You are on page 1of 244

TEK YAYI NEV

teki
GILLES DELEUZE
FELSEFE YAZILARI
Yapm
TEK - KROTONOMEDYA
Kapak Tasarm
KASIM HALS
Bask ve Cilt
TEK MATBAASI
Birinci Basm
OCAK 2000
YNETM YER
Ata-2 Sokak No: 65/1
06420 Kzlay/ANKARA
Tel: 312 435 38 33
Fax: 312 433 96 09
ISBN 975-584-146-6
Gilles Deleuze
SPINOZA ZERNE
ON BR DERS
Trkesi
ulus_baker@krotonomedya
NDEKLER
NSZ............................................................................................ 7
BRNC DERS............................................................................... 9
KNC DERS................................................................................47
NC DERS........................................................................... 83
DRDNC DERS..................................................................... 97
BENC DERS..........................................................................111
ALTINCI DERS.......................................................................... 121
YEDNC DERS................................................................... . 135
SEKZNC DERS...................................................................... 163
DOKUZUNCU DERS................................................................ 175
ONUNCU DERS.........................................................................193
ON BRNC DERS.................................................................... 231
NSZ
ada Fransz filozoflarndan Gilles Deleuze'n 1972 ile
1986 arasnda zellikle Vincennes'de verdii derslerin bant
zmleri, o dnemde dersleri takip eden mzisyen Richard
Pinhas ve arkadalar tarafndan 1996 yazndan itibaren ger
ekletirildi ve Franszca, ngilizce ve spanyolca olarak
http://www.imaginet.fr/deleuze adresli Deleuze Web sitesine yer
letirildi. Spinoza dersleri balkl ilk seri http.//aries.gisam.
metu.edu.tr adresindeki krotonomedya web sitesinde Trke
olarak ksmen yer alyor. Elinizdeki ilk kitap olan Spinoza s
tne On Bir Ders, Kant ve Leibniz zerine, ardndan da sinema,
kapitalizm ve izofreni stne dersler krotonomedya-teki Ya
ynlar ibirliiyle yaynlanacak bir kitaplar dizisi halinde de
vam ettirilecek.
Deleuze'n bu konularda yaynlanm kitaplarnn yan sra
Vincennes Dersleri, konuma ritmiyle (ve srmelerle renci
lerin mdahalelerini de ierecek ekilde) tercme edildi. Bu
7
GILLES DELEUZE
yzden bir kitap biimini almasnn olduka zor olduu kabul
edilmeli. Bir kitapta gerekli olmayan tekrarlarn fazlal met
nin okunmasn ayrca skc ve zor bir hale getirebilir. Btn
bunlara ek olarak, banttan zlemeyen szckler ve cmleler
de bolca bulunuyor. Buna karn, Deleuze gibi bir dnrn
hem kendi felsefesini hem de Spinoza, Kant, Leibniz, Bergson
gibi filozoflarn felsefelerini anlatrken ve aklarken gsterdii
byk zarafet ve sadelik, bu metinleri yaynlamak dorultusun
daki fikrimizi pekitiriyor.
Bu ilk kitap, Deleuze gibi bir filozofun hep savunduu bir
abay somutlatrmak zere yaynland: Felsefeyi sokaktaki
insana, renciye, iiye, meslek insanna indirmek... Bu, post
modern yzeyselliin anda ok daha byk bir nem ta
yor. Bazen bir felsefeye sahip olmak, felsefe yapmak ok gnde
lik bir pratiin paras olabiliyor. Bu onun yaayan insanlara
sevdirilebilmesinden geebilir. Felsefeyi hem bir "kavramlar
yaratm" sreci hem de kavramlarla dnmek diye tanmlad
nzda onun biri profesyonel, akademik; teki sradan insanla
ra ynelik olmak zere iki okuma tarznn kesitii noktada an
lam kazanacan kabul etmek gerekir. Elinizdeki metinler
bizce bunu ksmen de olsa baarabiliyorlar.
Ulus Baker
8
BRNC DERS
DELEUZE - SPNOZA
24.01.1978
Bugn srekli varyasyon zerine almamza bir ara vere
rek, bu ders sresince, felsefe tarihine ok kesin bir nokta ze
rinden bir geri dn yapacaz. Bu bir parantez olacak; aranz
da bazlarnn istei zerine... Bu ok kesin nokta ununla ilgili:
Spinoza'da bir fikir ve bir duygu ne anlama gelir? Spinoza'da fi
kir ve duygu. Mart ay boyunca yrteceimiz dersler srasnda,
yine bazlarnzn isteine uyarak, Kantta sentez ve zaman
problemlerini tartmak zere bir ara daha vereceiz.
Tarihe geri dnmek bende ilgin bir etki yaratyor hep. Ne
redeyse bu kk felsefe tarihi parasn ksaca bir hikye olarak
almanz isteyeceim. nnde sonunda bir filozof yalnzca
mefhumlar icat eden biri olmakla kalmaz; belki alglama tarzlar
da icat etmektedir. Geliigzel sayp dkerek ilerleyeceim.
Salonun ksmen farkl alanlardan gelen bir karm olduunu
varsayyorum.
9
GILLES DELEUZE
Sanyorum ki, felsefe tarihinin bahsettii btn filozoflar
arasnda Spinoza'nn ok istisnai bir konumu bulunuyor: Kitap
larna konu olan eyleri ele al tarznn ei benzeri yoktur.
Onu okumu olup olmadnz nemli deil, yalnzca bir
yk anlatyorum. Terminoloji konusunda baz uyanlarla ba
lyorum. Spinoza'nn "Etik" adl Latince yazlm temel kita
bnda iki kelimeye rastlyoruz: Affectio ve Affectus. Baz evir
menler ok tuhaf bir ekilde ayn szckle karlyorlar bu iki
sini. Bu tam bir felakettir. Bu iki terimi, affectio ile affectus'u
ayrt etmeksizin "affection" (duygulan) diye eviriyorlar. Bu
nun bir felaket olduunu sylyorum, nk eer bir filozof iki
farkl kelime kullanyorsa, ilke olarak, bir nedeni vardr bunun.
stelik Franszca da affectio ile affectus'u tercme edebilecek iki
kesin szc kolayca sunuyor bize: Affectus iin affect (duygu)
affectio iinse affection (duygulan). Baz evirmenler affec
tio'yu affection diye, affectus'u ise ''sentiment" (his) diye tercme
ediyorlar. Ayn szckle evirmekten daha iyi bu; ama Fransz
cada affect szc dururken "his" szcne bavurmaya bir
gerek grmyorum.
Demek ki, affect (duygu) szcn kullandmda, Spino
za'nn affectus'undan bahsediyorum. Affection (duygulan)
szcyle ise, affectio'yu kastediyorum.
Birinci nokta: Bir fikir nedir? Spinoza'nn en basit nermele
rini anlamak iin bile, nedir bir fikir? Bu noktada Spinoza zgn
deildir. Fikir szcn herkesin ald anlamda almaktadr.
Fikir ad verilen ey, herhangi bir eyi temsil eden bir dnme
tarzdr. Temsili bir dnme tarz. Yine terminoloji asndan,
ortaalardan bu yana fikrin bu ynnn "nesnel gereklik" ad
n aldn bilmek de ok faydal olur. 17. yzyla ya da daha
ncesine ait bir metinde fikrin nesnel gereklii gibisinden bir
eyle karlarsanz bu her zaman u anlama gelir: Bir eyin
10
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
temsili olarak ele alnmas asndan fikir. Bu, fikrin temsil ettii
eyle olan ilikisidir.
Demek ki, ok basit bir eyden hareket ediyoruz: Fikir temsili
karakteri bakmndan tanmlanan bir dnme tarzdr. Bu bize
daha imdiden fikir ile duygu (affectus) arasnda bir ayrm yap
ma ans veriyor; nk hibir eyi temsil etmeyen bir dnme
tarzna bundan byle duygu adn vereceiz. Peki, bu ne de
mektir? imdi geliigzel, birinin duygu veya his adn verdii
bir eyi ele aln. Mesela bir umut, bir bunalt, bir ak... Bu tem
sili deildir. Elbette sevilen bir eyin bir fikri mevcuttur; umut
edilen eyin bir fikri vardr; ama olduu haliyle umut ya da ak
kendi balarna hibir eyi, kesin olarak hibir eyi temsil et
mezler.
Temsil-etmeyii asndan her dnme tarz duygu adn
alacaktr. Bir istek, bir arzu, bir irade, kesin bir ekilde, bir ey
istediimi anlatr; istediim ey bir temsil nesnesidir; istediim
ey bir fikirde verilidir; ama istemem bir fikir deildir, bir duy
gudur; nk temsili olmayan bir dnme tarzdr. yi gidiyor
deil mi? Kark bir ey yok...
Spinoza buradan dolayszca fikrin duygudan nce olduu
dncesine atlyor; ve bu da zaten 17. yzylda ortak olarak
kabul edilen bir ey; Spinoza'nn zgn olduu yerlere bile he
nz girmi deiliz. Fikrin duyguya gre nceliinin ok basit bir
nedeni var: Sevmek iin, istedii kadar belirsiz olsun, istedii
kadar kark olsun, sevilen eyin bir fikrine sahip olmak gere
kir. stemek iin de istedii kadar kark, istedii kadar belirsiz
olsun, istenen eyin bir fikrine sahip olmak gerekir. "Ne hisset
tiimi bilmiyorum" dendiinde bile, istedii kadar kark olsun,
nesnenin bir temsili vardr. Ne kadar belirsiz olursa olsun... De
mek ki fikrin duyguya gre hem kronolojik, hem de mantksal bir
ncelii vardr. Yani temsili dnme tarzlarnn temsili olma
yan dnme tarzlarna ncelii. Eer okuyucu bu mantksal
11
ncelii bir indirgeme olarak anlarsa, tam anlamyla her eyi
mahvedecek bir yanl anlama doacaktr. Duygunun kendisin
den nce bir fikrin olmasn gerektirmesi kesin olarak onun fikre
ya da bir fikirler kombinasyonuna indirgenebilecei anlamna
gelmez. uradan hareket etmemiz gerekir: Fikir ile duygu, do
alar bakmndan birbirlerinden farkl, birbirlerine indirgene
mez iki dnme tarz ya da trdr. Ancak yle bir ilikileri
vardr: stedii kadar kark olsun, duygu bir fikri varsayar. Bu
ilk nokta...
Fikir-duygu ilikisini sunmann daha az yzeysel ikinci tarz:
Fikrin son derecede basit bir karakterinden yola ktmz ha
trlyorsunuz. Fikir, temsil ettii lde bir dncedir; temsili
olarak bir dnme tarzdr ve bir fikrin nesnel gerekliinden
bu anlamda bahsetmekteyiz. Yalnz, bir fikrin sadece nesnel bir
gereklii yoktur; terminolojiye bal olarak, biimsel bir ger
eklii de vardr.
Fikrin biimsel gereklii nedir? Nesnel gerekliin, fikrin
herhangi bir eyi temsil etmesi asndan gereklii olmaktan
teye gitmediini bir kez syledikten sonra, fikrin biimsel ger
eklii, diyeceiz, udur -o zaman iler ok karmaklap bir
anda ok ilgin bir hal alacak: Bu, kendisi de bizzat bir ey ol
mas asndan fikrin gerekliidir.
gen fikrinin nesnel gereklii, gen nesnesini temsil et
mesi bakmndan genin fikridir; ama gen fikri de, bizzat bir
eydir. Zaten, onun da bir ey olmas bakmndan o eyin bir
fikrini her zaman oluturabilirim; yani bir fikrin fikrini her za
man kurabilirim. yleyse yalnzca her fikrin bir eyin fikri ol
duunu sylemekle kalmayacam -nk her fikrin bir eyin
fikri olduunu sylemek her fikrin nesnel bir gereklii olduu
nu, bir eyi temsil ettiini sylemek demektir--, stne bir de
bizzat kendisi bir fikir olarak herhangi bir ey olduu iin fikrin
biimsel bir gereklii olduunu da syleyeceim.
12
GILLES DELEUZE
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
Ne demektir bu, fikrin biimsel gereklii? Bu seviyede daha
telere doru devam edebilmemiz zor; bu konuyu bir kenara b
rakacaz. Yalnz imdilik fikrin bu biimsel gerekliinin,
Spinoza'nn ok sk olarak kendi bana fikir olmas bakmndan
fikrin belli bir gereklik ya da yetkinlik derecesi adn verdii
ey olduunu eklemek gerekiyor. Her fikrin, fikir olarak, belli
bir gereklik veya yetkinlik derecesi var. Kukusuz bu gereklik
veya yetkinlik derecesi onun temsil ettii nesneye baldr; an
cak onunla kartrlmamas gerekir: Fikrin biimsel gereklii,
yani fikrin olduu ey ya da kendinde sahip olduu gereklik
veya yetkinlik derecesi onun isel bir karakteridir. Fikrin nesnel
gereklii, yani fikrin temsil ettii nesneyle olan ilikisiyse,
onun dsal karakteridir. Fikrin dsal karakteriyle isel karak
terinin temelli birbirlerine bal olduu sylenebilir; ama yine de
bunlar ayn ey deildirler. Tanr fikriyle kurbaa fikrinin farkl
nesnel gereklikleri vardr; yani ayn eyi temsil etmezler; ama
ayn zamanda ayn isel gereklie de sahip deildirler, ayn bi
imsel gerekliklere sahip deildirler; yani birinin -hissede
biliyorsunuz deil mi? tekine gre sonsuzca daha byk bir
gereklik derecesi vardr. Tanr fikrinin, sonlu bir eyin fikri
olan kurbaa fikrine gre sonsuz lde daha byk bir biimsel
gereklii, isel gereklik veya yetkinlik derecesi vardr.
Eer bunu anladysanz, hemen her eyi anlam saylrs
nz. Demek ki fikrin biimsel bir gereklii vardr; yani fikir
kendi bana bir eydir. Bu biimsel gereklik onun isel ka
rakteridir ve bu da onun kendinde kuatt gereklik veya yet
kinlik derecesidir.
Biraz nce, fikri nesnel gerekliiyle ya da temsili karakte
riyle tanmladmda fikir ile duyguyu dolayszca kartlatr
m ve duygunun kesin anlamyla temsili karakteri olmayan bir
dnme tarz olduunu sylemitim. imdiyse fikri yle ta
nmlyorum: Her fikir bir eydir; sadece bir eyin fikri deil,
13
GILLES DELEUZE
bizzat kendisi de bir eydir; yani kendine ait olan, kendine zg
bir gereklik ya da yetkinlik derecesine sahiptir. Demek ki, bu
ikinci dzeyde, fikir ile duygu arasnda temel bir fark kefetmem
gerekir.
Neler olup biter hayatta? ki ey olup biter... Ve burada Spi
noza'nn geometrik bir yntem kullanyor olmas son derecede
ilgintir; bilirsiniz, Ethica nermeler, kantlamalar vs. halinde
sunulur... Ve stelik, ne kadar matematik olursa, o kadar olaa
nst lde somut bir hale gelir. Fikir ile duygu stne btn
sylediklerim, btn bu aklamalar Ethica'nn ikinci ve nc
kitaplarna gnderirler. Bu ikinci ve nc kitaplarda Spinoza
bize hayatmzn, bana son derece ikna edici gelen bir tr geo
metrik portresini yapmaktadr. Bu geometrik portre bize, kabaca
sylemek gerekirse, fikirlerimizin srekli olarak birbirlerini ta
kip ettiklerini sylemeye dayanr: Bir fikir baka bir fikri kova
lar, bir fikir baka bir fikrin yerini alr... Ve bu anlktr... Bir alg
belli bir fikir tipidir; neden byle olduunu birazdan greceiz.
Biraz nce yzm bu tarafa dnkt, salonun u kenarn gr
yordum; sonra bu tarafa dndm... te baka bir fikir. Sokakta
geziyorum; insanlarla karlayorum. Gnaydn Pierre diyo
rum; sonra dnyorum ve gnaydn Paul diyorum. Ya da deiip
duran eyler oluyor: Gnee bakyorum ve gne yava yava
gzden kayboluyor, kendimi gece karanlnn ortasnda bulu
veriyorum. yleyse bu bir ardklklar dizisi, fikirlerin bir arada
olular, birbirlerini takip edileridir. Ama bu arada bir eyler
daha olup bitmiyor mu? Gndelik hayatmz yalnzca birbirlerini
takip eden fikirlerden olumaz. Spinoza ""automaton" terimini
kullanr; der ki biz ruhsal otomatlarz; yani fikirlere bizim sahip
olmamzdan daha fazla, fikirlerdir kendilerini bizde olumlayan.
Fikirlerin byle birbirlerini takip ediinin yannda ne olmakta
dr? Bir ey daha var; yani bende, deimeyi bir an olsun b
rakmayan bir ey daha oluyor. Fikirlerin kendilerinin birbirlerini
14
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
takip ediiyle ayn ey olmayan bir varyasyon rejimi var. "Var
yasyonlar", deiip durmalar... Bu yapmak istediimizde bize
yardm edecek -tek skntmz Spinoza'nn bu szc kullan
mam olmas.
Nedir bu varyasyon? rneime geri dnyorum: Sokakta
bana ok sevimsiz gelen Pierre'le karlayorum; sonra onun
yanndan geiyorum ve "gnaydn Pierre" diyorum... Belki de
korku duyuyorum... Sonra aniden bana ok sevimli gelen Paul'
gryorum ve "gnaydn Paul" diyorum; kendimden daha emin,
memnun, iyi... Ama baka bir ey var burada: Bende bylece bir
varyasyon da iliyor -bu noktada Spinoza'nn szckleri ok
kesindirler; hemen sayyorum: Varolma gcmn (varyasyonu)
ya da bununla eanlaml olarak kulland baka bir kelime: Vis
exisiendi\ varolma kuvveti veya potentia agendi, eyleme gc;
ve bu varyasyonlar sreklidirler. Spinoza iin varolma gcnn
veya eyleme gcnn srekli bir varyasyonu olduunu syleye
ceim -ve varolmak bu demektir.
Benim yine de Spinoza tarafndan daha nce verilmi u
budalaca rneime, gnaydn Pierre, gnaydn Paule nasl ba
lanyor bu? Hazzetmediim Pierre'i grdmde bana bir fikir,
Pierre fikri veriliyor; holandm Paul' grdmdeyse, bana
bir Paul fikri veriliyor... Benimle ilikileri iinde bu fikirlerin her
birinin belli bir gereklik veya yetkinlik derecesi var. Paul fikri
nin, benim iin, Pierre fikrine gre daha fazla isel yetkinlii ol
duunu syleyeceim; nk Paul fikri beni memnun ederken
Pierre fikri ac veriyor bana. Ve Paul fikri Pierre fikrini takip et
tii zaman varolma gcmn veya eyleme gcmn arttn,
desteklendiini sylemek uygun olur burada. Aksine, tersi olur
sa; beni neelendiren birini grdkten sonra beni kederlendiren
birini grrsem, eyleme gcmn bastrldn, engellendiini,
ya da susturulduunu sylerim. Bu dzeyde artk terminolojik
meselelerle mi uratmz, yoksa daha imdiden ok daha
somut bir eye mi dokunduumuzu pek bilemiyoruz.
15
GILLES DE^EUZE
yleyse, her biri kendi yetkinlik derecesine, isel gereklik
ya da yetkinlik derecesine sahip fikirler bizde birbirlerini takip
ettikleri lde, bu fikirleri alann, yani benim bir yetkinlik de
recesinden baka bir yetkinlik derecesine durmakszn getiimi
sylemeliyim. Baka terimlerle sylersek, insann sahip olduu
fikirlere bal olarak eyleme gcnn veya varolma kuvvetinin
artma-azalma-artma-azalma eklinde sregiden devaml bir
varyasyonu vardr. Bu zor deneyim iinde gzelliin nasl iek
atn hissedin. Varoluun byle sunulmas hi de kt deil
daha imdiden; tam anlamyla sokaktaki varoluumuz bu. Spi
noza'y gezip dolarken gzlerinizin nne getirin; ve o varo
luu gerekten byle bir srekli varyasyon halinde yayor: Bir
fikir baka bir fikrin yerini ald lde durmadan bir yetkinlik
derecesinden bir bakasna geerim; ok ufak bir fark da olsa...
Ve hem fikirlerle badamasnda, hem de fikirlerle arasndaki
doal farkta duyguyu (affectus) tanmlayacak olan da ite srekli
varyasyonun bu melodik izgisidir. Bu doa farkyla bu ba
damay iyi anlamalyz. Size uyar m uymaz m bilmem. He
pimizin elinde affectus'un daha salam bir tanm var artk: Spi
noza'da affectus varolma kuvvetinin, srekli varyasyonudur
(onun azndan konuan benim; o bunu sylemedi nk ok
gen ld) -bu varyasyon sahip olunan fikirlerce belirlendii l
ekte...
Ve bu noktada, nc kitabn sonundaki "Affectus'un Genel
Tanm" balkl son derecede nemli bir metinde Spinoza unu
sylyor bize: Sakn bunun benim kavradm anlamyla affec
tus'u fikirlerle karlatrmaya bal olduunu dnmeyin.
unu demek istiyor: Brakn fikir duygudan nce gelsin isterse;
fikir ile duygu doalarnda farkl iki eydir; duygu fikirlerin zi
hin tarafndan birbirleriyle karlatrlmasna indirgenemez;
duygu bir yetkinlik derecesinden bir bakasna gei, ya da s
ray yaants tarafndan oluturulur; elbette bu gei fikirler
16
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
ce belirlendii lde -ancak duygunun kendisi asla bir fikir de
ildir- duyguyu oluturur.
Pierre fikrinden Paul fikrine getiimde eyleme gcmn
arttn sylerim; Paul fikrinden Pierre fikrine getiimdeyse
eyleme gcmn azaldn. Bu ise, Pierre'i grdmde kederle
duygulandm, Paul' grdmdeyse neeyle duygulandm
anlamna gelir. Ve Spinoza, srekli varyasyonun duygunun
oluturduu bu melodik izgisi zerinde iki kutup tayin edecek
tir: Nee-Keder. Bunlar onun iin temel tutkular olacaklardr:
Eyleme gcmn azaln ieren her tutku, hangi tutku olursa
olsun keder, eyleme gcmdeki bir art kuatan her tutkuysa
nee adn alacaktr. Bu ise Spinoza'ya mesela ok temel bir ah
laki ve siyasal soruna temas etme frsat verecektir; bu onun si
yasal sorunu kendine soru tarzn oluturacaktr: Nasl oluyor
da iktidar sahibi insanlar, hangi alanda olursa olsunlar, bizi ke
derli bir tarzda duygulandrmaya, etkilemeye ihtiya duyuyor
lar? Neden kederli tutkular gereksiniyorlar? Evet, kederli tut
kular tattrmak iktidarn ileyii iin zorunludur. Ve Tanrbi
limsel-Siyasal alma'snda Spinoza bunun despot ile rahip
arasndaki derin ba olduunu sylyor -tebaalarnn kederine
ihtiyalar var onlarn. Burada, kederi, znty sradan bir an
lamda almadn iyi anlyorsunuz deil mi? Kederi, ona ver
meyi iyi bildii kesin olarak belirli bir anlamda kullanyor: Ke
der gcn azalmasn iermesi bakmndan duygudur.
Fikir ile Duygu arasnda yaptm ilk ayrm anlatrken
(duygunun hibir eyi temsil etmeyen bir dnme tarz olduu)
duygunun hibir eyi temsil etmediini sylediimde, teknik te
rimlere dkersek bunun basite nominal bir tanmdan, isterseniz,
dsal, dtan bir tanmdan ibaret olduundan bahsetmekteydim
aslnda.
kincisi, bir taraftan fikrin kendinde isel bir gereklii olan
ey olduunu, duygunun ise srekli varyasyon, veya bir gerek
17
GILLES DELEUZE
lik derecesinden bir bakasna, bir yetkinlik derecesinden teki
ne gei olduunu sylediimdeyse, artk nominal denen ta
nmlar alannda deiliz; artk elimizde gerek bir tanm var.
Gerek bir tanm ise, eyi tanmlamakla kalmaz, ayn zamanda
o eyin mmkn olduunu da gsteren bir tanmdr.
Burada nemli olan Spinoza'ya gre nasl ruhsal otomatlar
olarak imal edilmi olduumuzu grmeniz. Ruhsal otomatlar
olarak bizde her zaman birbirini takip eden fikirler var ve bu fi
kirler silsilesi boyunca eyleme gcmz ya da varolma kuvveti
miz srekli olarak, srekli bir izgi zerinde artyor ve azalyor
ve ite bu da affectus dediimiz ey. te bu varolmak dediimiz
ey. Demek ki ajfectus birinin varolma kuvvetinin srekli var
yasyonudur; bu varyasyon o kiinin sahip olduu fikirler tara
fndan belirlendii lde. Ama bir kez daha, "belirlenmi" de
mek varyasyonun o kiinin sahip olduu fikirlere indirgenebile
cei anlamna gelmiyor; nk bendeki fikir sonucundan baka
hibir eyden baka bir bilgi vermez bana; bana yalnzca biraz
nce sahip olduum bir fikre oranla, u anda eyleme gcm
artrm mdr, azaltm mdr, yalnz bunun bilgisini verir. Ve
burada bir karlatrma yapm olmam da sz konusu deildir;
kaydrak zerinde bir hareket, eyleme gcnn d ya da
ykselii sz konusudur.
Sorun yok, soru da yok.
Spinoza'ya gre fikir tr olacaktr. imdi artk affec
tus'tan, duygudan bahsetmiyoruz; nk iin aslnda duygu sa
hip olunan fikirler tarafndan belirleniyor. Sahip olunan fikirlere
indirgenmiyor, sahip olundan fikirlerce belirleniyor. yleyse
burada nemli olan biraz duygular belirleyen bu fikirlerin ne
olduklarn grmeye almak olmal; elbette duygunun sahip
olduumuz fikirlere indirgenmediini aklmzda tutarak. Duygu
asla indirgenemez fikre. Tmyle baka bir dzene aittir.
18
SPNOZA ZERNE ON BR DERS
Spinoza'nn ayrt ettii tr fikir arasnda nce duygulan
fikirleri (affectio) var. Ajfectus'un tam aksine affectio'nun belli
bir fikir tipi olduunu greceiz. Demek ki, ilk olarak affectio,
duygulan fikirleri var. kincisi, bizde Spinoza'nn mefhumlar
(notiones) adn verdii fikirler de olabiliyor. Ve ncs, ara
mzda bazlarnn sahip olabildii, nk ok zor bir itir bu, z
fikirleri olabiliyor. Demek her eyden nce bu fikir tipi var.
Nedir bir duygulan (affectio)? Tam anlamyla gzkapakla
rnzn arlatn gryorum... Yine de btn bunlar pek e
lenceli eyler. lk bakta, Spinoza'nn metnini dorudan do
ruya kabul edersek, duygulann bir fikirle hibir alakas yok.
Ama bir duyguyla da alakas yok. Affectus'un eyleme gcnn
varyasyonu olduu belirlenmiti. Peki nedir bir duygulan? lk
belirlemede, bir duygulan udur: Bir cismin, bir bedenin,
baka bir cismin eylemine maruz kaldndaki durumudur. Ne
demek bu? "Gnei zerimde hissediyorum", ya da "zerinize
konuyor bir gne n"; bu bedeninizin bir duygulandr.
Nedir bedeninizin bir duygulan? Elbette gne deil, ama
gnein sizin zerinizdeki eylemi ya da etkisi. Baka terimlerle
sylersek bir etki, bir sonu; ya da bir bedenin baka bir beden
zerinde eyleyii. Elbette kendi Fiziinin gerektirdii nedenler
den dolay Spinoza uzaktan eylem diye bir eye inanmad iin
ona gre eylem her zaman bir temas gerektirir ve bu bedenlerin
bir karmdr. Duygulan iki bedenin, iki cismin bir kar
mdr; teki zerinde eyleyen dediimiz bir bedenle berikinin
izini alan baka bir bedenin. Bedenlerin her karmna duygu
lan denir.
Spinoza duygulan bedenlerin bir karm olarak tanmla
masnn ardndan affectio'nun deiiklie uram bedenin do
asn, duygulanm ya da etkilenmi bedenin doasn iaret
ledii sonucuna varr. Duygulan etkileyen bedenin doasndan
ok daha fazla, etkilenen bedenin doasn iaretler. Spinoza u
19
GILLES DELEUZE
nl rneini ileri srer: "Gnei yz ayak uzaklkta duran
yass bir disk gibi gryorum." te bu bir affectio'dur, ya da en
azndan bir affectio'nun alglandr. Gne algmn benim
bedenimin kuruluunu, benim bedenimin oluma tarzn gne
inkine oranla ok daha fazla gsterdii aktr. Gnei grsel
alglarmn durumu sayesinde alglarm. Bir sinek gnei farkl
alglayacaktr.
Terminolojisinin akln koruyabilmek iin Spinoza bir
affectio'nun deiiklie uratan bedenin ya da cismin doasn
dan ok, deiiklie urayan bedenin doasn gsterdiini
syleyecektir. Bylece affectio, deitiren bedenin doasn
ierecektir. Spinoza'ya gre ilk fikir trnn bedenin bir duygu
lann temsil eden her tr dnme tarz olduunu syleyece
im. Yani bir bedenin baka bir bedenle karmas ya da baka
bir bedenin benim bedenim zerinde brakt iz duygulan
fikri adn alacaktr. Onun bir duygulan fikri olduu bu an
lamda sylenmektedir; bu fikirlerin ilk tipidir. Ve bu birinci tip
ten fikirler Spinoza'nn birinci bilgi tarz adn verdii eye te
kabl eder. En aa bilme seviyesidir bu.
Neden en aa? Neden en aa olduu kendiliinden bes
bellidir, nk bu duygulan fikirleri eyleri yalnzca sonula
ryla yani etkileriyle tanmaktadrlar: Gnein zerimdeki duy
gulann, zerimdeki izini hissediyorum. Bu gnein bedenim
zerindeki etkisidir. Ama nedenleri, yani bedenimin ne olduu
nu, gnein bedeninin ne olduunu ve biri teki zerinde u et
kiyi deil de bu etkiyi neden uyandrmaktadr, bu soruya cevap
verecek ekilde bu iki beden arasndaki ilikiyi, kesin olarak, hi
bilmiyorum. Baka bir rnek ele alalm: "Gne mumu eritir,
kili katlatrr." Bu hi de bo bir ey deil. Bunlar da duygu
lan fikirleridirler. Eriyip akan mumu gryorum, sonra onun
tam yannda sertleen kili gryorum. Bu mumun bir duygula
nyla kilin bir duygulandr. Ve bende de, bu duygulanla
20
SPNOZA ZERNE ON BR DERS
rn bir fikri vardr; etkileri, sonular alglarm. Peki, hangi be
densel birleim sayesinde kil gnein eylemiyle katlamakta
dr? Duygulann algsnda kaldmda, bu konuda hibir ey
bilmiyorum. Bu yzden, duygulan fikirlerinin nedenler ol
makszn sonularn, etkilerin temsillerinden ibaret olduklarn
syleyeceiz. Bu, Spinoza'nn kesin olarak, upuygun olmayan
fikirler adn verdii eydir. Bunlar, karmn nedeninden ay
rlm karm fikirleridirler.
Ve iin aslnda, duygulan fikirleri seviyesinde upuygun
olmayan ve bulank fikirlerin tesine .geemiyor olmamz ok
kolay anlalr; nedir, gerek hayatta duygulan fikirleri? Ve
kukusuz, maalesef, aramzdakilerin birou, yeterince felsefe
yapmadklar iin, byle yaayp dururlar.
Bir kez, yalnzca bir kez Spinoza ok tuhaf ama ok ok
nemli bir Latince kelimeyi kullanr: Occursus. Tam tercmesi
karlama. Duygulan fikirlerine sahip olmam bakmndan
karlamalarn tesadfleriyle yaarm: Sokaklarda yryorum,
hazzetmediim Pierre'i gryorum; bu onun bedeniyle ruhunun
kuruluuyla ve benim bedenimle ruhumun kuruluuna bal
olarak gerekleiyor. Beden ve ruh, holanmadm birisi, bu ne
demek? Sizlere Spinoza'nn ruh ile bedenden durmadan bahset
tii halde neden maddeci, hep Tanrdan bahsedip durduu halde
neden tanrtanmaz diye ok sert tartmalara konu olduunu
anlatabilmek isterdim. ok ilgin bir hikye. nsanlarn buna saf
maddecilik demelerinin nedeni iyi grlebiliyor: uradaki adam
houma gitmiyor dediimde, bu kelimesi kelimesine bedeninin
benim bedenim zerinde brakt etkinin, ruhunun benim ruhum
zerinde brakt etkinin beni ho olmayan bir tarzda duygu
landrd anlamna gelmektedir; burada bedenlerin bir kar
myla ruhlarn bir karm sz konusudur. Zararl bir karm
vardr, ya da iyi gelen bir karm; hem beden, hem de ruh d
zeyinde...
21
GILLES DELEUZE
Tam da unun gibi: Peynir sevmem. Ne demektir bu, peynir
sevmem? u demektir: Peynir bedenimle holanmadm bir
tarzda deiiklie urayacam ekilde karyor, baka hibir
anlam yok bunun. yleyse, ruhsal holanmalarla bedensel ili
kiler arasnda baz ayrmlar yapmak iin bir neden var. "Peynir
sevmem" rneinde bir ruh meselesi de var; ama Pierre ya da
Paul rneinde de bir beden meselesi... Btn bunlar hep benzer
eyler. Basite unu sormak gerekiyor yleyse: Neden bu d
zeyde, andmz bu duygulan fikri, bu karm, zorunlu ola
rak bulanktr ve upuygun deildir? Neden bu dzeyde, Pierre'in
bedeninin ve ruhunun benimkine uymayacak bir biimde olu
mu olduu konusunda mutlak olarak bilgisizim? Uymadn
bu dzeyde syleyebilirim; ama her iki bedenin hangi kuruluu
nun, dzeninin yznden bunun byle olduunu asla syleye
mem. Spinoza'nn dedii gibi, bunlar ncllerinden, nedenlerin
den ayrlm, koparlm sonular, ya da, isterseniz, bu neden
lerin bilgisinden bamsz etkilerin, yani sonularn bilgisidir.
yleyse her ey karlamalarn tesadfne terk edilmi hal
dedir. Karlamalarn tesadfnde ne olup bitebilir ki?
Peki nedir bir beden? Bu konuyu amayacam; bu zel bir
dersin konusu olabilir ancak. Bir bedenin, ya da bir ruhun, ki
bunlar ayn eydir, ne olduunun kuram Ethica'nn ikinci kita
bnda yer alr. Spinoza'ya gre bir bedenin bireylii yle ta
nmlanr: Belli bir bileik (bunun zerine bastryorum, ok bi
leik, ok karmak) ya da bileik hareket ve duraanlk ilikisi
ya da oran bu bedenin paralarn etkileyen btn deiikliklere
karn konmuyorsa bu o bedenin bireyliidir. Yani bu sz ko
nusu bedenin btn paralarn sonsuzca etkileyen btn dei
iklikler karsnda belli bir hareket ve durgunluk orannn ko
runmas, srekliliidir bireylik. Bir bedenin sonsuzca, sonsuza
kadar bileik olduunu anlayabiliyorsunuz herhalde. Szgelimi
gzm, ve gzmn greli sreklilii, deimezlii gzmn
22
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
eitli paralarnn veya ksmlarnn uradklar btn dei
imlere ramen varln srdren belli bir hareket ve durgunluk
oranyla tanmlanr. Ama gzmn bizzat kendisi, sonsuz par
alara sahip olmakla beraber, bedenimin paralarndan biridir de;
gz, sras gelince yzmn bir parasdr, yz de kendi hesab
na, bedenimin bir parasdr, vesaire...
Bylece elinizde u ya da bu derecede bir bireylik olutur
mak zere birbirleriyle bileimlere girecek bir sr oran ve iliki
bulunuyor. Ama bu dzeylerin ya da derecelerin her birinde bi
reylik, belli bir hareket ve durgunluk oran tarafndan tanmla
nacaktr.
Eer bedenim byle yaplmsa, eer bedenim bir paralar
sonsuzluunu ieren belli bir hareket ile durgunluk oranysa ne
ler olur? ki ey olup bitebilir: Sevdiim bir eyi yerim; ya da
baka bir rnek: Bir ey yerim, zehirlenir, yere ylrm. Keli
mesi kelimesine gndelik anlamyla birinci durumda iyi bir kar
lama, tekindeyse kt bir karlama sz konusudur. Btn
bunlar, occursus kategorisine dahildir. Kt bir karlama
yaptmda bu benimkine karan bedenin benim oluturucu
oranm ykt, ya da baml oranlarmdan birini ykmaya
eilimli olduu anlamna gelir. Mesela, bir eyler yerim, karnm
arr, lmem. yleyse yediim ey benim oluturucu ilikile
rimden, alt-oranlarmdan birini ykma uratm ya da bastrp
engellemitir. Sonra, bir ey yerim ve lrm. Burada, yediim
ey, bilemi oranm, kurulmu oranm zp datmtr.
Benim bireyliimi tanmlayan karmak ilikiyi ya da oran
zlmeye uratmtr. Alt bireyliklerimden birini biletiren,
oluturan baml, alt ilikilerimden veya oranlarmdan birini
deil, bedenimin karakteristik orann ykma uratmtr. Ak
sine, bana uyan herhangi bir ey yediimde ise byle bir durum
sz konusu deildir.
23
GILLES DELEUZE
Kt nedir, diye sorar Spinoza. Buna mektuplarnda rastlarz;
bunlar, herkes gibi kt olan gen bir HollandalIya yollad
mektuplardr. Bu Hollandal Spinoza'y sevmiyordu ve durma
dan saldryordu ona. Ona unu soruyordu: Sizin iin kt ne
demektir, syleyin bana. Bilirsiniz, o zamanlarda mektuplar ok
nemliydi ve filozoflar ok sayda mektup gnderirlerdi. ok,
ama ok nazik bir adam olan Spinoza balangta mektup arka
dann bilgilenmek ve renmek isteyen gen bir adam oldu
unu zannetti. Ama yava yava, hi de yle olmadn, Hol
landalInn onun postunu istediini anlamaya balad. Mektup
lama ilerledike, iyi bir Hristiyan olan Blyenbergh'in fkesi
kabard ve ona unu yazd: Ama siz, eytann ta kendisisiniz!
Spinoza diyordu ki kt, ktlk, anlamak hi de zor deil, kt
bir karlamadr. Sizinkiyle kt karan bir bedenle, bir ci
simle karlama. Kt karm ise, baml oranlarnzdan bi
rinin ya da oluturucu orannzn tehdit edildii, engellendii,
belki de mahvolduu bir biimde karmadr.
Gittike daha da neelenerek, hakl olduunu gstermek is
teyerek, Spinoza kendi tarznca dem rneini inceledi. inde
yaamakta olduumuz koullarda, yalnzca tek bir fikir trne,
duygulan fikirlerine sahip olmaya mahkm gibi grnyoruz.
Varolmak iin bizi beklemek zorunda olmayan bu bedenlerin,
cisimlerin bu eylemlerinden hangi mucizeyle kacaz? Ne
denlerin bilgisine nasl ykselebiliriz? imdilik, bize verilmi,
bahedilmi olan her eyin duygulan fikirlerinden, karm
fikirlerinden baka bir ey olmad iyi grlyor. imdilik,
doduumuz andan itibaren karlamalarn tesadfne
mahkm olduumuz iyi grlyor; yleyse pek bir ans yok gi
bi. Bu neyi anlatr? Bu daha imdiden Descartes'a kar zorlu bir
tepkiyi gsterir. nk Spinoza, ikinci kitapta byk bir g ve
srarla, kendimizi ve dardaki bedenleri, ya da cisimleri sadece
ve sadece d cisimlerim bizim bedenimiz zerinde braktklar
24
SPNOZA ZERNE ON BR DERS
duygulanlar araclyla bilebileceimizin altn izecektir.
Descartes' biraz hatrlayanlarn bilecei gibi, bu temel anti-
Dekart nermedir nk dnen eyin (res cogitcns) bizzat
kendisi tarafndan her trl kavrann reddetmektedir. Yani
cogito'nun varolu imknlarnn her trn reddetmektedir.
Hibir zaman bedenlerin karmndan baka bir ey bilmeye
ceim ve kendimi de baka bedenlerin benimki zerindeki eyle
mi ve oluturduklar karmlar dnda asla bilemeyeceim.
Bu yalnzca anti-Dekartlk deil, ayn zamanda bir anti-
Hristiyanlktr da. Neden? nk, Tanrbilimin temel noktala
rndan biri, yaratlm ilk insann dolaysz, kendiliinden yet
kinlii retisidir; buna Tanrbilimde Adem'in Yetkinlii kuram
denir. dem, gnah ilemeden nce, ne kadar olabilirse o kadar
yetkin yaratlmtr. Sonra da tam anlamyla dn yks
olan bir gnah yks anlatlr. Ama d, yaratlm bir var
lk olarak dem'in yetkin olduunu varsayar. Bu fikir Spinoza'ya
ok komik gelir. Onun fikrince bu mmkn deildir. lk insana
dair bir fikre sahip olduumuzda bu ancak en gsz, en az yet
kin bir varla ilikin olabilir ancak. Olabilecek en az yetkin bir
varlk; nk ilk insan karlamalarn ve baka cisimlerin
kendi bedeni zerindeki eylemlerinin tesadflerine braklm
olarak varolabilir yalnzca. Bu yzden, eer dem'in varoldu
unu kabul etsek bile, onun mutlak bir yetkin olmaylk, mutlak
bir upuygun olmaylk tarznda varolduunu da kabul etmemiz
gerekir. dem bir bebein tarznca varolabilir ancak: Karla
malarn tesadfne braklm bir halde. Meer ki korunakl bir
ortamda yaatlsn; ama bu konuda ok fazla konutum. Ne de
mektir, korunakl bir ortam?
Kt, ya da ktlk kt bir karlamadr; ne demek bu?
Spinoza, HollandalIyla srdrd mektuplamasnda ona un
lar yazd: Hi durmadan nme Tanr'nn dem'e elmay ye
meyi yasaklamas rneini karp duruyorsun. Ye bunu bir ah
25
GILLES DELEUZE
lak yasasnn rnei olarak kabul ediyorsun. lk yasak. Spinoza
ona yazd ki: Ama olup biten hi de byle deildir; ve Spinoza,
dem'in btn yksn zehirlenme veya kendini kaybetme bi
iminde yeniden yazmaya giriti. Gerekte ne olmutu? Tanr
dem'e hibir ey, ama hibir ey yasaklam deildi. Ona bir
vahiy indirmiti. Onu, elmann bedeninin, onun, dem'in bede
ninin kuruluu zerinde zararl bir etkiye sahip olaca konu
sunda uyarmt. Baka terimlerle sylersek, elma dem iin
zehirdir. Elmann bedeni yle bir karakteristik oranla olumutu
ki, dem'in bedeni zerinde ancak dem'in bedeninin orann
zp datacak bir eylemi olabilirdi. Ve eer dem'in Tanr'y
dinlememek gibi bir yanl olduysa, bunun nedeni ona boyun
emeyii deil, onu hi anlamayyd. Bu durum hayvanlarda
da vard: Bazlar onlar iin zehir olacak eylerden onlar uzak
tutan igdlere sahiptiler; ama bakalar da vard ki, bu konuda,
byle bir igdye sahip deildiler.
Benim bedenimi deitirecek, benim zerimde eylerken be
nim z oranmla bileime girecek, bedenimin karakteristik ora
nyla birleecek bir orana sahip olan bir cisimle karlatmda
ne olup biter peki? O zaman da eyleme kudretimin arttn
sylerim; en azndan bu oranda artm olduunu. Aksine, benim
zerimde eylerken benim z oranm ykma uratan ya da zp
datan bir orana sahip bir cisimle karlatm zaman diyece
im ki eyleme gcm azalm, belki de mahvolmutur. Burada
iki temel duygumuzu -affectus- buluyoruz: Keder ve Nee.
Her eyi, sahip olduum fikirlere gre, bu seviyede yeniden
snflandrrsak, iki duygulan fikri tr olduu ortaya kar:
Birincisi, benim kendime zg karakteristik oranmla uzlaan ya
da destekleyen bir etkinin fikridir. kincisi ise, benim karakteris
tik oranmla uzlamayan, onu ykma ve dalmaya uratan bir
etkinin fikridir. Bu iki duygulan fikri tipine affectus'taki iki
varyasyon hareketi, varyasyonun iki kutbu tekabl edecektir:
26
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
Birinci durumda eyleme gcm artmtr ve ben bir nee affec
tus'u tadarm; teki durumdaysa eyleme gcm azalmtr, ben
de bir keder affectus'u hissederim. Ve btn tutkular, en ince
detaylarna varncaya kadar bu iki temel duygudan tretecektir
Spinoza: Eyleme gcnn art olarak nee, eyleme gcnn
azalmas ya da yklmas olarak keder. Bu, her eyin, ister beden
ister ruh olsun, belli bir karakteristik, karmak oranla tanm
land anlamna gelmektedir; ama pekl her eyin, ister beden
ister ruh olsun, belli bir duygulanma gc tarafndan tanmlan
dn da syleyebilirim. Her ey, sanki her birimizin kendine
zg bir duygulanma gcne sahip olduuna varmaktadr. Eer
hayvanlar ele alrsanz, Spinoza byk bir gle unlar syle
yecektir: Hayvanlarda nemli olan ey ne trler ne de cinslerdir;
trler ve cinsler mutlak lde bulank mefhumlardr; yani soyut
fikirlerden ibarettirler. nemli olan udur: Bir beden neye muk
tedirdir? Neler yapabilir? Nereye kadar gc yeter? Ve bu nok
tada, btn felsefesinin en temel sorularndan birini atar ortaya
(Hobbes ve bakalar da var tabii): Tek nemli soru, bir bedenin
neye muktedir olduunu bilmiyor olmamzdr; ruh ve zihin ze
rine o kadar gevezelik ederiz, ama bir bedenin gcnn nelere
yeteceini bilmeyiz. Oysa bir beden onu oluturan oranlarn
toplamyla tanmlanmaldr. Ya da, ayn kapya kmak zere,
duygulanma, etkilenme gcne, kudretine gre tanmlanmaldr.
Bir bedenin etkilenme, duygulanma gcn bilmediiniz lde,
bunu yalnzca karlamalarn tesadfleriyle renebilecek
haldeyseniz, erdemli bir hayatnz olamaz, bilge falan olamazs
nz.
Gcnzn neye yettiini, neye muktedir olduunuzu bilmek.
Ama hi de bir ahlak sorunu olarak deil; her eyden nce fi
ziksel soru olarak, bedene ve ruha sorulacak bir soru olarak. Bir
bedenin, temelde saklanm, gizli bir eyi vardr: Uzun uzun
insan trnden, insan rkndan bahsedilebilir; ama bu bedenimizi
27
GILLES DELEUZE
neyin etkilemeye muktedir olduunu, neyin bedenimizi ykma
ya muktedir olduunu retmeyecektir. Tek soru bu etkilenme,
duygulanma gcdr. Bir kurbaay bir maymundan ayran
nedir? Spinoza'ya gre, bu asla tre ya da cinse ait karakterler
deildir. Ayn duygulanlara muktedir olmaylardr. Demek
ki, her hayvan iin, gerek duygu haritalar, bir hayvann muk
tedir olduu duygularn bir haritasn karmak gerekir. nsan
lar iin de durum ayndr: u ya da bu insann muktedir olduu
duygular. Bu noktada, farkl kltrlere, toplumlara bal in
sanlarn ayn duygulara muktedir olmayacaklar hemen fark
edilebilir.
Baz devletlerin Gney Amerika Kzlderililerini yok etme
yntemlerinden birinin, yerlilerin getikleri yollara griplilerin
elbiselerini, hastanelerden toplanm giysileri brakmaya da
yand iyi bilinir. nk yerliler grip duygularna kar daya
nkszdrlar. Makineli tfee bile ihtiya yoktur; sinekler gibi
lr giderler. Yine bellidir ki, bizim durumumuzda, orman hayat
artlarnda, pek uzun bir yaama umudumuz olamaz. yleyse
insan tr, insan rk ya da cinsi, Spinoza diyecektir ki birinin
muktedir olduu duygularn listesini karmadka, bouna,
hibir nemi yok; duygular listesi, kelimenin tam anlamyla, ya
kalanmaya muktedir olduumuz hastalklar da dahil olmak ze
re. Yar atyla st beygirinin ayn trden olduklar aktr;
bunlar ayn trn iki farkl cinsidirler. Yine de duygular ok
farkldr. Hastalklar mutlak olarak ok farkldr. Ve bu bak
asndan, bir st beygirinin bir kze, bir yar atna gre ok
daha yakn olduunu sylemek gerekir. Demek ki, duygularn
etholojik bir haritas hayvanlarn cinse ait ve trsel belirlenim
lerinden ok farkl bir eydir. Duygulanma, etkilenme gcnn
iki farkl tarzda gerekleebileceini gryorsunuz. Zehirlendi
im zaman, etkilenme gcm mutlak olarak dolmu, gerekle
mi haldedir. Ama yle dolmu, yle gereklemitir ki bu
28
SPNOZA ZERNE ON BR DERS
yzden eyleme gcm sfra iner; yani bastrlm, engellen
mitir. Aksine, nee duyduum zaman, yani orann benimkiyle
biletiren bir bedenle karlatm zaman, etkilenme gcm
yine tmyle dolmu, gereklemitir. Ve yine, eyleme gcm
artmtr ama nereye kadar, neye doru?
Kt bir karlama durumunda, btn varolu gcm (vis
existendi) younlaarak, konsantre olarak, u hedefe doru y
nelmi, gerilmitir: Beni etkileyen bedenin izini, etkisini geri
itmek iin kuatmak; eyleme gcm ite bu oranda azalm
haldedir yleyse.
Bunlar ok somut eyler: Banz aryor ve yle diyorsu
nuz: Okuyamyorum bile. Varolma gcnz migreninizi o kadar
kuatmtr ki bu durum baml oranlarnzdan birinde de de
iimler yaratmtr; migreninizin izini o kadar sk bir kuatma
altnda tutar ki eyleme gcnz o oranda azalmtr. Aksine,
"hey be, ne kadar iyi hissediyorum kendimi" dediinizde ve
kendinizi memnun hissettiinizde, kendinizi memnun hissetme
nizin bir nedeni de sizin orannzla uyum iinde olan oranlarla
sizinkine karan bir bedene karlamanzdr.
O anda ise, sizi duygulandran bedenin kuvveti sizinkiyle
yle bir bileime girmitir ki eyleme gcnz artar. Her iki du
rumda da etkilenme, duygulanma gcnz tmyle gerekle
mi, dolmu olmasna ramen, yle bir tarzda gereklemi
olabilir ki, eyleme gcnz sfra da inebilir, sonsuza da ykse
lebilir.
Sonsuza m? Doru olabilir mi bu? Kukusuz hayr; nk
bizim seviyemizde varolma gleri, etkilenme, duygulanma
gleri ve eyleme kuvvetleri zorunlu olarak sonludurlar. Yal
nzca Tanrnn mutlak olarak sonsuz bir gc vardr. Buras iyi;
ama baz snrlar iinde, sahip olduum duygulan fikirlerine
bal olarak, eyleme gcnn iinde bulunduum bu varyas
yonlarndan gemeyi bir an olsun brakmam; sahip olduum
29
GILLES DELEUZE
duygulan fikirlerine ve yaptm karlamalara bal olarak
affectus'un srekli varyasyonunun izgisini asla terk edemem;
yle ki, her an, etkilenme, duygulanma gcm tmyle gerek
lemi, dolmu haldedir. Ama ya keder tarznda, ya da nee
tarznda dolmutur. Anlayn ki, her ikisi birden ayn anda ola
bilir, nk bizi oluturan alt oranlar iinde, bizim bir paramz
kederden, baka bir paramz ise needen oluabilir. Yerel ke
derler vardr; yerel neeler vardr. Mesela Spinoza gdklanmay
rnek olarak verir: Yerel bir nee. Ama bu, gdklanmada, uya
rlmada her eyin nee olduu anlamna gelmez. Bu yle bir
doaya sahip bir duygu olabilir ki, baka bir doaya sahip olan
bir tahrii, bir keder olan tahrii de getirebilir. Etkilenme, duy
gulanma gcm almaya eilimlidir. Duygulanma gcn a
m biri iin hibir ey iyi deildir. Etkilenme, duygulanma g
c gerekten bir yeinlik, ya da yeinlik eiidir.
Spinoza'nn aslnda istedii, birinin zn yein bir tarzda,
yein bir miktar olarak tanmlamaktr. Yeinliklerinizi bilmedi
iniz srece kt karlamalarn riskiyle kar karyasnz.
sterseniz unu diyebilirsiniz: Ne gzel, arlk, lszlk...
Oysa ortalkta hi de bir lszlk yoktur; yalnzca baarszlk
vardr; baarszlktan baka hibir ey... Ar doz alanlara bir
tavsiyedir bu. Bu tam anlamyla, topyekn bir mahvoluun ap
getii bir duygulan gc hikyesidir.
Kukusuz benim kuamda, ortalama olarak, felsefede ok
daha eitilmi, ok daha bilgiliydik (tabii felsefe yaptmzda);
buna karn, baka alanlarda, mzikte, resimde, sinema alanla
rnda ok arpc bir tr kltrszlk hkimdi. zlenimim o ki,
aranzdaki ou kii asndan, bu iliki deiti; yani felsefede
hibir ey, ama mutlak olarak hibir ey bilmiyorsunuz; buna
karn bir renk nedir, bunu biliyorsunuz, ya da, daha dorusu,
renk gibi eylere dair somut bir duyarlnz var. Bir sesin ya da
bir imgenin ne olduunu biliyorsunuz.
30
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
Bir felsefe bir tr kavramlar sintesayzrdr; bir kavram ya
ratmak ideoloji filan deildir; bir kavram, bir hayvandr.
imdiye kadar tanmladm tek ey, yalnzca eyleme gc
nn art ve azalyd; ya da eyleme gc ister artsn, isterse
azalsn, buna tekabl eden duygunun (affectus) her zaman bir
tutku olduuydu. ster eyleme gcm arttran bir nee sz ko
nusu olsun, ister eyleme gcm azaltan bir keder, bunlarn her
ikisi de tutkudurlar: Neeli tutkular ya da kederli tutkular. Spi
noza bir kez daha bizi kederli duygularla etkilemek isteyenlerin
evrende kurmu olduklar bir komployu, bir tezgh yzlerine
vurmaktadr. Rahibin tebaalarnn, takipilerinin kederine ihti
yac vardr; tebaalarnn kendilerini sulu hissetmelerine ihtiyac
vardr.
Eyleme gcnn ne olduunu henz tanmlamadm. Kendi
ni-duygulandrmalar, kendini-etkilemeler ya da baka bir de
yile aktif duygular eyleme gcmze sahip olmamz ve u ya
da bu nokta zerinde, tutkular alanndan syrlp eylemler alan
na gememizi varsayarlar. Bunu da grebilmek bize kalyor.
Duygulan fikirlerinden nasl kabiliriz; eyleme gcm
zn artna ya da azalna dayal olan pasif duygulardan nasl
kabiliriz; upuygun olmayan fikirlerin dnyasndan nasl ka
biliriz? Koullarmzn bizi kesin olarak bu dnyaya hapsetmi
gibi grndklerini sylememi miydik ki? te Ethica'y bu
noktadan itibaren okumaya balamak gerekir; sanki bir tiyatro
sahnesi hazrlanm gibidir orada. Etik bize artk tutkularn bu
lunmad, eyleme gcnn btn bu srekli varyasyonlardan
gemek yerine fethedildii, elde edildii yerde aktif duygularn
olduundan bahsedecektir. Burada ok kesin bir nokta vardr.
Etik ile Ahlak arasnda temel bir fark bulunur. Spinoza ahlak
yapmaz; ok basit bir nedenle: Hibir zaman, ne yapmamz ge
rektiini sormaz; her zaman nelere muktedir olduumuzu, neyin
gcmz dahilinde olduunu sorar. Etik, bir g sorunudur, bir
31
GILLES DELEUZE
kudret sorunudur; hibir zaman bir dev sorunu deildir. Bu an
lamda Spinoza derin lde ahlaktan uzaktr. Ahlak sorunu, iyi
lik ile ktlk konusuna gelince; Spinoza'nn mutlu bir yarad
l vard, nk bunlarn ne anlama geldiklerini bile bilmiyor
du. Anlad ey sadece iyi ya da kt karlamalar, gcn ar
tlar ve azallaryd. Nietzsche zerinde brakt etkinin bu
kadar yksek olmasnn nedeni budur.
Bu duygulan fikirlerinin dnyasna ve nee ile kederin bu
srekli duygusal varyasyonlarna tmyle kapatlm haldeyiz;
te taraftan eyleme gcm kh artyor, tamam, kh azalyor; ama
ister artsn, ister azalsn yine tutku iinde kalyorum, nk, her
iki durumda da, ona sahip deilim: Henz eyleme gcmden
uzakta, ondan ayrym. O zaman, eyleme gcm arttnda bu
ondan greli olarak daha az ayr, kopuk halde olduum anlamna
gelmektedir, ya da tersi. Ama eyleme gcmden biimsel olarak
uzam, ayrlmm; ona sahip deilim. Baka terimlerle sy
lersek, kendi duygularmn nedeni ben deilim; ve kendi duy
gularmn nedeni olmadm iin, onlar bende baka bir ey ta
rafndan retiliyorlar: Demek ki, o zaman pasifim, tutkunun
dnyasndaym.
Ama mefhum fikirleriyle z fikirleri de vardr. Daha mefhum
fikirleri seviyesinde bile, bu dnyada bir tr yol alma ans
ufukta grnecektir. Tmyle boulmu haldeyiz, mutlak bir
gszlk dnyasna hapsedilmiiz; eyleme gcm artsa bile bu
bir varyasyon sekansnda gerekleiyor; hibir ey, sokan
kesinde kafama bir sopa darbesi yiyerek eyleme gcmn ye
niden dmeyeceinin garantisini veremiyor.
Bir duygulan fikrinin bir karmn fikri olduunu, yani bir
bedenin benimki zerindeki bir etkisinin fikri olduunu hatrl
yorsunuz. Bir mefhum fikri ise artk bir bedenin benimki ze
rindeki etkisiyle ilgilenmemektedir. Bu iki beden arasnda, ka
rakteristik oranlarn uygunluk ve uygunsuzluunu hedefleyen,
32
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
bununla ilgilenen bir fikirdir. Eer byle bir fikir varsa -henz
var olup olmadn bilmiyoruz, ama varolamayaca sonucuna
varncaya kadar, herhangi bir ey tanmlanabilir-buna nominal
bir tanm denir; diyeceim ki, mefhumun nominal tanm, onun,
bir bedenin teki stndeki etkisini, yani iki bedenin karmn
temsil etmek yerine, iki bedenin karakteristik oranlarnn i uy
gunluk ve uygunsuzluunu temsil eden bir fikir olduudur.
Bir rnek: Eer arsenik denen bedenin karakteristik oranyla
insan bedeninin karakteristik oran zerine yeterince bir eyler
bilseydim, bu iki orann hangi bakmdan uyum iinde olmadk
larnn bir mefhumunu oluturabilirdim; hi deilse arseniin,
kendi karakteristik orannca, bedenimin karakteristik orann
ykma uratacan bilecek kadar. Zehirlendim, lyorum...
Gryorsunuz ki, duygulan fikirlerinden farkl olarak,
mefhum, bir bedenin bakasyla dtan karmnn veya bir
bedenin dieri stndeki etkisinin yakalanmas deildir; mef
hum nedenin kavranmasna ykselmitir; yle ki eer karmn
yle ya da byle bir etkisi varsa, bunun ele alnan iki bedenin
ilikisinin, orann doasndan, ve bedenlerden birinin orannn
teki bedenin oranyla oluturduu bileimden geldiini syle
mektedir. Her zaman bir oranlar bileimi sz konusudur. Zehir
lendiimde bu, arseniin bedeninin benim bedenimin paralarn
beni karakterize eden orandan baka bir orana gemeye zorlad
anlamna gelir. O anda, bedenimin paralar, arsenikle tam
tamna uyum iinde olan, arseniin dayatt yeni bir orana gi
rerler; arsenik ise mutludur, benimle beslenmektedir. Arsenik
neeli bir tutku yaar nk, Spinoza'nn pek gzel syledii
gibi, her bedenin bir ruhu vardr. Demek ki, arsenik neelidir,
ben ise, elbette, hi de yle deilim. Bedenimin paralarn
onunla, arsenikle belli bir orana, belli bir ilikiye gemeye zor
lamtr. Ben ise, kederliyim, lme gidiyorum. Mefhumun,
eer ona eriebilirseniz, harika bir i olduunu gryorsunuz
deil mi?
33
GILLES DELEUZE
Analitik geometriden uzakta deiliz. Bir mefhum hi de soyut
filan deildir; ok, ama ok somuttur: u beden, ya da bu beden.
Eer hazzetmediimi sylediim eyin ruhunun ve bedeninin
karakteristik oran, benim karakteristik oranmla oluturabile
cei oranla birlikte elimde olsayd, her eyi anlayacaktm; ne
denlerden ayrlm sonularla ve etkilerle tanmaya mahkm
olmak yerine nedenlerle tanyacaktm. O zaman bende upuygun
bir fikir olacakt. Ayn ekilde, eer birinden neden hazzetme
diimi bildiimde de ayn ey. rnek olarak hep yemek ilerini
alyorum; ama ak meselelerinde de bunlarn tek satr dei
mez. Bu hi de Spinoza'nn ak meselelerini beslenme mesele
leri gibi grd anlamna gelmez; isteseydi yemek meselesini
de ak meselesiyle bir tutard. Strindbergvari bir ak meselesini
ele aln; ilikiler zlrler ve yeniden balamak zere, yeniden
birleirler. Affectus'un bu srekli varyasyonu nedir ve baz
uyumsuzluklar bazlarna neden iyi gelir, neden onlara uyarlar?
Neden bazlar her zaman belirsizce tekrarlanan bir ak sahne
sinde rahat edip yaayabilirler ancak? Sanki serin bir du alm
gibi karlar oradan.
Bir mefhum-fikir ile bir etkileni-fikri arasndaki fark anl
yorsunuz. Bir mefhum fikir zorunlu olarak upuygundur nk
nedenlere bal bir bilgidir. Spinoza burada bu ikinci fikir trn
belirlemek iin yalnzca mefhum (notione) szcn kullan
maz, ortak mefhum (notione communis) terimini kullanr. Bu
terim ok belirsizdir. Acaba btn ruhlarda ortak anlamna m
gelmektedir? Evet ve hayr, Spinoza'da bu nokta ok incedir.
Ama her durumda bir ortak mefhumu bir soyutlamayla asla ka
rtrmayn. Spinoza ortak mefhumu hep yle tanmlamaya
meyil eder. Bu, btn bedenlere ya da ok sayda bedene -en az
iki- ortak olan, ayn zamanda hem btne hem ksma da ait olan
fikirdir. yleyse btn ruhlarda ortak olan ortak mefhumlar
mutlaka bulunmaldrlar, ama bunlar btn ruhlara ancak nce
34
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
den btn bedenlere ortak bir eyin fikri olduklar lde btn
ruhlarda ortaktrlar. Demek ki bunlar asla soyut mefhumlar de
ildirler. Peki btn bedenlerde ortak olan ne demektir? Mesela
harekette ya da dinginlikte olmak. Hareket ve dinginlik btn
bedenlere ortaktr diyebileceiniz mefhumlarn nesneleridirler.
