You are on page 1of 1452

OSMANPAZARI

Bulgaristanda eski bir Osmanl kasabas. Bugn Omurtag adyla anlmakta olup Bulgaristann kuzeydou kesiminde, deniz seviyesinden 525 m. ykseklikte bir plato zerinde Osmanllar tarafndan kurulmu kk bir kasabadr. Buras, 1500 ylndan itibaren Osmanl ynetiminin son dnemine kadar (1878) idar bir merkez olmann yan sra blgedeki Trk yerleme yerlerinin nemli bir pazar yeri zellii tamaktayd. Osmanpazar ilk Osmanl kaytlarnda Alakilise nahiyesi diye geer. 1052 (1642) yl dolaylarnda Alakilise / Osmanpazar kazas eklinde anlmaya baland. XIX. yzyln byk Osmanpazar kazas iki tarih blgeyi ihtiva eder. Batda ormanlk alan olan Tozluk platosu (Alakilise nahiyesi), douda XVII. yzyln balarna kadar byk umnu kazasna bal bir nahiye durumundaki, daha verimli arazileri bulunan Gerlovo blgesi yer alr. Alakilise nahiyesinin Osmanl ncesi tarihiyle ilgili bilgi yoktur. Buras, ilk Bulgar arlnn baehri Preslavdan ikinci Bulgar arlnn ana kenti olan batdaki Trnovaya giden yolun getii yerde bulunmaktayd. Alakilise / Kenise ismine ynelik en eski atf ise 890 (1485) tarihli icmal tahrir defterinde yer alr. Buna gre nahiyede 114 hneden ibaret perakende yrkleri ve yac grubu yayordu. Dobrovo / Dobrofe kynn ad hari dier btn yer adlar Trkeydi. Filibe ve Kuzey Trakyaya ait 925 (1519) tarihli tahrir defterinde, krk yl nce Rodop dalarndan (Tanr da) bir grup yrn Gerlovoda Dobruca ynndeki Alacakilise diye isimlendirilen blgeye gt belirtilmektedir (BA, TD, nr. 77). 1870te Felix Kanitz tarafndan nakledilen mahall bir rivayete gre Osmanpazar kasabas, yaklak 300 sene nce Arabac Osman tarafndan ina edilen bir handan dolay ortaya kmtr. 922 (1516) tarihli tahrir kaytlarnda umnu kazasnda be sivil mslman hnesiyle be ellici statsnde hnesi bulunan Arabac Osman kynden sz edilir. 987de (1579) Arabac Osman ky on dokuz hneden ibaretti. 1052 (1642) tarihli Avrz Defteri, blgeyi Osmanpazar adyla anan ve bir nahiyenin merkezi olarak gsteren ilk kaynaktr (BA, TD, nr. 775). Burann bir kasaba halinde gelimesi XVII-XIX. yzyllarda olmutur. 1164 (1751) tarihli Avrz Defterine gre kasabada 178 mslman hnesiyle iki hristiyan hnesi bulunmaktayd. 1261 (1845) tarihli Temettat Defterinde burada 407 mslman hnesi yannda seksen hristiyan hnesi yaad kaytldr (BA, KK, nr. 6081). Kasabayla ilgili geni bilgi aktaran Felix Kanitz 1870te kasaba nfusunu 700 mslman ve 180 hristiyan hnesi olarak vermektedir. Kasaba 5000 kiilik nfusuyla btn kazann en byk yerleim merkezi durumundayd. Bu rakamlar burada hristiyan nfusunun XIX. yzylda belirdiini gsterir. Hristiyanlar 1873te nfusun % 20sini oluturuyordu. XIX. yzylda Osmanpazar tekstil retiminde gelimi bir ekonomiye sahipti (ab dokumas, kei klndan battaniye, deri retimi ve metal ileri). XVIII ve XIX. yzyllarda Osmanpazarnn merkezi olduu kaza yetmi Trk kyn iine almakta ve bunlar tamamen Trklerle meskn bulunmaktayd. Ayrca Trke ad tamakla birlikte ounluu hristiyan nfusa sahip iki byk yerleme yeri vard. Bunlar kuzeyde Konak ile gneyde tak kyleriydi. Her iki ky, XVI. yzyln ilk yllarnda dalm hristiyan ailelerinin yaayaca gvenli bir yer olmas iin Osmanl idarecilerinin inisiyatifiyle kurulmutur. Bu kyler ayn zamanda

derbenti statsndeydi. 1164te (1751) takta altm drt mslman, 146 hristiyan hnesi, Konakta ise otuz mslman, elli hristiyan hnesi vard. Bir btn olarak Osmanpazar kazasnn bir kasabas, yetmi be ky, % 91i mslman Trk olan toplam 1480 hnesi bulunmaktayd. Osmanpazarnn dou yars, Gerlovo nahiyesi XIX. yzylda buraya balanm olup yirmi yedi ky ve bir kk kasabadan ibaretti. Buradaki Varbitsa (Virpie) kasabas, tarihi Osmanl Devleti ncesine dayanan tek yerleim mahalli zellii tamaktadr. XV. yzyl Osmanl tarihisi Ner, Varbitsadaki kalenin 790 (1388) ylnda bir k seferi esnasnda Vezir andarlzde Ali Paa tarafndan zaptedildiini yazar. Kale bugnk Varbitsann hemen dnda, XII. yzyldan kalma pek ok Bizans parasnn bulunduu Gerilgrad Kalesinin harabeleri arasndadr. Varbitsa 987de (1579) 307 hristiyan hnesi, 1873 ylnda 193 hristiyan ve seksen be mslman hnesiyle Gerlovo blgesinde en byk yerleim birimi durumundayd. Buras, 1184 (1770) yl civarnda Kalgay Mesud Girayn tahttan indirilmesini mteakip Krm Tatarlarndan nemli bir grubun yerleme yeri haline geldi. Bunlarn ahfad hl Varbitsada yaar. 1985te Bulgar milliyetileri Giray ailesine ait XVIII. yzyldan kalma kona yaktlar. Osmanl dnemi sonunda 1873te, Tozluk ve Gerlovo tarih blgelerinin her ikisi de % 88ini Trklerin tekil ettii 4028 hneye sahipti. 496 Bulgar hristiyan ise sadece Osmanpazarnn iinde, Varbitsa ve takn kk kasabalarnda, Konak derbent kynde yayordu. 1877-1878 Osmanl-Rus Savanda Osmanpazar kasabas yakld, pek ok Trkn buray terketmesi yznden tamamen ortadan kalkma tehlikesiyle kar karya kald. 1887de Bulgar saymna gre kasabada sadece 3755 kii oturuyordu. Bu saynn 2332si mslmand ve Trke konuuyordu. XIX. yzylda burada sekiz cami, birka medrese, tekkeler, bir hamam, yedi han ve bir kilise mevcuttu. Kasaba II. Dnya Savana kadar durgun bir halde kald. 1934te kasabann nfusu 1888 ylndakiyle hemen hemen ayn idi ve bu ylda ad Omurtaga evrilmiti. 1972de burada cami kalmt: 1219 (1804) tarihli tamir kitbesiyle birlikte Yukar Cami, Fndk Camii ve Tekke Camii. Tekke Camii ayn zamanda Mehmed Baba Tekkesiydi. 1985te Bulgaristanda Trklere ynelik basklara kar Gerlovodaki Trkler, zellikle Alvanlar (1934te Jablanovo) civarndaki kzlba kyleri Bulgar ordusu tarafndan bastrlan bir direni gsterdiler. Komnizmin yklmasndan sonra Osmanpazarndaki Trklerin durumu dzeldi. 1963te 7074 olan kasabann nfusu gnmzde (2005) 11.124e ykselmitir. Osmanpazarnda yetien limler arasnda birok eserin mellifi eyh smil Niyazi Efendi (. 1312/1894) anlabilir.

BBLYOGRAFYA

BA, TD, nr. 370, s. 551; F. Kanitz, Donau-Bulgarien und der Balkan, Leipzig 1882, III, 44-46; E. Stefanov, Grad Omurtag, Prinos kam istorijata na grada, Omurtag 1934; V. Marinov, Gerlovo, Oblastno geografsko izovano, Sofia 1936; Z. ankov, Geografski Renik na Balgarija, Sofia 1939, s. 311-312; . Nokolov, Grad Omurtag, Sofia 1970; M. Kiel, Mevlana Ner and the Towns of Medieval Bulgaria, Studies in Ottoman History in Honour of Professor V. L. Mnage (ed. C.

Heywood - C. Imber), stanbul 1994, s. 165-187; a.mlf., Osmanoturski Administrativni Dokumenti za Demografskoto Razvitie i Selinata Istorija Antonovo (Yayla-ky) i Regiona, Pamet za Tuzlaka, Istorija i Kultura (ed. M. Dimitrova), Veliko Tarnovo 2005, s. 39-72; Grad Omurtag i Omurtagskiyat Krai, Istoriya i Kultura (ed. I. Radev - M. Toev), Veliko Tarnovo 2003; D. G. Gadanov, Vorlufiger Bericht, Reise im Auftrage der Balkan-Kommission zur Trkischen Dialektstudien in Nord-Ost Bulgarien, Anzeiger der Kaiserlichen Akademie der Wissenschaften PhilosophischHistorisch Klasse, XLVI/3, Wien 1912, s. 13-29; A. Kuzev, Zwei Notizen ber einige Mittelalterliche Festungen in Nordost Bulgarien, St.B, I (1970), s. 129-139; H. J. Kornrumpf, Zwei Wenig Bekannte islamische Denkmler in Bulgarien, Sdost-Forschungen, XXX, Mnchen 1971, s. 291-296; Omurtag (do 1934: Osman Pazar), Kratka Balgarska Enciklopedija, Sofia 1966, V, 662. Machel Kel

OSMANZDE AHMED TB
(. 1136/1724) Osmanl airi, biyografi yazar. Muhtemelen 1070 (1659-60) ylnda stanbulda dodu. Babas maliye tezkirecilii ve Sleymaniye Vakf rznmecilii grevlerinde bulunan Osman Efendidir. Dzenli bir medrese eitimi grdkten sonra 1089da (1678) eyhlislm atalcal Ali Efendiden mlzm oldu. Baz kk medreselerde alt. 5 Reblevvel 1099da (9 Ocak 1688) babasnn stanbulda Kumkapda Karamn Mehmed Paa Camii bitiiinde Cedde-i Osman Efendi adyla yaptrd veya yeniledii medresenin ilk mderrisliine tayin edildi. Yedi yl kadar devam eden bu grevinin ardndan 1106 Reblevvelinde (Kasm 1694) hareketi hric derecesiyle Fazliyye (Fazle, Fuzayliyye, Feyziyye) Medresesine geti. Ertesi yl am valiliine gnderilen Kemanke A Mehmed Paann maiyetinde onun kethds sfatyla ama gidince ad mderrisler defterinden silindi. 1109da (1097-98), Amcazde Hseyin Paann enitesi Hac Kethd aracl ile inasn vaad ettii medrese hareketi dhil rtbesiyle kendisine tevcih edildiyse de bu szn tutmamas ve baz dmanlarnn aleyhinde bulunmasyla eyhlislm Seyyid Feyzullah Efendinin gznden dt ve ismi ikinci defa mderrisler listesinden karld (elebizde sm, s. 171). Ancak 1115te (1703) Horhor civarnda Feyziyye-i Cedde adyla bir medrese ina ettirdi ve nce hareketi dhil, ardndan msle-i Sahn derecesiyle buraya mderris oldu. Bu srada rtbesi tenzil edildiyse de 12 Safer 1118de (26 Mays 1706) Mustafa Aa Medresesine ve 15 Safer 1120de (6 Mays 1708) Koca Mustafa Paa Medresesine tayin edildi. 1120de (1708) Sahn- Semn medreselerinden birine geti. Alt ay kadar sonra ibtid-i altml rtbesiyle Edirnekapdaki Mihrimah Sultan Medresesine nakledildi. ki yl sonra Murad Paa-y Atk ve 9 evval 1124te (9 Kasm 1712) msle-i Sleymniyye derecesiyle Kasm Paa Medresesi mderrisliine getirildi. 1 Ramazan 1128de (19 Austos 1716) ayn derece ile Ayasofya-i Kebr Medresesi mderrisliine tayin edildi. Onun bu hzl ykselmelerinde, 1122de (1710) III. Ahmedin hastal mnasebetiyle kaleme ald Shhatbd adl krk hadis erhiyle ertesi yl kazanlan Prut zaferi dolaysyla bu padiaha sunduu kasidenin nemli rol olmutur. Merikul-envr adl tercmesini de ayn yllarda III. Ahmedin emriyle yapan Osmanzde Ahmed Tib, birka yl sonra Moray geri alan Damad (ehid) Ali Paa iin yazd nl kaside vesilesiyle 200 altnla dllendirildi ve bu sadrazamn himayesine girdi. Mnetndaki baz yazlarndan, savan sebepleri ve seyri hakknda verdii bilgilerden onun bu serdarn maiyetinde Mora seferine katld, hatta stendil, Ayamavra, Egine gibi ada ve kalelerin tahririnde grev ald kanaati domaktadr. 1127deki (1715) yangnda evi yannca bata padiah olmak zere baz devlet byklerinin yardmn gren Ahmed Tib, ehid Ali Paaya sunduu arzasnda otuz yl kadar tedrs hayatna karlk henz pye-i maksda ulaamadn, evinin de yanmasyla perian olduunu ifade edip Sleymaniye mderrisliine talip olunca istei yerine getirildi ve mevleviyetle kadlk mesleine terfi ettirildi (Kprl, TM, II [1928], s. 429-430). 16 Cemziyelhir 1129da (28 Mays 1717) Halep kadlna ykseltilen Ahmed Tib bir yl kadar sonra azledilince stanbula dnd. Mnetndaki bir arzasndan, ksa srede azlinde Halepte bulunan bir kiliseyi camiye evirtmekle itham edilmesinin ve oradaki Fransz konsolosunun hkmet nezdindeki faaliyetlerinin rol olduu anlalmaktadr. stanbula dnnce Kadkyn Fenerbahe

semtinde bir kk yaptrd, ayrca Nevehirli Damad brhim Paa sayesinde Vlide Sultan evkafndan Demirkap iftliini elde edip onartt. Evi air, lim ve msikiinaslarn toplant yeri oldu. Vezrizam brhim Paa ve III. Ahmedin takdirini kazanan Ahmed Tib res-i irn olarak anlm ve, Benim imden ger mahkm- fermn- mut`mdr / Gerek erbb- tedrs gerek kttb- dvn beytiyle balayan nl kasidesiyle deta bu alandaki ehliyetini iln etmitir. 27 Reblevvel 1135te (5 Ocak 1723) Msr kadlna tayin edilen Osmanzdenin bu greve ve daha nce de Halep kadlna getirilii, emdnzde Sleyman Efendi tarafndan, ... onun gibi mudhik deme takld-i kaz sahih olur mu bilmem? Ancak himmeti vezr ile oldu szleriyle eletirilir ve bu tayinin arkasnda sadrazamn bulunduuna iaret edilir (Mrit-tevrh, vr. 336b). Msrdaki hayat hakknda fazla bilgi yoktur. Buradan Halep nakibine, mftsne ve mahkemesinde daha nce birlikte alt Grnzdeye yazd mektuplarda Msr mahkemesi hakknda bilgiler vermekte ve maiyetindeki ktiplerin yetersizliinden ikyet etmektedir (Slih Sadv, s. 90-91). Ahmed Efendi, bu grevden azlinden ksa sre sonra zamann Msr valisinin Kayserili olduunu renince, y emr midir, acaba Ermen midir? eklindeki latifesi yznden 2 Ramazan 1136da (25 Mays 1724) onun tarafndan zehirletilerek ldrld (Ahmed Hasb Efendi, s. 9; elebizde sm, s. 170; Rmiz ve db- Zurafs, s. 51) ve Kahiredeki Hazra-i Haseneyn Trbesine defnedildi (Esad Mehmed Efendi, s. 119). Ahmed Tib, Nefden sonra hicvi yznden katledilen ikinci air olmu, lmne dnemin airleri tarafndan tarihler drlmtr. Kalemi dmanlar iin zehirli bir ylan, dostlar iin tatl dilli papaan saylan, nkteleri, ho sohbeti ve hazrcevapll ile bilinen Osmanzdenin kulland su gibi ezberleme, bir iim su vb. ifadeler hl kullanlmaktadr. 1115 (1703) Edirne Vakasyla ilgili manzumelerinde olaya karan devrin ileri gelenleri, hadisenin ortaya k, seyri ve halkn tutumu zerinde durmutur. stanbulda kahvenin ktlamas ve ar pahalanmas zerine syledii, Olal kahve-i Rm nmyan / Nohd-mereb oldu cmle yran beyti de mehurdur. htiam, iyi yaamay seven ve nceleri Hamd mahlasn kullanan Ahmed Efendi, yaptklarna tvbe ederek Tib mahlasn almsa da yine hiciv taraf ar basm ve hayat boyunca Nb, Mustafa Skb Dede gibi nemli kiileri yermekten vazgememitir. Melik-uar unvann aldktan sonra yazd nl kasidesinde zamannn airlerini birer nkte ile hicvedip sz vekili olarak niteledii Seyyid Vehbye brakm, o da bu istei yerine getirmi ve sz Nedme vermitir. Bu manzumelerin saray dnleri, imar ve ina hareketleri, stanbul yangnlar, hayat pahall ve ktlk gibi dnemin sosyal tarihiyle ilgili nemli kaynaklar olduu grlmektedir. Arapa ve Farsaya da vkf olan Ahmed Tib Efendi sadece air deil ayn zamanda gl bir mn idi (Sicilli Osmn, I, 242-243). Eserleri. 1. Shhatbd. Krk hadis erhi olup III. Ahmedin hastalanmas mnasebetiyle 1120 (1708) ylnda sade bir slpla kaleme alnmtr. nce nesirle aklanan hadisler daha sonra birer kta ile nazma evrilmitir. Trnn baarl rneklerinden saylan eserin birok nshas mevcuttur ( Ktp., TY, nr. 3904). 2. Ahmedl-sr f tercemeti Merikl-envr. Radyyddin es-Sgnnin Meriul-envrin-nebeviyye adl 2246 hadisten oluan eserinin tercmesidir. III. Ahmedin emriyle yaplan bu alma 1122 (1710) ylnda tamamlanmtr. Dili nisbeten sade olan eserin iki yazmas stanbul niversitesi (TY, nr. 1568) ve Sleymaniye (ir Efendi, nr. 421/1) ktphanelerinde kaytldr. 3. Divan. Muahhar kaynaklarda bahsedilen mrettep divann nshasna henz rastlanmamtr. Ali Cnip Yntem, Ali Kemal Beyin ktphanesindeki yazmann bir kitapnn eline getiini, fakat kbetinin ne olduunun bilinmediini syler (TM, II, 121). Theodor

Menzel kaynak gstermeden divanda on iki kaside, otuz iki tarih, yetmi yedi gazel ve baka iirler bulunduunu kaydeder (EI2 [Fr.], VIII, 191). Mjgn Cunbur ve ekibi tarafndan Trk Dil Kurumu Ktphanesinde mevcut yazmalarn katalog almalar srasnda burada bir divann bulunduu tesbit edilmi (nr. A 378) ve eser Ahmet Sevgi tarafndan bilim dnyasna duyurulmutur (Trk Edebiyat, XXXII/369 [2004], s. 4-5). Krk varaktan oluan 1497 beyitlik bu yazmada krk beyitlik bir mirciyye, elli dokuz beyitlik temmziyye kasideleri, terkibibendler, elli iki beyitlik hazniyye kasidesi, tarihler, kta ve rubler bulunmaktadr. Ahmet Sevgi divanda hi hiciv bulunmamasndan hareketle onun ok nceden tertip edilmi olabileceini syler. airin adalarnn divanndan sz etmemeleri ilgintir. Baz iir mecmualarnda bata kaside ve gazel olmak zere birok iiri gnmze ulamtr. stanbul niversitesi Ktphanesinde bir divan paras vardr (TY, nr. 3904, vr. 56b-90a). Ayn ktphanenin bnlemin blmndeki bir mecmuada Ahmed Tibin kendi hattyla yazlm gazeller mevcuttur (nr. 3432, vr. 24b-28a). Millet Ktphanesindeki (nr. 659) divan parasnda ise elli kadar gazeli yer almaktadr. Bunlar nemli lde Salih Sadv tarafndan yaplan doktora tezinde bir araya getirilmitir (stanbul 1987). Mustafa Yatman, airin dank halde bulunan iirlerini toplam ve Osmanzde Tib Divnndan Semeler adyla yaymlamtr (Ankara 1989). 4. Mnet (Mektbt ve Muharrert- Ndire, Tuhfe). Ahmed Tibin aralarnda arza, takrir, nevzinme, teekkrnme, tesliyetnme ve niyaznmelerin de bulunduu elli civarnda mektubundan olumaktadr. ounun muhatab belli olmayan bu mektuplarn Sadrazam Damad brhim Paa, Kuds Valisi Osman Paa, reslkttb efendi, sadret kethds, Cidde Valisi Osman Paa, Rid Efendi (vakanvis), Halep nibi, Halep mfts, Grnzde gibi devlet byklerine ve dostlarna gnderildii anlalmaktadr. Devrinin ssl ve salam nesrinin rnekleri saylabilecek olan bu mektuplardan Ahmed Tibin muhataplarndan bir eyler bekledii sezilmekte, bylece devrin nemli ahsiyetlerinin ruh yaplar hakknda bilgi edinilmektedir. 1124te (1712) toplanm ve devrin hazinedar aasna sunulmu olan eserin stanbul niversitesi Ktphanesinde iki nshas vardr (TY, nr. 3904, vr. 17b-55a; nr. 9812). 5. Ahlk- Ahmed. Hseyin Viz-i Kifnin Al- Musin adl eserinin tercmesi olup Osmanzde bu eseri evinde uzlete ekildii bir srada kaleme alm ve III. Ahmede sunmutur. badet, ihls, dua, kr, sabr, tevekkl, hay ve iffete dair bu eviri baz ksmlar karlarak baslmtr (stanbul 1256). 6. Hulsatl-ahlk. Knalzde Alinin Ahlk- Alsinin zeti olan eser olduka salam bir slpla yazlmtr. Sadrazam brhim Paann tevikiyle ortaya kan eserin gnmze birok yazmas ulamtr ( Ktp., TY, nr. 1697; Sleymaniye Ktp., Hamidiye, nr. 647; Nuruosmaniye Ktp., nr. 2376). 7. Telhs-i Mehsinl-edeb. l Mustafa Efendinin Chizin Minhcs-slknden tercme ettii Mehsinl-dbnn zetidir (Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 1895). Rislede padiahlar iin gerekli olan davranlar, ehzadeler ve vezirlere kar muameleler, sr saklamaya dair hikmetler, giyim kuamla saray hizmetilerine dair tler yer alr. 1130 (1718) ylnda hazrlanan ve Sadrazam brhim Paaya sunulan eserin Sleymaniye (Hsrev Paa, nr. 933) ve stanbul niversitesi (TY, nr. 6965) ktphanelerinde yazmalar mevcuttur. 8. Telhsn-nesyih (Telhsl-hikem). Menev rihi Sar Abdullah Efendinin Nashatl-mlknn manzum ve mensur zet tercmesi olup 1131de (1719) tamamlanm ve III. Ahmede sunulmutur (stanbul 1283). 9. Simrl-esmr (Zbdetl-esmr [ezhr?] fil-hikyt, Zbdetn-nesyih) Aleddin Ali elebinin Hmyunnme adyla yapt Kelle ve Dimne tercmesinin zeti niteliindedir (Hseyin Ayvansary, s. 101). 1117de (1705) tamamlanp III. Ahmede takdim edilmitir (stanbul 1251). 10. Hadkatl-mlk (cml-i Tevrh-i l-i Osman, Hulsatt-tevrh). Osman Gaziden II. Mustafaya kadar gelen Osmanl padiahlarnn hayatyla hayratlarna dairdir. Nevehirli Damad brhim Paaya sunulan eserin gnmze ok

sayda nshas intikal etmitir (bir ksm iin bk. TCYK, s. 633-636; Levend, I, 365). Bir tertibi IV. Mehmede, dieri III. Ahmede kadar gelen ve Tuhfetl-mlk adyla da anlan eser Mustafa Himin buna zeyli olan Nuhbetl-mlk ile birlikte baslmtr (stanbul 1299). Tuhfetl-mlk, Hadkatl-mlke gre daha muhtasardr. Hadkatl-mlkn Topkap Saray Mzesi Ktphanesindeki nshas (Hazine, nr. 1471) zerinde Oktay anakl tarafndan yksek lisans tezi yaplmtr (1997, Ege niversitesi Sosyal Bilimler Enstits). Hadkatl-mlkn bir baka versiyonu olan cml-i Tevrh-i l-i Osmanda I. Mahmud, III. Mustafa ve I. Abdlhamidden de sz edilmektedir. ehrzde Mehmed Said tarafndan yaplan ksa zeylinde sadece III. Ahmedden bahsedilmitir. 11. Hadkatl-vzer*. Osmanzde Ahmed Tibin en tannm eseri olup Osmanl sadrazamlarnn biyografileri ilk defa bu kitapta mstakil olarak ele alnmtr (stanbul 1271; Freiburg 1969). Kendisine Menkb- mm- zam / Tuhfe-i Numn (elebizde sm, s. 172) adl bir eser izfe edilen Ahmed Tib, Kurzatz-zeheb f ilmin-nahv vel-edebin de mellifi gsterilmi (Hediyyetl-rifn, I, 171), hatta eser bu adla Lbnanda yaymlanmtr (Beyrut 1998). Ancak Sleymaniye Ktphanesindeki nshalarda (Lleli, nr. 3205, 3474) mellifin Ahmed el-mtehir en-Niybe eklinde gsterilmesinden eserin Ahmed Nibe ait olduu anlalmaktadr. Osmanzdeye ayrca Mnzaratd-devleteyn, Sul ve Cevb adl bir eser izfe edilmektedir.

BBLYOGRAFYA

Osmanzde Ahmed Tib, Hadkatl-vzer, stanbul 1271, s. 3-4, 130-132; a.e., Sleymaniye Ktp., Hamidiye, nr. 936/7, vr. 1b; Saf, Tezkire, Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 2549, vr. 49a vd.; eyh, Vekyiul-fuzal, IV, 562-564; Rid, Trih, V, 207-208; Slim, Tezkire, stanbul 1315, s. 178-181; Ahmed Hasb Efendi, Ravzatl-kber (nr. Mesut Aydner), Ankara 2003, s. 2, 9, 15-17, 21; elebizde sm, Trih, stanbul 1282, s. 170-172; emdnzde, Mrit-tevrh, Beyazt Devlet Ktp., nr. 5244, vr. 336b; Rmiz ve db- Zurafs: nceleme-Tenkidli Metin-ndeks-Szlk (haz. Sadk Erdem), Ankara 1994, s. 50-52, 203, 220, 232; Mstakimzde, Mecelletn-nisb, Sleymaniye Ktp., Hlet Efendi, nr. 628, vr. 156b; Hseyin Ayvansary, Mecma-i Tevrh (nr. Fahri . Derin - Vhid abuk), stanbul 1985, s. 68, 70, 101, 127, 131, 165; Esad Mehmed Efendi ve Bae-i Safendzu (haz. Rza Ora), Burdur 2001, s. 118-133; Fatn, Tezkire, s. 32; Mehmed Tevfik [Mesnevihan], Mecmatt-tercim, Ktp., TY, nr. 192, vr. 80a; Hammer, GOR, IX, 238; a.mlf., GOD, IV, 120-131; Muallim Nci, Esm, stanbul 1308, s. 92; Gibb, HOP, IV, 103; Sicilli Osmn, I, 242-243; Osmanl Mellifleri, II, 116-117; Kprl, Eski airlerimiz Divn Edebiyat Antolojisi, stanbul 1931, s. 453; a.mlf., Osmanzde Tibe Dir, TM, II (1928), s. 427-430; TCYK, s. 633-643; Uzunarl, Osmanl Tarihi, IV/2, s. 269, 305, 606-609; Hediyyetl-rifn, I, 171; Abdlkadir Karahan, slm-Trk Edebiyatnda Krk Hadis, stanbul 1954, s. 327 vd.; a.mlf., Osman-zde Tib, A, IX, 453-456; Agh Srr Levend, Trk Edebiyat Tarihi, Ankara 1973, I, 364-365; Faruk K. Timurta, Tarih inde Trk Edebiyat, stanbul 1981, s. 245-246; Babinger (ok), s. 279-281; Nihad Smi Banarl, Resimli Trk Edebiyt Trihi, stanbul 1983, II, 749-750; Slih Sadv, Osmanzde Tib Ahmed, Hayat, Eserleri ve Edeb Kiilii (doktora tezi, 1987), Sosyal Bilimler Enstits, s. 90-91; Mustafa Yatman, Osman-zde Tib Dvnndan Semeler,

Ankara 1989; Mjgn Cunbur v.dr., Trk Dil Kurumu Ktphanesi Yazma Eserler Katalogu, Ankara 1999, s. 298-299; Mbahat S. Ktkolu, XX. Asra Erien Osmanl Medreseleri, Ankara 2000, s. 112; Ali Cnib, Res-i irn Osmanzde Ahmed Tib Efendi, TM, II (1928), s. 103-129; Oktay anakl, Osmanzde Ahmed Tib Efendi, TDA, sy. 123 (1999), s. 229-234; Ahmet Sevgi, Res-i irn Osman-zde Tib Divn zerine, Trk Edebiyat, XXXII/369, stanbul 2004, s. 4-5; smail nver, Tib, Osmanzde Ahmed, TA, XXX, 354-355; Th. Menzel, Othmn-zde Amed Tib, EI (Fr.), VIII, 191-192. Abdlkadir zcan

OTA
(bk. ADIR).

OTLUKBEL SAVAI
Osmanllarla Akkoyunlular arasnda 1473te yaplan meydan sava. 16 Reblevvel 878de (11 Austos 1473) Tercan yaknlarnda Otlukbeli (Bakent) mevkiinde meydana gelen bu sava, Osmanllarn Anadoludaki birlii salama mcadelesi ierisinde nemli bir yere sahiptir. Ftih Sultan Mehmedin Trabzon Rum Devletini ortadan kaldrmasndan ve Orta Anadoluda Karamanoullar zerinde hkimiyet tesis etmesinden sonra douda en gl rakibi, o sralarda ran ve Dou Anadolunun nemli bir ksmna sahip olan Diyarbekir-Tebriz merkezli Akkoyunlu Devleti olmutu. Akkoyunlularn banda bulunan Uzun Hasan, Anadoluda Timurun siyasetine benzer faaliyetlerde bulunuyordu. Osmanllarla sava halindeki Venediklilerle de diplomatik iliki kurmutu. Venedik 1463te Osmanl Devleti ile savaa girince Uzun Hasana arka arkaya eliler gnderdi. Akkoyunlu elileri de Venedike giderek grmeler yaptlar. Ayrca Macaristan, Rodos valyeleri ve Kbrs Krall ile de Osmanl aleyhine ittifak almalarnda bulundular. Uzun Hasan ordusunun eksikliklerinin farknda olduu iin Venedikten srarla top ve tfek istiyordu. Uzun Hasan, kendisine snan Karamanoullarndan Pr Ahmed ve Kasm beylerle sfendiyarolu Kzl Ahmed Beyin tahrikleri neticesinde 877de (1472) 20-30.000 kiilik bir orduyu Osmanl topraklarna gnderdi. Akkoyunlu Emr mer Bey, Tokat zerine yryerek ehri batan baa yamalad ve yakt. Bu baskn, Ftih Sultan Mehmedin rana byk gelir temin eden ipek ticareti gzergh zerindeki Tokatta oluturduu yeni gmrk ihdasna Akkoyunlularn bir cevab nitelii tayordu. Emr mer Bey, Amasyadaki ehzade Bayezidin zerine geldiini haber alnca Diyarbekire geri dnd. Ksa bir sre sonra 1472 knda bu defa Ysufa Mirza kumandasndaki 20.000 kiilik bir Akkoyunlu ordusu Karamana yrd. Karamanolu Pr Ahmed Bey, Akkoyunlu desteiyle Karamanl topraklarn ele geirdi. Akkoyunlu ordusunun Osmanl topraklarndaki harektnn haberi stanbula ulanca Ftih Sultan Mehmed otan skdara kurdurup hemen sefer hazrlklarna balanmasn emretti. Vezrizam shak Paa grevden alnp yerine Mahmud Paa tayin edildi. Mahmud Paa, kn yaklamasndan dolay hazrlklarn tamamlanamayacan syleyerek padiah seferin bahara tehirine raz etti. Akkoyunlular zerine Konya Valisi ehzade Mustafa gnderildi. Osmanl ordusu, Akkoyunlu kuvvetlerini Efltunpnar denilen yerde malp etti (Reblevvel 877 / Austos 1472). Papalk, Venedik, Napoli ve Rodos valyelerinin meydana getirdii seksen yedi gemilik Hal donanmas da bu srada harekete gemiti. Hallar, Uzun Hasanla temas kurabilmek ve Karamanllara yardm edebilmek iin Silifke ve Kzkalesini (Gorigos) alp Karamanl Kasm Beye verdiler. Bylece ky eridi Uzun Hasan ile iletiim kurmaya uygun hale geldi. Hal donanmas daha sonra Antalyaya saldrdysa da ehri alamad. Napolililer, Venediklilerle aralarnda anlamazlk knca donanmalaryla talyaya geri dndler. Venedik ve papalk gemileri 13 Eyll 1472de zmire saldrarak ehri ele geirdi. Btn k her iki taraf niha karlamann hazrlklarn tamamlamaya alt. Venedik, Akkoyunlu hkmdarnn istedii top, topu ustas ve eitli silhlar birka gemiyle el sahillerine gnderdi.

Ancak Osmanllarn ald tedbirler yznden bu mhimmat Uzun Hasana ulaamad. Bu arada Uzun Hasan Ftih Sultan Mehmede yazd bir mektupta Kapadokya ve Trabzonun kendisine verilmesi artyla bar yapabileceini bildirdi. Ftih Sultan Mehmed cevab mektubunda ar szlerle Uzun Hasan baharda savaa davet etti. Ftih, nce bat snrlarndan emin olabilmek iin Venedikle dokuz yldr sregelen sava sona erdirmeye alt. Osmanllarn Akkoyunlularla savaa girmesi zerine rahat bir nefes alan Venedikliler, Uzun Hasandan ok eyler bekledikleri iin Eriboz adasnn kendisine teslim edilmesinde srar ederek bar teklifini geri evirdiler. Ftih Sultan Mehmed ayrca arkadan vurulmamak iin Macaristana bir eli gndererek bar teklif etmiti. Macar elilik heyeti stanbula geldiinde onun Anadoluda seferde olduunu renip arkasndan gitmiti. Padiah ayrca Memlklerle de bir ittifak yapmt. Uzun Hasan bu srada mttefiklerinin faaliyetlerini ve yardm geldiini haber alnca Osmanllara kar harekete geti. Venedik elisi Barbaro, Gorigostan 5 Haziran 1473te Uzun Hasana yazd mektupla Venedikin stanbula saldrmaya hazr olduunu bildirince Akkoyunlular byk kutlamalar yapmlard. Venedik Senatosu, Hal donanmasnn ikiye ayrlmas ve mttefiklerden iaret alnr alnmaz anakkale Boaznn geilmesi konusunu tartt. Balangta reddedilen bu fikir daha sonra kabul edilerek Amiral Mocenigoya bu ynde tlimat verildi. Ancak Kbrs Kral Jacques Giacomonun lm yznden Mocenigo Kbrsa gitti, bylece Venedik donanmas byk bir tehlike oluturmad. Venedikin Uzun Hasana gnderdii ateli silhlar da bir trl Akkoyunlulara ulatrlamamt. Otlukbeli Savanda Osmanl top ve tfekleri muharebenin kaderini tayin edecekti. Btn hazrlklarn tamamlayan Ftih Sultan Mehmed, stanbulun muhafazasna kk olu ehzade Cemi tayin ettikten sonra evval 877de (Mart 1473) skdardan hareket etti. Padiah Yeniehire ulatnda Rumeli Beylerbeyi Has Murad Paa, Gelibolu zerinden geirdii Rumeli kuvvetleriyle orduya iltihak etti. ehzade Mustafa Beypazarnda, ehzade Bayezid Kazovada kendi birlikleri ile orduya katldlar. Osmanl ordusunun mevcudu 70.000 ile 100.000 arasndayd. Osmanllarn hazrlklar devam ederken Uzun Hasan da ordusunu toplamt. Akkoyunlu ordusunun ana gcn 40.000i mzrakl ve zrhl, 30.000i dier silhlarla donanm 70.000 kiilik svari birlikleri oluturuyordu. Ftih Sultan Mehmed, Sivasa ulanca orduyu sava nizamnda ilerletmeye balad. Buna gre merkezde nnde yenieriler, sanda ve solunda sipahilerle silhdarlar olduu halde padiah, sa kolda emrinde Has Murad Paa bulunan ehzade Bayezid, sol kolda maiyetinde Anadolu Beylerbeyi Koca Dvud Paann yer ald ehzade Mustafa vard. Has Murad Paa nclere kumanda etmekte, Dvud Paa ise hemen onun arkasnda yer almaktayd. Osmanl ordusu bu ekilde krk gn yol almasna ramen Uzun Hasan ile karlalmad. stanbulla dzenli haberleme salanamad iin Osmanl baehrine Akkoyunlularn galip geldii rivayetleri ulam, bunun zerine ehzade Cem kendi otoritesini kurma faaliyetlerine balamt. Vezrizam Mahmud Paa sefer yoluna yakn bir mahalde bulunan Uzun Hasana ait arkkarahisarn (ebinkarahisar) alnmasn tavsiye ettiyse de Ftih bu teklifi reddederek ilerlemeyi srdrd. Bu arada zaman zaman iki tarafn nc birlikleri arasnda atmalar yaand. Niksarda bir Akkoyunlu birliinin taarruzuna urayan Osmanl ncleri bunlar malp etti. Ordu Koyulhisar ve ebinkarahisar zerinden Erzincana ulat. Turahan Bey olu mer Bey, Erzincanda Uzun Hasann 5000 kiilik bir kuvvetini yenilgiye uratt. Osmanl ordusu Tercan taraflarnda Frat takip ederek douya doru ilerledii srada Akkoyunlular

kar sahillerde ortaya kt. Buradaki Uzun Hasan kuvvetlerinin nehri gemesini engellemek zere Osmanl ordugh Fratn geniledii bir kumsal alanda kuruldu. Has Murad Paa ile Mahmud Paa maiyetine bir ksm asker verilerek nehrin kar tarafna geirildi. Uzun Hasann olu Uurlu Mehmed Beyin kumandasndaki Akkoyunlu birlikleri nehri geen Osmanl birliklerine saldrp ksa bir atmadan sonra sahte bir geri ekilme yapt. Mahmud Paa bunun bir hile olduunu anlayarak Has Murad Paaya ileri gitmemesini emrettiyse de Has Murad Paa, baz kaynaklara gre maiyetindekilerin zaferin erefini yalnzca Mahmud Paaya brakmamas ynndeki telkinleri, baz kaynaklara gre de tecrbesizlii yznden onu dinlemeyip Akkoyunlular takip etti. Dar bir geide ekilen Has Murad Paann birlikleri burada 9 Reblevvel 878de (4 Austos 1473) cereyan eden arpmada bozguna urad. Has Murad Paa nehri gemeye alrken bouldu, Turahan Bey olu mer Bey, Aydnolu Hac Bey, Molla Fenr oullarndan Ahmed elebi gibi devlet ileri gelenleri Akkoyunlulara esir dt. Osmanl birliklerinin kayb 4000i buldu. Vezrizam Mahmud Paa bu muharebeye mdahale etmeyerek geri ekildi. Bu ilk savataki baarszlk Osmanl tarafnda byk moral bozukluuna yol at. Uzun Hasan ise Osmanllara ilk darbeyi indirdikten sonra yine geri ekilerek ortadan kayboldu. Bunun zerine Osmanl ordusu Bayburt tarafna ynelerek alt gn boyunca bu ynde ilerledi. Blgeyi iyi bilen Akkoyunlu birlikleri Osmanl ordusunu takip ederek onlar iyice yormak istiyordu. Osmanl ordusu, 16 Reblevvel 878 (11 Austos 1473) aramba gn Tercan civarnda sarp bir yer olan azl adl mevkide ordugh kurdu. le vakti, Frat havzasn oruhtan ayran Otlukbeli ismiyle anlan tepelerde Uzun Hasann Gvur shak kumandasndaki birlikleri grnd. Dvud Paa ile Mahmud Paa, Gvur shakn zerine gnderildi. Otlukbeli tepelerini tutmu olan Uzun Hasan bylece Osmanllar zor bir alanda savaa mecbur tutmutu. Dvud Paa iddetli bir hcumla Gvur shakn tepeden aa inip yollar kontrol altna almasn engelledi ve tepeye kp sava nizam almay baard. Gvur shak geri ekilerek dier Akkoyunlu birliklerine katld. Akkoyunlu ordusunun sa kolunu kumanda eden Uzun Hasann olu Kr Zeynel Mirza, Dvud Paann zerine saldrd. Bu esnada Ftih Sultan Mehmedin kumandasndaki asl ordu tepeye trmanmaya balamt. Dvud Paann Anadolu askeriyle birlikte Akkoyunlular oyalamas sayesinde ilk olarak ehzade Mustafa dzle kp Zeynel Mirzaya saldrd. ki ordu arasnda iddetli bir sava balad. Bir sre sonra Zeynel Mirza Osmanl azebleri tarafndan ldrld ve kesilen ba Mahmud Aa tarafndan ehzade Mustafaya gnderildi. Bylece Akkoyunlu ordusunun sa cenah kt ve ehzade Mustafa sol kol askeri ve dier Osmanl kuvvetleriyle Akkoyunlu ordusunun merkezini kumanda eden Uzun Hasann zerine yklendi. Osmanllarn ricat etmesi halinde kaanlar imha etmek, Akkoyunlu ordusu zor duruma derse evirme harektyla onlar arkadan vurmak zere babasndan emir alan ve Akkoyunlu ordusunun, sol kolunu idare eden Uurlu Mehmed Mirza, ehzade Bayezidin taarruzu karsnda biraz geri ekildi. Bu kolda asl savalar ehzade Bayezid ile Mirza Mehmed Bakr arasnda yaand. Uurlu Mehmed, Osmanllarla kendi birlikleri arasndaki bir dereyi iddetle mdafaa ederek ehzade Bayezidin bu tarafa gemesine mani oldu. Akkoyunlu ordusunun bozulmaya yz tuttuunu gren Ftih Sultan Mehmed maiyetindeki yenierilerden bir ksmn daha sava sahasna srd. Uzun Hasan, artk mukavemetin mmkn olmadn anlayarak kendisine ok benzeyen Alpagot Pr Mehmed Beyi yerine brakp hzla kat. Osmanllar, Uzun Hasan zannyla Alpagotu esir ettilerse de ksa bir sre sonra Uzun Hasan olmadn ve onun katn anladlar. Akkoyunlu hkmdarnn

sava meydannda kalan sanca, davulu, mehterleri, cephanesi ve hazinesi Ftih Sultan Mehmedin huzuruna getirildi. Babasnn katn ve kardeinin maktul dtn duyan Uurlu Mehmed de sava meydanndan ekildi. Angiolello sekiz saat sren bu muharebede Akkoyunlularn 10.000, Osmanllarn yalnzca 1000 kii kaybettiini belirtir. Osmanllarn galibiyetinde top ve tfek stnlnn byk rol olmutur. Osmanllar bu savata ok sayda esir almlard. Bunlarn arasnda Timur soyundan Mirza Mehmed Bakr, Mirza Zeynel, Mirza Muzaffer ile limlerden Kad Mahmud Sreyh, Uzun Hasann niancs Hoca Seyyid Mehmed Mn, imam Hasankeyfli Kad Ali de vard. Esir alnan Trkmen askerlerinin ou ldrld. Ancak kaan Akkoyunlu ordusu takip edilmedi. Sava alannda iki veya gn daha kalan Ftih Sultan Mehmed 28 Reblevvelde (23 Austos) Bayburtu alp geriye dnd. Yolda Uzun Hasana ait olup Darap Bey tarafnda mdafaa edilen arkkarahisar Kalesi de ele geirildi. Otlukbeli Savanda elde edilen zafer, Timur malbiyetinden sonra doudan gelecek tehlike korkusu tayan Osmanllara byk bir moral kazandrd. Bu muharebe klasik Trkmen ordularnn Osmanllarn ateli silhlarla mcehhez dzenli birlikleriyle artk ba edemeyeceini ortaya koydu. Bylece Osmanllarn Dou Anadoluya ve ticaret gzerghna hkim olmalarnn yolu alrken Akkoyunlular bu yenilginin ardndan kendilerini bir daha toparlayamadlar ve ksa bir sre sonra tarih sahnesinden ekildiler. Onlarn boluunu ise yeni bir din-siyas oluum haline gelen, Osmanllar iin daha nemli ve ciddi bir rakip olan Safevler doldurmutur.

BBLYOGRAFYA

kpaazde, Trih (Atsz), s. I; L. Chalkokondyles, Histoire gnrale des turcs, Paris 1662, I, 250252; J. Barbaro, Anadoluya ve rana Seyahat (trc. Tufan Gndz), stanbul 2005, tr.yer.; Tursun Bey, Trh-i Ebl-Feth (nr. A. Mertol Tulum), stanbul 1977, s. 150-168; Ner, Cihannm (Taeschner), I, 207-213; bn Kemal, Tevrh-i l-i Osmn, VII, 316-370; Mr Seyyid Ali b. Muzaffer Mel, Hnkrnme: Tevrh-i l-i Osmn (haz. Refet Yaln Balata, doktora tezi, 1992), Sosyal Bilimler Enstits; Feridun Bey, Mnet, I, 278-289; Uzunarl, Osmanl Tarihi, II, 93-105; Barbara von Palombini, Bndniswerben Auslandischer Mchte um Persien, 1453-1600, Wiesbaden 1968, s. 13-30; M. K. Setton, The Papacy and the Levant (1204-1571), Philadelphia 1976, II, 222223, 272, 311-321; Selahattin Tansel, Osmanl Kaynaklarna Gre Fatih Sultan Mehmedin Siyas ve Asker Faaliyetleri, Ankara 1985, s. 299-328; J. E. Woods, Akkoyunlular (trc. Sibel zbudun), stanbul 1993; Th. Stavrides, The Sultan of Vezirs. The Life and Time of the Ottoman Grand Vezir Mahmud Pasha Angelovic, Leiden 2001, s. 137-140, 175-180; Fr. Babinger, Fatih Sultan Mehmed ve Zaman (trc. Dost Krpe), stanbul 2003, s. 263-278; Bir Yenierinin Hatrat (trc. Kemal Beydilli), stanbul 2003, s. 73-78; N. Jorga, Osmanl mparatorluu Tarihi (trc. Nilfer Epeli), stanbul 2005, II, 144-145; Uzun Hasan-Ftih Mcadelesi Dneminde Douda Venedik Elileri, Caterino Zeno ve Ambrogio Contarininin Seyahatnmeleri (trc. Tufan Gndz), stanbul 2006, tr.yer.; Necati Lugal Adnan Erzi, Fatih Sultan Mehmedin Muhtelif Seferlerine Ait Fetihnameler, stanbul Enstits Dergisi, sy. 3, stanbul 1957, s. 177-192; Reit Rahmeti Arat, Fatih Sultan Mehmedin Yarl, TM, VI (1939), s. 286-322; Bekir Stk Baykal, Uzun Hasann Osmanllara Kar Kati Mcadeleye

Hazrlklar ve Osmanl-Akkoyunlu Harbinin Balamas, TTK Belleten, XXI/82 (1957), s. 261-284; a.mlf., Fatih Sultan Mehmed-Uzun Hasan Rekabetinde Trabzon Meselesi, TAD, II/ 2-3 (1966), s. 67-83; erafettin Turan, Ftih Sultan Mehmed-Uzun Hasan Mcadelesi ve Venedik, Tarih Aratrmalar Dergisi, III/4-5 (1967), s. 63-110; lhan Erdem, Akkoyunlu Kaynaklarna Gre Otlukbeli (Bakent) Sava, A Osmanl Tarihi Aratrma ve Uygulama Merkezi Dergisi: OTAM, sy. 4, Ankara 1993, s. 151-159; Halil nalck, Mehmed II, A, VII, 523-527. Erhan Afyoncu

OTMAN BABA
(. 883/1478) Kalender eyhi. 780 (1378-79) ylnda dodu. Hayat hakkndaki bilgiler, halifelerinden Kk Abdaln onun lmnden be yl sonra kaleme ald Vilyetnme-i Otman Baba adl esere dayanmaktadr. Birbirine benzeyen keramet hikyelerini tekrar eden menkbnmelerin dnda dnemin din-sosyal hayatna k tutan nemli bir kaynak olarak tanmlanan eseri (nalck, s. 129) yazma grevini kendisine bizzat Otman Babann verdiini syleyen Kk Abdal onun Anadoluya Timur ile birlikte geldiini, halk arasnda Otman Baba diye tanndn, erenlerin ise ona Hsam ah dediklerini, Ouz dili konutuunu, cssesinin heybetli, nazarnn himmetli olduunu, srrna kimsenin vkf olamayacan sylediini belirtir. Ar da eteklerinde, Bursa, znik, Germiyan ve Saruhan yresinde dolatn, Ftih Sultan Mehmed ile ehzadelii srasnda Manisada grtn anlatr. Otman Baba, daha sonra Kk Abdaln abdaln- Rm diye tanmlad yzlerce derviiyle birlikte stanbula gelmi, Gztepede ve Terkos civarnda bir sre ikamet ettikten sonra uzun yllar faaliyet gsterecei Balkanlara gemi, burada muhtelif ehir, ky ve kasabalar dolam, skntlarn gidermede halka yardm etmi, zorda olan iftilere destek olmu, abdallar iin kurban toplamtr. Babaeski, Aydos, Dobruca, Trnova, Zara, Filibe, Edirne, Vize, Siroz, Belgrad, Semendire, Aa denizi, Balkan da gezdii yerler arasnda zikredilebilir. Yaz aylarnda Ahmed Baba (Vize), Mmin Dervi (Zara), Bayezid Baba (Vardar), Mecnun Dervi (Serez) ve Nasuh Baba (Karasu Yenicesi) gibi dnemin nl Kalender zviyelerini dolam, klar Varna ve Edirnedeki zviyesinde geirmitir. Eserde, onun blgenin efsanev kahraman Sar Saltuka atfta bulunduu ve Balkanlarda iman eran yakan Sar Saltukun aslnda kendisi olduunu vurgulad grlr. Otman Baba, Balkanlarda yrkler ve bilhassa Tanrda yrkleri arasnda faaliyet gstermitir. Kendisinin de yrk olmasnn faaliyet sahasn belirlemede etkili olduu sylenebilir. Halil nalcka gre bunun temelinde merkez ynetim tarafndan dlanm olan bu zmrelere mensup oluu yatmaktadr. Esasen onun abdallarnn ou Dou Balkan dalar veya Dobruca yrklerinden fakir obanlardr. Otman Babann ehirde yaayanlar koca karnl diye eletirmesi, srekli dalarda dolamas kendisini ve mensup olduu evreyi ak biimde ortaya koymaktadr. Abdallaryla birlikte Balkanlardaki fetih hareketlerine katlp gazilerle birlikte savaan Otman Baba onlarla yakn dostluk kurmu, devlet adamlarnn ihsanlarn kesinlikle kabul etmemitir. Onun yaknlk kurduu aknc gazilerin banda Mihalolu Ali Bey gelir. Vilyetnmede Ali Beyin Otman Babaya kar ok hrmetkr olduundan bahsedilir. Vilyetnmede en ok vurgu yaplan hususlardan biri Otman Babann Ftih Sultan Mehmedle ilikisidir. ehzadelii dneminden itibaren Ftih zerinde nfuz sahibi olmaya alan Otman Baba rivayete gre daha ehzade iken ryasna girerek kendini tantm ve ona Rum diyarna kendisini padiah yapmak iin geldiini sylemitir. Kk Abdaln ifadelerinden, Otman Babann, Ftihi sultan olarak tanmakla birlikte kendisinin kinat yneten kutup olduunu ve tasarrufu olmakszn

hibir eyin gereklemeyeceini vurgulamaya alt hissedilir. Nitekim kendini Ftihin yapt ilerden sorumlu grm, aralarndaki ilikiye daha ok bu anlay damgasn vurmutur. Mesel Vilyetnmeye gre Ftih, Belgrad seferine kmay planladnda ona sefere kmamasn tavsiye etmi, kt takdirde baarsz olacan sylemi, Ftih bu tavsiyeyi sert bir tepkiyle karlamsa da sefer baarszlkla sonulannca onun stnln tanmak zorunda kalm, bu dnemden itibaren Otman Babaya kar son derece hrmetkr, lutufkr ve itaatkr davranmaya balamtr. Eserde, bata Mahmud Paa olmak zere Ftihin yanndaki devlet adamlarnn da Otman Babann srr- velyet olduunu bildikleri vurgulanr. Otman Babann Ftih Sultan Mehmede ve devrin dier adamlarna kar tutumunda sahip olduu kutbiyyet telakkisinin byk pay vardr. Vilyetnmede Yldrm Bayezid devrinde cddin Dedenin kutbiyyet makamnda bulunduu, daha sonra kutbiyyetin Otman Babaya getii ifade edilmektedir. Kk Abdal tam anlamyla vahdet-i vcd nevesi iinde olan Otman Babay kutbl-aktb, kutbl-lem, kutbz-zamn, kn- velyet, serveri h- cihn, kutb- velyet-i srr- ey, lim-i nr- hikmet, shib-i kudret, nokta-i hakkat, h- merdn, h- Kerbel gibi unvanlarla anar. Bu unvanlarda Ehl-i beyt vurgusu aka grlmektedir. Vilyetnmeden, Hz. Peygamberle birlikte nbvvet devrinin sona erip Hz. Ali ile velyet devrinin baladn syleyen, velleri divane ve mer (eriata riayetkr) diye ikiye ayran, divaneleri dierlerinden stn sayan Otman Babann bu tr gayr-i Snn grleri sebebiyle medrese evrelerince Ftih Sultan Mehmede ikyet edildii, hatta mahkemede sorguland, fakat onun lnceye kadar fikirlerini savunmaya devam ettii anlalmaktadr. Otman Baba, medrese mensuplarnn yan sra dnemindeki baz tarikat eyhleriyle de anlaamamtr. Bunda onlar dnya mal biriktirmek, an ve hret peinde komak, iktidara yakn evrelerle i birlii yapmak, halka yalan yanl mrifet satmak, kurduklar vakflar evldiyelik hale dntrmekle sulamasnn byk pay olmaldr. Otman Babann Bekta ileri gelenleriyle ilikilerinin de pek iyi olmad grlmektedir. Mesel Vardar Yenicesinde bir sohbet srasnda Bayezid Babay azarlam, onun Rumelideki btn Hac Bekt- Vel dervilerini davet ettii bir toplantya katlmam ve koyun postuna brnp insilh halini tercih etmitir. Ayn ekilde ziyaretine gelen Bekta eyhi Mahmud elebiyi de azarlam, bu zat yaknlardaki bir Edhem tekkesine saklanarak kendisini kurtarabilmitir. Kk Abdal onun cddin Baba, Ark oban (Koyun Baba) ve Hac Bekt- Vel dnda gemite ve kendi dneminde yaayan hibir velyi kabul etmediini, abdallarna ok dkn olduunu, btn hevesleri terkedip Hak ak ile dolan ve lemdeki her eyi Haktan bilenleri gerek abdal kabul ettiini syler. Otman Babann kpr yaptrd, abdallarndan ssz alanlara emeler kurup sular aktmalarn istedii ve Balkanlar yerleim yeri haline getirmeye alt kaydedilmektedir. Eserde ayrca Otman Babann pek ok kerametinden bahsedilmektedir. Mesel Azerbaycan taraflarndan stanbula bir buluta binip geldii, yldrm kendisine kam yapt, tabiata hkmetme gcne sahip olduu, frtna karp yamur yadrd anlatlmaktadr. Btn bunlar muhtemelen Otman Babann zamann kutbu ve yegne hkimi olduunu vurgulamak amacyla retilmitir. Vilyetnmede anlatlan baz olaylarn amanist motifler ierdii grlmektedir. Onun ve abdallarnn gittikleri her yerde bulduklar kuru aalar ortaya yp ok byk ateler yakarak etrafnda sem etmeleri, kendisinin Ftih Sultan Mehmedin hastaln iyiletirmek iin byk bir

ate yakp banda dua etmesi, Rumeli kylerinde halk ejderhadan kurtarmas gibi olaylar bunlar arasnda zikredilebilir. Kk Abdal, Otman Babann 8 Receb 883te (5 Ekim 1478) vefat ettiini, lmeden nce abdallarn yanna toplayp kendilerine yetmi iki buuk milleti yekdierinden ayrt etmemeleri gerektiini hatrlattn, lmden korkmadn, kendisinin bir at olduunu ve bu ata binerek ge kacan, arkasndan alamamalarn, zira artk meyeceini, yorulmayacan, ackmayacan, yerden ge gideceini, zaten aslnn da orada olduunu sylediini kaydeder. Kk Abdal, Otman Babann cenazesine ilerinde dnimendlerin de bulunduu 2000 kiinin katldn syler. Varnadaki zviyesinde bulunan trbesi 1506 ylnda yaplmtr. Osmanl Kalenderlik tarihinde nemli bir yere sahip olan Otman Baba, Balkanlarda XV. yzyl Kalenderliine damgasn vurmu (Ocak, Osmanl mparatorluunda Marjinal Sflik: Kalenderler, s. 101), etkisi sonraki dnemlerde devam etmitir. XVI. yzylda Kalender-Bekta-Hurf balamnda iirler syleyen Muhyiddin Abdal onu ululardan ulu, yedi iklim drt keye, ara krse tolu bir ahsiyet olarak tantr. Otman Babann halifesi Akyazl Sultandan sonra kutbiyyet makamna getiine inanlan Demir Babann abdallar Otman Babaya sayg duymular, sk sk trbesini ziyaret etmiler ve bu ziyaretin en byk kerem olduunu ifade etmilerdir (Demir Baba Vilyetnmesi, s. 110). II. Bayezide Arnavutlukta yaplan suikast giriiminden (1492) Otman Baba dervileri sorumlu tutulmutur (Ocak, Osmanl mparatorluunda Marjinal Sflik: Kalenderler, s. 101-102). Anadolu ve Balkanlarda pek ok kye onun adna nisbetle Hsam Dede ismi verilmitir.

BBLYOGRAFYA

Kk Abdal, Vilyetnme-i Otman Baba, Ankara Cebeci Halk Ktp., nr. 495; Mill Ktp., Mikrofilm Arivi, nr. A. 4985; Demir Baba Vilyetnmesi (haz. Bedri Noyan), stanbul 1976, s. 81, 110, 119, 147, 162; Yemn, Fazletnme (haz. Yusuf Tepeli), Ankara 2002, I; Abdlbki Glpnarl, Mevlndan Sonra Mevlevlik (stanbul 1953), stanbul 1983, s. 207; Ahmet Yaar Ocak, Bekta Menkbnmelerinde slm ncesi nan Motifleri, stanbul 1983, tr.yer.; a.mlf., Osmanl mparatorluunda Marjinal Sflik: Kalenderler (XIV-XVII. Yzyllar), Ankara 1992, s. 99-102; Halil nalck, The Middle East and the Balkans under the Ottoman Empire, Essays on Economy and Society, Bloomington 1993, s. 19-36 (ayn yaz iin bk. a.mlf., Dou Bat Makaleleri I, Ankara 2005, s. 129-150); Ahmet T. Karamustafa, Gods Unruly Friends: Dervish Groups in the Islamic Later Middle Period, 1200-1500, Salt Lake City 1994, s. 239-248; Halime Doru, XIII.-XIX. Yzyllar Arasnda Rumelide Sa Kolun Siyas, Sosyal, Ekonomik Grnts ve Kozluca Kazas, Eskiehir 2000, s. 79-80; Yusuf Ziya Yrkn, Mslmanlktan Evvel Trk Dinleri: amanizm (haz. Trkan Yrkn), Ankara 2005, s. 107; Hasan Fehmi [Turgal], Otman Baba Velyetnmesi, TY, V/27 (1927), s. 239-244; Nejat Birdoan, Otman Baba ve Velyetnmesi, Folklor / Edebiyat, sy. 16, Ankara 1998, s. 22-32; Bayram Durbilmez, Muhyiddin Abdala Gre Hac Bekta ve Otman Baba, a.e., sy. 18 (1999), s. 133-140; evki Koca, Odman Baba Velyetnmesi (Vilyetnme-i h) ve Gkek Abdal Hakknda Bir Didaktik Kodeks, a.e., sy. 29 (2001), s. 263-272; N. Gramatikova, Otman Baba: One of the Spiritual Patrons of Islamic Heterodoxy in Bulgarian Lands, EB, sy. 3

(2002), s. 71-102; Kemal nc, Szl Kltr/ Tarih Balamnda Edeb Bir Metin Olarak Otman Baba Vilyetnmesi, Bilig, sy. 28, Ankara 2004, s. 1-29. Haim ahin

OTTO-DORN, Katharina
(1908-1999) Trk-slm sanatlar tarihisi. Almanyann Wiesbaden ehrinde dodu. Viyana niversitesinde Josef Strzygowskinin yannda renim grd ve Ssn gm eserlerine dair hazrlad tezle doktor oldu (1933). 1934te Berlin Devlet Mzeleri slm Eserler Blm mdr Ernst Khnelin yannda alt ve onun ynlendirmesiyle slm sanat zerinde younlat. 1935te stanbuldaki Alman Arkeoloji Enstitsnde znik seramikleriyle ilgilenmeye balad ve 1942de yesi olduu bu enstitnn 1944 ylna kadar eitli aratrma ve kaz programlarna katld. Bu srada znikin slm dnemi yap ve sanat varln ortaya koyan Das islamische Iznik adl kitabn yaymlad (Berlin 1941). Theresa Goell ile Nemrut da yaknndaki Khta sitini kazdktan sonra 1944te, Bizans mimarisi uzman Alfons Maria Schneider ile birlikte Adana-Antakya evrelerinde henz tannmam birok slm antn ele alarak nemli yzey aratrmalarna giriti. Ancak o gnlerde Trkiye-Almanya ilikilerinin kesilmesi yznden lkeden ayrlmak zorunda kald. II. Dnya Savann ardndan Heidelberg niversitesinde genel slm sanat derslerini ve Hint-slm minyatrleri seminerini stlendi. Alfons Maria Schneiderin Suriyedeki hristiyan Roma merkezlerinden olan Rusfedeki kazlarna katld. Onun lm zerine kaz bakanlna getirilen Johannes Kollwitz ile alt ve ehrin fethinden sonra Emev Halifesi Himn sur dna yaptrd saray ortaya kard. Otto-Dorn, 1954te Ankara niversitesinin davetiyle Dil ve Tarih-Corafya Fakltesinde Sanat Tarihi ve Trk Sanat Krssn kurdu. Bir taraftan saylar hzla artan rencilerini yetitirirken bir taraftan da Anadolu Trk-slm sanat alanna yeni bilgiler kazandran aratrmalarnn sonularn yaymlad. Seluklu andan Ge Osmanl dnemi Ktahya inilerine uzanan Trk seramik sanatn inceledii Trkische Keramik adl kitab (Ankara 1957) bu dnemde verdii ilk byk eserdir. Otto-Dorn, Anadolu Seluklu sanatnn biimde ve ikonografide Asyal kkleri, mimarisinin tipolojisi, ahap camiler, figrl mezar talar, Trk-in hayvan takvimi simgelerinin slm sanatna geii, Vann Ahtamar adasndaki Ermeni kilisesinin kabartmalarnda Trk-slm sanatnn biim ve ikonografi etkileri gibi konular ilk defa bilim dnyasna mal etti, bu arada Ahtamar tezi dolaysyla Batdaki baz fanatik evrelerin hcumuna urad. Ankaradaki hocal srasnda hazrlad Kunst des Islam adl kitab (Baden-Baden 1964), slm sanat ve mimarln balangcndan Osmanl ve Hint-Bbrl devirlerinin sonuna kadar dzenli biimde kurgulayp deerlendirdii bir mr birikiminin rndr; eser birok dile evrilmi ve yeni basklar yaplmtr. Anadolu Seluklu saray sitesi Kubdbdda eitli uzmanlarla birlikte yrtt kazlar (1965-1966) bu tr almalar kurumsallatrma yolunda atlm ilk admdr. Bu adm uluslararas bilimde yank uyandrm ve Trk-slm uygarlna ynelik arkeolojinin Trkiyedeki dnm noktasn oluturmutur. O yllarda plan belirlenmi tek Seluklu saray klliyesi olan bu grkemli antlar topluluunun yapsal zellikleriyle ini ve resim sanat rnekleri bilimsel dzenle ilk defa ortaya konulmu (bk. KUBDBD SARAYI), onun alma tarz ve yaymlar bu alanda model tekil etmitir. Bu yaymlardan birer makale halinde hazrlad kaz raporlar, Seluklu ikonografisinden tasvir sanatnn kklerine kadar birok konuda yeni bilgiler

ve zgn grler sergileyen kaynak eser niteliindedir. Otto-Dorn, 1967de California niversitesinin (Los Angeles) daveti zerine Amerika Birleik Devletlerine gitti. 1978de emekli olduktan sonra Berkeley ve Viyana niversitelerinde ders verdi; 1980lerin sonunda Heidelberge dnd. Ertesi yl rencileri ve meslektalar ona bir armaan kitab sundular (bk.bibl.). 4 Nisan 1999da Heidelbergde ld. Onun almalar Anadolu Seluklu sanat aratrmalarna ufuk am ve bu sanata bilim dnyasnda hak ettii yeri kazandrmtr. Otto-Dornun balca eserleri arasnda u makaleleri byk nem tamaktadr: stlicher Einfluss auf eine Gruppe iranischer Silberschalen (Ostasiatische Zeitschrift, N. F., XIII, 3/4 [Berlin 1935], s. 82-91); Die Islamischen Bauinschriften von Khta, Forschungen in Kommagene (Istanbuler Forschungen, X [Berlin 1939], s. 97-101); Osmanische Ornamentale Wandmalerei (KOr., I [1950], s. 45-54); Figurendarstellung im Islam (Archaeologischer Anzeiger des Deutschen Archaeologischen Institutes, LXV-LXVI [Berlin 1950], s. 323-357); Die Isa Bey Moschee in Ephesus (Istanbuler Forschungen, XVII [Berlin 1950], s. 115-131); Islamische Denkmler Kilikiens (Jahrbuch fr Kleinasiatische Forschung, II [Heidelberg 1953], s. 113-126); Religise Kunst des Islam (Die Religion in Geschichte und Gegenwart, 3/IV [Tbingen 1954], s. 158-161); Moschee (a.g.e., 3/IV [1954], s. 1145-1150); Der Mihrab der Arslan Hane Moschee in Ankara (Anatolia, I [Ankara 1956], s. 71-75); Eine Seldschukische Silberschale / Bir Seluk Gm Ksesi (VD, III [1957], s. 85-91); Grabung im Umayyadischen Rusfa (Ars Orientalis, II [Baltimore 1957], s. 119-133); Trkische Grabsteine mit Figurenreliefs aus Kleinasien (a.g.e., III [1959], s. 63-76); Bericht ber die Grabung im islamischen Rusafa (Les annales archologiques de Syrie, IV-V [Damaskus 1954-55], s. 45-58); Bericht ber die Grabung im islamischen Rusafa (Archaeologischer Anzeiger des Deutschen Archaeologischen Institutes, LXIX [Berlin 1955], s. 138159); Seldschukische Holz Sulenmoscheen in Kleinasien (Aus der Welt des Islamischen Kunst. Festschrift fr Ernst Khnel zum 75. Geburtstag am 26.10.1957, Berlin 1959, s. 59-88); TrkischIslamisches Bildgut in den Figurenreliefs von Achtamar (Anatolia, VI [Ankara 1963], s. 1-69); Der Seldschukische Moscheebau in Kleinasien (Zeitschrift fr Kulturaustausch, XII/2-3 [Stuttgart 1962], s. 158-163); Keramikfunde aus dem Mittelalter aus der frhosmanischen Zeit (Arsameia am Nymphaios. Die Ausgrabungen im Hierothesion des Mithradates Kallinikos, Berlin 1963, s. 246-274, Theresa Goell ile birlikte); Darstellungen des Turco-Chinesischen Tierzyklus in der islamischen Kunst (Beitraege zur Kunstgeschichte Asiens. In Memoriam Ernst Diez, stanbul 1963, s. 131-165); Die Seldschuken in Anatolien (Trkische Kunst, July-August 1965, Baden-Baden, s. 20-26); Trkische Kunst in Kleinasien (Baedekers Autoreisefhrer [Stuttgart 1965-66], s. 58-66); Bericht ber die Grabung in Kobadabad Oktober 1965 (Archaeologischer Anzeiger des Deutschen Institutes, II [Berlin 1966], s. 170-183); Die Ulu Dschami in Sivrihisar (Anatolia, IX [Ankara 1967], s. 161-189); Nachleben Byzantinischer Traditionen in der Moschee Murads II in Edirne (Aspects of the Balkans, Contributions to the International Balkan Conference, October 1969 [Moutan 1972], s. 82-91); Bericht ber die Grabung in Kobadabad 1966 (Archaeologischer Anzeiger des Deutschen Institutes, IV [Berlin 1969], s. 438-506); Die menschliche Figurendarstellung auf den Fliesen von Kobadabad (Forschungen zur Kunst Asiens In Memoriam Kurt Erdmann, stanbul 1969, s. 111-139); The Art of Ceramics (Islamic Art, the Nasli Heeramaneck Collection, Los Angeles County Museum of Art [Los Angeles 1973], s. 14-69); Figural Stone Reliefs on Seljuk Sacred Architecture in Anatolia (KOr., XII/1-2 [1980], s. 103-149).

BBLYOGRAFYA

D. Duda, Foreword, Essays in Islamic Art and Architecture. In Honor of Katharina Otto-Dorn (ed. Abbas Daneshvari), Malibu 1981, s. VII-VIII; Bibliography of the Writings of Katharina OttoDorn, a.e., s. IX-X; Fuat Sezgin, Bibliographie der Deutschsprachigen Arabistik und Islamkunde, Frankfurt 1993, XVI, 381-382; Zeki Velidi Togan, ntikad ve Bibliyografya, Katherina Otto-Dorn, Das Islamische znik, TY, XXVI/ 2 (1942), s. 62-64; J. Gierlichs, Katharina Otto-Dorn (19081999), ZDMG, CLII/1 (2002), s. 5-10; a.mlf., In Memoriam Katharina Otto-Dorn: A Life Dedicated of Turkish Islamic Art and Architecture, Electronic Journal of Oriental Studies, IV/21, Utrecht 2001, s. 1-14. Rhan Ark

OTURAK
(bk. TEKAT).

OTUZ K FARZ
(bk. LMHAL).

OTUZBR MART VAKASI


II. Abdlhamidin tahttan indirilmesiyle sonulanan asker isyan. Rm takvimle 31 Mart 1325te (13 Nisan 1909) vuku bulduu iin bu adla anlan hadise ttihat ve Terakk Frkasnn hkimiyetine kar bir tepki olarak balamtr. II. Merutiyetin ilnndan sonra en gl siyas tekilt haline gelen ve siyasal sorumluluk stlenmemek iin 22 Temmuz 1908de kurulan Said Paa hkmetine katlmayan ttihat ve Terakk Frkasnn hkmet ilerine sk sk mdahalede bulunmas, btn vaadlerinin aksine kendilerinden olmayanlara ynelik baskc tutumu siyas istikrarszla yol at. 4 Austos 1908de bir nzr tayini meselesinde kan anlamazlk zerine Said Paa kabinesi istifa etti ve yerine Kmil Paa sadrazam oldu (5 Austos 1908). Bu durum ayn zamanda ttihat ve Terakkye muhalefeti de belirginletirdi. Muhalefeti balca, 14 Eyllde kurulan Ahrar Frkasnda toplanan Sabahaddin Bey (Prens) evresiyle ttihatlarn uygulamalarn dinden sapma olarak niteleyen muhafazakr kesimler oluturuyordu. Ayrca ttihatlarn eski hesaplar gndeme getiren intikamc tutumu ve sorumsuz davranlar geni bir honutsuzluun ortaya kmasna yol at. Bu artlar ierisinde lke seimlere hazrlanrken gerek 5 Ekimde Avusturyann BosnaHerseki ilhak ettiini bildirmesi ve Bulgaristann bamszln, 6 Ekimde de Giritin Yunanistana katldn iln etmesi gibi gelimeler ve merkezdeki siyas istikrarszlk, muhalefetin zellikle basn yoluyla iddetini arttrmasna sebep olduu gibi ttihatlarn itibarn da zedelemi, merutiyetin hemen akabindeki coku yerini derin bir hayal krklna brakmt. 1908den sonra yaanan ksa sreli hrriyet havas sona ermi, basklarn artmas ve ttihatlara kar olduu bilinen baz kiilerin fili mehul cinayetlerle ldrlmeye balanmas ortal daha da gerginletirmiti. Bu gelimeler karsnda kendilerini gvende hissetmeyen ttihatlar, nc Orduya bal avc taburlarn merutiyetin muhafazas ve stanbulun gvenlii gerekesiyle 19 Ekimde Selnikten stanbula getirttiler. 17 Aralkta toplanan mecliste ttihatlar stnl elde etti. Daha ok Ahrar Frkas yanllar ile birlikte hareket eden Kmil Paa hkmeti ttihatlarn basklar sonucunda bir gensoru ile drld. Onun yerine 14 ubat 1909da ttihat ve Terakkye yakn Hseyin Hilmi Paa sadrazam oldu. 7 Nisanda ttihatlara sert eletiriler ynelten Serbest gazetesinin bayazar Hasan Fehminin Galata Kprsnde fili mehul bir cinayete kurban gitmesi tansiyonu bir anda ykseltti. Hasan Fehminin ertesi gn yaplan cenaze treni ttihatlara kar olan byk kitlelerin katld tam bir tepki gsterisine dnt. Bu olaydan birka gn sonra ttihatlarn ve merutiyet aleyhtar sylemlerin youn propagandas altnda kalan 4. Avc Taburuna bal askerler 12-13 Nisan gecesi (31 Mart 1325) eriat talebiyle ayaklanarak subaylarn hapsettiler. stanbulda bulunan 5, 6 ve 7. Nizmiye askerleriyle Beyolu Topu alayndaki askerleri de yanlarna alarak Ayasofya Meydanna geldiler ve Meclisi Mebsan nnde toplandlar. Ellerinde beyaz, yeil ve krmz bayraklar bulunan 3-4000 civarndaki isyanclara bata Volkan gazetesi sahibi Dervi Vahdet olmak zere on gn kadar nce kurulduu iln edilen ttihd- Muhammed Cemiyeti yeleriyle Beyazt ve Ftih medreselerinin baz talebeleri de katld. syanclara direnen ya da yaptklarnn yanl olduunu syleyen asker ve ilmiye mensubu baz kiiler ldrld.

stanbuldaki iddetin yan sra eyaletlerde ve zellikle Balkanlarda byk bir kargaaya sebep olan 31 Mart olaylar on bir gn srd. gal edilen Meclisi Mebsanda ifade edildii zere isyanclarn balca talepleri hkmetin istifas, Kmil Paann sadrete, smil Kemalin Meclisi Mebsan reisliine getirilmesi, ttihat subaylarn deitirilmesi ve ordudan tasfiye edilen alayl subaylarn geri dnmesi, ttihat ve Terakknin ilgas (Sax, II, 570), eriat hkmlerinin tamamen uygulanmas ve hadiselere katlanlar iin af iln edilmesi gibi hususlard. Meclisin karar alacak ounluu bulunmad halde isyanclarn silh tehdidi altnda bu taleplerin kabul edildiine dair Mebusan Beyannmesi iln edildi. Bir telgrafla saraya bildirilen karar padiah tarafndan onayland. Sadrazam ayn gn leden sonra istifa etti. Bu arada bilgi vermek iin saraya gitmekte olan Adliye Nzr Nzm Bey muhtemelen yanllkla ldrld. syanclar tarafndan saylar 100e varan ldrlenler arasnda Lazkiye mebusu Emr Arslan ve sr- Tevfik zrhls kumandan binba Ali Kabl Bey de bulunuyordu. Yldz Sarayn bombalamak planyla itham edilen Ali Kabl Bey, Yldz Saraynda II. Abdlhamidin gzleri nnde katledildi. syann ikinci gnnde Hariciye Nzr Ahmed Tevfik Paa sadrazam oldu. Ahrar Frkas mensuplar isyann merutiyet kart ve Abdlhamid yanls bir grnm kazanmamas iin altlar. Cemiyyet-i lmiyye-i slmiyye ad altnda birleen ulem ise isyan desteklemediini iln etti. ttihat ve Terakk Cemiyetinin ileri gelenleri sakland veya stanbuldan uzaklat; ancak eyaletlerde ve zellikle Makedonyada duruma hkim vaziyetteydiler. Merutiyetin korunmas iin hemen asker toplayp stanbula yrnmesi kararlatrld. kinci ve nc Ordunun askerlerinden oluan ve adna Hareket Ordusu denilen nc birlikler 19 Nisanda trenle Yeilkye geldi. Hareket Ordusu kumandan Hseyin Hsn Paa ertesi gn Hadmkye, 22 Nisanda da kumanday devralacak olan Mahmud evket Paa Yeilkye ulat. Bunun zerine Meclisi Mebsan 22 Nisanda Yeilkye gelerek toplant yapt. 24 Nisanda Hareket Ordusu ehrin hkimiyetini tamamen ele geirdi. Maka Klasna snm olan baz isyanclarn ksa sreli kar koymas ve yer yer vuku bulan atmalar dnda ciddi bir direni olmad. Buna ramen birka yz kii ldrld. ttihatlar tekrar stanbula dndler. Ardndan oluturulan rf idare mahkemesi Dervi Vahdet dahil pek ok kiiyi meydanlarda kurulan daraalarnda idam ettirdi. Tutuklanan baz Ahrar Frkas mensuplar ngilterenin mdahalesiyle serbest brakld. Olaylardan padiah da sorumlu tutan meclis 27 Nisanda II. Abdlhamidi tahttan indirdi ve Mehmed Read tahta geirdi. II. Abdlhamid hadisede dahlinin bulunup bulunmadnn aratrlmas iin tahkikat talebinde bulunduysa da kabul edilmedi. Bu hususla ilgili olarak Said Paann, Temize karsa halimiz nice olur dedii kaydedilir. Olaylar hakknda gerek bizzat grg tanklarnn yazlar ve htratlar gerekse dnemin dier kaynaklar deerlendirildiinde ayaklanmaya pek ok sebebin yol am olduu ortaya kar. Genel olarak bunlar orduda ba gsteren ar siyasallama, subaylar arasnda yaanan alayl-mektepli atmas ve alayllarn tasfiye edilmesi, II. Abdlhamid dneminin kadrolarnn eski imtiyaz ve itibarlarn kaybetmeleri, brokraside geni apl bir tenskat ve tasfiyeye gidilerek ttihatlarn kendi kadrolarn i bana getirmeleri, ilmiye mensuplarnn tayin ve terfilerinde imtihan usulnn gndeme getirilmesi, ttihat ve Terakk ile Ahrar Frkas mensuplarnn iktidar ele geirme mcadeleleri, ttihatlarn, muhaliflerine hayat hakk tanmayan baskc davranlar ve suikastlar, ttihatlarn kozmopolit yaplar, masonlukla sulanmalar ve dine ve din gelenee kar

tavrlarndan duyulan rahatszlklar gibi gelimelerdir. Ancak olaylar planlayan ve isyan balatanlarn kimler olduu sorusu henz tam olarak akla kavumamtr. ngilizlerin rolnn bulunduuna dair baz htrattaki iddialara karlk olaylar srasnda stanbuldaki ngiliz bykelilik mensuplarndan Londraya gnderilen raporlar bunu desteklememektedir. Elmall Muhammed Hamdi, ehbenderzade Ahmed Hilmi, Manastrl smil Hakk, Thirlmevlev, Mehmed kif gibi dnemin nde gelen slmc ilim ve fikir adamlar, yaananlarn slm asndan kabul edilmesinin mmkn olmadn ve merutiyetten vazgeilemeyeceini aka iln ederken ttihat ve Terakk mensuplar bunun irtica bir ayaklanma olduunu syleyerek sorumluluu dorudan II. Abdlhamide ve ttihd- Muhammed Cemiyetine yklediler. Padiahn ise dikkatli hareket ettii, isyanclar desteklememekle beraber olaylara seyirci kald, Hareket Ordusuna direni gsterilmemesini istedii ve yaananlardan son derece rahatsz olduu ortadadr. Genel kanaat, ttihatlarn iktidara mutlak hkim olma ve daha nce baaramadklar II. Abdlhamidden kurtulma arzularnn tahakkuku iin byle bir siyaset benimsedikleri eklindedir. Olaya damgasn vuran irtica ayaklanma nitelemesi ise zamann gerek ttihat gerekse slmc literatrnde istibdat devrini geri getirme arzusunun bir arac olarak grlmtr. Byle olmakla beraber yakn tarihimizde 31 Mart Vakasnn irtica vechesi bizzat kendisinden daha nemli olarak ne kartlm ve gnmze kadar devam eden birtakm siyasal, sosyal, din ve kltrel politikalara tarihsel kant vazifesi grmtr. Kesin olan, ttihatlarn irtica ithamyla hem muhalefetten hem de II. Abdlhamidden kurtulduklar ve iktidar tamamen ele geirmi olduklardr. Bylece olaylarn hemen ardndan kardklar kanunlarla devleti bilhassa mlk, adl ve asker tekiltlanmasnda yer tutan eski dnemin btn bakiyelerinden temizlemiler ve imparatorluun sonunu getiren vahim gelimelerin ar siyas sorumluluunu tek balarna stlenmilerdir.

BBLYOGRAFYA

Meclisi Mebusan Zabt Ceridesi (Devre: 1, tima Senesi: 1), Ankara 1982, III, 14-27, 31-100, 204260, 600-652, 700-750 vd.; C. R. von Sax, Nachtrag zur Geschichte des Machtverfalls der Trkei, Wien 1913, II, 569-571; Ahmed Bedev Kuran, nklp Tarihimiz ve Jn Trkler, stanbul 1945, s. 249-261, 276-277; Ali Cevat, kinci Merutiyetin ln ve Otuzbir Mart Hadisesi (haz. Faik Reit Unat), Ankara 1960, s. 49, 60-61, 79-87, 186-187; smail Hami Danimend, 31 Mart Vakas, stanbul 1961; Cell Bayar, Ben de Yazdm, stanbul 1965-66, I, 180-185; II, 344-356, 380-386; Sina Akin, 31 Mart Olay, stanbul 1972; Yusuf Hikmet Bayur, Trk nklb Tarihi, stanbul 1983, I/2, s. 135-136, 182-217; Kzm Karabekir, ttihat ve Terakki Cemiyeti: 1896-1909, stanbul 1993, s. 3582; Zekeriya Trkmen, Osmanl Merutiyetinde Ordu-Siyaset atmas, stanbul 1993, s. 23-97, 103-112; Ayfer zelik, Sahibini Arayan Merutiyet: Meclisi Mebusann Al, 31 Mart ve 1909 Adana Olaylar, stanbul 2001, s. 169-232; Ali Birinci, 31 Mart Vakasnn Bir Yorumu, Trkler (nr. Hasan Celal Gzel v.dr.), Ankara 2002, XIII, 193-211; V. R. Swenson, Military Rising in Istanbul 1909, Journal of Contemporary History, V/4, London 1970, s. 171-184; Ahmet Turan Alkan, Ordu Siyaset likisinin Tarihine Bir Derkenar: 31 Mart Vakas ve Sonular, Yeni Trkiye, VI/31, Ankara 2000, s. 420-429; Hasan Unal, Britain and Ottoman Domestic Politics: From the Young Turk Revolution to the Counter-Revolution, 1908-9, MES, XXXVII/2 (2001), s. 1-22; Zekeriya Kurun -

Kemal Kahraman, Dervi Vahdet, DA, IX, 198-200; Azmi zcan, ttihd- Muhammed Cemiyeti, a.e., XXIII, 475; kr Haniolu, ttihat ve Terakk Cemiyeti, a.e., XXIII, 481-482. Azmi zcan

OTUZ-MEN, Abdrrahim
(1752-1835) Tatar airi ve dnr. Abdrrahm b. Osman b. Sermek b. Krm el-Bulgar, Tataristann Bglme ilesi yaknlarndaki Otuz-men (bugn irmiene bal Yn Kad) kynde dnyaya geldi. Daha domadan babas, iki yalarnda iken annesi vefat etti. Annesinin ky Otuz-mene nisbetle tannd. Ona Otuz-meni nisbesini kendisi hakknda ilk bilgilerin kayna olan Kayym Nsr ve ehbeddin Mercn takmtr. lk renimini Otuz-men kynde Vildan Molla Medresesinde grd. evre kylerdeki baz medreselerde de okuduktan sonra dil-Ural blgesinin en mehur ilim merkezlerinden olan Orenburga bal Kargal kasabasna giderek Veld b. Muhammed el-Emn Medresesine girdi. Buradaki eitimini tamamlaynca bir mddet ayn blgede Siterliba Medresesinde ders verdi. Ardndan bilgisini arttrmak iin 1788de ailesiyle birlikte Trkistana gitti ve bata Buhara, Semerkant olmak zere baz ehirlerde bulundu. 1796 ylnda Afganistana geerek Herat ve Kbil gibi ehirlerde ilm almalarn srdrd. Buharada Attrn Mescidinde bir sre imamlk yapt. Bir rivayete gre Buharada iken Feyzhan isimli bir eyhe baland (Rzeddin b. Fahreddin, I/6 [1904], s. 301). 1798de hanmn kaybeden Abdrrahim ocuklar ile birlikte nce Otuz-men kyne gitti, ancak baba taraf bu kyden olmad iin ky halk ona yer vermedi. Bunun zerine uzaktan akrabalarnn yaad yakndaki Karaemeye geti. Burada bir yl kaldktan sonra istayn (sley) ve Leninogorskun Ebi kylerine gitti. Ebideki medresede yl hocalk yapt. Ardndan Kuakba kynde bir medrese kurup renci yetitirmeye balad. Daha sonra babasnn ky Timete bir sre kald. Nihayet Bakrdistann Siterlitamak iline bal Mere kyne g ederek mrnn sonuna kadar burada yaayan Abdrrahim Otuz-meni 4 Mays 1835 tarihinde vefat etti (lm tarihi 1997 ylna kadar 1834 olarak gsterilmise de 1835te ld Bakrdistan Merkez Arivinde saklanmakta olan belgelerden [Fond 138, tasvirleme 2, dosya 657, s. 2] anlalmaktadr). Arapa ve Farsa bilen Abdrrahim Otuz-meni daha ok manzum eserler yazmtr. Tatar edebiyat ve dncesi tarihinde nemli bir yere sahip olduu kabul edilir. Tasavvuf mahiyette olan eserlerinde dnemin toplumsal aksaklklarn, halk arasndaki bidat ve hurafeleri, limlerin, yneticilerin ve din grevlilerinin cahilliklerini konu edinmi, bu tr problemleri zebilmek iin fkh ve tefsiri tam anlamyla bilmek gerektiini savunmutur. Ferdddin Attr, Sad-i rz, Mevln Celleddn-i Rm ve mam Gazzlyi okumu, bunlarn baz eserlerini istinsah ve erhetmitir. Abdrrahimin zerinde en ok durduu konulardan biri ilimdir. O ilmi hayatn esas olarak grr ve her eyden stn tutar. lim hem edep, hay, iyilik gibi ahlk vasflarn hem dnyadaki ihtiyalar karlamann yegne yolu, dnyev ve uhrev saadete ulamann en nemli vastasdr. Medreselerde hayattan kopuk bilgilerin retilmesine kar kan Abdrrahim Otuz-meni bu erevede deerlendirdii felsefe ve mantk retimini reddeder, faydal ilimler arasnda fkha zel bir yer verir. Hayatn rahat, huzurlu ve dil bir ekilde yaanmas fkhn iyi bilinmesine bal olduu halde dneminde fkha gereken nemin verilmemesinden yaknr. Ona gre lim kmil akl sahibi

olan kimse demektir. lim sahibi kii bilmediini bilir ve ilmini ahlkna yanstr. Kendi menfaatinden ziyade halk aydnlatmaya alr. Otuz-meninin hayat gz nnde tutulduunda onun yaantsnn fikirleriyle uyutuu grlr. Abdrrahim din grevlilerinin nikh, cenaze vb. hizmetler karlnda para almalarn slma aykr bulmu, toplumdaki aksaklklar ve bidatlar sk sk gndeme getirerek dini ok iyi bilmeden ve taklitten kanmadan bunlardan kurtulmann mmkn olmadn belirtmitir. Rusya mslmanlarnn kz ocuklarn okutmalar gerektiini savunmu, hatta Rusa renmeyi krk birinci farz olarak grm, bu grleriyle kendisinden sonra gelen Ceddcilere nclk etmitir. Eserleri. Abdrrahim Otuz-meni otuz biri manzum, on drd mensur, manzum-mensur kark, ikisi Arapa-Farsa szlk, biri takvim almas olmak zere elli kadar eser kaleme almtr. Ayrca ona atfedilen veya ona ait olduu bilinip halen bulunamayan eserler vardr. ou Trke, bir ksm Arapa ve Farsa olan eserlerinin tamamna yakn Kazan Devlet niversitesi Lobaevski Fenni Ktphanesi ark Yazmalar Blm ile Rusya Fenler Akademisi Kazan ubesi Alimcan brahimov Dil-Edebiyat Enstits Arivindedir. Ayrca baz eserleri Sleymaniye Ktphanesinde bulunmaktadr. Baz manzum eserleri unlardr: 1. Cenhul-felh f zemmi mbh. Agzlle ve nefsn isteklerin kontrol edilmesine dair Trke bir risledir. 2. Drretl-fhire Yaki hiretnme. mam Gazzlnin ed-Drretl-fire f kefi ulmil-ire adl kitabndan faydalanlarak kaleme alnmtr. 3. Tuhfetl-gureb ve Letifl-ez. Bir mukaddime, bir hikye, drt blm (makale) ve bir htimeden ibaret olan eserde Buhara medreselerindeki yanl uygulamalardan bahsedilmektedir. 4. Gurbetnme. Bir mukaddime, be fasl ve bir htimeden oluan 200 msralk bir risledir. 5. Avrifz-zamn. Bir mukaddime, alt blm ve bir htimeden oluan eser cahil sofular tenkit etmek zere kaleme alnmtr. 6. Tenzhl-efkr f nesyihil-ahyr. 586 msralk rislenin 186 msra Farsa, dierleri Trkedir. 7. Risle f mhimmetiz-zamn (Kazan 1840, 1889). 8. Nert-tekrb. 1840ta Kazanda Risle-i Mhimme ile birlikte yaymlanmtr. 9. Ebyt- Trk Der Zemmi Dny. 10. Bahs-i Nihn bi-Cevn. 11. Selam Sinden Kitirdi Bir Filan. 12. Bu Bir Nsha-i Latifdr. 13. Beyt Der emm-i fiyn me-Zamne (Farsa). Baz mensur eserleri de unlardr: 1. Seyf-arm. Giri ksm Farsa, dier blmleri Arapa olan risle tasavvuf ve ahlk konular ihtiva eder. 2. Risle-i Debbt. Fkhla ilgili kk bir risledir. 3. Risle-i afaye. Gnein batmad yerlerde yats namaznn klnp klnmayaca hakknda bir risledir. 4. Risle-i tiy. Din emirler konusunda kk bir eser olup tek nshas Kazan Devlet niversitesi El Yazmalar Blmndedir. 5. Risle f emmi rbi y. 6. nl-hlikn. Yar felsef karakterde bir risledir. 7. Tufetl-abb (Kazan 1900). Tecvide dair on alt sayfa hacminde bir risledir. 8. Cevhirl-beyn. Fkhla ilgili bir eserdir (bu yedi eser Arapa kaleme alnmtr). 9. eru ebtil-cizn. Sf Allahyrn Trke kitabnn Arapa erhidir. 10. eru murdilrifn. Allahyrn Farsa eserine yazlm Arapa bir erhtir. 11. Mutaaru Leifil-lut lilMenev. Menevnin anlalmayan kelimeleri iin hazrlanm Farsa-Arapa szlk ve aklamalardan oluur. 12. Risle-i Mhimme (Trke, Kazan 1840). 13. Tercme-i Drretl-fhire. Gazzlnin eserinin Trke tercmesidir.

BBLYOGRAFYA

Abdrrahim Otuz-meni, Avrifz-zamn, Kazan Devlet niversitesi Lobaevski Fenni Ktp., ark Yazmalar, nr. T 182, vr. 158b-171a; a.mlf., Tenzhl-efkr, Kazan Devlet niversitesi Lobaevski Fenni Ktp., ark Yazmalar, nr. T 182, vr. 145b-151b; Mercn, Vefiyyetl-eslf ve taiyyetlalf, Kazan Devlet niversitesi Lobaevski Fenni Ktp., ark Yazmalar, nr. 614, VI, vr. 181a-183b; a.mlf., Mstefdl-ahbr f ahvli Kazn ve Bulgr, Kazan 1900, II, 239-241; Rzeddin b. Fahreddin, Asar, Orenburg 1904, I/6, s. 300-316; Ali Rahim - A. Aziz, Tatar Edebiyat Tarihi, Kazan 1923, I/3, s. 145-150; Abdurrahman Sadi, Tatar Edebiyat Tarihi, Kazan 1926, s. 20; Muhammet Gaynullin, XIX. Yzyl Tatar Edebiyat Tarihi, Kazan 1957, s. 7; Tatar Edebiyat Tarihi, Kazan 1984, I, 428-442; Enver eripov - Mir Kasm Usmanov, Gabderrahim Utz meni el-Bulgr, Kazan 1986; Gaysa Hseyinov, Utz meni-Gabdurrahim Usman, Vatanda, sy. 12, Ufa 1997, s. 69-77; a.mlf., Gabdrahim Usman, Bakortostan Kratkaya Entsiklopediya, Ufa 1996, s. 218. smail Trkolu - brahim Mara

OUAGADOUGOU
Bat Afrikada Burkina Fasonun baehri (bk. BURKNA FASO).

OUSELEY, Sir William


(1767-1842) ngiliz arkiyats. Gallerin Monmouthshire ehrinde dodu. Bir diplomat olan Sir Gore Ouseleyin kardei ve nl misyoner Gideon Oueseleyin kuzenidir. ngiliz-rlanda kkenli bir aileden gelen iki karde aldklar zel eitimi tamamladktan sonra 1787 ylnda Gallerden ayrld. Gore Hindistana doru yola karken William renimini ilerletmek iin Parise giderek Fars dili ve edebiyatyla ilgilenmeye balad. 1788-1794 yllarnda Hindistanda ngiliz ordusunda subay olarak alt. Daha sonra grevinden ayrlp ilm almalarna devam etmek zere Leidene gitti. 1796da ngiltereye dnen Ouseley ertesi yl Dublin niversitesinde doktor oldu. 1800de, arkiyat almalarna katklarndan dolay 1786-1793 yllarnda ngilizlerin Hindistan genel valisi olan Charles Lord Cornwallis tarafndan sir unvanyla dllendirildi. Bu arada devlet tarafndan randa grevlendirilmesi iin altysa da bir sonu alamad. Diplomat olan kardei Goreun araclyla 1809-1810 yllarnda ngiltereye gelen Kaar elisi Ebl-Hasan Han lci ile tant. Goreun 1810da Tahrana eli tayin edilmesi zerine ona refakat ederek sekreterliini yapt (1810-1815). 1842 ylnn Eyll aynda Fransann Boulogne ehrinde ld. Ouseley iyi bir yazma kitap toplaycsyd. ngilterede Fars dili alanndaki almalara nclk etti. Asiatic Society of Calcuttann asl, Edinburgh, Gttingen ve Amsterdamdaki kraliyet cemiyetlerinin de fahr yesiydi ve bu kurulularn almalarna byk katklarda bulunmutu. Eserleri. 1. Persian Miscellanies: An Essay to Facilitate the Reading of Persian Manuscripts, with Engraved Specimens, Philological Observations, and Notes Critical and Historical (London 1795). Ouseleyin ilk almas olup Lord Francis Rawdona ithaf edilmitir. 2. Catalogue of Several Hundred Manuscript Works in Various Oriental Languages Microform (London 1831). 3. Travels in Various Countries of the East: More Particularly Persia (I-III, London 1819-1823). Eser dnemin ran-ngiltere ilikileriyle ilgili en nemli kaynaklar arasndadr. 4. Observations on Some Medals and Gems, Bearing Inscriptions in the Pahlavi or Ancient Persick Character (London 1801). 5. The Oriental Collections: Consisting of Original Essays and Dissertations, Translations and Miscellaneous Papers (I-III, London 1797-1800). Tercme ve Neirleri. 1. Epitome of the Ancient History of Persia (London 1799). Ahmed b. Muhammed Gaffrnin Cihnrsndan Piddler, Keynler ve Ssnlerle ilgili blmlerin neir ve tercmesidir. 2. The Oriental Geography of Ibn Haukal, an Arabian Traveller of the Tenth Century (London 1800; tpkbasm, nr. Fuat Sezgin, Islamic Geography serisi iinde, c. XXX, Frankfurt 1992). bn Havkaln retl-ar adl nl eserinin ngilizceye evirisidir. 3. The Bakhtyar Nameh, or Story of Prince Bakhtyar and the Ten Viziers (London 1801). Binbir gece masallarnn Farsa versiyonu Batiyrnmenin ngilizceye evirisidir. 4. Arabic Proverbs or the Manners and Customs of the Modern Egyptians (London 1830). Johann Ludwig Burckhardtin Mecma minel-emlil-Arabiyye adl eserinin aklamalaryla birlikte ngilizceye tercmesidir.

BBLYOGRAFYA

bn Havkal, The Oriental Geography of Ibn Haukal, an Arabian Traveller of the Tenth Century (trc. W. Ouseley), London 1800 Frankfurt 1992, tercme edenin nsz, s. I-XXXII; British Contributions to Persian Studies, Teheran, ts. (Ramin Printers), s. 3, 42-43; Abbas Emnet, Hemrhi Mrz li ez fahn be ahrn, yende, IX, Tahran 1983, tr.yer.; S. Lane-Poole, Ouseley, Sir William 1767-1842, Dictionary of National Biography, CD-ROM, Oxford 1995; Ouseley, EAm., XXI, 53. Rza Kurtulu

OYMACILIK
Oymaclk insanln uygulad en eski ssleme sanatlarndan biri olup tarih ncesi dnemlere ait kaya ve maara resimleri -tabii boyalarla yaplanlar hari- bir tr oymadr. Osmanllar bu sanatn ustalarna nakk, nahht, kendekr, kalemkr gibi isimler vermilerdir. Oyma genelde ta, mermer, stuko, yeim, akik, fildii, boynuz, kemik, maden ve ahap zerine yaplmaktadr; bunlarn iinde en yaygn olan ahaptr. Malzemenin cinsine gre minkar, iskarpela, kalem denilen eitli kesici, delici, yontucu aletlerin kullanld oymaclk genel olarak yzey, boyutlu ve dekupe (kesme) trlerine ayrlan bir sanat daldr. Yzey oymacl, gnmzde oymaclk denilince ilk akla gelen, sert malzeme zerine farkl derinlikteki motiflerin iinin (oyma) veya dnn (kabartma) oyularak ilendii trdr. boyutlu oymaclk heykeltraln sert malzemeyi dorudan oyarak ileyen eididir. Dekupe ise kl testere ve ince eeler yardmyla belirli kalnlktaki malzeme zerine izilen motifin kesilip yerinin boaltlmasyla yaplan oymaclktr (kt veya deriye izilmi motifin oyulup karlarak baka bir kt / deri zerine yaptrlmas suretiyle yaplan sslemeler iin bk. KATI). Eski Ahidde geen ve yaplmas yasaklanan oyma put tabiriyle (k, 20/4; Levililer, 26/1; aya, 15, 17) dolayl olarak heykeltralk konusu dile getirilir. Sleyman Mbedinin tezyinatyla ilgili bilgilerde ise daha ok kabartma tr oymaclk ileri anlatlmaktadr (Hkimler, 17/3-4; I. Krallar, 6/18, 32, 36, 7/26; II. Tarihler, 3/7; Hezekiel, 40/16, 26, 31, 34, 37); ayrca kitapta demir oyma kalemi ve kayaya yaz oymak tabirleri de geer (Eyub, 19/24). Kuranda Hz. brhimin, kavmini kendi elleriyle oyduklar (yonttuklar) putlara m taptklarn sorarak uyard (es-Sfft 37/95) ve Kuzey Arabistann Hicr blgesinde kayalara oyulmu evlerin bulunduu (el-Arf 7/74; el-Hicr 15/82; e-uar 26/149) belirtilir. Burann kuzeyinde bulunan Nabatlerin Petra ehri blgedeki kaya oymacl asndan en nemli rnektir. Eski dnyadan gnmze Msr mezarlarndan kanlar dnda pek fazla ahap oyma eser kalmamtr. Buna karlk Msr dahil btn n Asyann tarih mbed, mezar ve bidelerinde ta iiliinin en gzel rnlerini grmek mmkndr. zellikle Mezopotamya mhrclk sanat rnekleri oymacln o dnemlerde ne kadar gelimi olduunu gstermektedir. Ayn ekilde Nimrud, Ziviye, Korsbd gibi yerlerde bulunan fildii paralar da Fenike ve Asur fildii oymacl hakknda bir fikir vermektedir. Trklerde oymaclk sanatnn en eski rnekleri daha ok mezar balarna dikilen heykellerde ve kitbelerde grlmekte, ancak bu eserlerin balangta genellikle inden gelen ustalarca yapld anlalmaktadr. Kl Tigin yaztlarnda yer alan ifadelerden Yolig (Yollu) Tiginin in hakanndan ta oymac (bedizci) getirttii ve gelen ustann hakann has oymacs olduu anlalmaktadr (gel, s. 166). Orta Asyada zamanla bu ustalarn etkisiyle bir Trk-in ortak slbu olumu ve bu slbu yanstan baz eserler gnmze ulamtr. Erken dnem slm sanatndan kalan en deerli oymaclk rnekleri Emev saraylarna ait ta kaplamalardr. Almanlar tarafndan Berline gtrlp slm Sanatlar Mzesinde yeniden ina edilen Kasrl-Mett n cephesinin Helenistik ve Ssn unsurlar tayan ta oymalarnda ok ince bir iilik sergilenmitir (Rice, s. 20, 21, 22). Benzer saraylar daha sonra Abbsler zamannda da yaplmtr. Bu dnemde kurulan Smerr ehrinin saray ve evlerinde grlen stuko zerine eri

kesim tekniiyle yaplm oymalarda Orta Asya etkisi hissedilmektedir. Ayn motiflere bugne kadar gelen o dneme ait ahap paralarnda da rastlanr. Benzer bir iilik Suriye ve Msrda Tolunolu ve Ftm ahap oymalarnda da uygulanmtr. Kuzey Afrika, Endls ve Sicilyada da oymaclk sanatnn ok yksek bir seviyeye ulat grlmektedir. Elhamra Saraynda zellikle arabesk motiflerin her eidi mermer, al ve ahap oymaclnda gsterili bir dekor oluturmutur. Bu blgelerden gnmze slm sanatnn en gzel rnekleri arasnda saylan pek ok oyma fildii kutu ve av borusu gibi eya intikal etmitir. Anadolu Seluklular dnemi hem ta hem ahap oymacl bakmndan ok zengin bir zaman dilimidir. Bu dnem cami, medrese, ifhne ve kervansaraylarnn takaplarnda ta oymaclnn en gzel rneklerini grmek mmkndr. Bunlarn banda Vezir Shib Ata tarafndan yaptrlan Konya nce Minareli Medresenin kaps gelir; burada ta oymaclnn hemen hemen btn teknikleri en ayrntl incelikleriyle uygulanmtr. Divrii Ulucamii ve Drifsnn kaplar da ayn ekilde zenli bir iilik yanstr. Bunlardan baka Amasya Drifs, Nide Sungur Aa Camii, Erzurum ifte Minareli ve Ykutiye medreseleri, Karaman Hatuniye Medresesi, Sivas Gkmedrese, Nide Hdvend Hatun Kmbeti, Ahlat mezar talar gibi dnemin ta iilii asndan nemli birok mimarlk eseri bulunmaktadr. Anadolu Seluklu ahap iilii kendine has bir slp oluturmu, bu slp ve uygulanan teknikler Beylikler ve ksmen Osmanl dnemlerinde devam etmitir. Minber, mihrap, pencere ve kap kanad gibi eserlerde daha ok kndekr ve taklit kndekr tekniklerinin tercih edilmesi dikkat eker. Bu tr eserlerde birbirine simetrik geometrik paneller genellikle girift palmet yaprakl arabesk oyma motiflerle doldurulmutur; bordrlere de buna uygun oyma desenler yahut kf veya sls yaz eritleri yerletirilmitir. Ankara Etnografya Mzesinde yer alan birok eserden Ankara Kzlbey Camiinden getirilen ahap krs gibi bazlarnda yuvarlak sathl derin oyma teknii uygulanmtr. Bu teknik zellikle kitbelerde, yaz eridi bordrlerde ve arabesk motifli kompozisyonlarda zengin bir grn salar. Kabartmalar engebeli, yuvarlak bir dzey oluturacak ekilde ilenir ve oymalarn derinlii ajur etkisi uyandrr. Mzede sergilenen baz eserler ise dz sathl derin oyma tekniinde sslenmitir. Bu teknikte yzeye ilenen motifler dz olup derin oymalarla ortaya karlmtr. Akehir Kilerci Mescidi pencere kanatlarnda girift dallar arasnda zor seilen, giderek bitki motifine dnm ejder ve ift bal kartal motifleri yer almaktadr. Seluklu dneminde uygulanan bir baka teknik de daha ok kitbelerle yaz pano ve bordrlerinde grlen ift katl kabartma tekniidir. Bu teknikte, arka planda dz sathl derin oymalarla meydana getirilen arabesk dekor zerine yuvarlak sathl derin oymalar ilenir; Ankara Aleddin Camii minber kitbesi buna gzel bir rnektir. Smerrda ilk rnleri verilen eri kesim tekniiyle yaplm eserlere ise Anadoluda genellikle ta oymaclnda rastlanr. Memlklerde oymacln ok ileri bir seviyede olduu grlmektedir. South Kensington Mzesinde bulunan ahap Kaytbay Camii minberi, bn Tolun Camii minberine ait paneller ve eitli kndekr kap kanatlarna yerletirilmi fildii geometrik paralar zerindeki oymalarda yuvarlak sathl derin oyma teknii, Sultan Hasan Camiinin kf yaz firizlerinde ise ift katl oyma teknii byk bir ustalkla uygulanmtr. Baz Memlk oymaclk rneklerinin benzerlerine Endlste, zellikle Elhamra Saraynda rastlanmaktadr. Halen Memlk din ve sivil yaplarnn kubbe stleri dahil hemen her yerinde ta oymaclnn en gzel rneklerinden birounu grmek mmkndr.

Osmanllarda oymaclk sanat en st seviyesine ulamtr. lk byk merkez olan Bursada Yeilcaminin takaps, pencere sve ve alnlklar, mihrap nii ve kitbesi Osmanl mermer oymaclnn, Ulucaminin minberi de Osmanl ahap oymaclnn Seluklu slbunun devam niteliindeki ilk nemli rnekleridir. Edirnede balangta Eskicami minberinin geometrik tezyinat zikredilebilir. Devlet merkezinin stanbula tanmasndan sonra burada yaplan cami, eme, sebil ve zellikle mezar talarnda mermer oymaclnn en gzel rnekleri verilmitir. Edirnede Selimiye Camii ve stanbulda birok seltin camisinin minberleri mermer oymaclnn en zarif rnekleridir. Bu camilerde yer alan vaaz krslerinde ve rahlelerde deiik ahap oymacl tekniklerinin byk bir incelikle uyguland grlmektedir. Rahlelerin sanat deeri olanlar deiik mzelere dalm durumdadr (ulpan, s. 1 vd.). L. A. Mayer slm eserlerde ad geen ustalar bir kitapta toplamaya almtr. Bunlar arasnda hem ahap hem ta iiliinde mahir olanlar vardr (Islamic Woodcarvers, s. 53). Sultan aynalarnda ve eitli eyada grlen fildii ve yar deerli ta oymacl da ok ileri bir seviyededir. Gnmzde Kastamonu bata olmak zere Trkiyenin baz illerinde ahap oymacl srdrlmeye allmaktadr; Kahramanmara yresi zellikle oyma ceviz eyiz sand yapmnda n kazanmtr.

BBLYOGRAFYA

S. Lane-Poole, Art of the Saracens in Egypt, Beyrut 1886, s. 89 vd., 111 vd., 145 vd.; Uzunarl, Saray Tekilt, s. 463; L. A. Mayer, Islamic Woodcarvers and Their Works, Geneva 1958, s. 16 vd., 53, 54; A. Parrot, Nineveh and Babylon (trc. S. Gilbert - J. Emmons), London 1961, s. 145 vd.; Cevdet ulpan, Rahleler, stanbul 1968, s. 1 vd., lv. 1-82; mer Rz Kehhle, el-Fnnl-cemle fil-uril-slmiyye, Dmak 1972, s. 127 vd., 195 vd.; R. Pinder-Wilson - W. Ezzy, Ivory, The Arts of Islam, [bask yeri yok] 1976 (The Arts Council of Great Britain), s. 147 vd.; J. Bray v.dr., Wood, a.e., s. 273 vd., 280 vd.; a.mlf.ler., Marble and Stucco, a.e., s. 295 vd.; Gnl ney, Anadolu Seluklu Mimarisinde Ssleme ve El Sanatlar, Ankara 1978, s. 12 vd., 31 vd., 110 vd.; a.mlf., Anadoluda Seluklu ve Beylikler Devri Ahap Teknikleri, STY, sy. 3 (1970), s. 141-144; Esin Atl, Arts of the Mamluks: Renaissance of Islam, Washington 1981, s. 198 vd.; Cell Esad Arseven, Trk Sanat, stanbul 1984, s. 216 vd.; D. T. Rice, Islamic Art, London 1986, s. 20, 21, 22, 34; Bahaeddin gel, slmiyetten nce Trk Kltr Tarihi, Ankara 1988, s. 166. Nebi Bozkurt

OYRATLAR
(bk. KALMUKLAR).

OYUN
Trkede oyun kelimesi vakit geirmeye yarayan, belli kurallar olan elence; kumar; aknlk uyandrc hner; genellikle mzik eliinde yaplan hareketler btn; temsil, piyes; fizik gcn ve zek-y gelitirmek amacyla yaplan yarma; hile, dzen gibi anlamlara gelmektedir. Arapada lab ve laib oyun kelimesine benzer anlamlar tar. Kiiyi oyalayan, ona baka eyleri unutturan ey anlamndaki lehv de lab karlnda kullanlmakla birlikte daha kapsamldr. alg vb. oyun aletlerine melh denir. Kuranda yirmi yette lab ve trevleri gemektedir (M. F. Abdlbk, lab md.). nsan aldatmas ve geici olmas sebebiyle dnya hayat bir oyun (laib) ve elence (lehv) olarak tanmlanr (el-Enm 6/32; el-Ankebt 29/ 64; Muhammed 47/36; Hadd 57/20). ki yette lib akac, oyunbaz anlamnda gemektedir (el-Enbiy 21/16, 55). Ayrca deiik yetlerde oyun, elence, alay mnasnda hzv (mesel bk. el-Bakara 2/67, 231; el-Mide 5/57, 58) ve ayn kkten oyuncak edinme, elenceye alma anlamnda istihz masdarndan kelimeler yer almaktadr (mesel bk. et-Tevbe 9/65; Hd 11/8; el-Hicr 15/95). Mzik eliinde oyun (raks) eski bir gelenektir. Eski Ahidin eitli yerlerinde sevin gsterisi olarak alg eliinde oynayanlardan sz edilir (k, 15/20; I. Samuel, 18/6-7). Eski Msr duvar resimlerinde grup danslarn gsteren tasvirlere rastlanr. Kargamta bulunan milttan nce VII. yzyla ait bazalt zerine bir Hitit kabartmasnda saz, ifte flt ve zil alanlar eliinde rakseden bir figr mevcuttur. Benzer tasvirler eski Msr duvar resimlerinde de grlr. Arap toplumunda telli ve flemeli alglar bilinmekle beraber def daha yaygn biimde kullanlmaktayd. Araplar dn ve bayramlarda def alp oynarlard; alg eliinde oynanan oyunlar iin raks, lb, zefn gibi tabirler kullanlmtr. Ayrca Araplarn kl, kalkan ve mzrakla yaptklar ritmik hareketlerden oluan kals veya dirkele denilen oyunlar vard. Rivayete gre Habeli veya Sudanl bir grup, bayram gn Medine Mescidinin toprak zemini zerinde kalkan ve ksa mzraklaryla oyun oynam, Hz. Peygamber de ie ile birlikte onlar seyretmitir (Buhr, deyn, 25; Mslim, deyn, 17, 21, 22). Reslullah bunlar oynamaya tevik etmi, yahudi ve hristiyanlarn slmn hayata bakn grmelerini istemitir (Msned, VI, 116, 233). Bir defasnda Hz. mer oynayanlara mdahale etmek istemi, fakat Resl-i Ekrem ona izin vermemitir (Abdrrezzk es-Sann, X, 466). Hz. mer halifelii dneminde Suriyeyi ziyaret ederken oyunlu gsterilerle karlanmt (bnl-Esr, IV, 155). Bayramlarda, dnlerde, nemli kiileri karlarken oynanan bu oyunlarn daha sonra ilgi grmedii anlalmaktadr. Rivayete gre sahbeden yz el-Ear, Enbrda bulunduu srada bir bayramn snk gemesine zlm ve neden Reslullah zamanndaki gibi oynanmadn sormutur (bn Mce, me, 163). Baz rivayetlerden Arap toplumunda dn ve bayramlarda oynamay meslek edinen kimselerin bulunduu anlalmaktadr. Nitekim bn Abbasn, oullarn snnet ettirirken halk elendirmek iin oyuncular getirttii ve onlara cret dedii rivayet edilir (bn Eb eybe, III, 496; bn Kuteybe, Uynl-abr, I, 442). Oyun denilince ncelikle ocuk akla gelir. ocuun zek geliimi ve ahsiyet terbiyesinde, yeteneklerinin ortaya kmasnda, cinsel eitiminde oyunun nemli rol vardr. Ayrca ocuun drstlk, paylamay renme, bakalarnn haklarna sayg, fedakrlk gibi ahlk nitelikleri kazanmasnda, sosyal kiiliinin olumasnda oyunun vazgeilmez bir yeri bulunmaktadr. Baz ilim adamlar ocuun oyuna olan ihtiyacn gdaya olan ihtiyac kadar nemli saym, oyun oynamayan ocuklarn iyi geliemeyeceini sylemilerdir (Canan, s. 250). Birlemi Milletlerce kabul edilen

ocuk Haklar Beyannmesinin 7. maddesi ocuun terbiye amal oyunlara ve elendirici faaliyetlere katlma hakkyla ilgili olup toplumlar ve devletler onun bu hakk kullanmasndan sorumlu tutulmutur. Tarih bulgular baz ocuk oyunlarnn asrlardan beri yaadn gstermektedir. Birok oyun tasvirinin yer ald Msr mezar resimlerinden Benhasanda milttan nce 2000 ylna ait birinde bir kz ocuu ellerindeki birka topu srayla havaya atp yakalamaya alrken grlmektedir. Hititlerden kalma Kargam kral burcu kabartmalarnda kral ocuklar topa ve be ta benzeri oyunlar oynarken, Marata Gmtanda bulunan bir Hitit kabartmasnda da annesinin dizleri stnde ayakta duran ocuk ayaklarn iple balad kula oynarken tasvir edilmitir. Bizans Byk Saray mozaiklerinde tekerleklerle oynayan ocuklarn tasviri yer almaktadr. Tarih eserler arasnda ocuklarn oynad top, topa, araba, bebek gibi oyuncaklar bulunmutur. Eski metinlerde frldaktan, elik omaktan sz edilmektedir. Ahmed Teymur Paa kaynaklarda geen Arap oyunlarn derlemi ve alfabetik srayla bir kitapta toplamtr (Luabl-Arab, s. 7 vd.). Deiik rivayetlerden anlaldna gre Hz. Peygamber dneminde ocuklar salncak ve tahterevalliye binme, ceviz, bilye, ak atma, top, elik omak oyunu, frldak, tura, fiyal, lubetd-dab (bir tr izgi oyunu), ok atma gibi oyunlar oynarlard. Kz ocuklarnn ise bebek tr oyuncaklara sahip olduu belirtilmektedir. Resl-i Ekrem ocukluk yllarnda arkadalaryla baz oyunlara katlmtr. Bunlardan azm-i vedah denilen oyunda beyaz bir kemik uzaa frlatldktan sonra iki gruba ayrlan ocuklar onu aramaya karlar, nce bulan grup oyunu kazanr, kaybedenler ise onlar kemiin bulunduu yerden atld yere kadar srtlarnda tarlard. Zaman zaman byklerin de ocuklarla oyun oynamalar ocuklarn ruhsal yaps zerinde olumlu etkiler yapar. Bu bakmdan Hz. Peygamberin ocuklara ve kendi torunlarna kar davranlar gzel bir rnektir. Reslullah torunlaryla ilgilenir, bazan onlar srtna alr ve evin iinde gezdirirdi. Bir defasnda onlar bu ekilde gren Cbirin, Deveniz ne gzel dedii, Resl-i Ekremin de, Onlar da ne gzel biniciler eklinde karlk verdii rivayet edilir (bn Askir, XIII, 216, 217). Hz. Peygamber oyun oynayan ocuklara selm verir (Mslim, Birr, 96-97), onlarla akalard. Hatta Enesin rivayetine gre o, ocuklarla en fazla akalaan kimseydi (Tabern, II, 38). Arap toplumunda ans oyunlar da yaygnd. Zarla oynanan nerd (tavla) ve satran gibi oyunlar biliniyordu. Ulem genellikle birinciyi tasvip etmezken zeky gelitirici zellikleri sebebiyle ikinciyi msamaha ile karlamtr. Ancak Resl-i Ekrem, byklerin kularla oynamak gibi kendi yalaryla uyumayan ocuk oyunlar oynamasn, vakitlerini bo yere harcamasn ho grmemitir (bn Mce, Edeb, 44; Eb Dvd, Edeb, 65). Ulem da mrvvet ve vakarlarn kaybetmelerine, farz ibadetlerini aksatmalarna yol aabilecek baz oyunlara dalan yetikinlerin ahitliklerinin kabuln tartma konusu yapmtr (mesel bk. fi, VI, 298). Gemiten gelen birok oyun tr yannda karagz, evgn gibi yeni baz oyunlar slm toplum kltrne dahil olmutur. Bilhassa ehzadelerin snnet dnlerinde sr veya donanma denilen enliklerde ok deiik gsteriler yaplm, seyirlik oyunlar yer almtr (ayrca bk. ELENCE; MSK; MSABAKA).

BBLYOGRAFYA

bnl-Esr, en-Nihye, III, 511; IV, 155; V, 429; Msned, VI, 116, 233; fi, el-m, VI, 298; Abdrrezzk es-Sann, el-Muannef (nr. Habbrrahman el-Azam), Beyrut 1403/1983, X, 466; bn Eb eybe, el-Muannef (nr. Keml Ysuf el-Ht), Beyrut 1409/1989, III, 496; bn Kuteybe, Uynl-abr (Tavl), I, 442; a.mlf., arbl- ad (nr. Abdullah el-Cbr), Badad 1397/ 1977, I, 379; Tabern, el-Mucem-ar, Beyrut 1983, II, 38; bn Askir, Tru Dma (Amr), XIII, 216, 217; Ahmed Teymur Paa, Luabl-Arab, Kahire 1367/1948, s. 7 vd., 15, 23, 27, 28, 34 vd., 39-40, 42, 50-51, 53, 58; brahim Canan, Hz. Peygamberin Snnetinde Terbiye, stanbul 1982, s. 159, 160, 161, 249, 250, 251 vd.; Abdlhay el-Kettn, et-Tertbl-idriyye (zel), II, 342, 343, 358, 359, 360, 362, 373; III, 161; I. Shaw - P. Nicholson, British Museum Dictionary of Ancient Egypt, London 1996, s. 78-79, 107, 293-294; Nebi Bozkurt, Hadiste Folklor Elence, stanbul 1997, s. 26 vd., 50 vd., 68, 69 vd., 117 vd., 150 vd.; Ekrem Akurgal, Anadolu Kltr Tarihi, Ankara 2000, s. 227, lv. 123a, s. 244, lv. 147; Nebi zdemir, Cumhuriyet Dnemi Trk Elence Kltr, Ankara 2005, s. 206 vd. Nebi Bozkurt

OZAK, Muzaffer
(1916-1985) Viz, sahaf, Halvet-Cerrh eyhi. stanbulda Karagmrk Nreddin Cerrh Tekkesi yaknndaki bir evde dnyaya geldi. Doduu yl kazanlan bir zafer dolaysyla Muzaffer ad verildi. Babas Kay Trklerinin Kzlkeeli airetinin Cebeci ve Baaaoullar kollarndan gelen Konyal Hac Mehmed Efendi, annesi Ozaklar sllesinden Yanbolu Halvet Tekkesi eyhi Seyyid Hseyin Efendinin torunu Aye Hanmdr. Plevne Medresesinde hoca iken 1878 Balkan bozgunu sonras ailesiyle birlikte stanbula g edip sonraki yllarda huzur dersleri hocalna ykselen babasn kk yata kaybetti. Gazi Osman Paann sancaktarbas olan iki amcasndan biri Plevnede ehid olmu, dierine sanca Ruslara kaptrmad iin paa unvan verilmiti. ki days, on bir aabeyi I. Dnya Savanda, en kk aabeyi Murad Reis de Mill Mcadele srasnda ehid olunca Muzaffer Ozak daylarnn yetimi iki kk kz, kendi kz kardei ve annesinden oluan fakir ve kimsesiz bir ailenin be alt yalarndaki tek erkek ferdi olarak kald. lk tahsilini babasnn medrese arkada Uk eyhi Abdurrahman Smi Saruhnnin himayesinde yapan Muzaffer Ozak henz on sekiz yandayken eyhini ve hocasn kaybetti. Yeni bir mrid aramaya balad dnemde Ftih Camii baimam Mehmed Rsim Efendiden Kurn- Kerm ve tecvid, Gmlcineli Akba Mustafa Efendiden Arapa dersleri ald. Nevehirli Hac Hayrullah, tf Hoca, dersim Arnavut Hsrev, Osman kir ve Saryer mfts Hseyin Hsn efendilerin tefsir, hadis ve fkh derslerine, Abdlhakim Arvs ve efik Efendi gibi eyhlerin sohbetlerine devam etti. Reslhatttn Kmil (Akdik), Nureddin ve turake smail Hakk (Altunbezer) beylerin Gzel Sanatlar Akademisindeki hat ve tezyinat derslerine dinleyici olarak katld. Ali Yazc, Soanaa ve Karagmrk Kefeli camilerinde mezzinlik yapt. Kefeli Camii imam kir Efendiden kitaplk sanatn rendi. Daha sonra Beyazt Camiine mezzin olarak tayin edildi. Bu srada Sahaflar arsnda bir dkkn ap mezzinliin yannda sahaflk yapmaya balad. Mezzinlii srasnda sesini ve okuyu tarzn beenen Zeki Dedenin olu Hfz Ahmedin (Irsoy) rencisi Hfz smil Hakkdan din msiki meketti. Bu yllarda hocasnn yakn akrabas olan bir retmen hanmla evlendi. Resmen grevli olduu Vezneciler Camii yklnca Kapal ar Camiinde grevlendirildi. Daha sonra ar civarndaki Camili Han diye bilinen mescidin onarmna vesile olup burada vefatna kadar vaaz verdi, hutbe okudu, cuma namaz kldrd. Yirmi yl akn bir sre Sleymaniye Camiinde ramazan aylarnda fahr imamlk yapt. Vezneciler Camiinde imamlk yapt srada ikinci mridim dedii Halvet-bn eyhi Maral Ahmed Thir Efendiye intisap etti. Ondan Muhyiddin bnl-Arabnin el-Fttl-Mekkiyye ve Ful-ikemini okudu. Yedi yl boyunca her gn dkknna gelip karlat mklleri cevaplandran Ahmed Thir Efendiden tasavvufun btn inceliklerini rendi. Maralnn vefatndan (1954) sonra Kdirihneye ve Kasmpaa Ayn Ali Baba Rif Tekkesine devam ettii dnemde kendisine Kdiriyye tarikatndan hilfet verilmek istendi. Fakat kendisi, istihresinde grd ve ocukken Arapa hocas Akba Mustafa Efendinin Ftih Camiinde elini

ptrp baars iin kendisinden dua niyaz ettii Halvet-Cerrh eyhi Fahreddin Efendiye (Erenden) intisap etti. 1965 ylnda halife tayin edilen Ozak eyhinin vefat (1966) zerine Nreddin Cerrh Tekkesinin on dokuzuncu trbedar ve postniini sfatyla irad grevine balad. Muzaffer Ozak viz olarak grev yapt, aralarnda Sultan Ahmed, Beyazt, Ftih, Eyp, Sleymaniye gibi seltin camilerinin de bulunduu toplam krk iki camide, kahvehanelerde, Karagmrkteki Nreddin Cerrh Tekkesinde ve zellikle kendine has bir ilim ve irfan merkezi, bir sohbet meclisi nitelii tayan sahaf dkknnda her seviyeden insana slmiyeti retmeye, sevdirmeye ve dini yaamalarn salamaya alt. Hosohbet ve fevkalde nktedan, anlalmas zor din meseleleri kolayca zetleyip izah etme, konular ibret alnacak hikyelerle veciz bir ekilde anlatma ve retme yeteneine sahip bir halk vizi olan Muzaffer Ozakn vaaz ve hutbeleri, konular ele al ve sunu tarz yabanclarn dikkat ve ilgisini ekti. Kuds, Badat, am ve Kahire gibi ehirlerde yapt tasavvuf sohbetlerini Amerika Birleik Devletleri, Almanya, ngiltere, Hollanda, Belika ve Fransada da yapmas ve tarikat yinlerinden rnekler sergilemesi iin kltr-sanat festivalleri dzenleyen resm ve zel kurululardan davetler ald. 1970li yllarn sonlarndan itibaren mridleriyle birlikte bu davetlere katld. Bu lkelerde yapt tasavvuf sohbetlerinin dinleyiciler zerinde brakt tesir kendi yurttalar zerindeki tesir kadar msbet oldu. Bunda heybetli ve etkileyici bir grne sahip olmasnn yannda slmiyete ilgi duyan herkese ak ile hizmeti grev bilen bir k olmasnn byk pay vardr. Nitekim kendisi, Ynus Emre tarznda yazd iirlerinde kulland Ak mahlas ile bunu ifade etmek istemitir. Muzaffer Ozak, Avrupa ve Amerika seyahatleri srasnda Allah katndaki tek dinin slm olduu yetini zellikle vurgulam, bu ifadeye aklk getirmek zere btn peygamberlerin tek ilha inanma sistemi olan slm tebli ettiklerini, ancak hristiyan ve yahudilerin bu birlii kavrayamayp tarih boyunca peygamberlerin hatta azizlerin adlarna gre dinler rettiklerini, gereksiz yere bunu bir rekabet ve ekime konusu yaparak durmadan savatklarn, halbuki Kurn- Kermde peygamberler arasnda ayrm yaplmamas gerektiinin ifade edildiini belirtmi, byle ayrm yapan bir mslmann dinden km saylacana dikkat ekmitir. Hmanizm ad altnda her dinden bir eyler alp birletirerek bir dnya nizam veya dini kurmaya almann yersiz olduunu, ayrca insan yapm uydurma bir din olmas dolaysyla bunun dnya ve hiret iin tehlikeli bir i olacan her frsatta tekrarlamtr. Kat veya eskimi saydklar baz hkmleri eletirerek slm kk drmek isteyen hristiyan ve yahudi cemaati mensuplarna kendi dinlerinden rneklerle cevap vermi, dier semav dinlere yabanc olmadn ve konuya tek tarafl bakmadn ortaya koymutur. Muzaffer Ozak, Nreddin Cerrh Tekkesinde on dokuz yl irad faaliyetinde bulunduktan sonra 13 ubat 1985 tarihinde vefat etti ve tekkenin trbe ksmna defnedildi. Eserleri. 1. rad (I-III, stanbul 1964, 1967, 1968). Otuz dersten oluan eser hutbe ve vaaz slbu ile kaleme alnm olup konular yet ve hadisler nda ibretli hikyelerle anlatlmaktadr. ngilizceye zetlenerek tercme edilmitir (Irshad Visdom of a Sufi Master, trc. Muhtar Holland, New York 1988). 2. Envrl-kulb (I-III, stanbul 1975, 1977, 1979). radn devam niteliindeki eser yirmi sekiz ders iermektedir. 3. Znetl-kulb (stanbul 1973). Eserde ilmihal bilgilerinden sonra tasavvufun mahiyeti, seyr slk, nefsin sfatlar ve mertebeleri anlatlm, mehur sfler hakknda bilgi verilmitir. Alt adet evrd rneini de ieren eserin sonunda mellifin din-tasavvuf iirleri yer almaktadr. 4. Ak Yolu Vuslat Tariki (stanbul, ts.). Eserde devran ve zikrin mahiyeti,

eitleri ve nemi anlatlm, bu konuda yaplan itirazlara cevap verilmitir (ngilizce trc. The Unveiling of Love. Sufism and Remembrance of God, trc. Muhtar Holland, New York 1981). 5. Glzr- rifn, Ak Bahesi (stanbul 1969, 1977). Kaside, ilhi ve natlardan olumaktadr. 6. Submission, Sayings of the Prophet Muhammed (New York 1977). Doksan dokuz hadisin erhini ierir. Hadislerin hatt ve ngilizce erhleri Tevfik Rt Topuzoluna ait olup neri Shems Friendlander tarafndan yaplmtr. 7. Ninetynine Names of Allah (New York 1978). Bu eser de doksan dokuz esmnn anlam ve bunlarla dua etmenin nemi hakknda Muzaffer Ozakn yapt erhlerin ayn kiilerce yaplan ngilizce tercmesidir. Robert Frager, Muzaffer Ozakn Amerikada eitli tarihlerde yapt sohbetleri ngilizceye evirip Love is the Vine adyla yaymlam (New York 1988), eser Aktr Asl arap adyla Trkeye tercme edilmitir (trc. mer olakolu, stanbul 2004). Ozak ayrca Kudrnin el-Mutaarn Trkeye evirmi (Kudr-i erif Tercmesi: Sualli-Cevapl, stanbul 1958), Lmi elebinin Tercme-i evhidn-nbvvesinin Latin harfli basksn yapm (1958), M. Rif Ogann yaymlad slm Dnyas adl mecmuada yazlar kmtr.

BBLYOGRAFYA

Rahmi Serin, slm Tasavvufunda Halvetilik ve Halvetiler, stanbul 1984, s. 136-138; Vehbi Vakkasolu, Maneviyat Dnyamzda z Brakanlar, stanbul 1987, s. 157-171; Fulya Atacan, Sosyal Deime ve Tarikat: Cerrahiler, stanbul 1990, tr.yer.; Ramazan Fevzi Kahtal, Muzaffer Ozakn Hayat, ahsiyeti, Eserleri ve Tesirleri (yksek lisans tezi, 1997), A Sosyal Bilimler Enstits; R. Frager, Kalp Nefs ve Ruh: Tekaml, Denge ve Uyumun Sfce Psikolojisi (trc. brahim Kapaklkaya), stanbul 2003, tr.yer.; mer Faruk Ylmaz, Tarih Boyunca Sahhaflk ve stanbul Sahhaflar ars, stanbul 2005, s. 123-126 [maddenin yazmnda Muzaffer Ozakn ailesinden alnan bilgilerle mellifin kendi mlmat esas alnmtr]. Tevfik Rt Topuzolu

OZAN
rticlen iir syleyebilen saz airi, k. Moolcadan geldii anlalan ozan kelimesinin asl anlam ok konuan kimse olup saz airi mnasn sonradan kazanmtr. Eski Trkiye Trkesi metinlerinde kelime bu iki anlamda gemektedir. Gnmz Trkesinde air yerine kullanlmaktaysa da yaygnlk kazanmamtr. Dvn Lugtit-Trkte atn devaml ne geiren adam anlamnda oztgan kelimesi ve ok ileri giden, bakalarn geen mnasnda ozgan at tamlamas yer almaktadr. Buradan hareketle oztgan > ozgan > ozan eklinde bir etimoloji de yaplmtr. M. Fuad Kprl, ozan kelimesinin bn Mhenn lugatnda yer alan ozmak (nce gelmek, ileri gemek) fiili, ozgan (kouda birinci gelen kpek) ve ozu (kurtulu) kelimeleriyle ilgili olduunu, Ouz Trkesinde g sesleri dtnden ozan kelimesinin oz+gan > oz+an eklinde olutuunu ileri srmtr. Ozann Ouz Trkleri arasnda saz airi anlamnda kullanld Dede Korkut Kitabnda geen, At aya klg, ozan dili evk olur cmlesinden anlalmaktadr. Ouz Trklerinde zel bir topluluk tekil eden ozanlar ellerinde kopuzlaryla gezerler, dnlerde ve eitli ziyafetlerde eski Ouz destanlarn ve Dede Korkut hikyelerini anlatrlar, yeni olaylar dile getiren destanlar sylerlerdi. Fuad Kprl, ozanlk geleneinin Seluklulardan Memlklere ve onlardan Osmanllara getiini belirtmektedir. Ayrca zaman ierisinde kelimenin ozanlarn ald msiki aleti anlamn da kazanm olabileceini syleyerek bunu alanlara ozanc denildiini Hmidnin Trke-Farsa divanndaki rneklerden hareketle ileri srmektedir. rticlen iir syleme kabiliyetine sahip, gzel sesli, halk geleneklerini iyi bilen ozanlarn toplum arasndaki yeri halkn yerleik hayata gemesiyle birlikte nemini kaybetmeye balam ve XV. yzyldan itibaren bunlarn yerini meddah ve klar almtr. XVI. yzyldan itibaren Anadoluda oalan, varlklarn bugn de ksmen srdren klar ozanlk geleneinin devam saylabilir. Ozan kelimesinin yerini Anadolunun baz yerlerinde ve zer Trkleri arasnda k, Trkmenler arasnda ise baks / bah almaya baladktan sonra kelimenin halk airi anlam unutulmu ve geveze anlamnda alay yollu kullanlr olmutur. Anadolunun baz yrelerinde secili szlere, ataszlerine, tasarlanmadan sylenen koma ve masallara ozanlama adnn verilmesi ozan kelimesinin ok konuan anlamn artrmaktadr. Zamanmzda Gney Anadolunun baz yerlerinde ozan kelimesi ingene, algc ingene mnasnda kullanlmaktadr. te yandan Anadolunun birok yresinde yerleim birimlerine Ozan, Ozanca, Ozanclar eklinde adlar verilmesi kelimenin Anadolu halk tarafndan benimsendiini gstermektedir. Ozan kelimesi XVI. yzylda yaad sanlan bir saz airi tarafndan mahlas olarak kullanlm, bu airin bilinen tek iirini M. Fuad Kprl Trk Saz airleri adl eserinde yaymlamtr. Son devrin byk sflerinden Keml Efendi de hece vezniyle yazd baz iirlerinde Ozan mahlasn kullanm ve Ozan soy ad olarak almtr.

BBLYOGRAFYA

Kgarl Mahmd, Dvn Lugtit-Trk (haz. Sekin Erdi - Serap Tuba Yurtsever), stanbul 2005, s. 367; Dvn Lgatit-Trk Dizini, Ankara 1972, s. 90; bn-Mhenn Lgati (haz. Abdullah Battal), stanbul 1934, s. 54; Derleme Szl, Ankara 1977, IX, 3305; lhan Ayverdi - Ahmet Topalolu, Misalli Byk Trke Szlk, stanbul 2005, III, 2414; Dedem Korkudun Kitab (haz. Orhan aik Gkyay), stanbul 1973, tr.yer.; Kprl, Edebiyat Aratrmalar I, s. 131-144; a.mlf., Trk Saz airleri, Ankara 1962, s. 9-49, 108; Saim Sakaolu, Ozan, k, Saz airi ve Halk airi Kavramlar zerine, III. Milletleraras Trk Folklor Kongresi Bildirileri, Ankara 1986, I, 247-251; Emir Kalkan, XX. Yzyl Trk Halk airleri, Ankara 1991, s. 19-26; kr Elin, Halk Edebiyat Aratrmalar, Ankara 1997, I, 31-32; Nurettin Albayrak, Ansiklopedik Halk Edebiyat Terimleri Szl, stanbul 2004, s. 437-438; Ozan, TDEA, VII, 163-164. Nurettin Albayrak

OZANSOY, Faik li
(bk. FAK L OZANSOY).

OZANSOY, Halit Fahri


(1891-1971) air, gazeteci ve yazar. 13 Temmuz 1891de stanbulda dodu. Baba tarafndan byk dedesi Sadiyye eyhi Rusuklu Yahy Efendidir. Babas tp, tarih, tiyatro ve iir olarak basl pek ok eseri bulunan Mehmed Fahri Paadr. Eitim hayatna Zeyrek, Vefa semtlerindeki mahalle mekteplerinde balad, Sultanahmetteki Tefeyyz Mektebini bitirdi. Bakrky Rdiyesinden sonra 1904te Galatasaray Mektebi Sultnsine yatl olarak girdi; hastalannca renimine ara vermek zorunda kald. Hava deiimi iin bir sre Filibedeki amcas Ali Hilmi Beyin yanna gitti, dnnde yeniden Mektebi Sultnye, arkasndan stanbul Drlfnunu Fransz Dili ubesine devam etti. 1916da Edebiyat ubesinden imtihanla retmenlik hakk ald ve Mula Sultnsine edebiyat retmeni tayin edildi. Bir yl sonra grevi Konya Sultnsine nakledildi; ardndan Vefa Sultnsine geti ve emekli olduu 1956 ylna kadar Kadky, Galatasaray, nn ve Aatrk Kz liseleri olmak zere stanbulun deiik okullarnda retmenlik mesleini srdrd. Emeklilik sonrasnda gazetecilie arlk veren Halit Fahri, son yllarnda Tercman gazetesinde haftalk Sanat ve Hatrat kesine devaml yazlar yazd. 23 ubat 1971de stanbulda vefat etti. iir ve yaz yazma zevkini ailesinden alan Halit Fahrinin, Galatasaraydan hocas Ali Kminin (Akyz) yazdklarn tashih etmesi, okul mdr olarak Tevfik Fikreti yakndan tanmas ve ona hayran olmasyla edebiyat merak iyiden iyiye geliti. lk yazs Fcia-i Beerden Bir Levha balyla Mart 1910 tarihli Tirje, ilk iiri Mzideki Ak in Sana 1912de Rbb dergilerinde yaymland. Ardndan Alemdar ve Yeni Mecmua gibi gazete ve dergilerde yazlar, iirleri kt. Bu yllarda tiyatro ile de yakndan ilgilendi; Drlbedyi-i Osmnyi kurmakla grevli Andr Antoinen da bulunduu jri nnde Abdlhak Hmidin Nestereninden ve ehabeddin Sleymann Krk Mahfazasndan iki sahne oynayarak baarl bir imtihan verdi ve Drlbedyi-i Osmnye kaydoldu (14 Temmuz 1914). Ertesi yl da ona ilk hreti kazandran Bayku adl piyesini yazd. Piyes Drlbedyide oynanan ilk Trk dram unvann kazand. Daha sonra Yeni Mecmuada bir araya gelen hececiler arasna katlan Halit Fahri derginin kapanmasnn ardndan kendisi air Nedim dergisini kard (29 Ocak 1919). Bunun yan sra gazetecilik mesleinde en parlak yllarn Serveti Fnna yaz ileri mdr olarak balad 1926 ylndan bu grevden ayrld 16 Mart 1943 ylna kadar geen sre iinde yaad. Nitekim derginin Uyan adn almasnda (6 Aralk 1928) onun da rol oldu. iire Fecr-i t edeb hareketi dneminde balayan Halit Fahri, ilk iirlerinde gerek dil gerek duyu bakmndan bu edeb anlayn etkisinde kald. I. Dnya Sava yllarnda edebiyat dnyasnda n plana kan mill ve hams duygular ileyen iir yazma anlayna o da katld ve Cenk Duygular adl ilk iir kitab bu anlayn rn olarak ortaya kt. 1921de nl Aruza Veda adl iirini kaleme aldysa da aruzu tamamyla brakamad. Glistanlar Harabeler (1922) isimli kitabnda yer alan iirlerin pek ou aruzladr. Mtareke yllarnn ktmser havasn terennm eden bu kitap hece ve aruz arasnda bocalayan bir airin havasn yanstr. Cumhuriyetin ilk yllarnda kaleme ald

baz iirlerinde yine aruzu kullanr. Halit Fahri, ancak 1931de yaymlad Balkonda Saatler adl kitabyla heceye tam anlamyla yneldi. 1930-1940 yllar arasnda heceye yeni bir ruh kazandrma gayreti iine girdi ve zaman zaman da serbest iiri denedi. Eserleri. kdam, Alemdar, leri, Akam, Hkimiyeti Milliye, Cumhuriyet, Byk Mecmua, Rbab, Dergh, Hayat, Fikir Hareketleri, Mill Mecmua, Resimli Ay, Drlbedyi, ehir Tiyatrosu, Trk Tiyatrosu, Varlk, Hisar gibi ok sayda gazete ve dergide yazan Ozansoyun bu sreli yaynlarda 1500den fazla makalesi ve kitaplarna girmemi 300den fazla iiri vardr. Yaymlanm on bir iir kitab, yedi tiyatrosu, iki roman ve drt htra kitabndan balcalar unlardr: iir: Cenk Duygular (1918), Efsneler (1919), Bulutlara Yakn (1921), Glistanlar Harabeler (1922), Paravan (1929), Balkonda Saatler (1931), Sulara Dalan Gzler (1938), Hep Onun in (1962), Sonsuz Gecelerin tesinde (stanbul 1964). Tiyatro: Bayku (1917), lk air (1923), Snen Kandiller (stanbul 1926), Nedim (stanbul 1932), On Yln Destan (1933), Hayalet (1936), Bir Dolaptr Dnyor (stanbul 1958). Roman: Sulara Giden Kpr (1939), Aklar Yolunun Yolcular (1939). Htra: Edebiyatlar Geiyor (1939), Drlbedyi Devrinin Eski Gnlerinde (1964), Eski stanbul Ramazanlar (stanbul 1968), Edebiyatlar evremde (Ankara 1970).

BBLYOGRAFYA

bnlemin, Son Asr Trk airleri, s. 518; Hikmet Feridun [Es], Bugn de Diyorlar ki, stanbul 1932, s. 91-96; Kenan Akyz, Bat Tesirinde Trk iiri Antolojisi, Ankara 1958, s. 719; a.mlf., Modern Trk Edebiyatnn Ana izgileri, Ankara 1982, s. 168; Mehmet Kaplan, iir Tahlilleri, stanbul 1978, s. 205; Metin Kayahan zgl, Halit Fahri Ozansoy, Ankara 1986; Byk Trk Klsikleri, stanbul 1992, XII, 343-346; Abdullah Acehan, Halit Fahri Ozansoy: Hayat, Eserleri, Sanat, Ankara 2001; smail Parlatr, Ozansoy, Hlid Fahri, TA, XXVI, 217-218; Ozansoy, Halit Fahri, TDEA, VII, 166-168. smail Parlatr Bo Sayfa


(bk. NTKAM).

DN
(bk. KARZ).

FKE
(bk. GAZAP).

GEDEY HAN
(. 639/1241) Cengiz Hann yerini alan Mool byk han (1229-1241). Muhtemelen 1186 ylnda dodu. Redddin Fazlullh- Hemedn onun asl isminin gedey (gdey, Ogaday, Oktay) olmadn, ykseli anlamna gelen bu ismi sonradan aldn syler (Cmiut-tevri, I, 618). Cengiz Hann nc olu olup Cuci ve aatayn kk kardei, Tuluyun aabeyidir. Genlik yllarndan itibaren Cengiz Hann eitli seferlerine katld. 1220 yl balarnda Otrar kuatmasn yrtt ve yaklak be ay sonra Kayr Hann mukavemetini krarak ehri ele geirdi. Mvernnehirin kontrol altna alnmasnn ardndan aatayla birlikte Hrizm zerine gnderildi, daha sonra Herat ve evresindeki harekt ynetti. 1221de Gazneyi zaptetti. Babasnn salnda lkenin i ilerinden de sorumlu idi. Cengiz Han, lmnden nce imparatorluu Mool veraset kurallarna gre oullar arasnda paylatrrken Balkan dou ve kuzeydousunu, Iml ve Tarbagatay dalarn, Kara rti nehrini ve Urungu blgesini gedeye brakt ve mlyim karakteri, efkatli tutumuyla n plana kan bu olunu veliaht tayin etti. Cengiz Hann lmnn (1227) ardndan tre gerei bu tayinin kurultayca onaylanmasna kadar devleti Tuluy ynetti. gedey ancak 1229 yl ilkbaharnda, Kelren (Kerlen) nehrindeki Kodege adasnda toplanan byk kurultaydan sonra aabeyi aatay ile amcas Otigin Noyan tarafndan grkemli bir cls treninin ardndan byk han unvanyla tahta oturtuldu. Genel af iln eden gedey pek ok ihsanda bulundu. ynetimi yeniden dzenledikten sonra uzun zamandr duraklayan seferleri tekrar balatt. Cengiz Han zamannda planlanan Yakndou seferi iin 1231 ylnda Curmagun Noyan rana gnderirken kendisi ine yrd. Curmagun Noyan, Yassimende I. Aleddin Keykubadn karsnda hezimete urayp eski gcn kaybeden Celleddin Hrizmah yendi, bylece Yakndouda Mool hkimiyetinin nn at. Mugan ve Arrna yerleen Curmagun Diyarbekir ve Mardini, 1232de Grcistan, 1235te Genceyi ve ardndan ikinci defa Grcistan ele geirdi. Ayn yl gedey de Kuzey inde bulunan Kin Devletinin baehri Kai-fong-fuyu uzun bir kuatmadan sonra zaptetti, ardndan Song Devletine kar ayr ordudan oluan yeni kuvvetler gnderdi. Bu kuvvetlerin nemli baarlar elde etmesine ramen inin istils onun zamannda tamamlanamad. Dier bir ordu Korenin tamamn Mool hkimiyeti altna ald. gedey, douda ve batda kazanlan bu baarlarn ardndan 1236da Anadolu Seluklu Hkmdar I. Aleddin Keykubada bir yarlk gndererek kendisine tbi olmasn istedi ve grne gre bu teklif kabul edildi (bn Bb, I, 448-451). Ayn yl gedey nc cepheyi Detikpakta at. Kendi oullar Gyk ve Kadaan bata olmak zere pek ok Mool ehzadesinin katld ve Cucinin olu Batu kumandasnda yollad gl ordu hibir ciddi direnile karlamadan buradan Avrupaya girip Viyana nlerine kadar Avrupann nemli bir ksmn istil etti. Drdnc cephe ise Tir Bahadrn grev ald Gr, Gazne ve Afganistand; Herat, Sstan ve Lahor dahil btn blge ele geirildi (1241-1242). gedey, klla fethedilen ve harabeye evrilen geni lkelerde i ynetimin dzenlenmesini in ve Trkistanda Mahmud Yalava ve olu Mesud, randa Cintimur ve Krkz gibi brokratlar vastasyla yapt. Mahmud Trbnin Buharadaki tehlikeli isyan bir tarafa braklrsa bu geni

topraklarda Mool hkimiyetini tehdit edebilecek ciddi bir muhalefet hareketi ortaya kmad. Bu durum, Cengiz Han zamannda balayan ve nisbeten azalmakla birlikte gedey dneminde de yaanan katliam ve tahribatn yaralarnn bir dereceye kadar sarlmasn salad. eride ve darda ciddi bir problemle karlamayan gedeyin dhil siyasetteki en nemli icraat maliye, haberleme ve posta ilerinin tekiltlandrlmasdr. O da Cengiz Han gibi imparatorlukta i istikrarn kurulmasnn vergi ilerinin dzenlenmesine ve merkezle tara arasnda sk bir irtibatn tesisine bal olduunu biliyordu. Ayrca gebe hayat tarznn rahatlkla devam ettirilebilmesi iin tedbirler ald. Yaklak on iki yllk icraatnn genel bir deerlendirmesini yapt 1240 ylnn yedinci ayndaki kurultayn ardndan gedey Han 11 Aralk 1241 tarihinde alkol komasna girerek ld. Cesedi Yukar rtiteki karl Bldk-Ksr dana gmld (Redddin Fazlullah- Hemedn, I, 674). gedey nce nc olu Ky (Koi), Knn gen yata lmnden sonra onun byk olu iremn veliaht tayin etmiti. Fakat lmnn ardndan birinci ei Tregene (Turakina) Hatun kurultayn toplanarak yeni han semesine kadar yaklak be yl idareye hkim oldu ve iremnn yerine kendi olu Gyk setirmeyi baard (1246). gedey Han ada slm kaynaklarnn da belirttii gibi mutedil, cmert ve efkatli bir hkmdard (Czcn, II, 151-153; Cveyn, s. 193-196). mara nem vermitir. Eski Ordubalk yaknlarnda Karakorumun kurulmas ve eitli yerlerde su kuyularnn almas onun dnemine rastlar. gedey aile yelerinin idareye aktif katlmna dayanan bir siyaset takip etmi, ortak ynetim geleneklerine sadk kald gibi nemli kararlarda zellikle aabeyi aataya bavurmu, zaman zaman dzenledii byk kurultaylarda icraat hakknda aklamalar yapmtr. Kaynaklarda onun slma ilgisinden ve mslmanlara kar yaknlndan bahsedilmektedir. Ancak Mool hkmdarlarnn pek ou gibi o da ikiye ar dknd. Drt hanm, altm kadar criyesi ve bei Tregene Hatundan olmak zere yedi olu vard. Gykn lmnden sonra byk hanlk her ne kadar Batunun nfuzu ile Tuluy soyuna gemise de gedeyin neslinden gelen hanlar Kbil ve Kuzey Hindistanda bir sre hkmdarlk yapmlardr.

BBLYOGRAFYA

Doerfer, TMEN, I, 167-169; Czcn, abat- Nr, II, 151-170; bn Bb, el-Evmirl-Aliye: Selukname (trc. Mrsel ztrk), Ankara 1996, I, 448-451; Cveyn, Trh-i Cihng (trc. Mrsel ztrk), Ankara 1998, s. 95, 98, 147, 155, 180-228, 240-241, 445; Moollarn Gizli Tarihi (trc. Ahmet Temir), Ankara 1986, s. 97, 145, 178-205; Ebl-Ferec, Trih, II, 522-547; a.mlf., Trhu Muhtasarid-dvel (trc. erefeddin Yaltkaya), stanbul 1941, s. 6, 15-17, 21; Redddin Fazlullh- Hemedn, Cmiut-tevr (nr. M. Ren - Mustafa Msev), Tahran 1373 h., I, 617-705; Benkit, Tr (nr. Cafer-i ir), Tahran 1348/1969, s. 382-391; ebnkrey, Mecmaul-ensb (nr. Mr Him-i Muhaddis), Tahran 1363 h., s. 245-256; bn Fazlullah el-mer, Mesliklebsr: Das Mongolische Weltreich (nr. ve trc. K. Lech), Wiesbaden 1968, s. 99-102, 213-215, 219; Mstevf, Tr-i Gzde (Nev), s. 583-587; Mrhnd, Ravat-af, V, 62-64, 137-143;

Hndmr, abbs-siyer (nr. M. Debr-i Siyk), Tahran 1362 h., III, 47-55; Aknerli Grigor, Mool Tarihi (trc. H. D. Andreasyan), stanbul 1954, s. 7-16; brahim Kafesolu, Harezmahlar Devleti Tarihi, Ankara 1956, s. 247, 253-254, 272-274; rn Beyn, rn der Berord-i b Mol, Tahran 1353 h., s. 9-28; V. V. Barthold, Orta Asya Trk Tarihi Hakknda Dersler (haz. Kazm Yaar Kopraman - smail Aka), Ankara 1975, s. 245-253; a.mlf., Mool stilsna Kadar Trkistan (haz. Hakk Dursun Yldz), stanbul 1981, s. 567-593; B. Spuler, Die Mongolen in Iran, Leiden 1985, s. 33-36 (ayn eserin tercmesi iin bk. Spuler, ran Moollar, s. 42-51); Abbas kbl, Tr-i Mol, Tahran 1364 h./1985, s. 135-151; R. Grousset, Bozkr mparatorluu (trc. M. Reat Uzmen), stanbul 1993, s. 250-265; Leo de Hartog, Genghis Khan: Conqueror of the World, London 1989, bk. ndeks; Ch. Melville, The Ilkhn lijeits Conquest of Gln (1307): Rumour and Reality, The Mongol Empire and its Legacy (ed. R. Amitai Preiss - D. D. Morgan), Leiden-Boston 1999, s. 73-125; D. O. Morgan, gedey, EI (ng.), VIII, 162-163; Mustafa Msev, gty, DMB, X, 446-447. Osman Gazi zgdenli

GEL, Bahaeddin
(1924-1989) Trk kltr tarihisi. Elazn ar mahallesinde dodu. Babas Harput erafndan Mehmed emseddin Bey, annesi Ndire Hanmdr. lk ve orta okulu Elazda, liseyi Malatyada okudu. 1941 ylnda girdii Ankara niversitesi Dil ve Tarih-Corafya Fakltesi Tarih Blmnden mezun olduu yl Erzurum Lisesine retmen olarak tayin edildi (1945). Erzurum Antlarnda Altay-Trk Sanatnn zleri adl ilk kitabyla lk Mecmuasnda yaymlanan Erzurum Tavan leri ve Erzurum Evleri adl makalelerini burada kaleme ald. IV. Trk Tarih Kongresine sunduu slmdan nceki Trk Devletlerinde Timar Sistemi balkl tebliini beenen M. Fuad Kprlnn aracl ile 4 Kasm 1947 tarihinde Ankara Hasanolan Ky Enstits tarih retmenliine tayin edildiyse de enstitnn baz blmlerinin kapatlmas yznden kararnmesi dokuz gn sonra iptal edildi. Bunun zerine grevinden istifa etti (17 Kasm 1947). Dil ve Tarih-Corafya Fakltesinde Alman Sinolog W. Eberhardn danmanlnda hazrlad Uygur Devletinin Kuruluu adl doktora tezini tamamlamasnn (1948) ardndan mezun olduu blme asistan tayin edildi (27 Ekim 1948). Askerlik grevinden sonra 1953te gittii randa Trk slm tarihi asndan nemli ehirlerde drt ay boyunca aratrma ve incelemeler yapt. Yurda dnnce kazanm olduu bursla bir yllna Almanyaya gitti. 1953-1954 yllarnda Hamburg niversitesinde B. Spuler, O. Franke, A. von Gabain gibi Trk tarihi uzmanlarnn yannda alt. 18 Kasm 1955te Liao Devrinden nceki Kitanlar konulu teziyle doent unvann ald. 1959-1961 yllarnda Almanyada ilm aratrmalarda bulundu. Tayvan hkmetinin bursuyla 1962-1963te Taipeideki National Cheng-Chi niversitesinde alma yapt. Temmuz 1963te Japonyaya geti. Orta Asya uzman Japon tarihileriyle tant. Taipeide bulunduu srada hazrlayp profesrlk takdim tezi olarak sunduu Sino-Turcica adl eseriyle 27 Ocak 1965 tarihinde profesr oldu. Ankara niversitesindeki grevinin yan sra Ondokuz Mays Genlik ve Spor Akademisi, Kara Harp Okulu ve Trk nklp Tarihi Enstitsnde, Gazi, Seluk ve Frat niversitelerinde Trk kltr tarihi ve siyas tarih konularnda dersler verdi. 22 Ekim 1984te tayin edildii Tarih Blm bakanlndan 7 Mays 1986da istifa etti. Trk Tarih Kurumunun asl yesi olan Bahaeddin gel 7 Mart 1989da Ankarada vefat etti. Cenazesi 9 Martta Kocatepe Camiinde klnan namazdan sonra Karyaka Mezarlna defnedildi. Almanca, ngilizce, Franszca, Farsa, ince, Moolca ve Rusa bilen Bahaeddin gel, slmiyet ncesi Trk siyas ve zellikle kltr tarihi zerinde yapt almalarla tannr. gel, kltr tarihi almalarnda Trk kltrn zaman ve mekn asndan btn derinlik ve geniliiyle ele alm, bir btn olarak grd bu kltrn kklerinin Orta Asyada olduunu, dallarnn ise Avrasyaya yayldn belirterek kklerle dallar arasndaki balarn ortaya konulmas gerektiini vurgulamtr. Onun yapt ilm almalarda Orta Asya, Seluklu, Osmanl ve Cumhuriyet izgisini esas ald grlmektedir. Yirmi cilt halinde planlayp ancak dokuz cildini tamamlayabildii Trk Kltr Tarihine Giri adl eserinde Trklerde ky ve ehir hayatn, ziraat ve yemek kltrn, tu, bayrak, ordu, mehter, aile ve halk msikisi aletleri gibi konular btn ayrntlaryla inceleyen gel, Trk

kltr tarihiyle ilgili aratrmalarn XIX. yzyln sonlarnda sinologlar, dier yabanc tarihiler ve filologlar tarafndan balatlmasn bir talihsizlik olarak nitelemi, yabanc aratrmaclarn Trk kltrnn zelliklerinden habersiz olduklar iin tesbit ve deerlendirmelerinde hata yapabildiklerini, bu sebeple Trk tarihi aratrmalarnn Trk bilim adamlarnca yaplmasnn gerekliliini her frsatta dile getirmitir. Eserleri. Erzurum Antlarnda Altay-Trk Sanatnn zleri (Erzurum 1947); slmiyetten nce Trk Kltr Tarihi: Orta Asya Kaynak ve Buluntularna Gre (Ankara 1962); Sino-Turcica ingiz Han ve indeki Hanedannn Trk Mavirleri (Taipei 1964); Trk Kltrnn Gelime alar (stanbul 1971); Trk Mitolojisi (I-II, Ankara 1971 - 1989); Trk Kltr Tarihine Giri (I-IX, Ankara 19781987); Byk Hun mparatorluu Tarihi (I-III, Ankara 1981); Trklerde Devlet Anlay: 13. Yzyl Sonlarna Kadar (Ankara 1982). Bahaeddin gelin Trk Tarih Kurumu Belleteni ile Dil ve TarihCorafya Fakltesi Dergisi, Trk Dnyas Tarih Dergisi, Vakflar, Trk Kltr ve Mill Kltr dergilerinde ve uluslararas dergilerde ok sayda makalesi, teblileri, Trk Ansiklopesi ve slm Ansiklopedisinde maddeleri yaymlanmtr (yaynlarn listesi iin bk. Ark, sy. 65 [1990], s. 3549).

