You are on page 1of 344

cog ito

ABRAHAM MOLES

belirsizin bilimleri
nsan Bilimleri in Yeni Bir Epistemoloji
eviren: Nuri Bilgin

0C30

Yap Kredi Yaynlar

BELRSZN BLMLER
nsan Bilim leri in Yeni Bir Epistemoloji
Abraham Moles 1920 ylnda Fransa'da dodu. Moles,
II. Dnya Sava'nm acl yllarnda Grenoble, Paris ve
Aix-en-Provence kentlerinde srdrd lisans retimi
srasnda doa bilimleri ve hukuk gibi alanlarda formas
yon kazanp 1942'de elektrik mhendisi diplomas ald.
1952'de Sorbonne'da, o zamanki kurallara gre fizik alann
da iki ayr tez sunarak Docteur d'Etat es Sciences titrini ve
1956'da yine Sorbonne'da biri felsefe, dieri psikoloji-iletiim alanlarnda olmak zere iki tez daha sunarak Docteur
d'Etat es Lettres titrini kazand. Fizik formasyonunda Berger, Husserl, Merleau-Ponty ve Bachelard'dan, sosyal bilim
formasyonunda Moreno, Piaget ve De Jouvenel gibi bilim
adamlar ve dnrlerden etkilendi. Abraham Moles, otu
zun zerinde kitap ve yz elli civarnda makale kaleme
ald. Mays 1992'de ld.

Nuri Bilgin Ege niversitesi Edebiyat Fakltesi Psikolo


ji Blm'nde Sosyal Psikoloji profesrdr. Bilgin, Strasbourg niversitesi'nde (Institut de Psychologie Sociale'de)
Abraham A. Moles'in yannda sosyal psikoloji alannda
doktora eitimine balad ve 1976 ylnda tezini tamamla
d. Doktora eitimi srasnda, zellikle "letiim ve evre"
odakl aratrmalarn yapld Sosyal Psikoloji Enstits'nde yrtlen ortak projelere katld ve iki yl sreyle
Moles'in aratrma asistan olarak alt. Trkiye'ye dn
dkten sonra da Abraham A. Moles'le ilikisini ve ibirlii
ni srdren ve onun fikirleri etrafnda rgtlenen Ulusla
raras letiim ve Mikropsikoloji Dernei'ne ye olan Bilgin
eya sistemleri ve yaam kalitesi konularmda Moles'le ortak
almalar yapt ve yaynlad. Bilgin, Moles'in temel kitap
larndan biri olan "Socio-Dynamique de la Culture" de
Trkeye evirmi ve bu kitap 1983 ylnda Ege niversitesi
Yaynlar arasnda "Kltrn Toplumsal Dinamii" adyla
yaynlanmtr. Bilgin'in Eya ve nsan, Sosyal Bilimlerin Kav
anda Kimlik Sorunu, Siyaset ve nsan, Kolektif Kimlik, Sosyal
Psikolojide Yntem ve Pratik almalar, erik Analizi, Kiileraras liki ve Kimlik, Demokrasi ve Yurttalk Balamnda Cum
huriyet gibi yaynlanm eitli kitaplar bulunmaktadr.

ABRAHAM MOLES
Elisabeth Rohmer birliiyle

Belirsizin Bilimleri
nsan Bilimleri in Yeni Bir Epistemoloj

eviren:

Nuri Bilgin

ODO

Yap Kredi Yaynlar

Yap Kredi Yaynlar - 228


Cogito -10
Belirsizin Blimleri - nsan Bilimleri in Yeni Bir Epistemoloji / Abraham Moles
zgn ad: Les Sciences de I'Imprecis
eviren: Nuri Bilgin
Redaksiyon: Turhan lgaz
Kitap editr: Vedat orlu
Dzelti: Korkut Tankuter
Kapak tasarm: Nahide Dikel
Bask: Levent Ofset Basm ve Ambalaj San A.
Merter Keresteciler Sit. Fatih Cad. Karadal Sok. No: 13 Merter / stanbul
Sertifika No: 12034
1. bask: stanbul, Nisan 1993
4. bask: stanbul, Ekim 2012
ISBN 978-975-363-087-5
Yap Kredi Kltr Sanat Yaynclk Ticaret ve Sanayi A.. 2012
Sertifika No: 12334
Editions du Seuil, 1990
Btn yayn haklar sakldr.
Kaynak gsterilerek tantm iin yaplacak ksa alntlar dnda
yayncnn yazl izni olmakszn hibir yolla oaltlamaz.
Yap Kredi Kltr Sanat Yaynclk Ticaret ve Sanayi A..
Yap Kredi Kltr Merkezi
stiklal Caddesi No. 161 Beyolu 34433 stanbul
Telefon: (0 212) 252 47 00 (pbx) Faks: (0 212) 293 07 23
http://www.ykykultur.com.tr
e-posta: ykykultur@ykykultur.com.tr
Internet sat adresi: http://alisveris.yapikredi.com.tr

NDEKLER

nsz 11
GR
1. Bilgi Olarak Belirsiz 17
2. Batnn Bilimsel Kaderi 18
3. Belirsiz Olgu Kategorileri 20
I. ZAYIF RASYONELLK VE ASGAR BLMSELLK
1. lme ve Kesinlik 23
2. Kesinlik deolojisi 25
3. Belirsizin Alanlar: Zayf statistiksel Geerlik Alanlar 26
4. ngrmeyi Amalayan Bilimler ve Belirsizlik Marjlar 29
5. Determinizm ve ngrme 30
6. nsann Rasyonellii 32
7. Yararl Bir maj: ki Katl Beyin 33
8. "Bilim"in ki Yan: Olumu Bilim ve
Olumakta Olan Bilim 35
9. Bilimsel Zihnin Davrannn Fenomenolojisi 38
10. Bilimsel Dncenin Hammaddesi Olarak Apaklk 40
11. Belirsizin Bilimlerinin Tarihesine Ksa Bak 45
12. Byk Saylar Yasas ve Olgular Aras liki 47
13. Belirsizin Deneylere Girii 49
14. Bilim Dallarnn Ergenlik Dnemi Zorunlu mu? 51
15. Belirsizin, Kesin Olmayann, Mulak Olann Bilimi:
Yeni Bir Alann Douu 52
16. Belirsizin Bilimlerinin Stats 55

Belirsizin Bilim leri

17. Doa Bilimlerinin Gereklie Dair Ksmi ve


Tarafl Portresi 56
18. Sonu 57
II. DOASI GERE BLNEMEZ OLAN: DNYANIN
BALANGICINDAN BU YANA GZLENM EYLER
1. Bilimsel Yntemin Totaliter Aksiyomu 59
2. Akln Hastalklar 60
3. Belirsizin Bilimleri ou Kez Sahte Bilimler Deil,
Hatann Bilimleridir 61
4. Kaynaklarna Gre Belirsizliin Kategorileri 62
5. retici Bir rnek: Sosyal Bilimlerin Arac Olarak
Fotoraf 64
6. Gerein Kristalletirilmesinin Yollar 66
7. Bir Ann Fotorafyla Dnyann Yakalanmasnda
Genel Bir Belirsizlik lkesi 69
8. Dnyay Yeni Bir Yakalama Tarz Olarak
Tematik Grselletirme 70
9. Gzlem lkesi Olarak "Gerekliin maj"mn
Yeni Anlamlar 71
10. Tematik Grselletirme ve Belirsizlik lkesi 72
11. Zayf Bir Etkileim Olarak Gzlem 76
12. Toplumda Yeni Bir Deney "Durumu" 78
13. Yeni Bir ve Yeni Bir Kaynak 79
14. Deontoloji ve Yeniliin Frenlenmesi 81
15. nsan Bilimlerinde Bir Aratrma Paradoksu 83
16. Sahte-Bilim: Bilindii Sanlan Fakat Bilinmeyen 85
17. Rasyonel Bilginin Baz Srlar 86
18. Dnyann Balangcndan Beri Sakl Kalm eylerin
Bir Repertuvan 89
19. Mevcut Olmayan Deneysel Bilimler 91
20. Bilimsel Aratrma Azalan Bir Etkinlik mi? 94
21. Yasak Deneyden Gizli Gzleme 96
22. Gelecein Kaplarn Kapatmak 97
23. Gizli Laboratuvar: Bilimsel Toplumun
Yeni Bir Mitosu mu? 100
24. Sonu: Bilinemez Pratie Dair 102

indekiler

III. BELRSZN BR EPSTEMOLOJS:


MANTIKLAR VE ALTMANTIKLAR
1. Dncenin zgl Dal Olarak Belirsizin Alanlar 107
2. Kartlklarn Diyalektik Rol:
Frankfort'un Mitolojik-iirsel Dncesi 112
3. lme Dncesinin Oluumu 115
4. Belirsizin Bilimlerinde Mantn levleri 121
5. Grsel Bir Alt-Mantm Baz Kavramlar 125
6. Belirsizin Bilimleri in Genel Bir Yntem Var m? 127
7. Olgularn Kefedilmesi 128
8. Kstaslarn Ykselii 131
9. lme Aamas 133
10. Biimler Alan Oluturmak 136
11. ndirgeme Sreci 137
12. Tipler Etrafnda Toplama ve Sosyal Olgularn Tipolojisi 138
13. Nicelletirme Sreci veya Nesnel Bir Betimlemenin
Atomik Malzemeleri Olarak Belirsizlik Eikleri 140
14. Sonu 141
IV. BLETRME YOLUYLA ZMLEME:
YAPISAL YNTEM VE MODELLETRME
1. Yapsal Varsaym 146
2. Belirsizin Bilimlerinin Temel Bir Arac Olarak
Yapsal Yntem 147
3. Bilimsel Dncenin Zorunlu Bir Aamas Olarak
Atomizm 148
4. Bilimsel Dnce ve Daha nce Baarlm Olanlarn
Ardk Genilemesi 152
5. Yapsal Yntemin Baz rnekleri 154
6. Yapsalclk, emalatrma ve Belirsizin Bilimleri 158
7. Eletirel Tutum ve Genel Bir Yntemin
Deerlendirilmesi 159
8. Byk Disiplinleraras Sylem ve Heuristik Taktikler 159
9. Bilimsel Aratrmann nc nemli Tutumu:
Benzetiim ve Modeller 165
10. Benzetiim Ynteminin Artan nemi 169
11. Sistem Yntemi ve Model Oluturma 171
12. Sistem Yaklamyla Model Oluturma: Baz rnekler 177
IX Sonu 192

Belirsizin Bilim leri

V. BELRSZN BLMLERNN METODOLOJK YANLARI


1. Belirsiz, Ancak nemli Bir Sorun 195
2. Belirsizin Bilimlerinin Metodolojisinde Baz Ynlendirici
lkeler 197
3. Kt Tanmlanm Olan lmek in lekler 200
4. Maddi Alanda ki lekleme rnei 206
5. Belirsiz Bir Kavram: Benzerlik 210
6. Benzerlii Kavrama Yntemleri 213
7. Belirsizin Somutlatrlma Arac Olarak
Tablolarn Ynlendirilmesi 214
8. Lengistik Mesafe Kavram 215
9. Bir Tablo Nasl "Kegenletirilir" ve Niin? 217
10. Labirent Yollarnda Parkurlarn
Genel Pahalar Matrisi 219
11. Uygunluk Matrisleri: Heuristik Bir rnek 220
12. Deneyin Bir kamesi Olarak Faktr Analizi 223
13. Faktr Analizi Sosyal Bilimlerin
Evrensel Yntemi mi? 226
14. Aklama "Faktrleri", eylerin Doasnda
Olduu Zaman 229
15. Faktr Analizinde Saduyunun Kullanlmas 231
16. zmleme veya Anlama: Anlama Etmenleri veya
Temsil Faktrleri 233
17. Faktr Analizi Sezgiye Yer Brakmal m? 234
18. Sonu 236
VI. BELRSZN LENMES YNTEMLERNDEN
BR RNEKLEM: NSAN BLMLERNN DURUMU
1. Zihinsel Yntemlerin Ak Bir Envanteri 240
2. Konotasyon Analizi Yntemleri: arm Burcu ve
Sfat iftleri Profili 242
3. Seme Srasndaki Zihinsel Gerilimin Kullanlmas 250
4. Snflandrma ve Listing: "Dzen" Kavramnn
Bir Btne Yanstlmas 254
5. ift Girili Tablolarn Kullanlmas:
Belirsiz Deikenlerin aprazlanmas 259
6. Yeniden Kodlama Srecinin Kullanlmas 267
7. Sembolik Denklemler Yntemi ve Getalt 271

indekiler

8. Deerlerin Vektoriyel Evrenini Dikkate Alma:


Genelletirilmi Pahalarn zmlenmesi 272
9. Sonu 276
VII. BELRSZN BLMLERNDE HATA VE YARATMA
1. Hata Nedir? Olumu Bir "Hakikat" ile eliik
Zihinsel Bir Biim 279
2. Maddi Hata, Yaratc Hata 282
3. Maddi Hata 284
4. Yeni Bir Epistemolojik Durum 287
5. Mekanik Dzeltmenin Bir Epistemolojisi 288
6. Kaosun Biimlerini Ortaya karma 290
7. Sonu 292
VIII. MKRO-PSKOLOJ: NSANIN BLMNDE
GRNTLERN BELRSZLN DKKATE ALAN
BR RNEK
1. Epistemolojik Bir Gerilim: nsann Mikroskobik Rasyonellii
Grnr rrasyonellik 294
2. Mikro-Psikoloji: Belirsiz Olgularn Pekin Bir lenii 297
3. Yntem Hakknda 299
4. Mikro-Senaryo: Bir Durumun Cereyan Ediinin Uygun ve
Bilimsel Temsili 303
5. nsan Strateji ve Taktiklerini Dzenleyici eler Olarak
Genelletirilmi Pahalar 307
6. Genelletirilmi Pahann Belirsizlikleri ve
Rasyonel Eletiriler 311
7. Mikro-Psikolojik zmleme Kurallar 313
8. Bir rnek: Mikro-Psikolojik Adan,
Araba Kullanma Davrannn Dzenlenmesi 315
9. Psikolojik zmleme ve Ar Rasyonelliin
Sorgulanmas 318
Sonu 321
Kaynaka 337
Yazar Dizini 345

nsz

Abraham Moles, zengin, derin, enerji dolu, retken, ok ynl


ve artc kiiliiyle eitli renci ve aratrmac kuaklarn
etkilemi bir bilim adam ve dnrdr. O'nu, prototipini Leonardo de Vinci'nin veya Leibnitz'in oluturduu "savant universalis" kategorisine sokabileceimiz ve bugn artk bilim ve
dnce dnyasnda nesli tkenen insanlardan biri olarak ni
telemek abartl bir tavr saylmamaldr. "D ehalarn yerine ye
teneklerin" ikame edildii tketim toplumu balamnda, teori
ile pratik, doa bilim leri ile sosyal bilimler, Fransz dncesi
ile nce Alman, ardndan Anglo-Sakson dncesi arasnda s
rekli yeni patikalar arayan ve bu zellikleriyle resmi onurlar
dan uzakta m arjinal bir konumda, ama hep nde giden bir in
san olmutur.
1971'den itibaren, onun yaam nn en verimli yllarnda
nce doktora rencisi, ardndan aratrma asistan ve sonra da
kurduu ve banda bulunduu Uluslararas letiim ve M ikro
Psikoloji Dernei'nin bir yesi ve hatta aile dostu olarak iliki
de bulunduum Moles, Mays 1992'de, bu kitabn evirisini st
lendiim gnlerde vefat etmitir.
Moles, 1920'de Fransa'da domutur. II. Dnya Sava'nm
iicl yllarnda Grenoble, Paris ve Aix-en-Provence kentlerin
de srdrd lisans retimi srasnda doa bilim leri ve
lukuk gibi alanlarda formasyon kazanm ve 1942'de elektrik
mhendisi diplomasn almtr. 1952'de Sorbonne'da, o zaman
ki kurallara gre fizik alannda iki ayr tez sunarak Docteur
d'Etat es Sciences titrini ve 1956'da yine Sorbonne'da biri felsefe,

12

Belirsizin Bilim leri

dieri psikoloji/iletiim alanlarnda olmak z er e iki tez daha


sunarak Docteur d'Etat es Lettres titrini kazanmtr. Fizik for
masyonunda Berger, Husserl, Merleau-Ponty ve Bachelard'dan,
sosyal bilim formasyonunda Moreno, Piaget ve De Jouvenel
gibi bilim adamlar ve dnrlerden etkilenmitir.
Mesleki yaam na C.N.R.S/te (Bilim sel Aratrm alar Ulu
sal Merkezi) akustik, titreim ve m ekanik laboratuvarlarnda
aratrmac olarak balayan Moles, ABD'de M.I.T. ve Columbia niversitesi'nde bulunmu, Fransz Radyo-Televizyonunda alm ve 1957'de Rockefeller Vakf'nn bursuyla tekrar
ABD'ye gitmitir.
Bundan sonra aratrma ve inceleme etkinliklerinde bir
eitlilik iine girerek Kister Yaynlar'nda (Cenevre), Atom
a Ansiklopedisinde, Scherchen Elektronik M zik Laboratuvarmda bilim sel direktrlk yapm, C.N.O.F/de (Fransz Ulu
sal Organizasyon Komitesi) Metodolojik Aratrma ve nceleme
M erkezi'nin kurucular arasnda yer almtr; 1959-1965 yllar
arasnda Ecole d'Organisation du Travail'da ( Organizasyo
nu Okulu) ve 1961-1968 yllar arasnda Hochschule fr Gestaltung (Almanya-Ulm)da ve 1961/den itibaren de Henri Lefebvre
ve George Gusdorf'un davetiyle Strasbourg niversitesi'nde
almaya balayan Moles, burada Institut de Psychologie Sociale des Communications'u kurmutur.
Moles'un emekli oluncaya kadar direktrln yapt bu
enstit, dnyann ok eitli lkelerinden renci, aratrmac
ve uzm anlarn bir sre alarak gelip getii gerek bir bilim
merkezi olmutur. Moles, sosyal psikoloji, kitle iletiim arala
r, iletiim bilim leri, evre psikolojisi, eylemler teorisi, estetik
ve mikro-psikoloji alanlarndaki alm alarn burada gerek
letirmitir.
Bu arada Brezilya, Canada, ABD (Kaliforniya ve Kolom
biya) ve M eksika gibi lkelerde m isafir hocalk ve televizyon
danmanl yapmtr. 1986'da emekliye ayrlan Moles, 1987'de
niversite de Louis Pasteur-Strasbourg'da emeritus profesr
olmutur.
Moles evini tm rencilerine am akla birlikte zel yaan
tsnda konumay sevmeyen bir insand, zel yaam nn kim

nsz

13

siy i ilgilendirmediini, "insanlarn olduklar vastasyla deil,


yaptklar vastasyla varolduunu" ne srerdi. Mthi bir
alma azm i ve temposuyla evinde duvarlar ve odalar dolu
su kitaplar iinde yaayan Moles'un kitaplnda 6000 civarn
da kitab vard. Dialog esnasnda ad geen/istenen herhangi
bir kitab inanlm az bir ekilde gidip bulurdu. yle derdi "Bir
kitapln deeri, kolayca ulalm asna baldr. Kitaplarm
yatay ve dikey olarak iki eksen etrafnda dzenlenmitir ve
hibir maddi katalogu yoktur, katalog kafamdadr. Bu, enfor
masyona hkim olm ann tek yoludur. Eer aradnz bir bilgi
nin hangi kitabn, hangi blmnde veya hangi yerinde bulun
duunu bilmezseniz, byk bir kitapla sahip olmann anlam
yoktur."
Salam bir mant ve ayn zamanda eliki ve paradoksla
ra ak bir yan olan Moles'un rencileri arasnda dilden dile
dolaan sembollemi szleri vard; "bir kitab okuduktan son
ra satm alrm " gibi. Seyahati severdi ve bundan ok ey ren
diini anlatrd. Ona gre "seyahatler, bir tr alan almas"
niteliinde grlebilirdi.
Moles'un emekliye ayrlmasnn ardndan, aralarnda Edgar
Morin, Julien Freund, Michel Maffesoli, Francis Balle, Elihu Katz,
Andre de Palma, Yona Friedmann gibi nl kiilerin de bulun
duu bir grup tarafndan O'na ithaf edilen ve La Physiqe de s Sci
ences de 'Homme (nsan Bilimlerinin Fizii) adl eserde derlenmi
olduka tam bir yayn listesi bulunmaktadr. Buna gre Moles'un
bazlar ok eitli dillere evrilmi (rnein; Socio-dynamicjue de
l Culture / Kltrn Toplumsal Dinamii, Trke dahil 13 dile
evrilmitir) 30'u akn kitab, 350 civarnda yaynlanm maka
lesi vardr. Makalelerinin kaba bir gruplanmas yapldnda
yaklak saylarla, fizik ve akustik alannda 40, mzikoloji ve
mzikal akustik alannda 35; fonetik ve lengistik alannda 25,
sanat ve estetik alannda 50, evre psikolojisi alannda 30, mikropsikoloji ve eylem teorisi alannda 15, sistemler teorisi ve yapsal
clk alannda 25, iletiim bilim leri alannda 60 civarnda makale
sinin bulunduu grlmektedir.
Moles, Leibnitz'e bal olduunu sylemekten holanmakla birlikte, strktralizm in, Freudizm in ve M arksizm in insan

14

Belirsizin Bilim leri

larn kariyerlerini ve yaynlarn ynlendirdii bir dnemde


hibir ekole, k lik ve klana balanm akszn, bazen bakaldran
provakatr, bazen bir kenarda yapayalnz ve kendine ynelt
tii ironik bir tavr iinde yaamtr. O'nun "filim izi olmayan
bir stad" olduu sylenmitir. O'nun karm aklk anlay
nn bykl (Morin), bilim adam kim liini sanat ruhuy
la birlikte tadn (Laulan), felsefenin ve bilim in katklarn
nadir bir ustalkla btnletirdiini (Jack Lang), yetitirdii
gen aratrm aclarla bir tr su ortakl (complicite) ilikisi
srdrdn (Fischer), yarnn sorunlaryla ilgili bir n-bilim
sahibi olduunu (Mouchot), bilim in avangard olduunu (Estivals), aratrm ann sanat ve iir, sanatn da aratrma olduu
grn tadm, speklatrlerin gizli kasalar dndaki
popler, program lanabilir, psiko-sosyal olarak canl ve gn
lk yaam n estetiini yanstan bir sanatla ilgilendiini (Pages)
vurgulayanlar olmutur. Belirsizin Bilimleri M oles'un inceledii
ve aratrm alar sonucunda ulat bulgular ve dncelerini
zetleyen bir kitap deildir; ama O'nun ilgi alanlarnn eitli
liini ve yaklam ndaki derinlii, ok ynlln ve disiplinleraras bakn yanstmaktadr. Bu kitapta, yazar, bilim
hakkndaki yaygn nyarglarm z, etrafm zda bulup fazla
dnmeden benim sediim iz kalp dncelerim izi sorgu
lamaktadr. Bu erevede eitli sorulara cevap aram aktadr;
"kesin" denilen bilim ler ile kesin olm adklar sylenen bilim
ler arasndaki fark, gerekte sanld kadar byk m? Yn
tem bakm ndan biri dierinden daha ileri mi? Belirli bir disip
line bilim olma statsn veren ey nedir? M ulak veya belir
siz olgular bilim sel aratrm a konusu olma statsne sahip
m idir ve eer byle ise nasl ele alnp incelenebilirler? Dei
ik bilim dallarnda belirsizin yeri nedir? Moles bu ve benze
ri sorulara, doa bilim lerinden sosyal bilim lere uzanan geni
bir yelpazeden rnekler alarak cevap aramaktadr. Kitap han
gi alandan olursa olsun, aratrm aclara ve uzmanlara, kendi
kendilerini ve alanlarn daha geni bir perspektiften grme
im kn salayacak bir nitelik tamaktadr.
Kendi payma, Moles'a kar bir vefa borcu duyarak st
lendiim bu kitabn evirisiyle ilgili baz noktalara iaret

nsz

15

i'lni'k isterim . eviride yazarn yazma stiline, Trke sentak


sn i /in verdii lde sadk kalmaya altm. eviride anlam
Idinsizlii teh likesi bulunmadka uzun cm leler blnm e
mi lir. Baz u z u n cmlelerde bir zne veya bir baka trden
.zck zam ir olarak birka kez tekrarlandnda, FranszcadaI- tin aksine, Trkede zamirlerin erkek veya dii olma zel
li)1,i bulunm adndan, cmleye sadk kalm ak zorlamaktadr.
Il nedenle eviride bu tr cmlelerin blnmesi yoluna gidil
mi veya nadiren de olsa, Trke sentaksa pek uygun grn
meyebilecek b ir uygulamayla zarf veya tm lelerin cm ledeki
yelleriyle oynanarak anlam akl salanmaya allmtr.
eviride tek n ik terim lerin yer yer parantez iinde Franszca
karlklar verilm itir. Baz hallerde, terim lerin Trke kar
lklar iin ik i seenek nerilerek aralarna (/) iareti konmu
ki szck kullanlm tr.
nemli b ir nokta daha var. Toplumumuzda hzl bir sosyal
leime yaandn ve dolaysyla dilin bundan etkilenerek
deitiini hepim iz biliyoruz. Kendi payma byle bir balam
da, dille fazla oynam ann doru olmadn, baz szckleri
salt eski veya yeni olduklar iin byl bir haleye brndrneye ve zorlam ayla birini tercih etmeye ya da yelemeye gerek
olmadn dnyorum. "D ilin z dehas"n bozmamak arI yla/kouluyla yazarlarn serbest bir dil kullanm a hakkna
sahip olduklarna ve kendini doru bir ekilde anlatm ann ve
doru bir ekilde anlalm ann esas olduuna inanyorum. Bu
nedenle, kukusuz zel bir gayret sarf etmeksizin, yaayan dil
de mevcut b a z e anlam l szckleri (rnein; analiz-zmleme, faktr-etm en, fonksiyon-ilev vb.), uygun dt ve
gerektii takdirde, ayn metin iinde kullanmann sakncal
olmad, hatta dilin zenginliini korumak bakm ndan yararl
olduu grndeyim.
Okuyucu, yazarn, youn benzetm eler ve sem bolik ifa
deler ieren karm ak (kark deil) bir yazma stili olduunu
ve didaktik olm ayan serbest bir dil kullandm fark edecek
tir. Kitap, az ok birikim li ve "haberdar" bir okuyucuya hitap
etmektedir. D ilin karm aklnn yan sra, yazarn doa
bilim lerinden insan bilim lerine ve felsefeye uzanan zengin

16

Belirsizin Bilim leri

bir form asyona sahip olm as ve bunun sonucu ok eitli alan


lara ait bir vokabler kullanlm as, kitabn benzer bir form as
yona sahip olm ayan biri tarafndan evrilm esini gletir
mektedir. Bunlar, esasta, bir yabanc dilin bilinip bilinm em e
sine bal olm ayan glklerdir. Bu tr nedenlerden kaynak
lanabilecek baz eviri yetersizliklerine, kendimden kaynakla
nabilecek baka eksiklikleri, kusurlar veya anlam kayplarn
eklem em i olm ay m it ediyorum.
Yararl olmas dileiyle.
Nuri Bilgin

Giri

Dnyalardan

sadece

birinde yayoruz;

bizimkinde.

Bu dnyallar onun iinde kolayca hareket etmektedir


ler; nk ister yeryznde ister ayda nereye giderlerse
gitsinler, geometri yapmasn, dakikalar saymasn ve
nedenleri tartmasn bilirler. Bu, olduka basit; her yer
de saatlerine bakarlar ve yerleri lerler.
B. Groethuysen
(Kafka'ya nsz)

1. Bilgi Olarak Belirsiz


Birtakm mulak olgularn, belirsiz eylerin ve iinde karar
almamz, davranmamz veya tepki gstermemiz, pozisyon
almamz gereken durumlarn ortasnda yayoruz. Tm bu ey
ler, ne kadar belirsiz olurlarsa olsunlar, bilincimize kavram
sal bir nitelikte grnrler; onlar adlandrrz; onlarn stnde
nce zihinsel, sonra da tm riziko ve tehlikesine ramen pratik
ilemler yaparz. Yaamak, belirsiz eylerle yz yze gelmek
demektir. Dnya, tanmlanm deikenler arasnda gl bir
korelasyon biiminde ifade edilen kesin, akn ve kar klmaz
bir hakikati kefetmek zere, deneycinin eitli olgular keyfine
gre soyutlad, artt ve denetledii bir laboratuvar deildir.
Biz, hava scaklndan sz ederken, aslnda refahmz; adaletten
sz ederken aslnda kendi karlarmz; iyilikten ve ktlkten
sz ederken aslnda yatrmlarmz dnrz.

18

Belirsizin Bilim leri

Gnlk yaam m zda bizi ynlendiren ve bilin akm m


za kendini dayatan varlklar ve deerler, kltrmzn kabul
ettii anlam da "bilim sel" nitelikte deildir. Bununla birlik
te, bunlarla yaam ak ve hareket etmek zorundayz; sadece
ok zel durumlarda, ak seik bir ekilde tanm lanm kesin
deikenlerle yz yze geliriz. Kafka'nm kahram an kadastro
memuru idi ve mesleinin zellii gerei, eitli yerleri dolaa
rak, alc kadar satclarn da, yani hepim izin zerinde hemfi
kir olduu kesin lmler yapmaktayd. Fakat, lmlerinden
kard kesin bilgiler, onun kiisel yaam nn aknda her
hangi bir eye yaramyordu.

2. Batnn Bilimsel Kaderi


Kukusuz, bizim dnyamz, gittike daha "bilim sel" hale gel
me ynnde bir tercih yapmtr; bu tercihe gre dncenin,
anlalabilir olann ve evrensel tutarlln tek gerek zafe
ri bilimdir. Oysa, bilim , fizikinin beyniyle donatlm olarak
domamtr; bilim tam am lanm bir sonu olm aktan nce bir
sretir; doru dnmeye srekli yeniden balama ynn
de zahmetli bir abadr. Esasen, tm insanlarn zaman btesi
iinde, "kesin" bilim sel dnce, ok kk bir paya sahiptir.
Biz yaam m zda, bizi evreleyen bu belirsiz eyleri, daha nce
leri olduundan daha az keyfi bir tarzda kavramaya alyo
ruz; belki de bizim rasyonel olma dediimiz ey budur; rasyo
nel olma, bir durum deil, bir yaklamdr. Zihnim izin hizm e
tinde, bizim dncemize, ngrmemize, yapmamza yardm
edecek ne var? Fazla bir ey yok. Tandmz kadaryla bilim,
bize, belirsiz olan, kaypak olan, deien, aynyla tekrar etm e
yen eylerden sz etmemektedir. Bir titri olan temsilcileri vas
tasyla, deikenler aras gl korelasyonlar, yaamn zayf
korelasyonlarna tercih ettiini ifade etmektedir. M ulak olgu
lar, belirsiz ilikiler, her eyden nce, nicel deikenler aras
korelasyonlarn zayf olduu (.20 - .40 - .60) ve deikenler ara
s ilikilerin kesin olmad sistemlerdir. Fakat, zayf bir kore
lasyon, yine de korelasyon yokluundan baka bir eydir ve

Giri

19

bu da bilim in konusudur, stelik nemli bir konusudur; n


k gerek yaamn dokusudur. Ancak, burada, yine de olgular
sz konusudur; yani bilincim ize kendilerini deimez h atlar
la sunan, bir ba ve sonu olan, dier eylere kyasla farklarn
incelemeden nce benzerliklerini veya zdeliklerini fark etti
im iz eyler sz konusudur. Biim (forme), kendi deiiklikle
rinden (variations) nce vardr; onlara akndr; bu bize G etalt
Psikolojisinin rettii bir bulgudur.
Bilincim izdeki bu biimler, tpk uzunluklar ve fiziksel
akm lar gibi bilim konusu olmak zorundadr; onlar da adlan
drlabilir; onlarn da kategorilendirilebilmesi, denetlenebilmesi
ve ifade edilebilmesi ve hatta belki de yasalarnn bulunabilm e
si gerekir. Niin bunu, bu kadar az yapyoruz? rnein, birlikte
olduumuz kadnn ak, vergi m fettiinin sert tavr, reklam
mesajlarnn cazibesi, efin bilgelii, sosyal konularn nazik
lii gibi belirsiz deikenleri ele aldmzda, niin deneme
ve yanlma yntemlerine, yaanan ann veya sezgim izin bizi
ynlendiriine, mevcut pein yarglara dayanyoruz? K im seler
onlar incelemedii iin mi? Herhalde. Ama baka nedenler yok
mu? Belirsiz olgular "k ateg o risin in ne kendine zg yntem
leri ne de "bilim "i var. Bu olgular alannn kurallar yok mu?
Kesin bilim ler bize kolay cevab veriyor; bu alan, mulak; dola
ysyla kuralsz ve yasasz, anomik ve sonuta bilim in hkm
srd alann dndadr.
Aslnda, bu, mulak fikirleri, belirsiz kavramlar keyfim i
ze gre yanl fikirlerle kartrm ak ve "tm bunlar" henz
felsefeden ok da ikna edici olmayan bir ekilde ayrlm olan
ve zaten belirsiz bir terim olan "insan bilim leri" veya "sosyal
bilim ler" ad altnda yerletirdiimiz disiplinler ailesine terk
etmek, onlara srtm z dnmek demektir. Bu anlamda, daha
sonra yeniden ele alacamz bir noktaya deinelim; rasyonel
bilginin Batidaki geliim i boyunca dayatlan bu tutum, epistemolojik alanda grlen tek tutum deildir. zellikle dou dn
yas, daima baka ikna ve keif yntemleri uygulayagelmitir.
Hatta Batida bile, "yzeydeki dnce", B atin n dorusal akl
na (geici olarak?) balanm azdan nce, anahtar ekil, anatom ik
kesit, aydnlatc ema, saysal tablolarn yan yana getirilm esi

20

Belirsizin Bilim leri

gibi yollarla, ak seik bilgiye ve ngrye ulam ann baka


yollarn nermitir.
Bu kitapta savunacamz gre gre "Bilim " szc,
insan zihnine sunulan dzenli biim lerin bilgisi anlam ndadr
-y an i bilim , sadece bu demektir, ama tm bunlar da demek
tir - ve dolaysyla, kesin olm alar neden gsterilerek zerinde
uzlalm bilim lerle snrlandrlamaz; burada bir sapma var
dr; dnce tarihinin belirli bir dneminde, insan zihninin o
zam anki bilim sel aralarla hkim olunmas g ve belirsiz ok
sayda olguyu bir yana brakm as, kukusuz yararl olmutur;
ama bu yine de bir sapmadr. Sz konusu dnemde, insann
abasn doa bilim leri stnde odaklatrm as daha basit,
daha verim li ve daha rahatt; nk bu bilim lerin konusu insa
na az bam ldr ya da en azndan, "gzlemciden bamsz bir
gereklik kavram nn anlam sz olduunu" (D'Espagnat) ortaya
koyan m ikro-fiziin douuna kadar bu byle grlmtr.
Bu kitapta savunacamz tez budur; kesin (?) bilim le
rin yan sra, kesin olmayann, belirsizin, mulak olann, zayf
korelasyonlarn bilim leri vardr ve bunlar bizi gnlk yaam
m zda yz yze gelmek, karlam ak zorunda olduumuz ek
liyle gerein bilgisine doa bilim lerinden daha ok yaklatr
maktadr; bu alanda bir epistemoloji (hakikate ulam ak iin
kurallar), bir metroloji (belirsizin lme teknikleri ve bilimleri)
ve bir metodoloji (insann belirsiz eyler stnde etkili olmas
n salayacak yntemlerin bilgisi) oluturmak zorundayz.

3. Belirsiz Olgu Kategorileri

Belirsizliklerinin nedenine bal olarak mulak olgularn


byk tipi ayrdedilebilir:
a)
Baz olgular, tanm lanmalar/betim lenm eleri konusun
da hata olasl byk veya ok byk olduu iin, bir biim
olarak hatlar mulak veya deiken, duruma gre farkl bir
grntde olduu iin belirsizdir. Bu olgularn nitelikleri
nin neden deikenlik gsterdiini bilm em iz gerekir; ancak
bunu yapncaya kadar da, bu olgular nitelendirmek, adlandr

Giri

21

mak ve baz ilemler yapmak zorundayz. rnein, yaadm


Lik bir kentin yresel m ikro-iklim i (Yarm yamur yaacak
m? Yoksa yamayacak m?), benim bulunduum yerde, byk
lir nemi olan ve bizim "meteorolojik" deerlendirmemizde
I. kim olamadmz bir "olgu"dur.
b) Pek ok olgu, uygun lme tekniklerine sahip olmad
mz iin belirsiz kalmaktadr. Bu durumda yaplacak i, onla11, mmkn baz ller iine yerletirmek zere kavram sal bir
<,'.ba gstermektir. rnein, "bir eylemin bykl" nedir?
K sorunun cevabn buluncaya kadar bekleyemeyiz; baz
ilemler yapmak zorundayz. Szcn dar anlamnda zerin
de bir deney tasarm m z olsa bile, deney yapmann im knsz
olduu pek ok olgu bu kategoride yer alr.
c) Baz olgular, z itibariyle belirsizdir; yani onlar ifa
de etmek iin kullanlacak kavram lar belirsizdir veya uygun
deildir ve elimizde bunlardan baka kavram da yoktur. Bize
j're, bu tr olgular, bildiklerim izden hareketle incelememiz
),(Tekir; bu kavram lar ar bir kesinlie (precision) doru zor
layarak olgunun anlam n yok etmektense, bu kavramlar ara
s ndaki ilikileri "pekin" (rigoureuse) bir ekilde, akln yasala
rna uygun bir tarzda gelitirmek gerekir.
Gzlenebilir bir sonuca (olgu) yol aan "mmkn neden"
dncesi, A-^B eklindeki nedensel zincirin temel esidir;
nedenselliin A'dan B'ye (veya B'den A'ya ?) doru gittii fik
rin i ierir. Bu dnce, matematiksel olarak korelasyon kav
ramnda ve eer neden ve sonucun birer nicel deiken olarak
llmesi veya deerlendirilmesi yaplabilirse bir "korelasyon
diagram"nda somutlar. Eer deikenler kt bir ekilde
l.mmlanmsa, bu bile zaten, korelasyonun zayf olmas iin
vrlerli bir nedendir. Fakat bu durum bile, hi yoktan daha iyi
dir.
zetle, kesinlik, lme veya kavram sallatrm a kapasite
miz yetersiz olduunda, bir bilin tembellii iinde bu olg u lara
u I evirmek yerine, Henri M ichaux'nun bir epistemologa
dn kabul edelim; "Asla umutsuzlua dmeyin, daha fazla
demlendirin".

I. Zayf Rasyonellik ve Asgari Bilimsellik

nsan zihni, yaratma srecinde ou kez yle beceriksiz


ve yle kt kontrol ediliyor ki, nce bizzat kendinden
kuku duyuyor ve ardndan her eyi kmsyor. n
k, balangta, bu tr bir kefin yaplabilmesi inanlmaz
grlyor; ancak keif yapldktan sonra, bunca zaman
dr aratrmaclarn gznden kam olmasna alyor.
Tm bunlar, umutlu olmamz hakl gsteriyor; sadece
ilemsel tarzlarn aratrlmasndan deil, ayn zaman
da daha nce bulunmu olan tarzlarn uygulanmasndan,
karlatrlmasndan ve transferinden "kitab deneyim"
yoluyla karsanabilecek daha pek ok bulu vardr.
Bacon
(Novum Organum, 1. kitap)

/. lme ve Kesinlik
Belirsiz, belirlinin zdddr. zellikle Bat'da, insan dncesi
kesinlii (precision) elde etmeye, yani dnyaya, birtakm nice
likler ve saylarla ifade edilmi lm sistemleri dayatmaya ve
liinyamn btnn, her kesinden, m atematikinin "boyutlr" dedii lmler a iine sokmaya byk aba harcamtr.
Kesinlikte, bilim i oluturan genel bir kstas grme konusunda
;icaba hakl ktk m?
lme, kkeninde, say ve sayma fikrinden, yani basit arit
metik kitaplarnn bize rettii gibi, iki dizi arasnda kar

24

Belirsizin Bilim leri

latrma yapma dncesinden kaynaklanmaktadr. Bu iki dizi


unlardr:
- Birincisi, algda balayan (1 parmak, 2 parmak, 3 par
mak...) ve zihinde tam amlanan saylar dizisidir. 1, 2, 3, 4, 5....
eklindeki saylar dizisinin kkeninde, saymak iin parm aklar
kullanm a eylemi vardr.
- kincisi, az ya da ok ortak nitelikli eyler btndr; bir
parmak, bir elma; iki parmak, iki elma; parmak, elma vb.
5'ten sonra kk bir sorun var (beten sonrasn nasl
maddiletireceim? ki el alalm) ve 10'dan sonra bir baka
sorun daha (sayan kiinin vcudunda bulunacak karlatr
ma eleri nasl salanacak? Ayaklarmz kullanalm). Aztekler 20'ye kadar saymaya ok erken balam lar ve ardndan
hem kendi bedenlerinde mevcut elerden hem de saymalar
gerekli kendi dlarndaki dnyann elerinden oluan dizi
ler arasnda karlklar bularak, ii daha ileri saylara kadar
gtrmlerdir. Bu noktaya ulaldnda, insan zihni "rakam "
yaratmtr. Babil ve m ezo-Amerikan uygarlklar rakam la
ra hkim olmay renmiler, M ayalar ve ardndan Araplar,
sfr ve virgl icat etmilerdir; tm bunlar, insanlk tarihinin
olduka ge bir dneminde meydana gelmitir.
Fakat, bunlara paralel ve bunlardan bamsz olarak,
l ortaya kmtr; l de yine insann iindeki bir kavram/
bir tasarm ile onun dndaki bir uyaran arasnda tekabliyete
dayanacaktr; filozofa gre bu bir "byklk" (deiken), psikoloa gre ise insann dnyann manzarasn deerlendirir
ken/ileme tabi tutarken kulland dolaymsz yarglarn bir
parasdr; uzunlukta adm vardr, dirsek (cubit) vardr, ayak
(foot) vardr, hatta in (inch) vardr; hacimde ise avu, kucak vb
vardr. lmek, demek ki, aa yukar tm insanlarda ortak,
grgl (empirik) bir lek (etalon) ile, d dnyaya ait bir eyi
kyaslamaktr; dnce araclyla, d dnyann eylerini
insana getirmektir, dnyay insana gndermektir ve bundan
sonras Pascal'n ban dndren dnyann sonsuz aamalar
n amaktan ibarettir. Hayal edebileceimiz tm byklklere/
deikenlere uygulanan eitli lme teknikleri bu sre iinde
ortaya km lar ve emekle izilm i bir yol katederek sonsuz

Zayf Rasyonellik ve Asgari Bilim sellik

25

ve nrdk analitik uzantlarla bu yol stnde gelimeye devam


(I(.eklerdir. Byk saylar ve bunlarn logaritm alar sayesinde
.ilenilin sonsuzluuna (evrenin ap) dnce plannda hkim
>l,maklar, sonsuzluu sonlu hale ("bu llebilir") sokacaklar
ve "son derece" kk ondalk saylar vastasyla, atomdan da
i l.ha kk niceliklere kadar ulaabileceklerdir.
Tm bunlar, ok ak seik; kltrlerin tarihinin bir paras
t >l, rak lmenin tarihi, bize bunu retmektedir. Fakat metroloji
,.clyla dnyann bu sonsuz fethi srasnda, evrensellik kayg
s, yani metrik sistemi ifade eden bir standartlatrma kaygs domutur. Burada insanda vcut bulmu (built in) referanslardan gitl kte uzaklaarak, daha soyut birimlere (metre devrimi, kadmiyu
mum krmz izgisinin dalga boyunun arpm) ve metrik sisteme
)',\,;me sz konusudur. stelik, zellikle, dnyann metrolojik fethi
Iniinde koan ve insanln zel bir kesimi olan "bilim adamla "n, 19. yzyl sonuna doru belirginleen bir kesinlik tutkusu sar
matr. Bu srada, l ile eyi kartrma ve bir eye hkim olmak
n. n onu lmenin, yapmak iin bilmenin, anlamak iin aklama
l n a yeterli olacana inanma eilimi domu ve kar klmaz bir
I>Ijgiye ulama abas iinde, kesinlik serabna uranlmtr.
Eer byleyse, insan kltrnn gstergesi, insann dny.uy gittike daha ok sayda boyutlar dizisine sokmasn sal,\yan kesinliktir; hassasiyet tutkusuna yol aan ey, lme
min hkimiyetidir. Bilim sel dnyann soylu ve dikkate deer
l>nr kastn oluturan fizikiler, bu tutkuya ilk kaplan kiiler
nlmutur; fizikiler, zihinlerim ize, ustalkl bir ekilde u zde
y ii sokmutur; lme iyidir, kesinlik ise en iyidir. Fizikile
rim yntemlerini pragmatik olarak m erulatran baarlar o
<Uenli byk olmutur ki, sonuta bu dnceler bir ideolojiye
i l nmtr. Bu kitap, sz konusu ideolojiye kar yazlmtr.

' . Kesinlik deolojisi


IWu ideoloji, olduka ustalkla yerlemitir; eer kesin olan iyi,
l.arika ve ok iyiyse, bunun sonucu olarak belirsiz olan kaba,
h t ve ok ktdr. Burada, hibir epistemolojinin dorula-

26

Belirsizin Bilim leri

madii bir edeerlilik anlay bilgi dnyasna szmaktadr;


belirsiz, sadece belirlinin kart deil, stelik ktdr; n
k belirli olma iyidir; ve dolaysyla belirsiz olan tm eyler,
dnceye layk deildir. Daha basite sylersek, bu, zihnim i
zin irrasyonel ksm nn rasyonel olma iddiasnda olan ksmna
ykledii bir yan anlam dr (konotasyon) ve bu yan-anlam, ken
diliinden, bir hata kaynadr. nsanln evriminde ok yeni
olan (milyonlarca ylda iki bin yl) rasyonelliim izin zaten zor
olan kullanm , bilim kanalyla, aklm za gizlice szan bir irrasyonellik tarafndan bozulmaktadr.
"Kesinlik iyidir" saplantsndan, "sadece kesin olan iyi
dir" ideolojisine geilmektedir. "Belirsizlik" terim inin kendisi
de, belirlilik/ kesinlik dncesinin olumsuz bir trevidir ve bu
trev, zorunlu olarak rahatsz edicidir. Oysa, fiziin dnce
si (Lord Rayleigh'nin natural philosophy'si) bizi, etrafm zdaki
gzlenebilir dnyaya ilikin tam am lanm bir gerekletirme
ynnde zorluyorsa da doann bilim i olarak fiziin bu dnya
s, zihnim izi megul eden ve zerinde bilim selliim izi kullan
m am z gerektiren tek dnya deildir.
Gnlk yaam m zda ve evremizde, doann dnyasna
ait olmayan eyler bulunmaktadr; bunlar birtakm renkler ve
biimlerdir, dier insanlardr, bilin alanm zdaki izlenim lerdir
ve bu izlenimler, ok uzun zamandr bilm ediim iz ve iim iz
den -fiziki, astronom ve biyolog d ah il- hi kim senin varln
ve genel niteliini reddedemeyecei yasalara gre yinelenmek
te veya yenilenmektedirler.

3. Belirsizin Alanlar: Zayf statistiksel Geerlik Alanlar


Bu gzlemlerden normal olarak belirsizin bilim inin bir tanm
ortaya kmaktadr. Herhangi bir durum, bir "eylemler peyzaj"
nnde bulunan ve dnyay nitelendiren veriler andan aln
m normal bir insan, kendine sunulan trl olanaklar ngrmeye ve nceden kestirmeye alr.
Bunu yapabilmek iin sezgisel olarak, Bayes ncl (lemme)
denilen ve gerei incelemek iin sahip olduumuz pragmatik

Zayf Rasyonellik ve Asgari Bilim sellik

27

b ag a jm zd a bulunan bir nermeyi uygulamaya koyar. Diyelim


ki bu kiinin nnde n sayda durumsal seenek bulunsun ve
o, bu seeneklerin ortaya km a olaslklar hakknda hibir ey
bilmiyor olsun. Bu durumda, her bir seenee ljr olasl atfe
decektir. Bu durum, bir bilm ezlik durumu olarak veya daha
iddial bir tarzda belirtirsek, gelecek hakknda "sfr hipotez"
durumu eklinde nitelendirilebilir.
Fakat, bir akl yrtme, bir d bilgi gibi eitli etmenler
sonucunda, varsayalm ki bu kii olgularn grnme frekans
veya dalm konusunda fazladan bir bilgiye sahip olsun ve bu
fazladan bilgi kantlanm olsun. Bu durumda, her bir seenee
atfedilen olaslklar deiecektir ve seeneklerin olaslklar eit
olmayacaktr. Bir yan bilgiye katkda bulunacak etmenler bt
n, eer benzeri pek ok durumdan sonra, ngrmeyi salaya
cak birtakm sonularla desteklenmise, bir bilgi halinde rgt
lenir ve bu bilgi ne kadar basit ve hatal olursa olsun, sfr (nul)
deildir. Belirsiz bir ekilde bilmek, hi bilmemekten daha iyi
dir ve laboratuvar dnda gerekletirilen bilgiler, ou kez bu
tiptendir. Ksacas, basit ve edeerli seeneklerin azaltlmasna
bal olaslklara kyasla bizim sbjektif olaslklarmz saptran
tm olgu, teori veya doktrinler, bilim konusu olmak zorundadr;
hatta bu bilgi biimi, zel zihinsel teknikler gerektirse bile.
ou durumda, bu bilgi eer ok zayfsa ihm al edilecek
tir; zerinde uzlalm bilim , bu kadar belirsiz olgularla ilgi
lenmemektedir ve profesyonel aratrmac bu olgular hor
grmektedir. Oysa, zellikle gnlk yaamda, insan, bu tr
durum larla ok sk karlamaktadr.
ki rnek verelim:
vagonu olduunu bildiim bir trenle gelecek olan birini istas
yonda bekliyorum. Eer baka bir bilgim yoksa, beklediim kiinin
vagondan birinden kma olaslm dnr ve bu 1/3 sbjek
tif olasla dayanarak (Bayes ncl) trenin gelecei peronda orta
vagonun hizasnda dururum. Hangi vagonlarn hangi snf (klas)
olduu, kn yaknl, yolcunun yorgunluk derecesi, trenin kalk
t istasyonun yaps gibi konularda kk de olsa birtakm bilgile
rim olabilir ve bu bilgiler ok mulak bir niteliktedir (birbiriyle eli

28

Belirsizin Bilim leri

ebilirler). Ancak, yine de bu olay yeterince kez yaadktan sonra,


bunlar benim olaslk hesabmda nemli lde etkili olurlar.
Olaylarn eit zaman aralklaryla tekrarn ifade eden ritm veya
periyodik sre fikri, herhangi bir olay konusunda istatistiksel bir
karsamaya imkn verecek kadar ok sayda gzlem yaptmz
takdirde, belirli bir salamla ulaabilir. Oysa insan zihni (hi
bir matematikinin kabul etmeyecei) inanlmaz kadar az sayda
gzlemden sonra, olayn tekrar edecei beklentisi iine girmek
tedir; zihnin bu beklenti zincirini krmas, yani belirgin bir ritm
saylts yaratmas iin 3-5 "periyod" yeterli olmaktadr.

statistiin, bilim sel aratrma iin geerli bir konu yapmak


zere deneylere atfettii "gven" (kredi) biimleri, belirsiz
olgularn varlnn bir kantdr. Bu gven, daima u tr bir
formlle ifade edilmektedir: "ortalamadan sapmann, ng
rlen % y deerini ama olasl % x"; bu olaslk, uzlamsal
kurallarla keyfi olarak saptanm aktadr ve bu sosyal bilim lerde
de (% 5'ten daha az hata pay olma olasl % 95'ten ok gibi)
byledir. "Bilim selliin nyargs" denilebilecek bir kaygy
la bylece saptanan oranlar, abartl bir ekilde dk grl
mektedir; istenen hassasiyet ise d dnyaya ilikin bilgim i
zin konusu olan birtakm olgulara kyasla, abartl bir ekilde
yksek grlmektedir. Oysa, ou kez, son derece az bir bilgi
dzeyinden hareketle akl yrtyoruz; belirsizin bilinm esi
olarak doru bir ekilde adlandrdmz bilimler, bunlar kar
lamaktadr. Aslnda, cahillik ve bilim sel kesinlik arasnda,
bilmem e ve bilim arasnda bir sr iyi belirlenmem i olgu var
dr; burada herhangi bir yntemle belirsizlii azaltmaya yne
lik aba, birtakm rnekler zerinde ar snrlandrc varsa
ym lara dayanarak uzlam sal yntemlerle elde edilm i sonu
larn doru bir ekilde ilenmesinden ok bir olabilirlikler alan
oluturan koullara ve varsaym lara almay salamaktadr.
Kitapta daha sonraki sayfalarda, belirsiz olgularn ok
sayda rnei ve tipleri verilecektir. Bu dncelerin ortaya
koyduu basit sonu udur; belirsiz olgular szcn dar anla
m nda bilim sel olgulardr ve her ne kadar kavranmas g ve
kaypak da olsalar incelenmeleri gerekir.

Zayf Rasyonellik ve Asgari Bilim sellik

29

4. ngrmeyi Amalayan Bilimler ve Belirsizlik Marjlar


Bilim, paralardan hareketle btn, durumdan hareketle
gelimeleri ngrmemizi salayabilen nitelikteki bilgilerim iz
dir. statistikiler tarafndan iyi bir ekilde ortaya konulmu
olan "ngrme" kavram, esasnda, greceli "hata" kavram
n, yani ngrde, daima geici, bir esneklik fikrini iermek
tedir. Bilim, dnyaya ait eylerin dzenlemesinin veya birlikte
biim lenmesinin (configuration) ngrlmesidir. Matematiksel
varlklar dndaki dier eylerden sz ettiinde, bilim, hem
biim lerin ve varlklarn zam an iindeki deiimlerinin ng
rlebilirliinin (yasa fikri) bilgisi stne; hem de, gerek olmas
gerekenin ngrsne, gerek olan bitenin gzlemine uygula
nan istatistiksel hata yoluyla yasa nermesinin snrlandrlma
s stne temellenir.
Terimin genel anlam yla "fizik", yani 18. yzyla kadar
doann bilim i olarak varln srdren Aristoteles fizii, biz
zat kendi znde, ortaya att bilgilerin snrlln tanm ak
tadr; zaten gc de bu noktadan kaynaklanm aktadr; geen
yzylda Poincare'nin belirttii gibi, bilim in deeri, saptad
varsaym larn, yapabilecei gzlemlerin ve yapmak iste
dii ngrlerin snrlar erevesinde oluturulmu bir yasa
veya iddia stne, tekrar gelmek zorunda olmama yetenei
dir. Bilim, birikim li ve ilerleyen bir sistemdir; snrlarn tan
yan ve onlar tm nermelerinde ortaya koyan bir dncenin
uygulanmasdr.
Ve kukusuz, gzlemde ve deneyde hata veya sapmaya ili
kin bu iddia; bizzat bilim sel eyin (yasa, nitelik, biim) ortaya
atlmasnda onunla birlikte ne srlm esi gerekli olan asgari
belirsizlik ya da zorunlu tolerans (hata pay) iddias, o kadar
ok aksiyomatik bir niteliktedir ki, ou kez bunun sz bile
edilmez.
Dierleri yan sra geni kitle, zellikle gnlk yaamn
da bilim sel dncenin zne tam amen yabanc kalm akta ve
zsel bir grecelilik tayan bilim sel hakikat kavram konu
sunda kendi kendini aldatarak ve akim temelini anlamakszm
bilim sel hakikati, "m utlak" bir doru ile bunun kadar mutlak

30

Belirsizin Bilim leri

bir yanl eklinde kutuplatrma -h atta sakatlam a- eilim i


gsterebilmektedir. Aslnda, biz, eski alara ok yaknz ve her
zam an baarl sonular verecek sihirli ilemsel tariflerin gzel
ryasn zlyoruz; oysa bize varsaym larn ve kesinliin snr
lar iinde yksek bir olaslkla baarl olabilecek tarifler ne
rilmektedir.
Ksacas, iddialarn ortaya atld sradaki snrlayc kant
lar ou kez unutuyoruz. Bu "b iz" szc, sadece "geni kitle"yi deil, ayn zamanda, bizzat bilim i reten hakikat iileri
ni de kapsam aktadr; bunlar kendi zel alanlarnda dnce
lerinin ve kendilerinin hkim i olm akla birlikte, yaam larnn
geri kalan ksmnda gelip geici iddialar ve ereti akl olan
varlklarn daha az onurlu durumuna dmektedirler; zira,
llm belirsizlikler iinde yaamaktansa, sahte kesinlikler
iinde yaam ak daha elverilidir.

5. Determinizm ve ngrme
Evrensel determ inizm in Laplace'm yaklak ikiyz yldr
bilim sel dnceyi yneten nl formlnden daha iyi bir
tanm yoktur; "belirli bir anda, doay yneten tm gleri
ve onu oluturan varlklarn birbirine gre karlkl durumu
nu bilen bir zek olsayd ve bu zek, te yandan, tm bu veri
leri zmleyebilecek kadar geni olsayd, evrenin en byk
cisim lerinin hareketleri ile en hafif atomlarnn hareketini ayn
bir forml iinde toplayabilirdi; onun iin hibir ey belirsiz
olmaz, gemi kadar gelecei de bilirdi. nsan zihninin haki
kati aratrm a ynndeki tm abas, onu, tasarladmz bu
zekya srekli yaklatrmaya yneliktir".
Daha modern terimlerle yle diyebiliriz: Tm atomlarn
(evrenin paracklar) konumlar ve hzlar hakknda bilgisi
olan biri bundan hareketle atomlarn etkileim ini hesaplayabi
lecek ve belirli bir andan hareketle evrenin tm evrim ini, tm
detaylarnda karabilecektir. Atmosferin tm blgelerinin hz
larn ve baz atmosfer rneklemleri hakkndaki bilgilerle bl
geler aras etkileim leri hesaplamak, hava tahm inleri yapmak

Zayf Rasyonellik ve Asgari Bilim sellik

31

abalar, Laplace'm formlnn son derece dikkate deer tek


nik bir rneidir.
Bu formln olaanst akl onun baarsn salam
ve bilim in btnnde, insan zihninin daima eksik, ama daima
daha iyiye doru evrim inin nasl olmas gerektii hakknda
epistemolojik bir tem sili gibi grlmesine yol amtr. Atom
paracklarnn (partikl) hzlar konusundaki bilgim izin kesin
olmayn, her bir paracn konumu hakkndaki bilgim ize
balayan ve Heisenberg ilkesinde devreye giren Planck deimezi
n in kkl, Laplace'm determinist bilgi modelinin kapsa
mn snrlandrmaktadr.
Ancak, salt bilim sel pragmatist adan, bu modeli mantk
sal olarak gerekletirm enin im knszln gstermek mm
kndr. Gerekten de mantk, Laplace'm sz ettii snrsz
zeknn gerekletirilebilmesi iin evrenin atom larn d an her
birinin hzn ve konumunu temsil edebilmek iin birtakm
eler -m odern terimlerle ifa d e edersek, bilgisayarda bellek
ler bulunm asn gerektirmektedir. Bu elerin maddi boyutu
ne olursa olsun, bir atomun boyutundan daha kk olmas
dnlemez ve sonu olarak evrenin temsili, en azndan, bir
atomlar btnne sahip olmay zorunlu klmaktadr; bu ise
toplam hacmi, analojik bir m odelini sunmaya alt evre
nin toplam hacmine eit olan bir bilgisayar demektir; bir baka
deyile Laplace'm snrsz zeks, ancak, evrenin kendisiyle bir
likte varolan bir varlk ya da bu evrenin ikizi olarak tasarlana
bilir. Daha basitesi, bizzat m antksal dnce, bizim, en azn
dan evrenle edeerli olmakszn, evrenin tm atomlarnn hz
larn ve konumlarn kopyalayabilecek kapasitede bir zeky
tasavvur etm emizi engellemektedir.
Bu modelin, gerek (reel) bir rnei olarak meteorolojik bil
gisayar sistemi saylabilir; kukusuz tm atomlarn veya tm
molekllerin hzlar ve konumlar yerine atmosferik evrende
yaylm gzlem hcrelerinin hz ve konumlarn izleyen bu
sistem, kendi hatalar ve yaklak sonular nedeniyle olduka
somut bir snrllk gstermektedir; burada, bilim sel dnce
nin daima ematik olduu, ancak ve ancak btn temsil etmek
zere seilen paralara, yani rneklemlere dayand ve bilim in

32

Belirsizin Bilim leri

zorunlu olarak yaklak sonular ierdii grn buluyoruz.


Demek ki bu noktada da, evrenin byk lekte emalatrlmasm gerektiren bir determinizme kar, bir baka eletiri sz
konusudur. Aslnda bu m antksal paradoksun betimlemesi,
belirli bir corafi alanm gittike daha byk leklerde yaplan
haritalarnn, 1/1 leine ulatnda tm yararllm kaybetti
ini anlatan Borges'in felsefi yksn hatrlatmaktadr.
Bu paradoks konusunda, bir tr evrensel kitaplkta, tarihin
herhangi bir annda oluturulmu bilim ile ilgili bir baka sap
tama yapabiliriz; her gn, dnyann tm kitaplarnn geldii bu
evrensel danma kitapl, o andaki bilgiler (mantksal tutarllk
ieren bilgiler) btnnn ieriidir. Evrensel kitaplk, madem
ki dnyann iindedir, dnyadan daha kk olacaktr ve dn
yay, ancak ematik bir tarzda betimleyebilecektir. Goblot'nun
dedii gibi, "Dnmek, ematize etmektir". Demek ki, bu para
doksun betimlemeleri ve ierdii glkler, insan zihninin dn
ya zerinde etkili olmak zere kendi ileyiinde herhangi bir
yararnn olabilmesi iin, dnyann indirgenmesi, ematikleti
rilmesi ynnde almasnn gerekliliini gstermektedir.
Bilim in rol, Laplace determ inizm inin iddia ettii gibi
evrenin gidiini, tm ayrntlarnda, titiz bir ekilde ngrmek
deil; insann doaya hkimiyetinde, hizm etine koymak zere
dnyann anlalabilir bir modelini, bir emasn oluturmaktr.

6. nsann Rasyonellii
nsanolu rasyonel bir varlk (belki imdilik, belki de asla) deil
dir ve akl, yaammzn olay ve eylemlerinin btnn anlama
ya yetmemektedir. nsan davran, rasyonel dnce (psikologla
rn semantik, denotatif, tmdengelimsel, mantksal dnce ola
rak niteledii dnce) ile irrasyonel tepilerin (impulsions), daha
dorusu rasyonel dndaki tepilerin bir karmdr; bunlardan
biri zihnin, dieri duyarlln etkinlii olarak koullardan kay
naklanan ince (subtil) etmenlere gre ortaya kmaktadr; bu
etmenlerden ou kez etkili olan biri, dnmeye ayrlan zama
nn ksaldr. Dnmek iin duruma, dekora ve deerlere gre

Zayf Rasyonellik ve Asgari Bilim sellik

33

zaman gereklidir; oysa ou kez hzl dnmek durumundayz


ve dncemizin kalitesini feda ediyoruz. rrasyonelliin alan
nn, basite ve daima, geici olarak aklanmam eylerin ala
n olduu dnlebilir. De Palma, ekonomik alandan bununla
ilgili rnekler vermektedir; kark stratejiler ve deneysel shopping, belki de ok sonralar, daha rasyonel bir biim alacaktr;
ancak imdi ve burada, henz bu gelimeleri bilmiyoruz ve bu
konudaki alkanlklarmz srdryoruz.
Bu adan bilim adam ile sradan insan arasnda temel bir
fark yoktur; belki sadece derece ve zellikle durum farklar
var. Kendi kendini (zellikle fizik ve kimya gibi doa bilim le
rini im a eden bir tarzda) bilim adam olarak nitelendiren (veya
evresi tarafndan byle nitelendirilen) bir insann, dierlerin
den daha "rasyonel", daha "ciddi" olduunu ifade eden gururlu
tavr, sadece bir yeterlilik belirtir; bu yeterlilik, bu tavrn kur
ban olan kiiler dahil olmak zere, pek ok insan tarafndan
kolayca kabul edilmektedir.

7. Yararl Bir maj: ki Katl Beyin


Yeni nrofizyolojik bilim ler, -b ir bilgisayarla benzerlii ze
rinde ok du rulan- beynim izin, her biri d dnyann uyaran
larna insann tepkilerinin farkl bir yann stlenen iki byk
ksm dan olutuu grn telkin etmektedir.
Bunlardan biri, uzun bir evrimin mirasn tayan derin
beyin ya da uzm anlarn deyiiyle "paleo-ansefal"dir; bu ksm,
d dnyann uyaranlarn, yeni durumlara uygun bir tarzda ve
hemen annda hzla cevap verebilmek amacyla ve onlar tepki
ye dntrmek zere alarak ilemekle grevlidir. Beynin bu
ksm, dolaymsz alglar ve byk lde artlanm yani ge
mi deneyimlere dayanan ksa tepkileri stlenmitir; dolaysyla
hzl olma erdemine sahiptir; ancak bu hzlla karlk, fakir,
rutin, basit ve akl dediimiz eyden kaynaklanmayan tepkisel
emalarla snrldr. Buna, yaantnn, hissedilebilir olann ya
da "irrasyonelin beyni" diyebilir miyiz? Vcudumuzun sinir
sistemiyle devamll nedeniyle bu ksmn, insann atalarnn,

34

Belirsizin Bilim leri

tabiatta karlatklar durumlara, imdiki deyimle eylemler


peyzajna tepkileri asndan uygun bir beyin olduunu syle
mek makul grnmektedir. Fakat bu beyin, karsamaya ok az
yeteneklidir; zira kar sama/tmdengelim, kyas zincirleri, bir
birini izleyen dnce dizileri ierir ve kyas nermeleri boyun
ca nedensellii yayarak hataya dmeden bu zincirleri izlemeyi
gerektirir. Zihnin bu ksm, eylemler peyzajnn eleri arasn
daki balantlarn hem ok sayda, hem de ok incelikli olduu
ve her detayn btn zerinde etkili olarak bir sonuca yol at
karmak ortamlarda, son derece donatmszdr, yetersizdir.
insanda beynin bu ksm na ikinci bir ksm eklenir; birinci
ksm la balantl, ama ondan farkl olan ve beynin d yze
yini oluturan bu ksm n hacmi, anatomistlerin "beyin" dedi
i eyin btnne kyasla olduka kktr; genetik evrim i
mizde olduka yakn bir zamanda ortaya km olan ve biraz
alayc bir ifadeyle "lks beyin" olarak adlandrlabilecek bu
ksm, elim ezlik ilkelerine, deitirilemez kurallara, ksacas
bizim "rasyonellik" dediimiz tm eylere uyan dnce e
leri arasndaki zel balantlardan byk lde sorumludur;
bunlarn yan sra, deer atflarnn ltlerinden, alglarm z
dan, varlklar hakkm daki analitik snflam alarm zdan, zetle
elikiye dmemenin evrensel bir sistemi anlam nda bilim sel
bilgiden sorumludur. Bu, terim in uzlamsal anlamnda rasyo
nel dncedir. Zihnin bilgisayarnn bu blgesinin ayrdedici
nitelii, bilgi-ilem kurallarna uygun olarak, en azndan nce
ki beyin ksm nn hazr koullanm alarna ve reflekslere kyas
la, ok daha uzun bir bilgi-ilem sresi gerektirmesidir.
Evrimin yakn bir dneminde beliren bu "lks beyin",
bizim eitli duyum lar ve alglar, deerler, bellek birikim le
ri, ikilem lerin zm ve terminoloji (her eye karlk bir sz
ck) bakm ndan zmleyerek ina ettiim iz bilim in karm a
k, fakat zenginlii iimizden her birini aan dnyasna nfuz
etmeyi ve bu dnyada varlm z srdrmeyi salar. yleyse
pek ok bakm dan, mantn kendisini de dncenin bir lks
olarak grmek abartm a olmayacaktr; mantk, bits/saniye ola
rak pahal bir lkstr; ancak "dnm ek" iin, yani ortak nok
talar saptamak amacyla, geici izlenim lerim izin stne gelip

Zayf Rasyonellik ve Asgari Bilim sellik

35

Iokrar kafa yormak iin zam anm z olduunda, kendi kendimi


ze tanyabileceimiz bir lkstr.
Yukarda izdiimiz imaj, bilim sel geerlilii ne olursa
olsun, dnmemize yardmc olmaktadr, hi olmazsa itiraz
etmek iin; ve bu, onu burada ele almamz hakl klmaktadr.
Hsasen, biyologlar, psikologlar, enformatikiler ve -k sa iletii
min ve ikna sanatnn ustalar olan - reklamclar gibi ok eitli
insan gruplan, bu imaj sahiplenmektedir; insann enformasyon
ileme makinesi olarak iki ksm olduunu ne sren bu imaj
biraz ematiktir; bir yandan, duyumsal enformasyonun en ilkel
yanlarm hzla fakat kk bir debi ile -h zla fakat kabaca- ile
yen ksm; te yandan ayn verileri artarak, oluturarak, rasyo
nelletirerek, yani temelleri matematiksel dnceye benzeyen
bir "evrensel m antk"a gre i elikilerini eleyerek, zenle ve
mantk] bir ekilde, fakat olduka uzun srelerde ileyen bir
nceki ksm la balantl ve ondan ayrlan bir ikinci ksm.
Bundan sonraki sayfalarda dnce denilen bir byk
btn, yani zihin tarafndan gzlenebilen biim lerin ilenme
sinin btnn incelemek iin bu emay temel referans ere
vesi olarak alacaz. Bu ema, fiziksel bilim lerin nerdii istik
rarl eyler ve kategoriler stne temellenmi bulunan mutlak
(?) kesinlik modeline ait deildir -y a da bu modelle fazla ba
lantl deildir; bu kategoriler zihnim ize sunduklar ana biime
kyasla kk sapmalar ve toleranslar (farklar) ierirler.

8. " Bilim"in ki Yan: Olumu Bilim ve


Olumakta Olan Bilim

"Belirsizin bilim leri" dediimiz bilim lerin alann belirle


mek asndan, "bilim " szcnn, kltr iinde ayrlamaz
bir ekilde birbirine bal iki anlam arasnda varolan ve daha
nceki almalarm zda geni lde vurguladm z kartl
pekitirm ek yararl olacaktr:

Olumu (yerlemi, tesis edilmi) bilim: Kltrel evrimin h


annda, tm bilim sel yaynlardan oluan ve her an artan bir bil
giler btnne sahibiz; deneysel yntemin ve mantn kural

36

Belirsizin Bilim leri

larna gre kontrol edilen bu bilgiler bir tr "evrensel kitaplk"


iinde gizil (virtuel) olarak biriktirilir ve bu kitaplk, yaynlarn
ve kitaplarn oluturduu devasa bir duvara benzetilebilir.
Bu kitap duvar, m antk kurallarna gre tam bir tutarl
lk gsterir ve btnn iinde hibir ey bir dieriyle elimez;
biyolojinin yasalar, kim yann yasalarnn eletirileridir ve tarz
lar ok farkl da olsa, birbiriyle elimezler; kim yann yasalar
ise, atom paracklarndan sz etseler de nkleer fiziin yasala
ryla elikili deildir. Bu kitap duvar herkese tmyle aktr;
kim senin ona ulamas engellenemez ve stelik, teorik olarak
tm bilim sel aratrmaclar, enformasyon kapasiteleri, burada
ve imdi, geici olarak snrl bile olsa, bu duvara hkim olmak
zorundadrlar.

Olumakta olan bilim: Belirli bir anda olumu bilim in kita


lar duvaryla kontrast halindedir. Burada olanakly olanakszdan,
tasarlanabilir olan ("doru") tasarlanamaz olandan ("yanl") ay
ran bir dizi duvar tarafndan her an paralanan ve blnen bir
olabilirler/mmknler alan sz konusudur. Bu alanda, doru ve
yanl hibir zaman sonsuz (eternel) deildirler; sbjektiftirler; her
aratrmacnn her bir andaki illzyonudurlar. Ortak baz yanlar
tamakla birlikte, bir aratrmacdan dierine farkllarlar; zira
zihinsel planda olanakszn duvarlar, aratrmaclara gre dei
ir. Aratrmac -hayal edilebilir yol izgilerinin labirentindeki
bir fare rnei-, mmknler alannn kanallarn kefetme aba
s iinde, kendi kendini bir nokta gibi kavrar. Az ya da ok kar
mak, az ya da ok servenli bir yol izgisine gre bir yerden bir
yere dolar ve dncesinin kaynan oluturan hareket nokta
sndan itibaren az ya da ok uzun yollar kateder.
Aratrmac, bir "bilim sel kltr"e, yani olumu bilim in
kitap duvarnn az ya da ok yaklak, az ya da ok yaygn olan
ve genellikle bu duvarn bir blgesinde (uzmanlk alan) yer
alan bir gre (vision) sahiptir. Bu bilim sel kltr ya da gr
n, kendi zihninin hareketi iinde varln tand ve hisset
tii m antksal veya kltrel gerekler tarznda, zihinsel olarak
dolat bir plan stne yanstr. Olabilirler alan, ona, katetmeye ve bu sayede anlamaya alt bir labirent gibi grnr.
Ancak gr snrldr; bir yandan, bilgi ilem kapasitesi snr

Zayf Rasyonellik ve Asgari Bilim sellik

37

l olduu iin, yaylm olarak snrldr; te yandan, duvarlarn


ve koridorlarn hatlar belirsiz, mulak olduu ve ancak onlara
yaklatnda yeni hatlar ve perspektifler fark ederek iyi greIildii iin, younluk olarak snrldr.
Bilim sel keif, m m knler alannda oluturulan yeni bir
yoldan baka bir ey deildir; iaret levhalar ve sinyal sistemi
olan, geerlilii salanm bir yol; bilim sel yayn araclyla,
I>ir sonraki aamada, yaylm ve younluu arttrm ak zere
olumu bilim in dikey kitaplar duvarnda yer aldnda baka
larna anlatlabilen/iletilebilen bir yol paras.
Bizi burada, asl, olabilirler labirentinin zorunlu olarak
yanl olduu anlamna gelmeyen bu belirsiz ve mulak yan
ilgilendirmektedir; bu labirentte aratrm acnn yolunu snr
landran duvarlar kat olmayabilir ve ayrca, o andaki olanak
szn duvarlarna arpmamay salayacak bir baka dolambal
ve uzak yol bulunabilir. Burada, daha nce belirttiim iz ze
re, belirsiz, mulak ve sisli olan eyler, kktenci engeller deil,
aratrm acnn bilin alannn verileridir ve onlarn "sahtelii",
daima gsterilmek veya kantlanmak zorundadr.
Ayn "bilim " terim inin kapsad bu iki kavram arasndaki
kartlk, bir zihniyet ve tutum kartldr; eer bilim sel oyu
nun kurallarna uyulursa ve tmdengelimsel tutarllk sonu
na kadar izlenirse, olumu bilim alannda dolamak daima
"gvenli"dir; nk bu alan evrensel m antn yol kurallarna
gre ynetilmektedir; aksine, geici olarak olabilirlerin ve ola
nakszlarn alannda gezinmek, daima rizikoludur ve herkesin
bu alan hakkm daki imaj tarafndan koullandrlmaktadr; bu
tr bir gezinti, znde insani bir durumdur; oysa burada para
para ve belirsiz bir ekilde temaa edilen grkemli yap, esas
olarak insani olmayan bir imajdr: Akim imaj.
K. Lewin'in "alan psikolojisinden tretilm i ve bilim sel
yaam n birbirine dikgen iki planna ilikin bu benzetme, keif
m ekanizm asnn anlalm as bakm ndan ok yararldr. Ger
ekten de bu benzetme, insan zihninin, tpk bir fare gibi, ken
di z dncesinin engellerine takld varolusal bir durum
sunmaktadr; bu tr engeller, her an, insan zihninin, kayg ve
kukuyla ve yresel bir evreyi alglayarak iinde dolat bu

38

Belirsizin Bilim leri

labirentin dehlizlerinin duvarlarn kristalize etmektedir; bu


labirentte, insann ekillendirebildii veya ekillendiremedii, ve bazen de bozduu dncelerin ve engellerin dolaymsz bilinci karsnda, labirentin byklnn badndrc
yannn bilincine varlmamaktadr.
Gerekten de, olumakta olan bilim in plan, birey tarafn
dan greceli bir yalnzlkta tasarlanr -zira yaratma, in stat nascendi, daima bireyseldir-, bu plan, gerekten de, sbjektif duvar
lar olan (dolaysyla iinde dolaan her bir bireye gre farkl),
ancak sbjektifliklerine ramen katlklarndan, yani zorlayc
gcnden hibir ey kaybetmeyen duvarlar olan bir labirent
tir. Bir zihinsel enerji fazlalndan (aratrma tutkusu) trettii
kefetme tutkusu tarafndan gdlenen ve zoraki bir gezginlik
iinde bulunan birey, "zgrlk, zorlamalarn bilincidir" (Marx)
gr doru olduu lde, bu labirentte kendini "zgr" his
seder. Bilim adam, m antksal snrlarn kat duvarlarn sulaya
rak, bu duvarlar delip geen sanatdan, ite en ok bu noktada
farkllar (Magritte). Bilim adam, yol izgisi hakknda, daima
snrl bir gre sahiptir ve bu, ona, kendi yaklamnda gei
ci bir gven verir; daha sonra fark etmesi gereken "hatalar",
"tutarlln maksimum mesafesi", onun dolaymsz gr alan
nn tesinde olduu lde, ona, bu aamada, meru/temellen
dirilmi gibi grnr. Ancak, gzlerini labirentin koridorlarnn
stne doru kaldrdnda, olumu bilim in bilimsel peyzaj
nn az ya da ok net imajna sahip olur; olumu bilim onun kar
snda dikey bir yap gibi dikilir ve aratrmac, kefinin sonun
da, bu yapya bir tula (veya kk bir kitap) ekleyerek ya bir
delii tkamay veya bir at kesini yeniden yapmay ve bylece yapnn gzelliini ve salamln iyiletirmeyi umut eder.

9. Bilimsel Zihnin Davrannn Fenomenolojisi


A rtk aka anlald zere, oturmu, olumu bilim ile olu
an, olumakta olan bilim arasndaki kartl, bu kitap boyun
ca kullanacaz. Bu iki bilim in uyduu dnce sistemlerinin,
birbirinden farkl olduunu gstermeye alacaz.

Zayf Rasyonellik ve Asgari Bilim sellik

39

Kitap duvar olarak nitelediimiz olumu bilim, b ellej>,i mkemmel, bilin alan sonsuz olan ve daha nce yapt
n her zam an yeniden yapabilen, yani daha nce izdii yolu
Iokrar katedebilen ve yapt hesaplar hatasz ve yorulmadan
lekrarlayabilen bir "evrensel zek"ya gnderir. nceledii konu
lar, tmyle snrlandrlmtr, her birinin deimez bir tanm
vardr; zihnin kurgulardr ve her eyden nce emalardr, ama
bazen son derece tam ve zengin, stelik her gn zenginleen
emalardr. Tm entelektel giriim ler (demarche), yani oradan
buradan, bir para, bir e, bir sayfa veya bir kitap alm ak zere
kitap duvarnda yaplan tm dolamalar, bu duvarn ok kk
bir rneklemini, ancak i yapsnda btnn uyduu yasalara
uyan bir rneklemini alm ak demektir; burada, mikrokosmos
ve makrokosmos birbiriyle baldrlar; birbirlerinden sade
ce boyutlar bakm ndan farkllarlar; para, m antksal olarak
btn temsil eder; bu, aka, mantn dnyasdr.
Bu mantk evrenseldir ve ona, form el mantk diyebiliriz;
zira matematik tarafndan stenografik bir biimde ifade edil
m itir ve byklk deerinden ok, tutarll nedeniyle gzel
bir yap (bilim d bir niteleme) sz konusudur; bu yap iine
sonsuz sayda nermeler sokulabilir; tmdengelimsel zincir
de yer alan tm bu nermeler, daha nceki nermelerle hibir
zaman eliki iinde deildirler. Varsaymlar, kendilerinde ken
di yararllklarnn ve doruluklarnn snrlarm tarlar; dier
bir deyile, gze alnm bir riziko veya epistemolojik bir ihti
yatszlk olan varsaym, olas yanll yapnn geri kalan ks
m n bozmamas iin, amamas gereken "gvenlik alan"nn
her noktasnda snrlandrlm, evrelenmitir.
Poincare, bilim in, pein olarak ve gerektii gibi ngrl
m iddialarndan her birinin geerlik snrlarna geri ekil
mek zorunda olmayan tek dnce tarz olduunu belirtirken,
bu imaja gndermektedir. Sonsuz bir ekilde gnden gne
genileyen bu "olumu" bilim , ideal bir imajdr, ancak son
derece gldr ve her birim izin iine ilemektedir. nsan, bu
bilim iinde hkm sren evrensel zek ile zdelemek iste
mektedir; buna gcnn yetmeyeceini ve pratikte sadece
snrl sayda alanda, hatta bu alanlar birden ok ve birbirin

40

Belirsizin Bilim leri

den ayr olsa bile, kitap duvarnda ancak srekli yenilenen bir
abayla hareket edebileceini de bilmektedir. Ancak insan, bir
takm algoritmalara sahiptir; bunlar, formel mantk, matema
tikten yararlanma ve onun zihinsel zayflklarn telafi edecek
dokmantasyon ve yeniden okumalardr.
Olumakta olan bilimin dnce sistemi, bundan tmy
le farkldr; yukarda bunun birtakm duvarlar ve koridorlarla
dolu bir olabilirler alannda (Lewin'in topolojik alan) zel bir
zihinsel anlayla dolamak olduunu belirttiim iz bu dn
ce sistemi, bilim sel aratrma ve kefi ifade eder. Buradaki
duvar'lar, zihinsel niteliklidir; insann doru veya yanl oldu
una, alm asnn olanakl veya olanaksz olduuna inand
eylerden hareketle zihninde "hissettii olan akszlk lard r;
bu durumda bulunan aratrm acnn zihnindeki bilin alan,
son derece snrldr; laboratuvarmdaki doann eleri stn
de alrken veya dnyay gzlemlerken oynad bedava oyun;
fantezi, iirsel kurgu ve hatta yntemsel aptallk veya zaman
zam an da kt niyet gibi uygulam alarla yenilenir.
nsan, her an, entelektel bir eylem peyzaj oluturur;
yapabileceklerini, yapmak istediklerini, sahip olduu ve gr
alannn bir kenarnda tuttuu olanaklar dnr. Zaman
zaman, bu gr alan, tpk bir insann bir sokan ucun
da geni bir meydan veya perspektife almas gibi, aniden
geniler; yani olabilirler alannn bykln birdenbire artt
ran bir tr aydnlanma olgusu sz konusudur.

10. Bilimsel Dncenin Hammaddesi Olarak Apaklk


Bilimsel yaklam, uzaktan bakldnda, daha nce de dein
diimiz zere, hedefi belli olmayan bir gezginin dolamasna
benzer ve labirentlerin zmlenmesinin, keif mekanizmalar
zerinde bize birtakm fikirler salamasna armamak gere
kir (Lefevre). Burada bizim iin nemli olan, bu zmlemenin,
olumu bilim in evreni ile keif evreni arasndaki, daha sonra
sk sk deineceimiz kartl ortaya koymasdr.
Bedava olu veya badatrma zevki dnda, zihinsel

Zayf Rasyonellik ve Asgari Bilim sellik

4 1

lmann (zihin hareketinin) temel itici glerinden biri, insa


nn iinde bulunduu alann apakl/ak seik grnrl/
, im karl (evidence) ya da inandrcldr; bu aikr olu, ansal
(enstantane) ve iseldir; "eyler" ya anlam ve aikarlkla dolarlar
veya boalrlar; apak olu, srekli olarak yalanlanabilir; ancak
I> kar k sadece, znde mantksal gereklere gre ileyen
m tartmann (argumentation) gcyle yaplabilir. Zihinde, her
l'ir para veya ikna aamas arasnda srekli bir mcadele cerey. eder; sanki bir tr entelektel ahlak polisi, zihnin hareket
I.rznn, az ya da ok evrensel olan ve olumu bilim in yaps
n da yneten bir mantn kurallarna uyup uymadm her am
denetlemektedir. Bu mantk, zihnimizi, fark ettiimiz herhangi
(>ir cazip giriimden vazgemeye ve dolaysyla, yeni bir persIvktifin bulunduu veya geici bir inancn, bir kanaatin yeniden
olutur ulabildii bir baka yne doru gitmeye zorlar. Bir filo
zof, bir gre ikna oluun/inanm (conviction), akn olduu
nu, bir Getalt'a ait olduunu, yani bilin alannda beliren ou
kez nazik ve mantk tarafndan yok edilmeye srekli hedef o kan
yeni bir biim (form) olduunu rahatlkla syleyecektir. ApaikII k ile mantn zorlamas arasnda bitmeyen bir mcadele vardr
ve bu mcadele, zneyle obje'nin kavgasdr; burada obje, arl
ve katl ile znenin imgelemine kar kan eydir.
Bir yenilik, keif veya bulu, zihnin, olduka keyfi olan t i r
hareket noktasndan itibaren bir var noktasna kadar katettii
yrngedir ve bu, iki noktay ayran, imgesel olmakla birlikte
kavramlarn zihinsel haritalarnda ya da "semantogram"l.ark aka grlen bir "m esafe" olarak llr (bkz. 6. Blm"))I lareket noktas, ou kez, olumsal (contingent) koullara bal bir zihinsel peyzajdan kar; bu peyzajn nemli bir km,
aratrmacnn "kltr"nden veya bilgisinden, yani onun, ola
bilirler alannda dolarken yanma ald, birlikte gtrd,
olumu bilim evreninin bir parasndan oluur. Aratrm ac,
buradan baka bir noktaya ular; zihinsel peyzajda yeni bir
biim olan bu var noktas, bir zincir, bir dizi oluturan aam a
larla dncenin yolal sayesinde zihnin ulat noktadr. Bu
yolalm, bu dizisel srecin, zel nitelii bir logos dzeninde yer
alr. Ama nadiren "m antk" dzenine aittir ya da hi ait deil

42

Belirsizin Bilim leri

dir. u imaj, bunun yerini, bir bakas da onun yerini alr; onla
r birbirine balayan balar, arm, dntrme, geniletme,
bak as deitirme, shifting gibi entelektel yaratma sorun
laryla uraan tm aratrmaclarda, srekli yeniden bulduu
m uz terimlerle ifade edilen olgulardr.
Bununla birlikte, burada, salt rastlantsal bir olumsallk sz
konusu deildir ve bu nokta ok nemlidir; matematikiler, salt
rastlantsaln (aleatoire pur), evrenin en mkemmel ve dolay
syla en nadir biimlerinden biri olduunu, oktan beri gster
mitir. Yine burada, oyunun kurallarm kabul etm enin ve oyu
nu oynama istei tamann, zorunlu olarak, oyunun sonucu
nu kabul etmeyi ierdiini varsayan bu kanlm az m antksal
gerek de sz konusu deildir. Burada, bizim logos dediimiz
ey, birtakm kurallara uyan -v e dolaysyla bir heuristik'in*
konusu olarak gzlenebilir o lan - bir hareket tarzdr; ancak sz
konusu kurallar, tmdengelimsel evrenin kurallar deildirler.
Aslnda, bu bizim, balangta mulak olgular olarak nitele
diimiz ve zaten kendileri de belirsiz olan, snrlar net olma
yan, mulak ve ak tanm l kavram lar reterek hkim ola
bildiim iz olgulardr. Ancak burada vurgulam am z gereken
nokta, zorunluluktur; biz akla gre dnmyoruz, akl zihnin
polisidir; fakat bu, yasasz dnyoruz anlam na gelmemek
tedir. Bu zihinsel durum, ok sayda ve zellikle matematiki
lerden gelen ("nce buluruz, sonra kantlarz") birtakm kant
larna sahip olduumuz bilgi m ekanizm asnn bir parasdr;
zihinsel bir peyzajdan, nadiren geni perspektiflerde ve ou
kez de, zihnin karanlk koridorlarnda bulunan bir baka pey
zaja uzanan bu dizisel balantlar alt mantksal (infralojik) ola
rak nitelemek abartma olmayacaktr.
zetle, benzetmelere sk sk bavuran bu zmlemeden,
"bilim adam nn zihniyeti"nin iki tarznn olduu sonucu k
maktadr. Olumu bilim , belirsiz ve mulak olan her eyi,
m antksal hata olan her eyi kendi binasnn dna atmak iste
dii lde -Peano, bu bilim in, nermelerinin hatasn, bizzat
bu nermelerin biim i araclyla elemek istediini belirtm ek
tedir-, varsaym lardan yararland zaman, onlar bir yanllk
* Yenilii, bu lular konu alan bilim dal, (.n.)

Zayf Rasyonellik ve Asgari Bilim sellik

43

lehlikesi gibi skca erevelemek ve birtakm geerlilik alan


larndan zenle soyutlamak istemektedir; buna karn, oluan
bilim belirsizin alannda, rnek dizileriyle pekitirilmi, ak
lanm lar alannda, tmevarma dntrmeye aba harcad
benzetm e ve analoji alannda, nermeler arasndaki "tutar
llk m esafesi"nin daima snrl olduu alt-mantksal alanda
almaktadr; yine ayn ekilde eliki dolaymsz olmad
takdirde elikilerin arasnda adm adm ilerlemelerle, aydn
lanmalarla, ve gzlenebilir bir dnyann mimesis'ine dntr
mek istedii fanteziyi sistematik tarzda irdeleyerek alr.
"Yaplan ey" ile bunun "eletirisi" arasnda, bilim site
sinde gzlenen srekli tartm ann byk bir ksm, olumu
bilim ve olumakta olan bilim dzlemlerinin birbirine kartrlmasmdan kaynaklanmaktadr.
Buna ek olarak, unu da syleyebiliriz; bilim sel evrim bili
min sonularna veya hatalarna indirgenemez; onlardan farkl
dr. Kesin bilimler ile insan bilimlerinin (kesin olmayan bilim
lerin!) farkl genetik aamalarda bulunduu belirsizin tm
evreniyle yakndan ilikilidir. Bizim savunduumuz gre
gre, "kesin" bilimler (bu bilimler iin, bilim sitesinin kulland
bu yaygn niteleme dnda bir tanm aramayacaz) ve "kesin
olmayan" bilimler (burada da bir bilgi sz konusu; bu bilimlerin
yanll deil, "kesin olmamas" sz konusu), ksaca bilimsel
dnce denen eyin sadece iki genetik aamasdrlar.
Tm bilim sel gelime, zorunlu olarak bu iki aamadan
geer; kesin olmayan olgular evreni, olabilirler alannda zihinsel
hareketlilie ve keif evrenine daha yaknken; kesinliin evre
ni, snrlandrc kurala ve T. Huxley'in nl bir benzetmesinde
ki gibi bir satran oyununun kurallarna uygun olarak, k bir
zm oluturmaya daha yakndr. Bu benzetmeyi aktaralm:
Diyelim ki, iimizden her birinin yaam ve serveti, u veya
bu anda, satran oyununda kazanma ve kaybetme kapasitesi
ne bal olsun; herhalde hepimiz, bu oyunda en azndan eitli
talarn adlarn ve nasl hareket edeceklerini renmeyi grev
ediniriz... Her birimizin yaamnn ve servetinin, satrantan
kat kat daha g ve karmak bir oyunun kurallar hakknda-

44

Belirsizin Bilim leri

ki bilgimize bal olduu gayet basit ve ak bir hakikat. Sat


ran tahtas dnya, talar evrenin olgular, oyunun kurallar
ise doa yasalar dediimiz eylerdir. Rakibimiz gzle grl
myor, sakl; ancak onun iyi oynadn, oyunun kurallarna
riayet ettiini ve tkenmez bir sabr olduunu biliyoruz. Ayr
ca bizim aleyhimize olsa da, hibir hatay affetmediini ve hi
bir cahillii hogrmediini de biliyoruz.

Kesin olan ve olmayan bilimler ayrm, demek ki epistemolojik


bir ayrm olmayp, tarihsel ve en azndan genetik niteliklidir.
Bu tezi, u tezle tamamlayacaz; bilim felsefesinin genel
syleminin bizi inandrdnn aksine, doann kesin bilim leri
ile insann ve canlnn kesin olmayan bilim leri arasndaki fark,
temelde bir fark olmayp, bir tercih farkdr. Simyadan karak
Galile ve Vinci ile Rnesans'a giren Bat bilim inin inas srasn
da ve uygulamal rasyonalizmin balangcnda, bilim sel dn
ce servenine kaplan baz cesur kafalar, bilgi patikalar arasn
da, gl enstrmanlardan yoksun insanlarn hkim olabilece
i karm aklktaki patikalara girmilerdi; her eyin ayn oranda
ulalabilir olduu, pratikte her eyin zor ve gzlemci ile gzle
nen arasnda etkileimlerin olmamas nedeniyle, her eyin kolay
olduu bir dnyada deneyler yapmak zere, neden-sonu algo
ritmasn gzlemeye ve dizisel zincirler kurmaya elverili olan,
talarn d, n su dam lalarndaki yolu ve suyun borular
iindeki hareketi gibi olgular semilerdi.
Buna karlk, daha karmak olan olgular, bizim bugn
oklu nedensellik iinde ele aldmz, i ie girm i kark
mekanizmalar bilinemezlie terk edip, rnein 19. yzylda
mekanik fiziini besleyen ve dorusal varsaym denilen, neden
ile sonu arasndaki dorusal (lineaire) ba kurma yoluna git
milerdi. Dnyay, zihnimizin daha kolay ileyebildii geni bir
dorusal denklemler sistemi gibi grme eilimi, yerini, sade
ce ok yakn bir zamandan bu yana -bilgisayarlarn kullanm
sayesinde- daha karmak ve ince algoritmalara brakmtr.
19.
yzyln insan bilim lerine gelince, bunlar balangta
itibaren ve eitli nedenlerden tr, zerinde fazla etkileri
nin bulunmad ve gzlemci-gzlenen ilikisinde ortaya kan

Zayf Rasyonellik ve Asgari Bilim sellik

45

tepkinin aikr ve dikkate alnan zneye irel (inherent) oldu


u bir gerein karm akln hesaba katmak zorunda kalnlerdr; fonksiyonlarn badamn gelitirm ek yerine, ista
tistiksel analiz yoluyla korelasyonlardan ve regresyonlardan
hareket ederek nedensellii gelitirme gereini duymulardr.
Bu durum onlar, dolaymsz, znde belirsiz ve mulak olan
olgu ar incelemeye yarayacak aralar retmeye yneltmitir.
Ancak, doa ve insan bilim lerinin konu olarak farkl alanlar
benimsemesi olgusu, kendiliinde dncenin rasyonelliiy
le ilikili deildir. Ayrca bu olgu, eylerin niteliine/doas
na bal olmad gibi, gzlenenin tepkiselliine veya tepkisel
olmayna (non-reactivite) da bal deildir.
Bu dncelerden hareketle baz sonulara varlabilir:
Bir yandan doa bilim leri alannda da, belirsiz ve mu
lak olan ve istatistiksel bir yaklamla eksik olarak tanm lan
m kavramlarla allan birtakm konular vardr.
te yandan, gzlemci-gzlenen ilikisinin temel bir engel
oluturduu insan bilim leri alannda, (Aristoteles'in doadan
sz ederken kulland anlamda) bir tr "fizik"e uygun yer
ler vardr; rnein, insan vcudunun mekanii, kalabalklarn
ak hareketinin hidrodinamii, sosyal gruplarn kitle eylemi
nin hareketi gibi, canl veya insan bilim lerinin inceleme zah
metine asla girm edii alanlar vardr. Bunlarn ele alnmas,
dncenin evrim inin bu bilim lere verdii yeni bir grevdir.

11. Belirsizin Bilimlerinin Tarihesine Ksa Bak


Tm bilim lerin, d dnyann ve zellikle zihnim izin kar
lat a priori olarak, ntr ve tutkusuz bir obje gibi grnen
doann gzlemi srasnda dikkati eken dzenliliklerin belir
siz bir bilinciyle ve mulaklkta baladklar kolayca fark edi
lebilir. Belirsizin tarihesini yapmak, bilim , en genel yakla
mna uygun olarak belirsizin bataklklarndan bilgisini ekip
karmak zere umutsuz ve kahram anca bir aba gstermekle
yetinmeyip, bilginin bulank, sisli ve bataklkl alanlara sahip
olduunu ve bu alanlarn evrenin genel bilgisi asndan ken

46

Belirsizin Bilim leri

di iinde nemli ve dikkate alnm as gerekli alanlar olduunu


kabul ettii lde bir anlam tar.
Bu kitap, ne bilim ler tarihi ne de hatta baka yazlarm z
da ele aldm z bilim sel yaratcln bir tarihi olma iddiasnda
deildir. Simya dncesinde belirsiz ve mulak olann diya
lektik bir kartlk iinde ve dikkati eken bir biimde atomik
ve molekler dnceye nasl yol atn da, sadece rnek ola
rak anm ak dnda ele almayacaktr. Burada ok daha kolay
rnekler bulunacaktr.
Buna karlk, belirsiz olgular, gzlem ve zmlemenin
zgl bir konusu olarak dikkate alma ynndeki giriimleri
hatrlatmak yararsz deildir; bu giriimlerde gzlem ve zm
lemeye zgl (spesifik) konu olan belirsiz olgular, aratrma
c veya filozofun, zihinsel incelik (sofistication) ve ara-gere
donanmyla, kavram larn belirsizliine kar mcadele etmek
ten, onlar akla kavuturmaktan ok, onlar etkili bir biim
de ynlendirmeye alt olgulard.
Bu adan, entelektel yaratma konusundaki ilk zmle
meler, gnmzde yenilik retme konusuna ynelik uygulamal
psikolojinin bir dal gibi grlen ve kefin bilim i veya heuristik
denilen bir bilim dalnn temellerini salamtr. Balangtan
itibaren bu zmlemeler, insan zihninin, ileyiinde mulak,
kavramlarnda tutarsz ve tanmlarnda belirsiz olduunu kabul
etmilerdir. Yakn zamanlarda, Le Roy yle diyordu: "Yenilik,
bulutlu, karanlk, anlalamaz olanda ve hatta elikide gerekle
ir. Kesinlik, bu afak ve rya blgelerinde doar. Ters bir pekinlik ve kesinlik kaygs, herhangi bir yntem eksikliinden daha
fazla oranda ksrlamaya yol aar" (yeniliin mant). Zihnin,
daha net bir ekilde erevelemek zere bir projektr tutarak bu
bulutu veya bulankl aydnlatmaya ynelik zahmetli ura,
rasyonel olmak isteyen bir dncenin en temel ve en dolaymsz etkinliklerinden biridir. Bu, yukarda, rasyonelliin zorlayc
bir modelini sunarak bizim bilimsel dncemizin rnekleri
ni oluturduunu belirttiim iz fizik veya kimyann ortaya k
dneminde yenilii reten bir tr anlalabilirlik araydr.
Tm bir pozitivist 19. yzyl, ortaa bilim inin devrettii
belirsizler mirasndan kurtulm aya alm ve irrasyonel ola-

Zayf Rasyonellik ve Asgari Bilim sellik

47

m ve gniimzde "sahte bilim ler" denen dallar elemek iin,


deneyin de kontrolnn tesinde, bu deneyin geerliliinin
(deney plan) kontrol, tm snrllk koullar ve tm bilim
sel deneylerin tekrar edilebilirlii ilkelerini dayatmtr. Sosyal
planda, -kurucusu olan A. Comte'un da baaram ad- pozitivist akm ve bize daha yakn zamanda Rasyonalist Birlik,
bilimler tarihi leinde, zihnin kamusal salnn ilemleri
olduklar phe gtrmeyen bu abalarn somut ve aktif ifade
leri olmulardr. Bir yzyl nce, Laplace'm epistemolojik m ira
s, hl daha, rasyonel dncenin dogmas durumundayd ve
loincare, Erunschvicg gibi pek ok filozof, rtlemez bilgi
elde etmeyi dncenin etii sayarak ve bilim in ilerlemesine
bakarak, belirsizliin ve deneysel hata paylarnn sonuna dek
azaltlabileceini dnyorlard. Buna, bugn de hl inan
yoruz ama kayglarmzn/uralarmzn ekseni deimitir.