Demek ki iki bedende ya da iki ruhta ortak olan bir eyi iaret
leyen ortak mefhumlar vardr. Mesela sevdiin birisi. Bir kez
daha burada ortak mefhumlar soyut deildirler, tr ve cinslerle
asla alakalar yoktur, bu yalnzca birok bedende veya btn
bedenlerde ortak olan eyin dile getirilmesidir; oysa kendisi de
oul olmayan tek bir beden bile bulunmad iin, her bedende
ortak eylerin veya ortak mefhumlarn bulunduu sylenebilir.
Buradan u sorunun zerine tekrar deriz. Bizi hep karmlara
mahkm eden bu durumdan nasl kurtulacaz?
Bu noktada Spinoza'nn metinleri ok karmaktr. Bu k
ancak u yoldan kavramaya alabiliriz: Karlamalarn key
fiyetine bal olarak duygulandnda, kabaca sylemek gere
kirse ya zntyle ya da neeyle duygulanmmdr. Kederle
duygulandmda eyleme geme kudretim azalr, yani bu kud
retten daha da uzaklam bir haldeyim. Neeyle duyguland
mda ise artar, yani bu kudretten daha az ayrlm bir haldeyim.
Buraya kadar iyi. Eer kendinizi kederle duygulanm olarak ele
alrsanz sanyorum ki her ey berbattr, ok basit bir nedenden
dolay kmz yoktur: Eyleme geme gcnz azaltan ke
derde hibir ey zntnz iinde sizi kederle etkileyen beden
lerle sizin aranzda ortak olan herhangi bir eyin ortak mefhu
munu oluturmanza el vermeyecektir. ok basit bir nedenle,
nk sizi kederle duygulandran beden sizinkine uygun olma
yan bir iliki erevesinde duygulandrd lde kederle duy
gulandrmaktadr. Spinoza ok ok basit bir ey sylemek iste
mektedir: Keder insan zeki klmaz. Kederlenince hap yutmu
sunuz demektir. te bu yzdendir ki iktidarlarn ynetilenlerin
35
GILLES DELEUZE
zntlerine ihtiyalar vardr. Endie hibir zaman zeknn ya
da dolu bir hayatn kltrel oyunu haline gelememitir. Ne za
man ne srece kederli bir duygunuz varsa, bunun nedeni sizin
bedeniniz zerinde bir bedenin, sizin ruhunuz stnde bir ruhun,
sizinkine uygun olmayan bir ilikiler ve koullar erevesinde
sizi etkilemesidir. O andan itibaren kederde hibir ey sizi bir
ortak mefhum oluturmaya gtrmeyecektir. Yani, iki beden ve
iki ruh arasnda ortak olan herhangi bir eyin fikrini olutura
mayacaksnz. Spinoza'nn sylemekte olduu ey bilgelik do
ludur. te bu yzden lm dnmek en berbat eydir. lm
zerine meditasyon olarak ileyen tm bir felsefi gelenei kar
sna almaktadr. Forml felsefenin hayata dair bir meditasyon
olduudur, lme dair deil. Elbette, nk lm her zaman kt
bir karlamadr.
Baka bir vakaya geelim: Sevinle duygulandnz. Eyleme
geme kudretiniz artt, ama bu henz ona sahip olduunuz anla
mna gelmez; sevinle duygulanm olduunuz olgusu sizi byle
etkileyen beden veya ruhun sizi sizinkiyle birleen ve sizinkine
karan bir iliki erevesinde etkilemi olduu anlamna gelir
-bu, sevginin de yiyecein de formldr. Bir sevin duygusunda
demek ki sizi duygulandran beden, ilikisini sizinkiyle bestele
yen, sizin ilikilerinizi zmeyen bir beden olarak kabul edil
melidir. O andan itibaren bir eyler sizi, bedeninizle sizi duygu
landran beden arasnda, ruhunuzla sizi duygulandran ruh ara
snda ortak olan bir eyin mefhumunu oluturmaya zorlayacak
tr. Bu anlamda sevin adam zeki yapar. Burada ok elenceli
bir incelikle kar karya olduumuz hissediliyor -geometrik
olsun olmasn, yntemiyle bunu ok rahat gsterebilmektedir.
Ama burada bir tr yaanm deneyime apak bir ar da var
dr. Bir alglama tarzna, dahas, bir yaam tarzna apak bir
ar vardr. Kederli tutkulara ynelik bir nefrete sahip olmak
daha imdiden gerekir - Spinoza'da kederli tutkularn listesi
36
SPNOZA ZERNE ON BR DERS
sonsuzdur; ii her tr dl fikrinin, her tr gurur fikrinin, sulu
luk fikrinin, kederli bir tutku ierdiini sylemeye kadar vardrr.
Bu Ethica'nn en harikulade anlarndan biridir. Sevin duygular
sanki bir tramplendeymisiniz gibi, ortalkta kederlerden baka
bir ey olmasayd hibir zaman aamayacanz bir yeri kate
debilmenizi salarlar. Etkileyen bedenle, etkilenen beden ara
snda ortak olan eyin fikrini oluturmaya sizi davet ederler.
Burada uvallayabilirsiniz, ama baarl da olabilirsiniz ve zeki
olursunuz. Hem Latincesi ilerleyen hem de k olan biri... Se
minerlerde buna rastladk. Bu neye baldr? Biri nasl ilerleme
kaydeder? lerleme hibir zaman tek tip bir doru izgi zerinde
gereklemez; orada bir ilerleme kaydetmemizi salayan ey
buradaki ok ufak bir incelik olabilir - sanki kk bir sevin
tetii ekmitir. Yeniden bir harita karmak zorunluluu ile
kar karyayz: Burada her eyin zlp almas iin orada
ne olup bitmitir? Kk bir sevin sizi kederli duygular sp
rp atan bir somut fikirler dnyasn atverir, mcadeleye sevk
eder - btn bunlar srekli bir varyasyon halinin parasdr. Ama
ayn zamanda bu sevin bir bakma bizi srekli varyasyon hali
nin dna doru da iter, bize hi deilse ortak bir mefhum
oluturma olanan salar. Bu durumu ok somut bir ekilde
kavramak gerek. Bunlar ok yerel inceliklerdir. Eer ortak bir
mefhum yaratmay baarrsanz, u ya da bu kiiyle veya u
ya da bu hayvanla ilikinizin belli bir noktasnda unu dersiniz
- sonuta bir ey anladm, dne gre daha az aptalm. "Anla
dm", bunu dediiniz zaman belki de tam da ortak bir mefhum
oluturduunuz andasnz. Bunu ok yerel olarak oluturdunuz,
bu size btn ortak mefhumlar vermi deil. Spinoza hi de bir
rasyonalist gibi dnmyor - rasyonalistlerde akln dnyas
vardr ve fikirler vardr. Eer bir fikriniz varsa kukusuz btn
fikirlere sahipsiniz: Akl bandasnz. Spinoza akl banda ol
mann veya bilge olmann bir olu sorunu olduunu dnr -
37
GILLES DELEUZE
bu, akl kavramnn ieriini tmyle deitirmektedir. Bize
uyan karlamalar bilmek gerekir. Kimse kendi duygulanma
gcn aan herhangi bir eyin kendisine iyi geldiini hibir
zaman syleyemeyecektir. En gzeli hep snrlarda yaamaktr.
Kendi etkilenebilme gcnn snrnda ama bunun sevinli snr
olmas artyla, nk bir sevin snr varsa bir keder snr da
vardr; ama duygulanabilme gcnz aan her ey irkindir.
Greli olarak irkin - sinekler iin iyi olan, sizin iin zorunlu
olarak iyi deildir.
Artk soyut mefhumlar yoktur, genel olarak insan iin iyi olan
hibir forml yoktur. nemli olan, sizin kudretinizin ne olduu.
D.H. Lawrence dorudan Spinoza'c bir ey sylyordu: Etkile
me gcnz aan bir yeinlik ktdr (baknz Posthumous
Writings). Bu zorunludur: gzlerim iin ok youn olan bir mavi
renk iin bana kimse gzel dedirtemez. Belki baka birisi iin
gzel olacaktr. Herkes iin iyi olan da vardr diyeceksiniz ba
na... Evet, nk etkilenebilme gleri birbirleriyle birleebilir
ler. Varsayalm ki tm kinatn etkilenebilme gcn tanmla
yan bir etkilenebilme gc var olsun - bu pekl mmkndr
nk ilikiler sonsuza kadar birleebilirler, ama herhangi bir
dzende deil tabii ki. likilerim arseniinkilerle birlemezler
- ama bu ne yapabilir? Elbette bana ok ey yapabilir, ama o anda
bedenimin paralar arseniinkiyle birleen yeni bir ilikiye
girmilerdir. likilerin hangi dzen iinde birletiklerini bilmek
gerekir. Eer btn kinatn ilikilerinin hangi dzende birle
tiklerini bilseydik, kinatn btnnn etkilenebilme kudretini
tanmlayabilirdik - bu kozmos olurdu, beden olarak ya da ruh
olarak dnya olurdu. O andan itibaren dnyann btn birleen
ilikilerin dzeni boyunca tek bir bedenden baka bir ey ol
mazd. O andan itibaren elinizde tam anlamyla evrensel bir et
kilenebilme gc olurdu: Tanr, bir neden olarak kinatn tm
olan Tanr doas icab evrenseldir, sonsuz bir etkilenebilme
38
SPINOZA ZERNE ON BtR DERS
gc vardr. Spinoza'nn Tanr fikrini olduka matrak bir ekilde
kullandn sylemeye gerek bile yok.
Bir sevin tadyorsunuz. Bu sevincin sizi ilgilendirdiini his
sediyorsunuz, ana ilikileriniz, karakteristik ilikileriniz bak
mndan nemli olan bir eyi ilgilendirdiini hissediyorsunuz.
Orada bundan bir tramplenmi gibi faydalanmalsnz, bir mef
hum-fikir oluturmalsnz: Beni etkileyen ey ile ben hangi
bakmdan birbirimize uyuyoruz? Beni duygulandran ruh ile be
nimki hangi bakmdan birbirlerine uyuyorlar - tabii ki karla
malarnn tesadfn bak asndan deil, ilikilerinin bir
lemesi asndan. Bylece genel olarak yaplan ilerin tam
tersini yapmalsnz. Genel olarak insanlar hep mutsuzluklarnn
toplamn yapp dururlar - nevrozun ya da depresyonun bala
d nokta tam da budur; drdrclar gibi mutsuzluklarmz sayar
dururuz: Lanet olsun, udur budur. Spinoza tersini nerir. Ke
derlerinizi toplayp durmak yerine, sizi gerekten ilgilendirdiini
hissetmeniz kouluyla yerel bir sevinten balayn. Bunun ze
rinde ortak mefhum ina edilecektir, bunun zerinde yerel olarak
alan kazanmak, bu sevinci yaygnlatrmak gerekecektir. Bu bir
hayat iidir. Kederlerin payn azaltp bir sevincin payn o
altmaya abalyoruz, ve u harika darbeyi vurmaya abalyo
ruz: u ya da bu bedenle benimki arasndaki ilikilere gnderen
ortak mefhumlar konusunda artk yeterince eminiz; artk ayn
yntemi kedere de uygulamaya alacaz - ama bu kederden
yola karak yaplamaz. u ya da bu bedenin artk bizimkine
uymad noktadan itibaren, can alc noktadan itibaren ortak
mefhumlar oluturmaya abalayacaz. Bu artk bir srekli
varyasyon olmay brakr, an biimli bir eri haline gelir.
Sevinli tutkulardan yola kyorsunuz. Eyleme geme kud
retindeki arttan balyorsunuz; bunlardan birinci tipten ortak
mefhumlar oluturmak iin faydalanyorsunuz - benim bedenim
ile beni sevinle duygulandran beden arasnda ortak olan bir
39
GILLES DELEUZE
eyin mefhumuyla; yaayan ortak mefhumlarnz azamiye
ykseltiyorsunuz ve sonra yeniden kedere doru iniyorsunuz - bu
kez u ya da bu bedenin sizinkine niye uymadn, u ya da bu
ruhun sizinkine niye uymadn anlamak iin oluturacanz
ortak mefhumlarla.
O anda daha imdiden upuygun fikrin iinde olduunuzu
syleyebilirsiniz. nk aslnda nedenlerin bilgisine gemi
bulunuyorsunuz. Daha imdiden felsefenin iinde olduunuzu
syleyebilirsiniz: Hesaba katlmas gereken tek ey var, onlar da
yaama tarzlar. Hesaba katlmas gereken tek ey var: Hayatn
meditasyonu - ve felsefe hayata dair bir meditasyondan baka bir
ey olamaz, lme dair bir meditasyon olmaktan ok uzaktadr;
felsefe lmn, sonuta bende en kk olan ksm etkileyebilir
hale getirilmesine dayanan bir ilemdir - lm o noktadan itiba
ren yalnzca kt bir karlama olarak yaanacaktr. Basite iyi
bilinir ki bir beden yorulduu lde kt karlama olaslk
lar artarlar. Bu bir ortak mefhumdur - uygun olmayan kar
lamann ortak mefhumu. Gen olduum srece, lm gerekten
dardan gelen bir eydir; gerekten dtan gelen bir kazadr -
bir i hastalk durumu dnda. Ortak bir mefhum yoktur; buna
karn bir beden yalandnda eyleme geme kudretinin azal
d da dorudur: Dn yapabildiimi artk yapamyorum; bu
beni gerekten bylyor. Yalanmadaki byleyici ey eyleme
geme kudretindeki ite bu trdeki bir azalmadr. Sonuta hayat
bakmndan bir palyao nedir? Kesin olarak sylemek gerekirse
yalanmay kabul etmeyen bir tiptir o yeterince hzl yalan
may bilmez. ok hzl yalanmamak gerekir nk bu palyao
olmann bir baka yoludur. Yal rol yapmak. Ne kadar ya
lanlrsa yalanlr ve ne kadar az kt karlamalar yapmak
istenirse - ama gen olunduunda kt karlamann riskine
daha kolay atlnr. Eyleme geme gcnn yalanmaya bal
olarak azald lde, duygulanabilme gc de srekli deii
40
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
me urad halde, buna pabu brakmayp gen rol oynamak
isteyen bu tip byleyicidir. Bu ok znt verici bir ey. Fitz
gerald'n bir romannda byleyici bir pasaj var: (Su Kaya
Numaras) - yalanmay bilmemek stne olaanst gzellikte
on sayfa vardr... hani bilirsiniz, seyircileri rahatsz eden gste
rilerden...
Yalanmay bilmek, ortak mefhumlarn, eylerin ve teki
bedenlerin sizinkine hangi bakmdan uyum gstermeyeceklerini
size anlatmaya baladklar ana erimektir. O zaman zorunlu
olarak yanza ait olan yeni bir zarafet tr bulmanz, zellikle
hayata yapp kalmamanz gerekir. Bu bir bilgeliktir. "Yaasn
hayat" dedirten iyi salk deildir; hayata yapmak iradesi de
deildir. Spinoza hayranlk verici bir ekilde lmeyi bilmitir
ama neye muktedir olduunu o ok iyi biliyordu; dier filozof
lara bo vermeyi ok iyi biliyordu; Leibniz gelip ondan el yaz
mas paralar alm, sonradan onu gammazlamt. ok ilgin
hikyeler vardr - tehlikeli bir adamd bu Leibniz. Bu ikinci
dzlemde, ilikilerin birletii mefhum fikre eritiimizi syle
yerek bitiriyorum - ve bir kez daha tekrarlyorum ki asla soyut
deildir nk bunun tmyle olaanst yaamsal bir giriim
olduunu hep sylemeye altm. Tutkularn dna ktk,
eyleme geme gcnn biimsel olarak sahibi olduk, soyut fi
kirler olmayan mefhumlarn oluumu - ki gerek anlamyla ya
am kurallardr diyebilirsiniz bunlara; evet, bunlar bana eyleme
geme gcn kazandryorlar. Ortak mefhumlar ikinci bilgi t
rdr. ncsn anlayabilmek iin nce kincisini anlam
olmak gerekir. ncsne girmi olan Spinoza'dan baka
kimse yok. Ortak mefhumlarn stnde... dikkat etmisinizdir ki,
eer ortak mefhumlar eer soyut deilseler kolektiftirler, her
zaman bir oullua gnderirler, ama bu yzden daha az bireysel
de deildirler. Bu, u ya da bu bedenin hangi bakmdan uyum
gsterdiini, son tahlilde btn bedenlerin nerede uyutuklarn
41
GILLES DELEUZE
anlama sorunudur - ama o andan itibaren bireysel olan ey btn
dnyadr. yleyse ortak mefhumlar her zaman bireyseldirler.
likilerin birlemelerinin tesinde, ortak mefhumlar ta
nmlayan i uyumlarn tesinde tekil zler vardr. Hangi fark
larla? Snr durumda beni karakterize eden ilikinin ve ilikile
rin benim tekil zm ifade ettiklerini sylemek gerekir - ama bu
yine de ayn ey deildir. Neden? nk beni karakterize eden
iliki - burada sylediim ey, Spinoza'nn metninde kesinlikle
yoktur, ama neredeyse tmyle vardr da diyebilirsiniz - evet bu
iliki beni karakterize eden ilikilerin ya da ortak mefhumlarn
bedenimin genileyebilir paralarn ilgilendirmeyi srdrr.
Bedenim sonsuza kadar yaylm bir paralar sonsuzluu tara
fndan oluturulmutur ve bu paralar benim zme tekabl
eden u ya da bu ilikiler iine girerler. Beni karakterize eden
ilikiler zme tekabl ederler fakat onunla karmazlar, nk
beni karakterize, eden ilikiler bedenimin uzamda yer tutan par
alarnn hareket ve dinginlik iinde bir araya geldikleri kural
lardan baka bir ey deildirler. Oysaki tekil z bir kudret dere
cesidir, yani benim yeinlik eiimdir. En alak ve en yksek
olan arasnda, doumun ve lmn arasnda, bunlar benim ye
inliine eiklerimdirler. Spinoza'nn tekil z adn verdii ey,
bana yle geliyor ki yeinliine bir niceliktir - sanki her birimiz
zmze gnderen bir yeinlikler karmaas tarafndan tanm
lanyoruz - ayn zamanda uzamda yer tutan paralarmzn, ge
nileyebilir paralarmzn arasndaki ilikileri dzenleyen de
budur. Ayn ekilde mefhumlara dair bir bilgim olduunda, yani
uzamda yer tutan paralarnn asndan, yaylmalar asndan
bedenlerin uyum ve uyumsuzluklarn dzenleyen hareket ve
dinginlik ilikilerine dair bir bilgim olduunda, henz bir ye
inlik olan zme yine tam anlamyla sahip deilimdir. Ve Tan
r, Tanr da nedir? Spinoza Tanry mutlak olarak sonsuz kudret
olarak tanmladnda kendini ok iyi ifade etmektedir. Ak
42
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
ak kulland btn terimler - sz gelimi derece; Latince dere
ce "gradus"dur ve gradus ortaa felsefesinde ok uzun srm
bir gelenee baldr. Gradus yaylabilir paralara kart olarak
ve onlardan farkl olarak yeinliine niceliktir. Demek ki her
birimizin tekil znn bu yeinlik tr veya yeinlik snr ol
duunu kavramak gerekiyor. Tekildir, nk cins ya da tr ola
rak ortaklnz ne olursa olsun hepimiz insanz, ama iimizden
hibiri bir dierinin yeinlik eiklerine sahip deildir. nc
trden bilgi veya z fikrinin kefi ortak mefhumlardan itibaren
yepyeni bir gsteri ierisinde, dnyann bu nc halkasna
geile mmkn olacaktr: zlerin dnyasna. Orada, Spino
za'nn deyiiyle, her durumda biri bilinmeden tekiler de bili
nemezler-hem benim tekil zm, hem Tanr'nn tekil z, hem
de dmzdaki eylerin tekil zleri ilikileri iinde bilinirler.
Bu nc bilgi tr, ister bir taraftan tm bir Yahudi misti
sizmi geleneine balansn, ister te taraftan Spinoza'ya zg
ateist bir mistik deneyim trne gndersin, sanyorum ki bu
nc tr bilgiyi anlamann tek yolu unu kavramaktan geiyor
- karlama ve karmlarn dzeninin tesinde, karakteristik
ilikilere gnderen bu teki mefhumlar safhas vardr. Ama ka
rakteristik ilikilerin de tesinde bir dnya daha, tekil zlerin
dnyas bulunuyor. O zaman, orada, benim kendimin d ey
lerin yeinlikleriyle uyum iine girdiim, saf yeinlikler olan fi
kirler oluturulduunda, ite o anda nc tr bilgideyiz, nk
btn bedenlerin birbirleriyle uyumadklar doruysa, bir be
denin ya da bir ruhun uzamda yer tutan paralarn dzenleyen
ilikiler bakmndan, btn bedenlerin ve ruhlarn birbirleriyle
uyumlu olmadklar doruysa bile - saf yeinliklerin dnyasna
eritiinizde bunlarn hepsinin uyum iinde olduklarnn var
saylmas sz konusudur. O andan itibaren kendinize ynelik
sevginiz ve ayn zamanda Spinoza'nn dedii gibi sizden baka
eylerin sevgisi ayn zamanda Tanr sevgisidir ve Tanr'nn
43
GILLES DELEUZE
kendine duyduu sevgidir, vesaire. Bu mistik doruk noktasnda
beni ilgilendiren ite bu yeinlikler dnyasdr. Orada yalnzca
biimsel olarak deil, yetkin bir ekilde kudretinize sahipsiniz.
Bu artk sevinten de te bir eydir. Spinoza bunu adlandrmak
iin mistik bir terimi veya kutluluk ya da aktif duygu kavramn
bulur - bu bir kendine ynelik duygu demektir. Ama her ey hl
son derece somuttur. nc tr bir saf yeinlikler dnyasdr.
"Eer her eye glen o nl ahsiyet asrmzda yaa
m olsayd, muhakkak glmekten lrd. Benim iin
btn bu felaketler -Hollanda ile ngiltere arasndaki
sava- beni ne gldryor ne de alatyor; daha ok,
felsefe yapma ve insan doasn daha iyi gzlemleme
istei uyandryorlar bende."
KNC DERS
DELEUZE - SPNOZA
20.01.1981
Ebediyet, An, Sre
Affectio ve Affectus
Duygulan ve Duygu
Sre. Duygular Kuram
Blyenbergh, Ethika
Keder ve Sevin.
Nefret. Kudret
Aidiyet Alanlar
Snrsz Sonsuz
Spinoza'nn Blyenbergh'e yazd mektuplarda verdii rnek:
Adi bir duygusal itah ynetiyor beni, ya da baka bir durum:
Gerek anlamda seviyorum. Bunlar nedir, bu iki durum? Bunlar
Spinoza'nn bize verdii kstaslara bal olarak anlamaya al
mamz lazm. Adi bir duygusal itah, yalnzca ifadesine bak
47
GILLES DELEUZE
sak bile, bunun pek de iyi bir ey olmad, kt bir ey olduu
hissediliyor. Ama hangi anlamda kt? Adi bir duygusal itah
tarafndan ynlendirilmem ne anlama gelir? unu demek iste
mektedir: Orada, ieride bir eylem, veya daha dorusu bir eylem
eilimi vardr - mesela arzu. Adi bir duygusal itah tarafndan
gdldnde, arzu asndan ne olup bitmektedir? Bu, eyin
arzusudur... Tamam iyi. Bu arzu nedir? Bu arzu bir eyin imge
sine balanmas dnda hibir ey tarafndan nitelendirilemez
- mesela kt bir kadn arzuluyorum... (Richard Pinhas: Pek o
u!) (Salondan kahkahalar)... Evet, daha da kts birok kt
kadn arzuluyorum. Evet, bu ne demektir? Bu konuyu, zina ile
farkn tartrken nasl ele aldn biraz grmtk. rnekle
rin grotesk grnn unutun. Ama grotesk de deiller ki. Ba
site rnekler sonuta. Bu durumda, Spinoza'nn adi duygusal
itah dedii u anlama gelir - eylem her durumda, sz gelii se
vimek bile-- eylem bir erdemdir! Neden? nk bu bedenimin
yapabilecei bir eydir; kudret temasn asla unutmayn. Vcu
dumun kudreti dahilinde bir itir. yleyse bir erdemdir nk bir
kudretin ifadesidir.
Ama eer orada kalsaydm adi bir duygusal itah ile aklarn
en gzelini ayrt edebilmek iin elimde hibir ara olmazd. Ama
ite adi bir duygusal itah olduunda neden oluyor? Bunun ne
deni aslnda eylemimi ya da eylemimin imgesini ilikisi bu ey
lem tarafndan zlp datlan bir eyin imgesine balamak
taym. ok farkl farkl yollardan her durumda szgelimi diye
lim ki evliyim - Spinoza'nn ele ald rnekte olduu gibi - eler
arasndaki ilikiyi zp datyorum. Veya eer kii evliyse
evlilik ilikisini zp datyorum. Ama dahas adi bir duygu
sal itahta her trden ilikiyi zp datyorum: Bir ykma
keyfiyle birlikte gelen adi bir duygusal itah; tamam. Her eyi
ilikilerin zlp dalmalar dzeyinde ele alyoruz. likile
rin zlp dalmas karsnda duyulan bir bylenme tarz
48
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
olarak ele almaya alyoruz. Aklarn en gzelinde ise tam
aksine. Dikkat edin ki burada asla ruhu armyorum. Bu Spi
nozist bir ey olmazd. i paralelizme balamyorum. Aklarn
en gzeli durumunda bir sevgiyi aryorum, adi bir duygusal
itahtan daha az bedensel olmayan bir sevgi bu. Basite arada
yalnzca u fark var: Aklarn en gzelinde eylemim ayn, tam
ayn olan fiziksel eylemim, bedensel eylemim, eylemimin ili
kisiyle kendi ilikileri dorudan doruya birleen, bir araya ge
len bir eyin imgesine balanyorum. Spinoza diyecektir ki ite
bu anlamda akla birleen iki birey her birinin paralarn
oluturduu tek bir birey oluturmaktalar. Adi bir duygusal
sevgide ise biri tekini ykmaktadr, teki berikini, yani iliki
lerin zlp dalmasnn tm bir sreci ierisindeyiz. Ksacas
sanki birbirlerini tepip durur gibi ak yapmaktadrlar. Bunu he
pimiz anlyoruz. Demek ki iyi gidiyor. Ama her zaman u nok
taya arpp dururuz - Spinoza bize unu demektedir: Sonuta
eylemimizin balanaca eyin imgesini siz semiyorsunuz. Bu
sizin elinizde olmayan bir sr neden ve etkiyle ilgili bir eydir.
Gerekte bu dkn duygusal ak tarafndan nasl tuzaa d
rldmzdr. unu asla diyemezsiniz - ha, baka trl de
yapabilirdim. Spinoza herhangi bir iradeye inananlardan deil
dir; hayr, onun felsefesine gre eylerin imgelerini eylemlere
balayan ey tam bir determinizmdir. O zaman u forml ok
daha tedirginlik verici hale gelir - ancak bendeki duygulanlar
tarafndan ne kadar olabilirsem o kadar yetkinim. Demek ki eer
adi bir duygusal itahn hkimiyeti altndaysam ancak gcmn
yettii kadar yetkinimdir, mmkn olduu kadar yetkinimdir.
unu diyebilir miyim - daha iyi bir durumda olabilirdim ama
deilim. Spinoza bu konuda ok ketum grnyor. Blyenbergh'e
mektuplarnda unu diyor: Daha iyi bir durumun bende eksik
olduunu bile syleyemem, bunu bile syleyemem. Dknce
bir itah duyduum anda bunu sylemek - bir kez daha, henz
49
GILLES DELEUZE
okumamsanz bu rnein srekli geri dndn metinde de
greceksiniz - nk Blyenbergh bu rnee yapp kalmakta
dr, aslnda basittir, son derece aktr. Dknce duygusal bir
itahm var dediimde - ha, gerek aka sahip deilim dedi
imde, evet bunu dediimde bu ne anlama gelir: Bir eyden
yoksun olduum anlamna m? Kelimenin tam anlamyla Spi
noza'ya gre bu mutlak olarak hibir anlama gelmez, hibir an
lama! Yalnzca ve yalnzca zihnimin bende bulunan bir durumla,
bende bulunmayan bir durumu karlatrd anlamna gelir -
baka bir deyile bu gerek bir iliki deildir, zihnin yapt bir
karlatrmadr. Zihnin yapt saf bir karlatrma. Ve Spi
noza o kadar ileriye gider ki unu da syler bu sanki bir tan
grme yeteneine sahip olmadn sylemek gibidir; bir tan
gremediini sylemek gibi. Gerekte neden bir ta bir insan
organizmasyla karlatrmazdm ve zihnin ayn karlatrma
gcyle - ta grmyor, yleyse onda grme duygusu eksik de
mezdim. Ve Spinoza biimsel olarak Blyenbergh'e cevap ver
mektedir - burada metinlerden aktarma yapmyorum, nk
okuyacaksnz umarm: Dknce bir duygusal itah hissetti
im anda daha yksek bir aktan yoksun olduumu sylemek,
tatan bahsederken onun grme yeteneine sahip olmadn
sylemek kadar budalacadr.
O zaman bu dzeyde durup Spinoza'y dinlediimizde, ken
dimize burada bir eylerin yrmediini syleriz; nk yapt
karlatrmada iki yarg ele alnmaktadr - ta konusunda unu
diyoruz: Grmyor, yleyse grme yeteneinden yoksun; ve te
taraftan dknce duygusal bir itahla hareket eden birine dair
erdemden yoksun olduunu sylyoruz. Bu iki nerme Spino
za'nn iddia ettii gibi ayn tipten midir? Ayn tipten olmadklar
o kadar apaktr ki, ayn tipten olduklarn sylediinde Spino
za'ya gvenip onun aslnda bir provokasyon yapmak istediine
hkmetmemiz gerekir. Bize unu demek istemektedir: Bu iki
50
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
nerme arasndaki fark gstermeye davet ediyorum sizi. Ama
bu fark hissediliyor. Spinoza'nn provokasyonu belki de hissin
tesine geip bu fark bulmamz salayacak. Bu iki durumda,
bu iki nermede - ta grme yeteneinden yoksun, ya da Ahmet
erdemden yoksun; bu iki durum arasnda zihnin yapt kar
latrma; iinde olduum hal ile iinde olmadm hal ile kar
latrma iinde zihnin yapt bu karlatrma gerekten ay
n tipten midir? Elbette hayr! Neden? Tan grme yetenein
den yoksun olduunu sylemek kabaca onda hibir eyin grme
olana iermediini sylemek anlamna gelir. Oysa - gerek
aktan yoksun dediimde bu ayn tipten bir karlatrma de
ildir. nk bu defa baka anlarda bu varln gerek bir aka
benzer bir eylerle karlam olabileceini darda brak
mam. Baka terimlerle sylersek sorumuz kesinlik kazanma
ya balad, ok ar ar ilerliyorum; btn bunlarn besbelli
olduunu dnyor olsanz bile - tek bir varln iinde yaplan
karlatrma iki varlk arasnda yaplan karlatrma ile ayn
mdr? Spinoza bu problemin karsnda gerilemez; krlk du
rumunu ele alr ve bir de sakin sakin unu der - ama bir kez daha
bu kadar apak bir ekilde yanl olan btn bu eyleri bize
syleyip dururken kafasndaki acaba nedir; bize unu der: Kr
hibir eyden yoksun deildir! Neden? Sahip olduu duygula
nlar bakmndan ne kadar olabilirse o kadar yetkindir. Grsel
imgelerden yoksundur, tamam, kr olmak grsel imgelerden
yoksun olmak anlamna gelir; bu onun grmedii anlamna gelir,
ama ta da gremiyor. Ve unu der: Bu bak asndan kr ile
ta arasnda hibir fark yoktur - her ikisi de grsel imgelere sahip
deildir. Demek ki kr grme yeteneinden yoksundur demek,
ta grme yeteneinden yoksundur demek kadar budalacadr.
Peki ya kr? Olabildii kadar yetkindir - ama ne bakmdan? Yine
burada gryorsunuz, Spinoza bize unu dememektedir: Kudreti
bakmndan; krn kudretinin duygulanlar bakmndan ola
51
GILLES DELEUZE
bildiince yetkin olduunu sylemektedir - yani muktedir olduu
imgeler bakmndan. Muktedir olduu eylerin imgeleri onun
kudretinin gerek duygulanlardrlar. yleyse ta grme du
yusundan yoksundur demek ile kr grme duyusundan yoksun
dur demek arasnda hibir fark yoktur.
Blyenbergh burada bir eyler anlamaya balar. Anlamaya
balar, yine de Spinoza... Neden bu tr bir provokasyona giri
mektedir? Ve Blyenbergh, bir kez daha yorumcularn, Blyen
bergh'in bir budala olduunu sylemekle ne kadar yanldklar
nn tipik bir rnei gibi geliyor bana, nk Blyenbergh Spino
za'y pekl anlyor... Blyenbergh unlar syleyerek hemen
Spinoza'ya cevab yaptryor: Btn bunlar ok gzel ama
ancak zn saf bir anlk varolu trn savunmadka bu iten
kurtulamazsnz (bunu byle sylemiyor ama metinde grecek
siniz ayn anlama geliyor gerekten). Bu bir eletiri olarak il
gintir, iyi bir eletiridir. Blyenbergh kar kmaktadr: Gr
meyen kr ile grmeyen ta bir araya getirmeyi ancak yle
baarabilirsiniz: Ayn zamanda zn bir tr saf bir andaln
koymalsnz - yani u andaki duygulann bir ze ait olduu
nu. Eletiri burada ok ok gldr. Eer aslnda zne ait olan
burada ve imdi hissettiim duygulantan baka bir ey deil
dir dersem o zaman hibir eyden yoksun deilim demektir. Eer
krsem grme duyusundan yoksun deilim; eer dknce
duygusal bir akn hkimiyetindeysem daha stn bir aktan
yoksun deilim. Hibir eyden yoksun deilim. zme ait olan
aslnda burada ve imdi algladm duygulantan bakas de
ildir. Ve Spinoza sakince cevap verir: Evet ne yapalm ki yle.
Bu ok ilgi ekici bir durumdur. Ama ilgi ekici olan nedir? Bu
zn ebedi olduunu hep sylemi olan kii tarafndan sylen
mektedir. Tek tek zler yani sizinki, benimki, btn zler ezeli
ebedidirler. Dikkat edin ki bu zn sren bir ey olmadn
sylemenin bir baka yoludur. Ya da tam anlamyla sren bir
52
SPNOZA ZERNE ON BR DERS
ey olmamann ilk bakta iki tarz vardr: Ebediyet tarz ya da
tek bir andalk tarz. Oysa Spinoza'nn birinden tekine bu kadar
sakince geebildiini grmek ok ilgintir. Balangta bize
unu demektedir: zler ezeli ebedidirler; ve imdi kp bize
unu demektedir: zler bir andadrlar. sterseniz bunun ok tu
haf bir konum haline geldiini syleyebiliriz. Terimi terimine
konuursak zler ebedidirler ama zn sahip olduu eyler anlk
eylerdir; zme ait olan edimsel olarak, burada ve imdi ba
ma gelen eylerdir. Ve gerekten "zm belirleyen duygulan
a bal olarak ne kadar olabilirse o kadar yetkinim" forml bu
kesin "bir andalk" tavrn belirler.
Burada Spinoza Blyenbergh mektuplamasnn neredeyse
doruundayz. Spinoza bu mektuba ok ok sert bir cevap verir
nk bu mektuplamadan gittike sabrszlk duymaya bala
mtr; Blyenbergh protesto eder ve unu der: Ama sonuta z
bir anda oluuyla tanmlayamazsnz. Byle bir ey nasl olabi
lir? Saf bir andalk m? Bazen dknce duygusal bir itahnz
oluyor, baka bir zaman ise stn bir aknz ve her defasnda
kp bana olabildiiniz kadar yetkin olduunuzu syleyeceksi
niz! Baka bir deyile ona Blyenbergh unu demektedir: Sre
fenomenini darya atamazsnz. Bir sre vardr ve daha iyi
olabilmeniz bu sreye baldr; bir olu vardr ve daha iyi ya da
daha kt olabilmeniz bu srenin bir ilevidir. Dknce bir
duygusal itah duyduunuzda zerinize ken ey saf bir anlk
durum deildir. i sre terimleri ile ele almak gerekir - yani daha
nce olduuna gre daha kt bir haldesiniz. Ve sizde daha stn
bir ak uyandnda ite o zaman daha iyi oluyorsunuz. Srenin
indirgenemezlii sz konusudur. Baka bir deyile z tek tek
anlaryla llemez. Oysa durum ok ilgintir nk Spinoza
mektuplamay keser. Bu noktada Spinoza hibir cevap vermez.
Zaten Blyenbergh de ayn zamanda temkinsiz davranp ilikile
rini bozmutur: Spinoza'ya nemli bir soru sormakta olduunu
53
GILLES DELEUZE
hissedip bir sr sorular sralayp durmaya balamtr; Spino
za'y sktrmay dnmektedir, Spinoza da onu def eder. Ona
"brak beni biraz, biraz sakin brak," der. Mektuplamay keser,
artk cevap vermeyecektir.
Btn bunlar ok dramatiktir, nk kendinize unu diyebi
lirsiniz - hah, tamam ite, verebilecei bir cevab yoktu... Eer
cevap verecei tutsayd - nk Spinoza'nn verebilecei bir ce
vap; ve bu cevab verebileceini dnmek mecburiyetindeyiz -
eer cevap vermediyse, bu cevap vermek iin hibir arzu duy
mad anlamna geliyor; nk cevabnn tm zaten Ethi
ca'dadr. Demek ki Blyenbergh ile mektuplamasnda baz
noktalarda Ethica dan da teye gemesine ramen sanyorum
ok basit bir nedenle Spinoza zellikle Blyenbergh'e cevap ver
mek istememektedir. Kendi bildii nedenlerden dolay, zellikle
Blyenbergh'e o devirde herkesin zerinde konuup durduu bu
yaymlanmam kitabn zerine herhangi bir fikir beyan etmek
istememekte, korkaca bir sr ey olacandan, herhalde sak
lama gerei duyacaktr. Blyenbergh'e cevap vermek istemez,
nk onun bir dman olduunu hisseder; Ethica'nn ne oldu
una dair bir fikir beyan etmek istememektedir. te bu yzden
mektuplamay kesmek ister. Bu bakmdan bir cevab olduu
ama bunu vermek istemedii dnlebilir. Kendi kendine ite
yine bam belaya girecek demektedir. Ama bu cevab yeniden
oluturmay denemek ite bize dyor. Spinoza srenin var
olduunu iyi bilmektedir. Gryorsunuz ki u anda terimle
oynayp durmaktayz: Ebediyet, an, sre. An ne demektir? Bir
andalk ne demektir? Ebediyetin Spinoza'da ne demek olduunu
henz bilmiyoruz. Ama onun zn bir tarz olduunu biliyoruz.
Ebediyet zn kendine zg tarzdr. Varsayalm ki z ebedidir,
yani zamana boyun emez. Bu ne anlama gelir bilinmiyor. Bir
an, bir andalk ne demektir? Bir an, zn duygulannn bir
tarzdr. Forml udur: Burada ve imdi duygulandm eyler
54
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
bakmndan olabildii lde yetkinim her zaman. Demek ki
duygulan gerek anlamyla anlk bir kesittir. Aslnda bu bir
eylem ile bir eyin imgesi arasndaki bir tr yatay ilikidir.
nc boyut - sanki bir kre diyebileceimiz nc bir boyutu
oluturmaya girimiiz gibidir; burada hi de Spinozac olma
yan bir kelimeyi kullanyorum ama bu kelime ileri dzenleme
mize olanak salayacak; Husserl'in bir kelimesini zn sahip ol
duu eylerin kresini: z ona ait olanlardr. Sanyorum ki Spi
noza zn bu kresinin boyutlu gibi olduunu syleyecektir.
nce ebedi olan z vardr, sonra beni u anda etkilemekte olan
eyler gibi anlar halinde burada ve imdi olup biten zn duy
gulanlar vardr ve sonra ne vardr? Bir ey vardr ve orada
kullanacamz terminoloji ok nemlidir, o noktada Spinoza
ok byk bir kesinlikle affectio ile affectus arasnda bir ayrm
yapar. Bu i biraz karktr nk affectio'yu yanl tercme
eden ok az kii olmasna karn affectus'u "his" diye tercme
eden bir sr kii var. Franszcada duygulanma ile his arasndaki
fark ayrt etmek gerekir. te taraftan yazktr, belki daha bar
barca bir kelime kullanmak gerekebilir; ama bana yle geliyor ki
affectus'u affect (duygulan) diye tercme etmek daha iyi olur
nk szck Franszcada zaten vardr - en azndan kkleri or
taktr. Demek ki Spinoza terminolojik olarak affectio ile affec
tus'u, duygulan ile duyguyu birbirinden ayrt eder.
Bir duygu nedir? Spinoza bize der ki bu duygulann kapla
d bir eydir. Duygulan bir duyguyu kaplar. Hatrlyorsanz
duygulan mutlak olarak kesin bir tanm vermek gerekirse bir
eyin imgesinin bende brakt anlk etki demektir. Mesela al
glar duygulanlardr. Eylemime balanan eylerin imgesi bir
duygulantr. Duygulan kuatr, ierir, btn bunlar Spino
za'nn srekli olarak kulland kelimelerdir. Kuatma: Bunlar
gerekten maddi metaforlar gibi ele almak gerekir, yani duygu
lann barnda bir duygunun bulunduu anlamndadr. Duygu
55
GILLES DELEUZE
ile duygulan arasnda bir doa fark vardr. Duygu duygula
nn bal olduu bir ey deildir, duygulan tarafndan sarp
sarmalanmtr ama baka bir eydir. Aralarnda doa fark
vardr. Duygulann yani eyin imgesi ve bu imgenin bende
brakt etki neyi sarp sarmalamaktadr? Bir geii, bir dn
m sarp sarmalamaktadr. Ama bu gei veya dnm
szcn ok gl bir anlamda ele almak gerekir. Neden?
Gryorsunuz bu u anlama gelir - bu tmyle zihnin yapt bir
karlatrmadan bambaka bir eydir, artk zihnin karla
trd bir alanda deiliz. Bu iki durum arasnda zihnin yapt
bir karlatrma deildir, duygulann, her trl duygulann
kuatt bir geitir. Her anlk duygulan bir geii kuatr.
Ne geii? Bir kez daha bu yine hibir ekilde zihnin yapt bir
karlatrma deildir - ok ar ilerlemek iin unu da ekle
meliyim: Yaanan bir gei zorunlu olarak bilinli olmak zo
runda deildir. Her durum yaanm bir gei halini ierir. Ne
reden nereye gei? Neler arasnda gei? Evet, tam da zaman
daki iki an birbirlerine ne kadar yaknlatrlsnlar, ele aldmz
iki an A anyla A1 anlar - her zaman nceki durumdan imdiki
duruma bir gei vardr. nceki durumdan imdiki duruma ge
i doal olarak nceki durum ile imdiki durumdan farkldr.
Geiin kendine zg bir taraf vardr - ve bu da sre ad verilen
ve Spinoza'nn sre dedii eydir. Sre yaanm, yaanlan
m gei demektir. Sre nedir? Hibir zaman bir ey deildir,
bir eyden bir bakasna geitir - yalnzca unu eklemek yeter:
yaand lde. Yzyllar sonra Bergson sreyi felsefi bir
kavram haline getirdiinde bu tmyle farkl etkilerden dolay
gerekleecektir. Bergson'un kendi asndan - Spinoza'nn yet
kisi altnda deil. Yine de srenin Bergson'cu kavrannn tam
anlamyla Spinoza'nnkine tekabl ettiine dikkat ekiyorum.
Spinoza "sre" dedii eyi anlatmaya alt zaman unlar
der: Zamanda birbirine istedii kadar yakn ruhsal durumlar ele
56
SPNOZA ZERNE ON BR DERS
alabilirsiniz, A durumuyla A1 durumunu bir dakikalk, bir sani
yelik, binde bir saniyelik aralklarla birbirlerine yaklatrabilir
siniz, yani gitgide daha sk kesitler, gitgide birbirine daha yakn
kesitler alabilirsiniz. Bergson demektedir ki isterseniz sonsuza
kadar gidin, zaman sonsuzca ayrtrn, gitgide daha hzl ke
sitler aln, hep durumlarla karlaacaksnz, baka bir eyle
deil.
Ve durumlarn her zaman mekn olduklarn ekler. Kesitler
hep meknsaldrlar. Ve kesitlerinizi istediiniz kadar birbirlerine
yaklatrn, bir ey yine de zorunlu olarak elinizden kaacaktr
- bu kaan ey istedii kadar kk olsun bir kesitten tekine
geitir. Oysa en basitinden Bergson'un sre dedii ey nedir?
Bir kesitten tekine, bir durumdan bir baka duruma geitir. Bir
durumdan tekine gei bir durum deildir - btn bunlarn ok
gl eyler olmadn syleyeceksiniz. Ama bu yaantnn
gerekten ok derin bir durumudur. nk geii bir durum, bir
hal olarak grmeden geiten nasl bahsedilebilir, bir durumdan
tekine geiten nasl bahsedilebilir?-Bu ifade, slup, hareket
problemleri yaratacaktr, her trden problem yaratacaktr. Oysa
sre tam da budur, bir durumdan tekine yaanm bir geitir
ve ne bir duruma ne de tekine indirgenemez, dolaysyla hibir
duruma indirgenemez. Sre iki kesit arasnda olup bitendir. Bir
bakma sre her zaman srtmzdadr, srtmzda akp gitmekte
dir. ki gz krp arasndadr. Eer sreye bir yaklatrma
yapmak isterseniz: Birine bakyorum, birine bakyorum sre ne
orada ne de oradadr. Sre srmtr: kisi arasnda olup bit
mitir. stediim kadar hzl gitmi olaym, sre tanm icab
daha hzl gidecektir. Sanki deiken bir srat arpanyla etki
lenmi gibi: Ne kadar hzl gidersem srem benden daha hzl
gidecektir. Bir durumdan tekine ne kadar hzl geersem gei
bu iki duruma indirgenemez olarak kalacaktr. te btn duy
gulanlarn sarp sarmalad ey budur.
57
GILLES DELEUZE
Diyeceim ki: Her duygulan kendisine erieceimiz bir
geii sarp sarmalar: Ya da yine - her duygulan araclyla
kendisine varacamz ve kendisinden kacamz bir baka
duygulana geeceimiz, ne kadar birbirlerine yakn olurlarsa
olsunlar iki duygulan birbirlerine balayan bir geii kuatr.
Demek ki izgimi tamamlamak iin zamanl bir izgi izmem
gerekir: A, A1, A2; A anlk duygulantr, u ana aittir; A1 biraz
ncekidir; A2 ise sonrakidir, gelecek olandr. Bunlar azami l
de istediim kadar birbirlerine yaklatraym, onlar ayran bir
ey yine hep kalacaktr - bu da gei fenomenidir. Bu gei fe
nomeni, yaanm bir fenomen olduu lde sredir: zn
nc aidiyeti ite budur. yleyse imdi duyguya ilikin daha
kesin bir tanmm var; duygu, yani her duygulann kuatt
ey, ondan doas itibariyle yine de farkldr - o bir geitir,
gemi bir halden u andaki hale veya u andaki halden bir
sonraki hale yaanm geitir. Buraya kadar iyi.
Eer btn bunlar anlyorsanz, imdilik zn boyutunun
bir tr ayrtrmasn yapmaktayz, zn aidiyet alann kur
maya uramaktayz. z ebediyet biimi altnda kendine aittir,
duygulan anlk olma biimi altnda ze aittir, duygu ise sre
biimi altnda ze aittir. Ama bir gei nedir? Bir gei ne ola
bilir? ok meknsal kalan bir fikirden kmamz gerekir. Btn
geiler diyecektir Spinoza - ve bu da onun duygular kuramnn
temeli olacaktr - btn geiler; burada "gerektirir" terimini
kullanmyor, anlayn ki kelimeler son derece nemlidirler -
duygulana dair bize diyecektir ki her duygulan bir duyguyu
gerektirir ve kuatr; ama kuatlan ile kuatan kesin olarak ayn
doaya sahip deildirler. Her duygulan, yani belli bir anda
belirlenebilir her durum bir duyguyu, bir geii kuatr, sarp
sarmalar. Ama geiin kendisi - neyi sardn soruyorum, neyin
sarlm olduunu sormuyorum; neye dayandn soruyorum,
ne olduunu soruyorum ve Spinoza'ya ilikin cevab onun tara
58
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
fndan zaten verilmiti: Kudretimin azalmas ve oalmas idi.
Kudretimin artmas ya da azalmasyd - sonsuzca kk olsa da.
Yine iki durumu ele alyorum: Karanlk bir odadaym. Btn
bunlardan bahsediyorum belki faydasz bilmiyorum ama btn
niyetim felsefi bir metni okuduunuzda kafanzda en olaan en
gndelik durumlar bulundurmanz gerektii konusunda sizi ik
na etmek. Karanlk bir odadasnz ve Spinoza size der ki olabil
diince yetkinsiniz - duygulanlarn asndan yarglayalm,
duygulanlarnz bakmndan ne kadar olabilirseniz o kadar
yetkinsiniz. Bir eyiniz yok, sadece grsel duygulanlarnz
yok o kadar. te hepsi bu. Ama olabileceiniz kadar yetkinsiniz.
Birdenbire birisi kapy aar, girer ve uyarmadan yakar:
Tmyle darmadan olurum. Dikkat edin kendime en kt r
nei setim. O zaman tamam... Deitiriyorum, hakszlk ettim.
Karanlktaym ve biri sakince geliyor ve bir k yakyor - bu
rnek ok karmak olmaya doru gidiyor. Zaman iinde bir
birlerine ok yaklatrlabilir iki durum var elinizde. Karanlk
hal dediim hal ile - "b" ile adlandracam kl hal. Bunlar
birbirlerine ok yaklam haldeler. Diyorum ki - bir durumdan
tekine bir gei oluyor, o kadar hzl ki bilincine bile varam
yorsunuz, o kadar ki btn bedeniniz - Spinozac terimlerle hep
bedenlerden rnek verilir; btn bedeninizin bu yeni duruma
adapte olmak iin bir tr seferberlie girmesi sz konusudur.
Duygu nedir peki? Geitir. Duygulan ise karanlk haliyle
kl halidir. Kesitler halinde ardk iki duygulan. Gei bi
rinden tekine yaanm geittir. Dikkat edin bu vakada fiziksel
bir gei yoktur, biyolojik bir gei sz konusudur, geii yapan
vcudunuzdur. Bu ne anlama gelir? Gei zorunlu olarak kud
retin bir art ya da kudretin bir azaldr. Daha imdiden an
lamanz gerekirdi, nk her ey o kadar somut ki. Varsayn ki
karanlkta derin bir meditasyon halindeydiniz. Bedeninizin b
tn bu ar meditasyona doru eilmiti. Bir eye skca ya
59
GILLES DELEUZE
pmtnz. kzn biri geldi ve yakt. yle ki tam eri
eceiniz bir fikri kaybediverdiniz. Dndnz, kzgnsnz. Bu
nu unutmuyoruz, nk ayn rnek ileride yine iimize yaraya
cak. Ondan nefret ediyorsunuz, ok uzun srmese bile nefret
ediyorsunuz. Bu vakada kl hale gei size ne getirmitir?
Kudretinizin bir azaln. Kukusuz karanlkta gzlklerinizi
aryor olsaydnz size getirecei kudretinizde bir artt. Bu du
rumda yakan kiiye teekkr edersiniz.
Daha imdiden bu kudretin art ve azal meselesinin ok
farkl balamlarda ve ynlerde ileyebileceini anlayabiliyoruz.
Ama kabaca hep ynlerden bahsediyoruz. Eer balam hesaba
katmakszn genel olarak muktedir olduunuz duygulanlar ar
trlrsa kudretinizde bir art vardr; eer muktedir olduunuz
duygulanlar azaltlrsa kudretinizde bir azalma vardr. Bu ok
kabaca sylenebilir - her zaman byle olmasa da. Bununla ne
demek istiyorum? ok basit bir ey sylemek istiyorum: O da
anlk her duygulann - baknz Spinoza ne kadar ilgin kendine
zg kesinliiyle yle diyecektir: Btn duygulanlar anlk
trlar, ve Blyenbergh'e verdii cevap da buydu, daha fazlasn
sylemek istemiyordu, kendi dncesini deforme ettii syle
nemez. Sadece bir boyutu ak ediyordu. Btn duygular anlk
trlar. Her zaman bunu sylemektedir; ama her zaman unu da
sylemektedir: u anda neyle duygulanmsam ona bal oldu
um lde yetkinim. Anlk zn aidiyet alan ite budur. Bu
adan bakldnda ne iyi ne de kt vardr. Ama te taraftan
anlk bir hal her zaman kudretin bir artn veya azaln sarp
sarmalad iin orada iyi ve kt vardr.
Demek ki hali bakmndan deil, geii bakmndan, sresi
bakmndan gerekten kr olmann kt bir taraf vardr; gr
meye balamann gerekten iyi bir taraf vardr nk bu ya
kudretin bir azal ya da artdr. Ve burada artk zihnin iki
durum arasnda yapt bir karlatrma alannda deiliz artk,
60
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
bu bir durumdan tekine geiin, duyguda yaanan bir geiin
alandr. Bana yle geliyor ki aadaki eyleri kavramazsanz,
Ethica'dan yani duygular teorisinden hibir ey anlayamazsnz:
Her eyden nce Spinoza'nn zihnin iki durum arasnda, iki hal
arasnda yapt karlatrmalarla, bir halden tekine yaan
m geiler, duygular iinde yaanm geiler arasnda kur
duu kartl her zaman aklmzda tutmak gerekir. Geriye an
lamak iin pek az ey kalr. Duygularn kudretimizdeki azal
lar ve artlar belirttiklerini sylemiyorum. Duygularn kudre
timizin yaanm artlar ve azallar olduunu sylyorum.
Bir kez daha bunlarn bilinli olmas gerektiini sylemiyorum.
Bu duyguya ilikin sanrm ki ok ok derin bir kavraytr. O
halde daha rahat olabilmek iin onlara adlar takalm. Kudretteki
artlar olan duygulara sevinler diyeceiz, kudretlerin azal
olan duygulara ise kederler diyeceiz. Ve duygular ya sevin ta
banndadr ya da keder tabanndadr. Spinoza'nn ok kesin ta
nmlamalar buradan gelmektedir. Keder kudretteki bir azala,
kudretindeki bir azala tekabl eden duygudur, sevin kudre
tindeki bir arta tekabl eden bir duygudur.
Keder bir duygulan tarafndan sarlp sarmalanm bir
duygudur. Peki duygulan nedir? Bu bende kedere yol aan,
bana keder veren bir eyin imgesidir. Gryorsunuz, her ey
burada bulunabiliyor, bu ok kesin bir terminolojidir. Tekrarl
yorum... Ne demi olduumu pek hatrlayamyorum... Keder
duygusu bir duygulan tarafndan kuatlmtr, duygulan
nedir? Duygulan ise bana keder veren bir eyin imgesidir, bu
imge ok belirsiz, ok kark olabilir, bu hi nemli deil. te
sorum: Neden bana keder veren eyin imgesi, neden bu imge
eyleme geme kudretimdeki bir azal kuatmaktadr? Bana
keder veren bu ey de nedir? Hi deilse elimizde btn bu so
rular cevaplayacak unsurlar var. imdi her ey yeniden grup
landrlabilir, eer beni takip ettiyseniz her ey byk bir uyum
61
GILLES DELEUZE
iinde yerli yerine oturacaktr. Bana keder veren ey, ilikileri
benim ilikilerime uygun dmeyen eydir. Bu, duygulantr.
likileri, benim ilikilerimden birini veya ilikilerimin btn
n zp datmaya ynelen her ey beni kederle duyguland
racaktr. "Affectio" terimleriyle sylersek burada tam bir tekabl
vardr, affectio terimleriyle, eyin benim ilikilerimle birle
meyen ve benimkileri zp datmaya eilim gsteren ilikileri
olduunu syleyeceim. Burada affectio terimleriyle konuuyo
rum. Duygularn diliyle konuursam o zaman unu demeliyim:
Bu ey beni kederle duygulandryor; demek ki bylece kudre
timi azaltyor. Gryorsunuz anlk duygulanlarn ve gei
duygularnn ifte diliyle konuuyorum. Bylece srekli olarak
soruma geri dnyorum: Neden, ama neden, neden olduu bir
anlalsa belki her ey anlalm olurdu. Ne olup bitiyor? G
ryorsunuz ki kederi belli bir anlamda ele almaktadr, bunlar ayr
ayr iki zel durum deil, iki byk duygusal tonalitedir. Keder
ve sevin iki byk duygusal tonalitedir, yani "affectus", duygu
anlamnda...
ki byk izgi olarak ele alacaz demek ki: Keder tabanl
bir izgiyle sevin tabanl bir izgi btn duygular teorisini kat
edecektir. Neden ilikileri benimkine uyum gstermeyen ey,
neden beni kederle duygulandrmaktadr, neden eyleme geme
kudretini azaltmaktadr? ifte bir etki bulunduunu gryorsu
nuz: Hem nceden anlam bulunuyoruz, ama u anda anlama
mz iin bir eyler eksik grnyor. likileri benimkiyle bir
lemeyen, uyumayan bir ey belirdiinde - bu bir hava akm
bile olabilir; ne olup bitmektedir? Dnyorum: Karanlktaym,
odamda sakinim, birileri rahatm bozuyor. Birisi kapy ap
giriyor, yerimde sryorum, kapya vuruyor, yerimde sratyor
beni. Tam yakalamak zereyken bir fikri kaybediyorum. eri
giriyor ve konumaya balyor; gittike azalyor fikirlerim, ke
derle duygulanm haldeyim. Evet, bir kederim var, rahatsz
62
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
edilmiim. Spinoza diyecektir ki - kederin izgisi nedir? u anda
beni rahatsz etmi olan kiiden nefret etmekteyim! Ona diyo
rum ki hey kardeim tamam. Bu belki ok ar bir nefret deil,
belki ok kk bir nefret ama yine de bir nefret! Huzurum ka
m, ondan nefret ediyorum!
Ne demek bu peki, nefret? Gryorsunuz, bu bir kederdir.
Spinoza bize diyor ki: Eyleme geme kudretiniz azald, ve azal
d lde kederle duygulandnz. Buraya kadar tamam. "On
dan nefret ediyorum", bu demektir ki ilikileri sizinkiyle birle
meyen eyden en azndan ruhen nefret ediyorsunuz - yok edil
mesini istiyorsunuz.
Nefret etmek sizi yok etme tehlikesi gsteren eyi yok etmek
istemektir. Nefretin anlam budur. Yani sizi zp databilecek
olan eyi zp datmay "istemek". Demek ki keder nefreti
douruyor. Dikkat edin ki sevinler de douruyor. Nefret se
vinler douruyor. yleyse bu iki izgi, bir tarafta keder te ta
rafta sevin, saf izgiler deildirler. Nefretin sevinleri nelerdir?
Nefretin sevinleri var.
Spinoza'nn dedii gibi: Nefret ettiiniz varl mutsuz olarak
hayal ettiinizde kalbinizde tuhaf bir sevin uyanr. Buradan bir
tutkular silsilesi kacaktr. Spinoza bunu ok iyi baarr. Nef
retin sevinleri vardr. Bunlar ne tr sevinlerdir? En azndan
unu syleyebiliriz - ve bu bizi ok ilerletecektir - bunlar tuhaf
bir ekilde telafi edici, yani dolayl sevinlerdir. Nefrette ilk ge
len ey, nefret duygularmz ba gsterdiinde her zaman te
meldeki kederi aramalsnz - yani eyleme geme kudretinizin
engellenmesini, azaln. Ve eytanca bir kalbiniz varsa, bu
kalbin nefretin sevinleri ierisinde serpilip aldklarn anla
yn; ve bu nefretin sevinci ne kadar byk olurlarsa olsunlar
balangtaki o kk kirli kederi asla ortadan kaldrmayacak
lardr - sevinleriniz telafi sevinleri olarak kalacaklardr. Nef
retin adam, ierlemenin adam, vesaire; Spinoza'ya gre, btn
63
GILLES DELEUZE
sevinleri bu balangtaki keder tarafndan zehirlenmi olan
kiidir - nk keder bu sevinlerin iinde varln srdrr.
Sonuta byle bir kii sevincini kederden baka bir eyden t
retemez hale gelir. tekinin varoluu dolaysyla duyguland
keder kendisine bir haz yaratmak iin tekinde uyandrmay ha
yal ettii keder - Spinoza'ya gre btn bunlar lanetli sevinler
dir. Dolayl sevinlerdir. Dolayl ve dolaysz kstaslarmz bu
rada bulabiliyoruz, burada, bu dzeyde. Ayn ekilde soruma
geri dnyorum - evet, yine de sylemek gerekir ki: Bir duygu
lan, yani benim kendi z ilikilerime uyum gstermeyen her
hangi bir eyin imgesi hangi bakmdan eyleme gcm azaltr?
Bu hem apak grnyor, hem de hi yle deil. te Spino
za'nn sylemek istedii: Varsayn ki bir kudretiniz var, ve ite
birinci durumda ilikileri sizinkilerle birlemeyen bir eye
arptnz. kinci durumdaysa aksine ilikileri sizinkiyle birleen
bir eyle karlatnz. Spinoza Ethica'da Latince occursus te
rimini kullanr - occursus tam da bu durumdur, karlama,
rastlama. Bedenlerle karlayorum. Bedenim her an baka
bedenlerle rastlayor. Karlatm bedenlerin kh benimki
lerle birleen kh birlemeyen ilikileri var. likisi benimkiyle
birlemeyen bir bedenle, bir cisimle karlatmda ne olup
biter? te bu: Diyeceim ki - ve Ethica'nn drdnc kitabn
okursanz bunun son derece gl bir reti olduunu grecek
siniz... Bunun mutlak olarak onaylanm olduunu syleyemem
ama en azndan orada nerilmitir; o zaman saplant adn ve
rebileceimiz bir fenomen gerekleecektir. Nedir bir saplant?
Yani kudretimin bir ksm btnyle bana uygun dmeyen
nesnenin benim zerimde brakt izi kuatmaya ve lokalize
etmeye ayrlacaktr. Sanki kaslarm germiim gibi - kaslm
m gibi: rneimizi yeniden ele alalm; pek grmek istemedi
im biri odaya giriyor, kendi kendime diyorum ki yandk - ve
bende bir tr yatrm gerekleiyor: Kudretimin belli bir ksm
64
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
bu nesnenin zerimdeki etkisiyle ba etmek zere yatrlyor.
eyin zerimdeki izini kuatyorum. eyin zerimdeki etkisini
kuatyorum. Baka terimlerle sylersek bu etkinin etrafn ku
atmak onu yerel bir halde tutmak iin azami lde abalyo
rum - yani kudretimin bir ksmn eyin bende brakt izi ku
atp izole etmek iin yatryorum. Neden? Kukusuz onu dev
reden karmak, belli bir mesafede tutmak, uzaklatrmak, def
etmek iin. Bundan kacak sonucu iyi anlayn: Bana uymayan
eyi kuatmak iin yatrdm bu kudret miktar, bu nicelik
kudretindeki belli bir azala tekabl ediyor - benden ekilip
alnm olan hareketsizlemi bir kudret miktarn.
te kudretim azalyor bu demektir. Bu daha az kudretim ol
duu anlamna gelmez, kudretimin bir ksmn, eyin zerim
deki eylemini def etmek iin zorunlu olarak etkilendii lde
benden ekilip alnd anlamna gelir. Her ey kudretimin belli
bir ksmna artk sahip olmadm anlamna geliyor. te kede
rin duygusal tonalitesi byle bir eydir: Kudretimin bir ksm
eyin zerimdeki etkisini, eylemini def etmek gibi bir belaya
kar kullanlmaktadr. O kadar miktar kudret hareketsizle
mitir. eyi def etmek, yani ilikilerimi ykma uratmasn en
gellemek iin ilikilerimi kasmaktaym, katlatrmaktaym -
Bu gerekten muazzam bir aba olabilir. Spinoza diyecektir ki:
Bu kaybedilmi bir zamandr. Bu durumdan tmyle kanmak
ne kadar da iyi olurdu. Her durumda kudretimin belli bir ksm
saplanp kalmtr, kudretimin belli bir ksm azalyor dediim
de sylenmek istenen ite budur. Gerekten kudretimin bir ksm
benden alnmtr, artk elimde deildir. Bu bir tr kaslma hali,
gcn kemiklemesi halidir - bununla ne kadar zaman kaybedi
lir!
