez doru
ksa da, her zaman doru kmaz. Bir de u var: ayn zamanda baarsz

bir tedavi giriimi niteliinde olmayan hibir hastalk yoktur. Hastay


ahlksal adan kabul edilemeyecek dileklerin gizli su orta gibi gste
receinize, ona kendisinin anlamad, evresindeki hi kimsenin de
zmne yardm etmedii birtakm igdsel sorunlarn gafil kurban
olduunu anlatmak daha yerinde olur. zellikle dleri, doann kendi
kehanetleri saylabilir. Freudun, d srecine gizlice sokmak istedii, o
alabildiine insans, kendi kendini aldatma ilemleriyle hibir ilgisi yokBtn bunlar Freudun kuramlarn eletirmek iin sylemiyorum,
ondokuzuncu yzyl psikolojisinin hepsini ya da ounu kuku ile
karladm belirtmek iin sylyorum. Bu kltr zemini zerinde
grmeliyiz Freudu. Dokunduu yaral noktalar birden ok. Ondokuzuncu
yzylda parldayan her ey, din dahil, altn yaldzl olmaktan ok uzakt.
Freud byk bir ykc idi, ancak a dnmnde doru olmayan
dnceleri silip yok etmek iin o kadar olanak vard ki, bir Nietzsche bile
bu ii becerememiti. Ama Freud bu ii yapt, hem de kknden. nsan
larda salkl bir gvensizlik uyandrd, bylelikle de gerek deer duygu
larm biledi. lk gnah retisi anlalmaz hale geldikten sonra nice
beyinleri ahmaklatran, insanda yaradltan varolduu savunulan iyilik
duygusu Freud tarafndan yok edilmi oluyordu, tek tk geri kalan da,
yirminci yzyln barbarl karsnda ayak diretemeyecekti artk. Freud
peygamber deildi, ama peygamberce bir tavr vard. Nietzsche gibi, o da
gnmzn o koca koca putlarn devirdi, bakalm imdi en ok deer
verdiimiz eyler, Akeronun taan sular altnda parltlar snmeyecek
kadar gl kalacak m? amzn nevrozunu oluturan ey,
uygarlmz ve deerleri zerindeki kukudur. Kanlarmz gerekten
kukulanlmayacak trden olayd, kimse huzursuz olmazd. lklerimizin
saklamakla iyi ettiimiz gdlerin klk deitirmi gerek grnen
ifadelerinden baka ey olmadm bize anlatacak kimse kmazd. Ne var
ki ondokuzuncu yzyl bize o kadar kuku uyandran fikirler brakmt ki,
kukulanlmakta hakl olmak yle dursun, kuku dorusu vlecek
eydi. Altn, atete belli eder deerini. Freudun, rk bir dokuyu ata
ata oyan bir diiye benzetildii ok olmutur. Bu benzetme yanl
deil, deil ya, sra diin altn dolgusuna gelince, i deiiyor. nk

Freud psikolojisi oyulan oyuu doldurmuyor. Eletirel aklmz baz


bakmlardan bizim usa aykr ve ocuksu davrandmz, ya da btn din
sel inanlarn birtakm duyu-aldanmlarndan ibaret olduunu sylese
bile, bu usa aykr davranmz konusunda ne demeli peki? Havaya uu
rulan aldanrnlarmzn yerine ne koymal? Safdil ocukluumuz, iinde
yaratclk tohumlar gizler, duyu aldanm ise yaamn doal bir paras
dr, bunlardan hibiri alkanln akla yatkn gelen yanlaryla yok edile
meyecei gibi, onlarn yerine geemez de.
Freud psikolojisi, ondokuzuncu yzyl bilimsel maddeciliinin dar
erevesi iinde devinmektedir. Dayand felsefe ncleri, stadm
yetersiz felsefe bilgisi yznden, incelenmeden kalmtr. Yaad yerin
ve iinde bulunduu an nyarglarnn etkisi altnda kalmas
kanlmaz bir eydi bu daha birok eletirmenin de zerinde durduu
bir noktadr. Freudun psikolojik yntemi genellikle nevrotik hastalarda,
hasta ve dejenere olan eyi yakp yoketmektedir. Bu bir hekimin kul
lanaca bir alettir, yaamn ve gereksinmelerinin doal ifadelerine uygu
land zaman tehlikelidir, yok edicidir, ya da olsa olsa bir ie yaramaz.
ou kez, banaz bir hogrmezlikle birlikte varolan kuramdaki kat bir
tek-yanllk, yzyln balangcnda belki de kanlamayacak bir zorunlu
luktu. Daha sonralar yeni dnceler gittike benimsenince, bu, irkin
grnmeye en sonunda da, her trl banazlk gibi, bir i tedirginlii, bir
kuku uyandrmaya balad. in aslna bakacak olursak, herbirimiz bilgi
meselesini ancak yolun belli bir kesimi boyunca gtrebiliyoruz.
Yanlgya dmeyenimiz yok. Kukudur ancak bilimsel gerei douran.
Yksek yerlerde dogmaya kar savaan, acdr ama, ksmi bir gerein
zorbalna kurban olur. Bu byk adamn yazgsnda pay olan herkesin
bu tragedyann yaam boyunca adm adm ilerlediini, ufkunun gittike
daraldn grr.
Beni uzun yllar Freuda balayan kiisel dostluumuz sresince, bu
ilgin insann zihnine derinliine szlme olana buldum. Kafasnda bir
can vard sanki, deta ruhunu ele geirmi, onu bir trl brakmayan bir
vahyin etkisi altndayd. Bir cinin eline geirdii ruhun ilksel imgesini
onda uyandran ve ufkuna karanlk bir kta aacak olan o bilgi tutkusunu
tututuran Charcotnun dnceleri olmutur. Ecinni psienin karanlk

uurumlarna giden yollar bulduunu sanmt. Kt ruhu brnd


klktan soymak ve onu gerisingeri zararsz bir fino kpei haline
dntrmek iin, yani ksacas, bir psikolojik formle indirgemesi iin,
gemiin anlamsz bo inancnn bir ifrit olarak canlandrd nesneyi
bo bir duygu aldanm olarak grp, maskesini drmek istedi. Zihnin
gcne inanyordu, giriiminin dehetini yattracak Faustun rkleri
yoktu onda. Bir keresinde yle demiti bana: lerde, simgelerinin btn
maskeleri bir bir drldnde, nevrotiklerin ne yapacaklarn baya
merak ediyorum. O zaman nevrotik olabilme olana ortadan kalkm ola
cak. Aydnlanma ann btn sorunlar zmlemeyeceini umuyor
du, sk sk Voltairein Ecrasez lInfme (bo inan ve hogrszlk)
szn ederdi. Yzlerce kla girmi de olsa, her trl marazi psiik nes
nelerin kokusunu almada, insan artan bir bilgi ve anlay domutu bu
duygudan; kokusunu ald eyi de gerekten tkenmez bir sabrla aydn
la karrd.
Ludwig Klagesin Cin ruhun rakibidir sz, Freudun ecinni psieye yaklam iin setii yolu iyi tanmlayan, nlem ifade eden bir
szdr. Her elinden geldiinde, musallat olan, bastrc bir etken olan cini
tahtndan ekip aa alyor, onu bir psikolojik formle indirgiyordu.
Cin, onun kolayca aklayverdii bir eydi. ok ciddi bir konumamz
srasnda ona cinleri snayp, bakn bakalm Tanrdan m geliyorlar
(ncil, Yuhannaya gre 4.4) szndeki uyary anlatmaya almtm.
Bounayd. Kader bildiini okuyacakt. nsan vaktinde niin ecinni oldu
unu anlayamazsa, o cinin kurban olur gider. Kii sormaldr kendine:
Bu dnce neden sapland kafama? diye. Nedir bunun anlam ken
dim iin? Bu gibi alakgnll bir kuku, dncenin iine hemen dalmayp, dncede yok olup gitmemizi rter.
Freudun psikolojik forml bir nevrozu oluturan, o cin ii haya
ti eyin szde yerini almaktadr. Gerekte cinleri kovacak olan gene
cindir ancak. Zihin olsa olsa, Faustun Wagneri gibi yardmc olur,
okuyup fleyerek cinleri karan rahip rol oynayamaz.

MEKTUPLARINDAN SEMELER
6 Kasm 1915
Hans Schmid'e
l O z U N uzun dndkten sonra, anlamaya kar direnme sorunu
daha bir akla kavutu. Konuya k tutan da, sveli Brigitta oldu
(1303-1373). Bir vizyonunda, Tanr ile konuan eytan grm, yle
diyor eytan psikolojisi zerine: Kamn nice doldurursa doldursun, o
doymak bilmez agzllyle hrs gene de tatmin olmaz; hani dnyay
buyur, deseler, yer yutar da, bu kez gzlerini gkler egemenliine diker.
Bende de buna benzer bir agzllk var. Cennette, Arafta ne kadar ruh
varsa, e)e geirebilecek gcm olayd, bir an duraksamazdm!
eytan, yiyip yutan demek oluyor. Anlamak: Comprehendere:1
katasilamvanin2 de ayn anlama geliyor. Ancak kii, iindeki canavar
haklayacak gerek bir kahraman olup da, kahraman rol oynamaya gnl
yatm deilse, kendini yenip yutulmaya brakmamal. te yandan,
anlayan da Fafner3 roln oynamaya, sindirilmesi g kahramanlan yut
maya hazrlkl olmal. Dolaysyla, kahraman olabilecek kiileri anla
mamak daha iyi bir bakma; belli olmaz, ayn yazgya kiinin kendi de
urayverir. Yiyim derken, bir de bakar, yenilip yutuluvermi. Ne denli
1 Com prehendere: Latince Anlamak.
2 K atasilam vanin: Eski Y unanca Anlamak
3 Fafner: Germ en m itologyasnda, cce kral H reidm arn olu; O tter ile R eginin
kardei. Odin, H oenir ve Loki, O tlerin ldrlmesi iin fidyelerini dediklerinde,
Fafner, altna konm ak iin babasn ldrr ve Regina ile paylamak istemez. Hzinesini

ahlka uygun, ne denli insanca grnrse grnsn, anlamak istei


ardnda eytan iradesi gizli; ben farknda olmasam da, onun btn olup
bitenlerden haberi var. Anlamak korkun bir ey, insan kendini kaptrma
ya grsn, kolay kolay kurtaramaz paasn; hayat nem tayan ayrlk
lar birrneklik dzeyine serildiinde, ruhun canverdii sk grlen olay
lardandr. Bireyin zndeki hayat srr kavrand m, yok olur gider.
Simgelerin sr vermek istememeleri bundandr; yoksa nedeni, altta yatan
aka kavrayamamak deildir yalnzca.
Kolay etki yaratan szde-gereklerden teye gitmeyen Freud'u
yorumlar karsnda, simgenin, denk almas gerekiyor ayam.Analitik
anlayn, hastalarmz zerinde, yakp kavurucu, dalayc bir ila gibi,
salkl yokedici bir etkisi oluyor; oysa salam doku zerindeki yokedici
etkisi, salkl deil, kahredici. eytandan rendiimiz bir teknik bu;
anlama eyleminin bir kere yokedici olduu kesin; ne var ki, bu, ancak
yoketme gerekliyse yararl oluyor. te yandan, bu tekniin ilkelerini,
analiz denilen bir psikolojiye uygulamaktan daha byk yanlg olamaz.
Genel gr alarna uymak demek olan anlama eyleminin tmnde,
ldrc bir nitelik var; bir yaay biimini kendi dorultusundan
saptrp, onu, yadrgayaca bir yaay biimine zorla sokmaktadr bu.
Dolaysyla, analizin ileri evrelerinde, sert kabuundaki narin tohuma
benzer, onu gizleyen, sr vermez simgelere doru ilerlemelerinde, hasta
larmza yardmc olmalyz. Bu adan bakldnda, aslnda, durum anla
maya elverili olsa dahi, anlamaktan kanmada yarar var. Ancak, olay
genel bir nitelie brnr de, durum apak karsa ortaya, o zaman
kabuu krlmaya hazr demektir simgenin; nk, kabuunu krp
kmak zere olan tuhumu, iinde gzlememektedir artk. Bir zamanlar
bende derin izlenimler brakan bir d grmtm. Bahemde ayaktaym:
Kazdm topraktan gr bir su fkryor; derken, baka bir yerde derin
G uitaheida tarsa da bu ona m utluluk getirmez. Regin, F afneri ldrmesi iin
S ugurdu kandrr. O d a bir ukur kazar ve canavar tam stnden geerken yreine
klcn batrr. A m a R eginin onu ldrm ek niyetinde olduunu renince R egini de
ldrr ve altn ele geirir. Bylece A ndvainin lanetini srdrm olur. (ev.)

bir ukur ayorum ve fkran tm suyu orada toplayp, topran derin


liklerine yeniden gmyorum. Salk da bize, srn aklanamayan simge
ile verilir; eytann yaam tohumunu yok etmesi de bylece nlenmi
olur. Analizin yldrc, tehlikeli yan, bireyin yalnzca grnrde anlalr
olmasdr; nk kabuundan kp, anadan doma plak bir bebek gibi
gn na gzlerini aan ruhu, eytan kemirerek yokeder. Yeni domu
Tanrsal ocuu4 tehdit eden canavardr o. Kendini insanln anla
m asndan koruyabilmek iin, ocuun yeniden saklanp gizlenmesi
gerekir.
Gerek anlay, anlamadan didinip durmaktr. Bir zamanlar Aziz
Ludwig5, kimliini aklamadan Aegidisuyu6 ziyarete gitmi, o gne dek
birbirlerini grmemi bu iki kii, karlatklarnda, birbirlerini tanmada
glk ekmemiler; birbirlerinin karsnda diz kp, sarlp pm
ler, tek sz etmemiler. Tanrlar tamyvermi birbirlerini, insan yanlan ise
tanrlanna uymu. imizdeki tanrsal yanmz anlamalyz. Ama tekine
yani insan yanmza ilimemeliyiz. Hastay anlamak zorundayz, nedeni,
ona dalayc deva gerekmesi. Oysa insans yanmzn srlarna kr kalabiliyorsak, ne mutlu; nk bizleri eytans iddet olaylanna kar koru
makta. Kendi srlarmz grmezlikten gelmeliyiz: tekinin srlan nnde
ise baklanmz yere indirmeliyiz. O kendini anlayamad, bakalarnn
anlamasna gerek duymad srece.
4 Tanrsal ocuk iim izdeki ocuk arketipi.
5 Louis I, sofu diye anlr (778-840). Kutsal R om a m paratoru, Fransa Kral,
Charlem agnen nc olu (l.814).
6 A ziz Giles (8.yy) sylentilere gre F ransaya kap, orada kei hayat sren
soylu bir Atinal. O rta an en tannm azizlerinden. Sakatlarn, dilencilerin ve czzamllarn koruyucusu diye bilinir. sveli Brigitta. K uzey lkelerinin en nl azizesi.