BBLYOGRAFYA

Abdlkadir Yuval, Bahaeddin gel, Ankara 1993; Prof. Dr. Bahaeddin gel (haz. Abdlkadir Yuval - M. Beir Aan), stanbul 1995; Abdlkadir Donuk, Kltrmzn Yorulmayan Aratrcs Bahaeddin gel, Trk Edebiyat, XVI/ 187, stanbul 1987, s. 34-35; Abdullah Gndodu, Korkutata Geleneinin Akademik Bir Temsilcisi veya Prof. Dr. Bahaeddin gelin Tarihilii, MK, sy. 67 (1989), s. 29-33; Aydn Taneri, Hocam Bahaeddin gel, Yeni Dnce, sy. 7, stanbul 1989, s. 390; Mehmet Altay Kymen, Prof. Dr. Bahaeddin gelin Vefat Nedeniyle Baz Dnceler, Trk Dnyas Tarih Dergisi, III/29, stanbul 1989, s. 61-62; Kemal Gde, Hocamz Prof. Dr. Bahaeddin gel (1924-1989), E Sosyal Bilimler Enstits Dergisi, sy. 4, Kayseri 1990, s. 453-466; Faruk Smer, Bahaeddin Hoca, TDA, sy. 65 (1990), s. 15-18; Feda amil Ark, Prof. Dr. Bahaeddin gelin Hayat ve Eserleri, a.e., sy. 65 (1990), s. 22-43; Harun Gngr, Bahaeddin gelin Trk Dini Tarihine Katklar, a.e., sy. 65 (1990), s. 255-260; Ergnz Akora, Vefatnn nc Ylnda eitli Ynleriyle Prof. Dr. Bahaeddin gel, a.e., sy. 79 (1992), s. 57-66. Abdlkadir Yuval

RETM
(bk. TLM ve TERBYE).

T
(bk. NASHAT; VAAZ).

T, Cemal
(1887-1966) Din limi, viz. Mora Yeniehire bal Alasonyada dodu. Rumelinin fethinden sonra Konyadan getirilip buraya yerletirilen bir aileye mensuptur. Babas Muallim Ahmed Lutfi Efendidir. Mehmet Cemal, Mderris mer Hulsi Efendiden Arap dili ve edebiyat okudu, hfzn tamamlad. Orta ve lise tahsilini memleketinde yaptktan sonra gittii stanbulda (1903) Drlfnun Hukuk Fakltesini bitirdi. Bu arada ders vekili Hac Ali Zeynelbidin Efendi, Mft mer Hulsi, Abdlfettah Efendi ve Abdurrahman Efendiden faydaland. Ftih dersimlarndan zmirli Hfz Halil Efendi ve Dzceli Zhid Kevserden iczet ald; ayrca Medresetl-mtehasssnden mezun oldu. Mezzin olarak balad grevini stanbul merkez vizliiyle srdrd; viz olarak ilk resm grevi 1915te tayin edildii Aksaray Pertevniyal Vlide Sultan Camii krs eyhliidir. Toplumun her kesimiyle iyi ilikiler kurdu ve halkn dinini renmesinde nemli hizmetler yapt. Genliinde ney fledi ve hat sanatyla megul oldu. gal yllarnda tulumbaclarn reisliini yapt. galin ilk gnlerinde stanbulda kurulan Mdfaa-yi Milliye tekiltnda grev ald. Daha sonra Mill Mdfaa Grubunun almalarna katlarak Beiktataki evini bu tekiltn merkezi haline getirdi. Tekiltn nizamnmesini hazrlad ve bu semtteki faaliyetini geniletti. Anadoludaki Kuv-yi Milliyeye silh temini konusunda nemli hizmetleri oldu; igal kuvvetlerinin elinde bulunan Maka silhhnesinden dzmece bir cenaze treniyle kard silhlar Anadoluya gnderdi. stikll Savann kazanlmasndan sonra tekilttaki arkadalar eitli grevlere getirilirken kendisine yaplan stanbul milletvekillii teklifini geri evirdi. Ardndan Trkiyedeki inklplarn slm leminde nasl karlandn renmesi iin hkmet tarafndan grevlendirilerek eitli lkeleri gezdi; dnte izlenimlerini bir rapor halinde bildirdi. Bu mnasebetle hac ibadetini de ifa etti. Birok meslekta gibi dnemin din faaliyetleri yasaklayan baskc uygulamalarna mruz kald. eitli bahanelerle evi defa baslp arand, ktphanesi mhrlendi ve hilfetilik ithamyla sorguland, fakat delil bulunamad iin ceza verilmedi. Cemal t slm ilimlere hizmetten, halk aydnlatmaktan ve talebe yetitirmekten geri durmad; din eitim ve retim kurumlarnn kapal olduu devirlerde evini mektep haline getirdi. Mareal Fevzi akmakn cenazesinde meydana gelen olaylarda teskin edici bir rol oynad. Kore ehidleri iin Sleymaniye Camiinde okutulan ve radyodan yaymlanan ilk mevlid programnda konuma yapt (10 Aralk 1950). 27 Mays htillinden sonra Diyanet leri bakan olmas yolundaki srarl talepleri reddetti. Kendisini tamamen irad hizmetine ve eserlerine verdi. 29 Mart 1966da stanbulda vefat etti. 6000 ciltlik ktphanesi vasiyeti zerine kz Hikmet t tarafndan Yksek slm Enstitsne (Marmara niversitesi lhiyat Fakltesi) baland. Eserleri. Oullara Armaan: Ahlk Ana ve Baba Haklar (stanbul 1928, 1965, 1977); timai ve Ahlk Temizlik (stanbul 1936; I-II, Ankara 1962; stanbul 1996); Ftmatzzehra (stanbul 1940, 1970, 1974); slm Tarihinin Maruf Simalarndan Hz. Muhammedin Dads mm Eymen (stanbul 1941); Tekbir: Tekbiri Terk (stanbul 1947); Kadn lmihali: Mslman Kadnlarn Hususi

Hallerine Dair Dini Bilgiler (stanbul 1947, 1968); ocuklarda Ana ve Baba Saygs (stanbul 1948, 1955); mm Hni (stanbul 1950); Bereket ve Rahmeti lahiyye Brhanlarna Dair Krk Hadisi erif (stanbul 1951); Mehur Eyb Sultan (stanbul 1955, 1957, 1998); Cedvel (Peygamberimizin Ksaca Hayat ve Fevkalade Haller) (stanbul 1960); Kurn- Azmana Gre Madd ve Mnev Fez lemleri (bu eserin asl kaybolmu, bir zeti 1964 ylnda stanbulda baslmtr: Klavuz: slm ve Tevhid Dininin En Byk Kitab Olan Kuran- Azimana Gre Maddi ve Manevi Feza Alemleri); Kurra-i Muhammedi (stanbul 1965). Cemal t ayrca Msr eyhlkurrs Ali Muhammed Dabbn Fetul-kermil-mennn f dbi ameletil-urn adl eserini Nur ve Edeb adyla Trkeye tercme etmitir (stanbul 1941). Defteri Mevza adl bir almas da yazma halde mevcuttur (MF Ktp., Cemal t, nr. 516).

BBLYOGRAFYA

DB Arivindeki zlk dosyas; Eblul Mardin, Huzur Dersleri (nr. smet Sungurbey), stanbul 1966, II, 200-201; Vehbi Vakkasolu, Osmanldan Cumhuriyete slm limleri, stanbul 1987, s. 55-77; Ahmed Ersz, Ik ahsiyetler, zmir 1992, s. 60-83; Recep elik, Milli Mcadelede Din Adamlar, stanbul 1999, I, 332-337; eyhl Vaizin Alasonyal Hac Cemal t Hocaefendinin Vefatnn 35. Yl Ansna, stanbul 2001. Vehbi Vakkasolu

T, Mehmet
(bk. GNENL MEHMET EFEND).

KLD
(m.. III. yzyl) lkan en nl matematikisi. Greke olan ad Eukleides (Euclid, Euclides) slm ilim tarihi literatrnde yaygn biimde Ukldis, ndiren de Ukld imlsyla gemektedir. Mslman mellifler kendisini geometrinin kurucusu olarak grmlerdir. bnn-Nedm ve bnl-Kft, onun gnmzde Lbnan snrlar iinde kalan tarih Sr (Tyre) liman ehrinde doduunu kaydetmektedir; ancak bu bilgi modern matematik tarihileri tarafndan dorulanm deildir. Ayn kaynaklar babasnn adn Nkatares (Naukrates), dedesinin adn Berenkes (Bereneikes) eklinde vermektedir. Hayat hakkndaki yegne kesin bilgi I. Ptolemaios Soter dneminde (m.. 305-283) skenderiyede yaad ve matematik retmenlii yaptdr. Modern aratrmaclara gre Efltunun akademisinde okumu ve aritmetik, geometri, astronomi, mzik konularna orada ilgi duymaya balam olmas da muhtemeldir. Efltunun ilk rencilerinden sonra ve Archimedesten nce yldznn parlad anlalan klidin ad her dnemde nl eseri Elementler ile (Gr. Stoikheia, Lat. Elementa, Ar. Kitbl-Erkn, Kitblsuusst, Ull-hendese, el-Ul) birlikte anlmtr. Klasik kaynaklar, Yakb b. shak el-Kindnin F Ari Kitbi Uldis adl eserinden naklen onun skenderiyede bulunduu ve Elementleri yazd dnem hakknda baz nemli ipular ieren bir rivayet aktarmaktadr. Buna gre dnemin skenderiye kral, klidden Abluniys (Apollonios) enNeccra ait on be makaleden oluan bir kitab tashih ve tefsir etmesini istemi, o da eserin on makalesi iin aklamalar ieren bir alma yapmtr. Daha sonra tamam klidin saylan bu alma, rencisi bsiklusun (Hypsicles) bulduu XIV ve XV. makalelerin de eklenmesiyle mevcut eklini almtr (bnn-Nedm, s. 326; bnl-Kft, s. 64-65). Sartona gre klid, dneminin matematik bilgisini on makale halindeki Elementlerde sistemletirmitir. Ancak bu durum eserini bir derlemeden ibaret grmeyi gerektirmez, nk kitap byk lde klidin katklarn iermektedir; ayrca ulalan sentezin yksek dzeyi onun dehasnn bir gstergesidir. Yine Sartona gre XIV. makaleyi Hypsicles ve XV. makaleyi VI. yzylda yaam olan Isidorosun bir rencisi kaleme almtr (Introduction, I, 153-154). Daha ok geometri alannda alan ve bu alanda yalnz lkan deil neredeyse btn zamanlarn en nemli matematikisi kabul edilen klid bilim tarihinde derin bir iz brakmtr. Elementler ieriinden ziyade dzenleni biimiyle yeni gelimeleri etkilemi, XVIII. yzylda gerekleen bilimsel devrimin mimar Isaac Newtonun almalarna esin kayna olmutur. klidin Elementlerde gsterdii byk baar, birka temel ilkeden hareketle tmdengelimsel (dedktif) biimde zorunlu sonularn elde edilebildiini gstermesidir. Eski Grek dnyasnda bu yaklam doal olarak geometriye nemli bir niteliin yklenmesini salamtr. yle ki Grekler geometriyi, btn gerekleri ak biimde ncllerin kendilerinden kan ve asla deneyle kantlanmasna gerek bulunmayan nsel (a priori) bilgiler btn olarak grmtr. klid geometriye, nermeler arasndaki mantksal ilikileri ve ispatlamay esas alan kuramsal bir bilim kimlii kazandrm, bylece yeni nermeler veya zmler bulmak yerine mevcut nerme ve zmlere mantksal bir dzen getirmitir. Bu dzende birka ncl ve tanma dayanarak dier nermelerin tamam

kantlanabilmektedir; tmdengelimsel akl yrtmeye gcn veren de bu dzendir. klid, Elementlerde o gne kadar ortaya konulmu btn geometri bilgilerini bir araya getirerek snflandrm ve sistemletirmitir. Eser aritmetik (saylar) ve sentetik geometri (nokta, izgi, dzlem, daire, kre) bata olmak zere btn temel matematik konularn iermektedir. Bunlar u ekilde sralamak mmkndr: I. Kitap: Benzerlik, paraleller, Pisagor teoremi, II. Kitap: Geometrik cebir, yani bugn (a+b) = a + 2ab + b gibi cebirsel ele alnan, o zamanlar geometrik dnlen zdelikler ve alanlar. III. Kitap: Daire ve a lmleri. IV. Kitap: Daire iine ve dna okgenlerin izimi. V. Kitap: Orant ve cebirsel denklemlerin geometrik zm. VI. Kitap: okgenlerin benzerlii. VII, VIII ve IX. kitaplar: Aritmetik. X. Kitap: Orantszlk. XI, XII ve XIII. kitaplar: Uzay geometri. Aksiyomatik sistem denilen bu konu sralan temel unsura dayanmaktadr: Tanmlar, aksiyomlar ve postulatlar. Kitapta nokta, izgi, yzey ve cisim gibi geometrik kavramlar tanmlandktan sonra aksiyomlara geilmitir. Aksiyom doruluu herhangi bir kant gerektirmeyecek kadar ak ve seik nerme demektir. klidin aksiyomlar unlardr: 1. Ayn eye eit olan eyler birbirine de eittir. 2. Eit miktarlara eit miktarlar eklenirse eitlik bozulmaz. 3. Eit miktarlardan eit miktarlar karlrsa eitlik bozulmaz. 4. Birbiriyle rten eyler birbirine eittir. 5. Btn parasndan byktr. Aksiyomlardan sonra postulatlar verilmitir. Postulat kantlanabilir olmasna karlk kantlanmakszn dorudan benimsenen nermelerdir. klidin postulatlar unlardr: 1. ki nokta arasn birletiren en ksa yol dorudur. 2. Bir doru doru olarak sonsuza kadar uzatlabilir. 3. Bir noktaya eit uzaklkta bulunan noktalarn geometrik yeri emberdir. 4. Btn dik alar birbirine eittir. 5. ki doru nc bir doru tarafndan kesilirse i alar toplamnn 180 dereceden kk olduu ynde bu iki doru kesiir. Bu nermelerden klidin aka belirtmedii nerme daha karlabilir: 1. Uzay boyutludur. 2. Uzay sonsuzdur. 3. Uzay homojendir. klidin paraleller postulat adyla tannan 5. postulat iyice anlalamamas sebebiyle uzun sre teorem olarak kabul edilmi ve kantlanmasna allmtr. Baz matematikiler ise onu deiik biimlerde ifade etmilerdir; en tannmlar unlardr: 1. Bir genin i alar toplam 180 derecedir. 2. Bir doruya dndaki bir noktadan yalnzca bir tek paralel izilebilir. Elementler, milttan nce 300lerden itibaren bir matematik ders kitab olarak geni lde kullanld yzlerce yl antik Grek dnyasnda dolatktan sonra II. (VIII.) yzylda slm dnyasna gemitir. Eserin ilk mtercimi Haccc b. Ysuf b. Matardr ve Ull-hendese tercmesinin ilk versiyonu dnemin halifesi Hrnrede nisbetle el-Hrn, ikinci versiyonu Memna nisbetle el-Memn eklinde anlr. kinci eviriyi shak b. Huneyn yapmtr. Bu tercme daha sonra Sbit b. Kurre tarafndan gzden geirilip dzeltilmitir. bnn-Nedm, Eb Osman Sad b. Yakb edDmaknin de baz makaleleri tercme ettiini ve kendisinin bunlardan X. makalenin tercmesini Musulda bizzat grdn sylemektedir (el-Fihrist, s. 321). Elementler zerinde slm dnyasnda III. (IX.) yzyldan itibaren almalar yaplmaya balanm ve bunlar IV-V. (X-XI.) yzyllarda younluk kazanarak daha sonraki dnemlerde mkemmellie ulamtr. bnn-Nedmin verdii listede yer alan (a.g.e., s. 321-322) Abbas b. Sad el-Cevher (el-Il li-Kitbil-Ul), Mhn (erul-maletil-mise min Kitbi Uldis), Neyrz (eru Kitbi Uldis fil-Ul), Eb Cafer el-Hzin (Tefsru adril-maletil-ire min Kitbi Uldis), Ebl-Vef el-Bzcn (eru Kitbi Uldis veya Tefsrl-Ul) gibi isimler mslman bilginlerin klidin eserini

yeniden ilim lemine kazandrmaya ynelik ciddi ve srekli bir gayret iinde bulunduklarn gstermektedir. bnl-Kft de bunlara bata bnl-Heysemin eru muderti Uldis ve Kitb f alli kki Kitbi Uldis fil-ul ve eri menhi adl almalar ile sonraki yzyllara ait baz isimleri eklemektedir (brl-ulem, s. 65). Fuat Sezgin ise klasik slm anda dorudan doruya Elementler hakknda yaplm altm almann listesini vermektedir (GAS, V, 105-115). Basit metin aklamalar eklinde grlemeyecek olan ve kitaba eletirel yaklaarak yeni teoriler ortaya koyan bu eserler iinde mer Hayymn eru m ekele min muderti Kitbi Uldisi, Esrddin el-Ebhernin Ilu Uli Uldisi, Nasrddn-i Tsnin Tarrl-Ul, emseddin Muhammed b. Eref es-Semerkandnin Eklt-tessi temsil gc yksek eserlerdir ve zellikle son ikisi, Osmanl medreselerinde okutulan balca metin olmas bakmndan ayr bir nem tamaktadr (bk. HENDESE). Eserin Bathl Adelard, Cremonal Gerard ve Corinthial Hermann tarafndan yaplan Latince evirileri de Arapadaki birikime dayanmaktadr. klidin slm dnyasnda bilinen dier eserleri unlardr: 1. Kitb-hirt (hirtl-felek; Gr. Phainomena). Astronomi ve kresel geometri hakkndadr. 2. Kitb tilfil-menr (KitblMenr / Kitb fitilfil-menr ve-ut; Gr. Optika). In yaylma ve yansmasyla ilgili temel ilkeleri ortaya koymasyla nldr. Eserin mtercimi pek tannmam olan Hiliy b. Sercndur. Kind kitabn Ilul-Menr ad altnda ilm bir deerlendirmesini yapmtr. 3. Kitbl-Muayt (Gr. Dedomena; Lat. Data). Eseri shak b. Huneyn Arapaya evirmi, Sbit b. Kurre de bu eviriyi tashih etmitir. Nasrddn-i Tsnin kitap hakknda Tarrl-Muayt adl bir alma yapt bilinmektedir. 4. Kitbl-sme (Gr. Peri diairheseon biblion). Tercmesi Sbit b. Kurre tarafndan gzden geirilen eserin mtercimi belli deildir. 5. Porismata. Sadece I. kitabndan baz pasajlar gnmze ulamtr; Arapa mtercimi bilinmemektedir (EI2 [ng.], X, 793). Bunlarn dnda klide nisbeti tartmal olan eserler de sz konusudur. Mesel bunlardan Latin dnyasnda Scripta musica veya Introductio Harmonica adyla bilinen ve mzikte armoni kavramn ele alan Eisagoge armonike adl ilk rislesi Sartona gre ona ait deildir. Buna karlk Sarton, eserin ses aralklar teorisini ieren Katatome kannos (Lat. Sectio canonis) adl ikinci rislesinin ona aidiyetini kuvvetle muhtemel grmektedir. kinci risle bnn-Nedm tarafndan Kitbl-nn adyla zikredilen eser olmaldr. Ayrca ayn kaynak tarafndan otantik bulunan Kitb-ial veliffe (Lat. De gravi et levi) adl alma da aka Archimedes ncesine ait bir arlk kavramna dayanmas sebebiyle dikkat ekicidir. Eserin mtercimi bilinmemekte ve modern aratrmalarda tercmesinin muhtemelen Sbit b. Kurre tarafndan dzeltildii belirtilmektedir. klide nisbet edilen Male fil-Mzn adl mekanie dair Arapa bir risle de gnmze ulamtr. Kitbl-Fevid, Kitbt-Terkb, Kitbt-Tall adyla anlan eserler ise bnn-Nedm tarafndan nisbeti sahih olmayanlar (menhl) arasnda zikredilmektedir; nitekim bunlarn Grekeleri de bilinmemektedir.

BBLYOGRAFYA

bnn-Nedm, el-Fihrist (Teceddd), s. 321-322, 325-326; bnl-Kft, brl-ulem (Lippert), s. 62-65; Sezgin,GAS, V, 83-120; Sarton, Introduction, I, 153-156; L. W. H. Hull, History and

Philosophy of Science, London 1959, s. 70-73; Cemal Yldrm, Bilim Tarihi, stanbul 1983, s. 4243; F. B. Stonaker, Mehur Matematikiler (trc. Melek Dosay), Ankara 1989, s. 7-11; Boris A. Rosenfeld - Adolf P. Youschkevitch, Geometry, Encyclopedia of the History of Arabic Science (ed. Roshdi Rashed), London 1996, II, 447-494; Sevim Tekeli v.dr., Bilim Tarihine Giri, Ankara 2001, s. 87-90; C. A. Ronan, Bilim Tarihi (trc. Ekmeleddin hsanolu - Feza Gnergun), Ankara 2003, s. 119-120; Sonja Brentjes, Uldis, EI (ng.), X, 792-794. Hseyin Gazi Topdemir

KLDS
() Ebl-Hasen Ahmed b. brhm el-kldis (. 370/980) Hint aritmetii zerindeki almalaryla tannan matematiki. Hayat hakknda yeterli bilgi yoktur. 308 (920) ylnda Dmakta dodu ve orada ld. Semnnin kaydettiine gre kldis, klidin Ull-hendese adl eserini istinsah edip satanlara verilen nisbedir (el-Ensb, I, 335). Ebl-Hasan Ahmedin tad nisbeyi de bu sebeple ald dnlebilir. Ancak onun kendi dneminde matematii, zellikle klid matematiini en iyi bilen ve bu ilmi okutan bir lim sfatyla ne kmas da bu nisbenin kendisine verilmesinde etkili olmaldr. kldisnin hreti daha ziyade Kitbl-Ful fil-isbil-Hind adl eserinden kaynaklanmaktadr. 341 (952-53) ylnda Dmakta tamamlanan ve bilinen tek nshas Sleymaniye Ktphanesinde kaytl olan (Yenicami, nr. 802) kitab Ahmed Selm Sadn neretmi (Amman 1393/1973), daha sonra da The Arithmetic of al-Uqldis: the Story of Hindu-Arabic Arithmetic as Told in Kitb alFul f al-isb al-Hind adyla ngilizceye evirmitir (Dordrecht 1978). Sadnn tesbitine gre kitabn blm bitirilememitir. nk kldisnin baz problemlerin inceleneceini belirtmesine ramen bu aklamann devamnda yer alan varaklar botur. Gnmze kadar gelen ilk hesb- Hind kitab olmasyla ayr bir nem tayan almasnda kldis uzun seyahatlere ktn, birok matematikiyle grtn, onlardan nemli bilgiler edindiini ve zellikle aritmetik konusunda ulaabildii kitaplar ve metinleri okuduunu belirtir. Ayrca Hint aritmetii zerine neden byle bir alma yaptn aklar. Ona gre matematikilerin karmak olmayan bu aritmetii kullanmas gerekir (el-Ful, s. 46). kldisnin hesb- Hindyi ok iyi bildii, bu hesabn hem teorik yann hem uygulamada salayaca yararlar ak bir ekilde ortaya koymasndan anlalmaktadr. Bu konudaki baarsn gsteren bir dier husus kitab kaleme alma sebebini izah ederken yapt aklamalardr. Hintli hesap uzmanlarnn eserlerini okuyup incelediini ve bu konuda bir kitap yazma dncesiyle onlardan notlar aldn anlattktan sonra kendi dnemindeki matematikilerin, almalarnda ncekilerin grlerini bir ekilde tekrarladklar iin matematie fazla bir katkda bulunmadklarn, kendisinin ise eserinde ok daha mkemmel sonulara ulatn syler (a.g.e., s. 47). Kitbl-Ful drt blm halinde dzenlenmitir. Birinci blmde ncelikle Hint say sistemi ve rakamlar aklanmakta, hem ondalk hem altmlk gsterimde tam say ve kesirlerle yaplan toplama, arpma, karma ve blmeye dair ilemler anlatlmakta, ayrca karekkn nasl elde edilecei belirtilmektedir. kinci blmde erken dnem matematikilerinin gelitirip kulland aritmetik yntemler derlenmi ve bunlarn Hint say sistemine uygulanmas ele alnmtr. Bu ksmn dikkat eken taraflarndan biri konunun daha yksek dzeyde incelenmi olmasdr. Burada ayrca dokuzlarn darda braklmas yntemlerine deinilmi ve birinci blmde aklanan ilem emalarnn eitlemeleri gsterilmitir. Bu blm Latince eserlerde yer alan hemen hemen btn arpma emalarn iermektedir. nc blm rencilerin konuya ilikin sorduklar problemlerle bunlarn zmnden olumaktadr. Burada ilk iki blmde yer alan pek ok kavram ve ilem

aklanmakta ve salamalar yaplmaktadr. Drdnc blmde Hintli matematikilerin kulland gubr ad verilen yntem tantlmaktadr. kldisnin eseri ondalk kesirler konusunda yazlm bilinen en eski metin olduundan ayrca tarih nem tamaktadr. Bilimsel kaynaklarda daha nce ondalk kesirler konusunun ilk defa Simon Stevin (. 1620) tarafndan incelendii dncesi yaygnd. Zamanla artan slm dnyasna ynelik almalar sonunda Stevinden nce Gyseddin el-Knin (. 1429) bu konuyu ayrntl biimde ele ald anlalm, kldisnin kitab ortaya knca da onun ok eskiden bu konuyu bildii ortaya kmtr. Bununla birlikte ondalk kesirlere dair btn baarnn kldisye mal edilmesini uygun bulmayan bilim tarihileri de vardr. Bunlardan biri olan Rd Rid, Samuel bn Yahynn bu hususta ciddiye alnmas gereken aklamalarnn bulunduunu belirtmektedir. Ancak bu bilgiler, kldisnin ondalk kesirlere ilikin dncenin geliim seyri ierisinde tartlmaz bir merhale tekil ettii gereini deitirmez. kldisnin eserinin dokuz Hint rakamnn benimsenmesini salamas asndan da nemi byktr.

BBLYOGRAFYA

kldis, el-Ful fil-isbil-Hind (nr. Ahmed Selm Sadn), Amman 1393/1973; Semn, elEnsb, I, 335; Sezgin, GAS, V, 296-297; VII, 405; A. S. Saidan, al-Uqlds, DSB, XIII, 544-546; a.mlf., The Earliest Extant Arabic Arithmetic, ISIS, LVII (1966), s. 475-490; Roshdi Rashed, The Development of Arabic Mathematics: Between Arithmetic and Algebra (trc. A. F. W. Armstrong), Dordrecht 1994; Ilias Fernini, A Bibliography of Scholars in Medieval Islam: 150-1000 A.H. (7501600 A.D.), Abu Dhabi 1998, s. 462-465; dil Enbb, Mlaa avle maa lil-ldis, MTUA, III/3 (1979), s. 320-322; A. I. Sabra, Ilm al-isb, EI (ng.), III, 1139-1140; Ynus Kermet, ldis, DMB, IX, 675-676. Hseyin Gazi Topdemir

KTEN, Mahmut Cellettin


(bk. CELL HOCA).

KZ MEHMED PAA
(bk. MEHMED PAA, Damad).

KZ MEHMED PAA KLLYES


Aydn Kuadasnda XVII. yzyln ilk eyreinde ina edilen klliye. Bnisi Sadrazam Damad kz Mehmed Paa olan klliye Zilhicce 1028 (Kasm 1619) tarihli vakfiyesine gre bu tarihten nce tamamlanm olmaldr. Cami, mektep, hamam, han, bezzzlar ars, frn, kahvehane, evler, mahzenler, odalar, dkknlar ve deirmenden oluan klliyeden cami, han ve hamam gnmze ulamtr. Kale iinde yer alan cami moloz ta malzeme ile ina edilmi olup iten 14,15 14,15 m. lsnde kare planl bir harimle bunun nnde birimli bir son cemaat yerine sahiptir. XIX. yzyl balarnda onarm gren yapnn eskiden nnde, iki sra dikdrtgen aklkl pencereli cephesiyle badd sval ve meyilli atyla rtl olan sonradan yaplm bir son cemaat yeri bulunuyordu. 1981-1982 yllarnda yenilenen son cemaat yeri sivri kemerli aklkl olup kubbe ile rtldr. Mihrap ekseninde yer alan kap zerinde ahap bir mkebbire bulunmaktadr. Kapnn iki yannda mukarnasl yamakl mihrbiyelerle dikdrtgen aklkl birer pencere mevcuttur. Harimin zerini rten kubbeye tromplarla gei salanm, dtan on altgen olan kasnan her kenarnda sivri kemerli pencere almtr. Kurun kapl olan kubbe kelerdeki ikier payanda kemeriyle desteklenmitir. Harim duvarlar kubbe kasnandakiler hari sra pencerelidir. Alt sra pencereler tuladan sivri kemerli, alnlkl ve dikdrtgen aklkl, st sra pencereler ise iten yuvarlak, dtan sivri kemerli, aklkldr. Al mihrap barok sslemelidir. ki yanda yer alan keli ve yarm yuvarlak pilastrlar barok balklardan sonra keli formda devam ettirilerek alemlerle sonlandrlmtr. Yarm daire formlu ve yuvarlak kemerli mihrap niinde boya ile perde motifi ilenmitir. Kemerin stnde al ile yaplm ve boyanm ikinci bir perde motifi yer almaktadr. Mihrabn stne iri bitkisel kvrml bir tepelik yerletirilmitir. Harimin kuzeyinde alt ahap direk zerine oturan bir mahfil bulunmaktadr. Yapda kubbenin eteinde ve iinde barok kalem ii sslemeler grlr. Pencere aralarnda yuvarlak kaideli, yivli gvdeli, barok balkl iri stunlar, kubbede de iri blmler iinde iek motifleri yaplmtr. Kuzeybat kesinde yer alan minare kare kaide zerinde silindirik gvdeli, tek erefeli ve kurun klhldr. Kuzeyde mevcut dikdrtgen aklkl sveli kap ile minareye klmaktadr. Cami avlusunda bulunan ve camiye kuzeydou kesinden bitiik olarak ina edilen ktphane, kaps zerindeki be beyitlik kitbeye gre 1227 (1812) ylnda yaplmtr. Cami avlusunda mermer lahitten devirme su haznesi mevcuttur. Kesme ta malzemeyle ina edilen han kale ile liman arasnda yer almakta, duvarlarnn stndeki mazgal ve dendan dizileri yapya bir kale grnm vermektedir. Dikdrtgen planl yap kuzeyde limana ve douda arya alan iki kapl olup iki katl olarak dzenlenmitir. Yapda yalnz st kat odalar da alan sivri kemerli alnlkl ve dikdrtgen aklkl pencerelere sahiptir. stte pencere aralarnda da takn rtenler sralanm, avlu, her iki katta drt ynde ta ayaklara oturan tuladan sivri kemerli revaklarla evrelenmitir. Revaklarn arkasnda birinci katta yirmi yedi, ikinci katta yirmi dokuz oda vardr. Odalar ve revaklar tonozlarla rtldr. Sadece kuzeydeki giri holnn iki yan aynal tonozlu meknlarla geniletilmi olup ayn plan st kattaki odaya da yanstlmtr. Avlunun iki kesinde yer alan merdivenlerle st kata ulalmaktadr. Kuzeybat kesinde da kntl biimde ele alnan blmler iki katta da mazgall olarak dzenlenmitir. Bunlardan temizlik birimi olduu dnlen bat ynndeki blm

ince uzun dikdrtgen planl olup her iki katta koridora balanmakta, ayrca alt katta da kk bir kap ile da almaktadr. Kuzeydeki birim ise ke odalarna alan birer mekndr. Avlunun ortasnda vaktiyle bir adrvann bulunduunu, bunun stnde de fevkan bir mescidin olduunu Evliya elebi bildirmektedir. 1964 ylnda Vakflar Genel Mdrl tarafndan balatlan restorasyon almalarndan sonra yap turistik otel olarak kullanlmaya balanmtr. Caminin yannda yer alan hamam ifte hamam eklinde yaplmtr. Soukluk ksmlar zamanla deiiklie uram olup lklk ksmlar dikdrtgen planldr. Kare planl scaklk blmleri alt hizada yer alan ke tromplarndan sonra sekizgen olarak devam eder. Meknlarn zeri filgz aklkl birer kubbe ile rtldr. Yalnz erkekler blmnn scaklnda gbek ta mevcuttur. Scaklklarn arkasnda su deposu ve klhan bulunur.

BBLYOGRAFYA

Vakfiye, VGMA, Defter nr. 571, s. 215, sra nr. 81; Evliya elebi, Seyahatnme, IX, 144; Bahri Kl, eme ve Kuadasnda Trk Mimarisi (lisans tezi, 1973), Ed. Fak. Sanat Tarihi blm, s. 29-37; Gnl Gresever, Anadoluda Osmanl Devri Kervansaraylarnn Gelimesi (doktora tezi, 1974), Ed. Fak. Sanat Tarihi blm, s. 214-217; Zeynep Nayr, Osmanl Mimarlnda Sultan Ahmet Klliyesi ve Sonras (1609-1690), stanbul 1975, s. 229-230; Trkiyede Vakf Abideleri ve Eski Eserler, Ankara 1983, I, 726-731; Orhan Tuner [Orhan Cezmi Tuncer], kz Mehmetpaa Kervansaray Turistik Hoteli, Arkitekt, XXXIX/338, stanbul 1970, s. 76-79; a.mlf., Kuadas kz Mehmet Paa Kervansaray, Rlve ve Restorasyon Dergisi, sy. 2, Ankara 1975, s. 123-156; Filiz Ouz - zkan Erincin, Kuadas Kale Camii, a.e., sy. 5 (1983), s. 135-146. Ahmet Vefa obanolu

KZ MEHMED PAA KLLYES


Nide Uluklada XVII. yzyln ilk eyreinde ina edilen menzil klliyesi. Konya-Adana yolu zerinde Uluklada yer alan klliyenin bnisi Sadrazam Damad kz Mehmed Paadr. Vakfiyesi Zilhicce 1028 (Kasm-Aralk 1619) tarihli olduuna gre klliye bu tarihten nce tamamlanm olmaldr. Cami, kervansaray, arasta (bedesten), hamam, mektep, frn ve kahvehaneden oluan klliyenin imaret ve zviyesinin de bulunduunu Evliya elebi bildirmektedir. Bugn mektep, frn, kahvehane, imaret ve zviye yaplar mevcut deildir. Klliyenin gneydou ucunda yer alan cami Mehmed Paa veya Kla Camii adyla da tannr. Zamanla harap olan yap 1969 ylndaki tesbitlerde st rts, duvarlar ve son cemaat yeri yklm olup birinci sra pencere st hizasna kadar duvarlar mevcuttu. Bu tarihten sonra Vakflar Genel Mdrlnce ihya edilen yap kare planl, kubbeli olup nnde birimli son cemaat yeri vardr. Kesme ta duvarlarnda eit aralklarla yerletirilen krmz ta sralar ve bu talarn kemerlerdeki alternatif kullanm ile hareketli cephelere sahip yapnn alt sra pencere alnlklar sslemeli olarak dzenlenmitir. Son cemaat yeri, baklaval balkl drt mermer stuna oturan sivri kemerli aklkl ve pandantiflerle geii salanan kubbe ile rtldr. Eksende yer alan kap sivri kemerli alnlkl ve yuvarlak kemerli aklkldr. Kapnn iki yannda harime alan birer pencere ve mihrap nii vardr. Harim iten 12,20 14,00 m. lsnde dikdrtgen planldr. Kelerde yaklak 1 m. seviyesinden balatlan kemerler sayesinde ular aaya kadar uzam pandantiflerle geii salanan dtan sekizgen kasnakl kubbe harimi rter. Kuzeyde geni tutulan kemer sayesinde harim bu ynde geniletilmitir. sra pencere ile aydnlanan harimde alt sra dikdrtgen, orta sra sivri, kubbe kasnandakiler ise yuvarlak kemerli aklkldr. Vaktiyle mermer olduu bilinen mihrap son onarmda svanm ve mermer taklidi boyanmtr. Kuzeyde kap zerinde yer alan ta konsollara oturtulmu ahap bir mahfil mevcuttur. Kuzeybat kesinde mevcut minare kare kaide zerinde prizmatik genlerle geilen onikigen gvdeli, oval erefeli ve kurun klhldr. Minareye cami iinden geilmektedir. Caminin vaktiyle ta demeli olan avlusu 1935 ylnda sklmtr. Kuzeydeki arastadan avluya bir balantnn olduu bugn ii rlerek kapatlan kapdan anlalmaktadr. Klliyenin byk boyutlu yaps olan kervansaray dzgn kesme ta ve moloz ta malzeme ile ina edilmi olup biri kuzeyde, dieri gneyde iki ayr blmden meydana gelmektedir. Arastann kuzeyinde bulunan ve avlulu olan blm kareye yakn dikdrtgen bir alan kaplamaktadr. Avlu gneye, kapal meknlar ise kuzeye yerletirilmitir. Dikdrtgen planl avlu gneyinde yer alan bir kap ile arastaya balanmaktadr. Dou ve bat ynnde drder pyeli, apraz tonoz rtl ve ocakl revaklar vardr. Revaklarn kuzeyinde da alan birer kk kap mevcuttur. Batdaki revakn gney birimi sonradan kapya dntrlmtr. Avlunun kuzeyinde kervansarayn kapal blmne bitiik olarak bir sra halinde beik tonoz rtl sekiz birim bulunmaktadr. ki yanda simetrik olarak yerletirilen bu meknlardan birer tanesi avluya alan eyvan, dierleri odadr. Ortada yer alan kap ile kapal blme geilmektedir. Dou-bat dorultusunda dikdrtgen planl olan bu mekn ortada alt pye ile blmlenmi iki beik tonozla rtldr. Meknn uzun kenarlarnda nleri sekili (gneydeki mevcut deil) ocak nileri grlr. Dtan gen alnlkl cepheli ksa kenarlarda mazgal aklklar vardr. Bu meknn gneydou ve gneybat kelerinde yer alan birer kap ile beik tonozlu

birimlere gei salanmtr. Kervansarayn kapal blm altnda samanlk birimlerinin bulunduu belirtilmektedir. Arastann gneyinde yer alan ve kuzey-gney istikametinde dikey yerletirilmi olan ikinci blm eksende olmayan bir kap ile arastaya balanmaktadr. Mekn ortada dikdrtgen kesitli drt pye ile ikiye blmlenmi olup iki beik tonozla rtldr. Kuzey hari dier duvarda grlen ocak nilerinin nndeki sekiler sonradan kaldrlmtr. Klliyenin ortasnda dou-bat dorultusunda uzanan arasta dikdrtgen planldr. Ortada sivri kemerli, tonoz rtl sokakla bunun iki yannda sralanm tonozlu dkknlardan oluur. Sokan iki ucunda da alan birer kaps olan arastadan kuzey ve gneyde kervansarayn blmlerine balanan iki kap, gney batda hamama, gneydouda cami avlusuna alan kaplar vardr. Her iki dizide ou ocakl olarak dzenlenmi toplam yirmi drt birim mevcuttur. st rtleri genelde sivri kemerli tonoz olup tanesi apraz tonozludur. Da alan bat kapsnn yannda duvar iinden atya geii salayan bir merdiven bulunmaktadr. Dtan kesme ta kaplamal yap ite moloz ta malzeme ile ina edilmitir. Sokan stn rten tonozun dou blm orijinaldir ve tula rgldr. Bat blm ise betonarme olarak yenilenmitir. Gneydouda cami avlusuna alan kapnn kemeri palmet sslemelidir. Arastada kuzeydouda yer alan meknla gneyde hamamla kervansaraya ait yap arasnda kalan mekn dierlerine gre byk ve yatk dikdrtgen planda ele alnmtr. Kuzeydoudaki meknn bir blm iki katldr. Gneydeki meknn frn olarak kullanld sylenmektedir. Arastann gneybatsnda kuzey-gney dorultusunda dikine yerletirilmi olan tek hamam bir kap ve iki pencereli cephesiyle arasta sokana almaktadr. Kap svesinin zerinde rozetli ve palmetli bir ssleme vardr. Soukluk blm kuzeye doru daha derin olmak zere drt ynde geniletilmi kubbe ile rtl bir mekndr. Batda yer alan kk bir kap ile ayrca da almaktadr. Eksende yer alan kap ile geilen lklk yatk dikdrtgen planl olup biri kk iki aynal tonozla rtldr. Scaklk blm drt eyvanl ve drt ke halvet odal olarak dzenlenmitir. Orta meknla halvet odalarnn stleri filgz aklkl kubbelerle, eyvanlarn stleri ise sivri kemerli tonozlarla rtlmtr. Scakln gneyinde enine dikdrtgen planl ve tonoz rtl su deposu ile klhan blm yer almaktadr. Klliyenin kuzeyinde kesme tatan ina edilen sivri kemerli nili, kitbesiz bir eme mevcuttur. st iki yana meyilli olarak dzenlenen bu emenin klliye bnyesinde olduu tahmin edilmektedir.

BBLYOGRAFYA

Evliya elebi, Seyahatnme, III, 37-38; Muharrem Bilge, Kadn Han ve Uluklada Kara (Damat veya kz) Mehmed Paa Kervansaray (lisans tezi, 1971), Ed. Fak. Sanat Tarihi blm, s. 3-16; Tlay Reyhanl (Gencei), Osmanlda Klliye Mimarisinin Gelimesi (doktora tezi, 1974), Ed. Fak. Sanat Tarihi blm, s. 377-378; Gnl Gresever, Anadoluda Osmanl Devri Kervansaraylarnn Gelimesi, Ed. Fak. Sanat Tarihi blm (doktora tezi, 1974), s. 218-223; Zeynep Nayr, Osmanl Mimarlnda Sultan Ahmet Klliyesi ve Sonras (1609-1690), stanbul 1975, s. 210-212; Mustafa Cezar, Tipik Yaplariyle Osmanl ehirciliinde ar ve Klasik Dnem mar

Sistemi, stanbul 1985, s. 198-199; Oktay Aslanapa, Osmanl Devri Mimarisi, stanbul 1986, s. 338339; R. Eser Gltekin, Ulukla ve kz Mehmet Paa Menzil Klliyesi, Ankara 2001. Ahmet Vefa obanolu

L
Szlkte l kelimesi arlk, uzunluk ve hacim gibi byklklerin belli bir birime gre deerlendirilmesi, bu karlatrmada kullanlan birim, sonuta bulunan rakam anlamlarna gelir. Msikide seslerin eit zaman birimlerine blnmesine de l denir (edebiyattaki kullanm iin bk. VEZN). lme ilemine lm (Ar. keyl), hacim ls birimine lek (Ar. mikyl, kle) ad verilir. Arapada l karlnda yahut onunla balantl olarak mikdr, mikys, vezn, mzn / ksts, kabbn (kapan), mesha gibi kelimeler kullanlr. eitli l birimlerinin doruluunu tahkik iin faydalanlan hassas standart numunelere sence (talon) ad verilir. Bunlar eski alardan beri bata tapnaklar olmak zere eitli yerlerde korunmutur. l kullanm meden hayatn gereidir. Piyasann en nemli meselelerinden olan l tart konusu Kuranda birok yerde geer; lme tartmann yan sra kullanlan aletlerin de doru olmas ve insanlara hakszlk yaplmamas istenir (el-Enm 6/152; el-Arf 7/85; Hd 11/84-85; el-sr 17/35; e-uar 26/181-182; er-Rahmn 55/7-9; el-Mutaffifn 83/1-3). Hz. Peygamber Medineye geldiinde llerle ilgili sahtekrlkta Medinelilerin stne yoktu. Allah veyln lil-mutaffifn yetini indirince ly doru tutmaya baladlar melindeki rivayet (bn Mce, Ticrt, 35; Kurtub, XIX, 250) o devirdeki durumu aka gstermektedir. l ve tartlarda hile yapmann haraml hususunda icm olutuu gibi baz limlere gre bu tr aldatmalar byk gnahlardandr (bn Hacer el-Heytem, I, 244-247; Meclis, XLVII, 217). Sz konusu yasa ineyenlere -nasla belirlenmi bir ceza bulunmadndan-tazir uygulanaca hususunda ittifak vardr (bn Teymiyye, XXVIII, 343, 385; XXIX, 474-475). Hz. Peygamber Medineye hicret ettiinde tccarn satarken kk, alrken byk olmak zere iki farkl lek kullanmak suretiyle hilekrlk yaptn grnce hemen bunu yasaklamtr. Hz. mer de aleyhindeki sylentiler sebebiyle sorgulad Basra Valisi Eb Ms el-Earyi iki lek kullanmasndan dolay hesaba ekmitir. Resl-i Ekrem lmeye tartmaya elverili ticaret metann llerek tartlarak alnp satlmasn emretmi (Buhr, By, 51-52, 54-55; Mslim, By, 29-32, 34-36, 39, 41; Eb Dvd, By, 65), kendisi de bunu yapmaya zen gstermitir. Gtr usulle gerekletirilen akidler neticesinde genellikle maln kesin miktarna ve tamamnn kalitesine vukuf salayan lme tartma ilemine imkn bulunmadndan ilk alcnn olduu gibi elden kard maldaki muhtemel kusurlardan ikinci mteri zarar grebilir, dolaysyla taraflar arasnda hukuk ihtilflar hatta toplumsal rahatszlklar doabilir. Bu sebeple tketici hangi bedeli ne evsaftaki ka birim mala dediinden emin olmaldr. Zira fiyatla miktar arasnda doru orantl bir iliki vardr. Maln pahas ile oynayamayanlar miktar hakknda yanltc beyanda bulunarak dolayl yoldan birim fiyatn arttrrlar. Ayrca gerek alrken gerek satarken zverili davranmay tavsiye eden Reslullah, ald maln bedeli olan altn veya gm derken fazla tarttrarak bu konuda rnek davranlar sergilemitir (mesel bk. Buhr, By, 34, Hibe, 23; Mslim, Mst, 115, Ra, 57; Eb Dvd, By, 7). Hz. Peygamber, piyasadaki farkl lek ve tartlar arasnda birlik salamak amacyla u tlimat vermitir: lek Medinenin lei, tart Mekkenin tartsdr (Eb Dvd, By, 8; Nes, Zekt, 44, By, 54). Bunun aksi ynnde bir rivayet bulunmakla beraber yiyecek retim ve ticaretiyle uraan Medine halknn lmede, farkl arlkta muhtelif dirhemlerin dolat ve sikkelerin yan sra her trl altn gm eyann da para gibi kullanld canl bir

piyasada sz konusu madenlerin arlklarn hesaplayarak deme yapan Mekke tccarnn hassas tartmada uzmanlat dikkate alndnda zikredilen rivayetin geree daha uygun olduu anlalr. Hulef-yi Ridnin ilgili uygulamalarna gelince bir defasnda Hz. mer minbere km, elindeki md ve kst adl lekleri sallayarak bunlarda eksiklik yapanlara beddua etmitir. Yine mdlerindeki noksanlk sebebiyle Yemenli tccarla alverii yasaklam, bu yasa ineyen bir klesini cezalandrmtr. Ayrca din hkmleri bilmedikleri ve l tartda sahtekrlk yaptklar gerekesiyle Acemlerin (muhtemelen Yemendeki Ebn yani Arap-Fars melezleri) Medine pazarlarnda sat yapmalarn yasaklam ve ticaretten menedilmelerini salayacak zbtalar grevlendirmitir. Hz. Osman, zellikle Medine pazarlarndaki l tart alet ve birimlerini denetlemesi iin Hris b. Hakemi istihdam etmitir. Hz. Ali pazar denetimlerinde tccara l tartda drst olmalar uyarsnda bulunmu, Msr valiliine tayin ettii Etere alverilerin doru l ve tartlarla yaplmasna dikkat gstermesini sylemitir (Kallek, s. 204-206). Kaynaklarda, mal ynetim ve pazar denetiminin gerei olarak yetkililerin genellikle ikyet edilecek kadar ok eidi bulunan l tart birimlerine standart getirme, kamuya ak baz yerlerde bunlarn numunelerini sergileme ve halk bilgilendirmenin yan sra resm l ve tartlardan bakasnn kullanlmasn engelleme sorumluluklar vurgulanmtr. Meseleye btncl bakan limler, yetkililerin bu konudaki dzenlemelerinin hem uhrev adan insanlarn hayrna olacan hem de dnyev bakmdan kamu yararyla sonulanacan belirtmitir (Yahy b. mer el-Kinn, s. 104). Dolaysyla parada ve l tartda hile meselelerine denkletirici adalet boyutundan ok blm adaleti cihetinden yaklald dnlebilir. slm toplumlarnda karlksz kazan ve haksz rekabete zemin hazrlayan l tart sahtekrlnn nne geilmesi ii hisbe tekiltna verilmi, ehrin mmkn mertebe en gvenilir kiisi muhtesib olarak seilip pazardaki ilemleri, paralarn, l tart alet ve birimlerinin ayarn dzenli biimde denetlemekle grevlendirilmitir. Hisbeye dair eserlerde bu hususta hilekrl alkanlk haline getirenlerin sular nisbetinde darb, pazarlarda tehir, hapis veya piman olup tvbe edinceye kadar ticaretten menle cezalandrlmas gerektii vurgulanmaktadr. lme tartmann adalete ve detlere uygun biimde yapl yntemleri anlatlmakta, standartlatrmada er l tart birimlerinin rnek alnmas istenmekte, bilinmeyen bir lekle yaplan ilemlerin ciz olmad belirtilmektedir (a.g.e., s. 103-105, 130-134). Bu tr kitaplarda llerin birbiri cinsinden karlklar verildii gibi lme tartma srasnda yaplan hilelere dikkat ekilmektedir. Ayrca kileci veya kantarclarn hilelerine de vurgu yaplarak bunlarn muhtesib tarafndan uyarlmasnn ve dzenbazlk yapanlarn cezalandrlmasnn gereklilii belirtilmektedir (Muhammed b. Ahmed b. Abdn et-Tcb, s. 29 vd.; bn Abdrraf, s. 106-109; Celleddin e-eyzer, s. 15-20; bnl-Uhuvve, s. 137-151). llebilirlik. Misl mallardan hacim l birimiyle llerek ilem grenlere keyl (mekl), bunlardan tartlarak muameleye tbi tutulanlara vezn (mevzn) denir. Uzunluu / alan llerek ilem grenlere ise mezr (zer) ad verilir. Fakihlerin ouna gre zel hkml bir nas, mesel faize konu olan mallarn lekle veya tartyla alnp satlmasn hkme balamsa (Buhr, By, 74, 76; Mslim, Mst, 79-81; Tirmiz, By, 23) bunlarn keyl ya da vezn niteliklerini daima korumas gerekir; rfteki deimeye itibar edilmez. Hakknda nas bulunmayan eyler ise rfe tbidir. Yargnn banda uzun sre grev yapan Eb Ysuf ve dier baz Hanefler ise rfn deimesi halinde -istihsan gerei- lekle ileme tbi tutulann tartyla, tartyla olann lekle alnp satlabilecei grndedir (bnl-Hmm, V, 282-283). Eb Ysufun anlayna gre hadisler o

devirde det gerei altn ve gm iin tartdan, buday, arpa, hurma ve tuz iin lden bahsetmitir. Bu hususta denklik nemlidir; det deiir ve mesel eskiden llen tartlr hale gelirse eitlik yeni teamle gre temin edilir. Burada nassn zne ve maksadna aykr davranlmam, yalnzca dete bal olan ekil deimitir (bn bidn, Mecmat resil, II, 116-118). Faiz bulamas ihtimali bulunan selem gibi akidlerde miktarn nceden belirlenmesinin gereklilii erevesinde mesel keyl olan eylerin niceliinin rfen arlk cinsinden (veya aksi) belirlenmesinin hkm tartlmtr. Hanefler bunu ciz grm, filer hassas tart gerektiren kymetli rnleri istisna ederek onlara katlm, Hanbellerden hem olumlu hem olumsuz iki farkl gr rivayet edilirken Mlikler dete uyulmasn art komutur. l, tart veya sayya itibar edilerek satlan eyann kabznn nasl gerekleecei hususu da ihtilfldr. lme Tartma creti. Hz. Peygamberin pazarlardaki kileci ve kantarclar yadrgamamas, hatta onlara bizzat ilem yaptrmas bu meslek mensuplarnn hizmetinden yararlanlmasnn meruluuna delil gsterilmi (evkn, VI, 21), daha sonraki dnemlerde kapanlarda cretli kantarcln cevazna hkmedilmitir (bn Teymiyye, XXX, 189). Bu arada alm satmda lme emrinin gerekeleri arasnda kileci, kantarc ve hamal gibi alanlar menfaatlendirme gayesi de gsterilmitir (Ali b. Ahmed el-Adev, II, 191; Muhammed b. Ahmed ed-Desk, III, 151). Ayrca l ve tart aletlerinin kiralanmasnda bir saknca grlmemitir (Sahnn, IV, 418). Ysuf sresinin 88. yetine dayanlarak kileci ve kantarc cretleri gibi mebin teslimine dair masraflarn satcya ait olduu hususunda ittifak edilmitir. Ancak sikkenin sayma ve tartma cretleri gibi semene ilikin olan harcamalar mteriye aittir (Mecelle, md. 288-289). filerde zekt tahsilt srasnda istihdam edilen kileci veya kantarcnn cretinin mkellef tarafndan yahut miller payndan denecei yolunda iki farkl gr bulunmakla birlikte nceki daha sahih saylm, Hanbeller ise ikinci gr benimsemitir. Zektn sekiz snfn mensuplar arasnda paylatrlmasyla grevlendirilenlerin cretinin miller hissesinden tahsis edilecei ileri srlmtr. Borcun tasfiyesi iin tutulan kileci veya kantarcnn cretini borlu der. Terekenin taksimi iin grevlendirilen kileci yahut kantarcnn creti miraslar tarafndan hisseleri orannda karlanr. Eb Ysufa gre hara lm masraflar mkelleflere yklenmemelidir (Kitbl-arc, s. 118). l Tart Birimleri. lme teknikleri iinde ilk standartlar parmak, tutam, kar, ayak, arn, kula, boy; avu, kucak, yudum gibi insann doal organ boyutlarndan (antropometrik sistem) yola klarak oluturulmutur. Ancak bunlar kiiden kiiye deitii iin ya orta bedenli bir kimsenin veya bir kabile efi yahut idarecinin vcut lleri esas alnp standartlatrma yoluna gidilmeye allmtr. Milttan nce 4000 yllarnda Msrda Firavunun arn (dirsei ile orta parmann ucu arasndaki mesafe) uzunluk ls birimi olarak benimsenmitir. Milttan sonra 1101 ylnda ngiltere Kral I. Henrynin yardas da (burnu ile yana alm elinin orta parmann ucu arasndaki mesafe, yarm kulac) standart olarak kullanlmtr. Deerli maddelerin hassas lmnde eitli bitki tohum ve ekirdekleri, yumurta vb. doal llerden yararlanlrken byk hacimlerin lmnde baz hayvanlarn tulumlarnn istiap hadlerini (bahr ve tulum/krba gibi) yahut tayabilecekleri ortalama arlklar (hvr/harvr: eek yk; himl: daha ok at yk; vesk: zellikle deve yk gibi) ifade eden birimler de kullanlmtr. Ayrca avaz, ta atm, ok menzili, gz erimi, merhale, zerre gibi mulak ller de bunlar arasnda yer almtr. ktisad ilikilerin gelimesi ve vergilendirmenin yaygnlamas gibi sebeplerle zaman iinde standart birimlere ihtiya duyulmutur. Hacim llerinin parmak ve arn gibi uzunluk birimlerinin kpleri alnarak meydana getirildii anlalmaktadr.

Arlk birimlerinin kullanm terazilerin icadn gerektirdii iin tartlarn leklerden sonra gelitirildii, bundan dolay zamanla bilhassa kat maddelerin hacimleri yerine ktlelerinin llmeye baland dnlmektedir. En eski arlk birimleri ta ve ahaptan imal edilirken daha sonra tun, kurun ve demir gibi metaller kullanlarak eitli modellerde retilmeye balanmtr. Arazi lm devlet tarafndan onaylanm damgal urgan (Ar. habl, el) denilen bir uzunluk lsyle yaplmtr. slm tarihi boyunca l tart birimleriyle ilgili birok kitap yazlmtr. Bu konuya dair bilgilere tefsir, fkh, hadis, edebiyat, matematik, astronomi, tarih, corafya, seyahat, kamu maliyesi, siyaset, hisbe, tp ve eczaclk gibi eitli alanlardaki eserlerde de rastlanmaktadr. ller fkh kitaplarnn tahret (abdest ve gusl iin yeterli su miktar, teyemmm iin kaynan uzakl, sularn temizlii ve harimi), namaz (ksaltlabilmesi veya cemedilebilmesi iin gerekli sefer mesafesi), oru (kazya braklabilmesine ruhsat oluturan asgari yolculuk mesafesi), zekt (fitre ve sadaka dahil olmak zere denecek ayn ve nakd miktar), hac (ihram yasaklarnn ihllinden kaynaklanan kefretler), nikh (mehir tutar), alm satm, icre, ary (cevaz iin belirlenen zami l), rib, selem, irket, feriz (miras paylam), vergi, hadler (diyet, hrszlk haddi), kefret, nafaka gibi pek ok blmnde gemektedir. Bu deerlendirmeler srasnda birimlerin birbirleri cinsinden karlklar aktarlm, zaman ve mekna has baz rf llerin er olarak nitelenenler cinsinden karlklarnn hesaplanmasna nem verilmitir. Bunun sebebi din ykmllklerin hassasiyetle yerine getirilebilmesini salamaktr. Din hkmlere mesned tekil eden er ller unlardr: Badat rtl (bazan men), ukyye, nevt, miskal, dirhem; mil, arn; vesk, kulle, farak, s ve md. Ana birimlerse dirhem, md, arn (zir) ve cerbdir. Ancak slm hukukular dirhem ve mddn dahi dierleri cinsinden karlklarnn tesbitinde ihtilfa dm, bununla birlikte mesele baz yorumlarla zlmeye allmtr. Eski llerle ilgili kuramsal inceleme iki ana temele dayanr: Zaman iinde gelitirilen l sistemlerinin tanmlanmas ve eitli llerin metrik karlklarnn belirlenmesi. kincisi ilgili maddelerde geni biimde incelendiinden burada birincisi nem kazanmaktadr. Chiliye devri Arap l ve tartlar nceleri Mezopotamyallar (Sumer, Akkad, Asur vb.), Msrllar ve Persler, Makedon istillarndan sonra Yunanllar ve Romallar gibi eski milletlerden alnm olup bunlarn etimolojik tahlilleri orijinlerine iaret etmektedir. l ve tartlar gerek igaller gerekse lkeler aras ilikiler araclyla ok geni corafyalara yaylmtr. Irakta Perslerin, Msr ve Suriyede daha ok Romallarn / Bizansllarn l sistemi arln hissettirmitir. Eski Msrda ve inde kullanlan onluk sistem kesin hesaplamalar iin daha uygun iken Bbil ve Asur gibi lkelerde geerli olan altmlk sistemle Romann benimsedii on ikilik sistem kesirlerinin okluu sebebiyle (1, 2, 3, 4, 5, 6, 10, 12, 15, 20 ve 30) paylam kolayl salamaktadr. Dolaysyla slm lkelerinde kullanlan l ve tartlar adapte edilen eski sistemlerin bir karmndan ibarettir. Mslmanlar zgn bir l tart sistemi retmemise de (bn Teymiyye, XIX, 248-252) hassas lm tekniini yle ilerletmilerdir ki mesel 780 ylndan kalma cam sencelerin standart sapmas miligramn te birini amamaktadr. Bu kadar ince ayarlarda sence retilebilmesi iin neredeyse gnmzn elektronik tart aletlerinin hassasiyetinde teraziler kullanlm olmaldr. Avrupann yzyllar sonra ulaabildii bu gelimilik dzeyi mslman bilim adamlar, darphnelerde grevli teknisyenler ve l tart reticilerinin titizliinin derecesini yanstmaktadr (Kisch, s. 8-9). Ayrca zerrenin bile tartlabilirliini gsteren yetler (en-Nis 4/40; Ynus 10/61; Sebe 34/3, 22; ez-Zilzl 99/7-8) bu konuda mslmanlara yn gsterici ve hedef belirleyici bir rol oynam olabilir.

Baz mslman yazarlara gre l ve tartlar icat eden drs peygamberdir (mesel bk. Hemdn, I, 44). Kaynaklar genelde rf ve er l tartlar arasnda bir ayrma gitmektedir. zelde de eczac, kuyumcu, tccar, darphne ve maliyeye has olanlar birbirinden tefrik edilmektedir. Hacim lleri de kendi iinde kat ve sv lekleri olmak zere ikiye ayrlmaktadr. Buna karlk ayn adl bir birim arlk, hacim, uzunluk veya alan l kmelerinden birka yahut hepsi arasnda yer alabilmektedir. zellikle arazi tahririnde ve vergi tahsiltnda kullanmak veya dil bir l sistemi kurmak zere meydana getirilen birimler bunu yapan halife, sultan, emr ya da valinin adyla anlarak dierlerinden ayrt edilmektedir. Aslnda para ve l tartlarn denetimi hkmranlk almetleri arasnda sayldndan birimlerin belirlenmesi, denetim, ayarlanma ve damgalanmas iktidarn sreklilik ve istikrar asndan, bunlarn standartlatrlmas da vergi tahsiltnda ve alm satm ilemlerinde ortaya kacak ihtilflarn nlenmesi bakmndan nem tar. mer b. Abdlazzin millerine gnderdii ne srlen mehur tmimde llerin standartlatrlmasnn nemi vurgulanmtr (bn Abdlhakem, s. 100). Zaman zaman l ve tartlarda reform yaplm, mesel Bveyh Emri Adudddevle, lhanl Sultan Gzn Han ve Akkoyunlu Hkmdar Uzun Hasan gibi idareciler yeni l sistemleri getirmitir. Baz vali, emr ve hkmdarlarn vergilere esas olmak zere ihdas ettikleri eitli l birimleri ise mahall kalmtr. Buna karlk mesel Abbslerin etkisiyle Badat rtl yaygn bir standart salad gibi zellikle Haneflerce er rtl saylmtr. Rivayete gre Abbs Halifesi Memn kendi ihdas ettii menni Kutsal Roma-Germen mparatorluunun kurucusu Charlemagnea gndermi, o da bunu standart olarak benimsemitir. Eb Ysuf gibi hukukular, merkez hkmetin toplumsal bar adna ayn vergilerin llerini belli bir standarda balamasnn, tahsildarlarn keyf uygulama ve suistimallerine ak kap braklmamasnn nemini srarla vurgulamtr (Kitbl-arc, s. 87, 93-94, 115-116, 134). Nitekim vergiye esas olan l tart birimlerinde devlet lehine yaplan standart deiiklikleri zaman zaman mkelleflerin isyanyla sonulanmtr. Emevler devrinde Musul blgesinden Msra g ettirilerek Deltann dou tarafndaki topraklarn ihyasna zendirilen Araplarn Memn dneminde vergilendirilmesi, bu uygulama srasnda arazi tahririnin standart uzunluk biriminden daha ksa bir lyle yaplmas, dolaysyla fazla vergi konulmas, zerlerindeki mal ykn arlna dayanamayan Kbt ve mslman iftilerin 214 (829) ylnda ayaklanmasyla neticelenmitir (Taber, VIII, 253-254, 256; Makrz, I, 80-81, 94, 172-174, 308, 311; II, 261). Toplumlar aras ilikilerin sklamasyla beraber zellikle arlk ve uzunluk birimlerini karlatracak, bu konuda birlii salayacak bir lme sistemine ihtiya duyulmu, XVII. yzyln ortalarnda Fransada karmaay gidermeye ynelik sistematik bir alma balatlmtr. 1793te Paris Bilimler Akademisi, Dunkirk-Barcelona zerinden geen meridyenin 1/40.000.000ini yeni uzunluk birimi olarak kabul edip buna metre adn vermi, bylece ondalk sistem benimsenmitir. Ayrca 4C scaklktaki 1 desimetrekp saf suyun arlndan hareketle kilogram ad altnda bir arlk birimi belirlenmitir. 1799 ylnda kabul edilen ondalk metrik sistem, 4 Temmuz 1837 tarihinde onaylanan l ve Arlklar Kanunu ile Fransa apnda geerli tek nizam olarak aklanmtr. Bu sistem zamanla dier lkelerce de benimsenerek dnya standard haline gelmitir. Trkiye Cumhuriyetinde de 26 Mart 1931 tarih ve 1782 sayl ller Kanunu ile bu konuda ilk

kapsaml dzenleme yaplm, 11 Ocak 1989 tarih ve 3516 sayl ller ve Ayar Kanunuyla eski yasa yrrlkten kaldrlmtr.

BBLYOGRAFYA

Eb Ysuf, Kitbl-arc (nr. Muhibbddin el-Hatb), Kahire 1396, s. 87, 93-94, 115-116, 118, 134; bn Abdlhakem, Sret mer b. Abdilazz (nr. M. Revvs Kalac), Halep, ts. (Mektebet Reb), s. 100; Sahnn, el-Mdevvene, IV, 418; Yahy b. mer el-Kinn, Akms-s (nr. Mahmd Ali el-Mekk, afetl-Mahedil-Mr iinde), IV/1-2, Madrid 1375/1956, s. 103105, 130-134; Taber, Tr (Ebl-Fazl), VIII, 253-254, 256; Hemdn, el-kll (nr. Muhammed b. Ali el-Ekva el-Hivl), Kahire 1383/1963, I, 44; Serahs, el-Mebs, XV, 6; Muhammed b. Ahmed b. Abdn et-Tcb, Risle fil-a vel-isbe (nr. E. Levi-Provenal, el resil Endelsiyye f dbil-isbe vel-mutesib iinde), Kahire 1955, s. 29 vd.; bn Abdrraf, Risle f dbil-isbe vel-mutesib (a.e. iinde), s. 106-109; Eb Bekir bnl-Arab, Akml-urn (nr. M. Abdlkdir At), Beyrut, ts. (Drl-fikr), III, 76, 199; IV, 364-365; Ksn, Bedi, V, 208; Celleddin e-eyzer, Nihyetr-rtbe f alebil-isbe (nr. Seyyd el-Bz el-Arn), Kahire 1365/ 1946, s. 15-20; Burhneddin el-Mergnn, el-Hidye, [bask yeri ve tarihi yok] (el-Mektebetlslmiyye), III, 27; bn Kudme, el-Mun (Herrs), II, 655; IV, 126, 318-319; zzeddin bn Abdsselm, avidl-akm, Beyrut, ts. (Drl-ktbil-ilmiyye), I, 162; Kurtub, el-Cmi, IX, 254; XIX, 250; Nevev, el-Mecm, VI, 174-175; X, 263-275; bn Teymiyye, Mecmu fetv, XIX, 248-252; XXVIII, 343, 385; XXIX, 474-475; XXX, 189; bnl-Uhuvve, Meliml-urbe f akmil-isbe (nr. M. Mahmd abn - Sddk Ahmed s el-Mut), Kahire 1976, s. 137-151; Makrz, el-a, I, 80-81, 94, 172-174, 308, 311; II, 261; bnl-Hmm, Fetul-adr (Bulak), V, 282-283; Ali b. Sleyman el-Merdv, el-nf f marifetir-rci minel-ilf (nr. M. Hmid elFk), Beyrut 1406/1986, IV, 472; Mevvk, et-Tc vel-ikll, Beyrut 1398, IV, 530-531; bn Hacer elHeytem, ez-Zevcir an itirfil-kebir, Beyrut 1408/1988, I, 244-247; irbn, Munil-mutc, II, 73, 107-108; Buht, Kefl-n, III, 283; Meclis, Birl-envr, Beyrut 1403/1983, XLVII, 217; Ali b. Ahmed el-Adev, iye al Kifyeti-libir-rabbn (nr. Ysuf Muhammed el-Bik), Beyrut 1412, II, 191; Muhammed b. Ahmed ed-Desk, iye ale-eril-kebr, Beyrut, ts. (Drl-fikr), III, 151; evkn, Neyll-evr, Beyrut 1973, VI, 21; bn bidn, Mecmat resili bn bidn, Beyrut, ts. (Dru ihyit-trsil-Arab), II, 116-118; Mecelle, md. 288-289; B. Kisch, Scales and Weights: A Historical Outline, New Haven-London 1965, s. 8-9; M. Necmeddin el-Krd, el-Medr-eriyye vel-akml-fhiyyetl-mteallia bih, [bask yeri yok] 1404/1984 (Matbaats-sade); Cengiz Kallek, Asr- Sadette Ynetim-Piyasa likisi, stanbul 1997, s. 204-206; M. Ahmed smil el-Harf, Vihdtl-vezn ve lth indelmslimn, Mecelletl-bail-ilm vet-tril-slm, IV, Mekke 1981, s. 416-463; Salh Hseyin el-Ubeyd, el-Mekyll-Arabiyyetl-slmiyye fil-mediril-eeriyye, el-Mevrid, XV/3, Badad 1986, s. 73-84; Ahmed el-Hacc el-Krd, el-Medr-eriyye (el-mekyl velmevzn) ve m yeteallau bih minel-ahkmi-eriyye ve m yubilh minel-medrilmura, Mecellet-era ved-dirstil-slmiyye, XVI/47, Kveyt 1422/2001, s. 245-301; Keyl, Mv.F, XXXV, 177-181; Medr, a.e., XXXVIII, 295-325.

Cengiz Kallek

L
Arapada meyyit, meyt ve mteveff gibi kelimelerle ifade edilir. slm hukukunda gerek anlamda ld bilinen kiiye hakik l, yarg kararyla ldne hkmedilen kiiye hkm l ad verilir. Hakik l ile hkm l arasnda hukuk bakmndan nemli farkllklar vardr (bk. MEFKUD; LM). lmle birlikte lnn kiilii ve buna bal olarak din-hukuk hkmlere muhatap olmaya elverililii (ehliyet) sona ermekte, lnn hak ve borlar tasfiye edilmektedir. lk nce terekeden lnn borlar denir, ardndan vasiyeti yerine getirilir, daha sonra kalan mal varl miraslar arasnda paylatrlr. Geride kalanlarn lye kar birtakm din grev ve sorumluluklar vardr. lnn ykanp kefenlenmesi, namaznn klnmas ve kabre kadar tanp gmlmesi farz- kifyedir. lm kesinleen bir kimsenin defni hususunda olabildiince acele edilmesi tavsiye edilmitir (Eb Dvd, Ceniz, 38). lnn arkasndan isyan edercesine atlar yakp yksek sesle ve dvnerek alamak gnah saylrken arya kamadan alamakta saknca grlmemi ve geride kalanlara sabr tavsiye edilmitir. Ayrntlarda farkl grler bulunsa da ller iin hayr yaplp sevabnn onlara balanabilecei slm limlerinin ounluu tarafndan kabul edilmektedir. llerinize Ysn sresini okuyunuz melindeki hadiste (bn Mce, Ceniz, 4; Eb Dvd, Ceniz, 24) lm deinde bulunan hastalarn kastedildii kanaatini tayanlar yannda bu hadisi ldkten sonra veya lnn kabri banda Ysn sresinin okunmasnn tavsiye edildii eklinde yorumlayanlar da vardr. slm akaidine gre ller kabir leminde dnyadaki inan ve amellerine uygun biimde nimet yahut azap iinde olacak ve bu durum kyamete kadar srecektir. Allah yolunda ldrlenleri l sanma. Bilkis onlar diridir ve rableri katnda Allahn lutfundan kendilerine verdii nimetlerin sevincini yaayarak rzklara mazhar olmaktadr melindeki yetle (l-i mrn 3/169-170) Hz. Peygamberin mminlerin ruhlarnn cennette dolatn bildiren hadisi (Mslim, mre, 121) bu hususu destekleyen deliller arasnda yer alr. Kabir ziyaretinde llere selm vermenin snnet olmas ve konuyla ilgili dier hadisler (Buhr, Ceniz, 68; Mez, 8) llerin yaayanlarn sylediklerinden haberdar olduklar eklinde yorumlanmtr. slm limleri llere ve kabirlere sayg gsterilmesinin din bir vecbe olduunu belirtirken birok hadisi delil gsterirler. lnn kemiini krmak diri iken kemiini krmak gibidir (bn Mce, Ceniz, 63; Eb Dvd, Ceniz, 60); ller hakknda aalayc szler sylemeyin, artk onlar dnyada yaptklaryla ba baa kalmtr (Buhr, Ceniz, 97) melindeki hadislerle, yanndan geen bir cenazeye sayg amacyla ayaa kalkan Hz. Peygambere len kiinin mslman olmadnn sylenmesi zerine onun, O bir can deil midir? demesi (Buhr, Ceniz, 50; Mslim, Ceniz, 78-81) bu deliller arasnda yer alr. Mezarlarn ziyaret edilip llere dua edilmesi snnettir; ancak onlara gsterilen sayg slm inancnn zn zedeleyecek tarzda olmamal, bu hususta yaygn olan bidat ve hurafelerden uzak durulmaldr (bk. KABR). Bedenin lmden sonra urad fizik deiiklikleri gz nnde bulunduran limler insan cesedinin necis, insann saygnln esas alanlar ise temiz olduunu belirtmitir. te yandan fkhta hayvan ls hakknda da baz hkmler yer aldndan bu erevede meyte kavram zel bir neme sahiptir. Kurn- Kermde zaruret hali dnda yenilmesinin haram olduu bildirilen meyte (el-Bakara 2/173; el-Enm 6/145; en-Nahl 16/115), terim olarak eti yenilmesi

hell olduu halde kendi kendine len veya din usullere gre boazlanmam hayvan anlamna gelir. Suda yaayan hayvanlar iin hkm farkldr (bk. HAYVAN). Domuz dndaki hayvanlarn lmesiyle iinde kan dolamayan boynuz, trnak, kl ve kemik gibi paralarnn necis olmayaca fakihlerin ounluunca kabul edilmitir. Dier paralarnn hkm ise eti yenen veya yenmeyen hayvanlardan olmas, er usule gre kesilmesi ve derisinin tabaklanmas gibi hususlarla balantl olarak mezhepler arasnda tartlmtr. Hayvann su iinde lmesi halinde suyun necis olup olmayaca meselesi de etinin yenip yenmemesi, suda kalma sresi ve suyun miktarna gre deiiklik gsterir. Suda yaayan hayvanlarn ve bceklerin suda lmesi ise suyu necis klmaz.

BBLYOGRAFYA

Ebl-Berekt en-Nesef, Keflesrr, Bulak 1316, II, 277; bnl-Hc el-Abder, el-Medal, Kahire 1401/1981, II, 220-221; III, 233-252; Bedreddin el-Ayn, Umdetl-r, Kahire 1392/1972, VI, 435-454; XVII, 263-265; el-Fetval-Hindiyye, I, 157; bn bidn, Reddl-mutr, [bask yeri ve tarihi yok], I, 597, 629, 633; II, 162; Ali Mahfz, el-bd f merril-ibtid, Kahire 1375/1956, s. 244-249; I. Goldziher, Muslim Studies (trc. C. R. Barber - S. M. Stern), London 1967, s. 229-238; Muhammed el-Hudar, Ull-fh, Kahire 1389/1969, s. 97; Abdlkerm Zeydn, el-Vecz f ulil-fh, Badad 1405/1985, s. 110-111; Hseyin Halef el-Cbr, Avrl-ehliyye indeluliyyn, Mekke 1408/1988, s. 326-329; Ysuf ed-Dicv, el-re alel-emvt, ME, II (1350), s. 50-56; tyye e-evdif Hill, Eyne marrl-erv badel-mevt, a.e., III (1351), s. 263264; Ysir e-eml, Semul-mevt f avil-Kitb ves-Snne, Dirst, XXIV/2, Amman 1418/ 1997, s. 226-235; Ceniz, Mv.F, XVI, 5-46. Salim t

LDENZ
(bk. LUT GL).

LM
Arapada mevt, veft, helk gibi kelimelerle ifade edilen lm haytn kart olup szlkte hayatn sona ermesi anlamna gelir. Genellikle ruhun bedenden ayrlmas suretiyle kiinin madd hayat kaynan yitirmesi eklinde tanmlanan lm ve lm sonras hakkndaki alglama, inan ve uygulamalar kltrden kltre, devirden devire deimektedir. Daha ok g nah ve yarg kavramlaryla birlikte tasavvur edilmeye allan lm fikri ve lm korkusu ile kurtulu ve lmszlk midi dinin ve felsefenin en tartmal konularndan olmutur. lmn tad anlam da ilgili kltr, inan ve felsefenin hayata ykledii mna ile balantl biimde ekillenmitir. Gerek farkl kltrlerde anlald biimiyle lmn mahiyeti (tabii ya da gayri tabii diye alglanmas), gerekse insandaki lmllk bilincinin kayna (tecrb ya da igdsel/ftr olup olmad) gibi hususlar antropologlar ve filozoflar tarafndan tartlmtr. lmn bir gei olarak grld, bedenin ya da ruhun eitli biimlerde hayatn srdrd inancnn yan sra lm kesin bir son eklinde kabul eden inanlar da vardr. slm Dndaki Dinlerde lm. eitli geleneklerce lmn sebepleri hakknda farkl aklamalar yaplmtr. zellikle ilkel toplumlarda lm tabii bir durum kabul edilmeyip tanrlarn gazab, ruhun bedenden kurtulmak istemesi ya da yaygn biimde by sonucu ortaya kan bir durum olarak alglanmtr (Choron, I, 634). Bazan da lm ve cesetle ilgili korku, ilkel insanlar lmek zere olan kiiyi yalnz bana lme terketmeye veya diri diri mezara gmmeye kadar itmitir. lmn ve bilhassa ge gelen lmn normal bir durum olarak algland eski Msr dininde lmn ardndan hayatn devam ettii inanc daima korunmu, sonraki dnemlerde buna yeniden dirilme fikri eklenmitir. Ancak dirilen insann eskisi gibi yeryznde mi yoksa tanrlarla birlikte mi yaayaca konusu ak deildir. Yeniden dirilile ilgili bir dier teori, tpk len Osiristen yeni bir Osirisin domasnda olduu gibi, ryen bedenden mnev bir bedenin filizlenip geliecei ve insann asl unsurlarnn bu mnev bedende bir araya gelecei eklindedir (ERE, IV, 458). Bu inanlarn bir uzants olarak lnn yerin altndaki ller diyarnda rahat ve uzun yaamasn temin maksadyla veya sonraki biimiyle yeniden doma inanc gereince cesedin mumyalanmas, dier geleneklerde de rastland zere (in, Japon vb.) lyle birlikte mezara sevdii eya ve yiyeceklerin, hatta klelerinin konulmas ve bilhassa kadnlar tarafndan icra edilip ly tekrar hayata dndrme etkisine sahip kabul edilen at uygulamas eski Msr cenaze merasimlerinin nemli unsurlarndandr. Tren srasnda ayrca len kiinin yarglamadan geip Osirisin evine yani cennete girmesini kolaylatrmak iin sihirli gce sahip olduuna inanlan dualar icra edilirdi. Erken Grek geleneinde yeniden dirilme fikri yerine, bedenin hayat kayna kabul edilen ruhun ller diyar olan Hadese gidip orada hayatn devam ettirdiine inanlmtr. Fakat genellikle lm sonras hayat olumlu arma sahip deildir. Bununla birlikte klasik Grek kltrnde kahramanlk gstermek suretiyle erken lmek ve arkada iyi bir isim brakmak yeryzndeki uzun yaama tercih edilmitir (Bremmer, s. 100-103). Mistik klt ve felsefelerde (orfizm, gnostisizm, Hermetizm ve Neo-Platonizm) lmn ardndan insanlar daha iyi bir hayatn bekledii inanc mevcuttur. Gizli

bilgiye ulamak suretiyle ruhu bedenin boyunduruundan kurtarmay amalayan bu retilerde gerek yaarken gerekse ldkten sonra ruhun bedenden ve madde dnyasndan kurtulmas, ait olduu yksek lemde sonsuz saadete ulamas hedeflenmitir (Brandon, IV, 228-229). Hint gelenei bandan beri ok farkl inanlar iinde barndrmasna ramen bugn de benimsendii ekliyle, klasik Hindu inancnda tensh (reenkarnasyon) inancnn bir uzants olarak insann karma diye adlandrlan sonsuz doum ve lm emberini krp mutlak saf ruh durumuna (Nirvana) ulancaya kadar farkl bedenlerde veya biimlerde tekrar domas sz konusudur. Hindu geleneinde lnn yaklmas da ruhun yeni bir bedende douunu salamaya hizmet etmektedir. Ayrca gerek Hint gerekse Jainist geleneinde din amal intihar mer kabul edilmitir. Bununla birlikte erken dneme ait Hint kutsal metinleri Vedalarda tensh ve Nirvana inancna herhangi bir atf yer almayp bu metinlerde lm daha ok hayatn zdd olarak anlalm ve lenlerin bir nehri ap Yama diyarna gittiine inanlmtr (ERE, IV, 475). Tensh ve Nirvana kavramlarn belli farklarla devam ettiren Budist inancnda ise hayat gibi lm de hem kanlmaz ve ac verici bir durum hem de yeni bir var oluun balangc diye grlmtr. Bu sistemde esas olan, lm ne ac ne de arzu duymakszn beklemektir (a.g.e., IV, 446). yi ile kt gler arasndaki kozmik mcadele fikrine dayanan kurtulu merkezli Zerdt dininde ldkten sonra iyilerin Ahura Mazda ile birlikte Nede Evinde yaayaca, ktlerin ise Yalan Evinde yaamaya mahkm olaca inanc benimsenmitir. Benzer ekilde Hint yarmadasnda yaayan Parsler arasnda da iyilerin cennete, ktlerin cehenneme gideceine, lmeden nce tvbe edenlerin invat (Chinvat) Kprsnn sonunda cezasn ekip cennete ulaacana inanlmtr (EIr., VII, 179). Bata Bbil ve eski srail olmak zere Mezopotamya geleneklerinde lm yeni bir hayat veya yeniden dou eklinde grlmeyip hayatn tamamen sona erdii ve geri dnn mmkn olmad kasvetli bir durum olarak anlalmtr. Bununla birlikte Sumerlerin cenaze treni yaptklarna, llere takdime sunduklarna dair bilgiler mevcuttur. Ceset genellikle topraa gmldkten veya yakldktan sonra cenaze yaknlar yiyecek, iecek, elbise ve ara gere sunarlard. Bu takdime daha sonra her ay sembolik ekmek ve iecek eliinde atalarla yaplan bir tr yine (komnyon) dnm ve buradan da Sm topluluklarna gemitir. Ruhun sknet bulmasnn ve hatta lmszlnn aylk olarak icra edilen bu ritele bal olduuna inanlm, bu anlamda gerek lmszlk de -zellikle erkeknesle sahip olmak eklinde anlalmtr. Ayrca Sumerler arasnda llerin bir tr kk ilhlar haline geldii ve yaayanlarn hayatlar zerinde iyi veya kt etkide bulunduklar inanc vardr (ERE, IV, 444-445). Tam mnasyla ruh-beden ayrmnn yer almad, daha ok bu dnya hayat ile snrl bir bak asnn hkim olduu eski srail inancnda iyi ve uzun bir hayatn ardndan lmek ve atalar mezarlna gmlmek arzu edilen bir durum hatta bir nevi mkfat (Tekvn, 15/15; Meseller, 3/ 1-2), erken lm ise ahs gnahn cezas (Saylar, 27/3; Mezmurlar, 34/21) olarak grlmtr. Asl olumsuzluk lmn kendisinden ziyade lm sonrasna atfedilmi, iyi ve kt btn insanlarn ldkten sonra yerin altnda karanlk ve kasvetli bir yer olan eole gittiine ve geri dnn mmkn olmad bu yerde glge gibi yaadna inanlmtr (Eyub, 7/9; Mezmurlar, 88/ 4-5; aya, 38/10, 18). Fakat daha ge dnemlerde Pers ve Grek kltrlerinin de etkisiyle yeniden dirilme ve ruhun lmszl inanc sriloullar arasnda grlmeye balanmtr (aya, 26/19; Daniel, 12/2).

Bilhassa Roma dneminde yaanan kymn bir sonucu olarak, Slihler lmde dahi yaarlar, ktlerse yaarken bile ldrler dsturunda ifadesini bulduu gibi lmn aslnda kurtulu olduu ve iyileri lmn ardndan ebed hayatn bekledii fikri ne kmtr (II. Makkabiler, 7/9; Berakoth, vr. 18b, 61b; Kiddushin, vr. 39b; The Works of Philo, s. 416). Yeniden dirilme ve te dnya fikri Ortaa yahudi dncesinde de nemini korumakla birlikte Eski Ahiddeki hayat kutsayan ve (uzun) hayatla (erken) lm arasnda rahmetlnet ztln ngren bak as (Tesniye, 30/19; Hezekiel, 18/30-32) Rabbn literatrnde de varln korumu, hayatn kutsall ve korunmas gerektii kabul edilmi (Megillah, vr. 27b-28a; Berakoth, vr. 54b-55a; MK, vr. 28a), ayn zamanda hayatn lmden sonra devam ettii fikri uyarnca defin ve yas uygulamasna ynelik kurallar konulmutur (bk. MATEM). Farkl gnostik unsurlar iinde barndran kurtulu merkezli hristiyan inancnda lm, ilk insan iftinin iledii ve bu yolla btn insanla sirayet eden asl gnahn bir sonucu ve insann Tanrdan uzaklama ve Ona yabanclama sreci olarak grlmtr. Fakat bu noktada s Meshe inananlarla inanmayan gnahkrlar arasnda fark olduu dnlmtr. Ona inanmayanlar iin lm asl gnaha ilveten kendi ferd gnahlarnn cezas ve tamamen kurtuluun dnda kalma durumunu, inananlar iinse ebed kurtuluun balangcn ifade etmektedir. Nitekim Yeni Ahidde lm inananlar iin uyku olarak tasvir edilmi (Yuhanna, 11/13), s Meshe iman zere lenlerin yattklar yerden bir gn kaldrlp ona ykseltilecekleri belirtilmitir (Selniklilere Birinci Mektup, 4/13-18; Vahiy, 7/9-17). ki nemli hristiyan sakramentinden biri olan vaftizin lp sda yeniden douu, komnyonun sembolik anlamda Tanr ile birlemeyi ifade ettiine inanlm, lmn ise hem ruh hem beden iin niha mnada Tanrnn krallna katlp mutlak kurtulua ermeye karlk geldii kabul edilmitir (New Catholic Encyclopedia, IV, 688-690). lm ve yeniden dirili inancnn hristiyan teolojisindeki merkez ve olumlu yerine ramen hristiyan Avrupa tarihinde lme ynelik ilgi ancak Ortaada poplerlik kazanabilmi, Rnesans, reform ve barok dnemlerinde ise lm korkusu olduka yaygn bir tema haline gelmitir. Aydnlanma ile birlikte lm ve sonrasndan ziyade l yaknlarnn teselli edilmesi zerinde younlalmtr (Bremmer, s. 94-95).

BBLYOGRAFYA

J. Choron, Death and Immortality, Dictionary of the History of Ideas (ed. Philip P. Wiener), New York 1973, I, 634-646; S. G. F. Brandon, Sin and Salvation, a.e., IV, 224-234; J. W. Bowker, The Meanings of Death, Cambridge 1993; The Works of Philo: Complete and Unabridged (trc. C. D. Yonge), Peabody, Massachusetts 1993, s. 416 (On Abraham, 58-59); H. Milde, Going out into the Day: Ancient Egyptian Beliefs and Practices Concerning Death, Hidden Futures: Death and Immortality in Ancient Egypt, Anatolia, the Classical, Biblical and Arabic-Islamic World (ed. J. M. Bremer v.dr.), Amsterdam 1994, s. 15-35; J. N. Bremmer, The Soul, Death and the Afterlife in Early and Classical Greece, a.e., s. 91-106; R. Kayser, Death, EJd., V, 1422-1426; J. H. Wright, Death (Theology of), New Catholic Encyclopedia, Washington 1967, IV, 687-695; E. S. Hartland, Death and Disposal of the Death (Introductory), ERE, IV, 411-444; S. Langdon, Death and Disposal of the Death (Babylonian), a.e., IV, 444-446; L. de la Vallee Poussin, Death and

Disposal of the Death (Buddhist), a.e., IV, 446-449; H. R. Hall, Death and Disposal of the Death (Egyptian), a.e., IV, 458-464; A. Hillebrandt, Death and Disposal of the Death (Hindu), a.e., IV, 475-479; M. Boyce, Death, EIr., VII, 179-181; G. L. Ebersole, Death, Encyclopedia of Religion (ed. L. Jones), New York 2005, V, 2235-2245. Salime Leyla Grkan slmda lm. Kurn- Kermde yaatmann kart olarak imte (canlnn hayatna son verme) ve teveff (ruhunu kabzetme) kavramlar gemektedir. Yirmi bir yette imte, iki yette kaz-i mevt (birinin lmne hkmedip bunu gerekletirmek) ve on iki yette teveff kk Allaha nisbet edilmitir. Bunlarn dnda lm gerekletirme eylemi (teveff) alt yette oul sgasyla meleklere, iki yette melekler anlamnda Allahn elilerine (rusl) izfe edilmi, bir yette de Azril melekl-mevt eklinde anlmtr (M. F. Abdlbk, el-Mucem, y, mvt, vfy md.leri). lm hadis literatrnde de ayn kavramlarla ifade edilmekte, ayrca kabz kk (canlnn ruhunu alma) kullanlmaktadr. A. J. Wensinckin el-Muceminde mevt krk, teveff on yerde gsterilmekte, kabz da stun kadar yer almakta, canlnn hayatna son verme fiili ok defa Allaha, baz hadislerde mutlak mnada melee veya Azrile izfe edilmektedir (b, mvt, vfy md.leri). Birok yet ve hadiste belirtildii zere yaatan ve ldren Allahtr. Bu sebeple insan iin ok nemli bir hadise olan ve onun iradesi dnda vuku bulan lm fiilinin gerekletirilmesi Allaha nisbet edilmitir. Ancak naslardan anlaldna gre Cenb- Hak bu fiili grevlendirdii melekler vastasyla icra etmektedir (bk. AZRL). lm mukadder ise de insann dnyaya gelmesinin amac lmek deil yaamaktr. Allah, ruhundan fleyip halkettii ve uurla bezedii demin nesline aslnda ebed hayat vermitir. Ancak hayat iki devreye ayrlm olup ilk devre bir tr eitim ve snav, ikincisi ilk devrede elde edilen sonularn ekillendirecei ebediyet srecidir. lm hayatn bu iki dnemini birbirine balayan ve insan ebedletiren bir aratr. Bu sebeple lm yaklak yirmi yette lik (Allahla bulumak) kavramyla ifade edilmitir (M. F. Abdlbk, el-Mucem, ly md.). Btn dinler ve beer sistemler insan hayatn saygn kabul edip korunmas iin tedbir alr, onu ihll edenlerin cezalandrlacan bildirir. slm dininin haram kld eylerin ou bu amaca yneliktir. Kurana gre haksz yere bir cana kyan kimse btn insanlar ldrm, bir can kurtaran da btn insanlara hayat vermi gibidir (el-Mide 5/32). Dnyann kozmik dzeninin Allahn murat ettii zamana kadar devam edebilmesi iin insan hayatnn korunmas gerekmektedir. Hz. Peygamberin ne kadar skntda olursa olsun hi kimsenin lm temenni etmemesi yolundaki tleri Ktb-i Sittenin tamamnda yer almaktadr (Miftu knzis-snne, s. 484-485). Hayatn ve insan deerlerin korunmas, dnyann imar edilmesi ve ebediyet iin gerekli hazrln yaplabilmesi iin Allah insana hayat sevdirmi, lm ise ac ile karlanr bir nitelie brndrmtr. Nitekim baz yetlerde lmden musibet olarak bahsedilmitir (el-Bakara 2/156; elMide 5/106; kr. Msned, IV, 415; bn Kesr, I, 349). Ancak lmn bir gn mutlaka geleceini akldan karmamak, zaman bilinmediinden daima hazrlkl olmak, geldiinde de rza gstermek kmil mminin vasflarn tekil eder. Kurn- Kermde Allah ile buluma sevincini hissetmeyen,

yalnz dnya hayatna gnl balayp orada huzur bulan gafiller yerilmitir (Ynus 10/7-8). Bir hadise gre mmin leceini hissettii anda Allaha kavumay her eye tercih eden bir duyguya sahip olur (Mslim, ikir, 14-18; Tirmiz, Ceniz, 67, Zhd, 6). Bir mminin Allahn lutfettii mr nimetinin krn eda etme bilinciyle insanlar iin faydal olmas ve ebed hayata daha ok hazrlanmann sona ermesi dnda lmden korkmas iin herhangi bir sebep yoktur. Son nefesinde imann eytana kaptrma ve lm esnasnda korkun aclar ekmeyle ilgili telakki ve kayglarn geree uyduunu sylemek zordur. Din hakikatlerin zihin ve kalp ile benimsenmesi mminde sarslmayan bir kararllk ve sreklilik psikolojisi meydana getirir. Pratik hayatta irade zaaf vb. faktrlerden doan hatalar olsa bile gnl Allahla, resulyle ve mslman toplumla bark olan kiinin iman son nefesinde kendisinden ayrlmaz, eytann vesvesesinden etkilenmez. lm hastalnn verdii skntlar yznden insann bilincini kaybederek baz szler sarfetmesi veya kendisinde hoa gitmeyecek fizyolojik grnmlerin olumas onun mnev durumu hakknda hkm vermek iin bir delil saylmaz. Hayat boyunca mmin olarak yaayan bir kiinin son nefesinde imandan yoksun olabileceine hkmetmek Allahn lutuf ve adaleti hakkndaki inanla da badamaz. eitli sebeplerle meydana gelen irtidad vakalar ise ayr bir kategori olup son nefesle ilgili deildir. Kurn- Kermde, iyiler zmresi iinde yer alarak lmeyi nasip etmesini Allahtan istemenin tlenmesi (l-i mrn 3/193), baz peygamberlerin bu yolda dua ve niyazda bulunduklarnn haber verilmesi de (Ysuf 12/ 101; en-Neml 27/19) ayn mahiyettedir. Resl-i Ekremin, Ey kalpleri halden hale eviren Allahm! Benim gnlm din zere sabit kl melindeki duas (Msned, IV, 182, 418; bn Mce, Du, 2; Tirmiz, ader, 7) irtidaddan saknma konusunda btn mminler iin uyulmas gereken bir rnek oluturmaktadr (ayrca bk. HTME). lmn ok messir bir viz olduu sz eskiden beri genel kabul grm, hadis diye de nakledilmitir (Acln, II, 112). nsanlar mnev bir hastalk olan gafletten kurtarmak amacyla lm bir uyarc olarak kullanma yntemi ilh ve nebev beyanlarda yer almakta, ashaptan itibaren birok menkbev rivayet de buna eklenmektedir (mesel bk. bn Kuteybe, II, 325-343). lm ve lm tesi hayata dair nemli bir eser kabul edilen Muhammed b. Ahmed el-Kurtubye ait et-Tekire adl kitapta bu yntem kullanlmtr. Kurtub, bu eserinin lm srasnda eytann yardmclaryla gelip mmini slm dininden caydrmas konusuna ayrd blmde isnadsz baz hadisler nakletmi, fakat bu hadisleri nisbet edildikleri Tirmiz ile Nesnin es-Snenlerinde bulamadn belirtmitir. Kurtub, benzer hadislerin muhtevasn Gazzlnin de Kef ulmil-ire adl kitabnda zikrettiini de sylemitir (et-Tekire, s. 38-40). Eb Katdenin rivayetine gre Hz. Peygamber dnyadan hirete intikal eden insanlar mmin ve fcir diye ikiye ayrm, birincisi iin istirahata ekilen kimse, ikincisi iin de lm sebebiyle insanlarn rahata erdii kimse ifadesini kullanm ve yle demitir: Mmin ld andan itibaren dnyann meakkati, elem ve eziyetlerinden kurtulmu olur. Kfir veya gnahta srarc olan kimsenin lmesiyle de insanlar, ehirler, memleketler, aalar ve hayvanlar onun errinden emin olur (Nes, Ceniz, 48-49). Reslullahn bu szleri Kuranda yer alan beyanlarn bir nevi tefsiri mahiyetindedir. Kurn- Kermde lm hali tasvir edilirken cann kprck kemiklerine veya boaza dayanmasndan, lenin ve etrafndakilerin tela dmesinden ve lm baygnlndan sz edilmekte, ancak bu durum kfir, zalim ve mnafklarn lm halini ifade etmektedir (Kf 50/19; el-Vka 56/83-84; el-Kyme 75/26-30). Nitekim Kyme sresinde lmn

bu trne mruz kalacak kimselerin Hz. Peygamberin getirdii vahyi kabul etmedii, namaz, dua ve niyazla ilgisi bulunmad, yalan sayd din gereklere srt evirip taraftarlaryla birlikte kibirlendii belirtilmitir (75/31-33). Kuranda ayrca meleklerin kfirlerle mnafklarn ruhlarn alrken yzlerine ve arkalarna vuracaklar (el-Enfl 8/50-51; Muhammed 47/ 27-28), din gerekleri yalan saymak suretiyle kendilerine zulmetmi kimselerin ruhlarn kabzederken de onlar bir anlamda azarlayacaklar ifade edilmektedir (en-Nis 4/97; el-Arf 7/37; en-Nahl 16/ 28-29). Bu beyanlar lm glklerinin kfir, zalim ve mnafklar iin sz konusu olduunu gstermektedir. Gnmzde eitli tbb mdahalelerle lm srasndaki fizyolojik aclar hissetmenin nlendii, yine baz lmlerin arsz, acsz, niden vuku bulduu dikkate alnarak bu glk ve skntlarn fizyolojik olmaktan ziyade ruh ve mnev olduu dnlebilir. Resl-i Ekremin lm hastalnda Hz. ienin evinde olduu ve son nefesini onun kucanda verdii bilinmektedir. ie, Reslullahn lm srasnda ac ektiini sylemekte ve, L ilhe illallah, lmn de sarsntlar varm, Allahm, bana yardm et! dediini nakletmektedir (Buhr, Ri, 42; bn Mce, Ceniz, 64; Tirmiz, Ceniz, 8). Hz. Peygamberin mminin son nefeslerini ter dkerek verdiini syledii de rivayet edilmitir (Tirmiz, Ceniz, 8, 10). Onun bu tr beyandan, hastalanp strap ekmek ve baz gnahlarnn cezasn ekmek suretiyle lmenin anszn lmekten daha hayrl olduu gibi bir sonu karmak mmkndr (kr. Eb Dvd, Ceniz, 10). Bir yette ebed hayata hazrlk asndan dnyann nemi vurgulandktan sonra insann dnya hayatndan nasibini almay unutmamas gerektii belirtilmi (el-Kasas 28/77), eitli yetlerde de savurganla ve suistimale kamamak artyla dnya nimetlerinden yararlanlmas istenmitir. Bununla birlikte Allah dostlarnn, inanan ve ktlklerden saknan kimselerin (Ynus 10/62-63) lmek suretiyle Ona kavumann sevincini gnllerinde tadklar dolayl biimde anlatlmtr (elBakara 2/94; el-Cuma 62/6). Hz. Peygamber, Allaha kavumay arzu eden kimse ile Allah da bulumay murat eder, bunu arzu etmeyen kimseyle bulumay ise kerih grr buyurmu, bunu duyan Hz. ienin hi kimsenin lmeyi ho grmediini sylemesi zerine Reslullah yle demitir: Senin zannettiin gibi deildir. Bir mmine lm hali gelince ilh rza ve lutufla mjdelenir. Artk onun iin hibir ey hiret yolculuu kadar sevimli deildir. Kfire lm hali gelince karlaaca azap kendisine bildirilir. Artk onun iin de hibir ey lm kadar sevimsiz olmaz. Kfir, Allahn huzuruna kmaktan holanmad gibi Allah da onunla mlki olmay murat etmez (Buhr, Ri, 41; Mslim, ikir, 14-18). Bu hadis Ynus sresindeki ilh beyann tefsiri niteliindedir (10/ 710). ok tanrl inanc benimseyen, hirete inanmad iin sorumluluk duygusu tamayan, kibirli ve gururlu tavrlar sergileyenlerin lm srasnda ve sonrasndaki ackl halleri tasvir edildikten sonra Kuranda takv sahiplerinin ruhlarn kabzedecek meleklerin onlara nazik davranaca, ho geldiniz konumunda selm verecei belirtilmitir (en-Nahl 16/28-32). Dier bir yerde ise Allah rab tanyarak hayatlarn istikamet zere geirenlerin -lm srasnda- (Taber, XXIV, 145) kendilerine meleklerin inecei ve onlara ok scak ifadelerle uhrev mjdeler verecei anlatlr (Fusslet 41/30-32; ayrca bk. el-Enbiy 21/ 101-103; el-Ahzb 33/43-44). Bundan baka birok yette iman edip slih amel ileyenlere hibir ekilde korku ve zntnn gelmeyecei belirtilmektedir (M. F. Abdlbk, el-Mucem, vf md.). Kuranda ayrca Allah yolunda ehid edilenlerin l kabul edilmemesi istenmi, onlarn Allah katnda lm sonras lemde diri olup mutlu

bir hayat srdrdkleri bildirilmitir (el-Bakara 2/154; l-i mrn 3/169-171). hirete intikal eden btn mmin ruhlarnn yksek yerlerde ve cennet bahelerindeki aa dallarnda bulunacan haber veren hadisler de mevcuttur (Mslim, Cennet, 75; bn Mce, Zhd, 32). Naslarda lmle ilgili olarak tasvir edilen sevindirici ve korkutucu hallerin lmden sonra da devam edecei anlalmaktadr. Bu hususu ehidlere dair olan yetler ortaya koyduu gibi Hz. snn mcizev ekilde dnyaya geliinden bahseden yetlerde doduu gn, lecei gn ve diri olarak kabrinden kaldrlaca gn onun iin esenlik dilenmesinden sz edilmesi de gstermektedir (Meryem 19/15, 33). lmn ve kyametin anlatld Vka sresinde (56/83-95) can boaza dayand ve hasta sahiplerinin akn akn baknd esnada Allahn -veya meleklerin-kiiye etrafndakilerden daha yakn olduu ifade edildikten sonra Allah dostlarna rahatlk, gzel rzk ve nam cenneti sunulaca, din gerekleri yalanlayan yolunu arm kimselere ise kaynar su verilip cehennem azab uygulanaca belirtilir. Cennet ve cehennem bugn mevcut olsa bile kyametin fiilen vuku bulmasndan nce buralara girilmeyeceinin kabul karsnda sz edilen tasvirlerde yer alan cennet nimeti ve cehennem azabnn yoruma tbi tutulmas gerekmektedir. Hz. Peygamberden rivayet edilen baz hadisler bu konuya k tutmaktadr. Bu hadislerde, kiiye kyamet gnnde varaca yer olan cennet veya cehennemin lmnn hemen ardndan gsterildii ve bu iin sabah akam tekrarland anlatlr (Buhr, Ri, 42, Ceniz, 89; Mslim, Cennet, 65-66; kr. Mslim, Cennet, 70-72; Eb Dvd, Ceniz, 20, 72). Ysn sresinde (36/52) kabir hayatnn uyku (uyku yeri) olarak gsterilmesinden, baka bir yette de (ez-Zmer 39/42) uykuyla lm arasnda benzerlik kurulmasndan hareketle lm sonras hayatn insan idrakine gre bir nevi uykudan ibaret olduunu sylemek mmkndr. Fakat dnya hayatndaki uyku srasnda yaanlan iyi veya kt durumlarn ok ksa srmesine karlk kabir hayat uzun asrlara yaylmtr. lm sonras hayatla Ashb- Kehfin maara hayat arasnda iliki kurmak mmkndr. Ancak Ashb- Kehf iin yaplan, Uykuda olduklar halde onlar uyank sanrsn (el-Kehf 18/18) nitelemesine karlk kabristan ehli iin Hayatta olduklar halde onlar lm sanrsn demek gerekir.

BBLYOGRAFYA

Miftu knzis-snne, s. 484-485; Msned, IV, 182, 415, 418; bn Kuteybe, Uynl-abr (Tavl), II, 325-343; Taber, Cmiul-beyn (nr. Sdk Ceml el-Attr), Beyrut 1415/1995, XXIV, 145; Muhammed b. Ahmed el-Kurtub, et-Tekire f avlil-mevt ve umril-ire, Beyrut 1405/1985, s. 38-42; Ebl-Fid bn Kesr, Tefsrl-urnil-am, Beyrut 1385/1966, I, 349; Acln, Kefl-af, II, 112; Elmall, Hak Dini, V, 4127-4130. Bekir Topalolu

SLM DNCES. Klasik felsefede olduu gibi slm dncesinde de ahlk ilmi bir bakma mutluluu kazanma sanat

olarak grlm, insandan btn eylemlerini bu temel amaca gre dzenlemesi istenmitir. Nitekim ilk slm filozofu olan Yakb b. shak el-Kindden itibaren lm konusu keder, tasa ve kayglar, mutlulua engel olan psikolojik rahatszlklar olarak ele alnm, bunlar fikr ve ahlk tedbirlerle tedavi edilmesi gereken problemler eklinde deerlendirilmitir. Bu sebeple Kind, el-le lidefil-azn adl eserinin son ksmn lme ve lm korkusuna ayrmtr. Ona gre lm insan tabiatnn tamamlayc unsuru, insan tanmnn temel esidir. Zira insan akll ve lml varlk diye tanmlanr. u halde lm olmasayd insan da olmazd, yani bir varlk lml deilse insan deildir; buna gre sanldnn aksine lm de kt deildir. nk lm mutlak bir yokluk olmayp ebed ve daha yksek bir hayata geitir. lm korkusunun asl sebebi byle bir hayata inanmamak veya bu hayat hakknda doru bilgiye sahip olmamaktr. Kindnin bu grleri Eb Bekir er-Rznin e-bbr-rnsi, Eb Zeyd el-Belhnin Meliul-ebdn vel-enfs, bn Snnn Risle fil-zn, bn Miskeveyhin Tehbl-al ile Risle fil-avf minel-mevt ve aatih ve lcl-zn adl risleleri, Rgb el-sfahnnin e-era il mekrimi-eras, Gazzlnin Mznl-amel, et-Tibrl-mesbk f naatilmlk ve y ulmid-dn isimli eserleri, Nasrddn-i Tsnin Al- Nrsi, Knalzde Ali Efendinin Ahlk- Alsi gibi sonraki birok eserde baz farkllklarla tekrar edilmitir. Rz lm korkusu-intihar ilikisi zerinde dururken Kindnin bu konuyu ihmal ettii grlmektedir. Ancak Kind dindar bir dnr olmasna ramen dinin ahlk ve ruh sal zerindeki olumlu etkisinden sz etmemi, buna karlk peygamberlik ve vahyi gereksiz grd sylenen Rz hak dine inanmann bu konudaki olumlu tesirini kabul etmi, lmn tamamen varlk alanndan silinme olduuna inanan insann bu dnyann ar skntlar karsnda intihar kurtulu yolu olarak grebileceine dikkat ekmitir. lmn nceki hayata gre daha iyi olan yeni bir hayata gei olduuna inanmadka lm korkusunu yenmek mmkn deildir. kinci hayata inanmayan insan zihnini lm korkusundan uzak tutmak iin kendini tutkularnn akna brakr. Aslnda ruhun da beden gibi lml olduunu, dolaysyla lmden sonra eziyet ve sknt ekilmeyeceini dnmek, bu dnyann skntlarndan kurtulmaya alan insan lmenin yaamaktan daha iyi olduu kanaatine yani intihara gtrr. Buna karlk ikinci hayata inanan, iyi ve erdemli olan, hak dinin kendisine ykledii grevleri yerine getiren kii lmden korkmaz (e-bbr-rn, s. 92-96). Eserlerinde lm konusuna geni yer verenlerden biri de bn Miskeveyhtir. Onun Tehblalnda Kindnin eserinden isim zikredilerek geni lde yararlanlmtr. Tehbl-alta Kindnin grlerinin bir zeti olan lcl-zn (bk. bibl.) balkl rislenin aynen yer ald grlmektedir (Tehbl-al, s. 180-183). Tehbl-aln lmle ilgili blmnde lm korkusunun nefis hakkndaki bilgi eksikliinden kaynaklandn belirten bn Miskeveyh insann asl cevherini nefsin tekil ettiini, nefsin ise bedenin lmnden sonra varln srdreceini, lm bir yok olu gibi grmenin ve ondan korkmann anlamsz olduunu syler. Bu arada muhtemelen yine Kindnin Risle f uddil-ey ve rusmih adl szlnden faydalanarak lmn biri irad, dieri tabii olmak zere iki eklinin bulunduu ynnde Sokrattan gelen gre de (Eflatun, 67d68b) yer vermektedir. Tabii lm insann bu dnyada vadesini tamamlayarak br leme gmesi, irad lm ise nefsn tutkularn dizginlemesidir. Risle fil-avf minel-mevt ve aatih balkl rislesinde bn Miskeveyh, insann bana gelen eyler iinde lm korkusunun btn korkularn en iddetlisi ve en etkilisi olarak alglandn, bunun da u sebeplerden kaynaklandn syler: a) lmn gerek nitelii hakkndaki bilgisizlik; b) nsann lmden sonra ne olacan bilememesi; c) Bedenin zlp bozulmasyla ruhun da ayn kbete urayacan zannetmesi; d) lmden duyaca

ac ve straplarn ektii hastalklarn ar ve acsndan daha iddetli olacandan ve lmden sonra byk bir azap ekeceinden korkmas; e) lmden sonra bana neler geleceini bilememesi; f) Geride brakaca mal mlk gibi eylere zlmesi. bn Miskeveyh btn bu korku ve kayglarn yersiz olduunu ortaya koyar. Buna gre lm ruhun (nefis) bedeni kullanmay brakmasndan baka bir ey deildir. Nefis mnev bir cevher olarak bedenden ayrldktan sonra da varln srdrr. lm korkusunun asl sebebi lmn kendisi deil insann lmden sonra ne olaca hakkndaki bilgisizlii olduuna gre bu konuda rahata kavumann yolu bilgisizlikten kurtulmaktr; bunu baaran kii ebed huzura ve mutlulua kavumu olur. nsann lmden duyaca ac ve straplarn hastalktan duyduu aclardan daha iddetli olacan dnmesi ise bir kuruntudan ibarettir. nk beden ruhla birlikte iken ac duyar, ruh ayrlnca acy hissetmez olur. u halde lm bedene ait bir hal olup hissedilmez, ac vermez. lmden sonra azaptan korkan kii de aslnda lmden deil lm sonrasndaki cezadan korkmaktadr. Bu ise onun gnahlarn itiraf ettiini, gnahlarndan dolay kendisini cezalandracak olan dil bir hkime inandn gsterir. Sonuta bu kiinin korkusunun asl sebebi kendi gnahlardr ve onun yapmas gereken ey gnah ilemekten kanmaktr. Gazzl de eserlerinde lm konusuna olduka geni yer vermitir. Onun el-le li-defil-azndan yapt alntlardan biri Kindnin lm korkusunun sebebine ilikin olarak bavurduu, insann lm tesi hakkndaki bilgisizliinin onda gelecekle ilgili korkular dourduunu anlatan sperma faraziyesidir (zntden Kurtulma Yollar, s. 31-32). Ancak Kind spermann deiim aamalarn ayrntl ekilde bildirip spermann akll bir varlk olmas durumunda her aamada gemii, hali ve gelecei hakknda neler dneceini ve neler syleyeceini anlatt halde Gazzl bu geliimin sadece anne karnndan dnyann geniliine gei ksmna yer verir. Buna gre cenin dnme ve konuma gcne sahip olsayd srf gelecekle ilgili bilgisizlii yznden dnyaya gelmek istemezdi; dnyaya geldikten sonra da tekrar anne karnna dnmeye raz olmazd. Bunun gibi mmin kimse de dnyada iken lmden korksa bile rabbine kavuunca dnyaya dnmek istemez. Gazzl ayrca bu fikri iki hadisle ve daha baka haberlerle desteklemektedir (y, IV, 496-497). y ulmiddnde lm konusunu hiretteki sonularyla birlikte geni biimde ileyen Gazzl burada lmn gerek niteliinin ne olduunu anlatt blmde (a.g.e., IV, 493 vd.) kendi dnemindeki lmle ilgili yanl telakkileri u ekilde zetler: 1. lm bir yok olutan ibarettir. Hair, neir, iyi ve kt kbet diye bir ey yoktur. nsann lm baka canllarn lmnden, bitkilerin kuruyup rmesinden farkszdr. Bu gr mlhidlerin, Allaha ve hiret gnne inanmayanlarn grdr. 2. nsan lmle yok olur ve hair vaktinde yeniden diriltilecei ana kadar kabirde kald sre ierisinde haz veya ac duymaz. 3. Ruh lmszdr. hirette mkfat veya cezay ruh grecek, beden ise diriltilmeyecektir. Bu iddialar bo kuruntular ve haktan sapmalar diye nitelendiren Gazzl, lm ksaca bir durum deiiklii olarak tanmlayp ruhun bedenden ayrldktan sonra ya azap ekerek veya mutlu olarak varln srdreceini belirtir. Ruhun bedenden ayrlmasnn anlam beden zerindeki ynetiminin sona ermesidir. Ancak ruhta bundan sonra da acy ve sevinci alglama yetenei vardr; ruhun bi-ztihi sahip olduu bu yetenekler bedenden ayrlnca devam eder; organlar araclyla elde ettii nitelikler ise bedenden ayrldktan sonra yok olur. Ruh bedene dnmekle bunlar yeniden kazanr. Bu dn kabirde veya yeniden dirilme gnnde olabilir. Aslnda lmden duyulan kayg ve korkunun arkasnda kiinin tamamen yok olmasndan ziyade bedeninden, ailesi ve yaknlarndan, malndan mlknden ayrlaca gerei yatmaktadr. Buna karlk insann asl varl nefsi veya ruhu olup o da lmszdr (a.g.e., IV, 494).

BBLYOGRAFYA

Eflatun, Phaidon (trc. Suut Kemal Yetkin - Hamdi Ragb Atademir), Ankara 1945, 67d-68b; Kind, Resil, s. 72; a.mlf., zntden Kurtulma Yollar: el-Hle li-defil-ahzn (nr. ve trc. Mustafa arc), stanbul 1998, metin, s. 30-32; Eb Bekir er-Rz, e-bbr-rn (nr. P. Kraus, Resil felsefiyye iinde), Beyrut 1402/1982, s. 92-96; bn Miskeveyh, Tehbl-al (nr. bnl-Hatb), Kahire 1398, s. 175-183; a.mlf., Risle fil-avf minel-mevt (nr. L. eyho, el-Felsefetl-slmiyye [nr. Fuat Sezgin] iinde), Frankfurt 2000, s. 34-45; Gazzl, y, IV, 448-547; Slih Uzayme, Mualat urniyye, Beyrut 1414/1994, s. 390-393. Mustafa arc TASAVVUF. Gazzl lm arzu etmeleri bakmndan insanlar e ayrr: Dnya ilerine dalp lm ve hireti unutan gnahkrlar, gnah ilemekten piman olup amel ve taate ynelen tvbekrlar, rifler. Gnahkrlar lm hatrlamak istemez; nk lm hatrlamak onlarn dnyadan haz almasn engeller, zlmelerine sebep olur, rahatlarn karr. Katnz lm mutlaka sizi yakalayacaktr yeti (el-Cuma 62/8) bunlarn halini anlatr. Tvbekrlar lm unutmaz, daha ok ibadet ve iyi iler yapp sevap kazanarak yksek mertebelere ulamak iin lmeyi arzu etmezler. lm ve sonrasn hatrlamalar tvbelerine samimi ve ciddi bir ekilde bal kalmalarn salar. rifler ise zledikleri mevlya kavuma yolunu atndan daima lm hatrlar ve bir an nce dost diye tanmladklar Hakka ermek isterler. riflerin stnde bir zmre daha bulunur. Bunlarn lm veya yaamay arzu etme gibi bir istekleri olmaz, bu konuda Hakkn takdirini gnl holuuyla kabul ederler (y, IV, 434). nsann dnyaya dalarak hireti unutmasna, beden arzular peinde komasna, ihtiras, tamah ve bencillie kaplmasna engel olan, ibadetlere ve erdemli hayata ynelten lmn ska hatrlanmas tavsiye edilmitir. Hz. Ali lm hatrlamann hayrl ilerin yaplmasna vesile olacan syler. Hz. mer lm aklndan karmamak iin yznn kana, Ey mer! Viz olarak sana lm yeter ibaresini yazdrmt (a.g.e., IV, 435; Acln, II, 112). lm hatrlatt ve bu ekilde kalpleri yumuatt iin Resl-i Ekrem kabir ziyaretini tavsiye etmitir (Mslim, Ceniz, 106; Eb Dvd, Ceniz, 77; Tirmiz, Ceniz, 7). nsan yeryznde dolap eski kavimlerden kalan harabelere ibret gzyle bakmaya ve onlarn kbetlerinden ders almaya davet eden yetlerde de lmn hatrlanmasna iaret vardr (Ysuf 12/109; en-Neml 27/14). Allahn gazabna urama ve cehennemde yanma korkusuyla yaayan bid ve zhidlerin lmden ve lm sonras hayattan korktuklar, gz ya dkp mahzun bir hayat yaadklar, tasavvufta Allah sevgisinin ve mitli olmann vurguland dnemlerde ise lmn Hakka kavuma vesilesi kabul edildii ve arzuland grlmektedir. Kuranda, hayrl iler yapanlarn selmette olduklar ve cennete girecekleri mjdesini aldktan sonra ruhlarn meleklere hoa teslim ettiklerinden bahsedildiine (en-Nahl 16/32) dikkat eken sfler, kendilerinde mit hali galip olan baz vel ve riflerin bu ekilde ldklerine dair rnekler verirler. Bunlardan bazlar lrken tebessm eder,

bazlar sevincinden uacakm gibi coar, bazlar vefat ettikten sonra hayat belirtileri gsterir, bazlar lmeden cennetteki yerini grp sevinir, ldkten sonra ryada grlen bazlar ise lm sonras hayatn sanld gibi korkun olmadn, Allahn af ve merhametinin ok geni olduunu syler (Serrc, s. 280; Kelbz, s. 157; Kueyr, II, 589). Tasavvuf klasiklerinde lm konusuna ayr blmler ayrlm, burada sflerin lmle ilgili gr ve gzlemleri anlatlm, lmn dbndan bahsedilmitir (Muhsib, er-Riye li-ullh, s. 154160; Kueyr, II, 589-600). Bu eserlerde lm yaklaan vellerin daima Allah zikrettikleri, Kuran okuduklar, namaz klp ibadete devam ettikleri, mesel Cneyd-i Baddnin Kuran okuyarak ruhunu teslim ettii, Allah zikret, hatrla diyenlere, Unutmadm ki hatrlayaym dedii, Eb Bekir e-iblnin lm deinde bile abdest almaya zen gsterdii, bazlarnn can ekiirken ilh aka dair iirler okuduu, bazlarnn leceklerini nceden bilip hazrlk yaptklar geni biimde anlatlr (Ebn-Necb es-Shreverd, s. 120, 135). Tasavvufta Hak klarnn da ehidler gibi lmediine inanlr. Bir dervi Eb Ali er-Rzbrye, Hak klar daima hayattadr ve lmez demiti (Kueyr, II, 589). Ynus Emre de, k ld diye sal verirler / len hayvan-durur, klar lmez beytinde ayn hususu vurgulamaktadr. Baz mutasavvflara gre lm zlecek ve matem tutulacak bir olay deil sevinilecek bir husustur. Hak klar kendilerini mevlya kavuturan lm bir vuslat gibi grr ve ondan dn diye bahsederler. Eb Sad-i Ebl-Hayrn, cenazesi mezara gtrlrken, Bundan daha ho ne var? Dost dosta, yr yra gidiyor beytinin okunmasn vasiyet ettii (Lmi, s. 343), vefatndan sonra da onun iin bir ziyafet verildii kaydedilir (Muhammed b. Mnevver, s. 357). lmn yeni bir doum olduunu, vefat ettiinde alamamalarn syleyen Mevln Celleddn-i Rm lnce neyler flenmi, nefirler ve rebablar alnm, mazharlar dvlmt. Mevlevler, Mevlnnn lm yl dnmn eb-i ars (dn gecesi) diye anarlar ve bununla dostu olan Hakka kavumasn kastederler (Glpnarl, s. 124-133). Baz tarikat prleri adna dzenlenen lm yl dnm trenleri eitli mslman lkelerinde gnmze kadar devam etmitir. Ancak Selef limi bnl-Cevz baz tarikat ehlinin dzenledii ve enlie dntrd bu trenlerin akla da dine de aykr olduunu, Hz. Yakbun olu Ysuf kaybolunca, Hz. Peygamberin olu brhim vefat edince alayp gz ya dktklerini, tabii ve insan olann da bu olduunu, cenaze defnedilirken veya definden sonra enlik, raks ve sevin gsterileri yapmann ciz saylmadn, bunlar yapanlarn eytann oyununa geldiini syler (Telbs bls, s. 306-307). lk sflerden Htim el-Esam beyaz, siyah, kzl ve yeil olmak zere drt lmden bahsetmi, Az yemek beyaz, eza ve cefaya tahamml siyah, nefse muhalefet kzl, yamal elbise giymek yeil lmdr demitir (Slem, s. 93; Abdurrahman- Cm, s. 63, 685). Srekli a kalmak suretiyle gerekleen beyaz lmle slikin idraki canlanr. Eza ve cefaya katlanarak gerekleen siyah lmle slik her eyin Allahtan olduu gereini mahede eder. Kymetsiz eyler giymek suretiyle gerekleen yeil lmle Hakkn gzelliini grr. Nefse muhalefet sonunda gerekleen kzl lm ise btn lm trlerini kapsayan ve Hz. Peygamber tarafndan byk cihad diye nitelenen lm trdr (Kn, s. 91-93). Mutasavvflar biri zorunlu (ztrar) dieri irad olmak zere iki lmden bahsederler. Ruhun bedenden ayrlmas hakiki / zorunlu yani biyolojik lm; nefsin hev ve hevesini, arzu ve tutkularn

etkisiz hale getirme, denetim altnda tutma irad lmdr. lmeden evvel lmek deyimiyle kastedilen budur. Hz. Peygamber bir sahbye dnyada bir yolcu gibi yaamasn ve kendini l saymasn tavsiye etmiti (Msned, II, 24, 41; bn Mce, Zhd, 3; Tirmiz, Zhd, 20; Muhsib, er-Riye li-ullh, s. 171). Mutasavvflara gre Kuranda sz konusu edilen iki lmden (elMmin 40/11) biri irad lmdr. Cneyd-i Badd, Tasavvuf Allahn seni sende ldrmesi ve kendisiyle yaatmasdr derken irad lm anlatmaktayd. lm ve sonrasn oka dnmeleri sfleri lmeden evvel lmeye, yani ktlk yapmay emreden nefsi etkisiz hale getirerek kt duygu ve dncelerden fni olmaya gtrmtr. Bunun iin de yemeyi, uyumay ve konumay en aza indirmiler, inzivaya ekilerek kendilerini ibadete, tefekkre ve zikre vermilerdir.

BBLYOGRAFYA

Msned, II, 24, 41; Muhsib, er-Riye li-ullh (nr. Abdlkadir Ahmed At), Kahire 1390/1970, s. 154-160, 171; a.mlf., et-Tevehhm: Riletl-insn il lemil-ire (nr. M. Osman Hat), Kahire, ts. (Mektebetl-Kurn); bn Kuteybe, Uynl-abr, II, 325-343; Serrc, elLma, s. 280; Kelbz, et-Taarruf, s. 157; Slem, abat, s. 93, 472; Kueyr, er-Risle, II, 589-600; Gazzl, hy ulmid-dn, Kahire 1358/1939, IV, 433-482; Aynlkudt el-Hemedn, Temhdt (nr. Aff Useyrn), Tahran 1962, s. 319-322; Ebl-Ferec bnl-Cevz, Telbs bls, Kahire 1928, s. 306-308; Ebn-Necb es-Shreverd, dbl-mrdn, Beyrut 2005, s. 65-68, 120, 135; bnl-Arab, el-Ftt, II, 389; IV, 371; Necmeddn-i Dye, Mirdl-ibd (nr. M. Emn Riyh), Tahran 1365 h., s. 364, 386; Muhammed b. Ahmed el-Kurtub, et-Tekire f avlil-mevt ve umril-ire (nr. Eb Sfyn Mahmd b. Mansr), Medine 1417/ 1997; Mevln, Mesnev, I, 195; Azz Nesef, nsnl-kmil, Tahran 1944, s. 159; Kn, Ilt-fiyye, s. 91-93; Yahy b. Ahmed el-Bharz, Evrdl-abb ve ful-db, Tahran 1353, s. 361-366; Abdurrahman- Cm, Nefatl-ns (nr. Mahmd Abd), Tahran 1370 h., s. 63, 685; Lmi, Nefeht Tercmesi, , s. 343; Acln, Kefl-af, II, 112; brhim Hakk Erzurum, Marifetnme, stanbul 1310, s. 246254; Abdlbki Glpnarl, Mevln Celleddin, stanbul 1959, s. 124-133; Sleyman Uluda, nsan ve Tasavvuf, stanbul 2001, s. 263-267; Mecd M. brhim, Mkiletl-mevt inde fiyyetilslm, Kahire 2004; A. Schimmel, Halifenin Ryalar: slmda Rya ve Rya Tabiri, stanbul 2005, s. 225, 263. Sleyman Uluda FIKIH. slm dncesine gre hayat ruhun insann bedenine girmesiyle balayp bedenden ayrlmasyla son bulduundan genellikle slm literatrde lm ruhun bedenden ayrlmas eklinde tanmlanmaktadr. Bununla birlikte ruhun bedenden ayrlma zamanndan aka bahseden naslarn bulunmamas sebebiyle fakihler, lm nnn tesbitiyle ilgili olarak birtakm belirtileri esas kabul etmek durumunda kalmlardr. Fkh literatrnde bilincin ve duyularn kaybolmas, solunumun ve nabzn durmas, kollarn yana dmesi, gzlerin kaymas gibi haller lme dair ilk emreler; vcudun soumas, kurumas, morluklarn olumas, rme ve bozulmann grlmesi gibi durumlar da lmn

gerekletiini gsteren ge emreler arasnda saylmaktadr. Ancak gnmzde tbbn ilerlemesiyle klasik tbbn kabul ettii bu ltler zerinde nemli tartmalar olmu, tp evrelerinde artk kalp atnn ve solunumun durmas gibi belirtiler yerine beyin lm kesin lm emresi kabul edilmitir. Beyin lm beynin btn ilevlerinin geri dnsz olarak ortadan kalkmasdr. Beyin, kan dolam ve solunum dahil vcuttaki sistemleri idare eden ve bir btn halinde almasn salayan merkez organ olduundan beynin fonksiyonlarn geri dnlmez biimde yitirmesinin insann lm demek olduu kabul edilmektedir. Beyin lm gerekletikten sonra vcudun alt sistemleri bir sre daha beyinden bamsz biimde yaam destek nitesinin yardmyla baz ilevlerini srdrr. Kalbe verilen elektrik dalgalar, birtakm kimyev maddelerin etkisi ve solunum aygt sayesinde vcutta kan dolam devam edebilir. Bnyeye gre farkllk gstermekle birlikte bir sre sonra kalp at da durur. Beyin lmnn gereklemesinin ardndan kan dolamnn ve solunumun bir mddet daha devam edebilmesi, yine baz irade d hareketlerin grlebilmesi klasik lm anlayyla en nemli anlamazlk noktasn tekil eder. Klasik slm dncesinde ruhun en temel fonksiyonlarndan saylan akletme, kavrama ve iradeli davranlar sergileyebilme zelliklerinin beynin btn ilevlerini yitirmesi durumunda ortadan kalkmasndan hareketle beyin lmn ruhun bedenden ayrlmasnn almeti olarak sayan yaklam bu kriterin kabul edilmesinde dinen bir saknca grmez. Ancak bunun karsnda, ruhun bedenle olan ilikisinin beynin fonksiyonlarna indirgenemeyecei ve lmn kalbin atlarnn tamamen durmasyla kesinlik kazanan bir sre olduunu dnen muhalif gre gre bu kriterin kabul edilmesi mmkn deildir. Dier taraftan beyin lm kriterinin ardnda yatan en nemli sebeplerden biri organ naklini kolaylatrmak ve zellikle kalp naklini mmkn klmaktr. Byle bir amacn bulunmas, tp evrelerinde kesin biimde onaylanmasna ramen beyin lm kriterinin dnya kamuoyunda yzde krklara varan bir oranda kabul grmemesine yol amaktadr. te yandan ancak uzmanlarca tesbit edilebilen bir husus olmas sebebiyle beyin lmne karar veren hekimlerin meslek ve ahlk yeterliinin tesbiti meselenin gzden karlmamas gereken nemli bir boyutunu oluturmaktadr. Beyin lm kriteri konusunda slm dnyasnda da lehte ve aleyhte grler bulunmaktadr. Dnya slm Birliine bal Fkh Akademisi, 17-21 Ekim 1987 tarihli toplantsnda ald kararda beyin lmn hastann yaam destek nitesinden karlmasn merulatracak bir lt kabul etmi, ancak kesin lm karar iin kalp atnn ve solunumun durmas gerektiini belirtmitir. slm Konferans Tekiltna bal slm Fkh Akademisi ise 3 Temmuz 1986 tarihli kararnda u iki husustan birinin gereklemesiyle kiinin ldne kesin biimde hkmedileceini kararlatrmtr: 1. Kalbin ve solunumun tamamen durmas ve doktorlarn bu durumdan geriye dnn imknsz olduuna karar vermesi. 2. Beynin btn fonksiyonlarnn tamamen durmas ve doktorlarn bu durumdan geriye dnn imknsz olduuna karar vermesi. slma gre insan hayat kutsal ve dokunulmazdr. Kasten insan ldrme en byk gnahlardan biri olup ksas cezasn gerektiren bir su saylmtr. Ayrca insann kendi canna kymas slmn haram kld byk gnahlardandr (en-Nis 4/ 29; Buhr, Vey, 23; Mslim, mn, 144). Dnya hayat sonsuz hiret mutluluunu kazanmas iin insana bahedilmi bir ilh lutuf olduundan kiinin kendi lmn istemesi hibir ekilde ho karlanmamtr. Bana ar bir musibet gelen mminin buna sabretmesi tavsiye edilmi, lm temenni etmesi yasaklanm, sadece, Allahm, benim iin yaamak hayrl olduu srece beni yaat, lm hayrl olduu zaman canm al diye dua etmesine izin verilmitir (Buhr, Mer, 19, Daavt, 30; Mslim, ikir, 10, 13). Hukuk Bakmndan lm Trleri. Fkhta hakik ve hkm lm eklinde ikili bir ayrm daha yaygn

olmakla beraber baz slm hukukular u l ayrm yapmaktadr: 1. Hakik (tabii) lm. nsan hayatnn gerek anlamda sona ermesidir. Hakik lmn gerekletii gzlem ve tehis yoluyla bilinir. 2. Hkm lm. Mahkemenin geerli hukuk sebeplere dayanarak gerekte yayor olsa bile bir kiinin hukuken l saylmasna karar vermesini ifade eder. eitli hal ve karinelere baklarak kendisinden haber alma ve izini srme imkn kalmayan kayp kii (mefkd) veya dman lkesine snan mrted hakknda mahkeme tarafndan lm karar verildii takdirde kararn kt andan itibaren bu kii l saylr. 3. Takdir lm. Annesine kar ilenen messir bir fiil neticesinde l olarak doan ceninin lm bu ekilde anlr. slm hukukularnn ounluuna gre sa domad iin cenin bu durumda miras sfatn kazanamayaca gibi gurresini almak dnda kendisine miras da olunmaz. Eb Hanfeye gre messir fiil srasnda canl olduu ve bu fiil sebebiyle ld takdiren sabit olduundan hem miras olur hem de kendisine miras olunur. kili ayrm benimseyen slm hukukular hkm ve takdir lm ayn grupta mtalaa ederler. lenin Hak ve Borlar. Fakihlerin bir ksmna gre zimmet ve vcb ehliyeti kiinin lmnden sonra belli durumlarda geici bir sre iin devam eder. lenin malndan borlarnn denmesi, tehiz, tekfin gibi masraflarn yaplmas, salnda iken balatp lm sonrasnda sonulanan baz fiillerinin kazandrc veya borlandrc etkisinin dorudan leni veya terekeyi hedef almas bu grn delilleri arasnda saylr. Fakihlerin ounluu ise bu gibi hak ve borlarn kiinin zimmetinin ve vcb ehliyetinin devam ettiini gstermeyecei, lmle mallarn mlkiyetinin miraslara intikal edecei, bu hak ve borlarn da birinci derecede terekeyi elinde bulunduran miraslar ilgilendirdii grndedir. ahsa bal haklarn lmle sona erecei ve miraslara intikal etmeyecei, buna karlk lmn srf mala bal haklar drmeyecei genellikle kabul edilir. Buna gre hidne, velyet, bir greve binaen sahip olunan hak ve yetkiler lmle der. Fakihlerin byk ounluuna gre alacaklnn lmesiyle alacak lenin miraslarna intikal eder. Yine ounlua gre diyet ldrlen kiinin mal hkmnde olup dier mallar gibi miraslarna geer. rtifak hakk, rehin alann rehin zerindeki hakk, bedeli deninceye kadar satlan mal hapis hakk da miraslara intikal eden haklar arasnda kabul edilmitir. Hem ahsa hem mala bal olan karma haklarda genelde ahsa ballk nitelii ar basanlarn lmle decei, mala ballk nitelii ar basanlarn ise dmeyip miraslara geecei kabul edilmitir. Ancak baz haklarn arlkla ahsa veya mala bal saylmas konusunda farkl grler ileri srlmtr. Mesel ayp (kusur) muhayyerlii ve vasf muhayyerlii fakihlerin ittifakyla mala bal bir hak olarak deerlendirilmi, dier muhayyerliklerin nitelii, ksas ve fa haklarnn miraslara intikali, kira akdinin lmle sona erip ermeyecei ise tartlmtr. len kiinin borlar terekesinden veya kefili tarafndan denir. Miraslar, miras brakann borcundan btn mal varlklaryla deil sadece mirastan hisselerine den payla snrl biimde sorumlu olurlar. Terekesi borlarn demeye yetmeyen kiinin borlarn miraslarnn demesi gerekmez. Terekenin yetmedii ve kefili de bulunmayan borlar slm hukukularnn ouna gre dnyev hkmler bakmndan der. Ancak byle durumlarda mirasnn lenin borlarn demesi din / ahlk bakmdan gzel bir davran olarak grlm ve bu ekilde borlunun uhrev sorumluluktan kurtulmas umulmutur. slm toplumunu eitmek ve borcun denmesi hususunda hassasiyet kazanmasn salamak amacyla ilk dnemlerde borlu lenlerin namazn bizzat kldrmayp dier mslmanlarn klmasn emreden Hz. Peygamberin devletin gelirlerinin artmasndan sonra, Bor brakann borcunu demek bana aittir szn (Buhr, Nafat, 15; Mslim, Feri, 15, 16) delil gsteren bir ksm slm hukukusu, lenin iyi niyetli olduu halde

deyemedii borlarnn mal durum elveriliyse devlet tarafndan denmesi gerektii kanaatindedir. lmn borlara etkisi konusunda borcun sla (yardm, karlksz deme), ibadet veya ceza nitelii tamas, belirli bir akidden kaynaklanmas gibi durumlar zel bir neme sahiptir. badetlerin mazeretsiz yerine getirilmemesi halinde bu konudaki borcun lmle birlikte dnyev hkmler bakmndan decei, ancak kiinin uhrev ynden mesul olaca, mazeret sebebiyle yerine getirilemeyen oru ve hac gibi ibadetlerin ise lmden sonra miraslar tarafndan fidye deme veya ibadetin aynsn yerine getirme yoluyla telfi edilebilecei genellikle kabul edilmektedir. Zekt, fitre, mal kefretler, fidye gibi ibadetlerin mal ynlerine ncelik veren ounlua gre bu borlar lmle dmezken ibadet ve yardm (sla) ynne ncelik veren Haneflere gre r dndaki mal ibadetlerle ilgili borlar lmle birlikte dnyev ykmllk bakmndan der. te yandan fkh literatrnde mazeretsiz de olsa ibadetlerini yerine getirmeden len kiiyi uhrev sorumluluktan kurtarmak iin miraslarn yapacaklar birtakm nakd veya ayn demelere (fidye) yer verilmi ve baz limlerce bunun lye faydasnn dokunaca mit edilmitir (bk. BEDEL; ISKAT). klenin demekle ykml bulunduu diyet borlar ve nafaka Haneflerce sla olarak deerlendirilerek lmle den borlardan saylm, ounluk ise bu borlarn lmle dmeyeceini ileri srmtr. slm hukukuna gre haksz fiilden doan tazminat borcu lmle dmemekte, akidlerden doan borlarn hkm ise her akdin zelliine gre deimektedir. Borlunun lmyle vadenin sona erip borcun muaccel hale gelecei slm hukukularnn ounluu tarafndan benimsenmitir. lye beden bir ceza uygulamak mmkn olmadndan daha nce hkme balanm beden cezalar lmle dmekteyse de mahkeme kararyla tesbit edilen mal cezalar lmle dmemektedir. Kiinin ibadet sorumluluu ve dier ykmllkleri lmle sona erdii iin amel defteri kapanr; ancak hadislerde baz durumlarda amel defterine sevap ve gnah yazlmaya devam edilecei bildirilmitir. Buna gre etkileri devam eden sadaka, ilim retip yaymak, hayrl evlt yetitirmek, aa dikmek ve iyi bir r amak sevap yazlmasna, kt bir r amak da gnah yazlmasna vesile olur (Mslim, Zekt, 69, ikir, 13; Vaiyyet, 14; Eb Dvd, Vey, 10). Ayrntlar hakknda farkl yaklamlar bulunmakla birlikte slm limlerinin ounluuna gre lnn arkasndan yaplan hayr ve ibadetlerin sevab kendisine balanabilir (bk. AMEL).

BBLYOGRAFYA

Lisnl-Arab, mvt, vft, hlk md.leri; Tcl-ars, mvt md.; Serahs, el-Mebs, XI, 38; XXVI, 64; bn Kudme, el-Mun, [bask yeri ve tarihi yok] (Dru ihyit-trsil-Arab), IV, 282; X, 206-207; Muhakkk el-Hill, eriul-slm f mesilil-ell vel-arm, [bask yeri ve tarihi yok] (Messeset-i Matbt-i smiliyyn), IV, 10, 83; Abdlazz el-Buhr, Kefl-esrr, stanbul 1307, IV, 237 vd., 314 vd.; Osman b. Ali ez-Zeyl, Tebynl-ai, Bulak 1313, III, 290; bn Receb, el-avid, Beyrut 1413/1992, s. 172, 399; Hattb, Mevhibl-cell, Beyrut 1398, V, 32; bn Nceym, el-Barr-ri, VI, 254; bn Hacer elHeytem, Tufetl-mutc, Beyrut, ts. (Drl-fikr), VI, 387; Muhammed b. Abdullah el-Hara, eru Mutaar all, Beyrut, ts. (Dru Sdr), VIII, 170; Ahmed b. Guneym en-Nefrv, el-

Fevkihd-devn, Beyrut, ts. (Drl-marife), II, 249; bn bidn, Reddl-mutr (nr. dil Ahmed Abdlmevcd - Ali M. Muavvaz), Beyrut 1415/1994, V, 312; VI, 767; Ettafeyyi, eru Kitbin-Nl ve ifil-all, Beyrut 1392/1972, XV, 339; Ahmed Feth Behnes, el-Ube filfhil-slm, Kahire-Beyrut 1403/1983, s. 232-233; Hayreddin Karaman, Hayatmzdaki slm, stanbul 2003, s. 407-408; Hseyin Esen, slm Hukukunda lmn Mal Hak ve Borlara Etkisi, Cumhuriyet niversitesi lhiyat Fakltesi Dergisi, IX/1, Sivas 2005, s. 55-86; Teklf, Mv.F, XIII, 248-250; Terike, a.e., XI, 206-266; immet, a.e., XXI, 274-279; Mevt, a.e., XXXIX, 248-314. Hseyin Esen

LM CEZASI
Arapada ukbetl-katl / ukbetl-idm terkipleriyle karlanan lm cezasn belirtmek zere klasik fkh literatrnde genellikle zel infaz ekilleri dikkate alnarak recm, salb veya kss; infaz usulnn sz konusu olmad durumlarda ise katl yahut izhkur-rh (can bedenden ayrma) terimleri kullanlmtr. Tarihsel Sre. lk toplumlardan itibaren su ve cezalarn belirlenmesinde din-ahlk kabuller etkili olmutur. Balangta daha ziyade toplumun btnnn korunmas n plana alnm, toplumsal tepkinin sulunun hayatna son verilmesini gerektirecek ekilde kuvvetli olduu durumlarda lm cezas suluya uygulanan bir yaptrm tr olarak ortaya kmtr. Adam ldrme suu iin verilen lm cezasnda ldrlen kiinin hayat hakkn aynen telfi etme dncesi (detme kuram), bunun dndaki genel veya zel menfaat ve deerlerin ihlli iin uygulananda ise potansiyel sululara gzda vererek sularn nlenmesi dncesi (ortak yarar kuram) daima bu cezann fikr temelleri arasnda yer almtr. lk toplumlarda genellikle lmle cezalandrlan sular unlard: Adam ldrme, zina, byclk, kabileye veya ait olduu toplulua ihanet, kutsal kabul edilen bir eye saygszlk, hrszlk, baz sularn tekerrr. lm cezasnn uygulanma ekilleri toplumdan topluma farkllk arzetmekte, infaz bazan ikenceyle birlikte ve daha ok alen ekilde gerekletirilmekteydi. Eski Msrda eitli sular iin lm cezas uygulanrd. Mesel kutsal saylan hayvanlar ldrmek, geliri hakknda yalan bildirimde bulunmak, sahte l birimleri kullanmak lmle cezalandrlrd. Ana baba katili ikence edildikten sonra, zina yapan kadn ikence edilmeksizin atete yaklrd. Mezopotamyada uygulanan yasalarda da eitli sular iin lm cezasna yer verilmitir. Sumerlerde adam ldrmenin cezas lmd. Hammurabi kanunlarnda adam ldrme, kadnn zinas, aile ii yasak iliki, byclk, hrszlk gibi sular iin lm cezas verilmesi ve bu cezann suda boma, atee atma, kaza oturtma gibi usullerle infaz edilmesi ngrlmtr. Eski Hint hukukunda lm cezas adam ldrme, yksek snftan bir kii-yi tahkir gibi sulardan dolay uygulanrd. Ancak en yksek kast olan Brahmanlara idam cezas verilmezdi. Eski randa eitli sular iin verilen idam cezas klla ban kesilmesi ve talama gibi usullerle infaz edilirdi. Devlete ve dine hyanetin cezas ise armha gerilmekti. Eski Yunanda Atina Devletinde ynetim biimi olan cumhuriyeti kaldrp yerine krallk kurmaya almak, casusluk, dini tahkir, kalpazanlk, adam ldrme, ocuk drme, evli bir kadnla iliki, kundaklk, baz hrszlk trleri vb. sular lmle cezalandrlrd. Cezann infaz ise zehir iirme, uuruma atma, ba kesme, boma, talama, lnceye kadar dvme gibi usullerle olurdu. Isparta Devletinde ise idam cezas ndiren uygulanr ve ounlukla bomak, bazan da talamak, uuruma atmak suretiyle infaz edilirdi. Roma hukukunda devlete ihanet, adam ldrme, kundaklk, bir kimsenin eref ve namusunu lekeleyen iirler yazmak, bunlar alenen okumak gibi sular lmle cezalandrlrd. Ancak idam cezasnn infaz iin halkn onay gerekirdi. Cumhuriyet devrinin ardndan imparatorluk dneminde cezalar arlam ve snflar arasnda ayrmclk belirgin hale gelmiti. Siyas olmayan di sular iin yksek snftan olanlarn idama mahkm edilmesi ndiren grlrken aa snflara mensup olanlar bazan nemsiz bir su yznden idama mahkm olurdu. Arabistanda slmdan nceki dnemde lm cezasn gerektiren sularn banda yol kesme, ekyalk, hrszlk, zina, adam ldrme, kabile disiplini ve geleneklerini ihll etme gibi eylemler gelmekteydi. Zinann lmle cezalandrlmas daha ziyade criyeler dnda hr Arap kadnlar iin geerliydi. lm cezas genellikle klla infaz edilirdi. Baz durumlarda

mzrakla ldrme, aaca germe, talayarak ldrme, iple boma ve asma, ikence ile ldrme eklinde uygulamalara da rastlanr. Yahudilikte adam ldrme suu iin ksasa hkmedilmitir (Tekvn, 9/6; k, 21/ 22-24; Levililer, 24/17). ocuunu putlara kurban eden (Levililer, 20/2-4), hr bir yahudiyi karp alkoyan veya kle olarak satan (k, 21/16; Tesniye, 24/7), ana babaya vuran ve lnet eden (Levililer, 20/9; k, 21/15, 17), kimselerin insan hayat iin tehlike arzettii kendisine bildirildii halde gerekli tedbiri almadndan dolay bir insan ldren kzn sahibinin (k, 21/29) lm cezasyla cezalandrlmas ngrlmtr. Yine baka ilhlar iin kurban kesme (k, 22/20), Rabbin adna svp lnet etme (Levililer, 24/10-16), byclk yapma (k, 22/18; Levililer, 20/ 27), abat (cumartesi) gnnn kutsallna uymama ve bu gnde alma (k, 31/ 14-15), dinden dnp baka ilhlara, gnee, aya tapma (Tesniye, 17/2-5) gibi din aleyhine ilenen sularla nianl ya da evli bir kadnla zina (Levililer, 20/10; Tesniye, 22/22-24), vey anneyle veya gelinle iliki (Levililer, 20/11-12), livta (Levililer, 20/ 13), hayvanlarla cinsel iliki (k, 22/19; Levililer 20/15-16), evlenen kzn bkire kmamas (Tesniye, 22/13-21), nianl kzn rzna geme (Tesniye, 22/25), bir din adamnn (khin) kznn fahielik yapmas (Levililer, 21/9), bir adamn hem bir kzla hem de kzn annesiyle evlenmesi (Levililer, 20/14) gibi iffetsizlik saylan fiiller ve durumlar da lm cezasn gerektiren sular arasnda kabul edilmitir. Eski Ahidde klla ldrme (k, 32/27), talama (Tesniye, 22/24), yakma (Levililer, 20/14; 21/9) gibi infaz ekilleri yer almaktadr. Yeni Ahidde genel anlamda kan dkmemeye ve ktle kar affedici olmaya ynelik tavsiyeler bulunmas yannda (Matta, 5/21; Luka, 6/27-30, 37) Hz. snn eriat ve peygamberleri ykmaya deil tamamlamaya geldiini bildirdii (Matta, 5/ 17) ve devletin klcnn ktlere kar gerekli olduu ynnde ifadelerin yer almas (Romallara Mektup, 13/1-5), kilisenin siyas gelimelere paralel biimde lm cezasn kabul ve reddetme eklinde iki farkl anlay benimsemesine imkn tanmtr. Roma mparatorluunun hristiyanlara bask uygulad ilk asr boyunca kilise bilginleri bir insan ldrmenin yasak olduunu, Hristiyanln affetmeyi, hogry tevik ettiini belirtmekle yetinmitir. Konstantinos tarafndan Hristiyanln resm din olarak tannmasndan sonra (313) ksas ilkesine dayanlarak lm cezasnn devlet tarafndan uygulanmasnn mer olduu benimsenmi, Tanrnn kurduu dzene kar ilenen suun cezasnn yine Onun temsilcisi olan devlet tarafndan verilecei kabul edilmitir. Avrupada XVII. yzyl sonlarna, spanyada 1830lara kadar faaliyetlerini srdren engizisyon mahkemeleri tarafndan verilen lm cezalarnn infaz genellikle sulularn atete yaklmas ya da kemiklerinin krlmas eklinde gerekletirilmitir. Bu balamda XII. yzylda engizisyon mahkemelerince takibata uratlan Valdo isimli bir ahsn mridleri (Valdocular) tarafndan insanlk tarihinde ilk defa lm cezasnn kaldrlmasnn gereklilii dncesi ortaya atlm, lm cezas bir insan yasal biimde ldrme eklinde deerlendirilerek sorgulanmtr (Lloyd, s. 78). XV-XVII. yzyllarn ceza uygulamalarnda hmanist dncenin baz etkileri olmu, mesel boynunu vurma eklindeki infaz yntemi daha ok soylulara uygulanm, sulular genellikle aslarak ldrlm; topraa gmme, suda boma, kalpazanlarn halanmas gibi infaz usulleri ortadan kalkmtr. Bununla birlikte bir ksm sular iin arka vurma, atete yakma eklindeki ikenceli infaz ekillerinin uygulanmasna devam edilmitir. Yer ve zamana gre baz farkl yaklam ve uygulamalar olsa da XVIII. yzyla kadar lm cezas dnyann hemen her yerinde en ar cezalandrma yntemi olma zelliini korumutur. Sadece eski inde lm cezasnn hemen hemen hi uygulanmad, eski Slav rfnde

de bu cezann bulunmad sylenmektedir. XVIII. yzylda lm cezasnn kavram olarak sorgulanmasna ynelik atlan admlar cezann tarih seyrini etkilemitir. Hukuk teorileri dzleminde ilk defa Beccariann ortaya att lm cezasnn kaldrlmas dncesi hemen uygulama alan bulamamsa da bu cezann kaldrlmasn hedefleyen bir hareketin balamasn salamtr. XVIII. yzyldan XX. yzyln ortalarna kadar Avrupa lkelerinde savalarn ve siyas rejimlerin etkisiyle lm cezasnn uygulanmas hususunda gelgitler yaanm, XX. yzyln ortalarndan itibaren Bat Avrupa lkelerinin genelinde lm cezas yasal olarak kaldrlmtr. Buna karlk Amerika Birleik Devletlerinin elli eyaletinden otuz sekizinde, Asya ve Afrika lkelerinin ounda lm cezas halen yrrlkte olup Bat Avrupada da idam cezasnn geri getirilmesine ynelik dnce ve arlar bulunmaktadr. slm Hukukunda. Fkh eserlerinde lm cezasnn verilmesine sebep tekil eden sular cinyt, hudd, cirh, dim, tazr gibi balklar altnda ele alnmtr. Klasik doktrinde ceza meyyideler iin yaplan ksas, had ve tazr eklindeki l ayrm esas alndnda -bazlarnda gr ayrlklar bulunmakla birlikte- lm cezasn gerektiren sularn bu gruplarn her biriyle ilgili olduu grlr. lm cezasn gerektiren sularn banda haksz yere kasten adam ldrme fiili gelir. Kurn- Kermde ve hadislerde her insann hayat hakkna sahip olduu, bu hakk ihll etmenin ar uhrev meyyidesi bulunduu gibi dnyada lm cezasyla karlk grecei ifade edilmitir (enNis 4/92, 93; el-Mide 5/32; el-sr 17/33; Msned, I, 61, 65, 70; Buhr, Diyt, 30; bn Mce, udd, 1; Tirmiz, Fiten, 1). Ancak fkh doktrinlerince, yet ve hadislerde ksasn zorunlu ve vazgeilmez bir ceza olarak deil diyet ve af alternatifleriyle birlikte dzenlendii dikkate alnarak (el-Bakara 2/ 178; el-Mide 5/45; Mslim, asme, 32; bn Mce, Diyt, 35) kasten adam ldrme fiilinde hem kamu hem ahs haklarnn ihlli sz konusu olmakla birlikte ahs hak ihllinin baskn olduu kabul edilmitir (bk. KISAS). Bunun dnda naslarla belirlenmi olan durumlarda verilen lm cezasnn genel ad haddir. Mesel evlinin zinasna uygulanan recm cezasnn had olarak adlandrlmas hususunda slm limlerinin byk ounluu gr birlii iindedir. Buna karlk naslarda yer alan baz cezalarn siyas-idar nitelikte saylmas veya Hz. Peygamberin devlet bakan sfatyla kulland takdir yetkisi (tazr) erevesinde deerlendirilmesi ya da baz sularn ksas gerektiren bir eylem ierdiinin kabul edilmesi sebebiyle ekyalk, dinden dnme gibi fiillere verilen lm cezasnn had olarak nitelendirilip nitelendirilemeyecei tartmaldr. Bu tartmalarla balants bulunan dier bir gr ayrl, cezas naslarla belirlenmeyip yetkili mercilere braklm olan sulara lm cezas verilip verilemeyecei, yani tazrin lm cezas dzeyinde olup olmayaca hakkndadr. fi, Mlik ve Hanbel mezhepleri Resl-i Ekremin, Allahn hadlerinden bir had olmadka hi kimse on krbatan fazla dayaa mahkm edilemez melindeki hadisine dayanarak (Buhr, udd, 42; Mslim, udd, 40) tazr kapsamnda lm cezas verilmesini kabul etmemilerdir. Hanef hukukularnn yan sra bn Teymiyye ve bn Kayyim elCevziyye gibi Hanbel fakihleri ise umumi maslahatn gerekli klmas halinde topluma zarar veren kiilere tazr yoluyla lm cezas verilebileceini ileri srmlerdir. zellikle Hanef fakihleri bu nitelii tayan lm cezasn siyaseten katil eklinde ifade etmilerdir. Haneflerin siyaseten lm cezas verilebileceini belirttikleri livta, ana rahmindeki ocuun ldrlmesi gibi sularn ou iin dier mezheplerde had veya ksas adyla lm cezas ngrlmtr. Esasen Haneflerin ve dier mezhep hukukularnn bu konuda atfta bulunduklar kavram yeryznde fesat karmaktr (el-Mide 5/33). Bu bakmdan slm hukukularnn bir ksmnn naslarda aka belirtilmese de toplum dzenini bozan baz sular iin lm cezasn ngrmesi nassn geni yorumundan

kaynaklanr. slm hukukunda tazr yoluyla verilenler dahil lm cezasn gerektiren su saysnn olduka snrl olmas, af, phe ve sulh gibi gereke ve yollarla bu cezann asgari dzeye indirilmesine imkn tannmas, bu hukuk dncesinde toplumsal zaruret sz konusu olmadka lm cezasn uygulamama politikasnn benimsendiini gstermektedir. slm hukukular, lm cezasnn sonucunun baka cezalarla kyaslanamayacak derecede ar olduunu gz nnde bulundurarak suun pheye yer brakmayacak lde sabit olduu durumlar dnda bu cezann uygulanmamas gerektiine dikkat ekmiler; Allah hakk olarak kabul edilen durumlarda filin yarg makamna bildirilmemesini, kul hakk kapsamndakilerde ise sulunun madur tarafndan affedilmesini tevik eden (Msned, I, 419, 438; Eb Dvd, udd, 6; Nes, Sri, 4, 5) ve had gerektiren sularda phenin sank lehine yorumlanarak bu cezalarn olabildiince azaltlmasn emreden (bn Mce, udd, 5; Tirmiz, udd, 2) naslar, zorunlu olmadka had sular hakknda takibat yaplmamas ve suun ispatn zorlatran -hatta baz durumlarda neredeyse imknsz klan- artlar konulmas ynnde yorumlamlardr. Bu sebeple fkh doktrininde sana ksas ya da had cezas verilebilmesi iin su unsurlarnn mevcudiyetinde ve suun sbtunda hibir phenin bulunmamas ve bu kesinliin infaz safhasna kadar devam etmesi art koulmutur. Kasten adam ldrmede sann suunu ikrar etmemesi durumunda ahitlerin tezkiyesi gerekli grlm, zinann ispat iin bu fiilin drt ahit tarafndan aka grlm olmas art aranm, Hanef, Hanbel ve Zeyd mezheplerince ikrarn geerli olabilmesi iin drt defa tekrar edilmesi gerektii belirtilmi, su sadece filin ikraryla sabit olmusa ikrardan rc halinde cezann decei kabul edilmitir. slm tarihi boyunca zellikle zina haddinin ndiren uygulanmasnn temel sebebi, suun ispatnn zor oluu yannda ktln duyulup yaylmasn engelleme ve filin slahnn mit edilmesi gibi sebeplerle filin yetkililere bildirilmemesinin tercih edilmesidir. te yandan kasten hukuka aykr ekilde lm cezas vermesi durumunda hkimin ksas cezasna arptrlmas, lm cezasna karar vermeyi dnen hkimin son derece titiz davranmasn salama amacna ynelik bir yaptrmdr. Ktye kullanlmas kuvvetle muhtemel olduu iin suun sabit olmasndan sonra sulunun tvbe etmesinin had niteliindeki lm cezasn drmeyecei kabul edilmitir. Ancak ekyalk (hrbe) suunu ileyen kimselerin yakalanmadan nce tvbe etmeleri (el-Mide 5/34), irtidad edenlerin ise tvbe teklifini kabul etmeleri halinde cezann decei konusunda gr birlii vardr. Ayrca isyan suunda isyanclar ikna etmek zere ehil bir kimsenin onlarla grmesi art koulmutur. Bu hkmler mmkn mertebe sulunun slahnn ncelikli hedef olduunu gstermektedir. Fkh limleri zellikle, Hz. Peygamberin organlar keserek ikence etmeyi (msle) ve atete yakarak ldrmeyi yasaklayan ifadelerini gz nne alarak (Buhr, Cihd, 149, ebi, 25; Eb Dvd, Cihd, 110, 112) lm cezasnn infaz aamasnda insan llerin dna klmamas gereine dikkat ekmiler, bu snra titizlikle riayet edilmesini salamak zere had ve ksas cezalarnn devlet bakan ya da temsilcisi huzurunda gerekletirilmesi kuraln benimsemilerdir (ayrca bk. NFAZ). slm hukukunda cezalarn amacyla ilgili grlerin temellendirilmesinde maslahat kavram ve maksd-era iin yaplan zarriyyt, hciyt ve tahsniyyt ayrm ncelikli bir yere sahiptir. Buna gre cezalar, ktlkleri ortadan kaldrmak suretiyle toplumun yararn salamak ve zarara uramasn engellemek iin konmu, aslnda zarar iermekle birlikte sonuta koruduklar menfaat sebebiyle mer saylmtr (zzeddin bn Abdsselm, Mutaarl-fevid, I, 14). lm cezas da

meruiyet temelini bireysel ve toplumsal yararn salanmas ve zararn giderilmesi amacnda bulur. Maksd-erann en nemli kategorisini oluturan zarriyyt ksaca din, can, akl, nesil ve maln korunmas eklinde ifade edilen be temel maksatta birleir ve lm cezasna hkmedilen durumlarda bu esaslardan biri veya birkann, mesel ksasta cann, recmde neslin, hrbe haddinde can ve maln, mrtedin lmle cezalandrlmasnda dinin korunmas sz konusudur. Fakihlerin lm cezasnn amacyla ilgili izahlarnda zecir unsuru, yani suun ilenmesini nleme ve potansiyel sulular caydrma gayesi n plana kmakla birlikte sularn zincirleme bir seyir kazanmasn nlemek zere su ve ceza arasnda madur tarafn intikam duygusunu tatmin edecek dzeyde bir denklik bulunmasnn nemi zerinde de durulmutur. Bu ynyle lm cezas bireysel yararn korunmasn da salamakla beraber niha hedef gven ve istikrar tehdit eden eylemleri asgari seviyeye indirerek toplumsal yarar temin etmektir. Nitekim, Bir insan ldren btn insanlar ldrm gibi olur yeti (el-Mide 5/32) yorumlanrken ktilin msum bir insan ldrmekle ayn hakka sahip olan insanln da hayat hakkna tecavz ettii ve topluma kt rnek olarak insanlar cinayet ileyebilme konusunda cesaretlendirdii belirtilmek suretiyle suun toplumsal nitelii vurgulanr. Yine, Ksasta sizin iin hayat vardr yetinde geen (el-Bakara 2/179) hayat kelimesiyle toplumu oluturan fertlerin hayat haklarnn eit bir ekilde korunmas amacnn kastedildii belirtilir. lmle cezalandrlan dier eylemler iin de benzer aklamalar yaplr. Mesel yol kesme suunda sulularn insanlarn can ve mal gvenliine kar eyleme geen kimseler olmas sebebiyle suun topluma kar ilenmi sayld, dolaysyla cezann toplum yararna olduu aktr. syan suunun lmle cezalandrlmasnn ancak sulularn eyleme geerek topluma zarar verme aamasna gelmeleri halinde gerekli grlmesi sulularn cezalandrlmasndan ok toplumun korunmasnn amalandn gsterir. Zina suunun toplumsal boyutu bunun nesle ve rza ynelik bir eylem olarak kabul edilmesinde belirir. Nitekim Kuranda nesli ldrme ile cana kyma ifadelerinin bir arada zikredildii yetlerden hareketle (el-sr 17/32, 33; el-Furkn 25/68) zinann nesle ve rza ynelik bir cinayet nitelii tad ifade edilmitir. te yandan baz fakihler mahkmiyetten nce sulunun pimanlk duymas, madurun suluyu affetmesi vb. durumlarda cezann dmesi hkmyle had sularnn mahkemeye intikalini ve ispatn zorlatrc nlemler alnmasna dikkat ekerek lm cezas dahil olmak zere cezalarda olabildiince sulunun slah amacnn gdldn vurgulamtr. Gnmzde mslman dnrlerin bir ksm, maksd eksenli yorumlar erevesinde slm hukukundaki ceza yaptrmlarla varlmak istenen asl hedefin recm, ksas vb. cezalar uygulamak deil toplumun ktlklerden korunmas olduuna dikkat ekerek dnyada lm cezasnn kaldrlmas ynndeki giriimlerin dinin asl amalar asndan deerlendirilmesi gerektiini savunur. Bu yaklam eletiren veya ihtiyatla karlayan ounluun bu konudaki grlerini ylece zetlemek mmkndr: Bat dncesinde insan haklar retisi devleri ihmal edip haklara ncelik tanyan bir yap arzetmekte, bunun bir uzants olarak Bat ceza hukuku sistemlerinde sulunun madura ve topluma verdii zarar nemli lde gz ard edilmektedir. Her trl refah ve sosyal hak imknlarnn bulunmasna ramen Bat toplumlarnda su oranlarnn artmasnda bu yaklamn nemli pay vardr. slm retide hayat hakknn insana Allah tarafndan bahedildii ve dokunulmaz olduu kabul edilmi, bu dokunulmazln ancak bakasnn hayat hakkna tecavz ya da toplumun hayat menfaatlerine zarar verme gibi durumlarda ve yine insana hayat hakkn baheden ilh iradeye uygun biimde kaldrlabilecei esas benimsenmitir. lm cezasnn kaldrlmas fikri insan hayatnn kutsal saylmas noktasnda slm retiyle kesiirse de zaruri olan durumlarda ve zellikle kasten bakasnn hayat hakknn ihlli halinde bu cezann uygulanmas belirtilen temel

yaklam zedeleyen deil destekleyen bir tutum saylmaldr. Osmanllarda. Kanunnmelerde had ve ksas kategorilerinde yer alan sular iin er hukukta ngrlen cezalar esas kabul edildiinden bunlarla ilgili ayrntl dzenlemelere gidilmemi, daha ziyade tazr kapsamnda olmak zere baz ar sularn lmle cezalandrlmas ngrlm ve buna siyaset cezas denilmitir. Had ve ksas cezalarnn infazn onama yetkisi devlet bakanna ait olduundan bu cezalar da siyaset kavramyla ifade edilmitir. Bu terim, er hukuka uygunluu tartlan ve baz siyas sular iin verilen cezalar da ierecek ekilde kullanlmtr. Osmanl kanunnmelerinde ve mahkeme kaytlarnda zaman zaman veya her zaman livta, ttn ime, kamu parasn zimmete geirme, zndklk, at alma, evlt edinme ya da kleletirme amacyla esir alma, kle ve criyeyi kandrp karma, det haline getirilen hrszlk, halka ldrc aletlerle zarar verme, yabanc lkelere kanun d yollarla tahl rnleri ihrac gibi sularn lmle cezalandrld grlmektedir. Ar ihmali grlen nemli devlet grevlileri de ok defa lmle cezalandrlmtr. Osmanl hukukular, genel olarak padiahn mer emirlerine kar giriilen toplumsal dzeni bozucu isyan hareketlerini bay suu olarak deerlendirmi ve bu suu ileyenlerin lmle cezalandrlmas gerektii ynnde fetva vermitir. Merkez otoritenin sarslmasna sebep olabilecek taraftar toplama, isyan ya da kargaa karma, ihtille veya savaa kalkma gibi hareketler ister saray efrad ister halk tarafndan ilensin Osmanllarn hemen her dneminde ounlukla lmle cezalandrlmtr. Devlet otoritesine kar somut eylemlerin bulunmad, ancak potansiyel tehlike arzeden durumlarda da politik amalarla lm cezasnn uygulanmas sz konusu olmutur. Nitekim vezir, paa gibi devletin st kademesinde bulunan birok grevlinin bu sebeple hayatna son verilmitir. Ftih Kanunnmesinde tahta kan padiahn nizm- lem iin kardelerini ldrmesini ngren hkm, suun madd unsuru olan fiil isyan ilemeyen hnedan yelerinin de ldrlebilmesine imkn verdiinden fkh esaslara uygunluk asndan geni tartmalara konu olmutur (Akman, s. 111-125, 150-162). Osmanllarda adam ldrme suunun ksas yoluyla lmle cezalandrlmasnda infaz genellikle klla gerekletirilmi, dier sularda lm cezasnn infaz iin asma, boyun vurma, ikiye bime gibi yntemler kullanlmtr. Sbtunun son derece ar artlara bal olmas vb. sebeplerle genel olarak slm tarihinde ndiren verilen recm cezasnn Osmanl tarihinde de bir defa uyguland bilinmektedir. Siyaseten katil cezasnn infaz kafa kesme ve boma ekillerinden biri ile gerekletirilmitir. Mahkmun padiahn ailesinden olmas durumunda eski Trk geleneinde hnedan yelerinin kanlarnn kutsal olduu telakkisine dayanan kann dklmemesi gerektii inancnn etkisiyle boma yntemi kullanlmtr. lm cezalar genellikle halka ak olarak infaz edilirdi. Sabkallarn ya da gece su ileyen hrszlarn cezalar ehrin grlebilen yerlerinde, dier sulularnki ise su iledikleri meknda gerekletirilirdi. lm cezasnn alenen infaz edilmemesi durumunda ceza sulularn bulunduklar hapishanelerde yerine getirilir ve cesetler denize atlrd. nfazlarn kaleden atlan bir topla iln edilmesi deti III. Selim tarafndan kaldrlmtr. Cezann saray mensuplarndan birine verilmesi halinde infaz padiahn huzurunda gerekletirilirdi. Genel ilke olarak Osmanllarda siyaseten katil cezasn verme yetkisi sultana, sadrazama ve onlarn yetkili kldklar vezirlere ait olmakla birlikte bu yetkinin devlet otoritesinin zayflad ya da

yetkinin ktye kullanld durumlarda zaman zaman snrlandrlmasna ynelik giriimlerde bulunulduu grlr. II. Mahmud dneminde yrrle konulan 1254 (1838) tarihli kanunla bilhassa devlet memurlar iin lm cezas sadece had ve ksas sularyla snrlandrlm, memurlara siyaseten katil cezas verilmemesi kabul edilmitir. 1256 (1840) tarihli Ceza Kanunnmesinde ise hkmler btn tebaaya mil klnm, lm cezasn gerektiren sular hadler, padiaha (vatana) hyanet, isyan ve adam ldrme olarak saylm, padiahn yetkisi lm cezasn onamayla snrlandrlmtr. 1851 ve 1858 tarihli kanunlarda nceki kanuna nazaran lm cezas bakmndan nemli bir farkllk bulunmamaktadr.