12. Byk Saylar Yasas ve Olgular Aras liki


Bugn daha alakgnll bir konumdayz; Franszlarn karteziyanizm (Dekartlk) dedikleri yaklamn en iyilerinden tem
silcisi olan Bernouilli, Pascal ve Laplace'dan kaynaklanan olas
lklar hesab; snrsz bir kesinlik anlamnda, sonsuz mkemmelletirilebililie olan dogm atik inanc nce sarsm, daha sonra
da ykmtur. nceleri zihnim izin ve gzlemlerimizin biimle
rinin istatistiksel ortalam alar veya onlar oluturan elerden
az ok bamsz Getaltlar, yani deimeler iinde belirlenen
deimezlikler (constances) olduklarn kabul etmek; bir baka
deyile, evrende veya evrenin etimolojik anlamda "atomik" yap
snda rastlantnn varlm kabul etmek, son derece nemli bir
aba gerektirmitir. Bu konuda, Eddington tarafndan popler
letirilen u gr ok etkili olmutur: Benim masam veya bir
tulaya yeterince gl bir mikroskopla baktmda, bunlar, her
atomun belirsiz ve hemen hemen dengeli bir konum evresinde,
Brown'cu bir tarzda hareket ettii dikdrtgen biimindeki kk
bir sinek srs gibi grnrler. Maddi dnyann bu olaslksal
yaps, bizim anlama yetim izin biimlerinin, sadece gzlemimi

48

Belirsizin Bilim leri

zin biimlerinin dnceyle dzeltilmelerinden/ayarlanmalarmdan (rectifications) ibaret olduklar grne duyulan gveni
glgelemi ve hatta ykmtr.
Heisenberg'in belirlenemezlik (indetermination) ilkesi, bizi
daha da ileri gtrmtr; bu dnyann "paracklarndan
(particules) her birinin betim sel ik i esinin (hzlar ve konum
lar) birbirinden ayrlamaz bir ekilde bir belirlenemezlik iliki
si iinde birbirine bal olduunu, yani elerinden biri hakkndaki bilgim iz arttnda dieri hakkndakinin azaldn ifade
eden bu ilke, dnyann belirsizlii iddiasnda, bize kesin bir
adm daha attrmtr. Bu, belirsizliklerin, varolan teknikleri
m izin belirsizlii saylan ve bu tekniklerin gelimesi lsnde
azaltlabilecei dnlen sonlu ve istikrarl bir dnyaya veda
etmek demekti. Bu ilkeyi, yzyln bandaki en ak zihinlere
ve kltre hazmettirmek 40 yl almtr. Demek ki, belirsizlik,
eylerin bizzat doasmdadr. O zam andan beri, insan dnce
sinin en salam aletlerini, yani atom ya da elemanter parack
aletlerini sorgulayan subnkleer zmleme, evrenin portresi
ni ok zor anlalr soyut bir sisteme dntrmtr; bu sistem
okumu da olsalar, iimizden ou iin nfuz edilemez nitelik
tedir; eer elimizden gelirse onu sadece matematik yoluyla kav
rayabiliriz.
Byk lekte de dnya belirsizdir; ancak bu kez, eleman
ter paracklarn dnyasnn ilkesel belirsizlikleri nedeniyle
deil, onu kavramaya ilikin eitli yetersizliklerim iz nedeniyle
bu byledir. "Kesin" bilim lerin istedii deney koullarn yeri
ne getirmeye ynelik yeteneksizliim iz (inaptitude) srekli ve
daima geici olarak ortaya kar ve burada belirsizlik ad altn
da bu tr kapasite eksikliklerini gruplandryoruz.
Burada savunduumuz belirsizin bilim i adna, -y zyln
en byk entelektel baarlarndan biri de o lsa- dnyann en
kk eleri konusundaki gelimelere eilmemiz, bize fazla
bir ey salamamtr. Belirsizlik, belirlilik aray iinde kar
m za kmtr; balangta zorunlu bir kt iken, sonra kt
nn zorunluluuna dnmtr (Tanr zar oyunu oynar m,
oynam az m?) ve nihayet, m ikrofiziin zel dnyasna kapa
narak, gnlk dnyaya hi karm ayan epistemolojik bir koul

Zayf Rasyonellik ve Asgari Bilim sellik

49

laline gelmitir. Gnlk dnya, deimemitir; onu deitiren


ey, Leibniz'in tilm izi Wolff'un nerdii zihinsel bilim lerin ya
ila insan bilim lerinin verimli bir ekilde ortaya k olmutur;
VVolff, byk lekte, bizim leimizde, her eyin ls olan
insann lsnde, fikir olarak ancak 19. yzyl ortalarnda
doan sosyoloji ve psikoloji leinde, birtakm dzenliliklerin
bulunduunun kabul edilmesine aba harcamtr.

13. Belirsizin Deneylere Girii


Fiziksel bilim lerde deney sreci, belirsizden, insan bilim le
rindeki gzlem veya kavram sallatrm alara kyasla daha ok
korunmu bir durumda deildir. Kukusuz her eyden nce,
doa bilim lerinin derin bir rasyonellii olduu akla gelir; buna
gre, her ey, herhangi bir ekilde "rasyonel olarak aklana
bilir" olmaldr; eer birtakm srlar varsa, bu bizim yeterince
almamamzdandr; fizik veya kim yann konusu, z itiba
riyle "gizem li" deildir; insan gdlerine ve hayvanlarn iine
nfuz edilemez hareketlerine bal deildir.
Pratikte, kesin ile olas, olabilir, m ehul alanlar arasndaki
snr, ok daha az ayrlmtr. Deney yapma her zaman, olgular
la oyun oynam ak demektir; olgular, rastlantsal dalgalanm ala
rn gl nedenlerinden tr birbirine karabilir veya gizle
nebilirler; bu nedenler, dzeni kurulm u bir deneysel ortamda
saptanmak istenen eyin ortaya konmasn, salam deneysel
bir rasyonellikten ok, bir rit ve bir sihir sanat, hatta hemen
hemen bir by yapma (incantation) ii haline sokabilecek
kadar gldrler.
Buna gerek bir rnek verelim; elektronik laboratuvarlarmda,
gittike ykselen elektromanyetik frekans dizilerinin baa
rld bir dnem olmutur; bizim de yaadmz bu dnem
yaklak olarak 1925'ten 1950'ye kadar srmtr. Elektronik
deneyler yapmann en nemli yanlarndan biri, belirli nitelik
ler tad varsaylan baz devreler (circuits) gerekletirmek
ve "bunlar nasl alr?" sorusuna cevap aramaktr. Devrele

50

Belirsizin Bilim leri

rin maddi olarak inas, her eyden nce gl elektrik akmla


r tekniklerinden elde edilmi u tr bir arasal mantk izleme
ye dayanr: "Akn, tellerden geer", "Eer teller koparsa, akm
gemez".
Oysa bu pratik mantk nermesi, yksek frekansta zayf akm
lar konusuna (Schwachstromtechnik) aktarldnda, pek ok
dzeltme gerektirir; elektrik dmesine baslnca, elektrik dev
resinin dier ksmnda akmn "gemedii" hi de kesin deil
dir ve nitekim, dikkate deer etkileri olan bu akm, o zamanda
bile olduka hassas olan aygtlarla mkemmel bir ekilde sap
tanabiliyordu. Aslnda, baz yapm nlemleri (zrh takma, ortak
eksenli ileticiler vs) yaygnlancaya ve bunlar olgularn cere
yan ettii maddi bir ereve haline gelinceye kadar, onlarca yl
kadar sreyle -ve zellikle gl akm teknikleri konusunda
bir formasyon elde ettikten sonra- bu dnem, yksek frekansl
laboratuvarm belirsiz, ngrlemez tam lm yaplamayan,
ancak u veya bu ekilde hkim olunmas gereken olgularn
yeri olduu bir dnem olarak yaanmtr.
Gerekten de yksek frekansn kurnaz tanrsyla birlikte
yaamak ve almak gerekiyordu; bu, deneylerin tekrar edi
lebilirliinin ou kez sorun ve kendisinde bir baar olduu
bir aland. Kurduumuz dzenek ilediinde, bu, bir muci
ze saylmasa da, mutlu bir gnd; zira mevcut aygtlar, uzun
vadede, nemli bir ilerleme umut etmeyi salayacak dzeyde
deildi. lerleme, aygtlar kullanann, kolayca bir "tanr vergi
si" saylabilecek ustalna balyd. Deneysel aygtlarn man
tkszlklar ve itaatsizlikleri karsna, sihirli szler veya "are
lerde klyordu; "yere koyun" diyerek, sanki elektroniin
alngan ve asi tanrsna kar, kk "toprak" tanrsna sn
lyordu.

Ne kadar rasyonel temellere dayanrsa dayansn, tm bilim le


rin balang annda, akim erdem inin fazla yararl olmad,
rastlantsal elere kar bir mcadele dnemi bulunmaktadr.
Zaman iinde, aratrma urann tarz bile deimi, birtakm
yap biimlerine, ritel yanlara, hatta onu zayf, ama ilemsel
bir dine benzer klan byl tarzlara kavumutur.

Zayf Rasyonellik ve Asgari Bilim sellik

51

II. Bilim Dallarnn Ergenlik Dnemi Zorunlu mu?


Kir bilim genetii varsaym olarak u dnce ne srlebi
lir: Doa bilimleri, Ansiklopediciler ve Lavoisier'den nce, tek.r eden elikilerle ve verimli hatalarla dolu yzyllarda gebelik
dnemini yaamtr; dolaysyla zel, bilimsel bir alann varol.hlecei fikrinin douundan ve bu fikrin, ilk sonularnda
yansyndan itibaren, bir bilimin yntemlerini ve kavramla
rn bulabilmesi iin zorunlu bir tr ergenlik dnemi olacaktr.
I emek ki, her bilim, bir hata, deneme ve dinginlik dnemine
sn Kiptir. Bu dnem, doa bilimleri iin artk sona ermitir; ancak
zihinsel bilimler iin devam ediyor. Bu gr, daha somut ola
rak, "yal" bilimler ve "gen" bilimler kartln dile getirmek
ledir; buna gre, rnein fizik, insan bilimlerinden daha eskidir.
Aslnda, insan bilimlerinin varolabileceinin tasarlanmas bile,
henz (geici olarak) bilemediimiz nedenlerden tr VVolff'un
dncelerinden, Wundt'un gayretli almalarndan, Jena'da
I lelmholtz'un ve Londra'da Galton'un abalarndan daha eskiye
gitmemektedir. Sonu olarak, sk sk ne srlen u gr do ulanmaktadr: nsan bilimlerinin epistemolojisi henz yoktur;
lu bilimlerin, her eyden nce, onlardan nceki bilimlere baml
olmaktan kp gerekten zerk dallar olarak kurulmalar ve daha
sonra da, genel epistemolojiye katkda bulunmalar gereklidir,
belirsizin bilimleri terimi de, belki, bu oluumun bir esi olabilir.
Kavramsal dzeyde, iki ara temel olmutur; bir yandan
bir btnn paralarnn deiimleri (variations) iinde istatisI iksel istikrarn ortaya knn ve tekrarlarn salam bir ekil
de dikkate alnmasn ifade eden olaslklar hesab; te yandan,
Alman diyalektik dncesinin katksz rn olan ve bt
nn paralarnn toplamndan farkl olduunu, paralarnn
niteliinden bamsz olduunu ve kendiliinde ayr bir bilgi
gerektirdiini ne sren Getalt Teorisi. Belirsizin alanna en
lemel katk, bu iki aratan gelmitir; bunlar m antk ile olaslk
arasndaki, btnlerin (complexions) zmlenmesi ile eleri
nin varoluu arasndaki barn yolunu gstermilerdir.
Belirsizin bilim lerine nemli bir katk da, Hans Reichenbach'm "olasln m ant" kavram nn ortaya kdr. A rtk

52

Belirsizin Bilim leri

klasik saylan almasnda, Reichenbach unu vurgulamtr:


M antklar tarafndan genellikle ikili tarzda (D/Y) alman
"hakikat" deeri, nermelerin yarglanmasnda, O ile 1 aras
bir deerle deitirilebilir ve bir "hakikat"in sbjektif olasl
denilebilecek bu deer, hakikatin, bir kyas zincirinin ban
dan sonuna dek yaylm a kapasitesini ifade eder. Bu koullar
da, her biri iin bir D/Y deeri tayan kyas zincirleri, zincirin
her halkasnda oluturulmu olaslklar belirli bir deeri (rne
in 1/2) net bir ekilde at lde birbirlerini izleyebilirler;
bu "m esafe"nin tesinde, akl yrtm e zinciri, kendi kendine
kopar; nk hibir ngr salayamaz; zinciri temel alan akl
yrtm enin yanl olma olasl, zincirin son halkasna baka
rak rastlantyla yaplm bir ngrn yanl olma olasln
dan daha byk olur. Reichenbach'm olaslk mant, ya baz
kavram larn deneysel planda yanl konumlanmalar, ya da
szcklerin tanm larnn, aklla onaylanamayacak kadar mu
lak olm alar dolaysyla kategorik bir hakikate sahip olamayan
kavram lar maniple etmeye yarayan bir ara salamtr.

15. Belirsizin, Kesin Olmayann, Mulak Olann Bilimi:


Yeni Bir Alann Douu
"Belirsizin bilim leri" terim ini ilk olarak alt mantk terimiyle
ayn zamanda, 1957'de yaynlanan La Creation Scientifique adl
kitabm zda ortaya atmtk. Ksa bir sre sonra, matematik
sel fizik alannda Columbia niversitesi'nde alan bir dier
aratrmac, O. Zadeh, 1965'te yaynlanan ve daha sonra sk
lkla referans alman bir makalesinde, bizim belirsiz kavram lar
terim im ize ok yakn bir anlam da fuzzy concepts (mulak kav
ramlar) terim ini tanm lam t: Birtakm mulak btnler (fuzzy
sets), yaratma ve dnme dzeyinde son derece ilemsel bir
nitelik tam akla birlikte olduka belirsiz tanm lara sahiptir ve
bunlar, ar bir belirginletirm e abasna girm enin yarar yok
tur; zira ok dar bir tanm , onlarn yaratclk deerini bozar ve
ieriklerini boaltr.

Z ay f R asyon ellik ve Asgari Bilim sellik

53

O dnemde, kimyacnn ve teknisyenin, hatta hrdavatnn veya


eczacnn gznde ok ak olan "metal" kavramn kullanyor
duk; fakat, daha sonra fiziin gelimesi, metal kavramn bir
ekirdek etrafndaki farkl d tabakalar stnde elektronlarn
dalm tiplerinden hareketle tanmlamay salad. Bu basit ve
gl fikir, o zaman, o kadar ok ve o kadar eitli u durumlar
ve istisnalar getirdi ki, metal terimi, deneysel pratik dzeyinde
ilemsel deerini btnyle yitirdi. Bylece kesin tanmlamalar
arayna dayanan bu abada, genel bilimsel dnce kukusuz
kazand; ama ayn zamanda, metal-metalloid kartlna atfedi
len niteliklerin basit ltleri, dalp gitti; aratrmacnn zihnin
deki imajlar zayflad; bazlarna gre bu, teorik bir kazan, say
ca daha ok olan bazlarna gre ise yaratc dncenin kombinatuvar yeteneinin ve kavray gcnn azalmas idi.

I)73'e doru, Arnold Kaufmann'n belirsiz alt-btnlere ili


kin bir eseri, uygulam al yaratclk ve heuristik evrelerinde
biiyk bir yank uyandrmtr. Fuzzy information fikri ve eitli
yanlar, 1983'te Zadeh tarafndan bir baka kitapta yeniden ele
.1!inmitir.
eleri m m kn bir tasnifin itemleri olan bir katk
btnden (agregat) ve zihnin bu tr btnlere (dinamik sisler
ve ekiciler kavramlar) ilikin stratejilerinden hareketle biim
lerin ortaya k sorunu, tasnifler teorisinde, rnein "anlal
maz" bir dnyann nesnelerinin veya insanlarnn fotorafla
rnn (corafi ekiller, satellitlerden veya mikroskopla ekilen
fotoraflar) tasnifindeki nemi nedeniyle, pek ok zmleme
ye konu olmutur. Bu tr fotoraflara bakarak, bu gdmsz
dnya iin gelecein evrenselleri olacak ve birer isim verecei
miz anlam l biimler, Getaltlar nasl ayrdedilecek?
Beinci blmde belirsiz ve anlam l bir deiken olarak ele
alacamz benzerlik kavramn, 1965'e doru, benzerlik m atris
leri oluturarak incelemitik. Bu konu, Bell Laboratuvarlar'nda
alan aratrm aclar tarafndan, zellikle de, onlar belir
siz olgularn ortaya kma uygun bir yntem haline getiren
Sheppard ve K ruskal (1970) tarafndan ele alnm ve parlak bir
ekilde gelitirilmitir.

54

Belirsizin Bilim leri

Kukusuz, bilim in gelime sreci, olabildiince ak seik


ltlere bal bir terminolojiye doru gitmektedir; ancak yeni
lik srecinin de, zihnin btnletirm esi ve bir bakm a dzen
lemesi/yerletirmesi gereken belirsiz kavramlarla srekli bir
mcadeleyle yrtld tartlamaz. yleyse mulak kav
ram larn, atmal bir z tayan dncenin mekaniinde,
yenilik retici olmalarna armam ak gerekir; "ar bir kesin
lik tutkusu, yenilii, herhangi bir yntem eksikliinden daha
fazla ksrlatrr" fikri, dnyay ak seik bir imaja kavutur
mak iin, mulak ve belirsiz olan eyleri srekli kovalama
abasna baldr; fakat temel m ekanizm alar artk heuristik
erevesinde incelenmeye balayan yaratc dnce, biim sel
kant kurallarndan farkl kurallara gre ilemektedir. Matema
tikilerin kendileri bile bize, nce bulunup, sonra kantland
n sylemektedirler; kukusuz kantlama daha nce "bulun
mu" olan eyin hatal olduunu da gsterebilir ve bu durum
da, en azndan hataya ikna oluncaya kadar ad infinitum bir tarz
da srekli yeniden balanr; hataya emin olunca, bu ksr ser
venin alt-rnleri toplanarak vazgeilir. Ancak, her halkrda,
keif yapmaya ynelik giriim in z, bulunmu eyin nitelikle
riyle byk lde -veya tam am yla- ilikili deildir.
Burada, nl Gdel teoremine dayanan, yaratclkta bilgi
sayarn rol ve iki yenilik trnn pragmatik olarak ayrdedilmesi konusundaki ada tartmay hatrlam ak yerinde olur;
bunlardan biri psikolog veya metodolojistin nerdii kombine
zonlarn veya kavram larn olabilir kom binezonlarnn alann
irdelemek iin, bilgisayarn yapay zeksnn az ok kolaylkla
insan zihninin yerine getii ve bizim varyasyonlu dediimiz
yeniliktir; kincisi ise daha nceden bulunmu elerin veya
kyaslarn basit bir kombinatuvarna indirgenemeyecek olan
mutlak (akn) yeniliktir. Mutlak yenilik, bir eliki veya kart
lk m ekanizmasyla balar ve daha sonra, bu elikilerin aama
aama zmyle devam eder; burada, "alglanm engeller"
denen eyin hem gl bir ekilde hissedilen hem de imgesel
olan bariyerler tarafndan ynlendirilm i bir olabilirler labiren
tinde zihnin dolamasn andran ve birbirine yol aan eliki
ler zinciri sz konusudur.

Zayf Rasyonellik ve Asgari Bilim sellik

55

16. Belirsizin Bilimlerinin Stats


Belirsizin bilimi, epistemolojik adan elverisiz bir statde
bulunmaz; genel bilim in bir dalndan baka bir ey deildir.
Belirsiz, dediimiz gibi, ak seik olann zdddr ve burada
bizim hedefimiz be noktada zetlenebilir:
1. nsann zihinsel etkinliinin nemli bir ksmnn, istese
de istemese de, dnyann ak seik olmayan yanlarn, kaypak
ve deiken eyleri, yksek bir hata ieren deerleri incelemek
zorunda olduunu gstermek.
2. Dnceye gerekli elerin, o kadar da btnyle rast
lantsal olmakszn yaklak dzenlilikler, mulak bir ng
rlebilirlik ierdiini, dolaysyla ilke olarak bilim in konusu
olduklarn gstermek. Ancak, genelin bilim i vardr ve bilim,
d dnyann gzlenebilir dzenliliklerinin toplamdr.
3. Belirsizin bilim inin, hepsi olmasa da ou yannn insan
bilimleriyle, G. Gusdorf'un eletirdii ("bunlar bilim deildir
ve insan da bir obje deildir"), fakat bizim benim sediim iz ve
karar okuyucuya braktm z, konusu insan olan bilimlerle
ilgili olduunu savunmak.
4. Belirsizin bilim lerinin epistemolojisinin nasl olabilecei
ni, yani bu bilim lerin hangi yasalara uyduklarn, konularnn
ne tr ngrler salayabileceini saptamaya almak.
5. Bu bilim lere zg bir "metodoloji", yani onlarn incele
melerine uygun yntemler derlemesi ve taktii oluturmak.
Bu yntemlerin ou, daha nceden bildiim iz yntemlerdir;
ou, sosyal bilim lerde geni lde uyguland iin, yakn
dan tandmz, fakat bize gre belirsizin bilim lerine uygun
den bir tarzda deil de entelektel konform izm nedeniyle
belirlinin bilim lerini beceriksizce taklit eden bir tarzda uygula
nan yntemlerdir.
Bu yntemlerden bazlar (fenomenolojik yaklam, sem
bolik denklemler, sral lekler), zihnin, yetersiz tanm lanm
konular ilerken izledii evrensel tutum lar gibi grnmekte
dir. Belirsizin bilim lerini, ksaca bilim sel dncenin genetik
bir aamas olarak gr-mek abartma deildir; bir tek bilim var
dr veya daha doru bir deyile bir tek bilim sel anlay vardr;

56

Belirsizin Bilim leri

ve bunun uygulama biimleri, incelenen konularn zgl epistemolojik niteliklerine gre deiir.
Bu yntemler, burada, sosyal bilim lerin (belki dnme
den, daha ok da daha kolay olduu iin) yzyln bandaki
kurulu dnemlerinde doa bilim lerini taklit ederken stlen
dikleri borcun denmesi saylabilirler. Zira olgular dnyas
(gzlem aralaryla donanm zihne "grnen" dnya), cisim
lerin d, elektrik yasalar gibi deimez ve istikrarl eyle
rin gzlemini kolaylatran belirlinin dnyasn byk lde
amaktadr. Doann kesin bilim lerinin, gze batan baarlarn
da, ak seik alanlara ekilerek ve entelektel konfor ve konform izm motivasyonlaryla belirsizi ihm al ederek, bir bak
ma, bilim in kendisine ihanet edip etm edikleri sorgulanabilir.
Muhteem Fizik, ou kez, hissedilen, fakat yazlmayan "tm
bunlar ak deil, mevcut olam az" bahanesine snarak bilgi
etkinliinin nemli bir yann ihm al etm i olabilir mi?

17. Doa Bilimlerinin Gereklie Dair Ksmi ve


Tarafl Portresi
Biyoloji-fizik-kimya bilim lerinin ve yol atklar tekniklerin
egemen olduu ada bilim , Lord Kelvin'in nl sznn
biraz totaliter yorumuyla, metodolojinin diktatrlne boyun
emi grnmektedir: "Kendini sadece llerle ifade edebilen
bir bilim , fakir bir bilim dir".
nsann hissettii byklk/deiken ile objede karlat
byklk arasnda bir karlatrm a olan lme, kukusuz
bilim sel dncenin temel elerindendir; eer, fizikiye gre,
lme, bir bykln nesnelletirilebilir bir tarzda konumlan
mas ve dolaysyla bu bykl tayan nesnenin gzleminde
veya hkim olunmasnda toleransn* belirlenmesi ise, olguyla in
stat nascendi -d o u an n d a- karlaan ve yeni fikri yaratacak
olan kiiye gre, l, her eyden nce, karlat eyle arasna
bir mesafe koymann, onun duygusal yanndan syrlm ann ve
sonuta yaratc tuhafl (fark) bulm ann tarzdr.
* Yanlm a pay, (.n.)

Zayf Rasyonellik ve Asgari Bilim sellik

57

ou kez, lme bu ilevi yerine getirir; bu, rnein esin


bekleyen gen aratrm acnn, sorununa nasl yaklaacan
Iilmeyen gen laboratuvar kurdunun durumudur; onlara, pat
ronlar ou kez, kavramaya altklar olgunun tm llebiIir yanlarn "lmelerini", iin geliim ini "bekleyip, izlemeleri
ni" nerir ve gizli, ancak ou kez gerekleen bir umutla, sz
konusu olguyla bu m esafeli tandklm/ili-dl oluun incele
nen olguyu, ilemsel bir ekilde kavramay salayacak bir fikre
yol amasn bekler.
Bu, ayn zamanda, znellik, a priori ve keyfi yanlar tayan
belirsizin bilim lerinde -genelde insan bilim leri-, lmenin en
nemli ve ilk ilevlerindendir; lmenin ve lme yntemleri
.raynm sal aratrm acnn zihnini hem bir olgunun (en
kolay llebilen) duyarl yanlarna doru yneltir; hem de bu
olgunun, duygusal eleri ntralize eden, "tuhaflk", yeniliki
zihnin mayas olan tuhafl bir yere oturtan (bu, nasl mm
kn olabilir?) bir tablo iine koymaya doru gtrr. Burada,
bir eyden genel terimlerle "konum ak" yerine, bu eyin eitli
yanlarn nicel byklklerle oynayarak betim lem eyi ngren
gizli bir mesafe koyma abas vardr.
Fakat, deneysel bir bilim de kar klm as im knsz olan
lmenin metodolojik diktatrl, korkutucu yaralara yol
amaktadr; yntem olarak lmeden, patolojik bir dknlk
olarak lmeye geilmektedir; lme tutkusundan kesinlik tut
kusuna ("rasyonellik tutkunluu", kendiliinde, bir rasyonellik
deildir) varlmaktadr. Bylece, bilimden uzaklalarak ideolo
jiye ve d dnya katnda sahip olabileceimiz bilgilere ilikin
deer yarglarna balanlmaktadr.

18. Sonu
Dncenin dnyas bize iki trl grnmektedir; bir yandan
duvarlar, dncenin etii olduu iddiasn tayan evrensel
bir mantn kurallar tarafndan ina edilen bir labirent gibi,
te yandan ise bu labirentin planna tepeden bakan ve hatta
onu ezen ve ilke olarak sonsuza kadar uzanan bir bilgi duvar,

58

Belirsizin Bilim leri

olumu bilimin dikey bir duvar gibi... Bilim sel kurum yneticile
ri, yani bilgi duvarnn atlaklarn onaranlar, bekiler, ahlak
lar, (doru) "olann" kat muhafazakrlar, evrensel mantk
adna, bireyin dolat labirentte dt hatalar zerine yar
gda bulunmaktadrlar; zira ona gzleriyle hkim bir konumda
yer alm akta ve kendi etiklerinin deimezliinin yol at bir
ksrlkla ve edilgin bir bakla tepeden bakmaktadrlar.
Bu kitap, bazen mantknn bazen de psikoloun diliyle
belirsiz kavram larn varln ve biim lerini ortaya koymay ve
bunlarn, zihnin yaratmaya ynelik ileyiinin, zihinsel davra
n ve taktiklerin verileri olduunu gstermeyi amalamaktadr.
Daha sonra, sadece ayn rasyonel dncenin farkl dalla
r olan farkl bilim lerin (Carnap) farkl geliim dzeylerine ait
olduklarn, belki de bu bilim ler daha da ilerlediinde sonun
da elenecek olan belirsiz kavram lardan farkl ekillerde yarar
landklarn gstermeye alacaktr. Dnce alanm z, ou
kez insan bilim leri olacaktr. Ancak, bunlarn kendi nitelikleri
nedeniyle de, tarihsel nedenlerden tr, kendi alanlarnda yer
alan, ancak metrolojik "kesinlik" kstaslarna uymayan veya
yksek bir ngrlebilirlik tam ayan bilgi alanlarn inceleme
ye cesaret edememi olan dier doa bilim lerine de modeller
nerdiklerini gstermeye aba harcayacaz.
Burada ve imdilik, bize belirsiz grnen kavram ve olgu
lar ynlendirmeye yarayan baz yntemleri -b ir baka deyile
zihinsel algoritm alar- ortaya koyacaz. Nihayet, yaratc re
tim in zgrle bal olduu noktasndan hareketle ve baz
rneklerden kalkarak, engelleyici kurallarn ok net ve otur
mu olmas yznden, yaratcln, VVallas'm deyimiyle, bir
"esinlenm e"den ok bir kombinatuvar gibi grnd alanlara
kyasla, belirsizin alanlarnda daha fazla yenilik akm olduu
na iaret edeceiz.

II. Doas Gerei Bilinemez Olan: Dnyann


Balangcndan Bu Yana Gizlenmi eyler

It requires very strong minds to resist the temptation of superficial explanations.


(Yzeysel aklamalarn ekimine kaplmamak iin
ok gl zihinler gerek.)
A. Einstein

Bu blmn bal, bunu farkl bir anlam da kullanm olan


Rene Girard'm tannm bir kitabnn balndan alnmtr.
Burada, d dnyaya ilikin bilgisizliklerim izin niteliini orta
ya koymaya ve zellikle de, eylerin doasnn tm bilim lere
ve zel olarak da, nceki blmde, belirsizin bilim leri olarak
ele aldmz sosyal ve insani bilim lere dayatt bilginin pratik
snrlarnn neler olduunu sorgulamaya alacaz.

1. Bilimsel Yntemin Totaliter Aksiyomu


D dnyada, bilim sel yntemle tannamayacak hibir eyin
bulunmad eklindeki aksiyom, toplumumuzda hemen hemen
btnyle sezgisel bir aksiyomdur; her ey bilim in konusu ola
bilir. Her ey bir yana, bu aksiyom, rasyonalizmi, ada dn
cenin, daha akas, bilgim izin tm alanlarnda bilim sel yakla
m dayatabilmi olan Bat dncesinin etii olarak gren bir
aksiyomdur.

60

Belirsizin Bilim leri

Aslmda, Bat uygarl (oktan beri Avrupa'da konumlan


myor), insan trne en byk katklarndan birinin, evren
selliiyle, tm dzeylerde tutarllyla pozitivizm ve deneysel
yntemiyle birlikte bilim sel rasyonalizm olduu inancnda
dr. Kukusuz, bu miras, bugn her yerde ve en azndan tm
gelimi lkelerde yaylmtr; ama onun temel ve evrensel
yannn kaynanda, eski Yunan zihniyeti, Rnesans ve Dekartlk'n besledii deney, Ansiklopedi, 19. yzyln pozitivist
abas ve nihayet bu dnce akm nn dnya uygarlklaryla
ve zellikle, nemli bir kar etkide bulunan Dou dnce
siyle etkileim iindeki sonular, yani teknik olarak yaylmas
bulunmaktadr.

2. Akln Hastalklar
Bilim sel dncenin, birtakm hastalklar olmutur; tm antirasyonalist, m istik akmlar, mevcut kanallar tarafndan yeterin
ce doyurulm am dinsellik basks, zihinlerde varln srd
ren eitli batl inanlar gibi... Bunlarda, bilim in her eyi hemen
aklamay reddetmesi ve bilim in bir gerekletirmeden ziyade
bir giriim olmas gerei rol oynamtr.
Geen blmde, burada ve imdi "olumu bilim " dedii
m iz bilim , "bugn iin tam amlanm , yarn deiecek" dn
cesinin somutlamasndan baka bir ey deildir. Bir zamanlar,
m neccim ler ve khinler -Fransz Devrim i'nin ardndan gelen
karklklar srasnda byk bir gsteriye dntrlm
o lan - A kl Tanras'na tapnrken, fazla ciddiye alm adan ironik
bir yarar salamak bakm ndan Bilim tanrsnn gcnn far
kna varm lar ve bilim in, evrensel olarak inandmz tek ey
olduuna bakarak, kendilerinin de "bilim adam " olduklarn
iddia etmilerdir. Bilgisiyarda astroloji, hem cehalet temelin
de hem de ortalama insan zihninin gnlk yaam a geirilm e
si g bir dnce etii dzeyine ykselme kapasitesine sahip
olmay temelinde gelien bu tip abartmann, bu entelektel
hastaln zirvelerinden biri saylabilir. Tm bilim lerin ardn
da, bir "sahte bilim ler" defilesi vardr ve Kepler'in, Bohemya

D o a s j Gerei Bilinemez Olan

61

I' .l'mn saraynda a stro lo g olduunu hatrlatarak, tpk simya


w kimya gibi uzunca b j r sre birlikte yol aldklar bahanesiy
le .stroloji ve astronom inin arasnda bir karklk veya gizli
m devamllk bulunduu ynnde kantlar aramak kolaydr.
Am ak bu durum, artk sona ermitir.
Aslnda, bilgisayar, salt akim mucizevi rnlerinden biri
.yildii lde, m eru olarak denilebilir ki, bilgisayarl yl
d/ fal (horoskop) ktmn erdeme gsterdii saygdr. Eer
ImIimsel dncenin d biimleri/da yansmalar bu kadar
'.ikse topluyorsa (bu skse, bilim sel dncenin istismardr),
h, sonuta bilimsel dncenin ve salamlnn kabuldr,
"bilim sel Kitsch", b ilim e kar duyulan bir sayg ifadesidir.

t. Belirsizin Bilimleri ou Kez Sahte Bilimler Deil,


Hatann Bilimleridir
Kasyonel zihin asndan, epistemolojik alann dnda hi
bir ey yoktur; biz, m istik ve dinsel dnceyi, en rasyonel
bir tarzda inceliyoruz; niversitelerde, ou kez agnostiklerin
dinde bulunan krsleriyle birlikte bir din bilim i vardr; ayn
ekilde bilgisayarn bize sunduu hesaplama olanaklarndan
yararlanarak, horoskop^ yldz faln ve dnce iletim ini kut
sal halesinden arndrmann (demistification) zevkini karm a
y engelleyen bir ey de yoktur. Rasyonel olmayann ve dinsel
dncenin trleri, insan bilim lerinin eitli alanlarndan biri
dir, baka bir ey deil; bu alan, birtakm teknolojilere yol aa
bilir; rnein insan zihninin cazibeye kaplma ve kolay kanma
tarzlarnn incelenmesi (Festinger), onlar ynlendirme teknik
lerini ierir: "Batl inanlar, insanlar ynetmenin en gvenilir
aralardr". Kitlelerin "ruh"unun(?) veya kutsal bir tzn ynlendirilii hakknda pratik bilgiler elde etmek iin, bir din veya
politik bir parti yaratmaktan daha iyi bir yol yoktur; bu, byk
somut bir sosyoloji deneyimidir; hatta, rasyonalizmin temel
nermelerinden biridir; hatal olan incelemek, doru olan
incelemek kadar, hatta ondan da daha yararldr; zira nerme
lerin yanllna kar kmak, yaratclkla korelasyon halinde

62

Belirsizin Bilim leri

olduunu bildiim iz, "kartlk" (contre) zihniyetiyle sk skya


ilikilidir. Daha sonraki bir blmde, hatann en azndan onu
dzeltme abalar nedeniyle nasl verimli olacan greceiz.
Oluan bilim asndan, baarsz deneyimler ou kez baarl
deneyimler kadar, hatta pek ok aratrmacya gre daha fazla
reticidir.
nsan bilim lerinin bir ksm, belirsiz, kark ve terminolo
jisi pheli olgular, meru ya da kendinden memnun bir kesin
lik iddiasyla incelemektedir; nitekim, psikanalizden tretilm i
bilgiler, incelenecek bir dizi alan nermektedir; bilinaltnn
yasalar, kiisel ve sosyal imajiner gibi.
Kavramsallatrma abasnn, lme abasndan ya da hat
ta belirgin bir ekilde bundan bir st aamada yer alan elikiye
dmeme abasndan son derece daha nemli olduu alanlar,
bunlar arasnda zikredilebilir. Ayn ekilde, alg psikolojisinin
bir dal olarak estetik, alglanan dnyann duyumsal biim le
rine deerlerin atfedildii koullar aratrmaktadr. Madem
ki insan zihninin total bir rasyonellik kapasitesinde olmad
aktr, yleyse bizim dnya grmzde irrasyonel olan ks
mn saptanmas ve incelenmesi akla uygundur -v e bu, bilim in
grevlerindendir- nk, pek ok etmenin yan sra bu irras
yonel ksm da bir varyans etmeni olarak eylemlerimizi belirle
mektedir.

4. Kaynaklarna Gre Belirsizliin Kategorileri


Bilim in iradesine, u veya bu ekilde bal olmayan ok eitli
olgu kategorileri vardr.
Sahte bilimler, para-bilimler (parasciences): Bunlar,
nemleri ne olursa olsun, zihnin hastalklar gibi grnmekte
dirler ve dolaysyla bylece ele alnmaldrlar.
Dinler, inanlar, irrasyonel eyler ve benzeri mulak
olgular inceleyen baz bilim ler vardr; bunlarn konularnn
kendileri belirsizdir ve ancak sosyoloji ve psikoloji gibi biraz
daha kesin olan komu bilim lerin destei ile ya da yava yava
aklk kazanrlar.

Doas Gerei Bilinemez Olan

63

eylerin bugnk durumunda belirsiz olan ve daha


uz,un sre byle kalacak olan bilim alanlar vardr; bilinall veya bilindnm, estetik deerlerin incelenmesi ve ayr .1 meteoroloji, demografi, dzensizlik durum lar, biim lerin
IH'lirme sreleri vb Bunlar belirsizin bilim leri ad altnda top
luyoruz ve olabildiince kesinlikle statsn aratryoruz.
Kesin -veya yar-kesin denilen- bilim alanlarnda, yani
yksek ngrlebilirlik dzeylerinde her zam an dorulanma;, da bir kesinlik iddias tayan bilimlerde, etkili deikenler
.ras korelasyonlarn, ok zayf olmalar dolaysyla, balang
la onlara nem verenler de dahil, tm aratrm aclar tarafndan
Irrk edilm i baz alanlar vardr. Ancak, ite bu alanlar, "kulla
nlm ay" bekleyen btn bir bilgi alann, dncenin bir ayk
lanma zem inini olutururlar. Aslnda bu alan, bir ncekinden
g ayrdedilir ve ayn zamanda belirsizin bilim lerinin kapsa
mna da girebilir.
A m a bunlardan hibiri, dnyann -h i olmazsa oluu
mu en tam amlanm paralarnda- hem kesin hem de anla
labilir bir imajn yeniden izme iradesiyle rasyonel dnme
abasn, aratrm acnn durumundan etkilenm e olasln
ortadan kaldrmamaktadr. Dnyann balangcndan beri pek
ok ey sakl kalmtr; bu, sz konusu eyleri incelemek ze
re bir deney tasarlayamadmz iin deil, sadece ve basite,
lu deneyi yapabilme kapasitemizin olmamasndandr; bunun
incelenm esi gereken salam nedenleri vardr.
Burada, gerek evrenin ve nedenselliinin olaslksal nite
liine, gerekse m ikrofizik leinde belirsizlik ilkesinin tem
sil ettii belirlenemezlie ilikin yava bilinlenm enin yaratt)', epistem olojik ok zerinde daha fazla durmayacaz; bunu,
I. blm de evrenin tannm asna bir tr engel olarak nitelen<1irdik. Tm bunlar, yzylm zn en yetenekli beyinleri taraI I ndan parlak bir ekilde ilenmitir ve onlarn bize verdikleri
lersle yetinmek, en basit yol olacaktr.
Buna karlk, bilim sel gcn pratikteki snrllklarn
irdelem ek ve rasyonel dnce asndan tam amen "bilim sel"
j grnen baz hakikatlere ulam ann olanakszln tanm ak
yararl olacaktr.

64

Belirsizin Bilim leri

5. retici Bir rnek: Sosyal Bilimlerin


Arac Olarak Fotoraf
Somut maddi yan phe gtrmeyen bir d gereklii kavra
ma bakm ndan snrl oluumuzun pratik bir rnei, etnoloji,
antropoloji ve dier insan bilimlerinde, reklam clk ve propa
ganda gibi tekniklerde uyguland ekliyle fotoraftr. Genel
de hepimiz, eer bir sahne varsa, onun fotorafnn ekilebilir
olduunu dnrz (nitekim tersten yle bir kant kullanlr
bu konuda; eer bir eyin fotoraf varsa bu onun varolduu
nun iaretidir; bu dnce kaymas politik fotoraf oyunlarn
da (trucage) kullanlr).
Bu bir hatadr; elim izdeki tekniklerin gcn istismar ede
rek yaptmz bir genellemedir. cat edildii ekliyle fotoraf,
bir "im ago"nun, bir sahnenin kristalletirilm esi ve saptanmas
na dayanr; sz konusu sahne drt e ierir:
1. Orada olan ve eer kim se onlar kaldrmazsa orada kal
maya devam edecek trden edilgin ve hareketsiz (natrmort)
eyler. Fotoraf kamerasyla bu eyleri aydnlatr; onlarn
durum larn ve niteliklerini kalc olacak ekilde, en azndan
fotoraf film inin dayanma sresi boyunca sabitletirir.
2. Gzlemcinin varlndan etkilenmeyen, herhangi bir
"tepki" gstermeyen trde doann dinam ik olgular; den
talar, trenler, inekler gibi hareketli eyler. Fotoraf, oluu
mun, evrim in bir durumunu, olduka ksa bir andan hare
ketle kristalletirir; "enstantane" denilen ey budur. Enstan
tane, dinam ik evrim in resimde grnmeyecek kadar ksa bir
zam ansal dilim idir ve bu konuda olduka iyi gelimi pek ok
gr, film in duyarllna, k durumuna, fotoraf ekilen
eyin hareket hzna bal olarak, kullanlan zam an rneklem inin/kesitinin sresine ilikin bir dizi kurallar getirmektedir.
zetle, burada gzlemci ve gzlenen arasnda etkileim yoktur;
gzlenen bir eydir ve gzlem sorunlar, teknik sorunlardr;
bilim sel fotoraf kullanm nn ou bu kategoriye girer; neblz, den ta, mikrop, cerrahi konu, btn bunlar fotoraflar
n eken gzlemciye ya ok az tepki gsterir, ya da hi.
3. Gzlemciye, uygulam alar zor da olsa, ngrlebilir,

Doas Gerei Bilinemez Olan

65

bilinebilir kurallara gre tepkide bulunan varlklar veya ey


ler; fotografik av ya da kovalamaca ile uraanlar, fotoraf
ekilmek istenen canllarn, gvenlik araynn tepkisel m an
I iinde kanlm as gereken garip bir uyaran gibi hissettik
leri kamerann varlndan rahatsz olm alarna bal sorunla
r iyi bilirler; bcekler, hayvanlar byk lde bu kategoriye
girerler. Buradaki glkler, bir nceki kategoriye kyasla daha
byktr; fakat bunlar nesnel olarak tannabilir, dolaysyla
oyunlar teorisinde tanm land gibi doa ile oyun anlamnda
ngrlebilir niteliktedirler.
4.
nsan bilim lerinin ayrcalkl konusu olan insanlar ve
ladklar ya da yarattklar olgular; etnologu ve antropologu
ve ayn lde de, daha teknik amalar gden foto muhabirini,
casusu, polisi ilgilendiren kategori zellikle budur.
nsanlar, kendileri tarafndan yaplan bir etkinlii grc
ve kristalletirici bir kii olarak fotorafnn varlndan do
rudan etkilenmektedir. Bu koullarda, insanlar, bak alan
larnda fotorafy grdkleri lde, onun varlna hemen
hemen zorunlu olarak tepki gstermektedir; ya onu benim se
yip poz vermektedirler ya da benim sem eyip kamakta, uzak
lamakta veya kar kmaktadrlar.
Bu durumda sosyal bilimlerin hammaddesi niteliinde
ki insanlar konu alan her fotoraf, zorunlu olarak, u veya bu
lde "sahte"dir; gzlemci-gzlenen etkileimi, burada, nem
li bir hale gelmektedir ve u ya da bu ekilde "grlmeli"dir.
Bilimsel olgunun kesinliini isteme asndan, bir tr ilkesel ola
nakszlk vardr ve bu, belirli bir lde ynlendirilebilir veya
zerinde oynanabilir olmakla birlikte, tamamen ortadan kald
rlamaz. Oyun teorisi terminolojisiyle ifade edersek, rakip, part
nerine (ya da fotoraf ekilen fotoraf ekene) bir bakma -gr
sel alan bozma anlam nda- "zarar vermeyi" istemektedir. Bu
durumun ok eitli, deiik ekilleri vardr ve sosyolojik foto
raf yntemiyle yaplan aratrmalar, her zaman sahte grnme
yen, bazen aslna sadk ve ou kez de tarafl ve ksmi grnen
dokmanlarnn hazrlanmasnda bunlar temel almaktadrlar;
Cezayir'in fethi srasnda veya geen yzylda Filistin'de "ah
siyet" lerin uzun uzun poz verdikleri ilgin fotoraflar veyahut

66

Belirsizin Bilim leri

Amerikan Hkmeti'nin korumasnda yaplan baz inceleme


ler bunun rneklerindendir. Gnlk hayatn etnolojisi farkl bir
boyut tasa ve baka gerekler ierse de, bunlar, ilgin etnolojik j
dokmanlardr. Benzeri dnceler, antropolojik filmler veya
aktalite filmleri konusunda da ne srlebilir.
zetle, gereki resimlerle dokman oluturmann (ger
ein kristalletirilmesi) kapsam dnda kalan bir dizi nem
li durum lar vardr; biz, bu durum larda tpk ressam n tablosu
veya karikatr gibi, illzyondan ayrdedilmesi zor, en azndan
byk lde belirsizlik evreninde yer alan bir hatra resmine
indirgenmekteyiz.

6. Gerein Kristalletirilmesinin Yollan


Gzlemci durumundaki fotoraf, pratikte, gzlemci-gzlenen
etkileim inin etkisinden nasl kurtulabilir ve doa yasalaryla,
iine yarayacak tarzda nasl oynayabilir?

zmlerden biri, elbette, fotorafy grnmez klma


(the invisible eye). Bunun iin eitli teknikler vardr: Enstan
tane, kamuflaj, teleobjektif, hzl film gibi. Tm bu teknikler,
profesyoneller tarafndan ok iyi bilinmekte ve kullanlm ak
tadr; ancak, bir baka kitabmzda daha zenle yaptmz bir
incelemeye gre, izlenen yntemler ne kadar karmak olursa
olsun, bununla elde edilecek bilim sel "tanklk"m nitelii, yani
bunun bir bilim konusu olarak deeri, yntemlerin gelimilik
derecesi artt lde, zorunlu olarak azalmaktadr; rnein,
daha duyarl bir fotoraf film inin daha iri bir tanecii vardr,
bir teleobjektif daha fazla k gerektirmektedir, bir fotografik
av tehizat daha byk bir oyluma/hacme sahiptir ve daha
kolayca grlebilir vb.
Oysa, eylem veya sahnenin, yani fotoraf imagosunun
taycs resmi ekilen zne olduu lde, zne, fotoraf
nn evrendeki yrngesi zerinde kk bir edir; fotoraf
onu yakalam ak iin ava km ak zorundadr, nadiren grnmez
olabilir ve bu, beraberinde gtrd teknik bagajlarla orantl
olarak mmkndr. Komu iki teknik olan gazete fotorafl-

Doas Gerei Bilinemez Olan

67

)', ve sosyolojik fotoraflkta, insanlar konu alan fotorafn


(sosyolojik fotoraf) nitelii, (tm m akine ve tehizatyla birlik
le) fotorafnn cssesiyle ters orantldr.
Bilim le ok eski bir beraberlikleri olan polis ve casus gibi
IM'ofesyonellerin gelitirdii bir baka teknik daha vardr. Bura
da fotoraf, dnyann herhangi bir noktasnda, kendisi tara
lndan seilmemi bir yerde, yani, resmin niteliinin zorunlu
koulu olan grnmezlii salayamayaca bir yerde cereyan
eden bir "sahne"yi yakalam aktan vazgeer; bunun yerine gz
leminin kalite koullarn (k, agrandisman, evreleme) ayar
layabilecei ve gizlenebilecei ayrcalkl bir gzlem noktas
seer ve gzlem alann oluturan bu dnya parasnda "onu
ilgilendirecek" bir eyin cereyan etmesini, z gerei ak
seik olarak tanm lanam ayan bir eyin ortaya km asn bekler.
Ancak daha sonradr ki, bilim sel gzlem asndan ve ilke ola
rak iyi olduu varsaylabilecek fotoraflardan hareketle, gay
retli, uzun ve daima paral bir almayla eleri birletirip
sahneler oluturur.
Bilim sel fotoraflkta uygulanan ve alt izilm esi gere
ken nemli bir yol daha vardr; yeniden kurma (reconstruction).
Burada, her zaman olmasa da genelde fotoraf olan gzlem
ci, dorudan ve aygtsz bir gzlemle, dnyann birtakm sah
nelerini kendiliindenliklerinde ve dolaymsz niteliklerinde
ona grndkleri gibi kavrar; sadece ilgili, dikkatli, uyank
bir temaa etkinlii yrtr. Bilim sel dokm ann oluturmak
iin, sosyal bilim lerin balangcnda uzun zam an uyguland
zere grd eyleri szcklerle ifade etme ve uygulama
yoluna gitmek yerine, bir stdyo ve yeniden tem sil etmek zere
profesyoneller ve aktrler kiralayacak, onlara kendi belleinde
canlandrd durum (eidos) ile tm paralar toplayarak yeni
den yaratt durum arasndaki benzerlii aratrabilecek ia
retler salayarak, bir sahneyi oynam alar iin onlar ynetecek
ve bilgilendirecektir. Burada durum udur; bir fotoraf var,
fotoraf ekiyor; "aktr", tanm gerei bir tank durumunda
ki fotorafnn varlna duyarsz, ilevsel bir nesnedir; nk
bir sahneyi temsil etmek zere cret almaktadr. Oyunu yneten-gzlemci, demek ki kendi gzlemini hem btnyle kurgu

68

Belirsizin Bilimleri

sal hem de yksek bir doruluk derecesine ("bu, gerek gibi")


ulaan bir ekilde yeniden ina ederek ifade eder.
Doa bilim leri erevesinde "kesin" gzlem yapmakla
uraan pratisyenlerin, burada bir aldatmaca (trucage), yani
yalan olduu, dolaysyla hakikatin bulunmad iddialar ok
hafif kalmaktadr. Kukusuz bu tr teknikler aldatmacaya
aktr. Ancak, insan davrannn nispeten ince ve gelip gei
ci yanlarn bir bilim konusu olarak kavramann sz konusu
olduu zor bir alanda, bu tr paradoksal yntemler u saylty temel almaktadr: Gereklik, herhangi bir nedenle ulalmaz
olduunda, kurgulam a (fiction), gerekliin en iyi yorumu
dur. "Sanat, bizim hakikati anlam amz salayan bir yalandr"
(Picasso). Bu yntemler, gnmzde tm bilim sel alanlarda
kabul edilm i olan model veya kopya (simulacre) fikirlerinden
hareketle epistemolojik planda kolayca dorulanabilirler.
Bilim sel aratrmac olduunu varsaydmz oyun ynet
m eninin bu tiyatromsu kurguyla gerekletirmeye alt
ey, gzlenen eyin, dorudan ulalmas ok zor olduundan
polis aratrm alarnda robot portreler yapma veya baz sahne
leri yeniden canlandrm a pratikleri gibi, bir model veya rnek
oluturmak, gzlenen eyi yeniden ina etmektir. Burada kant
arama kurallar aratrm acnn belleinden ve bu eye ilikin
gemi deneyimlerinden (soll Wert) hareketle olmas gereken ile
gzleri nnde olup biten (st Wert) arasnda bir karlatrmaya
dayanmaktadr; aratrm acnn, yeniden oluturmaya alt
ey, bir hata sinyali verdiinde, aratrmac bunu ortadan kal
drmaya alr. Bu srete, o kukusuz belleinin arptm alar
na bamldr, ancak kendi eletirisel zihnine de baldr ve bu
sayede, hibir m ekanik veya bilim sel gzlemin kavrayamaya
ca ok ince ve hassas nanslar konusunda zellikle titiz bir
tutum izleyebilir. Bunun rneklerini IV. Blm'de bulacaz.
Bu noktada unu da ekleyebiliriz; karikatristi sosyo-psikologla karlatrm ak ve rnein ayrdedici niteliklerin karikat
rn yapma yntemini, bu niteliklerin zmlemesiyle btn
letirmek abartma olmayacaktr. lke olarak, kukusuz, sosyal
psikoloji, karikatrler gerekletirmeyi (kiilik psikolojisi, ideal
tip araynda, karikatrn bir bilimidir) salayan birtakm tek-

Doas Gerei Bilinemez Olan

69

ilikleri gelitiren bir bilimdir; deneysel uygulamalarda, karikaIiirc ou kez bilim adamna yol aar ve daha sonra desinat
rn sezgisel yoldan ona verdiklerini bilim adamna devreder.

7. Bir Ann Fotorafyla Dnyann Yakalanmasnda


Genel Bir Belirsizlik tikesi
Daha ileri gidelim; bilim sel gzlem arac olan fotoraf, belirsiz
ve mulak olann bilim lerinde zellikle yararldr; nk bun
larda bir durumun btn elerinin ezamanl olarak mev
cut olduu an, ayrdedici bir an, bu "byl an" kavramak
(Cartier-Bresson), ve daha sonra bu dokmandan bilim sel veya
baka bir amala yararlanmak, hatta maksim um bir ayrdedici anlam arayyla birtakm diziler veya varyasyonlar gerek
letirmek sz konusudur.
Yukarda nerdiimiz objeler zmlemesi ve fotoraf tek
niinin tad glkler, sonu olarak ada m antklarn iyi
bildii, bir belirsizlik ilikisi biim i alan ok genel bir iddiaya
indirgenebilir:
(Dokmanter imajn
kalite veya nitelii)

(Temsil edilen sahnenin


geree uygunluu)

_g ^

Bu "sem bolik denklem "in anlam udur; terimlerden biri


artnca, dieri azalr; sabit (constante), bir teknolojinin (burada,
gm tanecikli fotoraf) nitelii tarafndan belirlenir.
Gerekten de fo to ra fn en genel zelliklerinden birinin
duyarllk ile taneciin irilii olduunu biliyoruz; taneciin
irilii, gm nitrat taneciinin dalga dalga gelime hacmine
baldr. Bu temel ilikide meydana gelen her deiiklik, resim
teknii, uygulamas veya bilim inin dnyasnda fotoraf ekilebi
lir sahnelerin niteliinde veya doasnda zorunlu olarak etkide
bulunur; eer sabit klrse, gzlemcinin kayt edebilecei ve
gzlemcinin yolu stnde her zaman karlat "dnya sah
n e s in in ok kk bir yzdesini oluturan sahnelerin "foto
raf ekilebilir" ksm byr.

70

Belirsizin Bilim leri

Bilimsel aratrmac, zellikle teknolojinin son gelimelerin


den haberdar olduunda, gerei resim biiminde tanmaya
ynelik fotoraf aygtnn, teknik geliimin sadece bir aamas
olduunu bilir; eer fotografik tanecikler (temel zelliklerin
de) 150 yldan beri varln korumusa da, bu, onun, dnyay
resimlerde kristalletirmek iin sahip olduumuz tek teknik
olarak kalmas iin yeterli bir neden deildir. Baz metalle
rin (cesium) foto-emisyonu, elektronik akmn denetimindeki
ilerlemeler ve zellikle, elektronlar datmadan ve kartr
madan istediimiz yere iletme kapasitesinin artmas, ok
byk llerde imdiden kullanlmakta olan bir baka tekni
e yol amtr ve bu teknii, son derece zayf k gzlemcile
rinin (astronomlar, gzlem uydusu reticileri) yan sra, elekt
ronik iletiim aralarnda (basit televizyon kameras) uzman
mhendisler de tanmaktadr.

Ancak, dolaymsz duyarllmz aan olgular tanm a kapasi


tem izin artm as asndan, asl nemli olan ey, dnyann tematik grselletirilmesidiv. Duyarll ve kesinlii arttran yntem
lere kyasla bu, bizim dnyay temaa etme tarzmz ve zel
likle bilim lerin yaratlmasnda grn (vision) diktatrln
daha fazla sorgulam am za yol amaktadr.

8. Dnyay Yeni Bir Yakalama Tarz Olarak


Tematik Grselletirme
Kefetme (veya sccmning) sreci, fotorafmkinden tamamen
farkl bir fikre dayanr. Fotoraflkta temel duyarl e, ok
sayda duyarl tanecii, dz bir yzey, yani film zerinde top
lamaktr; yzey zerinde gerek bir resim meydana getirmek
ve onu ilemek sz konusudur. Resim yapabilmeyi salayan
temel ilke, bundan byle, kavram sal ve teknik olarak zm
leme ve yeniden kurma aam alarn ayrdetmek, verici tara
fndan "grselletirilmi resimci, bir yerin haritasn olutur
m ak iin, bir noktadan dierine deien yerel fiziksel bir zelliin
bulunmasndan ayrmaktr.

Doas Gerei Bilinemez Olan

71

I iskiden, fotoraflk, bir k sorunuydu; oysa bundan byl\ l.ramal mikroskop ilkelerine yakn ilkeler stne temellen
in i U'matik grselletirme olarak drt temel nokta ieriyor:
1) Belirli bir noktada d dnyann bir esinin herhangi
m fiziksel zelliinin seim i ve genellikle elektriksel nitelikli
m i "lme" sayesinde bu zelliin bulunup ortaya karlmas.
2) Evrenin bir parasn belirli ve tannabilir (noktalarn
.nresi) bir dzen iinde ta ram a (scanning) ve bu keif s re
nin', bir harita oluturm ak zere gerek dnyay nokta nokI.i ( i i r a y a n ve bir nceki maddede belirtilen detektrn d a h il
t'il ilmesi.
3) Varolan teknikleri, bugnk halinde bir bilgisayar bel
lerinden (byk kapasitesi nedeniyle) baka bir ey olmayacak
mi- bellekte depolamak (yakn zam anlara kadar, bilgisayar bel
irdi yerine saysal izelgeler hatta not defterleri kullanlyordu).
4) Ele alman bir N (x, y) noktasna gre seilm i zelliin
leiimlerinden hareketle bir imajn yeniden oluturulmas ve
hnu yaparken de, alc konumundaki insann gzn etkileme
kolayl nedeniyle seilmi, leklendirilebilir "optik" bykliik/deiken ile orijinal byklk arasndaki oran korumaya
'.lmak. Tematik harita almas yapan kii, ite bu ekilde,
yeil alanlar, verim li topraklar veya aka bilincinde sahip
olduu herhangi bir corafi zellii (Rimbert) temsil etmek
i izere eitli renkleri veya younluklar semektedir. Biyolog
da, yine bu ekilde, bir dokunun bir noktasnda belirli bir mikIardaki suyu yeil renkle, b ir baka noktadaki farkl bir suyu
ise krm z renkle (kromatik lekler veya yelpaze) gstermek
ledir. Sentez boyutunun seimi, temsil edilebilirliin ve temsil
kolaylnn ilemsel gerekleri tarafndan btnyle belirlen
mitir, bir baka etmen sz konusu deildir.

9. Gzlem lkesi Olarak "Gerekliin maj"nn


Yeni Anlamlan
zetleyelim; askeri gzlem, biyo-tp uygulam alar, elektronik
mikroskop, mesajlarn iletim i veya uzaktan alnm as (teledetec-

72

Belirsizin Bilim leri

tion) gibi eitli alanlarda para para ve yava yava gerek


leen bu yeni teknikler yelpazesinde, "im aj" szc, bizim
fotoraf pratiim izin byk lde bal olduu "grnebilir"
imaj ile ilgisiz bir anlam kazanmaktadr. maj, orijinal imago'ya
yaklamaktadr. Dnyay, temaa etme ve onu grlebilir kl
ma tarz, (fiziksel deikenlerin geici olarak ilk srada bulun
duklar) herhangi bir bilim in, hangi lekte olursa olsun d
dnyann bir noktasnn lm sel veya en azndan adlandr
labilir zelliklerini yakalama gcne tmyle baldr; burada
sz konusu lek, yerkrenin veya bir hcrenin imaj olabildii
gibi, bir kentte mahalle, m etrekare veya kii bana den karar
kapasitesinin ya da lm orannn im ajlar da olabilir.
Fotoraf ve tematik grselletirme gibi zerinde durduu
muz iki rnei karlatrrsak, birincisi, bir ann veya bulgu
larn nanslarn yakalamaya alan, bilim sel dncenin hiz
metinde olan bir temsil aracyken; temel ilkesinde herhangi bir
eyin evrensel haritacl (cartopraphie) olmay isteyen kin
cisi, olgulara, eer bunlar gzlenebilir ve dolaysyla "gerek"
iseler, bir baka yaklam tarz nerebilmektedir. Bu aamada,
kesin olann bilim leri ile biim in bilim leri, ok sayda ly
tek bir biimle, yani paralaryla, d evresiyle, dzenlilikle
riyle, dzensizlikleriyle birlikte bir imajla temsil ederken, l
me ilem inin kendini ama tarznda birlemektedirler. Bir hari
tay anlam ak, topografi (geodesie) yapm aktan baka bir eydir.
Bir imaj anlam ak olgularn ortaya kmasyla ilgilidir; bu imaj,
esas olarak, biim leri reten zel bir deere, rnein beyaz
n yansma katsaysna bal deildir.

10. Tematik Grselletirme ve Belirsizlik lkesi


Herhangi bir fiziksel zellie kyasla, bir obje'nin noktalar
nn izgi izgi taranarak, (rnein, taram al mikroskop) kefe
dilmesi ve bits olarak ifade edilm i lmlerle kodlanarak
(geniliin dijital kodlamas) transkripsiyonu (genellikle elekt
rik sinyali halinde) sreci, tem el bir teknik yol olarak ortaya
ktndan beri, evremizde biim ler bulup karm a sorunu,

Doas Gerei Bilinemez Olan

73

!I.sik fotoraflkta sorulduundan olduka farkl bir tarzda


> l.ya konmaktadr.
Sylediimiz gibi, herhangi bir detektr sistemi araclyla
Im Ig isayara bir sre quantum'una* gre deien, rnein sklkl. kullanlan tarama izgileri boyunca deien bir sinyal sokm.k gereklidir. Daha basitesi, bu izgide "gzlenebilir" nite
likle bir N (x, y) noktasnn kavranmas gereklidir. Bu aamada,
li/im bulup karma (deteetion) kapasitemizi snrlandran ey,
im/al ve grlt arasndaki iliki kavramdr.
Grlt, bildiim iz gibi, iletiim bilim lerinin balang
cndan beri fizie dahil edilm i en genel szcklerden biridir.
( .rlt terimi, iitme evreninden km (Gerusch, Lrm) ve
ok doal olarak grsel dnyada karln bulmutur; para
zitler, lekeler, arzalar gibi, yakalamaya altm z imaja ekle
nen tm sinyaller, grltdr. Grlt, hangi trden olurlarsa
olsunlar, biim lerin evreninin fon tuvalidir. Bizim yakalamak
istediimiz bu sinyale kyasla, doann bastrlam az ajitasyomnun sinyal dzeyinde ifadesidir. Fizikiler ve genelde tm
tloa bilimcileri, evrenin grltsnden bir biim karmaya
almaktadrlar. Einstein, Boltzmann, Nyquist, Szilard ve dier
bazlar, bu grlty dnyann gzlenen bir parasnn atom
larnn veya paracklarnn rastlantsal hareketine ve buradan
tl a, term odinam iin ikinci ilkesine balamaktadr; evrenin bas
trlamaz ajitasyonu, aslnda grlt denen eyin bir lm
olan yerel (local) syla birlikte artmaktadr.
Genel planda, grltnn iki tr tanm yaplabilir:

Felsefi olarak daha doyurucu olan birinci tanma gr


"grlt, iitilmek istenmeyen bir sestir" (Moles, 1950); bu tanm
kolayca genelletirilebilir; grmek istediimiz eyin stne kon
mu bir biimdir; mesajlarmzn iletiminde devreye giren arzu
lanmayan bir sinyaldir (Shannon) vb Bu tanm, gzlemcinin
niyetliliini, maddenin kendiliinden hareketiyle karlatrr
ve doann portresi iinde tannm veya tannabilir biim
ler arayn snrlandrr; niyetlilik bir kez kabul edildikten
sonra, bu niyetlilikten tm sapmalar grlt kavramna u
veya bu ekilde balanacaktr; te yandan bakldnda ise bir
* Q uanta, quantum : Bir enerjinin ortaya km a tekabl eden kk deer, (.n.)

74

Belirsizin Bilim leri

"biim "in/ ayn gzlemciye rastlantnn sonucu deilmi gibi


grnen ey olduu sylenebilir.

ikinci tanm, morfolojik niteliktedir; aranan biimler


ngrlebilirliine gre kendini ortaya koyan sinyalin eleri
nin ngrlemezlii ve eitlilii ile ilgilidir.
Hangi biimin arand iyi bilinmediinde, bir eyi tanm
lamak zordur; buna karlk grltye boulmu bir seste bir
sinusoid, kt bir resmin sisli grntsnde bir daire veya bir
kare yakalamaya altmzda ise sesi tanmlamak kolaydr.
Fourier'nin nl transformasyonunu uygularsak, bir grlt
(beyaz), spektrumu tm olas frekanslardaki tasavvur edilebi
lir tm paralar kapsayan bir sinyaldir; oysa, zamansal (veya
meknsal) bir biimi olan bir sinyal, ok daha az sayda para
ierir.
Bu kavramlar, rnein amplifikasyon tekniklerinin balangcnda,
zayf bir sinyal (elektrokardiyogram, ansefalogram, ok uzak obje
lerin fotorafnn griliinde boulmu geometrik biim vb) yaka
lanmaya alldnda zellikle ak seik bir nitelik kazanmtr.
Bunlar genel bir sinyalde zel bir frekans ayrmay salayan aygt
lardan oluan zayf akmlar tekniinde filtreler olarak isimlendiri
len sistemlerle birlikte, "sinyal ortaya karma" denilen ok etkili
tekniklere yol amlardr.

Aranan bir sinyalin (rnein, bir grntyle kark bir tiz ses)
elerinden biri veya dierinin frekans iyi bilinirse, bu sesin
"hareketli bant" a priori olarak soyutlanabilir ve grltden
ayrlp ortaya karlabilir. Bu kavramlar, genelletirilerek ve
onlara enformatik dzenekler (artifice) uygulanarak, beklenen
sinyalin frekans byk bir kesinlikle bilindii lde, herhangi
bir grlt dzeyine kyasla son derece kk bir sinyalin ayrdedilebilecei kantlanabilir; ancak bu son derece dar bir hare
ketli bant filtresi (ya da buna tekabl eden bir bilgi ilem) gerek
tirir. Ancak, bu durumda, sinyal analizi, baka taraflardaki her
yerde ortalama geniliklere (amplitudes) kyasla filtre yelpaze
sinde srekli bir genilik sapmasnn aratrlmas olduundan,
bunu yapmak iin, zmlemeye gittike daha ok zaman ayrl-

Doas Gerei Bilinemez Olan

75

m.s gerekir (Kupfmuller); aa karma veya yakalama, bura l,, sadece bu sapmay lme anlamndadr.
Bu, bizi, grltye kyasla bir sinyali ortaya karm ann
y. da belirli bir ambiansta bu sinyalin alglanm asnn belirsizlik
ilkesi denilen eye gtrmektedir:
Bir sinyalin niteliine ilikin hata ile sinyalin geniliine ili
kin hatann arpm (Fourier'nin analizinde frekans veya e
lerin frekanslar toplam), gzlem sresiyle ters orantl bir
deimez/sabittir.

Acak, gerekten de bir sinyalin genilik veya frekans deime


lim sonsuza dek srmesi ok nadir, hatta olanaksz bir durum
dur; bir mzik notas, bir hece, bir biim veya d kenarlar (conlotr) zaman iinde sonsuza dek srmezler; aksine sinyaller teoriiinde, olduka ksa bir sreleri vardr ve sonuta, geniliin bil
gisi ile frekansn bilgisi (biimin bilgisi) arasnda birbirini telafi
i 'Im e ilikisi vardr. Dier yandan, biimler, ou kez karmaktr;
(rnein bir fonem, bir mzik aletinin nlamas (timbre) veya az
y. da ok geni bir repertuvardan seilmi bir biim gibi.
yleyse, nceki belirsizlik ilikisi yle denerek dnt
rlebilir:
Sinyalin boyutu veya genilii'ne ilikin hatann, sinya
lin sresi'ne ilikin hata ile arpm varolan kalr ve bu sabit
(constante), biimlerin "bilgisi" olarak adlandrlabilecek olan
eyle ters orantldr.

Yine burada da Fourier tarafndan ikiyz yl nce nerilmi


olan matematiksel ilem, temel bir akl yrtm e aracdr. Sin
yali oluturan elerden her birini yakalamaya yarayan mevcut
liltreleri oaltarak, bu sinyal ile ortam n grltsnn "nor
mal" zellikleri arasndaki tm farklarn ortaya karlabilece
ini dnebiliriz. Enformatikte bu, sinyallerin yeterince uzun
lir kaydn yakalam ak ve ona, dorudan bilgisayar zmle
melerini uygulam akla ayn eydir.
Bu durumda, eer gitgide daha dar ve dolaysyla zorun
la olarak gitgide daha ok sayda bantl bir "filtre bataryas"na

76

Belirsizin Bilim leri

sahip olsaydk veya enformatik alannda buna edeerli bir


aygt gerekletirm emizi salayacak ve bilgi ilem kapasite
si gitgide daha byk bir bilgisayara sahip olsaydk, genilii
grltye kyasla gittike daha zayf olan, gitgide daha eitli
biim lerin yakalanabileceini kabul etmemiz gerekirdi.
Bilgisayarla alan, kavray gc yksek bir gzlemci,
biim lerin iinde gml olduu evrenin ajitasyonuna, dzen
siz bozulmalara, grltye ilikin olarak biimler evreninin
srlarna nfuz etmeyi baarabilir. Ne ki, bunun iin giderek
daha pahal ve sonsuza doru giden bir aygt, snrsz bir ekil
de artan bir bilgi ilem zam an gerekmektedir ve burada, geni
anlamda algnn belirsizlik ilkesini bir baka ekliyle ve bilim
sel teorilerin malzemesi olarak yeniden buluyoruz.

11. Zayf Bir Etkileim Olarak Gzlem


Her gzlem bir eylemdir; daha akas her gzlem, iki e ara
snda, gzlemci ile gzlenen arasnda bir etkileimdir. Bu etki
leim genellikle zayf gibi grnmekle birlikte, eitli koullara
ve rnein birinin ve dierinin leinin ilikisine gre, gl
bir hale gelebilir. Durum a gre deneyci konumunda da bulu
nan gzlemci, zorunlu olarak, gzledii eyin (Merkwelt) yakn
veya uzak evresinde yer alr; dolaysyla bu evreyi etkiler.
Gzlenen ok farkl kategorilere ait olabilir; bakteri, maddi obje,
hayvan veya insan gibi.
Etkileim terimi, kategorilere gre farkl anlam lara br
nr. M ikroskopun platini stndeki ince sv tabakasna kon
mu bakteri ile insann etkileimi, kukusuz ok uzak grn
mektedir; bakteri asndan bu etkileim, sadece farkl bir
aydnlanma, daha yksek bir s ve muhtemelen sv evrenin
daha yksek akkanl anlam na gelecektir.
Hayvan ve insan sz konusu olduunda, eylemler teorisi,
bu hayvan veya insann dnya hakknda sahip olduu "ba
k as" ynnden rgtlenmi uyaran grubu anlamnda, bir
eylem peyzajndan sz edilecektir. Bu doal eylem peyzajnda
gzlemcinin varl, hayvann herhangi bir ekilde tepki gs

Doas Gerei Bilinemez Olan

77

termesi gereken allmam, garip, kendisi gibi canl olan ve


dolaysyla tehdit esi ieren hayvan gibi grnr; burada
hayvann tepkisi, kestirilemez niteliktedir; gzlem veya dene
yin amalarndan biri, hayvan, derinden etkileyen, deitiren
eyin ne olduunu belirlemek ve hatta, rnein onu evcilleti
rerek bu etkiyi ortadan kaldrmaktr.
z itibariyle edilgin ve ntr olan bir objenin eylem pey
zajndan sz etmek ilk bakta anlamsz grnmektedir; ancak
ada tasarm (desing) teorisinde, bir objenin evresinden sz
edilmektedir; hatta bu evre ile objenin, kullancs veya gz
lemcisi asndan olas geliimi arasndaki etkileimden sz edil
mektedir; ancak bu keyfi olarak abartl bir antropomorfizmdir.
Biz burada da yine, psikolojide "denek" denilen insani
objelerin gzlemiyle, zel olarak ve hi olmazsa, bizim konu
muzu ok iyi aydnlatan v~ ^akndan tandmz bir tekniin
bulunmas nedeniyle, ilgileniyoruz. nsan konu alan insan
bilimlerinin ou, gzlem ve deney stnde odaklamaktadr.
Ancak insan ntr deildir, bir baka insan kapsayan eylem
peyzajlarna, "cansz" maddi bir peyzaja kar gsterdiin
den farkl bir tarzda tepkide bulunmaktadr; demek ki, insan
sz konusu olduunda, gzlemek, zaten bir deney yapmaktr;
gzlemciyi evreye dahil ederek, varolusal anlamda, mkem
mel bir ekilde tanm lanm bir durum denilebilecek olan bir
deneysel durum hazrlam oluyoruz.
Bu durum, ok sayda ve eitli ekillerde kendini gster
mektedir; rnein, gzlemci-deneycinin, durumu belirleyen
tm parametreleri deimez tutarak, sadece ikisini, yani bam
sz deikeni ve bam l deikeni (neden ve sonucu) deitirdi
i ve bu iki deiken arasndaki ilikiyi ya da korelasyonu sap
tamaya alt "laboratuvar durumlar" vardr. Yine rnein,
deneycinin aratrmasn, deneklerin allm veya gnlk ev
resinde yapt ve ou kez, iin iine pek ok deikenin girdi
i "alan" (saha) durum lar vardr; alan almasnda, aratrma
c, sz konusu deikenleri denetleyemediinden hi olmazsa
tanmaya alr, ancak bunu yaparken eitli glklerle kar
lar; rnein, fotografik avclkta ska rastlanan bir "kiinin
kendi imaj zerindeki hakk".

78

Belirsizin Bilim leri

12. Toplumda Yeni Bir Deney "Durumu"


Laboratuvar durumu, psikolojide bile, denekler iin ok yprat
c olabilir; kukusuz, esas itibariyle, deneklerin belirli bir yerde
zaman ayrarak hazr bulunmalarn (disponibilite) gerektirir,
ama burada, onlarn tepkilerini kayt etmekten baka, en akla gel
medik ekilde ynlendirilmeleri de sz konusudur; rnein dene
in gzne belladon damlatmak, onu bir koltukta hapsetmek veya
ban bir eritle sarmak, gzlerini kapatmak, kulaklarna kulak
lk takmak, vcuduna elektrotlar koymak gibi uygulamalar,
deney gerei yaplan ynlendirilmelerin en sevimlileridir. Denek,
laboratuvarda belirli bir zaman geirmekte ve deneycinin bilim
sel oyunlarna gnll olarak katld varsaylmaktadr.
Oysa, buradaki durum, yine de, tbbi veya biyolojik aratrmalardakinden daha rahattr; nk sosyal bilim ler insann
d klfndan, yani derisinden (Valery'ye gre deri, insanda en
derin eydir) daha ileri gitmemekte ve bu snr, insan bilim leri
ile fizyoloji veya biyolojiyi ayrdetmektedir.
Deneklerin kiisel ykleri arasnda, bir aratrma objesi
olmak zorunda kalan bir zne'nin bu ikircikli (ambigue) konu
munu da dikkate almak gerekir. Bilim sel proje kendiliinde,
deneyciden baz eyler ister; rnein ilke olarak mesafe koy
ma, denei obje durumuna (etat objectal) "indirgem ek" zere
aratrmacy bir kii olarak denekten ayran bir nesnelletirme
(objectivation) iradesi gsterme gibi. Aratrmac, denei, "orta
lama insan"n (Quetelet) bir tem silcisi gibi, yani davranla
rnda ve tepkilerinde insann bir tr ideal tipi gibi grme ei
limindedir. yleyse bu bilim sel proje, insann kendi kendini
gryle ok az uyumakta olup, daha ok deneycinin, gemi
bir dnemde, sosyal bilim lerin laboratuvar alm alar srasn
da yaygn olarak kullanlan bir terimle ifade edersek, "insan
m alzem esi"ne ilikin, insandan kopuk/uzakta bir gryle
uyumaktadr. Obje-znenin ikircikli konumu, yaanm as g
bir durum olarak kalm akta ve aba gerektirmektedir.
Niin, bireyler bu tr durum larda bulunmaya raz olmak
tadr? Bunu, genel olarak, belli bal drt nedenden tr yap
maktadrlar:

Doas Gerei Bilinemez Olan

79

1) Bilime inan ve bilim i kabul etme, onu bir deer olarak


,.ima abasnda kendiliinden raz olu; burada bilime inancn,
11<teycide denekten daha youn olduunu belirtmek gerekir.
2) Bir meslekta, arkada, niversite patronu veya yetkili
I>ir kiiyi tatmin etmek iin raz olu; deneklerin bulunmas, niversiter olsun veya olmasn tm laboratuvarlar iin nemli bir
slir ve bu nedenle ada psikoloji, esas olarak Amerikan ni
versitelerinin 1. yl rencilerinin psikolojisidir. Otorite konusu
na gelince, beyaz nlk, nl deneylerinde Milgra m'm ve dier
Itazlarnn gsterdii gibi otoritenin nemli bir esidir.
3) Merak nedeniyle raz olu: Deneyler, babo dolaan
kiiler iin, orada olan biteni biraz renmek amacyla, bilim in
sihirli dnyasna girm enin ve bu sayede aratrma dnyasn
kefetmenin ve retici bir katlm n frsatdr.
4) Genellikle parasal nitelikli bir dl nedeniyle raz olu;
l eneklere verilen cret, deneyde geirilecek zaman, deney yeri
nin uzakl ve deneyin naholuk dzeyiyle kabaca orantldr.
Bu sonuncu seenein etik kurallara daha az ters geldii
ni dnmek yanl olmayacaktr. nsan, zam ann, bir i sz
lemesi erevesinde bir iyerine satyor veya serbest zaman
ralarma ayryorsa, niin bir laboratuvara veya aratrmac
ya para karl satmasn; stelik, yapaca tek ey (zel) nite
likleri olmayan, ama istatistiklere ve tipolojilere konu olan irel
zellikleriyle, insan konumunda "kendisi olm ak"tan ibarettir.

13. Yeni Bir ve Yeni Bir Kaynak


" szlem esinin nem li bir yeni versiyonu olarak "denek (ol
ma) szlemesi", aratrm ann bir dizi zgn (orijinal) yann
ortaya koymaktadr ve bunlar, sosyologlar tarafndan incelen
memi yanlardr.
rnein, ortalama insan veya standart denek kavram
yerine hemen daha ince kategoriler konmaldr; gen ve yal
denekler, erkekler ve kadnlar, zenginler ve fakirler, kaba insan
lar ve mzisyenler vardr. Kategoriler halinde tabakalamay
la birlikte temel bir sorun beliriyor; uygun "denek aray"

80

Belirsizin Bilim leri

deney ncesi bir kayg konusu, rutin ve hatta idari bir sorun,
ama byk hacim li bir i (hatrlayalm ki ortalama istatistiksel
hata, sadece rneklemlerin byklnn karesine bal ola
rak azalmaktadr) haline gelmektedir. Denek aray, yenilie
ulam ak iin daima en iyi strateji olmayan bir kesinlik gerei
plannda, aratrmay karmaklatrr; aratrmacya, onu dar
anlamda ilgilendiren deneyle dorudan ilikisi olmayan ve
daha ok kk ilan piyasasyla balantl bir yk getirir.
Ancak zellikle, rnein, bizim daha nce yaptmz
gibi, byk iletm elerin yeleri veya mhendislerinde yenilik
m ekanizm alarna ilikin bir inceleme yapldnda, denekler,
daha nadir ve pahaldr. Panel im alat yapan verimli endst
riler (deneklere saat bana 40 dolar, denek istihdam n sala
yanlara ise saat bana 30 dolar deniyor) ortaya kmaktadr....
zetle sosyal bilim lerde aratrma, kesin olsun veya olmasn,
bundan byle yksek bir paha gerektirmekte ve eitli sorunlar
iermektedir. Buna bakarak, sosyal bilim lerin, kredi bulm asn
salayacak bir itibar kazanacaklar ngrlebilir mi?
Oysa, ok deil, yakn zam anlara kadar, geleneksel olarak
btn bilim lerin anasfelsefeye bal olan belirsizin bilim le
rine ait bu tip aratrma, kesin bilim lerin devasa laboratuvarna
kyasla zayf maddi olanaklar gerektiren bir etkinlik gibi grl
mekteydi, beeri veya sosyal bilim lerin kredileri, doa bilim lerininkinin onda biri ile yzde biri aras bir orandayd. Bu a
dan, psikanalistlerin yaknm alarn biliyoruz; kesin bilim ler ve
dier baz alanlarda alan aratrmaclar, psikanalizin az para
gerektirmesine bakarak, elde ettii sonularn da fazla muteber
olmad, fazla bir deer tamadn dnmektedirler.
Bu durum, deimektedir; nce, verilerin istatistiksel
zmlemelerinde bilgisayarlar devreye girm itir; ok yakn
yllarda, dnyann en byk bilgisayarlarndan biri olan Illiac,
% 70 orannda psiko-lenguistik almalara ayrlmt. Sosyal
bilimler, istatistiksel aralar yardmyla, onlarda dzenli biim
ler kartarak mulak olgular kefetmekten ibaret olan yapla
r nedeniyle, abucak ok byk octet' tketicileri haline gel
miler ve byk bteler harcar olmulardr.

Doas Gerei Bilinemez Olan

81

nsan bilimleri blmleri de artk, nemli krediler talep edecek


ve gerektirecektir. Psikanalitik bakla ayn adan bakarsak,
belki de onlara verilecek krediler, ortaya koyduklar sonularn
deeri konusunda da daha "yksek" bir itibar (kredi) salaya
caktr. Bylece insan bilimleri vastasyla, belirsizin bilimlerine
de nem verilecek ve ada bilim fizyonomisi dengelenecektir.

14. Deontoloji ve Yeniliin Frenlenmesi


zne-objeler stne temellenen bilim sel bir aratrmann yeni
stats, dier yandan, etik nitelikli nemli sonular dourmak
tadr. nsanla ii olan laboratuvarlarda, hemen her yerde biz
zat deneyi gzden geirmekle grevli ve bylece aratrma ve
yaratc zgrlk stne dolayl bir denetim kurmaya alan
birtakm gruplar veya komisyonlar olumaktadr. ABD de, git
tike daha ok alanda, bir aratrmaya balamak iin, aratrma
c ncelikle, aratrma projesini tm detaylarnda kt zerine
yazmak zorundadr; -kukusuz bu, kefetmeye alan ve bil
mediini aratran (nk zaten bunun iin aratrmaktadr) bir
insann durumuyla elikili olabilir- yani aratrmacnn, red
detme yetkisine sahip komisyonlar tarafndan incelenecek dos
yalar hazrlamas gerekmektedir; bu ise tm keyfiliklere, tm
ynlendirmelere ve tm sansrlere ak kap brakmaktadr.
Rilim sitesinde iyi bilinen bir olgu vardr; projeleri kabul veya
reddetme gleriyle donanm be kiilik bir komisyon atamak,
yenilie kar en etkili barajlardandr; zira biraz yeni ve tanm
gerei belirsiz olan tm fikirlere, bu be kiiden birinin mantk
sal veya deontolojik kantlar ileri srerek kar kmas kanl
mazdr; baz komisyon yeleri iin dosyalar uzun uzun incele
mek yerine reddetmek en kestirme yoldur. Bu durumda geme
ans olan aratrma projeleri, nceden zaten saptanm eylerin
varyasyonlar veya geniletilmesidir. ronik bir tarzda hatrlata
lm; bir hami (mecene) nnde sbjektif baarszlk olasl 1/2
olmutur.
^
.
Burada aratrma etkinliine tzsel bir ayakba, yk, bir
tr dolayl, fakat etkili fren sz konusudur.

82

Belirsizin Bilim leri

ou kez, aratrmac, bir fikri, eitli nedenlerden dolay terk


eder; ya balangta kendisine nemli grnse de, daha dz
(prosaique) ama kurallar daha ak-seik alanlara kaymak
zere kenarda brakmay daha krl bulduu iin veya pahal
ve yrtlmesi zor hale gelen insan ve hayvan aratrmalar
na kyasla maddi eyler stnde aratrmalar yapmay tercih
ettii iin veyahut pek ok rneini tandmz gibi, aratr
ma etkinliini brakp, daha az riskli olan dier aratrmacla
rn ynetimini tercih ettii iin (byk rgt veya kuramlarn
tm aratrmaclar mesleki kariyerlerinin herhangi bir annda
-incelemelere gre 45 ya civar- bu tr bir ynetim etkinlii
eilimi gstermektedir).

M ikro-psikolojik yntemler, bir eylem veya kararn genelleti


rilmi pahasndan hareketle, insanlarn ounun bu eylem veya
karardan baz koullarda vazgetiklerini gstermektedir; yap
lan iin parasal maliyeti dnda eer, eylem veya karar uygu
lamaya koym ak iin geirilecek zaman, harcanacak enerji, kognitif bedel (yani karar hazrlayabilmek iin bilisel elerin
zihinsel organizasyonu) ve kararn reddedilme rizikosu, kararn
serbeste uygulanm asnn veya eylemin genel pahasna kyas
la ok fazlaysa, aratrm acnn kaynaklarndan byk bir pay
ayrm asn gerektiriyorsa, pek ok aratrmac bundan vazge
mektedir.
Demek ki, eylem ncesi mekanizmalar, eyleyeni (actant)
eylemden veya harekete geme kararndan alkoyabilmektedir. Zira dar anlamda bilim sel aratrma anlayndan tama
men farkl ilgi ve kapasite boyutuna ait olan bu tr bilim -tesi
kayglarn ortaya kmas; aratrmacy, aslnda onun vokasyonu olan m ehul bir konuya ynelmeden nce, ynetmeliklere
bakmaya, meslektalaryla grmeye, yani kendisine olumsuz
ve kukulu grnen birtakm ilerle uramaya zorladn
dan, aratrmac, rastlantya/iyi-kt olaslklara ak bir alana
angaje olmaya ekinmektedir.
Bunun byk lekte sonucu, ou durumda grld
gibi, bilim sel etkinliin esasnda yeni bir ynlenme iine gir
mesi ve en "ilgin" konularn (a priori olarak ilgin kukusuz;

Doas Gerei Bilinemez Olan

83

ama baka trl de olamaz) bir kenara braklmasdr. Bunun


yerine, dar anlam da daha ok emek isteyen, ama bilim-tesi
kayglara, rnein deontolojik nitelikli endielere daha uygun
konulara arlk verilmektedir; nk bunlar daha kolek
tif komisyonlar tarafndan daha iyi anlalmaktadr ve daha
gvenlidir. Bunun pek ok rneini tanyoruz ve yenilie kat
klar ok byk olan ok saydaki Am erikan laboratuvarmn
etkinlik kaybn, buna balayabiliriz.

15. nsan Bilimlerinde Bir Aratrma Paradoksu

Kukusuz bu dnceler, sosyal bilim aratrm alarnn pek


ounda, henz belirleyici bir rol oynamamaktadr. imdilik,
denekler tarafndan deneylerde geirilen zaman, zorunlu iler
den arta kalan m arjinal bir zamandr; "bunu fazladan yap
yoruz ve ayrca bu, X'e yararl olabilir". Onlara gre, deneye
ayrdklar sre azdr ve za m a n iyi hesaplamaktadrlar. Ayr
ca, deneyde m aruz kaldklar uygulamalar, baz snrlar dahi
linde, olduka hogryle karlamaktadrlar. Ancak tm bu
dnceler, ounluu yaayan varlklar, hayvanlar ve insan
"denekler" ("m aruz kalan" anlamnda) zerinde yaplan tbbi
aratrmalarda, imdiden byk nem tamaktadr.
Burada, Sinclair Lewis'in Arrozosmith adl romannda orta
ya koyduu nl ikilem i hatrlayalm. Dnelim ki, salgn
halde yaylan bir X hastal iin, bir aratrmac veya laboratuvar, etkililii hayvanlar zerinde olumlu ekilde yrtlen
bir deneyde kantlanm gibi grnen bir ila bulmu olsun.
Yine dnelim ki, varolan durumda, bu hastalk geni bir sal
gn halde yaylm ve bir are bulunm as gerekli bir tehlike sz
konusu olsun. Burada ikilem u ekilde ortaya kmaktadr:

Deontoloji, eer hayvan deneylerinden yola klm v


nceden insanlar zerinde geni lekte kontrol edilmemise,
hibir maddenin tedavi ilalar arasna girm esini istememekte
dir; buna aykr her davran mesleki bir su saylmaktadr. Bu
konuda istatistiksel olarak geerli davran, bu maddeyi nce,
karlatrm a amacyla, hastala yakalanm kiilerin yarsn

84

Belirsizin Bilim leri

da kullanm ak, ve bu maddeyi alm ve alm am hasta grupla


rnn sonularnda istatistiksel olarak anlam l bir farkllama
bulunduu takdirde ila olarak onaylamaktr.

Ancak, etik adan, laboratuvar veya aratrmac, hast


ve tehlikede olan, ama test gerei, kendilerine ila maddenin
verilm edii gruba, yardm etmeme nedeniyle sulu bulunabilir.
Bu rnek, btnyle kurgusal deildir ve rnei biyoloji
den verm i olsak da insan bilim lerinde deneyin ierdii sorun
larn tipini gstermektedir; fakat insan bilim leri alanndan ve
daha genel bir ekilde deneyci-denek etkileim ine dayanan
tm alanlardan baka rnekler de verilebilir.
zetle, Claude Bernard, Huxley ve ada byk laboratuvarlarm anlad anlamda deney, pratik baz snrlandrmalara
ve bazen de deney yapabilme hakknn snrllna bal derin
sorunlarla karlamaktadr. Bu engeller kategorik deillerse
de, o hale gelebilirler (yzyln banda Anglosakson lkelerde
hayvanlar zerinde deney yapma konusundaki atmay hatr
layalm). Ayrca, genetik maniplasyonlar konusunda Avrupa
Konseyi'nin getirdii yasaklamalar, temel ilkesi itibariyle dene
yin kendisini, yani yeni kombinasyonlarn serbeste aratrlma
sn sorgulamaktadr. Kukusuz, deney, aratrmann saduyusu
adna pek ok bilim adam tarafndan savunuluyor ve daha ok
uzun zaman srebilecek olan mevcut konumundan yararlan
yor, fakat, en azndan, aratrmann brokratikletirilmesi ve
nceden izin alnmas gibi ince ve etkili yollarla deneyin uygu
lanma alannn her gn de facto ya da de jure bir tarzda darald
ve bunun yeniliki dinamii yavalatt aka grlyor.
Oysa, aranan eyler araclyla aranmayan bulma, yerlemi
bir kuraldr: "Yenilik, bir kazadr" (Ch. Nicolle). Burada, aranan
eyin (aranan bulunsun veya bulunmasn) bir tr yan rn ola
rak yeni ilkeler veya olanaklar kefetmeyi salayan heuristikte
srekli bir sapma (detournement) sz konusudur. Ancak, bilim
iin uygulama ve denetlenmesi gerekli olduu lde, yine ayn
sorunla karlalmaktadr. Pratikte cereyan eden udur: Gerek
letirilen eylerin alann evreleyen dnlmesi olas olanaklar
bulutunun boyutlar ve younluu artmakta ve bu, her aama
da, yeniyi bulm ak iin yeni giriimler yaratmaktadr.

Doas Gerei Bilinemez Olan

85

Ksacas, epistemolojik bir sorunun ortaya kyla bilim sel


aratrm ann yeni bir konumu belirmektedir; dnya zerinde
etkide bulunm adan nasl aratrlabilir? te bu noktada, deney
(gl etkileim) ile gzlem (zayf etkileim) teraziye konup
tartlmaktadr. Dnyaya dokunmadan, dnyann bir teorisi
yaplabilir mi?

16. Sahte-Bilim: Bilindii Sanlan Fakat Bilinmeyen


Sylem reticilerinin bize telkin ettiinin aksine, toplumumuzun yaps, bilim tarafndan, hele zellikle bilim sel dnce ve
yntemler tarafndan ekillendirilmemitir. Kukusuz, toplumumuzun yaps, teknik uygulamalar, bulular veya yenilikler
tarafndan ve yaam tarzmz deitiren ve bizim h o u m u z a
gitsin (oto, TV) ya da gitmesin (banka, otomatik metro bile
ti datcs, minitel telefon aygt) uym ak zorunda olduumuz
byk gerekletirmeler tarafndan ekillendirilmitir. Ancak,
insanlarn zihniyeti, geip giden bilim sel yzyl boyunca akl
yrtm e ve bilgilerini kullanm a kapasiteleri bakm ndan hi
deimemitir. Pascal, Descartes veya Goethe'nin ksa bir yeni
formasyon ve brushing dneminden sonra, bugnn gnlk
yaamna, bu yaam n gereklerine ve aralarna fazla sorun
olmadan uyum gsterebileceklerini, bro bilgisayarlarna aina
olmak iin bizden daha ok zamana gerek duymayacaklarn
dnebiliriz ve bu, olduka geerli bir grtr; belki de hergnk ortamm zda elektriin ilevi veya randevu ajandasnn
ilevi, onlara anlalm as en zor gelecek eyler olacaktr.
Aslnda, zgrce aratrma, tmdengelimsel tutum, deney
sel kanta veya salam kyaslara dayanmayan iddialar red
detme, istatistiksel deimezlik (invariance), byk saylar
ve korelasyon katsaylar gibi, bilim sel dncenin temel ilke
veya amalar, bu zam ann insanlarna, alm olduklar varsa
ylan bir eitime ramen nfuz edilemez eyler olarak grn
mektedir. TV seyircisi olan insann, zam an kt bir insan olarak
kantlara saygs yoktur; o, takdim edene sayg duyar: "TV'de
dendi ki...." tarz bir ifade "bu, gazetede yazlm t" ifadesinin

86

Belirsizin Bilim leri

yerini alm tr ve bu balamda bilim , birtakm "kutsal inekler"


(dokunulmazlklar olan nl kiiler) tarafndan, yani kltrn
deerler bankasnda srekli entelektel kredi sahibi olan veya
kurum sallatrlm bilim adam lar tarafndan sunulmu, keyfi
kurallarn ve sloganlarn btn gibi grnmektedir.
"it has been scientifially proved", otoritenin kantna inan
cn ifadesinden baka bir ey deildir; zira acelesi olan insa
nn, bu kant yeniden bulm a ve kontrol etmeye ne zam an ne
de olanaklar olduundan bu ifade, bilim sel olduuna inanan
bir toplumun nihai kantdr; fakat bu toplum, gerekletiril
mi (bilimsel) yapnn byklnn zorlamasyla, bakalar
na, yani uzmanlara, eksperlere veya daha akas uzmanln
rahiplerine bavurmaktadr. Burada, bilim , bir din niteliine
yaklayor; bu, her eye ramen bir yanl anlamadr, ama yle
sine popler ki... Tm bunlar bilinen eyler; ancak bunlardan,
zellikle bir kant, kabul edilm i "bilim sel bir sistem " klf
altnda sunulduklarnda, yaam m zla ilgili sonular karmay
ihm al ediyoruz. Burada, parapsikoloji, astroloji ve yeryzndeki ekilleri dier yorum abalarn (geomancie) adlandrmakta
kullanlan bir terim le belirtirsek, sahte bilim lerden ziyade, bir
takm nermeler, iddialar, form ller btn vardr ve bunlar,
kurallaryla ve sonularyla bilim in varolan durumunu refe
rans almaktadrlar, ama -h er ne kadar aksi m mknse d e - hi
bir gerek temele sahip deildir.

17. Rasyonel Bilginin Baz Srlar


Benzer nitelikli rnek alalm; salatalk stnn kadn gzel
liinde kullanm , sutyen takma ve kaplca tedavisi. Bunlar
modern erkek ve kadnlarn gnlk hayatnn sklkla rastla
nan, m ali ve pratik nemi byk temasdr; hibir rasyonel
temelleri yoktur ama "bilim sel kanal" araclyla dnl
mlerdir ve reklam larn yayd ekliyle sosyal im ajiner'in
syleminde geni bir yer tutmaktadrlar.
zel giriim toplumunda, kitlenin safln istismar etmek,
bunu pekitirm ek ve tketim endstrilerinin motoru haline

Doas Gerei Bilinemez Olan

87

getirmek zere sosyal imajinere dayanmak reklam cnn yete


neinin en asgari hakkdr; bu noktada kendini savunmak, ilke
olarak, tketici rgtlerine veya potansiyel mteriye der.
Ancak, u tr nermelerin, hemen hemen herkes tarafndan
kabul edilmi olmas ve hem de varolmayan bilim sel bir temele
oturtulm as dikkat ekicidir:
"Salatalk st, kadn tenini gzelletirir; bu, salataln
isel niteliinden kaynaklanr".
"Sutyen, kadn gsnn dirilii iin zorunlu bir giyim
aksesuardr".
"Kaplca tedavisi, Antik an ilk dneminden beri, pek
ok hastala kar, ncelikli bir tbbi tedavi olarak bilinmekte
dir ve tp bunu onaylamaktadr".
Aslnda, bunlar, dar anlamda, "dnyann balangcndan
beri saklanm eyler"dir. Bunlar hakknda, bilim sel grnle
rine karn, kim se bir ey bilmemektedir; bunun byle olma
s, sutyenin ok eskilere kadar gitmesiyle veya daha yakn bir
tarihte ortaya kmasyla ilgili deildir; daha ok, bu iddiay
temellendirecek byk lekte hibir bilim sel deneyin bulun
mayyla ve byle bir deneyin yaplmasnn hemen hemen ola
naksz olmasyla ilgilidir.
Gerekten de tanmlanmas g (az ok dikey bir yzey stn
de ekl dorultusunda sabitletirilmi bir karmak biyolojik
nesnenin ortalama Young modl nedir veya yaam sresince
normal varyasyonu nasldr?) ve bir biimden dierine dei
en, zerinde birok etmenin etkili olduu bir olay sz konu
su olduunda istatistiksel geerlilii salamak bakmndan bu
olayn zorunlu olarak byk lekte bir "deney"ini tasarlaya
biliriz. Bunun iin gsleri yeni beliren gen kzlar arasn
dan, bu dekoratif organn trlln yeterince yanstacak bir
milyon kiilik bir rneklem seelim. Onlar iki gruba ayralm;
A grubunu aktif kadnlk sresince (20-60 ya) devam edecek
deney sresi boyunca her gn srekli takmak zere bedava
sutyenlerle donatalm. B grubuna ise sutyen takmak kesinlik
le yasaklansn ve bu yasak bilimsel erdemin kontrolnn dik
katli gardiyanlar tarafndan titizlikle izlensin. Bir Ulusal veya

88

Belirsizin Bilim leri

Uluslararas statistik Enstits, ancak krk yl boyunca tm


rneklemdekilerin zorunlu, periyodik bireysel ayba durum
larn zenle inceledikten sonra, bu iki grupta inceleme nes
nesinin sklk ve sarkma durumu, davransal varyasyonlar
hakknda belirgin sonular karabilir.

