P. 1
Hayal Gücünün Komutanlary Orkun Uçar

Hayal Gücünün Komutanlary Orkun Uçar

|Views: 105|Likes:
Yayınlayan: monalisaXL

More info:

Published by: monalisaXL on Nov 21, 2009
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as TXT, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

10/21/2011

pdf

text

original

Sections

Xasior �l�ms�z �yk� Kul�b� sunar� HAYAL G�C�N�N KOMUTANLARI Orkun U�ar 2004 �ns�z Insanoglunun yaradilisindan beri

�n�nde kesfetmesi gereken b�y�k cografyalar vardi� Bir vadi, bir kita, bir d�nya, bir evren! Kasifler onlari bizim i�in bilinir yapti. Kesfedilmesi gereken bir baska diyar ise Hayal�di! Hayal �ok g�zel, tehlikeli, gizemli ve u�suz bucaksiz bir diyardi. Bu diyari bize Hayal G�c�n�n komutanlari tanitti. Bu �e-kitap�la sizlere bu kasiflerden, komutanlardan bazilari tanitmaya �alisiyorum. Orkun U�ar HAYAL G�C�N�N

KOMUTANLARI I�erik � Harry, Arty�ye Karsi! �ocukla �ocuk Olmayan Edebiyat... - E-Edebiyat Dergisi (Kasim.2003/Sayi: 56) � �zg�r Insanin Gelecegine Kasvetli Bir Bakis: William Gibson!... - E-Edebiyat Dergisi (Aralik.2003/Sayi: 57) � Hayal G�c�n�n Disi Ejderhasi: Ursula K. Le Guin!... - E-Edebiyat Dergisi (Ocak.2004/Sayi: 58) � Isaac Asimov... Bir �l�n�n Eli Hepimizi Itiyor! - E-Edebiyat Dergisi (Subat.2004/Sayi: 59) � Militarist Yazarin �zg�r Hayalleri - Radikal Kitap Eki (13.Subat.2004) � "�" G�n� Hepimizin Ger�ekliginde Sarsici Depremler Yaratir! - E-Edebiyat Dergisi (Mart.2004/Sayi: 60) � D�s, Kan ve Tenin Lordu: Clive Barker! - E-Edebiyat Dergisi (Nisan.2004/Sayi: 61) � Kule Seni �agiriyor! (Versiyon 1) - E-Edebiyat Dergisi (Mayis.2004/Sayi: 62) � Kule Seni �agiriyor! (Versiyon 2 - Yayinlanmamis olan.) � Tekinsiz Aklin Yazari: H. P. LOVECRAFT!... - E-Edebiyat Dergisi (Haziran.2004/Sayi: 63) � Tanrilarin Ozani: Robert Erwin Howard! - E-Edebiyat Dergisi (Temmuz.2004/Sayi: 64) � De Vermis Mysteriis [SOLUCANIN SIRRI]: Dune!... - E-Edebiyat Dergisi (Agustos.2004/Sayi: 65) � Insan Suratina Yapismis Bir Postal: 1984 (George Orwell) � Yaraticiligin Keskin Tadi: Edgar Allan Poe!

Harry, Arty�ye Karsi!... �ocukla �ocuk Olmayan Edebiyat� E-Edebiyat Dergisi (Kasim.2003/Sayi: 56) �ocuk edebiyatinda esas kahraman okuyucudur. Ger�i bu �zellik her edebiyat t�r�nde s�yle veya b�yle ge�erlidir ama �ocuk edebiyatinda daha etkilidir. �ocuk okuyucu kendini hikayeyle veya kahramanlarla �zdeslestirmelidir. Empati dedigimiz duygudasligi

yasamalidir. �ocuklarin ger�eklik algisi b�y�klere g�re daha elastikidir. Bas karakterin dertlerini dert etmeli, sevin�lerini paylasmalidir. Bu bag yazar tarafindan basariyla kuruluyorsa; hikayenin kahramani ha bir �ocukmus, ha bir sandalye veya balonmus fark etmez. Iste bu a�idan son zamanlarda edebiyat g�ndeminde �n planda olan iki �ocuk kahraman serisine baktigimizda Harry Potter karisimi daha iyi tutturmus g�z�k�yor. Hikayelerini kisaca hatirlamak gerekirse� Harry Potter daha bebekken anne ve babasini bir trafik kazasinda kaybetmistir. Daha dogrusu okul �agina gelene kadar b�yle bilir. Teyzesi Petunia, kocasi Vernon Eniste ve ogullari Dudley�le birlikte mutsuz bir yasanti s�rmektedir. Fakat Harry�nin hayati B�y�c�l�k Okulu Hogwarts�dan davetiye alinca degisecektir� Iste t�m d�nyayi kasip kavuran gerek seriyi olusturan kitaplar, gerekse filmleriyle k���k b�y�k �ocuk olanlarin ilgisini �eken, yazari J.K. Rowling�i en �ok kazanan yazarlar arasina sokan hikaye kisaca b�yle baslar. Serinin her kitabinda Harry�i yeni bir okul d�neminin basinda Dursley�lerin evinde sikilirken buluruz. Harry okulda da gerek okul ortaminin, gerek k�keninin getirdigi zorluklar yaninda Lord Valdemort adli bir k�t� b�y�c�n�n yarattigi tehlikelerle de ugrasir. Ge�tigimiz yaz D�nya �apinda bir kampanya ile satisa sunulan serinin son kitabi �Z�mr�d-� Anka Yoldasligi� da daha �nceki kitaplarda uygulanan kaliplara g�re yazilmis. Yani k�t�ler yine b�t�n g��leriyle faaliyette, onlarin yaninda Harry�nin hayatini bezdiren yan unsurlar �B�y�c�l�k Bakanligi ve onun kendi �ikarlarini koruyan b�rokratik yapisi- eklenmis. Artemis Fowl ise dahi bir su�lu �ocuk. Babasi Rus mafyasi tarafindan tutsak alinip, annesi de karanlik odasina kapaninca ailenin su� imparatorlugunu s�rd�rmeye �alisiyor. Artemis�in ilk kitaplarda derdi yeraltindaki Perilerin altinlarinin bir kismini alabilmek iken daha sonraki kitaplarda Perilerle baska tehlikelere karsi isbirligi yaptigini g�r�yoruz. Harry�nin tersine Artemis genellikle planlayici ve olaylari kontrol eden bir konumda. Yan karakterler onun iri yari koruyucusu Kahya, Peri polisi Holly Short ve C�ce Mulch Diggums. Serinin son kitabi Sonsuzluk Kodu�nda, Artemis�in �aldigi Peri teknolojisi ile yaptigi �ok �zellikli bir k�p ve onun k�t�lerin eline ge�mesi �zerine yasanan olaylar konu ediliyor. Perilerin varligini ve gizliligini tehdit eden ve D�nya �zerindeki bilgisayarlar, banka hesaplari ve uydulari kontrol

edebilen bu k�p� geri almak i�in Artemis, Holly, C�ce Mulch, Kahya ve kiz kardesi Juliet g�� birligi yapacaklardir. K�t� karakter ise b�y�k sirket baskani Jon Spiro. AVANTAJLAR, DEZAVANTAJLAR

Iki serinin de �ocuklara y�nelik olsalar da, b�y�klere �yk�nd�klerini net bir sekilde s�yleyebiliriz. Daha �ok okul �agina ge�en �ocuklar i�in yazilmis kahramanlar b�y�klerin yaptiklari islere �ok meraklilar. Yazar mantiklari da kurgu da aynen b�y�klere g�re �alismis, sihirli bir d�nyaya kapiyi a�arken bile ger�eklik hirs ve d�s�nce yapisiyla hareket ediyorlar. �zellikle de Artemis�i birka� yas daha b�y�tmenin, hatta onu bir gen� yapmanin kurgu anlaminda �ok b�y�k bir zorluk �ikaracagini s�yleyemeyiz. Bunun Artemis�in dezavantajlarindan biri oldugunu ekleyebiliriz. Kahramanlar Harry ile Artemis: Eger bas karakterlerimizi karsilastirirsak bariz olarak Harry daha �st�n g�z�k�yor. Nedenine gelince; Harry daha serinin ilk kitabinda klasik bir masala: K�lkedisi�ne dayanarak �ocuk okuyucu ile baglanti kuruyor. Yani anne ve babasi �lm�s Harry, Dursley�lerin evinde, teyzesi ve enistenin yaninda ogullari Dudley tarafindan da k�t� bir muameleye maruz kaliyor. Bu baslangi� direkt olarak okuyucuyu Harry�e bagliyor. Ayni �aba Artemis�in ilk hikayesinde de ebeveynler �zerine g�r�l�yor. Artemis ailesini kaybetmemistir ama babasi Rus mafyasinin elinde, annesi ise karanlik bir odada ogluna ilgi g�stermeyen bir melankoli i�indedir. Ama Artemis okuyucuyu kendisine baglayacak bu temeli yan unsurlarla iyi desteklemiyor. Harry�nin ikinci avantaji, herhangi bir �ocugun hayalini kuracagi gibi sikintili ger�eklikten kendisini koparan sihirli bir d�nyaya adim atmasi, �stelik de kitabin basindaki K�lkedisi kompleksine uygun olarak ��zel bir insan� olarak. Tabii insanlara Muggle denildigine g�re ona ne kadar insan demek dogru o da tartisilir. Harry�nin Dursley�lerin evinde ikinci sinif bir �ocukken, k�t� muameleye maruzken, birdenbire �st�n g��lerinin ortaya �ikmasi okuyucunun onunla birlikte aldigi yolda g�zel bir hikaye m�jdesi veriyor. Artemis ise hen�z okuyucuyu kendi �yk�s�n� gelistirecek dertlerin i�ine �ekmemisken, �yk�s�ne ortak etmemisken planlara ve maceraya basliyor. Onda da sihirli bir D�nya var ama bu D�nya�yla Harry�de oldugu kadar i� i�e olmuyoruz. Ketumluk konusunda Harry de, Artemis de birbirine benziyorlar. B�y�klerine veya arkadaslarina genellikle az veya kisitli bilgi veriyorlar. �zellikle Harry de bu okuyucuyu bazen sinirlendirecek kadar �st noktaya tasiniyor. Iki kahraman i�lerinde vicdani olarak iyi-k�t� savasi yasiyorlar; Harry her ne kadar karsilastigi zorluklara karsi �st�n g��lerine ragmen sikinti �ekse bile esasinda o g��lerin onu kolayca

savasin diger tarafina tasiyabilecegi bir noktada duruyor. Artemis Fowl ise maceralarinda daha k�t�lere karsi �evcil- daha iyi k�t� konumunda yaziliyor. �te taraftan iki karakterinde otoriteyle sorunu var. Iki �ocuk da otoriteyi g�venilmez olarak g�r�yor. �zellikle Harry bazen �ok sikintiya d�sse bile basina gelenleri anlatma veya g�rd�klerini s�yleme konusunda asiri ketum davraniyor. Nitekim Harry Potter�in yaninda olan b�y�klerinden de ayni tavri g�r�yoruz; yani m�mk�n oldugu kadar az bilgi verme. Bu t�r bir iletisimsizlik karsisinda her kitapta �l�mc�l tehlikelerle karsilasiyoruz. Belki yazar Rowling, bu sekilde �ocuklara kendi baslarina bazi seyleri basarma ve kendilerine g�venme konusunda bir mesaj veriyordur ama sonu�ta Harry Potter�in her kitabindaki maceranin basarinin yaninda, �z�c� bir yani da oldugunu belirtmek lazim.

Artemis kitaplarinda yazar Eoin Colfer, Harry Potter�in yazari Rowling kadar belirgin kaliplar kullanmiyor. Her kitabin kurgusunda Artemis�in girdigi bir macera, onun su� planlarina tanik olurken Rowling kitap kurgusunda hep ayni kalibi izliyor. Bu kaliba g�re Harry Potter Dursley�lerin yaninda sikici, belirsizlikler i�inde ve k�t�ler tarafindan planlarin yapildigini bilerek maceraya basliyor. Bu sikiciliktan diger b�y�c� arkadaslarinin yanina giderek bir nebze uzaklasiyor ama k�t�ler �emberi daraltiyor. Bunun yaninda �otorite� kurallari geregi Harry Potter�in karsisinda duruyor. Harry Potter kendisini savunurken bile her an kurallarin duvarlari karsisina �ikiyor. Yan Karakterler ve Arkadaslik� Harry Potter serisinin Artemis Fowl�a karsi ger�ek �st�nl�g� yan karakterlerde ortaya �ikiyor. Rowling Ron ve Hermione basta olmak �zere tam bir �ocugun ilgisini �ekebilecek bir arkadaslik veya sorunlariyla dahi olsa okul ortami kurarken, Artemis Fowl�da bu a�idan b�y�k bir eksiklik hissediliyor. Gerek kahya, gerekse Peri d�nyasi veya d�smanlari bu seride �ocuklari i�ine �ekebilecek bir ortam olusturmuyorlar. Zaten basta getirdigimiz Artemis b�y�k olsa pek bir sorun olmazdi elestirisi bundan kaynaklaniyor. �ocuk okuyuculara ses verilirse Harry Potter kitaplarinda, Hermione ve Ron�un bas karakter kadar sevildigini ve takip edildigini �grenebiliyoruz. �zellikle Hermione �aliskanligi, bir�ok sorunda ��z�m getirici, planlayici olarak Harry�nin savruk yapisi yaninda bir kiz �ocugu olarak ger�ekten iyi bir karakter. Hatta Harry k�t�ler ve kurallarla onu degil, k�t�leri koruyan yapi ile bunalmisken, olaylarin akintisina kapilmisken Hermione planlarla veya ��z�mlerle bas kahraman olabiliyor. Bu son kitapta �ok daha belirgin. �rnegin Hermione, harry ve arkadaslarini karanlik sanata karsi savunma dersleri i�in organize ediyor, Harry i�in yararli olan bir r�portaji planliyor. Ron ve Harry�ye her kitapta oldugu gibi derslerinde yardim ediyor. Bu arkadaslik yapisi seriye daha derinlikli bir yapi kazandirirken, Artemis �ok daha basit bir kurgu olarak karsimizda duruyor� Kahya, periler veya diger yan karakterler �ocuklarin okumaktan hoslanacagi bir arkadaslik ortami yaratamiyor. O zaman karsimizda sadece belli bir ana macera pesinde planlar yasanan, zengin olmayan bir konu ile Artemis karakterinden baska bir sey kalmiyor.

Serilerin Gelecegi� Ge�misten g�n�m�ze izlenebilecek �ocuk edebiyatinda, �zellikle okul �agi �ocuk edebiyatinin b�y�klere fazla yaklastigini s�ylemek lazim. Yani �ocuk kahramanlar b�y�m�s de k���lm�s bir hava i�inde, b�y�klerin mantik yapisi ve ��z�m yetenekleri ile hareket ediyorlar. Bunun pop�ler anlamda �ok uzun �m�rl� olmayacagini s�ylemek lazim. Evet, elbette Harry Potter�in m�this basarisindan sonra benzerleri �ikacaktir ama onun kadar basarili olabileceklerini s�ylemek zor.

S�z konusu Harry Potter ve Artemis i�in de, �Denizin bitmez �zere oldugunu� s�ylememiz lazim. Harry Potter�in yazari J.K. Rowling i�in, �nl� korku yazari Stephen King�in bir elestirisi vardi; �Iyi bir yazar ama cesur yazmiyor.� Evet bu elestiriye katilmamak m�mk�n degil ama bu sirada Stephen King�in son yillarda onu basariya ulastiran �ocukluk korkularindan uzaklastigina da dikkatimiz �ekiliyor. Stephen King�in bir�ok kitabinda okuyucuyu yakalayan su anda J.K. Rowling�in kullandigi malzeme degil miydi? �rnegin; �IT � O� adli kitabinda �ocuk kahramanlar, korku karakteri olarak bir bas yapit olan o Palya�o�ya karsi tipki Harry Potter ve arkadaslari gibi savasmiyor muydu? Harry Potter�in Draco Malfoy�u varken, o �Kaybedenler Takimi�nin kendi d�smanlari yok muydu? J.K. Rowling�in Harry kitaplarinda hep ayni kalibi kullanmasi, �zellikle isin k�t�l�k taraftarini derinliksiz birakmasi serinin zenginlesebilecegi a�ilimlari kapatiyor. Bu a�idan serinin ancak bir-iki kitabi daha bu kadar pop�ler tasiyabilecegini s�ylememiz lazim. �te taraftan Artemis�in sikintisi daha belirgin. Zaten �ocuklara y�nelik tavri sadece karakterinin ��ocuk oldugunun s�ylenmesi� olan bu seri daha �ok b�y�klere g�re, k�t� yazilmis bir kitap gibi duruyor. Artemis�in yas itibariyle de gidebilecegi y�n su ana kadar �ikan kitaplarda harcanmis g�z�k�yor. Yani Artemis serilerinde �ok daha kisa bir zamanda hikayenin ge�tigi D�nya daha zenginlestirilebilirdi. Oysa kitaplar sadece macera pesinde konu s�r�klenirken yan unsurlarin zenginlestirilmesine pek dayanmamis. Yani okuyucu i�in ana macera disinda pek cimri davraniliyor. Yazarin bu kendini a�mayan ve sikintili tavri serinin ilerisi i�in �mit verici degil. Artemis�i okurken bir tehlike karsisinda gerildiginizi, okuyucu gerilimli bir atmosferin i�ine sokamadigini, kitabin b�t�n�nde hi� g�l�msemediginizi fark ediyorsunuz. Tehlike yok; ��nk� Artemis her zaman planlayici, her zaman dahi �ocuk. G�l�msemiyorsunuz; ��nk� espri yok.� �ocuk Edebiyati�nin gelecegi� Sinemada daha �nce �ocuk fakt�r� kesfedilmisti. ��ocuklar sinemaya gitmek ister ve ebeveynlerini de s�r�kler.� Bizde de artik s�mestri ve tatil zamanlari bu fakt�r�n nasil kullanildigini g�r�yoruz. Edebiyat d�nyasi da her ne kadar �ocuk edebiyatinin potansiyelinin farkindaysa da ancak Harry Potter sayesinde yapilan devrimi fark etti. �ocuk edebiyatinda ciddi tehlikeler kullanilmasi baska bir edebiyat t�r�n�n:

Korku�nun altinda saklandi. Stephen King �ocukluk korkularini kullandigi pek �ok kitabinda O ve Tilsim gibi bas yapitlar verirken �ocuk edebiyatinda yaklasan gelismelerin �n ilanini yapiyordu. Nihayet J.K. Rowling, ��ocuk edebiyatinda� tehlikeyi yumusatmama ve �ocugu �ocuk saymama kuralini uyguladi ve basariyi sagladi. Tehlikeyi yumusatmama burada alti �izilmesi gereken bir fakt�r. Dikkat edersiniz Harry Potter serisinde ger�ek �l�mler vardir. �stelik de bu ana karakterin uzaginda veya s�yle belli belirsiz sekilde de yapilmamaktadir. Kisacasi karakterler �izgi filmlerdeki gibi bir u�urumdan d�s�p tekrar dikilmemektedir.

Peki ama bu y�nde gelismeler Michael Ende�nin, �Bitmeyen �yk�s�nde oldugu gibi hayal g�c�yle basarili bir bulusmaya gidebilecek midir? Evet bence gerek Harry Potter, gerekse Artemis de isin �ocuk mantigi ve hayal g�c�n� daha cesurca kullanma konusunda vasatin �zerine gidemiyorlar. Belki de bundan sonraki bas yapit bu basariyi tam yakalayan bir eser olacaktir. ? �zg�r Insanin Gelecegine Kasvetli Bir Bakis: WILLIAM GIBSON!... E-Edebiyat Dergisi (Aralik.2003/Sayi: 57) �Turner mega b�y�k sirketler -Zaibatshu- arasinda eleman transferi yapan bir ajandir. Son isinde, onun koku feromenlerine ayarlanmis akilli bir patlayici ile havaya u�urulur. Ve bir laboratuarda yeniden insa edilir.� �Kont Sifir�, Cyberpunk t�r�n�n t�m �zelliklerini daha ilk satirlardan bize sunmaya basliyor� B�y�k sirketlerin modern k�lelerini ka�iran ajanlar, �ld�g� halde laboratuarlarda yeniden bir araya getirilen insanlar, uydulardaki ilgin� topluluklar, mega servetlerle insanliktan �ikan zenginler, siber uzaydaki programlara tapan vodoocular� Altin Kitaplar yayimevi William Gibson�in Cyberpunk klasigi Sprawl ��lemesine devam ediyor. Serinin ikinci kitabi Kont Sifir (Count Zero) ge�tigimiz ay piyasaya �ikti. Matrix Avcisi (Neuromancer) adli ilk kitapta Cyberpunk bir gelecekte yapay zeka ile onu �zg�r birakmak i�in isbirligi yapan hackerlar anlatilirken bu sefer gelecegin baska bir y�n� isleniyor; modern k�leler. �yk� birka� karakter esliginde paralel kurgu ile gelisiyor. Turner b�y�k bir sirketin arastirma b�l�m�n�n basinda olan dahi bir bilim adamini ka�irmak i�in tutuluyor. Marly Krushkhova ise sevgilisi tarafindan bir sahtekarliga karistirilan bir sanat eksperi. �elik bir tankin i�inde yatmakta olan ve onunla simstim araciligiyla baglanti kuran patronu Herr Josef Virek'in genis bir serveti vardir ve ondan el yapimi tahta kutular imal eden birini bulmasini istemektedir. Biraz da kitaba adini veren asil kahramanla, "Kont Sifir Noktasi" Boby Newmark'la ilgilenelim. Barrytown'da annesi ile sikici bir yasami paylasan Boby iyi bir hacker olmak i�in �abalayan bir gen�.

Kont Sifir bir g�venlik programi kiricisini denemek i�in saf�a kobay olarak kullanilan acemi bir hackerdan baska bir sey degil. �lmesi beklenirken siber uzaydaki bir sey tarafindan kurtarilmasi onu ilgi odagi

yapiyor. Pesine sadece g��l� sirketlerin adamlari degil, siber uzaydaki yapay zeka olusumlarini vodoo tanrilari olarak kabul eden garip bir tarikatta d�s�yor. B�t�n bu karakterler ayri ayri noktalardan bir bulusma noktasina ilerliyor ve sonu�ta beyinde hos bir lezzet birakan, William Gibson kendine has janri ile konusan bir eser �ikiyor �n�m�ze. Belki de tam burada biraz William Gibson�u tanitmak lazim. WILLIAM FORD GIBSON William Ford Gibson 17 Mart 1948�de G�ney Carolina�nin Conway sehrinde d�nyaya geldi. �ocuklugu o siralarda bosanmis olan annesiyle beraber G�neybati Virginia�nin k���k bir dag kasabasinda ge�ti. Daha sonra �grenimine G�ney Arizona�daki yatili bir okulda devam etti. 19 yasinda o siralarda baslamis olan Vietnam savasina katilmayi reddederek Amerika�yi terk edip Kanada�ya yerlesti. 1972�den beri Vancuaver�da karisi ve iki �ocugu ile birlikte yasamini s�rd�rmekte. Gibson, yazmaya Ingiliz edebiyati �zerine lisans egitimini tamamladigi British Columbia �niversitesindeyken basladi. Ilk kitabi olan Neuromancer 1984 yilinda yayinladi. Kitap �ikar �ikmaz sadece bilimkurgu edebiyatinda degil edebiyatin diger dallarinda da b�y�k ses getirdi. Neuromancer bir ilki ger�eklestirerek bilimkurgunun en b�y�k 3 �d�l� olan Hugo, Philip K. Dick ve Nebula �d�llerinin ���n� birden kazandi. Neuromancer�in bu beklenmeyen basarisinin ardindan yazar Count Zero (1986) ve Mona Lisa Overdrive (1988) kitaplarini da yayimlayarak daha sonradan Sprawl serisi olarak adlandirilacak ilk serisini tamamladi. Neuromancer tartismasiz bilimkurgu alaninda �zerinde en �ok konusulan kitaptir. Sadece bilimkurgu yazarlari ve elestirmenleri tarafindan degil edebiyatin diger dallarindan yazar ve elestirmenler tarafindan da sayisiz olumlu, olumsuz elestiri almis, edebiyat d�nyasinin uzun s�re �zerinde tartistigi bir eser haline gelmistir. �zellikle sosyoloji alaninda bir �ok akademik �alismaya da taban teskil eden bu kitap bilimkurgu d�nyasinin k�lt eserleri arasinda kendine �nemli bir yer edinmistir. KONT SIFIR�IN �NEMI Sprawl ��lemesinin ikinci kitabi Count Zero paralel kurgusuyla Cyberpunk d�nyanin yasamini daha bir g�z �n�ne serer ve birinci kitabin ortaya koydugu janri gelistirir. Kont Sifir�da �zellikle gelecegin ekonomik sistemi adina karamsar bir tablo �izilir� H�k�metlerin �zerinde bir g�� olan mega sirketler �Zaibatshular- ve mega

zenginlikle artik servetinin tezah�rleri bagimsiz olarak hareket eden s�per zenginlerler vardir. Bunlarin arasindaki g�� savaslarinda siradan insanlar sadece �ok �abuk harcanabilecek rakamlar veya ele ge�irilmesi gereken k�lelerdir. Zaibatshular �nemli mevkilerdeki elamanlari degisik yollarla kendilerine baglar. �rnegin damar i�lerine ka�masi durumunda ��z�lecek zehir baloncuklari baglamak gibi�

Turner iste bu t�r transfer �nlemlerine karsi �alisan, bir ajans vasitasiyla eleman ka�irma islerini alan eski bir askerdir. Kont sifir�da ger�ek d�nyada yasamin zorluklari ve bireylerin teknoloji gelisimi karsisindaki �aresizligi ve �kayipligi� yaninda cyber d�nyanin kontrolden �ikan yapisi da verilmektedir. Cyber D�nya artik bagimsiz kalan yapay zekalar, programlar ile doludur. Bunlar inanislarin i�ine girip yeni dinler yaratmistir. Veya var olanlari degistirmistir. Kitabin k���k ama en ilgin� b�l�mlerinden birisi eski teknolojinin gittigi Afrika �lkelerini yagmalayan bir hackerla ilgilidir. Hacker bir g�n y�ksek g�venlikli siteler arasinda dolasirken, daha d�s�k teknolojilerin ne oldugunu d�s�n�yor� Yani g�venligi neredeyse s�zge� gibi olan sistemleri� Ve onlari buluyor ���nc� d�nya �lkelerine veriliyor eski teknoloji. Basliyor onlari soymaya. Kisa s�rede k���k �apli bir ekonomik kiyim yapiyor. Sonu�: d�sen h�k�metler, a�liktan �len Afrika insanlari� Gibson�un Cyberpunk bir gelecek i�ine sigdirdigi bu ufak �yk� acaba g�n�m�z d�nyasinda bir sekilde ger�eklesmiyor mu? Gibson�i okurken zaten etkileyici olan da bu. Kitaplarin gelecege ait oldugunu d�s�n�rken, insan su an ile gelecek arasindaki alacakaranlik bir g�lgede bunlarin ger�eklesmesine az kaldigini veya �n adimlarinin seslerini duydugunu dehsetle fark ediyor. KONT SIFIR�IN DILI� Matrix Avcisi�ni okuyanlar bilecektir ki Gibson kolay okur istemeyen bir yazardir. �ogu zaman sizden kelimelerin anlamini iyi kavrayip, bir baska sonucu �ikarmanizi veya kesfetmenizi ister. Tipki Kont Sifir�in �l�mc�l g�venlik tuzagina kapildigi sahnede oldugu gibi� Kont Sifir, tuzak kirici programla �l�mc�l Karabuz (izinsiz girislere karsi �l�mc�l tepki veren g�venlik programi) tarafindan yakalanir. Kalbi birka� saniye m�ddetince durur ve o sirada Matrix�teki bir fenomen tarafindan kurtarilir. Kendini banyoya atar ve geri d�nd�g�nde Matrix�le baglantiyi kesmedigini fark ettiginde hemen ka�ar. Siradan bir okuyucu bu ka�istaki mantigi hemen kavrayamaz ama Cyberpunk janrini bilen bir okuyucu bazi bilgilerin �oktan kesfedildigini ve Kont Sifir�in artik bulundugu evde g�vende olmadigini d�s�necektir. Nitekim birka� b�l�m sonrasi daireyi havaya u�uran bir roketin haberini gazetede okuruz.

Kivrak zeka isteyen bu stil, bir�ok okur i�in bulunmaz bir lezzet yaratirken, bazilari i�inde hikayeyi anlasilmaz kilacagi ger�ektir ama bu onun bir�ok �d�lle bir seri oldugu ger�egini degistirmez. MATRIX VE GERISI�

Matrix filmi genis kitleleri Cyberpunk bir d�nyayla tanistirdi. Fakat insanlar filmin �tesinde kendilerini bekleyen bir gelecekle, daha da k�t�s� bu gelecegin teknolojinin tehlikesini hissettiren cyberpunk�la da tanisti. Su siralar gerek cyberpunk�in edebiyati (William Gibson), gerekse Matrix ile birlikte baslayan sanal ger�ekligin felsefesini inceleyen edebiyat disi kitaplar �ok satarken umariz T�rkiye�nin b�yle bir gelecekte hazir olmasi yolunda herkes elinden geleni yapar. En azindan Cyberpunk bir�ogumuzu buna hazirliyor. Simdi serinin ���nc� kitabi Mona Lisa Overdrive�i b�y�k bir sabirsizlikla bekliyoruz. ? Hayal G�c�n�n Disi Ejderhasi: URSULA K. LE GUIN!... E-Edebiyat Dergisi (Ocak.2004/Sayi: 58) Bazen bir yazari tanimak yasamlara tanik olmak veya farkli bir d�nyayi �grenmek demektir. Ursula K. Le Guin s�z konusu olunca bu s�ylemi olabildigince genisletmek gerekir. ��nk� 74 yasindaki bu kadin, hayal g�c�n�n disi ejderhasi, fiziki olarak �ocuklarinin yaninda bizim i�in onlarca D�nya da dogurmustur. 1929 yilinda d�nyaya gelen Ursula K. Le Guin�in babasi �nl� antropolog Alfred Kroeber, annesi ise yazar Thedore Kroeber�dir. Bu basarili �iftin kizi da sanki ikisinin �zelliklerinin karisimi gibi �zellikle etnolojik a�idan g��l� alt yapisi bulunan hayal d�nyalari yazmistir. Isterseniz yazarligi �zerine genel bir yorum getirmeden ve en �nemli yapitlarina (M�lks�zler, Karanligin Sol Eli ve Yerdeniz B�y�c�s�) deginmeden �nce T�rk�e�ye son yillarda �evrilen iki eserini kisaca tanitalim� Yok olan k�lt�r ve feminizm� �Hep Yuvaya D�nmek� (Always Coming Home) ge�tigimiz yil Ayrinti yayinlari tarafindan T�rk�e�ye kazandirilmisti. Kurgucu d�s g�c�n�n, en cesur denemelerinden sayilabilecek bu kitap, klasik bir roman degil� �yk�, halk masali, siir, s�ylencelerin ustaca kaynastirildigi bu kitap gelecege ait etnografik bir �alisma sayilabilir. Kitap gelecekte Kuzey Kaliforniya�da Na adli bir vadide yasayan Kes adli halki bize anlatiyor. Bizi hikayenin i�ine s�r�kleyen karakter ise Kuzey Baykusu adli k���k bir kiz �ocugu.