Aksine sevinte iler ok ilgin hale gelir. Spinoza'nn sun
duu ekliyle sevin deneyimi, mesela bana uyan - ilikilerime
uyum gsteren bir eyle karlayorum. Szgelimi mzik.
65
GILLES DELEUZE
burkucu sesler vardr. Bana byk bir hzn, keder ilham eden
i burkucu sesler vardr. Bu btn ileri karmakark eder -
nk bu i burkucu sesleri aksine ok uyumlu ve harikulade
bulan insanlar hep vardr. Ama, hayatn sevincini getiren de ite
byle bir eydir - yani sevgi ve nefret ilikileri... nk bu i
burkucu sese kar duyduu nefret bu sesi seven herkese yayl
ma eilimi gsterir. O zaman evime dnerim, bana bir meydan
okuma gibi gelen bu sesler kulamdadr - btn ilikilerimi
gerekten zp datmaktadrlar, beynime nfuz etmi halde
dirler, beynime ve karnma... Kudretimin nemli bir ksm bana
nfuz eden bu sesleri uzakta tutmak iin kalm gibidir. Sessiz
lie dnelim ve sevdiim bir mzii koyalm; her ey deiir.
Sevdiim mzik ne demektir? Benim ilikilerimle birleebilen
ses ilikileri demektir. Ve dnn ki tam o anda pikabm bo
zuluyor. Pikabm bozuluyor: nefret ediyorum! (Richard Pinhas:
Ah, hayr!) Bir eletiri mi var? (Gilles Deleuze'n kahkahalar).
Sonuta keder duyuyorum, byk bir keder. yi, sevdiim bir
mzik koyuyorum, o zaman, btn bedenim, btn ruhum -
besbelli olduu gibi - ilikilerini ses ilikileriyle birletiriyor.
Sevdiim mzik ite bu anlama gelir: Kudretim artmtr. De
mek ki Spinoza asndan - burada beni ilgilendiren ey de bu
dur; sevin deneyinde hibir zaman kederinkiyle ayn ey yok
tur, kudretimin bir ksmnn, belli bir miktarnn gcnden e
kilip alnd, ve baka bir alana yatrld - bu neden byle
greceiz - sylenemez. Byle bir ey yoktur, neden? nk
ilikiler birletiinde ilikileri birleen iki ey bir st birey
olutururlar, ikisinin paralarn oluturduu, ilk ikisini kuatan
nc bir birey. Baka terimlerle sylersek sevdii mzikle
ilikili olarak, her ey dorudan ilikilerin birlemelerinin (g
ryorsunuz hl dorudanlk, dolayszlk kstas iindeyiz) - bu
rada ilikilerin dorudan bir birleimi sz konusudur. yle ki
nc bir birey olumutur - benim veya mziin artk yal
nzca bir paras olduumuz nc bir birey...
66
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
O zaman gcmn, kudretimin genileme halinde olduunu,
yayldn veya arttn sylerim. Eer bu rnekleri ele al
yorsam bu sizi bir konuda ikna etmek iin - ve dikkat edin - bu
Nietzsche iin de geerlidir, yazarlar kudretten bahsettiklerinde,
Spinoza kudretin artndan ve azalndan Nietzsche kudret is
teminden bahsettiinde ayn yoldadrlar... Nietzsche'nin "Affekt"
dedii ey Spinoza'nn duygu dedii eyle tam tamna ayndr
- ite bu bakma Nietzsche bir Spinozac'dr, onda da kudretin
azallar ve artlar vardr... Herhangi bir iktidarn fetih edil
mesinde hibir alakas olmayan bir ey vardr kafalarnda.
Kukusuz tek iktidarn sonuta kudretler olduunu syleyecek
lerdir: Kudretini artrmak ilikilerimize birletirdiimiz ey ile
benim yeni bir bireyin muhteem bir yeni bireyin iki alt bireylii
olmaktan baka bir ey olmadmz bir tarzda ilikilerimizi
birletirmek anlamna gelir. Konuya geri dnyorum. Dknce
duygusal itahm en gzel akmdan en iyi aktan ayrt eden
ey nedir?
Tam anlamyla ayn ey! Dkn duygusal itah, biliyorsu
nuz - btn bunlar bir sr cmle tabii, glmek iin diyebilirsi
niz; demek ki herhangi bir rnek verilebilir - mesela keder... Ak
yaptktan sonra hayvan kederlidir. Bu ne demek? Bu keder ne
dir? Bize ne sylemek istemektedirler? Spinoza byle bir eyi
asla sylemeyecektir. Ya da byle eyler tartmaya demez
bile - kederden bahsetmek iin bir neden bile yoktur, bu iyi...
Keder ekip bien insanlar vardr... Nereye varmak zere oldu
umuzu hissedin - Ethica'y kateden u reddiyeyi - o kadar
kudretsiz insanlar var ki; ite onlardr tehlikeli olanlar - ite on
lardr iktidar ele geirenler. Ve iktidar - kudret ve iktidar mef
humlar birbirlerinden o kadar uzaktadrlar ki iktidar insanlar
iktidarlarn bakalarnn kederi zerinde kurabilirler ancak. k
tidarlarn bakalarnn kederleri zerinde ina eden gszler
dir onlar. Kedere ihtiyalar vardr. Klelerden baka kimse
67
GILLES DELEUZE
zerinde iktidar kuramazlar - ve klelik tam anlamyla kudretin
azalnn rejimidir. ktidarlarn kederle kuran, ancak yle y
netebilen insanlar vardr. u tipten bir kederler rejimi kurarlar:
"Piman olun" tipinde, "nefret edin binlerinden" tipinde - ve
eer nefret edecek birisini bulamazsanz, kendinizden nefret edin
tipinde, vesaire. Spinoza'nn tehis ettii tam anlamyla muaz
zam bir keder kltr, kederi deer haline dntren muazzam
bir kltrdr - size hep unu diyen insanlar: Kederden gemez
seniz kurtulamazsnz. Ama Spinoza iin bu lanet olas bir du
rumdur. Ve eer bir etik yazdysa bu hayr, hayr demek iindir.
stediiniz her ey olsun ama bu deil. O halde gerekten iyi
eittir sevin, kt eittir keder. Ama imdi grebiliyorsunuz ki
dknce duygusal itah ve aklarn en gzeli hibir ekilde
ruhsal, tinsel bir mesele deildir, asla deildir. Bu bir karla
mann, sylendii gibi, iyi iledii zaman demektir. Bu ilev
selciliktir, ama ok gzel bir ilevselcilik. Ne demektir bu? deal
olarak hibir zaman tam olamaz, nk yerel kederler hep ola
caktr, Spinoza bunu gz ard etmez, her zaman kederler vardr
ve olacaklardr. Mesele var olup ya da var olmamalar deildir,
mesele onlara verdiimiz deerdir - onlara atfettiimiz onaydr.
Onlara ne kadar onay verirseniz, yani eyin zerinizde brakt
izi kuatp uzak tutmak iin kudretinizden ne kadar yatrrsanz
kudretinizden o kadar kaybedeceksiniz. O halde mutlu bir sev
gide, sevinli bir akta ne olup biter? Orada, tekinin azami
ilikileriyle azami dzeydeki ilikilerinizi birletiriyorsunuz -
bedensel, algsal, her trden. Elbette ki bedensel, evet neden ol
masn? Ama algsal da: Hah, iyi... Mzik dinlenecek! Belli bir
tarzda denebilir ki, icat etme hibir zaman durmaz. Dier ikisinin
yalnz paralar olduu u nc bireyden bahsettiimizde bu
sz konusu nc bireyin nceden var olduu anlamna asla
gelmiyor - hep kendi ilikilerimizi baka ilikilerle birletire
rek, u ya da bu tarzda birletirerek nc bireyi icat ederim.
68
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
yle bir eydir bu - ilikilerin birlemesi ve birlemi
ilikilerin daha st dzeyde birlemesiyle ilerlediiniz her de
fasnda kudretinizi artrrsnz. te yandan dknce duygusal
itahta aksine kt olmasnn nedeni duygusal olmas deildir,
kt olmasnn nedeni temelinde ilikilerin zlp dalmasn
oynayp durmasdr. u tipten bir ey: Bana ktlk yap, z be
ni, zeyim seni. Bu tam bir tezgh sahnesidir. Diyebilirsiniz ki
byle bir tezghta kendini iyi hissedenler var - ama bu sonradan
o kk telafi sevinlerinden baka bir ey deil. Btn bunlar
mide bulandrc - bir iltihap gibi; bu dnyada en lanetli yaam
biimidir. ekip gidin, bizi sahnemizle ba baa brakn diyen
ler var... Onlara gre birbirimizden nefret etmemiz gerek, sonra
birbirimizi daha ok sevmi olacaz. Spinoza bu sahne kar
snda kusmaktadr, demektedir ki kim bu lgnlar? Keke bun
lar yalnzca kendi hesaplarna yapsalar; ama hastalklarn bu
latranlardr onlar; hastalklarn yayanlardr. Kederlerini size
bulatrmadan peinizi brakmayacaklardr. Dertlerini anlama
dnz, bu iin size gre olmadn sylediinizde ise sizi
budala yerine koyacaklardr stelik. Gerek hayatn byle oldu
unu syleyeceklerdir. Ne kadar yakanza yaprlarsa, sizi ne
kadar tutarlarsa kederlerini ve endielerini size o kadar bulat
racaklardr...
Claire Parnet: Richard, itahtan bahsetmeni istiyordu...
Gilles Deleuze: likilerin birletirilmesinden mi?! (Kahka
halar)
likilerin birletirilmesi konusunda her eyi syledim. An
layn ki, burada en byk anlamszlk yle bir eye inanmaktr:
paralar olacamz nc bir birey arayalm - byle bir birey
nceden yoktur, ne de ilikilerin zlp dald tarz doada
nceden vardr, nk doa btndr, ama bizim bak amz
dan son derece karmaktr. Burada btn bunlarn Spinoza iin
yol at problemlerin ne kadar byk olduklar grlecek,
69
GILLES DELEUZE
nk btn bunlar son derece somut eyler, yaam tarzlaryla
ilikili. Nasl yaamal? likilerin ne olduunu nceden bilmi
yorsunuz. Mesela size uygun den mzii zorunlu olarak bula
mazsnz. Demek istediim, bu bilim gibi bir ey deildir. Hangi
anlamda? likilere dair size, ite bana lazm olan kadn ya da
adam dedirtecek bilimsel bir bilginiz nceden yoktur. El yorda
myla ilerlenir, krlemesine. Bazen yrr bazen yrmez vesai
re. Ve ilerin asla yrmeyeceini syleyip kendilerini bu tr
ilere atp duran insanlarn varln nasl aklamal? (Kahka
halar) te bunlardr kederin insanlar, keder ekip bienler bun
lardr nk varoluun temelinin byle olduunu dnmekte
dirler.
Oysa bu uzun raklk sresince bendeki oluturucu ilikileri
nceden sezebildiim lde, nce belli belirsiz bana uyan ey
leri ve uymayan eyleri kavrarm. Bana diyeceksiniz ki btn
bunlar yalnzca bunun iinse ok da gl deil. Elimizde baka
bir forml yok - size uymayan eyi zellikle asla yapmayn.
Bunu ilk diyen Spinoza deil - ama ncelikle eer btn ba
lamlarndan koparrsanz "size uymayan hibir ey yapmayn"
nermesi hibir anlama gelmez. Ama byle bir kavrayn so
nularna vardrrsanz - ben bunu ok nemli buluyorum, o za
man iler deiecektir. Nasl olup da ok somut biri varoluunu,
kendisine uygun den ilikileri hissedebilecek bir duygulan,
bir duygu lemi yakalayabilecek ekilde varoluunu srdre
cektir? Bu, "unu bunu yapn" tipinde bir ey deildir - artk
ahlak alannda deiliz asla. Herhangi bir ey yapmak gerekmi
yor, bulmak gerekiyor. Kendi inceliini bulmak gerekiyor - yani
ekilmek deil, bir paras olarak girebileceim daha stn bi
reylikleri icat etmek gerekiyor - nk bu bireylikler nceden
yoklar. Sylemek istediim her ey inanyorum ki somut bir
anlam kazanyor - iki ifade somut bir anlam kazanyor... (...)
z ebedidir, ebedi z ne demektir? znz ebedidir, tekil
zmz ebedidir - yani yalnzca size ait olan zel znz, ne
70
SPNOZA ZERNE ON BR DERS
demektir bu? imdilik bu formle tek bir anlam verebilecek
haldeyiz: Siz bir kudret derecesisiniz. Bir kudret derecesisiniz:
Spinoza unu yazdnda sylemek istedii budur: "Ben Tan
r'nn kudretinin bir parasym (pars). Bu kelimesi kelimesine
ben bir kudret derecesiyim demektir.
Hemen bir eletiri gelebilir. Ben bir kudret derecesiyim, ama
sonuta ben bebek, kk bir ocuk, yetikin, bir ihtiyar - bu
ayn kudret derecesi deildir. Demek ki kudret derecem srekli
deiip durmaktadr. Tamam, bunu bir keye brakalm. Nasl
ve neden bu g derecesinin bir ykseklii vardr? Tamam. Ama
kabaca unu sylyorum: Ben bir kudret derecesiyim ve ite bu
anlamda ebediyim. Kimsenin bir tekiyle ayn kudret derecesi
yoktur. Bakn ileride yeniden ihtiya duyacaz, bu bireyleme
ye dair niceliksel bir kavraytr. Ama bu zel bir niceliktir
nk bir kudret miktardr. Bir kudret miktarna her zaman u
nu deriz: Yeinlik. Spinoza yalnzca ve yalnzca buna "ebediyet"
terimini atfeder. Ben tanrnn kudretinin bir derecesiyim - bu ben
ebediyim anlamna gelir. imdi ikinci aidiyet alan - anlk anbe
an deien duygulanlar var bende. Grld gibi bu anlk
olma halinin boyutudur. Bu boyut zerinde ilikiler birleirler
veya zlrler. Bu affectio''nun boyutudur: eylerin birle
meleri ve zlmeleri, eyler arasndaki birlemeler ve zl
meler. Ve ite aidiyetin nc boyutu: Duygular - bir duygula
nn kudretini doldurduu her defasnda, olabildiince yetkin
bir biimde doldurduu her defasnda... duygulan aslnda
kudretimi dolduran eydir; kudretimi gerekletirir, ve kudreti
mi koullara bal olarak, burada-imdinin ilevi olarak ger
ekletirir. Kudretimi burada-imdi eylerle ilikin bakmndan
doldurur ve gerekletirir. nc boyut, bir duygulann
kudretimi doldurduu, gerekletirdii her defasnda kudretimin
mutlaka artt ya da azalddr - bu da duygunun alandr.
Demek ki, "kudretin ebedi bir derecedir" ama bu onun sre
iinde artp azalmasn engellemez. Kendinde ebedi olan bu
71
GILLES DELEUZE
kudret artmay ve azalmay asla brakmaz - sreye bal olarak
deiip durmay asla brakmaz; sonuta bunu nasl anlamal?
Sonuta bunu anlamak o kadar da zor deil. Eer dnrseniz,
size unu demitim: z bir kudret derecesidir - yani eer bir ni
celikse, yeinliine bir niceliktir. Ama yeinliine bir nicelik,
asla yaylabilir bir nicelik gibi deildir. Yeinliine bir nicelik
bir eitten ayrt edilemez, yani yeinliine bir nicelik temelinde,
kendi bana bir farktr. Yeinliine nicelik farklardan yapl
mtr. Acaba Spinoza bize yle bir ey mi demek istemekte
dir? Burada bir parantez ap biraz ukalalk yapma izni istiyo
rum. Bu nemli. Diyebilirim ki Spinoza ilk olarak ak ak
kudretin ksm, (pars potentiae) terimini kullanmaktadr - ve
zmzn Tanrsal kudretin bir ksm, bir paras olduunu
syler. Sz konusu olan metinlerin sylemedikleri eyleri sy
lemeye zorlamak deildir: "Kudret paras", kudretin ksm, ya
ylabilir bir para, bir ksm deildir - zorunlu olarak yein bir
paradr. Bunun bir ukalalk alannda yorumladm bir ey ol
duunu biliyorum ama bu noktada sylediimi dorulamak iin
buna ihtiyacm var - ortaa skolastiinde iki terim arasnda,
gradus ve pars, para ve derece terimleri arasnda kurulan z
delik son derece yaygnd. Ama dereceler ok zel trden par
alardr, yeinliine paralardr; bu ilk noktayd. kinci nokta:
Spinoza'nn Meyer adl birine yazd on iki numaral mektupta,
gelecek defa mutlaka gzden geireceimiz, bize bireylik stne
nemli sonular karma olana salayacak ok nemli bir b
lm vardr. imdiden sylyorum ki, gelecek defa Spinoza'nn
mektuplar ellerinde bulunanlar Meyer'a yazd bu mektubu,
ok nl olan ve sonsuzluu konu edinen bu mektubu okusunlar.
Bu mektupta Spinoza son derece ilgin, ok acayip geometrik
bir rnek verir. Ve bu geometrik rnek alar boyu defalarca
yorumlanp durmutur, nk ok tuhaf bir rnektir. Ve Leib
niz - ki kendisi de ok byk bir matematikidir - Mayer'a yaz
72
SPNOZA ZERNE ON BR DERS
lan bu mektuptan haberdar olmutu; ve dedii kadaryla, Spino
za'nn kendi adalarnn bile asla anlamadklar eyleri anla
dn gsterdii bu geometrik rnei yznden ona zel bir
hayranlk duyduunu ilan ediyordu. yleyse bu metin Leibniz'in
bu vaftiziyle daha da ilgin bir hal alyor. te Spinoza'nn d
ncemizin nne srd yle bir ekildir: Biri tekinin
iinde ama ayn merkeze sahip olmayan iki ember. ki ember
arasndaki en uzun ve en ksa mesafeler iaretleniyor. ekli an
ladnz m?te imdi Spinoza'nn bize syleyecei ey. Spino
za bize ok ilgin bir ey sylyor - bana yle geliyor ki bize
unu diyor: Bu ifte ekil karsnda, elinizde bir snr veya eik
bulunmadn syleyemezsiniz. Elinizde bir eik, bir snr var.
Hatta iki snr var: Dtaki ember, iteki ember, veya ayn
anlama gelmek zere bir emberden tekine en byk mesafe, ve
en kk mesafe. Elinizde bir azami ve bir asgari var. Ve bize
diyor ki: Toplam ele aln, burada Latince metin ok nemli,
mesafelerdeki eitsizliklerin toplamn ele aln. Gryorsunuz:
Bir emberden tekine giden btn izgileri izin, btn doru
paralarn izin. Kukusuz sonsuz sayda izgi olacaktr. Spi
noza bize diyor ki, mesafelerin eitsizliinin toplamn aln.
Anlyorsunuz: Kelimesi kelimesine bize syledii, eit olmayan
mesafelerin, yani bir emberden dierine izilen izgilerin top
lamn ele aln demiyor. Mesafelerin eitsizliklerinin toplamn,
yani farklarn toplamn diyor ve ekliyor: Byle bir sonsuz son
derece ilgintir - ne demek istediini greceiz. Ama ben metne
bavuruyorum nk ok kesin bir fikir var aklmda, bize diyor
ki - bu ok ilgin - bu sonsuz bir toplamdr. Mesafelerin eitsiz
liklerinin toplam sonsuzdur. Ayn eyi, toplamn sonsuz oldu
unu, eit olmayan mesafelerin toplam iin de syleyebilirim.
Ama yine de burada bir snr vardr. Tam anlamyla bir snr
vardr nk elinizde byk emberin snryla kk emberin
snr bulunuyor. Demek ki burada bir sonsuz vardr ama yine
73
GILLES DELEUZE
de snrsz deildir - ve diyor ki bu matrak bir sonsuzdur, ok
zel trden bir geometrik sonsuzdur: Sonsuz diyebileceimiz
ama snrsz olmayan bir sonsuzdur. Ve gerekten de iki ember
arasnda kalan mekn snrsz deildir. ki ember arasndaki
mekn tam tamna snrlanmtr.
Meyer'a bu mektuptaki ifadeyi alyorum yalnzca. Mesafele
rin eitsizliklerinin toplam - neden ayn dnceyi daha basit
bir rnee dayal olarak yapmyor; neden eit olmayan mesafe
lerin toplamn almyor? Neden farklarn toplamn almak isti
yor? Bana gre bu gerekten ok nemli bir metindir nk
acaba kafasnda ne vardr sylemedii? Buna kendisinin zler
problemi asndan ihtiya duymaktadr. zler kudret derecele
ridirler, ama nedir bir kudret derecesi? Bir kudret derecesi bir
azami ve bir asgari arasndaki farktr.
Tam da bu nedenle karmzda olan yeinliine bir miktardr.
Bir kudret derecesi kendi bana bir fark demektir... (Bandn
sonu)
(...) Zamannn birok dnr gibi unu ok derin bir
tarzda syleyen filozoflar arasndadr: Biliyorsunuz ne akl ba
nda ne zgr ne de zeki douyorsunuz. Eer akllanyorsanz,
eer zgrleiyorsanz, vesaire. Her ey bir olu meselesidir.
Ama hibir yazar Spinoza kadar, szgelimi insann doasna ait
olan zgrlk problemi karsnda o kadar kaytsz kalmam
tr. Spinoza insann doasna hibir eyin ait olmadn d
nmektedir. O, her eyi gerek anlamyla OLU terimleriyle
dnen bir dnrdr. Tamam buraya kadar hemfikiriz ku
kusuz.
Peki akllanmak, akll olmak ne demektir?
zgr olmak, zgrlemek, zgr olmadnz bir kez sy
lendikten sonra ne demektir? zgr doulmuyor, akll doul
muyor, tmyle karlamalarn keyfine terk edilmiiz - yani
zlp dalmalarn keyfine terk edilmiiz ve anlamanz gere
74
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
kir ki bu Spinoza'da tmyle normaldir; doamz itibariyle zgr
olduumuzu dnen yazarlar doaya dair belli bir fikir olu
turmu olanlardr. Sanmyorum ki birisi kp da - doa itiba
riyle zgrz diyebilsin. Bunun iin kendisini bir tzm gibi,
yani greli olarak bamsz bir eymi gibi kavryor olmas ge
rekir. Ama eer kendinizi bir tz gibi deil de bir ilikiler topla
m olarak kavrarsanz, "zgrm" nermesi her trl anlamdan
yoksundur. Bunun kartnn bile bir anlam yoktur; zgrlk
hele zgr olmay gibi terimlerin hibir anlam yoktur. Buna
karn belki de "nasl zgrleilir" sorusunun bir anlam vardr.
Ayn ekilde "akll olmak" kendimi "akl sahibi hayvan" diye
tanmladm lde anlalabilir - yani tzn bak asndan,
bu benim bir tz olduumu gerektiren Aristocu tanmdr. Ama
eer ben bir ilikiler toplamysam, bunlar belki de akli ilikiler
olabilirler; ama "akllym" cmlesinin hibir anlam yoktur.
Demek ki eer akll, zgr gibi eylerin herhangi bir anlam
varsa bu ancak bir oluun, bir olu srecinin bir sonucu olabilir.
Bu daha imdiden yepyeni bir durumdur. Dnyaya atlm ol
mak tam anlamyla her an beni zp databilecek bir eyle
karlama riski demektir.
te tam da bu yzden unu diyordum - akln ilk grn
mnden bahsediyordum, akln ilk abas, sanyorum bu Spino
za'da ok ilgintir, bu olaanst lde el yordamyla ilerleyen
bir aba trdr. Ve burada bu abann yetersiz olduunu bile
syleyemezsiniz nk btn bu el yordam faaliyet somut ey
lerledir. Bu tam anlamyla iaretleri, evet iaretleri diyorum elde
edip deerlendirmek iin yaplan bir raklk trdr - hangi
ilikilerin bana uyduklar hangilerinin uymadklarn bana sy
leyecek belirtileri ve iaretleri dzenlemek ve kefetmek... De
nemek gerekir, deneyler yapmak gerekir ve kendi deneyimimi
bakasna iletemem bile nk belki de ona uymayacaktr. An
lalaca kadaryla bu, her birimizin hem sevdii eyi hem de
75
GILLES DELEUZE
katlanabilecei eyi kefettii bir tr el yordamyla ilerleme
halidir. yi, ite ila alndnda yaam biraz da byle bir eydir:
Kendi dozlarnz bulmanz, kendi dzeyinizi lmeniz, seimler
yapmanz gerekir - ve hekimin tavsiyesi ou zaman yeterli ol
maz. inize yarayacaktr. Basit bir bilimi, bilimin basit bir uy
gulann aan bir ey vardr. Kendi noktanz kefetmeniz
gerekir, bu mzik rakl gibidir biraz: Hem size uyan hem de
yeteneiniz dahilinde olan bulmak zorundasnz.
Spinoza'nn akln birinci grnm diye adlandrd ey
daha imdiden budur: Semek-birletirmek olarak ileyen bir
tr ifte grnm. Semek, seme-birleme, yani deneyim yo
luyla ilikilerimin hangi ilikilerle birleebileceini kefetmek,
ve bundan sonular karmak. Yani: Ne olursa olsun yapabildi
imce - her eyi yapamam, tamamyla baarl olamam - ama
azami lde bana uymayan ilikilerle karlamaktan kamak
ve yine azami lde bana uyan ilikilerle karlamaya, onlarla
birlemeye uramak. te burada zgrln veya akln ilk
belirlenimini buluyoruz.
te Rousseau'nun "bilgenin maddecilii" adn verdii tema:
Hatrlyorsunuz, Rousseau'nun bu ok ok ilgin fikrinden bah
settiimde demitim ki, durumlar, konumlar dzenlemenin,
bestelemenin bir sanatyd bu ve zellikle size uymayan durum
lardan kanp size uyan durumlara girmeye yarayacakt, vesai
re. Akln ilk abas ite budur. Ama bu nokta zerinde srar
ediyorum: Bu seviyede elimizde nceden hibir bilgi yoktur,
hibir ncellii yoktur, bilimsel bir bilgi yoktur. Bu bilim deil
dir. Bu tam anlamyla yaam deneyidir. Bir raklktr: Yanlp
durmay hibir zaman brakmam, bana uymayan durumlara d
p srekli uvallarm, vesaire vesaire. Ve gdm gdm bilgeli
in bir tr balangcym gibi bir eyler oluturmaya bala
rm, bu neye delalet eder? Bu Spinoza'nn ta batan beri syle
dii eye delalet eder: Herkes birazck da olsa bir eyler bilir,
76
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
gcnn neye yettiine dair belli belirsiz bir fikre sahiptir, nk
bir ey yapmaya muktedir olmayan insanlar gsz insanlar de
il, muktedir olmadklar eyleri yapmaya gz kapal atlarak
becerebildikleri eylere bo veren insanlardr. Ama diye sorar
Spinoza, bir beden neler yapabilir? Bu u demek deildir: Bir
beden genel olarak neler yapabilir, u demektir: Benim bedenim
senin bedenin neye muktedirdir? Neler yapmaya muktedirsin?
Bu kapasitemizi denemek gibi bir eydir. Kapasitemizi dene
meye abalamak - ama ayn zamanda bu kapasiteyi oluturmak
deneylerken muktedir olmak, yani ok ok somut bir durum.
Ama nceden elimizde hibir bilgi yoktur.
yi, bilmiyorum ama bir eyler yapmaya muktedir olduum
alanlar var. Bu iki anlamda sylenebilir - kendilerine bunu yap
maya gcm yetmez nk beceremem diyen ok alakgnll
insanlar vardr; te taraftan ise kendilerinden ok emin olan,
kendi kendilerine, ha o mu? Kt bir ey belki, ben bunu yapa
mam ama kim bilir belki de olabilir diyen insanlar vardr. Ama
kimse gerekten kimse neye muktedir olduunu biliyor deildir.
Hatrlyorum, varoluuluun o gzel yllarnda, savan sonu
na konsantrasyon kamplarna falan balanan bir tema vard.
Jaspers'in ortaya att bir tema vard - bana yle geliyor ki ok
ok derin bir temayd bu. ki durum tipi arasnda ayrm yap
yordu - snr durumlar ve basite gndelik durumlar. Diyordu ki:
Snr durumlar herhangi bir anda tepemize inebilirler, bunlar
nceden asla ngremeyeceimiz durumlardr. Ne istiyorsunuz?
kence grmemi birisi ne demektir? kenceyi kaldrp kald
ramayaca konusunda hibir fikri yoktur. ok cesur bir sr tip
ikence altnda zlrken, bir sr ufak tefek dlek tip harika
bir ekilde dayanabilirler. Bunu kimse nceden bilemez. Snr
durum gerekten buradaki durumdur - neye muktedir olduumu
son anda renirim, belki de ok ge renirim. ster iyi ister
kt olsun muktedir olduum eyleri, gcm dahilindeki eyleri
77
GILLES DELEUZE
renirim ama bu nceden sylenemez. Ha, yle bir eyi hibir
zaman yapamazdm demek kadar kolay bir ey yoktur. Ve ter
sine vaktimizi byle eylerle harcayp dururken gerekten g
cmz dahilinde olan eyleri es geip dururuz. Neye muktedir
olduklarn bilmeden len ve hibir zaman bilemeyecek olan o
kadar ok insan var ki. Bir kez daha - hem vahette hem de iyi
likte, bunlar srprizlerdir, kendi kendinize srprizler yapmanz
gerekir. O zaman kendinize - bak ite byle bir ey yapabilece
ime hi inanmazdm dersiniz. Bilirsiniz insanlarn bir sr be
cerisi var. Genellikle insanlarn kendilerini nasl yok ettikleri
zerine konuulup durulur - burada Spinozaclk ok karmak
bir hal alr; ama sanrm ki sonuta bu da ou zaman laftan
baka bir ey deildir. Bu ok znt vericidir, ok znt verici
bir grntdr. Ama sonuta ok budalaca bir eydir de. Bir tr
temkinleri de vardr: nsanlarn kurnazl! Boktan bir eydir bu
insanlarn kurnazlklar, nk kesin olarak kendilerine bile ih
tiya duymadklar noktalarda kendi kendilerini yok eden bir
sr insan vardr. O zaman kukusuz onlar kaybedenlerdir, an
lyorsunuz, evet. Birinin snr durumda gsz bir hale geldiini
varsayyorum - ama bu ilerlemek, yrmek iin o kadar arzu
duymayan biridir. Baka terimlerle sylersek onun iin bu ok
sonradan gelecek bir iliki trdr. Kmldamak ok ikincil bir
ilikidir. Tamam. Artk kmldamasna izin vermeyen durumlara
getirmeye alr kendini - belli bir tarzda istediini elde etmitir
nk ikincil bir ilikinin rahatlna terk etmitir kendini. Oysa
biri kendi oluturucu esas ilikileriymi gibi yaayarak kendini
yok ettii durumda iler ok farkldr. Komakla ok ilgilen
mezseniz sigara iebilirsiniz, vesaire. Size denecektir ki kendini
mahvediyorsun, ama belki de kk bir sandalyede oturmakla
yetineceim, aksine bu halde daha iyi olacam, daha huzurlu
olacam! ok gzel. Peki gerekten kendimi ykyor muyum?
O kadar da deil. Elbette kendimi ykyorum nk eer kml
78
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
dayamyorsam, sonuta geberip gidebilirim, sonuta ngrme
diim bambaka trden skntlarla karlaabilirim. Ah evet,
bu ktdr. Ama gryorsunuz kendini yok etme eiliminin bu
lunduu eylerde bile tm bir ilikiler hesabn gerektiren kur
nazlklar vardr. Kii kendisine esasl gelmeyen bir noktada bile
pekl kendini yok edebilir ve esas olan korumaya aba gste
rebilir - btn bu iler son derece karmaktr. ok karmak
ilerdir bunlar.
Akln semeye, ilikileri renmeye, birleen veya birle
meyen ilikilere ynelik bu rakla eilimine akl, akln a
bas, akln "connatus"u, akln abas derdim. Ama unu da di
yorum: Elinizde nceden bunun iin hibir bilim bulunmad
ndan, Spinoza'nn ne demek istediini artk anlayabilirsiniz:
Bilim mi, belki de bununla bir ilikiler bilimine eriebilirsiniz.
Ama bu ne menem bir ey olurdu. Matrak bir bilim. Teorik bir
bilim olmazd. Belki teori bunun bir paras olurda ama bu bi
lim, yaam bilimi anlamnda bir bilim olurdu. (...) aret, ift
tarafl bir ifadedir: Yapabildiimce davranrm ve iaretler
gstergeler nedir? Spinoza'ya gre temelinde ift anlaml olan
tam da dilin gstergeleridir - bir taraftan dilin gstergeleri, te
taraftan Tanr'nn verdii iaretler, peygamberlik belirtileri,
gstergeleri ve son olarak toplumun gstergeleri, iaretleri:
dller, cezalar, vesaire.
Peygamberlik gstergeleri, toplumsal gstergeler, dil gster
geleri - bunlar en byk gsterge tipidirler. Ama her durumda
bu ift anlamlln dilini konuur. Buradan yola kmaya, bu
radan gemeye mecburuz - raklmz tamamlayabilmek iin,
sevinlerimizi seip alabilmek, kederlerimizi gidermek, yani bi
zimle birleen ilikileri bir tr kavrayarak, gstergeler yoluyla
belirtiler araclyla bize uyan ve uymayan ilikileri ayklamak
iin bunlardan gemek zorundayz. Akln bu ilk abasnda ke
sinlikle gryorsunuz ki yaplan her ey eylem gcm artr
79
GILLES DELEUZE
maya yneliktir - yani pasif sevinler tatmak, tutku sevinleri
tatmak iindir. Tutku sevinleri henz belirsiz ift ynl gster
gelerle eylem gcm artrdklarndan orada henz bu kudrete
tam anlamyla sahip deilim. Gryor musunuz, ok gzel.
Burada u soruya varm bulunuyoruz: Belli bir uzun rak
lk devresi olduu varsayldnda nasl olup da bu uzun raklk
beni daha emin bir safhaya yani akl banda olabileceim, zgr
olabileceim bir safhaya gtrebilecektir? Bu nasl gereklee
cektir? Bunu gelecek derste greceiz.
80
"Alayla glme arasnda byk bir fark gzetiyorum.
nk glme, tpk elenme gibi, kendi bana iyidir.
Zevk almay yasaklamak yalnzca lanetli ve hznl
bir hurafeciliin iidir kesinlikle. Al ve susuzluu
dindirmek kadar melankoliyi kovmaktan daha uygun
bir ey olabilir mi? te benim ilkem ve balandm
yol budur..."
NC DERS
DELEUZE - SPNOZA
25.11.1980
On yedinci yzyl sonlarna dek felsefenin o kadar byk bir
vurguyla hep Tanrdan bahsedip durmas ok ilgintir. Ve her
eyin tesinde, Spinoza, aforoz edilmi Yahudi, bize Tanrdan
bahsedecek son kii deildir. Ve byk eseri Ethica'nn birinci
kitab "De Deo", Tanrya Dair baln tar. Ve herkes gibi,
Descartes, Malebranches veya Leibniz -felsefe ile Tanrbilim
arasndaki snrn son derecede belirsiz olduu izlenimini edi
nirsiniz.
Acaba neden felsefe Tanryla bu kadar har neirdir? Ve bu
durum, on sekizinci yzyl filozoflarnn gerekletirecekleri
devrime kadar byle gidecektir. Bu acaba bir uzlama mdr,
yoksa daha safa bir ey midir? Dncenin, on yedinci yzyl
sonlarna kadar, Kilisenin dayatt eyleri hesaba katmak zo
runda olduu, bylece bir sr dinsel temay ciddiye almaya
83
GILLES DELEUZE
zorland sylenebilir. Ama bunun ok yzeysel bir kolayclk
olaca da pek kolay seziliyor: Ayn lde, o aa kadar, felse
fenin biraz da dinsel bir duyguyla sk skya bal olan bir kaderi
yaad da sylenebilirdi.
Resim sanatyla bir karlatrma yapacam, nk resmin
Tanrnn imajlarnn iyice nfuz ettii bir sanat olduu dorudur.
Sorum u: Bunun o ada kanlmaz bir zorlama olduunu
sylemek yeterli midir? ki cevap mmkndr. Birincisi evettir;
o ada bu kanlamaz bir mecburiyettir ve o dnemde sanatn
iinde bulunduu koullara baldr. Ya da biraz daha olumlu bir
ekilde u da sylenebilir: Bunun nedeni ressamn, daha da
nemlisi resim sanatnn kanamayacaklar dinsel bir hissiyatn
olmasyd. Filozof ve felsefe de bundan kaamazlard. Ama bu
yeterli midir? Baka bir varsaym ileri srlemez mi? -resim
sanat o ada Tanrya o kadar ihtiya duymaktadr ki, Tanr
sallk, ressam iin bir zorlama olmak yle dursun, onun azami
zgrletii yerdir. Baka terimlerle sylersek, Tanryla istedi
ini yapabilmektedir, insanlarla, yaratlm varlklarla yapama
yaca bir sr eyi yapabilmektedir. Tanr resim sanat tara
fndan, bir resim ak tr tarafndan dorudan doruya kua
tldka, bu dzeyde resim kendi adna baka trl bulamaya
ca bir zgrlk alanna kavuuyordu. Snr durumda, en
imanl ressam -yalnzca resim yapt lde- belli bir tarzda en
inansz ressamla bu bakmdan kart deildir, nk resim sa
natnn Tanrsall kuatma tarz yalnzca resimseldir ve resim
orada kkten zgrlemesinin koullarndan bakasn bulma
maktadr.
rnek veriyorum: El Greco... Bu yaratm Hristiyanln
figrleri dnda asla elde edemezdi. O zaman, baka bir d
zeyde zorlamalar bulunmaktadr, ama yine baka bir dzeyde
sanat yle bir kiilikti -Bergson bunu canl varlk iin syl
yordu; canlnn engelleri araca dntren bir varlk olduunu
84
SPNOZA ZERNE ON BR DERS
sylyordu-bu iyi bir sanat tanm olabilir. Ressamn zerinde
Kilisenin snrlandrmalarnn etkili olduu dorudur, ama ayn
zamanda snrlandrmalarn yaratm aracna dntrlmesi de
sz konusudur. Ressamlar biimleri zgrletirmek, biimleri
artk bir resimlemeyle hibir ilikilerinin bulunmad noktaya
kadar itmek iin Tanrdan faydalanmlard. Biimler zincirle
rinden boanmlard. Bir tr Sabbat ayinine, ok saf bir dansa
atlyorlard; izgiler ve renkler geree benzeme, kesinlik, her
hangi bir eyi andrma gibi btn zorunluluklardan kurtuluyor
lard. Bu grnn, yani resmin Hristiyanla boyun eiinin
tesinde gerekleen ey izgilerin ve renklerin byk zgr
leme hareketiydi
Baka bir rnek: Bir dnyann yaratlmas... Eski Ahid onlara
hareketlerin, biimlerin, izgilerin ve renklerin zgrletirilmesi
olanan salamt. yle ki, bir bakma, ateizm hibir zaman
dinin dnda olmamtr: Ateizm dini ileyip duran sanat-
kudretidir. Tanryla, her eye izin vardr. Felsefe iin de tmyle
ayn olduuna dair canl bir hissim var ve eer filozoflar bize o
kadar Tanrdan bahsettilerse -ve tabii ki Hristiyan ve inanl da
olabilirler-bu gl bir aka dnda gereklemi deildir. Bu
inanszln getirdii bir matrak geme hali deildir, kurmakta
olduklar bir alma neesidir.
Ve nasl Tanryla sa resim sanat iin izgileri, renkleri ve
hareketleri bir eyleri andrma zorunluluundan kurtarmann,
zgrletirmenin vesilesi olduysa, ayn ekilde felsefe iin de
Tanr ve Tanrsallk temas felsefede yaratmn nesnesi olan
eyi, yani kavramlar, zerlerindeki snrlandrmalardan -basite
eyleri temsil etme grevinden- kurtarp zgrletirmek iin
vazgeilemez bir vesile olmutur.
Kavramn zgrlemesi Tanrnn dzeyinde gereklemi
tir, nk bylece artk kavram herhangi bir eyi temsil etmek
zorunda olmayacaktr; kavram o andan itibaren bir hazr bulu
85
GILLES DELEUZE
nuun gstergesi haline gelir. Karlatrma yoluyla sylersek,
Tanrdan dolamakszn asla elde edemeyecei izgiler, renkler
ve hareketler kazanmaktadr. Filozoflarn Tanrbilimin snrlan
drmalarna maruz kaldklar dorudur, ama bu yle koullarda
olmaktadr ki, bu snrlardan fantastik bir yaratm yolu kuracak
lardr -hi kimseyi kukulandrmadan bu engellerden kavramn
zgrln skp alacaklardr. Ama bir filozofun ok gl bir
ekilde en u noktalara vard durumlar dnda. Spinoza'nn
durumu byle miydi acaba?
Balangtan beri, Spinoza kendini -bize dediine gre- hi
bir eyi temsil etmek zorunda kalmayaca koullara sahip k
labilmitir. te, Spinoza'nn Ethica'nn birinci kitabnda Tanr
olarak adlandrd eyin ne kadar da dnyann en tuhaf eyi
olduuna bakn. Btn bu olanaklarn toplamn birletiren
kavram Tanr kavram olacaktr... Felsefi Tanr kavram boyun
ca -baka bir dzeyde yaplamayacak olan bir ey- kavramlar
sistemi olarak felsefenin en tuhaf yaratm gerekleecektir.
Ressamlarn, filozoflarn Tanry maruz braktklar ey resmi
ve felsefeyi tutku haline dntren eyi temsil eder. Ressamlar
sa'nn bedenini yeni bir tutkuya maruz brakrlar: Onu toplarlar,
kaslmaya uratrlar, sktrp burkarlar... Perspektif herhangi
bir eyi temsil etme skntsndan kurtulmutur -filozoflar iin
de ayn durum sz konusudur.
Leibniz rneini ele alyorum. Leibniz dnyann yaratlma
sn yeniden balatr. Tanrnn dnyay nasl yarattn sorar.
Klasik sorunu yeniden ele alr: Dnyann yaratlnda Tanrnn
kavrama gcyle iradesinin rol nedir?
Varsayalm ki bu Leibniz bize unlar anlatyor: Tanrnn bir
kavray gc var; elbette bu sonsuz bir kavray gcdr. Bi
zimkine benzemez. "Kavray gc" sz bal bana belir
sizdir. Tek bir anlama karlk gelemez, nk sonsuz kavray
gc, sonlu bir kavray gc olan bizimkinden mutlak olarak
86
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
baka bir eydir. Sonsuz bir kavray gcnde ne olup biter?
Tanr dnyay yaratmadan nce, bir kavray gc vardr, ama
hibir ey yoktur, dnya falan yoktur. Hayr der Leibniz, mm
kn olan eyler vardr. Tanrnn kavray gcnde imknlar
vardr ve btn bu imknlar varolmaya eilimlidirler. Leibniz
iin z u anlama gelir: Var olma eilimi, varolua eilim gs
teren bir imkndr. Btn bu imknlar yetkinlik miktarlaryla
llrler. Tanrnn kavray gc btn imknlarn kayp gel
dii ve birbirlerine arptklar bir tr zarftr. Hepsi varolua
gemek isterler. Ama Leibniz bize bunun mmkn olmadn,
hepsinin varolua geemeyeceklerini syler. Neden? nk her
biri kendi bana varolua geebilirlerdi, ama hepsi birden uy
gun bileimler oluturmuyorlar. Varoluun bak asndan
uyumazlklar vardr. u imkn baka bir imknla ayn anda
mmkn olmayabilir. te ikinci safhaya geiyoruz: Leibniz t
myle yepyeni tipten bir mantksal iliki yaratmak zeredir:
Yalnzca imknlar yoktur, bir arada mmkn olma problemleri
de vardr.
Herhangi bir imkn baka bir imknla ayn anda mmkn
mdr? O zaman varolua geecek olan imknlarn toplam
nedir? Varolua geecek olan tek imknlar toplam, kendi hesa
bna, en byk yetkinlik miktarna sahip olandr. tekiler geri
itileceklerdir. Mmkn dnyalarn en iyisini seen Tanrnn
kendisidir. Bu, dnyann yaratlmas iin olaanst bir initir.
Ve bu iniin lehine Leibniz bir sr kavram yaratmtr. Bu
kavramlarn bir eyleri temsil edip etmediklerini sylemek bile
imknszdr nk temsil edecekleri eylerden nce gelirler. Ve
Leibniz nl metaforunu ortaya atar: Tanr dnyay satran oy
nar gibi yaratr. Sz konusu olan en iyi kombinezonu semektir.
Ve satran hesaplar Leibniz'in Tanrsal kavray gcne bak
nda hkim olacaktr. Bu, Tanr temasnda zgrlnn ve
zgrlemesinin koullarn bulan olaanst bir kavramlar ya
87
GILLES DELEUZE
ratmdr. Bir kez daha, nasl bir ressam izgilerin, renklerin ve
hareketlerin var olan herhangi bir eyi temsil etme zorunlulu
undan kurtulabilmeleri iin Tanrdan faydalandysa, o ada
filozof da kavramlarn daha nceden hazr bulunan herhangi bir
eyi temsil etme zorunluluundan kurtulmalar iin Tanrdan
faydalanyordu. Bunun, baka kavramlardan oluan bir toplam
iinde yerinin ne olduunu sormak gerekir. Byk filozoflarn
ounda, yarattklar kavramlar gerek sekanslardan ayrlamaz
lar ve onlar tarafndan belirlenirler. Ve eer bir kavramn bal
olduu sekans anlamazsanz kavram da anlayamazsnz. Bu
sekans terimini kullanyorum nk resimle bir tr yaklatrma
yapyorum. Sinemann oluturucu biriminin sekans olduu
doruysa, sanrm ki, baka her ey eit kalmak artyla, ayn
ey kavram ve felsefe iin de sylenebilir. Varlk ve Bir proble
mi dzeyinde, bu ikisi arasndaki ilikiler zerine kavramsal
yaratma abalarnda filozoflarn bir sekans kurmu olduklar
dorudur. Benim fikrimce, felsefedeki ilk byk sekanslar kav
ramlar dzeyinde Platon tarafndan Parmenides diyalogunun
ikinci blmnde gelitirildiler. Aslnda iki sekans vard. Par
menides'in ikinci blm yedi hipotezden olumaktayd. Bu
yedi hipotez iki gruba ayrlyordu; nce hipotez, sonra drt.
Yani iki sekans oluturuyorlard.
Birinci zaman: Varsayalm ki Bir Varlktan stndr, onun
zerinde yer almaktadr.
kinci zaman: Bir Varla eittir.
nc zaman: Bir Varlktan aadadr ve ondan tremek
tedir.
Bir filozofun elikiye dtn asla sylemeyin; hangi
sayfay hangi sekansa, sekansn hangi dzeyine koyacanz
sorun. Ve aktr ki Platon'un bize bahsettii Bir, birinci ner
menin, ikinci nermenin ve nc nermenin her birinin dze
yinde yle olmayacaktr.
88
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
Platon'un takipilerinden biri olan Plotinus belli bir dzeyde
bize varln kkten kayna olan Birden bahseder. Orada varlk
Bir'den kmaktadr. Bir varl kurar. yleyse o bir varlk de
ildir, varln stndedir. Bu saf sudurun dilidir: Varlk Birden
sudretmitir. Yani Bir varl retmek iin kendinden kma
maktadr, nk eer ksayd ki olacakt. Ama varlk Birden
kar. Bu tam da sudur nedeninin formldr. Ama varln d
zeyine yerletiimizde ayn Plotinus btn varlklar kapsayan,
ieren varlktan harikulade ve lirik terimler kullanarak bahset
meye balayacaktr. Ve btn Rnesans felsefesi zerinde ok
byk bir etkisi olan bir formller dizisi ortaya atacaktr. Varl
n btn varlklar kartrdn syleyecektir. Bu hayranlk
verici bir formldr. Neden varlk btn varlklar kartrr?
nk her varlk varl aklar. Burada yleyse bir ift vardr:
Kartrmak, aklamak.
Her ey varl aklar. Ama varlk her eyi kartrr, yani
kendi iinde barndrr. Demek ki Plotinus'un bu sayfalar artk
sudura ilikin deildir. Kendinize sekansn bir evrim geirdiini
sylersiniz: Bize ikin bir nedenden bahsetmekte gibidir. Ve
gerekte gerekten varlk varlklara ilikin olarak ikin bir neden
gibi davranmaktadr, ama ayn zamanda Bir'de varla ilikin
olarak bir sudur nedeni olarak davranmaktadr. Ve biraz daha
derinine inerseniz bir Hristiyan olmasa da Plotinus'ta yaratc
nedene ok benzeyen bir ey de bulabilirsiniz.
Ne olursa olsun sekanslar hesaba katmazsanz gerek anla
mnda bize neden bahsetmekte olduunu fark edemezsiniz. En
azndan sekanslar krp paralamak isteyen filozoflar vardr,
nk baka bir ey yapmak istemektedirler. Kavramsal bir se
kans resimdeki nanslar gibi edeerdir. Bir kavram tonunu
deitirir, ya da u durumda bir kavram tnsn deitirir. Orada
sanki tnlar, tonaliteler sz konusudur. Spinoza'ya kadar felsefe
esas olarak sekanslarla yrmtr. Ve bu yol zerinde neden
89
GILLES DELEUZE
sellie ilikin nanslar ok nemlidirler. Kaynaktaki nedensel
lik, ilk neden sudur nedeni miydi, ikin neden miydi, yaratc
neden miydi, yoksa baka bir ey miydi? Aslnda ikin neden
felsefede her zaman hazr bulunuyordu, ama hep kendi ucuna
eriemeyen bir tema olarak kald.
Neden? nk bu kukusuz en tehlikeli temayd! Tanrnn
sudur nedeni olarak ele alnmas, bu olabilirdi, nk bu du
rumda neden ile etki veya sonu arasnda ayrm korunuyordu.
Ama ikin neden olduunda artk neden ile etki, yani Tanr ile
yarattklar arasndaki ayrmdan bahsetmek olduka zor hale
geliyordu.
kinlik esas tehlikeydi. Gerekte ikin bir neden fikri felsefe
tarihinde srekli olarak vard ve yeniden beliriyordu; ama fren
lenmiti, sekansn belli bir dzeyinde kapatlmt, ya da se
kansn baka dzeylerinde ntralize ediliyordu, deerden d
rlyordu - ve ikincilik sulamas, Heretizmin btn tarihi bo
yunca temel sulama idi: Tanr ile yarattklarn kartryorsu
nuz. Bu asla affetmeyen bir sulamayd. yleyse ikin neden
srekli olarak vard, ama kendisine bir stat edinemiyordu.
Kavramlar sekansnn iinde kk bir yeri vard yalnz.
Spinoza geldi. Kukusuz ikin nedenden, yani retmek iin
yalnzca kendisinde kalmakla yetinmeyen, ama rettii de ken
disinde kalan bu tuhaf nedenden bahsetme cretini az veya ok
gsterebilen kiilerin geleneini kukusuz varsayyordu. Tanr
dnyadadr, dnya Tanrdadr. Ethica'da. - sanyorum ki Ethica
speklatif ya da teorik nerme adn verebileceimiz byk bir
nerme zerinde ina edilmitir. Spinoza'nn speklatif ner
mesi udur: Mutlak olarak sonsuz, yani btn sfatlara sahip olan
tek bir tz vardr, ve yaratlmlar denen eyler, yaratlm de
ildirler, bu tzn tarzlar veya var olma tavrlardrlar. Demek
ki btn sfatlara sahip ve rnleri tavrlar var olma tarzlar olan
tek bir tz var. O andan itibaren, eer bunlar btn sfatlara sahip
90
SPNOZA ZERNE ON BR DERS
tzn var olma tarzlarysalar bu tavrlar tzn sfatlarnda var
oluyorlar demektir. Sfatlarda bulunuyorlar demektir.
Buradan kabilecek btn sonular dorudan beliriyorlar
zaten. Tanrnn, tzn sfatlarnda hibir hiyerari sz konusu
deildir. Niin? nk eer tz btn sfatlara e lde sahip
se, sfatlar arasnda hiyerari yok demektir, biri tekinden daha
deerli deildir. Baka terimlerle sylersek, eer dnce Tan
rnn bir sfatysa ve uzam da Tanrnn ya da tzn bir sfatysa,
dnce ile uzam arasnda hibir hiyerari olmayacaktr. Tzn
sfatlar olduklar andan itibaren btn sfatlar ayn deere sahip
olacaktr. Henz soyut bir alandayz. Bu ikinliin speklatif
halidir.
Buradan birka sonu elde etmeye alacam. Spinoza'nn
Tanr diyebilecei ey ite budur. Buna Tanr der nk mutlak
olarak sonsuzdur. Bu neyi temsil ediyor? Bu ok ilgin bir du
rumdur. Bununla nasl yaanabilir? ki sonu karacam. Bi
rinci sonu: Biroklarnn yapmak isteyip de yapamad bir
eyi yapmaya cesaret eden odur - ikin nedeni baka her trden
nedensellik srelerine her tr bamllktan kurtarmay bilmek.
Tek bir neden vardr, o da ikindir. Ve bunun pratik zerinde
byk bir etkisi vardr. Spinoza kitabnn baln Ontoloji
olarak atmaz, bunun iin ok kurnazdr, Ethica diye atar. Bu,
speklatif nermelerin nemi ne olursa olsun, onlar kuattklar
ve yol atklar etiin dzeyinin dnda yarglayamazsnz de
menin bir yoludur. imdiye dek Yahudilerin, Hristiyanlarn ve
Heretiklerin ok uratklar, ama hep ok kesin kavram se
kanslar iinde kalarak ele alabildikleri ikin nedeni tmyle
zgrletirir. Spinoza onu btn sekanslardan ekip alr ve kav
ramlar zerinde bir darbe gerekletirir. Artk sekanslar yoktur.
kin nedensellii byk nedenler sekansndan, ilk nedenlerden
skp alnca, her eyin mutlak olarak sonsuz, her eyi tavrlar
olarak barndran, btn sfatlara sahip bir tzn zerine ykle
91
GILLES DELEUZE
yince Spinoza sekansn yerine tam anlamyla bir ikinlik plan
koymaktadr. Bu olaanst bir kavramsal devrimdir: Spino
za'da her ey sabit bir plan zerinde olup bitmektedir. Her ey
hareket ettii iin hibir ekilde bir hareketsizlik plan olmaya
cak - ve Spinoza iin sadece eylerin hareketi anlamldr - ola
anst bir sabit plan. Spinoza sabit bir plan icat etmektedir.
Spinoza'nn speklatif nermesi udur: Kavram sekanslarn
deiimlerinden skp almak ve her eyi ikinliin sabit plan
zerine yanstmak. Bu olaanst bir teknik gerektirir.
Ama bu ayn zamanda bir yaam tarzdr - sabit bir plan
zerinde yaamak. Artk srekli deiiklie urayan sekanslara
bal olarak yaamyor. O zaman sabit bir plan zerinde yaa
mak ne demektir?
Bu gzlklerini cilalayan, her eyi, mirasn, dinini, her trl
toplumsal baary terk etmi Spinoza'dr. Hibir ey yapma
maktadr, hatta herhangi bir ey yazmaya girimeden nce bile
kendisine kfredilmekte, reddedilmektedir. Spinoza Tanrtan
mazdr, lanetlidir. Pratik olarak hibir ey yaynlayacak durum
da deildir. Yalnzca mektuplar yazar. Profesr olmak istemez.
Politik Deneme adl eserinde profesrln bedava bir faaliyet
olmas gerektiini, hatta retmek iin para denmesi gerektiini
syler. Profesrler nlerini ve taleplerini tehlikeye atarak re
tim yapmak zorundadrlar. Bu gerek bir kamu profesrdr
denebilir. Spinoza byk bir kolejli grupla iliki halindedir;
yazdka etiin paralarn onlara gnderir, onlar da Spinoza'nn
metinlerini aralarnda tartrlar ve fikirlerini Spinoza'ya yazar
lar. Bunlar ok zeki insanlardr ve bu mektuplama esasl bir
nem tar. Spinoza'nn kendi kk bir ebekesi vardr. Herkes
tarafndan reddedilmitir ama De Witt kardelerin korumas
sayesinde paay kurtarabilir.
Sanki kavramlar dzeyinde sabit plan icat etmektedir. Benim
fikrimce bu varln tek sesliliiyle mutlak olarak tek sesli bir
92
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
varla bir stat vermek iin en derin abadr. Tek sesli varlk
tam anlamyla Spinoza'nn btn sfatlara eit olarak sahip, her
eye tarzlar olarak sahip tz diye tanmlad eydir. Tzn
tarzlar var olanlardr. Mutlak olarak sonsuz tz, salt varlk ola
rak varlktr, hepsi birbirine eit olan sfatlar, varln zdrler
ve burada her eyin zerinde olup bittii ve kaydedildii bir tr
plan vardr.
Tanrya kr hibir filozof okurlar tarafndan Spinoza gibi
deerlendirilmi deildir. Spinoza mesela Alman romantizmi
iin en nemli yazarlardan biri olmutur. Oysa bu ok kltrl,
bu en kltrl yazarlar bile bize ok ilgin bir ey sylemekte
dirler. Bir taraftan Ethica'nn bize en sistemli btnl sunan
eser olduunu, mutlaa kadar vardrlm sistem, tek sesli var
lk, yalnzca tek bir anlamda dile getirebilinen varlk olduunu
sylerler. Bu, sistemin doruk noktasdr. Ama ayn zamanda
Ethica'y okuduumuzda hep btn anlamay baaramayaca
mz hissine kaplrsnz. Eserin toplam elimizden kaar. Her
eyi bir arada tutabilmek iin yeterince hzl deiliz. Goethe'nin
ok gzel bir sayfas var - orada ayn eyi on kez okuduunu
ama btnn hi anlayamadn ve okuduu her defasnda iin
bir baka boyutunu anladn yazar. Bu, btn felsefe tarihi
boyunca en sistematik kavramsal cihaz oluturmu olan filo
zoftur. Ama yine de biz okuyucular her zaman toplamn elimiz
den katn ve u ya da bu utan yakalayabildiimiz izlenimi
ne kaplrz. Gerekten u ya da bu ksm bizi kapar gtrr.
Baka bir dzeyde Spinoza kavramlar sistemine en uzaa kadar
itebilen, bu yzden okunmas ok byk bir felsefi kltr ge
rektiren bir filozoftur. Ethica'nn giri blm tanmlarla balar:
Tz, z, vesaire. Bu bizi btn skolastie gtrr ve ayn za
manda Spinoza hibir ey bilmeksizin rahata okunabilecek tek
filozof olarak kalr. Ama her ikisini bir arada gtrmek gerekir.
yleyse bu iin srrn anlamaya aln. Delbos Spinoza'nn
93
GILLES DELEUZE
bizi kapp gtren byk bir rzgr olduunu syler. Bu benim
sabit plan hikyemle uyum iindedir. ok az filozof byk bir
sakin rzgr statsne eriebilmeyi baarmtr. Ve Spinoza'y
okuyan sefiller, zavall tipler bunu bizi yerden yere vuran frt
nalarla karlatrrlar. Spinoza'nn cahilce bir okunuunun,
cahilce bir anlalmasnn bulunmasn, Spinoza'nn bir kez da
ha sylemek gerekirse dnyann en ince ilenmi kavram ciha
zn ina etmesi olgusuyla nasl birletirebiliriz? Dil dzeyinde
tam bir baar sz konusudur.
Ethica Spinoza'nn tamamlanm addettii bir kitaptr. Kita
bn yaymlamaz nk yaynlarsa kendini zindanda bulacan
bilir. Herkes zerine zerine gelmektedir, artk koruyucusu
yoktur. ler ok kt gitmektedir, yaynlamaktan vazgeer, ama
bir bakma bu ok nemli deildir nk kolejli dostlar metin
lere daha nce sahip kar. Leibniz metni bilmektedir.
Bu metin nasl bir eydir? Geometrik tarzda kantlanm Et
hica'yla balar. Bu geometrik yntemin kullanmdr. Baka bir
sr yazar da bu metodu kullanmlardr, ama genel olarak fel
sefi bir nermenin geometrik bir nerme, bir teorem tarznda
kantland bir sekans zerinedir. Spinoza bunu bir sekansn an
olma vasfndan skp alr ve Ethica'nn sunuluunun tamam
lanm genel yntemi haline getirir. Ethica be kitaptan oluur.
Tanmlarla, aksiyonlarla, nerme veya teoremlerle, teoremin
kantlaryla, sonularyla balar - teoremden treyen nerme
lerle ilerler vesaire. te o byk rzgr budur - bir tr srekli
kilim gibi rlmtr. Geometrik sunu artk sekanstaki bir ann
ifadesi olmayp tmyle brakmtr ve Spinoza bunu tmyle
skp alabilmektedir nk geometrik yntem mutlak olarak
sonsuz tzn sabit plann doldurma sreci olacaktr. Demek ki
bu byk bir sakin rzgrdr. Ve btn bunlarn iinde kavram
larn srekli bir zincirlenii, baka teoremlere gnderen teo
remler, baka kantlara gnderen kantlar akp gemektedirler.
94
"Akln klavuzluunda yaayan biri iin acma kendi
bana kt ve faydaszdr."
DRDNC DERS
DELEUZE - SPNOZA
09.12.1980
Kudret
Klasik Doal Hak
Bugnk konumuz terminolojiler, kelime icatlar meseleleri.
Yeni bir kavram gstermek iin bazen gnlk dilde ok yaygn
bir kelimeyi kullanrsnz; bu ou zaman ok kokete de olabi
lir. Ama bu ok yaygn kelime rtk olarak tmyle yeni bir an
lam kazanacaktr. Bazen de yaygn bir kelimenin ok zel bir
anlamn alp bu anlam ykleyeceksiniz - ve bazen de size t
myle yeni bir kelime gerekecektir. Bazen yalnzca yaygn ola
rak kullanlan kelimeleri kullanmak ok iyidir, bazen olay vur
gulamak, kavramlar retimi ann tuhaf bir kelimeyle vurgula
mak gerekir. Daha nce Rnesans'ta byk bir nemi olan byk
filozof Nicholas Decusa'dan bahsetmitim size. Nicholas Decusa
bir tr mot - valise yaratm, Latince iki szc birletirmiti.
