You are on page 1of 378

1

PROJE
MUSTAFA DURMAZ
ALIMA GRUBU
EYP ER
DR. NDER ALTU
NECAT KARAOBAN
DR. TANJU ELK
PROJE DANIMANI
SEFA TAKIN
KURGULAMA
DR. NDER ALTU
EDTR
EYP ER
BERGAMA BELLETEN - 18
Bergama Kltr ve Sanat Vakfnn bir kltr hizmetidir.
Ylda bir kez yaynlanr.
Sahibi : BERKSAV Bergama Kltr ve Sanat Vakf
Genel Yayn Ynetmeni : Dt. A. Grbz BAANA
Sorumlu Yaz leri Mdr : Mustafa DURMAZ
Yayn Kurulu : Dt. A. Grbz BAANA
Mustafa DURMAZ
Av. Mete MORAL
Eyp ER
Necati KARAOBAN
Ynetim ve Yazma Adresi : Atatrk Blv. No: 54 - 35700 Bergama / ZMR
www.berksav.org
berksav@berksav.org
Sayfa Tasarm : Hseyin ADA
Kapak Tasarm : Samet AHNER
Fotoraflar : BERKSAV
Basm Yeri : ada Matbaa Reklam Ltd. ti.
www.cagdasmatbaa.com.tr
ISSN : 1303-1708
ISBN : 978-975-95865-8-4
Basm Tarihi : EYLL 2010
2
Akil bir taife cem olcak
tmam old ibu eser-i calinus
Girdi halvete dun-u gn
Oturakald tam sene bahusus
Bahar geti, k geti, bu nc yazd
neyle kazd, kast var gibi dertleri azd
Hocazade Eyyub salk dey yazdka yazd
Nihayete erdi amma salndan olayazd
Buldu sonunda ifay dermeyan eyledi
Medet ya lokman hekim diye beyan eyledi
Ebcede dkp zaman fi tarih milat ola
Bergama bilgisiyle hey dost hayatn rahat ola
Aytt lokman sani doduum ehir hani
Okumayan kalmasn beni
Yazanlara selam olsun
3
Deerli Belleten Okurlar,
Bergama Belleten 18 yanda. Belleten yayn hayatna baladktan
sonra Bergama Evleri, Bergama Hallar, Bergama Konut Sergeni,
Bergama Trkleri ve Oyun Havalar, Bergama Mzesi, Bergama Mzesi
Cam Eserleri, Bergama Sylenceleri gibi zel saylarla yaayan ya da
unutulan kltrmz gelecek kuaklara aktaracak almalar sunmutur.
Bergama Kltr ve Sanat Vakfnn 2011i BERGAMALI
LOKMAN HEKM GALENOS eseri ile karlyor. Bu eser bir ekip
almasdr. Bu almada emei geen, Mustafa DURMAZ, Eyp ER,
Dr. nder ALTU, Necati KARAOBAN, Dr. Tanju ELK ve Sefa
TAKIN a zverili almalarndan dolay ayrca yayn kurulu ve yne-
tim kurulu yesi arkadalarma katklarndan dolay teekkr ederim.
Roma imparatoru Marcus Aeurelius Bergamal Lokman Hekim
Galenosu Hekimlerin mparatoru olarak adlandrmd. Bergama
yllardr ihmal ettii hemehrisi Galenos'u Belletenin 18. saysnda
yeniden hatrlamann gururunu yaayacaktr. Bu grevin bir hekim olarak
benim dnemimde gereklemesinden mutluluk duyuyorum. Merhum Dr.
Hasan Ergl'de bunu isterdi.
Bergamadalk bu olmal.
Dr.nsaf FDAN
Berksav Yn.Kur.Bk.
4
ANADOLUNUN
LOKMAN HEKM
Hem halk salks bir lokman, hem
saray doktoru; hem hekim hem hakim, hem
bir dnr, bilge bir kii. Bergamada bir
Glgam, lkada bir Hzr; devrinin
gnei, iksir saan, deva datan tbbn, teba-
betin piri Galenos.
Her dinin (Yahudilik. Hristiyanlk ve islam) kaynaklarna bakldnda
Bergama doumlu bu Lokman Hekimin sradan bir tabip olmayp, bir ahlak
nderi ve hikmet sahibi bir kii olarak n kazand grlr. Fakat o yle bir
retiye sahiptir ki her bilim ve meslek erbabna diyecek szleri vardr. O "her
iin ba ahlaktr" ilkesinden hareket ederek insan insan yapan unsurlar bir
btn halinde birletirerek yzyllarca ifa datc bir sembol olarak nn
srdrmtr. Fakat onun datt ifa dar anlamda fizyolojik bir hastaln
tedavisi balamnda deil hayatn btnlne ynelik bir ifadr. Adeta o
mutlu ve huzurlu bir hayatn ifrelerini ieren bir ahlak reticisi olmutur.
Galenos, ilkeli ve bakalar ile olumlu iletiim kuran bir insan tbb ve bu
insanlardan oluan salkl bir toplum yaps oluturmak iin uramtr. Onun
bu retisinin odanda ahlk yer almaktadr. Bu yzden bu btncl hayat an-
lay en ok insann fizyolojisini, ruhunu, psikolojisini ve toplumsal ilikilerini
bilen, insann organik btnlnn ve evresiyle uyumunun salk asndan
ne kadar nemli olduunu gzleyen hekimlere yansmtr. Belki de bu yzden
o, kendi kurduu bu btnc ahlk retisini en iyi temsil eden hekimlerin
meslei ile anlmay istemitir.
Her ne kadar lokman hekim, tp tarihinde hekimlik mesleinin temel kod-
larn belirleyen bir bilge olarak bilinse de o, sadece tp sahas ile snrl
kalmayan etik retilerin temsilcisi olmutur.
5
SUNUM
Antik an en nl salklarndan Hipokrates
kadar nemli birisi de Bergamal Galenostur. M.S.
129 ya da 130 ylnda doan Galenos, tpta birok
bulularn sahibi ve eczacln atasdr. Galenosun
Roma mparatorluk hekimi olarak grev yapt
dnemde Roma mparatoru Marcus Aeurelius ken-
disine bir madalyon armaan etmi, zerindeki
ilemeli yaz ile Galenosu Hekimlerin mparatoru
ibaresi ile onurlandrmtr. Galenos, 81 yanda
Bergamada ldnde tp ve eczacla ilikin
birok yeni tedavi yntemi ve bulu brakmtr.
EXPO 2015 iin aday olan zmirliler, Paris'te iki
sunum gerekletirmiti, Burhan caln darbukas
ile yapt solodan sonra Bergamal Galenos, 3
boyutlu olarak sahnede beliren grnts ile ngilizce olarak can-
landrlmt. Sesli sunumda:
Gznz ak, zihniniz serbest olsun. Ben Cladius Galenos. Berga-
ma'da dodum. 1877 yandaym. 16 yanda hekim olmaya karar verdim.
zmir'de, skenderiye'de hekimlik dersleri aldm. mparator Antonius beni
hekimler kral ilan etti. Anatomi, fizyoloji, ila ve tedavi yntemlerim
yzyllarca kullanld deniyordu.
Cumhurbakan Abdullah Gl de burada yapt konuma ieriinde
Bergamal Galenostan sz etti.
zmir'in EXPO 2015 adaylyla srecinde kente gelen delegelerin e-
lerine, eczacln atas saylan Bergamal Galenos'un icat ettii zel
bakm rn kremin yeniden retilerek hediye edilmesi byk nem ta-
maktadr.
yle bir yer ki Bergama; dnyann en nl antik salk yurdu olan
Asklepion'u var. Hidroterapi merkezi, termal kent Allianoisi var. Cilt
hastalklarna ve tensel gzellii salayan Cleopatra Gzellik Ilcas var.
O Asklepion ki kapsna "buraya lm giremez" diye yazlm, Burada
vasiyetler almaz. te yle bir diyar Bergama.
6
Tbbn, eczacln simgesi olan ylan figr, Bergama kkenli bir lo-
godur. Bir gn lm kesinleen bir hasta Asklepionda lemeyecei iin
karlmak istenmi. znt iinde evine dnerken st itii kaba kusan
iki ylan grm. Zavall intihar etmek amac ile o zehiri imi. leceine
iyilemesin mi?
Eczacln atas Bergamal Galenos, bitkisel 473 ilac eserlerinde
kaleme alm. Merhemler, uruplar, deiik preparatlar. 1900 yl nce
Ege topraklarndan kan byk hekimin bize brakt miras bylesi bir
almayla, hemehrilik tutkusuyla, vefaszlklara kar gnl panzehiri
yapabiliriz. Hele 2011 yl Dnya Salk Yl ilan edilince Bergama Askle-
pionun ve Allianoiun gizemlerini ortaya karmak ve Hipokrattan sonra
dnyann ilk byk hekimlerinden Bergamal Galenosu anlatmak zere
Bergamadalk balamnda bir eyler yapma sorumluluu duyulmutur.
Yaam bir lendir erene
Otamay ottan derene
Binbir trl ifa serene
Galendir salk yant
Irak yollar yakn olsa,
Bergamaya akn olsa
Lokman Hekim akn olsa
Dikilir Galen ant
7
LKLER BERGAMASI
1- lk olarak Parmen (deriden kat yapm), Kratesin paromen ilemi
2- lk kez yazar ve bilginlerin biyografisinin okul programlarna alnmas
3- lk kez teorik matematikte Apolloniosun konik kesimler buluu
4- lk telkinle tedavi (psikoterapi)
5- lk doal tedavi (mzik, tiyatro, spor gne, su ve amur ile)
6- ilk farmakoloji (bitkisel ilalar)
7- lk afyon maddeli ila
8- lk kent hijyeni (salk altyaps)
9- lk tp-eczaclk simgesi olarak (ylan)n kullanlmas
10- lk mhendislik, "U" borusu yntemi ile trigonometri
11- lk kent imar yasas
12- lk terasl ve basamakl tapnak: Zeus Suna ve Demeter Tapna
13- lk kent ar-pazar yasas
14- lk komn devleti projesi
15- lk grev ve topluszleme, (M.. 248'de cretli askerlerle, Bergama
Kral I. Eumenes arasnda)
16- lk drt tiyatrolu kent (Asklepion, Akropol, Virankap, Amfitiyatro)
17- lk ok amal Asya Amfitiyatrosu
18- lk meslek sendikalar ve sendika konfederasyonu
19- lk dereceli retim (jimnazyumda ilk, orta, lise)
20- lk kutsal yol Virankapdan Asklepiona giri-
21- lk kaz mzesi (Arkeoloji deposu ve sonra mze)
22- lk ahap sahneli tiyatro (Akropol)
23- lk kez renkli mensucat dokumacl
24- lk ta bloklu liman - Bergamann Elea liman 240 metre ta bloklar-
dan ina edilmi-
25- lk parfm imalat
25- lk Hristiyan kilisesi (yedi kiliseden biri)
8
26- lk Bat trkesi grameri {Bergamal Kadri Efendi'nin Myesseret'l
ulum adl yapt)
27- lk igali kran kent ( 15 Haziran 1919)
28- lk festival yapan ehir (Kermes 1937)
29- lk kambiyo ilemleri Asklepionda yaplm. Yabanc hastalar kendi
paralarn burada Bergama paralar ile deitirmilerdir.
30- lk kez sosyal devlet anlay, Asklepionda Bergamallar cretsiz te-
davi olurlarken ancak dardan gelen yabanclar cret demektedir.
31- lk kez galenik preparat -Claudius Galen
32- lk kez deneysel tp -kobay kullanma-
33- ilk spor hekimi Bergamal Galenos
34- ilk spor yazar Doktor Galenos
35- lk bilinen di hekimi Bergamal Antipas
36- lk kez heykel ve mimaride hissettirmeden abartl sunum
37- lk kez mimaride ion, dor, korint ve barok stilin dnda Bergama
ekol yap tarz
38- lk meditasyon Asklepionda cryptoporticus denilen lo tnelin ta-
vannda ve Teleforos Tapna tavannda ieri k, hava ve ses
girmesi iin delikler meditasyon tedavi amal kullanlyor.