Fany Bowditch'e
22 Ekim 1916
Saym Bayan Bovvditch,
Belli bir ey, bakalarna baktnz ve kendi psikolojinizi onlara
yansttnz srece, hibir zaman kendi kendinizle uyum iinde ola
mazsnz. Srf benim varlm korkarm, sizi sizden uzaklatryor; bu
durumda, libidomuzu kendi bireyliiniz zerinde topladnz lde
benim deerimi drmeniz gerekecek. Bu yol, sizin yararnzaysa bir
diyeceim yok. Bu tr insan ok... Baklarnz kendi yreinize evire
bilirseniz ancak grnz aydnlanr. Dta her ey atr durumdadr;
ancak ierde bir uyum iinde birleebilir. Dan bakanlar d grmekte
dirler; uyanklar ieri bakanlardr...

Oskar A. H. Schmitz'e
26 Mays 1923
Sayn Oskar Herr Schmitz
Kitabnz dikkatle okudum, byle bir kitab bana gnderdiiniz iin
bir kez daha teekkr ederim.
zin verirseniz, hakknda birka sz syleyeyim: Psikanalitik ve
psikosentetik yntem, kiinin kendini gelitirme arac grld srece,
Yoga ile yaptnz karlatrma yerinde saylabilir. Ancak, bunun, olsa
olsa bir benzerlikten teye gitmeyeceini vurgulamam gerek; nk,
oumuz, gnmzde Dou'lu dnce ve yntemleri olduklar gibi be
nimsemeye ve bunlar Bat'mn akl diline evirmeye hazrz. Bana yle
geliyor ki, bu, hem bizler, hem de sz konusu fikirler iin zararl. Dou
zihninin rnleri bizimkinden kkten ayrlr, kendine zg tarihleri vardr.
Doudakiler, doa ve cin perilerine inanld ilkel durumdan yola kp,

amaz admlarla oktanrclm doruuna erien kiiler, daha da ileri


giderek, balangtaki o sihir ve by eylemlerini, kiinin kendini geli
tirme yntemine dntren bir fikirler dini yaratmlar. Bu gemi bizim
iin geerli deil. Daha dn, Roma Hristiyanlyla badaamayan
Germen boylar, arada oktanrclm da yer yer tomurcuk verdii,
balangtaki cinlere perilere tapar durumdaydlar. Henz doru drst bir
ruhban snf, doru drst bir ayin dzeni olumamt. Tanrlar,
Wotan'n mee aalan gibi budanm, ok daha yksek bir kltr
dzeyindeki tektanrclktan doan, uyumsuz bir Hristiyanlk, arkada
kalan bu budanm ktklere alanmt. Germen soyundan gelen insan
bu budanmann acsn hl ekiyor. imdiki durumun tesine atlan her
admn, budanan doa cinlerinden balanarak ileri atlmas gerektiine
inanmam iin neden ok. Demek istediim, iimizde henz sala
kavuturulmas gereken nice ilkellikler yatt.
Kolu kanad kopan bedenimize baka bir ey alayacak olursak,
byk bir yanlgya dm oluruz gibime geliyor. Bu, balangtaki
yaray daha da beter etmek demektir. Kendimize yabanc, kendimizden
uzak eylere kar duyulan btn zlemler hastalk belirtisidir. te yan
dan, kendi ilkel kklerimizden gl bir drt gelmedike, imdiki kltr
dzeyimizden teye gitmemiz olanaksz. Ancak u var, kltr dzeyi
mizin gerisine giderek, iimizdeki bastrlm ilkel insann gelimesine
olanak tanyabiliriz. Bunun nasl yaplmas gerektii konusunda yllardr
are aryorum. Bildiiniz gibi ben bir hekimim, dolaysyla zihnimde
kurduum eylerin gerein arl altnda ezilip ezilmeyeceine bakmak
zorundaym. Bunun bir yarar var, kurgularmda geree aykr eyler
varsa, ortaya kveriyor. Sizin Darmstadt'da izler grndnz yolun
tersine gitmek zorunda duyuyorum kendimi. Bana yle geliyor ki, siz
imdiki yapnn tepesine yeni yap kondurmaktasnz. Oysa alttaki rk.
Neye yarar! Yeni temeller gerek bize. imizdeki ilkellie doru kazmalyz, nk ancak uygar insan ile barbar germen atmas sonucu
bizim iin gereken ortaya kar; yani yeni bir Tanr yaants demek
istiyorum. Bu yaantnn yapay egsersizlerle gerekletirilebileceine
inanmyorum.

.................................................................... nsan iinden deimeli, yoksa


yeni malzemeyi eski kalplar iinde sindirmekten teye gidilmez.
lksel yaantdan korku doaldr ya, braksak da Tanr kendi konusa
daha iyi olmaz m? Dorudan doruya kendi ilerinden doan istei
duyup benimseyinceye dek, hastalarm ve rencilerimi eitmeyi gre
vim ve devim sayyorum. yle g bir i ki bu, kendi balarna yrye
cekleri yol boyunca kanamayacaklar, gs germek zorunda olacaklar
aclarn yerine herhangi bir teknik yntem dnemiyorum.

Kurt Pflachte'ye
10 Ocak 1929
Simge, bence, i yaantnn duyularla alglanabilecek biimde dile
getirilmesidir. Dinsel yaant, kendini dile getirmek ister; anlama
snrlarn at iin de simgesel olarak dile getirilebilir ancak. Ne
yapp, bir yolunu bulup, kendini ille de dile getirmek istedii kesin, haya
t gce ancak bu yolla kavuabiliyor. Admn grnr dzeydeki yaama
atarak somutlamak ister gibidir. (Ruh, etkin gcn maddeyi yeniden
biimlendirerek gsterebiliyor ancak.)
Puta, basmakalp, bysel etki yaratmak iin bavurulan talam
bir simge desek, yeri. Simgenin (baka bir yerde, yani baka bir insan
topluluunda) kendisini douran bilind katmanlarna dokunduu
srece byleyici etkisi olabiliyor. Yaratt etki simgeninkinin tam tersi.
Simge, bilincin zenginlemesidir. Putsa, bilindna doru gerile
mektir, yani bilincin yoksullamasnn bir belirtisidir. Din nderi vizyo
nunun zenginliinden doan bir kudret kelm kullanr, meziyse,
bysel bir nitelii olduu inancyla kullanr onu. Din nderi, Aai
Rabbani'de7: Sana kendimi, etimi ve kanm veriyorum, demek ister,
meziyse, Tann'y yuttuunu, onun etini yediini, kann itiini sanr.
7 Aai Rabbani: sann etini ve kann simgeleyen ekmek ve arapla yaplan kut-

sama.

lkel insann (maara adamnn) insan yeme deti (ritueli) ta derinlerimiz


de yanklanmakta. Ayn eyi bugn de yapyoruz, nasl olduunu anla
madan kutsam veriyoruz; vahi ilkeller deiliz szm ona, Tanrnn etiyle
kutsanan kiileriz. Baz hastalarmda, Aai Rabbani konusunda, kar
koyamadklar bir kan ime tutkusu grdm oldu. lkel, gemite
kalm bir ey, dinsel bir ruhsat bu. Sz yle bir szdr ki azdan kar
kmaz, balangtaki o ilk sz yanklar, byk eylemi, balangtaki o
ilk eylemi harekete getirir. yle inanyorum ki, bize verilen biricik
balang olgusu, ruhun gerek temeli, tek dolaysz gerek, yaratc
imgelemdir. Varln dorudan doruya yaantsn duyabileceimiz tek
biimi esse in anima8 dan bunun iin sz ediyorum. Balangta ruhsal
olmayan hibir varlk biimi dnemeyiz. Btn teki gerekler ondan
trer de, dolayl olarak onun araclyla (aslnda bilim denen o yapay
yardmc ile) aa km olur.
Bilind ne bir dzendir, ne de bir dzensizlik. Denemeler hem
yle hem byle olduunu doruluyor. Dzensiz bir bilin sz konusu
olduunda, dzen bilindndan geliyor, kimi zaman da, tersine, bi
lind karmaa, bilincin alabildiine dar dnyasna saldryor. Byk
dinlerin temeli atlrken, ilk grlen, her yere bilindnda burlaan,
herkese ortak bir kargaa karsnda ar basan bir dzen ilkesidir (ortak
balanma zlemidir bu). Peygamber, ortak bilindndaki yardmc
imgeyi igzyle ann gerekleri arasnda ayrt eder ve onu simgeyle
dile getirir: Ortak bilindndan konutuu iin, herkese seslenir le
vrai mot de la situation.9 Dolaysyla herkes zerindeki etkisi byleyi
cidir, hakikidir; geerlilii geicidir: nk yalnzca belli bir durum
iin sz konusudur. Durum deiiklii yeni bir hakikat gerektirir, bun
dan kan da, hakikatin daima belli durumlara gre olduudur. Simge, ait
olduu durumu gerekten dile getiriyor; tatmin edici oluyorsa, hakik,
geerli ve gerekten mutlaktr. Durum deiir de, simge olduu gibi
srdrlrse, put olmaktan teye gitmez; bizi bilindna ittiinden, her
hangi bir aklama ve aydnlatma getirmediinden, kiiyi yoksullatrc,
s Esse in anim a: Latince Ruh ire varolma.
9 Le vrai mot de la situation: Franszca, durum u tam dile getiren sz, demek.

boucu bir etkisi olur. rnein Justin M artyr10 Hristiyanlktan Bizim


felsefe diye sz eder. Simge, retidir, put ise kuruntu. Hegei'in
algsal dnce biiminin, arketiplere benzer bir durumu var.
Algsal, ya da idrakli dnce, en azndan iki ilevi birletirdiinden
daha byk anlam ve deer tayor. Zihin srecinin en stn biimi,
simgesel yaant ve onun simgesel ifadesi olmal.
Haklsnz, simge igd alanna deil baka bir alana ait. gd
alan anaya, simge alan ise oula (ya da Tanrya) ait. Ben kendi dilimde
buna elikili varolu diyorum, yani igdsel bilind Gnostisizmden
alnan bir deyimle Plerom an bu. Pleromann bireyin bilincinde
yansmas ve olumas (bir bakma ayn zden) bireyin imgesini yaratr:
Simgedir bu. Simgede btn elikiler ortadan kalkar. Pleromada Yukar
ile Aa tuhaf bir birlik iindedir; bir ey yaratmazlar, ancak bireyin
yanlglar ve gereksinimleriyle tedirgin edildi mi, Yukar ile Aa
arasnda bir alayan oluur, dinamik bir eydir bu. Simgedir. Pleroma
gibi, simge de, insann boyutlarn aar. Abanr zerine, biimlendirir onu,
sanki bir savak baraj kapa almtr da, kendini kar konmaz bir
akntya kaptrmtr.
in g yan, biz kendimiz ne yapyorsak, kendimize nasl bir dzen
veriyorsak ruhu da yle sanmamzdr; ruhsal glerin aresiz kurbanlar
olduumuzu kafamza sokamyoruz bir trl. Zorlayc Nevroz eken
profesr aln ele. Gnmz hekiminin kulland bir sz bu zorlayc
nevroz (bir ktnn ya da korkutucu eyin etkisini ona iyi ad vererek
kovar gibi) nevrozdan baka bir eyciiniz yok anlamna geliyor (yani
hastalnz kuruntudan ibaret) demek oluyor. Oysa gerek zorlamal
nevroz, herhangi bir organik hastalktan ok daha beter bir eydir;
ikencelerin en kahredicisi, en acsdr. Cin arpm olduuna inansayd
profesr, daha iyi olurdu. Hakikate daha yakn olurdu.

I() H ristiyanlk savunuru. I. S. 100 dolaylarnda dom u ve 163 - 167 yllar


arasnda ehit edilm itir.
11
Pleroma: Tam lk, bolluk, Gnostik dinbilimide Tanrnn ve ruhsal evren
tanrsal glerin ve neirlerin tiimiiniin ikamet ettii yer.

Freud'un psikanalizinde geen simge sznn simge ile ilgisi yok.


Simge szc yerine hastalk belirtisi, ya da mecaz deseydi, daha
yerinde olurdu. Simge hibir zaman (Pleromada) bilindnda domaz,
isabetle buyurduunuz gibi Kiinin biimlendirmesiyle kar ortaya.
Bilind gerelerden oluur, bilinle bilinlenir ve ifadesini bulur.
Simgenin insana ihtiyac vardr gelimesi iin. N e var ki, insan aar, bu
yzdendir ona Tanr denmesi nk psiik bir durumu, ya da ego'dan
(Ben'den) daha gl bir unsuru (ki ben buna KEND diyorum) dile
getirir. Bu unsur ortak bilindnda nceden vardr, ancak gcn bilin
cimde yaayarak elde edebilir (Ben deilim bende yaayan, sa'dr).
Temel unsurlar bakmndan ego'nun yerine geer. Beceriksizlik duy
gusundan kurtulma byle olur (Sen ne buyurdunsa, o olacaktr).