97
GILLES DELEUZE
Niin? Bu ok iyi bir sz yaratmyd. O sralarda herkes La
tince konuurdu. O da Latinceden gemiti. Diyordu ki: ey
lerin Varl possest'dir, Latince bilmiyorsanz nemli deil
size aklayacam. Possest: Bu kelime olarak nceden yoktur,
var olmayan bir kelimedir, onu yaratan kendisidir. Bu gzel bir
kelimedir, Latince iin gzel bir kelime. Dehet verici bir bar
barizmdir, ayn zamanda dehet verici bir kelimedir. Ama fel
sefi olarak gzeldir, tam bir baardr. Bir kelime yaratld
nda ......(duyulmuyor) uvallam kelimeler vardr, hibir ey
nceden belli deildir. Possest Latince iki terimden yaplmtr,
muktedir olmak fiilinin mastar olan posse ve olmak fiilinin ha
ber kipi imdiki zamannn nc tekil ahs olan "es t ' ' Pos
se" ile "est" kelimelerinin birletiriyor, ve "possest" kelimesini
elde ediyor. Bu possest ne demektir? Possest tam olarak kudret
ile edimin...... (duyulmuyor) zdeliidir. Demek ki herhangi bir
eyi zyle, ne olduuyla tanmlamayacam, bu barbarca tan
myla, possest' iyle -neler yapabildiiyle tanmlayacam. Keli
mesi kelimesine edimde neler yapabildiiyle. yi.
Bu ne demektir? eylerin kudretleri olduu demektir. Bu
yalnzca eylerin kudretleri olduu anlamna gelmez, hem et
kinlik hem de edilgenlik olarak, sahip olduklar kudrete irca
edilirler demektir. Demek ki, iki eyi karlatrdnzda, ayn
eyi yapamazlar, ama kudret yine de bir niceliktir. Bu ok zel
nicelik sayesinde -ama bunun getirdii sorunlar umarm anl
yorsunuz; kudret bir niceliktir, bu tamam, ama uzunluk gibi bir
nicelik deildir. Peki, g (kuvvet) gibi bir nicelik midir, o za
man? Daha gl olann alp gtrd anlamna m gelir? Bu
ok kukuludur. ncelikle, g denen nicelikleri tanmlayabil
mek gerekir. Bunlar bildiimiz niceliklerden deiller, statleri
basit olan nicelikler deil bunlar. Onlarn nitelikler olmadn,
iin burasn biliyorum. Kudret bir nitelik deildir, ama ayn
98
SPINOZA ZERNE,ON BlR DERS
zamanda, genileyebilir denen niceliklerden de deildir. O za
man, bunlar yeinliine nicelikler olsa da ok zel bir nicelikler
merdiveniyle kar karyayz; yeinliine bir merdiven - bu u
anlama gelebilir: eylerin az ya da ok yeinlii vardr. eyin
znn yerini alacak olan, eyini tanmlayacak olan yeinliidir.
Meselenin ontolojiyle ban anlyorsunuz. Bir ey ne kadar
yeinse varlkla ilikisi o kadardr: eyin yeinlii onun varlkla
ilikisidir. Bu sylenebilir mi? Bu bizi uzun sre megul ede
cek.
Devam etmeden nce, ne tr bir yanl anlamadan kan
makta olduumuzu gryorsunuzdur umarm.
Soru: Yeinlik ve ey zerine (iitilmiyor).
Gilles Deleuze: Sorun neye inanlp inanlmad deil, bu
kudretler dnyasnda yaamnz srdrmeye nasl abalayaca
nzda. Yeinlik dediimizde eer bu deilse hi nemli deil,
nk bu nicelik tipi nceden belirlemitik, bu deildi. Daha
kudret stne bir tartma yrtmenin hangi bakmdan nemli
olduunu deerlendirmek gerekiyor. Kanlmas gereken yan
l anlamalardan en nemlisi, Spinoza'nn bize sanki - ve sonra
Nietzsche'nin de - sanki eylerin kudret istediklerini syledikle
rini sanmaktr. Elbette eer kudret forml z ise, bu zellikle
unu dememektedir - bu formln sylemek istemedii bir ey
varsa o da yle bir formldr: "Her eyin istedii iktidardr".
Hayr, her eyin istedii iktidardr bu meseleyle hibir alakas
olmayan bir formldr. lk olarak son derece banaldir. kincisi
apak yanl bir eydir. ncs Spinoza'nn sylemek iste
dii katiyen bu deildir. Spinoza'nn sylemek istedii bu deil
dir nk bu budalaca bir eydir ve Spinoza budalaca eyler
syleyemez. Bu u demek deildir: Ha, ite herkes; talar, in
sanlar, hayvanlar gitgide daha fazla kudrete sahip olmak isterler,
iktidar isterler. Hayr bu deil! in byle olmad biliniyor
nk bu kudretin bir istem nesnesi olduu demek deildir. Ha
99
GILLES DELEUZE
yr. Demek ki en azndan unu biliyoruz, bu yeterince teskin
edici. Ama bir ey zerinde srar etmek isterim, bir kez daha
nemli olan eyleri deerlendirmek duygunuza arda bulun
mak istiyorum, filozoflarn bize ne diyeceklerine nem atfetme
nizi istiyorum. Btn bu hikyenin, artk eylerin niteliksel bir
zle deil, mesela akl sahibi hayvan olarak insan gibisinden
deil, niceliksel bir kudret ile tanmlanmaya balayacaklar bu
dnmn neden ok ama ok nemli olduunu tartmak is
tiyorum.
Bu niceliksel kudretin ne olduunu bilmekten henz ok
uzam ama bir tr hayal gcyle bunun neden pratik olarak
nemli olduunu dnerek bu bilgiye varmak istiyorum. Pratik
olarak bu herhangi bir eyi deitiriyor mu? Evet, bunun pratik
olarak ok ey deitirdiini sezmi olmalsnz. Herhangi bir
eyin ne yaptyla ilgilendiimde, neye muktedir olduuyla il
gilendiimde, bu eyin zyle ilgilenenlerin durumundan ok
farkldr. Bakmyorum, bu dnyada olma tarz deildir gerek
ten. Ama bunu gstermek isterdim nk bu dncenin tari
hinde ok belirli bir andr.
Burada bir parantez ayorum, ama yine ayn vizyon iinde:
Btn bu kudret ve eyleri kudretle tanmlama hikyesi nedir?
Diyorum ki: Tarihte ok nemli bir an, ok nemli bir gelenek,
tarihsel bakmdan kavramann ok g olduu, emalar ve ks
taslar olmadan asla kavranamayacak bir an vardr. Bu doal
hakla ilgili bir hikyedir ve doal hak hikyesinde unu anla
manz gerekir: Bugn bize epeydir alm, hukuken olduu
kadar siyasi olarak da oktan alm bir ey olarak grnyor:
Doal hak teorileri.
Hukuk el kitaplarnda, sosyoloji el kitaplarnda her zaman
doal hukuk stne bir blm bulunur. Ve bu mesele Rousse
au'ya kadar srm bir teori olarak ele alnm. Rousseau da
dahil olmak zere on sekizinci yzyl. Ama bugn kimse bu
100
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
nunla, doal hak problemiyle ilgilenmiyor. Bu yanl deil, ama
ayn zamanda bunun ok akademik bir vizyon olduunu hisset
menizi isterdim: Bu korkuntur. eyleri bir kenara itip gemek
ve insanlarn teorik olarak gerek anlamda uruna dvtkleri
eyleri nemsemeden tarihi bir meselede nemli olan bir eyin
yanndan geip gitmek; bunu diyorum ve greceksiniz neden
bunu imdi diyorum ve hangi anlamda; btn bu hikye, tart
mamda u anda iinde bulunduum safhann kalbindedir. Diyo
rum ki: ok uzun bir sre boyunca bir doal hak teorisi olmutur
- ama bu neydi? Sonuta bu bana tarihsel bakmdan nemli g
rnyor, nk bu antik an geleneklerinin ounun bir top
lanmas ve Hristiyanlkla antik an geleneklerinin yz yze
geldikleri noktayd. Bu bakmdan klasik doal hak kavray
asndan iki nemli isim var: Bir taraftan antik adan btn
gelenekleri, Platoncu, Aristocu, Stoac, btn doan hak gele
neklerini derleyip toparlam olan iero'dur. Hristiyan filo
zoflarn, Hristiyan hukukularn her eyden nce iero'dan
alacaklar ey; doal hakkn Hristiyanla bir tr uyarlanmas
iero'dan yola karak gerekleecektir - kesin olarak Aziz
Thomas'la. Demek ki bir tr tarihsel ecere vardr ve bunu ko
laylk olsun diye Antik a-Hristiyanlk gzerghn takip eden
klasik doal hak eceresi olarak adlandracam. Ama doal hak
dedikleri ey nedir?
Kabaca unu syleyeceim; btn bu kavray iinde doal
hak, doal hakk oluturan ey ze uygun olan eydi. Neredeyse
bu klasik doal hak teorisinde ok sayda nerme bulunduunu
sylemek durumundayz. Bunu aklda tutmanz isterdim nk
kudret meselesine geri dndmzde aada sayacam u
drt nermeyi aklnzda tutmanz isterdim. Bunlar sz konusu
klasik doal hak kavraynn temelinde yatan drt nermedir.
Birinci nerme: Bir ey zyle tanmlanr. Demek ki doal
hak eyin zne uyan anlamna gelir. nsann z udur - akl
101
GILLES DELEUZE
sahibi hayvan, bir akll hayvan; onun doal hakkn bu tanmlar.
Dahas, gerekten "akl banda olmak" onun doasnn yasas
dr. Doann yasas burada ie karr. te budur ilk nerme;
zlerin tercih edilmesi.
Bu klasik teoride ikinci nerme: imdiden sonra anlyorsunuz
ki doal hak - ki bu antik devrin ou yazarnda olduka arp
cdr - doal hak toplumdan nce geldii varsaylan bir duruma
gndermez. Doa durumu toplum ncesi bir durum deildir,
zellikle deildir, yle olamaz. Doa durumu iyi bir toplumda
ze uyan durumdur. yi bir toplum nedir? yi toplum diye, iinde
insann zn gerekletirebilecei bir toplumu anlarz. Demek
ki doa durumu toplumsal durumdan nce gelmez, doa durumu
mmkn en iyi toplumda, yani z gerekletirmenin en mm
kn olduu toplumda ze uygun olan durumdur. te klasik do
al hukukun, hakkn ikinci nermesi. Klasik doal hakkn
nc nermesi buradan trer: lk gelen ey devdir: devle
rimiz olduu lde haklarmz olur. Siyasi olarak bu ok pratik
bir eydir. devlerdir. Gerekten de dev denemektir. Burada
iero'nun Latince bir terimi, kavram vardr - tercmesi ok
zordur ve ilevsel dev fikrini, ilevin dayatt devleri iler.
Bu officium terimidir. Doal hak bakmndan iero'nun en
nemli kitaplarnda birisi De Officiis, "levsel devler Konu
sunda" baln tar. Peki neden ilk gelen budur, varolutaki
devdir? Bunun nedeni devin iinde z en iyi gerekletire
bileceim, mmkn en iyi toplumda ze uygun bir hayata sahip
olabileceim koullardr.
Drdnc nerme - btn bunlardan ok byk bir siyasi
nemi olan pratik bir kural kar. Onu yle bir balkla zetle
yebiliriz: Bilgenin yeterlilii. Bilge nedir? ze ilikin aratr
malarda ve oradan treyen her ey konusunda zellikle yeterli
olan kiidir. Bilge zn ne olduunu bilen kiidir. Demek ki
bilgenin yeterliliinin bir ilkesi vardr nk zmzn ne ol
102
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
duunu, en iyi toplumun ne olduunu, yani z gerekletirme
nin en mmkn olduu toplumun ne olduunu, ilevsel devle
rimizin, officia'mzn, yani z hangi artlarda gerekletirebi
leceimizi bize syleyecek olan bilge kiidir. Btn bunlar ite
bilgenin yeterliliidir. Ve klasik bilge ne iddiasndadr sorusuna
klasik bir bilgenin zn ne olduunu belirleme iddiasnda olduu
cevabn vermektedir - ve o andan itibaren her trden pratik g
rev treyecektir. te bilge kiinin siyasi iddias budur.
Demek ki bu klasik doal hak kavrayn zetlediimde
Hristiyanln bu antik doal hak kavrayyla neden ok ilgi
lendiini hemen anlayabilirsiniz. Hristiyanlk onu doal Tanr-
bilim adn verdii eyin iine katarak, temel unsurlarndan bi
risi haline getirecektir. Bu drt nerme Hristiyanlkla dorudan
doruya uyuurlar. Birinci nerme: eyler zleri bakmndan
tanmlanrlar ve haklarn tanmlarlar. kinci nerme: Doa ya
sas toplumdan nce gelmez, mmkn olan en iyi toplumdadr,
o mmkn olan en iyi toplumda ze uygun yaamak demektir.
nc nerme: devler haklardan nce gelir, nk devler
iinde z gerekletireceiniz koullardr. Drdnc ner
mem: O zaman stn birinin ister kilise olsun ister hkmdar,
isterse bilge, stn birinin yeterlilii vardr. zlerin bir bilgisi
vardr, zlere dair bir bilgi. Demek ki zleri bilip tanyan kii
ayn zamanda bize hayatmz nasl srdrebileceimizi syle
yebilir. Hayat iinde davranmak bir bilgi tarafndan dorulana
caktr ve onun adna iyi mi kt m olduunu syleyemem. De
mek ki iyi bir insana, nasl belirlenirse belirlensin, Tanrnn ya
da bilgeliin yeterli bir insanna ihtiya olacaktr. Bu drt ner
meyi aklnzda iyi tutun.
Bir yldrm dtn ve bir tipin gelip unu dediini hayal
edin: Hayr, hayr, hayr ve bir bakma tam aksi, yalnzca eletiri
zihniyeti hibir zaman yrmez. Bir teoriyi devirmek iin gizli
bile olsa nedenlere sahip olmak ok nemli nedenlere sahip ol
103
GILLES DELEUZE
mak gerekir. Gnn birinde birisi kagelir ve dnce leminde
bir skandal yaratr. Bu Hobbes'dr. ok kt bir n vardr.
Spinoza onu ok okumutur. Ve ite Hobbes'un bize ne syle
dii Hobbes'un birinci nermesi: Asla yle deil. eylerin bir
z tarafndan tanmlanmadklarn, bir kudret tarafndan tanm
landklarn syler. Demek ki doal hak eyin zne uygun olan
demek deildir, eyin yapabilecei her eydir. Ve herhangi bir
eyin, -hayvan olsun insan olsun- hakk, yapabilecei her eyi
yapmaktr. Yapabilecei her ey hakk iindedir. O andan itiba
ren u tipten byk nermeler ba gsterecektir: Ama byk
balklar kkleri yerler. Bu onun doal hakkdr. Bu tipten bir
nermeyle karlatnzda Hobbes'un imzasn tanyn. B
yk baln k yemesi doal haktr. nemsemeden gemek
tehlikesiyle kar karyasnzdr, ama ha ite, demek buymu
deyip geerseniz hibir ey anlayamazsnz. Byk baln k
yemesinin doal haktan geldiini syleyerek, Hobbes, mu
azzam bir tr provokasyon atmaktadr ortaya, nk o ana dek
doal hak dendiinde anlalan ey ze uygun olan, yani zn
adna izin verilebilir olan eylemlerin toplamyd. Burada ise izin
verilen ey tmyle farkl bir anlam kazanmaktadr: Hobbes
yaplabilen her eye izin olduunu ilan etmektedir. Gcnzn
yettii her eye izin vardr, bu doal haktr. Bu basit bir fikirdir
ama altst edici bir fikirdir. Buradan nereye varlmak istenmek
tedir? Buna doal hak diyor. Herkes her zaman byk balklarn
kkleri yuttuunu biliyordu. Ama kimse kp da buna doal
hak dememiti. Neden? nk doal hak terimini tmyle ba
ka bir ey iin kullanyorlard: ze uygun gelen ahlaki eylem.
Hobbes geldi ve unu dedi: Doal hak eittir kudret, yleyse
yapabildiiniz sizin doal hakknzdr. Yapabildiin her ey
doal hakknn iindedir.
kinci nerme: O andan itibaren doa durumu toplumsal du
rumdan ayrlr ve kuramsal olarak ondan nce gelir. Neden?
Hobbes unu sylemeye abalar: Toplumsal durumda yasakla
104
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
malar vardr, izin verilmeyen eylemler vardr. Yapabilecein
ama yapmann yasakland iler vardr. Bu, btn bunlarn
doal hak olmad, toplumsal hak, yani hukuk olduu anlamna
gelir. Komunuzu ldrmek doal hakknzdr ama toplumsal
hakknz deildir. Baka terimlerle sylersek, kudretle zde
olan doal hak zorunlu olarak toplumsal olmayan bir durumdur.
O zaman toplumsal durumdan ayr bir doa durumu fikri ileriye
kar. Doa durumunda yapabildiin her eye izin vardr. Doa
yasas yapabildiim hibir eyin yasaklanmad bir yasadr.
yleyse doa durumu toplumsal durumdan nce gelir. Daha bu
ikinci nermenin dzeyinde biz hibir ey anlayamaz hale geli
yoruz. Btn bunlar gerekten bir doa durumu var m diye so
rarak ortadan kaldrabileceinizi sanrsnz; bunu diyenlerin bir
doa durumu olduuna inandklar sylenir. Hi de deil, bu
bakmdan byle hibir eye inanmazlar. Yalnzca mantken do
a durumu kavramnn toplumsal durumdan nce geldiini sy
lemektedirler. Bu durumun varolduunu sylemezler. Eer doa
hakk bir varln kudretinin yettii her ey ise, doa durumunu
bu kudretin blgesi olarak tanmlamak gerekir. Bu onun doal
hakkdr. Bu yleyse toplumsal durumun igdsdr. nk
toplumsal durum yapabildiim herhangi bir eye ynelik yasak
lamalarla tanmlanr ve iler. Dahas, bir ey bana bunu yapa
bileceim iin yasaklanr. Bir toplumsal kstlamay byle ta
nrsnz. yleyse doa durumu kavramsal adan toplumsal du
rumdan ncedir. Bu ne demektir? Kimse toplumsal domaz.
Toplumsalz belki, bu tamam. Ama belki de yle oluyoruz. Ve
siyasetin problemi de u olacaktr: nsanlarn toplumsal olmalar
iin ne yapmal? Ama kimse toplumsal domuyor. Bu, toplumu
yalnzca bir olu srecinin rn olarak dnebilirsiniz de
mektir. Ve hak, toplumsal olu srecinin ilemidir. Ve ayn e
kilde kimse akl banda domaz. te bu nedenle bu yazarlar
Hristiyanln ok nem verdii bir temaya o kadar iddetle
kar ktlar - bu, Hristiyanlkta dem gelenei ad altnda
105
GILLES DELEUZE
bilinen bir temadr. dem gelenei, dem'in gnahtan nce ek
siksiz olduunu syleyen gelenektir. lk insan yetkindi ve gnah
ona bu yetkinliini kaybettirdi. Bu dem gelenei felsefi olarak
ok nemlidir: Hristiyanln doal hakk dem geleneiyle
pek gzel uyuur. Gnah ilemeden nce dem zne uygun
olan insandr, akl bandadr. Ona z, ta bataki eksiksizliini
kaybettiren iledii gnah, yani varoluun maceralardr. Btn
bunlar, klasik doal hak teorisiyle uyum ierisindedir. Oysa nasl
kimse toplumsal domazsa, akl banda da domaz. Akl ba
ndalk toplumsallk gibidir, bir olutur. Belki de bununla etik
sorun u olacaktr: nsann akl banda olmas iin, akll hale
gelmesi iin ne yapmal - ama asla insann akl banda anlam
na gelen bir znn gereklemesi iin ne yapmal sorusu de
ildir bu. Soruyu u ynde ya da bu ynde sorduunuzda du
rumlar ok farkldr - ok farkl ynlere doru gidersiniz. Hob
bes'un ikinci nermesi demek ki udur: Doa durumu toplum
sallk ncesidir.
Yani insan toplumsal olarak domaz, yle olur.
nc nerme: Eer ilk gelen doa durumuysa veya ilk ge
len haksa, bu ayn eydir nk doa durumunda yapabildiim
her ey hakkmdr. Demek ki ilk gelen haktr. O zaman devler
insann toplumsallamas iin haklar snrlandrmaya ynelik
ikincil mecburiyetlerdir. nsann toplumsal olabilmesi iin hak
lar snrlandrmak gerekecektir, ama ilk gelen haktr. dev
hakka gredir, oysa klasik doal hak teorisinde tam aksi sz ko
nusuydu, hak deve greydi. lk gelen officium'du. Ve drdnc
nerme: Eer hakkm kudretimse, eer haklar devlerden n
ceyseler, eer devler insanlarn toplumsal olmalar iin haklar
snrlandrmaya ynelik ilemler iseler parantez halinde ynla
soru ortaya kacaktr.
Neden toplumsallamak zorunda olsunlar ki? Toplumsal ol
mann ilgin bir taraf m vardr? Hi sorulmayan bir sr soru.
106
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
Doal hakkn bak asndan Hobbes unu demektedir, ve
Spinoza btn bunlar yeniden ele alacaktr - doal hak asn
dan dnyann en akl banda adam ve en byk sersemi ayn
eydirler. Neden bilge kiiyle delinin mutlak bir eitlii vardr?
Bu matrak bir fikirdir. ok barok bir dnyadayz. Doal hakkn
bak as udur: Hakkm kudretime eittir, deli kendi kudre
tinde olan yapmaktadr, aynen tpk kendi kudretinde olan ya
pan akl banda adam gibi. Sama sapan eyler sylememek
tedirler, deliyle akl banda insann ayn ey olduklarn sy
lemiyorlar, doal hakkn bak asndan bir deliyle akl ban
da insan arasnda hibir fark olmadn sylyorlar. Neden?
nk her biri yapabildii her eyi yapmaktadr. Hakla kudretin
zdelii niceliksel merdiven zerinde btn varlklarn eitli
ini, kimliini garantiler. Elbette ki akl banda insanla deli
arasnda bir fark olacaktr, ama sivil durumda, toplumsal du
rumda, asla doal hak, hakkn bak asndan deil. Btn bil
genin veya stn birinin yeterlilii ilkesini delik deik etmeye
giriirler. Ve bu siyasi olarak ok nemlidir. Kimse benim iin
yeterli deildir. Yarglama kart bir sistem olarak btn Ethi
ca'y canlandracak olan byk fikir ite budur. Hi kimse benim
iin bir yeterlilie sahip deildir, ne demektir bu? Her eyi bu
cmleye ymak gerekir. Alnacak ler vardr, byl bir keif
de vardr. Kimse benim adma bilemez. Bu nermelerde byk
olann ne olduunu hissetmeye aln. El kitaplarnzda belli
bir noktadan sonra toplumsal szleme adyla n kazanan teori
lerin ortaya kmaya baladn reniyorsunuz. Toplumsal
szleme teorileri, beni takip edin, bize deniyor ki toplumsal
szleme retileri toplumun kuruluunun yalnzca tek bir il
keye, uzlama ilkesine bal olduunu dnen insanlara aittir.
Ve btn bunlarn ok geride kaldn nk toplumda olmak
konusunda uzlamaya varlmadn sylyorlar. Btn mesele
bu mudur? Elbette ki hayr.
107
GILLES DELEUZE
Gerekte doal hakka dair btn bu yeni teori, doal hakk
kudrete eitleyen, iinde ilk gelenin hak olduu bu bak tarz
bir eye varr: Bir bilgenin yeterlilii sz konusu deildir, kim
senin benim iin bir yeterlilii yoktur. O andan itibaren eer
toplum oluuyorsa bu u ya da bu biimde ona katlanlarn uz
lamalaryla gereklemi olmaldr, bir bilgenin gelip bana z
gerekletirmenin en iyi yolunu sylemesiyle deil. Oysa hi
kukusuz yeterlilik ilkesi yerine uylama yetkisinin getirilmesi
siyaset asndan ok temel bir nemdedir.
Klasik doal hakkn nermelerinde iero'da, Aziz Tho
mas'da dnyaya dair ahlaki bir bakn hukuksal geliimini g
rrsnz, tekindeyse k noktasn Hobbesla bulan kavray
tarznda etiin hukuksal bir kavrannn gelitirilmesiyle kar
karyasnz: Varlklar, kudretleri bakmndan tanmlanrlar.
Eer bu uzun parantezi atysam bunun nedeni u forml gs
termekti: Varlklar zleriyle deil, kudretleriyle tanmlanrlar ve
bunun imdiden hissetmi olduunuzu umduum nemli hukuki
ve siyasi sonular olmutur. Spinoza Hobbesun btn bu doal
hak kavrayn yeniden ele alr. Greli olarak ok nemli bir
sr eyi deitirecektir, Hobbes'la ayn siyasi kavraylara sa
hip deildir ama doal hakkn u noktasnda bizzat kendisi
Hobbes'u takip ettiini ilan eder. Orada, Hobbes'da, baka bir
yerde olumu fikrin hukuksal olarak onaylanmasn bulmakta
dr - Spinoza'nn bu fikrine gre eylerin z kudretlerinden
baka bir ey deildir ve btn bu doal hak fikrinde onu ilgi
lendiren ey de budur.
Tarihsel bakmdan namuslu olmak iin unu da ekliyorum:
Daha antik ada bile bir tr doal hak eittir kudret fikrini ok
zayf ve rkek bir tarzda arayp tespit edebilirsiniz. Ama bu ara
y boulacaktr. Bunu baz sofistlerde, baz kiniklerde bulur
sunuz. Ama modern ada patlak verii Hobbes ve Spinoza ile
olacaktr. imdilik tek sylemek istediim niceliksel bak a
108
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
sndan birbirinden ayrlan varolularn bir z olarak tanmlana
mayacaklar, bir kudretle ancak tanmlanabilecekleri, az ya da
ok bir kudrete sahip olduklar ve haklarnn her birinin kudreti
olduunu iaretlemek. Herkesin hakk her birinin kudretidir. Her
birinin az ya da ok kudreti vardr.
Demek ki varlklarn kudret asndan niceliksel bir merdi
veni var. imdi ikinci bir noktaya gemek gerekir - yani varolu
tarzlarnn niteliksel kutupsallna, ve birinin tekinden kp
kmadna bakmak gerekir. Hepsi birden bir etik nedir, bu ko
nuda bize tutarl bir bak tarz verecektir.
109
"Acmayla herkes kaybeder, nk herkes bakalar
nn kederli halini grerek kederlenir. Bu kukusuz do
al bir duygumuzdur, ama onu ahlaki bir buyrua d
ntrmemek gerekir; nk bu kleletirici ahlak
herkesi gsz klmaya eilim gsterir. Bakalarna
gerekten yardmc olmak isteyen birinin onlara biraz
daha g kazandrmaya, zerklik vermeye almas
onlara acyp durmasndan daha iyi deil mi? Kom
unun yardmna kadns bir acmayla, tarafgirlik ve
ya hurafecilikle deil, yalnzca akln klavuzluunda
komak da mmkndr."
BENC DERS
DELEUZE - SPNOZA
ARALIK 80
Ontoloji-Etik
Saf bir ontoloji projesi erevesinde, nasl oluyor da Spinoza
bu saf ontolojiye etik demektedir? Bir sr izi biriktirdiinizde
bunu bir etik diye adlandrmasnn gerekten yerinde olduunu
fark edersiniz. Ontolojiyle bir etik arasndaki ban genel at
mosferini hissedebilirsiniz - zellikle etiin ahlakla alp verecei
hibir ey olmad fikrini. Ve neden bu saf ontolojinin etik
adn almasna yol aan bir kukusu vardr Spinoza'nn. Bunu
grmtk. Spinoza'nn saf ontolojisi mutlak olarak sonsuz ve
biricik bir konum erevesinde sunulmutur. O andan itibaren
var olanlar, yani bu mutlak olarak sonsuz biricik tz, varlktr.
Varlk olarak vardr. O andan itibaren var olan eyler, varlklar
olmay brakarak, Spinoza'nn tarzlar dedii eylere dne
ceklerdir - mutlak olarak sonsuz tzn tarzlar. Peki nedir bir
tarz? Bir varlk tavrdr. Var olanlar ve olanlar varlklar deil
dirler, varlk olarak mutlak olarak sonsuz tzden baka bir ey
111
GILLES DELEUZE
yoktur. O andan itibaren olan eyler olarak bizler, var olan ey
ler olarak bizler artk varlklar deiliz, bu tzn varolma tarzla
ryz. Ve eer bana ahlaktan ok farkl bir ey olan bu etik sz
cnn en dolaysz anlamn sorarsanz derim ki etik bize bu
gn baka bir ad altnda, etoloji ad altnda daha yakndr.
Hayvanlar ya da insanlar hakknda bir etolojiden bahsettii
nizde nedir sz konusu olan? En kstl anlamyla etoloji pratik
bir bilimdir, ama neyin pratik bilimi? Var olma tarzlarnn pratik
bir bilimi. Varlk tarz saf bir ontolojinin bak asndan tam da
olanlarn, var olanlarn statsdr.
Ve hangi bakmdan bu ahlaktan farkldr? imdi ontolojinin
manzaras diyebileceimiz bir manzara izmeye alalm. Biz
varlkta varlk tarzlaryz, bir etiin nesnesi budur, bu bir etolo
jidir. Ahlaktaysa aksine nedir sz konusu olan? Birbirleriyle sk
skya kenetlenmi iki ey sz konusudur. Sz konusu olan bu
eyler z ve deerlerdir. Bir ahlak bizi ze, yani zmze a
rr, ve deerler araclyla yapar bu ary. Bu, varln bak
as deildir. Bir ahlakn ontolojinin bak asndan kurulabi
leceini sanmyorum. Neden? nk ahlak her zaman varlktan
stn bir ey gerektirir; varlktan stn olan bu ey Bir'in ...i'nin
(duyulmuyor) roln oynar, varlktan stn bir Bir'dir. Gerekte
ahlak yalnzca var olan her ey deil, varln kendisini de yar
glama giriimidir. Ama varl varlktan stn bir makam adna
yarglayabilirsiniz ancak.
Bir ahlakta zn ve deerlerin sz konusu olmas ne anlam
dadr? Bir ahlakta sorgulanan ey zmzdr. Peki zmz ne
dir? Bir ahlakta her zaman z gerekletirme meselesi vardr.
Bu durum, zn zorunlu olarak gereklemedii bir durumda
olduunu, bizim bir ze sahip olduumuzu ima eder. nsann bir
ze sahip olduu apak bir gerek deildir. Ama ahlak iin bir
zden bahsetmek ve bize bir z adna buyruklar vermek ok zo
runludur. Eer bize bir zn adna buyruklar veriliyorsa, bu du
112
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
rum bu zn kendi bana gereklemedii anlamna gelir. Di
yeceiz ki bu z insanda bir kudret, gizli bir kudret halindedir.
nsanda gizil olarak bulunan insann bu znn ahlakn bak
asndan ne olduuna bakalm. yi bilinir ki insann z akl
banda hayvan olmaktr. Aristo: nsan akl sahibi bir hayvandr.
z, eyin ne olduu, akl sahibi hayvan insann zdr. Ama
insan istedii kadar akl banda bir hayvan olarak bir ze sahip
olsun, budalaca davranmay hibir zaman brakmaz. Bu nasl
olur? Bunun nedeni, insan znn, kendi iinde zorunlu olarak
asla gereklememi olmasdr. Niin? nk insan saf akl
deildir, o zaman bir sr arza vardr. nsan yoldan kmay hi
brakmaz. nsana dair btn klasik kavray onu zne dnmeye
ikna etmeye dayanr. nk bu z bir potansiyel gibidir, zorunlu
olarak gereklememitir, ve ahlak insan znn gerekleme
srecidir.
Peki, yalnzca bir potansiyel olarak var olan bu z nasl ger
ekleebilir? Ahlakla. Onun ahlakla gerekleeceini sylemek,
onun bir ama olarak alnmas gerektiini sylemektir. nsann
z var olan somut insan tarafndan bir ama olarak alnmaldr.
Demek ki ahlakn grevi akl banda bir tarzda davranmak, yani
z edime dntrmektir. O zaman, bir ama olarak alnm
z, deerdir. Dnyaya ahlaki bakn zden imal edilmi oldu
unu grn. z yalnzca gizildir, z gerekletirmek gerekir,
ve bu z ama olarak alnd lde mmkndr, ve deerler
zn gereklemesini garantiler. Btn bunlarn toplamna ah
lak diyorum.
Etik bir dnyadaysa tersine evirirsek, byle eyler asla
yoktur. Bir Ethica'da bize ne diyeceklerdir? Bu tr hibir ey
bulunamayacaktr. Tmyle farkl bir manzaradayz. Spinoza
sk sk zden bahseder, ama onun iin z hibir zaman insann
z falan deildir. z her zaman tekil, biricik bir varln belir
lenimidir. u kiinin bu kiinin z vardr, ama insann z diye
113
GILLES DELEUZE
bir ey yoktur. Hatta bizzat kendisi insann z tipinden genel
zlerin veya soyut zlerin karmakark fikirler olduunu sy
leyecektir. Bir Ethica'da genel fikirler bulunmaz. Hep siz, bu,
u, o, yani tekillikler vardr. n szc ciddi bir ekilde an
lamn deitirmektedir. Spinoza zden bahsettiinde onu il
gilendiren ey eskilerin z dedii ey deildir, onu ilgilendiren
ey varolu ve var olandr. Baka terimlerle sylersek olan
ey varlkla ancak varolu dzeyinde ilikiye sokulabilir, z
dzeyinde deil.
Bu bakmdan, en azndan bu dzlemde, Spinoza'da daha
imdiden bir tr varoluuluk sz konusudur. Spinoza'da demek
ki insan z diye bir ey sz konusu deildir. Yalnzca gizil
olarak bulunan ve ahlakn gerekletirmeyi stlendii bir insan
z sorusu deildir, tmyle baka bir ey sz konusudur. Bir
Ethica'y tanmanzn yolu size bir Ethica'dan bahseden kiinin
iki eyden birini srarla sylyor olmasdr. Tekillikleri iinde
var olan eylerle ilgilenmektedir. Bazen size var olan eyler
arasnda bir ayrm, varolularnn niceliksel bir fark olduunu
syleyecektir; var olan eyler bir tr niceliksel merdiven ze
rindeymi gibi ele alnabilirler - bu merdiven zerinde az ya da
ok... az ya da ok nedirler? Bunu greceiz. Bir sr eye ortak
olan bir z deil, az ile oun var olanlar arasndaki niceliksel
farklar - ite Ethica budur.
te yandan, bir Ethica tartmas varolu tarzlar arasnda
niteliksel bir kartlkta bulunduunu syleyerek ilerler. Baka
bir deyile Ethica'nn iki kriteri vardr - var olanlarn niceliksel
fark ve varolu tarzlarnn niteliksel kartl, kutupsall -
bunlar var olanlarn varlkta olmalarnn iki tarzdr. Bu Ethi
ca'yla ontoloji arasndaki ba olacaktr. Varolanlar veya olanlar
ayn anda iki bak asndan varlktadrlar - varolu tarzlarnn
niteliksel kartl asndan ve var olanlarn niceliksel bir
merdiveni asndan. Bu tmyle ikinlik lemidir. Neden? Bu
114
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
ikinlik lemidir, nk tanmladm haliyle ahlaki deerlerin
leminden ne kadar farkl olduunu gryorsunuz - ahlaki de
erler grdnz gibi gerekletirilecek z ile zn gerek
letirilmesi arasndaki bir tr gerilimdirler.
Deerin kesin olarak bir ama olarak alnm bir z olduunu
sylyordu. Bu ahlak lemidir. Ahlak leminin tamamlanmas,
denilebilir ki Kant'ladr, varsaylan bir insan znn bir tr saf
edim halinde ama olarak alnmas orada gereklemitir. Ethi
ca asla byle bir ey deildir. Mutlak olarak farkl iki dnyayla
kar karyayz. Spinoza tekilere ne diyebilir? Hibir ey. Her
bir eyi somut bir halde gstermek gerekirdi. Bir ahlakta hep u
tr bir ilem olur: Bir ey yaparsnz, bir ey sylersiniz, bunu
kendiniz yarglarsnz. Bu yarg sistemidir. Ahlak yarg siste
midir. ifte yargyla kendinizi yarglarsnz ve yarglanrsnz.
Ahlak zevkine sahip olanlar yarg zevkine sahip olanlardr.
Yarglama her zaman varlktan stn bir makam, bir ontoloji
den stn bir eyleri ima eder. Her zaman varlktan ok bir Bir'i
var eden ve harekete geiren yi'yi, varlktan stn yi'yi ima
eder. Deer varlktan stn bir makam ifade etmektedir. Demek
ki deerler yarg sisteminin temel unsurlardrlar. yleyse yar
glamak iin her zaman bu varlktan stn makama bavuru
yorsunuz.
Bir Ethica'daysa, durum ok farkldr, yarglamazsnz. Bir
biimde unu dersiniz: Ne yaptysanz yapm olun, hak ettii
nizden baka hibir ey hak edemezsiniz. Birisi bir ey sylesin
ya da yapsn, bunu deerlere balamazsnz. Byle bir ey nasl
mmkn oluyor diye sorarsnz. Bu bir i tarz olarak nasl
mmkn oluyor? Baka bir deyile o eyi ya da sz ima ettii
varolu tarzna, ierdii varolu tarzna balarsnz. Byle bir
ey syleyebilmek iin nasl olmak gerekir? Bu nasl bir varlk
tarzn ima eder? Sarlp sarmalanm varolu tarzlarn arars
nz, akn deerlerini deil. Bu ikinliin ilevidir. (...)
115
GILLES DELEUZE
Bir Ethica'nn bak tarz udur: Neye muktedirsin? Ne ya
pabilirsin? Buradan Spinoza'nn att bir tr la geri dn
lebilir: Bir vcut ne yapabilir? Bir bedenin, bir vcudun ne ya
pabileceini nceden bilemezsiniz. Varolu tarzlarnn birisinde
nasl rgtlendiklerini ve kuatldklarn hibir zaman bile
mezsiniz. Spinoza u ya da bu bedenin herhangi bir beden ol
madn, neyi yapp edebileceini ok iyi aklar.
leri sreceim varsaym Ethica tartmasnn iki karaktere
sahip olduudur... Bize var olanlarn bir taraftan az ya da ok
diye ayrt eden niceliksel bir fark olduunu, te taraftan varolu
tarzlarnn niteliksel bir kutupsallnn olduunu syler - kaba
ca iki byk varolu tarz vardr. Nedir bunlar?
Bize, sizin ve benim aramda, iki kii arasnda, bir insanla bir
hayvan arasnda, bir hayvanla bir ey arasnda etik bakmndan,
yani ontolojik olarak niceliksel bir ayrmdan baka bir eyin
bulunmadn iddia edenler, nedir bu nicelik? Tekilliklerimizin
en derininde niceliksel bir eyin bulunduu iddia edildiinde bu
ne demek oluyor? Fichte ile Shelling, niceliksel bireylik ad al
tnda zetlenen ok ilgin bir bireyleme teorisi gelitirmilerdi.
Eer eyler niceliksel olarak bireyleiyorlarsa, ok belli belir
sizce kavranr bu durum. Hangi nicelik? Sz konusu olan insan
lar, eyleri, hayvanlar, herhangi bir eyi, her birinin ne yapa
bildiiyle tanmlamaktr. nsanlar, eyler, hayvanlar, yapabil
dikleri bakmndan ayrt edilirler, yani ayn eyi yapamazlar. Ne
yapabilirim? Hibir zaman bir ahlak, insan ne yapp yapama
yacayla tammlamayacaktr. Bir ahlak insan ne olduuyla,
hukuken ne olduuyla tanmlayacaktr. Bylece bir ahlak in
san akl sahibi hayvan diye tanmlar. Bu zdr. Spinoza insan
hibir zaman akl sahibi hayvan diye tanmlamaz. nsan neler
yapabildiiyle, beden ve ruh, nelere muktedir olduuyla tanm
lar. Eer "akl sahibi"nin insann z olmadn, ama insann
yapabildii bir ey olduunu sylersem, her ey o kadar deiir
116
SPINOZA ZERNE ON BlR DERS
ki, aklszlk da insann yapabildii, muktedir olduu bir ey
haline gelir. Delilik de insann gc dahilindedir. Bir hayvann
dzeyinde, bu sorun iyi alglanabilir. Doa bilimi denen eyi ele
alrsanz -Aristo tarafndan temelleri atlmtr- bu bilim hay
van ne olduuyla tanmlamaktadr. Esas merak, hayvann ne
olduunu sylemektir. Nedir bir omurgal, nedir bir balk, ve
Aristo'nun doa bilimi bu z aratrmalaryla doludur. Hayvan
larn snflandrlmas denen eyde hayvan her eyden nce,
mmknse z bakmndan, yani ne olduu bakmndan tanm
lanacaktr. Bu yeni tiplerin kagelip tmyle bambaka bir
tarzda altklarn hayal edin: O eyin ya da hayvann ne ya
pabildiiyle ilgilenmektedirler. Hayvann glerinin bir kt
n karacaklardr. uradaki uabiliyor, br otla besleniyor,
uradakiyse et yiyor. Beslenme rejimi -sz konusu olann varo
lu tarzlar olduunu hissediyorsunuz. Canl olmayan bir ey
iin de -ne yapabilir, elmas ne yapabilir? Yani hangi snamalar
dan geebiliyor? Nelere dayanabiliyor? Ne yapyor? Bir deve
uzun sre su imeyebiliyor. Bu devenin bir tutkusudur. eyleri
neler yapabildikleriyle tanmlyorlar, bu bir sr deneye yol
ayor. Bu eylere ynelik btn bir aratrmadr, zle hibir
ilgisi yoktur. nsanlar kk g paketikleri olarak grmek
gerekir. nsanlarn neler yapabildiklerinin bir tr tasvirini yap
yorum.
Bir etiin bak asndan, btn var olanlar, olan her ey,
kudrete balanan niceliksel bir merdivene aktarlrlar. Bunlarn
kudretleri az veya oktur. Bu ayrt edilebilir nicelik, kudrettir.
Etik tartma bize zlerden bahsetmeyecektir, zlere inanma
maktadr, ama hep kudretten, bir eyin muktedir olduu eylem
ve tutkulardan bahsedip duracaktr. eyin ne olduuyla deil,
neye katlanabildiiyle ve neler yapabildiiyle ilgilidir. Ve eer
genel z diye bir ey yoksa, bunun nedeni bu kudretler dze
yinde her eyin tekil olmasdr. z bunun bir eyler toplam ol
117
GILLES DELEUZE
duunu sylese de nceden bilinemez bu. Etik bize hibir ey
demez, bilemez bunu. Bir balk komu baln yapabildiini
yapamaz. Demek ki var olanlara bal olarak kudret niceliinin
sonsuz bir farkllamas olacaktr. eyler niceliksel bir ayrma
tabidirler, nk kudretin merdivenine balanmlardr.
Spinoza'dan ok sonra Nietzsche kudret istemi kavramn or
taya attnda da, yalnzca bunu sylemek istediini sylemiyo
rum, ama her eyden nce bunu demek istemekteydi. Ve bunun
her birimizi kudrete ynlendiren ilem olduu sanlrsa Nietzs
che'den hibir ey anlalamaz. Kudret, tanm icab, ne istedi
im deildir, bende olan eydir. u ya da bu kudretim vardr ve
beni varlklarn niceliksel merdiveninin stne yerletiren de
budur. Kudreti istemin nesnesi klmak bir yanl anlamadr, du
rum tam tersidir. Bende olan kudrete gre unu ya da bunu iste
rim. Kudret istemi, eyleri, insanlar, hayvanlar sahip olduklar
etkin kudret ile tanmlayacaksnz demektir. Bir kez daha, soru
udur: Bir beden ne yapabilir? Bu ahlaki sorudan ok farkldr:
zn bakmndan ne yapmalsn diye sormaz, ne yapabilecein,
kudretin asndan nesin diye sorar. te byle, kudret varlklarn
niceliksel merdivenini oluturur. Varolan bir eyi var olan ba
ka bir eyden farkl klan kudret niceliidir. Spinoza sk sk zn
kudret olduunu syler. Yapmakta olduu felsefi darbeyi anla
yn.
"Adamn birinin kafasna bir ta dm olsun, bun
dan doal olarak tan onu ldrmek iin dt so
nucu karlmaz m? Bu dnyada tesadfe yer olma
dn gstermenin daha iyi bir yolu var mdr? Belki
bunun olduunu, nk rzgrn estiini, adamn da
o srada oradan gemekte olduunu syleyeceksin.
Ama onlar srar edecekler: Neden rzgr tam da o
anda esmi? Eer yine rzgrn kalktn, nk de
nizin bir gn nce sakinken aniden dalgalanmaya
baladn, adamn ise bir dostu tarafndan davet
edilmi olduunu sylersen; yeniden srar edecekler
ve sorular asla bitmeyecektir: Peki ya neden deniz
dalgalanmt ? Neden dostu adam tam da o gn davet
etmiti? Ve bylece nedenlerin nedenlerini sorup dur
may asla brakmayacaklardr; ta ki sen Tanrnn ra
desine, yani cehaletin tmarhanesine snncaya ka
dar... "
ALTINCI DERS
DELEUZE - SPNOZA
12.12.1980
Comptesse'in Mdahalesi (itilemiyor).
Gilles Deleuze: Aramzda bir bak fark olduunu hissedi
yorum. Otantik olarak Spinozac bir mefhum zerine, varlnda
direnme abas mefhumu zerine vurguyu ok abuk kaydrma
eilimin var. Geen defa conatus'dan bahsediyordun, yani varl
n srdrme abasndan ve bana niye bu meseleye girmediimi
soruyordun. Ben ise cevap veriyordum ki imdilik bu meseleye
giremem nk dersimde baka Spinozist mefhumlar vurgulu
yorum ve varln srdrme abasn bana gre asli olan baka
mefhumlardan kudret ve duygu mefhumlarndan tretmeye a
lacaktm. Bugn yine ayn temaya dnyoruz. Bir tartmaya
girmeye gerek yok, baka bir ders, yani baka bir vurgu tayan
bir ders nerebilirdim. Akl banda insan ve deli problemine
gelince, kesin olarak yle cevap vereceim: Deli ve aklly
121
GILLES DELEUZE
Spinoza'ya gre ayrt eden - ve tersi ayn zamanda; yani onlar
neyin ayrt etmedii de nemlidir... hangi bak asndan ayrt
edilmemeliler, hangi bak asna ayrt edilmeliler. Benim
derslerim asndan Spinoza'nn cevabnn ok kesin olduunu
sylerdim. Eer Spinoza'nn cevabn zetlersem bana yle ge
liyor ki bu yle bir ey olurdu: Belli bir bak asndan, akll
ve deli insan arasnda herhangi bir fark gzetmenin hibir nedeni
yoktur. Baka bir bak asndan ise vardr.
lk olarak, kudretin bak asndan, akl banda insanla deli
arasnda herhangi bir ayrm veya fark gzetmenin hibir nedeni
yoktur. Bu ne demektir? Onlarn ayn kudrete sahip olduklar
anlamna m geliyor? Hayr, ayn kudrete sahip olduklar anla
mna gelmiyor, her birinin kendi balarna, kendi kudretlerince
gerekletirdii anlamna geliyor. Yani her biri kendi balarna
varln srdrmeye, varlnda direnmeye abalyor. Demek
ki kudret asndan her biri doal hakka gre kendi varlnda
direnmeye abalamaktadr, yani kudretini gerekletirmeye a
balamaktadr - dikkat edin, hep parantez iinde aba diyorum ;
her durumda direnmeye altn sylemiyorum, kendinde ol
duu kadar, gc yettiince varlnda direndiini sylyorum;
ite bu yzden conatus fikrini, aba fikrini pek o kadar sevmi
yorum: Bu Spinoza'nn dncesini tam anlamyla tercme et
miyor nk onun varlnda direnme abas adn verdii ey
kendi hesabma kudretimi her an gerekletirmekte olduum
olgusudur. Bu bir aba deildir, ama kudretin bak asndan,
aslnda her birinin, ayn kudrete sahip olduklar iin deil - ger
ekte delinin kudreti akl banda insannkiyle ayn deildir,
ama ikisinin arasnda ortak olan ey, kudretleri ne olursa olsun
her birinin kendi kudretini gerekletirdiidir. yleyse bu bak
asndan akl banda insann deliden daha iyi olduunu syle
yemem. Bunu yapamam, bunu syleyebilmem iin elimde hibir
ara yok: Her birinin bir kudreti var, her biri kendi hesabna bu
122
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
kudreti gerekletiriyor. Bu doal haktr, doann lemidir. Bu
bak asndan akl banda insanla deli arasnda hibir nitelik
fark kuramam.
Ama baka bir bak asndan akl banda insann deliden
ok "daha iyi" olduunu da biliyorum. Daha iyi, bu ne demek?
Kelimenin Spinoza'c anlamnda, daha kudretli demek. Demek
ki bu ikinci bak asndan akl banda insan ile deli arasnda
bir fark gzetmeliyim ve gzetmekteyim. Nedir bu bak as?
Spinoza'ya gre cevap tam olarak u olurdu: Kudretin bak
asndan akl banda insanla deliyi ayrt etmeniz iin hibir
neden yok, ama teki bak asndan, duygularn bak asn
dan akl banda ile deliyi ayrt edersiniz. Bu teki bak as
nereden geliyor? Hatrlyorsunuz ki kudret her zaman edim ha
lindedir, her zaman icra edilmektedir. Kudreti gerekletirenler,
icra edenler duygulardr. Duygular kudretin gereklemeleridir
ler: Eylemde ya da tutkuda maruz kaldm ey, her an kudretimi
gerekletirmekte olan eydir.
Eer akl banda insan ile deli birbirlerinden ayrlyorlarsa
bu kudretleri bakmndan deildir -nk her biri kudretini ger
ekletirir- duygular bakmndandr. Akl banda insann
duygular, delinin duygularyla ayn deildir. Bylece btn akl
problemi Spinoza tarafndan daha geni olan duygular proble
minin zel bir ksm haline getirilecektir. Akl belli bir duygu
tipidir. Bu ok yeni bir eydir. Akln fikirlerle tanmlanmayaca
n sylemek gibidir - elbette akl fikirlerle de tanmlanr. Ama
belli bir tip duyguya ve duygulanmann belli bir varlk tarzna
dayanan pratik bir akl da vardr. Bu, akln son derece pratik bir
sorununu ortaya atar. O zaman akl banda olmak ne demektir?
Zorunlu olarak akl bir duygular toplamdr - bunun basit nedeni
akln, kudretin u ya da bu koul altnda gerekletii biim
lerden baka bir ey olmamasdr. Demek ki Comptesse'in sor
duu soruya cevabm greli olarak kesin olacaktr: Gerekte,
123
GILLES DELEUZE
akl banda insanla deli arasnda ne fark vardr? Bir bak a
sndan hi. Bu kudretin bak asdr; baka bir bak asn
dan ok byk bir fark vardr - kuvveti gerekletiren duygula
rn bak asndan.
Comptesse'in mdahalesi (Yine iitilmiyor)
Gilles Deleuze: Spinoza ile Hobbes arasnda bir farka iaret
ediyorsun ve tmyle haklsn. zetleyerek sylersem fark u
dur: Her ikisi de, Spinoza da Hobbes da, doa durumundan bir
szlemeyle klmas fikrindedir ama Hobbes'un durumunda
doa hakkmdan vazgetii bir szleme sz konusudur. Tek
rarlyorum nk bu daha karmaktr: Doal hakkmdan vaz
getiim doruysa buna karn egemenin vazgemedii de do
rudur. Demek ki belli bir tarz altnda doa hakk korunmakta
dr.
Spinoza'daysa aksine szlemeyle doal hakkmdan vazge
mem ve Spinozann bir mektupta dile getirdii nl bir forml
vardr: Doa hakkm sivil devlette bile korurum. Spinoza'nn bu
nl forml dneminin btn okuyucular iin ak biimde, bu
noktada Hobbes'dan ayrlyorum anlamna gelir. Hobbes da belli
bir tarzda doa hakkn sivil durumda koruyordu, ama egemenin
karna. Bu noktay abuk geiyorum.
Kabaca sylemek gerekirse Spinoza Hobbes'un takipisidir.
Neden? nk iki genel ama temel neme sahip noktada Spinoza
Hobbes devrimini tmyle takip etmektedir, ve Spinoza'nn si
yaset felsefesinin Hobbes'un siyasi felsefeye vurduu o darbe
olmakszn mmkn olmayacan sanyorum. Bu ok ok
nemli ifte darbe, bu olaanst yenilik nedir?
Bu birinci yenilik doa durumuyla doal hakk iero gele
neinden topyekn koparak kavram olmaktan geliyor. Bu
noktada Spinoza Hobbes devrimini btnyle takip etmektedir.
kinci nokta: O andan itibaren sivil durumun temeli olarak, klasik
felsefi gelenekte Platon'dan Aziz Thomas'a kadar hkm srm
124
SPNOZA ZERNE ON BR DERS
olan yeterlilik ilikisinin yerine bir uzlama pakt fikrinin geti
rilmi olmas. Oysa, bu iki temel nokta zerinde sivil durum
bilgenin stnl anlamna gelen bir yeterlilik ilikisine deil,
bir uylam szlemesine gnderir ve doa durumuyla doal
hakka dair her tr kavray, bu kavrayn kudret ve kudretin
gereklemesine balan, bu iki temel nokta Hobbes'a aittir.
te bu iki temel nokta asndan Pontes'in Spinoza ile Hobbes
arasnda bulunduuna iaret ettii farkn daha nceden gelen bir
benzerlie balandn sylyorum - Spinoza bylece Hob
bes'un iki temel ilkesini takip etmektedir. Bu sonuta ikisi ara
snda bir hesaplamaya dnecektir ama her ey Hobbes'un si
yaset felsefesine soktuu bu iki yeni varsaym erevesinde ger
eklemektedir.
Spinoza'nn siyasi kavraynn bu yl ontoloji etrafnda
yaptmz aratrmalar etrafnda yrtyoruz. Ontoloji hangi
anlamda bir siyaset felsefesini ierir ya da iermelidir? Unutma
yn ki Spinoza'nn - bunu ok abuk geeceim - btn bir siyasi
gzergh vardr. Bu ok byleyici bir siyasi bak tarzdr
nk hangi problemleri ortaya attn, hangi siyasi meseleleri
yaadn anlamadan Spinoza'nn siyaset felsefesi zerine tek
bir kitabn bile okuyamazsnz. Spinoza'nn anda Hollanda
pek basit bir lke deildir ve Spinoza'nn btn siyasi yazlar bu
hal tarafndan belirlenmitir. Spinoza'nn iki siyaset felsefesi
kitab yazmas - biri "Tanrbilimsel Siyasi alma" kincisi
"Siyasi alma" - ve ikisinin arasnda Spinoza'nn bir tr evrim
geirmesini salayan bir sr olayn olup bitii bir tesadf de
ildir. O ada Hollanda iki eilim tarafndan blnm hal
deydi. Orange Hanedannn eilimi vard ve De Witt kardelerin
liberal eilimi vard ve De Witt kardeler ok karanlk koul
larda belli bir sre iktidara sahip olmulard. Ama Orange Ha
nedan da bir hi deildi. Bir sr d politika ilikisi, Ispan
ya'yla ilikiler, sava veya bar devredeydi. De Witt kardeler
125
GILLES DELEUZE
temel olarak pasifisttiler. Bu ekonomik yapy etkiliyordu -
Orange Hanedan byk kumpanyalar destekliyordu, kardeler
ise bu kumpanyalara ok dmandlar. Bu kartlk her eyi si
lip sprmekteydi. Ve De Witt kardeler mutlak olarak son de
rece ac verici koullarda katledildiler. Spinoza bu durumu artk
yazamayaca bir an olarak hissetmiti - ayn ey onun da ba
na gelebilirdi. De Witt kardelerin evresi Spinoza'y koru
yordu. Bu onun iin ar bir darbeydi. Tanrbilimsel Siyasi a
lma ile Siyasi alna arasndaki siyasi ton fark bununla
aklanabilir nk ikisi arasnda bu katliam gereklemiti ve
Spinoza daha nce sylediine, liberal monariye artk pek o
kadar inanmyordu.
Kendi siyasi problemini ok gzel bir tarzda, hl geerli olan
bir tarzda koyuyordu; evet, anlamaya almamz gereken tek
bir siyasi sorun sz konusuydu - siyasette etik yapmak. Neyi an
lamak gerekiyordu? nsanlarn neden kendi klelikleri iin sa
vap durduklarn anlamak. Kle olmaktan, kul olmaktan o ka
dar memnun grnyorlard ki kleliklerini korumak iin her
eye hazrdlar. Byle bir durumu nasl aklamalyd? Bu du
rum Spinoza'y bylyordu. Kelimesi kelimesine, bu insanlarn
neden isyan etmediklerini nasl aklamal? Ama ayn zamanda
isyan veya devrim, byle eyleri Spinoza'da asla bulamazsnz.
Bu konuda ok budalaca eyler syleniyor. Ayn zamanda Spi
noza resimler yapard. Elimizde aslnda ok karanlk olan bir
resim vard onun yapt. Kendini o ada tannm bir Napolili
devrimcinin klnda resmetmiti. Bu giysilerin ierisinde ken
dini resmetmiti. Bu tuhaftr. Neden hibir zaman isyandan ya
da devrimden bahsetmeye kalkmaz? Ilml olduu iin mi?
Kukusuz lml olmak zorundayd; peki lml olduunu var
sayalm, ama o ada ar utakiler bile devrimden bahsetmekte
tereddt ediyorlard - dnemin ar solcular bile. Ve kiliseye
kar olan kolejliler, yani Hollanda Katolikleri, bugn ar sol
126
SPNOZA ZERNE ON BR DERS
cu Katolik dediklerimizden daha arlkydlar. O zaman ne
den devrimden bahsedilmiyordu? Tarih el kitaplarnda budalaca
bir ey sylenir - bir ngiliz Devriminin olmad. Halbuki her
kes bir ngiliz Devrimi olduunu Cromwell'in olaanst devri
mini biliyor. Ve Cromwell'in devrimi, yaplr yaplmaz ihanet
edilen devrimlerin en saf rneidir.
Btn on yedinci yzyl bir devrime nasl olup da ihanet
edilmeyecei zerine dnp tanmayla gemitir. Devrim
ciler devrimi nasl olup da hemen devrime ihanet ediliyor gibi bir
erevede dnyorlard. Oysa Spinoza'nn adalarnn
elindeki en yakn rnek, bizzat kendisinin dayatt devrime en
olaanst ihaneti gerekletirmi olan Cromwell'in devrimiy
di. Eer ok sonralar fantastik bir poetik ve edebi hareket olarak
ngiliz romantizmini ele alrsanz, bunun ok youn bir siyasi
hareket olduunu grrsnz. Btn ngiliz romantizmi ihanet
edilmi devrim temas etrafnda dner. Devrime ihanet edil
miken ve her devrim ihanete akken nasl yaamal? Byk
ngiliz Romantiklerinin taklp kald model hep Cromwell ol
mutur. Cromwell kendi anda gnmz iin Stalin'in olduu
gibi yaamt. Hi kimse devrimden bahsetmiyordu nk ka
falarnda bunun bir edeeri yoktu ama tmyle farkl bir ne
denden dolay. Buna devrim demiyorlard nk nlerinde
Cromwell vard. Oysa Tanrbilimsel Siyasi alma'y yazd
sralarda Spinoza genel olarak liberal bir monariye halen ina
nyordu. Siyasi alma dneminde bu artk doru deildir. De
Witt kardeler ldrlmlerdi, herhangi bir uzlama artk
mmkn deildi. Spinoza Ethica'sn yaynlamaktan vazgeti.
Bunun bouna olduunu biliyordu. O andan itibaren grlyor
ki Spinoza bir demokrasinin hangi anslara sahip olduunu d
nmeye daha byk bir eilim duyacaktr. Ve demokrasi te
mas liberal monarinin perspektifinde kalan Tanrbilimsel Si
yasi alma'dan ok Siyasi alma'da belirmektedir. Hollan
127
GILLES DELEUZE
da'da bir demokrasi ne biim bir ey olurdu? Bu De Witt kar
delerin katledilmesiyle yok edilen eydi. Spinoza sanki sem
bolik bir eymi gibi "demokrasi" blmn yazarken ld. Bu
konuda ne diyeceini hibir zaman bilemeyeceiz.
Ontolojiyle belli bir siyasi slup arasnda temel bir ba vardr.
Bu ba neye dayanr, bunu henz bilmiyoruz. Ontolojik bir
perspektife yerleen bir siyaset felsefesi neye dayanr? Devlet
problemiyle mi tannr? zel olarak deil, nk tekilerde y
ledir. Birlik felsefeleri de devlet probleminden geeceklerdir.
Gerek fark saf ontolojiler ve Bir felsefeleri arasnda bir baka
yerde belirecektir. Bir felsefeleri temel olarak var olanlarn hi
yerarisine dayanan felsefelerdir - buradan sonu ilkeleri, sudur
ilkeleri tremektedir: Bir'den varlk sudur eder, varlktan ise
baka eyler, vesaire. Bunlar Yeni Platoncularn hiyerarileri
dir. Demek ki devlet problemiyle belli bir dzlemde kar kar
ya gelmektedirler: Siyasi bir hiyerarinin kurulmas. Yeni
Platoncularda her taraf hiyerarilerle doludur. Gksel bir hiye
rari, dnyevi bir hiyerari, ve Yeni Platoncularn hipoztaz adn
verdikleri btn o eyler hep bir hiyerarinin tesis edilmesi te
rimleriyle tanmlanmtr.
Bana saf bir ontolojide arpc gelen ey, hiyerarileri ne l
de krp paraladdr. Gerekte, eer Varlktan stn bir Bir
yoksa, eer Varlk olan her ey iin, tek ve ayn anlamda syle
niyorsa, ontolojinin anahtar nermesi yle grnr: Varlktan
stn bir birlik, bir birim yoktur, o zaman Varlk olan her ey
iin sylenebilir. Btn olup bitenlere dair, btn olanlara dair
tek ve ayn anlamda sylenebilir. Bu bir ikinlik lemidir. Bu
ontolojik ikinlik lemi esas olarak anti-hiyerarik bir dnyadr.
Elbette baz dzeltmeler yapmak gerekir: Bu ontoloji filozoflar
konusunda yine de kukusuz pratik bir hiyerariye ihtiya duy
duklarn syleyeceiz - ontoloji nihilizme, her ey ayndr di
yen yokluk felsefelerine varmaz. Ama yine de baz bakmlardan
128
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
ontolojinin bak asndan, yani Varln bak asndan her
ey ayndr.
Var olan her ey kendi hesabna Varln gerekletirir. O
kadar. Bu anti-hiyerarik dncedir. En, u durumda bu bir tr
anaridir. Varlk iinde olanlarn bir anarisi vardr. Bu ontolo
jinin temel sezgisidir: Var olanlar kendi hesaplarnadr. Ta,
kak, akll, hayvan, belli bir bak asndan, varln bak
asndan kendi hesaplarna vardrlar. Her biri kendi hesabna
vardr, ve varlk insan iin de ta iin de deli iin de akll iin
de ayn anlamda sylenir. Bu ok gzel bir fikirdir. Bu ok vahi
bir dnya trdr. Bu filozoflar oradan geerek siyasi alanla
kar karya geliyorlar. Ama siyasi alanla karlama tarzlar
bu trden bir eit varlk, anti-hiyerarik varlk sezgisine baldr
kesinlikle. Ve devleti dnme tarzlar artk birinin ynettii,
tekilerin boyun edii bir ilikiye dair deildir. Saf siyasi iliki
ite budur. Bir ontolojinin bak asndan durum asla bu deil
dir. Bu noktada Spinoza hibir zaman Hobbes'la birlikte olamaz.