9
ENLER BERGAMASI
1- En uzun sredir ayn kurulu tarafndan yrtlen yabanc kaz- Alman
Kaz ekibi
2- En dik tiyatro- Akropol tiyatrosu
3- En byk sunak- Akropol Zeus Suna
4- En yksek Anadolu tapnak kalnts - Kzlavlu Serapis Tapna
5- En geni am fst alan - Kozak Yaylasnda 16 milyon aa
6- En kullanlabilir antik yapda termal kent - Allianoi
7- En terasl antik kent- Kalede st-orta ve aa ehir teraslamas
8- En byk Asya ktphanesi- Akropol Ktphanesi 200 bin cilt
9- Asyann en byk salk yurdu-Asklepion
10- En byk hekim- Asyada hekimlerin imparatoru Galenos
11- Asyann en byk heykeltralk okulu - Bergama Heykeltralk Okulu
12- En grkemli duvar al ve yer mozayik iilii
13- Kitaplara en ok deer bime
14- En grkemli erkek heykelleri
10
Bergama Asklepionu
Asklepios ya da lyada Destan'nda geen adyla Eskulapios, iki has-
tay para karl tedavi ettii iin Zeus tarafndan ldrlr.
lmnden sonra rencileri Asklepiad'lar tarafndan tanr mertebe-
sine kartlm, Antik Ege panteonuna eklenmitir. Panteona ge katl-
masna karn ekolnn hzla yaylmas sayesinde Roma mparatorluu
snrlar ierisinde Asklepios tarikatna ait birok ifa merkezi kurulmu-
tur. Bu merkezler arasnda en nemlilerinden olan Bergama Asklepion'u-
nun kalntlarnda, ylann tanrsal bir figr olarak hem mimaride hem de
dekorasyon unsurlarnda oka kullanld gze arpar.
11
Hipokrat, Galenos ve bn-i Sin
ASKLEPONDA TEDAV YNTEMLER
Bergama tbbn-tebabetin ve eczacln beiidir. Dnyann en nl
hekimlerinden Galenos bu ehrin insandr. Dnyann en nl 4 salk
yurdundan en ilginci Bergama Asklepionudur. Dnyann bilinen en nl
termal tedavi merkezi Allianoi'dir. Hijyen sz bile Asklepios'un kz Hi-
ji'den gelmektedir. te bu diyarda tp bilimine temel oluturan iyiletirme
yntemleri:
1-Psikoterapi (Telkinle tedavi)
2-Fizyoterapi (Fizik tedavi)
3-Helioterapi (Gnele tedavi)
4-Teatroterapi (Tiyatroyla tedavi)
5-Musicoterapi (Mzikle tedavi)
6-Terroterapi (amurla tedavi)
7-Hidroterapi (Suyla tedavi)
8-Klimoterapi (Souk-scakla tedavi)
9-Jimnoterapi (Sporla tedavi)
10-Biblioterapi (Okumayla tedavi)
11-Farmocoterapi (lala tedavi)
12-Teoterapi (nanla tedavi)
13-Kaproterapi (Boaltmla tedavi)
14-Antidoterapi (Panzehirle tedavi)
Galenos Theriake Panzehir Macun kitabn yazmtr.
12
Galenos ifal bitki topluyor
15- Aromaterapi (Meyve bitki ile tedavi)
16- Fitoterapi (Otlarla, bitkilerle tedavi)
17- Hipnoterapi (Uyutma ile tedavi)
18- ncubatioterapi (Rya ile tedavi)
19- Apiterapi (Ar ve rnleri ile tedavi)
20- Thalassoterapi (Deniz suyunu starak kullanma yoluyla tedavi)
21- Hirudoterapi (Slklerle tedavi)
GALENOS VE TIPTA LKLER
lkler Bergamasnda Berga-
mal Galenos, tp ve eczaclkta
birok ilke imza atmtr.
Toplardamar ve atardamar
arasndaki fark kavram, kalbin
anatomisini ve damar sistemini
kefetmiti. Galenos'un ad
dolam sistemi ile ilgisinden
dolay, beyin loblar arasnda arka
tarafta yer alan bir toplardamara
verilmitir. Bu damarn ad "Vein
of Galen" (Galen veni) olarak
bilinmektedir. Nabz saysnn,
hastaln ya da saln lt
olduunu kefeden de odur. Her
gzlemi ve ulat her sonucu
yazya geirdi. Bylece kendinden
sonra gelen tp bilginlerine esiz
bir kaynak ve birok anahtar miras
brakt, ite bu nedenle Bergamal
Claudios Galenos, Hippokratesten
sonra tp bilimine en byk
katky yapan kiidir.
13
Galen hastasna ifal bitki veriyor.
Bergamal Galenos byk bir anatomist ve filozoftur; ilk kez fizyolo-
jinin pratik tptaki nemini gsterdi, maymun ve domuz llerini kesti,
lm mahkmlar zerinde deneyler yapt. Tp tarihinde ilk kez, bedenin
normal ilevlerini bilmeden hastalklarn tedavisinin mmkn olmadn
syledi. Ona gre insan bedeni 4 svya sahiptir: kan, safra, phlegma,
khole-mukus; bunlarn karm yaradl zn oluturur. Temel nitelikler
de scak, souk, kuru, nemli olarak tanmlanr. Bir ilacn etkisini belir-
lemek iin analogiadan yararlanmak gerekir mi sorusuna, 7-8 kiide
denenen bir mshil ilacnn ayn kesin sonucu vermeyecei cevabn verir.
lataki dereceleme de Galenosun buluudur. Scak ilalar, s dereceler-
ine gre yumuatr, aar, temizler, seyrekletirir, hazmeder, kendilerine
ekerler. Bunlara rnek olarak bitkilerden numuneler sralar. Hner,
hastaln derecesine gre ilacn-arenin derecesini uyarlamaktr.
Doal s Galenos iin yaamn z, esas ve kouludur. ki trl olup
doutan olan biri organlarda yer alr, dieri kalbin ssdr, kan yoluyla
tm gvdede tanr. Doutan olan s zerinde Galenostan sonra ok
tartld. Bilinmeyen bir kayna m vard? Bir kadavrada onu oluturan
tm geler korunmu olmakla birlikte s yok olur. Elementlerden ve
biimden bamsz snn sakl ve aklanmayan bir kkeni var, Galenos,
bunun havadaki oksijen olduu konusuna ok yaklat, bir gn havadan
pneumann karlmasnn mmkn olduunu syledi ilk kez. Sz
konusu ey oksijendi, pneuma olarak bilinen oksijen XVII. yzyla kadar
bilinmeyecekti.
Galenos'un nemli aratrma ve alma alanlarndan biri botanik, ila
yapm ve uygulamas olmutur. Galenos, bata hahatan elde edilen
afyon olmak zere, yaad evrede yetien, gzel avrat otu (atropas bel-
ladonna) ya da banotu (hyoscyamus niger), ebicehil karpuzu (cologuinte)
ve (helleboius) zerinde almalar yapmtr. Galenos, damla sakznn
kellik, uyuz ve ylan sokmasnda etkili olduunu syler. zellikle, afyon
ieren ilalar zerinde alan Galen, bu ilalara deva (panacea) adn ver-
mi; bunlarn bedensel ve ruhsal hastalklarn yol at btn aclar,
arlar, endieleri, kayglar, korkular ve skntlar dzelttiini ileriye
srmtr.
Ses telleri siniri olan nervus rekurrens inferior, Galenos tarafndan bu-
lunmutu. Bu nedenle ses teli sinirleri arasndaki rmcek a gibi ara
14
dallara anastomoz ad verilir ki buluundan tr Galen Anastomozu ya
da Galen Halkas diye anlr. Galen Halkas rekrrensin posteromedial
dalyla, n.laringeus superiorun internal dal arasndaki anastomoz yapan
sinir lifleri tarafndan meydana getirilir.
Orta a tbb; Galenik Tp olarak adlandrlr. "Primum non nocere;
nce zarar verme ilkesinin en byk uygulayclarndan birisi olan
Galenos ecza biliminin de atasdr.
Ege uygarl anda, Galenos dneminde, hastalar bugnk
muayeneleri andran, "laterion " ad verilen zel yerlerde muayene edilir.
Hekim tarafndan nerilen ilalar "apotheca" ad verilen ve eczanelerin
balangc olan yerlerde yaplr, ayrca Galenos tarafndan nerilmi olan
"Panacea" ve dier afyon ieren ilalar "Apotheca"larda hazr bulunduru-
lur, ilalarn Galenosun nerilerine uygun hazrlandn, denetiminden
getiini ve gvenle kullanacan belirtmek iin zerlerine, "Terra Sig-
illata" denilen simgeler konulurdu. "ilalara gven salayan marka" an-
lamna gelen ve kilden
yaplm mhrlerle
baslan bu simgeler,
nceleri kei ba resmi
olup, zamanla Tanra Di-
ana'n bann resmine
dntrlmtr. Bu
mhrlerin zerindeki
resim kalplarnn biimi
her yl deitirilerek
ilalarn yllk denetimden
gemesi salanrm. (Baytop T. Eczacln Babas Bergamal Galenos.
stanbul, 1977)
Baz ilalar btnyle dnr, bazlar ksmen; arap az iince str,
ok miktarda alnrsa doutan olan sya yenilir ve soutur. Kimi ilalar
soan, sarmsak, hardal dtan uygulaynca, slaryla andrrlar, ama
iten rahatlkla kullanlabilirler, i s tarafndan deitirilirler.
Yeryznde 20 bin bitki tr var ama farmakoloji asndan nemli
700 eit bitki yremizde preparat olarak kullanlmaktadr. Fitoterapi
15
Matkap
Spatula
Cerrahi Makas
Bardak ekmek
Keski
Forseps
yani bitkilerden ifal reeteler karma ii Bergama Kral III. Attalos ve
fakat ilk kez kapsaml olarak Galenosla balamtr.
Galenos genliinde Convolvulus Scammonia (mahmudeotu), drastik,
tahri edici mshilden 1 drakhme yani 3 gram kadar aldn ama zararl
bir etki grmediini anlatr, gen bedenin ss sonucu byle olmutur.
ok sonraki yzyllarda ayn gr denemek isteyen bir hekim, bir
kadna Euphorbia lathyris (stleen) verdiini, doal ssnn zayflad,
sonuta kadnn 6 gn sonra maddeyi aynen kustuunu syleyecektir.
Galenos, nemli bir farmokologtur da. Roma yaknlarnda bitkilere
ayrlm ekili yerleri vard, koleksiyonu nemliydi, ardan ya da geziciot
satclarndan da bitki toplard, 5 ayr nitelikteki
Cinnamomum tarn koleksiyonunun Via Sacradaki yangnda yok
olduu bilinir. yi kapanan tahta kutularda mparator Antoninus iin hazr-
lad thariake iin uzak lkelerden de getirttii bitkileri saklyordu.
Galenos tedavide Oxygala kullandn da anlatr, eki st yani yourt.
Sonraki yzyllarda onun ilk kez yanm geyik boynuzu kulland belir-
tilir, ou balsamlar, Aloe (sarsabr) tbba kazandrmtr.
Benjamin D. Wiker, Galenos'un gnmzden yaklak iki bin yl nce
yaam, tp dnyasna yapm olduu katklarla ve kazandrd deer-
lerle tm zamanlarn en iyi hekimi olduunu, sylyor. Wiker'e gre, o
Ege tbbn dzenledi ve sonra bunu Romallara hediye etti. O, drt Roma
imparatorunun zel hekimliini yapt. Ama kl, mzrak ve vahi hay-
vanlarn dileriyle yaralanan gladyatrlerin tedavilerini de o stlendi.
ylesine etkindi ki, bilgileri, deneyimleri, retileri imparatorluun drt
bir kesine yayld. mparatorluk ykldktan sonra bile Galenos'un gc,
Bizans mparatorluu'ndan Arap slam dnyasna, oradan da dnyann
drt bir kesine uzand. O yalnzca bir tp bilgini deil, herkesin tand
bir filozof, bir dnr, ayn zamanda da bir din bilimcisiydi."