Bylece, dnyann balangcndan (en azndan sutyenin icadn


dan) beri bilgisi bizden saklanm olan bir sorun, modadaki,
davranlardaki, endstrideki, ekonomideki ve reklam lardaki
tm sonularyla bir zm grntsne kavuacaktr.
M izahi yan ne olursa olsun, btnyle topik olan yan
n kavram ak iin bu tr bir deney plan nermek yeterlidir.
Aslnda, byle bir deneyi gerekletirme olaslm, rneklemi
kltlse bile -an cak ok da kltlm em eli zira milyonlar
ca kadnn (ve erkein) kendi kendine sorduu bu denli genel
bir sorunun varyans nedenleri oktur ve belirsizlikleri oalt
m aktadr- hi kim se asla dnmeyecektir. te, pragmatik ola
rak ve belki de uzun zaman iin "bilim sel" kavrayn dn
da kalan belirsiz sorunlarn biraz alayc bir rnei. Kukusuz,
sorunu daha ak seik ve belki de daha yaklalabilir bir tarz
da yeniden formle etmek olanakldr. Ancak bu, ortaya atlan
sorunun tem elini deitirmez; bu, her birim izin her gn eylem
lerim izi dzenleme konusunda karlatm z bir sorundur.
zetleyelim; insanln tm -veya olduka nemli bir ksm basit, saduyuyla ilgili ve olgular alanna ait grnen bir soru
soruyor; sutyenler, organ olarak son derece arzu edilir (szc
n tm anlamlarnda), nemli bir yatrm konusu olan kadn
gslerinin diriliinin korunmasnda gerekten yararl mdr?
Biz, lme aralar vastasyla sarkm bir gs, diri bir gse kyasla (meme ucu omuz ve dirsee ayn uzaklkta) tanmla
masn bilsek de, bu kendiliinde belirsiz bir olgudur. Gsle
rin dirilii, birbiriyle ilikili ok sayda varyans faktrne ba
ldr; ya, fizyolojik yap (bu da pek ok alt faktre blnebilir),
yaam tarz, beslenme vb Sutyene gelince, o da nesnelletirilebi
lir bir dizi parametre ile tanmlanabilir; genel bykl, klf
larn ap, biimler, dayankllk, armatrler vb.

Doas Gerei Bilinemez Olan

89

Burada gerek yaama uygulanma bakmndan bilimsel


dncenin snrlar kavramn ak seik bir ekilde gryoruz;
dolaysyla mantksal dncenin herhangi bir bozukluundan
deil, bu mantksal dncenin, olgusal bir dnyaya (bizim dn
yamz) ynelik ilemler (Bridgman'n anlad ekilde) halinde
kendini ifade etme kapasitesine sahip olmayndan kaynakla
nan belirsizin alanlarnn ortaya kn da gryoruz.
Bilim sel zmleme, deneysel, yani titizlikle denetlenmi
bir gzlem yaparak tm bu etmenleri dikkate almak istemek
tedir; ie karan mm kn veya olas etm enlerin says arttk
a, rneklem inin boyutlarn, -iddiasn hangi kesinlik dze
yinde yapmak istiyorsa, bu dzeyin karesi ve faktr saysnn
karesi lsnde- bytmek zorunda olduunu bilmektedir.
Bu durumda, aratrmaya gerekli "denek" saysnn ve deney
sresinin badndrc bir dzeye vard, ve a priori olarak
deneysel olanaklar dediimiz eyi kat kat at hemen grl
mektedir. Ksaca, deney kavram, artk hibir ilemsel deer
tamamaktadr; bu deney entelektel olarak tasarlanabilir gibi
grnse de akim alannda kalmaktadr.
Burada, "dnyann balangcndan beri gizli kalm bir
ey" dediimiz ve uzun bir sre hl yle kalacak bir konu
olarak sutyen rneini verdik; sutyen yapm sanayii, belki de
yenilikler yapan bir plastik cerrahinin rekabetiyle veya genetik
bir maniplasyonla da kar karya kalabilir. Bununla birlik
te, ortaya atlan bu sorun, nemsiz bir sorun olarak grlemez;
bu sorun, bilim sel dnceyle ksaca dncenin, epistemolojik
bir glge alanndaki ilikisini yanstmaktadr; bilim sel aratr
macnn, bu sorunun anlamsz olduunu iddia etmesi fazla
kolay bir yol olurdu.

18. Dnyann Balangcndan Beri Sakl Kalm


eylerin Bir Repertuvar
Ayn akl yrtm eyi pek ok iddia konusunda yeniden yapa
biliriz. Yukarda iki konu rnei daha verm itik; term al kay
naklarn insan salna etkisi ve salatalk stnn, kadn

90

Belirsizin Bilim leri

tenini gergin tutmaya etkisi (erkek tenine etkisini de dnmek


gerek).
Gnlk yaam konumalarmz besleyen ve ou kez g
l sanayi dallarnn temelinde bulunan, srekli yeniden beliren
tm bu sorularn ok uzun bir listesini yapmak zor deildir:
1) "Kadn gzellii stnde ayn bir etkisi var gibi"
2) "Spor, etkililiin, iyi olm ann ve saln anahtardr"
3) "Bronzlatrc bu bitki zyle, teninizde, olaanst bir
rahatlk hissedeceksiniz"
4) "Petrol trevi tm rnler, kanserojendir"
5) "D zenli petrol uygulayarak, salarnzn dklmesini
nleyebilirsiniz"
Eer yarnn toplumu, bilim sel bir ynelime (vocation) sahip
se, bu nermelerin deersiz olmad sylenebilir. Gereklik
te bilim adam, bu sorunlara ksm en kaplmtr. Onlara birta
km yantlar bulmay stlenmitir; ama sonuta, yantlarn iyi
bir ekilde formle edemeyip, sorularn yanl sorulduunu ne
srecek, bu ise, ne kendisini ne de bakalarn memnun edecektir.
Dnm ek istediim izin aksine, bilim, yaam m zn kk
bir ksm n oluturur ve insann zihinsel yapsnn pratikte
deitirilm esi ok uzun zam an gerektirdiinden, srekli olarak
bir belirsizin alan ile kar karya kalrz; bu alann rasyonel ola
rak kesin bir yantnn olabileceini bildiim ize inanrz, ama
efektif olarak bunun byle bir yant yoktur.
Oysa teknik retimler, bu tr sorunlardan byk lde
yararlanmaktadr; burada, reklam cln sosyal syleme ve sahte-bilim sel iddialarn kullanm na yapt byk katkya da ia
ret edelim. nsan bilimlerinde, bugn iin benim senen gre
gre, rasyonellik, yaammzn amalarm tanmlamaya yetmez, buna
katkda bulunabilir ve biz gnlk edim lerimizde hem akln baz
kurallarn hem de ok sayda birtakm mitoslar, arzular, im kn
szn ryalar tarafndan ynlendiriliriz; mitoslar ve dier itici
gler (pulsions), insann irel (intrinseque) bir parasdr; insa
n onlardan ayrm ak gtr, onlar bilmezlikten gelmek ise yan
ltr.
Burada, bu mitos ve gleri sorgulamak yerine, onlar kul
lanmak, gelitirmek veya pekitirmek zere rasyonel teknikler

Doas Gerei Bilinemez Olan

91

arayan ve benimseyen reklamc tutumda dlerin ve imajinerin neminin bir kantn buluyoruz. Reklam, kendini "salatalk
st" ideolojisinin hizmetine koyacak ve onu ya etkin bir ekil
de yceltecek (promosyonunu yapacak) veya aksine, ezelden beri
gizli kalm eylerin aydnlatlmasn biyoloa brakarak "taze
adaay"nm farmakolojik erdemleri adna bu ideolojiyle mca
dele edecektir. Buna karlk, reklamcnn iledii konudan bt
nyle bamsz olarak, onu kullanan bir bilim, ikna sanatnn
veya retoriin bilim i vardr ve bu, reklamcnn gerek teknolo
jisidir. Bu bilimin, eitli deney ve uygulamalar kapsayan ciddi
didaktik kitaplar olabilir. Burada, doal olarak, bu tr dnce
lerin ierilebilecei etik sorunlar bir yana brakyoruz.
Demek ki, zayf etkileim in (gzlem etkileimi) olduu
kadar, gl etkileim in de (deney etkileimi) snrlar var
dr. Varyans analizinin snrlar, bu analizin baz sonular elde
etmek bakm ndan gerektirdii gzlemlerin niceliiyle ilgilidir
ve karamsar bir ekilde yle bir sonuca varlabilir; bizi gele
cee hkim olma plannda birletirmesi dolaysyla etimolojik
anlamda yeni bir "din" olan bilim sel dnce, gnlk yaam
mzn ok kk bir ksm n oluturmaktadr.
Broglie'nin dedii gibi, bilim , zihnin byk bir yapt, bel
ki de en byk yaptdr; fakat bilim in ilerlemesi ve yaam m
z yava yava fethetmesi, onun, yaam m zda en temel rol
oynad anlamna gelmez. Bir varoluu yle diyecektir: "Bi
zim acelemiz var" ve sonu olarak, ona gvenemeyiz; elbette,
bu, onu gelitirmekten ve yaam m zn her anma girm esini
salamaktan vazgemek zorunda olduumuzu ifade etmez.
Zira zihnin byk bir yapt olm ann tesinde, bilim sel dn
ce, zellikle bir tutumdur, her zam an sorgulanan ve her zaman
yeniden balanan, srekli hayal krklna urayan, bilim sel
olarak dnme iradesidir.

19. Mevcut Olmayan Deneysel Bilimler


Daha "somut" bilim lerden szedelim. rnein, corafyaclar
da inceledikleri olgulara mdahale etme, yani deneyler yapma

92

Belirsizin Bilim leri

yeteneine sahip deildirler; nk incelemelerinin konusuna


kyasla insan kk kalmaktadr. Dnyann corafyasn az
deitiriyoruz; hatta bunu yaptmz zaman (Svey, Panama
veya Beyaz Deniz Kanallar) bile, deitirdiim iz ey, insanla
rn m eknla ilikileridir. Ancak corafyann ana konusu olan
byk lekli mekn deimemektedir.
Her zaman byle olup olmayaca sorulabilir. Kukusuz, bu
tmyle speklatif nitelikli ve bilim adamlarndan ok bilim
kurgu amatrleri iin ilgin bir sorundur. Bununla birlikte,
nkleer enerji sayesinde insan, imdiye kadar hi tannmam
birtakm gleri eline geirmitir; kk adalar ortadan kal
drabiliriz ve eer Panama Kanal'nm yerine bir baka kanal
yapmak sz konusu olsayd, bunun iin, gl bir iradeye
sahip olmak ve rnein, Tehuantepec Kstan yarp gemek
(bu rnek, ok da kurgusal deil) yeterli olacaktr.

Demek ki, dnya corafyas karsnda insann gleri ve nes


nelerle ilikileri deimektedir (Gney Kutbu'nu eritmek ve
bylece tm ktalarn haritasn deitirmek bir baka rnek) ve
evrensel corafyann Byk El Kitab'na kk bir ek olarak,
deneysel corafya blm koym ak yanl olmayacaktr. Yar
ciddi corafyaclar, dnya ekseninin 1 veya 2 derece deitiril
mesi halinde neler olabileceini tartmaya almlardr; ama
bu/bilim sel bir konunun daha ok bir Gedankenexperimert'idir.
Deneysel bir corafyaya neler engeldir? Burada onlar ak
a gryoruz; elbette bunlarn en nemlisi doaya gre insa
nn zayfldr ve bundan dolay deney sonular, sadece bee
ri corafyayla ilgili olabilir yeryznn ve onun niteliklerinin
byk yasalaryla deil.
Daha anlam l bir dier neden var; bilim sel ilerlemeyle bir
likte yava yava oluan genel kamu bilinci. Bu bilin, dnya
ya olduu haliyle dokunmama iradesi, dnyaya yresel ve
olduka az sayda, ihm al edilebilir kklkte eylemler dn
da dokunmaktan ekinme -h atta korkm a- eklinde ifade edile
bilir. Belki de, yakn bir gelecekte, (sava iin kullanlm ayacak
olmas anlamnda) nkleer alanda barl ilerlemeler kaydedi

Doas Gerei Bilinemez Olan

93

lecek ve bu grlerin uygulanm asna gerek engel, teknik bir


kapasite yetersizliinden ok bunu yapma iradesinin olmama
s, yani, insann -co rafi veya jeolojik anlam da- doal dnya
ile ilikisinin baz snrlarnn tesinde hibir ey yapmama
ynnde etkin bir irade gsterilmesi olacaktr; bu da yine deneye
dayal bir bilim sel dncenin geliimine bir snr izmektedir.
Dier baka bilim lerin yan sra corafya, her eyden nce
bir gzlem bilim idir. Corafya, yava yava, bazen demogra
fiyle karan ksm i verilerden hareketle birtakm genel biim
lerin ortaya kna ve istatistie dayal bir dizi gr getir
mitir ve kendi leinde deneylerle, gzlem bilim i olmaktan
teknolojiye geebilecei anda, insan doasnn iinden gelen ve
onu kendiliinden bundan vazgeiren birtakm engellerle kar
lamtr.
Byk nkleer alm alarn ortaya koyduu rnek, bu a
dan en gze arpan rneklerdendir. Ancak 1970'lere doru,
Mohole'nin yolculuu gibi baka rnekler de vardr.
Oysa gerekten bir deneysel corafya ynndeki telkinler
hibir zam an bu kadar zengin olmamtr. Dar bir gzlenebilirlik erevesinde kalan incelemelerde corafyacnn, faktr ana
lizini kullanm as konusunda ne kadar az dnlm ise, yeni
birtakm corafi disiplinlerde (rnein tem atik haritaclk, kur
gusal tem sillerin yeniden inas, yeryznn isteyerek deformasyonu, baz alanlarn kurgusal olarak younlatrlmas
veya geniletilmesi gibi alma alanlar), eylerin gerekliiy
le deil, bu eylerin tem sillerinin ince oyunlaryla ilgili (Rimbert) kavramlar zerinde bir tr "grmek iin" denemeler veya
deneyler de, o kadar ok yaplmtr.
zdmsel (eidetique) varyasyon, anamorfoz, verilerin
yeniden kodlanm as ve Gedankenexperiment gibi tekniklerin,
yaratcln, kefin bilim i olan heuristik alannda ok kullanl
dn biliyoruz. Zihni imgelemeye iten bu teknikler, olabilirler
alanna gndermekte ve bu alanlar gerekletirilm eyi bekle
mektedir. eyler arasnda veya insanlarla eyler arasnda yeni
ilikiler nermekte ve gerek evre bilimlerinde, gerek insan
bilim lerinde temel bir rol oynamaktadrlar.

94

Belirsizin Bilim leri

20. Bilimsel Aratrma Azalan Bir Etkinlik mi?


Yukarda ele alnan dnceler, d dnyaya ilikin bilim sel
aratrma etkinliklerinin btnnn bir dizi engelle karlat
belirtilerek zetlenebilir. Bu engeller o denli byktr ki,
balangta hareket noktas olarak aldmz "maddi dnyada
hibir ey bilim sel yntemin kapsam dnda deildir" eklin
deki anlay, pragmatik olarak sarslmaktadr.
Bir yandan, m ikrofizik dnyasnda varolan belirsizlik
ilkesi, bizim mikroskobik dnyaya ilikin nedensel bilgimize bir
engel ve Laplace' determinizmde bir atlak oluturmaktadr.
Dier yandan, yukarda fotoraf konusunda ortaya koy
duumuz gibi hareketli/canl varlklar alannda ve gnlk
yaam leinde de gzlemin belirsizlikleri vardr.
Yine dier yandan, rnein sosyal bilimlerde, aratr
ma m aliyetinin olduka badndrc bir art sz konusu
dur. Nedenlerinde tamamen nicel olan bu yan, birinci derecede
nemli bir nitel olguya yol amaktadr; sosyal bilim lerde tarz
ve ierik deimesi... Bu bilimler, az bir em pirik malzeme ve
youn bir dnce abas gerektiren yntemlerle g bir ger
eklii arayn, formle ediin, sezgisel olann, belirsiz ola
nn alannda bulunan bir entelektel (teorik) zgrlk alanm
terk ederek, byk laboratuvarlar, yksek kredileri, ynetim
m ekanizm alar ve imgelem kaybyla, doa bilim lerinin zellik
lerini alm aktadr; bu dnmn imgelem kaybna yol amas
kanlmazdr, nk imgelem olabilirin alanna almaya, yani
zgrle baldr. Bunun ardndan, patronlarn ynlendirme
si, gen aratrm aclarn profili, aratrma alanlarnn ve yn
tem lerin seim i de deimektedir. Burada, organizasyon ada
m, sezgi adam nn yerini almaktadr.
Nihayet, insanlarn, hatta genel olarak hareketli/can
l varlklarn gzlemi fikrinde, bir dizi baka engel daha var
dr: Toplum tarafndan yerletirilen bu engeller, aratrmacya
ok sayda birtakm temel davranlar yasaklam akta ve onun
eylem zgrln ve zellikle yenilik zgrln kst
lam aktadr; elbette tasarlanabilecek gittike daha ok sayda
deney var; ama bunlar, teknik veya malzeme ve benzeri eyler

Doas Gerei Bilinemez Olan

95

le ilgisi olmayan nedenlerden tr, pratikte gerekletirilemez


niteliktedir.
te b u yollardan, byk lekte bilim sel aratrmalar ve
zellikle, bizi ok daha yakndan ilgilendiren ve bundan byle
en nem li grnen insana ilikin bilim sel aratrm alar frenlen
m ektedir.
B urada, tuhaf bir ekilde, bir zam anlar olduka ar gr
nen, b ilim e bir fren getirme ve yenilii durdurma eilim inin
yeniden ekillendii grlmektedir. Kukusuz, pratikte, henz
bu noktada deiliz; ancak bu frenlemeyi ve durdurmay sala
yacak aralar yerine konmakta ve en azndan bilinenden hare
ketle, o lan , olabilecek olan adna sorgulamay ieren yaratc
d in am izm in azald grlmektedir. Tm bilim sel aratrma
lara szan , Bacon'm "Knowledge is power" tmcesi zerinde,
hangi yollardan (mali, etik veya rasyonel) olursa olsun, bilim
adam larnn gcnn smrlandrlmasnm, onlarn bilgilerinin
snrlandrlm as araclyla, dikkati ekmeden, yaama gei
rild iini saptayarak tartabiliriz.
Bu blmn bir alt balndaki ifadeyle, demek ki, dn
yann balangcndan beri saklanm pek ok ey vardr ve bu
eyler, d aha uzun zam an iin ya da her zam an iin sakl kala
bilirler. eitli lkelerin parlamentolarnn yakn zam anlardaki
baz k ararlar, toplantlarda hazr bulunan bilim adamlarnn
protestosuna ramen ounluk oylamas yoluyla, baz aratr
ma d allarn a kapy kapatmtr (veya kapatmak m istemitir?);
rnein, idealler adna ya da gemiten m iras alman insann
belirli b ir imaj adna, bu parlamentolar gelecein baka im aj
larnn m ahkm edilmesi gerektiini, nk bu im ajlarn farkl
olduklarn ve bir ama olarak izlenemeyeceklerini ne srerek
genetik retim yolundaki abalar yasaklamlardr.
B u durum da, normalde, yasaklam a hakkna tepki olarak
birtak m kaak bilim sel aratrmalarn, kamufle edilmi laboratuvarlarm veya tmyle yasal veya ahlaka uygun iki dene
me ara sn a konmu ara keiflerin ortaya kma tank oluna
caktr. A ncak daha sonra da laboratuvar mfettileri ve onlarn
ikizleri olan ve bilim entelektellerinin doru dnp dn
m ed iklerini, yani toplum tarafndan dayatlan normlara uyup

96

Belirsizin Bilim leri

uym adklarn denetlemekle ykm l bilisel casuslarn orta


ya kt grlecektir. Ne ki, temel bilim sel deneylerin gittike
daha grnr ve dolaysyla en azndan ana izgilerinde gittik
e daha iyi denetlenebilir olan devasa bir teknik dayanak st
ne oturduu kuku gtrmez. Byk bilim sel donatmlarn
kullanm na getirilen frenler, tanm gerei, varolann subversif
bir etm eni olan bilim sel aratrm alarn yaratc ynne getiril
mi frenlerdir.

21. Yasak Deneyden Gizli Gzleme


Bu koullarda, bilim sitesinin gelecekteki geliiminde benim
seyecei tarz ne olacaktr? Yukarda bazen ince, dolambal
olan ve hatta Bizans oyunu gibi grnen yollardan, genellikle
deneyin kendisinin sorgulandn grdk; deney, grnr ve
kalabalk, belirli yerlerde konumlanm, brokratikletirilm i
ve snrlandrlm, n izne tabi klnm olarak, kendi zgrnrlnn, kendi z eylem karakterinin, dolaysyla dnya
nn kk de olsa bozulm asnn engeline taklm aktadr ve bu
durum insan bilim lerinde aka grlmektedir.
Gzlem, dnyaya, onun stnde etkide bulunm akszn,
sadece bir tanklk ifadesi olan bir bak olduu lde, zayf
bir etkileimdir. Nasl ki, sosyolog-fotoraf, iyi bir dokman
yapmaya gerekli aygtlaryla gze arpyorsa, bir yerden geen
kiinin orada olan bir sahneye gzn dikmeden bakp gem e
si veya bir casusun belli etmeden incelikle bir eye bakm as, az
hissedilecektir. Grnte, bu tr kiiler (gstermeden/grn
meden bakanlar), sradan insanlardr, bana benzemektedirler,
kalabalk iinde sadece birileridirler ve onlardan kukulanm a
m gerektiren zel bir neden yoktur.
ada bilim in, "dnyaya dokunmakszm dnyann teorisi
yaplabilir m i?" eklindeki sorum uza ilkesel yant yle olabi
lir: Gl etkileim in (deney) yerine, zayf etkileim i (gzlem)
ikam e etmek ve bu etkileim in durum iinde zayf kalm asna
almak. -n sa n bilim lerinin "grmek iin deneyim"i olarak
sosyolojik sanat (Forest) bir yana brakrsak-, bir ym katk

Doas Gerei Bilinemez Olan

97

sz gzlem biriktirm ek ve ardndan olaylar ile olaylarn temsi


linin zellikleri arasnda basit korelasyon ilikilerini kestirmek
ve nihayet korelasyonlar, bir varyans analizi ya da faktr ana
lizinde zmsemek. Bu yant, dar anlamda deneyden kopuk,
gzlem verileri gruplarnn analitik ve istatistiksel nitelikteki
tm "m aniplasyonlar"na byk bir nem atfetmektedir. Ne
iradi bir eylemin ne de grmek iin deneyin temeline dayanan,
gl bir kavram sallatrm a gerektirmektedir.
Ksacas, bir zam anlar Stuart M ill'in birlikte deiim ilkesi
ne gre retilm i pek ok olgu, bundan byle, sonularn, ge
mek zereyken kavram am z gereken rastlantsal deiimlerin
rn olacaktr. Belirsiz olgulara ait veriler zerinde alan
bir imgelem abasnn gereklilii buradan kaynaklanmaktadr;
nk bu olgular, nceden saptanm bir plan olmakszn her
hangi bir ynde deimektedirler.

22. Gelecein Kaplarm Kapatmak


Grld zere deneysel aratrma, nkleer enerji, gezegen
lerin fethinin balam as ve "canl" maddenin yaratlmas gibi
baarlaryla deerini ve gcn gz kam atrc bir tarzda
kantlad bir anda, birdenbire dorudan insan tabiatndan
kaynaklanan yeni engellerle karlamtr; insan kendi kudreti
karsnda en azndan nnde alan ve rasyonelliinin uygu
lanmasndan doan olabilirliin alan karsnda panie kapl
m grnmektedir.
Physics Today'de ierik analizi yntemlerine dayanlarak
yazlm olan ve kurgubilime geni yer veren yeni bir makale,
insan toplumuna kyasla bilim adamnn, bilimsel aratrmac
nn -belki kurgusal, ama ayrdedici nitelikteki- gncel imajn
gstermektedir. Bu, -yle grnyor ki, uzun bir sre iin- 19.
yzyln pozitivist imajn, yani yaratc bilim in insanln iyilii
ne olduu ve bilim adamnn da dnyaya iyilik eden biri olduu
eklindeki imaj silen ve onun yerini alan arketipik bir imajdr. Bu
yazda aka grld zere, ocuk lmlerine kar mcadele,
ocuklarn hastalk yerine alktan lmelerini; ayn ekilde insan

98

Belirsizin Bilim leri

mrnn uzamas, yallarn evreleriyle minimum bir ahenk


iinde lmeleri yerine, -herkesin gizli dmanlyla evrelen
m i- gettolara konmasn iermektedir. Sradan vatanda, nkleer
enerjiyi, dar anlamda dnyay havaya kaldracak bir g biimin
den ziyade, aresiz bir evre kirliliinin srekli tehdidi biimin
de grmektedir. Ksacas, Shelley tarafndan yeniden ele alman
Golem Yahudi efsanesinden hareketle yaratlan "frankenstein"
imaj, topluma dayatlan bir arketip oluturmakta ve bu arketip,
hem kefetmenin tutkusunu, bilinmezlerin ekiciliini, hem de
gelecein kalplarn amann somut, pozitif yanlarn unuttur
makta veya bir kenara itmektedir.
Bundan byle sitede bir tr bilgi burjuvazisi oluturan ve
gittike daha yaygn bir meslek olan bilim sel aratrmaclk
veya bilim adam l negatif bir kiilie dnmtr ve yle
grnyor ki, ciddi kafalar, bilim sel geliimin ve aratrm ann
durdurulm as sorusunu yeniden sormaktadrlar.
Daha alakgnll bir dzeyde, iletm elerdeki yenilik
zm lem elerine gre, sanayici, sylem inde ifade ettiinin
tersine, yapt eyin sorgulanm as demek olan bizatihi yeni
likten ekinm ekte, ancak z itibariyle eskisine benzeyen
daha iyi bir rn im al etm e yolunu salayacak birtakm var
yasyonlarla iyiletirm elere kucak am aktadr; burada akn
yaratm a ile varyasyonla yaratm a arasnda bir ilke kartl
vardr. Gnm zde teknik ve bulularn tarihinden daha ok
haberdar olan baz sanayiciler, kamu nnde asla aa vurm asalar da zel ilikilerde, kendi iletm elerinin yapsn sar
san bir ilke veya yeniliin ortaya ktn grm ekten srek
li kayg duyduklarn belirtm ektedirler. alan insanlarn
toplumu, resm i sylevlerin arkasnda, klasik anlam da, bizzat
alm a kavram nn kayboluunu ve otom asyonla korelasyonlu olarak, "gereksiz in san lar"m saysnn arttn (Tourgeniev) kavram aktadr.
K sacas, genel toplum, ounluk toplumu, yeniliin
ve gelecein negatif bir im ajn alglam aktadr; bu negatif
anlam halesi (konotasyon) imdiden, ilerlem eye ve ilerlem e
nin rnlerine ilikin anketlerde ortaya km aktadr. Tm
bunlar, olduka yenidir: 19. yzylda byle dnenler olsay

Doas Gerei Bilinemez Olan

99

d, bunlar daha sonra sahte bilim ler, kltrden yoksun sa


m alklar ve paralojizm 'lerle birlikte karm akark bir ekilde
sprlp atlan "obscurantist"lerden saylrd. Bugn durum
byle deil; ayrca bir tr toplum sal-zm lem e, dank bir
ekilde, toplumun bilim sel ynelim ini ve bilim in tarafszl
n dayatyor; bu zmleme, bizzat bilim adam larnn yani
bilim in burjuvalarnn ya da hakikatin inasna katkda bulu
nan kiilerin, sz konusu tutum u kendilerinin de paylatk
lar ve bilim adam larnn yaptklar ile olduklar arasndaki
elikiyi gittike daha gl bir ekilde hissetm eye bala
dklar, sosyal hm anizm leri ile profesyonel bilim cilikleri
arasnda blndkleri andan itibaren deer kazanm aktadr.
Bu balam da bilim adam lar, tersinden bir bilim sel yabanc
lam ay fark etm ektedirler; bu yabanclam a homo vulgaris'in
enform atiin bys karsndaki yabanclam as deildir,
tersine homo scientificus'un, ykm aya veya en azndan kendi
sinin de iinde bulunm as dolaysyla kendisini de sorgula
yacak bir tarzda deitirm eye katkda bulunduu, insani bir
dnya karsndaki yabanclam asdr.
Daha nce eitli ekillerde ifade ettiim iz zere, bunun
sonucu, bilim sel aratrm ann eitli yanlarnda sorgulanmas
dr; gelecei ve temel amalar, hakikatin ve akln zerk etii
ve pratikleri, deney iradesi ve gzlem iradesi gibi yanlar, bun
larn belli bal yanlardr. Ekoloji taraftar kitleleri, birtakm
politik partiler, byk dinlere bal kiiler, deontolojik dernek
ler, ynetm elik ve kod yapclar, hayvanlar kobay olarak kul
lanmaya kar rgtler ve doay koruma yandalar olarak
oyuna dahil eden ok eitli m ekanizm alar iinde bir sistem
olumaktadr; bu sistem, toplumun insan hakknda sahip olma
ya alt im aj deitirme rizikosu tayan aratrm ann bula
bilecei eylerin ve teknik sonularnn korkusuyla, aratrma
nn kendisinin, kendisine koulsuz bir fren ilevi grecek bir
yasaklama sistem idir veya en azndan bir zihniyettir.
Zam an zam an, aratrm aclar veya hi deilse bazlar,
bir konform izm kaygsyla ya da hi deilse toplumda gze
batmama/orudan ayrdedilm em e kaygsyla ince bir ekilde
karan etik bir kayg iinde, eitli alanlarda aratrm a ve

100

Belirsizin Bilim leri

tekniin snrlandrlm asn talep etm ektedirler. Canl veya


hem en hem en canl insan dokularnn (embriyon, fets, vb)
kullanlm asna kar, hatta bu aratrm alardan bazlarnn
somut olaylara ynelik zengin ve belirleyici sonular vermesi
sz konusu olduunda bile birtakm sert nlem ler alnm as,
bu adan ok anlam ldr. Bir noktaya daha iaret edelim: Bu
tr snrlandrm alarn avukatln yapanlardan bazlarnn
bilim adam olm as -v e dolaysyla olan bitenden "haberdar"
olm as-, her ne kadar etik uzm anlklar dier bireylerinkinden daha fazla bir deer tam asa da, sylediklerine arlk
kazandrm aktadr. Buna karlk, yine ayn lde uzm an
olan dier bazlarna gre gelecein kaplarn kapatm ak
gerekir; eer bir kap kapatlrsa, baka kaplar da kapatma
eilim i doacaktr; gelecein varolusal doas, tanm gere
ince m ehuldr ve uygulam al bilim , daim a sorunlar z
m ekten ziyade, onlarn yerini deitirm eye ve yeniden for
mle etm eye koyulmutur.

23. Gizli Laboratuvar: Bilimsel Toplumun


Yeni Bir Mitosu mu?
Bu tr dnceleri daha da ileri gtrmek, olduka zordur ve
bizim konumuzun snrlarnda yeralr. Ancak, gelecein kap
larn ve akim uygulanm asnn kaplarn kapatm ann gerek
ten m m kn olup olm ad sorulabilir. Uluslararas rgtle
rin, rnein, genetik aratrm a konusunda hazrlam aya kal
ktklar gelecein yasal m evzuat tarafndan ortaya atlm
sorunlarda, bu, aka grlmektedir. Baz aratrmaclar,
stelik olduka nemli olanlar, yenilii yasaklamann gereksizli
in d en sz etmektedir. Onlara gre, toplum, yelerinden her
birine ynetm elikleri uygulam ay ve uygulatmay salayacak
kadar znde birlemi deildir. Sosyologlarn grne gre,
bir ynetm eliin uygulanm as, iim izden her birinde m ini
m um bir konsenss gerektirm ektedir; nk insan beyninin
iine engeller koym ak olanakl deildir. Sosyologlar biraz da
m izahla kark olarak gem ite yasalarn, kendilerini ine

Doas Gerei Bilinemez Olan

101

yenlere glm sediini ve kolektif olarak onaylanm bteler


le1, bilgisayarlarla alan bir ada bile, yaratma etkinlikleri
nin, ynetme ve denetleme kuru m lan (Etablissement) karsn
daki ftursuz tavrnn deime olaslnn ok kk olduu
nu belirtmektedirler.
spanyol biyolog J. Penuleas Reixach, yeni bir m akalesin
de, yakn bir gelecekte amatr genetik mhendislerinin orta
ya kabileceini ne srmektedir. Az sayda da olsa, zam an
bol, bilim e merakl, aratrma bursu ve teknik donatm iste
meyen (bu donatm kendileri yapabilen ve satmalma gcne
sahip olan) insanlar vardr. Bu insanlar tanyp izleme olasl
dktr. Dier yerlerde yaayan vatandalarn bilim sel mera
k denetlenebilir m i ya da denetlenmeli mi? Hangi toplumsa]
bedel karlnda bu yaplabilir? Denetim in gevek olduu
dou lkelerine batdan giden gmen Iaboratuvarlar, imdi
den yok mu? te, bilim sosyolojisi iin yeni birtakm sorunlar.
Sosyologlara gre, bir kuraln uygulanm as, denetleyicile
rin ve yaptrm larn bulunm asn, dolaysyla dncenin ken
di iinde cezalandrc bir sistem inin gelitirilm esini gerektir
m ektedir ve biz bu sistem in dolaymsz sonularn kabullen
meye henz yeterince hazr deiliz. Psikanalist, buna, bir eyi
arzu edilir ve kesin klm ak iin o eyi aka yasaklam aktan
daha etkili bir yol olm adn ekleyecektir. Sanat da yaratma
aam asndaki bilim sel dnceyle dayanm asn kefeder ve
unu fark eder; aslnda dncesinin sreleri bilim adamnm kinden temelde farkl deildir, eer imdiye kadar genetik
retim veya benzeri alanlarda sanat km am sa, bundan
byle km am as iin neden yoktur; nk bulunmu eyin
orijinallii insann saygnl denen eye akn olma olasl
tamaktadr.
Dnya uluslar btnnde, azgelimi uluslarn ne tr bir
yol izleyecei, pratik olarak, olduka iyi bir ekilde tahm in edi
lebilir; rekabet yetenekleri sayesinde azgelimi lkeler, daha
byk lkelerle, yani onlardan daha gelimi olanlarla birlik
te, kendi glerini kendi kendilerine frenlem i olan ve bunun
bedelini demek zorunda kalacak olan byk lkelerle yara
rak ok daha ileri gitme yoluna gireceklerdir.

102

Belirsizin Bilim leri

Burada yeni bir kavram daha tasarlayabiliriz; gizli laboratuvar kavram. Bu kavram, kurgu-bilim yazarlarnn fantazilerinden kmamtr; deli biyolog veya Mandrake'in dnyaya ege
men oluu gibi dncelerin dndaki baka fikirlere dayanan
bu gizli laboratuvar kavram, ticari pazarlar tarafndan gl
bir ekilde tevik grebilecektir. Bugn, bunun zellikle biyolo
ji ve tpta baz rnekleri mevcuttur. Ayrca bu hayalet kurumlar,
insann yaratc tutku veya srrealist irade gibi tpk hmanizm
kadar ok temel drtleri tarafndan motive edilmekte veya edi
lebilir niteliktedir. Ama, bilim de zaten byle domutur.
Bu durumda, ktlk, hakikatin belirli alanlarda arat
rlmasnda, belki de daha akas bu hakikatin sonularnn
byk olduu alanlarda aratrlmasmdadr. Kukusuz, aratr
ma byk yatrmlar, byk donatmlar ve byk olanaklar
gerektirmektedir ve tm bunlar, hem m ali birim lerin bilgisa
yarlarndan ve hem de uluslararas gzlem uydularndan fark
edilmektedir. Ama yle grnyor ki, insan zihninin, sosyal
kontroln boluklarnda srekli yer bulm a kapasitesi, bir ka
yzyl nce byk engizisyoncular denilen insanlara benzete
bileceimiz, hakikatin denetilerini yanltmak/oy unlarn boz
m ak asndan hi akla gelm edik kaynaklara sahiptir (bu da
kendiliinde bir bulutur).

24. Sonu: Bilinemez Pratie Dair


Bu blmdeki dnceleri u ekilde zetleyebiliriz:
1) Bilim sel yntemin, dnyann rasyonelletirilmesine eri
me gc, tartm asz ve ak seik olarak saptanmtr. Bilimsel
yntem, dier eylerin yan sra, "sahte bilim ler" ve "sahte bil
g ile r in elenm esini salamaktadr. Ancak, pratik uygulam alar
da bilim sel yntemin de snrlar vardr.
2) Dnce alanlarnn ou veya bir "dnya sistemi"nin
oluturulmas, bilim sel bilginin dnda kalm aktadr ve bu
alanlar, zorunlu olarak, illzyon ve dn tek alan deildirler.
3) Bilim imparatorluu m ikrofizikte salam bir determi
nizm in yokluuna bal ilkesel yasaklam alar tarafndan snr-

Doas Gerei Bilinemez Olan

103

bindirilmitir. Sk tekrarlanan bir zmlemeye gre bu tr bir


determinizm, dnyann insan leindeki yanlaryla ilgilen
memektedir. Zira byk saylar yasas araclyla istatistiksel
bir determinizme, yani bizim birlikte yaadmz determinizm
lrne yer brakmaktadr; dolaysyla burada olgularn bilgisi
bizim gzlemlerim izin kesinliine bal kalmaktadr.
4) Grltden bir sinyal karlm as veya bir fondan bir
biimin belirm esi de ok genel "uygulam al" belirsizlik ilkele
rine yol amaktadr ve bu genel ilkeler teorik planda, Heisenberg'in gzlem bilim leri dzeyindeki belirsizlik ilkesiyle
rtmektedir; ama bir baka lekte.
5) Dier yandan gzlenenin, gzlemcinin varlna tepki
gsterdii tm dallarda, bu gzlemcinin dnya hakknda sahip
olabilecei bilginin ilkesel olarak snrlandrlmas sz konusu
dur ve bu snrlandrma, insan bilim lerinin "belirsizlik ilkesi"
nde kendilerini ifade eder; fotoraf bunun iyi bir rneidir.
6) Bu dzeyde, bilim sel bilginin hkmranl, insani veya
rasyonel nitelikli etmenler tarafndan snrlandrlmtr:
a. lk olarak, belirli deneylerin global olarak genelletiril
m i pahas vardr. Paha, birey veya toplumun, "bilgi kuvvet
tir" nerm esine gre bilgiye atfettii ve "zorunlu ilerden arta
kalan" (discretionnaire) kaynaklarndan ayrd paydr. Bu
kaynaklar, snrl olduundan insann dnce srecinde her
hangi bir anda birtakm deneyleri yeniden yapma ve doru
lam a yetenei de snrl kalmaktadr. Bilim sel sistem, demek
ki, bazen otorite kantna yer brakm aktadr; bu kanta gre,
insanlar, denetim olanandan yoksun olarak "uzm an insan
l a r n sylediklerine inanm ak zorundadrlar. Burada aratr
m acnn "kredi"si/itibar, salam a/tahkik etme yeteneinin
yerini almaktadr.
b. Bizzat deney de, makroskobik bilimlerde, gerektirdii
olanaklar nedeniyle zorunlu olarak snrlandrlmtr; coraf
ya, jeoloji, astronomi bunun rneklerindendir. Dnyaya dokun
may ieren ve gl etkileim olarak nitelediim iz deney, yeri
ni, zayf etkileim olan gzleme isteyerek brakmtr.
c. Eylem peyzajmzn eleri olarak srekli birlikte yaa
dmz ve bilim sel adan tem ellendirilm esini istediim iz pek

104

Belirsizin Bilim leri

ok iddia, hibir rasyonel temele sahip deildir. Bunlarn do


rulanm ak iin gerektirdii deneyler, zellikle insan bilim lerin
de teknik olarak gerekletirilemez niteliktedir; zira bu deney
ler ok byk sayda insan veya nesne btnlerinin (rneklemler) uzun bir sre boyunca zmlenmesini ve incelenmesini
gerektirirler. Bu iddialar, bilim sel evrene ait deildir ama top
lum tarafndan yle zannedilmektedir; bunlarn bilim sellii
sahtedir (pseudo-scientifique).
d.
Deneyin gc, insan bilimlerinde, yukarda grd
mz zere sadece gerekli olanaklarn ve rneklem lerin byk
l nedeniyle deil, ayn zamanda deontolojik nitelikteki
nedenler dolaysyla da snrldr; etkisi gittike artacak gibi
grnen deontolojik kayglar, deneysel yntemle hakikatin
aratrlm as ile ayn dzlemde yeralmamaktadr.
Demek ki, rasyonel olarak bilinebilecei dnlebilecek
ve nemli olan, ancak deneysel aratrmaya yasaklanm birta
km alanlar vardr. Bu alanlar, yakn bir gelecekte daha da arta
cak gibi grnmektedir.
7)
yle grnyor ki, insann dnyay tanm a iradesi ie
sinde, dnyayla arasndaki bilim sel ilikide dzey ayrdetm ek gerekmektedir:
a. Gl etkileim: Bunun en iyi rnei, klasik bilim sel
deney, rnein laboratuvar deneyidir. Burada dnyann para
larna dokunmak/mdahale etmek, aratrm acnn bu edim ine
gre dnyann nasl deitiini grmek, buradan rnein kore
lasyon araclyla, birtakm kurallar ve yasalar karm ak yolu
na gidilmektedir.
b. Zayf etkileim: Burada etkin seyirci konumundaki insa
nn gzlemi sz konusudur. Gzlemci, dnyay tem aa etmek
te, not tutmakta, ilikileri, balantlar ve imgeleri kavramakta
ve grd olgularn bir yorumunu oluturmaya ve bu olgu
larn srekliliinden emin olmaya almaktadr. Bu, alan
almasnda gzlem istatistiidir; gzlemci, belleiyle, not def
teriyle, anket fileriyle ve tutarllk kaygsyla orada olmaktadr;
baka bir ey yapmamaktadr. Bu bakan-gzlem cinin varl
nn, ne kadar kenarda kalmaya gayret edilse de, evreyi etkile
diini gsteren pek ok rnek vardr (fotoraf avcl, etnolojik

Doas Gerei Bilinemez Olan

105

fotoraf vb). Belirli bir tipini fotografik dokmanda grd


mz bu etkileim, insan bilim leri leinde gerek "belirsizlik
ilkeleri"ni iin iine sokmaktr.
c.
Etkileim yoklua ya da sfr etkileim: Burada bireyin d
yadan geri ekilmesi ve dncesiyle dnyay yeniden inas
sz konusudur. Bilgisi, gsterdii zen dnda, dier insanlarmkinden farkl olmayan bilim adam, dnyadan ekilip laboratuvarma kapandnda, tamamen egemen olduu ayrca
lkl bir yerde bulunmaktadr; burada kendi zihninden doan
bir smama-yanlma oyunuyla, daha nce gzledii olgular
dnyasnn bir parasna az ok sadk modeller oluturma
ya almaktadr. Gzlem alanna dokunmadan geri ekilmek,
kendi kapal ortamnda yaratt olgu modellerini, yaantlar
nn rn ve belleinde kalm olan "gereklik" le karlatr
maktadr (Erlebnis). Burada o, daha ok bir oyuncuya veya
sanatya benzemektedir; dnyaya dokunmamaktadr, dn
ya ile burada ve imdi hibir etkileim i yoktur, iinden sadece
gelecek uygulam alar vesilesiyle kaca kapal bir alt-evren
yaratmaktadr. Bilimin benzetiim (simlasyon) yoluyla inas
nn nasl yaygnlatn V. Blm'de ele alacaz.
8) Olgular veya kurallar nedeniyle deneye yasaklanm
alanlarn ounda, dncenin baka kaynaklar vardr; her
biri gzlemciyle gzlenen arasnda zayf (sfr deil) bir etkile
im dzeyini tem sil eden ok sayda gzlemin zmlemesi ve
gzlem. Gzlem verilerinin varyans etm enlerinin zmlemesi
ve istatistikten hareketle dzenli, hipotetik biim lerin olutu
rulmas, rasyonel dncenin temel alandr. Ancak, rasyonel
dnce, varsaym larn yaratlmas ve formle edilmesiyle, tek
bana katksz, matematiksel bir sistem gibi izlenemez; bunun
iin geici, ama anlam l, daha sonraki bir aamada yeniden for
mle edilecek ve ayklanacak ya da belirginletirilecek (ve bu
nedenle heuristik deerini yitirecek) olan belirsizler evreninin
yardm na ihtiya vardr.
9) Bilim in uygulam alarndaki pratik deeri dikkate alnr
sa aratrma, deney ve gzlem iradesinde bilim in kendisinin
bile toplum tarafndan snrlandrlm as gndeme gelebilir.
Bu sre, ister sanatsal, isterse bilim sel olsun, etkin dnce

106

Belirsizin Bilim leri

nin doasndan kaynaklanan deer atm alar nedeniyle ve


etkin dnce, imdiye kadar gizil veya dank kalm, ancak
bilim sel yntem in ve hatta bilim sel yaklam n ilk taslaklar
(grmek iin deney, orijinal dzenekler, keif matrisleri) nite
liindeki sanatsal yaratm ann gerek sonularn kavramaya
balayan global sosyal duyguyla ilikiye geirildii zam an ger
ekletirilecektir.

III. Belirsizin Bir Epistemolojisi:


Mantklar ve Alt Mantklar

Kesinlik, bir talep olmaldr; dncenin icrtflsnn


bir n koulu deil.

1. Dncenin zgl Dal Olarak Belirsizin Alanlar


Belirsizin bilim leri -zellikle olumakta olan bilim in
da
yaratc eylemin alann konu alanlar-, bir "apakln in a s " n
hedeflerler; betim lem elerinin konusunu, filozofun "in d irg em e"
dedii eitli sreler yoluyla biim i zihinde beliren "fen^omenolojik bir veri" gibi ele alrlar. Szcn dar anlamnda ibilim sel olan bu etkinlik, biimleri, sz konusu nesne'ye (obje, ikonu)
balanm olarak ortaya karmaya alr; evrensellerin inadnn
ilk aamas budur.
Dier bir deyile ve Husserl'den bu yana f e n o m e -n o lo ji
yazarlarnn ounun iaret ettii gibi, yazma, szcklerde bir
biim e koyma (die Sache zu Worte kommen lassen) abas, bura
da, asl almadr ve Valery'nin daha nce altm izdiii gibi,
terim in etimolojik anlamnda hemen hemen "iirsel" biri" nite
liktedir. Gzlenmi eyi, doa bilim leri dolaymsz ilikilerdi er
evesinde ele alrken (analitik boyutlar ne, ktlesi ne, hzz ne?)
ve gnlk basit bilgiler ortaya koyarken, bu indirgeme s^reci,
bu eyi, dolaymsz ilikileri dnda oluturmaya katkda >bulu
nur. Bu yaklamn amac, aleladeliklerden (Bir bardak inedir?
Cevap: mek iindir) uzaklaarak, nesnenin t u h a f l n //farkl

108

Belirsizin Bilim leri

ln (etrangete) ortaya kartm ak ve bylece, nesnenin nnde,


tpk dnyay renen ve rnein bardan kt sktran bil
ey olduuna inanabilen bir ocuun durumunda yer almaktr.
Apaklk (evidence), bu gzlem pratiiyle elde edilir ve
yava yava, birbiriyle ilikili olan nesnelere yaylr; zira bu apa
klk, -d oa bilim lerinde ispatlam ann temelinde bu lu nan - ve
akl yrtm e zincirleri boyunca yaylan rasyonel nedenselliin
srecine kout bir hareket iinde obje'lerden, bu objeler aras
ilikilere yaylr. Burada, apakln modelletirme araclyla
ina edilip edilemeyeceini kendimize sormalyz.
Burada bir noktaya iaret edelim. Yaklamn mantksal gerek
lere dayandran matematiki, gittike daha az sayda nerme
lerden hareketle ispatlamay apakln yerine koymak ama
cyla apakln iini boaltmaya alrken, fenomenolog, tam
tersi bir yaklam izler; tm dnyay apaklk alanna sokma
ya, fethetmeye ve en azndan kendiliindenlikle (spontanement) hissedilmi bir apakl olabildiince ok sayda ola
bilir ilikilere ve dolaysyla olabildiince ok sayda olabilir
nesnelere balamaya alr. Kukusuz burada, illzyonist veya
sihirbazlarn rettii apaklklar tarafndan yanltlmaya raz
olabilir, ama illzyonistlerin, aranan ve nadir bir meslek adam
olduunu ve sunduklar durumlar nceden ok zenle hazrla
dklarn sylese de, bilimsel aratrmacy ikna edemeyecektir.

Elbette, bunun da biim sel m antk asndan ok byk bi


hata rizikosu tad kuku gtrmez; bu hata, bir metnin
ardk cmlelerinde ya da karsam alar zincirinde ortaya ka
bilir. Fenomenolog, bu rizikoyu gze almaya hazrdr ve bir
nesnenin dierleriyle arasnda varsaylm ilikileri, bunlar
elikili olabilecek, tmdengelimsel (deductif) bir zihne "hata
l" grnebilecek olsa d a , gerek saymaya hazrdr.
Ancak, bundan tr, fenomenolog olumakta olan bilime,
yani birtakm biimleri a priori olarak kavramaya alan ve belki
de onlar daha sonra dorulamaya alacak bu nedenle de bir
ksmn eleyecek- olan bilim in daha yaknndadr; dierleri yan
sra mantk ve matematikinin yaynlar sitesinde zihnin poli

Belirsizin B ir Epistemolojisi: Mantklar ve Alt Mantklar

109

si roln oynad olumu bilime kyasla, oluan bilime daha


yakndr; mantk ve matematikiler k noktasndan ne kadar
/akta olursa olsun bilgiler ann evrensel tutarlln sala
makla grevli formel mantn garantili temsilcileridir; burada
sz edilen k noktas, I. Blm'de, belirli bir andaki "kitap
lvar" ya da "olumu bilim " olarak nitelediimiz eydir.
Zihnin iki tutumu arasnda hiyerari veya protokol ncelij'.ine dair her tartma, yapay ve bounadr; bunlarn birbiriylr uzlatrlm as ancak aratrm acnn zihninde olabilir ve bu,
unun sorunudur; nce tme varmsal, sonra tmdengelimsel
yolda hangi rizikolar alacan onun bilmesi gerekmektedir.
Gzlemci, kendisine verilmi metinden, yani olumu
bilimle ayr dzeyde bulunmayan "metin"den hareketle zihni
nin zenginletirilm esi ve verimliletirilmesi zerinde yargda
lulunmak durumundadr; nk bu m etin m antksal adan
I ekin (rigoureux) deildir ve sadece, daha sonra salam kar
sama zincirleri yaratma bakm ndan bir esin kayna olmay
istemektedir. Bu adan, rnein sosyal bilimlerde, iirsel veya
en azndan edebi toplumsal imgelem ile bunun tersine, nes
nel bir tarzda biim ler ve korelasyonlar oluturan ve bylece
ingelemin gsterdii veya ilgiye deer olarak telkin ettii eyi
kantlayan istatistiksel emprizmin alternatif rolleri karlatrla
bilir. M ax VVeber'in "ideal-tip"i daima yanltr, ama sosyolojik
dnce hakknda Institut fr Demoskopie'nin anket katalogla
rndan daha ok esin verir. Apaklklar, e e, nesne nesne,
(ek tek oluturmak iin zihnin kendi kendisiyle epey mcadele
el inesi gerekmitir. Bu, belirsizin "b ilim lerin d e dncenin z
gvenidir; onlar, burada, tmdengelimsel bilimlerle ilikileri
konusundaki snrlarn kavramaktadrlar.
Oysa kat bilimler, aratrm acnn zihinsel bir abay
la, zaten nceden tasarlam olduu deikenler ("gerilim"
veya "g") arasnda hemen hemen btnyle m ekanik (r
nek: Hooke'un ut tensio sic vis'i) apaklklardan yola karlar;
Inrada aratrmac, bizim "fenomenolojik" olarak nitelendire eimiz bir abayla, deikenleri zihninde akla kavutur
duktan sonra onlara, dorusalln algoritmasn uygulam akla
yetinmektedir; dorusallk, insann biri dieriyle orantl olarak

110

Belirsizin Bilim leri

deien iki deikenin ilikilerini belirlemek istediinde akima


gelen en basit nedensel ilikidir. Kat bir bilim olan mekanik
ten alnm bu rnekte, nce, gerilim ve g gibi iki deikeni
apak bir ekilde kavrama ynnde tasarlayc ve kavramsal
bir abann, ardndan ilikisel varsaymn (dorusallk varsa
ym) ve en nihayet bazen de ve bu kez Iaboratuvarda, eitli
aygtlarla (yaylar, arlklar vb) birinin veya dierinin (gerilim
ve gcn) dorusal regresyon erevesinde artlarn dorula
may salayan bir dzenein birbirini izledii grlmektedir.
Tmyle ayn ekilde, sosyal psikolog, rnein evresinde
gzledii insanlarla (veya insan objeleriyle) sk ve zel ilikisin
de, imgelemi zengin heuristik bir abayla iki deiken, stelik
balangta yapt ifadelerde birbirleriyle zorunlu ilikisi olma
yan iki deiken ayrdeder.
Bunlardan birini "frstrasyon", dierini "saldrganlk" ola
rak adlandracak ve onlar betimsel yaznsal, dolaysyla keyfi
yollardan tanmlamaya alacaktr; burada dorulamas olma
yan (aratrmac da zaten bunu aramyor) "iirsel" nitelikte bir
aba sz konusudur; aratrmac olabildiince zenli betimleme
lerle, seslendii, gerek veya hayali bir okuyucuyu ikna etmeye
almaktadr. Burada tek lt, daha sonra kazanlacak baar
dr. Aratrmac, abasnn nemli bir blmn, her an, tuhafl
n (invraisemblance), hatta, hatann tehdit ettii entelektel bir
serven iinde, her bir kavram kavrayp anlamaya ayracaktr.
ki kavram, onun zihninde ve yazs veya szleri araclyla
da dierlerinin zihninde ak seik ve birbirinden farkl grn
d zaman, kurallara gre retilmi bu iki kavram arasnda bir
"iliki" olup olmadn soracaktr; belki de bir yasa gibi grnen
dorusal bir iliki icat edecektir: "Saldrganlk, belirli bir durum
da maruz kalman frstrasyonlar toplamyla doru orantldr".
Bundan sonra, az veya ok alma gerektiren deneyler tasarlayacaktr. Deneyde izleyecei aamalar:
- Denetlenebilir durum lar iin, frstrasyonlar meydana
getirmek,
- Bir bireyde, (onun evresine ynelttii saldrgan davra
nlarn toplam anlamnda) saldrganlk dzeyini lmek veya
deerlendirmek,

Belirsizin B ir Epistemolojisi: Mantklar ve Alt Mantklar

111

- Sonra , bu ok belirsiz olan iki deikeni karlatrmak,


- Sonuta, bunlardan birinin dieriyle orantl olarak artp
, rtmadma bakmaktr.
Bu tr ilemlerde, aratrmac, olumakta olan bilginin
ierdii eitli rizikolarla kar karyadr; rnein:
Bu kavramlardan her birini ayrt etmekle ve onlar, ken11i kulland terimlerle betim lem ekle doru yapt m?
Terimleri betimlerken, nce kendini, sonra dierleri
ni ynlendiren gr veya kanaati, yeterli midir ve bir baka
j'r yok mudur?
Tasavvur ettii dorusallk ilikisi, regresyon yasas ola
rak en uygun olan mdr? (Sz gelimi bu yasa, verilerin karesi
veya bir baka eye dayandrlamaz m?)
ekillendirdii iddia, dorulanabilir herhangi bir pratik
yarar iermekte midir? Bir davran ngrmek ve deitirmek
(Bridgman'm ilemsel kavramlar) amacyla kullanlabilir mi?
Bunlar aratrm acnn zihinsel ve deneysel kurgusunda
ald rizikolardr. Bununla birlikte, gzden geirdiimiz iki
rnekte, ilemsel bir sezgiye yaklaan fenomenolojik zm
leme ile zellikle Anglosakson felsefenin bilim sel dnceyi
indirgemek istedii ve emprik olarak dorulanm varsaym n
karlkl rolleri aka grlmektedir.
Demek ki, belirsizin bilim leri iin 1) ilkelerin aratrlm a
s ve apakln oluturulmas; 2) bu apakl kontrol am a
cyla "yaznsal" nitelikli, yani zorlayc olm aktan ok ekici bir
yazyla iletme (yetenei), izlenen yaklamn nemli aamalar
dr. Burada, bireyin, akl yrtm enin zorlayc gcne bavur
makszn ve kukusuz bu zgrl srekli bir hata rizikosuy
la deyerek, dolaymsz olarak nasl dndn bilmek sz
konusudur.
Belirsizin bilim lerinin yntemleri, demek ki, z itibariyle
farkldrlar; onlarn abas, iki mulak kavram arasnda bir ili
ki bulmaya yneliktir. Kavram larn sunulu tarz (ksaltlm
kyas) araclyla, kavram lar iine damlatlm bir tr nicelik
olarak apakln aratrlmas, zihinsel bir retoriin tm yol
larn kullanr, bu retorik, kantlamadan nce gstermeyi, ikna
elmeden nce ekmeyi ve hatta, -b u bir ekme biimi olduuna

112

Belirsizin Bilim leri

g re- tahrik etmeyi, itiraza, dolaysyla dnmeye yol amay


hedeflemektedir.
Belirsizin bilim lerinin sreleri pratikte, mesajn alcsnda
iknaya yol aan yntemlere baldr; bunlar arasnda metodolojide "iyi rnekler" denen, yeterince anlaml, yeterince katksz, yeterince basit rneklerin aratrlm as ve retorik saylabilir.
Burada diyalektik mekanizm ay tekrar buluyoruz; eer bu iyi
rnekler m antksal olarak "yanl" grnrlerse, onlarn yanllklarm n kantlanm as ve "onlarn yanl olduklarn gster
mek iin yaplan tm ilemlerin, onlarn salad bir kazan
saylmas" (J. Rostand) gerekmektedir.
Getalt Teorisinin sklkla izledii yollardan biri, rnein
birtakm yapay olgular (artefacts), yani tuhaflklar normal ola
nn gcn oluturmaya yarayacak paradoksal veya geree
benzemeyen biim ler ina etmektir. Bylece, diyalektik kart
lk, paradoks ve teratoloji,* byk lde fenomenolojik oyuna
bal heuristik yntemlerdir; belirsizin bilim leri, rasyonellik
endiesi tam akszn ve aka bu oyunu sahiplenirler; nk,
sonuta, rasyonellik daha sonra gelecektir ve bilim sel alma
nn en sonunda, rasyonelliin galip gelecei sylenebilir.

2. Kartlklarn Diyalektik Rol:

Frankfort'un Mitolojik-iirsel Dncesi


nsann evresinde grlen mulak eylerin gelip geici ve
belirsiz biim lerinin, insan dncesi tarafndan dikkate aln
mas, her eyden nce, ou kez, diyalektik niteliklidir.
Rasyonelletirmek amacyla, insan, daha sonra dnce
srecinde onlar deitirse veya yok etse de, herhangi bir anda
kendisine, uygun/anlaml grnen birtakm kartlklar olutu
rur. Biim (form) teorisyenlerinin ortaya koyduu psikolojik
bir hakikate gre, biz iki kavram arasndaki kartl, kontras
t veya iki geerli ifade arasndaki antinomiyi, bunlardan her
birini tek tek anladmzdan daha iyi anlarz.
* Canl varlklarn anom alilerinin ve acayipliklerinin incelenm esini konu alan
biyoloji veya tp dal, (.n.)

j
|

Belirsizin B ir Epistemolojisi: Mantklar ve Alt Mantklar

113

Bu erevede, bir yandan "scak", te yandan "souk"u


l. 11unlamaya kyasla, scak ve souk arasndaki kartl daha
iyi kavrarz. Bilim sel dncenin, snn doyurucu bir tan
mna varabilmesi iin olduka uzun bir zaman gerekmitir,
<>ysa scak ve souk kartl ve bunlara iaret eden szckler,
insanlarn en eski dillerine kadar uzanmaktadr.
Bir baka rnek Frankfort ve Jacobson'un mitolojik-iirsel (mythopoetique) dedii, fakat imdi zihnin, rasyonel bir fren olmakszn,
vahi/yabani bir ekilde, dolaymsz bir dnceyi uygulamas
anlamnda "yabanl dnce" (pensee sauvage) adn verdiimiz
dnce tarzyla ilgilidir; bu dnce tarznda, scak ve nemli
ye ilikin (kutsallatrlm) kategoriler kurulmaktadr. Gnein
salad scakl ve yamura bamllklarn kavrayan Aztekler, kendi dnya sistemlerini kurmak iin gne ve yamuru iki
kart kutsal g olarak kavramsallatrmlardr; Tonatiu, gne
tanrs ve Tlaloc, yamur tanrs. Onlar mitsel bir ykde, birbiriyle mcadele iine sokmulardr; bu yk, terimin olaan
anlamnda hemen hemen btnyle iirsel bir nitelik tar; ama
bir n-fiziin ne srebilecei zere, er veya ge scak ve souk
biimlerine brnmek zorunda olan daha sonraki bir rasyonel
letirmenin hammaddesi olarak, bizim "Aztekler'in fizii" diye
bileceimiz bir fiziin temelini oluturur.

Bylece, bir kartlk ak seik bir ekilde oluturulduktan son


ra, bu kartlk apaklndan birazn kendini meydana geti
ren kavramlara verir. Daha modern bir deyile, kartlktan bu
kartln ayr ayr terim lerine doru, apakln yayl sz
konusudur; terim lerin varolularnn "kant", onlarn kart
olmalardr. Bu durumda, servenler, varyasyonlar ve zengin
lemelerle dolu uzun bir kavram sal yol balar.
Dnen insann derin doas mcadeledir; o, ancak kavga
lar yaratarak ilerler. nsan bir mitoloji iine yerletirmek zere
tanrlar yaratt zam an (theogenese), onlar savatrr. Byle
ce, sisleri, yamurlar ve dalar olan Toprak'tan doma Gne,
varln srdrmek ve yeniden grnmek iin mcadele
etmek zorundadr ve bu yenilenen bir beliriin g bir andr.

114

Belirsizin Bilim leri

Gne, akam leyin "yatm ak" yerine Toprak ve Gece'nin


derinliklerine girer ve yaayabilmek iin srekli bir aba ie
risinde yeralt dnyasnda yol alr. Buna ulaabilmesi ve ilk
gcne kavuabilmesi, dolaysyla kendi kudretinde yksele
bilm esi iin, Gne'e adanm insan kanndan "kurban" gere
kir. O'nun, gecenin engellerini yenmesini ve ertesi gn yeniden
yaayabilmesini ancak bu kurbanlar salayabilecektir.
Bu gelimede, tam olarak bir akl yrtm enin varoldu
u phesizdir. Bu akl yrtm enin bize "irrasyonel" grn
mesi olgusu, zellikle, bizim bilim (bizimki) dediimiz eyin,
gemi kltrlerin rasyonelletirme sistemlerine stn olmas
anlam n tar; Levy-Bruhl bunu daha nce sylemiti. Biz yle
diyebiliriz: Gnein, aktlan kan m iktarna bal olarak ortaya
k hakknda istatistiksel bir deney eksiktir burada.
Ancak, mitolojik dnce tarznda da bir aklam a aba
s var; bize eksik gibi grnen, olumakta olan bir dnce
dir. Onu eletirmeden nce, anlam ak iin onun yoluna girm eyi
kabul etm ek etnolog ve antropologlarn abas olmutur.
Kolayca daha da ileri gidebiliriz; rneimizde, eer dnya
sistem inin esas paralarndan biri olarak gne tanrs, varl
m srdrm ek iin kurban alm ak zorundaysa ve eer Yamur
Tanrs da insanlarn m srdan yararlanmak suretiyle yaam
larm srdrmeleri asndan bunun kadar nemliyse, yley
se O'nun da edeer m iktarda kurbanlar almas gerekir; zira o
da dieri kadar nemlidir; bir ift oluturmak iin, kartln
iki terim i eit olmak zorundadr. Demek ki, Yamur tanrs
nn m sr tarlalarn verimli klm as isteniyorsa, nemi ya da
en azndan biim i bakm ndan Gne tanrsnm kilerle ede
er kurbanlar gerekir. Kutsal bir tapnmann teknolojisi, birtakm
davransal kurallar ve bu kurallarn denetleyicileriyle (rahip
ler), "belirsiz eylerin memurlar"yla yerleir; bu kiiler iin
antropolog, belki yamur yadrclar (bu henz kantlanma
d) yerine mhendisleri tercih etse bile, bizim teknolojimizin
mhendislerine duyduu saygdan ne fazla ne eksik bir sayg
duyar.
Bilinli bir epistemolog, bu tr rneklerin bize sunduu
"irrasyonellik"i hor grmeyi fazla basit bulacaktr. O, kendini ara

Belirsizin B ir Epistemolojisi: Mantklar ve Alt Mantklar

115

yan bir dnceyi dinlerken daha alakgnll olacaktr. Buna


kout olarak, balangtaki haliyle bilimsel dncenin byk
bir ksmnda, tmyle buna benzer ve bunun kadar ikna edi
ci rnekler bulacaktr; rnein simyann dnce biimini ele
, lalm; yeni bir klf altnda bugn de devam eden formlleriyle
(rnein: "in stat nascendi..." "Corpora non agunt nisi soluta")
.rtk hibir bilim tarihisi bu dncenin, kimya terminolojisinin
arkaik- biimlerinin yaratlmasnda ve kimyann ilemsel bir
nitelikle ortaya knda belirleyici roln inkr etmemektedir.
Simya dili, pseudo-rasyonel, ama eklemlenmi ya da tmdenge
limse^ kantsz bir sylem olarak kolay zmlenebilir bir rnek
oluturur ve bu zmleme ok yaplmtr (Holmyard); ancak bu
sylem daha sonra saflatrlm, "mantksallatrlm" ve byk
lekte ngrsel bilim alannda yararlanlabilir bir hale gel
mitir.
Dncenin bileenlerini andmz lde, kararsz, belir
siz bir dncenin, (eklemlenmesi nemli) bu yanlaryla ilgi
lenmek zorundayz. Belirsiz bilimlerden, kesin saylan bilim le
re aamal geite iki yan ok nemlidir;
nce insan izlenim i ile maddi d bir veri arasnda kar
latrma sistemi olarak lme
Ardndan, tek tek rnekleri, korelasyon yasas veya
"norm al" biim tarznda genel bir biime balayan istatistiksel
dnce; bu dnce daha nce grdmz gibi zihnimize, bir
iddiayla ilgili olarak "kabul edilebilir tolerans" kavramn ve
ngrlebilirlik m arjlarn dayatan istatistiksel hata fikrini de
iermektedir.

3. lme Dncesinin Oluumu


lme kavram, matematikiler ve fizikiler tarafndan ak
seik bir biimde tanmlanmtr. Psikologlar, daha yakn
zamanlarda, lme srecinin ve rnein Piaget'nin genetik psi
kolojisinde tanmlad ekliyle, beynin yetilerine bal olarak
"lm sel" dncenin geliim inin temel elerini zmle
meye almlardr.

116

Belirsizin Bilim leri

Deikenlerin lmnn oluumunda aadaki aamalar


nerilebilir:
1) ki enin eitlik fikri, karlatrm a ve eitlik yargs, a
cortrario (buna kart olarak) eitsizlik fikri: Burada A, B'ye eit
tir, deer olarak zdetir, herhangi bir deer asndan ayndr;
ya da A, B'ye eit deildir, ondan farkldr, daha byktr... tar
znda dnlmektedir. Bu adan, Piaget'nin maddenin ya da
yzeyin hacim ya da arlklarnn edeerlikleri konusundaki
deneyleri, klasik rneklerdir.
2) Kartlk veya antinomi fikri: Burada iki eyden biri die
rinin zdddr, A, B'ye zddr; diyalektik bir ift kutupluluun
inas sz konusudur: A-B. Yukarda deindiimiz zere, hem A
hem de B, kartlklarndan yararlanmaktadrlar (bu ...'nn zdddr). Kartlk, A ve B'ye imgelem alann snrlandran ve A ile
B'yi tek tek ele alan bir tanm'dan daha ok yararl olmaktadr.
3) nc bir terim in domasna yol aan "ne bu, ne u"
formlnn l (ternaire) fikri: Burada nc terim, dier iki
si arasndadr; herhangi zel bir eyle ilgili olarak incelenen
deer, A ve B'nin kartl stne kurulm u bir lekten ksa
da, ne A ne de B kategorisine aittir. Bu, terim li bir manta
yol aar: A, B ve "ikisi aras". rnek olarak Evet, Hayr ve Bel
ki seeneklerinin, olduka sk rastlanan basit bir lme lei
olduunu hatrlayalm.
4) ki u kutup arasnda bir deer yargsnn konumlanma
s veya nicel olarak deerlendirilmesi, bir deikenin bir lek
zerinde yerletirilmesi fikri; mantk, genellikle bu aamada,
deerlendirilmi "lme"den sz edecektir.
5) Eik fikri: Bu fikre gre, bir "deiken"in olduu gibi
varolabilmesi iin belirli bir fiziksel asgari dzeyi amas
gerekmektedir.
6) Fark eii fikri (Just noticeable difference): Bu fikre gre,
bir farkm nicel olarak alglanmas, ancak iki deikenden kin
cisi, birincisini belirli bir oranda at takdirde mm kn ola
bilir (gzlemci-lmeci, bunu bir yzde olarak ifade eder). Bu
ayn zamanda, tesviyeci, ayarlayc, tam irci gibi kiiler tarafn
dan grgl olarak alglanm "tolerans" fikrinin de temelinde
bulunan bir kavramdr.

Belirsizin B ir E pistem olojisi: M antklar ve A lt M antklar

117

ekil 1- Yuvarlaklk Dereceleri lei

A) Keli B) A lt-keli C) Biraz yuvarlak D) Olduka yuvarlak E) Tam yuvarlak

Yuvarlaklk, toprak tortularnda rastlanan zel paralarn bir nite


liidir. Bu nitelik dorudan parann biiminden bamszdr; incelenen
parann eitli girinti-kmtlarmm ve alarnn bkm derecesinin bir
fonksiyonudur. Yuvarlaklk, parann alarnn ve kenarlarnn bkm
derecesi, paradaki en byk ksmn derecesine oranlanarak nicel bir
ekilde belirlenebilir. Yuvarlakln "kresellik"ten farkl olduunu belir
telim. Yukardaki nitel lek, pratikte, pek ok kullanm iin yeterlidir.

7) Benzerlik kavram (similarite): Buradaki akl yrtm e u


ekildedir: "A, B'ye benziyor. Hangi adan/hangi noktada ben
zediini bilmiyorum, ama benziyor; en azndan C'ye benze
diinden daha ok benziyor". Daha sonra greceimiz zere,
tm stn hayvanlarn byk lde sahip olduu benzerlik
fikri, belirsizin bilimlerinde, m antksal bir dncenin olutu
rulmasnda belli bal aralardan biri olmas bakmndan, ok
nemlidir.
8) Ular birletirme (interpolation) fikri: Alt blmleri olma
yan ardk blgeler/ksmlar halinde aralklardan oluan bir
kadran dnelim; zihnimiz, iki blm arasnda bir gster
genin ubuunun konumuna ilikin potansiyel bir blmleme
yapar; rnein arabamzn derecesiz/basamaksz benzin gs
tergesine bakarak, davranlarmz (benzin alm ak veya benzin
m iktarn yeterli grp yola devam etmek) ayarlamak zere,
yorum yaparz.
9) Evrensel lme lei fikri: Bir eyin algsal varoluunun
m inim um dzeyinden (alglanabilirlik), algnn deimedii

118

Belirsizin Bilim leri

bir doyum eiine kadar uzanan bir lek, kendiliinden fark


eikleri denilen bir dizi basamaa ayrlr. Burada psikolojik l
m enin bir tr evrensel leinin bulunduu, yani d dnyann
bir esini bizim algmzla karlatrm a yeteneinin bulundu
u sylenebilir; bu, sz konusu enin "byklk"n, gide
rek artan bir dizi fark eikleri stnde yerletirme yeteneidir.
10) Btnletirme (integration) veya birikim (cumulation)
fikri: Burada, belirli bir lek zerinde llm bir bykl
, bir baka vesileyle ayn lek zerinde llm bir baka
bykle, zihin araclyla ekleme yetenei sz konusudur.
Pratikte, zihnim iz bu tr bir ilemi, ancak, eit dereceli basa
m aklar olan dorusal bir lee dayanarak yapabilecek yete
nektedir. lmc matematiki (metrologiste), sadece bu aa
mada, lme kavramn, yani eitliin ve toplamn tanmn,
tam ve kesin sayar.
11) Arlk katsays fikri: nsan zihni, zel bir hazrlk yap
madan/bir abaya girmeden, herhangi bir lmenin sonucuna,
bir baka lmenin sonucundan daha byk bir nem atfedebilmektedir; yani iki sonutan birine bir nem katsays ykle
mektedir; "bu, brnden iki kat daha nemli", "bu, ok daha
nemli" vb. nsan zihninde ok snrl olan bu yetenek, ok basit
katsaylara indirgenmektedir; iki kat daha fazla, kat daha faz
la vb. Dolaysyla bu, bir btn iinde btnlemi bir durumda
bulunan bir itemin, genel bir sonuca katksyla ilgilidir.
12) Gradyan (gradient) fikri: Bu, insan zihninin, iki nicel
byklk /deiken olarak deerlendirilmi (rnein bir nede
ne bal olarak deime hz) bir neden ve bir sonu arasnda
kurduu em pirik ilikiyi ifade etmektedir. rnein mekn
konusunda, corafi bir harita zerinde, bir arazinin eim i faz
la olduunda, ykselti erilerinin skkln incelemek iste
diim iz zam an bu kavramdan yararlanmaktayz. Zihnim iz, bu
kavrama, rasyonel planda ok zayf bir dzeyde egemense de,
onu kullanm ay bilmektedir, bu kavrama em pirik olarak antremanldr. Burada mekan terim i ok mulak bir anlam a sahiptir,
zel olarak Levvin'in topolojik alann iermektedir ve bu mate
matikiye ters gelse bile, basam ak teriminin, lme birim i fik
rinden nce varolduuna iaret etmek gerekir. yle grnyor

Belirsizin B ir Epistemolojisi: Mantklar ve Alt Mantklar

119

k i, basam ak sezgisi, zihinsel alanda, hz sezgisinden daha nce


belirmektedir; nk hz, meknla zam an arasnda bir ilikiyi
iermektedir.
13) Asimptot fikri: nsan zihni, geliim inin belirli bir aama
s uda bu matematik terim in ifade ettii fikrin sezgisine ular.
Iirada, hibir zam an ulaamadan, sonsuz olarak bir snra,
v.ui gittike daha kk olan toplamal (additif) aralklarla bir
Ii mite yaklama sz konusudur. ncelemelere gre, gen ocukl, r 10-12 yatan nce bu kapasiteye sahip deildirler; bu kapasile formel bir eitimde ve ok sayda rneklerle kazanlr.
14) Periyodiklik fikri: Burada bilin alannda e ve olaylarn
lekrarma indirgenen bir gelecein nitel tahm inini ifade eden
(hemen hemen tmyle) bir periyodiklik sz konusudur. Bu
kavram, eitli adlarla (ritm, periyodiklik vb) anlr; matematik
le, eit elerin eit aralklarla tekrar anlamndadr.
15) Fonksiyon fikri: 10-11 yalarna doru, bu adaki ocuk
la rn en gelimi olanlarnda ortaya kan sezgisel bir dnce
aracdr; eer bir deikeni biliyorsam, dier bir deikeni de,
bir x, y grafiinden hareketle bilebilirim. Burada, fonksiyon
kavramn sezgisel olarak temellendiren kavramn, dorudan
grafik tekabl (correspondance graphique) kavram olduuna
iaret edelim. Bunun matematiksel ifadesi, ok daha sonra orta
ya kacaktr: "Eer x'in her deerine bir y deeri tekabl etti
rilebilirse, bu durumda y deikeninin, x deikeninin fonksi
yonu olduu sylenir." Buradaki grafik kavram, zihnimizde,
matematikinin trevli monoton srekli deer (grandeur continue
monotone avec derivee) dedii eyi iermektedir; tm bu kav
ramlar, ocuklarn zihinsel kavrayna smamaktadr.
16) Listing fikri veya "vb" kavram: Bu, insann, belleinde
veya bir dokmanda, "listelenm i" yani deimez bir dzen
iine konmu (alfabetik sralama bunun basit bir rnei) bir
eler btnne sahip olm asn ve bu listeyi batan balayp
belirli bir noktasna kadar tarayabilme (rnein, alfabetik ara
ma) kapasitesini ifade eder. Bu hem, 7 yandan itibaren ocuk
larn sahip olduu ok basit bir yetidir ve hem de ok gl bir
yetidir; zira, et coetera (vesaire) kavram n ierir, eer bir liste
niz varsa, durduruluncaya kadar eleri birbiri ardsra bir

120

Belirsizin Bilim leri

dzen iinde alnz. Eitilmi bir insann, nceden oluturul


mu bir listeye bavurma yeteneinde sezgisel olan bu yetinin
ak seik bir ekilde aydnlatlmasn, (Nobel dll) Herbert
Simon'un almalarna borluyuz.
17) Korelasyon fikri: Eer bir x deerini biliyorsam, y deeri
zerinde bahse girebilirim. Bu koullu bahis fikri, en ilkel insan
larda bile sezgisel olarak vardr. Ama insan zihninin, veri nok
talar kmeleriyle iki boyutlu (x, y) bir temsile egemen olabildii
andan itibaren aka ifade edilebilmektedir. Korelasyon kavra
m, fonksiyon kavramndan byk lde bamszdr ve ondan
daha sonra belirmitir; zira korelasyon kavram, fonksiyon kav
ramnn arkasnda, olaslksal ve yaklak tekabliyet fikrini ier
mektedir. Buna karlk, insan zihninin, korelasyon kavramn,
neden kavramndan ayrdetmesinin ok g olduunu biliyoruz.
Bunu yapabilmek iin, gerek bir matematik kltrne sahip
olmak gerekir ve insanlarn ou bundan yoksundur.
18) Yuvarlaklatrma/przszletirme (lissage) fikri: Gra
fik temsilde Getalt kavramna ait olan bir fikirdir; bir kena
rn dzensizliinin bu kenarn varln ortadan kaldrmad
dncesini iermektedir; zihinsel planda, dalgalanm alar gs
teren bir erinin gidiine (allure) ilikin sezgisel bir kavrayta
kendini ifade etmektedir. Grafik alanda sk kullanlan bu fikir,
iki boyutlu bir dncenin temel talarndan biridir.
19) Sembolik denklemler fikri: Burada, ilikilendirilen terim
lerin ad, zihnin yeteneini byk lde amaktadr. Bu fik
rin betimledii eilime gre insanlar, orantllk, toplanabilirlik,
karlabilirlik, blnebilirlik gibi kavramlar, iinde bulunduu
muz aamada, bizim zihnimizde olduklarndan ok daha belirgin
ve apak olan birtakm deikenler aras ilikiler gibi kavramak
tadrlar.
Burada nerdiimiz, zihnin temel yeteneklerinin listesi,
byk lde evrensel grnmektedir. Kabaca bir deyile, bu
liste kltrel farkllklardan bam szdr ve bu listenin greli
dzeni ve deimezliinin kesinlikle saptanmas iin Piaget ve
ekolnn anlayyla, epistemolojik almalar yaplmas gerek
lidir. Burada, zihinsel yetenekleri, geliim in yaklak bir dzeni
iinde neriyoruz; kukusuz bu sra dzeni, ayn bir kltrdeki

Belirsizin B ir Epistemolojisi: Mantklar ve Alt Mantklar

121

(/ocuk veya yetikinlerin zek ve matematik konusunda eitil


me dzeyine gre biraz deiebilecektir.
Burada, -C ondillac'm eski bir fikrini ele alarak-, deney
cinin en basitinden en karmana kadar birtakm zellik
ler (yetiler) ykleyecei yapay organizm alarn oluturulmas
konusunda Grey-VValter'in ortaya att "anlam a" (charte) kav
ramna atfta bulunabiliriz. Bu erevede, "yapay zek" diyebi
leceimiz eyin ina dzeninde, yukardaki listenin izlenmesi
dnlebilir; matematiksel bir saflktan (purisme) bamsz
olan bu tr bir yapay zek, zihnin daha sonra aaca elikiler
ierecek ama d dnyann verilerinin zihinde ilenmesini (processing) salayacaktr.

4. Belirsizin Bilimlerinde Mantn levleri


Aristoteles'ten bu yana, m antk terimi, zellikle ortaa filo
zoflarnn etkisinde ve kyasn eitli biim leri ve tanm aracl
yla tmdengelimsel d n cen in kurallarna harcanan byk
aba sayesinde yava yava gelimitir. eitli kyas katego
rileri, zellikle Duns Scot, Abelard, Buridan gibi nl adlarn
bulunduu niversite dnyasnda bir dizi doktrinin domas
na yol aan yazl veya szel (verbal) egzersizlerde incelenmi
ve bu kategorilerin repertuvar yaplmtr.
Aslnda, hakikatlerini, ispat yoluyla bulmaya uygun bilim
lerin ilerleyii; zihinsel egzersizle kefedilm i m antksal tarz
lar btnyle yararl klabilm ek bakm ndan o alarda ok
yava olumutur. Bununla birlikte, daha o zam anlarda bile
akl yrtme zinciri kavram nn ortaya kt grlmekteydi;
m antksal olarak birletirilm i bir eler dizisi olan bu zincir
de, logos'un "oyun k u rallarin a, yani kantlama (argumentation) kurallarna gre bir e zorunlu olarak dierini izlemekte
dir. XVII. yzylda Port-Royal mant, m antksal dncenin
bu ilerlemesinde en nemli aamalardan birini oluturmutur.
ada bir adan baktmzda diyebiliriz ki, tmdengelimsel
nedenselliin gc, deyim yerindeyse, zincir boyunca yayl
m aktadr ve bunun etkili olabilecei mesafe, akl yrtmenin,

122

Belirsizin Bilim leri

paralarndan her birinde dzeltilm esinin fonksiyonudur. Sa


laml, halkalarndan en zayf olann salamlna eit olan
zincir imaj, nedenselliin yaylmasyla ilgili bu fikre uygun
dmektedir.
eitli renci ve entelektel kuaklarnn mecbur edildii
mantn egzersizi, o ada, sadece kantlama kurallar sala
maktayd. Snrsz mantksal akl yrtmenin balca kullancs
matematikti ve ekillenmekte olan matematiksel dnce, reto
rik veya hukuksal kantlama alanna ekilen szel mantn yeri
ni almt. spatlamann (demonstration) amac, ncllerin haki
katinden hareketle sonularn hakikatine ulamak, yani balan
g verilerinin kabulnden hareketle zincirin sonunda iknaya
zorlamakt.
1880'lere doru, matematiin temellerinin yeniden gz
den geirilmesi sayesinde, mantk, zellikle Viyana evresinin
(Carnap, Frank vb) almalaryla yeni bir yaratc hamle kazan
mtr; bu evre, bizzat nermelerin biimi araclyla hatay
elemeyi hedeflemekteydi ve Peano tarafndan "lojistik bir dil"in
oluturulmas, bu dnemde atlan en etkili admlardan biri
olmutu; bu dilin o dnemde baka ekilleri de oluturulmaya
allm, ancak bunlar enformatiin douuna kadar ksr kal
mtr; zellikle Fortran dilinin ve deiik trevlerinin ortaya
k, programlama sistemlerini kurmak amacyla nermelerin
belirli kurallara gre sentezinde yeni bir yn salamtr.
Psikoloa gre, m antksal dnceyi nitelendiren ey, bu
"hakikat" deerini yayma yeteneidir; daha doru bir deyile,
"eer halkalardan her biri hataszsa, nihai aama "doru", ya da
en azndan ilk nermenin doruluuyla uyum ludur" dnce
sine uygun olarak, akl yrtm enin zorlayc halkalar tarafn
dan ikna edilmektir. Bu, zihnin zorlanm (contraint) bir tarz
dr; ama psikoloji, zellikle heuristik veya estetik alannda, bu
ekilde ulalm bir inancn anlamll veya bilin alanna zor
la alanm biim in gc konusunda, pek ok kayt getirmek
tedir. Psikoloa gre, insan zihni, genellikle zincirin ok sayda
halkasn ayn anda/bir bakta kavrama yeteneinden yoksun
dur ve bunun sonucu olarak, kesinlii, gerekten ancak byk
bir aba gerektiren ardk itemlerin (kyasn terimleri) balan

Belirsizin B ir Epistemolojisi: Mantklar ve Alt Mantklar

123

tlarnn zahmetli yolunu izleyerek elde edebilir. Yaamn ou


koullarnda insanlarn ou, kendilerini, I. Blm'de grd
mz, zihnin lksn temsil eden zihinsel bir disipline soka
mazlar. Mantksal bir akl y r tm ey e genellikle olduka kapal
drlar, ondan olduka erken vazgeerler ve duruma gre, doru
dndn varsaydklar birinin akl yrtmesine gven
mekle yetinirler; bu bir otorite kantdr. Ksacas, eer ispatn
prestiji, ikna etmek bakm ndan ok bykse, bu biraz ktye
kullanlm bir prestijdir; nk insanlarn ou kez ne zaman,
ne olanaklar, ne de bunu denetleme iradeleri vardr.
Aristoteles'ten, ortaadan ve matematiksel ispatlamadan
miras aldmz geleneksel mantklar, temel olarak ikili (binaire) sistemlerdir; bir nerme sadece doru veya yanl olabilir
ve doru olmayan, yanltr (nc k, ilke olarak, sz konusu
deil). Bir zincirin halkalarndan birinin yanll, zinciri kopa
rr, ierdii tm mantksal abay ortadan kaldrr. Reichenbach
ve dier bazlar tarafndan mantn geniletilmesi, bu neden
le ilgin grnmektedir. Reichenbach'a gre halkalar, olaslksal bir tmevarmla bir araya toplanm baz i balantl diziler
(sequences) vardr ve eer, en azndan her bir halkay birletiren
olaslklar yeterince byk ve zincirler yeterince ksa ise, bun
dan yaplan karsam alar (deductions), yksek bir hakikat ola
sl tarlar. Nedensel hakikatin yaylmas, ancak, bizim "tutar
llk mesafesi" dediimiz belirli bir mesafeden sonra durur. Bu
mesafe, zihnin belirli sayda akl yrtme halkalarndan sonra,
sezgisel olarak, artk kendine nerilen zincire gvenemeyeceini ve akl yrtm enin herhangi bir yerinde bir eliki bulunma
olaslnn artmaya baladn ifade etmektedir. Bu kavramlar
yapay zek almalarnda ve zellikle Herbert Simon'un Logical
Teoristin e ilikin almalarnda byk bir nem kazanmtr.
Ancak bunlar, insanlarn ou iin gnlk yaamdan ok
uzak ve dar bir alann, "bo zamanda dnce" (pensee loisir)
evreninin snrlarndan dar kamamtr. Matematiksel veya
mantksal dnceye herkes sayg duymaktadr, kim se ondan
kukulanmamaktadr, ancak insanlarn ou, onun en rafine
karsama zinciri biim lerini kullanm a eilimi tamamaktadr.
Bu adan, yaamn normal koullarnda, ortalama insann, en

124

Belirsizin Bilim leri

fazla basit iki kyasn birbirine zincirlenmesini kabul edebilece


i, kolayca anlalmaktadr; bu, birbiri iine gemi ardk drt
veya be terimden sonra, tmdengelimsel dnce egzersizinin
fazla kafa yormadan terk edildii anlamna gelmektedir.
Oysa insann fikirlerini tesadfen, yani kurduu cmle
nin hakikatini oturtmaya almakszn herhangi bir ekilde bir
letirdii de sylenemez. Bu adan, edebi ve hukuki dncenin
yan sra -"reklam clar" denilen zihin mhendislerinin metodik
olarak inceledikleri- gnlk yaamn bunlar kadar nemli dier
alanlar, belirsizin bilimleriyle sk skya bal olan belirli bir akl
yrtme tarz iermektedirler; bu bilimlerde, kavramlar belirsiz
dir ve aralarndaki balantlar da yledir; ama bu, balant olma
d anlamna gelmez. Formel mantktan farkl bir "belirsizin
mant" vardr ve bu mantk, tmyle raslantsal da deildir.
Bu noktada, sorun bir baka ekilde ortaya kmaktadr. Biri
nin doruluunun, az ya da ok, bunu izleyenlerin de dorulu
u varsaymn ierdii zihinsel biimlerin veya kavramlarn
arasnda, zihnin kendiliinden kabul ettii balantlar nelerdir?
Bilin alannda oluan bu balant srelerini alt-mantklar (infralogiques) olarak adlandracaz. Bunlar, stricto sensu, hataldrlar
(errones) -m antk, yanl (faux) diyecektir-, bununla birlikte bir
hakikat saylts (presomtion), minimum bir inan (conviction) ve
basit, ama ie yarar bir tr apaklk salayarak, nermeleri veya
kavramlar birbiriyle birletirmeye yararlar.
rnein mitolojik-iirsel veya dinsel dncede, reklam
kantlam asnda ve -szcn dar anlamnda akl yrtme
olmasa d a - saduyunun akl yrtmelerinde, tmden gelimsel olm aktan ok tm evarm sal olan ve doruluu yayc
(recurrent) sreler bulunduu gsterilebilir; bu sreler, ger
ein karm akln anlayp ilemek zorunda kalan, fakat dik
kat zam an ve aba yetenei eksik olan insanlarn kulland
dnce aralardr; somut durum larn ou, byledir.
Alt-mantk, belirsizin mant mdr? Her eye ramen, altmantn, bizim gnlk yaam n kavram larm ileme tarzm z
da byk bir rol oynad aktr, nk bu rol, ifade edilebilir
ve kurallar saptanabilir. maj veya temsilden kaynaklanan gr
sel alg ve inan alanndan bunun baz rneklerini vereceiz.

Belirsizin B ir Epistemolojisi: Mantklar ve A lt Mantklar

125

!>. Grsel Bir Alt-Mantn Baz Kavramlar


Murada zihnin, kendi dndaki olgular kavraynda ve ileyi
inde gzlenen ve ifade edilebilir nitelikteki birtakm dzenli
liklere alt-mantk adn veriyoruz. Alt-mantk kurallar, sadece
insan zihninin biimsel olarak dnmeye gerekli zamana ve
is (.ee sahip olduunda ileyen formel akl yrtme yasalarndan
nedenselliin kyas zincirleri boyunca snrsz yaylm, n 'i kkn olanakszl ilkesi, geililik (transitivite) ilkesi, v b - az
veya ok bamszdr. nsan zihninin salt mantksal rasyonellie
)>,re iledii tm durumlar, yaamn gerek durumlarnn ok
kk bir ksmdr; ama bu, zihnin, durumun elerine, dzenli
ve ngrlebilir bir tarzda karlk vermedii anlamna gelmez.
zellikle im ajlarn alglan alannda geerli, baz alt-manIk yasalar ortaya konabilir:
1) Merkezilik Yasas: Bir resmin merkezinde yer alan eler,
kenarlardakilerden daha nemlidir.
2) Korelasyon Yasas: Korelasyon daima bir nedensellik
sayltsdr: Eer A, B'ye yaknsa, A ve B nedensel bir iliki iin
dedirler; A, B'nin veya B, A'nn ksm i nedenidir.
3) Geisizlik Yasas: Eer A, B'yi, B, C'yi ve C de D'yi ieri
yorsa, bu, A'nm da C'yi ierdii anlam na gelmez.
4) Nedenselliin Dizilerle Geniletilmesi Yasas: Eer A, B'yi, B,
C'yi ve C de D'yi ieriyorsa, A'nm B'yi iermesi olgusu, sadece
A. ve B'nin varolmasna kyasla, daha apaktr, daha dorudur.
5) Sonsuzluk Yasas: Snrl bir obje dizisi eer dizideki tm
objeler zdese ve bu dizi en azndan birbirine bitiik terim
ieriyorsa, insan zihni, bu diziyi snrsz alglam a eiliminde
dir; birbirinin ayn veya benzer obje says 7'den oksa, dizinin
sonsuzluu kavram oluur.
6) Karmakl Alglama Yasas: Bir btn iinde, birbiriyle balantlar farkl nitelikte olan elerin says 7'den byk
se, bilincim izde, bir karm aklk kavram oluur (Miller Kura
l). Aslnda, bu kavram, insan zihni, kendine sunulan ele
re hemen annda hkim olmaya kendini yetersiz hissettii ve
/aman alacak bir algoritmaya bavurma, yani sayma zorunlu
luu duyduu anda ortaya kar.

126

Belirsizin Bilim leri

7) Yalar ve Uzan Bamszl Yasas: Dzenlenm i bir


btnde, yakm elerin bir araya toplanm yneten yakn
dzen (ordre proche), birtakm elerin daha uzaktaki duru
munu ngrmeyi yneten uzak dzenden a priori bamszdr.
Bir rnek; klasik mzikte, notalar (eler) unlar tarafndan
ynetilir: a) Akorlarm dzenli dizilerine ilikin Markov ola
sl b) Akorlarm zlmesi srasnda, baat olana gl bir
dn kural. Bir baka rnek: "Yarn hava nasl olacak?", mil
yonlarca insan ilgilendiren basit bir sorudur. Burada iki fark
l akl yrtm eyi izleyen iki yant olabilir a) Biraz deiiklikle,
bugnk gibi olacak (ksa sre) b) Biraz deiiklikle, geen yl
ayn tarihte olduu gibi olacak (uzun sre).
8) Dik Ann Baatl Yasas: Kenarlar dik alardan oluan
obje veya eler, tm dier koullar eit kalm ak zere, baka
tr alardan oluanlara kyasla, daha gelimi, daha gelitiril
milerdir.
9) Alarn Nicelletirilmesi Yasas: Doru kenarl e btn
lerinin grsel dnyasnda zerk bir varolua sahip olan a
lar, sadece 90, 60, 45, 30 ve 5lik (grafik a eiini oluturan
kk a: angulem) alardr; dz bir resimde ortaya kan
tm dier alar, a priori, bu alarn deformasyonlar ve abartl
m alar eklinde ya da onlarn kombinezonlar eklinde deer
lendirilirler.
10) Frank Teoremi: Tek biim li ok sayda enin btnn
de, birtakm eler yava yava tek bir zellie doru gitti
i zam an (objelerin belirli biimde boyan, bir yaz dizisinde
belirli bir harfin bulunuu vb), bu btnn elerinin %34'nden fazlas deiime urad andan itibaren, btnde nitel bir
deiiklik meydana geldii yolunda bir sbjektif alg oluur.
Frank Teoremi'nden kaynaklanan bu yzde, aslnda enformas
yon teorisinden karsanm tr ve alt-mantklarn onu kullana
bilmesi asndan, abartl bir kesinlik tamaktadr. Biz daha
basit olarak yle diyebiliriz: Bir eler btnnde dikkati
eken nitel bir deiiklik, deien elerin says, btnn %30
ile 40' arasnda (%50 deil) olduu takdirde, kendini alglatt
rr, kendini zihnim ize dayatr.
11) Dinamik Perspektif Yasas: Yakm bir bak noktasna

Belirsizin B ir Epistemolojisi: Mantklar ve A lt Mantklar

127

.lip obje veya varlklarn perspektif temsili, ayn obje veya


varlklarn birbirinden uzak bak noktalarna (fotorafta
kiik veya byk fokal mesafeler) sahip olmas durumundaki
perspektif grnnden daha "dinamik"tir.
12) Boyama Yasas: Renkli olarak gsterilen eyler, tm
dier koullar eit olmak kaydyla, siyah, beyaz ve gri olarak
lensil edilenlere kyasla daha zengin bir anlam halesine, daha
Iuiyk bir konotasyona sahiptir.
13) Renklerin Nitel Deeri Yasas: Tm dier koullar eitlenI Iiinde, iki obje veya eler arasnda byk bir "renklenm ilige" (chrominance) sahip olan dierinden daha stndr.
14) Renksel (chromatique) Saflk Yasas: Doymu, katksz
Iur renk tayan objeler, kark veya pastel renkli objelerden
herhangi bir konotatif anlam boyutunda (gllk, iyilik, genIi k, tazelik, stnlk...) daha stndrler.
15) Renksel G Yasas: "Gl" bir renk (krmz, sar, siyah,
beyaz...) tayan objeler, zayf renkli (gri, yeil, mavi, pembe, mor)
i >bje veya eylere kyasla dikkati daha ok ekerler.

b. Belirsizin Bilimleri in Genel Bir Yntem Var m?


Yukarda sunduumuz saptamalarda, apaklk, bilim sel
dncenin ilerlemesinin etkili bir nedeni olarak ortaya k
maktadr; bilim sel dncede kantlam a ve rasyonellik, sadece,
apakl salamann stratejileridir. Buna karlk, bu ilerlem e
de, sonularn ngrlebilirlii ve istikrar, esas elerdir; buna
(/"re, apaklk deeri, dorudan bir teorinin imaliyle, yani ger
ein alglanan yanlarnn yaplandrlmasyla (strueturation)
balant iindedir. Bu demektir ki, zel yntemlerin altnda,
belirsizin bilim lerinin genel bir metodolojisi vardr ve bu m eto
doloji, eylerin doasna ilikin dikkatli ve zenli bir aba ile bu
doann temaasndan doan kavram lar yeniden oluturma ve
yeniden kodlama iradesini birletirir. Bunu, aadaki parag
raflarda betim lem eye alacaz.