Bir ontolojinin problemi her zaman una baldr: Varlk, olan
her eye dair sylenebilir, zgr nasl olunur? Yani kudretinizi
en iyi koullarda nasl gerekletirir, nasl doldurursunuz? Ve
devlet, daha da nemlisi sivil devlet yani btn toplum yle
dnr: nsann kudretini en iyi biimde gerekletirebilecei
koullarn toplam. Demek ki bu asla bir boyun ei ilikisi
deildir. Boyun ei fazladan gelecektir, dorulanmas gereke
cektir - toplumun yalnzca insann kudretini gerekletirebile
cei en iyi yol olarak deerlendirilecei bir sisteme bal olarak
deerlendirilecektir. Boyun ei bu gereklilie gre ikincildir.
Bir felsefesinde, Birlik felsefesinde boyun ei elbette birinci
gelir, yani siyasi iliki boyun ei ilikisidir, kudretin gerek
letirilmesi, doldurulmas ilikisi deildir. Bu problemle Ni
etzsche'de de karlaacaz: Ne eittir? Nedir eit olan? Eit
olan ey her varln ne olursa olsun, her durumda kudreti dahi
129
GILLES DELEUZE
lindeki, yapabildii her eyi gerekletiriyor oluudur - ite bu,
varlklar eit yapan eydir. Ama kudretler eit deildirler. Ama
her biri varlnda direnmeye abalar, yani kudretini gerekle
tirir. Bu bak asndan btn varlklar ayndr, hepsi varlkta
dr, ve varlk eittir. Varlk, olan her ey iin eit olarak syle
nir, ama olan her ey eit deildir, yani ayn kudrete sahip de
ildir. Ama olan her eye dair sylenen Varlk, eittir. Bylece
varlklar arasnda bir farkn bulunmas engellenmiyor. Varlklar
arasndaki farkn bak asndan btn bir aristokrasi fikri, en
iyilerin var olduu fikri, yeniden kurulabilir.
zetlemeye alyorum, geen defa nerede kaldmz ha
trlayn. ok belirli bir sorunu ortaya atmtk. imdiye kadar
ele aldmz bir sorunu: Varln deil, olann stats nedir,
yani ontolojinin bak asndan olann stats nedir?
Bir ontolojinin bak asndan olann veya varolann stats
nedir?
ki kavramn, var olanlarn niceliksel fark ile baka bir bak
asndan varolu tarzlar arasndaki niteliksel kartln bir
birleriyle elimek yle dursun, hep birbirleriyle i ie gittik
lerini gstermeye almtm.
lk balmz bylece bitiyordu. Bir ontoloji ne demektir, ve
ontoloji olmayan felsefelerle nasl ayrt edilir? kinci byk
balk: Spinoza'nnki gibi soft bir ontolojinin bak asndan
var olanlarn stats nedir?
(itilemeyen mdahale)
Gilles Deleuze: Hiyerarinin bak asndan ilk gelenin fark
olduunu, ve farktan zdelie varldn sylyorsunuz. Bu
ok doru. Ama unu da ekliyorum: Hangi tipten bir fark sz
konusu? Cevap: Bu her zaman varlk ile varln zerindeki bir
ey arasndaki farktr, nk hiyerari yargdaki bir fark ola
caktr. Demek ki yarg Bir'in Varla bir stnl adna yapl
maktadr. Varlk yarglanabilir nk Varln zerinde bir ma
130
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
kam vardr. yleyse hiyerari bu farktan balayarak ortaya
kar, nk hiyerarinin bizzat temeli, Bir'in Varla akn ol
masdr. Ve sizin fark dediiniz ey tam da Bir'in Varla bu
aknldr. Platon'a bavurduunuzda farkn Platon'da nce
gelmesi ok kesin bir anlamda, yani Bir'in Varln zerinde
oluu anlamndadr. yleyse bu hiyerarik bir farktr. Ontoloji
Varlktan var olanlara gider, yani ayn olandan var olandan yola
kar ve farklara varr - bu hiyerarik bir fark deildir. Btn
varlklar eit olarak Varlktadrlar.
Ortaada ok nemli bir felsefe okulu vard. Chartres adn
almt. Ve Chartres okulunda Duns Scotus'a balydlar - ve
srarla Latince eitlik terimini vurgularlard. Eit varlk. Mte
madiyen varln en temelinde eit olduunu syleyip dururlar
d. Bu var olanlarn veya olanlarn eit olduu anlamna gelmi
yor, hayr. Ama varlk hepsi iin eittir; bu u anlama gelir -
belli bir tarzda btn var olanlar Varlktadrlar. Sonra, varaca
nz fark ne olursa olsun - nk varln bir farkszl sz
konusudur - ve var olanlar arasnda farklar varsa, bu farklar hi
yerarik bir tarzda kavranmayacaklardr, veya hiyerarik olarak
kavrandklarnda bu ok ikincil bir tarzda olacaktr - eyleri ya
kalayabilmek, uzlatrmak iin. Ama ilk sezgide fark hiyerarik
deildir. te yandan Bir felsefelerinde fark temelinden hiyerar
iktir. Daha fazlasn da sylemeliyim: Ontolojide var olanlar
arasndaki fark hem niceliksel hem nitelikseldir. Kudretlerin ni
celiksel fark vardr, varolu tarzlarnn niceliksel fark vardr,
ama hiyerarik deildir. O zaman, elbette sk sk sanki bir hiye
rari varm gibi konuuyorlard: Akl banda insann kt bir
insandan daha iyi olduunu, daha deerli olduunu sylerlerdi -
ama neden ve hangi anlamda daha iyi. Bu kudret ve kudretin
gerekletirilmesi asndand, hiyerariler asndan deil.
kincisine balanan bir nc bala gemek isterdim. Bu,
Ethica'nn - iki koordinat olarak unlar sylemitim: Kudretin
131
GILLES DELEUZE
bak asndan niceliksel ayrm, varolu tarzlarnn bak a
sndan niteliksel kartlk. Geen defasnda srekli olarak birin
den tekine nasl geilip durduunu gstermeye almtm.
nc bir bala gemek istiyordum: Ethica'nn bak a
sndan ktlk problemi nasl konuluyor? nk bir kez daha bu
problemin ok sivri bir tarzda ortaya atldn grmtk. Ne
den? Hatrlamanz gereken, her zaman iin, klasik felsefenin bu
paradoksal nermeyi ileri srp durduudur biliyoruz: Ktlk
bir hitir, ama tam anlamyla ktlk bir hitir sznden, iki
farkl konuma tarznn sz konusu olabileceini anlayn. Bu iki
tarz asla uzlamazlar. nk ktlk bir hitir dediimde ilk
nce unu sylemek istiyor olabilirim: Ktlk bir hitir nk
her ey iyidir. Eer her ey yidir dersem, eer yiyi byk ile
yazarsanz, evet byle yazarsanz forml kelimesi kelimesine
yle zetleyebilirsiniz: Varlk vardr, bu iyi: Bir Varlktan s
tndr, ve Birin Varla stnl Varln Bire o yi imi gibi
ynelmesini gerektirir. Baka terimlerle sylersek, "kt bir
hitir" u anlama gelir: Kt zorunlu olarak bir hitir nk
Varln nedeni olan ey, varlktan stn olan yidir. Yani yi,
var eder. yi, varlk sebebi olarak Bir olandr. Bir varln s
tndedir. Her ey yidir. Var olanlar var edenin Bir olduu an
lamna gelir. u anda Platon'u zetlemek isterim. Anlyorsunuz
ki ktlk bir hitir, yalnzca yinin var ettii yani harekete ge
irdii anlamna gelir. Bu Platon'un iddiasdr: Kt biri isteye
rek kt deildir nk kt birinin istedii iyidir. Herhangi bir
iyidir. Demek ki o zaman yalnzca yinin var ettii ve eyleme
geirdii anlamnda ktnn bir hi olduunu, ktln bir hi
olduunu syleyebilirim. Demek ki ktlk bir hitir.
Birin Varlktan stn olduu saf bir ontolojide ktln hi
olduunu, ktln olmadn, yalnzca Varln olduunu
sylerim. Buras tamam. Ama bu beni yeni bir duruma gtrr,
eer ktlk bir hise, bu yi de bir hitir anlamna gelir. Demek
132
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
ki her iki durumda ktln bir hi olduunu sylemenin ne
denleri tmyle birbirine karttr. Birinci durumda ktnn bir
hi olduunu sylyorum nk yalnzca yi var etmekte ve ha
rekete geirmektedir; ikinci durumda ktnn bir hi olduunu
sylyorum, nk yi de bir hitir, nk Varlktan bakas
yoktur. Oysa kt kadar yinin de byle yadsnmasnn Spino
za'y bir etik kurmaktan mahrum brakmadn grmtm.
Eer ne iyi ne de kt varsa bir etik nasl kurulur? Ayn forml
den yola karak ayn ada "ktlk bir hitir" formln ilk
olarak Leibniz'in, ikinci olarak Spinoza'nn imzalaryla ele ala
lm - her ikisi de ayn forml telaffuz ederler, kt bir hitir,
amma tmyle kart anlamlarda. Platon'a balanan Leibniz'de,
ve saf bir ontoloji Spinoza'da - iler bu noktada karktr.
Bu noktada problemim u. Etiin bak asndan, yani var
olanlarn stats bakmndan ktnn stats nedir? Bylece
etiin gerekten pratik bir hale dnt kelere giriyoruz.
Spinoza'nn olaanst bir metni var elimizde: Bu her biri drt
olmak zere sekiz mektupluk bir ileti. Blyenbergh adndaki gen
bir adamla. Bu mektuplamann konusu ktlk problemidir.
Gen Blyenbergh Spinoza'dan ktlk problemini aklamasn
ister.
133
"Yuvarlanan bir ta hayal et. Bu bize zgrl an
latmaz. imdi istersen, ta, hareket etmekteyken, d
ndn ve hareket etmek iin elinden geldiince
aba gsterdiinin farknda olduunu dn. Emin ol
ki, sadece kendi abasnn farknda olduundan ve
buna kar hi de kaytsz olmadndan bu ta zgr
olduunu ve hareketini istedii iin srdrdn sa
nacaktr. Herkesin sahip olduu iin vnd ve sa
dece insanlarn itahlarnn bilincinde olup onlar
belirleyen nedenleri tanmamalarna dayanan u in
san zgrl ite byle bir eydir. Bir bebek, st
zgrce itiine, gen bir delikanl almaya, ya da
dlein tekiyse kamaya zgrce karar verdiine ina
nr. Ayya ayldktan sonra sylemeyi istemeyecei bir
eyi sarhoken zihninin zgr iradesiyle sylediine
inanr. Ayn ekilde geveze, deli ve benzeri birok kii
zihinlerinin zgr iradesiyle hareket ettiklerine, hibir
eyin onlar buna zorlamadna inanrlar. Bu nyar
g doal, btn insanlarda ortak ve doutan olduu
iin, ondan kurtulmalar hi kolay deildir. Aslnda
deneyim pekl yeterince gsterse de, insanlarn pek
az becerebildikleri bir ey varsa, o da itahlarn
kontrol etmektir."
YEDNC DERS
DELEUZE - SPNOZA
10.03.1981
Edimsel Sonsuz- Ebediyet
Gueroult'un Yorumuna Kar
likilerin Mant
Bu hafta ve gelecek hafta yine Spinoza'dan bahsedip bitire
ceim. Belki sorularnz olur, bunu isterdim.
Evet, ite: Hayalim Spinoza felsefesinden tretmeye alt
mz bu bireylik kavraynn hepiniz iin ok ak olmasyd,
nk sonuta bana yle geliyor ki bu Spinoza'cln en yeni
unsurlarndan biridir. Sz konusu olan bireyin bal bana
Varla nasl tand, onunla nasl ilikilendirildiidir. Ve
Spinoza'da bana bu kadar yeni gibi grnen bu bireylik kavra
mn bize anlatabilmek iin hep u temaya geri dneceim:
Sanki bir bireyin, herhangi bir bireyin tabakas vardr - ve
135
GILLES DELEUZE
sanki birey tabakadan olumaktadr. u tezi birinci boyut
olarak ileri srmtk: Bireyin birinci tabakasnda, demitik ki
her bireyin sonsuz sayda yaygnlaabilir paras vardr. Bu ilk
noktadr: Yaygnlaabilir paralarn sonsuzluu. Baka bir de
yile birleik olmayan birey yoktur. Sanyorum ki basit bir birey
Spinoza iin tmyle anlamdan yoksun bir kavramdr.
Her birey kendi iinde sonsuz sayda paradan olumutur.
ok hzl zetlemeye alacam: Bireyin sonsuz sayda
paradan bileik olduu fikri ne demektir? Nedir bu paralar,
ksmlar? Bir kez daha bu Spinoza'nn en basit cisimler adn
verdii eydir: Her cisim sonsuz sayda ok basit cisimlerden
olumutur. Ama nedir bu ok basit cisimler? ok belirli bir
statye varmtk; bunlar atomlar, yani sonlu cisimler olmadk
lar gibi belirlenmemi eyler de deillerdi. Peki neydiler? Ve
bu noktada Spinoza on yedinci yzyla aittir. Bir kez daha on
yedinci yzyl dncesinde beni gerekten arpan ey, o an
en zengin kavramlarndan biri, hem metafizik hem fizik hem de
matematik vesaire bir kavram olarak edimsel sonsuz mefhumu
hesaba katlmadka bu dncenin asla yakalanamayacadr.
Ama edimsel sonsuz ne sonludur ne de belirsizdir. Sonlu her
eyden nce eer formln ararsak udur: Durmak zorunda
kalacanz bir an vardr. Bu u demektir: Herhangi bir eyi in
celiyorsanz hep durmanz gereken bir an olacaktr. Sonlunun bu
ann sonlu terimlerin zorunluluunu iaretleyen bu temel an
yle yerletirebiliriz - Epikuros'dan, Lucretius'dan bu yana
atomculua ilham veren de budur: zmlemeniz bir snrla
karlar bu snr atomdur. Atom sonlu bir analizde belirir.
Belirsiz olan ise u demektir: stediiniz kadar uzaa gidin, du
ramazsnz. Yani incelemeyi istediiniz kadar uzaa tayn,
eritiiniz terim kendi hesabna yine blnebilir ve incelenebilir
olacaktr. Hibir zaman son terim olmayacaktr.
136
SPNOZA ZERNE ON BR DERS
Bana yle geliyor ki edimsel sonsuzun bak asn ve an
lamn oktandr tmyle kaybetmiiz - ve bu anlam bin bir
trl nedenden dolay var sayyorum ki dierleri arasnda bi
limsel nedenlerden dolay oktandr yitirmiiz... Ama benim iin
nemli olan neden bu anlamn kaybedildii deil; bu dnr
lerin nasl dndklerini nnzde yeniden kurmay baarma
ya alacam. Gerekten bu onlarn dncesinde temel bir
noktadr. Bir kez daha Pascal'n on yedinci yzyl ok iyi temsil
eden metinler yazdn ele alrsak, bunlarn esas olarak sonsuz
karsnda insan zerine, insann sonsuz karsnda konumu
zerine yazlm olduklarn grmek gerekir. Bunlar gerek an
lamda doal ve felsefi bakmdan edimsel sonsuz terimleriyle
dnmekte olan insanlard. Peki bu edimsel sonsuz fikri, yani
ne sonlu ne de belirsiz bir edimsel sonsuz fikri ne anlama geli
yor? u anlama geliyor: Son terimler vardr, nihai terimler vardr
- gryorsunuz bu belirsize kardr, belirsiz deildir nk ni
hai terimler vardr, ama bu nihai terimler hep sonsuzdadrlar.
Demek ki bu atom falan deildir. Ne sonludur ne de belirsizdir.
Sonsuz edimseldir, akteldir, sonsuz eylem halindedir. Gerek
ten de belirsizlik isterseniz bir tr sonsuzdur, ama sanal bir son
suzdur - baka bir deyile hep daha ileri gidebilirsiniz demektir.
Bizim durumdaysa her ey farkldr; bu filozoflar bize unu de
mektedirler: Son terimler vardr - mesela Spinoza iin en basit
cisimler. Bunlar gerekten nihai terimlerdir, artk blemeyece
iniz son terimlerdir. Yalnzca, bu terimler sonsuzca kktrler,
sonsuz kktrler. Bunlar sonsuzca kktrler ve edimsel
sonsuz, etkin sonsuz ite budur. Bunun iki cephede yrtlen bir
sava olduuna dikkat edin: Hem sonlulua hem de belirsizlik
fikrine kar. Bu ne demektir? Nihai terimler vardr, ama bunlar
atom deildirler nk sonsuzca kktrler veya Newton'un
diyecei gibi silinip giden, yitip giden terimlerdir. Baka bir de
yile sylersek verilebilir btn niceliklerden daha kktrler.
137
GILLES DELEUZE
Bu neye vardrr? Sonsuzca kk terimleri teker teker ele ala
mazsnz. Bu tam bir anlamszlk olur: Tek tek ele alacam
sonsuzca kk bir terimden bahsetmenin hibir anlam yoktur.
Sonsuzca kk eyler yalnzca sonsuz koleksiyonlar halinde,
birikme halinde var olabilirler. Demek ki sonsuzca kk ey
lerin sonsuz birikmeleri vardr. Spinozann basit cisimleri birer
birer var olmazlar. Dalmsal olarak deil, kolektif olarak var
olurlar. Sonsuz toplamlar halinde vardrlar. Ve bu yzden basit
bir cisimcikten bahsedemem. Yalnzca basit cisimlerin sonsuz
toplamlarndan bahsederim. Demek ki basit bir cisim olmayan
bir birey, ne olursa olsun ne kadar kk olursa olsun, iinde
basit cisimlerin bir sonsuzluunu barndrr - bir birey sonsuzca
kk cisimlerin sonsuz bir birikimidir.
te bu yzden Gueroult'un Spinoza zerine yapt yorumun
btn gcne karn Gueroult'un Spinoza'da bu basit cisimlerin
bir ekle veya bykle sahip olup olmadklar sorusunu nasl
sorabildiini anlamyorum... Aktr ki eer basit cisimler son
suzca kkseler, yani "yitip gitmekte olan" nicelikler iseler ne
ekilleri ne de byklkleri olabilir. ok basit bir nedenle:
nk bunun hibir anlam yoktur. Sonsuzca kk bir eyin ne
ekli ne bykl olur. Bir atomunsa elbette bir ekli ve b
ykl vardr - ama sonsuzca kk bir terimin tanm icab ne
ekli ne de bykl olabilir: Verilmi btn byklklerden
daha kktr. O halde neyin bir ekli ve bykl olacaktr?
ekli ve bykl olan ey konusunda cevap bu noktada ok
basittir: ekli ve bykl olan ey bir koleksiyon, sonsuzca
kk eylerin sonsuz bir kolektivitesidir. Evet, sonsuzca kk
eylerin sonsuz birikimi olarak bir ekle ve bykle sahiptir.
Bylece u probleme arpyoruz: Evet ama bu ekil ve byklk
nereden gelmektedir?
Demek istediim u: Eer basit cisimler sonsuzca kkseler,
sonsuzca kk eylerin u sonsuz koleksiyonunu, sonsuzca
138
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
kk eylerin baka bir sonsuz koleksiyonundan ayrt etmeye
izin veren ey nedir? Edimsel sonsuzun bak asndan edimsel
sonsuz iinde nasl ayrmlar yaplabilir? Yoksa yalnzca tek bir
koleksiyon mu sz konusudur? Mmkn olan btn sonsuzca
kkleri kapsayan tek bir koleksiyon mu vardr? Oysa Spinoza
burada ok kesindir. Bize der ki: Her bireye ok basit cisimlerin
sonsuz bir koleksiyonu tekabl eder, her birey sonsuz sayda ok
basit cisimlerden bileiktir. O zaman u bireye tekabl eden
sonsuzca kk cisimler koleksiyonunu baka bir bireyinkinden
ayrt edebilme yoluna sahip olmam gerekir. Bu nasl yaplacak
tr? Bu soruya gelmeden nce bu sonsuzca kk eylerin ne
olduklarn grmeye alalm. Bunlar sonsuz koleksiyonlara
girmektedirler ve sanyorum ki burada on yedinci yzyl baka
bir sr yntemle ve usulle birlikte - keyfi yaklatrmalar yap
mak istemiyorum ama - modern matematiklerin tmyle farkl
yollardan ve usullerden yeniden kefedecei bir noktaya varm
olduunu sanyorum: Sonsuz setler kuram. Sonsuzca kk
eyler sonsuz toplamlara dahil olurlar ve bu sonsuz toplamlar
kendi balarna deildirler. Yani sonsuz toplamlar arasnda ay
rmlar vardr. Leibniz olsun Spinoza olsun on yedinci yzyln
tm bu ikinci yars sz konusu edimsel, etkin sonsuz fikrinin
nfuz ettii bir dnemdir - ve sonsuz kklklerin bu sonsuz
toplamlarna dayanan edimsel, etkin sonsuz.
Ama o zaman bu yitip giden terimler, bu sonsuzca kk te
rimler nasl eylerdir? in daha somut bir ekil almasn ister
dim. Bir isellie sahip olmadklar apaktr. Ne olduklarn
sylemeden nce ne olmadklarn sylemeye alyorum.
Hibir isellikleri yoktur, sonsuz toplamlara dahil olurlar, sonsuz
toplamn ise bir isellii olabilir. Ama bu ar terimlerin, son
suzca kk eylerin kaybolma eiindeki eylerin hibir i
sellikleri yoktur. Peki neyi oluturmaktadrlar? Gerek anla
myla bir dsallk maddesi oluturacaklardr. Basit cisimlerin
139
GILLES DELEUZE
birbirleriyle yalnzca dsal ilikileri, dsal temaslar olabilir.
Spinoza'nn terminolojisini takip edersek bir madde trn
olutururlar. Modal bir madde, saf dsal modal bir madde, yani:
Birbirleri zerinde etkileri vardr, isellikleri yoktur, birbirleriyle
yalnz dsal ilikilere girerler. Ama o zaman soruma yine geri
dnyorum. Yalnzca dsallk ilikileri sz konusuysa sonsuz
bir toplam tekinden ayrt etmeye izin veren ey nedir? Bir kez
daha btn bireyler, her birey - burada her birey diyebiliyorum
nk birey ok basit bir cisim deildir - her birey dalmsal
olarak sonsuzca kk paralarn sonsuz bir toplamna sahiptir.
Bu paralar edimsel olarak verilmilerdir. Ama benim sonsuz
toplamm, bana den sonsuz toplam, komumdaki sonsuz
toplamdan ne ayrt etmektedir? Buradan sanki bireyliin ikinci
tabakasna sryoruz - unu sormalyz: Hangi bakmdan ok
basit cisimlerin sonsuz toplam u ya da bu bireye aittir? Hangi
grnm altnda?
Buraya kadar anladnz: Elimde sonsuzca kk paralardan
oluan sonsuz bir toplam var, ama hangi grnm altnda bu
sonsuz toplam bana aittir? Hangi bakmdan ok basit cisimlerin
sonsuz toplam u ya da bu bireye aittir? Bu anlald, sonsuz bir
toplamm var, ve bu sonsuzca kk ksmlarn toplam. Ama
hangi biimde bu sonsuz toplam bana ait oluyor?
Gryorsunuz ki soruyu byk bir glkle, o da birazck,
dntrebildik. nk hangi grnm altnda sonsuz toplamn
bana ait olduunu sorduunda, bu u sonsuz toplam tekinden
ayrt etmenin izin vereceini sormakla ayn eydir. Bir kez daha
ilk bakta sonsuzda her ey birbirine karmaldr, o karanlk
bir gece ya da bembeyaz k olarak kalmaldr. Sonsuzluklarda
eyleri birbirinden salayacak olan nedir? Hangi grnm al
tnda sonlu bir toplamn bana ait olduu ya da bakasna ait ol
duu sylenir?
140
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
Spinoza'nn cevab bana yle geliyor ki udur: Sonsuzca k
k paralarn sonsuz bir toplam bana aittir, bakasna deil -
bu sonsuz toplamn belli bir ilikiyi gerekletirdii, doyurduu
lde paralarn bana ait olmas her zaman bir iliki ereve
sindedir. Eer beni oluturan paralar belli bir noktada baka bir
ilikiye girerlerse artk bana ait deildirler demektir. Artk ba
ka bir bireylie aittirler, baka bir bedene aittirler demektir. Bu
radan u soru doacaktr: Bu iliki nedir? Hangi iliki altnda
sonsuzca kk unsurlarn herhangi bir eye ait olduklar sy
lenebilir?
Eer bu soruya cevap verebilirsem, aradm cevaba kavu
muum demektir. Nasl, hangi koul altnda sonsuz bir toplamn
sonlu bir bireye ait olduunu gstermiim demektir. Hangi iliki
altnda sonsuzca kk eyler sonlu bir bireye ait olabilirler? yi.
Spinoza'nn cevab kelimesi kelimesine bal kalrsak, udur:
Hareket ve dinginliin belli bir ilikisi iinde, belli bir oran
iinde. Yalnz, hareket ve dinginlik ilikisinin hibir ekilde - bu
noktada metni ok hzl okumamak gerekir - hibir ekilde
Descartes'de olduu gibi bir toplam deildir (bunu grmtk:
hareket ve dinginlik ilikisi Descartes'in mv, ktle-hz forml
olamaz). Hayr, o zaman "iliki, veya oran" demezdi. Bireyi ta
nmlayan ey demek ki bir hareket ve dinginlik orandr. nk
sonsuzca kk paralarn sonsuzluunun bireye ait olmas bu
iliki iinde gerekleecektir. Peki Spinoza'nn bu kadar vurgu
lad bu iliki, hareket ve dinginlik oran ne olabilir?
Bu noktada Gueroult'un yorumuna kar bir eletiriye yeni
den balyorum. Gueroult, olaanst ilgin bir hipotez ileri
srmektedir - ama burada da bunu anlamyorum; bu hipotezi
neden yaptn anlamyorum, ama yine de hipotezi son derece
ilgin. Diyor ki: Sonuta hareket ve dinginlik ilikileri bir titre
imdir. Ayn zamanda bu bana ok tuhaf grnen bir cevap.
Cevabn ok kesin olmas gerekir: Bu bir titreimdir! Peki bu ne
141
GILLES DELEUZE
anlama gelir? Bu bireyi tanmlayan eyin, ikinci tabakasnda
bireyi tanmlayan eyin, yani paralarnn, sonsuzca kk par
alarn ona ait olduu ilikinin dzeyinde tanmlayan eyin bir
tr titreme tarz olduudur. Her birey iin... Bakn bu iyi gr
nyor, ok somut grnyor. Sizi tanmlayan ey, sizi, beni ta
nmlayan ey bizde bir tr titreme tarz olmasdr. Neden ol
masn? Neden olmasn... Peki ama bu ne demektir? Bu ya bir
metafordur, ya da gerekten bir ey demek istemektedir. Bir tit
reim fizikte ne demektir? En basitinden o ok basit sarka fe
nomenine, ok iyi bilinen bir fenomene gnderir. Bakn u ie
ki Gueroult'un hipotezi bu noktada ok ilgin bir anlam kazan
yor. nk on yedinci yzylda fizik, dn halindeki cisimlerin
ve sarkalarn incelenmesinde ok ilerlemiti. Ve zellikle de
basit sarkalarla birleik sarkalar arasnda bir ayrmn temelle
rini atmt. O zaman iyi... Bu noktadan itibaren Gueroult'un hi
potezinin una dneceini greceksiniz: Her basit cisim, basit
bir sarkatr ve basit cisimlerin bir sonsuzluuna sahip olan bi
rey, bileik bir sarkatr. Hepimiz bileik sarkalar olmalyz.
te bu ok iyi! Veya dnen diskler. Bu, ok ilgin bir kavray
gibi grnyor. Btn bunlar ne anlama gelir? Gerekten basit
bir sarka nasl tanmlanr? Eer fizik derslerinizi, ok basit fizik
derslerinizi birazck hatrlyorsanz, bir zamanla belli bir tarzda
tanmlanr - bir titreim veya salnm zamanyd. Hatrlayanlar
iin u nl forml vardr: t = p'ye kk 1 bl g. "t" salnmn
sresidir. "1" sarkacn bal olduu ipin uzunluudur, "g" ise on
yedinci yzylda yerekiminin yeinlii dedikleri eydir. Bu ok
nemli deil... Bu iyi. nemli olan bu formlde basit bir sarkacn
salnm yksekliinden bamsz oluudur - yani denge noktas
ile sarkac en fazla gerdiiniz nokta arasndaki mesafeden t
myle bamszdr - demek ki titreimin yksekliiyle sarkacn
ktlesiyle hibir ba yoktur: Bu, sonsuzca kk bir cismin ko
numuna tam anlamyla tekabl eder. pin arl, sarkacn kt
142
SPNOZA ZERNE ON BR DERS
lesi yalnzca bileik sarkalarda hesaba katlacaktr. Bylece her
bakmdan Gueroult'un hipotezinin iledii sanlabilir. Demek ki
unu sylememiz gerekir: te bir cevap. Bu iyi. Bu ok iyi bir
cevap. Spinoza'ya gre bireyler her biri sonsuz sayda basit sar
katan olumu bileik sarkalardr. Ve bireyi tanmlayan ey
de bir titreimdir. Tamam.
O zaman kendimi serbest brakp unlar diyebilirim - btn
bunlar Spinoza'yla teknik anlamda ilgilenenler iin sylyorum
- geri kalanlar ilerine geleni alsnlar... Bu ok ilgin bir ey
nk bir taraftan bu hipotez beni ekiyor ve nedendir bilmiyo
rum. te taraftan beni rahatsz eden bir ey var: O da, bu sar
kalar ve dnen diskler hikyesinin on yedinci yzylda ok
ilerledii doru olsa bile, Spinoza'nn sylemek istedii eer bu
ise, neden mektuplarnda bile btn bu titreim problemine hi
bir zaman deinmemitir? Ve zellikle de sarka modeli bana
ok asli grnen bir konuya hibir ekilde deinmiyor: Edimsel
sonsuz ile "sonsuzca kk" terimleri. Gryorsunuz ki
Gueroult'un cevab Spinoza'y yantlarken uydu: Hareket ve
dinginliin ilikisi basit sarkacn titreimi olarak anlalmaldr.
te. Asla kendimin hakl olduunu sylemiyorum. Asla hayr...
Yalnzca diyorum ki, ok basit cisimlerin - zaten Gueroult'un
Spinoza'da ok basit cisimlerin bir ekle ve bykle sahip ol
duklarn sylemesinin de neden buydu. Varsayn ki tam aksine
ve asla hakl olduunu sylemiyorum burada, varsayn ki ok
basit cisimler gerekten sonsuzca kk olsunlar, yani ne ekle
ne bykle sahip olsunlar. O andan itibaren sarka modeli ar
tk ilemeyecektir ve hareket ile dinginlik ilikisini tanmlayan
ey bir titreim olamayacaktr. Buna karn baka bir yol var
dr, ve sonra siz de baka yollar bulabilirsiniz - emin olun ki
bulabilirsiniz. teki yol u olabilir: Bir kez daha soruma geri
dnyorum - sonsuzca kk olduu varsaylan terimler arasn
da hangi tipten ilikiler mmkn olabilir? Cevap ok basittir:
143
GILLES DELEUZE
Sonsuzca kk terimler arasnda, on yedinci yzylda son
suzca kn ne anlama geldiini anlyorsanz - yani da
lmsal varolua sahip olmayan ama zorunlu olarak sonsuz bir
topluma dahil olan - evet, sonsuzca kk terimler arasnda tek
bir tipten iliki olabilir: diferansiyel ilikiler.
Neden? Sonsuzca kk terimler yitip gitmekte olan terim
lerdir, yani onlarn arasnda olabilecek tek iliki tipi terimler yi
tip gittiklerinde ayakta kalan ilikilerdir. ok basit bir soru so
rulabilir: Terimleri yitip gittikten sonra, unsurlar ortadan kalk
tktan sonra varln srdrmeye devam eden ilikiler nelerdir?
Burada ok ok basit matematie bavuracam: Gryorum ki
eer on yedinci yzylda kalyorsam, matematiin belli bir d
zeyinde kalyorsam - syleyeceim ey ok basit bir ey; genel
olarak on yedinci yzylda matematikte, tip ilikinin bilindi
ini gryoruz: ok uzun zamandan beri bilinen kesir ilikileri
var; ok nceden sezilmi olan ama on altnc ve on yedinci
yzyllarda - on yedinci yzylda Descartes'in ellerinden ok
salamlatrlan cebirsel ilikiler var; ve son olarak Spinoza ve
Leibniz dneminde an matematiinin en byk sorusu haline
gelen diferansiyel ilikiler var. rnekler veriyorum. Burada an
lattm ey matematik olmasa bile kafanzn almas iin bu
tr rneklere bavuruyorum. Kesir ilikisini rnein: ki bl
. Cebirsel ilikinin rnei: ax + by = vesaire. Buradan x bl
y = yi karabilirsiniz. Diferansiyel ilikinin rnei grld
gibi, d x bl d y = z. Bu tamam. Bu iliki tipi arasnda ne fark
vardr? Diyeceim ki kesir ilikisi bile daha imdiden ok il
gintir nk bir merdivenmi gibi kurulabilir: Kesir ilikisi in
dirgenemez bir biimde bir ilikidir. Neden?
Eer 2 bl 3 dersem bu 2 bl 3 bir kez daha syleyeyim, bir
say deildir. Neden 2 bl 3 bir say deildir? nk 3 ile ar
pldnda 2 veren bir say yoktur. Demek ki bu bir say deildir.
Bir kesir bir say deildir, uylamsal olarak bir say gibi ele al
144
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
maya karar verdiim bir saylar karmdr; yani keyfi olarak
toplama, karma, arpma kurallarn uygulamaya karar vermi
im. Ama bir kesir apaktr ki bir say deildir. Bir kez kesiri
bulduunda saylar kesirler olarak ele alabilirim, yani bir kez
kesirler sembolizmini elimde bulundurduumda bir sayy sz
gelimi ikiyi bir kesir olarak ele alabilirim. Her zaman 4 bl 2
diye yazabilirim. 4 bl 2 = 2. Ama kesirler tamsaylara indir
genemedikleri lde say deildirler. Tamsaylarn bileimi
dirler. Tamsaylarn bileimleri. Tamam. Demek ki daha kesirler
dzeyinde bile ilikinin terimlerinden belli bir bamszl or
taya kmaktadr. Bu ok nemli ilikiler mant sorusunda
btn k noktas kukusuz ki udur: Terimlerinden bamsz
olarak hangi anlamda ilikinin bir tutarll olabilir? Kesir sa
ys daha imdiden bana bir ilk yaklatrma veriyor, ama bu
kesir ilikisinden terimlerin verilmek zorunda olmasn engelle
memektedir. Terimler belirlenmelidirler, yani her zaman 2 bl
3 diye yazabilirsiniz ama iki terim arasndaki iliki; 2 ile 3 ara
sndaki iliki bu terimlere indirgenemez. nk bizzat kendisi
bir say deil, bir saylar kompleksidir; ama terimler belirlen
melidirler, terimler verilmi olmallar. Bir kesirde, iliki terim
lerinden bamsz gibidir, evet ama terimler verilmi olmaldr.
Bir adm daha atalm. X bl y tipinde bir cebirsel ilikiyi ele
aldmda bu kez elimde verilmi terimler yoktur, iki deiken
vardr. Burada deikenler sz konusudur. Gryorsunuz ki her
ey iliki terimlerine gre daha stn bir bamszlk derecesi
kazanm gibi olup bitmektedir. Artk verili bir deeri yerine
koymaya ihtiya duymam. Bir kesir ilikisinde undan kama
mam: ilikinin terimlerine belirli bir deer atfetmeliyim. Cebir
sel bir ilikide artk ilikinin terimlerine belli bir deer atfetme
ye bile ihtiya duymuyorum. likinin terimleri artk deiken
lerdir. Ama bu deikenlerinin yine belirlenebilir bir deere sa
hip olmalarn engellememektedir. Baka terimlerle sylersek,
145
CILLES DELEUZE
x ve y tek tek her trl deeri alabilir, ama mutlaka herhangi bir
deeri almallar. Gryorsunuz ki kesir ilikisinde yalnzca tek
bir belirli deer bulabilirim ya da birbirine eit tek tek deerler
bulabilirim. Bir cebir ilikisinde ise, tek bir deere artk ihtiya
duymam ama bu terimlerinin belirlenebilir bir deere sahip ol
may srdrmelerini engellemez ve iliki deikenin btn zel
deerlerinden bamszdr, ama deikenin belirlenebilir bir
deerinden bamsz deildir.
Diferansiyel ilikide yeni olan ey, sanki nc bir admn
atlmasdr. Dy/dx dediim zaman, hatrlayn, dy, y'ye oranla
sfra eittir; bu sonsuz kk bir niceliktir; x'e greyse dx sfra
eittir; yleyse bunu u biimde yazabilirim: dy/dx = 0/0. Ama
0/0 ilikisi sfra eit deildir. Baka bir deyile, terimler yitip
gittiklerinde iliki hl devam etmektedir. Bu durumda, arala
rnda iliki kurulan terimler ne belirlenmilerdir, ne de belirle
nebilirler. Belirlenmi tek ey terimler arasndaki ilikidir.
Mantk bu noktada bir srama yapmaktadr, ama bu esasl bir
sramadr. Yeni bir blge, diferansiyel hesapla yeni bir lem
kefedilmitir: Bu yeni lemde ilikiler artk terimlerine ba
ml deildirler -terimler yitip giden, kaybolmakta olan terim
lere, nicelikler indirgenmektedirler ve bu kaybolmakta olan bu
nicelikler arasndaki oran sfra eit deildir. yle ki, ok zet
leyerek, yle yazabilirim: dy/dx = z. Ne demektir bu "=z"? El
bette, y'nin kaybolmakta olan niceliiyle x'in kaybolmakta olan
nicelii arasndaki dy/dx diferansiyel ilikisinin bize y ile x ko
nusunda hibir ey sylemedii, ama z stne bir ey syledii
anlamna gelir bu. Mesela daireye uyguland zaman, dy/dx di
feransiyel ilikisi bize "trigonometrik teet" ad verilen bir teet
stne bir ey anlatr. En basitinden, herhangi bir ey anlamak
zorunda deiliz, demek ki dy/dx=z diye yazabiliyorum. Ne de
mektir bu? Terimleri ortadan kalkarken ilikinin kendisinin
nc bir terim olarak z'ye gnderdiine dikkat edin. Bu il
146
SPNOZA ZERNE ON BR DERS
gintir; ok ilgintir: Bir ilikiler mant ancak bu andan sonra
mmkn hale gelir. Ne anlama geliyor btn bunlar? "z" hak
knda onun diferansiyel ilikinin snr olduu sylenecektir.
Baka bir deyile, diferansiyel iliki bir snra doru meyleder.
likinin terimleri olan x ile y yitip giderek dx ve dy olduklarn
da, iliki hl srmektedir, nk bir snra, zye doru meylet
mektedir. liki sonsuz kk terimler arasnda kurulduunda,
terimleri yok olduu zaman kendisi de kaybolmaz, bir snra
doru meyleder. Bu, on yedinci yzylda anlald ve yorum
land ekliyle diferansiyel hesabn temelidir.
imdi artk diferansiyel hesabn bu yorumunun neden edim
sel, etkin bir sonsuzun, yani yitip giden terimlerin sonsuzca k
k nicelikleri fikrinin kavranyla ayn ey olduunu mutlaka
anlamsnzdr.
imdi soruya kendi cevabm veriyorum: Peki Spinoza'nn
hareket ve dinginlik ilikilerinden, hareket ve duraanlk oran
larndan bahsettiinde anlatmak istedii nedir? unu demektedir:
sonsuz kklkler, sonsuzca kk eylerin sonsuz bir kolek
siyonu, sonsuz bir toplam, u ya da bu bireye, u ya da bu ha
reket ve dinginlik ilikisi iinde aittir, nedir bu iliki?
Gueroult'la birlikte bunun bireyi bir sarkaca benzeten bir titreim
olduunu syleyemezdim bu diferansiyel bir ilikidir. Bu,
sonsuz toplamlarda, sonsuzca kk eylerin sonsuz toplamla
rnda beliren diferansiyel bir ilikidir. Ve aslnda, Spinoza'nn
kan, ve kann iki unsuru kils ile lenf zerine o ok kulland
mektubunu ele aldmzda tarttmz eyle bunun ilgisi ne
dir? Bu, kils paracklar olduu veya daha ok kilsn ok
basit cisimciklerin sonsuz bir toplam olduunu sylemeye varr.
Lenf ise ok basit cisimlerin baka bir sonsuz toplamdr. Bu iki
sonsuz toplam birbirinden ayrt eden nedir? Bu diferansiyel
ilikidir. Bu kez dy bl dx ilikisi u haldedir: Sonsuz kk
kils paracklar bl sonsuz kk lenf paracklar, ve bu di
147
GILLES DELEUZE
feransiyel iliki bir snra doru meyletmektedir: Kan, yani di
yeceiz ki kils ve lenf kan olutururlar.
buysa sonsuz toplamlarn neden ayrt edildikleri sylene
bilirdi. Yani ok basit cisimlerin sonsuz toplamlar gerekletir
dikleri diferansiyel ilikilerden bamsz olarak varolamazlar.
yleyse onlardan bahsederek balamam yalnzca bir soyutla
mayd. Ama bunlar u ya da bu deiken iliki altnda zorunlu
olarak varolurlar, bir ilikiden bamsz varolamazlar, nk
sonsuz kk ya da yitip giden nicelik terimi mefhumu diferan
siyel bir ilikiden bamsz tanmlanamaz. Bir kez daha, dx'in
hibir anlam yoktur, dy'nin y'ye ilikin olarak hibir anlam
yoktur, anlam olan tek ey dx bl dy ilikisidir. Bu, sonsuz
kk bir blm diferansiyel ilikiden bamsz olarak var ol
madklarn sylemeye gelir. Bu da iyi. Peki, bir sonsuz toplam
baka bir sonsuz toplamdan ayrt etmeyi olanakl klan ey ne
dir? Sonsuz toplamlarn farkl glere sahip olduklarn ve bu
edimsel, etkin sonsuz dncesinde apak beliren eyin bir
toplamn kudreti fikri olduunu sylerdim. Dikkat edin bu filo
zoflarn yirminci yzyln balarnda matematikte setler kura
mna ok yakn eyleri nceden grm olduklarn asla syle
mek istemiyorum, bunu byle yorumlamak korkun olurdu. De
mek istediim, modern matematikle mutlak kart olan onlarn
kavraynda, bundan ok farkl olan kavraynda sonuta,
sonsuz kn perspektifinde yorumlanm diferansiyel hesap
kavraylarnda zorunlu olarak unu ortaya atabilmiler - ve bu
yalnzca Leibniz'e zg deildir, Spinoza iin de dorudur, Ma
lebranches iin de dorudur, yani on yedinci yzyln ikinci ya
rsnn btn filozoflar saylar bakmndan deil, tanm icab,
paralarnn says bakmndan baka bir sonsuz toplamdan
ayrt edilemez olan bir sonsuz toplamlar fikrine varmlard;
nk sonsuz her toplam atfedilebilir paralarn btn saylarn
aacaktr - demek ki paralarn saysnn bak asndan her
148
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
hangi bir toplam baka herhangi birinden daha byk sayda
para iermeyecektir. Btn bu toplamlar sonsuzdurlar, yleyse
hangi grnm altnda birbirlerinden ayrt edilebilirler? Nasl
ite u sonsuz toplam diyebilirim?
Bunu diyebilirim, ok basit: nk sonsuz toplamlar u ya da
bu diferansiyel ilikiler altnda sonsuz diye tanmlanrlar. Baka
terimler arasnda diferansiyel ilikiler sonsuz bir toplamn kud
reti olarak ele alnabilirler. Bylece sonsuz bir toplam baka bir
sonsuz toplamdan daha yksek bir kudrete sahipmi gibi ele
alnabilir. Bu, daha fazla sayda paras olduu anlamna gel
mez, elbette hayr. Bu, altnda sonsuz paralar toplamnn, yani
sonsuzluun kendisine ait olduu diferansiyel ilikinin sonsuz
bir toplamn baka bir bireye ait olduu ilikiye oranla daha
yksek bir kudrete sahip olduu anlamna gelir.... (bandn so
nu).
Eer bunu silerseniz hibir edimsel sonsuz fikrinin anlam
kalmayacaktr. te bu yzden, biraz nce andm kstllklarla
birlikte kendi hesabma u cevab vereceim: Spinoza'nn bireyi
karakterize ettiini syledii bu hareket ve dinginlik ilikisi ne
dir; yani bireyin ikinci katmannn tanm olarak verdii nedir?
Diyeceim ki hayr, bu kesin olarak bir titreim tarz deildir,
belki iki bak as bir araya getirilir ama bunu bilemiyorum,
ama bu kesin olarak diferansiyel bir ilikidir ve kudreti tanm
layan ey diferansiyel bir ilikidir. O zaman durumu anlayabili
yorsunuz; eer - sonsuz kklklerin srekli olarak darnn
etkisine maruz kaldklarn, srekli olarak sonsuz kklklerin
baka toplamlaryla, baka koleksiyonlaryla iliki iinde oldu
unu hatrlyorsunuz. Varsayn ki sonsuz kklklerin bir top
lam bana ait olduu ilikiden baka bir ilikiye gemeye da
rdan zorlanm olsun. Bu ne anlama gelir? Bu demektir ki,
lyorum! lyorum. Aslnda beni karakterize eden u iliki
altnda bana ait olan sonsuz toplam d nedenlerin etkisi altnda
149
GILLES DELEUZE
baka bir ilikiye, baka bir orana sahip olmaktadr. Konu zen
zehir rneini yeniden ele alalm: Arseniin eylemiyle kanm
u ya da bu iliki altnda beni karakterize eden bir iliki altnda
oluturan sonsuz kk paralar baka bir ilikiye girmeye
zorlanacaklardr. O zaman bu sonsuz toplam baka bir bedenin
baka bir cismin bileimine girecektir, bu artk benimki olma
yacaktr: lyorum! Anlyor musunuz? yi. Eer btn bunlar
doru olsayd, doru olsayd. Yine de elimizde bir ey eksik
bulunuyor nk bu iliki, bu iliki nereden gelmektedir?
Epeyce ilerlediimizi gryorsunuz, ama katmana da ihtiya
cmz var. Baka trl bu ii zemeyeceiz. katmana da
ihtiyacmz var nk bu mesele baka trl zlemez. unu
sylemekle balamtm: Yitip gitmekte, kaybolmakta olan
sonsuzca kk sonsuz sayda paralardan olumaktaym. Bu
iyi. Aman dikkat edin bu paralar beni karakterize eden belli bir
iliki altnda bana aittirler, beni oluturmaktadrlar. Ama beni
karakterize eden iliki, bu diferansiyel iliki veya dahas bu
toplam - bir toplama ileminin sonucu deil, diferansiyel iliki
lerin bu trden bir btnletirilmesi, beni oluturan sonsuz sa
yda diferansiyel iliki olduundan: Kanm, kemiklerim, etim,
btn bunlar her trden diferansiyel iliki sistemine gnder
mektedirler. Beni oluturan bu diferansiyel ilikiler yani beni
oluturan sonsuz koleksiyonlarn gerekten bana, baka birine
deil, bana ait olmasn salayan bu diferansiyel ilikiler sr
dkleri lde, nk her zaman artk srmeme riskleri vardr,
eer paralarm baka ilikilere girmeye zorlanrlarsa, benim
ilikimi terk edip giderler. Ha... likimi terk edip giderler. Bir
kez daha: lyorum! Bu bir sr eyle ilgilidir.
Ne demektir yani imdi bu lmek? Bu artk paralar yok de
mektir. Boktan bir durum. yi. Ama beni karakterize eden ve
ilikiyi gerekletiren paralar yaratan bu iliki ancak bu ili
kiye girdikleri oranda ayakta duracaktr; diferansiyel ilikiyi
150
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
gerekletirdikleri lde bana ait olacaklardr; bu diferansiyel
iliki bireye dair sylenecek son sz mdr? Elbette hayr, bireyi
daha derinden de hesaba katmak gerekir. Neyi ifade edecektir,
neye baldr... Bu diferansiyel ilikinin kendine ait bir esbab
mucizesi yoktur. Beni u ya da bu iliki ile veya u ya da bu
ilikiler toplamyla karakterize eden nedir?
Spinoza'nn cevab, bireyin nc katmanna ilikindir.
Beni oluturan, yani bu ilikileri dorulayan, bana ait olan ili
kileri gerekletiren sonsuz toplamlarn iine girdii karakteris
tik ilikiler bir eyi ifade ederler. Benim tekil, biricik olan z
m ifade ederler. Burada Spinoza ok kesin konumaktadr:
Hareket ve dinginlik ilikileri tekil bir z ifade etmekten baka
bir ey yapmazlar. Bu hibirimizin, anlalabilecei gibi, ayn
ilikilere sahip olmadmz anlamna gelir, ama son sz sy
leyecek olan iliki deildir. Peki nedir? Bu noktada Gueroult'un
hipoteziyle badalabilir mi? Son bir soru: yleyse bireyin son
bir katman daha var, yani birey tekil biricik zdr. O zaman
verebileceim birey formln grebiliyorsunuz: Her birey tekil
bir ?dr ve bu tekil z diferansiyel tipten ilikiler olarak ka
rakteristik ilikilerde kendisini ifade etmektedir ve sonsuz k
klklerin sonsuz koleksiyonlarnn oluturduu bu diferansi
yel ilikiler altnda bireye aittirler.
Buradan son bir soru kar. Bu tekil z de nedir? Bu noktada,
bu dzeyde - Gueroult'un burada da yanlmakta olduunu, en
azndan dzeyleri ardn sylemek gerekir - bu dzeyde
titreim fikriyle edeer herhangi bir ey var mdr? Tekil bir z
nedir? Dikkat edin, soruyu kavrayabilmeniz iin byle bir soru
nun koullarn krp bkmeye sonuna kadar gitmeye raz ol
mamz lazm. Artk varolu alannda deilim. Nedir varolu?
Mesela benim var olmam ne anlama gelir? Bu durumun Spino
zada ok karmak olduunu, nk var olma adn verdii eye
ok kesin bir belirlenim verdiini greceiz. Ama en basit nok
151
GILLES DELEUZE
tadan balarsak unu derdim: Var olmak demek genileyebilir,
dsal sonsuz paras olmak demektir, bana belli bir iliki altn
da ait olan sonsuz dsal paralardan olumak demektir. Gerek
anlamyla bana belli bir iliki altnda ait olan, sonsuzca kk
genileyebilir para bana aitse diyebilirim ki varm.
Bir kez daha lrken - burada Spinozac kavramlar dikkate
almak gerekir - lrken ne olup biter? lmek kesin olarak u
demektir ve baka bir ey demek deildir: Bana ait olan paralar
bana ait olmay brakrlar. Neden? Grdmz gibi bu paralar
bir ilikiyi gerekletirdikleri, beni karakterize eden bir ilikiyi
gerekletirdikleri lde bana aittirler. Bana ait olan veya bir
zamanlar ait olan paralar baka bir bedeni karakterize eden,
baka bir ilikiye girmeye zorlandklar zaman lrm: Kurtlar
beslerim. "Kurtlar beslerim" u demektir. Beni oluturan par
alar baka bir ilikiye girerler - kurtlar tarafndan yeniyorum.
Bana ait olan paracklar kurtlarn ve solucanlarn ilikileri al
tna geiyorlar. yi! Bu olabilir. Veya beni oluturan paracklar
arseniin ilikisine uyan baka bir ilikiyi gerekletirirler:
Beni zehirlediler! yi. Bir bakma bunun ok ar bir ey oldu
unu grn; ama Spinoza iin bu o kadar da ar bir ey deil.
nk sonuta lmn neyle ilikili olduunu sorabilirim. n
ceden sylenebilir ki, Spinoza'nn zden ne anladn bilmeden
nce sylenebilir ki lm asli olarak bireyin temel bir boyutuyla
ilikilidir; ama yalnzca tek bir boyutuyla - yani paralarn bir
ze ait olmas bakmndan ama paralarn bana ait olduklar
ilikiyi de z de asla ilgilendirmez. Neden?
Grdnz ki karakteristik iliki, diferansiyel iliki, ya da beni
karakterize eden diferansiyel ilikiler kendi hesaplarna bam
szdlar; kendi terimlerinden bamszdlar nk terimleri son
suz kktler - ve ilikiyse aksine sonlu bir deere sahipti: dy/
dx=z. O zaman ldmde ilikimin veya ilikilerimin gerek
lemeyi braktklar gerekten dorudur, gerekletiren paralar
152
SPINOZA ZERNE ON BlR DERS
artk yokturlar. Neden? nk paralar baka ilikileri gerek
letirmeye koyulmulardr. Buras iyi. Ama ilk olarak, ilikinin
ebedi bir hakikati vardr, baka bir deyile edimsel paralar ta
rafndan gerekletirilmedii zaman bile ilikinin bir tutarll
vardr - gereklemeyi brakt zaman bile ilikinin bir edim
sellii vardr. lmle kaybolan ey ilikinin gereklemesidir,
ilikinin kendisi deil. Bana diyeceksiniz ki: Gereklemeyen
iliki de nedir? O zaman size bana on yedinci yzylda domu
gibi gelen bu ilikiler mant ile cevap verirdim: Terimleri
kaybolup giderken bir ilikinin hangi koullarda tutarlln
srdrebildiini gstermek. likiyi gerekletiren terimlerden
bamsz olarak ilikinin bir hakikati vardr. te taraftan ise
kendini bu ilikide ifade eden zn bir gereklii vardr; edimsel
olarak verilmi paralarn ze uyum gsteren ilikiyi gerek
letirip gerekletirmediklerini bilmekten bamsz olan bir
gereklii vardr zn. Baka bir deyile hem iliki hem de z
iin ebedi olduklar sylenecektir, ya da en azndan bir tr ebe
diyete sahip olduklar sylenecektir - bu asla metaforik bir ebe
diyet anlamna gelmiyor bu ok belirli bir ebediyettir: Ebedi
yet tr Spinoza'da her zaman kendi bakmndan deil, nedeni
sayesinde ebedi olan anlamna gelir; demek ki tekil z ile bu
zn kendini ifade ettii karakteristik ilikiler ebedidirler; oysa
geici olan, ve varoluunu tanmlayan ey yalnzca sonsuz k
k paralarn bana ait olduklar yani ilikiyi gerekletirdikleri
zaman sresidir. Ama ite demek ki ben artk var olmadmda
zmn varolmay srdrdn sylemem gerekir. Baka bir
deyile zn tanmlad bireyi varoluuyla birbiriyle kart
rlmayan bir varoluu vardr zn. Tekil zn bireyin varolu
uyla birbirine karmayan bir varoluu vardr.
Bu ok nemli nk Spinozann neye meylettiini gr
yorsunuz, ve btn sistemi bu temel zerine ina etmektedir: Bu
her eyin, var olan her eyin gerek olduu bir sistemdir. Ola
153
GILLES DELEUZE
slk veya imkn kategorisinin yle bir reddedilii hibir zaman
ama hibir zaman bu kadar ileri gtrlm deildi. zler
imknlar deildirler. Mmkn hibir ey yoktur, olan her ey
gerektir. Baka bir deyile zler varolu olaslklar tanmaz
lar, zler bizzat varolulardr.
Bu noktada Spinoza on yedinci yzyln dier filozoflarndan
ok daha ileriye varmaktadr - burada Leibniz'i dnyorum.
Leibniz'de zleri mantksal imknlar olarak tanmlayan fikirler
vardr. Mesela Adem'in bir z vardr, Pierre'in bir z vardr,
Pauln bir z vardr ve bunlar imknlardr, mmkndrler.
Pierre, Paul, vesaire, var olmuyorlarsa z yalnzca mmkn
diye, yalnzca imkn dahilinde bir ey diye tanmlayabilirsiniz.
O noktadan itibaren Leibniz u meseleyle yzlemek zorunda
kalacaktr: Mmkn olann kendisinde varolma olasln,
imknn, nasl barndrabileceini aklamas gerekecektir - san
ki imkn kategorisini bir tr varolua meyletme fikriyle yeniden
tanmlamak gerekiyor. Ve aslnda Leibniz Spinoza'nn da kul
land bir terimle adlandrd, connatus yani eilim diye ad
landrd ok ok tuhaf bir terim gelitirmitir - ama bu terim
Spinoza'da ve Leibniz'de tmyle farkl anlamlarda kullanl
maktadr. Leibniz'de tek tek zler ok zel trden imknlardr
nk btn gleriyle var olmaya meylederler. Mantksal
imkn kategorisinin iinde varolua bir eilim kavramn dahil
etmektedir.
Spinoza ise - daha iyi olduunu sylemiyorum bu sizin terci
hinize bal - bu gerekten de Spinoza'nn dncesinin karak
teristiidir; ona gre bu bizzat imkn mefhumundadr. Spinoza
varolua bir eilim fikri alayarak imkn mefhumunu zengin
letirmek istememektedir; istedii mmkn, olas kategorisinin
kknden yklmasdr. Gerekten baka hibir ey yoktur.
Baka bir deyile z mantksal bir imkn deil, fiziksel bir ger
ekliktir. Fiziksel bir gereklik, bu ne demek istiyor olabilir?
154
SPNOZA ZERNE ON BR DERS
Baka bir deyile Paul'n z Paul ldkten sonra fiziksel bir
gereklik olarak kalr. O gerek bir varlktr. Demek ki iki gerek
varlk olarak, Paul'n varoluunun varl ile Paul'n znn
varl arasnda bir ayrm yapmak gerekir. Dahas Paul'n varo
luuyla Paul'n znn varoluu diye iki varolu arasnda ay
rm yapmak gerekir. Pauln znn varoluu ebedidir, Paul'n
varoluuysa geicidir, lmldr, vesaire. Hangi noktada oldu
umuza dikkat edin; eer byleyse Spinoza'nn ok nemli bir
temas devreye girer: Peki zn bu fiziksel gereklii nasl bir
eydir? zler mantksal imknlar olamazlar. Eer mantksal
imknlar olsalard, hibir ey olurlard: Bu yzden zlerin fi
ziksel gereklikler olmalar gerekir. Ama dikkat edin bu fiziksel
gereklikler varoluun fiziksel gerekliiyle birbirine karmaz.
Nedir zn fiziksel gereklii? Spinoza kendini ok ok kark
bir problem karsnda bulmaktadr - ama bu o kadar iyi bir
problemdir ki btn bunlarn artk kafanzda ok ak olmasn
isterdim ama bunu nasl yapabileceimi bilemiyorum. Spinoza
ok gzel bir metninde nerede olduunu birazdan sylemeye
alacam bir metninde bize unu diyor: Beyaz bir duvar hayal
edin. Bembeyaz bir duvar. zerinde hibir ey yok. Sonra eli
nizde bir kalemle geliyorsunuz, bir adamck iziyorsunuz, sonra
onun yanna bir baka adamck iziyorsunuz. te iki adamc
nz varlar. Ama ne olarak varoluyorlar? Onlar izmi oldu
unuz lde varoluyorlar. Beyaz duvar zerinde iki ekil var.
Bu iki ekli Pierre ve Paul olarak adlandrabilirsiniz. Beyaz du
vara hibir ey izilmedii zaman beyaz duvardan ayr olan
herhangi bir eyin varolduu sylenebilir mi? Spinoza'nn ce
vab ok ilgintir: Hayr, dorusunu sylemek gerekirse hibir
ey yoktur. Beyaz duvarn zerinde siz bu resimleri bu ekilde
izmedike hibir ey yoktur. Bana bunun ok da karmak ol
madn syleyeceksiniz. Karmak deil. Bu yalnzca gzel
bir rnek nk gelecek defa buna ihtiyacm olacak. Artk Spi
155
GILLES DELEUZE
noza'nn metnini yorumlamaktan baka bir ey kalmyor geriye.
Ama bu metin nerede bulunuyor? Bu metin Spinoza'nn genlik
eserleri arasnda kendisinin yazmad, dikte ettirdii bir eserde
bulunuyor: Ksa Deneme. Bu rnein neden ok nemli olduu
nu gryorsunuz. Beyaz duvar Spinoza'nn sfat adn verdii
ey gibidir. Sfat, uzam. Sorun una dnr: Peki uzamda ne
vardr? Uzamda uzam vardr, beyaz duvara eittir. Uzam uzama
eittir! Ama diyebilirsiniz ki: Cisimler uzamda varolurlar. Evet,
cisimler uzamda varolurlar, bu tamam. Ama cisimlerin uzamda
varolular nedir? Cisimlerin uzamda varoluu etkin olarak ci
simler izildiindedir. Ne demektir etkin olarak izilmi? Spi
noza'nn ok kesin cevabn grmtk: izildiinde, sonsuzca
kk paralarn sonsuz bir saysnn cisme ait olmaya belirlen
diini sylemektedir. Cisim izilmitir, ortada bir ekil vardr.
Spinoza'nn sfatn tarz adn verdii ey ite byle bir ekildir.
yleyse uzamdaki cisimler tpk beyaz bir duvara izilmi e
killer gibidir. Ve bir ekli baka bir ekilden yle ayrt edebi
lirim: u paralar u ekle aittir, dikkat edin baka bir paraysa,
ortak paralar da olabilir ama bu neyi deitirir? Bu iki cisim
arasnda ortak bir iliki olaca anlamna gelecektir - evet bu
mmkndr ama yine de var olan cisimleri ayrt edebilirim. Bu
nun dnda herhangi bir eyi ayrt edebilir miyim? Spinoza'nn
genlik eseri Ksa Deneme unu sylyor gibidir: Sonuta var
olan tarzlarn dnda, ekillerin dnda herhangi bir eyi ayrt
etmek imknszdr. ekli izmemiseniz, beyaz duvarda her
hangi bir eyi ayrt edemezsiniz. Beyaz duvar tek biim olarak
beyazdr. ok fazla tekrar yapmam affedin nk bu gerekten
Spinoza'nn dncesinde esasl bir andr. Yine de, daha Ksa
Deneme'de bize unu demektedir: zler tekildirler, yani var olan
Pierre ve Paul ile karmayan Pierre ve Paul zleri vardr. Oysa
eer zler tekilseler ekillerin izilmesi zorunlu olmadan beyaz
duvarda herhangi bir eyin ayrt edilebilmesi gerekir. Ve esas
156
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
eseri Ethica'ya. srarsak, ikinci kitabn yedinci ve sekizinci
nermelerinde Spinoza'nn bu problemi yeniden ele aldn g
rrz. ok tuhaf bir ekilde unu demektedir: Tarzlar sfatta iki
biimde varolurlar; bir taraftan sfat tarafndan ierilmi olduk
lar lde varolurlar, te taraftan srmekte olduklar lde yer
alrlar. ki varolu vardr: Sregiden varolu, ikin varolu.