Salk deyince hep Bergama akla gelir. rnein Bergamal Oriba-
siusun (M.S.325-403)
Synogogai Latrikai adl 70 ciltlik cerrahi ierikli eserini ve ilk kez halk
iin yazlan ilk yardm ierikli kitabn burada anmsamak gerekir.
Aada resimleri grlen Galenos'un zamannda vajina zerine yapt
16
almalarda kulland vaginal spekulum'dur. Dier resim de barsak
zerine yaplan almalarda kullanlan rectal spekulum'dur. En sada
grlen ise cerrahi almalarda kullanlan makaslardr.
9. Yzylda, Arap bilginleri, Mutezilenin devlet dini olarak kabul
edildii zamanlarda, eski Ege el yazmalarn Arapaya evirmilerdir.
Gene bu bilginlerden hekim Huneyn bin shak, Galenosun 129 eserinin
Yunanca ve Sryaniceden Arapaya evrilmesinde nemli bir rol oy-
namtr. Daha sonra Arap hekimlerin bu evirilere eklenen aklamalar
Latinceye evrilmitir. Eski Ege bilimini, bir lde Avrupal bilim
adamlarna tantan bu eviriler olmutur. Oryantalist evrelerin, Avrupa,
bilimi slamdan rendi dedii aslnda budur. Gerekte Arap bilim
adamlar, Ege biliminin Avrupaya gitmesinde sadece bir kpr grevi
oluturmulardr. Bu oluum da, Araplarn slamdan uzaklat diye
eletirilen halife Harun ve Memun zamannda, Mutezilenin devlet dini
olarak kabul edildii 8. ve 9. yzyllarda olmutur.
Galenosun embriyoloji hakkndaki grleri de ok ilgintir. Aada
Galenosun kitabnn Greke basm grlmektedir.
17
Corpus Medicorum Graecorum: Galeni de Semine (Galen: On
Semen), Greek text with English trans. Phillip de Lacy, Akademic Verlag,
1992, section I:9:1-10 pp. 92-95, 101
NGLZCE EVRS
Heres Galens writing on four embryonic stages:
But let us take the account back again to the first conformation of the
animal, and in order to make our account orderly and clear, let us divide
the creation of the foetus overall into four periods of time. The first is that
in which. as is seen both in abortions and in dissection, the form of the
semen prevails (Arabic nutfah). At this time, Hippocrates too, the all-mar-
velous, does not yet call the conformation of the animal a foetus; as we
heard just now in the case of semen voided in the sixth day, he still calls
it semen. But when it has been filled with blood (Arabic alaqa), and heart,
brain and liver are still unarticulated and unshaped yet have by now a
18
certain solidarity and considerable size, this is the second period; the
substance of the foetus has the form of flesh and no longer the form of
semen. Accordingly you would find that Hippocrates too no longer calls
such a form semen but, as was said, foetus. The third period follows on
this, when, as was said, it is possible to see the three ruling parts clearly
and a kind of outline, a silhouette, as it were, of all the other parts (Arabic
mudghah). You will see the conformation of the three ruling parts more
clearly, that of the parts of the stomach more dimly, and much more still,
that of the limbs. Later on they form twigs, as Hippocrates expressed
it, indicating by the term their similarity to branches. The fourth and final
period is at the stage when all the parts in the limbs have been differen-
tiated; and at this part Hippocrates the marvelous no longer calls the foe-
tus an embryo only, but already a child, too when he says that it jerks and
moves as an animal now fully formed (Arabic a new creation)
The time has come for nature to articulate the organs precisely and
to bring all the parts to completion. Thus it caused flesh to grow on and
around all the bones, and at the same time it made at the ends of the
bones ligaments that bind them to each other, and along their entire length
it placed around them on all sides thin membranes, called periosteal, on
which it caused flesh to grow.
Galenos gebelii 4 evreye ayrmtr. Modern tpta ise gebelik 3 evreye
(trimester) ayrlmtr. lgin yan ise Galenosun bunu Aristo ve
Hipokrattan almas ve bu evrelemenin Kuran- Kerimde de aynen yer al-
masdr.
Aristoya gre gebelik
1. evre: sperm, 2.evre: regl kan, 3.evre: beden/et, 4.evre: kemikler,
5.evre: etlerle beraber byme
Galene gre gebelik
1.evre: semen, 2.evre: regl kan, 3.evre: ekillenmis vcut, 4.evre:
kemikler
Kuran- Kerime gre gebelik
1.evre: nutfa yani sperm, 2.evre:Alak yani kan phts, 3.evre:
19
mudahgha yani bir et paras, 4.evre: adaam yani kemikler, 5.evre:
kemiklerin kaslarla rtlmesi
Galenos, anotomi bilgisi olmayan bir hekimin, plan olmayan bir mi-
mara benzeyeceini sylemitir.
Galenos:
Maymun ve domuzlar zerinde anaotomik deneyler yapmak,
Kaslar ve kemikleri inceleyip otopsi deneyimi yaratmak,
Beyini ve karncklar tanmlayp, yumuak ve sert sinirler arasndaki
farklar belirlemek ve sempatik sinir sistemini bulup sinirlerin ilevini
zmek,
Kan akm teorisini bulmak,
Tanda nabz ve idrar muayenesini gelitirmek,
Tedavide diyet ve fizyoterapi uygulamak ile ve fitoterapi yani bitkisel
tedavi ve bununla ilgili kendi adyla anlan prepatlarn oluumuna olanak
salayan kimlii ile tannr. Narkotik kelimesinin de ilk kez Galenos
tarafndan kullanld ne srlmektedir. Galenos kitaplarnda uyutu-
rucu bitkileri snflandrmtr. Mandrake kk, Alternus tohumlar ve
afyon buna rnek olarak gsterilir.
GN IIYOR
Galenos'un yaad dnemden yzyllarca nce, hekimler arasnda
hangi tbbi bilginin en doru olduu konusunda tartmalar vard. Den-
eyciler (Ampirikler) ve Usular (Rasyonalistler) tbb ve bilimin dier
kollarn etkileyen en byk iki okulu oluturuyordu. Usular, yetkin bir
hekimi "tbb kuramlar yaratarak ya da kuramlar izleyerek deil, deneyler
yaparak bilgi sahibi olan kii" olarak tanmlyordu. Usular ise hastalar
tam anlamyla tedavi edebilmek iin saf deneyimi kuramla desteklemek
gerektiini ne sryorlard.
20
Usular ve Deneyciler arasndaki tartma sredursun, ok etkili bir
hekim olan Hippokrates hastalk belirtilerini inceleme, doal nedenlerini
bulma, aklc tedaviler uygulama ve hastalklarn seyrini kaydetmenin
nemini vurgulayan pek ok yaz yazmaktayd. nsan bedeninin paralan-
masna konmu olan dinsel yasak, Hippokrates'i ve onun izinden gidenleri
bedeni kefetmek konusunda ok kstlyordu; onlar daha ok hastalarnn
durumlarndaki gzlemlenebilir deiikliklere dayanarak alyorlard.
Hippokrates'in hastaln gzlemlenebilir zelliklerine odaklanmas,
kendi dnemini ve modern zamanlara kadar ulaan sonraki dnemlerin
tbbn derinden etkiledi.
M.. 500'lerde ortaya km olan bir dier etki de, Salk Tanrs
Asklepios'a duyulan inant. Asklepios'un hastala neden olan doast
nedenlerin yaratcs ve hastalklarn iyiletiricisi olduuna inanlyordu.
te bylece, Deneycilerin ve Usularn savlarna ek olarak Asklepios'a
olan inan ve Hippokrates'in retileri, M.S. 2. yzylda yaam olan
Galenos'un iine dt tp ortamn ekillendirmiti. Doktorlar hl ok
eitli yaklamlarla gruplara ayrlyorlard ama Galenos, Usularn ve
Deneycilerin fikirleriyle kendinden nceki tp bilginlerine ve tanrlarn
doast glerine duyduu saygy bir potada eriterek esiz bir yaklam
getirdi.
21
AILIM
GALENOS ve BERGAMA
Bergama (Pergamon), M..283-133 tarihleri arasnda kendi adyla
anlan Bergama Krallnn bakenti olmu, Galenos domadan 300 yl
kadar nce Romallarn eline gemiti. Kutsal bir ifa yeri olan Asklepi-
on'u, 200 bin rulodan oluan byk ktphanesi ve parmen (Charta
Pergamena) denilen ince deriden yaplan kd ile nl ve zengin bir e-
hirdi.
Roma dneminin nl hekimlerinden Galenos'un doup ld bu e-
hirde Prof. Dr. Arslan Terziolu bakanlnda, 17 Ekim 1993 gn "En-
ternasyonal Galenos Paneli" (Galenos Workshop) ad verilen bir bilimsel
toplant yaplm ve Bergama Belediyesi Bakan Sefa Takn'n nerisiyle
ehrin bir caddesine Galenos Caddesi" ad verilmitir.
Enternasyonal Galenos Paneli'ne katlanlarn sunduklar bildiriler,
Trk Tp Tarihi yll (Acta Turcica Historiae Medicinae)'nn 1.saysnda
(1994) yaynlanmtr.
1993 ylnda Bergama'da adna uluslararas bir toplant dzenlenmesi
ve bir caddesine "Galenos caddesi" isminin verilmesi, aradan yaklak
1900 yl gemesine karn Bergama'nn,
hemehrisi olan bu nl hekimi unutmadn
gsterir.
Galenosun hayatta iken bir bst yapl-
mamt. En eski resmi ise, 472'de tahta kan
Bat Roma mparatoru Anicius Olbyrius'un
kzkarde juliana Anicia adna, 487 veya
512'de kopya edilen ve halen Viyana Milli
22
Ktphanesinde bulunan bir Dioskorides yaz-
masndadr. Asl ok tahrip olan bu resim nce
Poultan ve daha sonra da Singer tarafndan
yeniden izilmitir.
Osman Bayatl'nn belirttiine gre, antik
ada, bir kran borcu olarak Bergama tarafn-
dan, adna bir ant dikildi. Antn iki
kitabesinin Bergamal Kadri lkokulunun
arka kaps yanndaki bir evin duvarnda dur-
duu saptanmtr.
Galenos'un stanbulda beyaz mermer zerine yaptrd ihtiyar adam
ve kadn heykeli olduu sylenir. nana gre birbiriyle geinemeyen
evli iftlerden biri bu heykeli kucaklarsa hemen boanrlarm.
Galenos, yazd eserleri, anatomi, fizyoloji ve eczaclk alanlarnda
yapt aratrmalar ve bu aratrmalarn sonularn tedavi alanna sok-
may baarm oluu nedeniyle bilimsel tbbn gerek kurucusu olarak
kabul edilmektedir.
Greke olarak yazd 500 kadar eserinden 15 kadar dorudan tedavi
alan ile ilgilidir. Bu kitaplarnda Galenos, ilalarn nitelikleri, miktarlar,
etkileri, seimi ve hazrlama yollar hakkndaki kiisel grlerini ak-
lamtr. Bu almalar ona "Eczacln Atas" nvannn verilmesine
neden olmutur.
Her ne kadar Alman hekimi Paracelsus (1493-1540), bn Sina ve Raz-
i'ninkiler ile birlikte, onun kitaplarn da 1526 ylnda yakm ise de,
Galenos'un tp ve eczaclk alannda ortaya koyduu temel fikirler 17.
yzyln sonlarna kadar, yani 1500 yl boyunca etkisini srdrmtr.
GRUP PSKOTERAPLER
Prof. Dr. Abdlkadir zbek, nceleri Ankarada yaplan, 1984ten bu
yana ise her yl Bergama Esklapta (Asklepionda) yaplan Grup
Psikoterapileri Kongrelerinin kurucusudur. Bergama Esklapta, Mays
1984de Trkiyede ilk kez Grup Psikoterapileri Dernei, Ankara niver-
23
sitesi Tp Fakltesi Psikiyatri Anabilim Dal ve Bergama Belediyesinin
ibirlii ile Bergama Esklap Grup Psikoterapileri Sempozyumunu
gerekletirdi. Bylece, Trkiyede de, bat dnyasnn yaklak 60 yl
gerisinden de olsa, ilk sistemli psikodrama eitimi balatlm oldu.