J. Ailen Gilbert'e
20 Aralk 1929
Azizim Dr. Gilbert,
Yaznza teekkrler! Byle bir tedaviye kalkmak kolay deil, bu
gibi vakalarda, hastalarma kendilerine zg ieriklerini, yazyla, izgiyle,
resim ile dile getirmelerini nermemin bazan byk yardm dokunuyor.
Bu gibi durumlarda yle anlalmaz sezgiler beliriyor, bilindndan yle
hayal krntlar kyor ki, bunlar anlatacak uygun bir dil yok gibi...
Hastalarm, kendi simgesel ifadelerini, kendi mitologyalarn bulmaya
brakyorum. Bunlar bir neden-sonu ilikisiyle (redksiyon ile) anali
ze kalkmyorum (ille de gerekmiyorsa tabii), sadece, hastann dile
getirmeye altnn anlamn karmaya, kavramaya abalyorum. Bu
daha ok sentetik bir anlay biimi. Nevroz ile psikoz aras yle snr
vakalar vardr ki, insan bir trl iinden kamaz; hastann kendisi de,
bakalar kadar, bu tuhaf ieriklere anlam veremez. Hastalarn demek iste
diklerini anlamaya alrken, bilseniz ne ok ey rendim bilind
konusunda...

Sayn Bay N.
................Kiinin deeri hibir zaman bakalarna oranla ifade olunamyor, ancak kendi bana bir anlam tayor, Dolaysyla, zgvenimizi
veya zbeenimizi baka bir kiinin davranna bal klmamalyz; o kii
bizi insan olarak ne kadar etkisi altnda brakrsa braksn. Bize olanlar,
doru anlalrsa, bizi kendimize dndryor; sanki, bizi, tm balarmz
dan ve bamllklarmzdan kurtarmak, bizi bize baml klmak isteyen
bilind bir klavuz var. Bunun nedeni, bakalarnn davranna bam
lln ocukluk amzdan gelen, onsuz edemeyeceimizi sandmz
son kalnts olmas.

Jam es Joyce'a
27 Eyll 1932
Efendim,
Ulysses adl yaptnz yle tedirgin edici bir psikoloji sorunu kard
ki dnyann bana, psikolojide yetkili saydklar bana bavuranlar ok
oldu.
Ulysses krlmas kolay cevizlerden deilmi meer, beynimi pat
lattm anlayabilmek iin (bir bilimci olarak ifade etmem gerekirse) bana
olduka pahalya mal olan tebdili meknlara neden oldu. Kitabnz ne
bellar at bama; bir kere, elime alp okumaya balamadan, yl, kum
rular gibi dndm. Ancak size de, dev yaptnza da ok ey borluyum,
ok ey retti bana dorusu.
Houma gidip gitmedii konusunda birey demeyeceim. Kesinlikle
bilmiyorum da ondan. Ancak, sinirlerimi andrd, iliimi emdii kesin.
Ulysses zerindeki yazmn sizce beenilip beenilmediini bilmiyorum.
Ancak, ne kadar skldm, homurdanp durduumu, kfrettiimi ve ne
kadar hayran kaldm aklamaktan kendimi alamadm. Sondaki nok

tasz virglsz 40 sayfa tam psikolojik bir ziyafet. eytann ninesi gerek
kadn psikolojisi konusunda meer neler biliyormu; dorusu ben o
kadarn bilmiyorum.
Gene de o ksa denememi okursanz iyi olur, Ulysses\rimx dehliz
lerinde yolunu yitiren, sonradan srf bir ans eseri yeniden yolunu bulup
iinden kmay baaran, tamamiyle yabanc birinin giriimi sayn.
Denememden greceiniz gibi, bakn, bencileyin szde dengeli bir psiko
logu ne hale soktu.
Derin beeni ve sayglarmla,

19 Kasm 1932
Sayn Bay N.
Mektubunuza teekkr etmemi geciktiren olaylar oldu. Grlerimi
soruyorsunuz. Bence durum yle: Akldan nasibini alm, iinde eitilme
hevesi duyan herkes, nevrozunun analitik tedavisi srasnda yaad
eyler zerinde yle bir dnse, bunlarn her ada ve btn insan
topluluklarnda rastlanan dinsel dncelere pek benzeyen dnce
dzenleri olduunu farkeder. Nevroz, bilindm yzeye daha bir
yaklatrr: te yandan, bilindnm hem igdlerden, hem de
insanln ta balangcndaki fikirlerinden olutuuna bakarsanz, byle
evrensel fikirlerle karlamanzda alacak bir ey yok. Bu tr bilince
sahip olmann bir tehlikesi var; o da, sizi birey olarak, kendinize zg
dnya ilerinden uzaklatrp, daha aa dzeydeki bir gerekdla
srklemesinde; yle gerekd bir dzendir ki bu, ii gc istemektir;
herhangi bir ii balayp bitirmeye niyeti yoktur. BilinlenenBilindnm insan zihninin tarihinde ne gibi paraleller izdiini ortaya
karmak gzel ya, gerek zerinde etkisi olmad srece bo. Dahas,
zararl, dediim gibi, sizi kendi gereinize yabanclatrr da ondan;
geree kar bu yabanclama cinsel tkanklk dediimiz eye yol aar,
aslnda yalnzca cinsel tkanklk deildir burada sz konusu olan, genel
anlamda hayat enerjisi'nin tkanmasdr; nk, hayat-grevi'ni u veya bu

biimde yerine getirmeyen kii, ister istemez tkanmtr. Bu durumda,


hastalkl her eyin bu tkanklktan ileri geldiini ileri sren bir kuram
oluturur, bunda hakldr da. Ancak, dnyaya btnyle uygulanacak yan
yoktur; nk dnya, genellikle, seven, eziyet eken, karn ackan, alan
vb. insanlarla doludur. Bu kuram, olsa olsa, hibir ie yaramadan bitkisel
bir yaam sren, hayaller kuran nevrotik tipler iin geerlidir. Bilindyla temasndan elde ettii bilgileri eyleme dntrebilecek nitelie
sahip olsayd ancak, kurduu hayallerin anlam olurdu; yani insan
kavrad gibi deitirebilseydi eer, demek ki, insanlara srekli yaratc
faaliyet gerek. Pertinax12 cinsel gerilim kuramn vaaz ededursun, evlen
mek, ya da bir meslek edinmek, dahas birka kuru kazanmak gibi
eylerle yakndan uzaktan ilgisi yok. Kendini bu denli inkr eden bir
kimse tarafndan ortaya atlacak her kuram, daha batan baarszla
uram saylr; insanlar, hayattaki grevlerinden ve devlerinden alkoy
maktan baka ie yaramayan bo hayallerden ibaret kalr.

25 Kasm 1932
Sayn Bayan N.
Bilindn seyre dalarsanz, paanz zor kurtarrsnz; bilinli
gerek dnyanzda ayanz basacanz salam bir zemininiz yoksa
eer, o bilind ejderi sizi yutuverir. Bu ne demektir, bilir misiniz!
Bilindnza bakmaya niyetliyseniz, btn eletirici gcnzle bilin
cinize sahip olmanz gerekir.
Bilind kendi bana ne aldatcdr, ne de kt-doann kendi
gibidir, hem gzel, hem dehetli. Bilindmz size dmanca, habis
grnyorsa, bu, insan ayartan hayaller dnyasna kendinizi kaptrm
olmanzdandr; ille de bilindnzla uraacaksanz, tutumunuzun etkin
olmas arttr. Bir kere, bilindndan gelen her ey doal olarak benimsenmemeli, ya da harfi harfine kabul edilmemelidir. Genellikle pek
12 Cinsellik zerinde yazlar yazan svire'de yaayan bir yazarn takma ad.

simgesel oluu, yansz bir yaklamla inceleme gerektirir. Falan eyi kabul
etmeyebilirsiniz, ancak, onun simgesel anlamn aratrmanz gerekir,
kabul edilmesi gereken ite o simgesel anlamdr. Bilindyla urama
nn en iyi yolu yaratc yntemdir. rnein, bir hayal kurun ve eliniz
altndaki btn aralar seferber ederek, ileyin onu. Sanki o hayal siz
kendinizmisiniz gibi, ya da siz kendiniz onun iindeymisiniz gibi ileyin
onu, iinde bulunup da kaamadnz gerek hayattaki durumlarda nasl
davranyorsanz, yle davrann. Byle bir hayalden stesinden
geleceiniz btn glkler, sizin kendi iinizdeki psikolojik glklerin
simgesel ifadeleridir, hayalinizde bunlarla baedebiliyorsanz, ruhunuzdakilerle de baedebiliyorsunuz demektir.
23 Aralk 1932
Hans W elt'e
ada sanat yaptlar bana altdnyanm putlar gibi geliyor, ancak
bilind psikoloji bilgimle eriebiliyorum onlara. Estetik heyecan
uyandrmyorlar bende...
17 ubat 1933
Sayn Rahip Arz
Zamand ve meknd alglar mmkn, alglayan ruhun kendi de
ayn yapda nk...

G. Meyer
Sayn meslektam,
lerim ziyaretinize gelmeme engel; ayrca, kutuplar atmasn
yaamak olumlu bir olay. atmalarnz kendinizden baka kimse
zmleyemez sizin iin; nk iinizdeki sizin kendi atmanzdr. Bu
mcadeleyi gslemek zorundasnz. Hekim, yrekli olmal bu gibi
durumlarda. atmay sizin yerinize zmleyecek kii, size stnlk
elde etmi olur, nk onurunuzun ve erkekliinizin eninde sonunda ze
rine dayand bir dlden yoksun klm olur sizi.
12 Haziran 1933
S. Malkinson'a
... Eninde sonunda, ancak bireyin kendi kazanabilir kendi savan,
bakas, onun yerine beceremez bunu...
20 Haziran 1933
Paul Maag'a
... znel yaantnn mmkn olup olmadn hibir zaman tartma
konusu yapmadm unutur gibisiniz. znel yaant ancak bir psikolojem olarak ele alnrsa bilimsel aratrmaya konu edilebilir. Bilimin
yaps, nyargsz olmay gerektirir demektesiniz. Bu cmle, inanc,
dpedz dta tutuyor; nk inan, bilimsel bilgi saylmad iin bir
nyargdr. nan dndaki btn bilimsel bilgiler tartmaya aktr.
Buda'y dnya kurtarcs kabul eden, Tanrya inanmayan, ama herhangi
bir Hristiyan gibi kendi grne bal bir Budist'e ne demeli? Siz
haklsnz, sizse haksz, nasl denebilir uluorta? Bilimle inanc ayrt
etmezseniz, Orta ada olduu gibi bilimin tmn dinbilimin boyun
duruu altna sokmu olursunuz. En yksek bilimsel kuramnn kant
olarak ya neye bavuruyor dinbilim? Her trl tartma olana dnda

kalan, dolaysyla da bilimsel ilke olarak tamamiyle tutarsz inanca, yoksa


bilimin kendi de nyargl olurdu, ki sizin benimsediiniz gre gre
byle olmamal, nk nyargszl kendi i yapsnda.
nancn ne kadar znel bir konu olduunu, dndm Hris
tiyanln, hakkn tek ve en yksek tecellisi olduuna kesinlikle inan
madmdan karabilirsiniz. Budizm'de olsun, baka dinlerde olsun en
azndan Hristiyanlktaki kadar hakikat var. rnein, Yunan Ortodoks
kilisesini mi seersin, slam m deseler bana, slam seerdim. Siz kendi
inancnz konusunda ne kadar bbrleniyorsanz, bakalar da kendi
inanlar konusunda o kadar bbrleniyor. Bu durumda btn tartmalar
din kavgalarndan teye gitmiyor, gerek bir tartma olanakszlayor.

12 Austos 1933
Sayn Bayan Oppenheim,
nsan hayatnn cevab, insan hayatnn snrlan iinde deildir...

26 Mart 1934
Sayn Bay Cohen,
Yahudilikle ilgili bildiklerim, dediiniz gibi, kt. branice bilmem.
Ne var ki, asl astan olmayan siyasal bir tutumla sulanyorum. Freud'a
karym, doru, ama Yahudilere kar deil. Freud'u eletirmem, onun
maddeciliinin aklcla saplanp kalmas ve hele dine kar tutumu
yznden, Yahudi olduu iin deil; kuram, baz Yahudilik verileri ze
rine dayand apta geerli olsa da, Yahudi olmayanlar iin geerli deil.
Burada benim Protestan nyargm da rol oynuyor. Freud, bakalannn
fikirlerine kar daha hogrl davransayd, gene de yanbandan
ayrlmazdm. Beni iten onun, yapsndaki hogrszlktr.