Kitap �zellikle bir kisir d�ng� i�inde yok olusa s�r�klendigimiz �s�rekli ilerlemeci� vahsi kapitalizme karsi bir karsi s�ylem olarak ortaya konuyor. Hayali Kes halkinin toplumsal yasantilari, Amerikan yerlilerine �ok benziyor. Ger�i bir r�portajinda, �Bu topragin tek edebiyati Kizilderili s�zl� edebiyatiydi. Ben de baska Kuzey Kaliforniya mitlerini, efsanelerini, sarkilarini okudum. Orada epey bilgi vardi. �ogunu babam derlemisti. Amerika'nin her yanindaki geleneklerden yaygin bir okuma yaptim. �almadan ve s�m�rmeden bu edebiyati kullanmanin bir yolunu bulmaya �alisiyordum, Kizilderili edebiyatina bu k�t�l�k yeterince yapilmisti. Gelecegin Napa Vadisi'ne bir avu� Kizilderili yerlestirmeye hi� niyetim yoktu,� diyor Le Guin. Ve kitabin ger�ek s�ylemini g�n�m�z d�nyasinin sonuna ait net bir fikirle ortaya koyuyor; �Bu kitapla yapmaya �alistigim yapmaya �alistigim, sanayi devriminden g�n�m�ze, son iki y�z yil boyunca h�k�m s�ren b�y�me teknolojimiz ile d�s�nsel bir oyun oynamakti. Bu d�nemin ne zaman sona erecegini bilmiyoruz, ama sona erecek. Simdiki tarihsel d�nemi insan toplumunun evriminin en �st asamasi olarak g�rmeye egilimliyiz.� Zaten Ursula K. Le Guin�in bir�ok kitabinda Dogu felsefelerinin etkisinin yani sira teknolojik paketlemeden siyrilmis insan dogasi anlatilir. �Bagislamanin D�rt Yolu� ise iki yil �nce Metis yayinlari tarafindan bize sunulmustu. Kitap d�rt ana �yk� ekseninde insan �zg�rl�g� m�cadelesi i�inde feminist bir bakis a�isiyla kadinlarin sorunlarini dile getiriyor. Werel ve Yeowe adli iki gezegende k�lelik sistemine karsi bir savas s�rd�r�l�rken, esasinda baskicilarin ve ezilenlerin tarafinda kadinlarin iki kat k�lelestirilmis oldugu fark ediliyor. Iki kitabinda bas rol�nde kadinlar var ama ilkinde kapitalizme karsi bir bakis a�isi varken, ikincisinde Ursula K. Le Guin son yillarda giderek keskinlesen feminist tavri g�z�k�yor. Bilimkurgunun �vey Kardesi Fantastikkurgu Pek bilinmez (veya bilinmez) ama muhafazakar bilimkurgucular, fantastikkurgudan pek hazzetmezler. Sanki entelekt�el �evrelerin yillardir bu iki t�re getirdigi �ka�is edebiyati� su�lamasinin sorumlusu bu t�rd�r. Ve s�rekli olarak bilimkurgu ile fantastikkurgunun yan yana anilmasi sanki bu t�r�n degerini d�s�rmektedir. Oysa Ursula K. Le Guin s�z konusu oldugunda ilgin� bir istisna ortaya �ikmaktadir. Le Guin yazarlik kariyerinin ilk basinda �zellikle de bilimkurgunun en �nemli �d�llerini kazanan eserleriyle taninmistir. �M�lks�zler� (The Dispossessed), anarsizm �zerine bir �topya d�nyayi

anlatirken, �Karanligin Sol Eli� (The Left Hand of Darkness) ise cinsellik �zerine etkili bir hikaye i�eriyordu. Karanligin Sol Eli, insanligin uzayi kolonizasyon �alismalari sirasinda olusmus �ift cinsiyetliler �zerine bir topluma, o d�nyaya disaridan gelmis bir el�inin g�z�yle bakiyordu. Yilin on bir ayi cinsellik olmayan bu d�nyada fertler degisik d�nemlere g�re kadin veya erkek olarak toplumsal yasantida roller benimsiyordu. Ursula K. Le guin yillarca bilimkurgunun �nemli eserlerini �rettikten sonra birden fantastikkurguda en �nemli eserlerden biri kabul edilen ve onun �oksatan serisi Yerdeniz�in ilk kitabi �Yerdeniz B�y�c�s�n� (The Wizard of Earthsea) yazdi.

Kitap adalardan olusan bir d�nyada Ged adli bir b�y�c�n�n hayatini ve ilk m�cadelesini anlatiyordu. O d�nyanin b�y�sel temeli �s�zc�klere� oturtulmustu. S�zc�klere, kadim lisana� Ve bu b�y�sel alt yapi bilimkurgu yazarligindan gelen inanilir bir kurgulamayla �evrilmisti. Dogu felsefesinin etkilerini tasiyan bu kitap, fantastikkurguyu sadece orta�ag toplumsal yasantisi, kili�-b�y�, aksiyon ��lemesine oturtan ve pek de s�yleyecek lafi olmayan eserlerin yaninda yildiz gibi parladi. Fantastikkurguya genel okur g�z�nde de saygin kimlik verdi. Bir Yazarin Cinsel Kimlik Arayisi Yazarin eserlerinde g�r�len feminist tavir onun yazarlik kariyerinin ortalarindan itibaren kendisini g�stermeye basladi. Ursula K. Le Guin, ilk �yk�lerini ve kitaplarini o zamanki bilimkurgu �evrelerinin muhafazakar bakis a�isi karsisinda sans bulabilmek i�in takma erkek ismiyle �ikarmisti. Ilk eserlerinin �ogunda bas karakterler �erkek�ti. Bakin bu durum i�in ne diyor: �Feminist hareketle tanismam ge� oldu ve agir gelisti. Ilk yapitlarimin tamami nispeten erkek merkezliydi. Yerdeniz kitaplarinin ikisinde hi� kadin yoktur, ya da ikinci planda kadin fig�rleri vardir. Kahraman �yk�leri b�yledir, hep erkeklere dairdir. Zaten birka� feminist yazar disinda bilimkurgu 1960'lara kadar olduk�a erkek egemenliginde bir alandi. Bu alanda yazan kadinlarin �ogu takma ad kullanirdi. Bu durum beni hi� rahatsiz etmiyordu. Gelenek buydu ve mutluluk duyarak �alisiyordum. Ama giderek kimi rahatsizliklar duymaya basladim. Ilk feminist metnim 1967'de yazmaya basladigim �Karanligin Sol Eli�ydi. Cinsiyet yapisini ��zme yolunda ilk denemelerden biriydi. Herkes 'erkek olmak ne demektir, kadin olmak ne demektir,' diye soruyordu. Bu zor bir soruydu. �Karanligin Sol Eli�nde cinsiyeti ortadan kaldirip geriye ne kaldigini bulmayi denedim. Bilimkurgu b�yle oyunlar oynamak i�in harika firsatlar sunar. Kendi yapitimin bana artik disi olani ihmal edemeyecegimi anlattigini yavas yavas anladim. 1977'de �Balik�il G�z�n� yazarken, kitabin ortasina gelmeden kahramanim israrla kendisim yok etmeye �alisiyordu. Dur bakalim, dedim, sen kahramansin, b�yle davranamazsin. Kitabima ne olacak? Yazmayi biraktim. Romanda bir kadin vardi, ama kadinlar �zerine yazmayi bilmiyordum. Ne yapacagimi bilmeden biraz ugrastiktan sonra feminist kuramda bana yol g�steren bir seyler buldum.�

Gelecek, Insan ve Bir Kadin Ursula K. Le Guin anarsizm, feminizm, Tao ve Zen felsefelerinden etkilenen, alternatif toplum bi�imlerine merakli, k�lt�r antropoloiye, siyasete ve psikolojiye y�nelmis bir yazar� Ama her seyden �nce hayal g�c�n�n g��l� bir kalemi. Belki de onun kitaplariyla ilgili en g�zel tespiti Oxford Times yapmis; "Bazen bir kitabin kapagini a�ar ve bes-on sayfada �n�n�zde a�ilan d�nyanin, i�inde oturmakta oldugunuz odadan daha ger�ek oldugu hissine kapilirsiniz...�

Ursula K. Le Guin bize baska d�nyalarin, baska zamanlarin sarkilarini s�yl�yor, hikayelerini anlatiyor olabilir ama belki de yaptigi kendi hayatimizi daha g�zel yapmak i�in beynimize ayna tutmaktan baska bir sey degildir. Ursula K. Le Guin Kimdir? Ursula K. Le Guin 1929 yilinda Kaliforniya�da dogdu. Babasi �nl� antropolog Alfred Kroeber, annesi yazar Theodore krober�dir. Radcliff ve Columbia �niversitelerinde edebiyat egitimi g�rd�. 1950�li yillarda bilimkurgu ve fantastikkurgu hikayeleri yazmaya basladi. 1951'de tarih�i Charles A. LeGuin ile Paris'te evlendi. �� �ocuk d�nyaya getirdi. �nemli eserleri; �M�lks�zler�, �Karanligin Sol Eli�, �D�nyaya Orman Denir�, �Rocannon�un D�nyasi�, �Hayal Sehri�, �S�rg�n D�nyasi�, �Balik�il G�z�, Bagislamanin D�rt Yolu� �YERDENIZ SERISI�: � 1. Kitap: Yerdeniz B�y�c�s� 2. Kitap: Atuan Mezarlari 3. Kitap: En Uzak Sahil 4. Kitap: Tehanu 5. kitap: Yerdeniz �yk�leri �d�ller: Nebula Best Novellette nominee (1969) : Nine Lives Nebula Best Novel winner (1969) : The Left Hand of Darkness Hugo Best Short story nominee (1970) : Winter's King Hugo Best Novel winner (1970) : The Left Hand of Darkness Nebula Best Novel nominee (1971) : The LaThe of Heaven Nebula Best Novella nominee (1972) : The Word for World is Forest Hugo Best Short story nominee (1972) : Vaster than Empires and More Slow Hugo Best Novel nominee (1972) : The LaThe of Heaven Hugo Best Novella winner (1973) : The Word for World is Forest Nebula Best Short story winner (1974) : The Day Before the Revolution Hugo Best Short story winner (1974) : The Ones Who Walk Away from Omelas Nebula Best Novel winner (1974) : The Dispossessed Nebula Best Novellette nominee (1975) : The New Atlantis Hugo Best Short story nominee (1975) : The Day Before the Revolution Hugo Best Novel winner (1975) : The Dispossessed Nebula Best Novellette nominee (1976) : The Diary of the Rose Hugo Best Novellette nominee (1976) : The New Atlantis Hugo Best Novellette nominee (1977) : The Diary of the Rose

Nebula Best Novellette nominee (1979) : The Pathways of Desire Hugo Best Short story nominee (1983) : Sur Nebula Best Novellette nominee (1987) : Buffalo Gals, Won't You Come Out Tonight World Fantasy Best Novella winner (1988) : Buffalo Gals, Won't You Come Out Tonight Hugo Best Novellette winner (1988) : Buffalo Gals, Won't You Come Out Tonight Nebula Best Novellette nominee (1990) : The Shobies Story Nebula Best Novel winner (1990) : Tehanu Nebula Best Novellette nominee (1994) : The Matter of Seggri Nebula Best Novella nominee (1994) : Forgiveness Day Nebula Best Novellette winner (1995) : Solitude Hugo Best Novellette nominee (1995) : The Matter of Seggri Hugo Best Novella nominee (1995) : Forgiveness Day World Fantasy Lifetime Achievement winner (1995) Nebula Best Novella nominee (1996) : A Woman's Liberation Hugo Best Novella nominee (1996) : A Woman's Liberation Hugo Best Novella nominee (1996) : A Man of the People World Fantasy Best Novella nominee (1996) : Ether OR Hugo Best Novellette nominee (1997) : Mountain Ways World Fantasy Best Novella nominee (1999) : Dragonfly ? Bir �l�n�n Eli Hepimizi Itiyor: ISAAC ASIMOV!... E-Edebiyat Dergisi (Subat.2004/Sayi: 59) 2004 yili �nl� bilimkurgu yazari Isaac Asimov �lkemizde yeniden g�ndeme geldigi yil olacak� Altin kitaplar ve Ithaki, bilimkurgu �stadinin eserlerini yeniden basmaya basliyor! Gen� bilimkurgu ve fantezi okurlari �ok sansli; simdilerde sirf bu t�rleri yayinlayan bir�ok yayimevi var� Her ay birka� tane bilimkurgu ve fantezi kitabi �ikiyor. Oysa zamaninda �yle miydi ya� Yilda bir � iki tane bilimkurgu kitabini yana yakila arar bulur, birka� kere okuyup ezberlerdik. O siralar bu a�ligimizi sirayla �aglayan, Okat ve Baskan bilimkurgu serileri gidermeye �alisirdik. Bir de Altin Kitaplar�dan �ikan Asimov�lar ile� Fotograflarinda her zaman g�l�mseyen, epey uzun favorileri yanaklarindan sarkan, kitaplarindaki karakterlerin yapilarindan, diyaloglarindan insan iliskilerinde �ok a�ik ve sicakkanli oldugunu anlayabildigimiz Isaac Asimov�la ortaokula giderken bir arkadasimin k�t�phanesinde tanismistim. Kitabin �zerindeki bir uzay gemisi resmini ve Imparatorluk yazisini �ok iyi hatirliyorum. O kitap ve Asimov, hayal g�c� genis bir �ocugun sosyo-k�lt�rel yasami durgun bir tasra kentinde en iyi dostu ve �gretmeni oldu.

Kitap daha ilk satirlarindan itibaren beni resmen b�y�lemisti. �ok kitap okumustum ama b�yle bir bilimkurgu eseriyle ilk kez karsilasiyordum. Daha ilk satirlardan galaksi imparatorluklarindan, milyarlarca insanin kaderini etkileyen olaylardan, gelecegi tahmin eden ve sekillendiren matematik denklemlerinden bahsediliyordu. Kitap gen� bir matematik �grencisinin �tasra� diyebilecegimiz ufak bir gezegenden, Trantor adli galaksi imparatorlugunun baskentine gelmesiyle basliyordu. Baskent, koca bir gezegeni olusturan tek bir yapidan olusuyordu. G�nd�z ve gece isi farklarindan, g�nesten enerji saglaniyor, yirmi tarim d�nyasi bu devasa organizmayi beslemek i�in gemilerle yiyecek tasiyip duruyordu. Bu gen� matematik �grencisi daha baskente geldiginin birinci g�n�nde tutuklaniyor ve Imparatorluga karsi ihanetle su�laniyordu. Bu ihanet �rg�t�n�n basi ise bir matematik profes�r� Hari Seldon�du. Bir okur olarak zaten gen� matematik�iyle beraber ile hikayenin i�ine giriyor, daha ilk sayfalarda onun gibi Trantor�un hasmetiyle sarsilmisken ihanet su�lamasinin derdine d�s�yordunuz. Fakat sok onunla bitmiyordu. Serinin ileriki kitaplarinda bir efsaneye d�n�sen Hari Seldon, gen� matematik�iye sunu a�ikliyordu: �Bir y�zyil i�inde Galaksi Imparatorlugu ��kecek ve onu takip eden on bin yillik bir kaos d�nemi, ikinci imparatorluk kurulana dek insanlari mahvedecek. Bizim amacimiz bunu bin yillik bir s�reye indirmek.� Hari Seldon bunu matematik denklemleriyle gelecegi belirleyen psikotarih*bilimiyle yapacakti. G�r�n�ste ise galaksinin k���k bir gezegenine yerlesen bilim adami toplulugu dev bir galaktik ansiklopedi hazirlayacakti. Oysa ilk kitaptan anliyorduk ki, bu ufacik, imkanlari kisitli Terminus gezegenine yerlesen bilim adamlari toplulugu, II. Galaktik Imparatorlugu kuracakti ve m�tev�zi bir adi vardi: Vakif! Asimov, �Imparatorluk� adiyla �evrilen �Vakif trilojisi�nin ardindan Arzli dedektifin maceralarinin anlatildigi �elik Magaralar, G�nesin Tanrilari ve Safagin Robotlari (Robot romanlari) ile T�rk bilimkurgu okuyucusunun g�nl�nde saglam bir taht kurdu. Peki, 500 (!) kadar kitabi �ikan, d�nyanin en �ok taninan bilimkurgu yazarlarindan Isaac Asimov kimdi? 1992 yilinda �l�m�ne kadar A.B.D.�de yasayan Isaac Asimov, Sovyetler Birligi�nde Smolensk yakinlarinda Petrowitsch�de 2 Ocak 1920 yilinda d�nyaya geldi. (Asimov�un Arthur Koestler�in 13.

Kabile kitabinda belirtilen sonradan Yahudi olan Hazar T�rklerinden olup olmadigi merak ediyor insan.) Ailesi ile birlikte 1923 yilinda A.B.D.�ye g�� Asimov�un �ocuklugu Brooklyn�de ge�ti. Babasinin istegi �zerine tip okuyan yazarimiz, aslinda kimyayi �ok merak ediyordu. Kisa s�re Deniz Kuvvetlerinde g�rev alan Asimov, 1949 yilinda Kimya doktorasini aldi, 1958 yilinda t�m zamanini yazarliga ayirabilmek i�in �niversitedeki �gretim g�revinden ayrildi. Onun edebiyatla tanismasini 1938 yilinda kurulmus olan �Gelecek Bilimleri Edebiyat Dernegi� sagladi. Bu kul�pte �nl� bilimkurgu yazarlari ve edit�rleriyle tanisti. Asimov�un ilk �yk�s� �Marooned Off Vesta� 1939 yilinda Amazing Stroies adli efsanevi pulp dergide yayinlandi. Daha sonra yazarliginda �ok b�y�k etkisi olan Astounding Science_Finction Magazines adli dergisinin sahibi ve edit�r� John W. Campbell onu himayesine aldi. John W. Campbell bilimkurgunun altin �agini yaratan birka� kisiden biridir ve bir�ok yazarin yetismesini saglamistir. Campbell gen� yazarlari dergide topluyor, onlara konular, sadece basliklar veya c�mleler �zerine bilimkurgu �yk�leri yazdiriyordu. (�rnegin Asimov�un �d�ll� �yk�s� Nightfall o �alismalarin birinde ortaya �ikmistir. John W. Campbell�in bin yalda bir gece olan bir uygarligi anlatan bir �yk� yazin demesi

�zerine filmi de �ekilen Nightfall ortaya �ikmistir. �yk� de �� g�nesli bir sistemdeki bir gezegende kurulan uygarlik, 1000 yilda bir gece ve yildizlarla tanistigi i�in insanlar �ilginliga kapilmakta ve �ilginca her seyi yok etmektedir.) O d�nemde gen� Asimov�un ortaya koydugu ve eserlerinin temelinde bulunan �� Robotik Kural ve Vakif serisinin yazilmasinda John W. Campbell�in �ok b�y�k etkisi vardir. Asimov, �Vakif Trilojisini� yazmaya gen�ken eline ge�en, Roma Imparatorlugunu anlatan bir ansiklopedi sayesinde karar vermistir. Bu triloji 1966 yilindi Cleveland�da t�m zamanlarin en iyi bilimkurgu dizisi olarak Hugo �d�l�n� almistir. (Frank Herbert�in Dune ve Arthur C. Clark�in Rama serileri Vakif�in gerisinde kalmistir.) Isin ilginci Asimov yavas yavas efsaneye d�n�sen bu seriden uzun s�re para kazanamamistir. Iste �stadin kendi agzindan yasadiklari: �1941 yilinin 1 Agustos�unda yirmi bir yasinda gen� bir delikanli iken Astounding Magazine adli dergisinin edit�r� John W. Campbell�i g�rmek i�in sabirsizlikla bekliyordum. Ona aklima gelen bir bilimkurgu �yk�s� fikrini a�acaktim. Galaktik Imparatorlugun ��k�s�n� anlatan gelecege y�nelik tarihi bir roman yazmayi d�s�n�yordum. Campbell tek bir hikaye yazmami istemedi. Birinci Galaktik Imparatorlugun ��k�s� ile Ikinci Galaktik Imparatorlugun y�kselisi arasindaki y�zyillarca s�ren huzursuzlugu bastan sona anlatan bir dizi hikaye yazmami istedi. Bu hikayeler Campbell ile benim beraberce g�r�s�p tartistigimiz psikotarih* bilimi ile gelistirilecekti. Hikayeler �ncelikle dergide yayinlandi yillar sonra k���k bir yayimevi olan Gnome benim Vakif hikayelerimi �� kitapta topladi. Vakif, Vakif ve Imparatorluk ve Ikinci Vakif� Yayimevi k���k oldugu i�in reklam ve tanitim yapmayinca kitaplar basarili olamadi. Onlardan hi� para almadim. 1961 yilinda o zamanlar Doubleday�daki edit�r�m Timothy Seldes, yabanci bir yayincidan Vakif kitaplarini yayinlamak i�in talep geldigini s�yledi. Ben, �Ilgilenmiyorum Tim. Bu kitaplardan telif �creti de almiyorum,� dedim. Seldes dehsete d�st� ve kisa s�rede Gnome�dan telifleri alinip kitap basildi ve s�rekli y�kselmeye basladi. 1966 yilinda Cleveland�da d�zenlenen D�nya bilimkurgu kongresi�nde bu kategori ilk kez (ve son olarak) Hugo �d�l�ne aday g�sterildi ve t�m zamanlarin en iyi bilimkurgu serisi �d�l�n� aldi��

Iste b�yle, Isaac Asimov�un farkinda olmadigi bir sekilde s�rekli y�kselise ge�en Vakif artik bir efsane olunca okurlardan yeni vakif romanlari i�in baski gelmeye baslar. Asimov tam 32 yil sonra seriye yeni kitaplar katar ve bu yeni kitaplar direkt New York Times�in bestseller listesine girer. Bu efsanevi seri bundan yillar �nce Altin kitaplar tarafindan (Foundation � Imparatorluk 1983) T�rk okuyucusuna sunulmustu. Kitaplarin telifi ge�tigimiz sene genellikle bilimkurgu ve fantezi kitaplari basmasiyla tanidigimiz Ithaki yayimevince alindi. Ve Vakif 2004 yilinda gen� T�rk bilimkurgu okurlariyla tanismaya hazirlaniyor. Asimov sadece Vakif trilojisi ile bilinmez, insanligin uzayda koloni kurdugu zamanlarda ge�en Arzli dedektif Elijah Baley�in maceralari da neredeyse Vakif kadar sevilir. Bilimkurgu polisiye t�r�n�n bu bas yapitlari �elik Magaralar, G�nesin tanrilari ve Safagin Robotlari adiyla �lkemizde basilmisti. Daha sonra bu seriye Kurtarici (Robot and Empire) katildi, ki bu kitap Elijah Baley (Robot romanlari) kitaplari ile Vakif arasinda k�pr� kurar. Zira bu kitaptaki (Robot) Daniel, (Robot) Giskard�dan insanligi koruma

g�revini alir ve R. Daniel on bin yil sonra Hari Seldon�un hayatini etkileyerek, onun psiko-tarih bilimini gelistirmesini saglarken karsimiza �ikar. Iste 2004 yili i�inde Ithaki�den Vakif trilojisi ile birlikte Altin kitaplardan da Elijah Baley kitaplari tekrar basilacak. *** Asimov birka� y�z �yk�s�, 30�u askin romani, sayisiz bilimsel yazi ve degisik alanlarda inceleme kitaplariyla �ok �retken bir yazar olmustur. Kazandigi onlarca �d�le ragmen kitaplarinin edebi y�n� hep tartisilmistir. Tasvirler ve anlatim yetersiz bulunsa da kurdugu d�nyalar ve anlattigi �yk�lerdeki politik tavirlar, kitlelerin y�nlendirilmesi, mantik dizimleri ile her zaman begenilmistir. Asimov�un kitaplarinin �ogunda (tipki Ursula K. Le Guin�de oldugu gibi) uzaylilar karsimiza �ikmaz, Vakif trilojisi Asimov�un �ok sevdigi robotlardan da arinmistir. Ayrica Vakif serisi, �yk�n�n ge�tigi on bin yil sonraki bir Galaksi Imparatorlugu i�in bilimsel a�idan �ok yetersiz bulunur. Ger�ekten de bu yetersiz teknolojik tablo ilk okuyusta insanin dikkatini �ekebilir ama Asimov bize esas olarak politik d�s�nceler, kitle y�netimleri, insan psikolojisi, mantik dizimleri �zerine bir yapit sundugu i�in okuyucu bu eksiklikleri dert etmemelidir. Asimov�un yaptigina basit olarak Roma imparatorlugunu gelecege tasimak diyemeyiz, bu eser daha �ok toplumsal ve politik anlamda "bug�n" ve "gelecek" yorumunu yapmaktadir. Asimov�un bilimkurgusu diyince aklimiza, politik yorum, strateji, mantik d�s�nce dizimleri gelir. Bu y�zden de Asimov�un eseri "politika" ve politikanin isleyisi �zerine kurulurken �ok duragan kalir. Bu y�zdendir ki Vakif serisi i�inde kan g�vdeyi g�t�rmez, b�y�k savaslar veya kahramanliklar anlatilmaz, lazer silahlari, atom toplari konusmaz, kitlelerin gelecegi onlar adina karar veren iktidarda belirlenir. Bu anlati yapisi ne yazik ki Asimov�un eserlerinin filme aktarilmasindaki zorlugu da ortaya �ikarmaktadir, ��nk� eserler bir film i�in fazla ��z�mleyici d�s�nceye ve diyaloga sahiptir. T�m bu yapi i�inde Hari Seldon belki de doga�st� veya kahramana en yakin kisidir. �Kaderi� elinde tutan Hari Seldon Vakif tarihi gelistik�e neredeyse mitolojik bir efsaneye d�n�s�r. *** Asimov�un eserleri bilimkurgunun sicak ve g�len y�zlerinden biri olmus, teknik ayrintilar veya insancil olmayan karakterleri y�z�nden soguk bulunan bir�ok bilimkurgu eserinden

ayrilmistir. Asimov�un kitaplari arasinda �� tane de biyografi vardir: 1979 yayinlanan IN MEMORY YET GREEN THE AUTOBIOGRAPHY OF ISAAC ASIMOV �1920 � 1954�, 1980�de yayinlanan IN JOY STILL FELT THE AUTOBIOGRAPHY OF ISAAC ASIMOV �1954 � 1978� ve �l�m�nden sonra karisi tarafindan basima hazirlanan I, ASIMOV: A MEMOIR �1994� Asimov 1973 yilinda ilk karisindan bosanip psikiyatr Janet Jeppson ile evlenmistir, 1977 yilinda kalp krizi

ge�irmis, troit bezi kanserinin tedavisiyle ugrasmistir. Asimov�un hayatiyla ilgili ilgin� bir nokta da onun D�nya masonlarinin bir d�nem baskanligini y�r�tmesidir. (Dogrusu ondan iyisini bulamazlardi, bu bilgi nereden aklimda kaldiysa artik.) Bu b�y�k yazar, d�nyalarin ve tarihlerin yazicisi 1992 yilinda aramizdan ayrilmistir. B�y�k �stad �l�m�n�n 12. yilinda hala eserleriyle g�ndemde ve yakinda Ben, Robot adli kitabindaki �yk�lerden ortaya �ikarilan bir film sinemalara gelecek. Belki �ikacak kitaplar ve eserlerinden beyazperdeye yansiyanlar onu hep g�ndemde tutacak. Vakif�in bir yerinde Hari Seldon�un yillar �nce �izdigi denklemlere g�re ilerleyen gelecekte kahramanlardan biri sunu der: �Hepimizi bir �l�n�n eli itiyor.� Evet dostlar, hala itiyor! ------------------------------------------------------------------------� Psiko-tarih: Matematik denklemleri yoluyla toplumlarin geleceginin hesaplanmasi �alismalaridir. Psiko-tarih, tipki �� robot kanunu gibi, insanin da bagli oldugu kanunlar var midir gibi bir sorudan yola �ikip gelismeye baslamistir. � �� Robotik Kural: 1-Bir Robot bir insana zarar veremez, ya da hareketsiz kalarak bir insanin zarar g�rmesine neden olamaz. 2-Bir Robot, insanlarin verdigi emirlere uymak zorundadir. Ancak bu emirler birinci kuralla �elistigi zaman durum degisir. 3-Bir Robot, birinci ve ikinci kuralla �elismedigi s�rece varligini korumak zorundadir. (Kurtarici �Robot and Empire� adli eserinde yillar sonra bu kurallara bir yenisini daha eklemistir Asimov. Zero kurali dedigi madde sudur: 0--- Bir robot insanliga zarar veremez ya da etkisiz kalarak insanligin zarar g�rmesine olanak taniyamaz.... Bundan da su sonu� �ikar.. Bir robot insanliga zarar gelmesini �nlemek i�in bir tek insana zarar verebilir.) ? Militasirst Yazarin �zg�rl�k Hayalleri: ROBERT HEINLEIN!...