Ankarada Trkiye Grup Psikoterapileri Dernei, stanbul Psikodrama ve
Grup Psikoterapileri Dernei, zmir Psikiyatri Dernei kendi yaplar
iinde Psikodrama Grup Psikoterapisi ve Sosyometri Birimlerini olutu-
rarak bu birlik iinde almaya karar verdiler ve Psikodrama Eitim Bir-
liini yarattlar.
Bu birliin ad, XII. (1995) Bergama Grup Psikoterapileri Sem-
pozyumu (25-27 Mays 1995) Genel Kurulunda sempozyuma katlan 150
ye ve psikodrama grup uygulama yneticilerinin oy birlii ile Dr. Ab-
dlkadir zbek Psikodrama Enstits oldu. 1984 ylndan beri her yl
Mays aynda Bergama Esklapta (Asklepionda) dzenlenen Grup
24
Psikoterapileri Sempozyumlar, Trkiye Grup Psikoterapileri Dernei,
Ankara niversitesi Psikiyatri Anabilim Dal, stanbul Grup Psikoterapi-
leri Dernei, zmir Psikiyatri Dernei ve Bergama Belediyesi ibirlii ile
srdrlmektedir.
Trkiye Grup Psikoterapileri Dernei Ortak Eitim Kurulu temsilci-
lerinden Prof. Dr. nci Doaner, Asklepionun seimi konusunda u tar-
ihsel gerei dile getiriyor;
"Galenos, ilk ruhsal tedavilerin yapld yer olarak Asklepion'u
semitir. Buraya lmn hi girmediini dnmtr. Ve burada tam
bizim 21. yzylda uyguladmz tedavi sisteminin aynsn uygulamtr.
Mzik tedavisi, banyolar, grup tedavileri ilk defa da Bergama'da
yaplmtr".
Prof. Dr. Abdlkadir Trkmen ile Bergamada Grup Psikoterapi
toplantlar uluslararas bir nitelik kazand. Bu toplantlar, bilimsel otu-
rumlar halinde bir haftay akn bir programla 30 yl yakn bir sredir
devam ediyor. te bu geleneksel toplantlardan birinin program;
2005 ylnda IV. LOKMAN HEKM TIP TARH ve FOLKLORK
TIP GNLER gndemi ile ald. Gndemden baz balklar yleydi;
Al Konferans: Doadan Fabrikaya Geite Drt rn: Prepagel
(At Kestanesi), Colchcum Dspert (idem), Kyolc (Sarmsak), Gnger
(Zencefil).
Ayegl Demirhan Erdemir
1. Antik Tiyatroda Salk Temas. Nuray okol ve arkadalar
2. Gilam Kaytlarnda Ege Blgesi Halk lalar. Gnay Saryar ve
arkadalar
3. Gnmzde ve Tarihte zm ve arap. Sevgi ar ve arkadalar
4. Delinin Hastaya Dnm: Tmarhanenin Tarihi, Hafize ztrk
5. izgilerde Sheyl nver, Ali Haydar Bayat
6. Hierapolisli Epiktetos rneinden Hareketle Hikmete Dayal Bir Tp
Felsefesi nerisi ya da Bilisel iyiletirmenin Mmknl. Mehmet
nal
6. Biyoetik ve bn-i Sina, A. Hilmi Grses ve arkadalar
7. Hipokrat (Hippocrates) Tp Yemininin Onto-Teoloji Ufkunda ve Tbbi
25
Deontoloji Anlamnda Tahlili. hsan A. Karaaa
8. Antik ada Masajla Tedavi. mr Dnya akmakl
9. Antik ada Mzikle Tedavi. Aya zcan
10. Geleneksel Tp Tarihinde zyalarla Saaltm, Asuman Bolkan
11. mam Gazalinin Anlayna Gre lm ve lm Sreci. ahin Aksoy
ve arkadalar
12. Sayrlklarn Saaltmnda Byler ve Gizemler. Mustafa Gkeolu
13. Eski adan Modern Zamanlara Batlnn Akl Hastalarna Yaklam.
Hafize ztrk
14. ki Tanr, ki Asa, Ylan. Esma Kilimciolu ve arkadalar
15. Hermes ve Tp (Yunan, Msr ve slam Medeniyetlerinde). mit
Emrah Kurt
16. Hipokrattan Gnmze Homeostasis. Mevlut Yaprak
17. Ortopedi ve Ambrose Pare (1517-1590). Zeki Tez
18. Bernoulli Ailesi ve Kardiyofizyolojide nemli Bir Denklem. Tamer
Zeren
Yine bu kongrede; BERGAMA ve GALENOS OTURUMU yapld, u
ilgin ve nemli sunumlar gerekleti;
1. Antik Bergama Sikkelerinde Asklepios. Bekircan Tahberer ve
arkadalar.
2. Bergamal Galenos, Yzyllar
Boyunca Galenik Farmasi ve Trk
Eczacl. Bayhan ubuku.
3. Antik Dnemde Gladyatrlerde
Grlen Salk Sorunlar ve Gladyatr
Doktoru Bergamal Galenos. Seda
Karaz Arhan.
4. Bergamal Galenos ve Tp Kitab z-
erine Bir nceleme. Hatice P. Erdemir
ve arkadalar
5. Bergama A Bir Aratrmac; Osman
Bayatl (1892-1958) ve Tp Tarihi ile
Folkloruna Katklar. Glten Din.
26
GR
LKADA ANADOLUDA TIP
Anadolu'nun eitli antik kentlerinden yetien hekimlerin tan, tedavi
ve cerrahi alanlarndaki katklar, bu bilimin geliimindeki temel dinamii
oluturur.
Anadolu tbbnn zellii ise, tbbi konular ele alrken, tarafsz bir
gzlem, aklc bir yorumla olaylar sihir, by ve inanca dayandrma
alkanlndan arndrabilmesi ve ona bir bilim nitelii verebilmesindedir.
Kukusuz bu baarda hekimlerin, temel eitimlerini gimnasyumlarda
tamamlamalar ve matematik, geometri, corafya, felsefe, etik gibi ders-
leri izlemi olmalar temel etkendir.
Anadolu hekimleri, aratrmaya ve yeni bululara olan gl istek ve
eilimlerinin kazandrd yeni bilgilerle ve ortaya koyduklar birikim
zenginlii ile yzyllar srecek bilim n yaktlar.
HTTLER'DE TIP
Genellikle Hitit tbbnn, adalar olan Msr ve Mezopotamya ile
karlatrdmzda, geri kald baz aratrclarca ileri srlmektedir.
Bugne kadar kazlarla gn na karlan Hitit yazl belgelerinin tm
okunmamtr. Okunanlar arasnda tp ve hastalklarla ilgili olanlarn
says 22 tablettir. Bu nedenle bilgi snrl kalmakla birlikte, genelde tbbi
uygulamalarn sihirle, by ile ve salgnlarn tanr gazab olduu inanc
ile i ie olduu, ila bilgisinin, kk ok eskilere giden otlarn kullanl-
mas ile ilgili gelenekler den olutuu anlalyor.
Hititler krk kadar hastal tanyorlard. Bunlar metinlerde anlatlmak-
tadr. Hijyen konusunda dinsel trenler srasnda hem kraln hem de
katlanlarn temiz olmasna zen gstermeleri ve ykanmann ritelin bir
paras olmas dikkat ekicidir.
Halk sal ile ilgili olarak ime suyu kaynaklarnn temiz tutul-
masnn istenmesi de belli konulardaki titizlie iarettir.
27
Yine kazlarda bulunan
banyo odalarndan, daha son-
ralar da rnein M.. 9-8.
yzyllarda eski zmir,
Bayrakl'daki gibi ykan-
mann bir mekn ve ynteme
bal yerleik bir alkanlk
olduu sylenebilir. Bunlarn
yan sra tedavinin gzleme,
birikime, deneyime ve ara-
trmaya dayanan bir eylem
olarak karmza ktn gremiyoruz. En azndan imdiki bilgilerimiz
bize bunu gstermiyor. Hitit tbbnn, deneysel nitelii ar basan Msr
tbbndan ok, dinsel pratikleri ve inanc ar basan Mezopotamya tbbna
benzediini ileri srlebilir. Ancak doal olarak spor, sava ve benzeri
eylemlerde ortaya kan krk, kk, yaralanma gibi olgularda ortopedik
ve cerrahi yntemlerle hastann iyiletirilmesi konusunda ileri admlar at-
mlard. Hemen tm lkelerde ve toplumlarda ilkel ila tedavisi yannda
nce gelien dal cerrahi gibi grlyor. Hititlerde yasa metinlerine de cer-
rahi ilemlerin nitelii ve karl gemitir.
Hekimlerin kendi aralarnda da bir hiyerarik sra olduu metinlerde
grlyor.
GAL L MEHS A.ZU Hekimlerin by
L A.ZU SAG Bahekim,
L A.ZU TUR Kk (asistan) hekim unvanlar vardr.
Hititlerde tedavi iin dnlen ilalarn bir reeteye gre verildii
anlalyor. Reete tabletlerinin banda, biliniyor ise hastaln ad, bil-
inmiyor ise arazlar (semptomlar) ve hasta organlar belirtiliyor, ondan
sonra verilecek ilalar saylyor. Bu ilalarn hazrlan da ayrca anlatl-
maktadr.
28
HOMEROS DEVRNDE TIP
Egenin ok erken dnemlerden balayarak Msr ile balants, tp ve
hekimlik alannda da etkilerini gstermitir. zmirli Homeros'un,
Bodrumlu (Halikarnassos) tarihi Herodotos'un yaptlarnda bu etkileimi
net olarak gryoruz. Aslnda ilkel dzeydeki tp bilgileri, Homeros'un
lyada ve Odisse adl iir dzeninde yazlm yaptnda anlatlan M.. 2.
bin toplumunun zverili savalarna kk yalardan balayarak
retiliyordu. Biraz sylence ile de karan bu retide iyi sz syleme,
spor, sava oyunlar, yneticilik gibi, toplum iinde genlere gerekli ola-
cak bilgileri verirken, sava srasnda kendi balarna veya arkadalarna
gelebilecek yaralanma, kaza gibi durumlarda uygulanacak tedavi de
retiliyordu. lyada'da ve Odisse'de bunu okuyabildiimiz gibi, vazo
resimlerinde de byle sahneler vardr. Ancak Homeros ncesi a iin
syleyebileceklerimiz bu bilgilerin tesine geemiyor. Bununla birlikte
bu dnem insanlarnn, gerek salgn hastalklar, gerek i hastalklar iin
ve zellikle yaralanmalardan kaynaklanan sakatlanmalarda baz tedavi
yntemleri olduu sz konusudur.
Eski ada Paidia (Eitim), gelimenin, olgunlamann nemli bir
parasdr. Bugnk bilgilerimizin snrlar iinde bu ada zel bir tp
okulu olmadn sylemek durumundayz. Ancak hekim olarak yetiecek
her adayn ncelikle gimnasyum eitiminden gemesi, orada, beden
eitimi ile birlikte felsefe, matematik, mzik, corafya, retorik ve daha
birok konuyu renmesi gerekmekteydi. Daha sonra deneyimli ve nl
hekimlerin yannda en az alt yl sren bir renim grmek zorunda idi.
nl pek ok hekimin ocuklar da baba mesleine girmek ister iseler,
bu renimi babalarnn yannda gryorlard. Yani bir baba - oul ve
usta rak ilikisi iinde bir eitim sisteminden sz etmek gerekir. ou
kez hekimlik bir aile meslei olarak da grlmektedir.
Ege kltrnde M.. 6. yzyl, Anadolunun, nderliini onial
matematiki ve filozoflarla yapt byk kltrel ve bilimsel devrimin
adr. Ama Msr bilimi 6. yzyl Egelilerinin ilgisini hep ekmitir.
Miletos'lu Thales ve Attika'I Solon'un bu lkeye bilgi-grg arttrmak
iin yolculuk yaptklarn biliyoruz. M.. 5. yzyl bu devrimin kkletii
yeni fikirler ve bilgilerin retiminin srd bir altn adr. eitli
29
kazlarda ktn grdmz adak heykelcik-
lerinde ve tabula ansata ad verilen adak lev-
halarndaki organ motifleri adak inancnn
varln gstermektedir. Bu da Asklepios
kltn ve kltrn gndeme tayor.