James Kirsch'e
Azizim Kirsch,
Yeniden yazmanz sevindirdi beni. Hakkmda uluorta gln
dedikodular dolayor. Btn bu sama dedikodularn ardndaki kuku
gtrmeyen tek gerek, Kretschmer istifa ettii zaman, Uluslararas
Psikoterapi Dernei'nin fahri bakan olarak, Demei, g bir zamanda
brakp gitmeye yanamamam. Alman hekimler grevimden ayrlmamam
iin zellikle rica ettiler, yerimde kim olsayd ayn eyi yapard. Ben de
bu Uluslararas dernee kar grevimi yerine getirdim. Amacm, ulus
lararas rgtn erevesini bozmamak ve Almanya'daki dernei de onun
yesi yapmakt. Son Nauheim kongresinde gereklemi oluyor bu. ne
rim zerine alnan zel bir karara gre, Alman Yahudi hekimler de ulus
lararas dernee artk kendi balarna girebilecekler. Bylece onlar da eit
haklarla ye olmu oluyorlar. teki dedikodular zerinde durmaya bile
demez. Szm ona Yahudilerin analizde namuslu davranmadklarn
sylemiim, dpedz iftira. Byle aptalca bir ey syleyebileceimi
dnenler beni budalalarn budalas yapyor olmallar. Radyo ile ya da
baka bir yolla Hitler'e kar herhangi bir hitapta bulunmadm gibi,
baka herhangi siyasal bir aklamada da bulunmu deilim.
Yahudilerin, tandm kadaryla, kendilerine zg bir kltr biimi
oluturmadklar konusuna gelince, dayanaklarm unlar: 1. Tarih verileri;
2. Yahudilerin izgileri belirli kltr baarsnn, onlar kendi ilerinde
barndran kltr iinde en iyi gelitii; nitekim ounluunun, o kltrn
taycs, ya da yaycs olmas. Bu grev ylesine belirli ve ak ki, bu
gerek karsnda, Yahudilere zg herhangi bir kltr geliimini hayal
etmek g. Filistin'de zel durumlar olabilir, bilmiyorum, bu yzden
tandm kadaryla dedim bata, orada tamamiyle Yahudilere zg
eyler yaplyor olmal, ancak benim bilgim dnda. Yahudi dmanl
bunun neresinde?

Yahudilerdeki sa kompleksi ilgin bir olay. Bildiiniz gibi bu konu


da sizinle ayn dncedeyim. Bir kompleksin varl, gnmzde Hris
tiyanla kar diye beni sulayanlarda belirginleen histerik bir davran
gsteriyor. Yahudi psikolojisi ile Hristiyan psikolojisi arasndaki ayrlk
tan sz etmeye baladm m Yahudi dmanlyla damgalamveriyorum.
Bu ar duyarlk dpedz patolojik bir durum, her trl tartmay
olanaksz klyor. Bildiiniz gibi Freud, ruhsuz maddeciliinden yana
kmadm iin, vaktiyle, beni Yahudi dmanlyla sulamt. Her
yerde Yahudi dmanl kokusu almaya hazr bulunduundan, Yahudi
dmanln davet eden, Yahudinin kendi oluyor. Filan Yahudi hakknda
bir fikir sahibi olunduu zaman, o Yahudi, kii olarak eletirildiini, nasl
oluyor da dnemiyor, herhangi bir Hristiyan gibi rnein. Neden insan,
ille de Yahudi halkn lanetler durumuna dyor her seferinde? Birey
halk mdr. Bunu insann, karsndaki susturma yntemlerinden biri gibi
kabul edemiyorum. Vakalarmn ounda Yahudi hastalarm ve meslek
talarmla iyi ilikilerim oldu. Bakalarn eletirdiim olmuyor mu; onlar,
bunu, ngilizlik, Amerikallk, ya da Franszlk dmanl gibi mi yorum
luyorlar? Ho, bir istisna olmad deil bu arada; Almanlarla ilgili olarak.
Birka kez geldi bama; falan Alman eletirdiimde, hemen, benim
Alnanlardan nefret ettiim sonucuna varld oldu. Kiinin siyasal
nyarglar ardnda aalk duygularn gizlemesi gerekten ucuz bir
davran. Yahudi dmanl gibi bireyd bir budalalkla sulanamayacam takdir edecek derecede beni tanrsnz. nsan varln bir kiilik
olarak ele aldm, onu, kolektif durumundan yukar ekip, bireyletir
mek iin elimden geleni yaptm bilirsiniz. Bu, bildiiniz gibi, kii ancak
alnyazsnn kendisine zorla kabul ettirdii zellii benimserse gerek
leebilir. Yahudi olan bir kimse, Yahudi olduunu bilmeden bir insan
varl olamaz, daha geni bir insanlk kavramna doru ilerleyebilmesi
iin, nce bu temelden yola kmas gerek. Bu, btn uluslar ve rklar iin
geerlidir. Milliyetilik ho olmasa da kanlmaz bir ey; ancak,
bireyin milliyetiliinin iine batmamas gerek. te yandan, yn iinde
bir parack olduundan, milliyetiliinin zerine de kmamal. Ben,
insan olarak Avrupahym, ynn bir paras olarak, Zrich yaknnda
Seestrasse 228, Ksnacht'da ikamet eden svireli bir burjuvaym.

Dr. Neumann' grrseniz selamm syleyin, mektubunu bekledi


imi hatrlatn ona. Szme son vermeden Wirklichkeit der Seele adl yeni
kitabm yaymland. Nazileri ve beni Yahudi dmanlyla sulayanlar
kzdrmak iin, Yahudi bir yazarn13 Eski Ahid psikolojisi zerine yazd
bir kitap hakknda yazdm bir denemem de bulunuyor iinde. Yaknda
beni, hibir kanya sahip olmamakla, ne Nazi, ne de Yahudi dman
olmamakla sulayacaklar bu gidile. Cinnetin kol gezdii bir ada ya
yoruz. Ques Deus vult perdere prius dementatu .
Sayglar,
13 Hugo Rosenthal: D er Typengegensatz in der jdischen Reiigion geschichte.
14 Tanrlar yokedecei kiileri nce cinnete salar.

ANILAR, DLER VE DNCELER DEN


SEMELER
l K anlarm yazmam bir zorunluluk oldu. Bir gn yazmasam, iim
iime smyor; kalemi elime alr almaz, kendime geliyorum.
Gne evresinde dolaan gezegenler gibi, Tanr evresinde dnp
duruyor dncelerim; yle bir eliki bu, kar koyacak olsam,
gnahlarn en byn ilemi olurum.
Mitos, bilimden daha bireyseldir; yaam da, daha iyi anlatr.
nsan kendini baka bir yaratkla karlatramaz: Ne maymun, ne inek,
ne de aatr rnein. Ben insanm. Ne mi demek insan? Btn teki
yaratklar gibi, sonsuzca varolan tanrsal bir varln bir paras, ama
hayvanla, bitkiyle, ya da tala karlatrlmas olanaksz. Ancak bir
mitos kahraman, insan kapsamm aar. Byleyken, insanolu nasl
olur da, kendi zerinde kesin dncelere varabilir.
Ta balangtan beri bir yazg duygusu var iimde, sanki yaamm
yazgma izilmi de, o dorultuda yrmek zorundaym.
nsan kendini yarglayamaz; iyi ya da kt, bakalarnca yarglanacaktr.
Aslna bakacak olursanz, akl hastasnda, yeni, bilinmeyen bir ey yok
tur; kendi yaradlmzn alt katdr onda karlatmz.
yileme, hastann kendi iinde, doal olarak gelimelidir.
nemli olan, bir kuramn dorulayp dorulanmamas deildir: Hastann
kendini birey olarak kavrayp kavramaddr.
Her hasta ile ayr bir dilde konumamz gerekir.
Analiz iki kii isteyen bir sylei gibidir. Hekim ile hasta, karlkl otu
racak, gzgze gelecektir; hekimin syleyecekleri vardr ya, hastann
da vardr.

Psikanalist, yalnzca hastay deil, kendini de anlamaldr.


Hekim srekli kendisine gz kulak olmal, hastasna kar tepkilerini
denetlemelidir. Bilindmz filan durum karsnda ne gibi yaantlar
duyuyor diye kendi kendimize sormalyz. Kendi dlerimizi gzlemlemeliyiz, ok dikkat etmeliyiz, hastay incelerken nasl dikkat sarfediyorsak kendimizi incelerken de ayn dikkatle davranmalyz yoksa
btn iyiletirme yntemi, yolundan sapabilir.
Hastama hibir dnceyi zorla benimsetmeye almam. Benim iin
nemli olan, hastann, kendi dncesini kendisinin oluturmasdr.
Benim iyiletirme yntemimde puta tapan, puta tapan; Hristiyan,
Hristiyan; Yahudi, Yahudi olarak kalr; yazgs o kii iin her ne
izmise.
Direnmeler, zellikle inat ise, dikkat ister; bunlar ou kez savsaklan
mamas gereken uyarlardr. yiletirme yntemi, herkese iyi gelmeye
cek, zehirli bir ila olabilir, ya da hastay ldrebilecek bir ameliyata
benzetilebilir.
Hekim de, hasta da, birbirleri iin sorun oluturmad sre zm yolu
bulunamaz.
Bir eyi sylemek istemekle, onu gerekten sylemek arasnda byk
ayrlk vardr. Kendime kar elimden geldiince doru davrana
bilmem iin, Nen varsa, ver ki, alabilesin, diyen eski Yunan
ataszne uyarak, her eyi dikkatle yazyordum.
Mandalann gerekte ne olduunun yava yava farkna vardm:
Biimlenme; Dnm; Sonrasz Zihnin kendini sonsuzca yarat
mas; ZBEN bu; yani kiiliin taml. Her ey iyi gittii srece,
uyum iindedir ZBEN, ne var ki dkrklma gelemez.
Mandalalar izmeye baladmda, bir de baktm, izlediim btn yol
lar, attm btn admlar, tek bir noktaya geri gtrmekte beni;
Ortadaki Noktaya. Mandalann, merkezi oluturduu gittike daha
aa kyor. Tm yollarn simgesi, merkezine, blnmezlie giden
yol bu.
Bir eyi kr krne benimsemek, hibir zaman zme gtrmez, olsa
olsa, duraklatr insan; bir sonraki kuaksa, yksek cretini demek
zorundadr bunun.

1955'te karmn lmnden sonra, her ne isem, onu olma zorunluluu


duydum.
Gece, o kpek havlamalar sustuunda, tam bir sszlk kerdi ortala,
ta ki ykselmekte olan gnein ilk nlan ortal aydnlatmaya
baladnda, iime ileyip beni daima coturmu olan, sabah
namazna aran o ezan sesini duyuncaya dek.
Bana, Kuran' iyi bildiim iin, Ehli Kitap diyorlard. Onlara gre
klk deitirmi bir Mslmandm.
Bir keresinde, yal bir byc hekimle konumutum... Dlerinden sz
etmesini istemitim. Gzleri yal, yantlad: Eskiden d grrdk ve
anlardk, sava m olacak, hastalk m; yamur mu yaacak, gne mi
aacak, srlerimizi nereye gtrmemiz gerek, bilirdik. Dedesi hl
d grrm. Ama beyazlar Afrika'ya geleli, kimse d grmez
oldu diyordu. De gerek yoktu ki artk, nk ngilizler her eyi
biliyorlard. ngilizler onlann yerine d gryorlard.
Tutkular cehenneminden gemeyen, onlan yenmi olamaz. Komu eve
yerleen o tutkular, her an bir alevle evi tututurabilirler; arkamzda
braktklarmz, unuttuklarmz, savsakladklarmz, artan bir gle
dnp geri gelirler.
Kendime hayretle bakyorum, dkrklyla, honutlukla. znt,
umutsuzluk... kendimden gemi bir durumdaym. Btn bunlar bir
araya toplayp hesabn karmasn beceremiyorum. Gerek deerimi,
ya da deersizliimi saptayamyorum. Gvendiim tek ey yok.
Dorusu hibir konuda kesin kamlarm yok. Doduumu ve
varolduumu biliyorum, o kadar, sanki srklenip gtrlyorum.
Bilmediim bir temel zerindeyim. Tm belirtisizliklere karn tm
varoluun altnda yatan bir salamlk; varolu biimindeyse sreklilik
duyuyorum. ine doduumuz dnya, sert ve acmasz, ama tarihsel
bir gzellii de var. Anlamllk m, anlamszlk mdr ar basan,
kiinin yapsna bal bu. Salt anlamszlk stn geleydi, yaamn
anlamll, geliimimiz yolunda attmz her admda daha bir yiterdi.
Ama yle olmuyor, ya bize olmuyor, ya da bize olmuyor grnyor.
Ola ki, btn metafizik sorunlar gibi, her ikisi de gerek: Yaam hem
anlaml, hem anlamsz, ya da hem anlamn kendi, hem anlamszln.

Dileim, anlamn stn gelip sava kazanmas. Lao Tzu: Her ey


prl prl, bir ben bulutla kaplym, dediinde, benim bu gekin
yamda duyduumu dile getirmiti. Lao Tzu, deeri ve deersizlii de
grp yaam, mrnn sonunda kendi varlna, sonsuzca bilin
meyecek olan anlama dnmeyi isteyen birinin stn nfuz gcne
sahip, insan rnei. Gerektiince gren yal kii arketipi sonsuzca
gerek. Bu kii rnei her zek dzeyinde grlebilir, ayrt edici zel
likleri ayndr hep: Yal bir kyl olabilecei gibi, Lao Tzu gibi bir
filozof da olabilir; yallktr bu, bir yere varm olmaktr. Gene de
iimi dolduran o kadar ey var ki: Bitkiler, hayvanlar, bulutlar, gn, ay
gece ve insanda o sonsuz olan. Kendi hakknda ne kadar kukulu olu
yorsam, nesnelerle o kadar yakn bam olduunu gryorum. Beni
dnyadan ayran yabanclama, sanki kendi i dnyama aktarlm da,
kendimi yadrgadm ortaya karm.