Burada metni dorudan doruya yorumluyorum. Tarzlar iki bi
imde varolurlar: Var olan tarzlar srdklerinin sylendii l
de varolurlar, ve tarzlarn zleri sfatta ierilmi olduklar l
de varolurlar. yi. Burada iler karyor nk tarzn zleri Et
hica'nn btn metinlerinin onaylad gibi tekil zlerdir, yani
birinin z tekinin zyle birbirine karmaz. Peki ama acaba
sfatta birbirlerinden ayrlrlar m? Spinoza ayrldklarn onay
lar ama sonrasnda bizi terk eder. Bizi gerekten mi terk eder, bu
mmkn deil! Byle bir ey hayal bile edilemez. Bize bunu
sylemez, buras tamam. Ama bize bir rnek verir, geometrik bir
rnek verir, kesin olarak rnek bize unu demektedir: izilmi
olmad halde bir eklin bir varolu tarz, belli bir varolu tarz
var mdr? Meknda izilmemi olduu halde uzamda bir ekil
varolabilir mi? Btn metin evet diyor gibidir; ve btn metin
bunu siz tamamlayn diyor gibidir. Ve bu normaldir nk belki
de cevap iin gerekli btn unsurlar bize salamtr. Kendimiz
tamamlamalyz. Bu gereklidir, baka seeneimiz yoktur! Ya
Spinozac olmaktan vazgeilecektir - bu da kt deildir - ya da
kendimiz tamamlamalyz. Bunu kendimiz nasl tamamlayabili
riz? te bu yzden dersin balarndan beri ksmen kalbimizle,
ksmen bildiklerimizle kendimizi ie katmak zorunda olduu
muzu tekrarlayp duruyordum. Beyaz duvar! Neden beyaz du
vardan bahsediyor? Nedir bu beyaz duvar hikyesi? Sonuta
felsefedeki btn rnekler bir tr gz krpma gibidirler. Bana
diyeceksiniz ki bu gz krpmann anlamn anlamadysak ne
yapacaz? ok nemli deil. Hi nemli deil! Bir sr eyin
yanndan dokunmadan gemiiz zaten. Elimizde ne varsa, bil
157
GILLES DELEUZE
diimiz ne varsa onunla yapacaz. Beyaz duvar. Ama her ey
den nce bilgimizle tamamlamadan nce kalbimizle tamamla
maya alacaz. Kalbimizi aralm. Bir tarafta beyaz duva
rm var elimde, te tarafta beyaz duvar stndeki desenlerim.
Duvara izmiim. Ve sorum da u: Beyaz duvarn zerinde,
oraya izilmi olan ekillerden bamsz olarak bir eyler ayrt
edebilir miyim; ekiller arasndaki ayrmlar gibi olmayan ay
rmlar yapabilir miyim?
Burada tpk pratik bir alma yapmak gerekir, herhangi bir
ey bilmeye ihtiya yoktur. Basite unu diyorum: Bu probleme
veya bir benzerine varrsanz Spinoza'y ok iyi okuyabilirsiniz.
Kendinize hah ite bize sorduu problem bu problemi byle bu
kadar kesin - ve hatta kendi sonsuz cmertliiyle kendinin bize
verdii bir hediyedir - bu kadar gzel bir tarzda sormu olmas
onun baarsdr; bize o kadar apak bir tarzda bu problemi
sordurur ki kendimize ite cevap bu deriz ve cevab gerekten
bulmu olduumuz izlenimine kaplrz. Size bu izlenimi ve
renler yalnzca byk yazarlardr. Ancak her eyi tamamladk
tan sonra durduklarn sanrsnz ama hayr sylemeden brak
tklar kk bir ey vardr. Onu bulmak zorundasnzdr ve
kendinize unu dersiniz: Ne kadar da iyiyim, ne kadar da gl
ym, buldum. nk soruyu yle sorduumda; izilen ekil
lerden bamsz olarak beyaz bir duvar zerinde herhangi bir ey
ayrt edilebilir mi? Aktr ki daha imdiden elimde bir cevap
vardr; ve koro halinde yle cevap veririz: Elbette, baka bir
ayrt etme tarz vardr. Nedir bu baka ayrt etme tarz? Bu be
yazn dereceleri olmasndandr ve beyazn derecelerini deiik
lie uratabilirim. Beyazn bir derecesi beyazn baka bir dere
cesinden beyaz bir duvar zerinde bir eklin, beyaz duvar ze
rindeki baka bir ekilden ayrt edilmesinden ok farkl bir
tarzda ayrt edilir. Baka bir deyile beyazn Latincede dendii
gibi - daha iyi anlamak iin btn diller kullanlyor, hatta bilin
158
SPNOZA ZERNE ON BR DERS
meyen diller bile! (kahkahalar) - beyazn gradus'a bal ayrm
lar vardr, dereceleri vardr, ve bu dereceler ekillerle kar
mazlar. In u derecesi anlamnda beyazn u derecesi gibi
bir ey diyebilirsiniz. In bir derecesi, beyazn bir derecesi,
bunlar figr deildir. Ama yine de iki derece birbirinden ayrt
edilebilir, iki derece mekndaki ekiller gibi ayrt edilmezler.
ekillerin ortak paralar bulunsa da dsal olarak ayrt edildik
lerini sylemitim. Dereceler ise tmyle farkl tipte bir ayrmla
ayrt edilirler - isel bir ayrm vardr. Bu nedir?
Bu andan itibaren artk ihtiya bile duymuyorum... Bu bir te
sadfe braklm bir ey. Her birimiz ne biliyorsa ona gre a
lr. Kendime derim ki: Spinoza'nn byle bir ey yapmas o
kadar da artc deil... Bilgi asndan nedir bu gz krp?
unu syleyerek kalbimizle balamtk: Evet, bundan bakas
olamaz; ekiller arasnda ayrmla birbirine karmayan bir ay
rm, dereceler arasnda bir ayrm vardr. In dereceleri vardr
ve n dereceleri arasndaki ayrm, ktaki ekillerin ayr
myla karmaz. Bana btn bunlarn ocuka olduunu syle
yeceksiniz; ama bunlardan felsefi kavramlar imal etmeye giri
ildiinde artk ocuka deildir. Evet ocukadr, ama deildir
de. Bu iyi. O zaman nedir bu mesele isel ayrmlar vardr! O
zaman terminolojik adan biraz ilerlemeye alalm. Termi
nolojik bir gruplandrma yapmak gerekiyor. Beyaz duvarn be
yazna nitelik adn verirdim. Beyaz duvar stnde ekillerin
belirlenmesine, byklk veya uzunluk derdim - neden gr
nte tuhaf olan bir uzunluk kelimesini kullandn anlataca
m, byklk, veya uzunluk ya da genileyebilir nicelik aslnda
paralardan olumu nicelik demektir. Varolan tarzn, var olan
benin dorudan doruya ona ait olan paralarn sonsuzluuyla
tanmlandn hatrlyorsunuz. Nitelikten, beyazdan ve geni
leyebilir nicelikten, yani byklk veya uzunluktan baka ne
vardr, dereceler vardr. Yeinliine nicelikler ad verilen, genel
159
GILLES DELEUZE
olarak bu ad alan dereceler vardr - ve hem nitelikten hem de
yeinliine nicelikten e lde farkldrlar. Bunlar dereceler ya
da yeinliklerdir.
Ortaada dhi bir filozof vard, ite bu noktada biraz bilgiye
bavuracam. Ad Duns Scotus idi ve o da beyaz duvara ba
vuruyordu. Ayn rnek sz konusuydu. Spinoza Duns Scotus'u
okumu muydu, bunun hibir ilgi ekici taraf yok nk zaten
bu rnei icat edenin Duns Scotus olup olmadndan asla emin
deilim. Bu btn ortaallar kateden, ortaan bir sr kura
mnda bulunan bir rnektir. Beyaz duvar. Evet... Diyordu ki: Ni
teliin, bembeyazn, yani beyazn sonsuz sayda i tarz vardr.
Latince "modus intrinsecus" diye yazyordu. Ve Duns Scotus
orada bir i tarzlar teorisi icat etmekteydi. Bir niteliin sonsuz
sayda i tarz vardr. Neydi bu modus intrinsecus - diyordu ki
beyazn sonsuz i tarz vardr, bunlar beyazn yeinlikleridir.
Burada beyaz eittir k diye anlayn. Yani kl yeinliklerin
bir sonsuzluu. unu da ekliyordu - ve edin bu yepyeni bir ey
olduundan bir sr sorumluluu stlenmekteydi diyordu ki:
In bir yeinlii, bir yeinlikler sonsuzluu vardr. Bu tamam.
Peki ama bundan hangi sonucu karmaktadr ve bunlar neden
sylemektedir? Kimlerle hangi hesab vardr? Bu nemlidir. r
nein ok tipik olduunu, nk beyaz veya nitelik dediinde
ayn zamanda da biim demi olduunu anlayn - baka bir de
yile Aristo felsefesi zerine tam anlamyla bir tartmann ie
risindeyiz; ve o bize diyor ki - bir biimin i tarzlar vardr. Hah,
evet. Eer bir biimin i tarzlar vardr diyorsa, bu kendinden
belli bir ey deildir. Neden? nk bir sr baka yazar, bir
sr Tanrbilimci bir biimin kendi iinde asla deimez oldu
unu dnmekteydiler ve onlara gre deien tek ey biimin
gerekletii varolulard. Duns Scotus bize diyordu ki: Baka
larnn iki terimi ayrt ettikleri yerde, terim arasnda ayrm
yapmak gerekir - biimin gerekletii ey d tarzlardr. O
halde biimi d tarzlara ayrt etmek gerekir, ama baka bir ey
160
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
daha var: Bir biimin ortaada dendii gibi bir tr ykseklii de
vardr, biimin bir ykseklii, kademeleri, dereceleri vardr, bi
imin i dereceleri vardr. Tamam. Bunlar yleyse yeinliklerdir,
yeinliine niceliklerdir, peki onlar ayrt eden nedir?
Bir derece baka bir dereceden nasl ayrt edilir? Bu nokta
zerinde srar ediyorum nk anlattm diferansiyel hesap
kavram gibi yeinliine nicelikler teorisi btn ortaa boyunca
belirleyici olmutur. Daha da nemlisi Tanrbilim problemlerine
balayaym, Tanrbilim dzeyinde tam anlamyla bir yeinlikler
teorisi sz konusudur. Eer ortaada fiziin, metafiziin bir
birlii varsa bu birlik una balanyordu - anlayn ki bu ortaa
Tanrbilimini ok ilgin klmaktadr, leme, teslis gibi bir prob
lem vardr ortada - yani ayn tz iin kiilik problemi vardr.
Hep byleydi: Bu Tanrbilimsel sorunlar etrafnda kavga edip
dururlard. Ama aslnda hi de yle deildi, bunlar Tanrbilimsel
sorular deildiler, her eyle ilgiliydiler nk ortaalarda bu
nunla hem Tanrbilimsel srlar, kutsal ly aklamaya, hem
de yeinliklerin bir fiziini yapmaya girimilerdi - biimlerin
bir metafiziini yapyorlard ve btn bunlar Tanrbilime zg
alann ok dna kyordu. Hangi biim altnda kii kutsal
lde ayrt edilebiliyordu? Burada ok ok nemli bir bireyle
me sorununun bulunduu aktr. kiinin belli bir tarzda, asla
farkl tzlerde deil ama i tarzlar bakmndan ayrt edilmeleri
gerekirdi. yleyse nasl ayrt edileceklerdi? Bu noktada kendi
mizi bir tr yeinlik Tanrbilimi iinde bulmuyor muyuz?
Bugn edebiyatta Klossowski Tanrbilimsel temalar ile Ni
etzscheci yeinlikler kavram arasnda sonuta ok ama ok tu
haf bir ba kurabiliyorsa, ar lde bilgili birisi olan Klos-
sowski'nin ortaan bu problemleriyle gnmzn problemleri
ve Nietzschenin sorunlar arasnda hangi ba kurabildiini
grmek gerekir. Ortaada yeinlikler kuramnn hem fiziksel
hem Tanrbilimsel, hem de metafizik olduu aktr. Hangi bi
im altnda? (bandn sonu)
161
"nsanlar zgr dosalard, zgr olmay srdrdk
leri srece, iyilie ya da ktle dair hibir kavram
gelitirmezlerdi. Aslnda iyi ile ktnn, faydalnn ve
zararlnn, yani tattmz nee ve kederin dnda
Hayr ve er yoktur. Ama keder, eyler hakkndaki
'uygun olmayan' bir bilgiden ayrlmaz. eylerin zo
runluluunu bilip tanyan biri bundan asla kederlen
mez; dnyann yetkin olmak iin kendi keyiflerine uy
gun olmas gerektiini dnenlerin yapt gibi ger
ee kzmann yeri yoktur. Gerei zorunluluuyla ta
nyan biri, grnte en korkun bir gerek sz konusu
olsa bile, bylece bundan bir doyuma eriir: Hi de
ilse ne olup bittiinin biraz farkna varr. zgr, yani
akln klavuzluunda yaayan biri demek ki hibir ke
der duymayacak ve hibir Hayr ve er kavram olu
turmayacaktr. Ama bu elbette imknszdr ve yalnzca
ideal bir durumdur: Biz hayalgcmze baml kal
rz ve varoluumuzun bir ksmn gzler ak rya g
rerek geiririz."
SEKZNC DERS
DELEUZE - SPNOZA
13.01.1985
...Blyenbergh'in iki eletirisiyle kar karyayz. Birincisi
genel olarak doann bak asyla ilgili. Spinoza'ya bir beden
baka bir bedenle karlat her defasnda, kh bedenlerden
birinin lehine kh brnn lehine oluan veya zlen iliki
lerin olduunu aklamasnn iyi olduunu syler. Ama doa
btn ilikileri tmyle birletirmitir kendinden. Demek ki
genel olarak doada hi durmayan bir ey, srekli olarak iliki
lerin birlemeleri ve zlmeleri vardr, srekli olarak nk
sonuta zlmeler birlemelerin tersi gibidirler. Ama ikisi bir
arada yrdklerinden ilikilerin birlemesini zlmesi kar
snda ayrcalkl klmak iin hibir neden yoktur.
Bir rnek: Yiyorum. Yediim besinle bir iliki kuruyorum.
Ama bu besin maddesine zg ilikileri zerek gerekleiyor.
Bir rnek: Zehirlendim. Arsenik benim ilikimi zyor, da
tyor, tamam, ama kendi ilikisini de benim bedenimin arseniin
163
GILLES DELEUZE
etkisi altnda girdii yeni ilikiler ile birletirerek. Demek ki her
zaman hem birleme hem zlp dalma vardr. yleyse de
mektedir Blyenbergh, doa, sizin anladnz haliyle doa mu
azzam bir kaostan baka bir ey deil.
Bu eletiri karsnda Spinoza tereddt eder.
Aslnda Spinoza hibir zorluk bulmamaktadr ve verdii ce
vap ok aktr. ok basit bir nedenle unu syler: Doann b
tnnn bak asndan ayn anda hem birleme hem de z
lp dalma olduu sylenemez nk doann btnnn bak
asndan birlemelerden baka bir ey yoktur. likilerin bir
lemelerinden baka bir ey yoktur. Yalnzca bizim kavray
gcmz asndan u ya da bu ilikinin, baka bir ilikinin
oluabilmesi iin zldn ve daldn syleyebiliriz.
Ama bunun nedeni doann bir parasn geriye kalanndan so
yutlamamzdan, koparmamzdan gelir. Doann btnnn ba
k asndan yalnzca birleen ilikiler sz konusudur.
Bu cevab ok seviyorum: likilerin zlmesi doann ba
k asndan yoktur nk doann btn btn ilikileri ku
caklamtr. Demek ki yalnzca birlemeler vardr, o kadar.
Bu ok basit, ok ak ve ok gzel cevap baka bir zorlua
yol amaktadr. Blyenbergh'in ikinci eletirisine yol aar: Var
sayalm ki en u durumda doann btn sorununu bir tarafa
brakp baka bir ak tarzna gelindiinde, zel bir bak tar
znda benim bak amdan, yani belirli ve sabit bir bak tar
znda ne oluyor? Aslnda ben dediim ey beni oluturan belirli
ve sabit bir ilikiler toplamdr. Bu bak asndan ve yalnzca
belirlenebilir zel bir bak asndan siz veya ben birlemeler
ve dalmalar olduunu syleyebiliriz.
likim korunduunda ve dmdaki baka bir ilikiyle bir
letiinde birlemenin olduunu sylerim, ama dmdaki cisim
benim zerimde ilikilerimden birinin hatta birounun ykma
urayaca bir ekilde etkide bulunduunda bir zlp dal
164
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
mann sz konusu olduunu syler. likilerin edimsel parala
rm tarafndan gerekletirilmeyi brakmlardr. Doann ba
k asndan ilikilerin birlemelerinden baka hibir ey ol
madklarn syleyebilsem de belirlenmi zel bir bak tarzna
yerletiimde birlemelerle karmayan zlp dalmalarn
bulunduunu sylemek zorundaym. Buradan Blyenbergh'in
eletirisine varyoruz: Sonuta sizin kusur ve erdem dediiniz
ey iinize gelen eydir. Yktnz ilikiler ne olursa olsun
ilikilerinizi oluturduunuz, kurduunuz her defasnda buna
erdem diyeceksiniz, ilikilerinizin zlp dald her defa
sndaysa buna kusur diyeceksiniz. Baka bir deyile iinize ge
lene erdem, gelmeyene kusur adn vereceksiniz. Bu besinin size
uyduu zehirinse uymad anlamna gelir. Oysa insanlar genel
likle kusurdan ve erdemlerden sz ettiklerinde bu trden bir keyif
kstasndan baka bir ey vardr akllarnda - iime gelen ve
gelmeyenin tesinde. Blyenbergh'in bu eletirisi ilkinde farkldr
nk doann btn adna deil zel bir bak asnn adna
yaplmaktadr. Blyenbergh srekli olarak unu diyor gibidir:
Btn ahlak bir teyit meselesine indirgiyorsunuz.
Spinoza bylece iyiyle ktnn veya erdemle kusurun ayrt
edilmesi iin nesnel bir kstasa da sahip olduunu gsterme de
nemesine girecektir. Spinozacln iyi ve kt, kusur ve erdem
konusunda tam anlamyla etik bir kstas nerdiini gstermeye
alacaktr - ve bu kstas iime gelen ile gelmeyen arasnda
ayrt edecek basit bir keyif kstas deildir. Belli bir bak a
sndan kusur ile erdemi iine gelip gelmeyeni kartrmadn
gstermeye alacaktr. Bunu, bana yle geliyor ki bildiim
kadaryla Spinoza'nn en tuhaf metinleri olan iki metinde gs
termeye alacaktr - o kadar ki biri hi anlalamayacak bir
metin gibidir, tekiyse belki anlalabilir ama yine de ok tuhaf
gibidir. Ama sonuta her ey harika bir aklkta zlecektir.
lk metin Blyenbergh'e 23 numaral mektuptadr. Yalnzca
kusur ile erdemi ayrt etmek iin bir kstas bulunduunu gs
165
GILLES DELEUZE
termeye almaz, bu kstasn grnte en karmak vakalara
bile uygulanabileceini hatta bunun yalnzca kusur ile erdemi
ayrt etmek iin deil, eer iyi anlalrsa sular bile ayrt et
meye yarayacak bir ayrm kriteri olduunu gstermek istemek
tedir.
Bu metni okuyorum:
"Neron'un annesini ldrmesi, iinde olumlu herhangi bir ey
tad lde bir su deildi." Spinoza'nn ne demek istediini
gryorsunuz. Ktlk bir hitir. Demek ki bir eylem olumlu
olduu lde bir su olamaz. Kt olamaz. O zaman bir su olan
eylem, eer bir susa bunun nedeni olumlu herhangi bir ey
ieriyor olmas deildir, tmyle bambaka bir bak asn
dandr. Tamam, bunu soyut olarak kavrayabiliyoruz. "Neron
annesini ldrd, Orestes de annesini ldrd. Orestes dtan
baknca Neron ile ayn sulamay hak etmeksizin ayn olan bir
eylemi gerekletirebildi, stelik de ayn zamanda annesini l
drme niyeti de vard." Gerekte Orestesi Neron'u ele aldmz
tarzdan ok farkl bir biimde ele alyoruz - her ikisi de stelik
ldrmek niyetiyle annelerini ldrm olduklar halde. "y
leyse Neron'un suu nedir? Yalnzca ve yalnzca eylemini ger
ekletirirken Neron'un nankr, acmasz ve boyun emez g
rnmesine dayanr." Eylem ayndr, niyet ayndr, o zaman neyin
dzeyinde bir fark vardr? Bu nc belirlenim olmaldr. Spi
noza bitirir: "Bu karakterlerin hibiri herhangi bir ze dair hibir
ey ifade etmezler".
Nankr, acmasz. Bu karakterlerden hibiri hibir durumda
bir ze dair herhangi bir ey ifade etmezler. Bylece dnp
kalrsnz. Bunun Blyenbergh'e bir cevap olduu sylenebilir
mi? Byle bir metinden ne karlabilir? Nankr, acmasz ve
boyun emez. Demek ki Neron'un eylemi ktyse bu annesini
ldrd iin deildir, onu ldrme niyetine sahip olduu iin
deildir, Neron'un annesini ldrrken nankr, acmasz ve bo
166
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
yun emez grnd iindir. Orestes de annesini ldrr ama
o ne nankr ne de boyun emezdir. O zaman arayp dururuz.
Ethica'nn drdnc kitabnda biraz nce okuduumuzla hi il
gisi olmayan bir metinle karlarz. Neredeyse Spinoza'nn
kendini ya bir tr eytanca alaya veya bir delilie kaptrd iz
lenimini edinebilirsiniz (Drdnc Kitap, Elli Dokuzuncu ner
meye Not).
Bu nermenin metni pek basit grnmyor. Spinoza iin sz
konusu olan, kendisi bir tutku olan bir his tarafndan yapmaya
belirlendiimiz btn eylemlerde, bu his olmakszn da, akl
yoluyla onlar yapmaya belirlenebileceimizi ispatlamaktr. Bu
nu tutkuyla yapmaya itildiiniz her eyi saf aklmzla da yap
maya itilebiliriz.
Ve notta yle yazar: "Bunu daha ak olarak bir rnekle
aklayalm. Bylece fiziksel olarak ele alndnda, ve yalnzca
bir adamn kolunu kaldrp haneri kavrayp btn kolunu yu
kardan aaya hzla hareket ettirdiini ele aldmz zaman,
vurma eylemi insan vcudunun yaps bakmndan kavranabilen
bir erdemdir." Erdem kelimesini ktye kullanyor deildir. Bu
bedenin kudretinin gerekletirilmesidir, bedeninin yapabildii
bir eydir, yapabildii eylerden biridir. Bu insan vcudunun
potentia'snn, eylem halindeki kudretinin parasdr. Ve yine
tam da bu sayede erdem denen ey de budur. "Demek ki o zaman
bir adam fke ya da nefretle (yani bir tutkuyla) haneri kavrayp
kolunu hareket ettirmeye belirlendiyse (tutku tarafndan zorlan
dysa) bu, ikinci blmde gsterdiimiz gibi tek ve ayn eylemin
bir eyin herhangi bir imgesiyle birletirilebilecei anlamna
gelir."
Spinoza bize ok tuhaf bir ey sylemektedir. Eylemin im
gesini bir eyin imgesine balayan armn, ban eylemin
belirlenimi olduunu sylemektedir. Eylemin belirlenimi ite
budur. Eylemin belirlenimi eylemin imgesinin bal olduu bir
167
GILLES DELEUZE
eyin imgesidir. Bunu bizzat kendisi de bir arm ilikisi
olarak sunmaktadr: Tek ve ayn eylem herhangi bir ey imge
sine balanabilir. Spinoza alntsnn devam: "Ve bunun sonu
cunda kh belli belirsiz kavradmz eylerin imgeleriyle kh
ak ve seik olarak kavradmz eylerin imgeleriyle tek ve
ayn eyleme zorlanabiliriz demektir. Bylece aktr ki bir eylem
olarak kavranabilen bir duygudan doan hibir eylem eer in
sanlar akl tarafndan ynetilselerdi herhangi bir eye yarard."
Bu, tutkularla zorlanarak yaptmz btn eylemleri akl
yoluyla da yapabileceimiz anlamna gelir.
Peki bu "belli belirsiz" ve "ak seik" meselesi nedir? te bu
metinden kardm ey - zaten metnin ierisinde apak telaf
fuz edilmi - diyor ki bir eylemin imgesi birbirinden ok farkl
eylerin imgelerine balanabilir. O zaman tek ve ayn eylem
hem karmak, belli belirsiz eylerin imgelerine hem de ak ve
seik eylerin imgelerine balanabilir.
yleyse, yumruumu annemin kafasna indiririm. Bu birinci
vakadr ve ayn iddette yumruumu bir davula indiririm. Bu
ayn jest deildir. Ama bu eletiriyi Spinoza nceden silmi
durumdadr. nceden cevap vermitir. Aslnda Spinoza proble
mi byle bir kar kn leyemeyecei koullarda formle
etmitir. Aslnda bizden eylemin ok paradoksal bir zmlen
mesine rza gstermemizi istemektedir: Eylem ile eylemin ze
rinde icra edildii nesne arasnda bir arm ba ya da ilikisi
vardr. Aslnda eer eylem ile eylemin nesnesi arasndaki iliki
armsal ise, eer bir arm baysa o zaman Spinoza
gerekten hakldr demektir. nk bu farkllklar ne olursa
olsun ayn eylemdir bunlar - birincisinde annemin ban a
rtrr, kincisindeyse davulu artrr. Kar k nceden
ortadan kaldrlmtr.
Bu iki vaka arasndaki fark nedir? Spinoza'nn ne demek is
tedii hissediliyor - ve sylemek istedii bo bir ey deildir.
168
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
Emin olduumuz kstasa geri dnelim: Bunu yaptmda, bede
nimin kudretinin gerekletirilmesi olan bir eyi yaptmda
bunda ne ktlk vardr - bu anlamda yaptm iyidir. Yalnzca
unu yapyorum, kafaya bir yumruk indiriyorum. Burada nedir
kt olan: Kt olan bir ilikiyi yani annemin kafasn krp
paralamamdr. Annemin kafas her ey gibi paracklar ara
sndaki bir hareket ve dinginlik ilikisidir. Annemin kafasna
byle vurduumda kafann kurucu ilikisini ykm olurum:
Annem bu darbe altnda lr veya baylr. Spinoza'c terimlerle
sylersek, bu durumda eylemimi, ilikisi eylemim tarafndan
dorudan doruya zlp datlan bir eyin imgesine bala
mmdr. Eylemin imgesini, kurucu ilikisi bu eylemle zlp
datlan bir eyin imgesine balammdr.
Yumruumu byk bir davula indirdiimde ise - davulun zar
nasl tanmlanyor? Davulun zarnn gerilimi de belli bir ili
kiyle tanmlanacaktr. Ama bu durumda eer davulun zarnn
kudreti diyelim ki armonik kudretlerse, o zaman eylemimi, ili
kileri eylemimle dorudan doruya birleen bir eyin imgesine
balamm demektir. Yani davulun zarndan armonik sesler
karmmdr.
Aradaki fark nedir? Muazzamdr. Birinci durumda eylemimi
bir kez daha ilikisi benim eylemimle, ilikisiyle birleen bir
eyin imgesiyle balyorum. kinci durumda ise eylemimi ili
kisi dorudan doruya ve hemen eylemimle dalan bir eyin
imgesiyle balantlandryorum. Spinoza'ya gre Ethica'nn
kstasn yakalayabiliyorsunuz. Bu ok alakgnll bir kstas
tr, ama bununla Spinoza bize bir kural vermektedir. O ilikilerin
zlmesinden holanyordu, rmceklerin kavgasna hayranlk
duyuyordu, bunlar onu gldryordu. Gnlk eylemlerinizi ha
yal edin. Eylemlerinizin belli bir ksm eyleminizle dorudan
doruya badaan, birleen eylerin imgeleriyle birleir, dier
leriyse aksine ilikileri eylemle ortadan kaldrlan eylerin im
gelerine baldr.
169
GILLES DELEUZE
O zaman uylamsal olarak dorudan birleme eylemlerine
yi dorudan ykm eylemlerine ise Kt diyeceiz.
Ama hl bir sr problemle boumak durumundayz. Bi
rinci problem: Ethica'nn metni acaba mektupta sz konusu olan
Orestes ile Neron arasndaki farka bir k tutabilir mi? Mek
tupta her ikisi de e lde su olan iki eylem sz konusudur.
Neden Neron kt bir ey yaparken, Spinoza'ya gre Orestes'in
annesini ldrrken kt herhangi bir ey yapp yapmad bile
sylenemez? Byle bir ey nasl denebilir? Byle bir ey ancak
una bal olarak sylenebilir: imdi elimizde Spinoza'ya gre
eylemi incelemenin bir yntemi vardr. Her eylem iki boyutta
incelenecektir: Bedenin kudreti olarak, bedenin yapabildii ola
rak eylemin imgesi ve kendisine balanlan eyin imgesi, yani
eylemin etkiledii nesnenin imgesi. Bu ikisi arasnda bir ar
m ba vardr. Bu bir eylem mantdr.
Neron annesini ldrr. Annesini ldrrken Neron eylemini,
ilikisi eylemi tarafndan zlp datlan bir varln imgesine
dorudan doruya balamtr: Annesini ldrmtr. Demek
ki birincil arm ilikisi, dorudan arm ilikisi eylem
ile ilikisi bu eylem tarafndan bozulan bir eyin imgesi arasn
dadr.
Orestes annesini ldrr nk o da Agamemnon'u ldr
mtr, yani Orestes'in babasn ldrmtr. Annesini ld
rrken Orestes kutsal bir intikam gerekletirmektedir. Spinoza
buna bir intikam demezdi. Spinoza'ya gre Orestes eylemini,
ilikisi bu eylem tarafndan datlacak Klytaimnestra'nn im
gesine deil, Klytaimnestra tarafndan datlan Agamemnon'un
ilikisine balamaktadr. Annesini ldrerek, Orestes, ilikisini
babasnn ilikisiyle yeniden birletirmektedir. Spinoza bize
unu demektedir tamam, zel bir bak asndan, sizin ve
benim bak amzdan her zaman ayn anda hem birleme hem
de zlme ilikileri vardr. Ama bu iyiyle ktnn birbirine
170
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
kartklar ve ayrt edilemez hale geldikleri anlamna m gelir?
Spinoza hayr diye cevap verir, nk zel bir bak asnn
mantna gre her zaman bir ncelik olacaktr. Kh ilikilerin
birlemesi dorudan, zlmesi ise dolayl olacaktr, kh aksine
zlme dorudan, birlemeyse dolayl olacaktr. Spinoza bize
unu der: Dolayl bir zlp dalma getirse bile dorudan bir
birleme getiren bir eyleme "iyi" diyorum; ve dolayl bir bir
leme getirse bile dorudan bir zlp dalma getiren bir ey
leme ise "kt" diyorum.
Baka bir deyile iki tip eylem vardr: zlp dalmann
ilke olarak deil, bir sonu olarak gerekletii eylemler, nk
ilkeleri bir birlemedir - ve bu yalnzca benim bak amdandr
nk doann bak asndan her ey birlemedir. te bu
yzden Tanr ne kty ne ktl tanr - ve bunun aksine
dorudan doruya zp datan ve yalnzca dolayl olarak bir
leimler getiren eylemler vardr. yinin ve ktnn kstas ite
budur ve ite bununla yaamak gerekir.
Spinoza sembolik bir boyut tayan bir problemle karla
t her defasnda onu kaldrp atmak, kovmak ve onun en kt
hayal gcnn belli belirsiz bir fikrinden baka bir ey olmad
n gstermek gibi bir tutum iine girer. Peygamberlik bir iaret
aldn ve iaretler dattn bir eylemdir. Spinoza'da bir gs
tergeler teorisi vardr - bununla gstergeyi, iareti dnyann en
belli belirsiz kavray gcne ve hayal gcne gnderir - ve
Spinoza'ya gre gerek dnyada iaret ya da gsterge fikri yok
tur. fadeler vardr, asla gstergeler yoktur. Tanr Adem'e elma
nn onun zerinde bir zehir gibi ileyeceini vahiy ettiinde, ona
haber verdii ey bir ilikiler birlemesidir, ona fiziksel bir
hakikati ak etmektedir, ama asla bir iaret gnderiyor deildir.
aretlere, gstergelere ve belirtilere bavurulmasnn nedeni
tz ile tarz arasndaki ilikiden hibir ey anlalmam olma
sdr. Spinoza Tanrnn hibir iaret vermediini, yalnzca ifade
171
GILLES DELEUZE
ettiini binlerce kez tekrarlad. Bir anlama ya da gsteren bir
eye (Spinoza iin delice bir mefhum) gnderecek bir iaret asla
vermez, sadece ifade eder, yani ilikileri aklar. Ve bu ak
klma ne mistiktir ne simgeseldir. Ak klmak anlaya sunmak
demektir. Tanrnn kavray gcndeki ilikileri anlaymza
sunar. Elma der, bu Tanrnn bir vahyidir, ilikilerin bir bir
lemesidir. Eer bir ecere dzeni varsa Spinoza'da bu kuku
suz sembolik bir dzen deildir. Doadan - ve doa bir bireydir,
btn bireyleri kapsayan bir bireydir - doadan ilikilerin bir
letii bir dzeni anlamak gerekir ve btn ilikilerin de ger
eklemeleri gerekir. Doann "zorunluluu gereklememi
hibir ilikinin olmamasdr. Mmkn olan her ey zorunludur,
bu btn ilikilerin gerekletikleri veya gerekleecekleri an
lamna gelir.
Spinoza ebedi dne bavurmayacaktr, ayn iliki iki kez
gereklemeyecektir. Sonsuz sayda iliki vardr; doann b
tn mmkn olan, dolaysyla zorunlu olan btn ilikilerin
gereklemesinin btndr. te Spinoza'da zdelik budur -
mmkn olan ile zorunlu olann mutlak zdelii. Peygamberlik
konusunda Spinoza sonradan Nietzsche'nin de tekrarlayaca
ok basit bir ey syler - btn bu yazarlar konusunda bu ba
kmdan pozitivizmi en ileriye vardrm kiiler olduklar syle
nebilir. te kabaca u fikri gelitirmektedirler: Tamam yasalar
vardr. Bu yasalar doann yasalardrlar ve o zaman Tanrnn
vahyinden bahsedildii zaman ortada esrarengiz hibir ey ol
mayacaktr. Tanrsal vahiy yasalarn sergilenmesidir. Spinoza
ilikilerin birlemesine yasa adn verir. Doa yasas diyecei
ey budur. Ama kafa yerinde olmaynca yasalar yasa olarak an
lalmazlar. Nasl anlalrlar? 2 + 2 = 4. Bu bir ilikiler birle
imidir. Elinizde 2 + 2 ilikisi vardr, 4 ilikisi vardr ve 2 + 2
ilikisiyle 4 ilikisi arasnda da bir zdelik ilikisi vardr. Eer
bundan hibir ey anlamazsanz, bu yasay bir emir ya da bir
172
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
buyruk olarak anlarsnz. Kk okullu ocuk doann yasasn
ahlaki bir yasaym gibi anlar: yle gerekir - nk baka bir
cevap verirse cezalandrlacaktr. Kstl kavray gcmzden
dolay hep byledir. Eer yasalar ne iseler o olarak, yani iliki
lerin fiziksel birleimi, cisimlerin birlemeleri olarak kavraya
bilseydik, o zaman buyruk, boyun ei gibi tuhaf mefhumlar
asla tanmayacaktk. Bir yasay bir buyruk, bir emir olarak al
mamz, onu hi anlamadan alglamamz lsndedir; Spinoza
Tanrnn dem'e mutlak olarak hibir eyi yasaklamadn
aklar. Ona bir yasa vahyetmitir, elmann benim kurucu ili
kimi dlayan bir iliki oluturduunu bildirmitir. Demek ki bu
doann bir yasasdr. Tpk arsenik gibi. Ama dem hibir ey
anlamamtr, ama hibir ey; ve bunu bir yasa olarak kavramak
yerine, Tanrnn getirdii bir yasak olarak anlamtr. O zaman,
eyleri ilikiler birleimi olarak deil, buyruk-boyun ei bii
mi altnda kavradnda Tanrnn bir baba gibi olduunu syle
meye balarm, ve ondan bir iaret beklerim. Bir peygamber
doann yasalarn kavrayamayp dzenin doru olduunu taah
ht edecek bir iareti bekleyen kiidir.
Eer yasadan hibir ey anlamazsan, bunun karlnda ba
na yapmam buyurulan eyin gerekten buyurulup buyurulmad
ndan emin olmak iin bir iaret talep ederim. Peygamberin ilk
tepkisi udur: Tanrm gerekten konuan sen misin bana bir
iaret ver. Sonra peygamber bekledii iareti elde ettiinde bi
zatihi kendisi iaretler yaymaya balayacaktr. Bu bir gsterge
ler dili olacaktr.
Spinoza bir pozitivisttir nk ifadeyle gstergeyi, iareti
kartlatrr: Tanr ifade eder, tarzlar ifade eder, sfatlar ifade
eder. Neden? Mantk dilinde gstergenin, iaretin hep ift an
laml olduu sylenecektir - gstergenin bir anlam belirsizlii
vardr, yani gsterge iaretler ama birok ynde birden iaretler,
birok anlamda birden iaretler. Buna karn ifade tam olarak ve
173
GILLES DELEUZE
dorudan doruya tek ynldr: fadenin yalnzca tek bir anlam
vardr, bu da ilikilerin birletikleri yndr. Spinoza'ya gre
Tanr ifadeyle iler, asla iaretlerle deil. Gerek dil ifadenin
dilidir. fadenin dili ilikilerin sonsuza dek birlemesinin dili
dir.
Spinoza'nn yine de raz olduu bir ey var - bizler hepimiz
filozof olmadmz iin, kavray gcmz snrl olduu iin
hep baz iaretlere ihtiyacmz olacak. aretlere hayati olarak
balyz nk dnyada ancak pek az eyi kavryoruz. Spino
za'nn toplumu dorulamas da byledir. Toplum hayat iin
vazgeilmez olan asgari sayda iaretin gstergenin, semboln
kuruluudur. Kukusuz boyun ei ve buyruk ilikileri vardr,
eer bilgi sahibi olunsayd ne boyun emeye ne de buyurmaya
gerek kalrd. Ama ne var ki ok snrl bir bilgi vardr, demek
ki buyruk verenler ve boyun eenlerden istenecek tek ey bilgi
meselelerine karmamalarn istemektir. Bu yzden bilgiye
ynelik olan her trl boyun ei ve buyruk bir sfrdr ve an
lamszdr. Spinoza'nn Tanrbilimsel Siyasal alma'snda ok
gzel birka sayfas var, burada deniyor ki hibir zaman devre
dilemeyecek tek bir zgrlk vardr, o da dnme zgrl
dr. Eer sembolik bir alan varsa bu buyruun, emrin ve boyun
eiin alandr. Bu gstergelerin alandr. Bilginin alan iliki
lerin, yani tek ynl ileyen ifadelerin alandr.
DOKUZUNCU DERS
DELEUZE - SPNOZA
17.02.1981
Bireyliin farkl boyutlarn incelemek iin, on yedinci yzyl
felsefesinde sonsuzluk temasn ve bu sonsuzun sunulduu bii
mi ele almaya almtm. Bu ok net olmayan bir tema ve
orada bu birey kavraynn, bu sonsuzcu birey kavraynn
doasna ilikin temalar ortaya koymak isterdim. Spinoza buna
eksiksiz bir ifade verir ve on yedinci yzyln eitli yazarlarn
da paralar halinde bulunan bu temay sonuna kadar yutar. Spi
noza'nn sunduu ekliyle btn boyutlaryla birey hakknda
ey sylenebilir. Birincisi, o bir ilikidir. kincisi, o bir kudrettir.
Ve sonuncusu, o bir tarzdr. Ama ok zel bir tarz. tarz diye
bileceimiz bir tarz.
Bir iliki olarak birey bizi tmyle bileim (compositio) ad
verilebilecek bir dzleme gndermektedir. Her birey bir ilikiler
yuma olduundan bireylerin kendi aralarnda bir bileimleri
vardr ve bireyleme bu bileim hareketlerinden ayrt edilemez.
175
GILLES DELEUZE
kinci nokta, birey kudrettir (potentia). Bireyciliin ikinci byk
kavram budur. Artk ilikilere gnderen bileim deil, poten
tia' dr. "Modus intrincecus ise ortaada ok sk olarak grr
snz, baz geleneklerde gradus adyla rastlarsnz. Bu ise dere
cedir. tarz ya da derece.
Bu temada ortak bir ey vardr: Bunlar yznden birey tz
deildir. Eer o bir ilikiyse bu onun tz olmad anlamna gelir
nk tz bir ilikiyle deil, bir temayla ilikilidir. Tz termi
nus'tur, yani bir terimdir. Birey eer kudretse yine tz deil de
mektir, nk temel olarak tz olan ey biimdir. Tzsel denen
biim budur. Son olarak birey bir dereceyse yine tz deildir.
nk her derece derecelendirdii bir nitelie gnderir, her de
rece bir niteliin derecesidir. Oysa bir tz belirleyen ey bir
niteliktir, ne var ki bir niteliin derecesi tz deildir.
Gryorsunuz ki her ey bireyin bir tz olmad sezgisinin
etrafnda dnp durmaktadr. Birinci karakterle balyorum.
Birey ilikidir. Birey kavram tarihinde ilk kez ilikiyi saf ha
linde dnmeye ynelik bir giriim ortaya kmtr. Ama ne
demektir bu saf halinde iliki? u ya da bu yolda bir ilikiyi te
rimlerinden bamsz olarak dnmek mmkn mdr? Te
rimlerinden bamsz bir iliki ne anlama gelir? Daha nce Ni
kolas deCusa'nn bu ynde ok gl bir giriimi olmutu. Be
nim ok gzel bulduum baz metinlerinde sonra yeniden ele
alnacak olan baz fikirler vard. Bana yle geliyor ki her iliki
nin l olduu ama her lnn, her ilikinin sonsuza dald
fikri temel olarak ilk kez onda beliriyor. Arlk lleriyle,
zellikle de iki arln greli tartmnn mutlak bir lye,
mutlak bir lnn ise her zaman sonsuza gnderdii fikriyle ok
urayordu. Bu saf iliki ile sonsuzluun bir ikinlii olduu
temasdr. Saf ilikiden terimlerden ayrlm bir ilikiyi anla
mak gerekir. Demek ki saf ilikiyi terimlerine bal olmadan
dnmenin bu kadar zor olmasnn nedeni budur. Bu imknsz
176
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
olduundan deil, sonsuzlukla ilikinin karlkl ikinliini
devreye soktuundandr.
Zihin sk sk ilikileri meydana karma yetisi olarak tanm
lanmtr. Kesin olarak zihinsel faaliyette ibanda olan belli
bir sonsuzluk tipi vardr. Zihinsel faaliyetin sonsuzluu kuat
mas hep ilikiler dzeyinde olur. Bu ne demektir? Kukusuz
terimlerinden bamsz ilikinin ilk kez bir stat kazanmas iin
on yedinci yzyl beklemek gerekecektir. Her durumda bu filo
zoflarn Rnesanstan beri ellerindeki matematiksel aralar da
dahil olmak zere arayp durduklar ey buydu.
Bu sonsuz kklkler hesab sayesinde belli bir yetkinlie
eritirilecekti. Sonsuz kklkler hesab belli bir iliki tipini
devreye sokuyordu. Hangisi? Tketme yntemi sonsuz kk
lkler hesabn z gelimesi olarak deerlendirilebilir. Sonsuz
kklkler hesabnn salam bir stat kazandraca iliki, yani
diferansiyel bir iliki sz konusuydu - ve diferansiyel bir iliki
dy = dx tipindedir, bunun neye eit olduunu greceiz.
DY = dx ilikisini nasl tanmlamal? Dy denen ey sonsuzca
kk bir niceliktir ya da yitip giden nicelik denilen eydir. Ve
rilmi ya da verilebilir tm niceliklerden daha kk bir nice
liktir. Vereceiniz y nicelii ne olursa olsun dy bundan kk
olacaktr. Demek ki yitip giden nicelik olarak dy'nin y'ye gre
kesin olarak sfra eit olduunu syleyebilirim. Ayn ekilde
dx'le x'e gre kesin olarak sfra eittir, yani x'in yitip giden ni
celiidir. yleyse matematikilerin yapt gibi ben de dy = 0
diye yazabilirim. Bu diferansiyel ilikidir.
Eer y'ye bir apsis nicelii, x'e ise ordinat nicelii dersek,
dy=0'n apsislere oranla dx = 0'n koordinatlara tanmlandn
syleyeceiz - dy = 0,0'a m eittir? Elbette hayr. Dy y'ye oranla
hibir eydir, dx x'e oranla hibir eydir ama dy bl dx, 0 de
ildir. liki varln srdrmektedir ve diferansiyel iliki te
rimleri kaybolduunda ilikinin varln srdrmesi olarak be
177
GILLES DELEUZE
lirlenir. Demek ki ilikileri terimlerinden bamsz olarak ele
almalarna olanak salayan matematiksel uylam bulmular
dr. Peki nedir hu matematiksel uylam? zetliyorum: Bu son
suzca kk fikridir. yleyse saf iliki zorunlu olarak sonsuzu
sonsuzca kk biimi altnda, sonsuzca kklk biiminde
kapsamaktadr. nk saf iliki sonsuz kk nicelikler arasn
daki diferansiyel iliki olacaktr. Sonsuzla iliki arasndaki kar
lkl ikinlik saf halinde diferansiyel iliki dzeyinde ifade
bulacaktr. Dy = 0, ama 0 hi deildir. Gerekte y ve x sfrlan
dklarnda dy ve dx halinde korunan ey sfra eit olmayan dy
ilikisidir. Oysa bu dy ilikisi neyi iaretlemektedir? Neye
eittir? Dy = z, yani y veya x ile hibir ilgisi yoktur nk kay
bolmakta olan nicelikler halindeki y ile x'e tekabl etmektedir.
yleyse elimizde bir emberden tretilmi bir dy ilikisi varsa
bu dy = 0 ilikisinin emberle hibir ilgisi yoktur trigonometrik
bir teetle ilikisi vardr.
Dy = z olduu anlalyor, yani terimlerinden bamsz olan
iliki nc bir terimi iaretleyecektir ve bu nc terimin
llmesine ve belirlenmesine hizmet edecektir: Trigonometrik
teet. Bu anlamda diyebilirim ki sonsuz iliki, yani sonsuz kk
eyler arasdaki iliki sonlu bir eye gndermektedir. Sonsuz ile
iliki arasndaki karlkl ikinlik sonlu bir alandr. liki ile
sonsuz kk arasndaki ikinlik bizzat sonludadr. Bu terimi
birletirmek iin, saf ilikiyi, sonsuzu ve sonluyu birletirmek
iin, dy diferansiyel ilikisinin bir snra yaklatn syleye
ceim - ve bu snr z'dir, yani trigonometrik teetin belirlenimi
dir. Burada olaanst zenginlikte bir mefhumlar yuma ile
kar karyayz. Sonradan matematikiler hayr, sonsuz k
klkler hesabna, sonsuzca kk mefhumuna zorlamak bir
barbarlktr dediklerinde belki de belli bir bak asndan hak
lar vard - ama bu sorunu ok kt bir biimde ortaya koymakt.
Sz konusu olan on yedinci yzyln sonsuz kklkler hesa
178
SPNOZA ZERNE ON BR DERS
bna getirdii yoruma hem matematik hem de felsefe iin ok
deerli olan anahtar kavram bir araya getirmenin bir yolunu
bulmu olmasdr.
Bu anahtar kavram, sonsuz, iliki ve snr kavramlardr.
Bylece on yedinci yzylda bir sonsuzluk forml treteceksen,
sonlu bir eyin belli bir iliki altnda bir sonsuzluu ierdiini
sylemeliyim. Bu forml dmdz bir ey gibi grnebilir: Sonlu
bir eyin belli bir iliki altnda sonsuzu iermesi - gerekte bu
olaanst zgn bir formldr. On yedinci yzyl dncesin
de yeni bir ilikiler kuramyla sonlu ile sonsuz arasndaki bir
denge noktasn iaretlemektedir. Ve bu dnrler sonradan en
kk bir sonlu boyutta bile sonsuzluun bulunduunu olduu
gibi kabul ettiklerinde - srekli olarak Tanrnn varlndan
bahsedip durduklarnda, ama bu sanldndan ok daha ilgin
tir, sonuta burada nemli olan ey Tanr deildir - sz konusu
olan ey iliki, sonsuz, snr kavramlarnn bu i ieliinin ge
tirdii zenginliktir.
Birey hangi bakmdan ilikidir? Sonlu birey dzeyinde bir
snr tespit edeceksiniz. Bu, orada sonsuzun bulunmasn engel
lemeyecek, ilikilerin bulunmasna ve bu ilikilerin birleme
lerini, bir bireyin ilikilerinin bir baka bireyinkiyle bir araya
gelmesini engellemeyecek; ve bireyin sonluluunu iaretleyen
hep bir snr olacak, ve hep ilikinin dzenledii belli bir dzene
ait bir sonsuz olacak.
Bu matrak bir dnya grdr. Yalnzca byle dnm
yorlard, ayn zamanda byle gryorlard. Bu onlarn zevkiydi,
eyleri ele alma tarzlaryd. Mikroskoplarn ortaya kmasn
grdklerinde bu cihazda kendilerinin dorulanmasn buluyor
lard: Mikroskop sonsuzun btn sonlu ilikiler altndaki bu fa
aliyetinin, bu ileyiinin duyulabilir ve belirsiz bir n sezgisini
veren aletti. Ve Pascal'n sonsuz zerine metni - o da byk bir
matematikidir, ama dnyay nasl grdn bize bildirmeye
179
GILLES DELEUZE
ihtiya duyduunda matematik bilgisine bavurmaya asla gerek
duymamtr bu ikisi kar karya gelir. Bylece Pascal ma
tematiksel herhangi bir eye hi bavurmakszn iki sonsuz tarz
stne bir metin yazabilmitir. Son derece basit ama yine son
derece zgn eyler syler. Gerekte zgnl kavram,
iliki, snr, sonsuz kavramlarn i ie geirme tarzndan gelir.
Bu matrak bir dnyadr. Biz artk onlar gibi dnmyoruz.
Bunun nedeni uylamlar olarak matematik sistemlerde her e
yin deimi olmasdr - ama bu deiim ancak - modern ma
tematiklerin de tmyle baka tipten ama e lde zgn bir
mefhumlar toplamna dayandklarn anlarsanz.
(devam) ilikinin yaklat snr ilikiyi terimlerinden ba
msz olarak bilebilmenizin nedenidir yani dx ve dy ve
sonsuz, sonsuzca kk ilikinin var olma nedenidir; gerekten
dy'nin varolma nedenidir.
Descartes'in forml: Kavranm ama anlalmam sonsuz.
Sonsuz anlalamaz nk bu mmkn deildir ama kavranr.
Bu Descartes'in byk formldr: Ak ve seik olarak kavra
yabilirsiniz ama sonsuzu anlamak baka bir eydir. Demek ki
sonsuz kavranr, sonsuzun bilgisinin bir nedeni vardr. Varlk
nedeninden ayr olarak bir bilme nedeni vardr. Anlamak ise
varlk nedenini kavramaktr, ama biz sonsuzun varlk nedenini
kavrayamayz nk o zaman Tanr gibi olmamz gerekirdi; oy
sa kavray gcmz sonludur. Buna karn sonsuz kavranabi
lir, ak ve seik olarak kavranabilir. Demek ki onu bilmenin bir
nedeni vardr.
Felsefede yaplan pratik eksersizler dnce deneyidirler. Bu
bir Alman mefhumudur: Dnceden baka hibir eyle yap
lamayan deneyler.
kinci noktaya geelim. Snr mefhumunu armak zorunda
kalmtm. Gerekten, sonsuzun ilikideki ikinliini ortaya
koymak iin daha nceki noktaya geri dnmek zorundaym.
180
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
Oranlarn, ilikilerin mant felsefe iin esasl bir nem tar
ve ne yazk ki Fransz felsefesi iin bu yanyla hibir zaman pek
ilgilenmemitir. Ama ilikiler mant ngiliz ve Amerikallarn
byk yaratmlar arasndadr. Ama iki safhas vardr. Birinci
safha Anglo-Saksondur, Russell'dan balayarak, on dokuzuncu
yzyldan balayarak gelitirilen bir ilikiler mantdr. Ne var
ki bu ilikiler mant unun zerinde kendini temellendirmeye
almaktadr: likinin terimlerden bamszl, ama bu ba
mszlk ilikinin terimlerine gre zerklii sonlu temeller
zerinde deerlendirilmektedir. Her ey bir tr sonluluk zerine
temellenmitir. Hatta Russell'n ilikiler mantn gelitirmek
zere atomcu bir dnemi de olmutur.
Bu safha ok farkl baka bir trden safha tarafndan hazr
lanmtr. Klasik ilikiler teorisinin byk safhas sylendii
gibi deildir. Denilir ki nceleri ilikiler mantyla atflar
mantn birbirine kartryorlard; iki yarg tipini birbirine
kartryorlard: iliki yarglar ile (Pierre Paul'den kktr)
atf yarglarn (Pierre sardr veya beyazdr) birbirlerine kar
tryorlard. yleyse ilikilerin bilincinde deildiler. Durum asla
byle deildir. Klasik ad verilen dncede ilikinin ilikilere
gre temelli bir bamszlna dair mutlak bir bilinlenme sz
konusudur, ama bu bilinlenme sonsuzdan geerek ortaya kar.
Saf iliki olarak ilikinin dnlmesi sonsuzlua bavurma
dan yaplamaz. Bu on yedinci yzyln en zgn taraflarndan
biridir.
kinci temaya dnyorum; birey kudrettir. Birey biim deil
kudrettir. Bu tema neden birincisine hemen ekleniyor? Hatrlar
sanz diferansiyel iliki zerine sfrn bir hi olmadn, bir
snra yaklatn sylemitim.
Bunu sylediinizde bir snra doru meyletme, on yedinci
yzylda hkim olan btn bu meyil fikri, evet bu fikri Spinoza'da
conatus kavram dzeyinde yeniden bulabilirsiniz. Her ey var
181
GILLES DELEUZE
lnda direnmeye meyleder. Her ey aba gsterir. Latincede
aba gstermek "conor"dur, aba veya eilim ise de connatus.
te bylece snr bir abann ilevi olarak tanmlanr, kudret ise
bir snra yaklayor, meylediyor olsa bile, bu temayln veya
abann bizzat kendisidir. Bir snra meyletmek, kudret denen
ey ite budur. Somut olarak belli bir snra meyletme grnm
altndaki her ey bir kudret olarak yaanacaktr.
Eer snr kudret mefhumundan yola klarak kavranyorsa,
yani belli bir snra meyletmek hatta en ilkel kklkler terim
leriyle ifade ediliyor olsa bile, kenarlar oaltlan okgen eri
izgi ad verilen bir snra doru meyledecektir. Snr, asal
izginin kenarlar oaltlarak sonsuza ynlendii andr... imdi
sonsuzu imleyen ey bir snra doru meyleditir. Kenarlarn
sonsuzca oaltt lde okgen embere meyleder. Bu snr
mefhumunda hangi deiiklii getirmektedir?
Snr, iyi bilinen bir mefhumdu. Ama bir snra meyletmekten
bahsedilmezdi. Snr anahtar bir kavramdr felsefede. Demek ki
bir kavram dnme tarznda gerek bir bakalam ortaya
kmtr. Snr eskiden neydi? Yunanca peras't. En basitinden
snr konturdu, huduttu. Snr terimiydi. Geometricilerin mefhu
muydu. Snr bir huduttur; bir hacim yzeylerle snrlanmtr.
Mesela bir kp alt kareyle snrlanr. Bir doru paras iki nok
tayla snrlanmtr. Platon'un Timaios diyalounda gelitirdii
bir snr teorisi vardr: ekiller ve hudutlar. Ve neden byle bir
kavray, snrn hudut olarak kavran belli bir idealizm bii
minin temelinde yatyor denebilir? Snr biimin hudududur, bi
im ister salt dnlm bir ey olsun ister duyulur bir ey
olsun biimin hududuna her durumda snr denecektir - ve bu
idealizmle uyum iindedir nk snr biimin hudududur, so
nuta snrlarn arasnda ne bulunmu olduu acaba ne ie ya
rayacaktr? Hudutlarn iini ister kumla dolduraym ister d
nlm bir maddeyle; dnlebilir bir maddeyle, snrlarn
182
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
iinde olan ey her zaman bir kp veya bir daire olacaktr. Baka
bir deyile z, hudutlarna tanm biimin ta kendisidir. Dai
renin saf bir hududu olduu iin saf bir daireden bahsedebilirim.
Neyin sz konusu olduunu sylemeksizin, saf bir kpten bah
sedebilirim. Bunlaraysa daire fikri, kp fikri derim. te bu yz
den Platon felsefesinde bu "peras" - hudut mefhumunun byk
bir nemi vardr: Fikir, idea, dnlebilir bir hududa kavutu
rulmu bir biimdir.
Baka terimlerle sylersek snr-hudut fikrinde Yunan felse
fesi kendi soyutlamasnn temelli bir dorulanmasn bulmakta
dr. Baka felsefelerden daha soyut olduu iin deil, orada so
yutlanmann dorulanmasn bulduu iin, yani fikirlerin soyut
lanmasn bulduundan.
O andan itibaren birey, hudutlar bakmndan tanmlanm
biim olacaktr. Eer byle bir kavramn somut olarak neye uy
gulanabileceini aratrrsan, mesela resim konusunda hududu
na aktarlm biimin dokunua-grntye dayal bir dnya ol
duunu sylerdim. Optik-grsel biim gzle ya da deil doku
nulabilir bir hududa balanr. O zaman bu saf ruhun parma da
olabilir belki, hududun zorunlu olarak dokunua gnderen bir
zellii vardr, ve saf bir fikir olarak daireden veya kpten bah
sedilebiliyorsa hudutlaryla tanmland ve dnlebilir biim
hududuna balanabildii lde istedii kadar dolayl olsun bir
dokunma belirlenimine bavuruluyor demektir. Yunan lemini
bir k dnyas olarak tanmlamak tmyle yanltr, bu optik
bir dnyadr ama asla saf optik bir dnya deil. Yunanllarn
optik dnyas fikirden, idea'dan bahsetmek iin kullandklar
kelime tarafndan yeterince belli edilmektedir: Eidos. Eidos
grsellie, grlebilire iaret eden bir terimdir: Ruhun bak.
Ama ruhun bu bak saf optik deildir, optik-dokunsaldr. Ne
den? nk grlebilir biim dolayl yoldan olsa bile dokunula
bilir hududa balanmtr.
183
GILLES DELEUZE
Platoncu idealizme kar belli bir teknolojik duyarllkla bi
rilerinin kar ktn duymak artc deildir - bu Aris
to'dur. Ama Aristo'yu ele alrsanz Yunan optik dnyasnn do
kunmaya bavurmas ok basit bir kuramda iyice belirginlik ka
zanacaktr. Burada tzn, ya da duyulabilir tzlerin, biim ile
maddenin bir bileimi olduu, ve esas nemli olann biim ol
duudur. Biim ise hududuna balanmtr, ve Aristo'nun s
rekli olarak ard rnek heykeltratr. Heykelin bu optik
dnyada byk bir nemi vardr; bu optik bir dnyadr ama
heykelde biim dokunulabilir bir hudut tarafndan belirlenmek
tedir. Her ey sanki grlebilir biimin dokunu dnda d
nlemeyecei gibi olup bitmektedir. Bu Yunanllarn kurduu
dengeydi. Bu Yunanllarn dokunsal-optik dengesiydi.
Eidos ruhla yakalanr. Saf fikir olarak Eidos kukusuz ancak
saf ruh tarafndan yakalanabilir. Tpk saf ruh gibi bizzat Pla
ton'un sylediine gre ancak analoji yoluyla ondan bahsedebi
liriz - nk ruhumuzu ancak bir bedene bal olduu lde
deneyleyebiliyoruz ; demek ki analojinin, benzetmenin bak
asndan her zaman unu diyebilirim: Tamam, saf fikri yakala
yacak ey saf ruhtur. Burada cismani hibir ey yoktur. Bu saf
halde zihinsel veya ruhsal bir kavraytr, ama fikri yakalayan bu
saf ruh bir gz gibi mi ilemektedir, yoksa bir dokunma gibi mi
ilemektedir? Saf ruhsal olan bir dokunma saf ruhsal olan bir
gz. Bu gz nc gzdr. Bu ii anlatmann bir yolu olabilir,
ama yine de bir analojiye ihtiyalar vardr. Platon analojik d
ncelere ihtiya duymaktadr. O zaman dikkat ekmek istedi
im ey u anlama gelir: Saf ruh ne dokunmaya ne de gze sa
hiptir, hep fikirlerle iliki iindedir. Ama bu, filozofun fikrin ruh
tarafndan kavranndan bahsetmek iin gzn bir benzeri, do
kunmann bir benzeri olan ruhsal eyin ne olduunu sormas
gerektiini engellemez. Fikrin kavrannda gze benzeyen ve
dokunmaya benzeyen bir ey. Bu iki benzeyen ey gerekten
184
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
vardr, nk fikir srekli olarak... bu, snr-hududun ilk kavra
ndr. Ne var ki birka yzyl sonra ne olmutur da snra dair
tmyle farkl bir kavray edinilmitir ve buradan bize bir sr
yeni iaret akp gelmektedir?
Birinci rnek Stoaclardr. Platon'a ok sert kar karlar.
Stoaclar Yunanl deildirler. Yunan corafyasnn evresinde
dirler. Ve bu Yunan dnyas byk deiiklikler geirmitir.
Byk skender'den sonra Yunan dnyasyla ne yaplaca
problemi vardr. te bylece stoaclar Platon'a saldrrlar - yeni
bir Doulu akmdr bu. Stoaclar bize derler ki Platon ve
idea'lar, bize lazm olan bunlar deil, bu kabul edilemez bir
kavraytr. Herhangi bir eyin hududu eyin varolmay brak
t yer demektir. Bir karenin hududu karenin sona erdii yer
deildir asla. Gryorsunuz ki bu bir kar k olarak ok
gldr. Biraz nce ok zet ekilde aktardm Platonculuu
dorudan doruya ele almaktadrlar - Bu Platonculukta dn
lebilir biim, ruhun dokunuuna gre biimlenmi biimdir,
yani hududuna aktarlm ekildir. Aristo gibi heykelci rnei
nin tmyle suni olduunu syleyeceklerdir. Doa hibir zaman
dkm yaparak ilemez. Bu rneklerin uygunsuz olduunu sy
leyip dururlar. Hangi durumlarda acaba doa dkm yaparak
ilemektedir. Bunlar saymak gerekir, kesinlikle sylemek ge
rekir ki doann dkmlerle, kalplarla ilemesi ancak ok y
zeysel olgulardr. Bunlara yzeysel olgular denir, nk hep
yalnzca yzeyleri etkilerler - ama doa derinliine bakldnda
kalplar yaparak ilemez. Bana benzeyen bir ocuum olmasnn
mutluluuna eritim. Bu bir kalp gnderdiim anlamna gel
mez. Biyologlarn on sekizinci yzyla dek bu kalp fikrine ya
pp kalm olduklarn hatrlayn. Spermatozoann canl var
ln bir kalb olduu fikrinde ok srarcydlar, bu hi de akla
yatkn deildi. Buffon'nun bu konuda byk fikirleri vard. Di
yordu ki yaayan varln nasl retildiinden herhangi bir ey
185
GILLES de; EUZE
anlamak istiyorsak bir i kalbn bulunduu fikrine kadar yk
selmemiz gerekir. Buffon'un bu "i kalp" kavram konumuzu
anlamak iin bize hizmet edebilir. Ne demektir bu? Bu terim ra
hatsz edicidir nk pekl ktlesel bir yzeyden de bahsedile
bilirdi. Buffon bize i kalbn elikili bir kavram olduunu
sylemektedir. elikili bir kavramla dnmeye mecbur oldu
umuz vakalar vardr. Bir kalp tanm icab dsal olmaldr.
te kalp olmaz. Bu yaayan varlk konusunda kalp temasnn
yrmediini sylemek gibidir. Yine de yaayan varln ger
ekten bir snr da vardr. Stoaclar ok gl olduklar bir
noktaya varmlardr - hayat kalplar kararak ilemez. Aristo
suni rnekler kullanmaktadr. Platon'a gelince ona kar ok da
ha fkelidirler: Karenin ideas. Sanki karenin tahtadan, mermer
den veya istediiniz bir baka eyden yaplm olmas hi nem
tamyormu gibi. Oysa bu ok nemlidir. Stoaclara gre eer
bir ekli hudutlaryla tanmlarsanz, o andan itibaren her ey
ieriye aktarlm olacaktr ve btn nemini kaybedecektir.