Radikal Kitap Eki (13.Subat.2004) Bilimkurgunun altin �aginin en b�y�k ve tartisilan isimlerinden Robert A. Heinlein, en �nl� eseriyle nihayet T�rk okuru karsisinda: Yaban Diyarlardaki Yabanci! �lkemizin ciliz bilimkurgu edebiyati, �zerine tartisilacak �ok az is basarabilmistir ama d�nyaca �nl� bir yazara soguk savasin doruga �iktigi yillarda tavir alabilmistir. Bu �nl� bilimkurgu yazari Robert Anson Heinlein�dir. Heinlein�in ismi genel okur kitlemiz i�in �ok bilindik bir isim olmayabilir. Belki, ge�tigimiz yillarda Hollandali y�netmen Paul Verhonen�in �Starship Troopers� (Yildiz Gemizi Askerleri) adli filmini seyreden varsa bu ilgin� yazari tanimak i�in ilgin� bir referans noktasi bulmus oluruz. ��nk� filme �ekilen eser bu usta bilimkurgu yazarinindi� �lkemizde epey ge� yayinlanan �Yillar �nce A.B.D. kesintiye ugratilmis degil, tam versiyonuyla hem de� Stranger in Strangerland� (Yaban Diyarlardaki Yabanci) ile g�ndemde olan Heinlein, Almanya�dan g�� eden bir ailenin �ocugu olarak 1907�de Butler, Missouri�de d�nyaya geldi. Heinlein�in kendini buldugu ve mutlu oldugu yer okul sonrasi girdigi orduydu. A.B.D. Deniz kuvvetlerinde top�u subayi oldu. Ama g�revinin besinci yilinda (1934) saglik sorunlari nedeniyle ��r�ge ayrilinca b�y�k bir hayal kirikligina ugradi. Matematik ve fizik �zerine aldigi egitimde saglik sorunlari nedeniyle kesilince bir�ok ise girip �ikti. Bunlardan bazilari politika, mimarlik, ziraat ve madenciliktir. Bilimkurgu yazarligina epey ge� yasta ve tesad�flerle ge�is yapti. Bir ise yaramama, ordudan ��r�ge ayrilmanin kompleksi, bu alanda b�y�k bir azim ve hirs g�stermesini sagladi. Ilk bilimkurgu �yk�s� LIFELINE 32 yasindayken (1939) Astounding Sci-Fi Magazines�in mayis sayisinda yayinlandi. Bu baslangi� Heinlein�in �n�ndeki baraji yikmis gibiydi, bundan sonraki aylarda �esitli dergilerde �yk�leri �ikmaya basladi. II. D�nya savasinin baslamasiyla birlikte orduya tekrar �agrildi ve Deniz kuvvetlerinde teknik g�revli olarak g�rev aldi, ayrica radarin gelistirilmesinde de �alisti. 1941 yilinda Denver�da yapilan D�nya Bilimkurgu kongresine seref konugu olarak �agrildi ve yine ayni yil okurlarin anketinde en pop�ler yazar se�ildi. Savas sonrasi 1947�de bilimkurgu yazarligina d�n�s yapti ve ardi ardina eser verdi.

Bazi eserleri filme de �ekilen Heinlein�in 1951 yilinda basilan �Puppet Masters� soguk savasin ayak sesleri hissedildigi yillarda b�y�k bir ilgi ile karsilandi. Uzaydan gelen deniz anasina benzeyen yaratiklarin insanlari ele ge�irdigi bu eser, belki de kom�nist tehlikeye karsi Amerikan halkinin bilin�altindaki korkusunu yansitmaktadir. Heinlein basta da belirttigimiz gibi eserlerindeki militarist ve fasist y�netim yanlisi i�erikler y�z�nden tartisilan bir yazar olmustur. �zellikle Starship Troopers�taki demokratik haklarin ge�erli olmadigi toplum

yapisi ve bazi yazilarindaki fasizme benzeyen fikirler, otoriter y�neticiler hakkindaki tercihi bu a�idan kanit g�sterilir. Heinlein bu tartismalar nedeniyle bilimkurgunun bir kesimi tarafindan dislanmis, hatta T�rkiye�de sol d�s�nceyi benimsemis bilimkurgu kesimi i�inde bile tartisilan, soguk bakilan bir isim olmustur. Iste b�yle bir ortamda Stranger in Strangerland hem okurlarin, hem de yazarin bizzat kendisinin beklemedigi bir tepki yaratmistir: Yaban Diyarlardaki Yabanci�da Mars�a kesfe giden Enwoy adli gemide kazaya ugradiktan sonra sag kalan Valentine Michael Smith�in hikayesi anlatilir. Michael, Marslilar ve onlarin k�lt�r�ne g�re yetisir ve yillar sonra baska bir d�nya gemisi onu buldugunda insan k�lt�r�ne olabildigince yabancidir. Kitabin i�indeki kom�nal yasanti, serbest seks iliskileri, iktidara karsi g�vensizlik Heinlein�den beklenmeyen fikirlerdir ve �iktigi yillarda A.B.D. �l��t�nde k���k �apli bir olay yaratir. Savas sonrasi hippi akiminin y�kselise ge�tigi yillardir ve Hippiler bu kitabi kutsal kitap gibi kabul ederler. Hatta o kadar ki Heinlein�in evinin �evresine hippi hayranlari kamp yapmaya baslar, bir t�r kutsal mekan olur. Oysa yazarimiz askeri ge�misten de gelen etkiyle �Stranger in Strangerland i�inde tersini yazsa bilebunlara hala karsidir ve hippilerden rahatsiz olup evinin �evresine d�rt metre y�ksekliginde duvar �rd�r�r. Oysa yazarin eserlerine d�nemsel bir a�idan bakarsak, Heinlein�in her yazar gibi deneyimlerinden faydalanmaktan baska bir sey yapmadigini g�r�r�z� Eserlerin militarizme rastlanir ��nk� orduda kendini bulmus ve iki d�nya savasi arasinda b�y�m�st�r. Ayrica Alman k�kenli bir aile olarak, elbetteki Hitler�in savas sonrasi Almanya�yi fasizm sayesinde nasil y�kselttigini, morali bozuk, boynu b�k�k Alman gururunu nasil ayaga kaldirdigini g�zlemlemis, uzaktan sempatiyle bakmis olabilerler. Unutmayin ki Almanya y�kselirken A.B.D. 1929�daki Kara Persembe sonrasi ciddi bir ekonomik kriz yasiyordu. Ve savasta Ingiltere tarafini se�ene kadar A.B.D. i�indeki �ok ulusluluk y�z�nden tam konumunu belli etmemisti. Gen� Robert A. Heinlein o d�nemler hakim olan g��l� insan �zelliklerine g�re sporda basarili (1925�de A.B.D. Deniz kuvvetlerindeyken eskrim ve artistik buz patinajinda d�nya sampiyonu olmustu.) ve orduda sevdigi yasantiyi bulan biriydi. Nitekim saglik nedenleriyle ��r�ge ayrilmak bu konuyu onda kompleks yapmisti.

Bilimkurgu yazarligina basladigi zamanda Heinlein�in �ncelikle sevdigi ordu yasamindaki deneyimlerinden eserlerinde faydalanmasi ve birka� yil i�inde baslayacak II. D�nya savasinin ayak sesleri nedeniyle eserlerinde totaliter, militarist konular g�z�kmesi dogal degil midir? �stelik II. D�nya savasi ona �ok sevdigi orduda tekrar g�rev alma imkani saglamistir. Savas sonrasi ise A.B.D.�yi i�ine alan kom�nizm �Cadi avi- ve n�kleer savas korku ile Soguk Savas d�nemi yine Heinlein�i elbette etkilemistir. Gelin g�r�n ki Heinlein esas olarak deneyimleri onu sekillendirse de bir �yazardir� ve bir yazarin kendisini belli bir ideolojiye sokmak yanlistir bence. Nitekim Heinlein yasantisi ona baska deneyimler sundugunda Stranger In Strangerland gibi eserler de vermistir ve bir�ok eserinde baskici rejimlere karsi elestirel bir tavra girmistir. Heinlein�in bir baska �zelligi bilimkurgu okuru olarak nitelendirilmeyecek okuyuculari da kendisine �ekmesidir. Stranger in Strangerland basildigi yillarda yedi milyon adet gibi bir satis rakamina ulasmistir.

Heinlein �ok satilan eserleri disinda gen�ler i�in bazi bilimkurgu dizileri de yazmistir. STRANGER IN STRANGERLAND 1988 yilinda kaybettigimiz bu b�y�k yazarin nihayet �lkemizde ge�tigimiz aralik ayinda basilan kitabinin ilgin� bir de yazilma �yk�s� vardir. Bunu gen� yazarlarimiza �rnek olarak sunmak isterim. 1920�li yillardan itibaren modern bilimkurgu, fantezi ve korkunun gelismesini Astounding Magazine, Weir Tales, Amazing Stroies gibi �pulp� tabir edilen dergiler saglamistir. Bug�n �b�y�k� diye adlandirdigimiz yazarlar bu dergilerde yetismis, eserlerini bu dergilere satmis, hatta daha sonra kitap haline getirilen eserler bu dergilerde yayinlanmistir. �rnegin korkunun �stadi H.P. Lovecraft yasarken neredeyse hi�bir kitabi (�ok basarisiz bir deneme haricinde) basilmamis, bu dergilerdeki �yk�leriyle �nl� olmustur. Ayni sekilde Edgar Allen Poe, Conan�in yaratici Robert Erwin Howard, Isaac Asimov, Fritz Leiber, Ray Bradbury, Robert Bloch� gibi yazarlar hep bu dergeler sayesinde taninmistir. John W. Campbell, Hugo Gernsback gibi efsanevi edit�rler bir�ok bilimkurgu, fantezi, korku yazarinin yetismesini saglamistir. Bu dergiler yazarlarini egitmek ve tesvik etmek anlamiyla �esitli �alismalar yapardi. �rnegin John W. Cambell Astounding S-F'nin sahibi ve edit�r�yd�, onlarca bilimkurgu yazarini yetistirdi. Neler mi yapardi? �yk�leri okur, yanlislarini d�zeltirdi. Asimov'un ilk 20 �yk�s� onun tarafindan reddedilmistir. Gen� yazar adaylarini dergide toplar ve ortaya bir c�mle atip onlardan bunun �zerine �yk� isterdi. Bu toplantilarin birinde s�yle bir c�mle ortaya atildi: "Her bin yilda bir karanlik olan bir gezegendeki uygarligi yazin." Asimov bunun �zerine "Nightfall" adli �yk�s�n� yazdi. bu �yk� Hugo �d�l� aldi. �yk� de �� g�nesli ve ancak bin yilda bir gece olan bir gezegen anlatiliyordu. daha �nce hi� yildizlari, g�ky�z�ndeki sonsuzlugu g�rmemis insanlar bunun �zerine �ildiriyor ve tam bir kaos olusuyordu.b�ylece her bin yilda bir uygarlik yikiliyordu. John W. Campbell baska ne yapardi: �rnegin okuyuculardan gelen bir sonraki sayinin �yk� isimlerini yazarlara dagitip �yk� isterdi.

�Bakin �nl� bilimkurgu yazari Heinlein'in en �nl� eseri, bir bilimkurgu klasigi Stranger in Strangerland'in �ikisini karisi nasil anlatiyor: "Astounding S-F dergisinin kasim 1948 sayisinda edit�re yollanmis bir okur mektubunda, bir yil sonraki sayi i�in �yk� isimleri �neriliyordu. bu basliklar arasinda Robert Heinlein tarafindan yazilacak bir �yk� de vardi: �K�rfez�

O edit�r, John W. Cambell ve Robert arasinda ge�en uzun bir konusma sonucunda okuyucunun basliklarini verdigi �yk�lerin yazilmasi i�in yeterli zaman olduguna karar verildi; bu sayi Kasim 1949'da �ikacakti. Robert, o basligi tasiyan bir kisa �yk� yazmaya karar verdi. Diger yazarlarin �ogu da bu oyuna katilmaya karar verdiler. bu konu, "Zamanda Yolculuk" adiyla anilmaya baslandi. Robert'in sorunu, kendisine verilen basliga uygun bir �yk� bulmakti. B�ylece birlikte bir beyin firtinasi yaptik. Uygun olmayan diger fikirlerin yaninda ona, yabanci bir irk tarafindan yetistirilmis bir insan �ocugun �yk�s�n� �nerdim. Robert, bunun bir kisa �yk� i�in kapsamli oldugunu s�yledi ama bunu bir kenara not aldi. O aksam �alisma odasina gitti birtakim uzun notlar tuttu ve bunlari bir kenara koydu. "K�rfez" basligi i�in bir baska �yk� yazdi. �te taraftan o sirada �nerilen fikir "Stranger in Strangerland" oldu. Kitabin T�rkiye�de basilan versiyonun ilgin� bir �zelligi var: 1960�li yillarda A.B.D�de basilan orjinalinden epey uzun bir kitap bu. Bu uzunlugun sirri esasinda Heinlein�in kitabi ilk yayinlanirken yayincinin istegiyle orijinal metni 220.000 kelimeden 160.000 kelimeye indirmesi. Nihayet yillar sonra Heinlein�in karisi kitabin telifi tekrar eline ge�tiginde bu kez ilk yazildigi boyutunda basilmasini saglayabilmis. Kitap yazar teknigi a�isindan eski tatlar i�erse de, k�lt olmus b�yle bir kitap mutlaka okunmalidir. Heinlein�in T�rkiye�de yayinlanan bazi �nemli eserleri: Puppet Masters (1954 Merih�ten Saldiranlar - �aglayan Yayinlari / 1972 Merih�te panik Atak Yayinevi) Doblue Star (1971 Uzayda Ilk Oyun � Okat Yayinlari) Farmer in the Sky (1974 Yeni D�nyalara Dogru � Yagmur Yayinlari) Orphans of the Sky (1974 Uzayda Kaybolanlar � K Yayinlari) Revolt in 2100 (1975 2100 Yilinda Ihtilal � K yayinlari) Revolt in 2100 (1975 2100 Yilinda Ihtilal � �z Yayinlari) Double Star (1995 Ikiz Yildiz � Metis Yayinlari) Red Planet (1996 Kizil Gezegen � Metis Yayinlari) Lost Legacy (1996 Kaybolan Miras � Metis Yayinlari) Have Space Sit Will Travel (1997 Uzay Elbisemle Yolculuga Hazirim � Metis Yayinlari)

Stranger in Strangerland (2003 Yaban Diyarlardaki Yabanci � Artemis Yayinlari) ? �֔ G�n� Hepimizin Ger�ekliginde Sarsici Depremler Yaratir: BERNARD WERBER! �LMEK MI ZOR, KALMAK MI? E-Edebiyat Dergisi (Mart.2004/Sayi: 60) �Karincalar� eseriyle tanidigimiz Bernard Werber, yine her zaman g�z�m�z�n �n�nde olan bir olguya baska bir g�zle bakmayi beceriyor! Bizi, yasamin �tesinde bir maceraya �ikariyor: �L�M KASIFLERI! Yerin dibinden yildizlara dek Ermedigimiz sir kalmadi pek Her d�g�m� ��zm�s insanoglu Ecel d�g�m�n� var mi ��zecek? (�mer Hayyam � Rubailer) Dogayla hasir nesir olan her �ocuk karincalarla ilgilenir. Bu yorulmak bilmeyen k���k yaratiklar, onlara g�re birer dev olan �ocuklara g��lerini kanitlamanin ve yasami g�zleminin imkanini verir� Ben de k���kken karinca izlemeye bayilirdim. Insana yorulmadan izleyecegi heyecanli oyun imkanlari sagliyorlardi. Daha sonra i�inde yazari yazmayan, mavi kapli k���k bir �ocuk kitabinda bir karincayla dostluk kuran �ocugun hikayesini okudum. O k���k d�nyalarinin dev sorunlari karsisindaki m�cadeleleriyle endise duydum, �ocukla dostluk kurmalarini uzaylilarla ilk temas kadar heyecanlandim, kis uykusuna yattiklarinda sanki �lm�slercesine �z�ld�m. O hikaye benim karincalara bakis a�imi degistirdi. Bu k���k yaratiklara saygi ve sevgi duymaya basladim. Bu �ocukluk hisleri gelecege de etkisinden bir sey kaybetmeden tasinmis olmali ki birka� yil �nce �ikan �Karincalar� ve �Karincalarin G�n� adli kitaplari hemen alip bir solukta okudum.

Kitapta yazilanlar ger�ekten yani basimizda olan, s�rekli i� i�e oldugumuz ger�ekten b�y�k bir uygarlikla ilgili �nemli bilgilerdi. Hatta yazar, �Uzaylilar d�nyaya gelse temas edilecek uygarlik olarak insanlari degil, karincalari se�er,� bile diyordu. O yazarin adi Bernard Werber�di� �Karincalar� ve �Karincalarin G�n� 17 dile �evrilerek d�nya �apinda b�y�k bir basari yakalamisti. Onun yazarlik g�c� yani basinizda olan ama bizim g�rmeye alistigimiz mucizeleri kesfetmekti. Ve simdi karsimizda Bernard Werber imzali bir baska kitap daha var: �L�M KASIFLERI! Bernard Werber ele aldigi konulari etraflica arastirmayi ve bilgi y�n�nden bir seyler vermeyi seven bir yazar. 1961 dogumlu yazarimiz hukuk, kriminoloji ve gazetecilik egitimlerinden sonra on iki yillik bir arastirma sonucu yazdigi �Karincalar� adli eseri ile ismini duyuruyor. �Karincalar G�n� ile bu eserin devamini getiriyor ve sira yine uzun bir arastirma s�reci sonunda ��l�m Kasifleri�ne geliyor. ��l�m� nedir? Elbette herkesin basina geliyor, belki de g�ndelik yasantimizda sik sik karsimiza �ikmasi, buna ragmen �ok da fazla �zerinde durmayip, olagan�st�l�g�n�n sik rastlanir olmasiyla �rt�ld�g� bir giz �l�m. Kitapta Michael Pinson ve Raoul Razorbak adli iki �ocugun �nce merakla, b�y�y�nce de bilim araciligiyla �l�m d�nyasini adim adim kesfi anlatiliyor. Yunanca Thanatos (�l�m Tanrisi) ve Nautis (gezgin, kasif) s�zc�klerinin birlesiminden olusanthanatonaunes (�l�m kasifleri) etap etap �te d�nyanin sirlarini ��z�yor. Konu adim adim ilerlerken Bernard Werber �Karincalar�da iyi bildigimiz metodolojisi ile birlikte�l�m� ve �l�m kitasini bize her a�idan sunmaya �alismis. Hi�bir a�ik birakmamis� �l�m d�nyasinin ilk kesfedilisindeki zorluklar, kamuoyunun yasadigi sok ve tepkiler, etap etap �l�m d�nyasindaki ilerleyis, zaman i�inde �l�m kitasindan �grenilenler ile bu d�nyanin sekillenisi, her k�lt�rde ve dinde �l�me bakis a�ilari kurgu i�inde verilmis. Bu ilgin� macerayi anlatirken, yine de okuyucuyu hikaye i�inde s�r�klemek i�in gerekli olan kahramanlari Michael Pinson ve Rouel Razorbak�i odakta tutmayi becermis yazar. Bernard Werber b�yle bir konuya girerken iki basarili noktayi yakalamis; �ncelikle �l�m� tipki insanoglunun kesfettigi kitalar, uzay gibi degerlendirmis. Bu a�idan bakilirsa �l�m ger�ekten de gelecekte insanliginin kesif tutkusunun kapsamindan kurtulamayacak. Flatliners filminde

oldugu gibi �teki d�nyaya kontroll� gidis d�n�s deneyleri her zaman yapilacaktir ve ciddi sonu�lar da elde edilebilecektir. Bernard Werber�in ikinci basardigi nokta ise konuya yani �l�m�e iki �ocugun bakis a�isiyla yaklasmayi se�mis olmasi� ��l�m��n ne kadar �olagan�st� bir olay oldugunu, ilk tanistiginda sarsilan bir �ocuktan daha iyi ne sekilde verebilirsiniz ki? Stephen King�in T�rk�e�ye �Ceset� diye �evrilen �The Body� (Stand by Me adiyla b�y�k basari kazanan bir de filmi yapilmisti) adli eserini hatirliyorum. Kitapta ilk cesetlerini g�rmek i�in ormanin i�lerine yolculuk yapan bir grup k���k �ocuk anlatiliyordu. Bu anlamda Bernard Werber�in �l�me ilk basta �ocuk algilamasiyla bakmasi �nemli. ��nk� o satirlarda t�m okuyucular �� G�n�n� hatirlayacaktir. Yani kendilerinin de ilk �l�m� �grendigi, �l�mle veya bir cesetle ilk tanismalarini� Su bir ger�ek ki insanoglunun �L�M�e bakis a�isi i�g�d�yle degil, aile ve �evre yoluyla �gretilmistir.

Yani �l�m neden k�t�d�r, neden �lenin ardindan �z�l�r�z? �l�mden niye korkariz? �ocuklugumda �grendigim dinsel bilgilerle, karsilastigim �l�m olaylarinin bir �eliski yarattigini kesfetmistim. �ocuk mantigimla: �Eger �te tarafta iyileri sonsuz bir mutluluk, cennet bekliyorsa ve iyi bir insan �ld�g�nde cennete gidiyorsa niye onun i�in �z�l�yoruz? Eger bir insan k�t�yse ve �ld�g�nde cehenneme gidiyorsa niye onun arkasindan �z�l�yoruz?� diye d�s�nd�g�m� hatirliyorum. Evet �l�m� karsilayisimiz, dini olarak bize verilen �te d�nya kavrami ile bazi �eliskiler barindiriyor. Yoksa �lenin artik hayatimizda olamayacagi d�s�ncesiyle, yani kendimizi d�s�nerek mi �z�l�yoruz? ��l�m korkusunun� tipki �kagit para� sistemi gibi toplumsal genel kabul g�ren bir hal�sinasyon oldugunu d�s�n�yorum. ��nk� �l�m korkusu olmasa bug�n bildigimiz ekonomi ve toplumsal yapi ��ker. D�s�n�n bir romanlardan, filmlerden �l�m korkusu �ikarilirsa ka� eser okunabilir kalir ki?! �l�m korkusu insana yasama m�cadelesi i�in motivasyondur belki. Tipki esegin ilerlemesi i�in �n�ne uzatilan havu� gibi� Bernard Werber de romanin finalinde geldigi nokta ile ayni karara varmis sanirim. Kitapta �l�m d�nyasi Moch 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 gibi b�l�mlere ayrilmis. Her b�l�m�n farkli bir yapisi var. �rnegin Moch 2�de anilar tipki kana giren zararli maddelere saldiran alyuvarlar gibi ektoplazmalara (bedenden ayrilan ruh) saldiriyor, burayi ge�tiginizde ise Moch 3�de saf zevkler sizi bekliyor. B�ylece �l�m kasifleri Moch 6�ya kadar ilerleyebildiklerinde Cennetin kapisinda melekler ile sohbet imkani buluyorlar. Kurgu i�inde �b�r d�nyaya ge�en �l�m kasifleri arasinda savaslarin anlatildigi ilgin� b�l�mler de var. Zira �l�m kasifleri geri d�nebilmek i�in onlari yasama baglayan kordonlarini koparmamak zorunda. Yapilan savasta ektoplazmalar birbirlerinin kordonlarini koparmaya �alisiyor. Kisacasi romani kurgu, konu, anlatim y�n�nden alirsak elimizde okunmaya deger bir eser var. Peki kusurlari yok mu? Evet kitabin teknik olarak yapisi her ne kadar kusursuz olsa da �kuruluktan� kurtulamiyor. Yani kitabi okurken sunu hissediyorsunuz: Yazar �nce konuyu bulmus, �ok iyi arastirmis, metodolojik bir �alismayla �atisini �ikarmis, karakterleri olusturmus, iyi notlar tutmus, �esitli sorular

sorarak �Su olursa, ne olur?� gibisinden sorularla konuyu ilerletmis hi�bir a�ik birakmamis. Eeee, o zaman sorun nerede? Iste sorun bu hissettiginiz gelisme i�inde yazarin size hazir oldugunuzu vermesi ama s�rprizi yaratamamasi. Yazar konuya olduk�a sikici bir bakis a�isindan bakmis. Keyfin ismi var ama varligi anlatim i�ine sizmamis. Yazar olarak �keyfin� bir eserde unutulmamasi gereken karisimlardan oldugunu d�s�n�r�m. Belki �ok basit bir bakis a�isi olabilir ama iyi eserler insanda acikma duygusu yaratabilmelidir. Esasinda yazdiklarindan yola �ikarak yazar psikoanalizleri yapmak hatali olabilir ama Bernard Werber�in diger kitaplarini da okudugum i�in bu yazarin insan iliskilerinde bir eksikligi oldugunu s�yleyebilirim. Bu eksiklik esere �kuruluk� ve okuyucunun karakterlere yaklasamamasi seklinde yansimis. �l�m gibi bir

konunun islenmesinde �melankoli� ve �duygusalligin� esere iyice yedirilmesi gerektigini d�s�n�yor insan. Tamam kitapta �l�m, �tesi var ama �yasama sevinci, yasamin g�zellikleri� nerede? Yazarin d�s g�c�nden yasam da, �te d�nyada olduk�a sikici kalmis. Itiraf etmem gerekir ki ben Bernard Werber�in hayal ettigi �te tarafi istemem. Bu a�idan kitabin basinda kokusunu aldiginiz epik fantezi tarzi, yazarin esasinda Clive Barker (Yakinda size tanitacagim epik fantezinin bas �stadi) gibi konuya yaklassa hedefi tam ortasindan vuracagini, ya da bu konuyu Clive Barker�in o muhtesem imgelemesiyle yazmasi gerektigini d�s�nd�rt�yor insana. Zaten kitabi okurken insan s�rekli olarak kurulan alt yapiya baska ne t�r konular dikilebilir diye hayallere dalmis buluyor kendini. B�t�n bunlara ragmen Bernard Werber saygi duyulacak bir arastirma ve yaratim s�reci sonunda hepimizin bildigi ama degerini tam da vermedigi ��l�m� gibi zor bir konuyu islemis ve altindan kalkabilmis. Yazarin kurdugu �te taraf kurgusunun bir�ok okuyucuyu tatmin edecegini s�yleyebilirim. Birakin kurguyu ��l�m� �zerine konuyu keserek verilen bilgiler de olduk�a ilgin�. Bernard Werber her k�lt�r, inanis ve dini a�idan �l�m�n, �te taraf inancinin ne oldugunu kitabin i�inde veriyor. ? D�s, Kan ve Tenin Lordu: CLIVE BARKER!.. E- Edebiyat Dergisi (Nisan.2004/Sayi: 61) Iyi bir yazar kendine karsi olabildigince a�ik ve samimidir. Bu a�idan Clive Barker meslektaslarinin kiskanacagi bir konuma ulasmis. Epik fantezinin tartisilmaz �stadi giderek daha �ok okuru kendine hayran birakiyor. Korku edebiyatinin gelecegini g�rd�m� Adi Clive Barker�di. Stephen King

Gen� okurlar bazen fantastikkurgunun �ikisi bittiginde yerine ne gelecegini sorarlar. Benim buna yanitim her zaman epik fantezidir. Stephen King bazi kisa �yk�lerinde bu t�r�n tadini yakalamissa da, epik fantezinin, baska bir deyisle d�s, kan ve tenin lordu tartisilmaz bir sekilde Clive Barker�dir. Esasinda Clive Barker �ok y�nl� ve �retken bir sanat�i� Sadece yazarlik ile degil, sinema-tiyatro y�netmenligi, senaryo yazarligi ve ressamligi da �nl�. Ama biz bu �ok y�nl� sanat�iligin sadece yazarlik kismi �zerinde durmaya �alisalim� Yazarimizin, ge�tigimiz ay G�nisigi Kitapligi�ndan �Zaman Hirsizi� adli �ocuk kitabinin 3. baskisi piyasaya s�r�m� oldu. Size onu tanitma bahanemiz de bu olsun� Clive Barker T�rkiye�de okurlarin birbirlerine tavsiyesiyle yavas yavas yayilan bir �ne ve sadik bir hayran kitlesine sahip. Bu nedenledir ki, Oglak yayinlarina bagli Maceraperest kitaplarindan �ikan birka� kitabi yillardir kitapevi raflarindan eksik olmaz. Ben, Clive Barker gibi bir yazari sasilacaktir ki ilk kez y�netmenligi sayesinde tanidim. Senaryosunu kendi yazdigi Hellraiser korku t�r�ne yeni bir soluk getirmisti bir d�nem. Filmde cehenneme bir kapi a�an gizemli k�p ve kara ihtiraslarinin pesinden �tenin a�ligina� mahkum olan Ignekafa anlatiliyordu. Bu filmden sonra Altin Kitaplar yazarin kisa �yk�lerinden olasan �Kan Kitabi� (The Book of Blood) ile k���k bir deneme yapti. Bu kitaptaki dehset, insanin derinliklerinde gizli ihtiras ve korkular o kadar sertti ki bu imgelem T�rk okuyucusunda hemen kabul g�rmedi. Ve altin yumurtlayan tavuk Maceraperest kitaplarina nasip oldu. Kisa s�rede Kabal, Lanetlenme Oyunu, Kutsanma Ayini ve Galilee Clive Barker�in inanilmaz d�s g�c�ne hayran bir okur kitlesi yaratmaya basladi. 5 Ekim 1952 Liverpol dogumlu yazarimizin, basariya uzanan kariyer �yk�s�, �abasi, �aliskanligi ve yaraticiligi bir�ok gen� yazar adayina �rnek olmali esasinda. Bu a�idan kitaplarinin i�ine sizan d�s d�nyasinin �ok �tesinde ger�ek hayata tirnaklariyla asilan bir kariyer bu� Clive Barker�in d�s g�c�yle olan ilk baglantisi tiyatro alaninda kendini g�sterdi. Liverpol �niversitesi�nde edebiyat ve felsefe okuduktan sonra 21 yasinda Londra�ya tasinana kadar iki yil bir tiyatro grubunda �alisti. Londra�ya tasindiktan sonra kendi yazdigi oyunlar i�in bir tiyatro grubu kurdu. Ama ilk yillar

basarisiz ve sikintili ge�ti. Bu oyunlar daha sonra yazarliginda �n plana �ikacak olan fantastik, erotik ve korku �gelerini barindiriyordu. Sekiz yil boyunca bu basarili yazarin sponsoru issizlik ayligi oldu. (Darisi bizim basimiza, J.K. Rowling de bu issizlik ayligi ile ge�inmisti bir s�re. Demek ki gen� yazar adaylarina sikintili olsa da, bir s�re b�yle bir ge�im kaynagi saglamak gerek.) Edinburg Festivali�nde sergilenen History of Devil olduk�a begenildi ve basarili iki sezon ge�irdi. Bu sirada yaraticiligi kisa �yk�lere y�nelmisti. Ilk yazdiklarini basilma �midi olmadan bir yayinciya g�t�rd�. Yayinci bu hikayelerden daha fazlasini isteyince Book of Blood�un (Kan Kitabi) ilk �� cildini sekiz aylik bir s�re i�inde yazdi. 1983�de basilmaya baslayan bu kitaplar ilk zamanlar �ok b�y�k bir basari kazanmadi. Onun �n�n� b�y�ten sinema y�netmenligi oldu. Hellraiser filmi Clive Barker ismini b�y�k kitlelere duyuracakti. Film Barker�in �The Hell Bound Heart� adli kisa romaninin uyarlamasiydi. Cehennemi yaratik Pinhead (Ignekafa) ile bir korku ikonu yaratmayi basardi.