ASKLEPOS
Asklepios, en nemli tp ve salk tanrsyd.
Onun klt, yaklak bin yllk bir dneme
yayld. Ege ve Roma mitolojilerinde doumu
ile ilgili eitli ykler vardr. Genel kabul, Pin-
daros'un M.. 5. yzyln balarnda yazd nc Pythionikon lirik i-
irindeki eklidir. Asklepios'un babas Apollon, Ege panteonunun ifa
tanrsdr. lmcl hastalklar ve salgnlar verebilir ya da onlar nleye-
bilir. Dier Olymposlu tanrlarn yara ve hastalklarn iyi eder. Askle-
pios'un annesi ise Tesalya (Kuzey Yunanistan) Kral Phlegyas'n kz ve
bir lml olan Koronis'tir. Apollon tarafndan gebe braklan Koronis,
bir lml ile evlenince sadakatsizliine fkelenen Apollon onu ve ko-
casn ldrr. Onlarn vcutlar yaklmak iin odunlarn zerine kon-
duunda kederli Apollon henz yaayan ocuu Koronis'in karnndan alr
ve Pelion Da'na gtrr. Asklepios orada Kentauros Kheiron tarafndan
bytlr. Kheiron ona tp sanatn da retir. Asklepios nl ve ok iyi
bir hekim olur. Homeros'un lyada'snda da byle anlatlr. Tesalya'da ok
aranan bir hekim olmas, onu Troya Sava'na gitmekten korur, ancak iyi
birer hekim olan iki olu Makhaon ve Podalirios'u savaa gnderir. Bir
lml olmasna karn Asklepios mucizeler yaratacak denli gldr ve
lleri (Thesus'un olu Hippolytos'u) diriltmesiyle Zeus'u fkelendirir.
Bu tr diriltmelerin doann dengesini bozacandan korkan 'Tanrlarn
Kral', yldrmyla Asklepios'u arpar.
Bu ykye gre Asklepios nce lmldr, Kuzey Yunanistan'da
aranan bir hekim olur ve Herakles gibi kahraman konumuna ykseltilir.
lmnden sonra da yar-tanrlar konumuna getirilir. Bir baka ykye
gre ise, ifa veren bir yeralt ruhudur, giderek artan n, ona ilahi bir
soy, Apollon'la bir kan ba yaratma gereini dourmutur. Klt
30
gelitike efsanesi ve ailesi de genilemitir. Kars Epione'den doan iki
olu, Makhaon ve Podalirios ve be kz vardr, Hygieia, Panakeia, Akeso,
Iaso ve Aigle. Kzlar Asklepios'un gcnn bir ksmna sahiptiler. Yalnz
Hygieia, saln kiiletirilmi eklidir. Bazan Roma Tanras Salus ile
zdeletirilir. Ancak ondan stndr ve genellikle Asklepios ile birlikte
betimlenir.
Asklepios, hem Ege hem de Roma sanat'nda o dnemde heykellerde
tercih edilen hekim grnm ile gl, sakall, orta veya ileri yata,
plak ayakl ya da sandaletli, sol omuza atlm topuklarna dek uzanan
harmani ile betimlenir. Sembol, bir ylann dolanm olduu sopadr. Hy-
gieia'da genellikle ayn ifa sembol ile betimlenir. Gleri ve grevleri
arasnda tapnakta yardm etmek ve babas
iin kutsal olan ylanlar beslemek de vardr.
Sopa, byk olaslkla Egeli gezginlerce
uzun yrylerde kullanlan bir semboldr.
Asklepios da, nceleri lml bir hekim,
daha sonra da salk tanrs olarak uzun
seyahatler yapmtr. Sopa, hastalara bir
destek ve yardm anlamn da tamakladr.
Ylanlarn, sembolik yoruma ok ak olan
birok zellikleri olduu gibi, ilk dinlerde
nemli bir yeri de vardr. Pagan Ege ve
Roma dnyasnda ylan, bugn olduu gibi
korku ve dehet uyandrmaz ve Hristiyan
literatrnde olduu gibi eytan da artrmaz. Tersine, genellikle
yararl kabul edilir, zoolojik bir yaratk olarak korunur, tanrsal ve kutsal
bir yeri vardr. ly alan ama yeni yaam da douran Toprak Ana'nn
atlaklarndan belirip yine orada gzden kaybolup gittii dnlrse,
ylann reme ve salk tanrlaryla ve yeraltnn iyiletirici ruhlaryla
balants da anlalabilir. Ayn ekilde, her yl deri deitirmesi nedeniyle
sonsuz yeniden douun gl bir semboldr. Genleme ve sala
kavumann da sembol olmas, Asklepios iin en uygun sembol olmasn
salamtr.
Ylan, Asklepios tapnaklarnda Tanr'nn semboldr. nl gezgin ve
corafyac Pausanias'a gre, ehlilemi ve Asklepios iin kutsal olan
31
gerek ylan tr, yalnz orada bulunur. Bu Asklepios ylan, gneydou
Avrupa'ya zg zararsz, sar bir tr olan Elaphe longissima olarak tanm-
lanmtr. Bu ylan, gizem, g ve iyiliin bir karmdr ve bu zellik-
leriyle iyi huylu salk tanrs iin ok uygun bir semboldr. Asklepios
Klt'nde ylanlarn aktif bir rol de vardr, Tanr tedavilerini onlar
araclyla yazdrr. Kpeklerin de iyiletirici olduuna inanlrd. Bu ne-
denle bazan Asklepios ya da dier salk tanrlarnn elikisi olarak gs-
terilmitir.
Homeros'un destanlarnda iki nl hekimin zellikle cerrah olarak ad
geer. Mitolojiye gre tanr Apollon'un olu tanr Asklepios'un iki olu
olan Podaleirios ile Makhaon'dur bunlar.
Homeros anda Asklepios daha tanrlatrlmamt, nl bir
hekimdi. Daha sonra n her yana yaylm efsanevi bir hekim olarak tan-
rlatrlm ve eski Hellen dnyasnda 320 ayr kentte adna tapnaklar
ina edilmitir. Eski Hellenlerin hekim tanr veya hekimlerin tanrs olarak
adlandrdklar Asklepios'un, insanlara, ordulara, kentlere veba ve benzeri
hastalklar salan, ama iyiletiren, derde are bulan anlamna gelen Paian
lakabyla da anlr.
Doumu zerine eitli ykler vardr. Onu Kentauros (at gvdeli
adam) Kheiron'un bytt ve hekimlik srrn rettii anlatlr. Doa
iinde yaayan Kheiron ak havada ifal sulardan ve otlardan yararlan-
may kefetmiti. Asklepios, ok iyi bir hekim olarak yetiir, ama izmeyi
aarak lleri diriltmenin de srrna erince, doa dzenini bozmasna
kzan byk tanr Zeus'un yldrmlarna hedef olur. Zeus onu yakar yok
eder. Anadolu inanlarna gre, son anlarnda yazd lmszlk reetesi
bir otun zerine dnce, btn zellikleri o ota gemi. Bu otun ad
sarmsaktr. Olunun ldrlmesine kzan Apollon da Zeus'a yldrmlar
veren Kykloplar yok eder ve olu Asklepiosu gkteki burlarn arasna
yerletirir. Asklepios hekimlik sanatn, kz Hygieia'ya (hijyen szc
onun adndan gelir) retir. Onun sanat Asklepiades olarak anlan ve bir
okul dzeni iinde birleen hekimler aracl ile eski ada yzyllar
boyunca srdrlmtr.
32
ASKLEPON
Hekimliin bu efsaneler, yklerle dolu balangcnn bir sonucu
olarak da eylem alanlar doallkla tapnaklard. Bu tapnaklar birer kl-
liye durumunda idiler. Hasta kabul ve bekleme yerleri, bakm odalar, jim-
nastik sahalar, gezinti alanlar vard. Bavuran hastalar bir dizi, dinsel
havas da olan eylemden geirilerek (ki buna ritus diyoruz) kabul edili-
yordu. Hamam, terletme, mshil yoluyla iini temizleme, spor, amur
banyosu, uyku odalar, rya yorumlama ve telkin gelenei bu dnemde
egemendir ve tedavi, hekimlerden ok, hekimlik bilgisini dinsel retinin
bir blm olarak kazanm rahipler tarafndan yaplmaktadr.
En nl salk yurtlar Epidauros, Knidos. Kos, Rhodos, Kyrene ve
Bergama gibi kentlerde kurulmu olup bu klliyelerin temel ilevi tedavi
zelliidir.
Aelius Aristides, Asklepios ile yakn ilikisini ayrntl olarak an-
latrken, M.S. 2. yzyln ortalarnda halen yaplmakta olan Bergama
Asklepionu ile ilgili bilgi de vermektedir.
Dier tm dinlerde olduu gibi, Asklepios Kltnde de hem bireyin
hem de halkn tapnmasn belirleyen bir dizi karmak tren vard. Halk
ilgilendiren trenler arasnda, sk ve dzenli olarak kurban kesme ve tap-
nak rahiplerinin halk adna yapt kutsama trenleri de bulunuyordu. Her
yl yaplan, yakn ve uzak blgelerden ok sayda insann katld byk
festivallerle karlatrldnda bu trenler olduka alakgnll kal-
yordu. Ancak tapnma trenlerindeki farkllk Asklepios Klt'n dier
kltlerden kkten ayryordu. Daha nce ortaya kan Ege tanrlarnn
oundan farkl olarak Asklepios kendisini uzaklatrmyor, tapnanlaryla
arasnda sk balar kuruyordu. Bunu, onlarn kendi meskenine, yani tap-
naa girmelerine izin vererek salyordu. Yine de biimci ve kat bir tren
szkonusuydu. Gelen herkes, ister hastalktan kurtulmu ve kranlarn
sunmaya gelmi olsun, isterse de ifa aramaya gelmi olsun, tapnak gi-
riinde arnma treninden gemeliydi. Bu tren bir kurban sunulmasn
ve trensel bir ykanmayla temizlenmeyi kapsyordu. Rahiplerin gzettii
bu trenlerden sonra, bir dilei olanlar tapnan giriindeki abaton'a, yani
'kutsal yatakhaneye' yatrlyorlard. Burada btn bir geceyi ya da gnn
bir ksmn geiriyorlard. Bu, Asklepios'un tedavisini uygulad 'incu-
33
bation' yani tapnak uykusu idi. Askle-
pios genellikle bir d grnts olarak
belirir veya dorudan hastay iyiletirir
ya da ona, uyandnda hatrlayaca
talimatlar verirdi. Tedavi bazan yal-
nzca bu grnt sayesinde etkili
olurdu. Bazan da hastalkl blgenin
kutsal ylan ya da kpek tarafndan
yalanmas iyilemeyi salard. Bazen
ise tanrnn mesaj st rtl olur,
buna bir anlam vermek iin rahibin yorumu gerekirdi. Daha sonra rahip,
uygun ilac, diyeti, banyo ya da egzersizi nerirdi. Bunlara tam bir modern
karlk aramak biraz naif olacaksa da, bu rahiplerin, antik an dini i-
faclar ve psikoterapistleri olduu sylenebilir. Bunlar inkbasyonun
etkisini arlatanlk yoluyla abartsalar da, hasta ile konuarak, ona baz
dini tedaviler ve bitki terkipleri nererek ve gereklemi olan mucizev
ifalar anlatarak hastann beklentisini ykseltiyorlard.
Asklepios tarafndan iyiletirilenler, ona kran sunarlard. Bunun,
hayvan kurban edilmesi, yiyecek, para, elenkler, deerli metallerden
yaplm kap ve tabaklar ya da hasta vcut parasnn modelinin sunul-
mas gibi birok yolu vard. Bugn ilgimizi en ok ekenler, rahiplerce
de desteklenmi olan, hastaln tanmland ya da betimlendii metal
plakalar ve ta tabletlerdir. Bunlar tapnakta sergilendiklerinde, Askle-
pios'un gcnn ve o merkezin anlamnn reklam oluyorlard.