BBLYOGRAFYA

Msned, I, 61, 65, 70, 419, 438; Sahnn, el-Mdevvene, VI, 202-456; Serahs, el-Mebs, IX, 36205; Ksn, Bedi, VII, 33-142, 233-327; Muvaffakuddin bn Kudme, el-Mun (nr. Abdullah b. Abdlmuhsin et-Trk - Abdlfetth M. el-Hulv), Riyad 1419/1999, XII, 307-551; zzeddin bn Abdsselm, Mutaarl-fevid f akmil-mad: avidl-akm, Beyrut 1410/ 1990, I, 14, 80-87, 129-137; II, 190, 247, 302; a.mlf., el-avid-ur (nr. Slih b. Abdlazz l Mansr), Riyad 1417/1997, s. 137, 139, 165; bn Kayyim el-Cevziyye, lml-muvan (nr. Mehr b. Hasan l Selmn), Demmm 1423, III, 239, 242, 338-357; tb, el-Muvfat, II, 315321; irbn, Munil-mutc, IV, 2-193; Ahmet Mumcu, Osmanl Devletinde Siyaseten Katl, Ankara 1963; Abdlazz mir, et-Tazr fi-eratil-slmiyye, Kahire 1389/1969, s. 305-327; D. Lloyd, Introduction to Jurisprudence, London 1972, s. 78; U. Heyd, Studies in Old Ottoman Criminal Law (ed. V. L. Mnage), Oxford 1973; M. Eb Zehre, el-Cerme, Kahire, ts. (Drl-fikril-Arab), s. 158-174; Ali Ali Mansr, Nimt-tecrm vel-ib fil-slm, Medine 1397/ 1976, I, 61-86; II, 3761; Bahri Savc, Yaam Hakk ve Boyutlar, Ankara 1980; M. Selim Awa, Punishment in Islamic Law: A Comparative Study, Indianapolis 1982; M. Cherif Bassiouni, Quesas Crimes, The Islamic Criminal Justice System (ed. M. Cherif Bassiouni), London-New York 1982, s. 203-209; Osman Balcgil, Birlemi Milletler ve Uluslararas Af rgt Konferanslarnda lm Cezas, stanbul 1982; a.mlf., damn Gnl, stanbul 1986; H. Homma, Structural Characteristics of Islamic Penal Law, Japan 1986; A. Camus - A. Koestler, lm Cezas stne Dnceler (trc. Ali Sirmen), stanbul 1986; Gassn Rabh, Ubetl-idm alln ev mkile, Beyrut 1987; W. S. White, The Death Penalty in the Eighties: An Examination of the Modern System of Capital Punishment, Michigan 1987; Abdlgaffr brhim Slih, el- fin-nefs fi-eratil-slmiyye, Kahire 1989; Ahmet Akgndz, Osmanl Kanunnameleri ve Hukuk Tahlilleri, stanbul 1990, s. 108-132, 286-288; Muhammed b. Abdullah Zhim, ru tabi-eratil-slmiyye f menil-cerme, Kahire 1412/1991; J. mbert, lm Cezas, stanbul 1992; Abdlkdir deh, et-Terul-ciniyylslm, Beyrut 1413/ 1993; M. Semih Gemalmaz, Ulusalst nsan Haklar Hukukunda Yaam Hakk ve kence Yasa, stanbul 1993; a.mlf., lm Cezasnn lgasn Amalayan BM Uluslar Aras Medeni ve Siyasi Haklar Szlemesinin kinci Semeli Protokol ve Trkiyede lm Cezas Sorunu, nsan Haklar Yll, XXII, Ankara 1990, s. 65-82; Hseyin Eb Zeyd, el-Ubetlcesediyye beyne-eratil-slmiyye vel-nnil-va, [bask yeri yok] 1418/1997; Mehmet Akman, Osmanl Devletinde Karde Katli, stanbul 1997; Ali M. Cafer, Felsefetl-ubt filnn ve-eril-slm, Beyrut 1417/1997; M. Atyye Fetr, Fhl-ubetil-addiyye fit-

teril-ciniyyil-slm, Bingazi 1998; Esat Adil Mstecaplolu, lm Cezas, Siyasal Bilgiler, VII/76, Ankara 1937, s. 200-205; Osman Nuri Uman, dam Cezas, Adliye Ceridesi, sy. 4, Ankara 1942, s. 341-351; Cokun ok, Osmanl Kanunnamelerinde slm Ceza Hukukuna Aykr Hkmler, A Hukuk Fakltesi Mecmuas, III/1, Ankara 1976, s. 125-146; III/2-4 (1946), s. 365383; IV/ 1-4 (1947), s. 48-73; J. N. D. Anderson, Homicide in Islamic Law, BSOAS, XIII (1951), s. 811-828; Hakk Demirel, lm Cezas, A Hukuk Fakltesi Mecmuas, XII/1-2 (1955), s. 152171; Necdet Yalkut, Mukayeseli Hukuk Bakmndan lm Cezas, Adalet Dergisi, LV/9-12, Ankara 1964, s. 1001-1013; Kksal Bayraktar, lm Cezas, Mukayeseli Hukuk Aratrmalar Dergisi, II/3, stanbul 1968, s. 53-75; Sami Seluk, Anayasa ve lm Cezas, Yargtay Dergisi, sy. 4, Ankara 1978; M. Receb el-Beyym, ll-idm ve ibh beyne-eratil-slmiyye vel-avnnil-vaiyye, ME, LVI/6 (1983), s. 881-884; Abdullah Ahmed ed-Dr, Cezlmfsidn fil-ar, Rba, XXVIII/296, Mekke 1989; J. Fitzpatrick - A. Miller, International Standards on the Death Penalty: Shifting Discourse, Brooklyn Journal of International Law, XIX, Brooklyn 1993, s. 273-366; R. Peters, The Islamization of Criminal Law: A Comparative Analysis, WI, XXXIV (1994), s. 246-274; Abdrraf M. Ahmed el-Keml, et-Tazr bil-atl fil-fhilslm, Mecellet-era ved-dirstil-slmiyye, XIV/39, Kveyt 1420/1999, s. 167-203; Abbd es-Serrc, el-dm, el-Mevsatl-Arabiyye, Dmak 2000, II, 763-765. Mnteha Maal

MER
( ) Eb Hafs mer b. el-Hattb b. Nfeyl b. Abdiluzz el-Kure el-Adev (. 23/644) Hulef-yi Ridnin ikincisi (634-644). Fil Vakasndan on yl kadar sonra, dier bir rivayete gre ise Byk (Drdnc) Ficr savandan drt yl kadar nce Mekkede dodu (Halfe b. Hayyt, I, 151). Baba tarafndan soyu Chiliye dneminde Kurey kabilesinin sefret ilerine bakan Ad b. Kb kabilesine ular ve Kb b. Leyde Hz. Peygamberin nesebiyle birleir. Annesi Mahzm kabilesinden Hanteme bint Himdir. Mslman olmadan nceki hayat hakknda yeterli bilgi yoktur. Babasnn develerini gtt, ikiye ve kadna ok dkn olduu, iyi ata bindii, iyi silh kulland ve pehlivan yapl olduu belirtilmektedir. iire merakl olduu, gzel konutuu, okuma yazma bildii, ensb bilgisini rendii, ticaret yapt, bu maksatla Suriye, Irak ve Msra gittii, Kurey kabilesi adna elilik grevinde bulunduu rivayet edilir. Kureyin baz ileri gelenleri gibi putperestlie bal kalarak nceleri Hz. Peygambere ve slmiyete kar dmanlk gsteren, bilhassa kabilesinden mslman olanlara ikence yapan mer bisetin 6. ylnda (616) mslman oldu (bn Sad, III, 269). Onun mslman oluuna dair kaynaklarda iki rivayet bulunmaktadr. Hemen hemen btn kaynaklarda yer alan mehur rivayete gre Hamzann slm kabulnden sonra mer Hz. Peygamberi ldrmek zere yola km, yolda karlat Nuaym b. Abdullahtan kz kardei Ftma ile kocas Sad b. Zeydin mslman olduunu renince onlarn evine gitmitir. Onlar Th sresini okurken bulmu, okuduklarn kendisine vermelerini istemi, ancak bu istei reddedilince kz kardeini ve enitesini dvm, kardei kendilerine Kuran reten ve merden saklanan Habbb b. Ereti de ararak mslman olduklarn merin yzne kar sylemitir. Bunun zerine yumuayan mer mslman olmaya karar vermi, Habbbdan Reslullahn Erkam b. Ebl-Erkamn evinde olduunu renip oraya gitmi ve kendisine biat ederek mslman olmutur (bn shak, s. 160-163; bn Him, I, 343-346; bn Sad, III, 267-269). Dier rivayete gre bir gece arap imek iin iki arkadalarn aram, kimseyi bulamaynca Kbeye gitmi. Orada Kbeyi nne alan Hz. Peygamberin Beytlmakdise doru namaz kldn grnce Kbenin rts altna saklanarak ona yaklam, Resl-i Ekremin okuduu, Kureylilerin Kuran iin syledikleri, airlerin, khinlerin veya Muhammedin uydurmasdr eklindeki szlere cevaplar veren Hkka sresinin 41-46. yetlerini duyunca mslman olmaya karar vererek Hz. Peygamberi takip etmi, Hz. Peygamberin, evine girmeden nce onu farkedip Ne var y mer? diye sormas zerine, Allaha, resulne ve onun Allah katndan getirdii eylere iman etmeye geldim deyince Reslullah, Ey mer! Allah sana hidayet nasip etti diyerek gsn svazlam ve imanda sebat etmesi iin ona dua etmitir (Msned, I, 17; bn Him, I, 346-348). Bu rivayetlerden ikincisi tercihe deer grlmektedir. Hz. merin mslman oluunun Resl-i Ekremin, Y rabbi! slmiyeti mer b. Hattb veya Amr b. Him (Eb Cehil) ile teyit et duasnn bir tezahr olduu belirtilmektedir (Msned, I, 456; bn Him, I, 345; bn Sad, III, 269). Hz. mer mslman olduu

gece Eb Cehilin evine giderek slm kabul ettiini bildirdi; ayrca ertesi gn Ceml b. Mamer elCumahye mslman olduunu btn Kureylilere iln ettirdi. Onun slmiyete girmesinden sonra mslmanlar ilk defa Kbede toplu olarak namaz kldlar (Buhr, Feil abin-neb, 3, 6; Menbl-enr, 35; bn Him, I, 342, 345, 348-350; bn Sad, III, 269-270). Hz. merin mslman olmasndan Medineye hicretine kadar geen alt yllk sre hakknda kaynaklarda bilgi bulunmamaktadr. Mslmanlar Medineye hicret etmeye balaynca mer de yannda aabeyi Zeyd, kars ve olu Abdullah bata olmak zere akraba ve arkadalarndan oluan yirmi kiilik bir kafileyle Mekkeden ayrlp Kubya gitti ve Rifa b. Abdlmnzirin evine misafir oldu. Reslullah bir evde toplanan ensarn erkeklerinden biat alrken kadnlarn baka bir evde toplanmasn ve onlardan kendisi adna Hz. merin biat almasn emretti (bn Sad, VIII, 7). Resl-i Ekrem, meri Mekkede Eb Bekirle, Medinede Ben Slim kabilesinden tbn b. Mlik ile (baz rivayetlerde Uveym b. Side, Muz b. Afr veya Evs b. Havl) karde iln etti. Hz. Peygamberin Medineye gitmesinden sonra dier birok muhacir gibi Kubda oturmaya devam eden mer, gn ar Medineye giderek Reslullah ile grr, gitmedii gnlerde tbn gider ve akamlar yeni nzil olan yetlerle Hz. Peygamberden rendiklerini birbirlerine anlatrlard (Buhr, lim, 27; bn Him, I, 474-477, 505). Katld seriyyeler dnda Resl-i Ekremin yanndan hi ayrlmayan Hz. mer kumandanln Reslullahn yapt btn savalarda, Hudeybiye Antlamas, Umretl-kaz ile Ved haccnda bulundu. Hz. Peygamber, Hudeybiyede Kureylilerle grmek zere meri Mekkeye gndermek istedi. Ancak o Kureylilerin kendisine kar byk bir dmanlk beslediini ve orada kabilesinden kendisini koruyacak kimsenin bulunmadn syleyerek Hz. Osmann gnderilmesini teklif etti. Hudeybiye Antlamasnda yer alan, Resl-i Ekremin ve mslmanlarn o yl umre yapamayacaklar, mslman olup Hz. Peygambere snanlarn Kureylilere iade edilecei gibi artlar iine sindiremedi. Bu antlamann Feth sresinde feth-i mbn olarak nitelendirilmesini de anlamakta glk ekti ve Medineye dnme kararn bir trl kabul edemedi. Kendisini Hz. Eb Bekir ikna etti; daha sonra antlamann sonularn grnce bu tavrndan dolay pimanlk duydu. Reslullah, Hayberin fethinden sonra 7. yln ban aynda (Aralk 628) Hevzinlilere kar gnderdii otuz kiilik mfrezenin bana Hz. meri kumandan tayin etti (bn Sad, II, 117; bk. TREBE SERYYES). Mekkenin fethinde slm ordusu henz ehre girmeden Hz. Peygamberin adrna gelen Kurey reisi Eb Sfynn putlar vdn duyunca kar kt ve onun mslman olmasnda rol oynad. Fetihten sonra erkeklerden biat alan Resl-i Ekrem kendisi adna Kureyli kadnlardan biat almasn ona emretti. Ayrca Kbedeki resimleri imha vazifesini de yerine getirdi (a.g.e., II, 142). 9 (630) ylnda Tebk Gazvesi ncesinde ordunun tehizi iin malnn yarsn balad. Hz. Peygamber rahatszl srasnda oluturduu orduya sme b. Zeydi kumandan tayin etti ve meri onun emrinde grevlendirdi. 11. yln Safer aynn son haftasnda (Mays 632) namaza kamayacak kadar rahatszl artnca namaz Hz. Eb Bekirin kldrmasn emretti. Bir rivayete gre Hz. ie, babasnn zayf sesli ve ok hassas olup Kuran okurken aladn syleyerek namaz Hz. merin kldrmasn istemi, hatta bunu mere sylemi, o da namaz kldrmaya balam, ancak Resl-i Ekrem buna engel olmutur (bn Him, II, 652; bn Sad, II, 217-226; III, 178-180). Hz. Peygamber, hastalnn iddetlendii bir srada kt ve kalem getirilip syleyeceklerinin kaydedilmesini istemiti. Hz. merin de aralarnda bulunduu baz sahbler buna

gerek olmadn, Reslullahn rahatszlnn iddetlenmesi yznden byle bir talepte bulunduunu, Allahn kitab ve Hz. Peygamberin snnetinin yeterli olduunu sylemi, bazlar ise aksi kanaat belirtmi, bunun zerine Resl-i Ekrem, yannda tartmamalarn syleyerek kendisini yalnz brakmalarn bildirmitir. Tarihe Vasiyetnme veya Krts Vakas diye geen bu olay (Tecrid Tercemesi, I, 108-111; XI, 412-417) bilhassa iler tarafndan Hz. mer aleyhine kullanlmtr (Flal, s. 18-22). Resl-i Ekremin vefat sahbler arasnda byk bir znt ve aknlk meydana getirmi, Hz. mer Mescidi Nebevde, Reslullah lmemitir! Allah onu muhakkak ki tekrar gnderecek ve byle syleyen kimselerin ellerini ve ayaklarn kestirecektir! szleriyle duygularn ifade etmi, onu ve dier sahbleri Hz. Eb Bekir ikna etmitir (Buhr, Feil abin-neb, 5; bn Him, II, 655-656; bn Sad, II, 266-272; Tecrid Tercemesi, XI, 26-28). Hz. Peygamberin vefat zerine ensarn Sakfet Ben Sidede toplanarak halife seimi konusunu grtn renen mer yanna Eb Bekir ile Eb Ubeyde b. Cerrh da alp oraya gitti. Hz. Eb Bekir onlara meri veya Eb Ubeydeyi halife semelerini teklif etti. Ancak mer ve Eb Ubeyde, o varken bu grevi stlenemeyeceklerini belirterek Eb Bekire biat ettiler. Hz. mer ertesi gn Mescidi Nebevde bir konuma yaparak mslmanlardan Kurn- Kerme sarlmalarn ve Eb Bekire biat etmelerini istedi (bn Him, II, 660). Hz. Eb Bekirin hilfeti dneminde mer ona mavirlik ve kadlk yapt. Halife olunca sme b. Zeyd kumandasndaki orduya hareket emri veren Eb Bekir, merin Medinede kalmasn istedi ve bunun iin smeden izin ald (bn Sad, II, 190). Peygamberlik iddiasnda bulunanlarla savama konusunda bir ihtilf olmamasna ramen zekt vermek istemeyen kabileler hakknda ashap arasnda farkl grler ortaya kt. L ilhe illallah diyenlerle savamann doru olup olmayaca hususunda Hz. merin balatt tartma Hz. Eb Bekirin namaz klmay kabul edip zekt vermek istemeyenlerle savamann art olduu konusunda farkl dnenleri ikna etmesiyle son buldu. Hz. mer Medineye saldrmak isteyen silerin datlmasn salayanlar arasnda yer ald. Peygamberlik iddia eden Tuleyha b. Huveylid zerine bizzat yrmeye hazrlanan halifeyi Hz. Ali ile birlikte bu kararndan vazgeirdi ve ordunun bana Hlid b. Veldin getirilmesini salad. Ticaret yapmay srdrmek isteyen Hz. Eb Bekire mdahale edip beytlmle bakan Eb Ubeydeden ona maa balatt (a.g.e., III, 184-185; Abdlhay el-Kettn, I, 134, 425). Eb Bekirin mellefe-i kulbdan iki kiiye tahsisat ayrmasna kar karak artk onlara ihtiya kalmadn syledi. Mseylimetlkezzb ile yaplan Akrab savanda (11/ 632) hfz sahblerden bir ksmnn ehid dmesi zerine Kurann toplanmas konusunu Hz. Eb Bekire at. Resl-i Ekremin yapmad bir ii yapma hususunda tereddt gsteren halifeyi ikna edip vahiy ktiplerinin yazd dank haldeki yet ve srelerin Zeyd b. Sbit bakanlnda bir heyet tarafndan bir araya getirilmesini salad (Buhr, Feill-urn, 3). Hz. Eb Bekir Medineden ayrldnda veya hastalnda kendisine veklet etti (bn Sad, III, 186; Halfe b. Hayyt, I, 102); 11 (633) yl hac mevsiminde emr-i hac olarak grevlendirildi (bn Sad, III, 177). Hz. Eb Bekir namaza kamayacak derecede hastalannca imamlk grevini mere brakt ve onu yerine halef tayin etmek zere Abdurrahman b. Avf, Sad b. Zeyd, Osman b. Affn, seyd b. Hudayr gibi sahblerle istiareye balad. Bunlardan bazlar Hz. merin sert mizacn ileri srerek ekincelerini dile getirdiler. Halife grmelerini tamamladktan sonra Hz. Osman ararak bu hususta bir ahidnme yazdrp mhrledi; yanna mer ile Osman alp Mescidi Nebevye gitti ve halka yle dedi: Sizin iin halife setiim kiiye raz olur musunuz? Bir yaknm tayin etmedim. Allaha andolsun ki btn gcmle dnp tandm ve mer b. Hattb uygun buldum; onu dinleyin ve ona uyun orada bulunanlarn hepsi olumlu cevap verdi.

Hz. Eb Bekirin vefat ettii gn (22 Cemziyelhir 13 / 23 Austos 634) Hz. mer Mescidi Nebevde biat ald. lk i olarak, kaybettikleri blgeleri geri almak iin harekete geen Ssnlere kar halk Irak cephesindeki mcahidlere yardma ard ve Eb Ubeyd es-Sekafyi 1000 kiilik bir birliin banda Iraka gnderdi. Eb Ubeydin Kpr Savanda ehid olmas zerine Sad b. Eb Vakks kumandan tayin etti. Kdisiye Savan kazanan Sad (15/ 636) Ssn ordusunu takip ederek Medini ele geirdi (Safer 16 / Mart 637). Ssn kuvvetleri Cell Savanda da yenilgiye uratld (16/ 637). Fetihlerin bu aamasnda Hz. mer, Sad b. Eb Vakksa Hre yaknlarnda Kfeyi, Utbe b. Gazvna da Basray ordugh ehir olarak kurmalarn emretti. Utbe b. Gazvn, rann Ahvaz blgesini fethetti (17/638); ancak blge bir yl sonra tekrar Ssn ordusunun eline geti. Numn b. Mukarrine yardm iin gelen ordu etin bir mcadeleden sonra Tsteri fethetti (20/641). Cell ve Hulvnn ardndan Ss, Hzistan ve Musulu ele geiren mslmanlar Nihvend zaferiyle Irakn fethini tamamlad (21/642). Hz. mer, Bizans mparatorluuna kar Suriye cephesindeki savalara da ara verilmeden devam edilmesini emretti. Hz. Eb Bekir dneminde kazanlan Ecndeyn zaferinden (13/634) sonra Hz. mer devrinde yaplan Fihl Savanda mslmanlar Bizans kuvvetlerine byk zayiat verdirdiler (28 Zilkade 13 / 23 Ocak 635). Mercssufferde yenilip Dmaka snan Bizans askerlerini takip ederek ehri kuatp fethettiler (Receb 14 / Eyll 635). Ayn yl Mercrrm Savan da kazandlar. Bu srada Balebek, Humus ve Hama ehirleri de ele geirildi. Mslmanlarn bu baarlar zerine Bizans mparatoru Herakleios hristiyan Araplarn ve Ermenilerin katld byk bir ordu hazrlad. Ancak Bizans ordusu Yermk Muharebesinde ar bir yenilgiye urad (12 Receb 15 / 20 Austos 636) ve blgedeki btn ehirler mslmanlarn eline geti. 16 (637) ylnda eyzer, Knnesrn, Halep, ardndan Antakya, Urfa, Rakka ve Nusaybin ksa aralklarla mslmanlara teslim oldu. te yandan Filistinin fethine devam edildi ve Kuds kuatld. Patrik Sophronios ehrin anahtarlarn o srada inceleme ve grmelerde bulunmak iin Suriyeye gelen ve Cbiyede bulunan Hz. mere teslim etmek istediini belirtti. Halife bizzat Kudse giderek halka eman verip kendileriyle bir antlama yapt (17/638). Daha sonra Filistinin sahil ehirleri bata olmak zere dier yerleim yerleri fethedildi. Hz. mer sahillere yaknl dolaysyla tehlike oluturan Kbrsn fethine deniz seferinin zorluunu dnerek izin vermedi. Ancak Suriye ve Filistinde malp olan bir ksm Bizansl kumandan ve askerlerin Msra katn ve Msrn fethinin gerekli olduunu syleyen Amr b. sn grn benimseyerek Msrn fethini emretti. Msrn fethi ylda tamamland (19-21/640-642). Bu arada Hz. mer dier deniz seferlerine ve bunun iin bir donanma kurulmasna msaade etmedi. Onun bu kararnda gemilerin batmasyla sonulanan iki teebbsn etkisi bulunmaktadr (a.g.e., III, 284-285; Belzr, Ft, s. 181, 476; Abdlhay el-Kettn, I, 547-549). Sonuta slm ordular onun zamannda Ssn mparatorluuna tbi Irak, ran ve Azerbaycan ile Bizans mparatorluuna tbi Suriye, el-Cezre, Filistin ve Msr slm lkesine kattlar. Gerekletirilen fetihler sonucu ele geirilen ganimetlerde byk bir art oldu. Hz. mer, mslmanlarla gayri mslimlere ait yeni ortaya kan eitli problemleri ve ihtiyalar grerek bunlarn halledilmesi yolunda dzenlemelere teebbs etti. Bu dzenlemelere, kazanlan ganimetlerle slmn eline geen bu ok byk corafyada yaayan baka dinden insanlar ve onlarn sahip olduklar topraklar ele alarak balad. Ganimet ve toprak meseleleri yannda mslmanlarn Suriyede yerleimi hususunu grmek zere Safer 16 (Mart 637) tarihinde baz sahblerle birlikte

Cbiye ehrine gitti. Suriyedeki btn valilerin katld toplantda gelirlerin taksiminde gz nnde bulundurulacak esaslar ortaya koydu ve mslmanlarn gayri mslimlerle mnasebetlerinde dikkat edecekleri hususlara iaret etti. Bu srada Kuds teslim alan Hz. mer btn kumandan-valilerle istiarelerde bulundu. Bizanstan gelecek saldrlarn nlenmesi iin Cbiyedeki ordughn datlarak iki ayr cephede savunma hatlarnn kurulmasn kararlatrd ve mevcut ehirlere yerleilmesini istedi. 17 (638) veya 18 (639) ylnda Amvsta kan veba salgn buradan Suriyenin eitli yerlerine yayld. Bu salgnda bata Eb Ubeyde b. Cerrh olmak zere birok sahb ile 25.000e yakn kii ld. 20 (641) ylnda Hayber ve evresindeki yahudileri Arap yarmadas dna karan Hz. mer (bn Sad, II, 114; Belzr, Ft, s. 25, 28) daha sonra Haybere giderek bu blgedeki topraklarn durumunu inceledi. Bar veya sava yoluyla alnmalarna ve Hz. Peygamberin yapt taksimata gre bu topraklarn sahiplerine verilmesini istedi. Topraklardan beytlml hissesi olarak Resl-i Ekremin hanmlarna den paylar hususunda kendilerini serbest brakt; bir ksm topra, bir ksm gelirini almaya karar verdi. Fedek topraklar yars Hz. Peygambere ait olmak zere bar yoluyla ele geirilmiti. Hz. mer bu topraklarn fiyatn tesbit ettirdi. Yarsnn karln Fedeklilere dedikten sonra onlar da dierleriyle birlikte Suriye tarafna srd. Ayn tarihte Necranl hristiyanlar da Kfe taraflarndaki Necrniyeye gnderdi. Mallarn satn alarak madur olmalarn nledi. Ayrca gittikleri yerde kendilerine geni topraklar verilmesini, bu topraklardan bir sre vergi alnmamasn, daha sonra Hz. Peygamber ile yaptklar anlamaya uygun biimde cizye vermeye devam edilmesini valilerinden istedi. Hz. mer, 23 (644) yl haccn eda edip Medineye dnd gnlerde, Mugre b. ubenin Basra valisi iken edindii klesi Eb Lle Frz en-Nihvend efendisinin kendisinden fazla cret aldn syleyerek bunun azaltlmasn istedi. Halife onun demircilik, marangozluk ve nakkalk yaptn renince Mugrenin kendisinden ald cretin fazla olmadn bildirdi. Bunun zerine Eb Lle ertesi gn sabah namaznda hanerle Hz. meri yaralad ve mslmanlarn elinden kurtulamayacan anlaynca kendini ldrd. Halife lm deinde iken kendisine yerine birini brakmas teklif edilince aere-i mbeereden alt kiilik rann toplanarak gn ierisinde aralarndan birini halife semelerini istedi; olu Abdullah da halife seilmemek artyla bu heyete dahil etti. Namaz kldrmak zere Suheyb b. Sinn, ra yelerini toplamak zere Mikdd b. Esvedi, seim gerekleinceye kadar heyetin rahatsz edilmemesini salamakla da Eb Talha elEnsryi grevlendirdi. Olu Abdullah Hz. ieye yollayarak Resl-i Ekremin hcresine onun ayann dibine defnedilmek iin izin istedi. Hz. ie kendisi iin dnd bu yeri ona vermeyi kabul etti. Hz. mer gn sonra vefat etti (26 Zilhicce 23 / 3 Kasm 644). Cenaze namazn Suheyb b. Sinn kldrd (bn Sad, III, 367). Hz. mer kaynaklarda uzun boylu, gr sesli ve heybetli bir kii olarak tasvir edilir. Birok kadnla evlenen Hz. mer ilk evliliini Zeyneb bint Mazn el-Cumahiyye ile yapt. Abdullah ve Hafsa bu evlilikten doan ocuklardr. Chiliye dneminde evlendii Mleyke bint Amr ve Kureybe bint Eb meyyeyi slmiyeti kabul etmedikleri iin mrik kadnlarla evlenmeyi yasaklayan yet (elMmtehine 60/10) dorultusunda boad. Baka evlilikler de yapan Hz. mer son evliliini 17 (638) ylnda Hz. Ali ve Ftmann kzlar mm Klsm ile yapt. Hz. merin bu evliliiyle Resl-i Ekremle akrabalk kurma amac tad bilinmektedir.

Aere-i mbeereden olan Hz. mer ayn zamanda vahiy ktiplerinden ve Reslullahn en yakn sahblerdendir. Kz Hafsa ile Hz. Peygamberin evlenmesi (3/ 625) onlarn bu dostluunu daha da pekitirmiti. Resl-i Ekrem kendisiyle birok konuda istiare ederdi. Onun baz grlerinin nzil olan yetlerle teyit edildii grlmektedir. Muvfakt- mer denilen bu yetler arasnda arabn kesin biimde haram klnmas (el-Bakara 2/219), Hz. Peygamberin evine gelen kimselerle hanmlarnn perde arkasndan konumasnn daha uygun olaca (el-Ahzb 33/53), Kbedeki Makm- brhimin namazgh ittihaz edilmesi (el-Bakara 2/125) ve mnafklarn reisi Abdullah b. bey b. Selln cenaze namaznn klnmamas gerektii (et-Tevbe 9/84) gibi hususlar rnek olarak zikredilebilir (Muvfakt- mer iin bk. Tecrid Tercemesi, II, 346-353; XI, 46-50; md, s. 19 vd.). Hz. Eb Bekir ile birlikte eyhayn diye anlm ve baz fakih sahbler onlarn ittifak ettikleri hususlar dier sahblerin grlerine tercih etmitir. Hz. Eb Bekir Medinede kaz ilerinin bana onu getirmiti. Resl-i Ekrem onun hakknda, Allah, gerei merin lisan ve kalbi zere yaratt (Tirmiz, Menb, 18); Allahn emirleri konusunda mmetimin en kuvvetlisi merdir; Muhakkak ki eytan senden korkar, y mer! demi, Ey Allahm! merin kalbinden haset ve hastalklar kar ve onu imana tebdil et eklinde dua etmitir (Msned, IV, 336; ayrca bk. Mslim, mn, 69). Hz. mer, Sana viz olarak lm yeter ey mer! ifadesini mhrne kaztm, kendisini malyla ve canyla Hz. Peygamberin yoluna adamtr. Hz. merin en mehur lakab Frktur. Hak ile btl birbirinden ayran anlamndaki bu lakab kendisine Hz. Peygamberin, mslmanlarn veya Ehl-i kitabn vermi olduuna dair rivayetler bulunmaktadr (bn Sad, III, 270-271; Abdsselm b. Muhsin l-i s, I, 78-80; ayrca bk. FRK). slm tarihinde emrl-mminn tabiri ilk defa Hz. mer iin kullanlmtr. Snn ulems, onun Hz. Eb Bekirden sonra mslmanlarn en faziletlisi ve hilfet makamna en uygun sahb olduunda ittifak etmitir. i ulems ise Hz. Alinin hilfetiyle ilgili ilh emir bulunduunu, Hz. merin Eb Bekir ve Eb Ubeyde ile birlikte bu emre muhalefet ettiini ve Reslullahn cenazesi henz ortada iken hilfeti Hz. Aliden gasbettiini ileri srm, Hz. Eb Bekirin meri halife tayin etmesini de eletirmitir. Snn kaynaklarnda Hz. Eb Bekirin yapt istiarelerden sonra meri yerine brakmay kararlatrd, Hz. merin baarl ynetiminin bu tayinin ne kadar isabetli olduunu gsterdii belirtilir. Hz. Ali, Eb Bekirin meri halife olarak brakmasna kar kmam, ona ilk gn biat edenler arasnda yer alm, onu desteklemi ve onun yardmcs olmutur. Hz. mer de, Ali olmasayd mer helk olurdu diyerek bir gerei ifade etmitir. Hz. mer sert mizalyd. Onun bu zelliini Resl-i Ekrem, mmetimin iinde mmetime en merhametli Eb Bekir, Allahn emri konusunda en iddetlisi merdir szyle dile getirmitir (Abdlhay el-Kettn, II, 295). Hz. mer kadnlara kar da ok sertti. Ancak rabbinden korkmas ve hirette yaptklarndan hesap vereceine dair olan kesin inanc ahs zellikleri arasnda mesuliyet duygusunu n plana karm, mesuliyet duygusu onu sert ve hain davranlardan uzak tutmutur. Ayrca Hz. Eb Bekir dneminde Medinedeki kaz ilerinin banda bulunarak tecrbe kazanm, adalet sahasnda gerekletirdii icraatyla insanlk tarihine gemitir. Onun hakknda Hz. ienin, mer anlnca adalet anlm olur, adalet anlnca Allah anlm olur, Allah anlnca da rahmet iner dedii nakledilir. Halifelii sresince beytlmlden ihtiyac dnda hibir ey almamaya dikkat etmi, sradan bir Kureyli gibi yaam ve Hz. Alinin bu konudaki tavsiyelerine uymutur (Eb Ysuf, I, 125-126). Kaynaklarda zhidne bir hayat srd uzun uzun anlatlmaktadr. Hz. mer kul

hakkna riayet hususunda ok hassas davranmtr. Onun bu hassasiyeti kendisinden sonra i bana gelecek halifeye zimmlerin hukukuna riayet edilmesi ve onlara verilen taahhtlere uyulmasna dair vasiyetinde grlr. Savalarda mslmanlarn zarara uramamas iin gerekli tedbirleri alr, valilere de bu dorultuda emirler verirdi. Onun savalar Medineden takip ettii ve gelimelere odaklanm olduu grlmektedir. Medinede hutbe okurken ran cephesinde savamakta olan kumandan Sriyeye, Ey Sriye! Daa ekil, daa! diye hitap ettii ve kumandannn bunu duyarak emri yerine getirip ordusunu kurtard rivayet edilir (Taber, I, 2700-2703). Reslullah onun hakknda, Sizden nceki toplumlarda Allahn kalplerine ilham verdii kimseler vard. Eer benim mmetimde de byle kimseler varsa -ki phesiz vardr-muhakkak mer de onlardandr demitir (Buhr, Feil abin-neb, 6). Hz. mer toplumu ilgilendiren bir konu ortaya knca halk Mescidi Nebevye arr, iki rekat namaz klndktan sonra minbere kp konuyu halka aard (Taber, I, 2574). Halkn soru sormasna ve haklarn aramasna imkn tanr, kendisinin eletirilmesini isterdi. Emir bil-marf nehiy anil-mnker esasna bal kalarak halifelik vazifesini yerine getirmekte ok byk hassasiyet gsteren Hz. mer btn emir ve yasaklar nce kendi ahsnda uygular, halka verdii emirleri aile mensuplarna da syleyerek bunlara riayet edilmesini isterdi. Hz. mer namaz kldrmak, hutbe okumak, fey ve zektlar toplamak, mbedlerin yapm ve bakmyla megul olmak, ramazan aynn ban ve sonunu iln etmek, hac farzasnn yerine getirilmesi iin tedbir almak ve haccn idaresini stlenmek gibi grevleri de yerine getirirdi. Abdurrahman b. Avf emr-i hac tayin ettii hilfetinin ilk yl hari hac farzasn bizzat kendisi idare etmi, son haccnda Resl-i Ekremin hanmlarn da beraberinde gtrm, halifelii dneminde ayrca defa umre yapmtr (bn Sad, III, 177, 279, 283-284). Hz. mer, divan defterlerini yanna alarak Medine evresindeki insanlarn atyyelerini evlerine gidip bizzat kendisi datrd. Gndzleri ar pazarda, geceleri de Medine sokaklarnda dolap asayii kontrol eder, ihtiya sahiplerini grdnde kendisi beytlmlden yiyecek tard. Her cumartesi gn Medinenin dnda liye yresine gider, g yetiremeyecekleri ilerde altrlan klelerin yknn hafifletilmesini salard. Ayn ekilde hayvanlara fazla yk ykletilmesine mdahale ederdi (Abdlhay el-Kettn, I, 428-429). Valilerine yazd mektup ve emirnmelerden birer nshann saklanmasn istediinden Dvnl-innn kurucusu kabul edilmitir. 18 (639) ylndaki ktlkta ihtiya sahipleri Zeyd b. Sbit tarafndan belirlenmi ve beytlmlde bulunan btn hububat ve yiyecekler kendilerine datlmtr. Kendisi de her gn yirmi deve kestirerek ihtiya sahiplerine datm, ktlk ylnda ihtiya dolaysyla hrszlk yapmak zorunda kalanlara ceza uygulamamtr. Zheyr, Nbiga ve Abde gibi tannm airlerin iirlerini genliinden beri dikkatle dinledii rivayet edilen Hz. merin bunlar okuduu, birounu ezberledii, halifelii dneminde kabilelere ait divanlarn derlenmesini istedii bilinmektedir. Onun bu iirlerden bestelenmi arklar dinlemeyi sevdii ve, ark yolcunun az cmlesindendir dedii nakledilmektedir (Abdlhay el-Kettn, II, 202, 204). Babasndan ensb bilgisini renen Hz. mer gzel yaz yazar ve gzel konuurdu. Onun Hz. Eb Bekir ile birlikte Kureyin en fasih konuanlar arasnda yer ald, Kurann kraat ve imlsna itina gsterilmesini, Arap dilinin iyi renilmesini ve doru konuulmasn istedii kaydedilmektedir. Kurn- Kermin mushaf haline getirilmesi hususunda Hz. Eb Bekiri ikna eden Hz. mer, btn slm beldelerinde valilere cami ve mekteplerde eitim ve retime Kuranla balanmasn emretmi, bu maksatla eitli vilyetlere Medineden baz sahbleri gndermi, onlara maa balamtr. Kurann inan esaslarna ait yetlerinin doru anlalmas iin aba gstermi,

mtebih yetlerle ilgilenenleri bundan menetmi, kaz ve kader konusundaki yanl yorumlar engellemitir. brhim b. Hasan, Hz. merin Kurn- Kermin anlalmas hususundaki grlerini Taber, bn Kesr ve Sytnin tefsirlerinde yer alan rivayetlerden hareketle bir araya getirerek etTefsrl-mesr adyla yaymlamtr (Kahire 1983). Hz. mer hadislerin rivayetine ok dikkat eder, Resl-i Ekremden bizzat duymad bir hadisi rivayet eden sahblerden bunu Reslullahn sylediine dair ahit getirmelerini isterdi. Bununla birlikte onun Sad b. Eb Vakks gibi sekin sahblerden dorudan hadis ald da bilinmektedir. Hadisleri de bir araya getirmeyi dnen Hz. merin konu etrafnda ok dnd ve sahblerle istiare ettikten sonra, Size bir snen kitab yazmaktan bahsetmitim. Fakat sonradan dndm ki sizden nce Ehl-i kitap Allahn kitabndan baka kitaplar yazm ve o kitaplar zerine derek Allahn kitabn terketmilerdi. Yemin ederim ki Allahn kitabn hibir eyle glgelemem diyerek bundan vazgetii rivayet edilir. Dier taraftan onun Irak yresinde grevlendirdii Karaza b. Kba, gittii yerde az hadis rivayet etmesini ve insanlar Kuran okumaktan alkoymamasn syledii ve ok hadis rivayet eden birka sahbnin Medine dna kmasn yasaklad kaydedilir (bn Sad, III, 287). Bu rivayetlerin mrsel olduunu tesbit eden Muhammed Mustafa el-Azam, Kuran nshalarnn henz oaltlmad dnemde Hz. merin hadislerin yazlmasna ncelik tanm olacana inanmann mmkn grnmediini syler (lk Devir Hadis Edebiyat, s. 55-57; Hz. merin hadis ve snnet anlay iin ayrca bk. Erul, s. 126-130, 385-416; Ali elik, sy. 2 [1995], s. 253-275). Hz. merin, ictihadlarnn haber-i vhide muhalif olduunu grdnde bundan vazgeip Reslullahn grn yanstan haber-i vhidi benimsedii bilinmektedir. Ayrca baz kimselerin rivayette geveklik gstermesi yznden yanl anlamas muhtemel kiilerden hadis alnmasna kar kmtr. Ktb-i Sittede rivayet ettii 539 hadis bulunmaktadr; bunlarn ou fkha dairdir. Buhr ve Mslimin eserlerinde toplam seksen bir rivayeti yer alr. Buhr ve Mslim bunlarn yirmi altsnda ittifak etmi, Buhr otuz drt, Mslim yirmi bir hadisi ayrca eserine almtr. Dier hadis kitaplarnda da rivayetlerine yer verilmitir. Baz muhaddisler Hz. merin rivayet ettii hadisleri baz msnedlerde toplamlardr: bn eybe, Msned emril-mminn mer b. el-ab (nr. Keml Ysuf el-Ht, Beyrut 1405/1985); bn Cerr et-Taber, Tehbl-r ve tafl-bit an-Reslillhi minel-abr (Msned mer b. el-ab, nr. Mahmud Muhammed kir, Kahire, ts.); Eb Bekir Ahmed b. Selmn b. Hasan enNeccd el-Badd, Msned mer b. el-ab (nr. Mahfzurrahman Zeynullah, Medine 1415/1995); Ebl-Fid bn Kesr, Msnedl-Fr emril-mminn Eb af mer b. el-ab ve avlh al ebvbil-ilm (nr. Abdlmut Emn Kalac, Mansre 1412/ 1992). Hz. mer fetihleri ynetip ynlendirmesi, ortaya kan problemlerin zm, esirler ve gayri mslimler hakkndaki kararlar, yeni ehirlerin kurulmas ve ftih askerlerin slma alm ok geni corafyaya yerletirilmesi, slmiyetin tebli ve retilmesi gibi birok konuda ilk uygulamalar (evil) gerekletirmitir. Hz. Alinin teklifi zerine 16 yl Reblevvelinde (Nisan 637) hicr takvimin kullanlmaya balanmas kararlatrlm ve muharrem ay hicr takvimin ilk ay olarak kabul edilmitir. Onun devlet idaresindeki dirayetini gsteren bu uygulamalara kaynaklarda geni yer verilmi ve bunlar baz teliflere konu olmutur (mesel bk. Glib b. Abdlkf el-Kure, Evveliyytl-Fris-siysiyye; Evveliyytl-Fr fil-idre vel-a). Beytlml gelirlerinden olan zekt Tevbe sresinin 60., humusu da Enfl sresinin 41. yetine gre

mslmanlara datm, slm devleti hkimiyetine giren gayri mslimlerin bar zamannda verdikleri, fey ismi altnda toplanan vergiler (cizye, hara ve r) sayesinde artan beytlml gelirlerini mslmanlara datmak zere bir dzenlemeye gitmeyi kararlatrmtr. Fey gelirlerinden cizyenin alnmasn emreden yette (et-Tevbe 9/29) bu verginin sarf yeri belirtilmemitir. Hz. mer, hilfetinin ilk yllarnda Resl-i Ekremin ve Hz. Eb Bekirin yapt gibi cizyeyi Medinedeki mslmanlara datmtr (Eb Ysuf, I, 307-310; Eb Ubeyd Ksm b. Sellm, s. 353-355). Hara ve ticaret mallar vergilerini ise kendisi koymu, ganimet topraklarnn datlmamasna ve bu topraklardan alnan hara vergisinin vakf olarak kalmasna karar verirken bunlardan elde edilecek fey gelirlerinin Har sresinin 7-10. yetleri gerei btn mslmanlara datlmas iin 15 (636) veya 20 (641) ylnda divan tekiltn kurmutur. Medineden balanarak Kfe, Basra, Suriye ve Msrda yaayan btn mslmanlar, Araplarn nesebini ok iyi bilen kiilik bir heyet tarafndan Hz. Peygamberin mensup olduu Kurey kabilesinin Ben Him kolundan hareketle divan defterlerine kaydedilmi, beytlml gelirlerinin ve sarf yerlerinin bir dzene balanmas salanmtr. Hz. mer, feyden hisse alacak Medine halkn divan defterlerine kaydettirirken bunlara Arap asll olmayan bir ksm mevlyi de dahil etmitir. Divan defterlerine kleler hari ahs isimleriyle birlikte ylda bir defa verilecek atyye (at) miktarlar ile kleler dahil herkese ayda bir verilmesi kararlatrlan iki cerb (burada hacim ls 132 litre) erzak kaydedilmitir. Yllk atyye miktarlar tesbit edilirken slma giri ncelii, slmiyete yaplan hizmetler ve Resl-i Ekreme yaknlk gz nne alnmtr. Mslmanlarla btnlemeyen ve cihada katlmayanlara fey ve ganimetten pay verilmemitir. Hz. mer fey gelirlerini mslmanlara vermek iin kurduu divan tekiltn Medinede bizzat kendisi ynetmi, tarada ise datm ii valiler veya onlarn grevlendirdii miller tarafndan yaplmtr. Halife, savaarak ele geirilen yerlerde yaayan halkn da bar yoluyla ele geirilenler gibi zimm statsne dahil edilmesine, kendi dinlerinde kalmak istedikleri takdirde cizye demelerine, ayrca ziraata elverili topraklarnn deyecekleri hara vergisi karlnda kendilerine braklmasna karar vermitir. Har sresinin 6-10. yetlerine dayanarak, ganimet statsne gre (el-Enfl 8/41) gaziler arasnda datlan veya Medineye gnderilen bete bir nisbetindeki beytlml hissesi esirleri de serbest brakm ve topraklar eski sahiplerine iade etmitir. Bata insan unsuru olmak zere ganimet ve toprak meselelerini iine alan bu ok ynl konuda Suriye Valisi Eb Ubeyde b. Cerrha gnderdii tlimatn son ksmnda, bu arazilerin sahipleriyle birlikte mslmanlara paylatrlmas halinde geriden gelecek mslmanlarn ve zimmlerin konuacak bir insan bulamayacaklarn, emeklerinin rn kazanlarndan faydalanamayacaklarn, arazileriyle birlikte taksim edilen insanlarn mslmanlar sa kald srece smrleceklerini, sonraki nesillerin de onlarn ocuklarn smrmeye ve kle olarak kullanmaya devam edeceklerini, bylece bu insanlarn slm dini hkm srdke mslmanlarn klesi kalacan syleyip buna asla raz olmadn ifade etmitir (Eb Ysuf, I, 208-213, 265-267; II, 197203; Fayda, Hz. mer Zamannda Gayr- Mslimler, s. 15-46). Fetihle ele geirilen topraklar eski sahiplerine brakan Hz. mer bu topraklarda tarma devam edilmesini, arazilerin ekilip verimli hale getirilmesini, yl st ste ekilmeyen topraklarn geri alnmasn istemi, ziraatn gelimesi iin tedbirler alm, l topra ekip ihya eden kimsenin bu topraa sahip olacan belirtmitir. 9 (630) ylnda nzil olan cizye yeti (et-Tevbe 9/29) bu ok geni corafyada yaayan yahudi, hristiyan ve Mecs gibi gayri mslim halka uygulanmaya balanm, dedikleri vergi karlnda kendilerine Allah ve resulnn zimmeti (himayesi) verilmi; ocuklardan, kadnlardan, fakirlerden, mbed gelirleriyle geinen din adamlarndan ve sonradan mslman olanlardan bu vergi alnmamtr. Bu verginin gereinin yerine getirilememesi sz konusu olduunda iade edilmesi

cihetine de gidilmitir. Nitekim Suriye Valisi Eb Ubeyde b. Cerrh, cizye ald Humus halkn Bizansa kar koruyamayacan anlayp ehri terketmek zorunda kalnca onlardan toplad vergiyi geri vermitir. Ayn uygulamann Suriyenin dier ehirlerinde de yapld bilinmektedir. Humus halk, mslmanlarn bu gzel davrann grdkten sonra mslmanlarn lehine casusluk yapm ve topladklar Bizans ordusuyla ilgili bilgileri kendilerine vermitir (Eb Ysuf, II, 191-197). Hz. mer, cizye iin belirlenmi sabit bir miktar sz konusu olmadndan mesel Sevd blgesinde ayr seviyede (12, 24 ve 48 dirhem), Suriye ve Msrda nceleri 2 dinar, sonralar 4 dinar (40 dirheme eit) para ile bir miktar yiyecei kii ba yllk vergi miktar olarak kararlatrmtr. Hz. Peygamber ve Eb Bekir dnemlerinde olduu gibi baz yerlerde mterek cizye diye isimlendirilen toptan yllk vergi alnd da olmutur. Cizye demek istemediklerini syleyen hristiyan Ben Talib kabilesinden bu vergi yerine iki kat zekt vermeleri istenmitir. Cizye miktarlarnn belirlenmesinde her blgede tedavlde olan para birimi esas kabul edilmi, zaman zaman nakd vergi yannda ayn vergiler de alnmtr (a.g.e., II, 134). Hz. mer, Suriyeye seyahati esnasnda cizye deyebilmek iin dilenen yal bir yahudiyi cizyeden muaf tutmu, Sadakalar ancak fakirler ve miskinler iindir (et-Tevbe 9/60) yetindeki miskinlerin Ehl-i kitaptan olan fakirler olduuna hkmederek beytlmldeki zekt gelirlerinden kendisine pay verilmesini emretmitir. Cbiyeye giderken grd czzaml hristiyanlara da zekt verilmesini istemitir (a.g.e., II, 120-122; Hz. mer devri cizye vergisi iin bk. Fayda, Hz. mer Zamannda Gayr- Mslimler, s. 123-201). Hz. mer, fethedilen topraklar hara vergisi karlnda ziraat iyi bilen eski sahiplerine brakmtr. Ekilebilir arazilerin alanna ve yetien rnn cinsine gre ister ekilsin ister ekilmesin ylda bir defa alnan bu vergi (harc- vazfe) ilk defa Sevd (Irak), Suriye ve Msr topraklarnda uygulanmtr. Bu uygulamayla hem tecrbesiz kimselerin mlkiyeti altnda ortaya kabilecek verim d engellenmi, hem toplanan hara vergisi mslmanlara dier fey gelirleriyle birlikte datlmak suretiyle dil bir gelir dalm salanmtr. Baz eski kaynaklarda savala ele geirilen topraklardan alnan bu vergiye task ad verildii grlmektedir (Eb Ubeyd Ksm b. Sellm, s. 81; Belzr, Ft, s. 329). Ziraata elverili olmayan topraklardan ve mesken alanlarndan hara alnmamtr. Halife, hara miktarlarnn ve hangi topraklardan vergi alnacann tesbitinden nce Sevd arazilerinin tahriri, llmesi ve vergi miktarlarnn belirlenmesi iin Osman b. Huneyf ile Huzeyfe b. Yemn grevlendirmitir. Ekime elverili olmayan yerlerin hesaba katlmad tahrir ilemleri sonucunda Sevdn 36.000.000 cerb (bir cerb 1366 mdir) olduu belirlenmitir. Ssn vergi sistemi hakknda bilgi toplayan Hz. mer haraca esas birim alan ls olarak Irak ve Suriyede cerbi kullanm, Msrda feddn esas alm, vergi miktarlarnn belirlenmesinde topraklarn verimlilii, sulanabilirlii, tketim merkezlerine ve pazarlara olan yaknl, rnn cinsi gibi unsurlar gz nne alarak farkl miktarlarda vergi alnmasna karar vermitir. nce buday, arpa ve hurma, Vali Mugre b. ubenin buday ve arpadan daha kymetli rnlerin bulunduunu bildirmesi zerine zm, zeytin, mercimek, susam, pamuk, yonca ve eker kam yetitirilen topraklara hara koymutur (Belzr, Ft, s. 331). Msrda da ekime elverili alanlarla bunlarn verimlilik derecelerinin tesbit edildii belirtilmektedir (bn Abdlhakem, s. 152-153). Eb Ysuf, Hz. merin vefatndan bir yl nce Sevddan toplam 100 milyon dirhem hara vergisi alndn zikreder (Kitbl-arc, I, 206). Vergileri tesbit eden Osman b. Huneyf ile Huzeyfe b. Yemna araziyi ileyenlere glerinin stnde

vergi yklememelerini tembih eden Hz. mer bu vergileri toplamak zere Kfeliler, Basrallar ve Suriyelilerden en gvendikleri birer kii gndermelerini istemi, ayrca her yl bu blgelerden Medineye ard onar kiiye toplanan vergilerin haksz yere alnmadna ahitlik etmelerini istemitir (a.g.e., I, 278-282, 337-338, 567-568; II, 43-44, 45; Fayda, Hz. mer Zamannda Gayr- Mslimler, s. 51-121). Hz. mer, fetihlerden sonraki baz gelimeler zerine zimmlerden ve slm topraklar dnda yaayanlardan (harbler) ticaret mallar vergisi (r) alnmasn kararlatrmtr. Basra Valisi Eb Ms el-Earye yazd mektupta harblerin tccarlarndan onlarn mslmanlardan aldklar onda bir nisbetinde vergi almasn, ayn vergiyi yirmide bir nisbetinde zimmlerden, krkta bir nisbetinde mslmanlardan almasn emretmi, mslmanlardan tahsil edilen rn zekt gelirlerine, harb ve zimmlerden alnan rn ise fey gelirlerine dahil edilmesini istemitir (Eb Ysuf, II, 171-176; Eb Ubeyd Ksm b. Sellm, s. 712-713; ayrca bk. Fayda, Hz. mer Zamannda Gayr- Mslimler, s. 203-219). Medinede merkez bir idare kuran Hz. mer, snrlar ok geni bir corafyaya yaylan devleti emrl-cey (emrl-cnd) ad verilen kumandan-valiler veya emr (mil) denilen valiler eliyle ynetmitir. Valiler, savalar sevk ve idare etmeleri yannda gayri mslimlerle ilgili yukarda anlatlan dzenlemeleri uygulamaya koymular, mslman askerlerini slma alan bu yeni merkezlere yerletirmiler, bylece onlarn buralardaki gayri mslimlerle birlikte yaamasn ve bu yerlerin slmlamasn salamlardr. Hz. mer ele geirilen yerleim merkezlerinde ncelikle cami yaptrlmasn emretmi, bunun yannda bazan, fethedilen ehirlerdeki eski mbedler tamamen veya ksmen camiye evrilmitir. Nitekim Dmak ehrinin ortasnda bulunan Yuhann Kilisesinin yars hristiyanlara braklm, yars camiye dntrlmtr. Kudste olduu gibi bar yoluyla ele geirilen yerlerde ise eski mbedlere dokunulmamtr. Mescidi Aksnn yeri tesbit edilmi ve buraya byk bir cami yaptrlmtr. Genellikle camilerin yanna emr evi ve ar ina edilmitir. Bu ehirlere Arabistann eitli yerlerinden gelerek ftuhata katlm olan askerler yerletirilmi, daha sonra aileleri getirilip mahalleler kurulmu, bu mahallelerde mescidler alm, bylece iki ayr ehir profili ortaya kmtr. Kuds, Dmak, Antakya, Medin ve skenderiye gibi gayri mslimlerin de yaad ehirler dinlere gre mahallelere blnrken Basra, Kfe ve Fustat gibi yeni kurulan ehirlerde Arap yarmadasndan ftuhat iin gelen mslman Araplar kabilelerine gre yerletirilmitir. Hz. mer grev yerlerine gitmeden nce valilerin btn servetlerini kaydettirir, servetlerinde ar miktarda art olanlarn durumlarn aratrr, gerekirse servetlerinin bir ksmna el koyard. Valilerinin ve dier grevlilerinin teftiine ok nem veren Hz. mer, hakknda ikyet bulunanlar iin soruturma am, bu i iin genellikle ensardan Muhammed b. Meslemeyi grevlendirmitir. Her yl hac mevsiminde valileri Medineye arr, halktan baz kimseleri de yanlarnda getirmelerini ister, onlardan vilyetlerinin durumuna, halkn ikyetine, fiyatlara, zayf ve gszlerin valilerin yanna girip giremediklerine, valilerin hastalar ziyaret edip etmediine dair sorular sorard. Ayrca tefti maksadyla tannmayan kimseleri gizlice vilyetlere gnderirdi. Savata nasl davranlacayla ilgili prensipler ortaya koyan Hz. mer savatan nce kar tarafla temasa geilmesini, onlara elilik heyeti gnderilmesini, bu heyetin onlar slma davet etmesini, kabul etmedikleri takdirde cizye demelerinin teklif edilmesini, bunu da kabul etmezlerse

savalacann kendilerine bildirilmesini istemi, insanlk d tecavzlerde bulunulmamasn, tenkil yaplmamasn, kadn ve ocuklarn ldrlmemesini tembih etmitir (Eb Ysuf, II, 441-443). Ordularn durumunu yakndan takip edebilmek ve merkezle tara arasndaki irtibat salayabilmek iin haberlemeye byk nem vermi, bu maksatla yollara menziller yaptrm, valilerinden devaml raporlar istemitir. Hicaz, Yemen, Bahreyn, Ecndm (Suriye garnizonlar), Kfe, Basra (Irak) ve Fars ile Msr Hz. mer zamanndaki byk vilyetlerdi. Bunlara bal birok ehir veya blgenin merkezlerin valilerine bal yahut bizzat halife tarafndan tayin edilen kumandan-valileri veya milleri bulunuyordu. Halife ordunun asker, levzm ve hayvan ihtiyacn kendisi Medinede karlyordu. Bu dnemde askerlerin adlar divan defterlerine yazlmak suretiyle deta zorunlu askerlik ve dzenli ordularn kurulmasna adm atlm, ziraata elverili topraklarn sulanmas iin bent-kanal sistemleri kurulmu, su ihtiyacnn karlanmas iin yerleim merkezlerine kanallar almtr. Hz. mer devletin baehri Medineye vali tayin etmemi, idaresini bizzat kendisi stlenmitir. Devlet idaresinde dil olunmas (el-Mide 5/8), ilerin ehline havale edilmesi (en-Nis 4/58) gibi Kuran esaslarna ve bilhassa istiareye (l-i mrn 3/ 159; e-r 42/38) byk nem vermitir. Adalet ilerine nceleri valiler bakarken Hz. mer Kfe, Basra, Dmak, Filistin, Humus, rdn, Msr ve Bahreyne kendisine bal kadlar tayin etmitir. Eb Ms el-Earye gnderdii, slm hukuk tarihinde nemli bir yeri olan mektubunda kadnn tarafszl, taraflarn delil getirme ykmll, anlap barma ve kadnn hatal kararndan dnmesi gibi yarglama usulnn temel meselelerine temas ederken Kitap ve Snnette bulunmayan hususlarda kyas yaplmas, aksi sabit oluncaya kadar btn mslmanlarn drst birer ahit olarak kabul edilmesi, tarafszla, doru ve kanun delillere nem verilmesi, keyf delillerin reddedilmesi, delilin bulunmad durumlarda yemine bavurulmas gibi esaslara yer vermitir. Kaynaklarda onun benzer esaslar ihtiva eden baka mektuplar da yer almaktadr. slm tarihinde ilk hapishane Hz. mer zamannda kurulmu ve bunun ardndan cezalarda baz deiikliklere gidilmitir. Kara yoluyla Medineye erzak sevki zor olduu iin Msr Valisi Amr b. s, Hz. merden izin alarak Nil nehri kenarndaki Babilon ehriyle Kzldeniz sahilindeki Klzm (Svey) Limann birbirine balayan, firavunlar dneminde yaptrlm ve zamanla kapanm olan kanal atrm, Halc emril-mminn adn verdii su vastasyla Kzldeniz zerinden Medineye erzak gnderilmesini ve Msr, Haremeyn ile Yemen ve Hindistan arasnda deniz ticareti yaplmasn salamtr. Kzldenizi Akdenize balamak zere bir kanal alabileceini halifeye bildiren Amr, hacca gelenlerin gemilerini Rumlarn yamalayaca endiesini ifade eden Hz. merden izin alamad iin bu tasavvurundan vazgemitir (Abdlhay el-Kettn, II, 118-120). Hz. mer, Medine nfusunun giderek artmas zerine Mescidi Nebevyi geniletmi (17/638), Hz. Peygamberin hcrei sadetleriyle mescidin arasna duvar yaptrm, kuzey duvarn biraz geriye ektirmi ve n duvar mevcut stunlarn aral kadar ileri alnarak yanlara er, bat tarafndan n duvara dik ikier stun ilve ettirmitir. evre duvarn ve tavan ykseltip kap saysn altya kartm, zemini Akk vadisinden getirilen kk akl talaryla kaplatmtr. 14 (635) ylnda Mescidi Nebevde ilk defa cemaatle teravih namaz klnmasn emretmi, kadn ve

erkeklere iki ayr imam tayin etmitir. Mescidi Harm da evredeki baz evleri istimlk ederek geniletmi, etrafn gs hizasnda bir duvarla evirtmi ve mealelerle aydnlatm, baz rivayetlere gre sel sularnn Kbenin duvarna kadar srkledii Makm- brhimi eski yerine koydurmutur. Dier baz rivayetlerde, aslnda Kbeye bitiik olan bu makamn etrafnda namaz klanlarn tavaf engellediini grerek yerini deitirdii kaydedilmektedir. Seli nlemek iin iki bent yaptrm, Harem blgesinin snrlarn ta direkler (ensb) koydurarak yeniden belirlemitir. 17 (638) ylndaki umresi esnasnda Mekke-Medine arasndaki su kaynaklarnda misafirhane yapmak, yeni kuyular amak ve mevcutlar temizlemek isteyen kabilelere hac ve umre yolcularnn ncelikle faydalanmalar artyla izin vermi, am-Hicaz arasnda da benzer tedbirleri almtr. Medinede bir misafirhane yaptrm, Kfe-Hre arasndaki bir konan misafirhane olarak kullanlmasn istemitir (bn Sad, III, 220, 306; Abdlhay el-Kettn, II, 25, 31). Medinede ocuklarn eitimi iin grevliler tayin eden Hz. mer ocuklara Kurn- Kerm, okuma yazma ve Arap dili kaidelerinin yannda ensb bilgisi, iir, darbmesel, yzme, binicilik ve atcln retilmesini istemi, bu konuda valilere emirler gndermitir. Kurn- Kerm renen ocuklara beytlmlden maa balamtr. Bu retim faaliyetlerinden hr veya kle btn ocuklar faydalanyordu. Bu dnemde hemen her yerdeki fetihleri kitleler halinde slma gnll katlmalar takip etmi, hi kimse slmiyeti kabule zorlanmamtr. Hz. mer gayri mslimlerle yaplan antlamalara gerekli hassasiyetin gsterilmesini salam, din fark gzetmeksizin insanlara iyi davranlmasna dikkat edilmesini istemitir. Bundan son derecede memnun olan Suriye blgesindeki gayri mslim Crcme (Cercime), Smirler, Dlk ve Rabn kabileleri casuslar vastasyla Bizansn durumunu renip mslmanlara haber vermi, buna karlk kendilerinden cizye alnmamtr. te yandan bu zmrelerin kadn ve ocuklarnn her trl tehlikeye kar korunmas, ldrlmemeleri, srlmemeleri ve esir edilmemeleri devlet tarafndan garanti altna alnm, devlet ayn garantiyi onlarn mallar iin de vermitir. Gayri mslimlere tam bir inan hrriyeti salanm, tekedeleri, kilise ve havralar korunmutur. Hz. merin Kudsn fethi esnasnda kilisede namaz klmamas yannda bu din anlaynn bir baka delili Msr fethine ahit olan Nikou Piskoposu Jeann ifadelerinde grlr. Jean, Amr b. sn kiliselerden bir ey almadn, onlar yama etmediini, emlkine el koymadn ve mslmanlarn hristiyanlarn ilerine karmadn aka dile getirmitir. Dier taraftan Hz. mer gayri mslimlerin uyacaklar baz esaslar da belirlemitir (Eb Ysuf, II, 125-128, 202-203). Eb Ysufun eserinde Hz. merin gayri mslimlerin bellerine znnar takmalar, balarna izgili kalensve giymeleri gibi kyafetle ilgili baz hususlar da emrettii, maksadnn mslmanlarla zimmlerin ayrt edilmesi olduu eklindeki bilgiler yer almaktadr (a.g.e., II, 124-128, 132-134). Ancak gayri mslimlerle yaplan antlama metinlerinde grlmeyen bu artlarn Hz. mere nisbeti tartmal bir konudur (Fayda, Hz. mer Zamannda Gayr- Mslimler, s. 192-195). Gayri mslimlerin devlet hizmetinde alp alamayacaklar hususunda da antlamalarda bir hkm bulunmamaktadr. Ancak onun zamannda ve daha sonraki dnemlerde zimmlerin devlet hizmetinde altklar bilinmektedir. Kurn- Kermde mslman erkeklerin zimm kadnlarla evlenmelerine izin verilmesine karlk (el-Mide 5/5) Hz. mer, Medin Valisi Huzeyfe b. Yemndan yahudi asll karsn boamasn istemi, o da halifeye bir mektup yazarak Ehl-i kitap kadnlarla evlenmenin hkmn sormutur. Hz. mer cevab mektubunda bu evliliin hell olduunu, ancak ecnebi

kadnlarn tatl dilleriyle mslman hanmlara stn geleceklerine dair endiesini bildirmitir. Bunun zerine Huzeyfenin hanmn boad kaydedilir (Taber, I, 2374-2375). Hz. mer bu uygulamasyla fetihlerden sonra yaygnlaan bu eit evliliklerin nne gemek istemi olmaldr. Bu sebeple onun bu kararnn zimmlere cephe almak eklinde deil geici bir tedbir olarak anlalmas gerekir (Muhammed Biltc, s. 301-306). Hz. mer dnemi tatbikatna ait hususlar da iine alan ertl- meriyye adl belge ou zimmlerin aleyhine olan deiiklik ve ilveleri ihtiva etmektedir. Bu belgedeki artlarla antlama metinlerinde yer alan artlar karlatrldnda bu metnin uydurma olduu anlalmaktadr. Ahidnme-i mer diye de isimlendirilen bu belge, Abdurrahman b. Ganm tarafndan rivayet edilen ve Suriye hristiyanlar tarafndan Hz. mere yazlan bir mektuptan ibarettir. Bu metnin Hz. mere ve onun valilerine nisbet edilmesi doru deildir. Hz. mere izfe edilen baka metinlerin de bulunduu, bunlarn bir ksmnn yahudi ve hristiyanlar tarafndan muhafaza edildii bilinmektedir (bk. e-RTl-MERYYE).

BBLYOGRAFYA

bn shak, es-Sre, s. 7-9, 110-111, 124-125, 160-165, 232-233, ayrca bk. ndeks; Eb Ysuf, Kitbl-arc (Abdlazz b. Muhammed er-Rahb, Fhl-mlk iinde, nr. Ahmed Abd elKbeys), Badad 1973-75, I, 109-110, 121, 125-126, 143-150, 165-174, 199, 206-213, 265-267, 278-282, 307-310, 337-339, 567-568, 660; II, 43-45, 115, 120-128, 132-134, 171-176, 189-203, 441-443, ayrca bk. ndeks; Vkd, el-Mez, bk. ndeks; bn Him, es-Sre2, I, 342-350, 474-477, 505; II, 652, 655-656, 660, ayrca bk. ndeks; Eb Ubeyd Ksm b. Sellm, Kitbl-Emvl (nr. M. Hall Herrs), Kahire 1388/1968, s. 25 vd., 81, 137-138, 353-355, 371-372, 462-467, 712-713; bn Sad, e-abat, I, 238; II, 114, 117, 143, 190, 217-226, 243-245, 262-272; III, 174-175, 177-180, 184-186, 220, 265-376, 550; IV, 28-29, 109-110; V, 26-27; VI, 132; VII, 10, 14, 91; VIII, 7, ayrca bk. ndeks; Halfe b. Hayyt, et-Tr (Zekkr), I-II, 6-8, 102, 151; bn Zencye, Kitbl-Emvl (nr. kir Zb Feyyz), Riyad 1406/ 1986, I, 83-86, 111-114, 132-135, 153-162, 198-202, 214-217, 222237, 258-264, 415-418; II, 551-558, 795-805, ayrca bk. ndeks; bn Abdlhakem, Ftu Mr (Torrey), s. 152-153; bn ebbe, Trul-Mednetil-mnevvere, II, 654-782; III, 785-949; Belzr, Ft (Mneccid), s. 25, 28, 139-150, 181, 329, 331, 476; a.mlf., Ensb (Zekkr), X, 88, 286-446; Taber, Tr (de Goeje), I, 2080, 2137-2798; bn Abdlber, el-stb, III, 1144-1159; bn Askir, Tru medneti Dma: mer b. el-ab (nr. Sekne e-ihb), Beyrut 1414/1994, s. 1-414; Ebl-Ferec bnl-Cevz, Tru mer b. el-ab (nr. M. Emn el-Hanc), Kahire 1342/1924; bnl-Esr, sdl-be, IV, 52-78; Bedreddin ez-Zerke, Hz. ienin Sahabeye Ynelttii Eletiriler (trc. Bnyamin Erul), Ankara 2002, s. 74-76,105-107, 133-136; bn Hacer, el-be (Bicv), IV, 588-591; Tecrid Tercemesi, Mukaddime, I, 108-111; II, 346-353; XI, 26-28, 46-50, 412-417; bnl-Mibred, Ma-avb f feili Emril-mminn mer b. el-ab (nr. Abdlazz b. Muhammed el-Freyh), Beyrut 1420/2000, I-III; Syt, el-urer f feili mer (nr. mir Ahmed Haydar), Beyrut 1991; md, ed-Drrl-msteb f muvfati mer b. elab (nr. Mustafa Osman Sumeyde), Beyrut 1417/1996, s. 19 vd.; ibl Numn, slm Tarihi: Sadrl-slm II: Hazreti mer (trc. mer Rza [Dorul]), stanbul 1345/1927; Ali-Nc et-Tantv, Abru mer, Dmak 1379/1959; Muhammed Hseyin Heykel, el-Fr mer, Kahire 1963, III; Abbas Mahmd el-Akkd, el-Abariyytl-slmiyye, Beyrut 1968, s. 361-537; Sleyman

Muhammed et-Tammv, mer b. el-ab, Kahire 1969; Muhammed Biltc, Menhec mer b. el-ab fit-ter, Kahire 1390/ 1970; Rvey b. Rcih er-Ruhayl, Fh mer b. el-ab muvzenen bi-fhi eheril-mctehidn, Beyrut 1403, I-III; Glib b. Abdlkf el-Kure, Evveliyytl-Fris-siysiyye, Beyrut 1403; a.mlf., Evveliyytl-Fr fil-idre vel-a, Beyrut 1410/1990, I-II; Ethem Ruhi Flal, mmiyye as, stanbul 1984, s. 18-22; Ali Ahmed elHatb, mer b. el-ab, Kahire 1406/ 1986; Abdlazz ed-Dr, Tanmt mer b. el-ab e-arib f Bildi-m, Bild-m f adril-slm, el-Mtemerd-devliyyir-rbi litri Bildi-m (nr. M. Adnn Baht - hsan Abbas), Amman 1987, II, 457-467; Mustafa Fayda, Hz. mer Zamannda Gayr- Mslimler, stanbul 1989; a.mlf., Allahn Klc Hlid Bin Velid, stanbul 1990, s. 11, 22, 32, 40, 44, 91, 241-251, 427-447; Mustafa Zeki Terzi, Hz. Peygamber ve Hulef-i Ridn Dneminde Asker Tekilat, Samsun 1990, s. 22-23, 28-36, 41-44, 51-57, 71-80, 97-100, 116-121; Frk Sad Mecdelv, el-dretl-slmiyye f ahdi mer b. el-ab, Beyrut 1411/1991; M. Mustafa el-Azam, lk Devir Hadis Edebiyat (trc. Hulusi Yavuz), stanbul 1993, s. 55-57; Mahmut Bakyl, Hz. Eb Bekir ve Hz. mer Dneminde Devlet-Halk Mnasebetleri (doktora tezi, 1995), Ondokuz Mays niversitesi Sosyal Bilimler Enstits; Sadk Eraslan, Sosyo Politik Adan Asr- Saadet Fetihleri (Hz. mer Dnemi), Ankara 1999; Muhammed Rz, el-Fr mer b. el-ab (nr. M. Emn Dannv), Beyrut 1422/2002; Mehmet Salih Ar, mmiyye as Kaynaklarna Gre lk Halife (doktora tezi, 2002), M Sosyal Bilimler Enstits; Abdsselm b. Muhsin l-i s, Dirstn-nadiyye fil-merviyytil-vride f aiyyeti mer b. el-ab, Medine 1423/2002, I-III; Casim Avc, slm-Bizans likileri, stanbul 2003, s. 59-60, 63-66, 84-85, 168-171, 208-209; Mustafa S. Kkac, Cahiliyeden Emevlerin Sonuna Kadar Haremeyn, stanbul 2003, s. 55-59, 63-65, 74-76, 94-95, 102-103, 136-139, 173-175, 198-199, 267-270, 297298; Abdlhay el-Kettn, Hz. Peygamberin Ynetimi: et-Tertbul-idriyye (trc. Ahmet zel), stanbul 2003, I, 134, 425-429, 505, 547-549; II, 25, 31, 113-114, 118-120, 155, 160, 191-197, 202204, 295, 336-337, 350, 364, 400, 481, ayrca bk. ndeks; nal Kl, Peygamber ve Drt Halife Gnlerinde ehir Ynetimi ve Valilik, Konya 2004; Bnyamin Erul, Sahabenin Snnet Anlay, Ankara 2005, s. 126-130, 385-416; srafil Balc, Hz. mer Dneminde Diplomasi, Ankara 2006; Ceml Sad, mer b. el-ab f sretihil-edebiyye, MMIr., XXVI (1395/1975), s. 3-32; XXVII (1396/1976), s. 9-29; XXX (1399/1979), s. 48-93; R. B. Serjeant, The Caliph Umars Letters to Ab Ms al-Ashar and Muviya, JSS, XXIX/1 (1984), s. 65-79; S. Bashear, The Title Frq and its Association With Umar I, St.I, LXXII (1990), s. 47-70; Ali elik, Hz. merin Hadisilii, Sleyman Demirel niversitesi lhiyat Fakltesi Dergisi, sy. 2, Isparta 1995, s. 253275; M. R. Cohen, What Was the Pact of Umar? A Literary-Historical Study, Jerusalem Studies in Arabic and Islam, XXIII, Jerusalem 1999, s. 100-157; Mehmet Azimli, Hz. merin Mslman Oluuyla lgili Rivayete Farkl Bir Yaklam, slmiyt, VI/1, Ankara 2003, s. 173-183; G. Levi Della Vida, mer, A, IX, 468-471; a.mlf. - [M. Bonner], Umar (I) b. al-ab, EI (Fr.), X, 883-886. Mustafa Fayda FIKIH. Hz. mer, Hz. Eb Bekir ile birlikte Resl-i Ekremin en yakn iki dostu ve yardmcsndan biri olmas yannda onun fkh konulardaki sz ve davranlarn dikkatle izleyip hkmlerin maksat ve

hikmetlerini renme frsatn elde etmesi sebebiyle fkh tarihinde nemli bir yere sahiptir. ra meclislerinde ileri srd isabetli grleriyle dikkatleri zerinde toplam ve Hz. Peygamberin iltifatlarna mazhar olmutur (Buhr, Feill-ab, 6; Mslim, Feils-abe, 14-25; Tirmiz, Menb, 18). Yirmiye yakn meselede (Koak, Hz. mer ve Fkh, s. 27-35) vahyin onun grlerine uygun biimde geldiini belirtmek zere kullanlan muvfakt mer tabiri terin ruhunu kavrama hususundaki zelliini vurgulama amac tar. Fkhn gelime a olan sahbe devrinde en ok fetva vermekle mehur yedi sahbnin banda bulunduu, Hz. Eb Bekirin hilfet makamna gelince yarg ilerini yrtmekle onu grevlendirdii dikkate alndnda Hz. merin fkh tarihindeki yeri daha iyi anlalr. Hz. mer hkm verirken nce Kurana, ardndan snnete, sonra da reye bavurmutur. Haber-i vhid eklinde rivayet edilmi olsa da snnete aykr olduunu sonradan rendii konularda kendi grn terkederek snnetle amel etmitir. Hadisin salamlnn tesbitine zel itina gstermi, bunu temin iin deiik tedbirlere bavurmutur. Bu balamda bazan rviden, rivayet ettii hadisi Hz. Peygamberden duyduuna dair ahit getirmesini istemi (mesel bk. el-Muvaa, stin, 1), daha gl bulduu bir delile aykr grd, bu yzden shhatine gvenmedii hadisleri kabul etmemitir (mesel bk. Mslim, al, 46). Hz. mer, snneti ikinci ter kayna olarak kabul edip hkm istinbatnda ona bavurmasna ramen ok hadis rivayet edilmesine taraftar olmam, deiik blgelere gnderdii irat heyetlerine Kuran eitimine ncelik verip ok hadis rivayet etmemelerini telkin etmi, bu arada ok hadis rivayet eden baz sahbleri uyarmtr. Hz. merin bu telkin ve uygulamalar, snneti hkm kayna olarak kabul etmedii eklinde baz ar yorumlara dayanak yaplmaya allmsa da onun bu davrannn rvileri hadis rivayeti konusunda dikkatli olmaya sevketmek, kt niyetli kiilerin hadis uydurma teebbslerini nlemek, Kuran eitiminin yerlemesini salamak ve Kuran ile Snnetin birbirine kartrlmasn nlemek gibi gerekelere dayand aktr. Hz. mer ou fkh meselelerle ilgili olmak zere 500n zerinde hadis rivayet etmi, kendisinden bata Hz. Ali, Abdullah b. Mesd, Abdullah b. Abbas ve Abdullah b. mer olmak zere birok sahb yannda Sad b. Mseyyeb, Kd reyh, Esved b. Yezd ve Kays b. Eb Hzim gibi pek ok tbi rivayette bulunmutur. Hz. merin rivayet ettii hadisleri Eb Bekir en-Neccd Msned mer b. el-ab (nr. Mahfzrrahman Zeynullah, Medine 1415/ 1994) ve bn eybe Msned emril-mminn mer b. el-ab (nr. Keml Ysuf el-Ht, Beyrut 1405/ 1985) adlaryla bir araya getirmitir. Kuran ve Snnette hkm bulunmayan meseleleri reye bavurararak hkme balayan Hz. mer, Eb Ms el-Earye ve Kd reyhe gnderdii mektuplarda onlar da rey ile ictihada tevik etmitir. O devirde rey, Kitap ve Snnette hkm aklanmayan meselelerin naslardan karlan prensipler nda zme kavuturulmas anlamnda kullanlyordu. Reye verdii nem sebebiyle Hz. merin ehl-i rey adyla bilinen fkh ekolnn olumasnda ok etkili olduu kabul edilir. Irakta ortaya kan bu ekole Hz. merin etkisi onun en yakn mavirlerinden Hz. Ali ve Abdullah b. Mesd vastasyla olmutur. Hz. merin reyi ktlediine ve snnete aykr grdne dair rivayetler (bn Abdlber enNemer, s. 417 vd.) iyi incelendiinde bunlarn Kuran ve Snnete bavurulmadan ortaya konmu naslara aykr grler hakknda olduu grlr. Hz. mer, rey ictihadna nem veren sahblerin banda yer almakla birlikte zerinde icm bulunanlar hari rey ile ulalan hkmlerin kesinlik tadn kabul etmemi, bunlarn nasla sabit hkmlerden ayr mtalaa edilmesini istemi, ehil olan herkesin ictihad yapabileceini ve herkesin istedii reye

uyabileceini sylemitir (a.g.e., s. 318). Onun, hkmn Kuran ve Snnette bulamad meselelerde Hz. Eb Bekirin grn aratrd, bununla birlikte her zaman onunla ayn gr paylamad bilinmektedir. Nitekim Hz. Eb Bekir, kendisinden sonra hilfet makamna gelecek ahs veliaht tayin etmek suretiyle belirlemeyi uygun grd halde Hz. mer hilfet iini ra meclisine havale etmitir. Rey ile ulat ictihadlarndan gerektiinde dnmekten ekinmeyen Hz. mer bu hususu Eb Ms el-Earye gnderdii mektupta u szlerle teyit etmitir: Bugn verdiin, daha sonra tekrar dnp yanl olduunu anladn bir hkm seni hakka dnmekten alkoymasn (Drekutn, IV, 206). Hz. mer de Eb Bekir gibi ictihadlarn ok defa ra usulyle yapmtr. Onun bata Hz. Ali olmak zere, Osman, Abdurrahman b. Avf, Muz b. Cebel, bey b. Kb ve Zeyd b. Sbit gibi sahbenin ileri gelenlerinden oluan bir istiare meclisi bulunmaktayd (bn Sad, II, 350). ra ictihad yoluyla ortaya kan ihtilfsz hkmler btn mslmanlarn uyduu hkmler olarak kabul grmtr. Gr ve uygulamalarndan anlaldna gre Hz. merin rey ictihadnda kyas metoduyla maslahat ve sedd-i zeri ilkeleri arlkl bir yer tutmaktayd. Onun Eb Ms el-Earye yazd mektupta geen u ifade kyasn hccet olduunu savunanlarn en nemli dayanaklarndan biri olmutur: Kitap ve Snnette bulunmad iin hakknda tereddde dtn hkmleri dikkatli bir ekilde incele; sonra benzerlikleri bul, ona gre kyas yap ve Allahn emrine en yakn olan ve doruya en ok benzeyeni se. Hz. merin ulat birok hkmde kyas metodunu kulland grldnden baz limler onu genellikle Haneflere nisbet edilen kyasa dayal fkh ekolnn esas kurucusu kabul etmitir. Genel olarak faydann elde edilmesi ve zararn giderilmesini ifade eden maslahatla ktle gtren vastalarn yasaklanmas anlamndaki sedd-i zeri Hz. merin ictihadlarnda dikkat ettii nemli prensiplerdendir. Onun mellefe-i kulbun zekt hissesiyle ilgili tutumu, fethedilen topraklar fethe katlanlar arasnda bltrmeyip hara mukabili eski sahiplerine brakmas, bir ktlk ylnda alk sebebiyle hrszlk yapanlara ceza uygulamamas, Ehl-i kitap kadnlarla evlenmeyi tasvip etmemesi gibi ictihad ve uygulamalar teden beri deiik yorum ve aklamalara konu olmutur. Gnmzde zamann deimesiyle hkmlerin deiecei prensibi erevesinde yaplan tartmalarda, deiimin snrlarn sbtu ve delleti kati olan naslarn getirdii hkmleri kapsayacak derecede genileten ve bu hkmlerin dnemin toplumsal artlarna bal olarak geldii, bu artlar ve ortamn deimesiyle hkmlerin de deiecei grn savunanlar Hz. merin yoruma msait grnen bu ictihad ve uygulamalarna atfta bulunurlar. ounlua gre ise konu derinlemesine incelendiinde Hz. merin bu uygulamalarnn baka naslara dayand veya hkmn uygulanmas iin var olmas gereken illet ve artlarn bulunmayna bal olduu ya da maslahat ve sedd-i zeri prensipleri erevesinde devlet bakanna tannan yetki kullanmndan ibaret olduu grlmektedir. Hz. merin bu ictihad ve uygulamalarnn dier sahblerin bilgisi ve onay dahilinde olmas, fethedilen topraklarn stats meselesinde olduu gibi baz konularda sahbenin icmnn meydana gelmesi de onun naslarla izilen erevenin dna kmadn gstermektedir. Fkh tarihinde ehl-i rey yannda ehl-i hads ad verilen ekoln de sahbe nesli mctehidlerinin banda Hz. mer bulunduu iin onun hem kendi dneminde hem de sonraki dnemlerde yaayan farkl ekollere mensup mctehidler zerindeki tesirleri derin olmutur. Baz fakih sahbler, Hz. Eb Bekir ile merin ittifak ettii grleri dier sahblerin grlerine tercih etmitir. Fkh usulnde de Hz. Eb Bekir ve merin grlerinin hccet olup olmad zerinde durulmu ve farkl grler

ortaya konmutur. slm tarihinde siyas ve idar birok uygulamay ilk defa hayata geiren Hz. mer fkh gr ve uygulamalar, Eb Ms el-Earye gnderdii slm hukuku ve yarglama usulyle ilgili mektubu (bu mektubun shhati ve muhtevasnn tahlili iin bk. EB MS el-EAR) ve kendisine intikal eden davalar zmede takip ettii usulle hukukta birok yeni prensibin ilk vz olmu, yarglama usulnn temellerini atmtr. Hz. merin fkh, tefsir ve hadis kitaplarnda dank ekilde bulunan fkh grlerini Muhammed Revvs Kalac Mevsat fhi mer b. el-ab adl eserinde toplamtr (bask yeri yok, 1981). Ayrca ibadetler, aile, ceza ve miras hukukuna dair grleri Muhsin Koak tarafndan Hz. mer ve Fkh adl doktora almasnda bir araya getirilmi, dier mctehidlerin grleriyle karlatrmal olarak delilleriyle birlikte verilmitir. Ceza hukuku sahasndaki grleri Rvey b. Rcih erRhayl incelemi, terdeki metodu da Muhammed Biltc tarafndan tahlil edilmitir (bk. bibl.). Hz. merin sadece fkh ynn konu alan ok sayda tez ve makale bulunmaktadr (bir liste iin bk. Mevsat medirin-nimil-slm, II, 48-49; III, 143-144).

BBLYOGRAFYA

Eb Ysuf, Kitbl-arc (nr. Muhibbddin el-Hatb), Bulak 1302 Kahire 1396, s. 25, 26-29, 45; fi, er-Risle (nr. Ahmed M. kir), Kahire 1359/1940, s. 422-427, 435; Abdrrezzk esSann, el-Muannef (nr. Habbrrahman el-Azam), Beyrut 1390-92/1970-72, VI, 68-69; IX, 385, 397-398; X, 61, 325, 381; XI, 257-258; Eb Ubeyd Ksm b. Sellm, Kitbl-Emvl (nr. M. Hall Herrs), Kahire 1395/1975, s. 74-75, 78-79; bn Sad, e-abat, Beyrut, ts. (Dru Sdr), II, 350; III, 218, 283, 287, 296; IV, 21-22; VI, 7; Belzr, Ft (Rdvn), s. 267-268, 276; Vek, Abrlut (nr. Abdlazz el-Merg), Kahire 1947, II, 180; Taber, Tr, Beyrut, ts. (Drl-kalem), II, 252; IV, 188, 222; V, 22; Cesss, Akml-urn (M. Sdk Kamhv), Kahire, ts. (DrlMushaf), I, 166; V, 166, 357-358; Drekutn, es-Snen (nr. Abdullah Him Yemn elMeden), Kahire, ts. (Drl-mehsin), IV, 206; Mverd, el-Akms-sulniyye, Kahire 1393/1973, s. 201; bn Abdlber enNemer, Cmiu beynil-ilm, Kahire 1975, s. 318, 398-399, 417 vd.; Hatb elBadd, eref abil-ad (nr. M. Said Hatibolu), Ankara 1971, s. 87-89; Serahs, el-Mebs, II, 179; V, 201; XII, 49; XVI, 63, 71; a.mlf., el-Ul (nr. Ebl-Vef el-Efgn), Kahire 1371, I, 350; II, 107, 121, 133; Zeheb, Tekiretl-uff, I, 6, 7, 8; bn Kayyim el-Cevziyye, lmlmuvan (nr. Th Abdrraf Sad), Beyrut 1973, I, 12, 54, 55, 62, 65, 67, 85-86, 130; II, 235236; tb, el-Muvfat, Beyrut, ts. (Drl-marife), I, 139; Muhammed Biltc, Menhec mer b. el-ab fit-ter, Kahire 1390/ 1970; M. Ysuf Ms, Fkh- slm Tarihi (trc. Ahmed Meylani), stanbul 1973, s. 147, 148, 149, 151, 250-251; Hayreddin Karaman, slm Hukukunda ctihad, stanbul 1996, s. 50-74, 96, 106, 125, 126; Hava Lazarus-Yafeh, Some Religious Aspects of Islam, Leiden 1981, s. 1-16; Nevzat k, Sahbe ve Hads Rivyeti, zmir 1981, s. 162-178; Rvey b. Rcih er-Rhayl, Fh mer b. el-ab muvzenen bi-fhi eheril-mctehidn, Beyrut 1403, I-III; Muhsin Koak, Hz. mer ve Fkh (doktora tezi, 1987), Dokuz Eyll niversitesi Sosyal Bilimler Enstits; a.mlf., slm Hukukunda Hkmlerin Deimesi Asndan Hz. merin

Baz Uygulamalar, Samsun 1997; Mustafa Fayda, Hz. mer Zamannda Gayr- Mslimler, stanbul 1989, s. 30; Abdlcebbr er-Rif, Mevsat medirin-nimil-slm, Kum 1417, II, 48-49; III, 143-144; Muhammed Muhammed elMeden, Naartn f fhi mer, ME, XXXI/1 (1959), s. 2025; R. B. Serjeant, The Caliph Umars Letters to Ab Ms al-Ashar and Muviya, JSS, XXIX/1 (1984), s. 65-79; M. Yusuf Guraya, Judicial System Under Umar The Great, IC, LVIII/2 (1984), s. 97-135; Muhammed Hamidullah, Halife Hz. mer Devrinde Adli Tekilat (trc. Fahrettin Atar), lim ve Sanat, IV/23, stanbul 1989, s. 45-53; Saffet Kse, Hz. merin Baz Uygulamalar Balamnda Ahkmn Deimesi Tartmalarna Bir Bak, slm Hukuku Aratrmalar Dergisi, sy. 7, Konya 2006, s. 13-50. Muhsin Koak

MER b. ABDLAZZ
() Eb Hafs el-Melikl-dil el-Eecc mer b. Abdilazz b. Mervn b. Hakem el-mev (. 101/720) Emev halifesi (717-720). 61de (680) Medinede dodu. Babas Msr Valisi Abdlazz b. Mervn, annesi Hz. merin torunu mm smdr. ocukluunun ilk yllarn Medinede daylarnn yannda geirdi. Babas, kk yata Kuran ezberleyen meri Medinenin tannm limlerinden Slih b. Keysna emanet etti. Medinede Enes b. Mlik ve days Abdullah b. mer bata olmak zere pek ok sahbyi dinleme imkn buldu. Ubeydullah b. Abdullah ile Sad b. Mseyyeb ve Urve b. Zbeyr gibi tbinin ilk tabakasna mensup limlerin derslerini takip etti. Daha sonra babasnn yanna Msra gitti ve ergenlik ana ulancaya kadar orada kald. Babasnn vefat zerine (86/705) Halife Abdlmelik tarafndan Dmaka arld. Burada halifenin kz Ftma ile evlendi. 87 (706) ylnda Hicaz valiliine tayin edildi. Valilik merkezi Medinedeki ilk icraat, ehrin on mehur fakihiyle grp meseleleri kendileriyle istiare ettikten sonra karara balayacan bildirmek oldu. Yaklak yedi yl sren valilii srasnda be defa hac emirlii yapt. Halife I. Veldin tlimatyla Mescidi Nebevyi geniletti ve Reslullahn namaz kld dier mescidleri yeniletti. Irak Valisi Hacccn uygulamalarn sert bir ekilde eletirmesi grevinden azliyle neticelendi (93/712). Valilikten alndktan sonra Dmaka giden mer zalim valileri eletirmeyi Halife Veldin meclislerinde de srdrd. Veldin ardndan halife olan Sleyman, kardei Veldin kendisini veliahtlktan azletme teebbsne kar direnen meri danmanlar arasna ald, oullar ve kardeleri bulunduu halde son hastal srasnda onu kendisine veliaht tayin etti. mer b. Abdlazz 99 (717) ylnda Sleymann lm zerine halife iln edildi. Bu nemli grevin kendisine bilgisi dnda verildiini syleyerek affn istediyse de biat merasimine katlanlarn srarlar zerine grevi kabul etti (10 Safer 99 / 22 Eyll 717). Halifelii slm kurallar erevesinde yrtmeye alan mer b. Abdlazz, uygulamalarnda esas almak iin Hz. Peygamberin ve anne tarafndan dedesi Hz. merin ynetimle ilgili karar ve icraatlar hakkndaki belgeleri toplad. Mehur limleri kendisine danman seti. Ayrca eitli vilyetlerdeki limlere mektuplar yazarak onlarn tavsiyelerini istedi. mer b. Abdlazzin ilk icraat stanbulu kuatmakta olan Mesleme b. Abdlmelikin ordusunu geri armak oldu. Darendeyi tahliye edip halkn Malatyaya yerletirdi. 100 (718-19) ylnda Bizans tarafndan tahrip edilen Lazkiye ehrini yeniden ina ve tahkim ettirdi. Bu arada Mvernnehir blgesindeki fetih hareketini de durdurdu. Bununla birlikte snrlarn korunmas ve Bizansa saldr frsat verilmemesi iin geleneksel yaz ve k seferlerini devam ettirdi. Azerbaycana saldran Trkler hezimete uratld. Pireneleri ap Gney Fransa ilerinde ilerleyen ordular Toulouse ehrine kadar ulat. Halife mer saraydaki lks eyalar beytlmle koydurmas, kle ve criyeleri zat etmesi, halktan

biri gibi yaamas ve hutbelerde sadece halifeler iin yaplan duay halk iin okunan umumi duaya evirmesi gibi uygulamalaryla Emevlerin geleneksel saltanat grntlerine son verdi. lk drt halifeyi rnek alan bu davranlar sebebiyle Hulef-yi Ridnin beincisi saylan mer idar, iktisad ve itima sahalardaki icraatlaryla da ayn izgiyi devam ettirdi. dar alandaki icraatlarna halka zulmeden ve yolsuzluklara ad karan valileri ve dier memurlar grevlerinden almakla balad. Onlarn yerine hangi kabileden olduklarna bakmakszn dindar ve drst yeni memurlar tayin etti. Valilik, kadlk, vergi memurluu grevlerini halifelikle birlikte drt temel esas kabul ederek zellikle kadlk grevine hukuk bilgisi yannda takvsyla temayz etmi limleri getirdi. Ktlklerinden emin olunamayaca gerekesiyle eitli devlet dairelerinde alan gayri mslimleri grevlerinden uzaklatrd. Valilerin ticaretle uramasn ve hediye almasn yasaklad. Halka mazlumun yannda olduunu, memurlardan ikyeti olanlarn dorudan kendisine bavurabileceini bildirdi. Cuma gnn mezlim mahkemesi durumalarna ayrd. dam ve el kesme cezalarnn kendisinden izin alnmadan uygulanmasn, sululara dayak atlmasn yasaklad. Hapishaneleri slah ederek sulular iledikleri sulara gre ayr koulara yerletirdi. Muviyeden itibaren Emev hnedan mensuplarnn ve devlet adamlarnn gasbettikleri mallarn tesbitini ve hak sahiplerine iade edilmesini salamaya alt. Muviye tarafndan Mervna ikt edilen ve zamanla kendisine miras kalan Fedek arazisini sahipleri olan Ehl-i beyt mensuplarna iade etti. nceki halifeler tarafndan kendisine verilmi dier gayri menkulleri ve kymetli eyay beytlmle devretti. Hanmnn mcevherlerini ve evindeki fazla eyay da beytlmle koydurdu. Halifelik grevi karlnda maa almay reddetti. Emev hnedan mensuplar ve dier devlet adamlarnn haksz kazanlarnn tesbiti iin geni kapsaml bir alma balatmas ellerindeki mallarn alnmasna tahamml edemeyen yaknlar tarafndan tepkiyle karland ve lmle tehdit edildi. Ancak o bu tehditlere aldrmadan bu uygulamay srarla srdrd. Onun bu uygulamaya kar kan yaknlarn Medineye gidip halifelii ra sistemine evirmekle tehdit ettii rivayet edilir (bn Sad, V, 344). bara byk nem veren mer b. Abdlazz idareye muhalif gruplara kar dil bir ynetim uygulad. Hulef-yi Ridnin anlayn ihya ederek din limlerinin ve halkn sevgi ve desteini kazand. Hz. Ali evld ve Hriclerin de ynetimle bar iinde yaamasn salad. Muviye devrinden beri devam eden, hutbelerde Hz. Alinin lnetlenmesi detini kaldrd; onun evldna ve taraftarlarna kar ok iyi davrand, ellerinden alnan emlki geri verdi. Hriclerle mcadelede de ikna yolunu benimseyip mecbur kalmadka silh kullanlmasna izin vermedi. Kendileriyle eitli konular tartarak Yezd b. Abdlmelikin veliahtl hari dier btn meselelerde grlerini onlara kabul ettirdi. Kaderiyye grn benimseyenlerle ilm mnazaralara giriip liderleri Gayln ed-Dmakyi ikna etmeyi baard. Mutaassp Kaderiyye taraftarlarn lke dna karmakla yetindi. mer b. Abdlazz, Emevlerin ilk dnemlerinden itibaren ikinci snf mslman muamelesi gren mevlyi Arap asll mslmanlarla eit kabul etti. Gayri mslimlerin idare ve mslmanlar aleyhindeki ikyetlerine kulak vererek haksz yere ellerinden alnan kiliselerini, evlerini ve dier mallarn iade etti ve maduriyetlerini giderdi. Yal ve muhtalara hazineden tahsisat ayrd. lkesindeki gayri mslimlerin ihtids iin byk gayret sarfetti, davet mektuplar ve tebli heyetleri

gndererek onlar slma ard. Berber kabilelerinin tamam onun gayretleriyle mslman oldu. Horasan ve Msr halk kitleler halinde slma girdi. Mvernnehirde baz mahall hkmdarlar halklaryla birlikte slmiyeti kabul ettiler. Hindistan hkmdarlarndan birka onun davetine uyup halklaryla birlikte mslman oldular. Mal alanda yapt dzenlemelerle de dikkat eken mer b. Abdlazz baarl bir vergi reformu gerekletirdi. Fethedilen topraklarn mslmanlarn ortak mlk olduu dncesinden hareketle 100 (718-19) ylndan itibaren harac arazilerin satn yasaklad. nceden mslmanlara satlm olan bu nevi araziler iin toprak vergisi olarak hara, mahsulnden de r vergisi olmak zere iki vergiyi birden ald (Eb Ubeyd Ksm b. Sellm, s. 169-176). Cizye ile ilgili nemli bir dzenleme yapt. Emev valileri, zimmler arasnda ihtid hareketinin hzlanmas zerine devletin cizye geliri azald iin mevlden de cizye almaya balamlard. mer b. Abdlazz mslman olmann cizyeyi drdn vurgulayarak mevlden alnan bu vergiyi kaldrd. Ayrca zimmlerden ruhban snfn ve cizye demekte zorlananlar geici sreyle cizyeden muaf tuttu. Bunun yan sra din bir esasa dayanmayan btn vergileri kaldrd. Mandalarn ve madenlerin zekt ve gmrk vergisiyle ilgili yeni dzenlemeler yapt. Deniz ticaretini ve tarm tevik etti, sulama ilerine nem verdi. Ziraat gelitirmeleri iin zimmlere cizye muafiyeti tand. Vergilerin ncelikle mahall ihtiyalarda harcanmasn salad. Yeterli geliri olmayan blgelere yardmda bulundu. Mal sistemde yapt dzenlemelerle glenen devlet hazinesini sava yapmak veya isyanlar bastrmak iin deil halkn refah dzeyini ykseltmek iin kulland. lk slm tarihileriyle baz arkiyatlar, sadece iki buuk yl srmesine ramen onun dneminde byk bir madd kalknma olduu konusunda birleirler. Kendisine kar sevgi ve gven duyan mkellefler zektlarn ve vergilerini demede duyarl davrandklar iin halkn refah seviyesi ykseldi. Ticaretle uraanlar dnda herkese yeterli miktarda maa baland ve bylece lkede muhta kimse kalmad. Zekta muhta mslmanlarn saysnn azalmas sebebiyle artan zekt ve vergi gelirlerinin bir ksm esirleri kurtarmak, borlulara yardm etmek, fakir bekrlar evlendirmek iin kurulan yardm fonlarna aktarld. Fakirler ve yolcular iin aevleri, ilek yollar zerinde yolcularn bir gn cretsiz olarak kalabilecekleri konaklar ina edildi. Adende bir cami, Misiste bir cami ve bir sarn yaptrld. Emevler dneminin banda terkedilen slm ynetim anlayn yeniden uygulamaya koyan mer b. Abdlazz, 20 veya 25 Receb 101 (5 veya 10 ubat 720) gn Humusa bal Deyrsemnda vefat etti. Baz kaynaklarda Abdlmelik evld tarafndan zehirletilmesi sonucu ld kaydedilir (Taber, VI, 556). Abdlmelikin kz Ftma dnda hanmla daha evlendii ve yirmi civarnda ocuk sahibi olduu rivayet edilir. Adaletiyle Hz. mere, zhd ve takvsyla Hasan- Basrye, ilim bakmndan Zhrye benzetilen mer b. Abdlazz halifelii srasnda ok sade bir hayat srm, saraylarda oturmayp Halep civarndaki Hunsraya yerleerek zamannn ounu orada geirmi, resm ve sivil heyetleri genellikle orada kabul etmitir. Kamu mallarn yetim malna benzetir ve beytlmli kendisine braklan bir emanet kabul ederdi. Hazineden maa almad gibi ahs ilerini yrtt srada devlete ait mumu dahi kullanmad kaydedilir. mer b. Abdlazz ayn zamanda ok hadis rivayet eden gvenilir bir hadis rvisi, sekin bir fakih, dirayetli bir kelm limidir. bnl-Bgand onun rivayet ettii hadisleri Msnedinde derlemitir. Abdlkhir el-Badd, merin tbin neslinden Ehl-i snnet kelmclarnn ilki olduunu ve

Kaderiyyeye reddiye mahiyetinde bir risle yazdn syler (Mezhepler Arasndaki Farklar, s. 289). Eb Nuaym onun bu konudaki bir mektubunu nakletmektedir (ilye, V, 346-353). mer b. Abdlazz sahih hadislerin tedvni yolundaki faaliyetleri resmen balatarak snnetin derlenmesinde de nemli bir grev ifa etmi, Zhr onun emriyle derledii hadis mecmualarn oaltp eitli blgelere gndermitir. Srynce baz tp kitaplarn Arapaya tercme ettirdii de bilinmektedir. mer b. Abdlazzin hayat ve faziletlerine dair birok eser yazlmtr (bk. bibl.). Nusayb b. Rebh da onun iin methiye ve mersiyeler kaleme almtr. Barthold 1920de yaymlanan makalesinde onun ahsiyeti hakknda yeni fikirler ortaya atmtr (Chalif Omar II: Protivoreivyje izvestija o jego linosti, Christianskij Vostok, VI, 203-234). Mevlt Koyuncu kinci Hazreti mer (stanbul 1996), Mervn Ali Muhammed el-Kaddm esSiysetl-idriyye f ahdi mer b. Abdilazz (1403, Cmiatl-mm Muhammed b. Sud elslmiyye [Riyad]) ve Muhammed b. Sad b. ukayr Fhu mer b. Abdilazz (1407, Cmiatlmm Muhammed b. Sud el-slmiyye [Riyad]) adyla birer doktora tezi hazrlamlardr.

BBLYOGRAFYA

Eb Ysuf, Kitbl-arc, Kahire 1382, s. 21, 117, 127-137, 150-153; bn Abdlhakem, Sret mer b. Abdilazz (nr. M. Revvs Kalac), Halep, ts. (Mektebet Reb); Eb Ubeyd Ksm b. Sellm, Kitbl-Emvl (nr. Muhammed mre), Beyrut 1409/1989, s. 121-125, 169-176, 382383; bn Sad, e-abat, V, 330-408; Halfe b. Hayyt, et-Tr (mer), s. 317-322; Belzr, Ensb (Zekkr), VIII, 125-218; a.mlf., Ft (nr. Abdullah Ens et-Tabb - mer Ens et-Tabb), Beyrut 1407/1987, s. 22, 43-47, 58, 91, 169, 181, 599; Yakb, Tr, II, 301-310; Taber, Tr (Ebl-Fazl), VI, 546-578; Mesd, Mrc-eheb (Meynard), V, 397, 412, 416-453; Kind, elVlt vel-ut (Guest), s. 48-55; curr, Abru Eb af mer b. Abdilazz (nr. Abdullah Abdrrahm Useyln), Beyrut 1979; Badd, Mezhepler Arasndaki Farklar (trc. Ethem Ruhi Flal), Ankara 1991, s. 289; Eb Nuaym, ilye, V, 253-353; bn Askir, Tru Dma (Amr), XLV, 126-274; Ebl-Ferec bnl-Cevz, Sret ve menb mer b. Abdilazz (nr. Nam Zerzr), Beyrut 1984; bnl-Esr, el-Kmil, V, 367; ayrca bk. ndeks; Zeheb, Almn-nbel, V, 114-148; J. Wellhausen, Arap Devleti ve Sukutu (trc. Fikret Iltan), Ankara 1963, s. 124-147; mdddin Hall, mer b. Abdlaziz Dnemi ve slm nklb (trc. Ubeydullah Dalar), stanbul 1984; Mcide Faysal Zekeriyy, mer b. Abdilazz ve siyseth f reddil-melim, Mekke 1407/1987; Abdlazz Dr, slm ktisat Tarihine Giri (trc. Sabri Orman), stanbul 1991, tr.yer.; Abdssettr e-eyh, mer b. Abdilazz, Dmak 1992; Vehbe ez-Zhayl, el-alfetrridl-dil mer b. Abdilazz, Dmak 1992; Ahmed Araka, slmda lk Tecdid Hareketi ve mer bn Abdlaziz, stanbul 1995; ffet Visl Hamza, Sret mer b. Abdilazz, Beyrut 1998; Muhammed b. Mebbib el-Kahtn, dret mer b. Abdilazz, Mekke 1418; Casim Avc, slm Bizans likileri, stanbul 2003, s. 81-84, 114 vd.; A. Jeffery, Ghevonds text of the Correspondence between Umar II and Leo III, Harvard Theological Review, XXXVII, Cambridge 1944, s. 269-332; zzeddin Cesss, Siyset mer b. Abdilazz el-riciyye ve mevf tichi ve ehliz-zimme, el-ctihd, sy. 28, Beyrut 1416/1995, s. 15-49; H. A. R. Gibb, The

Fiscal Rescript of Umar II, Arabica, II, Leiden 1955, s. 1-16; K. V. Zettersten, mer, A, IX, 462-465; P. M. Cobb, Umar (II) b. Abd al-Azz, EI (ng.), X, 821-822. smail Yiit

MER b. AL
(bk. KARLHDYE).

MER AVN EFEND


(bk. AVN MER EFEND).

MER CAM
(bk. KUBBETs-SAHRE).

MER DEDE SKKN


(. 880/1475) Bayram Melmliinin pri. Hayat hakkndaki bilgiler olduka snrldr. Kendisinden bahseden kaynaklarda ad ve nereli olduu konusunda baz elikili ifadeler yer alr. Hayatna dair bilgi veren en eski kaynak olan Abdurrahman el-Askernin Mirtl-knda ismi Sultan mir Dede eklinde kaydedilmektedir. Asker onun halk arasnda Bak Emr Dede olarak tanndn belirtir (Ernsal, s. 201-202). Mirtl-ktan ksa bir sre sonra yazlan Kefevnin Ketib almil-ayrnda ise Emr Sikkn diye anlmaktadr (vr. 361a-b). Kendisinden mer ismiyle ilk defa bahseden Takprizdenin onunla ilgili verdii bilgi Hac Bayrm- Velnin halifesi olmasndan ibarettir (e-ei, s. 77). Takprizdenin eserine yazlan zeyillerde ve dier kaynaklarda da mer ismi kullanlmtr. Ancak eski kaynaklarda mer isminin yer almamas asl adnn mer olduu konusunda phe uyandrmaktadr. Bu isim muhtemelen asl adnn bilinmemesi, Hz. Hseyin soyundan geldiini vurgulayan emr (seyyid) unvannn mer eklinde telaffuz edilmesinden kaynaklanm olmaldr. Onun nereli olduu konusunda da kesin bilgi yoktur. Mirtl-kta Gynkte doduu ifade edilirken (Ernsal, s. 201) Ketibden itibaren kaynaklarda Bursal olduu kaydedilmektedir. Baklk mesleini benimsediinden Sikkn (bak) unvanyla tannd kaydedilmekteyse de Bayram-Melm geleneinde bu konuda farkl bir inan mevcuttur. Buna gre Hac Bayrm- Velnin, ka mridi bulunduunu II. Murada bildirmek zere mridlerini kurban etmek iin topladna ve bu toplant esnasnda sadece bir erkekle bir kadnn Hac Bayrama tam teslimiyetle ban altna boynunu uzattna dair menkbede sz edilen ahsn mer Dede olduu belirtilir (Fazlullah Rahm Efendi, s. 47-48). mer Dedenin ilk tasavvuf terbiyesini Bursada iken Somuncu Babadan (Hamdddin Aksary) ald rivayet edilmektedir. eyhinin lmnden sonra halifesi Hac Bayrm- Velye intisap etmi, seyr slkn onun yannda tamamlamtr. Hseyin Vassf, mer Dedenin silsilesini Akemseddine ulatrp onun terbiyesinde yetitiini ne srmekteyse de kaynaklar onun Hac Bayrm- Velnin halifesi olduu konusunda hemfikirdir. Hac Bayrm- Velnin lmnn ardndan Gynke yerleen mer Dedenin ad, Hac Bayrm- Velnin gerek halifesinin kim olduu konusunda o dnemde yaand rivayet edilen tartmalarda n plana kar. Akemseddine dair yazlan menkbnmede ve daha sonraki baz kaynaklarda Hac Bayrm- Velnin birinci halifesi Akemseddin olarak gsterilir (Ens, s. 140). Kefevnin eserinde ve Bayram-Melm kaynaklarnda ise Hac Bayramn asl halifesinin mer Dede olduunu ispata ve Hac Bayrm- Velnin hayatta iken bu ynde baz iaretler verdiine ynelik eitli menkbeler anlatlmaktadr. Vahdet-i vcd anlayn benimsemi olan mer Dede ile eriata sk skya bal klasik zhd tasavvuf anlayna mensup Akemseddin arasnda getii rivayet edilen iki menkbe bir anlamda iki farkl tasavvuf anlayn yanstmaktadr. Bunlardan ilki Ketibde nakledilmektedir (vr. 361a). Buna gre Hac Bayrm- Velnin lm yaklanca kimi halife tayin edeceini renmek isteyen mridleri eyhin etrafnda toplanr. Bu srada Emr Sikkn oda kapsnn yannda ayakta durmaktadr. Hac Bayrm- Vel bir ara gzlerini ap, Emr, su getir! diye seslenir. Mridlerin hemen hepsi seyyid olduu iin biri giderek suyu getirir. Ancak Hac Bayrm- Vel getirilen suyu imeyip nndeki meyve tabana dker ve tekrar su getirilmesini ister. Bu defa dier bir mrid su

getirir. Fakat Hac Bayrm- Vel nc defa su ister. Akemseddin kapnn yanndaki Emr Sikknye su getirmesini syler. Emr Sikkn suyu getirince Hac Bayrm- Vel bu defa suyun bir ksmn ier ve geri kalann Emr Sikknye vererek, ki emniyyet-i kbrya nil olasn der; Emr Sikkn de bardakta kalan suyu ier. Bu menkbe, balangta iki defa suyu getiren kiinin Akemseddin olduu belirtilmek suretiyle biraz deitirilerek Lalzde Abdlbki tarafndan da kaydedilmitir (Menkb- Melmiyye-i Bayrmiyye, vr. 132a-b). Ancak gerek Mirtl-kta gerekse daha sonraki dnemlerde mer Dededen bahseden kaynaklarda bu hususta herhangi bir bilgi yoktur. Sdk Vicdn, Ketibden naklen bu olay zikrettikten sonra Melm kaynaklarnn bu konudaki tavrn eletirir. Ona gre Hac Bayrm- Vel halifelii mer Dedeye vermi olsa bile ayn ekilde daha nce Akemseddine de vermi olmas kuvvetle muhtemeldir (Tomar-Melmlik, s. 46-50). Nitekim Ens, Hac Bayrm- Velnin lm deinde iken mridlerini arp ldnde kendisini Akemseddinin gasletmesini ve namazn kldrmasn vasiyet ettiine dair bir rivayet nakleder (Menkb- Akemseddin, s. 140). Konuyla ilgili ikinci menkbe mer Dededen bahseden btn kaynaklarda mevcuttur. Mirtlkta bu olay, daha Hac Bayramn ld gece mridlerden bazlarnn Emr Dedeyi kzdrmalar zerine onun, Dervilik hrkada ve tata deildir diyerek alarn drt koyunu piirdikleri bir atein yanna gidip ni bir hareketle atee girip oturduu, ta ve hrkann yand, ancak kendisine ve Hac Bayramn hediye ettii ala bir ey olmad eklinde anlatlm (Ernsal, s. 201), olayn getii yer hakknda bilgi verilmemi, Akemseddin ile de bir ilgi kurulmamtr. Ketibde ve ondan naklen dier kaynaklarda ise olayn Hac Bayramn lmnden ksa bir sre sonra Gynkte meydana geldii ve Akemseddin ile mer Dede arasnda getii ifade edilmektedir. Bu rivayete gre Hac Bayrm- Velnin lmnn ardndan Akemseddin Beypazarnda, mer Dede Gynkte faaliyet gstermeye balamtr. Lalzdeye gre Beypazarnda halk ile aras alan Akemseddin de bir sre sonra Gynke yerlemi ve burada kurduu tekkesinde faaliyet gstermitir. Ketibde ise olay u ekilde anlatlmaktadr: Hac Bayramn vefatndan sonra btn mridler Akemseddine tbi olup onun sohbet meclisine katlrlar. Akemseddin ve mridleri kuluk ve akam vakitlerinde zikir ve sohbet meclisi dzenler. Emr Sikkn dnda herkes bu toplantlara katlp eyhin elini perken Emr Sikkn meclisin bir kenarnda oturur ve zikir halkasna girmez. Bu durumdan holanmayan Akemseddin onun yanna giderek, Bu toplantlara senin de katlman gerekir, yoksa senden eyhin tacn alrz der. Emr Sikkn, yleyse yarn cuma gn namazdan sonra bizim eve gelin, size hrkay ve tac teslim ederiz der. Ertesi gn Emr Sikkn evinin avlusunda byk bir ate yaktrr. Namazdan sonra Akemseddin mridleriyle birlikte onun evine gelir. Emr srtnda hrka, banda ta olduu halde atee girer. Bir mddet sonra ateten knca hrka ve tacn yand, fakat kendisine bir ey olmad grlr. Bu dnemden itibaren kendisi ve mridleri ta ve hrkay terkederler (vr. 361b). Sar Abdullah, Lalzde ve Mstakimzde gibi Melm kaynaklar tarafndan kk deiikliklerle nakledilen bu menkbe bir anlamda Bayramiyyenin emsiyye ve Melmiyye adyla iki kola ayrlmasn hikye eder. Hatta Sar Abdullah, Hac Bayrm- Velnin salnda mer Dede ile Akemseddin arasndaki ekimeyi ancak atein neticelendirebileceine dair bir sz sylediini rivayet eder (Semertl-fud, s. 241). Bu arada Akemseddinin mer Dede iin, Halifelik yapma yetkisi olmayan bir meczuptur dedii nakledilmektedir. Bu dnemden itibaren gerek mer Dede gerekse onun yolundan gidenler hrka ve ta gibi zel sembollerle ifade edilen bir tarikat anlayn reddetmiler, db ve erkn ekilciliinin yerine sohbetin olgunlatrc zelliini n plana karmlardr. Bundan sonraki hayat hakknda kaynaklarda bilgi bulunmayan mer

Dedenin mezar Gynktedir. Bayram-Melm silsilesi kendisinden sonra Bnymin Ay vastasyla devam etmitir.

BBLYOGRAFYA

Abdurrahman- Cm, Nefehtl-ns: Evliy Menkbeleri (trc. Lmi elebi, haz. Sleyman Uluda Mustafa Kara), stanbul 1995, s. 834; smail E. Ernsal, XV-XVI. Asr Bayrm-Melmliinin Kaynaklarndan Abdurrahman el-Askernin Mirtl-Ik, Ankara 2003, s. 201-202; Takprizde, e-ei, s. 77; Mahmd b. Sleyman el-Kefev, Ketib almil-ayr min fuahi mehebin-Numnil-mutr, Sleymaniye Ktp., Reslkttb, nr. 690, vr. 361a-b; Mecd, ekik Tercmesi, s. 95-96; At, Zeyl-i ekik, s. 65; Sar Abdullah Efendi, Semertl-fud, stanbul 1288, s. 241-242; Ens, Mankb- Akemseddin (haz. Ali hsan Yurd - Mustafa S. Kaalin, Akemseddin, Hayat ve Eserleri iinde), stanbul 1994, s. 140-142; Mehmed Nazmi Efendi, Osmanllarda Tasavvuf Hayat-Halvetlik rnei-Hediyyetl-hvn (haz. Osman Trer), stanbul 2005, s. 454; Lalzde Abdlbki, Menkb- Melmiyye-i Bayrmiyye: Sergzet, Sleymaniye Ktp., Hac Mahmud Efendi, nr. 2456, vr. 132a-133b; Mstakimzde Sleyman Sdeddin, Risle-i Melmiyye-i ttriyye, Ktp., TY, nr. 3357, vr. 4b-5a; Harrzde, Tibyn, I, vr. 173b; Bursal Mehmed Thir, Hac Bayram Vel, stanbul 1329, s. 5; Tomr-Melmlik, s. 34-50; Fazlullah Rahm Efendi, Ah Teslimiyet, Fazlullah Rahm Efendinin Perkende Evrk iinde, Nihat Azamat zel ktphanesi, s. 47-48; Mehmet Ali Ayn, Hac Bayram Vel, stanbul 1343, s. 114-117; Abdlbki [Glpnarl], Melmlik ve Melmler, stanbul 1931, s. 33-41; Fuat Bayramolu, Hac Bayram- Veli: Yaam-Soyu-Vakf, Ankara 1983, I, 74-78; Hseyin Vassf, Sefne-i Evliy (haz. Mehmet Akku - Ali Ylmaz), stanbul 2006, II, 469-470; Ahmet Yaar Ocak, Osmanl Toplumunda Zndklar ve Mlhidler (15-17. Yzyllar), stanbul 1998, s. 252-254; Halil nalck, Osmanl mparatorluu: Klsik a: 1300-1600 (trc. Ruen Sezer), stanbul 2003, s. 199-200. Haim ahin

MER b. EB REBA
( ) Ebl-Hattb (Eb Hafs) mer b. Abdillh b. Eb Reba b. el-Mugre el-Kure el-Mahzm (. 93/711-12) Emev dneminin nl ak airi. 26 Zilhicce 23 (3 Kasm 644) tarihinde Medinede dodu. Kendisine mer adnn ve Ebl-Hattb (Eb Hafs) knyesinin verilmesi doum gecesinin Hz. merin ehid dt geceye rastlamas sebebiyledir. Sonraki yllarda uar hayat ve apknl sebebiyle, anlan gecede meydana gelen bu iki olayla ilgili olarak, Hak gitti, btl geldi deerlendirmesine yol amtr. Hayatnn ilk yllarn Medinede geirdi. Kuran, hadis, dil, edebiyat, tarih ve matematik eitimi ald. Yezd b. Muviyeye biat konusunda Medine valisinin bask yapt birok ileri gelenle birlikte Mekkeye gidip yerletii tahmin edilmektedir (Cebril Sleyman Cebbr, mer b. Eb Reba, II, 69). Ebl-Ferec elsfahn onun Mekkede doduunu kaydeder (el-En, I, 80). mer b. Eb Reba asil bir aileye mensuptu, Eb Cehil ile Hz. merin annesi Hanteme bint Him onun babasyla amca ocuklardr. Chiliye dneminde ad Bahr (Bceyr) olan babasna Hz. Peygamber Abdullah ismini vermitir (a.g.e., I, 73). Yemenden getirdii baharatla ok zengin olan Abdullah, Reslullah tarafndan Yemenin Cened yresine vali olarak gnderilmi ve vefatna kadar (35/656) bu grevde kalmtr. Chiliye devrinde Kbenin rtsn deitirme iini bir yl Kurey kabilesi, bir yl da Abdullah stleniyordu. Bu sebeple kendisine el-Idl (btn Kurey kabilesine bedel) lakab verilmiti (a.g.e., a.y.). Dolaysyla Abdullahn byk servetini Yemen valilii srasnda salad yolundaki gr (EI2 [ng.], X, 822) doru deildir. Annesi Mecd, Hadramutlu bir sava esiriydi. mer, hristiyan olduu rivayet edilen annesinin (bn Kuteybe, s. 371) tek olu olarak babasndan uzak, ancak onun byk servetinin salad geni imknlar iinde byd, bu da kiiliinin ekillenmesinde belirleyici rol oynad. Abdullah b. Zbeyr dneminde bir ara Basra valiliiyle grevlendirilen baba bir kardei Hristen (Ebl-Ferec elsfahn, I, 118-119) farkl olarak mer siyasetle ilgilenmedi, kendini o dnemde gelime gsteren elence hayatnn iinde buldu ve iirle megul oldu. eitli mnasebetlerle karlap beendii kadnlara kar duygularn iirle ifade ediyor, onlar gazellerine konu yapyordu. ou Kureyli olmak zere iirlerine konu ettii ok sayda soylu kadn arasnda baz sahblerle Emev halifelerinin kzlar da bulunuyordu (Cebril Sleyman Cebbr, mer b. Eb Reba, III, 33-296). bn Sreyc, bn Miscah, Gard, Begm ve Esm gibi Mekkeli; Mabed, Dell, bn ie ve Cemle gibi Medineli arkclar onun iirlerini besteliyordu. mer b. Eb Reba yallk dneminde bu hayat tarzndan vazgeti ve gazel sylememeye yemin etti. Ancak zaman zaman yeminini bozarak syledii gazellerden her beyit iin kefret olarak bir kle zat etmek durumunda kald (Ebl-Ferec el-sfahn, I, 156). Kendine zg hayat tarzn ve satamalarn halifelerin kzlarna varncaya kadar srdrmesi zerine mer b. Abdlazz tarafndan Kzldenizdeki Dehlek adasna srld de rivayet edilir (A. Ferd Rif, s. 64). mer b. Eb

Reba, tercih edilen gre gre 93 (711-12) ylnda Yemende vefat etti. Onun Dmakta veya Dehlek adasnda ld ya da cihada kt geminin yanmas veya satat iffetli bir kadnn bedduas sonucu hayatn kaybettii eklinde rivayetler de bulunmaktadr (Cebril Sleyman Cebbr, mer b. Eb Reba, II, 196-203). mer b. Eb Reba, sadece adalarnca deil ayn zamanda modern Arap edebiyat eletirmenlerince de btn zamanlarn en byk Arap ak airi olarak kabul edilmitir (Th Hseyin, I, 293; evk Dayf, II, 350). mer b. Eb Rebann iirleri, I. (VII.) yzylda Mekke ve Medinede mensubu bulunduu aristokrat tabakann, varlkl Arap kadnlarnn hayatn ve kadn-erkek ilikilerini gereki biimde dile getirir. Onun hayatnda ve iirlerinde siyasetin hi yer almamas, gazellerine kadnlar konu edinirken bunu kar taraf fkelendirme veya alma amacyla yapmamas iirlerinin gerek hayatn yansmas olarak deerlendirilmesini salamtr. mer b. Eb Reba, klasik kasidenin giri blm (nesb, tebb) niteliinde kalm olan gazele mstakil bir iir hviyeti kazandran ilk airlerden biridir. Onun iirleri, Ceml ve Kseyyir gibi lde yaayan ve platonik ak terennm eden airlerinkinden farkl olarak madd ak konu etmesi bakmndan mrul-Kaysn pervasz iirlerinin bir uzants biiminde grlmekte, bylece mer uzr veya bedev gazelin mukabili olan hadar (ehirli) veya hicaz gazelin temsilcisi diye kabul edilmektedir. bnl-Mutez baz kasidelerine nazre yazm, Mihyr ed-Deylem onun iirlerinden etkilenmitir. airin divannda yer alan iirlerin tamam vnme ve tasvire ait birka beyit dnda gazelden ibarettir. Onun ektii aclar ve strab dile getirerek sevgilisinden lutuf bekledii durumlar olsa da benliini ne kard ve hatta kendini seven (narsis) bir tutum gsterdii durumlar daha oktur. Ak acsndan ikyeti olan genellikle kendisi deil brdr. Bir erkek olarak o k deil muktur. Arap gazelinde allm tutumun dnda kalan bu husus airin yetime tarz ve sosyal statsyle aklanabilir. mer b. Eb Rebann divan farkl hacimlerde yaklak 440 iirden oluur. Onun iirlerini biim ynnden ele alan bir alma, bunlarn byk ounluunun bestelenmi olmasna ramen sanld gibi ksa bahirlerde sylenmediini, daha ok tavl bahrinin kullanldn, bestelenmeye uygun bahirler olarak nitelenen haff, hezec, vfir, mtekrib, remel ve ser bahirlerinde sylenmi iirlerinin toplam iirlerinin yarsndan az olduunu ortaya koymutur (Slih b. Ramazan, XXVIII [1988], s. 305-306). arkclarn merin iirlerine ynelmesindeki mil kulland bahirlerden ok gazellerinin ieriinde, lafz ve terkiplerin yapsnda, sade ve akc dilinde, mzikal armonide aranmaldr. Bilhassa hafif bahrinde syledii iirlerin dili halkn diline yaklaan bir nitelik tar. Bununla birlikte zellikle tavl bahrinden uzun soluklu iirlerindeki tablolar byk lde beyn unsurlarna dayal olarak izilmitir. Kadn gzelliini tasvir ederken geleneksel tebih ve istiare klielerini kullanmakla birlikte tasvire hikye ve diyalog slbunu getirmek suretiyle canl ve hareketli bir nitelik kazandrmtr. Tasvirlerinde hayal unsuru az olup gereki izgi hkimdir. Divann, ilki 1310 (1892) ylnda Kahirede olmak zere birok basks ve neri yaplmtr (nr. Paul Schwartz, I-II, Leipzig 1901-1909; aklamal nr. M. el-Annn, Kahire 1330; nr. Ber Yemt, Beyrut 1934; nr. brhim el-Arb, Beyrut 1952; erh notlaryla birlikte nr. Muhammed Muhyiddin Abdlhamd, Kahire 1371/1952; nr. Fyiz Muhammed, Beyrut 1412/1992).

BBLYOGRAFYA

mer b. Eb Reba, Dvn (nr. Fyiz Muhammed), Beyrut 1412/1992, neredenin girii, s. 7-30; bn Kuteybe, e-ir ve-uar (nr. Temm eyh Hasan), Beyrut 1991, s. 371-374; Ebl-Ferec elsfahn, el-En (nr. Abdlemr Ali Mhenn - Semr Ysuf Cbir), Beyrut 1986, I, 70-242; Eb shak el-Husr, Zehrl-db (nr. Ali Muhammed el-Bicv), Kahire 1953, I, 238-257; Zek Mbrek, ubb bn Eb Reba ve irh, Kahire 1928, tr.yer.; A. Ferd Rif, Arl-Memn, Kahire 1346/1928, s. 64-102; mer Ferruh, mer b. Eb Reba, Beyrut 1941, tr.yer.; Abbas Mahmd el-Akkd, irl-azel: mer b. Eb Reba, Kahire 1942, tr.yer.; Brockelmann, GAL, I, 41-43; Suppl., I, 76-77; Th Hseyin, adl-erbi, Kahire 1957, I, 293-315; evk Dayf, Trul-edeb, II, 349-354; Cebril Sleyman Cebbr, mer b. Eb Reba, Beyrut 1981, IIII; a.mlf., Neseb mer b. Eb Reba, el-Meri, XXXIV/1, Beyrut 1936, s. 84-93; Abdllatf erre, mer b. Eb Reba, Beyrut 1403/1983, tr.yer.; Kusay el-Hseyin, mer b. Eb Reba: irl-icz ayth ve edebh, Beyrut 1994, tr.yer.; M. Abdlvhid Benm, el-Ua velivr f iri mer b. Eb Reba, el-Bal-ilm, sy. 1, Rabat 1964, s. 65-99; Slih b. Ramazan, Mlat avle-ekl f iri mer b. Eb Reba, avliyytl-CmiatitTnisiyye, XXVIII, Tunus 1988, s. 287-314; I. Kratsch-kowsky, mer, A, IX, 461-462; J. E. Montgomery, Umr b. Ab Raba, EI (ng.), X, 822-823. Rahmi Er

MER b. EB SELEME
(bk. BN EB SELEME).

MER EFEND, Cb
(. 1814 [?]) Osmanl tarihisi. Bursal Mehmed Thirin Osmanl Melliflerinde bulunan Trh-i Sultn Selm-i Slis ve Mahmd- Sn, Ayasofya Cbsi mer Efendi eklindeki bilgi dnda hakknda biyografik ve bibliyografik kaynaklarda herhangi bir kayda rastlanmamtr. Vekyinmenin telif tarihi olan 1203 (1789) ylnda mellifin orta yalarda olduu dnlrse XVIII. yzyln ilk yarsnda doduu sylenebilir. mer Efendinin ad baz almalarda Cb Said ve buna izfeten eser de Cb Said Tarihi diye zikredilir (A, VIII, 709; X, 454). Ahmet Hamdi Tanpnar, kaynaklar arasnda zikrettii Cb mer Efendi Tarihinin stanbul niversitesi Edebiyat Fakltesi Tarih Semineri Kitaplndaki nshasn Cb smet Bey Tarihi diye belirtmi ve nshadan bu isimle pek ok alnt yapmtr (19. Asr Trk Edebiyat Tarihi, s. 53). Said isminin nereden kaynaklandn, dolaysyla bu kaydn kimin tarafndan yazldna dair bilgi mevcut deildir. mer Efendi ad ise memuriyet unvanyla beraber mellif nshasnda yer almaktadr (Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 2152, vr. 379a). Varakn sol kenarna Mverrih-i merhmun Ayasofya Cbsi mer Efendi olduu isimleri burada mukayyettir kayd dlmtr. Bu kayt herhalde eseri batan sona okuyan biri tarafndan yazlmtr. II. Abdlhamid dneminde Maarif Nezretince stanbul ktphanelerinde mevcut kitaplarn kataloglar arasnda neredilen Defteri Ktbhne-i Esad Efendide (s. 126) eserin knyesi, numaras ve yaz tr belirtildii halde mellifin ad stunu bo braklmtr. Katalogun hazrland srada mellifin adnn henz bilinmedii ve yukarda belirtilen isim tesbitinin katalogun nerinden sonra yapld anlalmaktadr. Osmanl Melliflerinin (III, 181) neir tarihi 1324 (1906) olduuna gre mellifin adnn tesbiti bu tarihten nce yaplm olmaldr. Eser incelendiinde mer Efendinin iyi bir renim grmedii, okuma yazmay da kendi gayretiyle rendii anlalmaktadr. fade tarzndaki bozukluklar, iml yanllar, kelimeleri yanl anlamda kullanma gibi eksiklikler dikkat eker. Buna karlk mer Efendinin zeki, uyank, duyduklarn kavramaya ve kendine mal etmeye alan, merakl bir kiilie sahip olduunu sylemek mmkndr. Nitekim birok yabanc meneli kelimeyi, zellikle de Franszca kelimeleri kullanmas, hatta bazan bu tr kelimelerin etimolojik tahlillerine girimesi, yerine gre rnek gsterdii yetler ve zaman zaman kulland hadisler, Arapa darbmesellerle iirler mellifin bu zelliklerine iaret etmektedir. mer Efendinin eserinde kendisi hakknda verdii bilgilerden hareketle onun skdarl olduu ve skdarda ikamet ettii anlalr. Ayrca stanbul-Ortakydeki mnzaal bir vakf evinin yarsnn fera hususundaki yazmalar hatra binaen yapt iin kusurlu grlerek Sakz adasna srld bilinmektedir. 7 Safer 1225te (14 Mart 1810) srgne gnderilen mellif ay kadar Sakz adasnda kald ve 5 Cemziyelevvel 1225te (8 Haziran 1810) cezasn tamamlayarak veya affedilerek stanbula dnd. Brokratik evrelere hayli yakn olduu ve bu evrelerden epeyce dost edindii anlalan mer Efendinin eserinde yer verdii ferman ve hatt- hmyunlar genellikle mel-i hatt-

hmyun veya mel-i ferman diye kaydetmesine ramen resm kroniklerdeki metinleriyle karlatrldnda bu belgelerin aynen yazld grlmektedir. Birok olay kaydederken isimlerini belirterek kaynak gsterdii devlet ricli muhtemelen mellifin bu belgeleri grmesine vesile olmutur. Ayrca kendisi hakknda baz bilgileri de eitli vesilelerle verir. Bir yerde, 1224 Recebinde (Austos 1809) denmesi gereken mevcibler iin parann temininde ortaya kan mal skntnn giderilmesi maksadyla yaplan tahsiltta tad sfata binaen payna 3000 kuru dtn, bu paray demeye gittiinde defterdarla konuarak demesi gereken 3000 kuruu 1500 kurua indirmeyi baardn bildirir. mer Efendinin Ayasofya cibyeti dnda herhangi bir memuriyette bulunup bulunmadna dair bilgi yoktur. Ayasofya cbsi olduunu ilk defa belirttii satrlarn yazld 3 Receb 1224ten (14 Austos 1809) nce (Trih, I, 519) hangi tarihte cibyet grevine tayin edildii de bilinmemektedir. mer Efendinin lm tarihi de belli deildir. Eserin son paragraf altnda 13 Safer 1229 (4 ubat 1814) tarihi bulunmaktadr (a.g.e., II, 1055). Ancak eserin temme ksm olmad gibi bittiine dair baka bir iaret de yoktur. Ayrca mellif nshasnn son varakndaki reddde eserin devam edeceini gstermektedir. Nitekim stanbuldaki Yazma Osmanl Tarihleri adl bir incelemede (Forrer, XXVI/ 3 [1942], s. 173-220) tarihin son varaktaki redddeden hareketle tamamlanmam olabileceine iaret edilmitir. Muhtemelen mellifin ni vefat veya vefatla neticelenen hastal eserin eksik kalmasna sebep olmutur. Buna gre vefatnn 1814 yl iinde vuku bulduu sylenebilir. mer Efendinin ilim evrelerinde ksaca Cb Trihi olarak n kazanan vekyinmesi cilt zere tertip edilmi olup nshas bilinmektedir. Eser 1203-1229 (1789-1814) yllar arasn kapsamaktadr. I. cildin ilk paragrafnda mellif eserin kaleme aln sebebini anlatrken III. Selim zamannda (1789-1807) meydana gelen olaylar kaydedeceini belirtir. Bu ifade eserin Sultan Selime tahsis edildii intiban verir. Halbuki vekyinmenin, III. Selimin saltanat dnemi ile IV. Mustafann ksa saltanat bir tarafa II. Mahmudun saltanatnn ilk be yln da (1808-1813) kapsad gz nnde bulundurulduunda her padiah devrine temil edilmesi gerekir. Nitekim mellif nshasnn vikye sayfasnda ve Sleymaniye Ktphanesi Esad Efendi katalogunda Trh-i Sultn Selm Han ismi bulunmasna ramen Osmanl Melliflerinde vekyinme Trh-i Sultn Selm-i Slis ve Mahmd- Sn ismiyle doru olarak tesbit edilmi, bu isim stanbul Ktphaneleri Tarih-Corafya Yazmalar Kataloglarna da (s. 224) aynen gemitir. Bununla beraber vekyinmenin mellif tarafndan herhangi bir zel balkla adlandrlmadna iaretle Trh-i Sultn Selm- Slis ve Mahmd- Sn adnn yanl olduu dncesini ileri srenler de olmutur (Atsz, VI/1-2 [1957], s. 72-73). Eser Mehmet Ali Beyhan tarafndan karlatrmal metin ve ayrntl dizinle beraber neredilmitir (Cbi Tarihi, Trih-i Sultan Selm-i Slis ve Mahmd-i Sn, I-II, Ankara 2003).

BBLYOGRAFYA

BA, Rus Defteri, nr. 126 (1218/1803), s. 133-134; Cb mer Efendi, Trih (haz. Mehmet Ali Beyhan), Ankara 2003, I, 519; II, 1055; Defteri Ktbhne-i Esad Efendi, stanbul, ts., s. 126; Osmanl Mellifleri, III, 181; TCYK, s. 224; B. Flemming, Trkische Handschriften, Wiesbaden

1968, s. 163; Ahmet Hamdi Tanpnar, 19. Asr Trk Edebiyat Tarihi (stanbul 1942), stanbul 1985, s. 53, 57, 62, 116; L. Forrer, Handschriften Osmanischer Historiker in Istanbul, Isl., XXVI/3 (1942), s. 173, 220; Nihal Atsz, stanbul Ktphanelerinde Tannmam Osmanl Tarihleri, Trk Ktphaneciler Dernei Blteni, VI/1-2, Ankara 1957, s. 47-81; Mehmet Ali Beyhan, nzde Tarihinin Kaynaklarndan Cb Tarihi, Osm.Ar., XV (1995), s. 239-283; M. Cavid Baysun, Mustafa IV, A, VIII, 709; A. Cevat Eren, Selim III, a.e., X, 454. Mehmet Ali Beyhan

MER EFEND, Nasuhpaazde


(. 1076/1666) Bestekr, air ve hattat. stanbulda dodu. Babas Sadrazam Dramal Nasuh Paa olup annesi Mr erifin kzdr. Nasuh Paa, I. Ahmedin kz Aye Sultanla evlendiyse de bu evlilikten ocuklar olmad ve boandlar. Enderunda renim grd ve sarayda mbeyinci oldu. 1064 (1653) ylnda grevli olarak ama gitmesinin ardndan Dvn- Hmyun hcegnlna ve daha sonra Ord-y Hmyun nianclna getirildi. Bu grevde iken Sadrazam Kprlzde Fzl Ahmed Paann Uyvar ve Girit seferlerine katld; Girit seferinde vefat etti (1076/1666). mer Efendinin lm tarihi iin kaynaklarda 1068 (1658) yl da verilmektedir. Ancak 1068 tarihi, vefat iin kaleme alnan, Yazd yek mushaf- mre ketebe h meded (1076) msranda yek kelimesinin bin eklinde yanl okunmasndan ortaya km olmaldr. Ayrca Vekyiul-fuzal ile (III, 683) Sicilli Osmnde (III, 587) 1086 (1675) tarihi, dier baz kaynaklarda farkl tarihler zikredilmektedir (Rado, s. 99). Girit seferinin tarihiyle vefatna drlen tarihin ayn olmas gz nne alndnda 1076nn (1666) en doru tarih olduu sylenebilir. Tophaneli Mahmud Nriden sls ve nesih hatlarn mekederek iczet alan mer Efendi sarayda beratlardaki turalar ekerdi. Onun ama gittiinde hac emri Defterdarzde Mehmed Paa iin yazd Enm sresi karlnda hediyelerle taltif edildii anlatlr. Dnemin tannm bestekr ve hnendelerinden olduu belirtilen mer Efendi msiki nazariyat konusunda da sz sahibiydi. Esad Efendi onun yirmi iki bestesinden sz ediyorsa da bu eserlerden hibiri gnmze ulamamtr (Saf, s. 390; zalp, I, 372). iirlerinde mr mahlasn kullanm, ancak zamanmza ok az iiri intikal etmitir. Zarif ve nktedan kiiliinin yan sra misafirperverliiyle de tannan mer Efendinin kona dnemin ileri gelen ahsiyetlerinin topland bir yerdi.

BBLYOGRAFYA

Saf, Tezkire (haz. Pervin apan), Ankara 2005, s. 390; Bel, Nuhbetl-sr, s. 360-361; eyh, Vekyiul-fuzal, III, 683; Ebishakzde Esad Efendi, Atrabl-sr, Ktp., TY, nr. 6204, vr. 36b37a; Mstakimzde, Tuhfe, s. 349; Sicilli Osmn, III, 587; Sadettin Nzhet Ergun, Trk Musikisi Antolojisi, stanbul 1942, I, 33; evket Rado, Trk Hattatlar, stanbul, ts. (Yayn Matbaaclk), s. 99; Uzunarl, Osmanl Tarihi, III/2, s. 566-567; Avni Erdemir, Anadolu Sahas Musikiinas Divan airleri, Ankara 1999, s. 362-363; zalp, Trk Msiksi Tarihi, I, 371-372; mer Bey (Nash Paazde), TA, XXVI, 257; ztuna, BTMA, II, 176. Hasan Aksoy

MER EFEND, Novili


Bosnal lim, mellif ve tarihi. Hayat ve ailesi hakkndaki bilgiler Bosna tarihiyle ilgili eserine dayanr. Buna gre 1700l yllarn banda domu olmaldr. Ondan bahseden kaynaklarda geen Novili nisbesi Bosna-Hersekin kuzeybatsnda bulunan Bosanski Noviye iaret eder. Bir ulem ailesine mensup olduu ve aile fertlerinden ounun kadlk yapt anlalmakta, kendisinin de medrese tahsilini tamamladktan sonra kadla getii bilinmektedir. Nitekim baz kaytlarda Salona kazasnda kadlk yaparken buradan ayrldna dair bilgilere rastlanr. Bundan hareketle Safvetbeg Baagi onun Sanski Most (Bosna-Hersek) kads olduunu belirtirse de Mehmed Handiin belirttiine gre buras Yunanistanda bir ehirdir (abanovi, s. 691). Eserinde yazdna baklacak olursa Banalukada ve etrafnda cereyan eden Osmanl-Avusturya savalar esnasnda (1736-1739) bu blgede kadlk yapmtr. Rtbe-i vl-i sitte derecesine kadar ykselen mer Efendinin hayatnn son gnlerini Novide geirdii ve burada vefat ettii belirtilmektedir. mer Efendinin Ahvl-i Gazavt der Diyr- Bosna adl kitab gnmze ulaan tek eseridir. Mellif burada, Sultan I. Mahmud ile Avusturya mparatoru VI. Karl zamannda meydana gelen ve 1736-1739 yllar arasnda cereyan eden savalar srasnda Bosnaya saldran Avusturya kuvvetlerine kar Bosna Valisi Hekimolu Ali Paann savunmasndan, kar saldrlarndan, kazanlan zaferlerden ve aknlardan bahsetmektedir. Hekimolu Ali Paa kumandasnda savalara katlanlarn ifadeleri, grevi icab kendisine ulaan resm evrak ve yazmalar eserin balca kaynaklarn tekil eder. Kitabn muhtemelen orijinal nshas brhim Mteferrika tarafndan ele geirilerek baz mdahalelerle birlikte yukardaki isimle bastrlmtr (stanbul 1154). Eserde elli iki blmle Bosnallardan birlikte Arnavutlardan bahseden bir htime ve Beyn- Mehaz- Vkt eklinde bir not bulunmaktadr. brhim Mteferrika, kitabn son ksmna eserin deerini belirten baz dnceler ve mellifin hayat hakknda ksa bilgiler eklemitir. Esere ait yazma nshalarn ise yaymlanm kitaptan istinsah edildii tahmin edilmektedir. Kitabn eski bir nshasnn Saraybosnadaki Hnkr Camii Ktphanesinde bulunduu ve ge dnemde Gazi Hsrev Bey Ktphanesine intikal ettii ileri srlr (Handi, Knjievni, s. 40; abanovi, s. 692). Eserin ikinci basks Trh-i Bosna der Zamn- Hekimzde Ali Paa (stanbul 1293), nc basks Bosna Gazavt- Dhiliyyesi an 1149 il 1152 (stanbul 1295) adyla gerekletirilmitir. Sadeletirilmi bir dier basks da Kmil Su tarafndan ayrntl bir nszle birlikte Bosna Tarihi adyla neredilmitir (Ankara 1979). Kitabn Almanca evirisi Johann Nepomuk Dubsky (Die Kriege in Bosnien in den Feldzgen 1737, 1738, 1739, Wien 1789), ngilizce evirisi Charles Fraser (History of the War in Bosnia During the Years 1737, 1738 and 1739, London 1830) ve Franszca evirisi Cardone (Relation de la dernire guerre entre les allemands et les turcs, Bibliothque Nationale, Suppl, Turc 930, Trad. 804) tarafndan yaplmtr. Gustav Flgelin katalogunda yer alan, 1736da Avusturya Devletine kar Banalukann savunmasn anlatan Tevrhi Banaluka Diyr- Bosna adl, yazar mehul eserin mer Efendiye ait olmas ihtimali zerinde durulmaktadr.