128

Belirsizin Bilim leri

7. Olgularn Kefedilmesi
Burada Hegel anlamnda bir fenomenoloji sz konusudur.
Bunun ilk aamas bizim etrafmzdaki evrenin evriminde ve
dnyann seyrinde grnen dzenlilikleri aratrmaktr; sz
konusu evren, insan bilim leri iin, psikolojik, sosyolojik, eko
nomik vb niteliklidir; yani insan ve tepkilerini obje olarak alan
bilim lerin evrenidir. Burada aslnda, Merton'un serendipity pattem adn verdii haberdar gzlemcinin naif gzlemi sz konu
sudur; bu gzlem, zihnin, gzledii eyden mesafeli durmaya ve
zellikle ondan kopmaya, dnyadan daha sonra yeniden girmek
zere dar kmaya ynelik kiisel abas iinde olumaktadr.
Gzlem ci ile gzledii eyin ayrlmasn vurgulayan bu
zgl zihinsel eilim, eylerin dolaymz anlamn, yani obje
nin dolaymsz ilevini veya davrann nominal amacn kabul
etmemeyi, geici olarak reddetmeyi iermektedir. Bu Husserl'in
parantez iine koyma (Einklammerung) dedii eyle byk l
de ilikili grnmektedir. Bu bir bakma, dnya veya insanla
rn bize gnderdii mesajn "anlamn", ieriini reddederek
bu m esajn ve onu tayan kanaln ayrdedici niteliini, iereni
dikkate alma, bir baka deyile ierenin lehine, ierii reddetme
yaklamdr. te bilim sel srecin tam bu noktasnda, biim,
fondan ayrlmakta ve gzlemci objenin kenarlarn (contours)
belirlemektedir. Daha nce, Gebser'in syledii ve Picasso'nun
da zl bir ekilde yineledii bir sz var: "nce bulurum, sonra
ararm". Bir noktay hatrlayalm: "erik zmlemesi" denilen,
iletiim bilim lerinin bu byk teknolojisi, her zaman ve nce
likle, ierenin zmlemesidir; zira gerek gizil ieriin, ierenin
uyduu kriterlerden kaca dncesine dayanmaktadr.
Burada, zellikle sosyal bilim lerde olmak zere, olaans
t bir ekilde genel bir sre bulunmaktadr. Psikolog, dnya
da yaar, dnyadan bir deneyim alr, biim lerin ortaya k
n grr ve en azndan bu aamada, orada kalr; terim in dolu
anlam nda, ayrdettiini sand biim leri ilemeden nce bilin
cine yerletirm e dnemi yaar. Bu biimler, -b ir bakm a zaten
zihnin bir inas olan - olgular olmaktan ziyade, o an iin, alg
sal alanda olaylarn dzenlilikleridir sadece; yani psikologun

Belirsizin B ir Epistemolojisi: Mantklar ve A lt Mantklar

129

aklama hamlesinde zenli bir ekilde ierilm i rasyonel zih


nin, hangi trden olurlarsa olsunlar aklanm alar gerektiini
kavrad dzenliliklerdir.
Bir bak as deiiklii sonucunda ortadan silinebilecek
bir nitelikte olduklarndan, henz bilim sel olgunun dnda
kalan bu biim ler veya bu dzenlilik km eleri nedir? Burada
deneysel alann eitlilii sarslmaktadr. Rastgele baz rnekler
alalm; doal dnyann eyleri, eylemler, olaylar, tiyatro sahne
leri/durumlar, herhangi bir sanayi tarafndan retilen eyalar,
kamu alanlarnda veya zel alanlarda davranlar, ii dolduru
lan az veya ok bo ereveler olarak meknlar, hatta insanlar
ve onlarn trl kiilikleri vb. Bu rneklerden her birinde, bir
tr tayc (support) olduu grlyor; eyler iin madde, dav
ran veya kiilikler iin insanlar/varlklar, kurum lar iin sos
yal doku gibi; balangta bir hammadde gibi grnen bu ta
yc, sonra, ne srdmz adlandrmalara (denomination)
gre tad eye "uym akta" (conformer)- yani szcn eti
molojik anlamnda bir biim (form) almaktadr.
Gzlenen dnyann tm bu biimleri, bu tr bir a priori
fenomenolojik zmlemenin konusu olabilir ve olmaldr. Bu
zmleme, bilerek, ieren ile bu ierii, yani formu dolduran
ve daha sonra incelenecek olan eyi ayrmaktadr.
Burada, antropoloji, etnoloji, sosyoloji gibi insan bilim le
rinin nemli bir ksm, birliklerini (nite) daha sonra bulacak
olan biim lere srekli olarak indirgeme abas iinde bulun
maktadrlar; tm bu bilimler, bu yoldan kefedilmi veya
(fotorafnn bir filmi, Polaroid kdn, zerinde imaj ola
rak aa karmas anlamnda) "aa karlm " dzenlilik
r ntlerinin (pattern) az ok zenli birtakm betim lem eleri
ne baldrlar. Bu aamada zihnin tutumu, hem etimolojik a
dan "yapma sanat" anlamnda, hem de biim i d hatlarnda
ve daha sonra da ayrntlarda aa vurm a (revelation) teknii
anlamnda "iirsel"dir.
Bu adan, bu gzlemsel yaratcl kolaylatran ortamn
(ambians) birtakm zgl koullar bulunduu vurgulanabilir.
Tm byk aratrm aclarn belirttii gibi "zihinin yaratc bir
duruma gemesi iin bir neden deil bir vesile (pretexte) yeter-

130

Belirsizin Bilim leri

lidir" (Bachelard). Sosyal bilimlerde, bu adan anlam l olabile


cek, rnein u tr durum lar vardr:
evre deiiklii: Levi-Strauss'a gre etnoloun belirli
bir evreyle fazla aina olmadan ve bu evreye yabancl kay
bolm adan nce ilk bak, ilk gz at nemlidir.
Seyahat etme : Seyahat, temelde ayn olan birtakm ilev
lerin farkl ortamlarn, dekorlarn, ksa bir sre iinde insa
nn bilin alanna sokmay salamaktadr; rnein brokratik
m ekanizm alarn farkl kltrlerde temel olarak benzer eitli
ilevler konusunda sunduu yapsal gerekler. Bu erevede, on
farkl kltrdeki yabanc lkelere taahhtl bir koli gnder
mek, farkl yanlar olan, deimez birtakm aamalarda kendi
ni ortaya koyan bir srecin z hakknda mutlaka baz eyleri
aa karacaktr.
Dil deiiklii: Tm denotatif ifadeler, bir baka dile ev
rildiklerinde bir baka konotatif sistem iinde yer alrlar. Bura
da YVertheimer'n yeniden kodlama ilkesinin uyguland ak
a grlmektedir.
Psikotroplarn etkisi: yi ayarlanm dozlarda alman eitli
psikotroplar, bilin alannn geniliini, zihinsel akcl, kom
binezonlarn younluunu ve dncenin netliini artrc bir
etkiye sahiptirler. Kahveden alkole kadar ok eitli psikotrop
lar vardr ve yaratclk konusundaki tm aratrm alar onlarn
evrensel bir kullanm olduunu gstermektedir.
Gzlem dzeyindeki heuristik srelerin bu birka rne
i, sosyal bilim lerden seilm i olmakla birlikte, birtakm baka
alanlara da yaylabilir; doa bilim lerinde Iaboratuvar deitir
me, matematiksel yeniden kodlama, ematik yeniden kodla
ma gibi olgular, bilim sel aratrmada, hem dar anlam da hem
de geni anlam da dnyann seyri ile zihin arasndaki ilikinin
belirli bir hareketliliinin (mobilite) oynad rol byk l
de hakllatrmaktadr.
"Seyahat", etnoloji ve corafyadan baka alanlarda da
bilim sel deneyim olabilir. Ayn ekilde, bir kitabn bir baka
dile evrilm esi ve zellikle, iki boyutta herhangi bir ematizasyon ("bir plan veya organigram yapnz") sayesinde alglanm
bir biim i veya hissedilen bir hakikati ifade etm enizi salayan

Belirsizin B ir Epistemolojisi: Mantklar ve Alt Mantklar

131

d iugramatik" sre de ayn erevede deerlendirilebilir. Bunl., epistemologlann imdiye kadar zerinde ok az durduu
v.mtc dncenin temel aamalardr.

S. Kstaslarn Ykselii
/ilinin az ok keyfi olarak alglanm olan, ama baz varyas
yonlar iinde dzenlilik ve tekrar kstaslarna byk lde
uyan biim leri depolad ve yukarda iaret edilen "zihnin
.kya alnm as" olgusunda bundan sonraki aama, birtakm
(i kirlerin ykselm esidir; burada, birtakm olgular, olaylar veya
kvranlara, daha genel bir deyile, daha nce ele alnm, bir
losyada, bir ekmecede, seyahat notlarnda veya laboratuvar
defterinde depolanm biimlere bal karakteristik zellikler
veya kstaslar konusundaki "fikirler" sz konusudur.
Bu yeni sre, szcn dolu anlamnda, "ayrdedici zel
likler" bulmak, yaratm ak anlam n tamaktadr; burada "ayrdedici" terimi, bu kstaslarn bir olaydan dierine, deerlendiri
len eyin bir item inden dier bir itemine olabildiince deime
si anlam ndadr ve bu kstas d dnyadan gelen zihinsel
biimler deposu iinde iki trl deiebilir; ilk olarak ya hep
ya hi tarznda deiir ve bu, sz konusu kstaslarn varolmas
veya olmamas dem ektir; ikinci olaraksa insani olgularda ou
kez grld gibi, kayda deer bir lde deiebilir.
Kstasn var olm asn veya olm amasn (ikili kstas: critere binaire) ieren basit durum, daha nce Leibniz'in grd,
daha sonra Roman Jacobson ve nihayet Shannon'un vurgula
d gibi, derin heuristik anlam bakm ndan nemli bir role
sahiptir. Kukusuz, "evet" ve "hayr"n basitlii, kategorile
rin oluturulm asnda ve anlalm asnda nemli bir aamadr;
gzlediim item, ben im ilgilendiim olgularn kategorisine
ait midir, deil m idir? Bu kategori, benim o anda icad etmek
te olduum ve geerlilii hakknda ok daha sonra bir kanaate
varacam bir kategoridir.
Bu kstas veya kategori fikri, keyfidir/uzlamasaldr; en
azndan balangta byle grnmektedirler. Spinoza'ya gre

132

Belirsizin Bilim leri

"Fikirlerde, onlar yanl olarak nitelendirmemizi salayacak hi


bir ey yoktur". Fikirler, aslnda az ilemsel bir btnlk (entite)
gsteren ve metodolojistin "gzlemcinin doru yargs" dedii
eye baldrlar. Onlar pragmatik bir tarzda ifade eden zellik
ler, durum iindeki (Ben, Burada, imdi, Dnyorum ki...) zel
bir gzlemcinin pratikte ulaabilecei bir dzen iinde dikkate
alnacaklardr. ou kez, becerikli bir aratrmac, daha sonra
kullanabileceklerinden daha ok sayda birtakm tasnif kstas
lar veya "karakteristikler" toplamaya alr. Sonradan elemek
zere fazla kstas almak, yaratc zihnin bir tr gidi-dn'dr.
Bu durumda aratrmacnn ii, deneysel veya zihinsel alana
geri dn gerektiren eksik zellikleri gayretle toplama iinden
ziyade kritik eleme (elimination critique) iidir (rnek: "bir ikonotek iin tasnif kstaslarnn seimi").
Aslnda, bu aamada yanl zellikler vardr; aratrmac
o an iin tmyle kiisel olan yargsndan, kstaslarn uygun
luundan asla em in deildir. Tavr udur: Onlarn hepsini ala
lm, sonra elememiz gerekenleri ayrdederiz. Karm ak olgula
rn bilim lerinde her zam an var olan bu zihinsel tutum, zihni,
bellee ileme abasnda hafifleten enformatiin ortaya kmas
ve aratrm alarda kullanlm as sayesinde, bundan byle, daha
da n plana kmtr. Madem ki biim veya rntlerin ben
zerliklerine ya da benzer olaylara ilikin frekans listesi, daima
aktr, yleyse yeni itemler, eskilere kyasla daha iyi stok tabakalam a kstaslar olarak grlebilir. Aratrmac, aratrmas
nn sonraki aamasnda, kendisine yeterince uygun veya tutarl
ya da doyurucu veya kolay ulalabilir grnmeyen nitelik ya
da etm enleri silmek, elemek olanana dayanarak hareket eder.
"Pratik", kavram sallatrm am n "zihinsel mutfa"nda nemli
bir rol oynar.
VVallas'm dedii gibi, bu, uzun bir dnme (kuluka)
dnemidir; incelenen gruplar veya eler arasnda edeerlilikIerin aranmas, karlatrm a yaplmas dnemidir. Aratrm a
c bu iten baaryla ktnda -e e r kabilirse-, elinin altnda
a)Itemler deposu b)Kstaslar listesi bulunm aktadr ve zihninde
bir tr dolap ina etmektedir; bu dolabn ekmeceleri, -rnein
etnolojide Franz Boas'm kltrlerin zmlenii konusunda

Belirsizin B ir Epistemolojisi: Mantklar ye Alt Mantklar

133

ki almalarnda karlat- biimler, itemler ve frekanslarla


doludur. Bu dolabn altnda, daima bir "tasnif edilemeyenler"
rokmecesi vardr; buraya, belirli bir dzenlilii, kendini zih
ne- empoze etme gc olm akla birlikte, nceden oluturul
mu kategorilere sokulamayan biim ler konmaktadr. Buras,
sistemlerin deiim inin yinelenen srecinin ve kategorilerin
eletirisinin gelecekteki kayna olacaktr.
18. yzylda, gezegenlerin ve yldzlarn katalogunu yapan
.stronomi, yeni trler kefederek listesini zenginletiren bota
nik; simyay elekten geiren ve yeni maddeler kefeden kimya,
bu srecin mkemmel rnekleridir. Daha yakn zamanlarda,
MaIinowski, Boas ve Mead, etnolojide (monograflar aamas),
bunun dier rneklerini vermilerdir. Bu varsaylm, tasavvur
edilmi, ksmen onaylanm, benim senm i veya reddedilmi
kstaslarn tm, kendiliinde bir zihinsel etkinlik oluturmak
tadr; aratrmacnn kendi z kiiliinde hangi olgularla ilgilen
diini ak, ancak kendi z epistemolojik tutarllna kendini
bal hissetmesi nedeniyle keyfi olmayan bir ekilde "tanm la
ma" durumunda kald zihinsel bir yaklam oluturmaktadr.

9. lme Aamas
Aratrmacnn listesine dahil ettii ayrdedici zelliklerin her
birinin lm, metrum fikri, bu aamada devreye girmektedir.
Evet ve hayrla ifade edilen ikili kstaslarn dnda, belirsizin
bilimlerinin ou ve zellikle sosyal bilimler, gzlemin zihinsel
blmlerde (kutular) hazmedilmesini ieren bu aamada, zaten
nicel olan (Bkz: lmeci zihnin temel genetik kstaslar) ifade
keyfiliklerinin az ok keskin algsna dayanmaktadrlar, ancak
greceli bir uygunsuzluu da fark etmektedirler. "Biraz, ok",
"gibi", "herhangi bir ekilde" tarzndaki ifadeler, aratrmacya
bir niceliin bir tr sinirsel kant rahatszln hissettirmekte
dir; bu rahatszlkta, aritmetiin ona nerdii saysal lek, uzak
ama aba gerektiren bir ideal gibi grnmektedir.
Sosyal bilimciler bu olaya ok duyarldrlar. Daha sonra
greceimiz gibi, mesleki planda bu tip srelerden uzaklaan-

134

Belirsizin Bilim leri

lar ve kefettikleri eitli itemleri iine koymak zere gittike


byyen dzenlemeler yapanlar, derleyip toparlayanlar onlardr.
Ancak, dier disiplinlerde de mekanizma ayndr (rnein, bir
akl tann yuvarlakl nedir? Bir rzgrn gc nedir? vb)
Bu toptan veya ksm i bir dzen iindeki sralama, zihin
sel dolapta kutularn belli bir dzenlenme biim ine yol aar;
bunlar artk dank kutular deildirler; yakn dzenin st
ne konan bir uzak dzen vardr; bir akl tann bykl
, yuvarlaklna kyasla daha uygun bir blmleme kstas
mdr? Ve akl talar, bir kutu iinde ve kutular da bir dolap
iinde nasl tasnif edilebilir? Eer bu ii baarabilirse (ki bu
m antksal olarak kesin deilse de, ou kez grlyor), aratr
mac nem li bir bilim sel adm atm, sorunun bilincine varm
olacak; bundan sonra bu bilinci yayn yoluyla da vuracak, bir
lek sunacaktr. Bazen, dikkate alman kstas, lm bir baka
bilim tarafndan salanan kolay saysal bir yerde ifade edilebi
lir; rnein kafatasnn yz alar veya bir insann boyu baka
bilim lerden dn alnmtr. Bir sosyal bilim , doa bilim leri
nin katklarn -m em nu niyetle- kullanacaktr ("alar,...llr"), ama (ilkesel olarak) bu lmn grnen kesinliinden
ok da fazla etkilenmeden.
Belirsizin bilim lerini ilgilendiren ey, rakam n serab deil,
inceledii olgunun isel doasna uygunluunun nemidir.
"Dnm ek, zihnin, srekli olarak kendi kendisiyle mcade
le ettii, durmakszn yenilenen bir abadr" (Morin). Buna iki
rnek verelim:
Bir kalabaln bykln lmek kolay grnmektedir;
bu, kalabalktaki kii saysdr. Bununla birlikte, bu, kesin
lii aldatc bir kavramdr; nk her eyden nce, kalabalk
yelerini saymak, numaralandrmak, -bir fotoraf stnde
bile- nadiren olanakldr; dier yandan, bulunacak say, poli
tik efin, sosyal ajitatrn, polis komiserinin veya kalabalk
tan birinin davranlarnda etkili olan "sbjektif" izlenim a
sndan herhangi bir anlam ifade etmemektedir. Belki de bu
kalabaln younluu veya yetenei daha nemlidir, ya da
kaplad alan; veya bu etmenlerin karmak etkisi... Sosyal

Belirsizin B ir Epistemolojisi: Mantklar ve Alt Mantklar

135

bilim aratrmaclarndan bu tr sorular sormas ve kalabalk


kavramn, ye saysyla lmenin -hatta, kiisel izlenimler
den ok daha iyi olan bir yaklam la, saylarn logaritmasn
alarak lmenin- kolay ekimine kaplmamas beklenmeli
dir. Belirli bir kamu meydannda toplanm kalabalklarn
be ayr tipte fotorafm incelemek, kalabaln nem leim
oluturmak bakmndan ok daha etkili grnmektedir.
letiim bilimlerinde, yakm ve uzak kartl gibi basit
ve temel bir kavram deerlendirmek, telekomnikasyon
mhendisine kolay grnebilir; ayn iletiim srelerini ve
bunlarn sosyal yaama etkilerini inceleyen psikolog, bu
basit mesafe anlayndan kanmaya zen gsterecek ve
davrann baz temel zelliklerinden hareketle fenomenolojik nitelikli bir mesafe lei gelitirmeye alacaktr; psiko
logun grevi, rakamn kesinliinden ok kavramn evrensel
liine ulamak olacaktr.

( .'enel olarak yle denilebilir; Kkeni kesin bir bilim de bulu


nan bir lme lei, belirsiz bir olguya uygulandnda, kesinIii yznden, yarardan ok zarar getirir; rnein zaten belir
siz olan deerlerin saylar arasnda korelasyonlar aramaya
almakla zarar verir.
Burada bir noktay hatrlam akta yarar var; lme aracnn
kesinlii, llecek eyin irel kesinlii kadar olmaldr. Ayr
ca, belirsizin bilim lerinin bir ilkesi daha var; bir konuda belir
siz deikenlerin (grandeurs) nicelletirilm esi iradesi, kesinlik
dzeyi, sz konusu bu kavram n kesinlik dzeyi kadar olan
arasal leklerde kendini ortaya koymak zorundadr.
Bu noktada, aratrm acnn zihnine aadaki kurallar yn
vermelidir.
1)
Dzen ilikisi kavram; bu, psikologlarn leklenebilirlik
eklinde nitelendirdikleri veya "Guttm an kstas" denilebilecek
olan ve bir zellikler btnnde kuku brakm ayacak tarzda
ki dzenlemedir. Burada A, B'yi, B, C'yi, C, D'yi iermektedir.
Eer bir insann boyu en azndan 1,68 m. ise, bu onun en azn
dan 1.50 m ve a fortiori 1.40 m. vb. olduunu da ifade etm ekte
dir. Bu dzen, bir nermeler btnnde her zam an -genellik-

136

Belirsizin Bilim leri

le - garantili deildir; hatta bunda, seilm i olan dzen kavra


m nn gerek bir tanm grlebilir.
2)
Tekbiimli blmlere ayrlma (segmentation uniforme
m arketingte veya taksonomide iyi bilinen bu kstasa gre
sbjektif olaslk, rnekleme girm esi gereken her yeni itemin,
lmde nerilen leklerden her birinin u veya bu snfna
(veya ekmecesine) girm esi bakm ndan a priori eittir.

10. Biimler Alan Oluturmak


Gzlem cinin alkoyduu her item, demek ki sonu olarak, az
ya da ok saysal veya en azndan leklenebilir, ak seik bir
dzende lee konabilir nitelikli birtakm zellik ya da ks
taslar tarafndan nitelendirilmektedir. Seilen kstaslarn sezgi
den kaynakland bu aamada, onlarn birbirinden tamamen
bamsz olduklarn, yani geometrik bir temsilde, Karteziyen
bir st-meknm birbirine dikey eksenleri eklinde grndk
lerini varsaymak tercih edilebilir. leklerden bazlar olduka
gelimi bir lm inceliine sahip olabilir; rnein 0 ile 9 aras
10 basam akl veya 0 ile 99 aras 100 basam akl bir lek. Dier
bazlar daha kaba bir dzeyde yer alrlar; rnein A,B,C,D
dereceleri veya ++, +, 0, - eklindeki veya "yi-Orta-Kt" tar
zndaki lekler. Bu durumda, her bir itemin ok boyutlu bir
sistemde bir nokta ile tem sil edileceini varsaymak doru ola
caktr; bu sisteme, "biim tem sil uzay" (espace de configuration) denir.
Demek ki tm itemler veya olgular, bu temsili meknda bir
takm nokta kmeleriyle gsterilmi olacaklardr. Sadece boyutsal kstas olduu takdirde, bunu boyutu olan geometrik
bir meknda temsil etmek kolaydr; bu boyutlu meknn
grafik olarak gsterilmesi basit, grselletirilmesi kolaydr
(rnein; Osgood'un konotasyonlarmm ne yazk ki semantik
m ekn" olarak adlandrlm evaluation, potercy ve activity yap
s; Eysenck'in "sert-yumuak", "ilerici-m uhafazakr" boyutlar;
Jouvenel'in politik tutum lar konusundaki "uysal-hain" boyut
lar vb).

Belirsizin B ir Epistemolojisi: Mantklar ve A lt Mantklar

i 37

11. ndirgeme Sreci


Sosyal bilim ler alannda, aratrmac, item kmesinin tm itemleri iin ayrdedici herhangi iki etmen arasnda varolabilecek
korelasyonlar zenle inceler. Kabul edilmi istatistiksel geerlik
testleriyle anlaml korelasyon iftleri bulursa, tanm gerei, eer
kstaslardan birinin deerini bilirse, brnn deerini kesti
rebilir; aslnda, bilinli bir aratrmac, korelasyonlar hesaplamakszn, grafik bir temsilden hareketle bu konuda olduka ak
seik bir fikir edinir. Eer korelasyon yksekse kstaslardan biri
nin dierine kyasla daha artk (redondant), hatta olgunun daha
genel bir kavran asndan stricto sensu lzumsuz olduu
nu (Ockham'm usturas) syleyecektir. "Aklama", bu hususun
ilevsel bir ekilde uygulamaya konmasndan kacaktr. Bura
da, bir epistemolojik adm, rizikolu ve tehlikeli bir kavramsallatr
ma abas vardr ve ou kez, daha sonra gerekmezse atmak
zere fazladan en az bir boyut daha alkoymak daha emniyetli
dir, rizikosuzdur; aksi halde, balangta zihne apak gibi gr
nen olgunun bir kstas, bir yan unutulmu olacaktr.
Gereksiz boyutlarn indirgenmesini ieren bu zihinsel saf
latrm a sreci, iki kstas arasndaki korelasyonun gll
lsnde salamdr. Apaklk, dnyada en kym etli eydir ve
ikna olmann hammaddesi olmas dolaysyla zenle korunma
ldr. Narindir, saldrlara maruz braklmamaldr. Aratrm a
cnn zihni, olguyla ilikisinde ortaya kan bir kstas atmak
sz konusu olduunda, bu kstas byk lde artk ve hatta
yinelenen bir nitelikte de olsa, son derece muhafazakrdr. Bir
olgunun anlalmasnda varyans daha k bir ekilde anlam ak
amacyla boyutlarn saysn azaltarak apakln bir paras
n kesip atmak yerine, mevcut birikm i bulgulara, iki deiken
aras korelasyonun aklanmasyla, bir kk apaklk para
s eklemek, daha tercih edilebilir. Daha ileride, faktr analizine
ayrdmz blmde, belirsizin bilimlerinde, daha sonra yarar
l olabilecek bir enformasyonu israf etmemeye ("don't throw
away any valuable information") dayanan bu sezgisel kural yeni
den ele alacaz; bu kural, -nedenlerin deiebilirliinin azal
tlm asnn nemli bir yntemi o lan - faktr analizinin, ancak

138

Belirsizin Bilim leri

faktrlere ilikin gl bir sezgi temelinde (tersi deil) yaplabi


lecei eklinde de ifade edilebilir.
Bu noktada ilgin bir yol yle olabilir; alkonmu deiken
lerden biriyle yksek korelasyon ilikisi gsteren deikenlerden
biri atlabilir; bunun iin, aratrmac, rnein deneysel olarak
belirlenmesi en g olan (ya da en az srekli olan veya maniplasyonu en zor olan veya anlalmas en g olan) seebilir.
ok sayda deikene sahip olunduunda (rnek: 20 lek
zerinde deerlendirilen 40 kavram l bir anlam farkllama
s -sem antik diferansiyel- lei), herhangi bir nedenle incele
nebilecek tm sonularn (profiller) ikier ikier (diagramatik
tarzda) korelasyonlarnn tablosunu oluturma yoluna gidilebi
lir. Bu ekilde oluturulan m atrisin a priori temaas iinde, bir
ilikisi olup olmadn grmenin "ilgin" olacan dnd
mz deikenler aras (rnein, M eksikallk zerine yaplan
bir aratrmada "ana" profili ile "Nuestra Seftora de Guadalupe" profili arasnda benzerlik veya farkllk var mdr? Varsa
niin?) korelasyonlarn alt izilerek yeniden irdelenir.
Aratrmacy, zellikle elinde ok sayda kstas deiken
leri bulunduunda, ynlendirecek bir baka kural, tm itemler
arasnda en dk varyansa sahip olanlar elemektir (rnein
100 lkede kalknm a olgusunun incelendii bir aratrmada
"koruyucu bakm " oran* ile "hastane says" arasndaki ili
ki atlarak, bu oran ile per capita "shhi tesisat tam ircisi says"
arasndaki iliki alkonabilir). Buna karlk, ortak varyanslar
en yksek ve dolaysyla en duyarl olanlar (koruyucu bakm
dzeyi ile kalknm a dzeyi vb) saklanr.

12. Tipler Etrafnda Toplama ve


Sosyal Olgularn Tipolojisi
Alkoyduumuz N sayda itemi, n boyutlu bir uzayda noktalar
halinde ve bir grafik stnde temsil ettiimizde, bu noktalar,
ilk bakta az ok ayrdedilebilir kmeler halinde toplanm
olabilirler.
* Taux d e M aintenance. Bu konuda bkz. N uri Bilgin, Eya ve nsan, G ndoan
Yay., 1991. (.n.)

Belirsizin B ir Epistemolojisi: Mantklar ve Alt Mantklar

139

Aratrmac, bu durumda, bu kmeleri veya salkm la


r veya gruplar ayrarak -v e bylece, bir riske de g irer- ve her
kmenin arlk merkezini belirleyerek, kavram sal bir adm
atar. ou durumlarda, birbirinden net bir ekilde ayrlan
kmelerin ularnda bulunan temsili noktalar bilerek grmez
likten gelmeyi, aklk erdemi adna meru sayar ve onlar, ele
yip dta brakr. Akl yrtm esini bitirdiinde, kendine unut
ma hakkn verdii bu kalnt itemler hakknda bir karar alm a
s gerektiini bilir.
Bu, aratrm acnn merkezlerden her biri iin, her bir
kmenin "en tipik" item inin niteliklerini ifade eden koordi
natlar belirlemesi anlam na gelmektedir. Aratrmac buna, tip
diyecektir (bunun iyi bir rnei, Quetelet'nin "ortalam a insan"
tipidir). Bu aamada, grgl sorundan eitli tiplerin veya alttiplerin incelemesine gemektedir; buna tipoloji kurm a denmek
tedir. Birbirinden farkl ne kadar tip vardr? Alt-tipler zorlamakszm bir tip etrafnda hangi lde toplanmaktadr (ortala
ma erkek ve ortalama kadn, ortalama insann alt-tipleri midir?
Tipler arasndaki ilikiler nelerdir?)
Bu srecin en iyi rneklerinden biri, "gerekten daha ger
ek" karikatrler yapmak zere (rnein, Adorno'nun kon
ser dinleyicilerine ilikin tipolojisi: dilettant, snob, profesyo
nel, eletirmen) sosyal psikoloji yntemlerinin kullanlmasdr.
Karikatrler bir ideal-tipin (Max VVeber) zelliklerini yanstan
kstaslarn grafik olarak ematize edilmi versiyonlardr.
Unutmamak gerekir: Katksz tipin gereklikte varolmas
zorunlu deildir; Fransz posta pullarndaki M arianne portre
si, hibir zaman varolmam olan mitsel bir figrdr, bir sanat
grdr, fotoraf negatiflerini st ste koyarak Galton'un
tasarlad ngiliz portresi, kurgusal bir varlktr vb. Ancak
bu, dnce ekonomisinin en gl aralarndan biridir; kesin
bilimlerde aratrmalarn byk bir ksm, doru tipler bulma
ya ve varlklar, dnce srecinde byk bir tasarruf salayan
ideal-tiplerle deitirmeye almaktadr. Bu, bilim in temel epistemolojik srelerinden birinin bir yan olan emalatrmadr.
Gerekten de, tip, gereklikte yoktur; ancak, asgari bir
abayla, insan zihni, ayrdettii zelliklerin saysal deerlerin

140

Belirsizin Bilim leri

den her birine fazla geni olmayan ve zihnen, gerektii gibi


hkim olunmu birtakm deiiklikler ekleyerek tipten gerek
lie geebilir. Bu deiiklikler, sonu olarak zihin iin olduka
kk bir "bilisel paha"ya sahiptirler.
Bu perspektifte, bilim sel ilem, gerekliin trlln,
bir baka trllk biimine, yani "tipik biim +deiiklikler"
kavram na dntrmeyi iermektedir. rnein psikolojide,
Pieron'un yapt gibi, temel psikoloji, farklar psikolojisiyle bir
likte dnlecektir.
zetle, burada betim lenen sre nokta iermektedir:
Snrl sayda tipler tanm lam ak
Bu tiplerin, evrenin uyaranlarna tepki olarak gsterdii
ngrlebilir "davran" incelemek ve derinletirm ek
Bireylerin deikenliini, temel davranlara eklenmi
bir ey gibi deerlendirmek (varyasyonel/deikensel yntem).

13. Nicelletirme Sreci veya Nesnel Bir Betimlemenin


Atomik Malzemeleri Olarak Belirsizlik Eikleri
Yukarda betimlenen srecin sonucu udur: Olgu veya olayla
rn bilim sel betimlemesi, fiziksel deikenler dzeyinde hi
bir zaman mkemmel olarak "kesin" deildir. Gzlenen eyde
daima bir deiiklikler/varyasyonlar marj vardr ve gzlem
ci, tanm gerei genel yanlarla ilgili olan dar anlamda bilimsel
bir alma yapmak istediinde, bunlar ihm al edilebilir sayar.
Bilim -rnein tarihten farkl olarak- sadece genel olanla urar.
yleyse tm zellikler, tm kstaslar, tm boyutlar, bir fark edil
me ya da duyarllk eiine sahiptir. Bu saptama, ok temeldir;
zira her boyutta duyarllk eiklerini kombine ederek, alg atomlar fikrine, dier bir deyile, gerekliin bilim sel betimlemesinde
mikroskopik birimler fikrine gtrr. Bu alg eikleri kenarlar
JND'den (J.N.D.= ancak fark edilebilir farkllklar) oluan mik
roskopik "hiper-kpler"in biriktirilmesiyle ortaya kan temsili
biim meknna tanecikli bir doku verirler.
Bilim sel gerekliin atomlarnn incelenmesi ve nihai
betim lem eler iin alkonacak boyutlardan her biri stnde, ele-

Belirsizin B ir Epistemolojisi: Mantklar ve A lt Mantklar

141

nnter kplerin bir btnnn ina edilmesi, sosyal bilimlerde


.n.strmacnn bizatihi grevidir. Geerlik testlerinin, standart
\,i|>ma lm lerinin vb byk ksm, bilinebilir gerekliin bu
y.nna baldr. Dolaysyla olaylar, olgular veya varlklar ara
m Krklardan sz etmek, bu farklar algsal eikten daha kk
n|( lklar takdirde, anlamszdr; bu tipteki tm formle ediler,
ilemsel nitelikten yoksun gibi grlrler (Bridgman).
Bu aamada bilim sel srecin nemli bir yan, gzlemcinin
idinde yer ald dzeyin tanmlanmasdr; sz gelimi aratr
n,cnm dikkate almaya hazrland atomlarn boyutu nedir
v'sonuta onlar hangi lekte gzleyebilir ve karlatrabilir?
>rnein lengistik alannda, gzlemci szcklerle mi, harflerle
mi, tmcelerle mi ilgilenmektedir? Genel olarak, "olguyu yaral. eyin lek olduunu" (C.E. Guye) ve lek deiince olgul. n veya biim lerin doasnn da deitiini biliyoruz.
Deneysel bilim lerde bunun byle olmad durum lar istis
naidir ve kendiliinde incelenmeleri gerekir. Bu, Mandelbol tarafndan ortaya atlan "fractalite" kavramdr; buna gre
,lg isal biim ler ve onlar oluumlarnda ve dourgularmda
ynlendiren yasalar, dnyaya baklan lek ne olursa olsun
sndrlar. Buna (yaklak) bir rnek sosyal bilimlerden verilebiIi r; brokratik bir sistemde sosyometrik yaplar (veya organi
imunlar), ister bir broda toplanm bireyler grubundan, ister
I>ir ubedeki brolar grubundan, ister bir blmdeki ubeler
grubundan, ister bir lkedeki iletmeler grubundan sz edelim
(krkl saysal deerleri olm akla birlikte) kabaca ayndr. Tm
bunlarda ayn vokabler (lider, izole, diyad, atom), ayn aralar
(sosyomatrisler), "graphe"lar nitelemek zere ayn katsaylar
ve hatta ayn verimlilik, oluma ve dalma yasalar kullanl
maktadr (Moles, 1962).

14. Sonu
ki blmde, meru olarak "belirsizin epistemolojisi" denile
bilecek bir epistemoloji ortaya konmutur; burada epistemo
loji terimi, etimolojik znde logos anlamnda kullanlm tr;

142

Belirsizin Bilim leri

yani eski felsefenin hakikat (episteme) (bu, modern mantn,


bir nermenin "hakikat deeri" fikrine indirgeyerek reddettii
bir terim dir ve pragmatist buna, "nermenin yararllk zelli
i" diyecektir) dedii ey stne eklemlenmi bir sylem anla
mnda kullanlmtr. Bu erevede, belirlinin olduu kadar,
belirsizin de bir epistemolojisinin olmas gerekmektedir; bura
da savunulan teze gre iki epistemoloji, nerdikleri kurallar,
tutum lar ve ierikleri bakm ndan bir lde farkldrlar.
Belirsizin alanlarn erevelemeye alrken bu alanlarn
kkenlerini, dncenin kendisinin kaynaklarnda bulduunu;
zihinsel srecin etkin eleri olan mitoslardan hareketle, alan
lar aras karlkl ilikilerin ve "tm dengelim "in yava yava
ortaya karlm asnda bulduunu grdk; burada, antropolog
larn bize rettiklerini yeniden buluyoruz. Belirsizin dnyas
nn, fazla dnmeden ilkel kltr dediimiz eyle ilikilendirilmesi, biyologlarn ou kez ne srd u saptamaya daya
nr; ontogenez, filogenezle ayn aamalar izler. Bilim in kken
leri, kendi z kurallarn arayan dncenin tm gayretli, hatta
elikili abalarna borcunu demek zorundadr.
Kukusuz, belirsizin bilim leri, en azndan geliimleri
nin daha sonraki bir aamasnda belirli olmak istemektedirler;
ancak henz bu aamaya varlm am tr ve bu bilim lerin farkl
kategorileri arasnda gelime bakm ndan byk bir eitsizlik
sz konusudur. Ancak bize gre, onlar iin asl olan deer bu
deildir, belirsizin bilim leri, sonularda kesinlik/belirlilikten
(precision) ok, dncenin zincirleme ilerleyiinde pekinlik
(rigueur) aramaktadrlar; madem ki bilimdirler, gzlemlerinde
mulak olan, net olmayan imajlar, zayf korelasyonlar, belir
siz olgular ilemek ve ynlendirm ek iin olabildiince salam
yntemler bulmaya almaktadrlar.
Burada en nemli nokta, belirsize, onu aratrm acnn
zihinsel biim lerinin zsel bir esi gibi grp itibar etme ira
desidir; ayrca dnyay kavraymzda, byk rneklemlerin
gzlemi veya bir baka yntem (varyans analizi vb) sayesinde
genel bir ilerleme tarafndan hakl klnd takdirde, kesinlii
arama iradesidir. Dier bir deyile, bu bilimler, kesinlik plann
da ilerlemek iin, olgular normal bir geliim sonunda belirli

Belirsizin B ir Epistemolojisi: Mantklar ve A lt Mantklar

143

bir gzlem alann yakndan tanm a araclyla, ereveleyip


kavramamz beklemektedirler.
Esasta, sorun basittir; zihnin yapsnda zayf dzenlilikler
ve dzenlemeler vardr; ve bunlar, incelemek iin gerekli aba
dan kanarak atmak hatadr. Dier yandan, insann "bilim
sel durumu"nda, I. Blm'de "lks beyin" dediimiz analitik
dncenin, evreye tepkinin temelindeki igdsel ve konotaI i f dnceden daha yeni olduu unutulmamaldr. Grand Livre
,lc la Science'm (Bilimin Byk Kitab), belirsiz eylere ayrlm
pek ok sayfa ve blm kapsamasna armam ak gerekir; bu
kitab, salam, kesin bilgilerin ve belirgin lmlerin salad
entelektel bir konfor iinde, kltlm bir ansiklopediye
dntrmek, zihnin ihaneti olacaktr.
Bu bizi, evreyi srekli irdeleyen yetikine daha ok ynel
mi genetik bir epistemoloji (Piaget) anlamnda, ve zellikle gn
lk yaamda kk salan dncede lmsel algoritmann kesin
konumunu belirlemek anlamnda, dnce mekanizmalarndan
bazlarn yeniden gzden geirmeye gtrmektedir, insanda
icel olarak deerlendirme, eitlii yarglama iradesi bulunduu
dorudur; en basit diller bile lmsel denilebilecek ("bu daha
byk", "bu daha kk" vb) deerlendirmeler iermektedir ve
bu, kendi stne dnmek istediinde, yani kendi z iddiala
r stne geri geldiinde, zihnimizin deimez bir zelliidir,
lunun yan sra bunun kadar doru bir husus daha var; zihni
miz, "lmsel bir sistemin" gerektirdii tutarllktan abucak
vazgemektedir ve alglamas bakmndan ok kk olan ey
leri dikkate almamaktadr; bu, "eik" fikirleri, "seri" fikirleri
etrafnda gzden geirdiimiz husustur. Bu ilk iki saptamadan
sonra bir baka doruya iaret edebiliriz. Aratrmac, srekli
olarak, belirsiz korelasyon ilikileri stnde, olaslksal mantk
oyunu iinde almak zorundadr ve ou durumlarda korelas
yon szcnn anlamn bilmeden bunu yapmaktadr.
Nadiren yaplan bir lmn ilk aamas olan bu deerlen
dirmelerin stne, aratrmacnn zihinsel alannn darl (say
sal algnn snr olarak 7 saysna ilikin Miller'in nl sapta
mas, buna rnektir) ve ayrca aratrmacnn zihinsel alanndan
boaltmay unuttuu ve yararlanmaya devam ettii kltrde

144

Belirsizin Bilim leri

irrasyonel bir gemiin kalntlarn ekleyebiliriz. Yine bunlara,


alg olaylarnn ksa vadedeki diktatrl de eklenebilir; zira
grmek inanmaktr ve inanmak, hibir ey olmamasndan daha
iyidir. Bunun iyi bir rnei, iletilecek ksa bir mesaj olan ve zih
nin alg, inan ve bilgi arasndaki geileri ilemek iin uzun
uzun dnme yeteneinin olmayndan faydalanan insanlarn
sevinerek kullandklar "alt-mantklar"da bulunabilir. Durum
iinde ite bu arala dnmek gerekir.
Bu temellere ve zellikle zihnin bu en basit kapasitesine
dayanlarak bile, olduka gelimi sistemler oluturulabilir ve
rnein sosyal ya da insani olgular gzlemek iin gerek bir
genel yntem kurulabilir; bu yntemin, etrafm zdaki salt rast
lantsal olmadan belirsiz kalan olgulara uygulanm am as iin
herhangi bir neden yoktur.
Dzensizliin mkemmel bir dzeye ulamas, en nadir
durum lardan biridir; mkemmel dzensizlik, mkemmel
dzen kadar zor ulalan bir durumdur. Dnyadaki olgularn
ou ikisi arasnda yer alr ve insan zihni de biim leri szen bir
m akine gibi dnlebilir (Atlan, Prigogine ve Thom).
Biraz da ge kalnarak yapsal yaklam denilen tutumun
ortaya kyla birlikte, dnyann trlln ematize etm e
ye ve dolaysyla bu trll, snrl kapasiteli zihnin bilgi
ileme sistemiyle kavranmas daha kolay ve basit elerin kombinatuvarna indirgeme abas iindeki atomik dncenin,
belirsizin bilim lerinin alanna girmeye balad grlmekte
dir; fiziksel kimyadan sonraki aamada, ada teknoloji tm
alanlarda, uygulam al yapsalcln devasa bir lde genile
m esini temsil etmektedir.
Bu genileme, olgular, zelliklerini ve zerkliini kav
ramak amacyla nazik bir ekilde ele alan fenomenolojik tutum
la eliik deildir. Fenomenolojik yaklam, daha sonra, byk
lekte akl yrten aklla, yani zel olan tanm ayan ve onu
tam bir kaygszlk iinde indirgeyen aklla, metodolojik bir
atma balatmtr. Fenomenoloji, hem insan bilimlerinde,
hem dier alanlarda, ona, ite bu tr kayglar nermektedir.
u bir gerek ki, daha nce de iaret ettiim iz gibi "dn
mek, ematize etmektir", yani, akas, geici ve srekli sor-

Belirsizin Bir Epistemolojisi: Mantklar ve Alt Mantklar

145

j; ulanan bir ze indirgemektir; ama bu basitletirici indirgeme


daima zorunludur. Genelletirilmi zihinsel mekaniiyle yap
salc tutumun, gerei, temel elere indirgeme istei, zm
lemenin sonunda, doyum suzluk duymamas ve zmlemesi
ne bir baka dzeyde, ad finitum devam etmeyecei anlamna
gelmez. Kukusuz, yapsalc yaklam, daha ok bir mekanie
yaknken, szcn bir eyin duyumuna uygunluuyla ilgi
lenen fenomenolojik dnce "iirsel" niteliktedir ve farkl bir
zihinsel tarz tar.
na edilmesi gereken, uup giden bir gerein dinam ik e
mas olarak modelletirme veya benzetiim ynteminin balan
gcnda, ematik ve yapsalc dncenin geliimi bulunm akta
dr. lgilenilen zel evrenin "tan ecik lerin in kefinden ve ak
la kavuturulmasndan sonra, bu tanecikler anlalabilir bir
btnde nasl birletirilmektedir? Yapsal yaklamn en sonu
verici geliim inin ifadesi, gerein bir tr "biletirm e yoluyla
zmleme"de (sentez yoluyla analiz) benzetiim idir ve bu, be
lirsizin bilim lerinin evrensel ynteminin ikinci yzdr. Buna,
gelecek blmde deineceiz.

IV. Biletirme Yoluyla zmleme:


Yapsal Yntem ve Modelletirme

lk iddialar belirsiz ve gevek olduunda, saduyu,


dncenin sonraki aamalarnn her birine girerek uygu
lamay snrlandrmak ve anlam akla kavuturmal
dr; ancak yaratc dncede, saduyu kt bir iistaddr;
onun tek yarg kstas, yeni fikirlerinin eskilere benzeme
sidir; orijinallii yok etmek ynnde davranr.
Whitehead

1. Yapsal Varsaym
Yapsal varsaym, yukarda da belirttiim iz zere u dn
ceye dayanr: Gereklii, az sayda tipe ait olan ve yap deni
len eyi oluturan, bilinebilir nitelikte birtakm yasalar veya
kurallara gre dzenlenmi ve az sayda tipe ait olan elerin
veya atomlarn bir kombinezonu olarak ele almak, her zaman
olanakldr ve ou kez yararldr. Genel bir koordinatlar er
evesinde temsili noktalar bir btn halinde toplayarak ifade
ettii grgl verileri zmledikten ve bylece bu nokta km e
lerinin merkezi esi olan tipleri tanm ladktan sonra, sosyal
bilim ler teorisyeni, snrl sayda tannabilir, temel eler veya
atomlar kombine ederek gereklii ina etmeyi salayacak bir
aklam a modeli aratrr. ou kez yapsalcnn temel ii olan
n almada, bu atomlarn nitelii ak seik olarak saptand
zaman, teorisyenin, birtakm kurallar yerletirmeye ynelik
almas balar; bunun iin a) M inim um sayda olabilir atom

Biletirme Yoluyla zmleme

147

lar veya tipler b) Bunlar kombine etmek iin gerekli m inimum


sayda kurallar kullanarak, bir "model" veya "kopya" iinde,
gerekliin grntlerini yeniden oluturmaya alr.
Bu ina oyununun temel koulu, ayn kurallarn, yalnzca
ayn kurallarn kullanlarak, grgl incelemeden kan oriji
nal rneklemde (corpus) rastlanm olan tm durumlar, ayn
kesinlik dzeyinde, yeniden oluturabilmektir. Model, ite bu
yeniden oluturulan imajdr; kod veya yap ise eleri birletir
meyi salayan kurallar btndr. Modelletirmenin etkililii,
minimum sayda yap veya kodlama kurallar ve atom tipleri
kullanarak (Tasarruf ilkesi veya Zipf'in en az aba kural), bu
kombinezonlar araclyla maksimum sayda itemi (gzlenmi)
yeniden meydana getirm eyi salama dzeyiyle llr.

2. Belirsizin Bilimlerinin Temel Bir Arac Olarak


Yapsal Yntem
"Yapsal Yntem" atomik dncenin, daha nce bulunmad
tm bilimlere girmesinden baka bir ey deildir. Onun kefe
dilmesi ve gelitirilmesiyle ilgili servenler onu, bir doktrin
veya dnce akm olarak, etnoloji ile lengistik aras bir yerler
de ortaya karmtr; bu yntem geliimi srasnda, her bir zel
disiplinin kendine zg karklklarnn ve "yerel" (local) ideolo
jilerin engeline arpmtr; oysa bu tr eylerle, epistemolojik a
dan, kimyada, elektronikte veya genel fizikte olduundan daha
fazla bir ii/ilgisi yoktur. Aslnda yapsal yntemin temel ilkele
ri, zamannda insan bilimleriyle dorudan ok az ilikisi olan bir
baka alanda ak seik olarak ortaya konmutur: Enformasyon
ve letiim Teorisi. Tm bu genel ilkeler, daha o zamanlar insan
bilimlerine girmeye balayan ve vokabler sorunlaryla mca
dele etmek zorunda kalan bu teori erevesinde yerini alm ve
apak olarak kabul edilmiti. Garip bir ekilde, sonuta, insan
bilimlerinin terminolojisi ne kmtr. Bu belki de nispeten daha
atmasz bir ekilde kendini ortaya koyan doa bilimleri teorile
rine kyasla, insan bilimlerinin ideolojik atmalarnn, intelligentsia'ran sahnesini daha ok igal etmesinden ileri gelmektedir.

148

Belirsizin Bilim leri

Yapsal yntem, "dnyann seyri"nde, dnyann tm kar


m ak olgularnda, tm deimez ve gzlenebilir grnler
de; basit, ematize edilmi, koullarn gzlemciye empoze ettii
veya gzlemcinin setii bir lekte algland ekliyle gerek
liin tem siline uygun olarak trll azaltlm birtakm e
lerin bir btnn ayrdetmek am acn tamaktadr. Ardn
dan, bu az eitli basit elerin, etimolojik anlamda - daha da
basit bir yapya o an iin indirgenemez olan bu "atomlar'm
(a-tomes), belirli bir mulaklk dzeyinde gzlenmi bir ger
eklii az ok sadk bir ekilde yeniden retmek iin, birleme
veya ayrlma kurallarna gre birbirleriyle nasl kombine edil
m eleri gerektiini aratrmaktadr.

3. Bilimsel Dncenin Zorunlu Bir Aamas Olarak


Atomizm
Fiziksel kimya da, geen yzylda byle yapmtr. Fiziksel kim
ya, Demokritos'a kadar uzanan eski bir vokabler iinden bir
madde teorisi karm ve nce simya, sonunda teknik anlamda
kimya almalar sayesinde basit ve indirgenemez atomlar ayrdetmeye aba harcamtr; o zamanlar dar bir tipolojiye ait olan
bu atomlarn belirli kurallara gre kombinezonu (deer: valence
fikri), 19. yzyln sonunda iyice yerlemi bir teori erevesinde,
kimyann tm temel trlerini yeniden ina etmeyi salamaktayd.
Daha zetle denilebilir ki, -rnein farm akolojinin byk
lde yararland haliyle- kimyann zaferi, farkl renk ve
bykl olan ve molekl denilen istikrarl ve yeniden re
tilebilen btnler oluturmak bakm ndan evresinde (peripherie) az veya ok sayda az ok gl engellere sahip olan bilyacklar bir araya toplamak amacyla nce zmleme (analiz),
sonra da biletirme (sentez) yapma yeteneine baldr.
Yine burada da, zmleme yapann stlenm esi gereken,
birtakm toleranslar veya daha dorusu, belirsizlikler vardr;
"engeller" rolleri azalacak kadar zayf olduunda veya bilyacklar, kolayca fark edilebilir az sayda kombinezonlar iinde
toplanmak yerine, hemen hemen snrsz sayda yaplar iinde

Biletirm e Yoluyla zmleme

149

(rnein, C,H ,0,N gibi temel atom repertuvarlarmn imtiyazl


bir tr alt alan olan organik kimyadaki byk molekllerin ya
da killerin durumu byledir) topland zaman, belirsizlikler
sz konusudur.
Atomizmin, aklayc devasa bir biletirm e nermi ve
doal dnyann en byk teorilerinden biri haline gelmi
olmas, bilim sel teori asndan ok nem li deildir. Bu biletir
mede, atomlar ematik ve grnmez niteliktedir; ancak kombi
nasyonlar ak seiktir ve yasalar halinde (tanmlanm oran
lar, Prout, Dalton vb) ifade edilebilmektedirler.
Ayn ekilde, bu yzyln banda alfabetik yazl dilden biraz
etkilenmi olan konuma dili fonetikileri, fonem denilen basit
birimleri, yani kurallara uygun bir ekilde ematize edilmi, ses
retici organlarn pozisyonlarna indirgenemez bir nitelikte
ki eleri ayrdetmek iin olduka youn bir aba harcamlar
d. Onlara gre, tm insan dilleri, sylemin grnte srekli
tm ak, en azndan ematik bir tarzda, az saydaki (yaklak
40 kadar, ama btnyle tam say istenirse 100 kadar) bu eler
btnnn bir kombinatuvarma her zaman indirgenebilir ve
bu atomlar/eler, herhangi bir dili ilemsel bir dzeyde (yani
pratikte kullanmaya elverili) yeniden oluturmay salayacak
tr. Bu atomlar konusunda, Roman Jakobson ve izleyicileri tara
fndan iyi bir ekilde kavramsallatrlm olan Prag evresinin
almalarndan kaynaklanan lengistik grubunun nerdii
terim, fonem terimiydi. Yine burada da, sylemin parackla
ra blnmesi (rnein sessiz harf sorunu) yoluyla /'atomlar"m
kefi, kimyada atomlarn ayrlmas kadar gt ve ayrca, bir
letirme (assemblage) ve yasaklama kurallar sorununu, ve bu
kurallarn istatistiksel ilikisi sorununu getirmekteydi. Asln
da bu, daha sonra, eitli dzeylerde "imla"nn, "dilbilgisinin
ve "sentaks"n birbirine balanmasnn bizi sevkettii "leng
istik yap" veya "kod" adlaryla ifade edilen eydi. Temel itici
g, daha nce gerekletirilmi olan, yazl dilin alfabetizasyonu idi; alfabetizasyon, ok sayda fanteziler, sapmalar ve eitli
dzensizlikleriyle konuulan sylemi ematikletiren ve kristal
letiren "harfler"in atomik bir btndr.

150

Belirsizin Bilim leri

Atomik fikrin genelliinin bilincine varlmas, o zamanlar


teknolojik nitelikli grnen bir buluun, daha akas telgraf
veya telefonla iletiimin uygulama alanndaki byk ilerleyi
i sonucunda gereklemitir: Telgraf ve telefonla iletiimde de
mesajlarn yeniden oluturulmas sz konusudur, ama Morse ve
Baudot'nun yapt gibi uzaktan. Bu iletiim, Nyquist, Hartley,
VVener, Shannon vb baz teorisyenleri sayesinde, bir yerden bir
baka yere harfleri veya szckleri elementer bir eviri (kodla
ma) sayesinde iletme sorununu, genel bir adan, ortaya koy
maktayd. Bu kodlama konusunda -b elk i de niversite komu
larndan Jakobson'un etkisiyle- VViener ve Shannon, ikili sorular
(evet ve hayrla cevaplandrlanlar) araclyla (eitli elerin
birletirilmesiyle oluan) bir btnn belirsizliini (equivoque)
azaltmak amacyla, Leibniz tarafndan tasarlanm bir algorit
may yeniden canlandrmlardr; bu ikili sorular bits (binary
units veya binary digits: enformasyon birimleri, paralar) ola
rak adlandrmlardr. Bunlar, akas, aralarnda kombine edil
meleri sz konusu olan 1 veya 0 kategorisinde atomlardr.
Hemen ardndan yazl dilin gstergelerini (signes) konuu
lan dilin fonemlerine yaymak fikri ve ok ksa bir zaman sonra
da, bir hat zerinde ilerleyen televizyon spotunun veya doku
sunun (trame) elementer lekelerini [imdi buna "pixels" (picture elements) deniyor] "atomlar" veya "blnemeyen parack
lar" olarak tanmlamak fikri domutur. Bu noktadan itibaren,
Morse'un veya resimlerin iletim inin nclerinin (Baird, Marconi) kaba/ilenmemi fikirlerini yeniden ele alan ve btnletiren
"atomik iletiim teorisi", tm genelliinde olumaya balamtr.
Birbirinden farkl atomlarn bir repertuvarm ayrdeden bu teori,
u gr savunmutur: Gerekli teknik olanaklar saland tak
dirde, her alanda, uygun ekilde numaralanm, trll (variete) snrl (alfabe, szlk, repertuvar vb) olan blnemez para
cklar ayrdetmek ve onlar, istatistiksel kullanm istikrarl ve
bilinebilir olan baz kurallara (gstergelerin genel ekonomisi)
gre bir araya getirmek, her zaman olanakldr. Atomlar ve buna
ek olarak kombinezon yasalar, bizim bugn "yapsal" dediimiz
bir teorinin zdr; bu teori, madde bilim leri modelinin bir
kefinden veya klk deitirmi eklinden baka bir ey deildir.

Biletirme Yoluyla zmleme

151

Bilisel atomizmin genellemesine doru bir ilerlemede, bir


l,ska nokta daha etkili olmutur. Bu, doas ister mekanik, ister
biyolojik olsun, organizmalarn, o zamanlar "sibernetik" denen
vt* daha sonra temel nitelii fazla deimeden sistem yakla
mna (systemique) dnen bir akm tarafndan zmlenmesi
,ramasdr; bu yaklam erevesinde tm organizmalarda unlar
varsaylmaktadr, a) Her biri insan zihni iin harcanmas basit
bir fonksiyonla (karakteristik) nitelenen ve organ denilen basit
eler b) Birbirinden soyutlanabilir elementer fonksiyonlarn
apakl; bu fonksiyonlar iin kaba pragmatik vokabler tek bir
szck benimsemitir; "kara kutu" veya yap atomu.
Bylece, burada da, zellikle etkin bir grubun (Wiener, von
Neumann, MacCulloch) etkisiyle yine benzer bir sonu beliriyor
du: Dnyann herhangi bir maddi organizmas, -zellikle biraz
karmak olur olm az- az ok byk, ancak birtakm birletir
me veya ayrma kurallarna gre belirli bir dzende kombine
edilmi az sayda tipe (kara kutular veya basit fonksiyonlar) ait
organlardan oluan bir btn gibi incelenebilir. Dier bazlarnn
yan sra von Neumann'm etkisiyle, bu dnceden doan sonu
ca gre, organizmalar, byklklerinden ve hatta elerinin ya
da organlarnn tipolojisinden ok, karmaklk denilen ve u
veya bu ekilde organizmay oluturan elerin saysna, bunla
rn tiplerinin trllne ve aralarndaki balantlarn ngrlmezliine bal olan bir deer tarafndan nitelendirilebilir.
zetle, yine burada da organizm alarn veya sistemlerin
atomik teorisi belirmekte ve bu teori ile daha sonra "iletiim
teorisi" adyla enflasyona urayacak olan ve m esajlarn olutu
rulm asnn gelimekte olan doktrini arasnda bir koutluk
grlmektedir. "Yap", burada, bir televizyon im ajnn resimsel
eleri (pixels), bir sylemin fonemleri, bir m etnin harfleri, bir
canl varln organlar veya bir m akinenin paralan gibi, eit
li basit elerin bir araya toplanmasn salayan kod kurallar
nn btn olmaktadr. Bu koutluun -b u kim li in - net sezgi
si, birtakm almalar dourmutur ve bu almalar bir yan
dan M IT ve Bell laboratuvarlar stnde, te yandan Levi-Strauss'un sk tem asnn bulunduu Mead ve Bateson gibi antropo
loglarn da iinde yer ald ve atomik teorinin, bir m esaj, bir

152

Belirsizin Bilim leri

peyzaj, bir grnt veya bunlarn bir paras ile ifade edildii
dnyann herhangi bir yanm a geniletilmesinin/yaylmasnn
belirtilerek ve ilemsel bir tarzda kabuln salayan "grn
meyen okul"un almalar stnde odaklamtr.

4. Bilimsel Dnce ve Daha nce Baarlm Olanlarn


Ardk Genilemesi
Bilim tarihinde sklkla grld gibi, atomlar ve bir kombinatuvar gibi ayn bir temel fikrin eitli versiyonlar olan ksmi
doktrinler, belirli bir sre boyunca ve bazen de kendini aka
tanmakszn, kout bir tarzda geliimlerini srdrmlerdir.
rnein o zamanlar sibernetik adn tayan ve organizmala
r, organlarnn fiziksel zelliinden bamsz olarak inceleyen,
organizmalar bilimi, ve -d a h a sonra iletiim teorisine dnt
rlm olan - enformasyon teorisinin, birbirleriyle yapsal ben
zerliklerini (gerekten uygun olan terim bu), yani kullandklar
algoritmalarn birlikteliini kefetmeleri uzun zaman almtr.
Sz gelim i, insan bilim leri ad altnda anlm aya balanan
alanlarda da, lengistikle koutluk, henz kurulm am t; zira
genel olarak psikologlar, sosyologlar veya antropologlara, elem enter yapy, her zam an ayn olan elerin genelletirilm i
bir kom binatuvarnm sonucu gibi grmektense, bir olgunun
genel biim i (rnein Durkheim 'n "kurum lar") ve bunun
balam la veya fonla kontrastn (diyalektik ilke) ayrdetmek
daha kolay geliyordu.
Burada, etnologlar grubuna ve Macy's Foundation akm
na bal Levi-Strauss'un rol ortaya kyordu. Levi-Strauss
etnik davranlarn ve kltrel zelliklerin hemen hemen nk
leer bir paralanm asn ve daha nce bu konuda Krber, Boas
ve ardndan M argaret Mead gibi uzm anlar tarafndan yapl
m olan zmlemeleri yakndan bilmekteydi. Burada, ad
ortada olmayan bakalar, daha evrensel bir yaklamla, ancak
matematik, teknolojik dnce, model fikri konusunda daha
zayf bir formasyonla ortaya karak, yukardaki grnmeyen
uzm anlar grubuna katlmaktaydlar. "Yapsal" szc, en

Biletirme Yoluyla zmleme

153

,1/ dan m odern anlamnda, dilbilimci Saussure'den gel mektep


li 11, yapsal ve yapsalc denen doktrinin devasa yaygnlam as
m' I ,evi-Strauss'un ok dikkatli abalarndan kaynaklanm tr;
I i'vi-Strauss birtak m etnolojik trelerin basit elerini hass$iyrlle zmlemeye, bir kabileyi bir mekanizm a olarak para
la m u ayrm aya ve alanda gzledii balang olgusunu az ak
v >niden retm eyi salayabilecek bir model, "ileyebilecek" bir
I upya ina etm eye almtr. Grdmz zere, bir m ode
lin "kalite"si b e lir li b ir g z lem d z ey in d e g ere i yeniden reIrbilmesidir; b u m odelin ierdii tannabilir birtakm kutular
veya sapma oran, bundan sonra, atomlara, daha basit para klara blnm eye allarak, daha karm ak ve ustalkl, dal^a
C.cl imi bir m od el gerekletirilerek azaltlacaktr. N kleer
I I /i k tarihinde iler aynen byle cereyan etmitir.
Paris'in kapal ortamnn nemli bir rol oynad eitli
Irlsefi kavgalarn ardndan, "strliktralizm " ya da daha iyisi,
vapsal zm lem e terimi yerlemitir, ama -t m bir renn kuann k ar kmas pahasna- bunun, atomik teorinin
insan bilim lerinde ortaya kndan baka bir anlam tam a
dnn anlalm as belirli bir zam an gerektirmitir. Bylece,
anda sona erm ekte olan 30 yllk bir bilim tarihinde, Ku^nlm teorisi ile belirsizlik ilkesinin kavgasn izleyen bir dnem
yaanmtr. B u , ok daha genel bir biletirme niteliindedir Ve
I m i i i u daha nce u ekilde zetlemitik:
"D dnyada algladmz her olguyu, varl veya mesaj,
mi veya yap dediimiz belirli kurallar btnne uygun, snrl
( llkte basit birtakm elerin bir kombinezonu gibi ele ahnak
lcr zaman olas ve ou zaman da yararldr. Bu biletirmeye
iiHel denmekte ve bunun deeri, ileyiinde balang olgusunu
vnid en retm e kesinliine dayanmaktadr".
Bu gelim enin esas epistemolojik olgusu, terim in etirnolojik anlam nda "atomik dnce" ile "yapsal dnce'nin
zdeliinin/benzerliinin kurulmasdr. Dnyay atomlarn
dan itibaren yeniden ina etmek dar anlamda yapsal ynteinin
amacdr ve bu, aamada gerekletirilir: 1) Hangi atomlar
dan ve hangi dzeyde sz edildiini aratrm ak 2) Gerein bir
Icnzerini in a etm ek amacyla bunlardan (atomlar) bir ksm

154

Belirsizin Bilim leri

nn bir araya getirilme kodunun kurallarn bulm ak 3) Bu ben


zer yapy eletirmek ve sonra yeniden balam ak vb.

5. Yapsal Yntemin Baz rnekleri


nsan bilim lerinde tannd adyla yapsalcln saysz rnek
lerinden birkan hatrlatmak yerine, herhangi bir dzeyde
mulak olann ve belirsizliin veya kavram sal keyfiliin pay
n akla kavuturmak amacyla iki rnek alacaz; bunlar
dan biri grntlerin yapsal bir snflam asna ilikin ayrdedici
etm enlerin aratrlmasyla, dieri zihnin nemli ilemlerinden
olan ematik ve grafik temsil yoluyla bir olgunun benzerinin
(simulacre) yeniden ina yntemiyle ilgilidir.
Ne sanat ve desinatr iin, ne botaniki iin, gerein tem
siline ematizasyon yoluyla rasyonel bir tarzda yaklam ak abar
tl bir tutumdur: ema, bir modeldir, biim lerin bir modelidir ve
bir nesnenin veya bir aa, bir iek gibi doal bir enin temsili,
onun botaniki ve bazen de peyzaj ressam tarafndan bilinm e
sinin ilk aamasdr.
Temsil (representation) fikri daha derinliine deerlendirildi
inde yapsal ynteme yakndan bal olduu grlmektedir: "Bir
aa nedir? : Kkleri, bir gvdesi ve yapraklar olan bir eydir".
Burada, ayrdedici etm enlerin aratrlm asnn, bir model
yoluyla betim sel bir zmlemenin z olduu kolay bir rnek
alalm; sz konusu model, sadece bir desendir, ancak daha son
ra, ngrmeye uygun uygulam alar olabilecek bir desendir;
rnein bir tabloya dahil edilmesi (incorporer) veya bir kifin
ya da botanikinin orijinal deseni, veya temsil amacyla gere
e yakn kopyalar yapmas gereken sinema ya da tiyatro deko
ratrnn eskizi gibi. Basit olmas nedeniyle bir rnek seelim:
"Bir amdan-kakts nedir"? Bu, Avrupa'da az tannan ama baz
tropikal lkelerde hem bir simge hem de tannm as kolay, ayrdedici bir faktr olarak yaygn bir bitkidir. Acaba biz, fitologa
gre, "kaktsler" denilen zel bir bitki familyasna ait olan bu
kakts eidini; 1) Nasl anlam alyz 2) Nasl temsil etmeliyiz 3)
Nasl anlatmalyz?

Biletirm e Yoluyla zmleme

155

Bu konuda en basit yntem bunlar desen ve kroki yoluyl. temsil etm ek ve gzlemektir; bunlar ok basit "bitkisel obje
lerdir. (Zaten onlar bu zmleme iin bu nedenle setik.)
Desinatr, eitli kaktslerin ok sayda tem sillerini olutu
rarak, aslnda onlarn -sa lt kendi temsil dzeyinde-, belirli bir
mesafeden bakldnda nispeten kalplam birtakm elerin
reitli kombinezonlarndan baka bir ey olmadklarn, abu(.1 k kefeder; grne gre kaktsler, esas olarak, aa yukar
Irk renkli birtakm silindirlerden olumakta, silindir boyunca
l.rkl uzunlukta dikenler bulunmakta ve dikenler, kendi uzun
luklaryla orantl bir dzende sralanmaktadrlar.
Desinatrn kalem oynatlaryla hkim olmas gereken
ve kendi kendine nerdii ilk genel birim, ok az belirgin ve
<l ikey izgileri bulunan bir silindir fikridir. Gvdeye bitiik dall.r da silindir eklindedir; daha kk, dzensiz olarak sralnan, fakat birbirlerine ok da yakn olmayan, bir eriyle bir
baka dala ve tm gvde silindirine balantl silindirler sz
konusudur. Yeni tomurcuklar, silindirin kabuu stndeki ekler
j'.ibi grnmektedir. Bu durumda desinatr, oluturduu tem
silin sadakati sorununu ortaya atar; buradaki temsilin geree
uygunluu (sadakati), bir fotorafnki gibi deildir; kaktsler
le yakndan veya uzaktan ilgili bir kitlenin atfettii inandrc
lk/itibar dzeyidir (credibilite). Temsilin inandrcl, eitli
eylemlere baldr; a) Silindirlerin kendi uzunluklaryla greceli
bykl; biyoloa gre bu oran deimezdir, b) Yan silindir
lerin (dallar) ana silindire balantsnn eimi, c) Yan silindirler
(dallar) ile ana silindirin (gvde) koutluu, d) Kaktsn dikey
olarak uzatlm bir altgene benzetilebilecek silueti veya profi
linde, silindirlerin u eperlerinin snr (bkz. ekil-2), e) Niha
yet, kukusuz, merkez eksenden kan yan dallarn toplam say
s. Burada desinatr, biimlerle ilgilenen zel bir modelletirici
j'.ibi deerlendiriyoruz; o, belirli sayda ilikileri, eim izgileri
ni ve biim i kapsayan poligonlar dikkate alarak ve artk doaya
bakmakszn tip-imajlar gerekletirebileceini hissetmektedir;
ler biri farkl bu kaktslerin her biri geerlidir (muteber); zira
desinatr biraz mesafeli bir bakla (rnein 30lik bir gr a
s) kendine grnen tm "ayrdedici zellikleri" dikkate almtr.

156

Belirsizin Bilim leri

ekil: 2- Candelaria kaktsnn profilinin temel biimsel


birim leri (morphemes)
iekler

Biikum izgisi

I |*rril

14-16 preferik diler

Biletirm e Yoluyla zmleme

157

lylcce, ekolojistlerin gsterdii gibi, topran m ikro-jenlojisine bal kaktsleraras ortalama mesafe gzetilerek, kur
gusal olarak kakts orm anlar ina edilebilir. Daha ak bir
l,ideyle, desinatr, etkili faktrlerin yar-rastlantsal bir sei
li imden ve ayrdedici kstaslardan hareketle, bu tr kaktslerin
l'.n imtsn (apparence) sentetize edebilir. Desen izme ayg
tyla donatlm bir bilgisayara, hepsi farkl, hepsi olabilir bir
l,k sler orman izdirebilir.
Doal olarak, bu modelin kalitesinin pek ok dzeyi var
dr: Muhtemelen, bir "M eksika l"n temsil eden bir sahne
dekorunu seyreden tiyatro veya sinema seyircisi, bir botanik el
!l.bini resim lendiren desinatre veya profesyonel bir fitoloa
!yasla daha yksek bir saflk iindedir. Fitolog daha zorbeen r olacak, "daha doyurucu" bir model isteyecek ve kaktsle.ras m esafelerin standart sapmasndan, eim izgilerinin var
yasyonlarndan, silindir zerindeki dikenlerin saysndan (bir
dzine kadar) ve kukusuz, tm doal olgulara irel (inherent)
!ik dzensizliklerden szedecektir.
Bir noktaya iaret edelim; en geerli model, zorunlu ola
rak, en gereki olan deildir; nk bu model, olumsal (continl'.et) niteliklere kyasla baz niteliklerin abartlmasn gerektir
mektedir. Gnmzde de, natralistler, deseni fotorafa tercih
el inektedirler; iyi saylan bitki imajlar, fotoraftan ok emalar,
desenler ve gravrlerle yaplmaktadr. Toplu insanlar iin de
lduu gibi, karikatrler ou kez portrelerden daha sadktrlar.
Bu konuda, nce sanatsal bir etkinlik iin angaje olmu
sonra bir botanik kitabnn resim lendirilm esini stlenerek
kontrat im zalam bir desinatrn durumunu ele alabilirdik.
Burada "saflk" (credulite: belirli bir seyircinin inanma/kan
ma dzeyi) ve "m uteberlik" (credibilite: bir mesaj veya mode
lin otantik bir obje gibi kabul edilme kalitesi) szcklerinin, bir
mesajn etkisi bakm ndan birbirini dnleyici iki etmeni ifade
I tiklerini belirtm ek gerekir. Yine belirtelim ki, kaktsn "ger
ek doas"m tandm z ve biyolog iin, kakts oluturan
elerin kim yasal-fiziksel zelliklerinden hareketle biim lerin
kendilerini zorunlu olarak nasl dayattklarn bildiim izi hi
bir zaman iddia etmedik; bunlar bilmedik. Burada, fitoloun

158

Belirsizin Bilim leri

alan dnda kalan, bir morfogenez (biim oluumu) sorunu


vardr; ancak toplu tasnifi (rnein Linne) gibi, desinatrn de
bu yorumdan hareketle amdan kaktsler hakknda, sradan
insana kyasla ze ilikin bir eyler bildii ve bu eylerin biyo
log asndan da gerek sorunlar getirdii yadsnamaz. Desina
tr bu aamada bundan daha fazla hibir iddiada bulunmaz,
ama bizzat bilim sel yaklam n z olan sonsuz bir aray ii
ne girerek, daha sonra bunu aacaktr. Geen yzylda da, geli
im halindeki hcreli organizm alarn oluumunun benzerleri
ni gerekletiren Stephane Leduc, biyoloji bilim ine (Linne'den
sonra) temel sorular getirmiti.

6. Yapsalclk, emalatrma ve Belirsizin Bilimleri


Bilim ler tarihinden veya szn ettiim iz gzlem pratiinder
alnm , sistem atik olarak elikili rneklerde, belirsizin bilim
lerinin sorununun nerede bulunduunu gryoruz. nceledi
im iz ey, biim ler ve biim lerin kavram sallatrlm alardr
Biimler, m aruz kaldklar bozulm alardan az ok bam szdr
lar; evrenseldirler, yani dnce aralardrlar; atom tanecikle
ri, molekl kristallerinin atom larnn birletirilm esi, organiz
m ann kara kutular veya diyagram bloklar, balantlar ve
klflaryla am dan-kaktslerin silindirleri gibi eyler; pekin
olm ak isteyen, ancak ayn zamanda, "lm e" fikrinin ok
zayf nemde olduu deiken elerden sz eden bir bilim
sel dnceyi ilgilendiren eylerdir. Aslnda, burada incelenen
nesnelerden hibiri, dnce konusu olduklar aamada, say
sal belirginlikle, kesinlikle ilgili deildir. Kavranm as gereken
ey, biim lerin yasalardr ve az ok haberdar bir gzlemciye
gerek gibi grnen bu tr biim ler retm ek iin, kurallar bul
m ak gereklidir. Bu kurallarn btn, dorudan bilginin ken
disidir. Ancak daha sonra, ok daha sonra, botaniki, dikey
silindirler stnde ne kadar di olduunu ve bunlarn deiip
deimediklerini, kim yac ise bir bilyack im ajnn yeterli olup
olmadn, bu im ajn atomlararas gerek m esafeleri yans
tp yanstm adn ve bu im aj saysal yasalarla ifade edilmi

Biletirme Yoluyla zmleme

159

.vkim potansiyeli, g alan imajyla ikam e edip edemeyecei


ni sorgulayacaktr. Aslnda, botaniki veya kimyac bu noktaya
ulatnda, bilim i olumu demektir; bu bilim in epistemolojik
lzlemi deiir ve biz kesin bilim lere girm ek zere, belirsizin
I>iIimlerinden km oluruz.

/. Eletirel Tutum ve Genel Bir Yntemin


I deerlendirilmesi
Ibelirsizin bilimlerinde ve zellikle sosyal bilimlerde aratrma , bu aamada modelin gzlenen gereklikte erime/kaynama
yel eneini, uyumunu (i geerlik) inceler. Bilim sel bir teori
ylmas uzundur ve arada, aratrm acnn rneklemine ekle
necek yeni eler belirir. Aratrm ac saptam olduu oyun
kurallarm bozmakszn bu yeni eleri hangi lde oyuna
l,lil edebilir (d geerlik)? Genellikle, bu kurallar deitirme
volana gidecektir, ancak srekli taan bir gereklik karsm>la repertuvarna eklemesi gereken atomlarn veya eklenecek
I-11 rallarm ya da deiikliklerin m inim um saysnn ne olduu aratracaktr.
Burada bir noktay hatrlatmak yararl olacaktr: Teknoloji
li bilim yoktur ve teknoloji, aratrmac tarafndan, belirli bir
amala gerek stnde eylemlerde bulunm ak zere ngrsel
lnr sistem olarak kefedilmi kurallar btnn kullanm akta
dr; bu amacn doas, bilim sel dnce krallnn dndadr,
ama bu ama, fizik dnyann veya toplumun mhendisi iin
(mhendislik, reklamclk, ynetim, strateji, ilemsel aratrma
vb.) temel nemdedir. Burada bir teorinin, ilemsel bir gereklil'.c uygunluunun deneysel aratrm asnn ihm al edilemeyecek
bu kayna bulunmaktadr.

Iiiiyk Disiplinleraras Sylem ve Heuristik Taktikler


'oylev retenler dahil, pek ok kiinin sklkla tekrarlad
bu formle gre "disiplinleraraslk" anda yayoruz ve bir

160

Belirsizin Bilim leri

disiplinden dierine yntem lerin transferi ynnde almal


yz. Bu iddiaya, bilim sel m antk plannda ok az itiraz edile*
bilir: Eer bilim , her alann zel yntemleri bulunm asna ra
men rasyonelliinde bir ise, belli bir alanda baarl olmu bir
yntem in ilke olarak bir baka alanda -b u alann iyi bir envan
teri yaplm as kouluyla- uygulanm am as iin bir neden yok
tur. Ancak pratikte bu gzel iddia temenni dzeyinde kalmak
ta veya byle olmadnda da ou kez, "daldan dala atlama"
yntemine dnmektedir; zira bilim adam lar arasndaki soh
betlerde sk sk kullanlan bir formle gre "H er ey her ey
dedir ve tersi".
Bir disiplinden dierine yntem transferinin, genel bir
iddiann im a ettiinden daha zor olm asnn nedenlerini an
lam ak ilgin olacaktr. Bilim sel dnce, genellikle kesintili
olm aktan ok, gittike daha derinletirm e eklinde almak
tadr; hangi alandan olursa olsun, aratrmac, m ehul olann
yzeyinde nce bir izgi kazr; katettii yolun izini brakr;
sonra bu ize konuyla tanklktan ve m antksal artklktan
kaynaklanan bir apaklk ekleyerek, onu yava yava derin
letirir; bir baka alana ynelmek iin aniden fikir deitir
mekten ok, bu izi uzatr. Bir bakm a, zel kavram larna h
kim olduu tandk bir alan ina eder; bu kavram lar aratrm a
cnn, dierleriyle birlikte katkda bulunduu bir terminoloji
iinde ifade edilirler.
Nevvman' dinleyelim: "Bir fikir, u veya bu yanyla, zihinde
kalarak byr. Tandk ve ayrdedilmi bir hale gelir ve dei
ik ilikilerinde grlr; baka yanlara gtrr ve bireyin
entelektel ve moral karakterine gre, bu yanlar da daha ori
jinal, daha ince, daha gizemli baka yanlara gtrr. Bu sre
boyunca, ya da en azndan zaman zaman, d koullar, zihnin
derinliklerinde oluum halindeki dncelerin formel iddi
alar halinde dar fkrmasna yol aar ve ksa bir sre son
ra birey, onlar savunmaya koyulacaktr; bunun ardndan bir
baka srecin olumas gerekir; bu iddialarn zmlenmesi
ve birbirlerine bamllklarnn belirlenmesi... Bylece birey,
o zamana kadar moral bir algyla ayrdettii, sempatiyle kabul

Biletirme Yoluyla zmleme

161

ettii fikirleri, ilkeleri, aratrd eylerin sonulan gibi grme


eilimine girer ve mantk, hibir "bilim " kullanlmadan elde
edilen bu eyleri oturtmak iin devreye sokulur.

Il sre araclyla aratrmac, hem derinliini, hem uzmanlI',n artrr; bu, onun izledii normal yoldur. Ancak yine bu yoll., bilinmeyenin alan iinde bilinebilirin izini, tpk bir izin
v *l. dnmesi eklinde derinletirerek, dier izlerden ve dier
yollardan "topolojik olarak" uzaklar; bir bakma kendi bilgisi
ni 11 ve rnein kendi kavramlarnn tutsadr.
Bu hapsolu, ok grecelidir; hibir ey ilke olarak onun
l> nidan kurtulm asn engellememektedir; sadece kendisinin de
yaratlmasna katkda bulunduu szcklerin ve kavram larn
M.la nce kazlm yol izgisinden kp bir baka yere gitmek
v - yeniden balamak iin aba harcam a zorluu vardr. Ancak,
slnda, burada a priori bedava olan, yararsz ve en azndan
mevcut yollar izlemeye kyasla daha az krl grnen bir aba
o/ konusudur. Demek ki, alan ve vokabler deitirmeye ili
im zihinsel bir tembellik vardr.
Oysa vokablerler, ak seik olmadklarnda bile, keyfi de),ildirler; bilim in kendi dilinden vazgemesi sz konusu olamaz;
/im vokabler, bilimin lengistik yaratcln, inceliini art
rarak bilginin hizmetine koymak zere gelitirmeye alrken,
iinde bulunduu angajmann ayrlmaz bir parasdr. Vokable in geliimi, bir dnce dalnn ilerlemesinin iyi bir istatistiksel
l.stergesidir; kukusuz bu dnce, pratikte, uzmanlam bir
vokablerin istismarm hesaba katmamaktadr.
zetle, disiplinleraras olm ak kolay deildir; nk hata
s/ve itenlikle, bir baka dili benim sem ek gerekir. Bu durum,
niversitelerde, laboratuvarlarda ve iletmelerde filizlenen "di
i plinleraras alma gruplar"nda aka grlmektedir. Bun
larn verimlilikleri, iin ilkesinin dndrttnn tersine,
U'insil edilen disiplinler ya da katlanlar ne kadar oksa, o ka
il. r dk olmaktadr.
Sosyal psikolog, ok dall alm a gruplarnn yarat
r verim lilik erisini, bu gruplara katlanlarm saysna gre
incelediinde, bu aka gzlenm ektedir; eer her disiplin

162

Belirsizin Bilim leri

veya katlan, bizzat kendi kom petans dolaysyla, dncesi


nin gl bir arac olan, szlm ve uzm anlam bir vokablere sahipse; her birinin dncesinin dierleriyle tem as
ve ortak klnm as, iletiim teorisyeninin repertuvar deiim i
dedii bir n koul gerektirm ekte, ya da tm iletiim in n
koulu olarak bir kom note iine sokulm alarn, zorunlu k l
m aktadr. Daha da kts, bilim sel aratrm aclar ou kez,
fanteziden arnm am olduklarndan, ayn Franszca szck
ler farkl bilim dallarnda tam am en farkl m antksal tanm
lara sahiptirler. rnein, "filtre" szcnn, m atem atikte
km eler teorisinde son derece ak bir tanm vardr; kim ya
da ise, yine ayn lde ak seik, fakat bir baka anlam var
dr; akustik veya elektronikteki anlam lar da farkldr. Tm
bu tanm lar gerekten eliik deildirler, ancak byk lde
farkldrlar ve en azndan bu alann uzm anlar, ayn sz
c kullandklarnda ayn eyi dnmemektedirler. Eer
tesadfen, yaratclklarndan ve bilgilerinden faydalanm ak
am acyla bu uzm an bir araya getirm ek istersek, aralarnda
kendilerini birbirlerine aklam alar, hi deilse ortak olm as
istenen bir sylemde kullanlacak terim leri yeniden kodlam ak
iin anlam alar gerekecektir.
Sosyal psikoloa gre, eer iletiimde repertuvarlarn
deiimi, iki uzman arasnda, bir f zam an gerektirirse,
uzm an arasnda, en azndan 3t zam an gerektirir; bu sre, n
sayda uzm an iin rt eklinde artm a eilim i gsterir; teorik
planda term inolojik uyarlanm a zam annn uzm an iftleri say
sna gre, rnein
n (n-1)

2
eklinde artm as beklenir; ancak aslnda bu varsaym, ok
iyim serdir zira nceden oluturulmu "gruplar" arasnda
kesimeler (interferences) vardr. Buna gre, ok dall bir grup
ta, repertuvarlar, terminolojileri ve kodlar uyarlamaya gerekli
zaman, fikirlerin effektif iletiim i gerekten balamadan nce,
engelleyici bir nitelie brnebilecektir. Bu durum, iyi bilinen
sosyometrik bir kuralda rahata grlmektedir; genel olarak
5 veya 6 kiiden daha byk gruplarda yaratc verimlilik, bu
gruptaki bireylerin tek tek alndndaki verim lilikten hz

Biletirme Yoluyla zmleme

163

la daha aa dzeylere dmektedir; daha da kts, 12 kii


den yukar gruplarda, yaratc verim lilik, gruptan tesadfen
lnm bir tek yenin ortalama verimliliinden daha aada
bulunmaktadr. Bu, hem bilim ler alannda, hem de sanat veya
politikac gruplar gibi, bir ey "retm ek" isteyen tm entelek
tel gruplarda byle cereyan etmektedir. Yanl anlam evreni,
beraber olabilmenin lengistik renimine yeterince zaman
ayrmayan tm multidisipliner gruplarda yerlemektedir.
Dem ek ki, zetle, ilke olarak ok ekici grnen disiplinleraras tem ennilerin, gereklikte hayal krkl yaratm asnn
salam nedenleri vardr. Bu konuda bir baka kant, etkin bir
disiplinlerarasl, temel ve verim li bir alverii gerekten
baarm olan gruplarn ok kk olm asnda bulunm am ak
ladr; bu gruplar, ou kez iki, bazen de kiiliktir; bir grup
lan ok, bir "evlilik" sz konusudur. Bunun tesine geildiin
de, evrensel bir m antn sunm ak istedii garantiler ne olursa
olsun, katlan yeler arasnda yanl anlam lar evreni hkim
olmaktadr.
Aslnda, bu baarszlklar, - rn ein mesleki yaam larn
da hesaplanamayan olaylar nedeniyle-, iki veya kltre sa
hip olan bireylerin ortaya koyduklar, ou kez nem li bir d
zeye ulaan yaratc verim lilikle kontrast haline konabilir. Ger
ekten de bu tr kiiler, sorunlarla karlam ak zorunda kal
mlardr; beyinlerine, hem ilem sel bir tarzda uygulam a du
rumunda kaldklar, ardk disiplinlere bal yeni szckleri,
hem de uzm anlk alanlarna gre -fark l anlam lardan etkilen
m i- byk lde ok anlam l (polisemik) "ortak" szckleri
yerletirmek zorunda kalmlardr. Demek ki bu kiiler, disiplinlararas iletiim in nkoulu olarak ortak repertuvarlar soru
nunu, bizzat kendi kendilerinin iinde zmlerdir; bir szc
kullandklarnda, her zaman, onu tanm lam a, hatta bir daldan
dierine evirme kapasitesine sahiptirler. Kendi kendilerini
anlam aktadrlar ve onlara gre her szcn sem antik evre
leri ve kullanm alkanlklar, bir yk deil, bir aratr. Ksa
cas sadece, ok disiplinlilik, yanl anlam evrenine arpmak
zorunluluundan syrlm ayn bir bireyin beyninin iinde
mevcuttur.

164

Belirsizin Bilim leri

Kavramlarda belirsizin evrenine ilikin bu saptamalarn


tesinde, m antksal dncenin, bilim dalnn doas nedeniy
le geliip parlad alanlar vardr. rnein, matematik, felsefe,
formel mantk, psikoloji ve istatistik, deiik bilgi alanlarnda
ncelikle kavram sallatrm a yapmak zorunda olan aratrmac
ya, bu aamada, genel potansiyel ve byk bir yarar salarlar.
Bu, teorik olarak, bilginin gl bir arac olan disiplinlerarasla bal bir dnce taktiidir. Ama bu yetmez; bunu, neden
lerini bilerek kullanm ak gerekir; oysa bilim dallarndan honut
olan, orada gnlk gdasn alan ve dolaysyla dierlerini anla
ma zahmetine girmeyip onlar tanmaya ekingenlik duyan
uzm anlarn ou bunu yapmamaktadr. Matematii tanm a
yan ve kavram sallatrm a abasnda ondan kaan sosyolog,
alan teorisini bilmeyen psikolog veya vektr hesabn bilmeyen
demograf, bunun bilinen rnekleridir. Buna karlk, en azn
dan iin abece'sini ve dier bir daim temel ve basit baz ilem
lerini renme zahmetine katlananlar ise, bu kavramlar, onla
rn balangta altklarndan baka zihinsel biim lere tekabl
ettii lde, bir tr heuristik stnle kavumaktadrlar.
Ancak, bu durum daki uzm anlarn, kendilerini kantladk
lar ve hareket noktalar olan bilim dalma fazladan eklenmi
dier bilim daln kullanm ak bakm ndan ok da ileri gitmeme
leri uygun olacaktr ve burada, dncenin bir taktik sorunu
(bir amaca ynelik olarak kaynaklarn iletilmesi) bulunm akta
dr. Gerekten de bir alanda gittike daha ileri gitm ek iin aba
ve zam an harcam ak gerektii ve bunlarn kazanlan yeni bilgi
eleriyle orantl olm akla kalmayp, bu elerden daha hz
l bir ekilde oaldklar, genel bir bilgi kuraldr: Bilgi aba
larnn fonksiyonu olarak yaratma yeteneklerinin artnda
bir tr lengistik eri ya da doygunluk (saturation) vardr. Bu
durumda, asl bilim dalndan farkl bir dal tanm a (kullanma
yetenei) iddialarn snrlandrm ak daha m akul olacaktr. Bir
baka deyile, bilinen kaynaklar kullanarak, dncenin ina
edici yaklamcm n gvenliini salamak iin, belirli bir ihti
yat muhafazakrl iyi bir taktik kuraldr. Elbette, teoride, byle
hareket eden kaybetmektedir ama pratikte, kavram larn yn
lendirilmesinde gvenlik asndan kazanl kmaktadr.

Biletirme Yoluyla zmleme

165

Birka rnek: "felaketler teorisi" felaketleri tm yanlarnd. kavram ak iin olaan bilginin tesinde, topoloji ve analiI i k geometride bir uzm anlam a gerektirir; uygulayc, en basit
vakalar dikkate alm akla yetinecek ve bylece salam bir yol
.arak, bunu gelitirm e iini dierlerine brakacaktr. Sosyal
bilimlerde istatistik, geerlik kavram n bilm eyi ve ona hkim
olmay ierir. Ancak, kullanlm as ou kez olduka karm a
k ve ustalk gerektiren ok eitli geerlik testleri mevcuttur;
.ratrmac, kendisine sonu temelinde yarar salayacak, kav
ramsal inceliklerden, bunlar onun muktedir olduu makul
aba yeteneini aan, kendisininkinden bir baka alana, yani
matematiksel istatistie girm esini gerektirdiinden, kan
maktadr. te bu noktada kendi alannda hkim iyetinin azallmas pahasna bir baka uzm ana bavurm as nerilebilir ve
aratrmac bu yeni giriim inin yararlarnn ve sakncalarnn
bir bilanosunu yapacaktr.
Kukusuz, bu alanda "m uhafazakr" kalmak, zsel mal
zemeleri, rnein "sosyal kavram lar" daha mulak bir evrene
brakmak ve ayn zamanda inceleyebileceimiz eylerden daha
emin olmak demektir. Burada, seim in bir yn ve ayrca seim
l atalar vardr.

'). Bilimsel Aratrmann nc nemli Tutumu:


Benzetiim ve Modeller
air, o kadar mkemmel olarak benzeten bir benzetiimcidir ki, gerekte hissettii acy bile yeniden canlandrabilir.
Pessoa

Benzetiim (simulation) ve "benzer/kopya" (simulacre) terim


leri, Latin antikitesinden gelen eski bir fikri kucaklarlar. Gn
lk Franszcada bu szckler, yakm zam anlara kadar, olduka
olumsuz yananlam lar tamtr. Bir yananlam, salt mantn
rn olduunu iddia eden ve aslnda sadece dzanlam dik
kate alm as gereken bilim sel dncede bir yarg ve ynlendir
me iermektedir.

166

Belirsizin Bilim leri

Benzetiim , zaten var olan yeniden retm ektir; bu, akt


rn ve bir bakm a kopistin (bir eyin kopyasn yapan) yap
tdr. Bir gerek (reel) vardr ve bununla tm benzetilenler
gerein hayaletleridir (fantomes); "daha az gerek" (?), "daha
az hakiki"(?)dirler; benzetilen, bizzat ey deildir; aktr, ben
zetendir; kopist bir taklitidir ve benzetiim etkinlii, gere
e tabidir; gerein yansm as, bizzat gerein kendisinden
eksiktir.
Gerekte ve salt m antksal adan, benzetiim szcn
evreleyen ve ncelikle bir kopyayla artran bu tr olumsuz
bir yananlam m herhangi bir temeli olup olmad sorgulanabi
lir. Kukusuz, tiyatro dekorlarnn (benzetilen), temsil ettikleri
kentsel veya doal peyzajlara kyasla gerekletirilm esi daha
ekonomiktir; parasal kym etleri daha dktr ve daha geni
lde kullanlabilmektedirler.
Eer, "air" szcne, etimolojik anlam verilirse, tiyatro
yaptnn, ematizasyonuyla, younluuyla ve kendini dayatyla/alglatyla, temsil ettii eyden daha stn olup olmad
ve benzetilenin, gerekten daha gerek olup olmad soru
labilir. Kopyann zorunlu olarak, orijinal olandan aa olduu
eklindeki nyargda bir deer iddias var: Baz koullarn yeri
ne getirilmesi ve yeterli olanaklarn salanmas halinde kop
yann, orijinalden ayrdedilemeyeceini varsayan total zdelik
ilkesine dayanan teknolojilerin ortaya kt andan itibaren ve
dier yandan, benzetilenin bir ematizasyon rn, yani esa
sa indirgeme olmas nedeniyle, orijinale kyasla daha kolay
ulalabilir ve daha kolay anlalabilir olabilecei lde, man
tksal dnce, bu yargy kabul etmekten holanmaktadr.
Daha nceki sayfalarda ortaya koyduumuz zere, en mute
ber model, zorunlu olarak, en gereki olan deildir, imajlarn
teorisi anlamnda, en "ikonik" olan deildir.
Bazen, dnyann belirli yanlarna nesnelletirilebilir bir
ekilde tanklk etm enin tek tarz, onlar geiciliklerinde kavra
m aktan ok, onlar para para ve istediim iz gibi yeniden ina
etmektir; stdyoda fotoraf almas, bunun rneidir.
Benzetiim in, ne tr olursa olsun zaten varolan bir oriji
nalin kopyas veya yeniden inas olm as olgusunun, gnlk

Biletirme Yoluyla zmleme

167

dilin im a ettiinin aksine, kendiliinde gzden drc/


kymet azaltc bir yan yoktur. Benzetiim , varolann yine
lenmesine dayanr. Oysa, yinelenm enin, bir artl refleksin
renilm esinin tem el nerm esi olduunu unutm am ak gere
kir. stelik, Uzakdou kltr gibi baz kltrler g bir
eye (bir sanat, bir ders, bir uygulam a) hkim olm ak iin en
basit yntem lerin, ister oym a heykelcilik sanat, ister kilit
zanaat sz konusu olsun, daha nce yaplm bir orijinali,
I itizlikle kopya etm e ve uygulam a esasna dayandn daima
.pak bir hakikat olarak grmlerdir. renm ek, her ey
den nce kopya etm ektir ve ancak, bu kopyaya hkim olm a
nn belirli bir dzeyinden sonradr ki, kopya eden kii, eyle
minin yapsal eleri stndeki ustaln tem el alarak, bu
kez kendisi bir baka gerek yaratm ak zere birtakm varyas
yonlar yapabilir. Bir eyi kopya etm ek, her eyden nce kopya
edilen eye ilgi duyulduunu ve onu en kk detaylarnda
U m mak isteine sahip olunduunu kabul etm ek demektir,
l fikir, u zdeyile, bir baka ekilde ifade edilm ektedir
"Bilimde, ayrnt yoktur" zira tm ayrntlar, btne, zorunlu
bir ekilde katkda bulunurlar.
Tm bunlar apaktr. Ancak, kkeni nedeniyle, (tiyat
r o dekorundaki kkeni) benzerlikten yararlanma fikrine ba
l olan benzetiim , yakn bir zamana kadar gnlk dilde kt
bir anlam halesine brnmtr. Epistemolojik adan, bu teri
min, bilgi dnyasnda kendi yerini alm asnn ya da rehabiliUsyonunun sibernetik dncenin ortaya kyla balad
sylenebilir; Descartes'tan ve XVIII. yzyl otomat yapmcla
rndan bu yana kopmu olan bir izgiyi tekrar ele alan siber
netik dnceye gre, modeller araclyla elde edilen bilgi;
kendiliinde bir bilgidir ve benzetiim veya model yoluyla,
bir nesne veya olguyu ayrdedici yanlarnda yeniden reten
bir kimse, bu nesne veya olgu hakknda aksiyomatik olarak baz
t '/sel eyler bilmektedir. Bylece, rnein bilgisayarla imajlarn
bileiminin, dorudan imaj teorisinin yasalar hakknda temel
bu bilgi olduu sylenebilir. Sibernetik, "organlarnn fiziksel
n ildiinden bamsz olarak organizm alarn bilgisi" olduu
nu, yani farkl olgulardaki ortak m ekanizm alara ve ilevlere bir

168

Belirsizin Bilim leri

dn olduunu iddia ettii lde, bu bilim in nemli bir ks


m, modeller kurmaya dayanmtr ve sibernetik, epistemolojik planda, kitaplklarn yerine model galerilerini koymak iste
mitir. stelik bir modelin, orijinale benzedii lde, olgunun
kendisine ilikin ontolojik anlaya (conception), bir tr varolu
teorisi getirdii, hakl olarak iddia edilebilir.
Sistemler teorisi, sibernetik ve modeller teorisi, mekanisist
olarak nitelendirilmi zihinsel bir tutum un birbirine derinden
bal yanlardr; bu tutum, gerei anlam ak iin onu yeniden
yapmann Prometeusu bir eilim i olarak, mitoslar, efsaneler
ve byk gerekletirmeler arasndan yzyllar katetmitir.
Bu yaklam, bilim sel dncenin, tmdengelimsel srecin
den farkl bir baka yandr ve ilkesel dzeyde, deney ve gzlem
kadar gl ve nemli bir yandr.
Normalde, kopyada, modelde itiraz edilen ey, aslnda
onun erdem idir; ister maddi nitelikli, isterse dinam ik yap
syla, yani ileyiiyle ilgili yanlar olsun, eitli yanlarn yeni
den retm ek istedii gerekten, m uhtem elen daha basit, daha
zet, daha kaba (rudimentaire) olmasdr. N itekim bir anatomi
resmi, betim ledii biyolojik organdan kesinlikle daha basit
tir; ancak resm in gc, onun ite bu em atikliidir, organ
da, az ya da ok keyfi olarak, nem li olanla ikinci derecede
olan ayrdeden ve nem li olan yeniden retip, aksesuar
olan ihm al eden bu kabul edilmi indirgemeciliktir. Dier yan
dan, zerinde yeterince durulm ayan bir baka nokta var; bir
model, gzlenen gerek ile benzeri arasndaki fark, sonsuza
dek azaltm a bakm ndan daim a mkemmelletirilebilir; burada,
gittike daha m kem m el bir modele doru ynelik bir ze
letiri sreci ilemektedir.
Tahtadan, kttan, renkli kartondan kurgusal varlkla
ra hareket veren tiyatro m akinesi, kukusuz zellikle kaba bir
modeldir; ama varlkta veya kopyasnda, ou kez ayn olan
hareketin esas ilkelerini yaama geiren bir makinedir.
Buras, bir sosyo-analiz balatmann yeri deil; ancak
unu dnmek de yasak olmasa gerek; model veya kopyann
grnte nemsiz (ikinci derecede) bir statde olmas ve ayn
zamanda, bu modelin veya kopyann ileyiinin seyircilerinde

Biletirme Yoluyla zmleme

169

ilgi uyandrmas, yani Pigm alion, Golem veya robot, satran


oynama veya gel-git (med ve cezir) olaylarn nceden bildirme
makinesi gibi farkl efsanelerde ifade edilen bu anlam belirsizI ii ve bu ikirciklik, bu ilgi ve dlama ieren diyalektik gerginlik,
bilimsel dncenin sradan insanlar dzeyinde tannmasnn
alternatif ifadesidir.

10. Benzetiim Ynteminin Artan nemi


Bilimin mevcut durumunda, bir sonraki blmde ele alaca
mz ve toplum iinde bilim in statsyle ilgili nedenler dola
ysyla, "uzlam sal" (konvansiyonel) denilebilecek bilim sel
aratrma yntemleri, laboratuvarlarn kitleye yaylm rnek
leri ve aratrm aclarn modus vivendi'leri, gnmzde, yeniden
gzden geirilmekte ve toplum, her ne kadar bunlardan fayda
salasa da bunlar kukuyla karlamaktadr. ou kiiye gre
bilim, bugne kadar etkililii kantlanm olan deneyler konu
sunda, bilim le toplum arasndaki ilikilere dorudan bal
nedenler yznden, fazla ileri gitmektedir.
Bilim in geleneksel yntem leri esas olarak iki balkta top
lanabilir. Birincisi, yukarda gl etkileim dediimiz ve Stuart M ill'in ilkelerine bal olan yntemdir; dnyann bir para
s deitirilir ve bu deiikliin sonular deerlendirilir; buna
genel olarak "deney" denmektedir. kincisi, zayf etkileimdir;
aratrmacnn bakn dnyaya ynelttii ve dnyann ken
diliinden deimelerini kavram aya ve bu deimelerin yasa
larn kefetmeye alt yntemdir; corafya, jeoloji ve astro
nominin esas yntemi olan bu ynteme, genel olarak "gzlem"
ilenmektedir.
Eer bilim in sorgulanm asna ilikin saptamamz sonuna
dek srdrlrse, bir u durum olarak, bilim in, birgn, aratr
malarnda kulland esas epistemolojik aralarndan yoksun
kalabilecei grlecektir. Bu konjonktr iinde benzetiim gibi
bir baka bilgi stratejisinin bize sunulmas, bilim sel anlayn
gelimesinin srekliliini salayan bir yol olacaktr. Bu yol yeni
deildir, ama modeller teorisi sayesinde, nemi artmaktadr.