Galenos ve Ephesoslu Rufus gibi gvenilir kaynaklar da Asklepios'un
bu tr gvenilir ifalarn onaylamaktadrlar. Ryalarn tbbi adan an-
lam olduu dnlyordu. Galenos, ryalarn fiziksel ve ruhsal
hastaln tans ve seyrinde anlaml olduunu dnen tek kii deildi.
O, hem hastann esinlendii hem de tanr esini olan ryalar eit derecede
deerli kabul ediyor ve kendisi de kutsal baz iaretlere gre davran-
yordu.
Tapnak tbbna ait ilgin bir anlatm da Aelius Aristides'e aittir. Aris-
tides hem hasta hem de dinin bir inanan olarak birok yln Bergama'daki
Asklepion'da geirmi ve oradaki deneyimlerini ayrntl ekilde
yazmtr.
34
KM BU ARSTDES
M.S. 118'de toprak sahibi zengin bir ailenin ocuu olarak Balke-
sirde dodu. Dnemin en saygdeer retmenlerinden iyi eitim ald.
Aristides, Atina'da sekin retmen Herodes Atticus'un yannda retorik
rendi. Eitimini tamamlaynca Yunanistan ve Msr'a gitti. Buralar
grp kefederken halka ilk sylevlerini vermeye balad. Yirmialt
yanda Roma'ya gitti ve saraya sunuldu. Parlak bir sylev kariyerine
balamtki ar ve kronik bir hastalk tm planlarn bozdu. Solunum
gl, ate, karn ilii, gs ars, sarlk ve di ars gibi belir-
tiler, onu ayn yl Roma'y terketmeye zorlad. Eve dn, kazanlm
parlak bir baarnn kutlamas deil, gelecek vaat eden bir kariyerin henz
balamadan bitmesi anlamn tayordu. En iyi doktorlar derman iin
geldiler ama hibir iyileme olmad. Msr'n ifa Tanrs olan Serapis'e
inanc bile okaz dzelme salayabildi.
Aristides, zmir (Smyrna) yaknlarndaki nl kaplcalarda umutsuzluk
ve depresyon iinde rpnd srada, Asklepios'tan ilk buyruklar ald:
'Bana yalnayak yrmemi emretti. Ryamda sanki uyankm gibi
bardm ve ryay yerine getirdiimdeyse yle dedim: 'Ulu Asklepios!
Emrin yerine getirilmitir." Bu emir yeterince samayd, ama Asklepios'la
'konuma' ksm baka birok garip tedaviye de yol amtr. Daha sonra
hekimlerle konumasna ve Serapis ile sis'e de bavurmasna karn,
sonula kendisini Asklepios'un emrine adamtr. Tapnan snrlar
iinde ve dnda grmeyi srdrd birok rya araclyla tanr ona
yaamnn her noktasnda yol gstermitir. lk emirlerden biri de Aris-
tides'in ryalarn, emirleri ve tedavileri yazmas ve bir gn bunlar kltn
yararna halka sunmasyd. Bunlarn yazl ekilleri olan Hieroi Logoi ile
Aristides deneyimlerini gelecek kuaklara brakmtr. Asklepios'a
ballna karn Aristides'in hastal M.S. 145 yazna dek srd. Bu
arada, Bergama Asklepionu'nu ziyaret etmek iin bir buyruk ald. Sonraki
iki yl boyunca Bergama'da inkbasyona yatt. ehrin dndaki kk bir
vadide bulunan bu tapnak, M.. 4. yzylda ana tapnak Epidauros'a
bal olarak kurulmutu. n, M.S. 2. yzylda dorua ermiti. Aristides
zamannda, yakndan ve uzaktan birok hasta ifa bulmak iin buraya
geliyordu. te bu dnemdeki nne dayanarak tapnak 'Dnyann Yedi
Harikas' arasna sokulmutur. Drtgen eklinde bir alann dou kenarnda
35
tapnak bulunuyordu, dier kenar stunlarla evriliydi. Kuzeydeki
stun dizisinin dna kk bir kutsal tiyatro yaplmt. Gneybat uta
ise olduka lks tuvaletler bulunuyordu. Roma dneminde yklan ilk
dneme ait yaplar arasnda sunak, kuyu ve kaynaklar, Asklepios Tapna
ve Suna ile Apollon, Hygieia ve Telesphorus'a ait tapnaklar vard.
Bu alandan yeni ana yaplara ulamak iin byk bir mermer propi-
londan geiliyordu. ehri kutsal alana balayan Kutsal Yol, bu propylonda
sonlanyordu. Propilonun bir kenarnda bulunan ktphanede, yeni bi-
nalarn ounu yaptran kutsal mparator Hadriyanus'un heykeli bulunuy-
ordu. Dier kenarda Asklepios Tapna vard. Bu, dairesel bir yap olup
i duvarlar kaplanm, kubbe eklindeki damysa mozaiklerle sslen-
miti. Giriin tam karsndaki yedi niten en bynde klt heykeli du-
ruyordu. Kk bir rnei olduu Roma'daki Panteon gibi, bu tapnak da
kubbenin merkezindeki aklktan k alyordu. Tapnaa bitiik ancak
daha alak bir dzlemde baka bir dairesel yap vard. Bu, bir yeralt
geidi ile meydana balanan iki katl ok byk bir yapyd. st katta alt
byk apsid bulunuyordu. Altta ise ta banyolar vard. Bu banyolar, tap-
nan merkezindeki ana kaynaktan su alyorlard. Bu kubbeli dairesel bi-
nann tam ilevi bilinmiyorsa da, tbbi amal banyolarn burada yaplyor
olduu bilinmektedir.
Asklepios Tapna'nn yapmnn, M.S. 142'de konsl olan Aristides'in
dostu L.Cuspius Pactumeius tarafndan desteklendiini biliyoruz. Tap-
nan yapm ok uzun srmemi, Aristides'in geliinden nce bitmitir.'"
Bitiiindeki kubbeli dairesel yap, tapnaktan daha sonra yaplmt ve
Aristides'in ilk ziyareti srasnda henz bir ilevi yoktu. Aristides, bu yap-
dan szetmemektedir. Ancak ne o, ne de tapnakla ayn derecede ilgilenen
Galenos buradaki yaplarn ayrntl tanmlarn yapmlardr. rnein
inkbasyon yeri hakknda hibir bilgi yoktur. Arkeolojik kantlar da bir
abaton bulunduunu desteklemekten uzaktr. Sonuta uykuya hem por-
tikolarda hem de tapnak binasnda yatld sonucuna varlmtr. Aris-
tides'e gre, yaplar ok nemli saylmazd, yalnz onun Asklepios'la
balantsn saladklar iin ve tanrnn emirlerinin uyguland yer ol-
malar nedeniyle nem tayordu.
Aristides'in Bergama'da mlk yoktu. Kutsal alanda kalacak yer de
bulunmuyordu. Ancak, aile balantlar sayesinde tapnan ki bekisin-
36
den biri olan Asklepiakos'un evinde arlanyordu. Bekiler tapnan
bakm ve ileyiinden, kurbanlarn sunulmasndan, para ve hediyelerin
hesabndan sorumlu olan rahiplere yardm ediyorlard. Rahiplik ok
saygn bir grevdi ve yalnzca 'Asklepiadlar Ailesi'nden gelenlere zg,
kaltsal ve yaam boyu sren bir meslekti. Bunlar dnda, Bergama'nn
sosyal adan sekin tabakas tarafndan yrtlen bir dizi onurlu grev
daha vard. Bekilerden daha alt konumda, Bergama ve dier Asklepi-
on'lara ait yaztlarda belirtilen eitli tapnak ilerini yapan grevliler de
vard. Bunlar arasnda bir haberci, bir kapc, bir anahtar sorumlusu ve
banyo grevlisi ile tren ilahilerini syleyen bir koro bulunuyordu.
Bergama Asklepionu'ndaki yllk takvim, byk yllk festivale gre
dzenlenmiti. Bu festivaller srasnda tanr adna iir yarmalar ve gece
tapnmalar yaplrd. Epidauros'ta olduu gibi bu festivallerde de atletizm
oyunlar ve jimnastik yarmalar yaplr, bu yolla salk tanrsna
vglerde bulunulurdu. Yl boyunca ise tapnak, ifa arayanlarn youn
trafiine sahne olurdu. Tapnakta, her sabah ve her akam, kran sunmak
ya da uykuya yatmak zere gelenlere hizmet verilirdi. Bu kiiler, arnma
trenlerinde, temizliin sembol olan beyaz giysiler giyerler, Kutsal
Kuyu'da ykanrlard. Dualar ve koronun syledii ilahiler, topluca tapn-
mann bir parasyd. Tiyatroda ise, Aristides gibi inananlarn yazd
vg sylevleri okunurdu.
Hekimlerin, tapnan normal grevlileri olduuna ilikin elimizde
hibir kant yoktur. Hekimler, sk sk kutsal alana geliyorlard, ancak
bunun ziyaret mi olduu, yoksa profesyonel bir ama m tad tam ak
deildir. Bergama'da bulunduu sre iinde Aristides, dzenli olarak
hekim Theodotos ile grt. Theodotos, zaman zaman tanrnn garip
emirlerini uygulamaya yardmc olmakla pheci davransa da genelde
klte sempati duyuyordu. Gerekten de Theodotos ve Asklepiakos, Aris-
tides'in yakn dostlar oldular ve onun fiziksel ve ruhsal iyilemesinde,
Asklepios ile birlikte byk rol oynadlar. te bir alnt: Bu ryalar
grdkten sonra, gn doduunda Doktor Theodotos'u arttm. Gelince
ona ryam anlattm. Ne kadar ilahi olduklarna hayran kald, ne ya-
pacan bilemedi. Vcudumun k boyu ne kadar gsz kaldn biliyor
ve bundan korkuyordu. nk aylardr evde yatyordum. Bu nedenle
beki Asklepiakos'u tapnaa gndermeye karar verdik. O srada ben onun
37
evinde yayordum ve ryalarm onunla da paylamay alkanlk edin-
mitim.
Aristides Bergama'da sradan bir ziyareti deildi. Hali vakti yerinde,
sekin, kendisi gibi eitimli ve hereyden nce Asklepiosn tutkulu
mritleri olan bir grup insan arasnda yayordu. Hizmetiler onlarn gn-
lk gereksinimleriyle ilgilenirken, onlar edebi tartmalara giriyor,
hastalklardan konuuyor, rya ve dsel deneyimlerini paylayor, te-
davilerini karlatryorlard: 'Tapnakta yalnz kalmtk, tapnanlardan
iki kii, yani ben ve Nikaial st dzeyden biri. Bu kiinin asl ad
Theophilos'tu. Ama ona Sedatius denirdi. Hygieia Tapna'nda Telespho-
ros'un heykelinin olduu yerde oturuyor ve birbirimize tanrnn yeni
buyruklarn anlatyorduk. nk ikimizin de baz hastalklar ayn idi.
Aristides'in bir baka yakn ve sadk dostu, onunla birlikte Bergama'ya
gelmi olan stbabas Zosimos'tu. lk inkbasyon gecelerinden birinde
Asklepios onun ryas araclyla Aristides'in diyetini dzenlemiti. Yl-
lar iinde buna yalnayak yrmek, ata binmek, souk banyo yapmak,
barsak boaltmak, kan vermek ve battaniyeler altnda terlemek de eklendi.
Btn bunlar Aristides zamanndaki hekimlerce bilinen ve uygulanan
yntemlerdi. Galenos'un ok iyi saptad gibi, Tanr'nn gcn ald
ey, yntemler deil, konumasyd: 'Bergama'da hepimiz bir oranda far-
ketmiizdir ki, Tanr'nn iyiletirdikleri, ona tam anlamyla itaat ediyorlar,
eer on be gn hibir ey imemesini sylediyse buna uyuyorlar, ama
byle bir neride bulunan hekime hi kimse kulak asmaz. Kendisine bir
yarar salayacandan emin olan herkes, tm bu nerilere uyuyor.
Galenos'un tp retmenlerinden biri olan sekin hekim Satyros'da Askle-
pios'a bazan kar kyordu:
Ben (Aristides), yatamda bile yatamayacak kadar gszdm ve
Doktor Satyros adnda st dzeyden olmayan bir sufi o srada Bergama'-
dayd. Bu adam beni yatamda ziyaret etti, gsme ve karnma bakt.