Esasinda Clive Barker�in Hellraiser�dan �nce Salome, The Forbidden ve Underworld adli filmlerle sinemayla ilgisi olmustu ama bu cehennemi film bir milyon dolarlik b�t�eyle �ekilip, yirmi milyon dolarin �st�nde bir hasilat yaparak b�y�k basari sagladi. Daha sonra Hellraiser�in iki devam filmi Clive Barker�dan bagimsiz yapildi. Clive Barker�in sinemayla ilgisi Nightbreed (Kabal�in filmi), Candyman (bir kisa hikayesinden filme uyarlanmisti), Lord Of Illusion gibi filmlerle s�rd�. Ayrica �esitli televizyon projelerinde de �alisti ama basta belirttigim gibi bizim derdimiz yazarligi. Kan Kitabi serisinin ilk ��� belli bir basari saglamisti. Ama yazarlikta ismini duyuran Damnation Game 1985 (Lanetlenme Oyunu) adli romani oldu. Roman Clive Barker�in muhtesem d�s g�c�yle sahlanan faustvari bir konuya sahipti. Lanetlenme Oyunu�nun ardindan Ingiltere�de Kan Kitabi�nin ikinci ��l�s� olarak anilan kitaplar ABD�de; The Inhuman Condition, In The Flesh, Cabal olarak yayinlandi. (Book of Blood 6 olarak yayinlanan kitabin i�indeki Cabal �yk�s� ayri bir roman oldu, daha sonra Volume 6 i�ine Cabal yerine iki �yk� ilave edildi.) Bu kitaplari farkli boyut konusunu i�eren Weaveworld (1987), Hollywood, seks ve korkuyu i�eren The Great and Secret Show (1989), peygamberlerin, b�y�lerin, tanrilarin serpistirildigi Imajica (1991) takip etti. Bu �� kitap da hen�z T�rk�e�ye kazandirilmadi. 1992 yilinda The Thief Always (Zaman Hirsizi) adli, i�inde kendi �izimleri olan bir �ocuk kitabini �ikartarak okuyucularini sasirtti. Ardindan The Great and Secret Show�un devami olan Everville (1994), sanatinin olgunluk �agina girisini belgeleyen muhtesem Sacrament 1996 (Kutsanma Ayini), Galilee (1998) geldi. Bu kitaplarin arasina �izimler, sinema ve televizyon projeleri, hatta bilgisayar oyunlari girdi. Clive Barker 1991�den beri Beverly Hills�de yasiyor. Son olarak Coldheart Canyon adli bir roman ve Abarat adli bir �ocuk kitabi serisi �zerinde �alisti. Gelelim onun sanatina� Clive Barker�in yazim t�r� epik fantezi olarak adlandirilmakta. Epik fantezi, t�r olarak modern korku ve klasik gotik t�r�ne yakin ama etkili imajlari, destansiligi ve korkunun i�inde her zaman var olan erotizmi kullanma tarziyla g�n�m�z insaninin korkuya bakis a�isina daha �ok hitap ediyor. Benim bildigim kadariyla bu t�r�n ilk �r�nlerini veren de Clive Barker zaten.

Anlatimdaki teknik �st�nl�k, seksin ve dehsetin kullanim tarzi disinda bir destansilik ile korku sanki onurlandiriliyor. Zaten t�r� modern bir mitoloji olarak algilatacak epik sifati da buradan kaynaklaniyor. Clive Barker esasinda klasik korkunun kaynaklarina yan bir kapidan bakiyor; �rnegin onun da �l�ms�zleri var, aramizda y�r�yen tanrilari ama bunlar yasayabilmek i�in insan kani i�miyor. Onun da �st�n g��leri olan ve kisilerle ruhlari �zerine anlasma yapan yaratiklari var ama bunlar Seytan degil. Onun da yaratiklari, ucubeleri var ama bunlar kahramanlari �ld�rmek yerine, daha korkun� bir bi�imde yasamlarini damgaliyorlar. Kabal�da oldugu gibi bizim deger yargilarimizla da oynuyor yazar. Tipki gecenin �ocuklari arasina kabul edilmeye �alisan masum Boone gibi bizi de tekinsiz ve bildigimiz ger�ekligin disindaki bir d�nyaya kabule zorluyor. Okur katil degil, okur basit �l�ml� ama �l�ms�zlerin, b�y�lerin, gecenin �ocuklarinin, kanli d�slerin, farkli boyutlarin i�ine �ekiliyor. Onlari kabule zorlaniyor.

Zaten Barker �yle bir yazar ki, okur onu tanimaya baslarken sart kosamaz. ��nk� yazar sadece kelimelerini degil, kendi hayal d�nyasini, yargilarini, tekinsiz yaraticiligini kabul ettirir ona. Clive Barker�in bastan beri s�yledigimiz en �nemli �zelligi sinir tanimaz ve sans�rs�z imge d�nyasi. Bu d�nyada her sey akiskan ve olabildigince parlak renkte. En hastalikli olan duygular ile g�z alici renklerle bezenmis bir sanat eseri gibi� Clive Barker yazarligin Salvador Dali�si gibi� Kesinlikle sizin kurallariniza, i�inde oturdugunuz odanin ger�ekligine uymuyor. Sizi kendi d�nyasina davet ediyor. Kirmizi mumla damgali davetiyeniz de anlatim g�c� Clive Barker�in anlatiminda, diyaloglarinda, konularinda bir kusur g�z�km�yor. Zaten birakin okurlari, meslektasi, d�s g�c�yle �nl� yazarlari bile kendine hayran birakan bir yaraticiligi var. Okur veya yazar olarak asla onun yazdiklarina hazir olamiyorsunuz. Ille de kusur ararsaniz finallerinde bunu bulabilirsiniz. Clive Barker�in o destansi kitaplarinin finallerinde bir bos nokta olmali. Zira kitaplarini defalarca okudugum halde hi�bir kitabinin finalini hatirlamiyorum! Yani baslangi�lar harika, konu insani bir zevk denizi i�inde y�zd�r�yor ama gelin g�r�n ki kitaplar nasil bitiyor hatirlamiyorum. Kisacasi etkileyici finaller yapmiyor yazar. Acaba d�s g�c� bitmez mi dedirtmek istiyor, yani hikaye devam ediyor mu demek istiyor? Belli olmaz belki onca sarsici hayal g�c� kalesinden sonra finaldeki birka� sur insana etkili gelmiyor olabilir. Clive Barker�in kitaplarinda dikkatimi �eken bir diger �zellik de o uzun romanlarin i�inde birka� sayfa i�ine sikismis olan yan hikayelerin degeri. �rnegin Lanetlenme Oyunu�nun basindaki yikinti Varsova�nin sokaklarindaki Hirsiz�in, Galilee�deki Hazar kiyisinda �l�ms�zlerle karsilasan balik�inin, Kabal�da Midian�i yurt edinmis gecenin nesli ile ilgili verilen bilgilerin insanin agzini sulandiran izd�s�mleri� Insan kitaplari okurken bu kisa anlatimlarin da tek basina romanlarinin yazilabilecegi hissinde kaybolup gidiyor. Clive Barker�in kitaplarinda dikkati �eken seyin sinirsiz ve sans�rs�z erotizm, dehset ve hayal g�c� oldugunu s�yledik. Bu a�idan takdir edilmesi gereken sey, yazar kendi i�ine iyi dalabilmis olmasi. Elbette hayal g�c�m�z�n sinirsizligi i�imizde sakli ve ancak insanoglu kendi i�ine dalabilecegi kadar cesurdur. Bu

cesurluk Barker�da hayranlik uyandirici� Bu asamada yazarin escinsel oldugunu s�ylemenin vakti geldi! Barker escinselligini saklamayan, hatta eserlerinde bunun ipu�larini bulabildiginiz bir yazar. Kendi ifadesiyle, �Kendimi kadinlarla iliskili bir escinsel olarak tanimlarim,� diyor. �Tamam, ben escinsel bir yazarim. Bu sekilde tanimlayabildigim i�in mutluyum, bu sekilde tanimlanabildigim i�in gururluyum� Bir erkek arkadasim oldugu ve bunu a�iklamazsam �z�lecegi i�in degil. Fakat bunu a�iklamanin �nemli oldugunu d�s�n�yorum; kendime as bunu diyorum.� Clive Barker�in hayal g�c�ndeki o tanimlanamaz diyarlarin kokusu, belki de bu se�imindeki karakter yolculugunda yatiyor. Ancak bir escinsel, cinsel se�iminde oldugu konumdan baska diyarlari gezmeye gider. Eger bir disiyseniz disiligi, bir erkekseniz erkekligi �ok yakinizda bulursunuz ama escinsellik diyarina varmak i�in bazen �ok tehlike dolu ara topraklari da asmaniz gerekecektir. Ve ben Clive Barker i�in stilini olustururken bu se�imin �ok etkili bir karisim miktari olarak yaraticiliginin i�ine sizdigini d�s�n�yorum.

Clive Barker �retken bir yazar olmasinin �tesinde bir�ok gen� yazar adayinin veya b�y�k yazari hayran kitlesine katmis durumda. Yazinin basinda duran Stephen King�in s�z� gibi� Modern korkunun �stadi baska bir yazari isaret ediyor, hem de egosunu yikarak. Fakat iki yazar da bir baska sorunu paylasiyor: Sirf korku yazari diye damgalandiklari i�in okurlarin bir b�l�m�ne ulasamamak. Stephen King de bazen sirf korku yazari diye �nlendigi i�in onu okumayanlarin sikintisini anlatilir. Oysa bu okurlar onun yaraticiligini bir sekilde tatmistir ama bunu bilmezler. �rnegin karsilastigi bir kadin okur, hi�bir kitabini okumadigini s�yleyince Stephen King, Esaretin Bedeli ve Benimle Kal gibi iki filmi seyredip seyretmedigini sorar. Aldigi yanit evettir ve filmler �ok begenilmistir. Ikinci asamada onlari da kendisinin yazdigini s�ylediginde bir inandiricilik sorunu yasanir. Clive Barker�in da dertlerinden biri eserlerinin kitapevlerinde korku b�l�m�ne konulmasi, salt bir korku yazari olarak anilmasidir. Yazar son zamanlarda yazdigi �ocuk kitaplari �zerine, �Hala kendinizi bir korku yazari sayiyor musunuz?� seklindeki bir soruya su yaniti veriyor: �Kendimi sadece yasli bir yaratici yazar olarak sayiyorum. Eserlerim korku raflarina y�nelmiyorlar. Ama orada buldugumda, ben onlari oradan almaya y�neliyorum.� Evet �ok yaratici, �aliskan, bir t�r�n tartisilmaz en b�y�k ismi� En �nemlisi hayal g�c�n�n ta�li generali. D�s, kan ve tenin lordu: Clive Barker. Bence onunla mutlaka tanismalisiniz. T�RK�E�DE CLIVE BARKER: BOOK OF BLOOD -1 / Kan Kitabi � Altin Kitaplar (1996): Kitabin i�inde hepsi birbirinden etkili alti dehset �yk�s� var. �zellikle Domuz Kani ve Gece Yarisi Et Treni adli �yk�leri okumanizi �neririm. THE THIEF OF ALWAYS / Zaman Hirsizi � G�nsigi Kitaplari (1999): T�rk�e�de okumadigim yegane Clive Barker kitabi. Konusuna bakarsaniz: Bin yildir ayakta duran bir sayfiye evin i�indeki sirlari fark eden Harvey adli bir �ocugun maceralari. Yari a�ik dolap kapaklarinin g�lgelerinde gizli sirlarin, yatak altinda gizli d�nyalarin hikayesi� (Kitabin 3. baskisi su siralar tekrar kitapevi raflarinda�) DAMNATION GAME / Lanetlenme Oyunu � Maceraperest Kitaplar (2000): Clive Barker yaraticiligi ile baska bir anlam bulmus Faustvari bir eser� II. D�nya Savasi sonunda, yikinti halindeki Varsova�nin sokaklarinda kazanacagi bir oyunun arayisindaki Hirsizin kaderi lanetli bir anlasmayla sonu�laniyor. Anlasma ona basari ve zenginlik getiriyor, ta ki bir yerlerde �ark bozuluncaya kadar�

Son Avrupali Mamulyan, Jilet-yiyici kabilesinin son �yesi ile ihanet edilen anlasmanin cezasini vermeye �alisirken bu garip ve tehlikeli dansa bir hapishane kusu Marty Straus istemeden karisiyor. Marty ve lanetli anlasmanin sahibi Joe Whitehead�in g�zel kizi Carys kurban edilmekten ka�maya �alisiyorlar.

CABAL / Kabal � Maceraperest Kitaplar (2000): Kabal doktoruyla, psikolojik sorunlar i�inde bulasan bir hastanin �l�mc�l oyunuyla basliyor. Doktor adim adim hastasini bir seri katil olduguna inandirirken, �n�ne cinayetlerinin fotograflarini sunarken esasinda katil kendisi� Ve hasta Boone bu su�larin vicdani y�k� altinda, kendi g�nahkarliginin kabul edilecegi efsanevi bir �lkeye Midian�a yolculuga �ikiyor. Midian gecenin nesli diyebilecegimiz, hepsi farkli garabetlikler barindiran bir grup yaratigin olusturdugu bir yer ve Boone onlarin arasina katilmaya �alisiyor. Kitap bastan sona insani sarsan bir ger�eklik ve yazarin farkli deger yargilariyla yazilmis. Bu a�idan sanki yazar sizin beyninizle oynuyor. Tipki Dr. Decter�in cinayetlerini hastasina y�klemesi gibi, yazar da yavas yavas sizi istedigi yere �ekiyor. GALILEE / Galilee � Maceraperest Kitaplar (2000): Galilee ise biri �l�ms�z, biri ise onlarla bir t�r garip iliskiyi s�rd�ren k�kl� ve zengin bir Amerikan ailesinin hikayesini anlatiyor. Bu �l�ms�z ailenin kendi i� sorunlari ve iliskileri varken, bir yandan da sorunlar Amerikan zengin hanedanin dejenere olmus yapisi ile �etrefillesiyor. Bu iki tarafi da ��r�ten baglantinin k�kenleri ise Amerikan i� savasi sirasinda Galilee tarafindan atiliyor. Galilee yery�z�nde y�r�yen bir Tanri. Simarik ve hareketlerinin sorumlulugunu zamaninda almayan bir �l�ms�z� SACRAMENT / Kutsanma Ayini � Maceraperest Kitaplar (2001): Kitap ise bir t�r kader kesismesi ile basliyor� K���k bir �ocukken garip bir �iftle tanisan Will Rabjohns�un kaderi damgalaniyor. Basarili bir fotograf�iliga uzanan yasami boyunca s�rekli o �ifti ariyor. Arayis Rukenau adli baska bir boyutta, canli bir eve kadar s�r�yor. Bizim d�nyamizda ama bize �ok yabanci bir ev o� ? Kule seni �agiriyor: STEPHEN KING! E-Edebiyat Dergisi (Mayis.2004/Sayi: 62) �nl� korku yazari Stephen King devasa serisi Kara Kule�yi tamamladi. Serinin besinci kitabi �Calla�nin Kurtlari� kisa bir s�re �nce Altin Kitaplar�dan �ikti ve gerisi de Amerika ile ayni anda T�rk okuruyla bulusacak. ***

Rakamla 731, yaziyla yediy�zotuzbir sayfalik bir kitap �Calla�nin Kurtlari�� Bu size bir sey ifade ediyor mu? �Kara Kule� serisinin besinci kitabi desem� Korkunun efendisi, �oksatar eserlerin markasi, bu sene Amerika�nin en prestijli edebiyat �d�llerinden Ulusal Kitap Vakfi�nin �d�l�n� alan Stephen King�in kitabi desem� Fantastik bir kitap desem� Anlasildi, anlasildi bu kitabi degerlendirmek i�in �Kara Kule� serisini ve Stephen King�i size anlatmam gerekiyor. Isterseniz her seyi biraz basitlestirerek baslayalim� Kara Kule �yolculuk� t�r�nde bir kitap... Yani bir g�rev vardir ve �ogunlukla daha �nce birbirini tanimayan bir grup bu zorlu g�revi basarmak i�in zorlu, tehlikelerle dolu bir yolculuga �ikar. Yasadiklari maceralar onlari birbirlerine, tehlikelerde okuyucuyu onlara baglayacaktir. Sonu�ta hepsi birer kahraman olup �ikacaktir. Bu a�idan -yazarinin da itiraf ettigi gibi- Y�z�klerin Efendisi ile bir akrabaligi var. Bu benzerlik sadece kitabin t�r�yle sinirli degil� Mekanimiz Orta D�nya� Tolkien�in Orta D�nya�si degil ama isim olarak kullanilmasi garip tabii� Ayrica Y�z�klerin Efendisi�ndeki k�t�lerin basi Sauron�u animsatan bir Kizil Kral var. Ve tipki oradaki gibi k�t�l�g�n sekillendigi kipkirmizi bir g�z!... Tamam, tamam en iyisi benzerlikleri saymayi kesip Stephen King�in ne dedigini �grenelim: �Bana g�re, 60'li yillarda ve 70'lerin baslarinda gen�, fantezi yazarlari bu kitaplardan etkilenmeye basladi� Ben de bu �yk�leri okuyan yazarlardan biriyim ve �yk�lerin b�y�leyici havasina bayildim. S�valyeler fikri hayal genisligi bu heyecanli �yk�lerin uzun s�rede yazilmasi ve heyecanini hi� yitirmemesi aklimi basimdan aldi. �Bende b�yle bir sey yazmak istiyorum,� dedim. Birinci �yk�y� yazmaya baslarken, kendime, ��ok �ok dikkatli olmalisin, yoksa Tolkien'in taklit�isi olup �ikarsin,� dedim. B�yle yapmak istemiyordum ��nk�... Ama s�valye d�zeni kurmak i�in g�sterdikleri �abayi ve baska bir d�nyaya gitmek istemelerini �ok sevdim.� Evet yeri geldi s�yleyelim; Stephen King �Kara Kule� serisi 1970�li yillarda yazmaya basliyor. Bu tarih ilk kitabinin (G�z-Carrie) yayinlandigi 1973 yilindan epey geride. Diyebiliriz ki onun en amat�r heyecanla yazmak istedigi, kalbinden gelen �yk� bu. Daha yazarliga evriminin ortasinda, sevdigi yazarlara �yk�nen bir okurun, �okumak istedigi kitabi yazma hevesi� bu! �evresinde bu kadar dolastiktan sonra genel hikayeyi biraz �zetleyelim isterseniz. Yoksa hi� King�i okumamis veya hen�z Kara Kule kitaplariyla tanismamis okurlarimiz ilgisini kaybetti, kaybedecek�

ROLAND ADLI BIR �OCUK KARA KULE�YE GELDI Stephen King�in en bastan beri altini �izdigi gibi bu devasa serinin ilham kaynagi sair Robert Browning�in �Childe Roland to the Dark Tower Came� adli uzun siiri... Ve macera Roland adli silahs�r�n ��r�mekte olan bir d�nyada Walther adli g��l� ve k�t� bir b�y�c�y� takibiyle baslar. Bu kitapta Roland�in hizla yok olmaya kayan, ��r�yen, eskiyen, zamanin bile dengesizlestigi d�nyada Gilead adli yikilan bir kralligin prensi oldugu �greniriz. Bunun sorumlusu g��l� b�y�c� Walther ve onun patronu Marten (King�in baska kitaplarinda karsimiza �ikan Seytani varlik Randall Flagg), yani Kizil Kral�in adamlaridir.

Ilk kitapta Roland bir g�revi oldugunu �grenir: Kara Kule�yi kurtarmak.. ve bunun i�in se�imini yapar. Kizil Kral kimdir bilinmez ama amaci b�t�n d�nyalari ve zamanlari dengede tutan Kara Kule�yi yikmak, onun ayakta tutan Isinlar�i kirmaktir. (Isin Kiricilar�a Atlantis in Heart �Ma�a Kizi- ve Black House �Kara Ev- romanlarinda rastliyoruz.) Ikinci kitapta silahs�r�n bu g�revde yalniz olmadigi,ka-tet �ini yani kaderleri bu g�rev i�in birlesmis insanlari bulmasi anlatiliyor. (Bu grup Kara Kule�nin Y�z�k Kardesligi�dir.) Roland�in istanavarlar adli yaratiklarin saldirisina ugradigi, iki parmagini kaybettigi ve zehirlenerek hastalandigi bir kumsalda g�n�m�z d�nyasina a�ilan �� kapidan Eddie, Susannah ve Jack�i getiriyor. (Serinin bu kitabinda King silahs�r�n karsisina s�rekli engeller ve zorluklar �ikarir. T�m kitap boyunca silahs�r damarlarina yayilan zehir dolayisiyla atesler i�indedir. Serinin t�m kitaplarinda bu zorlayici tavri g�r�r�z. Hi�bir basari bedelsiz degildir. Bu a�idan King kahramanlarina acimasiz davranan bir yazardir.) Yazmaya kalksak teferruat genis, �rnegin Jack esasinda silahs�r�n baska bir d�nyada �lmesine izin verdigi, Kara Kule�ye feda ettigi bir gen�. Susannah ise i�inde Odetta ve Detta�yi barindiran (ki bunlardan birisi onlari �ld�rmeye kararlidir.) �ok kisilikli bir kadin� Maceranin bundan sonrasi Kara Kule yolundaka-tet �in olusmasi, bizim d�nyamizdan alinan bu �� kisinin silahs�r olmasi, Roland�in ge�misini �grenerek ve �l�m tehlikelerini atlatarak ge�iyor. Serinin besinci kitabi �Calla�nin Kurtlari�nda kahramanlarimiz bir kasabayi, �ocuklari �alan ve beyinsiz yaratiklar olarak geri getiren Kurt baslikli yaratiklardan kurtarmaya �alisiyorlar. Ama bu arada g�n�m�z d�nyasinda da Kara Kule ile baglantisi olan g�l� ve onun oldugu arsayi korumalari gerekiyor. STEPHEN KING HAYAL EVRENI Kara Kule�yi okurken Stephen King�in hayal evreninde astronomik bir d�ng�n�n tamamlanmaya basladigini veya Kule�nin kapisini kapatmaya hazirlanan �arklarin gicirticini duyuyorsunuz. Zira bu seride b�t�n kitaplarina atiflar g��l� bir bi�imde yapilirken Salem�s Lot adli kitabinda vampirlerce lanetlenen Rahip Callahan karsimiza �nemli bir karakter olarak �ikiyor. Kara Kule sadece yedi kitaptan olusan bir seri degil, b�t�n King eserleri bu g��l� g�nesin y�r�ngesinde� Basit olan sudur: Kara Kule t�m d�nyalarin nirengi noktasidir, her seyi dengede tutan ve b�t�nleyen odur. Kara Kule, Stephen King�in hayal g�c�d�r, yaraticiligidir. Nitekim Calla�nin Kurtlari�nda bizi bekleyen �nemli bir s�rpriz karakter var.

Seri Amerika�yla ayni anda �lkemizde de yayinlanacak olan Susannah�in Sarkisi ve Kara Kule ile bitecek ve hep birlikte sorularimizin yanitini bulacagiz. Karsimizda sadece 7 kitaplik bir seri degil, 34 yila yayilmis olan bir yazim ser�veni var. Bu uzun bir s�re ve Stephen King bu s�re� i�inde degismistir, �zellikle de yazarligi� Serinin ilk kitabi �Silahs�r� bu y�zden tekrar yazildi� SPAGETTI WESTERN

Kara Kule bir ayagiyla fantastik bir �yk�yse bile bir ayagi da western hikayelerine, daha dogrusu spagetti westernlere basiyor. Nitekim ilk kitapta silahs�r tarif edilirken bariz bir sekilde �Iyi, K�t� ve �irkin� adli bas yapitta karsimiza �ikan Clint Eastwood tarif ediliyor. Calla�nin Kurtlari�nda da karsimiza bir baska klasik �yk�; Akira Kurosawa�nin 7 Samuray�i ve onun Amerikan versiyonu 7 Silahs�r�� �ikiyor. Sadece fantezi ve spagetti western degil; masallar (Oz�un D�nyasi), Charles Dickens, modern Amerikan yasantisi karsimiza �ikiyor. EKSILER VE ARTILAR A�ik konusmak gerekirse Kara Kule serisi Stephen King d�nyasina yabanci bir okur i�in zor bir okuma olur. Zevkinin de ancak birden fazla kez okunursa �ikacagini belirteyim. Karsimizda bir yazar i�in ger�ekten muhtesem bir mimari var, incelikle islenmis bir kurgu, keyfinden �d�n vermeyen bir anlatim. �zellikle Calla�nin Kurtlari�nda olaylarin bazen anlatim nedeniyle �ok yavas gelistigini s�yleyebiliriz. Hani Yasar Kemal i�in derler ya; �Bir yagmur damlasinin yere d�s�s�n� bes sayfada anlatiyor adam,� diye, hakikaten de bu kitapta Stephen King bazen bu ifadeyi hak ediyor. Kitabin eksisi olarak bu anlatima, eylemin feda edilisini s�yleyebiliriz. Ger�i Stephen King degisimden korkmamasiyla, cesareti takdir edilmesi gereken bir �stattir. Ortaokul yillarimda onunla ilk tanistigim kitabi olan �Tepki�den (Firestarter) beri �ok gelistirdi yazarligini. Hatta benim g�r�s�me g�re kariyerinin ilk basinda �hikaye anlatici� biriyken belli bir asamadan sonra �yazar� oldu ve elestiriler sertlesmeye basladi. Elestirilere katildigim nokta kitaplarindaki genel hikayelerin basitlesmesi. Anlatim g�zellesirken �R�ya Avcisi� ve �Buick 8� gibi kitaplarinda bir konu sikintisi �ektigi ortaya �ikiyor. Son yillarda Stephen King�in yazarligi birakacagi yolundaki s�ylentiler de hep bu t�rden elestiriler nedeniyle �ikiyor. Artik yazacak iyi bir konu bulamadigi, t�kendigi, i�ini tamamen bosalttigi y�n�nde elestiriler bunlar. Ger�i kendisi amazon.com�da yapilan r�portajinda bu s�ylentiyi yalanliyor ama artik biraz yavaslayacagini, i�ini tekrar doldurmasi gerektigini de itiraf ediyor. Stephen King�in her kitabini okumus, kitaplarindan �te onlari yazan insani da sevmis biri olarak s�yleyebilecegim artik onun bir fantezi ve korku yazari olarak taninmasinin bir sikinti yarattigi. �yle

kitaplari var ki i�ine bir gram fantezi veya doga�st� bir olay girmese muhtesem gidiyor, ama bu yola saptigi anda degerini yitiriyor. �rnegin T�rk�e�ye �ilginligin �tesi olarak �evrilen Rose Madder, evlilik i�i siddet ve kendi ayaklari �zerinde durmaya �alisan bir kadin �zerine muhtesem ayrintili bir kitap� Bizde kadin sorunlarina egilen, �ok satan bazi yazarlarimizin �zerine atlayabilecegi bir anlatim ve i�erik ama gelin g�r�n ki bir noktadan sonra isin i�ine giren fantastik �geler romani siradanlastiriyor.