Belirsizin Bilim leri

170

yleyse, belirsizin veya nitel olann bilim lerinin analizin


de "modelletirm e" fikrine daha geni bir yer vermeliyiz, bili
m im izin tarz, birtakm durum larn veya deikenlerden ok
olgularn ve yaplarn salam bir ekilde anlalm asna yneldi
i lde, bu belki de gelecein bilim sel yntemi olacaktr.
ekil 3.

O R J N A L
F K R

<
t
Ui

Z
o
5
lf

O
o
3
<
z
<
5
u>
<
m
a
D

P R A TK
G E R E K L E T R M E L E R

Biletirme Yoluyla zmleme

171

Modeller yntemi, keyfi deildir. ki aamal olarak, bir


yandan doann iki olgusu arasnda bir benzerlik bulan ve son
ra bu benzerlikten yararlanmaya alan, iirsel nitelikli bir sez
gi; te yandan modelin elerini, kabul ve ret kurallarna gre
gruplandran bir akl yrtm e ve saflatrm a (epuration) abas
stne dayanr. Nihayet bu yntem, operatr veya model yap
cnn belirli taktiklere gre modeliyle oynayarak, modelin, ken
disine uygulanan uyaranlara verdii yantn, balang olgusu
nun eylem peyzajn nitelendiren deikenlere iyi tekabl edip
etmediini dorulad/test ettii bir uygunluk (adequation)
incelemesi iermektedir. Bir "model" hibir zam an mkemmel
olmadndan, modelin davranlarnn, temsil ettii gerek
olguya kyasla farkllklarnn zmlenmesi, modele birtakm
mkemmelletirmeler veya varyasyonlar sokmaya yol aacak
tr; bu deiiklikler, genellikle modeli kark bir hale getirmek
le birlikte, incelenecek olguyla modelin benzerliini de artr
maktadrlar. Bu, yeni bir modelin douunu hazrlayan kritik
bir aamadr; yeni model ayn kurallara gre ina edilecek ve
denemeye tabi tutulacaktr vb. Modeller yntemi, yinelemelidir.

11. Sistem Yntemi ve Model Oluturma


Modellerin oluturulmas, salt yaratc fantezinin egzersizi deil
dir; bunda da, kendiliinde yaratc zihnin bir yntemi, yani giri
iminde izledii bir dzenlilik vardr. Model, iirsel benzetme
den (metafor), temelde farkldr; nk az ya da ok iyi alglan
m bir gerekle ilikisinde kesin olmay amalamaktadr.
Sistem yntemi (methode systemique), analoji algs ve kul
lanlmasna dayanan bir organigram la (ekil-3) olduka iyi bir
ekilde aydnlatlmtr. Bu alg dncenin salt bir rndr;
byk lde keyfidir. Ancak, ok daha sonra, yani bir model
oluturma amacyla entelektel olarak mesafe katettikten son
ra, kesin olarak kabul veya reddedilecektir. imdi sistem ynte
m inin aamalarn izleyelim.
1)
Sistemci (systemicien) -B u bilim sel akm n balangcnd
"sibernetiki" denilen kiilerin modern ad-, nce bir imaj bulur,

172

Belirsizin Bilim leri

sonra bu imajn, hangi adan/nedenle, bir olgunun gereklii


nin herhangi bir yansmas olduunu, dayanann ne olduu
nu aratrr. Pratikte, genellikle dinam ik bir olgu, yani ileyen
bir ey sz konusudur; bu, zam an iinde deien ve llebilir
boyutlarn ortaya kmasna yol aan, soyutlanabilir olan veya
olmayan bir organizmadr, rnein "ekonomik pazar", canl bir
organizmay, tayfun gibi doal bir olguyu veya bir yarasann
yn bulm a biim ini dnebiliriz.
Bu aamada, model aratrcsnn, hem gzlerine "olgu" gibi
grnen eyden etkilenmesi, hem de onu betimleme, aka orta
ya koyma yeteneinde olduunu hissetmesi beklenir; bu, alg
lamann szel olarak ilk ifade ediliidir. Bu noktada, tm dier
bilim adamlar gibi, sistemci de, gereklikten bir para alan ve
onu eitli dillerinden biriyle yorumlayan sanatya benzer. Belir
siz bir ekilde kavrad imajdan karsamalar elde etmeye alr
ve bunlardan hi olmazsa bazlarnn, -onu belki de daha nce
soyutlam olan emprik gzlemci tarafndan algland ekliylenesnel olgusal gereklikte bulunup bulunmadklarn test eder.
2) Bir kontrast tutumu iinde, kendi kendine nerdii bu
analojinin gerekten hangi noktada uzaklatn aratrr; bu
durumda ya analoji ile gerek arasnda derin bir tekabliyet
yoktur ya da bu analoji, daha sonraki aamalarda ortadan kal
kacak bir fantezinin rn olan salt bir fikir ile dnyann bir
yansm asnn rastlantsal karlamas olabilir. Durum ne olur
sa olsun, sistemci, analojinin niin hatal olduunu aratrr ve
bylece im ajlarn verim li oyununu disiplin altna alr.
3) maj, geerli olmas halinde, analoji mertebesine geer
ve benzetme (metafor) basamandan ayrlr; gzlemci, buna
ek olarak bir yana brakm olduu yanlarn m iktarca, dikka
te ald olgunun imajn nem li lde bozacak kadar byk
olup olmadn aratrr. Bu daha nce vurguladm z em a
latrma ilemidir. Analoji, burada, heuristik bir deer kazanr,
yaratc potansiyeline kavuur. Eer bu koul yerine gelmise
(belli ballk ilkesi), emann yaratc deeri, modeli temellen
diren analojinin yararnn kant olacaktr. Bu aamada, epistemologlarn asl olguya kyasla "glge olgular" (epiphenomenes)
dedii ey ortaya kar ve kukusuz, burada keyfi yanlar var

Biletirme Yoluyla zmleme

173

dr; nk, korelasyonlar nedenlerden burada ayrlr (rnek:


Dinleme (audition) alannda, sessel basncn varyasyonlarn
olduka sadk bir ekilde izleyen potansiyellerin kohleada (i
kulak salyangozu) toplanabilmesini salayan "kohlea" mikrofonisinde YVeaver ve Bray olgusu, dinlemenin temel m ekaniz
mas deildir).
4) Sistemci, bundan sonra, bilimsel bir alanla bir dieri ara
snda nerdii analojinin, tam geerliliini kazand lein
hangi lek olmas gerektiini aratrr; bir baka deyile ema
iinde biri veya dieri arasnda bir tr uygunluk olarak kabul
edilebilir olan, olguya ait belirsiz alann ne olduunu ve dolay
syla analojinin geerlik alannn ne olduunu saptamaya alr.
5) Bu aamada, sistemci betimlemelerinin tm aamalarm
yeni batan ina edebilecei; gerek rnekleriyle ou kez kar
lat birtakm mekanizmalara indirgemeyi kural edinerek, zih
ninde beliren analojiyi, bu temel alanda gelitirir. Sistemci laboratuvar argosunda buna, "hrdavat ilkesi" (principe de quincaillerie) denmektedir. Analojik modellerin hzla gelitii dnem
de, model oluturma, snai retimin evrensel Byk Pazar'ndan
satn alnabilecek paralarn (dar anlamda; mekanik paralar,
motorlar, dililer, amplifikatrler vb) kullanlmasna dayanmak
zorundayd. Bu ilke, kark bir bilinmeyenin, basit organlarn
kombinezonunun karmaklna indirgenmesi ilkesidir. Bu,
bilinmeyenin bilinene indirgenmesidir ve Descartes tarafndan
yadsmmamtr. Ayn ilke, paralarn, bir sistemin mimarisinde,
aralarnda birletirilebilir program eleri olduklar enformatik
anda, sistem analizinde de bulunmaktadr. Paralarn nitelii
deimitir, ancak akl yrtme tarz ayn kalmtr; bu, temelde,
yapsal bir akl yrtmedir ve gereklikte, ileyi atomlar ara
yan, onlar gruplandran ve ematize eden, sonra da gerein bir
benzerini ina eden yapsal bir akl yrtmedir.
6) Zihin nce, engeller labirentinde izledii yolun etkisiyle,
kark dnr ve sonra giriiminde kendine izin verdii k
sa devreler ve balangta ihmal ettii labirentte (bkz. I. Blm)
kestirme yollar arayarak basitletirir. fade basitliini ve buradan
da olabildiince basit paralarn minimum oranda kullanlma
sn ister. Belirsizin bilimlerinde sklkla kullanlan Ockham'l

174

Belirsizin Bilim leri

VVilliam'm Ortaadan kalan nermesi, burada, ie karr:* "Entia non sunt multiplicanda praeter necessitatem". Bylece model
yapc, kark ilevleri, daha anlalr sayd basit ilevlere ayr
maya hazr olarak, ilev tiplerinin (kara kutular) saysn azaltma
yoluna gider. rnek olarak, insani dnyann durumunun zama
na gre deien bir dzine kadar "karakteristik" zelliklerini
birbiriyle ilikilendirerek ve etkilenen deikenlerin birbiriyle et
kileimini ve gelecekteki durumlarn aratrarak ilerlemenin s
nrlarn inceleyen Forrester'in nl modelini anabiliriz.
Burada, bir noktay hatrlamak uygun olacaktr; uygula
mal matematikte (ekonomi, fizik, mekanik vb) buna benzer bir
akm, XIX. yzylda dorusal veya birinci derecede (orantllk),
fonksiyonlarn zmlenmesi konusunda hkm srmtr; bu
akm, evrenin birinci derece diferansiyel veya dorusal denklem
lere indirgenmesi eilimini ifade etmektedir; bu eilim, ancak
enformatik sayesinde daha karmak iliki algoritmalar devre
ye sokulduunda terk edilmitir. Sistem yaklamnda (systemique), Ockham'm ilkesinde buna benzer bir eilim bulunmaktadr:
Kark olan (ok sayda e kategorileri ieren), karmak olanla
(eitli ok basit ok sayda enin btn) deitirmek.
7)
Program zmlemecilerinin floo-chart adyla (insa
bilim leri uzm an buna "fonksiyonlarn sosyogram lar" diye
cektir) standartlatrdklar bu m ekanizm alar, zellikle ema
lar veya "graphes" izerek arttktan ve basitletirdikten sonra,
sistemci -b u noktadan itibaren m odelletirici- "ileyen" gerek
bir model ina etmeye hazrlanr.
Yirmi yl kadar nce sistemler teorisinde bir doktrin atmasnn
konusu olan bir noktaya iaret edelim. Bu aamada matematiksel
model fikri, masa zerinde mekanik model fikrinin, kt zerinde
ki alternatifi gibi ortaya kmaktadr. atma henz bitmemitir,
ama formller veya denklemlerin birtakm algoritmalara ve rutin
ilemlere dntrld gnmz enformatik anda, artk,
nemini yitirmitir. Ekonomide, sosyolojide veya ekolojide (doa
da karbon gaznn veya azotun dngs), temel elerine indir
genmi ema, girdi deikenlerini kt deikenlerine balayan
bir denklemler dizisine edeerlidir ve bu bir adan, matema* O ckham 'm usturas olarak tannan bu ilke "Btnlkler/varlklar, zorunlu bir
m iktardan fazla oaltlm am aldrlar" eklinde evrilebilir, (.n.)

Biletirm e Yoluyla zmleme

175

tikte bir "fonksiyon"un tanmdr. Bu, dorusal fonksiyonlar aka


tercih edilerek yaplmaktadr: "Sonu nedenlerle orantldr"; ilk
fizikilerden biri olan Robert Hooke'un kefettii ve ok ilgin
bularak kefini "ut tensio sic vis" eklinde not ettii basit bir fikir
dir* Denilebilir ki, dorusallk serab, doay aklamaya alan
larn bilinaltnda derin bir iz brakmtr.

( )erilen modelin ifade edilmesi ve btnyle betimlenmesi,


kendiliinde, yntemin salad ilk nemli sonulardr; n
k yntemin, eitli kavram lar btnletirm esi ve bir dnv ekonomisi salamas sz konusudur ve bu, bazlarna gre
bilimsel tutumun anlamdr. Model ister bir dizi denklemle
(matematik model), isterse bir dizi dntrc aygtlarla ("ya
p" denilen bir organigrama gre girdi-kt balantlarnn
kurulmas) ifade edilsin, zihin asndan, modele bavurm ak
ve ondan karsamalar, dolaysyla tahm inler yapmak daha
knlaydr. Bir model, bazen ok emek isteyen bir ilemle gerein
karln, kendiliinde anlalabilir basit elerin sralanmas
na indirgemesi bakm ndan, son derece didaktiktir. Aslnda bu
aama, Descartes'm beinci kuralna tekabl etmektedir.
8)
Bu aama, modelin effektif inasn iermektedir; bu
eskiden laboratuvar sehpas zerinde yaplrken, gnmzde
genellikle bir bilgisayar programnda gerekletirilen dinamik
bir model olup, anatomik deildir; yani "ileyebilecek" bir model
dir. Eer, modelin durumunu (giri deikeni) tanmlayan
l>az zellikler deitirilirse, modelin incelenmesiyle ve k
deikenleri llerek, esin kayna olan gerek olgunun dn
yasnda cereyan edecek eyler ngrlebilir; bir model yoluyla
aklama dendiinde kastedilen anlam budur.
Sembolik karl, kurallara uygun bir ekilde belirtilm i,
kt deikenlerinin varyasyonlar gerek dnyann "sonu
lar" ile karlatrldktan sonra, aralarndaki tekabliyetin
kisin (exacte) olup olmadna, tolerans eiini ya da kabul edi
len belirsizlik dzeyini ap amadna baklr; tolerans eii1 Hooke yasas: ngiliz fizikinin 1660'ta gelitirdii esneklik yasas. Buna gre ci
sim lerde ortaya kan grece kk biim bozukluklarna (deform asyon), yer de
itirm e ya da biim deiiklii m iktar, deiiklii yaratan kuvvet veya ykle
doru orantldr, (.n.)

176

Belirsizin Bilim leri

nin almas durumunda model iyi deildir, yetersizdir ve bu


doyumsuzluun gdsyle, balang analojisi yeniden ele al
nr ve ema ou kez karmakl artrlarak ve ayn tip benze
tiim deikenlerine dayanan ve dolaysyla asl modelle bada
an yeni alt-modeller eklenerek mkemmelletirilmeye allr.
Bu, sistemik aratrmada yeni bir yolculuktur.
9)
Bylece gerekletirilm i ekliyle didaktik modelin yeni
den gzden geirilm esi bir baka tr fikre gtrr; modelle oyna
mak. Burada "oynam ak" szc, elenceyi artrmaktadr
ve zellikle insan bilim lerinde ve belirsizin bilim lerinde sistem
aratrm as yapan kiinin, "kurgusal bir gerek"le oynam a fik
rinde bulduu zevki ve duyduu ilgiyi yadsmak, riyakrlktr;
olgu, ey, m asann stne, oraya konmutur veya bilgisayara
kaydedilmitir ve aratrmac "acaba, u deikeni deitirsek,
ne olur?" tavr iindedir.
Burada, model, kendi z heuristik gcn kazanr; model,
karmakln nedenlerinin benzetiimi yoluyla karmakla ege
men olutur ve aratrmac, yukarda iaret ettiimiz bu elendi
rici safl, bir lde, tekrar bulur. Modelle oynamak iin oyun
teorisi anlamnda baka yntemler de vardr; rnein, modelin
ileyiini kefetmek iin girdi deikenlerinin seiminde rastlant
nn ynlendirilmesine dayanan "Monte Carlo Yntemi" gibi.
Bir noktay daha belirtelim ; her ne kadar bu m ekanizm alar
doas gerei ok anlalabilir olsa da ve bilim sel aratrm ann
temel am alarndan biri olan bu anlay artm salasa da, ile
yiinde, btnn karmakl, insan zihninin bilin alannn
yeteneinin stndedir; tek tek aamalar bizim iin anlalabi
lir olsa da, genel ileyiin kavranmas bizi amaktadr.
te bu nedenle, sistemci m odellerini kendi z zihninin ba
lant noktalar olarak oluturmakta ve zellikle bunlarla, ihti
ya hissettii zaman, ilem halindeki tm deikenleri (girdi
deikenleri), belirli bir sra dzeyiyle birtakm deiikliklere
tabi tutarak ve sonu deikenlerinin (kt deikenleri), ger
ek olgu gibi ileyip ilem ediini test ederek, tpk bir ocu
un eklem li bir oyuncakla oynad gibi oynamaktadr. Burada
"oyun" szc ans oyunlarnn ve stratejik oyunlarn teorisi
anlam nda deil, Piaget'nin veya bir ocuk psikologunun d

Biletirme Yoluyla zmleme

177

nebilecei anlam da kullanlm tr; sistemci burada bir model


bulur, Nietzsche gibi filozoflarn pek ok kere im a ettii zere
modelin karsnda bir tr susuzluk hisseder.

12. Sistem Yaklamyla Model Oluturma: Baz rnekler


Yukarda zerinde etraflca durduumuz yntemi u ekilde
zetleyebiliriz:
1) "yky anlatmak", onu aslna sadk ve uygun bir
biimde anlatm ak, birbiriyle i ie geen nedenler ve sonulara
zellikle dikkat ederek anlatm ak ve analojiyi telkin etm ek "Her
ey, sanki.... im i gibi cereyan ediyor" (Newton)
2) Etkili "deikenler"den her birini, en azndan zihnim ize
grnenleri (kalabaln gc, duyumun younluu, kurum larda hareketsizlik gibi szcklere sosyal bilim lerde sklkla
raslanmaktadr) ak seik ifade etmek ve onlara, alann uzma
n tarafndan hazrlanacak bir lek stnde (bu sorunla ilgili
olarak bkz. III. Blm) saysal bir deer vermek.
3) Nedenler ve sonular arasnda ayrdedilebilir tm iliki
leri, nedensellik atomlarna ayrmak; bu, ilk sibernetikilerin
-elektronik hrdavatdan dn aldklar bir terim le- "kara
kutular" dedikleri eydir; sibernetikiler bir sonucu bir nedene,
neden bilindiinde sonucu nceden kestirm eyi salayacak bir
tarzda balayan isel m ekanizm ann ne olduunu bilm eyi gei
ci olarak, o an iin reddedilerini, bu terimle ifade etmilerdir.
4) Tepki devreleri denilen eyleri, yani dikkate alman bel
li bal kara kutulardan (sibernetikilerin geribildirim li kara
kutular veya erevelenmi ereksellik) her biri iin bir sonu
la nedeni arasnda organigramda gsterilebilen tm halkala
r (boucles) bulm ak. Bu aamada, pozitif geribildirim (sonucun
bir ksm nn nedene eklenmesi) ile negatif geribildirim (sonucun
bir ksm nn nedenden karlmas) veya dzenleme (regulation)
arasndaki farka dikkat edilir.
5) Yaplm ve tekrar yaplm emalarda somutlaan temel
emay gzden geirerek, bir nceki aamada filizlenen yarar
sz eleri elemek. Zira bir nceki aamada olabildiince her
eyi kapsam ak amalandndan, bir artklk (redondance) sz

178

Belirsizin Bilim leri

konusudur; nitekim, soyutlanm (isolee) dorusal bir ilikide


A, B ile, B ise C ile orantl ise, A da C ile orantldr - n k
B, A ile C'den baka hibir eye bal deildir- ve bu durumda
nedenselliin atomu ikiye indirgenebilir: A > C)
6) Bundan sonra, yava yava oluan modelin, gerein
tm varyasyonlarn, tm olabilir deikenlerin tm dzey
lerinde kapsayp kapsamadn/dikkate alp almadn test
etm ek (bu aamaya "zgrlk alanlarnn snrlandrlmas
ilkesi" denilebilir: Model oyunu araclyla sonsuz bir byk
lk haline gelen tm deikenlerin, ister nedene, ister sonuca
ait olsunlar, herhangi bir snrlandrlma nedenine sahip olmas
gerekir, aksi halde sistem, zorunlu olarak yklr; nk doada,
sonsuz yoktur). Demek ki bu snrlandrm alarn pratik nedenle
rinin neler olduunu aratrm ak gerekir.
7) Tm olgular, zorunlu olarak zaman iinde yer alr. Tm
neden> sonu eylemi, ilke olarak, neden girii ile sonu k
arasnda zam ansal bir gecikme ierir. Bunu ortaya koymak
ve buna biraz keyfi de olsa bir deer yklem ek gerekir veya bu
zam an farknn, incelenen lekte (zamansal karakteristik) ger
ekten ihm al edilebilir olduunu gstermek gerekir.
8) Bu aamada, kendiliinde zaten bir aklayc ema olan
ve modelin gerekletirilm esini hazrlayan bir organigram (flowchart) nerilir. Organigram, paralarnn birletirilmesinden
hareketle btn olarak gzden geirilir veya eletirilir.
9) ikinci aamada oluturulan deerlendirme leklerinden
yararlanarak sistemci, her bir kara kutunun "fonksiyon"u dedi
i eyi genellikle tekdze bir y(x) grafii biim inde hassasiyetle
betim lem eye alr ve grafii kara kutu stne yaptrr (Zobel "indeksi" veya Nyquist "karakteristii").
10) Bu y= f(x) eklindeki ksm nedensellik grafiklerinden
her birini, psiko-fizikte ve deneysel bilimlerde iyi bilinen duyar
llk eikleri ve doyum eiklerine ilikin somut klavuz-bilgiler ekle
yerek mkemmelletirmeye almak. Bu eiklerden birincisi,
nedenin ok kk deiimlerinin bir sonuca yol amad fikri
ni ierir. kincisi nedenin srekli artmas halinde, sonucun, her
hangi bir nedenden dolay, erge bir doygunlua erieceini ifa
de etmektedir; bu 6. aamada belirtilen ilkenin uygulanmasdr.

Biletirm e Yoluyla zmleme

179

11) Kara kutulardan her biri ile doal dnyann bir organ
arasnda pragmatik bir tekabliyet oluturarak veya bilgisayar
program iinde az ok karm ak bir "ynerge" yerletirerek bir
modeli ina etmek.
12) Bu ekilde yaplanlarn btn, ilk admda, nadiren
doyurucu grnr. ok basit olmas dnda, uzun ve ok emek
isteyen ahmalar gereklidir; analojik modellerde yapay ele
rin elenmesi ve ayarlanmas, programlarn uzlamsal debugging'i
gibi iler, salt teorisyenler tarafndan unutulabilmektedir. Laboratuvar analojilerinin dnyas da dahil olmak zere dnya, bizim
"bulu"umuza direnmektedir; burada model yapma konusunda
alan kiilerin iyi bildii yar-kavramsal bir alma vardr.
13) lemsel alan kefetmeyi ve girdi deikenleri (aratr
macnn azaltp oalttklar) ile kt deikenleri (sonu olarak
gzledikleri) arasndaki ilikilerin oluumunu grmeyi salayan
iyi seilmi birtakm tarzlara gre modelle "oynamak". Enformatik evreninde, yakm zamana kadar, bu sonular uzun rakam
listeleri (listing) halinde yazlmaktayd ve bunlarn grn,
ben zetiim in cazibesin i ve ona duyulacak ilgiyi byk lde
azaltmaktayd. Bundan byle, bunlar, modelin nerdii "deney
sel" sonulardan mutlaka biri olacak olan bir yorumun zerlerin
de uyguland birtakm grafikler ve erilerle ifade edilecektir.
Burada, belirli sayda a priori apaklklar bulm a (alkoln
zararl sosyal sonular, kii bana tketim m iktaryla orantl
olarak artar) olgusu, modelciyi sevindirir; zira bunlar, aratr
macnn balca kaygs olan modelin geerliini dorulamakta
dr; aratrmac, ancak bundan sonra, yapt ilerin net bilim
sel kazanc olan sradan olmayan sonular irdeleyecektir.
14) Burada, stte verdiimiz rneklerden ve bizzat "benze
tiim " kavramndan hareketle bir sistem in bilgisi konusunda
birtakm kstaslar nereceiz.
Bir sistem, ii ve d (in/out diyalektii) ayran snrlarla
soyutlanmtr. Bu sistemin bilinmesinin be koulu saptanabilir.
a)
Input output koulu; sistemin input'unu gerekletire
tm deikenlerin veya deerlerin bilinm esine bal olarak, sis
temin klarnn veya output'larm m btnn belirleme yete
neine sahip olmak.

180

Belirsizin Bilim leri

b) "Anatomik" koul; seilen gzlemler leinde sistemi


oluturan kara kutular veya eler btnn ve her biri ara
snda mevcut iliki kanallarm betim leyebilm ek ve bu kanallar
dan her birinde dolaan deerlerin lm leini ilemsel ola
rak tanmlayabilmek.
c) Fizyolojik koul; snrlarn koullarn oluturan eylem ve
mesajlar btnne bal olarak, bundan, eer modelin yaps
belirlenebilmise, kara kutularn her birinin tm input ve output deikenlerinin durumunu karsayabilmek.
d) Dinamik koul; bir sistemin snrlarnda girdi ve k
t deikenlerinin bir t anndaki mevcut durumuna bal ola
rak, gelecekte belirli bir "t" + "dt" annda kt deikenlerinin
durumunun ne olacan belirleyebilmek.
e) stikrar alannn koulu; girdi deikenlerinin btnn
den hareketle, modelin istikrarlln (stabilite) ekillendiren
u deerleri, yani gelecein hibir annda sonsuz bir hale gel
meyen kt deerlerini belirleyebilmek. Burada, hzla betim lenemez hale gelen istikrarsz sistemler, girdi deikenlerinin her
birinin tanm lanabilir bir yelpazesi iinde istikrarllk gsteren
meta-istikrarl sistemler ve sonlu kt deikenlerine yol aa
rak birtakm deikenlerin tm varyasyonlarna direnen ultraistikrarl sistemler, birbirinden ayrdedilecektir.
Bundan sonraki sayfalarda eitli alanlardan olgularn
sibernetik veya sistemik ayrntl birka rnei verilecektir;
rnein fizyolojik alanda (psikotroplar kullanm aya meyili olan bir toplumda alkol tketimi), sosyal psikoloji alannda
(birtakm kaynaklara sahip bir ortamda kentsel animasyon
sreci), ekonomik politika alannda (belirli bir rnn stok
larnn tkenm esinin gelime sreci sz gelim i yapay olarak
yaratlm "eker krizi"), marketing alannda (piyasada fiyat
larn ykselm esi srasnda ABD'de kahve boykotu sreci). Bu
modellerden her biri, gerek rneklere tekabl etmektedir; her
model -aslnd a Descartes'in "M etod zerine K onum acndaki
kurallardan birini ele alan em prik bir terminolojiye gre yap
atomlar veya geleneksel olarak kara kutular terimleriyle ifade
ed ilen - birtakm fonksiyonlardan oluan bir m ekanizm a sala
yarak, orijinal olguya bir bak getirmekte, model ile gereklik

Biletirme Yoluyla zmleme

181

.rasndaki uygunluu test etme olanan vermektedir; model,


turuma gre, ekonomist, politikac, bir salk stratejisi sorum
lusu iin bir ngrme arac ilevi grebilmektedir.

ekil 4. Alkol Kullanm ve stism ar


te "psikotroplar"m ve zellikle alkoln kullanmn, alkan
lk, istismar ve iptilaya dnt zel sosyal durumlarda konu
alan bir model.
Bu ema, daha sonra bilgisayarla ilenecek olan, benzetiimin
fiziksel bir modelini zetlemektedir; bireyin evresinde alkoln
sunulduu bir durumdaki davrannda, bireyin eitli tepkileri
nin olabildiince kesin psikolojik zmleniine dayanmaktadr.
ekilde grlen ema, aadaki esas modelde gelitirilmi olan
temel emadr. Bunun altndaki varsaym, davransal zellikte-

182

Belirsizin Bilim leri

dir; alkol ien birey, bundan etkilenmektedir, bu etkilerin baz


lar pozitiftir (kendini iyi hissetme, evresine ve karsna kan
durumlara hkim olma yetenei vb), bazlar negatiftir (ba
z davran bozukluklar, uzun vadede fizyolojik zararlar vb).
Modelin amac, bu etkilerin bir envanterini yapmak ve bireyin
dolaymsz mevcut davrann nasl etkilediklerini irdelemek
tir; biraz fazla imek, biraz daha az imek.
Esas ema, bu mekanizmay ayrmtlandrmaktadr. emann
solunda, bireyin evresinde mevcut belirli bir miktarda alkol
grlmektedir; bu alkol, belirli bir "genelletirilmi paha" karl
elde edilmektedir; genel paha, bireyin kaynaklarna gre, bire
yin tkettii alkol miktarn belirlemektedir ve bu miktar her bir
kii iin gr/k olarak ifade edilmektedir. Bireyin psiko-fizyolojisine gre bu miktar, artan psikotrop bir etkide bulunmaktadr; bu
etki, dzenleyici bir rol oynayan, yani alkol imenin daha sonras
stnde negatif bir geribildirimde bulunan "i durumun algs"
(cenesthesie) ile genel olarak ifade edilir (1. devre).
Bireyin eyleminin i peyzajna ilikin mikro-psikolojik zm
lemeye gre bireyin bilin alan, bu etkileri sezgisel bir biimde,
yani ok az ak seik bir tarzda, iki gruba ayrr; a) bireyin apa
k olarak hemen hissettii ve genellikle (her zaman deil) ksa
sreli olan etkiler; rnein zihinsel akn hzlanmas, bilin ala
nnn genilemesi, karar yeteneinin artmas, vb. Tm bunlar
olduka mulak olan ve deneyselci psikologlarn bunlardan her
biri iin yaklak nicel bir lek gelitirebilecei kavramlardr.
Buradaki etkiler, ilke olarak pozitiftir, bireyin kendini iyi hisse
diine katkda bulunurlar ve bu duruma yol aan ak nedeni sr
drmeye gtrrler; biraz daha imek. Modelde, kara kutularn
tm karakteristiklerinin dorusal nitelikli olduu varsaylmak
tadr ve bu, modelin kullanlabilirliinin nemli bir temelidir.
Bu gruptaki tepkiler, demek ki alkol tketimini artrmaktadr.
Model zmlemesi bakmndan ilgin bir tepki, gvenlik ilke
siyle ilgilidir. Eer, kadeh ampanya itiimde, varmak istedi
im hedefe kyasla, memnunluk verici genel bir etki hissedersem,
hissettiklerimi belirsiz bulup daha uygun bir durumda oldu
umdan emin olmak iin (putting one self on the safe side) dr
dnc kadehi de ierim.
b) ou kez uzun sreli olan, yani daha sonra ("imdi deil", "bu
akam arabayla eve dnerken", "yarm", "gelecek yl") hissedilen ve
genellikle negatif olan etkiler. Aslnda, nro-psikolojiye gre bunlar,
beyin tarafndan, zellikle bellein ve kltrn etkileimine bal
olarak, farkl bir ekilde ilenirler. Bireyin, uyuturucularn, hatta
alkol gibi daha aina olan ve genel kltre ait olan maddelerin bile
gc karsnda hissettii normal bir endie sz konusudur; birey,

Biletirme Yoluyla zmleme

183

bunlarn fizyolojik zararlarm, sosyal sonularm nceden kestire


bilir. Tm bunlar, uzun vadede, bireyin davranlarn etkileyecek
negatif bir geribildirim halinde birleir, btnleirler; bana sunulan
ikiyi kabul edecek miyim, etmeyecek miyim? Nihayet, uyutu
rucularn hemen hepsiyle ilgili olarak genel bir alkanlk yasasn
dan sz edilebilir; bunlar tketmeye devam ettike, ayn durum
da bulunabilmek iin, baklk (mitridatizasyon) kazanma olgusu
nedeniyle, daha ok tketmek gerekecektir.
Bu tr bir modelin eitli ilevleri vardr:
a) Aka tanmlanm sosyal bir durumda (cocktail-party) bire
yin dzenlemeleri (regulations) zerinde etkili etmenlerin kar
makln stlenmek.
b) Tm bu kara kutular btnnde deneyciyi, her kara kutunun
girdi ve kt deikenlerini tanmlamaya zorlamak.
c) Modelin kavramsallatrlmasnda, onu gerekten ilgilen
diren dikkat dzeyinde hibir eyin unutulmadm kontrol
etmek; burada bir yardmc-bellek ilevi sz konusudur.
d) Bu zmlemeyi bir programla (flow-chart) somutlatrmak;
bu ilem, yirmi yl kadar nce analojik ekilde yaplrken, imdi
dijital tarzda, bilgisayarla yaplmaktadr.
e) Program "altrarak", yani alman alkol miktarna, satn alma
fiyatna, eitli bildirim katsaylarna -geerlik dzeyleri bakmn
dan keyfi- ve bireyin davran yaplarnda bulduumuz birtakm
deerler vererek bireyin temel mekanizmalarn, rnein onun
i durum algsnn dzeyini, ketvurmalarm (inhibisyon) vb test
etmek. Tm bu mekanizmalar son derece basit terimlerle ifade
edilmitir ama insan davranlarnn zmlenmesinde yeterlidir.
f) Nihayet, ketvurucu eylemlerin ou, uzun sreli bellek tara
fndan; kolaylatrc eylemlerse, tersine hemen hemen dolaym sz bilin tarafndan ilenmektedir. Bu saptama, zmlemeci
asndan nemli bir sonu iermektedir; bu sonu, sz konusu
iki grubu, Thom'un "kontrol deikenleri" dedii iki boyutlu
bir analizde birbirinden ayrmann yararl olacadr. Eer bura
da telkin edilen cebirsel bir kurala gre, geribildirimlerin do
rusal toplama diyagram zayf dozlar iin yeterliyse, davrann
genel karakteristiinin ift blml bir eim yzeyi (Thom'un
deyiiyle bir "katastrof") olan dik al iki parametreli bir fonk
siyon olup olmadn irdelemek zahmete deer. Bu durumda
ime davran iin izlenen yrngenin, duruma gre basit bir
istismar veya mptela olu stnde kesin bir etkisinin olup
olmad karsanabilir; bilgisayar zerinde yaplm bu varsa
ym zmlemesi, (Moles, Arth, de Palma) bu durumu, ste
lik bunlarn alkoloji aratrmalarnda yol aabilecei sonulary
la birlikte, gerekten ortaya koymaktadr.

184

Belirsizin Bilim leri

Anim asyo nun

ekil: 5- Kentsel bir animasyon sorunu

Biletirme Yoluyla zmleme

185

FENOMENOLOJK BR ANALZDEN YAPISAL


BR TEORNN DOUU
Bu model, fenomenolojinin, sokak gibi bir kamusal meknn
durumuna ilikin temel bir saptamasndan hareketle tasarlan
mtr. Akl yrtme erevesi, m2 ye den birey younluu
nun olduka yksek olduu, yeterince byk bir kentte, iin
den az veya ok insann getii sokaktr. Fenomenologa gre,
bir sokan animasyonuna ilikin genel algmz, orada cereyan
eden olaylara deil, daha ok, olaylarn frekansna, younlu
una ve birikimli yeinliine (intensite) baldr.
Mikropsikolojik zmleme, bu adan, mikro-olaylar tanm
lama gereini vurgulamaktadr; bunlar, bizim gnlk yaant
mzda meydana gelen, sokaktan geenlerin dikkatini eken ve
belleinde belirsizce iz brakan, bu insanlar ksa bir an ilgi
lendiren veya iten, byk lekte genel davranlarnda etki
li olmayan, ancak olan biteni "grmek" "gidip bakmak" iin,
merakn gidermek iin yollarn deitirmelerine neden olabi
len kk vaka veya olaylardr.
Bir mikro-olay, dnyann seyrinin bizim duyarlk eiimi
zin stnde olan herhangi bir olaydr; onu kavrarz, gste
rebiliriz ve hatta zmleyebiliriz, ona bir deer atfedebi
liriz; fakat o aydnlk bir bilincin stndedir: "Eer sokak
ta olan biten her eyle uramak gerekseydi, iin sonu gel
mezdi". Bir mikro-olay, "sokak kesinde mzik testeresiyle
mzik yapan biri", "byk arpa ekeri paralar satan biri",
"oradan geen gzel bir kadn", "canl bir oyuncak maaza
s", "bir kestane satcs", "abartl bir elbise", "iki bisikletli
nin birbirine tutunarak gitmesi", "haykran bir sarho" ve
benzeri kii, olay ve eylerdir. Kentte, dikkatin iine nfuz
etmeden yzeyine kaydolan bu tr mikro-olaylarla sk sk
karlamaktayz. Aslnda, bunlar kentin ekiciliinin gl
gede kalm elerindendir. Sokakta daima bir eyler olup
bitmektedir ve bu, sokakta dolamak iin yeterli olabilecek
bir nedendir. "nemli olan ne olup bittii deil, burada olup
bitmesidir" (Whyte). Mikropsikolog, rnein kent merkezini,
nikro-olaylarn younluunun maksimum olduu bir yer
olarak tanmlar.

Belirsizin Bilim leri

Bylece denilebilir ki, animasyonu olan bir kent, canl bir


kent, pek ok m ikro-olaym olduu bir kenttir ve pek ok kent
teorisyeni farkl terimlerle de olsa bu noktada birlemekte
dir. Mikro-psikoloa gelince, o bu konuda, mikro-olaylarn
bir envanterini/szln yapar, onlar byk veya kk
olularna, sokaktan geenleri ("bir dilenci") ilgilendirip ilgi
lendirmemelerine, kapladklar alana, geici veya srekli
olularna (bir kaza veya kestane satcs), g zel v ey a irkin,
ho veya itici, neeli veya hznl olularna gre kategoriler
halinde snflandrr.
Animasyon isteyen bir kentin, rnein merkezinde veya can
landrmak istedii bir mahallede pek ok mikro-olaym cere
yan etmesinden kazanc nedir? Dar anlamda animasyon, kent
sorumlular tarafndan, mikro-olaylan yaratmak, beslemek,
denetlemek ve younluunu ayarlamak iin yaplan bir eylem
fikrini iermektedir. Fuar, kermes, Latin Amerika lkelerinin
halk pazarlar, mikro-olaylarn younlamasna frsat hazrla
makta ve bylece bir ekim kayna olmaktadrlar.
Ancak bunlarn younluu, sosyal olarak bir baka ikincil
olaya yol aar; insanlarn, geenlerin, dinleyicilerin, seyirci
lerin younluuna... Ve bu da, belirli bir snr atnda, bir
takm arzi olaylara, hatta kazalara, gruplanmalara, dikkate
deer olaylara yol aar; bunlar da kendiliinde birer mikroolaydr ve potansiyel bir baka kitlenin "gidip grelim, niin
insanlar oradaki rtkann etrafnda toplanmlar" diyerek
belki adamn ne sattn renmek, belki de sadece merak
larn gidermek iin orada toplanmasna neden olurlar. Ksa
cas, kitlenin byklnn kritik bir dzeyinin stnde,
mikro-olaylarn younluu, baka mikro-olaylara yol aar
ve bunlar da kendileri bir baka eiin almasna neden ola
bilirler. Bir geri-bildirim vardr; neden, bir sonuca yol aar,
sonu da birincil nedene eklenen ikincil bir neden meydana
getirir. Sistemler teorisine gre, eer eylemin ve geri bildiri
m in nitelikleri dorusal ise bu sre doal olarak eksponansiyel bir tarzda uzar gider (byr).
Aslnda, mekanizma daha karktr. Kent canlandnda,
animasyon blgesi etrafndaki ticaret erbabnn kazanc art

Biletirme Yoluyla zmleme

187

maktadr; bunlar daha ok vergi demekte ve kentin animas


yon, bayram, festival btesini bytmektedirler; bu olayla
rn zamanda ve meknda fazla younluk kazanmas kentin
yararna deildir ve sosyal kontrol servisleri buna dikkat
etmekle grevlidir; aslnda, ou eylem ve sirklasyon, gece
leyin iyi bilinen baz periyotlara gre azalmakta, hafiflemek
tedir. Ancak tm bu etmenler, bilinebilir, hi deilse mulak
bir tarzda anlalabilir niteliktedir ve animasyonda nemli
bir rol oynamaktadr. Ticari sonular, aka bellidir; ancak,
ihmal edilemeyecek nitelikte, rnein kentin insana salad
haz, birtakm estetik veya barok deerler gibi baka sonu
lar da vardr. te yandan, sokaktan geenlerin gvenlii,
hem yalnzlarn endielerini, hem de servenlerin skln
engelleyecek dzeyde optimal bir insan (geenlerin) youn
luuna baldr. Kentsel toplum, demek ki, bu mekanizmalar
denetlemek, onlar amalarna gre optimalletirmek duru
mundadr; yukardaki kara kutular ve organigramlar bunu
vurgulamaktadr. ekilde grld zere, mikro-olaylarn younluu, greceli yeinlii, geenler stndeki etkisi,
kitlenin kritik deeri, birtakm kltrel faktrler gibi eit
li eylemlerin katsaylarna bal olarak animasyon; 1) Onu
balatan kaynaa gre nce artar, sonra durabilir; 2) Az veya
ok srekli veya dalgal bir orana ulaabilir, 3) Polisin, hatta
sosyal gcn kontrol yeteneini aabilir; burada animasyon
dan isyana, oradan da devrime uzanan bir izgi vardr.

188

Belirsizin Bilim leri

ekil 6a. Basit bir model: eker krizi


STOKLARIN TKENMES VE EKER KRZ: Tm tedarik kay
naklarndan uzakta, ve ekonomik yaamnn nemli kaynakla
rndan birinin, kolay bozulan meyvalardan reel yapmak olduu
bir vaha veya vadi dnelim. Bu vadide pek ok aile yaamak
ta ve bunlar sitenin spermarketlerinden beslenmekte olsunlar.
Reel yapmak iin eker gereklidir. Ancak vahadan ok zor ula
m ya da tama koullarnda, pek ok kilometrelerce teye git
medike blgede herhangi bir eker fabrikas bulunmasn.
Yerel bir aksilik sonucu, reel yapma dneminde, sitenin tica
ret merkezini besleyen eker depolarndan biri, bir gece anszn
kan bir yangnda yanp kl olsun. Kukusuz, vahada baka
eker depolar da mevcut ve eker, tketim uygarlnda nadir
bir madde deil. Bir deponun yok olmas, ksmi bir aksiliktir ve
sahibi iin zcdr. Ancak bu olayn ardndan, baz spermar
ketler az bir miktar ekere sahip olacak ve stoklarn yenileyemeyecektir. Bu orta boy sitede, bir ktlk/sknt sylentisi yay
lacak ve insanlar, evlerinde yedeklemek zere eker satm almak
iin maazalara koacaktr; bu durumda dier eker depolar da
eriyecek ve tkenecektir. Senaryomuza gre, reel yapma mev
siminde insanlarda bir eksiklik algs ve ardndan da yokluk
endiesi balar; yani insanlarn deerler tablosunda bir deiiklik
olur ve eker saplants, deer hiyerarisinde ilk sraya ykselir.
Bu sabit fikir, hibir zaman gidilmeyen byk dkknlara gidip
marjinal araylara ve biraz ekeri olan esnafta da fiyat ykselt
meye yol aar. Sonuta, eker talebi byk boyutlara ykselir
ve bir yokluun balamasna neden olur; bu yokluun rasyonel

Biletirm e Yoluyla zmleme

189

bir temeli yoktur; zira sitedeki hemen herkes tarafndan satn


alnm ve yedee konmu eker miktar, onlarn olas tketim
miktarndan daha fazladr. Ancak piyasada bir sknt meydana
getirir ve insanlarn bir ksm eker aramakla urar. Bu, yuka
rdaki organigramm modelidir. Model, durumun gereine ola
bildiince yakn ve psiko-ekonomistin alglad ekliyle, basit
nedensellik atomlarnn zelliklerinden hareketle, olgular ayrdetmek zere, birtakm kara kutular ina etmektedir.

ekil 6b. Gelitirilm i bir model: Maden sular krizi


EKONOMK KRZ: Maden Sular Krizi
Fransa'da 1976 yaznda hava scaktr; aniden snmtr; insanlar
ok imektedir, zellikle merubat sanayimin nemli bir ksmm
oluturan alkolsz iecekleri... Herkesin zgl ihtiyalar vardr;
n l Coca-Cola, n2 meyva suyu, n3 gazoz, n4 maden suyu, n5 bira
tercih eder. Scaklk art, istisnaidir ve meteorolojik tahminleri
aar. Herkesin temel ihtiyalar vardr ve her insann motivasyon
lar, kendi beslenme kltr tarafndan belirlenmi olup olduka
sabittir. Bu balamda bir aksilik olur. Baz maazalarda merubat
tkenir ve bunlarn mterileri baka maazalara giderler; tke
ticilerin effektif satn alma motivasyonlar, onlarn parasal kay
naklarnn bir ksm (k) tarafndan belirlenmitir; genel alve
rileri ilke olarak n3'tr. P nfusu iin bu miktar kn3P'dir. Da
tm mekanizmas, genelde, byk kentlerin yaknndaki tampon
stoklara gre alr; tampon stoklar, tketiciler tarafndan gr-

Belirsizin Bilim leri

len maaza reyonlarndaki stoklan meydana getirir. Yokluk/


eksiklik algs, bir nceki modelin mekanizmasna gre ortaya
kar. Birbirine bitiik iki ilev halinde yansyan bir ruh hali olu
ur; birincisi, hava scaklnn ykselmesi halinde daha ok
alveri yapmaya gtren gvenlik salama (evde, olduundan
emin olma) ilevi, kincisi, bir baka satn alma nedeni olan endi
e ("madem ki bundan bulunmuyor...") ilevi. Bu durum, zaten
kendisi de az ok ekonomik kltrel ambians ("Alt st su eksik
olan", "meyva sular var") tarafndan ekillendirilen genel bir
tepkiye yol aar. Bu tepki, satn alma motivasyonu stnde pozi
tif bir etkide bulunur ve aynca insann deerler tablosunda, "bir
ersatz (ikame rn) kabul etme kapasitesi" boyutuyla ilgili bir
baka parametreye gre ikame etme (substitution) ilevini (Coca
Cola, meyvasuyu vb) etkiler. Maazalar dzeyinde bir kriz mey
dana gelir ve bu kriz belirli bir sre sonra stoklara, belki de ta
ma kanallarna ve hatta kaynaklara kadar yaylr. Pratikte kriz,
ancak yaz yamurlarnn gelmesiyle zlmtr.
Yine burada da deerler tablosunun ve deerlerin rgtlenme
sinin karmak etkilerinin ve yapay bir krizin yaratlnn belli
bir mekanizmasn bulmaktayz. Kriz yapaydr; zira olay incele
yen ekonomistlere gre, eer psikolojik olgular veya geribildirim
olmasayd, normal genel tketim, bu dnem boyunca karlana
bilecekti. Sistemik yntemin avantaj, bir senaryo iersinde devre
ye giren ister psikolojik, ahlaki, ekonomik, isterse parasal nitelik
li olsun, eitli etmenleri soyutlamay salamasdr; bu etmenler,
ekonomistlerin insan davran hakkmdaki ou kez ok basit
olan varsaymlarna aykr olarak, ok farkl bilim dallarna ya da
dnce dzenlerine (rnein kltrel yanlar) aittirler. Bir mode
lin gerekletirilmesi, krizi ynetmeyi salayacak yntemlerden
biridir; bu krizin, ekonomik refah toplumu evreninde fazla ne
mi yoktur; ama eer rnein piyasadaki darln nedeni, kapak
l merubatn, rnein bir radyoaktivite bulgusu halinde, doal
iecekler'e kar akn bir stnlne bal olsayd, bir anda
nem kazanrd. Aslnda, reticiler, datclar ve kamu sorumlu
lar tarafndan yaplan aklamalar, her bir bireyin zihinsel alan
leinde, hakikaten dorulanabilir olduklarnda (muteberlik),
etkili olabilirler. Yine burada da, bir modelin gerekletirilmesi,
zorunlu olarak, bir yandan modelin her eyi kapsayc olma iddi
asnn eletirilmesini, te yandan kara kutulara giren oklarda ve
kara kutularn neden-sonu, dorusal-dorusal deil eklindeki
karakteristiklerinde ifade edilen deikenlerin lm sistemleri
nin icat edilmesini ve saymn gerektirmektedir.

Biletirme Yoluyla zmleme

191

iddi 6c. Datm Kanallarnn Kahve Boykotu


Kahve Boykotu: Brizelya'da Mato Grosso blgesinde byk bir
don olay yaanmtr; bu blge, don olgusunun ancak yzyl
lar leinde fark edildii, dolaysyla ngrlemez olduu bir
blgedir. O yl, kahve retimi % 40 orannda dmtr. Fakat,
ok eski ticari anlamalar gereince, ABD'de kahveyi bu bl
ge salamaktadr. Brezilya ABD'ye satt kahvenin fiyatn iki
misli artrr ve bu fiyatlar, doal olarak, tketicilerin alveri
ettii spermarketlere yansr; bu, ekonomistlerin ok iyi bildi
i bir mekanizmadr. Gazeteler bu olaya eilir, fiyat artlarnn
nedenini aklar; ancak bir sre sonra, fslt haberleri ardndan,
Brezilya'nn sz konusu nedeni, doru bir ekilde ele almad
; fiyat artrmak iin rn zararn abartt gr yaylma
ya balar. Bu enformasyon bir aylk bir sre iinde oluur ve
ABD'de son derece gl firmalar olan spermarket zincirlerin
de yaylr.
Spermarketler, belirli tipte bir gerei yerletirmeye karar
verirler; reyonlarnda nadir olduu varsaylan kahveyi yksek
fiyatlarda satarak, bizzat kendileri, kahve boykotunu rgtler
ler. Ustalkla yaplm afilerle, mterilere, fiyat artlarnn
varsaylm nedenini aklayarak, onlar kahve satn almaktan

192

Belirsizin Bilim leri

caydrmaya alrlar, baka eyler imelerini ve kahveyi ola


bildiince azaltmalarn telkin ederler. Enformasyon yaylr
ve durum, her tketici iin iki seenekli bir tercih durumuna
dnr: 1) "Kahve, eksik; yedek bulunmas iin daha ok ala
cam" (nceki modele bkz.); 2) "Spermarketler, byk eko
nomisttir; onlarn dn izleyip daha az alacam". eitli
tketicilerde bu iki davran tarz da belirir, ama genel kahve
tketimi azalr; ortalama tepki stoklara, talebe ve dolaysyla
Brezilya'ya yansr; Brezilya hzla (bir ay) kahve fiyatn, piyasa
yasalarna gre daha gereki bir dzeye indirir.
Bu modelde ilgin olan yan, sistemik anlamda negatif bir geribil
dirimin sz konusu olmasdr; yani dzenleyici bir eylem. Bura
da da, hepsi ekonomik nitelikli olmayan, byk lde psikolo
jiyle, bir rivayetin yaylma sresiyle, tketicinin mikro-ekonomisi ve retici lkenin iktidarlar arasndaki ilikiyle ilgili, farkl
nitelikli deikenler vardr. Nihayet, madem ki bir kriz karsn
da, makul refah durumundaki tketiciler, alverilerini ya art
rarak, ya azaltarak tepkide bulunmaktadrlar, modelde bir seme
durumu sz konusudur ve spermarket firmalar, bu konuda
bir bahse de girmilerdir. Denilebilir ki, tepkinin temel nitelii,
olduka nemli bir alg eii iermektedir ve bu eik, tepkinin,
Brezilyal reticiye kadar ulamasnda rol oynayacaktr.

13. Sonu
Daha nce belirttiim iz zere, S. M ili ve C. Bernard'n betim le
dikleri bir sre erevesinde, olan biteni grmek iin iradi bir
davranla olguyu deitiren deneyin gl etkiliimleri ile edil
gin gzlemcinin yasalar bulm ak zere, dnyann olaylar ve
kazalar hakknda not tuttuu gzlemin zayf etkileimleri yan
sra, bundan byle "Prom eteusu" denilebilecek nc bir
yaklam var.
Bu yaklam n dayand aksiyoma gre, model yapma
teknikleriyle bir olgunun veya varln bir benzerini ina eden
kii, benzetiim ine konu olan olgu veya varlk hakknda, mut
laka bir eyler bilmektedir. Kopya fikri ok eski olmakla birlik

Biletirme Yoluyla zmleme

193

te, bu fikir, zaman zaman kazai ilgi uyanlaryla (manieristler,


18. yzyl sonu, vb) bilimde, olduka istikrarl bir akm temsil
etmitir. Gerek epistemolojik statsn, ancak, bilim sel ak
lam alar bir modeller galerisiyle ve zellikle enformatii ve bil
gisayarlarn oluturan bir dncenin teknolojik aralaryla
deitirmek isteyen sibernetiin dnceleriyle kazanmtr.
Bu anlay, bundan byle, bilim in ilerlemesinin byk
ynteminden biri olarak belirm ektedir (VVagensberg). kin
ci blmde grdmz zere, bunun byle olmas iin ok
geerli bilim sosyolojisi nedenleri vardr.

V. Belirsizin Bilimlerinin Metodolojik Yanlar

Bilimin nesnelliinin, bilim adammnkine bal olduunu


dnmek hatadr. Ancak doa bilimleri uzmannn sos
yal bilim aratrmacsndan daha nesnel olduuna inan
mak her bakmdan hataldr.
Kari Popper
(Der Positivismusstreit in der deutsche Soziologie,
1969)

Bundan nceki blmlerde, bilim sel dncenin geni bir ala


nnn varln epistemolojik planda, konumlamaya altk; bu
alan, genel olarak, kulland belirsiz kavramlarla, karsam a
larnn kesin olmayyla, kurabildii akl yrtm e zincirlerinin
kapsam nn (nedenselliin zayf yayl) ve bir dnce zinci
rinin ardk eleri arasnda, kat ilevsel yasalardan ziyade
zayf korelasyonlara dayanarak kurduu balantlarn kapsa
m nn darlyla nitelendirilmektedir.
Bu alan, bilim lerin balang dnemlerinde, son dnemle
rine kyasla daha belirgindir; deney yapmann zor ve belirli bir
durumun eitli yanlarn pekin olarak saptamann olanaksz
olduu bilim lerde daha belirgindir; dncenin, kesin kant
lama durumundan ok, status nascendi durumunda yer alr.
Ne illzyon, ne de salt fantezi olmayan, ama saysal ifadeleri,
byk dalgalanm alar ve zayf yinelenebilirlik oranlar gsteren
ok sayda olgu ve olay kucaklar; sorun, bu alan, olduu gibi
ele alp irdelemektir.

Belirsizin Bilim lerinin Metodolojik Yanlan

195

Olaylarda mulaklk, zorunlu olarak, dncenin mulak


lm iermez. Burada, zihnin, dncelerini dzene koyma
y salayan ilemlerinden bazlarn betimlemeye alacaz;
hu ilemler bundan nceki blmde pek ok rneini sundu
umuz ve belirsizin bilim lerine zellikle daha uygun den
ilemlerdir.

I. Belirsiz, Ancak nemli Bir Sorun

Sorunu ortaya koyalm; burada ama, belirsizin bilim lerini ke


sin bilim lere dntrmek deildir; nk bu, onlarn doas
deildir; kavram lar ar bir zorlamayla kesinletirm eye a
lmak, onlar, zihnin bir arac olma erdemini yitirm elerine yol
.an birtakm eliki veya m antkszlk dizilerine sokm ak de
mektir. Tersine, ama, herhangi bir alanda greceli ve dolaymsz -a n ca k geici- bir aydnlk salamak, bir elikiyi, kark
la tercih etmektir. Ama, ksm de olsa bir ngre ulamak
iin bu kavram lardan yararlanm ay bilm ek ve zellikle, d
dnya (eyler, varlklar, veriler) ve kk veya byk lekte,
durum lar stne uygulanacak birtakm ilemler nermek ve
ya telkin etm ek ve bu ilem i sonsuz bir ekilde yinelemektir;
hu ilemler, her halkrda, aratrm acnn zihninin, olabilirler
alan iinde dolamasn, doru veya yanl olsun (bu terimler
burada fazla bir neme sahip deil, nk zihinsel imajlardr)
yeni bir perspektife, yeni bir zihinsel peyzaja ulam asn sa
larlar.
Belirsizin bir metodolojisinin sorununu u ekilde ifade
edebiliriz:

Kavramlara ilikin ak tanm lar nermek veya somut


latrmak; "ak tanm " denilen eyi hatrlayalm; ak tanm
(ormel veya kategorik olmayan, ama daha ok, kavram n gitlike daha anlam telkin edici ve belirli bir anlam a doru odak
la an tarzda kullanm n ieren, kavramn ve terim inin, hakla
rndaki belirsizlikleri elemeye ynelik, ar bir aba gerekme
den yava yava m ulaklklarn azaltan bir dizi formlasyonlar eklinde beliren tanmlardr.

196

Belirsizin Bilim leri

Kavramlar, zihne daha fazla kendilerini alglattrc kl


m ak, yani onlara, her birini bilin alannn merkezine dayata
ve bylece bir baka kavramdan ya da baka biimlerden fark
llatran zihinsel bir "biim gc" vermek. Bu, kavramlar
apaklk vermek, yani zihne onlar kullannda bir tr ken
diliindenlik ve onlar kulland sylemde bir tr egemenli]
vermek demektir.
Herhangi bir kavram n bir baka kavramla, dnceni
akl yrtm e sreci iindeki ilikilerini zorunlu klm ak; yan
kavram n ak seikliini bir tr bulama yoluyla bir sonraki
nin apaklna, ardndan daha sonrakinin apaklna... zin
cirleme bir ekilde tamak.
Bu zihinsel maniplasyonlarn veya ilemlerin, alglana
bir gerei dntrmesini (deney projesi veya konusu, bir gz
lem durumunun aratrlm as niyeti vb) salamak.
Bu kavram veya ilikileri kullanan bir sylem sayesinde
bir baka bireyde bulunduu sonucuna varlan deer veya dav
ranlar, elverili bir durumda (inandrma/ikna sreci) deiti
rebilmek.
Daha nce kullandmz bir imaja dayanarak diyebiliri:
ki, "zihin belirsiz, mulak, puslu, karanlk, hatta anlalama:
olan iinde iler" (Le Roy) olduu lde, belirsiz kavramlar
bir metodolojisi, bu karanlklar ve sisler iinde, az ok istikrar
l biimler ayrdetmeye ve onlar adlandrmaya alr. Zihin bv
ekilde altka, yani bu sisler peyzajnda dolatka, bu biim
ler, zorunlu olarak birliklerini yitirmeksizin biraz deierek (bii
min deformasyona direnme yasas), somutlarlar, salamlarla
Bu sisler peyzajna biimler yerletirdikten sonra, bu peyzaj iin
de zihinsel olarak dolamak, bu peyzajda balangta kendiler
de bulutlu ve mulak olan farkl perspektifler veya bak alar
yakalamak ve bunlara da ncekilerin zihinsel zincirinde mevcu
biimlerin sahip olduu greceli salaml vermek gerekir.
Le Roy ve Getalt teorilerinden ksmen esinlenmi olan bu ben
zetme, Kurt Lewin'in psikolojik teori mertebesine ykselttii bi:
baka benzetmeye yabanc ya da en azndan onunla eliik deil
dir; Lewin'in topolojik alan teorisine gre bireyin bilin alan, "pers

Belirsizin Bilim lerinin Metodolojik Yanlar

197

pektivist" bir sistemdir; bu sistem hem yar-gerektir, nk,


algsal temsilin objelerini iermektedir, hem de yar-imajinerdir,
nk algmzdan sakl olan, ancak kltrmz ve dncemi
zin varolduklarm bildii ve bizim iinde yer aldmz imajiner
referans noktasndan farkl uzaklklarda bulunan objeleri ier
mektedir. Objeler veya varlklar, bu alanda, benden az ok mesafe
li olarak grnmektedir; zihnimin edimleri veya ilemleriyle ben
onlara yaklatka, kendilerini dayatma glerini artrmaktadr
lar. Kendimizi iire fazla kaptrmadan denilebilir ki, onlar biraz
k sac, fosforlu, parlaktrlar; yani dier obje veya varlklara ve
yahut bo bir alan gibi grnen, ama genellikle eitli nitelikte
duvarlarla evrilmi (topolojik bilin) alann bizzat kendisiyle, az
ok kontrast halinde grnrdrler (conspicuous).

I imin genel anlamnda sosyal bilim lerin pratiine, yani sade r sosyoloji, psikoloji deil, ayn zamanda brokrasinin zmIrmcsi, edimlerin incelenmesi, mikropsikolojik adan zel
l e) davrann ayrntl gzlemi ve zellikle bulu ve bulu
miMelerinin incelenmesi gibi etkinliklerin sonularna gre,
/1min eer yaamak istiyorsak, geici veya ereti temsillerinin
m.mlksal geerlii zerinde kendimizi uzun uzun sorgulamal. incelememiz gereken belirsiz eylerle dolu d dnya ile
I .snda birtakm tutum ve rutinleri vardr.

' belirsizin Bilimlerinin Metodolojisinde Baz


) oilendirici lkeler

n ..m zihni, bir "olgu olduunu" dnd, ancak m antksal


I 111,Ihn olan bir biim iinde btnletirem edii eyle tema
.... I., bu eyi, bilincinde ak seik olarak "ortaya kartm ak"
m.u iyla birtakm rutinler izler; bunlar daha sonra belirsizin
I-hmleri metodolojisinde rneklendirilecek olan bir dizi kural
11.1111ule ifade edilebilirler:
I) CGetalt lkeleri:

Hiim (beni ilgilendiren ey) ile fon (beni ilgilendirmeyen


miv I>;lam) arasnda diyalektik kartlk.

198

Belirsizin Bilim leri

Biimin kapall; beni ilgilendiren ey hakknda olutur


duum zihinsel imajn kenarlar /evresi, "kapal" m, deilse
kapatlabilir mi? Biime ait olan nedir, olmayan nedir? (in ve out)
Biimin bozulmalara kar direnci; farkl koullarda, farkl
bir balamda, farkl bir fonda alglanan biim, zihinde "ayn"
olarak tannyor mu? (deimezlik fikri)
Olgunun alglanan biim i, onu oluturan elerin (han
gileri) zel doasndan bamsz m? Veya sadece ksmen m i ba
m sz ve niin?
Mertebelendirme ilkesi; olgu hakknda oluturduum zi
hinsel imajla karlatnda zihnim in uygulad hareket, han
gi lde ayn kalmaktadr? Eer ayn /sabit kalyorsa, nereden
balam aktadr (bu "esas" olacaktr) ve nerede bitm ektedir (bu,
"aksesuar" olacaktr)?
2) lme ilem inin ilevi -b ir sonu veya sonular sala
m azdan nce-, gzlemci ile olgu arasnda mesafe koymann ilk
aamasn oluturmaktr.
3) Srasaln (ordinal: aama) saysala (cardinal: rakam) s
tnl: Bu ilkeye gre zihnin sahnesine kan ardk ele
rin, incelenen olguya kyasla hangi nem basamanda yer al
dn bilmek, dncenin m ertebelendirilm esini (hierarchisation) oluturur.
4) Nitel deerlendirme, nicel lmeden daha nemlidir; bu
deerlendirme, zihinde kendiliindenlikle, keyfi lekler yara
tlarak yaplr; bu lekler, "yarg" gruplar tarafndan daha
sonra test edilecektir (scaling sreci).
5) Bir lmn gvenirlii, (genellikle), kesinliiyle ters
orantl olarak artar. Bir lmn belirsiz veya kark sonular
verdii her durumda, lme leinde dikkate alnan kategori
lerin/snflarn says azaltlacaktr.
6) lme zihnin bir lksdr; zihin bu lks, ancak kesin
likle inanmaya veya emin olmaya yeterli kaynaklara sahip ol
duunda, kendine tanyabilir; lme pahaldr ve kesinlii art
tka pahas da artar.
7) Sembolik denklemler kavram; zihnimizde deikenleraras
ilikiler, bu deikenlerin kendilerinden daha nettir. Bu ilikile
rin toplam, toplanabilirlik veya karlabilirlik, orantllk veya

Belirsizin Bilim lerinin Metodolojik Yanlan

199

oran, bazen de eksponansiyelletirme kavramlar sayesinde


"sembolik" bir denklemle ifade edilirler; sz konusu kavramlar,
bir kavram nitelendiren deikenlerin aralarnda sahip olabilece
i ilikilerin yerlerine oturtulmasnda zihnimizi ynlendirirler.
8) Benzerlik (similarite) (veya "anlam sal m esafe") ilkesi;
insan zihni, btnsel objelerin (entites) kavram sal yaknln
veya benzerliini, bu objelerin kendilerini tandndan daha
kolaylkla tanr.
9) "Dnm ek, ematize etmektir" dncesi; bir olgu konu
sunda bir organigram dzenlendiinde, en nem li deikenleri
alp dierlerini bir yana brakarak, deikenlerin birbirleri ze
rindeki karlkl etkileri ortaya konmaktadr.
10) Tasarlanm emada tutarllk ilkesi; bu ilkeye gre bir
yandan deikenlerin birbiriyle ilikileri arasnda varolabilecek
elikiler aranp zlmeye allmakta, te yandan daha nce
ifade edilm i deikenler arasnda bulunabilecek kapal devre
ler aratrlmaktadr.
11) lme ilkesi; bu ilke, ayrdedilmi deikenlerden her
birinin ve aralarndaki etkilerin "deer"inin, sbjektif tahmine
veya lmeye u veya bu ekilde uygun hangi deikenle ifade
edilebileceinin belirlenm esini ierir.
12) Etkileim matrisleri ilkesi; nceki aamalarda neril
mi kavram lar veya btnler arasndaki etkileim zgaralar
oluturulmasn belirtir. Bu tr matrislerin/zgaralarn inas,
genellikle bir organigramla ematize etme denemesinden son
ra yaplr, nce deil; grafiklerin kendini dayatma gc, saysal
tablolarmkinden daha byktr.
13) Bir alann veya olgunun incelenmesinde tasarlanabile
cek tm matris tablolar (benzerlik matrisleri, etkileim m atris
leri) stnde, her bir hcreyi, srasal (aamal) bir lekte her
hangi bir sayya indirgeme olanan gzden geirmek ve bu
yoldan, "gizil faktrleri" bulmak.
14) Sm flandrlm ayanlara zm; bir snflandrmada,
belirli bir olguya bal nesne veya varlklarn A ve B gibi iki
kategorisi belirdiinde, baz eler bu iki kategoriye de sokulamaz grnrler; bu elerin says A ve B'ye konanlarnkinden
az olmak kouluyla, bu eleri A veya B'ye sokma konusunda

200

Belirsizin Bilim leri

bir karar almaya uramak yerine; nce, rneklemin kolayca


tasnif edilebilen eleri yerletirilir, dierleri daha sonra yeni
den ele alnm ak zere "snflandrlam ayanlar smf"nda biraklrlar. Bu srete A ve B kategorileri heuristik bir nem kaza*
m rlar ve bylece, yeni kategoriler bulmaya iterler. Bu ilk tasnif
bittikten sonra, "tasnif edilemeyenleri" yeniden deerlendirme*
ye yarayacak ve bunlarn saysn yava yava azaltm am z sa
layacak yeni kstaslarn ortaya kmas umut edilebilir.
15) pheli elerin atlmas ilkesi; iyi rneklerin aranma
snda ve bir poplasyonun istatistiksel saymnda, kategorile
re sokulmas olanaksz grnen rneklemleri -g eici olarakatmakta tereddt edilmemelidir.
16) statistik verilerin artlmas ilkesi; aznlkta olmalar
kouluyla, bir kategorinin snrlarnda grnen istisnai objeleri
elemek suretiyle istatiksel veriler, yorum amacyla, saflatrlr.
Bu ekilde yanllatrlm bir rneklemden karlan sonular,
artk tmyle doru deildirler, ancak tmyle hatal da deil
dirler.

3. Kt Tanmlanm Olan lmek in lekler


Bu ana kadar yeterince vurguladm z zere, eylem ve karar
larm zn byk bir ksm, kt tanm lanm kavramlara, belir
size, mulak olana dayanmaktadr ve bununla birlikte, insan,
bu kavram lardan yararlanarak edilginlikten kmak, davran
mak, karar vermek, yapmak zorundadr; zira onlar incelemeye
ne zaman, ne kapasitesi vardr.
Houmuza gitsin veya gitmesin, pek ok mulak kavram
la birlikte hareket etm ek zorundayz; "hava scak", "bu, ok
gl", "bu talar yuvarlak", "bu uzun boylu bir kadn", "bu
yemek ok leziz", "Bay X, rvete yatkn" vb. Aslnda, "kalite"
fikrinin altnda yatan bir niteliin m iktarn temel alm aktayz
ve bunun hakknda, byklk, younluk gibi nitelem eleri ie
ren szel tahm inler yapyoruz; "biraz, ok, fazla, daha az" vb.
"O beni az, ok, tutkuyla, seviyor, hi sevm iyor" dediim iz
zam an, dilin zevki iin, drt dereceli bir lek kullanyoruz: o)

Belirsizin Bilim lerinin Metodolojik Yanlar

201

I li,, I) Biraz, 2) ok. 3) Tutkuyla. Tm bunlar, kesin bilim lerin


M iyonalistine gre, fazla tatm in edici deildir ama saduyu
'.,lihi bir insan ona yle yant verecektir: "Ama, elimde olan
",n Ic e bu ve yaam ak gerek".
Daha iyisi yle denilebilir; nceden de iaret ettiim iz
/e te, "lmler", "belirgin kavramlar", "nesnel veriler" dem
li 'i eylerin btn, ok kk bir miktardadr; bu btn, gerM'ku-, "zihnin lks"n, nadiren gerekleen rasyonel bir ide
alin bir parasn tem sil eder.
"Bu kii, 1.78 m. boyunda" dendiinde, eer bu iddia bizi ilgi
lendiren bilgiler alan asndan gerek bir deere sahipse, bir
psikolog olarak, epistemolojik planda kendi kendimizi sorgu
lamakta hakl bir zeminde bulunuruz. nce, elbette unu sora
rz; bu kii nasl lld? Ayakkabyla myd, yorgun muydu,
fiziksel bir i yapm myd? Ancak, zellikle polis komiserini
veya (eski) telefon operatrlerini, istihdam memurlarn ilgi
lendiren bu santimetreli lm, gnlk yaamn psikolojisin
de hangi bakmdan ilemsel bir deere sahiptir? diye sorabiliz:
Bu adan "bu, uzun bir kadndr" ("kadnlarn ortalamasna
gre" dnlyor ) veya "bu adam, o kadndan daha uzun"
demek tercih edilecektir; saduyu, bu tr nermelere bavur
maktadr; nk bu tr ifadeler, bireyin fiziksel grnne
bal birtakm davranlar, tepkileri ve edimleri hazrlamak
tadr; hi kimse elin d e bir metreyle yaamamaktadr.

Aslnda, insan etkileim lerinin bilimlerinde, bizim kulland


mz gerek nicel kavram lar, alg eii, fark eii, boylarn konlinuum'unda genel izlenimler, norm allik gibi fikirlerdir. Zihin
irin ok gven verici olan "fiziksel lm " ("Bu, u kadar cm."),
s.dece bilgim ize eklenmi ek bir konfordur; zira bir nesnellik
/(enimi, bir baka deyile objektivizm salanmaktadr. By
le olunca da ok seyrek olarak iim ize yarayacaktr: "M etre,
yerkresel meridyenin drtte birinin on milyonda birlik bir
Israsdr..." Bu tanm n yapld dnemde, dnyann yuvarl,k olduu bilinm ekle birlikte, onu lme yeteneine sahip de
lild ik ; bu, daha sonralar baarlmtr.

Belirsizin Bilim leri

202
I

IV

III

II

10.0

8.04

10.0

8.0

6.95

8.0

8.14

13.0

7.58

13.0

8.74

Y
9.14

10.0

7.46

8.0

6.58

8.0

6.77

8.0

5.76

13.0

12.74

8.0

7.71

9.0

8.81

9.0

8.77

9.0

7.11

8.0

8.84

11.0

8.33

11.0

9.26

11.0

7.81

8.0

8.47

14.0

9.96

14.0

8.10

14.0

8.84

8.0

7.04

6.0

7.24

6.0

6.13

6.0

6.08

8.0

5.25

4.0

4.26

4.0

3.10

4.0

5.39

19.0

12.50

12.0

10.84

12.0

9.13

12.0

8.15

8.0

5.56

7.0

4.82

7.0

7.26

7.0

6.42

8.0

7.91

5.0

5.68

5.0

4.74

5.0

5.73

8.0

6.89

IV

ekil 7. Rakam lar Gerei Nasl Gizleyebilir

te 11 itemden elde edilmi ve nitelikleri ayn 4 dalm; X'lerin ortalamas = 9.0, Y'lerinki = 7.7; sadaki regresyon doru
sunun denklemi: Y= 3+0,5 X; eim stnde standart sapma
0.118; t= 4.24; X-X'lerin kareleri toplam = 110.0; kareler toplam
nn regresyonu = 27.50, Y'nin kareleri kalan toplam Y=13.75;
korelasyon katsays = 0.82, r2 = 0.67. Kaynak: F.J. Anscombe:

Belirsizin Bilim lerinin Metodolojik Yanlan

203

"Graphs in Statistical Analysis", American Statistician. 27 (u


bat 1973), s. 17-21
Aka belirtilmemi herhangi bir gereklik konusunda X ve Y
korelasyonunun 4 diyagram. (Anscombe, 1973 ibid; E. Tufte: The
Visual Display of Quantitative Information, 1982'de anlmtr).
ki dizinin korelasyon katsaylar ayn (0.8) ve olduka yksek
(anlaml); standart sapmalar benzerdir. Oysa bunlarn teme
lindeki saylar birbirinden tamamen farkl diyagramlar ortaya
koymakta ve bu diyagramlara baklnca, farkl aratrma yollar
izlenmesi gerektii anlalmaktadr. Korelasyon, neden deildir,
ama bilimin aklamay ama edindii nedenselliin zorunlu
bir badr. III. ve IV. diyagramlar, genel bir olgunun varolduu
ve asl olguya kyasla farkl bir durumun/vakann rnekleme-ye rastlantsal olarak szdn aka gstermektedir. En basit;
yol, bu farkl veriyi, en ksa yoldan kesip atmak veya daha son-raki bir inceleme iin kenarda tutmak deil midir? I. diyagram,,
nedensel ilikilere ulamaya ynelik (bu, asla, X'in Y'nin nede-ni olduu anlamna gelmez) korelasyon aratrmasnda a l
mz durumlar sunmaktadr. Eer korelasyon varsa, bunun
niin olduunu sylemek gerekir, bu diyagramn ilemsel anla
m budur. II. diyagramda grlen durumda, biim, yani erinir
Getalt apaktr; burada korelasyon hesaplar, biraz yzeyseldir
ve belki de bizi hataya srkleyen budur. Yaplmas gereken ey,
iki boyutta dnmektir: a) Dorusal olmayan bir eri izmek,
b) Analizden sonraki bir aamada, bu erinin dzenli olup olmadm ve gerekirse niin byle olduunu sormak gerekir. Bij,
belirsizin biliminden kesin bir bilime geilmek istendii zaman
yaplr ve bunu yapacak donanma sahibiz.

zellikle insan bilimlerinde, ilediim iz byklklerin/


deikenlerin ou bu kategoriye girmektedir. Bununla birlik
te biz onlar birer byklk olarak, niteliin nicelikleri olarak
kavramaktayz ve bunu yaparken sezgisel olarak Thorndike'
m nl cmlesine dayanyoruz: "Wlatever exists at ali, exists
in some amourt, and therefore, it can be measured". Burada savu
nulan teze gre, bir deerlendirmenin belirsiz olmas, epistemolojik deerden yoksun olmas anlam na gelmez ve ondan,

204

Belirsizin Bilim leri

olduu haliyle yararlanmam z gerekir; bizzat bu yararlanma/


kullanm a srecinde bir abayla yava yava onu kesinletirmek
m m kn olacaktr; "bilim in hkm ranl" anda, bu aba
y ilk gsterenler sosyal bilim ler olmutur. Bu dnem, bilim
ler tarihinin balangcndan ve Antik Yunan'dan gelen elikili
sezgileri kapsayan, insan bilim lerinde lme sorununun ortaya
atld (Weber, Wundt, Fechner, Helmholtz ve lena Laboratuvar) bir dnemdir.

ekil 8- Yukardaki korelasyon diyagram, filozoflar tarafn


dan canl bir ekilde tartlan bir konuyla ilgili olarak, ceza
nn, sularla genel bir ilikisi olduu grn telkin etmekte
dir. Her zaman doru olmamakla birlikte, kukusuz A nokta
s, bu adan tuhaf grnmektedir. Bu nokta, grnte, ayrca
ele alnp incelenmesi gereken bir durumu ifade etmektedir
ve bu, genel yasa incelendikten sonra yaplacaktr. Diyagram,
yaratc dncede bir hiyerariye iaret etmektedir; bir esas
olan (principal) ve bir aksesuar olan vardr. Yine burada da, iki
boyutlu dncenin bir uygulamas sz konusudur; zira ayn
olgular ieren saysal bir tablo, okuyucularn oundan, bu
hiyerariyi saklayabilirdi.
Kaynak: Stepken S. Brier and Stepken E. Fienberg. "Recent Econometrie Modelling of Crnne and Punishment: Support for the Deterrence Hypothesis", in Stephen E.Frienberg and Albert J.Reiss, fr.,
eds., Indicators of Crime and Criminal Justice: Quantitative Studies
(Washington, DC. 1980), s. 89.

Belirsizin Bilim lerinin Metodolojik Yanlan

205

Geen yzyldan beri, artk, insan bilim lerinin metrolojiye


li'ucl katklar, iki algnn eitlii (rotometri), ykseklik ilikile
ri (Pitagoras ve m zik gam) vb dzenekleri kullanarak, fizik
sel dnyann aydnlanma, bir sesin yeinlii (iddeti), elektrik
y.erilimi, bir cism in ktlesi gibi deikenleriyle "duyumsal"
deikenleri birbirine tekabl ettirm e hedefine ynelmemitir;
bundan daha teye gidilerek, aritm etik tarafndan ortaya atlan
v* zellikle 1930 ile 1950 arasnda, Lazarsfeld, Likert, Guttmann
C.ibi psikolojik lek yaratclar tarafndan kullanlan ekliyle,
erillik, srasal mertebe ve saysal rakam gibi temel fikirler zerinde
aba harcanmtr.
Aslnda, en byk aba, Lazarsfeld gibi kiilerin abas,
sezgisel kavramlar, "salt psikolojik" bir evrende, yani d olgu
lar hakkmdaki global algm zn evreninde, ak seik bir ekil
de kavramsallatrma abas olmutur.
Sezgisel kavram lardan esinlenen bu dzenleme (ordon.mcement) fikri, ilke olarak herhangi bir bilgi alanna uygula
nabilir; ancak pratikte zellikle insan bilim leri bunu kullanm a
ya zorlanmaktadr; nk bu bilimler; geometri (uzunluklar),
mekanik (ktle, g vb), elektrik (iddet, gerilim, diren vb),
oktan beri homojen ve birletirici sistemleri olan bilim dallar
nn sahip olduu evrensel bir lme sistemine sahip deildirler.
Oysa, leklerle dzenleme sorunu, doaya ilikin bilgimi
zin dier pek ok alannda ortaya atlabilirdi ve zellikle felsefe
nin ilgi alannda bulunan kavramlara uygulanabilirdi. Kolay bir
rnek olarak, Voltaire ve Diderot'dan Carrel, Linus Pauling ve
ADN yapsn kefeden bilim adamlarna kadar uzanan yaklani k yz yl boyunca, iki kart tarafn birbiriyle att, yaa
mn doas konusundaki tartmay verebiliriz. Bu tartmada
bir taraf, canl maddenin fiziksel kimyaya asla indirgenemeye<ek bir aknl olduunu, dier taraf ise yaamn baz byk
i >rganik molekllerin zel bir nitelii olduunu savunmulardr.
Bilim dnyasnda derin hiziplere yol am olan bu tr tartma
larda taraf tutmak yerine, epistemolog, daha olaan bir ekilde
iine bir lde dorusal ve dolaysyla leklenebilir grnen
kimyasal trleri belirli bir dzen iine yerletirebilir. renciler

206

Belirsizin Bilim leri

le veya aydn insanlarla yaplabilecek bu kolay egzersizde, onla


ra, doann adlandrlm eitli nesnelerini istedikleri gibi snf
landrmalar sylenir; bunlar bir aa, bir kristal paras, bir fare,
bir bakteri, bir karton paras, bir para et, bir ocuk, byk bir
kimyasal molekl vb olabilir. Normal dzeyde aydn insanlar
arasndan alnm tek tek bireyler tarafndan kendiliindenlikle
yaplacak olan dzenlemelerin, hemen kesinlikle ayn olacan
(nerilen yarglar arasnda sra korelasyonu katsays l'e yakn
dr) biliyoruz. Eer byleyse, yaam olgusu hakknda ak seik
bir fikre sahip olduumuz ve bu fikrin, temelinde, aa yuka
r biricik olduu, ancak, hibir zaman bunun hakknda, yz
yldr aranan, bir tanm aramaya almadmz sonucu kar.
Aslnda, kendiliinden yarglarla yaplan bu tasnif ilemi ieri
sinde, inorganik ve cansz madde ile geen yzyldan beri "canl
madde" dediimiz ey arasnda bir sreklilik bulunduu dn
cesi apak ekilde zihnimizde belirmektedir.

Bu adan bakldnda ada bilim in balangcndan beri


kimyaclarla biyologlarn birbiriyle att bu felsefi tartma,
ilemsel deerini bir lde yitirmektedir. Bu tr bir leklemenin artrd tek ilemsel yan, bu farkl basam aklarn insan
eylemi tarafndan yava yava fethedilmesidir. Farkl elerin
leklendirilmesi, demek ki, gizli bir boyutla, felsefi bir fikri
bulm ay salamaktadr.

4. Maddi Alanda ki lekleme rnei


Bir nesne veya m ateryalin sertlii (durete) fikrini ele alalm.
Bundan daha alelade, daha sezgisel ve ayrca ska kulland
m z bir baka kavram var m? Bu kavram, herkesin generalized
common sense'inin (genel saduyusunun) bir parasdr ve bun
dan, gda maddelerini kullanan ev kadn kadar, bir ivi akan
ii de yararlanmaktadr.
Ancak, sertlik nedir? Bize ortaadan gelen bir tanm
(Agricola, De re metalica), bu konuda rasyonel bir ilk fikir sa
lamaktadr: "Bir A cismi eer B cism ini izebiliyorsa, A, B'den

Belirsizin Bilim lerinin Metodolojik Yanlar

207

ilaha serttir"; bu, gnlk yaam n apak, basit bir fikridir;


elmas cam izer, fakat cam da kurunu. Bu, gerekten, gn
lk yaam n basit deneyiminden kan dzen fikridir. Sertlik
likrinde ilgin ve nemli olan, iermeli (implicative) olmasdr;
eer A, B'yi ve B de C'yi izerse, A, C'yi izer. Burada bir zorun
luluk var ve dolaysyla eitli maddeler birbirlerini izilerine
gre bir dzene sokulabilirler. Bu en azndan tanm nda belir
siz kalan bir olguyu ilk dikkate alanlardan biri olan Molvs'un
dncesidir. "Sertlik" szcnden ne anladn aka kav
ramak bakm ndan, kat maddelerin atomik teorisinin yllarca
aba harcam as gerekmi ve buna ilikin bir tanm ancak yz
yln banda (Brinell, Joffe) ortaya koyabilmitir. Mohs, kimya
sal olarak iyi tanm lanm birka madde almay (yeniden reti
lebilir standart fikri) ve onlar, imdi de kullanlm akta olan bir
sertlik leinde snflandrm ay nermitir.
1) Talk
2) Al ta
3) Kalsit
4) Florin
5) Apatit
6) Ortoklaz
7) Kuvars
8) Topaz (sar yakut)
9) Korindon
10)Elmas
Bu zel maddelerin, her gnk yaam m zla daha yakn
dan ilikili edeer karlklar vardr: trnak ucu (3. ile 4. basa
m ak aras sertlikte), bronz veya pirin (5. derece), pencere cam
(6. derece), silis veya elik (7. derece), trp-ee veya su verilmi
elik (8. derece), eritilm i alm inyum oksidi (9. derece).
Bylece sral lek denilen bir lekte birtakm ayrcalk
l elerin saptanmasna dayanan bir dzenlemeye sahibiz ve
herhangi bir maddeyle karlatrma yapmak kolaylayor:
"Bu madde, kuartz tarafndan iziliyor veya cam izebiliyor
mu?" Eer byleyse, bu maddenin 6 ile 7 arasnda (6,5 diyelim;
buna tekrar dneceiz) bir sertlik derecesi vardr. Metalrji

208

Belirsizin Bilim leri

nin ve yeni maddelerin imalatnn gelimesiyle, kullanclarn


istekleri artm ve baka lekler belirmitir; rnein 9. ve 10.
dereceler arasnda birbirlerinden ok farkl pek ok rn var
dr. Ayrca, Mohs'un lei 1 ile 15 arasna yaylacak ekilde
geniletilmitir. Ayn ekilde, plastik maddelerin ortaya k
masyla, lein alt basamaklarnda olduka yumuak madde
sertlikleri tanmlanmtr. Nihayet, sertliin daha pekin bir
tanmn salayan baka deerlendirme tipleri (Brinell, Vickers
vb) domutur.

Burada bizim iin nemli olan ey lekte n basamana tekabl


eden bir zellie sahip tm maddelerin, n-1, n-2...0 arasndaki
basamaklara tekabl eden zelliklere de mutlaka sahip olduu
bir srasal lek yapma fikridir. Srasal mertebeyi tanmlayan ve
lmenin ilk anlaym salayan, ite bu ierme fikridir.
Bir baka rnek alalm: Depremler. Bizi evreleyen mad
di dnyann ve zellikle topran istikrarll, algnn temel
bir aksiyomudur ve depremler, doann bu aksiyoma ynelt
tii suikastler gibidir. stikrardan sapmalar olduka seyrektir
ve seyrek olduu lde de dikkat ekicidir. Bir yer sarsnts,
evremizin maddi nesneleri araclyla duyarllmz stn
de gl bir etkide bulunan bir olaydr. Biz, bazlarnn dier
lerinden daha "gl" olduunu bildiim iz halde, onu "lm
yoruz". lmeye az elverili grnen elere dayanarak genel
bir iddet leini nasl oluturacaz? stelik bu eleri l
meye zam anm z olmadn ve bu eler konusunda, esas ola
cak (ou kez) deprem alannda bulunan ve etkilenm i birey
lerin, gvenilir olmayan tanklklarna, iddialarna dayanmak
zorunda olduumuz dnlrse... Bu tr sorunlarla bilim
adamlar, yani sismologlar arasnda sadece iki yzyldr belir
li bir konsenss oluabilmitir. Yine burada da ilk nemli fikir
iermedir; 1 ile 12 derece arasnda uzanan bir lek tanm lan
dnda, rnein 7. derecede gzlenen tm olgular, 8. derecede
veya daha stnde ortaya kacak bir olguda a fortiori ierilmi
olacaklardr. Demek ki, srasal bir lek oluturmak iin, bir st
derecede gruplandrlm tm derece veya olgularda zorunlu
olarak ierilecek birtakm kstaslar toplamak yeterlidir.

Belirsizin Bilim lerinin Metodolojik Yanlan

209

nceki rnee (sertlik) kyasla, sismolog, daha byk


t.lcplere sahiptir. stedii ey, 5. ve 7. derece arasnda yer alan
depremlerin meydana getirdii zararlarn artndan hareket
le, 6. dereceden 7. ye, sonra 7. dereceden 8. ye geildiinde neler
olaca hakknda bir fikre sahip olmaktr. Bu leklerin basit
liizenleyilerden ibaret olmayp, zararlarn bir tr niceliksel
lmn oluturmasn arzulamaktadr; bunun altnda, gaze
le'ci, politikac, tarihi gibi deiik sosyal rolleri ilgilendirecek
"bir olayn lm" fikri yatmaktadr.
Burada, tpk deneysel psikolojideki gibi duyumlar (ve
bunlara bal alglar) ile burada "bir depremin gc" olarak
adlandrlacak fiziksel bir neden arasndaki ilikilere ilikin
lemel dnce ie karmaktadr. Bu sorun, bir yzyldan daha
(azla bir zam an nce, Weaber ve Fechner'in, 18. yzylda Berouilli'nin tasarlad ok genel bir yasay ortaya koyduklar,
dikkate deer almalarnda, znde zlmt. Bu yasann
ifadesi ok aktr: "Duyum , ona neden olan fiziksel uyarlma
nn logaritm as eklinde deiir".
Bu yasann inanlm az pratik genellii, sonuta yasann
dzeltilmeleri ve bulunmu rakamn kesinlii (rnein, desibe
lin yksn dnn) lehine sonulanp esas (yasa) unutturan
bir kesinlik kaygsyla, onu inceleme, sonra rafine bir hale getir
me ve nihayet ona kar kma ynnde pek ok almaya yol
amtr. Aslnda, Pechner yasas, hl daha psikolojik duyum
lar ve fiziksel olgular birbirine balayan temel algoritma duru
mundadr; bu yasa, hemen, gerektiinde onu eletirmek iin de
olsa, ncelikle referans noktas olarak alnacak bir tr temel yasa
gibi grnmektedir (logaritmik koordinatlarn kullanlmas).
Sismologlar, bu yasay, farkl hakllatrm alarla dikkate
almaya alm ve depremlerin iddetini deerlendirmek iin
gelitirdikleri leklerin (Richter, M ercalli vb), gzlemcilerin
algsal tanklklarna dayanm alar nedeniyle u veya bu ekil
de Fechner yasasna bal olmas gerektiini dnmlerdir;
rnein leklerin dereceleri, gzlemcilerin saptadklar olgu
larn m ekanik iddetlerinin logaritm alarna bal olmaldr. Bu
saptamadan hareketle sonuta, tm lkelerin sismologlarnn
uygulad modern lekler elde edilmitir. Burada, belirsiz

210

Belirsizin Bilim leri

olgularn tahmininde, bir ileri aama vardr; artk bu, sadece


bir dzene koyma deil, deneyime dayal bir nicel deiken ve
bir ngrme aracdr.

5. Belirsiz Bir Kavram: Benzerlik


Benzerlik fikri, kategorisel dncenin temel kavramlarndandr. Konuma ve saymadan nce, ocuk u veya bu ey ara
sndaki benzerlikleri ayrdetmesini bilmektedir, ancak bunu
yaparken neye dayandn bilemiyoruz. Benzerlii tanma
yetenei, muhtemelen, dnyay dzene koym am z salayan en
byk glerden biridir.
ou durumda, benzerlik, m antksal terimlerle ifade edilir
(benzerlik = kstas leklerinden birinde veya birden fazlasn
da yaknlk), ancak psikolog, zihnin, m inim um bir rasyonellie
sahip olur olmaz, benzerlikleri kurm a eilim ini tevikten ok
frenledii izlenim ini tar. Yine burada da, zet bir tarzda da
olsa, soruna eilenler Getalt psikologlar olmutur.
elikili elerin belirsiz bir btn karsnda, bilin ala
n, bu btnn eleri arasnda benzerlikler kurar, yeter ki bu
elerin says, onlar karlatrm ak iin net bir ekilde kavra
m ak bakm ndan, ok fazla olmasn. Kukusuz, zihnim iz daha
da ileri gidebilir ve ok sayda eyi karlatrabilir, ancak bu
durumda, ilk btn kendiliinden birtakm alt-btnlere bl
meye ynelir ve hzla ok emek gerektiren bir i haline dn
en bir ura iinde, bu alt-btnlerde benzer olarak alglad
eleri srayla karlatrm ak zorunda kalr. M iller'in nl
bir denemesinden (The Magical Number Seven) beri, (ak seik
bilin alanmzda) 7'den fazla obje veya itemi kavrayamad
mz, biliyoruz. Bu saynn tesinde, numaralama, hesaplama
vb birtakm entelektel pratiklere bavurm ak zorundayz.
Bizzat "benzerlik" szc de kendiliinde phelidir;
bu da, doasnda btnyle belirsiz, uygulanm asnda bt
nyle apak kavram lardan biridir; ou zam an bunu yapacak
yetenee sahip olm asak da, yaam m z, benzerlik yarglarn
da bulunarak geiriyoruz; ou durum da, benzer bulduu-

Belirsizin Bilim lerinin Metodolojik Yanlan

Derecelerin
Mercalli
Dereceleri Adlar

Ksa Betimleme

211

R ichtere
gre
m aksim um
hzlanma
(cm/see2)

Farkedilm ez

Alglanabilir deil

1,2

II

ok hafif

Bazlarnca alglanr

2,2

III

Hafif

Evlerde alglanabilir

4,7

IV

Hissedilir

Evlerde hissedilir, pencereler titrer

10

B iraz gl

A k alanlarda hissedilir, lambalar sallanr

22

VI

G l

Genelde korkuyla hissedilir

47

VII

ok gl

Eyalar der, giden arabada hissedilir;


binalarda hasar yapar

100

VIII

Ykc

A ra ba srm ek zorlar

220

IX

Genel ykm

Genel panik; borularda ve binalarda hasar

470

Yok edici

Toprakta byk atlaklar

1000

XI

Felaket

Yollar bkl r, tm boru ve kanallar krlr


bo zulur

2200

XII

B y k afet

H i birey ayakta kalmaz

ekil 9. M ercalli Deprem lei

muz iki eyin neden benzer olduunu syleyem esek de bunu


yapyoruz.
Benzerlik, kukusuz, zdelik deildir; zdelik iyi
tanm lanm m antksal bir kategoridir; alg alanm za sunul
mu iki obje, hangi trden olursa olsun karakteristikleri bak
m ndan, sadece alg eiinin altnda farkllayorlarsa, bu iki
objenin fiziksel olarak zde olduklar sylenebilir. zdelik,
zihnin tetii, yaratc bir drt, m antksal, ift kutuplu, ikili
bir kategoridir. M utlak zdeliin pek ok teknik uygulam a
lar vardr; kom pakt disk vastasyla bir ses dizisinin Hi-Fi
dzeyinde oaltlm as, resim statlarnn tablolarnn hegzokrom la (hexacromie) rprodksiyonu, plastik kalp karm a
ve snai hassasiyet vb.

212

Belirsizin Bilim leri

Benzerlik, daha farkl bir eydir; zira "benzerlik derecesi"


denilen belirsiz bir deiken tarafndan nitelendirilir; zihin,
tam zdelik (sfr benzerlik dzeyi) ile tam farkllk (benzer
lik dzeyi sonsuz) arasnda bir sreklilik izgisi (continuum)
olduunu kavrar. Bir baka deyile, eitli objeler 1 (tam benzer
lik) ile 0 (sfr benzerlik) arasnda yer alan benzerliklere sahip
tirler; m antksal planda, bu iki ifade tarz ayn dnceyi ie
rirler. nem li olan, algmzn altnda, srekli bir lein ya da
en azndan Lazarsfeld anlam nda bir dizi ierme snflarnn
varolmasdr; eer ayn kiiden, nceki deneylerini unuttuk
tan sonra, o deneyleri yeniden yapmas istenirse, bu kii aa
yukar ayn eyi sylecektir; benzerlik kavram, belirli bir
durumda, istikrarllk gstermektedir.
Yine bu benzerlik de, daha az bir dzeyde de olsa, evren
sel bir yargdr. Farkl kiilerden ayr objeleri, en ok benzeyen
den en az benzeyene doru sralam alar istense, eer bu objeler
sayca ok fazla ve kltrel planda fazla "olaan d" deilse,
ve eer bu kiilerin kltrleri yaknsa, -istatistiksel anlam dabahse girerek, yarglararas sra korelasyonunun yksek ola
cam iddia edebiliriz. Bir baka deyile, benzerlik fikri eitli
kiilerde, bu kiiler bundan ne anladklarm bilmeseler de (ger
i deneyci de bilmemektedir), aa yukar ayndr.
Burada da, belirsiz olgularn, onlar Getalt teorisine
balayan bir yann bulm aktayz; eyler arasndaki benzer
lik farklarn, bundan ne anladm z bildiim izden daha iyi
deerlendirm eyi biliyoruz ve bu durum da deneklere bu nok
tay sorm ann anlam sz olduunu dnm ek m akl grn
m ektedir. Binet'nin "Zek nedir?" sorusuna verdii nl
yant hatrlayalm : "Testim in lt eydir"; bu, epistem olojik olarak ve Bridgm ann'm anlad anlam da ilem sel bir
yanttr; kullanlabilir. Dem ek ki burada pragm atik bir yant,
ayn nedenden tr, deer tar; benzerlik, benzerlik testle
rin in lt eydir. A ncak bundan ok sonra, farkl pek ok
objeyi, farkl koullarda ve farkl kiiler nezdinde karlatr
dktan sonra, b ir baka dzeyde benzerlik "tan m lar" yap
m aya kalkabiliriz.

Belirsizin Bilim lerinin Metodolojik Yanlan

213

(). Benzerlii Kavrama Yntemleri


(,,ou kez sylendii zere bilim sel bir dncenin ilk aama
s farkl objeleri karlatrmaya ve snflandrmaya dayanr;
hu objeler hakknda herhangi bir l verilemedii durum lar
da, tanm layam adm z bir sreklilik izgisi zerinde objeleri
yaknlatrm ann ve benzerliin, belirsiz bir duygusu devreye
girer. Demek ki benzerlik, tmevarm sal dncenin ve yarat
ma srelerinin tmyle zsel kavramlarndan biridir.
Trlerin tasnifinin, Agricola (De re metallica), Buffon veya
Cuvier gibi en eski yazarlar, bunlarn duyularla alnabilir
grnleri yerine ak seik nitelikler koyarak rasyonel yasa
lar saptam lardr; ancak onlarn tm alm alar, alkanlk
lar, gelenekler ve pratikler tarafndan daha nce oluturulm u
olan kategorilerin geni bir kritik ve sistem atik reform undan
ve bu kategorilerin yerine ayrdedici belirgin kstaslar geliti
rilm esinden ibaret kalm tr. Bizi evreleyen canl biim ler
konusunda, "trler"in oluturulm asnda Cuvier veya Linne'nin dehasn ne kadar kabul etm ek zorundaysak, nsan
emprizme de, ilgili aratrm aclarn yaratcln beslem i
olan -y a n l?- kategorileri oluturduu zam an, o kadar deer
verm ek zorundayz. Bunda heuristik yntem ler asndan,
hem kartlk yntem ini (ben yaratacam ey adna varolana
"karym ") ve hem de Tucholski'nin "Es st nicht so, es ist garz
anders"* eklindeki, "eliki ilkesi" denilebilecek nl form
ln yeniden bulm aktayz.
Benzerlik veya keyfi birletirme -am a, bu hi yoktan daha
iyidir-, demek ki, belirsizin bilim lerinde ve zellikle de bunla
rn heuristik giriimlerinde, temel yntemlerden biridir. Ben
zerlikler, daha sonra bir doktrin, bir bak as, bir kstas adna
sorgulanacaklardr; fakat burada bizi ilgilendiren sorun udur:
Sonra birbirinden ayrm ak ve yeniden gruplandrmak zere,
daha nce nasl gruplandrm a yapld?

* "B y le deil, tam am en ba k a", (.n.)