DEYMLER
J^.RKETP: Arketip, her yerde karlalan belli motiflerden oluur. Mitoslar
da, peri masallarnda grlr. Ayn motifleri, bugnk bireylerin
dlerinde, dlemlerinde ve vizyonlarnda gryoruz. Bu imgelere ve
uyard armlara arketipik idealar diyorum ben. Bunlar ne kadar
canlysa, duygular da o kadar renklidir... Bunlar bizi etkiler, byler.
Ruhun kaltmla geen bir paras gibidir, betimlenemez; nceden bilindnda varolan kalptr, biimdir, her zaman, her yerde kendiliinden
oluur. gdsel yaps yznden arketip, duygu-ykl komplekslerin
altnda olup, onlarn zerkliini paylar. (C. G. Jung: Dnm
Noktasndaki Uygarlk, Cilt 10.)
Yanlgya dyorlar hep, arketipin ieriine gre belirlendii syleniyor,
ona 'bilind dnce' deniyor (byle birey denebilirse tabii). Bir kez
daha syleyelim, arketipler, ieriklerine gre deil, yalnzca kalplarna,
biimlerine gre belirlenir; o da pek snrl olarak. Birliksel imge, ancak bi
lin dzeyinde olduu zaman, ieriine gre belirlenir; dolaysyla da bi
linli yaantnn gereleriyle dolu olur. Bununla birlikte, biimi, bir kristal
in eksen-dzenine de benzetilebilir; bu eksen dzeni, kendi maddesel varl
olmamasna karn, Ana Sv iindeki kristal yapya nceden biim verir.
Bu eksen-dzeni, iyonlarla molekllerin, belli yntemine gre dizilirler.
Arketipin kendi botur, saf biim, kalp halindedir. Apriori verilmi bir
tasvir olanandan baka ey deildir. Tasvirlerin kendileri, kaltmla
gemez, yalnzca kalplar aktarlr, bu adan, her bakmdan igdlere teka
bl eder; igdler de yalnzca kalp asndan belirlenmitir. Arketiplerde
olduu gibi, kendilerini somut olarak belirtmedike varlklar kantlana
maz. (C. G. Jung Ortak Bilindmn Arketipleri, Cilt 9.)
Arketipin gerek nitelii bilin yzeyine karlamaz gibi geliyor bana;
deney st bir nitelik bu; bu bakmdan ruhsal diyorum ona. (C. G. Jung
Ruhun Yaps ve Dinamii. Cilt 8)

ANIMUS VE ANIMA: Anima erkein bilindnm kadns yan animus ise


kadnn bilindnm erkeksi yandr. Psikolojik adan bu iki cinsellik,
biyolojik bir olgunun yansmasdr: Cinselliin belirlenmesinde rol
oynayan etken, erkekteki (ya da kadndaki) gen saysdr. Bir kimsede
kar cinsiyetin genleri ne kadar azsa, o kadar (genellikle bilindnda
kalan) kart cinsellik karakteri dourur gibidir. Animus ile anima
dlerde ve fantezilerde kiilemi olarak belirir; ya da erkein duyguya,
kadnnsa dnceye verdii ar nemde grlr. Davranlar ayarlayc
olmas bakmndan en etkin arketiplerdendir.
Her erkek, iinde, sonsuzca varolan bir kadn imgesi tar; bu belli bir
kadnn imgesi deildir. Gerekte bilindmdadr bu imge; erkein canl
olarak sistemine kazlm, ilksel kaynakl, kaltmsal bir etkendir; kadns
olann, btn yaantlarnn damgas, ya da arketipidir; kadnn erkek
zerinde brakt tm izlenimlerin birikimidir. Bu imge, bilind olduu
iin, sevgilinin kiiliine bilindnca yanstlr, bu ak veya nefretin
balca nedenlerindendir. (C. G. Jung: Kiiliin Gelimesi, Cilt 17)
lkel, bilind biiminde animus kadnn cokusal yaam zerinde
gl etkisi olan, kendiliinden doan, nceden dnlmemi fikirler
topluluudur; anima ise, erkein anlayn etkileyen ya da bozan duygu
lardan oluur. Dolaysyla animus, kendisini entelektel tiplere, tenor,
ressam, spor rekortmeni gibi her trl kahramana yanstr. Animus bilind karanlk, anlam belirsiz eyleri sever, kadnda amaszlk, kendi
ni beenmilik, soukluk, aresizlik olarak belirir. Uygulamal Psikote
rapi, C. G. Jung Cilt 16)
BLN: C. G. Jung: nsan, bilincin ne olduu zerinde dnnce, darda,
Kozmos'da yer alan bir olayn ayn anda iinde de bir imge oluturdu
unu, sanki kazandn grnce arp kalyor. (Vasel Semineri, zel
bask)
... Bilincimiz kendi kendini yaratmaz, bilinmeyen derinliklerden yk
selir. ocuklarda yava yava uyanr, btn yaam boyunca da, her sabah
bilinsiz bir durumda, uykunun derinliklerinden gelir. Ruhbilim ve Din
bilindnm ilksel dl yatandan her gn yeniden doan bir ocuk
gibidir.
BTNLEME: Btnleme (idividuation) deyimini, insann ruhsal
bakmndan btn, blnmez duruma, yani apayr, kendi bana bln

mez bir birlik, ya da tamlk durumuna gelmesini anlatmak iin kullanyo


rum (Cilt 9).
Btnlemek demek, tek, badak bir varlk olmak demektir: Bu btn
lk bizim en i, son ve esiz biricikliimizi kucaklad apta kiinin
zbenini dile getirir. Btnle, zbenleme, ya da kiinin kendini
gerekletirmesi de diyebiliriz.
ARIIM: Benzerlik, birlikte varolu, kartlk ve nedensel ballna gre,
dnceler, alglar vb.'nin birbirine balanmas. Serbest arm,
Freud'u d yorumunda, d j durumu ile ilgisi olmayabilecek, dgrenin
aklna kendiliinden gelen dncelerdir. Jung'un d yorumunda:
Gdlen, ya da denetlenen arm olup, belli bir d durumundan
treyen ve hep onunla ilintili kendiliinden olan dnceler. arm
testi: Tepki zamanm lerek ve uyarc szcklere verilen yantlar
yorumlayarak, karmaalar aa karma yntemidir. Uyarc szckler,
denein gizlemek istediklerine, ya da bilincinde olmad karmaalara
dokunduunda, tepki zaman uzamas, yanllar, ya da yantlarn mizala
ilgili nitelikleri karmaalar gsterir.
DERNLKLER PSKOLOJS: Davran ve uyumu ynelten ruhsal glerin bi
linaltnda bulunduunu savunan ruhbilim.
DRTL: C. G. Jung: Drtl, evrenin hemen hemen her yerinde grlen bir
arketiptir. Salam, tam bir yargnn mantksal temelidir. rnein ufku tam
olarak tanmlamak isterseniz, ufkun drt ynn sylersiniz... Drt e,
drt ana nitelik, drt renk, drt snf, drt biim ruhsal geliim vb. vardr.
Ruhsal yneliin de drt yn vardr, kendimizi yneltmemiz iin bir kere
filan nesnenin falan yerde olduunu saptayan bir ilemimiz olmas
gerekir, duyumdur bu; bunun ne olduunu saptayan ikinci bir ilev de,
dncedir; nesnenin iimize gelip gelmediini belirten ilevse,
duygudur; nereden gelip, nereye gittiini gsteren, drdnc ilevse
sezgidir... Eriilebilecek tamlk, daire ya da kre ile anlatlrsa da doal
asgari blm drtldr. (Ruhbilim ve Din)
Drtlnn yaps ou kez 3+1 biimindedir; yle ki, onu oluturan etkenler
den birinin ya konumu deiiktir, ya da nitelii tekininkilere benzemez.
(rnein ncil yazarlarnn simgelerinden hayvandr, drdncs ise
Luka'daki Melektir.) teki Drdnc eklendi mi, 'Btnl'
simgeleyen 'Birlii' oluturur. Analitik ruhbilimde ounluk gelimemi alt
ilev (yani denein bilinli buyruunda olmayan ilev) simgeler Drdnc'y;
bilinte btnleme, tamlama srecinin balca grevlerinden biridir.

GLGE: Kiinin aa dzeydeki yan: Kiisel ve ruhsal eler toplam: kiinin


setii bilinli davran ile uyumazl yznden, yaamda anlatm yolu
bulmasna izin verilmeyen, dolaysyla bilindmda kart eilimleri
olan, byk apta zerk 'blnt kiilik' durumunda bir vcut olurlar.
Glgenin bilinci dengeleyici rol vardr; bu bakmdan etkileri hem olum
lu, hem de olumsuz olabilir.
Glge, kiinin kendinde benimsemedii, ama gene de kendini dolayl
dolaysz zorla benimsettirmeye alt her eyi kiiletirir; mein
aa karakter zellikleri ve baka uyumazlk eilimleri. (Ortakbilindnn Arketipleri, Cilt 9)
Glge, en u dallarnn, hayvan atalarmzn lkesine uzand, dolay
syla bilindnn btn tarihsel grnmn kapsayan, genellikle aa
ve sulu, gizli ve bastrlm kiiliktir. Bugne dek insan glgesinin btn
ktln kayna olduuna inanlagelmise de, imdi inanabiliriz ki,
daha yakndan incelendiinde, bilind insan, yani glgesi, yalnzca
ahlaksal adan hogrlmeyen eilimlerden olumamaktadr; ayn
zamanda normal igdler, uygun tepki, gereki grler, yaratc
itepiler de sz konusudur. (Aion Cilt 9)
KOMPLEKS: Karmaalardan, travmatik etkilerden ya da baz uyumaz eilim
lerden oluan kopuk ruh paralardr. arm testlerinin kantlad
zere, kompleksler, istencin niyetlerine karr ve bilinli davranlar
bozar; bellei tedirgin eder, armlarn aknda tkanmalara yol aar:
Kendi yasalarna gre belirir ve yok olur; geici bir sre bilince saplanr,
ya da bilind bir yoldan konumay ve davran etkiler. Ksacas komp
leksler, bamsz varlklar gibi davranrlar; bu, zellikle akl hastalarnda
daha belirgindir. Akl hastasnn iittii seslerde, otomatik yaz ve benzeri
yollarla varln belirten ruhlar gibi kiisel bir BEN-karakteri kazanrlar.
CRuhun Yaps ve Dinamii, Cilt 8)
MANDALA: (Sanskriteden) Bysel Daire. Sihirli ember. Jung'da, merkez
amacn, ya da ruhsal tamlk olan zbenin simgesi; ruhsal odaklama
srecinin kendi kendini betimlemesi; kiiliin yeni bir merkezinin
oluturulmas. Bu, simgesel olarak, daire, kare ve drtl (Bak) ile gsteri
lir. Drt says ve arpanlarnn simetrik dzenlemesiyle oluur.
Lama'larda, ya da Tantra Yogas'nda, Mandala, bir temaa aracdr
(Yantra); tanrlarn makam ve doum yeridir.
Mandala bir dairedir, zellikle de bysel bir daire, bu simge biimi,
btn douda olduu gibi bizde de vardr; Orta ada sk sk yaplrd;

zellikle Hristiyan Mandalalar Orta an balangcndan gelmedir.


ounun ortasnda sa vardr, drt uta da, ncil yazarlarnn drd, ya da
simgeleri bulunmaktadr. Bu kavram, ok eski bir kavram olsa gerek,
nk Eski Msr'da, Horus, drt olu ile birlikte ayn biimde izilir...
Mandala biimi, ounluk, iek, ha, ya da tekerlek biiminde olup,
yapnn temelinde drtlye eilim vardr. (Altn iein Gizi)
ZBEN: Ana Arketip, dzen arketipi; kii taml. Daire, drt ke, drtl, ocuk,
Mandala vb. ile simgelenir.
C. G. Jung: ZBEN, bilinli BEN'i zerindedir, yalnz bilinli BEN' deil,
ayn zamanda bilind ruhu da kapsar: dolaysyla bir bakma, paras
olduumuz bir kiiliktir. ZBEN'in uzaktan yakndan hibir zaman bi
linli olma olasl yoktur; nk istenildii kadar bilince getirilsin,
Ben'in btnne ait bilind gerelerin belirsiz ve belirlenmeyecek mik
tardaki bir blm gizli kalacaktr. (Analitik Ruhbilim zerine ki
Deneme, Cilt 7)
ZBEN, yalnzca merkez deil, ayn zamanda hem bilinci, hem de bilindn
kucaklayan dairenin btndr; nasl 'BEN' bilinli zihnin merkeziyse, bu
da btnln merkezidir. (Psikoloji ve Simya, Cilt 12)

ZBEN yaammzn amacdr, nk birey dediimiz o yazgsal bileimin en


tam anlatmdr. {Analitik Ruhbilim zerine iki Deneme, Cilt 7)
PERSONA: Eski Yunan tiyatrosunda oyuncularn taktklar maske. C. G. Jung:
Persona, bireyin dnyaya kendini uydurma dzenidir, ya da dnya ile
olan ilikilerinde taknd tavrdr. nsann kendi persona'lar ile
zdelemesi ise tehlikelidir; profesr okuttuu kitapla, tenor kendi
sesiyle zdeleebilir; biraz abartrsak, insann olduunu sanp ta, aslnda
olmad eydir persona, ya da bakalarnn onun olduunu sand ey,
diyebiliriz. (Cilt 9)
RUH: C. G. Jung: Ruh diye bir ey varsa eer, dlenemeyecek bir karmaalkta
olmal; bu bakmdan srf bir igd ruhbilimi ile yaklalamaz ona.
Ruhsal yapsnn derinliklerini ve doruklarn hayret ve huu iinde sey
retmekten baka elimden bir ey gelmiyor. Meknd evrende, milyon
larca yllk geliim sresince organizmada biriken bir imgeler bolluu
vardr. Bilincin bak, ok uzak meknlara ileyen bir gz gibidir. Buna
karn onu meknd imgelerle dolduran ruhsal BEN-olmayan'dr. Bu
imgeler soluk glgeler deildir, ruhsal etkenlerdir. Bu resmin yanna, gece
yldzl gn grnmn getirebiliriz; nk iteki evrenin tek ede
erlisi dtaki evrendir. (Freud ve Psikanaliz, Cilt 4)

TANRI-MGES: Kilise babalarndan alnan bir deyimdir. Onlara gre Tanrimgesi, insan ruhu zerine baskyla baslm bir imge gibidir. Byle bir
imge, dlerde dlemlerde, vizyonlarda belirdi mi, ruhbilimsel adan
ruhsal btnlk olan ZBEN'in imgesi anlamna gelir.
C. G. Jung: Ancak ruh araclyla Tanrnn bizi etkilediini saptayabiliriz. Ne
var ki, Tanr ile bilind iki ayr varlk mdr, deil mi, ayrt edemiyoruz.
Her ikisi deneyst ierikler iin glkle ayrtedilebilen kavramlardr.
Ancak yeterli bir olaslkla, bilindnda, kendiliinden dlerde vb.
beliren bir tamlk arketipi; bir de bilinli istence bal olmayan baka
arketipleri bu merkeze balayan bir eilim olduu deney yoluyla saptana
bilir. Dolaysyla bir arketipin her zaman tanrsal varl nitelendirmi ve
ifade etmi olan bir simgecilik oluturmas olasdr. Tanr imgesi ile bi
lind ayn ey deildir, onun zel bir ieriidir, yani ZBENin arketipidir bu. Tanr-imgesini deneysel olarak kendisinden ayramadmz bu
arketiptir. (Ruhbilim ve Din, Cilt II)
Demek ki Tanr-imgesi... ZBEN'in yansmasdr, ya da tersiyle dile
getirecek olursak, ZBEN'in insandaki bir tanr-imgesidir. (Ayn yapt)
TRANSFERANS: (Aktarma): belli bir varla beslenen duygular baka bir
varla yneltme. Hastann anababas, kars, ya da kocas gibi yaknlarna
ilikin duygularm psikoterapiste yneltmesi.
UROBOROS: Kendi kuyruunu sran mitolojik hayvan.