Oysa, �Rita Hayworth�u Seven Adam� (Esaretin Bedeli adiyla filmini seyrettigimiz hapisten ka�is klasigi) ve Misery de tanik oldugumuz gibi kendisi isin i�ine fantezi koymadan da iyi eserler �retebiliyor. Ya Ma�a Kizi adli romanindaki �ocuk ile annesi arasindaki iliskiye, kiraci olarak gelen yasli adam ile �ocugun dostluguna, o anlatima ne diyecegiz. Sanirim bu noktada iki d�nya kesisiyor. Yani Stephen King�i sadece fantezi ve korku yazari sandigi i�in okumayanlar �ok sey kaybederken, onu s�rekli bu t�rlerde eserleriyle tanimak isteyen kemiklesmis hayran kitlesi de bir degisimi engelliyor. Benim Stephen King�le ilgili bir iddiam var; o modern ve �oksatar korkuyu baslattigi halde �b�y�k kitle� yazarlarinin son �rnegin. Kastettigim 1800�l� yillarda romanlari ilk �nce fasik�l fasik�l gazetelerde yayinlanan, insanlarin rihtimlarda, tren garlarinda kitleler halinde bekledigi b�y�k yazarlar� Hen�z sinema ve m�zigin teknoloji yardimiyla genis yayilma imkani bulmadigi, roman sanatinin altin devri� Charles Dickens, Alexandra Dumas, Sir Arthur Conan Doyle, Victor Hugo devri� Stephen King o t�r yazarlarin son ismi� Zaten Yesil Yol adli kitabini bu t�r bir pazarlama teknigi ile yani b�l�m b�l�m yayinladigini unutmayalim. O iyi bir yazar, bunun �tesinde edebiyat tarihini onurlandiran, edebiyata hayran bir okur. Son s�z olarak diyebilecegimiz sey Stephen King�in Kara Kule�nin macerasini bitirdigi. Yani t�m seri yazildi ve a�iklanan tarihlere g�re yayinlanacak. King b�t�n seriyi 2000 yilinda ge�irdigi, �� ameliyat ve aylarca s�ren aci dolu fizik tedavi s�reci sirasinda korktugu i�in bitirmeye karar vermis. Dogrusu ya bu kadar okuruna karsi sorumluluk duygusu olan, yazma asigi bir adam zor bulunur. T�RK�E�DE KARA KULE KITAPLARI: Silahs�r - Kara Kule 1 (The Dark Tower I: The Gunslinger) (1982)- Bir silahs�r�n fantastik bir d�nyada k�t�l�klerin �n�ne ge�me �abalari ve silahs�r�n g�revini se�mesi. ���n �izgileri - Kara Kule 2 (The Dark Tower II: The Drawing of the Three) (1987)Inkilap Kitabevi Kara Kule serisinin devami. Bu kitap ����n �ekilisi� ismiyle Altin kitaplar tarafindan yayinlanacak. Jack, Eddie ve Susannah�in yani Ka-tet�in toplandigi kitap. �orak Topraklar - Kara Kule 3 (The Dark Tower III: The Wastelands) (1992)Serinin ���nc� kitabi. T�rkiye'de Hayaletler Beldesi (Book One Jake) ve �orak Topraklar (The Wastelands) adli iki kitaba

b�l�nm�st� ama yeni baskisinda ��orak Topraklar� adiyla tek kitap halinde basildi. Kara Kule yolunda tehlikeler ve Orta d�nya�nin gariplikleri� B�y�c� ve Cam K�re Kara Kule 4 (Dark Tower IV: Wizard and Glass) (1997)Roland�in ge�misiyle ilgili en fazla ayrintinin verildigi kitap. Silahs�r�n askini barindiriyor. Calla�nin Kurtlari � Kara Kule 5 (Dark Tower V: Wolves of the Calla) (2004)-Katet�in yeniden sekillendigi, Jack, Eddie ve Sasannah�in da silahs�rl�klerini kanitladiklari kitap.

Yakinda� Susannah�in Sarkisi � Kara Kule 6 (Dark Tower VI: Susannah�s Song) Kara Kule � Kara Kule 7 (Dark Tower VII) ? Kule Seni �agiriyor: STEPHEN KING! Yayinlanmamis versiyon� �nl� korku yazari Stephen King devasa serisi Kara Kule�yi tamamladi. Serinin besinci kitabi �Calla�nin Kurtlari� kisa bir s�re �nce Altin Kitaplar�dan �ikti ve gerisi de Amerika ile ayni anda T�rk okuruyla bulusacak. --Stephen King ile ilgiyi bu yaziyi yazmak benim i�in olduk�a zor oldu. B�t�n kitaplarini okumus biri olarak sayfalarca edebi degerlendirme yapabilirdim. (Ki bunu yaptigim bir �alisma olmustur ve Giovanni Scognamillo�nun �Dehsetin Kapilari� adli korku edebiyati �zerine kitabinda kaynak�a b�l�m�nde �Yabancilarla Konusma!� adi altinda g�z�kmektedir.) Yine Kara Kule serisi ile ilgili g�ndermeler, alt metinler �zerine de ahkam kesebilirdim. Se�imler �oktu ve malzeme zengindi. Tercihim ask ve dostluk �zerine Stephen King�e bakis oldu. G�lgedeki Krali�e Bir kariyer kendini ��pten �ikarir mi? Iste Stephen King i�in s�z konusu olan kader kendini bir ��p tenekesinden �ikarmistir ve bunu saglayan da g�lgedeki krali�e: Tabitha King�dir. �niversite yillarinda evlenen gen� �ift bor�lar altinda ezilmekte, Stephen King �amasirhanede, karisi da garson olarak �alismaktadir. Gen� yazar bu d�nemde kisa hikayeler satip biraz daha para kazanmaya �alisirken yayimevlerine g�nderdigi roman dosyalari geri d�n�p durmaktadir. Carrie�nin de (G�z-G�nah

Tohumu) kaderi reddedilmek olur ve Stephen King onu ��p tenekesine atar. Tabitha King o romani ��pten alip okur ve ertesi g�n kocasina bazi tavsiyeler verir. Kitabin en �nemli b�l�mlerinden biri olan kizlarin soyunma odasi ve ilk kez regl olan kiza alayli yaklasimlarla ilgili olani� Stephen King kitabi yeniden yazar ve ilk g�nderdigi yayimevinden olumlu yanit alir. Basildiktan sonra sinirli bir basari kazanir. Patlamayi ise kitabin cep baskisini bir u�ak yolculugunda okumak i�in alan �nl� y�netmen Brian de Palma�nin filme �ekmesiyle yapar. John Travolta�nin kendini g�sterdigi bu film �nemli bir para kazanirken, filmin �ekildigi hikayenin sahibinin de basari yildizini parlatir. (Ki bu kitap sinema isbirligi korkunun krali i�in basladigi gibi gidecek ve yazdigi her kitap, hikaye basarili filmlere d�n�secektir.) King�in hayatinda esinin ne kadar �nemli oldugu, Amerikan Ulusal Kitap �d�l�n� alirken yaptigi konusmanin yarisindan �ogunu ona ayirmasindan da bellidir. Iste konusmadan birka� pasaj: �Evliligimizin erken yillarinda, karimi aglarken sadece birka� kez g�rd�m. Bunlardan biri, New American Library'nin, onun ��pl�kten kurtardigi romani (Carrie) basacagini s�yledigimdeydi. Ona, yayinevinin bize tonla para verecegini, benim �gretmenlikten onun da Dunkin Donuts'ta ki isinden �ikabilecegini s�ylemistim. Bes saniye kadar inanmaz g�zlerle bana bakti ve sonra aglamaya basladi. Sonunda durdugunda, oturma odamiza gidip, Tabby'nin ikinci el satistan aldigi eski kanepemize oturduk ve sabahin erken saatlerine kadar para ile neler yapacagimizi konustuk. Hayatimda hi� bu kadar g�zel bir konusma yapmamistim. Hi� bundan ger�ek �tesi bir sey hissetmemistim. �Bana g�re Tabby benim ne yaptigimi ve bunda basarili olacagimi biliyordu. Pek �ok yazarin hayatinda kirilgan olduklari, �ocukluk hayalleri ve tutkularinin, ger�ek d�nyanin acimasiz sert isiklari altinda soldugu d�nemler olabilir. Kisaca, hayatinizda gidebileceginiz herhangi bir yolun a�ildigi anlar olabilir. B�yle bir d�nemi, 1971 ve 1973 yillari arasinda yasadim. Bu d�nemde de karim bana her zaman oldugundan daha fazla sevgi, ilgi ve sefkat g�sterdi. Bu d�nemde bana karsi farkli davransa, ya da sert seyler s�ylese herhalde gidip bir part time is bulurdum. Tabby daha sonra bana hi� bir zaman bu tip seyler d�s�nmedigini, aklindan bile ge�irmedigini s�yledi. Bana s�yledigi sey, �Senin zaten ikinci isin var, bu �amasir odasinda, daktilon ile,� oldu. �Tabby bu alkislar benim i�in degil, seni alkisliyorlar. Ayaga kalk ki seni g�rebilsinler. Tesekk�r ederim,

tesekk�r ederim. Tabby'nin �nceden konusmami g�rmesine izin vermedim. Bunu dinlemesini istedim.� Evet bu bir ask, bizi kendi evrenine �eken, bir yazarin ilk basta destegi en yakininda g�rmesi gerektiginin altini �izen bir ask� Hikaye Anlaticisindan Yazara King�in takdir ettigim y�nlerinden biri degismekten korkmamasidir. Nitekim onunla ayni zamanlar da korku yazari olarak parlayan Dean R. Koontz kendini tekrarlarken Stephen King degisti ve okurunu bu degisimde kendine dost se�ti. Ben onunla ilk olarak �hikaye anlaticisi� olarak tanistim. Kastettigim hikayeler yazdigi degil, romanlarinda

�ncelikle hikaye anlaticiligini, konuyu �ne s�rmesiydi. Zamanla Stephen King �yazar� oldu. Ve bu da bir sanci getirdi, anlatimlari g��lenirken genel konular zayif kaldi. Nitekim son yillarda bazi kitaplarina gelen agir elestiriler onun artik pes ettigi, yazarligi birakacagi s�ylentilerine kadar geldi. Bana hikaye g�nderen gen� yazarlara bir �g�t veririm; ��ncelikle yazar olmaya degil, hikaye anlaticisi olmaya �alisin.� Bu bos bir �g�t degildir. �ogu denemede anlatim �abasinin altinda kalan �yk�lerle karsilasir insan. Veya anlatima agirlik verilirken hikayenin es ge�ildigi g�r�l�r. Iste Stephen King de bir okur olarak bana ilk yillarinda hikayeler anlatiyordu, daha sonra anlatima agirlik vermeye, sayfalar boyu bir ani veya olayi zengin anlatiyla sunmaya basladi. King�in ilk yazarlik yillarinda �ocukluk korkularinin, ezilen veya arkadas bulmakta zorlanan �ocuklarin bas rolde oldugunu g�r�r�z. Dogal olarak hedef kitlesi de b�yle �ocuklar veya b�yle bir �ocukluk yasayanlardir. �Ceset� ve �O�da g�recegimiz gibi bir �kaybedenler kul�b� esprisi vardir. Veya �st�n g��leri olan �zel �ocuklar kahramani oldu: Tepki, G�z, Medyum gibi� Zaman i�inde Stephen King�in daha yetiskin kahramanlara veya yetiskin kaygilarina, korkularina y�neldigini g�rd�k. Bu d�nemler ile birlikte yazarligi da olgunlasmaya basliyor. Bu kez kahramanin siklikla kendisi gibi basarili bir yazar oldugunu g�r�yoruz Hayati Emen Karanlik, Sadist, Kemik Torbasi gibi� Ve genel olarak eserlerini inceledigimizde kesin olarak degisim sancisi yasayan, yazmaya asik biri �ikiyor karsimiza. Bu s�re� i�inde bir fantezi veya korku yazari olarak anilmanin onu ne kadar zorladigina veya yanlislara y�nlendirdigini de g�r�yoruz. Bazi kitaplari var ki isin i�ine fantezi boyutu girmese nefis gidiyor. �rnegin �ilginligin �tesi adli kitabinda aile i�i siddet, dengesiz bir kocanin baskisindan ka�ip kendi ayaklari �zerinde durmaya �alisan bir kadin var. Kadinin �ektikleri, kocanin baskisi, yaptiklari o kadar g�zel verilmis ki kitabin i�ine fantezi girene kadar bayiliyorsunuz. O asamada sanki edit�r�n biri, �Stephen King sen korku ve fantezi yazari olarak tanindin, bu asamadan sonra kitaba b�yle bir y�n vermezsen satmaz,� demis gibi siritan bir fantastik boyut giriyor isin i�ine. Ayni olay �Oyun� adli kitabinda da var. Ma�a Kizi adli kitabin ilk hikayesinde bir anne ogul iliskisi var, diyebilirim ki hayatim boyunca okudugum en derin anlatim. �ocugun babasizligi, annesinin tavirlari, kendilerine kiraci olarak gelen yasli adamin

dostlugu insani s�r�kl�yor. Yani diyecegim o ki Stephen King artik �yle bir yazar ki korku ve fantezi yazari olarak taninmanin ve isminin �oksatar bir marka olmasinin sancisini �ekiyor. Eger okuduysaniz, O�nun en basarili eserlerinden birisi isin i�ine bir damla fantastik �genin girmedigi �Rita Haywort�u Seven Adam� adli uzun hikayesidir. Bir hapisten ka�is �yk�s�d�r ve filmi �Esaretin Bedeli� yapilan bir�ok ankette y�zyilin en iyi filmleri arasinda ilk siralarda yer alir. Ben artik onu yazar olarak okumak istiyorum. Bir �an�i bes-on sayfa anlatacaksa anlatsin ama artik bir �oksatar yazar olmanin, marka olmanin baskisini da �zerinden atsin. Zira hakkinda �ikan s�ylentiler gibi bir t�kenislik hissedecek ve yazarligi birakacak korkarim. Stephen King ger�i bu konuda hakki verilmeye baslanan bir yazar. Yani Amerikan Ulusal kitap �d�l�n� almasi ve bu �d�l� alirken yaptigi konusmada pop�ler yazarlar ile edebiyat yazarlari arasindaki gerilimi ortaya koyuyor:

�Her kitabimda kendimi gelistirmeye �alistim ve yalanin i�erisindeki ger�egi buldum. Bazen basarili oldum. Bu �d�l� bana vererek, risk alan �National Book Foundation Board�u selamliyorum. �ok uzun zamandan beri, bu �lkenin pop�ler yazarlari ve edebiyat yazarlari birbirlerine kiskan�lik ile bakiyor ve digerini anlamaktan ka�iniyor. Bu hep b�yle olmustur. Fakat benim gibi bir adama bu �d�l� vererek gelecekte her seyin bu sekilde olmak zorunda olmadigini g�steriyor. Hayal d�nyasi ve edebi kitaplar arasinda k�pr�ler kurulabilir. Burada ilk kazananlar elbette okurlar olacaktir�� Roland Adli �ocuk ve Kara Kule Artik bunca girizgahtan sonra gelelim Kara Kule serisine� Pek bilinmeyen bir ger�ek Stephen King�in bu seriyi ilk yazdigi yillarin 1970�lere denk geldigidir. Yani Carrie�den bile �nce. Ve King�in samimiyetle itiraf ettigi gibi baslarken bir siirden etkilenmistir. Robert Browning�in uzun siiri �Childe Roland to the Dark Tower Came� (Roland Adli �ocuk Kara Kule�ye Geldi) uzun yillar s�recek olan bir destana ilham getirmistir. Ve ikinci ilham kaynagi ise bazi western, daha dogru bir tespitle spagetti western filmleri olur. Hatta ilk kitapta anlatilan Silahs�r imaji Clint Eastwood�un, �Iyi, K�t� ve �irkin� adli filmde �izdigi karakterle birebir �rt�s�r. Stephen King �ok uzun yillara yayilan bu yolculugunda b�y�k degisimler ge�irir. Hatta yazarligindaki gelisim nedeniyle serinin ilk kitabini tekrar yazmak zorunda bile hisseder. Ayrica bu seri yazilirken King�e bir araba �arpar, �� ameliyat ve devaminda aci dolu fizik terapi seanslarinin oldugu bir d�nem ge�irir. Serinin ���nc� kitabi �orak Topraklar�la B�y�c� ve Cam K�re arasina �� yil girmistir. Bu kaza onu korkutmustur. Seriyi bitiremeyecegi endisesiyle, oturup bir seferde b�t�n kitaplari bitirmeye karar verir. Nitekim serinin besinci kitabi Calla�nin Kurtlari, Susannah�in Sarkisi ve son kitap Kara Kule ayni d�nemde siki bir �alisma ile biter. Yapilan bir r�portajda, serinin baslangi�ta planladigi gibi mi bittigi �zerine bir soruya (birinci kitapla sonuncusu arasina 34 yil girmektedir.) su sekilde yanit verir: �Bu 3000 mil uzakliktaki bir hedefi n�kleer f�zeyle vurmaya benziyor. Eger inmesini istediginiz yere yakin bir noktaya inerse mutlu olursunuz. Benim yaptigim da bu. Yolda biraz ilerledikten sonra, neler olacagi konusunda kararimi vermistim. Baska kitaplarimda da bunun etkisi var. Kara Kule serisinden olmayan ama g�ndermeler yapan kitaplarimda nereye gittigini g�rebilirsiniz. Eger isimi d�zg�nce yaptiysam, insanlarin olduk�a sasiracagini ama sonra, �Evet, b�yle olmaliydi,� diyeceklerini d�s�n�yorum.�

Stephen King okurlari bilir ki b�t�n eserlerinde kendi d�s evreninin bir baska y�n�ne g�nderme vardir. Ki Kara Kule serisi sadece kendi d�s evrenine degil hayal d�nyasinin bir�ok eserine atiflarla dolu. Kara Kule serisinde Y�z�klerin Efendisi, Oz B�y�c�s�, masallar, siirler, filmler var� �rnegin Calla�nin Kurtlari kitabin sonunda belirtildigi gibi g��l� bir sekilde Akira Kurosawa�nin �7 Samuray�i ve onun Amerikan versiyonu �7 Silahs�r�e dayaniyor. Ve sasirtici sekilde bu seri t�m Stephen King evrenini kucaklamaya y�nelik bir �aba� Calla�nin Kurtlari�nda, Salem�s Lot (Korku Agi) kitabindaki inancini yitiren ve vampir tarafindan lanetlenen Rahip Callahan karsimiza �ikiyor.

Boyu Kadar Kitap Bu yazinin boyutlari boyu kadar kitap yazmis, su veya bu eseriyle hayatimiza girmis bizi hayal evrenine dost etmis bir adami tanitmak i�in elbette yeterli degil. Hatta sadece Kara Kule�yi, ka-tet �i, Silahs�r Roland�i anlatmak i�in de yeterli degil. Ancak bir aski ve dostlugu anlatmak, yazma sevdalisi bir adami tanitmak i�in referans olabilir. Bazen neden yazariz diye sorariz. Yani para, �n veya �ok okunan bir yazar olmak i�in mi? Stephen King bunlarin hepsine sahip, eger hala yaziyorsa, hatta kaza sonrasi v�cudundaki kiriklarin agrilar i�inde iyilestigi o zamanlar da bile yaziyorsa bunun tek a�iklamasi onun kutsanmis bir yazma sevdalisindan baska bir sey olmadigidir. Yine de bir okur olarak sasirdigim bir konunun altini �izmek isterim. Hani bilirsiniz Amerikali orta sinif insan kendi �lkesi disindaki d�nyaya pek ilgisizdir. Bazen bu ilgisizligin haberleri gazetelerde yayinlanir. D�nya haritasinda Meksika veya �in�in yerini g�steremeyen, Mars�in bir Avrupa kenti oldugunu sanan Amerikalilardan bahsedilir. Stephen King�in de bir entelekt�el ve yazar olarak bu Amerikalilar gibi kendi �lkesine fazlasiyla d�n�k olmasi yadirganacak bir sey� Ger�i King �niversite yillarinda Vietnam savasi aleyhtari bazi g�sterilere katilarak politik bir tavri oldugunu g�stermis ise de eserlerinde, i�erik ve g�ndermeler olarak fazla yerel kaldigi dikkati �ekiyor. Bu yerel tavir, hayal g�c� sonsuz gibi g�r�nen bu adam i�in sasirtici. Bir de son zamanlardaki kitap kahramanlarinin neden hepsi deyimlerle veya hayattan �zl� felsefeler �ikarmis gibi konusur anlayamam. En basit ve siradan kahramaninin bile, olaylar karsisinda agzindan �iktiginda �tas� gibi oturacak �kallavi� bir s�z� oluyor. Ben onu k���k bir kasabada, hayal g�c� genis ve yalniz bir �ocuk olarak tanidim. Ilk okudugum kitabi �Tepki�ydi ve Stephen King benim en uzun s�ren dostlugum oldu. O beni tanimasa da, ben onu sadece kitaplarindan tanisam da� Hep vericiydi. �ogu kitabi korku t�r�nde adlandirilsa da benim i�in hayata daha g��l� asilmami saglayan �gretilerle doluydu. Bir okur olarak ben bu adami kitaplarindan tanidim ve o kitaplarin arkasinda olan �adami� da sevdim. Siz de taniyin, siz de bir dost edinin. Kaynak�a: Stephen King Amerikan Ulusal Kitap �d�l� tesekk�r konusmasi �evirisi www.karakule.com Oguzhan Poyraz�a tesekk�rler.

?

Tekinsiz Aklin Yazari: H. P. LOVECRAFT!... E-Edebiyat Dergisi (Haziran.2004/Sayi: 63) Bazi insanlar kendilerine sunulan d�nyayi begenmezse onu degistirmeye �alisirlar. Bazilari da yenisini yaratirlar. Iste H.P. Lovecraft onlardan biridir! Genellikle �hayal g�c�n�n� yeni komutanlarini size tanittim bug�ne kadar. Artik bir efsaneyi; H.P. Lovecraft�i ve onun tekinsiz aklini size sunmanin zamani geldi de ge�iyor bile� O bir mit yaraticidir. Eserlerinin anlatim y�n�, dili yetersiz bulunsa dahi yarattigi evrenin orijinalligi ile bir�ok yazara esin kaynagi olmus, bir y�nden kendi hayal g�c�n�n, Cthulhu s�yleninin tarih�isi olmustur. Lovecraft gibi bir yazari tanitirken eserlerinden �nce kisiligi ve yasamindan bahsetmemek imkansizdir. Zira Lovecraft asosyal kisiligiyle m�mk�n oldugunca kendini dis d�nyadan soyutlayan ama i� d�nyasini genisleten, hayal d�nyalarinin, destanlarin, mitlerin i�inde yasayan bir kisidir. Lovecraft tipki Kafka gibi yasarken kitapsiz bir yazardi. Tipki onun gibi mektup arkadaslari (Ki bu konuda �ok fazla aktif bir insandi, geriye y�z binden fazla mektup birakmistir.) �l�m�nden sonra onun hak ettigi �ne kavusmasini saglamis eserlerini kitaplastirmistir. Lovecraft �pulp� dergilerin bize nimetlerinden biridir. Edgar Allen Poe, H.P. Lovecraft ve Robert Erwin Howard (Conan�in yaraticisi) gibi ardi ardina gelen bir grup yazar fantastik d�nyanin yeni kapilarini bize a�mistir. Ama bu yazarlarin bize sunduklari sanat, ayni zamanda kendi hayatlarinin ve beyinlerinin garip yapisinin uzantisidir. Bu anlamda tekinsiz ve insani degildir. Yabancidir. Biz Edgar Allen Poe ve Robert Erwin Howard�i sizlere �n�m�zdeki aylarda tanitacagimizi belirterek H.P. Lovecraft�in evrenine giris yapalim� AKLIN I�INDEKI GIRDAP Howard Philips Lovecraft, 20 Agustos 1890 yilinda Rhode Adasi, Providence�da, Sarah Susan Philips Lovecraft ve Winfield Scott Lovecraft�in oglu olarak d�nyaya geldi. 19 Temmuz 1898�de, babasinin bes senelik sinir hastaligi tedavisinin ardindan �lmesi �zerine annesi,

teyzeleri ve b�y�k babasinin g�zetiminde yasamaya basladi. Annesinin takintili kisiligi oglu �zerinde garip bir baski kurmasi ile kendini g�sterdi. Annesi �nceleri oglunu kiz �ocugu gibi yetistirmeye �alisti ve �zerine titredi (�yle ki, hizmet�i �ocuga parka g�t�rd�g�nde "�ekistirirken kolunu kopartmasin" diye onlara eslik ediyor, k���k Howard�i hi� yalniz birakmiyordu) Akil hastaliginin ileriki safhalarinda ogluna �ok �irkin bir �ocuk oldugu fikrini asiladi, kendisini taniyan herkese �ok �irkin oldugu i�in kitaplara g�m�len i�e kapanik oglundan bahsetti. Annesi ile yasadigi bu kopuk iliski Lovecraft�in i�e kapanik kisiliginde olduk�a etkili oldu, hatta karsi cinsten olduk�a uzak bir hayat yasamasina yol a�ti. Ancak fiziksel olarak insanlardan uzak olmasinin karsisinda, Lovecraft mektuplari araciligiyla bir�ok insanla iliskiler kurdu ve �ld�kten sonra ardinda y�z binden fazla mektup birakti. Astronomi ve mitoloji -�zellikle Arap ve Yunan- Lovecraft�in �ocuklugunda en �ok ilgilendigi iki alan oldu. Bu alandaki �alismalari ve bilgi birikimi dogal olarak ileriki yasamindaki hikayelerdeki yaratici g�c�n�n entelekt�el a�idan kaynagini olusturdu. Alti yasinda ilk hikayesi The Noble Eavesdropper�i yazdi. Yedi yasinda ise Odyssey destaninin bir yeniden anlatimi olan siiri The Poem of Ulysses�i yazdi. Slater Avenue School�da ilk �gretimini g�ren Lovecraft, bu esnada The Scientific Gazette (1899-1907) ve The Rhode Island Journal of Astronomy (1903-1907) adinda amat�r ve yerel bilimsel dergiler �ikartti. 1904 yilinda b�y�kbabasinin �lmesi �zerine aile maddi zorluga girdi ve daha ucuz bir semte tasinmak zorunda kaldi. �ocuklugunun ge�tigi semti terk etmesi Lovecraft�i olduk�a �zd� ve intihar d�s�ncelerine kadar s�r�kledi. Hope Street Lisesi�nde �grenimine devam ederken 1906 yilinda The Providence Sunday Journal dergisinde astronomi �zerine yayinlanan bir mektubu, The Pawtuxet Valley Gleaner ve The Asheville Gazette-News gazetelerinin astronomi k�selerinin yolunu a�ti. 1908 yilinda ge�irdigi sinirsel bozukluk y�z�nden liseden mezun olamadan ayrilmak zorunda kaldi. Buna bagli olarak y�ksek �grenim de alamamasi Lovecraft�in yillar sonra bile i�inde ukde olarak kaldi. 1913 yilinda, The Argosy dergisinde yayinlanan mektubu araciligiyla ask romanlari yazan Fred Jackson�a saldirdi. Ardindan gelen Jackson ve hayranlari ile dergilerde yayinlanan mektuplar araciligiyla tartismalara giren Lovecraft�in alayci �slubu United Amateur Press Association baskani Edward F. Daas�in dikkatini �ekti ve Daas�in daveti �zerine 1914 yilinda birlige katildi. �yk�leri bu esnada

kendi �ikarttigi The Conservative (1915-1923) ve diger bazi dergilerde yayinlaniyordu. Lovecraft kisa s�re i�erisinde United Amateur Press Association�in baskani ve edit�r� konumuna y�kseldi. Hatta bir s�re de National Amateur Press Association�in baskanligini y�r�tt�. T�m bu olaylar yazarin bunalim s�re�lerinden uzak kalmasini sagladi ve kendi deyimiyle sanatinin degerini anlamasini sagladi. Bu esnada �nl� �yk�leri The Beast in the Cave, The Alchemist, The Tomb ve Dagon�u yazdi. Bu �yk�leri ilerisi i�in olduk�a �nemli sinyaller veren �alismalardi. 1919 yilinda annesinin sinir krizi ge�irerek babasi ile ayni hastaneye kaldirilmasi ve iki sene sonra 24 Mayis 1921�de de �lmesi Lovecraft�i olduk�a �zd� ancak kendini kisa s�rede toparlayarak 4 Temmuz 1921�de Boston�da toplanan bir amat�r gazeteciler kongresine katildi. Bu kongrede ise evlenecegi kadin olan Sonia Haft Greene ile tanisti. Bir Rus Yahudisi olan Greene ile Lovecraft 3 Mart 1924�te evlendi. Greene�nin sapka d�kkanin geliri ve Lovecraft�in gittik�e y�kselen yazarlik kariyeri -ki o zamanlar d�nemin en �nl� hikaye dergilerinden Weird Tales�de hikayeleri yayinlanmaya baslamisti- �iftin hayatinda islerin yolunda gittigini g�steriyordu. Ancak sapka d�kkaninin iflas etmesi ve karisinin sagliginin bozulmasi �zerine New Jersey�de bir

sanatoryuma kaldirilmasi �zerine Lovecraft Brooklyn�e tasinarak karisindan ayri yasamaya basladi. Bu ayrilik 1929 yilinda bosanma ile sonu�lanacakti. Bu esnadaki depresif yasami onu The Horror at Red Hook ve He gibi daha da karanlik �yk�ler yazmaya itti. Ancak uzun s�redir aklinda olan bir plani nihayet 17 Nisan 1926�da ger�eklestirdi ve dogdugu kent olan Providence�a geri tasindi. Burada artik kendini edebiyat d�nyasinda bir efsane konumuna y�kseltecek olan Cthulhu Mitosu �zerine en �nemli �alismalarini ger�eklestirdi. Ayrica yasamini i�e kapanik ve duragan ge�irmek yerine sik sik baska kentlere kisa yolculuklar d�zenledi, bu hareketliligin sonucu ise Call of Cthulhu, At The Mountains of Madness ve The Shadow Out of Time gibi meshur �yk�leri g�n y�z� g�rd�. 1933�de �ok sevdigi teyzesinin �lmesi ve �yk�lerinin daha uzun ve karmasik yapilara b�r�nmesi sonucu fazla satmamasi Lovecraft�i ufak bir mali krize s�r�kledi. O da kendini daha kisa ve satilabilir �yk�ler yazmaya zorlayarak bu sikintiyi kolayca asti. 1936 yilinda en yakin mektup arkadaslarindan Robert E. Howard�in �l�m� (Conan ve onun yasadigi Hyboria �aginin yaraticisi Howard annesine �ok d�sk�nd� ve onun �l�m� �zerine intihar ederek gen� yasta hayatina son verdi.) �zerine girdigi depresif ruh hali ve gittik�e k�t� bir hal alan bagirsak kanseri Lovecraft�i yasaminin son zamanlarinda olduk�a izdirapli g�nlere g�md�. 10 Mart 1937�de Jane Brown Hastanesi�ne kaldirilan yazar bes g�n sonra 15 Mart 1937�de hayata g�zlerini yumdu. �� g�n sonra ise Swan Point�teki aile mezarligina g�m�ld�. Burada bir mezar tasi olmayan -sadece aile mezarliginin �zerindeki listede adi vardi- Lovecraft�in mezarina, 1970�li yillarda okurlari para toplayarak bir mezar tasi diktirdi: Lovecraft hayattayken The Shadow Over Insmouth�in 150 civari ve olduk�a �zensiz baskisi haricinde hi�bir kitabinin basildigini g�remedi. Ancak sonralari mektup dostlari August Derleth ve Donald Wandrei olduk�a zahmetli �alismalara girerek hikayelerini �esitli kitaplarda derlediler. KENDI EVRENININ �EKINGEN TANRISI Lovecraft �ok k���k yasta �nce 18. Y�zyila, daha sonralariysa astronomiye ve mitolojiye ilgi duymustu. Kendi i� d�nyasinin dinginliginde Pan ve diger tanrilarin ger�ekten yasadigi evrenler kurguladi. Yirmili ve otuzlu yillarda Weird Tales ve �yk�leri yayinlanmaya baslayan Lovecraft bu akimin pek �ok yazariyla dost Clark Asthon Smith) Yazdiklarinda hem pop�ler bir hava, hem de sergileyen edebi bir tavir sezilir. Poe�nun yani sira Lord Dunsany ve benzeri pulp korku dergilerinde oldu (Robert Bloch, Robert E.Howard, zamansiz ve boyutsuz bir dehseti Arthur Machen�den de b�y�k �l��de

etkilenen Lovecraft �yk�lerinde olduk�a resmi, soguk ve yer yer de sikici bir dil kullanmistir. �slubu dis d�nyaya yabanci, kendi hayal d�nyasinin siirsel ve korkutucu evreninde yasayan, fakir bir "yirminci y�zyil centilmeni"ni yansitir. Tarzini gelistirdik�e �zellikle uzun �yk�lerinde, gizemli ve yavas yavas t�yler �rperticiligi a�iga �ikan bir dehseti yakalamayi ve okuyucularda bu ruh halini uyandirmayi basarmissa da, sik sik kullandigi "igren�", "korkun�" ve "berbat" gibi subjektif tanimlar y�z�nden elestirmenlerin saldirisina ugramistir. �yk�lerinde karakter �esitlemelerine de pek rastlanmaz. Genelde birinci agizdan anlatilan �yk�lerinde kahramani kendisidir; pasif, onurlu, kibar, iletisimsiz, tutumlu, yoksul, tehlike karsisinda aciz ve �areyi ka�makta bulan, olaylarin kendisi disinda gelistigi, 19. Y�zyildan �ikip gelmis bir beyefendi �zentisi. Sosyal yasami aktif olmayan bir �ok yazarda oldugu gibi canli diyaloglara yer yoktur. Karsi cinse fazla ilgi duymadigindan (hatta annesi y�z�nden itici buldugundan) eserlerinde kadinlara da �ok az rastlanir, olsalar bile aktif bir rolde degildirler. Hatta bazi �yk�lerinde kadinlarin s�z� bile edilmez.