Stoaclar diyorlar ki ite bu yzden Platon saf ideay, saf fikri
soyutlayabilmitir. Byle bir kt trn reddetmektedirler
ve bu noktada Stoaclarn syledii ey artk basit olmay b
rakmtr: Snrn yepyeni, bambaka bir imgesini oluturma
yolundadrlar. Optik-dokunsal eklin karsna koyduklar ken
di rnekleri nedir? Karya yaamsallk sorunlarn koymakta
drlar. Eylem nerede sona erer? Hudutta. Ama bunun ilgi ekici
hibir yan yoktur. Soru bir biimin nerede bittii deildir asla,
nk bu daha imdiden soyut ve suni bir sorudur. Gerek soru
udur: Bir eylem, bir faaliyet nerede sona erer?
Her eyin bir hududu vardr. Byk bir dhi olan Bateson
"Her eyin bir hududu var mdr?" balkl ksa bir metin yaz
mt. "znenin dnda" gibisinden bir ifadeyi ele alalm. Bu
znenin bir hududu olduu anlamna m gelir? Belki. Yoksa bu
snrlarn tesinde anlamna m gelmektedir? lk bakta
186
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
meknsal gibiymi gibi grnyor. Ama bunlar ayn meknlar
mdrlar? Snrlarn dyla hududun d ayn mekna m ait
ler? Bugnk konumamn veya dersimin bir hududu var mdr?
Cevabm evettir. Buna dokunulabilir.
Stoaclara dnelim. En sevdikleri rnek udur: Bir tohumun
faaliyeti nereye kadar varr? Bir duvara szm tek bir turnusol
tanecii duvar ykmaya muktedirdir. Bu kadar kk hudutlara
sahip bir ey. Turnusol tanecii nereye kadar gider - bu yzeyi
nin ne kadar olduu anlamnda mdr? Hayr, yzey taneciin
sonland yerdir. Stoaclar dil teorilerinde bunun tohumun ol
mad eyi kesin olarak dile getirdiini syleyeceklerdir. Yani
bu, tohumun artk olmad yerdir, ama tohum hakknda bize
hibir ey sylemez. Diyeceklerdir ki idealar teorisiyle Platon,
eylerin ne olmadna dair bize ok iyi eyler sylemesine
ramen, eylerin ne olduu konusunda bize hibir ey syle
memektedir.
Stoaclar, muzafferane ilan ederler: "eyler cisimlerdir". Ci
simler, fikirler deil. eyler cisimdirler, yani eylemdirler. Bir
eyin snr onun eyleminin snrdr, eklinin hudutlar deil.
Daha da basit bir rnek: Sk ormanda yryorsunuz, korkuyor
sunuz. Sonra varyorsunuz ve yava yava orman seyrekleiyor,
aydnlanyor, memnunsunuz. Ve belli bir yere geliyorsunuz,
kendi kendinize "hah ite akla ktk" diyorsunuz. Ormann
akl bir snrdr. Bu, ormann hudutlaryla tanmland an
lamna m gelir? Bu neyin snrdr? Ormann biiminin bir s
nr m? Bu, ormann faaliyetinin bir snrdr, yani o kadar
kudreti olan orman, kudretinin snrlarna erimitir, artk top
rakta daha ileriye doru kk salamaz, seyrelip alr.
Bunun bir hudut olmadn gsteren ey zellikle artk or
mann bitmi olduu kesin an tayin edememenizden bile belli
dir. Bir eilim vard, ve bu kez snr bir snra doru olan ei
limden ayrt edilemez. Hudut olarak snrn karsnda bu, di
187
GILLES DELEUZE
namik, hareket halinde bir snrdr. eyin kudretinin veya eyle
minin snr dnda hibir snr yoktur. Demek ki bir ey biim
deil kudrettir. Orman bir ekil tarafndan tanmlanmaz, bir
kudret tarafndan tanmlanr: Artk yapamad ana kadar aa
lar oaltma kudreti tarafndan. Ormana sorabileceim tek soru,
"gcn ne kadar?" sorusudur. Yani nereye kadar ilerleyeceksin?
Bylece stoaclar her eyin cisim olduunu kefederler. Her
ey cisimdir dediklerinde her eyin hissedilebilir, duyulabilir
olduunu sylemek istemezler, nk o zaman Platoncu bak
asndan kurtulmu olmazlard. Duyulabilir, hissedilebilir eyi
biim ve hudut araclyla tanmlam olsalard bunun hi ilgi
ekici yan olmazd.
Her eyin cisim olduunu sylediklerinde mesela bir daire
uzamda tahtadansa farkl mermerdense farkl bir tarzda yer tut
maktadr. Dahas, her ey cisimdir, krmz bir daireyle mavi bir
dairenin uzamda ayn ekilde yer tutmadklar anlamna gele
cektir. O zaman mesele bir eilimdir. Her eyin cisimler oldu
unu sylediklerinde demek istedikleri her eyin "tonos" ile,
eyi tanmlayan kaslm aba tarafndan tanmlanacadr.
eyin iinde bulunan bir tr kaslma, eydeki embriyo halindeki
g - eer bunu bulamazsanz eyi bilmiyorsunuz demektir. Bu
Spinoza'nn "bir beden neye muktedirdir?" ifadesiyle yine ele
alaca durumdur.
Baka bir rnek: Stoaclarn ardndan Hristiyanln ilk d
nemlerinde ok olaanst bir felsefe tipi geliir: Yeni Platoncu
okul. Bu yeni neki olduka salam temellenmitir. Yeni Pla
toncularn Platonculuu tmyle yerinden oynatmalar Platon'un
son derecede nemli metinlerine dayanarak gerekletirilmitir.
yle ki belli bir anlamda btn bunlarn daha Platon'da hazr
bulunduu sylenebilir. Yalnz baka bir kavramlar toplam
iindeydi.
188
SPNOZA ZERNE ON BR DERS
Plotinus'dan elimize Aennead'lar kald. Beinci kitaptaki
drdnc Aennead' okuyun: Orada k zerine olaanst bir
metin bulacaksnz - burada Plotinus n ne k yayan cisim
bakmndan ne de k alan cisim bakmndan anlalamayaca
n gstermeye almaktadr. Problemi udur: Ik Plotinus'a
gre gerek anlamda ideal eyler denebilecek o tuhaf eyler
arasndadr. Nerede balayp nerede bittii artk sylenemez.
Bir k nerede balar? Nerede biter?
Neden ayn ey yz yl nce sylenemiyordu? Neden
Byk skender sonrasnda dnyada bunlar ortaya kmt?
Plotinus'un metni saf optik bir lem iin yazlm bir manifes
todur. In dokunulabilir bir snr yoktur, ama yine de bir s
nr vardr. Ama bu urada balayp urada bittiini syleye
meyeceim bir snrdr. Bunu syleyemem. Baka bir deyile
k, kudretinin gittii yere kadar gider.
Plotinus stoaclara dmandr, kendini Platoncu addeder.
Ama Platonculukta yapmak zere olduu bir tr devrimi sez
mektedir. Felsefede saf bir optik dnyann balamas Ploti
nus'ladr. deallikler artk yalnzca optik olacaklardr. Hibir
dokunmaya hitap etmeden kl olacaklardr. O andan itibaren
snr tmyle baka bir doaya sahiptir. Ik glgeliklikleri ka
rtrr durur. Acaba glge n bir paras mdr? Evet,
n bir parasdr ve mekn, uzay gelitirecek olan glge ile
n derecelenmeleridir. Filozoflar bylece mekndan, uzay
dan daha derin bir eyi, uzaysallamay kefetmekteydiler.
Platon bunu bilmiyordu. Platonun k zerine metinlerini
okursanz - Devlet, Altnc Kitabn sonu - ve bununla Claudi
nus'un metinlerini karlatrrsanz, birincisiyle kincisi ara
snda birka yz yln geesi gerektiini kolayca hissedersiniz.
Btn bu nanslar gerekmitir. Bu ayn dnya deildir. Nedenini
henz bilmeden kesin olarak anlarsnz ki Plotinus Platon'un
metinlerinden kendisi iin bir saf k temas ekip almaktadr.
189
GILLES DELEUZE
Bu Platon'da olamazd. Bir kez daha tekrarlyorum, Platon'un
dnyas optik bir dnya deildi, dokunmaya, optie dayal bir
dnyayd. Saf bir n kefi, bir lemi oluturmak iin
n yeterliliinin kefi, meknn ardnda, uzayn ardnda,
uzaysallamann kefini gerektiriyordu. Bu Platoncu bir fikir
deildir - Timaios'da bile yoktur. Bir yaylmann rn olarak
kavranan mekn, yani meknn yaylmadan nce deil sonra
gelmesi. Mekn bir yaylmann rndr, bu klasik ada bir
Yunanl iin tmyle anlalmaz gelecek bir fikirdir. Bu Dou
dan gelen bir fikirdir. In uzaysallatrmas demek onun
meknda yer almas demek deil, onun mekn oluturmas de
mektir. Bu bir Yunan dncesi deildir.
Yine birka yzyl sonra ok byk bir nem tayan bir sa
nat biimi doacaktr. Bizans sanat. Hangi bakmdan Bizans
sanatnn bir taraftan klasik Yunan sanatna bal kalrken baka
bir bak asndan klasik Yunan sanatndan tmyle kopmu
olduunu aratrmak sanat tarihileri iin bir sorundur. Bu ba
kmdan en byk sanat eletirmeni olan Riegl' ele alrsak bize
ok kesin bir ey sylemektedir: Yunan sanatnda n plann bir
ncelii vardr. Yunan sanatyla Msr sanat arasndaki fark
Yunan sanatnn bir n plan ile arka plan arasnda bir ayrm
yapmas, oysaki Msr sanatnda, kabaca sylersek ikisinin tek
bir plana tanm olmasdr - kabartma. ok ksaca zetliyo
rum: Yunan sanat, Yunan tapnadr, kpn devreye giriidir.
Msrllarnkiyse piramitlerdir, dz yzeyler. Nerede durursanz
durun dz bir yzey zerindesiniz. Bu eytanca bir eydir nk
hacmi saklamann bir yoludur. Msrllar hacmi l odas olan
kk bir kpn iine yerletirirler ve kp saklamak iin dz
yzeyler ekenar genler yerletirirler. Msrllar kpten utan
maktadrlar. Kp, dmandr, karanlktr, belirsizdir, dokunula
bilir olandr. Yunanllar kp icat ederler. Kbik tapnaklar ya
parlar - yani n plan ile arka plan birbirinden ayrrlar. Ama,
190
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
demektedir Riegl, n plann bir ncelii vardr ve bu ncelik bi
ime baldr nk hududu oluturacak olan ey biimdir. te
bu yzden Yunan dnyasn dokunsal-optik bir lem olarak ta
nmlayacaktr. BizanslIlara gelince, durum ok ilgintir. Yuva
lara mozaikler yerletirirler, onlar geri plana ekerler. Bizans
sanatnda derinlik yoktur - ve bunun ok basit bir nedeni vardr,
nk derinlik resim ile benim aramdadr. BizanslIlarn btn
derinlii resme bakan kii ile mozaik arasndadr. Eer bu me
safeyi ortadan kaldrrsanz o zaman bir tabloya btn alg ko
ullarnn dnda bakmaya alyorsunuz demektir - bu tabii
katlanlr bir ey deildir. Bizansllar muazzam bir dnm
gerekletirmilerdir. Artk arka plan ayrcalkldr, ve btn
ekil arka plandan kp gelecektir. Btn resim arka plandan
ykselip gelmektedir. Ama o andan itibaren sanki bir tesadf
m gibi, eklin veya imajn forml biim-hudut olmaktan
kacaktr. Biim-hudut Yunan heykelciliidir. Ama yine de bir
snr vardr, hatta hudutlar da vardr. Ama nemli olan bu deil
dir, eserin . nemi hududun yakalad Yunan heykelcili
inden farkl olarak bambaka bir noktadadr. Bizans mozai
inde nemli olan k-renktir, yani snrlar tanmlayan, ia
retleyen ey, ekil-hudut deil, k-renk iftidir - baka bir
deyile ekil yakalad ya da yayd k nereye kadar giderse
olutuu renk nereye kadar giderse onu takip eder. Seyreden kii
zerindeki etkisi mthitir, szgelimi siyah bir gz bu siyah ne
reye kadar rsa o kadar gitmektedir. Yzleri gzler tarafndan
yutulan o ekillerin ifade gc de buradan gelmektedir.
Baka terimlerle sylersek artk eklin bir hududu yoktur,
k-rengin uzamda yaylmas vardr. ekil k ve renkle ile
yebildii yere kadar gidecektir. Bu Yunan dnyasnn alt edil
mesidir. Yunanllar k ve rengin byle zgrletirilmesine
kalkmamlard veya bunu istememilerdi. Mekna oranla
renkle n zgrlemesi Bizans sanatyla balar nk onla
191
GILLES DELEUZE
rn kefettii ey k ile rengin mekn yaratabileceidir. De
mek ki sanat bir mekn sanat olmamaldr, meknn uzamsal
latrld bir sanat olmaldr. Bizans sanat ile onlardan biraz
nce gelen Plotinus'un k zerine metinleri ile apak bir ba
vardr. Orada olumlanan ey ayn snr kavraydr. Bir hu
dut-snr vardr, bir de eilim-snr. Bir mekn snr vardr, bir
de meknlama snr.
ONUNCU DERS
DELEUZE - SPNOZA
17.01.1981
Son Ders
Ebediyet
zet
Bilgi Tr
Ebediyet, Deney
lmszlk ve Ebediyet
Ontolojiyle Etik Arasndaki Ba
Bugn bu konudaki son dersimiz olmasn isterdim. u kap
y kapatr msnz? Mademki pencereleri kapatmak istemiyor
sunuz. (kahkahalar) Hibir ey iitilmiyor. Bu, eer sorularnz
yoksa Spinoza stne son dersimiz olacak. Ne olursa olsun bu
gn merak ettiiniz eyler gerekten varsa onlar sylemeniz
gerekir, mmkn olduunca mdahale etmeniz gerekir.
193
GILLES DELEUZE
Bugn iki ey yapmak istiyorum. Meseleyi Spinozac birey
lik kavrayyla tamamlamak istemiyorum nk bana yle ge
liyor ki bu kavram zerinde yeteri kadar durduk. Ama buradan
Spinoza'nn ok nl bir formln, bir noktasn tretmek ve
tartmak istiyorum: Biz deney yapyoruz... deney yapyoruz.
Hissediyoruz ve deney yapyoruz. Dnyoruz demiyor. Bun
lar ok ykl iki kelimedir: Ebedi olduunuzu hissetmek ve de
neyimlemek. Nedir bu nl Spinozac ebediyet? yi. Ve sonra
btn tartmalarmzn rtk temas olan eyden baz sonular
karmak zorunludur, yani: Ontoloji ile etik arasndaki ba nedir
- bu ba felsefeyi kendi bana ilgilendirdii lde, ve bir ban
esas olarak yalnz Spinoza tarafndan temellendirilmi ve ge
litirilmi olduunu dndmzde; o zaman sanki birisi ge
lip size unu diyor gibidir: Bir ontolojiye tekabl eden bir tr etik
yapma projem var, o zaman onun szn kesip diyebilirsiniz ki
ok iyi, bu yoldan yepyeni eyler sylenebilir, ama bu zorunlu
olarak Spinozac bir yoldur, bu yolda Spinoza'nn imzas var
dr.
Hatrlyorsunuz ki bu hatrlatmay sz konusu noktalar ze
rine geri dnmek iin yapmyorum, onlar anlalm varsay
mak iin yapyorum, bireyliin boyutunu hatrlyorsunuz.
Birinci boyut: Yaylabilir sonsuz ksmlardan oluuyorum, da
has daha kesin olarak hatrlarsanz yaylabilir veya her biri te
kinin dnda olan ksmlarn sonsuz sayda toplamlarndan
oluuyorum. Sonsuza kadar bilemi bir haldeyim.
kinci boyut: Bu, birbirlerinin dnda olan yaylabilir para
larn sonsuz toplamlar bana aittirler, ama karakteristik ilikiler
altnda aittirler. Yani geen defa hangi doada olduklarn sy
lemeye altm hareket ve dinginlik oranlar.
nc boyut: Bu karakteristik ilikiler veya oranlar benim
zm, bana ait olan z, yani tekil bir z oluturan bir kudret
derecesini ifade etmek dnda baka bir ey yapmazlar.
194
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
yleyse boyut bana ait olan birbirinin dndaki yaylabi
lir paralar, bu paralarn bana ait olduu ilikiler, ve bu iliki
lerde ifade edilen derece olarak, gradus veya modus olarak tekil
z. Ama Spinoza bunu hi sylemez, nk sylemeye gerek
yoktur, ama biz okuyucular, burada ok ilgin bir uyumun var
ln gzlemek zorunda kalrz - ne ile neyin uyumu. Bireyliin
bu boyutu ile Spinoza'nn baka bir vesilede bilgi tr de
dii ey arasnda. Bu bilgi trn hatrlyorsunuz, gerekten
de bireyliin boyutu ile bilgi tr arasndaki kesin paralel
lii hemen greceksiniz. Ama bu ikisi arasnda bir paralellik
oluu bizi imdiden baz sonulara vardrmaldr. Gryorsu
nuz, bu aklanmas gerekmeyen bir ey, anlyor musunuz? Bu
nun zerinde srar ediyorum nk sizin de btn filozoflar
okuyabilmek iin buradan baz kurallar elde edebilmenizi ister
dim. Spinoza dikkat edin demeyecektir. Aklamak ona dmez.
Bir kez daha ok srar ediyorum: ki ey bir defada yaplamaz.
Hem bir ey syleyip hem de dediinizi aklamak olmaz. ey
lerin ok zor olmasnn nedeni budur. yi. Spinoza'nn neler
sylediini aklayacak olan Spinoza deildir; Spinoza yapabi
lecei en iyi eyi yapmtr: Syleyecei bir ey vardr. Demek
ki Spinoza'nn ne sylediini aklamak kt bir ey deildir
ama bizi ok uzaa da gtrecek deildir sonuta. Bizi ok uzaa
gtremez. te bu yzden felsefe tarihinin olaanst alakg
nll olmas gerekir. Spinoza bize, dikkat edin benim bilgi
trm ve bireyin boyutunu birbirlerine tekabl ediyor ol
duklarna dikkat edin demeyecektir. Bunu sylemek ona d
mez. Ama alakgnll abamzda bunu sylemek bize de
cektir. Ve gerekten de hangi anlamda birbirlerine tekabl et
mektedirler?
Birinci bilgi trnn upuygun olmayan fikirlerin toplam ol
duunu hatrlyorsunuz. Yani upuygun olmayan fikirlerden
kagelen pasif duygulanlar, etkilenmeler ve tutku duygular. Bu
195
GILLES DELEUZE
gstergelerin upuygun olmayan belirsiz kark fikirlerin ve bu
etkilenmelerden gelen tutkularla duygularn toplamdr. Btn
bunlar geen derslerden hatrlyorsunuz. Ama hangi artlar al
tnda varolua geldiimiz andan itibaren yalnzca upuygun ol
mayan fikirlere ve tutkulara mahkm olmakla kalmayp yalnzca
bu upuygun olmayan fikirlere pasif duygulara veya tutkulara sa
hip olmaya mahkm olmamz nereden geliyor? Bu hznl ha
limiz nereden geliyor?
Her eyin apak olduunu anlayn, burada ok fazla ayrn
tya girmek istemiyorum, yalnzca hissetmenizi isterdim: Bu her
eyden nce uzamda yaylabilir paralarmz olmasndan geli
yor. Uzamda yaylabilir paralarmz olduu lde upuygun
olmayan fikirlere mahkmuz. Neden? nk: Sonuta uzamda
yaylabilir olan paralarn dzeni nasld? Bir kez daha birbirle
rinin dndadrlar, sonsuzdurlar: Nihai paralar olan en basit
cisimcikler, hatrlyorsunuz bu en basit cisimciklerin hibir i
sellikleri yoktur, her zaman dardan belirlenmitirler. Bu ne
demektir? Darbelerle, oklarla. Baka bir paradan gelen ok
larla, darbelerle. Peki hangi biimler altnda darbelerle karla
rlar? En basit biim altnda. Yani, srekli olarak ilikilerini
deitirmeyi asla brakmazlar, nk paralarn bana ait olma
lar veya olmamalar her zaman belli bir iliki altndadr. Bede
nimin paralar bedenimi terk ederler, baka bir iliki altna gi
rerler, mesela arseniin ilikisi, baka bir eyin ilikisi, beni
soktuunda sivrisinein ilikisi... Ben ise ilikilerimin altna
paralar kabul etmeyi hi brakmam, mesela yediimde mlk
edindiim uzamda yaylabilir paralar vardr. Ne demektir bu,
paralar mlk edinmek? Paralar mlk edinmek u demektir:
Yeni bir iliki almak zere daha nce iini doldurduklar iliki
lerini terk etmelerini salamak, bylece onlar bana ait olan yeni
bir iliki iine sokmak: Bylece yediim etle kendime et yapa
rm. Ne byk bir dehet! Ama sonuta yaamak gerekir (g
196
SPNOZA ZERNE ON BR DERS
ller). Bu iler srekli olarak byledir: oklar, darbeler. Par
alarn mlk edinileri, ilikilerin dnmleri, sonsuz bile
imler, vesaire, bu birbirlerinin dndaki paralar dzeni iinde
paralar birbirlerine tepki vermeyi bir an olsun brakmazlar.
Ayn zamanda iinde bulunduklar sonsuz toplamlardan dei
meyi bir an olsun brakmazlar - bu tam anlamyla uygun olmayan
fikrin, kark alglarn, ve pasif duygularla onlardan kagelen
tutku duygularnn dzenidir. Baka terimlerle sylersek, bir
birlerinin dnda uzamda yaylabilir paralarn sonsuz toplam
larnn bir sonsuzluundan olumu, bilemi olduu iin d
nesnelerin kendi rettii alglara maruz kalmay bir an olsun b
rakmam, ve kendime dair alglarm d nesnelerle, eylerle
ilikilerim iinde kendime dair alglarm benimle iliki iindeki
d eylere dair alglarm, bunlarn hepsi birden gstergeler
lemini, iaretler lemini oluturur. Ha, bu iyiymi veya bu k
tym dediimde bu iyi ve kt gstergeleri nedir? Bu upuygun
olmayan gstergeler basite u anlama gelirler: Ha evet, dar
da kendi ilikileri, benim paralarmla uyum gsteren nesnelerle
karlamm, kt: likileri benim paralarma uymayan d
eylerle karlamm. Btn bu birbirine dsal paralarn
sonsuz toplam alannda hakknda upuygun olmayan alglara
sahip olduum sonsuz sayda para vardr. Btn buna kesin
olarak birinci ilgi tr tekabl etmektedir. Sonsuz sayda dsal
paradan olumu olduumdan upuygun olmayan alglarm
vardr. yle ki btn birinci trden bilgi bireyliin bu birinci
boyutuna tekabl etmektedir.
Oysa kesin olarak grmtk ki bilgi trleri problemleri temel
bir Spinozac soruyla ok iyi bir biimde ortaya atlmt: Bu ba
kmdan, hep birinci tr bilgiye, upuygun olmayan bilgiye
mahkm olduumuz sanlr - o andan itibaren peki bu belirsiz,
karmak lemi, bu upuygun olmayan dnyay, bu birinci trden
bilginin dnyasn nasl aacamz, byle bir ansa nasl sahip
197
GILLES DELEUZE
olabileceimiz gibi bir konuyu aklamak sorunu ortaya kacak
tr. Spinoza'nn cevab udur: Evet, ikinci bir bilgi tr vardr.
Ama bu ikinci bilgi trn nasl tanmlyor? Ethica'da bu ok
arpc bir noktadr, ikinci trden bilgi ilikilerin bilgisidir,
ilikilerin birlemelerinin ve zlmelerinin bilgisidir. Bu,
ikinci tr bilginin bireyliin ikinci boyutuna tekabl ettiini
sylemeye gelir. nk gerekten de dsal paralar yalnzca
birbirleri karsnda dsal olmakla kalmazlar, kkten bir bi
imde mutlak olarak dsaldrlar. O zaman bu dsal paralarn
bana ait olduklar ne anlama geliyor?
Defalarca grdk: Bu Spinoza'da yalnzca u anlama gelir -
bu paralar her zaman dardan beni karakterize eden u ya da
bu iliki altna girmeye zorlanm, belirlenmilerdir. Ve bir kez
daha tekrarlayalm, ne demektir lmek? lmek tek bir anlama
gelir: Bana u ya da bu iliki altnda ait olan paralar dardan
beni karakterize etmeyen, baka bir eyi karakterize eden, baka
bir ilikiye girmeye zorlanm, belirlenmilerdir.
Demek ki birinci trden bilgi karlama etkilerinin bilgisi
veya birbirlerine dsal olan paralar arasndaki eylem ve etki
leim etkilerinin bilgisidir. Evet bundan daha iyi tanmlanamaz
d. ok ak. oklarla darbelerle oluan, veya birbirlerine dsal
paralar arasndaki karlamalarla oluan etkiler btn birinci
tr bilgiyi tanmlamaktadrlar. Gerekten de doal algm beni
oluturan dsal paralarla baka cisimleri oluturan dsal
paralar arasndaki arpma ve darbelerin bir sonucudur. Ama
ikinci trden bilgi tmyle farkl bir bilgi lemidir. Bu, beni
oluturan ilikilerin ve baka eyleri oluturan ilikilerin bil
gisidir. Gryorsunuz: Bunlar artk paralarn arasndaki kar
lamalarn sonularnn bilgisi deildir, ilikilerin bilgisidir,
yani benim karakteristik ilikilerimin bakalaryla hangi tarzda
birletiinin, ve karakteristik ilikilerimin baka ilikilerle a
ttklarnn bilgisidir. te burada upuygun bir bilgi sz konu
198
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
sudur, ve byle bir bilgi yalnzca upuygun olabilir. Bu bir tr
derleyip toparlanma ile yetinen bir bilgidir, niin, nk bu ne
denleri kavramaya ykselen bir bilgidir. Gerekten, herhangi bir
iliki bir nedendir. Herhangi bir iliki sonsuz sayda uzamda
yaylabilir parann u cisme deil de baka bir cisme ait olma
snn nedenidir.
O andan itibaren ikinci trden bilgi - bunun zerinde srar
ediyorum nk bu daha nce sylemeye altm gibi asla
soyut bir bilgi deildir. Eer bunu soyut bir bilgi addederseniz
Spinoza tmden yklr. O zaman baz yorumlarn ne kadar ha
tal olduu apak belli olur - sk sk ha ite bunlar matematikten
baka bir ey deil denir. Ama hayr bu matematik falan deil
dir. Matematikle hibir ilgisi yoktur. Matematikler yalnzca bu
nun belli bir yndrler. Matematikler gerekten de ilikiler
kuram olarak tanmlanabilirler. O zaman tamam, matematik
ikinci trden bilginin bir blmdr, bir ilikiler ve oranlar ku
ramdr. Euclid'e bakn. yi, bu bir ilikiler ve oranlar kuramdr,
ve o noktada matematikler ikinci trn parasdrlar. Ama ikinci
trn bir matematiksel bilgi tipi olduunu dnmek byk bir
budalalktr. nk o andan itibaren btn Spinoza soyut bir hale
gelir. Hayatnz matematikle kuramazsnz, abartmamak gere
kir; oysa burada gerek anlamnda hayatn problemleri sz ko
nusudur. Burada bir rnek ele almak isterdim, nk bu bana
geometri ya da matematikten, hatta Euclid'in oranlar teorisinden
ok daha fazla Spinozac gibi grnyor. rnek olarak unu ele
almak isterdim: Evet, ikinci trden upuygun bilgi ne demektir,
bu yzme renimi dzeyinde besbellidir: "Hah yzmeyi bili
yorum artk". Hi kimse yzmeyi bilmenin varoluun bir fethi
anlamna geldiini reddedemez - bu temelden byledir, anlyor
sunuz: Bir unsuru fethetmekteyim ve bir unsuru fethetmek yle
kendiliinden deildir. Yzmeyi biliyorum, umay biliyorum.
Bu harika ama ne demek?
199
GILLES DELEUZE
Bu ok basit: Yzmeyi bilmemek bir dalgayla karlamann
insafna kalmak demektir. O zaman bir taraftan elinizde dalgay
oluturan su molekllerinin sonsuz toplam var; bu bir dalgay
oluturmaktadr ve o zaman ben unu diyorum: Bu bir dalgadr
nk "molekller" adn verdiim bu en basit cisimler - aslnda
bunlar en basit cisimler deildirler, su molekllerinin de tesine
gemektedir, su moleklleri daha imdiden bir cisme aittirler;
suyun bedenine okyanusun bedenine vesaire... Ya da bir selin
bedenine u ya da bu nehrin bedenine. Birinci trden bilgi nedir
burada? Gidiyorum, kendimi suya brakyorum, birinci trden
bilgideyim: Suya atlyorum, ve rpnp durmaya balyorum.
Ne demektir rpnmak? rpnmak, bu ok basit - kelime ok iyi
gsteriyor, grlyor ki bunlar dsal ilikilerdir: Dalga kh
vcudumu dvp durur, kh alp gtrr; bunlar darbelerin,
oklarn etkileridirler: Yani oluan ve zlen ilikilere dair
hibir ey bilmiyorum, yalnzca dsal paralarn etkilerine
maruz kalyorum. Bana ait olan paralar hrpalanyorlar, darbe
alyorlar, suya ait paralarn darbelerine maruz kalyorlar. O za
man kh glp duruyorum, kh alyorum, yaknyorum nk
dalga ya houma gidiyor ya da beni zor bir hale sokuyor, srekli
olarak tutku duygular iindeyim: Anne dalga beni dvyor! yi.
"Anne, dalga beni dvyor" bu birinci trden bilgide kaldnz
srece srekli olarak atacamz lktr - nk bu srekli
sylenecektir: Masa bana ktlk yapt; bu tam anlamyla, biri
bana ktlk yapt demekle ayn eydir; masa cansz bir varlk
olduu iin deil aslnda. Spinoza o kadar kurnazdr ki sonradan
denilebilecek her eye kar masann cansz olduunu sylemek
bile bir zm deildir: Masa bana ktlk yapt demek, Pierre
bana ktlk yapt demek kadar budalacadr: Ta bana ktlk
yapt, dalga bana ktlk yapt, bunlar hep ayn dzeydedir, bi
rinci trdendir. yi. Beni takip ediyor musunuz?
Aksine: Yzmeyi biliyorum, bu zorunlu olarak dalgann ha
reketine dair matematiksel veya fiziksel, bilimsel bir bilgiye sa
200
SPNOZA ZERNE ON BR DERS
hip olduum anlamna gelmez, bu bir ey yapmay bildiim a
rtc bir bilgiye sahip olduu, yani bir ritim duygusuna, bir ri
tim duygusu trne sahip olduum anlamna gelir. Ne demektir
bu, ritim u demektir: Karakteristik ilikilerimi dalgann iliki
leriyle dorudan doruya birletirmeyi biliyorum demektir. ler
artk dalga ile benim aramda olmay brakmtr yani dsal
paralar arasnda dalgann paralaryla benim bedenim arasnda
olmay brakmtr; ilikiler arasnda gemeye balamtr.
Dalgay oluturan ilikiler, benim bedenimi oluturan ilikiler
ve yzmeyi bildiimde sahip olduum beceri - bedenimi dalga
nn ilikisiyle dorudan birletirecek ilikilere sunma becerim.
Doru anda atlyorum, doru anda kyorum. Yaklamakta
olan dalgadan kayorum ya da aksine ondan, yararlanyorum
vesaire... Bu bir ilikileri birletirme sanatdr. Matematiksel
olmayan rnekler aryorum nk bir kez daha tekrarlayaym
matematikler bunun yalnzca bir yndrler. Matematiklerin
ikinci trden bilgilerin biimsel teorisi olduunu sylemek ge
rekir. kinci trden bilginin matematiksel olduunu deil. Ak
mek meselelerinde de byledir. Dalgalar ve aklar ayn eydir.
Birinci trden bir akta, iyi, srekli olarak dsal paralar ara
sndaki bu karlamalar rejimi ierisindesinizdir. Byk ak
denen eyde ise, Kamelyal Kadn, ne gzel deil mi? (kah
kahalar), o zaman bir ilikiler bileimi vardr. Hayr, rnein
ok kt nk Kamelyal Kadn birinci trden bilgidir, ama
ikinci trden bilgide ilikilerin birbirleriyle bir tr birlemesiyle
kar karyayz. Artk upuygun olmayan fikirlerin rejimi altn
da deilsiniz. Bir parann benimkiler zerindeki etkisinin dsal
bir bedenin benimkinin zerindeki etkisi alannda deilsiniz.
Burada ilikilerin birlemesinin daha derin lemindesiniz. Bir
bedenin karakteristik ilikilerinin baka bir bedenin karakteris
tik ilikileriyle birlemesindesiniz. Bedeninizi hissettiinizde
bir gn ve bylece ruhunuzu hissettiinizde ruhunuzun ve bede
201
GILLES DELEUZE
ninizin en dorudan tekinin bedeni ilikileriyle birleiyor ola
rak hissettiinizde ortaya kan u esneklik veya ritim duygusu.
Bunun garip bir umut olduunu iyi hissedebiliyorsunuz. te bu
ikinci trden bilgidir.
Neden nc trden bir bilgi de vardr? nc trden bir
bilgi de vardr nk Spinoza bize der ki ilikiler zler deildir
ler. nc trden bilgi ya da sezgisel bilgi ilikileri ve iliki
lerin birleme ve zlp dalmalarn aan bir bilgidir. Bu
zlerin bilgisidir, ilikilerden daha ileriye gider nk bu iliki
lerde ifade edilen ilikilerin baml olduu ze eriir. Gerek
ten de eer ilikiler bana aitseler, eer ilikiler beni karakterize
ediyorlarsa, bunun nedeni benim zm ifade etmeleridir. Peki
nedir benim zm? Bu bir kudret derecesidir. nc trden
bilgi bu kudret derecesinin kendine ve baka g derecelerine
dair sahip olduu bilgidir. O zaman bu tekil zlerin bir bilgisidir,
yi. kinci ve zorunlu olarak nc trden bilgiler eksiksiz bi
imde upuygundurlar. Bilgi trleri ile bireyliin boyutlar ara
snda bir tekabl ilikisi olduunu iyi gryorsunuz - sonuta bu
akma ne anlama gelir: Bilgi trlerinin bilgi trlerinden daha
fazla bir ey olduklar, varolu tarzlar olduklar anlamna gelir.
Bunlar yaama tarzlardr.
Ama neden bunlar yaama tarzlardrlar? ler burada zorla
yor nk sonuta her birey ayn anda her boyuttan da
olumaktadr. Burada son bir problemle kar karya kalaca
z. Siz, ben, herhangi biri, herhangi bir birey, ayn anda her
boyuta sahiptir, o zaman bu iin iinden nasl kacaz? Her
bireyin ayn anda gr boyuta sahip olmas, bu tamam. O za
man kesin olarak u problem ortaya kacaktr: Her bireyde her
boyut ayn anda vardr. Oysaki birinci trdeki bilginin dna
asla kmayacak bireyler vardr. Bu bireyler ikinci ya da nc
trden bilgiye ykselemeyecektir... (bandn sonu) ... Kendi tekil
zlerinin veya baka tekil zlerin bilgisine. Bunu nasl akla
202
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
mal? Burada hibir ey otomatik deil. Her bireyde boyut
var, ama dikkat, bununla bilgi trne sahip olmas ayn ey
deil, pekl birinci trden bilgi dzeyinde kalabilir. Bu son
noktay nasl aklayacaz? Soruyu baka bir bakmdan ele
alalm: Kartlklar ne zaman ortaya karlar? Mesela: Nefret
edilebilir, insanlarn birbirlerinden nefret ettikleri olur. Bir bi
v
reyden tekine bu nefret, var olan bir tarza ynelik bu tr bir
kartlk nedir? Nefreti nasl aklamal? ste Spinoza'dan bir
metin - Ethica'nn drdnc kitabnda balarda yer alan Aksiyon
- bu aksiyon bizi epeyce rahatsz eder, en azndan grnte bu
aksiyon rahatsz edicidir ve Spinoza ok fazla bir aklama ge
tirmez. Aksiyon udur: "Doada kendisinden daha gl baka
biri, kendisinden daha kudretli biri olmayan tek bir tekil varlk
(tek bir birey) yoktur" - buraya kadar tamam. En son kudret
yoktur, nk en son en yksek kudret tm doadr. Demek ki
doada bir son kudret yoktur. Bir ey verildiinde, o ey bir
kudret derecesiyle tanmlanr; ve her zaman daha stn bir kud
ret derecesi olacaktr: Ne kadar kudretli olursam olaym her za
man daha stn bir kudret derecesi olacaktr, ve gerekten de
sonsuz sayda kudret derecelerinin varolduunu grmtk.
Spinoza'da her zaman sonsuzluk eylem halinde olduundan, her
zaman edimsel olduundan kavrayabileceim kudret derecesin
den daha byk bir kudret derecesi her zaman hazr ve nazrdr.
Demek ki bu noktaya kadar bu aksiyon o kadar rahatsz edici
deildir. Ama Spinoza ekler: "Doada kendisinden daha kudretli
ve daha gl bir ey olmayan hibir tekil ey yoktur, ama her
hangi bir ey verili olduunda onu yok edebilecek daha kudretli
bir bakas her zaman vardr". te o zaman bu metin bizi ra
hatsz etmeye balayacaktr! Neden? nk ikinci cmle bek
lenmedik bir kesinlik getirmektedir. Birinci cmle bize unu di
yordu: Bir ey verildiinde, kudretiyle tanmlanr, ama bir kud
ret derecesi verildiinde, yani bir ey zyle verildiinde kudret
203
GILLES DELEUZE
derecesi bir eyin z olduunda her zaman daha kudretli bir
baka z bulunacaktr. Tamam buraya kadar anlalyor. Ama
ikinci cmlede unu ekliyor: Dikkat - daha kudretli olan bir ey
tarafndan verili olan bu ey her zaman yok edilebilir, mah
vedilebilir. te bu ileri sarpa sardrmaktadr. Neden? Birden
kendinize sorabilirsiniz: Hibir ey anlamyorum: Ne olup biti
yor? Spinoza sanki bize daha kudretli bir baka z tarafndan bir
zn yok edilebileceini sylemeye almaktadr. Ama o za
man nc trden bilgi olmayacaktr. Hatta ikinci trden bilgi
de olmayacaktr nk yok olma, ykm ne demektir? Elbette bir
zn bir bakas zerindeki etkisidir. Eer bir z daha kudretli
bir z tarafndan, daha st derecedeki bir z tarafndan yok edi
lebiliyorsa ite o zaman tam bir felakettir, btn Spinoza felse
fesi yklr. Hep etkilere, sonulara, birinci tre geri deriz, ar
tk zlerin bilgisi mmkn deildir. Eer zler birbirlerini yok
ettikleri ilikiler ierisindeyseler zlerin upuygun bir bilgisine
nasl kavuacaz?
Neyse hepiniz anlam grnyorsunuz. Ve daha tede
epeyce beklemeniz gerekecek, ama bu normal, ite bu yzden
okumak iin o kadar sabr gerekir. ok sonra, beinci kitapta
otuz yedi numaral bir nerme var. Ve bu 37'nci nermenin ya
zlmasnn ardndan ve ispat edilmesinden sonra "not" (scholi
um) bal altnda bir nerme daha eklenmitir. Bu not bize
unu der: Drdnc blmde biraz nce okumu olduum ak
siyon ancak belli bir zaman ve meknla iliki iinde ele aln
dklar srece tekil eylerle ilgilidir - bundan sanrm kimse
kuku duymuyor. Burada glmek gerekir nk yine de: "Benim
sandm eyden kimse kuku duymuyor" - Spinoza sayfalar
boyu beklemitir oysaki bunu bize daha drdnc kitapta syle
yebilirdi, bize yardm etmi olurdu. Ha bu nnde sonunda onun
ii. Neden acaba bunu bize ancak beinci kitaba geldiinde
sylemektedir? Sylemeye ihtiya duyduunda sylemektedir.
204
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
Ne demektir bu kesinlik? Bize diyor ki: Dikkat, ykma dair ak
siyon, kartla dair aksiyon: Bir z bakasna onu ykacak l
de kartlaabilir, bu ancak eyler belli bir zaman ve mekn
asndan ele alndnda anlalabilir. Ve bize daha fazla bir
ey sylemez. Peki eyler belli bir zamanla ve yerle ilikili
olarak ne anlama gelir? Onlar varolular ierisinde ele almak
anlamna gelir. Varolular ierisinde ele almak ne anlama gelir?
Varolular bakmnda, varolua gemi olmalar bakmndan,
varolularna gei bakmndan ele almak gerekir. Ne demektir
bu? Grlmtr: Varolua gemek ne demektir? Grlmt
ki, birbirinin dnda yaylabilir sonsuz sayda para dardan
bir eye ait olmaya, u iliki altnda ait olmaya zorlandnda,
belirlendiinde varolua geilir, bir z varolua geer. Benim bir
zm var, benim, ben, Pierre ya da Paul. Diyorum ki, sonsuz sa
yda yaylabilir para dardan beni oluturmaya belirlendikleri
anda beni karakterize eden bir iliki altnda bir araya gelmeye
belirlendikleri anda varolua kavuuyor. Demek ki nceden
yoktum, varolmamtm, nk bu dsal uzamsal paralara sa
hip deildim.
te bu domak demektir. Baka paralarla karlaarak d
ardan benimki olan, beni karakterize eden bir ilikiye girmeye
sonsuz sayda para zorlandnda douyorum. O zaman belli bir
zamanla ve belli bir yerle ilikiye girmi oluyorum. Bu zaman
ve bu yer, doduum zaman ve doduum yer nedir? Burada ve
imdidir. Buradadr, burada ve imdidir ama bu nedir? Bu d
sal paralarn rejimidir. Bu yaylabilir paralarn toplamlarnn
her zaman bir zaman ve yeri vardr. Ve srd kadar srecek
tir. Yaylabilir paralar dardan beni karakterize eden u ya da
bu ilikiye girmeye zorlanmlardr. Ama ne kadar bir sre iin?
Ancak baka bir ilikiye girmeye zorlanacaklar ana dek. Ve o
anda, baka bir bedene geerler, artk bana ait deildirler; bu
belli bir zaman sresidir. yi, bu ne anlama geliyor? Bizi hangi
205
GILLES DELEUZE
bakmdan aydnlatyor? Aslnda bireyler ancak burada ve imdi
varolmalar asndan ele alndnda bireyler arasnda bir kar
lamadan sz edebiliriz. Bu kartl ilikilerinin olumasnda
ok nemlidir. Yalnzca bireyler burada ve imdi varoluyor
olarak ele alndklar lde bu tr ilikilere girebilirler - bu bir
iyilik ya da ktlk meselesi deil, mantki bir olaslk mesele
sidir. Baka bir bireyle neyin ilevi olarak kartlk ilikisine
girebilirim? Elbette bizi oluturan, bizi oluturan yaylabilir
paralar asndan. te yer budur. Karlamann ortam budur:
Yaylabilir paralarn lemidir ve gerekten bu zorunlulukla
byledir. Bireyler arasndaki kartlk ve atmalarda nedir sz
konusu olan? Bireyler arasndaki karlamalarda bilinmesi ge
reken ey hep sonuta dsal paralarn sonsuz toplamlarn bir
birleriyle girecekleri ilikileri bilmek sz konusudur. u znt
verici durumu hayal edin: Bir et parasn yemek iin bir kpekle
dvyorum. yi, dehet verici bir gsteri. Bu gsteriyi nasl
anlatmal? Mesele nedir? Elimizde terim var... Besin maddesi,
kpek ve ben, imdi, elindeki yiyecei kapmak iin kpei s
ryorum; kpek ise bana bir pene darbesi vuruyor. Ne olup bit
mektedir? "Et" ad altnda andmz yaylabilir paralarn son
suz bir toplam vardr "kpek" adyla andmz yaylabilir par
alarn sonsuz bir toplam vardr, son olarak "ben" dediimiz
yaylabilir paralarn sonsuz bir toplam vardr. Ve btn bunlar
bir anafor iinde birbirleriyle arpp durmaktadrlar. Yani:
Bunlar sindirmek iin etin yaylabilir paralarn fethetmek yani
onlara kendi ilikimi dayatmak istemekteyim: Yani artk et ili
kisini doldurmalarn brakp benim ilikilerimden birini ger
ekletirmelerini salamak istiyorum. Kpek de ayn eyi isti
yor. Kpei sryorum, yani onu kovmak istiyorum, o da beni
sryor, vesaire vesaire. in iinden kamyoruz, bu atma
larn alandr. atma ya da kartlk var olan her eyin yay
labilir paralar mlk edinmek iin gsterdii, kendi hesabna
206
SPNOZA ZERNE ON BR DERS
gsterdii abadr. Ne demektir yaylabilir paralar mlk edin
mek? u ya da bu bireye tekabl eden ilikiyi doldurmalar,
gerekletirmeleridir. O zaman unu her zaman diyebilirim:
Kendimden daha gl bir ey tarafndan yok edildim. Ve ger
ekten de var olduum srece, bu varoluun riskidir. Bu iyi. Ve
varoluun riski lm dediimiz eyle ayndr. Bir kez daha,
lm nedir? Bu Spinoza'nn zorunlu dedii, kanlmaz anla
mnda zorunlu dedii bir olgudur: Karakteristik ilikilerden biri
altndan bana ait olan yaylabilir paralarn bana ait olmay b
rakm ve baka bedenleri karakterize eden baka bir ilikiye
girmilerdir. Bu varolu yasas bakmndan bile kanlmazdr.
Bir z her zaman daha gl bir zle karlaaca varolu ko
ullarndadr ve o andan itibaren daha gl olan z yok ede
cektir, neyi yok edecektir? Terimi terimine, yaylabilir paralarn
birinci ze ait olmalarn yok edecektir.
yi, bu da tamam. Ama nce unu diyorum, biraz nceki bir
durumu dzeltmek iin ve gerekten dzeltmek gerekir. imdi
varsayn ki ben lmm. Tamam, lmm, Spinoza asndan
- burada i biraz soyut bir hava kazanyor ama biraz abalayn:
aba gstermek size dyor ve biraz nce bunun bana neden
soyut grnmediini aklamtm - "ldm" ne demektir? Bir
kez daha eer bu nclleri kabul ederseniz bu asla soyut bir ku
ram deil, tam anlamyla bir yaama tarzdr, ve eer lm ger
ekten buysa bu u anlama gelir: Artk yaylabilir paralar yok
tur, bana ait olan hibir dsal toplam yoktur, hepsinden yoksun
kalmmdr. Tama yoksun kalmmdr. Artk paralanma
yoktur. Bu u demektir: Karakteristik ilikilerin doldurulmay,
gerekletirilmeyi brakrlar; bu byledir ve baka hibir anlama
gelmez. Peki lm neyi engellememektedir? Spinoza'ya gre
lmn engelleyemedii ey - ilikilerimin kendileri doldurul
may, gereklemeyi brakrlar bu tamam ama bu ilikilerin
ebedi bir gereklii de vardr. Gereklememilerdir, bu tamam
207
GILLES DELEUZE
ama grld ki Spinoza'ya gre ilikiler byk lde terimle
rinden bamszdrlar. Bir ilikiyi gerekletirmek, doldurmak
u demektir: likiyi dolduran terimler yetiirler ve iliki bu te
rimler tarafndan gerekletirilir. Burada artk gerekletirilecek
terimler yoktur. likilerin salt ilikiler olarak ebedi bir hakikati
terimlerinden bamsz bir hakikati vardr, ii doldurulmamakta,
gereklememektedir; ama iliki olarak hl edimseldir, bir sanal
hale geiyor da deildir. Gereklememi bir ilikinin bir etkin
lii, bir edimsellii vardr. Ve daha da gl bir nedenle kendini
ilikide ifade eden zn bir edimsellii vardr, nk z yayla
bilir bir para deil, yeinliine bir paradr! O bir kudret dere
cesidir. Bu kudret derecesine artk hibir ey tekabl etmez; ge
en defasnda grdmz gibi bu derece bir yeinlik derecesidir
ve ona artk uzamda tekabl etmez. Yeinliine paraya tekabl
eden paralar artk yoktur, buras tamam. Ama yeinliine par
ann gereklii yeinliine bir halde varln srdrmektedir.
Baka terimlerle sylersek birbiriyle akan iki ebediyet
vardr, ikili bir ebediyet vardr: Beni karakterize eden ilikinin
veya ilikilerin ebediyetlii, ve beni oluturan zn, tekil zn
lm tarafndan etkilenemeyecek olan ebediyeti. Ve dahas, bu
dzeyde biraz nce okuduum beinci kitaptaki metinde sy
lendii gibi, bu dzeyde kartlk ya da atma mmkn deil
dir. Neden? nk btn ilikiler yasas uyarnca sonsuza dek
birleirler. Her zaman her yerde birleen ilikiler vardr ve te
taraftan btn zler dier btn zlerle uyum gsterirler. Btn
zler tm dier zlerle uyum iindedir nk saf yeinlik dere
celeridirler.
Baka terimlerle Spinoza'ya gre bir kudret derecesinin ba
ka bir kudret derecesini yok ettiini sylemek tmyle anlamsz
bir nermedir. Ykm olaylar ancak bana geici olarak ait olan
yaylabilir paralarn dzeyinde bulunabilirler ve gerekleebi
lirler.
208
SPNOZA ZERNE ON BR DERS
O zaman, yle bir sz hangi anlama gelebilir: Ebedi oldu
umu hissediyorum, deneyliyorum. Bu -biliyorum anlamna
gelmez. Size hissettirmek istediim bu iki nerme arasndaki
farktr: lmsz olduumu biliyorum ve kabul ediyorum. Bunun
Tanrbilimsel bir nerme olduu sylenebilirdi: lmsz oldu
umu biliyorum ve kabul ediyorum. Ve -ebedi olduumu hisse
diyorum ve deneyliyorum. Aslnda beinci kitapta Spinoza her
trden lmszlk dncesine kar kar. Bize der ki: Hayr,
hayr, herkesin lmsz olduunu sylemek deildir sz konusu
olan, herkesin ebedi olduunu sylemektir ve bunlar asla ayn
ey deildirler. Neden ayn ey deil? Bu deneyim, bu hissetme
Spinoza'da nasl sunuluyor? Kelimeyi en gl anlamyla ele
almak gerektiini sanyorum. Bu yalnzca -deniyorum veya ya
yorum anlamnda deildir. Daha ok aktif bir ekilde deney
lemektir.
Ebedi olduumu deneyliyorum. Nedir bu deney? Bu son de
rece tuhaftr. Eer aratrrsanz edebiyatta, ok sonralar on
dokuzuncu yzyl ngiliz edebiyatnda bu tipten bir Spinozaclk
tr bulacaksnz -ebediyet, bir tr ebediyet deneyimi. Ve bu
tuhaf bir biimde yeinlik fikrine de baldr -sanki yeinlik bi
imi dnda ebediyeti deneyleyemezmiiz gibi. Bu, Spino
za'dan kesinlikle o kadar uzak olmadklarn sandm yazarlar
da ok sk rastladmz bir temadr -Spinoza'y bilmeseler de,
Lawrence, ve bir lde Powys gibi yazarlar, yeinlik biiminde
bir tr ebediyet deneyimindedirler.
imdi artk ileri daha somut klmaya alacam. Varol
duunuz srece, bakalaryla kartsnz, atyorsunuz. Her
kes herkesle kar karya ve Spinoza asla bu durumdan kmak
gerektiini sylemiyor, bunun mutlak olarak zorunlu olduunu,
bunun bir boyut, varoluun bir boyutu olduunu ok iyi biliyor.
Bu tamam, ama ekliyor: te, iki ar durumu ele alalm; A bi
reyini, "Pierre"i alalm. Hayatnn uzun bir ksmn -ve bunun
209
GILLES DELEUZE
Spinoza'da ne kadar incelikli ve somut bir hal alacan gre
ceksiniz- evet, hayatn genel olarak, arlkla birinci tr bilgide
geirmi Pierrei ele alalm. Bu insanlarn byk bir ounluu
nun halidir, nk Spinoza'ya gre, birinci tr bilgiden kabil
mek iin yine de birazck felsefe gerekir... Evet... Hayatnn b
yk ksmn birinci trden bilgiyle geirmi birinin durumunu
ele alalm. Neden hayatnn byk bir ksmn diye srar ediyo
rum? Aslnda ok iyimser olmak gerekir, bu her zaman olmaz.
Ne olursa olsun, byle bir kii de, ok uzun bir sre iin deilse
bile, bir defa, bir an, bir akam, bir akam evine dnerken, ha
yatndaki ok ufak bir meseleyi, ok kk bir noktay kavram
olabilir -yle bir izlenime kaplabilir. Belki de bu ok ufak eyi
gerekten anlamtr ve sonra, btn hayatn bu anlad eyi
unutmakla geirecektir -o kadar arpc gelmitir ki ona... Bir
denbire kendi kendine, bu da nesi, yrmeyen bir ey var de
mitir. Herkes, ama herkes, en sefil insan bile byle bir ey ya
amtr -en dlek insan bile bir eyle karlap hayatm
kendimi kandrmakla m geirdim, geireceim yoksa demitir.
O halde her zaman birazck da olsa birinci trden bilginin dna
klyor, yani Spinozac terimlerle konuursak, ok nemsiz bir
noktada bile olsa, bir sezgiye sahip olunuyor -ya da esasl nem
tayan bir eyin, esasl bir eyin sezgisi veya bir ilikinin
kavranmas.
ok cmert olunabilir: Topyekn budala olan ok az insan
vardr; anladklar ufak tefek eyler vardr her zaman, ok kk
bir ey de olsa. Mesela bazlar bir hayvandan ok iyi anlayabi
lirler, bu onlar kt olmaktan alkoymaz, btn bunlar - yine de
bir ey vardr onlarda... Veya aalardan anlarlar: Ha evet, o tip,
budalann teki ve kt ama hi deilse aalardan bahsetmeye
baladnda bir ey var, onda bir eyler olduu hissediliyor.
Btn zamanmz deneylerle geiriyoruz. Eer isterseniz bir
izlenimimiz var, en kt soytar bile. Yani kimse birinci trden
210
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
bilgiye mahkm deildir, her zaman kk bir umut vardr ve bu
ok nemlidir, (bandn sonu...)
... Birisinde bir hava olur hep. Bu tahmin ettiimden daha se
filmi! Meselenin ince noktasn bulmak gerekir. O zaman el
bette bazen bu ynleri bulmak istersiniz, bakalarnda grmek
istersiniz, bu tamam, ama sonra yine hemen unutursunuz. Bil
miyorum ama, en kt polis ajan bile, ne bileyim en kts bile,
kk bir noktada bir eyler olabilir. Elbette.
Spinoza asla dnyay kurtarmak iin bir kurtulu ordusunu
aryor deildir, hayr, bize baka bir ey sylemek istemek
tedir. Bize unu demek istemektedir. te! Bu ok kark nk
sonuta, varoluumuz bir oranlar meselesidir. Ne demek bu
oranlar meselesi? Tamam, sizi oluturan, varolduunuz srece
oluturan yaylabilir paralarnz var, bunu reddetmek asla sz
konusu deil. Peki, beni oluturan bu yaylabilir paralardan
vazgemek, yani varoluun btn birleimlerinden kanmak,
ve bylece yaanlm kartlklardan kamaya almak nasl
bir ey olabilir? Artk yaanan atmalardan ekiliyorum, yal
nzca otla besleniyorum, bir maarada oturmaya balyorum
vesaire. Bu kabaca ilecilik denen eydir. Spinoza byle bir
eyle asla ilgilenmiyor, hatta bu ona ok ok karanlk bir zm
gibi grnyor. ok ok karanlk. O kadar ki ilecilerin ok de
rin bir ekilde kt olduklarn ve ilecinin dnyaya kar, do
aya vesaireye kar onmaz bir nefret beslemekte olduunu d
nmeye kadar varyor... yleyse Spinoza'nn bize sylemek
istedii asla bu deil. Bize diyor ki: Dikkat edin. Varoluunuz bir
greli oran meselesidir, ama neyle neyin oran?
imdi artk demek ki elimizde bireyin iki boyutu var: Yay
labilir paralar, ikinci olarak ilikiler, nc olarak ise z veya
beni oluturan yeinlie paralar, bunlar aadaki biimde
ifade edebilirim: Bana ait olan yaylabilir paralar tmyle sahip
olduum upuygun olmayan fikirler gibiler, zorunlu olarak upuy
211
GILLES DELEUZE
gun deiller. yleyse bu bendeki upuygun olmayan fikirler ve bu
upuygun olmayan fikirlerden treyen tutkulardr. Bilgilerine
eritiimde beni karakterize eden ilikiler, ortak mefhumlar ve
ya upuygun fikirlerdir. Saf yeinliine para olarak, beni olu
turan saf kudret derecesi olarak z ise upuygun bir fikirdir. Spi
noza bize der ki; varoluunuzda upuygun olmayan fikirler ile
tutkular arasnda bir oran bulunduuna dair belli belirsiz bir fikre
sahip olabilirsiniz, nk bu ikisi birbirlerine zincirlenirler, bir
taraftan varoluumuzu dolduran upuygun olmayan fikirler ve
tutku duygular, te taraftan ise eritiimiz upuygun fikirler ile
aktif duygular birbirlerine zincirlenirler.
Hatrlyorsunuz ki upuygun olmayan fikirler - anlayp anla
madnz sormak iin abuk bitireceim - upuygun olmayan
fikirler ile tutkular, varoluun birinci boyutuna gnderirler: Ya
ylabilir paralara sahip olmak. Dier iki boyut yani ilikilerin
bilgisi ve yeinliine paralar olarak kudret derecelerinin bilgisi
ise teki iki boyuta gnderir: Karakteristik ilikiler ve yeinli
ine para olarak z. Varsayn ki varoluumda - burada yayla
bilir paralar lanetlemek sz konusu deildir; bu kendinizi l
drmek olurdu, ve Spinoza'nn intihar konusunda ne dnd
n grmtk. Hayalinize getirin, varoluun sresince grevli
olarak bir eylere eritin, Spinoza der ki bu yaylabilir paralara
sahip olduunuz ve bu paralarn yasasna tabii olduunuz iin
bu imknsz olurdu; ama greli olarak upuygun fikirlere ve aktif
duygulara erimi olduunuzu varsayn. Bu bir vakadr, ele
alacamz ilk vaka. kinci bir durumda unu dnn: Buna
ancak ok ender olarak ve ok ksa sreli erimisiniz. yi.
imdi kendinizi ldnz ana yerletirin. Btn bunlar son
derece somuttur. Birinci durumda ve ikinci durumda siz lrken
ne olup bitmektedir? Siz lrken ne olursa olsun bu yaylabilir
paralarnzn ortadan kaybolduklar anlamna gelir; yani baka
bedenlere giderler, baka bir deyile: Sizinkinden baka iliki
212
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
leri doldururlar, gerekletirirler. Ama siz ldnzde ve ikinci
durumda varoluunuzun byk bir ounda, upuygun olmayan
fikirler ve pasif duygularla yaamsanz bu demektir ki len
ey greli olarak sizin daha byk bir ksmnzdr. Daha byk
bir paranz lmektedir. Oransal olarak bu sizin daha byk bir
ksmnzdr. teki durumda ise aksine. Bu ok ilgin, peki bu
noktada bir tr greli oran devreye girmektedir, beinci kitapta
nemli olan budur, ve bu beinci kitapta gzmzden kaarsa -
ama yine de Spinoza bunu ak sylemektedir; bu gznzden
kaarsa beinci kitabn hareketini anlayamazsnz. teki durum:
Varsayn ki varoluunuzda aksine oransal olarak, greli olarak
daha ok uygun fikir ve aktif duyguyla kar karya gelmisi
niz, o zaman sizde len ey greli olarak daha nemsiz, ok daha
kk bir ksm olacaktr.
O zaman i ok ilgin bir hal alyor, bana yle geliyor ki bu
rada Spinoza snama, deney olarak varolu fikrini iin iine
sokmaktadr. Ama bu asla bir ahlak snamas deildir, bir tr fi
ziksel-kimyasal snamadr, deneydir: Ebedi olduum deneyini
yapyordum. Evet. Bu metinde Spinoza ne demektedir? unu:
Bunu daha imdiden yayorum, ama hangi koulda? Sorun asla
ruh bedenden sonra varln srdrr m deil, lmszlk so
rusu udur: Hangi anlamda ve hangi biim altnda ruh bedenden
sonra varln srdrr - bu felsefenin ve Tanrbilimin, eer is
terseniz, farklar ne kadar byk olursa olsun Platon'dan Descar-
tes'e kadar sorduu sorudur. Platon'dan Descartes'e kadar sorulan
ey hep gerekten ruhun lmszl sorusuydu, ve bunun
lmszl zorunlu olarak bir nce ve sonra sorunundan ge
mek zorundayd. Neden? Ruhun lmszlnn bak asn
dan nceyi ve sonray belirleyen ey, yani ruh ile bedenin birli
ini belirleyen ey: Ruhun ncesi elemenin ncesidir, ruhun
bedenle birlemesinin ncesidir, lmszln sonras ise, yani
ruhun sonras ise lmden sonrasdr, yani... eyden sonras...
213
GILLES DELEUZE
ite buradan ruhun lmszlnden bahsedip duran yazarlarn
sknts ortaya kmaktadr. Nedir bu skntlar? Sorun ruhun
lmszlnn ancak nce ve sonral zamansal biimler altn
da kavranabilir ve alglanabilir olmasdr. Bu daha Platon'un ru
hun lmszl zerine Fedon Diyalounda ortaya kyordu.
Bu Fedon Diyalounda Platon dorudan doruya nceden ve
sonra meselesi etrafnda byk bir ruhun lmszl retisini
ne srmt: Birlemeden nce ve sonra. Ve Spinoza kendi
ebediyet kavramn lmszle kar srdnde ne demek
istedii ok iyi anlalyor. lmszlk asndan bakldnda
isterseniz, ruhun lmsz olduunu bilebilirim. Ama lmsz
lk neye dayanr? Bu mesela ruhunun bedeninle birlikte lme
diini bildiin anlamna gelir. Platon'un bunun bir bilgi olduu
fikrini kabul etsen bile bunun hangi biim altnda olduunu bil
miyorum ve hepsi de zaten bunu diyorlar. Neden? nk lm
szlk nceyi ve sonray darda brakyor gibidir, bylece da
ha imdiden bir ebediyettir, ama yalnzca nce ve sonra mef
humlar asndan bilinip tannabilir. Bunu Descartes de syle
yecektir - hangi biim altnda? Ruhun lmsz olduu, syle
nilmi: Descartes'a gre bundan eminim. Ama hangi biim al
tnda bu konuda hibir ey bilmiyorum. ok ok bir nce ve
sonra olduunu, ruhun bedenle birlikte domadn ve bedenle
birlikte lmediini onaylayabiliyorum. Ne olduunu ve nasl
olduunu dorulayamam. Burada entelektel bir sezgi gerekirdi.