BBLYOGRAFYA

Flgel, Handschriften, II, 291; Hammer, GOR, VII, 497-498; V. Jonqueire, Histoire de lEmpire ottoman depuis les origines jusqu nos Jours, Paris 1914, I, 287-288; Babinger, GOW, s. 276-277; a.mlf., mer Efendi, EI (ng.), VII, 171-172; Mehmed Handi, Knjievni Rad BosanskoHercegovakih Muslimana, Sarajevo 1934, s. 39-40; a.mlf., el-Cevherl-esn f tercimi ulemi ve uari Bosna (nr. Abdlfetth Muhammed el-Hulv), Kahire 1413/1992, s. 148; Hazim abanovi, Knjievnost Muslimana BiH na Orijentalnim Jezicima, Sarajevo 1973, s. 690-694; Safvetbeg Baagi, Bonjaci i Hercegovci u Islamskoj Knjievnosti, Sarajevo 1986, s. 198-199; a.mlf., Znameniti Hrvati, Bonjaci i Hercegovci u Turskoj Carevini (a.e. iinde), s. 409; Bosanski Novi, Hrvatski Leksikon, Zagreb 1996, I, 129; Adem Handi, Bosanski Namjesnik Hekim-oglu Ali-paa, POF, V (1954-55), s. 135-180; Fehim Nametak, Pregled Knjievnog Stvaranja BosanskoHercegovakih Muslimana na Turskom Jeziku, Sarajevo 1989, s. 197-198; A. Popovi, The Muslim Culture in the Balkans (16th-18th Centuries), IS, XXXVI/2-3 (1418/ 1997), s. 184; Milenko Filipovi, Bosanski Novi, Narodna Enciklopedija SHS, Beograd 1924, I, 261; A. Cevat Eren, mer Efendi, A, IX, 471-472. Muhammed Arui

MER FERRUH
) ( mer b. Abdirrahmn b. mer Ferrh (1904-1987) Arap dili ve edebiyat, felsefe, tarih alanlarnda eser yazan Beyrutlu lim. ubrs-sinn adl eserinde kaydettiine gre 8 Mays 1904te Beyrutta dodu (resm kaytlarda 1906). Kltrl bir aileye mensup olup ilk ve orta renimini Beyrutun eitli okullarnda tamamlad (1924). Ardndan Beyrut Amerikan niversitesine girdi; Arap dili ve edebiyat ile tarih dalnda renim grerek 1928de mezun oldu. Bir yl sreyle Filistinin Nablus ehrindeki Medresetn-nechta (lise) tarih, corafya ve tercme retmeni olarak grev yaptktan sonra Beyruta dnerek Cemiyyetl-maksdil-hayriyye el-slmiyyenin okullarnda retim grevini srdrd. 1935te gittii Almanyada Berlin, Leipzig, Erlangen niversitelerinde, iki defa gittii Pariste de Sorbon niversitesi ile baz enstitlerde dersleri takip etti. Erlangen niversitesinde Josef Hell ynetiminde Hicretten mer b. Hattbn lmne Kadar Arap iirinde slmiyet balkl bir tez hazrlayarak 1937de felsefe doktoru unvann ald. Ayn yl Beyruta dnen mer Ferruh, Cemiyyetl-maksdn fakltelerinde retim yelii grevine tekrar balad. Bu srada baz arkadalaryla birlikte el-Eml dergisini kard. 1940ta Badattaki Yksek retmen Okulunda dersler ve konferanslar verdi. 1941 ylndan itibaren, o zamana kadar vermi olduu ders ve konferanslarndan Dirst are fil-db vet-tr vel-felsefe adyla yirmi alt czden oluan bir dizi meydana getirdi. 1949da Dmak el-Mecmaul-ilmiyyl-Arabye muhabir ye seilen mer Ferruh bu kurumun dergisinde Arap dili ve edebiyat ile tarih ve felsefeye dair yazlarn vefatna kadar srdrd. Bunlar arasnda, Amerikan Ford Kurumunun finansmanyla Lbnan ve baz Arap lkeleri iin hazrlanm olan Merul-Arabiyyetil-essiyye adl projeyi fasih Arapaya zarar verip avam dilini ne karaca gerekesiyle eletirdii yazs ile (XLVIII, 1973) tercme teknii ve problemlerine dair makalesi (LIV, 1979) zikredilebilir. 1951-1960 yllar arasnda Dmak niversitesinde misafir retim yesi olarak Emev, Endls ve Marib tarihi zerine dersler ve konferanslar, 1961den itibaren vefatna kadar Beyrut niversitesinde Arap tarihi ve medeniyetiyle Araplarda ilimler tarihi zerine konferanslar verdi. 1961de Kahire Mecmaul-lugatil-Arabiyyeye asil ye seildi. 1970li yllarda Beyrut ve Lbnan niversitelerinde yksek lisans ve doktora dersleri verdi. Yurt iinde ve dnda ok sayda bilimsel kurumla hayr kurumlarna ye olduu gibi bilimsel almalarndan dolay gerek Lbnanda gerekse Msr, Suriye, Hindistan ve Pakistan gibi slm lkelerinde kendisine ok sayda dl verildi. 8 Kasm 1987de Beyrutta vefat etti. slm dini, Kuran ve fasih Arapa arasnda bir btnlk gren mer Ferruh hayatn slm mirasn ve fasih dili savunmaya adam, bu konudaki grlerini Abariyyetl-luatil-Arabiyye adl eserinde aklamtr. el-Mevsats-Sriyyeyi hazrlamak zere seilen ilim heyeti iinde bulunan mer Ferruh, bu ansiklopedide yer alacak ilim ve sanat adamlarnn eserlerini slm uygarl erevesinde vermi olduklar gerekesiyle ismin sonuna slmiyye kaydnn eklenmesini teklif etmi, ancak kabul grmeyince bu grevden ekilmi, bu konudaki grlerini 1966da yazd

Trul-fikril-Arab il eyymi bn aldn adl eserinde ortaya koymu ve Arap uygarlnn slmliini savunmutur. Reformun ve yeniliin slmda deil mslmanlarda yaplmas gerektiini syleyen mer Ferruh, bununla ilgili grlerini et-Tecdd fil-mslimn l fil-slm adl eserinde belirtmitir. Tasavvufun slmliini kabul etmeyen yazar bunu dikkate alarak eserine etTasavvufl-slm deil et-Taavvuf fil-slm adn vermitir. mer Ferruh, bn Rde uyarak felsefenin hristiyanlarda dinin dman, slmda ise dostu olduu grn benimsemitir. Osmanl devrini iman slm, kltr Arap diye nitelemi, bu dnemi ktleyenleri Osmanl Devletinin siyas tarihiyle Arap ve Avrupa tarihlerinden habersiz olmakla sulamtr. Tarih ve sosyolojide bn Haldnun grlerinden etkilenmi, tarihe dair eserlerinde olaylarn bilimsel analizini yapmtr. mer Ferruh, Arap tarihinin yeniden gzden geirilip yazlmas zaruretini dile getirmi, tarihin ubiyye vb. akmlarn gndeme getirdii isnat ve hatalardan arndrlmasn istemi, bu konudaki dncelerini Tecddt-tr f tallih ve tedvnih adl eserinde toplamtr. Misyonerlerle arkiyatlarn ounun faaliyetlerini Bat emperyalizminin ve siyonizmin slm lkelerine szmas iin bir n alma, onlar da bunlarn hizmetinde alan kimseler olarak gren mer Ferruh arkiyatlarn eser ve faaliyetlerine kar iddetli bir mcadele balatm, Mustafa el-Hlid ile birlikte hazrlad et-Tebr vel-istimr fil-bildil-Arabiyye adl eserinde misyonerlerle arkiyatlarn dile getirdikleri emellerini eserlerinden kantlar getirerek ortaya koymutur. Theodor Nldekenin Kuran Tarihi adl eseri iin kaleme ald eletiri yazsnda arkiyatlarn oundan nefret ettiini, ancak bir grup mslman yazarn Kurana onlardan daha fazla ktlk yaptn sylemitir. mer Ferruh, Luvs eyho ve Circs Kenn gibi baz yazarlarn almalarn rk temel zerine kurulmu bozuk eserler diye nitelemitir. Grlerini hibir etki altnda kalmadan yazabilmek iin gnlk gazetelerde kan yazlarndan cret almadn belirtir. Modern Arap iiri akmn da eletiren mer Ferruh bu akmn iirle de modernlikle de ilgisinin bulunmadn ileri srm; vezin, kafiye, dil ve ahlk kaytlarndan syrlma, gerek kurallar iinde iir yazma aczini telfi etme, kurala aykrl kural olarak benimseme psikolojisinin tezahr olarak grm, bu konuyla ilgili grlerini de He-irul-ad adl eserinde ortaya koymutur. Onun 1924ten itibaren yazd iirleri gzel tasvirler ve ince gazellerle hikmet beyitleri ve ktalarndan oluur. Bunlarn ou ubrs-sinn adl eserinde eitli olaylarla balantl biimde serpitirilmi halde yer ald gibi Fecr ve afa adl divannda da toplanmtr. Divanda ayrca ngilizce, Almanca ve Farsadan tercme ettii iirlerle okul iirleri ve marlar da yer almaktadr. Bunlar ayr bir divanda da toplamtr. Eserleri. A) Arap Dili ve Edebiyat: Eb Nvs dirse ven-nad (Beyrut 1932); Eb Nvs ve mutrt (Beyrut 1932-33); Eb Nvs: iru Hrn er-Red ve Muammed el-Emn (Beyrut 1933); Eb Temmm (mveah tr iirin kklerinin Eb Temmmda olduunu ispat etmeyi amalayan bir almadr; Beyrut 1935, 1978); mer b. Eb Reba (Beyrut 1941, 1983); bnrRm (Beyrut 1942); ekml-Maarre Ebl-Al el-Maarr (Beyrut 1948, 1960; Farsaya tercme edilmitir); uarl-belil-mev (Beyrut 1950); el-Minhc fil-edebil-Arab (Beyrut 1960); el-avmiyyetl-fu (fasih dil, halk dili ve Latin alfabesinin benimsenmesine dair ihtilflarla Arap dilinin geleceine ynelik grlerini kapsar; Beyrut 1961); Trul-edebilArab (I-VI, Beyrut 1965-1983); Fecr ve afa (Beyrut 1981); Abariyyetl-luatil-Arabiyye (Beyrut 1981); He-irl-ad (Beyrut 1983); Meliml-edebil-Arab fil-aril-ad

(I-V, Beyrut 1985-1986); e-bb irl-ubbi vel-ayt (4. bs., Beyrut 1987); Fris Ben amdn Eb Firs el-amdn (2. bs., Beyrut 1988). B) Felsefe: el-slm kem yebd fi-iril-Arab (doktora almasdr; Leipzig 1937); Abariyyetl-Arab fil-ilm vel-felsefe (kendi biyografisiyle ok sayda mslman bilim ve fikir adamnn biyografisini ve grlerini ierir; Dmak 1944; Beyrut 1952, 1969; ngilizce evirisi: The Arab Genius in Sciences and Philosophy, Washington 1954); bn aldn ve Muaddimeth (Beyrut 1943); bn ufeyl ve at ay b. Yan (Beyrut 1946, 1986); Trulfikril-Arab il eyymi bn aldn (Beyrut 1966, 1983; Rusaya evrilmitir); Mevf bn aldn mined-dn (Aml mihricni bn aldn [Kahire 1962], s. 359-414); el-Fikrl-Arab f minhcil-bakalorya el-Lbnniyye (Beyrut 1966); el-Minhcl-cedd fil-felsefetil-Arabiyye (Beyrut 1983). mer Ferruh ayrca Frb, bn Sn, bn Bcce, bn Rd ve hvn- Saf felsefelerine dair eserler kaleme almtr. C) Tarih ve Biyografi: Vebetl-Marib (Beyrut 1961); el-Arab f aretihim ve efetihim il iril-aril-mev (Beyrut 1968); ubrs-sinn (kendi biyografisine, iirlerinden bir ksmna yer verilen eser 1980-1982 yllarnda es-Sefr gazetesinde yaymlad yazlarndan olumutur; Beyrut 1985); mer Ferr ve ruh f erbane men 1931-1971 (Beyrut 1971). Mellifin bunlardan baka Trul-ulm indel-Arab, el-artl-insniyye ve katl-Arab fh, el-slm vet-tr, Kelime f tallit-tr, el-Arab vel-slm fil-av-ar, el-Arab velslm fil-avil-arb, Tecddt-tr f tallih ve tedvnih ile mer b. el-ab, Abdlmelik b. Mervn, r b. Ziyd, Memn, aladdn el-Eyyb, Trul-Chiliyye gibi eserleri vardr. D) Dier Eserleri: el-sre fi-eril-slm (Beyrut 1951, 1988; Yusuf Ziya Kavak eseri slm Aile Hukuku adyla tercme etmitir. [stanbul 1992]); et-Tebr vel-istimr fil-bildilArabiyye (Mustafa el-Hlid ile birlikte; Kahire 1953, 1985; Beyrut 1964; Osman ekerci tarafndan slm lkelerinde Misyonerlik ve Emperyalizm adyla Trkeye evrilmitir [stanbul 1968, 1991]); et-Tecdd fil-mslimn l fil-slm (Beyrut 1981, 1986); bn Teymiyye el-mctehid beyne akmil-fuah ve ctil-mctema (Beyrut 1411/1991). mer Ferruh ayrca, tek bana veya baz arkadalaryla birlikte Arapa dil bilgisiyle tarih ve din bilgiler alannda okul kitaplar hazrlamtr. Bat dillerinden yapt tercmeler arasnda Muhammed Esedin Islam at the Crossroads adl eseriyle (el-slm al mftera-uru, Beyrut, ts.; trc. Hayreddin Karaman, Yollarn Ayrl Noktasnda slm: Bat Medeniyeti Karsnda Mslmanlk, stanbul 1965, 1969, 1986, 1997) George Sartonun The Incubation of the Western Culture in the Middle East adl eseri (e-efetl-arbiyye f riyeti-arl-evsa, bask yeri ve tarihi yok) zikredilebilir (eserleriyle ilgili geni bilgi iin bk. Adnn el-Hatb, MMLADm., LXIII/1 [1408/1988], s. 150-160; Abdlkerm Halfe, LXII [1408/ 1988], s. 269-274).

BBLYOGRAFYA

mer Ferruh, ubrs-sinn, Beyrut 1985, tr.yer.; a.mlf., mer Ferr ve ruh f erbane

men 1931-1971, Beyrut 1971, tr.yer.; Ali Zeyr, rut-teyyrtil-mteeddide ve mer Ferr, Beyrut 1985, tr.yer.; M. Mehd Allm, el-Mecmaiyyn f amsne men, Kahire 1406/ 1986, s. 220-222; Hassn Hallk, el-Allme ed-Duktr mer Ferr, Beyrut 1988, tr.yer.; Adnn el-Hatb, ed-Duktr mer Ferr, Dmak 1988; a.mlf., mer Ferr, MMLADm., LXIII/1 (1408/ 1988), s. 112-160; Th el-Vel, Beyrt fit-tr, Beyrut 1993, s. 326-329; Hamd Mecd Hed, mer Ferr, Mevsat Beytil-ikme li-almil-Arab, Badad 1420/2000, I, 389-390; Mecelletl-bi, X/48, Beyrut 1987, mer Ferruh zel says; Abdlkerm Halfe, F tebnid-Duktr mer Ferr, MMLA, LXII (1408/1988), s. 264-274; Emn Sleyman Sd, mer Ferr, leml-ktb, IX/2, Riyad 1408, s. 204-205; Ml Ch, mer Ferr velistir, el-ctihd, VI/25, Beyrut 1415/ 1994, s. 131-151. Adnn el-Hatb

MER FUD
() (. 1046/1636) Halvet-bn eyhi, air. Kastamonunun Msfakih mahallesinde dodu. Hayat hakknda bilinenler Menkb- eyh abn- Vel ve Trbenme adl eserlerinde verdii bilgilere dayanmaktadr. Menkbnmede babasnn kendisini abn- Velnin (. 976/1568) cenaze namazna gtrdn, bu srada henz kk bir ocuk olduunu syler. Muhtemelen bu ifadeden hareketle son dnemlerde kaleme alnan baz eserlerde 966 (1559) ylnda doduu kaydedilmitir. Yksek makamlara ulama hevesiyle medrese tahsili yaptn, tahsilini tamamlamasnn ardndan mft ktiplii yapmaya baladn, daha sonra tasavvufa meylettiini, bu konuda kitaplar okuduunu, kendisini saran ilh cezbenin kmil bir mride balanmadan mrifete dnmeyeceini anlayp abn- Vel Derghnn nc postniini Abdlbki Efendiye intisap ederek yl hizmetinde bulunduunu anlatan mer Fud, eyhinin lm zerine (997/1589) seyr slkn derghn drdnc postniini Muhyiddin Efendinin yannda tamamlad. Onun lmnden (1013/1604) sonra derghta irad faaliyetine balad. abn- Vel Derghnn beinci postniini olarak otuz yla yakn irad grevini srdrd. Vefatnda abn- Vel Trbesi iinde eyhi Muhyiddin Efendinin kabrinin yanna defnedildi. Bursal Mehmed Thir, mer Fudnin ad veya mahlas Kalb olan bir olu olduunu, Yahy Efendi Dergh Ktphanesinde bir klliyat iinde baz iirlerini grdn syler. mer Fud, Menkb- abn- Vel adl eseriyle abn- Velnin ve Halvetliin bniyye kolunun tannmas ve yaylmasna byk katk salamtr. Dnemin kaynaklarnda Halvetiyye kollarndan stanbul merkezli Snbliyye ve Sivsiyye ile Msr merkezli Gleniyye tarikatlarnn prleri hakknda geni bilgi yer alrken Halvet-bnliin pri eyh abn- Velnin inzivy tercih etmesi, Boluda Hayreddin Tokadden hilfet alp Kastamonu gibi bir ilde irad faaliyetinde bulunmas sebebiyle kaynaklarda fazla tantlmamas mer Fudyi abn- Vel hakknda bir menkbnme yazmaya sevketmitir. Onun bu eseri kaleme almasnn bir sebebi de Halvetiyye tarikatnn stanbul dnda Kastamonu merkezli olmak zere Anadoluya nfuzunu eyh abn- Vel sayesinde salamak istemesidir. mer Fud eserde kendisine kadar ulaan Halvet silsilesine (Pr mer Halvet, Ah Mrem, zzeddin Trkmn, Sadreddin Hyv, pr-i sn Yahy-y irvn, Muhammed Baheddin Erzincn, Ceml-i Halvet, Hayreddin Tokad, abn- Vel, Osman Efendi, Hayreddin Efendi, Abdlbki Efendi, Muhyiddin Efendi) vurgu yaparak bniyyeyi mstakil bir ube haline getirmeyi amalamtr. abn- Velnin trbesini ina edip iradn yapld camiyi bir tarikat sitnesine dntrmesi bunun gstergelerinden biridir. Bu anlamda kendisi bniyye tarikatnn ikinci pri kabul edilebilir. mer Fud, eyhi Muhyiddin Efendinin tavsiyesi ve I. Ahmedin veziri Murad Paann kethds ve abn- Velnin mridlerinden Himmet Dedenin olu mer Kethdnn madd desteiyle trbenin inasna balam, ancak Murad Paann Diyarbekirde lmnden sonra II. Osmann sadrazam Nasuh Paann mer Kethdy

katlettirmesi yznden yarm kalan inaat 1019da (1610) halktan toplanan yardmlarla tamamlanmtr. mer Fud tarikat ii kurumlamay salarken Kadzdelilerin evliya kabirlerinin ziyareti, trbe yapm, tasavvuf ahsiyetlerden istimdad edilmesi ve devrann cevazna dair ynelttikleri tenkitlere zellikle Menkbnme ve Trbenmede eyhlislm fetvalarna dayanarak verdii cevaplarla tarikatn meruiyet ve yaygnlk kazanmas hususunda gayret gstermitir. Onun abalaryla Anadoluda yaygnlk kazanan Halvetliin bniyye silsilesi halifelerinden smil orm ile devam etmitir. bniyye, XVII. yzyln ikinci yarsnda Karabaiyye ve onun alt kolu olan Nashiyye vastasyla stanbula girme imkn bulmutur. Ayn zamanda air olan mer Fudnin iirlerinde mahall syleyiler, deyimler, ataszleri ve zdeyiler nemli bir yer tutar. ounlukla divan iirinin geleneklerine bal kalm ve heceyle yazlm ilhinin dnda aruz veznini kullanmtr. Eserleri. 1. Menkb- eyh abn- Vel. Be blmden oluan eserin birinci blmnde gerek vellik ve kermet meselesi izah edilmi, ikinci blmde abn- Velnin tarikat silsilesi verilmi, nc blmde Seyyid Snnet Efendinin, drdnc blmde abn- Velnin menkbeleri anlatlm, son blmde abn- Velden sonra 1030 (1621) ylna kadar makamda eyhlik yapan drt halifenin biyografilerine yer verilmitir. mer Fud daha nce yazd geni menkbnmeyi ksaltp bu eseri meydana getirdiini syler. 1026 (1617) ylnda tamamlanan eser Trbenme ile birlikte baslm (Kastamonu 1294) ve L. Nihal Yazar tarafndan matbu nsha esas alnarak neredilmitir (bk. bibl.). 2. Trbenme. Eserde abn- Vel Trbesinin yapl ve inaat srecinde karlalan glkler anlatlmaktadr. Kitabn yazma nshalar genellikle Menkb- eyh abn- Vel ile bir arada bulunmaktadr. 3. Blbliyye. 1033 (1624) ylnda yazlan 1190 beyitlik mesnevi tarzndaki eserde ak ve vahdet temas ilenmi olup kularn blbln figanndan duyduklar rahatszl Sleyman peygambere ikyet etmeleri dile getirilmektedir. Manisal Birr Efendi (. 1128/ 1716) ayn ad tayan eserinde mer Fudnin Blbliyyesinden geni lde faydalanmtr. Mesnevinin tenkitli metnini lyas Yazar neretmitir (stanbul 2001). 4. Risle-i Hbiyye. Hbnmede trndeki 678 beyitlik mesnevi 989 (1581) ylnda yazlmtr. Eser Gencay Zavotu tarafndan bir incelemeyle birlikte neredilmitir (bk. bibl.). mer Fudnin ayrca ou risle hacminde manzum ve mensur yirmi bei akn eseri bulunmaktadr. Bunlardan bazlar unlardr: Muslihun-nefs, Risle-i Tevhdiyye, evkiyye f hakk devrnissfiyye, Sadefiyye, erh-i Risle-i Zenbil Ali Efendi f hakk devrn sfiyye, erh-i Vird-i Settr (Yahy-y irvnnin Y settr diye balayan virdinin erhi), Risle-i Halvet, Makle-i Ferdiyye ve Risle-i Virdiyye, Mecma-i lhiyyt, Risle-i Aseliyye li-medhi Ashb Reslillh, Risle-i Gllbiyye, Silsilenme, Risle fiz-zikir, Risle-i Msellest, Risle-i Hviyye, Risle-i Sadetiyye, Kasde-i Pendiyye, Haytiyye, Tercme-i Miyrt-tarka.

BBLYOGRAFYA

Osmanl Mellifleri, I, 118-119; Ziya Demirciolu, Kastamonu Evliyalar, Kastamonu 1962, s. 26; a.mlf., eyh abn- Veli ve Postniinleri, Kastamonu 1983, s. 20; hsan Ozanolu, Trk

Byklerinden nl Bilgin ve Mutasavvf abn- Veli: Hayat, Eserleri ve Klliyesi, Kastamonu 1966; a.mlf., abn- Vel Menkb, Kastamonu 1967; Abdulkerim Abdulkadirolu, Halvetilikin abniyye Kolu ve eyh abn- Veli Klliyesi, Ankara 1991, s. 60-64; L. Nihal Yazar, Halvetliin abniyye Kolu: Menkb- abn- Vel ve Trbenme, [bask yeri ve tarihi yok] (Mas Matbaaclk); Hill Baysar, merl-Fud Hayat, Edeb ahsiyeti, Eserleri (yksek lisans tezi, 1991), Gazi niversitesi Sosyal Bilimler Enstits; lyas Yazar, mer Fuadi: Hayat, Eserleri, Edeb Kiilii ve Blbliyyesinin Metni, stanbul 2001; Necdet Ylmaz, Osmanl Toplumunda Tasavvuf (17. Yzyl), stanbul 2001, s. 94-98; J. J. Curry, Defending the Cult of Saints in Seventeenth-Century Kastamonu: mer el-Fudis Contribution to Religious Debate in Ottoman Society, Frontiers of Ottoman Studies (ed. C. Imer-K. Kiyotaki), London 2005, I, 139-148; Gencay Zavotu, Trk Edebiyatnda Hbnme ve mer Fudnin Hbiyye Rislesi, Kocaeli 2007; Mustafa Tatc, eyh mer Fuad ve Saadetiyyesi, Yedi klim, sy. 41, stanbul 1993, s. 38-40. lyas Yazar

MER b. HAFS
() Eb Cafer Hezrmerd mer b. Hafs b. Osmn b. Kabsa el-Mhelleb (. 154/771) Eb Cafer el-Mansrun Sind ve frkye valisi. Emevler ve Abbsler zamannda nemli devlet grevlerinde bulunan nl Mhelleb ailesine mensuptur. Cesareti ve kahramanl sebebiyle Hezrmerd (bin yiide bedel) lakabyla tannr. Sind valisi olarak tayin edildii 142 (759) ylndan nceki hayatna dair yeterli bilgi yoktur. Sind vilyetinde kan karklklar srasnda Abbs Halifesi Eb Cafer el-Mansr tarafndan mer b. Ms b. Kbn yerine vali tayin edilen mer b. Hafs, Sindin idar merkezi Mansrede isyanc Uyeyne b. Ms b. Kbn direniiyle karlat. On bir ay boyunca Mansreyi kuattysa da ehri ele geiremedi. Sonunda Uyeynenin bar teklifini kabul edip kendisini Halife Mansrun yanna gnderdi. Ancak Uyeyne yolda firar edip Sstana gitti ve burada ldrld. mer de Mansreye yerleerek blgeye hkim olmaya alt. mer b. Hafs, mtemayil olduu Ali evldndan Medinede halifeliini iln eden Muhammed b. Abdullah el-Mehd ile iyi ilikiler kurdu ve ona balln bildirdi. Muhammed b. Abdullahn ldrlmesinden sonra olu Abdullah el-Eteri korudu ve onu Hint meliklerinden birinin yanna gnderdi. Halife Eb Cafer el-Mansr bu gelimelerden haberdar olunca kendisini grevinden azletti (151/768). Bu srada frkye Hric isyanlaryla alkalanyordu. Blgede huzur ve asayii ancak merin salayabileceini dnen halife bu defa onu frkye valiliine gnderdi. Safer 151de (Mart 768) 500 sava ile Kayrevana ulaan mer b. Hafs yl iinde frkyede huzur ve gveni salad. Thertteki Rstem, Tilimsn ve Sicilmsedeki Sufriyye Hriclerinin hkimiyetine son vermeyi planlayan Halife Mansr, ardndan onu Marib-i Evsat ve Marib-i Aksya yaplacak aknlar iin bir s olarak kullanlmasn istedii Tubneye yollad ve ehrin surlarla takviye edilmesini istedi. mer b. Hafs, yerine Habb b. Habb b. Yezd el-Mhellebyi vekil brakarak Kayrevandan ayrld. Bunun zerine Rstemlerin kurucusu ve bzlerin imam Abdurrahman b. Rstem Trablus, Tilimsn ve frkyenin gneyindeki Berberlerle i birlii yaparak mer ile savamak iin hazrlklara balad. mer b. Hafsn Kayrevandan ayrlmasndan sonra Berberler isyan ederek Habb b. Habbi ldrdler. Bu baar frkyedeki dier Berberleri de harekete geirdi ve Nefseliler, mmd-dif Eb Htim Yakb el-Melzznin bakanlnda toplanarak Trablusta ayaklandlar ve merin Trablus mili Cneyd b. Ber malp ettiler. Cneyd b. Ber, merden cil yardm istedi. merin gnderdii yardmc birlikler malp olarak Kbise sndlar. Eb Htim onlar burada kuatma altna ald. Berberler, mer b. Hafs ile savamak iin Tubne zerine yrdler. Eb Htimin kalabalk ordusuna ilveten 40.000 savayla frenlerden Eb Kurre el-Megl es-Sufr, 15.000 savayla Abdurrahman b. Rstem, 10.000 savayla Msevver (Mesd) b. Hn ez-Zent, 6000 kiiyle Asvan es-Sidrat el-bz ile Hevvre, Sanhce ve Zente kabileleri de muhasaraya katld. Buna karlk mer b. Hafsn yannda 15.500 asker vard. Savunma tedbirleri alan mer kuatmann uzamas zerine bir k hareketiyle dmana hcum etmeyi dnd. Ancak kumandanlar onu bu

plandan vazgeirdiler ve eitli sava hilelerine bavurmay teklif ettiler. Eb Kurreye eli gndererek mttefiklerden ayrld takdirde kendisine 60.000 dirhem verileceini bildirdiler. Eb Kurre bu teklifi reddedince kardeiyle balant kurup Eb Kurreyi ve isyanclar muhasaradan vazgeirmesi durumunda 4000 dirhemle kymetli hediyeler vermeyi vaad ettiler. Bu ikinci teebbs baarl oldu ve Eb Kurrenin kardeiyle Hriclerin bir ksm oradan uzaklat; Eb Kurre de onlar takip etmek zorunda kald. Onlarn ayrlmasnn ardndan mer b. Hafs Abdurrahman b. Rstemin zerine asker sevkedip onu Therte ekilmek zorunda brakt. Dier isyanclar da oradan uzaklatlar. Tubneden ayrlan Hricler, Eb Htim kumandasnda bu defa Kayrevan kuatnca mer bir komutann Tubnede vekil brakp Kayrevann yardmna kotu. Bu frsat deerlendiren Eb Kurre, Tubneye saldrdysa da byk kayplar vererek geri ekilmek zorunda kald. Eb Htimin Kayrevan kuatmas sekiz ay srd. mer b. Hafsn 700 sava ile yaklamakta olduunu rendiinden kuatmaya son verdi. mer Kayrevana girip ehre erzak yd ve gerekli savunma tedbirlerini ald. Eb Htim bir sre sonra yeniden Kayrevana saldrnca Halife Eb Cafer el-Mansr yardmc olmak zere byk bir orduyu blgeye sevketti. Baka bir kumandann kendisini kurtarmak iin gnderilmesini gururuna yediremeyen mer b. Hafs btn gcyle dmana saldrd ve kahramanca savaarak ehid oldu (15 Zilhicce 154 / 28 Kasm 771). Kayrevan Hriclerin eline geti. Yerine Yezd b. Htim el-Mhelleb getirildi (Taber, VIII, 45). Hem idarecilii hem kumandanlyla tannan mer b. Hafs bugn Biskre adyla bilinen Abbsiye ehrini kurmu ve Tubneyi yeniden ina etmitir.

BBLYOGRAFYA

Belzr, Fth (Fayda), s. 511; Taber, Tr (Ebl-Fazl), VII, 512; VIII, 33-34, 45; Yakb, Tr, II, 372-373, 384, 386; bnl-Esr, el-Kmil, V, 509, 595, 596, 598-601; bn zr, elBeynl-murib, I, 77-78; Selv, el-sti, I, 58; Zirikl, el-Alm, V, 44; Abdurrahman b. Muhammed el-Cll, Trul-Ceziril-m, Beyrut 1400/1980, I, 154-156; Seyyid Abdlazz Slim, Trul-Marib fil-aril-slm, skenderiye 1982, s. 264-270; Recep Uslu, Sindde slm Fetihleri: 15-240/ 636-854 (yksek lisans tezi, 1990), M Sosyal Bilimler Enstits, s. 100-101; Kasm lgn, Halife Mansr ve Dnemi: 136-158/754-775 (doktora tezi, 1994), M Sosyal Bilimler Enstits, s. 123; Sdk Seccd, l-i Mhelleb, DM, II, 161-162; G. Marais, mer b. Hafs, A, IX, 466-467; P. Crone, Muhallabids, EI (ng.), VII, 359-360. Abdlkerim zaydn

MER b. HAFSN
() mer b. Hafsn (Hafs) b. mer b. Cafer el-slm (. 305/918) Endls Emev Devletini uzun yllar uratran isyanc lider. 246 (860) ylnda Mleka (Malaga) civarndaki Hsnavtta (Iznate) dodu; sonradan slmiyeti kabul eden (mvelledn) tannm bir spanyol ailesine mensuptur. Genliinde kavgac ve geimsiz kiilii sebebiyle tartt bir komusunu ldrp Kuzey Afrikaya, Rstemlerin baehri Therte kat. bnl-Ktyyenin ifadesine gre kendisini tanyan birinin ona buralarda kalmasnn vatan iin byk bir kayp olduunu, eer isterse Araplara kar verilecek mcadeleye liderlik edebileceini sylemesi zerine geri dnd. Etrafna bir grup toplayarak Runde dalarnda (Serrania de Ronda) harap bir kale olan Bbetere (Bobastro) yerleip ilk isyan hareketini balatt (267/880). Tamir ve ksmen yeniden ina ettirdii Bbeter Kalesi son derece sarp kayalar zerine kurulmu mstahkem bir yerdi (A, II, 829; IX, 467). Endls Emev Emri I. Muhammedin isyan bastrmak iin Reyye (Reyyo) Valisi mir b. mir kumandasnda gnderdii kuvvetlerin baar elde edemeden geri dnmesi mer b. Hafsnun hretini arttrd ve pek ok kiinin yannda yer almasn salad. Yeryznde ktlk ve fesat karmak isteyen ayak takm onun etrafnda topland (bnl-Esr, VII, 361). bn Hafsnun yl ierisinde Runde (Ronda) ehrinden Grnata (Granada) ve Mlekaya kadar uzanan dalk blgede szn geirir hale geldiini gren Emr Muhammed 270 (883) ylnda byk bir sefer iin hazrlklara balad. Sevkettii kuvvetlerle onu Bbeterde malp ederek itaat altna ald. mer b. Hafsn 271 (884) ylnda Asturias Kral III. Alfonsoya kar yaplan sefere katld ve nemli yararlklar gsterdi. Ancak bir sre sonra tekrar ayaklanarak Bbeter Kalesine ekildi. Emr Muhammed, olu Mnziri zerine gnderdiyse de (273/886) emrin niden lmesi zerine ordu geri dnd. mer b. Hafsn, Mnzir b. Muhammed dneminde de (886-888) isyann srdrd ve taraftarlarnn saysn oaltt. Bizzat emrin banda bulunduu ordu 274 (887) ve 275 yllarnda Bbeteri kuattysa da alamad. bn Hafsn, Emr Mnzire kendisinin kumandan yaplmas ve ailesiyle birlikte Kurtubaya yerlemesine msaade edilmesi artyla teslim olacan bildirdi. bn zrnin kaydettiine gre onun devletten byle bir istekte bulunmasnn ardnda o sralarda destekilerini ve yardmclarn kaybetmesi yatmaktayd (el-Beynl-murib, II, 117). Emr Mnzir bu art kabul etti ve ona 100 katr yk yiyecek, giyecek ve deerli eya gnderdi. Ancak bn Hafsn kuatmann kaldrlmasnn ardndan Kurtubaya gitmeden tekrar isyan etti. Emr Mnzir kalenin yeniden kuatlmas ve ele geirilmeden Kurtubaya dnlmemesi emrini verdiyse de onun da ni lm bunun yerine getirilmesini engelledi. Mnzirden sonra tahta kan kardei Abdullah b. Muhammed b. Abdurrahman zamannda (888-912) defalarca bar isteyip tekrar ayaklanan mer b. Hafsn bu uzun sre ierisinde stice (Ecija), stabbe (Estepa) ve Beyne (Baena) gibi ehirleri zaptedip bunlardan Beynenin halkn kltan geirdi; Ceyyn (Jaen) ve lbrenin de (Elvira) vergilerine el koydu. Emr Abdullah, kesin bir sonuca ulamak iin hazrlad 14.000 kiilik bir orduyla 30.000 kiilik mer b. Hafsn ordusunu

Buly (Polei) civarnda bozguna uratt (278/891); fakat yine kap Bbetere snan bn Hafsnu kaleyi muhasara etmesine ramen ele geiremedi. Emr Abdullah lmne kadar uratran ve gnderdii ordularn karsnda malp olmasna ramen her seferinde Bbeter Kalesine snmak suretiyle cann kurtaran bn Hafsn uzun mcadelesi srasnda eitli politik oyunlara da giriti. Bir yandan Abbslerin desteini salayabilmek iin halife adna hutbe okuturken bir yandan da kuzeydeki Galiya Krallna yaklaarak yardm almaya alt. Hatta 286 (899) ylnda ailesiyle birlikte slmdan kp Hristiyanla girdiini aklad ve ismini Samuel olarak deitirdi. Ancak bu din tercihi kendisine inanan pek ok taraftarnn yanndan ayrlmasna sebebiyet verdii gibi slm limleri de ona kar cihad iln etti. mer b. Hafsn ilerleyen dnemlerde Ftmlerle ittifak kurmaya urat, ayrca bliye (Sevilla) hkimi brhim b. Haccc gibi dier silerle de i birlii yapt. mer b. Hafsn, Endls tarihinin en gl hkmdarlarndan III. Abdurrahmann (912-961) ilk yllarnda da isyanna devam etti. Fakat yalanmaya balamt, karsnda da seleflerinden ok farkl iradesiyle nl bir hkmdar vard. Yeni hkmdar tahta ktktan ksa bir sre sonra saldrya geerek onu malp etti ve aralarnda lbrenin de bulunduu otuzun zerindeki kaleyi teslim ald; ertesi yl da Cezretlhadrya kadar olan blgeyi zaptetti. bn Hafsn 303 (916) ylnda son bir defa daha balanmasn diledi ve dileinin kabul edilmesi zerine III. Abdurrahmanla, iinde Bbeterin de bulunduu 162 kalenin teslimini ngren bir bar antlamas imzalad; kaynaklarn belirttiine gre lnceye kadar da bu antlamaya sadk kald. Hatta olu Sleyman, biza (Ybise) adasn ele geirdiinde ona kzm ve III. Abdurrahmana aday geri almas iin yardmc olmutu. Drt hkmdar uzun yllar uratran mer b. Hafsn 16 ban 305 (1 ubat 918) tarihinde ld. bn zr bu olay, Kfirlerin ve mnafklarn ba, fitne ateini yakan, ktlk saan mer b. Hafsn ld eklinde kaydetmitir (el-Beynl-murib, II, 171). bn Hafsnun Emev ynetimine kar isyannn sebepleri hususunda baz aratrmaclar Endlsteki toprak mlkiyeti, vergiler, etnik ayrm ve politik istekler zerinde dururlar. Bunlarn doruluu phesiz olmakla birlikte onun kiilii ve halk zerindeki etkisi de gz nnde tutulmaldr. nk devlete kar her ayaklanmasnda halktan, zellikle mvelledn ve Berberlerden ok sayda taraftar toplamakta ve onlardan ald gle isyanlarna devam etmekteydi. bn Hafsnun lmnden sonra onun balatt isyan oullar Cafer, Sleyman, Abdurrahman ve Hafs on yl daha srdrmler ve zaman zaman bazlar kendi aralarnda arpmak suretiyle yine kan dklmesine sebep olmulardr. Neticede III. Abdurrahmann kuatt Bbeter Kalesi 23 Zilkade 315 (19 Ocak 928) tarihinde son si lider Hafsn eman dilemesiyle ele geirilmi ve tamamen yktrlmtr.

BBLYOGRAFYA

bn Abdrabbih, el-dl-ferd, IV, 509-510; bnl-Ktyye, Tru iftitil-Endels (nr. brhim el-Ebyr), Beyrut 1402/1982, s. 116; Abr mecma, s. 133, 135; bnl-Esr, el-Kmil, VII, 361; bn zr, el-Beynl-murib, II, 117-118, 131-133,171; bn Haldn, el-ber, IV, 132140; J. Foster, History of the Dominion of the Arabs in Spain, London 1912, I, 302-303; Dozy,

Spanish Islam, s. 316-323, 382 vd.; E. Lvi-Provenal, Histoire de lEspagne musulmane, Paris 1950, I, 302, 329-396; a.mlf., mer b. Hafsn, A, IX, 467-468; L. Surez Fernndez, Historia de Espana edad media, Madrid 1978, s. 69; Hlid es-Sf, Trul-Arab fil-Endels: Arl-imre, Bingazi 1980, s. 262-265, 279-282, 289-301; Emn Tevfk et-Tb, Dirst ve bu f trilMarib vel-Endels, Trablus 1984, s. 120-150; a.mlf., Umar b. afn, EI (ng.), X, 823-825; Bessm el-Asel, Abdurramn en-Nr, Beyrut 1988, s. 29-30, 36; S. M. mmddin, Endls Siyasi Tarihi (trc. Yusuf Yazar), Ankara 1990, s. 140-142, 147, 154,163-165; Mehmet zdemir, Endls Mslmanlar: Siyasi Tarih, Ankara 1994, s. 95; Birsel Kksipahiolu, III. Abdurrahman Dnemi Endls Tarihi (yksek lisans tezi, 1996), Sosyal Bilimler Enstits, s. 23-29; R. MarinGuzman, Social and Ethnic Tensions in Al-Andalus: Cases of Ishbiliyah (Sevilla) 276/889-302/914 and Ilbirah (Elvira) 276/ 889-284/897: The Role of Umar ibn Hafsn, IS, XXXII/3 (1993), s. 279318; a.mlf., Rebellions and Political Fragmentation of Al-Andalus: A Study of the Revolt of Umar ibn Hafsn in the Period of the Amir Abd Allah (888-912), a.e., XXXIII/4 (1994), s. 419-473; a.mlf., The End of the Revolt of Umar ibn Hafsn in Al-Andalus: The Period of Abd Al-Rahman III (912-928), a.e., XXXIV/2 (1995), s. 153-205; a.mlf., The Causes of the Revolt of Umar ibn Hafsn in Al-Andalus, Arabica, XLII/22, Leiden 1995, s. 180-215; Bbeter, A, II, 829; Hakk Dursun Yldz, Abdullah b. Muhammed b. Abdurrahman, DA, I, 120; a.mlf., Abdurrahman III, a.e., I, 152. Birsel Kksipahiolu

MER el-HALVET
() Eb Abdillh Sircddn mer b. eyh Ekmelddn el-Gln el-Halvet (. 800/1397 [?]) Halvetiyye tarikatnn kurucusu. rann Gln blgesinde Hazar denizinin ky eridi yaknlarndaki Lhcn ehrinde dodu. Aslen irvanl olup soyu irvann mehur eyh ailelerine dayanr. lk tasavvuf terbiyesini babasndan ald. Genliinde askerlie ilgi duyarak lhanllarn hizmetine girdi ve Emr obann ordusunda savarken esir dt. Esaretten kurtulunca Hrizme gidip Halvetiyye silsilesinde Ah Muhammed diye anlan amcas eyh Ebl-Fyzt Kermddin Muhammed el-Hrizmye intisap etti, slkn onun yannda tamamlad. Ardndan amcas ile birlikte Lhcna dnp Her kasabasna yerleti. 780de (1378) amcasnn vefat zerine onun irad makamna geti. Herde balad irad faaliyetini Tebriz civarndaki Hoy ehrinde devam ettirdi. ehrin yneticileriyle iyi ilikiler kurdu. Daha sonra Msra gitmek zere Hoydan ayrld. Msrda iken yedi defa hacca gittii belirtildiine gre burada uzunca bir sre kalm olmaldr. Gln hkimi Sultan veys, Memlk sultanna bir eli gndererek onu Herye davet etti. Sultan tarafndan deerli hediyelerle lkesine uurlanan mer elHalvet irad faaliyetini Tebrizde srdrd. Tebrizde 800 (1397) ylnda vefat ettii ve Mr Ali Zviyesi hazresine defnedildii kaydedilmekteyse de son zamanlarda yaplan baz aratrmalarda onun Azerbaycann amah ehrinin Avahil kyndeki Pr mer Sultan Ziyaretgh diye tannan meknnda medfun olduu belirtilmekte, ayrca bu kyde doduu ileri srlmektedir (Rhtm, s. 101). mer el-Halvetnin tarikat silsilesi, eyhi Ah Muhammed vastasyla brhim Zhid-i Geylnye nisbet edilen, ancak kurumlam bir tarikat halini almayan Zhidiyye silsilesiyle birleir. Bu silsile brhim Zhid-i Geylnnin halifesi Safiyyddin Erdeblde Safeviyye, mer el-Halvetde Halvetiyye tarikatna dnmtr. Seyfeddin, Zahrddin, Byezd-i Prn ve Ah Mrem adl drt halife yetitiren mer el-Halvetnin silsilesi Ah Mrem, Hac zzeddin Trkmn ve Sadreddn-i Hyv vastasyla devam ederek tarikatn ikinci pri Seyyid Yahy-y irvnye ulamtr. Halvetiyye, slm dnyasnn en yaygn tarikatlarndan biri olduu halde mer el-Halvetnin adnn kendisinden yaklak bir asr sonra yazlan Abdurrahman- Cmnin Nefetl-nsnde yer almamas onun anda tannmadn gstermektedir. Nitekim baz kaynaklar amcas Ah Muhammedin eyhi brhim Zhid-i Geylnyi, Seyyid Yahy-y irvnyi veya mer elHalvetnin eyhi olarak geen Muhammed b. Nr el-Blis el-Halvetyi tarikatn pri olarak kabul etmektedir. mer el-Halvetnin halvet hayatn ok sevdii, uzlete ekilip ibadet ve zikirle megul olmaktan byk bir zevk duyduu iin Halvet nisbesini ald sylenir. Halvette iken srdrd esm-i seba ile (Allahn yedi ismi: L ilhe illallah, Allah, h, hak, hay, kayym, kahhr) zikir gelenei daha sonra dier tarikatlarca da benimsenerek gelitirilmitir. mer el-Halvetnin birbiri ardnca krk erban kard, son erbanini tamamladnda Hz. Peygamber tarafndan kendisine krk adet dl harfi iaretli bir ta ihsan edildii, bylece sfler arasnda meneke renkli uha zerine drt terekli

(terk) dl tac ilk giyen mutasavvf olduu kaydedilmektedir. Dervilerine halvet, uzlet ve sktu tercih etmelerini, velyet ehli kiilerle beraber bulunmalarn tavsiye eden mer el-Halvet tarikatn esasn ilk sflerden Htim el-Esmmn bahsettii drt lm tryle aklamtr. Slik devaml nefsine muhalif olmal, onunla mcadele etmeli (mevt-i ahmer / kzl lm), her trl belya sabretmeli (mevt-i esved / siyah lm), var olanla yetinmeli, ikyetten kanmal (mevt-i ahdar / yeil lm), az yemeli ve srekli riyzette olmaldr (mevt-i ebyaz / beyaz lm). Slkn nihayetinde Hakka ulamak ancak bu drt lm nefiste tatmakla gerekleir.

BBLYOGRAFYA

Hulv, Lemezt- Hulviyye, Sleymaniye Ktp., Hlet Efendi, nr. 281, vr. 168b-172a; Sar Abdullah Efendi, Semertl-fud, stanbul 1288, s. 138-142; Harrzde, Tibyn, I, vr. 343-347; TomarHalvetiyye, s. 4-37; B. G. Martin, A Short History of the Khalwati Order of Dervishes, Scholars, Saints and Sufis (ed. N. R. Keddie), Berkeley-Los Angeles 1972, s. 276-277; Mehmet Rhtm, Seyid Yahya Bakuvi ve Halvetilik, Bak 2005, s. 101; Hseyin Vassf, Sefne-i Evliy (haz. Mehmet Akku - Ali Ylmaz), stanbul 2006, III, 132-134; H. J. Kissling, Halveti Tarikat I (trc. M. Serhan Tayi), Blten: Bilim ve Sanat Vakf, V/32, stanbul 1993-94, s. 28-42; Mustafa Akar, Bir Trk Tarikat Olarak Halvetiyyenin Tarih Geliimi ve Halvetiyye Silsilesinin Tahlili, AFD, XXXIX (1999), s. 536-563; F. de Jong, alwatiyya, EI (ng.), IV, 991. Mehmet Serhan Tayi

MER HAYYM
() Ebl-Feth Gysddn mer b. brhm el-Hayym (. 526/1132 [?]) ranl lim, air ve filozof. 430-439 (1039-1048) yllar arasnda Horasan eyaletinin merkezi Nburda dodu. renimini ve hayatnn byk bir ksmn orada ve Semerkantta geirdi. Szlkte hayym kelimesi adr yapmcs anlamna gelmekle birlikte onun randa yerlemi Arap asll Hayym kabilesine mensup olabilecei de dnlmektedir. Kendisine byk ilgi gsteren Seluklu sultanlarnn, Vezir Nizmlmlkn saraylarnda grev yapmaktan holanmad ve bilimsel aratrmalara adanm sakin bir hayat seerek zaman zaman Semerkant, Buhara, Belh ve sfahan gibi bilim ve sanat merkezlerinde dolamay tercih etti. Semerkantta iken Eb Thir isminde yksek makam sahibi bir memurun himayesine girdi. Nburda 517-526 (1123-1132) yllar arasnda seksen be yalarnda ld tahmin edilmektedir. bn Sn ekolne mensup bir lim-filozof olduu kabul edilen mer Hayym cebir, geometri, astronomi, fizik ve tpla ilgilenmi, mzikle uram, ayrca adn lmszletiren rublerini kaleme almtr. Ali b. Zeyd el-Beyhak Hayymn hfzasnn fevkalde kuvvetli olduunu, dil, fkh, tarih ve kraat sahalarnda geni mlmat bulunduunu, riyziye, tp ve dier akl ilimlerde esiz olduunu sylerken Necmeddn-i Dye onun hakknda bahtsz bir filozof, Allahsz ve maddeci demektedir (A, IX, 474). mer Hayym, Batda Dounun en fazla hayranlk duyulan airi ve en tannm limlerinden biridir. 1892de Londrada onun adna bir kulp kurulmu, 1970te ayn zerindeki bir kratere, 1980de yeni bulunan bir kuyruklu yldza ad verilmitir. Hayymn genelde matematiin ve zelde analitik geometrinin geliimi zerindeki etkisi ok byktr; almalar erefeddin et-Tsye (. 610/1213 [?]) kadar slm matematiinde, nc dereceden denklemlerin zmnde geometrik yaklam benimseyen Descartesa (. 1650) kadar Bat matematiinde alamamtr. Onun matematie ilikin aratrmalar ve bilhassa saylar kuram klidin beinci postlat ve cebir alannda younlamtr. Elementlere dair yapt bir yorum olan Risle f eri m ekele min muderti Kitbi ldiste ilemler srasnda irrasyonel saylarn da rasyonel saylar gibi kullanlabileceini ilk defa o kantlamtr. Bu eser ayrca klid d geometrilerin kurulmasna nclk etmitir. Bu geometriler, klidin paraleller postlat adyla da tannan beinci postlatnn uzun sre iyi anlalamamas sebebiyle teorem sanlarak kantlanmaya allmas sonucu ortaya kmtr. Bu almalar iinde Douda en esasl olanlarndan biri mer Hayym tarafndan gerekletirilmitir ve Batda ondan alt asr sonra konuyla ilk defa ilgilenen ve bundan dolay klid d geometri aratrmalarnn ncs saylan talyan matematikisi Giovanni Girolamo Saccherinin beinci postlat zerindeki incelemeleriyle dikkate deer bir benzerlik gstermektedir. Hayym, beinci postlat kantlamaya alrken daha sonra Saccherinin Euclides ab omni naevo vindicatus adl eserinde ayn ekilde ele ald yle bir teorem gelitirmitir: Birbirine eit AC ve BD izgilerini ektikten sonra AB ve CDyi birletirelim; ortaya u durum kar:

C ve D alarnn ikisi de dik ise CD = ABdir, C ve D alarnn ikisi de geni ise CD < ABdir; C ve D alarnn ikisi de dar ise CD > ABdir. mer Hayyma gre bu, beinci postlatn kantlanmasdr (Katz, s. 269-270). Dilgan da birinci durumun klid, ikinci durumun Riemann ve nc durumun Lobat-schewsky geometrilerine, dier bir deyile parabolik, eliptik ve hiperbolik geometrilere karlk geldiini sylemektedir (air Matematikci mer Hayym, s. 27-28). Hayymn katkda bulunduu alanlarn en nemlisi cebirdir. Bu alanda nc dereceden (kbik) denklemleri de kapsayan birok cebirsel denklemi snflandrm ve bunlarn ouna zm teklif etmitir. Bu zmlerin nc dereceden denklemlere ilikin olanlar tam geometrik, dierlerine ilikin olanlarn ou ksm geometriktir. En deerli cebir eserlerinden biri olan Risle fil-berhn al mesilil-cebr vel-mubelede denklemlerin birden fazla kklerinin bulunabileceini gstermi ve bunlar kk saylarna gre snflandrmtr. Bu arada nc dereceden denklemleri terim saylarna gre tasnif ettii ve her grubun zm yntemlerini belirledii grlmektedir. Bu durumda nc dereceden denklemler iki terimli, terimli ve drt terimli olarak e ayrlmaktadr ve iki terimli bir, terimli alt, drt terimli ise yedi tanedir: x = d x + cx = d x + d = cx x = cx + d x + bx = d x + d = bx x = bx +d x + bx + cx = d x + bx + d = cx x + cx + d = bx x = bx + cx + d x + bx = cx + d

x + cx = bx + d x + d = bx + cx Hayym bu denklemlerin aritmetik metotlaryla zlemeyeceine inand iin onlar koni kesitleri (ember, parabol, hiperbol) yardmyla geometrik biimde zm ve negatif kkleri daha nceki cebirciler gibi zm olarak kabul etmemitir. Onun zm yntemine rnek olarak u terimli x+cx=d (bir kp kenarlar toplam bir sayya eittir) nc derece denklemini ele alalm: Burada x bir kpn kenarn, c bir kareyi, d bir cismi gsterir. Hayym, nce zm geometrik izimle yapmak iin karenin bir kenarna eit uzunlukta bir AB dorusu izer; yani olur. Sonra veya olacak ekilde AB dorusuna dik BC dorusunu izer; AByi de Z ynnde uzatr. Bylece B tepe noktas BZ ekseninde ve AB parametresiyle bir parabol oluturur. Modern ifadeye gre bu paraboln denklemi dir. Daha sonra BC zerine bir yarm daire izer. Bunun denklemi de 2 ya da x dir. Daire ve parabol D noktasnda kesiir ve bu noktann x koordinat olan BE doru paras denklemin zmdr. Bunun kant ise udur: Eer BE=DZ=xo ve BZ= ED=yo ise, D parabol zerinde olduundan nce x02 yahut ,elde edilir. 0 halde x03=d-cx0dr ve bylece x0 da aranan zmdr (Katz, s. 260-262; Gkdoan, Bilim ve topya, sy. 145 [2006], s. 12). nc dereceden denklemleri sistemli bir ekilde zd iin Hayym cebirde Hrizmnin gerekletirdii gelimenin tesine gemitir. Ancak onun, nc dereceden denklemlerin aritmetik zmlerinin olamayacana dair inancna kar kendisinden sonra erefeddn-i Ts ile takipileri bu tr denklemlerin aritmetik zmlerinin bulunabileceini gstermitir. XVI. yzylda Batda bu tr denklemlerin aritmetik zm yntemlerinin varl anlalmtr. Hayym ayn zamanda cebirsel olgularn geometrik olgular halinde ortaya ktn savunmu, bylece Descartestan ok nce nmerik ve geometrik cebir arasndaki boluu kapatma ynnde nemli bir adm atmtr. Onun bundan baka cebirde, n tam pozitif iken (a + b)n ifadesinin anm formln Newtondan nce kanunlatrd sylenmekte, ayrca aritmetik gen (Pascal veya Tartaglia geni) ad verilen ve (a + b)n anmndaki katsaylarla tekil edilen emann da Hayyma ait olduu ileri srlmektedir (Dilgan, air ve Matematikci mer Hayym, s. 6-7). Astronomi alanna da byk katklar olan mer Hayym, bnl-Esrin verdii bilgiye gre 467 (1074-75) ylnda Byk Seluklu Sultan Melikah tarafndan sfahana davet edilerek Eb Htim sfizr, Meymn b. Necb el-Vst, Abdurrahman Hris ve Muhammed Hzinden oluan bir heyetin bakanlna getirilmi ve bir rasathne kurup o yllarda kullanlan Yezdicerd takvimini dzeltmekle grevlendirilmitir. mer Hayym ile dier bilim adamlar yaptklar almalar sonucunda Yezdicerd takvimini dzeltmek yerine mevsimlere tam uyum gsterecek yeni bir takvim dzenlemenin daha doru olacana karar vermi, bylece gne yl uzunluu 365,2424 (modern lmlere gre gerek uzunluk 365,2422) gn ve dolaysyla hata pay 5000 ylda 1 gn olan Cell takvimi ortaya kmtr. Heyet ayrca Zc-i Melikh adl bir zc hazrlam, kurulan rasathne ise Melikahn lmne (. 485/1092) kadar faaliyetini srdrmtr.

Hayym rubleriyle tannm bir airdir. mdddin el-sfahn ardetl-arnda onu Horasan airleri arasnda sayar ve rnek olarak Arapa bir rubsini verir. Rublerin saysnn Rubiyytnn istinsah tarihlerine gre gnmze yaklatka artt grlmekte ve birounun zamanla ona izfe edilen baka airlerin iirleri olduu anlalmaktadr. Kendi zgn slbunu yanstan rublerin says 100 civarndadr. Rublerinin Latince evirileri XVIII. yzylda ortaya kmaya balamtr; T. Hyden Veterum Persarumunda onlardan biri yer alr. 1804te F. Dombayn Viyanada baslan Farsa gramerinde de baz eviriler bulunmaktadr. Hayym bir air olarak Batya asl tantan ve sevdiren ise Edward Fitzgeraldn yapt ngilizce tercmelerdir. Eserleri. 1. Rubyyt. Pek ok dile evrilmi, edisyon kritii ilk defa J. B. Nicolas tarafndan yaplmtr (Les quatrains de Khyam, Paris 1867; a.bk.). 2. Risle f tasmi rubid-dire. nc dereceden denklemlerin zm yntemlerine ve x + 200 x = 20 x + 2000 denkleminin zmne ilikindir. Gulm Hseyin Mushib tarafndan Farsa evirisiyle birlikte tpkbasm yaplan eser (akm mer ayym be-Unvn- lim-i Cebr, Tahran 1339 h.) Rusaya (S. A. Krasnovoy - B. A. Rozenfeld, Pervyy Algebraicheskiy Traktat, IstorikoMatematicheskiye issledovaniya, XV [Moscow 1963], s. 445-472), ngilizceye (Ali Rza Amir Moz, A Paper of Omar Khayyam, Scripta Mathematica, XXXVIII [1968], s. 205-208) ve Franszcaya (R. Rashed - A. Djebbar, Loeuvre algbrique dal-Khayyam, Aleppo 1981) evrilmitir. 3. Risle fil-berhn al mesilil-cebr vel-mubele. Denklemlerin snflandrlmasna ve her grubun zm yntemlerine ilikindir (Woepcke, Lalgbre dOmar Alkayym publie, traduite et accompagne dextraits de manuscrits indits, Paris 1851; Daoud S. Kasir, The Algebra of Omar Khayyam, New York 1931; H. J. J. Winter - W. Arafat, The Algebra of Umar Khayyam, JRASB, XVI [1950], s. 23-44). 4. Risle f eri m ekele min muderti Kitbi ldes. klidin Elementleri zerine bir yorumdur (Tak rn, Risle der er-i Mkilt- Mudert- Kitb- ldis, Tahran 1314 h.; Abdlhamd Sabr [nr.], Risle f eri m ekele min muderti Kitb ldis, skenderiye 1381; Celleddin Hm, ayymnme I, Tahran 1346 h.; A. R. Amir Moz, Omar al-Khayyami. Discussion of Difficulties of Euclid, Scripta Mathematica, XXIV/4 [New York 1959], s. 275-303; Khalil Jaouiche, La thorie des paralls en pays dIslam. Contribution la prhistorie des gomtries non-euclidiennes, Paris 1986). 5. Nevrznme. sfahanda Cell takvimi dahil kendi ynteminde hazrlanan takvimler zerinedir (M. Mnov [haz.], Nevrznme, Tahran 1312 h.; Muhammed Abbs, Klliyyt- r- Prs-yi akm mer ayym, Tahran 1338 h.). 6. Zc-i Melikh. Hayymn kendi kurduu gzlemevinde yaplan gzlem sonularn ierir (V. S. Segalya - A. P. Yushevicha, Traktaty, Pervod Borisa A. Rosenfeld, Moskva 1962). 7. Mznl-ikem f htiyli marifeti midrey e-eheb vel-fia f cismin mrekkebin minhm. Metal alamlarndaki altn ve gm miktarnn cebirsel yntemlerle belirlenmesi hakkndadr. Abdurrahman el-Hzin tarafndan tamamlanmtr ve onun ayn ad tayan eserinin drdnc kitabnn beinci blm ierisindedir. 8. Fil-ussil-mstam. Hayymn icat ettii hidrostatik teraziyle ilgili olup Hzinnin Mznl-ikeminin yedinci kitabnn sekizinci blmnde geer. 9. Silsile-i Tertb (Risle f Klliyytil-vcd). Drt blm halindeki eserde birinci ve ikinci blmler Frbci ve bn Snc kozmolojinin temel eleri olan akllar, nefisler ve unsurlarla madenler, bitkiler, hayvanlar ve insanlara, bunlarn aralarndaki ilikilere dairdir. nc blm tmeller (klliyyt) ve kategoriler (maklt), drdnc blm hakikat konularn ierir (Abdlbaki Glpnarl, Hayym, Rubiler ve Silsilat al-Tartb ve bn Snnn Tamcdi ve Tercmesi, stanbul 1953). 10. el-avl alel-ecns ellet bil-erba. Eserde mzikte diatonik,

kromatik ve harmonik olmayan tonlar ele alnr ve bu ton dnda 4/3 oranyla gsterilen drdnc bir ton daha verilir (Rahm Rzzde Melik, s. 49-64). 11. el-Kevn vet-teklf (a.g.e., s. 321-342). 12. Cevb an eli mesil: arrett-ted fil-lem vel-cebr vel-be (a.g.e., s. 411-422). 13. e-iy el-al f mevil-ilmil-kll (a.g.e., s. 369-375). 14. Risle fil-vcd (a.g.e., s. 395-409). 15. erul-mkil min Kitbil-Ms. 16. Levzml-emkine. Felsef bir eserdir (eserlerinin bir listesiyle yazma nshalar ve basklar iin bk. Youschkevitch - B. A. Rosenfeld, VIII, 331-333; Rosenfeld - hsanolu, s. 168-170).

BBLYOGRAFYA

mer Hayym, Rubaler (nr. ve trc. Abdlbki Glpnarl), stanbul 1953; a.mlf., Resillayym el-Cebriyye (nr. Rd Rid - Ahmed Cebbr), Halep 1981; Asaf Halet elebi, mer Hayym: Hayat-Sanat-Eserleri, stanbul 1954; Hmit Dilgan, Byk Matematikci mer Hayym, stanbul 1959; a.mlf., air Matematikci mer Hayym, stanbul 1964; Sarton, Introduction, I, 759761; A. Yuschkevitch - B. Rosenfeld, Al-Khayym (or Khayym), DSB, VIII, 323-334; mer Akn - Melek Dosay, Be Byk Cebir Bilgini, Ankara 1994; Rahm Rzzde Melik, Dninme-i ayym, Tahran 1377 h.; V. J. Katz, A History of Mathematics, An Introduction, New York 1998, s. 260-262, 269-270; I. Fernini, A Bibliography of Scholars in Medieval Islam: 150-1000 A.H. (7501600 A.D.), Abu Dhabi 1998, s. 220-226; Umar al-Khayym, Text and Studies II (ed. Fuat Sezgin, Islamic Mathematics and Astronomy, XLVI iinde), Frankfurt 1998; slm Bilim ve Felsefesine Giri (ed. Hakim Muhammed Said, trc. Remzi Demir), Ankara 1999, s. 54-56; Sevim Tekeli v.dr., Bilim Tarihine Giri, Ankara 2001, s. 215-218; Yavuz Unat, lkalardan Gnmze Astronomi Tarihi, Ankara 2001, s. 100; a.mlf., mer Hayym ve Melikh Gzlemevi, Bilim ve topya, sy. 145, stanbul 2006, s. 13-14; Ftma Engrn - Zehra Engrn, Kitbins-yi mer ayym: Bibliography of Omar Khayym, Tahran 1381 h./2002; Melek Dosay Gkdoan v.dr., Bilim Tarihi Klavuzu, Ankara 2001, s. 69, 291; Melek Dosay Gkdoan, mer Hayymn Cebiri, Bilim ve topya, sy. 145, stanbul 2006, s. 11-12; Muhammed Ali-yi Furg v.dr., Hayym: Hayat, Felsefesi ve Gerek Rubaleri (trc. Hasan ifti - Orhan Baaran), Erzurum 2002; B. A. Rosenfeld Ekmeleddin hsanolu, Mathematicians, Astronomers and Other Scholars of Islamic Civilisation and Their Works (7th-19th c.), Istanbul 2003, s. 168-170; J. A. Boyle, Omar Khayyam: Astronomer, Mathematician and Poet, Bulletin of the John Rylands Library of Manchester, LII/1, Manchester 1969, s. 30-45; B. Vahabzadeh, Al-Khayyms Conception of Ratio and Proportionality, Arabic Sciences and Philosophy, VII, Cambridge 1997, s. 247-263; Remzi Demir, mer Hayymn Felsef retisi zerine Bir Deneme, Bilim ve topya, sy. 145 (2006), s. 4-10; klitin 5. Postulas zerine El-Haytamn Kant ve mer Hayyamn Cevab (trc. Akgn zsoy), a.e., sy. 145 (2006), s. 15-18; V. Minorsky, mer Hayym, A, IX, 472-480; Ch.-H. de Fouchcour - B. A. Rosenfeld, Umar ayym, EI (ng.), X, 827-834. Yavuz Unat Fars Edebiyatnda.

mer Hayym yaad dnemde matematik, astronomi ve felsefe alannda byk bir ne sahipken air ynyle tannmamtr. Bunun sebebi onun iirle ilgisinin zaman zaman rubler kaleme almaktan ibaret oluudur. Rub, airlerin genellikle bakalarna amay dnmedikleri duygu ve dncelerini yansttklar, bir rahatlama vesilesi olarak grdkleri bir iir kalb olup hemen her dnemde geri planda kalmtr. Hayym da muhtemelen bu duygularn en ksa iir kalb olan rublere dkmtr. airlii ok sonradan kefedilse de Hayym, ran iirinde rubyi kendi adyla zdeletiren tek air olmutur. Hayymn felsef yn ar basan pek ok rubsinde insann yokluktan gelip yoklua gittii ve bu sebeple iinde bulunulan ann iyi deerlendirilmesi gerektii dncesi hkimdir. Hayym varl bir muamma olarak grmekte ve bu muammay zmeye almann bouna olduunu sylemektedir. Rublerin ilgi grmesinde bu dnceler yannda rublerinin edeb adan kendine has zellikleri de etkili olmutur. Derin felsef konularn yaln bir dille ifade edilmesi, az szle ok anlamn dile getirilmesi (cz) ve her msran birbirini tamamlayacak ekilde sralanmas bu zelliklerin balcalardr. Her rubde birbirini izleyen msralar ilenen temay olgunlatrmada birer basamak grevi yapmakta, bylece drdnc msra ilk msran atsn oluturmaktadr. Rublerinde ortaya koyduu dncelere baklarak Hayymn Arap airi Ebl-Al el-Maarrden etkilendii sylenebilirse de Maarrnin iirlerinde felsef yeis hkimken Hayymn rublerinde felsef hzn baskndr. iirlerinden hareketle Hayymn araba dkn, sarho bir kii olduu yolunda bir dnce gelitirmek istenmise de airlerin, zellikle de sf eilimli olanlarn kullandklar ikiyle ilgili kelimelerin tamamen sembolik anlam tad bilinen bir husustur. Nitekim klasik Trk edebiyatnda araba kar tavr ve ayn zamanda dindarl ile bilinen birok air Hayym sf balamnda ele alp onu bir ak airi olarak grr, iirlerinde oka kulland arap ve arapla ilgili kavramlara tasavvuf anlamlar ykler. Bu sebeple Hayym melmmerep bir air diye kabul edip iirlerini buna gre yorumlamak gerekir. iirde rub kalbna olan ilginin artmasnda nemli rol oynayan Hayymn ran iirindeki etkisi sadece bu kalpla snrl kalmamtr. Birok airin gazel ve ktalarnda da Hayymn izlerini grmek mmkndr. Bu balamda nl gazel airi Hfz- rznin gazellerinin Hayym akla getiren zellikler tad sylenebilir. Hayyma ait rubleri ilk nakleden kaynak Zahr-i Semerkandnin 556 (1161) ylndan sonra kaleme ald Sindbdnmedir. Bu eserde airi belirtilmeden aktarlan be rub daha sonraki kaynaklarda Hayymn rubleri arasnda zikredilir. Zahr-i Semerkand dier kitab Arssiyse f arir-riysesinde de bu iirlerden birini nakleder. Hayym air olarak zikreden ilk kaynak ise mdddin el-sfahnnin ardetl-ar adl eseridir. Hayymn lmnden yaklak elli yl sonra yazlan bu eserde Hayym, Horasan airleri arasnda saylr. Fahreddin er-Rz, etTenbh al ba sveril-urnil-am adl rislesinde ilk defa Hayymn adn anarak bir rubsini nakleder. Ardndan Necmeddn-i Dye, Mirdl-ibdnda Hayymn iki rubsini kaydedip bu rublerin ieriine ve Hayyma eletiriler yneltir. Vervinnin Merzbannmesinde (608-622/1211-1225) Hayymn rubsine airin ad anlmakszn yer verilir. Abdlkdir-i hernin Abl-ubiyyesinde Hayyma ait birka rub zikredilmi, At Melik el-Cveynnin Tr-i Cihngs ile (658/1260) Hamdullah el-Mstevfnin Tr-i Gzdesinde de (730/ 1330)

birer rubsi yer almtr. Hayymn on rubsinin aktarld Bedreddin Ccermnin Mnislarr (741/1340-41) bu konuda en nemli kaynaklardan saylmaktadr. VIII. (XIV.) yzyln sonuna kadar Hayyma nisbet edilerek zikredilen rublerin toplam says altm altya ulamtr. Daha sonraki kaynaklarda Hayyma ait olduu ileri srlen rublerin says hzla artmtr. Hayymn rubleri ilk defa IX. (XV.) yzylda mstakil bir eserde toplanmtr. Yr Ahmed b. Hseyin Redi Tebrz tarafndan 868 (1464) ylnda tasnif edilen arabne adl kitapta Hayyma ait olduu belirtilen 559 rubye konularna gre on balk altnda yer verilmitir. Bundan sonra da Hayyma nisbet edilen rublerin says artmaya devam etmitir. Sad-i Nefs, Nizm-i Arznin ehr Malesine yazd notlarda Hayyma ait olduu ileri srlen 1224 rub tesbit ettiini belirtmektedir. mer Hayymn XIX. yzyln ikinci yarsnda ne kavumasnda rublerinin Bat dillerine yaplan tercmelerinin rol byktr. Daha nce baz eviriler yaplmsa da zellikle Edward Fitzgeraldn rublerden yapt serbest eviri (London 1859, 1868, 1872, 1879, 1889; rublerin ok sayda Bat diline evirisi iin bk. Storey, V/2, s. 369-377) Hayymn iirleriyle dncelerinin Batda hret kazanmasnda etkili olmutur. Hayyma nisbet edilen rublerin says derleyenlere ve neredenlere gre deimektedir. Sencer Mirzann nerinde 464 (Tahran 1861), Muhammed Sadk Ali elLeknevnin ilk nerinde 762, sonrakilerde 770 (Leknev 1878, 1894, 1909), Sad-i Nefsnin nerinde 443 (Tahran 1933) rub yer almaktadr. XX. yzylda Hayyma ait rublerin tesbiti konusunda almalar artm, pek ok aratrmac, ilk kaynaklardaki rubleri esas alarak yzlerce rub arasndan gerekten Hayyma ait olanlar belirlemeye almtr. Bu konuyla ilk defa ilgilenen Rus arkiyats Jukovski, J. B. Nicolas tarafndan yaymlanan Hayym rubleri (1867) zerine yapt inceleme sonunda bunlardan seksen ikisinin yaklak krk aire birden nisbet edildiini belirlemitir. Jukovskinin ardndan Arthur Christensen, Friedrich von Rosen ve Christian H. Rempis gibi aratrmaclarn gerekletirdii almalarla airi belli olmayan rublerin says artm, Hayyma ait olduu kesinlik kazanan rublerin says iyice azalmtr. arkiyatlarn ardndan ranl aratrmaclar da Hayymn rublerini tesbit iin almalar yapmaya balamtr. Bunlar arasnda Sdk Hidyet, Muhammed Al-i Frg, Ksm- Gan ve Al-i Detnin almalar dikkate deer. Sdk Hidyet hazrlad eserde (Terneh-yi ayym, Tahran 1313, 1334, 1342 h.; Trke trc. Mehmet Kanar, stanbul 1999) Hayyma ait 143 rub tesbit etmi, Muhammed Al-i Frg, Ksm- Gan ile birlikte yapt almada mevcut rubler iinde 178inin Hayyma ait olduunu belirterek bu rubleri bir kitapta toplamtr (Rubiyyt- ayym, Tahran 1321, 1340 h.). Daha sonra Al-i Det, farkl bir aratrma ile ancak altm be rubnin Hayyma ait olabilecei sonucuna varmtr (Dem b ayym, Tahran 1344, 1348 h.). Buna ramen Hayymn gerek rublerinin tesbiti konusu henz zme kavuturulmu deildir. Hayymn air kiiliiyle Douda daha erken dnemlerde (IX./XV. yzyl) hrete kavutuu, Sad-i rz, Mevln Celleddn-i Rm ve Hfz- rznin iirlerinin yan sra Hayymn rublerinin de zellikle Hint yarmadasnda edeb ierikli toplantlarda okunduu bilinmektedir. XX. yzylda Hindistan ve Pakistanda Hayym rublerinin defalarca Hinte ve Urducaya evrildii grlmektedir. Bunlarn bir ksmnn rublerin ngilizce tercmelerinden yaplmas dikkat ekicidir (Hint alt ktasnda Hayymn rubleriyle ilgili almalar iin bk. M. smilpr, IV, 1098-1105).

mer Hayymn Trkiyede air ynyle Hfz- rz, Sad-i rz, Ferdddin Attr ve Abdurrahman- Cm gibi airler kadar tannd ve airler zerinde etkili olduu sylenemezse de Trkiye ktphanelerinde Hayyma nisbet edilen rublerin el yazmalar Hayymn eski dnemlerden beri tannp okunduunu gstermektedir. XIX. yzyldan itibaren Trkiyede Hayymn rublerine olan ilginin artmasyla birlikte Hayymn iirleri zerine birok yaz yazlm ve rublerin birok tercmesi yaplmtr. Rublerin bilinen en eski Trke evirisi Muallim Fevziye aittir. Onun baz rublerin dz yaz tercmelerinin yan sra Hayym hakkndaki makalelerini de kapsayan Hayym adl almas nce Tercmn- Hakkatin 1885-1886 yllarndaki saylarnda yaymlanm, ardndan kitap haline getirilmitir (stanbul 1303). Daha sonra gnmze kadar bata Abdullah Cevdetin tercmesi (stanbul 1914) olmak zere onlarca tercme yaymlanmtr. Bunlar arasnda Hseyin Dni ile Rza Tevfikin hazrlad Rubiyyt- mer Hayym (stanbul 1340), Hseyin Rifatn Rubiyyt- Hayym ve Manzum Tercmeleri (stanbul 1926), Feyzullah Sacitin Hayymn Rubleri ve Manzum Tercmeleri (stanbul 1929), Ahmed Hayyatn Rubiyyt- mer Hayym (stanbul 1931), sf Hlet elebinin mer Hayym (stanbul 1954), Rt ardan mer Hayymn Rubleri (zmir 1959, 1960), Yahya Kemal Beyatlnn Hayyam Rublerini Trke Syleyi (stanbul 1963), Mehmet Nuri Genosmann Hayymdan Rubler (Ankara 1963), Hammzde Mehmed hsann mer Hayym Rubleri (stanbul 1966), Yakup Kenann (Necefzde) mer Hayym ve Rubleri, ran Edebiyatna Toplu Bir Bak (stanbul 1968), Sabahattin Eybolunun mer Hayym-Drtlkler (stanbul 1971), Abdlbaki Glpnarlnn Hayyam ve Rubaileri (stanbul 1973), Ahsen Grtinin mer Hayym-Rubler (stanbul 1975) bata gelir (Trkiyede 2000 ylna kadar yaymlanm Hayym tercmeleri konusunda bk. And, sy. 7 [1999], s. 9-29; rublerin eitli dnya dillerine tercmeleri iin bk. Ftma Engrn - Zehra Engrn, bk. bibl.).

BBLYOGRAFYA

Storey, Persian Literature, V/2, s. 356-380; Yakup Kenan, mer Hayym ve Rubaleri, stanbul 1967, s. 69-90; Ehsan Yarshater, Persian Literature, New York 1988, s. 147-160; Muhammed Ali-yi Furg v.dr., Hayym: Hayat, Felsefesi ve Gerek Rubaleri (trc. Hasan ifti - Orhan Baaran), Erzurum 2002; Ftma Engrn - Zehra Engrn, Kitbins-yi mer ayym: Bibliography of Omar Khayym, Tahran 1381 h./ 2002; M. smilpr, ayym der ibhi rre, Dninme-i Edeb-i Frs (nr. Hasan Ene), Tahran 1380, IV, 1098-1105; Ahmad Karimi Hakkak - Pamela S. Loy, Rubaiyat of Omar Khayym, Middle Eastern Literatures and Their Times (ed. J. Moss), Detroit 2004, VI, 429-439; G. Lazard, Les quatrains irrligieux dOmar Khayym, Res orientales, VII, Paris 1955, s. 177-182; Muhsin Hetrd, ayym Riydn-i ir y ir-i Riydn, Mecelle-i Dnikede-i Edebiyyt, X/3 (39), Tahran 1342/1963, s. 303-310; M. Fatih And, Trkede Rubiyyt-i Hayym Tercmeleri, lm Aratrmalar, sy. 7, stanbul 1999, s. 9-29; Seyyid Ali Mirefdl, Rubiyyt-i Al-i ayym Kudm Est?, Ner-i Dni, XV/5, Tahran 1374 h./1995, s. 264-276; Ch.-H. de Fouchcour, Umar Khayym, EI (ng.), X, 827-831. Hicabi Krlang

MER HLM EFEND


(1842-1889) Osmanl hukukusu. 22 Receb 1258de (29 Austos 1842) dnyaya geldi. Mderris ve dersim Karinbd Hoca Abdurrahman Efendinin oludur. Kaynaklarda doum yerinin stanbul olduu kaydedilirse de Meihat Arivindeki dosyasnda bulunan kendi el yazsyla hal tercmesinde Karinbdda doduu belirtilir. Kk yata hfzlk yaptktan sonra pek ok hocadan faydaland. Muhaddis eyh EblKsm Efendiden a-i Bur ve Sa-i Mslimi okudu, Kazasker Tikveli Ysuf Efendiden iczet ald. Aralk 1862de Ftih Camiinde ders okutmaya balad, ardndan Fetvhne-i l Pusula Odasna girdi. 8 Ocak 1870te Fetvhne-i l Fetva Odas mvezziliine tayin edildi, daha sonra Fetvhne-i l bamsevvidi oldu. Bu grevde iken Mecelle Cemiyetine girdi. 5 Austos 1876da Evkf- Hmyun Mfettilii mstearlna, ertesi yl Fetvhne-i l fetva eminliine getirildi. Kasm 1876da Kuds mevleviyeti, Eyll 1877de Haremeyn mevleviyeti pyesini elde etti. 21 ubat 1879da ikinci defa Evkaf mstearlna tayin edildi. 28 Aralk 1882de Defter Emaneti er memuru oldu. 11 Temmuz 1885te stanbul mevleviyeti pyesini ald. 1 Haziran 1888de Mahkeme-i Temyz Hukuk Dairesi yeliine getirildi, bir ay sonra Mahkeme-i Temyzin birinci reisi oldu. Bu srada Hukuk Mektebinde slm hukuku ve Mecelle zerine dersler verdi. II. Abdlhamide jurnal edilmesi sebebiyle saraya arlarak sorguya ekildi. Jurnalin konusu bilinmemekle birlikte Ahmed Cevdet Paann notlarndan hareketle eyhlislm mm- Sultn Hasan Hayrullah Efendi tarafndan verilen Sultan Abdlazizin hali fetvasyla ilgili olduu tahmin edilmektedir. Mbeyin baktipliinde bulunan dostu Sreyy Paann yardmyla hakknda muamele yaplmayan mer Hilmi Efendi bu olayn hemen ardndan 2 Reblevvel 1307 (27 Ekim 1889) tarihinde vefat etti. Mezar Ftih Camii hazresindedir. Mecelle heyeti iinde yer alan mer Hilmi Efendinin bilhassa son drt kitabn hazrlanmasnda nemli hizmetleri grlmtr. Mecellenin 13 ve 14. kitaplarnda resl-msevvidn, 15 ve 16. kitaplarda Evkaf mfettii mstear unvanyla mhr vardr. Ahmed Cevdet Paann fkhla ilgili meselelerde kendisine yaplan mracaatlar mer Hilmi Efendiye ynlendirdii nakledilir. Eserlerinden derin bir fkh bilgisine ve sistematik hukuk dncesine sahip olduu anlalmaktadr. Eserleri. 1. thfl-ahlf f ahkmil-evkf. Mecellenin ikmal ve tdil almalar srasnda mellife verilen vakf konusundaki hazrlk grevi erevesinde yazlmtr. Mecelle tarznda maddeler halinde kaleme alnan eser, Mecelle gibi resmiyet kazanmamakla birlikte vakfla ilgili hukuk meselelerin zmnde temel bavuru kitab olmutur. Mellifin vefatndan sonra yaymlanan eserde (stanbul 1307) vakfa dair terimlerle hukuk terimlerin yer ald mukaddimeden sonra yirmi bir blm halinde vakf hukuku ayrntl biimde ele alnmaktadr. thfl-ahlfn szlk ilvesiyle transkripsiyonlu neri Vakflar Genel Mdrl tarafndan yaplmtr (Ankara 1977 [?]). Ayrca smet Sungurbeyin yaymlad eserin birinci blmnde transkripsiyonlu metin yer almaktadr (Karinbdzde mer Hilmi - smet Sungurbey, Eski Vakflarn Temel Kitab, stanbul 1978). Aydn Tuncayn Eski Vakf Hkmlerimiz ve Vakflarla lgili Baz nceleme ve Sorunlar adl eserinin (stanbul 1984) nc blmn de bu kitap oluturmaktadr. Boyabd Hfz Halil kr adna neredilen Ahkml-evkf (stanbul 1329) thfl-ahlfn aynen nerinden ibaret olup ilgin bir

intihal rnei tekil etmesi yannda eserin grd ilginin de bir gstergesidir. thfl-ahlf Franszcaya (trc. C. G. Stavrides-Simon, Lois rgissant les proprits dedies, Dahdah, Marseille 1895) ve Kbrsta ngiliz hkimleri tarafndan mahkemelerde kullanlmak zere ngilizceye (trc. C. R. Tyser - D. G. Demetriades, A Gift to Posterity on the Laws of Evqaf, Nicosia 1922) evrilmitir. Ali Himmet Berkinin eserin Arapa evirisinin yapld eklinde verdii bilgi teyit edilememitir. 2. el-Ahkml-mergbe (stanbul 1296). Fetva emini olduu srada telif ettii bu eserde mr arazi ahkmna dair fetvalar toplayan mer Hilmi girite, fetva kitaplarnda yer alan eski kanunlara gre verilmi fetvalarn cevaplarnn yeni kanunlara gre deitirildiini belirtmektedir. 3. Ahkmlarz. el-Ahkml-mergbenin grd rabet zerine ilvelerle birlikte yeniden yaplan neridir (stanbul 1300, 1301). Her iki eser Urynzde Esad Efendinin eyhlislml dneminde neredilmi olmakla birlikte fetvalarn kime ait olduuna dair herhangi bir kayda rastlanmamaktadr. 4. Miyrl-adle (stanbul 1301). Ceza hukukuna dair fkh hkmlerin Mecelle tarznda bir araya getirildii bu eserle mellifin vakfla ilgili dier kitabnn Mecellenin devam olarak hazrland kaydedilir (Eblul Mardin, Meden Hukuk Cephesinden Ahmed Cevdet Paa, s. 178). 247 maddeden oluan, arada baz erhlerin yapld eserin sonunda mer Hilmi Efendinin kaleme ald, Mecelle heyeti tarafndan onaylanp padiahn tasdikiyle yrrle konulan senedt- eriyyenin tanzimine dair tlimata ilve edilen fkralar yer almaktadr. Eser Hukuk Mektebinde ders kitab olarak da okutulmutur.

BBLYOGRAFYA

stanbul Mftl Meihat Arivi, Sicil Dosyalar, nr. 906; Sicilli Osmn, III, 604; Osmanl Mellifleri, I, 387; Ali Haydar, Tertbs-sunf f ahkmil-vukf, stanbul 1340, s. 3-4; Hediyyetlrifn, I, 802; Kehhle, Muceml-mellifn, VII, 283; Eblul Mardin, Huzur Dersleri (nr. smet Sungurbey), stanbul 1966, II-III, 841-845; a.mlf., Meden Hukuk Cephesinden Ahmed Cevdet Paa, Ankara 1996, s. 8-10, 165-166, 178, 240; Sadk Albayrak, Son Devir Osmanl Ulemas, stanbul 1996, IV, 219-220; Ali Himmet Berki, slmda Vakf, Sahh ve Gayr-i Sahh Nevileri I, AFD, VI/1-4 (1957), s. 19-26; evket Topal, Karinbd mer Hilmi Efendi (1845-1889), slm Hukuku Aratrmalar Dergisi, VI, Konya 2005, s. 69-76. Tahsin zcan

MER HULS EFEND


(. 1875) Mecelle Cemiyeti reisi, fakih, mderris. Gmhaneli olup Gerdankran lakabyla anlr. Talebelerinden Yakb sm b. Mahmud Kastamonye verdii czetnmede ( Ktp., AY, nr. 1417) babasnn adnn Mehmed olduu, kendisinin de Ahmed b. brhim Ktahyavden iczet ald kaydedilmektedir. mer Huls Efendi 1846 yl sonlarnda Bahriye mftlne, 1854te Yeniehir Fener kadlna tayin edildi. Kasm 1856da Edirne mollas oldu. Bir yl sonra Mekke-i Mkerreme pyesi, 1863te stanbul pyesi ald. Bu arada eitli medreselerde ders verdi ve drlhadis mderrisliine kadar ykseldi. Baz mellifler tarafndan stanbul kads olduuna dair verilen bilgi yanl olup stanbulda fiilen kadlk yapmamtr (Lutf, X, 115). Daha sonra Anadolu ve Rumeli kazaskerlii pyelerini alan mer Hulsi Efendi, Meclisi Tedkkt- eriyye zalna tayin edildi; Mecelle-i Ahkm- Adliyyenin hazrlannda komisyon almalarna katlarak eitli grevlerde bulundu. Ahmed Cevdet Paann Adliye nzrl ve Mecelle Cemiyeti reisliinden uzaklatrlmasndan sonra (Nisan 1870) faaliyetlerini Dvn- Ahkm- Adliyye Dairesinde yrten Mecelle Cemiyeti, Bb- Fetvya nakledilerek reisliine o srada Meclisi Tedkkt- eriyye zas olan mer Hulsi Efendi getirildi; bir yl kadar sren bu grevi srasnda Mecellenin 5-8. kitaplarnn hazrlanmasnda bulundu. 25 Austos 1871de Ahmed Cevdet Paa tekrar Mecelle Cemiyeti reisliine getirilince bir yl daha Mecelle almalarna katld ve ardndan Mecelle Cemiyetinden ayrld. mer Hulsi Efendinin reislii zamannda nceden hazrlanm olan Kitbr-Rehn Mecellenin beinci kitab olarak yaymland, daha sonra da altnc kitap olarak kendi dneminde hazrlanan Kitbl-Veda basld. Ancak bu kitap, ncekilerle uygunluk iinde bulunmad ve basit bir tarzda kaleme alnd yolundaki eletiriler zerine toplatld. Bunun yerine altnc kitap olarak Ahmed Cevdet Paann zamannda hazrlanan ve Kitbl-Veday da iine alan Kitbl-Emnt kabul edildi. Altnc kitapla ilgi problemden sz ederken Ahmed Cevdet Paa, mer Hulsi Efendi ile heyette grev yapan dier yeleri fkh bilmemeleri ve pratik hayattan uzak kalmalar sebebiyle yetersiz olmakla eletirir (Tezkir, IV, 96-97). Mecelle Cemiyetinden ayrldktan sonra bir mddet dersimlk yapan mer Hulsi Efendi 7 Eyll 1875te vefat etti, mezar Kgar Trbesi civarndadr. Olu Mustafa Reid Efendi mderrislik ve Yeniehir kadl yapmtr. lim ve fazilet sahibi bir kii olduu sylenen mer Hulsi Efendi 1835-1848 yllar arasnda huzur dersleri muhatapl, 1841-1844 ve 1846 yllarnda vekleten mukarrirlik ve 1849-1853 yllar arasnda mukarrirlik yapmtr. Yeniehir Fener kadlna tayini sebebiyle huzur derslerine katlamamsa da det olmamakla birlikte derslerde bulunmu gibi muamele grerek eitli hediyelerle taltif edilmitir. ehzade hocal da yapan mer Hulsi Efendi, II. Abdlhamid ile V. Muradn Trke hocas olmutur. Yetitirdii rencileri arasnda Beypazarl brhim Burhneddin Efendi gibi limler bulunmaktadr.

BBLYOGRAFYA

mer Hulsi Gmhnev, czetnme, Ktp., AY, nr. 1417; Cevdet, Tezkir, IV, 96-97; a.mlf., Marzt, s. 205-206; Lutf, Trih, IX, 106, 144; X, 115; Sicilli Osmn, III, 603; Eblul Mardin, Huzur Dersleri, stanbul 1951, I, 302-303, 306-307, 310, 314, 324, 327, 331, 334, 357; a.e. (nr. smet Sungurbey), stanbul 1966, II-III, 150; a.mlf., Meden Hukuk Cephesinden Ahmed Cevdet Paa, Ankara 1996, s. 163; Danimend, Kronoloji, IV, 265, 285; Osman ztrk, Osmanl Hukuk Tarihinde Mecelle, stanbul 1973, s. 29-30; Hayreddin Karaman, slm Hukuk Tarihi, stanbul 1974, s. 198; Ali Himmet Berki, Aklamal Mecelle, stanbul 1979, s. X; Necmettin Tozlu, Sekin lim ve Byk Yetitiricilerden Gmhaneli Gerdan-Kran mer Hulusi Efendi, Gemite ve Gnmzde Gmhane Sempozyumu: 13-17 Haziran 1990 (haz. Nasuhi nal Karaarslan), Ankara 1991, s. 579595. Tahsin zcan

MER HULS EFEND, Dastanl


(1858-1920 [?]) Osmanl eyhlislm. Dastanda dodu. Dastan Lezgi ulemsndan Mehmed Ali Efendinin oludur. lk din bilgileri memleketinde aldktan sonra stanbula gitti. Ftih dersimlarndan Meclisi Ayn yesi Manastrl smil Hakk Efendinin yannda derslere devam ederek iczet ald. 17 Mays 1887de Bursadaki Drlmuallimnden mezun oldu. 8 Eyll 1887de Kirmasti Rdiyesi ikinci muallimliine tayin edildiyse de 19 Kasm 1888de muallimlikten ayrld. Mektebi Nvvba girip Mays 1892de nc snf niybet tezkeresi ald. 17 ubat 1894te Gmhane livs niybetine tayin edildi ve 26 Ocak 1896da sresini tamamlayncaya kadar bu grevde kald. 14 Nisan 1896da Gen livs niybetine getirildi ve Kasm 1898de buradan ayrld. 26 Eyll 1900de Kerkk livs niybetine gnderildi, oradan Basra livs merkez niybetine nakledildi (15 Eyll 1901) ve ubat 1904e kadar burada kald. 11 Eyll 1904te Siirt livs nibi olduysa da 20 Ekim 1905te grevinden ayrld. Temmuz 1906da Musul vilyeti merkez niybetine tayin edildi. Taradaki grevlerinin ardndan 21 Eyll 1909 tarihinden itibaren Meclisi Tedkkt- eriyye yeliine getirilen mer Hulsi Efendi Aralk 1910da Mahkeme-i Evkf kads, 18 Eyll 1911de Meclisi Tedkkt- eriyye reisi oldu. Bu grevleri srasnda kendisine mderrislik pyeleri verilmiti. Mart 1895te ibtid-i dhil Edirne mderrislii, Austos 1902de zmir ve 25 Nisan 1907de Edirne pyesi almt. 1899da drdnc rtbeden Mecd, 8 Eyll 1902de nikel Hicaz madalyas ile taltif edilmiti. 30 Ocak 1913te stanbul pyesini ald ve 2 Nisan 1914te Anadolu kazaskerliine getirildi. 1917de birinci rtbeden Mecd nian ile dllendirilen mer Hulsi Efendi, 1 Nisan 1917de Tevhd-i Kaz Kanununa gre oluturulan Mahkeme-i Temyz-i eriyye Dairesi reisliine tayin edildi. Ardndan Ahmed zzet Paa kabinesinde 15 Ekim 1918de eyhlislmlk makamna getirildi. 8 Kasm 1918de kabinenin istifasyla birlikte bir ay dolmadan grevinden ayrlm oldu ve bu tarihten itibaren mzul sayld. 8 Mart 1920de kurulan Slih Paa kabinesine Evkaf nzr olarak girdi. Ancak ngilizlerin stanbulu ve Yunanllarn zmiri igaliyle ortaya kan mill harekete kar hkmete bask yaplmas zerine kabinenin 3 Nisan 1920de ekilmesiyle birlikte bu grevi de sona erdi. Bu tarihten sonra mer Hulsi Efendinin resm bir grev aldna dair kaynaklarda bilgi yoktur. Vefat tarihi kesin olarak bilinmemekte, eyhlislmln ilgasndan yani 1922den nce ld kaydedilmektedir. Mezarnn Fatihte II. Bayezidin annesi Glbahar Hatun Trbesi yannda olduu belirtilirse de Hulsi Efendi isimli bir zata ait olduu anlalan buradaki mezar tanda vefat tarihi olarak geen 27 Reblhir 1331 (5 Nisan 1913) tarihinin mer Hulsi Efendiye ait olmas mmkn deildir. M. Orhan Bayrak da mezarnn Ftih Camii bahesinde bulunamadn syler. mer Hulsi Efendinin Arapa konuup yazabildii, ayrca Farsaya da ina olduu kaydedilir, ancak kaynaklarda herhangi bir eserine dair bilgi yer almaz. Ahmed zzet Paa, Gztepede kk komusu olan mer Hulsi Efendinin tatl dilli, iyilik sever ve istikamet sahibi bir kii olduunu nakleder. Sicil kaytlarnda da byk bir doruluk ve liyakatle grevlerini ifa ettiine iaret edilir ve

hakknda tek bir ikyet bile vki olmad belirtilir. Kendisine eyhlislmlk teklif edildiinde tereddt etmi, ancak Hayri Efendi ve Ahmed zzet Paann srar ile bu grevi kabul etmitir. Ahmed zzet Paa, htralarnda mer Hulsi Efendinin bir nseziyle meihat kabul etmekten ekindiini, daha sonra bunda hakl olduu ve kendisine ktlk yapldnn anlaldn yazar.

BBLYOGRAFYA

stanbul Mftl Meihat Arivi, Sicil Defterleri, V, 27-28; Ahmed zzet Paa, Feryadm (haz. Sheyl zzet Furga - Yksel Kanar), stanbul 1993, II, 14, 18-19; bnlemin, Son Sadrazamlar, IV, 1985, 2004, 2123; Danimend, Kronoloji2, V, 162; Abdlkadir Altunsu, Osmanl eyhlislmlar, Ankara 1972, s. 250-251; M. Orhan Bayrak, stanbulda Gml Mehur Adamlar (1453-1978), stanbul 1979, s. 83; Ylmaz ztuna, Devletler ve Hnedanlar, Ankara 1989, II, 978, 1049; Sefer E. Berzeg, Trkiye Kurtulu Savanda erkes Gmenleri, stanbul 1990, II, 74-75; Ftih Cmileri ve Dier Trih Eserler (haz. Fatih Mftl), stanbul 1991, s. 338; lmiyye Salnmesi (haz. Seyid Ali Kahraman v.dr.), stanbul 1998, s. 521-523; Sadk Albayrak, Son Devir Osmanl Ulemas, stanbul 1996, IV, 220-221. Tahsin zcan

MER HULS EFEND, Smnzde


(1728-1812) Osmanl eyhlislm. stanbulda dodu. stanbul kads Smnzde Hasan Efendinin oludur. Babasndan ve eitli hocalardan ders ald, kabiliyeti sayesinde ksa zamanda tahsilini tamamlayarak 1162de (1749) eyhlislm Ebishakzde Esad Efendiden rus ald. eitli medreselerde mderrislikte bulundu, ardndan kadlk mesleine geti. 1191de (1777) tayin edildii zmir kadlnda bir yl kald. 1197de (1783) Msr (Kahire) kadlna getirildi. Bu grevdeyken kendisine Boyabat arpalk olarak tahsis edildi. Zilkade 1199da (Eyll 1785) Mekke kads oldu. 9 Reblevvel 1201de (30 Aralk 1786) surre alay ile birlikte stanbula dnnce kendisine Benderereli arpalk olarak verildi. 1205te (1790) stanbul kadlna getirildi. Zilkade 1206da (Temmuz 1792) Anadolu sadreti pyesi ald ve 1209 yl Muharrem aynn banda (Temmuz 1794) Anadolu kazaskerliine tayin edildi. 1210da (1795-96) Rumeli sadreti pyesi ald ve 1212 yl Receb aynn banda (Aralk 1797) Rumeli kazaskeri oldu. Sresini tamamladktan sonra bir mddet grev almad ve eyhlislm Mustafa ir Efendinin azli zerine 18 Safer 1215te (11 Temmuz 1800) meihat makamna getirildi. 21 Mays 1803te bu grevden azledildi. Sert mizal olmas yannda memuriyet verirken iltimas kabul etmeyip ehliyet ve liyakat aramasnn ilmiye zmresiyle arasnn almasna, dolaysyla ilerin sekteye uramasna yol at ve bu durumun azlinde etkili olduu sylenir. Azlinden sonra Beylerbeyindeki sahilhnesinde inzivaya ekildi. 13 Temmuz 1807de azledilen erifzde Topal Atullah Mehmed Efendinin yerine ikinci defa eyhlislmla getirildi, ancak bir gn sonra istifa etmek zorunda kald ve tekrar inzivaya ekildi. Dnemin siyas havasn gzler nne seren en st derecedeki bir makam sahibinin mruz kald bu muamele mderrislerden Seyyid Efendinin tezvirat ve ortal kartrmasnn sonucudur. Seyyid Efendi, hanmnn vlide sultana yaknl sebebiyle girip kt meclislerde ulemy aalamakta, ancak ilikileri itibariyle kendisine bir ey sylenememekteydi. Diline dolad kiilerden biri de eyhlislm Atullah Mehmed Efendi idi. Kabak Mustafann da hazr bulunduu meclislerde eyhlislm aleyhinde bulunmakta, kendisinin III. Selimin tahttan indirilmesine samimi olarak raz olmadn ileri srmekte ve bu yzden onu Etmeydanndaki toplantda sessiz kalmakla sulamaktayd. Neticede, sefer dolaysyla sadrazamn stanbulda bulunmamasndan hareketle eyhlislmlk makamnn daha da nem kazandn belirterek Yenieri Oca tarafndan tayin edilmi bir ahsn eyhlislm olmasnn gerei zerinde durmu, konuyu Kabak Mustafann bulunduu bir baka mecliste tekrar dile getirdiinde bu gereklilii Ocaklnn ald bir karar olarak aksettirmiti. Bunun zerine Kabak Mustafa meseleyi sahiplenerek vlide sultana duyurmu ve Atullah Efendinin azli bu ekilde gereklemiti. Byle bir siyas ekime ortamnda, daha nceki eyhlislml esnasnda kat bir tavr sergilemi olmas sebebiyle siyas evrelerce pek makbul saylmayan mer Hulsi Efendinin eyhlislmla getirilmesi ulemnn nde gelenlerinin tepkisini ekti. Bunlarn banda bulunan ve Atullah Efendinin de hocaln yapm olan Mnib Efendi ve taraftarlar herkes iin isabetsiz ve skntlar douracak bir tayinde bulunulduunu bildirdiler. Bu iddiay o srada reslkttblk yapan ve

Atullah Efendinin yaknlarndan olan Hlet Efendi de destekledi. Kaymakam Kse Mustafa Paa, sekbanba Mustafa Aa, rikb- hmyun kethds Mustafa Efendi ve Hlet Efendi ile birlikte huzura karak Ocaklnn mzul eyhlislmn tekrar nasbn istediini ve kendilerine sorulmadan yaplan bu deiikliin byk bir fitneye yol aacan sylediler. Neticede Atullah Mehmed Efendinin meihat makamna iadesi ve mer Huls Efendinin istifa ettirilmesi kararlatrld. stanbulda kona olmad iin damad Mekkzde sm Efendinin konanda kalan ve tebrikleri kabul etmekte olan mer Hulsi Efendiye durum Hlet Efendi tarafndan bildirildi. Atullah Efendi ayn gn tekrar meihat makamna getirildi. Gelimelerin msebbibi olarak grlen Seyyid Efendi Tarsusa srlerek stanbuldan uzaklatrld. mer Hulsi Efendi, II. Mahmudun clsundan sonra 22 Eyll 1810da Drrzde Abdullah Efendinin yerine nc defa eyhlislmla getirildi ve bir yl dokuz ay kadar bu grevde kald. Ancak yann ilerlemesi ve abuk hiddetlenip sert tavrlar sergilemesinin yol at huzursuzluklar dolaysyla 12 Haziran 1812de kendi isteiyle grevinden ayrld ve evine kapand. 1227 Cemziyelhir balarnda veya evval aynn ortalarnda (Haziran veya Ekim 1812) vefat etti. Mezar Fatihte Drafakada Otluku Yokuundadr. Toplam drt yl yedi ay bir gn meihatta bulunmutur. Kaynaklarn belirttiine gre mer Hulsi Efendi faziletli ve olgun bir kiiydi. Servet sahibi, ancak tutumlu olduu, bununla birlikte hayr ilerini sevdii kaydedilir. lk eyhlislml esnasnda Ftih Camii civarnda Otluku Yokuunda eitli odalarla cuma namaz klnan bir mescidi cami olarak yeniden yaptrm, ayrca bir kalenderhne ina ettirerek Nakibend tarikatndan zbek dervilerine tahsis etmi, masraflar iin muhtelif akarla birlikte nukd vakfetmitir.

BBLYOGRAFYA

Taylesanizde Hfz Abdullah Efendi Tarihi: stanbulun Uzun Drt Yl: 1785-1789 (haz. Feridun M. Emecen), stanbul 2003, s. 71, 83, 100, 189, 199; nzde, Trih, I, 399; II, 153-155; Devhatlmeyih, s. 117-119; Cevdet, Trih, VII, 215; VIII, 198-199, 200-201; Sicilli Osmn, III, 597-598; lmiyye Salnmesi, s. 567-568; Enver Ziya Karal, Osmanl Tarihi, Ankara 1961, V, 81-84, 97, 165; Danimend, Kronoloji2, V, 148-151; Stanford J. Shaw, Between Old and New: The Ottoman Empire under Sultan Selim III, 1789-1807, Cambridge 1971, s. 372, 398, 412; Abdlkadir Altunsu, Osmanl eyhlislmlar, Ankara 1972, s. 167-168; M. Orhan Bayrak, stanbulda Gml Mehur Adamlar (1453-1978), stanbul 1979, s. 77. Tahsin zcan

MER b. HBEYRE
(bk. BN HBEYRE, mer).

MER LUTF EFEND


(1818-1897) Osmanl eyhlislm. Bodrum kazasnda Saravolos nahiyesinin Sandme (Sayzima) kynde dodu. Bodrumlu Hac mer Efendinin torunu, Hac Mehmed Efendinin oludur. lk tahsilini memleketinde yapt. Ardndan stanbula giderek Akehirli mer Efendinin derslerine devam etti ve ondan iczet ald. 1850de imtihana girerek ibtid-i hric derecesiyle Ftih Medresesinde mderrislie balad. Mderrislii sresince aralarnda Arapkirli Hseyin Avninin de bulunduu ok sayda talebeye iczet verdi. Sultan Abdlazizin clsundan sonra onun byk olu veliaht ehzade Ysuf zzeddin Efendinin hocaln yapt. 1865te Tophane mftlne tayin edildi. Ertesi yl bild- hamse mevleviyetine ulat. 1867de memuriyeti Tophane zalna nakledildi. Bir yl sonra Dr- r-y Asker mftlne getirildi ve kendisine Meclisi ntihb- Hkkmi-er zal da verildi. Bu srada Haremeyn pyesini ald. 1869da stanbul pyesini elde etti ve Meclisi mtihn- Kura zalna getirildi. Ertesi yl btn memuriyetlerini brakarak Meclisi Tedkkt- eriyye zas oldu. 1873te skdar Bidyet Mahkemesi bakanlna tayin edildi. Kaynaklarda yer almamakla birlikte eserlerindeki ifadelerden 1874te Temyz-i Hukk Dairesinde reis olduu anlalmaktadr. 1875te stanbul kadlna getirildi. Bu srada Anadolu kazaskerlii pyesini ald ve ksa bir sre sonra fiilen Anadolu kazaskeri oldu. Ardndan hacca gitti. Rumeli kazaskerlii pyesini almadan 18 Ocak 1889da Urynzde Esad Efendinin yerine eyhlislmla getirildi. ki yl akn bir sre grev yaptktan sonra Sadrazam Kbrsl Kmil Paa hkmetiyle birlikte 4 Eyll 1891de eyhlislmlktan azledildi. Azlinde halefi olan mektupusu Hlidefendizde Mehmed Cemleddin Efendinin jurnalinin tesiri olduu kaydedilir. Sultan Abdlhamidin, Maksdiye Han ile ilgili olarak sadrete verilip evkafa ve meihata havale edilen bir dilekedeki baz ifadelerden hareketle kendisinin hali iin fetva istendii ve V. Muradn tahta karlmasnn planland vehmine kapld, bu sebeple sadrazam ve dier vekillerle birlikte mer Lutfi Efendiyi de azlettii nakledilir. Bu olaydan sonra vekillerin ou stanbul dna srgne gnderilmi, mer Lutfi Efendi de kknde nezret altna alnmtr. Mecelle Cemiyetinin hazrlad nizamnme dorultusunda daha nce nizam mahkemelerin bakt huzur mrfaalar, mer Lutfi Efendinin eyhlislml dneminde Mecelle Cemiyetinin lavedilmesiyle yeniden ihdas edilmise de onun azlinden sonra tekrar nizam mahkemelere intikal etmitir. mer Lutfi Efendi 1851den itibaren huzur derslerine muhatap olarak katlm, 1866da mukarrirlie ykselmitir. Mezar tandaki bilgilere gre 18 Zilkade 1314te (20 Nisan 1897) vefat etmi ve Kk amlcada yaptrd Bodrum Camiinin hazresine defnedilmitir. Olu Mekke pyeli Fik Ahmed Efendinin kendisinden nce vefat ettii, bir kz ile torunlarnn kald belirtilir. Murassa imtiyaz, murassa Osmn, murassa Mecd nianlar ile altn ve gm imtiyaz madalyalar verilen mer Lutfi Efendinin fazilet sahibi bir kii olduu, iyi derecede Arapa ve Farsa bildii nakledilir. Hayr sever bir zat olup Kkamlcann dou yamacnda bir cami

yaptrmtr. Kitbesinde II. Abdlhamidin ihsan ile 1891de ihya edildii belirtilen caminin bir emesiyle bir kuyusu bulunmaktadr. brahim Hakk Konyal, caminin temiz ve bakml, ancak tamire muhta bir durumda olduunu, caminin yanndaki kona ile ba ve bahesinin metruk vaziyette bulunduunu kaydeder. Bodrum Camii sokanda yer alan, 70 m alanda yma tatan yaplm caminin minberi ahap olup Selmsz semtindeki Fatma Hatun Camiinin minaresinin bir ei olan tahta minaresi 1970te yklmtr. Artan ihtiyac karlayamad iin mevcut binaya ilveten 350 m alan zerinde yeni bir cami ina edilerek 1999da ibadete almtr. Avlu kapsndan girildiinde sol tarafta ve caminin giri kapsnn karsnda mer Lutfi Efendinin mermer lahdi yer almaktadr. Caminin karsnda mer Lutfi Efendinin ei Fatma Hanm tarafndan 1893te yaptrlan ve 1925ten itibaren meruta olarak kullanlan bir mektep bulunmaktadr. Eserleri. 1. Mnehhevt iyetil-ayl al eril-Aid. Aidn-Nesef zerine Sadeddin et-Teftznnin yapt erh iin Ftih Sultan Mehmed devri Osmanl ulemsndan Haylnin kaleme ald hiye ile ilgili olarak yaplm bir almadr. mer Lutfi Efendi, eserin giriinde Haylnin eserinin mevcut nshalarnda birtakm hatalara rastladn, iyede bulunmas gereken baz ibarelerin mevcut nshalarda yer almadn, birtakm ibarelerin ise metne sonradan ilve edildiini belirlediini, bu sebeple hatalar dzeltmek amacyla bu eseri kaleme aldn belirtir. mer Lutfi Efendi eserin 1291de (1874) telif edilip 1875te temize ekildiini kaydeder. Kitap 1293te (1876) stanbulda baslmtr. Ayrca ktphanelerde yazma nshalar mevcuttur. Kaynaklarda erh-i Akid Hiyesi adyla mer Lutfi Efendiye nisbet edilen eser de muhtemelen bu kitaptr. 2. Risle f duli bentil-ibn fil-vaf. Vakftan hak sahibi olan erkek evltlarn kz ocuklarnn da hak sahibi olup olmayacana dairdir. Rislenin giriinde verilen bilgilerden mer Lutfi Efendinin 1876da konuyla ilgili olarak verdii bir fetvann tartma konusu yapld, o dnemde eyhlislm olan Akehirli Hasan Fehmi Efendinin kar gr beyan ettii ve Drlfetvdan buna gre fetva karld, bunun zerine rislenin kaleme alnd anlalmaktadr ( Ktp., AY, nr. 3322). Kaynaklarda mer Lutfi Efendiye Emsile erhi adl bir eser nisbet edilmekteyse de yazma nshasnn mevcudiyetine dair herhangi bir bilgiye ulalamamtr.

BBLYOGRAFYA

Sicilli Osmn, IV, 4, 865; lmiyye Salnmesi, s. 612-614; bnlemin, Son Sadrazamlar, III, 1273, 1365-1366; Enver Ziya Karal, Osmanl Tarihi, Ankara 1962, VIII, 274, 306-308; Eblul Mardin, Huzur Dersleri (nr. smet Sungurbey), stanbul 1966, II-III, 135, 824-825; Danimend, Kronoloji2, V, 158; Abdlkadir Altunsu, Osmanl eyhlislmlar, Ankara 1972, s. 216-217; Behcet, Merkid-i Mutebere-i skdar, s. 78; Konyal, skdar Tarihi, I, 117-119; M. Orhan Bayrak, stanbulda Gml Mehur Adamlar (1453-1978), stanbul 1979, s. 82; Ylmaz ztuna, Devletler ve Hnedanlar, Ankara 1989, II, 976; Mehmet Nermi Haskan, Yzyllar Boyunca skdar, stanbul 2001, I, 126-128; II, 907-908; Metin Yurdagr, Arapkirli Hseyin Avni, DA, III, 329-331; Mehmet pirli - lyas elebi, Hasan Fehmi Efendi, a.e., XVI, 320-322; Mehmet pirli, Huzur Mrfaas, a.e., XVIII, 444. Tahsin zcan

MER LUTF PAA


(1806-1871) Osmanl kumandan ve devlet adam. Hrvatistann Plaki kasabasnda dodu. Ortodoks mezhebine mensup, Habsburg hizmetine girmi Bosna kkenli bir subay ailesinin oludur. Asl ad Michael Lattas olup devrinde Macar (Frenk) mer Paa olarak da anlmtr. 1827de Avusturyada Harp Okulu rencisiyken Osmanl Devletine snd. enikli brhim Paa dairesine girerek slmiyeti benimsedi. Devletin yetenekli yabanc mltecilerden yararlanma politikas gereince orduda istihdam edildi. Bir aralk Veliaht Abdlmecide hocalk yapt. Bu yllarda asker alandaki yeniden yaplanma almalarnda Bat dillerinden tercme yapabilecek elemanlara duyulan ihtiya sebebiyle seraskerlik mtercimliine tayin edildi. Miralay rtbesinde iken Lbnan emirliine gnderildi (1841). Bu srada Lbnan zellikle DrzMrn kabilelerinin yer yer att, yerli ihb ailesi tarafndan ynetilen zerk bir blge idi. Lbnann devlete deyecei vergiyle ilgili anlamazlklarn Drz-Mrn atmas haline dnmesi zerine Lbnann zerkliine son verildi ve mer Lutfi emirlie getirildi. Ancak ngiltere ile Fransann mdahalesiyle konu devletleraras bir boyut kazand. Halk mer Lutfinin idaresinden memnun olduu halde ileri gelen ailelerle Batl devletlerin srarl talepleri ve emirlie bir hristiyann getirilmesi yolundaki basklar yznden grevinden alnd (1842). 1843te orduda yaplan dzenlemeler srasnda mr merlkla askerlikten uzaklatrld. Daha sonra bir ateli tlimde kumandann asker dzenlemede hata yapmas zerine dayanamayarak idareyi ele alp hatay dzeltmesi padiahn houna gittiinden asker rtbe ve sfat iade edildi. mer Lutfi Paann asker yeteneklerini gsterdii ilk nemli grevi Memleketeynin gneyini kontrol altna alan ordunun kumandanlna getirilmesi oldu. Avrupada ba gsteren 1848 ihtilli Eflak ve Bodan taraflarnda da etkili olmu, milliyeti ve hrriyeti fikirlerden etkilenerek Bodann bamszln ve Eflak ile birlemesini talep eden gruplar ayaklanmt. syan Gospodar Mihail Sturza tarafndan ok abuk bastrld. Fakat Eflakta bamszlk taraftarlar bir anayasa yaymlamaya muvaffak oldular. Sturza bu hareketi nleyemediinden ekilmek zorunda kald. Geici hkmet, Rusyann egemenlii altna girmektense baz hususlarda Osmanl Devletine bal kalmay tercih etti. stanbul hkmeti de ayaklananlarla anlamaya varlmas eilimindeydi. Fakat Rusyann yapt bask zerine Bbli, Eflak olaylarn tanmadn iln etti. Rusya, snrlar yannda ihtill prensiplerinin gereklemesine taraftar olmad iin blgenin statsn belirleyen Edirne Antlamasnn 5. maddesine aykr biimde Eflak ve Bodann kuzey tarafn igale balad. Bunun zerine blgenin gneyini kontrol altna almak iin mer Lutfi Paa grevlendirildi. Hzla hareket eden Osmanl ordusu Temmuz 1848den itibaren Memleketeynin gney ksmn denetim altna ald. Bbli, Ruslarla ihtilf konularn grmek zere Keecizde Fuad Efendiyi (Paa) zel memuriyetle Bkree yollad. mer Lutfi Paa, yerinde tedbirlerle Rusyann emrivkilerini engelledii gibi Osmanllara snan Macar-Leh mltecileri meselesinin zmnde Fuad Efendiye yardmc oldu. Grevindeki baarlarndan dolay vezir rtbesiyle Rumeli Ordusu mirliine getirildi (Haziran 1849).

Aralk 1852de, zerk bir ynetime sahip olan Karadada bamszlk yanllarnn glenerek snrdaki kylere saldrmas zerine patlak veren isyan bastrmakla grevlendirildi. Bir taraftan Avusturyallarn yardmlarn engellemek iin Arnavutluk kylar abluka altna alnrken dier taraftan yerli halkn nemli bir ksmnn devlet tarafna gemesi saland. syanclarn teslim olmay reddetmesi zerine yrtlen kara ordusunun harektyla Karada isyan bastrld. Sava ncesi artlara dnmek kaydyla Karada ile anlama yapld (3 Mart 1853). mer Lutfi Paa blgede hkmet otoritesinin yeniden tesisi ve slahatlarn kuvveden fiile karlmas iin gayret gsterdi; fakat bu almalarn tam anlamyla sonularn alamadan Krm savann patlak vermesi yznden blgeden ayrlmak zorunda kald. Krm savann balangcnda Tuna cephesinde grev ald. zellikle nehrin her noktasndan karargha bilgi ulatrlmasn salayan telgraf balants tesis edilmesinden tr asker harekt baarl bir ekilde ynetti. Ruslarn saldr planlarn boa karmak iin hemen Tunay geip kuvvetlerinin azlna ramen Ruslar nce Olteniada (5 Kasm 1853), ardndan Kalafat yaknlarnda bulunan atanada (5 Ocak 1854) yenince kendisine daha ziyade sadrazamlar iin kullanlan serdr- ekrem unvan verildi. Ayn yl Osmanl Devleti, Avusturyann Eflak ve Bodan sava sonuna kadar her trl saldrya kar korumas artyla igaline raz oldu ve Rus kuvvetleri bu topraklar tahliye etti. Bylece Tuna cephesinin tasfiyesi ve savan Krma intikali zerine mer Lutfi Paa da Krmdaki kuvvetlerin bana geti. Gzleveye saldran Ruslar ar bir yenilgiye uratt (17 ubat 1855). Sivastopolun alnmasndan sonra Kars iine dt zor durumdan kurtarmak iin Kafkas cephesine geti. Batuma karak Ktayis zerinden Tiflise ulamay ve bylece Ruslar ana slerinden tecrit etmeyi planlamaktayd. Bu dnceyle Sohuma karma yaparak buray s edindi. 15 Ekim 1855te ileri harekta geip ngur rma kysnda bir Rus ordusunu yendi (7 Kasm 1855), fakat hava artlar yznden Karsn igaline engel olamad. Trabzon zerinden Karsa ulamak yerine Grcistan arazisine hcum etmesi ve bylece zaman kaybetmesinden dolay harekt iyi ynetemedii yolunda sulamalara muhatap oldu. Bununla birlikte kazand baarlar sebebiyle kendisine ngiltere tarafndan Dizba nian verildi. Krm savann bitmesi zerine stanbula dndnde Meclisi lye ye yapld. Bu grevinde fazla kalmadan Irak ve Hicaz ordusu ilvesiyle Badat valiliine getirildi (Safer 1274 / Ekim 1857). teden beri problemli bir yer olan Badat valilii srasnda bilhassa si airetleri yeniden otorite altna almakla megul oldu. Kendisi ok iyi niyetli olmasna ramen maiyetindekilerin zaman zaman yaptklar yolsuzluklar, iltizam usulne kar karak isyan edenlerin cezalandrlmasnda iddete bavurulmas gibi sebepler yznden zor durumda kald. zellikle isyanclar arasnda, merkezden bir ferman gelmesini beklemeden ibret olsun diye vilyet meclisinin mazbatasna dayanarak idamlara giriilmesi yznden azledildi (Eyll 1859). Bir sre Harputta kalmas istendiyse de sonradan arlarak iftliinde ikamete memur edildi. mer Lutfi Paann bu defaki mzuliyet dnemi de fazla uzun srmedi. O srada Rumeli blgesinde isyan ve karklklarn bir trl nnn alnamamas zerine ikinci defa Rumeli mirliine ve Bosna mfettiliine tayin edildi (evval 1277 / Nisan 1861). Bu grevi srasnda Tanzimat reformlarn uygulayabilmek iin isyanc liderlerin ounu ldrtt. Feodal ailelerin politik ve

ekonomik glerini byk lde azaltt. Reform dncesinin gstergesi olarak toprak aalarnn etkin olduu Travnik yerine Saraybosnay merkez yapt. ltizam yoluyla vergi toplamak yerine devletin dier blgelerindeki gibi dorudan doruya vergi toplamaya gayret ettiyse de pek baarl olamad. Bu srada Ruslarn tahrikiyle isyan eden Hersekliler ile onlar destekleyen Karadallar bar teklifini reddedince harekete geen mer Lutfi Paa, Mirko kumandasndaki si kuvvetlerini Reikada bozguna uratt (23 Austos 1862) ve Avrupallarn aracl ile Karadada yeniden sknet saland. stanbula dnnce ordu mirlii kendisinde kalmak zere serasker kaymakamlna tayin edildi ve tekrar Meclisi l yesi oldu. lke apnda istikrar salamak maksadyla tekil edilmesi planlanan jandarma tekiltyla ilgili hazrlklar yapan komisyonun bakanln yapt. zellike gayri mslimlerin de askere alnmas, mslmanlarla hizmeti eit olarak paylamalar, bylece Osmanllk fikrinin gerekletirilmesi tartmalarnn yapld bu yllarda eit hizmetin ayr birliklerden ok karma birliklerde gerekleebilecei dncesini savunan devlet adamlar arasnda yer ald. stanbuldaki hizmeti fazla uzun srmedi ve Rumelide toplanan btn ordularn genel kumandan oldu. Fakat Giritte isyan patlak verince Karadadaki gerilla mcadelesinde byk tecrbe ve baar kazanm olduundan Girit isyanlarn bastrmak zere bakumandanla getirildi. Kuvvetlerini iki koldan sevkederek sileri Lasitide (Lait, Lasithi) yendi (1866). Bu arada ada halk iin genel af iln edip silhn teslim ederek kyne dnenlere devletin sahip kacan iln etti. Ayrca adadaki yabanc ete mensuplaryla onlara katlanlarn adadan kmas iin bir buuk ay sre tand. Asker harektn bitmesiyle birlikte imar ve tanzim ilerine giritiyse de ok gemeden Rumeli ileriyle ilgili hususlarda grmelerde bulunmak zere merkeze arld. Bir sre stanbul dnda bulunan seraskere kaymakamlk yapt (Mart 1868). 1869da Hassa mirliine getirildi. 24 Nisan 1871 tarihinde vefat etti ve Eypte Bostan skelesine defnedildi. Kaynaklarda askerlii iyi bilen, harp sanatndan anlayan, gayretli ve namuslu bir kumandan olarak tantlr. zellikle Krm sava esnasnda mttefik kumandanlarn ileri srd olmayacak planlar ve siyas grler karmaas iinde salam fikirlere sahip olan gerek bir asker olarak temayz etmitir. Devrin ngiliz yanls olan devlet adamlarndan olup 11 Haziran 1868 tarihinde tekil edilen Mecrhn ve Marz-yi Askeriyyeye mdad ve Muvenet Cemiyetinin kurucularndandr. Bu kurulu daha sonra Osmanl Hilliahmer Cemiyeti adn alarak (14 Nisan 1877) bugnk Kzlayn temelini oluturmutur.

BBLYOGRAFYA

BA, Dosya Usul radeler Tasnifi, nr. 75-1/2, lef 2, 75-1/26, lef 3, 4, 75-1/47, lef 9, 10; J. Koetschet, Erinnerungen aus dem Leben des Serdar Ekrem Omer Pascha, Sarajevo 1885; F. Bamberg, Geschichte der orientalischen Angelegenheit im Zeitraume des Pariser und Berliner Friedens, Berlin 1892, tr.yer.; Cevdet, Marzt, s. 25, 45, 62, 69, 78, 80-82; a.mlf., Tezkir, I-III, tr.yer.; Mirt- Hakkat (Mirolu), s. 102, 150, 153; Mehmed Sreyya, Sicilli Osman (haz. Nuri Akbayar, s.nr. Seyit Ali Kahraman), stanbul 1996, IV, 1322-1323; Abdurrahman eref, Tarih Musahabeleri (haz. Enver Koray), Ankara 1985, s. 189, 190; Gvsa, Trk Mehurlar, s. 301; Enver Ziya Karal, Osmanl

Tarihi, Ankara 1947-56, V, 210, 212, 233, 234, 239, 240; VI, 72, 100; VII, 4, 5, 27, 28, 34; Ali Fuat Trkgeldi, Mesil-i Mhimme-i Siysiyye (nr. Bekir Stk Baykal), Ankara 1966, III, 20, 21, 23, 25, 154; W. E. D. Allen - P. Muratoff, Kafkas Harekt: 1828-1921 Trk-Kafkas Snrndaki Harplerin Tarihi, Ankara 1966, s. 83-97; G. ljivo, Omer-paa Latas u Bosni i Hercegovini: 1850-1852, Sarajevo 1977; Biographisches Lexikon zur Geschichte Sdosteuropas (ed. M. Bernath - F. v. Schroeder), Mnchen 1979, III, 351; Hamdi Ertuna, Serdar- Ekrem mer Ltf Paa, Ankara 1981; Stanford J. Shaw - E. K. Shaw, Osmanl mparatorluu ve Modern Trkiye (trc. Mehmet Harmanc), stanbul 1983, II, 178, 191; Reat Kaynar, Mustafa Reid Paa ve Tanzimat, Ankara 1985, tr.yer.; S. L. Poole, Lord Stratford Canningin Trkiye Anlar (trc. Can Ycel), Ankara 1988, s. 136, 144, 148, 160, 164, 165; Halil nalck, Tanzimat ve Bulgar Meselesi, stanbul 1992, s. 14, 50, 56, 58, 60, 6367, 70; R. H. Davison, Osmanl mparatorluunda Reform (trc. Osman Aknhay), stanbul 1997, I, 88, 113, 124, 161; Fikret Adanr, Der Krmkrieg von 1853-1856, Handbuch der Geschichte Russlands (ed. K. Zernack), Stuttgart 2001, II, 1189-1250; Takvm-i Vekyi, sy. 428, stanbul 1266; Muhedt Mecmuas, IV/2, stanbul 1298, s. 73; M. Tayyib Gkbilgin, 1840dan 1861e Kadar Cebel-i Lbnan Meselesi ve Drzler, TTK Belleten, X/40 (1946), s. 641-703; Abdullah Saydam, Osmanllarn Siyas lticalara Bak ya da 1849 Macar-Leh Mltecileri Meselesi, a.e., LXI/231 (1997), s. 342, 344, 374. Abdullah Saydam

MER el-MUHTR
() mer b. Muhtr b. mer b. Ferht (1862-1931) Libya bamszlk hareketinin nderlerinden. Berkann Defne blgesindeki Butnnda dodu. Libyadaki en byk Arap kabileleri arasnda saylan Menifeye mensup Gays ailesindendir. lk eitimini babasndan ald. Ardndan tahsil iin kardei Muhammed ile birlikte Senslerin Zenzr Zviyesi eyhi Seyyid Hseyin el-Garyn eemsnin yanna gnderildi; babasnn lm zerine de onun himayesine girdi. Zenzrda zviyedeki eitiminden sonra, Sensiyyenin kurucusu Muhammed b. Ali es-Sensnin 1859da vefatndan ksa bir sre nce yerleip merkez zviyesini faaliyete geirdii Cabb kasabasna gitti. Burada hareketin ikinci nderi Mehd Muhammed b. Muhammed es-Sensnin yannda renimini tamamlad. Sekiz yl kald bu zviyede slm eitimi eyh ez-Zirvl el-Marib el-Cevvnden, din ilimleri ise Flih b. Muhammed ez-Zhirden ald. Eitim yllarnda Mehd es-Sensnin dikkatini ekti. Mehd es-Sens, 1895te Cabbdan ayrlarak Kufrada yeni kurulan Tc kyne gidip burasn merkez zviye yapmak istediinde mer el-Muhtr da beraberinde gtrd. Burada renimini tamamlayanlar Trablusgarp vilyetinde alan zviyelerden birine eyh olarak gnderildiinden mer el-Muhtr da 1897de, Cebellahdardaki kabilelerden Osmanl Devletine genelde tam itaat gstermeyen Merc kasabas yaknndaki Ubeyd kabilesine ait Kasr Zviyesine eyh tayin edildi. Bu kabileyi ksa zamanda Osmanl idaresine yaklatrd ve buradaki dier Arap kabileleri arasnda devam eden kavgalar da sona erdirdi. zellikle Ubeyd kabilesini cihad hareketinin nc kuvveti olacak ekilde eitti. Bu zviyede iken ocuklara slm eitim vermesi, yolculara ve evredeki fakirlere ikramda bulunmas, mntesiplerinin gnlk ilerine yardmc olmas gibi faaliyetleriyle hreti artt. Mehd es-Sens, 1899da Kufradaki zviyesini ad snrlar iinde Borku blgesindeki Garya taynca onunla birlikte gidenler arasnda mer el-Muhtr da vard. adn gneyindeki Veday Sultanl topraklarnn Franszlar tarafndan igalini nlemek iin blgede yaplan seferlere katld. Bir mddet sonra Ayn Galakada alan zviyeye eyh tayin edildi. Ancak Mehd es-Sensnin 1902de Garda lmesi zerine buradaki faaliyetler yavalad. mer el-Muhtr, Ayn Galakada bulunduu sre iinde eitim ve teblile megul olduktan sonra 1903 ylnda Kasr Zviyesine dnd. Mehd es-Sensnin lmnn ardndan olu drsin henz on yanda olmas sebebiyle geici olarak hareketin bana getirilen yeeni Ahmed erf es-Sensnin, 27 Eyll 1911de talyann Osmanl Devleti idaresindeki Trablusgarp vilyetine karma yapmas zerine nasl bir tavr taknlacan kararlatrmak iin Kufrada yapt toplantya katld. Ardndan Cebellahdara dnd ve Ubeyd kabilesini cihada hazrlayp onlardan 1000 kiilik bir mcahid birlii kurdu. Bylece talyanlara kar ilk saldrda bulunan birlikler arasnda yer ald. Yerli ahali, yaklak yirmi yl sren sava sresinde dalara ekilip talyanlara basknlar dzenleyerek arpmalara katld.

mer el-Muhtr, 1912de Osmanllarn Ui (Ouchy / Lozan) Antlamas sonucunda kuvvetlerini buradan ekmesinin ardndan geride kalan askerleri Msra gtrmek isteyen Aziz el-Msr ile ona engel olmak isteyen Ahmed erf es-Sensnin adamlar arasnda kan atma sonrasnda Ahmed erf es-Sens tarafndan ara buluculukla grevlendirildii gibi Berka blgesinin kumandasn da stlendi. I. Dnya Savann balamas zerine Osmanl Harbiye Nezreti, Teklt- Mahssa vastasyla buraya baz subaylarn gnderdiinde, cdbiyede eyh brhim el-Misrt ile birlikte Osmanllarn Afrika grup komutan sfatyla faaliyette bulunan Enver Paann kardei Nri Paa ile grmek iin Butnna gitti. Bu arada Ahmed erf es-Sensnin stanbula gtrlmesinin (1917) ardndan Osmanl Devleti drs es-Sensyi onun halefi olarak kabul etmiti. drs es-Sensnin (I. drs) genel vekili sfatyla direni hareketinin kumandanlna getirilen mer el-Muhtr, Cebellahdara geldii yllardan itibaren bata Enver Paa olmak zere Trk subaylarndan ald bilgiler nda emrine verilen gnllleri saylar 100 ile 300 arasnda deien birliklere ayrd. Kabileleri de ayr blgede tekiltlandrarak her biri iin kaymakam ve kad grevlendirdi, bunlarn tamamn kendine balad. Yine Enver Paann Trablusgarp sava yllarnda asker eitim almalar iin stanbula gnderdii, burada yetitikten sonra geri dnerek direnie katlan yerli subaylar da onun yannda yer ald. drs es-Sens baz ileri gelen eyhler ve kabile reisleriyle birlikte tedavi gerekesiyle 1922de Msra gitmi ve yerine kardei Muhammed Rz es-Sensyi vekil brakmt. 27 ubat 1923te mer el-Muhtr son gelimeleri grmek zere bir heyetle birlikte Msra gitti. Arap ve slm dnyasna yardm arsnda bulundu. drs es-Sens, Msrda gven iinde hayatn srdrmesi karlnda bu lkenin talya ile anlatn ileri srerek kendisinden talep edilen yardm konusunda herhangi bir ey yapamayacan syledi. Bu arada mer el-Muhtrn Msra getiini renen talyanlar buraya bir heyet gnderip cihaddan vazgemesini ve Msrda yaamasn, Berkaya dnd takdirde kendisine bir kk tahsis edilerek maa balanacan bildirdiler. Bu teklifleri reddeden mer el-Muhtr dn esnasnda Ebyrlgubda talyanlarn saldrsna uradysa da kurtulmay baard (23 Nisan 1923). Haziran aynda talyanlarla Sensler arasnda mer elMuhtrn da katld byk bir arpma meydana geldi. drs es-Sensnin kendisine hibir mit vermemesi zerine mer el-Muhtr, heyette yer alan Ysuf Eb Rahl el-Mismr ve Ali Hmid el-Ubeyd ile birlikte Ahmed erf es-Sensye 20 ubat 1924 tarihinde bir mektup gnderdi. talyanlarn daha nce drs es-Sens ile imzaladklar anlamalar iptal ettiklerini, Trablusgarp halknn basz brakldn, asker bir dzeni olmayan birliklerle Cebellahdarda cihada devam edeceklerini bildirdi; kendilerine para, silh ve erzak gndermesini talep etti. Bu arada btn blgeleri gezerek Berka, Trablus ve Fizandaki direnileri tek bir idare altnda toplamaya alt. Libyada henz igal edilmeyen ehirlerin bir an nce ele geirilmesi iin sabrszlanan Mussolini 1925te Emilio de Bonoyu Trablusgarp smrge valiliine tayin etti. mer el-Muhtra destek salayan Cabb, cl, Cl, Fizan ve Kufra gibi yerlerin Cebellahdar ile irtibatlarnn kesilmesine karar verildi. Ahmed erf es-Sensnin kardei Seyyid Safiyyddinin idareci olarak bulunduu Cabbu drs es-Sensden ald emir zerine direnmeksizin 9 ubat 1929da talyanlara teslim etmesi mer el-Muhtr byk bir destekten mahrum brakt. mer el-Muhtr kumandasndaki kuvvetler talyanlara kar vurka taktii uygulamaya baladlar. talyan igal ordusu ile direniiler arasnda arpmalar hzland. Bunlardan ilki Rahbede meydana geldi ve burada ok sayda talyan

askeri esir alnd. kincisi Akretl-Matmrada oldu. mer el-Muhtr nemli adamlarndan bir ksmn bu arpmada kaybederken talyanlara da byk kayplar verdirdi. 22 Nisan 1927de Dernede mer el-Muhtrn talyan ordusunun yedinci taburuna byk zayiat verdirmesinin ardndan talyan igalindeki blgelerde mevcut Sens zviyeleri ve camiler kapatlp eyhler tutukland. Bingazi igal edildii halde burann evresindeki Berka blgesi direniin merkezine dnt iin talya 1928de buray topyekn igale karar verdi. Berka blgesine 1923-1929 yllar arasnda Bongiovanni, Mombelli, Teruzi ve Sicilliani vali tayin edilmi, ancak bunlar mer el-Muhtr karsnda baarsz kalmt. 1929da Trablusgarp ile Bingazi birletirildi ve smrge genel valiliine Pietro Badoglio getirildi. Yeni vali yerli ahalinin direniini her areye bavurarak krmaya kararlyd. Muhammed Rz es-Sens ve rif el-Garyn, talyanlar adna 6 Nisan 1929da mer el-Muhtr ile grtler ve direniten vazgetii takdirde Hicaza veya Msra gidebileceini, ayrca kendisine para verileceini sylediler. Bu teklifler reddedildii gibi valinin bu yolda ahs giriimleri bir sonu vermedi. 10 Ocak 1930da smrge genel vali yardmcl ve Sirenayka valiliine o gne kadar tayin edilenlerin en acmasz olarak bilinen Rodolfo Graziani getirildi. mer el-Muhtr kumandasndaki mcahidlerin Libyadan ve d dnyadan yardm almalarn nlemek iin burann Fizan, Kufra ve Msr ile balarnn koparlmas kararlatrld. Bu amala 15 Ocak 1930 tarihinde Cebellahdardaki direni siperleri uaklarla bombalanrken 24 Ocak gn Fizann merkez ehri Merzk, 25 ubatta ise burann batsndaki Gt kasabas igal edildi. 1928 yl banda talyaya srgne gnderilen Muhammed Rz serbest braklp Bingaziye dnnce mer el-Muhtra bir mektup yazarak talyanlara teslim olmasn istedi. Yine red cevab alan talyanlar bu defa Rz tarafndan Cebellahdar ahalisine hitaben yazlan bir mektubu uaklarla yerleim yerlerine attlar. Bundan da bir sonu alamaynca blgenin krsal kesimlerinde yaayan btn halk kamplarda toplamaya baladlar. 23 Eyll 1930 tarihinde talyanlarla yaplan Kerisse arpmasnda mer elMuhtrn yakn adamlarndan Fudayl b. mer ile birlikte krk adam ehid oldu. Trablusgarp direniinin nemli blgelerinden olan Kufrann merkezi Tc ky talyanlarn eline geti (18 Ocak 1931). Direnie en byk destek Msrdan geldii iin Graziani, Akdeniz sahilindeki Sellm yaknnda deniz kysndan gneydeki Cabba kadar uzanan yaklak 270 kilometrelik bir mesafeyi 2 m. yksekliinde ve 3 m. geniliinde dikenli tellerle kapattrd. Bylece mcahidlerin yardm temin ettikleri tek yn de kesilmi oldu. Blgedeki yerli ahali nce Aynlgazle kampna kapatld, drt ay sonra da 1934 ylna kadar kalacaklar Akle, Makrn, Sulk ve Berka kamplarna doldurularak mcahidlerin yerlilerle irtibat kesildi. Verimli arazilerin tamam talyadan buraya g ettirilen ailelere verildi. Kamplarda bulunanlarn yars alk ve hastalk yznden lrken bazlar da mcahidlere ballklarn devam ettirdikleri bahanesiyle idam edildi. Sadece Berka kampnda 1930-1932 yllar arasnda 30.000 kii ld. mer el-Muhtr, yann ilerledii gerekesiyle Msra gidip yerlemesi yolundaki tavsiyelere karlk mcadeleyi srdrmeye kararl olduunu bildiriyordu. Bu azminden tr kendisine l aslan unvan verilmiti. Ancak 11 Eyll 1931 tarihinde adamlaryla birlikte sahbeden Seyyid Rfiin kabrini ziyarete gittiklerinde talyan emberi iinde kaldlar. mer el-Muhtr burada

talyanlara esir dt, yaplan mahkemede talyan tebaas bir isyankr olarak yargland ve idama mahkm edildi (15 Eyll 1931). Ertesi gn de Sulk kampnda tutulan 20.000 civarndaki halkn nnde aslarak idam edildi. Afrikadaki Avrupa smrgeciliinin karsnda en nemli direni hareketlerinden birini ortaya koyan mer el-Muhtr, Berka halknn Sensiyye iinde kendi rzalarn kazananlara verdii seyyid unvan ile ve eyh-hed olarak anld. Hayat ve faaliyetleri pek ok aratrmaya konu oldu.

BBLYOGRAFYA

M. Fud kr, es-Sensiyye: Dn ve devle, Kahire 1948, s. 271-320; E. E. Evans-Pritchard, The Sanusi of Cyrenaica, Oxford 1949, s. 157-190; Cell Tevfik Karasapan, Libya, Trablusgarp, Bingazi ve Fizan, Ankara 1960, s. 220-237; Majid Khadduri, Modern Libya: A Study in Political Development, Baltimore 1963, s. 23-25; M. Asad, Le chemin de la Mecque (trc. R. du Pasquier), Paris 1976, s. 289-314; mer el-Mutr: Neeth ve cihdh min 1862 il 1931, Trablus 1981; Mahmd eleb, ayt mer el-Mutr, Beyrut 1982; Abdallah Laroui, Initiatives et rsistances africaines en Afrique du nord et au Sahara, Histoire gnrale de lAfrique, Paris 1987, VII, 111135; Thir Ahmed ez-Zv, mer el-Mutr el-alatl-are minel-vaanil-cihdil-Lb, Trablus 2004; hsan Aksoley, Afrika Hatralar, Hayat Tarih Mecmuas, sy. 66, stanbul 1970, s. 67-74; sy. 68 (1970), s. 67-72; Tevfk Sultn el-Yzbek, mer el-Mutr: el-areketsSensiyye, dbr-Rfideyn, XII, Musul 1980, s. 11-31; Hakim Mohammed Said, Umar alMukhtar: Pathology of Leadership, HI, III/3 (1980), s. 61-69; Ayad al-Qazzaz, The Treatment of Umar al-Mukhtar in English Book, el-Merriul-Arab, sy. 17, Badad 1981, s. 17-28. Ahmet Kavas

MER NASUH BLMEN


(bk. BLMEN, mer Nasuhi).

MER PAA KLLYES


Antalyann Elmal ilesinde XVII. yzyl balarna ait klliye. Elmal ilesinin ortasnda yer alan cami, kaps stndeki kitbesine gre 1019 (1610) ylnda Ketencizde mer Paa tarafndan yaptrlmtr. Manzum kitbenin Yahy adl airinin eyhlislm Zekeriyyzde Yahy Efendi olmas muhtemeldir. Mehmed Sreyy Beyin verdii bilgiye gre mer Paa Manavgatl olup kap aalndan avubala ykselmi, daha sonra beylerbeyi olmutur. 1012de (1603-1604) Diyarbekir valiliine gnderilmi, 1032de (1623) Trablusgarp beylerbeyiliinin ardndan nce Batum-Trabzon, daha sonra Karaman ve Mara beylerbeyiliine tayin edilmi, rana ve Abaza Mehmed Paa zerine yaplan seferlere katlmtr (1628-1629). 1040 Cemziyelevvelinde (Aralk 1630) Musulda Vezrizam Hsrev Paa tarafndan baarszlklar sebebiyle idam edilen paalar arasnda ad geen mer Paann Ketencizde olmas muhtemeldir. Klliyenin kitbe tarihini 1016 (1607) olarak kaydeden Evliya elebi, 1050 Cemziyelhirinde (Eyll-Ekim 1640) kt seyahatte Trabzon valisi olan Ketencizde mer Paann ziyaretine gittiini sylerse de bu srada Trabzon beylerbeyi onun olu Mehmed Paadr. Seyahatnmenin baz yeni basklarnda grlen bu bilgi aslnda metindeki bir boluktan kaynaklanm, yolculuun balarnda mer Paaya giditen bahsedilirken birdenbire Mehmed Paaya geilmesi dikkati ekmemitir. Nitekim Evliya elebi de Seyahatnmesinde Elmaldan ve bu yapdan bahsederken Trabzonda Ketencizde mer Paay ziyaretini hi anmamtr. Evliya elebi baba-oul bu iki paay Ketencizde diye adlandrmtr. Halbuki Ayvansarynin kitabnn eski basksnda Ketencizde olarak yazlan bu aile ad Ahmet Nezih Galitekin tarafndan yaplan baskda Kitapzde olarak kaydedilmitir. J. von Hammerin Osmanl tarihinin eki olan son cildindeki Hadkatlcevmi zetinde de bu ad Kestnecizde olarak yazlmtr. Hadkadaki gibi Mehmed Rif de Mirt- stanbulda Ketencizde lakabn kullanrken Tahsin z Ketnzde diye adlandrmtr. Btn bu karmaann dnda Mehmed Sreyy Beyin Sicilli Osmnsinde ayrca bir Ketencizde mer Paa ve Mehmed Paa mevcut olmakla beraber Kestnecizde veya Kitapzde diye bir kii gememektedir. Sicilli Osmnde mer Paann nerede bulunduu belirtilmeyen bir mescidi olduu kaydedilmektedir. Ayvansary, Beyolu Cihangirde bir Ketenci mer Paa Mescidinden sz etmekte, Tahsin z kgir duvarl, ahap atl bu mescidin Akarsu caddesinde olduunu bildirmekteyse de IV. Mehmed dnemi valilerinden mer Paann yaptrd bu mescidin ina tarihi 1102dir (1690-91). Bu da Elmalda hayrat olan Ketenci mer Paann yaad tarihle uyumamaktadr. Elmaldaki klliyesinin ise hi anlmad dikkati eker. Ancak Tahsin zn Ketencizde mer Paa olarak tesbit ettii kk caminin gerekte baka birine ait olduu iddia edildii gibi o civarda Pervititichin sigorta plannda harap cami ibaresiyle bir cami daha iaretlenmitir. Cami. Evliya elebi 1082de (1671) hacca gitmek niyetiyle kt Gney Anadolu seyahatinde urad Elmal kasabasn olduka etrafl ekilde anlatrken camiyi Ketenci mer Paa Camii diye anar ve gz alc i sslemesini ksaca tarif ettikten sonra mimarisinden bahsederken onu stanbul Eypsultandaki Zal Mahmud Paa Camiine benzetir. Ketencizde Camii XX. yzyl balarnda bir sre bakmsz kaldktan sonra vakflar idaresi tarafndan 1938 ylnda ibadete alm, 1968de yeni bir tamiri yaplmtr. zeri tek kubbeyle rtl kare planl olan cami tamamen kesme tatan ina

edilmitir. Giri cephesinde st kubbelerle rtl, ortadaki dierlerinden daha yksek kubbeli olan klasik balkl mermer stunlarn tad revaka sahip bir son cemaat yeri vardr. Takap yay biiminde byk sivri kemerli olup stnde alt satr halindeki kitbe bulunmaktadr. Cephelerde altta iki srada drder, stte ikier olmak zere pencereler almtr. Pencereleri ieriden ve dardan ssleyen alnlklarn zerlerinin her birinde deiik yetler yazl olan iniler znik ini frnlarnn son eserleri saylr. Bunlardan bir tanesinin alt kesinde ketebeh el-fakr Resm Mustafa znik imzas grlmekte, yazlarn hattatnn bu sanatkr olduu anlalmaktadr. Ancak onun znikli olmas hem hat hem ini ustas olmas ihtimalini akla getirmektedir. Yazlarn inilerini ssleyen motiflerle beraber oluu da hattat ve inicinin tek kii olmas ihtimalini kuvvetlendirir gibidir. Dier bir husus da her pencere iin ayr olarak hazrlanan bu ok saydaki panonun XVII. yzyln balarnda znikten nasl bir yol takip edilerek Elmal kasabasna kadar bozulmadan tanabilmi olduudur. znik iniciliinin bu rneklerinin o devirde Anadolunun uzak bir kesine getirilebilmi olmas mer Paann yaptrd bu hayrata ne kadar byk bir emek verdiinin delilidir. Kubbe kasnanda da bir dizi pencere bulunan caminin harimi bol k almaktadr. Bina kare zemin plan zerine drt kemere oturan kurun kapl bir kubbeyle rtldr. Kareden kubbeye gei ke tromplaryla salanmtr. Duvarlar, zerindeki kubbe basksn karlamak zere cephede kare kesitli payanda ile desteklenmitir. Mermer bir mihraba ve minbere sahip olan caminin minberi fazla bezemeli olmamakla beraber merdiven korkuluunda rozet kabartmalar ile sslenmitir. Caminin ii ve kubbesi zengin kalem ii naklarla kapldr. Evliya elebinin vd minare ilk mimari biimini gnmze kadar koruyabilmitir. Minarenin krs ksm be keli olup her bir cephe birer ka kemerli pano halinde blnmtr. okgen gvdeli minarenin erefe kmas zengin biimde ilenmi mukarnaslara oturmaktadr. erefe korkuluu mermerden oyma ebekelidir. Tepesinde kurun kapl ahap bir klh bulunur. Gneybat Anadolunun en byk ve en gsterili eseri olan mer Paa Camii, iinde bulunduu kasaba meyilli bir arazi zerinde kurulduundan heybetli bir grne sahiptir. imdiye kadar pek fazla tannmadan kalm olan bu eser Osmanl devri Trk mimarisinin Anadoluda yaplm az saydaki nemli rneklerinden biridir. Caminin hazresinde birtakm mezarlar varsa da bunlar arasnda Ketencizde mer Paaya ait herhangi bir mezar tana rastlanmamtr. Medrese. Caminin karsnda yer alan U biiminde bir dzene sahip medrese de uzun sre harap durumda kalm, ancak yakn tarihlerde Vakflar daresi tarafndan restore edilmitir. Kubbeli hcrelerin nnde stleri birer kubbeyle rtlm sivri kemerli bir revak dolamaktadr. Medresenin eit byklkteki on hcresinden birinin dershane olarak dierlerinden daha byk ve daha yksek kubbeli inas gerekirken bu gereklememitir. Ayrca caminin nnde yer almas bakmndan Mimar Sinan yaps baz klliyelerde uyguland gibi cami avlusunun bir tarafn snrlayan bir yap geleneinin temsilcisidir. Yap bugn ktphane olarak kullanlmaktadr. Hamam. Ketencizde mer Paa Klliyesinin bir hamam olduuna dair kesin bir bilgi yoktur. Evliya elebi Elmal kasabasnda be hamamdan bahsetmektedir. Bunlardan Bey Hamamnn bu klliyenin bir paras olmas muhtemeldir. Ancak yaymlanm olan plan bilinen Osmanl hamamlar tipolojisine tam uymamaktadr. Sadece scaklk ksm, kelerinde halvet hcreleri olan drt eyvanl tiptedir.

BBLYOGRAFYA

Topular Ktibi Abdlkadir (Kadr) Efendi Tarihi (haz. Ziya Ylmazer), Ankara 2003, II, 924, 943, 959; Evliya elebi, Seyahatnme, II, 69; IX, 278-281; a.e. (Dal), II, 42, 49; IX, 142-144; Ayvansary, Hadkatl-cevmi, II, 74; Mehmed Sreyya, Sicilli Osman (haz. Nuri Akbayar, s.nr. Seyit Ali Kahraman), stanbul 1996, IV, 1326; Sleyman Fikri Erten, Antalya Tarihi, Antalya 1948, s. 36-37; Tahsin z, stanbul Camileri, Ankara 1965, II, 39; Trkiyede Vakf Abideler ve Eski Eserler, Ankara 1972, I, 609-617; Abdullah Ekiz, Dnden Bugne Elmal, Antalya 2001, s. 91-103; smail nal, Antalya Blgesindeki inili Eserler, TEt.D, XIV (1974), s. 24-26. Semavi Eyice

MER b. RESLN
(bk. BULKIN, mer b. Resln).

MER REN
(bk. DEDE MER REN).