*** Lovecraft�in �yk�lerini degerlendirirken yasamindaki tuhafliklari g�z �n�nde bulundurmak gerekir. Tam bir �eliskiler yumagidir. Ger�ekten de, Lovecraft kadar kendisiyle �elisen bir baska insani kurgulamak, en usta edebiyat�i i�in bile, epey zor olsa gerek. Lovecraft�in ge�irdigi garip �ocukluk d�nemi ve annesinin belli bir yastan sonra kendisiyle t�m fiziksel temasi kesmesi (akil hastanesine kapatilmistir) yazari karsi cinse ve kismen de kendi cinsine karsi soguk ve kontroll� davranmaya y�neltmistir. Bir "ana kuzusu" olarak yetistirilen Lovecraft durmadan 18. y�zyila ait eserler okuyan ve bu d�neme duydugu hayranlikla, o zamanin sivesini kullanmaya �alisan bir z�ppe olup �ikmistir. Yasaminin son birka� yilinda fikirlerini degistirene dek Anglo-saksonlarin �st�nl�g�ne inanan ve g��menlerden "gettolardaki o faremsi, �arpik kemirgenler" seklinde bahseden yazilar yazmistir. Oysa ki kendisi bir Yahudi�yle evlendi, dostlarinin �ogu da Yahudi�ydi. Onlar yazari, d�nyanin en tatli insani diye tanimliyorlar. Lovecraft ayrica Aryanlarin �st�nl�g�n� savunan yazilarinda "mavi g�zl�, sari sakalli savas�ilarin azgin savas �igliklarindan" dem vuruyor, anca kendisi bir fare yakaladiginda, elini degdirmemek i�in kapanla birlikte ��pe atiyordu. En b�y�k sansi fare kapanlarinin sudan ucuz olusuydu. Politik g�r�sleri, pek �ok kisinin tersine yaslandik�a muhafazakarliktan liberallige d�n�st�. Koyu bir materyalist oldugundan fantastik yazinla ugrasmasi garip karsilanabilir. Fiziksel a�idan da pek �ok acayipliklere sahipti. Bir soguk fobisi gelistirmisti ve otuz dereceden daha asagi sicakliga sahip yerlerde duramiyordu. Uykusuz yirmi � yirmi bes saat rahat�a durmaksizin konusabiliyordu. G�nd�zleri uyuyup, geceleri yasiyor, bu arada deliler gibi seker t�ketiyordu. Son derece g��l� bir hafizaya sahipti, iki yasinda alfabeyi �grenmis, �� yasinda okumaya baslamisti. Ayrica orta yasa gelene dek escinselligin varligindan bile haberdar degildi. *** Lovecraft�in �yk�lerini basarili kilan anlatim tarzi ya da tekniginden �ok kurguladigi d�nyalarin ve evrenlerin orijinalligidir. O bir mit yaraticisidir. �ocuklugunda Arap gizemciligine ilgi duymus, gen�liginde astronomiyle ilgilenmis ve yazarligi sirasinda "Cthulhu S�yleni"ni yaratmistir. "Cthulhu S�yleni"ne iliskin �yk�ler 13 tanedir. Bu s�ylende ismi ge�en Tanrilar ikiye ayrilir. Eskiler ve Yasli Tanrilar. Yasli tanrilar iyiligi ve isigi, eskiler ise k�t�l�g� ve karanligi temsil eder. Yasli Tanrilarin bizim d�nyamizla ilgilendigi pek yoktur ama pek hain olan Eskiler, d�nyadaki hizmetkarlarinin, "Cthulhu Mezhebi"nin �yelerinin yardimiyla bizim boyutumuza ge�meyi, bir zamanlar yildizlardan gelerek yerlestikleri d�nyayi insanlarin elinden geri

almayi planlamaktadirlar. Bu basarmak i�inde ellerine k���c�k bir firsatin ge�mesi yeterli olacaktir. O zaman okyanus dibindeki batik sehir R�yleh�de uyumakta olan y�ce rahip �l� Cthullu, kaosun k�r, bilin�siz Tanrisi Azatoth ve yandasi Yog Soggoth, bin evlatli ke�i Shub Niggurath, s�r�nen kaos Nyarlathotep ve digerleri d�nyayi delilige ve alevlere bogacak, bir zamanlar sahip olduk�a dehsetin g�rkemini yeniden canlandiracaklardir. *** Lovecraft efsanesinin ilgin� yanlarindan biri de Necronomicon kitabidir. Kitaplarinda "Deli Arap Abdul Alhazred" (Stephen King"in kitaplarinda da ismi ge�er) tarafindan 8. Y�zyilda yazilmis bir b�y� kitabindan, Necronomicon�dan bahsetmektedir. S�ylenin geri kalan kisimlari gibi bu kitap da tamamen

yazarin hayal g�c�n�n �r�n�d�r. Ama Lovecraft�in ne denli basarili oldugu ve ikna g�c�n�n y�ksekligi yazarin �l�m�nden sonra ortaya �ikmistir. Pek �ok kisi "Cthulhu Mezhebi"nin varligina inanmis, toplantilar yapmis, dernekler kurmus, ortalikta orjinal oldugu s�ylenen bir�ok Necronomicon kitabi yazilmistir. *** Lovecraft�in yarattigi evren pek �ok insan kadar yazarlari da etkilemistir. Bu yazinin �zerine yapilabilecek tek sey bir an �nce onun yazdiklariyla tanismanizdir. ? Tanrilarin Ozani: ROBERT ERWIN HOWARD! E-Edebiyat Dergisi (Temmuz.2004/Sayi: 64) Okuyucularin �oguna bu yazar tanidik gelmeyecektir. Ama bir ismi s�yleyince herkes onun kim oldugunu anlayacaktir: Barbar Conan!... Evet Robert Erwin Howard, Conan�in yaraticisi, kili�li kahramanlarin, iblislerin, g�zel kadinlarin, canavarlarin ve b�y�n�n h�kmettigi zamanlarin tarih�isidir! "Her sey olup bitti, �l�leri yakacak odunlarin �st�ne yatirin beni, ziyafet sona erdi, s�nd�r�n kandilleri..." Silahini kafasina dayayip ateslemeden �nce son yazdigi satirlardi bunlar. Dostu, �agdasi H.P. Lovecraft gibi i�e kapanik, garip bir kisilikti. K�pegi �ld�g�nde intihari d�s�necek kadar duygusal, annesi �l�m d�segindeyken bunu yapacak kadar melankolik ve karamsardi. Ruhunun sikistirildigi bedeni, hayal g�c�ne dar gelen bir yaraticiydi. �ok insan i�in Robert E. Howard ismi tanidik degildir. Fantezi t�r�ne ilgi duyanlar i�in dahi b�yle olabilir, ��nk� kahramanlari isminin �n�ne ge�mistir. Kisa yasaminda �kili� ve b�y� t�r�n� yaratmis, yarattigi karakterler o �ld�kten sonra da b�y�meye devam etmistir. �zellikle �izgiroman severler i�in Conan, King Kull, Solomon Kane �zel isimlerdir, hayranlari �oktur.

�KILI� VE B�Y ‫ ܔ‬T�R�N�N YARATICISI Conan �izgiromani ilk yayinlandigi zaman k���k bir kasabada yasayan, hayal g�c� genis bir ortaokul �grencisiydim. Yapilan reklamlari hatirliyorum, �Ilkel �aglarin yenilmez savas�isi. Tarih �ncesi d�nyanin T�rk asilli kahramani.� Evet Conan�in T�rk olarak sunuldugunu �ok iyi hatirliyorum. Bir�ok �ocuk gibi �izgiromanlara merakliydim ama Conan o zamana kadar okuduklarima hi� benzemiyordu. Hyboria �agi, kili�li savas�ilar, kralliklar, iblisler, canavarlar, g�zel kadinlar ve b�y�c�ler! Hi� b�ylesine rastlamamistim. B�ylesine bir d�nya tasarlanabilecegi aklima bile gelmemisti. Hayran olmustum bu i� �atismasiz, sadece kilicinin keskinligine ve adalelerine g�venen kahramana� Conan�in duygusal olmayan, i� g�d�leriyle hareket eden ve pismanlik duymayan yapisi beni �ok etkilemisti. Nitekim kendi yarattigim Derzulya d�nyasinin temellerini o zamanlar d�slemeye basladim. Robert E. Howard ismi Stan Lee ve John Buscema tarafindan sunulan �izgiromanlarin basinda k���k bir ibare olarak yer alir, hi� dikkatimi �ekmezdi. �yle ya ka� kisi Kizilmaske�nin, Mandrake, Mister No veya S�perman�in yazarini bilir. Oysa Howard farkliydi. Conan ilk olarak bir ressamin fir�asinda degil, bir yazarin hayal g�c�nde d�nyaya gelmis, ilk olarak s�zc�klere d�k�lm�st�. Robert E. Howard Barbar Conan, Kral Kull, Solomon Kane ve Red Sonya gibi kahramanlarla �kili� ve b�y� t�r�n�n yaraticisiydi. HYBORIA ADLI BIR D�NYA! Yazarin hayal g�c�nde sekil bulan bir diyar (bir d�nya), kili�li kahramanlar, iblisler, g�zel kadinlar, canavarlar ve b�y�n�n s�z konusu oldugu romanlar bug�nlerde hi� olmadigi kadar kitapevi raflarini dolduruyor. Gen� okurlar yanlis bir algilamayla Tolkien�i fantastik kurgunun yaraticisi, Y�z�klerin Efendisi�ni de bu t�r�n ilki saniyorlar. Oysa 1930�lu yillarda �pulp� dergilerde Fritz Leiber, Robert E. Howard, Lin Carter gibi isimler �sword&magic� (kili� ve b�y�) adi verilen �yk�lerde fantastik kurguyu insa ediyorlardi. �Kili� ve B�y� t�r�n�n isim babasi Fritz Leiber�di ama en etkili ve kaliciligini belirleyen �yk�leri Robert E. Howard �retmisti.

Lin Carter bu t�r� s�yle tanimliyor: �Pulp dergilerinin ser�ven �yk�lerinden t�reyen, yazarinin yarattigi ve b�y�n�n ise yarayip, bilc�mle tanrilarin ger�ekten var olduklari bir �agda, �lkede veya d�nyada ge�en, g��l� ve cesur bir savas�inin doga �st� k�t�l�k g��leriyle �arpistigi macera anlatilarina �Kili� ve B�y� �yk�s� denir.�

Bu tanima bakilirsa bug�n fantastik kurgu dedigimiz kitaplarin �ogu bu t�re girer. Ben isin kolayina ka�arsam; fantastik kurgu ile kili� ve b�y� t�r�n� birbirinden ayirt etmem. Bir diyar yaratma ve bu diyarda ge�en doga �st� maceralar Tolkien�in icadi degildir. Ger�i �kili� ve b�y� t�r� de kendi k�kenini mitolojik destanlarda bulur. Conan�in maceralari Hyboria adli bir d�nyada ge�er. Tarih �ncesinin karanliginda yitmis, b�y�n�n ge�erli oldugu, yery�z�n�n bilinmezler ve tehlikelerle dolu oldugu bir �agdir Hyboria. Ve Kimmeryali Conan bilinmezler ve tehlikelerle dolu bu d�nyada sadece kilicinin keskinligine ve kaslarina g�venen bir barbardir! Robert E. Howard�in o d�nem i�ine yerlestirdigi Barbar Conan ve eli kili� tutan kizil sa�li dilber Red Sonya vardir. Bir baska karakteri de Atlantis�in battigi, insanlarin hala yilan irkinin tehlikelerine karsi m�cadele ettigi d�nemden Valusia Krali Kull adli bir kahramani daha vardir. Robert E. Howard�in tarih�esinde yery�z� ilk olarak yilan irkinin ve onlarin k�t� tanrilarinin egemenligi altindadir. Insanlar o zaman k�ledir. Zaman i�inde insanlar yilan irkini yener ve onlarin tanrilari egemen olur. Atlantis battigi zaman Kull barbar kitaya gelir ve �l�mc�l m�cadelelerden sonra kralligini kurar. Ama yilan irki yenilse bile yok edilmemistir, insanlar arasinda saklanmaktadir. Kull onlarin insan irkini yeniden k�le etme yery�z�ne egemen olma emellerine karsi �ikar. Kull�dan birka� y�zyil sonra bu sefer Conan�in d�nemi baslayacaktir. Her Conan kitabinin basinda su yazar: "Sunu bilin ki prensim, kabaran okyanuslarin Atlantis�i ve onun g�rkemli kentlerini yutmasindan hemen sonra, d�nyada o g�ne dek g�r�lmemis bir �ag baslamisti. Aryas�in ogullarinin dogdugu bu �agda, d�nya �zerindeki imparatorluklar ve uygarliklar, g�kteki yildizlarin mavi pariltilari kadar daginik fakat belirgindi. Iste bu siralarda Kimmeryali Conan geldi. �elik bilekli elinden kilicini hi� birakmayan bu kara sa�li, sahin g�zl� yigit, t�m imparatorluklari sandalli ayaginin altinda �ignemek istiyordu." Bir Nemedya Efsanesinden... Evet �ok insan Conan�i, daha da azi Kral Kull, Red Sonya ve Solomon Kane�i bilir. �yleyse bizimderdimiz, g�lgede kalan, kisa ve parlak yazarlik kariyeri boyunca edebiyat

d�nyasina silinemez izler birakan bu talihsiz yazari tanitmak olsun. KA�IS I�INDEKI YAZAR Bazi yazarlara hayran olursunuz. Bazi yazarlar da bilgilendiricidir. Size rehber olur. Bazilarini da seversiniz. Iste Robert E. Howard yarattigi d�nyalarin �zelligi, ilham vericiligi ile sevilmeyi, insanin kalbinde �ok �zel bir yere konulmayi hak eden yazarlardan biridir.

Yazarimiz 22 Ocak 1906 yilinda Teksas�in Peaster kasabasinda dogar. Sakinlerinin hayvancilikla ge�indigi kasaba giderek ufalmakta, umudun yitmis oldugu bir yere d�n�smektedir. Robert, kasaba hekimi olan babasinin pesinde �ocukluk yaslarini Teksas�in yedi ayri k���k kasabasinda ge�irir. Bu s�rekli yer degistirme zaten duygusal olan yapisini derinlestirir. Arkadas edinemez. Nitekim on iki yasindayken k�pegi �ld�g�nde intihari dener. Annesinin koruyucu ve �zerine titreyen tavri onu daha da �ok yalnizliga iter. Annesi veremli bir aileden gelmektedir, fiziki olarak zayif bir kadindir ve sik sik hastalanir. Howard ailesi 1919 yilinda yine Teksas�da Cross Plains�e yerlesir. Bu kasaba petrol nedeniyle b�y�mektedir. Howard yasadigi �evreden nefret etmektedir. Nitekim dostlarina duygularini samimiyetle a�ar: �Petrol i�in su kadarini s�yleyebilirim ki, k���k bir �ocuga yasamin ne denli ��r�k oldugunu �gretecek baska bir sey d�s�nemiyorum." Bir petrol kasabasi hizla gelisen, kisa zamanda zengin olmayi d�sleyen �d�r�st ve saygin olmayan� herkesi kendisine �ekmektedir. Nefret ve siddet yogun olarak hissedilmektedir. Aslinda Hyboria �agi�nin ve sisteminin olusturulmasinda bu yasadigi �evre �ok etkili olmustur. �ocuklugunda sik sik kasaba degistiren, dost edinemeyen ve annesine �ok bagli bir gen� olarak okuma oburu oldugu s�ylenebilir. �zellikle tarihi konularin b�y�ledigi Robert gen�liginde Avukat katipligi, ucuz kartpostal sairligi, muhasebecilik gibi �esitli islerde �alisirken profesyonel yazar olmayi kafasina koyar. Yayinlanan ilk �yk�s� �Spear and Fang� 1925 yilinda efsanevi Weird Tales�de yer alir. O yillarda �pulp� dergiler gen� yazarlara yaraticiliklarini gelistirmek i�in �nemli bir firsat sunuyorlardi. Nitekim Howard kisa s�rede Weird Tales�in en �ok tutulan iki yazarindan biri oldu. Eli kili�li, sert ama d�r�st barbar kahramanlarinin b�y�leyici �yk�leriyle okuyucular ilk kez o yillarda tanisti. Bu kahramanlarin en taninmislari 1929'da yazdigi Valusia Krali Kull ve 1932'de yazdigi Kimmeryali Barbar Conan'di. Bu aralar Howard baska dergiler i�in spor ve western �yk�leri de yazdi. Okuyanlara dramatik bir etki yapan siirsel �gelerle s�sl� basarili bir tarihi roman yazari oldu. Verimliligi diger yazarlari kiskandiracak d�zeydeydi. Kisa s�ren yasaminda bu y�zd�n �nemli bir etki birakti.

Robert E. Howard�in yaraticiligi birbirine ge�isli birka� evreye b�l�n�r. Elestirmenlere g�re bunlar, kahramani Steve Costigan olan �boks� �yk�leri, taninmis kahramani Conan olan �kili� ve b�y� �yk�leri, kahramani El Borak olan oryantalist �yk�ler ve �ld�g�nde halen gelistirmekte oldugu western �yk�leri evreleridir. Howard�in mektuplarindan anladigimiz kadariyla bir konuya ilgi duymaya basladigi zaman, o konuyla ilgili ne bulduysa okumaya basliyor, neredeyse onu soluyup i�iyordu. Kendine yeni bir kisilik yaratip onunla �zdeslestigini g�r�yoruz. Howard�in basarisinda yazdigi bu d�nyalara inanmasi, onlari yasamasi yatar. Onu intihara kadar g�t�ren s�re� �zel yasantisinda, ona hayal evrenleri yaratmasini saglayan, �yk�leri sayesinde ka�abildigi yasadigi �evredir. Tipki Lovecraft gibi baskin bir anne karakteri g�r�r�z Robert E. Howard�da� Hester Howard �ocugunun �zerine titreyen, �ogunlukla hasta ve oglunun diger kadinlarin etkisinden koruyan, normal bir yetiskin yasantisi s�rmesine engel olan asiri korumaci bir kadindir.

Robert de annesine karsi asiri �zenli ve �zverili davranmis, kendine ait bir yasam kuracagi yerde onun her kaprisine boyun egerek bir hizmet�i gibi pesinde dolasmisti. 1935-36 yillarinda annesinin sagligi giderek k�t�lestiginde Robert�in hayati giderek daha karamsar olur. Babasi annesine bakabilmek i�in muayenesini eve tasir. Artik g�n boyu ev hasta dolmaktadir. 8 Haziran 1936 yilinda annesi Hester Howard son komasina girdiginde kendini �ld�rmeye karar verdi. Howard kendi �l�m�n� titizlikle planladi. �l�m�nden sonra �yk�lerinin nasil degerlendirileceklerini yayincisi Otis Kline ile d�zenledi. Bir arkadasindan 38�lik tabancasini �d�n� aldi. Ayin onunda Howard bir mezarlikta �� kisilik yer satin aldi. Tanidigi bir doktora beyninden vurulmus bir kisinin uzun s�re yasayip yasamayacagini sordu. 11 Haziran�da ise annesinin bakimiyla ugrasan hemsireye, bilincine tekrar kavusup kavusmayacagi sordu ve aldigi yanit olumsuzdu. Robert odasina gidip daktilosunda kisa bir veda siiri yazdi. Sonra evden �ikti, arabasina bindi. As�ilari o sirada pencereden onu izlemekteydi. Robert�in ellerini dua eder veya tabancanin namlusunu kafasina dayar gibi kaldirdigi fark etti. Sonra bir el silah sesi duydu ve Robert�in direksiyonun �zerine yikilmis oldugunu g�rd�. Yazar sag kulaginin �zerinden kendisini vurmus, kursun soldan disari �ikmisti. G��l� yapisi Robert�in sekiz saat daha yasamasini sagladi. O g�n �gleden sonra saat 16.00�da Robert izleyen g�n�n aksami saat 22.30�da ise annesi �ld�. Cenazeleri ortak bir t�renle kaldirildi. Robert E. Howard�in yazarlik yasami sadece on iki yil s�rd� ve bunun d�rt yilinda Conan �yk�leri yazdi. Ama bu kisa s�re bile onun "Kili� ve B�y�" t�r�n�n yaraticisi olmasina yetmisti. �l�m�yle Barbar Conan, Kral Kull, Solomon Kane gibi karakterlerin babasi gerisinde koskoca bir evreni �ks�z birakarak bu d�nyadan �hen�z otuz yasindag��t� gitti. Sonralari �alismalari Gnome Book tarafindan yayimlandi ama gerekli patlamayi yapamadi. Onu efsane yapacak, �n�n� doruga ulastiracak s�re� 1970 yilinda Barbar Conan, Kral Kull ve Solomon Kane karakterlerinin Marvel Comics tarafindan �izgiroman yapilmak �zere satin alinmasiyla basladi. Barbar Conan kisa s�rede b�y�k bir hayran kitlesine ulasti. Arnold Schwarzenegger�i d�nyaya tanitan Barbar Conan filmiyle beyazperdeye yansidi. Ayrica Robert E. Howard�in da yasami bir filme konu olmustur. Bu yaziyi okuyunca ne yaparsiniz bilmem ama ben kulagimda �nl� besteci Basil

Poledouris tarafindan yapilan Conan film m�zigi esliginde T�rkiye�de �ikmis olan iki Conan kitabini ve k�t�phanemin �nemli bir kismini isgal eden �izgiromanlarindan birka� tane okumayi d�s�n�yorum. Size de tavsiye ederim. ? De Vermis Mysteriis [SOLUCANIN SIRRI]: DUNE!...

E-Edebiyat Dergisi (Agustos.2004/Sayi: 65) Bilimkurgu edebiyatinin en �nemli �zelliklerinden birisi "zeka"yla y�kl� olmasidir. Kurgu yapisindaki en ufak hata b�t�n yapinin ��kmesine neden olur. "Dune" serisi bu a�idan en kusursuz �rneklerden biri olmakla kalmaz, ayni zamanda politika, lider, iktidar ve kitle iliskileri �zerine bir ders kitabidir. "B�t�n uygarliklar, neredeyse her bilin�li b�t�nlesme niyetini engelleyebilecek, yok edebilecek ya da bu niyete ihanet edebilecek bilin�siz bir g��le m�cadele etmek zorundadir." Tleilax Teoremi (kanitlanmamis) Dune serisini okuyanlar bilir ki, b�l�m baslarinda tipki yukaridaki gibi tam olarak anlayabilmek i�in �st �ste birka� kere okumak gerektiren b�yle paragraflar vardir. Bu paragraflarin, c�mlelerin �ogunda iktidar, y�netme, politika ve kalabaliklarin hareket dogasina iliskin �nemli �ikarimlar ve tespitler yapilir. Zaten Dune bir�ok yan �zelligi yaninda politikaya ve y�netme sanatina bir destandir. Dune, T�rk bilimkurgu okuru i�in uzun bir s�re bir "imaj" olarak kaldi. Bir ��l g�r�nt�s�ndeki devasa solucan ve onun �n�ndeki k���c�k insanlar �ylesine etkili bir imajdi ki, eserin i�eriginden �nce bu g�r�nt� insani �arpiyordu. Bilimkurgu t�r�n�n bu bas yapitiyla T�rk okurunun tanismasi epey ge� oldu. Bu tanismanin gecikmesindeki ilk engellerden birisi mevcut yayimevlerinin bilimkurgu t�r�ndeki kitaplara �nyargili bakis a�isi yaninda (T�rk bilimkurgusunun usta ismi Z�ht� Bayar'in da dedigi gibi) �evirinin zorluguydu da� Frank Herbert, ��l gezegeni Dune (Arrakis) ve tek kaynagi onda olan melanj (baharat) merkezli bir galaksi uygarligi m�hendisligi yaparken, kendine �zg� terimler ve kavramlarla bu eseri desteklemisti. �lkemizde ilk olarak 1995 yilinda Sarmal yayinlarindan baslayan dizi kisa bir s�re sonra bu yayimevinin kapanmasiyla Mavi Ada logosuyla piyasaya s�r�ld�. Kitapevi tezgahlarinda iki logolu kitaplar yan yana dururken bu kez seriyi Kabalci devraldi. Nitekim Kabalci su anda seriye Frank Herbert'in �l�m�nden sonra oglu Brian Herbert ve Kevin J. Anderson tarafindan yazilan kitaplariyla devam ediyor. DUNE NEDIR?