C. G. JUNG'UN NGLTERE VE AMERKADA


YAYIMLANAN YAPITLARI
Editors: Sir Herbert Read, Dr. Michael Fordham and Dr. Gerhard Adler.
William McGuirc Executive Editr, Volumes 2 and 6.
1. PSYCHIATRIC STUDIES
On the Psychology and Pathology of So-Called Occult
Phenomena (1902)
On Hysterical Misreading (1904)
Cryptommenisia (1905)
On Manic Mood Disorder (1903)
A Medical Opinion on a Case of Simulated Insanity (1904)
A Third and Final Opinion on Two Contradictory Psychiatric Diagnoses (1906)
On the Psychological Diagnosis of Facts (1905)
2. EXPERIMENTAL RESEARCHES
Studies in World Association
The Associations of Normal Subjects (by Jung and Riklin) (1906)
Experimental Observations on Memory (1905)
On the Determination of Facts by Psychological Means (1906)
An Analysis of the Associations of an Epileptic (1906)
The Association Method (1910)
Reaction-time in Association Experiments (1906)
On Disturbances in Reproduction in Association Experiments (1909)
Psychoanalysis and Association Experiments (1906)
Association, Dream, and Hysterical Symptoms (1909)

Psychophysical Researches
On Psychophysical Relations of the Association Experiments (1907)
Psychophysical Investigations with the Galvanometer and Pneumograp in Normal
and Insane Individuals (by Petersen and Jung) (1907)
Further Investigations on the Galvanic Phenomenon and Respirations in Normal
and Insane Individuals (by Risksher and Jung) (1907-8)
3. THE PSYCHOGENESIS OF MENTAL DISEASE
The Psychology of Dementia Praecox. (1907)
The Content of the Psychoses (1908/1914)
On the Psychological Understanding (1914)
A Criticism of Bleuler's Theory of Schizophrenic Negativism (1911)
On the Importance of the Unconscious in Psychopathology (1914)
On the Problem of Psychogenesis in Mental Disease (1919)
Mental Disease and the Psyche (1928)
On the Psychogenesis of Schizophrenia (1939)
Recent Thoughts on Schizophrenia (1957)
Schizophrenia (1958)
4. FREUD AND PSYCHOANALYSIS
Freud's Theory of Hysteria: A Reply to Aschaffenburg (1906)
The Freudian Theory of Hysteria (1908)
The Analysis of Dreams (1909)
A Contribution to the Psychology of Rumour (1910-/1911)
Ot the Signifcance of Number Dreams (1910/1911)
Morton Prince, 'Mechanism and Interpretation of Dreams: A Critical Revievv,
(1911)
On the Criticism of Psychoanalysis (1910)
Conceming Psychoanaliysis (1912)
The Theory of Psychoanalysis (1913)
General Aspects of Psychoanalysis (1913)
Psychoanalysis and Neurosis (1916)
Somc Crucial Points in Psychoanalysis: The Jung-Loy Correspondence (1914)
Prefaces to 'Collected Papers on Analythical Psychology' (1916/1917)
The Signifcance of the Father in the Destiny of the Individual (1909/1949)
Imroduction to Kranefeldt's 'Secret Ways of the Mind' (1930)
Frcd and Jung: Contrasts (1929)

5. SYMBOLS OF TRANSFORMATION (1912/1952)


Original German version, Wandlungen und Symbole der Libido, 1912 (=
Psychology of the Unconscious); present extensively revised edition, 1952.
6. PSYCHOLOGICAL TYPES (1921)
The Problem of Types in the History of Classical and Medieval Thought
Schiller's Ideas on the Type Problem
The Apollinian and the Dionysian
The Type Problem in Human Character
The Type Problem in Poetry
The Type Problem in Psychopathology
The Type Problem in Aesthetics
The Type Problem in Modem Philosophy
The Type Problem in Biography
General Description of the Type Defnitions
7. TWO ESSAYS ON ANALYTICAL PSYCHOLOGY
The Psychology of the Unconscious (1917/1926/1943)
The Relations Between the Ego and the Unconscious (1929)
Appendixes:
New Paths in Psychology (192)
The Structure of the Unconscious (1916)

8. THE STRUCTURE AND DYNAMICS OF THE PSYCHE


On Psychic Energy (1928)
The Transcendent Function (1916/1957)
A Review of the Complex Theory (1934)
The Signifcance of Constitution and Heredity in Psychology (1929)
Psychological Factors Determining Human Behaviour (1937)
Instinct and the Unconscious (1919)
The Structure of the Psyche (1927/1931)
On the Nature of the Psyche (1947/1954)
General Aspects of Dream Psychology (1916/1948)
On the Nature of Dreams (1945/1948)

The Psychological Foundations of Belief in Spirits (1920/1948)


Spirit and Life (1926)
Basic Postulates of Analytical Psychology (1931)
Analytical Psychology and Weltanschauung (1928/1931)
The Real and the Surreal (1933)
The Stages of Life (1930/1931)
The Soul and Death (1934)
Sychronicity: An Acausal Connecting Principle (1952)
Appendix: On Sychronicity (1951)
9. PARTI
THE ARCHETYPES AND THE COLLECTIVE
UNCONSCIOUS
Archetypes of the Collective Unconscious (1934/1954)
The Concept of the Collective Unconscious (1936)
Concerning the Archetypes, with Special Reference to the Anima Concept
(1936/1954)
Psychological Aspects of the Mother Acrhetype (1938/1954)
Concerning Rebirth (1940/1950)
The Psychology of the Child Archetype (1940)
The Psychological Aspects of the Kore (1941)
The Phenomenology of the Spirit in Fairy-tales (1945/1948)
On the Psychology of the Trickster-Figure (1954)
Conscious, Unconscious, and Individuation (1939)
A Study in the Process of Individuation (1934/1950)
Concerning Mandala Symbol ism (1950)
Appendix: Mandalas (1955)
9. PART U
AION (1951)
Rescarches into the Phenomenology of the Self
The Ego
The Shadovv
The Syzgy: Anima and Animus
The Self.
Christ, a Symbol of the Self

The Sign of the Fishes


The Prophecies of Nostradamus
The Historical Signifcance of the Fish
The Ambivalence of the Fish Symbol
The Fish in Alchemy
The Alchemical Interpretation of the Fish
Background to the Psychology of Christian Alchemical Symbolism
Gnostic Symbols of the Self
The Structure and Dynamics of the Self Conclusion
10. CIVILISATIONIN TRANSITION
The Role of the Unconscious (1918)
Mind and Earth (1927/1931)
Archaic Man (1931)
The Spiritual Problem of Modem Man (1928/1931)
The Love Problem of a Student (1928)
Woman in Europe (1927)
The Meaning of Psychology for Modem Man (1933/1934)
The State of Psychotherapy Today (1934)
Wotan (1936)
After the Catastrophe (1945)
The Fight with the Shadow (1946)
Epilogue to Essays on Contemporary Events (1946)
The Undiscovered Self (Present and Future) (1957)
Flying Saucers: A Modem Myth (1958)
A Psychological View of Conscience (1958)
Good and Evil in Analytical Psychology (1959)
Introduction to Wolff s Studies in Jungian Psychology (1959)
The Swiss Line in the European Spectrum (1928)
Reviews of Keyserlings America Set Free (1930) and La Revolution
Mondiale (1934)
Complications of American Psychology (1930)
The Dreamlike World of India (1939)
What India Can Teach Us (1939)
Appendix: Miscellaneos Shorter Papers

11. PSYCHOLOGY AND RELIGION: WEST AND EAST


Westerr Religion
Psychology and Religion (The Terry Lectures) (1938/1940)
A Psychological Approach to the Dogma of the Trinity (1942/1948)
Transformation Symbolism in the Mass (1942/1954)
Forevvords to Whites God and the Unconscious and Werblowskys Lucifer and
Prometheus (1952)
Brother Klaus (1933)
Psychotherapists or the Clergy (1932)
Psychoanalysis and the Cure of Souls (1928)
Answer to Job (1952)
Eastem Religion
Psychological Commentaries on The Tibetan Book of the Dead (1935/1953)
Yoga and the West (1936)
Foreword to Suzukis Introduction to Zen Buddhism (1939)
The Psychology of Eastem Meditatiton (1943)
The Holy Men of India: Introduction to Zimmers Der Weg zum Selbst (1944)
Foreword to the I Ching (1950)
12. PSYCHOLOGY AND ALCHEMY (1944)
Introduction to the Religious and Psychological Problems of Alchemy
Individual Dream Symbolism in Relation to Alchemy (1936)
Religious Ideas in Alchemy (1937)
Epilogue
13. ALCHEMICAL STUDIES
Commentary on The Secret of the Golden Flower (1929)
The Spirit Mercurius (1943/1948)
Some Observations on the Visions of Zosimos (1938/1954)
14. MYSTERIUM CONIUNCTIONIS (1955,1956)
An Inguiry into the Separation and Synthesis ofPsychic Opposites in Alchemy
The Components of the Coniunctio
The Paradoxa
The Personifcation of Opposites

Rex and Regina


Adam and Eve
The Conjunction
15. THE SPIRITIN MAN, ART, AND LTERATRE
Paracelsus (1929)
Pracelsus the Physician (1941)
Sigmund Freud: A Cultural Phenomenon (1932)
Sigmund Freud: An Obituary (1930)
Psychology and Literatre (1930/1950)
On the Relation of Analytical Psychology to the Poetic Art (1922)
Picasso (1932)
Ulysses (1932)

16. THE PRACTICE OF PSYCHOTHERAPY


General Problem, of Psychotherapy
Principles of Practical Psychotherapy (1935)
What Is Psychotherapy? (1935)
Some Aspects of Modem Psychotherapy (1930)
The Aims of Psychotherapy (1931)
Problems of Modem Psychotherapy (1929)
Psychotherapy and a Philosophy of Life (1943)
Medicine and Psychotherapy (1945)
Psychotherapy Today (1945)
Fundamental Questions of Psychotherapy (1951)
Spedfic Problems of Psychotherapy
The Therapeutic Value of Abreaction (1921-1928)
The Practical Use of Dream-Analysis (1934)
Psychology of the Transference (1946)
17. THE DEVELOPMENT OF PERSONALITY
Psychic Conflicts in a Child (1910/1946)
Introduction to VVickess Analyse der Kinderseele
(1927/1931)
Child Development and Education (1928)

Analytical Psychology and Education: Three Lectures (1926/1946)


The Gifted Child (1943)
The Significance of the Unconscious in Individual Education (1928)
The Development of Personality (1934)
Marriage as a Psychological Relationship (1925)
18. THE SYMBOLIC LIFE: MISCELLANEOUS WRITINGS
AURORA CONSURGENS (1957/1966)
A Companion to Jungs Mysterium Coniunctionis
Man and His Symbols (1964)
19. BBLOGRAPHY
20. THE GENERAL INDEX
Supplementary Yol. A. The Zofingia Lectures.