MER SEYFEDDN
(1884-1920) Trk hikyecisi, dilci ve fikir adam. Babasnn grev dolaysyla bulunduu Gnende dodu. Dastan gmeni bir aileden gelen babas mer evki Bey binbala kadar ykselen alayl bir subayd. Annesi Fatma Hanm, sfendiyaroullarndan Ankaral topu kaymakam Mehmed Beyin kzdr. renimine Gnendeki mahalle mektebinde balayan mer Seyfeddin, babasnn bulunduu Ayancktan annesiyle beraber stanbula gelerek dedesinin Kocamustafapaadaki konana yerleti. Tahsiline Eyp Asker Baytar Rdiyesinde (1893-1896) ve Edirne Asker ddsinde (1896-1900) devam etti. Mektebi Harbiyyede iken 2 Austos 1903te Makedonyada ba gsteren isyan hareketlerinden dolay onun bulunduu son snf o blgede grevlendirilmek zere erken mezun edildi. Meslek hayatna Kuadas Piyde Taburunda mlzm- sn olarak balad. Ancak zmire varmadan taburunun gnderildii Selnikte ve Manastra bal Pirlepede grev yapt. Buradaki baarlardan dolay iki liyakat madalyasyla dllendirildi. syann bastrlmasnn ardndan bal bulunduu tabur 6 Eyll 1904te Kuadasna dnd. 1907 Temmuzu balarnda, zmirdeki Aydn Vilyeti Jandarma Alay Mektebinin kuruluunda talyan subay Miralay Tomasa yardm etmek zere bu okulun kavid-i dniyye hocalna tayin edildi. Bir ara Kprlde Asker Rdiye Mektebi beden eitimi retmenlii grevinde bulunduysa da (1909) iki yl sreyle Balkanlardaki Velmefe, Pirlepe, Osenova, Pirbelie, Serez, tip, Babina, Demirhisar, Cuma-i Bl, Razlk gibi snr yerleim yerlerinde ete takibiyle urat. Serez mutasarrfl Menlik kazas Razlk kasabas yaknlarnda bulunan Yakorit kynde blk kumandanl yapt. mer Seyfeddinin ttihat ve Terakk ile mnasebeti Selnike tayin edildii 1909dan itibaren balar. 31 Mart Vakasn bastrmak amacyla stanbula gelen Hareket Ordusunda o da vard. Ancak stanbulun siyas-ideolojik havas ve asker-siyaset ilikisi askerlikten soumasna sebep oldu. ttihat ve Terakknin madd desteiyle kan Gen Kalemler dergisinde yeni lisan hareketini balatt (II/1, 11 Nisan 1911, s. 1-7). 1911de, btn zamann kltr konularna ayrmak amacyla Ziya Gkalpin teviki ve tazminatnn ttihat ve Terakk tarafndan denmesiyle ordudan ayrld. Fakat Balkan Savann patlak vermesi zerine yeniden askere arld ve stemen rtbesiyle Garp Ordusunda 39. Alayn 3. Taburuna katld (14 Eyll 1912). Komanovada Srplara, Yanyada Yunanllara kar savat. 20 Ocak 1913te Kanltepede Yunanllara esir dt. Atina yaknlarndaki Nafliyon kasabasnda on ay kadar sren esirlik hayatnn ardndan stanbula dnd (17 Aralk 1913). Bu sralarda annesi lm, babas tekrar evlenerek stanbuldan ayrlmt. Kendisini ok yalnz hisseden mer Seyfeddin 23 ubat 1914te askerlikten ikinci defa istifa etti. Drlmuallimnde kraat, Kabata Sultnsinde edebiyat retmenlii grevlerini stlendi. Ayn yl stanbul Drlfnununda kurulan Tedkkt- Lisniyye Encmeni yeliine seildi. 1915te Harbiye Nezretinin kltr ve sanat adamlar iin anakkale cephesine dzenledii geziye katld. 1915 yl sonlarnda Besim Edhem Beyin kz Clibe Hanmla evlendiyse de bu evlilik yl srd. Siyas ve hususi hayatndaki olumsuzluk, esasen bozulmu olan saln iyice ktletirdi. Manastr yllarnda kumandan olan Cvid Paann Kalam koyundaki yalsn kiralad. Mnferit Yal adn verdii bu evde tek bana yaad. 23 ubat 1920de yataa dt, 4 Mart 1920de kaldrld

Haydarpaa Tp Fakltesi Hastahanesinde 6 Mart 1920 tarihinde ld. Yaplan otopsi sonucunda hastalnn eker olduu anlald. Cenazesi Kadky-Kudili Mahmutbaba Mezarlna defnedildi. Burann tramvay garaj haline getirilmesinden dolay kemikleri 23 Austos 1939da Zincirlikuyu Asr Mezarlna tand. eitli takma isimler ve rumuzlar kullanan (Tansel, TK, sy. 260 [1984], s. 772-783), birok yayn organnda yazlar kan mer Seyfeddin hikyeci olarak hret kazanmasna ramen edebiyat lemine iirle girmitir. Tesbit edilebilen ilk iiri Lne-i Garmdr (Pul, sy. 12 [13 Temmuz 1898], s. 170). Edebiyt- Cedde etkisinin grld II. Merutiyetten nceki iirleri aruzla olup genellikle sone eklinde ve ak konusunda yazlmtr. Ayn dnemde iire girmeye balayan sosyal konular 1914e kadar birka iirinde daha devam eder. 1911den sonra kelime kadrosunda nemli deiiklikler grlr. iirlerindeki asl deime ise 1914te balar. Daha nce ksmen kulland heceyi benimsemi, sonenin yan sra komaya da yer vermitir. 1914 ylna kadar yazd iirler Tevfik Fikreti hatrlatrken sonrakiler Ziya Gkalpin ynlendiriciliini yanstr. Kurucularndan olduu airler Derneinin (Haziran 1917) mill edebiyat anlayyla hece veznini kullanmak, konuma diliyle yazmak, ran ve Yunan mitolojisi yerine Trk destanlarndan ilham almak gibi ilkelerinin de (Ahmet Hidayet [Reel], bk. bibl.) mer Seyfeddine ait olduu anlalmaktadr. lk hikyesi 1902de Sabah gazetesinde kan Tenezzhtr. Maupassant tarz diye bilinen giri, gelime ve sonu blmlemeli, vakay n plana karan, karakter tahlili ve mekn tasvirini geri planda tutan hikyeyi Trk okuyucusuna mer Seyfeddin tantmtr. Bir ksmn fantezi diye nitelendirdii tahkiyeli metinlerin ardndan ahs damgasn tayan hikyelerini 1911deki yeni lisan hareketinden sonra yazmtr. Hikyelerinde ilham kaynaklar ok eitlidir. ncelikle ahs hayat tecrbelerinin izlerini tayan metinler nemli bir yer tutar. Bunlardan bir ksmn kahramananlatcnn bak asyla verdiinden bunlar kendisiyle ilgili aratrmalarda belge diye kullanlmtr. And, Falaka, lk Cinayet, Kaa gibi hikyeleri ocukluk yllarnn; Bomba, Hrriyet Bayraklar, Tuhaf Bir Zulm, Beyaz Lle, Nakarat gibi hikyeleri askerlik hayatnn yansmas olarak kabul edilmitir. Hikyelerinin bir ksm, I. Dnya Sava srasnda Harbiye Nezretinin cephedeki askerin ve halkn moralini ykseltecek edeb metinler yazlmas isteine uygun paralardr. Tarih ve kahramanlk temal bu tr metinler mill bir edebiyat meydana getirme arzusunun tezahrdr. Yazarn Eski Kahramanlar st balyla kan hikyelerinin tamam bu balamda dnlebilecek niteliktedir. Baz hikyelerini ise sosyal ve siyasal konulardaki dncelerini ortaya koymak amacyla yazmtr. Ashb- Kehfimiz, Mehd gibi hikyelerinin baz ksmlar gazete yorum-haberlerini andrmaktadr. Hikyelerinin nemli bir ksmnda ironi dier zellikleri ikinci planda brakacak kadar belirgindir. Kurbaa Duas, Perili Kk, Keramet, Nezle gibi hikyelerinde toplum hayatnn bnlk, cehalet ve taassuptan dolay glnleen taraflarn ortaya koyar. Toplumda akgz, arlatan kimselerle ilgili Karmanyolaclar ile Efruz Bey tipi etrafndaki hikyelerinde de ince alay ve nkte biiminde bir mizah anlay vardr. Ndan, akmak, Bir Hayr gibi hikyelerinin atasz, halk hikyesi, destan, masal gibi edebiyat rnlerinden ilham alnarak yazld anlalmaktadr. Bu hikyeleri Ziya Gkalpin dnceleri dorultusunda kurulan Halka Doru Cemiyetinin misyonuyla ilgili grmek gerekir. Nezle gibi az taklitleri grlen rneklerin dnda sssz bir slp hikyelerindeki ortak zelliktir. II. Merutiyet sonras hikyelerinde eitici bir dnceyle topluma yn verme gayreti

hissedilir. Hikyelerinde meknn yurt sathna yaylm genilii dikkati eker. Karakter ve tip yaratmada da baarl olan yazar Ferman, Ktk, Vire, Teselli, Pembe ncili Kaftan, Ban Vermeyen ehid, Kzlelma Neresi?, Byc, Teke Tek, Topuz, Diyet gibi hikyelerinde Trk tarihinden ald ve ideal insan olarak iledii kahraman tipini ortaya koyar. Hrriyete Lyk Bir Kahraman, Asilzadeler, Bilgi Bucanda, Tam Bir Gr, nat, Sivrisinek gibi hikyelerinde II. Merutiyet sonras fikr ve siyas ynelilerdeki olumsuzluklar gstermek zere Efruz Bey adyla izdii arlatan tipini; Mermer Tezgh, Ttn, Dama Talar, Makul Bir Dn, Acaba Ne idi? gibi hikyelerinde ise gndelik hayatn iinde yaatt iddiasz, rif, babacan Cbi Efendi tipini canlandrmtr. Efruz Bey ve Cbi Efendi tipleri etrafndaki hikyeleri romana geme arzusu olarak yorumlanabilir. Salnda Ashb- Kehfimiz itima roman, Efruz Bey fantezi roman tanmlamasyla yaymlanmtr. Romana en yakn eseri ise bitiremedii Yalnz Efedir. Yazarn tekellm hikye diye niteledii Pamuk plii ve salnda sahnelendii bilinen Mahupluk mtihan adl mizah bir kalem tecrbesi de vardr. mer Seyfeddinin nemli bir cephesi de dilciliidir. Selnikte Gen Kalemler dergisinde on alt bahis halinde yaymlanan Yeni Lisan yazs, Trk dili ve edebiyatna yeni bir rota izer. Bu yazda eski lisan konuulmayan, Latince ve brnce gibi yalnz ilgili kiilere hitap eden l bir dil olarak nitelenmektedir. Ona gre Trkeye ayn din ve medeniyet dairesindeki Arapa ve Farsadan kelime girmesi doaldr, fakat edebiyat ve sanat gayretiyle gelen tezeyyn fikrinin beraberinde getirdii Arapa ve Farsa kurallar Trkenin dzenini bozmutur. Tamamen yapay bir hale gelmesine ramen fiillerin ve ekimlerin korunmu olmas Trkenin aslna dndrlebileceinin gstergesidir. Dildeki yabanc kurallarn tasfiyesi gerekir, ancak bu, Trk Derneinin grleri dorultusunda Trkeyi Dou Trkesine benzetmekle yaplamaz. Halkn diline yerlemi Arapa, Farsa kelimeler terkedilmemeli, konuulmakta olan stanbul Trkesi yaz dili iin esas alnmaldr. Trk edebiyatnn arka ve Garba doru ynelen iki devresi de birer taklitten ibaret olup mill bir edebiyata ihtiya vardr (ayrca bk. MLL EDEBYAT AKIMI). mer Seyfeddinin Diyarbekirdeki Dicle gazetesinde Yeni Lisan adyla yaymlanm bir makalesi daha vardr (sy. 23, 4 Austos 1327/ 17 Austos 1911, s. 1-3). lki Osmanl Trkl ile snrl ve halk bir dil anlayyla yazlmken ikincisi btn Trkle ynelik milliyet merkezli bir dil anlayn ifade eder. Bu fark Ziya Gkalple tanmasna balanabilir. stanbul azn btn Trkln yaz dili yapma fikri daha nce Gaspral smil ve Hseyinzde Ali Turan tarafndan ortaya atlmtr. Ayn grleri mer Seyfeddin ile birlikte Ziya Gkalp de tekrarlam ve Trkln Esaslarnda daha sistematik hale sokmutur. mer Seyfeddin ilk kalem tecrbesine fenn yazlarla balam (Mart 1902), bu yazlarn konular arasnda cimnastik, ev ve aile hayat, ocuk terbiyesi, kadn, eitim, siyaset, Trke ve Trkenin sadeletirilmesi, edeb ahsiyetler, edebiyat ve edebiyatn millletirilmesi gibi meseleler yer almtr. Gen Kalemler Tahrir Heyeti adna Ziya Gkalp ve Ali Caniple (Yntem) birlikte yazdklar Vatan! Yalnz Vatan ... adl kitapkta (Selnik 1911) millet ve milliyet gibi kavramlar reddeden masonluun tehlikesine dikkat ekmilerdir. Yazarn ayn gnlerde yaymlanan Primo Trk ocuu adl hikyesi de bu risledeki fikirler dorultusundadr. mer Seyfeddin siyas kanaatleri itibariyle ttihat ve Terakk mensubudur. Yeni Lisan adl makalesiyle dilin millletirilmesi zerinde geni bir tartma zemini balatnca Ziya Gkalpin dikkatini ekmi, Gkalp grgsyle idealist, kabiliyetiyle realist olan mer Seyfeddinde arad

yazar tipini bulmutur. mer Seyfeddin de Gkalpin sohbetlerinde yaadklarn sistemletirilmi olarak grr. Yazlarn yaymlad dergilerin bir ksm ttihat ve Terakk Cemiyeti ile organik ba iindedir. Zaman zaman bir kadro adam olarak ttihat ve Terakknin propagandasn yapan yazlar ve risleler de yazan mer Seyfeddin 1914te yaymlanan Herkes in timiyat: Ticaret ve Nasip, Yarnki Turan Devleti, Mektep ocuklarnda Trklk Mefkresi adl rislelerinde bir taraftan Ziya Gkalp gibi partiler st bir anlayla Trkln uyan ve uzak hedefleri iin fikr meselelerle ilgilenirken dier taraftan Mill Tecrbelerden karlm Amel Siyasette gnlk siyas olaylar dikkate alan baz propaganda cmlelerine yer vermitir. ttihat ve Terakk Cemiyeti kapandktan sonra kaleme ald Efruz Beyde baz aydnlarla birlikte ttihat ve Terakk iindeki eitli anlaylar da hicvetmitir. Eserleri. mer Seyfeddinin salnda u kitaplar baslmtr: Vatan! Yalnz Vatan ... (Selnik 1911), Herkes in timiyat: Ticaret ve Nasip (1914), Yarnki Turan Devleti (1914), Mektep ocuklarnda Trklk Mefkresi (1914), Mill Tecrbelerden karlm Amel Siyaset (1914), Turan Masallar: htiyarlkta m Genlikte mi? (1914 ?), Ashb- Kehfimiz (1918), Harem (1918), Efruz Bey (1919). Onun iirlerini ilk defa Fevziye Abdullah Tansel kitap haline getirmitir (mer Seyfettinin iirleri, Ankara 1972). Hikyelerini ilk toplayan Ali Canip Yntemdir (mer Seyfettin Klliyat, I-IX, stanbul 1938). Bu yayn erif Hulusi Sayman tarafndan gzden geirilip notlarla birlikte tekrar baslmtr (I-X, stanbul 1950). Daha zenginletirilmi bir derleme mer Seyfettinin Toplu Eserleridir (haz. Tahir Alangu, I-XI, stanbul 1962-1964). Hikyeleri daha sonra farkl tasniflerle pek ok defa baslmtr. Hikyeleri ve dier yazlaryla birlikte ilk klliyat mer Seyfeddin: Btn Eserleri adyla kmtr (haz. Muzaffer Uyguner, I-XVII, Ankara 1970-1997). mer Seyfeddinin yazdklar ve hakknda yazlanlar tam knye halinde Mjgn Cunbur tarafndan derlenmi, bu bibliyografyaya girmeyen metinleri eitli notlar ve aklamalarla birlikte Nazm H. Polat kitap haline getirmitir (bk. bibl.). Bu yaynlardaki btn metinler nce tr, ardndan kronolojik sralama esasna gre Hlya Argunah tarafndan mer Seyfettin-Btn Eserleri adyla yedi ciltlik bir klliyatta toplanmtr (stanbul 1997-2001). Ad geen almalara ramen ktphanelerin sreli yayn koleksiyonlarndaki noksanlar ve pek ok takma ad kullanm olmas sebebiyle yine de mer Seyfeddin klliyatnn tamamland sylenemez. mer Seyfeddinin dier bir hizmet alan tercmelerdir. Mill edebiyatlarn oluumunda destanlarn rolne dikkat ekmek amacyla Krk Kz ve Krolu Kimdi? gibi destan metinleri zerinde alt srada Kalevala ve lyaday evirmitir (1918). Neri yarm kalan bu metinlerden baka Bat edebiyatna ait Franszca zerinden evirdii yirmi bir kalem tecrbesi daha bulunmaktadr.

BBLYOGRAFYA

mer Seyfettin, Btn Eserleri I: Hikyeler (haz. Hlya Argunah), stanbul 1999, hazrlayann Sunuu, s. 5-12; Ruen Eref [naydn], Diyorlar ki, stanbul 1334, s. 241-244; Ali Canip Yntem, mer Seyfeddin (1884-1920): Hayat, Karakteri, Edebiyat, deali ve Eserlerinden Nmuneler (stanbul 1935), stanbul 1947, s. 5-46; Tahir Alangu, mer Seyfettin: lkc Bir Yazarn Roman, stanbul 1968; H. Fethi Gzler, mer Seyfettin-Btn Ynleriyle, stanbul 1976; Sadk K. Tural,

mer Seyfeddinin Hayat ve Eserleri, Doumunun 100. Ylnda mer Seyfeddin, stanbul 1984, s. 9-39; Mjgn Cunbur, mer Seyfettinin Hayat ve Eserleri, Doumunun Yznc Ylnda mer Seyfettin, Ankara 1985, s. 1-18; a.mlf., mer Seyfettin Bibliyografyas, a.e., s. 113-180; Fevziye Abdullah Tansel, Doumunun Yznc Yl Dolaysyle mer Seyfeddinin Hayat izgisi lk Eser ve iirleri, a.e., s. 51-72; a.mlf., mer Seyfeddinin Kulland Ad, Mahlas ve Remzler, TK, sy. 260 (1984), s. 772-783; Nazm H. Polat, Klliytna Girmemi Yazlaryla mer Seyfeddin, stanbul 1998; mer Faruk Huyugzel, zmirde Edebiyat ve Fikir Hareketleri zerine Aratrmalar, zmir 2004, s. 208-223; Necati Mert, mer Seyfettin: slmc, Milliyeti ve Modernist Bir Yazar, stanbul 2004, s. 121-127; erif Akta, Mill Edebiyat Dnemi (1911-1923), Trk Edebiyat Tarihi, Ankara 2006, III, 187-272; Ahmet Hidayet [Reel], airler Dernei, SF, sy. 1352 (1917), s. 348-350; smail Parlatr, mer Seyfettin, TA, XXVI, 261-266; Mustafa Kutlu, mer Seyfeddin, TDEA, VII, 182187. Nazm H. Polat

MER b. EBBE
(bk. BN EBBE).

MER F EFEND
(. 1155/1742) Osmanl hekimi. Aslen Sinoplu fakih ve mutasavvf bir ailenin ocuu olan mer ifnin kk yata kaybettii babas stanbullu eyh Hasan Efendi diye tannmaktadr. Genliinde Konyaya giderek Mevlev tarikatna girdi ve ilesini stanbul Yenikap Mevlevhnesinde doldurduktan sonra tpla ilgilenmeye balad. Eserlerinde knyesini Ebl-Abbas, nisbesini Mevlev, Dervi, Dede ve Bursev eklinde zikretmektedir. Mazhar Osman, tbb bilgisini ilerletmek amacyla Suriye ve Msr dolaan mer ifnin asl bilgisini amda Hanne adl bir Msevden tahsil ettiini, ardndan Avrupaya giderek tp alanndaki yeni gelimeleri rendiini belirtir (bk. bibl.). mer if, daha sonra Kahirede tant bir Halvet eyhinin telkiniyle seyahatten vazgeip Bursaya yerleti, bir sre sonra Yldrm Drifsnn bahekimliine tayin edildi; bu srada Ali Mnye hocalk yapt bilinmektedir. Vefatnda eski Bursa Mevlevhnesinin karsndaki Pnarba Mezarlna defnedildi. mer if, Avrupadaki gezileri srasnda rendii Latince ile Bat tbbn takip ederek zellikle Rnesansn byk hekimi Paracelsusun etkisinde kalm ve onunla dier Batl yazarlardan yapt tercmelerle Osmanl tbbna ve kimyann tpta uygulanmasna katk salamtr. Eserleri. 1. el-Cevherl-ferd f tbbil-cedd. Paracelsustan faydalanlarak 1702-1703te yazlm yirmi be kadar basit ve bileik ilcn hazrlan, kullanm ve etkilerini ieren bir alma olup zellikle damtma ilemlerinde kullanlan kimya aletleri bakmndan nem tamaktadr. Ktphanelerde eitli yazmalar bulunan eserin (Millet Ktp., Ali Emr Efendi, Tp, nr. 78; Ktp., TY, nr. 7107; Sleymaniye Ktp., Hamidiye, nr. 1020; Nuruosmaniye Ktp., nr. 3497, 3498) bir nshasnn orum Hasan Paa l Halk Ktphanesinde (nr. 2915/3) Mfredt- Tb adyla kaytl olduu tesbit edilmitir. 2. Minhc-if f tbbil-kimy. Paracelsustan yaplan tercmeler ve baz Avrupal yazarlara ait ikinci elden alnt bilgilerle meydana getirilen, sular, uucu gazlar, civa, balsam ve panzehirlerin incelendii bir eserdir. el-Cevherl-ferd ile hemen hemen ayn konular ieren kitabn mellif nshas Sleymaniye Ktphanesinde bulunmaktadr (Badatl Vehbi Efendi, nr. 2230; dier baz nshalar iin bk. Ktp., TY, nr. 7070, 7072). 3. Ravzatn-nect. 1710 ylnda Latinceden tercme edilen eser farmakolojiye dairdir. Kitapta, herhangi bir sistem gzetilmeden yazlan 206 reetenin nce hangi hastalk iin olduu, ardndan verilen bitki, maden ve hayvan kkenli illarn hazrlan ekli ve nasl kullanlaca sfat bal altnda anlatlmaktadr. Reetelerin otuz beinin i hastalklarna, otuz nn cerrhiye, yirmi birinin cildiyeye ve yirmi birinin de nrolojiye ait olduu grlmektedir. Kaynaklarda yer almayan eserin bir nshas Sleymaniye Ktphanesindedir (Hamidiye, nr. 1020/2, vr. 101a-148b). 4. Mridl-muhtr f ilmil-esrr. Yine Paracelsustan alntlarla yazlm alt varaktan meydana gelen tbb kimyaya dair bir almadr (Sleymaniye Ktp., Hlet Efendi, nr. 753, Serez, nr. 2759, zmir, nr. 486; Ktp., TY, nr. 4634, 7022, 7023, 9314). 5. Kitbl-Mzn fil-eribe. Sv halinde hazrlanm illarn lleri zerinedir (Cerrahpaa Tp Tarihi Enstits Arivi, nr. 595/2). 6. Kitbn-Nebt. Tbb bitkilerin zellik ve tedavide kullanl ekillerini konu alan eserin bir nshas Cerrahpaa Tp Tarihi Enstits Arivinde bulunmaktadr

(nr. 595/4, vr. 189a-213b). 7. Risle f ltit-tbbiyye (Cerrahpaa Tp Tarihi Enstits Arivi, nr. 595/5, vr. 214a-223b). 8. ifl-eskm (Cerrahpaa Tp Tarihi Enstits Arivi, nr. 595/1, vr. 1a149b). 9. Tuhfetl-ahbb (Beyazt Devlet Ktp., Veliyyddin Efendi, nr. 2475; Ktp., TY, nr. 3917).

BBLYOGRAFYA

eyh, Vekyiul-fuzal, I, 672; Osmanl Mellifleri, III, 227-228; Osman evki [Uluda], Be Buuk Asrlk Trk Tabbeti Tarihi, stanbul 1341/1925, s. 163-164; Mazhar Osman [Uzman], Tp Tarihimizde Bursa Druifsnn Mevkii ve Tabip mer ifai, Shhat Almanak, stanbul 1933, s. 57-61; ul-meknn, II, 467; Hediyyetl-rifn, I, 798; Abdlhak Adnan Advar, Osmanl Trklerinde lim (haz. Aykut Kazancgil - Sevim Tekeli), stanbul 1982, s. 161; een, Fihris mati-bbil-slm, s. 261-263; Ali Haydar Bayat, Tp Tarihi, zmir 2003, s. 275; Feridun Nafiz Uzluk, Bursal Tabib Mevlevi mer if Dede, Dirim, XXV, stanbul 1950, s. 170-175; Esin Khya, mer ifa, A Osmanl Tarihi Aratrma ve Uygulama Merkezi Dergisi: OTAM, sy. 4, Ankara 1993, s. 171-195; Ayten Aydn, mer ifanin Mrid el-Muhtr f ilm el-Esrr Adl Eserinde Simya, a.e., sy. 17 (2005), s. 1-15. Necdet Okumu

MER VASF EFEND


(1880-1928) Cel sls yazda tannm Trk hattat. mer Ziy (Vasfi) Efendi 20 Cemziyelevvel 1297 (30 Nisan 1880) tarihinde Tophane semtinde dodu. Babas Hrka-i erif Camii hatibi Eyp Sabri Efendidir. btidden sonra Tophanede bulunan Feyziye Rdiyesinde hattat ukurcumal Kadri Efendiden aklm- sitteyi meke balad. 1896da iddyi bitirdi. 1898de Sultan Ahmed Camiinde Kazasker Mehmed Esad Efendinin cami derslerine devam ederek 1904te iczetnme ald. Bu arada Rif Aziz Efendiden nestalik ve sls, Kmil Efendiden (Akdik) sls ve divan yazlarn rendi. Smi Efendiden nestalik ve celsini, sls celsini tekrar mekederek nestalik yazdan 1907de iczet ald. 1899da babasnn lm zerine Hrka-i erif Camii hatipliine getirildi ve lmne kadar bu grevi srdrd. Camideki vazifesi dolaysyla kendisine Hatip mer de denilirdi. Mevlev tarikatna mensup olan mer Vasfi Efendi alt Eytm ubesindeki grevinden ayrldktan sonra eitli okullarda Kuran, hat, tarih ve corafya dersleri verdi. Cel sahasnda Smi Efendi seviyesinde eserler ortaya koydu. skdarda Ayazma Camiindeki yazs ile Kskl Camii ve emesinin yazlar, Mektebi Nvvbn (halen stanbul niversitesi Ktphanesinin bulunduu bina) kitbesi, Edirnede Meri nehri (Yenikpr) banda Hac dil Bey emesindeki besmele ile drt tarafndaki sls kitbeler, stanbulda Hrka- erif Camiinde zerendd levha, Eypte Sultan Read Trbesinin kaps stne konmu msenn cel sls yetle trbenin iinde paftal kuak yazs gnmze ulaan eserleri arasndadr. mer Vasfi Efendi 26 Kasm 1928de vefat etti ve Eypte Gmsuyu Kabristannda defnedildi.

BBLYOGRAFYA

bnlemin, Son Hattatlar, s. 262-267; M. Uur Derman, Trk Hat Sanatnn heserleri, stanbul 1982, rs. 50; a.mlf., Eyp Sultan Rediye Nmne Mektebinin Kaznm Kitabesine Dair, Eyp Sultan Sempozyumu III: Tebliler, stanbul 2000, s. 170-175; a.mlf., Karde ki Hattatmz: Hatib mer Vasfi Efendi-Neyzen Emin Efendi, 50 Sanat Sever Serisi, sy. 22, stanbul 1966, s. 1-5; Onur Oral, Edirne Hat Sanat, stanbul 1985, s. 131-133; evket Rado, Trk Hattatlar, stanbul 1984, s. 250-251; slm Kltr Mirsnda Hat Sanat (haz. M. Uur Derman), stanbul 1992, s. 226-228; Ali Alparslan, Osmanl Hat Sanat Tarihi, stanbul 1999, s. 125-126; Muhittin Serin, Hat Sanat ve Mehur Hattatlar, stanbul 2003, s. 204, 205. Ali Alparslan

MER ZYEDDN DAISTN


(bk. DAISTN, mer Ziyeddin).

MER, Ahmed b. Yahy


(bk. BN FAZLULLAH el-MER).

NERME
Hkm bildiren cmleler iin kullanlan mantk terimi. nsan zihni herhangi bir ey hakknda bilgi edinirken iki aamal bir sreten geer. nce dncenin yap talar durumundaki kavramlara bavurur, ardndan bu kavramlar kullanarak hkmlere yani nermelere ular. Bu adan manta dair eserler kavram ve nerme mant diye iki ksm halinde deerlendirilir. lk ksmda terimler (elfz), tarifi meydana getiren temel elemanlar ve kategoriler incelenir; ikinci ksmda nermeler, kyas ve eitleriyle ispat ekilleri sz konusu edilir. Frbden itibaren kavramlar, tarif ve kategoriler tasavvurt, bu kavramlardan en az ikisinin oluturduu yarg ifade eden cmleler ve bunlarn tahlillerini ieren almalar ise tasdkt bal altnda incelenmitir. slm mantklar bu ksmdaki almalar bazan kazyye mant ve ibre mant adyla anmtr. Aristo nermeyi, Kendisiyle bir ey hakknda bir baka eyin tasdik veya inkr edildii szdr diye tanmlar (Organon, III, 1). Buna gre nerme, iki veya daha fazla terimle yaplm olumlu ya da olumsuz yarg bildiren cmledir. Bir nermede konu (mevz), yklem (mahml) ve yklemi konuya balayan bala (rbta) olmak zere terim bulunur. Mesel, Hava aktr ve Yamur yaarsa yerler slanr nermelerinin ilkinde hava konu, ak yklem, -tr balatr. kinci nermede yamur yaar konu, yerler slanr yklem, -sa balatr. Ancak her nerme bir cmle olmakla birlikte her cmle bir nerme deildir. Mesel, Dersinize aln; Hava yal m?; Keke baarabilseydim; Allahm, sana krler olsun gibi emir, soru, dilek ve dua cmleleri nerme saylmaz. Zira bunlar yarg iermez. te yandan, her nermenin bir yarg bildirmesine karlk her yarg bir nerme olmayabilir. Mesel ne gzel, evet, hayr gibi ifadeler bir yarg bildiriyorsa da nermenin temel elemanlar olan konu, yklem ve balatan yoksun olduklarndan nerme saylmazlar. nermeler doru veya yanl olabilen yarglardr. Fakat mantk bir nermenin doru veya yanl oluunun tesbitiyle ilgilenmez; bu konu baka bilimlerin uygulad eitli yntemlerle ispatlanr. Mesel, ki kere iki drt eder nermesinin doruluunu salamak iin birtakm matematik ilemlere bavurulur. Mantknn grevi, verilen bir nermeden mantk karm kurallar yardmyla bu nermeye edeer olan nermeleri tesbit etmektir (Ural, s. 49-50). Klasik mantkta nermeler yklemli ve artl olmak zere iki ksma ayrlr; ilkine basit, ikincisine birleik nerme de denir. Yklemli nermeler basit olup konu, yklem ve balatan oluur. Bu nermede bala kaldrlnca konu ve yklem yaln birer terim olarak kalyorsa nerme yklemlidir. Yklemli nermeler niceliklerine gre tmel (kll) ve tikel (cz), niteliklerine gre olumlu (mcibe) ve olumsuz (slibe) eklinde drt gruba ayrlr. Nitelik ilikisi asndan nermeler tmel olumlu, tmel olumsuz, tikel olumlu ve tikel olumsuz diye ayrlr. Konunun ve yklemin nicelii ne karlarak da eitli nerme trleri elde edilmitir. Aristodan itibaren mantklar konunun nicelii zerinde younlam, bir yarar salamad gerekesiyle yklemin nicelii zerinde durmayp bu tr nermeleri kural d olarak deerlendirmitir. Fakat XIX. yzyl ngiliz mantklarndan George Bentham ile Hamilton, Btn insanlar lmldr nermesinde yklemin niceliine dikkat ekerek bunun, Btn insanlar baz lmllerdir anlamn ierdiini, nk insandan baka lml varlklarn da bulunduunu sylemilerdir. Buna gre nceden yalnz konunun niceliini belirleyen tmel-tikel eklindeki ikili ayrm drde km olmaktadr (ner, Klasik Mantk, s. 47-48).

artl nermelerde birden ok nerme baz eklerle birbirine eklenmi durumdadr; bala kaldrldnda konu ile yklem birer cmlecik halinde kalr. Yamur yaarsa yerler slanr nermesi balasz olarak, Yamur yaar, yerler slanr eklini alr. Bir kyas ileminde iki ncl nermeye mukaddemeteyn, bu ncller vastasyla elde edilen sonu nermeye netice, dava, matlab ad verildii gibi yklemli nermelerde konu ile yklem tarafeyn, artl nermelerde ise konu mukaddem, yklem tl adyla anlr. slm mantklar artl nermeleri bitiik (muttasl) ve ayrk (munfasl) olmak zere iki ksmda deerlendirir. Bu tr nermeler kendi iinde bitiik artl ve ayrk artl diye ikiye ayrld gibi mukaddem ve tl arasndaki nitelik ve nicelik ilikilerine gre de gruplar oluturur (bn Sn, s. 37-44). Klasik mantkta nermeler aras ilikiler konusu da nem arzetmektedir. Bu iliki kar olma (tekabl) ve dndrme (aks) terimleriyle ifade edilir. Buna gre ayn terimlerle yaplan iki nerme ya nicelik ya nitelik ya da hem nicelik hem nitelik asndan birbirinden farklysa bu iki nerme arasnda kar olma sz konusudur. Bu nitelikteki iki nerme birbirine ya karttr ya alt karttr ya eliiktir ya da altktr. Dndrme eklindeki iliki ise bir nermenin niteliini bozmadan yklemini konu, konusunu yklem yapmakla olur (bk. AKS). nerme eitlerinden bir dieri modal nermelerdir. Yklemli nermelerin tanmnn nicelik ve nitelik bakmndan tad zelliklere dayanlarak yaplmasna karlk modal nermelerin tanm nermenin tamamna ait zelliklerin deerlendirilmesiyle elde edilir. slm mantklarnn cihet terimiyle ifade ettikleri modalite, bn Snya gre bir nermede konu ile yklem arasndaki iliki trn gsteren bir terimdir (a.g.e., s. 212). Bu terime nermenin modalitesi denilmektedir. Mesel, Ahmet ok alyor nermesi, Ahmet alyordan daha gl bir yargy dile getirmektedir. Bu husus yklemi niteleyen ok terimiyle ifade edilmitir. Zorunlu olarak gne aydnlatcdr modal nermesinin de iki yarg ierdii grlmektedir. Biri, Gne aydnlatcdr, dieri zorunludur. Burada zorunludur kayd, Gne aydnlatcdr yargsna katlm bir dier yargdr. u halde bu nermede gnein aydnlatc niteliinin tesinde ayn zamanda bu olayn niin zorunlu olduu ilve gzlemle bilinir. Bu durum Aristo mantnn ontolojiye ak olduunu gstermektedir. Aristo modalite terimini kullanmamakla birlikte zorunlu ve mmkin nermelerden baka bir de basit nermeden sz eder (Organon, III, 140). Aristodan sonra gelen skender Afrodis ve Ammonios gibi mantklar yklemin nicelii konusu zerinde daha ok durmulardr. Frb ise modal nermeleri zorunlu, mmkin ve mutlak diye grupta deerlendirir. Filozofun mutlak dedii nerme zorunlu ile mmkin arasnda mutavasst bir durum arzeden yklemli nermedir (el-Man, I, 157-159). Bir bakma bu, Aristonun grn yanstr mahiyette olup her iki filozofun anlayna gre de modal nerme olarak zorunlu ve mmkin diye iki nerme tr kalmaktadr. Buna karlk bn Sn konuyu btn ynleriyle inceleyerek bu tr nermelerdeki ilikiyi zorunlu, mmkin ve imknsz diye e ayrdktan sonra mmkini de imkn- m ve imkn- hs eklinde iki ksmda deerlendirir (Bolay, s. 89-92). Nihayet bu iki slm filozofu zorunlu (vcibl-vcd) ve mmkin (mmkinl-vcd) kavramlarndan hareketle metafizik sistemlerini kurmu, ayrca bu kavramlar Allahn varln ispat sadedinde ilk defa onlar kullanm ve bu yntem mteahhirin kelmclarnca benimsenerek yaygn hale gelmitir.

BBLYOGRAFYA

Aristo, Organon III: Birinci Analitikler (trc. Hamdi Rgp Atademir), Ankara 1974, III, 1, 140; Frb, el-Man indel-Frb (nr. Refk el-Acem), Beyrut 1985, I, 157-159; bn Sn, e-if el-Man (I), s. 37-44, 212; Gazzl, Miyrl-ilm, Beyrut, ts. (Drl-Endels), s. 88-90; Necati ner, Klasik Mantk, Ankara 1974, s. 47-48; a.mlf., Klasik Mantkta Modalite, AFD, XV/69 (1967), s. 69-85; Naci Bolay, bni Sina Mantnda nermeler, stanbul 1994, s. 89-92; afak Ural, Temel Mantk, stanbul 1995, s. 49-50. Mahmut Kaya

NGE, Mehmet Ylmaz


(1935-1992) Mimar ve sanat tarihisi. 1 Ocak 1935 tarihinde stanbul Bakrkyde dodu. Babas doktor Ahmet Kemalettin Bey, annesi Aye Necdet Hanmdr. lk ve orta renimini Ankarada Mimar Kemal lkokulu ve Atatrk Lisesinde tamamlad. 1959da stanbul Teknik niversitesini yksek mhendis olarak bitirdi. Vakflar Genel Mdrl, bide ve Yap leri Dairesi, bideler ubesinde restoratr mimar ve uzman olarak alt. Mimar Ali Saim lgenle beraber birok tarih bidenin restorasyonunu gerekletirdi. Ankara niversitesi Dil ve Tarih-Corafya Fakltesi Sanat Tarihi Blmnde doktoraya baladktan sonra 1971de Ankara niversitesi lhiyat Fakltesi Trk ve slm Sanatlar Tarihi Krssne asistan oldu. Anadolu Osmanl ve Seluklu Camilerinde Sebil ve adrvanlar isimli teziyle doktor (1972), Anadoluda XII.-XIII. Yzyl Trk Hamamlar adl almasyla doent (1978) oldu. 1979da Konya Seluk niversitesi Edebiyat Fakltesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Blmne geti. 1985te ayn niversitenin Mhendislik-Mimarlk Fakltesi Mimarlk Blm bakanlna getirildi. ki yl sonra profesr oldu. Bu arada kaz ve restorasyon almalar da yapan nge 28 Mart 1992de bir kalp krizi sonucu ld ve stanbul Zincirlikuyu Mezarlnda topraa verildi. Ylmaz nge, aratrmalarn Trk mimarisi ve zellikle su yaplar zerinde younlatrmakla birlikte Trk sanatnn dier alanlarna da vkft. Trk sanat, Trkoloji, Trk tarihi ve Trk folkloruyla ilgili ilm toplantlarda sunduu ok saydaki bildirileriyle dikkat ekmitir. Seluk niversitesinde Seluklu Aratrmalar Merkezi bakanl yannda Kltr Bakanl Kltr ve Tabiat Varlklarn Koruma Konya Kurulu bakanl, Milletleraras Antlar ve Sitler Koruma Kurulu gibi kurullarn yeliini yapmtr. Ylmaz ngenin ayrca Amasya Beyazt Klliyesi, Erzurum Rstem Paa Bedesteni (proje ve onarm), Ulucami (onarm), Karaman-Ermenek Tolmedrese (proje ve onarm), Konya Meram Hamam, Aleddin Camii, Ilgn Lala Mustafa Paa Klliyesi, Karapnar Sultan Selim Klliyesi (kaz ve restorasyon projesi), Beyehir Erefolu Camii, Sivas Gkmedrese gibi ok sayda tarih antn korunup onarlmasnda emei gemitir. Eserleri. Divrii Ulu Camii ve Darifas (brhim Ate ve Sadi Bayram ile birlikte; Ankara 1978); Anadoluda XII.-XIII. Yzyl Trk Hamamlar (Ankara 1995); Trk Mimarisinde Seluklu ve Osmanl Dnemlerinde Su Yaplar (Ankara 1997); Konya-Beyehirde Erefolu Sleyman Bey Hamam (VD, VII [Ankara 1968], s. 134-144); Karamanolu Alaaddin Bey Kmbedinin Restorasyonu (Rlve ve Restorasyon Dergisi, sy. 1 [Ankara 1974], s. 21-46); Konya-AkehirSeyyid Mahmud Hayrani Trbesinin Restorasyonu (Rlve ve Restorasyon Dergisi, sy. 2 [Ankara 1975], s. 77-122); Bursada Irgand Kprsnn Orijinal Mimarisi (VD, XIII [1981], s. 425-448); Konya ve evresindeki Mukarnasl adrvanlar (VD, XIX [1985], s. 95-109); Mevlana Dergh adrvan (2. Milli Mevlana Kongresi Tebliler, Konya 1987, s. 61-71); Alaaddin Keykubat Dneminde Konyada na Edilmi Mimarlk Eserleri (Seluk Dergisi, sy. 3 [Alaaddin Keykubat zel Says, Konya 1988], s. 49-69); Anadolu Trk Hamamlar Hakknda Genel Bilgiler ve Mimar Koca Sinann na Ettii Hamamlar (Mimarba Koca Sinan, Yaad a ve Eserleri, stanbul

1988, s. 403-428). Seluk niversitesi Seluklu Aratrmalar Merkezince Prof. Dr. Ylmaz nge Armaan adyla bir kitap karlm (Konya 1993), ayrca bir seminer dzenlenmitir (X. Vakf Haftas Kitab-Ylmaz nge Restorasyon Semineri 7-10 Aralk 1992, Ankara 1993).

BBLYOGRAFYA

Ylmaz nge, Trk Mimarisinde Seluklu ve Osmanl Dnemlerinde Su Yaplar, Ankara 1997, Semavi Eyicenin nsz, s. IX-XVIII; Haim Karpuz, Prof. Dr. Ylmaz nge (1935-1992), Trk Halk Kltr Aratrmalar 1992, Ankara 1992, s. 146-148; a.mlf., Prof. Dr. Ylmaz nge (19351992), TK, sy. 350 (1992), s. 49-53; Gler Bilecen, Prof. Dr. Ylmaz ngenin Biyografisi, X. Vakf Haftas Kitab: 7-10 Aralk 1992, Ankara 1993, s. 301-304; Sadi Bayram, Ylmaz nge Bibliyografyas, a.e., s. 305-310; Semavi Eyice, Prof. Dr. Ylmaz nge (1935-1992), Prof. Dr. Ylmaz nge Armaan, Konya 1993, s. 1-12; Tuncer Baykara, Ylmaz nge (1935-1992), TD, sy. 10 (1995), s. 389. Haim Karpuz

NSZ
(bk. DBCE; MUKADDME).

PME
pme fiili (Ar. takbl) slm kaynaklarnda hem db hem fkh hkmler balamnda ele alnm, ardnda yatan merhamet, efkat, hrmet, dostluk, sevgi, cinsellik vb. niyetlere gre farkl deerlendirmelere tbi tutulmutur. Selmlamak, dost ve yaknlara duyulan sevgiyi ifade etmek amacyla -aralarnda evlenme engeli bulunmayan erkek ve kadnlar dnda-kiilerin toplumun rf ve detlerindeki ekle uyarak birbirini pmelerinde saknca grlmemi, hatta baz durumlarda tevik edilmitir. Nitekim Hz. Peygamberin ocuklarn ve torunlarn pt, bunu garip karlayan bir kimseye, Merhamet etmeyene merhamet edilmez dedii (Buhr, Edeb, 18; Tirmiz, Menb, 60), yolculuktan gelen Zeyd b. Hriseyi kucaklayp pt (Tirmiz, stin, 32) bilinmektedir. Resl-i Ekremin, st kardei Osman b. Maznu vefat ettikten sonra gz yalar iinde pt (Msned, VI, 55; bn Mce, Ceniz, 7; Tirmiz, Ceniz, 14), Hz. Eb Bekirin Reslullah vefatndan sonra pp alad (Buhr, Mez, 83; Nes, Ceniz, 11) dikkate alnarak lnn plmesi de ciz grlmtr. limlerin ounluuna gre anne ve babann ya da dindarlna, ilmine, yana hrmeten baka kimselerin elinin plmesi cizdir. Hrmet kastyla Hz. Peygamberin elinin ve bann pld rivayeti (bn Mce, Edeb, 16; Eb Dvd, Edeb, 144, 147-149; Tirmiz, stin, 33) bu gr desteklemektedir. Ancak Mlik mezhebinde el pme mekruh saylm, hatta baz fakihler bunu kk secde olarak adlandrmtr. Mlik fakihlerinin bir ksm mam Mlikin konuyla ilgili hadisleri zayf grdn sylerken dier bir ksm onun bu grnn eli plen kiinin kibirlenmesi, el pen kiinin dnyev bir kar beklentisi iinde olmas gibi gerekelerle snrl olduunu, anne babann veya slih bir insann elinin plmesine kar kmadn belirtmitir. Aslnda bu ayrm dier mezheplere mensup limler tarafndan da yaplm, niyetin hkm belirleyici olduu, ayrca bu hususta rf ve detlere dikkat edilmesi gerektii ifade edilmitir. zellikle yneticilerin nnde yer pmek secdeye veya putperestlerin ibadetlerine benzediinden tahrmen mekruh yahut haram olarak nitelenmi, bunu yapan da buna rza gsteren de gnahkr saylmtr. Hac veya umre yapan bir kimsenin tavaf esnasnda Hacerlesvedi selmlayp pmesi snnettir. Bunun Allahtan bakasna kulluk etmeme sz verme ve bu ahdini tazeleme anlam tad belirtilmitir. Hz. mer Hacerlesvedi pm ve putperestlikten yeni kurtulmu olan toplumuna bir uyar niteliindeki u szleri sylemitir: Biliyorum ki sen fayda veya zarar vermeyen bir tasn. Eer Reslullahn ptn grmeseydim seni pmezdim (Buhr, ac, 50; Mslim, ac, 248, 251). zdiham vb. bir sebeple Hacerlesvedi pmeye imkn bulamayan kimse eliyle veya elindeki bir nesneyle dokunup elini per; bunu da yapamazsa uzaktan eliyle selmlayp elini per. Kbenin gney ynn gsteren kesi Rknlyemnye tavaf esnasnda elle dokunup selmlamak da snnettir; baz fakihler elle dokunduktan sonra ellerin plmesini mendup grmtr. Mushafn plmesini Mlikler mekruh sayarken fakihlerin ounluu ciz grm, baz limler tad kutsallk ynnden bunu Hacerlesvedin plmesine kyas etmitir. Konuyla ilgili nas bulunmadndan ekmein plmesi Hanbel mezhebinde bidat saylm, baz fi limlerince nimete sayg niyetiyle yapld takdirde gzel bir davran olarak deerlendirilmesi gerektii ifade edilmi, Hanef fakihleri de bu grn kendi prensiplerine aykr olmadn belirtmitir.

badetlerin gerektirdii, dnyev arzulardan uzaklama ve tamamen Allaha ynelme haline ters dt iin cinsellik ieren pme fiili -ayrntlarda tartma bulunmakla birlikte-baz ibadetlerin bozulmasna yol aar. filere gre erkein eini pmesi abdesti bozar, Mlik ve Hanbellere gre ise abdest ancak ehvetle pme halinde bozulur. Orucun bozulmasna yol ama ihtimali varsa orulu kimsenin eini pmesinin mekruh olduunda ittifak edilmi, hatta Mlikler bu durumda pmenin haram olduuna hkmetmitir. Yine itikfta bulunan kimsenin eini ehvetle pmesinin ciz olmad hususunda limler gr birlii iindedir; ancak itikfn bozulup bozulmayaca tartmaldr. Hac ve umre ibadetlerini yerine getiren kimsenin de pme gibi cinsellik ieren btn fiillerden uzak durmas gerekir. Buna gre ihraml kimse eini ehvetle perse ceza kurban kesmelidir, ehvetsiz olmas halinde ise ceza gerekmez. Aile hukukuna ilikin baz meselelerde de pmenin fkh sonular dourduu grlmektedir. Kocann, ric talkla boad eini evlilie dnme niyetiyle pmesi Mliklere gre, evlilie dnme niyeti olsun olmasn ehvetle pmesi Haneflere gre evlilie dn hkmndedir. Kocann drt ay veya daha fazla bir sre karsyla cinsel ilikide bulunmamaya yemin etmesi (l) durumunda ise bu yeminin bozulmas iin eini pmek yeterli deildir. Dier mezhebin aksine Hanef mezhebine gre ehvetle pmek hrmet-i mushere douran sebeplerden olup bir erkein veya bir kadnn kar cinsten birini ehvetle pmesi durumunda onun usul ve fru ile evlenmesi haram olur (bk. SIHRYYET).

BBLYOGRAFYA

Msned, I, 2-3, 17; II, 241, 269; IV, 239; VI, 34, 55, 319; Buhr, el-Edebl-mfred (nr. Keml Ysuf el-Ht), Beyrut 1405/1985, s. 328; Hkim, el-Mstedrek, III, 159-160; Ksn, Bedi, II, 181-182, 260-261; III, 173, 178; bn Kudme, el-Mun (Herrs), I, 192-195; III, 379; VII, 283, 324, 348; emseddin bn Mflih, el-db-eriyye (nr. uayb el-Arnat - mer el-Kayym), Beyrut 1416/1996, II, 246-256, 272; bn Hacer, Fetul-br (Hatb), XI, 55; Bedreddin el-Ayn, el-Binye, Beyrut 1400/1980, IX, 326-327; Buht, Kefl-n, I, 137-138; V, 16, 181; Kalyb, iye al eri Minhci-libn, Beyrut, ts. (Drl-fikr), II, 106; III, 213; IV, 18; Muhammed b. Ahmed ed-Desk, iye ale-eril-kebr, Beyrut, ts. (Drl-fikr), I, 120-121, 544; II, 251, 417; bn bidn, Reddl-mutr (Kahire), II, 498; III, 38, 72; VI, 380, 383, 384; Slih el-Ezher, Cevhirlikll, Beyrut, ts. (Drl-marife), I, 20, 147, 157, 289, 362, 371; Mbrekfr, Tufetl-ave, Beyrut, ts. (Drl-ktbil-ilmiyye), VII, 437; Ali Mahfz, el-bd f merril-ibtid, Kahire 1375/1956, s. 191-192; Mahmd eltt, el-Fetv, Beyrut 1403/1983, s. 224-226; Ali el-Ahmed, etTeberrk: Teberrk-abe vet-tbin bi-rin-neb ve-lin, Beyrut 1403/ 1983, s. 344405; Tabl, Mv.F, XIII, 128-129. Salim t

RF
() Toplumda genel kabul gren, srekli veya baskn tatbikat bulunan sosyal davran biimleri ve dildeki yerleik kullanmlar anlamnda bir terim. Szlkte iyi olan, yadrganmayan, bilinen, tannan; pepee gelen anlamlarndaki urf kelimesinin Trkedeki sylenii olan rf, birok fkh sonucun belirlenmesinde kendisine atfta bulunulan belli nitelikteki sosyal davran biimlerini ve dildeki yerleik kullanmlar ifade eder. Avd kknden olup zel bir aba harcamakszn bir ii alkanlk haline gelinceye kadar tekrar etmek anlamndaki det ile rf arasndaki iliki hakknda deiik aklamalar yaplmtr. Bu iki lafzn birbiri yerine ve ayn anlam belirtmek zere rf ve det eklinde kullanm olduka yaygndr (bk. DET). Fkh literatrnde bu lafzlarn kapsamlar yeterince belirlenmemi kavramlar halinde kullanld ve rfn fkh sonular belirlemedeki rollerinin birbirinden ayrt edilerek bir teori halinde ele alnmad grlr (a.bk.). Tbin dnemindeki bir hukuk ihtilfta rf belirtmek zere snnet kelimesinin kullanld grlmektedir (Buhr, By, 95). Trkede rf ve deti ifade etmek zere anane, gelenek, grenek, teml ve -ahlk deerlendirme anlam baskn olan- tre kelimeleri de kullanlr. rfn Sosyal Dzen Kurallar Arasndaki Yeri. Bireylerin hayatnda alkanlklar nemli bir role sahiptir. nsan ayn durumlarda ayn biimde davranmakla bu davranlar tipik reaksiyonlar olarak zaman iinde alkanlk karakterini kazanr. Bylece kii bu alkanlklarla hayatn byk lde kolaylatrr, her durumda davrann belirlemek zere seim yapmak ve karar vermek klfetinden kurtulur. Toplu alkanlklardan meydana gelen, kii, zaman ve yer bakmndan deiiklikler gsteren rfler de sosyal hayatn kolaylatrlmasn ve inceltilmesini salama ynyle alkanlklarla benzemekle birlikte bireyin toplum iindeki davranlarn dzenleyen zorlayc normlar olma zelliiyle onlardan ayrlr. Zira rf bir norm karakteri tar, bugne kadar olagelenlerin bugn de olmasn, gereklemesini emreder; oysa alkanlkta olagelene ayrca olmas gerekir dncesi elik etmez. Bu ynyle, yani bireyin dnda toplum tarafndan istenilmesi (heteronom karakteri) bakmndan rf hukuk normlaryla benzeir. Yine muhtevalarnn deiebilirlii asndan rf normlar ile hukuk normlar arasnda benzerlik vardr. Nitekim eskiden hukuk normu olup gnmzde yalnz rf saylan normlar bulunduu gibi daha nceki rf normlarnn hukuk normu haline gelmesi de sz konusu olabilmektedir. Mesel bugn milletleraras hukuk alannda rastlanan hukuk normlarnn birou eskiden rf normlarndan ibaretti. Buna karlk rf normlar konvansiyonel olma zelliiyle hukuk normlarndan ayrlr. rf kendisine tbi olanlarn rza ve muvafakatine dayal olarak yrrlk kazanabildii halde hukukun yrrl tbilerinin rza ve muvafakatine bal deildir. Yine olmas gerekeni gsterme bakmndan benzeen hukuk ve rf normlar bu gerekliliin kesinlii bakmndan birbirinden ayrlr. Teml hukuk da dahil rf normlar kesin olmayan (problematik) bir olmas gerekeni ifade ederken hukuk normlar kesin (apodiktik) bir olmas gerekeni gsterir (Aral, s. 8385). Akla dayal olmayp keyfe gre ve tesadfen meydana gelmesi de genellikle rf normlarn hukuk normlarndan ayrt eden bir zellik olarak zikredilmekle birlikte, bu balamda daha ok normlarn ekl karakterinin kendiliinden olumasyla bilinli bir tercihe dayal olmas arasnda bir mukayesenin sz konusu olduuna dikkat edilmelidir. Zira madd anlamda birok rf normunun

toplumun adalet araynn rn olduu, mer vicdan ve toplumsal saduyuyu yanstt inkr edilemez. slm literatrde genel kabul gren rf tanmnn da rfn bu ynne vurgu yapt grlmektedir (a.bk.). rfn sosyal bir norm ve hukukun da sosyal hayatn bir formu olduu dikkate alndnda hukukla rf arasnda derin bir ilikinin bulunmas tabiidir. Nitekim hukuk formunu alabilen dier sosyal normlar gibi rflerden de teml hukuk meydana gelebilmekte, yani baz rfler hukukun kaynaklar arasna girebilmektedir. Buna gre dorudan hukuk kayna vazifesi gren rf ve det hukuku ile alelde rflerin birbirine kartrlmamas gerekir. Zira bir rf ve det hukuku kuralndan sz edebilmek iin alelde rf ve dette aranana ilveten baka baz artlarn bulunmas gerekir (a.bk.). Bat dillerinde bunlar iin farkl tabirler kullanlrken (alelde rf iin Franszcada usage, Almancada bung; rf ve det hukuku iin Franszcada droit coutumier, Almancada gewohnheitsrecht), Trkede her iki gruptaki kurallar iin rf ve det teriminin kullanlmas bunlar ayrt etmede baz zorluklar meydana getirebilmektedir. rf ve det hukukunun yazl hukuk kurallarndan nce geldii bir gerek olmakla birlikte rf ve det kuralnn menei ve ne zaman hukuk kural nitelii kazand meselesiyle rf ve det hukuku kurallarnn yrrl meselesi hukuk felsefesinde geni biimde tartlmtr. Toplum hayatnn ilk devirlerinde btn sosyal alanlarn temelini tekil eden, ahlk ve hukukun yan sra dinin de nemli bir kayna durumunda bulunan rf ve detin hukuktaki yeri mahkemelerin gelimesi ve kodifikasyon hareketleriyle birlikte zayflamaya balamtr. Yazl hukuk sistemlerinde rf ve detin rol daha az olmakla birlikte bunlarda da kanun boluklarnn doldurulmas bata olmak zere yazl hukukun teyidi ve irade beyanlarnn yorumu gibi rolleri daima varln korumaktadr. rf ve detin devletler hukukundaki nemi ise devam etmektedir; zira dnya milletlerinin ortak bir yasama organ bulunmadndan milletleraras teamller bu alanda nemli bir kaynak durumundadr. Kanunlatrmann lehinde ve aleyhinde ortaya konan grler bir bakma rf ve det hukukunun olumlu ve olumsuz ynleriyle deerlendirilmesini de ierir. rf kurallarnn uzun zamana yaylan ve ar seyreden bir sre iinde olumas, toplumun derinliklerine nfuz etmi ve genel kabul grm eilim ve tercihleri yanstmas rfn olumlu ynleri arasnda saylrken gelien ve deien ihtiyalar karlamada yetersiz kalmas bakmndan eletirilmitir. Yine rfn olutuunu ve hukuken aranan artlar tadn tesbit etmenin olduka zor olmas ve ayn lkede yreden yreye farkl kurallarn uygulanmasnn ortaya kard sakncalar rf hukukunun olumsuz ynleri arasnda zikredilir. te yandan gnlk hayat dzenleyen davran kurallarndan olmakla birlikte bakalaryla karlama, topluluk iinde yeme ime gibi belli durumlarda nasl davranlacan gsteren grg kurallarnn (db- mueret) yaptrm toplum tarafndan tuhaf karlanma ile snrldr. zellikle giyim konusunda ne kan moda kurallar ise yenilikleri nisbetinde geerli olma ynyle rf ve detlerden ayrlr; nk moda iin eski olma olumsuz, rf ve det iin olumlu ve gcn arttrc bir niteliktir. Fkh Literatrnde rf ve det Kavram. lk dnem eserleri dahil olmak zere fkh literatrne genel bak yapldnda slmn ilkelerine ve naslardaki dzenlemelere ters dmeyen bir rf ve detin mevcut olduu durumlarda fkh sonucun belirlenmesinde bunun nemli bir etkiye sahip olduu ak biimde grlr. Fakat rfn kavramsal erevesini ve er deliller arasndaki yerini belirlemek iin bir aba harcandna rastlanmaz. Fkh limlerince yaplan en eski tanma Ebl-Berekt enNesefnin (. 710/1310) el-Mstaf adl fr eserinde (vr. 37b) rastlanmaktadr (Ahmed Fehm Eb Snne, s. 8). Genellikle girift bulunan bu tanm lafza bal olmakszn Akl verilerin

szgecinden geerek vicdanlarda yer tutan ve selim tabiatlarca uygun bulunan davranlar, sz ve eylem biimleri eklinde anlamlandrmak mmkndr. Birok ada yazar (mesel bk. M. Eb Zehre, s. 420; Mustafa Ahmed ez-Zerk, II, 841) ayn rf tarifini Gazzlnin el-Mstafsn kaynak gstererek naklederse de bu tarif anlan eserde mevcut deildir. Biri rf teorisi, dieri slm terinin kaynaklar zerine yazlm iki eserde (Abdlazz el-Hayyt, s. 23; Uceyl Csim en-Neem, s. 193) bu tanm iin Gazzlnin eserinden cilt ve sayfa numarasnn (II, 138) verilmi olmas ise hayli artcdr. Muhtemelen bu yanllk, tanmn bn bidnin konuyla ilgili rislesinde (II, 114) sadece eser ismi zikredilerek verilmesinden kaynaklanmaktadr (gerek bu rislede gerekse hemen btn ada yaynlarda tanmn min ciheti kadyal-ukl ksm min cihetil-ukl eklinde aktarlr). Bu tesbit fkh literatrnde grlebilen en eski rf tanmnn ancak VIII. (XIV.) yzyla kabildiini ve daha nemlisi bir usul eserinde deil fr eserinde yer aldn sylemeyi mmkn klmaktadr. Baz Hanef melliflerinin fr eserinde rf sebebiyle istihsandan sz ederken usul eserinde istihsan gerekeleri arasnda rf zikretmekten kanmalar da bu konuda fr literatr ile usul literatr arasnda zt bir durum bulunduunu teyit eden nemli bir karne saylabilir (kr. zer, II, 795; Debs, s. 404-406; kr. Serahs, el-Mebt, XII, 196, 199; XVI, 46, 159; el-Ul, II, 202-203; kr. EblBerekt en-Nesef, el-Mustaf, vr. 200b-201a; Kefl-esrr, II, 290-300). Baz usul eserlerinde istihsan gerekeleri arasnda saylan teaml ve ameln-ns ise Reslullah dneminden beri sregelen, sahbe ve tbin limlerinin kar kmad uygulamalar ifade etmektedir ki bunlar sonuta icm veya snnet delilleri kapsamna giren rneklerden olumaktadr (Cesss, el-Ful, IV, 248-249; Debs, s. 405; Serahs, el-Ul, II, 202-203). te yandan fr eserlerinde fkh sonucun belirlenmesinde rf ve dete youn biimde atflar yaplmasna, hatta, det muhakkemdir kaidesi (Mecelle, md. 36) fkhn be temel ilkesinden biri olarak kabul edilmesine ramen er hkmn dayana saylan delilleri titiz biimde ele alan, kabulnde gr ayrl bulunan delillerin taraftar ve kartlarnn tartmalarna geni yer ayran usul eserlerinde rf ve dete hi yer verilmemesi bu konuda bir ikiliin bulunduunu aka ortaya koymaktadr. Karfnin, detleri ve ayn anlamda olmak zere rf (det, avid) hkmlerin meruiyet delilleri arasnda saymas (eru Tenhilful, s. 198, 200) bu konuda bir istisna gibi grnse de burada btn mctehidlerce dikkate alnan, istishb kuralna gre temellendirilen (ayrca bk. a.mlf., e-are, XI, 12) ve tabii ihtiyalar dahil olmak zere insanlar arasnda yaygnlk kazanm durumlarn sz konusu olduuna dikkat edilmesi gerekir. Son dnem yaynlarnda yer alan ifadelerden fakihlerin bu konuyu zel olarak ele alp geni biimde tarttklar izlenimi edinilirse de rf ve detin tanm, er dayanaklar, eitleri, muteber saylma artlar, fkhtaki yeri ve etkileri gibi balklar altnda bir teori halinde ele alnnn tesbit edilebilen en eski rneini bn bidnin Nerl-arf f bini bal-akm alel-urf adl rislesi oluturmaktadr. Mellifin risleyi kaleme alma gerekesini aklarken bu duruma iaret etmesi de (Mecmatr-resil, II, 114) bu tesbiti glendirmektedir (el-ebh ven-nezir eserlerinin ilgili blmleri ise daha ok kazistik anlatmlar ierir). Gerek bu eserde gerekse daha ok buna dayanlarak kaleme alnd grlen almalarda fkhta rf ve detin -Bat hukukunda olduu gibi-hukuk normu nitelii kazananlarla alelde rf ve det niteliinde olanlar arasnda bir ayrm yaplmakszn ele alnmas tabiidir; ancak rf ve detin fkh sonulara etkisiyle ilgili rollerinin birbirinden yeterince ayrt edilmemesi, zellikle rf ve det kelimelerinin toplum nazarnda olmas gereken bir davran biimini belirtmeyen anlamlardaki kullanmlarna ait rneklere vurgu yaplmas ve zamann deimesiyle hkmlerin deimesi ilkesinin rf ve detteki deiikliklere indirger biimde sunulmasnn rfn slm hukukundaki yeri hakknda salkl fikir edinilmesini nemli lde engelledii sylenebilir. Mesel et yememeye yemin eden veya et almak zere bakasna veklet veren kimsenin hangi tr eti yedii takdirde yeminini bozmu veya vekilinin

ne eti aldnda vekletin gereini yerine getirmi saylacan belirlerken o yrenin alkanlklarna, te yandan bir vasiyetnmede geen ocuk veya hayvan kelimeleriyle ne kastedildiini belirlerken o evredeki yerleik kullanmlara bavurma rneklerinde olduu gibi esasen dil kurallaryla ilgili olup rf ve detin ancak irade beyanlarnn yorumlanmasndaki yardmc rolnden sz edilebilecek durumlarn fkhta rfn yerini gstermek zere n plana karld dikkat ekmektedir. Yine ergenliin balang yan ve kadnlarn ayba hallerinin zamann ve sresini belirlemede coraf artlarn etkisine deinilirken det kelimesinin kullanlmas rneklerinde grld gibi, olmas gereken bir toplumsal davran biimi anlamnn sz konusu olmad birok durumun da fkhta rf ve detin nemi balamnda ele alnmas bu konuda yanltc olmaktadr. Dier taraftan teknolojinin gelimesi ve refahn artmas gibi sebeplerle sosyal hayat artlarnda deimeler meydana gelmesinin, toplumda drstln hkim olmas veya yalann yaygnlamas gibi ahlk telakkiler ve sosyal ahlktaki deiikliklerin bir ekiide fkh hkmlere etki etmesinin rf ve det kapsamnda deerlendirilerek sunulmas da bu konuda salkl bilgi edinilmesini nemli lde engelleyen bir sebep saylabilir. Endlste ve Kuzey Afrikada Mlik mezhebi iindeki zayf gr tercih metodunun ortaya kard tatbikatn rfle ilgisi olduka kuvvetli olmakla birlikte bunun rfe indirgenmesi isabetli olmaz (bk. AMEL-i FS). Mlik mezhebinde zel bir neme sahip olan Medine halk uygulamasnn da bir lde rfle ilikili olduu grlr (bk. AMEL-i EHL-i MEDNE). Baz fkh ve usul eserlerinde btn mslmanlarn ortaklaa benimsedii bir ksm din hkmler iin kullanlan rf kavramnn ise daha zel bir anlam tadna dikkat edilmelidir (bk. CM). slm hukuk tarihinde kamu otoritesinin arlkl olarak rfe dayanan dzenlemelerine gelince, bunlarla rfn fkhtaki teorik yeri arasnda yaplabilecek karlatrmann usul ve fr literatrleri arasnda rfe tannan mevki konusunda grlen farkllktan ayr mtalaa edilmesi gerekir. zellikle ehl-i er ile ehl-i rfn katklarn kendine zg bir biimde kaynatran Osmanl hukukunda padiahlarn emir ve fermanlarndan oluan ve er hukuktan ayrt edilmek zere rf hukuk ad verilen hukuk kurallar manzumesinin rfle ilgisi, duruma gre toplumsal gerekliin ve mevcut rf ve detlerin de dikkate alnmasyla snrldr. Burada, fkh literatrn oluturan deiik tr eserlerde yer alan rf ve detle ilgili dank malzemelerle bn bidnin anlan rislesi ve onu takiben gerekletirilen yaynlarda rf ve det konusundaki teorik anlatmlar esas alnarak ve yer yer Bat hukukundaki yaklamlarla mukayeseler yaplarak rf ve det teorisini oluturabilecek unsurlar zerinde durulacak, daha sonra rf ve detin fkhtaki yeri hakknda genel bir deerlendirme yaplacaktr. rf ve detin Meruiyet Delilleri. Konuyla ilgili ada yaynlardan, fakihlerin rf ve deti er bir delil olarak ele alp ana kaynaklardaki dayanaklarn geni biimde tarttklar izlenimi edinilirse de bu husustaki grlere daha ok ilgili yet ve hadislerin yorumlar dolaysyla veya rf dikkate almann slm terindeki nemine dikkat ekme ihtiyac duyulduunda yer verildii grlr. Kuranda urf lafz iki yette geer; bunlardan birinin (el-Mrselt 77/1) rf ve det anlamyla ilgisinden sz edilmez. Dierine ise (el-Arf 7/199) genellikle, ahlk erdemleri kuatan bir ierikte olmak zere iyilik (marf) anlam verilmektedir (mesel bk. Taber, XIII, 330-331; Cesss, Akml-urn, IV, 213-214). Mtrd, buradaki rf insann yaratltan getirdii zelliklerinin

ona telkin ettii grevler anlamyla aklar ve bunlarn ikisinin kiiyle rabbi arasnda, birinin kendisiyle insanlar arasnda olduunu belirtir. Buna gre insann yaratl zellikleri Allahn ulhiyyetine ve birliine tanklk etmekte, onun nimetlerine ahit olup kre armakta, insanlara kendisinin arzu ettii iyi davranlarla muamele etmesini ve holanmad eyleri de onlara yapmamasn buyurmaktadr (Tevlt, VI, 146-147). Ayn kkten tremi olup Kuranda otuz dokuz yerde geen marf kelimesinin de genellikle aklla veya din bildirim yoluyla iyi olduu bilinen fiil (Rgb el-sfahn, el-Mfredt, arf md.) ve Allaha kulluk ve insanlara muamele hususlarnda tasvip gren, iyi, gzel sz ve davranlar anlamnda kullanld kabul edilir (Lisnl-Arab, arf md.). Ancak Nis sresinin 6. yetinde olduu gibi baz balamlarda hakkaniyete uygun, mkul, mnasip gibi daha zel mnalarda kullanld da grlr (Bedreddin elAyn, XII, 16-19). Bilhassa bu durumlarda mrufu belirleme asndan terim anlamyla rfn zel bir rol stlenmesi tabiidir. Hadislerde urf lafz rfn bilinen anlamnda olmakszn ve ndiren kullanlr (Msned, IV, 261); marf kelimesi ise ska geer (Wensinck, el-Mucem, arf md.) Baz fer hkmleri rfe dayandrrken rf ve detin slm terindeki nemini belirtmek zere snnetten gsterilen en nemli delil Abdullah b. Mesddan gelen, Mslmanlarn iyi grd Allah katnda da iyidir, onlarn kt grd Allah katnda da ktdr anlamndaki rivayettir (Msned, I, 379). Hanef eserlerinde genellikle Reslullahn sz olarak aktarlrsa da Al, Sehv ve Zeyla uzun ve dikkatli aratrmalara ramen bu rivayete hadis kaynaklarnda zayf bir senedle de olsa merf olarak rastlayamadklarn, ancak Abdullah b. Mesddan mevkuf haber eklinde Ahmed b. Hanbelin el-Msnedinde yer aldn ifade ederler (bn bidn, II, 115). Ter ierie sahip mevkuf haberin merf (Hz. Peygambere ref edilmi) gibi fkh hkmn dayanan oluturabilecei anlayna sahip olmalar Hanef limleri bakmndan hadisin senedine yneltilen bu eletiriyi zayflatmakla birlikte Gazzlnin haber-i vhid olduu iin bir asln delili olamayacana ilikin eletirisi (el-Mstaf, I, 278), -istihsan balamnda ortaya konmu olsa da-srf bu delile dayanlarak bir kaynan temellendirilemeyecei noktasnda nemini koruyan bir tesbittir. Hadiste btn mslmanlarn deil mctehidlerin kastedildii yorumu da hadisin delletiyle ilgili tenkitlerin zn oluturur (a.g.e., a.y.; Ahmed Fehm, Eb Snne, s. 25-26). Baz eserlerde Hz. Peygamberin, kocasnn cimriliinden ikyet edip gizlice onun parasndan alp alamayacan soran Eb Sfynn kars Hinde syledii, Mruf zere sana ve ocuuna (bir rivayette ocuklarna) yetecek kadar alabilirsin sz de (Nes, ut, 31; Drim, Nik, 54) rf ve detin snnetteki dayanaklar arasnda zikredilir (Bedreddin el-Ayn, XII, 16-18). Fakat bu durumlarda dorudan rf ve dete yaplm bir atf sz konusu olmayp mruf lafznn mkul ller iinde, mnasip miktarda anlamnda kullanld aktr; bunu belirlemede rf ve detin yardmc bir role sahip olmas ise tabiidir. Kitap ve Snnetin rf ve deti ak biimde kaynak olarak tandn gsteren zel bir delil bulunmasa da yasaklar koyarken bireyin ve toplumun alageldii uygulamalardan bir anda elini ekmesini istemeyip bunu zamana yaymay ve yeni grevler yklerken zihinleri ve gnlleri buna sndrp altrmay ifade eden tedrcliin slm terinin temel yntemlerinden, maslahatn gzetilmesi, zorluun giderilmesi ve olabildiince kolayln salanmas gibi esaslarn da temel ilkelerinden olduunu, bundan daha nemlisi Kuran ve Snnetin ilk muhataplar olan toplumun birok uygulamasn aynen veya ksm deiikliklerle yrrlkte braktn ve Resl-i Ekremin muvafakat ve onayn ifade eden takrr snnetin ou zaman toplumda yer etmi tatbikatla ilgili olduunu, ayrca slmiyetin evrensel karakterini, yani deiik kltrlere sahip toplumlara hitap etme zelliini gz nne alan fukahann slmn ilkeleri ve deimez dzenlemeleriyle atmayan rf ve detleri yok sayan bir fkh istidll yolu izlemeleri salkl ve tutarl olmazd. Sonu olarak fakihlerin bu iki ana kaynan toplumsal realite karsndaki tavrn ve slm terinin genel ilkelerini dikkate

alp, kendi metodolojilerine uygun den yollarla rf ve deti ok sayda fkh hkme dayanak kldklar grlmektedir. rfn artlar. Hukuk dzenince muteber kabul edilmeyen rflerin meydana gelmesi mmkn olduundan rfle ilgili artlar varlk artlar (unsurlar) ve muteber saylma artlar olarak iki gruba ayrp ele almak uygun olur. Modern hukuk teorilerinde rfn varlk artlar iki noktada toplanr. a) Srekli uygulama. Toplumda devaml veya baskn tatbikat ifade eden bu art rf kuralnn madd (objektif) unsuru olarak nitelendirilir. b) Yerleik genel kanaat. Toplumda yle olmas gerektii ynnde bir inancn, genel bir kanaatin bulunmas mnasna gelen bu art rfn mnev (sbjektif) unsurunu oluturur. Baz fkh eserleri yannda rfn fkhtaki yerini bir nazariye biiminde sunma abas iinde olan ada yazarlar bunlardan sadece ttrad veya galebe art zerinde dururlar. Toplumda srekli veya baskn tatbikat ifade eden bu art madd unsurla snrldr. Ebl-Berekt enNesefnin fkh literatrnde genel kabul gren tarifi ise rfn mnev unsuruna arlk vermektedir. Hatta akl veriler bakmndan bir engelle karlamadan vicdanlarda yer edebilme ve selim tabiatlarca uygun bulunma zelliine vurgu yaplan bu tanmda rfn madd unsurunu ayrca belirtme ihtiyac duyulmad ve bunun mnev unsurla i ie kabul edildii izlenimi edinilmektedir. rfn muteber saylmas iin fkh eserlerinde ve ada fkh aratrmalarnda zikredilen artlar ise unlardr: a) er delillere aykr olmama. Daha ok nassa muhalif olmama eklinde ifade edilen bu artla, gerek bir nasla ak biimde atan gerekse naslarn ruhu ve dier er delillerle badatrlmas mmkn olmayan rflerin fkh hkme dayanak yaplamayacan belirtmenin hedeflendii anlalmaktadr. b) Tr (sonradan ortaya km) olmama. Bir rfn fkh ihtilfn zmnde esas alnabilmesi iin o olayn meydana gelmesinden nce mevcut olmas gerektii anlamna gelen bu art baz durumlarda naslarn yorumlanmas srasnda da gndeme getirilir. c) Aksi ynde sarahat bulunmama. Bu art, akdin taraflar arasnda rfe uymayan bir artn aka kararlatrlm olmas halinde rfe deil bu arta uyulmas gerektiini ifade etmektedir. rfn eitleri. Fkh literatrnde rfle ilgili teorik aklamalarn en fazla rf eitleri zerinde younlat sylenebilir. Fakat bu konuda da hukuk normu nitelii kazananlarla alelde rf ve detler ayrmnn sz konusu olmadna dikkat edilmelidir. Bu ayrmlar ylece zetlemek mmkndr: 1. Yaps asndan. a) Lafz (kavl) rf. Baz lafz ve terkiplerin muayyen bir anlamda kullanla kullanla artk mutlak biimde sylenince bir karne veya akl alka olmakszn ilk anda zihinlerde o anlamn canlanr hale gelmesi demektir. Mesel dirhem kelimesi aslnda belli vezin ve kymette sikkeli gm para anlamna geldii halde nevi ve kymeti ne olursa olsun lkede geerli olan para mnasnda anlalmas bunun rf-i lafz haline geldiini gsterir. b) Amel rf. Toplumun gnlk yaantya ilikin hususlarda veya fkh sonular olan konularda belirli biimde davranmay itiyat haline getirmi olmas demektir. Bir blgede belirli trde hayvan eti yemenin, ziraatta belirli aletleri kullanmann det olmas birinci, szl icap ve kabul olmakszn fiil mbadeleyle (mutt) satm szlemesinin geerli saylmas, menkul mallarn vakf ilemine konu edilmesi ynndeki uygulamann toplumda yaygnlk kazanmas ikinci tre rnek gsterilebilir. 2. Yayld muhit asndan. a) rf-i m. Btn slm beldelerinde teaml haline gelen sz ve davranlar ifade eder; bu tr rf genel hkmlere dayanak olabilir. b) rf-i hs. Belirli lkeye veya zenaat evresine zg rfler demek olup fkh sonulara etkisi ilgili muhitle snrldr. Meslek ve ilim muhitlerinde kullanlan terimler de rf-i hs kapsamnda olup yaps asndan rf-i lafz nevindendir. Dinde zel

bir anlam kastedilerek kullanlan lafzlar da yaps itibariyle rf-i lafz olan birer rf-i hstr; ancak eref ve nemine binaen bunlar rf-i er olarak anlr. Mesel salt lafznn dua mnasndan zel hkmlere sahip bir ibadet (namaz) anlamna nakledilmesi byledir. 3. Muteberlik asndan. a) Sahih rf. Naslara aykr olmayp maslahatla atmayan ve ktl celbetmeyen rf demektir. b) Fsit rf. Naslara aykr veya maslahatla atan yahut ktl celbeden rf anlamna gelir. Bu arada, rfn bir bakma varlk artlar, bir bakma nevileriyle ilgili olarak u hususu belirtmek gerekir ki rf belli bir tarzda davranma yannda belli bir tarzda davranmamay da ifade eder. rfn Fkh Hkmlere Etkisi. Meruiyet delilleri dikkate alndnda, rfn gerek Kuran ve Snnetin ihtiva ettii hkmler gerekse bunlarn bildiriminde izlenen yntem bakmndan zel bir neme sahip olduu ak biimde gzlenebilmektedir. Bu tavr esas alan fakihlerin rfe tand roller sistematik biimde incelenmi olmamakla birlikte bunlar ictihad metodolojisi ve fkh hkmlerin uygulanmasyla ilgili olanlar eklinde iki grupta ele almak mmkndr. 1. rfn ictihad metodolojisindeki roln belirlemek iin temel metodu ayrt etmek uygun olur. a) Yorum ictihad. Naslarn yorumlanmasnda rfn etkisi daha ok lafz yorum erevesinde ele alnm, kavl rfn mm tahsis ve mutlak takyid edecei, kez amel rfn mutlak takyid edecei hususunda usul limleri arasnda gr birliinin bulunduu, amel rfn mm tahsisinde ise genellikle Hanef ve Mliklerin olumlu, filerin ise olumsuz kanaate sahip olduklar ifade edilmitir. Bu kapsamda ortaya konan tartmalarn ve yararlanlan rneklerin rf ve detten ziyade dil hususiyetleriyle ilgili olduu, hatta konunun naslardan ok irade beyanlarnn yorumuna kayd grlmektedir. Fkh eserlerinde rfn g yorumdaki (mna yorumu) etkisiyle ilgili olarak ne kan rnek, Eb Ysufun ribev mallarn vezn (tart) ve keyl (l) yoluyla mbadele edilmesini art koan hadisi rfe gre yorumlayan ictihaddr. Serahs burada amacn miktar bakmndan denkliin salanmas olduunu kabul etmekle birlikte (el-Mebs, XII, 111) Resl-i Ekremin belirli mallarn tart veya l ile mbadelesi hakkndaki ifadesini mevcut durumu onaylamak suretiyle sevkedilmi bir hkm olarak nitelemekte ve bunun olduu gibi korunmas gerektiini savunmaktadr. Eb Ysufa gre ise tart ve l hususu Reslullahn bu konuda sevketmek istedii bir hkm deildi, dnemin rfne gre o mallar bu ekillerde mbadele edilmekteydi (a.g.e., XII, 142). Cesss da kyasta esas alnacak illetin, maks aleyhin asl niteliklerinden olmayan ve -l yoluyla mbadele edilir olma rneinde olduu gibi-insanlarn gnlk muamelelerindeki detleri sebebiyle ikincil olarak yer alan vasflara gre belirlenemeyeceini sylemektedir (el-Ful, IV, 183, 187). Buradaki yaklamn modern hukuk incelemelerindeki g yorum trlerinden geniletici yoruma tekabl ettii sylenebilir. Ayrca fkh kitaplarnda daraltc yorum ve aklayc yorum trlerinde rfn etkisine rnek tekil edebilecek ictihadlara rastlanmaktadr (Dnmez, V/4 [1409/1988], s. 3314-3320). b) Kyas ictihad. zellikle Hanef eserlerinde rf sebebiyle kyasn terkedilecei ve istihsan yaplarak rfe gre hkm verilecei belirtilirse de bu kural aklamak zere verilen rneklerden bu balamda kyas kelimesiyle usuldeki tikelden tikele geii ifade eden kyasn (kanun kyas, gesetzesanalogie) deil, delilin umumundan kan mnaya veya genel kurala (hukuk kyas, rechtsanalogie) uygunluun kastedildii anlalmakta, istisna gerekesini oluturan rfn de daha ok skt icm veya snnete dayand grlmektedir. rfn cziden cziye gei niteliindeki kyas terketmedeki etkisiyle ilgili rnekler incelendiinde ise rfn rolnn asldaki hkmn fere geiini nlemeye, yani illet birliinin bulunmadn belirlemeye yardmc olma eklinde gerekletii gzlenmektedir. c) Genel prensip ictihad (istislah). Geerli veya geersizlii hakknda zel nas veya icm bulunmad gibi kyas kapsamna da girmeyen, fakat akl llere ve dier er dzenlemelerin btnne (maksd-era) uygunluk gsteren menfaatlere (meslih-i mrsele) veya fkhn genel ilkelerine

dayanlarak yaplan ictihadda rfn belirleyici bir rol oynad aktr. Toplumun ihtiyalarn, yararlarn ve deer telakkisini belirlemede rfn nemli bir gsterge olduunu dikkate alan fakihler bu gerei, det insann ikinci tabiatdr ve, nsanlar detlerinden koparp karmada glkler vardr gibi ifadelerle dile getirmilerdir. 2. rfn fkh hkmlerin uygulanmasndaki rolleri ise soyut kural elde etme faaliyeti ve kuraln somut olaylara uygulanmas ile ilgili olanlar eklinde ayrt edilebilir. a) Birinci grupta daha ziyade bir fkh doktrinine bal olarak olaylara zm retme (tahrc) durumunda bulunan fakihlerin rfe dayal fkh sonular yeni rflere gre gzden geirmeleri sz konusudur. rfn bu anlamdaki rol hakknda zamann deimesiyle hkmlerin deimesinin inkr edilemeyecei kuralna arlk verilerek yaplan izahlarda bu ihtiyacn kurucu devir ictihadlar bakmndan da geerli olduuna, zellikle Eb Ysufun hkimlik yapmasnn ve Muhammed b. Hasan e-eybnnin esnafla temas halinde olmasnn toplumun rf ve detlerinden haberdar olmalarn saladna ve gerektiinde yeni rflere gre nceki zmlerde deiiklik yaptklarna dikkat ekilir (bn bidn, II, 128-130). leriki dnemlerde fkh dncesinin donmas ve mezhep hkmlerinin toplumun ihtiyalarna cevap veremez hale gelmesi problemi zerinde durulurken de bu durumun mezhep imamlarndan nakledilen grlerin toplumdaki gelimelere ve zellikle rflerdeki deimelere gre yorumlanmamasyla yakndan ilgili olduuna dikkat ekilir (ehbeddin el-Karf, Fur, I, 175-177; el-km, s. 231243; Aleddin et-Trablus, s. 128-130). b) Kuraln somut olaylara uygulanmas erevesinde zellikle u durumlarda rfn zel bir neme sahip olduu grlr: 1. Hkimin takdir yetkisini kullanmas. Bazan hukuk olayn, bazan hukuk sonucun ve bazan her ikisinin takdiri eklinde gerekleen bu yetkiyi kullanrken hkim rf ve detlerden yararlanr. rfn bu anlamdaki rol, yargcn ictihad yoluyla belirlenmi hkmleri hukuk uyumazlklar zme faaliyetiyle snrl olmayp mctehidin naslar anlama abasyla da ilgilidir. Mesel yetteki nafaka miktaryla ilgili bil-marf ifadesinin doru anlalabilmesi rften yararlanmay gerekli klar. Cesss bu tr ictihad hibir fakihin kar kmad istihsan tr olarak zikreder. 2. rade beyanlarnn yorumlanmas. Mft ve hkimlerin ikrar, talk, yemin, vakf gibi konularda ilgililerin irade beyanlarn yorumlarken zellikle lafz rfleri, akidlerin taraflara salad haklar ve ykledii vecbeleri belirlerken zellikle amel rfleri dikkate almalarnn vazgeilmez bir gereklilik olduu fkh eserlerinin deiik blmlerinde srarla belirtilir. detin delletiyle hakikat anlamnn terkedileceini, rfle tayin edilen veya sabit olann nasla tayin edilmi veya sabit olmu gibi kabul edileceini, rfen mruf olann zel olarak art koulmu gibi saylacan (Serahs, el-Mebs, XIX, 41; Ksn, V, 72; Mecelle, md. 37, 40, 43-45) belirten kaideler rfn bu konudaki rolne yaplan birer vurgu niteliindedir. c) Muhkeme usul hukukunda taraflarn delillerinin deerlendirilmesi. zellikle baka ispat vastalaryla desteklenemeyen durumlarda, mesel kar kocann baz ev eyalarnn mlkiyetinin kime ait olduuyla ilgili ihtilflarnda rf ve det taraf beyanlarnn doruluunu tesbit asndan yardmc bir role sahiptir. Fakat baz eserlerde tahkml-de (detin hakem klnmas) eklinde ifade edilen durumlarn ounda, halin veya zhir-i hlin tahkiminin veya karnelere gre hkm verilmesinin kastedildiine dikkat edilmelidir. Ziya Gkalp, Halim Sabit ibay, Mustafa erefin savunduu ve zmirli smail Hakknn eletirdii rf eksenli itima usl-i fkhn tesis edilmesi teziyle ilgili olarak slm Mecmuas ile Seblrred mecmuasnda yaymlanan yazlar, Osmanllarn son dneminde hukuk ilikiler alannn toplumsal gereklikle sk ilikisine ve zellikle rfn fkh hkmlere etkisine dikkat ekme amacyla ortaya konan grlere k tutma asndan zel bir neme sahiptir. rfn efkr- ummiyye (opinion

publique), dt (murs), teaml (coutume), istmal (usage), anane (tradition) gibi ekillerinin bulunduunu, fakihlerin icm ve Meclisi rnn (orijinalinde menf rann eklinde olup yeni harflerle yaplan yaynlarda mft rann ve mutaazi rann eklindeki okunular doru deildir) kararlarnn rfn bir nevi tecellileri olduunu, hatta tevtrn rfn olumsuz etkilerinden kurtulup kurtulamadn anlamann sosyolojik bir mesele olduunu ifade eden Gkalp rfn itiyat, bidat ve detle kartrlmamas gerektiine, rfn insanlar nezdinde kabul gren kaideler anlam yannda insanlarn tasvip edip etmediklerini ayrt etme melekesi demek olduuna, bu melekenin makbul grdklerine mruf, grmediklerine mnker dendiine, yani rfn hem toplumsal kaideler hem de toplum vicdan mnas tadna dikkat eker; fkhn sosyal hayat gibi srekli bir devinim iinde bulunan ynnn an gereklerine uyum salamak zorunda olduunu vurgulayp sosyal kaidesosyal bnye ilikisine ve soysal kaidelerin kendini kabul ettirme gcn nereden aldna ilikin tahliller yapar. Amellerin faydal veya zararl olanyla iyi veya kt olann belirlemenin farkl eyler olduuna dikkat eken Gkalp, felsefe ve sosyoloji alannda kendi dneminde hkim olan anlayn zihincilik ve menfaatilikin yanlln ortaya koymas ile Ehl-i snnetin hsn ve kubuh konusundaki tavr arasnda benzerlik kurmaya alr. Fakat kendisinin de belirttii zere Ehl-i snnete gre hsn ve kubuhta -akl mdrik olmakla birlikte- erin hkim olduu, onun ise iyi ve ktnn itima vicdanla llebileceini savunduu dikkate alndnda bu benzerliin iyi ve kty tayinde akln hkim klmamasyla snrl olduu grlr. Gkalp esasen hsn ve kubuhun iki ltnden birinin nas, yani Kitap ve Snnetteki deliller olduunu ifade etmekle birlikte, Mslmanlarn iyi grd Allah katnda da iyidir hadisini, rfle ameli nasla amel gibi sayan fkh kaidesini ve Eb Ysufun rf temel alan bir ictihadn delil gstererek gerektiinde rfn nassn yerini tutabileceini, dnyev ilerde ve sosyal hayatta itima vicdann tek lt olduunu ve esasen bu alandaki naslarn da rften kaynaklandn savunur. Gkalpin fikirleri fkhla sosyal hayat arasndaki sk ilikiyi vurgulama ynyle tartma gtrmez bir neme sahip olmakla birlikte nerisini fkhta genel kabul gren argmanlara dayandrma abasnn baarl olduunu sylemek mmkn deildir. Anlan szn Reslullaha aidiyeti ve delleti hakkndaki usul tartmalaryla ve zikrettii fkh kaidesinin balam ve fakihlerce hangi mnada kullanldyla ilgilenmemesi yannda Eb Ysufun sz konusu gryle ilgili nakil ve izahlar dikkatli bir incelemeye tbi tutmakszn onun, Nas rften mtevellit ise itibar rfedir dediini varsayarak karmlar yapmas tezini fkh adan salam temellere dayandramadn aka gstermektedir. Halim Sabit ve Mustafa eref de rf eksenli ictima fkh usul tesisi balamnda dikkate deer soyut anlatmlar ortaya koymakla birlikte Halim Sabitin halife sfatyla Hz. merin sebebiyet verdii bir zararn tazmini meselesinde maslahat dncesi, hak ve nsfet ls esas alnarak Hz. Ali tarafndan nerilen ve genel kabul gren zm rfe mstenit bir hkm olarak takdim etmesi rf kavramsal erevesi dna tardn gstermekte, ayrca Eb Ysufa, Eer nas rften mtevellit ise rfe itibar edilir szn nisbet ederken Ziya Gkalpi izlemekle yetinmesi, stelik icm ve istihsan delillerini rfe indirgeyen ifadeler kullanmas rfn nemine yapt vurguyu zayflatmaktadr. Deerlendirme. Kitap ve Snnetteki dzenlemelerin snrl, hayat olaylarnn snrsz olmas vkas karsnda bu iki kaynakla uyumlu fkh zmler retmek zere kendi iinde tutarl metotlar erevesinde ictihad etmenin kanlmaz olduuna dikkat eken fakihler, yer yer slmn evrenselliini ve son din olma zelliini de vurgulayarak hangi dnemde veya corafyada olursa olsun toplumun ihtiyalarna kaytsz kalnamayacan ve retilecek zmlerin baarsnn sosyal gereklikle uyumuna bal

olduunu ifade ederler. slmn ter siyasetiyle rten bu yaklam fkh hkmlere etkisi balamnda rf ve dete youn atflar yaplmasna imkn salamakla birlikte deliller teorisi iinde rfe zel bir yer verilmesi sonucunu dourmamtr. rf ve detin fkhtaki yeriyle ilgili ada yaynlardan genellikle rfn mstakil bir delil sayld, stelik fkh usul eserlerinde zel olarak incelendii izlenimi edinilirse de usul literatrnn rf edille-i eriyye arasna yerletirmeme hususunda bilinli bir tercihe sahip olduu aktr. Bu durumun iyi analiz edilebilmesi ncelikle fkh usulnce tannan er deliller iinde mahiyeti bakmndan kaynak nitelii tayanlarn son tahlilde Kitap ve Snnete dahil olduuna, bu iki kaynak kapsamnda mtalaa edilemeyenlerin ise mahiyeti itibariyle kaynak nitelii tamadna dikkat edilmesi gerekir. Bir baka anlatmla rfn mstakil bir er delil saylmas, onu mahiyeti bakmndan kaynak nitelii tayan, fakat Kitap ve Snnet kapsamnda mtalaa edilemeyecek yegne delil konumuna getirmi olurdu. Fkh meselelerin zmnde, slmn inan ve ahlk deerleriyle yorulmu toplumun mruf-mnker anlayna ve mer vicdana Kitap ve Snnette yaplan vurgu gz ard edilmese de naslarda rfn mstakil bir delil saylmas ynnde dorudan bir atf bulunmad, ayrca slm limlerinin din sorumluluk balamnda akln kendi bana fiillerin iyilik ve ktln (hsn ve kubuh) idrak edip edemeyecei ve bu idrake sonu balanp balanamayaca, zellikle yarar dncesine (maslahat) dayal ictihad konusundaki yaklamlar dikkate alndnda usulclerce rfn byle bir konuma getirilmemesi tabiidir. rfn mstakil bir kaynak saylmas bu ynyle felsef temelden yoksun olduu gibi ictihad metodolojisi bakmndan da hakknda nas bulunmad kabul edilen bir meselede rf varsa fakihin grevinin bunun naslara aka aykr olmadn tesbitle snrl kalmas, kyas ve benzeri yollarla boluk doldurma, karlalan yeni durumlar iin mevcut hkmlere, terin amalarna ve ruhuna en uygun zm aratrma kapsnn byk lde kapanmas, ksaca ictihad faaliyetine ve bu faaliyeti zenginletiren metotlara snr getirilmesi sonucunun peinen kabullenilmesi anlamna gelirdi. Netice olarak rfn fkhtaki rolleri ve etkisinin, zellikle intikad metodun hukukun kltrel shhatini kontrol ynnde iletilmesinin slm limlerinin hukuk tefekkrnde tuttuu yerin fr eserlerindeki verilere gre deerlendirilmesi, usul asndan yaplacak deerlendirmelerde ise slm hukuk metodolojisinde delillerin iletilmesiyle ilgili temel kurgunun (bk. MASLAHAT) rfn rey, hcet, zaruret ve maslahat gibi st kavramlarla ve maksd dncesiyle irtibatnn, dolaysyla ilevini daha ok istihsan ve istislah metotlar araclyla yerine getirdiinin dikkate alnmas gerekir.

BBLYOGRAFYA

Rgb el-sfahn, el-Mfredt, arf, avd md.leri; Lisnl-Arab, arf, avd md.leri; etTarft, urf, avd md.leri; Msned, I, 379; IV, 261; bn Habb, el-Muabber, s. 309 vd.; Taber, Cmiul-beyn (kir), XIII, 330-331; Mtrd, Tevlt, VI, 146-147; Cesss, Akmlurn (Kamhv), IV, 213-214; a.mlf., el-Ful fil-ul (nr. Uceyl Csim en-Neem), Kveyt 1408/1988, IV, 183, 187, 248-249; Debs, Tavml-edille (nr. Hall Muhyiddin el-Meys), Beyrut 1421/2001, s. 404-406; bn Hazm, el-Muall (nr. M. Mnr ed-Dmak), Kahire 1350, VIII, 60, 62; Serahs, el-Mebs, VIII, 133-137; IX, 16; XII, 45, 111, 142, 196, 199; XVI, 46, 159; XIX, 39-41, 117-119; XXII, 63; XXIII, 17, 36, 85; XXIV, 30; a.mlf., el-Ul (nr. Ebl-Vef el-Efgn), Haydarbd 1372, I, 299; II, 202-203; Gazzl, el-Mstaf, Bulak 1324, I, 277-278, 325-326; Ksn, Bedi, V, 72; VII, 69, 72, 395; zzeddin bn Abdsselm, avidl-akm, Beyrut

1410/1990, I-II, tr.yer.; ehbeddin el-Karf, Fur, Kahire 1347, I, 171-178; III, 85-86, 148-152, 283-288; a.mlf., eru Tenil-ful, Kahire 1306, s. 198, 200; a.mlf., el-km (nr. Abdlfetth Eb Gudde), Halep 1387/1967, s. 231-243, 249; a.mlf., e-are (nr. Muhammed B Hubze), Beyrut 1994, XI, 12; Ebl-Berekt en-Nesef, el-Mstaf, Sleymaniye Ktp., Ftih, nr. 1846, vr. 5a, 37b, 115b, 131b-132a, 194b, 200b-201a, 215b, 234b, 235b; a.mlf., Kefl-esrr, Beyrut 1406/ 1986, II, 290-300; bn Kayyim el-Cevziyye, lml-muvan (nr. Th Abdrraf Sad), Beyrut, ts. (Drl-cl), III, tr.yer.; tb, el-Muvfat, II, 279-323; Burhneddin bn Ferhn, Tebratl-kkm, Kahire 1301, II, 63-72; bn Selmn, el-dl-munaam (bn Ferhn, Tebratl-kkm iinde), I, 29-34; Aleddin et-Trablus, Munl-kkm, Kahire 1393/1973, s. 128-130; Bedreddin el-Ayn, Umdetl-r, Kahire, ts. (dretl-tbatil-mnriyye), XII, 16-19; bn Emru Hc, et-Tarr, Bulak 1316, I, 282-285; Syt, el-Ebh ven-neir (nr. Muhammed elMutasm-Billh el-Badd), Beyrut 1407/1987, s. 182-199; bn Nceym, el-Ebh ven-neir (Ahmed b. Muhammed el-Hamev, amz uynil-beir iinde), I, 295-324; Ahmed b. Muhammed el-Hamev, amz uynil-beir, Beyrut 1405/1985, I, 295-324; bn bidn, Mecmatr-resil, II, 114-147; A. Pache, La coutume et les usages dans le droit priv positif, Lausanne 1938, s. 33-35, 255-259; Ahmed Fehm Eb Snne, el-Urf vel-de f reyil-fuah, Mekke 1947; Farhat J. Ziadeh, Urf and Law in Islam, Studies in Honour of P. K. Hitti (ed. J. Kritzeck - R. B. Winder), New York-London 1959, s. 60-67; M. Eb Zehre, Mlik: ayth ve arh rh ve fhh, Kahire 1963-64, s. 420; Mustafa Ahmed ez-Zerk, el-Medall-fh elm, Dmak 1387/1968, II, 832-940; Abdlazz el-Hayyt, Naariyyetl-urf, Amman 1397/1977; Vecdi Aral, Hukuk ve Hukuk Bilimi zerine, stanbul 1979, s. 83-86, 97-98, 100-105, 202-205; Ziya Gkalp, Makaleler VIII (haz. Ferit Ragp Tuncor), Ankara 1981, s. 16-71; a.mlf., Fkh ve ctimiyyt, slm Mecmuas, I/2, stanbul 1330-32, s. 40-44; a.mlf., ctim Usl-i Fkh, a.e., I/3 (1330-32), s. 84-87; a.mlf., Hsn ve Kubuh, a.e., I/8 (1330-32), s. 228-230; a.mlf., rf Nedir?, a.e., I/10 (1330-32), s. 290-295; brahim Kfi Dnmez, slm Hukukunda Kaynak Kavram ve VIII. Asr slm Hukukularnn Kaynak Kavram zerindeki Metodolojik Ayrlklar (doktora tezi, 1981), Atatrk niversitesi slm limler Fakltesi, s. 197-237; a.mlf., el-Urf fil-fhil-slm, Mecellet Mecmail-fhil-slm, V/4, Cidde 1409/1988, s. 3297-3369; Abdlvehhb Hallf, Medirt-teril-slm fm l naa fh, Kveyt 1402/1982, s. 145-149; Uceyl Csim enNeem, el-Msterin ve medirt-teril-slm, Kveyt 1404/1984, s. 177-199; mer b. Abdlkerm el-Cd, el-Urf vel-amel fil-mehebil-Mlik, Rabat 1404/1984; Mehmet ener, slm Hukukunda rf, zmir 1987; Selahattin Kyc, slm Hukukunda rf ve det, stanbul 1990; Yasemin Ikta, Hukukun Kayna Olarak rf ve det Hukuku, stanbul 1992; Ahmed b. Ali Sr elMbrek, el-Urf ve eerh fi-era vel-nn, Riyad 1412/1992; Ali Osman Ate, slma Gre Cahiliye ve Ehl-i Kitab rf ve detleri, stanbul 1996; Recep entrk, slm Dnyasnda Modernleme ve Toplumbilim, stanbul 1996, s. 297-333, 339-429; Salim zer, Eb Zeyd edDebsnin el-Esrr fil-Usli vel-Fur Adl Eserinin Tahkik ve Tahlili (doktora tezi, 1997), E Sosyal Bilimler Enstits, II, 795, 909, 928-929; dil b. Abdlkdir b. Muhammed Vel Kte, elUrf: ucciyyeth ve eerh f fhil-mumeltil-mliyye indel-anbile, Mekke 1418/1997; H. Gerber, Islamic Law and Culture: 1600-1840, Leiden 1999, s. 105-115; Mehmet Boynukaln, Fkh Usulnde Yenilenme htiyac ve Ortaya kard Tartmalar (doktora tezi, 1999), M Sosyal Bilimler Enstits, s. 160-176; Sami Erdem, Tanzimat Sonras Osmanl Hukuk Dncesinde Fkh Usl Kavramlar ve Modern Yaklamlar (doktora tezi, 1999), M Sosyal Bilimler Enstits, s. 68-252; lker Grkan, Hukuk Sosyolojisine Giri, Ankara 1999, s. 18-25, 5184; Ali Bakkalolu, Hanef Mezhebinde stihsan Tipleri, anlurfa 2002, s. 185-211; M. Akif Aydn,

Trk Hukuk Tarihi, stanbul 2005, s. 69-82; Halim Sbit, ctimi Usl-i Fkh, slm Mecmuas, I/5 (1330-32), s. 145-150; a.mlf., rf-Marf, I/10 (1330-32), s. 304-311; I/11 (1330-32), s. 322-325; I/12 (1330-32), s. 345-357; II/14 (1330-32), s. 418-425; Mustafa eref, tim Usl-i Fkh Nasl Teesss Eder, a.e., I/6 (1330-32), s. 162-166; M. Rumelin, rf ve detin Balayc Kudreti, stanbul Barosu Mecmuas, XIII, stanbul 1939, s. 366-369; Halil nalck, Osmanl Hukukuna Giri: rf-Sultn Hukuk ve Fatihin Kanunlar, SBFD, XIII/2 (1958), s. 102-126; a.mlf., rf, A, IX, 480; Adnan Griz, ngiliz Hukukunda rf ve det Kaidelerinin Meriyeti Meselesi, Adalet Dergisi, LIV/1-2, Ankara 1963, s. 49-53; Mohamed el-Awa, The Place of Custom (Urf) in Islamic Legal Theory, IQ, XVII/3-4 (1973), s. 176-182; Abdlkadir ener, ctimai Usul-i Fkh Tartmalar, A slm limleri Enstits Dergisi, V, Ankara 1982, s. 231-247; Muhammad Y. Faruqi, Consideration of Urf in the Judgements of the Khulaf al Rashidn and the Early Fuqah, The American Journal of Islamic Social Sciences, IX/4, Herndon 1992, s. 482-498; Mohammad Zain bin Haji Othman, The Status of Urf in Islamic Law, IIUM Law Journal, III/2, Selangor 1993, s. 40-51; B. Johansen, Coutumes locales et coutumes universelles aux sources des rgles juridiques en droit musulman hanfite, AIsl., sy. 27 (1993), s. 29-35; G. Libson, On the Development of Custom as a Source of Law in Islamic Law, Islamic Law and Society, IV, Leiden 1997, s. 131-155; a.mlf., Urf, EI (ng.), X, 887-888; J. Schacht, eriat, A, XI, 433-434. brahim Kfi Dnmez Osmanl Devletinde. Bir hukuk terimi olarak rf padiahn ynetme ve icra etme yetkisini ifade eder. Padiahn emir ve fermanlaryla oluan hukuka da rf hukuk ad verilir. rf hukuk bir kanun hukukudur. Dvn- Hmyunda rf hukuktan sorumlu ye olarak yer alan niancya mft-i knn denilmesinin sebebi de budur. slm hukukunun kaynaklarndan olan rf ile rf hukukun esas olan rf arasnda yakn bir alka vardr. Ebl-Berekt en-Nesefden balayarak Sirceddin el-Gaznev el-Hind ve bunlardan nakleden bn bidne kadar rf akl yoluyla herkesin benimsemi olduu, insan tabiatna uygun olan ey diye tanmlanmtr. Benzer tanm Seyyid erf el-Crcnde de yer alr (et-Tarft, urf md.). Osmanl kaynaklarnda rf hukuk anlamna gelecek ekilde rf kelimesine ilk defa yer veren Dursun Bey, er hukuku vahye ve nakle dayanan hukuk eklinde tanmladktan sonra rf yle tarif eder: Yani bu tedbir ol mertebe olmazsa belki mcerret tavr- akl zere nizm- lem-i zhir iin mesel tavr- Cengiz Han gibi olursa sebebine izfe ederler, siyset-i sultn ve yasa- pdih derler ki rfmzce ona rf derler (Trh-i Ebl-Feth, s. 12). Dursun Bey burada rf hukuk tabirini deil rf kelimesini kullanm ve rfe bu genilikte bir anlam yklemitir. Bu tanmda vurgulanan ilk unsur fukahann da rf tanmlarken ne kard akl unsurudur ve her iki tanmn ortak noktas akla yaplan atftr. kinci tanmda ayrca devlet bakannn iradesinden sz edilmitir ki bu, rf ve det hukukuyla rf hukuku birbirinden ayran temel lttr. rf hukukun sadece Osmanllara has olmad, dier Trk ve slm devletlerinde de bulunduu bilinmektedir. Tre, tzk, yasa, yasak tabirleri slmiyetten nce ve sonra kullanlmaya devam etmitir. Uygurlarda bunlarn yannda yang, yusun ve devlet rf mnasnda il yang terimleri

kullanlmtr (zgi, s. 76). Memlklerde, randa ve Hindistandaki slm devletlerinde farkl adlar tasa da bir rf hukukun varl bilinmektedir. Malaya adalarnda grlen ve adna adat hukuku denilen bir rf hukuk eidi de belirtilmelidir (A, I, 130). Osmanl rf hukukunun er hukukun karsnda laik bir yap arzettiinin ileri srlmesi isabetli deildir. rf sultann snrsz yasama yetkisi anlamna da gelmez. Esasen slm hukuku rf ve det, sedd-i zeri, maslahat ve istihsan gibi hukuk kaynaklaryla devlet bakan veya kanun koyucuya yasama alannda geni yetkiler vermitir. Yine tazr gibi ceza hukuku, teklf-i rfiyye gibi vergi hukuku, mr arazi gibi eya hukuku ve anayasa hukukuyla idare hukuku alanlarnda lke ihtiyacnn ve kamu dzeninin gerektirdii dzenlemeleri yapmak devlet bakanna braklmtr; slm hukuk literatrnde buna siyset-i eriyye ad verilir. Dier taraftan slm dininde ruhban snfnn olmamas, devletin inan ve ibadetlere byk oranda karmamas sebebiyle seklerizm ya da laisizme ihtiya duyulmamtr. Osmanl hukuk yapsnda seklerlik veya dinle devletin bamszlndan sz etmek yerine yasama alannda padiahn eriatn kendisine tand yetkileri ne lde kullandndan bahsetmek daha isabetlidir. Bu erevede deerlendirildiinde Osmanl rf hukukunun zaman zaman su-ceza dengesini gzetmeyen ar tazr cezalar ve karde katli uygulamas gibi baz istisnalar dnda slm hukuk sistemi iinde bulunduu grlecektir. Osmanl Devletinde rf hukukun ortaya knn slm hukukunun teekkl biimiyle ve Osmanl Devletinin iinde bulunduu siyas, idar ve hukuk artlarla yakn ilikisi bulunmaktadr. Emevlerin hilfet idaresini saltanata evirmesiyle birlikte fukahann ilm almalarn daha ziyade zel hukuk alannda younlatrmas, anayasa ve idare hukuku gibi kamu hukuku alanlarnda zamanla oluan boluklarn devlet bakanlarnca doldurulmas sonucunu dourmutur. Devlet adamlar ok defa hukukularn kendilerini snrlayacak zmleriyle bal kalmak istememitir. Dier nemli bir sebep olarak ictihad kapsnn kapand kanaatinin yaygn biimde yerlemesi gsterilebilir. slm hukukunun nas tarafndan ayrntl ekilde dzenlenmemi alanlarda devlet bakanna belirli bir takdir hakkn tanm olmas, Osmanl padiahlarna tazr grubu su ve cezalarn tesbiti ve teklf-i rfiyye denilen vergilerin konmas hususunda uygun bir zemin hazrlamtr. Yine Osmanl Devletinin iinde bulunduu siyas, mal, idar ve asker artlar devletin bu artlara uygun hukuk dzenlemeler yapmasn gerekli klmtr (Aydn, s. 76-77). er hukukun nastan kaynaklanan kurallar deimez nitelikte iken rf hukuk kurallar btnyle deiebilir niteliktedir. Hezarfen Hseyin Efendinin Telhsl-beynda belirttii gibi (s. 118), Her asrn bir rf ve her rfn bir muktezs olur. Zorunluluk ve ihtiyalar sonucu ekillenen hukuk esaslar padiah iradesinin bunlara eklenmesiyle kanun haline gelmekte ve uygulamaya girmektedir. Padiahlar tarafndan konulan kanunlarn yrrllk sreleri de kural olarak bunlarn saltanat sreleriyle snrldr. Her padiah deiikliinde kalmas istenen kanun ve imtiyazlarn yenilenmesi gerekmektedir. Klasik dnemde asker (ynetenler) ve rey (ynetilenler) denilen iki gruptan meydana gelen Osmanl toplumunda askerler de ehl-i er ve ehl-i rf adyla ikiye ayrlmt. Padiahn idar, icra ve asker yetkilerini temsil eden ve kullanan ulem dnda kalan grevlilere ehl-i rf ad verilmitir. Seyfiye ricli de denilen ehl-i rf daha ok kul meneli olan, Enderun veya Acemi Olanlar Mektebinden yetiip sadrazamla kadar ykselebilen yneticilerden olumakta idi (bk. EHL-i RF). Osmanl hukukunun ve slm hukuk tarihinin ilk resm tedvini olan Mecellede rfle ilgili

birok madde bulunmaktadr. Mecelle hukuk bir kaynak olarak rf ile det arasnda bir fark olmadn, det muhakkemdir, yani hkm-i eryi ispat iin rf ve det hakem klnr maddesiyle gstermitir. XIV ve XV. yzyllarda etkin biimde kullanlan rf hukuk zellikle XVI. yzyldan itibaren etkinliini yitirmeye balam ve er hukukun hkimiyeti pekimitir. Baz kanunnme maddelerinde nianclar tarafndan yaplan, Emr-i er muteberdir; kanunu yoktur eklinde tashihler yer almaya balamtr. Ehl-i er ile ehl-i rf arasndaki mcadelenin, dier bir ifadeyle yrtme ile yarg gleri arasnda egemenlik alann geniletme mcadelesinde er hukukun temsilcilerinin gittike daha etkili hale geldii grlmektedir. rf ve rf-i marf tabirleri ikence anlamnda da kullanlmtr. Kelimenin Arapa tefl babndan kazand mnada tehdit etme ve korkutma anlamlar da mevcuttur. Osmanllarn isimlendirmesi bu kkene dayanyor olmaldr. Kanunnmelerde rfn bu anlamda kullanlmasna rnek olarak II. Bayezidin Umumi Osmanl Kanunnmesinde, Ve eer rfle bir kimesnenin hrszl sabit olursa kad olan ehl-i rfe hccet vere (Akgndz, II, 44), Aydneli Siyasetnmesinde, Ve ol yerde ki er ile sabit olmayp rf ile ola, mezkr siyasetnme mcibince hrszn hakkndan geleler (a.g.e., II, 169) ifadeleri verilebilir. Mhimme defterlerinde ve eriyye sicillerinde rfn bu anlamda kullanm yaygndr (Akman, s. 83-87).

BBLYOGRAFYA

Knnnme-i Suln ber Mceb-i rf-i Osmn (nr. R. Anhegger - Halil nalck), Ankara 1956, tr.yer.; Tursun Bey, Trh-i Ebl-Feth (nr. A. Mertol Tulum), stanbul 1977, s. 12; Hezrfen Hseyin Efendi, Telhsl-beyn f Kavnn-i l-i Osmn (haz. Sevim lgrel), Ankara 1998, s. 118, 198, 205; bn bidn, Mecmat resili bn bidin, [bask yeri ve tarihi yok] (Dru ihyittrsil-Arab), II, 112-145; Barkan, Kanunlar, s. XIII-XX, ayrca bk. ndeks; a.mlf., Osmanl mparatorluu Tekilat ve Messeselerinin erilii Meselesi, Hukuk Fakltesi Mecmuas, XI/34 (1945), s. 218; Sadri Maksudi Arsal, Trk Tarihi ve Hukuk, stanbul 1947, s. 79, 288, 400; U. Heyd, Studies in Old Ottoman Criminal Law (ed. V. L. Mnage), Oxford 1973, s. 168-171; a.mlf., Eski Osmanl Ceza Hukukunda Kanun ve eriat (trc. Selahattin Erolu), AFD, XXVI (1983), s. 633-652; zkan zgi, Uygurlarn Siyasi ve Kltrel Tarihi: Hukuk Vesikalarna Gre, Ankara 1987, s. 76; Ahmet Akgndz, Osmanl Kanunnmeleri ve Hukuk Tahlilleri, stanbul 1990-96, I-IX, tr.yer.; Yasemin Ikta, Hukukun Kayna Olarak rf ve Adet Hukuku, stanbul 1992, tr.yer.; M. Akif Aydn, Trk Hukuk Tarihi, stanbul 2005, s. 69-81, ayrca bk. tr.yer.; H. Gerber, Islamic Law and Culture: 1600-1840, Leiden 1999, s. 105-115; J. R. Bowen, Islam, Law and Equality in Indonesia: An Anthropology of Public Reasoning, Cambridge 2003, tr.yer.; Mehmet Akman, Osmanl Devletinde Ceza Yarglamas, stanbul 2004, s. 59-61, 83-87, 124; Halil nalck, Osmanl Hukukuna Giri, SBFD, XIII/2 (1958), s. 102-126; a.mlf., rf, A, IX, 480; Mustafa Avc, Hukuk Tarihimizde Hukuka Aykr Deliller Sorunu: kence (rf-i Maruf Uygulamas), TDA, sy. 147 (2003), s. 45-76; Adnan Koum, Osmanl rfi Hukukunun slm Hukukundaki Temelleri, S

lhiyat Fakltesi Dergisi, sy. 17, Konya 2004, s. 145-160; R. A. Kern, Adat Hukuku, A, I, 130; I. Goldziher, det, a.e., I, 137; G. Libson, Urf, EI (ng.), X, 887-888; F. H. Stewart, Urf, a.e., X, 888-892; Hayreddin Karaman, det, DA, I, 369-373. Mehmet Akman

RF MAHMUD AA
(. 1192/1778 [?]) Osmanl tarihisi, air ve hattat. 1116 (1704) ylnda Edirnede Bevvb Sinan mahallesinde dodu. Babas, Edirne Bostanc Oca bostancbalarndan olup 1704 ve 1710 yllarnda bu grevde bulunan ve 1131de (1719) len Suhte Hac Ali Aadr. Bundan dolay Aazde lakabyla tannr. Dedesi Medine kadlarndan Lutfizde Mehmed Efendidir. Edirnede yetiti. Baba mesleine girdi, bu arada dnemin nl hattatlarndan hsn-i hat dersleri grd ve iczet ald. Bostanc Ocanda ustalk ve blkbalk yapt, kethdla kadar ykseldi. Babasnn lm zerine Edirne bostancbal grevini beklediyse de bu emeline kavuamad. Emekliye ayrldktan sonra birka defa stanbula da giderek uygun bir grev talebinde bulundu, ancak isteini elde edemeden Edirneye dnd. 1728de Sadrazam Nevehirli Damad brhim Paa tarafndan Burgostaki (Lleburgaz) brhim Hanzde evkaf mtevelliliine getirildi. 1730 Patrona syannda Nevehirlinin adam olduu sulamasyla bu grevinden alnd. Ardndan Elhac Tiryki Mehmed Paa onu Edirne gmrk eminliine tayin etti. Sadrazam Divitdr Mehmed Paaya yazd bir kasidede baba meslei bostancbalk talebini tekrarlad, fakat bu greve getirilmedi. Bu arada eini ve iki gn ierisinde be ocuunu kaybetti, duygularn Mahabbetnme adl mesnevisinde dile getirdi. Glen tarikatna mensup olan rf Mahmud Aaya zamannn nemli mutasavvf ve airlerinden Hasan Sez-yi Glennin mektuplar vardr. Vefat tarihi ihtilfl olup 1186dan (1772) sonra ld nakledilmektedir. Mezar tan grdn belirten Rifat Osman ise 1192 (1778) tarihini verir (Edirne Rehnms, s. 105). Mefhmt-tevrhin ilk cildinin banda mehul bir kii tarafndan 1185te (1771) ld kaydedilmitir. Rifat Osmana gre eyhi elebi Camii civarnda, Bursal Mehmed Thire ve Peremeciye gre ise stanbul yolu zerinde Nzr emesi Kabristanna defnedilmitir. Eserleri. 1. Divan. Divann ilk tertibi 1148 (1735) ylna aittir. rf daha sonra yazd iirleri de ekleyerek 1168 (1755) ylnda eserini yeniden dzenlemitir. ada Rmiz Efendinin nesre ve iire kadir, hosohbet biri olarak niteledii rfnin (Rmiz ve db- Zurafs, s. 220) gazel arlkl divannda Edirne konulu manzumelerin okluu dikkati eker. Eserin be nshasnn varl bilinmekte, Sleymaniye Ktphanesi Esad Efendi nshasnn mellif hatt olduu anlalmaktadr (Ktk, XI/26 [2004], s. 192-197). 2. Mahabbetnme. Mesnevi tarznda kaleme alnan bir hasbihalidir. Bir nshas mellifin Bery- ehr-i Edirne, Leyl v Mecnn, Nashatnme adl eserlerinin de bulunduu Edirne Selimiye Ktphanesinde kaytl (TY, nr. 2195) yazmann ierisindedir. Baz kaynaklarda bu eserler de Mahabbetnme zannedilerek eserin 412 varak olduu belirtilmise de Mahabbetnme 149, Leyl v Mecnn 216, Nashatnme 47 beyittir (Grgendereli, sy. 6 [2002], s. 89). air, kendi akn hasbihal eklinde samimi duygularla anlatrken lmle gelen ayrl Leyl ile Mecnnun bana gelenlere benzeterek teselli bulur. Eserin dili sade, slbu akc ve aktr. Mahabbetnme, Mberra Grgendereli tarafndan yaymlanmtr (lm Aratrmalar, sy. 6 [2002], s. 94-105). 3. Leyl v Mecnn. Muhtemelen Mahabbetnmeyi tamamlayan bir mesnevidir (Edirne Selimiye Ktp., TY, nr. 2195, vr. 89b-96a). rf bu eserinde Nizm-i Gencev, Cm ve Htif gibi airlerden etkilenmitir. Leyl v Mecnnun

mstakil yazmas Atatrk niversitesi Ktphanesinde kaytldr (Seyfeddin zege Blm Agh Srr Levend Kitaplar, nr. 442). Bu eser de Mberra Grgendereli tarafndan neredilmitir (lm Aratrmalar, sy. 14 [2002], s. 79-82). 4. Nashatnme (Pendnme). Bilinen nshalar Edirne Selimiye Ktphanesindeki yazmann (TY, nr. 2195) 96b-98a, divann iinde Pend-i Abd-i Prkusr rf bal altnda stanbul niversitesindeki nshann (TY, nr. 411) 7b-9a varaklar arasndadr. Rifat Ktke gre Nashatnme mstakil bir eser olmayp divandaki manzumelerden biridir (Atatrk niversitesi Trkiyat Aratrmalar Enstits Dergisi, XI/26 [2004], s. 209-210). 5. Mefhmt-tevrh. rfnin yaratltan balayarak 1170 (1757) ylna kadar getirdii genel tarihidir. Mellif eserini devlet adamlarna gemiten ibret almalarn hatrlatarak t vermek, mansb talebi iin yzsuyu dkmenin bouna olduunu vurgulamak ve hayr dua ile anlmak iin 1171 (1757-58) ylnda kaleme aldn belirtir. Mefhmt-tevrhin Millet (Ali Emr Efendi, Tarih, nr. 557, 558) ve Topkap Saray Mzesi (Emanet Hazinesi, nr. 1431) ktphanelerinde kaytl iki cilt halinde nshalar vardr. Ali Emr Efendi nshas mellif hattyladr. Mefhmt-tevrh orijinal bir kaynak deil bir derlemedir. 6. Bery- ehr-i Edirne. Mefhmt-tevrhin I. cildinin iinde bulunan Der Vasf- ehr-i Edirne balkl ksmn (vr. 145a-149b) geniletilerek mstakil kitap haline getirilmesinden olumutur 1174te (1760-61) telif edilen ve bir sre sonra III. Mustafaya sunulan eserin balca kayna rfnin szn etmedii Abdurrahman Hibrnin Ensl-msmirnidir. Kitabn orijinal ksmlar mellifin babasnn ve kendisinin ahit olduu olaylar ve baz hadiseler iin drd tarihlerdir (bk. ENSl-MSMRN). Rifat Osman ve Osman Nuri Peremeci, eserin Trh-i Cevr elebi adyla basldn (stanbul 1291-1292) sylerlerse de Orhan Kprlnn tesbitine gre (TD, I/1 [1949], s. 53 vd.) Cevr Trihi sadece rfnin tarihine dayanmayp Peev Trihinden, Silhdar Mehmed Aann Nusretnmesinden ve ksmen Trihinden faydalanlarak kaleme alnmtr. zege de Trh-i Cevr elebinin mellifini Mahmud rfan b. Elhc Ali olarak gstermitir (Katalog, IV, 1738). Gerekten Trh-i Cevr elebi, Osmanl tarihinin eitli olaylarnn dzensiz biimde bir araya getirilmesinden olumu bir derlemedir. Edirne tarihiyle ilgili ksm (I, 6-39) dnda eserde Kann Sultan Sleyman devrinin ehzade olaylar, II. Selimin vefat ve III. Muradn clsundan itibaren eitli olaylar geliigzel anlatlmtr. Baz olaylar iin kaynak olarak eserde Hoca Sadeddin Efendi ile Nam Mustafann adlar da zikredilir. Ancak Edirne ile ilgili blmn tek kayna rfnin Bery- ehr-i Edirnesi olmaldr. Nitekim Cevr, rfnin baz ifadelerini aynen eserine almtr. Bu ifadeler, Orhan Kprlnn Cevrnin rfden deil dorudan Hibrden faydaland hkmn (TD, I/1 [1949], s. 64) cerhetmektedir. Ayrca rfden ok nce yaayan, Abdurrahman Hibr ile ada olan ve 1065 (1654) ylnda len divan airi Cevr brhim elebinin Trh-i Cevr elebi adl eserle ilgisinin bulunmas mmkn deildir. Bery- ehr-i Edirnenin baz ktphanelerde ve ahslarn elinde yedi nshasnn bulunduu bilinmektedir (Ktk, XI/26 [2004], s. 200-204). stanbul niversitesi Ktphanesinde kaytl nsha (nr. 3612) mellif hatt olup msvedde halindedir. Eser Edirnenin fethi, saraylar, Edirne Bostanc Oca, bata camiler olmak zere tarih binalar, Fetret devri olaylar, Edirne Vakas, Edirne kadlar, airleri, III. Mustafann clsu, Emetullah Sultann doum enlii gibi konular ierir. Pek ok bilgi yanll ihtiva eden Bery- ehr-i Edirne, Rifat Osman ve ada baz tarihiler tarafndan kaynak olarak kullanlmtr. Eserin orijinal ksmlar Edirne Bostanc Oca, 1703 Edirne Vakas, 1746 yangn ve 1752 depremi hakknda verdii bilgilerdir. Tarih drmede byk mahareti olan rf Mahmud Aa Edirnede saray, eme, kpr, cami, dergh, kale, mektep gibi mimari eserlere tarih drmtr (Onur, tr.yer.).

BBLYOGRAFYA

Aazde rf Mahmud Aa, Mefhmt-tevrh, Millet Ktp., Ali Emr, Tarih, nr. 557, 558; a.mlf., Bery- ehr-i Edirne, Ktp., TY, nr. 3612; Trh-i Cevr elebi, stanbul 1291-92, I-II, tr.yer.; Sez-yi Glen, Mektbt- Hazreti Sez (s.nr. Cezair Yarar), stanbul 2001, s. 185-187; Rmiz ve db- Zurafs: nceleme-Tenkidli Metin-ndeks-Szlk (haz. Sadk Erdem), Ankara 1994, s. 220; Mstakimzde, Tuhfe, s. 513; Sicilli Osmn, III, 454; Osmanl Mellifleri, III, 5-6; Rifat Osman, Edirne Rehnms, Edirne 1336, s. 105; a.mlf., Edirne Saray (nr. A. Sheyl nver), Ankara 1989, s. 23, 45-46, 99-117; Osman Nuri Peremeci, Edirne Tarihi, stanbul 1939, s. 168-169, 272; Karatay, Trke Yazmalar, I, 257-258; Tayyib Gkbilgin, Edirne Hakknda Yazlm Tarihler ve Ensl-msmirn, Edirne: Edirnenin 600. Fetih Yldnm Armaan Kitab, Ankara 1965, s. 79, 113; Oral Onur, Edirne Trk Tarihi Vesikalarndan Kitabeler, stanbul 1972, s. 43-44, 84, 161, 182, 199, 213, 250-251; Agh Srr Levend, Trk Edebiyat Tarihi, Ankara 1973, s. 47; a.mlf., rfnin Leyla ve Mecnnu, TDl., sy. 12 (1952), s. 17-20; zege, Katalog, IV, 1738; Babinger (ok), s. 236, 333; Gnay Kut, Edirne Selimiye Ktphanesindeki Trke Yazmalar zerine, TUBA, III (1979), s. 271; Orhan F. Kprl, Cevr Tarihinin Mahiyet ve Kymeti, TD, I/1 (1949), s. 47-66; Mberra Grgendereli, rf Mahmud Aa ve Mahabbetnme Mesnevsi, Trk Kltr ncelemeleri Dergisi, sy. 6, stanbul 2002, s. 85-106; a.mlf., Edirneli rfnin Leyl ve Mecnnu, lm Aratrmalar, sy. 14, stanbul 2002, s. 79-82; Rfat Ktk, Edirneli rf Mahmud Aann Hayat ve Eserleri, Atatrk niversitesi Trkiyat Aratrmalar Enstits Dergisi, XI/26, Erzurum 2004, s. 183-210; smet Parmakszolu, rf Mahmud Aa, Aazde, TA, XXVI, 272-273; rf Mahmud Aa, TDEA, VII, 193. Abdlkadir zcan

RF-i RZ
() (. 999/1591) ranl air. 963 (1556) ylnda razda dodu. Asl ad Cemleddin Muhammeddir. razda idar ve hukuk grevler stlenen babas Zeynelbidn Ali Belevnin mesleine nisbetle rf mahlasn kullanmtr. Baz tezkire kitaplarnda seyyid diye nitelendirilmise de bunun doru olmad sylenmitir (Hccet, IV, 1760). razda renim gren rf hat ve msikide maharet kazand. Kk yandan itibaren iire olan meyli onu iir meclislerine sevketti. Tarh-i rz, Kadr-i rz ve Molla Gayret gibi air ve ediplerin meclislerine katlarak iir yeteneini gelitirdi. Edeb ve ilm faaliyetleri destekleyen Safev hkmdarlar I. Tahmasb ile I. Abbasn iir meclislerinde yer ald. Bu meclislerde okunan Bb Fignnin gazellerinden etkilendi ve balangta gazele yneldi. Gururlu, sert ve uyumaz mizacndan dolay evresiyle geinememesi, ayrca yakaland bir hastalktan dolay yznde meydana gelen ekil bozukluu sebebiyle toplum nne kamamas onun lkesinden ayrlmasna sebep oldu. Bbr saraynda edeb evrelerin sahip olduu itibarn da etkisiyle 989da (1581) nce Ahmednagara, ardndan Grkanllarn merkezi Fetihpr Sikriye gitti. Burada Ekber ah saraynn nde gelen airlerinden Feyz-i Hind ile karlat. Feyz kendisini sarayn melik-uars Meshuddin Ebl-Feth Glnyle tantrd. Onun araclyla sanat sever kumandan Abdrrahm Hn- Hnnn hizmetine girdi. Bu yolla Ekber aha ve ehzade Selime yaknlk salad. Ekber ahn Kemir seferi mnasebetiyle yazd ade-i Kemriyyeyi ona sundu ve hayatnn sonuna kadar sarayda kald. 999da (1591) Lahorda dizanteri hastalndan ld ve orada defnedildi, naa otuz yl sonra Necefe nakledildi. Daha sonraki tezkire yazarlar onun zehirletilerek ldrldn kaydeder (Agha Muhammed Ali, III [1929], s. 99). rf, lmnden nce iirlerini dzenletmesi iin Abdrrahm Hn- Hnna gndermi, o da bunlar air Muhammed Ksm sfahnye vererek tertibini salamtr. Bu dzenleme sonucunda gazel, kaside, kta, rub ve mesnevilerinden oluan 14.000 beyitlik bir divan ortaya kmtr. Kasidelerinde onun tp, mantk ve felsefe ilmine de ina olduu grlr. Meir- Ram mellifi Abdlbk Nihvend 1028den (1619) sonra bu divana bir nsz yazmtr. Sebk-i Hindnin ilk temsilcileri arasnda yer alan, kendisini son derece beenen ve Enver, Hkn, Nizm ve Sad gibi nemli airleri bile hafife alan rf Sad-i rznin Dvnn istinsah etmi ve iirlerinden etkilenmitir. rf, Nizm-i Gencevnin Mazenl-esrrn taklitle Mecmaul-ebkr, srev u rnini taklitle rn u Ferhd mesnevilerini yazmsa da kendisine has mazmunlar kulland bu eserleri tamamlayamamtr. Bazlarna gre divann iinde bulunan Snme de mstakil bir eserdir. Ayrca tasavvufla ilgili manzum ve mensur bir alma olan Risle-i Nefsiyyeyi kaleme almtr. Kasidelerine yazlan erhler arasnda Mirza Can Nmnin Miftun-nikt anlabilir (Hccet, IV, 1762). Btn iirlerini ve Risle-i Nefsiyyesini bir araya getiren Klliyyt 1880de Kanprda baslm, Gulm Hseyin Cevhir (Tahran 1960, 1357 h./ 1978) ve Muhammed Veliyylhak Ensr (Tahran 1378 h.) tarafndan tahkikli neirleri yaplmtr. Divan ise ayr olarak yaymlanmtr (Tahran 1369 h.).

XVII. yzyln ikinci yarsndan itibaren Trk airlerince tannmaya balanan rf, Trk edebiyatnda etkili olmu, birok air ondan vgyle sz etmitir. Bunlarn arasnda Nef, Rm, Cevr brhim elebi, Nb, Nedm, Mnif, Erzurumlu Zihni, eyh Galib, Nigr, Leskofal Galib ve Ziy Paa gibi airler vardr. rfnin baz iirleri tahms edilmi, iirlerinden semeler yaplm ve bir ksm erhedilmitir. Erzurumlu brhim Hakk, Mecmatl-insniyye f marifetil-vadniyye adl eserinin ikinci blmnde rfnin iirlerine yer vermi, Ziy Paa, Harbtn kasideler blmne rfnin bir kasidesini koymutur. Urfal mer Nzhetin erh-i Dvn- rf, Ahmed Sabhin erh-i Dvn- rf, Adnnin erh-i Kasde-i rf adl eserinin yannda Murtaza Trabzon, Rodoszde Mehmed Emin Efendi ve Net de rfnin baz iirlerine erh yazmtr (Ylmaz, bk. bibl., Duru, sy. 26 [2003], s. 123). Nb, Farsa Dvne-i azeliyytnda rfnin bir gazelini, son dnem airlerinden Selahattin de (Ali Selahattin Yiitolu) baz iirlerini tahms etmitir (Duru, sy. 26 [2003], s. 123, 124).

BBLYOGRAFYA

Klliyyt-i rf-i rz (nr. Gulm Hseyin Cevhir), Tahran 1960, neredenin girii, s. 8-51; Abdlkdir el-Bedn, Muntakhabu-t-taw-rkh (trc. W. Haig), Delhi 1986, III, 392-395; Fahrzzamn- Kazvn, Meyne (nr. Muhammed ef), Lahor 1926, s. 175-185; Abdlbk Nihvend, Meir-i Ram (nr. Abdlhseyin Nev), Tahran 1381 h., s. 189-219; ibl Numn, irl-Acem (trc. M. Tak Fahr- D Gln), Tahran 1363 h., III, 66-111; Browne, LHP, IV, 241-249; Tebrz, Reynetl-edeb, Tebriz, ts., IV, 122-124; Hermel Sedr Nign, Prsguyn- Hind u Sind, [bask yeri yok] 1976 (Bnyd- Ferheng-i rn), s. 59-65; Saf, Edebiyyt, V/2, s. 799-814; Ahmed Temm Dr, rfn u Edeb der Ar- afev, Tahran 1372 h., I, 417-430; Hccet, rf-i rz, Dninme-i Edeb-i Frs (nr. Hasan Ene), Tahran 1380 h., IV, 17601764; Ozan Ylmaz, Urfnin Kasidelerine Yaplan Trke erhler (yksek lisans tezi, 2004), Gaziantep niversitesi Sosyal Bilimler Enstits; Agha Muhammad Ali, Urfi of Shiraz, IC, III (1929), s. 96-125; Ali Rz Zekvet Karagzl, Ter-i Avl u Efkr- rf-i rz, Marif, II/1, Tahran 1364 h., s. 129-149; Necmrred, rf-i rz, Dni, sy. 41, slmbd 1374 h./1995, s. 59-73; Necip Fazl Duru, irazdan Hindistana rfnin Sergzeti ve Klasik Trk iirinde rf-i rz, Bilig, sy. 26, Ankara 2003, s. 117-145; P. E. Losensky, Urf rz, EI (ng.), X, 892. Rza Kurtulu

RTNME
(bk. TESETTR).

RMCEK
(bk. ANKEBT).

R
() Toprak rnlerinden alnan zekt. Szlkte onda bir anlamna gelen ur (oulu ur, ar) kelimesinin Trkelemi ekli olan r fkhta toprak rnlerinden tahsil edilen zekt ifade eder. Baz arkiyatlar tarafndan rle sr dilindeki i-ru-u ve brncedeki maaer arasnda ba kurulabilecei ileri srlmse de (A, IX, 482) kelime terim anlamn Hz. Peygamberin konuya ilikin hadisindeki kullanmndan almtr (a.bk.). Toprak mahsullerinden zekt (r) verilmesinin farz oluu kitap, snnet ve icm delillerine dayanr. Genel olarak zekt mevzularna temas eden yetlerde emvl (mallar) kelimesi kullanld gibi Bakara sresinin 267. yetinde, Sizin iin yerden kardklarmzdan infak edin buyrularak zira rnlerde mal mkellefiyetin varlna iaret edilmi ve Enm sresinin 141. yetinde mslmanlara hasat gn mahsullerinin haklarn vermeleri emredilmitir. Bunlarn ilkinde geen infak edin emrinin zektn verin mnasnda olduu pek ok mfessir ve fakih tarafndan kabul edilmektedir. kinci yette yer alan hak kelimesiyle zektn m yoksa zekttan ayr bir demenin mi kastedildii, ayrca bu yetin hkmnn mensuh olup olmad tartmaldr. bn Abbastan, biri yetin mensuh olduuna, dieri toprak rnlerinden zekt emrettiine dair iki rivayet gelmitir. Tbin fakihlerinden Muhammed b. Hanefiyye, Dahhk b. Mzhim, Tvs b. Keysn, Cbir b. Zeyd, Katde b. Dime ve Sad b. Mseyyeb burada geen hak kelimesiyle zektn kastedildiini ileri srerler. Sad b. Cbeyr, Mchid b. Cebr, brhim en-Neha, At b. Eb Rebh bu kelimeyle zekttan baka demelerin kastedildii, ayrca yetin daha sonraki yetlerle neshedildii kanaatindedir (Yahy b. dem, s. 121-127). Esasen mensuh olup olmad hakkndaki tartma bu yetin Mekke dneminde inmi olmasndan kaynaklanmaktadr. Baz din ykmllklere toplumun bu ynde bilinlendirilmesi aamasnn ardndan son eklinin verildii, bu arada zektn da Mekke devrinden itibaren din bir mkellefiyet olmakla beraber mevzuu, nisab, nisbeti ve harcama yerleri gibi hususlarn Medine dneminde belirlendii dikkate alnrsa bu konuda bir neshin deil tafsil srecinin sz konusu olduu sylenebilir. Yine bu konuyla ilgili deerlendirmelerde ilk dnem limlerinin nesih kelimesini mutlak takyid, mm tahsis, mbhemi beyan, mcmeli tefsiri de iine alacak bir kapsamda kullandklar gz ard edilmemelidir. rn snnetteki dayana Hz. Peygamberin, -Toprak mahsullerinden-yamur ve nehir sularyla sulananlarda onda bir, kova ile (el emei) sulananlarda yirmide bir orannda zekt vardr hadisiyle (Buhr, Zekt, 55) benzeri ierikteki hadisleridir. te yandan slm limleri zira mahsullerde zektn farz olduu hususunda gr birlii iindedir. Deiik toplumlarda zira mahsullerden vergi alnmas veya mbedlere pay ayrlmas ve hasat zaman enlikler yaplmas sabit olmakla birlikte, baz arkiyatlarn slmdan nce Arap yarmadasnda hasattan mbedler iin vergi niteliinde pay ayrlmas ve mrik Araplarn mahsullerinden yahut hayvanlarndan bir ksmn Allah iin veya baka mbudlar adna vermeleri uygulamasyla slmdaki r arasnda ba kurup, Peygamber tamamyla uurlu bir tarzda rn ibadetle btn mnasebetlerini bertaraf etti ve ihtimal Cenb Arabistanda cereyan eden hususlarn tesiri altnda bunun bir nevi vergi gibi verilmesini istedi eklinde bir sonuca varmas (A, IX, 482) ilm bir temele dayanmamaktadr. Zira Resl-i Ekrem dneminden itibaren r asl nitelii ibadet olan zektn bir tr olarak telakki edilmi ve fkh kitaplarnda zektz-zr, zektl-hars gibi balklar altnda incelenmitir.

Vcb Sebebi ve artlar. rn vcb sebebi fiilen rn vermi arazidir. Bunun pratik sonucu, bir kimseye rn farz olduundan sz edilebilmesi iin onun topraktan elde ettii bir rnn mevcut olmas gereidir. rn vcb artlar Hanef eserleri esas alnarak iki gruba ayrlabilir. 1. Mkellefle ilgili artlar: a) Mslman olmak. Zektn bir tr olduu (ibadet nitelii tad) iin mslman olmayanlar rle mkellef deildir. Hanefler, dier zekt mallarnda zekt ykmls olmak iin akl ve bulu art koarken zira rnlerde -mal ykmllk yn ar bastndanounluun gr istikametinde olmak zere mslmanlarn velyet ve vesyeti altndaki kklerin ve akl hastalarnn malndan r verilmesi gerektiine hkmetmilerdir. Mslman olmayanlarn dinin fer hkmlerine muhatap saylp saylmamasyla ilgili usul ihtilf sebebiyle baz Mlikler mslman olmay vcb artlarndan saymayp shhat artlar arasnda zikrederler. Bir zimmnin r topra satn almas durumunda rle ykml olup olmayaca arazinin statsyle ilgili bir mesele olup tartmaldr (a.bk.). b) rnn mlkiyetine sahip olmak. Fakihlerin ounluu, r ykmll iin topraa mlik olmay art komayp elde edilen rnn mlkiyetine sahip olmay yeterli saymtr. Buna gre arazi ekilmek zere belli bir cretle kiralanmsa r kiracdan alnr. Yarclk usulyle ziraat yaplmsa arazi sahibi ve iletmeci kendi hisselerine den mahsuln zektn derler. Eb Hanfeye gre ise iki durumda da r toprak sahibinden alnr. re tbi mahsuller yetitikten sonra satlrsa r arazi sahibinden, yetimeden satlrsa satn alandan tahsil edilir. riyet yoluyla yararlanlan araziden elde edilen mahsuln zektn riyet alan der. Toprak rnlerinin zekt borcu zimmete deil mahsule bal olduundan r borcu olan bir mkellef ldnde rn mevcutsa r vrislerinden alnr. Zekt ise mkellefin lmesiyle der. Yine r topraa deil mahsule bal bir bor olduu iin r arazisi vakfedildiinde de buradan elde edilen rnden zekt verilmesi gerekir. 2. Mevzu ile ilgili artlar. rn mevzuu toprak mahsulleri olup bunlarn re tbi olmas baz artlara baldr (mahalliyet artlar). a) rnn r toprandan elde edilmi olmas. Haneflerce aranan bu art sebebiyle tarih seyri iinde arazinin statsnn ve bu hususta meydana gelen deiikliklerin incelenmesi zel bir neme sahiptir (a. bk.). b) rnn mevcut olmas. rn vcb sebebini fiilen mahsul vermi arazi oluturduu iin re konu olacak bir rnn mevcut olmas bir vcb artdr. Buna gre toprak sahibi rn elde edebilecei halde arazisini bo brakrsa veya bir fetten dolay mahsul yetimezse rle mkellef olmaz. c) rnn belirli nitelikte olmas. Hangi tr toprak mahsullerinden r verilmesi gerektii Mevzu bal altnda incelenecektir. Mevzu. Yukarda zikredilen yet ve hadisten genel olarak btn toprak rnlerinden zekt verilmesi gerektii anlalmakla beraber zekta tbi baz rnleri zellikle belirten hadisler de vardr. Shhatinde tereddt edilmeyen hadisler buday, arpa, hurma ve kuru zm zerinde younlamakta (Yahy b. dem, s. 112-113; Eb Ubeyd Ksm b. Sellm, s. 634-635), en fazla zekt tatbikatnn o devir Hicaz blgesinde dier rnlerden daha ok retilip tketildii anlalan bu drt rnle ilgili olduu grlmektedir. Ancak kaynaklarda gerek Hz. Peygamber gerekse Hulef-yi Ridn ve Emevler dneminde dier rnlerden de zekt alndn gsteren, fakat bu drt madde hakkndaki kadar kuvvetli olmayan haberler vardr (Yahy b. dem, s. 150-151; Eb Ubeyd Ksm b. Sellm, s. 667-668, 672). Bu hadis ve uygulamalarn deerlendirilmesi sonunda toprak rnlerinin hangilerinden zekt tahsil edilecei konusunda ashap dneminden itibaren farkl grler ortaya kmtr. Kaynaklarda sahbeden bn merin, tbinden Hasan- Basr, bn Srn, bn Eb Leyl ve Ms b. Talhann sadece buday, arpa, hurma ve zm re tbi saydklar, Kd reyh ve

abnin -zaruri gda maddesi olmad gerekesiyle- zm bunlardan istisna ettikleri, bn Abbas ve brhim en-Nehanin bu drt maddeye slt (bir eit arpa) ve dary, Mekhl b. Eb Mslim, mer b. Abdlazz ve Zhrnin nohut ve mercimei ilve ettikleri belirtilir (tbin fakihlerinden yaplan baka rivayetlerle birlikte bk. Yahy b. dem, s. 140-141, 142, 156; Eb Ubeyd Ksm b. Sellm, s. 634-643, 674-679). Bu delilleri deerlendiren mezhep imamlar hangi toprak rnlerinin zekta tbi olaca konusunda farkl sonulara ulamtr. Eb Hanfeye gre ot, odun, kam ve meyvesiz aalar gibi ziraat amac olmakszn yetienler dnda btn toprak rnleri zekta tbidir. Eb Ysuf ve Muhammed b. Hasan e-eybn rmeden bir sene kalabilen toprak rnlerinden zekt verilmesi gerektii, meyve ve sebzelerin ise zekttan istisna edildii kanaatindedir. mam Mlik ve fiye gre gda maddesi zelliine sahip olup bir yl saklanabilen rnler zekt mevzuudur. fi meyvelerden sadece hadiste zikri geen hurma ve zmn, Mlik bunlarn yannda zeytinin de zekta tbi olacana hkmetmitir. Ahmed b. Hanbele gre ise llebilen, kurutulabilen, dayankl gda maddeleriyle insanlar tarafndan yetitirilen -pamuk, keten gibi gda maddesi olmayanlar dahilbtn mahsullerden zekt verilmesi gerekir. Gnmzde Suudi Arabistan, rdn ve Msr gibi lkelerde Eb Hanfenin gr esas alnarak btn toprak rnleri zekta tbi saylmaktadr. Nisab. rn farz olmas iin gerekli saylan asgari rn miktar anlamna gelen nisab konusunda iki temel yaklam vardr. Sahbeden bn mer, Cbir b. Abdullah, tbinden brhim en-Neha, ab, Hasan- Basr, Sad b. Mseyyeb, At b. Eb Rebh, Zhr, Mekhl b. Eb Mslim, mezhep imamlarndan fi, Mlik, Ahmed b. Hanbel ile Eb Hanfenin iki rencisi Eb Ysuf ve Muhammed 5 veskten (hacim ls olan vesk arlk olarak hesaplandnda 653 kg.) az olan rnde zekt tahakkuk etmeyecei kanaatindedir (Yahy b. dem, s. 134-137; Eb Ubeyd Ksm b. Sellm, s. 648-649). Sahbeden bn Abbas, tbinden Zeyd b. Ali, mer b. Abdlazz, Hammd b. Sleyman, mezhep imamlarndan Eb Hanfeye gre ise toprak rnlerinde nisab art aranmaz, miktar ne olursa olsun zekta tbidir. Hanef fkh kitaplarnda Eb Hanfenin gr esas alnmtr. Toprak rnlerinde nisab artn koanlara gre kabuksuz olarak depo edilen buday ve arpa 653 kg. ve zerindeyse zekta tbidir. Eer pirin gibi kabuuyla birlikte depo edilmise nisab belirlenirken bunun iki kat esas alnr. Be veskten az rnde zekt yoktur anlamndaki hadis (Buhr, Zekt, 42) ounluk grnn dayanan oluturur. ounluk bu hadisi, -Toprak mahsullerinden-yamur ve nehir sularyla sulananlarda onda bir, kova ile sulananlarda yirmide bir orannda zekt vardr hadisinin (Buhr, Zekt, 55) aklaycs olarak kabul eder. Bir baka anlatmla ikinci hadis rn nisbetini dzenlemektedir; nisab konusunda genel ifade tayan (m) bir delil olup zel hkm iermemektedir. Birinci hadis ise nisab konusunu dzenleyen ve zel ifade tayan (hs) bir delil olup bu bakmdan dier hadisi aklamaktadr. Eb Hanfenin grn savunanlar ise Bakara sresinin 267, Enm sresinin 141. yetiyle ikinci hadisin m ifade tadn ve 5 vesk snr getiren hadisin bunu tahsis etmeye elverili olmadn belirtirler. Bu konudaki tartmalarda mmn delletinin katilii ve zannlii hususundaki ihtilfla m lafzn hs lafzla teruz etmesi durumunda izlenecek metot farkllklarnn nemli bir yere sahip olduu grlr. Gnmzde Suudi Arabistan, rdn ve Msr gibi lkelerde ounluk grne uyularak rde nisabn bulunduu kabul edilmektedir. Nisbet. r miktarn belirlerken esas alnacak oran ifade eden nisbet konuya ilikin hadiste (Buhr, Zekt, 55, yk.bk.) topra sulama ekline balanmtr. Bu sebeple Hz. Peygamber dneminden itibaren, eer toprak emek sarfedilmeden mesel yamurla veya nehir suyu ile tabii biimde sulanyorsa 1/10 (% 10), emek harcanarak veya dolap vb. aletler kullanlarak sulanyorsa 1/20 (% 5) nisbetinde zekt alnagelmitir. Bu hususta fakihler arasnda ihtilf bulunmamaktadr (Eb

Ysuf, s. 55-56). Eer hem tabii yolla hem emekle elde edilen su ile sulanyorsa nisbet hangisinin daha ok olduuna gre belirlenir. Bunlarn eit olmas durumunda Haneflere gre mkellefin lehine olmak zere 1/20 nisbeti esas alnr; ounlua gre ise nisbet 1/10un 3/4dr (% 7,5). Tohum, gbre ve ii cretleri gibi masraflar toprak rnlerinin zekt nisbeti belirlenirken dikkate alnmaz. Ancak zekt hesaplanrken nce bunlarn dlp dlmeyecei hususunda farkl deerlendirmeler vardr. Ysuf el-Kardv, konuyla ilgili baz sahb szleri ve rle ilgili naslarn gayeleri nda zellikle gnmz artlarnda nemli bir yekn tutan bu masraflarn zekt hesaplanmadan nce dlmesi gerekecei kanaatindedir (Fhz-zekt, I, 391-397). slm Konferans Tekiltna bal slm Fkh Akademisinin 120 sayl kararnda ise (22-27 Aralk 2001 tarihinde yaplan on nc dnem toplants) bu masraflarn eer bor alnarak yaplmsa zekt miktarndan dlebilecei sonucuna ulalmtr. Ayn kararda toprak mahsulleri zektnn hak sahiplerine ulatrlmasyla ilgili masraflarn zekt miktarndan dlecei belirtilmitir. Fakihlerin ounluuna gre matrah tesbit amacyla hurma ve zmn miktarnn henz dalndayken tahmin yoluyla belirlenmesi (hars) cizdir, Hanefler ise bunu ciz grmez (hars usulyle matrah tesbitinin Hz. Peygamber, Hulef-yi Ridn ve Emevler devrindeki uygulamas hakknda bk. Eb Ubeyd Ksm b. Sellm, s. 654, 656, 662; Buhr, Zekt, 54). Vcb ve Tahsil Zaman. Ekinlerin zekt Eb Hanfe ve Zfere gre taneler ortaya kt, filere gre sertlemeye balad, Eb Ysufa gre hasada msait olduu, Muhammede gre hasattan sonra deste yapld zaman; meyvelerin zekt Eb Hanfe, Zfer ve filere gre olgunlamaya baladnda, Eb Ysuf ve Muhammede gre -bir yl rmeden kalabilen meyvelerden olmak kaydyla-devirme zaman geldiinde vcip olur. Bunun tahsilinin ekinlerde harman, meyvelerde toplama ve zmlerde kesme sonras yaplaca hususunda gr birlii vardr. Hanef mezhebi mctehidlerine gre toprak rnlerinin zekta tbi olmas iin zerinden bir yl gemesi (haveln-i havl) art deildir. Bir sene iinde ka defa mahsul alnrsa her defasnda hasat zaman r alnr (r tahsil etmekle grevli olan kiiler hakknda bk. ML). Arazinin Stats. Hz. Peygamberin vefatn takiben fetihlerin hzla yaylmas sebebiyle gerek fethedilen topraklarn gerekse bunlar zerinde yaayan yerli halkn hukuk statlerinin belirlenmesi zel bir nem kazanm, sahbe Sevdn (Irak) fethi dolaysyla yeni bir boyut kazanan bu meseleyi Kuran yetleri ve Reslullahn uygulamalar nda geni biimde tartmtr. Temel delilleri Enfl sresinin 41 ve Har sresinin 6-9. yetleriyle Resl-i Ekremin tatbikat ve sahbenin deerlendirmelerinden oluan arazi-vergi ilikisi konusu mctehid imamlar dneminde belirli tasnifler yaplarak ele alnm ve bu hususta zengin bir doktrin meydana gelmitir (bk. FEY; GANMET; HARA). Genel olarak topraklar ksmda mtalaa edilmektedir. 1. Ahalisi kendiliinden mslman olan topraklarla sava yoluyla fethedilip 4/5 orannda gazilere taksim edilen topraklar. Bunlarn mlkiyeti btn mezheplere gre zerinde oturanlara ait olup toprak r arazisi adn alr. Elde edilen mahsulden sulama eidine gre onda bir veya yirmide bir orannda zekt tahsil edilir. 2. Bar yoluyla elde edilen topraklar. Yaplan anlama gerei topran mlkiyeti mslmanlarda (devlet) kalmsa hara vergisi karlnda arazinin intif hakk yerli halka verilmitir. Bu nevi arazinin sat ciz deildir, nk btn mslmanlar iin vakftr; kullancs hara demez. Eer anlama gerei mlkiyeti zerinde oturanlara verilmise bu nevi topraklar satlabilir, zira zel mlkiyete konu olmutur. Konan hara cizye hkmnde hara diye anlr. 3. Sava yoluyla ele geirilen topraklar. Mezhepler arasnda baz noktalarda gr ayrl bulunmakla

birlikte eer gaziler arasnda taksim edilmeyip yerli halkn elinde braklmsa araziye hara vergisi konaca kabul edilmitir. fi, Mlik ve Hanbel mezheplerine gre bu arazi mslmanlar iin vakf hkmndedir, yani mlkiyeti devlete aittir; Haneflere gre Hz. merin Sevddaki uygulamas topra ahalisinin mlk olarak brakma eklinde olmutur; sahipleri bu arazi zerinde satm, hibe gibi tasarruflarda bulunabilir. Harc arazinin mslmann mlkiyetine gemesi durumunda buradan elde edecei mahsul iin r vermesi gerekip gerekmedii hususu Haneflerle ounluk arasnda nemli bir gr ayrl oluturmaktadr. Bu durumda hem hara hem r verilmesi gerektiini savunan Mlik, fi ve Hanbel mezheplerinin delilleri ylece zetlenebilir: r ve hara er dayanak, sebep, mahal ve harcama yerleri bakmndan farkl iki mal ykmllktr. yle ki: r hkmnn dayanan oluturan naslar r ve harc ayrm yapmakszn mslmann elde ettii rnden r vermesinin farz olduunu gstermektedir; ictihada dayanan hara bunu engelleyemez. rn sebebi mahsul elde edilmi olmas, haracnki araziden yararlanma imknnn bulunmasdr. Nitekim topran ekmeyenden r alnmad halde ayn durumda olan hara mkellefinden hara alnmaktadr. r mahsulle, hara zimmetle ilgili bir vecbedir. r zektn sarf yerlerine harcanr, haracn sarf yerleri farkldr. Sahbe ve -krime dndaki-tbin limleri arasnda mslmann harala birlikte r vermeyeceini belirten kimse yoktur. Ayrca aksi ynde rivayetler vardr. mer b. Abdlazz, elinde hara arazisi bulunan mslmanlarn hem hara hem r demelerini emretmi (Eb Ubeyd Ksm b. Sellm, s. 126), Abdullah b. Mbrek de Mervnn yaknlarna bu ynde bir telkinde bulunmutur (a.g.e., s. 128-129). Haneflerin delilleri arasnda yer alan, Hz. merin slmiyeti kabul eden dihkana haracn demeye devam etmesini syleyip ayrca rn vermesini emretmedii rivayetini ise yle aklarlar: Halife bunu ayrca belirtme ihtiyac duymamtr, zira mslman olan kii zaten rn verir. Mslmann hara arazisinden r vermesi gerekmedii kanaatini tayan Haneflerin delilleri de yle zetlenebilir: Hz. mer, mslman olan Irakl bir blge yneticisine haracn demeye devam etmesini sylemi, ayrca rn de vermesini emretmemitir. Hz. mer ve Ali dnemlerinde mslman olan zimmlerden hara alnd bilinmektedir (a.g.e., s. 124-127); fakat sahbeden hara ve r bir arada tahsil eden olmamtr. ster dil ister zalim olsun hibir yneticinin Sevd arazisinden r ald bilinmemektedir; u halde bu topraklarda rn vcip olduunu sylemek icma aykr olur. rn vcb sebebi hakikaten nm (fiilen rn vermi), haracnki hakikaten veya takdiren nm topraktr, yani her ikisinde vcb topraa izfe edilmektedir, u halde ayn sebep altnda iki vergi birlemez. r ibadet, hara ise ceza nitelii tayan bir mal ykmllk olup dayandklar ilke itibariyle farkl olduklar iin birletirilmeleri ciz deildir. Haneflerin delilleri arasnda yer alan ve bn Mesddan, Alkame b. Kays, brhim en-Neha, Hammd b. Eb Sleyman, Eb Hanfe, Yahy b. Anbese tarikiyle rivayet edilen, Mslman arazisinde hara ve r birlemez melindeki hadis ise (Ahmed b. Hseyin el-Beyhak, IV, 132) zayf bulunmutur. Bu gre katlan Hanef fakihi bnl-Hmm, Yahy b. Anbesenin mevz hadis rivayet edecek derecede zayf bir rvi olduunu, bu hadisin merf derecesine ykselmemekle beraber brhim enNeha, ab, krime gibi tbin tarafndan rivayet edildii iin mrsel olduunu belirtir. Mrsel hadisi Ahmed b. Hanbel zayf saymakla beraber zaruret karsnda, fi, Sad b. Mseyyeb ve Hasan- Basr gibi ok sahb ile gren tbilerden rivayet edilmise, Mlik ve Eb Hanfe ise byle bir kayt koymadan delil kabul etmektedir.

te yandan Hanef fkh kitaplarnda topran verimliliini salayan su da r ve harc eklinde isimlendirilip bunun arazinin hukuk durumunu deitirmedeki etkisi zerinde durulmu, suyun r saylmasnda esas alnan temel kriter kiiler tarafndan tasarruf altna alnp alnamama eklinde ifade edilmitir. Ancak bu kriter r sulara yeterince aklk getirmedii gibi -sadece yamur suyunun ittifakla r olduu sylenebilmektedir-konuya ilikin ifadeler dikkatle incelendiinde suyun btn arazilerin deil tl ve sahipsiz olup mlkiyet veya kullanm hakkn kazanma amacyla imar ve slah edilen arazinin r veya harc saylmasnda etkili olduu sonucuna ulalmaktadr. Muhammed b. Hasan e-eybnye gre ihy edilen toprak r su ile sulanyorsa r, harc su ile sulanyorsa harc arazidir; Eb Hanfenin de bu grte olduu anlalmaktadr. Eb Ysufa gre ise ihy edilen toprak r topraklarna yaknsa r, hara topraklarna yaknsa harc arazidir. Bu bilgiler, Hanef mezhebine gre, daha nce hara arazisi veya mr arazi statsnde iken gnmzde -Trkiye ve Msr gibi lkelerde-fertlerin mlk haline gelmi topraklardan elde edilen zira rnlerden r verilmesi gerekip gerekmedii sorusuna cevap aranrken bu topraklarn zel mlkiyete konu olup olmamas kriterini esas almann salkl bir yol olmayacan ortaya koymaktadr. Zira Hanef fakihlerine gre hara topraklar mlk arazidir; nitekim bn bidn, Hara topraklar olan Msr, Suriye ve Irak arazisi mlk topraklard ifadesiyle bunu bir biimde dile getirir. Hara topran ileyen mslmann buradan elde ettii mahsul iin r vermeyip sadece haracn deyecei Haneflerin ittifakla kabul ettii bir husustur. Yine zel mlk olmayan arazi de (mesel vakf topraklar) r topra olabilmektedir. bn Nceym, geride vris brakmadan len kimselerin harc arazileri zamanla beytlmle intikal edince artk bunlardan hara vergisinin deceini ve devlet tarafndan ahslara satlmas halinde yeniden hara koymann mmkn olmadn belirttikten sonra topran mal mkellefiyetten (hara veya r) muaf olamayacan, Hassf ve Ksn gibi fakihlere de gnderme yaparak bu durumda r denmesi gerektiini kabul eder; bununla birlikte mevkuf (harc) statsndeki Msr arazisi hakknda kesin bir ey syleyemeyeceini, nk byle bir yerin bir mslman tarafndan beytlmlden satn alnmas durumunda mahsulnden r vermesi gerektii hususunda eski kaynaklarda bir nakil gremediini ifade eder. Bu durumda gnmzde Trkiye topraklarnn rnlerinden Haneflere gre de r verilmesi gerektii sonucu fkh adan yle temellendirilebilir: Bugn artk topraktan veya mahsulnden hara vergisi alnmamaktadr. Hanef fakihleri de hibir dnemde ve hibir yerde toprak rnlerinin hem hara hem rden muaf olduunu sylememiler, aksine, Toprak iki mal ykmllkten birden muaf tutulamaz demilerdir. Yerin bitirdii hemen btn rnleri zekta tbi mal olarak gren ve fakirin ihtiyacn karlamaya daha elverili olaca iin para dndaki mallarn zektnn para olarak da verilebileceini savunan bu mezhebin -zekta tbi mallar deerlendirmesi erevesinde-85 gr. altn veya karl artc vasfta mal olan kiiyi zekt mkellefi sayarken tonlarca rn elde edeni zekttan muaf tutmas dnlemez. Bu balamda fkh eserlerinde tartlan nemli bir konu, bir zimmnin r topra satn almas durumunda rle ykml olup olmayaca meselesidir. Bu durumda Eb Hanfeye gre toprak hara arazisine dnr ve zimm mlkiyetine sahip olduu srece buradan hara demekle ykml olur; toprak bir mslmann mlkiyetine geerse tekrar r arazisi haline gelir. Hz. merin Ben Talib hristiyan kabilesine uygulad vergilendirmeyi esas alan Eb Ysuf topran hukuk statsnde deiiklik olmayaca, ancak bundan iki kat r vergisi alnaca kanaatindedir. Muhammede gre de topran stats deimez, fakat tek r vermesi gerekir. Ancak Eb Ysufa ve Muhammedden gelen iki rivayetten birine gre zimmden r adyla alnan bu vergi zektn deil

haracn sarf yerlerine harcanr. Gayri mslim tcirlerden alnan bir tr gmrk vergisi anlamndaki ur iin fkh kitaplarnda ur kelimesinin mutlak biimde veya urt-ticre eklinde kaytlanarak kullanm da yaygndr (bk. UR). Toprak rnlerinden Osmanl Devleti adna r veya r ismiyle alnan verginin zektn toprak rnleri kalemine ad olan rle ilgisi yoktur. Bu verginin yaygn ad byle olsa da gerekte hara vergisi niteliinde olduu Ebssud Efendi tarafndan ifade edilmi ve uygulamasyla ilgili veriler nda mahiyet ve nisbeti bakmndan rden farkl olduu ortaya konmutur (A, IX, 485-488; DA, XVI, 89-90).