Konumamz srasnda ne kadar ok kan verdiimi rendi, buna bir son
vermemi ve vcudumu zayf drmememi syledi. 'Ama ben' dedi, 'sana
ok basit bir merhem vereceim, sen de onu karnna srecek ve ne kadar
iyi geleceini greceksin.' Bana bunlar nerdi. Kanma gelince, buna uy-
madm, nk tanr kan aldrmam sylemiti, ister istemez buna uydum,
hatta seve seve kan vermeye devam ettim. Yine de hl Satyros'un
38
dn reddetmiyor, onu da tutuyorum. Bu bir cornucopia deildi (Hi-
eroi Logoi III, 7-9; C.A.Behr evirisinden).
Aristides, normal saylabilecek emirler dnda, Asklepios'tan tama-
men akld emirler de almtr. Hatta bunlardan bazlarn uyguladnda
hayatta kalp kalamayaca hekimler iin merak konusu olmutur. Emir-
lerin etkili olmasn salayan, byk oranda esiz olmalaryd. Aristides
ve arkadalar iin, Asklepios'un sadece kendi hastalklarna zg bir te-
davi nermi olduunu bilmek ok nemli bir fiziksel destek oluyor ve
hastaln dzelmesinde tetik grevi gryordu.
Bergama'da tapnak bekisi Asklepiakos'un evinde ite unlar oldu.
nce dirseimden kan aktmam emretti ve anmsayabildiim kadaryla
'altm pint' (1 pink 0,5 litre) diye ekledi. Bu, birka flebotominin yet-
meyeceini gsteriyordu, ama bu sonra ortaya kt. Tapnak bekileri ki
uzun yllardr oradaydlar ve hepsi de tanrnn inanl hizmetileriydiler,
bu kadar ok kan veren birini hi grmediklerini sylediler. Yalnz schu-
ran ok kan vermiti ama onun durumu biraz garipti ve yine de benim
kadar ok kan vermemiti (Hieroi Logoi ll, 46-7; C.A.Behr evirisinden).
Bu, kiisel bir kurtarcya kiisel bir ballkt ve hastaln fiziksel be-
lirtilerinin dzelmesi srecin yalnzca bir blmyd. Ruhsal rehberlik
ve emirlerin yerine getirilmesi ayn derecede anlamlyd. Ayn belirtiler
genellikle yine ortaya kyor, dzelenlerin yerine daha ar yeni belirtiler
geebiliyordu ve Aristides'in mucizeleri, Epdauros'ta daha nce
kaydedilmi olanlardan ok farklyd. Aristides, onlar okuyup duy-
duunu, ancak hi tank olmadn sylyordu. Sonuta, Aristides'in za-
mannda bu tr mucizelere Roma'da halen rastlanyordu. Aslnda, inanca
bal ifa merkezleri, ok az sayda mucizev tedavi ile de varlklarn
srdrebilirlerdi. nananlarn geri kalan iin, bir dizi dnyevi ve mkem-
mel tedavi yntemi, aralarna serpitirilmi rastlantsal garip durumlar ile
birlikte, Asklepios'a inancn ve balln srmesini ve baz basan yanl-
samalarnn ortaya kmasn salyordu. Ancak bu sonular pek de uzun
mrl olmuyordu.
Aristides, iki yl sren kutsal tedaviden sonra Bergama'y terkettiinde,
'mucizev' tedavilere karn hl hastayd. Ancak hayal krklna uram
olmak bir yana, kendi iinde bir dengeye bile kavumutu. Asklepios
39
sayesinde hastalklaryla birlikte yaamay renmi, dahas inanc
salamlam ve kendisine gveni artmt:
Hastalmn ilk yl
boyunca bedensel skntlarm
nedeniyle retorik almalarma
ara verdim ve mitsizlie
kapldm. lahi emir nedeniyle
ve yakarlarm iin Berga-
ma'da dinlenirken Tanrdan re-
torii brakmamam yolunda bir
emir aldm... Bana, Tiyatro'daki
Tapnak Stoas'na gitmemi
syledi. Ve ona doalama
sylevimin ilk meyvelerini
sunmam istedi. Ve yle oldu... Hep ayn eyi yaammdr, sorunlarm
halledip yarimaya hazr ekilde beklerken, birden zorlanrm ve nefesim
daralr; fakat bata da sylediim gibi artk daha rahatm ve nefesim
daralmyor; konumam yaptka daha da glenip hafifliyorum... Ve za-
manmzda Yunanllar'n en byk retorik uzman olan nl Pardalas'n
bana dedii gibi, ilahi bir ans sonucu hastalandm, bu sayede Tanr ile
ba kurabildim ve bu ilerlemeyi kaydettim (Hieroi Logos IV, 14-27;
C.A.Behr evirisinden)
Bergama'y terkettikten sonraki yllarda Aristides uzun geziler yapt,
Yunanistan ve Kk Asya ehirlerinde ve Roma'da imparatora sylevler
verdi. Bu gezilerinde, daha nce karm olduu byk baarya eriti.
Hep nrotik bir hipokondriyak olarak kald, yaamnn geri kalannda
hastalklar peini hi brakmad. Ancak Asklepios ona yol gstermeyi ve
ryalaryla tbbi nerilerde bulunmay srdrd. Birka kez ksa sreler
iin Bergama'daki tapnaa dnd ve M.S. 155'te de Epidauros'taki byk
tapna ziyaret etti. M.S. 165'e dek ou psikosomatik kaynakl olan sol-
unum ikyetleri oldu. Ayn yl, Roma mparatorluunu doudan bala-
yarak etkileyen ve Galenos'un aniden Roma'y terketmesine neden olan
iek olmas muhtemel salgn-dan o da etkilendi. Hekimler leceini
syledilerse de o hayatta kald, hatta daha sonra bir salgn daha atlatt.
Ancak bu hastalklarn baz etkileri, zellikle de barsak bozukluklar kald.
40
Aristides'i kiisel olarak tanyp tanmadn bilmediimiz Galenos,
onun hastalkl bir kii olduunu syler:
Vcudu gl, ama ruhu zayf, cansz ve ie yaramaz olan birok insan
tandm. Bunlarn hastalklar, bir tr uykusuzluktan, inme ve zayflk ve
epilepsi tr bir hastalktan kaynaklanyordu... Ve ruhu gl ama vcudu
zayf olan ok az kii grdm. Bunlardan biri de Mysial Aristides'ti. Ve
bu adam en sekin hatiplerdendi. Yaam boyunca eitti ve sylevler verdi
ama vcudu eriyip gitti (CMG Ek I, 1934, 33, Behr evirisinden 1968,
162).
Hereye karn Aristides ok ileri olmasa da, hatr saylr bir yaa
ulat; 63 yandaki lm karssnda Asklepios bile aresiz kald. Sk sk,
bir hatip olarak vg ve onur kazand ve bunlar hi phesiz yaamnn
en nemli itici gleriydiler. Ne gariptir ki, kalc olan nn, adalar
tarafndan dzgn Attika az nedeniyle ok beenilen konumalar deil,
Asklepios'u vmek zere yazm olduu dzensiz ve tutarsz szleri, Hi-
eroi Logoi salamtr.
Aristides'in Asklepios'a en byk kran sunusu, Hieroi Logoi'dir.
Ayn derecede edebi yetenei olmayan, ancak en az o kadar minnet dolu
baka inananlar da adak rlyefleri ve baka adaklar brakarak ballk-
larn kantlamlardr. Atina ve Pire'de bulunan, M.. 4. yzyla ait bir
dizi kabartmal mermer kaplama, Asklepios'u hasta kabul ederken ve
uyuyan hastalarna mucize tedavilerini uygularken gstermekledir. Bazan
ona Hygieia'ya da kutsal ylanlar da elik etmektedir. Bunlarn dnda,
tatan ya da bronzdan saplm kulak, gz, kol, bacak, baka vcut
paralar ve i organ modellerinden oluan adaklar da bulunmutur. Bun-
lardan baz gz ve kulak modelleri, yakaranlar dinlemesi ve hastalklarn
grebilmesi iin Asklepios'a verilmitir. Dier modeller ise, ilahi yardma
kran olarak sunulmulardr. Bir ksm ise kulak ya da gz hastaln
simgelemek zere yaplmtr. Ancak bunlarn ne tr hastalklar olduunu
bu anatomik modellerden tahmin etmek mmkn deildir.
En parlak dnemini mparator Julianus (M.S. 360) zamannda yaayan
bu klt, imparatorun lke apnda oktanrl dinleri canlandrma politikas
gtmesi sonucunda daha da nem kazand. Tapnan krsal kesimde yer-
lemi olmas da Hristiyanlarca yklmasn nledi. Ama hereyden ok,
41
ifa tanrlarna duyulan gl inan, Hristiyanlarn bir trl sarsamad
tapna koruyan g olmutur.
Ayn dnemde, farkl yerlerdeki ifa tapnaklarnn kaderleri olduka
deiik olmutu. Bergama'daki Asklepion, M.S. 253-260 arasndaki bir
tarihte deprem sonucu yklm ve tekrar onarlmamtr. Epidauros'ta ise
yeni sunaklar yapld ve tapnak Julianus dnemine dek ilevini srdrd.
Ancak bu dnemden sonra hzla nemini yitirdi. Tapnaktaki anma,
Hristiyanlarn verdikleri zararlar sonucu daha da hzland. Kilikyada
Aigai'deki Asklepion, Hristiyanla geen mparator Constantinus'un em-
riyle yerle bir edildi ve Julianus'un yeniden yapma abalarna karn bir
yknt olarak kald. Ne gariptir ki, Hristiyanlk ile Asklepios Klt'n
kar karya getirip. Asklepios'un yok olmasyla sonulanan atmaya
neden olan eyler, aslnda bu iki dinin baz zellikleri arasndaki benzer-
likti. Asklepios trenleri ve kurallarnn bir ksmnn Hristiyanlarca da
kabul edilmesi beklenirken, bu trenler inanszlara zg gln
davranlar olarak grld. En dikkat ekici ve en ok nefret uyandran
ey de Asklepios'un rolleri oldu. Bir hekim, mucizev iyiletirici ve kur-
tarc olan Asklepios, bu zellikleriyle, yzeysel de olsa sa'ya benziyordu.
Hristiyanlar, onun 'ruhlar iyiletirmeyip bozan' kt bir ruh olduunu
syleyerek Asklepios'u gzden drmeye altlarsa da, insanlarn onun
iyi zelliklerinden vazgemeye istekli olmadklarn grdler. Ruhlarn
kurtarcs iyiydi de, bedenin kurtarcs ok daha elle tutulur yararlar
salyordu. Aigai Tapna'nn ykln anlatan Eusebios, Asklepios'un
insanlar 'gerek kurtarc'dan daha fazla ektii syler. Hristiyanlarn
korku ve dmanln kazanan ey, inansz bir takm davranlar deil,
Asklepios'un bu ekici gcyd.
Uzmanlarca sona erdirilmi olsa da, Asklepios ve baz baka ifa tan-
rlar, Roma mparatorluu'nun baz blgelerinde varlklarn srdrdler
Onlara ok fazla hogr gsterilmedi, ama dman da olunmad. Baz
Hristiyanlar, bu lml tanrlara pragmatik bir yaklamn iddete dayal
ve ykc yntemlerden ok daha baarl olacan farketmi olmallar.
Sonuta hakl ktlar; ama tbbn kurucusu, kutsal iyiletirici ve doktor-
larn hamisi Asklepios, Ege ve Roma'nn dier btn tanrlarndan ok
daha uzun yaad. Hatta dier ifa tanrlarnda olduu gibi onun etkisi
tam olarak silinemedi. Aralarnda Epidauros, Korint ve Romann da bu-
42
lunduu birok Asklepion'un ykntlar zerinde kiliseler ykseldi: hatta
bunlardan bazlar oktanrl nclerinin brakt iyiletiricilik zelliini
kendi stlerine aldlar.
LKA HEKML
Asklepionlardaki bu te-
davi yntemleri dnda iki
trl hekimlik vard. zel
olarak alan hekimler ev-
lerinde hasta bakarlard.