214

Belirsizin Bilim leri

7) Belirsizin Somutlatrlma Arac Olarak


Tablolarn Ynlendirilmesi
Condorcet, "ift girili tablolar"n yararna daha nce ia
ret etmitir; bu tablolar, birbirinden farkl bir dizi durumu iki
boyutta ve younlatrlm bir tarzda zetleyen ve liste haline
getirilebilecek iki deikenin kombinezonundan doan tablo
lardr; bu iki listelenebilir deiken dizisi, rnein yle olabi
lir; bir yandan Fransa'nn tara illeri, sosyal kategoriler, m illi
yetler vb, te yandan gelirler, ocuk saylar, topraklarn verim
lilikleri, ulam aralar vb. Tm nicel veriler, hangi nitelikte
olursa olsunlar ve ik i deikenin tm kombinezonlarnda ortak
olmas artyla hangi lme leinde olursa olsunlar, saysal
tablolar iinde aprazlanabilirler.
lme lei, ok eitli olabilir. rnein bu en basitinden,
herhangi bir niteliin varl veya yokluuna dayanan ikili (0-1)
bir lek veya tablonun nc bir boyutunu temsil eden say
sal bir lek olabilir; bu son durumda, tablonun her hcresin
de, nc boyuttaki kotay temsil eden basit bir rakamla ifade
edilir. Veya bu, srasal (ordinale) bir lek olabilir; bu, fark ei
i kavram na dayanan (szgelimi, bu, akustik alannda uygu
lanyor) ve psikologlarn isteyerek kullandklar bir lektir.
Veya bu, lein tm kombinezonlarda ortak olmas kouluyla
(3, 4, 5, 7 veya 9 snfl olduu varsaylm bir sreklilik izgi
sinin blnmesi) keyfi bir lek olabilir. Zihnin kendiliinden
deerlendirme yeteneinin, 7'nin zerinde gcn yitirdiine
ve artk gzlemcinin yarglarn oluturmak iin farkl bir yol
izlenmesi (rnein fiziksel lme) gerektiine deinmitik.
Bu, bizi daha da ok ilgilendiren, belirsiz bir lek, yani tablo
nun satr ve stunlarndaki iki deikene gre tasarlanm kom
binezonun greceli nemine ilikin sbjektif bir yarg olabilir.
Aslnda ilgin olan, tablonun ilemsel deerinin, onu oluturan
elerden her birinin ilemsel deerinden daha yksek olmas
dr; bu bir zincir deil, bir rnt'dr ve deerlendirme lei ok
belirsiz olsa bile, oluturulacak tablo, anlamn korumaktadr.
Kukusuz bu anlam belirginletirilebilir; ve ortalama tablolar
yapmaya allarak, yani insan bilimlerinde yaygn bir teknie

Belirsizin Bilim lerinin Metodolojik Yanlar

215

)M>re, az ya da ok saydaki birey tarafndan (anketi yantlayan


lar veya yarglar) verilen yarglarn veya belirtilen kanaatlerin
ortalamas alnarak, -h er zaman olmasa d a - ou kez yaplan
Imdur; pratikte en ok ilenen yntemlerden biri budur. Bylece,
Iurada iki boyutta (ve daha kesin olarak, boyutta) bir tr akl
yrtme sz konusudur; bu akl yrtme iinde, bilin alannn
yaplandrc bir arac olarak bakmz, bir izgi stnde deil
bir yzeyde istedii gibi dolar.
Yzeyde dnme srecine, bir tablonun inasyla ilgili
olarak uygulama rnei verelim.

8) Lengistik Mesafe Kavram


evirmenlere, belirli kurallara gre farkl cret tarifeleri
nin uygulanmas, tm uluslararas rgtlerde sk grlen bir
deneyim olgusudur. Kabaca, burada rol oynayan etmenin,
dilin "zorluu" olduu dnlebilir. Ancak, "dilin zorlu
u" aka ne demektir? ince, japonlar iin; branice Araplar iin, talyanca spanyollar iin zor mudur? Demek ki anla
ma sahip olan ey "dilin gl" kavram deildir; anlam,
balang diliyle sonradan varlan dil arasndaki "lengistik
fark"Ia ilgili bir baka kavramdadr. Bu durumda, eviri tarife
si, spanyolca veya Franszca konuan bir Portekizliye kyasla
Fince konuan bir Portekizli iin daha yksek olacaktr; veya
Finceden eviren bir Macar iin, Arapadan evirene kyasla
daha dk olacaktr. Tm bunlar olduka belirsiz; Trkenin Macarcayla yaknl var mdr? Bask ve Kore dilleri ilikili
midir? Burada etkili bir baka etmen, ortaya kan vesilelerin
skl veya azldr. Vesileler azaldka, cret artar; rnein
Maya dilinden eviri yapan bir Almana daha ok cret verile
cektir; nk bu, az karlalan bir durumdur; her iki dili de
bilen birini bulmak kolay deildir ve bu, tarifeye de yansr.
Bununla birlikte, her lkede bulunan uluslararas her rgtte,
ok sayda etmeni dikkate alan deerlendirme tarifeleri veya
baremler vardr; bu etmenlerden ikisini andk, ama bakalar
da vardr; bu tarifeler -aa yukar- herkes tarafndan kabul

216

Belirsizin Bilim leri

edilmitir. Bu amala, "evirinin durumsal zorluu" denile


bilecek bir kavramn tablosu oluturularak satrlara gelinen
stunlara varlan diller kaydedilebilir; aada, bunun gerel
bir rneini sunuyoruz. Yarglar tarafndan yaplacak deer
lendirmelerin greceli belirsizliinin irdelenmesi, deiei
byklkteki dairelerle 5 puan stnden yaplacaktr; gra
fikilere gre, bu tr bir lekle karlaan gz, dairenin ap
nn m, yoksa alannn m uygun algsal deiken olduun
da tereddt etmektedir. Bylece kavranmas kolay olan, he:
biri belirsiz, ama pratik bir neme sahip ok sayda zel ola
y zetleyen bir diagram oluturulmaktadr. Burada, zihni
bir bakta tarad indirgenmi bir biim altnda, gzlemlerir
younlatrlmas fikri bulunmaktadr.

1. Dil
II. Dil

ng.

Fr.

Franszca

Alm anca

talyanca

spanyolca

Portekizce

skandinav

ngilizce

Alm.

it

Por.

sk

Yu.

T.

Yunanca

Trke

39

39

3 #

2 #

1 0

ekil 10- Strasbourg'taki Uluslararas Bir Kurulu Asndan


Lengistik Glk Mesafeleri M atrisi

Belirsizin Bilim lerinin Metodolojik Yanlan

217

Bu tabloyla ne yaplr? Yaplacak eylerden biri, satr ve stun


lar, gzleyerek, rnein, baz satrlarn siyah renkle daha
doluyken, dierlerinin daha ak kalp kalmadna baklabilir;
stunlar iin de ayn ey yaplr. Eer byle bir durum varsa,
niini sorgulanabilir; buna besbelli yantlar bulunabilir; rne
in ngilizceden ngilizceye evirmek, Trkeden Trkeye
evirmek kadar kolaydr (bkz. kegen); veya daima belirli bir
durumda olmak zere, zellikle kolay veya zellikle zor diller
ayrdedilebilir.
Balangta hemen hemen rastlantsal bir dzende yazlm dil
ler listesi, muhtemelen yazarn akima geli srasna gre dzen
lenmitir; bu, olumsalln (contingence) rndr. Bir baka
sra dzeni benimsenseydi, yine ilke olarak ayn sonular elde
edilirdi; nk sonular, ardk iftler zerindeki yarglardr.

'1 Bir Tablo Nasl "Kegenletirilir" ve Niin?


Daha ileri gidebiliriz. Satr ve stunlarn dzeniyle oynaya
rak yeniden gruplandrm alar n ed en iy le tablonun genel yapsn rastgele deiip deimedii sorulabilir. Bunu yapmann
yntemlerinden biri, satr ve stunlarda yer alan yuvarlaklan byklklerinin toplam n belirlem ektir; bu amala rnel,in, yuvarlak byklklerine 1, 2, 3, 4, 5 eklinde puan vererek
loplamlar elde edilir; bunlar salt grafik niteliktedir (eer karesi
.lnrsa -teo rik olarak- bir baka gruplanma elde edilir), ancak
bir satrdan dierine (sa taraf) ve bir stundan dierine (tabloun alt) deiirler. Bu anda, her birinin toplam larn en byk
len ke doru dzenli olarak azaltarak satrlar ve stunlar
yeniden gruplandrmay yasaklayan hibir ey yoktur.
Bu ileme kegenletirme denir; zira en byk yuvarlaklan
matrisin bir yarsnda toplamay salamaktadr; kegenin st
ksmnda... M atematikiye gre, bunun gereklemesi garanI ili deildir; empirist ona, bunu denemenin zahmete girmeye
deer olduunu ve zellikle enformatik anda, fazla pahal
bir i olmadn syleyerek karlk verecek ve unu da ekle
yecektir; bu ou kez olur ve eer bu d u ru m d a, tabloyu (effek-

218

Belirsizin Bilim leri

tif lengistik mesafe matrisi) kegenletirmek mmkn olur


sa, bunun altnda -varyans analizi veya faktr analizi anlamn
da faktr denilen- aklayc bir e, yani tablonun sonularn
yneten bir ortak faktr var demektir. Bu faktr, belki de bir apa
klktr: "Yiddish....belki de braniceden daha ok Almancaya
benzemektedir. Byle bir faktr varsa, gzlemci-deneyci, a priori
sahip olduu, ancak kantlarn bulacandan emin olmad ilk
fikrinde, rahatlam olacaktr. Belki de apaklk olmayacak ve
bu durumda, "lengistik tuhaflk" kavram zerinde yeni varsa
ym lar gelitirecektir ve bu, yapt ilemin net krdr.
Eer olgu saptanm gibiyse, rnein Guttmann ve Regnier'nin (yeniden retilebilirlik indisi) alm alar izlenerek,
bizim laboratuvarmzda gelitirdiim iz yntem kullanlarak
daha da ileri gidilebilir. Buna gre matriste yeni gruplandr
m a yapldktan ve m atrisin bir blgesinde siyah yuvarlaklarn,
dier bir blgesinde beyazlklarn younlamas saptandktan
sonra, burada iki yan olup olmad sorulur.
I. yan, olgularn aklanmasnda farkl nemde ezaman
l (concomitants) pek ok faktrn bulunmas, II. yan ise ikinci
derecedeki faktrn daha nemli olan birinci faktr (kegenlemeyi yapan faktr) bozmasdr. Byle bir durumda, birinci
derecede nem li faktr dikkate alp bundan hareketle tablo
yeniden oluturulduktan sonra, ayn tarzda bir farkllklar tablosu
ortaya karm ann yolu aranr ve ayn tip akl yrtme, bu kez
farkllklar stnde (yeniden gruplanma, kegenletirme, ola
bilir, olanaksz vb) yrtlr. Doal olarak, ileri gittike, daha
ok maceraya girilir. III. blmde, Regnier Abaksne ayrlm
paragrafta, bu srece ilikin baz ek saptamalar bulunacaktr.
Burada bizim iin nemli olan husus, esasta belirsiz olgular
incelemek iin bir ara rneidir; tekrar edelim, bu belirsiz olgu
lar, nemsiz deildir ve bu ara kullanlrken, neden sz edildii
ok iyi bilinmemektedir, ancak bu olgular tanmlanmaya (aa
yukar nesnelletirilebilir bir tablonun varl) ve ardndan,
nedensel bir tarzda ilenmeye allmaktadr. Aslnda, konuu
lan eyin "ak tanm", bu eyin yol at deneylerin toplamn
da zetlenebilir. Bunun, grafik temsilin belirsizliinin iyi bir kul
lanm olduu aktr (0, 1, 2, 3, 4, 5 lei, yuvarlaklarn apyla

Belirsizin Bilim lerinin Metodolojik Yanlar

219

m yoksa yzeyiyle mi orantldr?) ve kesin bilimlerin reddede


cekleri veya pheyle karlayacaklar speklasyonlarda daha
ileri gitmeyi salad grlmektedir. Bu ardk ynlendirmele
rin her annda, yorum hatas rizikosu, byktr; ancak ynlen11irici bunun bilincinde olarak devam eder.

10. Labirent Yollarnda Parkurlarn


Genel Pahalar Matrisi
kinci bir rnek verelim. Labirentler Teorisi erevesinde yapl
m nem li bir aratrmada C. Lefevre, bireylerin bilmedikleri
ya da bilmeye yeterli olm adklar bir rntye gre, birbirle
rine byk lde ngrlemez bir ekilde balantl olan bir
koridorlar labirentinde (rnein bir kentin sokaklar) dolaan
bireylerin davranlarn incelemitir. Aratrmac, ksa mesafe
de, bireylerin baz davran kurallarna sahip olduklarn bil
mektedir. Bir yandan bireyler, labirentte yn deitirmelerinin
ve saptklar kelerin alarnn btnn (Tolman'm "forward going tendency"si) belirsiz bir ekilde hatrlamaktadr;
te yandan basit hareketlerinde (saa veya sola dnmek, biraz
ileri gitmek, geri gelmek, daha nceden getikleri bir pasaj
yeniden bulm ak, v.b), baz yollar (trajets) veya ynleri - rn e
in duvarlarn gze ho grnen dekorasyonlarla ssl olmas,
arzu duyulan m allarn bulunmas, ekici perspektifler sunmas
gibi nedenlerle- dierlerine tercih etmektedirler. Nihayet birey
ler belirli miktarda zaman, aba, karar yetenei kaynaklarna
sahiptirler ve zevklerini maksimum klm ak iin kaynak harca
masn m inim um klmaya almaktadrlar; bu, ok olaan ve
kabul edilebilir bir davran ilkesidir.
Lefevre, labirentte olabilir tm kalk noktalarnn (dikey
olarak solda) ve var noktalarnn (yatay olarak stte) bir tablo
sunu oluturmutur; bu noktalar kukusuz geom etrik noktalar
dr ve satr ve stunlarda ayn dzende sralanmtr.
Sonra, m ikropsikolojik zmlemelerden yararlanarak,
labirentte bir x noktasndan y noktasna gitme davrannn
(kondktivizm ilkesinin bir yorumu erevesinde) genelleti-

220

Belirsizin Bilim leri

rilrni paha (cot generalise) kavram n uygulamtr. Bu genel


letirilm i paha terimi, ok iyi tanm lanm am tr ve son derece
belirsizdir (bkz. V. ve VI. blmler); ancak pek ok deney, bu
terim in, bireyin bir yerden dierine belirli bir yoldan gitmek
iin kendi kaynaklarndan ayrmas gereken paya, harcama
s gereken abalara ilikin karanlk bir algs olduunu gster
mektedir. Bu kavram n son derece ilemsel bir nitelikte olduu
grlmtr. Lefevre, belirli parkurlara gre, labirentin bt
nnde bir yerden dierine gitmek iin gsterilmesi gerekli
abalar ortaya koyan bir tablo elde etmitir.
Yine burada da grafik bir temsil oluturmak iin Lefev
re artan byklkte yuvarlaklarn 5 veya 7 basam akl olarak
nicelletirilm i bir leini yapmaya ynelmi ve temsili bir
diyagram gerekletirmitir. Ancak, sorun burada da nceki
rneklerine yakn bir ekilde ortaya konmaktadr; yuvarlakla
rn byklkleri birbirinden farkldr, tabloda bir rnt grl
mektedir ve sorun, bu tablonun, m eknsal bir davrantan onu
oluturucu eleri (composant) karm ak zere nasl ynlen
dirileceidir. Parkurlara gre birey iin genelletirilmi paha ile
genelletirilmi kazan arasndaki oranlarn betim lenm esi, kendi
liinde bir ilk sonutur, ikinci sonu, farkl parkurlarn (trajets)
greceli sklklarna ve bireylerin "deerler tablosuna" bal
olarak hi kullanlmam veya ok fazla kullanlm olabilir parkur
larn sklklarna gre ilgi dzenliliklerinin ortaya kmasdr.

11. Uygunluk Matrisleri: Heuristik Bir rnek


Sonuncu rnei "tipografik" alandan verelim. oktan beri
bilindii zere, eitli okuyucular tarafndan okunan bir met
nin alglanm asnda rol oynayan deikenlerden biri, tipografik
kompozisyondur, iyi tanm lanmam , farkl yaz trlerine ait, ok
sayda matbaa yazs tarzlar ve onlar da yerletirmenin, diz
m enin farkl biim leri vardr. Yine bilindii zere, bu deiken,
genel terimlerle "m etnin zevki" denilen ey zerinde, metnin
okuyucular ekme ve ilgilendirm esi zerinde etkilidir. Ancak
bu param etrenin nasl etkili olduu ve ayrca dier etmenler

221

Belirsizin Bilim lerinin Metodolojik Yanlar

(rnein okunabilirlik) tarafndan etkisinin yok edilip edilm e


dii pek anlalam am aktadr. Oysa, tm insan dncesinin
yaznn sihir inden geme zorunluluu olduu lde, metinler,
kendine zg pek ok zellie sahiptir ve her eyden sz eder
ler, sonsuz m iktarda bir anlam lar btn iinde tasavvur edi
lebilir tm ilgi eitlerini sunarlar.

. t >5)

iB j

SJTr

SR

oJ

<5

CO (U

<1

Var Noktas
N( S U

131
1211

10
9A7 Korunmu \

Nokta
/
A6 Korunmu \
Nokta
J

7-

5
4

'

'

/ A 7 ze l
\
Ye r
/ A6 k
\ Merkezi

10 11 12 13

K a lk N o k ta s N o 'su

ekil 11 - effaf Olmayan Bir Labirentin Herhangi ki Noktas


Arasnda Keif Pahalarnn Diyagram (Bir yuvarlan boyu
tu bir noktadan dierine gitme glnn oalan dorusal
fonksiyonudur)

222

Belirsizin Bilim leri


ekil 11- Lefevre, bu almasnda, kentsel labirentte dolamann paha
sn zmlemitir. Absis ve ordinat stnde, aada dzeltilmi bir
emas grlen 13 tepeli bir labirentin olabilir eitli tepeleri gsteril
mitir. Burada "parkurun pahas" birtakm elerin dorusal kompo
zisyonuna gre deerlendirilmitir: Ulam arac fiyat, harcanan fizik
sel enerji, geirilen zaman, bir dizi peyzaj iinde yol bulmann bilisel
pahas, bir yanl ve yol kaybetme kaygsnn bedeli... Tm bu veriler,
olduka mulaktr ve bunlarn "toplamlar" daha da belirsizdir. Veriler
satr ve stunlarn kesime noktalarnda, farkl byklkte yuvarlak
larla ve 5 puanl bir lekle ifade edilmitir. Diyagramn temsili, zel
yol izgileri hakknda hemen baz fikirler vermektedir: A7' den A6'
ya giderken bir zel yerden bir genel yere varlyor; tersinden bakar
sak, genel yerden (kent meydan) zel bir yere (rnein ou ziyareti
tarafndan bulunmas ok zor olan, kenarda kalm, karanlk bir sokak
adresi) gitmek daha zor grnyor. Lefevre, satr ve stunlar gzlemin
den, belirli bir yol izgisine gre dolama bakmndan birtakm kolaylk
veya zorluk etmenleri kararak ve bu sayede baz alanlarn insan kala
balna kar korunmasn veya kalabaln baz alanlara doru yn
lendirilmesini salayan parkurlar oluturma olanan gstererek, bu
tr bir diyagramn yararna iaret etmektedir.

Hangi m etin iin hangi tipografi? Bu sorun hi de ak deil.


Bununla birlikte, bu sorunun bir anlam olduu ve ona bir
yant bulm ann yararl olaca ak gibidir; bu hi deilse soru
nun bir anlam olmadm kantlam ak iin gereklidir ve bu,
sonuta son derece artc ve kendiliinde, gerek bir bul
gu demektir. eitli yntemler baz tipografik karakterlerin
nesnelletirilebilir konotatif profillerini bulm aya ve onlar,
bu ekilde dzenlenen metne genelletirmeye almlardr
(Janisevski). Sonular tartmaya aktr; ancak anlam tayan
baz m etinleri "tuhaf" baz karakterlerle dzenleyen teratolojik deneyler (R. Gid), okuyucularda genel bir reddetme tepkisi
olutuunu aka gstermektedir; demek ki bir ey var.
Bu konuda daha genel bir yntem iki girili bir tablo
oluturulmasna dayanmaktadr. Buna gre, kullanm verileri
ne temellenmi a priori bir ekilde, teorik olarak snrsz, ancak
bu meslein adam larnn pratikte iyi bildii bir listede, farkl
m etin kategorileri (bilim sel metinler, edebi metinler, dogmatik

Belirsizin Bilim lerinin Metodolojik Yanlar

223

metinler, kutsal metinler, bir iddia ortaya koyan m etinler vb)


ortaya konur. Dier yandan, bir baka boyut olarak, birbirlerin
den olabildiince farkl karakterler alnr; bir dzine kadar yaz
karakteri eidi yeterli olabilir; bunlarla, her kategorinin metin
leri dzenlenir; burada her m etin farkl ancak ok yakn bir
niteliktedir (ayr bir kitaptan alnm paralar) ve rnein hepsi
.lym tipografik byklkte dizilir; tipografik byklk, sapta
mas kolay ve nemli bir deikendir.
ok da byk apta olmayan (100 metin) tm bu metin
dzenlemeleri bir okuyucu kitlesine sunulur; okuyucu kitlesin
de, biri "profesyonellemi" okuyuculardan, dieri olaan oku
yuculardan oluan iki grup alnr; sonra bu iki grubun farkllk
veya benzerlii aratrlr. Bunun iin, deerleri -2, -1, 0 ,1 ,2 olan
(tuhaf, uygun deil, fark etmez, uygun, ok iyi seilmi) basit
bir tercih matrisi oluturulur; olgunun son derece byk da
lm (dispersion) nedeniyle, byle bir tablo, son derece yksek
bir eitlilik gsterir, ancak yukarda iaret ettiim iz zihinsel
algoritmalara tabi tutulabilir.

12. Deneyin Bir kamesi Olarak Faktr Analizi


a) Dnyaya Dokunmak: Gze arpan Bir Merak?
III. ve IV. blmlerde, bilim sel yaratcln, deney ve mantk
sal karsama gibi iki byk ve geleneksel biim i olduunu ve
bunlara modelletirme veya benzetiim in eklendiini vurgula
mtk. Sosyal, etik ve "dinsel" nitelikli eitli nedenler dolay
syla, deney, yakndan veya uzaktan canllarla (zellikle insan
la) ilgili alanlarda, giderek artan engellerle karlamakta ve
bir tr "dokunmak yasaktr" engeline arpmaktadr; bu belki
de Bat'nm -teknolojinin temelinde olan - doaya egemenlik
felsefesinin, bu doann dokunulmaz ve verilm i bir obje ola
rak temaasn temel alan bir felsefeye doru kaym asnn veya
gerilemesinin gstergesidir.
Baz lkelerin doal parklara ilikin kurallarnn altndaki
motivasyonlar yorumlanarak, doann dokunulmazl ilke-

224

Belirsizin Bilim leri

sinin imdiden baz iaretlerini kavrayabiliriz: "Sadece ayakla


rnzn izi kalsn, sadece fotoraflar gtrnz". stelik, Kant'
tarafndan sz edilen ezeli dalarn karl zirvelerinin temaa
sndaki zorluklar, onlar temaa eden insan bakyla teraziye
konup tartldmda, sanki kendiliinde Dokunulmazn bir dini
nin somut objelerine dnmektedir ve sanki doa, korunmu
ve insan bakma yasaklanm olan kendi parklarna kapanmak
zorundadr; insann onlar seyrederken duyduu merak veya
haz, szcn dolu anlamnda, yersiz grnmektedir.

Dnyaya veya onun bir parasna dorudan dokunan deney a


fortiori, sanki gze batan bir merak, bir tr "krala kar ilenmi
su" olmakta ve yaratmak iin o kadar zsel olan grmek iin
deney, bilimsel bir ktlk gibi alglanmaktadr. O halde, dene
yi sistematik olarak azaltp hatta ortadan kaldrarak, bilimsel
aratrma nasl ilerletilecektir? stnde etkide bulunmak ama
cyla dnyay tanma iradesi de, yine, sulu bir merak veya bir
g istismar m olacaktr? Veya, bilim adam lan kastnn iktidara
geldii bir anda, toplum, karanlk bir ekilde onu kontrol etme
ye, snrlandrmalar ve ynetmelikler iine hapsetmeye ve onun
derin dinam izm ini indirgemeye mi almaktadr.
b) Gzlemek veya Deney Yapmak
Gzlemci ve deneyci arasndaki fark vurgulam tk. Eer gz
lemek kendiliinde bir eylem (fotoraf rnei ve sosyal gz
lemci teorisi bunu doruluyor) ise de, ilke olarak, zayf etkileim
dir; bu etkileim e dnyann tem aasndan bir sistem karlabi
lir. Oysa deney, gl bir etkileimdir, belirli bir yerde bu dn
yann akn deitiren bir eylemdir.
Kabul edilen etik ne olursa olsun, her ne kadar baz askeri
ynetm elikler -d aim a baarszlkla- bunu denese de, insann
dnyaya bakm asn yasaklam ak (imdilik) ok zor grnmek
tedir. nsanlarn eitlii gibi, salam bir ekilde koksalm baz
ilkeler, buna izin vermemektedir.
Oysa aslnda, kent meydanndan geen biri, tm dier
geenlerle eit haklara, rnein temaa hakkna sahiptir ve giz
lice not karnesini alm asn, olaylar buna veya belleine kaydet-

Belirsizin Bilim lerinin Metodolojik Yanlan

225

meini, sonra da onlar bir doktrin iinde sistematikletirmesini


engellemek gtr. Sadece politik bir gsteriyi inceleyen gizli
jan veya casus deil, iim izdeki rntgenci de bu altrmaya
koyulmaktadr.
Bilim sel dnce, demek ki, btnyle deneye bal deil
dir. Eer deney gittike zorlarsa, bu en azndan insan bilim
lerinde gl etkileimlerden zayf etkileim lere kadar, mev
cut metodolojinin dengesini bozacaktr ve zayf etkileimlerde,
bilimsel dncenin yeni bir gelime alan bulunacaktr. A ris
toteles, bilim in, sadece genelle uratn sylemitir. Gzlem
lerden hareketle bir bilim kurm ak iin, tek tek zel gzlemler
den her birinin genelliine ilikin bir kesinlik duygusu elde
etmek, yani rastlantsal olaylardan itibaren biim ler oluturma
nn bir yntemi olan istatistiksel ilemler yapmak gereklidir.
Ksacas, burada kesin bilim ler konusunda daha nce ifade
edilmi bir gre varyoruz; insan gruplarnn istatistii st
ne temellenmi pozitif bilim sel gzlemin, rasyonel dncenin
tek genel yntemi olarak kalm a rizikosu vardr; bu yntem,
evrenselleri ortaya karmak zere belirsiz olgular gzlemek
tir. Bylece "D eneyin yerini nasl dolduracaz?" sorusuna "an
lam reterek" eklinde yant verilebilir.
c) Bilimsel "Gzetleyicilik" ve "Gzetleyicilik'ln Bilimi
Daha ileri gidelim; burada artk sz konusu olan -insanoluna
lek olarak uzaklklar nedeniyle- dnyadaki varoluumuzu
etkileyemeyen m ikrofizik sorunlar deildir; bizi a priori daha
ok ilgilendiren insan bilim leri, yani olduumuz eyi, inand
mz eyi, arzuladmz eyi nesne olarak alan bilim ler sz
konusudur. Bir insan dierini gzlediinde, geici olan, varolusal kaderi unutulm ak olan yakalad lde, onu bellein
de, kamerasnda veya istatistiinde kristalletirdii lde bir
eylem ortaya koymaktadr.
Gzlem, ylesine bir bak deildir, bir eylem iradesi ve
projesidir. Ancak son derece kk mikroskobik bir eylemdir
ve zellikle insan dnyasnn gzlemcisi, fark edilmeden ora
dan geen birinden zor ayrdedilir ya da hi edilmez. Bilimsel,
"merakl" gze batmaz, mesleki srra bamldr. Kyn insan

226

Belirsizin Bilim leri

stnde komularn kukulu baklar ne kadar etkiliyse (nk


ona kar dnebilirler), casusun veya sosyolojik anketrn byk
kentteki anonim bak, deerler asndan o kadar ntrdr.

13. Faktr Analizi Sosyal Bilimlerin


Evrensel Yntemi mi?
Herhangi bir ekilde kesin veya belirsizce llebilir boyutla
veya param etreler tarafndan nitelendirilmi birtakm olgu
lar btnnn varyansn aklayan faktrlerin aratrlmas, bu
olgunun her grlnde (occurrence) bu parametrelerin varyanslar arasnda bir i balantnn var oluuna dayanmakta
dr. Faktr aratrm as nedensel zmlemenin yeni bir biimi gibi
grnmektedir; temel olarak istatistiksel niteliktedir; "gizil
nedenler"in aratrlmasdr; faktrlerin basite ifade edilmesi
ne, burada bizim az kesin, en azndan belirsiz saydmz sos
yal bilim lere uyarlanm bir tr mulak determ inizm in olutu
rulm asn eklemektedir.
Burada bizi iki temel nitelik ilgilendirmektedir. ncelikle,
belirttiim iz gibi faktr aratrm as olgularn gzlemine daya
nr, onlarn deitirilm esine (alteration) deil.
statistiki, rnein anketler araclyla, yaklak olarak lebi
leceine inanarak "kimin neyi (klasik, hafif, havai, ar, neeli,
karmak), ne zaman ve nerede dinlediini" yaa, cinsiyete, sos
yal ve kltrel statye gre gzleyerek, radyo yaynlar dinleyi
cilerinin mzik zevkinin gizil faktrlerini ortaya karr. Bunu
yaparken ne insanlara, ne de olgulara mdahale eder; tepkile
rini gzlemek iin insanlara dinletmek zere zel mzikler de
retmez. Yaratmas gereken lme leklerine gre ya veya
sosyal stat, mziin hafiflii veya klasiklii gibi boyutlar
arasmda belirdiini grd korelasyonlar stnde ustalkla
oynamakla, kaydetmekle, not etmekle yetinir.

statistiki eylemde bulunm az, gzler. Temaa eder ve temaa


sndan hareketle, snrl bir kesinlik iinde, karsam alar yapar;
bu gerekten zayf etkileimdir. Gzledii olgu, o an iin oldu-

Belirsizin Bilim lerinin Metodolojik Yanlar

227

i'. haliyle olmaya devam eder. ok daha sonra, kitlenin zevk


in ine veya politik kamuoyu yoklamalarna ilikin sonularn
\, yi ulanmas, bizzat varoluuyla gzlenen eyleri etkiler ve
h sonular, tanndklar iin, olgunun bir paras olan olgul,n veya edim ler haline gelirler. Faktr analizi, bilim adamnn,
l,mgi nedenle olursa olsun, deney yapmasnn yasak olduu -v e
l'. >dmz zere ok ve giderek artan saydaki- tm duruml, . gayet baarl bir ekilde uygulanmaktadr.
Burada, aratrmacnn, birini "neden" dierini "sonu"
l,rak, veya daha bilim sel bir deyile etkileyen deiken ve
-kilenen deiken olarak niteledii iki neden dnda, olgula11 eitliliinin tasavvur edilebilecek tm nedenlerini eledi); laboratuvar durumunu terk eden ve dnyann bilinmesine
ilikin yeni bir bak as grlmektedir. Faktr analizinde, 19.
yi/ylda Stuart M ill'in ifade ettii nl birlikte deime kavra
m dikkate alm ann yeni bir tarz bulunmaktadr.
Bu, faktr analizinin sadece belirsizin bilim lerine uygu
lanmasndan kaynaklanm am aktadr; her eyden nce, bata da
s.ret ettiim iz gibi "kesin" bilimler, kesinliklerinde, sadece d
dnyann istikrarllna bal olan ok zayf belirsizlik inceleme
li l inin bir kategorisidirler. Ancak, zellikle, kesin bilimlerin,
olduklar gibi kodlanm bir alanlarnn varolduu ve onlarn
h alanda, byk lde belirsiz "doann" bilim i olduklar ve
loa bilim i adamlarnn; dnyann en basit yanlarna snarak
onun karm akln ele almaktan zihinsel tembellikleri iinde,
isteyerek kandklar dnlebilir.
Jeoloji ve corafyada, hatta astronomide (Hubbles diyag
ram) rnein faktr analizinin uygulanm asn ve daha basit<'('si, istatistiksel formlasyonu (formulasyon=biimler yarat
ma) engelleyen hi bir yasak yoktur. Burada, metodolojik bak
.smdan, "insanlarn" davranlarnn zmlenmesine ok
v.kn bir alanda bulunuyoruz. Ancak doa bilim leri aratr
maclarnn imdiye dek bundan hi yararlanmadklar da bir
olgudur: Belki de bilgi elerinin elikili btnlerine sempa
tileri azalm t ve bu, aratrm aclar, onlarn kolleksiyonunu
yapmay unutmaya sevk ediyordu. rnein botanik alannda
Iipolojik niteliklerin bir faktr analizi acaba ne olurdu?

228

Belirsizin Bilim leri


9--------- ------------------------------------------------------------

8 ---------------------------------------------------------------------------

7 -------------------------------------------------------

6 ---------------------------------------------------5 ---------------------------------------------------4 ----------------------------------------------------------------------

3 ---------------------------------------------------2 ---------------------------------------------------1 ----------------------------------------------------------------------

ekil 12 : Korelasyonlarn Yanltc Doas


Verilerin zmleniine ilikin konvansiyonel yntemler, rne
in sosyal bilimlerin ayrcalk tand, x ve y gibi iki deiker
aras korelasyon yntemi, szcn dar anlamnda (grner
ey) bir dizi olguyu dorudan doalar gerei atmakta, ele
mektedir. te Kruskal tarafndan verilen bir rnek: Burada
(x, y) korelasyon katsays grnte sfr. Ancak, bu tr bi:
biim sunan tm diyagram, aklanmas gereken bir olgunur
olduunu ortaya koymaktadr. Bunu yapmamak dnceye
kar bir sutur; x ve y arasndaki ilikilerin bu biimi gstere
cei bir mekanizma tasavvur etmek sz konusudur ve aslindi
bu ilikiler muhtemelen aratrlmas gereken bir baka nitelik
teki asl olgunun glge olgusu (epiphenomene) olabilirler.
Buna karlk, x, y deikenleri zerinde konumlar ve iliki
ler kavram bir kez kabul edildiinde (rnein yldzn merkezi)
ortaya kan yldzn ne lde az ya da ok kesin olduu, ayr
ca incelenmesi gereken dier olgular tarafndan az ya da ot
bozulduu sorunu kar. Burada, ekil 8'de yaptmz bir sap
tamay yeniden buluyoruz.

Belirsizin B ilim lerinin Metodolojik Yanlar

229

14. Aklama "Faktrleri", eylerin Doasnda


Olduu Zaman
lyk bir didaktik deeri olan bir rnek alalm. rencilerine
"faktr" szcnn veya aklayc boyutsal m eknn anla
mn anlatmak isteyen b ir sosyal bilim ler profesr, bir otoyol
haritasnda, kentler arasndaki mesafelerin bir tablosunu ortaya
koyar: Avrupa'da, u kentle bu kent arasnda ka kilometre var?
Tm mesafeleri, en byk mesafeye blerek, tablosunu, 0 ile 1
rasnda deien birtakm deerlere indirger. Bu kltlm
tablo, aslnda, bir korelasyon matrisinden ayrdedilemez. Bunun
zerine, profesr rencilerine, en klasik yntemlere gre ve
tablo stnde bir faktr analizi uygulamalarn ve matrisin
hcrelerindeki rakam larn varyansn aklayc etmenleri orta
ya karmalarn syler.
Bildiimiz kadaryla (profesr biliyor) a priori olarak
Lmyle apaktr ki bu tablo, alan stnde mesafelerin bir tab
losudur ve renci, zmlemesi sonucu iki temel faktr bula
caktr; biz bunlar biliyoruz; bu iki faktr, uzunluk ve genilik
tir ve her ikisi de varyans analizinde eit arlktadr. Yine bil
diimiz zere, bu iki faktr varyansm byk bir ksmn (%
95) aklamaktadr; nk corafi koordinatlar, kentlerden her
birinin konumunu zorunlu olarak dikkate almaktadr.
Aslnda, eer renci, daha sonra, bir x,y diyagram stn
de tem sili noktalar birletirirse, kenarlar ve harita fonu olma
yan bir corafi harita elde edecektir, ancak bu haritann, eer
aklna gelirse, yapsn tanyacak ve bilecektir.
Daha ileri gidilebilir; varyansm aklanamam ksmlar, ikinci
derecede iki faktrden kaynaklanmaktadr; bunlardan biri,
rakmdr (ykseklik); zira S= (x 2 + y 2) 1/2 ilikisine, baz kent
lerin yksek dalarda, bazlarnn ovalarda yer ald bir mekn
da, btnyle uyulmamtr. Aslnda fark ok kktr ve ald
mz kent rnekleri dikkate alnabilecek maksimum ykseklik
lere kyasla daha da arttnda, fark dzenli olarak azalmaktadr.
Daha da ileri gidebilir ve bu, daha ilgintir. Teorik olarak, bu
ekilde oluturulmu matris, uakla katedilecek yol hatlar-

230

Belirsizin Bilim leri

na mkemmel bir ekilde uygulanabilir. Ancak kentler aras


mesafeler, zorunlu olarak, hi de en ksa geometrik mesafeler
deildir; bu, yol mhendisleri iin besbelli bir olgudur. Ancak
matris, simetriktir ve bu ekilde yaplmtr; nk gidi-geli mesafelerinin eit olduu varsaylmtr (bu, "tek ynl"
sokaklarn varl nedeniyle bir kentin deiik noktalar ara
sndaki gidi-geliler iin kesin olarak doru saylamaz; fakat
corafi lekte muhtemelen dorudur). Buna karlk, yksek
dalar, vadileriyle topografisi kark baz lkelerde, eitli
yerler aras mesafeler, dar anlamda corafi mesafelerden genel
likle farkldr: esasen, bu ortalama farkllk, bir yzeyin enge

Parlaklk
(mutlak grsel btnlk)

beli zelliinin gstergesi olarak alnabilir.

Renklilik D ze yi
ekil 13: Korelasyon Diyagram: Asl Olgu ve Aksesuar Olgu
te bir rakm tablosunun temsili gibi grnen bir baka diyag
ram. Bu diyagram, y'nin x'in fonksiyonu olarak mulak olan
ve x ile y byk olduunda gittike daha belirsizleen regressif bir artndan baka bir ey ifade etmemektedir. Oysa, ak
as, bu diyagramn esas olarak ortaya koyduu ey, ada

Belirsizin Bilim lerinin Metodolojik Yanlar

231

bilimlerin yeni bir kavramdr; her biri kendi mekanizmasna


sahip birbirinden farkl ve x'e gre y'nin gsterdii bir evrimin
belirli bir dzeyinde ortaya kan iki olgunun atallanmasdr
(bifurcation). Burada asl sorun, regresyon dorularn kendiliindenlikle izmeden nce, nasl olup da belirli bir blgenin,
yasak bir blge olduunu sorgulamak ve zerinde dnmek
tedir. Burada, dnce (reflexion) her trl lmeden nce gel
mektedir. Aslnda, lme, olaan olan tuhaf bulmak ve doa
nn tuhafln dnmek zere bir tr zihin disiplini gibi
grnmektedir. Biim teorisi, burada, korelasyon analizinden
kat kat daha fazla ie yaramaktadr.

lylece, objeyi oluturmak iin, zmlemenin sonucunda


hareket edilen bu ters rnekte, etmen kavramnn, hemen hemen
btnyle doal bir apaklk olduu ve fiziksel gerein tm
evreninle, en azndan morfolojik betimlenmesinde, faktr ana
lizinin uygulanm asnn doruland grlmektedir. Zaten
nesnede var olan ve birbirini dik ayla kesen etm enleri arad
mz takdirde, onlar mutlaka buluruz.

15. Faktr Analizinde Saduyunun Kullanlmas


Faktr analizi, bizim nceden bildiim iz eyi bulmaya yara
yan otomatik bir yntem midir? Faktr analizini matematie ve
daha zel olarak vektrler teorisine ve bir vektr m atris yoluy
la betim lenm esine balamak, zarif bir tutumdur. Kukusuz
matematikiler, faktrleri, bir katsay tablosunun "asl vektor"
dedikleri eyin aratrlm asnn ve projeksiyonunun zel bir
tarz olarak grmektedirler. Ancak, sosyal bilim ler ve zellik
le belirsizin bilim leri asndan, bu tr balantlar kurma, hem
tarihsel ve hem de zellikle kavram sal olarak hataldr.
Faktrlere ayrm ann teorik temeli, Spearm an tarafn
dan 1904'te yaynlanan nl bir makalede ortaya konmutur;
bunun heuristik sreci ise J.M. Mouchot tarafndan dikka
te deer bir ekilde zmlenmitir. Yazarn izledii heuristik
sreci adm adm ele alan Mouchot'ya gre, Spearman'm temel

232

Belirsizin Bilim leri

kaygs, her eyden nce, karmak ve az ok tutarsz grnen


bir gerei, gizil faktrleri (true score) ortaya kararak basit
letirmektir; faktrlerin belirlenmesinde Spearman u gzle
me dayanmtr; eer bir dizi rakam ile katsay arasnda kore
lasyonlar mevcutsa (Spearman, zellikle "zek" denen belirsiz
kavramla ilgilenmekteydi), bu durumda, gerek sonularn kar
m akln basit kombinezonlar araclyla dikkate alan gizil
faktrlerin varolm as gerektii aktr.
Spearman, rencilerin eitli derslerde notlar arasnda
bir korelasyonlar tablosu oluturarak, bu korelasyonlarn baz
dzenlilikler iinde bulunduunu grm ve buradan da, ortak
bir gizil faktr varolmas gerektii sonucuna varmtr.
Bu tabloyu inceleyen Mouchot'ya gre, "faktr analizinin yarat
cs; bir deikenin kendisiyle korelasyonunu belirten 1 saysn
kegene kaydetmemektedir; bunun nedeni, Spearman'm bulu
unun, esas olarak bir baka nitelik tamas ve Spearman'm
kafasnda, bu tablonun, deikenler aras etkileimi deil, ortak,
gizil bir faktrn varlndan kaynaklanan, birbiriyle kesime
dzeyini temsil etmesidir". Spearman'm konumu, genel bir kat
say arayan belirsizin bilimlerinin bir pratisyeninin konumu
dur; bu genel katsay gerein, yani farkl derslerde rencilerin
notlarnn kaypak eitlilii zerinde kavramsal bir egemenlik
salayabilecek olan "faktr"dr (buna daha sonra "zek" den
mitir). Aslnda, Spearman, daha sonra yazd ardk maka
lelerinde pek ok ardk faktrn birbiriyle etkileimini tanm
layacak ve grnte dzensiz olan ve bundan byle faktrler
vastasyla egemen olaca bir gerein dzenlenmi bir tr ok
boyutlulatrlmasma (multidimensionnalisation) ulaacaktr.

Spearman'dan bu yana ve zellikle, ou kez ok (hatta orta


lama psikolou rktc derecede) emek isteyen hesapla
r kolaylatran enformatiin sosyal bilim lere giriinden beri,
faktr analizinde yani ok sayda farkl lm, bu lmle
rin birbirine tekabl ettirildii tablolara indirgeme ileminde,
byk ilerlemeler salanmtr. Bu gelime, bazen, biraz tuhaf
kamaktadr; nk bilgisayar m akinesinin ellerine (!) brakl-

Belirsizin Bilim lerinin Metodolojik Yanlan

233

m ynlendirme tekniinin karmakl bir yandan sonula


rn, bazen yorumlaryla birlikte toplanmasn; dier yandan,
lemen hemen btnyle enformatik hale gelen ve programc
lar denilen ve bambaka bir alandan ya da formasyondan gelen
insanlarn ii olan baka teknikler ve baka zihinsel yetenekleri
gerektiren dar anlamda faktr analizi almasn kapsayan yn
temsel srete, ou kez bir tr izoidi andrmaktadr. Prog
ramclar, ou kez, kendi z entelektel yeteneklerinden emin
dirler ve sosyal bilim ler laboratuvarmdan gelen mterileri
karsnda bir stnlk konumunda olma arzusundadrlar.
Bu aratrma izoidi, ada pratikte dikkat eker boyutlar
dadr. Faktr analizinin kendi iinin tm tutarszlklarn z
meyi salayacak sihirli bir anahtar olduuna bir bakm a inan
m olan sosyal bilim aratrmacs, kendinden emin grnen
ekip arkada bilgisayarcya kendini teslim etmektedir. Bura
da, bir lmler btnnden hareketle gizli nedensellikleri
oluturmaya alan Spearm an'n kavram sal ve karm sal yak
lamndan ok uzaklam olunuyor.

16. zmleme veya Anlama: Anlama Faktrleri veya


Temsil Faktrleri
Aslnda faktr analizi kanaat incelemelerine, yaam aratrma
larna ve ekonomik anketlere girmekte ve Condorcet'nin erdem
lerini vurgulam olduu ve ok sayda ilikiyi bir kt para
s stnde zetleyen ift girili tablolarn yerini almaktadr. Bu
analizin kullanmnn bir tr ortodoks doktrini belirmekte,
ancak onu kullananlar, ilemin temellerine ilikin matematik
yeterlie nadiren sahip olduklar lde, bu doktrin, teolojisi
sakl bir ritele benzemektedir. Geni kitlenin tkettii maga
zinlerin sayfalarna zaman zaman dklen faktr temelli temsil
ler, bilimsel Kitsch'e uygun den, hafife efsunlanm nitelikte
bir virtus sciertifica (bilimsel erdem) gibi ilemektedirler.
Faktr analizinin ilk aratrm aclarnn abalar, basit, sez
gisel, ancak mulak ve iyi tanm lanm am faktrlerin tannm a
sna ve somutlatrlmasna ynelik olmutur; rnein, genel

234

Belirsizin Bilim leri

zek. Ya da, Eysenck'in takdire deer alm alarndaki gibi,


"ilerici-m uhafazakr" veya "sert-yum uak" eklindeki ayrdedici kartlklar ortaya konmutur. Yine ayn dorultuda, kltrleraras bir zmleme yapan Cattell'in almalar bir ger
ekliin, veya kullancnn yava yava "zselletirm esi" (substantier), yani dncenin aralar olarak fethetmesi gereken
kltrlerin karm aklnn, kltrn boyutlarndan hareketle
yeniden yorumlanmas stnde odaklamtr.
Bununla birlikte, "faktrc zarafet" doruunu, boyutla
r ihtiyatla F, F2, F3 eklinde nitelendirilen geni bir tabloda
eitli elerin yeniden konumlandrlmasnda bulur; bu fak
trlerin neyi temsil ettiklerini sylemekten her an ekinilir
ve bylece yanl yorumlar yapmaktan kanlr. Bu belki de,
aratrmac iin, tedbirli bir tutumdur; ancak, bu konuda hi
bir ey bilmeyen bir gazeteci iin kesinlikle gereklidir. Ne ki bu
tutum, karm ak bir gerekliin aklanm asn salayan anla
labilir faktrleri anlam ak ve bulm ak isteyen faktr analizinin
tem elini atanlarn tutumuna aykr yndedir.
Bilim in am alarndan biri, somut gerekliin yerine rasyo
nel bir soyutlamay, bu daha basit bile olsa, koymak deil, bu
gereklii anlamaktr.

17. Faktr Analizi Sezgiye Yer Brakmal m?


Faktr analizi teriminin genel bir alan kapsadn biliyoruz;
bir gerekliin boyutlandrlmas veya faktrlerin aratrlmas.
Matematiki iin, bir rakam tablosunu, onu oluturan elerden
hareketle dntrmenin pek ok tarz olduunu da biliyoruz.
Bu konuda en ortodoks yntemlerden biri en az sayda etmen
le varyansn en maksimumunu deerlendirmeye, yani belirli bir
gerekteki deikenlii kovalayarak bu gerein gittike daha
tam bir portresini yapmaya dayanmaktadr; burada, sz konusu
faktrlerin, her zaman, belirsizin bilimlerinde hep bir yeri (dee
ri) olan saduyunun eleri olmamas nemli deildir.
Soyutlam ann lehine ve dolaymsz bir anlalabilirli
in aleyhine olan bu dnce ekonomisine (tasarrufuna) baz

Belirsizin Bilim lerinin Metodolojik Yanlar

235

durumlarda, I. Blm'de belirttiim iz anlamda, herhangi bir


u'denle "apak" grnmeyen, kolay anlalabilir ve kavra
nabilir olmayan faktrlerin tanm lanmas tercih edilebilir. Bu
durumlarda, deikenliin byk ksmnn aklanm am ola
rak kalmas gze alnarak, bu tr faktrlerden hareketle faktr
analizi yaplmaya allr. Burada, zihinsel tutarllk, kullanma
ve aklam a kolayl, bilgilerin iletilm esinin didaktik kolayl
),ibi hususlar, ou kez, zmlemenin salam lnn ve zelIi kle, profesyonel m atematikinin titizlikle sarld zmleme
zarafetinden ne geecektir.
Az ok a priori tanm lanm birtakm faktrlerden hareket
le korelasyonlar tablosunun faktrlerle yeniden oluturulmas
n karlatrarak ve sonra, ayn ileme bir baka oyunla yeni
den balayarak, nerilen modelin genel anlalabilirlii ve ben
zeri deneylerle tutarll asndan hangi aklam ann daha iyi
olduuna karar verilebilir.
Esas e zellikle, aklayc ve didaktik baardr; belirsi
zin kavramsallatrlmasnda ilerlemeyi, somut olann yaknnda
durmay salar ve bylece, sosyal bilim aratrma pratiinde sk
lkla karlalan bu kendiliinden yabanclamay azaltr; zira
bu yabanclama aratrmaclar deneysel alandan kopartarak,
kavrayamadklar bir dntrme ilemi srasnda, elleri kollar
bal bir durumda, program zmleyicisine teslim eder.
Mouchot ve Regnier gibi, bu tr glkleri yakndan bilen
aratrmaclar, hemen hemen tmyle grafik nitelikli ve en
azndan basit, zel faktr analizinin yntemlerini gelitirmiler
dir; bu yntemlerin uygulan srasnda, aratrmac, kurmakta
olduu gereklikle temasn hibir zaman kaybetmemektedir.
Yntemler blmnde ele alacamz Regnier Abaks,
korelasyon tablolar da olabilecek matrissel tablolarda renkli
bir lek kullanlm asna dayanmaktadr ve birlemenin (convergence) tmyle sezgisel bir akl yrtm esini temel alan ve
tmyle deneme-yamlma yoluyla ileyen toplama-karma ve
tahm in sreleri araclyla, dik al (ortogonal) temel boyut
larda faktr analizinin gerekletirilmesine olanak vermekte
dir. Teorik dorulamas, Krippendorf ve Mouchot gibi yazarlar
tarafndan yaplm olan bu tr yaklamlar, faktr kavramnn

236

Belirsizin Bilim leri

ve gizil faktrlerle zmlemenin, yani olgulara oklu neden


selliin sokulmasnn, salt grafik bir ekilde retilm esini sa
lamakta ve doas gerei belirsiz olann "yklenilm esi"nde (ele
alnmasnda) nemli bir rol oynamaktadr.
Eer, gerekten, satr ve stunlarnn kesime noktalarnda
rakamlar ieren bir matris tablosu, deerlerden her biri, dee
dalmnn standart sapmasna blnerek indirgenmi deer
ler tablosuna dntrlebilirse ve eer kegenletirme ile
mi uygulanrsa, bu durumda kegenin eiminin sapma kosins, zmlemenin 1. faktrnjn] deeri kadardr. Eer, bu
anda, xij= k+aij eklindeki bir dorusal denklemde bu 1. fakt
rn mevcudiyetinden kaynaklanabilecek deerler hesaplanrsa
ve yeniden oluturulmu bu tablonun hcre hcre ilk tablodan
karmas yaplrsa (enformatikletirilmi abaks sayesinde
kolayca yaplabilir), bu durumda, yeni bir "ilk farklar" tablo
su elde edilir ve bu, kegenletirme, dorusal bir denkleme
indirgeme gibi, ayn ilemlere tabi tutularak, buradan, 2. fak
tr elde edilir ve yine ayn yolu izleyerek, 3. ve dier faktr
lere ulalr. Sonuta, Southwell tarafndan gelitirilen geve
me yntemlerine benzeyen, yntemsel araylardan hareketle,
ilk tablonun deikenliinin altndaki nedenselliin faktrle
dizisi belirlenir. Burada, faktr analizinin, nedensellie hkim
olma sistemi olarak yeni bir alm bulunabilir mi?

18. Sonu

Belirsizin bilim lerinin metodolojisine ve faktr analizine ilikin


bu deerlendirmeleri aadaki gibi zetleyebiliriz.
1)
Belirsizin bilim leri, kanaatim ize gre epistemolojik pla
da doru bir ekilde gelimemi olan bilim sel dncenin
zerk ve kendine zg bir alann tem sil ettii lde, belirsiz
olann da bir metodolojisi, yani byk lde bu alana zg
yntemler ve bu yntemlerin kullanlm asna ilikin kurallar
btn vardr. Epistemoloun sorunu, belirsiz olgular pekinlikle ilemektir.

Belirsizin Bilim lerinin Metodolojik Yanlan

237

2) Kullanlan terimlerin tanm lar genellikle "ak" tanm


lardr, yani onlarn ikircikliini azaltan ve farkl zihinleri ortak
bir kabule doru gtren birtakm nerme dizileridir. Bun
lar, nadiren, kapal, yani bizzat nermelerin yaplar sayesinde
hatay dta brakan (Peano) tanmlardr.
3) Kurt Lewin'in biim teorisinden itibaren gelitirdi
i benzetmeler (metaforlar), aratrm acnn bilin alann bir
lr, "topolojik" alana yanstmaya yneliktir; yar-hayali, yargerek olan bu topolojik alanda, mesafe, engel, koridor, olabi
lirlerin snrlar, yer deitirme gibi kavramlar, daima geici,
ancak ulalacak bir hedef gibi grnen belirli bir "hakikat"e
az ok yakn veya uzaktrlar. Bu benzetmeler, aratrmacnn,
olumakta olan bilim plannda oradan oraya gezinmelerinde ya
da yaratc yannda, dncenin temel aralardr.
4) Bulu (keif), belirli bir bilinenden, bir olas olana veya
en azndan kullanlabilir olana giden yol izgisini temsil eden
bir biimin, bir Getalt'm oluturulmasdr. Dolaysyla, biim
teorisinin yasalarn, yani diyalektik dnceden (fon-figr
elikisi, kartlarn srekli oyunu, elikiyi ama) ve fenomenolojik dnceden (inanmann belirmesi, izdm sel varyas
yon, nermelerin grn lehine dolaymsz anlam n paran
tez iine konmas) esinlenen yasalar izler.
5) "lme", olgu veya objenin ok boyutlu bir ada belirli
bir noktaya btnletirilmesinden ok, aratrm acnn zihnini,
baka anlam lar bulm ak amacyla objenin ilk anlam ndan uzak
lamaya zorlayan bir yoldur.
6) Benzerlik (similarite) fikri, aratrm acnn yaklamn
balatan en nemli kavram lardan biridir. Aratrmac, benzer
lii, m antksal bir ifade iinde tanm lam ak yerine, onu, mak
simum lde "zihne kendine dayat gcyle" (pregnance)
sezgisel olarak hissetmeye, ele ald objeler aras benzerlikle
ri ynlendirmeye ve bylece bundan, bir tipolojinin ilk aama
s olacak olan "dinam ik bulutlar", gruplanmalar, cluster'ler elde
etmeye almaldr.
7) M ulak olgular konusunda pekinliin egzersizinin ara
larndan biri, farkllklarn ve benzeyilerin, kartlklarn ve
benzerliklerin keyfi ynlendiriliidir ve bu, dnyaya dokun-

238

Belirsizin Bilim leri

makszm tannabilir elerden her birini birbirlerine ilikin


farkl durum lara koyan ve bylece, teorik olarak sonsuz, ancak
birleme ynelimli bir dizi iinde yeni ilemler telkin eden,
srekli bir kombinetuvar egzersizidir.
8) Bu alanda en etkili egzersizlerden biri daha ncele
ri Leibniz ve Condorcet'nin bildii ve sonra sosyal bilim ler
de baz lme teorisyenleri (Lazarsfeld, Guttmann) tarafndan
yeniden ele alman, matris tablolarnn kegenletirilmesidir.
Enformatiin devreye giriine kadar nispeten ok az kullanl
m olan bu yol, bu alanda byk gelimelere zemin hazrla
mtr. Kegenletirme, zihinsel bir ortak biim lenmenin (configuration) bir noktasnda, dikkate deer olanlar younlatr
m ay ve bylece bizzat bu "younlam a"nm (condensation) var
ln dorulama ihtiyacna yol amay hedeflemektedir.
9) nsan veya hayvann az ok iin iinde olduu tm
bilim lerin genel eilimi, bilim le ve rasyonelliiyle alakasz,
fakat insan ve doasyla alakal eitli nedenlerden tr, deney
stne temellenmi btn yntemlere bir fren getirmekte ve
buradan da, bilim sel giriim in ve gzlemin yorumlanmasna
doru ekilmesine yol amaktadr.
10) Bilimsel devrimden bu yana, bilimin, bilim sel dnce
nin ve yntemlerinin sosyal evrimi, bu bilim in kendisi stnde
ve bilim hakknda sahip olduumuz dnce stnde olum
suz bir etkide bulunmaktadr. Bilimin gereklik stndeki eyle
m inin gc daha iyi kantlandka, global toplum onu pheli
konumuna sokmakta ve karanlk bir tarzda, bilimsel zgrle
kar kmaya ynelmektedir (bkz. II. Blm). Bunun sonucunda,
genelde tm bilim lerin ve zelde de insan bilimlerinin metodo
lojik pratiinde bir kayma grlmektedir. Deneyin temsil ettii
gl etkileim, dnyay eitli yanlarnda ksmi kopyalar arac
lyla yerini, yeniden ina etmenin kavramsal iradesinin ve gz
lemin temsil ettii, dnyayla zayf etkilemeye brakm ak zorun
dadr; benzetiim veya model oluturma, bilim in en byk genel
yntemlerinden biri olma konumuna ykselmektedir. Akla
mak, artk, zmlemek deil, bir model ina etmektir.
11) lekleme (scaling), faktr analizi ve buna bal tm yn
temler, saptanmas veya denetlenmesi olanaksz, iyi bilinmeyen

Belirsizin Bilim lerinin Metodolojik Yanlan

239

IH'k ok parametreye baml olgularn, katk mulak btnle i n yorumunun temel aralarndan birini oluturmaktadr.
12) Faktr analizi, sosyal bilimlerin matematikletirilmelelinin en nemli yollarndandr, ancak, matematikilerin -bazen
l atalara ynelten- dzeltme kayglarna gre deil, bu bilimlerin
ihtiyalarna gre yrtlmelidir. Matematik, burada, rasyonel
bir sezginin hizmetindeki bir aratr; ne stat, ne peygamberdir.
13) Faktr aratrmas sreci, kavram retmeye ve bylece
;grnen bir dzensizlikten hareketle dzen ortaya karmaya
yarayan ve dolaysyla, bir zihin ekonomisi salayan bir aratr.
statistiksel am prizm ile tek am acn oluturan anlama "biim leri"ni ortaya karm a arasnda kesin bir kaynama (fusion),
nesnelletirilebilir bir yap salar.
14) Faktriyel dnce, "bir neden-bir sonu" eklindeki
basit nedensellik sezgisini, birtakm nedenler ve sonular bt
nne genileten bir oklu-nedensellik dncesidir.
15) Bu dnce verilerinin niteliine bakldnda, olas
olann m antklarna (logiques du probable) benzer niteliktedir.
zellikle, faktrlerin kombinezonundan doan ngrlebilir
lik ve karsanabilirliin yan sra bu dncenin uyguland
tutarllk alan da snrldr.
16) Faktriyel akl yrtme, faktrleri ilikilendirerek kar
sama zinciri srelerini ve bu karsamalarn geerlik snrlar
nn istatistiki olmayanlar tarafndan anlalabilir ve basit terim
lerle deerlendirilmesini gelitirmek yerine, rnein olabilir en
byk varyans m iktarn n "aklanmas" temelinde, faktrleri
aratrmann analitik srecini abartl bir ekilde gelitirmitir.
17) Bilgisayarlarn kullanlm as ve faktr analizi tarafn
dan kuvvetle desteklenen ve dnya olgularnn ok boyutlu bir
meknda tem sil edilm esini ieren zihniyet, rasyonel bir dn
cenin temel elerinden biri haline gelmitir. Bu anlay, ren
cilere kazandrlm as gereken belli bal didaktik aralardan
biridir.
18) imdiye dek, faktr analizi sadece insan bilim lerinde
kullanlagelm itir; bunun, doa bilim lerinde rezervde kalan
belirsiz olgular btnne uygulanm am as iin epistemolojik
bir neden yoktur.

VI. Belirsizin lenmesi Yntemlerinden


Bir rneklem: nsan Bilimlerinin Durumu

lintili bir dizi kavramla denetlenen makul bir felsefe,


aratrmaya harcanacak zamandan o kadar ok tasarruf
etmeyi salar ki, dehann yerini tutabilir; belki de deha
dediimiz ey budur.
N. Pirie, Concepts out o f Context

1) Zihinsel Yntemlerin Ak Bir Envanteri


Kendine zg glkleriyle, insan bilimleri, gzden geirdi
imiz amalara ulamak iin ok eitli zihinsel tekniklerden
esinlenmi bir dizi yntem gelitirmek zorunda kalmlardr. Bu
bilimleri, ok eitli ortamlarda uygulama ve retme deneyi
mimiz, bize, bunun bir tr listesini yapma olanan vermitir.
Bunlardan bazlar, bir olguyu, olay veya kavram , ta
nm lam aktan ok, ortaya karm ay am alayan betim sel yn
tem lerdir; dier bazlar, bu olguya m inim um bilim sellik
kazandrm ak iin, gnlk dilin terim leriyle belirtirsek onu
saflatrm aya alm aktadr; kim ileri, imdiden olduka ge
lim ilerdir. Bunlarn ou kantlayc akl yrtm eleri ne
karan ve fiziksel bir m etinle ifade edilen "dorusal dn
c e c e deil "yzeyde dnce" denilen bir imaj, grafik, diyag
ram, ema veya figrle dnm eyi ieren bir dnce tarzna
dayanmaktadr. Burada, gsterm ek kantlam aktan; telkin et
m ek de zorlam aktan daha nem lidir ve bunda, grafik olarak

Belirsizin lenmesi Yntemlerinden B ir rneklem

241

yeniden-kodlama, esas rol oynam aktadr; bir diyagram tel


kin eder, m ertebelendirir, bir tablo ise zetler ve btnletirir.
I latrlanm as gerektii zere, tm dzenekler eylem halinde
dncenin daim a bir paras olm ulardr; nihayet, dinleyi
cilerinin kullanm as am acyla, kavram sal btnlerin kapsannasn nitelem ek iin kendi adn tayan daireleri tasarlayan
kii de bir m atem atikidir: Euler.
Bu konuda, aadaki yntem veya kavram lar, neriyo
ruz:
- Srasal lekler; bir btnn elerinin altnda yatan bir
deikeni deerlendirme sistemi olarak nitelendirilebilirler.
- Listing fikri
- Saysal lekler
- Psikolojide "yarglar" denilen kiilere dayanan, yani
belirlenmemi, ancak hakknda sradan izlenim leri olduklar
bir konudan konuan, iyi seilm i bireylerden oluan bir grubun
tutarllna ve tutarszlna dayanan yntemler.
- Korelasyon fikri; iki deiken arasnda az ok zorunlu bir
nedensellik balants olarak iki deikenin saysal deerlerinin
korelasyonu ve m ertebelerinin korelasyonu,
- Ayrdedici, uygun bir kartln, esasen belirsiz bir kav
ram olan deer fikrinden daha ak olmas olgusuna dayal,
konotasyonlarn zm bu analiz temelleri W. James tarafndan
atlm, Jung tarafndan yeniden ele alnm olan fikir arm
lar yntemleri araclyla szcklerde veya kavramlarda varo
lan ve bireylerden az ok bamsz olan irrasyonelin aratrl
masdr. Bu arm yntemleri konusunda, nitelikler burcu
kavram, zihinsel temsillerde kullanmaya uygun bir ara sa
lamaktadr.
- Semantik farkllama yntemleri; sbjektif konotasyonlarn
gerek objektif bir lmne ulamay salamaktadr.
- deiken zerinde akl yrtm e olarak trade off yn
temi.
- Sembolik denklemler; deerlerarasmdaki ilikilerin birleti
rilm esi sistemi olarak nitelendirilebilirler.
- Semantogramlar,
- ki veya boyutlu tablolar ve matrisler,

242

Belirsizin Bilim leri

- Bir btnn eleri arasnda benzerlikler fikri ve benzerlik


matrisleri,
- Blmleme/ksmlara ayrma (segmentation) yoluyla
snflandrma yntemleri; bir btnn eleri arasndaki sezgisel
balar aratrrlar.
- Faktr analizi yntemleri; bir trlln aklayc faktrle
rini aratrrlar.
- yi rnekler (ve kt rnekler) yntemi; bir retoriin doru
dan kendi heuristik fonksiyonuna dayanr; aklarken bulmay
salarlar.
- Teratoloji veya tuhaf ya da ar rnekler arama; bir kavra
mn, bir fikrin veya bir akl yrtm enin uygulanm asnn snr
larn kavramay salarlar.
- Matris tablolarnn ynlendirilmesi,
-G r a fik ileme yntemleri; zellikle Regnier Abaks'nn
salad gibi tamamen ynlendirmeye dayal yollardan matris
tablolarnn grafiklerle ilenmesi sz konusudur.
- Sistemler teorisinden esinlenm i modeller yntemi

2. Konotasyon Analizi Yntemleri:


arm Burcu ve Sfat iftleri Profili
a) arm Nitelikleri Burcu (Yklemler Kmesi)
Bu teknik, bir bireyde, bir kavram, bir imaj veya baka bir
uyarana bal olarak kendiliinden veya zorlamayla olumu
zihinsel arm larn grafik tem sili tekniidir. Bir diyagram
stnde uyarc szck etrafnda, bununla arm olan tm
kavramlar, arm frekanslarnn logaritmasyla ters orantl
olarak belirli mesafelere yerletirilirler. Bylece, bir poplasyonun az ok temsili bir rnekleminden (minimum 40 kii) a
rm frekanslar toplanarak uyaran kavram n yklem lerini
aydnlatan bir ekil elde edilir.
Bu yntem (Moles), balangcndan bu yana, eitli deiik
liklerle ve enformatik analiz program lar sayesinde ok geliti
rilmitir. eitli alanlarda, rnein konut algsnda (Schmidt),
eyalarn rol (Ladwein), poster (Rendinger), afi (Enel) konu-

Belirsizin lenmesi Yntemlerinden B ir rneklem

243

hrnda kullanlm tr; endstri alannda, marketing firm alar


I rafndan uygulanm aktadr (Burke).
Aada verilen iki yklem ler kmesi rnei, bir uyaran
etrafnda yaplm zihinsel armlarn grafik tarzda dzen
lenmesini salamaktadr. ekil-14 bir birey tarafndan evresi
nin psikolojik bir esine atfedilen (bazen elikili) zellikler
hakknda ak bir fikir vermektedir; burada "poster" olarak
verilen bir balang uyaranndan itibaren bireylerin szel tep
kileri, onlarn ifade edilme olaslklarnn (Pij) logaritmasyla
lers orantl olarak deien mesafelere (d) yerletirilmektedir;
bir formlle ifade edersek d=l/(l+logPij). Yklem dairelerinin
bykl, her bir yklem in, baka yntemlerle elde edilecek,
psikolojik nemine gre ayarlanabilir.
ekil-15'in grnm, bilisel alanda eyalar kmesi
oluturarak, bir bireye (kadn, sekreter, 35 ya) gre, nesnelerin
psikolojik yaknlnn zmne rnektir; burada da mesafe
ler kullanm frekansyla (log= 1,2,4,8,16,32) ters orantldr ve
(airelerin bykl, psikolojik nemleriyle doru orantldr.
ekil-16, hedef tahtas grntsn vermektedir; yaygn pralik uygulamalarda, bir olasln logaritm asnn tersini hesap
lamaktan kanm ak iin, hedef tahtasnn uygun dairesel ala
nnda, tm aran kavram lar (yklemler) gruplandrmak
yeterlidir; burada arm olasl buna tekabl eden greceli
frekans (daire numaralar) marjna ok yakndr.
b) Semantik Diferansiyel veya Sfat iftleri Profili
Semantik diferansiyel yntemi, bir bireyin herhangi bir olguya
atfettii effektif veya konotatif deere bir yaklam yntemidir.
I )ier bir deyile, belirli bir olgunun bir birey tarafndan alg
lanma tarzn kavramay salayan bir yntemdir.
Bu teknik, incelenen soruna kyasla tem sil edicilik derece
lerine gre seilm i bir dizi lekler (genellikle 20 kadar) bii
minde sunulur. Bu leklerden her biri, test edilen kiinin, sz
konusu olguya ilikin tepkisinin hem niteliini (olumlu veya
olumsuz), hem de younluunu gsterebilmesine olanak vere
cek tarzda 7 (veya 5) basamaa ayrlr.

Belirsizin Bilim leri

244

ok

O lduka

Biraz

Biraz

O lduka

ok

Olaan I--------------- 1----------------1------------- 1------------- 1----------------1--------------- 1 Orijinal


evreye uyum lu

Nitelik

Kiisel zevklere uygun

Teknik Nitelik

Genel Anlam a Kartlk

ekil 14: Posterin Yklemler Kmesi


(D aire iind eki num aralar, nitel m ertebeyi gsterm ektedir)

Belirsizin lenmesi Yntemlerinden B ir rneklem

245

Mesafeler, kullanm frekansyla ters orantl, yuvarlak


byklkleri, psikolojik nemle doru orantldr.
nsann d

ekil 15: Bilisel alanda eyalar kmesi


Eyalarn (logaritmikletirilmi) anlma frekanslaryla ters
orantl mesafelerin, ift kutuplu bir diyagram stnde yer
letirilmesiyle elde edilen ve belirli bir birey iin (kadn, sekre
ter, 35 ya), eyalarn psikolojik yaknlnn zmlemesinin
bu rnei "yklemler kmesi" ilkesine gre dzenlenmitir.

Burada teste tabi tutulan kiiler, belirli bir uyaran hakknda,


sahip olduklar imaj, bu uyaran hakknda kiisel olarak dn
dklerine en uygun olacak ekilde, her bir lek zerinde bir
basama iaretleyerek hzla belirtmeye davet edilirler.

246

Belirsizin Bilim leri

ekil 16. Yklemler Kmesi; hedef tahtas yntemi


Bir olasln logaritmasnn tersini hesaplamaktan kanmak
iin, stteki hedefin uygun dairesel blgesinde tm ar
an kavramlar (yklemler) gruplandrmak hemen her zaman
yeterlidir; emberler arasna yerletirilen yklemlerin arm
olasl, buna tekabl eden ve paydalarla iaretlenmi greceli
frekans marjma yakndr.
Yklemler, ya grafikinin isteine gre (propagandada veya
reklamda kullanma durumlarna gre) rastlantsal olarak veya
artan mesafelerle spiral eklinde ya da, analitik kategorilere
gre yerletirilebilirler.

Bu yntem, esas olarak deikeni dikkate almaktadr.


1)
Denekler: Ayn bir olgu konusunda bireylerin tepkiler
nin; cinsiyetleri, yalar, sosyo-kltrel dzeyleri, dinsel inan
lar, vb ne gre deimesi beklenebilir.

Belirsizin lenmesi Yntemlerinden B ir rneklem

247

2) Uyaranlar: Uyaran, bireyin zihninde olduka gl zihin.cl bir imaja yol aabilecek her ey olabilir; rnein, bir szck,
kavram, m zik paras, afi, imaj, film, fotoraf, m im ari eser
),ibi.
3) lekler: leklerin says, trll ve incelenen sorunu
Irnsil dzeyleri, sonularn kalitesini etkilemektedir. lekler,
aratrmacnn, belirli bir konuda uygun kartlklar bulmaya
ilikin yaratc imgelemin rndrler.
lek listesini oluturmak iin, ou kez bir n-anket yap
mak yararldr. Bu n aratrma, incelenen olgunun kavran
Iarznda rol oynayan farkl boyutlarn global bir ilk grubunu
elde etmeyi, artk lekleri elemeyi, anketinin neden olabilece
i yanllklar ksmen nlemeyi salayacaktr. Genelde, 20 veya
30 kart sfat iftleri alm ak uygundur; nk lek says artt
nda denekler hzla yorulmaktadr.
Elde edilen sonularn deerlendirilmesi, birbirinden bam
sz iki aamada gerekletirilir; bunlardan kincisi her zaman
zorunlu deildir; toplanmas istenen enformasyonun niceliine
ve niteliine bal olarak yaplabilir veya yaplmayabilir. Bu aa
malar u ekilde zetlenebilir;
1)
Sfat iftleri Profili: Bu yntem, belirli bir birey iin, lek
ler zerinde iaretlenmi noktalarn bir izgiyle birletirilmesi
ni ierir. Grup profili iin de, yine ayn ekilde hareket edilir;
tm bireylerin tek tek lekler zerinde 1-7 aras puanlarnn
ortalamalar (veya medyan) alnarak profil izilir. Bylece, eer
20 lek (sfat ifti) 40 kiiye uygulanmsa, her lek bir izgiy
le birletirilir; belirli bir uyaran konusunda deneklerin stereoti
pinin "ortalam a" tepkisini ifade eden birleik bir profil (effaf
kt stne) karlr.
Bu yntem, bir poplasyonun belirli bir sorun konusunda
gelitirdii tem sillerin genel grnn, ok ak bir biimde
verme avantajna sahiptir: Soruna ilikin en anlam l yarg ks
taslar (en youn tepkileri balatan kstaslar) ile sorunla en ger
ek iliki iinde bulunan kstaslar (hemen hemen hi tepkiye
yol amayan kstaslar) tmyle alglanabilir tarzda ortaya koy
m akta ve elde edilen sonularn daha bu aamada bile, olduka
zengin bir yorumunu salamaktadr.

248

Belirsizin Bilim leri

ekil 17. Grsel reklam mesajlarnn konotasyonlarn deerlen


dirmek iin kullanlm bir semantik diferansiyel
(Enel, IPSC , 2970)
Sradan

Orjinal

Scak

S ouk

Dzenli

Dzensiz

Erkeksi

Kadns

Ho

Naho

Anlaml

A nlam sz

Rahat

G ergin

Gzel

irkin

Dolu

Bo

Gereki

Soyut

Erotik

E. Deil

Yal

G en

Aktif

Pasif

Neeli

Hznl

Derin

Yzeysel

yi

Kt

Ahenkli

A henksiz

Renkli

Soluk

Canl

Basit

Karmak

Doal

Yapay

Adi

Sekin

Modern

Eski

Uyarc

Yattrc

A r

Hafif

2)
Faktr analizi: Bu yntem, tm lekleri, snrl sayd
aklayc byk faktrler etrafnda gruplandran matematik
sel ilemler gerektirmekte ve sonularn yorumunda daha ileri
gidilmesini salamaktadr. Bireylerin yarglarnn altmda yatan
bu "aklayc faktrler" aslnda belirli bir uyarann "sem antik
mekm"m, yani bireyin psiizminde uyarann meydana getir
dii eitli yanklarn (resonances), deerlerin anlam an zmmen kapsayan byk refarans eksenlerini oluturmaktadr.

Belirsizin ilenmesi Yntemlerinden B ir rneklem

'irkil 18. Bir reklam afiinin ortalama ift kutuplu profili (Enel,
I'HiM)
I iv.ii1,m: "C itron neig e" (biir d eterjan m arkas) A fii

Sradan
Scak
Dzenli

6
7
:_____ O rjina l
:_____

Souk

:_____

D ze n s iz
Kadns

Hrkeksi

N aho

Ho

A n la m s z

A nlam l

G e rg in

Rahat

irkin

G ze l

Bo

Dolu

Soyut

G ereki

E. Deil

Erotik

Gen

Yal
Aktif
Neeli
Derin
yi
Ahenkli
Renkli
l
Basit
D oal
A di
M odern
U ya rc
A r

____

Pasif

____

H z n l

____

Y ze y s e l

_____

K t

_____

A h e n k s iz

_____

S olu k

_____

Canl

_____

K arm ak

_____

Y a p ay

_____

S ekin

_____

Eski

_____

Yattrc

_____

Hafif

Not: n ce izg iler ortalfuna k itlen in k oyu izg iler hedef k itlen in (kadn, 17-25 ya)
profillerini gsterm ektedir.

250

Belirsizin Bilim leri

Bu yntemin de pek ok avantaj vardr; kullanm kolaydr;


uygulama dzeyinde zel uzmanlklar gerektirmemektedir. Elde
edilen ortalama sonular, hzla, istikrarl bir hale gelmekte ve ok
byk rneklemler gerektirmemektedir; rneklemin minimum
bir temsil deerine gre seilmi 20 ile 40 aras sayda denek, alt
referans gruplarnn kavram hakkndaki konotatif deerlerinin
bir toplu grnn vermeye yetmektedir. Yntemin bir dier
avantaj, bir birey veya grubun sahip olduu temsil tarznda mey
dana gelen deiikliklere duyarl olmasdr. rnein ustalkl bir
reklam kampanyasndan nce ve sonra, belirli bir rn konusun
da uygulanan bir semantik farkllama lei sonularnn, r
nn marka imajndaki deiiklikleri ve dolaysyla, bu kampan
yann etkilerini anlamay salamas beklenebilir.
Nihayet, yntemin bir baka avantaj da, elde edilen sonu
larn istikraryla ilgilidir. Bu sadece zaman iinde bir istikrarl
lk deildir (sonularn, zaman iinde ok byk bir istikrarllk
gstermesi, aracn duyarllk yokluu veya genel lee dahil
edilen leklerin, sz konusu soruna uygun olmay anlam
na da gelebilir). Ayn zamanda, ayn ya, sosyo-kltrel dzey
vb zelliklerine sahip rneklemlere gre sonularn greceli bir
istikrarlldr; kukusuz burada, bir bakma kanlmaz olan,
ancak alann uzman veya bir istatistiki tarafndan kolayca fark
edilebilen yanltc tutum ve temsiller (nk bunlar, lekler
arasnda daima bir "i tutarllk" gsterirler) soyutlanacaktr.

3) Seme Srasndaki Zihinsel Gerilimin Kullanlmas


Zihin, -h e r ne kadar bir yanyla yle olsa da-, enformasyon
ileyen bir bilgisayar deildir. nsan zihni, sibernetikilerin bir
zam anlar "zihniyet" dedii, belirli bir anda insann sinirsel
etkinlikleri btnne katlr. Bachelard'm dedii gibi "zihnin
yaratc durum a gemesi iin bir neden gerekmez, bir baha
ne yeter". H euristik ya da yaratcln analizine gre zihnin
hemen hemen btnyle kendiliinden, dar anlam da bir yara
tclk etkinliine yneldii ve retici gcnn pekitii ya
zihinsel ya da gerek birtakm durum lar vardr.
Bu durumlarn en nemlilerinden biri, "zihinsel gerilim"

Belirsizin lenmesi Yntemlerinden B ir rneklem

251

durumudur; bu durum, bilin alannda ezamanl veya elikili


olarak beliren olabilirler arasnda duraksayan veya karar vere
meyen bireyin, sahip olduu temsilin eleri arasnda cereyan
eden gerilimler, elikiler iinde bir zm bulma zorunluluu
nu hissetmesidir. Bu tr durumlar, psiko-fizik stresle balantl
olarak ortaya karlar, birey isteyerek bir "oyun" durumuna ge
tiinde ve glerini, bir sorunu zmek iin harekete geirdiin
de veya bedava da olsa, bir seim yapmak zorunda olduunda,
zihinsel gerilim durumlaryla karlamaktadr. Bu saptamadan
hareketle, belirsiz veya az formelletirilmi; ancak zihnen alg
lanabilir kavram veya olgularn ynlendirilmesine ilikin bir
dizi yntem karlabilir; daha nce de vurguladmz gibi, bir
kavramn d hatlarmm/kenarlarmm (contours) netlii ile zihne
kendisini dayatma gc (pregnance), bamsz kavramlardr.
Zihnin bu tr bir gerilimi, szcn dolu anlamnda katl
d bir test srasnda bir kavram uygun iki kart u arasn
da (rnein bu, semantik diferansiyel durumu) yerletirmek
zorunda olduu zaman ortaya kmaktadr. Yine, insan bir liste
de veya seenekler arasnda seim yaparken birtakm e veya
seenekleri "feda etm ek" zorunda olduunda bu durumu yaa
maktadr; semek, seilmeyenden vazgem ektir-, ve burada
belirli bir m inim um yaratclk tipini meydana getiren bir mikro-kayg durumu vardr. te iki rnek: Trade-off ve item eleyerek
lek oluturma; her iki yntem de uygulam al sosyal bilimlerde
sk kullanlmaktadr.
a) Trade-off
Trade-off, marketingden gelen bir terimdir. Metodolojik adan
kabul edildii ekliyle, bireyin, kaynaklarn aralarnda pay
latrm ak zorunda olduu birden ok (2,3,4, ve hatta daha faz
la) seenek nnde bulunduu kurgusal bir duruma konmas
anlam na gelmektedir; bireyin kaynaklar; zaman sermayesi,
parasal sermayesi, insani personel gibi kaynaklar ya da genel
letirilm i paha dediimiz eyin kaynaklar olabilir. Bu tr bir
durumda ondan istenen ey, aksiyomatik olarak snrl olan oyunun kural byle- bu kaynaklar, kendisine sunulan see
nekler arasnda nasl datacan sylemesidir; burada A see
neine verdii B'den veya C'den alnm (veya tersi) olacaktr.

252

Belirsizin Bilim leri

Birey, en yksek dzeyde, bylece, sememi olduu eylerden


vazgetiini ve birden ok e arasnda az ok nazik olan bir
denge oyununu kavrayacaktr.
u tr bir senaryo tasarlayalm: Bir retim kurumu
mdr, az ok deimez m iktarda saat cretleri btesine
sahip; kendi kendine bu paray, kurumunu en iyi ekilde yne
tebilmek iin nasl datacan, rnein ngilizce, matematik,
genel kltr veya teknoloji derslerine nasl paylatracan
sormak durumunda; bu, olduka sk karlalan bir durum
dur. M drn yapaca seimler, ne bir seme ne de bir dta
brakm a olan bir deerler yansm asnn ifadesidir; her derse
birtakm yzdeler tahsis etm esi gerektiini ve bunlarn topla
m nn 100 olacan bilmektedir. Bu amala, belirlem ek istedii
ve az ok tand olgunun bir tr "fizy on o m isin i oluturmak
zorundadr; bu, basit bir trade-off durumudur.
Yine bir baka senaryo iinde, bir kart oyununda 3 kiiye
kar oynayan ve elindeki kartlan, rakipleriyle baa kmak iin
datmak durumunda olan bir oyuncuyu rnek verebiliriz. Veya
bir reklam ajansnn, yapt medya planna gre, mterisinden
ald paray, "yazl basn reklam", "TV reklam" ve "resimle
reklam" kanallar arasnda paylatrmasn dnebiliriz; ajansn
sorumlusu, bu kanallardan birine verdiini dierinden alacaktr
ve ajans sorumlusu, aslnda kendi eyleminin tarz olan belirsiz bir
olgunun bilincine varmak zorundadr. Ne yapacak? Muhtemelen,
ya tek bana karar verecek veya ou zaman olduu gibi sorunu
yakndan tanyan meslektalarnn dar bir grubuna danarak tra
de-off ierisinde bir konsenss oluturmay deneyecektir.
Gerekte, insan zihni, seeneklerin says ok arttnda bu
egzersizi yrtme yeteneinden yoksundur; esasen, veya drt
trade-off itemi, deneysel bir optimumu temsil etmektedir. Mm
kn seenekli bir trade-off, geerli bir ekilde, 100 dolar veya
100 saat veya 100 kii vb, kenarlar seenekleri oluturan eke
nar bir genin kelerine datlarak somutlatrlabilir; burada,
grafik geometride klasik nitelikteki bir saptama temel alnmak
tadr; buna gre, bir noktadan kenarlara olan mesafelerin topla
m, sabittir. Demek ki bir yarg, genin iinde bir noktayla tem
sil edilecektir. Bu tr bir temsilin yarar, bu yargnn birtakm
"denek" veya "yarglar"a yaptrlabilmeidir; bu yapldnda,

Belirsizin lenmesi Yntemlerinden B ir rneklem

253

l<r konsenssn somutlatrlmasn salayan bir dizi geometrik


\mnitemi (ortalama, barycentre, yaylm vb) kullanmaya uygun
l'ir noktalar bulutu elde edilecektir; bir olguyu aka ifade
t-l nek iin yeterli bir rneklem says elli kadardr.
10 Ardk elemelerle leklendirme yntemi ve ranking
nsan zihni, grdmz zere, belirsiz bir kavram, tanm
l nayamasa da, bir dzenleme iinde ifade edebilmektedir.
I eneklerden eitli dzenlemeler yapmalar istenebilir; rne
in, eitli kartpostallar bir masa zerinde "rom antizm dere
lisi", "tarihsellik", "karm aklk" vb alardan sralamalar...
Il tr bir leklendirme (scaling) araclyla, denek, kendine
ulan kartpostallar rneklemi ile kavramn rnekleme uygu
lanmas, yani bizzat kavram n tanm lanm as arasnda gidi-gel;? dngs oluturur; bu git-gel sreci, ilk kavram n belirsizli
ini azaltma ynteminin temelidir.
Laboratuvarda, bir yandan yarg deneklerin says artrla.k, dier yandan, sosyal bilim lerde iyi tannan, skalografi tek
niklerinden tretilm i tekniklere (Thurstone, Guttmann) gre
l> leklerin derecelerinin says azaltlarak, leklerin zengin
li),! artrabilir.
ekil 19. Seenekli trade-off yntemi

Belirsizlik Alan

254

Belirsizin Bilim leri

rnek: "Romantizm"in 7 basamakl bir leini oluturmak


zere, 15 dolaynda item (srtlar numaralanm kartpostallar) al
nr ve bunlar tanm yaplmakszn denekler tarafndan, "artan
romantiklik derecelerine gre" bir masa stnde sralandrlr.
Kartlar numaralandrldktan sonra, 15 kadar denek tarafndan
15 kartn ardk dalmlarnn (distributions) sra korelasyon
derecesi [(1-6X (nr n)2/n(n-l)] incelenir ve ardndan, 15 kartpos
tal arasndan, 1'den 15'e uzanan lekte dalmlarnda en yk
sek dalm gsteren 2 tanesi atlr. Bylece 13 kartpostallk bir
rneklem elde edilir; sra korelasyonunun tm denekler iin daha
sonra ayn veya ayr denekler tarafndan yaplacak bir lekleme
srasnda daha da iyilemi olduu hakl olarak umut edilebilir.
Sonra ayn ileme, yine ayn kurallarla devam edilip iki kart daha
elenir ve 11 kartpostallk bir rneklem meydana getirilir. Nihayet,
bu ilem iki kez daha yinelenerek 7 basamakl bir lee ula
lr ve daha ok sayda denek zerinde bir kontrol deneyi yaplr.
Eer, buradan elde edilecek sralama, byk lde anlam ikir
ciklii tamyorsa, "romantizmin karlatrmal bir lei"nin
oluturulmu olduu kabul edilir. Aksi halde, alma, bir baka
rneklemle ele alnr. Sonu olarak Binet'den esinlenmi bir cm
leye gre, "romantizm, lein lt eydir".

4. Snflandrma ve Listing: Dzen Kavramnn


Bir Btne Yanstlmas
a) Snflar Oluturmak
eitli elerin birlii gibi grnen herhangi bir olgunun ilk
dikkate alm, bu elerin envanterini karmaya ve bundan
da yaygn adyla "listing"ler yapmaya dayanr. Bu aamada
aratrm acnn sorunu, bu listelerin, belirli bir enin buluna
bilm esi bakm ndan kolay ulalabilir, olmas ve kavramsallatrm am n daha sonraki bir aamasna (rnekler: Lengistik,
botanik, sosyal tipler, kurum lar vb) malzeme salamas iin
nasl bir yol izleyeceidir?
Snflandrma kavram, esas olarak, bir eyi onun "snf"
(yani tanm) ile deitirmeyi ieren m antksal kavrama daya-

Belirsizin lenmesi Yntemlerinden B ir rneklem

255

mr; zira snflarn (tipler) says, snflandrlm elerin (token) saysndan daha kktr ve snf araclyla iaret etme,
zihinsel bir tasarruf salar.
temleri snflandrm ak iin ilk m antksal ilemlerden biri,
nce, bir nceki listeden kacak bir tasnif edilemezler alt-btiin,
yani a priori tasarlanacak tasnif keyfiyetine uymayan ve daha
1 sonra sorun olacak olan tm eler btnn tanmlamaktr.
Tanm gerei, tasnif edilemezlerin hacmi, u veya bu ekilde
tasnif edilebilm i elerin hacminden, belirgin bir ekilde daha
kk olmaldr; ancak bu takdirde snflandrm ann ilem
sel bir deeri olabilir; snflandrm ann amac, esasta, birtakm
eleri, bunlarn zihnen kavranm basitletirmek iin akl
yoluyla sktrmaktr.
b) Type/token snflandrma
Toplanan farkl elerin, baka bir nem kstas bulunmadn
da (rnein; bir olgunun, bir kuram n veya kuraln sosyal
kitle kstas, yani olgunun ilgilendirdii insan saysnn, bun
larn ilgililik (implication) derecesiyle arpm), listing ilemi
nin en genel algoritmas, bir dzene sokmadr; bu, esas olarak
'type token' karakteristii stne dayanr. Bu, zellikle, zihne
pek ok itemin sunulduu ve bunlar a priori nesnel bir lme
sahip olmadklar iin nereden tutulacann bilinmediin
de belirsiz olgulara uygulanr; bu algoritma, bir btn stne
srasal bir deikenin yanstlm asnn ilk aamasdr; bir dze
nin yaratlmas fikri.
c) Snflandrmann Genel Bir Sreci
Snflandrm a sreci u ekilde zetlenebilir:
Olabildiince ak yollardan elerin toplanmas; bu yollar:
serbest arm,
brain-storming (serbest grup tartmas)
hatrlatc fantezi,
gzlemci tarafndan henz aka alglanm am gizil ras
yonellik,
dierleri tarafndan yaplm derlemelerden yararlanma
olabilir.

I
256

Belirsizin Bilim leri

Bu, her halkrda, onlar nasl snflandracamz sorma >


zahmetine deecek miktarda (birka on, birka yz, birka bin)
olmas gereken bir stokun, bir rneklemin oluturulmasdr.
ekil 20. Azalan arm Frekanslarnn Zipf Erisinin Tipolojisi
Log. arm
Frekans

Bir listedeki szckler bir uyaran szckle gittike azalan a


rm frekanslar izlenerek dzenlenebilir. Olabilir tm a
rmlar iinde, karmsal, sk grlen ve mantksal olarak
geerli olanlar, yaratclk bakmndan ou kez epey zayftr;
buna karlk, zihin iin pheli ve uzak armlar, eer sz
konusu soruna verilen yantlarn geerlik kstaslarna sokula
bilirlerse, en ilgin ve verimli armlardr.

Toplanan elerin zmlemesi, elden geirilmesi; bu


ilem, herhangi bir m antksal nedenle dorulanmam, ancak
birgn bu nedenin bulunaca umuduyla, birtakm "sezgisel"
kstaslarn projeksiyonu stnde yrtlr. lemin anlam
dorudan bu umudu hakllatrm ak iin kullanlan yntemdir.
Tip veya kategoriler yaratlmas; bu aamada, byk,
kk veya orta, kendini zihne alglatma gc yksek veya
zayf, kolay veya zor vb tip veya kategoriler oluturulur. Tm

Belirsizin lenmesi Yntemlerinden B ir rneklem

257

m kstaslarn kombinezonlar btn, bir tipler btn meydana


f,(Lirir; bunlar ok girili bir tablonun "hcreleri"dir.
Tasnif edilemeyenlerin bulunmas; ilk listenin baz ele
ri daha nce saptanm snflardan hibirine apak olarak sokul.mazlar: Bunlar, akas, snflandrlamayanlardr. Madem ki
l.snife girmeye direnen eler vardr, burada, zihin, her sefe
rinde ek bir aba gerektiren yeni tipolojik kstaslar (dolaysyla
snflar) bulm ak yerine, sezgisel, hatal bir tasnifi kullanmay
lercih edecektir; bu bir dnce ekonomisi ilkesidir.
Alkonmayan eler, "snflandrlan!ayanlar kategorisi"ne
konur ve nceden snflandrlm olan m inim um bir yaplan
na gsteren elerin gzden geirilmesiyle nemini kantlam
baka analiz faktrleri snflandrlm ay hakedip kabul edilin
ceye (tekrar sreci) kadar orada kalrlar; sonuta tasnif edile
meyenlerin m iktar gittike azalr.
Grafik eri izme; bir tasnif ynteminin deerlendirme
kstas, tip says ordinat stnde, rneklem says (token) absis
stnde gsterilerek bir eri izmeye dayanr. Eer bu eri,
logaritmik bir zellik gsterirse, yani listelenecek rneklem
says artrldka bunlar listelemeye yarayan kstaslarn says
gittike daha yava artyorsa; bu durumda, zihnin keyfi olarak
tasarlad tiplerin herhangi bir gizil dorulanmaya sahip oldu
u ve bunun daha sonraki aamada ortaya kacan dn
mek hakl olacaktr.
Bu, genellikle, listing'in ilk aamasdr. Snrl sayda ara
la (tipler) gzlem veya derleme (botanik bunun iyi bir rnei)
yoluyla toplanm ok sayda eliik/kark eye zihnen ege
men olmann olabilirliini gstermektedir. Eer type-token
erisi, "doygunluk" noktasna abuk ularsa, bu muhteme
len, dnlen tasnif trnn iyi olm asnn iaretidir ve zih
ni, yeni elerin eklenmesiyle tasnif edilemeyenlerin hacminin
sistematik olarak azaltlm as bakm ndan ileme devam etme
ynnde tevik eder.
Snflarn uygunluunun dorulanmas; srecin bundan
sonraki ilemi, bulunmu snflarn herhangi bir ekilde doru
lanmasdr. Burada, temel ama, Zipf'in bulduu mertebe/fre
kans istatistiidir. Bunun iin farkl tipler, greceli kullanm fre-

258

Belirsizin Bilim leri

karsna gre, yani, bizim rneimizde olduu gibi, oluturulm


snflar veya "kutular"dan her birinin ierik hacmine gre sm
landrlr. Gl teorik nedenlerden [Poisson yasas veya mir
mum bilisel abayla optimum kodlama ilkesi (Mandelbrot) gil
dolay, bu istatistik, hemen her zaman, tanmlanm sabit bir bi
me gnderir. Sra (mertebe: Rang) en sk olandan en seyrek ola
gre, yani frekans tarafndan tanmland iin, temsili noktala
zorunlu olarak, azalan bir dzende dizilirler. Ancak ilgin ola]
bir husus da udur; noktalarn birbiri altnda geliigzel serpil
dii bir bulut deil, bir eri vardr ve bu eri kolayca izilebilil
btne ve rnekleme yeni eler eklendiinde kendi kendin
paralel bir ekilde yer deitirerek ayn kalr; nihayet logaritmil
koordinatlarda ortaya karlmas kolay, nispeten basit bir yasa
ya uyar: log /= C-nlogr (burada fr= sabit veya daha genelde frm
sabit, n= logaritmik koordinatlardaki dorunun eimi).
Zipf erisinin sezgisel bir tipolojisi mevcuttur (Moles
Mandelbrot) ve eitli uzm anlar n deeri ve varyasyonlarn]
nedenleri konusunda birtakm almalar yapmlardr; anca]
bu deer, basit bir metodoloji erevesinde ele alnmaya pel
uygun deildir. Buna karlk, kategori m ertebelerinin varo
luu, snflandrm ay iyiletirm e tarzlarnn basit bir gsterge
sine tekabl eder. En ok sayda eyi kapsayan itemler, en a:
"anlam l" ancak, en istikrarl olanlardr.
Usta bir tasnifi ou kez aadaki tipolojiyi kabul eder:
1) lk ksm, hareket blgesi, daha nceden bilinen ve dene
in belirtm eyi unuttuu sradanlklara (Banalites) tekabl ede
arm erisinin biimi, elerin olaanlklarndan bozulur.
2) Dorusal ksm yava yava salt stereotipten (ar
an szckler) belirli bir zihinsel dzenlilie geer; aslnda b
dzenlilik, deney tarafndan oluturulmutur, balangta a pri
ori olarak apak deildir.
3) Snrsz olarak yaylan ve frekans l'e eit olan ele
(tesadfi ortaya klar, frekanslar), bireysel dalgalanmalar]
sonucudur; bunlar arm istatistiinden bir baka kstas
gre yeniden incelenmelidir.

Uygun blmleme: Tasnifi iyiletirmek iin en dolu s


lar tanm lam aya yarayan itemler yeniden paralarna ayrl

Belirsizin lenmesi Yntemlerinden B ir rneklem

259

dolaysyla on lar blmleyen alt-smflar yaplr. Bu, ok fazl. eyi kapsayan bir fi katalogunu, daha az ykl iki fi kata
loguna blme ilemidir. Blmlere ayrma ilemi, genellikle,
uygun blmleme" (bonne segmentation) denilen basit yasaya
y.r. Bir alt-blm, eer gelecek yeni itemin, yeni snflardan
mine veya dierine girm esinin sbjektif olasl l/n olduu
takdirde (eit olaslk), iyi saylr.
Bylece bu aracn kullanlmasyla, minimum entelekt
el (. aba (bilisel paha) harcayarak, gzlemcinin karsna kan
maksimum sayda eyi yerletirmeyi salayan taksonomik bir
!lavuz elde edilir. Bu amprik srele tanmlanm olan itemler
I>l iin, taksonomik sistem olarak adlandrlr; bu sistem, zihni
mi/,o, kaynann ne olduu sorusunu sorar; bir sorunu ilemek,
nitelii, "tasnif edilmeyenler ekm ecesinin yava yava boaltl
n, syla kontrol edilen ve amprik yollardan yaplm bu taksonominin nedenlerini anlama yeteneinde olmak demektir.
Bu yntem, akln a priori'lerine dayanan yntemlere kar
ili olduu ve rnein bir btne "bir anlam n sokulm asiyla
mcadele etmek zorunda olduumuz lde, zellikle ilgintir.
Tasnif rn ek leri:
- Fotoraf resim lerinin snflandrlm as
- Bulu/keif yntemlerinin snflandrlm as
ve

V ift Girili Tablolarn Kullanlmas:


Belirsiz Deikenlerin aprazlanmas
l Iknzerlik Matrisi:
<ceki blmde, "benzerlik" fikrinin, daha genel bir bt
ne ait ik i uyarann (I ve J) arasnda var olan "sem antik mea
le "ye ilikin bir yargda bulunurken, insan zihninin bavur
duu sezgisel bir kavram olduunu vurgulam tk. rnein,
ilin, benzerlikten bizzat kendinin ne anladn belirleme
yeteneinde olm akszn, iki resm in, iki objenin, ik i durumun,
k i szcn greceli benzerlikleri zerinde yargda bulunur;
Irada zihin, konotatif dzlemde yer alr. Bu yarg, dorudan,
e/gisel, hzl ve zorunlu olarak belirsizdir; bu yarg, saylar

260

Belirsizin Bilim leri

bilin alannda e zam anl olarak varolabilecek (7-10 uyaran


veya bir m asa zerinde m addi boyutlar asndan serilebile
cek kavram (kartpostallar) (veya obje) saysn am am ak kou
Iuyla bir nc (K), bir drdnc (L) vb kavram la yenilene
bilir.
Benzerlik matrisi ynteminde deneklere 3x3 veya 5x5 veyi
7x7 ya da m aksim um 9x9 "uyaran obje" kapsayan bir kare tab(j
lo sunulur; denekler uyaran objelere ainalk kazandktan son*
ra, onlardan satr ve stunlarn kesime noktalarna, bir "de
er" yazmalar istenir; srasal bir benzerlik leinden alnacak
bu deer, O'dan 4'e (5 dereceli lek) veya O'dan 6'ya (7 dereceli
lek) kadar olan saylarla belirtilir.
Bu deney, genellikle, 40 kadar denekle ve topluca uygula
narak yaplmakta ve tpk semantik diferansiyel ve yklemle
kmesi yntem lerininkine benzer bir ynergeyle balatlarak,
birka dakikada sona ermektedir; bu sre, daha sonra hcre
lere gre ortalam as alnacak (Zaij/n) olan n=40 test formunun
doldurulma sresidir. Denekler tarafndan hkim olunan ola
an eler konusundaki deney sonular, elde edilen benzer
lik mesafeleri ortalama tablosunun % 10 ile % 15 dolaynda bi
standart sapmaya sahip olduunu gstermektedir.
Bu yntem, enstitmzde* 1965'lerde gelitirilmitir; bun
dan bam sz olarak eitli Am erikan laboratuvarlarmda yeni
den oluturulmutur. ABD'de yrtlen almalar, bu ynte
min, kabaca, semantik diferansiyel yntemiyle ayn konotatil
kstaslara dayandn gstermitir. Bununla birlikte, semantik
diferansiyeli tamamlamak, denetlemek ve zellikle bir baka
konotatif yarg egzersizi tipi sunm ak avantajna sahiptir. Elde
edilen sonular, istenirse, hcrelerin 0 ile 1 aras bir norma
indirgenmesinden sonra, bir faktr analizine veya clustering
(Sheppard, Kruskal) srecine tabi tutulabilir.
ekil 21'deki benzerlik m atrisine gre, snrl bir rneklem
iinde (ev ii eyalar), bunlarn zihin tarafndan dzenlenme
sinin altnda gizil bir boyut, dolaysyla -d ah a son ra- aranmas
gereken bir "eya sistem i" vardr.
* Strasbourg, Sosyal Psikoloji Enstits, (.n.)