KAYNAKA
Frieda Fordham, An Introduction to Jungs Psychology, Penguin 1953.
E. A. Bennet, C. G. Jung (E. P. Dutton and Co 1962, New York).
Ira Progoff, Jungs Psychology and its Social Meaning (Grove Press 1953).
Liliane Frey-Rohn, From Freud to Jung (Delta, New York 1974).
David Cox, Analytical Psychology (St. Pauls House Warwick Lanel 1964).
Jolande Jacoby, The Psychology of C. G. Jung.
Laurens van der Post, Jung and His times.
Aiela Jaffe, Memories, Dreams Reflections.
JUNG HAKKINDA BAKA YAPITLAR
Abraham, K., Selected Papers (1927). Andreas-Salome, L., The Freud Journal
(1965).
Bach, I., C. G. Jung s Aion, ete. (1952)
Barthers, R., Mythologies (1972).
Bennet, E. A., C. G. Jung (1961)
WhatJung Really Said (1966).
Berteaux, P., La Vie quotidiene en Alleamagne au temps de Guillaume II
(1926).
Bertine, E., Jungs Contribution to Our Time (1967).
Byle, A., Montagu Norman (1967).
Brown, J. A., C., Freud and the Post-Freudians (1961).
Campbell, J., Papers from Eranos: Pagon and Christian Mysteries (1963).
Eranos Yearbooks (1963).
C. G. Jung (articles by various authors), Les Cahiers pensee et aetion, no.
23/24.
Cox, D., Jung and St Paul (1958).
Crookall, R., The Jung-Jaffe View ofOut of the Body Experiences (1970).
Daking, D. C., Jungian Psychology and Modern Spiritual Thought (1933).
Dry, a. M., The Psychology of Jung (1961).
Ellenberger, H.F., The Discovery of the Unconscious (1970).
Ellmann, R James Joyce (1959).
'Eranos, Eranos Jahrbuch (1965).

Papcrs from Eranos, 2 cilt (1955).


Evans, I., Conversations with C. G. Jung and Reactions from Ernest Jnes
(1964).
Festschrift zum 80 Geburtstag von C. G. Jung, edited by F. Riklin, E. Jung and
K. W. Beck, 2 cilt (1955).
Fordham, F An Introduction to Jungs Psychology (1953).
Fordham, M. (ed.), Contact with Jung (1963).
New Developments in Analytical Psychology (1957).
The Objective Psyche (1958).
Freud, M., Glory Reflected (1957).
Freud, Sigmund, On the History of the Psycho-Analytic Movement, in Collected
Works, cilt 14.
Sammlung Kleiner Schriften zur Neurosenlehre (1906).
The Standard Edition of the Complete Psychological Works ofSigmung Freud,
general editr.
J. Strachey in collaboration with Anna Freud assisted bay Alix Strachey and
Alan Tyson, 21 cilt (1955-61)
Freud, Sigmund and Abraham, Kari, Letters of Sigmund Freud and Kari
Abraham, 1907-26.
Freud, Sigmund and Jung, C. G., Freud-Jung Letters, ed. W. McGuire (1974).
Glover, E g Freud orJung (1950)
Hannah, B., Jung, His Life and Work (1976).
Haupt, H., Ein vergessener Dichter aus der Fruhzeit der Burschenschaft Cari
Gustav Jung.
Howard, P., Jung and the Problem ofEvil (1958).
The I Ching or Book ofChanges, with aforeword by C. G. Jung (1951).
Jacobi, J., Die Psychologie C. G. Jung (1940).
Komplex Archetypes (1957).
The Psychology of Jung (1962).
Jaffe, A., Der Mythus Vom Sinn in dem werk von C. G. Jung (1947).
Life and Work of Jung (1971).
Jones, E., Free Association (1959).
The Life and Work of Sigmund Freud, 3 vols (1953-7).
Jung, C. G., Briefe 1906-1961, edited and selected by Gerhard Adler and Aniella
Jaffe, 3 vols (1972-3).
Letters, edited and selected by Gerhard Adler and Aniela Jaffe, 2 vols (1973-5).
Memories, Dreams, Reflections, recorded and edited by Aniela Jaffe (1963).
Jung, Emma and Franz, Marie Louise von, Die Graalslegende in psychologisch
er Sicht. Mit siebzehn Tafeln (1900).
Psychologie lterausgegeben von Psychologischen Club - Zrich (1935).

Jung, Emest (ed.), Aus den Tagebuchen meines Vaters.


Kerenyi, C. and Jung, C. G., Introduction to A Science of Mythology (1970).
Malcolm, Norman, Ludvvig Wittgenstein: A Mcmoir (1958).
Metman, Eva, C. G., Jungs Essay on the Psycholoyg of the Spirit, Pastoral Guild
Lecture no. 80 (1954).
Metman, Philip, C. G. Jungs Psychology and the Problem ofValues (1949).
Oeri, A., Die Kltrelle Bedeutung der Komplexen Psychologie (1935).
Spring 1970.
Philipson, M., Outline of a Jungian Aesthetic (1963).
Rautenfeld, M.E.B. vo, Der Persona: Begriffvon C. G. Jung, ete. (1950).
Roazen, P., Freud and His Follcnvers (1974).
Robert, M., La Revolution psychanalytique, 2 vols (1963).
Roth, Paul, Anima und Animus in der Psychologie C. G. Jungs (1954).
Sborowitz, A., Beziehung und Bestimmung. Die Lehren von M. Bber und C. G.
Jung (1956).
Schaer, H., Religion und Seele der Psychologie C. G. Jungs (1946).
The Secret of the Golden Flovver, with a European Commentary by C. G. Jung
(1931).
Serrano, M., C. G. Jung and Herman Hesse (1966).
Steiner, Gustav, Erinerungen au Cari Gustav Jung (1965).
Stem, P.J., C. G, Jung: The Haunted Prophet (1976).
Suzuki, D.T., The Complete Works of D. T. Suzuki: An Introduction to Zen
Buddhism, with a foreword by C. G. Jung (1949).
Van der Post, L., Jung and the Story ofOur time (1976).
Wells, H. G., Experiment in Autobiography (1934).
, A Thesis on the Quality oflllusion in the Continuity of the Individual Life in
the Higher Metazoa (1934).
White, Victor, God and the IJnconscious, with a forevvord by C. G. Jung (1952).
Whyte, L. L., Focus and Diversions (1963).

DZN
Adler, Alfred (1870 - 1937):
Bireysel psikoloji okulunu
kuran ve eksiklik duygusu te
rim ini ilk kez ortaya atan psi
kiyatr. 13, 29, 56-7, 65-6,
120-5,133,139,141,151,189,
371-2
Amenhotep IV (Aheneton): ..
14. yy.'da M sr'da yaamtr.
18. slaleden M sr firavunu
(.. 1379-62) ve tektanrc
Aton dininin kurucusu. 28-9
Arimed, (.. 287-212): Romal
bilgin. 2 4 5 ,2 7 5 ,3 1 9
Augustinus, Aziz (354-430):
Latin kilisesi doktoru. Tm
dncesi iki ana tema zerine
kurulmutur: Tanr ve ilk
gnahla urad felaketten
Tanr'nn inayetiyle kurtulan
insanolunun kaderi. 46,
278
Aziz Ludwig 383
Bachofen, Johann Jacob(1815
- 1887): svireli antropolog ve
hukuku. 326
Bastian, A dolf (1826-1905):
Alman antropolog ve hekimi.
276

Bennett, Enoch Amold (18671931): Yaptlaryla Avrupa


Gerekilii ile ngiliz roman
arasnda bir kpr kuran ngiliz
romanc, eletirmen, oyun ve
deneme yazar. 27
B enoit, S aint (A ziz) 329,
332
Bemheim, Alexandre (18391915): Fransz, tablo tccar.
93, 374
Besant, Annie (1847-1933):
ngiliz sosyalist militan, sonra
teozof. 203
Blake, W illiam (1757-1827):
ngiliz air, ressam , gravrc.
337
Bleuler, Eugen (1857-1939):
svireli psikiyatr. 20
Boehm, Jacob (1575-1624)
Alman filozof. 332
Breuer, Joseph (1842-1925):
AvusturyalI hekim. Solunumun
zdzenlenme mekanizmasn
ve vcut durularnn labirentle
denetlendiini kefetti. 12,
9 4 -6 ,9 8 ,1 8 9 ,3 7 4
Buddha, Siddharta Gautama (t .
563-483): Byk bir din ve
felsefe sistemi olan Budacln
kurucusu. "Uyanan" ya da

"Aydnlanan" anlamna gelen


buda szc, zel bir ad deil,
rnein "mesih gibi bir sandr.
Budaclkta, gemite olduu
gibi gelecekte de saysz
budamn ortaya kabileceine
inanlr; ama tarihin tand tek
buda, Gautama (Pali dilinde
Gotama) Buda'dr.
Burckhardt, Jacob (1818-1897);
Almanca yazan svireli yazar
ve tarihi. Zrich politeknik
okulunda ve Basel niversitesi'nde retmenlik yapt.
Sanat ve uygarlk tarihi zerine
incelemeler yazd. 144
Charcot, Jean Martin (18251893); Fransz nrolog. nl
Salpetriere Nroloji Okulu'nun
kurucusudur. 12, 93-4, 96,
374,380
Cohen, Gustave (1879-1958);
Fransz Ortaa uzman. O r
taa edebiyat zerine in
celemeler yapt. 395
Colonna, Francesco (1433-1527)
talyan hmanist. 339
Crookes, sir W illiam (18321919); ngiliz kimyac ve fi
ziki. 20 yam da Krallk Koleji'nde vekil profesr oldu.
224
Dante, Alighieri (1265-1321):
talyan yazar. 71,332, 335,
337-8

Danvin, Charles (1809-1882);


ngiliz doabilimci. 12,21
Deussen, Paul (1845-1919):
Alman filozof ve hintbilimci.
208
Doyle, sir Arthur Conan (18591930): ngiliz rom anc.
329
Du, Perron Anguctil 202-3,
208
Einstein, Albert (1879-1955):
Alman asll Amerikal fiziki.
Einstein lelektrik etkinin
incelenmesine katklarndan
tr (halen tartlan grelilik
kuram nedeniyle deil) 1921
Nobel Fizik dl'n ald.
Einstein "yalnz bir gezgin"
gibi yaad.
Ellis, H enri Havelock (18591939): ngiliz yazar. Hem ana,
hem de baba taralndan denizci
bir aileden gelen hekim Ellis,
cinsel psikolojinin ncsdr.
204
Eulenspiegel, Till Alman
kkenli efsane kiisi. En
sevdii aka kendisine verilen
emirleri, amac anlamaya kal
kmadan harfi harfine uy
gulamak olan bir kyldr.
Ferrei, Guglielmo (1871-1943):
talyan tarihi. 190,290-2
France, Anatole Franois Thibault (1844-1924): Fransz

yazar. Malaquais nhtmm da


kitaplk yapan bir babann
oluydu ve yalnzca kitaplarda
ve gemite yaad. 94
Frazer, James George (18541941): ngiliz din tarihisi ve
antropolog. 146
Freud, Sigmund (1856-1939):
AvusturyalI
hekim, psik
analizin kurucusu. 10-4,20,
31,53-5, 58-9,63-7, 70, 85-8,
94,96-8,104-112,114,116-7,
123-5, 133-4, 139, 141, 144,
151,174,189,196,204-5,207,
256, 310-3, 322, 332-3, 340,
365-379, 388, 395, 397
Frobenius, Leo (1873-1938):
Alman antropolog. 173
Galton, sir Francis (1822-1911):
ngiliz bilimadam. nsanda
kaltm incelemek iin, son
radan klasikleen yntemler
gelitirdi:
testler,
nicelik
aratrmas, bantlar yntemi.
almalaryla birok adan
diferansiyel ruhbilimin nc
lerinden biri oldu. 21
Gilbert, J. Ailen 389,
Goethe, Johann Wolfgang von
(1749-1832): Alman yazar.
70, 138, 290, 319, 328,
334-5, 337-9, 342
Griesinger, Wilhelm (18171868): A lm an p sik iy atr.
145

Haggard, sir Henry PJdcr


(1856-1925): ngiliz yazar.
Krsal blge iktisadna ynelik
almasyla (The Poor and the
Land) [Yoksullar ve Toprak]
1919da sir unvann ald.
329, 332, 339
Hail, Granville Stanley (18441924): Amerikal filozof ve
ruhbilimci. 369
Hartmann, Eduard Von (18421906): Alman Filozof. Hartmann'a gre, mantksal dnce
ile mantkd isten, dnyay
hareketlendiren bilind bir
ruhla birbirlerine karr.
326
Hauptmann, Gerhart (18621946): Alman yazar. 322
Hegel, Georg Wilhelm Friedrich
(1770-1831): Alman filozof.
388
Hoffman, E m st Theodor Amedeus (1776-1822): Alman yazar
ve besteci. Gnlk gerein
btn tadn kesin izgilerle
veren fantastik hikyeleriyle
n kazand.
Hlderlin, Friedrich (17701843): Alman air. 212
lyas Peygamber, srail Kral
lnda .. IX. yy'da Ahab
Yezavel dneminde yaad.
Kenan kltlerine kar Yehovanm dinini savundu. Y a

hudilikte ve izlerine Incil'de de


rastlanan bir inanla M esih'in
habercisi kabul edilir. 358
nge, W illiam Ralph (18601954): ngiliz tannbilim ci ve
filozof.
sa, Miladi an banda yaa
m Hristiyanln kurucusu
Filistinli Yahudi. Hristiyanlar
tarafndan Mesih, Tanr'nn
Olu ve insanln kurtarcs
kabul edilir. 192,229,230,
255, 264, 279, 287, 290, 292,
296,312, 347, 355
skender III, (Byk) (. 356323): M akedonya K ral.
358
Jaffe, Aniela 28
James,William (1842-1910):
Amerikal
filozof.
Prag
macln kurucusudur. 11,
241
Janet,
Pierre
(1859-1947):
Fransz filozof ve psikiyatr,
Paul Janetnin yeeni. Felsefe
agrejesi oldu, ve 1889'da dok
torasn verdi. 23, 93, 274
Jones, Em est
(1879-1958):
ngiliz hekim ve psikanalist.
30
Joyce, James
(1882-1941):
rlandalI yazar. 346
Kirsch, James 396
Klages, Ludwig (1872-1956):
Alman filozof. 380