Oysa bu eksiktir.
ok iyi. Spinoza sorunu bu biimde ortaya atmaz, nk onun
iin sorun bir nce-sonra sorunu deil, ayn anda olu sorunudur.
Yani demek istediim lml olduum srada ebedi olduumu
yayorum. Ve ebedi olduumu deneyimlemem bir ncenin bu
lunduu, bir ncenin gemi olduu ve bir sonrann olaca an
lamna gelmez. Daha imdiden zaman biimi altnda olamayan
bir eyi yayor olduum alglanabilir. Peki zaman biimi al
214
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
tnda olamayan ey nedir? Sylemek gerekirse para denemesi
nin birbirine mutlak olarak zt iki anlam vardr: Bir taraftan sa
hip olduum paralar var; bunlar birbirlerinin karsnda yer
alan yaylabilir paralar ve bunlara zaman tarz altnda sahibim.
Gerekten de bunlar bende geici olarak var, onlara sre iinde
sahibim. Zaman tarz sahibi: Bunlar sahip olduum birbirlerinin
dnda yer alan, yaylabilir paralar. yi. Ama yeinliine par
alar dediim zaman tmden farkl bir ey sylemek istiyorum.
"Paralar" kelimesinin iki anlam doa bakmndan birbirinden
farkldr, nk yeinliine paralar = z dediimde bu artk
sahip olduum bir para deil, sahip olduum paralar deil,
bizzat benim bir para olmamdr. Ben bir kudret derecesiyim,
yeinliine bir paraym, evet ben yeinliine bir paraym ve
baka zler de hepsi yeinliine paralar. Neyin paralar? te:
Spinoza der ki Tanrnn kudretinin paralar. O byle konuur,
bu ok iyi.
Ebedi olduunu yaamak yeinliine "paralarn" dsal
"paralardan" doal olarak farkl olduunu ve bir arada bulun
duklarn deneyimlemek demektir. Burada ve imdi ebedi oldu
umu deneyimliyorum, yani sahip olduum yaylabilir paralara
indirgenemeyecek yeinliine bir para veya bir kudret derecesi
olduumu yeinliyorum - ve yaylabilir paralarn benden eki
lip alndklarnda ldm biliyorum, ama bu ebedi olarak ol
duum yeinliine paray asla ilgilendirmiyor. Ve ebedi oldu
umu deneyimliyorum. Ama bir kez daha yine bir artla - ye
inliine paraya bir edimsellik, bir etkinlik veren fikirlere ve
duygulara ykselebilmem artyla. te bu anlamda ebedi oldu
umu deneyimlemekteyim. Demek ki bu zaman iinde ardk
ln bir lmszl deil, bir ebediyet veya bir aradalk anla
mna gelen bir yaantdr, ve daha imdiden varoluumda beni
tanmlayan yeinliine parann ebedi olarak indirgenemezliini
yayorum, ebedi olarak olduumu yayorum ve bunun sre
215
GILLES DELEUZE
biimi altnda sahip olduum yaylabilir paralarma indirgene
meyeceini yayorum. Ama eer zm edimselletirmemi
sem, ilikilerimi gerekletirmemisem, birbirleri ile dardan
karlaan yaylabilir paralarn yasasna tabi kalmsam o za
man ebedi olduumu yaama fikrine bile sahip deilim demek
tir. O anda eer lrsem evet, kendimin byk bir ksmn kay
betmi olurum. Eer aksine yeinliime param oran olarak
daha byk klabilmisem bu ne demektir? Bu noktada kuku
suz kk bir nokta ba gsterir. Bakn burada bir tr oranlar
hesab devreye girmektedir - sahip olduum yaylabilir ve benim
olduum yeinliine paralar. Bu zordur nk "paralar keli
mesinin iki anlam arasnda doa bakmndan bir fark yoktur. O
zaman Spinoza nasl bunlarn birbirlerine greli olarak daha b
yk veya kk olduklarn syleyebilmektedir? Bize demekte
dir ki ldmde bazen kaybolup giden, yani baka bir yere e
kip giden yaylabilir paralar - bende kaybolup giden baz du
rumlarda daha byk bir ksmdr. Baka durumlarda ise nem
siz olduka kk bir paradr. Demek ki yeinliine paralarla
yaylabilir paralar bu oranlama ilkesine sokulabilecek ortak bir
lte sahip olmaldrlar - dolaysyla iki ar durum vardr,
bazen kaybolan yaylabilir paralarn benim daha byk bir ks
mm oluturduklar, bazen ise benim daha kk bir ksmm
oluturduklar; nk benim daha byk bir ksmm yeinlii
ne para almtr. yi, daha ileriye varlamaz. Bundan sonras
varoluumuz iin bu tr bir oranlama hesabn yapmaya giri
memiz oran yaamamzdr. Evet demek gerekir, bir hayatta
nemli olan ey nedir? nemin lt nedir? Neye nem veri
yorsunuz? Ha u nemlidir, bu ise deildir diye ayrmlar yapa
rz. Bunu neredeyse varoluun bir kstas haline getirmek gere
kir. Nedir? nsanlar hayatlarnda neye nem atfederler? nemli
olan radyoda konumak m, pul koleksiyonu yapmak m, iyi bir
sala sahip olmak mdr? Belki de hepsi bilmem. Mutlu bir
216
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
hayat ne demektir? yle ki birisi unlar syleyerek lyor:
nnde sonunda istediklerimi genel olarak yapabildim. Yakla
k olarak istediklerimi gerekletirebildim. Arzularm ger
ekletirebildim. Evet bu iyi. nsann kendine bahedebildii ve
kendinden memnun olmann tam zdd olan bu tuhaf kendini
kutsama nedir? Bu "nemli" kategorisi nedir? Evet tamam, bu
lanet olas bir ey ama "nemli" deil. Yaplacak bu hesap ne
dir? "Paralar" szcnn birbirlerine indirgenemez iki anlam
arasnda oranlar yapmanza olanak salayan ite bu "dikkate
deer" veya "nemli" kategorileri deil mi? Benim yeinliine
parama bal olan, oradan treyen ey ve aksine sahip olduum
yaylabilir paralara gnderilen ey.
Ve sonra hi kukusuz zamansz lmler problemi de ola
caktr... Tekil z varolua geer, bu tamam. Ama ya bebekten
azilmisem? (kahkahalar) Spinoza'nn kural hangi noktaya ka
dar ileyebilir? Srdm zaman hibir neme sahip deilken.
Bunu ok kesin olarak syler - ve bunu sylemeye hakk vardr
nk kendisi ok yal lmemesine ramen, bebekken de azil
mi deildi; Ethica'y yazmaya vakti olmutu - o zaman yine de
len bebekler ne olacak? Spinoza'nn kural: Ama her eyden
nce ldmde bu tek bir ey anlamna geliyor artk yayla
bilir paralarm yok; ama o zaman zamansz lmler karsnda
bir zorlukla karlayoruz nk erken lmler konusunda u
sylenebilir: Ebedi bir z vardr ama bu ebedi z bir kez daha
Spinoza'ya gre basite bir matematik ekil olarak tanmlanabi
lir bir z deildir, varolua getii lde z olarak var olur; yani
derecesini kendi hesabna edimselletirdii lde, yani yein
liine paray tamamlad lde varolur. Buradan zamansz
ldnde kendi olduu yeinliine paray asla gerekletir
medii sonucu kar. Baka bir deyile kendi olduum yeinlii
asla ifade etmemiimdir, var etmemiimdir.
O zaman belli bir yata lndnde sorun yoktur. Ama ya
daha nce lenler? Burada gerekten sanyorum ki... Bir muha
217
GILLES DE! 2UZE
birin bunu Spinoza'ya sorduunu dnn. Spinoza ne cevap
vermi olabilirdi? Sanyorum ki burada artk hi kurnazlk yap
madan u trden bir cevap verirdi: Evet ne yapalm? Bu doann
indirgenemez dsallnn bir parasdr. Onlar da zehirlenmi
olan, zehirlenecek ve u anda zehirlenen insanlar konvoyunun
bir parasdr, vesaire... Btn bu problemin, yaylabilir para
mza dair problemin baz durumlarda... derdim ki Spinozac te
rimlerle, neredeyse unu bile sylemek gerekir: Erken len biri,
evet, bu lmn yle bir biimde kendini dayatt bir durumdur
ki, lm kendini yle koullarda dayatr ki o zaman sz konusu
bireyin byk bir parasyla ilgilidirler. Ama mutlu bir hayat
denen ey yapabilecei her eyi yapmaktr ve Spinoza bunu bi
imsel olarak syler, erken lmleri kovabilmek iin, yani za
mansz lmleri engellemek iin - bu ne demektir? lm en
gellemek deil, ama lm kageldiinde benim sonuta en k
k param ilgilendirmesini salamak. te sanyorum Spinoza
ileri byle gryor, yayor ve hissediyordu. Sorunuz var m?
Tepkiniz var m? Bu bir teori deil, hissetmekten baka bir ey
yok!
Soru (Belki Gney Amerika aksanl gen bir kz): Ethica'da
Spinoza - intelligo ... (duyulmuyor) "ben" diyor. Herhangi bir
rnek vermek istediinde Paul ya da Pierre diyor ve hissettii
mizi, yaadmz sylediimde sz konusu olan bu kez bir
"biz" oluyor, yani bu biz hepimiz demek ve ayn ekilde beinci
kitapta entelektel Tanr sevgisi dediinde bu kez omnium yani
hepimiz oluyor. Demek ki belki de vakitsiz lm belli bir yoldan
byle bir ittifakla, byle bir cemaatle dzeltilebilir.
Gilles: Evet! Sylediin ey ok derin ve doru nk bura
daki "biz" zler dzeyinde - bir kez daha tekrarlyorum - yal
nzca varolular ve yaylabilir paralar dzeyinde kartlk veya
atma sz konusu olabilir, demek ki btn zler btn dier
zlere uyum gsteriyorlar. O zaman hayatlar greli olarak ba
218
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
arl olan zlerin erken lmleri stlenebilecekleri sylenebilir,
bu tamam.
Ve Spinoza'nn acaba vakitsiz bir lm m oldu? Kendisine
gre hi kukusuz vakitsiz bir lm deildi. Burada yazmaya
ok sarld bir kitab bitirmeden ld zira birisinin nasl ld
n sylemek zordur, ama onu lrken hayal etmek daha da
zordur... Kendisinin yapmak istedii her eyi baarm olduu
nu sylerken, nk Spinoza yapmak istediini yapmt.
Soru: (ayn gen kz): ... nk dikey bir imaj olarak verdi
im Tanrya gre tanmladn zn ebediliini bilince gre ya
tay bir biimde de tanmlayabilirdin.
Gilles: zlerin cemaat dzeyinde mi? Cemaat zerinde ben
den daha ok srar ediyorsun. Bana gre bu bir sonutur.
Soru: Bu ikinci bilgi tryle nc bilgiyi ayrmaya olanak
verir yle ki belli bir anda, temelinde, hepsini ... (duyulmuyor)
zdeletiriyorsun, ayrt etmeyi brakyorsun.
Gilles: Evet byle nk vaktim yoktu. Bunu sylemedim bu
bakmdan baz avantajlar olabilir. Sen, zlerin bir cemaati ze
rinde srar ediyorsun. Benim iin ise bu yalnzca bir sonu: Ce
maat zlerden doar, zleri oluturmaz, ama doru, evet doru,
bu noktada bir fark olabilir. Gerekten de her eyden nce zle
rin birbirleriyle uyumu zerine vurguyu kaydran tmyle farkl
bir sunu yaplabilirdi. Evet, bana sylemek istediin: Sanyo
rum ki zler ancak edimsellemeyi baardklar lde birbir
lerine uyabilirler. O zaman bana gre uyum konusunda, ayr fi
kirlere sahip deiliz ama burada da bir vurgu fark sz konusu.
Size hep sylediim gibi, bir derste kendi vurgularnz kullan
mak zorundasnz. Tamam!
Soru: lm stne (zor iitiliyor)... lmn hibir nesnesi
yok... lmn nnde gitmek onu gemek ... (duyulmuyor).
Gilles: Ancak u noktada bir cevap verebilirim: Spinoza'nn
bize bu konuda ne syledii ile. Elbette ona gre brnn
219
GILLES DELEUZE
nnden gitmek neredeyse upuygun olmayan bir hayatn doru
udur. Ve onun asndan neden byle olduu ok kolay anla
labilir. nk Spinoza'nn inand bir fikir vardr ki bu ta
rihteki en derin fikirlerden birisidir - doas itibariyle lmn ne
olursa olsun yalnzca dardan gelebileceine inanr. lmn
temel olarak birbirine dsal paralarn yasas olduunu yoksa
lm fikrinin kendisinin hibir anlama sahip olmayacana ina
nr.
O zaman lmn hep dardan gelmesi konusunda Spinoza
ok gldr. nk benim fikrimce lmn kanlmaz olduu
fikrini lmn hep dardan geldii fikriyle eksiksiz bir ekilde
bartrabilen tek kiidir. Genel olarak lmn dardan geldii
sylendiinde hemen yle kar klr: Ha, ama o zaman eer
lm dardan geliyorsa, o zaman zorunlu deil demektir. So
nuta lmeyebil irdiniz, (bandn sonu)... Hibir zaman ieriden
gelen bir lm olmamtr. Spinoza bir lm drtsnn t
myle grotesk, mutlak olarak grotesk bir kavram olduu fikrine
sahip olanlardand...
Richard: Bu lm drts meselesinde. Yazar Armand Far
rachi bana yle geliyor ki Spinoza'nn fikrini yeterince tamam
layan bir sezgi gelitirmiti. Burada len bebek vakasn da
rda brakrsak, bu durumla her yerde karlayoruz, ve bu ya
zar hep somut rnekler vermektedir. Srenin, kazaya bal olarak
bir i anlamn, bir tr i anlamn ortaya koymaktadr. Yani, u
yazar btn bir hayatn, Viktor Hugo gibi eserini gelitirmek
iin seksen yln verir, baka bir yazar ise "eserini" gelitirmek
iin iki ya da yl yeterli bulur - ve burada Rimbaud ya da
Rotreaund'un rneini verir. Ve gerekten de yirmi be yana
geldiinde her ey bitmi olur. Bakalar ise ancak seksen ya
nda bitireceklerdir. Ayn durumla nl mzisyenlerde de kar
layoruz. Mozart ile Bach gibi. Ve onlar da "eit deerli
kudrette eyler sylemi ve yapmlard. Mozart'n eserinin
220
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
Bach'n eserinden daha nemli olduunu veya Victor Hugo'nun
eserinin Rimbaud'unkinden daha nemli olduunu syleyeme
yiz. Demek ki her ey bir eylerin olup bitmesi iin bir srat sz
konusu olduunu, eserin yaratlmas iin belirli bir sre algs
trnn ieride varolmas gerektiini, ve sonuta bu esere son
verecek o kazann sz konusu olduunu gsteriyor. Ama btn
bu durumlarda eser "yaplm" ve "tamamlanm" olmaldr.
Felsefede de bunun rnekleri var.
Gilles: Evet. Dahas, yceltilmemi yani estetik sanatsal ol
mayan rnekleri de ele almak gerektiini dnyorum. Geriye
kalan zaman byle yakalama, deerlendirme trnn varoluta
ok ok derin, ok derin bir duygu olduunu dnyorum.
Hangi lyle, hangi trden bir nicelikle bu olur? Zamann hangi
niceliiyle gerekleir? nsanlar pek fazla zamanlar kalmad
izlenimine sahip olduklar zaman. Nasl hazrlanmal, sylendii
gibi: lerini tamamlamak, hazrlanmak. Bu ilgin bir durumdur.
Bu tr deerlendirmeler hep olur. Richard'n sylediinde ger
ekten de ok nemli olan ey bana yle geliyor ki bunun asla
ok genel, topyekn bir deerlendirme olmaydr. Bu yaa
bal deildir. Byle bir his belli bir yaa bal deildir, ger
ekten de, bir ey derinliklerden gelip bana unu syletir: Bak
ite belki de sona yaklayor ve bu bir paniin tersidir, bir endi
enin tam tersidir. Bunu nasl aklamal? u noktaya geri d
nyorum: lm her zaman dardan gelir. Evet bu tamam. Ka
zaya bal olmayan lm yoktur. Yallk bile dardan gelir.
Btn bu iler hep dardan gelir. Bu d paralarn bir sald
rsdr. O zaman asl ilgin olan ey bir taraftan tre ait olan
genel yasalarn varolmasdr: Trmzn u kadar bir sreyi,
kabaca genel bir sreyi kapsadn biliyoruz. yleyse trn
baz genel zorlamalar var. Ama ne demektir bu - bir tr u kadar
yaar, mesela bir kedi u kadar yl yaar, bir insan ortalama
olarak u kadar yl yaar; bu hayat ortalamalar ne demektir?
221
GILLES DELEUZE
Global genel srelerin, yaylabilir paralarn u ya da bu tre ait
olduklar sreyi belirleyen istatistiksel srelerin varolduunu
gsterir. Kedinin zn ele aln, bir kedinin mr ne kadardr?
On yl m on iki yl m?
Comptesse: On sekiz yl. (kahkaha)...
Gilles: Hilkat garibeleri mi? Hayr. Normal olarak evet ta
mam kediler. On sekiz yl bir kedi iin mi? Hayda bu tam bir
felaket, (kahkahalar)
Bu ok byk. Bunun ok istisnai bir kedi olduunu d
nrdm. nsanlar u aralar bilmiyorum ne kadar yayorlar, or
talama sre ne kadar. Bu, bir kez daha tekrarlyorum, beni ka
rakterize eden ilikiler altnda yaylabilir paralarn srd
zamandr. Buras tamam. Ama bu yaylabilir paralarn bana ait
olmalarn ve bana ait olmalarn brakan ey tmyle dtan
gelen kazalarn alanndadr. Yalnz, bu dtan gelen kazalar ya
salara baldrlar, bu aktr, yasalar vardr. Demek ki bu an
lamda lm mutlak olarak zorunludur, mutlak olarak kanl
mazdr ama her zaman birbirlerinin dndaki paralar arasn
daki ilikileri dzenleyen kurallara baldr. te bu anlamda
lm her zaman dardan gelir. Kesin olarak Spinoza'nn s
rekli tekrarlad gibi: Ben doann bir parasym, yani: Btn
bu d dnyaya alyorum. te bu anlamda lm kanlmaz
dr. Ne kadar dardan geliyorsa o kadar zorunludur. O kadar.
Comptesse: Burada yle bir problem yok mu? Eer lmn,
dardan geldii kabul edilirse - nasl kabul edilmesin - dar
dan geldii kabul edilirse o zaman dardan bir etki, lmcl bir
etki gelip ieriden geiyor demektir. Ve o zaman soru u ekli
alr: Eer bu etkilenmenin upuygun bir fikri varsa, ve eer Spi
noza'nn bahsettii duygular - yani her eyden nce sevin ve
keder duygular - dardan gelen lmcl bir etkinin upuygun
fikrini verebilirlerse bu Spinoza'ya ciddi bir problem karacaktr
nk unutmamak gerekir ki Spinoza baz metinlerinde bir hasta
222
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
gibi olduunu ve bir hasta gibi leceini, gerekten bir kurtulu
yolu bulamazsa ruh olup gideceini yazmaktadr. Spinoza zel
likle ilk metinlerinde byle konutuunda bu yalnzca dardan
gelen bir lm deil, bir hastala yol am bir etkilenmenin
sonucudur ve bu hastalk iin bir are bulmak gerekir. Ve bu are
syledii gibi bir dnme biimi ya da daha kesin olarak onun
syledii gibi bir bilgi biimidir. Oysa bu yle basite ok basit
bir aksiyona dayanmakszn sylenemez: lm dardan gelir,
bu bu kadar basit. Szgelimi bu duygulana, etkilenmeye kat
lan ve lm etkisini kesin bir dsallk aksiyonunda brakt
nzda anlalamayacak olan baz imajlar vardr.
Mesela aklmda Henry Miller'n bir metni var "Seks
lemi"nde. Henry Miller mesela unutmaya alt veya baz
larnn btn mrleri boyunca unutmaya abalayacaklar trden
olay anlatmyor, seks leminde neredeyse asla unutulamaz ve
kendisini hl etkileyen bir olaydan, ama bu etkiyi onda neyin
uyandrdn asla anlamadn syleyerek, dnd zaman
neden bu duyguya kapldn syleyerek bahsediyor. Bu haya
tnda ilk kez kk bir kzn cinsel organlarn grd olay o
an ok garip bir izlenime kaplyor; sanki kk kz blnp
ikiye ayrlyor - bu sekiz yalarndaki kk kz hemen ikiye
ayrlyor ve ok etkileyici bir ekilde oradan demir maskeli bir
adam frlayp kyor. Bu ok tuhaf bir yaant. Buradan bala
yarak bir dizi alyor - bir Afrika maskesinden bahsediyor, yine
ayn halsinasyondan, demir maskeli adamdan bahsediyor, bu
erkeksi uyarlma ve saldrganlk arasnda bir iliki var ... (du
yulmuyor) yleyse burada ikincil deerde de olsa bir yazar iin,
kendi yazn yaants iinde dile getirmeyi asla baaramad
bir duygulan, bir etkilenme tipi var. O halde dilsiz veya dile
getirilemez etkilenmeler duygulanmalar var. Blm konusunda
bir aksiyon getirdiimizde, yani lmn hep dardan geldiini
sylediimizde karmzda her zaman bu dile getirilemez duy
223
GILLES DELEUZE
gulan etkilenme problemi kacaktr - ve bu duygulann et
kileri ya da bu etkilerden doan olaylar dizisi kacaktr.
Gilles: Btn anlattklarn iyi anladm itiraf ederim; hatta
bu bana ok ilgin de gelebilirdi, ama itiraf ederim, benim fik
rimce bunda Spinoza'c hibir ey yok.
Comptesse: Bunun Spinozac bir mesele olduunu syleme
dim ki.
Gilles: Ha o zaman tamam! Spinoza lmn dardan gel
mesi konusunda unu dnmezdi - artk zorunlu olarak da
rda olup biteceini dnmyordu. Eer Spinoza'da bir dzey
de bir iselliin olmadn kavradysanz her ey dardadr
ve darda kalr. Spinoza'nn kavrad tek isellik - ve bu ke
limeyi kullanmaktadr - tekil zler yerine isel zlerden bahse
decei zamandr. Tekil z gerekten bir isellikle tanmlanr. Bu
ne anlama gelir? Yeinliine bir para olarak bir isellie sahip
olduu anlamna gelir. sellii neye dayanr? Gariptir, bir kud
ret derecesinin isellii kendisinde teki kudret derecelerini
kapsama tarzdr ve bu yaylabilir paralar ile yeinliine par
alar arasndaki byk farklardan biridir. Herhangi bir yeinli
ine para bir pars intimadr, yani bir i paradr. Bir i para ne
demektir? Bir kez daha cevap ok kesindir - kendi iinde bir
kudret derecesinin barndrd ve kendisiyle karmayan daha
alt dzeydeki kudret dereceleridir. Ama kendisinde hem daha alt
dzeydeki hem de daha st dzeydeki kudret derecelerini barn
drmaktadr.
te bu yzden btn zler birbirlerine uyarlar - btn zlerin
btn dier zlerle bu yaknl sayesinde birbirlerine uyarlar.
Burada biraz nce sylediim eyi zlerin birbirlerine uymas
dzeyinde ele alabilirdim yani btn zlerin btn dier zlere
yaknl asndan konuabilirdik. Demek ki bu dzeyde Spi
noza asndan bir isellik vardr. Ama varolu ve yaylabilir
paralar asndan dsallktan baka bir ey yoktur. Hibir i
224
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
sellik yoktur. yleyse yaylabilir paralara bal olan duygular
sadece insanlk duygulardrlar. Ve sanyorum ki Spinoza
Comptesse'in kulland forml asla kabul edemezdi: Dar
dan gelen bir duygu zorunlu olarak ieri gesin. eriye geemez
nk i duygu z olarak zn bir duygusundan baka bir ey
olamaz. Kudret derecesi olarak yeinliine bir parann duygusu
olmaktan baka bir ey olamaz. Oysa dardan gelen duygular
birbirlerinin dndaki d paralar arasndaki etkileimlere
baldrlar. kisi arasnda hibir iletiim yoktur. Birinci trden
ikinci tre, ya da ncye geebilirim, ama birinci trden bir
duygu, bir tutku duygusu ieriye szamaz - yani zn bir duygusu
olamaz.
yleyse gelitirdiim btn fikirler bizi dehetle titreten bir
rnekle birlikte ok ilgin nk anlyorsun bu Miller - Miller bu
bakmdan matrak bir yazardr; Miller'de bizi burada ilgilendiren
eyler asndan gerekten tartlmaz biimde Spinoza'c say
falar vardr ama bunlar yazarken takdir edersin ki bir Spinoza
yorumu yapmyor, dolaysyla her eyi sylemeye hakk var.
Bazen kendi ilhamnn duyarll ve tutarll iinde ok ok
Spinozist kavraylar belirir ve bu Henry Miller'n panteizmine
iaret eder, sonra tmyle farkl bir yerden gelen ilhamlar var
dr - szgelimi Dostoyevski'den ve en iyisi, en gzeli kendi ken
dinden gelen; btn bu ilemler birbirleriyle uyum iindedirler,
oysa senin anlattn btn bu unsurlarn ne kadar ak bir e
kilde Spinozac olmadn o kadar bellidir ki bunun iin Spino
za'nn idealini hatrlamanz yeterlidir: Spinoza'nn idealinden
bahsetmemitim ama burada bahsetme frsatn buluyorum - bu
gerekten, upuygun olmayan lemin, tutkular leminin belirsiz,
ift anlaml iaretlerin lemi olduu, karanlk ve ift anlaml
gstergelerin dnyas olduudur. Oysa sen Miller tarznda ka
ranlk bir gstergenin rneini gelitirirdin. Oysa Spinoza hibir
nansa yer brakmaz: Birinci trden bilgide eitim grrsnz,
225
GILLES DELEUZE
bu belli belirsiz ift anlaml iaretlerle ba baa kaldnzda en
kt varolu iinde srklenip durursunuz - bu gstergeler cin
selliinki olsun, Tanrbiliminki olsun, neyin olursa olsun, bu
gstergeler nereden gelirlerse gelsinler, peygamberin iaretleri
olsun, sevgilinin iaretleri olsun hepsi ayn, bu ift anlaml ia
retlerin lemidir. Oysa tam aksine ikinci ve nc bilgi trlerine
ykseliin tm budur. Azami lde belirsiz iaretleri ift an
laml iaretleri silmek - oranlar yasas yznden her zaman
azami diyecektir, elbette her zaman ift anlaml iaretlerle kar
lamaya mahkmuz, her zaman onlarn yasasna tabi olmay
srdreceiz; bu tpk lm yasasndaki gibidir, ama mmkn
olduunca bu ift anlaml iaretler dnyas yerine tek anlaml
ifadeleri koymaya abalayabilirsiniz... Seks dnyasna gelince
Spinoza kukusuz seks dnyasna dair bir kitap yazmaya kal
kmazd. Neden seks dnyasna dair bir kitap yazmazd? Neden
Spinoza asndan - aktr ki bize bu konuda da bir ey syle
mektedir - bize derdi ki: Vardr, cinsellik diye bir ey vardr.
Hatta o sizin hepinizin istediidir. Ama bu sizin sorununuzdur ve
her ey onu varoluunuzun esas ksm m yaptnz yoksa g
reli olarak ikinci bir ksm m yaptnzdr. Neden kendi hesa
bna bunu derdi - bu kukusuz bir huy, bir doa meselesidir ve
sanrm ki Spinoza temelinde bakirdi - nce btn filozoflar gibi
ama kendisi zel olarak. Neden?
Gryorsunuz bu Spinozaclk asndan ok kesindir, onun
iin cinsellik iaretlerin, gstergelerin karanlndan, belirsizli
inden ayrt edilemez. Eer tek ynl bir cinsellik olsayd elbette
isterdi. Spinoza cinsellie kar deildir. Eer cinsellikte tek
ynl ifadeler bulabiliyor ve yaayabiliyor olsaydnz size ite
tamam bunu yapmanz gerekir derdi. Ama ite hakl mdr yoksa
hata m yapyor bilmiyoruz ama tek biimli ifade bulan aklar
var mdr? Daha ok yle grnyor ki bu ynde ilerlediimizde
yle grnyor ki, cinsellikte bu trden ifade kaynaklar kefet
226
SPNOZA ZERNE ON BR DERS
mekten ok imdiye dek tam aksine oyun oynayp durulmutur
ve cinselliin anlam belirsizlikleri oaltlmtr - ve bu psika
nalizin en gzel baarlarndan biri olmutur: Cinselliin belir
sizliini olaanst lde her bakmdan gelitirmek.
O halde Spinoza'nn ltlerini anlamamz gerekiyor. Spino
za bize derdi ki: Anlyorsunuz, benden bunu istemeyin. Bu beni
ok ilgilendirmiyor ama cinsellii ayrcalkl klmamak lazm
nk belirsiz iaretlere sarlrsanz bunlardan her yerde bula
bilirsiniz bundan kanmak gerekir: Peygamber de olabilirsiniz,
sapkn da olabilirsiniz. Szgelimi biseksellik meselesi zerine
ayrntlar yakalamaya almak almaya demez - veya cin
selliin srlar stne. Ya da yine Dounun srr stne. Eer
belirsiz iaretlerden holanyorsanz aln bunlar. Ama bir kez
Spinozacln, eer size nermi olduum ey doruysa Spi
noza derslerinin bandan beri benimsedii tek yorum noktas
nn doru olduu kabul edilirse, yani eer Spinozaclk bize
byle bir proje konusunda hemfikir olanlar iin bir pratik abaya
ve deneye tekabl ediyorsa, bize yle bir ey diyor olmaldr:
Anlyorsunuz - sizde ac, endie yaratan ey ift anlaml, belir
siz bir gstergeler leminde yayor olmanzdr kesinlikle - ve
ben Spinoza'nn size nerecei ey bu karanlk lemin yerine bir
tr somut abay, bu karanlk dnyann, ift anlaml gstergele
rin bu leminin yerine tmyle farkl bir dnyann, birincisinden
tretilecek, ekilip alnacak bir dnyann getirilmesidir; bunlar
dardan karlatrmayacaksnz, bu yeni dnyay ilkinden
ekip karacaksnz, bir sr tedbirle vesaire..., ve bu bir tek
ynl ifadeler dnyas olacaktr; burada Spinoza epeyce bizim
gibidir, olduka moderndir - cinsellik meselesinde o cinsel me
selelerin tek yanl ifadesi bulunmayacan dnmektedir. O
zaman bu adan, cinsellik... tamam, dardan gelir, yani: Ta
mam cinselliinizi yaayn, ama bu sizin byk ksmnz kap
lamasn nk sizin byk bir ksmnz kaplad andan itiba
227
GILLES DELEUZE
ren, lm er ge geldiinde, ya da gszlk, kuvvetten dme,
yaa bal iktidarszlk ba gsterdiinde, btn bunlar olup
bittiinde o zaman kendinizin daha byk bir ksmn kaybede
ceksiniz demektir.
Spinoza'nn bu ok ilgin fikri sonuta, varoluum sresince
kendimin byk bir ksmn megul ettiim eyin benim byk
bir ksmm olacadr. O zaman lml bir paray aldmda,
lml bir paray kendimin daha byk bir ksm kldmda
o zaman, sonuta lrken btn btne lmekteyim ve hayal k
rkl iinde lmekteyim.
Mdahale (gen bir bayan): Dnn ki ikinci trden bilgiye
sarldnzda, herkesin yapt gibi nk nc tr bilgiden
bahsetmeye cesaret edilmiyor, burada ondan asla bahsedilmiyor,
o zaman bu ikinci trden bilgiye sarldnzda ne olacak?
Gilles: Merak etmeyin yrr. Daha ok unu sylemek gere
kirdi: nc tre ykselmek istediimizde bizde eksik olan
nedir?
Eksik olan, ikinci trden bilgide btn ilikilerin kavrand
ama ilikiler alannda buradan da teye gitme olana bulunma
ddr - bu ne demektir? birey arasndaki karlkl iliki
lerin kavrand anlamna gelir. Neden iki ya da drt deil de
birey diyordur? nk birey arasndaki iliki ayrcalkl bir
rnektir: a, b, c. Birinci birey a'dr, kincisi b'dir, ve a ve b'den
oluan bireye c diyorum. Neden bu bireylik ayrcalkl rnee
ihtiya duyduumu gryorsunuz. ki birey bir ilikilerini bir
letirdiklerinde zorunlu olarak bir nc birey yaratrlar. r
nek: Kils ve lenf - bu Spinoza'nn rnei; kils ve lenf kann
paralardrlar. Bu iki birey, kils ve lenf olduu, her birinin belli
bir iliki altnda olduklar ve ilikileri birletikleri lde kan,
yani nc bireyi oluturduklar anlamna gelir. Ve neyse
ikinci trden bilgi bireyleri oluturan ve zen ilikiler stne
bana her ey sylemektedir. Sylemeden brakt ey nedir?
228
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
Sz konusu bireylerin her birinin tekil doas ya da z zerine
bana hibir bilgi vermemektedir. Baka bir deyile a'nn znn
ne olduunu, b'nin znn ne olduunu dolaysyla c'nin znn
ne olduunu sylememektedir. Yalnzca c'nin a ile bye nasl
uygulandn sylemekle kalmaktadr. Kesinlikle byle. Bana,
kann doasn kilsn doasna, lenfin doasna, kils ve lenfin
kann doasn oluturduklar lde nasl uygulandn anlat
maktan teye gememektedir.
Mdahale (ayn bayan): Sezgimize dayandmzda asli
nemli bir ey elimizden kap gidiyor demektir, yani z kap
gitmektedir, sonuta o zaman lmde en byk olan para kur
tulamayacaktr demek oluyor bu.
Gilles: Evet, ite. Burada ok kesin bir soru soruyorsun ama
ben bunu ortaya atmak istememitim nk olduka teorik bir
soru. Bu noktayla ilgilenenler iin sylyorum, nasl gerekten
Spinozada ikinci trden bilgiden nc tr bilgiye geilir de
neden ikinci trden bilgide kalnmaz? Burada beinci kitaba
kadar okuyacak olanlar iin sylemeliyim ki beinci kitabn
olaanst zor bir karakteri vardr - nk orada artk nerme
lerin ve ispatlarn srati fantastik bir lde artar, bu olaanst
gzellikte bir metindir... Burada neredeyse dncenin bir uu
sratine eritiini syleyebiliriz. Bu beinci kitap ok ilgintir.
ON BRNC DERS
DELEUZE - SPNOZA
24.03.1981
Bugn Spinoza'dan son kez bahsediyoruz. Geen defa bana
sorulan bir soruyla balamak istiyorum: Spinoza en azndan bir
metinde, btn duygulanlarn hangi duygulan olursa olsun
zn bir duygulan, etkilenmesi olduunu nasl syleyebili
yor?
Aslnda, "zn duygulan", szn iittiinizde, bunun bi
raz tuhaf bir ifade olduunu hissedebilirsiniz. Bildiim kadaryla
bu ifade yalnzca burada var. Nerede? ok belli bir pasajda, Et
hica'nn nc kitabnn sonunda bir zet metninde. Orada
Spinoza kitabnn dnda bir dizi tanm vermektedir. O ana dek
ya vermedii ya da ok dank olarak bulunan tanmlar yeni
den vermektedir. Duygularn tanmlarn vermektedir, hatrl
yorsunuz ki duygular ok zel bir etkilenme tarzydlar: Etki
lenmelerden geliyorlard. Bunu sk sk "his" diye evirirler. Ama
231
GILLES DELEUZE
Franszcada Latince affectus'a tam tamna uyan "affect" (duygu)
kelimesi vardr. Bu, dorudan doruya, duygulanlardan, etki
lenilerden, alglar ya da tasarmlar diyebileceimiz duygula
nlardan gelmektedir. Oysa nc kitabn sonundaki birinci
tanmda unlar okunuyor: "Arzu, insann bizzat zdr" - bu z
herhangi bir duygulan tarafndan bir ey yapmaya zorlanyor
diye kavrand lde". Bu tanmmn olduka uzun bir akla
mas vardr ve eer devam edilirse bir o kadar daha sorun yaratan
bir cmleyle karlalr. nk zn duygulanndan, "bu
zn doutan (ya da edinilmi)" btn dzenleniini anlyo
ruz". Latince metinde bir ey eksiktir, ite bu yzden parantez
koyduk. Ksa alma' nn Hollandaca tercmesinde bekledii
miz cmleyi tam haliyle buluruz. Neden bu "ya da edinilmi"
parantezini beklemekteyiz? nk bu 17. yzylda iki fikir veya
duygulan tipi arasnda yaplan ok allm bir ayrmd: Do
utan gelen fikirler ya da edinilmi denen fikirler. Descartes'de
doutan ve edinilmi fikirler arasndaki bu ayrm gryoruz.
Doutan-edinilmi, bu 17. yzylda ok yaygn bir ifttir
ama buna karn Spinoza bu terminolojiyi kullanmamtr ve
"doutan", "edinilmi" szckleri yalnz bu zette yer almak
tadr. Spinoza'nn imdiye dek hi kullanmad terimleri kul
land ve te yandan "zn duygulan" formln ortaya at
t bu metin nedir?
imdiye kadar demi olduklarmz gzden geirirseniz bu
rada bir sorun vardr nk kendinize Spinoza'nn nasl btn
duygulanlarn ve duygularn, zn duygulanlar, etkilen
meleri syleyebildiini sorarsnz. Bu, bir tutkunun bile zn bir
duygulan olduu anlamna gelir.
Btn zmlemelerimizin nda ze gerekten ait olan
eyin yalnzca upuygun fikirlerle aktif duygular olabileceini
dnmeye meyletmitik - yani ikinci ve nc trden fikirler.
ze gerekten ait olanlar bunlard. Oysa imdi Spinoza tam ak
232
SPNOZA ZERNE ON BR DERS
sini sylyor gibidir: Yalnzca byk tutkular zn duygulan
lar olmakla kalmazlar, tutkularn arasnda kederler de, en berbat
tutkular da, btn duygular z etkilerler.
Bu sorunu zmeye abalamak isterdim.
Amacmz Spinoza'nn bir metnini tartmak deil, bu metni
olduu gibi almalyz. Bu metinden reniyoruz ki ne olursa ol
sun her duygulan zn bir duygulan, etkilenmesidir. Demek
ki tutkular en az eylemler kadar ze aittirler; upuygun olmayan
fikirler en az upuygun fikirler kadar ze aittirler. Ama yine de
arada bir fark olmas gerekir. Tutkularla edilginliklerle upuygun
olmayan fikirlerin zlere eylemlerin ve upuygun fikirlerin ait
olmasndan farkl bir tarzda ait olmalar gerekir. Bu iin iinden
nasl kacaz?
zn duygulan: Beni ilgilendiren ey Latincede aidiyet
belirten bu "de" genitifinin kullanldr. Franszcada da genitif
ayn "de" parasyla verilir. Dilbilgisinin genitifin farkl anlam
larn ayrt ettiini hatrlyorum. Bir sr eidi vardr. Bu "de"
parasn genitifi belirtmek iin kullanrsanz bu her zaman bir
eyin bir baka eye ait olduu anlamna gelir. Eer genitifi bir
aidiyet anlamnda kullanrsam, bu ait olmann, aidiyetin ok
farkl anlamlara sahip olmasn dlamaz. Bu genitif bir eyin
birinden geldiini ve ondan geldii lde ona ait olduuna ia
ret edebilir, ya da herhangi bir eyin birine ancak o, o eye ma
ruz kalyorsa ait olduunu belirtebilir. Baka bir deyile, "de"
eki, okun hangi yne gittiini semez, bir edilgenlik genitifini bir
aktiflik genitifini, bunlar ayrt etmez.
Sorun u: Upuygun olmayan bir fikrim var, kendisinden bir
tutku, edilgenlik duygusunun kt belirsiz, kark bir ner
mem var - bu hangi anlamda benim zme aittir? Bana yle ge
liyor ki cevap udur: Doal koullarm altnda upuygun olma
yan alglara mahkmum. Bu, birbirinin dnda sonsuz sayda
yaylabilir paralardan birlemi olduu anlamna gelir. Bu ya
233
GILLES DELEUZE
ylabilir paralar bana belli bir iliki altnda aittirler, ama bu
yaylabilir paralar zerlerinde etkide bulunan ve bana ait olma
yan paralarn srekli olarak etkisi altndadrlar.
Eer bana ait olan baz paralan, bedenime ait olan baz par
alar, szgelimi derimi oluturan paralar ele alrsam; bana u
ya da bu iliki altnda ait olan deri paracklarn ele alrsam:
Benim derim. Derim ki srekli olarak baka dsal paralarn
etkisi altndadrlar: Derim zerinde etkide bulunan her ey, hava
paracklar, gne paracklar... ok basit bir rnek dzeyinde
aklamaya alyorum. Gne paracklar, s paracklar,
derim zerinde etkide bulunuyorlar. Bu onlarn gnee ait belli
bir iliki altnda olduklar anlamna gelir. Derimin paralar da
dorudan doruya benim bedenimin karakteristii olan belli bir
iliki altndadrlar, ama dsal belirlenimlerden baka bir yasa
ya boyun emeyen bu paracklar srekli olarak birbirleri ze
rinde etki halindedirler. O zaman bendeki scaklk algsnn ka
rk, belirsiz bir alg olduunu ve oradan gelen duygularn
edilgen tutkular olduunu sylemek zorundaym: "ok scak!"
Bu, "ok scak" nermesi dzleminde Spinozac kategorileri ele
alrsak, benim bedenim stnde bir d cismin, gnein eylemde
bulunduunu sylemeliyim. Yani, gnein paralar bedenimin
paralar zerinde faaldirler. Btn bunlar tam bir saf d deter
minizmdir - tpk paracklarn birbirlerine arpmas gibi.
Maruz kaldm scakl algladmda bu, bende bir alg,
bir fikir uyand anlamna gelir - gnein benim bedenim ze
rindeki etkisi fikri. Bu, upuygun olmayan bir algdr nk bir
etkinin, bir sonucun fikridir, nedenini bilmem ve oradan edilgin,
pasif bir duygu domaktadr: ok scaktr ve ben rahatszm,
kederliyim ya da tam aksine ne gzel gne var, kendimi iyi
hissediyorum.
Bu hangi anlamda zn bir duygulandr? Zorunlu olarak
zn bir duygulandr. lk bakta bu var olan bedenin bir
234
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
duygulan olarak grnr ama sonuta zden baka bir ey
yoktur. Varolan beden z bir eklinden baka bir ey deildir.
Varolan beden belli bir iliki altnda sonsuz sayda yaylabilir
para ona ait olduu lde bizzat zn kendisidir.
Hatrlyorsunuz, z bir kudret derecesidir. Bu ze belli bir
hareket ve dinginlik oran tekabl eder. Var olduum srece bu
hareket ve dinginlik oran bana sz konusu iliki altnda ait olan
yaylabilir paralar tarafndan yerine getirilir. Bu ne demektir?
Ethica'da kavramlarn tuhaf bir kaymas vardr - sanki Spino
za'nn iki sz daarc varm gibi. Ve bu anlalyor - ann
fizii yznden byledir. Bazen kinetik bir sz daarcndan
dinamik bir sz daarcna srar. ki kavram edeer kabul
eder: Hareket ve dinginlik oram ve etkilenebilme gc ya da
duygulanabilme, etkilenebilme yatknl. Bu kinetik ve dinamik
nermeleri neden edeer kabul ettiini sormak gerekir. Neden
beni karakterize eden bir hareket ve dinginlik ilikisi ayn za
manda bana ait olan bir etkilenebilme gcdr?
Bedenin iki tanm olacaktr. Kinetik tanm udur: Her cisim
bir hareket ve dinginlik oran ile tanmlanr. Dinamik tanmla
mas udur: Her cisim belli bir etkilenebilme gc ile tanmlanr.
Bu kinetik ve dinamik ifte kaydna duyarl olmak gerekir. Spi
noza'nn bize ok byk sayda yaylabilir parann bana ait ol
duunu syledii bir metniyle karlaacaz. O halde, sonsuz
sayda yoldan etkilenmekteyim. Belli bir iliki altnda sonsuz
sayda yaylabilir paraya sahip olmak sonsuz sayda yoldan
duygulanabilir, etkilenebilir olmak demektir. Bu noktadan itiba
ren her ey aydnlanyor.
Eer yaylabilir paralarn yasasn anladysanz, nedenlere
sahip olmay, kendilerinin neden olmay ve birbirlerine etkileri
ne almay bir an olsun brakmadklarn biliyorsunuz. Bu, ne
denselliin veya dsal, dtan gelen determinizmin dnyasdr.
Her zaman bir paraca arpan bir baka parack vardr. Ba
235
GILLES DELEUZE
ka terimlerle sylersek her birinin her an birbirleri zerinde etkisi
olduunu dnmeksizin paralarn sonsuz bir toplamn d
nemezsiniz. Etkilenme, duygulan denilen ey nedir? Etkinin
fikrine duygulan denir. Bana ait olan bu yaylabilir paralarn
birbirleri zerinde etkileri yokmu gibi kavrayamazsnz. Bir
birleri zerindeki etkilerinden ayrt edilemezler ve hibir zaman
izole, yaltlm bir yaylabilir paralar toplam, yaylabilir par
alarn sonsuz toplam mmkn deildir. Bir yaylabilir paralar
toplam vardr ve yle tanmlanabilir: Bu toplam bana aittir.
Toplamn bana ait olduu hareket ve dinginlik ilikisi tarafndan
tanmlanmtr. Ama bu toplam zerinde etki sahibi olan, onu
etkileyen ne var ki bana ait olmayan yine sonsuz baka toplam
lardan ayrt edilemez. Derinin paracklar kukusuz gelip ar
pan hava paracklarndan ayrt edilemezler. Bir etkilenme veya
duygulan etkinin fikrinden baka bir ey deildir. Bu zorunlu
olarak kark bir fikirdir nk nedenin fikrine sahip deildir.
Bu bir etkinin alndr: Algladn sylerim. te bu yoldan
Spinoza kinetik dalndan dinamik dalna geebilmektedir: Yani
altnda sonsuz sayda yaylabilir parann olduu bir iliki ayn
zamanda bir etkilenebilme, duygulanabilme gcdr. Ama o za
man, alglarm ve tutkularm, sevinlerim ve kederlerim, duy
gularm btn bunlar nedirler?
Eer kinetik unsurla dinamik unsur arasndaki bu paralellik
trn tartmaya devam edersem, yaylabilir paralarn beni
karakterize eden belli bir hareket ve dinginlik orann gerek
letirdikleri lde bana ait olduklarn sylemeliyim. Bir ili
kiyi gerekletirmektedirler nk ilikinin terimlerini tanmla
maktadrlar. Ve imdi eer dinamik terimlerle konuursak duy
gulanlarla duygularn etkilenebilme gcm doldurabildikleri
lde bana ait olduklarn ve her an etkilenebilme gcmn
dolmu olduunu sylerdim. Birbirinden ok farkl olan u iki
an karlatrn. A annda: Yamurun altnda kalmsnz
236
SPINOZA ZERNE ON BR DERS
kendi banasnz, snabileceiniz hibir yer yok ve vcudu
nuzun sa taraf sol tarafnzla ya da tersi savunmak mecburiye
tindesiniz. Bu cmlenin gzelliine duyarlsnz. Bu son derece
kinetik karakterli bir formldr. Vcudunun bir yarsn br
yarsnn barna yapmaya mecbur kalyorum. Bu ok gzel bir
formldr. Dante'nin Cehennemin dairelerinden birinde hafif bir
yamur varken bedenlerin bir tr amur deryas iinde yatm
halde gsterildikleri bir pasajdr. Dante amurda dnp dur
maktan baka yapabilecekleri hibir ey olmayan bu bedenlerin
yalnzln vermeye alr. Her defasnda vcutlarnn bir ta
rafn teki tarafyla korumaya almaktadrlar. imdi b an:
imdi artk kurtuluyorsunuz. Biraz nce, yamur damlalar k
k oklar gibiydiler, her ey korkuntu, mayonuzun iinde gro
tesk bir haldeydiniz ve gne at. Orada btn vcudunuz fe
rahlad. imdi artk vcudunuzun yaylabilir olmasn istiyorsu
nuz. Gnete yatyorsunuz. Spinoza diyor ki yanlmamak gere
kir - her iki durumda da etkilenme gcnz zorunlu olarak dol
mutur. Yalnz, koullar, zellikle de dsal koullar bakmn
dan hak ettiiniz duygulanlara ve duygulara sahipsiniz hep;
ama bir etkilenme, bir duygu ancak sizin etkilenme gcnz
gerekten doldurmaya katkda bulunduu lde size aittir.
te btn duygulanlarn ve duygularn zn duygular ol
mas bundandr. Son olarak, duygulanlar ve duygular zn et
kilenmeleri ve duygular olmaktan baka bir ey yapamazlar.
Neden? nk sizin iin size ait olan bir etkilenme gcn dol
durabildikleri lde ancak vardrlar ve bu etkilenebilme gc
sizin znzn etkilenebilme gcdr. Hibir an iin hayflan
mamak gerekir. Yamur yaarken ve siz kelimesi kelimesine o
kadar mutluyken aslnda hibir eksiiniz yoktur. te bu Spino
za'nn en byk fikridir. Hibir zaman hibir eksiiniz yoktur.
Etkilenebilme gcnz, duygulanabilme gcnz her zaman
doldurulmu bir haldedir. Her durumda, hibir ey kendini bir
237
GILLES DELEUZE
eksiklik olarak ifade edemez. Bu, "varlktan bakas yok" for
mldr. Btn etkilenmeler, btn alglar ve btn duygular,
ve btn tutkular duygulanlardr, zn alglar ve tutkular
drlar. Felsefenin srekli olarak hep eletirilen bir kelimeyi kul
lanp durmas bir tesadf deildir - demek ki bu kelimeye ihti
yac vardr: Bu Spinozadaki, quatenus, "o lde", "srece" diye
tercme edilebilir szcktr. Eer felsefeyi tek bir kelimeyle ta
nmlamak gerekirse onun bir "o lde" sanat olduu sylene
bilir. Eer birini tesadfen de olsa "o lde" derken grrseniz,
kendinize ite o arada bir dnce domakta diyebilirsiniz. D
nen ilk kii "o lde" demitir: Neden? "O lde" bir kav
ram sanatdr. Kavramn ta kendisidir. Spinoza'nn srekli olarak
bu szcn Latince karl olan quatenus'u kullanmas bir
tesadf myd? "O lde" kelimesi eylerin kendisinde algla
nabilir olmayan kavram iindeki ayrmlara gnderir. Kavram
iindeki o kavram araclyla olan ayrmlar tartrken unu
diyebilirsiniz:"......lde ey". Yani eyin kavramsal yan.
O halde btn duygulanlar tzn duygulanlardr. Ama
hangi lde? Hangi bakmdan? Sz konusu olan upuygun ol
mayan alglar ve edilgin tutkular olduunda bunlarn z kendi
sine u ya da bu iliki altnda ait olan sonsuz sayda yaylabilir
paraya sahip olduu lde bunlarn zn duygulanlar ol
duunu eklemek gerekir. Bu durumda, etkilenebilme gc ze
aittir, basite dardan gelen duygular, etkiler tarafndan zo
runlu olarak doldurulmutur. Bu duygular dardan gelirler,
zden gelmezler. Ama yine de zn duygulardrlar nk zn
etkilenebilme, duygulanabilme gcnn iini doldururlar. Da
rdan gelmekte olduklarn aklnzda iyi tutun. Ve aslnda bu
dars, bu d, birbirleri zerinde etki sahibi olan yaylabilir
paralarn boyun edikleri yasadan bakas deildir. kinci ve
nc bilgi trlerine eriilebildiinde ne olup biter? Burada
upuygun alglarm ve aktif duygularm var. Bu ne demektir? Bu,
238
SPINOZA ZERNE ON BR DER i
zn duygulanlardr. Hatta daha byk bir gle, daha nceki
durumdan bunun fark nedir diye sorabilirim. Ama bu kez da
rdan gelmemektedirler, ieriden gelmektedirler. Neden? Bunu
grmtk. Bir ortak mefhum, dolaysyla zorunlu olarak n
c trden bir fikir yani bir z fikri neden hep ieriden gelmekte
dir?
Biraz nce upuygun olmayan fikirlerle pasif duygularn bana
ait olduklarn, benim zme ait olduklarn sylemekteydim.
yleyse bunlar zn duygulanlardrlar - bu z edimsel olarak
belli bir iliki altnda sonsuz sayda yaylabilir parann hepsine
ait olduu lde zn duygulanlardrlar.
imdi ortak mefhumlar tartalm. Bir ortak mefhum (noti
one communis) bir algdr. Ortak bir ilikinin bende ve baka
cisimde ortak bulunan bir ilikinin algsdr. Oradan duygular
gelir, aktif duygular. Bu duygulanlar, alglar ve duygular ayn
zamanda zn etkilenmeleridirler. ze aittirler. kisi ayn du
rumdur ama ne lde ve hangi bakmdan? zn kendisine belli
bir iliki altnda ait olan sonsuz saydaki yaylabilir paraya sa
hip olarak kavrand lde deil, zn kendini belli bir ilikide
ifade ediyor olarak kavrand lde. Burada yaylabilir para
lar ile yaylabilir paralarn eylemi saldr altna girmitir nk
kendileri bizzat neden olan ilikilerin kavrand dzeye ykse
lebilmitir - demek ki zn baka bir ynne ykselmiim. Bu
artk yaylabilir paralar sonsuzluu tarafndan tanmlanan bir
z deil, kendini bir ilikide ifade ettii lde zdr.
Ve daha da belirgin ekilde nc trden fikirler dzeyine
ykseldiim zaman oradan doup gelecek bu fikirler ve aktif
duygular ze aittirler ve zn duygulanlardrlar. Bu kez z
kendinde olduu, kendi iinde olduu salt kendi iin olduu ve
kendi iin bir kudret derecesi olduu lde byledir. Kabaca
diyeceim ki btn duygulanlar ve duygular zn etkilenme
leridirler, yalnz iki farkl durumda, nk genitifin iki anlam
239
GILLES DELEUZE
vardr... ikinci ve nc trden fikirler zn etkilenmeleridirler
ama felsefe tarihinde ancak ok sonralar belirecek, mesela Al
manlarla belirecek bir kelimeyi kullanrsak bunlar kendine y
nelik etkilenmelerdir. Son olarak, ortak mefhumlar ve nc
trden fikirler boyunca kendi kendini etkileyen ey bizzat zn
kendisidir.
Spinoza "aktif duygu" terimini kullanr ve bunun kendi ken
dini etkilemeden bir fark yoktur. Btn etkilenmeler, duygula
nlar zn duygulanlardr ama dikkat, zn duygulannn
tek bir anlam yoktur. Geriye kalan bundan etik ontoloji iliki
siyle balantl olan bir sonu karmaktr.
Neden btn bunlar bir ontoloji oluturmaktadrlar? Bir fik
rin - hissettiim bir ey var. Tarihte tek bir ontoloji olmutur. Bir
ontolojiyi Spinoza'dan baka hi kimse baaramamtr. Eer
ontolojiyi ok kesin bir anlamda ele alrsanz bir felsefenin dn
yada yalnzca bir kez ontoloji olarak gerekletiini sylerdim,
o da Spinoza'dr. Peki neden byle bir ey yalnzca bir kez ger
ekleebilirdi? Ve neden Spinoza'yla gerekleti? Bir zn et
kilenebilme gc pekl dsal etkilenmelerle olduu kadar isel
etkilenmeler tarafndan da gerekletirilebilir. zellikle etkile
nebilme gcnn kinetik ilikinin yapt trden bir aa hale
gnderdiini dnmemek gerekiyordur. Duygular mutlak ola
rak dtan gelebilirler: Bunlar tutkulardr. Tutkular etkilenebil
me gcn dolduran ve dardan gelen duygulardr. Beinci
kitap bana yle geliyor ki bu kendini - etkileme mefhumunun
temelini atmaktadr. Mesela yle bir metni ele alalm: Tanry
sevdiim sevgi (rtk olarak bu nc trdendir) Tanrnn
kendi kendini sevdii sevgi ve beni sevdii sevgidir. Bu, nc
tr dzeyinde, btn zlerin birbirlerinin iinde olduklar, btn
kudret derecelerinin birbirleriyle i ie ve ayn zamanda, Tanr
sal kudret denen kudretin iinde olduklar anlamna gelir. zle
rin bir isellii vardr ve bu onlarn birbirlerine kartklar an
240
SPNOZA ZERNE ON BR DERS
lamna gelmez. Burada bir i ayrmlar sistemine varyoruz; bir
baka z zm etkiledii anda -ve bu nc trn tanmdr,
bir z benim zm etkiler, btn zler birbirlerinin iinde ol
duklar iin, bir zn zm etkilemesi kendi zmn kendini
etkilemesinin bir tarzdr.
Tehlikeli olsa da gne rneime geri dnyorum. Ne de
mektir "panteizm"? Kendilerine panteist diyen insanlar nasl ya
arlar? Panteist olan bir sr ngiliz vardr. Lawrence'i dn
yorum. Onda bir gne klt vardr. Ik ve verem Lawrence ile
Spinoza'da ortakt. Lawrence bize gnele ilikide olmann ka
baca tarz olduunu sylemiti. nce plajdaki insanlar -
bunlar anlamyorlar gnei, gne nedir, bilmiyorlar, kt ya
yorlar. Sonuta gneten bir ey anlasalard, daha akl ba
nda ve iyi kp giderlerdi. Ama yeniden giyindikleri andan
itibaren, eskisi kadar bombolar. Bu dzeyde, ne yapyorlar
bunlar gnele? Birinci trde kalyorlar... (...) "Sca seve
rim"deki "ben" klcal damar genilemesi ya da daralmas tipinde
yaylabilir para ilikilerini ifade eden bir "ben"dir. Bu bakm
dan benim paralarm zerinde etkide bulunan gnein para
cklardr ve birbirlerinin zerinde braktklar etki bir haz veya
keyiftir. Bu, naif "ah ne gzel, gne" formlyle, birinci trden
bilginin gneidir. Aslnda, sz konusu olan bedenimin dsal
meknizmalar, ve paralar arasndaki, gnein paralaryla be
denimin paralar arasndaki ilikilerdir.
Hangi noktadan itibaren, bu gne meselesinde, hangi andan
itibaren gerek anlamyla "ben" demeye balayabilirim? kinci
trden bilgiyle, paralarn birbirleri zerindeki etkilerinin alan
n aarm? Gnee dair bir tr bilgiye eriirim, gnein pratik
bir kavranna varrm. Bu pratik kavray ne anlama gelir? Bu,
nne getiim anlamna gelir, gnee bal u ya da bu kk
olay, belli bir andaki ufak bir glge olaynn ne olduunu bili
rim; neyi ifade ettiini bilirim. Artk gnein bedenim zerin
241
GILLES DELEUZE
deki etkilerini kaydetme durumunda deilim. Nedenlerin bir tr
pratik kavrayna ykselirim, ayn zamanda bedenimin iliki
lerini gnein u ya da bu ilikisiyle birletirebilirim.
Bir ressamn durumunu ele alalm. 19. yzyln doaya kan
ressamlarn ele alalm. Elinde paleti vardr, bu bir ilikidir.
Hareketsiz durmayan bir gne vardr, buradaki bu ikinci trden
bilgi nedir? Ressam, valesinin konumunu kimiyle deitire
cektir, tepedeki gneten bakmakta olan gnee geerken tuva
liyle ayn ilikiye sahip olamaz. Van Gogh diz km resim
yapard. Gn batmlar onu neredeyse yere yatmaya zorlard
nk Van Gogh'un gzlerinin mmkn olan en alt ufuk izgi
sine denk dmesi gerekirdi. O zaman bir valeye sahip olmak
hibir anlama gelmez. Cezanne'n Mistral Rzgrlarndan bah
seden bir sr mektubu vardr: Tuval - vale ilikisini, rzgrn
ilikisiyle nasl birletirmeli, valenin ilikisini batmakta olan
gne ile nasl birletirmeli, ve yere yatm halde resmi nasl
tamamlamal? Burada ilikileri birletirmekteyim ve belli bir
yoldan nedenlere dair belli bir kavraya ykselmeliyim; ite o
andan itibaren gnei sevdiimi sylemeye balayabilirim. Ar
tk gnein paracklarnn bedenim zerindeki etkisiyle snrl
deilim, baka bir alandaym. likilerin birlemeleri alannda
ym. Ve o anda birinci derece asndan bize delice grnebile
cek bir nermeden uzakta deilim: "Gne, ben ondan bir eyim
ite," diyebilmekten uzakta deilim. Gnele bir yaknlk ili
kisi kurmuum. te bu ikinci trden bilgidir. kinci trde, g
nele bir tr ortakln sz konusu olduunu anlayn. Van Gogh
iin bu apaktr. Gnele bir tr iletiime girmeye balamak
tadr.
nc trdeyse ne olur? Burada Lawrence bir sr rnee
sahip. Soyut terimlerle sylenirse bu mistik bir birleme olurdu.
Bir sr din gne mistikleri yaratmtr. Bu fazladan atlm
bir admdr. Van Gogh'un vermeyi baaramadna inand bir
242
SPNOZA ZERNE ON BR DERS
tenin bulunduuna dair bir izlenimi vard. Bir ressam olarak
veremeyecei bu "dahas var," nedir? Bunlar mistiklerin gne
metaforlar mdr? Ama eer i byle anlalrsa bunlar artk
metafor deildirler, Tanrnn gne olduunu dorudan doruya
syleyebilirler. Dorudan doruya "ben Tanrym" diyebilirler.
Neden? Burada bir zdeleme sz konusu olduundan deil.
Bunun nedeni, bu i ayrm tarznda nc tr dzeyinde erii
lebilmesidir. te bu noktada Spinoza'nn nc tr bilgisinde
yok edilemez mistik bir eyler vardr: zler birbirlerinden ayr
drlar ama birbirlerinden ancak kendi ilerinde ayrt edilebilirler.
Gnein beni etkiledii nlar benim kendi kendimi etkileme
me yarayan nlardr, ve tersi, kendimi etkilediim nlar g
nein beni etkiledii nlardr. Bu gnele kurulan bir kendini
etkilemedir. Szcklere dkldnde bu biraz grotesk gr
nyor, ama hayat biimleri dzeyinde iin ok farkl olduunu
anlayn. Lawrence kendine ait tekil zyle gnein tekil z, ve
dnyann z arasndaki i fark ayakta tutan bu tr bir zdelie
dair bir sr metin yazmtr.
EPUB -WORD linki:
http://www.mediafire.com/?i3802etvb3ghhpc
PDF linki:
http://www.mediafire.com/?6wciwnar1gwixxv
iyi okumalar ..:)
secretdream