Belirsizin lenmesi Yntemlerinden B ir rneklem

261

y k il 21. 200 denein 9 eyaya ilikin ortalama benzerlik matrisi


Ek.

l km ek

Ma.

S a.

Ki.

K a.

3,2

2,8

5,2

5,2

4.8

5.9

2,8

3,1

2,9

5,2

4 ,7

5,1

1,1

3.6

4.9

5,1

5.5

5,5

3,7

5,1

5,2

5,4

5,5

1.5

3.9

4.2

4,5

1,1

4.4

Fi.

3,8

3,8

Ta.

F. Ta.

i-

Fin c a n

2.8

F Ta b a

3,2

3,1

1,1

Masa

2,8

2,9

3,6

3,7

S a n d a lye

5,2

5,2

4,9

5,1

1,5

Kitap

5,2

4,7

4,9

5,2

3,9

4,2

K t

4,8

5,1

5.4

4,5

1.1

Telelon

5,9

5,1

5,5

5,5

4 ,4

4.6

4,6

h) Tekabllerin grafo-matematik zm
kier ikier alnm bir dizi deiken arasndaki tekabliyet
dzeyinin oluturulmas, sosyal bilim ler alannda en yaygn
etkinliklerden biridir; benzerlik matrisi buna rnektir, faktr
analizinin temelindeki korelasyon tablolar ise bir baka rnek
tir. Oysa pek ok kavram sal aratrma almas, yukarda
belirtildii ekilde "belirsiz kavram lara" ait olan elerin sem
bolik denklemler konusunda ifade edilm i zelliklere uyan
bir tekabliyet durumuna sokulm as temeline dayanmaktadr.
eitli deikenler arasnda korelasyon veya benzerlik veya
etkileme gibi ilikiler, tekabl etme durumundaki deikenle
rin tanmndan daha net bir ekilde, bir tekabliyet tablosu iinde
zetlenebilirler; bu, sembolik denklemlere ilikin bir bulgunun
genelletirilmesidir.
Grafik yntemin ilkesi, iki deiken arasndaki iliki iin
tmyle grsel bir temsil dzenei kullanm ay gerektirir; tem
sil iin bir say deil, basit (Bertin anlamnda) grafik bir de

262

Belirsizin Bilim leri

iken, rnein ulalabilecei umut edilen kesinlik dzeyir


gre 3, 5, 7 basam akl bir lek stnde tekabliyet deeri
ifade eden bir noktann bykl kullanlabilir.
Sz konusu 3, 5, 7 basam akl lekler yle olabilir.
3 basamak: 0, 1, 2
veya
-1, 0, +1
5 basamak: 0,1, 2, 3, 4 veya
-2, -1, 0, +1, +2
7 basamak: 0,1, 2, 3, 4, 5, 6
veya -3, -2, -1, 0, +1, +2, +3
ou kez, satr ve stunlarn kesime noktasnda var olan
balantnn deeri hakknda "karar vermek" iin aratrmacmr
sezgisini kullanmas, daha kolaydr. Bu durumda rahatlkla ya
yuvarlaklarla temsil iin bir ablon-cetvel kullanp, tablonun he
hcresine, bykl tekabl dzeyine gre ayarlanm siyah bi
yuvarlak izmek ya da bilgisayarla ilemek ynne gidilebilir.
Bu, grn belirsizliini bir avantaj gibi kullanan salt gra
fik bir dzenektir. rnein ekil-22'deki tabloda ok mulal
btnler ikier ikier birbirine tekabl ettirilmektedir; "sessei
kltr" (culture sonore), "proksemik", "ambians klandrma
s" vb nedir? Ayn ekilde "m esafe" (herhalde metreler deil)
"ynelim", "hz" vb nedir? Ancak, alanda bu iin pratiini yapar
deneycinin bunlar arasnda kurduu balant olduka aktr
bu, onun gemi deneyiminin youn birikimidir.
Ya am prik bir danma sonucu olarak ya da aratrmacmr
bir dncesi olarak, satr ve stunlar aras tekabliyetin orta
ya koyduu sorular dizisini yantlayarak bu tr bir grafii dol
durmak, baka avantajlara da sahiptir.
Bu, grsel olarak, bir btnsellii ifade eden bir Getalt
tr, bir biim dir; tablo ok beyaz m, siyah m, veya noktalarr
grupland blgeler iermekte midir, ve eer byleyse, niin;
Burada, tabloyu yapan kiinin zihnini, bir dizi karlatrma
yargsndan bu genel biim in douuna yol aan nedenler s
tne tekrar geri gtren heuristik bir yntem vardr; biim ir
keyfilii, -form el mantn kabul edebileceinin tersine- yarg
larn keyfiliinden daha kktr. Yarg ile yarglanan ey ara
snda oluan bir gidi-geli vardr.
zellikle bu tr tablo, satr ve stunlarn adlandrlm as c,
priori bir kurala bal olmad lde, satr ve stunlarn ye
niden yerletirilerek yaplacak bir irdelemeye uygundur. Bu

Belirsizin lenmesi Yntemlerinden B ir rneklem

263

i-kil 22. Sessel bir peyzajn elerinin algsal tannma etmenleri


Mesafe
kavram
Ses kaynann
n priori bilgisi
Proksemik yasa
Stereofonik etki

Ynelim
kavram

zyounluk
kavram

Hz
kavram

Alcnn ynelimi

Sinyal/grlt veya
biim/fon oran

Ortamda sesin
kalmas

Yank
Doppier Etkisi
(hareketli kaynak)

konuda en basit yol, satr ve stunlar, tablonun bir kesinde


liyah yuvarlaklarn (veya tersine sfr noktalan) maksim um
younlukta gruplanm asn salayacak bir tarzda yer deitir
mektir (permtasyon); bu ilem her zam an olabilir. Ancak so
nular (bir kede younlam a) garantili deildir. Bu ileme
kegenletirme denir ve skalogram (skalografi) tekniklerin len esinlenmitir.
Ancak, eer sklkla olduu zere durum byleyse, o zann, ilemi yapan (operatr), bundan bam l ve bam sz de
ikenler aras ilikinin altnda bir faktr bulunduu sonucu
nu; dier bir deyile, ikier ikier karlatrmayla varlan ve
lu'men hemen btnyle keyfi olan yarglarda ortaya kma
yan gizil bir aklam a esinin varln karabilir. Her hal
krda, bir varyans analizi veya faktr analizi balatmakta hak
ldr; nk bunun bir sonuca ulaaca garantidir (Mouchot).
( )rnek olarak ikonik eviri m atrisini (Moles) alalm. Bu akla
ma faktrnn ortaya kmas, zorunlu olarak, deneysel gervklikte bu faktrn doas stnde heuristik bir dnme ge
rektirir; zlmesi gereken bir sorun sorulmutur.

264

Belirsizin Bilim leri

Daha ileri gidilebilir. Faktr analiz etmek ve ardndan bilinen


yntemlere gre bu faktrlerden hareketle tabloyu oluturduk
tan sonra, bu faktrden kaynaklanan ve ncekinden tretil
mi yeni bir tabloya yol aabilecek olan aklanmam varyans'
ksmlar ortaya konabilir. Bu durumda, bu tablonun grafik ola
rak ayn ekilde, daha az sayda (rnein 3) basamakl alnma
sn daha tedbirli olduu bir lek stnde farkl irilikte yuvar
laklarla ifade edilmesini; satr ve stunlarn yerinin deitiril
mesiyle ayn kegenletirme ve gruplandrma ileminin tekrar
lanmasn engelleyen hibir ey yoktur; yine burada da, eer bu
ilem, grnr nitelikte bir sonu verirse, szcn istatistiksel
anlamnda bunun gizil ikincil bir etmenin varlndan kaynak
landna bahse girilebilir ve dolaysyla bunun niteliinin ne
olduunu aratrmak ve saptamak uygun olur. Teorik olarak,
ardk tekrarlarla ileme devam edilebilir.

Aslnda bu grafik-matematik yntemin faktr analizine yaban


c olmayan kavram larn grafik bir yorumu olduu grlmekte
dir. Bir biim i ortaya karm ak iin grsel elerin kombinezo
nu ve grselletirme temeline dayanan bir yan tam akta ve bu
yan onun srekli olarak ilem cinin hkimiyetinde kalm asn
salamaktadr; oysa faktr analizinde, durum her zam an by
le deildir. Regnier Abaks yntemleri bu tr bir "belirsizin
dam tlm as" ilemine daha uygundurlar.
c) Regnier Abaks
Bu abakse daha nce 5. Blm'de faktr analizi konusunda
atfta bulunmutuk. Dr. Regnier tarafndan gelitirilen bu yn
tem, 15 civarnda (10-20) denein 10 civarnda (5-15) itemi kabul
veya reddine ilikin, renklerle ifade edilmi, 5 basamakl (kr
mz, pembe, turuncu, ak yeil, koyu yeil) bir deerlendirme
leinin somutlatrlmasnn basit bir dzeneidir. Bu, grup
tartmalarnda basit ve hzl bir ekilde uygulanabilmektedir;
bunun iin ya renkli abaks denilen, her bir yznde yukarda
anlan 5 renkten biri bulunan kplerin (6. yz, beyazdr ve yant
yokluunu veya reddini ifade eder) yerletirildii bir dizi siyah
gzden/yuvadan oluan basit bir el aleti kullanlmaktadr; ya da

Belirsizin lenmesi Yntemlerinden B ir rneklem

265

ekil 23. Regnier Abaks


a) Renkli temel matris

Nft.KFCMI JU 9IQ tQ K S7lA & Prk-4cfgln j

c) Turuncu renkli itemlere gre


kegenletirilmi matris
(1den Se giden lekte 3 deer)

b) Denek tarafndan kegenletirilmi


abaks
I

MtJZ O O V I ^ I d*1St/rQU

d) Denek tarafndan
kegenletirilmi matris

kplerin yerine balangta uygun ekilde bilgisayar belleine


ilenmi renk leklerine dayanan bir yargnn konduu enformatik yola bavurulmaktadr; bu ikinci yolun, bellei ilemeyi
bir el hareketiyle salayabilmesi avantaj vardr. Ancak, sonula
rn topland tablo yerine PC bilgisayarn renkli ekrannda ens
tantane bir temsil konmutur ve bu temsil, daha sonraki tercih
konusunda tm enformatik kolaylklar salamaktadr.
Bu basit yntem, birka dakika iinde, aralarnda az ok tu
tarl 100-200 deer yargs elde etme olanan vermektedir; bi
reylerin yarglar, kbn bir yznn sunulmasyla grup halin
de de toplanabilmektedir. Eer grup yeleri bir oyun yneticisi

266

Belirsizin Bilim leri

etrafnda ember halinde dizilmilerse, katlanlarm arasnda ya


ntlarn anonimliini salamak, buna karlk yneticinin, kimin
yant verdiini grebilmesini salamak olana vardr; burada
ynetici, ak ve z bir ifade ortaya atmakta (rnek; "salk, or
ganlarn sessizliidir") ve denekler, ellerinde tuttuklar kbn
bir yzn gstererek yarglarn sessizce belirtmektedir.
Oyunu yneten kii, yantlar m atrisini somutlatrmak iin
yantlara tekabl eden kpleri yerletirir, veya onlar bilgisaya
ra kaydeder. Sonra, bir geri-bildirim erevesinde, baz denek
lere yantlarnn ierii hakknda deneyin yrtlm e tarzna
gre dorudan sorular sorar. Veya, renkli basam aklara 1, 2, 3,
4, 5 deerlerinden birini atfederek, bilgisayarda hemen annda
bir dizi toplama yapp (veya bir yardmcsna yaptrp) matrisi
kegenletirmeye alr; eer kegenletirme sonu verirse,
bundan, item lerin yaps hakknda maksim um dzeyde sonu
karmaya alr.
Bu sonularn sunulmas da bir baka tartmaya; Guttman
skalograrunm yntemlerine olduka benzer yntemlere gre
grup tartmasnn daha sonraki aamalarnda itemlerin belir
siz formlasyonlarm artma abasna, yorumlara yol aar. Her

C ^ S IR A S A L

(Ardklkta mertebeyi belirtir)


Her bireyin (renkli)
tercihleri
Bunlarn hiyerarik tasnifi

Her itemin (renkli)


tercihleri
Bunlarn hiyerarik tasnifi

B R E Y S E L

SORUN

Bireyler hakknda toplanm


(renkli) verilerin biim ve
yaps

Sorun hakknda toplanm


(renkli) verilerin biim ve
yaps

S A Y IS A L ^

(Birletirme, iftleme ilkesi)

Belirsizin lenmesi Yntemlerinden B ir rneklem

267

aamada bireylerin dikkatini toplayan grafik bir ekil elde


edilir. Bu ekil, ya Janis'in group think dedii karlkl etkile
im etkilerine maruz kalmayacak biimde, grubun kendi iin
de veya daha geni bir kitle nnde panel tarznda tartlr.
Burada, konotasyonlar veya terminolojisi yznden belirsiz
bir olgunun olgunlatrlmas, kesin srelere gre bir grubun
kolektif almas sayesinde gerekletirilmektedir.

6. Yeniden Kodlama Srecinin Kullanlmas


"Yeniden kodlama yntemi" (Wertheimer)/ zihinde insann bir
baka "dilde" veya bir baka kanalda ifade edilmi bir mesaj
evirirken yapt egzersiz srasnda, aa karlm yaratc
verimliliktir.
Bunun en yaygn rneklerinden biri, pek ok insann bir
olguyu anlam ak ve aklam ak iin grafik, ema, flow-charts vb
srelerinden yararlanm alar ve bunlar araclyla, eyler veya
zihinsel kavramlar arasndaki ilikileri aklamaya alma
lardr. Bu, zihnin en gl aralarndan biridir; kurgusal bir
meknda, ilikilerin biim inin inas, ilikilendirilen kavram
larn bilgisinden veya derinliine kavranmasndan ou kez
daha heuristiktir. Sistemler teorisinde soyut veya somut model
lerin gerekletirilm esinin ve entelektel etkinliin byk
lde temel ald bir yoldur. Teorik planda, zellikle Lewin'in
topolojik alan teorisine dayanmaktadr.
Bunun iki uygulam asn rnek vereceiz; "semantogram"
kavram ve grafik-fotografik yntem.
a) Semantogram: Leoin'in Alan Teorisi'nin Taksonomik Kullanl
Semantogram, birtakm kavramlarn, her biri bir kavramn
adn tayan yuvarlaklarla bir kt veya ekran stnde tem
silidir; bu temsil, aratrm acnn bu kavram larn birbirleriyle
ilikilerini ve zellikle birbirleriyle yaknl (komuluu) ve
greceli mesafeleri hakkm daki imajm yeniden reten bir ortak
biim (configuration) eklinde dzenlenir. Bu kavram, daha
nce irdelediimiz benzerlik kavram ndan farkldr.

268

Belirsizin Bilim leri

Semantogram, daha ok, lengistik yaplanmayla ve rnein,


bu kavramlar arasnda oluabilen mantksal ilikilerle, veya Kurt
Lewin'den alnm bir imaj kullanrsak, zihinsel bir dnyay, l
me birimi tanmlanmam, ancak baz topolojik ilikilere sahip
olan bir tr yzey/alan gibi temsil eden bireyin zihninde, bu kav
ramlarn oluumunun yaplanmasyla ilgilidir; burada sz konusu
topolojik ilikiler arasnda, komuluk/bitiiklik veya uzaklama,
bir A kavramndan, baka kavramlar araclyla bir X kavramna
gitmek iin zorunlu aamalar says, sapma kavram, kk (veya
az nemli) byk (veya nemli) kavramlar vb saylabilir.
Biri sibernetik vokablerden, dieri mitolojik zmleme
den alnm iki rnek verelim; bu temsillerden her biri, byk
bir keyfilik oran ve dolaysyla hata olasl ile, bir bireyin
kavram lar birbirine balama ve rnein didaktik veya akla
yc bir zincirde onlar sunma tarzm kristalletirmektedir. Bu
tr em alarn nemli bir sbjektiflik pay tad kesindir.
Bununla birlikte, bazen, mesafe kavramnn kendisine ras
yonel bir yorum getirerek, keyfilik orann azaltmak mmkn
dr; rnein Osgood'un klasik bir almasnda (ekil-24) yapt
gibi, belirli bir insann zihninde greceli ortaya kma frekans
larnn m eknsal temsili ya da Markow balant olasl gibi bir
rasyonellik aranabilir. Bu durumda, diyagram, saysal olarak
temellendirilmi bir sorunun aydnlatlmas gibi grnr.
Bu emalarn reddedilmesi/rtlmesi ne kadar kolaysa,
onlar kullananlar, onlara bakanlar asndan, o kadar ok esin
kayna, o kadar iyi iletiim aralar gibi grnrler; hi deil
se onlara kar kmak iin gereklidirler; ancak verimli zihinsel
yaknlamalar oluturucu bir etkiye sahiptirler. Pratik olarak, bu
tip emalarn pek ok grafik "zgrlk derecesi" kapsad gr
lecektir; desinatr, kavramlar aras mesafeye belirli bir tip yorum
getirebilir, Euler ve Venn tarafndan ayn ad tayan yuvarlak
larda uyguland ekliyle, kapsama (recouvrement) fikrini sez
gisel bir tarzda ie katabilir; yuvarlaklarn bykl, her bir
kavramn sbjektif nemine balanabilir ve yuvarlaklarn iki
boyutlu bir kt paras stnde konumlandrlmas, ifade edi
lebilirlikle (expressivite) ilgili bir "gizil faktr"n varln iere
bilir ve nihayet, grafik gelimeyle gittike daha ok sz konusu

Belirsizin lenmesi Yntemlerinden B ir rneklem

ekil 24. ki Semantogram (Osgood ve Luria)

269

270

Belirsizin Bilim leri

olaca zere, kavramlarn karlkl olarak renklendirilmesi,


sadece estetik veya keyfi olmayan bir sembolizme yol aabilir.
b) Gmfik-Fotorafik Yntem
Bu yntemde, fotorafla gzlenmi elerin, seyircinin eler
arasndaki iliki ve uygunluu anlamasn salayacak tarzda iz
giyle yeniden kodlanmasmm tam bir uygulamas yaplmaktadr.
Bu yntem aadaki saptamaya dayanmaktadr:
Bir olgunun, durumun, edim in veya objenin grsel
tankl olarak fotorafn nemi,
Sosyolojik veya teknik, tm fotoraflar, hemen her zaman,
fazla enformasyon iermektedir. Sorun, bunun bir ksmn ele
mek ve yenilerini eklememektir (Cartier-Bresson, Almasy),
Canl varlklarn sosyolojik fotoraflar hemen her za
man, gzlemlenenin gzlemciye kar bir tepkiselliine (fotorafik belirsizlik ilkesi) yol atndan, III. Blm'de grd
mz zere, seenekler azalm aktadr; ya az ok "poz" veren
(dolaysyla yapay) kiilerle yaplm, teknik kalitesi yksek fo
toraflar veya doal, kendiliinden davranan kiilerin, genelekil 25: Mitoslarn armnn Mitogram veya Semantogram

Belirsizin lenmesi Yntemlerinden B ir rneklem

271

likle teknik kalitesi dk fotoraflar arasnda bir tercihte bu


lunmak gerek ve bu seim, her zam an keyfidir.
Bu yntem, yaantnn tan olan "enstantane fotoraf'm
ediminin otantikliine, ayrdetme, mertebelendirme, esas olan
lehine aksesuar olan eleme gibi entelektel ematizasyon edimi
nin gcn katar. ou kez kt kaliteli (flu, kprdanma, kt
kontrast, kt erevelenmi, bozulmalar vb) olan uygun (pertinent) bir konu fotoraf yapldktan sonra, 13x20 veya daha b
yk formatta, agrandisrde, bir veya birok tiraj yaplr. Gzlemci
(zorunlu olarak fotoraf gerekletiren kii deildir), ya doru
dan resim stnde veya effaf kt stnde, kalemle bir desen
izmeye ve sadece apak klmay arzulad eylerin temel izgi
lerini ve hatlarn belirginletirmeye alr (Cavalcante).
Balangta retorik ve kantlayc bir yntem gibi gr
nen bu yntem, deseni izen gzlemciyi, belirsizin evreninden
ayklanm anlam l ayrntlarn seilm esi ve effaf bir kt
stne yanstlmas yoluyla, zihninde bilinli olmayan bir mertebelendirmeye gtrr. Bu ilem sayesinde resim, her ne kadar
seilen eler keyfi bir yargya dayansa da (Getalt'm zellii)
balangta olduundan daha ak bir hale gelir.

7. Sembolik Denklemler Yntemi ve Getalt


Bu yntem, basit bir Getalt ilkesine dayanr; buna gre, zellik
le belirsiz olgular konusunda gzlemcinin, olgular nitelendiren
deikenler arasndaki ilikilerden kard kavramn, bizzat bu
deikenleri tanmlama kapasitesinden daha net, daha kendini
dayatc olduu olduka sk karlalan bir durumdur; gzlemci,
ilikilendirdii deikenlere kyasla, orantl byme, eksponansiyel art, logaritmik deime, ters orantl azalp oalma, vb
ilikileri (toplama veya arpm ilikileri) daha iyi kavrama yeteneindedir. Bunun sonucu olarak, bu ksmi bilgisini, deiken
lere cebirsel harfler vererek ve -d ah a sonra bu deikenlerin
kesin tanmn ve lme birimlerini yeniden ele almaya hazr bir
tutum la- deikenleraras ilikiyi yazarak "sembolik denklemler"de somutlatrp kullanmak durumundadr.

272

Belirsizin Bilim leri

Bu yntem, zellikle, sosyal bilimlerde kullanlan deiken


lere uygulanr; bunlarn ou, iyi tanmlanmam ve bir lme
lei beklentisi iinde askya alnm "psikolojik deiken
lerd ir. Yukarda deindiimiz scaling teknikleri zellikle bu
beklentiyi karlamaktadrlar.
Byk lde tmevarm ve sezgiye dayanan bu yntem,
tanm gerei tehlikeler ierir. Rasyonel bir yntemden ok, bir
aratrma ve bazen da sergileme yntemidir. Belirli bir aratr
ma deneyimi ve bilgisi gerektirir. Daima geici ve ou kez
kymetlidir. Her biri bylece parantez iine konmu deikenle
rin "sem bolik" yann vurgulam ak doru olacaktr.
rn ek ler:
Saldrganlk (A) frstrasyon (F) ile orantldr: (A)=K(F)
letiim eilimi (C), mesajn kendini zihne dayatma
gcyle (H), mesajn kiiselletirilmesiyle (p) doru orantl,
ulam ann genel pahas (Cga)+ iletiim in genel pahas (Cgc) ile
ters orantl olarak deimektedir: C=(H)x(P)/(Cga)+(Cgc)
Sembolik denklemler ynteminden kaynaklanan heuristik
grevlerden biri, iin iindeki ilikilerin doasn ve zellikle
(a)+(b) terim lerinin toplanmas ile (a)x(b) terim lerinin arp
m arasndaki farklar akla kavuturmaktr. rnein sos
yal bilimlerde, Fechner, Gossens, vb tipte yasalarn evrensellii
yznden, logaritm ik deikenlerin alnmas zellikle tavsiye
edildiinden, sz konusu durumda, bir deiken yerine logarit
m asnn (a)x(b) arpmndan (a)+(b) toplamna geii ifade edip
etm ediinin sorgulanm as gerekir.

8. Deerlerin Vektoriyel Evrenini Dikkate Alma:


Genelletirilmi Pahalarn zmlenmesi
Bir ilkeyi vurgulayalm: Birey tarafndan yaplm her edim/
davran esas olarak 5 temel eye indirgenebilen yaamsa
kaynaklar sermayesinden bir pay alnm asn ierir.

(Parasal fiyat)+(Zaman tketimi)+(Enerji tketimi)+(Bilisel paha)+(Ri~


ziko pahas

Belirsizin lenmesi Yntemlerinden B ir rneklem

273

Bunlar, edimde bulunan bireyin zihninde belirsiz, ancak a,


1), c, d, e arlk katsaylaryla ifade edilmi, olduka istikrarl
loplama kurallarna gre birletirilirler.
Gnlk yaamdaki davranlarn ve zellikle "m ikropsikolojik alan"n kapsamna giren davranlarn zmleme
si, eylemin her aamas/paras (praksem veya aktom) iin bir
jM.neHetirilmi pahann aka ortaya konm asn ve bu paha
nn, duruma gre keyfi veya nicel dzenleme lekleri stnde
deerlendirilmesini konu almaktadr.
Genelletirilmi pahann ilk terimi, yani fiyat, zam ansal
paha ve enerji, allm apak birimlerle ifade edilirler; bun
lar para, sre (saniye, dakika veya saat), enerji harcam a (kalo
ri, kilogram/metre, kilowat/saat, benzin litresi vb) eklinde
sralanabilir. Bu pahann ifade edilmesi kolaydr ve bir tr
nesnellik iddias ierirler; bu nesnellik genellikle duyum yasas
(VVeber-Fechner) hesaba katlarak artrlabilir; bu yasaya gre,
bireysel davranta terim lerin psikolojik yansmas -t m koul
lar eitlendii takdirde- onlar len fiziksel deikenlerin
logaritmasna gre deiir.
Kalan iki terim psikolojik niteliklidir; her ne kadar bun
lar "kodlam a pahas" tipinde (Mandelbrot, Zipf v.b) kavram
lara balam ak olanaklysa da, bu, dolaymsz bir kullan iin
lazla karktr. zmleyici eer karlatrm as gereken ok
sayda benzer durum lar stnde alyorsa ad hoc bir zm
lemenin konusu olabilecek dzenleme leklerine ya da genelI i kle olduka mulak olm akla birlikte baz hallerde dier bilgi
alanlar tarafndan desteklenmi zgl bir incelemenin konusu
olabilecek edeerlilik kavram larna (rnek; sigorta irketleri
uzmanlar tarafndan riziko zam annn ve zevk m ahrum iyeti
nin takdiri) dayanacaktr.
Nihayet, bilin alannda biricik bir deiken gibi alglanan
"global genelletirilmi paha"da, pahann evrensel terimlerin
den her birinin paynn kestirilm esi, ok sayda belirsizliklere
la klmaktadr. Yine burada da, belirsiz olgulara zg bir ynIrm sz konusudur.
Bu zmleme ynteminin yarar, "rakam lar"dan ok,
I>unlam rlevesinin sz konusu eylemin zmleyicisi ze

274

Belirsizin Bilim leri

rindeki zorlamasdr; bu rleve, zellikle ou kez mikro-davranlarn nesnelletirilebilir ayrntlarn tanmayan gnlk
yaamda, bir eylemin aam alarnn bazen uzun dizisinde, bu
eylemin genelletirilm i pahasnn tm elerini kapsama
iddiasndaki bir tablodan karlmtr.
Genellikle bu yntem, sol tarafta, gzlemcinin, davran
n cereyan ediinde (micro senaryo) ayrdettii aam alar veya
edim birim leri (actomes) dizisi bulunan be stunlu bir tablo
biiminde grnr.
rnekler :
Bir telefon etme davrannn zmlenii
Bir kapdan giriin zmlenii
Bir edim in genelletirilm i pahasnn zmlenii
Grld zere burada nerilen analitik "veriler" ok
belirsizdir ve bunun sonucu olarak, genel sonular (toplam
genelletirilm i paha) sadece ok mulak deerlendirmelerdir.
Ancak nem li olan bu deildir; bu zmlemede nemli olan
yan, tm eleri bellekte dikkate alm a abasdr.
ekil-26'daki tablonun oluumu: Bu tablo, sadece bir vaka
zmleme rneidir. Bir nesnenin aranmas ve elde edilm e
si gibi, olduka karakteristik, ancak zorunlu olmayan zel bir
durum la ilgilidir; ayn nesnenin elde edilmesine ynelik baka
stratejiler de olabilir.
Tabloda enerjiler, bir metropoliten alanda, byk bir kent
ortamnda "edeerli yatay fiziksel yol mesafesi" temelinde deer
lendirilmitir (Toplu tat ebekesinin iki dura aras, yaya olarak
300 m. yola karlktr; rnekte mesafe kent banliylerinin ortala
ma reyonu olan 10 duraklk bir mesafe olarak dnlmtr).
Zaman veya sreler, "indirgenm i net dakika" ve tam
meguliyetin edeer zam an olarak hesaplanmtr; bunlar
ortalama m inim um miktarlardr.
Psikolojik pahalar (bilisel paha, riziko pahas) ise, sbjek
tif bir lek zerinde hesaplanmtr; bu lek u ekildedir:
0
Biraz
Orta
ok
Enok
0
+
++
+++
++++
Bunlarn, keyfi, fakat logaritm ik bir nitelik gsteren bir
tarzda toplanmas(?) iin, iki temelinden logaritm ik bir lee
gre bir snftan dierine gei kural benimsenmitir.

Belirsizin lenmesi Yntemlerinden Bir rneklem

275

^ekil 26. Byk bir sanayi kentinde, evde kullanlan trde zel
l>ir modelde bir elektrik fii adaptrnn satn alnmas.
Paha

Fiyat

aba

Zamar

Bilisel
Paha

Pahas

1. Kavramsallatrma
Pahas
2. Kataloa Ulama
Pahas
3. Katalou Anlama
Pahas
4. Adres Arama
Pahas
5. Adrese Ulama
Pahas

5. Tekrar. Yasal
Ulaabilirlik Pahas
6. Satn Alma
ileminin Pahas
7. Nesnenin Kendi
Pahas
8. Ulam Pahas

9. Nesneyi Depolama
Pahas
10. Riziko Pahas
11. Kullanmay
renme Pahas
12. Nesneyi Yerletirme
Pahas
13. Temizleme ve
Bakm Pahas
14. Amortisman Pahas

Eylemin
Fizyonomisi

I; dolar cinsinden veya brt fiyata eklenen % olarak W ; yolun "edeerli yatay
aba" m etro istasyonu says em sinden T; Dakika olarak m inum um sre
Isikolojik pahalar lei

0 + ++ +++ ++++ +++++ ++++++


1

Burada 2 tabanm da logaritm ik ekstrapolasyon yasas kabul edilm itir. Buna gre:
16 birim = 4 x 4 birim , yani 4. derece (2 exp 4 = 16)

276

Belirsizin Bilim leri

9. Sonu
Bu blmde betim lenen tm yntemler, herhangi bir termi
nolojik arza sonucu deil, doas gerei kt tanm lanm
terim leri, belirsiz ilikileri, mulak kavram lar "ilem ek" iin
baz zel laboratuvarlarn uygulam alarndan hareketle olutu
rulmu, bir tr teknikler rnekleminden baka bir eyi temsil
etmemektedir.
Israrla vurgulanm as gereken bir husus var; belirsiz iliki
leri veya iyi tanm lanm am kavramlar, ar bir abartmay
la kesinletirmeye, belirli klmaya almak; -zellik le insan
bilim leri alannda-, ou kez "epistemolojik verim "i zayf bir
aba gibi grnmektedir.
Bunun yerine, dikkatim izi, bu kavramlarn, mantk tara
fndan yalanlanm a rizikosuna girm eksizin kullanlm asnda
kabul edilebilir tolerans belirlemeye yneltmeliyiz, sz konusu
rizikoya girm emek iin, rnein, karsamay, Reichenbach'n
"olaslk m antklar" dedii eye uygun olarak, dizisel bir zinci
rin belirli bir uzunluundan teye zorlamamalyz.
Sosyal bilim lerde, aratrm a pratiinde ou kez karla
lan bir durum var; belirli bir anda gen aratrm ac, bilin
m eyenin alannda ileri gitm ek yerine, bulgularnn rafine
zm lenii - z ellik le istatistiksel veya m atem atiksel ilem e
y i gelitirm e- ynnde abalarn israf etme eilim ine gire
bilm ektedir. Bu tr saptam alarn nicelletirilm esinin gl
apak ortadadr; ancak bunlar, insan bilim lerinin common
knouledge'inin bir parasdr. Daha sonraki bir blmde gre
ceim iz zere, insan, ergonomi veya kat behavyorizm asn
dan, herhangi bir laboratuvar hayvan kadar belirlenm i de
olsa, hi deilse, bilin cin in farkna vard elerin trll nedeniyle kendiliinde bir btnsel varlktr (entite). Eer
incelem e konusu, doas itibariyle kaypak/deiken ise, kar
sam alar ve sonular, genellikle dikkate alnan durum larn
fonksiyonu olan m akul bir snrn tesine gtrm ek pek akl
lca deildir. Dier bilim lerin yan sra, -in sa n bilim lerinin
belki de en az insani olan o la n - ekonomi politik, bu sorunla
srekli karlam aktadr.

Belirsizin lenmesi Yntemlerinden B ir rneklem

277

Belirsiz olgular belirli bir pekinlikle incelemenin baka


yollar da vardr. Betim lediim iz yntemler, m antksal adan,
zihnin birtakm yetilerine ve tutum larna dayanmaktadr:
- Zihinsel yeniden kodlay (Wertheimer)
- Herhangi bir "deer"e sahip grnen itemlerin dzenlen
mesi,
- ok zayf grnen, ancak d gzlemciler tarafndan sfr
grlmeyen korelasyonlar,
- Veri tablolarnn veya deer gruplarnn dzenlenmesi ve
ardk yeniden dzenlenmeleri,
- Belirli sayda, farkl grte "yarg"larm , gerekliin
ayn bir yanm a ilikin kanaatlerinin birlemesi,
- Kt stnde, kendi zihinsel alannn olanakl bir temsili
ni gren, iki boyutlu bir dncenin bir yan olarak grafik sezgi,
- Getalt dncesi; biim, onu oluturan elere akndr,
biim, iinden (ortaya) kt fona akndr; metin, balama
kyasla zihinsel olarak daha alglanabilirdir,
- Hatann, akl yrtm e iinde ok uzaklara yaylamamas
lsnde ho grlebilir olmas,
- Sadakat (fidelite) erdemi (iki gzlemci ayn ilemi iki kez
yaptnda, elde ettikleri sonular aras korelasyonun byk
olmas),
- Gvenirlik erdemi (bir kle-efendi haline dnmesi ola
nakl bir uzmana bavurm ak zorunda kalm akszn, iyi hkim
olunan ve basit ilemler yapma kapasitesi).
H euristik adan bu tutum veya yaklamlarn listesi, zih
nin tem aasnn objelerini dntrmek zorunda olmakszn
bu objeler tarafndan ona sunulan zgrlk alanlarnn siste
m atik bir irdelemesi olarak dnlebilirler; bir m atris tablosu
nun kegenletirilmesi, bu adan zel olarak karakteristik bir
rnektir.
Aslnda, tm bunlar bilim sel aratrm ann birtakm tarzla
rnn var olduu ve bu tarzlarn, aratrm acnn m izacna bal
olduu dncelerine iaret ederek, bireylerin bir tr metodo
lojik profilini telkin etmektedirler; dier bir deyile baz zihin
ler, kesin bilimlerden ok belirsizin bilim lerine epistemolojik olarak daha iyi hazrdrlar. yleyse byle olanlar ve olma

278

Belirsizin Bilim leri

yanlar iin farkl bir yetenek profili olacaktr; bu kavram bilj


aratrma servisinin rgtlenmesinde kullanlabilir.
Fon plannda, bu blmn sunduu basit katalog ilgin d u i
soruyu ortaya getirmektedir; niin bu yntemler ve dier baz
lar , belirsizin bilim leri dndaki alanlarda ve zellikle daha
nce vurguladm z zere kesin yasalar ile lm lerin geri
ekten ortaya kndan nce ve rasyonel dncenin ekillen
meye balad sralarda belirsiz bir yan tayan doa bilimleri
alannda bu kadar az kullanlm aktadr? Bunun en basit yant
udur; bilim sel dnceyi dnyay fethetme iradesiyle ilerleten
n cephesinde bir eksik, bir boluk vardr.

VII. Belirsizin Bilimlerinde Hata ve Yaratma

Hakikat, zihinsel karkla kyasla hatadan daha kolay


bir ekilde, hatadan karsanabilir.
F. Bacon
Hibir ey zerinde, nefretten baka bir nedenle uzlal
myor; insanlar arasndaki her trden ahenk, bir hatann
mutlu meyvesidir.
P. Valery

I ) Hata Nedir? Olumu Bir "Hakikat" ile


eliik Zihinsel Bir Biim
llclirsizlikle en sk retilen olgulardan biri, hatadr ve en belir'.i/ bilgi alanlar, hataya en ok ak olan alanlardr; zira bunl.rda yanl, ancak uzun giriimlerden sonra yanl grn
mektedir. Hata, bir giriim, bir imajdr, bilin ve bilgi tarafmcl. doru gibi alglanm, ancak "hakikatle, yani evrenin en u
noktalarna kadar yayldklar ekli ile, karsam ann mantk
l ! yasalarna veya eylerin efektif ilikilerine ters den bir dnce veya dnceler dizisidir.
Hata, demek ki, bir sapmadr; ad (erreur) "oradan oraya
lolam ak"tan (errer), bir referans yolu olan "ha ki kat "ten (hi
li'ilse onu tansaydk) darda, tutarl bir yn olm adan yol
.lmaktan gelmektedir. Hata, diyalektik olarak hakikate gnlormektedir; eer hakikati varsaym azsak, hatay tanm lam ak
olanakszdr, ancak -v e bu insan zihninin yaratc ileyiinin

280

Belirsizin Bilim leri

hakikatlerinden b irid ir- negatif, pozitiften daim a daha ak


tr; hakikat, yanlla kontrast halinde grnr am a bazen zih
nin genel peyzajnda, somut, gerek, dolaymsz olarak kendi
ni dayatan hatalarm zn fon tuvali gibi yer alr. Hata, bir bi
im dir- ve bu, onu kaostan farkllatrr; biraz soluk olan bir
hakikate kyasla, sahte bir biim dir; nk insan zihni, haki
kati, tutarll dncelerim izin en u noktalarna kadar uza
nan evrensel bir fon, sonsuz bir doku, dzenli bir ekran gibi
grm ektedir; Goethe bize yle sylem itir "H akikat, bizi s
nrlarm z tanm aya zorlar, hata ise hi olm azsa bir boyutta
snrlarm zn olm adna bizi inandrarak bizi martr/ver".
Dem ek ki doru, deerini ancak yanlla kontrast iinde ko
num lar; sanatsal dzlemde, doru, gzelin gz kam atrcldr, evrenselin son fra darbesidir. Ancak bizi ilgilendiren
hatadr ve bunun srekli dorultulm a srecidir; doruyu bil
m ek iin yanl tanm aktr, dorunun bir heuristik'idir. rne
in, bu adan grafiki Escher, sanatta hakikatin byk zanaatkrlarm dandr.
Yaratclk psikolou, bylece balangtan itibaren hatann
parlakln ve hakikatin solukluunu saptamaktadr. letiim
teorisi, bir yanda, tanm gerei, tm eleri kesien, birbiri ii
ne giren, birbirinden kan, birbirini ieren evreleyici hakikat
dokusunun evrensel tutarll dier yanda, kazai, ngrlemez
ve bu nedenle de deerli olarak bilin alanna kendi dayatan
hatal m esajn enformatif orijinallii arasnda doal olarak olu
an bu yan dikkate almaktadr.
Hakikatin byk zanaatkr, stn nitelikte evrensel bir
tutarlln alkan imalats olan matematiki, bunu iyi bil
mektedir; matematiki, kendi oluumunun en temel yntem
lerinden birini "m atem atiksel teratoloji"de grmektedir; zira
hakikatin, ans eseri, hatann grntlerine brnm e lksne
sahip olduu ve anlmzda ok etkisi yapt noktada, bu yn
tem soluklua/renksizlie adanm bir dnyada bir tutku par
lakl yaratr; "elipsin yuvalar, (eksenleri) elipse iki kez tan
jant olan ve bu temaslarn balants, elips eksenine dey, yani
elipsin dndan geen bir doru olan sfr reyon daireleridir,"
bu, matematiin sama bir hakikati, parlak bir rndr. ka-

Belirsizin Bilimlerinde Hata ve Yaratma


11msal

281

hakikate bir seferlik, nadir, istisnai bir parlaklk vermek


i'in byle olmas gerek.
Psikolojik adan, hata, grntlerin ok sbjektif bir anla
mdr ve az nce yaptmz saptamalar, dorunun dnyas, yani
>lmu ve dinlendirici hakikatin dnyas ile yaratmann dnya
c arasndaki kiliye (dualite) dayanmaktadr. Baz Yunan filo
zoflarnn szcklerin bys ile bizi inandrm ak istediinin
Iersine, ne gzelin ne de iyinin dnyas deil, daha ok gerek
liini her zaman kantlamak/gstermek gereken bir gerein
.oyut temsilinin, mimesis'in dnyas sz konusudur. Ve bazen,
l.iizelin dnyas, bir hakikat olarak kendini empoze etmeye
yeterli bir mkemmellie ular; bu durumda doru, gzelin
C,z kamatrcl/parlakldr; estetik kendi retoriine sahipI ir; Kant'n "olaanst deneyim"ine balanr. Bunu, bir sahney i para para yeniden yaratarak, onu tm kaygan, gelip geici,
k.vranamaz gereklikten daha "gerek" yapan fotoraf konu
sunda grmtk. "Gerei bizzat gerekten daha iyi ifade
e (inek" isteyen ekspresyonizm (resimde), bunun, temsili sanat
evreninden bir baka rneini salamaktadr. Burada hakikat,
gerekten daha gerek olarak ina edilm i bir eyin, bir apak
ln zelliklerine brnmektedir.
Yaratmann dnyas, bizim kendimize isel bir dnyadr;
tintezinin dnyas, bizi ayn yolda izleyecek olan ve belki bizim
eklediimiz ek yasalara da uymas gereken kiilere yeni manII ksal boyunduruklar eklemek iin, mevcut boyundurlukl.m -h er zam an geici- almasnn dnyasdr. Olabilirler
l.birentinde biim leri bulan, yasalar kefeden kii, evrensel
l>ir logos'un mantnn, "doru dn m etnin teknik gerekleri
tl.arcna yeni engeller, zorunlu pasajlar ekler. Ancak dn
cenin alan sonsuzdur ve bulu yapann durumu ayn kalr,
idece yer deitirir. Oradan oraya dolaarak yol alr ve daha
nceden bilinen aksiyom ve teoremlerin, karm sal ve btn
sel kombinatuvar yoluyla, genelde dncenin ve zelde arit
metiin yeni biim lerini ina etmenin olanakszln ifade
eden Gdel teoreminin iddias da budur.

282

Belirsizin Bilim leri

2. Maddi Hata, Yaratc Hata


Hata konusunda bir aratrma, demek ki bu hatann altnda
ki hakikate ilikin bir aratrmadr ve bu bizi hatann iki yanma
gtrr; bazen maddi, bazen yaratc hataya. Maddi hata, muhase
becinin, sekreterin ve mhendisin, hatta tansnda yanlan dokto
run hatasdr; tm bu durumlarda doru biimin kendini dayat
ma gc (hata fark edilmi olduunda) -biim in gc- zihne o
kadar apaklkla ve o kadar kanlmaz olarak kendini kabul
ettirir ki, hata kavram, nceden dayatlm bir biime, yani daha
nceden yaplm ve tartlmamas gereken bir bilime uymama
gibi grnr. Ama, ancak dncenin hareketinden sonra kendi
ni kabul ettirir. Yaratc hata ise, birbirini izleyen uzun etaplarn
sonunda, hatal, dolaysyla geici bir biim gibi, evrensel tutar
lln byk yasas kapsamna giremeyen, ama entelektel bir
oyun kural olarak grld takdirde mantkla bir oyun olan
zihnin bir abas iinde dzeltilebilecek bir biim gibi grnecektir.
Bilimsel hata, sosyal veya politik hata, bir nermenin doruluu
nun, yol at uyarmalardan daha az nemli olduu, z itiba
riyle belirsiz olgularn bu sonuncu kategorisi iinde yer alr.
Burada zerinde akl yrttm z imaj, bilginin topolo
jik bir alannn imajdr; bu alan, I. Blm'de grdmz ze
re, zne zihnin, bir fare gibi dolat, topografyasn kefede
rek -dolaysyla ina ederek- ardk koridorlarn izledii bir
tr labirent gibidir; dncenin yerleri/alanlar, eer daha nce
katedilmilerse, vardrlar. Szcklerle tasarlanabilir olan her
eyin, salt bu sayede olabilir bir gereklik grnts kazand
eklindeki felsefi iddiay bu anlam da alm ak gerekir.
Bunlar birbirinden ayrdetme arzusu tayan epistemolog,
dnce alannda katedilmi aam alarn saysna gre deer
lendirilen tutarllk mesafesi, yani zihinsel mesafe kavram n ie
dahil eder; sz konusu aam alarn sonunda, "olan" ile evrensel
akl (logos) asndan olmas gereken arasnda, hatal giriim in
sonucu ile onu evreleyen hakikat erevesi arasnda zorunlu
olarak bir "fark" ortaya kacaktr.
Bu, keif srecinde ok aktr: Tutarllk kavram, daha
sonra yanll grlecek bir nclden hareketle, karsam a

Belirsizin Bilimlerinde Hata ve Yaratma

283

dan karsamaya giden bir zihin hatann apaklna ulat


ve yeniden baa dnmek zere akl yrtm esini durdurmak
zorunda kald zam an gizlenm i bir durumdaki tutarszln
byklnn, doru yoldan sapmann, hatann zihinsel grnm ezliinin bir lsdr.
Grdmz zere, temel yaratc durum, hem hatay,
hem hakikati reten bir oradan oraya dolamak durumudur
ve bu dolamann doas, kurallar amann, eylemde zgrl
n bir dizi m ikro-durum lardr; bu m ikro-durum lar iinde,
aratrm acnn zihni, Bachelard'n gerekstc akmdan
kard bir "niin olmasn?" felsefesi adna allm rutinlerin
snrlarn amaktadr.
Tm kural amalar, bir parkur abas ierir; bir rizikoya gir
menin yaamsal dinamizmini, nce kabullenip sonra dzeltme
nin dinamizmini, bylece insann kiiliine bir katky ierir. Da
ha sonra, bilgi duvarnn aktif temaasndan az veya ok iyi bir
ekilde elde edilmi, akln (logos) btnyle mantksal olarak tu
tarl olduu kabul edilmi, yeni yol zerinde yenilik veya bulu,
"hi kimsenin artk asla unutmamas gereken eyin" (M. Mead)
evrensel kitaplnda, kitap duvarnda onu bekleyen yerine gidip
yerleecek olan bir mesajda, (yayn) somutlaacaktr.
Hata, bize hem mutlak Kt gibi grnmektedir; nk in
san dncesinin en evrensel yasalarnn tmnden kopuk bir
durumdadr -h ata epistemolojide gerekten eytandr-, hem
de mutlak yi'nin kayna gibi grnmektedir. nk iyi, ya
ratmalarn, yani dnyaya yeni biim ler vermenin eanlam ls
dr. Bilim sel aratrmacnn, renksiz hakikatten daha zengin ve
ilaha belirgin olduunu vurguladm z zihnin bu dnm
karsndaki o belirsiz tutumu buradan kaynaklanmaktadr,
liir filozof yle diyordu: "ylesine gzel hatalar var ki, yaplmamalar, insan zihninin onuru bakm ndan eksikliktir". Franris Bacon ise "hakikat, zihinsel karklktan ktndan daha
kolay hatadan" demektedir.
Yaratclk gruplar uzm anlarnn gr dorultusunda,
bize gre, hibir fikre sahip olm amaktansa hatal fikirlere sahip
olmak daha tercih edilir niteliktedir; bir yanln dzeltilmesi
ne ynelik uzun mcadele, belirsizin, tanm lanmam n, ikir

284

Belirsizin Bilim leri

ciklinin bataklklarnn ok zahm etli bir ekilde ortaya karl


ndan daha ok anlam reticidir.
Bilim sel devrimlerin yapsn konu alan incelemesinde
Thomas Kuhn'a gre "devrim " sreci, biim lerin yava yava,
hissedilm eden deitii, srekli nitelikli bir evrimden farkl
olarak, olumu olana kyasla yeni bir tutumun veya bir fikrin
atma, mcadele ve zafer srecidir. Bilim sel dncenin tm
tarihinin bize gsterdii zere, ancak, "kar" (olarak) ina edi
lebilmektedir. Neye kar? Neye kar olunduu, kartlk irade
sinin yaratt zihinsel biimin harekete geiine kyasla ikinci de
recededir. Burada, zihnin m ekanizm asnda diyalektik bir yol
vardr; zihnin glerini bu belirli nokta zerinde harekete ge
irerek, (daha sonra) onlar aabilmek iin snrlar oluturmak, heuristik'in kurallarndan biridir.

3. Maddi Hata
Burada hatann (anlam) belirsiz deerine ilikin bu zmleme
nin, yaratc dnce zerinde odaklatm kendimize hatrlat
m ak uygun olacaktr. Tanmladmz anlamda hata szc,
terimin son derece sradan bir anlam olan, maddi hata anlam
n iermektedir, yani insann dnyay dnce araclyla stle
nerek, onu bir projeye dntrd (G. Berger) ve yanln, bu
projeye kar olan eylerin doasnn yeniden beliriinden baka
bir ey olmad lde, mutlak Kt fikrine tam olarak uygu
lanan anlam n iermektedir. Burada hata, kafada deil, eyler
dedir; muhasebecinin yanl yazlm rakam; klavyeyi kullanan
parmaklarn ekledii bir sfr; bir kutu iine l'den 30'a dzenli
bir ekilde yerletirilmi ilalar, bir salondaki 30 hastaya belir
li bir yntem izleyerek datan bir hemirenin, ilk ila gzn
etiketlemesinde bir numara atlayarak, bu bakmdan yararlanan
larn ilala tedavilerinin tmyle kaydrmas rneindeki gibi,
yntemin dourduu hatann genilemesi vb.
Maddi hata, pragmatik olarak, kendi sonular tarafndan
nitelendirilir: Yaptrma urar; sonusuz maddi hatalar, mad
diliklerini yitirirler, iirselleirler ve yaratc hataya yaklarlar.

Belirsizin Bilimlerinde Hata ve Yaratma

285

lilektrik irketinin bize 0,00 frank tutarnda fatura gnderen


bilgisayar, sosyolojik bir sanat yaratcs mdr?Aslmda, mad
di hata, sosyal veya bireysel sonular olan hatadr; yol at
eylemler zinciri tarafndan yaptrma urayan ve dolaysyla bir
durumun tm etm enlerini gerektii gibi dikkate almayan veya
bunlarn deerlerini yanl hesaplayan bir karara kar rahat
olma bakmndan bir sorumluluk ierir.
Hata kavram, dnce ile dnyay yeniden ina ediimi
zin hammaddesi niteliindeki denk dme, rastlant demek
olan Zufall fikrinden ok, dnce labirentinin yollarnda ordan
oraya dolama anlam n ieren rrtum fikrine dayanr. Bu, hata
ve denk dme aras ilikidir; dikkatim izi eken, ama bu "ha
ta" szcnn kendisi tarafndan saklanan denk dmelerin
(tesadflerin) kaynann aratrlmasdr.
Maddi hata, ou kez, istatiksel nitelikte zayf bir sapma
olan gzlem hatasdr. Bir baka deyile akl yrten zihnim iz
gzledii olgularda tasavvur edilebilecek varyans nedenlerinin
tmn tkettii (istatiki "kard" diyecektir) zaman, gzle
dii evreni "anlalabilir etm enler"le, yeniden ina etmek iin
daha ileri gitme kapasitesinin snr, "hatalarn yasas"dr. Daha
olas bir tarzn etrafnda saysal sapmalar, farklar, normal da
lm biim ini (Gauss erisi) ald zaman, bu norm allik, da
lm n dzenliliini gzden geiren aratrmacy, betimlemeyi
stlendii "rasyonel faktrler" oyununu tkettii dncesine
gtrr. Doann portresini yeniden ina etme mcadelesin
de, aratrmac, nedensel kesinlikler arasnda rastlantsal belir
sizliklerin oyununa tekrar dner (tpk mekanikte, bir parann
baka parada "oynam as" gibi). Sonular etkileyen/deitiren
drtlerin e-olaslm belirten Gauss'un modal erisinde, Bayes nermesinin (lemme) ifade ettii bilinemez nedenlerin eolaslm gz nne karan bu oyundur.
Bylece, istatistiksel gzlem hatas, "saf" olduu zaman,
bu onun, zmlemeci tarafndan, tm kalnt niteliindeki
doru olmayan nedensellik izlerinden tem izlenm i olmasn
dandr. Grltden hareketle bir sinyal elde etmeye ynelik
yeni aratrmalar, bu konuda kendiliinde bir disiplin olutur
m a noktasna gelmitir. Bu istatiksel hata, tekniin bugn

286

Belirsizin Bilim leri

k durumunda, aratrm acnn durmas gereken bir snr gibi


grnmektedir; zira onun leindeki olgular arasndaki bir
"oyun"la, ya da her trl akla aykr olarak, aratrmacnn
bazen, -Joseph Bertrand'm nl bir saptamasyla ifade eder
sek- "kendisine ktlk etm ek istedii" izlenim ine kapld
doaya kar mcadelesindeki yenilmez rakibiyle (oyun) kar
lamtr.
Birka yldan beri, sosyal bilim lerin deien stats, dier
dallarda bulunm u aralarn ve ilkelerin gittike daha ok kul
lanlm asna doru gitmektedir; fizik, kimya, sistemler teorisi,
dengeler bilim i (termodinamik) gibi dallarn etkisiyle; sosyal
bilimler, zorunlu olarak, model aldklar ve aralarn kullan
dklar bu bilim lerin kayglarn ayn anda benim sem e eili
mi gstermektedir. zellikle gzlemcinin, dnyann nihai bir
dzenliliini bilm e konusundaki yetersizliini ifade eden -v e
kefedildii alanda (mikrofizik) snrlanp kalm gibi gr
n en - belirsizlik kavram, bir baka lekte yer alan bilimlerde
gittike daha sk ortaya kmaktadr.
Her eyden nce, insan bilim lerinde aratrmac, bir haki
kati tanm ak iin sahip olduu olanaklarn snrlandrlmasna
duyarldr. Nasl ki, dnyann eitli yerlerine, farkl sapmalar
lmek iin drt byk atom saati gndermek devasa bir giri
im ise, ayn ekilde, insanlarn baz tepkiselliklerinin bilgi
si, -b u tepkisellikler onlarn beyinlerinin durumu tarafndan
belirlenm i bile olsa-, gnlk gzlem dzeyinde tmyle ve
sadece, ulalm az bir niteliktedir ve bu olanakszlklar, deney
sel alanlarnda bilinmeyen konular olarak dikkate almak, sosyal
bilim lerin grevidir. Yine ayn ekilde, bir zam anlar fizikiler
tarafndan bir analoji gibi sunulmu olan gzlemci-gzlenen
etkileimi, bir sosyal olay kaydederek aydnlatmaya alan
bir gazeteci veya fotoraf tarafndan basit bir aksiyom olarak
hesaba katlmaldr. Gzlenenin tepkisinin bizim dnd
mzden daha byk olduunun unutulmas, bir hata kayna
dr; gzlemci ile gzlenen aras ilikilerin genel ilkeleri, bizim
houmuza gitsin veya gitmesin, belirsizin, olasnn veya istatis
tiksel olarak dzenlinin epistemolojisine uymaktadr.

Belirsizin Bilimlerinde Hata ve Yaratma

287

/. Yeni Bir Epistemolojik Durum


"Bir ey icadetmek iin iki e (kii) gereklidir; biri kombine
zonlar yapar, dieri, birincinin ona salad eylerin kmesi
idinden kendisi iin nemli olan seer, tanr"(Valery).
Kltrmz, formel mantn salad tutarllk abasn
ve nermelerin biim i araclyla hatay nleme iddiasn st
lenmeye kendini yeterli grd lde, hata ile hakikat ara
sndaki snr klr. M antksal dnce, evrensellik iddiasn
lerk eder. Tarihsel adan (biraz mahcubiyetle) Yunan dn
cesinin ve (cesaretle) Heidelberg matematik ekolnn iddias
olmu olan, ve bilgi dnyasnn en u noktalarna kadar dn
cenin tutadnn, evrensel bir mantn "tutarl alan"n olutur
ma iradesi, dier byk kltrel sistemlerin talebi olmamtr;
bunlarn ou (Hint dncesi, in dncesi, Yahudi dn
cesi), hatal nermelerle karlama tehlikesi nedeniyle ok
uzun karsam a zincirlerini kendilerine yasaklayarak, "yerel"
(local) bir hakikatle yetinmilerdir.
Biimler yaratma ii, aratrm acnn esas almas olduu
zaman, "geici hakikat" ve "hata" birbirinden zor ayrdedilir.
"M ekanik dnce, bilgisayarn, sonsuz hesap ve karsam alar
olabilir klarak, dolaysyla hesaplarmzda ve saysal tahm in
lerimizdeki, atlaklar (faillir, Fehler) ve manta aykrlklar
ortaya kararak srekli pekitirilm i bir gvenirlikle getirdi
i dncedir. Bu dnce, insani zihinsel etkinliklerin, onla
r, (bu ana kadar) zihnin indirgenemez olan yannda youn
latrarak ve asl deeri salt yaratclkta bularak, yeniden da
tm na katkda bulunur. Burada doru dnme ihtiyacndan ok
yeni dnme zorunluluu sz konusudur. Konunun doruluu,
evrensel tutarllk iddias bakm ndan, srekli, her nermede
denetlenip dzeltildii anda, m antksal alan, tanm n gerein
ce, self-consistant, kendi kendisi ile tutarldr; yani sonsuza dek
elikisizdir; burada hakikat deeri (V/F), aam alarndan han
gisinden itibaren olursa olsun, tm mesafelerdeki tm dier
iddialarla korelasyon iindedir.
Oysa yakn zam ana kadar, zihnim izin gcn snrland
ran etmenlerden biri, bir dncenin icrasndaki zorunlu kar

288

Belirsizin Bilim leri

maklk idi ve bunun iin, sadece matematik, yeterli bir etik


salamay baarmt; nk matematik, bizzat kendisi olarak,
dnyann dndayd ve zihnin salt bir rnyd. "M ekanik"
dnceyle kontrast halindeki insan zihnine gre, hata, zorun
lu olarak, ynlendirdii zincirin karmaklndan filizlenir;
toplu grltnn bizim yklenm ek isteim iz olgularn marjy
la orantl olarak artm as gibi veya arzanm, tm koullar eit
lendii takdirde, dnyann ilemsel bir parasn kristalletiren
organizasyonlarn karmakl artt zaman, zorunlu olarak
daha sk meydana gelmesi gibi.
karm sal hata, m antksal yanl, kurduu dnce kanal
larnn karmaklyla, yani iinde dolat labirentin genile
mesi ile birlikte artm a eim i gsterir; bu, zihinsel doann en
byk yasalarndan biridir.
Bundan byle, yapay dncede, dncenin zorunlu algo
ritm alarndan biri olan bu kombinatuvarlara pekinlikle hkim
olmay hesaba katmak uygun olacaktr. Bu noktada, gerekten,
yeni bir durum belirir. M antksal hakikatin bekisi bilgisayar
ile dnmeyi bilmek, zihnin ne Leibniz ne Descartes ne de
Hume veya Locke tarafndan tannm olan yeni bir durumu
dur. Zihin, evrensel akln (logos) byk labirenti ile dolat
yollar arasndaki badamadan, mimesis'ten ne kadar ok emin
se, Phantasia'ya o kadar ok alr.

5. M ekanik Dzeltmenin Bir Epistemolojisi


Dncenin kendinin giriim i/yry iin, dnmeye yar
dm larn varln dikkate alacak ve en azndan sansr ilevi
ni ve kom binatuvar ilevini salayacak ada bir epistem olojik konum ne olabilir? Bunun daha servenci, fanteziye daha
ak olaca dnlebilir; nk gerekten de ancak byle
olursa, karm sal karm aklkta hakikatin kar klm az bek
isi olan m ekanik bir hizm eti tarafndan daha iyi denetlene
bilir hale gelir ve daha iyi denetlenir. Eer hakikat, ou kez
hatadan daha renksiz ise, zekann haham lar, kendileri yeni
dnm eyi stlenerek, doru dnm e (gnlk) iini, snrsz

Belirsizin Bilimlerinde Hata ve Yaratma

289

karm sal gcnde bu epistemoloji Golem 'ine em anet ede


ceklerdir.
Burada yeni bir entelektel peyzaj vardr; kavram larn
belirsizliinden kaynaklanan hatann biim lerinin, dnyann
srekliliinde kk salm, olumu biim ler yannda yer ald
bir peyzaj vardr; elbette, bunlar birbirleri ile uyumazlar;
hatann biim leri, bilginin sisinde hkm sren hayaletlerdir,
ancak zihin, onlar saflatrm ak ve onlarn ekim inden, kapsa
yabilecekleri tm yaratc gc (belki) alp atm akszm onlar
eritmek gereini daha az hissettii lde, bu biim ler zihnin
motorlar olacaktr.
rnein, yukarda "genel hakikat" olarak adlandrdmz
ve -burada Epistemolojinin Byk Engizisyoncusu gibi alm m evrensel mantk dzeyinde geici olan hakikati kabul etmek,
ilemsel bir deer bulan (veya yeniden bulan) zihnin oradan
oraya dolamas demektir. Bu arada, epistemolojik evrenselli
in kaygsn asla duymam olan, ama bilin alanmza sunulan
imajn aklna nem veren oryantal dnce tarzna yeni bir
dikkat sarfetmeli miyiz? Bu noktada, mekanik temsilin geerli
olmad alanlarda serven arayan kat/sert trden baz fiziki
lerin bize kavramlarn dansndan sz ederken (Wu-Li Dance of
Concepts) saladklar ve ycelttikleri gibi, Bouddha ile Bourbaki
arasnda bir yaknlatrma olana grebilir miyiz?
Kukusuz, doru dnce mekanizm as yoktur; ancak bil
gisayarn, hatal dnmeyi nlemeye aday olarak kt da
muhakkaktr; nk saysz kavaklar olan patikalar yorul
ma bilm eksizin spren karm ak bir genellik'e ynelik olarak,
karm sal salam lk dzeyinde gerektii gibi programlan
mtr. Eer bu konuda bir tartma olacaksa, bu tartma ister
istemez, "dnm ek" dediimiz ey zerinde olacaktr.
Rastlantnn paralarn zorunlulua, yani biim in, insan
zihninin srekliliine bal olan alglanabilirlik gcnden kay
naklanan trde bir zorunlulua dntrmek ve bunun iin,
srekli olarak, bilinmeyen (fakat aslnda bilinen) biimler rn
ga etmek ve bir zincir boyunca nedensellii yayma (Thom) ya
da bir tr analitik uzatma/srdrme ilemi uygulamak, yaratc
alanda yeni bir durum oluturmak demektir.

290

Belirsizin Bilim leri

6. Kaosun Biimlerini Ortaya karma


Rastlant, dnyann temel epistemolojik verisi gibi grnmek
tedir; nk balangta bilmemede zmsenmi bir durumda
dr; ina etmek, biimler ina etmektir; bir biim, zihne, aka
s, rastlantnn sonucu deilmi gibi, dnyann gsterisini olutu
ran eler btnnn a priori olas niteliinden bir sapma gib
grnmektedir.
nsan zihni, bir rastlant temeli stnde, dzenlilik, dnem
sellik, ngrlebilirlik kavramlarna dayanan zorunluluk yaplar
kurmaktadr; ksmi dzen ve dzen spektrumu kavramlarn
"alglanabilirlik gc"nn lm olarak oluturmaktadr. Biz
zat buradan, biz kendimizi, zihnin temel erdeminin etkinlik
yani eylem iinde yaratclk olduu zorunluluk ile rastlant ara
s bir devir iinde buluyoruz.
Demek ki, hata "zorunlu olarak katedilmesi gereken di
yalektik zam anlardan biridir" (Bachelard) ve Brochard'a g
re "hata", esas olarak bireysel ve kiiseldir, "dnen zne"ni
zel eilim lerini dikkate alm akszn aklanamayacak kolekti
yaratmada bireyin yansmasdr; bize hatalarm zdan daha o]
ait olan bir baka ey yoktur". Btn entelektellerin bildii gi
bi, (bilimsel) bir yazarn bir dierinden usulsz, nezaketsiz b
tarzda baz eyler alm as (almas) halinde, bunun en iyi kant
birinci yazarn kk de olsa, en iyi imzas, en belirgin izi ola
hatalar, kincinin kopya etmesidir. Bir kopya edim ini, yarat
may lekeleyen eksikliklerin kopya edilmesi kadar iyi gstere
bir baka iz yoktur ve arzi olarak, bu saptama, her yerde "ha
zr ve nazr", fakat kendi gznde hznl bir hakikatin solul<
luuna kyasla hatal biim in kendini zihne dayatma gcni
vurgulamaktadr.
karmsal egemenliin, yani bir entelektel peyza
oluturmak iin ina ettii yeni durumun ve yaratc edimi
hatasnn ilevine ilikin bu dncelerden hareketle, tpk At
lan ve Prigogine gibi, biz de, biim lerin szlme devresinde)
(cycle) hareketle, yaratcln olabilir bir modelini ne srmel
miyiz? Eer bir makine, rastlantsal bir alg alannn iinde biim
lerin ayrdedilmesinin bir rutinini, bir mekanizm asn (bun;

Belirsizin Bilim lerinde Hata ve Yaratma

291

psikolojide konvansiyonel olarak "emalatrma" denir) kaps


yorsa ve eer bu makine, bu biimleri belleinde zmseyerek,
lir halkaya (makinenin ayrdedici yeteneini, daha nce biim
li t ayrdetmi olduu lde daha da pekitiren bir devrenin
oluturulmas) sahip oluyorsa; bu durumda, bir kaostan itiba
ren domu biimlerin ortaya k, dou srecinden -v e dolay-.yIa kattrc bir g srecinden- sz edebilir miyiz? Burada
gerekten, bir dzensizlikten itibaren bir dzenin belirmesi sz
!onusudur. Eer, stelik, bu makine domakta olan/doan bir
liimden, bu biimin azalan frekans srasyla sunduu dzenli
likler karmaya ve onlar yeni dzen rntlerine ilikin aykl,na ve kattrma normlar olarak ie katmaya elverili ise, bu
durumda, bu makine, sadece bir ortaya karma makinesi deil,
,iyili zamanda tipolojik bir makinedir; yani geici dolamalardan
hareketle hakikatler oluturma makinesidir, yapmcnn iradesi
ne gre, belirli bir miktar rastlant rnga eden (Boltzmann taralndan yeniden ele alnm Monte-Carlo ilkesi) yaratc m akine
li ir. Bu durumda Gdel teoreminden syrlmaktadr; (geici)
hata, burada, (dzeltilmi) hakikati gerekten temellendirici bir
izciliktedir.
Genelletirelim: Entelektel bir btnn (yani insan top
lu nunun) global geliiminin herhangi bir evresinde, zel bir
makinenin varolduunu ve bu makinenin, rastlantnn oyu
nunda, dierlerinden daha sk beliren "biim ler"i tanyan bir
iy g t kapsadn varsayalm; arzi olarak, bu, ok eitli biim
leri "zgl", yani repertuvarlar yaplmaya layk olarak kendi
lisinden kabul eden sanatsal zihnin yapt klasik bir "yanst
ma" ilemidir. Dier yandan, eer bu biim lerin bellekte zm
lenmesinden tr, bu makine, ayrdedici yeteneini ve dolayl
yla, dier biimlere "duyarlln" pekitirirse, bu durumda,
makine veya insan ortaya karc (kefedici) bir nitelik veren
yeni biim lerin belirme sreci sz konusudur; bu "ortaya
k n c" ve "kefedici" terimleri, mantk asndan elikilidir,
nk mantk, biimleri, eer bunlar daha nceden olumu
ilanlarla uyumaktaysa tanmaktadr.

292

Belirsizin Bilim leri

7. Sonu
1) Hata, oradan oraya dolamadr; kh, duvarlar sert olan, karm sal kurallara duyduumuz saygnn tm sertliini barnd
ran bir labirentte hibir yere gtrmeyen, kh varoluun biza
tihi doas olan bir bakaldr iinde bireysel yaratc zihnin
hcum ettii koridor duvarlarn, itlerini ve snrlarn gayretli
bir ama/ineme abasnda dolamadr. Kefetmek, inemek
ten daha gvenlidir, fakat inemek, yeniden tanm aktan daha
gzeldir.
2) M addi hata, maddenin ve yasalarn kurallarna kar
ilenm i bir sutur. M utlak Kt'dr; hatay tayan insanda,
doann bastrlam az ajitasyonudur; insann da esi olduu
dnyann entropisinin sonucudur; onu barndran/kapsayan
akl yrtm enin baarszl sonucunda yaptrm a yol aar;
sululuk duygusu meydana getirir, "sigortalar" oluturur.
3) Dnyam z, sadece istatistiksel tarzda belirlenmitir,
nedenselliin dourgularmda, gzlemlerim izin belirsizliine
deil, eylerin doasna ait olan srekli bir oyun vardr. Sadece
fiziksel doann belirlenemezliiyle snrl olduuna inand
mz bu m ikroskopik belirlenemezlik oyununun, gzlem objesi
insan olan bilim lerin, insan bilim lerinin evreninde karlklar
vardr. nsan bilimlerinde, bir yandan onlarn doasnn ontolojik ve m ulak olularna, bir yandan da gzlemci ile gzlenen
arasndaki pragm atik ve her dakika zmeye alm ann bo,
ama yerlerini deitirmeye alm ann meru saylaca kar
lkl etkileim e dayanan, belirsizlik ilkeleri vardr.
4) Hakikat, uzun bir hatalar dizisinin dzeltilmesidir (Popper ve Bachelard). Olumakta olan bilim in bilgisinde nemli
olan husus, yalnz insann, daim a buharlamaya tabi bir haki
katin Graal* peinde kotuu labirentte yapt dolamalar ve
kural inemelerdir.
5) imdiye kadar, yaratc birey, yeni bir biim in bulunm as
ve kantlanm asnn ifte arl, yani bu biim in -Y u n an - Bat
dncesinin, bizzat bilim in etii kld -ev rensel mantn
*

G raal aray: Yuvarlak m asa valyeleriyle ilgili bir efsanede bilginin sem bol
olan bir vazonun aran. (.n.)

Belirsizin Bilimlerinde Hata ve Yaratma

293

kendi iinde tutarl alan ile badatrlmas veya atlmas gibi


kili bir grevin yk altndayd. Bundan byle ve bu kurallar
iinde, hakikatin fatihi valye dncesinin rasyonel yannda,
mantn hkim olma aygtndan yardm grecektir; bu aygt,
onun iin, uyank bir hata sansrcs ve onu yeni dnme
si iin doru dnme grevinden -k sm en - kurtaran bir ilev
yrtmektedir.
6) Bylece, yenilik eylem inin arlk merkezi, yani biim
lerin "m ekanik dnce" tarafndan hakikat konusunda esasl
bir yardm grecek olan hakikatin etiine gre dzeltilmesin
den ok, bizzat bu yeni biim lerin bulunm as stne kaymak
ladr; demek ki ekim merkezi, etkilere ve hatayla (makul bir)
lankla almaktadr.
7) Dnyada, zihnin yapt zihinsel yanstmalar sayesinde
grnr bir kaos fonunda ortaya kan biim ler ve ayrca kabul
ve ret kstaslar vardr. Bu biim lerin ortaya knn olabilir
bir kayna, kabul edilebilir olann, biim lerin ayklanmas ve
ya tannmas ile bu ayklama veya tanm a konusunda glen
mi bir yetenek arasndaki tepki temelinde, fanteziden ayrld
yol ayrm/kavak m ekanizm alarnn btndr. Bizim rol
mz, rastlant paralarn (fragments) apakln zorunluluklarna
dn trmektir.

VIII. Mikro-Psikoloji: nsann Biliminde


Grntlerin Belirsizliini Dikkate Alan Bir rnek

Tandk olanda, tuhaf olan


Gnlk olanda, aklanamaz olan
Kuralda, kurala uymayan kefediniz...
Bertolt Brechl

1. Epistemolojik Bir Gerilim: nsann Mikroskobik


Rasyonellii ve Grnr rrasyonellik
Grdmz zere, sosyal bilimler, insan bilim leri, incele
nen eyin doasnn mulak kald epistemolojik bir alan gibi
grnmektedirler; burada, d bir gzlemciye, insann davra
nlar, znde kaypak, belirlenemez, pekin olmayan bir tarzda
yinelenen, istikrarsz davranlar gibi grnmektedir. Gerek
ten de, insan bilim lerini, belirsiz bilim ler gibi grme bakmn
dan anlaan ve ou kez bunlarn hangi lde "bilim ler" say
labileceini sorgulayan, bilim felsefecilerinin tepkisi olmutur.
Bununla birlikte, bireyin kendisi, kendi kendini inceden
inceye yoklama yeteneinde olduu lde, kendini, keyfi,
fantezist ve kaypak bir varlk gibi grmemektedir; belirli ne
denlerden dolay yapt ve -bu n u her zaman yapmasa d a - bu
nedenlere gre davrann kavrayabilecei (nk bunun iin,
muhatabnn ona snrsz bir dikkat gstermesinin gerektiini
dnmekte, ama onun byle bir abay gstermesinin lzum

Mikro-Psikoloji

295

suzluunu kendi durumundan bilmektedir) izlenim ini tamak


ladr. Tutarl ve "mantksal", en azndan m antksz olmayan bir
Iarzda hareket ettii izlenimine sahip olmakla birlikte, eylemin
rasyonel mekaniini -dierlerine olduu gibi kend isin e- nadi
ren anlatabilmektedir. Bunu yapmak ona, ou kez, skntl gel
mektedir. Ancak bu, onun belirli bir duruma "uygun" kararlar
,ildii duygusundan bir ey eksiltmemektedir. Oysa, eylemin bi
lincine varmasnn kesin bir tarzda istendii durumlarda, - r
nein bireyin kendine yakn, nnde duran ve tatl sert bir parlner karsnda olduu kar-koca tartm alarnda- deerlerini
ak seik ifade edebilmekte, bazen karmak, am a her halkr
da -rakibinin paylamad veya eit olmayan bir dzeyde pay
lat kantlara dayandndan- rakibini ikna etmeyecek olan
merulatrmalarda bulunabilmektedir. Bu, daha nadiren, her
hangi bir otorite nnde, rnein bir efin nnde kendini meru
latrmak zorunda kald ve eyleminin nedenlerini olabildiince
incelikle anlatmas gerektii zaman grlebilmektedir.
Mahkemeler, gerekli tm zamana sahip olsalar da, du
ruma kmaza girdiinde, ounlukla, insanlarn motivasyon
larndaki ince ayrntya eilmekte aciz kalrlar, bu motivasyon
larn yerine toplumun anlayabilecei kategorilere giren "neden
leri" koyarlar.
Bazen, rnein enformasyon fazlal durum larnda, birey,
olaylarn oyunca gibi yaam n rastlantlar tarafndan, oraya
Ituraya savrulduunu hisseder, hemen hem en hayvani dere ede, dolaymsz tepkilere doru geriler; bu durumda, rastlanImn, onun yaam nn akna gl bir ekilde nfuz ettii
ve kendini artk "m akul" bir varlk gibi grm em esi gerektii
/lenimini tar. Yaamn anlam ndan bir eylerin eksik oldu)', duygusuna kaplr. Dier bir deyile, insan, genel olarak
lxnun bilincine varma yetenei fazla olm asa da, kendini bir i
leimezliin sahibi gibi hisseder.
Burada, kendiliinden, rasyonel ile makul (raisonnable) ara
m d a dil tarafndan net bir ekilde belirtilm i olan bir fark orl.ya kmaktadr. "Rasyonel", belirli bir durum da olabildiin < bilim sel ve karm sal olan ve karsayc dnceyi maksi
mum lde kullanan, akl yrtc akim (raison raisonnan-

296

Belirsizin Bilim leri

te) rndr. "M akul" ise rastlantnn sam alklarna bal


olmama, zihinsel bir tutarllkla hareket etme duygusudur; bu
duygu, zihne birbirine yakn grnen durumlarda (zde eylem
peyzaj), muhtemelen ayn ekilde davranma olgusu tarafndan
pekitirilir. Elbette biz, makul olann rasyonel olmaktan uzak ol
duunun, arada ancak nadir frsatlarda ulaabildiimiz davra
nmzn nihai bir aamas olacann bilincindeyiz. Her gnk
kk kararlarmzda oyunlar teorisini ok az uyguluyoruz, an
cak bu bizi, ynlendiren "mini-max"m* (Wald) bilinsiz bir duy
gusuna sahip olmaktan ou kez alkoymamaktadr. Biz makul
olmak zorundayz ama kendimize her zaman tmyle rasyonel
olma lksn tamyamayz. Ayrca, yaamn aknn genellikle
ok az girdii laboratuvarlarma kapanm bilim adamlar dn
da, kim kendine bu olana verebilir?
Rasyonel olandan byk lde uzaklatm z daha baka
durum lar var; rnein ans oyunlarnda, rasyonellik bize, zel
likle, oynam amay tavsiye eder; yine rnein "karlksz" bir
edimde, zihnin akl reddetmeye dayanan byk abasnda
yine byle bir durum vardr ve ahlak, bu tr bir edimin, zihnin
en pahal ilemlerinden biri olduu grndedir.
Gerekstc edim, gerekliin tesine, ancak nadiren yeni
lenen zor ve istikrarsz bir abayla gitmekte ve gerei, isteyerek
yaplan, dolaysyla ok pahal bir eylemle aabilmektedir.
Ksacas, eer insan, nadiren rasyonel ise de, bir i tutarl
la, bir deerler tablosuna ve her an, mulak bir ekilde, optim alletirm ek zorunda olduu kaynaklara sahiptir. ou kez
byle yaar ve psikolog, bu yaam a tarzn, zihin iin doyuru
cu ve biraz da ngrsel bir tarzda anlam akla ykmldr.
Gnlk yaam, bilim konusudur, ancak bu bilim , belirsizin,
mulak kavram larn, kesin olmayan ilikilerin, zayf ama sfr
olmayan, insann bilin alannda kaydedilmi olan korelasyon
larn bilimidir. Bu, gerekten, kitabn banda "belirsizin bilim
leri" dediim iz eydir.
Aslnda -b u eletiriyle daha nce de karlatk- gnlk
davran ak seik olarak ortaya koymak bir insan bilim inin
* M ini-m ax: O yun teorisinde m inim um pahaya karlk m aksim um kazanca yne
lik davran stratejisi, (.n.)

M ikro-Psikoloji

297

grevi ise de, bunu, psikologlar ou kez stlenmemektedir;


psikologlar, bilim sel egolarn tatm in etm ek iin, kendilerini
salt ve sert bir bilim in tem silcileri gibi sunmay tercih etmek
tedirler; epizodik, oynak, belirsiz olann derleyicileri olarak
deil; nk Valery'nin alayc bir tavrla Akl tanrasnn da
aralarnda yer ald eitli dinlerin rahiplerini nitelemek iin
kulland szlerle belirtirsek, bu, onlarn "belirsiz eylerin g
rev lileriyle kartrlm asna yol aacaktr. Demek ki, dnyann
bilim sel aklanmasnda bir boluk vardr; baka eylerin yan
sra, her zaman deiken/kaypak bir evreyle bouan insann
boluu vardr ve bunu doldurmak gereklidir; bu, mikropsikolojinin konusudur.

2. Mikro-Psikoloji: Belirsiz Olgularn Pekin Bir lenii


Mikro-psikolojik yaklam, laboratuvarmzda 70'Ii yllara doru
gerekletirilmitir; bu yaklamn temelinde bir yandan, yalnz
ca Iaboratuvar durumu gibi belirli bir balamda tekrar edilebilir
bilimsel olgular soyutlayan ok rasyonel bir psikolojiden duyu
lan eksiklik, te yandan insana, bir ilkesel irrasyonellik atfetme
nin, bir rasyonellik atfetmek kadar hatal ve ar bir tutum oldu
unun bilincine varlmas olgular bulunmaktadr; insan, rasyonalite ile irrasyonalite arasnda yer alr ve onu, kendi drumunda,
kendi balamnda incelemek gerekir.
Mikro-psikolojinin temel ald birinci gzleme gre, teri
min bilim sel anlamnda, "kk ayrntlar" yoktur ve uzun va
dede, davranlar yakndan zmlemek, byk aygtlarn yar
dmyla bireyi kendine yabanc olan yapay bir duruma getirerek
incelemek kadar etkilidir; psikoloji, psikofizik deildir (ama bu,
ondan yararlanmasn engellememektedir). "Sbjektif kaynakl
veya sbjektif eilimli sorunlar zmek iin dile getirilen istatis
tikler, kronometrik gzlemler, balmumu stnde ekil izmeler,
bir eyler ifade etmektedir, ancak burada onlarn yantlar, bizi
skntdan kurtarmak ve tartmalar sonulandrmak yerine, fi
ziin maddi aygtlar ve trleri altnda, naif bir ekilde tebdil-i
kyafet etmi tm bir metafizii getirmektedir" (Valery).

298

Belirsizin Bilim leri

nsann eylem peyzajnn kk elerine dikkat etmek,


bir gzlemci tarafndan olduu gibi birey tarafndan da ifa
de edilebilir olan yasalarn oyunuyla/etkisiyle, -h er ne kadar
bu yasalar imdiye kadar, yeterli bir dikkat gsterilmediin
den, ortaya konmamsa d a - insan davranlarnn anlalma
sn, ou kez, salayabilir. stelik, mikro-psikoloji, bir eylem
peyzajnn eleri veya nedenleri arasnda alglanabilir, -yani
psikofizik alg eiinin stnde yer alan - ancak, pratikte ok
kk, "ihm al edilebilir" olduklar iin alglanmayan ve rutin
lerin renilmesiyle rahatlayan hayata alm ann sonucu olan
pratik bilin eiinin altnda yer alan eler ve nedenlere dayal
davranlar yelpazesinin incelenmesi olarak tanmlanabilir.
Kukusuz, insan her an evreleyen nedenler, uyaranlar ve
olgular mertebelendirmek ve zihni, enformasyon ileme g
revinde fazla yklememek iin, bunlarn belli ballarn alp
dierlerini unutmak, dncenin esas erdemlerinden biridir.
Ancak, nicelletirmeyi ieren bu ilemenin kendisi, sz gelimi
"toptan" alnacak, yani bilin tarafndan bilmezlikten geline
cek pek ok etkiyi dta brakmaktadr. Bylece, insan, mantk
iin sama veya m akul olsun, "grnr bir nedensellik"e (causalite' apparente) gre etkide veya tepkide bulunacaktr. Ama
madem ki insan -d a h a sonra deineceim iz bir aba olmaks
z n - bunu anlam a yeteneine sahip deildir, bilinm eyen ve k
k nedenleri sfr (etkisiz) ve olmam/yok gibi ilan etmek ok
kolay olacaktr. Ak seik belirtilebilir olan ak seike belirt
mek, bir nermeyi gzden geirm eksizin sfr veya ihm al edile
bilir saym am ak ve tpk insann, ayrntlarn inceleme zaman
ve olanaklar olmadan dolat ok kavakl patikalar gibi olan
eylem peyzajnn elerinin birbiri iine dmlenmi durum
larm zmek bilim adam nn grevidir.
Mikro-psikoloji, insann grnr (zahiri) irrasyonelliinin rasyonel incelemesi olmay istemektedir; ak seik akln
ara alanlarnda, boluklarnda, bulm ak iin aramay istemenin
yeterli olduu bir alt-aklsallk (infrarationnalite) kefetmeyi
hedeflemektedir. Psikolog, iinde bulunduu durumun eitli
yanlarnn ayrntsna nfuz etmek zahmetine girdii lde,
insann irrasyonellii kaybolmaktadr.

Mikro-Psikoloji

299

Bu arada bir noktaya iaret edelim; bu tutum, davrann


kk ayrntlarnda, birey tarafndan kendiliinden ve dolaymsz olarak zlm gizli atmalarn kendilerini aa vurma
sndan ok, kuvvetlice bastrlm ve derin i tepilerin atmalarnn
gstergesini, izini bulan psikanalistin tutumuyla pek az ilikilidir.
Psikolog bu i tepilerin varln yad smam aktad r, fakat onla
r psikanaliste brakmakta ve kendisi, daha alakgnll olarak,
temel eilimlerin atmas altndaki bir nedeni kefetmeye, a
a karmaya almakla yetinmektedir; ona gre bu atmalar,
ok derinlerde deildir, bireyin kendisi tarafndan ak seik ifa
de edilebilir olmakla birlikte, gnlk yaamn aknda byle bir
ey yaplmamaktadr ve hibir zaman yaplmayacaktr.
Evden karken emsiyesini alm a edimi, gnlk yaamn
edim lerinin ak iinde, meru olarak, olduka kk grlebi
lir; ama onu oluturan, ani yalarn, konforsuz kalm ann kor
kusu, "kalabalk yapan" bir eyay tama tembellii, onu kay
betme rizikosu, panii gibi i glerin, insann deerler tablosu
nun nemli vektrleri olmad; psikoloun emsiyelerin fallik
yorumuna bavurm a ihtiyac duymakszn, esasnda, psikolojik
projesinin bir paras olan insann i dnyasnn nemli bileen
leri olmad kantlanmamtr.

3. Yntem Hakknda
Mikro-psikoloji ya da mikroskoplu psikoloji, demek ki, her eyden
n ce durumlarn ayrntl ve derinliine bir incelemesine dayan
makta ve zellikle, ayrntsna girebilecei durumlar semektedir;
ya bizzat bireyin kendisi, rastlant olarak, bunu fark edecek bir yete
nee sahiptir; -buna bir zamanlar "iebak" denmekteydi- ya da
zellikle szlm bir duyarlla sahiptir -b u ise, yzyln ban
daki muzaffer psikolojinin, biraz aceleyle, bilim ncesi, dolaysy
la pozitif akim kmsedii bir bilgi aamasna gnderdii yazar
ve airin durumudur. Mikro-psikolojiyi znde ayrdeden ey, bir
vakay, yukarda deindiimiz zere nceden ve yle olduunu
kantlamakszn, hibir eyi olduundan daha "ihmal edilebilir"
grmeyen titiz bir deerlendirme ile tketmektir.

300

Belirsizin Bilim leri

rnek: Bay Durand, drt koltuklu/kiilik bir arabaya sahip v


bir pazar gn arkadayla birlikte arabasyla kra gezmeyi
gitmeyi tasarlyor. O gn gelince, kentin eitli sokaklarn kate
derek arkadalarn aramaya kar; nce birini, sonra dierin
alr. Kadn olan nc arkadan almaya gittiinde onu evi
nnde, kaldrmda, kk ocuuyla beklerken bulur. Ne yap
mal? Evrensel ve yurttalkla ilgili moral, bu adan ok ak
madem ki arabas fazla yk almadan drt kii iin sigortal, ee
kadn ocuundan ayrlmak istemezse, onlar orada brakmas
gerek. Eer onlar arabasna alrsa, hataldr ve bir kaza ann
da, su ilemi olur; durum aktr, onlar almamas gerek. N
ki, akas, yazl olmayan, ancak dostluk ve ortak yaama ili
kin zel bir anlam olan deerler asndan, yazl yasalara kar
gelmek ve bylece tm gn boyunca srecek bir endie/skm
t yk yklenmek pahasna da olsa, kadn ocuuyla birlikti
alma ynnde ncekiler kadar gl bir bask hissedecektir.

Burada, tm eleri nceden belirlenmi, trajik veya komil


bir durum grlmektedir; bu eler ngrlebilir idiler (nite
kim kadn arkadana, davetinin koullarn ayarlamak zere
ocuunu ne yapacan daha nce sormas yeterli olurdu). Si
konusu durumda, bir ikilem e yol aan ve eliki iine konmu
iki deerler sistemi belirmektedir; m ikro-psikoloun amac, b
deerler sistemi zerine, grnte belirsizin alanna ait olar
bilim sel bir vaka gibi dikkat ekerek, bu ikilem i ak seik ifa
de etmek ve betimlemektir; zira burada ie karan deerle]
tablosundan birinin veya dierinin arln, yani yurttalk il<
dostluun arln rakamlarla ifade etmek gerekten zordur.
Bununla birlikte, mikro-psikolojiyi, bilimsel bir tutum olaral
temellendiren ey zel olayda genel yan tanmas ve izole bir olay
da evrenseli bulmak istemesidir. Bu zmlemenin belirli bir aa
masnda bir apaklk ve inan duygusu belirir; bu duygu, yarat
clk uzmanlarnn "aydnlanma" dedikleri eye, gzlemcinin, ak
insannn olabilirlerin koridorlar ierisindeki yollarn okluunda
izlenmesi gereken apak yolu bulduu bu kk zihinsel uyamc
ok yakndr. Bu apaklk, o an iin tmyle sbjektiftir; salar
deildir ve daha sonraki ve karmsal bir aamada, eer kant e

Mikro-Psikoloji

301

leri ve dayanaklar bulunabilirse tartlacak, sorgulanacaktr. te


yandan mikro-psikoloji, teknik anlamda bir metodoloji oluturan
birtakm zihinsel teknikler btnne sahiptir:
Her eyden nce, btnnde veya hi olmazsa katlan ve
gzlenen gzlemcinin ayn tepkisinin meydana gelecei zihinsel
bir peyzajn zel orta k-bii mleniinde, bir benzer vaka aratrma
s vardr. Bu, bir trllkten kp korelasyonlara ulaan, terimin
uzlamsal anlamnda, bir "vaka istatistii" balangc deildir;
bu, daha ok, ayn "hakikat paralar"nm karlamasnda zel
durumlardan her birinin sorgulanabilir geerliine kyasla bt
nn geerliinin daha hzla artmasna yol aan "kartopu" duy
gusudur. Dikkate alnan durum/vaka ile olaslk hesabna dayal
"istatistiksel geerlik" kavramyla hibir ekilde ilikili olmayan
durumlarn btn arasnda bir gidi-geli vardr.
Ak seik ifade etme -yani, bir yazarn ustalkla yapt
gibi dilin szckleri ile bir mikro-senaryomm ortaya konmas
egzersizi- yeteneinde apakl, bir tana, bir Dieri'ne, bir kit
leye iletme yetisi vardr ve bu ikna srecinin belirli bir deney
sel aratrma tipine benzemektedir. Mikro-psikoloun tand
bir mekanizmaya gre, betimlemenin belirli bir aamasnda ve
bu betimleme "iyi" yapld lde; apaklk, mikro-psikolog
ile tank kitle arasnda bir tr konsenss olarak yerleir ve bunu,
artk nitelikli bir kantlama ile srdrmek yararszdr.
Nihayet, dramatizasyon ilkesi denilen, mikro-psikoloun
kendisinin ve bakalarnn gnlk yaam alanlarnda yrtt
bir aratrma yaklam vardr; burada, doalarn deitirm eksizin eylem peyzajnn kim i elerinin nemiyle oynaya
rak, rnein aralarndan bazlarn arttrarak, bir peyzaja tep
kilerin insani m ekanizm asna bir derinlik ve zel bir canllk
kazandrr, tpk gerekliin daha bir vurgulanm , bylelikle
de onu daha iyi kavrayan provas gibi.
Bunun en iyi aydnlatlm bir rnei, bekleme kuyrukla
rnn mekanizmasdr; ada dnyann en sk grlen kusur
larndan biri olan beklem e kuyruklarnn mekanizmasnda,
etkili etm enlerin nemi deitirilerek, gnlk yaamda bizim
kuyruk edimini, hizm etlere ulama sorunlarnn her halkrda
zlecei tketim toplumunun kk olumsuzluklar dzeyi

302

Belirsizin Bilim leri

ne yollayarak unutma eiliminde olduumuz mekanizmalar,


dramatize edilerek belirginletirilir.
Ancak, hizm etlere ulam a kuyruunun daha byk bir
yaam sal nem kazanm as (rnekler: ABD'de enerji krizi dne
minde benzin istasyonlarndaki araba kuyruu, ktlk toplumlarmda baz rnler iin kuyruklar), anlamsz grnen baz
olgularn (yaplandrc olarak tanm lanm bir sosyal kurala herkesin sras gelince gemesi gibi bir k u ral- uyan bir kuyruk
organizasyonu) saldrganla, saldrganlk stratejisine yol a
m asna (rnek: Kuyrukta n sradaki birini tabancayla vurm ak,
yaam sal ayrcaln karakteristik bir belirtisi olarak bir baka
sna ocuunu vmek) yeterli olmakta ve beklem e kuyrukla
rnda harcanan abalarn, yaam n nemli bir ksm olduklarn
gstermektedir. Bir durum dramatikletii anda, davransal
nedenler nem kazanm akta ve artk ihm al edilemeyecek, gr
nr ve analizi kolay sonular meydana getirmektedir.
Ksacas, mikro-psikolog, zayf olgular konusunda, olgusal
yaps ayn fakat etmenleri daha nemli olan durum lar arat
rarak, asl konusu olan tepkisel insan zihninin genel bir meka
nizm asn aydnlatmaya alacaktr.
rnek: Belediyelerin byk masraflarla byk yol kavakla
r yannda ina ettii yeralt geitlerini, yayalar, niin nadiren
kullanmaktadr? lk bakta, burada, apak bir konumu olan
iki durum vardr:
1. stten (yzeyden) gemek beklemeyi gerektirir; bu tehlikelidir
ve yaya geilerini denetlemek, gzetlemek ve ynetmek zordur.
2. Yeralt geitlerinden gemek gvenlidir, etkilidir ve ilke ola
rak pratik akn hzlandrr.
Bu durumlara ilikin genelletirilmi pahalarn zmleme
si, rasyonellik ile pratik arasndaki bu mikro-psikolojik ikilemi
kolayca akla kavuturacaktr; bir yeralt geidinden gemek,
kabaca edim-birime (edim atomlar) tekabl etmektedir.
a) Merdivenden inmek
b) Yeralt geit yolunu yatay olarak katetmek
c) Dier taraftan kmak
Bu blmden her biri zel bir paha ierir; 1) bir kaldrm
dan dierine m yatay mesafesi; bu, yaklak olarak yeralt
geidinde ikinci blmn uzakldr 2) ini merdiveninin

Mikro-Psikoloji

303

mesafesi olan m ; ergonomlann almalarna gre, bu mesa


fe, kendisine tekabl eden m mesafesinin iki kat daha fazla
aba gerektirir; 3. k merdiveninin mesafesi olan m'; ayn
ergonomik almalara gre bu mesafe, kendine tekabl eden
dz mesafenin 5 kat fazla aba gerektirir. Ksacas, yayann
yolu stten geiine kyasla yeraltndan gemesi halinde,
yzeydeki mesafeyi 8 katma karmak gerekir, yaya, bilin
cinin altnda, ancak st snrnda olan bu mesafeyi, yzey
mesafesi ile karlatrr; ou zaman, bilinalt bir hesapla,
alt geitten gemenin "zahmete demeyeceini" dnerek,
arabalarn yaratt tehlikeyi, hatta ofrlerin sinirlenmesi
ni gze almay tercih eder; kendine sunulan uygun seenei
reddeder. Kukusuz bu akl yrtmenin nesnel bulgularndan
biri yryen merdivenler yapma gereidir; ama bu durum
da da, yryen merdivenlerin almamasna ilikin (frustrasyon rizikosu pahas) bir zmleme gerekecektir ve bu da
ayn yntemlerle ilenecektir; yky ak seik ifade etmek,
bir mikro-senaryo iinde bunun elerini ayrntlandrma,
bir ikilemin olabilir iki seeneine ilikin "genelletirilmi
pahalar" hesaplamak, daha olas bir davran ngrmek vb.

Burada, okuyucunun hayal etmesi kolay dier mm kn mikro-senaryolar bir yana brakyoruz; fakat grnte anekdotik
olan ykmz, bu tr m ikro-senaryolara dikkatim izi ekmek
tedir; rnekler, m aazalarn bodrum katlarnn dzenlenmesi
ve buralara insanlarn gelip gitme durumu, maazalar kapal
olduunda akam saat 11.00'de darda olan yalnz kadnlarn
endiesi, yryen merdivenler ynetmelikler gerei durdurul
duunda hissedilen yorgunluk vb.