BBLYOGRAFYA

Eb Ysuf, Kitbl-arc, Kahire 1352, s. 25-26, 28-29, 30, 54-56, 74, 76, 77, 151, 152; Yahy b. dem, Kitbl-arc, Kahire 1384/1964, s. 106, 107, 112-113, 121-127, 134-137, 140-142, 150151, 156; Eb Ubeyd Ksm b. Sellm, Kitbl-Emvl (nr. Muhammed mre), Beyrut-Kahire 1409/ 1989, s. 124-129, 634-643, 648-649, 654-656, 662, 667-668, 672, 674-679; Belzr, Ft (Zekkr), s. 18-22, 31, 34-36, 42, 76, 77, 83-85; Taber, Cmiul-beyn (kir), XII, 156, 158-161, 168, 173; Cesss, Akml-urn, I, 235, 453; Mverd, el-Akms-sulniyye, Kahire 1393, s. 117-119, 137-139, 161; bn Hazm, el-Muall, V, 256, 259, 260; Ahmed b. Hseyin el-Beyhak, esSnenl-kbr, Haydarbd 1352, IV, 132; Serahs, el-Mebs, III, 3, 23, 162; Ksn, Bedi, II, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 63, 64, 179, 181; Burhneddin el-Mergnn, el-Hidye (bnl-Hmm, Fetul-adr iinde), V, 280; bn Rd, Bidyetl-mctehid, I, 272, 284-286; bn s, dlcevhiri-emne (nr. M. Ebl-Ecfn - Abdlhafz Mansr), Beyrut 1415/1995, I, 298-299; bn Kudme, el-Mun (Herrs), II, 690-692; Abdullah b. Mahmd el-Mevsl, el-tiyr fitalil-Mutr (nr. Mahmd Eb Dakka), Kahire 1370/1951, IV, 143; Bbert, el-nye (bnl-Hmm, Fetuladr iinde), II, 189; V, 217; bnl-Hmm, Fetul-adr (Bulak), II, 188,195, 196, 199, 281; V, 216, 275, 279, 280, 286, 287; Tecrid Tercemesi, V, 83-85, 287; VII, 157-159; bn Nceym, etTufetl-maryye fil-aril-Mriyye (Resil bn Nceym iinde, nr. Hall el-Meys), Beyrut 1400/1980, s. 50-64; bn bidn, Reddl-mutr, II, 29, 79, 84, 184; III, 394; a.mlf., Minatl-li alel-Barir-ri (bn Nceym, el-Barr-ri iinde), Kahire 1311, V, 114-115; M. Marf ed-Devlib, el-Medal il iImi ulil-fh, Dmak 1965, s. 158-159; M. Ziyeddin er-Reyyis, elarc ven-numl-mliyye, Kahire 1969, s. 104-105; Ysuf el-Kardv, Fhz-zekt, Beyrut 1389/1969, I, 340-419; brhim M. Ahmed Ali, el-Mevridl-mliyye fil-slm, Kahire 1972, s. 364-368; Muhammed Abdlcevd Muhammed, Milkiyyetl-ar fil-slm, skenderiye 1972, s. 79, 83, 97, 101, 105-106, 111-112, 126; M. Eb Zehre, slm Hukuku Metodolojisi: Fkh Usl (trc. Abdlkadir ener), Ankara 1973, s. 197, 205, 385; Mustafa Fayda, Hz. mer Zamannda Gayr- Mslimler, Ankara 1979, s. 20, 26-29, 36; Hayreddin Karaman, Toprak Mlkiyeti ve r, Diyanet Dergisi, XV/ 1, Ankara 1976, s. 5-15; XV/2 (1976), s. 80-82; A. Grohmann, r, A, IX, 482-485; Zekt, Mv.F, XXIII, 278-292; Ur, a.e., XXX, 101-115; Hara, DA, XVI, 89-90. Mehmet Erkal

Osmanllar. Osmanl toprak sisteminde hububat retimi yaplan yerler genellikle mr arazi statsnde olup timarlara blnm durumdadr. Nazar yaklamlara gre fiil durumlara bakarak Ege adalaryla birlikte Rumelinin harc, Anadolunun ise ounlukla r topraklar olmas gerektii ileri srlmtr. Osmanl toprak sisteminin teorik erevesini eyhlislm Ebssud Efendi oluturmu ve bunun esas slm fetih hukukuna dayandrlmtr. Buna gre hara, fetih yoluyla ele geirilen topraklardan % 50ye kadar alnabilecei bildirilen vergidir ve harc- muvazzaf, harc- mukseme diye ikiye ayrlr. Bunlardan ilki toprak zerinden makt olarak alnr. Osmanl tatbikatnda bunun ift akesi, basma akesi, kulluk akesi, zemin resmi, Rumelinin birok yerinde ispene resmi, boyunduruk hakk, aalk hakk adl vergileri kapsad kabul edilir. Topran ileyen ve retiminin sahibi olan kyl toprak kirasn veya vergisini r ad altnda sipahiye der. Baz kk tazminat ve vergilerle birlikte toplam mkellefiyet genelikle % 15ten fazla olmaz. Harc- mukseme ise toprak rnlerinden yerin durumuna gre rden nsfa kadar (% 10-50) alnan vergidir. r resm-i b ve be, resm-i sebzevt gibi vergi trlerini ihtiva eder. Umumiyetle r ad altnda toplanan vergiler zira vergilerdir ve bylece bete birden (humus) onda bire (r) kadar deien eitli oranlar ortaya kmaktadr. Bu vergiler tahl ve bakliyatta mal olarak tahsil edilirdi. Lifli bitkiler, sebze ve meyveler, det-i anm, resm-i kovan ve gmrk vergilerinde alacaklsna seme hakk tannrd. Vergilerin ounu buday, arpa ve avdardan alnan r ve slriyye oluturmaktayd. Bunlardan baka meyve bahelerinden alnan bahe; kavun, karpuz ve hyardan bostan; zm balarndan ba; eitli meyvelerden fevkih; turfanda meyve ve sebzeden resm; baldan kovan; pamuktan penbe; ipek kozalarndan harr; radan ra resmleriyle ekonomik deer tayan eitli bitkilerden alnan vergiler mevcuttu. Bunlar mahsul yetitii zaman arlk, adet veya alan zerinden kanunlarla belirlenen miktar ve nisbetlere gre toplanrd. Osmanl lkesinde zellikle timar sistemi geerli olduu iin sahiplerin mlk olan r topraklarn says ok azd. Timar sisteminde rakabe (soyut mlkiyet ve denetim hakk) fetih esnasnda mslmanlara vakfedilerek, mr arazi yani devlete ait toprak addedilerek hemen hemen btn lke topraklarna yaygnlatrlmt. Bu idare tarznda iftiler devlete ait topraklarn dim ve irs kiracs durumundayd. r adyla her yl rnden devlete bir pay toprak kiras (icre) veya bir paylama harac (harc- mukseme) olarak alnmaktayd. rn oran topran verimine, sulama artlarna, rn eitlerine, mahall rf ve detlere gre byk deiiklikler arzetmekte, bazan her kaza, hatta her ky iin ayr ayr tayin edilmekteydi. r toprak mahsullerinden vezir, kumandan ve dierlerine ayrlan pay olan slriyye ile birlikte tahsil edilirdi. Bu oranlar pek az istisna ile hemen her zaman onda biri amakta; slriyye, slrlk, yemlik gibi adlarla anlan ve rn tamamlaycs denen ek ykmllklerle birlikte genellikle sekizde biri bulmaktadr. Akkoyunlu Hkmdar Uzun Hasann Dou ve Gneydou Anadoluda uygulanm olan kanunlarnda da rlerin miktar ve oranlarnda farklar vardr ve bu farkllklarn sebepleri hakknda mlmat verilmektedir. Burada kyllerin ykml tutulduklar derbentlerde gelip geenlere hizmette bulunmalar, hububat, pamuk, meyve, sebze gibi rn farkllklar ve kyllerin deiik dinlere mensup olmalar gibi sebepler belirtilir. Bazan ayn vergi iinde matrah meneleri birbirinden farkl olan eitli vergilerin bir arada tahsil edilmesinden dolay oranlar deiik olabilmekteydi.

Osmanllar da bu eski dnem uygulamalarn devam ettirmiti. Topran verimini dikkate aldklarndan bu durum nisbet farkllklarnn sebeplerinden bir bakasn ortaya karmt. Osmanl timar nizamnda toprak mahsulleri vergilerinin byk bir ksmnn cibyet hakk, timarl sipahilere asker ve idar vazifeleri mukabilinde dirlik (maa) olarak tevzi edilmi bulunuyordu. Teorik olarak mslmanlardan alnan ve mlk topraklarnn mahsullerinin zektn ifade eden r, Osmanl uygulamasnda zellikle Ebssud Efendiden sonra harc- mukseme vergisinin veya toprak kirasnn alt dilimi eklinde grlmtr. r ve slriyye hububat istihsalinde bulunan btn iftilerden alnrd. Bu vergiler bir yandan timar kesimi ierisinde dirlik sahibinin gelirlerinin en nemli ksmn oluturuyor, dolaysyla eyalet ordularnn masraflarn karlyor, bir yandan da mlk topraklardan ve padiah haslarndan alnd zere devlet hazinesinin bir kaynan ve vakflarn da en nemli gelirini tekil ediyordu. Hububat dnda dut, pirin, kendir, kenevir, pamuk, susam, zeytin gibi lif ve ya bitkilerinin retiminden alnan r nisbetleri daha az tutulmutur. Bylece bir bakma retim tevik edilmitir. Anadolu topraklar sulama imknlar olduunda verimli topraklardr. Bu sebeple sun sulama gelitirilmi, sudan faydalanma durumu kurallara balanmtr. Sulamay kendi imknlaryla salayan iftiler veya bahe sahipleri yar r (% 5) dyordu. Bu tr topraklara sula ad veriliyordu. Timar ynteminin dnya ekonomisindeki deiikliklerden sonra gitgide zayflamasyla, devletin ve cretli bir merkez ordusunun artan nakd ihtiyalarn karlamak zere timarlarn geliri merkez bteye aktarlmak zere padiah veya vezir haslar haline sokulmu, bu kabil haslarn gelirinin, dolaysyla rn cibyeti ii iltizama verilmeye balanmtr. Mltezimler devlete ait olan vergiyi mzayede ile alr, mahsuln rn adamlar vastasyla cibyet ettikleri gibi ikinci birine de ihale edebilirlerdi. Bylece burada da bir iltizam hiyerarisi ortaya kmt. XVII. yzyldan itibaren timar topraklarnn iltizama verilme sreci iinde r de nakdlemeye balam ve artk kelime oul ekliyle r / ar olarak kullanlmtr. Osmanl ekonomisi gibi kapitalizm d ekonomilerdeki tarm en nemli sektr olduundan Tanzimat dnemiyle balayan yeni mal uygulamalarda r btenin en nemli gelirlerinden biri olmutur. Yine Osmanl ekonomisi ve maliyesi byk lde tarm ve hayvancla dayand iin mesel Sultan Abdlaziz dneminin 1863-1864 ylna ait ilk btesinde r ve anm resimleri en kabark kalemleri meydana getiriyordu (Karal, VII, 230-231). Osmanl ekonomisinde r oranlarnda grlen farkllklarn mkelleflerin kanun nnde eitsizliinden ok mahall geleneklerden, topran veriminden, sulu-susuz gibi tarm yntemlerinden kaynakland dnlmeksizin Tanzimat dneminde bu vergi, mahsuln yetimesi iin reticinin yapt masraflara da baklmakszn gayri sfi hslat zerinden tahsil edilmeye baland. Bylece r, az masrafla ilenen arazide alanlarla masraf ok olan topraklar ileyenlerin elde ettikleri sfi gelire nazaran farkl nisbetlerde tahakkuk ediyordu. Bu durum vergilendirmenin temel ilkelerinden olan eitlik kuralna uygun dmemekteydi. Tanzimatn ilnndan sonra btn r vergilerinin bu sebeple onda bire indirilmesi sonuta hem kyly hem de devlet gelirlerini zora soktu. Tanzimattan sonra r vergisinin tahsili birok aamadan geti. ncelikle r vergilerini slah

etmek gerekesiyle bu vergilerin byk yolsuzluklara sebep olan eski cibyet yntemleri deitirilmeye alld. Tahsilt ii ksa bir sre muhassl denen resm memurlar tarafndan yapld. Muhassllarn yetersizlii ve mteebbis anlayndan ok memur zihniyetinin hkim oluu gibi sebepler yznden hazinenin byk zararlara urad ve kyl iin ikyet konusu olan hususlarn bu yntemde de giderilmedii grld. Ayrca devletin pein denecek nakit paraya iddetli ihtiyac vard. Bu sebeple birka yllk bir tecrbeden sonra tekrar iltizam yntemine dnld. Bylece Tanzimatn ilk yl hari btn dnem boyunca r vergilerinin iltizam yntemiyle toplanmas srdrld. ltizam ynteminin sakncalarn dikkate alan devlet birka defa iltizam yerine iltizamla devlet memurluunu birletiren emanet yntemini ikame etmek istedi (1840-1843). Bundan sonra tekrar iltizama dnlerek r vergileri ikier yllk srelerle makt olarak ihale edildi (1843-1847). Fakat iki yllk ksa srelerde krlarn arttrmaktan baka bir ey dnmeyen mltezimlerin olumsuz davranlar ihale sresinin daha uzun vadeli olmasn getirdi. Sonuta 1847-1853 yllar arasnda tahms yntemi uyguland; be yllk r bedeli toplanp bee blnerek halktan tahsiline kalkld. Uzun dnemin belirsizlii birok mltezimin iltizamlarn devretmesiyle sonuland. Yine r elde edilen mahsulden alnd iin mahsul olmad veya kt olduu yllarda vergiyi demek kylye byk klfet getirdi. Uygulamadaki baarszlklar sebebiyle bu yntemden de vazgeildi. 1856dan itibaren 1880lere kadar hem emanet hem iltizam usul mahall olarak srdrld. Zamanla her yntemin sakncalar grldnden her kasaba ve kyn rnn tahsili iini ayn kyn halk zerine brakmaya dayanan cibyet yntemi denendi. Emanet yntemi tatbik edildiinde memurlarn ihmal ve yolsuzluklar ile tekilt noksanl yznden devlet gelirinde hissedilir azalmalar meydana gelmekte, bu iin mltezimlere ihalesi durumunda ise halkn mltezimler tarafndan zulm ve baskya mruz braklmas gibi sonular ortaya kmaktayd. Bylece devlet gelirlerinin nemli bir ksmn elde etmi olan mltezimler tarada bir mtegallibe snf haline geldi. Bu arada iltizam ilerini ele geiren bir ksm Galata bankerlerinin etkisi daha fazla hissedilir oldu. Tanzimat dneminde ra eklenen menfi hissesiyle oluan fon Ziraat Bankasnn kurulu finansmannda kullanld. D borlar halindeki yabanc sermaye yatrmlarnn te iki gibi byk bir blm demiryolu irketlerine yaplmt. Devlet yabanc sermaye irketlerine demiryolu imtiyaz veriyor ve onlara her yl kilometre garantisi ad altnda ek deme yapmay taahht ediyordu. Bu garanti demiryolu geen vilyetlerin r gelirleriydi. Dyn- ummiyye alacakllar adna bu yerlerin r gelirlerini topluyordu. rn 1904-1905 yl itibariyle toprak rnlerinden sekizde bir veya % 12,5 orannda alnd bilinmektedir. Bu vergi deiik mahsuller iin ttn r, buday r, harr r gibi isimler almt. Devlet gelirlerinin yaklak drtte birini tekil eden r btenin en temel vergilerindendi. rn toplam bte gelirleri iindeki yerine gelince, 1849-1850 mal yl btesinde rn pay % 22dir. 1875-1876 btesinde ise % 36,4 olarak tahmin edilmiti. I. Merutiyet dneminde 1876-1877 btesinde bu pay % 33,7, 1898-1899 btesinde % 22,2, 1906-1907 btesinde % 19,9 olmutu. II. Merutiyet dneminde de r vergisi gerek btelerde gerekse toplam vastasz vergiler iinde en nemli paya sahip olmay srdrd. Dnem btelerinde tahmin edilen r miktarnn toplam bte

gelirlerine oran % 17,9 ile % 25,9 arasnda, vastasz vergiler iindeki oran ise % 50 dolaylarnda seyretmiti. Yine rn toplam vergi tahsilt iindeki yeri ortalama % 20 civarndayd. Byle olunca devlet tarm vergilendirmede titiz davranp bir taraftan farkl nizamnmelerle tahakkuk ve tahsilt dengesini korurken dier taraftan vergi tarhnn zira faaliyetleri olumsuz etkilememesi iin gayret gstermiti. Tanzimattan itibaren r tahsilt toprak verimine ve reticinin yapt retim masraflarna gre farkllatrlmad iin vergi eitliine aykryd. Bunu gidermek iin 1914te karlan bir kanun I. Dnya Savann araya girmesiyle uygulanamad. Ancak r idaresi devaml bir sorun yuma oluturdu. Kylerin ve tarmn geri kalmasnda, iftinin tembellemesinde asl sebep olarak gsterildi ve ziraatn gelimesi iin en hzl bir ekilde lav teklif edildi. Verginin en byk eksiklii gayri sfi gelir zerinden alnmas olarak grlyordu. II. Merutiyetin balarnda geerli olan nizamnmeler 1321 r. (1905) ve 1325 r. (1909-10) yllar r nizamnmeleridir. Son nizamnmeye, rn tarh ve tahsiline dair mevcut kurallarn esaslar deitirilmeden yolsuzluk ve adaletsizlikleri giderecek hkmlerle birlikte rn kesin ve iktisad bir arazi vergisine dnmesini salayacak uygulamalara dair zel maddeler eklendi. Yine bu nizamnmeye gre rn tahsilinde ihale yntemi kabul edilmekle beraber tlibi bulunmayan ve ihale miktar yeterli olmayan blgelerin r emanet yoluyla topland. Seferberlik dolaysyla emaneten idaresi veya ihalesi mmkn olmayan blgelerin r blge halknn zerine zimmet olarak kaydedildi. lgili blge rnn tahsilinde ky halkndan 1911-1914 yllar r tahsilt ortalamasna % 10 eklenerek bedel talep edildi. Eyll ve ekim tahsilt iki taksitte gerekletirilen r vergisi iin zahireyi nakde eviremeyen iftilerden ayn olarak tahsilt yapld. 1909-1912 yllarnda tahsilt miktarlarnn btelerde ngrlen vergi gelirlerinin zerine karak % 118,1 ile % 144,5 arasnda seyretmesi bu yllarda mahsuln tahminlerin tesinde verimli olduunu gstermektedir. Gerekten 1896-1913 yllar arasnda hem d ticarette hem de zira retimde bir genileme ve art oldu. 1909-1910 ylnda r hslat % 21,5 olarak gerekleti. 1918-1919 ylnda bu oran % 26,1e ykseldi. Mahsuldeki verimin tahsilt rakamlarna ve dolaysyla varidata olumlu yansmas gibi mahsuldeki verimsizliin ya da savalar gibi sebeplerle tarmsal faaliyetlerin sekteye uramasnn da tahsilt olumsuz etkilemesi kanlmazd. 1914-1916 yllarnda tahsiltn btelerde yer alan tahmin r gelirlerine oranlar % 50,4 ile % 84,2 oldu. II. Merutiyet dneminin sonlarna doru r vergisi tahminleri ciddi bir azalma gsterdi. Bu azalma btelerde yer alan tahmin gelirlere paralel tahsilt miktarlarnda da grlr. Savan olaan st artlarnda tarm kesiminde alanlarn nemli bir ksmnn silh altnda oluu, dnem banda toplam tahsilt iinde % 26,2 orana sahip r tahsiltnn % 13,5e gerilemesinde en nemli etkendir (ztel, s. 114115). Maliye iin byk bir nem tayan r mltezimlerin yolsuzluklarna, lkenin tarm ekonomisi, sosyal yaps zerindeki olumsuz etkilerine ramen Cumhuriyete kadar devam etti. Yeni ynetim, kuruluunun ilk yllarnda o zamanki devlet gelirlerinin te birine yakn bir ksmn salayan bu gelir kaynan feda ederek 1925te rn lgas Yerine kame Edilecek Mahslt- Arziyye Vergisi Hakkndaki Kanun ile r uygulamasn yrrlkten kaldrd.

BBLYOGRAFYA

Knunnme, Sleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 854, vr. 54b-55a; Sleyman Sd, Defteri Muktesid, stanbul 1307, II, 52, 53, 55; Abdurrahman Vefik, Teklif Kavidi, stanbul 1328, s. 40, 505-569; Barkan, Kanunlar, s. 31, 79, 114-115, 234, 275; a.mlf., r, A, IX, 485-488; Hadiye Tuncer, Osmanl mparatorluunda Toprak Taksimi ve Aar, Ankara 1948; Enver Ziya Karal, Osmanl Tarihi, Ankara 1956, VII, 230-231; Ltfi Ger, XVI-XVII. Asrlarda Osmanl mparatorluunda Hububat Meselesi ve Hububattan Alnan Vergiler, stanbul 1964, s. 55, 82; lber Ortayl, mparatorluun En Uzun Yzyl, Ankara 1987, s. 173; Abdllatif ener, Tanzimat Dnemi Osmanl Vergi Sistemi, stanbul 1990, s. 131-139; Vedat Eldem, Harp ve Mtareke Yllarnda Osmanl mparatorluunun Ekonomisi, Ankara 1994, s. 88; S. Kamil Akar, Osmanl Maliyesinde Bte Uygulamas, Osmanl, Ankara 1999, III, 565-570; hsiyyat-Maliye: Maliye statistikleri 1885-1909, Ankara 2000, s. 77-78; Cokun akr, Tanzimat Dnemi Osmanl Maliyesi, stanbul 2001, s. 51-52; Muharrem ztel, II. Merutiyet Dnemi Osmanl Maliyesi (doktora tezi, 2007), M Sosyal Bilimler Enstits, s. 114-115; Halil nalck, Osmanllarda Raiyyet Rusumu, TTK Belleten, XXIII/92 (1959), s. 49-145. Ahmet Tabakolu

VNME
vnme karlnda kullanlan Arapa fahr ve ayn kkten treyen iftihr kelimeleri bir kimsenin, mal ve mevki gibi kendi varlk btnlnn dndaki deerlere ve imknlara sahip olduu iin kendini vmesi veya kiinin kendisinde yahut ailesinde bulunan stnlkler, an ve eref dolaysyla vnmesi, bbrlenmesi eklinde tanmlanr (Rgb el-sfahn, el-Mfredt, fr md.; Lisnl-Arab, fr md.; Tcl-ars, fr md.). Yine ayn kkten tefhr iki yahut daha ok kimsenin vnme yarna girimesi, mfhare bir kimsenin stnlk ve meziyetlerini sralayarak bunlarda bakasyla stnlk yar yapmas anlamna gelmektedir (Kmus Tercmesi, fr md.). Temeddh ve mbht kelimeleri vnme, ihtiyl kibirlenme, bbrlenme, tebh de stnlk yarna girime mnasnda kullanlmaktadr. Son kavramn getii bir hadiste, nsanlarn mescidler konusunda birbirine kar stnlk yarna girimeleri (tebh) kyamet almetlerindendir buyrulmutur (Msned, III, 134, 145; Nes, Mescid, 2; Eb Dvd, alt, 12). Chiliye ahlknn en temel kavramlarndan olan vnme Chiliye edebiyatnn balca konularndandr. Chize gre milletler arasnda vnmeye en dkn olan Araplardr (Cevd Ali, IV, 307). Chiliye insan ve zellikle Chiliye airi yiitlit, mertlik, cmertlik ve zek gibi stnlkleriyle, kendi kabilesinin asaleti, cmertlii ve cesareti, hatta saldrganlk ve kan dkclyle vnr, ayn ekilde bakalarn yermekten de byk bir zevk alrd (mesel bk. Hseyin b. Ahmed ez-Zevzen, s. 115, 178; Cevd Ali, IV, 291-299, 307-308; Hann el-Fhr, s. 922). Teksr sresinin (yet 1-2) yorumu mnasebetiyle tefsirlerde bildirildiine gre (mesel bk. evkn, V, 575-576) Chiliye Araplar mal, evlt ve akrabalarnn okluunu, soylarnn asaletini eref sebebi sayar ve buna ylesine nem verirlerdi ki mezarlklara gider, lm akrabalarnn kabirlerini gsterir, onlarn okluuyla da vnrlerdi. Kurn- Kermde drt yette fahr kknden kelimeler gemektedir. Bir yette (el-Hadd 57/20) dnya hayatnn oyun, elence, gsteri ve insanlar arasnda bir vnme (tefhur), mal ve evltta okluk yarndan ibaret olduu belirtilmektedir. Dier bir yette (Hd 11/10), Allahn baz skntlar kendisinden uzaklatrp bir nimet tattrmasna bakarak bundan dolay marp kendini vmeye kalkan tipler (fahr) eletirilir. Nis sresinde (yet 36), Allaha kulluk edin ve Ona hibir eyi ortak komayn buyrulduktan sonra ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakn ve uzak komuya, yakn dostlara ve yolculara iyilik edilmesi istenmekte; ardndan Allahn kendini beenen (muhtl) ve vnp bbrlenen (fahr) kimseleri sevmedii bildirilmekte; bu suretle insann, saylan iyilikleri kendi gururunun tatmini ve bir vnme arac olarak yapmasnn yanllna iaret edilmektedir. Lokmn sresinde de (yet 18), phe yok ki Allah kendini beenen ve vnp bbrlenen kimseleri sevmez buyrulmakta, ardndan kanlmas gereken olumsuz davranlardan rnekler verilmektedir. Bu rneklerin zellikle kendini beenmilerin baka insanlar aalayc tutumlarndan seilmi olmas ve bunlarn Allahn sevgisinden mahrum kalacaklar uyarsnda bulunulmas Kurann insan onuruna verdii deeri gstermektedir. Hadislerde vnmenin Chiliye dneminden kalma kt bir huy olduuna dikkat ekilir. Bir hadiste insanlar nesepleri dolaysyla yerme, yamur yasn diye yldzlardan medet umma ve l iin yksek sesle alayp at yakma ile birlikte asaletiyle vnme de Chiliye devrinden kalma detler olarak zikredilmitir (Msned, V, 342-344; Mslim, Ceniz, 29). kinin henz yasaklanmad

dnemde ensar ve muhacirler iki iip sarho olunca birbirlerine kar stnlk ve asaletleriyle vnme yarna girmi, sonunda tartma kavgaya dnm ve bu olay zerine iki imeyi yasaklayan yet inmitir (Msned, I, 181, 186). Hz. Peygamberin elerinin de birbirlerine kar vndklerini anlatan hadisler vardr. Zeyneb bint Cah, kendisinin nikhnn Allah tarafndan semada kyldn syleyerek (el-Ahzb 33/37) Hz. Peygamberin dier elerine kar vnrd (Msned, III, 226; Buhr, Tevd, 22; Tefsr, 33/16). Dier bir hadiste Hafsann Safiyyeyi yahudi asll olduunu syleyerek zd, Resl-i Ekremin Safiyyeye bir peygamber sllesinden geldiini ve peygamber ei olduunu, dolaysyla Hafsann kendisine kar vnmekte hakl saylmadn hatrlatarak onu teselli ettii, Hafsaya da, Allahtan kork dedii anlatlr (Msned, III, 26; Tirmiz, Menb, 63). Hz. Peygamber, Chiliye toplumunun bencillik ve asabiyet ruhundan kaynaklanan kt geleneklerini ortadan kaldrmaya byk nem vermi, atalarla vnmeyi yasaklam (mesel bk. Msned, I, 301), Allahn Chiliye dneminde olduu gibi insanlarn birbirlerini aalamalar, atalarla vnmeleri detini ortadan kaldrdn aklam ve, nsanlar arasnda erdemli mminler de si gnahkrlar da bulunabilir. Btn insanlar demin ocuklardr; dem de topraktandr diyerek inan ve yaay farklarnn insanlarn var olutaki eitliklerini deitirmeyeceine iaret etmi ve Allah katnda insanlarn bu deerlerini korumalarnn Chiliye devrinden kalma vnme huyunu brakmalarna bal olduunu belirtmitir (Msned, II, 361, 524; Eb Dvd, Edeb, 111; Tirmiz, Menb, 74). Birbirinize kar alak gnll olunuz, kimse kimseye kar vnmesin melindeki hadis (Mslim, Cennet, 64; Eb Dvd, Edeb, 40) bu hususta taknlmas gereken tutumun zl bir ifadesidir. Baz hadislerden kiinin kendi peygamberiyle ve baz olaylarla (Tirmiz, Edeb, 40), kendi mesleiyle (Msned, III, 42, 96) iftihar etmesinin hret elde etme amac tamakszn (a.g.e., V, 234; Eb Dvd, Cihd, 24) savata gsterdii yararllklardan yahut yapt hayrlardan dolay memnuniyet ifade etmesinin (Msned, V, 445, 446) sakncal olmad anlalmaktadr. Hz. Ysufun greve liyakatini ifade etmek iin Msr kralna, Beni lkenin hazinelerine tayin et, nk ben onlar- ok iyi korurum ve bu ii bilirim demesi de (Ysuf 12/55) bu erevede deerlendirilmitir (brhim b. Muhammed el-Beyhak, s. 99). At saklamann Allah yolunda olursa iyilik ve ecir, bakasna ihtiya duymamak iin olursa koruyucu imkn, mslmanlara kar gsteri yapmak ve bbrlenmek iin olursa gnah sebebi saylacan bildiren hadis (el-Muvaa, Cihd, 3; Buhr, rb, 12; Cihd, 48) dier madd imknlarla ilgili olarak da yol gstericidir. Reslullahn, Allah tarafndan peygamberler iinde sadece kendisine verilen baz ayrcalklar sralarken her defasnda, Bunlar vnmek iin sylemiyorum demesi (Msned, I, 5, 301; Tirmiz, Menb, 1; bn Mce, Zhd, 37), insann vnme niyeti tamakszn memnuniyet ifadesi olarak mazhar olduu nimetleri anlatmasnda saknca bulunmadn belirtmektedir. Bata kibir olmak zere bencillik iddias tayan her trl davran yasaklayan, dnya hayatnda mal mlk, evlt, makam ve mevki gibi imknlarn insanlara birbirlerine kar vnmek, Allahn haram kld yerlerde kullanmak iin deil Allah rzasna ve insanlarn faydasna uygun biimde deerlendirilmek iin verilmi birer imtihan arac olduunu anlatan yet ve hadisler de bu tr imknlardan dolay vnmenin yanlln gstermektedir. slm ahlk literatrnde vnme konusu genellikle kibir, ucb, tevazu gibi konular iinde ele alnmtr.

BBLYOGRAFYA

Msned, I, 1, 5, 181, 186, 301; II, 361, 524; III, 26, 42, 96, 134, 145, 226; V, 234, 342-344, 445, 446; brhim b. Muhammed el-Beyhak, el-Mesin vel-mesv (nr. Muhammed Sveyd), Beyrut 1408/1988, s. 99; Hseyin b. Ahmed ez-Zevzen, erul-Muallatis-seba (nr. M. Muhyiddin Abdlhamd), Beyrut, ts. (Mektebet dril-beyn), s. 115, 178; Rgb el-sfahn, e-era il mekrimi-era (nr. Ebl-Yezd el-Acem), Kahire 1405/1985, s. 304-305; evkn, Fetuladr, Beyrut-Dmak 1412/1991, V, 575-576; Cevd Ali, el-Mufaal, IV, 291-299, 307-308; Hann el-Fhr, el-Far vel-amse, Kahire, ts. (Drl-marif), s. 9-22. Mustafa arc

Z, Tahsin
(1887-1973) Mzeci. stanbul arambada dodu. Babas Mehmet kr Efendi, annesi Hsniye Hanmdr. lkrenimini arambada Benlizde Sbyan Mektebinde yaptktan sonra Vefa Mlkiye ddsine girdi (1899). Mezuniyetinin ardndan Maarif Nezreti Evrak Kaleminde memurluk yaparken stanbul Drlfnunu Hukuk Fakltesini bitirdi. sr- Atka mzelerine muhasebe memuru tayin edilerek mzecilie balad. Mzede mdr muavini olan Edhem Hamdi Beyin 1923 ylnda bu grevinden ayrlmas ile yerine Tahsin z getirildi. Topkap Saray mzeye dntrlp stanbul sr- Atka Mzesi ynetimine devredilince saray personelinden hazine mdr unvanyla burada grev yapan Refik Bey de 1928de emekli olunca Tahsin z, Topkap Saray Mzesi mdrlne getirildi ve bu grevini ya haddinden emekliye ayrld 1953 ylna kadar srdrd. Topkap Sarayndaki hizmeti srasnda saray yeni batan mze halinde dzenledi. Osmanl padiahlarnn terketmesinden sonra kendi haline brakld iin harap olan sarayn onarmn o gnlerin dar imknlar ierisinde gerekletirdi. Saray eyalarnn, hazinenin envanterini hazrlad gibi mze kataloglarn iki ayr dilde yaymlatt. Depolarda bulunan pek ok eseri ortaya kararak tehir etti. II. Dnya Savann balamas zerine saraydaki eserlerin bir blm koruma amacyla Nideye gnderilmiti. Savan ardndan eserlerin yeniden getirilmesi ve sergilenmesi konusunda byk aba sarfetti. Ayrca Edirnede Osmanl-Rus sava srasnda harap olan Edirne Saraynda 1950li yllarda kk apta da olsa kaz almalar yaptrd. 1946-1948 yllarnda stanbul niversitesi Edebiyat Fakltesinde Sanat Tarihi ve Tarih Blm rencileri iin Osmanl sanat arlkl seminerler dzenledi. Trk Tarih Kurumu ve Alman Arkeoloji Enstits yeliklerine seildi. Topkap Saray Mzesi mdr iken stanbul Eski Eserleri Koruma Encmeninin tabii yesi olan Tahsin z, Gayri Menkul Eski Eserler ve Antlar Yksek Kurulu oluturulunca 1951de bu kurulun yeliine getirildi. Emekliye ayrldktan sonra stanbul Vakflar Bamdrlnde eski eserler maviri oldu. 1956da seildii Gayri Menkul Eski Eserler ve Antlar Yksek Kurulu bakanln 1969da braktysa da yelik grevini srdrd, 1973te yelikten de ayrld. 21 Eyll 1973te vefat etti. Eserleri. 1. Topkap Saray Mzesi Rehberi (stanbul 1933). zerinde yazarna ait bir kayt bulunmayan, Trke ve ngilizce (stanbul 1936) baslm bu kitabn Tahsin z tarafndan yazld bilinmektedir. 2. Zwei Stiftungsurkunden des Sultans Mehmet II. Fatih (stanbul 1935). Trkolog P. Wittek ile birlikte aklamalarla yaymlanmas dnlen Ftih Sultan Mehmedin iki vakfiyesi bir anlamazlk yznden Wittek aradan ekilince aklama konulmadan faksimile olarak Wittekin Almanca nszyle baslmtr. 3. Mimar Mehmed Aa ve Risale-i Mimariye (stanbul 1944). 4. Trk Kuma ve Kadifeleri (XV-XVI. yzyl, I, stanbul 1946; XVII-XIX. yzyl, II, stanbul 1951). Eser ngilizceye evrilmitir (Ankara 1950). 5. The Topkap Saray Museum 50 Masterpieces (stanbul 1952). 6. Hrka-i Saadet Dairesi ve Emnt- Mukaddese (stanbul 1953). 7. Topkap Saraynda Fatih Sultan Mehmed IIye Ait Eserler (Ankara 1953). 8. Turkish Ceramics (stanbul 1955). 9. stanbul Camileri (I-II, Ankara 1962-1965).

lk yazlarn Tahsin kr adyla yaymlayan Tahsin zn ilm makaleleri Gecit-Reviev, Arkitekt, Trk Tarih Kurumu Belleteni, Gzel Sanatlar Dergisi, Ars Islamica, The Journal of the Palastina Oriental Society, Tarih Vesikalar, Trk Tarih-Arkeologya Dergisi, Vakflar Dergisi, Trk Tarih Kurumu Yllk Konferanslar, Ankara niversitesi lhiyat Fakltesi Dergisi ile Trk tarih kongrelerine sunulan tebliler arasnda neredilmitir. Bunun yan sra Yedign, Aylk Ansiklopedi, Mensucat Meslek Dergisi, stanbul (Halkevleri dergisi), Panorama, Radyo, Resimli Tarih Mecmuas, Trk Hazinesi, Tarih Konuuyor, Tarih Dnyas, Yeni Tarih Dnyas, Yeni nci, Trk Dili, La Turquie Kemaliste, La Turquie Moderne, Trkiye, lk ve Yap dergilerinde, Cumhuriyet, Tan, Tanin, Vatan ve Yeni stanbul gazetelerinde de eitli yazlar bulunmaktadr. Tahsin zn mzecilik htralarndan oluan Hayatm adl anlar Topkap Saray Mzesi Mdr Ahmet Mentein gayretleriyle yaymlanmtr (stanbul 1991).

BBLYOGRAFYA

Tahsin z, Hayatm, stanbul 1991; Bedi N. ehsuvarolu, Cumhuriyet Devri Mzecilerinin Piri Tahsin z (1887-1973), Tercman Gazetesi, stanbul 24 Eyll 1973; Erdem Ycel, Tahsin zn Hatras, TTOK Belleteni, XLI/320 (1974), s. 17-20; Semavi Eyice, Tahsin z (1887-1973), TTK Belleten, XXXVIII/152 (1974), s. 709-732; a.mlf., z, Tahsin, DBst.A, VI, 196-198; Mahmut H. akirolu, Tahsin z Bibliyografyas, TTK Belleten, XXXVIII/152 (1974), s. 733-749. Erdem Ycel

ZAL, Turgut
(1927-1993) Trkiye Cumhuriyetinin sekizinci cumhurbakan. 13 Ekim 1927de Malatyada dodu. Babas Mehmet Sddk Bey, annesi Hafize Hanmdr. Aile Cinliolu olarak tannmaktadr. Anne taraf, Elazn emikezek ilesinin 1974 ylnda Keban Barajnn altnda kalan Toma mezrasndandr ve Kay boyuna dayanr. Babasnn memuriyeti sebebiyle Anadoluda eitli mekteplerde okudu. Bilecikin St ilesinde balad ilkokulu drdnc snfta iken (1937) babasnn tayini Silifkeye ktndan Silifkede bitirdi. Silifkede girdii ortaokulu Mardinde tamamlad. Mardinde o zamanlar lise olmad iin ailesi onu Konya Lisesine gnderdi. Bir yl sonra da ortaokulu bitiren kardei Korkutla birlikte Kayserideki liseye nakledildi. Buradan mezun olunca (1945) gittii stanbulda kaydolduu stanbul Teknik niversitesinden 1950de yksek mhendis olarak mezun oldu. niversite yllarnda din alt yaps glendi ve burada iken Necmettin Erbakanla tant. Abdurrahman eref Gzelyazcnn evindeki bir sohbette daha sonralar sk bir irtibat iinde olaca Mehmet Zahit Kotkunun yakn arkada ve derghn postniini Abdlaziz Bekkine ile tant. lk grevine 1950de Elektrik leri Ett daresinde balad. Sleyman Demirelin de alt bu kurum o yllarda Ankarann en iyi kurumlar arasnda yer alyordu. Demirel baraj projelerini izerken zal da projelerin elektrikle ilgili hesaplarn yapyordu. Bu arada Hasan nann kz Ayhan Hanmla evlendi. 1951 ylnn ilkbaharnda balayan ve sonbaharnda sona eren bu evlilik onda derin iz brakt. Alt ay sonra elektrik enerjisi ve mhendislik ekonomisiyle ilgili eitim grmek zere bir yllna Amerika Birleik Devletlerine gitti. Amerikann teknolojisinden ve toplumsal yaamndan etkilendi. 1953te Trkiye'ye dnnce Elektrik leri Ett daresinde almaya devam etti ve genel mdr teknik maviri oldu. kinci evliliini 31 Mays 1953te Semra Yeyinmen ile yapt. 1958de Ankarada iki yllk Devlet Yatrm Planyla ilgili alma grubunda yer ald; bu grup Devlet Planlama Tekiltnn ekirdeini oluturdu. 1957de Devlet Su leri genel mdr olan Sleyman Demirelin 1958 ve 1959 yllarnda danmanln yapt. 1959-1961 yllarnda ifa ettii askerlik grevinin ardndan Elektrik leri Ett daresindeki vazifesine geri dnd ve 1965 ylna kadar bu grevini srdrd. 1965te Sleyman Demirel hkmeti kurulunca babakanlk mavirliine tayin edildi. 1967de Devlet Planlama Tekiltnn bana getirildi. Bu grevinin yannda Ereli Demir-elik Fabrikalar Ynetim Kurulu yelii, Para Kredi bakanl, Ekonomik Koordinasyon Kurulu bakanl, Avrupa Ekonomik Topluluu ve Blgesel Kalknma ve birlii rgt kurul bakanl yapt. 12 Mart 1971 muhtrasnn ardndan grevden alnnca Dnya Bankasndan gelen teklifi kabul ederek Dnya Bankas Bakan Mc Namarann zel danman oldu. 1975te Trkiyeye dnp Sabanc Holdingde genel koordinatr olarak ie balad. Daha sonra eitli firmalarda deiik grevlerde bulundu. Ayn dnemde Maden Eya Sanayicileri Sendikas yesi oldu. Bir sre sonra Maden Eya Sanayicileri Sendikasnn nce ynetim kurulu bakanln, ardndan genel bakanln stlendi. 1977 seimleri ncesinde Mill Selmet Partisinden zmirden milletvekili aday olduysa da seilemedi. Sleyman Demirel 12 Kasm 1979da bir aznlk hkmeti kurunca hkmetin planlama ve babakanlk

mstearlklarna getirildi. 24 Ocak 1980 tarihinde yaymlanan ve 24 Ocak kararlar diye anlan Trkiyenin en kkl ekonomik reformuyla ilgili kararlarn alnmasnda bata gelen isimler arasnda yer ald. 12 Eyll 1980 darbesinde Kenan Evren tarafndan arlarak 24 Ocak kararlarnn uygulanaca ve beraber alma istei kendisine bildirildi. 20 Eyllde kurulan Blent Ulusu hkmetinde ekonomiden sorumlu babakan yardmcs oldu ve 13 Temmuz 1982de istifasna kadar grevini srdrd. Halk oyuna sunulan yeni anayasa 8 Kasm 1982de kabul edilip parti kurma almalar balaynca 20 Mays 1983te Anavatan Partisini oluturdu. 6 Kasm 1983te yaplan genel seimlerde tek bana iktidar olacak ounluu elde etti. 13 Aralk 1983te kurduu hkmet 24 Aralk 1983te Trkiye Byk Millet Meclisinden gven oyu ald. Bylece babakan olarak Trkiyenin 1980li yllarna damgasn vuraca yeni bir dnemi balatt. ubat 1987de Amerikada kroner by-pass ameliyat oldu. Ayn yl gerekletirilen erken genel seimlerde de Trkiye Byk Millet Meclisinde tek bana hkmeti kuracak ounluu salad. Anavatan Partisinin 18-19 Haziran 1988 tarihinde yaplan II. olaan byk kongresindeki konumas esnasnda kendisine dzenlenen suikastta parmandan hafif ekilde yaraland. Krsden bu durumda yapt konuma kamuoyunda derin etki brakt. Kenan Evrenin yerine 31 Ekim 1989da Trkiye Byk Millet Meclisinde cumhurbakan seildi ve 9 Kasmda cumhurbakanl grevini devrald. 17 Nisan 1993te kalp krizi geirerek ld. Bylece 1983 ylnda balayan, Trkiyenin ekonomik, siyasal ve toplumsal alanlarnda birok yeniliin yapld bir dnem sona ermi oldu. Turgut zal bir devlet adam olarak bazan mtevekkil, kaderci, bazan da inat bir karakter sergilemitir. Kafasna koyduu ii mutlaka baarmak isteyen bir kiilie sahipti. Kazanma arzusu, kaybetmeyi kabullenmemesi ve tez canll ile dikkat ekiyordu. Brokratik ilemlerin uzamamasn ister, srekli yenilik peinde koard, yeni teknolojiye kar zel bir merak vard. Siyas hayatnda ve davranlarnda liberal dnce tarz onun en nemli zelliiydi. O zamana kadar Trkiyede allmam bir siyaseti profili izmiti. Konumalar, mimikleri, davranlar ve insanlara yaklam tarz ile sade bir insan grnts ortaya koymu, halka yakn davranlaryla geni kitlelerin sempatisini kazanmt. Bu durumuyla halkn gznde her gn karlalan bir insan profili izmekteydi. Siyaset sahnesinde ask suratl, stten bakan devlet adam yerine sevimli ve sempatik bir grnm sergilemiti. Trk halknn ounluu zaln ahsnda kendi kimliiyle iktidara ortak olduuna inanmt. zal, devletin gelecee ynelik kimlik tasavvuru ile halkn tarihsel sreten gelen geleneksel kimlii arasnda balant kurma becerisini de gstermiti. Bir ynyle Trkiyeyi ada dnyann rasyonel deerleriyle buluturmaya alrken dier ynyle Trk insannn yerel deerlerine evrensel ufuklar ama abasndayd. zal, siyas olarak kavgadan uzak drt farkl eilimi birletirme hedefini ortaya koymu, kendi gr ve dncelerini esas alarak bu drt eilime yeni bir ruh ve anlay kazandrma yoluna gitmiti. Temelde muhafazakr aile yapsna sahipti. Cumhuriyeti ynetici snfnn yetitii ortamda yetimemi, Cumhuriyetin brokratik kadrolarn yetitiren okullarda okumamt. Yaam tarzndan, ynetim biiminden ve liberal dnce yapsndan etkilendii Amerika Birleik Devletleri, zaln dnyaya alan kresel siyas baknn temel paradigmasn oluturdu. Amerikann toplumsal ve siyasal yaps, Trkiyenin kltrel ve etnik temelden kaynaklanan sorunlarnn zmnde ilham kayna olarak onun zerinde etkili oldu.

Turgut zaln gerek i politikada toplumsal sorunlarn zmnde, gerekse ekonomide ve d siyasette gerekletirmeye alt politikalarda ana hatlaryla bir istikrarn olduunu sylemek mmkndr. 1973te Dnya Bankasnda alrken Sleyman Demirele gnderdii bir mektupta Trkiyenin durumu ve yaplmas gerekenlerle ilgili dncelerini aktarm ve serbest piyasa ekonomisine geilmesi gerektiini vurgulamt. Nisan 1979da yaymlad Kalknmada Yeni Grn Esaslar balkl rapor, 1983te iktidara gelen Anavatan Partisinin hkmet programnn ekonomik ve siyasal sylemlerinin temelini oluturacak ve zaln lmne kadar savunduu grlerin esaslarn ortaya koyacaktr. zal, bir taraftan Osmanl devlet geleneinin modern Trkiye politikasna gncelletirilerek uyarlanmas ve yeni bir ivme kazandrlmas, dier taraftan zellikle d politikada Trkiyenin jeopolitik, jeokltrel, gvenlik ve tarihsel hinterlandn oluturan Osmanl mirasna sahip kabilecek bir stratejinin gelitirilmesi isteini ortaya koymutur. Balkanlardan Ortadouya ve Orta Asyaya uzanan blgede Trkiyenin karlarnn korunabilmesi ve Trkiyenin gvenliinin salanmasnn statkocu bir zihniyetle deil ok ynl gelitirilecek aktif bir d politika ile mmkn olacana inanmaktayd. D ilikilerin yrtlmesinde lkelerle olan ekonomik ve ticar mnasebetlerin asl itici gc oluturduunu dnen zal, d ilikilerde ticar ve ekonomik karlarn daha fazla vurguland bir politika stratejisini benimsemitir. 1985te Pakistan, ran ve Trkiye arasnda kurulan Ekonomik birlii Tekilt ile jeopolitik adan nem tayan bir kuak zerinde stratejik oyuncu ve mihver devletlerle ticar ilikileri kurumsallatrmaya alm, souk sava sonras bu rgte Orta Asyadaki Trk cumhuriyetlerinin dahil olmasn salayarak ekonomik ve ticar blgesel i birliini Orta Asyaya kadar yaymaya gayret etmitir. Ayn ekilde onun inisiyatifiyle kurulan Karadeniz Ekonomik birlii rgt, kreselleen dnya ekonomisinde kalknmakta olan blge lkelerinin ticar ve ekonomik ilikilerinin uyumlatrlmasn ngrmekteydi. zal 1987de Avrupa Ekonomik Topluluuna tam yelik iin bavurdu. Avrupa Birlii ile kurumsal i birliini gerekletirerek Trkiyenin modernleme ve demokratikleme konusundaki aklarnn kapatlmasna gayret etti. Demokratik kurumsallamann nndeki engelleri kaldrmaya alan zal bilhassa din ve vicdan hrriyeti, dnce hrriyeti, teebbs hrriyeti zerinde durmakta ve bir lkenin kalknmas ile bireysel zgrlkler ve demokratik haklar arasnda sk bir iliki grmekteydi. 1987de Avrupa nsan Haklar Mahkemesine bireysel bavuru hakknn kabul edilmesi, 1991de 141, 142 ve 163. maddelerin kaldrlmas, dnce hrriyeti ve hukuk anlaynda vatandalara tannan haklar zaln hnesine yazlan olumlu uygulamalardr. Genel anlamda, i politikada temel zgrlklerin gelitirilmesine ynelik icraatlarla hizmetin devlete deil topluma ve bireye yaplmasn salayan insan merkezli politik bir sylem gelitirmesiyle nemli bir zihn deiim ortaya koyan zal i ve d politikadaki icraatlarnda ve ngrlerinde her zaman hakl kmam, zellikle ekonomik politikalar eletirilmi, geleneksel deerlerin maddiyatlk karsnda giderek bozulduu, karc bir hayat tarznn toplumun bnyesinde derin yaralar at belirtilmitir.

BBLYOGRAFYA

Osman Ulagay, zal Ekonomisinde Paramz Pul Olurken Kim Kazand Kim Kaybetti, Ankara 1987;

Babakan Turgut zaln D Gezilerinde Konumalar 1987-1988, Ankara 1988; Anavatan Partisi Genel Bakan ve Babakan Turgut zaln 2. Olaan Byk Kongrede Yapt Konumalar, Ankara 1988; Hasan Cemal, zal Hikayesi, Ankara 1989; Cumhurbakan Turgut zaln 21. Asr Trkiyenin ve Trklerin Asr Olacak Konulu Konumalar, Ankara 1991; Gelecee Bak, Deiim, Cumhurbakan Turgut zaln Marmara Kulb Toplantsdaki Konumalar, Ankara 1992; Trkiyede Gerekleen Byk Deiim, kinci Deiimin Hedefi 15 Bat leri lkesinin Arasna Katlmak, Cumhurbakan Turgut zaln Dnyas Vakf Toplantsndaki Konumalar, Ankara 1992; Yavuz Gkmen, zal Sendromu, Ankara 1992; Nokta Dergisi, Turgut zal zel Eki, 17 Nisan 1993; Kutlay Doan, Turgut zal Belgeseli, Ankara 1994; Nail Greli, Gerek Tank Korkut zal Anlatyor, stanbul 1994; Mehmet Barlas, Turgut zaln Anlar, stanbul 1994; Devlet ve Siyaset Adam Turgut zal (ed. hsan Sezal), stanbul 1996; Ercment Yavuzalp, Liderlerimiz ve D Politika, Ankara 1996; Engin Gner, zall Yllarm, stanbul 2000; M. Ali Birand - Soner Yaln, The zal: Bir Davann yks, stanbul 2001; Cengiz andar, Trklerin Amerikaya Bakndan rnekler ve Amerikann Trkiyeye Bak, Trkiyenin Dnm ve Amerikan Politikas (ed. Morton Abramowitz, trc. Faruk akr), Ankara 2001, s. 169-219; aban H. al, Ulus, Devlet ve Kimlik Labirentinde Trk D Politikas, Trkiyenin D Politika Gndemi (der. aban H. al v.dr.), Ankara 2001, s. 3-34; M. Hakan Yavuz, Deien Trk Kimlii ve D Politika: Neo-Osmanlcln Ykselii, a.e., s. 35-63; Muhittin Demiray, zal Dnemi Trk D Politikasnn Temel Anlaylar, Trkler (nr. Hasan Celal Gzel v.dr.), Ankara 2002, XVII, 291300; Kim Bu zal: Siyaset, ktisat, Zihniyet (ed. hsan Sezal - hsan Da), stanbul 2003; Tanl Bora, Turgut zal, Modern Trkiyede Siyasi Dnce: Liberalizm (ed. Tanl Bora - Murat Gltekingil), stanbul 2005, s. 589-601; Emin Akda, zal-Vefatnn 10. Ylnda Turgut zal Belgeseli (19271993), Aksiyon Dergisi, sy. 436, stanbul 14 Nisan 2003 (zel ek). Muhittin Demiray

ZBEK
Muzafferddn zbek b. Muhammed Cihn Pehlevn (. 622/1225) ldenizli atabegi (1210-1225). ldenizli (Azerbaycan) Atabegi Muhammed Cihan Pehlivann oludur. Babasnn salnda Hemedan ehrinde grevlendirildi. Cveyn, zbekin Hrizmah Aleddin Tekiin 592de (1196) ran istils esnasnda aabeyi Atabeg Eb Bekirin yanndan katn, daha sonra Hrizmah Tekie sndn, Tekiin ona ilgi gstererek Hemedan kendisine ikt ettiini yazar (Trh-i Cihng, s. 272). Rvend ise Hrizmahn Atabeg Eb Bekirden Hemedan kendi adna korumasn rica ettiini, ancak onun kardei zbeki Hemedana gnderdiini kaydeder (Rhatssudr, II, 357). zbek, Hemedanda iken Ferrezin Kalesi hkimi Melik Cemleddin Ay-aba, Hemedana gelip kendisine atabeglik yapt ve ileri dzene koydu. Ancak Abbs Halifesi NsrLidnillh 593 (1197) ylnda Hemedana bir ordu sevkederek ehri ele geirdi. Ayn yl Hrizmah Tekiin kumandanlarndan Mayack, ksa bir sre sonra da atabeg Eb Bekir Hemedana hkim oldu ve kardei zbeki melik unvanyla burada grevlendirdi. Ertesi yl halife tarafndan desteklenen Mayack ehrin hkimiyetini ele geirdiyse de ehir bir mddet sonra tekrar zbekin eline geti. 607de (1210) aabeyi Eb Bekirin yerine ldenizli tahtna geen zbek bir sre gulm asll kumandan Mengli ile mcadele etmek zorunda kald. Nihayet Abbs Halifesi Nsr-Lidnillh ve Alamut hkimi III. Hasann gnderdii kuvvetlerin yardmyla Mengliyi bertaraf etti. 614te (1217) mttefiki Fars Atabegi Sad b. Zeng ile birlikte sfahana hkim oldu. Hrizmah Aleddin Muhammed b. Tekiin Cible kadar gelip olaylara mdahale etmesi zerine malp olan zbek, Hemedandan Azerbaycana ekildi. Daha sonra taraflar arasnda antlama saland, Hrizmahlara tbi olmak artyla Azerbaycan ve Arrn, zbekin idaresine brakld. 617 (1220) ve 618 (1221) yllarndaki Mool saldrlarndan fidye vererek kurtulan zbek nc defa Mool tehdidine mruz kalnca Nahcvana ekildi ve ailesini Hoy ehrine gnderdi. 619da (1222) Kpaklar, Arrnda karklklar karp Beylekn tahrip ettiler. zbek, 620 (1223) ylnda Celleddin Hrizmahn kardei Gyseddin Prahn Azerbaycana doru harekete getiini renince kz kardeini Gyseddin ile evlendirerek bu saldrlar nlemeye alt. 621de (1224) Reyde Moollar karsnda tutunamayan Hrizmli askerler zbeke sndlar. Bata onlara iyi davranan zbek, Moollardan ekindii iin Hrizmlileri onlara teslim etti. 622de (1225) Azerbaycana saldran Grcler bir boazda pusuya drlerek imha edildi. Bunun intikamn almaya hazrlanan Grcler Celleddin Hrizmahn yaklamas zerine zbek ile ittifak yapmak zorunda kaldlar. zbek, Celleddinin ilerlediini grnce Tebrizin idaresini kars Melike Hatuna (Irak Seluklu Sultan II. Turulun kz) brakarak Genceye ekildi. Celleddin Tebrizi igal etti (17 Receb 622 / 25 Temmuz 1225) ve -baz rivayetlere gre kocasndan bo dtn var sayarak-Melike Hatun ile evlendi. Bu arada Genceyi de kaybeden zbek ksa bir sre sonra Nahcvana bal Alncak Kalesinde zntden ld (Nesev, s. 118-119). Kaynaklarda iki ve elenceye dkn, lkesini korumaktan ciz, kabiliyetsiz bir atabeg olarak tantlan zbek, Tebrizde byk paralar harcayarak bir kk yaptrm, edip, air ve sanatkrlar himaye etmitir. II. Kzlarslan (Hm) adl olu, Celleddin Hrizmahn onay ile tahta karlmsa da zbekin lmyle ldenizliler hnedan fiilen sona ermitir.

BBLYOGRAFYA

Rvend, Rhats-sudr (Ate), II, 357-362, 364-365, 369-370; Ahbrd-devletis-Selckyye (Lugal), s. 121, 138; Ykt, Muceml-bldn (Cnd), I, 190; II, 15; bnl-Esr, el-Kmil (trc. Ahmed Araka - Abdlkerim zaydn), stanbul 1987, XII, 253-257, 262-263, 272-274, 332-334, 336-341, 371, 385; Nesev, Srets-Suln Celliddn Mengbert (nr. O. Houdas), Paris 1891, s. 17, 76, 114, 118-119, 129, 130, 154, 162, 168, 186, 243; At Melik el-Cveyn, Trh-i Cihng (trc. Mrsel ztrk), Ankara 1999, s. 272, 312, 330, 352, 561; Mstevf, Trh-i Gzde (Nev), s. 493; Hseyin Alyar, Azerbaycan Atabegleri (ldeniz Oullar) 1146-1225 (doktora tezi, 1966), Ed.Fak.; A. Hartmann, an-Nsir li-Dn Allh: 1180-1225, Berlin-New York 1975, s. 17-80; Aydn Taneri, Celld-dn Hrizmh ve Zaman, Ankara 1977, tr.yer.; brahim Kafesolu, Harezmahlar Devleti Tarihi, Ankara 1984, s. 137-141, 147, 181, 199-204, 217; Osman Turan, Trkiye Seluklular Hakknda Resm Vesikalar, Ankara 1988, s. 106, 107; Erdoan Meril, ldenizliler (Azerbaycan Atabegleri), Doutan Gnmze Byk slm Tarihi, stanbul 1988, VIII, 105-110; Hseyin Kayhan, Azerbaycan Atabegleri (ldenizliler) (1146-1225), Trkler (nr. Hasan Celal Gzel v.dr.), Ankara 2002, IV, 876-877; V. Minorsky, zbek, A, IX, 488-490; C. E. Bosworth, Ildeizids or Eldigzids, EI (ng.), III, 1112; a.mlf., zbeg b. Muammad Pahlawan, a.e., VIII, 234-235; Glay n Bezer, ldenizliler, DA, XXII, 83-84. Ahmet taal

ZBEK HAN
(. 740/1340) Altn Orda hkmdar (1313-1340). Altn Orda Han Toktann kardei Turulcann (Torlca) oludur. Tokta Hann lm zerine han oldu. Tahta k Tokta Hann vefatnn ardndan ba gsteren karklklar sonucu gerekleti. Baz kaynaklara gre Tokta Han, Sayn Han sllesi mensuplarn atal Bacr-Tok Bukann telkiniyle ldrtm ve olu l Basar tek veliaht olarak brakmt. l Basarn lmyle Sayn Han sllesinin sona erme tehlikesi ortaya kmt. Bu duruma zlen Tokta Hann yanna gelen ldrtt kardei Turulcann hanm Gelin Bayalun (Beyln), Turulcann katledilmesi srasnda hamile olduunu, doan oluna zbek adn verdiini ve onu lmden kurtarabilmek iin Kabartay lkesinde yakn nal Beyin yanna gnderdiini sylemiti. Bunun zerine Tokta Han emrlerinden Kyat Astay ve Secut Alatay beyleri, ehzadeyi getirmek iin grevlendirmi, ancak beyler zbeki alp dndkleri esnada Tokta Han vefat etmiti. Bu durumdan faydalanan Atalk Bacr-Tok Buka kendisini han iln etmi, ancak Kyat Astay ve Secut Alatay bir hile ile onu ldrerek zbeki Altn Orda han yapmlard (Abdlgaffar Krm, s. 32-33; Kafal, temi Hacya Gre Cuci Ulusunun Tarihi, vr. 27b-28b). Buna karlk Kn kk farkllklarla bu rivayete benzeyen, fakat Bacr-Tok Buka yerine o srada hayatta imi gibi Tokta Hann olu Tkel Bukaya ait bir hikye nakleder (Tr-i Olcaytu, vr. 188a). Kaynaklarda Tokta Hann lm 712 (1312) veya 713 (1313) olarak verilmektedir, adna baslan son para ise 713 (1313) tarihini tamaktadr (Markof, s. 444). Dier bir rivayete gre Tokta Han ld srada olundan Tkel Buka hayatta idi. zbek Han bu ehzadeyi bertaraf ederek tahta kabilmiti. O srada Hrizm lkesine hkim olan Cuci Hann olu Togay Timur neslinden Kutlu Timur, zbek Hana ve yanndaki emrlere yardmc olmu, onun Altn Orda tahtna kmasn temin etmiti (Abdullah b. Ali Kn, vr. 188a-189a; Tiesenhausen [Ayn], s. 371). Bu noktada ran ve Arap kaynaklarna nisbetle temi Hac ile Abdlgaffar Krmnin verdii bilgilerin daha doru olabilecei sylenebilir. zbek Hann 713te (1313) Krmda baslm paralarnn bulunmas tahta k tarihinin bu yla tekabl ettiini gsterir. Baz kaynaklarda tahta kt esnada otuz, yerli kaynaklarda ise on yanda olduu belirtilir. Babasnn katledildii 1291den az sonra doduu dnlrse hkmdar olduunda yann yirmi civarnda olduu kabul edilebilir. zbek Han tahta oturduktan sonra kendisine suikast tertibinde bulunanlar birer birer ortadan kaldrd. Bunlardan yalnz Baba maiyetiyle birlikte lhanl Hkmdar Olcaytu Hann yanna snabildi. zbek Han, Kutlu Timurun telkiniyle, lhanllarla srp gelmekte olan sava haline son verebilmek iin bir dostluk heyetini Olcaytu Hana gnderdi. Altn Orda elileri, 25 Muharrem 714te (11 Mays 1314) Sultniye ehrinde lhanl hkmdar tarafndan karland (Abdullah b. Ali Kn, vr. 199ab). Ancak 715te (1315) lhanllara snm olan Baban, maiyetindeki kuvvetlerle Hrizm hkimi Kutlug Timura kar baskn seferi yapmas bu dostlua son verdi. Kutlu Timur yenilgiye urayarak ekilmeye mecbur oldu (a.g.e., vr. 207a-b). Bunun zerine zbek Han, emrlerinden Akboa Kyat bakanlnda bir eli heyetini Olcaytu Hana gnderdi ve Baban cezalandrlmasn isteyerek tehditte bulundu. Aradaki ilikileri yeniden dzeltmek isteyen Olcaytu Han, Baba getirtip elilerin huzurunda ldrtt (a.g.e., vr. 210a-212b).

zbek Han ayrca Memlklerle de iyi ilikiler kurmaya alt. Nveyr ve Mufaddaln rivayetlerine gre 16 Zilhicce 713te (3 Nisan 1314) o zamana kadar grlmedik derecede muhteem bir Altn Orda elilik heyeti Kahireye gitti. 174 kiiden meydana gelen ve kymetli hediyeler gtren heyet byk itibar grd. Buna karlk Msr Memlk Sultan el-Melikn-Nsr da Emr Aleddin Aydodu bakanlnda bir heyeti zbek Hana yollayp evlenmek zere hnedandan bir prensese tlip oldu. Bu elilik heyeti dnerken Altn Orda elilik heyeti de onlarla birlikte Ramazan 715te (Aralk 1315) Kahireye gitti. Ramazan 717de (Kasm 1317) Kahireye gelen zbek Hann elileri evlilik iin ar artlar ne srdler. Bir mddet sonra zbek Han bu artlardan vazgeerek hnedandan Tolun-Bige Hatunu, o srada Saray ehrine gelmi olan el-Melikn-Nsrn yeni elisi Emr Seyfeddin Otacnn dn srasnda pek ok hanmn da bulunduu kalabalk bir heyetle Msra gnderdi ve nikh merasimi 6 Reblhir 720de (16 Mays 1320) gerekletirildi (Tiesenhausen [Nveyr], s. 287, 298, 300, 302, 304, 306; [el-Mufaddal], s. 344-346). Altn Orda hkmdarlar, zbek Hana kadar Berke Han (1256-1266) dnda mslman olmamt. zbek Han da hkmdar olduu srada henz slmiyeti kabul etmemiti. Hatta 1315 ylnda kz kardei Knek Hatunu Moskova Knezi Yuri Danilovile evlendirmi, Knek Hatun bu mnasebetle vaftiz edilerek Agatha adn almt. zbek Han muhtemelen 720de (1320) slmiyeti kabul ederek Muhammed adn ald. Nitekim Ulu Bey de zbek Hann saltanatnn sekizinci ylnda mslman olduktan sonra btn Det-i Kpak slma soktuunu belirtir (eceretl-Etrk, vr. 122b-123b). zbek Hann bu tarihten sonraki paralarnda Muhammed adnn varl verilen bu bilgiyi teyit eder. temi Hac ve Abdlgaffar Krmnin rivayetlerine gre zbek Han slma davet eden drt vel Hrizm ve Buhara taraflarndan gelen Mecdddin irvn, Baba Tkles (eyh Necbddin), eyh Ahmed ve eyh Hasan Grgndir (Abdlgaffar Krm, s. 35-36; Kafal, temi Hacya Gre Cuci Ulusunun Tarihi, vr. 32a-34a). Ulu Bey ise zbek Hana slmiyeti telkin eden kiinin Seyyid Ata adl bir zat olduunu yazar (eceretl-Etrk, vr. 122b-123b). lhanl Hkmdar Olcaytu Hann 716da (1316) vefatndan sonra iki devlet arasnda bar durumu ortadan kalkt. 718de (1318) ordusu ile Derbendi geen zbek Han, Kr rma boyunda Emr oban idaresindeki orduyla arptysa da netice alamayarak geri dnd (Hfz- Ebr, s. 84-86; Eb Bekir el-Kutb elhar, s. 52). 719da (1319) Bizans ile mnasebetlerin bozulmas yznden Altn Orda birlikleri Edirneye kadar Bizans arazisini yamalad. Ertesi yl Tuluk Togan, Taytak ve Ta Bukann idaresinde Altn Orda kuvvetleri btn Trakyay altst ederek Bizans dehet iinde brakt. Yama krk gn devam etti. mparator II. Andronikos nihayet birok fedakrlk karlnda bar yaparak bu ordunun geri dnmesini salad (Howorth, II/1, s. 158-159). 1323te byk prens unvanl Gediminin lkesi Litvanya istil edildi. Ayn yl zbek Hann annesi Gelin Bayalun vefat etti (Hammer, s. 292-293; Howorth, II/1, s. 157-158). 727de (1327) Tver ehrinde zbek Hann yeenlerinden ve iban Han neslinden olkan maiyetiyle birlikte katledildi. Bunun zerine zbek Han, Yuri Daniloviten sonra Moskova knezi olan kardei van Danilovii ararak onu byk knez iln etti. Ayrca Suzdal Knezi Aleksandr Vasilovii 50.000 kiilik kuvvetle takviye edip Tver knezi zerine gnderdi. Tver knezi Novgoroda, oradan da Gediminin yanna kat. zbek Hann byk knez iln ettii van Danilovi daha sonra Moskova Rusyasnn kurucusu olacaktr (Howorth, II/1, s. 161-162; Vernadsky, s. 201-

203). zbek Han tahta kt zaman Cuci ulusunun dou blm olan Gk Ordada Orda en neslinden Sasi Buka hkm srmekteydi. Ksa bir mddet sonra olu rzen Han, zbek Hann yarl ile babasnn yerine tayin edildi. Otrar, Sabran, Snak, Cend ve Barkend gibi Siridery ehirlerinde camiler, mescidler yaptrarak hayr ileriyle megul olan rzen Hann (Munddn-i Natanz, s. 88) vefatnn ardndan Gk Orda tahtna kan olu Mbrek Hoca, istikll almeti olmak zere Gk Ordann merkezi Snak ehrinde kendi adna 728 (1328) ve 729 (1329) tarihinde gm paralar darbettirmiti (Markof, s. 528). Mbrek Hocann istikll hareketini zbek Han iddetle bastrd ve isyan hareketini destekledikleri gerekesiyle Gk Orda hnedanna son verdi. Sulu sol kol olanlarn emrlerinden Kyat Astaya koun olarak brakt ve asalet haklarn alarak onlar kara kii mesabesine indirdi (Abdlgaffar Krm, s. 35; Kafal, temi Hacya Gre Cuci Ulusunun Tarihi, vr. 31b). Bylece Cuci ulusunda mevcut iki blml yap (Ak Orda [sa kol] Gk Orda [sol kol]) Gk Ordann yok olmasyla bozulmu oldu. Doudaki sol kol dorudan merkeze baland. 733 (1333) ylnda zbek Hann Krmda oturan sa kol emri s Beyin yeenleri Kutlu Timur ve Hac Bey, Podolya zerine akn yapt; fakat Litvanya Byk Prensi Gedimin ve olu Olgerd onlar durdurdu. Ayn yln austos aynda Kutlug Timur, zbek Han adna Venedik elilik heyetiyle Kuban rma boyunda bir antlama imzalad. Tana rmann Azaka yakn blmnde pazar yeri olarak kullanlacak arazi imtiyazna karlk % 3 nisbetinde vergi denmesi, Venedik gemilerinin yelken saysna gre vergi tahsili her iki tarafn temsilcileri tarafndan kabul edildi (Hammer, s. 298; Howorth, II/1, s. 163). 1333te Krmn Ker Limanna karak Altn Orda Devleti snrlarna giren bn Battta bu srada zbek Han dnyadaki en byk yedi hkmdardan biri diye nitelendirir. Onun cuma gnleri namazdan sonra altndan yaplm, zmrt ve kymetli talarla ssl, zemin ve ayaklar halis gmten olan tahtna oturarak kabul merasimi yaptn, bu merasim sresince ulu hatunu Taytulunun sa tarafnda, ikinci hatunu Kebekin onun alt tarafnda, nc hatunu Bayalunun solunda, drdnc hatunu Ordacnn onun aasnda yer aldn, tahtn alt tarafnda sada byk olu Tinbeg, solda ikinci olu Canbeg, nnde kz t-Kiicekin oturduunu, hatunlar geldiinde ayaa kalktn, byk hatununu ise kapda karladn yazar. Taytulu, Tinbeg ve Canbegin anneleri olarak ok itibarlyd. kinci hanm Kebek Hatun Emr Nangtayn, nc hanm Bayalun Bizans mparatoru III. Andronikosun, drdnc hanm Ordac ise Ulus Emri s Beyin kzyd. zbek Han, bn Batttay huzuruna kabul ederek ona iltifatlarda bulunmu, kendisine atlar, koyunlar ve tulum iinde kmz ihsan etmiti (Seyahatnme, I, 359-376). zbek Han daha sonra lhanllarla yeni bir mcadelenin iine girdi. lhanl Hkmdar Eb Said Bahadr Hann vefat haberini duyunca 736 Reblhiri sonlarnda (Aralk 1335) byk bir ordu ile k mevsimine ramen Derbendi geerek Kr rma boyuna ulat. lhanl ordusu da yeni hkmdar Arpa Han kumandasnda rman kar yakasnda yer ald. Bu srada ok deer verdii, Hrizmde oturan sol kol emri Kutlu Timurun lm haberi gelince zbek Han ordusuna geri dn emri verdi. lhanl ordusu da Altn Orda ordusunu takibi gze alamad (Eb Bekir el-Kutb el-har, s. 59; Tiesenhausen [Kazvn], s. 93). zbek Hann slmiyeti kabulnden nce darbedilen paralarnda Sultan zbek Han, es-Sultnldil zbek Han ibarelerine rastlanrken 720den (1320) sonraki paralarda es-Sultnl-azam Gyseddin Muhammed zbek Han el-dil

eklinde bir ibare grlmektedir (Fraehn, s. 6-10; Lane-Poole, VI, 125-131). zbek Hann 740 ylnda (1340) vefat ettii konusunda kaynaklar birleir. En son darbedilen paralar 740 tarihliydi (Lane-Poole, VI, 130; Markof, s. 449) ve Bulgar ile Saray ehirlerinde baslmt. Olu Canbeg Hann ilk paralarnn da 740 tarihini tamas lmnn bu ylda vuku bulduuna phe brakmaz. Btn kaynaklar zbek Han dirayetli, akll, muktedir bir hkmdar olarak nitelendirir. Onun zamannda Altn Orda Hanl hamet devrine ulam, uzun sren saltanatnda Cuci ulusu altn an yaamt.

BBLYOGRAFYA

Redddin, ub-i Pengne, TSMK, III. Ahmed, nr. 2937, vr. 113a; bn Battta, Seyahatnme, I, 359-376; Hfz- Ebr, eyl-i Cmiut-tevr (nr. Hnbb Beyn), Tahran 1317 h., s. 84-86; Ulu Bey, eceretl-Etrk, British Museum, Add., nr. 26190, vr. 122b-123b; Abdullah b. Ali Kn, Tr-i Olcaytu, Sleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 3019, vr. 188a-207b, 210a-212b; Eb Bekir el-Kutb el-har, Tr-i ey Uveys (nr. J. B. van Loon), s-Gravenhage 1954, s. 52, 59; Eblgazi Bahadr Han, ecere-i Trk (nr. L. Baron Desmaisons), Petersburg 1871-74; a.e.: Trk eceresi (nr. Rza Nur), stanbul 1925, s. 174; Munddn-i Natanz, Mnteabt-tevr (nr. J. Aubin), Tahran 1336 h., s. 88, ayrca bk. tr.yer.; Hammer, Geschichte der Goldenen Horde im Kiptschak, Pesth 1840, s. 292-293, 298; Abdlgaffar Krm, Umdett-tevrh (nr. Necib sm, TTEM ilvesi), stanbul 1343, s. 32-36; Ch. Fraehn, Die Mnzen der Chane vom Ulus Dschutschis oder von der Goldenen Horde, Petersburg-Leipzig 1832, s. 6-10; H. H. Howorth, History of the Mongols, London 1876-1927, II/1, s. 157-159, 161-163; S. Lane-Poole, Catalogue of Oriental Coins in the British Museum, London 1881, VI, 125-131; W. G. Tiesenhausen, Sbornik Materyalof Otnosiaihsiya k Istorii Zolotay Ordu, I, Petersburg 1884 (Ayn, s. 371; Nveyr, s. 287, 298, 300, 302, 304, 306; Birzl, s. 315-318; el-Mufaddal, s. 344-346; nr. A. A. Romaskovi - S. L. Volin, II), Moskova-Leningrad 1941 (Kazvn, s. 93); A. K. Markof, Inventarniy Katalog Musulmanskih Monet Ermitaja, Petersburg 1892, s. 444, 449, 528; W. de. Tiesenhausen, Altnordu Devleti Tarihine Ait Metinler (trc. smail Hakk zmirli), stanbul 1941, I, 287-411; Zeki Velid Togan, Umumi Trk Tarihine Giri, stanbul 1946, I, tr.yer.; G. Vernadskiy, The Mongols and Russia, New Haven 1953, s. 199-200, 201-203; A. Yu Yokubovskiy, Altn Ordu ve nhitat (trc. Hasan Eren), stanbul 1955, tr.yer.; Mustafa Kafal, temi Hacya Gre Cuci Ulusunun Tarihi (doktora tezi, 1965), Ktp., nr. 4086, vr. 27b-28b, 29a, 31b, 32a-34a; a.mlf., Altn Orda Hanlnn Kurulu ve Ykseli Devirleri, stanbul 1976, s. 73-82. Mustafa Kafal

ZBEK HAN CAM


Eski Krm ehrinde XIV. yzylda yaplm cami. Krmn gneydousunda bulunan Eski Krm (Solhat) ehrinde Altn Orda hkmdar zbek Han dneminde (1313-1340) ina edilmitir. Evliya elebi burada ikisi cuma camisi olmak zere be mabed zikretmise de gnmzde bunlardan sadece zbek Han Camii ayakta olup iki caminin ise harabeleri kalmtr. Cami 17,5 13,5 m. lsnde dikine dikdrtgen bir plana sahip olduka sade bir yapdr. D keleri kesme, duvarlar ksmen kesme, ksmen moloz tala yaplm, zeri kiremit kapl krma bir at ile rtlmtr. Kuzeydou kesindeki minare XVIII. yzyla ait resimlerde ksmen ykk ve kaln silindir gvdeliyken yakn dnemde yeniden ina edilen mevcut minare ince uzun gvdelidir. zbek Han Camiinin ihtiaml takaps hafif dar tamaktadr. Kapnn st ksm aslna uymayan bir ekilde tamir edilmise de orijinal dzeni belli olmaktadr. Dtan biri ince, dieri kaln iki bordrle erevelenmi olup kaln i bordrde damarl rm, dilimli yaprak, stilize ieklerden oluan zengin bir motif yer almaktadr. tarafta derin tutulan giriinin kelerine bitkisel sslemeli balklar olan yivli stuneler yerletirilmitir. Kap zeri mukarnasl kavsaral olup stte baz paralar gnmze intikal etmi sivri kemerli yaz bordrnn varl anlalmaktadr. Ke dolgularnda rm bezemelerin izleri mevcut olan kavsarann en alt eridinde kitbe yer almaktadr. Takapsndaki kitbede yapnn Muhammed zbek Han zamannda 714 (1314-15) ylnda Abdlaziz b. brhim el-Erbl tarafndan ina edildii yazldr. slp ve tezyinat gibi caminin bu girii de Anadoluda Seluklu dnemine ait cami cephelerini hatrlatmaktadr. Cami erden alt stunla blmlenmi mihraba dik nefli bir plana sahiptir. Stunlarn kaideleri ve balklar mukarnasl olup sivri kemerlerle birbirine balanmtr. Evliya elebi yapnn drt stunlu ve ahap tavanlarnn da nakl olduunu yazar. Alt ksmlarnda geometrik yldz motifleri bulunan mihrap sls hatla yetl krsnin yer ald bir yaz bordryle evrelenmitir. Mukarnas kavsaral mihrap nii iki yanda birer stune ile snrlanm, bunun iine ikinci bir mukarnasl kk ni yerletirilmitir. stteki kitbede kelime-i tevhid yazldr. st kavsarann kelerinde birer rozet, kalan yzeyde ise kvrk dall rm motifleri bulunmaktadr. Evliya elebiye gre I. Mengli Giray Han bu camiye stnde 918 (1512) tarihli kitbesi bulunan bir minber yaptrmtr. Caminin kble duvarna bitiik olan nci Hatun Medresesi harap durumdadr ve yalnzca kuzey duvarndaki tonozlu birimleri ksmen gnmze ulamtr. Yaklak 30,30 29,00 m. llerindeki yap drt eyvanl avlulu bir emaya sahiptir. XVIII. yzyla ait iki resimde medresenin harap, ancak ayakta olduu grlr. Dou cephesinde yer alan takaps da biraz takn olup avluya eyvan eklinde alr. Batda takap karsnda ana eyvanla avlunun douya yakn iki kesinde yan eyvanlar yerletirilmitir. Eyvanlar revakl avluya hafife taan yapda ana eyvann iki yannda ve giri eyvannn kuzeyinde byk tonozlu drt oda, giri eyvannn gneyinde ise drt, yan eyvanlarn bat taraflarnda da beerden toplam on drt kk tonozlu oda bulunmaktadr. Yapnn vaktiyle muvakkithne olarak da kullanld bilinmektedir. Evliya elebinin naklettii, gnmzde mevcut olmayan kitbesine gre medrese Emrl-mer Klburun Beyin kz nci Bey Hatun tarafndan 733te (1333) ina ettirilmitir. Caminin kuzeyinde sadece duvarlar ayakta kalm bir trbe bulunmaktadr. Bugn trbenin iinde bir ta lahitle baz paralarda bitkisel sslemeler, bazlarnda ise yazlar olan birok lahit ve mezar ta

paralar vardr. Ayrca XVIII. yzyla ait bir resimden caminin dousunda klasik tarzda sivri kemerli nili bir emenin mevcut olduu grlmektedir.

BBLYOGRAFYA

bn Bb, el-Evmirl-Aliye: Selukname (trc. Mrsel ztrk), Ankara 1996, II, 204; Evliya elebi, Seyahatnme, VII, 662; V. G. Tiesenhausen, Sbornik materialov otnosyaixsya k istorii Zolotoy Ord, St. Petersburg 1884, I, 363, 435; A. L. Jacobson, Srednevekoviy Krm, Moskva 1964, s. 106-108; Oktay Aslanapa, Krm ve Kuzey Azerbaycanda Trk Eserleri, stanbul 1979, s. 5-10; A. Yu. Yakubovskiy, Altn Ordu ve k (trc. Hasan Eren), Ankara 1992, s. 47, 51; C. Krikun, Pamytniki Krimskotatarskoy Architektura, Simferopol 2001, s. 18, 19; M. G. Kramarovskii, SolkhatKrym in 13th and 14th Centuries: People, Culture and Craft Traditions, Altn Orda ve Varisleri kinci Uluslararas Konferans, stanbul 2005, s. 48-49; a.mlf., City, Palace and City Dominants in the Golden Horde, The Golden Horde: History and Culture, St. Petersburg 2005, s. 134; Osman Akokrakl, Staro-Kirimskie i Otuzkie natpisi XIII.-XV. vv., Izvestiya tavriceskogo obcestva istorii, arheologii i etnografii, I/58, Akmescit 1927, s. 5-17. Ncole Kanal-Ferrar

ZBEKSTAN
Orta Asya Trk cumhuriyetlerinden. I. FZK ve BEER CORAFYA II. TARH III. KLTR ve MEDENYET IV. MMAR Batda ve kuzeyde Kazakistan, gneyde Afganistan, gneybatda Trkmenistan, douda Krgzistan ve gneydouda Tacikistan ile komudur; snrlar ierisinde Karakalpakistan zerk Cumhuriyeti yer alr. Yzlm 447.400 km, nfusu 26.800.000 (2005), baehri Takent (2.100.000), dier nemli ehirleri Nemengn (471.000), Endican (413.000), Nukus (325.000), Buhara (299.000) ve Semerkanttr (282.000). I. FZK ve BEER CORAFYA Yaklak bete drd dzlk alanlardan oluan lkenin zellikle orta ve kuzeybat kesimleri ova ve platolarn yer ald sade bir topografyaya sahiptir. Aral glnn gneyindeki Amuderya deltas ile Turan, Takent, Semerkant, Buhara, Fergana ovalar ve Kzlkum l balca dzlk alanlar tekil eder. Tanr dalar (Tien an) ile Pamir dalarnn bat uzantlarnn meydana getirdii dalk alanlar lkenin gneydousundadr (atkal danda Adelunga zirvesi 4301 m.). lkede scak yazlar ve souk klarn yaand karasal bir iklim, zellikle alak alanlarda l iklimi hkimdir. Yazlar uzun, scak ve yasz olup scaklk yer yer 40 Cnin zerine kar. Buna karlk ksa sren k mevsiminde scakln zaman zaman - 38 Cye kadar indii iddetli souklar grlr. Bat kesiminde yalar azdr. Douya doru gidildike ykseltinin de etkisiyle byk blm k ve ilkbahar aylarnda den yllk yalarda bir miktar art grlr: Karakalpakistan ve Hrizm blgelerinde 75-100, Takentte 350-400, dalarn etek kesimlerinde ise 600 mm. Bitki rtsnn esasn alak dzlkler ve havza tabanlarnda l bitkileri, plato ve dalk alanlarda step bitkileriyle da ayrlar tekil eder. lke topraklarnn yaklak % 10u al ve orman formasyonuyla kapldr. nemli akarsular Orta Asyann en byk nehirleri olan Amuderya ile Sirideryadr. Aral glne dklen bu akarsulardan Amuderya gln gney kysnda byk bir delta oluturur. Siriderya ise Kazakistana getikten sonra Arala ular. Amuderyann kollarndan Zerefn Semerkant, Buhara ve Nevai ovalarn, Siriderya Fergana ovasn, kollarndan ircik Takent ovasn sular. Balca gller Sarkam, Aydar ve Araldr. Bunlardan gney blm zbekistana ait olan Aralda byk bir evre felketi yaanm ve Sovyetler Birlii tarafndan uygulanan yanl tarm politikalar sonucu gl besleyen iki nehrin sularnn nemli bir blm pamuk tarlalarnn sulanmasnda kullanld iin gl 1960lardan itibaren kurumaya balam ve yzeyi yaklak % 60, hacmi ise % 80 orannda klmtr; bu sebeple eski kaynaklarda dnyann drdnc byk gl olarak gsterilirken gnmzde altnc sradadr. Dier taraftan pamuk

tarmnda kullanlan kimyasal maddeler gl tabannda birikmi ve bunlar sularn ekilmesiyle birlikte toz frtnalar tarafndan evreye yaylarak binlerce canl trnn yok olmasna ve insanlarn lmne yol amtr. zbekistan, Orta Asya Trk cumhuriyetleri arasndaki en kalabalk lke olup nfusunun yllk art hz yaklak % 1,5, younluu 53 kiidir (km). Nfus zellikle Amuderya ve Siriderya ile bunlarn kollarnn sulad vadi ve ovalarda toplanmtr; Nemengn, Endican ve Fergana gibi byk ehirlerin bulunduu Fergana havzas ile Takent, Buhara, Semerkant, rgen, Nukus ve Kar evreleri en youn alanlardr. Halkn yaklak % 80ini zbekler, % 10unu dier Trk boylar, geri kalann da byk blm Takentte yaayan Ruslar (% 5), Tacikler, Ermeniler, yahudiler, Almanlar ve Koreliler oluturur. Resm dil zbekedir; ayrca her etnik grup kendi dilini de konuur. Nfusun % 90 hemen tamam Snn mslman, % 6 kadar hristiyan, geri kalan ise farkl dinlerin mensubudur. nsanlarn byk bir blmnn krsal kesimde yaad zbekistanda tarm en nemli geim kayna ve ekonominin temelidir. Topraklarn yaklak % 10undan elde edilen rnlerin balcalar pamuk, buday, pirin, eitli sebze ve meyvedir. Yalarn azl sebebiyle tarm byk lde sulamaya baldr. zbekistan dnyann nde gelen pamuk reticilerinden biridir. Ancak tahl ihtiyacn karlamak amacyla son yllarda pamuk retim alanlarnn bir ksm bata buday olmak zere eitli tahllara ayrlm ve 1999da 3,6 milyon ton olan pamuk retimi 2003te 2,8 milyon tona inerken 1999da 3,7 milyon ton olan tahl retimi 2003te 5,7 milyon tona kmtr. pek bcekiliinin ok gelimi olduu lkede balca geim kaynaklarndan biri de hayvanclktr. Geni bozkr alanlarndaki iklim ve bitki rtsnn zellikleri sebebiyle koyun, bilhassa karakul koyunu yetitiricilii ve buna bal astragan retimi ve ihracat byk nem tamaktadr. zbekistan yer alt zenginlikleri bakmndan ansl bir lkedir ve tabii kaynaklarnn en nemlileri doalgaz, altn, petrol, uranyum ve kmrdr. Tahmin 1,8 trilyon metrekp doalgaz rezervinin bulunduu lkede Kakaderya, Buhara, Endican ve Surhanderya retim yaplan balca idar blgelerdir. Petrol Buhara, Kakaderya, Surhanderya, Fergana, Nemengn ve Endican idar blgelerinde retilmektedir. Buhara Petrol Rafinerisi ve Fergana petrol tesisleri lke iin byk deer tamaktadr. zbekistan dnyann nde gelen altn reticisi lkelerden biridir ve pamuktan sonra ikinci ihracat rn altndr. Kzlkum lndeki Muruntau madeni sadece zbekistann deil dnyann en nemli altn madenlerinden biridir. Yllk retim miktar yaklak 6 milyon ton olan kmr, Takentin dousunda Angren ile Termizdeki argun ve Baysun ocaklarndan karlmaktadr. lkede tarm rnleri ve zengin yer alt kaynaklarna bal eitli sanayi kollar gelimitir. Bunlarn banda tarm ve tekstil makineleri, eitli kimyasallar, gaz, metalrji, gda ve otomobil sektrleri gelir. Takent makine, gda, otomotiv; Semerkant ve Fergana tekstil, petrol, kimya, gbre; Endican ve Nemengn tekstil, makine, kimya, elektronik ve petrol sanayiinin topland balca merkezlerdir. Orta Asyann en byk tekstil fabrikas ve tek uak fabrikas Takenttedir. Takent civarndaki Bekbd demir elik tesisleri de nemli sanayi kurulularndan biridir. Bu ekonomik etkinliklere bal olarak lkenin d ticareti gelime yolundadr. zbekistan 1992de Ekonomik birlii Tekiltna ve 1996da slm Konferans Tekiltna yle olmutur.

BBLYOGRAFYA

Talip Ycel, Asya Corafyas, Ankara 1960, I, 72-73, 181; a.mlf., Asyann Beer ve ktisad Corafyas, Ankara 1965, s. 116, 171, 209; L. Ligeti, Bilinmeyen Asya (trc. Sadrettin Karatay), Ankara 1986, s. 27, 28, 29; Yusuf Dnmez, Trk Dnyasnn Beer ve ktisad Corafyas, stanbul 1987, s. 64, 68, 69, 73, 75, 78, 83; D. T. Twiniry, Guide to the Repulolics of the Former Soviet Union, Westport 1993, s. 151-155; Ali Yiit, Trk lkeleri ve Trklerin Yaadklar Blgelerin Corafyas, Elaz 1996, s. 87-95; brahim Atalay, Ktalar ve lkeler Corafyas, zmir 2001, s. 187192; Faruk Uysal, zbekistan lke Raporu, Ankara 2004, s. 6-15, 41-43, 50. Cemalettin ahin II. TARH

Eskiden Turan, Ortaalarda Trkistan, Mvernnehir, gnmzde zbekistan denilen topraklar zengin bir tarih gemie sahiptir. Fergana vadisi (Selungun maaras), Takent vahas (Klbulak ve birahmet maaras), Surhanderya vadisi (Teikta / Delikta maaras), Semerkant vahas (mankotan maaras) ve dier yerlerde gerekletirilen arkeolojik aratrmalar sonucu yerleim tarihinin Eskialara kadar indii, ilkel insan topluluklarnn geni bir corafyada yaylm olduu tesbit edilmitir. Bilhassa avclk ve hayvanclkla geinen kabilelerin, milttan nce V-III. binyllarda Kaltaminarllar medeniyeti adyla bilinen medeniyeti kuran eski balk ve avc kabilelerin geni alanda dald belirtilmitir. Milttan nce III. binyln sonu ile II. binyllarda ilkel tarm ekillenerek ilk sulama kollar, bunlarn yannda kk kyler ortaya km, ardndan ilk ehirler (Sopollitena, Carkotan) kurulmutur. Milttan nce VI-IV. yzyllarda bu lkede Bahtar Krall ve Byk Hrizm gibi eski devletlerin kurulduu anlalmakta, bu dnemlerde ticaret ve kk zenaatlarn gelitii bilinmektedir. Sz konusu devirde eski Turan diyarnn gney snrlarnda Aryaniler, kuzeyde ise Trler adyla mehur olan halklar yaamtr. Ayn zamanda rm yazs esasnda Sod yazs ve Hrizm yazs gibi eski yazlar ortaya kmtr. Eski Turan halk milttan nce V-IV. yzyllarda ran Ahamenleri, milttan nce 329-327 yllarnda skenderin istilsna kar mcadele etti. Milttan nce III-II. yzyllarda bu kesimde gl Kang Hakanl, onun gney ksmnda Kuan, Fergana vadisinde Dvn devletleri hkm srd. IV-VI. yzyllarda bu snrlar nceleri Akhunlar, Kidariylar ve Eftalitler idaresi altnda bulunuyordu. Halkn nemli bir ksm hayvanclkla urayordu, bir ksm da ehir ve kylerde yerleik bir hayat sryordu. Burada birok din hkim durumdayd. Sod ve ata Zerdtlik, Taristy ve Dou Trkistanda Buda dini yaygnd. ehirlerde Nestrler ve yahudi cemaatleri de yayordu. Yerli halkn ounluu Sodca, gebeler ise Trke konuuyordu. VI. yzyln ikinci yars ile VII. yzylda blgede yaayan topluluklar Yettisuvda (Yedisu) kurulan

Bat Trk Hakanl bayra altnda birleti. Bunlar birka kk feodal hkimliin bir araya gelmesiyle teekkl etmiti. lerinde en gls Zerefn ve Kakaderya vadilerinde yerlemi Sod Konfederasyonu idi. Konfederasyona Semerkant ve Buhara dnda Maymurg, tihan, Kuaniya, Vardana, Ke ve Mahab gibi meliklikler balyd. Sodda nfus ok kalabalk olup iftilik ve baclkla uralyordu. Budaydan baka pamuk ve pirin yetitiriliyor, pamuk dokumacl yaygn biimde yaplyordu. Sod ehirlerinde eitli kk el sanatlar, dokumaclk, seramikilik, dericilik, seraclk, bakrclk ve kuyumculuk, ayrca i ve d ticaret olduka gelimi durumdayd. 707-715 yllarnda Mvernnehir ve Hrizm, Kuteybe b. Mslim kumandasndaki slm ordular tarafndan fethedildi ve blge halk tedrcen slmiyeti kabul etmeye balad. Ancak Emevlerin blge halkna ynelik siyasetleri Mvernnehir ve Horasan halknn birka defa ayaklanmasna yol at. IX. yzylda bu kesimde bamsz Smnler Devleti ortaya kt. Ayn asrda Karahanllar ve XII. yzylda Karahtayllarn hkimiyetine giren lkede XII. yzyln ikinci yarsyla XIII. yzyln banda Hrizmahlar Devleti kuruldu. IX-XII. yzyllardaki bu ok kark siyas ortam beraberinde birok sosyal ve ekonomik deiimi getirdi, ayrca kltrel hayatn gelimesine vesile oldu. Dnyaca nl dnrler, ilim ve fen adamlar, din limleri ve kumandanlar yetiti. Bunlardan Fergn, Muhammed b. Ms el-Hrizm, Frb, Brn, bn Sn, mam Buhr, Hakm et-Tirmiz, Burhneddin elMergnn gibi limler dnya ilmine byk katkda bulunmutur. 1220-1221 senelerinde blge Cengiz Han liderliindeki Moollarn istilsna urad. Onlara kar direnen Buhara, Semerkant, rgen, Hucend ve Tirmiz ehirleri tamamen tahrip edildi. Moollar XIII-XIV. yzyllar boyunca lkede hkimiyetlerini srdrdler. Onlara kar direni ise devam etti. XIV. yzyln ikinci yars ile XV. yzylda lkede yeni siyas deiiklikler meydana geldi. Mool hkimiyeti ve feodal danklk sona erdirildi. Emr Timur bakanlnda feodal bir devlet kuruldu. Trk kabileleri bata olmak zere Orta Asyadaki topluluklarn bir araya gelii Timur sayesinde gerekleti. Yirmi yedi devleti idaresi altna alarak bir imparatorluk kuran Timurun hkmranl dneminde Trkistanda nemli gelimeler oldu. Semerkant ve Buhara gibi ehirlerde birok bide ina edildi. Ticar hayatta ilerleme kaydedildi. Timurun lmnden sonra lkede balayan taht mcadeleleri siyas skntlara yol atysa da onun vrisleri hruh, Ulu Bey, Eblksm Bbr, Eb Said ve Sultan Hseyin yaklak bir asr boyunca Timurlularn hkmranln srdrd. XV. yzyl sonunda Timurlular Devletinin kuzeyinde Detikpakta ortaya kan eybnler giderek glenip Mvernnehire doru yayldlar. Batu Hann kardei eybn ahfadndan gelen Eblhayr Han, byk dedesi zbek Hann adn tayan topluluunu siyas bir at altnda bir araya getirip bamszln iln etti (831/1428) ve Timurlu topraklarna girdi, Timurlular saltanatna son verdi ve 855e (1451) kadar btn lkeye hkim oldu. Bir ara durumlar sarslan zbekler, Muhammed eybn Han dneminde (1500-1510) yeniden toparlandlar ve ksa bir mddet sonra hkimiyetlerini Orta Asyaya yaymaya baladlar. Ancak XVI-XVII. yzyllarda Trkistan lkesinde devlet blnerek kk hanlklar ortaya kt. XVI. yzylda Hve Hanl (Amuderyann aa ksmnda), Buhara Hanl (Semerkant, Buhara, Kakaderya, Surhanderya vilyetleri ve Gney Tacikistan topraklar), XVIII. yzylda Hokand Hanl (Fergana vadisi, Takent, Siriderya vilyetleri, Krgzistan ve Kazakistann gney blgesi) kuruldu. Trkistan tarihinde bu dnem zbek Hanl adyla bilinir. Bu srada randa ortaya kan Safevlere kar zbek hanlar Osmanllarla

daha XVI. yzylda irtibat kurdular. zellikle XVI. yzyl sonunda balayan mcadelelerde ah Abbasa kar zbek hanlar ile Osmanllar arasndaki ilikiler siyas adan da geliti. XVIII. yzylda randa duruma hkim olan Ndir ah, Orta Asyadaki hanlklar kendi kontrol altna aldysa da bu durum uzun srmedi. ranla balayan bu mcadeleler XIX. yzyln ilk eyreine kadar devam etti. Bu durum Hve ve Buhara hanlklar arasndaki rekabet ve ekimeyi alevlendirdi. Buhara Emri Haydar, ran ve Hve Hanl ile yaplan mcadelede zor durumda kalnca stanbula bavurdu. Fakat Ruslarn ilerleyii Hve, Hokand ve Buhara hanlklar iin yeni bir dnemin balangcn oluturdu. XIX. yzyln ikinci yarsnda btn Trkistan, Rusya mparatorluu tarafndan igal edilmeye baland. 1865 yl Hazirannda arlk ordusu Takenti ald. gal edilen lkeyi ynetmek zere 1867de Trkistan Genel Gubernatorluu kuruldu. 1876da Hokand Hanlna son verilip Buhara Emirlii ve Hve Hanl mstemleke haline getirildi. ar Rusyas Trkistan alnca doal kaynaklar ve zengin topraklar eline geirdi. Buray ham madde merkezi yapt ve sanayi mallar iin pazara dntrmeye alt. Pamuklu sanayi gelitirildi, pamuklu dokuma, ya, sabun ve eitli atlyeler kuruldu. 1898de 1748 kilometrelik demiryolu hatt yapld. Bylece arlk Rusyas, Trkistann doal zenginliklerini ucuz ve kolay tama imknna sahip oldu. Her ne kadar bu dnemde hanlklar arasndaki ekimelere son verildiyse de Rus idaresi altnda halkn durumu ktleti. Ruslara kar birok ayaklanma kt. arlk Rusyasnn smrgeci basksna kar 1893te Takentte, 1898de Endicanda Duki an ayaklanmas ve 1916da Takent, Mergiln ve Cizzahta halk ayaklanmalar oldu. Bu ayaklanmalar kanl bir ekilde bastrld. 1 Kasm 1917 tarihinde Takentte Bolevikler tarafndan silhl ayaklanma karlp Trkistan lkesinde Sovyetler hkimiyeti gerekletirildi. Nisan 1918de Trkistan Genel Gubernatorluu ortadan kaldrld ve Trkistan Otonom Cumhuriyeti kuruldu. 1920de Buhara Halk Sovyet Cumhuriyeti ile Hvede Hrizm Halk Cumhuriyeti tekil edildi. Lenin bakanlndaki Sovyetler hkmeti lkede hkimiyetin devamlln salamak iin ok urat. 1918 ylnn Haziran aynda Takentte Boleviklerin birinci lke dnem toplants yapld. Trkistan Komnist Partisi, Rusya Bolevikler Partisinin bir paras olarak onayland. Bu parti sonradan glenip yetmi yldan fazla hkim oldu, sosyalizmin rehberliini yapt. Bu dnemde zbekistanda sanayi, tarm, ilim, teknik ve kltr alannda belli gelimeler olduysa da mahiyet itibariyle dnya sosyal ve ekonomik gelimesinin ok gerisinde kald. zbekistandan ham madde ve rn gtrlp buraya gnlk ihtiya iin gerekli mallar getiriliyordu. Bylece zbekistan, eski Sovyetler Birlii iinde ucuz ham madde ve stratejik zenginlikler verici lke, hazr rn satlacak bir pazar oldu. Sovyetler rejimi dneminde zbekistan mneviyat alannda ok zarar grd. 1930-1950 yllarnda 40.000 kadar aydn ve din limi rejimin kurban oldu. imdiki zbekistan snr 1917de Bolevik htilline kadar Trkistan Genel Gubernatorluu, Rusyann yar smrgesi olan Buhara Emirlii ve Hve Hanlna blnmt. lkede esas idar taksimat vilyet, kaza, nahiye ve kylerden oluuyordu. Buhara Emirlii yirmi sekiz beylikten ibaret olup bunlar mlklere, Buhara ehri ve Buhara vahas ise ehirlere ve yedi ileye blnmt. Hve Hanl, Hve ehri yannda yirmi beylik ve iki niblie taksim edilmiti. Sovyet devleti mill cumhuriyetler kurma perdesi altnda emirlik ve hanlklar yok etti. Trkistan lkesi paraland. 1924 ylnda Orta Asyada zbekistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti kurulunca yedi vilyete (Semerkant, Takent, Fergana, Zerefn, Surhanderya, Kakaderya, Hrizm), yirmi iki kazaya ve 241 nahiyeye

blnd. Semerkant baehir oldu. 1926da yeni bir yap oluturuldu. On blge kuruldu (Hrizm, Buhara, Orta Zerefn, Semerkant, Takent, Hucend, Kokond, Endican, Surhanderya, Kakaderya). Ayrca seksen yedi ile ve 1746 ky mevcuttu. 1936da Karakalpakistan Otonom Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti, zbekistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti iine alnd. Bylece zbekistan iinde bir otonom cumhuriyet, dokuz vilyet, blge, 109 ile, yirmi iki ehir, on sekiz ky tipindeki kasaba ve 1392 kyden olutu. Sonradan vilyetler daraltld. 1957de bir otonom cumhuriyet, dokuz vilyet, alt ehir ilesi, 115 ky ilesi, yirmi dokuz ehir, elli yedi ehir tipinde kasaba ve 993 ky vard. zbekistan Cumhuriyeti. Sovyetler Birlii sisteminin kyle birlikte 31 Austos 1991 tarihinde zbekistan Cumhuriyeti bamszln iln etti. 20 Aralktaki referandumda zbekistan Cumhuriyetinin ilk cumhurbakan seildi. 8 Aralk 1992de zbekistan Cumhuriyeti anayasas kabul edildi. Bakanlk sisteminin uyguland zbekistanda bakan geni yetkilerle donatld. lkede 100den fazla milletten oluan insan yaamaktadr. Bunlarn eitimlerini, inan ve geleneklerini yerine getirmeleri iin artlar mevcuttur. Cumhuriyette yirmi be milletleraras kltr merkezi faaliyet gstermektedir. Vilyet, ile ve ehirlerde hkimlik makam ihdas edildi. zbekistan 21 Aralk 1991de Bamsz Devletler Topluluuna ye oldu. Dnyada 160tan fazla devlet zbekistan Devletinin bamszln tand, yetmi yediden fazla lke ile diplomatik iliki kuruldu. lkenin baehri olan Takentte Trkiye, Amerika Birleik Devletleri, Hindistan, Fransa, Almanya ve dier devletlerin bykelilikleri, uluslararas tekiltlarn temsilcilikleri ald. 2 Mart 1992de zbekistan Birlemi Milletlere kabul edildi. 1 Temmuz 1994te mill paras som tedavle girdi. Cumhuriyette d ticaret gelimekte ve yabanc sermaye girii srmektedir.

BBLYOGRAFYA

Seyfi elebi, Louvrage de Seyfi elebi: Historien ottoman du XVIe sicle (nr. ve trc. J. Matuz), Paris 1968, s. 123-133; Feridun Bey, Mnet, II, 73, 147, 281-282; V. V. Barthold, Four Studies on the History of Central Asia (trc. Vladimeir-Tatiana Minorsky), Leiden 1962, III, 136, 163-166; D. S. Carlisle, Uzbekistan and the Uzbeks, Handbook of Major Soviet Nationalities (ed. R. Rogers), New York 1975, s. 298-303; a.mlf., Geopolitics and Ethnic Problems of Uzbekistan and its Neighbours, Muslim Eurasia (ed. Y. Roi), London 1995, s. 71-103; Republic of Uzbekistan: Laws and Decrees, Takent 1992; I. A. Karimov, Uzbekistan: The Road of Independence and Progress, Tashkent 1992; Essays on Uzbek History: Culture and Language (ed. Bakhtiyar A. Nazarov v.dr.), Bloomington 1993; Bekir Ktkolu, Osmanl-ran Siys Mnasebetleri: 1578-1612, stanbul 1993, s. 191, 200-219; A. R. Muhammedcanov, zbekistan Tarihi (V. Asrdan XVI. Asrn Balarna Kadar), Takent 1994; E. Allworth, The Modern Uzbeks, from the Fourteenth Century to the Present: A Cultural History, Stanford 1995; Mehmet Saray, Yeni Trk Cumhuriyetleri Tarihi, Ankara 1996, s. 261-325; Heirs to the Silk Road: Uzbekistan (ed. J. Kalter - M. Pavaloi), London 1997; R. Hanks, Uzbekistan, Oxford 1999; N. J. Melvin, Uzbekistan: Transition to Authoritarianism on the Silk Road, Amsterdam 2000; zbekistan Cumhuriyeti, Trkler (nr. Hasan Celal Gzel v.dr.), Ankara 2002, XIX, 625-708; Th. Zarcone, Uzbekistan, EI (ng.), X, 960-963; Uzbekistan, Encyclopedia of Asian History, New York 1988, IV, 176-178.

Abdullah Muhammedcanov III. KLTR ve MEDENYET

Emevler ve Abbslerden sonra Smnler, Karahanllar, Memnler, Gazneliler, Seluklular, Hrizmahlar ve Timurlular gibi devletlerle aatay, Buhara, Hve ve Hokand hanlklarnn hkm srd zbekistan topraklar slm kltr ve medeniyeti asndan byk nemi haiz Mvernnehir, Hrizm ve Fergana blgelerinin mhim bir ksmn, bu arada Buhara, Semerkant, Takent (), Nesef, Tirmiz ve Grgen gibi tarih ehirleri ihtiva etmesi dolaysyla ok deerli bir slm kltr mirasna ev sahiplii yapmtr. eitli dnemlerde kurulan medrese, ktphane ve rasathnelerin yan sra gerek din ilimler gerekse fen ve tabiat bilimleri alannda yetien limlerle blge dnyann sayl ilim merkezlerinden biri olmutur. Fkh, tefsir, hadis, kelm ve tasavvuf gibi ilimlerde bal bana ekol oluturmu, eserleri temel bavuru kitab haline gelmi ok sayda lim bulunmaktadr. Bunlar arasnda Abdullah b. Abdurrahman ed-Drim, Muhammed b. smil elBuhr, Eb s et-Tirmiz, Hakm et-Tirmiz, Mtrd, Hakm es-Semerkand, Muhammed b. Ali elKaffl (Kaffl e- / el-Kebr), Ebl-Leys es-Semerkand, Muhammed b. brhim el-Kelbz, Ebl-Mun en-Nesef, Zemaher, Ahmed Yesev, Abdlhli- Gucdvn, Kdhn, Burhneddin el-Mergnn, Necmeddn-i Kbr, Baheddin Nakibend ve Hce Ubeydullah Ahrr zikredilebilir. Felsefe, tp, matematik, astronomi, tarih, edebiyat, corafya alanndaki mehur limlerden bazlar da unlardr: Muhammed b. Ms el-Hrizm, Fergn, Ceyhn, Nerah, Eb Bekir el-Hrizm, Muhammed b. Ahmed el-Hrizm, bn Sn, Brn, amn. 1. Dil ve Edebiyat. zbekistan Cumhuriyetinin resm dili olan zbeke, aatay Trkesinin bir devam olup zbekistann yan sra Afganistan, Krgzistan, Kazakistan, Dou Trkistan, Tacikistan, Trkmenistan, Rusya Federasyonu, Suudi Arabistan ve Trkiye gibi lkelerde yaayan yaklak 35 milyon zbek tarafndan konuulmaktadr. Arapa ve Farsann zbeke zerindeki tesiri dier Orta Asya Trk dillerine gre daha fazladr. zbekistanda 1929 ylna kadar Arap alfabesi, daha sonra Latin (1929-1940) ve Kiril (1940-1993) alfabeleri kullanlm, bamszln ardndan 2 Eyll 1993te yeniden Latin alfabesine dnlm, bu arada iml kurallar be defa yenilenmitir (1923, 1929, 1935, 1956, 1995). Orta Asyada yaayan dier Trk boylar gibi zbekler de Orhon yaztlarn ve eski Uygur metinlerini ilk edeb eserleri olarak kabul etmektedir. Bugn zbekistan snrlar iinde yer alan Fergana ve Siriderya havzasnda yirmi civarnda runik Trk yazt bulunmutur. ada zbek edebiyat tarihlerinde zbek edebiyat kadm dnem, mmtaz edebiyat, yeni edebiyat adyla dnemde ele alnmaktadr. Zerdtliin kutsal kitab Avesta ve runik Trk yaztlaryla balatlan kadm dnem VII. yzylda yerini bu dnemin ikinci evresine brakr. Kgarl Mahmud, Ysuf Has Hcib, Edib Ahmed Yknek, Ahmed Yesev ve Rabgznin eserleriyle Ouznme bu evreye aittir. Mmtaz edebiyat Timurlular dnemi ve XVI-XIX. yzyllar aras olmak zere iki ksma ayrlmaktadr. Seyf-i Sary, Lutf, Hfz- Hrizm, Hseyin Baykara, Ali r Nev, Bbr, At, Sekkk ve Gedy birinci dnemin; eybn Han, Muhammed Slih, Eblgazi Bahadr Han, Sf Allahyr, Ndire, Muhammed erf Glhan, veys, Nr Muhammed Andelib ikinci dnemin

temsilcileridir. Yeni edebiyat mill uyan (1850-1905), Cedd edebiyat (1905-1930), Sovyet devri edebiyat (1930-1980) ve mstakillik devri (1990dan itibaren) olarak drt dnemde incelenir. Mill uyan devrinde Kmil Hrizm, Muhyiddin Muhy, Ysuf Saryomiy, Mukm, Zevk; Cedd edebiyat dneminde Sddk Azz, Abdullah Avln, Abdrraf Ftrat, Hamza Hekimzde Niyz, Abdullah Kdir, Abdlhamid Sleymanolu olpan; Sovyet edebiyat devrinde Gafr Gulm, Aybek, Mrkerm sm, Mrtemir, zzet Sultan, Zlfiye, krullah, Mrmuhsin, dil Ykubov, brhim Gafurov, Primkul Kadirov gibi yazarlar yetimitir. Hsnddin erifov, Muhtar Omonov, zd erefeddinov, Nam Kerimov, Yolda Sleyman, Erkin Vahidov, kr Halmrzaev ve dierleri mstakillik dnemi yazarlar arasnda dikkat ekmektedir. zbek halk edebiyatnn en hacimli eserleri Krolu ve Alpam destanlardr. Krolu destannn 100 civarnda varyant tesbit edilmitir. Halk edebiyatnn gnmze aktarlmasnda en byk rol bah, air, cirav, cri gibi adlar verilen halk ozanlar oynamtr. Cumanblbl, Erge Cumanblblolu, Fazl Yoldaolu, Polken, slm air Nazarolu, ar Bah Umirolu, Rahmetullah Yusufolu mehur bahlardr. Sovyet dneminde 200den fazla bah tesbit edilip eserleri kayda geirilmitir. 1875 ylndan itibaren Trkistan Vilayatining Gazeti isimli gazetede Tolstoy ve Pukinin eserlerinin zbeke evrileri yaymlanm, zbek yazarlar bu evirilerden etkilenerek modern iir ve edebiyatn rneklerini vermeye balamtr. 1913te zbeke olarak kan Sad-y Trkistan, Semerkand ve Ayna gazetelerinde eserlerini tefrika etme imkn bulan zbek yazarlarnn modern iir, hikye ve romanla tanmalarnda Rus ve Batl edebiyatlarn yannda Trk yazarlarn da katks olmutur. insi, Nmk Kemal, Ziy Paa, Tevfik Fikret, Ren Eref naydn, Yahya Kemal Beyatl, Yakup Kadri Karaosmanolu, Refik Hlit Karay ve Flih Rfk Atay gibi Trk yazar ve airlerinin eserleri zbeke ve Tatarcaya tercme edilmitir. 1917 Bolevik htilline kadar sadece Mrmuhsinin Bezerfend Aldbey adl roman (1914), Abdlhamid Sleyman olpann Dohtor Muhammedyar isimli hikyesi (1914), Hamza Hekimzde Niyznin Yeni Saadet: Mill Roman (1915) yaymlanma imkn bulmutur. zbek romannn kurucusu olarak kabul edilen Abdullah Kdirnin ilk roman tken Knler, 1923-1924te nklb dergisinde tefrika edildikten sonra 1926 ylnda kitap halinde baslmtr. 1929da Semerkantta yaymlanan ikinci roman Mehrabdan ayanda Rus igali ncesinde Hokand Hanlnda taht kavgas veren hnedan mensuplaryla valileri, dergh ve camiler etrafnda toplanan asalak tiplerin maceralarn, Abid Ketman isimli romannda kolhoz ve ky hayatn anlatmtr. Abdrraf Ftratn 1918 ylnda Takentte kurduu aatay Grngi adl yazarlar birlii modern zbek edebiyatnn gelimesine nemli katkda bulunmutur. Stalin dneminde pantrkizm ve panislmizm sulamalaryla ortadan kaldrlan air olpann salnda drt iir kitab yaymlanmtr (Uyan [1922], emeler [1924], Tan Srlar [1926], Kouklarm [1935]). olpan komnizmin ina srecinde (1920-1937) iirlerinin propaganda arac olarak kullanlmasna izin vermemi; Elbek, Aydn ve Aybek gibi dnemin dier airleri de onun yannda yer almtr. Abdullah Kdir, Abdrraf Ftrat ve olpan gibi zbek mill uyan edebiyatnn nemli ahsiyetleri 4 Ekim 1938 tarihinde kuruna dizilmitir. Bu dnemde Erkin Vahidov, Berat Baykabilov, Abdullah Aripov

gibi airler rejimin istekleri dorultusuda eser vermek zorunda kalmtr. olpann hayatnn en kritik dneminde yaymlanan Kee ve Kndz adl roman (1936) zbek edebiyatnda roman trnn gelimesinde nemli rol oynamtr. Romanda Rus mparatorluu zulm altnda ezilen Trkistan halk ele alnmtr. Aybek mahlasyla tannan Musa Tamuhammedolu Neva (1942) adl romannda Ali r Nevyi anlatmtr. zbek edebiyatnn en parlak eserleri arasnda yer alan roman defalarca baslm, Trkiye Trkesine aktarlm ve yabanc dillere tercme edilmitir. zbek edebiyatnn tarih konular ileyen nemli eserlerinden biri de Primkul Kadirovun byk devlet adam, aatay edebiyatnn nl temsilcisi Bbrn hayatn konu edinen Yulduzlu Tnler adl romandr. Yazar, bunun bir devam olan Evladler Davanide Bbrn kurduu imparatorluu srdren Hmyun ve Ekber ahn hayatn ve mcadelelerini anlatmtr. Stalin dneminde milyonlarca msum insann lmn, srgne gnderilmesini, hapsedilmesini konu edinen ilk romanc olan hret (limov Gulm) Altn Zenlemes adl romannda saf, iyi niyetli ve ak szl retmen Sdkn trajik yaamn hikye etmitir. Eser zbek edebiyatnda otobiyografik roman tarznn sekin rneklerindendir. Stalin devrinde yaayan insanlarn ektikleri skntlar dile getiren baka bir roman da krullahn Kefensiz Kmilgenleridir. Abdulla Kahharn 1934 ylnda yaymlanan Serah isimli romannn kahraman yazar olma arzusuyla yanp tutuan yetenekli gen Rehimcan Seidiydir. Ancak ideolojik basklar onun zgr dnmesine, hayat ve insanlar doru alglamasna engel olur. dil Ykubov Diyanet adl romannda (1973) perestroykadan nceki Sovyet ynetimini sert bir dille eletirir. Ykubov daha sonra yazd Ak Kular, Apak Kularda (1988) yine Sovyet yllarn daha derin ve geni olarak yanstmtr. zbek romannda dikkati eken konulardan biri de Afganistan, Arabistan, Trkiye gibi lkelerde gmen olarak yaayan zbeklerdir. hret Cennet Kdrgenler adl romannda (1968) muhaceretteki zbeklerin ektikleri skntlar anlatm, stanbulda yaayan zbek asll yazar Sabir Seyhan Edegenler romannda (Takent 1996) ayn konuyu ilemitir. II. Dnya Sava da zbek edebiyatnda en ok ilenen konulardan biridir. Aybek Kuya Karaymes, hret inelli Yllar, dil Ykubov Er Baige Tse, Seid Ahmedin Ufk adl romanlarnda sava yllarnda len, sakat kalan, kaybolan zbek genlerinin dram, askere gidenlerin geride braktklar ailelerinin ektikleri skntlar, savan getirdii yoksulluk ve ktlk, aklar, aclar anlatlmtr. Sadreddin Aynnin Buhara Cellatlar (1970), Abdullah Kdirnin tgen Knler (1993), dil Ykubovun Ulubeyin Hazinesi (1993), Khne Dnya (1993), Adalet Menzili (1994), Nur Ali Kabulun Unutulan Sahiller (1996), Aybekin Nev (1995), Primkul Kadirovun Son Timurlu I, II (2004), krullahn Kefensiz Kmilgenler (2005), Tulepbergen Kaipbergenovun Karakalpak Kz (2006) adl romanlar Trkiye Trkesine evrilmitir. zbek edebiyatnda ilk tiyatro yazar Mahmud Hoca Behbddir. 1911 ylnda kaleme ald Pederk yahut Okmegen Balenin Hali isimli perdelik oyunu Turan mecmuasnda tefrika edilmi ve 1913te baslmtr. Tiyatro trnn gelimesinde Hamza Hekimzde Niyznin nemli katks olmutur. Hekimzde eserlerinde dinsizlii yayd gerekesiyle 1928 ylnda halk tarafndan lin edilmitir. Abdrraf Ftrat 1920de yazd Hind htillcileri isimli tiyatro eserini 1923te Berlinde bastrmak zorunda kalmtr. Gulm Zaferi, Usman Nsr, Kmil Yan, Maksud eyzde, Sabir Abdulla, Uygun, Nezir Seferov, Hamid Gulm, krullah, dil Ykubov, Cumaniyaz Cabbarov ve eref Babekov da nde gelen tiyatro yazarlardr. Bunlarn

eserleri Rusa, Kazaka, Krgzca, Tacike gibi dillere evrilmitir. zbek yazarlarnn komnist dneminde yasaklanm olan eserleri bugn yeniden baslmaktadr. 2. Eitim ve retim. XIX. yzyln sonlarnda Takent, Buhara, Semerkant, Hve gibi nemli ehirler bata olmak zere evre illerle birlikte zbekistan topraklarnda toplam 7860 mektep ve medrese mevcuttu. Takentte 167, Siriderya blgesinde 1402 mektep ve medrese bulunuyordu. renci says 70.864 idi. 1890lardan itibaren almaya balanan Cedd mektepleri dndaki mektep ve medreselerde eitim an ok gerisindeydi. renciler Arapay Farsa ders kitaplarndan renmeye alyordu. Cedd okullarnn almasyla Mahmud Hoca Behbd, Mnevver Kr, Abdrraf Ftrat, Hamza Hekimzde Niyz gibi yazarlar zbeke ders kitaplar hazrlamaya giritiler. zbekistan topraklarnda ilk Rus okulu 1875te Takentte ald. 1916da Ruslarn blgede at okullarn says seksen e ulat; ancak eitim Rusa yapld ve Ortodoksluun esaslar retildii iin halkn bu okullara ilgisi fazla olmad, seksen okulda sadece 2800 renci eitim gryordu. 1897 nfus saymna gre halkn yalnz % 2si okuma yazma biliyordu. 1914-1915 yllarnda erkek ocuklarn % 2-3 eitim alyordu. Sovyetler dneminde zbeklere dier Trk boylarndan daha fazla yksek tahsil imkn salanmtr ve sosyalizmin Orta Asyada bu okumu snf tarafndan ina edilmesi amalanmtr. zbekistanda ilk niversite 1920de Trkistan adyla alm, ad 1960ta Takent olarak deitirilmitir. 1926 ylnda eitim seferberlii balatldnda halkn ancak % 11,6si okuma yazma biliyordu. 1970te okuma yazma oran % 99,7ye ulat. 1975-1976 retim ylnda 9700 ilkokulda 3.803.000 renci okuyor ve 210.900 retmen grev yapyordu. Krk iki niversite ve yksek okulda 246.600 renci eitim gryordu. zbekistan Cumhuriyetinde iki eitim bakanl vardr. Birinci snftan on birinci snfa kadar eitim veren ve adna mektep denen okullar ve pedagoji enstitleri Halk Eitimi Bakanlna; dier okul, kolej, enstit ve niversiteler Yksek ve Orta Meslek Eitim Bakanlna baldr. Zorunlu eitim dokuz yldr. Yksek retim yirmi drt niversite ve krk enstitde srdrlmektedir. Bunlarn yars Takenttedir. niversite ve yksek okullardaki renci says 280.000 civarndadr. Takentte ayrca Rusyann mehur yksek retim kurumlarndan olan Plehanov Ekonomi Akademisi ve Lomonosov Moskova Devlet niversitesinin ubeleri bulunmaktadr. ngiliz Westminster niversitesi Takentte bir ube amtr. lkede 6500 civarnda ktphane bulunmaktadr. Baarl renciler Umid, Ulugbek, Kamolot gibi vakflarca desteklenmektedir. 2003-2005 yllar arasnda Avrupa Birlii ve Amerika Birleik Devletleri fonlarndan 2,5 milyon dolar, 2005 ylnda Avrupa Birlii fonlarndan 2,6 milyon euro eitim yardm alnmtr. zbekistana bal tek muhtar cumhuriyet olan Karakalpakistandaki Berdah Devlet niversitesi 1935te retmen enstits olarak alm, 1944te Pedagoji Enstitsne dntrlm, 1976da Nukus Devlet niversitesi adn alm, 1992de Berdah Devlet niversitesi olarak yeniden yaplandrlmtr. Basn-Yayn. 1917 ylnda zbekistanda orta lekli yirmi be matbaa ve litografya bulunuyordu, bunlarn ou devlete aitti. 1913te baslan elli alt kitabn otuz zbeke idi. lk Trkistan devlet matbaas 1920de ald, 1925te 334 kitap ve bror yaymland. Kitap ve brorlerin tiraj 1940ta 11,2 milyona, 1960ta 20 milyona ulat. 1975 ylnda baslan 2280 kitap, bror, gazete ve derginin toplam tiraji 47 milyon kadard. Ayn yl alt ciltlik ilk zbek ansiklopedisi neredildi. lk zbeke gazete 1870te Turkistanskie Vedemosti adyla kmaya balad. 1883te ad Trkistan Vilayatining Gazeti olarak deitirilen gazete ancak 500-600 adet baslyordu. 1914te lkede yaymlanan on be

gazeteden biri zbeke, dierleri Rusa idi. htill yllarnda tirakiyun, 1918den itibaren Kommunist, 1924te Kambagal Dehkon, i, Kolhoz Yolu gibi deiik adlarla on alt zbeke gazete karld. 1975te lkede yaymlanan 256 gazetenin 169u zbeke idi. Bugn zbekistanda toplam 507 gazete yayn hayatn srdrmektedir. zbeke Halk Sz, Rusa Narodnoye Slovo, Pravda Vostoka, zbeke-Rusa Daraki en nemli gazetelerdir. lkede yaymlanan 157 derginin byk blm eitli devlet ve sivil toplum kurulularnndr. Dergiler genelde zbeke ve Rusa arlkldr. lkede yaayan dier aznlklarn kendi dillerinde (Tacike, Kazaka, Ermenice, Korece) karmakta olduklar baz dergiler de bulunmaktadr. 1921de Takentte kurulan ilk radyo istasyonu 1927 ylndan itibaren dzenli biimde yayn yapmaya balad. zbek Radyosu 1975te zbeke ve Rusann yan sra Kazaka, Tacike, Karakalpaka, Tatarca ve Uygurca; zbekistann Sesi Radyosu ngilizce, Farsa, Arapa, Hinte, Urduca, Uygurca yayn yapyordu. Dzenli televizyon yaynlar 1956 ylnda balad. Bugn lke genelinde drt televizyon kanal yayn yapmaktadr. 3. Din ve Tasavvuf Hayat. Bugnk zbekistan topraklarnda Buhr, Tirmiz, Mtrd, Baheddin Nakibend gibi slm dnyasnn mehur din limleri ve mutasavvflar yetimitir. % 82si mslman olan nfusun byk ounluu Hanef mezhebine mensuptur. Buhara ve Semerkant civarnda ok az sayda i topluluu mevcuttur. Sovyet mslman cumhuriyetleri, 1923te kendilerini slm dnyasndan ayran bir demir perdenin zerlerine inmesiyle birlikte snrlar tesindeki din kardeleriyle btn ilikilerini kesen yeni bir dneme girdiler. Haccn yannda ran (Kum, Mehed) ve Iraktaki (Necef, Kerbel) i kutsal merkezlerine ziyaret yaplmas yasakland. Orta Asya ve Kafkasya bu blgeler dndan gelen mslmanlara kapatld ve hemen hemen hibir Sovyet mslmanna yurt dna kma izni verilmedi. slm dnyasndan kopu alfabenin deitirilmesiyle doruk noktasna ulat. Arap alfabesi 1929da yerini Latin alfabesine brakt. Alfabenin deitirilmesiyle Sovyetler Birliinin dier blgelerinde olduu gibi zbekistanda da slmiyeti ortadan kaldrma abalar hzlandrld. Camiler ve Kuran kurslar kapatld, vakf mallar devletletirildi, eriat mahkemeleri kaldrld, din limleri asalak, sabotajc, Alman veya Japon casusu sulamasyla tutuklanmaya, srgne gnderilmeye veya idam edilmeye baland. Bu dnemde ldrlen, srgne gnderilen veya uzun yllar hapis yatan mslmanlarn says milyonlarla ifade edilmektedir. Stalin bu imha kampanyasnn slm dnyasndan gizli tutulmasna zen gsteriyordu. Stalin sonras dnemde din limleri zerindeki basklar hafiflemekle birlikte dine kar mcadele devam etti. 1948-1976 yllar arasnda slm kart yaklak 177 kitap zbeke olarak yaymland. Nikita Kruefin grevden alnmas Moskova, Sovyet mslmanlar ve mslman lkeler geninde byk bir deiiklie sebep oldu. Mslmanlar ilk defa devletin Sovyetler Birlii snrlar dndaki mslman lkelere ilikin eitli birimlerinde grev almaya baladlar. Sovyetler dneminde zbekistan Orta Asya mslmanlar asndan zel bir konuma sahipti. Orta Asya ve Kazakistan Mslmanlarnn Din daresi (Takent Mftl) Takentte bulunuyordu. Faaliyetlerine izin verilen Buharadaki Mr Arap ve Takentteki smil el-Buhr medreseleri btn Sovyetler Birliinin mslman din grevlisi ihtiyacn karlyordu. Sovyetler Birliinde baslarak yurt dna datlan tek din neriyat mftlk tarafndan hazrlanan Sovyet ark Mslmanlar adl dergiydi. Bu dergi be ayr dilde yaymlanyordu (zbek, ngiliz, Fransz, Arap ve Urdu). zbekistanda Sovyetler Birliindeki dier mslman lkelerden daha fazla sayda ibadete ak cami bulunuyordu. Takent mfts gerek hkmet gerekse yabanc lkeler nezdinde Sovyetler

Birliindeki mslmanlarn resm lideri gibi hareket etmekteydi. Sovyetler Birliini ziyaret eden mslman delegasyonlar Takent mfts tarafndan karlanyor, milletleraras slm konferanslar ve toplantlar da genel olarak Takent, Semerkant ve Buharada dzenleniyordu. Bamszlk sonrasnda lkede slm faaliyetlerde byk canlanma oldu, cami ve mescidler ina edilmeye baland. Bugn lkede zbekistan Mslmanlarnn Din daresi, Karakalpakistan Kadl, Takent slm Enstits, on medrese ve 2000den fazla cami devlete bal olarak faaliyet gstermektedir. Abdrreid Kori Bahramov 1993 ylndan beri zbekistan Mslmanlarnn Din daresinin bakanln yapmaktadr. zbekistan Bakanlar Kuruluna bal olarak almakta olan bu kurum slm Nuru isimli bir gazete ve Hidyet isimli bir dergi neretmekte, yine bu kuruma ait Mvernnehir Yaynevi eitli din kitaplar basmaktadr. 1999da kurulan mam Buhr Takent slm niversitesi 2003 ylnda ilk mezunlarn verdi. zbekistanda bugn 2222 din vakf, dernek, cami ve kilise bulunmaktadr. Bu kurulularn 2042si mslmanlara, dierleri eitli din gruplara aittir (164 hristiyan, sekiz yahudi, alt Bah, bir Budist ve dierleri). lkede mslmanlar dnda Provaslavyan, Katolik, Luteryan, Babtist, Evangelist, Buhara ve Avrupa yahudileri, Bah ve Krina gibi din cemaat ve gruplar bulunmaktadr. Mslmanlardan sonra en gl grup Rus Ortodokslardr. Ortodokslarn otuz dernek ve vakf, manastr ve eitli okullar mevcuttur. Bamszlk sonrasnda lkede tasavvuf faaliyetler byk bir canllk kazanmtr. Nakibendiyye zbekistann en yaygn tarikatdr. Kbreviyye Hrizm oblastnda ve Karakalpak Muhtar Cumhuriyetinde, Yeseviyye Kuzey zbekistanda tesirlidir. Kdiriyye, zbekistana II. Dnya Savandan sonra Orta Asyaya srlen een-ngular tarafndan getirilmitir. Kalenderiyye tarikat da btn zbekistanda yaygndr. zbekistanda Buhara, Semerkant ve Hrizm gibi vilyetler bata olmak zere 160 civarnda trbe, ziyaretgh ve kutsal mekn bulunmaktadr. mam Buhr, Eb Hafs el-Kebr, Seyfeddin Bharz, Muhammed Baheddin Nakbend, or Bakr, ah Zinde, Zeng Ata ve Hce Ubeydullah Ahrr trbeleri en mehurlardr. Komnist dneminde din aleyhtar mzelere evrilen bu ziyaretghlarn bazlar bamszlk sonras tekrar eski hviyetini kazanmtr.

BBLYOGRAFYA

M. Buzruk Slahof, zbek Edebiyatnda Milletcilik Krnileri, Takent 1933; V. Koarov, z istorii organizatsii i razbitiya narodnogo obrazovaniya v Turkestanskom krae, Takent 1969; Baymirza Hayit, Sovyetler Birliindeki Trkln ve slmn Baz Meseleleri, stanbul 1987, s. 192-199; Stratejik Adan Sovyet Mslmanlar ve Dier Aznlklar (trc. Yulu Tekin), Ankara, ts. (Yeni Forum Yaynlar), s. 303-328; Timur Kocaolu, ada zbek Edebiyat, TDEK, III, 756768; Mirz ahmuhamadov S., imdiki zbek Edebiyat Tarihi, Takent 1993; Nadir Devlet, Doutan Gnmze Byk slm Tarihi: ada Trkler (ek cilt), stanbul 1993, s. 323-353; a.mlf., Rusya Trklerinin Mill Mcadele Tarihi (1905-1917), Ankara 1999, s. 205-210; Yusuf Avc, Ftrat ve Eserleri, Ankara 1997; ristay Kukartayev, zbek Roman zerine, IV. Trk Dnyas Yazarlar Kurultay: Bildiriler (haz. smail etin - Hasan Avni Yksel), Ankara 1999, s. 99-107; Trkiye Dndaki Trk Edebiyatlar Antolojisi: zbek Edebiyat I-III, Ankara 2000, XIV-XVI; Trk Dnyas

Edebiyat, Ankara 2002, I-II; Aynur z, zbek Edebiyatnda Tiyatro Tr zerine, Trkler (nr. Hasan Celal Gzel v.dr.), Ankara 2002, XIX, 702-708; Orhan Sylemez, zbek Edebiyat, Trk Dnyas Kltr Atlas: Trk Devlet ve Topluluklar (haz. Ahmet Taal - Aydn Usta), stanbul 2003, s. 595-604; a.mlf., Trkiye Trkesinde Yaynlanm Trk Dnyas Romanlarnda Tarih, II. Uluslararas Trk Uygarl Kongresi, Bikek 2005, s. 101-109; a.mlf., zbek Edebiyatndan Tarih Bir Roman: Yldzl Geceler (Babr), Atatrk niversitesi Trkiyat Aratrmalar Enstits Dergisi, sy. 15, Erzurum 2000, s. 117-131; a.mlf., Trkiye Trkesinde zbek Tarihi Roman, a.e., sy. 21 (2003), s. 113-122; Ali hsan Kolcu, ada Trk Dnyas Edebiyat, Ankara 2004, s. 325327; zbekistan lke Raporu (haz. Faruk Uysal), Ankara 2004; C. D. Eltazarov, zbekistanda 20. Asrda Amele Koyulan Yaz ve mla Islahatlar Tarihinden, Takent 2006; Rahmetulla Barakaev, Rus Edebiyatndan lk Tercmeler Tarihine Dair, zbek Dili ve Edebiyat, sy. 2, Takent 1992, s. 44-49; Aziz Merhan, Abdulla Qodiriy ve zbek Romannn Douu, Trkiyat Aratrmalar Dergisi, sy. 20, Konya 2006, s. 138; Uzbekskaya Sovetskaya Sotsialistieskaya Respublika, BSE, XXVI, 483-494; zbekler, TDEA, VII, 198-204. smail Trkolu IV. MMAR

zbekistanda erken yerlemeler iindeki mimari eserler arasnda Koy Krlgan Kale (m.. IV. yzyl), Canbas Kale (m.. III. yzyl), Angka Kale (I-II. yzyl) ve Toprak Kale (III. yzyl) saylabilir. slm medeniyetinin zbekistana nfuz ettii sralarda Kfir Kale (VI-VII. yzyl), Teik Kale (VI-VII. yzyl), Varaha (VII-VIII. yzyl) balca rneklerdir. 674-751 yllar arasndaki mcadelelerden sonra (Talas Sava) Araplar zbekistan topraklarnda elde ettikleri yerlerde mevcut olan eski din ve kltrlere ait yerlemeleri slm kimlie brndrmek amacyla eitli imar faaliyetlerinde bulundular. Bazan eski mbedleri camiye evirmekle birlikte (Baykent ve Semerkantta olduu gibi) ou kere yeni cuma camileri ina ettiler. Zerdt ve Budist tapnaklarn yktlar. Bazan da onlarn hemen yanna camiler yaptlar. Trk idaresindeki Buharay fetheden Kuteybe b. Mslim 93 (712) ylnda burada bir cuma camisi yaptrd. Bugn mevcut olmayan caminin yerinde XVI. yzyln banda ina edilen bir cami ile birlikte daha erken tarihli, Karahanllar devrinden kalma tuladan yaplm silindirik formdaki Kalan Minaresi bulunmaktadr (bk. KALAN CAM). Buhara ehrinin en eski antlarndan biri de Smn smil b. Ahmedin (892-907) trbesidir. Tuladan kare planl trbe drt ana yne kemerlerle alan nc bir yapdr. Baz aratrmaclar, Timdeki Arap Ata Trbesinin de Smnler devrine ait olduunu ileri srmektedir. Buharaya 40 km. mesafede Karahanllar devrinde yaplan Hazara (Diggaran) Camii (XI. yzyl) kare eklinde merkez planldr. slm ncesi Orta Asya mimarisinin etkilerini tayan bu yap balantlar az olsa da bu plan tipini sonraki devirlere ulatrr. Arslan Han tarafndan 513te (1119) ilk ekli bir musall olarak ina edilen Namazgh Camii ve zellikle takaplarndan birindeki sslemeleriyle nl XI-XII. yzyllara ait Mugak Attari Camii alt stunla blme ayrlmtr ve ksmen geleneksel dz atl ulucami tipini devam ettirmektedir. Karahanl mezar antlarnn en dikkate deer rneklerinden 367 (977-78) tarihli Timdeki Arap Ata Trbesi

darya takn bir cephe halindeki pitak tarz takapsyla dikkat ekmektedir. Tirmizdeki Sultan Sadet Trbeleri ile (XI-XII. yzyl) XII. yzyla ait aburgan Ata Trbesi de Karahanllar devrine aittir. Gnmze sadece takaps gelebilmi olmakla birlikte Karahanl dneminin kayda deer kervansaray olan Ribt- Melik (1078-1079) Buhara-Semerkant yolu zerindedir. slm ncesi Orta Asya mimarisinin etkilerini tayan yivli cephe uygulamasnn Trk slm dnemindeki nemli rneklerinden olan yap, tek bnyede iki blme ayrlp arka ksmdaki kk kubbelerle evrili byk kubbeli mekn ve salonlaryla Krgzistandaki Ta Ribt hatrlatmaktadr. Karahanllarn Tirmiz Saray da devrin nemli eserlerindendir (XI-XII. yzyl). Gnmzde sadece belirli blmleri ayakta duran Semerkanttaki Bb Hanm Camii 1399-1405 yllar arasnda yaplm olup Timurlu devrinin ihtiamn yanstan tipik bir rnektir. Timurun torunu Muhammed Sultan adna Semerkantta ina edilen, daha sonra Timurun kendisinin de gmlmesi sebebiyle Gr-i Emr adyla anlan trbe ile ou XIV-XV. yzyllardan kalma ah Zinde Mezarlndaki yaplar ve bilhassa trbeler de bu dnemin aheserlerindendir. Ulu Beyin yaptrd bir takap vastasyla girilen, iinde sahb Kusem b. Abbasn trbesinin yer ald inili kl bir yolun iki tarafndaki, ounluu drtgen planl bu antlar zellikle ok renkli sr ve mozaik ini tekniinin kullanld sslemeleriyle dikkati eker. Bir dier nemli yap ise Semerkantta ilk defa 1409da ina edilen Ulu Be Rasathnesidir (bk. SEMERKANT RASATHNES). Semerkantn Registan denilen meydannn evresindeki Ulu Bey (1417-1420), r Dr (1619-1636) ve Tillakr (1646-1660) medreseleri tipik Timurlu veya Timurlu tarzn devam ettiren eserlerdir. Bunlardan baka ayn gelenei srdren Takent Kkelta Medresesi, Buhara Ulu Bey Medresesi (1417), Buhara Abdlaziz Han Medresesi (1654) gibi pek ok medrese vardr. Buharada nemli medrese ve yaplarn bir ksm da bir havuzun etrafnda toplanmtr. 86 69 m. lsndeki Kkelta Medresesi (976/1568-69) ve bir hankahla Ndir Divan Beyi Medresesi de (1620) burada bulunur. ehirde ayrca kuyumcularn topland Tk- Zergeran ars ve Tim denilen dier arlar ekonomiye verilen nemi yanstan mimari eserlerdir. Buhara ehrinin dousunda Halif Niyazkul tarafndan yaptrlan medresenin bir blm olan r Minr (drt minare) ilgin bir anttr. ehir, VIII. yzyldan itibaren eitli devirlerde elden geirilmi ve ilveler yaplm duvarlar ve kaplar ile de nldr. Ayrca ehirde r Bekir nekropolisi, Sitoray ve Mohi Hoca Saray gibi ge zbek antlar bulunmaktadr. Eski ismi Ke olan ehrisebzdeki Aksaray ok mehur bir yap olmakla birlikte ondan gnmze sadece byk kemerli bir giri kalmtr. Vaktiyle bu sarayn merkezindeki drt eyvanl avlu etrafnda idare binalar, harem ve taht odas gibi meknlarn bulunduu bilinmektedir. Kete 1437de Ulu Beyin yaptrd KkGumbaz Camii, Timurun ina ettirdii Drttilvet ve Drssadet adl trbeler de nemli yaplardr. Aslnda IX-X. yzyllarda kurulmu olan Hvede Hve Hanl devrinde sanat ve mimarlk deeri olan zengin sslemeli pek ok bina ina edilmitir. Cuma Mescidi (1788-1799), r Gazi Han (1725), Muhammed Emin nak (XVIII. yzyl), Muhammed Emin Han (1268/1852), Muhammed Rahim Han (1871), Dost Alyam (1882), Metniyaz Divan Begi (XIX. yzyl), Kutlu Murad nak (XIX. yzyl),

Allahkul Han (XIX. yzyln ilk yars) ve slm Hoca (1917) medreseleri; eyh Said Aleddin ve Pehlivan Mahmud trbeleri (1810), Tura Murad Tura ve Kelte, Minr minareleri (1855), Allahkul Han ars (XIX. yzyl ilk yars), Allahkul Han Kervansaray (1835) ve Ta Avlu Saray (XIX. yzyl) bu ehirde yer alan nemli eserlerdir. Ayrca Endicandaki ulucami ile Hokand Hanlnn eseri olan Hokand Han Saray zbekistann nemli yaplarndandr. zbekistann Sovyet dnemi mimarisi gnmzdeki mimari faaliyetlere balanan son halkay tekil eder. Bu dnem binalar Rus mimarisinin etkilerini zbekistann eski mimari zellikleriyle birletirerek lkenin modern mimarisini oluturmutur. Bu iki slbun kaynat mimari eserlere Takentte eski ismiyle Sovyet Halklarnn Dostluu Lenin Saray ile Takentteki nl Nev Tiyatrosu (1941-1948) rnek olarak verilebilir.

BBLYOGRAFYA

Emel Esin, Trkistan Seyahatnamesi, Ankara 1959, s. 28-44; G. A. Pugaenkova - L. . Rempel, storiya skusstvo Uzbekistana, Moskova 1965; J. D. Hoag, Islamic Architecture, New York 1977, s. 199, 201; Mustafa Cezar, Anadolu ncesi Trklerde ehir ve Mimarlk, stanbul 1977, s. 55-64, 112-113, 148-167, 189-192, 220-229, 370-381, 429-459; L. Ayni, skusstvo Sredney Azii Epohi Avutsenn-The Central Asian Art of Avucinna Epoch, Duanbe 1980, s. 202-215; G. Pugaenkova A. Khakimov, The Art of Central Asia, Leningrad 1988, s. 8-11; Zekeriya Kitap, Trkistanda slamiyet ve Trkler, Konya 1988, s. 105-110, 125-131, 148-152, 160, 173 vd.; T. W. Lentz - G. D. Lowry, Timur and Princely Vision Persian Art and Culture in the Fifteenth Century, Los Angeles 1989, s. 34-37, 40-45; Gnkut Akn, Asya Merkezi Mekn Gelenei, Ankara 1990, s. 9, ekil 2-3; L. Yu. Mankovskaya, Buhara Oik Osmon Ostidagi Muzey-Buhara Muzeypod Otkrtm NebomBukhara-A Museum in The Open, Takent 1991, tr.yer.; P. . Zahidov - R. H. Avanesov, Khiva, Takent 1994, tr.yer.; . oymerdanov v.dr., Amir Temur-Jahon Tarihida, Takent 1996, s. 151160; K. Pander, Zentralasien, Kln 1996, s. 137-259; Oktay Aslanapa, Trk Cumhuriyetleri Mimarlk Abideleri, Ankara 1996, s. 198-203, 209, 211-213, 233-235, 244-257, 262, 271-317; Gzde Ramazanolu, Orta Asyada Trk Mimarisi, Ankara 1998, s. 65-71, 84-242; Uzbekistan: The Monuments of Islam, Takent 2002, tr.yer.; nci Kuyulu, zbekistan ve Trkmenistanda Bulunan Ortaa Kervansaraylar zerine Gzlemler, Trk Dnyas ncelemeleri Dergisi, sy. 1, zmir 1996, s. 97-116; Takent Entsiklopediya, Glavnaya Redaktsiya Uzbekskoy Sovetskoy Entsiklopedii, Takent 1983, ilgili maddeler. Yaar oruhlu

ZBEKKAN, Suphi Ziya


(1887-1966) Bestekr ve kemene icracs. 25 ubat 1887 tarihinde stanbulda dodu. Babas devlet adam ve bestekr Ysuf Ziy Paa, annesi Aye Behiye Hanmdr. Bir Fransz mrebbiyeden ald Franszca dersleriyle renimine balad. Annesinden ve irvanl Abdlmecid Efendiden grd Farsa derslerinin yan sra Hoca Kmil Efendi, Drafakal Ali Ndir Efendi ile Galatasaray Mektebi Sultnsi hocalarndan Prard ve Lacomblezden ald zel derslerle kendini yetitirdi. lk memuriyeti, 1903te Hariciye Nezreti Tahrrt- Hriciyye Kaleminde balad Franszca ktip yardmcldr. Burada bir yl altktan sonra bykelilik greviyle Romada bulunan amcas Mustafa Reid Paann yanna gitti. Ardndan mhendislik tahsili iin gittii Cenevrede alt ay kalabildi. Cenevre dn Mektebi Hukk- hneye girmesini mteakip 1908de kurulan Tenskt komisyonlarnda grev ald. Daha sonra Trkiye Mill Bankasna geti. 1911de Mektebi Hukku bitiren zbekkan, I. Dnya Sava dolaysyla faaliyetini srdremeyen bu bankadan 1914te tibr- Mill Bankas umumi ktipliine geerek 1920ye kadar burada alt. 1920-1922 yllar arasnda serbest avukatlk yapt. Ardndan Shester Demiryollar irketi mmessillii greviyle 1922de Ankaraya gitti. Hidiv II. Abbas Hilminin kurduu Trkiye Ticaret ve Sanayi Bankasna mdr olarak tayin edildikten (1926) bir yl sonra Hariciye Vekletine Umr-i Ticriyye mdr ve ardndan veklet siyas maviri oldu. 1930da ktisat Vekletine geip srasyla skenderiye, Roma ve Londra bykeliliklerinde ticar mavir sfatyla alt. 1943te Ankaraya dnerek Veklet Tedkik Heyeti yelii ve Toprak Mahsulleri Ofisi dare Heyeti yeliinde bulundu. 1952de ya haddinden emekliye ayrld. Bu arada 1943-1945 yllar arasnda Ankara Radyosu mdrln vekleten yrtt. 1952-1962 yllarnda bu kurumda sanat maviri ve Trk msikisi slp hocas oldu. Ayn zamanda dnemin nemli bir icra topluluu olan Kk Koroyu kurdu. 19 Temmuz 1966da Ankarada vefat etti ve Cebeci Asr Mezarlnda defnedildi. lmnden sonra Beylerbeyinde (Kplce) bir sokaa ad verildi. Trk msikisinde klasik slbun son bestekrlar arasnda saylan Suphi Ziya Bey ayn zamanda iyi bir kemene icracs olarak tannmtr. Msiki renimine Vasilakiden ald kemene dersleriyle balam, drt yl sonra onun lm zerine almalarn Tanbr Cemil Beyle devam ettirmitir. Dzenli bir msiki renimi grmemesine ramen babasnn msiki evresinde dnemin nemli statlarndan faydalanma imkn bulmutur. Hac Kirm Efendi ve Leon Hanciyandan teganni ve usul, Rauf Yekt Bey ve Ali Rifat aataydan nazariyat dersleri alm; d Nevres Bey, Kayark Hsmeddin Bey, skdarl Ziy Bey, Lavtac Andon ve Kemn Kirkordan istifade etmitir. Nota bilmediinden besteleri yakn arkadalar tarafndan notaya alnmtr. Bunlardan biri de Nevzat Atldr. Bestekrla krk yandan sonra balayan zbekkann ilk bestesi, Ben bilmez idim gizli ayan hep sen imisin msrayla balayan hzzam ilhisidir. Bir yl sonra besteledii, Neden hi

durmadan sevmi bu gnlm, durmadan yanm msrayla balayan uak arksyla hret bulmutur. Hammzde smil Dede Efendi ile Hac rif Beyden ok etkilendiini, en ok Kadzde Mustafa avuu sevdiini syleyen zbekkann basmakalp namelerden uzak, duygu zenginlii ve ifade gcnn dikkat ektii eserlerinde zarif gekilerin ssledii melodik yapyla ortaya konan bir sanat anlay kendini gsterir. Msikide ok defa n plana kan hzn onun eserlerinde deta bir sis perdesinde yok olur. Genellikle lirizmin hkim olduu besteleri melodi-iir uyumunun en arpc rnekleridir. Bazsnn gftelerini kendisinin yazd, Dn gece yes ile kendimden getim msrayla balayan hicaz divan, Feryd ediyor bir gl iin blbl-i eyd msrayla balayan hseyn, Titrer yreim her ne zaman ydma gelsen msrayla balayan muhayyer, Semt-i dildra bu demler gzerin var m sab msrayla balayan sab arks onun en gzel eserlerinden birkadr. ok sevdii airler arasnda yer alan Ahmed Himin, Bir gaml haznn seherinde / Isrra ne hcet yine blbl msralaryla balayan iirine yapt krdli-hicazkr arks ayn zamanda airinin zevk ve titizliine yakan bir rnektir. Ylmaz ztuna beste, ar ve yrk semi, ark, trk, koma, keke ve ilhi formlarnda besteledii altm iki eserin listesini vermektedir (BTMA, II, 179-180). Bat edebiyatna ve zellikle Fransz edebiyatna vukufuyla tannan zbekkan, Franszca iirler yazmsa da bunlar amatrce bir deneme olarak kabul etmitir.

BBLYOGRAFYA

bnlemin, Ho Sad, s. 265-266; Baki Sha Edibolu, nl Trk Bestekrlar, stanbul 1962, s. 243-253; Rahmi Kalaycolu, Trk Musikisi Bestekrlar Klliyt Say 20: Suphi Ziya zbekkan, stanbul 1962; M. Sadk Yiitba, Dil Din ve Musiki, stanbul 1968, s. 123; Mustafa Rona, 20. Yzyl Trk Musikisi, stanbul 1970, s. 308-312; zalp, Trk Msiksi Tarihi, II, 206-208; smail Baha Srelsan, Suphi Ziya zbekkan, MM, sy. 22 (1966), s. 132-135; a.mlf., Suphi Ziya zbekkana Dair, Musiki ve Nota, sy. 9, stanbul 1970, s. 4-5; ztuna, BTMA, II, 178-180; Mehmet Gntekin, zbekkan, Subhi Ziya, DBst.A, VI, 199. Nuri zcan

ZBEKLER
Cengiz Hann soyundan olup Hrizm ve Mvernnehirde hkm sren bir slm hnedan (15001599) (bk. EYBNLER).