"Dune" �zellikle teknik a�idan klasik roman �zelliklerinin bazilarina uzak durur. Karakterler okuyucuya asina olmayan bir sekilde tasvir edilir ve ufak detaylarla �ok derin kilinir. �yle ki birka� c�mle ile kitapta s�yle bir g�r�nen karakterlere bir hayat �izilir. Ingilizce ��l tepesi anlamina gelen Dune, Frank Herbert'in hayal g�c�nde "�ok islevli ve degerli" bir materyalin, yani baharatin tek kaynagidir. Baharat kullananlara uzun �m�r, fiziksel g�� vermesinin yani sira uzay yolculugu yapilmasini saglar� Melanj, "uzayi b�ken" lonca d�mencilerinin de soludugu, yedigi tek besindir. Baharat �zerine kurulu galaksinin belirli basli g�� odaklari; imparator, onun baskanlik ettigi asil evlerin temsilcilerinin olusturdugu meclis, uzay yolculugunu tekelinde bulunduran Lonca, kendi gizemli evrim yolunu izleyen Bene Gesserit kizkardesligi, sapkin gen deneyleri yapan Bene Tleilax ve "d�s�nen makine" yapma yasaginin kiyisinda hareket eden IX'lilerdir. Bu g�� odaklarinin k���k paylarla ortakligi olan CHOAM galaksideki Baharat ticaretini y�r�tmektedir. D�s�nen makinelere karsi yapilan bir isyan nedeniyle - Butleryan Cihadbilgisayarlar yoktur. Bu �zellik Frank Herbert'in Dune'da vermek istedigi politik yapiyi teknolojik s�slemelerden arinmis bir sekilde sunmasina imkan verirken "melanj"in �nemini y�kseltir. ��nk� sadece melanj uzay d�mencilerinin "uzayi b�kmesini ve y�n bulmasini" saglamaktadir. Dune destani Galaksi Imparatoru IV. Shaddam'in fazla g��lendigi i�in eski bir asil evi olan Atreides'e tuzak kurmasiyla baslar. Atreides hanedani i�in tuzaktaki peynir Dune'dur. Dune, �ok uzun y�zyillardir kan davalisi olan Harkonnen evinden alinip, Atreides'e verilir. B�ylece Atreides sadece imparatorun degil, asil evlerin meclisinde de bir�ok �yenin yok edilmesine ses �ikarmayacagi ve kiskan�liklari �zerine �ekecegi bir konuma sokulur. Nitekim Atreides hanedani sok bir baskinla yok edilir. Hanedanin varisi Paul Atreides ��le ka�tigi zaman orada gizemli ��l sakinleri Fremenlerle karsilasir ve esasinda galaksinin en b�y�k g�c�n�n bu ��lde oldugunu anlar. Baharat Dune'u evrenin en �nemli yeri yaparken ayni zamanda Imparatorlugun yumusak karnini da olusturmaktadir. Paul Atreides serinin ilk kitabinda �nce Dune'a sonra da t�m galaksiye hakim olur. Onun soyu kendi "altin yolu"ndan ilerler� Dune serisi basta da belirttigimiz gibi t�m zamanli bir tarih kitabi gibidir. Liderler, entrikalar, politika,

iktidar, y�netim ve kitle psikolojisi resmi ge�idi birbirini izler� YAZAR OLACAK �OCUK Yazimizin bu b�l�m�nde alisilageldigi gibi yazari biraz tanitayim size� Zira "Dune" gibi bir basyapitin gizlerini belki de yaraticisinin hayat hikayesinde buluruz. Frank Herbert 1920 yilinda Tacoma Washington'da d�nyaya geliyor. Ayni adi tasiyan babasi (F.H. olarak aniliyor.) o sirada otob�s tasarlayicisi. Daha sonra elektrik donanim pazarlamacisi, otomobil

saticiligi, motorsikletli devriye polisi gibi farkli islerde �alisiyor. K���k Frank Herbert yasitlarindan �ok daha zeki ve merakli olmasiyla dikkati �ekiyor. Sekizinci dogumg�n�nde mutfak masasinin �zerine �ikip, "Ben ileride yazar olacagim!" diye bagirdiginda, b�y�kbabasi John McCarthy, "Bu ger�ekten �rk�t�c�. Bir �ocuk bu kadar zeki olmamali," diye tepki verir. Ger�i Frank Herbert ne olmak istedigini erken yasta s�ylese de girip �iktigi isler a�isindan babasini aratmiyor. 1939 yilinda Salem y�ksekokulundan mezun olduktan sonra gazeteci olarak is buluyor. II. D�nya savasi boyunca fotograf�i olarak �alisirken 1941 yilinda Flora Parkinson'la evleniyor. 1943 yilinda isten �ikarildiginda Oregon gazetesinde is buluyor. Ama bu sirada 1945 yilinda bosaniyor. Bu evliliginden Penny adli bir kiz �ocugu oluyor. Uzun s�re bekar kalmiyor; yaratici yazarlik dersleri sirasinda tanistigi Ann Beverly Stuart'la evleniyor. 1947 yilinda Brian, 1951 yilinda da Bruce adli iki erkek �ocugu doguyor. Yazarimiz 1947 yilinda Tacoma Times'in �nemli yazarlarindan biri haline geliyor. �esitli gazetelerde muhabir ve edit�r olarak �alismaya devam ediyor. 1970-72 yilinda Vietnam ve Pakistan'da sosyolojik ve ekolojik arastirmalarda bulunuyor, kamera ile �ekim yapiyor. Daha sonra Ray Prosterman ile yaptigi bu �ekimler "The Tillers" adli bir belgesel haline geliyor. B�t�n bu isler sirasinda yazarlik kariyeri uzun s�re iyi ilerlemiyor. Kisa hikayelerini "Startling Stories" adli �alismasi edit�rlerden kabul g�rm�yor. Onu efsanevi kilacak olan Dune ile ilgili yaratim s�reci 1950'li yillarda h�k�met adina �evrebilim projelerinde �alisirken Oregon kumullarinda yaptigi arastirmalarda basliyor. Dune ilk olarak 1963 Aralik ve 1964 Subat aylarinda Analog dergisinde John Schoenherr'in �izimleriyle yer aliyor. Frank Herbert kitap haline gelene dek Dune'u tekrar tekrar yaziyor. "Dune"un nasil bir kitap oldugu �yle hemen kesfedilmiyor. Yirmi �� yayimevi tarafindan reddedildikten sonra nihayet 7.500 dolarlik bir telif �cretiyle 1965 yilinda basilabiliyor. Daha sonra �esitli dillere �evrilerek 12 milyondan fazla satacak bir kitap i�in m�tevazi bir �cret bu. Frank Herbert o d�nemi s�yle anlatiyor: "Ilk kitabin baskisinin ardindan yayincilarin raporlari �ok yavas geldi ve geldiginde de dogruluktan uzakti. Elestirmenler kitabin elle tutulur yanini birakmadilar. On ikiden fazla yayinci bastan bu kitabi reddetmisti. Reklami yoktu. Ama bir seyler oluyordu yine de. Iki yil sonra, kitap�ilar ve

okurlarin kitabi bulamadiklari y�n�ndeki sikayetleri karsisinda zor durumda kaldim. B�t�n D�nya Katalogu kitabi �vd�. Yeni bir k�lt m� yarattigimi soran telefonlar aliyordum insanlardan." Dune bir intikam ekseninde politik g��lerin �ekismesi, lider, iktidar, kitle psikolojisi, din ve ekolojik tanimlamalar ve bunlarin birbirleriyle iliskisi �zerinde devam eder. Frank Herbert'in yazarlik kariyerine bakarsak diger eserleri "Dune" serisinin g�lgesinde kalir. Hatta ancak vasatin biraz �zerinde bir yer bulurlar. Dune 1981 yilinda b�y�k ve k�lt y�netmen David Lynch tarafindan sinemaya uyarlanir ama begeni kazanmaz. Ondan yola �ikarak yaratilan stratejik bilgisayar oyunu ise milyonlar satar.

SOLUCANI DELIGINDEN �IKARMAK Dune insanlik tarihinin gelmis ge�mis en �zg�n yaratimlarindan biridir. Inanin bu konuda bir abartmada bulunmuyorum. Bu nedenle kitaptaki bazi ilgin� buluslarin k�kenini dedektif gibi aramak zevkli olabilir� Frank Herbert'in Dune ile ilgili ilk d�s�ncelerinin Oregon kumullarinda belirtmistik. ��lde yasayan Fremenler ise Bedevileri animsatir. Ayrica dinsel inan�lar g�n�m�z dinsel yapilarinin ilgin� uzantilaridir. �rnegin Orange Katolik Incili, Zens�nni inanci ve "d�s�nen makinelere yasak getiren" Butleryan Cihad gibi� Yaraticilik ne bir ��l gezegeni d�slemekle baslar, ne de onun i�inde yasayan insanlari� Yaraticilik ��l solucanlari ve onlarla baglantili "melanj", yani baharat ile baslar� ��nk� Dune'u efsane yapan s�re� solucanlarin ve baharatin �evresinde y�kselir. �rnegin ilk basta altini �izdigimiz devasa solucanlar� Solucanlar bir anlamda kumdan olusan denizin balinalari gibidir. Onlarca metreyi bulan boylari ile sese dogru hareket ederek ��l�n en b�y�k tehlikesidir. �te taraftan Dune'un ekolojik yapisindan kesfedecegimiz gibi Melanj'in da kaynagidir. Frank Herbert yasami boyunca bir�ok isle ugrastigi ve bunlar arasinda ekolojik arastirmalar oldugu i�in yasam d�ng�s� i�inde �ok �nemli bir yeri olan Solucan'i bu eserine yerlestirmesi belki ilgin� degildir. Ama gizemcilige meraklilarin bildigi gibi Solucan'in kara sanatta farkli bir yeri vardir. Daha dogrusu devasa s�r�nen yaratigin. "De Vermis Mysteriis" yani Solucanin Sirri kara sanatla ilgilenenlerin bildigi �zerine lanetli kitaplar arasinda ge�er. Solucan'la baglantili baharat ile �l�ms�zl�k ve uzay yolculugu i�in mekan-uzay b�k�m�nde yardimci olmasi ise baska baglantilar kurar. (Acaba buradaki baglanti uzayda b�y�k mesafeler arasindaki ge�isi saglayacak "solucan delikleri" terimi olabilir mi? Yani astrofizikte uzayda g�nes sistemleri arasinda yolculugu saglayacak ge�is olusumlarina bu isim verilir. Frank Herbert burada solucani direkt ismini veren varlik ve onunla dolayli yoldan uzayi b�k�lmesini saglayan baharat yardimiyla bir kelime oyunu yapmis olabilir mi? Evet. Bu daha akla yakin.) Peki romanda galaksideki d�zenin temelindeki "baharat" neyi simgeler? Dune'daki Ortadogu temelli ger�eklere bakilirsa baharat simgesel olarak yer altindaki �nemli kaynagi olarak petrol olabilir mi? Melanj politik ve ekonomik deger anlamindaki k�keni petrol olabilirdi ama doga�st� yapisini nasil

kesfedecegiz? A�ik�asi Frank Herbert'in hayat hikayesine bakarken veya Dune'u okurken ��l, solucan ve melanj arasinda bir kayip halkayi tamamlayamiyordum. Bu sirada aklima Frank Herbert'in pek begenmedigim "Ruh Katili" adli kitabi geldi. Bilimkurgu olmayan bu kitapta kizildereli k�lt�r�n� de i�eren bir konu vardi. Bu da Frank Herbert'in kizildereli k�lt�r� ve saman ayinlerinde kullanilan hayal g�steren veya astral seyahatlere imkan saglayan mantarlara ilgisini ortaya koyuyordu. Dune'un yazildigi yillarda bilincin sinirlari, paranormal olaylar arastirilmaya baslanmisti. Hippi k�lt�r�n�n ayak sesleri vardi. Frank Herbert kitap i�indeki politik ve g�� oyunlarini teknolojik karisikliga bogmamak, melanj'in �nemini

arttirmak i�in "Butleryan Cihad"i bahane etmistir. Butleryan Cihad d�s�nen makinelere karsi bir isyandir. Bu nedenle insanlik teknolojik olarak sadece otomatlari kullanabilir. Bilgisayar yerine de bu sekilde egitilen "mentat" diye adlandirilan g�revliler vardir. Bene Gesserit kizkardesligi i�in ise evleri dolasip gen�leri dini a�idan y�nlendiren "katolik teyzeler"den etkilenilmistir. K���k Frank'in kendisine sikintili saatler ge�iren, kapi kapi dolasip �ocuklara dini egilim vernen "Katolik teyzeleri" kitabina bu sekilde yerlestirebilmesi yaraticiligin tezah�rleri a�isindan g�zel bir �rnektir. Yani yaz ar yasar, g�zlemler, g�zlemlerini egip b�ker ve sanatini ortaya koyar. Peki ya Nazilerin �st�n irk deneyleri Tleilax'larin mutasyona takintilari, IX'lilerin makinelere yatkinligi Japonlarin teknolojiye yatkinliklari ile kitaba sizmis olabilir mi? �ogu kisi i�in b�ylesine bir ilham dedektif�iligi gereksiz g�r�lebilir ama �zellikle de bilimkurguda bu t�r �abalar insani ve genis perspektifte insanligi anlamamizi, ��zmemizi, g�ndelik hayatimiz i�in dersler �ikarmamizi saglar. �rnegin Dune'daki politik ve kitle y�netimi �zerine s�ylenenler benim pratik hayatima Asimov'un Vakif serisi kadar etki etmistir. Bir yazar olarak Dune'daki yaratilan evrene, kurguya, hayal g�c�ne sapka �ikariyorum. Keske bu kitap devlet y�netimi, uluslar arasi iliskiler ve politika ile her kurumda ders kitabi olarak okutulsa. SOLUCAN HALA S�R�N�YOR Frank Herbert uzun s�ren kanser hastaligindan sonra 12 Subat 1986'da ardinda Dune gibi bir destan ve onlarca kitap birakarak �ld�. Yasarken k���k oglu Bruce ile sikintili bir iliskisi olmustu fakat b�y�k oglu Brian sadece ona iyi bir evlat olmakla kalmadi, onun izinden de y�r�d�. Kendisi de yazar olan Brian Herbert babasiyla yazdigi Man of World kitabindan sonra babasinin biraktigi notlardan yola �ikarak Kevin J. Anderson ile Dune serisine devam etti. Ayrica babasinin kitaplarinin edit�rl�g�n� de �stlendi. 1997 yilinda ise bir s�rpriz yasandi. Bir avukattan gelen telefon ile Brian babasina ait bir banka kasasi oldugunu �grenir. Kasa b�y�k bir heyecanla a�ildiginda Frank Herbert tarafindan yazimina baslanmis Dune'un 7. kitabi �zerine notlar ve disketler bulundu. Bu kitap �zerine hemen �alismalar baslandi. Ayni zamanda Dune'la ilgili degisik projeler devam ediyor. G�rd�g�n�z gibi b�y�k solucan s�r�nmeye devam ediyor.

��nk� efsaneler �lmez evrim ge�irir. ?

Insan Suratina Yapismis Bir Postal: 1984 GEORGE ORWELL �Birey�i y�netmeye �alisan b�t�n ideolojiler ondan korkar. Iktidarlarin halkina s�yledigi t�m yalanlarin desifresi ondadir. Tarihi anlayabilmek, yasadigin zamandaki perdelerin gerisini g�rebilmek, gelecekte neyin olmamasi gerektigini bilmek i�in onu okumalisin. O bir bilimkurgu degil;SIMDI veDAIMA nin romanidir. O insanligin ge�miste ve gelecekte dondugu tarih 1984�t�r!!! HAYALIN SERT GER�EKLERI 1940�li yillarda yirminci y�zyilin iki �nemli bas yapiti Ingiltere�de yazilmaktaydi. Ingiltere�nin s�m�rge topraklarinda dogan iki yazar b�t�n d�nyayi etkileyecek eserlerini kagida aktariyordu� Biri G�ney Afrika�da d�nyaya gelen J.R.R. Tolkien, diger eski Ingiliz s�m�rge polisi Eric Blair�di. Tolkien �Y�z�klerin Efendisi� adli eseriyle fantastik kurgu t�r�n�n en bilinen eserini bize sunarken elbette yasadigi zamanlarin olaylarindan etkileniyordu. Eric Blair de g�r�n�ste hayali bir roman yazmisti. Ama onun yazdigi roman hi�bir ger�ek�i eserin ulasamayacagi kadar dehsetli bir evrimin habercisiydi! Ve simdilik biz Tolkien ve �Y�z�klerin Efendisi�ni bir baska zaman size tanitmaya s�z verirken, Eric Blair�i, daha dogrusu bilinen adiyla George Orwell�i anlatacagiz. BIREYSEL INSANIN SONU Yevgeni Zamyatin �Biz�, Ray Bradbury �Fahrenheit 451�, Aldous Huxley �Cesur Yeni D�nya�� Kara �topyalar genel olarak toplumsal bir d�zenin olumsuz sonu�larini bize sunarken kahraman olarak bireyi kullanirlar. Bu sadece dramatik anlatimi g��lendirmek, okuyucu ile birey kahraman arasinda empati kurmak i�in veya kurgunun en iyi �atisini kurmak i�in olmaz. ��nk� zaten toplumsal evrimin dehset verici sonu�larinin ele ge�irdigi alan �bireysel �zg�rl�k� alanimizdir. �zg�r insan i�in sorun; �Devletin birey i�in degil, bireyin devlet i�in var oldugu� noktasinda kendini g�sterir. Teknolojik gelismeler bir kurum olarak �devlet�e, giderek �birey�in �zg�rl�k alanina daha fazla m�dahale etme imkani vermektedir. Ge�tigimiz g�nlerde Japonya�da okuldan ka�isi �nlemek i�in �ocuklara �ip takilmasi veya cep telefonu vasitasiyla polisin su�lu takibi gibi haberler bu konuda teknolojik prangaya vurulmus insanoglunun geleceginin korkutucu ayak sesleridir. �zg�rl�g�ne d�sk�n her insanin en korkun� kabusu �kovan tarzi insanlik�dir.

Iste bu t�r tehlikelere karsi en �nemli uyari �kara �topyalar� yapar ve 1984 bu a�idan en yalin, en �iplak vurgudur .

Isterseniz tam da burada esere ge�meden �nce yazari biraz tanitalim size. B�ylece eserin olustugu kosullari daha iyi bir anlayalim. Bir idam mahkumunun, yaninda eslik eden iki gardiyanla ipe g�t�r�l�rken �amurlu bir su birikintisine basmamak i�in yana dogru k���k bir hamle yapmasi Eric Blair�i �ok etkiler; �O da bizim gibi bir insan,� diye d�s�n�r. �O da bir canli. Suya basmamak i�in sakiniyor, oysa az sonra �lecek; hala �abaliyor ama az sonra �lecek.� INGILIZ S�M�RGE POLISI ERIC BLAIR Eric Arthur Blair, 1903 yilinda Ingiliz isgali altindaki Hindistan�da, Motihari�de dogdu. Richard Walmesley Blair�le Ida Mabel Limouzin�in ikinci �ocuguydu. O zaman 46 yasinda olan babasi Hindistan Devlet �rg�t�n�n Afyon Dairesinde g�revliydi. Eric�in b�y�kbabasi Hindistan ordusunda g�rev yapmis, daha sonra Anglikan Kilisesinde papaz olmustu. Annesinin babasi ise Hint mesesi ticaretiyle ugrasmis, sonradan pirin� yetistirmeye baslamisti. Eric d�rt yasindayken Blair ailesi Ingiltere�ye d�n�p Henley�e yerlesti. Ancak babasi 1912�de emekli oluncaya dek Hindistan�da �alismaya devam etti. Eric ileride sekiz yasina gelene kadar babasini neredeyse hi� g�rmedigini yazacakti. Eric Blair sekiz yasindayken Sussex�deki �zel bir ilkokula yatili g�nderildi ve on �� yasina dek orada okudu. Sonra yine yatili ve burslu olarak bir d�nem Wellington, d�rt bu�uk yil da Eton �zel liselerine devam etti. Okul sonrasi Eric Blair Hindistan Imparatorluk polisine katildi ve Birmanya�da egitim g�rd�. Bu �lkede bes yil g�rev yaptiktan sonra 1927�de izinli olarak Ingiltere�deyken geri d�nmemeye karar verdi. Blair�in yirmi d�rt yasina dek yasadigi hayat, g�r�nen t�m ayrintilariyla, emperyalist Ingiltere�de idari g�revler yapan orta sinifin �yesi olarak yetistirilmekten ibaretti. Blair�in aile �izgisinden kopusunda iki etken belirgindir. Blair yazar olmayi gen�liginde kafasina koymustur. Imparatorluk polisligi hem bu y�nden hem de baska y�nlerden uygunsuz buldugu bir meslekti. Ayrica (kafasinin berraklastigi ileri bir d�neme ait olmakla birlikte) hizmet ettigi emperyalizmin ne oldugunu kavradigini ve onu reddettigini g�steren birka� kanit vardir. Ge�irdigi bu degisim sonucu emperyalizmin k�t� bir sey oldugunu, isini ne kadar �abuk birakirsa o kadar iyi olacagini algiladigini yazmistir. Blair�in kopusunda belirleyici olan �teki etken ise bildigi ve ait oldugu ama kimi y�nleriyle hi� tanimadigi Ingiliz toplumuyla olan kararsiz, ikilemli iliskisiydi. Istifasindan sonra

Londra�nin Notting Hill semtinde bir oda tuttu ve alti ay boyunca kentin East End denilen yoksul kesiminde; kendi deyimiyle kesif gezilerine �ikarak buradaki insanlari tanimaya �alisti. 1928 yilinda ise Paris�e ge�ti ve is�i mahallesinde bir odaya yerlesti. Yeni hayatinin ilk iki bu�uk yilinda yaptiklari bir b�t�n olarak ele alindiginda asil amacinin yazar olmak oldugu g�r�l�r. Bu ama� i�in Paris�in se�ilmesi o sirada modaydi. On yil sonra Blair 1920�lerin sonundaki Paris i�in sunlari yazacakti; "Paris d�nyada bug�ne dek g�r�lmemis bir sanat�i, yazar, �grenci, merakli, gezgin sefih ve issiz-g��s�z s�r�s�n�n istilasina ugradi... sehrin bazi mahallelerinde s�z�m ona sanat�ilarin sayisi, �alisan n�fustan fazlaydi ger�ekten."

Blair Paris�teyken sonradan kaybolan iki roman yazdi, Fransizca ve Ingilizce yazilarini yayinlatti. Zat�rreeye yakalandi, �� ay bulasik�i ve mutfak yamagi olarak �alisti. 1929 yilinin sonunda Ingiltere�ye geri d�nd�.� Bundan sonraki �� yili yazar olma �abasini, anne ve babasinin Suffolk�daki evinde s�rd�rd�. Zaman zaman �gretmenlikten ve yazilarindan para kazandi. Bu arada Down and Out in Paris and London (Paris ve Londra�da Meteliksiz) adiyla yayinlanacak ilk kitabinin taslagini bitirdi. Kitabin adi kendi se�imi degildi, "Bulasik�i meteliksizden daha �arpici geliyordu bana." Kitapta kendi deneyimlerini anlatiyor ama; "Kimse i�in bir sey fark etmeyecekse takma isimle yayinlamayi yegliyor"du. 1932 yilinda yayincisina sunu yazmisti: "Takma ada gelince; serserilik v.b. yaparken hep kullandigim bir ad var; P.S. Burton. Ama bu size bu olabilecek bir ad gibi gelmiyorsa sunlara ne dersiniz: Kenneth Miles George Orwell H. Lewis Allways Ben George Orwell'i tercih ediyorum."� Eric Blair, ilk kitabinda takma isim olarak George Orwell�i tercih ediyordu. Orwell, Suffolk�da babasinin evinin g�neyinde kalan bir nehrin adiydi Ilk kitabi 1933�de yayinlanan Orwell sonraki �� yil i�inde kendisini yazar olarak kabul ettirme s�recini tamamladi. �gretmenligin yani sira bir kitapevinde �alisarak ve kitap elestirileri yazarak para kazaniyordu. Baba evinden ayri kaldigi s�reler giderek uzamaya baslamisti. Paris ve Londra�da Meteliksiz�i, Ingiltere�deki yayincisi Birmanya�yi g�cendirmekten �ekindigi i�in ilk baskisi ABD�de yapilan "Burmese Days" (Birmanya G�nleri) adli roman izledi. Onun ardindan iki roman daha geldi; 1935�de yayinlanan "A Clergman�s Daugther" (Papazin Kizi) ve 1936�da yayinlanan "Keep the Aspidistra Flying" (Zambak Solmasin). Orwell 1936 yilinin ilkbaharinda Hertfordshire�in Wallington k�y�nde hem oturacagi, hem de �alistiracagi bir k�y d�kkanina tasindi. Iki ay sonra Ellen O�Shaughnessy�yle evlendi. Bir g�mr�k��n�n kizi olan Ellen, Oxford �niversitesi Ingiliz Dili b�l�m�nden 1927 yilinda mezun olmus, �gretmenlik ve gazetecilik yapmis, 1934�de Londra �niversitesi psikoloji b�l�m�nde lisan�st� �gretim g�rm�st�. Orwell�in bu d�nemde yazar ve gazeteci olarak �n� esas itibariyle yoksulluk ve iktisadi durgunluk �st�ne

yazdiklarindan kaynaklaniyordu. �iktigi kesif gezileriyle, bunlari anlatan inandirici r�portajlari ona edebiyat d�nyasinda, sinirli ama belli bir kisilik saglamisti. Bu sirada belli bir �er�evede ge�ecek kitap ismarlandi; Sol Kitap Kul�b� i�in yoksul ve issizlerin yasamini inceleyecekti. Fakat isi aldigi 1936 yili, �ok farkli boyutlarda bir degisim ve bunalim yiliydi. Orwell�e ismarlanan is edindigi yazar kimligini s�rd�rmesine yetecekti. Ama Orwell konuyu "The Road to Wigan Pier� (Wigan Iskelesine Giden Yol) adli kitabinda �yle bir isledi ki; bu, hayatinin sonuna dek s�recek yeni bir y�nelisin, siyasi yazarliga ge�isin simgesi oldu. Kitabin birinci b�l�m� kendisinden istendigi gibi r�portaj niteligindeydi. Siniflar ve sosyalizm �st�ne bir deneme olan ikinci b�l�mde ise Orwell ilk kez temel siyasi tavrini a�ikliyordu. Emperyalizme ve sinif farklarina karsi oldugunu tekrarladiktan sonra yeni olarak �zg�rl�k ve esitligin sosyalist tanimlarina bagliligini ekliyor ama bir yandan da �rg�tl� sosyalist hareketlerin �oguna ve �zellikle Ingiliz orta sinif sosyalistlerinin bazi t�rlerine

saldiriyordu... Kitabi yazarken, Temmuz�da Ispanya I� Savasi baslamisti. Sonbahar�da Orwell Ispanya�ya gitti. Barcelona�ya vardiktan sonra POUM (Partido de Unifacacion Marxista) milisine katildi. 1937 yilinin Ocak ayinda onlarla birlikte cephedeydi. Sonra yine POUM milisi saflarinda g�rev yapan Ingiliz Bagimsiz Is�i Partisi birligine ge�ti. Onbasi, sonra tegmen r�tbesine y�kseldi. Mayis ayinin ortalarinda yaralandi. Nisan�da Madrid�deki Uluslararasi Tugay�a katilmak istemis, fakat Cumhuriyet�i y�neticilerle POUM arasindaki anlasmazliga karismasi buna engel olmustu. Yarasi iyilestikten sonra, bu kez POUM�un yasadisi ilan edilmesiyle kisisel olarak da taraf durumuna d�st� ve Haziran ayinda Ispanya�yi terk ederek Fransa�ya ge�ti. Ispanya�daki savas ve devrimci siyaset deneyimi Orwell�in tavrini bazi y�nlerden katilastirdi. Sovyet t�r� kom�nizmi yillar �nce reddetmisti. Kom�nistlerle POUM arasindaki rekabeti bizzat yasamasi Orwell�in anti-kom�nizmini keskinlestiren esas neden oldu. Iki-�� yil s�recek devrimci sosyalist tavri benimsemesi de bu d�neme rastlar. �Wigan Iskelesine Giden Yol� o Ispanya�dayken basilmisti, d�nd�g�nde de Ingiliz bagnaz solundan tamamen kopusunu noktalayan "Katalonya�dan Selam"i yazmaya giristi. Kitap Nisan 1938�de yayinlandi. Orwell Haziran�da, �yeligini Ikinci D�nya Savasi�nin ilk yillarina kadar s�rd�recegi Ingiliz Bagimsiz Partisi�ne katildi. Yeni bir kitap yazmak i�in Hindistan�a gitmek istiyordu ama 1938 kisinda vereme yakalandi ve yaz bitimine kadar bir sanatoryuma yatirildi. Daha sonra L.H. Meyers�in ("The Near and The Fear" Yakin ve Uzak�in yazari) verdigi bor�la Fas�a giderek kisi orada ge�irdi. Ingiltere�ye 1939 ilkbaharinda d�nd�.� Fas�da d�rd�nc� romani "Coming Up For Air" (Soluk Almak I�in Y�zeye �ikis), Ingiltere�ye d�n�s�nde de en �nl� denemelerinden "Dickens" ve savas baslarken "Balinanin I�inde"yi yazdi. Fas�dan g�nderdigi bazi mektuplarda Ingiltere�nin yavas yavas fasizme kaymasina tek se�enek olarak savas karsiti bir sol hareket olasiligi �zerinde durmustu. Ama savas baslayinca d�s�ncesini degistirdi. "Bu kahrolasi savasa girdigimize g�re kazanmamiz gerek. Bunun i�in ben de �st�me d�seni yapacagim," diyerek cepheye g�n�ll� gitmek i�in basvurdu ama ��r�ge ayrildi. George Orwell�in zaten bozuk olan maddi durumu, II. D�nya Savasi sirasinda gazetelerde ge�ici is olanaklarinin azalmasiyla iyice k�t�lesti. 1940 yili Mayis�inda Londra�ya tasindi Sonbaharda "Sosyalizm

ve Ingiliz Dehasi" alt basligini tasiyan "Aslan ve Tekboynuz" adli denemeyi yazdi. 1941�in ilk aylarindan itibaren Amerikan dergisi Partisan Rewiev�a "Londra Mektuplari"ni yazmaya basladi. Agustos�da Dogu Yayinlari Servisi Hindistan b�l�m�nde konusma yapimcisi olarak BBC�ye girdi ve 1943 sonlarina kadar bu g�revde kaldi. 1943 yili Orwell i�in birka� y�nden d�n�m noktasi oldu. Mart�ta annesi �ld�. Kendisi hasta oldugu i�in Sivil Savunma Hizmetleri�nden ayrildi. BBC�yi birakarak Aneurin Bevan�in y�netmekte oldugu Tribune�un edebiyat y�netmenligini �stlendi. Kitap elestirileri yazmayi siklastirdi. Fakat en �nemli olay, yil sonuna dogru Animal Farm�i (Hayvanlar �iftligi) yazmaya baslamasiydi. Kitap 1944 Subat�inda tamamlandi, ama birka� yayinci tarafindan siyasi nedenlerle geri �evrildi. 1945 Agustos�undan (yani savasin bitiminden) �nce de yayinlanamadi. Avrupa�daki savasin sonlarina dogru Orwell muhabir olarak Fransa, Almanya ve Avusturya�yi dolasti. 1944�de karisiyla birlikte bir erkek �ocugunu evlat edinmislerdi, ancak karisi 1945 Mart�inda bir ameliyat sirasinda �ld�. Orwell �ocugu yanindan ayirmadi. Birka� ay sonra Isko�ya kiyisindaki Jura adasina gezisini yapti. 1946�da yanina eve bakmasi i�in kiz kardesini de alarak bu adaya yerlestiyse de kisi ge�irmek �zere Londra�ya d�nd�. Sagligi giderek bozuluyordu. 1947�de yineleyen veremin ilk aylarinda