4. Mikro-Senaryo: Bir Durumun Cereyan


Ediinin Uygun ve Bilimsel Temsili
Bylece, psikolog, bilim sel olmak isteyen bir dncenin hiz
metinde olarak nce bir yazarn, edimde bulunan znenin -v e
genellikle, balang olarak kendisinin- i durum larn doru
szcklerle ifade etme ve gzleme yeteneinden yararlanma
yoluna gider. M ikro-psikoloji reniminde sk iitilen ifadeler

304

Belirsizin Bilim leri

den biri "hikyeyi iyi anlatmak"tr. -N o rm atif- bir metin, ya


ann etkisiyle bir hamlede ya da kritik seanslar boyunca kii
nin kendisi ve dierleri tarafndan yaplm kk dzeltmeler
le yava yava ina edilir. Burada, ok-gereki (hyper-realiste)
veya ekspresyonist ressam larn, ayrntnn uygunluu peinde
koan abalarndan ok farkl olmayan bir aba vardr.
Aratrmac, bu noktada modelini, eylemler/edimler teorisi
denen bir teori iinde ekillendirmeye alr ve bunun iin, bir
m ikro-senaryo gerekletirir; tiyatro veya sinemadan alnm
olan m ikro-senaryo terimi, bir yandan i balantl dizi (sequence) kavram n (zorunlu olarak neden sonra ne gelecei fikri)
vurgulam akta ve dier yandan, gerek kadar veya gerekten
daha ok gerek olmak isteyen bir kurgu biim ine sokulmu
bir gereklii, bir kopya araclyla yeniden ina etmeyi hedef
leyen ngr talebinin altn izmektedir.
Burada, tiyatro sanatnn trajedi, komedi ve dram arasnda
yapt ayrm hatrlamak yararl olacaktr; trajedi, deerlerin
verildii bir balang durumundan kaynaklanan bir veya bir
den ok kiili bir i bantl eylemler dizisidir; balang du
rumunda, hemen hemen btnyle m ekanik (Cocteau'nun La
M achine Infernale'i) bir tr i zorunluluk ark gelitirmekte ve
bunun sonular, balang durumunun zorunlu sonular gibi
grnmektedir. Kii veya kiiler, bu m ekanizmaya yakalanm
grnmekte ve kendi z eylemleri ile ancak bu mekanizmay
ifade etmekte, rneklemekte, ancak ondan kaamamaktadrlar.
"Ondan kurtulunam az" (Anouilh, Aristoteles'e gre). Komedi,
m ekanizm as ve cereyan edi tarznda, z itibariyle trajediden
farkl deildir; komedi de birtakm deerler ve zorunluluklar
stne dayanan bir zincirlenmedir. Onu ayrdeden ey, hem
sorgulanan ikilem lerin veya atm alarn bykldr ve bu
sorgulamaya, yazar ve seyircinin "tm bunlar, ihm al edilebi
lir", ciddi deil tarz, net olmayan izlenim leri elik etmektedir
ve hem de gln olan veya gag' ilenen deerlerin kkl
nn, oluturmasdr.
Bunun tersine, dram, inili kl bir olum sallklar siste
midir, yani kiisel bir durum un cereyan ediine dnyann de
iken n itelikli karm alar sz konusudur. Yazar tarafndan

Mikro-Psikoloji

305

belirli bir gerekilikle nerilm i karm alar, kazalar, olay


lar, trajediden farkl olarak, daim a, ngrlem ez niteliktedir.
Dramn sonucu da rastlantsal gibidir; koullarn rndr;
oysa trajedide, kiiler, balangta verilm i bir durum un az
ok karm ak da olsa, kanlm az sonularn hazrlam akta
drlar.
Mikro-psikoloji, dramdan ziyade trajedi, hatta komedi tarafm dadr. Rastlantnn roln, bilerek kltr, fakat bir durumda
kapsanan ve bir kez ortaya konduunda, teorik olarak ngrle
bilir olan, ancak, ne oyundaki kiinin ne de seyircinin ngrme
mi olduu ve ngremeyecei bir dizi sonulara yol aabilen
tm balang deerlerini olabildiince eksiksiz bir ekilde dikka
te alr; bu deerler, rnein ocuksu ve drst yurttalk kuralla
rna titizlikle sayg duyma veya yasa ve ynetmeliklere saplantl
(obsesyonel) boyun eme gibi deerler olabilir.
M ikro-senaryo, kukusuz rastlantnn sonular olabilecek
seenekler ierebilir; ancak bunlarn says ok azdr; bu see
neklere, ftrolojide, "seenek senaryolar" denmektedir. Fakat
bu seeneklerden her biri, karm sal bir yapya ve yazarlarn
basiretine dayanr.
M ikro-senaryolarm y azm n a ilikin baz kurallar zetle
nebilir:
1) Entia non sunt multiplicanda praeter necessitatem: Belirsizin
bilim lerinde (Blm I ve II) ve m odellerin sistematiinde (B
lm IV) sklkla grlen bu kural, btnsel varlklar zorunlu
asgari miktardan daha fazla alm am ay ngrmektedir (Ockham'm usturas).
2) nsanlarn eyler ve dier insanlara ilikin davranlar
nn altndaki kiisel veya kiileraras deerlerin bir atmas
nn grld, zamanda ve meknda ksa bir durumu, snrl
sayda aktrleriyle birlikte kavramak.
3) Dikkatli bir gzlemci ve uygun olursa, iin iindeki bir
kii (katlan) olarak algladm haliyle bir atmay, bir sy
lem veya metin iinde ifa d e etm ek .
4) Elde edilm i metni, eylem birimi fikrine ulancaya dek
zmlemek. Her bir item, sylenmi her bir cmle ve aktrler
den herhangi biri tarafndan hissedilm i her bir duygu konu

306

Belirsizin Bilim leri

sunda dnerek, bunlarn, sunulacak eylemin konusu olacal<


deerler atmasna apak ve dorudan bir ekilde balanp
balanamayacaklarm sorgulamak.
5) Sadece en uygun/ayrdedici eleri kapsayan ve bu e
leri, ifade gleri ve seyirsel deerleri bakm ndan gelitirer
m ikro-senaryonun ana metnini yazmak; komik ile trajik aras:
fark burada belirlenecektir.
6) Bir ynetmenle ya dorudan veya zel bir ibirlii ya
parak, onunla birlikte, nceki metinden kan her bir eyi
bir temsilde ilemeyi salayacak tm deer ifadelerini, teme
edimleri, "sahne figrleri"ni aratrmak.
7) Kurulacak sahnenin dekoru ve tipografisi denilebile
cek balam elerini kararlatrmak. M ikro-psikolojik durum
larn ou, eyalarla bir iliki ierir; kaplar, otomatik aygtlar
gieler, gnlk yaam n kk eyalar veya rnleri (M arce
Achard'm Domino sahnesinde, bir eftaliyi bak ve atalla soy
mak)... Bylece, m inim al bir sahne oluturulur ve gerekirse
bu sahne, tm dier mevcut elerin eylem bakm ndan nt
olduu, koullara gre doldurma (remplissage) rol oynad:
bir kroki stnde temsil edilir; kroki, bir benzerlik/geree uy
gunluk kstasna baldr.
8) Aktrler dnyasnda, profesyonel olm alar gerekmeksizin uygun baz kiilikler semek, daha akas senaryoda bu
lunacak, fakat gerek yaamda ou kez, seyircinin ve edimde
bulunan insann (aetant) bilincinin sansr ettii veya ihm al et
tii m ekanizm alar ve deerler tablosunu tayacak, ifade ede
cek, hatta "ykleyecek" nitelikte karakterler semek.
9) Nihayet, dramatik yapma veya televizel retim ine ili
kin kurallara uygun olarak yrtlecek prova (repetition) a
lmas yapmak; bu alma, oyuncunun ve rolnn inas (Stanislavski) ve ifadenin dekor iinde sahneye konmas almas
dr. Bu konuda, en temel zorlayc etmen, zamann ynlendirilme
sidir; nk, m ikro-senaryolarm ou, adndan da anlalaca
zere, ok ksadr; ancak burada belirli bir bilim sel (alc) kitle
durumunda bulunan ve kendisine bir apakln iletilm esi s2
konusu olan, yarg seyircilerin gznde, senaryonun tm aa
m alar aka ifade edilmi olmaldr.

Mikro-Psikoloji

307

Bizi ilgilendiren metodolojik adan, bunlar, bir mikro-senaryonun kuruluuna ilikin belli bal kurallardr. Mikro-psikolojinin, eitli durumlar inceleme sistemi olarak dier uygu
lamalarnda, gsterinin pratiiyle dorudan ilgili (k, kamera,
zoorrt, mimikler vb) teknik bir yaplandrmaya (G. Melo) gidil
mesi gereklidir, ancak, burada, bu konu bizi ilgilendirmemekte
dir.

5. nsar Strateji ve Taktiklerini Dzenleyici


eler Olarak Genelletirilmi Pahalar
Bu kitabn eitli yerlerinde grdmz zere, her edim, her
insani sre, edimde bulunann ya da edim iindeki partnerlerin i kaynaklarndan, genelletirilmi paha dediimiz bir pay
alnmasn gerektirir; VI. Blm'de bunun ifade edilii stnde
durmutuk. En yaygn olaan durumlardan gnlk bir eylemin
pahalarnn belirli bir btesinin yaplmasn, bir rnekle gste
relim: bir ev eyasnn kullanlmas.
K LEVSEL EYANIN KARILATIRM ALI GENELLETRLM
PAHASI VE TASARIM
Yaptm z b ir alm ada, ayn ilevi gren, sk ku llan lan ik i eya
m ikropsikolojik adan zm lenm itir; bunun iin kahve yapm a
nn iki farkl sistem i ele alnm tr. Bunlard an b iri yaklak 40 yl
kad ar nce A lm anya'da icat edilm i M ELTTA filtre sistem i, die
ri ise daha yakn yllarda profesyonel b ir tasarm c tarafndan ger
ekletirilm i talyan kahve aygtdr.
Bu iki sistem, am alarnda birbirine benzerdir; iki- tas kahve yap
m ak. ok eski alardan m iras kalan bir gelenee gre, buradaki
teknik, belirli m iktardaki scak suyu, tlm kahve tabakasn
dan geirmektir. H er iki sistem de ok yaygn olarak bilinm ektedir.
M ikro-psikolojik yntem, ayn m iktar kahve iin olabilir bu iki tak
tik asndan, yaplacak basit eylem lerden her birini olabildiince
* Melitta sistemi: Konik geirgen bir kt szge, ayn biimdeki alt delikli bir
kap iine yerletirilir ve iine belirli bir miktar tlm kahve konur. Bylece oluturulan filtre bo bir tas veya kap stne oturtulur; stne yava yava
kaynar su dklr; szlen su, alt kapta kahve olarak birikir. talyan kahve
aygt birbiriyle balantl blml bir alettir; alt ksmda su, ortada madeni
filtre ve tlm kahve bulunur; st ksm botur. Alet atein stne konunca
snan su, orta ksmdan geerek stteki ksma kahve olarak kar, (.n.)

Belirsizin Bilim leri


ak ve tam olarak kapsayan bir senaryo oluturm aya dayanm akta
dr. Eylem peyzaj, ayn olacaktr; ayn bir konutun m utfak kesi ve
etrafta her ailenin sahip olduu trden ara-gereler. H er iki mikro-senaryonun edim -birim lerinden her b iri konusunda, genelleti
rilm i pahann klasik eleri tahm in edilir; yani, yaplan ie ilikin
parasal fiyat, ie verilen zam an, ii yapann harcad fiziksel enerji,
kiin in kendi bedensel-m otor em asn (SCK) oluturm asn sala
yan zihinsel ilemlere bal bilisel paha, nihayet i srasndaki sb
jektif hata olaslna ve bundan kaynaklanabilecek kaygya (mikro-skm t) bal riziko pahas boyutlar hesaplanr.
Bu tablonun oluturulm asna ilikin birka saptam a yapalm :
1) zm lem ede, eyalarn m ali pahasnn hesaplanm asnda,
eyann satn al fiyat, tahm in i m rne blnp ku llan m s
resiyle arplr. K ullanm skl, burada ancak bilisel pahalar
(daha sk ku llanlan , zih in sel olarak daha az m pahaldr?) ve ri
ziko p ahalarn (eya ne kadar az ku llanlrsa, eyay kullanrken
yaplan becerik sizlik ler ve kazalar o kadar artar) biraz deitire
rek etkili olm aktadr. Bu dem ektir ki, ku llanlm ayan eyalar yer
letirm e pahas dnda, herhangi b ir bilisel paha riziko pahasna
sahip deildir; buna karlk k u llan lan eyalar, zam an la orantl
bir ypranm aya/anm aya m aruzdurlar.
2) "K ah v en in p ahas ne?"; bu, onun kilo fiyatnn b ir seferinde k u l
lan lan gram m iktarna oranlanm asyla bulunur. "Filtren in pahas
ne?"; b u ayn ekilde b ir ku tu filtre fiyatnn (20 FF.), ku tud aki filt
re saysna (100 tane) blnm esiyle bulunur.
3) Enerjinin pahas ne? Burada, kahve yapan kiin in harcad fizik
sel enerji sz konusudur; bizi ilgilendiren enerji, tahm ini hem belir
siz (bunun kesin lm, sadece ergonom lar ilgilendirir) ve hem
de sbjektif bir bedeldir; enerji pahas olarak, su stm ak iin kul
landm z kw/saat veya kalori m iktarn alam ayz; nk psikolo
jik adan bunlar, insann bilin alanna, dar anlam da enerji olarak
girm ezler, m ali kaynaklardan aktarlan bir m iktar olarak (havagaz
veya elektrik irketine abonelik) girerler; yaam n gidiat kavram
na baldrlar ve aylk olarak [veya tp gaz alrken (.n.)] denirler.
Dolaysyla bunlar, genelletirilm i paha tablosunda enerji stu
nunda deil, parasal harcam alar kategorisinde yer alrlar.
4) Burada, eyay-m alzem eyi yerletirm e (dolap veya rafa koym a,
parasal b ir paha ierm em ektedir; zira burada b izi yerletirm e edi
m i ilgilendirm ektedir, ve yerletirilen eya, bir evin m utfak dona
tm n n bir parasdr. Bu eylemde, yerletirm enin p arasal pahas
yoktur; bu n a karlk, b ir zem in stnde b elirli b ir alan (S) kapsa
yan her eya, bir "varolu pahas"na sahiptir:
K ira x Sre x S eklinde ifade edilebilecek bu paha her zam an,
ihm al edilebilecek b ir dzeyde olmayabilir.

M ikro-Psikoloji

5)
Eii Altnda

309

Deikenlerin deerlendirilme lei u ekildedir,


Alglanabilir

Dikkate DeerByk

ok Byk

TALYAN KAHVE AYGITI (Gm)


G e n e lle tir ilm i P a ha e le ri
M ik ro -s e n a ry o n /n
E d im B ir im le r i
1. Emniyetli yerletirilm i gm
eya: karmak, koymak,
arpmamaya izmemeye dikkat
2 st ksm evirerek karm ak
(Demontaj)
3- Ftreyi karmak (cfemontaj)
4. Kahveyi kavanozdan afp
koymak
5. A lt ksmas su koymak

F iy a t

7. Koruma plakasyla birlikte


ocaa koyma

10. Oca kapatma, aygt indirme


11. Kahve servisi yapma
12. Kalan (ne kadar?) dkme
13. st ksmn demontaj
14. Filtreyi karma
15. Filtre kapan ama
16. Telveyi pe dkme
17. FjJtreyi ykama, durulama
18. Kurumaya brakma
19. Aygt ykama, durulama
20. Kurumaya brakma
(zaman aral: geici boluk]
21. Alt-orta ksmn montaj
22. st ksmn m ontaj
23. Aygt yerine yerletirme
Btnn Genel Pahas
lemin Fizyonom isi

25

21

20

R is k
P ahas

B ili s e l
Paha

9. kaynama sesi, sinyali

E n e rji

6. st ksmn montaj

8. Kaynayncaya dek stma

Zam an

33

310

Belirsizin Bilim leri

MELTTA SSTEM PORSELEN HUN VE FLTRE


M ik ro -s e n a ry o n u n
E d im B irim le ri

1. El altndaki paralan karma


2. Filtreyi bir kaba oturtma
3. El altndaki su stma kabn
alma
4. Kaba su koyma
5. Kab atee koyma
6. Filtreyi porselen huniye koyma
7. Filtreye kahve koyma
8. Suyun kaynamasn gzleme
9. Kaynayan suyu filtredeki
kahvenin stne dkme
10. Dklen suyu ayarlama
11. Szlmesini bekleme
12. Telveli filtreyi pe atma
13. Huni porseleni ykama
14. Alt kaptan kahve servisi

Genelletirilm i Paha eleri


Fiyat

Zaman

Enerji

Risk
Bilisel
Paha
Pahas

Btnn Genel Pahas


ilemin Fizyolojisi

Demek ki, birbiriyle karlatrlabilir koullarda (eylem peyza


j ayn, teknolojik kltr ve mutfak kltr ayn) bu iki ilemsel
taktii karlatrmak durumundayz. Eylem sonras son sahnede
ayn duruma ulamak bakmndan eylemlerden biri 24, dieri 14
birim kapsamaktadr.
Burada, dikkati eken noktalardan biri, yar-lks bir eyann kulla
nmnda, kk skntya, kaygya balanan paha miktarnn ne
midir. Bu tr duygusal paha deikenleri koullara gre deimek
tedir. rnein ayn sorunla (kahve yapmak) kar karya kalan
kii, eylem peyzajn ve mutfak aksesuarlarnn yerini iyi tanma
yan yabana bir ziyareti veya mutfak eitiminin banda olan evin
gen kz ise, bu pahalar daha yksek olacaktr. Bu tr durumlar,
mikro-psikolojide "dramatizasyon ilkesi"ne tekabl etmektedir.

Mikro-Psikoloji

311

Bu olayda, harcanan zamanlar, saniye olarak dorusal bir toplama


ya olduka elverilidir. Ancak bu toplamn deeri konusunda fazla
hayale kaplmamak gerekir; bu tr durumlarda ortalama tahmini
bir asgari sre sz konusudur; bir ev ileri organizatr, i yapan
kiiye, tablodaki zaman stunlarnn toplamna yakm bir zaman
ayracaktr.
Nitelikleri bakmndan benzer olan eylemler (bir eyay almak veya
yerletirmek, bir kaba su koymak), rutin, allm bir zaman bala
mnda yaplp yaplmamalarma gre, farkl bir "arlk"a sahiptirler
ve farkl bir dikkat, dolaysyla bir bilisel aba ve bir riziko (bir par
ay fazla bkerek/evirerek skmasna yol amak) gerektirirler.
Stunlardaki terimlerin toplanmas, grnte olduka belir
sizdir. Hesaba katlan eylem eleri gittike artan byklkte
O'dan 4'e giden 5 puanl nitel bir lek stnde deerlendirilmi
ve toplamalar dorusal bir biimde (3+2= 5 gibi) yaplmtr. An
cak terimleraras karlatrma daha ok logaritmik bir lek ge
rektirmekte ve kukusuz, keyfi bir yan tamaktadr. Bu keyfilii
merulatrmak gerekli deildir; ortaya kan sonular, yeterince
aktr. Burada benimsenen yaklam, ilevseldir; kahve yapmak
edimi, bu kahveyi ime edimi anlam tamaktadr. Kukusuz, r
nein ya geleneklere sayg veya bizzat eylemin kendiliinde zevki
ya da estetik eyalar kullanmaktan elde edilen saygnlk gibi bo
yutlar ieren baka anlamlar dnlebilir.

Bu tablonun amac, kesin olmaktan ziyade, belirli bir dikkat dze


yinde tam olmaktr; esasen, benzeri durumlara ve karlat so
runa gre (rnein bir tasarm veya reklam firmasnn iini yap
mak) bu tabloyu oluturmak mikro-psikoloun grevidir.

6. Genelletirilmi Pahann Belirsizlikleri ve


Rasyonel Eletiriler
Bu tr bir tablonun belirsiz yan gze batmaktadr. Verilen sa
ysal deerler, zel bir duruma ilikindir; bu deerler, elbette,
kiiden kiiye, durumdan duruma deiecektir ve rnein ev
mutfaklarnn rasyonelletirilmesi konusunda uzm an bir m
hendis olarak, byk bir deneyime sahip olsak bile bu durumu
pekinlikle saptamak olanakszdr. Her bir stundaki zaman,
enerji veya fiyatn tanm lanm birim lerini toplamak, her psiko-fizikinin otomatik olarak bu toplam larn psikolojik anlam

312

Belirsizin Bilim leri

konusunda getirecei eletiriye aktr. Burada telkin ettiim iz


zere, logaritm ik bir lein kullanlm as, ileri bir adm da ol
sa, kendiliinde kuku gtrr. Bilisel pahaya veya riziko pa
hasna ilikin lekler de, her ne kadar bu tr deneylerde, 0-4
aras bir lek stnde itemlerin ou konusundaki yarglarda
bir benzerlik/tutarllk grlse de, hemen hemen keyfidirler.
Ancak zellikle, stunlardaki keyfi basamaklar/derecelendir
meleri toplamaya almak, rizikoludur.
Aslnda, mikro-psikoloji teorisyeni, bilisel paha, enerji ve
para gibi kavram lar arasnda (geen yzylda ekonomistlerin
yapm aktan holandklar gibi) a,b,c,d,e edeerlilik katsayla
r oluturma peinde komak yerine, 5 bileenli vektriyel bir
meknda kendini ifade etmeyi tercih edecektir; ama bu, onun
belirli bir eylem birim in son stnunda yatay izgiyi izleyerek
birim in genelletirilm i pahasn kestirmesini engellemez.
Bylece, verilerin belirsizlii, bu verileri ileme kurallar
nn belirsizliine eklenmektedir ve zihni doa bilim lerine gre
ekillenm i birinin, bu tr veri ileme tipi konusunda byk
bir kuku duyaca kesindir. Mikro-psikolog, buna, belli bal
yant getirebilir:
Bir eylemin eitli yanlarn saymak ve u veya bu e
yi basite unutmaktansa, zihni, hatal bile olsa, birtakm deer
lendirme yarglan retmeye zorlayan genel bir tabloda, bunlar
yerletirerek bellekte tutmak her halkrda nemlidir.
Eletirmenin, daha az gevek deerlendirme sistemleri
ne dayanarak daha iyi zmler getirm esini engelleyen hibir
ey yoktur; yeter ki bunlar asl amac gzden karmasnlar:
Yani, bir eylem fizyonomisi oluturmak ve eylemin genel pahas
ile m ali pahasnn ve hatta imdiye dek sadece ekonomistlerin
deerlendirmeye tenezzl ettii zam ansal pahasnn zel yan
lar arasndaki farklar vurgulamak.
Bu tr srelerin m antksal olarak getirmesi zorunlu g
rnen ok byk belirsizlie ramen, gariptir ki, iyi seilmi
ve fazla kolay olmayan bir durumun betimlenmesinde, eer bu
betim lem e yaz plannda ok iyi yaplm ve standart bir m etin
de ("yky iyi anlatm ak") ifade edilmi ise, farkl, fakat pra
tik formasyonu iyi yarglar, bu tr bir zmlemenin temelin

Mikro-Psikoloji

313

de bulunan 3 veya 5 dereceli bir lek stnde birbirinden ok


farkl olmayan deerlendirme yarglar ortaya koyacaktr. Bu
ilemde, terminolojinin aklanm asnn ve betim lem enin ak
seikliinin, "saysal" deerlendirmelerdeki farklllklar veya
benzerliklerden daha nemli olduu ok iyi bir ekilde kavran
maktadr. Burada, III. Blm'de sunulan yararl bir saptamay
yeniden buluyoruz: Sbjektif bir lmn ilemsellii ve deer
lendirme yarglarnn benzerlii, kullanlan lein kesinlii
azald lde artmaktadr.

7. Mikro-Psikolojik zmleme Kurallar


Yukardaki saptamalar ve incelediimiz rnekler nda mikro-psikolojik bir zmleme iin baz kurallar ortaya atlabilir:
1) lke; gzlemcinin rasyonel dncesi asndan ihm al
edilebilir olann ksaca dnce asndan da byle olmas.
2) Kar-irdeleme kural; belirli bir durum a ilikin olarak
apak ihmal edilebilir sayamayacam/gremeyeceim hibir
eyi, ihm al edilebilir olarak kabul etmemek.
3) Rastlant kstaslar; byk lekte betim lem enin rastlant
sal olarak nitelendirebilecei davransal akn tm paralarnn
"determinist" yann -benzer bir duruma veya benzer (yakn)
nedenlere dzenli yant farklar araclyla- kantlayabilmek.
4) fadelendirme kural; "yky anlatm ak", yani trajedi veya
komediyi bir m ikro-sahnede cereyan edii iinde, gzlenen
durumu nedensel bir boluu olmayan tutarl bir yk iinde
szcklerle ifade etmek.
5) Mikro-senaryonun oluturulmas; yknn ba oyuncusu
iin edim birim lerinin i balantl bir dizisini ortaya koymak
ve bunun, 5+1 stunlu bir tablonun sol kenarnda dizisel bir
organigramn (mikro-senaryo) oluturmak.
6) Sradan eylem elerinin organizasyonu kural; bylece
oluturulan i balantl dizi iersinde, edim de bulunan kii
nin d dnyas balangta yapt ngrlere uygun olduu
lde, birbirlerine zorunlu olarak (yani byk bir olaslkla)
bam l olan e (edim birimler) gruplarn ayrdetmek.

314

Belirsizin Bilim leri

7) Angajman kural; i balantl dizinin kalan eleri ara


snda, karar aac dallar gibi grnenleri, yani birden ok sei
me olanak veren ve nispeten edeerli ve kiinin angaje olmak
zorunda olduu sbjektif olaslklar tayan eleri ayrdetmek.
8) Dramatizasyon kural; zmlemeci, gzlemcinin, belirle
yici gcnden emin olmad bir m ikro-davran, mikro-karar,
mikro-deerle karlatnda, gzlemci, sosyal evrende benzer
veya ayn bir durum aranr; bu durumun birey asndan kayp
ve kazanlarn daha byk olduu bir balam iinde yer alma
sna dikkat edilir ve buradan hareketle durum, dram atize edi
lir, apakl, yani zihne kendini dayatma gc artrlr.
9) Her tr karar parasndan (mikro-karar) balayarak ba
lantl dizinin her bir esine den genelletirilmi pahay hesap
lamak. Bu paha, ekonomistlerin daha nce dikkate aldklar salt
zam an ve enerji pahalarn deil, ayn zamanda bili ve rizi
koyla ilgili "psikolojik" pahalan da kapsar; bu psikolojik paha
larn tanm lanmas, lekler stnde, en azndan srasal lek
ler stnde deerlendirilmesi ve "tasarlanacak" bir "toplama
kural"na gre, genel senaryonun farkl ardk aam alar (ey
lem birim leri) iin toplanmas gereklidir. Bir hizm etin zmlemecisi veya ilemsel bir aratrma asndan, burada, belki de
dorusal toplama kural sz konusu olacaktr; ancak mikro-psikolog, Bernouilli'nin nl saptam alarn dikkate alm a ve logaritm ik bir lek gelitirme ynne gidecektir.
10) Bylece, bir senaryonun, onu oluturan farkl eylem
birim leri iin, genelletirilm i paha elerini kapsayan bir tablo
doldurmak. Eer farkl seenekli bir senaryo varsa, ya yaan
m gereklik temelinde ya da deneyden veya bireyin buna ili
kin zihinsel imajndan karlm seenek deerlerin tahm ini
temelinde, ayn tablo yeniden yaplr.
11) Hazrlanan bu tabloyu satr satr incelemek; "Hangi edim
birimler en pahaldr? (en dolu olan satrlar) Bu, eylem elerinin,
senaryoda tekabl ettii aamada eletirel bir analizini salar.
Bu analiz, senaryonun kapsad ikilemleri zorunlu olarak z
mez, fakat bu ikilemlerin varln gsterir. Bunu deitirmenin
seenek stratejileri var mdr? Buna, gnlk yaam hakknda
ilemsel aratrma (recherche operationnel) denebilir.

Mikro-Psikoloji

315

12) Hepsi de tahmine dayal verilerinin belirsizlii ne olur


sa olsun, bir tr mnem oteknik dzenei somutlatran bu tab
loda, eer stun toplamlar alnrsa, bunlar, bireyin yapt ey
lem srasndaki kaynaklarnn dalm hakknda bir fikir ve
rirler; buna bu eylemin fizyonomisi veya btnnde senaryonun
fizyonomisi denebilir. Bylece burada nasl bir senaryonun bu
lunduu abucak anlalr; rnein bu, bilisel pahalar yksek
bir senaryo mu? Parasal veya enerjetik pahalar nemsiz mi?
Veya aktr (edimi yapan) asndan tatm inkr bir sonuca var
mak iin senaryo boyunca giriilen eylemin baat zellii, yk
sek bir riziko pahas mdr?
13) Duygusal dmlerin aratrlmas; her bir aktr iin, ba
lantl eylem dizilerinin cereyan ediinde, edim ler teorisinde
"eylem dm leri" denen edim birim lerini ayrdetmek; eylem
dmleri, tam am lanm alar hibir m akul ikame seenei sun
mayan edim birim lerdir; aktr iin, normalde, "kayg nokta
laradr; birey bu noktaya taklr, burada dikkat etmek zorun
dadr ve muhtemelen, psikanalitik anlamda gnlk yaamn
"psikopatolojik" yanlar buraya tutunacaklardr.
14) Olabilirler alannn aratrlmas kural; mikro-psikoloun
etkili hibir etm eni unutmadndan em in olabilecei ekilde,
durum iindeki insann olanaklarnn ayrntl ve genel portre
lerini yapmak. Bu noktada u tr sorulara ayrntl yant arana
bilir: Ayn genel senaryonun daha az ikilem ve duygusal karar
dmlerini kapsayan olabilir baka cereyan edileri dn
lebilir mi? Bu, sahnenin fizyonomisini deitirir mi? Bu see
nek senaryo aklar, aktrn aklna gelmedi mi?

-S. Bir rnek: Mikro, Psikolojik Adan,


Araba Kullanma Davrannn Dzenlenmesi
Hu rnek, otomobil srclerinin davranlarnn zmlen
mesinden alnmtr. Normal arabalarn srcleri, hangi hz
la gitmektedirler? N ormal koullarda (ortalama trafik youn
luu, iyi durum daki yollar, ortalam a trafik kesintileri vb),
ou lkede (rnein Fransa), hem ynetmeliklerle hem de

316

Belirsizin Bilim leri

trafik levhalaryla, uygun m aksim um hz (rnein, 90 km/saat


olarak krm z renkte bir ember pano stnde) belirlenmekte
dir.
Bu hz, trafik kodu'na gre, ak seik tarzda ifade edilmi,
m aksim um hzdr: "90 km/saat'ten daha hzl gitm ek yasaktr
ve buna riayet edilmemesi, ehliyet iptaline kadar gidebilen bir
yaptrm a tabidir". Srcler, effektif olarak hangi hzla git
mektedirler? Srcler, genelde hz gsterge tablolarnn da
gsterdii gibi, daha yksek hzla gidebilen arabalara sahiptir
ler. Belleklerinde srclk eitim i srasnda onlara alanm
"m aksim um srat" kavram ve 90 rakam bulunmaktadr.
Ancak srcler insani varlklardr ve alg psikolojisinin
yasalarna, onlar da uymaktadrlar. Tm hz algsnn, psiko-fizikinin %10 dolaynda konumlad bir belirsizlik eii (J.N.D.)
tadn sezgisel ve ince (subtil) bir tarzda (yani genelde ou
nun, ifade edemeyecekleri ekilde) bilmektedirler. Ayrca, rizi
kolu bir sezgiyle, yasann temsilcisi trafik polislerinin de ken
dileri gibi insan olduklarn bilmektedirler. Bu iki olgu birleti
inde, src trafik polislerinin de %10 dolaynda bir belirsizlik
eiine sahip olduklarn karsamakta ve bir su tespiti yap
malar iin, bizzat kendilerinin ve kontrol aygtlarnn, nominal
hzn (90) %10 fazlasn saptamalar gerektiini, yani (90)+%10=
99 km/saat'ten sonra cezalandrlacan bilmektedir. Buna ek
olarak, src belirtilen nominal hzn, maksimum hz oldu
unu, ancak araba kullanrken bu maksimum hzda gitmenin
yararl olaca baz durumlar olabileceini (bir baka arabay
gemek gibi), zaten bu maksimum hz toleransla at zaman,
eylem peyzajnn (rnein; bir baka arabay geme yetenei)
hem kontrol edilen hem de ho grlen hz lim itini (99 km/saat)
zorunlu olarak amaya yol aacan bilmektedir. Bu durumda
yasay inemenin m arjinal rizikosunu kabul edecek midir? Bu,
imdiye dek mulak braklm bir sorundur.
Oysa "maksimum hz, bizzat yasann vcut bulmu ek
lidir" demeye dayanan bir baka eylem peyzaj vardr. Bununla
birlikte, benim, istisnai olarak, makul bir fazla hz marjna ihtiya
cm var; olabildiince yksek bir ortalama hzla gitmem gerek,
ne ki bu hz, herhangi bir amaca ynelik eylem peyzajmn (engel-

Mikro-Psikoloj i

317

lor, baka arabalar geme vb) kaynaklarn deerlendirmek bak


mndan dk bir ortalama hzdr. Hangi ortalama hz? Bu, alg
sal fark eiinde, hemen hemen maksimum hza yakndr; yani
H-%10:90-%10=81 km./saat; bylece, kutsal yasay, hibir koulda
asla (yaklak olarak) aamayacamdan emin olabilirim.
Bir amaca ynelik kaynaklarm n iyi kullanlm as takti
i, bir hogr durumunun kabul edilebilir olup olmadn
deerlendirmek deilse nedir?
zetle, srcler 90 km/saat hz limiti olan bir yolda 80 ile
100 km/saat hzla gitmekte ve aslnda iki karakter grubuna ayrl
maktadrlar; gvenlik olarak bir hogr marj arayan ve 80 km/
saat hzla giden tedbirliler ve ayn hogr fikrine dayanarak
hogrlebilir en yksek dzeyde (99 km/saat) giden ve dolaysy
la (?) bu hzn tesinde, "kazai durumlar" hari, tehlikeli manev
ralar yapmayan gzpekler. Bu iki poplasyon, nominal deerler,
yol koullar vb. konularla ilgili olarak mutadis mutandis, yollarda
karlarlar. Hatta onlar istatistiksel olarak saymak mmkndr:
1/3 orannda tedbirliler veya ekingenler, 2/3 orannda, gzpek
ler; bu iki tr arasnda ve bir ounluun varlndan kaynakla
nan bir diktatrln oluumundan, bir atma ortaya kar.
Burada dikkate alman yntem elerini, mikro-psikolojik
adan zetleyelim :
1) Bu, bir sosyal bilim , davransal psikoloji iersinde bir
belirsizin sorunudur; bizzat "yol... h z" terim i mulaktr ve
"yasal maksim um hz" terimi, insanlarn zihninde bir belirsiz
lik bulutuyla evrilmitir.
2) Bu, gvenlik stnde eitli sonular olan nemli bir
sorundur.
3) Sorunun temel esi, keyfi yarglam ay ifade eden
hogr m arj kavramdr ve bu kavram psiko-fizik bir bulgu
olan fark eii (JND) stne temellenmektedir.
4) ki seenek senaryonun betimlenmesi, zihnin deerler
tablosu iine kesin bir tarzda nfuz etmeyi gerektirmektedir.
5) Bir yasakla iliki/pazarlk sorunundan yola karak iki
insan kategorisinin varl belirlenmitir. Bu iki kategori, yol
trafii pratiinde kolayca ayrdedilebilmektedir. Belki de bun
lar, gvenliin belirleyici bir esidir.

318

Belirsizin Bilim leri

6)
Karakter psikolojisi bilgilerinden hareketle, ayn bir ya
rma alan iinde iki insan trnn varlnn, bunlar arasnda
bir dm anlk meydana getirmeye elverili bir durum olduu
sonucuna varlabilir; bu kolayca test edilebilir, ama bizi bir ba
ka konuya gtrr.

9. Psikolojik zmleme ve Ar Rasyonelliin


Sorgulanmas
M ikro-psikolojik zmleme, gnlk yaam n bilgisine ili*
kin bir yntem nermek istemektedir. Varoluun dokusu olan
ve bilin dzeyine hemen unutulm ak veya almak zere sa
dece aralkl olarak gelen bu "ok kk" eyleri bytmek
iin, "psikolojik m ikroskop" gibi olumaktadr. Bir bakma, Nietzsche tarafndan nerilm i "tm deerlerin yklm as" olan
bir lek stnde, gndelik yaam n zel/mahrem deerlerini
kefetmektedir. Yaam tarzlarm zn karmakl ve birbirine
geimesini dile getirmekte ve bunlar, bazen dier evrelerde
ki veya uygarlklardaki yaam tarzlaryla karlatrmaktadr.
Bu basit aklamaya gre, mikro-psikolojik zmleme, sosyal
yaam n muhalifi roln oynamaktadr; bir sosyal projenin ken
dine ilikin olarak verdii im aj ifa ederek bireyin effektif de
erlerinde kk salm olan, yani akl yrtmeyle katld de
erlerden ziyade hissettii deerlerini temel alan bir baka imaj
sunmaktadr.
Gerekten de sz konusu olan, pozisyon alan varln ince
lenmesidir; bu inceleme eyi birbiriyle ilikilendirir: a) Sra
dan olann altnda tuhaf veya zel olan gzleme yetenei; bu,
yazarn -v e ondan sonra da fenom enoloun- betim lem e usta
ldr, b)Dnyann sonsuzluunu, sonlu bir ema olan mikro-senaryo ile ikame ederek bu sonsuzluktan ayrlan ematize
etme drts, c) Nicelletirme iradesi; bir olguyu, bir lmler a
iinde yerletirme olanamz dnda, bilim in olmad fikrine
dayanr; bu lmler belirsiz, hatta sbjektif olabilir, yeter ki,
herhangi bir dzeyde "yarglar"n konsenssn yanstsnlar
ve ngr salasnlar.

Mikro-Psikoloj

319

Kukusuz, burada, her ey belirsiz, her ey mulaktr, l


ekler basittir, karsam alar rastlantsaldr, benzerlikler yakla
ktr, eitli rneklemlerin istatistiksel geerlii veya korelas
yon tablolar kullanlm az. Tm banlar, bunlarn daha sonra,
>k daha sonra, zel vakann, birbirinden farkl, fakat cereyan
ililerinde ortak olan ok sayda benzer olaylar btnnde eri11ii zaman yaplmayaca anlam na gelmez.
Mikro-psikolojinin, genel heuristik'e salad katk, bu
noktada bulunur. zel zmlemelerin trll iersinde,
mikro-psikoloji gnlk yaamn gzlemine ilikin olan ve s
nrl sayda tipe ait olmalar dolaysyla paralarn hep ayn ol
duu bir tr evrensel mekanik bulunduunu kefeder. M ikro-sen.ryolarn toplanmas ve zmlenmesi, genelletirilm i paha
larn hesaplanmas, insan davranndaki atallanm alarnm ve
ikilemlerin aydnlatlmas, m ikro-psikolojinin pratiidir; bu zi
li insel egzersiz pratii, sonsuz bir trlle yol am aktan ok,
ltrumsal bir kombinatuvarda, deer sistemlerinde ve deerler
.rasndaki (evrensel bir zellii olan) atmalarda yava yava
younlar. Bachelard ayn fikri dile getirm itir:" Biz ou kez,
insann dalgal ve trl olduunu sylyoruz; fakat grnrde
ki bu trl lk, derin bir fakirlii saklayam am aktadr". Bazen
bir esinlenme (illumination) tarznda hepsi de olumsal, hepsi
ile farkl ve hepsi de ifade edilebilir ayrnt davranlar iersin
deki derin birlii kefetmek, mikro-psikolojiyi yeni renip/uy
gulayan biri iin bir deneyim dir (Erlebnis) bilim in bizzat doas
na ait olan sentetik bir grn (vision) balangcdr.
Gnlk yaama uygulanm m ikro-senaryo tekniinde,
deer kstaslarnn, zellikle doruluun (veracite) ortaya k
t grlmektedir; burada doruluk, herhangi bir tarihsel
hakikat anlamnda deil, bilim sel aratrm acnn, herhangi bir
anda "doru syledii" eklindeki -y ok sayam ayaca- duygu
su anlamndadr; demek ki sylediklerini, ilemsel bir doktrine
ulamak iin yeni durumlarla ilikilendirm esi yeterli olacak
tr; bu ilemsel doktrinler, rnein insann eyalarla, vatanda
n hizmetlerle, kitlenin reklam larla, kullancnn tasarmcyla
ilikileri evreninde, yani mikro-psikolojinin, en azndan yeni
bir yaklam getirdii tm alanlarda olabilir.

320

Belirsizin Bilim leri

III. blmde ele aldm z byk yntemler asndan bakJ


tmzda, mikro-psikoloji ierisinde, esas olarak fenomenolojiM
bir ilk yaklam n belirm eye baladn gryoruz. Bu yakla
m, olguyla ve pozisyon alan varlkla, dikkatle ve isteyereki
ancak onun eylemine zorunlu olarak katlm akszn "evlen
m ek" (btnlemek) ve "haberdar gzlemcinin naif gzlemin
den" veya "anlam n parantez iine konmasndan", kurallara
uygun olarak test edilebilir bir ikna/inandrma gcne sahip
bir sylemde kristallemi bir zmleme gerekletirmeye ye
terli, diyalektik bir gerilim karmaktadr. Ancak daha sonra
durum larn eitlilii iersinde, btnletirm e ve ayrma ku
rallar, davransal tipler ortaya karlacak ve bylece yapsal
m ekanik ilemeye koyularak, daha sonraki bir evrede, davran
m odellerini nermeye veya mevcut olanlar deitirmeye yne
lecektir. M ikro-psikoloji, davransal bir model nerilmesinde,
fenomenolojik tutum ile yapsal tutumun badatrlmasmn
iyi bir rneidir; bu model, "nicel" zmlemeye ve teknik uy
gulamaya elverili mikro-senaryodur.

Sonu

Yzey ile derinlik arasndaki nazik denge, zamanmz


insanlarnn nndeki byk sorundur.
Anonim

Ku kitap, rasyonel bilginin yeni bir alann, (szcn iki anla


mnda da) tanmay nermektedir; bu alan belirsizin bilimleridir.
Kitabn belli bal tezlerini yle zetleyebiliriz.
Fizik, kimya, astronomi, hatta biyoloji gibi, kesin olduklar
ve kavramlar iyi belirlenmi olduu iin "sert" olarak nitelen
il irilen bilimler, adlarn gaspetmilerdir.
Bunlarn taraftarlar, bizi evreleyen olgular ktlesinde,
"en kolayndan balanr" eklindeki, iyi bilinen heuristik ilke
ye gre- m addiletirilmi birimlerle "lm " apak olan ol
gular seerek inceleme yoluna gitm ilerdir ve kendi ifadeleri
nin greceli kesinliinden yararlanan bir kavram lar mimarisi
oluturmulardr. Onlar izleyenler, baka eylerin yan sra, ke
sinlik fikrini geniletmiler ve kendilerini ilk tutum larnda ra
hatlatan dikkat ekici baarlar kazanm lardr; fakat doanm
maddi yanlar dnda kalan ve "bilim leri"nin bir kenara brak
t tm dier olgular hakknda yeterli bir epistemolojik aba
harcamamlardr.
nsan bilimleri, balangtan beri, belirsiz olgularla ve mu
lak kavramlarla kar karya gelmiler ve onlar, bu halleriyle
ele almak zorunda kalmlardr. Bu amala, belirsizin ve olas
olann bir m antn ve bir epistemolojisini (rnein "lekler")

322

Belirsizin Bilim leri

I
gelitirm ek ve bunlar pekin bir tarzda kullanm ak gereini his
setmilerdir; kukusuz bunun byle bir giriim in irel olarak
kapsad tm rizikolar hibir zam an engellemedii ortadadr.
Ancak, izledikleri bu yol nedeniyle, kendilerine nerilen
alann gzlenebilir ve tekrar eden olgularndan hibiri konu
sunda -ifad e edilmi veya edilm em i- hibir zam an yle ya
da byle, tmden-sahiplenme iddias tamamlardr. Demek
ki, bilgi plannda, karm ak olgulara ve dolaysyla deiken, rast
lantsal, d hatlarnda belirsiz olan ve insann mcadele etmek
durumunda olduu gnlk evrenin dokusunu oluturan olgu
lara yaklam ak bakm ndan, daha iyi donatlm bir durumda
drlar.
Epistemolojik adan, belirsizin bilim lerini tem sil eden in
san bilim leri, demek ki, gereklikte bu planda, sert bilimlerden
daha ileri bir durum dadrlar ve genelde BLM'e dnyann zen
ginliini karlam ak iin gerekli akl yrtm e biim lerini ve
aralarn salayabilecek bir konumdadrlar.
ncelememizde aadaki noktalar ortaya karm bulu
nuyoruz:
1) Egem enlii altnda yaadm z epistem olojinin reti
cisi bilim sel dnce, birbirinden ayrlabilir, direnli ve hare
ketsiz obje anlayndan domutur. Bilim sel dnce, insa
nn, sayesinde kendini/yarattklarn aabilecei tek rn
dr, fakat gnlk pratiinde, pek ok bozulm alara ve zayf
lklara maruzdur.
2) Belirsiz olgular incelemenin salam bir tarz vardr:
Mulak olann dncesi, dncede mulaklk deildir.
3) nsan bilim leri, yzyln banda gelierek ve operatr
insan eyletirerek, zellikle kesinliin dinam ik mitosunu izle
yerek doa bilim lerinin salad modeli kopya etmek istemiler
dir; bu, zihnin bir strateji hatasdr.
4) Kendiliinden, fakat sadece onlar dikkate alarak deil,
sosyal bilim lerden esinlenen bir epistemolojinin amac, z iti
bariyle belirsiz olan olgular hangi kurallarn ynettiini ince
lemektir. Belirsizin bilim lerinin, kendi alanlar ve kendine z
g yasalar vardr; bu b ilim lerin yapmas gereken ey, bir meto
doloji yaratmaktr.

Sonu

323

5)
Doa bilim lerinden ve matematikten domu olan fo
mel mantk, belirsizin bilim inin salayamayaca trden,
karm sal zincirin tm mesafelerinde, bir tutarllk ierir ve
gerektirir. Belirsizin bilim i alannda, bu mantk, "yerel" bir altmantkla ikame edilmek zorundadr; sz konusu alt-mantk,
btnsel varlklar (entites), olduka nemli bir hata olasly
la ksmen ngrlebilir olan bir btnde (Getalt) birletirmeye
ynelik zihinsel giriimde gzlenebilir dzenliliklere dayanr.
Ancak, bu giriim , karsam a ileminde zel bir tehlike, gze
alnmas gereken bir riziko tar. Belirsize zg mantk, kesin
olandan ok, olas olann m antklarna daha yakndr.
7) stisnai haller dnda, olguyu yaratan ey lektir (Guye): Her gzlem dzeyinde, biimler, bir terminoloji ve yasalar
tanmlamak ve bunlarn, bilginin farkl dzeylerinde nasl bir
biri iine getiklerini grmek zorundayz.
8) Yakn dzen yaplar, uzak dzen yaplarndan a priori
farkldrlar, bunun byle olmad durumlar, yani aka, ayn
biim repertuvarlarmm ve ayn iliki kodlarnn hangi lekte
olursa olsun uygulandklar durumlar, -e n azndan bizim a
mzn anlaynda- istisnai durum lar olarak grnmektedirler
("ksmlara/blmlere ayrlm a" fikri)
9) Sosyal bilimlerde, pragmatik belirlenemezlik ilkeleri
vardr:
Gzlenen objenin doasna
ilikin kesinlik

'

Srecin dinam ik geliim ine


ilikin kesinlik

s ^^ j |

10) Her bilim, onu kullanan, genileten, besleyen ve ona


deneysel bir alan salayan bir teknikle birlikte bulunur. Fakat,
tekniin amalar dtan geldii (mhendisin amac) halde,
bilim in am alar zihnin iinden gelmektedir (daha fazla bilme
veya yeni biimler yaratma iradesi).
11) Aratrmacnn bilim sel tutumunda byk yntem
tipi vardr:
Aratrmacnn, bulunm u ey stnde gl etkileim i
nin gerekletii deney,
Aratrmacnn, bulunmu/kefedilmi ey stnde (ilke

324

Belirsizin Bilim leri

sel olarak) zayf etkileiminin gerekletii gzlem; bu etkileim,


insan bilimlerinde, doa bilimlerindekinden daha byktr. Bil
ginin belirlenemezlik ilkelerinin oluumunda rol oynar.

zerinde etkide bulunulm ayan ve uzaktan baklan b


dnyann, az ok soyut, az ok ilemsel, az ok sadk bir yans
mas olarak benzetiim; burada, dnyann davrannn, kopya
snn ileyiiyle uyuup uyumadn test etmekle yetinilir.
12)
Benzetiim, gerei tanm ak amacyla modellerin yap
mdr; bir gzlemci tarafndan grld ekliyle "dnyann
p ara la rn n , somut ve ynlendirilebilir objelerin inasdr.
Teknolojik kolaylklarn artmasyla, benzetiim , dier yntem
lerin kapsam larn daraltan yeni engellere tabi olduu bir anda,
bilim sel giriim in en nemli yaklam larndan biri haline gel
mektedir (VVagensberg).
Belirsizin bilim lerinin gerek bir metodolojisi henz
olumamtr. Bu metodoloji, olumu bilimden ok, olumakta
olan bilim in sreleriyle ilgilidir; bunlardan olumu bilim in
sreleri yerel olmayan ve evrensel bir tutarllk ilkesine, olu
an bilim in sreleri ise zihnin engeller labirentinde dolama
sna ve hissedilen apakla dayanmaktadr. Olumu bilim,
olumakta olan bilim in sonularn -veya sezgilerini- btn
letirmek iin, zihnin bir lks olan bir m antksallatrma yap
maya mecburdur; fakat bilim de, kendiliinde bir lks objesidir.
Bununla birlikte, belirsizin metodolojisinin birka byk
yn vardr. Belirtelim:
1) Biim lerin ortaya knn veya Getaltn ilkeleri; fon ve
biim kartl, bu biim in alglanm a gcne ilikin kurallar,
biim in bozulmaya direnci, asl olan ile aksesuar olan arasnda
biim in mertebelendirilmesi.
2) Asl olan ile ikinci derecede olan arasnda ansal ve sb
jektif bir hiyerari oluturulmas, heuristik bir aama olarak
tevik edilmelidir. Aam alandrma keyfi bir nitelik tamak
la birlikte, bu yapldnda, kaybedilenden ok, kazanlr. Bu
kayplar, daha sonraki gelitirme aamasnda "Bilimde, kk
ayrnt yoktur" eklindeki ters fikirle telafi edilecektir.
3) Dnmek, em alatrm aktr ve emalatrmayan, d
nmemektedir, hi olmazsa ilemsel bir tarzda.

Sonu

325

4) Sr asal (mertebe) olann saysal (rakam) olan stnde


leuristik b ir stnl vardr.
5) Deerlendirme, lmeden stndr; daha hzldr, zihin
asndan daha az pahaldr, ara gerektirmez. Kendiliinde,
deerlendirme, gerekte, olgular nnde yalnz, plak ve ara
sz olan in san zihniyle badaan bir "lme"dir.
6) Bir lmenin gvenirlii, kesinliiyle ters orantl olarak
artar.
7) Deikenler aras ilikiler, ou kez, bizatihi bu deiken
lerden daha nettir; bu, "sembolik denklemler"in temelidir.
8) nsan zihni, btnsel varlklar arasndaki yaknlk ve
benzerlii, bizzat bunlar tandndan daha kolay tanr; bu,
"benzerlik m atrisleri"nin veya "semantik mesafe m atrisleri"nin
temelidir.
9) B irtakm sonular btnnn "gizil" faktrlerinin veya
varyans faktrlerinin zmlenmesi, belirsizin bilim sel dn
cesinin en temel yntemlerinden biridir; bu yntem, verilerin
belirsizlii ile bilinen geerlik alanlarnda elde edilmi sonula
rn greceli kesinlii arasnda kpr ilevi grr. Faktrler a ra
mak, aklam ann bir aamasdr, fakat "doann aklanmas
ile doann anlalmasn" zenle birbirinden ayrmak (Dilthey)
gereklidir.
10) nsan zihninin bir ustal olan faktr analizi sre
ci, nem i nedeniyle, istatistikiye veya matematikiye brak
lamaz; verilerle temas halindeki aratrm acnn zihni, yapt
zm lem enin biimlerini ynettii lde, faktr analizinin
bir deeri olabilir.
11) "H er alanda btnyle tam saymalar ve genel gzden
j geirmeler yapmak" (Descartes), belirsizin bilim lerinin temel
sreler indendir ve bu sre, Condorcet tarafndan liste ve iki
girili tablo kavramlarnda ortaya konmutur. Enformatik tara
lndan poplerletirilm i bir terim le belirtirsek, "listing" ile
minde, insan zihni, daha sonra bir ksmn elemek zere topla
d rneklerin miktar sayesinde, bu rneklerin uygunluun
daki eksiklii telafi eder. Uzunluu nedeniyle "listing" -abarI ili- bir inan oluturmaya alr; fakat bu, bir apakln ilk
aamasdr.

326

Belirsizin Bilim leri

12) Apaklk, bir akl yrtme dizisini temel alan bir zorla
ma deil, bir nermeye bal olarak hissedilen ilk veridir. Apa
klk, "hakikat"in veya byle hissettiimiz eyin zehirli madde
sidir. Apaklk ayklayc ve tehlikelidir; retorik, pekinlik grn
ts altnda keyfi sonular karmak zere onu ynlendirir.
13) "lme", bir teorinin ve hatta bir olgu tem silinin inas
na yarayan bir ara olmazdan nce, fenomenolojik mesafe koy
m ann ilk aamasn temsil eden dncenin bir algoritmasdr.
14) "Kuantofreni" (Quantophrenie: Sorokin), yani lme
kesinliinin zihinsel hastal, znde, bir deer takdirinin
olabildii her yerde lme bavurmaya bal deildir; bir ra
kamn elde edilme tarzn hi nemsememe duygusunun elik
ettii, rakama ilikin delice saygya baldr: Bu, patalojik bir
sapmadr. Kendi haklarnda dndklerinin tersine, bilimsel
kitsch'in zanaatkarlar ve poplerletiricileri, bu hastala zel
likle yatkndrlar.
15) lmeyle ilgili olarak belirsizin bilim lerinin tutumu iki
ynldr:
Bilimlerde "nicelik" fikrinin gcne gvenerek, dnce
nin -h i deilse sradan dilde birtakm deerlerden farkllamay
amalayan deerler ieren- tm yanlarna, ne kadar keyfi olursa
olsun lmeyi veya en azndan tahmini sokmaya almak.
D urum iindeki gzlemci veya deneycinin effektif eylem
peyzajna gre lm ve rakam larn doasn son derece eleti
rel bir tavrla incelemek ve ona dier dallar tarafndan nerilen
rakam larn -genelde den- deerini gzden geirmek.
Dncenin en verim li stratejisi, daha nce yaplm
lmlerdeki akl yrtm enin artrlm as yolunda -h e r aama
da daha da zorlaan ve aldatc hale gelen- bir aba harcamak
tan ok, metrolojik algoritmann, imdiye dek uygulanmad
alanlara uygulanmasdr.
16) Gerekte, belirsizin bilim lerinin pek ounda, zellikle
canl ve sosyal varlkla ilgili olanlarda (biyolojik bilim ler ve in
san bilimleri), "dnyann balangcndan bu yana gizli kalm "
pek ok ey vardr; burada sakl kaldna iaret edilen eyler,
balangta, deneyle veya mevcut olgularn kontroluyla test
edilebilir gibi grnmekle birlikte, dayanlan kantn koullar

Sonu

327

nn daha derin bir incelemesi, bu deney veya gzlemlerin pragmatik olarak gerekletirilemez veya topik olduklarn, hibir
/aman yaplmam olduklarn, asla yaplamayacaklar olas
lnn var olduunu ve sonu olarak, grnlerinin yanltc
olduunu ve bilim sel kitsch'in gelien byk alanna ait olduk
larn gstermektedir. Bu dorulanamayan eyler aka insan
ilgilendirdii lde, insan, dnml (reflexif) dncenin
yasal boluunda, onlarn iddialarnn serabna igdsel ola
rak maruz kalr. Onlar, bir yaam tekniinin eleri yapar; bu
noktada tbbi veya param edikal pratik, kazan salamak ama
cyla, bunlara dayanan reklam retoriiyle birlikte, ayrcalkl bir
alan oluturur.
17) Bununla kontrast iinde olarak sonularnda doru ve
salam bir ekilde ortaya konmu pek ok bilim sel olgu, eylem
lzeyinde deil, bilgi dzeyinde yer alrlar; bunun kh insan
zihninin tem bellii ("bu, fazla kark") gibi, kh onlarn tekno
lojik evreye gem esini engelleyen sosyal, hatta politik kkenli
nedenleri vardr. Gerekte, bu, bilim sel dncenin insan geli
iminde ve kltrndeki rolnn gerilemesidir.
18) Modellerin gerekletirilmesinin ve aklama eleri ola
rak kopyalarn deerinin vurgulanmasnn temelinde yer alan
yapsal yntem, bilim lerin gnlk tarihinin mcadeleleri ve
dertleri ierisinden geerek, yakn yllarda, bilimsel ve teknolo
jik dnyann temel algoritmalarndan biri haline gelmitir. Bu yn
tem, dncenin geliiminde, atom teorisinin doa bilimlerine
giriinin nemiyle edeer bir nemde grlmelidir. Bu gerek
ten de byledir; zira, snrl sayda kategorilere ait olan basit e
ler fikrine, bu elerin birletirilme tarz olan kod veya yap fik
rine gndermede bulunur. Burada doann yasalar, "birletirme
kodunun kurallar" gibi grnmekte ve ayn zamanda olumak
ta olan bilim in heuristik plannda, bu yasalar, ya da en azndan
aratrmacnn bunlar hakkmdaki alglar, onun zihninin iinde
dolat labirentin duvarlarn oluturmaktadr.
19) Hibir bilim tarihinin ihm al edemeyecei teknik dn
yada ve (zellikle) psikolojik veya sosyolojik teknolojilerde, yap
sal yntemin uygulam alar gerek bir patlama gstermektedir.
Burada biraz mesafe koyarak uzaktan baktmzda, yaad

328

Belirsizin Bilim leri

m z an, atomizmm tpk doa bilim lerine olduu gibi insan


bilim lerine de giri a olup olmad sorulabilir. Atomizm,
doa bilimlerinde, imdiye dek sadece baz alanlara nfuz
etm itir; farm ako-kimyanm molekler kombinetuvar, televiz
yon sinyalinin zmlenii, paket telefon komtasyonu, szel
olmayan dilin zmlenii, edim lerin basit atomlarna kategorisel indirgenmesi, m zikal sihrin kompakt disk ile iletimi,
bilgisayarda ses ve szn bileimi ve gittike daha ok sayda
zihinsel etkinliin tm nn temelinde yatan enformatiin biz
zat kendisi, bu her yeri igal edici atomik indirgem enin zel ve
yerel rnekleridir.
20) Dnyann zenginliinin basit eler btnne ira
di bir ekilde indirgenmesi olarak bu dntrme ilemi, hem
ayrntnn inceliini -bu n u n iin zmlemeyi biraz daha ile
ri gtrmek yeter-, hem de btnn biim ini birbiriyle btn
letirerek dnyann stnde etkide bulunm ay salamaktadr.
Buna "Neo-Karteziyanizm " (Yeni Dekartlk) demeli miyiz?
Bu dnm, yeni bir dil kullanarak yeni bir bak as getir
mektedir; geici ve daima sorgulanan bir bileim (sentez) ier
sinde, zmlememizin (analiz) geerliliinin kantna sahip
oluyoruz. Aslnda, modelletirme teorisi, epistemolojik adan,
bileim yoluyla zmleme denmeye balanan eyin bir rnei
dir; burada ngr deerine dayandrdmz geici bileimin
bu ngrsel deerinden hareketle zmlemenin deerinin
ne olduunu biliyoruz.
21) Fenomenolojik yaklam, yapsal yaklamla hibir man
tksal ztlk gstermez. Daha akas, onun bir tamamlaycs gibi
grnmektedir; bu yaklam, "doay aklamadan nce, alg
lanm eyi anladmz" ifade eden anlamda, sezgisel olarak
"kavranabilir" olmak isteyen kategorilerin ve kstaslarn ortaya
knn kaynanda bulunmaktadr. Bu tutum, yaplar olutur
madan nce, olguya dikkatli bir gzlemcinin esneklii ve -sz
gelim i- "sempatisi"yle zmleme birimlerini ele alan fenomenoloun tutumudur. Bu sempati, sz konusu birimlerin, meka
nizmann paralar veya davran atomlar (edim birimler), imaj
eleri ve, daha sonra yukarda anlan yapsal aamaya gemek
zere metodik olarak repertuvar yaplan olgu tanecikleri haline

Sonu

329

dntrlmesi amacyla uygun bir tarzda ematize edilmesin


den nce oluur.
22) Bu iki yaklamn hibir uyumazl olmamakla birlik
te, tarzlar, temelde farkldr. Modelcinin veya sibernetikinin
tarz olan "Yapsal tarz", aa yukar birleimin kombinatuvan zihniyetine ve dnyann paralaryla srekli bir Meccano*
oyunu zihniyetine tekabl etmektedir; "fenomenolojik tarz" ise
haberdar gzlemcinin naif gzlemi (Merton), olguyu indirgeme
den nce, olgunun zgll ile btrile'me/evlenme iradesi, g
rnlere saygnn ncelii, saduyu ya da ok ham bir rasyonel
dnce (to explain away) tarafndan ifade edilmi anlamlarn
aleyhine, zorlukla kazanlm "naiflik" yani "bizi emin bir e
kilde hataya doru gtren bu yanlmaz igd" (Russel) ola
rak nitelendirilebilir. Ham rasyonel dnceye aykr olarak fenomenolog, kendini olgunun grntsnn (Erscheinung) yn
lendirmesine brakarak ("masay igal eden ve etrafnda dier
eyalarn yer ald bu ar ve siyah eya"), saduyunun ortaya
koyduu "anlam " ("bir daktilo makinesi, ...yazmak iindir")
"parantez iine koyma"ya (Einklammerung) almaktadr. Bu, i
irsel bir itir; grntlerin perdesini/rtsn (Platon), bu per
deyi okamakla balayarak yrtmaya ynelik bir aba iindeki
"hassas bir zihniyet" (esprit de finesse) ile yakndan ilgilidir.
23) M ulak veya belirsizin oluturduu ve yeni olmamakla
birlikte bizim yeni bir dikkatle yneldiimiz epistemolojik ala
n nitelendiren byk zihinsel yntem veya tutum larn genel
bir zmlemesinden (II. blm) sonra, laboratuvar ve alan
almalarm zda yakndan uyguladmz ve sosyal bilim lerin
en yaygn pratiinden alnm bir dizi yntem ve hatta reete
nermeye (IV. blm) altk; bu yntemler, lengistik veya
algsal konotasyonlarm, benzerliklerin, dzenlemelerin, liste
lerin, ok girili tablolarn, desen ve emayla, hatta karikatr
le gelip geici verilerin kristalletirilm esinin, vb oluturduu
belirsiz deikenleri kavramay ve saptamay salamaktadr.
Bu yntemlerin pekin bir tasnifini yapmak olanakszdr; bir
yntemin nemi, uyguland konunun neminden ayrlamaz;
* Lego tr oyuncaklarn ilk rneklerinden. Metalik paralarla eitli eyler ina
etmeye dayanan bir oyun, (.n.)

330

Belirsizin Bilim leri

bizim bu yntemleri sunu tarzmzda, aratrm acnn zihni


bakm ndan yntemlerin bilisel pahalarnn azdan oa gider
bir dzeni esas alnmtr.
24) ncelenen konunun, nce byk yntem veya yakla
lara gre, sonra gnlk bilim sel pratik dzeyinde ok sa
metodoloji rneklerine gre ayrtrlmas, bizim daha nceld
alm alarm zda nerdiimiz anlamda veya Valery, Zwicky,
Hadamard, Kaufm ann ve Zadeh gibi yazarlarn, yaratc zihnin
bir metodolojisinin geerliini kabul edebildikleri anlamda, "bir
metodolojinin ilkeleri"ni yanstmaktadr.
25)
Bu kitapta ima ettiim iz zere ve bize gre, yaratma v
bulu birbirinden temelde farkl iki kategorinin kombinezonu
veya birletirilm esi anlam na gelmektedir. Bu iki kategori un
lardr:
Akn yaratma veya mutlak bulu; bu, matematikte nl
Gdel teoreminden esinlenm i bir dnce tarzn izlemekte
dir; zira daha nceden bilinen eylerin yeni bir kombinatuvarna indirgenemez niteliktedir.
Varyasyonel yaratma; bu, yukardakinin tersine, daha
nceden bilinen eler veya kurallardan hareketle birtakm
kombinezonlar, varyasyonlar ve ayklam alar yapmaya dayan
maktadr; bu ilemler, rnein pratik bir yenilikle bir insan
grubuna rnga edilebilirler ve hatta, gerekte "yapay zeka"nm
ayrcalkl bir durumu olan bir erevede bir programa giri
bileenleri bilindii lde, bir bilgisayara sokulabilirler.
Bir meta-bilim olarak, belirsizin bilim lerinin epistemolojisi,
tpk tm baka keif giriim leri gibi, bu tip bir ayrm meru
latrmaktadr. Bu epistemolojinin amac, akas, olgular
oluturarak, deyim yerindeyse, onlarn fotorafn ekerek, ve
ya onlar paralarna ayrarak dikkate alan zihinsel tekniklerin,
yntemlerin, kurallarn insan ve grup dzeyinde aratrlma
sdr. Tanm gereince, akn yaratma hakknda, onun varl
n kabul etm ek ve roln a posteriori kavramak dnda, syle
necek bir ey yoktur; fakat, ister insan bilim leri, isterse jeoloji
veya fizik sz konusu olsun, laboratuvarda yrtlen zihinsel
etkinlik konusunda sylenecek ok ey vardr ve biz de bunu
yapmaya altk.

Sonu

331

26) Hata bir dolamadr, ya hibir y e re g t rm ey en yollaI eidegger'in Holzuege'lerme doru, ya da balangta grl
memi olan -v e tuzaklar ve kendine zg riskler ieren- kes111 ine yollar stnde yaplan bir gezintidir. ki tr hata biim i
v. irdir:
Maddi hata, yasalara ve maddenin kurallarna kar ile
nen bir sutur; hakikatin erdemine kyasla mutlak ktdr;
l>.anszlk araclyla yaptrma yol aar; sululuk duygusu
y.ratr, "sigortalar" meydana getirir ve kukusuz entelektel
deerler dnyasnda "sigortal olm ak"* szcnn anlam n
l.mmlamak gerekir.
Zihinsel uygunluk/kolaylk ve m antksal kurallarn
.ratrmacya nerdii yoldan hem geici ve hem de rastlantsal
bir sapma olan hata. Hakikat, sadece uzun bir hatalar dizisinin
dzeltilmesi olduundan, belki de bilim sel giriimde nemli
olan, ite bu diyalektik nitelikli dzeltilme yetenei bakm n
dan hatadr.
27) Aratrmac tarafndan ele alnan konunun dnda bulu
nan tarafsz gzlemci iin -v e bu zorlayc kurallarn ve izlenen
yrngenin belirsiz olduu bilimlerde a fortiori byledir-, rast
lantya bal olann rnyle yeniliin rn arasnda irel bir
krk yoktur. Yenilik, oluan bilim in geici aamasnda, krlabilir
dir ve bir hata olabilir; bunu daha sonra anlarz; o an iin, hata
olup olmad ayrdedilemez. Bilimin rol rastlantnn paralan
n (fragments) apakln zorunluluklarna dntrmektir.
Bu kitabn batan sona gidiinde ve belirsizin bilim leri ile
kesin bilim lerin birbirine greceli konumlarnn gzden gei
riliinde, bilim in topluma gre yeni bir konumunun belirdii
ni grdk. 18. yzylda Ansiklopedistler tarafndan balatlm
uzun bir hareketin filizlenip yeermesi olan ve fethedici bir po
zitivizme yol aan; hem toplumun ilerlemesindeki, hem de in1,1,

1 Fr. "assurance" ve "etre assure" szckleri, sosyal sigorta sistemi veya zel si
gorta irketlerinden, kiisel gvenlik duygusuna, bir eyden emin olua kadar
uzanan yelpazede farkl anlamlarda kullanlmaktadr. Metinde bu szckler
ak bir ekilde kullanlmadndan eviride de netletirilmemitir. Terimin
"hataya kar bir emniyet sibobuna sahip olma" gibi bir yorumu da mmkn
dr; dolaysyla szc birka farkl anlamda anlayarak okumak yanl g
rnmemektedir. (.n.)

332

Belirsizin Bilim leri

san dncesindeki konumundan ve kendinden emin olan mu


zaffer bir bilim in imajna kar, tmyle bambaka bir imaj be
lirmektedir; sorgulanan, hatta kendine zg eletirel anlayyla
kendi kendine her zaman yaptndan farkl olarak, sosyal ve
maddi dnyada yaratt dnmler, kendi sonular ve kendi
ba"arlar plannda yarglanan bir bilim... Tpk gerekstcl
n sanat alannda henz ok uzak olmayan bir ada, gelii
min bir skandal objesi olduu, veya iinde insann kaybolabil
dii ya da imajn reddetmemize neden olacak kadar kkten
deitii bir dehliz, bir labirent olarak grlmesi gibi; bilim de,
acaba, bilince szm yeni bir "istenmedik konuk" mu olacaktr?
Bilim in bu reddediliine kar iki stratejik yol vardr:
1)
Birincisi bilimsel kitsch'm ince mekanizmasdr. Rnesan
dneminin aklnn tersine, gnmzde, bilim dncesi o
kadar karm ak bir hale gelmitir ki, gnlk yaam n sradan
insan, bilim karsnda, yabanc, kopmu, ilgisiz olmamak
la birlikte kskan, ksacas yabanclam bir durumdadr. ster
istemez "bilim sel" bir ada, en azndan "teknolojik" bir a
da yaadm z hisseden ve toplumumuzda "her eyin ls"
olan bu "kk adam" (Eick), "ziyareti olma" dnda herhan
gi bir ulam a yoluna sahip olmad bilim sitesinden onu ay
ran ukuru kapatmaya almaktadr.
Bunun iin ona herkesin ulaabilecei trden bir bilgi su
nulmaktadr. Buna franszca'da "bilim sel vlgarizasyon" den
mektedir. Baz yazarlara (Jurdant, vb) gre, vlgarizasyon/kitle
dzeyine indirgeme olgusu, insann bilim e kar yabanclama
sn azaltm ak yerine, tersine ada bilim etkinliinin bizzat z
ne, yani karmakl, tutarll ve abasna girmeden, tehlikeli
bir ekilde onun "ilkesini anlam olma" aldatmacasn vererek
arttrmaktadr.
Bu "kk adam", bilim sel dncenin srlarna nfuz
etsin veya etmesin, kendi entelektel konforu/rahatl iin, a
da yeni dinin kutsal ineklerine tapnmay tercih etmektedir;
bu kutsal ineklerden ok var; karmakark bir ekilde Einstein, Oppenheimer, Monod, Nylon (naylonu bulan), ve anlalmaz
kiiler, yerler ve eyler etrafnda sihrin damtld uzak "laboratuvarlar" var. Bu "kk adam" onlara hem sayg, hem de d-

Sonu

333

Hinlik beslemektedir. Kukusuz, hekimin tavsiyelerine olduu

(>,ibi masasndaki maden suyu etiketi stndeki yunanca yazl


m pozitif iyonlarn (katyon) miligramlarnn badndrc
listesine byk bir sayg duymaktadr; etikette imzas bulunan
Irofesrn bilimiyle, (biyolojik teknik) tketiminden kazanaca
fiziksel sal, zevk alarak birbirine kartrmaktadr. Bu, tam
olarak, kitsch denilebilecek bir eydir: Bu, kk adamn anla
mad ve ayrca anlamas da beklenmeyen fonksiyonlarn yerini
kimyasal-latince vokablerin dekoratif yanlarnn almasn ifade
eder ve beyaz bluzda veya doktora titrinde kendini ortaya koyan
bu kitsch, Milgram'm gsterdii gibi, bazen tehlikeli olabilmek
ledir. Gnlk yaamda bir dizi yasaa riayet etmeye ("kzarm
et kanser yapar"), bir dizi emre itaat etmeye ("kemerlerinizi tak
nz"), huzurlu hayranlklar beslemeye ("Freud, Einstein, M arx")
indirgenen ve bu zellikleriyle, bir zamanlar insann Akl (tan
ras) ile ikame ederek aabileceine inanm olduu dinlerle
karlatrlabilir olan, yurtta erdeminin ("unu yapnz") bilimsel-pratik grn desteklemek bakmndan, tm kitle iletiim
.ralarmm ve televizyonun (rezonans kutusunun) muhteem
kudretini vurgulamak gereksizdir.
2)
aresiz/gsz sayg, psikologlara gre, frstrasyo
ve saldrganlk eklinde ortaya kmaktadr. Bir tanrya (veya
kutsal inee) tapnmak ve sayg duymak, onda yi'nin ifadesi
ni grmek anlam na deil, kudretin vcut buluunu hissetmek
.mlamna gelir. "lkel" dediimiz baz dinler, bir yandan ltuflarn ararken, hem tapnmak, hem de nefret etmek zorunda
olduumuz kskan, mutlak ve zalim tanrlarn rneklerini
gstermilerdir.
Yaamsal durum larn mikro-psikolojik zmlemesi, bura
da her ne kadar, eitli kltlere ok benzeyen davran ritellerine yol ayorsa da, kendi kendinin bilincinde olmad lde
masum/saf bir ok tanrcln yeniden diriliini belirtm e bak
mndan ada sosyolojik sylemle birlemektedir; burada sz
konusu kltler arasnda, doal Ekoloji klt, nkleer Enerji kl
l veya Kaplca Suyu klt, vb saylabilir.
Ancak hibir ey bize bu tapnm ann izlerinin gittike
daha ok belirdiini grdmz ortak bir etmende kendi

334

Belirsizin Bilim leri

ni ortaya koymayacan sylememektedir; bu etmen, gnlk


yaam m z stnde etkide bulunan kapasitesinde, bilime kar
ktr ve bu tavr, bilim in hem sonularnda gereince ortaya
konmu ve hem de m ekanizm alarnda anlalm az olduu bir
anda gelimeye balamaktadr; dolaysyla byle bir durumda,
bilim , ancak anlalm alar kolay bir mitoslar dizisi gibi deer
lendirilm ektedir; antropologlar, ilkel uygarlklarda doa gle
ri konusunda bu m ekanizm ann ileyiini bize gstermilerdir.
Kendini kutsal inek gibi sunan bir bilim in pei sra onu
kar klm as gereken bir g gibi grme bilincinin yksel
mesi buradan kaynaklanm aktadr; burada, insan bu yeni tan
rlardan kurtaracak bir "aydnlanm a hareketi" ile bir kar k
deil, bizzat bilim sel dncenin kendisine zgrce/isteyerek
bir kar k sz konusudur. Anketlere yansd haliyle enformatie ilikin ada tutumda, yerel, fakat btnyle anlaml
rnekler bulunmaktadr. Bu m uhalefetin etkileri, toplum tara
fndan dayatlm ve urada burada ortaya kan ve hzla oa
lan "aratrm a yasaklarnda" grlmeye balamtr.
Aslnda, bilim sel dnce, tarihsel olum sallktan tr,
zihnin yeni bir totalitarizm i olmaya doru gitmektedir; bu bir
totalitarizm, nk ne televizyon seyircisi vatanda, ne siyaset
adam, hi kim se, kendi eylemlerine klavuz olarak bilim sel ve
rasyonel dnceyi rnek aldn iddia etmekten geri durma
maktadr; kukusuz, ekoloji kltne veya kamuoyu yoklamala
r kltne uyduunda da bu byle. Bilim sel olarak dnme
diimizde, kendimize kzyoruz ve kendimizi m odernliin bir
grevlisi olmaya (geici olarak) layk bulmuyoruz. Doasn
bozm akszn, bilim sel dnceyi sorgulam olan bir ka ekin
gen hareket (rnein gerekstclk), entelektel anarizm in
evrensel olmayan bir arlndan, tuhaflndan te bir anlam
ifade etmemitir; bu hareketler, tpk gerekstcln rek
lam pratii tarafndan ele geirilii gibi, teknik olarak topluma
dahil edilme durum lar hari, toplumun genel gidiat stnde
hibir etkiye sahip olmamtr.
Demek ki, gerekte, bilim sel dnce, saygnn incelikli yo
luyla, tm letirici (totalletirici) bir sistem gibi kendini dayat
maktadr. Fakat akas her totaliter olgu, bizzat varoluundan

Sonu

335

tr kendi doasna irel bir srekli kartla yol aar. Bunun


pek ok rneini gryoruz; ikinci blmde betim lediim iz
yeni tanrlara snm ak dnda, evrensel rasyonellie kar k
mak olanakl deildir.
Daha derin b ir ekilde, toplum, Aydnlanma yzylnda ve
pozitivist ada, eski tanrlara kar gl bir mttefik olarak
ibirlii yapt kendi bilim sel ve rasyonel dnce gcnden
ayrlmaktadr.
Yava yava Ibir deerler deiimi meydana gelmektedir ve
toplum btnnde, kendi z gcyle, yani yasalatrlm ya
san ve Devlet'ijn -g izli, sessiz veya kam u - polisinin gcyle
bilim in zne, yani aratrma zgrl, "grmek iin" deney,
teknolojinin ykc (subversif) gc, gzlemin ayrntl bir hale
gelmesi durumumda dnyann basite gzlemlenmesi gibi bili
m in temel yanlarna kar kmaktadr. Bilim, insanla yeniden
atma iindedir; nk, sahiden de insana kaderinin deime
sini getirmektedir ve bu, insann korktuu eydir.
Tanmladm z haliyle, belirsizin bilimleri, epistemolojik
alan bytm ektedir; bilgiyi, doa bilim lerinden farkl bir ile
me tarz nermektedir. Doa bilim lerine kar filozof u sap
tamada bulunm aktadr; akln d dnya stne bir altrmas
(egzersizi) gibi balayan kesin bilimler, kendi alanlarn semi
ler (rnein s rekli fonksiyonlar veya dorusallk alan) ve an
cak daha sonra ve stelik kendileri iin en kolay grneni de de
vinen (agissant) dncenin kural gibi alarak, uygulama alan
larn geniletmilerdir. Epistemolojik alann "geri kalan ksm
n" incelemeyi, bakalarna brakmlardr. Daha yakn zaman
larda ortaya k m olan sosyal bilimler, belirsizi, nitel olan,
zayf korelasyonlar, rakam lar yerine biim leri konu alm lar ve
kendi "hakikatller"inin bu zellikleriyle baa km ak zorunda
kalmlardr. Sonu olarak bu bilimler, bize yeni bir rasyona
lizm nerm ektedirler ve bu kitap, sz konusu yeni rasyonaliz
m in baz elerini elirlemeye almtr.

Kaynaka

ATLAN, H., Entre le Cristal et la Fumee, Seuil, coll. "Points Sciences", Paris,
1983.
KACHELARD, G., Le Nouvel Esprit scientifique, PUF. Hadiz. 1952.
KACHELARD, G., L'Activite Rationaliste dans la Physique Contemporaine, PUF,
Paris, 1950
KARBER et HIRSCH, Sociology of Science, The Free Press of Clenoe (Illinois),
1960.
Hl NSE, M., VVALTHER, E., VVrterbuch der Semiotik, Kiepenheuer & VVitsch,
Cologne, 1973.
I1RG, K., "Impact de la nouvelle genetique sur la medecine". Forum 2/88,
Conseil de l'Europe, Strasbourg, 1988, pp. 16 - 20.
KIRGER, G., Le Cogito dans la Philosophie de Husserl, Paris, Aubier, 1941.
K \RKOWITZ, L., A Survey of Social Psychology, Dryden Press, Hinsdale (Il
linois), 1975.
tiRD, J., The Changning Worlds of Geography, Clarendon Press, Oxford, 1989.
HLANCHE, R., La Methode Experimentale et la Philosophie de la Physique, A.
Colin, Paris, 1952.
ILUMENBERG,H., D/e Lesbarkeit der Welt, Suhrkamp, Francfort, 1981
1(RIDGMAN,R.W., The Logic of Modern Physics, Macmillan, New York, 1946
KRILLOUIN, L., Mathematiqu.es, Masson, Paris, 1947
15UNGE, M., Philosophie de la physique, Seuil, Paris, 1975
<ARNAP, R., Abriss der Logistik, Springer, Vienne, 1929
( HEMLA, K., De l'algorithme comme liste d'operations, Revue d'Extreme
Orient-Extreme Occident, vol. 12, pp. 79-94.
CHE M LA, K., Du parallelisme entre enonces mathematiques en Chine, Re
vue d'Historie de s Sciences, 1990, XLIII/I, pp. 58-80.
CHERRY, C., On Human Communication, VViley, New York, 1957

338

Belirsizin Bilim leri

COLL., Philosophisches Wrterbuch, Krner, Stuttgart, 1961


COLL., The Philosophers of Science, Saxe Commins & Robert Linscott, Pocket
Books, New York, 1954
COLL., Les Sciences Humaines Aujourd'hui, Retz, Paris, 1979
COLL., "Pour une matrise de la Science" Forum 2/88, Conseil de l'Europe,
Strasbourg, 1988, p. 12.
COLL., Lexikon der Kybernetik, Verlag Schnelle, uickborn bei Hamburg,
1964
COLL., Lexikon der Planung und Organisation, Verlag Schnelle, Quickborn
bei Hamburg, 1968
DESCARTES, R., Regles pour la direction de l'esprit, in CEuvres Completes,
V. Cousin, t. XI, 1826.
DEUTSCH, M., LAZARSFELD, P. E, JAHODA, M. ve COOK, S.W., Research
Methods in Social Relations, Dryden Press, New York, 1951
DICKINSON, J. P, Science and Scientific Researchers in Modern Society,Unesco,
Paris, 1984.
DOYVNEY, A. ve MOLES, A., Les Grandes Methodes d'Action l'Usage des
Dirigeants, Fayard / Mame, Paris, 1971.
ELIADE, M., Myth and Reality, Harper Torchbooks, New York, 1963.
EYSENCK, H. Uses and Abuses ofPsychology, Pelican, A281, Penguin, Harmondsworth, 1954.
FESTINGER,, L., RIECKEN, H. W. ve SCHACHTER, S., When Prophecy
Fatls, Harper, New York, 1956.
FEYERABEND, P., Contre la Methode, Seuil, Paris, 1975.
FISCHER, G.N., Les Concepts Fondamentaux de la Psychologie Sociale, Dunod,
Paris, 1987.
FRANK, P, Le Principe de Causalite et ses Limites, Flammarion, Paris, 1937.
FRANKFORT, H., FRANKFORT, H. A., VVILSON, J. A. ve JACOBSEN, T.,
Before Philosophy, Pelican, London, 1959
GALTON, F., Enquiries into the Human Faculties, Everyman's Library, Londres, 1910
GANDILLAC, M. De, GOLDMAN, L. ve PIAGET, J., Genese et Structure,
Mouton, La Haye, 1965.
GHISELIN, E. B., The Creative Process, University of California Press, 1954
GOFFMAN, E., Behavior in Public Places, The Free Press, New York, 1963.
HADAMARD, ]., Psychology o f Invention in Mathematical Fields, Princeton
University Press, Princeton (NJ), 1945.
HAEFELE, J. W., Creativity and Innovation, Reinhold, New York, 1962.
HAMON, H., ROTMAN, P., Les Intellocrates, Ramsay, Paris, 1981.

Kaynaka

339

HAVILAND, W. A., Cultural Anthropology, Holt, Rinehard and Winston,


New York, 1975.
HEIDEGGER, Mv Le Principe de Raison, Gallimard, Paris, 1962.
HOFSTTTER, P. R., Einfhrung in die Sozialpsychologie, Krner Verlag,
Stuttgard, 1966.
HDLMYARD, E. ]., Alchemy, Pelican, A348, Penguin, Harmondsworth,
1957.
HOLZMAN, D., "To find a way to age in health", Insight, 19 avril 1989, pp.
8-15.
HUSSERL, E., Idees Directrices pour une Phenomenologie, NRF, Paris, 1950.
JAMES, W., Le Pragmatisme, Flammarion, Paris, 1912.
jANTSCH, E., Technological Planning and Social Futures, Cassel/Associated
Business Programmes, Londres, 1972.
JUNG, C.G., Symbolik des Geistes, Rascher Verlag, Zrich, 1948.
KAUFMANN, A., "Le traitement mathematique de l'imprecis par la
theorie des sous-ensembles flous, L'epistemologie de l'incertain", in
Fuzzy Information, knozvledge Representation and Decision Analysis, Pergamon Press, Oxford, 1983.
KAUFMANN, A., Introduction la Theorie des Sous-ensembles Flous, Masson,
Paris, 1 .1 4,1973-1977.
KUHN, T. S., The Structure of Scientific Revolutions, University of Chicago
Press, Chicago, 1962.
KOESTLER, A., The Sleepzvalkers, Penguin/Hutchinson, Harmondsworth,
1959.
KOSTITZIN, V., Biologie Mathematique, A. Colin, Paris, 1939.
KRIPPENDORFF, K., "Values, modes and domains of inquiry into communication", Journal of Communication, vol. 19, n 2, juin 1969, p. 105-133.
KRUSKAL, J. B., The Human Use of Computing Machines, Bell, Murray Hill,
New Jersey, juin 1966.
KUPFMLLER, K., Die Systemtheoire der Elektrischen Nachrichtenbertragung, Hirzel Verlag, Stuttgart, 1952.
LANGER, S. K., Philosophy in a New Key, Mentor Books, M 25,1948.
LAPLACE, P. S., Reflexions Philosophiques sur le Calcul des Probabilites, Gauthier-Villars, Paris, 1921,2 vol..
LECLERCQ, R., Le Raisonnement Scientifique et sa Mecanisation, Dunod, Pa
ris, 1969.
LE CORBUSIER ve ark, "La grille CIAM d'urbanisme", in CEuvres Completes,
Editions d'Architecture, Zrich, 1938,1944.
LEFEVRE, C., "Labyrinthe et communication", Architecture et Comportement, vol, 4, n 3, Lausanne, pp. 277-293.
LEVI-STRAUSS, C., La Pense Sauvage, Plon, Paris, 1962.

340

Belirsizin Bilim leri

LEVI-STRAUSS, C , Tristes Tropiques, Plon, Paris, 1955.


LEVY-LEBLOND, J.M., "Physique et mathematiques", in Penser les
Mathematiques, Seuil, Paris, 1982, p. 195-210.
LEVY-LEBLOND, J.M., "Un savoir sans memoire", in Politiques de l'Oubll,
revue Le Geme Humain, Seuil, Paris, pp. 195-210.
LEVY-LEBLOND, J.M., Les Inegalites de Heisenberg, Ercart Pedagogique,
vol., 1 1973, pp. 15-22.
LIKERT, R., HAYES, S.P., Some Applications of Behavioural Research, Unesco,
Paris, 1957.
LIPKIN, R., "America counts on its numbers", Insght, n 22, mai 1989, pp.
8-9.
LIPKIN, R., "Analyzing the figures that shape daily lives", Insight, n 22,
mai 1989, pp. 10-17.
LOCHER, Le Monde de M.C. Escher, Meulenhoff International, Amsterdam,
1971.
LOW ALLEN, C., "Feats to concoct the flawless being", Insight, n 11, juillet
1988, pp. 8-11.
LOW ALLEN, C., "Making birth conceivable through artificial means", Insight, n 11, juillet 1988, pp. 12-15.
LOW ALLEN, C., 'Answering cali for organs reisses critical questions",
Insight, n 11, juillet 1988, p. 12-15.
LUCE, R. D., KRANTZ, D., SUPPES, P. ve TWERSKY, A., Foundations ofM easurement, New York Academic Press, 1971.
MANGEMATIN, Y., Ingenieurie de s Comportements Alimentaires, Travaux de
l'IPSC et de l'Institut national polystechnique, 1986.
MATHIEN, M., SCHVVACH, V. ve ark.., Une physique des sciences de l'homme,
Melanges pour Abraham Moles, Oberlin, Strasbourg, 1989.
MEAD, M., Corning ofA ge in Samoa, Penguin Books, A127, Harmondsworth,
1928, 240 p.
MEADOVVS, D.H., MEADOWS, D.L., RANDERS, J. ve BEHRENS, III, W.W.,
The Limits to Grovth, Universe Books, New York, 1972.
MERLEAU-PONTY, M., Phenomenologie de la Perception, NRF, Paris, 1945.
MICHOTTE, A., La Perception de Causalite, Vrin, Louvain, 1946, VII + 296 p.
MLLER, G. A., Language and Communication, McGraw-Hill Co., New York,
1951,298 p.
MLLER G. A., The Psychology of Communication, Pelican Penguin, Londres,
1965.
MOLES, A., "Metrologie et classification des appareils mesure", Annales
des Telecommunications, Juillet. 1953
MOLES, A., "Sur la caracterisation des discours et de la diction", Annales
des Telecommunications, juillet 1953
MOLES, A., La Creacin Cientifica, Taurus Communicacion, Madrid, 1986
(Franszca: La Creation Scientifique, Kister, Geneve, 1956)

Kiiyaka

341

MOLES, A., Sociodynamique de la Culture, Mouton, Paris, 1967,342 p.


MOLES, A., Theorie Structurale de la Communication et Societe, Masson, Paris,
1988,295 p.
MOLES,A. ve ROHMER, E., Theorie de s Actes, Casterman, Paris, 1977,264 p.
MOLES, A. ve ROHMER, E., Micropsychologie et Vie Quotidienne, coll.
"Mediations", Denoel-Gonthier, Paris, 1967,112 p.
MOLES, A. ve ROHMER, E., Image Communication Fonctionelle, Casterman,
Tournai, 1981.
MOUCHOT, J.M. ve MOLES A., Les Metfodes des Sciences Humains dans
lEntreprise, Fayard Mame, Paris, 1971,217 p.
NAHMIAS, S., Fuzzy Variables, Fuzzy Sets and Systems, 1978, pp. 97-110.
NIETZSCHE, F., Also Sprach Zarathustra, Aubier, Paris, 1946, 698 p.
NEVVMAN, J. H., La Pensee de f. H Newman, par F. Delattre, Payot, Paris,
1914,306 p.
NOELLE, E., Umfragen in der Massengesellschaft, Rowohlt, Reinbeck bei
Habburg, 1963, 332 p.
PALUEV, K., "How collective genius contributes to industrial progress",
General Electric Review, mai 1941, pp. 254-261.
PECCEI, A., One Hundred Pages for the Future, Meritor Books, New York,
1982,186 p.
PENVELAS-REIXACH, J., Ingeieros geneticos "amateurs" in Cienca y techa Vangeciardia, Senero, 1991, Barcelona, pp. 10-11.
PIAGET, J., Introduction l'Epistemologie Genetique, PUF, Paris, 1953, 2 vol.,
280 p.
PIAGET,
La Construction du Reel chez YEnfant, Delachaux et Niestle,
Neuchtel, 1963.
PIRIE, N.W., "Concepts out of context: the pied pipers of Science", Science
News, n 25, Penguin, Londres, 1956.
PIERON, H., "Les echelles d'intensite sensorielle", Annee Psychologique,
1948,385 p.
POINCARE, H., La Science et l'Hypothese, Flammarion, Paris, 19312,292 p.
POINCARE, H., La Valeur de la Science, Flammarion, Paris, 1942, 278 p.
POINCARE H., Science et Methode, Flammarion, Paris, 1909, 314 p.
POLYA, G., Induction and Analogy in Mathematics, mathematics and Plausible
Reasoning, Princeton University Press, New Jersey, 1953.
PONSARD, C., Fuzzy Data Analysis in a Spaital Context, Documents de travail de l'IME- Dijon, 1983.
POPPER, K. R., ADORNO, T. W., DAHRENDORF, R HABERMAS, J., ALBERT, H. ve PLOT, H., Der Positivismusstreit in der deutsher Soziologie,
Luchterband Verlag, Neuwied, 1969.
PRIGOGINE, I. ve STENGERS, I., La Nouvelle Alliance, Gallimard, Paris, 1979.

342

Belirsizin Bilim leri

REGNIER, F., Annorcer la Coueur, IMQ, Nancy, 1989.


RICHARDSON, Models ofReality, Lomond Books, Mt. Airy, 1984.
RIMBERT, S., Carto-graphie, Hermes, Paris, 1990.
ROLLAND-MAY, C., Logiciel de Classification Floue, 1985.
ROLLAND-MAY, C., Les Espaces Geographiqu.es Flous, these de doctorai
d'Etat, niversite de Metz, 1984.
ROSTAND, ]., Pensees d'un Biologiste, Stock, Paris, 1939.
ROTHLEY, }., CASINI, C., Limiter les Manipulations sur l'Heredite, doc, A2327 et 372/88, Conseil de l'Europe, Strasbourg, p. 23-28.
SCHAEFER, R. T., Sociology, Mc Graw-Hill Book Company, New York, 1983
SCHISCHKOFF, G., Philosophisch.es Wrterbuch, Krner Verlag, Stuttgart
1961.
SIMMEL, G., sthetik und Soziologie um die Jahrhundertzvende, Vittorio Klotermann, Francfort, 1976.
SIMMEL, G., La Sociologie et l'Experience du Monde Moderne (Watier ed.)
coll, "Meridiens", Klincksieck, Paris, 1986.
SMOKER, B.M., "Le 'dernier' des droits", Forum, Conseil de l'Europe
Strassbourg, 1987, p. 9-11.
SOLOMON, H., Mathematical Thinking in the Measurement of Behavior, The
Free Press of Glencoe (Illinois), 1960.
SPEARMAN, K., Creative Mind, Appleton-Century, New York, 1931.
STEGMULLER, W., Hauptstrmungen der Gegermarts Philosophie, Krner
Stuttgard, 1960.
STEVENS, S. S., "On the theory of scales of measurements", Science, 103
1946, pp. 677-680.
STEVENS, S.S., "Report on quantitative estimates of sensory events", Advancement o f Science, 1940, p. 1, 331, 349.
STORRING, C., "Experimentelle Untersuchungen ber einface schlussprocesse", Archiv der gesamten Psychologie, 1908.
SWEET, W., "Scientists in Argentina and Britain formulate 'Hippocratk
oaths'", Physics Today, aot 1988, pp. 68-69.
TESTART, J-, "Qui est Frank Einstein?", Forum 2/88, Conseil de l'Europe
Strasbourg, pp. 10-11.
TUFTE, E.R., The Visual Display o f Quantitative Information, Graphics, Press,
Cheshire (Conn.), 1983.
TURNER, R.H., KILLIAN, L.M., Collective Behavior, Pentice Hail, Englevvood Cliffs, 1957.
VALERY, P, CEuvres Completes, Gallimard, Paris, "Bibliotheque", Le Monde,
1988.
VAYSSE, F., "L'inegalite devant l'informatique", Le Monde, 1988.

Kaynaka

343

VON CUBE, E, Kybernetische Grundlagen des Lernens und Lehrens, Klett Verlag, Stuttgard, 1958.
VON NEUMANN, )., Theory of Self-reproducing Automata, University of Illi
nois Press, Urbana & Londres, 1966.
VON NEUMANN, ]., The Computer and the Brain, Yale University Press, no
1-84, Londres, 1958.
VVALLISER, B., Systemes et Modeles, Seuil, Paris, 1977.
VVEART, S., The Physicist as a mad scientist, Physics Today, June 1988, pp.
28-36.
VVEAVER, E. G., Theory ofHearing, Wiley, New York, 1949.
IVERTHEIMER, M., Productive Thinking, Harper, New York, 1945.
WHITE, D.H., SULLIVAN, D., "Social currents in weak interactions",
Physics Today, avril 1979, pp. 40-42.
VVIENER, N., The Terpter, Random House, New York, 1959.
VVOODCOCK, A., DAVIS, M., Catastrophe Theory, Avon Books, no 48397,
1980.
VVRIGHT MILLS, C., The Sociological Imagination, Grove Press, New York,
1959.
ZADEH, L., "Fuzzy sets as a basis for a theory of possibility", Fuzzy Sets
and Systems 1,1978, pp. 3-28.
ZADEH, L., "Fuzzy Sets", Information and Control, 8,1965, pp. 338-335.
ZIMMERMANN, H.J., Fuzzy Set Theory and s Applications, Kluwer academic Publishers Group, 1985.
ZIPF, G.K., Human Behavior and the Principe of Least Effort, Addison Wesley
Press, Cambridge (Mass.) 1949.
ZWICKY, F., Journal of the American Frth Rocket Society, 1951, vol. 84, pp. 3-20.

Dizin

Abelard, 121
Adorno, 139
Agricola, 206,213
Almasy, E , 270
Anouilh, ]., 304
Aristoteles, 29,45 ,1 2 1 ,1 2 3 , 225, 304
Atlan, 144, 290
Bachelard, G., 12, 130, 250, 283, 290,
292,319
Bacon, 23,95, 279,283
la ir d, R v 150
Bateson, G., 151
Baudot, 150
Bayes, 285
Berger, 284
Bernard, C., 84,192
Bernouilli, 47,209, 314
Bertin, J., 261
Bertrand, ]., 286
Binet, S., 212, 254
Boas, E , 132,133,152
Boltzm ann, 73, 291
Brecht, 294
Bridgm an, 89,111,141,212
Brinell, 207,208
B ro ch ard ,290
Brunschvicg, 47
Buffon, R., 213
Buridan, 121

Carnap, 58,1 2 2
Cartier-Bresson, 69, 270
C attell, R., 234
Cavalcante, 271
Cocteau, J., 304
Comte, A., 47
C ondillac, 121
Condorcet, 214, 233, 238, 325
Cuvier, 213
D alton, 149
D em okritos, 148
D escartes, 85, 167, 173, 175, 180, 288,
325
D iderot, 205
Dilthey, 325
D uns Scot, 121
D urkheim , 152
Eick, 332
Einstein, 59, 73,332, 333
Enel, 242,248, 249
Euler, 241,268
Eysenck, H., 136, 234
Fechner, E., 204, 209, 272,273
Festinger, 61
Forest, 96
Fourier, 74, 75
Frankfort, 112,113

346

Belirsizin Bilim leri

Galile, 44
Galton, 51,139
Girard, 59
Goethe, 85, 280
Gossens, 272
Gdel 54,281, 291, 330
Grey-Walter, 121
Guttmann, 205, 218,238,253
Guye, C.E., 141, 323
Hadamard, 330
Hartley, 150
Heisenberg, 31,48,103
Helmholtz, 51,204
Holmyard, 115
Hooke, R., 109,175
Hubbles, 227
Hume, 288
Husserl, 12,107,128
Huxley, Th., 43, 84
Jakobson, R., 113,131,149,150
James, W., 241
Janis, 267
Janisevski, 222
Kant, E., 224, 281
Kaufmann, 53, 330
Kelvin, 56
Kepler, 60
Krippendorf, K., 235
Krber, 152
Kruskal, 53,228,260
Kuhn, 284
Kupfmuller, 75
Ladwein, R., 242
Laplace, 30, 31, 32,47,94
Lavoisier, 51
Lazarsfeld, 205, 212,238
Le Roy, 46,196
Lefevre, C., 40, 219, 220,222
Leibniz 49,131, 238,288

Levi-Strauss, 130,151,152,153
Levy-Bruhl, 114
Lewin, K , 37,40,118,196,237,267,268
Likert, R., 205
Linne, 158,213
Locke, 288
MacCulloch, 151
Magritte, 38
Malinowski, B., 133
Mandelbrot, B., 141, 258, 273
Marconi, G., 150
Marx, 38, 333
Mead, M., 133,151,152,283
Melo, G., 307
Mercalli, 209
Merton, R., 128, 329
Milgram, 79,333
Mili 97,169,192, 227
Miller, G., 125,143,210
Mohs 207,208
Moles 11, 12, 13, 14, 73, 141, 183, 242
258,263
Monod 332
Morin, E., 13,14,134
Morse, S., 150
Mouchot, J.M., 14, 231,232, 235, 263
Neumann, J. von, 151
Newton, 177
Nietzsche, 177,318
Nyquist, 73,150,178
Ockham, W. d', 173,174,305
Oppenheimer, 332
Osgood, C., 136, 268
Palma, de, 13, 33,183
Pascal, 24,47, 85
Peano, 42,122,237
Pessoa, F., 165
Piaget, 1,12,115,116,120,143,176
Pieron, H., 140

Dizin
Iir ie, N., 240,341
llanck, 31
I'l, ton, 329
lDcare, 2 9 ,3 9 ,4 7
loisson, 258
lopper, K., 194, 292
lrigogine, I., 144, 290
lrout, 149

Thom , R., 144,183, 289


Thurstone, 253
Tolm an, E., 219
Tourgeniev, 98
Tucholski, E., 213
Valery, 7 8,107,279,287,297,330
Vickers, 208
Vinci, 11,44

O uetelet, 78,139
Kayleigh, 26
Kegnier, F., 218, 2 3 5,242,264
koichcnbach, 51, 52,123, 276
Rendinger, 242
Kichter, 209
Rim bert, 71,93

W agensberg, R., 193,324


Wald, A., 296
W allas, 58,132
VVeaver, 173
W eber, M., 109,139, 204, 273
W ertheim er, 130, 267, 277
W hitehead, 146

Kussel, B., 329

W hyte, 185
W iener, N., 150,151

Saussure, 153
Schm idt, }., 242
Shannon, C., 73,131,150

W olff, 49,51
W undt, 51,204

Shelley, 98
Sheppard, 53, 260

Zadeh, O., 5 2 ,5 3 ,3 3 0
Zipf, 147, 256, 257,258, 273

Sim on, H., 120,123


Sinclair Lew is, 83

Zobel, 178
Zwicky, F., 330

Sorokin, W., 326


Spearm an, 231, 232,233, 342
Stanislavski, 306

Eserleri eitli dillere evrilen Moles, bu kitabnda bilim


hakknda kalplam nyarglarmz sorgulamaktadr. Doa
bilimleri ve sosyal bilimlerden alnm zengin rneklerden
hareketle kesin olmayan, belirsiz, mulak olgularn
incelenmesine uygun biryntembilim gelitirmektedir.
Moles bu erevede, baz nemli sorulara da k tutmaktadr:
Yntem asndan, kesin denilen bilimleri (doa bilimleri)
insan bilimlerinden (belirsizin bilimleri) ayran nedir? Belirsiz
olgular, bilim konusu olma statsne sokulabilir mi ve bu,
nasl temellendirilebilir?
Gnlk yaammzn dokusunu oluturan belirsiz olgulara,
kesinlik adna ve yntem kayglaryla srt evrilebilir mi? Kitap
bir yandan sosyal bilimler alannda alanlar iin somut
bir alma arac, dier yandan bilimsel bilginin snrlar
ve stats konusunda yeni ve kkrtc bir epistemoloji
denemesi nitelii tamaktadr.