ZBEKLER
Orta Asyada yaayan bir Trk topluluu. Bugn byk bir ksm zbekistanda bulunan zbeklerin menei Cengiz Hann en byk olu Cucinin dnemine kadar iner. Cucinin ulusu bozkr halk diye isimlendirilebilecek ger Trk boylarndan olumaktayd. Bunlarn iinde yer alan ve saylar fazla olmayan Moollar da Trk dilini benimseyerek bu boylarn arasnda eridi. Bozkrda genellikle tannm bir idarecinin veya kumandann banda bulunduu grubun zamanla onun adn tamas gelenei uyarnca Cucinin haleflerinden zbek Han liderleri olarak kabul eden Cuci ulusunun drt ubesi onun ismini kendilerini tanmlamak zere kullanmaya balam, bylece zbekler denen topluluk ortaya kmtr. zbek ulusunun bamsz bir il haline gelii, brahim Aybann torunu ve Tulu eyhin (Devlet eyh) olu Eblhayr Han zamannda (1428-1468) gereklemitir. 831de (1428) Eblhayr Han, Bat Sibiryada Tura rmann kysnda zbek ulusunun han olarak iln edildi. 851 (1447) ylna kadar geen sre iinde Seyhun hattndaki Snaktan zkente kadar uzanan btn mstahkem ehirler zbeklerin eline geti. Eblhayr Hann baehri Snakt. Onun ynetiminde nemli baarlar elde eden zbekler bir sre sonra Mool asll Oyratlarn saldrlar ile g duruma dtler ve prestij kaybna uradlar. Eblhayr Hann i siyasetteki hatalar da buna eklenince zbeklerin bir blm ana kitleden ayrlp Moolistan Han sen Buga Hann yanna g etti. Bu topluluk daha sonra Kazaklar oluturdu. Eblhayr Hann lmnn ardndan meydana gelen kark ortam zbek boylarnn eitli yerlere dalmasna yol at. Bunlar tekrar birletirme faaliyeti eybn Hann nclnde XVI. yzyln banda gerekleti. Det-i Kpaktan g eden zbeklerin farkl slleleri Trkistan topraklarnda XVI. yzylda iki hanlk oluturdu. Bunlardan biri, genellikle isimlendirildii zere eybnler ve Astrahanllarn hkm srd Buhara Hanl (1500-1785), daha sonra Mangtlarn ynetimi stlendii Buhara Emirlii (1785-1920), ikincisi Ydigroullar ile Kongrat hnedanlarnn ynetiminde bulunduu Hve Hanldr (1512-1920). Bu zbek hanlklarna XVIII. yzylda Hokand Hanl da eklendi (1710-1876). XVI. yzylda randaki Safev Devleti ile Mvernnehirdeki Buhara zbek Hanl arasnda etin savalar meydana geldi. Safev Devletine kar olma olgusu Osmanl Devleti ile Buhara zbek Hanl arasnda iyi ilikiler kurulmasn salad. likiler zellikle XVI. yzyln ortalarna doru daha da sk hale geldi. Osmanllarn zbeklere silh ve asker malzeme yardmnda bulunduu bilinmektedir. 1578-1590 Osmanl-Safev mcadelesi esnasndaki Osmanl-zbek ilikileri daha da geliti ve siyas bir ittifak meydana geldi. Ancak Horasan iin yaplan mcadeleler hem Safevler hem zbekler iin ekonomik skntlarn yaanmasna sebep oldu. XVI. yzylda Trkistan ile Osmanl Devleti arasndaki kltrel iletiim Rusya ve Safev Devletinin blgedeki varl ve yaplanmas sonucu nemli lde zedelenmiti. Buna ramen hac kafilelerinin stanbulu ziyaretleri ve haclarn misafir edildii zbek tekkelerinin Osmanl Devletindeki faaliyetleri kltrel ve siyasal adan nemli sonular ortaya kard. Mvernnehirde Nakibend tarikat mensuplaryla hkmdarlarn sk ilikiler kurduklar uzun

dnemler yaand. Ubeydullah Han, Abdlaziz Han ve II. Abdullah Han politik alanda nemli lde din evrelerden etkilendi. Buhara, Hve ve Hokand gibi Trkistan ehirleri tasavvuf birer merkez olma zelliklerini uzun sre devam ettirdi. XVI. yzyln sonlarna ait bir Osmanl kaynanda zbeklerin menei ve ortaya klar zerinde bilgi verildikten sonra Abdullah Han zamannda yaplan ftuhat sonucu Semerkant, Takent, Belh, Bedahan ve Horasann zbeklerin kontrolne getii belirtilir. Eserin kaleme alnd srada zbek sultanlarnn seksen be yldr Mvernnehir ve Trkistanda hkm srmekte olduklarna temas edilir (Seyfi elebi, s. 123-133). XVI. yzylda kara ticaret yollarnn neminin byk lde kaybolmasna ramen zbeklerin kontrolndeki kesimde Buhara ticaret asndan nemli bir blgeydi ve en eski zamanlardan itibaren bir ticaret merkezi olarak tannmt. Hem Buharann konumu hem de Buharallarn ticarete olan dknlkleri sebebiyle ehrin bu ileri seviyeye ulat anlalmaktadr. Burasnn Afganistan, Hindistan, ran, Hve, Trkmen Bozkr ve Rusya ile nemli lde ticar ilikileri vard. XVII. yzyln banda Buharada slle deiiklii meydana geldi, Astrahanllar sllesi i bana geti ve bu slle mensuplar 1785 ylna kadar Buhara Hanlnn banda bulundu. Buhara zbeklerinin Safevlerle mcadelesindeki iddetli atmalar XVII. yzylda yerini daha sakin ilikilere brakt. Mangt hnedanlnn resm ynetim sreci ah Murad ile (1785-1800) balad. Mangtlar, Mvernnehirin Timurlulardan beri Cengiz soyundan olmayan ilk hnedanyd. zbek hanlarnn kabile kklerinin Cengiz soyuna uydurulmasna artk gerek duyulmuyordu. Buharadaki Mangt yneticileri unvanlarn Trk-Mool geleneinden slm geleneine dntrerek han yerine emr unvann kullandlar ve baz alanlarda nceki ynetimden bir lde daha baarl duruma geldiler. Merkez idare zbek kabile reislerinin yetkilerinin bir lde de olsa kstlanmasyla kuruldu. Hve Hanl ise Buharadan farkl bir ekilde varln srdrd. Hrizm blgesini denetimleri altna alan Ydigroullar zellikle bu topraklarda yaayan Trkmenlerle i mcadelelere giritiler. Ticaret yollarnda gvenliin salanamamas, blgede meydana gelen retimle ilgili skntlar Buharaya gre daha gsz bir hanln ortaya kmasna sebep oldu. Bu zayflk siyas ve asker alanda da kendini gsterdi. Ancak nemli bir tarih kitab olan ecere-i Trk bizzat kaleme alacak kadar kltrel alanda mhim bir isim olan Eblgazi Bahadr Han ile Anua (Ene) Han zamannda Buhara ile savalarda Hve Hanl baarlar elde etti. Hrizmde zbekler asker ve siyas g olarak iktidarlarn srdrdler. Ziraatta ve hayvanclkta Trkmenler n plandayd. Bunlarn dnda zbeklerin Det-i Kpaka g etmesinden ok nce Trklemi, Trkmenlerin dnda kalabalk bir Trk unsuru daha varln srdrmekteydi; bunlar Sart olarak adlandrlyordu. ran medeniyeti etkisi altnda bulunan bu ehirli ahali iktisad ve meden hayata tesir eder konumdayd ve Buharada bulunuyordu. Ayrca Aral denizi civarnda Karakalpaklar vard. Hvenin nfusu XIX. yzylda 700.000 olarak tahmin edilir. Bunun 40.000ini zbekler oluturuyordu. Rus istils ncesi Kongratlarn ynetimindeki Hvede XIX. yzyln ilk yarsnda sulama sisteminin yaygnlam olmas, zbeklerin giderek daha geni lde yerleik konuma gemeleri sonucunu ortaya kard. Bunlara ramen hanlk hl insan ve madd kaynak sknts ekmekteydi. Bu arada Hve Hanl Mvernnehire, Horasana, Kazaklara ve Trkmen kabilelerine aknlar dzenliyordu. 1855te Hve ordusu Horasanda Serahs yaknndaki Teke Trkmenlerine yenildi ve Muhammed Emin Han savata ldrld. Bu Trkmen isyan Hrizmde 1867 ylna kadar srd. Hanlk ekonomik ve siyasal adan zayflad, yzyln banda sulanan arazilerin ou harap oldu ve

hanlk gneyde Trkmen kabileleri zerindeki denetimini kaybetti. Bu durum Rusya ile fiil olarak savan balamas olay ile akt. Hokand Hanl, zbeklerin Ming boyundan hruh Bey tarafndan kuruldu. nemli ehirlerinin bulunduu alan tahminen 750.000 nfusa sahip olan ve Mergiln, Endican, Hokand, Namangan ehirlerinin bulunduu Fergana vadisiydi. Hokand ehri de o srada kalabalk nfusa sahip olup 600 camisi, on be medresesi ve mekteplerinde renim gren ok sayda rencisi vard. ehirde Sartlarn yannda Kpak, Krgz ve Karakalpaklar da yaamaktayd. XIX. yzyldaki hkmdarlarnn yaylma hedefleri olarak Ura-Tepe, Hucend, U, Takent ve Trkistann dier vilyetleri grlmekteydi. Hanln Ura-Tepe ve Hucend vilyetleri zerindeki emelleri Buhara Emirliinin menfaatleriyle atmtr. Rus-ngiliz rekabeti Rusyann Orta Asyadaki yaylnn ana izgilerini ortaya koydu. Rusyann jeostratejik ncelikleri Orta Asyadaki politikasnn asker ynn de belirledi. Orta Asyann igali 1860-1884 yllar arasndaki seferlerin sonucunda tamamland. 1860 ylndan itibaren Ruslar, Hazarn dousundaki bozkr ve yar l alanlar istil ederek Seyhun, u nehri ve Isk Gl ele geirip Aral denizine kadar blgeleri elde etmilerdi. Hanlklara kar resm bir tavrla Rus ilerlemesi 1865te balad. General ernayev kumandasndaki ordunun hcumu ile balayan faaliyetler neticesinde Hokand Hanlnn elinde Fergana vadisiyle snrl topraklar kald. Bu arada Takent Ruslar tarafndan ele geirildi. 1868de Buhara Emirliinin Rusya himayesine girmesi gerekleti. 1873te Hve Rus birlikleri tarafndan zaptedildi. 1876da Hokand Ruslarn eline geti. 1879da Gktepede Ruslar, Trkmenler nnde baarszla uradlarsa da 1884te Trkmenler de kontrol altna alnd. Trk hanlklarnn kendi aralarndaki kar atmalar, eitim ve teknolojide geri durumda olmalar yannda d siyasette etkilerinin bulunmamas sebebiyle Trkistann igali milletleraras alanda tepki uyandrmad. XIX. yzylda Ruslar blgede yeni ehirler kurdular. Bu ehirlerin kuruluu Ruslarn koloni idaresini kolaylatrma amacn gdyordu. Demiryolu politikas da blgede Ruslarn g dengesini koruyucu bir rol oynad. Rusya, Hokand Hanlnn varlna 1876da son vermi olmasna ramen Buhara ve Hvenin kk bir toprak paras olarak kalmasna msaade etti. Hvede 1920de hanln kaldrlmasndan sonra 1924 ylna kadar srecek olan Hrizm Halk Cumhuriyeti kuruldu. XX. yzyln banda Trkistan halknn iinden kan ve onu adalatrmay hedef alan Ceddcilik bu dnemin nemli bir akmdr. Mnevver Kr, Mahmud Hoca Behbd, Sadreddin Ayn gibi isimlerin nderliinde faaliyetlerini srdren Ceddciler, Gaspral smilden etkilenmilerdi. Rusyann blgedeki hkimiyetine kar eitli ayaklanmalar dzenleyen halk mehur Basmac Hareketini de gerekletirdi. Enver Paann 1922de lm Buharadaki kurtulu hareketine nemli bir darbe vurdu. Basmac Hareketine Buhara ve Fergana blgelerinden byk oranda katlmlar oldu. Bu oluuma airet liderleri, aksakallar, din adamlar, rahzenler, Cedd nderleri ve Enver Paay izleyen baz Trk subaylar liderlik yapmt. Bolevik htillinin ve Rus i savann ihtirasl yllarnda Takent, Trkistandaki siyas hareketliliin odak noktas oldu. 1924te Takent, zbek Sovyet Sosyalist Cumhuriyetinin baehri olarak Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliinin bir paras haline geldi. 1924-1926 yllar arasnda Trkistanda snrlar yapay bir ekilde

oluturulan zbek ve Trkmen cumhuriyetleri, Tacik ve Krgz zerk cumhuruyetleri ile Karakalpak zerk vilyeti meydana getirildi. Amuderya, Siriderya, eski Trkistan topraklarndan Semerkant ve Fergana ile Buhara ve Hvenin bir ksmn ihti va eden zbek Cumhuriyeti 27 Ekim 1924te kurulmutu. Bu cumhuriyet 1929a kadar Tacikistan da iinde bulundurdu. Ayn yl Tacikistan, Sovyet Cumhuriyeti stats elde etti; Karakalpakistan da 1936 ylnda zbek Cumhuriyeti ile birletirildi. Sovyetler Birliinin dalma srecinde ise zbekistan 1991 ylnda bamszln iln etti. Bugn zbekler, zbekistan nfusunun % 80ini oluturur. Bunun dnda Kazakistan, Krgzistan, Trkmenistan ile Afganistann kuzeyi, in topraklar ve Rusya Federasyonu iinde de zbekler yaamaktadr. zbek Trkesi iinde eitli farkllklara rastlanrsa da edeb olarak Takent az esas alnmtr. zbekistan topraklarnda 1929 ylna kadar Arap alfabesi, daha sonra Latin alfabesi, 1940 ylndan itibaren ise Kiril harflerinin kullanlmasna devam edilmitir. zbekistan Cumhuriyeti Yksek Meclisi 1993te Latin harflerine dayanan alfabenin temel kurallarn onaylayarak bu konuda nemli bir adm atmtr.

BBLYOGRAFYA

Seyfi elebi, Louvrage de Seyf eleb: Historien ottoman du XVIe sicle (nr ve trc. J. Matuz), Paris 1968, s. 123-133; A. A. Semenov, eybani Han i Zavoevanie im mperii Timuridov, Materiali Po storii Tacikov i Uzbekov Sredney Azii, Stalinabad 1954, XII, 39-83; a.mlf. v.dr., Istoriya Uzbekskoy SSR, Takent 1955; M. Holdsworth, Turkestan in the Nineteenth Century, Oxford 1959; Mustafa Kafal, iban Han Slalesi ve zbek Ulusu, Atsz Armaan, stanbul 1976, s. 295306; a.mlf., Cuci Slalesi ve ubeleri, TED, sy. 1 (1970), s. 194-205; M. Broxup, Basmaclar (trc. Yulu Tekin Kurat), Ankara 1984; A. Burton, Bukharan Trade: 1558-1718, Bloomington 1993; smail Aka, Mirza ahruh ve Zaman, Ankara 1994; Baymirza Hayit, Trkistan Devletlerinin Mill Mcadeleleri Tarihi, Ankara 1995, tr.yer.; Shirin Akiner, Sovyet Mslmanlar (trc. Tufan Buzpnar - Ahmet Mutu), stanbul 1995, tr.yer.; Mehmet Alpargu, Onaltnc Yzylda zbek Hanlklar, Ankara 1995; a.mlf., Trkistan Hanlklar, Trkler (nr. Hasan Celal Gzel v.dr.), Ankara 2002, VIII, 557-605; Abdullah Gndodu, Hive Hanl Tarihi, Yadigar banleri Devri: 1512-1740 (doktora tezi, 1995), A Sosyal Bilimler Enstits; S. Soucek, A History of Inner Asia, Cambridge 2000, tr.yer.; C. Poujol, Dictionnaire de lAsie Centrale, Paris 2001, tr.yer.; Abuseyitova v.dr., Istoria Kazahstana i Sentralnoy Azii, Almat 2001; Mansura Haidar, Central Asia in the Sixteenth Century, New Delhi 2002; Istoriya Sredney Azii, Moskva 2003; Rafis Abazov, Historical Dictionary of Kyrgyzstan, Oxford 2004; Mustafa Budak, Osmanl-zbek Siyasi Mnasebetlerinin Balamas, Avrasya Etdleri, II/4, Ankara 1995, s. 79-86; Remzi Kl, Osmanl-zbek Siyasi likileri (15301555), TK, XXXVII/ 437 (1999), s. 523-534. Mehmet Alpargu

ZBEKLER TEKKES
stanbul Kadrgada Orta Asyadan gelen dervilerin barnmas iin ina edilen Nakibend tekkesi. Kadrgada Kk Ayasofya mahallesinde ehid Mehmet Paa Yokuunda Sokullu Klliyesinin yannda bulunan Nakibendiyyeye bal tekke Orta Asyadan gelen Nak dervileri iin 1104te (1692-93) stanbul Defterdar smil Efendi tarafndan kurulmutur. zbek kkenli eyhlerin Osmanl Devleti ile Orta Asya hanlklar arasndaki ilikilerde oynadklar nemli rollerden dolay stanbuldaki zbek tekkeleri iinde en nemlisi saylmaktadr. Kaynaklara Buhara Tekkesi, Buhr Tekkesi adlaryla da geen tesisin vakfiyesinden dnda alt adet oda, eyh odas nnde bir sofa, etrafnda bahesi olan bir mescid, abdesthane, adet hel ve avlu, ieride bir oda, karsnda yarm sofal bir oda ve iki oda ortasnda bir sofa, meyve aalar olan bahe, bir hamam ve bir kgir mahzenden olutuu anlalmaktadr. II. Abdlhamidin emriyle 1305te (1887-88) yenilenmi, bugnk mescid-tevhidhne blm de Buhara Hanlnn ileri gelen devlet adamlarndan Astankul Bey tarafndan 1900de ina ettirilmitir. Tekkelerin 1925te kapatlmasnn ardndan Buhara Tekkesi Trkistan Genler Birlii, Trkistanllar Kltr ve Sosyal Yardm Dernei, Trkistanllar Talebe Yurdu gibi kurumlar bnyesinde barndrm, harem dairesinde son eyh Abdurrahman Efendi (. 1953) ailesiyle ikamete devam etmitir. Daha sonra harem blm yanm, ilevsiz ve bakmsz kalan mescid-tevhidhne de dier bir yangnda harap olmutur. Osmanl sultanlar, XVIII. yzyln sonlarndan itibaren tekkenin eyhlerini Osmanl Devleti ile Orta Asyadaki hanlklar arasnda eli olarak grevlendirmilerdir. Mesel XVIII. yzylda eyh Yahy Efendinin, XIX. yzyl ortalarnda eyh Mehmed Efendinin resm temaslar zikredilebilir. Buhara Emirliinden stanbula gelen birok nemli kiinin burada konakladna baklrsa tekkenin Orta Asyada da ayn ekilde telakki edildii sylenebilir. Alman arkiyats M. Hartmannn aatay dili ve kltr zerine yaymlad eserlerinde yer alan bilgilerin nemli bir ksmn bu tekkeden derlemi olmas, te yandan tekke eyhlerinden Sleyman Efendinin XIX. yzyl sonlarnda bir aatayca-Osmanlca szlk yaymlamas, Ahmed Yesevnin iirlerini Trkiye Trkesine aktarmas tekkenin Orta Asya ve Osmanl kltrleri arasndaki iletiimde oynad nemli rol gsterir. Sleyman Efendi ayrca II. Abdlhamidin panislmist politikas erevesinde eitli grevlerle Hindistan, Afganistan ve Orta Asyaya yollanm, 1877de Macaristann Pete ehrinde toplanan Turan Kongresine padiah adna katlmtr. yin gn cuma olan tekkede dokuz erkekle drt kadnn ikamet ettii Dahiliye Nezretinin rm 1301 (1885-86) tarihli istatistik cetvellerinde belirtilmektedir. Gnmze ulamayan kuzeydeki ahap harem dairesi dnda kgir olarak ina edilen tekkenin dier blmleri ortak bir taban oluturan zemin katn zerinde birbiriyle balantl bamsz kitleler halinde tasarlanmtr. Zemin katn batsnda ehid Mehmetpaa Yokuu zerinde ortada cmle kaps, bunun zerinde mescid-tevhidhneden bamsz olarak tasarlanm minare ykselir. Bunlarn gneyinde (sada) zemin katta mutfak-kiler-taamhne grubunu, birinci katta meydan odasn, ikinci katta mescid-tevhidhneyi barndran kitle yer alr. Cmle kaps ile minarenin kuzeyinde (solda) cadde zerinde katl selmlk, bunun arkasnda dervi hcrelerini iine alan misafirhane

binas bulunur. Zemin kat gneydou kesimi altta su haznesi, stte fevkan avlu olarak deerlendirilmi, avludan meydan odasna, bunun zerindeki mescid-tevhidhneye ve dervi hcrelerine gei salanmtr. Dikdrtgen cmle kaps neo-gotik slpta bir sivri kemerin iine alnm ve II. Abdlhamidin 1305 (1887-88) tarihli yenileme kitbesiyle talandrlmtr. Cmle kapsndan ufak bir tala girilmekte, bu talk kuzey ynnde selmlkla misafirhanenin arasndaki ince uzun avluya balanmakta, daha ziyade bir havalandrma-aydnlatma boluu niteliindeki bu mekndan fevkan avluya klmaktadr. Selmln ve misafirhanenin birinci ve ikinci katlar arasndaki bu bolua bakan, kuzeyde harem blmyle hazreyi tekkenin dier blmlerinden soyutlayan duvarn nnden dolaarak U biimini alan balkonlarla donatlm, birinci kattaki balkonda Unun ular fevkan avluyla birletirilmitir. Geleneksel mimarideki revaklarn yerini tutan, her iki taraftan kaplarn ve pencerelerin ald bu balkonlar demir putrelli volta demeleri, bunlar birbirlerine balayan dey demir gergileri ve ayn malzemeden yaplm sade korkuluklaryla dnemleri iin olduka modern bir grnm sergiler. Misafirhane kanadnn her iki kat karn yark denilen plan tipinde olup dou-bat dorultusuna uzanan sofalarn evresinde dervilerin barnmasna mahsus odalarla hel-abdestlik birimleri sralanmaktadr. Selmln ierdii en ilgin mekn ise ikinci kattaki eyh odasdr. Kahve ocayla balantl ufak bir sofadan geilerek ulalan bu blmde giriin bulunduu dou duvar yklklerle donatlm, gney ve kuzey duvarlarna birer dikdrtgen pencere, gney duvarna kk bir kpryle mescid-tevhidhneye ulatran kap, bat duvarna ise nnde balkon bulunan, sivri kemerli geni bir kap-pencere yerletirilmitir. Nefis bir manzaraya sahip olan balkon yanlardan birinci ulusal mimarlk slbunda birer byk konsolla takviye edilmi, bunlarn arasna da ayn slpta bir dizi kk konsol yerletirilmitir. Balkonun basit ahap korkuluklar, kelerde stleri soan kubbeciklerle donatlm masif ahap babalara balanmaktadr. Selmln geni saa balkonun zerine gelen yerde ahap konsollarla desteklenmitir. Kareye yakn yamuk bir plan gsteren (yaklak 7,50 8,40 m.) mescid-tevhidhnenin duvarlar tulayla rlm, kalkan duvarlaryla ksmen gizlendii anlalan ahap at yanmtr. Akl ieriden bir bask kemerle, dardan demir putrelli bir lentoyla geilmi olan giri kuzey duvarnn ortasnda yer almakta, bunun zerinde 1 Receb 1318 (25 Ekim1900) tarihli, talik hatl ina kitbesi bulunmaktadr. Mescid-tevhidhnenin duvarlarnda sralanan ikili pencere gruplarndan alttakiler dilimli Bursa kemerleriyle talandrlmtr. Yuvarlak tepe pencerelerinin zamannda al revzenlerle dolguland tahmin edilebilir. Mihrap niinde seilen al mukarnas izleri birinci ulusal mimarlk slbunda bir sslemenin varlna iaret eder. zbekler Tekkesinin, geleneksel plan emalaryla Bat kkenli inaat tekniklerini ve birinci ulusal mimarlk akmna balanan birtakm ayrntlar badatran ilgin tasarm gibi ehid Mehmet Paa Yokuu zerindeki bat (giri) cephesinin dzenlemesi de kendine zgdr. Yatay silmelerle ayrlm olan katlarda farkl rgler kullanlm, bodrumda kesme ta, zemin katta Roma ve Erken Bizans dnemlerinde kullanlan, ancak Osmanl mimarlnda hemen hi grlmeyen opus sectileye benzer bir tr rg, birinci ve ikinci katlarda ise zeri sval tula rg tercih edilmitir. Sz konusu cephede gzlenen antsallk ve zgnlk iddiasnn oda, phesiz minarenin -stanbul Mevlnkapda XVII. yzyla ait Tulumcu Hsam Mescidi dnda-Osmanl mimarlnda grlmeyen bir biimde cmle kaps zerine oturtulmu olmasdr. te yandan eyh odasnn cephesi

gerek ierdii mimari eler (sivri kemerli geni aklk, balkon ve saak konsollar) gerekse oranlar bakmndan Konya Aleddin tepesinde yer alan XII. yzyln ikinci yarsna ait Klcarslan Kkn hatrlatr. eyh odasnn manzaraya hkim konumuyla tekkeye gelen hatrl misafirlerin arland bir tr kk niteliinde oluu bu iki yap arasnda bilinli bir etkilenmenin varln destekler. Birinci ulusal mimarlk akmnn nc yaplarndan biri olan zbekler Tekkesinin giri cephesindeki ayrntlarn benzerlerine Alexandre Vallaurynin gnmzde stanbul (Erkek) Lisesi olarak kullanlan Caalolundaki Dyn- Ummiyye binasnda rastlanmas, 1887deki yeniden ina ileminin ad geen mimara havale edilmi olduunu dndrmektedir. 1990l yllara doru bu tekkenin genel restorasyonu iin giriimlerde bulunulmu ve bir mimarlk brosu tarafndan binay btnyle ele alan ok ayrntl bir projesi hazrlanarak stanbul Antlar Kuruluna sunulmu ve buradan alnan onay ile yakn zamanda yapnn restorasyonuna balanmtr.

BBLYOGRAFYA

stanbul Tekkeleri Listesi, TSMA, nr. E. 1772, 3333, 1805-1826 aras, nr. 5; Melekpaazde Kadri Beyefendi, Hankahnme (stanbul Tekkeleri Listesi), Sleymaniye Ktp, Nuri Arlasez, nr. 36, 18331846 aras, vr. 2b, nr. 34 (Cuma), vr. 8b, nr. 203 (Perembe); Mehmed Tevfik, Ydigr- Macaristn Asr- Abdlhamd Hn, stanbul 1294, s. 17-18; Bandrmalzde, Mecma-i Teky, stanbul 1307, s. 3; Mecma-i Cevmi, I, 12-13; sitne Tekkeleri, s. 4 (Cuma); Bb- l Nezret-i Umr- Dhiliyye Sicil Nfus dre-i Ummiyyesi, Dersadet ve Bild- Selse Nfs- Millsine Mahsus statistik Cetvelidir, stanbul 1301, s. 50; 1329 Senesi stanbul Beldesi hsiyt Mecmuas, stanbul 1330, s. 19; Osman Nuri Ergin, Trk ehirlerinde mret Sistemi, stanbul 1939, s. 26-36; Mehmet Saray, Rus gali Devrinde Osmanl Devleti ile Trkistan Hanlklar Arasnda Siyasi Mnasebetler (1775-1875), stanbul 1984, s. 84-88, 133-134; Tahsin z, stanbul Camileri, Ankara 1987, I, 114; Eminn Camileri (nr. Eminn Mftl), stanbul 1987, s. 45-46; Mustafa zdamar, Dersadet Derghlar, stanbul 1994, s. 62-63; Ramazan Muslu, Osmanl Toplumunda Tasavvuf (18. Yzyl), stanbul 2003, s. 298-299; Hr Mahmut Ycer, Osmanl Toplumunda Tasavvuf (19. Yzyl), stanbul 2003, s. 291-292; M. Baha Tanman, Un champ inexplor de larchitecture domestique ottomane: Les harems et les selamlks des tekkes, Actes des VI et VIIe congrs sur le corpus darchologie ottomane sur. selsebils, minarets, mausoles et souks a lpoque ottomane, Tunis 2005, s. 57, 70, fig. 23; a.mlf., Buhara Tekkesi, DBst.A, II, 326-327; G. M. Smith, The zbek Tekkes of Istanbul, Isl., LVII/1 (1980), s. 137-139; Atilla etin, stanbuldaki Tekke, Zaviye ve Hankhlar Hakknda 1199 (1784) Tarihli nemli Bir Vesika, VD, XIII (1981), s. 584; Th. Zarcone, Histoire et croyances des derviches turkestanais et indiens Istanbul, Anatolia Moderna: Yeni Anadolu, II, Paris 1991, s. 150-153; a.mlf., Buhara Tekkesi, DBst.A, II, 325-327; Azmi zcan, zbekler Tekkesi Postniini, TT, XVII/100 (1992), s. 12-16; Mehmet Alper, Buhara zbekler Tekkesi, Arkitekt, sy. 424, stanbul 1995, s. 38-43; A. Hoffmann, Politik und Architektur im Umbruchsptosmaniche Tekken in Istanbul, Architectura, XXXIV, Mnchen-Berlin 2004, s. 96-119 (99-105); Buhr Tekkesi ve Mescidi, st.A, VI, 3099.

M. Baha Tanman

ZBEKLER TEKKES
stanbul skdarda Orta Asyadan gelen dervilerin barnmas iin ina edilen Nakibend tekkesi. Kaynaklarda el-Hac Hoca, Hac Hoca, Kalenderhne adlaryla da anlan, Sultantepede Servili Kk (gnmzde Mnir Ertegn) sokandaki tekke, Orta Asyadan gelen seyyah derviler iin 1166da (1753) Mara Valisi Abdullah Paa tarafndan kurulmutur. 1171de (1757-58) Hasan Aa adnda bir hayr sahibinin desteiyle ilk postniin eyh Seyyid Hac Abdullah Efendi tekkeyi Nakibendiyye tarikatna vakfetmi, mescid-tevhidhneye minber koydurmu, immet ve hitbet grevlerini kendisi stlenmitir. III. Mustafa dneminde ise (1757-1774) postniin Semerkantl eyh Seyyid Abdlekber Efendi tarafndan geniletilmitir. Balangta mtevazi bir kurulu olan tekke zaman iinde birtakm eklerle donatlarak tam teekkll bir tarikat tesisine dnmtr. 1844te Sultan Abdlmecid bugnk ekliyle tekkeyi yeni batan ina ettirmitir. 1849da Buharal eyh Mehmed Receb Efendi ile byk olu ve halefi eyh Mehmed Sdk Efendinin ruhlar iin bir su haznesiyle eme yaptrlm, bunlar 1872de Sultan Abdlazizin elerinden Drrnev Kadnefendi tarafndan tamir ettirilmitir. 1877 Osmanl-Rus Sava srasnda tekkeye snanlar iin arsann kuzeyinde 1950lerde yktrlacak olan ahap odalar yaplm, 1893te II. Abdlhamid tarafndan binada bir onarm daha gerekletirilmitir. Tekkelerin 1925te kapatlmasnn ardndan selmlk blmnde son postniin eyh At Efendinin kardei eyh Necmeddin Efendi ile (zbekkangay) ailesi, haremde ve dervi hcrelerinde tekkenin baz emektar mensuplar ikamet etmitir. Necmeddin Efendinin nderliinde mbarek gn ve gecelerde zikir meclisleri dzenlenmi, tekkenin mutfanda geleneksel zbek pilv piirilmi, r ve mevlid cemiyetleri, msiki ve sohbet toplantlar dzenlenerek tekke ve tarikat kltr yaatlmaya allmtr. eyh Necmeddin Efendinin vefatndan (1971) sonra bakmszlktan iyice harap olan tekke, Amerika Birleik Devletlerinde yaayan ve tekke eyhlerinin neslinden gelen i adamlar Ertegn kardelerin yardmlaryla 1983-1994 yllar arasnda onarlmtr. Gnmzde zgn mimarisi ve mefruat ile mze gibi korunan yapnn selmlk blmnde eyh ailesi mensuplar yaamaktadr. Tekkenin yin gn baz kaynaklarda pazar, bazlarnda perembe olarak verilmekte, Dahiliye Nezretinin rm 1301 (1885-86) tarihli istatistik cetvelinde burada on erkekle sekiz kadnn oturduu belirtilmekte, ayrca Maliye Nezretinin rm 1325 (1909-10) tarihli Tamiye ve Tahsisat Defterinde tekkeye gnde 2 okka et, ylda 372 kuru verildii belirtilmektedir. Aslnda Nakibendiyyenin Yesev izleri tayan ve cehr zikri benimseyen koluna bal zbekler Tekkesinin son eyhi Necmeddin Efendinin Nakibend-Hlid eyhlerinden Ankaral Kk Hseyin Efendinin halifelerinden olmas dolaysyla ayn tarikatn ad geen kolu da temsil edilmitir. stanbuldaki dier zbek tekkeleri ve skdardaki Afganler Tekkesi ile yakn ilikiler iinde olan bu tesis, konaklama ilevinin yan sra Orta Asya tasavvuf kltrnn ve zellikle stanbulda hibir zaman dorudan temsil edilmeyen Yeseviyyeye has tarikat folklorunun yaatld bir ocak olmutur. Dier taraftan altnc postniin eyh Mehmed Sdk Efendinin Buharada rendii ebru sanatn stanbulda devam ettirmesi ve yaymas, olu ve halefi olan Hezarfen lakapl eyh brhim Edhem

Efendinin hat, ebru, ince marangozluk, hakkklk, matbaaclk, dokumaclk, oymaclk gibi el sanatlarn icra etmesi sebebiyle tekkenin Trk sanat tarihinde nemli bir yeri vardr. . Edhem Efendinin eyhlii srasnda (1855-1904) bir ilim ve sanat merkezine dnen tekke matematiki Slih Zeki Bey, Mektebi Harbiyye Nzr Galib Paa, ressam Hseyin Zeki Paa, Halide Edip Advarn babas Edip Bey, filozof Rza Tevfik (Blkba) gibi nl simalarn ura olmutur. zbekler Tekkesi, Kurtulu Sava tarihinde de nemli bir rol oynamtr. eyh At Efendinin stanbulda igal kuvvetlerine kar oluturulan Karakol Cemiyetinin yelerinden olmas sebebiyle tekke bir mddet Kuv-yi Milliyye mensuplarndan yaralananlar iin hastahane olarak kullanlm, ayrca stanbuldan karlan silh ve cephanelerle Anadoluya gizlice gemek isteyen, ilerinde smet nn, Adnan Advar, Halide Edip Advar, Ali Fuat Cebesoyun babas smil Fzl Paa, Mehmed kif Ersoy ve Celleddin rif Bey gibi nemli isimlerin bulunduu kiilerin ilk dura haline gelmitir. Tekkenin, yzlm 11.500 metrekareyi geen geni arsas kuzeyde Servili Kk sokandan balayarak gneydeki Blbldere-Balarba caddesine kadar uzanmakta, tekke binalar kuzeyde, hazre ise kuzeydouda yer almaktadr. Haremi, selml, kk mutfa ve dervi hcrelerini barndran, en geni yerinde 25 25 m. boyutlarna ulaan L planl ana yap Servili Bahe soka zerindedir. Lnin gney ucuna bir sundurmann sonuna mescid-tevhidhne yerletirilmi, bu kitlenin kuatt alan selmlk ve harem baheleri olarak deerlendirilmi, su haznesi, havuz, gneybat kesinde byk mutfak ve emeyle donatlmtr. Sz konusu yap moloz ta rgl baz zemin kat duvarlar dnda tamamen ahaptr ve dardan a boyaldr. Selmln zemin katnda sokaa alan dikdrtgen cmle kapsnn zerinde bulunan talik hatl ve tural manzum kitbe tekkenin 1260ta (1844) Sultan Abdlmecid tarafndan yenilendiini belgeler. Cmle kapsn baheye balayan, solda arabalk ve ardiye meknlar, sada kapc derviin odasyla kuatlm olan geidin sonunda soldaki merdivenlerle dervi hcrelerinin nndeki ahap dikmeli sundurmaya klr. Zemini ksmen Rodoskr denilen akll bezemeyle kapl olduundan akllk olarak anlan sundurmann kuzey ucunda selmlk, gney ucunda mescid-tevhidhne, gerisinde de (douda) iki dervi hcresiyle zamannda meydan odasnn yer ald bir girinti bulunur. Sundurmann mescid-tevhidhneye yakn olan gney kesiminde hazreye alan drt pencere sralanmakta, bunlarn arasnda 1844 tarihli ihyadan nce cmle kapsnn zerinde bulunduu bilinen 1166 (1753) tarihli sls hatl manzum in kitbesiyle 1182 (1768-69) tarihli, tekkenin niteliini belirten sls hatl dier bir manzum kitbe bulunmaktadr. Selmlk blm bir sofann evresinde sralanan kk mutfak, hel-abdestlik ve iki odayla hareme balanan mbeyin odasndan meydana gelir. Bu kesimin kuzeydou kesindeki eyh odasnn dolaplarnda eyh Edhem Efendinin ortaya koyduu sanat eserleri, duvarlarnda Nakibendiyye tarikatna, tekkenin tarihesine ilikin levhalar ve resimler yer almaktadr. Aslnda orta sofal plan tipinin karnyark trn yanstan haremin her katnda yapy boydan boya kateden iki cepheli sofa uzanr. Sz konusu sofalar tam ortalarndan birer duvarla ikiye ayrlarak yan sofal denilen plan tipi oluturulmutur. Planlar ayn olan katlarn kelerinde yklklerle donatlm ikier oda, bunlarn arasnda kalan kesimlerde merdivenle birer hel-abdestlik birimi yer alr. Zemin kattaki odalarn Edhem Efendi tarafndan marangozhane ve dkmhane olarak kullanld bilinmektedir. Dardan bakldnda iki yandaki kmalar ve geni saaklaryla tipik bir stanbul kona grnmnde olan

haremdeki bu simetrik ikiz ev dzeni, 1884teki ihya srasnda Mehmed Sdk Efendi ile kardei Abdrrezzak Efendinin tekkenin meihatn paylamasyla aklanabilir. Kareye yakn dikdrtgen planl (8 6,50 m.) mescid-tevhidhne dikdrtgen pencerelere, iyon balkl ahap stunlarla bir arkitravn evreledii empire slbunda bir mihraba, talarn oluturduu dikdrtgenlerle kapl bir tavana sahiptir. Mescid-tevhidhnenin zemin katnda eyh Edhem Efendinin atlye olarak kulland mekn bulunur. Selmlk bahesinin gneybat kesindeki byk mutfakla kuzeybat kesindeki su haznesinin duvarlar moloz ta ve tulayla rlm, haznenin baheye bakan dou yzne 1289 (1872) tarihli kitbe, bunun sana barok bezemeli ve kitbeli kk bir eme yerletirilmitir. Su haznesinin yannda sonradan yktrlm olan, harem bahesinin duvarna bitiik bir amarhanenin ve yine bu duvarda byk mutfakta pien yemeklerin hareme aktarld bir dnme dolabn bulunduu bilinmektedir.

BBLYOGRAFYA

BA, rade-Evkaf, nr. 1427/11; nr. 1950/5; Ayvansary, Hadkatl-cevmi, II, 240; stanbul Tekkeleri Listesi, stanbul Belediyesi Atatrk Kitapl, Osman Ergin, nr. 1825 (nr. 149); stanbul Tekkeleri Listesi, TSMA, nr. E. 1772, 3333 (nr. 152); stanbul Tekkeleri Listesi, Sleymaniye Ktp., Zhd Bey, nr. 489, vr. 7b; sitne Tekkeleri, s. 8; Bb- l Nezret-i Umr-i Dhiliyye Sicil Nfus dre-i Ummiyyesi Dersadet ve Bild-i Selse Nfs- Millsine Mahsus statistik Cetvelidir, stanbul 1301, s. 58; Mecma-i Cevmi, II, 58-59 (nr. 91); Bandrmalzde, Mecma-i Teky, stanbul 1307, s. 13; Mehmed Rif, Mirt- stanbul, stanbul 1314, I, 142; rif Hikmet, Tezkire, Millet Ktp., Ali Emr, Tarih, nr. 789, vr. 32a; 1329 Senesi stanbul Beldesi hsiyt Mecmuas, stanbul 1330, s. 19; Hseyin Vassf, Sefne-i Evliy (haz. Mehmet Akku - Ali Ylmaz), stanbul 2006, II, 376; Sadettin Nzhet Ergun, Trk Musikisi Antolojisi, stanbul 1943, II, 481; Musahibzde Cell, Eski stanbul Yaay, stanbul 1947, s. 44; Cemal Kutay, Kurtuluun ve Cumhuriyetin Manevi Mimarlar, Ankara 1973, s. 28-32; Halide Edip Advar, Trkn Atele mtihan, stanbul 1975, s. 6272; a.mlf., Mor Salkml Ev, stanbul 1979, s. 125-126; Konyal, skdar Tarihi, I, 57-58; II, 354356, 424-427; M. Uur Derman, Trk Sanatnda Ebr, stanbul 1977, s. 32-40; Zkir kr, Mecma-i Teky (Tayi), s. 76; a.mlf., a.e.: stanbul Hankahlar Meyihi (nr. Turgut Kut), Harvard 1995, s. 72-73; Kadir Msrolu, Kurtulu Savanda Sarkl Mcahitler, stanbul 1980, s. 210 vd.; Mehmet Saray, Rus gali Devrinde Osmanl Devleti ile Trkistan Hanlklar Arasnda Siyas Mnasebetler (1775-1875), stanbul 1984, s. 84-88, 133-134; Mustafa zdamar, Dersadet Derghlar, stanbul 1994, s. 227-230; Ahmed Yksel zemre, skdarda Bir Attar Dkkn, stanbul 1996, s. 23; Sleyman Beyolu, Milli Mcadele ve zbekler Tekkesi, skdar Sempozyumu I: 23-25 Mays 2003: Bildiriler (haz. Zekeriya Kurun v.dr.), stanbul 2004, I, 201212; a.mlf., Osmanl Devletinin skdar zbekler Tekkesine Yapt Tahsisatlar, Bir: Trk Dnyas ncelemeleri Dergisi, sy. 7, stanbul 1997, s. 27-34; Nurhan Atasoy, Dervi eyizi. Trkiyede Tarikat Giyim-Kuam Tarihi, stanbul 2000, s. 130-131; Ramazan Muslu, Osmanl Toplumunda Tasavvuf (18. Yzyl), stanbul 2003, s. 303-304; Hr Mahmut Ycer, Osmanl Toplumunda Tasavvuf (19. Yzyl), stanbul 2003, s. 259-261; Slim Yorgancolu, skdar Derghlar (haz. Ahmed Yksel zemre), stanbul 2004, s. 108-111; Hasan znder, Trk El Sanatlarnda Bir Ekol: skdar (stanbul) zbekler Tekkesi, Prof. Dr. Saim Sakaoluna 55. Yl

Armaan (haz. Ali Berat Alptekin), Konya 2006, s. 674-682; Razi Yalkn, stikll Savann Mehul Kahramanlarndan Rahmetli eyh At, Tarih Hazinesi, sy. 5, stanbul 1951, s. 217-218; Nezih Uzel, Dervi Tufan Efendi, Byk Gazete, stanbul 3 Kasm 1976; zbekler Tekkesi Mze mi Oluyor?, Sebil, sy. 194, stanbul 1979; G. Meredith Smith, The zbek Tekkes of Istanbul, Isl., LVII/ 1 (1980), s. 130-137; Atilla etin, stanbuldaki Tekke, Zviye ve Hnkahlar Hakknda 1199 (1784) Tarihli nemli Bir Vesika, VD, XIII (1981), s. 588; Cengiz Bekta, skdarn Sultantepesindeki zbekler Tekkesi, TT, sy. 8 (1984), s. 40-45; a.mlf., Nakibend Tarikatnn Halidiyye Kolu ve zbekler Tekkesi-II, a.e., sy. 9 (1984), s. 38-43; Th. Zarcone, Histoire et croyances des derviches turkestanais et indiens Istanbul, Anatolia Moderna-Yeni Anadolu, II, Paris 1991, s. 147-150; L. Ammaur, La Restauration du Tekke des Ouzbeks a skdar, Observatoire Urbain dIstanbul, sy. 7, stanbul 1994, s. 14-18; Mehmet Altun, Kuvay Milliyecilerin Gizli Sna ve Ardndaki Bilinmeyenler zbekler Tekkesi, Toplumsal Tarih, sy. 112, stanbul 2003, s. 18-23; M. Baha Tanman, zbekler Tekkesi, DBst.A, VIII, 199-202. M. Baha Tanman

ZCAN, Ruhi
(1945-1986) Fkh alanndaki almalaryla tannan son dnem limlerinden. 4 Ocak 1945 tarihinde anakkalenin Bayrami kazasna bal Pnarba kynde dodu. Ailesi, Lofadan Trkiyeye g eden ve Abdlahadolu lakabyla anlan bir slledendir. lk renimini Edremitte, orta renimini stanbul mam-Hatip Okulunda tamamlad (1963). 1967de Badat niversitesi lhiyat Fakltesinden mezun oldu. Bu niversitenin slm Aratrmalar Enstitsnde slm hukuku dalnda yksek lisans yapt (1972). Irakta rencilii srasnda Badatta Mednetsselmdaki Zeydn Camiinde imamlk, Irak Radyo ve Televizyon Kurumunda tercmanlk, spikerlik ve redaktrlk grevlerinde bulundu. Ocak 1973te Trkiyeye dnd. Erzurum Yksek slm Enstitsnde ksa bir sre Arapa ve fkh hocalnn ardndan Haziran 1973te Atatrk niversitesi slm limler Fakltesine slm hukuku asistan oldu. slm Hukukunda Kar-Koca Mkellefiyeti (Nafaka) adl almasyla doktor (1976), slm Hukukunda Hsmlk Nafakas adl teziyle doent (1981) unvann ald. slm limler Fakltesinin lhiyat Fakltesine dntrlmesinden sonra (1982) bu kurumdaki grevine devam etti. Temmuz 1985te Suudi Arabistanda Muhammed b. Sud slm niversitesi lhiyat Fakltesinde retim yesi olarak grev yapt. Trkiyede geirdii tatilinin ardndan Suudi Arabistana dnerken 17 Austos 1986 tarihinde meydana gelen trafik kazasnda ei ve byk olu ile birlikte ld, Edremit Mezarlnda defnedildi. smi daha sonra Edremitte bir zel liseye verildi. Necip Fazl Ksakrek ve Nurettin Topu gibi dnce adamlarnn Ruhi zcan zerinde byk etkisi olmutur. lm toplantlarda Arapaya olan hkimiyetiyle dikkat eken zcan zellikle slm hukuku sahasnda kendini yetitirmitir. Abdlkerm Zeydn ve Selhaddin en-Nhnin onun hocalar arasnda ayr bir yeri vardr. Sahip olduu zengin ktphaneyi evinde rencilerin ve aratrmaclarn istifadesine sunmu ve Erzurumda bulunduu yllarda ktphanesi nemli bir boluu doldurmutur. Erzurumda niversite camisindeki hutbe ve vaazlar ile yurdun eitli yerlerinde verdii konferanslar onun eitimciliinin bir dier yndr. Ruhi zcann Hanef fkhnn ana kaynaklarnn bir araya getirilmesi, Trkeye evrilmesi ve yorumlanmas konusunda yapt plan ve hazrlad program erken lm sebebiyle gerekletirilememitir. Eserleri. 1. lm Mill ve Amel Transkripsiyon mls (MAT) (stanbul 1977). 2. mam Hatip Liseleri in Fkh Ders Kitab (stanbul 1987, Ali afak ve hsan Yazla birlikte). 3. badetlerde ekil ve Mn likisi (stanbul 1988; eser daha sonra Vahiy Kltr adyla baslm ve 1988-2007 yllar arasnda otuz basks yaplmtr). 4. slm Hukukunda Hsmlk Nafakas (zmir 1996, doentlik tezidir). 5. Tahv, e-r-ar meylen bim uira aleyhi mine-ril-kebr (I-II, Badad 1974, yksek lisans tezidir). Tercmeleri. 1. Abdlkerm Zeydn, Uld-dave (slamda Davet ve Tebli Esaslar, stanbul 1979) ve Fkh (slm Hukuku) Usl (Ankara 1979; stanbul 1982, 1993). 2. M. Sellm Medkr, el-Medall-fhil-slm (slm Hukuk Balangc, stanbul 1995). 3. Muhammed Hamdullah, slm Tarihine Giri (stanbul, ts.). Hamdullahn Erzurum lhiyat Fakltesinde verdii derslerin teyp bantyla yaplan tesbitlerinin tercmesidir. Ruhi zcann bunlarn dnda baz makaleleriyle ansiklopedi maddeleri, teblileri ve tamamlanmam

almalar vardr.

BBLYOGRAFYA

brahim E. Kozak, Aziz Bir Dost, Cidd ve Derinlik Sahibi Bir nsan, Ruhi zcan, Mektep, sy. 9, stanbul 1986, s. 41-43; Bahattin Kk, Do. Dr. Ruhi zcan Hocann Ardndan, a.e., s. 44-48; Ferman Karaam, Ruhi zcan Hoca Gerek Bir Usta di, slm, sy. 37, stanbul 1986, s. 55-56; hsan Sreyya Srma, Ruhi zcan Hocann Ardndan, Hayatnzda Kurann Damgas Olsun, a.e., sy. 38 (1986), s. 42-44; Mehmet alar, Ruhi zcan Hoca slm Gururla Yaamaya aryordu, a.e., s. 44-45; Nuri zcan, Ruhi zcan, slm Aratrmalar, sy. 5, Ankara 1987, s. 21-22; brahim Canan, lim Adam Olarak Ruhi zcan, a.e., s. 23-24; Ali afak, Bir slm Hukukusu Olarak Ruhi zcan, a.e., s. 24-28. Nuri zcan

ZDENREN, Alaeddin
(1940-2003) air ve yazar. Marata dodu. Eypl bir aileye mensup olan babas Hakk Bey, fen memuru olarak tayin edildii Marata Ksakrek ailesinden Aye Nezahat Hanmla evlenerek bu ehre yerlemiti. zdenren, Marata balad renimini babasnn Malatya ve Tunceliye tayiniyle bu ehirlerde, emekliye ayrlmasyla Marata srdrd. Ailesinin 1958de stanbula dnmesi zerine orta renimini 1962de Eyp Lisesinde tamamlad. Ayn yl girdii stanbul niversitesi Edebiyat Fakltesi Felsefe Blmnden 1966da mezun oldu. Mara, orum, Mersin Atatrk liselerinde, Ankara Gazi Eitim Enstits ve Halide Edip Advar, Bakent ve Fen liselerinde felsefe retmenlii yapt. Kltr Bakanlndaki mavirlik grevinden emekliye ayrldktan sonra yerletii Balkesirde vefat etti (26 Haziran 2003). zdenrenin kiiliinin ekillenmesinde doup byd Maran yresel kltr renklerinin yan sra babasnn hep muhafaza ettii stanbullu duruu ve dil zevkinin nemli rol olmutur. Mara Lisesinde okuduu yllarda sonradan edebiyat dnyasnda isim yapacak olan ikiz kardei Rasim zdenren ile Cahit Zarifolu, Erdem Bayazt, Mehmet Akif nan gibi arkadalarnn oluturduu edebiyat grubunun iinde yer ald. Marata daha nce kan Hamle dergisini yeniden yaymlayan ve mahall gazetelere sanat ekleri hazrlayan bu grup Pazar Postas dergisi araclyla kinci Yeni iiriyle tant. zdenren bu airlerden zellikle Cemal Sreyann etkisi altnda kald. stanbula gelmesinin ardndan Sezai Karakola tanmas kendi iirini bulmas yolunda bir dneme oldu. Klasik iirin duyarllklarna ak olan zdenrenin iiri Fuzl, eyh Galib, Ahmed Him ve Sezai Karako izgisinin devam gibidir. Divan iiri Savunma stemez balkl yazsnda divan airlerinin bir gerdanln boncuklar gibi birbirine benzediklerini, bununla birlikte birbirinden farkl kiilikleri yansttklarn sylemi, oradaki z aynen aktarmann deil ada duyarllk iinde yeni katklarda bulunarak gelitirmenin gerei zerinde durmutur. Ona gre her sanat bunu kendi kiiliinin hamurunda yourarak yapmaldr. Lirik ve narin duyarllklar, mnevlik, hzn ve ililik, estetiklemi yiitlik onun iirlerinin ana temalarn oluturur. Bu iirde ocuk masumiyeti, kalp mnevlii, gle ve altna dnen gne ise sahihlii karlamaktadr. Sekiz yandaki olu Keremi 1984 ylnda bir trafik kazasnda kaybettikten sonra iine daha fazla kapanan airin duygularnn bu tarihten sonraki iirlerinde daha da derinletii grlmektedir. iir ve edebiyat yazlarn Dirili, Edebiyat ve kurucularndan olduu Maverann yannda Kaytlar, Hece, Edebiyat Ortam, Yedi klim, Ay Vakti, Simya gibi dergilerde yaymlayan zdenren Yeni stiklal, Yeni Devir, Mill Gazete, Zaman, Saduyu, Tutanak gibi gazetelerde ke yazarl yapm, bu tr yazlarnda daha ok Bilal Davut takma adn kullanmtr. Eserleri. 1. Gne Donanmas (Ankara 1975). On iirden olumaktadr. Daha sonraki iir kitaplarn bir nceki kitabna son yazdklarn ilve ederek Yalnzlk Gide Gide (Konya 1996, Trkiye Yazarlar Birlii iir dl), iirler (stanbul 1999) ve Btn iirleri (Ankara 2002) adyla yaymlamtr. Bu son kitabnda elli be iir yer almaktadr. 2. iirin Geitleri (Konya 1997). Cahit

Zarifolu ve Mehmet Akif nann iir dnyalarn deerlendirdii yazlarndan olumaktadr. 3. Unutulmuluklar (stanbul 1999). Htra ve deneme tr yazlaryla konumalarndan ibarettir. 4. Al/ Yorum (Ankara 2004). lmnden sonra bir araya getirilen htra, kurgu ve deerlendirme niteliindeki denemelerdir. zdenrenin dier eserleri de unlardr: Batllama zerine (stanbul 1983), nsan ve slm (stanbul 1984), Devlet ve nsan (stanbul 1986), Yakn a Bat Dnyas ve Trkiyedeki Yansmalar (stanbul 1986). Hece (Nisan ve Eyll 2003, nr. 76, 81), Yedi klim (Haziran-Temmuz-Austos 2003, nr. 159-160-161) ve Ay Vakti (Temmuz-Austos 2003, nr. 34-35) dergileri Alaeddin zdenren iin zel blm ayrmtr.

BBLYOGRAFYA

Behet Necatigil, Edebiyatmzda simler Szl, stanbul 1989, s. 253; Cemil ifti, Maral airYazar limler, stanbul 2000, s. 238-240; Ebubekir Erolu, Aleddin zdenrenin iirini Dnmek, Dirili, sy. 16, stanbul 1971, s. 60-61; Ali Yakn, Aleddin zdenren ile iirle Yaanan Krk Be Yl zerine, Hece, VII/76, Ankara 2003, s. 73-88; Rasim zdenren, Aleddin: Bir Yalnzlk ve Istrap Adas, a.e., VII/81 (2003), s. 77-93; lim Kahraman, Alaeddin zdenrenin iiri/ Kar Yanca Daa Trmanan Ak Bir At, Kagar, sy. 34, stanbul 2003, s. 59-65; TDEA, VII, 207; zdenren, Alaattin, Tanzimattan Bugne Edebiyatlar Ansiklopedisi, stanbul 2001, II, 658-659; Trkiye Edebiyatlar ve Kltr Adamlar Ansiklopedisi, Ankara 2006, VII, 2855-2857. lim Kahraman

ZEGE, M. Seyfettin
(1901-1981) Bibliyografya uzman. 7 ubat 1901de stanbulda dodu. Harbiye Nezreti Muhsebt Dairesi mmeyyizlerinden Kudszde Hac Mehmed hsan Beyin oludur. lk renimini Fatihteki Rehberi Sadet Mektebinde tamamladktan sonra Vefa ddsini bitirdi. Vefa Sultnsi ikinci snfnda iken snav kazanarak Mlkiye Mektebine girdi (Ekim 1918). Bu okuldan mezun olunca Drlfnun Hukuk Fakltesine kaydoldu (1921). Mezun olduu yl (1924) tibr- Mill Bankasnda memur olarak greve balad. alt banka Trkiye Bankasna katlnca (1926) stanbul Merkez ubesine geti. Trkiye Bankasnn eitli kademelerinde yirmi be yl grev yaptktan sonra 1950de emekliye ayrld. Emeklilik dneminde kendini btnyle zel almalarna verdi. Arap harfleriyle baslm Trke kitaplar tek tek grerek bibliyografik knyelerini karma ilkesiyle yrtt almalar neticesinde oluturduu ktphanesini bir katalogunu yaymlamak artyla 1961de Erzurum Atatrk niversitesine balad. niversitenin bu ii lykyla yerine getirememesi zerine elindeki knye filerini kitap adlarna gre alfabetik ekilde dzenleyip Haziran 1971de Eski Harflerle Baslm Trke Eserler Katalou adyla aylk fasikller halinde yaymlamaya balad. 27 Nisan 1981de stanbulda ld ve Merkezefendi Kozlu Mezarlna defnedildi. slm takvim alannda bilgi ve birikim sahibi olan zege, uzun yllar fahr olarak Aksaraydaki Pertevniyal Vlide Sultan Camiinin muvakkitliini yapmtr. Eski Harflerle Baslm Trke Eserler Katalou byk boy 2392 sayfa olup be cilt halinde 151 fasiklden oluur. Son cildin zerindeki 1979 tarihi bu cildin banda yer alan 124. fasikle ait olup fasikllerin yaymlanmas daha sonraki yllarda da srm, son fasikl mellif hayatta iken baslmtr. Alannda salkl tek kaynak olma niteliini tayan katalog 23.920ye kadar numaralanm kitaplardan oluan asl blmle 25.554e kadar ulaan bir ek blmden meydana gelmitir. Kitaplarn muhtelif ciltleri ve ayn kitabn eitli basmlar tek numara altnda gsterilmitir. Benzeri katalog almalarnn en gelimii olan Mill Ktphanede Mevcut Arap Harfli Trke Kitaplarn Muvakkat Katalogunda (Ankara 1964) kaytl kitap saysnn zege katalogundakilerin yarsna ulaamad dikkate alnrsa eserin nemi daha iyi anlalr. Katalogda 1729 ylndan balayarak Osmanl Devleti snrlar iinde ve dnda Arap harfleriyle baslm kitap, risle, tek yapraklk metin mahiyetindeki btn eserlerin gsterilmesi amalanmtr. Eserde bibliyografik bilgiler dnda her eser bizzat grlerek ad, yazarnn, evirenin ad, boyutlar, sayfa ve ek sayfalar tesbit edilmitir. Kitaplarn zerindeki hicr-rm tarihlerin mildsi de verilmi, zel bir bilgiden faydalanlmamsa 1908e kadar yllar hicr, daha sonrakiler rm kabul edilmitir. Mellif ve mtercimler kitabn zerindeki kayda gre zikredilmi, yazlmayanlarn adlar, takma isimlerin veya harflerin asllar, benzer isimlerin ayrt edici unvan veya lakaplar parantez iinde gsterilmitir. nemsiz sayld iin ktphanelerin ve kataloglarn ounda bulunmayan el ilnlar; ark, mni, destan sayfalar; takvimler; kanun, nizamnme, tlimatnme ve muhedenmeler; mzayede ilnlar;

ktphane, mze, sergi, kitap, plak vb. ticarethane kataloglar; telefon rehberleri; tren tarifeleri; prospektsler; nota mecmualar; dernek, kulp, frka, irket vb. kongre zabtlar, rapor ve lyihalar; her eit ders kitab, ders programlar, dl datm cetvelleri gibi yaynlarn kataloga alnmas bu almann en nemli zelliidir. Ayn zamanda eski harflerle basl belgeler katalogu niteliini tayan eser bir dnemin eitim, ticaret, sanayi, askerlik, nakliye, posta, sosyal hizmetler gibi alanlarnda aratrma yapacaklar iin bir ilk kaynak oluturmaktadr. Katalogun nsznde mellif hal tercmelerini de iine alan bir yazar ve evirici fihristi, ayrca Dewey ondalk sistemine gre konu fihristi hazrladn belirtmekteyse de vefat dolaysyla katalogun bu ciltlerinin neri mmkn olmamtr. Katalogun nerinden sonra birtakm ekler ve dzeltmeler Nuri Akbayar tarafndan Mteferrika dergisinin 1 (stanbul 1993, s. 45-60), 2 (1994, s. 95-101), 3 (1994, s. 93-98), 15 (1999, s. 75-85) ve 19. (2001, s. 59-71) saylarnda yaymlanmtr. zegenin bir dier eseri, M. S. . imzasyla neredilen Bir Bibliyografyamz: Nurullah Pertevolu adl on be sayfalk bir risledir (stanbul 1957). Rislede Trkiyede ve Trkiye dnda Trke baslm kitaplar konusunda bibliyografya hazrlnda olan yakn dostu Nurullah Pertevolunun (. 1956) hayat hikyesi ve almalar anlatlmaktadr. zege ayrca, Ali ankayann Yeni Mlkiye Tarihi ve Mlkiyeliler adl almas iin (I-VIII, Ankara 1968-1971) Mlkiye Mektebinin Osmanl dnemi mezunlarnn memuriyet hayatlarn Babakanlk Arivindeki sicill-i ahvl defterlerini tarayarak tesbit etmi, basl eserlerini de kendi notlarndan eklemitir. zege eserin kendi nshasna baz ekler yapm, bu ekler Ali pek ve Gller Nuholu tarafndan yaymlanmtr (M. Seyfettin zegeden Mlkiye Tarihi ve Mlkiyeliler zerine Notlar, bask yeri yok, 1990).

BBLYOGRAFYA

Ali ankaya, Mlkiye Tarihi ve Mlkiyeliler, Ankara 1954, II-III, s. 855; a.e.: Yeni Mlkiye Tarihi ve Mlkiyeliler, Ankara 1968, IV, 1697-1702; M. Fahrettin Krzolu, Atatrk niversitesine Kitaplar Balananlar, Atatrk niversitesinin Kuruluunun XX. Yl Armaan, IV. Kitap, Ankara 1978, s. 209-226 (ayn makale iin bk. Mehmet Seyfettin zege, Mteferrika, sy. 8-9, stanbul 1996, s. 95-108); Orhan Okay, Silik Fotoraflar, stanbul 2001, s. 172-176; H. Ayan, Alfabetik Katalog-Seyfettin zege Ba Kitaplar, TK, III/33 (1965), s. 621-625; Nuri Akbayar, Vefatnn Yldnmnde Seyfeddin zege in, Fikir ve Sanatta Hareket, sy. 25, stanbul 1982, s. 56; a.mlf., Bir stad Anarken, TT, XI/65 (1989), s. 40-41; a.mlf., zege, M. Seyfettin, TDEA, VII, 209210; smail Kara, Seyfettin Beye Rahmet Tekrar Bbnda, TT, XII/67 (1989), s. 2; Emin Nedret li, Seyfettin zege ve Ba Ktphanesi Hakknda, 4. Kat: Yap Kredi Sermet ifter Aratrma Ktphanesi Blteni, sy. 9, stanbul 2003, s. 38-41; a.mlf., Seyfettin zege Arivinden 2: Sami N. zerdim-Seyfettin zege Mektuplamas, Mteferrika, sy. 24 (2003), s. 121-132. Nuri Akbayar

ZE
Srbistanda tarih bir ehir. Belgradn 180 km. gneybatsnda, Morava rmana dklen Detinjenin (Cetinye) dar vadisinde Saraybosna demiryolu kavanda ve Belgraddan Valjevo ve Prijepolje zerinden Adriyatik kysndaki Bar Limanna kadar giden nemli demiryolunun getii yerde bulunur. Buras, Osmanl hkimiyeti srasnda yksek bir tepede yer alan Ortaa dneminden kalma kalenin eteinde kk bir kasaba iken gelierek cami, mescid ve tekkeleriyle, geleneksel el zenaatlaryla nemli bir mslmanTrk ehrine dnmtr. zie (Uzice) evresinin yerleim tarihi ok eskilere dayanr. Mahall kazlarda ele geirilen pek ok lirya bulgusu bu durumu ispatlar. Ortaaa ait kalenin olduu yerde kk Roma dnemine inen Municipium Capedunum adl kk bir ehir bulunmaktayd. Bu isim Kelteden gelmekte olup gnmzde kazlarla ortaya karlan baz Latin yaztlarnda da geer. Slav ve Avar igalleri esnasnda 600 yllarna doru blgedeki Roma yerleimi nihayete erdi. Bundan sonraki 700 yl boyunca blgenin tarihi ve ehir hayat hakknda bilgi yoktur. Uice ad ilk defa XIV. yzyln ikinci yarsndaki yazl kaynaklarda upan Nikola Altomanovie ait bir kale eklinde zikredilir. 1373ten itibaren, 1389da Kosovada I. Murad ile karlaan ve bu mcadelede hayatn kaybeden Knez Lazarn mlkiyetine girdi. Osmanllarn kaleyi ne zaman ele geirdikleri tam olarak belli deildir. Srp kaynaklarnda Osmanl idaresine 1445te girdii zikredilmektedir. Ancak burann Osmanllarca son olarak 863te (1459) alnd tahmin edilir. Ktib elebi, Ftih Sultan Mehmedin Bosna seferi dolaysyla 867de (1463) alndn belirtir. Fetih konusuyla ilgili anlatt ilgin bir hikyeye gre bir papaz, idarecilerinden honut olmayan yre halk adna Ftih Sultan Mehmede giderek onu kaleyi ele geirmesi hususunda ikna etmeye alm, evlerin kaleye yakn olduunu ve atee verildii takdirde kalenin kolayca alnabileceini bildirmitir, Ftih de kaleyi bu ekilde fethetmitir. Bu tarihten itibaren kale mahall bir paa tarafndan yeniden yaplncaya kadar yirmi yl sresince harabe eklinde kald. Ardndan evler oalarak yayld ve kasaba geliti. lk Osmanl kaytlarnda ve daha sonraki derlemelerde kalenin fethiyle ilgili herhangi bir bilgi bulunmaz. Evliya elebinin bu konuda verdii bilgi ise tamamyla menkbevdir. ehrin fizik yaps ve nfus durumuyla alkal ilk bilgiler 881 (1476) tarihli Tahrir Defterinde bulunur. Bu dnemde ehirde bei mslman toplam altm dokuz hne bulunmaktadr. Buradaki Osmanl asker varlnn durumu hakknda ise bilgi yoktur. Ancak 967 (1560) tarihli Tahrir Defterinde (BA, TD, nr. 316) zie garnizonunda bir dizdar, bir kethd, ktip, imam, mezzin, serblk ve otuz yedi muhafz olmak zere toplam krk kiinin bulunmas 881deki (1476) asker gcn mahiyeti hakknda belirleyicidir. 1476dan sonra devam eden kesintisiz bar dneminde zie hzla geliti, kylerden gelen gmenlerin slmiyete girmesiyle birlikte bir mslman ehri halini ald ve Belgrad blgesinin en byk ikinci merkezi oldu. Mahall hristiyan nfusun bir ksm her eye ramen dinlerini muhafaza etti ve Osmanl Devletinin ilk dnemlerinde nfuslar artt. 922de (1516) ehirde mahalle says e ykseldi, mslman nfusu 129, hristiyan nfusu doksan be hneye ulat. Buna gre XVI. yzyl banda burada toplam nfus 1100 gemiti. 942ye (1536) doru hem mahalle saysnda hem nfusta art oldu. Bu tarihte alt mahalle, 295i mslmanlara, otuz

hristiyanlara ait toplam 328 hne vard (tahminen 1600 kii). XVI. asrn ortalarnda mslman nfusundaki art neredeyse iki katna ularken hristiyan nfusu sabit kald. 968 (1560-61) ylnda on mahallede 597si mslmanlara, otuz ikisi hristiyanlara ait olmak zere 629 hne (yaklak 3000 kii); 980de (1572) on alt mahalle, 672si mslmanlara, krk drd hristiyanlara ait 716 hne (3500 kii) mevcuttu. Bu rakamlar kasabann XVI. asr boyunca hzl ykseliinin nemli bir gstergesidir. Bu ykselite XVI. yzyl ortalarna ait kaytlar belirleyici olmaktadr. 967 (1560) ylnda 597 mslman hnesi iinde doksan iki hnenin yeni mslman olmu kimselerden olumas dikkat ekicidir. Bu ise toplam nfusun % 15ine karlk gelmektedir. Sz konusu oran blge halknn slmlama srecinin bir asr nceden balam olduuna dellet eder. Hristiyan halka kaleden sorumlu olduklar iin vergi kolayl salanmt. Hzl fizik gelime cami ve mescidlerin saysna da yansd. 881 (1476) ylnda herhangi bir mescid veya cami ismi zikredilmezken XVI. yzyl balarnda iki, 942de (1536) drt, 968de (1560-61) yedi ve 980de (1572) on cami ve mescid vard. 980 (1572) yl kaytlarna bakldnda cami ve mescid yaptranlarn ounlukla ordudan gelen kiiler olduu dikkati eker. ki cami ve bir mescid voyvoda ya da blgenin mahall asker kumandan tarafndan yaptrlmtr. ki mescid bey, bir cami ise elebi unvanl ahslar tarafndan ina ettirilmitir. Ali Hoca Mescidinin bir medrese hocas tarafndan yaptrld dnlebilir. En eski din bina, II. Bayezidin mtevazi bir mescid olarak inasn balatp mslman saysnn artt 922 (1516) ve 942 (1536) yllar arasnda tekrar yaptrlan ve camiye dntrlen mbeddir. Bu yap Evliya elebinin kale iinde olduunu syledii Ebl-feth Camii olmaldr. Evliya elebi alay beyinin ina ettirdii ehrin en nemli camisinden de sz eder. 968 (1560-61) tarihli kaytlar, ehrin XVI. yzyl ortalarndaki iktisad durumuna dair ilgin gstergeler vermektedir. ehrin btn vergi miktarnn sadece % 8i alt eit tahl rnnden gelmekte olup % 82sinden fazlas ehrin dkknlarndan ve ticaretinden elde edilmektedir. Bir dier ekonomik gsterge ehirde says elli dokuzu geen su deirmeninin varldr. El sanatlaryla uraan pek ok insann mevcut bulunmas da ayrca dikkat ekicidir. Seksen hne derici, bir dzine terzi, sara, helvac ve birok kk zenaat erbabnn varl ehrin ekonomik bnyesi bakmndan aydnlatcdr. 1074 (1664) ylnda blgeyi ziyaret eden Evliya elebi, zienin en iyi dnemiyle ilgili olduka renkli tasvirlerde bulunur. ehrin tarihi hakknda verdii bilgiler mitolojik olup folklor uzmanlarna ilgin gelecek zelliktedir. Hne saysyla ilgili verdii rakam (4800) abartldr. Bununla birlikte dier bilgileri gvenilirdir. Ona gre kale ierisinde kk Ftih Camii bulunmaktadr. Otuz mslman, hristiyan ve bir yahudi mahallesi vardr. Onun verdii bu bilgiler 980 (1572) tarihli kaytlardan bu yana ehrin byklnn ikiye katlandn gstermektedir. Alay beyinin yaptrd en gzel ve kurunla kapl tek cami ile birlikte be cuma camisi bulunmaktayd. Bunlarn dnda zviyelerdekilerle birlikte ehirde yirmi dokuz mescid vard. etinye nehri kysnda gzel bir namazgh mevcuttu. ehrin birka medresesi bulunuyordu. drlkurr ve iki drlhadis (biri Alay Bey Camiinde, dieri eyh Hasan Tekkesinde), ayrca on bir medrese, dokuz han, iki hamam, bir bedesten ve 1140tan fazla dkkn zikredilir. Koca Mustafa Paa tarafndan ina edilen ve imareti bulunan byk bir kervansarayn yannda tccarlar iin on bir han mevcuttur. Evliya elebi, ehirde zellikle kitap ciltilii yapanlar iin ok deerli olan ince deri (sahtiyan) imaltndan bahseder.

1683 ve 1690 yllar arasnda Habsburg ordular zieyi iki defa igal etti, kasaba halk bu savalar srasnda byk sknt yaad. 1716-1718 ve 1737-1739 savalarnda ehir tekrar Avusturyallarn igaline urad. Btn bu igal yllarnda mslmanlar ar kayplar verdi. 1688de zienin Ludwig von Badenin askerleri tarafndan ele geirilmesi esnasnda bir grg ahidi buray ok byk ak bir ehir olarak tavsif eder ve Belgraddan yirmi legno uzakta dalar arasnda muhteem bir vadide bulunduunu belirtir (Hammer, GOR, VI, 519). 1737 Eyllnde AvusturyaRusyaya kar yaplan sava srasnda Seckendorf kumandasndaki Habsburg ordusu zieyi tekrar kuatarak ele geirdi; Beylerbeyi brhim Paa ve Zvornik kaptan Mehmed tarafndan 1738 Hazirannda karlncaya kadar orada kald. En son vuku bulan Habsburg igalinden sonraki krk be yl ierisinde ehirde baz iyilemeler oldu. 1747-1750 yllar arasnda Halvetlerden eyh Muhyiddinin drdnc nesilden torunu olan eyh Muhammed hkmet ordusuna kar mslmanlardan, Srp hristiyanlarndan, baz yenierilerle dier baz asker gruplardan bir g oluturarak isyan etti. eyh Muhammed, Alay Bey Camiinde kuatldysa da buradan kurtulmay baararak Karada ve Arnavutluk arasndaki dalk kesime kat. Orada Roaj kasabasnn dnda kk Balotici kynn yaknlarnda yakaland ve idam edildi. Onun trbesi hl mevcuttur. Avusturya ykmndan sonra zie kendisini toparlamaya balad. 1789da burada 2900 Trk ve 100 Srp hnesi (% 96s mslman Trk olan 14-15.000 nfus) bulunuyordu. Ami Bouye gre XVIII. yzyln sonlarnda Karacorce ve Srp milislerinin ehri tamamen ykmasndan nce kasabada 5000 mslman hnesi, elli cami ve bir medrese bulunmaktayd. Bu rakamlar biraz abartl olsa da Stoyaneviin rakamlarna olduka yakndr (1789da 2900 mslman, 100 hristiyan). 1805 Temmuzunda Srp milisleri zieyi kuatarak austos aynda zaptettiler ve Osmanllarn eline gemeden nce kasabay tamamen yaktlar. 1807 ylnn Hazirannda harabe halindeki kasaba tekrar Srp gleri tarafndan korkun bir katliamn ardndan ele geirildi. 1813te, daha sonralar yar bamsz Srbistann idarecisi olan Milan Obrenoviin liderliinde zie tekrar alnd. Ardndan Osmanllar kaleyi geri alarak Srbistan iindeki en byk garnizon haline getirdiler. Burada ou kk olan ve nemli mimari zellikler tamayan on be cami ina edildi. Ayrca biri kzlara ait iki mektep ald. Srplar ise bir kiliseye ve bir okula sahiptiler. Ancak ehir XIX. yzyln ilk yllarndaki olaylardan sonra bir daha eski durumuna gelemedi. 1836da Ami Bou, burada 3700 mslman ve 700den az Srp sivil nfusun var olduunu yazar. zie bu tarihte % 84 mslman Trk olan bir yerdi. Bou tarafndan titizlikle tesbit edilen bu saylar ehrin gerileme srecini ak ekilde gsterir. 1862de byk devletlerin basks sonucu zie Osmanl idaresinden karlp Srbistana dahil edildi. Buradaki Trk garnizonu ve sivil nfus, Osmanl idaresinde bulunan Srbistandaki dier ehirlerin halk gibi ge ve ehri terketmeye zorland. Byk bir ksm Bosnaya gitti. 1862 tarihli bir Osmanl kayd buraya ne kadar insan geldiini ve nereye yerletiini ayrntl biimde gsterir. ehrin boaltlmasnn ardndan Trk mahallesi atee verildi, kale de byk oranda ykld. Drt yl sonraki nfusla ilgili resm rakamlar ehrin gerilemesini gz nne serer. Yeni Srp gmenlerine ramen nfus 1836 ylndan daha azd. 1862den itibaren zie herhangi bir slm yapnn yer almad, Orta Avrupa ehir plan ve mimari tarznda tekrar ina edildi. Mslmanlara ait tarih eserler arkalarndan hibir iz braklmadan ortadan kaldrld.

Osmanl dneminde ziede birok kltr adam ve air yetimitir. zienin ge dnem klasik Osmanl edebiyat airlerinden en by Mirciyyesi ile mehur olan Sbittir. Bir dier air ise Zr takma adn kullanan Mustafa Efendidir. Zrnin iirleri Bursal smil Belin tezkiresinde bulunmaktadr. ziede yetien dier iki airden biri Zikr mahlasl Ebbekir Aadr. Zikrnin iirleri de Saf ve eyhnin tezkireleriyle ve Joseph F. von Hammer-Purgstalln Almanca evirisinde kaytldr. Zikr, 1688de Ludwig von Badenin askerlerine kar anayurdu zieyi savunurken ehid dmtr. Onun hocas bir paann olu olan Vuslat Ali Bey Paitir; Semendire (Smederevo) sanca alay beyilii yapm ve baz iirler kaleme almtr. En iyi bilinen almas, 1678de Ukraynada Merzifonlu Kara Mustafa Paa kumandasndaki ehrin seferini tasvir eden 5000 beyitlik destandr. O da Belgradn Habsburglara kar mdafaas srasnda 1688 yaznda ehid dmtr. XIX. yzyln ilk yarsnda yetien dier bir air brhim Zikriyadr. Zikriyann bir divan, pek ok rislesi, Sleyman elebinin Mevlidi zerine bir yorumu ve 1840 ylnda kaleme ald Pendnmesi vardr. II. Dnya Savandan sonra ehir yeniden yaplandrlm ve genileyerek yerel bir endstri merkezi haline dntrlmtr. 8 Haziran 1946 tarihinde belediye kararyla Titovo Uice adn alm, ancak 1992de Titovo ibaresi kaldrlmtr. ehrin 1991deki nfusu 54.000 dolaynda idi. 1999da Nato glerince bombalanan ve gnmzde Zlatibor idar blgesinin merkezi olan ehrin 2002 nfusu 55.025 idi. Bugn uzun Osmanl gemiini hatrlatan tek ey, 1037 (1627-28) ylnda Djetinja nehri zerinde tatan ina edilen, kitbesi Cr elebiye ait Kasapa Kprsdr.

BBLYOGRAFYA

Evliya elebi, Seyahatnme, VI, 414-419; a.e. (Dal), VI, 244-247; Bel, Nuhbetl-sr, s. 175176; Hammer, GOR, VI, 519; VII, 496, 509-510; a.mlf., Rumeli und Bosna, Geographisch beschrieben von Mustafa ben Abdalla Hadschi Chalfa, Wien 1812, s. 155-156; Charles Frazer, History of the War in Bosnia During the Years 1737-1738 and 1739, London 1830, tr.yer.; A. Bou, Recueil ditinraires dans la Turquie dEurope, Vienne 1854, II, 275-276; B. von Kallay, Die Geschichte der serbische Aufstandes 1807-1810, Budapest 1910, tr.yer.; H. W. V. Temperley, History of Serbia, London 1917, s. 189, 246, 256; J. Nekovi, Tvrdjave oslobodjene od turaka (Uice), Zbornik Radova Oslobodjenje gradova u Srbiji od Turaka 1862-1867 god, Beograd 1970, s. 552-558; Selahattin Tansel, Osmanl Kaynaklarna Gre Fatih Sultan Mehmedin Siyas ve Asker Faaliyeti, stanbul 1971, s. 127-131, 170-175; Hazim abanovi, Knjievnost muslimana na Orijentalni jezicima, Sarajevo 1973, s. 247-248, 331-333, 368-369, 373-374, 376; R. Trikovi, Buna Uikog ejha Mehmeda 1747-1750, Simpozijum Oslobodilaki pokreti Jugoslovenskih naroda od XVI veka do poetka Prvog Svetskog Rata, Beograd 1976, s. 101-114; N. Todorov, La ville Balkanique aux XVe-XIXe sicles, Bucarest 1980, s. 341-342; Ahmed Alii, Turski Katastarski Popisi nekih Podruja Zapadne Srbije u XV i XVI veku, aak 1984, I, tr.yer.; Vladimir Stojanevi, Gradovi, varoi, palanke i trite pred prvi Srpski ustanak 1804 godine: kulturnoistoriska problematika, Gradska Kultura na Balkanu, XV-XIX vek (ed. R. Samardi), Beograd 1984, s. 141-168; a.mlf., Tursko stanovnitvo u Srbiji pred prvi Srpski Ustanak (1789), Zbornik

Matice Srpske za drutvenie nauke, XIII-XIV, Novi Sad 1956, s. 128; Safvetbeg Baagi, Znameniti Hrvati, Bonjaci i Hercegovci u Turskoj Carevini (Bonjaci i Hercegovci u Islamskoj Knjievnosti iinde), Sarajevo 1986, s. 418; Fehim Nametak, Pregled Knjievnog Stvaranja BosanskoHercegovakih Muslimana na Turskom Jeziku, Sarajevo 1989, s. 129-131, 152-162; Dravopis Srbije, III, Beograd 1869, s. 103; M. Kosti, Stania Markovi-Mlatiuma, Oberkapetan Kragujevaki, 1664-1741, Glasnik Skopskog Naunog Drutva, XIX, Skolpje 1938, s. 190-200; I. Zdravkovi, Uiki Grad, Starinar, IV, Beograd 1952-53, s. 181-185; aban Hodi, Migracije Muslimanskog stanovnitva iz Srbije u Sjeveroistonu Bosnu izmedju 1788-1862 godine, lanci i Gradja za kulturnu istoriju istone Bosne, II, Tuzla 1958; mer Mui, Trea poslanica ejha Muhammeda iz Uia, POF, VIII-IX (1960), s. 194-202; Z. Azemovi - E. Musovi, ejh Muhamed Uianin, knievnik i borac iz XVIII veka, Uiki Zbornik, IV, Titovo Uice 1975, s. 81-88; R. V. Poznanovi, Zapisi i secanja o starom Uicu i poslednjim Uikim Damijama, a.e., IX (1980), s. 111-123; M. Popovi, Uiki grad na planovima 1737-1738 godine, a.e., XII (1983), s. 65-98; O. Zirojevi, Uice u svetlu Turskih izvora, a.e., XVI (1987), s. 91-105; Salih Trako, PendnameKnjiga Savjeta Ibrahima Zikrije Uianina, Anali GHB, XVII-XVIII (1996), s. 107-111; Stevan M. Stankovi, Titovo Uice, Enciklopedija Jugoslavije, Zagreb 1971, VIII, 339-340; Vano Bokov, Uianin Sabit, a.e., VIII, 447. Machel Kel

ZKENT
Karahanl Devletine bakentlik yapm, gnmzde Krgzistan snrlar iinde bulunan tarih ehir. Krgzistann gneybatsnda zbekistan snrna ok yakn bir kesimde Karaderyann sa tarafnda deniz seviyesinden 1012 m. yksekliktedir. Gnmz Krgz Trkesinde zgn, Uzgen olarak yazlan ehrin ad slm tarihi kaynaklarnda Yzkent, bazan da zcent eklinde geer. Dvn lugtit-Trke gre zkent, Fergana kasabasnn bir addr ve zmzn ehri anlamna gelir (I, 344). zkentin iinde bulunduu Fergana havzas tarihin ilk devirlerinden itibaren Trkistan corafyasnn en nemli blgelerinden biri olmutur. Eski in kaytlarnda Dayan (byk bahe) adyla kaydedilen Fergana yresi Byk Hun mparatorluu zamannda Wusunlara yurtluk yapyordu. Zamanla Hunlara baland. Ardndan Akhun Devletinin snrlarna dahil oldu. Daha sonra Gktrkler ve zellikle Bat Gktrklerin hkimiyet alanna girdi. Karluklar bata olmak zere birok Trk boyunun glerine sahne oldu ve esas nemini Karahanllar dneminde kazand. Bu arada Fergana ile zkentte yerlemi bulunan Ezgilerin Onoklardan olduu, yani Trgi boylarndan geldii bilinmektedir. Blgeye slm dininin ilk defa ulat devirlerde Fergana vadisinin dousunda slmiyeti kabul etmemi Trklerle snr konumundayd. IX. yzyl ortalarnda zkentte Gr (Kr) Tegin adl bir Trk beyi idareci olarak grlmektedir. zkent, eski Trk ehirlerinin ordu kalesi etrafnda kademeli ekilde gelimi durumunu aksettirmekteydi. Ortaa slm corafyaclar da zkentin dier mslman ehirleri gibi kale, i ehir ve d mahalleler eklinde ksmdan olutuunu kaydeder. Ortaada nemli coraf eserlerden uddl-lemde bildirildiine gre Karluk (Halluh) dann arkasndan kan Uzgend ile Kuba rmaklar ehrin yaknndan geiyordu. Zeynl-abrda ise Kgardan zkente iki da arasndan geilerek gelindii kaytldr. zkent, o devirlerde coraf konumu gerei iil ve Trgi gibi nde gelen Trk boylarnn yollar zerinde yer alyordu ve btn Fergana blgesinin merkezi durumundayd. Kaynaklarda sz konusu dnemde zkentin O ehrinin te biri byklnde, ancak kalabalk ve ok asker karan bir ehir olduu, evresindeki dalarda demir, bakr, kurun ve niadr bulunduu bildirilmektedir. slm corafyacs drs, zkentin byk ve mmur bir ehir olduunu, ehirde ok sayda askerin bulunduunu, halknn cesur, onurlu ve ihtiyatl olduunu, nehrinin ana kolunun zkentteki kaynaktan ktn, ehrin Trklerin ticaret yeri sayldn, surlarla evrili olup drt kapsnn, ar ve camilerinin bulunduunu syler. Ykt el-Hamev de zkenti Fergana blgesinin drlharbe en yakn snr ehri olduunu, bir kalesi ve birok kaps olan ehrin surlarla evrili, akarsular ve baheleri bol bir ehir olduunu kaydeder. 388 Muharremi sonlarnda (Ocak 998 sonlar) len Karahanl Ebl-Hasan Ali Arslan Han zamannda Fergana Karahanl hkimiyetine girince ehir de onlarn idaresine geti. Bu hnedana mensup hanlar zkentte para bastrdlar. Daha sonra Eb Nasr Ahmed b. Alinin (Togan Han) byk kaanl zamannda kardei lig Han Nasr, Fergana taraflarnn yneticisi olarak zkentte oturmaya

balad. Burada iken Mvernnehirdeki Smnler ile uzun mcadeleye giriti. Buharay igal ederek Smn Devletini yktktan sonra (389/999) Mvernnehirden getirdii Smn hnedanndan Abdlmeliki ve dier vrislerini zkentte hapsetti. Ardndan, el-Mntasr lakabn alacak olan smil b. Nh kap Hrizme gitti ve orada etrafna adam toplayarak Smn hnedann diriltmeye alt. Ancak kendisi Mervde 395 (1005) ylnda ldrld gibi kardeleriyle taraftarlar esir edilerek tekrar zkente gtrld. Mvernnehirde lig Hann yerine geen (403/ 1012-13) kardei Mansr (Arslan lig Han) kendi gcn Talas, , Tnhas, Binhas, Fergana, zkent, Hucend, srene ve Buharada tantmt. Bu arada Karahanllar arasnda i mcadelelerin balamasyla birlikte zkent de baz olaylara sahne oldu. 407den (1016) nce zkentte oturan Arslan Han ile Kgarda oturan Mahmud, zkent yaknnda savatlar. Ysuf Kadr Hann kardei Ahmed b. Hasan 409da (1019) Arslan lig Muhammedin baehri zkenti ele geirdi. 416da (1025) zkentte Kadr Han adna sikke baslyordu. 417-418de (10261027) Karahanllarn byk kaan olan Ysuf Kadr Han 416da (1025) muhaliflerini yenerek zkenti zaptetti ve 423e (1032) kadar elinde tuttu. 424-425 (1033-1034) yllarnda zkente sahip olan Aynddevle Muhammed 426da (1035) uzaklatrld ehre 428de (1037) daha gl ekilde hkim oldu. 429da (1038) Bri Tegin (Tamga Bura Karahan) unvann tayan lig Han Nasrn olu Eb shak brhim, Ali Teginin oullar tarafndan kapatld hapishaneden kaarak zkentte kardei Aynddevlenin yanna snd. Kaynaklara gre ehir 438de (1046-47) Bat Karahanl Devletinin ilk bakenti durumundayd. Nitekim devletin ikiye ayrlmasnn ardndan Bat Karahanllarda hkimiyet Aynddevle I. Muhammed b. Nasrn elinde kalm, ardndan Dou Karahanllardan erefddevle Sleyman Arslan Han 435te (1043-44) bir sre zkenti ele geirmi, fakat yeniden Bat Karahanl idaresi kurularak merkez haline gelmiti. Bundan sonra zkent, Seluklularn basksna mruz kald. Byk Seluklu Sultan Melikah, 481 ylnn ilk aylarnda (Nisan-Mays 1088) Ceyhunu (Amuderya) geerek kt dou seferinde zkente kadar ilerledi ve Bat Karahanllar bir sre Seluklulara baland. Melikah adna hutbe okunmaya ve sikke bastrlmaya baland. Melikah 482 (1090) sonunda ikinci defa zkente kadar geldi ve blgeyi itaat altna ald. 536da (1141) Karahtaylarn Mvernnehiri istil etmesinden sonra Ferganada merkezi zkent olmak zere bamsz kk bir Karahanl Devleti (Fergana Hanl) kuruldu. Bu devirde zkentte bol miktarda sikke basld. Hkmdarlar ise Turul Kara Hakan unvann tayordu. Bu hanlk 608e (1212) kadar srd. 606da (1210) Karahtaylar bozguna uratan Hrizmah Muhammed kaan Karahtaylar zkente kadar kovalad. Nmismatik belgelerine gre o devirde zkent hkmdar bulunan ve Ulu Sultan unvann tayan Celleddin Kadr Hann da ayn kbete uram olmas muhtemeldir. Bu dnemde Ferganann kuzey taraflar Nayman asll Glgn (Klk) kontrol altndayd ve Glg zkenti yamalamt. ehir Mool istils srasnda Cengiz Hana itaat eden ilk mslman hkmdar olan Karluk Han II. Arslann oluna verildi. Byk Mool hanlar devrinde Fergana, aatay hnedanna ait olmasna ramen zkentte yerli bir slle hkm sryordu. ehir Mool Byk Kaan Meng (Mngke) tarafndan Karluklarn idaresine verildi. Daha sonralar aatay hnedanndan Barak Han orada tahta kt. ehirde XII-XIV. yzyllardan kalma pek ok mezar ta yannda baz binalar ve sanatkrane yaplm

bir trbe-mescidin byk kaps bugne ulamtr. zerindeki kitbeden trbede yatan zatn 588 (1192) ylnda ld anlalmaktadr. Bunun yannda dier bir trbe ile Karahanl mimarisine ait kuaklar halinde tula sslemeli 20 m. yksekliinde bir minare vardr. Bu trbelerin kimlere ait olduu konusunda halk arasndaki rivayetlerden baka bilgi yoktur. Bazlarna gre bunlar evliyadan Burhneddin Kl ile anne ve babasnn trbeleridir. Dierlerine gre ise lig Maz ile Sancar Maznin mezarlardr. Ancak Sancar Maznin kabri Mervdedir. lig Maz ise tarihilerin bildirdiine gre zkentte defnedilmitir. Buna gre yan yana bulunan trbeden en eskisi 403 (1012) tarihli ve tromplu kubbeli olup Nasr b. Aliye (lig Maz) aittir. 547 (1152) tarihli ikinci trbe Celleddin Hseyin tarafndan yaptrlmtr. 582 (1186) tarihli nc trbe muhtemelen Hseyinin torunu Muhammed b. Nasra aittir. lk iki trbedeki sade yaz dekoruna karlk nc trbede bir zenginleme ve ssleme sanat bakmndan gelime olduu grlmektedir. Zaman iinde zkent eski nemini kaybetse de kaynaklarda adndan ska sz edilmitir. Timur, 778den (1376) sonra bir seferden dnerken Yesiden geerek zkente ulatnda Kutlu Terken Aa ve dier hatunlar, noyanlar, emrler orada huzura girip etek ptler. Burada verilen ziyafetin ardndan Hucende gittiler. Timurun lmnden sonraki yllarda da ehrin nemini koruduu anlalmaktadr. Hudaydd tehlikesi ortadan kalknca Timurlu hruhun Emrek Ahmede zkenti timar (soyurgal) olarak verip ileri yoluna koyuncaya kadar kalmak zere Emrzde Baykara ve Emr Mzrab onun yanna tayin ettii bilinmektedir. Fakat zamanla Fergana vadisinde Endicann n plana kmas ile zkentin nemi azald. Bunun sebeplerinden biri olarak Kgar merkezli Hocalar devri hkimiyetinin baarszl gsterilir. Bu esnada kan karklklar neticesinde ahalisinin baka yerlere g etmesinden sonra zkent XVII. yzylda tamamen nemini kaybetti ve 1710da blgede kurulan Hokand Hanl snrlarna dahil edildi. 1874 ylnda kesin biimde Rus hkimiyetine girdi. 1924te Sovyetler Birlii bnyesindeki Krgz zerk Cumhuriyetine baland. 1936da iln edilen Krgzistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetinde yer ald. Sovyetler Birlii idaresi zamannda zkent yeni gelien bir mahallesine doru kayd ve burada geliti (1927). Yeni iskn alannda lokantalar ve atlyeler ald. ehirde st ileme tesisleri, ekmek, bira, arap fabrikalar kuruldu. Gnmzde buras 45.000e yaklaan nfusa sahip nemli bir yerleim yeridir. Ortaada zkend nisbesiyle tannan limler arasnda Fetv adl eseriyle tannan Hanef fakihi Kdhan ve muhaddis Ali b. Sleyman b. Dvd saylabilir.

BBLYOGRAFYA

Dvn lugtit-Trk Tercmesi, I, 344; bn Havkal, retl-ar, Beyrut, ts., s. 207, 419, 421; uddl-lem (Minorsky), s. 58, 59, 72, 116, 211, 280, 288, 355; Gerdz, Zeynl-abr (nr. Abdlhay Habb), Tahran 1347 h., s. 264, 279; erf el-drs, Nzhetl-mt, Sleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 3502, s. 508, 509; Ykt, Muceml-bldn (Cnd), I, 333; At Melik el-Cveyn, Trh-i Cihng (trc. Mrsel ztrk), Ankara 1999, s. 108, 124; Nizmeddin m, Zafernme (trc. Necati Lugal), Ankara 1987, s. 45; Bbr, Vekyi (Arat), s. 15, 17, 66, 70, 74, 75, 77, 81, 110, 115; Mirza Haydar Duglat, Tr-i Red: A History of the Moghuls of Central Asia (trc. E. D. Ross, nr. N. Elias), London 1895, s. 43, 50, 289, 320, 376; Baymirza Hayit, Trkistan: Rusya ile in Arasnda (trc. Abdlkadir Sadak), Ankara 1975, tr.yer.; Emel Esin, slmiyetten nceki Trk Kltr Tarihi ve

slma Giri, stanbul 1978, V, 79; VI, 32, 33, 37; V. V. Barthold, Mool stilsna Kadar Trkistan (trc. Hakk Dursun Yldz), stanbul 1981, s. 202, 203, 211, 212, 338, 345, 346, 358, 375, 394, 438, 627, 628; a.mlf., Fergana, A, IV, 560, 561; brahim Kafesolu, Trk Mill Kltr, stanbul 1983, s. 140, 146, 343; a.mlf., Harezmahlar Devleti Tarihi, Ankara 1984, s. 185, 189, 192; Ramazan een, slam Corafyaclarna Gre Trkler ve Trk lkeleri, Ankara 1988, s. 78, 83, 88, 96, 129, 173, 196, 239, 246, 250; smail Aka, Mirza ahruh ve Zaman (1405-1447), Ankara 1994, s. 58, 87, 88, 92; storiya Krgzov i Krgzistana, Bikek 1996, s. 32-35, 43-45, 57-59, 76-83, 104-108, 139141; O. Roy, La nouvelle Asie centrale, Paris 1997, s. 61 vd., 87 vd., 204, 206; A. N. Berntam, zbrannie Trud Po Arheologii i storii Krgzov i Krgzistana, Bikek 1997, I, 244-275, 412 vd., 421; E. A. Davidovich, The Karakhanids, History of Civilisations of Central Asia, Paris 1998, IV, 123, 126-128, 133, 135, 136, 140; G. A. Brkina - N. G. Gorbunova, Fergana, Srednyaya Azia i Dalny Vostok v Epohu Srednevekovya, Moskva 1999, s. 94; S. Madvanov - M. alekenov, storiya Vzaimootneeniy Naradov Turkestana v XVII-naale XX vv., Turkestan 2000, s. 24-61; N. A. Aristov, Usuni Krgz ili Kara-Krgz, Bikek 2001, s. 5-21, 53 vd.; a.mlf., Trud Po storii i Etnieskomu sostavu Tyurkskih Plemen, Bikek 2003, s. 99-276; Reat Gen, Karahanl Devlet Tekilt, Ankara 2002, s. 11-13, 15-17, 20, 21, 27, 29, 31, 32, 89, 183, 184; Material Po storii Krgzov i Krgzistana, Bikek 2003, I, 25, 36-38, 44, 51, 55, 56, 65, 71, 83, 84, 116-118, 123, 135140, 149, 166, 168, 169, 175, 220, 222, 225, 227; II, 81; C. E. Bosworth, zkend, EI (ng.), VIII, 236. Ahmet Taal

ZOK, Said
(1855-1945) bn eyhi, zkirba ve din eserler bestekr. stanbulda dodu. Babas, skdarda Doanclardaki Saffet Paa Tekkesi eyhlerinden Abdrrahim kr Efendidir. Mutasavvf Mehmed Nashi Efendinin torunlarndan olan Said Bey ilk reniminin ardndan stanbul Rdiyesini bitirdi ve zel dersler alarak kendini yetitirdi. Hocalar arasnda Arapa ve din ilimler konusunda ders ald Arnavut Hoca Abdrrahim Efendinin ayr bir yeri vardr. Daha sonra girdii Harbiye Nezretinde yaklak krk yl memurluk yapt ve Asker Levzm Dairesi Yedinci ube mdr muavini olarak emekliye ayrld. Bu arada 1881de aabeyi eyh Mesud Efendinin vefat zerine Saffet Paa Tekkesine postniin tayin edildi ve bu grevini 1925te tekkelerin kapatlmasna kadar srdrd. stanbulda vefat etti ve Karacaahmet Mezarlna defnedildi. Kabri air Nbnin mezar civarnda Nashzde Aleddin Efendinin aile sofasndadr. Said zok tasavvuf kiiliinin yan sra gzel sesi, zikir idaresindeki dirayeti ve besteleriyle din msiki sahasnda devrinin nemli msikiinaslar arasnda anlr. lk msiki derslerini aabeyi eyh Mesud Efendiden ald. Hammzde smil Dede Efendinin talebelerinden kaynbiraderi Vhib Efendi ve Mutafzde Ahmed Efendiden, ayrca Paa Mehmed, Hac Fik Bey, Hdy Hankah eyhlerinden Mehmed Ren Efendi ve dier kaynbiraderi Durak Hac Nfiz Beyden faydaland. eyh Mesud Efendiden besteli mevlidi renmitir. Bilhassa hfzasndaki eserlerin okluu ile tannm, uzun sre Hdy ve Nash derghlarnda zkirbalk yapmtr. Durak ve ilhi okuyuundaki stadane tavrn ekillendirdii zarafet onun en nemli zelliklerindendir. Sanatkrane taksimlerinin yann ilerledii dnemlerde bile byk bir hayranlkla dinlendii ifade edilir. Kurr Ahmed Nazif Efendi gibi pek ok talebe yetitiren Said Beyin bestelerinin ou unutulmutur. ztuna gnmze ulam iki ilhi ve bir arksn kaydeder (BTMA, II, 181-182).

BBLYOGRAFYA

Bandrmalzde, Mecma-i Teky, stanbul 1307, s. 8; Sicilli Osmn, IV, 558; Sadettin Nzhet Ergun, Trk Musikisi Antolojisi, stanbul 1943, II, 470, 494, 630, 648; zalp, Trk Msiksi Tarihi, II, 86; Mehmet Nermi Haskan, Yzyllar Boyunca skdar, stanbul 2001, I, 470-471; Hr Mahmut Ycer, Osmanl Toplumunda Tasavvuf (19. Yzyl), stanbul 2003, s. 135; ztuna, BTMA, II, 181182; mer Turul naner, abanlikte Zikir Usul ve Musik, DBst.A, VII, 124. Nuri zcan

ZN, Mustafa Nihat


(1896-1980) Edebiyat tarihisi, dilci ve eitimci. stanbulda Etmeydannda dodu. Babas Hasan hsan Efendi stanbul Gmr, bykbabas Hac Hfz Mustafa Efendi Dyn- Ummiyye memurlarndad. emslmarif, Burhnterakk gibi zel okullardaki reniminin ardndan Davutpaa ve Gelenbev rdiyelerine devam etti. Mercan ddsinin son snfndayken seferberlik iln zerine askere alnd (1915). Ksa bir yedeksubay eitiminin ardndan nc Kafkas Ordusu emrine nce Erzincana, oradan Bayburta gnderildi. stanbula izinli geldii srada ktas da stanbula geldiinden izin dn Balkesire gnderildi ve terhis oluncaya kadar (Kasm 1918) orada kald. Lise eitimini tamamlamam olmasna ramen Edebiyat Fakltesine renci olarak kabul edildi. Faklteyi bitirdikten sonra Ankara Erkek Lisesi Franszca retmenliine gnderildi (1923). Bunun yan sra Anadolu Ajansnda alt, mam-Hatip Okulunda psikoloji ve ahlk dersleri verdi. Ancak geirdii zatrre sebebiyle stanbula dnd. skdar Erkek Lisesi (1926) ve stanbul Kz Muallim Mektebinin (1927-1934) edebiyat retmenliklerinde bulundu. skdardaki Fransz okulunda ve Kabata Lisesinde derslere girdi. 1934ten sonra Gazi Orta Muallim Mektebi ve Terbiye Enstitsnde hocalk yapt ve buradan emekli oldu (1961). Emeklilik yllarnda da almalarna devam eden zn 2 Ocak 1980de stanbulda vefat etti. Babasna ait kitaplarn bulunduu bir evde okumaya merakl bir aile iinde byyen Mustafa Nihat zel Franszca dersleri alm, II. Merutiyetin ardndan yayn bolluu dneminde okumaya ve edebiyata ilgisi artm, Balkesirde asker olduu dnemde bir genlik servenini anlatan Vedia adl bir roman yazmtr. Eser baslmaya balanmsa da terhisinden sonra igal kuvvetlerinin matbaay kapatmas zerine yarm kalmtr. Edebiyat Fakltesinde Yahya Kemal (Beyatl), Yusuf erif (Klel), mer Ferit (Kam), Ali Ekrem (Bolayr), Mehmed Fuad (Kprl) ve Cenab ahabeddin hocalar arasnda yer alm, Halil Vedat (Fratl), Ahmet Hamdi (Tanpnar), Necmettin Halil (Onan) ve Mehmed Halid (Bayr) arkadalar olmutur. Mill Mcadelenin devam ettii bu yllarda Yahya Kemalin ynetiminde karlan Dergh mecmuasnn sahibi olduu gibi finansmann da salam, ayrca yayn ileriyle ilgilenmitir. lk yaz denemeleri olarak Derghta baz hikyelerle Nedm ve Evliya elebi zerine yazlar yannda stanbulun On Be Gn balkl sayfalarda M. S. (Mlzm- Sn) imzasyla asker kitap tantmlar, Hasan hsan imzasyla tiyatro ve N. D. imzasyla sinema eletirileri kaleme almtr. 1928de Ayn Tarihi dergisinde bir seri halinde yaymlad Yz Senelik Gazeteciliimiz balkl tefrikas ilk nemli almasdr. Maarif Vekleti Tlim ve Terbiye Heyeti adna 1930-1933 yllar arasnda on be say devam eden Bibliyografya dergisini karan Mustafa Nihat, yeni harflerle baslan yaynlarn tesbitine ynelik Bibliyografya Blteninin on ikinci saysnda Ahmed Rsim ve Abdullah Cevdet bibliyografyalarna yer vermi, bu srada Braunschvigin Notre littrature tudie dans les textes adl kitabn rnek alp hazrlamaya balad antoloji, G. Lansonu gz nnde tutarak hazrlad, trlere gre snflandrlm bibliyografya almalaryla btnleip o zamana kadar Trk edebiyatnda uygulanmam bir yntemle trleri tek tek ele alan Metinlerle Muasr Trk Edebiyat

Tarihine dnmtr. Edebiyat tarihi almalarnn temelinde neredilmi eserler yannda gazete ve dergi koleksiyonlar zerinde yapt incelemeler de bulunmaktadr. 1933te Edebiyat Ktphanesi dizisini balatm, bu dizide daha nce Bursada baslan Ahmed Vefik Paann Molire uyarlamalarnn tamamn yaymlamtr (on alts Ahmed Vefik Paann [1933], biri li Beyin [Ayyar Hamza, 1940] olmak zere on yedi kitap). Bu tr almalarnda Franszcadaki benzer bir diziyi rnek alarak genelde metnin diline dokunmam, notlar ve aklamalar koyma yoluna gitmitir. Pukinin lmnn 100. yl etkinlikleri dolaysyla yapt Rusya seyahati dn Remzi Kitabevi iin Dnya Muharrirlerinden Tercmeler serisini balatm (1937), nce on kitap olarak dnlen bu proje zamanla baka evirmenlerin de katlmasyla 120 kitaba kadar ulamtr. Kendisi bata Maksim Gorki olmak zere Dostoyevski, Maupassant, Alexandre Dumas Fils, Jack London, Rudyard Kipling gibi yazarlardan bu seri iin on kitap evirmi, Uyandrlm Toprak evirisi (1938) dolaysyla mellifi olohoftan teekkr mektubu almtr. 15 Mart 1938de bu tercmeler serisini desteklemeye ynelik olarak karlan Kalem dergisinin yaz ileri mdrln yapmtr. 1 Haziran 1939da on nc saysyla nerine son verilen dergide Tanzimat dnemi yazarlar zerine hazrlad baz yazlarn da neretmitir. Bu arada yayn mdrln stlendii, 1 Ocak - 3 Eyll 1939 tarihleri arasnda otuz alt say kan Olu dergisinde on bir blm devam eden Edebiyatmzda Mnakaalar balkl bir almas dikkat ekmektedir. Yeniden ele ald Metinlerle Muasr Trk Edebiyat Tarihini 1941de Son Asr Trk Edebiyat Tarihi adyla neretmitir. Mustafa Nihat dier almalaryla beraber 1940l yllardan itibaren szlk almalarn da srdrmtr. Metin neirlerine nceki dnemlerden Evliya elebi Seyahatnmesi (On Yedinci Asr Hayatndan Levhalar ve Sansrce karlm Paralar alt balyla, I-III, 1944-1945) ve Silhdar Tarihinden yapt semelerle (Silhdar Trihi: XVIII. Asr Saray Hayat, 1947) Tanzimat sonras yazarlarndan insi (air Evlenmesi, 1940), Nmk Kemal (Vatan yahut Silistre, 1940; Zavall ocuk, 1940; ntibah: Sergzet-i li Bey, 1944; kif Bey, 1961), Ahmed Midhat Efendi (Yenieriler, 1942), Recizde Mahmud Ekrem (ok Bilen ok Yanlr, 1941) ve Nbizde Nzmn (Zehra, 1954) eserleriyle devam etmitir. 1965-1972 yllar arasnda Hseyin Rahmi Grpnarn kitaplarn yaynevinin istei zerine ncekilerden farkl olarak sadeletirmek suretiyle yayma hazrlamtr. Sadeletirme almalar arasnda Seydi Ali Reisin Hindelinden stanbula adl eseriyle (1935, Hayrullah rsle birlikte) anonim Karagz oyunlar metinleri de (Kanl Kavak, 1941; Kanl Nigr, 1941) bulunmaktadr. Ayrca eitli dillerde kan Kuran tercmelerini gzden geirerek hazrlad bir Trke Kuran tercmesi vardr. Mustafa Nihat kendi kard veya katld dergilerden baka Aylk Ansiklopedi (1944-1950), Gazi Eitim Enstits Aratrmalar ve ncelemeleri (1961), Kitaplar, Sanat ve Edebiyat (1947), adrvan (1949), Tercme (1945), Trk Dili, Ulus, Hayat (19261929), lk (1942), Yeni Sabah gibi sreli yaynlarda yazlar yazmtr. Eserleri. Metinlerle Muasr Trk Edebiyat Tarihi (I-II, stanbul 1930-1932; stanbul 1934); Trkede Roman Hakknda Bir Deneme (I, stanbul 1936); Namk Kemal ve bret Gazetesi (stanbul 1938); Son Asr Trk Edebiyat Tarihi (stanbul 1941); Trke Tabirler Szl (I: A-D, 1943); Okullar in Yeni Trke Cep Szl (1945); Trke-Osmanlca-Franszca-ngilizce Terimler

Klavuzu (1948); Osmanlca-Trke Szlk (1952; 3. bs., Byk Osmanlca-Trke Szlk, 1959); Trk Ataszleri (1952); Edebiyat ve Tenkit Szl (1954); Trke Yabanc Kelimeler Szl (stanbul 1962); Trk Tiyatrosu Ansiklopedisi (1967, Baha Drderle birlikte). Mellifin bata Yazmak Sanat ve Kompozisyona Giri olmak zere eitim amal baka yaynlar da vardr (eserlerinin geni bibliyografyas iin bk. zdemir, Mustafa Nihat zn, s. 143-156).

BBLYOGRAFYA

Emin zdemir, Mustafa Nihat zn, Ankara 1982; a.mlf., Mustafa Nihat zn, TDl., sy. 341 (1980), s. 89-94; M. Nihat zn, Konuma, Milliyet Sanat Dergisi, sy. 207, stanbul 1976, s. 3, 29; Nijat zn, Mustafa Nihat znle Konuma, Ulusal Kltr, sy. 4, Ankara 1979, s. 209-226; Mustafa Kutlu, zn, Mustafa Nihat, TDEA, VII, 217-218; zn, Mustafa Nihat, Tanzimattan Bugne Edebiyatlar Ansiklopedisi, stanbul 2001, II, 670-671. lim Kahraman

Z
Gnmzde Ukrayna snrlar iinde bulunan tarih bir kale ve ehir. Karadenizin kuzeyinde, Aksu Bog Bu (eski ad panin) nehriyle z (Dinyepr) nehrinin dkld ky glnn kuzey kenarnda Klburun karsnda nemli bir yarmada zerinde bulunur. Kann Sultan Sleyman zamanndan beri kullanlan z (zi) kelimesi Oakofun Trke karldr. Burann antik dnemde Olpia (Olpiapolis) olarak bilindii, ayrca Miletliler tarafndan kurulduu iin Miletopolis adn tad belirtilir. Daha sonra Strabona gre yerleme yeri nehrin adyla Voristenis (Lat. Boristenis) eklinde anlmtr. Ancak Olpia ehrinin zden uzakta olduu tesbit edilmitir. Bu bakmdan znn bulunduu yerde tarihi antik dneme inen bir yerleme olmad anlalmaktadr. znn 1400l yllarda Litvanyallar tarafndan Daiv adyla bir asker istihkm eklinde oluturulduu da ne srlr. Ancak muhtemelen z Kalesinin nvesi 1490larda Krm Hanlnn yaptrd asker istihkma dayanr. Cankirman ismiyle anlan bu kk Tatar kalesi, Kann Sultan Sleymann Karabodan seferi sonrasnda (945/1538) kesin biimde Osmanl idaresi altna girmi olmaldr. Baz kaynaklarda ise burann Alektor adl kadim bir Grek ehri zerinde 897de (1492) Mengli Giray tarafndan yaptrld ve Karakerman isminin verildii belirtilir. Osmanl idaresi altna girmesinin ardndan kale ve kk yerleim yeri Cankirman nm- dger zi eklinde Osmanl resm belgelerinde gemeye balamtr. Osmanl kaynaklarnda z hem blge hem nehrin ad olarak kullanlmtr. Bunun ise nehrin adnn Trke telaffuzundan geldii tahmin edilmektedir. Osmanllar blgeyi ele geirdiklerinde buray Silistre livsna baladlar. 949 (1542) tarihli bir kaytta bir kaza eklinde kaydedilir (BA, TD, nr. 215, s. 6). Bu yllarda kaza Akkirman livsnn bir paras haline gelmitir. Silistre-Akkirmann mterek bir sancak olarak zikredildii 977 (1570) tarihinde z Akkirmana bal gsterilmitir (BA, TD, nr. 483, s. 112-115). z nehri boyundaki Kazaklarn Karadenize k noktasnda bulunmas sebebiyle kalenin nemi giderek artt. 1583-1584te Kazaklarn Akkirmana uzanan saldrlar Osmanllar yeni tedbirler almaya zorlad. z 1584te sancak haline getirildi (BA, MD, nr. 52, s. 291). 996-997 (1588-1589) yl kaytlarna gre Kazaklar zy atee verdi. 1589da Osmanllar kar harekta giritilerse de 999da (1591) Kazaklar tekrar zye girdiler. Muhtemelen bu siyas ve asker gerekelerle XVI. yzyln sonlarnda (1002/1593) Rumeli beylerbeyiliinden ayrlarak mstakil bir beylerbeyilik haline getirildi (BA, MD, nr. 53, s. 137) ve buraya Silistre, Nibolu, irmen, Vize, Krkkilise, Bender, Akkirman, Kili ve Klburun sancaklar baland. Osmanllar, zy Karadeniz ve Tuna yallarnn kilidi olarak gryordu. Ayn Ali Efendinin eserinde ise z bir sancak eklinde zikredilir (Kavnn-i l-i Osmn, s. 12). Bu durum Ayn Ali Efendinin daha eski defterleri kullanmasndan kaynaklanm olabilir. Nitekim XVII. yzyl kaytlarnda z eyalet diye anlr. IV. Murad dneminde hazrlanm 1041-1042 (1631-1632) tarihli bir idar taksimat defterinde z mstakil bir beylerbeyilik olarak zikredilmekte, eyalete tbi sancaklar ierisinde yukardakilerden Kili ve Klburun dnda Vidin ve Azak da belirtilmektedir. Yine bu deftere gre z eyaletinin biri beylerbeyi tasarrufunda olan sanca (Silistre, Akkirman, Bender) arpalk olarak tahsis edilmitir (Turan, s. 206, 212). Eyalette bir beylerbeyi, bir kad, bir kaptan ve bir defterdar bulunmaktayd.

ehrin kalesi 1016da (1607) yeniden ina edildi ve iine ok sayda muhafz yerletirildi. 1039da (1629-30) zy koruyabilmek iin nehir etrafnda birok asker istihkm yaplmt (BA, TD, nr. 808, s. 1-9). Nitekim daha XVI. yzyl sonlarnda Aksu nehrinin iki yakasna kale yapld gibi z zerinde Doan Geidi denilen yerde de bir baka kale ina edilmiti (BA, MD, nr. 83, s. 1). z Kalesi ve yresiyle ilgili en geni bilgi XVII. yzyl ortalarnda buradan geen Evliya elebi tarafndan verilir. ncelikle Evliya elebi kaleyi Cankirman yani zi eklinde anarak Cankirman adnn buras iin mahall de olsa kullanldn gsterir. Ayrca z isminin nehrin adndan kaynaklandn da belirtir. Ona gre z Kalesi birbirine bitiik kaleden oluuyordu. Eski kale bayr stnde Macar Ali Paa tarafndan ina edilmiti. Burada tahta minareli bir cami, mahkeme binas, 200 ev, yirmi kadar dkkn mevcuttu. Buna bitiik orta hisar nce aatan yaplm iken IV. Murad zamannda 1036da (1626-27) Piyle Paa buray tatan yeniden ina ettirmiti. Bu kale iinde padiahn adna bir cami yaptrlmt, iinde de 100 ev vard. nc ksm yine ayn tarihte atalcal Hasan Paa tarafndan ina ettirilmi ve z nehrinin kysna kadar indirilmiti. Kyda olduundan son derece iyi tahkim edilmi tabyalara sahipti. Burada da IV. Murad Camii, 300 ev, otuz dkkn vard. Evliya elebi bu kalenin 500 adm kadar gneyinde Eflak ve Bodanllarn 500 civarnda saz rtl evlerinin bulunduunu, 200 dkknn ounun bozahane, meyhane, at deirmeni, yedisinin han, 100nn mahzen olduunu yazar. Eski kalenin st yannda batya doru 300 Nogay obas vard. Bu bilgiler, asker nemi byk olan zde sivil yerleimin kale dna da yayldna iaret eder. Ayn tarihlerde z Kalesinin ilerisinde nehrin denize dkld yerde Kk Hasan Paa ufak bir kale daha ina ettirmiti. Evliya elebi 1068 Muharreminde (Ekim 1657) burada iken kalenin Kazak saldrsna uradn belirterek yaplan sava anlatr (Seyahatnme, V, 94-108). Ayrca kalenin nnde bir iskelesi bulunduu, kk bir filonun bu sularda grev yapt, Akkirman, Kili ve smile buradan mal tand bilinmektedir. znn asker nemi XVIII. yzylda daha da artt. zellikle Rus basks karsnda buraya asker takviyesi yapld. Karadenize kn kilidi olan Azak, Ker Boaz, Bender ve z zerinde Ruslar bu yzylda byk mcadeleler verdiler. 1700 bar sonucu Rus elisine z Kalesinin durumu hakknda bilgi toplama grevi de verildi. ar Petro, z nehrini takiben Karadenize kmak istedi ve z nehrinin aasna iki nemli kale yaptrd. Ruslarn z ynndeki en nemli faaliyetleri 1736-1739 savanda kendini gsterdi. Bu savata z Ruslarn eline geti (11 Temmuz 1737). Ancak 1739 antlamasyla btn istihkmlarn yktktan sonra buray yeniden Osmanllara teslim etti. Savan ardndan Ruslar 1768-1774 sava ile ciddi ilerleme kaydettiler. 1787de Ruslar, z Kalesinin kendilerine teslimi dahil olmak zere birtakm tekliflerde bulundular ve II. Katerinann scak denizlere inme projesinin en nemli aamasn uygulamaya koydular. Buna karlk Osmanllar, Ruslara kar sava karar ald. 1787de balayan Osmanl-Rus savanda z Ruslarn ana hedefi oldu. 1788 Aralnda Rus Mareali Suvarov, z Kalesine saldrd ve o srada hkm sren iddetli kn da etkisiyle kale mdafileri fazla dayanamad. Yardma gelen Osmanl filosu da baarszla urad. Kaleyi ele geiren Ruslar 20.000 kadar sivil halk tamamen katletti (1789). Rus igali ncesinde znn nfusunun 25.000 dolaynda olduu tesbit edilmitir. znn kaybedildii haberini alan I. Abdlhamidin zntsnden hayatn kaybettii belirtilir. znn Ruslarn eline gemesi Akdenizdeki karlar tehlikeye debilecek olan ngilizlerin tepkisine yol at. William Pitt, z Kalesinin Ruslara braklmamas ynnde parlamentoda tartma balatt (Oakof krizi), fakat bir netice alnamad. 1792 Ya Antlamasyla resmen Rusyaya braklan z, 1855te Krm sava srasnda mttefik glerin ksa sreli igaline urad. 1897de burada 10.784 kii yayordu.

Bugn z kk bir sahil kasabas zellii tar. 2000de nfusu yaklak 16.900 idi. XV. yzylda yapld sanlan bir cami Suvorov Mzesi olarak hizmet vermektedir. Buras 1804te St. Nicholas adyla kiliseye evrilmi ve 1842de Rus stilinde yeniden ina edilmitir. 1997de Trk Tarih Kurumu ile Ukrayna Bilimler Akademisinin kalede gerekletirdii kaz almalarnda Osmanl dnemine ait pek ok obje ve bulgu elde edilmitir.

BBLYOGRAFYA

BA, TD, nr. 748, s. 1-8; nr. 751, s. 1-2; nr. 753, s. 2-3, 8-9, 12-17; nr. 847, s. 75; BA, MAD, nr. 1885, s. 2-9; nr. 2340, s. 6, 58; nr. 2596, s. 14-15; nr. 3162, s. 256-290; nr. 3609, s. 396; nr. 3882, s. 134-143, 152-155, 278-279; nr. 6062, s. 4-9; BA, MD, nr. 3, s. 186, 188, 190; nr. 69, s. 42; nr. 70, s. 42; nr. 71, s. 169; nr. 83, s. 2, 9, 12, 14, 15-19, 23-29, 31, 41-44, 47, 71, 73, 79; Selnik, Trih (pirli), s. 214; Ayn Ali, Kavnn-i l-i Osmn, s. 12, 40; emdnzde, Mrit-tevrh (Aktepe), I, 43, 66-85; II, 48-51, 60-65; III, 22-25; Evliya elebi, Seyahatnme (Dal), V, 94-108; Nam, Trih, II, 118-119, 317, 340, 356, 398; III, 322; IV, 15; Mehmed Emn Beyefendi (Paa)nin Rusya Sefreti ve Sefret-nmesi (haz. M. Mnir Aktepe), Ankara 1974, neredenin girii, s. 14; emzde, Trih (nr. Bekir Ktkolu), stanbul 1993, s. 18-27, 78-81; Necati Efendi, Trih-i Krm: Rusya Sefretnmesi (haz. Erhan Afyoncu, yksek lisans tezi, 1990), M Sosyal Bilimler Enstits, s. 5256; Vsf, Trih (lgrel), s. 108; Akdes Nimet Kurat, sve Kral XII Karln Trkiyede Kal ve Bu Sralarda Osmanl mparatorluu, stanbul 1943, s. 5, 43, 70; erafettin Turan, XVII. Yzylda Osmanl mparatorluunun dar Taksimat (H. 1041/M. 1631-1632 Tarihli dar Taksimat Defteri), Atatrk niversitesi 1961 Yll, Ankara 1963, s. 201-232; M. Kemal zergin, Rumeli Kadlklarnda 1078 Dzenlemesi, smail Hakk Uzunarlya Armaan, Ankara 1976, s. 251-309; . Metin Kunt, Sancaktan Eyalete: 1550-1650, stanbul 1978, s. 186-188; M. Murat ntu, z ile lgili XVII. Yzyl Mhimme Hkmleri ve Kalesi (yksek lisans tezi, 1995), Balkesir niversitesi Sosyal Bilimler Enstits, s. 7-8, 20-28, 41-52; Fehameddin Baar, Osmanl Eylet Tevciht (17171730), Ankara 1997, s. 52-53; P. L. nciciyan - H. D. Andreasyan, Osmanl Rumelisinin Tarih ve Corafyas, GDAAD, sy. 4-5 (1975-76), s. 109-152; H. J. Kornrumpf, Sdrussland und die Krm um 1740, OA, IX (1989), s. 244-247; V. H. Aksan, Manning a Black Sea Garrison in the Eighteenth Century: Ochakov and Concepts of Mutiny and Rebellion in the Ottoman Context, IJTS, VIII/1-2 (2002), s. 63-72; C. Finkel - V. Ostapchuk, Outpost of Empire: An Appraisal of Ottoman Buildig Registers ss Sources for the Archeology and Construction History of the Black Sea Fortress of zi, An Annual on the Visual Culture of the Islamic World, XXII, Leiden 2005, s. 150-188; Kmslalm, II, 1065; S. Soucek, zi, EI (ng.), VIII, 236. Temel ztrk

ZR
() Dinen veya hukuken mer saylan mazeret anlamnda fkh terimi. Szlkte bir kusurun ho grlmesini gerektiren sebep, mazeret, sakatlk, bozukluk, eksiklik, kusur anlamlarna gelen uzr (uzr) kelimesinin Trkelemi ekli olan zrn fkhta szlk mnalarna uygun deiik kullanmlar vardr. Kelime iki yette yer ald gibi (el-Kehf 18/76; el-Mrselt 77/6) ayn kkten treyen kelimeler Kuranda ve hadislerde pek ok yerde geer (M. F. Abdlbk, elMucem, ur md.; Wensinck, el-Mucem, ur md.). Fkhta zr terimi dinen veya hukuken mer saylan mazeret anlamnda kullanlr ve zr bulunan kiiye mazr denir. Fkh usulnde ruhsat iin yaplan tanmlarda zr ruhsatn mer klnmasnn sebebi olarak anlr. Bu balamda bn Emru Hc zr sonradan ortaya kan ve mkellefin iini kolaylatrmaya yarayan durum diye tanmlamtr (et-Tarr vet-tabr, II, 204). Crcnye gre zr, er gereklere uyularak bir ie devam etmenin ancak ek bir zarar / zorluk ile mmkn olmas durumudur (et-Tarft, ur md.; Zekeriyy el-Ensr, s. 70). Avrzl-ehliyye arasnda saylan bilgisizlik (cehl), zorlama (ikrah) gibi sebeplerin hangi durumlarda zr tekil edecei fkh usulnn hkm bahislerinde ve eitli fkh blmlerinde incelenmektedir. Mecellede yer alan, Bir zr iin ciz olan ey ol zrn zevliyle btl olur eklindeki kaide (md. 23) fkhn zrn sresi hakkndaki temel yaklamn zetlemektedir. zr ve mazr terimlerinin fkhta en yaygn kullanld konularn banda abdesti bozan haller gelir. Fkhta zorluun giderilmesi ilkesinden hareketle zr sahibi kiilerin ibadetlerini yerine getirebilmeleri iin zel hkmler ngrlerek kolaylklar salanm, normal durumlarda abdesti bozulmu saylacak kiinin bu durumda abdestli olduu var saylarak vaktinde ve kolaylkla ibadet etmesine frsat tannmtr. Hanef mezhebinde balangta bir farz namaz vakti sresince devam eden, bundan sonra da her namaz vaktinde en az bir defa meydana gelen ve abdesti bozan beden rahatszlklara zr, bu durumdaki kiiye mazr veya shib-i zr denir. drar yahut dksn tutamayan, burnu veya vcudundaki yaras srekli kanayan, devaml kusan, vcudundan irin, iltihap yahut sar su gibi myi akan kii, det veya lousalk dnda bir hastalk sebebiyle kan veya aknts durmayan kadn (bk. STHZE) zr sahibi saylr ve abdest konusunda zel hkmlere tbi olur. Baz bbrek rahatszlklarnda olduu gibi tbb cihazlara bal olarak tedavileri yaplan hastalar da tedavileri sresince zr sahibi kabul edilir. Bir kimsenin zr sahibi kabul edilebilmesi iin mevcut zrn bir farz namaz vakti iinde abdest alp namaz klabilecek kadar ksa bir sre dahi olsa kesilmemesi ve bundan sonra da her namaz vaktinde en az bir defa ayn durumun meydana gelmesi gerekir. Aksi takdirde zr hali sona ermi saylr. zr sahibinin abdesti, vakit ierisinde kendisini zr sahibi klan sebebin dnda abdesti bozan hallerden biri vuku bulmadka bozulmaz. Hanef mezhebinde sahih kabul edilen gre gre zr sahibi kimsenin abdesti namaz vaktinin kmasyla da bozulur. zr sahibi olanlar her namaz vakti iin ayr abdest alr, zr devam ederken o vakit iinde ald abdestle onu bozan baka bir durum meydana gelmedike diledikleri kadar farz ve nfile namaz klabilirler. Ayrca zr sahibi abdestli iken Kbeyi tavaf edebilir, Kuran okuyabilir. zr sahibi kimsenin amarna idrar, kan, irin ve aknt gibi necis eylerin

bulamas halinde bunlar -miktar ne kadar ok olursa olsun- zr devam ettii srece namazn shhatine engel tekil etmez ve zr sahibi kimse kirlenen yerleri tekrar temizlemekle veya amar deitirmekle mkellef tutulmaz. Ancak bu necis maddeler aralklarla geliyorsa veya kiinin amarna tekrar bulamayacaksa bunlarn ykanmas gerekir. zr sahibi kii, zr sahibi olmayanlara imamlk yapamaz. Hanef mezhebi dndaki mezhepler bu konuyu seles, el-hadesd-dim gibi terimlerle ele almlardr. Mliklerin bir ksmna gre namaz vaktinin, dier bir ksmna gre gnn yarsnda veya ounda mazereti devam eden kii zr sahibi saylr. Mliklere gre zr sahibinin her vakit iin ayr abdest almas vcip deil mstehaptr. fi ve Hanbellere gre zr sahibi olabilmek iin abdesti bozan halin srekli olmas gerekir; eer kii abdest alp namazn klacak kadar bir sre temiz durabiliyorsa zr sahibi saylmaz. filere gre zr sahibinin ister kaz ister ed olsun her farz namaz iin ayr abdest almas gerekir. Hanbellere gre zr sahibi ald abdestle diledii kadar farz veya nfile namaz klabilir; ancak abdestten sonra zr sebebi olan maddenin kmas halinde her vakit iin ayr abdest almas gerekir. zr saylan eitli durumlarn namazn kln, cuma ve cemaat namazlarna gitmeyle ilgili hkmlere de etkisi vardr. Geerli bir mazeret sebebiyle ayakta namaz klamayan kimse oturarak klar. Ayaa kalknca ar ve hastaln artmas, aknt, dman tarafndan grlme ihtimali gibi sebepler de byledir. Hastalk, can gvenliinin bulunmamas gibi mazeretlerin varl halinde farz olan cuma namaz klnmayabilir; bu durumda le namaz klnr. Farz namazlarn cemaatle klnmas zerinde nemle durulmu, hatta baz fakihlerce vcip saylm olmakla birlikte bu da eitli mazeretlerle terkedilebilir. Hz. Peygamber can gvenliinin bulunmayn, hastal, sefer halinde iken gece karanln ve yerin amurlu olmasn cemaate gitmemek iin geerli mazeretlerden saym, fakihler de bundan hareketle bu konuda mazeret saylabilecek durumlar geni biimde incelemilerdir. Fakihlerin ounluuna gre bata yolculuk olmak zere baz mazeretlerin bulunmas halinde le ile ikindi ve akamla yats namazlarnn birlikte klnmas cizdir (bk. CEM). Orula ilgili mazeretlere gelince, Kurn- Kermde (el-Bakara 2/184, 185) hastalk ve yolculuk hallerinin orucu ertelemeyi mer klan gerekeler olduu belirtilmitir. Baka deliller ve genel ilkeler nda bunlarn alm niteliindeki baz durumlar da ramazan orucunun ertelenmesi veya balanmsa bozulmas iin geerli birer mazeret saylmtr. Bu durumlarda kii tutamad orular daha sonra kaz eder. Borlar hukukunda akdin ifasnn sreyi gerektirdii hallerde, ksmen mzraada, zellikle gnmzde kira ve i akidlerine tekabl eden-icrede, akdin srdrlmesinin kirac / iveren asndan ngrlmeyen ve bizzat akid sebebiyle hak edilmeyen bir zarara yol amas durumunda Haneflerce zarara urayan tarafa akdi feshetme hakk tannm ve bu durumlar zr terimiyle ifade edilmitir. Fakihlerin ounluu ise baz mnferit meselelerde kural dna kmakla birlikte mazeretleri ilke olarak fesih sebebi kabul etmez. Hanef hukukularnca gelitirilen, mazeret sebebiyle akdin feshi telakkisi modern hukuktaki beklenmeyen hal teorisinin temelindeki mantkla benzerlik tar. m ve topal gibi engellilerle hastalarn cihaddan ve g yetiremeyecekleri dier devlerden muaf olduklar Kurn- Kermde ifade edilmitir (en-Nr 24/61; el-Feth 48/17; evkn, IV, 52-53).

Ayrca Hz. Peygamberin zellikle m sahb bn mm Mektmla ilgili sz ve uygulamalar zrllerle ilgili eitli hkmlere aklk getirmi, mesel bu gibi kimselerin yneticilik ve imamlk yapabilecekleri, buna karlk savaa itirak etmekten muaf olduklar bildirilmitir.

BBLYOGRAFYA

Burhneddin el-Mergnn, el-Hidye, stanbul 1986, I, 32-33; bn Rd, Bidyetl-mctehid, stanbul 1985, I, 26-27; bn Kudme, el-Mun, I, 340-342; Abdullah b. Mahmd el-Mevsl, eltiyr li-tallil-Mutr, stanbul, ts. I, 29-30; Bedreddin el-Ayn, el-Binye, Beyrut 1990, I, 672689; bn Emru Hc, et-Tarr vet-tabr, Beyrut 1986, II, 204; Zekeriyy el-Ensr, el-uddlena vet-tarftd-daa (nr. Mzin el-Mbrek), Beyrut 1411/1991, s. 70; irbn, Munilmutc, I, 111-112; Abdurrahman eyhzde, Mecmaul-enhur, stanbul 1328, I, 56-57; evkn, Fetul-adr, IV, 52-53; Abdlgan b. Tlib el-Meydn, el-Lbb, Beyrut, ts., I, 46-47; Cezr, elMehibl-erbaa, I, 103-104; Vehbe ez-Zhayl, el-Fhl-slm ve edilleth, Dmak 1409/1989, I, 288-294; Mehmet ener, zr Hali, slmda nan badet ve Gnlk Yaay Ansiklopedisi, stanbul 1997, III, 556-558; Orhan eker, Fkhta Hasta, S lhiyat Fakltesi Dergisi, sy. 7, Konya 1997, s. 32-34. H. brahim Acar

ZYAZICI, Mustafa Halim


(1898-1964) XX. yzyln byk Trk hattat. 14 Ocak 1898de stanbulda Etyemez semtinde dodu. Asl ad Abdlhalim olmakla beraber Halim ismiyle tannr. Babas Krml nalnc Hac Cemal Efendi, annesi Sudanl Adviye Bacdr. Esekap (s-kaps) btid Mektebini bitirdikten sonra Aksaraydaki Huss Glen-i Marif Rdiyesine girdi. Burada hat muallimi olan Hmit (Ayta) kendisindeki kabiliyeti sezerek onunla ayrca ilgilendi; rika, sls, nesih ve divan yazlarn mektep seviyesinde meketti. Rdiyeden mezun olunca 1914te Sanyi-i Nefse Mektebine hk ubesine kaydoldu. Tahsilinin ilk ylnn ardndan 20 Mays 1915te Bblide alan Medresetl-hatttne geti. Burada Hasan Rz Efendi ve Kmil Efendiden (Akdik) sls, nesih ve rik, Mehmet Hulsi Efendiden (Yazgan) talik, turake smail Hakk Beyden (Altunbezer) cel sls ve tura, Ferid Beyden divan ve cel divan, Said Beyden rika yazlarn meketti. Frsat bulduka Yenikyl Nri Bey ve Baheddin Efendiyle (Tokatlolu) tezyin motiflere de alt. Medreseye giriinden alt ay sonra hocas Said Beyin aracl ile Dvn- Hmyun Kalemine devam etmeye balad ve resm yazmalar hususunda bilgisini gelitirdi. Mart 1916da askerlie arldnda mracaat zerine Harbiye Nezretince Matbaa-i Askeriyye hattatlna getirildi, bu arada Medresetl-hatttndeki derslerini de aksatmad. 6 Ekim 1918de on arkada ile beraber iczet alarak mezun oldu. Medresede retilen btn hat cinslerini mekettii halde iczetnmesi cel sls ve tura nevilerindendir. Dvn- Hmyundaki kalem efendilerine mahlas verilmesi det olduundan burada ald Zhd mahlasn sonraki yllarda yazlarna imza atarken zaman zaman kullanmtr. Mezuniyetinden sonra asker matbaada ve Evkf- slmiyye Matbaasndaki almalarnn yan sra baz mekteplerde ve Caalolu evresindeki matbaalarda faaliyetini srdrd. ubat 1924 sonunda terhis edilince Bbli caddesinde bir yazhane aarak 1928 yl sonuna kadar her trl hatla levha, kartvizit, mhr, kitap bal tasarlayarak yazmtr. Kalemindeki srat alkanln serbest alt bu yllarda kazanmtr. 1929da uygulanmaya balanan harf inklb kanunuyla btn hattatlar gibi Halim Efendi de mesleinden koparak Haziran 1927den itibaren stlendii Devlet Matbaas hattatlndan ayrlmak mecburiyetinde kald. Henz otuz yandayken sanatnn zirvesine varm bulunan Halim Efendi, Austos 1929da bu hattn geerli olduu Msra gidip yerlemek iin Msr Konsolosluuna mracaat ettiyse de bu teebbs neticesiz kald. Bunun zerine Topkap dnda Tepeba semtinde yirmi bir dnmlk bir arazi satn alarak zm yetitirmeye balad. Eserlerine sbkan hattat, halen bban erhiyle imza koyduu o yllarda da sanatndan kopmad. Latin yazsnn her trlsn en gzel ekilde yazabilen Halim Efendi, stanbul niversitesinin birok fakltesinin diplomalarn yazd. Makadaki nn heykelinin kaidesindeki yazlar da ona aittir. Halim Efendi, 1930 ylnn sonunda Vakflar Umum Mdrl tarafndan tamiri kararlatrlan camilerin yazlarnn yenilenmesinde alt. Yavuz Selim Camii ile balad kubbe yazs

almasna Blpaa ve Azapkap ile Sultanahmetteki Sokullu Mehmed Paa camileriyle devam etti; bu arada yarm kubbe yazlar ile kalem sahasn geniletti. Arkasndan Beyolu Aa Camiinin kuak yazsn yeniledi. Ankaradaki Hac Bayram Camiinin tamirine muhtelif yazlaryla katld. ehremini Camiine de bir kuak yazd. Yeni yaplan zmirde Alsancak, Rizede eyh, Denizlide Deliklinar camilerinden sonra Ankaradaki Maltepe Camiinin kubbe ve kuak yazlarn 1958de tamamlad. Sleymaniye Camiinin 1960taki byk tamirinde aslan gsleri zerindeki Hasan elebiye (. 1002/ 1594ten sonra) ait yazlar aslna bal kalarak tekrar yazd. Yeni yaplan baz mescid ve camiler iin varak altnla cihryr takmlar hazrlad. zyazc bu cel sls hatlarn, allageldii gibi nce kk yazdktan sonra bunu satran usulyle byterek deil daha balarken kurun kalemi veya fzenle harflerin yerlerini tasarlayp provasz olarak dorudan cel kalemiyle ve ok sratle yazabiliyordu. Bu durum, daha nce Durmuzde Ahmed ve Yesrzde Mustafa zzet efendilerle Mehmed efik Bey gibi ender birka statta grlmtr, fakat onlarn yazdklar hat nevileri Halim Efendiye gre snrl kalr. 1946 Austosunda Devlet Gzel Sanatlar Akademisi Trk Tezyin Sanatlar ubesine hsn-i hat muallimi olarak tayin edildi. Says otuza varan ve ou misafir renci olarak derslere katlan talebeleriyle yakndan ilgilendi. Ancak devamda sebat gsterip iczet alan talebesi olmad. Ocak 1963te ya haddinden emekliye ayrld. Kendisinden mek alanlar arasnda sls-nesihte Mustafa Bekir Pekten, Saim zel, Recep Berk, Aydn Yksel, Ali Rt Oran; divan, cel divande Ali Alparslan, Mehmet Uzunolu; talikte Baha Doramac ne kan isimlerdir. 20 Eyll 1964te geirdii bir trafik kazas sonucu 30 Eyll 1964te vefat eden Halim Efendi 2 Ekim 1964te Snbl Efendi Camiinde klnan cenaze namaznn ardndan Kozlu Mezarlna defnedildi. zyazcnn eserleri cel boyda cami yazlar ve bask iin yazdklar dnda daha ziyade cz, kta ve oklukla levha biimindedir. Bunlara da mzelerde (mesel bk. TSMK, smail Akgn Ba, Gzel Yazlar, nr. 1534, 1536-1538, 1540-1542, 1544, 1545, 1547-1554te kaytl on yedi levhas) ve hususi koleksiyonlarda rastlamak mmkndr.

BBLYOGRAFYA

Halim zyazc Dosyas, Sleymaniye Ktp., A. Sheyl nver Arivi, nr. 14; Halim zyazc Dosyas, M. Uur Derman Arivi; bnlemin, Son Hattatlar, s. 104-106, 816-818; evket Rado, Trk Hattatlar, stanbul, ts. (Yayn Matbaaclk), s. 260-261; Saim zel, Hat rnekleri, stanbul 1976; M. Uur Derman, Trk Hat Sanatnn heserleri, stanbul 1982, nr. 57, 58, 61, 62; a.mlf., Sabanc niversitesi Sakp Sabanc Mzesi Hat Koleksiyonundan Semeler, stanbul 2002, s. 2-3, 232-233; a.mlf., M. Halim zyazcnn Dvn, Cel Dvn, Rika Mekleri, stanbul 2003; a.mlf., Emin Barn ve Koleksiyonu, stanbul 2006, s. 216-225; a.mlf., Hattat Halim Efendi, slm Dncesi, sy. 6, stanbul 1968, s. 399-406; slm Kltr Mirsnda Hat Sanat (haz. M. Uur Derman), stanbul 1992, s. 227, 229, 230; Ali Alparslan, Osmanl Hat Sanat Tarihi, stanbul 1999, s. 99-100; Halim Efendinin Nesih, Dvn, Cel Dvn, Rika Mek Murakka (haz. Muhittin Serin), stanbul 2000; Orhan Okay, Silik Fotoraflar, stanbul 2001, s. 97-104; Muhittin Serin, Hat Sanat ve Mehur Hattatlar, stanbul 2003, s. 227-232; a.mlf., Kendi Hat ve fdesiyle Hattat Halim Efendi, KAM,

XXX/2 (2001), s. 54-56; Cemaleddin Server Revnakolu, Nalnczde Hac Mustafa Halim, Tarih Dnyas, sy. 2, Ankara 1965, s. 226-228; sy. 4 (1965), s. 401-405; Emin Barn, Hattat Halim zyazc, Akademi, sy. 3-4, stanbul 1965, s. 18-19; Hseyin Tulpar, Hattat Mustafa Halim Hocann Veft zerine, slm, VIII/5, Ankara 1965, s. 159-160; Ali Fehmi Karamanlolu, Hattat Halim Hoca, TK, sy. 38 (1965), s. 196-197; Hasan znder, Hattat Mustafa Halim zyazc ve Yaz slbu, a.e., sy. 96 (1970), s. 849-857; Sleyman Berk, Hattat Halim Efendinin Bilinen Tek Hilyesi, Tarih ve Dnce, sy. 30, stanbul 2002, s. 56-64; a.mlf., Haluk Perk Kartvizit Koleksiyonu erevesinde Osmanldan Cumhuriyete Hattat Mustafa Halim Efendi ve Kartvizit almalar, Tuliya Dergisi, sy. 1, stanbul 2005, s. 309-335. M. Uur Derman Bo Sayfa

PACHYMERES, Georgios
(. 1310 [?]) Osmanllar hakknda bilgi veren ilk Bizans tarihisi. 1242 ylnda znikte dodu. stanbulun Latinler tarafndan igali zerine bu ehre g etmi stanbullu bir ailenin ocuudur. lk renimini znikte tamamlad, 1261de Latin igalinin sona ermesi zerine ertesi yl stanbula gitti. Burada Niketas Choniatesin eserinin devam olarak 12031261 yllar arasndaki olaylar anlatan Chronike Syngrafenin yazar ve dneminin en nl limi Georgios Akropolitesin rencisi oldu. Klasik kltr konusunda ald eitim ve bu konudaki yeteneiyle ksa zamanda din ve siyas makamlara ulat. nce Ayasofya Kilisesinde papaz yardmcl (diakonos/diyakoz/zango) yapt. Ardndan papazlar yarg meclisinde grev ald ve sarayllar hiyerarisine girdi. 1265te Bizansta siyas-din bir makam olan noterlie ykseldi, 1277de havri tarihi retmeni (didaskalos tou apostolou) oldu, 1285te hieromnemon makamna geldi. Son olarak Ayasofya Kilisesi din heyetinin ileri gelenlerinin hiyerarisi iinde en nemli makam olan ve Ayasofyaya snan kle, borlu ya da cinayet zanllarn dinleyerek gnahlarndan arnmalar iin ceza veren protekdikoslua ykseldi. Bylece, sarayda XI. yzyldan itibaren imparatorun din adamlarna ve halktan insanlara, VIII. Mikhail dneminden itibaren de sadece din adamlarna verilen en alt kademedeki yarg rtbesi olan dikaiophylax unvann ald. Bu grevler Pachymeresin hem kilise hayatn hem de imparatorluk ailesiyle devletin ileri gelenlerini yakndan tanma imkn verdi. Kilisenin ileri gelenleri olan Jean Bekkos, skenderiyeli II. Athanasios ve Theodosios Prinkiposla dostluk kuran Pachymeres, Latin ve Ortodoks kiliselerinin birletirilmesi konusundaki youn tartmalar srasnda birlik fikrine muhalefet etti (Karagiannopoulos, s. 333-334). lm yl hakknda herhangi bir bilgi yoktur. Tarihinin 1307 yl olaylaryla kesilmi olmasndan hareketle bu tarihten sonra 1310da ld tahmin edilir. Georgios Pachymeresin gnmze sekiz eseri ulamtr. Bunlardan ilki on iki blmden meydana gelen Aristotelesin Felsefesinin zetidir. kinci eser, antik Yunan hatiplerinin ok tanrl dnyadan aktardklar gzel konuma konularn ieren Belagat Egzersizleridir. nc eseri matematik, astronomi ve mzie dair Quadriviumdur. Dostu skenderiyeli II. Athanasiosa bir ithaf mektubuyla balayan Pseudo-Ddenys Areopagitenin Eserinin Yorumlanmas din mahiyet tar. Dier teoloji konulu almas, Lyonda imzalanan kiliseler birlii antlamasn Ortodoks gzyle deerlendirdii Aziz Ruhun Kitabdr. skenderiyeli II. Athanasiosa Yazlm ki Mektup ve eitli iirler bal altndaki eseri yedinci almasdr. Georgios Pachymeresin Trk ve slm tarihi asndan en nemli eseri 1260-1307 yllar arasn kapsayan Syngrafikai Historiai adl kitabdr. Eser, stanbulun 1261de Bizansllar tarafndan yeniden alnmasndan sonra VIII. Mikhail (12591282) ve II. Andronikos (1282-1328) dnemi tarihinin en gvenilir ve en ayrntl kaynadr. VIII. Mikhail devri alt kitap halinde olup dier ksmlar 1307ye kadar II. Andronikos zamannn olaylarn ihtiva eder. Kitapta basit bir anlatmdan ziyade edeblik ve belgat n planda tutulmu, Homerostan beri gelen tarihilik gelenei srdrlmtr. Coraf yer adlar ve kavim isimleri iin Attiki lehesinde kullanlan antik isimler tercih edilmi ve adlar unutulmu pek ok yer ismi yeniden canlandrlmtr. Bizans iindeki olaylar anlatlrken yer yer eletiriler de yaplr. Yazar zellikle

mparator VIII. Mikhaili eletirir, onun ikiyzlln ve asabiliini vurgular. Pachymeres, 27 Temmuz 1302de vuku bulan Bafeus (Bapheus) savanda Osman Beyi zikreden ilk tarihidir. Ancak eserinde sadece Osmanllardan bahsetmez, Trk kavimlerinden olan Bulgarlara, Kumanlara, Memlklere, Mool ve Tatarlara, Seluklulara da deinir. Kitapta Detikpakta Altn Orda hanlar Batu, Berke ve Mangt emri Toktadan, kumandan Nogaydan; Seluklu sultanlar Gyseddin Keyhusrev, zzeddin II. Keykvus, oullar Mansur ve Mesud, kardei Rkneddin IV. Klcarslandan; Dobrucada Sar Saltuktan; lhanl hanlar Abaka, Argun, Geyhatu, Gzn, Olcaytudan; Karesioullar Beyliinden; Germiyan sllesinden; Mentee Beyliinden; Osmanl Beyliinden ve Candarolu Sleyman Paadan; Marmara ve Bat Anadoluda Bizansa aknlarda bulunan pek ok Trk beyinden sz edilir (Pachymeresin eserinde verilen bilgilerin dnemin dier kaynaklaryla karlatrlmad zaman ne gibi yanl yorumlarn yaplabilecei ya da bu mukayeseli alma sayesinde anlalmaz gibi grnen pek ok metnin ve kelimenin nasl zlecei hakknda bk. Beldiceanu-Steinherr, XXXII [2000], s. 425-434). Pachymeresin eserinde Trklerle ilgili balca konular ylece sralanabilir: 1258-1261den sonra Trkler tarafndan dou snrndaki dalarn igali; Kotisin tavsiyesi zerine Mikhail Palaiologosun Trkiyeye kamas (1256); Mikhail Palaiologosun Trkiyeden dn ve Makedonya seferi (1257); Tatarlar tarafndan Trkiyenin istils ve Sultan zzeddin II. Keykvusun ka (1260); nceki imparatorlarn Tatarlara kar tavr (1260); VIII. Mikhailin Tatarlara ve Msrllara gnderdii eliler (1261); Msrllarn Suriyeyi almas ve Nogayn Krma yerlemesi (1261); Sultan zzeddinin Eneze, daha sonra Krma ka ve VIII. Mikhail tarafndan karlan tehlike (1264); znikin Tatarlarca istilsna dair yanl bilgilendirme (ubat 1265); Nogay ve Tatar istillar (Bulgaristandakiler, 1268); Trallesin Trkler tarafndan daha sonraki aln (1283-1284); I. Ioannes Angelosu yenmek iin VIII. Mikhailin Tatarlara bavurmas (1282 sonbahar); Tatarlarn Trakyadan gitmesi ve iktidarn II. Andronikosa gemesi (Aralk 1282); Alexsis Philandropenosun etrafndaki Trklerin tavr (1296); Nogayn lm (1299) ve Teodor Svetoslavn tahta k (1297); II. Andronikosun gayri mer kznn Tokta Han ile evlenmesi (Austos 1297); Leon Muzalonun Bapheusta yenilgiye uratlmas (1302); Koitzimpaxis araclyla II. Andronikosun Solymampaxis le ittifak kurmas (1302); genel ykm ve Trk emrlerinin ilerlemesi nnde Anadoludan g edilmesi (1303); Anadoluda Trklerin ilerleyii ve halkn mutsuzluu (1304); Trklerin Menderes Tripolisini al (1304); Trkleri yenmek isteyen Ioannes Choiroboskos adndaki ete bann ortaya k (1304); lhanl Gzn Hann lm (1304); Andre Morisko tarafndan Anadoluda Katalan ordusundaki Trklerin geri dnne yasak konulmas (1305 yaz); Bizans ordusunda yer alan Trklerin ve Alanlarn ayrlmas (1305 yaz); Kouboukleiann Trkler tarafndan alnmas (1305 yaz); Thyraiann igalinden sonra Emr Ssnn Efesi (Ephese) almas (Ekim 1305); Trk Melek saakn imparatorluk lehine davranmas (Ekim 1305); zzeddinin bir akrabasyla evlenen Melek saakla II. Andronikos arasndaki antlama (Temmuz 1306); Katalanlar tarafndan Melek saakn ihanetinin ortaya kartlmas ve onun idam edilii (1306 sonbahar); Trklerin znik yaknndaki Trikokkia Kalesini zapt (1307 ilkbahar). Eserin on nshas bilinmektedir. Bunlarn byk bir ksm birbiriyle uyum gstermekle birlikte zaman zaman farkllklar da grlr. Bu yazmalardan Pachymeresin eserinin basmnda ve deerlendirilmesinde esas alnmtr (bunlar Monecensis graecus 442, Vaticanus Berberinianus graecus 198 ve Vaticanus Berberinianus graecus 203 numaralaryla Vatikanda muhafaza

edilmektedir). zellikle sonuncu yazma, P. Poussinesin 1666da Romada Pachymeresin eserinin ilk alt blmn kapsayan kitabna ve 1669 ylnda yaymlad, Pachymeresin yedi ve on nc kitaplarn kapsayan blmlerini ihtiva eden eserine temel tekil etmitir. Poussinesin nerettii Pachymeresin bu eseri 1729da Venedik klliyat iinde XIII. cilt olarak yeniden yaymlanmtr. Poussines bu almasnda her zaman Greke el yazmasnn metnine sadk kalmam, Venetus Marcianus graecus 404te bulunan, Pachymeresin eserinin daha basit bir Yunanca ile yazlm zeti olan yazmay da sk sk kullanmtr. Poussinesin almas, 1835 ylnda I. Bekkerin desteiyle Bonn klliyat iinde iki cilt halinde yeniden baslmtr. Bekker bu yaymda Roma basksnda grlen iml hatalarnn bir ksmn dzeltmi, ancak eviriden kaynaklanan hatalar dzeltmeden brakmtr. Buna ramen Bonn basks, Pachymeresin eserinin 1666-1669 ve 1729 yaymlarndan sonra gerek anlamda ikinci bask olarak kabul edilmelidir. Eser, 1865 ylnda J. P. Mignenin Pariste nerettii Patrologiae Cursus Completus: Series Graeco-Latina iinde 143 ve 144. ciltler halinde Bekkerin Bonn basksn esas alarak bir defa daha yaymlanmtr. P. Poussinesin nerini esas alan L. Cousin kitab Franszcaya (Historie de Constantinople depuis le rgne de lancien Justin jusqu la fin de lempire, VI. lHistorie des empereurs Michel et Andronique, crite par Pachymere, Paris 1685), A. Karpov da Rusaya (Georgija Pachimera Istorija o Michail i Andronik Paleologach trinacat knig. I. Carstvovanie Michaila Paleologa [1255-1282], St. Petersbourg 1862) evirmitir. Pachymeresin eserinin yaymlar ve evirileri Poussinesin yapt yayma dayandndan onun yapt hatalar ve aklamalar daha sonra modern tarihiler tarafndan pek ok keyf yorumun yaplmasna ve tarih muhtevann bozulmasna sebep olmutur (Beldiceanu-Steinherr, XXXII [2000], s. 425-434). Eserin modern bir edisyonu Vatikan, Paris, Tbingen ve Atina gibi ehirlerin ktphanelerinde muhafaza edilen, 1308-1650 yllar arasnda istinsah edilmi on yedi yazma zerinde karlatrmal alma yaplmak ve Vaticanus Berberinianus graecus 203 nshas temel alnmak suretiyle Vitalien Laurent ve Albert Failler tarafndan gerekletirilmitir (Pachymrs, Relation historiques [ed. Albert Failler], I-II, Paris 1984-2000 [Corpus Fontium Historiae Byzantinae XXIV: 1-2, Series Parisiensis]). Pachymeresin eserinin metni bu son baskda drt cilt halinde yaymlanm, V. ciltte indeksi verilmitir. lk drt ciltte orijinal Yunanca metin tek numaral sayfalarda gsterilirken Franszca evirisi ift numaral sayfalarda yer almtr. Bu yaymn orijinal yazmalar karlatrmann dnda dier bir zellii, Pachymeresin olaylar anlatrken srekli biimde hikyesini keserek geriye dnk olaylar hakknda bilgi verme alkanlndan kaynaklanan ve modern aratrmaclara olaylarn kronolojisini tesbitte zorluk karan unsurlarn dier tarih kaynaklara dayanlarak dipnotlarla aklanm olmasdr.

BBLYOGRAFYA

I. Bekkerus, Georgh Pachymeris de Michaelle et Andronico Palaelogis, Bonn 1835, I-II; J. P. Migne, Patrologiae Curcus Completus, series Graeco, Paris 1857-66; a.e., series Latina, Paris 1844-1855; K. Krumbacher, Geschichte der Byzantinischen Litteratur, Mnchen 1897, s. 288-291; M. E. Colonna, Gli Storici Bizantini dal IV al XV Secolo, Napoli 1956, s. 93-95; G. Moravcsik, Byzantinoturcica, Berlin 1958, I, 280-282; I. E. Karagiannopoulos, Pegai tes Byzantines Historias, Thessalonike 1970,

s. 333-334; A. M. T., Pachymeres, George, The Oxford Dictionary of Byzantium (ed. A. P. Kazhdan v.dr.), New York 1991, III, 1550; I. Beldiceanu-Steinherr, Pachymres et les sources orientales, Turcica, XXXII, Paris 2000, s. 425-434. Levent Kayapnar

PADAH
( ) slm devletlerinde ok geni lkelere sahip hkmdarlara verilen unvan. Szlkte iktidar sahibi kimse, hkmdar anlamna gelen Farsa pdh kelimesi (Pehlevce ptaha), Osmanl hkmdarlarnn unvanlar arasnda rf hkmdarlk sfatlarn ifade eden balca unvan olarak kullanlmtr. lk Osmanl kaynaklarndan Ahmednin skendernmesinde Orhan ve I. Murad iin bey (beg) unvan ile beraber padiah unvan yer alr. bn Battta, Kastamonu Candarolu beyini Sleyman Padiah (baka kaynaklarda Sleyman Paa) olarak kaydeder. 850de (1446) yazlan tarih takvimde Osmanl padiahlar ile Karaman padiahlarndan bahsedilir. Fakat ayn kaynakta Byk Seluklular iin ahinah unvan kullanlr. XIV ve XV. yzyllarda Osmanl hkmdarlar, slm sultan unvan ile beraber rf hkmdarlk sfatlarn ifade eden resm unvan olarak bey ve han unvanlarn tercih etmilerdir. XIV. yzyln ikinci yarsnda Timurun kulland beg unvan nem kazanr ve Osmanl hkmdarlar resm yazlarda bey veya emr unvann kullanmaya devam ederler. II. Murad, II. Mehmed, hatta II. Bayezid, hristiyan devletleriyle yaptklar antlamalarda bey veya emr unvanna yer verdikleri gibi ada Bat hristiyan belgelerinde de daima bu unvanla anlrlar. Buna karlk slm hkmdarlar ile muhaberelerde, kitbe ve beratlarda slm sultan unvan tercih edilir. Han unvanna gelince bunun yine rf hkmdarlk sfatyla ilgili olarak I. Muraddan itibaren kullanld grlr. Orta Asya ve Altn Ordada yalnz Cengiz Han soyundan gelenlerin benimsedii han unvan Osmanllarda kayser gibi uzak bir gelenee bal mphem bir unvan olarak kullanlmaktayd. Ancak I. Bayezidden sonra Timur ve oullarnn iddialar karsnda Osmanl hkmdarlar bamszlk endiesiyle bu unvana hususi bir nem vermeye balamlard; byk bir ihtimalle hnedann Ouz Hana balanmas da bununla ilgili olarak bu zamanda ortaya kmtr. Osmanl hkmdarlar, sikke sahibi mslman hkmdarlar olarak Orhan Beyden itibaren sultan unvann kullanmlardr (I. Osman iin eski kaynaklarda yalnz gazi ve bey unvanlar yer alr). Orhan Bey (1324-1362) balangta sultnl-guzt (Orhan Camii kitbesi), lhanl Eb Sad Bahadr Hann lm zerine es-sultnl-azam unvann kullanmtr. Seluklu unvan usulnn bir taklidi olan I. Muradn 777 (1375-76) tarihli kpr kitbesindeki unvanlar dikkate deer: el-Melikldil el-gz es-sultnl-azam gysd-dny ved-dn ebl-feth Murad Han b. Orhan. XIV ve XV. yzyllarda Osmanl hkmdarlar, hkimiyet ve nfuzlarnn temeli olarak sultnl-guzt velmchidn sfatn benimsemiler ve btn unvanlarna gazi sfatn eklemeye zel bir dikkat gstermilerdir (Hudvendigr- gz, pdih- gz gibi). Msr Memlk sultanlar da onlara halifeye tbi u beyleri (shibl-uct) nazar ile bakarlard. II. Bayezid dahi ayn unvanla anlmtr (bn ys, II, 227; Osmanl kaynaklarnda beg-i uct, stanbulun Fethinden nce Yazlm Tarih Takvimler, s. 82). Osmanl hkmdarlar iin XIV ve XV. yzyllarda byk hkmdar, imparator mnasnda daha ziyade hudvendigr (hundkr, hndgr, hnkr ve hudvend-i azam ekilleriyle birlikte) unvan kullanlmaktayd. J. M. Angiolelloya gre hnkr unvan Trklerce Batdaki imparator unvanndan daha byk bir anlam tamaktayd. Hudvendigr- gz unvann alan I.