Konfys (.. 552-479): inli


filozof, siyasal ynetici ve ku
ramc. 242
Krafft, Ebing (1840-1902):
Alman psikiyatr. Strasbourg'ta,
sonra Graz'da, son olarak da
Viyana'da psikiyatri profe
srl yapt, cinsel sapklklar
ve kriminoloji konularnda in
celemeler (Psychopathia sexualis, 1886) yaymlad.
Leonardo da Vinci (1452-1519):
talyan ressam, heykelci, m
hendis, mimar ve bilgin.
144, 370
Levy-Bruhl, Lucien (18571939): Fransz filozof ve top
lumbilimci, 16,276
Lovejoy, Arthur (1873-1962):
Amerikal filozof. Dnce
tarihinin nclerinden biri olarak, bilgikuram akm ile
ideolojide ve imge evreninde
oluan kavram reformlar ara
snda ilikiyi byk bireim
lerle ortaya koydu. 147
Luther, M artin (1483-1546):
Alman tannbilim ci ve re
formcu. 369
Maag, Paul 394
Maitland, Edvvard 258
Mauss, M arcel (1872-1950):
Fransz toplumbilimci ve ant
ropolog. Em ile Durkheim'n

kuzeni ve rencisi. Alan


aratrmas yapmam olmasna
ramen, Fransz etnolojisi,
zellikle yapsalc okul ze
rinde etkili olmu balca
kiilerden biri saylr. 276
M ayer, Julius Robert von
(1814-1878): Alman fiziki ve
hekim. Bir geminin hekimi
olarak, Dou Hint Adalan'na
gitti. Bu yolculukta, yksek
scaklklarn etkisiyle insan
vcudu metabolizmasndaki
deiiklik stne bir alma
yaparken, syla mekanik iin
deitirilebilirliini buldu ve s
nicelii biriminin mekanik
edeerini verdi. 145-7
M elville, Herman (1819-1891):
Amerikal yazar. Hayattayken
tannmayan, 1920den bala
yarak ilgi toplamaya balayan
Melville, servenleri ve kah
ramanlklar dile getirdii hi
kyelerinde cehennem figr
lerini, bilinenle bilinmeyenin
birliini ve umutsuzlua itilen
bir ahlknn bilincini bir
letirir. 329
Meyrink, Gustav (1868-1932):
AvusturyalI yazar, Prag'da ti
caret renimi grdkten sonra
1902'ye kadar bankaclk yapt.
Der liebe Augustin dergisinin
yazileri mdr oldu, Novalis
ve Hoffmann geleneinin

mirass olan Meyrink gi


zemcilikten ve eski Prag ken
tinin efsanelerinden esinlenerek
Golem (1915) adl romannda
Prag ghetto'sunun gizlerini
byk bir baaryla canlandrd.
170
M b iu s , A u g u st F e rd in a n d
(1790-1868): Alm an matema
tiki. Gkbilim profesryd,
daha sonra Leipzigdeki gz
lemevinin mdr oldu. Afin
dnmler zerine yapt
inceleme ve homojen arlk
merkezi koordinatlar kavram
sayesinde izdm geomet
risini ve zellikle de cebirsel
geometrinin zenginlemesini
salad. 127
M usa (.. XII. yy.): Kutsal
Kitap'ta ad geen peygamber.
srail tarihinin nde gelen
kiisi. Kutsal Kitap. Musa'dan
braniler'e vatanlarn, dinlerini
ve yasalarn vermi, ardndan
kitleleri srkleyen bir nder
olarak sz eder. 120 yl yaa
d sylenen Musa, rdn
kylarna ulalnca ld ve
Moab lkesinde bir yere g
m ld. 109, 147, 351-5,
358-9, 377
M uhammed, Hz. (571-632):
Mekke'nin soylu Haimoullan
ailesinden gelir. slmiyetin
kurucusudur. 242

Mller, Friedrich Max (18231900): Alman dilbilimci, doubilimci ve mitoloji uzman.


208
Myers, Wallace 224
Nerval, Gerard de, (1808-1855):
Fransz yazar. Jeune France
grubunun romantik bohem
evrelerine katld. 1826'da
polemik yan ar basan Elegies
nationales adl iir kitabn
yaymlad. Hal yanndaki Vieille - Lantem e sokanda bir
parmaklkta asl bulundu.
157
Nietzsche, Friedrich (18441900): Alman filozof. zellikle
tragedya konusunda, Yu
nanllarda sanatla dinin ve sa
natla sitenin birliini kavramak
gerektiini gsterdi. 11,75,
83, 113-7, 126-8, 151, 189,
258,276,300-1,311,319,326,
331-2, 337, 339, 349, 366-7,
369,373, 378
Nikolas, Fle'li 156
Nuh, (Yaradl, VI-IX): Kutsal
Kitap'ta ad geen peygamber.
Tufanm kahraman. Ad ve
yks, smer-akkad Tufan
efsanesinin tektannc bir in
sanln kurtuluu grne
aktanldr. 351, 353

Otto, Rudolf (1869-1937): Al


man filozof ve dinler tarihisi.
Dinle ilgili ahlksal ve aklc
aklamalar bir yana brakarak,
kutsallk duygusuna nemli bir
yer veren grngbilimsel bir
zmlemeye yneldi. 240
Paracelsus, Philippus Aureolus
Theophrastus
(1493-1541):
Gizemci tbbn babas. Kim
yasal tedaviye nclk etti.
Cerrah olarak, dokular ken
diliinden onaracak olan doal
merhemlerin bulucu ve uy
gulaycs. Ayrca lmsz
genlii salayan bir iksir
bulduunu, uyguladn ve
homunculus'u yarattn ileri
srd. 351
Pflachte, Kurt 386
Picasso, Pablo Ruiz (1881-1973):
spanyol ressam , desenci,
gravrc ve heykelci. 344,
346-9
Platon (427-348): Yunanl fi
lozof. Soylu bir ailenin o
cuuydu. Sokrates'in lmne
kadar, onun derslerini izledi.
Sonra Msr, Kyrene ve Gney
talya'y kapsayan bir yolculua
kt, orada, matematikiler ve
pythagoraslarla tant. Ati
na'ya dndkten sonra Akademia adl okulu kurdu. 48,
5 4 ,1 3 4 ,2 7 9 ,2 8 7 ,3 1 2 -3

Rupescissa, Johannes 304


Schiller, Friedrich von (17591805): Alman yazar. 316,
318
Schopenhauer, Arthur (17881860): Alman filozof. 1813'te,
ber die Vierfache Wurzel des
Satzes vom zureichendet Grunde (Yeter neden ilkesinin
drt kk) balkl teziyle
doktorasn verdi. 1820'den
balayarak Berlin'de pro
fesrlk yapt. Hegel'e kar
kmak istediyse de baarl
olamad. 11, 36,203, 326
Shakespeare, William (15641616): ngiliz oyun yazan.
Stratford'daki nl Grammer
School'da renim grd.
Yazarn 1592'ye kadar nerede,
nasl yaad konusunda hibir
bilgi yoktur.
Shaw, George Bemard (18561950): rlandalI yazar. rlanda
protestan genty'sindendi. Kendi
kendini yetitirdi, gazetecilik
yapt, Shelley, Marx, S. Butler
ve Danvin'in etkisiyle sos
yalizmi benimsedi.
S chm itz, O skar A.H. 209,
384
Siynesius 151
Sokrates (380-450): Kilise

tarihisi Ekklesiastike Historia


(Kilise Tarihi) adl yaptnda,
305-439 dnemini ele ald.
Kaisareial Eusebios'u rnek
alarak eletirel bir bakla
kaynaklan dikkatle inceledii,
birok belgeyi harfi harfine
aktarmas bakmndan tarihiler
iin ok deerli bir bilgi
kaynadr. 192
Spitteler, Cari (1845-1924): A l
manca yazan svireli yazar.
Aristokrak ve kibirli bir mizac
vard. Schopenhauer'in k
tmserliinin etkisinde kald,
te yandan maddecilii ve
ilerlemeyi reddediiyle Nietzsche'ye yaklat. 332,
334, 337, 339
Steiner, R u d o lf 201
Stekel, W ilhelm (1868-1940):
AvusturyalI hekim ve psik
analizci. Freud'un psikanalist
olan ilk analistidir. Y aynlan
zellikle cinselbilimle ilgilidir.
29
Stevvart E. W hite 237
Vollers 356,358
Voltaire, Franois Marie Arovet
(1694-1778): Fransz yazar.
Voltaire gelecee iki miras
brakt: bir yandan M. Homas
ve liberal burjuvazinin, te
yandan da mcadeleci ga
zeteciliin ncsdr. 366,
380

W agner, Richard (1813-1883):


Alman besteci ve dramaturg.
116-7,263, 328, 332, 337,
347, 380
Welte, Hans 393
W ilhelm , R ich ard 208-9,
305
Wundt, Wilhelm (1832-1920):
Alman ruhbilimci ve fizyolog.
1864'te Heidelberg'te fizyoloji
profesrlne getirildi. Zrih
ve Leipzigte felsefe profesr
Helmholtz'un yardmcln
yapt. lk iki ruhbilim laboratuvanndan birinin ku
rucusu olarak kabul edilir.
93
YUNUS Peygamber (.. 783743): Yereboam II. dneminde
yaam brani peygamberi. II.
Krallar Kitab'nda (XIV, 25)
dolayl olarak anlr. .. IV.

yy.'n sonunda yazlm olan


retici nitelikli Yunus'un ki
tab, takma adn benzerlii ne
deniyle kendisine maledilmitir.
173
Zagreus, Trakya ya da Girit
kkenli tanr; Zeus ve Persephone'nin olu. Orpheus
kltnde nemli bir rol oynad.
Bazen Dionysos, bazen de
Hades ile bir tutuldu. 151
Zosimos, .S. V. yy.'n ikinci
yansnda yaam Yunanl
pagan tarihi. Hazine avu
katyd, 6 kitaptan oluan Nea
Historia adl yaptnda Roma'nn Hristiyan mparatorlar,
zellikle de "dinsizlie kap
aan" Constantinus yznden
ktn gstermeye alt.
304

ESTETK I
G eo rg Lukacs
2. basm
ESTETK II
G eo rg L ukacs
2. basm
ESTETK III
G eorg L ukacs
2. basm
ADA GEREKLN ANLAMI
G eorg L ukacs
4. basm
AVRUPA GEREKL
G eo rg L ukacs
2. basm
ESTETK I
G eorg W . F. Hegel
SANATIN GEREKLL
E rn s t Fischer
8. basm
EDEBYAT YAAMIM
M aksim G orki
2. basm
EDEBYAT NEDR?
Je a n - P au l S artre
3. basm
BAUDELAIRE
Je a n - P au l S a rtre
2. basm
YANILSAM A VE GEREKLK
C h risto p h e r Caudw eel
2. basm

NSANIN Z
G eorge Thom son
4. basm
KANT ESTET
T ay lan Altu
K A N T N ELETREL FELSEFES
Gilles Deleuze
PCASSO SAINT-JOHN PERSE KAFKA
R oger G arau d y

----------- ADA KADININ KTAPLARI---------KADIN I "kinci Cins" Gen Kzlk a


Sim one de B eauvoir
7. basm
KADIN II "kinci Cins" Evlilik a
Sim one de B eauvoir
7. basm
KADIN III "kinci Cins Bamszla Doru
Sim one de B eauvoir
8. basm
BR GEN KIZIN ANILARI
Sim one de B eauvoir
6. basm
OLGUNLUK AI I
Sim one de B eauvoir
OLGUNLUK AI II
Sim one de B eauvoir
KOULLARIN GC I
Sim one de B eauvoir
KOULLARIN GC II
Sim one de B eauvoir

PAYEL YAYINEV Caalolu Yokuu


Evren Han Kat 4, No: 63
Caalolu - stanbul
Tel: 528 44 09 - 511 82 33
Fax: 512 43 53

C. GUSTAV JUNG

Freudun grlerinden ok etkilenmesine karn, psikanalizle ilikisinin


daha balarnda, kendi gelitirdii kavram larla almaya balayan Jung,
zihinsel etkinliklerin tmn psyche diye adlandrr. Psyche dinamik,
birbirinden ayr ama balantl yaplardan oluan bir dizgedir. Freudun
ego (ben) kavramn benimsemesine karn, Junga gre bilinli anlar,
dnceleri, duygulan, alglar ieren ego, ksacas bilen, isteyen ben
olarak kim lik duygusunu oluturur ve srekli klar. Ama ego, psyche
okyanusunun ancak yzeyini oluturur. Bu yzeyin hemen altnda kiisel
bilind yer alr. Kiisel bilind Freudu psikanalizin bilind dedii,
znenin bilincinde olmad etkinlikleri, itilmi, unutulmu, bastrlm
yaantlar ieren yapdr. Jung, ayrca asl derinde kolektif bilindnn
var olduunu ne srer. Bu bilind yap, bireyin bilindmda asl zemini
oluturan insanln gemiinin rtl anlarn tarih boyunca geirdii
evrimin yaplam izlerini tayan birey st, btn insanlarla ortak olan
yandr.
Jungun kuram nda bilin ncesi, bilinten nce var olan alglama,
kavrama biimleri olarak yer alan arketipler yani ilksel imge rnekleri,
ortak bilindm da bulunur. A rketipler alar boyu sk sk yinelenen,
doum, lm, e bulma, beslenme, tehlikeye kar savunma yaantlarnn
sonucunda olumutur. Binlerce yl ncesine ilikin bir iaret, bir arketip
bugnn insanlarnn dlerinde ortaya kabilir. Binlerce yllk anne
imgesi, yeni doan bir bebein de ortak bilindmda bu arketipi tamasna
ve kendi annesini bu im genin etkisiyle alglam asna planak salar.
Arketipler, bireysel yaantnn iinde akt bir dere yata gibidir.
ISBN

VS-aflfi-DIS-E

9* 78975 3 880954