Nineteen Eighty-Four�un (1984) ilk taslagini yazdi. 1948�de krizler arasinda ikinci taslagi bitirdi. Yil sonuna dogru durumu olduk�a agirlasmis yazacak hali kalmamisti. Hayvanlar �iftligi�nin olagan�st� basarisi, Orwell�in yaklasik yirmi yil �nce Imparatorluk polisliginden ayrilip yazar olmaya karar verdigi g�nden beri �ektigi maddi sikintiya son vermis ama is isten ge�misti. Orwell s�rekli hastalik ve aciyla ge�en son yillarini tamamlamak �zereydi. 1949 Eyl�l��nde Londra�da hastaneye yatti. Ekim�de Sonia Brownell�le evlendi. 21 Ocak 1950�de �ld�. BAZI HAYVANLAR DAHA ESITTIR �Hayvanlar �iftligi� belirttigim gibi George Orwell�in en �ok ses getiren eseri olur. Ayni zamanda �1984�de gelistirilen bazi fikirlerin �n sunusudur da� Eser bir insan tarafindan (Bay Jones) k�t� davranilan �iftlik hayvanlarinin isyan edisi ve onu kovusuyla baslar. Hayvanlar hepsinin mutlu olacagi bir d�zen hayal ederler. Yazdiklari anayasada �B�t�n hayvanlar esittir� gibisinden g�zel bir de madde vardir. Ama kisa s�rede isler degisir; y�netimi ele ge�iren domuzlar kisa s�rede insandan bile daha k�t� bir y�netim g�stermeye baslar. Kendilerine karsi gelen hayvanlari ya s�rg�ne g�nderip d�sman ilan eder, ya da �l�me mahkum eder. �Ve kisa sonra anayasadaki o g�zel d�s c�mlesi su hale b�r�n�r; �B�t�n hayvanlar esittir ama bazi hayvanlar daha esittir!� Kitap b�t�n olarak Sovyet devrimi ardindan gelisen olaylari, Stalin�i elestirmektedir. B�Y�K BIRADER SENI G�ZL�YOR 1984 �yle bir eserdir ki, bu eserin saldirdigi otoriter y�netim kavrami ile kavgasi George Orwell�in �l�m�nden sonra da bitmemistir. Bug�n dahi George Orwell kitabi Ingiliz (hatta bazen Amerikan) Gizli servislerinin siparisi ile yazmakla su�lanir kimi �evreler tarafindan� Oysa kitap Soguk Savas yillarinda CIA tarafindan Kom�nizm karsiti propaganda i�in kullanilmak istenmisse de daha sonra kitaptaki propagandanin kendisine de ucu dokundugunu g�r�nce bundan vazge�mistir. 1984 ne s�ylemek istedigini direkt ve tipki romanin i�indeki �irkin d�nya gibi k�seli s�yleyen bir romandir. Kitabi hi� duymamis, okumamis bir okura �zetlersek� B�y�k bir savas olmus ve D�nya �� b�y�k devlet arasinda paylasilmistir; Avrasya,

Okyanusya ve Dogu Asya� Bu �� b�y�k devlet kendi aralarinda (bazen ittifaklar degisse bile) s�rekli savastadir. Bazi b�lgeler bu

devletler arasinda el degistirir ama hi�bir zaman k���k zaferler devletin herhangi birinin yikilmasini saglayamaz. ��nk� Okyanusya g�rece teknik �st�nl�g�, Avrasya �ok genis toprak sahasi ve hammaddesi, Dogu Asya ise b�y�k insan n�fusu ile dengeyi saglamaktadir. Zaten bu �� �lkenin birbirleriyle savaslari kendi halklarini ezebilmek. onlari s�rekli olarak kontrol edebilmek i�indir. Kitabin kahramani Winston Smith adinda, Okyanusya�da Dogruluk Bakanligi�nda �alisan k���k bir parti mensubudur. Winston Smith�in g�revi tarihi degistirmektir! �rnegin Okyanusya Dogu Asya ile olan ittifakini bozup Avrasya ile ittifak kurdugunda b�t�n tarihsel kayitlar buna g�re d�zenlenir. Dogu Asya hep m�ttefik, Avrasya ise hep d�sman olur. Ilk sayfalarda okuyucuya kabus gibi bir yasamin betimlemesi yapilir. Winston Smith s�rekli lahana kokan apartmanindaki dairesine girer ve hem alici, hem de verici olan, kapatmanin imkani olmadigi televizyonun g�r�s sahasi disindaki dar bir girintiye siginip en b�y�k g�nahini isler: �Kahrolsun Agabey! B�y�k Birader�den nefret ediyorum!� �B�y�k Birader� varligi bile belli olmayan sistemin simgesel y�neticidir. Her yerde �B�y�k Birader seni g�zl�yor!� afisleri asilidir. Y�netim sadece bireylerin �zg�rl�k alanlarini kisitlamakla kalmaz, tarihi, simdiyi ve gelecegi kurgular! Okyanusya�daki Ingsos y�netiminin �� slogani sudur: �Savas Baristir. H�rriyet esarettir. Cehalet G��t�r.� �1984��n en etkili s�ylemlerinden biri bu kurgu tarih, halka s�rekli yalan s�ylenmesiyle ilgili b�l�m�d�r. George Orwell bu konuda savas sirasinda BBC�de �alisirken edindigi deneyimlerden, g�zlemlerden yola �ikmistir. Y�netim bireylerin devlet disindaki t�m baglarini yok etmeye �alismaktadir. Aile kavrami �ocuklarin, ana ve babalarini ihbar ettigi bir g�vensizlige s�r�klenirken, yaratilmaya �alisilan �YeniDil� kavramlarin i�ini bosaltmakla insan d�s�ncesinde zararli fikirlerin olusmasini engellemeyi ama�lamaktadir. Bir parti b�y�g� devletin y�netim mantalitesini s�yle tarif eder; �Bizim d�nyamizda, korku, nefret, zafer sevinci ve insanin kendini al�altmasinin yarattigi duygulardan baska hi�bir duyguya yer yok. Bunlarin disindaki her seyi yok edecegiz, her seyi. Daha simdiden devrim �ncesi d�s�nce ve aliskanliklarini ortadan kaldiriyoruz. �ocukla ana-baba, erkekle kadin arasindaki b�t�n baglari

kopardik. Artik kimse karisina, �ocuklarina, yada dostlarina g�venmiyor. Gelecekte ise kari, arkadas diye bir sey olmayacak. �ocuklar dogar dogmaz analarindan alinacak, tipki bir tavugun yumurtalarinin toplanisi gibi. Cinsiyet i�g�d�s�n�n k�k� kazinacak. Dogum, insani �ocuk sahibi etmekten �ikacak; ekmek karnesi gibi arada sirada yenilenmesi gereken bir formalite halini alacak. Cinsel tatmini ortadan kaldiracagiz. Sinir uzmanlarimiz bu konu �zerine egilmislerdir. Baglilik, sadakat, sadece partiye baglilik demek olacaktir. Sevgi ise yalniz Agabey�e duyulan sevgi. Yenilen d�sman karsisinda duyulan sevin�ten baska bir sevin� de tanimayacak insanlar. Sanat, edebiyat, bilim.. hi�biri olmayacak bunlarin. Her seye g�c� yetenin bilime ihtiyaci olur mu hi�? G�zellikle �irkinlik arasinda hi�bir fark bulunmayacak. Ne herhangi bir konuda tecess�s, ne de yasama zevki.. b�t�n coskun zevkler sona erecek. Yalniz bir tek zevk, iktidar sarhoslugu kalacak geride. Daima artan, b�y�yen bir zevk olarak.. bir de s�rekli zafer sarhoslugu. Ezilen, mahvedilen bir d�sman karsisinda duyulan �ilginca zevk... Eger gelecegi temsil eden bir g�r�n�m �izmemi istiyorsan benden, sana s�yle bir sey d�s�nmeni tavsiye ederim; bir insan suratini hi� durmadan �igneyen bir �izme.� Winston Smith�in kuskusu giderek artar ve partinin insanlari nasil kandirdigini daha iyi anlar� Partili bir

kizla yasak ask yasar ve sonunda yakalandiginda sorgu odasina alinir. Sorgucular onun partiyi ve b�y�k biraderi samimiyetle sevmesini, sevdigi kiza ihanet etmesini isterler. Kitapta kullanilan meshur �101 No�lu Oda� da en b�y�k korkusunu kullanip bunu basarirlar. Winston Smith yenilir. Kitap karamsardir ve kasvetlidir. Bunun nedeni George Orwell�in �1984�� yazarken verem hastaliginin en k�t� devresini yasamasidir. 1984 VE BUG�N Ben �1984�le hen�z Tom Sawyer, Jules Verne okumus bir �ocukken tanistim. Yasadigim soku tahmin bile edemezsiniz. O zaman bile �zg�rl�g�ne d�sk�n, asi bir �ocuktum; kitapta anlatilan gibi okumanin, yazmanin, askin olmadigi, devletin bilin�li olarak bireyleri ezdigi, sefalet i�inde tuttugu, en b�y�k ama�larinin dildeki bazi kelimeleri yok edip �zg�rl�g� bireyin aklindan silmek oldugu bir d�nya her t�rl� kabustan �te gelmisti bana. Kitabi okumamdan birka� yil sonra 1984 yilina gelindiginde �esitli gazete ve dergilerde, �Bug�n �1984��n neresindeyiz?� gibisinden baslikli yazilar �ikti. Devir Soguk Savas devriydi. Ve d�nya �zerinde Sovyet Bloku, basini ABD�nin �ektigi Nato Bloku ve ikisine de temkinli yaklasan dev n�fuslu �in disinda bir g�� g�z�km�yordu. Tipki kitaptaki gibi iki tarafta birbirlerine biraktiklari etki sahasindaki olaylara karismiyorlardi; Prag Bahari, Macar Ihtilali gibi olaylardaki Bati�nin tavri bu a�idan �ok belirleyiciydi. Kitaptaki kadar olmasa da tarih degistiriliyor, propaganda usulleri ile ger�ekler gizleniyor ve �arptiriliyordu. Iki tarafta tipki1984 �te oldugu gibi buluslara sahip �ikiyor, bir�ok bulus iki tarafin farkli bilim adamlari tarafindan yapilmis gibi g�z�k�yordu. Yapilan yorumlara g�re1984 �ten �ok da uzak degildik. Yillar i�inde Sovyet Bloku�nun yikilmasi, Bati�da Nixon�un istifasina neden olan Watergate gibi olaylar 1984 �teki ��l� pranganin ger�eklesmeyeceginin g�stergeleri oldu. Bug�n d�nya �zerinde -bakis a�iniza g�re- ya ABD�nin tek s�per g�� oldugu bir d�nem veya bir�ok orta b�y�kl�kte g�c�n oldugu �ok kutuplu, daha karisik bir siyasi sistem var. Devletler hi�bir zaman 1984�teki kadar bireyi ezen bir tavra girmedi. Liberal ekonomik politikalarin i�ine sosyal haklar sokuldu.

�te taraftan kitaptaki devlete benzer bir ideolojik deneme, Kambo�ya�daki Kizil Kmer�in dehsetli, kisa s�reli iktidarinda yasandi. Kizil Kmer�ler tipki1984 �teki gibi her seyi sifirlayabilmek i�in egitimli halki sehirlerden tarlalara s�rd�ler, zehirlenmis saydiklari okuma yazma bilen insanlari �ld�rd�ler. Resmi olmayan rakamlara g�re iki

milyondan fazla insan �l�m tarlalarinda yok edildi. Ama bu garabet �ok uzun s�rmedi. Belki bug�n daha yumusak olsa da1984 �teki gibi y�netimler var. �rnegin teknolojik gelismeler hi� olmadigi kadar bireyin �zg�rl�k alanini kapsayici. Cep telefonlari ne zaman nerede oldugumuzu tespit ediyor, hatta bir rivayete g�re birakin konusmayi, telefon kapaliyken, pili �ikartilmadigi m�ddet�e dinlenmenin m�mk�n oldugu s�yleniyor! Rusya�nin �e�en Lideri Dudayev�i, Israil�in bazi Filistinli liderleri cep telefonu sayesinde yer tespiti yapip f�zeyle vurduklarini unutmamak lazim. Bunun bir sonraki asamasi ne olacak?... Beyne yerlestirilen bir sonraki nesil iletisim aletleri, o aletler sayesinde beyni yikanabilen veya belirli g�revler yaptirilan insanlar, �zerinde kisinin ismi yazan mermiler mi? Artik sehir meydanlarina s�rekli y�z taramasi yapilan kameralar yerlestiriliyor, g�venlik programlari t�m d�nyayi tariyor. Bug�n g�venlik i�in denilen bu sistemler, ter�re karsi halki koruyan bu teknoloji yarin �insani�, otoriter bir kovan devletin h�cresi durumuna d�s�rmez mi? Bug�n Kuzey Kore gibi halkini �zellikle fakir tutan, beyin yikama y�ntemlerini uygulayan, n�kleer g��le hem kendi varligini koruyan, hem de d�nyaya korku salan bir devlet var. Teknolojinin t�m olanaklari kullanilarak insanlarini, kovan insani yapabilecek bir y�netim olamaz mi? Eger suratimizi sonsuza kadar �igneyecek bir postal istemiyorsak tetikte olmaliyiz. �Biz�, �Fahrenhait 451�, �Cesur Yeni D�nya� ve �1984� gibi kara �topya kitaplari k�t�phanemizden eksik etmememiz gereken kitaplardir. Onlara kutsal kitaplar kadar deger vermeliyiz. ? Yaraticiligin Keskin Tadi: EDGAR ALLAN POE!... Edgar Allan Poe: Amerikali ozan ve kisa �yk� yazari; dogumu, 19 Ocak 1809, Boston; �l�m�, 7 Ekim 1849, Baltimore; yasam s�resi, 40 yil. -Denebilir ki Poe t�m yasamini isine ve insanin �l�ms�zl�g�ne olan inancina adadi. -Ona sira disilik k�lt�r�n�n lideri diyebiliriz. Kirk yillik �ileli, mutsuz bir yasam, firtinali duygular, ger�ek bir dehaya uygun �alismalar, buhranlar, u�ariliklar, i�ki ve uyusturucu; tiyatrocu bir anne ve baba (veremli Elizabeth ve alkolik David Poe), dagilan bir aile, gen� yasta �ks�zl�k, yaninda b�y�d�g� olduk�a varlikli bir baska aile, sert ve tutucu bir �vey baba (John Allan), 6 yasinda iken Ingiltere'ye bir yolculuk, Virginia

�niversitesi'nde �grenim... Ancak kumar tutkusu ve bor�larindan dolayi �niversiteden ayrilmak zorunda kaliyor, 1827'de Amerikan ordusu'na katiliyor, 1831'de girdigi West Point Askeri Akademisi'nden alkol bagimliligi y�z�nden

kovuluyor, John Allan'in yanindan ayriliyor. 1836'da Poe, hen�z 13 yasinda olan kuzeni Virginia Clemm ile evleniyor ve 1847'de esi veremden �l�nce derin bir buhran ge�iriyor. Yeniden evlenmek, bir dergi kurabilmek �abalari sonu�suz kaliyor ve iki yil sonra, Baltimore'da bulundugu bir sirada, alkol krizinden �l�yor. Ve �yk�ler, �yk�ler, kabuslar, karabasanlar, lanetli aileler, mezarlarinda dirilenler, �l�mc�l sakalar, kanli intikamlar, incelikli iskenceler, esrarlar maceralar ve de �nc� bir �zel hafiye ya da Sherlock Holmes'in atasi ve �agdas polis �yk�lerinin, romanlarinin baslangici Auguste Dupin. "Ne kadar i�ler acisi bir trajedidir Edgar Allan Poe'nun yasami!" haykiriyor Charles Baudelaire. "Onun �l�m�, basarisizligi y�z�nden �rk�t�c�l�g� artmis korkun� bir sondur! -Okudugum belgelerin t�m�n�n bende uyandirdigi ortak kani, Amerika Birlesik Devletleri'nin Poe i�in genis bir hapishaneden baska birsey olmadigi yolundaydi. Bana sorarsaniz Poe, havagaziyla aydinlatilmis bu b�y�k barbarlikta degil, daha temiz kokan bir d�nyada nefes alabilmek i�in yaratilan varliginin atesli �irpinislari i�inde arsinliyordu hapishanesini. Bu sevimsiz �evrenin etkisinden kurtulabilmek i�in g�sterdigi s�rekli �aba, onun bir sair ve hatta ayyas olarak i� d�nyasini, ruhsal yapisini belirleyen tek etkendi." Poe, ger�ekten kurtulmak i�in �irpiniyor, �niversiteden, ordudan, askeri akademiden, ona destek olmaya �alisan, ama anlamaya yanasmayan t�ccar John Allan'da hatta ve hatta �ok sevdigi onu �ok seven �ocuk-kadin esinden. Ve de, �zellikle, kendisinden, alkolden, keyif vericilerden, canliyken tabuta konulma, mezara kapatilma korkularindan, beyinsel dehsetlerden, yakasini birakmak istemeyen sefaletten, baskilardan, i�indeki ve disindaki �atismalardan, adim adim yabancilastigi insanlardan, onlardan olusan ve g�n ge�tik�e de acayiplesen bir toplumdan. Par�asi olmadigi, olamadigi bir d�nyada Poe usanmadan, kendine benzeyen, kendini yansitan kahramanlarini �izerek, deserek g�zel olani, sevilebilecek olani ariyor. �agdas Amerikan edebiyatinda Poe'nun varisi, s�rd�r�c�s� sayilan - oysa baska ve �ok degisik kozmik boyutlara a�ilan, uzak ve bilinmeyen korku ve dehsetlerini dirilten H.P. Lovecrfat'in deyisiyle Poe'ya varincaya dek esrarlara dayali roman yazarlari hep soyutla ugrasirlardi. Pek az ruhbilimsel veri ve bilgilere sahip olduklarindan dehset anlayislari, d�nemlerinde ge�erli olan olagan ��z�m vc durumlara - ka�inilmaz mutlu son dahil olmak �zere-siki sikiya bagliydi. Bu y�zdendir ki iffet her zaman �d�llendirilir, ahlak her zaman korunur ve kurtulurdu. Poe ise, daha en bastan, sanat�inin kisiliginden kaynaklanan ve herhangi bir siniflandirmaya giremeyen

malzemenin islevini kavramaktaydi. Onun i�in kurgusal edebiyat, yargici olmaktan �ok ifade edici olmaliydi. Kendisi de acayip ve esrarengiz olan herseyin �ekiciligini duydugundan, derin duygularin, acilarin anlaticisi olmayi yegledi. E. A. Poe'nun ger�ek kisiligi, �zel yasami tutkulari ve kusurlari �ogunlukla yasal temsilcisi olan Rufus W. Griswold 'un kasitli ve yanli a�iklamalarina, Poe'nun nank�r, kadin d�sk�n�, serseri, ayyas gibi tanitilmasina dayanilarak yillarca tartisildi, elestirildi. Ve �yk�ler... Kapkara bir denizde hizla s�r�klenen eski bir gemi, gemi kadar eski yipranmis, adeta yassiz, sayiklayan tayfalari. Sonra karanliklarin i�inde dikilen, belli belirsiz, kocaman buzdan duvarlar ve kutuplarda d�rt agizdan okyanusu yutan, bir u�urum. Ya bir 'Sisede Bulunan Elyazmasi'ni yazip bunlari anlatan, kendini gemide bulan, ancak tayfalarin dikkatini �ekmeyen kisi? Yasayan bir insan mi yoksa yolunu sasirmis bir ruh mu?

Kutuptaki u�urum ve Norve�'teki bir baska u�urum, Helsegger daginin tepesinden iyice g�r�nen bir maelstrom (Maelstrom'a D�s�s, A Descent into the Maelstrom) ve bu korkun� u�uruma dalan, girip �ikan, kurtulmayi basaran bir kahraman. *** -Poe'nun dizeleri soyut ve teknik g�zelligi �grenmek i�in adeta bir okul gibi. Ses �zellikleri, geceye dair temalari, seytani tonlamalari ve en sonundaki yargilari ile d�s�nsel yazinin �zerine d�sen bir kivilcim gibi parlak, ama yakmayan. (Walt Whitman) -Poe �ld�...ve bir ayyas, bir basarisizlik oldugu s�ylendi ve basarili bir Amerikali kadar i�ip i�medigi hi� yorumsuz birakildi...Poe kendi d�nemindekilerin yarattigi "g�zelligin" karsisinda "b�y�" y� yaratti...Kendi i�indeki �st�nl�g� kendi �n�n� sagladi... hepsinden �te �zg�r aski, yurtseverligi, kavgayi, z�ppeligi, hassasiyeti, oburlugu, adiligi ve daha pek �ok prim yapan seyi b�nyesinde barindirdi. (George Bernard Shaw) *** Poe, Baudelaire'in de yakindan tanidigi u�urumlari anlatiyor, i�lerine daliyor, ama sonu�ta kurtulamadan diplerine kadar s�r�kleniyor.Ola ki sonsuz diplere kadar ulasabilmek aya varmak kadar kolaydir. Hans Pfall, alacaklilarindan kurtulabilmek i�in kocaman bir balonla aya ulasmayi d�s�n�yor (Hans Pfall Adli Birinin Benzeri Olmayan Maceralari, Unparalleled Adventures of One Hans Pfall). G�klerde y�kseliyor Pfall ve, hayret, yolculugunun hedefine varabiliyor, kurtulabiliyor. Nedir ki Poe alacaklilarindan kurtulamiyor, batmakla y�kselmek arasinda s�rekli bocaliyor.T�m bu d�ssel yolculuk ve maceralarin temelinde yatan nedir? U�urumun �ekiciligi, dayanilmaz �agrisi mi yoksa g�ky�z�nde aranilan kurtulus mu? Degilse uyusturucularin k�r�kledigi sanrilar, hal�sinasyonlar mi? *** Korku edebiyatina devami Stephen King'in romanlarina kadar uzanacak bir yenilik getiren Edgar Allan Poe'nun yasadigi 1930'lar Amerika'sinda korku �yk�leri modaydi. Ama Poe'nun vampirlerle, canavarlarla isi yoktu. Onun �yk�lerinde sira disilik, siradan karakterlerin i� d�nyalarindan kaynaklaniyordu. Bunda da sasacak bir sey yok, ��nk� Poe'nun kendi hayati dogumundan itibaren bir sira disi olaylar zinciriydi. 1809 yilinin 19 Ocak g�n� Boston'da (daha sonra kendisiyle birlikte modern Amerikan edebiyatinin �nc�lerinden olacak Nathaniel Hawthorne ve Herman Melville gibi) kumpanya oyunculari Elizabeth Arnold Hopkins ve David Po Jr.'in �ocuklari olarak dogdu. Alkolik olan babasi �ld�g�nde iki yasinda

bile yoktu. Ondan iki yil sonra da annesi vereme yenik d�st�. Hayati boyunca kaybedecegi sevdigi kadinlardan ilkiydi o. Allan kendisini evlat edinen aileyle birlikte Londra'ya yerlesti.

Richmond'da okudugu okulda parlak bir �grenci, madalyali bir y�z�c�, iyi bir uzun atlamaciydi. Ama 1826 yilinda yazildigi Virginia �niversitesi'nde kumar oynamaya basladi, girtlagina kadar borca batti ve �vey babasi borcu �demeyi reddedince ikinci ailesini de o terk edip orduya yazildi. Buradaki ilk yilinda da ilk siir kitabi "Timurlenk ve Kisa Siirler"i yayinladi. Bunu �ok sevdigi �vey annesinin �l�m�, ordudan ayrilip askeri akademiye yazilma ve alkolik oldugu i�in atilma, agabeyinin de t�berk�lozdan �l�m� gibi trajik olaylarla dolu d�rt yil izledi. Bu arada �esitli dergi ve gazetelerde �yk�leri yayinlaniyordu. 1833 yilinda 13 yasindaki kuzeni Virginia ile evlenen Poe, hayatinin ilk ve tek romani "Arthur Gordon Pym'in �yk�s�"n� 1838 yilinda yayinladi. Bu kahramani kendi adini �agristiran bitmemis roman yazarin �l�m�nden sonra H.P. Lovecraft, Jules Verne, Charles Romyn Dake, Dominique Andre gibi isimler tarafindan tamamlandi. Dergilerde edit�rl�k, �eviriler, gazete yazilariyla hayatini s�rd�r�rken 1841'de Graham's Magazine'de modern polisiyenin ilk �rnegi sayilan "Morg Sokagi Cinayeti" basildi. Derginin 5000 olan tiraji 37.000'e y�kseliverdi. Edgar Allan Poe adi yavas yavas duyulmaya baslamisti. Ama bu ekonomik sikintilar �ekmesini engellemiyordu. Issizdi, sevgili karisi Virginia da sevdigi pek �ok insanin kaderini takip edip t�berk�loza yakalanmisti. Maddi, manevi acilar alkol ve uyusturucuyla birlesip kagitlara d�k�l�yordu. 1843'te yazdigi "Altin B�cek" birka� ay sonra tiyatroya uyarlandi, kendisi de Amerikan siiri �zerine dersler vermeye basladi. Ama karisi gittik�e k�t�lesiyordu. 1846'da bir kir evine tasindilar ama Virginia Poe birka� ay sonra �ld�. Kendini iyice i�ki ve uyusturucuya veren Edgar Allan Poe bir kez daha evlenmeye niyetlendi ama yeni nisanlisi onun bu durumuna bir ay dayanabildi. Ardindan Richmond'a d�n�p �ocukluk aski Elmira'ya evlenme teklif etti ama reddedildi. Richmond'da basladigi alkol tedavisini de bir ay sonra birakip Baltimore'a gitti. 7 Ekim 1849'da burada bir hastanede �ld�g�nde sadece 40 yasindaydi. Arkasinda 70'ten fazla �yk�, siir ve tamamlanmamis bir roman birakti. Hik�yeleri bug�ne dek bir�ok filme konu olan Edgar Allan Poe'nun 150. �l�m yild�n�m� nedeniyle b�t�n d�nyada t�rl� etkinlikler d�zenleniyor. Evi, �ld�g� hastane ziyaret�i akinina ugrarken i�inde Jeff Buckley, Marianne Faithfull, Iggy Pop gibi isimlerin de oldugu bir de alb�m hazirlandi adina. Hayal G�c�n�n b�t�n komutanlarina selam olsun� Orkun U�ar

Orkun U�ar Kimdir? 1 Haziran 1969 G�lc�k, Kocaeli dogumlu olan Orkun U�ar ilk, orta ve lise �grenimini deniz astsubayi olan babasinin g�rev nedeniyle bulundugu Bartin�da tamamlamis, �niversite �grenimi i�in 1986 yilinda Istanbul�a tasinmistir. Istanbul Basin Yayin Y�ksek Okulu radyo-tv b�l�m�nde okurken medya i�inde �alismaya baslamistir. �alistigi isler asagidadir: H�rriyet G�steri Dergisi Fotograf�i Asistanligi H�rses Gazetesi Taksim Polis, Hastane ve Adliye Muhabirligi Hafta Sonu Gazetesi Magazin Muhabirligi G�nes Gazetesi Magazin Muhabirligi H�rriyet Gazetesi Magazin muhabirligi Anten A Prod�ksiyon Senaryo Yazarligi Fotospor Gazetesi Spor Muhabirligi ve Fotograf�iligi Girgir Dergisi �izgiroman Yazarligi Son Baski Gazetesi Muhabirlik Underground Laneth Dergisi 2. ve 3. sayi Yazarligi Underground Mega Metal Dergisi Yazi Isleri M�d�rl�g� Red FM Heavy Metal Programi Sunuculugu TRT 2 �Kamera Arkasi� ve ����nc� Zil� Programlari Prod�ksiyon Asistanligi Show TV �Bir Scarlette Araniyor� Yarismasi Y�netmen Yardimciligi TGRT �Istanbul�daki Anadolu� Y�netmen Yardimciligi Hurafe Heavy metal Grubu vokalistligi ve Serbest senaryo Yazarligi HBB �Sporazzi� Programi Y�netmenlik Kanal E Ekonomi B�lteni Y�netmenligi

Metropol FM ve Kanal 6 Tarot Yorumculugu Yeni G�naydin ve Yeni Y�zyil Cafe Pazar Eki �izgiroman Yazarligi TRT 2 �Gecenin I�inden� Programi Y�netmen Yardimciligi ATV �Magazin Forever� ve �Kenan Er�eting�z�le Y�z Y�ze� Programlari Yardimci Y�netmenligi BRT Yayin Y�netmenligi ATV �Magazin Forever� Programi Yardimci Y�netmenligi, �Finans D�nyasi� ve Kiss TV �Yunus�la 3 Maymun� Programlari Y�netmenlik Orkun U�ar 2001 yilinda ekonomik kriz nedeniyle ATV�den isten �ikarildiktan sonra internet �zerinde Xasiork �l�ms�z �yk� Kul�b�n� kurmustur. Bu edebiyat olusumu 2002 yili mayis ayinda bir yayimevine d�n�sm�s T�rk yazarlarinin 7 adet kitabini basmistir. Yayinciligin i�inde bulundugu sikintilardan dolayi yayimevi 2004 yili Mayis ayinda kapatilmistir. Orkun U�ar on ay Gendas K�lt�r�e bagli E Edebiyat dergisinde bilimkurgu ve fantastikkurgu literat�r� �zerine yazmistir. Bu kitabin i�erigini olusturan yazilarin �ogunu o dergi i�in hazirlanan metinlerdir. Orkun U�ar su anda yazarlik �alismalari yaninda Xasiork �l�ms�z �yk� Kul�b� b�nyesindeki site, edebiyat yarismalari ve e-kitap yayinciligiyla ugrasmaktadir. 1999 yili Nostromo Dergisi Bilimkurgu Kisa �yk� Yarismasi birincisi Orkun U�ar�in Kizil Vaiz (2002) ve Kara Gezgin (2003) iki kitabi bulunmaktadir.

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->