Muraddan sonra Osmanl hkmdarlar bu unvanla anlm ve resm belgelerde de bu unvan kullanlmtr (Hicr 836 Tarihli Sret-i Defteri Sancak- Arvanid, s. 26). Orhan Beyin metbu saylan lhanl hkmdarlar tarafndan kullanlan hudvendigr unvan I. Muradn ilk defa Anadolu beylikleri zerinde metbluk kurmasyla ilgili olabilir. Ftih Sultan Mehmed iin kanunnmesinin dbcesinde dier unvanlar arasnda hudvend-i azam unvan da geer. Hudvendigr yerine sonralar en byk hkmdar, imparator mnasnda padiah unvan umumilemi ve yerlemitir. phesiz padiah unvan daha nce de kullanlmtr (850/1446 tarihli Takvmdeki u ifade bilhassa kayda deer: Sultan Murad Han b. Mehmed Han pdiah olaldan ... cem Osman olanlarnn fahr ve Selukden beri padiahlarn gzdesi ve yegnesidir). Kann Sultan Sleymann nmelerinde ise bu tabire, nice diyarn sultan ve padiah veya klcmz ile fetholunmu nice memleketlerin padiah Sultan Sleyman ah b. Sultan Selim ah Han eklinde rastlanr. En ok grlen ekil ise pdih-i lem-penh terkibidir. Batllar padiah unvann daima imparator eklinde tercme etmilerdir. Baz terkiplerde padiah yerine kelimenin kk olan ah tercih edilir. randa rakip olarak ykselen Safevler eski ahinah (ehinah) unvann benimsemilerdir. Bu, Osmanl hkmdarlarnn padiah unvanna umumi ve resm bir mahiyet vermelerine sebep olmu olabilir. ah I. Abbas, 998 (1590) tarihli bir nmesinde (TSMA, E. 1018) III. Murada ahinah unvan ile hitap etmitir ki bu iki unvann derece itibar ile eit sayldna bir delil kabul edilebilir. Devletin gazi u beyliinden Kann Sultan Sleymann cihanmul imparatorluuna kadar inkiaf srasnda Osmanl hkmdarnn yetkileri de gelimitir. Yazcolu Ali Trh-i l-i Selkunda, Osman Gazinin Ouz Hann mer vrisi Kay soyundan olmakla eski Trk tresine gre Trkmen beyleri tarafndan han seilmi olduunu iddia etmitir. Bununla Osmanl hnedannn Anadoluda btn Trkmenler zerinde mer hkimiyete sahip bulunduunu belirtmek istiyordu. Osmanllar bylece bilhassa Timur oullar karsnda bamszlk, hatta stnlk iddialarna da meruiyet kazandrmak gayesini gtmekteydiler. II. Bayezid devrinde yazlm derleme tarihlerde ise Osmanl hnedannda hkimiyetin menei zerinde eitli grler yer almtr. Bunlarda Ouz Han soyundan gelme iddias yannda hkimiyetin dorudan doruya Tanr tarafndan mbarek bir kii (Edebli) vastas ile Osmana balanm olduu telakkisi de yer alr. slm memleketlerinde sfliin yaylmasyla nem kazanan bu sonuncu telakkide kaanla aman arasndaki mnasebete dair geleneksel inanlarn bir tesiri bulunabilir. Ayn kaynaklara gre Osman Gaziye beylik yani siyas hkimiyet kl, bayrak ve davul gibi hkimiyet almetleriyle Seluklu sultan tarafndan tevcih edilmitir. Bu almetler slmda halifenin velyet suretiyle hkimiyet ve icra yetkisini valilere, sultanlara tevcihinde kullanlrd. Bylece Seluklu sultan halifeden ald yetkileri gazi u beyine intikal ettirmi saylyordu. Osmanl hkmdarlar Ftih Sultan Mehmede kadar Hristiyanla kar slm gaznn nderleri saylmtr. Hatta II. Bayezid devrinde bile Msr sultan kendisine halife tarafndan menur gndertmi ve kfir memleketlerinden fetihlerde bulunmak zere kendisinin Rum bildna kaymakam yapldn iddia etmitir (bn ys, II, 227). Msr Memlk sultanlar, Mekke ile Medineyi ve hac yollarn himaye ettikleri ve Kahirede Abbs halifelerini yanlarnda bulundurduklar iin kendilerini slm leminin en nfuzlu ve stn sultanlar sayarlard. Fakat Osmanllarn artc ilerleyii ve zellikle stanbulun fethi gazy slm leminde siyas nfuz ve kudretin balca kayna haline getirdi. Ftih Sultan Mehmed bile Memlk sultanlarna kar stnlk

iddiasnda bulundu. II. Bayezid ise kendi emriyle yazlm olan Kemalpaazde tarihinin mukaddimesinde Hulef-yi Ridnden sonra gelmi mslman hkmdarlarn en by olarak nitelendirilir. Klasik anlamda Osmanl padiah tipi, devlet iinde mutlak rf hkimiyet yetkisiyle Ftih Sultan Mehmedin ahsnda ortaya km, kudretini Yavuz Sultan Selim ve Kann Sultan Sleyman zamannda kazanmtr. Ftih kendini, Rumeli ve Anadolunun hkimi ve stanbulun sahibi sfat ile Roma kayserlerinin vrisi ve her eyden nce slmn en byk cihad mmessili saymaktayd. 1509da Portekizliler, Hint Okyanusunda Memlklerin donanmasn yok ederek Kzldenize girmek, Hz. Peygamberin mezarna saldrmak tehdidinde bulunduklar zaman btn slm leminin gz gaznn nderi olan Osmanl padiahna evrildi. Memlklere yardm iin Msra Osmanl gemicileri gnderildi. Bu suretle Memlkler de Osmanllarn gaz yolu ile slm leminde stnln tanm oluyordu. Yavuz Sultan Selim, 24 Austos 1516da Mercidbk zaferinden hemen sonra Halepte hdiml-Haremeyni-erfeyn unvann kulland. Kahireye giderek Abbs Halifesi Mtevekkil-Alellah stanbula gnderdi. Mekke erifi Eb Nmey kendisine balln bildirdi. Hilfet almetleri olan Hz. Peygamberin hrkas, sanca ve dier mukaddes emanetler stanbula getirilerek zel bir hazineye konuldu. Mtevekkilin Ayasofya Camiinde hilfeti resmen Yavuz Sultan Selime terkettii hakknda yaylm olan rivayet (DOhsson, I, 269 vd.) dnemin kaynaklarnn hibirinde bulunmaz. Yavuz Sultan Selim iin nemli olan ey halife unvann kullanp kullanmamak deil (XIII. asrdan sonra her slm hkmdar bu unvan kullanmakta kendini serbest hissediyordu ve Yavuz Sultan Selimden nce Osmanl hkmdarlar bu unvan kullanmlard; bk. z, I/4 [1941], s. 243), fakat hdimlHaremeyni-erfeyn unvan ile beraber hilfet almetlerini muhafaza etmek, Msr Memlk sultanlarnn slm lemindeki yerini almak, Osmanl sultann u gazi hkmdar durumundan fiilen hilfetin sahibi ve koruyucusu durumuna ykselmektir. Kann Sultan Sleyman, Mekke erifine yazd cls mektubunda hdim beytillh vel-Harem unvann kullanm ve kendisinin elhilfetl-kbr makamna oturduunu bildirmitir. erif de cevabnda padiah gazda kazand baarlar dolaysyla kendisinden ve btn dier slm hkmdarlarndan stn saymaktayd (Feridun Bey, I, 501). Bununla beraber bu ada Abbsler devrindeki mtat hilfet telakkisinin oktan tarihe mal olduu ve Osmanl sultanlarnn o mnada bir hilfet iddiasna kalkmadklar muhakkaktr. Osmanl padiahlarnn kulland halfe-i ry-i zemn ve halfetl-mslimn unvanlar tarih-hukuk anlamndan uzakt. Hindistanda Hint-Trk padiahlar, Osmanl hkmdarnn slm lemindeki stnlk iddialarn ho karlamadklarn belli etmilerdir (a.g.e., II, 63-67). II. Bayezidden itibaren Osmanl padiahnn hkmdarlk ve devlet telakkisi eriata gittike daha uygun bir hale getirilmeye allm, rf tasarruflar giderek snrlandrlmtr. Ancak XVIII. yzylda Osmanllar, Abbs hilfet telakkisini canlandrmlar ve padiah btn mslmanlarn tek mer halifesi olarak grmeye balamlardr. XVIII. asrda ranllar ile yaplan antlamalarda bu temayl aka kendini gsterir. 1774 Kk Kaynarca Antlamasnda Krm mslmanlarnn din bakmdan Osmanl padiahna ball hakkndaki 3. madde sonradan Rusyaya verilen bir takrirle aklanmtr (metin iin bk. Cevdet, II, 302 vd.). Buna gre, Tatar kavmi bil-ittifak bir han intihap eylediklerinde, hdiml-Haremeyni-erfeyn ve imml-mslimn olan pdih- l-i Osman hazretlerine ber muktez-y hilfet-i uzm arz ve inh ve sultnl-mslimn hazretleri dahi bir gn tall ve tavk

etmeksizin derakab nin- erf-i hilfet-penh t ve teriftn irsl eyleye. Bundan baka hutbede ve sikkelerde Osmanl padiahnn ad geecek, Krm kadlarna stanbuldan kazasker tarafndan izn-i er mrselesi verilecektir. Bu belgeye gre ayn zamanda iki halife (ictim-i halfeteyn) olamaz. Bu sebeple Krm han halifeden berat alr. Bu maddeyi daha ak hale koyan 1779 Aynalkavak tenkihnmesine gre (a.g.e., II, 329) Krm halk mebuslarn gnderip padiah imml-mminn ve halfe-i azam- muvahhidn tandklarn bildirecek ve setikleri han iin misal (berat) gnderilmesini ve padiahn takds-i ersini dileyeceklerdir. Fakat bu durumun Krm hanlarnn dnya ve devlet ilerinde bamszlna halel getirmeyecei ayrca belirtilmitir. Burada halifenin siyas ve din yetkilerini ayrt etmesi ve siyas haklarndan vazgemesi Rusyann basks ile kabul edilmi bir durumdur. Bu durum, Osmanl hkmdarnn hilfet yetkilerini rf padiahlk yetkilerinden ayrp mstakil olarak icra etme iddiasnn ilk ifadesidir. XIX. yzylda Tanzimat devrinde gayri mslim tebaay devlete balamak iin de padiahn rf hkmdarlk sfatnn belirtilmesine nem verilmi, btn Osmanllarn hkmdar sfat btn mslmanlarn hkmdar sfat yannda ayr bir kavram olarak ortaya km ve her ikisi 1876 Knn- Esssinde u ekilde ifadesini bulmutur: Zt- hazret-i pdih hasbel-hilfe dn-i mbn-i slmn hmisi ve bilcmle tebaa-i Osmniyyenin hkmdar ve pdiahdr (md. 4); Saltanat- seniyye-i Osmniyye hilfet-i kbr-i slmiyyeyi hiz olarak slle-i l-i Osmndan usl-i kadme vechile ekber-i evlda aittir (md. 3). 1922de saltanat ilga eden kanun Osmanl hkmdarnn padiah olarak hkimiyet haklarnn tamamyla millete getiini, fakat halifelik sfat ve yetkilerinin hnedanda devam ettiini onaylamaktayd. Osmanl padiahnn rf hkmranlk yetkilerine gelince bunun bir taraftan Orta Asya Trk devlet geleneine, dier taraftan Yakndoudaki kadm imparatorluk geleneklerine bal olduunda phe olmamakla beraber gerekte Osmanl padiah daha ziyade Osmanl tarihinin bir rndr. Baz Osmanl mellifleri, bu arada XV. yzylda Tursun Bey Gazzl, bn Sn, Nasrddn-i Ts gibi slm dnrlerini izleyerek Osmanl padiahnn mutlak rf hkmranlk haklarna nazar bir temel bulmay denemitir. Tursun Beyin padiah yetkileri ve tebaa hakknda tarihinin mukaddimesinde yazdklarna gre itima nizam korumak iin her insan kabiliyetine gre kendi mevkiinde hakkna raz tutmak ve bakasnn hukukuna saldrmaktan menetmek gerekir; bu da bir padiahn varln zaruri klar. Padiah olmazsa nizam olmaz, insanlar birbirini yok eder. Bu sebeple padiaha mutlak itaat gerekir; Kuran da bunu emreder. Padiah istedii gibi yksektekileri alaltr, aadakileri ykseltir. Tanrnn ztna mahsus olan bu sfat yani mutlak hkimiyet onda belirir. Fakat bu yetki adalet dairesinde kullanlmaldr. Adaletsiz lke ayakta durmaz. Adalet insanlar arasnda dzenin temelidir. Osmanl padiahlar bu mutlak hkimiyeti fiilen ve hukuken kendi ahslarnda bilmilerdir. Hatta Avrupada yeni alarn banda Machiavelli ve Jean Bodin gibi nazariyeciler mutlak hkmdar rnekleri arasnda Osmanl padiahlarna geni yer vermilerdir. Osmanl padiahlar slm tarihinde belki en ziyade merkeziyeti ve mutlakiyeti hkmdarlar saylabilir. Onlar yalnz idar sahada bu mutlakiyetin bir vastas olarak devletin icra yetkilerini yalnz kendi kullarna vermek, toprak zerinde devlet kontroln kurmakla kalmamlar, ayn zamanda ilmiye snfn tekiltlandrmak ve devlet hizmetine sokmak, her trl vakf devlet kontrol altna almak suretiyle merkeziyeti glerini o zamana kadar hibir slm devletinde grlmemi ekilde kuvvetlendirmilerdir. Padiahn rf sahada mutlak hkimiyetini gsteren hukuk messese hkm, irade, ferman, berat, hatt hmyun adlar altnda gsterilen emir yetkisi tekil eder. Bu belgelerde padiah emir ve

iradesini buyurdum ki tabiriyle belirtir. Yalnz her trl tayin ve tevcih belgeleri (bert- pdih), her eit icra emirleri (fermn- pdih) deil ayn zamanda kanunlar da bir hkm ekli iinde bir padiah iradesi olarak duyurulur. 1876 Knn-i Esssi dahi bir irde-i seniyye eklinde iln edilmitir. Knn-i Essde 1908den sonra yaplan deiiklikle irdt- seniyyenin kanun mahiyeti kabul edilmekle beraber sahas tayin ve tesbit olunmutur. Btn berat ve fermanlar padiahn turasn tard. Ancak er belgeler, zellikle vakfiyeler kendi geleneksel ekilleri iinde dzenlenir ve yalnz padiahn berat ile tayin edilmi er yetkililer tarafndan onaylanrd. Padiah eriat uygulamaya ve muhafazaya mecburdur. Padiahn mutlak yetkisi eriat snrnda durur. Yavuz Sultan Selimden sonra ve bilhassa gerileme devrinde eriat padiahn rf hkimiyet sahasn gittike daraltm, devletin icra faaliyetleri eriatn denetimi altna sokulmutur. Yavuz Sultan Selim, eyhlislm Zenbilli Ali Efendinin divana gelip devlet ilerine karmasn protesto ettii halde (Mecd, s. 305) XVIII. yzylda nemli devlet ileri iin eyhlislmdan fetva alnmasna lzum grlyordu. eyhlislm bu ilerin grld meclislere bakanlk etmekteydi. XVII. yzyldan itibaren padiahlarn, eriata aykr hareket ettiklerine dair eyhlislmlar tarafndan verilen fetvalarla tahttan indirildikleri de bilinmektedir. III. Selimin hali iin eyhlislm Atullah Mehmed Efendinin verdii fetvada onun saltanat tahtnda istikllini kaybettii, bakalarna alet olduu ve mslmanlara kar hareket ettii iin hilfete lyk olmad belirtilmitir. Bununla beraber onun halinden sonra yenierilere verilen teminat belgesinde padiah ve halifenin mutlak hkmranlk haklar tamamyla teyit edilmitir (Cevdet, VIII, 446-449). 1839da Glhne Hatt- Hmyununun ilnndan sonra Tanzimat devrinde Batnn anayasa fikirlerinin etkisi altnda padiahn mutlakiyetini snrlandrma ve ana haklar teminat altna alma amacn gden bir cereyan gittike kuvvetlenmi, Yeni Osmanllar bu fikri savunmulardr. Nihayet Sultan Abdlazizin keyf ve mstebit idaresinin ardndan onun hali zerine 1876 Knn- Esssi iln edilmitir. Bu anayasa padiahn devlet kuvvetleri iinde stn durumunu ve mutlak hkimiyetini korumu, padiahn tayin ettii vkelnn meclise kar sorumluluu esasn tanmamt. Fakat 1908 inklbndan sonra yaplan Knn- Ess deiikliiyle bu sorumluluk tannm (md. 30) ve Osmanl padiah bylece merut bir hkmdar durumuna gelmitir (Celleddin rif, II, 8-28). 23 Nisan 1920de Trkiye Byk Millet Meclisi hkmetinin kuruluu ile mill iradeye dayanan mill hkmet padiahn btn yetkilerini fiilen zerine alm, zaferden sonra Byk Millet Meclisi 30 Ekim 1922 ve 1-2 Kasm 1922 tarihli iki kararyla (Dstr, nc tertip, karar nr. 307, 308) yeni Trkiye hkmetinin Osmanl Devleti yerine kaim olduuna, Teklt- Essiyye Kanunu ile hkmranlk hakk millete verildiinden stanbuldaki padiahn mdm ve tarihe mntakil bulunduuna karar vermitir. Ancak hilfet u madde ile ibka edilmitir: Hilfet hnedn- l-i Osmna ait olup halifelie Trkiye Byk Millet Meclisi tarafndan bu hnedann ilmen ve ahlken ered ve aslah olan intihap olunur. Trkiye Devleti makm- hilfetin istinatghdr (md. 2). 23 Ekim 1923te Teklt- Essiyye Kanununun baz maddelerinin tavzhan tdiline dair kanunla (Dstr, nc tertip, nr. 364) hkmet ekli cumhuriyet olarak belirlenmi, ayn gn Mustafa Kemal reisicumhur seilmi ve 3 Mart 1924te hilfetin ilgasna ve hnedn- Osmnnin Trkiye Cumhuriyeti memliki hricine karlmasna dair kanunla (a.g.e., nc tertip, nr. 431) halife haledilmitir. Bu kanunun 1. maddesinde, Hilfet hkmet ve cumhuriyet mna ve mefhumunda esasen mndemi olduundan hilfet makam mlgadr denilmektedir.

BBLYOGRAFYA

bn Battta, Seyahatnme, I, 341, 352; Yazczde Ali, Trh-i l-i Selk, TSMK, Revan Kk, nr. 1391, vr. 444a; Ahmed, Tevrh-i Mlk-i l-i Osmn (haz. iftiolu N. Atsz, Osmanl Tarihleri I iinde), stanbul 1949, s. 9-10; Hicr 835 Tarihli Sret-i Defteri Sancak- Arvanid (nr. Halil nalck), Ankara 1954, s. 26; Makrz, Histoire des sultans mamlouks (trc. E. M. Quatremre), Paris 1837, I, 68; stanbulun Fethinden nce Yazlm Tarih Takvimler (nr. Osman Turan), Ankara 1954, s. 82; kpaazde, Trih (Atsz), s. 93, 127, 148, 160; Tursun Beg, Trh-i Ebl-Feth: The History of Mehmed the Conqueror (nr. Halil nalck - R. Murphy), Minneapolis-Chicago 1978, metin, vr. 25a; Ner, Cihannm (Unat), I, 59, 191, 247; bn ys, Bediuz-zhr, Bulak 1311, II, 227; Feridun Bey, Mnet, I, 501; II, 63-67; Mecd, ekik Tercmesi, s. 305; DOhsson, Tableau gnral, I, 269 vd.; Cevdet, Trih, II, 302 vd., 329; VIII, 446-449; Celleddin rif, Hukk- Essiyye, stanbul 1329, II, 8-28; Dstr, nc tertip, nr. 307, 308, 364, 431; Uzunarl, Medhal, s. 146; B. Y. Vladimircov, Cengiz Han (trc. Hasan li Ediz), stanbul 1950, s. 53-70; Zeki Velid Togan, Umumi Trk Tarihine Giri, stanbul 1970, s. 329, 468; Fr. Taeschner, Beitrge zur Frhosmanischen Epigraphik und Archologie, Isl., XX (1932), s. 109-186; Tahsin z, Murad I ile Emir Sleymana Ait ki Vakfiye, TV, I/4 (1941), s. 241-244. Halil nalck

PDH
() Safevler, Bbrller ve Osmanllar tarafndan kullanlan bir eit gm para. h, hin, ain olarak da adlandrlr. Timurun olu hruhun adna nisbetle nce hruh eklinde anlrken daha sonra ksaca h diye yaygnlamtr. h kelimesi ran meneli olup ilk defa hruh zamannda tenge-yi nukrann 4,72 grama indirilmesinin ardndan halk arasnda hruh (h) adyla mehur olmutur. Safev Hkmdar ah smil 908-923 (1502-1517) yllar arasnda 1, 2 ve 4 miskal arlnda gm sikkeler bastrmt. Bunlardan 1 miskal olann arl 1 hruhye eitti. I. ah Tahmasb zamannda 1 h 0,5, Kerim Han Zend dneminde ise eyrek miskaldi (yaklak 1,15 gr.). Zendlerin son devrinde 1 h 0,96 grama kadar dmtr. Bu dnemde gm para basm azald ve eyaletlerde 1 miskal tutan bakr paraya da h ad verildi. Kaarlardan Feth Ali ah zamanna (1797-1834) kadar 2 hye muhammed, 4 hye abbs denilirdi. Feth Ali ah devrinde tedavldeki en kk hye h-yi sefd ad verilirdi. Nsrddin ah dneminde 100 dinara d h, 50 dinara h denilirdi. Nevruz kutlamalar dolaysyla baslan kk gm sikkeler de bu adla anlrd. Rz ah Pehlev 1930da 1 tmeni 10 riyale, 10 riyali 100 dinara, 1 hyi 5 dinara eitledi. 1935te 0,5 riyal (100 dinar) 10 h kabul edildi. Son h sikkeler, 50 dinar eklinde ran slm Cumhuriyetinin ilnndan (1979) sonra yeni rejimin ilk paras olarak bir defaya mahsus baslmtr. h, Bbrllerden nce ve Bbrller zamannda Hindistanda da kullanlmtr. XV. yzylda Dou Anadolu ve Bursa piyasalarnda dolaan hruhler, Osmanllarda ise XVI. yzylda Bursa sicillerinde gm paralar h olarak gemeye balar. te yandan Yavuz Sultan Selim tarafndan bastrlan altn para da h diye bilinir. Yaplan aratrmalardan yazl kaynaklarda geen h, pdih, selm denen sikkenin gm para olduu anlalmaktadr (Maxim, Cercetari Numismatice, V, 129-152). Osmanllar, Akkoyunlu ve Safev ran topraklarnda baslan hruh (h) gm sikkesini Osmanl paras olarak Yavuz Sultan Selim zamannda h, Kann Sultan Sleyman dneminde sleymn, II. Selim devrinde selm, III. Muradn saltanatnda pdih (halk aznda ise h) eklinde adlandrmtr. Osmanl gm paras olarak h-dirhem nmismatik kataloglara gre ilk defa 921 (1515) ylnda, yani Yavuz Sultan Selimin ran seferi ve yeni dou fetihlerinden sonra Gencede darbedilmitir (Schaendlinger, s. 73). Bu sikkenin bugnk arl (kullanldktan sonra) ad geen kataloga gre 3,40 gramdr. Halil Sahillioluna gre 919da (1513) Bursa davalarnda zikredilen hler 1 miskal (4,608 gr.) arlndayd (Studies in Ottoman Economic, s. 45). Fakat o srada Dou Anadolu henz fethedilmedii iin Bursadaki hler Osmanl basm bir para deil ran parasyd. Her iki sikkenin arl gz nne alnrsa Osmanllarn ran sikkesini rnek ald ortaya kar. 1566da Badat Darphnesi 12 krat (3,840 gr.) arlnda hleri basmaya balamtr (a.g.e., s. 45). Yeni sikkenin Osmanl piyasasndaki tesiri ve rol gittike artt. Bunun sebepleri, bir taraftan bu

parann, 1584-1586 yl byk devalasyonundan sonra 0,384 gr. gm arlnda gelen akeden on kat daha fazla gm tutar olmas, dier taraftan Bursa ve stanbul byk atlyelerine ham madde olan ran ipeinin bu para ile daha rahat satn alnmas idi. Nihayet ran seferlerine (1578-1590) katlan askerlerin maalar da bu parayla ksmen de olsa denebiliyordu (BA, MD, nr. 40, s. 271, hk. 633). Osmanl hazinesi ve piyasasnda pdihnin rayici Yavuz Sultan Selim zamannda 6-6,5 ake, 991 (1583) ylna doru 7 ake (vergilerin alnmasnda), 7,5 ake (maalarn denmesinde), bu yln son aylarndan itibaren tek kur olarak 8 ake oldu. Sultan brhim dneminde ise 10 ake idi (BA, KK, nr. 1772, s. 30, 55, 58). Akeye kar daha stn gelen pdih, 1582-1583 mal ylnda Osmanl d hazinesinin gelirlerinin % 17,11ini oluturuyordu (Sahilliolu, Gel.D, tablo 5). 1578-1590 yllar ran savalar sonrasnda bu para yalnz Anadolu piyasalarna deil Balkanlara, hatta Tuna kuzeyindeki tbi Eflak ve Bodan voyvodalklarna da yayld. 993te (1585) Erdele firar eden Eflak Voyvodas Petru Cercelin haracnn birou pdihden oluuyordu (Documente privitoare, III, 29-30). 1589da Eflaktan geen ngiliz seyyah Fox yerli fiyatlardan bahsederken bunu hiye denilen parayla ifade eder (Calatori straini, III, 295); yani Eflak piyasasnda pdih akeden daha nemli, daha aranan bir para haline gelmiti. Rznme defterlerindeki kaytlara gre 996-997 (1588-1589) mal ylnda Eflak haracnn % 93,76s ve Bodan haracnn % 36,3 pdih olarak denmiti. Ayrca 1586, 1587 ve 1588 yllarnda Eflak ve Bodan voyvodalar tarafndan verilen sikke tashih akesi tamamen pdih olarak (1 pdih = 8 ake) tediye edilmiti (BA, KK, nr. 1772, s. 30, 74, 125). Tunann kuzeyindeki piyasalarda pdihnin hareketi son zamanlarda nmismatik buluntularla da dorulanmaktadr. Pdih/hnin bu ilerlemesi karsnda Osmanl idarecileri 998de (1590) bu parann tedavln Eflak ve Bodan dahil genellikle yasaklamt (BA, MD, nr. 66, s. 220, hk. 465). Nitekim bu tarihten sonraki hazine rznme defterlerinde bu parann ismine rastlanmaz (BA, KK, nr. 1871, 1873, 1877). Yasan sebebi, ayn yl Bodan ve Eflak voyvodalarna gnderilen hkmde ran seferinin almasndan beri bu taraftan gelen ve Osmanl piyasasna yaylan hnin ounlukla salam ayarl olmamas (bakr kark) eklinde aklanmtr (BA, MD, nr. 66, s. 220, hk. 465). hlerin kalp ve vezniyle ayarnn bozuk olduu hakknda birok ikyetin hkmet merkezine ulat resm kaytlardan anlalmaktadr (BA, MD, nr. 12, hk. 953; Canca Darphnesinde baslan kalp h: MD, nr. 48, s. 90, hk. 244; Rusuk kasabasnda baslan kalp kuru, h ve ake hakknda: MD, nr. 48, s. 291, hk. 853; Erzurum, Diyarbekir, Halep ve Badat dolaylarnda baslan kalp, vezni ve ayar bozuk hler: MD, nr. 55, s. 202, hk. 366). Ayrca kalp hnin baslmasnda ham madde kayna olan Macaristan, Karatova ve dier Rumeli blgeleri bakrnn Anadoluya ve rana gtrlmesi de yasaklanmt (BA, MD, nr. 28, s. 174, hk. 404). hlerin 1590da tedavldeki bu resm yasaklanmas geici oldu. Pdihlerin Osmanl piyasalarnda gayri resm tedavl srd. Bu durum karsnda (pdi)hler iin 1015-1024 (16061615) yllar arasnda 5 ake olarak tek rayi konuldu (Sahilliolu, TTK Belgeler, I/1-2 [1964], s. 232-233). Osmanl akesinin byk Avrupa gm kurular ve hatta normal arlkta (pdi)hler karsnda yetersiz oluu bu zorunluluu ortaya koymu olmaldr. Bunun iin 1027den (1618) sonra II. Osman 3 gr. arlnda (10 akelik) onluk sikkeyi ve 1098den (1687) sonra II. Sleyman Osmanl kuruunu darbettirdi. Bu adan ran kkenli (pdi)hnin tarihi Msr kkenli pre / parann kaderiyle benzerlik gsterir.

BBLYOGRAFYA

BA, MD, nr. 22, s. 266, hk. 521, s. 322, hk. 638; nr. 28, s. 299, hk. 747; nr. 48, s. 348, hk. 1021; nr. 58, s. 304, hk. 778; BA, KK, nr. 1772, s. 70, 104, 135; nr. 1869, s. 21, 23, 25, 60, 67, 82, 90; Documente privitoare la istoria Ardealului, Moldovei i arii Romneti (ed. E. A. Veress), Bucureti 1931, III, 29-30; Calatori straini despre arile Romne (ed. M. Holban), Bucureti 1971, III, 295; smil Galib, Takvm-i Meskkt- Osmniyye, stanbul 1307, s. 80; Ekrem Kolerkl, Osmanl mparatorluunda Para, Ankara 1958, s. 31; Nuri Pere, Osmanllarda Mden Paralar, stanbul 1968, tr.yer.; brahim Artuk, Kanun Sultan Sleyman Adna Baslan Sikkeler, Ankara 1972, s. 23, 68, 173-174; A. C. Schaendlinger, Osmanische Numismatik, Braunschweig 1973, s. 73; O. Iliescu, Cu privire la haraciul arilor romne n secolul al XVI-lea, Revista de istorie, XXI/2, Bucureti 1979, s. 558-559; evket Pamuk, Osmanl mparatorluunda Parann Tarihi, stanbul 1991, s. 111; Halil Sahilliolu, Studies in Ottoman Economic and Social History, stanbul 1999, s. 27-64; a.mlf., XVII. Asrn lk Yarsnda stanbulda Tedavldeki Sikkelerin Ryici, TTK Belgeler, I/1-2, Ankara 1964, s. 232-233; a.mlf., Osmanl Para Tarihinde Dnya Para ve Maden Hareketinin Yeri 1300-1750, Gel.D, ktisat tarihi zel says, Ankara 1978, s. 10; a.mlf., ahi, Trk Nmizmatik Dernei Blteni, sy. 33-34, stanbul 1996, s. 65; Mihai Maxim, lEmpire ottoman au nord du Danube et lautonomie des principauts roumaines au XVIe sicle. tudes et documents, stanbul 1999, s. 263-273; a.mlf., Considrations sur la circulation montaire dans les pays roumains et lEmpire ottoman, RESEE, III (1975), s. 407-415; a.mlf., O lupta monetara n secolul al XVI-lea: padiah contra aspru, Cercetari Numismatice, V, Bucureti 1983, s. 129-152; N. Eugen, Un ahiu ottoman hibrid din vremea lui Murad al III-lea (1574-1595), Un ah ottoman hybride de lpoque de Murad III., Simpozion de numismatica. Chiinau, 28-30 mai 2000, Bucereti 2001, s. 157-159; a.mlf. v.dr., Un tezaur din epoca lui Mihai Viteazul, descoperit n fostul raion Rezina, a.e., s. 161-167; S. Srekovi, Ottoman Mints and Coins, Belgrade 2002, tr.yer.; Mustafa Akda, Osmanl mparatorluunun Kurulu ve nkiaf Devrinde Trkiyenin ktisad Vaziyeti, TTK Belleten, XIII/ 51 (1949), s. 516-517; E. Isacescu, Tezaurul monetar din a doua jumatate a secolului ai XVI-lea, descoperit la Rmnicu Vlcea, Buletinul Societatii Numismatice Romne, LXX-LXXIV/124-128 (1976-80), Bucureti 1981, s. 331-339; B. Murgescu, The Shahis in Wallachia, RESEE, XXXII (1994), s. 1-8; Erdoan Meril, h, A, X, 281; R. E. Darley-Doran, Shh, EI (ng.), IX, 203. Mha Maxm

PADRLER
(bk. PEDRLER).

PAKALIN, Mehmet Zeki


(1886-1972) Osmanl Tarih Deyimleri ve Terimleri Szl adl eseriyle tannan aratrmac, yazar. 9 Mays 1886da Ohride dodu. Babas Binba Nili Ali Rz Bey, annesi Sbire Hanmdr. lk eitimini Krova ve Manastrda, orta eitimini Manastr Asker Rdiyesinde ald. Manastr Mlk ddsinden 10 Kasm 1903te mezun oldu. Daha sonra stanbula giderek Mlkiye Tbbiyesine girdiyse de salnn bozulmas zerine ikinci snftan ayrlmak zorunda kald; ardndan memuriyete geti. Filorina kazasnda nc Kol Tahrr-i Nfs memurluu yapt, fakat bir ay sonra istifa etti. Ksa bir mddet Prizren Drlmuallimninde muallim vekilliinde bulundu. Prizren sanca Muhasebe Kaleminde evrak mukayyitliiyle Maliye Nezretine intisap etti. Ardndan Orhaniye, Doyran ve Kavala mal mdrl yapt. Selnik Emlk-i Emriyye mdr (14 Ocak - 2 Ekim 1911), vekleten de Drama sancana muhasebeci oldu. Balkan Sava hayatnda bir dnm noktas tekil etti ve Rumeli topraklarndan ayrlmak zorunda kald. stanbulda Emlk-i Emriyye mdrlnde ve ardndan bu mdrln ikinci ksm mmeyyizi evvelliinde bulundu. Ksa bir sre akta kaldktan sonra Beyolu Belediyesi muhasebeciliine getirildi. 1924te Vilyet Umr- Hesbiyye mdr (ehremneti muhasebecisi) olarak Ankarada bulundu. Ardndan stanbula dnd. Adana ve zmir grevleri dnda emekli oluncaya kadar memuriyet hayat bu ehirde geti. stanbul Vilyeti Emlk-i Milliyye mdrl, stanbul Defterdarl muavinlii, Dvn- Muhsebt birinci snf murakpl ve bamurakpl gibi grevler yapt. Buradan istifa ederek getii Emlk ve Eytam Bankasnda stanbul, Adana, zmir emlk efi olarak alt. Son grevi stanbul Kazan Tedkk-i tirz Komisyonu raportrl ve ardndan yelii oldu. 1 Ekim 1950 tarihinde emekliye ayrlnca btn zamann tarih almalarna ayrd. 30 Ocak 1972de ld. Mezar Karacaahmet Kabristanndadr. Franszca yannda Bulgarca, Srpa ve Rumcaya da ina olan Pakaln mr boyunca kitap toplamtr. 6953 cilt tutan ndide kitaplar 9 Kasm 1982de kz Sevim zek tarafndan tf Efendi Ktphanesine balanmtr. Bunlarn 183 yazmadr. zellikle salnmeler ve Osmanl tarihine ait deerli kitaplar yannda mecmua ve gazete koleksiyonlar da nemlidir. Pakalnn ok verimli bir yaz hayat olmutur. lk yazlar mal ve iktisad konularda olup bunlar Eblkemal M. Akil imzasyla neretmitir. Ardndan biyografi trne merak sarmtr. Yazlar Trh-i Osmn Encmeni Mecmuas, Trk Tarih Encmeni Mecmuas, Beynl-hak, Seblrread, slm Mecmuas, tihad bata olmak zere ilim ve kltr mecmualarnda, leri, kdam, Son Posta, Yeni Sabah gibi gazetelerde yaymlanmtr. Yeni Mecmuadaki Tanzimattan Cumhuriyete Kadar Sadrzamlar balkl tefrikas nemlidir. Ayrca brahim Aleddin Gvsann Resimli Yeni Lugat ve Ansiklopedisine yazlaryla katkda bulunmutur. slm-Trk Ansiklopedisi ile (1941-1948) Aylk Ansiklopedide de (I-V ve eki, 1945-1949 ve 1950) birok maddesi vardr. ktisat ve Ticaret Ansiklopedisinin yaz heyetine dahil olmu; VIII, IX, X. ciltlerle (1953-1954) ek cildinde (1960) birok madde kaleme almtr. Mehmet Zeki Pakaln alma tarz olarak nakil usuln tercih etmi ve zaman zaman intihale varacak lde nakillerde bulunmusa da zellikle biyografi alanna nemli katk salamtr. Eserleri. 1. Kyllerimiz Niin Zengin Olmuyor (stanbul 1330). 2. Maktl ehzadeler (stanbul 1336). Tarihe dair ilk baslan eseridir. 3. Tanzimat Maliye Nazrlar (stanbul 1939). Tanzimatn

100. yl dnm mnasebetiyle hazrlad iki ciltlik bir eser olup biyografisi verilen nzrlar daha sonra Maliye Tekilt Tarihi isimli kitabna eklenmitir. 4. Son Sadrzamlar ve Bavekiller (I-V, stanbul 1940-1948). Sekiz cilt halinde kaleme alnan, ancak be cildi baslabilen eser, Osmanzde Ahmed Tibin Hadkatl-vzersna Ahmed Rifat Efendi tarafndan yazlm son zeyil olan Verdl-hadikin bir devamdr. Ysuf Kmil Paadan son sadrazam Ahmed Tevfik Paaya kadar gelen sadrazamlarn hal tercmesini ve icraatlarn ihtiva eder. Bu eserin geni baz biyografileri ayrca mstakil kitap eklinde baslmtr. Bunlardan Mahmut Nedim Paa (stanbul 1940), Mithat Paa (stanbul 1940), Hseyin Avni Paa (stanbul 1941), Ahmet Vefik Paa (stanbul 1942) ve Safvet Paa (stanbul 1943) zikredilebilir. 5. Bursada Fatihin Oullar Mustafa ve Sultan Cem ve Trbeleri (stanbul 1945). Sheyl nver ile birlikte hazrlad ve belgelerle destekledii kitabdr. 6. Osmanl Tarih Deyimleri ve Terimleri Szl (I-III, stanbul 1946-1956). Yazarn en tannm eseridir. nce Tarih Tbirler ve Istlahlar Ansiklopedisi adyla hazrlanan bu nemli alma mellifin kendi ifadesine gre on yldan fazla srmtr. Eserde birok madde daha nce yaplm almalardan alntlarla oluturulmutur. Fakat her eye ramen eserin byk bir ihtiyac karlad bilinmektedir. Kitabn 2004te Mill Eitim Bakanl tarafndan on altnc basks yaplmtr. 7. Tarihe Malolmu Fkralar, Nkteler (stanbul 1946). Tarih fkralar adyla toplad bilgilerden oluan ciltlik almasnn Osmanllara ait ksmdr, dierleri baslmamtr. 8. Tarih Boyunca Kadn-Erkek Dedikodular (stanbul 1949). 9. Mektep Fkralar (stanbul 1950). 10. Maliye Tekilat Tarihi, 1442-1930 (I-IV, Ankara 1978). Osmanl maliye tekilt tarihi hakknda ksa bir girile balayan eser, Sinan elebiden itibaren en son 1944 ylnda Maliye vekillii yapan Ali Fuat Aralya kadar defterdarlk, nzrlk ve Maliye vekillii makamnda bulunan kimselerin biyografilerini ierir. Ariv kaynaklarna ve zellikle sicill-i ahvl defterleriyle hayatta bulunanlarn kendilerinden alnan bilgilere dayanlarak yazlmtr. 11. Sicilli Osmn Zeyli (Son Osmanl Bykleri). Osmanl Devletinin kuruluundan 1314 r. (1898) ylna kadar gelen dnemin ricline dair Mehmed Sreyy Beyin Sicilli Osmn adl eserine zeyil olarak hazrlanmtr. Kitapta, baslmak zere Trk Tarih Kurumuna verildii 17 Temmuz 1958 tarihine kadar yaam mehurlarn biyografileri de yer alr. On dokuz ciltlik eserde 1246 kiinin biyografisi bulunmaktadr. Sicilli Osmn Zeyli esas itibariyle sicill-i ahvl defterlerine dayanmaktadr. Bunun yannda gazete ve mecmualarla brahim Aleddin Gvsa ve bnlemin Mahmud Kemalin eserlerinden de faydalanlmtr. Trk Tarih Kurumunca kitapla ilgili bask hazrlklar srmektedir.

BBLYOGRAFYA

Pakaln, I, nsz; Gvsa, Trk Mehurlar, s. 307; Osman Nebiolu, Trkiyede Kim Kimdir, stanbul 1961-62, s. 509; Sevgi Aka, Mehmet Zeki Pakaln-Hayat ve Eserleri (mezuniyet tezi, 1995), Ed. Fak. Ktphanecilik blm; Niyazi Ahmet Banolu, Deerli Bir Bilginimiz, Kitap ve Kitaplk, sy. 10, stanbul 1936, s. 5; Orhan F. Kprl, Bir Tenkit Hakknda Baz Mlhazalar, TM, IX (1951), s. 172; a.mlf., Osmanl Tarih Terimleri Szl Hakknda, Zafer, sy. 1046, Ankara 1952, s. 2-3; smet Parmakszolu, Pakaln, Mehmet Zeki, TA, XXVI, 329; Pakaln, Mehmet Zeki, TDEA, VII, 228. Ali Birinci

PAKSTAN
( ) Gney Asyada bir slm lkesi. I. FZK ve BEER CORAFYA II. TARH III. KLTR ve MEDENYET Gneyinde Uman denizi bulunan Pakistan gneydouda Hindistan, kuzeydouda in, kuzeyde Afganistan ve batda ran ile komudur. dar bakmndan Belcistan, Kuzeybat Serhad, Pencap ve Sind eyaletleriyle Kabile topraklar ve Federal Bakent Blgesine ayrlr. Resm ad Pakistan slm Cumhuriyeti, yzlm -tartmal Camm ve Kemir blgeleri dnda-803.943 km, nfusu 165.000.000 (2007 tah.), baehri slmbd (529.000), dier nemli ehirleri eski baehir olan Karai (10.032.000), Lahor (5.452.000), Faysalbd (2.009.000), Ravalpindi (1.410.000), Mltan (1.197.000) ve Haydarbddr (1.167.000). I. FZK ve BEER CORAFYA Pakistan etraf dalarla evrili ukur bir anak iinde yer alr. Bu anan kuzey kenarnda uzanan Hinduku, Karakorum ve Himalayalarda yer yer 7000 metreyi geen birok doruk vardr (Godwin Austen: 8611 m.). lkenin bat blmnde orta ykseklikte dalar yayl gsterir; burada Pakistan ile Afganistan arasnda ulam salayan nl Hayber Geidi bulunur. Gneybatdaki Belcistan blgesi l ve yar l zelliinde bir plato grnmndedir. Baehir slmbd ile Uman denizi arasndaki ovalar lke topraklarnn yaklak te ikisini kaplar. Pakistann en nemli tarm ve yerleim blgesi olan bu dzlk alann kuzey kesiminde ndus ve drt kolunun iinden getii Pencap ovas, onun aasnda sulama almalarndan nce l yaps gsteren Sind ovas, daha gneyde orak ve ssz bir kyda geni bir delta ovas yer alr. Gneydouda Hindistan snr boyunca Tar l uzanr. lkenin dousu corafya literatrnde Pencap tipi ad verilen yazlar yal muson ikliminin, bats klar yal karasal iklimin (veya bozulmu Akdeniz iklimi) etkisi altndadr. Gney kesimindeki alak dzlklerde ise tropikal iklim grlr. Pakistan genelde kurak bir lkedir. Yldan yla byk deiiklikler gsteren ya miktar ovalarda 150 mm. dolayndayken dalarda 1500 milimetreye kadar kar. Bu iklim artlarna bal olarak bitki rts ok fakirdir. Topraklarn yalnzca % 4,6sn kaplayan ormanlar kuzeydeki dalarn yamalarnda yer alr. ndus nehrinin batsnda ise bozkrlar uzanr. Balca akarsu lkenin can damar olan ndustur. lkeyi boydan boya geerek Uman denizine dklen bu nehrin zerinde sulama ve enerji amal birok baraj kurulmutur, ayrca nehirden ulam amacyla da faydalanlr. 2003te dnyann altnc kalabalk lkesi olan Pakistan yksek doum oran (% 2,08) sebebiyle son

derece gen bir nfus yapsna sahiptir ve bu artlar altnda insan saysnn yksek oranlarda artarak 2025 ylnda 300 milyona yaklaaca tahmin edilmektedir. Nfusu tekil eden deiik etnik unsurlar iinde en kalabalk olanlar Pencblerdir (% 60); onlardan sonra Sindliler (% 11), Petular (% 9), Urduca konuan halklar (% 6,3), Jatlar (% 6) ve Belcler (% 2,6) gelir. Resm dil Urduca olmakla birlikte ngilizce de yaygn biimde konuulur ve ikinci resm dil kabul edilir. Nfusun % 97ye yakn blm mslmandr; hristiyanlar ve Hindular kk aznlklar oluturur. Kilometrekareye 191 kiinin dt lkede nfus dalmnn sulamal tarmla yakn ilikisi vardr; en kalabalk kesimler sulak Pencap blgesiyle Pever ve Ravalpindi evreleridir. Kuzeydeki dalk alanlarla Belcistan ve doudaki llk alanlar ise lkenin en seyrek nfuslu blgeleridir. Pakistan genelde bir tarm lkesidir. Tarm alanlarnn byk bir blmn oluturan ndus nehrinin sulad ovalarda daha ok eltik, pamuk ve buday yetitirilir; dier nemli tarm rnleri ttn, eker kam, turungiller ve hurmadr. Ekonomide tarmdan sonra hayvanclk nemli yer tutar. Ancak kii bana den hayvan saysnn yksekliine ramen besicilik yntemlerinin gerilii sebebiyle st ve et retimi dktr. Hayvanclk ayn zamanda geleneksel hal, kilim dokumaclna ve deri sanayiine temel tekil eder. Ky balkl olduka gelimitir. Yer alt kaynaklar zengin saylr. Petrol ve kmr madenciliinin nemsizliine karlk doal gaz retimi son yllarda hzl bir gelime gstermitir. Byk blm Belcistan-Pencap snr blgesinden elde edilen doal gaz boru hatlaryla sanayi merkezlerine tanr. lke topraklarndan ayrca byk apta kire ta, kromit, al ve dk nitelikli demir cevheri karlr. Sanayi gelime aamasndadr ve nemli lde tarm rnlerinin ilenmesine dayanr. Bunlarn banda, byk ehirlerdeki modern fabrikalarn yan sra kk yerleme merkezlerindeki tezghlarla da yrtlen dokumaclk ve eker retimi gelir (zellikle Pever blgesinde). Son yllarda ara ve yatrm mallarna da ynelen sanayi tesislerinin ou Karai Liman ile Sind ve Pencap blgelerindeki ehirlerde toplanmtr. Daha ok Amerika Birleik Devletleri, Japonya, ngiltere, Almanya, Malezya ve Krfez lkeleriyle yaplan d ticarette en fazla pamuk, pirin, tekstil rnleri, hal, kilim, deri ve balk satlr; petrol, gda rnleri, gbre ve kimyasal maddelerle demir elik, otomobil ve eitli makineler satn alnr. hracattaki arta ramen d ticaret bilanosu ak vermektedir (ihracat ithaltn % 80 kadarn karlar). Ancak yabanc lkelerde alan iilerin gnderdikleri dvizler bu an kapatlmasna katkda bulunmaktadr. En gelimi ulam sektr karayollardr. Karaiden kan ana karayollar ve demiryollar Lahor ve Ravalpindi zerinden Pevere ular. 1978de Pakistann kuzeyini ine balayan dostluk otoyolu almtr. lke ii hava ulam ok gelimi olup en ilek havaalanlar Karai, Lahor, Ravalpindi ve Peverdedir; Karai ayn zamanda balca liman ehridir. lke, Ekim 2005te kuzey blgelerini byk oranda tahrip eden bir deprem felketi yaam, 100.000den fazla insan lrken 3 milyon civarnda kii evsiz kalmtr.

BBLYOGRAFYA

Ahmet Ardel, Klimatoloji, stanbul 1973, s. 355, 359; a.mlf., Pkistan, A, IX, 499-503; brahim Atalay, Ktalar ve lkeler Corafyas, zmir 1999, s. 179-182; Ramazan zey, Dnya ve lkeler Corafyas, stanbul 2000, s. 28; The World Almanac and Book of Facts 2004, New York 2004, s. 825; brahim Gner - Mustafa Ertrk, Ktalar ve lkeler Corafyas, Ankara 2005, s. 238-241; Sarah Ansari, Pkistn, EI (Fr.), VIII, 246-250; Pakistan, Geliim Byk Corafya Ansiklopedisi, stanbul 1981, VIII, 2137-2164; Pakistan, Bertelsmann: Bugnk Dnyamz Atlas Ansiklopedi, Gtersloh 1993, III, 78-81. brahim Gner II. TARH

lkenin 1947den nceki tarihi genelde Hindistan ile ortaktr (bk. HNDSTAN). Blgede bamsz bir devletin kurulmas XX. yzyln ilk yarsnda yaanan tarih ve siyas gelimelerin sonucudur. Hindistann tamamen smrge haline getirilmesiyle neticelenen 1857 Byk Hint Ayaklanmasndan sonra ngilizler bu olaydan ncelikle mslmanlar sorumlu tutmulard. Bylece bir zamanlar hkim bulunduklar topraklarda btn siyasal, kltrel ve ekonomik haklarn kaybeden mslmanlar belli bir ie kapan dneminin ardndan kendi durumlar ve lke meseleleriyle daha aktif biimde ilgilenmek zere siyas faaliyetlere yneldiler. Hindistan Kongre Partisini (Indian National Congresse) bir Hindu partisi saydklar iin 1906da Hindistan Mslmanlar Birliini (All India Muslim League) kurdular. I. Dnya Sava ve sonrasnda ngilterenin kendilerine verdii, Osmanl Devletinin ve hilfetin geleceiyle ilgili taahhtleri yerine getirmemesi sebebiyle lkede ngiliz smrgeciliine kar tavr alan Hindularla ortak hareket etmeye baladlar (bk. HNDSTAN HLFET HAREKET). Ancak 1924te hilfetin ilgas zerine bu birliktelik bozuldu. Buna karlk bamszlk araylar younlat. 1928de Hindistan Kongre Partisinin aklad anayasa tasla mslmanlarla Hindular arasnda bamszlkla ilgili derin gr ayrlklarn gndeme getirdi; bu sebeple mslmanlar da kendi taslaklarn hazrladlar. Mslmanlarn tezi Hindistan Kongre Partisinin teklif ettii eit haklara sahip Hindistan vatandal fikrinin Hindu ounluun bulunduu bir sistemde ilemesinin mmkn olamayaca, bunun yerine nfus younluuna dayal zerk blgelerin kurulmas gerektii eklindeydi. Bu tartmalar arasnda 29 Aralk 1930da Muhammed kbal, Hindistann kuzeybatsnda ve dousunda iki blgeden oluacak ayr bir mslman devleti fikrini ortaya att. Mevln Muhammed Ali, Muhammed Ali Cinnah gibi toplum nderleri de bu fikrin savunucular arasnda yer ald. Bask altnda kalan ngiliz hkmeti Hindistann gelecei konusunda taraflar arasnda grmeler balattysa da bundan bir sonu alnamad. 1935te karlan Hindistan dare Kanunu, ngilizlerin lkeden ayrlmaya niyetli olmadklar ynnde yorumlannca hem Hindulardan hem mslmanlardan tepkiler geldi. 1937de yaplan seimlerde Hindistan Mslmanlar Birlii umduunu bulamad ve hkmeti Kongre Partisi kurdu. Bu arada giderek younlaan bamszlk talepleri ayn zamanda Hindu-mslman toplumsal ilikilerini de gerginletirdi ve lkenin pek ok yerinde atmalar ba gsterdi. II. Dnya Savanda Hindistann salayaca katklar karlnda bamszlk isteyen Kongre Partisinin bu talebinin reddi zerine istifa etmesiyle mslmanlar iin yeni bir dnem balad.

1940ta Lahorda yaplan Hindistan Mslmanlar Birlii toplantsnda ilk defa mstakil bir slm lkesi olarak Pakistan ad ortaya atld ve mslmanlarn ounlukta bulunduu blgelerin bamsz bir devlet ats altnda birletirilmesi fikri tartld. avdher Rahmet Ali gibi Cambridgede renim gren bir grup rencinin formlletirdii temiz lke anlamna gelen Pkistan ismi mstakbel lkenin eyaletlerinin adlar olacak Pencap, Afgan (Kuzeybat Serhad eyaleti), Kemir ve Sind kelimelerinin ba harfleriyle Belcistann son ekinden meydana getirilmiti. Kongre Partisi bu durumun lkenin paralanmas anlamna gelecei gryle uzun sre direndi. Ancak gerek younlaan toplumsal atmalar gerekse herhangi bir blge halknn kendi istei dnda bamsz Hindistanda yaamaya zorlanamayaca anlayyla nihayet raz oldu. 1945te yaplan seimlerde Hindistan Mslmanlar Birliinin parlamentoda mslmanlara ayrlan 495 sandalyeden 467sini kazanmas bamsz devlet fikrinin byk bir ounlukla benimsenmi olduunu gsterdi. II. Dnya Sava sonrasnda ngilterede iktidara gelen i Partisi kamuoyunun basks yznden Hindistandan ekilme srecini balatt. ngilizlerin zerinde durduu federal yap zmnn Hindularca ancak geici bir sre iin kabul edilebilir grlmesi, mslmanlarn Hindularn ounlukta bulunduu bir lkede gelecekleri hakkndaki endielerini arttrd ve kalc zmn bamsz devletler olduu fikrinde srar edilmesine yol at. Bu arada iddetini arttran toplumsal atmalar ve katliamlar taraflar bu zmn bir an evvel hayata geirilmesi hususunda ikna etti. Genel Vali Lord Mountbatten 3 Haziran 1947de ngilterenin ekilmesiyle Hindistann dousunu ve batsn iine alan iki blgeli bir devlet (Dou ve Bat Pakistan) halinde Pakistan Devletinin kurulmasn ngren plann aklad. Buna gre Sind, Belcistan ve Kuzeybat Serhad eyaleti tamamen, Bengal ve Pencap nfus younluu esasna gre Pakistana katlyordu. Bu plan Hindu ve mslmanlarca kabul edildi; 18 Temmuz 1947de ngiliz Parlamentosu durumu onaylad ve plan 14 Austos 1947de fiilen uygulamaya konuldu. Blnmenin ardndan iki tarafl byk bir g hareketi balad. Bu arada youn toplumsal atmalar ve katliamlar meydana geldi. Bu srete ounluu mslman olan 250.000den fazla insan hayatn kaybetti. Hindistanda kalan mslmanlarn kitlesel aknyla 10 milyon civarnda g alan Pakistann bir devlet olarak durumu Hindistana gre daha ard. Hindistann lkenin idar geleneiyle kurumlarn, madd zenginliklerini ve kaynaklarn devralmasna mukabil her eyi yeni batan oluturmak durumunda kalan Pakistann ayn zamanda birbiriyle toprak ba bulunmayan iki blgeli bir yapdan meydana gelmesi, milyonlarca gmenin yol at skntlar, blgesel, etnik ve kltrel farkllklarn ortaya kard zorluklar ve atmalar Pakistan ilk gnden bekleyen tehlikelerdi. Ayrlma planna gre lkede bulunan saylar 500 civarndaki nizamlk, nevvblk, racalk, prenslik ve sultanlk gibi zerk ynetimler Hindistan ve Pakistandan diledikleriyle birlemekte serbesttiler. Bunlarn byk ounluu Hindistanda kalmay tercih ederken Cngerh Pakistan semi (fakat ay sonra Hint askerleri tarafndan igal edildi), Camm-Kemir ise Pakistanla bir n anlama yaparak kararn daha sonra vereceini bildirmiti. Ancak Hindistann 1948de bu blgeyi de igali iki lke arasnda gnmze kadar sren Kemir anlamazln ve savalar balatt. Birlemi Milletlerin mdahalesi sonucunda salanan ilk atekesin ardndan Kemir, Pakistan ile Hindistan arasnda fiilen ikiye ayrld; fakat byk ksmnda Hindistanin igali srd. Pakistan tarafnda kalan blge ise zad Kemir adyla daha sonra idar yapya dahil edildi. Bamsz Pakistann ilk genel valisi (devlet bakan) sfatyla btn gelimelerde rol alan Muhammed Ali Cinnahn nderliinde kurulan Pakistann ilk babakanlna Liykat Ali Han

getirildi (1947-1951). Yeni anayasa hazrlanncaya kadar 1935 tarihli Hindistan dare Kanununun baz deiikliklerle uygulamada kalmas kararlatrld ve federal bir ynetim biimi benimsendi. Cinnahn 1948de vefatnn ardndan lkede siyas istikrarszlk ve karklklar dnemi balad. Babakan Liykat Ali Han Ekim 1951de bir suikast sonucu ldrld. Cinnahtan sonra devlet bakanlna seilen Gulm Muhammed Han, Bengalli Hoca Nzmddini babakanla getirdiyse de Kemir krizinin ardndan yaanan ve hazrlanacak anayasann din karakteri zerinde younlaan tartmalar, Hoca Nzmddinin babakanlktan alnarak yerine Muhammed Ali Bugrann grevlendirilmesine yol at. Bir mddet sonra devlet bakannn yetkilerini azaltmay planlayan kurucu meclis Gulm Muhammed Han tarafndan datlarak yeni bir kurucu meclis oluturuldu. Fakat Gulm Muhammed 1955te yerini Tmgeneral skender Mirzaya brakmak zorunda kald. skender Mirzann babakanla getirdii avdheri Muhammed Ali dneminde Pakistann bir slm cumhuriyeti olmasn ngren anayasa yrrle konuldu (ubat 1956). Buna gre devlet bakannn yetkileri azaltlyor, Dou ve Bat Pakistann mill mecliste eit sandalyeye sahip olaca ve her ikisinin kendi hkmetlerinin bulunaca bir ynetim modeli benimseniyordu. Eyll 1956da avdheri Muhammed Ali babakanlktan ekildi ve yeni hkmeti kuran Hseyin ehid Shreverd zamannda Dou Pakistan Meclisi zerklik karar ald. Yaanan belirsizliklerin ardndan skender Mirza, Ekim 1958de anayasay yrrlkten kaldrp meclisi ve siyas partileri kapatarak skynetim iln etti. Fakat babakanla getirdii General Eyyb Han bir mddet sonra onu devirerek devlet bakanln da stlendi. Eyyb Hann on yl kadar sren ynetimi srasnda temel zgrlkler ve siyasal faaliyetler kstland; pek ok makama asker kiiler tayin edildi. Oluan tepkiler ve Hindistana kar giriilen baarsz bir savan ardndan gelen basklar sonucunda Eyyb Han grevini Mart 1969da Aa Muhammed Yahy Hana brakmak durumunda kald. Aralk 1970te yaplan seimlerden gl kan Avam Birlik Partisi ve Pakistan Halk Partisinin gerek Dou Pakistann zerklii meselesini halletmekte, gerekse Meclisin ngrlen srede yeni bir anayasa hazrlamadaki baarszlklar zerine Yahy Han Mart 1971de meclisi sresiz kapatt. Bu arada Dou Pakistanda balayan genel greve Bat Pakistan askerleri tarafndan sert bir ekilde mdahale edilince i sava kt. Hindistann da savaa karmasyla Dou Pakistan Aralk 1971de Benglade adyla bamszln iln etti. Bunun zerine Yahy Han ekilmek zorunda kald (1972). Yahy Hann yerine geen Pakistan Halk Partisi Bakan Zlfikar Ali Butto ilk defa lkede sol politikalar gndeme getirdi; Nisan 1973te kabul edilen yeni anayasa ile de babakan olarak elinde geni yetkiler toplad. Mart 1977deki seimlerde Butto baarl olmasna ramen, Mill Cephe adyla birlikte hareket eden muhalefetin seimlerde usulszlk yapldn ne srmesinin ardndan yaanan karklklar srasnda Genelkurmay Bakan Muhammed Ziylhak idareye el koydu (Temmuz 1977). Buttoyu tutuklatan Ziylhak cumhurbakanln iln etti ve ynetimin slmlemesi srecini balatt. Butto bir muhalif milletvekilini ldrtmek suundan Nisan 1979da idam edildi. Ziylhak lkede siyasal faaliyetleri yasaklad ve seimleri sresiz erteledi. Ayn dnemde Sovyetler Birliinin Afganistan igaliyle Pakistan Afgan direniinin merkezi oldu ve birka milyon Afgan mlteciyi barndrd; ayrca bu srete hem Amerika Birleik Devletleri hem de slm lkelerinin geni desteini ald. Ziylhakkn Aralk 1984te halkoyuna sunduu slmlama program byk ounlukla kabul edildi. Ertesi yl skynetim kaldrld ve siyas partiler faaliyetlerine balad. Ziylhak Austos 1988de pheli bir uak kazasnda ld. Devlet bakanl grevini stlenen Gulm shak Hann kurdurduu geici hkmet tarafndan ayn yln kasm aynda yaplan seimlerden Zlfikar Ali Buttonun kz Benzir Buttonun bakanlndaki Pakistan Halk

Partisi en byk parti olarak kt ve Butto bamsz milletvekillerinin desteiyle hkmeti kurdu; ancak Eyll 1990da yolsuzluklara kart gerekesiyle Cumhurbakan Gulm shak Han tarafindan grevden alnd. 24 Ekim 1990da gerekletirilen seimlerden sonra kurulan Nevz erif hkmeti 16 Temmuz 1993te Cumhurbakan Gulm shak Han ile birlikte istifa etti. 6 Ekim 1993te yaplan erken genel seimlerde yine Pakistan Halk Partisi birinci parti oldu ve Benzir Butto bamszlarla i birlii yaparak hkmeti devrald. Cumhurbakanlna ise nce geici olarak Vesm Seccd, 14 Kasm 1993te de Fruk Ahmed Legr seildi. Fakat ok gemeden Benzir Butto yine yolsuzluklara kart gerekesiyle cumhurbakan tarafndan grevden alnd. 3 ubat 1997 tarihinde yaplan erken seimleri Nevz erfin liderliindeki Pakistan Mslman Birlii kazand. Ekim 1999da General Pervez Merref bir darbe ile ynetime el koydu, 2001de de devlet bakan Refik Tararn istifasnn ardndan kendini devlet bakan iln etti. Daha sonra vatana ihanet ve yolsuzluklarla sulanan Nevz erf, Suudi Arabistana srgne yolland. Ekim 2002de gerekletirilen genel seimler sonucunda Pakistan Mslman Birliinden Zaferullah Han Ceml babakan oldu. Ancak Haziran 2004te onun istifas zerine yerini geici olarak ayn partinin lideri avdheri cat Hseyin devrald; ardndan 27 Austos 2004te mill meclis evket Azizi babakanla getirdi.

BBLYOGRAFYA

Khalid Bin Sayeed, Pakistan: The Formative Phase, Karachi 1960; Chaudri Khaliquzzaman, Pathway to Pakistan, London 1963; H. W. Hodson, Thae Great Divide, London 1969; Foundations of Pakistan: All-India Muslim League Documents (ed. Syed Sharifuddin Pirzada), Karachi 1969, I-II; M. A. Aziz, A History of Pakistan, Lahore 1979; Shan Muhammad, The Indian Muslims: A Documentary Records, New Delhi 1980; Quaid-i-Azam Mohammad Ali Jinnah Papers (ed. Zawwar Husain Zaidi), Islamabad 1993-2006, I-XII; Hamid Yusuf, Pakistan: A Study of Political Developments 1947-97, Lahore 1999; M. Rafique Afzal, Pakistan: History and Politics, 1947-1971, Oxford 2002; Mahmood Safdar, Pakistan: Political Roots and Development, 1947-1999, Karachi 2002; I. Talbot, Pakistan: A Modern History, London 2005; Pervez Musharraf, In the Line of Fire: A Memoir, New York 2006; Pakistan 2005 (ed. Ch. H. Kennedy - C. Botteron), Oxford 2006; Sarah Ansari, Pkistn, EI (ng.), VIII, 241-244; Syed Sajjad Husain, Benglade, DA, V, 445; Rekin Ertem, Cinnah, a.e., VIII, 1618; Azmi zcan, Hindistan, a.e., XVIII, 75-81; Saiyid Athar Abbas Rizvi, Kemir, a.e., XXV, 326. Azmi zcan III. KLTR ve MEDENYET

Pakistanda slm ve slm Kurumlar. Pakistann egemenlii altndaki topraklara ilk slm aknlar Hulef-yi Ridn devrinde balam, ancak Emevlerden Veld b. Abdlmelik devrinde Muhammed b. Ksm es-Sekaf tarafndan blgenin bir ksm fethedilebilmitir (91/710). Blgenin slmlamasnda en byk pay Gaznelilere ait olmakla birlikte dier Trk devletlerinin de byk

aba gsterdii bilinmektedir. Hcvr, Munddin it, Baheddin Zekeriyy Mltn, Nizmeddin Evliy gibi mutasavvflar bu yrenin slmlamasnda nemli rol oynamtr. Mslmanlarn Hindularla ayn topraklar paylamasnn gelecek nesiller iin ciddi bir tehlike oluturduunu syleyen ve bunlarn birbirinden ayrlmasn isteyen Muhammed kbal, mslman bir devlet kurulmas dncesini 1930 ylnda lhbdda yaplan Hindistan Mslmanlar Birlii toplantsnda aka ifade etti; ynetim biimi olarak liberal ve esnek bir slm devleti nerisinde bulundu. Pakistann kurucusu ve ilk genel valisi olan Muhammed Ali Cinnah da byk lde kbal gibi dnmekteydi. Pakistanda slmlamann ilk adm olarak anayasa almalar Temmuz 1947de seilen kurucu meclisle balad. Meclisin hazrlad 7 Mart 1949 tarihli Hedefler Kararnmesinde Pakistann bir slm devleti olaca, anayasann da slm esaslara gre hazrlanaca ifade ediliyor ve slm prensiplere sk sk atfta bulunuluyordu. Bir sre anayasa yerine geen bu kararnmede devletin hukuk sistemi ve ynetimiyle ilgili somut taahhtler yoktu. Anayasa almalar srasnda aralarnda Seyyid Sleyman Nedv ve Muhammed Hamdullahn da bulunduu be kiiden oluan slm retiler Kurulu oluturuldu (1950). Ancak bu kurulun hazrlad raporlar yneticiler ve kurucu meclis tarafndan yeterince dikkate alnmad. Kurucu meclisin hazrlayp 7 Eyll 1950de genel kurula sunduu ilk anayasa tasla tepkiler ve protestolar sonunda geri ekildi. Bunun zerine Babakan Liykat Ali Han, farkl ekollere mensup otuz limi slm bir anayasa tasla hazrlamakla grevlendirdi. Bunlar 21-24 Ocak 1951 gnlerinde bir araya gelerek yirmi iki madde zerinde gr birliine vard. Ancak ne bu taslak ne de 1952 ve 1954te hazrlanan taslaklar kanunlaabildi. Ocak 1955te oluturulan yeni kurucu meclis drdnc anayasa taslana yeni bir ekil verdi. Taslak 23 Mart 1956 tarihinde Pakistann ilk anayasas olarak kabul edildi. Bu anayasada devletin ad Pakistan slm Cumhuriyeti olarak belirtiliyor ve anayasann giri blmnde Pakistan mslmanlarnn slmn emir ve retilerini uygulamalar isteniyordu. 1956 anayasas 7 Ekim 1958de General Eyyb Han tarafndan yrrlkten kaldrld. Yerine konulan asker darbe yasasnda devletin ad Pakistan olarak deitirildi. Eyyb Han 23 Ekim 1961de vakf yasasn yrrlkten kaldrarak vakflarn emlkini devletletirdi. Buralardan elde edilen byk gelirlerden bir ksm din iler ve din grevlileri iin ayrld. 8 Haziran 1962de yrrle giren yeni anayasada Pakistan demokratik devlet olarak tanmlanyor, tavsiye niteliinde karar alacak olan slm Dncesi Konseyi kurulmas neriliyor, ayrca slm ilimler alannda aratrmalar yapmak zere bir messese oluturulmas isteniyordu (Afzal Iqbal, s. 79-80). Yahy Han, 1962 anayasasn 24 Mart 1969da yrrlkten kaldrp asker ynetimi i bana getirdi ve geici baz kanunlar kard. 1971de Bengladein Pakistandan ayrlmasndan sonra 1972de geici anayasa devreye sokuldu. 10 Nisan 1973te kabul edilen ve Pakistan slm cumhuriyeti olarak tanmlayan yeni anayasa 14 Austos 1973te yrrle girdi. Anayasann 2. maddesinde devletin resm dininin slm, resm dilinin Urduca olduu belirtiliyordu. Anayasada kanunlarn slm emir ve yasaklara uygun olmas gerektii vurgulanyor, ayrca zekt, vakflar ve camiler iin kurumlar ve organizasyonlar oluturulmas gerei ifade ediliyordu. Pakistan Halk Partisi Bakan Zlfikar Ali Buttonun ilk seimlerden sonra stlendii babakanlk yllarnda (1971-1977) baz slm deerler ne karlmaya alldysa da bunlar gstermelik

olarak algland ve toplumu tatmin etmedi. Butto dneminde bir yandan lkede slm sosyalizmi projesi uygulanmaya allrken te yandan genel olarak slmn Pakistandaki merkez konumuna vurgu yaplyordu. Butto, 31 Mart 1972de yaymlad bildirgeyle vatandalarna Pakistann en byk ve en gl slm devleti olmas iin youn aba gstermeleri ynnde arda bulundu. Devlet sisteminin sosyalizme doru kaydrlmasndan rahatsz olan Genelkurmay Bakan Ziylhak asker bir darbeyle iktidar ele geirmesinin (1977) ardndan slmn toplumda daha fazla etkin olmas iin almalar balatt. 1980de yeni anayasay yrrle koydu. 27 Mays 1980 tarihinde slmbdda Federal er Mahkeme kuruldu. lkede Urdu diline nem verildi. lk, orta ve yksek retime eitli seviyelerde din dersler konuldu, mevcut olanlar arttrld. Ziylhak, Babakan Muhammed Han Cnecoyu demokratikleme adna slm kanunlar uygulamamak ve slmlamay yavalatmakla sulayarak Mays 1988de grevden ald. 29 Mays 1988de meclisi feshetti ve 15 Haziran 1988de eriat Kanununu uygulamaya koydu. Bu kanunla slm hukuku Pakistann st hukuku ve hukuk kayna iln edildi. Pakistann kuruluundan itibaren yrtlen slmlatrma faaliyetleri limlerin toplumun ihtiya duyduu konular merkeze almak ve slmn temel kaynaklarndan hareket etmek yerine dar bak alarn kabul ettirmeye almalar sebebiyle baarya ulaamamtr. ngilizlerin Hint alt ktasnda hkim g olmasndan sonra ortaya kan fikir akmlar ve din cemaatler Pakistan Devletinin kuruluunun ardndan varln srdrd. Cemaat mensuplarndan bir ksm, zellikle devletin kurulu srecinde anayasann slma uygun olmas iin youn almalar yapt. Bunlardan bazlar, Kdiynlik dncesini benimseyen yneticilerin etkin olduu hkmetler tarafndan kamu dzenini bozduklar gerekesiyle yargland ve lm cezas dahil eitli ar cezalara arptrld. Mevdd, Muhammed Ahmed Kdir ve Emn Ahsen Islh bunlar arasnda zikredilebilir. Pakistanda toplum zerinde etkin olan slm cemaatler arasnda en eskisi Ehl-i hads grubudur. Bugn de varln srdren bu grubun toplum zerindeki gc fazla deildir. Pakistanda en etkin grup Hanef mezhebine sk skya bal, tasavvuf neveye sahip Diybend cemaatidir (bk. DRLULM; MEDRESE [Hint Alt Ktas]). eyhlhind Mahmud Hasan Diybendnin rencilerinden ebbr Ahmed Osmnnin Pakistann kurulmasndan sonra tesis ettii Cemiyyet-i Ulem-i slm, 1919da ngilizlere kar yrtlen siyas faaliyetleri organize etmek iin kurulan Cemiyyet-i Ulem-i Hindin Pakistan kolu gibidir. Mevln Fazlurrahmann liderliindeki grup son zamanlarda etkin bir siyas izgi takip etmektedir. Kurucusu Ahmed Rz Han Birelv sebebiyle Birelv cemaati diye anlan, fakat kendilerini Cemat-i Ehl-i Snnet olarak adlandran hareket, ilm faaliyetler ve entelektel yap itibariyle Diybend cemaatinin seviyesine ulaamamtr. Cemaat mensuplar, 1948 ylnda Cemiyyet-i Ulem-i Pakistan adyla oluturduklar parti vastasyla siyas faaliyette bulunmakta ve seimlere katlmaktadr (bk. MEDRESE [Hint Alt Ktas]; RIZ HAN BRELV). Mevddnin nderliinde Pakistann kuruluundan nce rgtlenen Cemati slm lkedeki en etkin din gruplardan biridir (bk. CEMAT-i SLM). Muhammed lyas Kandehlev tarafndan 1926 ylnda Delhide tesis edilen Cemat-i Tebl mensuplar her yl eitli lkelerde geni katlml toplantlar yaparak faaliyetlerini srdrmektedir (bk. CEMAT-i TEBL). Cemat-i slmden ayrldktan sonra 1958de Tanzm-i slm adyla bir grup oluturan Islh hareketin ynetimini 1966da srr Ahmede brakt. Bu grup halen srr Ahmed bakanlnda

faaliyetlerini srdrmektedir. Din konularda Kuran tek hareket noktas kabul eden Ehl-i Kurnn (Kurniyyn) eitli organizasyonlar ve gruplar vardr. nyetullah Han Meriknin 1931 ylnda kurduu Haksr hareketinin de Pakistann din-siyas tarihinde nemli bir yeri bulunmaktadr. Pakistan mslman nfusunun yaklak drtte biri idir; Caferler en geni i grubunu oluturur. lkede bulunan ran kltr merkezleri bu kesimle koordineli hizmet vermektedir. Cafer cemaatinin Tahrk-i Nifz- Fkh- Cafer adl bir siyas partisi ve baz medreseleri vardr. Daha ok Karai blgesinde etkin olan smiller saylar az olmakla birlikte mal g ve tekiltlanma bakmndan lkede sz sahibidir. Anayasann slm d aznlk iln ettii Kdiynler lkenin eitli ehirlerine yaylmtr. itiyye ve Kdiriyye Pakistanda en yaygn tarikatlardr. Eitim ve retim. Pakistanda 2006 yl itibariyle okuma yazma oran % 55-60 kadardr. niversite mezunlarnn oran ise % 3tr. Eitimde kadnlarn oranlar erkeklere gre daha dktr. niversiteler arasnda sadece Uluslararas slm niversitesinde kzlar iin ayr kamps bulunmaktadr. lkede 100den fazla devlet ve zel sektr niversitesi, ayrca ngiliz eitim sistemine gre lise sonras renim veren birok kolej vardr. Pakistann en eski yksek retim kurumu 1864te Lahorda alan Government Collegedir. Binlerce rencisi olan kolej 2002 ylnda Government College University adn almtr. 1882de kurulan Pencap niversitesi lkenin en byk eitim kurumu olup 350.000den fazla renci barndrmaktadr. 1 Ekim 1913te Peverde alan Islamia College gnmzde Pever niversitesine bal olarak hizmet vermektedir. Pakistan Devletinin kuruluundan sonra srasyla Sind (1947), Pever (1950), Karai (1950) niversiteleri alm, bunlar Lahordaki Mhendislik ve Teknoloji (1961), slmbddaki Kid-i Azam (1965), Allme kbal Ak retim (1974), Milletleraras slm (1980) niversiteleri, zad Camm-Kemir niversitesi (1980), zel Aa Han niversitesi (Karai, 1983), Lahor Ynetim Bilimleri niversitesi (1986), Bilim ve Teknoloji Mill niversitesi (Ravalpindi, 1991), zel Bahria (Karai, slmbd, 2001) ve Milletleraras Refah (slmbd, 2002) niversiteleri takip etmitir. Yksek renimi dzenlemek iin kurulan University Grants Commission, Pervz Merref dneminde Higher Education Commission (HEC) adn alm ve geni yetkilerle donatlmtr. Devletin kuruluu srasnda Urducann mill dil olmas ve eitimin bu dille yaplmas ngrlm, ancak bu tam olarak hayata geirilememitir. On be kadar dil ve lehenin konuulduu gnmz Pakistannda halkn byk bir ounluu ana dilleri olmamasna ramen Urducay konumaktadr. ngilizce ortak anlama dili olarak varln her zaman korumutur. Pakistan Dil Kurumu (Muktedire Kavm Zbn), Urducann etkin olmas iin kapsaml almalar yapmaktadr. Ana dilleri Pencb, Sind, Petu, Belc ve Kemr olanlar Urduca ve ngilizce renmekte, giderek ana dillerinden kopmakta, sadece ngilizce renim grenlerde ise bir kltrel yabanclama ortaya kmaktadr. Urduca ve ngilizcenin yannda dier dillere ynelik herhangi bir engelleme sz konusu olmamakta, devlet televizyon ve radyolarnda mahall dillerde de yaym yaplmaktadr. Din Eitimi ve slm Aratrmalar. Pakistanda ilk ve orta retim ders mfredat ierisinde din dersleri de yer almakta, niversitelerde semeli veya zorunlu kategorilerde baz din dersler bulunmaktadr. Btn eitim kurumlarnda Arapa zendirilmekte ve ders olarak okutulmaktadr. Din eitim daha ok cemaatlerin kontrolndeki medreselerle niversitelerin slm aratrmalar fakltelerinde yaplmaktadr. ngilizlerin Hint alt ktasna hkim olmasndan sonra medreselerin saysnda ve mfredatnda nemli deimeler olmutur. Bugn medreselerde 600.000den fazla rencinin renim grd tahmin edilmektedir. Medrese mezunlar devletin at imtihanlarda

baarl olduklar takdirde lisans diplomas almaktadr. Ancak Lahor Yksek Mahkemesinin ve Yargtayn 2005 ylnda medrese mezunlarnn lise diplomasnn denkliini kabul etmemesi ciddi bir sknt dourmutur. Amerikadaki 11 Eyll olayndan ve Londradaki 7 Temmuz 2005 patlamalarnn ardndan medreseler zerinde bask uygulanmaya balamtr. Bu basklar azaltmak iin kurulan ttihd- Tanzm-i Medris-i Dniyye medreselerin haklarn savunmaya almaktadr. Pakistan niversitelerinin byk bir ksmnda slm aratrmalar blmleri bulunmaktadr. Bunlar arasnda Pencap, Karai, Pever, Bahvelpr slm ve slmbddaki Allme kbal Ak retim niversiteleri zikredilebilir. zellikle slmbddaki Milletleraras slm niversitesi, slm ilimlerin en kkl biimde retildii eitim kurumudur. Anayasa gerei kurulan Islamic Research Institute bu niversiteye baldr. Yedi fakltesi bulunan niversitenin renim dili Arapa ve ngilizcedir. lkede slm aratrmalar yapan bamsz kurumlar da vardr. Karaideki The Islamic Research Academy, Islamic Culture and Research Centre, Islamic Documentation and Information Centre; HaydarbdSinddeki ah Veliyyullah Akademisi; slmbddaki National Hijra Council; Lahordaki dre Sekfet-i slmiyye, Islamic Research Academy, Birleik Arap Emirlikleri Emri eyh Zyid b. Sultan en-Neheyn tarafndan Pencap, Karai ve Pever niversitelerinde 1985 ylnda kurdurulan Sheikh Zayed Islamic Institute / Centre bu kurumlardan bazlardr. 1962 anayasas ile oluturulan Islamic Research Institutenn, ad Muhammad Hamdullah Library olarak deitirilen ktphanesi bir aratrma ktphanesi olup 1998de hkmet tarafndan National Library of Islamic Research olarak iln edilmitir. Lahorda bulunan Pencap niversitesi Ktphanesi, Pencap Halk Ktphanesi, Kid-i Azam Ktphanesi, slmbddaki Pakistan Mill Ktphanesi, Karaideki Karachi Central Library lkedeki dier byk ktphanelerdir. slmbddaki Pak-Iran Centre of Persian Studies adl merkezin de yazma ve matbu eserler bakmndan zengin bir ktphanesi mevcuttur. Edebiyat. Hint alt ktas, barndrd rklar ve diller sebebiyle edebiyat alannda byk bir zenginlie sahiptir. Bengal, Asam, Bihr, Tamil, Gucert, Kerel, Dekken, Leknev, Delhi, Racistan, Kemir, Sind, Belcistan, Pencap blgelerinin zgn edebiyatlar vardr. Hint alt ktasnda 1947den nce mslmanlar gayri mslimlerle birlikte yayor ve karlkl etkileim iinde bulunuyordu. Pakistann kurulmas ile balayan glerde geni mslman kitleleri Hint alt ktasndan g ederek bata Sind blgesi olmak zere Pakistana yerletiler. Bylece zengin blgesel kltr ve edeb rnler de Pakistana intikal etti. Pakistan edebiyatnda bu renklilii bugn de grmek mmkndr. Bilhassa Muhammed kbal ile zirveye ulaan slm edebiyat sonraki dnemlerde nat geleneiyle devam etmitir. Serbest konularda din literatr bir hayli zengindir. Hikye, roman, htra, biyografi trnden edebiyat rnlerine halkn rabeti fazladr. Edeb eserlerde toplum iindeki zengin-fakir ilikileri, evlenme, siyas kargaann toplumsal etkileri, gn getirdii problemler, ayrma ncesi toplumsal hayatn hikyesi gibi konular yer alr. Baz yazarlar, slm adna kurulan bir devlet olmasna ramen Pakistan ynetiminde ve yeni toplumda ortaya kan arpklklara vurgu yapar. zellikle Butto zamannda saylar bir hayli artan sosyalist dnceli yazarlarn ortaya koyduklar rnlerde maddeci bir bak as grlr. Seccd Zahr, htim Hseyin, Mmtz Hseyin bu edebiyatlar arasnda saylabilir. Dnce bakmndan orta yolu tutan edebiyatlar arasnda l-i Ahmed Server bata gelir. Kelmddin Ahmed, Selhaddin Ahmed, Muhyiddin Zor, Vekr Azm de bu grup iinde mtalaa edilir. Din ve mill ierikli Bat tarz roman trnn ncs ayn zamanda bir Kuran tercmesi de bulunan Mevlev Nezr Ahmeddir (. 1912). Asl ad Dhanpat Rai Srivastava olan ve Preym end (Prem Chand) diye bilinen romanc hem Hint hem Urdu dillerinde roman ve

hikyeciliin zirvesindedir. Mslman olmamasna ramen romanlarnda toplumun slah konularn ne karr. efkurrahmn, Mstansr Hseyin Tarar, Sadet Hasan Manto, Gulm Abbas, Ahmed Nedm Ksm, rif Abdlmetn, Mesd Eher, ntizr Hseyin, Mnr Niyz, Zafer kbal, Hatice Mestr, Mecd Emced, Pervn kir, Ahmed Faraz, Efak Ahmed, Mmtaz Mft, Muhammed Mn Yd, Hlide Hseyin, Kudretullah ihb, Mazharl-slm, Ynus Cvid iir, hikye ve roman alanlarndaki eserleriyle Urdu edebiyat ve mahall edebiyatlarda anlmaya deer isimlerdendir. Kemir asll bir aileden gelen Sadet Hasan Mantonun bunlar arasnda ayr bir yeri vardr. Daha ok toplumsal meselelere yer verdii hikyelerinden oluan yirmi iki kitab, yedi radyo tiyatrosu derlemesi, bir roman, makalelerini ieren kitab vardr. Kol do (a onu) ve Tend Gt (souk et) adl hikyeleri ok mehurdur. Feyz Ahmed Feyz ilk din eitiminden sonra daha ok Bat tarz okullarda yetimi ve hayat boyunca edebiyatla megul olmu bir airdir. iir bakmndan Glib Mirza Esedullah ve Muhammed kbal ile birlikte anlr. ok sayda dl alm ve Nobel edebiyat dlne aday gsterilmitir. Mslmanl kabul ederek edebiyat ve toplumsal faaliyetlerle megul olan ngiliz einin onun zerinde belirgin bir etkisi vardr. Feyzin zellikle Na- Feryd (1943), Deste ab (1952) ve Zindan Nme (1956) adl iir kitaplar nemlidir. Pakistan mill marnn bestecisi olan Ebl-Eser Hfz Calender iir ve edebiyat alannda da nemli bir ahsiyettir. Toplumsal Hayat ve Halk Kltr. Pakistanda slmiyet toplumun gndelik hayatna btn kurumlaryla nfuz etmitir. lkede din vecbeleri yerine getirme oran olduka yksektir. Yzyllar boyunca ilerle birlikte yaayan Hint alt ktas mslmanlar arasnda zaman zaman mezhep atmalar yaanmakta, Hanef ve sf olan Diybend ve Birelv gruplar arasnda, ayrca Ehl-i hads ve Ehl-i Kurn ekol mensuplar arasnda kavgalar olmaktadr. Pakistann zellikle Pencap ve Sind blgelerinde baz Hindu gelenekleri yaygndr ve evlilik trenlerinde Hindu geleneinin takip edildii grlmektedir. Geni bir nfusun yaad krsal blgelerde okuma yazma oran olduka dktr. Bunun en nemli sebebi, geni toprak sahiplerinin toplumun eitim seviyesinin ykseltilmesi iin yeterli destei vermemesidir. Toplumda geleneksel din msiki olan kavvliye rabet fazladr. Hint mzii ve danslar yaygndr. zellikle sinema alannda Hint etkisi daha ak olarak grnmektedir. Pakistan toplumu iir ve edebiyatla i ie yaar. Salonlarda veya televizyon kanallarnda haftada birka defa iir yarmalar yaplr ve halk bunlar byk bir cokuyla izler. Hemen her toplantda Kurn- Kermden sonra Hz. Peygambere natlar okunur. Pakistan halknn renkli kiilii giyimlerine ve kullandklar eyalara da yansmaktadr. Evlerin, i yerlerinin, ulam aralarnn abartl biimde sslenmesi bu renkli kiilikten kaynaklanmaktadr.

BBLYOGRAFYA

Abul-Ala Maududi, The Islamic Law and Constitution, Lahore 1960; M. Hseyin Tesbh, Ktbneh-i Pkistn: Libraries of Pakistan, slmbd 1977; M. Tak Osmn, Narat bira avlet-talmil-slm f Bkistn, Karai 1399/1979; a.mlf., The Islamization of Laws in Pakistan: The Case of Hudud Ordinances, MW (Special Issue Pakistan), XCVI/2 (2006), s. 287304; hid Hseyin Rezzk, Pkistn Mselmnn ki Rsm u Revc, Lahor 1981; Afzal Iqbal, Islamization of Pakistan, Delhi 1984, s. 21, 59, 79-80, 84-95, 101-106; Alamgir Hashmi, Pakistani Literature: The Contemporary English Writers, Islamabad 1987; Seyyid htim Hseyin, Urd Edeb

k Tend Tr, Delhi 1988; M. Osman - Mesd Ear, Pkistn k Siys Cemateyn, Lahor 1988, s. 703-760, 761-771, 772-811; Mslim Seccd - Selm Mansr Hlid, Pkistn meyn Cmit k Kirdr, slmbd 1990; Serferz hid, Urd Miziye ir, slmbd 1991; Mucb Ahmed, Cemiyyet-i Ulem-i Pkistn 1948-1979, slmbd 1993; Gul Muhammad Khan, Hudood Laws in Pakistan, Lahore, ts.; Allah Bakhsh Malik, The Higher Education in Pakistan, Lahore, ts. (Maqbool Academy), s. 158-159; Rubya Mehdi, The Islamization of the Law in Pakistan, Richmond 1994, s. 157-202; M. Kmil Yaarolu, Pakistanda slm Ceza Hukukunun Kanunlatrlmas (doktora tezi, 1996), M Sosyal Bilimler Enstits, tr.yer.; Mirza Hmid Bek, Pkistn key hkr Urd Efsney, slmbd 2000; Pakistan Hindistan ykleri (der. ve trc. Celal Soydan), stanbul 2001, s. 231-236; Hfz Takyyddin, Pkistn k Siys Cemateyn ar Tarkeyn, Lahor 2001, s. 309-353; Pakistan Religious Education Institutions: An Overview, Islamabad 2002, s. 19-21; K. M. Azam, Pakistan: Economy, Politics, Philosophy and Religion, Karachi 2002, s. 314-321; Pakistan between Secularism and Islam (ed. Tariq Jan), Islamabad 2003, s. 79-91, 131-164; Mazhar Mun, Pkistn meyn Arab Zbn, Lahor 2003, s. 69-189; Martin Lau, The Role of Islam in the Legal System of Pakistan, Leiden 2006, s. 121-130; Ishtiaq Husain Qureshi, The Foundations of Pakistani Culture, MW, XLIV/1 (1954), s. 3-11; Fazlur Rehman, The Ideological Experience of Pakistan, Islam and the Modern Age, II/4, New Delhi 1971, s. 1; Ziaul Haque, Muslim Religious Education in Indo-Pakistan, IS, XIV/4 (1975), s. 292; Research Organisations in Pakistan, Pakistan Journal of History and Culture, I/1, slmbd 1980, s. 48-52; Riaz Hasan, Islamization: An Analysis of Religious, Political and Social Change in Pakistan, MES, XXI/3 (1985), s. 263-268, 275-280; Javid Iqbal, Islamization in Pakistan, Journal of South Asian and Middle Eastern Studies, III/3, Villanova 1985, s. 38-52; M. Aslam Syed, Modernism, Traditionalism and Islamisation in Pakistan, a.e., III/3 (1985), s. 62-84; S. Jamal Malik, Islamisation in Pakistan 1977-1985: The Ulama and their Places of Learning, IS, XXVIII/1 (1989), s. 11-15, 18; Sayyid A. S. Pirzada, The Role of Deobandi Ulama in Pakistans Politics: 1947-1956, South Asian Studies, VII/2, Lahore 1990, s. 64-81; Khalid Nazir, Notes and Comments Zakat and Ushr System in Pakistan, IS, XXXV/3 (1996), s. 333-343; C. Oesterheld, Urdu Literature in Pakistan: A Site for Alternative Visions and Dissent, Annual of Urdu Studies: Salnme-i Dirst-i Urd, XX, Chicago 2005, s. 79-98; Salim Mansur Khalid - M. Fayyaz Khan, Pakistan: The State of Education, MW, XCVI/2 (2006), s. 312-313; Khalid Rahman - Syed Rashad Bukhari, Pakistan: Religious Education and Institutions, a.e., XCVI/2 (2006), s. 332, 334-335; Sarah Ansari, Pkistn, EI (ng.), VIII, 240-244; Abdlhak, Urd, UDM, II, 539-567; Pkistn, a.e., V, 362-571; Seyyid Envrlhak, Pet, a.e., V, 632-637; M. sf Han, Pencb, a.e., V, 677-684; K. A. Nizami, Hindistan, DA, XVIII, 89-91; Ali Rza Kadm - Cevd Kerm, Pkistn, Dninme-i Cihn- slm, Tahran 1379/2000, V, 445-457. Abdlhamit Birk

PALANKA
(bk. KALE).

PALEOGRAFYA
Eski yaz ilmi. Yunanca eski yaz anlamna gelen palaios grapheden gelir. Bu tabirin ilk defa Fransz Benedikten rahibi Bernard de Montfaucon tarafndan 1682de kullanld belirtilir. Paleografya (paleografi), tarih boyunca kullanlan eitli yaz tiplerini okumaya ve incelemeye dayanan bir ilim koludur. zellikle XVIII-XIX. yzyllarda Eskia medeniyetlerinden intikal eden yazlar zmek amacyla bu ilimden faydalanlm, ayrca eitli el yazlarnn ekil ve tarznn retilmesine dayal bir anlam genilii kazanmtr. lk olarak Montfaucion 1708de yaymlad kitapla Yunan paleografisini kurmu, onu Latin paleografisi izlemitir. Asrlar boyunca Sumerler ivi yazs, eski Msrllar hiyeroglif, Latin ve Grekler kendi adlaryla anlan yazlar, Orta Asyada Trkler Uygur alfabesi, in ve Japonlar resim yazlar, Slavlar Kiril, Araplar ve Arap hkimiyetine giren douda in, batda Endls (spanya), Balkanlar ve Avrupann ortalarna kadar ok geni bir corafyada slmiyeti kabul eden milletler Arap alfabesini kullanmtr. Bu topraklarn bir ksm Arap hkimiyetinden ktktan sonra da Arap yazsnn kullanm srmtr. Trkler de slmiyeti kabul edince bu yazy benimsemi ve gelitirmitir. Bilhassa Osmanl dneminde btn resm kaytlar Arap yazsyla tutulmu ve Cumhuriyetin ilnnn ardndan 1928de Latin alfabesine geilmitir. Asl Nabat yazsna dayanan Arap yazs zamanla gelierek deiik yaz tipleri ortaya kmtr. Bu yazlar tevk, rik, sls, nesih, muhakkak ve reyhn adn tar (bk. AKLM- STTE). Bunlarn ekil zellikleri yannda kullanldklar yerler de farkldr. zellikleri ge belirlenen yazlar daha geni ve daha devaml kullanm alan bulmutur. ok itina istedii iin sratli yazlamayan sls bir sanat yazs olup kta, murakka ve levhalarla sre balar, beyit ve kasidelerde kullanlmtr. Ariv belgelerinde ise slse pek ender rastlanr; sadece yabanc hkmdarlara gnderilen nme-i hmyunlardaki yetler, bazan da davet rknnn slsle yazld grlr. lek bir yaz olmas dolaysyla gerek mushaflarn gerekse dier kitaplarn istinsahnda kullanlan nesih, harflerin hakknn verildii harekeli bir yaz eididir. Ancak ariv belgelerinde ok ndir olarak ve kelimenin farkl tarzda okunmas muhtemel olan durumlarda harekelenmitir. Sadrazam telhisleri buna rnek gsterilebilir. Telhisler gibi XVII. yzyl sonlarndan itibaren nme sretlerinin yazld defterlerde de harekesiz nesih kullanlmtr. Sratli yazma zarureti nesih krmasnn domasna vesile olmutur ki arivlerde nesih yazlarnn ou bu trdendir. Tevk yazs Osmanllarca ilk devirlerde ferman ve berat gibi belgelerde grlr. Tanzimattan sonra antlama metinlerinde tevk karakterli yazlara rastlanrsa da genellikle divan tercih edilmitir. Talik Osmanl ilmiye riclinin tercih ettii, sreklilik kazanm bir yaz tipi olarak ilmiyeye dair belge ve kaytlarn tutulmasnda kullanlmtr. Osmanllarda stanbulun fethinden sonra kullanlmaya baland tahmin edilen bir yaz eidi olan divan, adndan da anlalaca gibi Dvn- Hmyunda tutulan kaytlarda kullanlmtr. Mustafa l Efendiye gre divan yazy ranllarn ep yazsndan ilham alarak icat eden kii Matrak Nasuh olup bu yaz Osmanl hattatlar elinde ayr bir slp kazanmtr. Divanda ferman, berat, nme, ahidnme, sebeb-i tahrr hkmleri bu yaz ile yazlmtr. Mhimme, ikyet ve ahkm defterleri

dahil sratli yazlan kaytlarla derkenarlarda siykat olan ksmlar hari divan krmas; arz, arzuhal vb. belgeler zerine konan buyuruldularda ise bu yaznn kaln kullanlmtr. Dolaysyla ariv belgelerinde en ok rastlanan yaz tr divandir denilebilir. Cel divan nemli kiilere verilen mlknme, menur, timar tevcihini gsteren beratlarla nme-i hmyun ve ahidnme-i hmyunlarda kullanld gibi divan ile olan beratlarn nian formlleri de cel divan ile yazlmtr. Abbsler devrinde icat edildii, Anadoluya Seluklular zamannda ran yoluyla girdii rivayet edilen siykat yazs siyak ve sibakla gz alkanl ve metnin mahiyetine gre okunabilen zor bir yaz eididir. XV. yzyldan itibaren kullanlmaya balanmasna ramen esas olarak XVI. yzylda Tczde Cfer elebinin kaleminde gelime gstermitir. ran yoluyla geldiinden siykatla yazlan yazlarda genellikle Farsa kelime ve tabirlerin kullanld grlr. Maliye, evkaf ve tapu kaytlar gibi gizlilik isteyen belgeler bu yaz ile dzenlenmitir. Kalemlerdeki asllar siykatla olan kaytlardan arz, arzuhal vb. belgelere karlan derkenarlar da siykatla yazlmtr. Siykat yazsnda harfler kalemdeki sratli ak dolaysyla klp ksalmtr. Harflerin tek yazldklar ekilleriyle dier harflere bititikleri zamanki ekilleri arasnda byk fark vardr. Harflerin satra dizilii her zaman ayn olmad gibi siykat harfleri arasna nesih, divan ve rika krmalar ile kf hurdasnn harflerinin katld da grlr. Aslnda noktal olan siykat alfabesi, hem sratli yazabilme endiesi hem de belgelerin gizliliinin korunmas iin ok defa noktasz yazlmtr. Harfler her ktibin elinde farkl ekillere girebildii gibi ayn yaznn deiik yerlerinde de deiik ekillerde grlr. zellikle maliye belgelerinde oka geen kelimeler okunmas pek de kolay olmayan klieler haline gelmitir. Bunlara bir de satrlarn i ie yazlmas eklenince okunabilmeleri daha da gleir. Siykat yazsyla birlikte kullanlan rakamlar, dier Arap yazlarndaki gibi Hint rakamlar deil rakamlarn Arapa yazllarnn stilize edilmi ekilleridir. XV. yzyln ikinci yarsnda Dulkadrllar tarafndan kullanlan rika Osmanl belgelerinde XVIII. yzyln ikinci yarsndan itibaren grlmeye balanm, XIX. yzylda dier yazlarn yerini alacak kadar yaygnlamtr. Ayn dnemde Bbli rikas adyla hret bulan bir eidi de meydana getirilmitir. Rika gnlk yazlarda ok reva bulmutur. Divandeki gibi rikada da baz harfler asl ekillerini kaybetmitir. Rikann sratli yazlmas rika krmasnn domasna sebep olmutur. Rikada birlemeyen harfler divande olduu gibi rika krmasnda da birleir yahut birbirine iliir. Baz harfler ise zel ekiller almtr. Arivlerdeki XIX. yzyl belgelerinin ou bu karakterleri tayan rika krmas ile yazlmtr. Belgelerin ekil zellikleri yannda yaz tiplerinin de bilinmesi gerekir. Tarihsiz bir belge tarihlendirilip deerlendirilirken kullanlan yaznn asrlar boyunca geirdii gelime ve deiikliklerin gz nne alnmas lzmdr. XV. yzyl tahrir defterleriyle XVI. yzyl tahrir defterlerinin yazlar gibi XVI. yzyl mhimme defterleriyle sonraki asrlardakilerin yazlar da ayn deildir. Arz ve arzuhal gibi belgelerdeki derkenarlar bile hem brolardaki farkl yaz karakterlerini hem de bu yazlarn zaman iinde urad deiiklikleri gsterebilecek niteliktedir. Sadece bir paras gnmze ulam bir belgenin diplomatik adan deerlendirilebilmesi ve tarihlendirilmesi diplomatik bilgisi kadar paleografya bilgisini de gerektirir. Belge iinde geen tarih her zaman belgenin yazld tarih olmayp ok defa daha nceki bir olaya iaret eder. Byle bir belge ile karlaldnda paleografya bilgisi tehiste nemli rol oynayacaktr.

BBLYOGRAFYA

Mahmud Bedreddin Yazr, Eski Yazlar Okuma Anahtar, stanbul 1942; Sheyl nver, Trk Yaz eitleri, stanbul 1953; a.mlf., Siyakat Yazs ve Kuyudu Atika, stanbul Belediye Mecmuas, VII/87 (15), stanbul 1931, s. 88-95; Mihail Gubolu, Paleografia i Diplomatica Turco-Osmana. Studiu i Album, Bucureti 1958; B. Nedkov, Osmanoturska Diplomatika i Paleografiya, Sofia 196672, I-II; J. Reychman - A. Zajaczkowski, Handbook of Ottoman-Turkish Diplomatics (trc. A. S. Ehrenkreutz), Paris 1968; M. Tayyib Gkbilgin, Osmanl mparatorluu Medeniyet Tarihi erevesinde Osmanl Paleografya ve Diplomatik lmi, stanbul 1979; V. Stojanow, Die Entstehung und Entwicklung der osmanisch-trkischen Palographie und Diplomatik, Berlin 1983; Nihad M. etin, slmda Paleografyann Douu ve Gelimesi, Tarih Boyunca Paleografya ve Diplomatik Semineri: 30 Nisan - 2 Mays 1986 Bildiriler, stanbul 1988, s. 1-10; Mbahat S. Ktkolu, Osmanl Belgelerinin Dili (Diplomatik), stanbul 1994. Mbahat S. Ktkolu

PAMUK
Trkeye Farsa penbe > panbk kelimesinden gemitir. Pamuk karlnda gnmz dnyasnda yaygn olarak kullanlan cotton (Fr. coton) Arapa kutndan gelir. Kgarl Mahmud pamuu (bamuk) Ouzca bir sz olarak zikreder (Dvn Lugatit-Trk Tercmesi, I, 380). Eski Trklerde ayrca igit szyle pamuk ekirdei kastedilir (a.g.e., I, 356). Pamuk bitkisi iin kepez kelimesi kullanlm, pamuk tarlasna kepezlik denmitir. Kelime Memlklerde kebes eklinde balk, apka, kalpak iin kullanlyordu. Trklerde, ek, kemek (a.g.e., I, 139, 392), ktglk (gel, Trk Kltr Tarihine Giri, V, 363) gibi deiik pamuklu dokuma trlerinden sz edilir. Herodotun verdii bilgiden eski Yunanda pamuun pek bilinmedii anlalr. Doudaki en uzak lke dedii Hindistandan bahsederken burada kendiliinden byyen bir aatan toplanan bir tr ynn koyun ynnden daha iyi olduunu ve Hintlilerin kumalarn bundan dokuduklarn yazar (Tarih, s. 150). Pamuk karlnda kullanlan Yunanca karpasos ve Latince carbasus kelimeleri Sanskrite karpasadan alnmtr. Hint kutsal metinleri Vedalarda pamuktan sz edilmektedir. Ancak milttan en az iki binyl ncesine ait pamuk kalntlarna ndus vadisindeki Mohenjo-Daroda rastlanmtr. Yukar Mezopotamyada milttan nce VII. yzylda pamuk bilinmekteydi (Lamm, s. 2). Eski hal ve tekstil kalntlarndan randa Ssnler dneminde pamuk tarm yapld anlalmaktadr. Eski Ahidde Esterin hikyesinde uan (u, Susa) saray tasvirlerinde pamuk elbise ve ince beyaz perdelerden sz edilir (Ester, 1/6; 8/15). Dou Trkistanda Tarm blgesinde milttan iki- asr sonrasna ait Kharostri yazmalarnda deiik tekstil rnlerinden ve pamuktan bahsedildii dikkati eker. Pamuk birka asr sonrasnda Dou Trkistanda yaygn biimde kullanlr olmutur (Lamm, s. 2). XIII. yzylda Kuzey ine pamuk genellikle Orta Asyadan giderdi. 981, 1129 ve 1221 yllarnda Uygur blgesine gelen inliler onlarn eitli kumalarndan sz eder (gel, slmiyetten nce Trk Kltr Tarihi, s. 365-366). Araplarda pamuk karl kullanlan kutn kelimesi muhtemelen Akkadca katnu veya kattanudan (zayf, ok ince) gelir, ayrca krsf kelimesi de kullanlmtr. Kuranda Allahn nimetleri arasnda saylan scaktan koruyacak elbiseler (serbl) (en-Nahl 16/81) pamuk ve keten elbiseyle tefsir edilmitir (Taber, VII, 627). Bir rivayete gre pamuun kullanm Hz. dem ve Havv ile balar. Cennetten yeryzne plak olarak indiklerinde dem eine scaktan rahatsz olduunu sylemi, bunun zerine Cebril bir miktar pamuk getirip Havvya ip yapmay ve dokumay retmitir (bn Askir, LXIX, 108). Hadislerde pamuktan ve pamuklu dokumalardan sz edilmektedir. Hz. Peygamberin en sevdii elbise olarak geen hbera Yemen dokumas pamuklu kumatan yaplmt (Nevev, XIV, 56; Ayn, XVIII, 23). Vefatnda kefen olarak shliyye denilen pamuktan kat beyaz bez kullanlmtr (Buhr, Ceniz, 18, 23; Mslim, Ceniz, 45). Resl-i Ekrem devrinde Yemen pamuk yetitirilen blgelerdendi. Merib halknn temsilcisi sfatyla Medineye gelen Ebyaz b. Hamml pamuk ziraat yaptklarn sylemiti. Hz. Peygamber, saylar az kalan Mariblilerle yllk vergi olarak meafir kuma deerinde yetmi hullelik bez zerinden anlamt (Eb Dvd, arc vel-imre vel-fey, 27; bn Sad, V, 523). Sahbe devrinin sonlarna doru Ysuf b. Amr el-Mekknin ilk defa Hicazda pamuktan ucuz kt yapt sylenir. lk dnem kaynaklarnda deiik pamuklu kumalardan bahsedilir. Atk veya zgsnden biri pamuk, dieri ipek, keten veya yn iplikle dokunmu kumalar da yaplmaktayd. zgs kaliteli ipek, atks pamuk

olan kumalara mulham deniyordu. mer b. Abdlazz yazd bir mektubunda erkeklerin ipek giymemesini emrediyor, bundan atks pamuk olan hari tutuyordu (bn Eb eybe, V, 153). Mslmanlar ran fethettii zaman Herat, Nbur, Rey, Cibl, Merv gibi ehirlerde pamuk ileyen atlyeler vard. bn Havkal Nbur, Merv, Buhara, Kirman ve Hrmz gibi baz ehirlerden dier beldelere yaplan pamuk, pamuklu dokuma ve elbise ihracatndan sz etmektedir (retl-ar, II, 312, 381, 433, 436, 464, 481, 489). Merv ehri Horasann anas kabul edilir, ona Mervhicn denir ve Horasandan gelen dokumalar Merv veya hicn diye anlrd (Eb Mansr es-Selib, I, 542). Chiz de genellikle pamuun Horasana, ketenin Msra nisbet edildiini syler (a.g.e., I, 530). Bununla birlikte Ahd-i Atkte Msrda pamuktan beyaz bez dokuyanlardan sz edilir (aya 19/9; IDB, I, 709). Suriye ve Filistin blgelerinde pamuk ziraat mslmanlarn fethinden sonra yaygnlamt. Heyde gre Hal seferleri dneminde Suriyede yetitirilen pamuun ham ve ilenmi halde ihracat yaplmaktayd (Yakn-Dou, s. 193-195). Pamuk tarmna bal olarak zikredilen blgelerde dokuma sanayii de gelimiti. Endlste ve Sicilyada pamuk tarm buralarn mslmanlarn eline gemesinden sonra balam (a.g.e., s. 56; Barthold, s. 161), Morada da pamuk ekimi mslmanlarla ilikiler sayesinde yaygnlamtr. Seluklu dneminde Konya, Krehir, Ldik, Denizli blgeleri pamuklu dokumalaryla n kazanmt. Cacaolu vakfiyesinde Krehirde pamukulara mahsus bir handan ve bezciler arsndan bahsedilir (Temir, s. 34, 112). Ayasuluk, Balat, Alanya, Antalya, Ayas gibi Gney ve Bat Anadolu limanlarndan Avrupaya pamuk ihracat yaplyordu. Osmanl Devleti dneminde pamuk tarmnn yaygnlatrld ve Avrupa ile olan ticarette mmul ve yar mmul en nemli ihracat maddesini tekil ettii bilinmektedir. Osmanl devrinde ukurova, Gneydou Anadolu, Ege ve Trakya, Suriye ve Msrn eitli blgelerinde kaliteli pamuk yetitirilmekteydi. zellikle Bat Anadolu blgesinde pamuk tarm gelimi, pamuk nemli bir ticar meta haline gelmiti. Osmanllar pamuk ve pamuklu retimini Balkanlara da tam, pamuk retimi birok dalda i sahas oluturmutur. Birok ehir ve kasabada pamuklu retimiyle ilgili esnaf kollar bulunmaktayd (cullahlar, bezciler, boasiciler, boyaclar, takyeciler, yorganclar, hallalar vb.). Pamuk ekimi XVI. yzyln sonlarndan itibaren Batda ve Rusyada ucuz pamuklu giyim ve kullanm eyasna olan ihtiya sebebiyle giderek art gstermi, XVII. yzylda Bat Anadolu, Suriye, Msrda pamuk ziraat ticarete bal olarak daha da yaygnlamtr. XVIII. yzylda tam anlamyla bir patlama yaanm, pamua olan talebin artmas Osmanl pazarlarn hareketlendirdii gibi ekim alann da geniletmi, byk iftlikler ortaya kmtr. Ancak bu dnemde Hindistan pamuklularnn giderek artan rekabeti pamuklu sektrn zora sokmutur. ngilizler ve Hollandallar kanalyla daha ucuz Hint ii pamuklular Osmanl pazarna sokulmu, 1780-1815 yllarnda pamuklu retimi neredeyse tamamen Bat pamuklu endstrisinin tekeline girmitir. 1790larda ngiliz pamuk iplii fabrikasyon imal sebebiyle Osmanl piyasalarnda yerli ipliklere gre daha ucuz satlyordu. 1840larda Diyarbekir, Halep, am, zmir, Bursa ve stanbul pamuklu sanayii ngiliz ipliine baml hale gelmiti; fakat yine de kk el tezghlar retimi srdryordu. 1825-1830 dneminde pamuk iplii ithalt katna, sonraki be ylda alt katna, 1860ta yaklak krk katna kmt. Amerikan i sava (1861-1865) Osmanl pamuklu pazarnn canlanmasna yol amtr. XX. yzylda Osmanl ihracat iinde pamuklularn pay % 80 dolayndayd. Pamuklu dokumalar arasnda ad ok geenler boasi, kirpas, alaca, kutn, bez, mendil, beled, dimi, yemeni, tlbent, basma, it ve yazmadr.

BBLYOGRAFYA

Dvn Lugatit-Trk Tercmesi, I, 139, 293, 303, 356, 380, 392, 507; III, 346; v. Soden, AHW, II, 907, 908; Herodot, Tarih (trc. Perihan Kuturman), stanbul 1973, s. 150; bn Sad, e-abat, V, 523; bn Eb eybe, el-Muannef (nr. Keml Ysuf el-Ht), Riyad 1409/ 1989, V, 153; Taber, Cmiul-beyn, VII, 627; bn Havkal, retl-ar, I, 213; II, 312, 381, 433, 436, 464, 481, 489, 490; uddl-lem (Minorsky), s. 102, 103, 104, 105, 131, 132; Eb Mansr es-Selib, imrl-ulb (nr. M. Ebl-Fazl brhim), Kahire 1985, I, 530, 542; bn Askir, Tru Dma, LXIX, 108; Nevev, eru Mslim, XIV, 56; Ayn, Umdetl-r, Kahire 1392/ 1972, XVIII, 23; Dedem Korkudun Kitab (haz. Orhan aik Gkyay), stanbul 2000, s. 1; C. J. Lamm, Cotton in Mediaeval Textiles of the Near East, Paris 1937, s. 2 vd., 96, 100, 104 vd., 182 vd.; Barkan, Kanunlar, bk. ndeks (penbe, pambuk); Ahmet Temir, Krehir Emiri Caca Olu Nur el-Dinin 1272 Tarihli Arapa-Moolca Vakfiyesi, Ankara 1959, s. 34, 112; W. Heyd, Yakn-Dou Ticaret Tarihi (trc. Enver Ziya Karal), Ankara 1975, s. 56, 193-195, 604; Bahaeddin gel, slmiyetten nce Trk Kltr Tarihi, Ankara 1988, s. 365-366; a.mlf., Trk Kltr Tarihine Giri, Ankara 2000, V, 353, 354, 355 vd.; V. V. Barthold, slm Medeniyeti Tarihi (izah, dzeltme ve ilvelerle trc. M. Fuad Kprl), Ankara 1984, s. 161; Abdlhay el-Kettn, et-Tertbl-idriyye (zel), III, 62; Emre Dlen, Tekstil Tarihi, stanbul 1992, s. 71 vd.; Halil nalck, Osmanl Pamuklu Pazar, Hindistan ve ngiltere Pazar Rekabetinde Emek Maliyetinin Rol, Gel.D, II (1981), s. 1-65; a.mlf., un, EI (ng.), V, 557 vd.; E. Ashtor, un, a.e., V, 554-556; J. C. Trever, Cotton, IDB, I, 709; Mbahat S. Ktkolu, Baruthne-i mire, DA, V, 97; Eckart Ehlers - Ahmad Parsa, Cotton, EIr., VI, 334; Hassan Hakimian, Cotton, a.e., VI, 335. Nebi Bozkurt

PAMUKCYAN, Kevork
(1923-1996) Aratrmac-yazar. 23 ubat 1923te skdarda dodu. Kayserili bir Ermeni ailesine mensuptur. Babas 1890da stanbula yerleip kuma ticaretiyle uraan, Cumhuriyet dneminde ktiplik yapan Hac Mikayel Pamukciyandr. lkrenimini 1937de Nersesyan-Yermonyan Okulunda tamamlad. Daha sonra Saint Joseph Fransz Kolejini bitirdi. 1942-1945 yllar arasnda skdar, 1949da Edirnekap ve 1950-1956 yllarnda Balkl Ermeni mezarlklarndaki 2000 kadar mezar ta kitbesini derledi. 1950den itibaren stanbulda bulunan on kadar Ermeni kilisesinin vaftiz ve vefeyat kaytlar zerinde alt. 1944-1950 yllar arasndaki dnemde karakalemle portre izimiyle ilgilendi. Bu alandaki en baarl eseri 1944te izdii ve 1969da Kuliste yaymlanan Rupen Sevaga ait portredir. 1953te Kltrel Aratrmalar Tevik Cemiyetinin kurucular arasnda yer ald. 1967den itibaren patrikhnede grev yapt. Burada 1967-1977 yllar arasnda ktphane idarecilii, 1977-1982 yllarnda genel sekreterlik, 1982den sonra da kltr ileri danmanln srdren Pamukciyan 1968-1978 yllar arasnda nce oagat dergisinin, ardndan patrikhne salnmesinin editrln stlendi. 1976da stanbul Teknik niversitesi Mimarlk Fakltesi Mimarlk Tarihi ve Restorasyon Enstitsne, 1983te Hollandann Leiden ehrindeki Uluslararas Ermeni Aratrmalar Birliine ye seildi. 23 Eyll 1996da stanbul Ferikyde ld. Trk ve Ermeni kaynaklarna olan hkimiyetiyle bu iki kltr arasnda kurduu iliki birok ansiklopedi iin yazd maddelerde grlen Pamukciyan, Ermenice ve Trkenin yan sra Franszca, ngilizce, talyanca, Almanca ve Romenceye de vkft. Ayrca Yunanca, spanyolca, Portekizceye inayd. lk yazs 2 Temmuz 1943 tarihinde Nor Lur gazetesinde kan makalesidir. 1947-1952 yllar arasnda haftalk olarak Carakayt adl dergide 1949dan itibaren eitli yazlar yazd. 1950-1952 ve 1958-1966 yllarnda Reat Ekrem Kounun stanbul Ansiklopedisinde 300 kadar madde kaleme ald. Bu maddeler kendisinin Trk okuyucular tarafndan tannmasn salad. Trk Dili ve Edebiyat Ansiklopedisi (1983-1987), Ana Britannica (1988-1990) ve Trk msikisi ansiklopedilerine de katklar oldu. Dnden Bugne stanbul Ansiklopedisine Ermeniler, Depremler (Osmanl dnemi) ve Amiralk maddeleri yannda baz Ermenilerin biyografilerini yazd. lk Trke makaleleri, Trkiye Turing ve Otomobil Kurumunun Belleteninde 1956-1958 yllar arasnda yaymland. Hayat Tarih Mecmuas (1969-1978), Tarih ve Edebiyat Mecmuas (1978-1981), Halk Kltr (1984-1992), Trk Trk Tarih Kurumu Belleteni (1990-1992), Folklor ve Etnografya Aratrmalar Yll ile (1984-1985) Tarih ve Toplum dergisinde Trke yazlarn srdrd. Bunlarn dnda eitli gazete ve dergilerde Trke yazlar yaymland. Eserleri. Ermenice: 1. Agntsi Hin Kertasdanner u Temker (Einli eski aileler ve simalar; Toros Azadyan, Agn [Ein] iinde, stanbul 1956). 2. oagat (yllk, 1970). Bu tarihten itibaren yllklarn hemen btn yazlar Pamukciyan tarafndan yazlmtr: Madenakidutyun Hanrabedagan Hisnamya rani stanbulahay Krki (Cumhuriyetin 50 ylnda Ermenice kitaplar bibliyografyas, oagat 1976-1978 yll iinde); Hagop Nalyan Badriark (oagat, stanbul 1981); Hovhannes Badriark Golod (oagat, stanbul 1984); Eremya elebi Kmrciyann eseri olup notlandrarak nerettii

Badmutyun Hragizman Gosdantnubolsa (1660 Darvo) (1660 yl stanbul yangn tarihi, oagat, stanbul 1991). Trke: Ermeni Harfli Trke Elyazma Eski Bir Cnk (Folklor ve Etnografya Aratrmalar Yll, 1984); Eremya elebi Kmrciyan, stanbul Tarihi: XVII. Asrda stanbul (stanbul 1988, 2. bs.; notlarla yayma hazrlanmtr). Pamukciyann lmnn ardndan makaleleri Osman Kker tarafndan derlenip Ermeni Kaynaklarndan Tarihe Katklar adyla neredilmitir (I, stanbul Yazlar, stanbul 2002; II, Ermeni Harfli Trke Metinler, stanbul 2002; III, Zamanlar, Mekanlar, nsanlar, stanbul 2003; IV, Biyografileriyle Ermeniler, stanbul 2003).

BBLYOGRAFYA

Kevork Pamukciyan, Kevork Mikayeli Pamukciyan (Otobiyografi), stanbul Yazlar (haz. Osman Kker), stanbul 2002, I, s. XIII-XVI; Turgut Kut, Baron Kevork Tbir Pamukiyandan Anlar, a.e. iinde, I, s. XXIV-XXVII; M. Sabri Koz, Bir Ermeni Dervi: Kevork Pamukciyan, a.e. iinde, I, s. XXVIII-XXXVI; Kevork Pamukciyann Trke Makaleleri, a.e. iinde, I, s. LI-LVII; Kevork Pamukciyann Ansiklopedilere Yazd Maddeler, a.e. iinde, I, s. LVIII-LXVIII; Kevork Pamukciyan Bibliyografyas 1956-1996 (Tarih ve Toplumun Dndaki Makaleler), TT, XXVI/ 153 (1996), s. 46-47; Ayda Uyar, Aratrmaya Adanm Bir mr: Kevork Pamukciyan (1923-1996), a.e., XXXIX/230 (2003), s. 4-11. Nagehan akar Bapehlivan

PANARABZM
Btn AraplarI tek bir siyas birlik altnda birletirme ideolojisi. Szlkte Arap milliyetilii anlamna gelen el-kavmiyyetl-Arabiyyeden farkl olarak Araplarn birlii mnasndaki el-vahdetl-Arabiyye yerine kullanlan bir kavramdr. Arap milliyetiliiyle alkas bakmndan fikr temelleri XIX. yzyln sonlarna kadar giden panarabizm (Fr. panarabisme) balangta Osmanl hkimiyetindeki baz blgelerin Araplarn, I. Dnya Savandan sonraki yarm asrlk dnem ierisinde Fastan Umana kadar btn Araplar iine alan bir siyas birlik kurmak amacyla gelitirilen fikir ve faaliyetler iin kullanlmtr. XIX. yzylda gelien ve milliyete vurgu yapan dier pan hareketlerine gre daha ge ortaya kmtr. XIX. yzyln ikinci yarsnda Araplarn geleceini tartmaya balayan Arap dnrlerinin nemli bir ksm, problemlerinin Osmanl Devleti ats altnda kalarak zlebileceini savunurken aznlk bir grup Lbnan gibi baz blgelerde Araplarn bamsz bir ynetime gemeleri gerektiini savunmaktayd. Daha ok Arap dili ve kltr ekseninde srdrlen bu tartmalar Arap milliyetilii asndan nemli olmakla birlikte panarabizm anlamna gelmemekteydi. Uzun zaman Osmanlc fikirleriyle tannm olan St el-Husr ve Emr ekb Arslan gibi XX. yzyl Arap milliyetiliinin nemli isimleri, ancak Osmanl Devletinin yklnn ardndan Arap birlii fikrini gelitirmeye balamlardr. Panarabizm esas itibariyle I. Dnya Sava sonrasnda gelimi bir ideolojidir. ncelikle Arap topraklarnda manda ynetiminin uyguland blgelerde tartlmaya balanm, ardndan dier blgelerde yaygnlamtr. Bu sebeple zelliklerinden biri Avrupa emperyalizmine kar bir tavr olarak ekillenmi olmasdr. Nitekim 1920-1930 yllar arasnda bu hareketin nde gelen savunucularndan biri de ngilizlerin byk Arap krall vaadlerine inanarak 1916da Osmanl Devletine isyan eden erf Hseyinin olu Irak Kral I. Faysal idi. Faysal babasna vaad edilen corafyada bir krallk kuramasa da Irak, Suriye, Filistin, rdn ve Hicaz arasnda bir konfederasyonun oluturulmasn savunuyordu. Him projesi diye bilinen bu giriime Suudi Arabistan bata olmak zere Msr ve Lbnan muhalefet etmise de blge Araplar arasnda belli bir etki yapt bilinmektedir. Kral Faysaln 1933te lmnn ardndan kardei rdn Kral Abdullah projenin nderliini stlendi. Abdullahn liderliinde ncelikle Suriye ve rdnn yer alaca bu birlie sonradan Irak ve Filistinin katlmas planlanmaktayd. Ayn dnemde Irak Babakan Nri Said Paa da sz konusu lkelerden oluacak Irak merkezli bir Arap birlii fikrini savunmaktayd. Her iki projenin de baarsz olmasnda, Kral Abdullah ile Nri Saidin birbirlerine kar olmalarnn yan sra Msr ve Suudi Arabistan gibi gl Arap devletlerinin verimli hill etrafnda oluturulmaya allan bu tr birlik abalarna muhalif olmalarnn pay vardr. 1930lu yllarda Araplar arasnda birlik fikrinin canl tutulmasnda Filistin meselesi nemli rol oynad. zellikle ngilizlerin 1933 ylndan sonra yahudileri Filistine g etmeye teviki dolaysyla Suudi Arabistann Arap birlii fikrine sempati ile bakmaya balamas bu fikrin hayata

geirilebilecei umutlarn arttrd. Ayn yllarda bata Msr, Suriye ve Irak olmak zere aydnlar arasnda panarabizmin nemine vurgu artt. Ancak hvn- Mslimn gibi slm vurgusunu ne karan gruplarla Baaslar gibi sosyalist ve laik temelli birlik iin alanlar arasnda farkllama giderek belirginlemekteydi. Arap birlii yolunda yaanan bu gelimelere ramen Suriye, Irak ve Msr gibi lkelerde Arap birlii fikrine kar olan blgesel milliyeti tavrlarn da etkin olduu grlmektedir. II. Dnya Sava yllarnda ngilizlerin Irak ve Msr zerindeki kontroln azaltmas ve Suriyede Fransz manda ynetiminin sona ermesi Arap birlii fikrini tekrar canlandrmaya balad. Msr, Nil vadisinde Msr-Sudan birliktelii ars yaparken dier Arap devletleri arasnda dayanma ve i birliinin gelitirilmesini savunuyordu. Bu hareket ilk meyvesini Arap tabiplerinin 1943te skenderiyede toplanmasyla verdi. Ksa bir sre sonra Irak babakan Msr ziyaret etti; ardndan Kahirede Arap Kulbnn gayri resm al gerekletirildi ve resm hale dntrlmesi iin almalar yapld iln edildi. II. Dnya Savann sonlarna doru Arap birlii yolunda Msr ve Irak arasnda i birlii giriimleri artt. Srdrlen mzakereler sonunda Arap Birlii Konferansnn toplanaca ve Arap Birlii Tekiltnn kurulaca iln edildi. Ardndan Msr 28 Austos 1944te Kahirede bir konferans dzenleneceini aklayarak Arap liderlerini bu konferansa davet etti. ncelikle Filistin meselesinin halledilmesi gerektiini savunan Suudi Arabistann alt dzeyde katld hazrlk toplantlar sonucunda 1945te panarabizm fikri asndan nemli bir baar saylabilecek olan Arap Birlii Tekilt kuruldu. Filistinin temsilci bulundurduu birliin kurucu lkeleri Msr, Suudi Arabistan, Irak, Suriye, Lbnan, rdn ve Yemen idi. Birliin amac Arap devletleri arasnda ekonomi, kltr, salk, hukuk alanlarnda i birlii politikalar retmekti. Birliin ye says zamanla artarak yirmi ikiye ulat. Cemal Abdnnsrn 1952de Msrda gerekletirdii ihtill panarabizm asndan yeni bir etki unsuru ortaya kard. Bat desteiyle 1948de kurulan srail Devletinin Filistin meselesine yeni bir boyut kazandrmas ve Msr ihtill ynetiminin Bat kart tavr almas, 1955te ngilterenin nclnde kurulan Badat Paktnn etkisiz kalmasna yol at. Bu dnemde Msr, Arap birlii konusunu daha canl tutmakta kararllk gsterdi. Arap siyas birliinin ilk adm olarak ubat 1958de Msr ve Suriye Birleik Arap Cumhuriyeti ad altnda birleti. Bu oluuma bir tepki olarak denenmi olan, Him ailesinin ynettii Irak ve rdnn yine ubat 1958de Arap Federasyonu adyla birleme abas uzun mrl olmad ve Temmuz 1958 Irak asker darbesiyle dald. Birleik Arap Cumhuriyeti ve Yemen Krall arasnda Mart 1958deki konfederasyon denemesi de baarsz oldu. Panarabizm konusunda daha nemli bir hayal krkl ise Msr-Suriye Birliinin Eyll 1961de Suriye tarafndan sona erdirilmesiydi. Bu baarszln ardndan yaplan bir baka nemli giriim de 17 Nisan 1963te Msr, Irak ve Suriyenin imzalad, fakat yrrle konulamayan federasyon anlamasdr. Nsrn gl liderliinin etkisiyle Mays 1964te Msr ve Irak arasnda, Temmuz 1964te Msr ve Yemen arasnda anlamalar imzalansa da uygulamaya konulamad. 1967 Arap-srail savann hezimetle sonulanmasnn ardndan 1970li yllarda Msr, Sudan, Libya ve Suriye arasnda benzeri baarsz federasyon abalar tekrarlanmtr. Birlik fikrini uygulamaya koymak adna yaplan giriimler Arap devletleri arasndaki ihtilflar da gndemde tuttu. zellikle Arap-srail savalarndaki yenilgiler ve birlik konusundaki baarsz giriimler Araplar baka organizasyonlara sevketti. Arap birliinden ziyade slm lkeleri arasnda

i birliinin geleceine inanan Fas, rdn ve Suudi Arabistann giriimleriyle 1969 ylnda slm Konferans Tekiltnn kurulmas panarabizmi olumsuz ynde etkiledi. Ayrca 1969 Libya ihtillinden sonra panarabizmin gereklemesi iin uzun yllar aba harcayan Muammer elKaddfnin Marib Birlii (Fas, Cezayir, Libya ve Moritanya) gibi blgesel veya Afrika birlii gibi kta birlikteliklerine ynelmesi de panarabizmin baarszlklar arasnda zikredilebilir. Ayn ekilde Krfez birlii lkeleri Konseyi (Suudi Arabistan, Kveyt, Bahreyn, Katar, Birleik Arap Emirlikleri ve gzlemci olarak Yemen), Arap birlii Tekilt (Msr, rdn, Irak ve Yemen) gibi oluumlar da btncl Arap birlii fikrini ikinci plana iten kurululardr. Panarabistler, Arapa konuan ve kendini Arap kabul eden btn topluluklarn birletirilmesi hususunda hemfikirdirler. Fakat arzu edilen bu birliin nasl gerekletirilecei ve aralar hususunda farkl tavrlar sergilemektedirler. Bazlar ihtill yntemini desteklerken bazlar karlkl anlama ve tedrc birliktelikten yana tavr almaktadr. Bu erevede ksm birliktelikler niha birlie doru birer adm olarak deerlendirilmektedir. Ayn ekilde federasyon veya konfederasyon taraftarlar ile tek bir siyas at altnda toplanmay savunanlar farkl gruplar oluturmaktadr. Esasen gnmz Araplarn birlik fikrine ynelten srail kartl ana unsuruna ramen Arap devletleri arasnda Filistin meselesi hususunda tam bir fikir birlii olduunu sylemek zordur. srail kart tavrn derecesi de Araplar arasnda birlik fikrini zayflatan unsurlardandr. 1990l yllarda Basra krfezindeki gelimeler ve Amerikann Krfez Sava karsnda ortak bir tavr belirleyemeyen Arap lkeleri, 2003ten beri srmekte olan Irakn igali karsnda da fikir ayrlklarn srdrmektedir. Araplar arasnda son olaylara gsterilen farkl tepkiler panarabizm fikrinin gc ve zaaflar bakmndan nemli gstergelerdir.

BBLYOGRAFYA

St el-Husr, Muart f nevetil-fikretil-avmiyye, Kahire 1951, tr.yer.; W. L. Cleveland, The Making of an Arab Nationalist: Ottomanism and Arabism in the Life and Thought of Sati el-Husri, Princeton 1971, tr.yer.; Arab Nationalism an Antology (ed. Sylvia G. Haim), London 1976, tr.yer.; D. Pipes, Greater Syria: The History of an Ambition, New York 1990; E. Kedourie, Politics in the Middle East, New York 1992, s. 268 vd.; Bessam Tibi, Arap Milliyetilii (trc. Takn Temiz), stanbul 1998; C. E. Dawn, Osmanlclktan Arapla (trc. Bahattin Aydn - Takn Temiz), stanbul 1998, tr.yer.; Adid Davia, Arap Milliyetilii: Zaferden Umutsuzlua (trc. Ltfi Yaln), stanbul 2004; Zeynep Gler, Sveyin Batsnda Arap Milliyetilii: Msr ve Nasrclk, stanbul 2004; Y. M. Choueiri, Nationalism in the Middle East: The Case of PanArabism, A Companion to the History of the Middle East (ed. Y. M. Choueiri), Oxford 2005, s. 291-312; Cumhuriyet, stanbul 8 Temmuz 1933; 12 Eyll 1935; 16 Ekim 1935; 13 Kasm 1935; 25 Kasm 1935; 20 Nisan 1936; 13 Eyll 1936; 15 Eyll 1936; 13 Ocak 1943; 17 Ocak 1943; 18 Ocak 1943; 20 Ocak 1943; 2 Nisan 1943; 21 Temmuz 1943; 11 Austos 1943; 28 Austos 1943; 29 Ekim 1943; 7 Ocak 1944; M. Kramer, Arab Nationalism: Mistaken Identity, Daedalus, CXXII/3, Massachusetts 1993, s. 171206; Mahmoud Haddad, The Rise of Arab Nationalism Reconsidered, IJMES, XXVI (1994), s. 201-202; D. Walker, The Rise of PanArab Nationalism in Egypt (1930-1940), HI, XIX/4 (1996), s.

67-90; Zekeriya Kurun, ekib Arslann Baz Mektuplar ve ttihadlar le likileri, TED, sy. 15 (1997), s. 597-618; M. Eppel, The Elite, the Effendiyya and the Growth of Nationalism and PanArabism in Hashemite Iraq 1921-1958, IJMES, XXX (1998), s. 227-250; J. M. Landau, PanArabism, EI (ng.), VIII, 245-248; Bahgat Korany, Arab Nationalism, The Oxford Encyclopedia of the Modern Islamic World (ed. J. L. Esposito), New York 1995, I, 113-116. Zekeriya Kurun

PANAYIR
(bk. PAZAR).

PANSLMZM
(bk. SLMCILIK; TTHD- SLM).

PANSLAVZM
Btn Slavlarn bir araya getirilmesi ve zellikle Rusyann nderliinde birletirilmelerini ngren siyasal akm (bk. RUSYA).

PANTHAY
XIX. yzyln ikinci yarsnda inin Yunnan blgesinde yaayan mslmanlara verilen isim. inde pek bilinmeyen panthay terimi Avrupallar tarafndan XIX. yzyln ikinci yarsnda Burma (Myanmar), Tayland ve Vietnam ile snr komusu olan inin gneybatsndaki Yunnan blgesinde yaayan inli (Huyi, Hui) mslmanlar iin kullanlmtr. Etimolojik yaps hakknda eitli grler bulunan ismin ince bendi (yerli) veya panzei (si) yahut Birmanca Pansee (Kuzey Arakan blgesindeki Hint asll mslman Burmallar) kelimelerinden gelmi olabilecei dnlmektedir. Muhtemelen kelimeyi Hindistandaki ngiliz smrgecileri, 1855-1873 yllar arasnda Manu idarecilerine kar ayaklanan Yunnanl mslmanlar adlandrmak zere Panthay ekline evirmilerdir. Gnmzde bu terim, Burmada yaayan Yunnanl mslmanlar iin kk drc bir anlam ifade etmektedir. slmiyetin Yunnana giriiyle ilgili bilgiler doruluk ve gvenilirlik bakmndan farkllk arzeder. Tang (618-906) ve Song (960-1279) dnemlerine ait kaynaklar, Yunnana gelen Orta Asyal gmenlerin faaliyetleri ve onlarn din hayatlar hakknda herhangi bir aklama yapmaz. Ancak Tang dnemine ait baz arkeolojik belgeler, onlarn blgede hkm sren Budist Dali (Tali) Krallndaki yerli Yunnanllar tarafndan esir edildiini gstermektedir. Nitekim Tibet 801de Daliyi igal ettii zaman ald esirlerin ounluunu Semerkanttan gelen askerler oluturmutu. Dali tarihi hakknda kaleme alnm bir Song dnemi eseri de blgeye yerleen ilk mslman gmenlerin ranl tccarlar ve vergi toplamaya gelen Gneydou Asyallar olduunu kaydetmektedir. ince mslman menkbelerine gre ise blgeye yerleen ilk mslmanlar Tang hnedan dneminin ortalarnda ticarete balayan Arap tccarlardr. 1279da btn inin Moollar tarafndan igal edilmesinden nce Yunnanda slmiyetin nasl tutunup yayld hakknda gvenilir bir kayt bulunmamasna ramen bu tarihten sonra hkmetin blgeye geni apl mslman g dzenledii bilinmektedir. Mool Yan hnedan dnemi (1279-1368) boyunca Tongut, Tatar, Uygur, Acem gibi eitli rklara mensup mslmanlar buraya geldiler ve kendilerine datlan topraklara yerletiler. Yine ayn dnemde Orta Asyal mslman askerler, Burmallar veya mahall sileri bastrmay hedefleyen siyas ve asker stratejiler gerei srekli biimde buraya gnderildiler. Daha sonra bunlar, yerli veya inli kadnlarla evlenmeye ve gayri mslim yetimleri evltlk alarak yetitirip kendi kzlaryla evlendirmeye baladlar. Bu devirde sarayda ve mahall idare merkezlerinde birok mslman st dzey ynetici olarak grev yapt; hatta aralarndan valilie ve kumandanla getirilenler oldu. Bunlardan en nemlisi, Kubilay Han (1260-1294) tarafndan Yunnan valiliine tayin edilerek mslmanlar inliletirmekle grevlendirilen ve daha sonra Hsien Yan prensi unvanyla onurlandrlan Buharal General Seyyid Ecel emseddin merdir (Sai Tion-Chih, . 1279). Yan dneminin sonuna doru mslmanlar Orta Asya geleneklerini terkederek in kltrn benimsediler ve bu kltrn etkisi altnda kalm bir din hayat srdrmeye baladlar. Blgeye mslman g Ming hnedan dneminde de (1368-1644) devam etti. Bu yabanc insanlar, hkmetin Konfysl yaymaya almasna ramen din, ekonomik ve sosyal hak ve hrriyetlerini korumay baardlar; saylar giderek artt. Bu dnemde asker faaliyetlerin azalmasyla birlikte mslman askerler zellikle madencilik, ticaret ve porselen yapmcl gibi mesleklerle uramaya baladlar. Manu-Qing dneminin (1644-1911) balarnda ilenmi deri ve hal imalt

da geliti ve ekonomi giderek byd. Mslmanlar bir sre bar ve refah iinde yaadktan sonra bir isyan bastrmak iin yardma arldklar Pekinden kmayarak iktidara ortak olan ve btn lkeyi kendi kat kurallarna gre ynetmeye alan Manularn daha baskc bir Konfyslk faaliyetine mruz kaldlar. Hkmetin yrtt mslmanlara ynelik bask ve zulmler, lkenin dalk blgesi ve devlet otoritesinin en zayf hissedildii eyaleti olan Yunnanda ve inin kuzeybatsnda bulunan dier mslman yerleim merkezlerinde ciddi ayaklanmalara yol at ve blge 1681de ordu tarafndan igal edildi. Mslmanlarn dil, din ve yeme ime, giyim kuam, dn, cenaze gelenekleri gibi farkl ynleri Han (in) toplumundan ayrlmalarna sebep olmutu. XIX. yzylla birlikte ba gsteren ekonomik kriz, Yunnan blgesindeki madencilik endstrisinde yaanan Han-mslman rekabetini iyice krkledi. Blgede sosyal dzeni korumakla grevli olan ynetici snf mslmanlara kar baskc tutumunu giderek arttrd, ayrca mahall idareciler, milis gleri ve gizli rgtlerle i birlii yaparak Hanlarn mslmanlara kar nefretini kkrtmaya balad. Nihayet 1850li yllarn balarnda lkenin ikinci kalabalk mslman nfusuna sahip olan Yunnann birok yerinde ayaklanmalar ba gsterdi, zellikle doudaki Yunnan-F (bugnk Kumming) ve batdaki Tali (Dali) civarnda younlaarak btn blgeye yayld. Doudaki isyann din liderliini byk imam kabul edilen Ysuf Ma (Ma Dexing/ Ma Fuchu), asker liderliini de yardmcs Ma Rulong yapyordu. Bu liderler eyalet merkezi Yunnan-Fy kuattlarsa da alamadlar. Sonunda hkmet mam Ysuf May Yunnan beyliine (eyhlislm) tayin etti, onun etkisi altndaki Ma Rulongu da ikna ederek ayaklanmay bastrd. Batdaki ayaklanma ise Avrupallarn Sultan Sleyman dedikleri Du Wenxiu (Tu Wenhsiu) adnda bir mslmann liderliinde balamt; onun in ierisinde bamsz bir slm devleti kurmak iin verdii mcadele bandan beri ters dtkleri doudaki arkadalarnn mcadelesinden daha samimi, azimli ve iddial idi. 1855te Du Wenxiu, Daliyi zaptederek buray kurduu sultanln merkezi yapt. Yeni medreseler ap slm eitim ve retimi tevik etti ve slm hukukunu uygulamaya koydu; mslman olmayanlar iinse Ming kanunlar geerliliini korudu. Ancak onun nemli yetkiler verdii Han liderlerinden ounun Manular tarafna gemesi ve mslmanlarn yeterli modern silh ve d destek salayamamas sonucunda Dali Sultanlnn gc giderek zayflad. Bu arada sultann evltl Prens Hasann Londrada Kralie Victoriaya sunduu siyas tannma ve d destek talebi ngiliz hkmetinin Pekinle mevcut ilikilerini bozmak istememesi yznden kabul edilmedi. Neticede Dali Sultanl on sekiz yl sren mcadelesinin ardndan ManuHan kuvvetlerince ykld. arpmalarda blgenin grd tahribatn yannda 1 milyondan fazla mslmann da ld sanlmaktadr.

BBLYOGRAFYA

T. L. Bullock, The Great Mohammedan Rebellion in Yunnan, China Review, XVI/2, Hong Kong 1887-88, s. 83-95; G. Cordier, Nouvaux Documents sur la Revolte Musulmans au Yunnan, Revue Indo-Chinoise, XII, Hanoi 1909, s. 656-675; a.mlf., Les Musulmans du Yunnan, Leur Attitude, RMM, XXIV (1913), s. 318-326; A. C. Hanna, The Panthays of Yunnan, MW, XI (1931), s. 69-74; Ho Hui-Qing, Yunnan Du Wenxiu Jien-Guo Shi-Ba-Nien Shi-Mo, I-Jing, XII (1936), s. 9-16; XIII,

s. 34-36; XIV, s. 36-39; XV, s. 32-38; XVI, s. 29-33; Li Shoukung, Xien-Feng Liu-Nien Yun-nan Shung-Zhong Mie-Hui Kao, Da-Lu Za-Zhi, XX/6, Taiwan 1960, s. 10-13; a.mlf., Wan-Qing Yunnan Hui-Bien Shi-Mo, Zhong-Guo Jin-Dai-Shi Lun-Wen-Ji, II, Taipei 1985, s. 427-533; Tien JuKang, You-Guan Du Wenxiu Dui-Wai Guan-Xi di Wen-Ti, Li-Shi Yen-Jiu, IV (1963), s. 141-150; M. Yegar, The Panthay (Chinese Muslims) of Burma and Yunnan, Journal of Southeast Asian History, VII, Singapore 1966, s. 73-85; W. K. Chan, Ma Ju-Lung: From Rebel to Turncoat in the Yunnan Rebellion, Papers on China, XX, Cambridge 1966, s. 86-118; a.mlf., The Panthay Embassy to Britain, 1872, St. Antonys Papers, XX (1967), s. 101-117; Li Ching, Tan-Tan Guan-Y Du Wenxiu di Ji-Jien Shi-Liao, Hui-Zu-Shi Lun-Jii, Yinchwan 1983, s. 373-385; Hajji Yusuf Chang, The Hui (Muslim) Minarity in China: An Historical Overview, JIMMA, VIII/1 (1987), s. 62-78; J. Wang, Islam in Yunnan, a.e., XIII/2 (1992), s. 364-374; D. G. Atwill, Islam in the World of Yunnan: Muslim Yunnanese Identity in Nineteenth Century Yunnan, a.e., XVII/1 (1997), s. 9-30; Chang-Kuan Lin, Panay, EI (ng.), VIII, 259-261. N. Chang-Kuan Ln

PANTRKZM
(bk. TRKLK).

PANZEHR
Zehirlenmelere kar kullanlan il, antidot. Farsa pd-zehr (bzehr) kelimesinin Trkelemi ekli olan panzehir zehirin etkisini ortadan kaldran madde demektir. Ayn anlam ifade eden tiryk da Greke theriakeden Arapa yoluyla Trkeye gemitir. lkalardan itibaren devlet yneticileri ve zenginler, zehirlenmelere kar kendilerini korumak iin zehirin etkisini azaltacak veya yok edecek araylara girmiler, dolaysyla saray hekimleri ve dier hekimler pek ok panzehir terkibi hazrlamlardr. Mahiyeti bilinen ilk panzehir, Pontus Kral VI. Mitridates (m.. 132-63) tarafndan 48 drogun birletirilmesiyle bizzat hazrlanm, mitridatium adyla anlan bu panzehir daha sonra Romada Neronun hekimi Andromak tarafndan gelitirilerek theriake adn almtr. Mitridatesin Romallar karsndaki son yenilgisinin ardndan zehir ierek intihar etmek istedii, fakat bu panzehir sebebiyle vcudu baklk kazanm olduu iin zehirin etkisiz kald, onun da kendini bir askerine ldrtt rivayet edilir. Balangta zehirlenmelere kar kullanlan mitridatium-theriake giderek her derde deva bir il niteliiyle yaygnlk kazanmtr. nl hekim Clns (Galen) 100 maddeyi bal ve arapla kartrarak daha deiik bir tiryak eidi hazrlamtr. Panzehirle ilgili formllerin Ortaa hristiyanlarnca da kullanld, manastr bahelerinde yetitirilen bitkilerin altn, inci ve zmrt gibi deerli maddelerin tozlaryla zenginletirilip yeni formller elde edildii ve bunlarn ok pahalya alnp satld bilinmektedir. nl kimyac Cbir b. Hayynn zehirler ve panzehirleri konusunda kaleme ald Kitbs-Smm ve defi marrih adl eseri gnmze ulamtr. bn Sn el-nn fi-b adl eserinde, Batda olduu gibi Douda da daima en pahal tketim maddeleri arasnda yer alan tiryak birleik illarn en yararls olarak niteler; bu ilcn ylan ve akrep sokmalar ile dier baz hastalklara kar kullanldn belirtir. Kendisi de "tiryk- kebr" ve "tiryk- sagr adn verdii panzehir terkipleri yapmtr. Verdii bilgilere gre karma girecek maddeler nce dvlp elekten geiriliyor, sonra hepsi birden bal iinde yourulup macun haline getirilerek toprak, kalay veya gmten yaplm bir kaba konuluyordu. bn Sndan nce Ali b. Abbas el-Mecsnin, XIV. yzylda Trkeye de evrilen Kmil-nati-bbiyye adl eserinde ve daha sonra XV. yzyl hekimlerinden Ahmednin Tervhul-ervhnda da eitli tiryak terkipleri grlmektedir. Ayrca Tfnin Ezhrl-efkr f cevhiril-acrnda panzehirlerin eitleri ve zellikleri, hekimba Slih b. Nasrullahn yetl-beyn f tedbri bedenil-insn adl eserinde de ylan sokmasna ve kuduza kar kullanlan tiryak formlleri yer alr. XV. yzyl hekimlerinden Muhammed b. Mahmd irvnnin Tuhfe-i Murdsinde geyik, antilop ve kei gibi memeli hayvanlarn mide ve barsaklarnda teekkl eden ve panzehir ta denilen kalkerli talarn zehirlenmelere kar etkili olduu, ayrca maden kkenli opal ve zmrt tozlarnn da panzehir bileimlerine katld anlatlr. Osmanl saraynda padiahlar iin yaplan tiryak eitleri arasnda mcn- tiryk- erbaa, tiryk- semniyye, tiryk- asker vb. saylabilir; mesir macunu da zehirlenmelere kar kullanlmtr. Topkap Saray Mzesinde irili ufakl eitli panzehir talar bulunmaktadr.

BBLYOGRAFYA

Muhammed b. Mahmd e-irvn, Tuhfe-i Murd (haz. Mustafa Argunah), Ankara 1999, s. 150157; Brockelmann, GAL, I, 652; Hediyyetl-rifn, I, 94; II, 225; Naid Baylav, Eczaclk Tarihi, stanbul 1968, s. 67-92; Bedi N. ehsuvarolu, Eczaclk Tarihi Dersleri, stanbul 1970, s. 246; Ayegl Demirhan Erdemir, Tbb Deontoloji ve Genel Tp Tarihi, Bursa 1996, s. 201-205; Ali Haydar Bayat, Tp Tarihi, zmir 2003, s. 122-124; J. Ruska, Panzehir, A, IX, 508; a.mlf. - M. Plessner, Bzahr, EI (ng.), I, 1155-1156. Necdet Okumu

PAPA
(bk. PAPALIK).

PAPALIK
Katolik kilisesinin ruhan ve cisman liderliini temsil eden makam. Greke pappas kelimesinden tretilen papa (baba), Katolik kilisesinin en yksek ruhan reisi ve Vatikan Devletinin bakan olan ahsa verilen din-siyas unvandr. Hristiyanln ilk dnemlerinde Dou piskoposlarnn kulland ve kutsall zerine tartmalarn yapld bu unvan IV. yzyldan itibaren Roma piskoposu tarafndan da kullanlmaya balanm, 998de gerekletirilen Pavie Sinodunda kullanm Roma piskoposuna hasredilmitir. Roma, skenderiye ve Antakya, Hristiyanln ilk dnemlerinde din adan nemli merkezlerdi. Havri Petrusun ilk Roma piskoposu saylmas ve Romann bakent olmasndan dolay Roma piskoposu dier merkezlerin piskoposlarndan ncelikli bir konuma sahipti. stanbul, Roma mparatorluunun merkezi haline gelince 451deki Kadky Konsilinde Romann kar kmasna ramen stanbul ve Kuds de din merkez olarak kabul edilmi, bu merkezlerin piskoposlarnn kilisedeki konumlar belirlenmitir. Piskoposluk sralamas Kadky Konsilinde yle tesbit edilmitir: Roma, stanbul, skenderiye, Antakya, Kuds. Bylece kilisede pentari diye adlandrlan beli ynetim anlay ortaya kmtr. Ayn zamanda Kadky Konsilinde Roma, Aziz Petrus ve Aziz Pavlus gibi havrilerin vatan olduu iin ncelikli kutsal ehir saylm ve Roma bapiskoposu (papa) Aziz Petrusun halefi kabul edilmi, sz konusu tartma, konsil kararlarnn papalk tarafndan onaylanmas ile yrrle girebilecei eklindeki genel kilise kabul ile sona ermitir. Roma piskoposu olan papa XI. yzyla kadar btn Hristiyanln en yce ahsiyeti kabul edilmitir. Bu yzyldan itibaren meydana gelen blnmeden sonra Dou Ortodoks kilisesi papann evrensel otoritesini reddetmi, bylece papa sadece Roma Latin Katolik kilisesinin ban temsil etmeye balamtr. Katolik kilisesine gre papa ilk Roma piskoposu saylan Havri Petrusun halefi olduundan hristiyanlar arasnda Petrusun konumu gibi bir yere sahiptir. Hz. snn, Matta ncilinde yer alan (16/18-19), Ben de sana derim ki sen Petrussun; ve ben kilisemi bu kayann zerine kuracam; ve ller diyarnn kaplar onu yenemeyecektir. Gklerin hkmranlnn anahtarlarn sana vereceim; yeryznde her ne balarsan gklerde de balanm olacak ve yeryznde her ne zersen gklerde de zlm olacak eklindeki ifadesine dayanarak Katolik kilisesi snn kurduu kilisenin bann papa olduunu kabul etmi, ayn zamanda inan esaslarn oluturan doktrin ve disiplini belirleme yetkisinin de onun elinde olduunu ileri srmtr. Katolik hristiyanlara gre diriliinden sonra -baka havrilerin de hazr bulunmasna ramen- s sadece Petrusa, Kuzularm gt demi (Yuhanna, 21/15), bylece kilisenin ynetimini Petrusa vermi, bu grev ondan halefleri olan Roma piskoposlarna (papalar) gemitir. III. yzyln balarndan itibaren Petrusa (32-67) kadar karlan papalk sralamas gelenei daha sonraki yllarda genel kabul grmtr. Hegesippus (II. yzyl), Irenaeus (II-III. yzyl) ve tarihi Eusebius (. 340) tarafndan oluturulan papalk sralamasnda ilk sray Papa Aziz Linus (67-76) almaktadr. Petrusun ardndan papalk makamna Papa XVI. Benedict ile birlikte (2005) toplam 265 papa oturmutur.

I. Vatikan Konsilinde (1870) Katolik kilisesi papann evrensel kilisede en st iktidara sahip olduunu ileri srmtr. Ayn zamanda Luka ncilindeki (22/32), Fakat senin imann tkenmesin diye senin iin ben dua ettim ve yine dndn zaman kardelerine kuvvet ver ifadesine dayanlarak papann yanlmazl (infaillibilit) ilkesi karara balanmtr. Bu karara gre papa btn hristiyanlarn oban ve doktrin koyucusu olarak iman, doktrin ve kilisenin gelenekleri konusunda tesbit ettii esaslarda tanrsal destee sahip olup yanlmazlk zellii tamaktadr. Bu yanlmazlk ona kurtarc s tarafndan verilmitir. II. Vatikan Konsilinde (1964) papann yanlmazl karar snrlandrlmtr. 21 Kasm 1964 tarihinde kabul edilen Lumen Gentium kararna gre papann yanlmazl papann kilisedeki konumu, kilisenin yanlmazl ve piskoposlarla birlik halinde olmasyla ilikilendirilerek aklanmtr. Ancak kiliseyle ilgili kararlarda ve iman meselelerinde aklama yaptnda papann yanlmaz ve tek otorite oluu aka vurgulanmtr (Poupard, Dictionnaire, s. 1501). Papann yanlmazl karar dier hristiyan mezheplerinde olduu gibi Katolikler arasnda da rahatszla sebebiyet vermi, bu yzden tartmalar ve ayrlmalar meydana gelmitir. Eski Katolikler diye anlan hristiyan mezhebi papann yanlmazln reddedip ayrlanlardan olumaktadr. Gnmzde Katolikler arasnda papann yanlmazln eletiren Hans Kng gibi baz ilhiyat bilim adamlar papalk tarafndan eitli cezalara arptrlm ve din eitim verme yetkileri iptal edilmitir (Kng, s. 103-197). Papa din adan dnyadaki btn Katoliklerin ba ve Vatikan Devletinin yneticisidir. Bu grevinde papaya kardinaller yardmc olur. Kardinalleri papa, papay da kardinaller seer. Bu makama seilen papalar X. yzyldan itibaren yeni bir isim almtr. Bu uygulamay Papa XII. John (955-963) balatmtr. Ancak Papa II. Marcellus (1555) gibi bu uygulamay benimsemeyenler de olmutur. Hristiyan kilise tarihinde papalar, Papa II. Nicolasn (1058-1061) yaymlad kararnmeden sonra kardinaller tarafndan seilmeye balanmtr. 1271 ylndan itibaren bu seim, bir salonda toplanan ve zerlerine kaplar kilitlenen kardinallerce gerekletirilmektedir. Papalk seimine seksen yan aan kardinaller katlamaz. Kardinallerin te ikisinden fazlasnn oyunu alan her Katolik erkek papa seilebilir. Eer seilen kii piskopos deilse papa olduu iln edilmeden nce piskopos olarak takdis edilir. Katolik geleneinde papann grevi kiliseye hizmettir. Papa seilen kii lnceye kadar bu grevde kalr. Ancak papalk tarihinde istifa eden baz papalar olmutur. mparatorun veya gl bir hnedann basks yahut desteiyle teamle aykr biimde seilmi, Roma Katolik kilisesinin yasal kabul etmedii papalar olarak bilinen antipapalar da vardr. Katolik kilisesinde papalk yapanlarn tam listesinin yer ald Papalk Yllnda (Annuaire Pontifical) gayri nizam usullerle seilen otuz dokuz papann ismi yer almaktadr. Papalk tarihinde ayn adla iktidarda bulunmu, papalar ve antipapalar da vardr (Ik, s. 46). Papalk Hristiyanlk tarihinin en eski kurumlarndandr. Katolik Hristiyanlnn merkeziyeti bir yapya sahip olmasn salayan husus papann statsdr. Katolik kilisesinde din yap tanrsal kelm ve gelenek eklinde iki unsurdan teekkl etmektedir. Hem tanrsal kelmn hem gelenein izahnda birinci derecede rol oynayan unsur ruhban snfdr. s ve Petrusun aracl ile dini retme yetkisine sahip olan ruhban snf Hristiyanln en dinamik ynn oluturmaktadr. Bylece Petrus ve onun halefleri olan papalar snn vrisleri olarak mnev otoriteye sahiptir. Bu sebeple konsil toplama karar papaya aittir. Konsilde btn piskoposlar tarafndan alnan kararlarn geerli saylmas papann onayna baldr. Papalk inan, ibadet ve disiplinle ilgili birok problemi zmek iin bugne kadar yirmi bir genel konsil toplamtr. Son konsil 1962-1965 yllar arasnda Romada

toplanan II. Vatikan Konsilidir. Papa, Roma piskoposu, snn vekili, havrilerin prensinin (Petrus) halefi, evrensel kilisenin efi, Batnn patrii, talyann barahibi (primat), Roma blgesinin bapiskoposu ve Vatikan Devletinin hkmdar gibi birok unvan tamaktadr. Papa XVI. Benedict bunlardan Batnn patrii unvann kullanmaktan vazgemitir. Papa ayn zamanda papala bal meclislerin de badr. Katolik kilisesi btn ilerini Vatikann idar yaps denilen bu meclisler yoluyla yrtmektedir. Papa, Vatikan Kilise Devletini eitli kurumlarla ynetmektedir. Bunlar Papalk Meclisi, Rahipler Sinodu, Kardinaller Meclisi, Devlet Sekreterlii ile bunlara bal Dileri Bakanl, kurullar (iman doktrini, Dou kiliseleri, ibadet ve sakramentler, azizlik davalar, piskoposlar, hristiyanlatrma, rahipler, kutsallam hayat ve apostolik hayat, Katolik eitimi), papalk komisyonlar, konseyler (laikler, hristiyanlar birlii, aile, adalet ve bar, bir tek kalp, gmenler, salk, kilise hukuku yasalar, hristiyan olmayanlar, inanmayanlarla diyalog, kltr, sosyal iletiim), brolar (apostolik oda, apostolik meclisin mlkiyeti, apostolik meclisin ekonomik brolar) ve mahkemelerden (apostolik kutsal balama, yksek apostolik imza, on iki yeli Roma) olumaktadr (Poupard, Le pape, s. 70-83). Tarihte papalar siyas olaylarn da ierisinde bulunmutur; bazan aktif rol stlenmiler, krallar ve devlet yneticileri zerinde otorite kurmular veya onlara itaat etmilerdir. Papalk tarihinde papaimparator i birliinin en gzel rnei Papa III. Leo ile (796-816) Kral Charlemagne arasnda yaanmtr. 800 ylnda Papa III. Leonun Charlemagnea ta giydirmesi bu dayanmay doruk noktasna karmtr. Charlemagne papaln en byk hmisi olmu, Tanrnn sitesi olan Vatikan yetki ve himayesi altna almtr. Ancak Karolenj Hnedanlnn yklmasyla birlikte papalar sorumluluk alanlarna giren topraklarda siyasal ynetimin bana gemilerdir. Papa VII. Gregory (1073-1085) yaymlad bir genelge ile papann imparator karsndaki dokunulmaz kimliini aka iln etmi, papa unvannn Roma piskoposundan bakas tarafndan kullanlmasn yasaklamtr (Martin, DTC, XI, 1883-1890). Bylece pap