Bu yolla hekim hastas ile
daha sakin bir ortamda il-
gilenme olana bulurdu.
Bunun dnda bir ksm
hekim atreion veya
Taberna denilen mekan-
larda hasta bakarlard. Bunlar, maalar ynetim tarafndan belirlenen ve
denen halk hekimleri idi. atros demosios denilen bu halk hekimlerinin
cretlerini karlamak in konulmu atrikon denilen bir vergi de vard.
Ayrca tahl da verilirdi. Bir Msr papirusunda hekim Eukarpos'a ne mik-
tarda tahl verilecei belirtilmektedir. Baz aileler birleip dernekleerek
aylk belirli bir denti toplamak suretiyle oluturduklar kasadan, hasta
olanlarn hekim ve ila masraflarn karlyorlard. Bu hekimler ayrca,
dzenlenen spor karlamalarnda da grevlendirilirdi. Kadn hekimler
de vard. zellikle doumlarda bulunurlar, kadn hastalklar ile ilgilenir-
lerdi.
Hekimlerin hasta kabul odalarnn nasl olmas gerektii eitli kay-
naklarda anlatlr. Bir Corpus Hippokraticum metninde, odann kl ve
havadar olmas ve muayene srasnda hekim ile hastann oturduu yerin
e ykseklikte olmas gereine iaret edilir. Bir yataa veya sedire uzanma
Roma dneminde balamtr.
Hekim odasnda alet dolab, gerekli muayene aletleri, snger, bandaj
bulunur, bugnk ie ekmekde kullanlan cam kaplarn yerini tutan
43
bronz kaplar ve benzeri gereler duvara asl dururdu. Odada ayrca su,
ya ve arap kaplan vard. Bunlara ek olarak hekimin not defteri de bu-
lunur, hekim gerekli bilgileri buna yazard. Hekimlerin yardmclar da
muayene srasnda yanlarnda durur, hastann tutulmas, zaptedilmesi
gerekli aletlerin verilmesi, ilalarn hazrlanmas ilerini grr, ev ziyaret-
lerinde elik ederlerdi.
M.. 3- yzyla kadar hekimlerde uzmanlamann nemli olduuna
dair pek kant yok.
Hellenistik an sonlarna doru Philostratos, tm tp alannn bir tip
hekime braklamayacan, travmalara, ateli hastalklar, gz hastalk-
larna, mesane hastalklarna ve cerrahiye ait vak'alara bakan hekimlerin
ayr olmas gerektiini, bunlarn farkl uzmanlk alanlar olduunu syler.
Hekimlerin, hastalarnn ilalarn kendi muayenehanelerinde hazr-
ladklarn gsteren pek ok grsel belge gn na kazlarla
karlmtr. Hekimler topluluuna Asklepios mridleri anlamnda
Asklepiadiai deniyordu. Bunlar gl bir sektr (Lonca) oluturmulard.
44
HPOKRATES VE GALENOS EKOL
Hekimlikte en nemli ilk isim Hipokrat ve Galenostur. Hipokrat
(M..460-377) ilk kez gizemli ve doast etkilerden arnm ilk salk
grn ortaya koymutur. Hipokrat tp ahlak ve meslek uygula-
malarnn kurallarn ilk kez ortaya koyan ve bu alanda ilk tp okulunun
kurucusudur.
Gnmzde dnyann tm lkelerinde tp okullarn bitirenler meslee
Onun ad ile anlan meslek andn ederek balarlar. Hipokratn balatt
klinik gzlemi gelitirmek onurunu da, Bergamal hekim Galenos
(M.S.129-210) kazanmtr.
Roma mparatorluu zamannda tp hizmetleri, zellikle de ordu ile
ilgili olanlar gayet iyi dzenlenmi ve bu arada tedavide kullanlan ilalar
da snflandrlmtr. Bu dnemde yaam ve Neron''un ordusunda hekim
olarak grev yapm en nemli eczac Dioskorides''dir ( M.S. 1. yzyl).
Dioskorides'in almalar kendisinden sonraki nesilleri byk lde
etkilemi ve modern bitki biliminin kurucusu olarak kabul edilmesini
salamtr.
Dioskorides, Materia Medica (Tbb Maddeler) adyla tannan mehur
yaptnda, tbb bitkilerle ilgili ok ksa bilgiler vermi ve bunlarn
yetitikleri yerleri bildirmitir. Bitkilere verdii adlarn bir ksm bugn
de kullanlmaktadr. Dioskorides, birok bitkiden bahsetmitir; ancak yap-
m olduu tanmlardan, bu bitkilerin hepsini belirlemek mmkn
deildir. Yine de bu yapt iin izilmi olan bitki resimlerinden bunlarn
byk bir ksm saptanabilmitir. Bu rnek, bilimsel aratrmalarda, izim
ve resimlerin nemini gstermesi asndan ilgintir.
Dioskorides esas itibariyle bir hekim olup, bitkilerle ilgisi daha ok
bu noktada younlamtr. Dolaysyla sz konusu yaptnda bitkilerin
yan sra az da olsa baz talara (lapis lazuli) ve hayvan maddelere de
(st ve bal) yer vermitir.
Materia Medica daha sonraki asrlarda Arapa''ya da tercme edilmi
ve gerek Mslman ve gerekse Hristiyan hekimler ve eczaclar arasnda
el kitab olarak kullanlmtr.
45
Hippokrates'in ve Galenosun eserleri nelerdi? Bugn modern tp
tarihileri bunlar kesin olarak syleyememektedirler. Hipokratesin
kendine zg grlerinin de bilinmesine engel oluturan ikinci neden,
gnmze kalabilen ve kesin olarak bilinen, orijinal ya da kopya herhangi
bir eserin olmaydr. Hippokratesi, 'zamann aynas' olarak kullanma
eilimi Helenistik a'da balamtr. retisine ilikin en gvenilir kay-
naklar, Pre-Hellenistik a'dan zellikle de Platon'dan ve Aristoteles'in
rencisi tp tarihi yazar Menon'dan gelmektedir. Platon'un yazlarndan,
Hippokrates'in, insan vcudunu bir organizma olarak grd ve 'btnn
doasn anlamadan, bu organizmann doasn da anlayamayacamz
ne srd sonucu kmaktadr. Menon, Hippokrates'in hastaln kay-
na zerine grlerini yle deerlendirmitir: Hippokrates'e gre
hastaln kayna, sindirilmeyen besinlerin artklarndan (perissomata)
ortaya kan ve vcuda yaylarak salkl nefesin (pneuma) yerini alan
gazlar (physaidr.)
Hippokrates'in Corpus adl yaptnda birok slup, farkl yaklamlar,
i tutarszlklar ve elien kuramlar vardr. Bu yaptn oluum srecini
Galenos ilgin bir yazsnda anlatmtr. (Galenos'un, Hippokrates'in Epi-
demiler III. Kitab zerine yorumlar). Bu eser, skenderiye Ktphane-
si'nde III. Ptolemaios Euergetes (yaklak M.. 246-221) sayesinde yer
almtr: 'Anlatlmaktadr ki; Msr Kral Ptolemaios, kitaplara ylesine
meraklyd ki, gemiyle lkesine gelen herkesin kitaplarnn kendisine ge-
tirilmesini emretmiti. Kitaplar kopyalatr, bu kopyalar kitap sahiplerine
verir, asllarn kendi ktphanesinde alkoyard.
Birok tp yazar, Corpustan alntlarla yetinmi ve uyarlamalar yap-
mtr. Galenosun kapsaml uyarlamas da byledir. Galenos kendisini
Hipokratesin koruyucusu olarak gstermesine karn onun adna ileri
srd grler ve kuramlar, kendi kuram ve grlerinden baka bir
ey deidir.
Bu dnemin byk tp merkezi, Kos, Knidos ve Gney talya'da
idi. Corpus'ta Kos ve Knidos okullarnn retileri arlkl olarak yer al-
maktadr. Galenos'a gre Knidoslular her organn hastalklarnn listeler
halinde snflandrlmas konusunda yetkindiler; Koslular ise hastalklarn
genel tanmlar ve beklenen seyirlerinin anlatlmas yolu ile tp yaznna
katkda bulunuyorlard. Galenos, yazlarnda kart tp akmlar gelenein-
46
den bahsetmitir, ancak bu durumun Hippokrates dnemine dek
uzandn gsterir kant yoktur. Aksine, Hippokrates'in Corpus'u birok
konuda, zellikle de svlar kuramnda, belirli bir fikir birlii olduunun
altn izer. Buna dayanarak Kos, Knidos ve daha az nem tayan baka
Ege tp merkezlerinde temel olarak ayn tbbn geerli olduu sylenebilir.
Galenos, Kos ve Knidos tbb arasnda kart akmlar saptamadn yazar;
ona gre bu iki merkez bilgilerin karlkl deiimi ve yeni dncelerin
dosta paylalmas yolu ile bir eit kaynama gstermektedir.
Corpus'un, Hippokrates'in retisini ya
da farkl okullarn retilerini ne derece
yansttn sylemek Galenos ncesinden
beri pek olas deildir. Ancak hem
savunucularnn kayna hem de kart
grlerin kayna olarak Corpus, bat tb-
bnn temeli olmu ve kendinden sonraki tp
dncesini byk lde etkilemitir.
Mantksal bir dzenden yoksun olmasna
karn anatomi, fizyoloji, diyet, tedavi,
klinik tanmlama, patoloji, cerrahi, kadn
hastalklar ve doum ile tbbi etik ve grg
kurallar dahil olmak zere tbbn birok
dal zerine blmler ierir. Diyetle ilgili
blmleri modern yaklamlar ile dikkati ekerken, anatomi ve fizyolo-
jiyi kapsayan kitaplar Hippokrates ile modern tp arasndaki uurumu
aka ortaya koymaktadr.
HPOKRAT VE ARDILLARI
Hipokrates de bir Asklepiades ailesine mensuptu.
Kimdi bu Hipokrates? Aa yukar M.. 460 yllarnda Kos (s-
tanky) adasnda domu ve ilk tp bilgilerini babas Heraklides ile Se-
lymbria'l (Silivri'li) Herodikos'tan almt. O ada pek moda olduu
zere Yunanistan'a yolculuk yapm ve bir sre dolamt. Epidemi
zerine yazd kitaplardan bazlarnda Thasos, Tesalya'daki Larissa,
47
Trakya'daki Abdera, dou Tesalya'da Magnesia'da Maliboea, Marmara'da
Kyzikos'daki vakalar ele alr. Uzun bir yaam olmu ve Larissa'da M..
377 ylnda lmtr.
Hipokrates iin yazlm biyografi vardr. En eskisi Soranos'undur.
Platon, Protagoras adl yaptnda, Kos'lu Asklepiad ailesinden Hipokrates
adl bir hekimin yanna giden bir genten sz eder. Phaidros adl yaptnda
ise, insan vcudu ve ruhu arasndaki ilikiyi anlamak istiyor isek doay
tanmamz gerektiini ileri sren Hipokrates'in yanna gidilmesi gerek-
tiini syler. Bykbabas Gnoidraros olu Hipokrates ve babas Herak-
lides hekim idiler. Torun Hipokrates'in, yani nl olann iki olu
Thessalos ve Drakanos ile manevi olu Polybos (o da Kos'lu) onun
mesleini srdrmlerdir. Makedonya kral Arkhelaos'un saraynda M..
431 den 399'a kadar hekimlik yapan Thessalos dogmatik okulun da ku-
rucularndandr. Epidemi (Salgn) zerine yazlan yaptlarn II. ve VI. cilt-
leri ona atfedilir. Galenos onu Hipokrates'in en stn olu olarak tantr.
Polybos ise Hipokrates'in ardllar iinde, Aristoteles'in belirttiine
gre en bydr, "insann doas" adl yaptn yazardr.
Dogmatik tp esas olarak teorikti ve taraftarlar 'eylemci' deil, 'konu-
mac' olmakla eletiriliyordu.
Dogmatiklerin en nemli kartlar ampiriklerdi. Ampirikler, hem
viviseksiyon, hem de disseksiyon yoluyla anatomik aratrmaya kary-
dlar, nk hastalk ve saln nedenlerinin aratrlmasn doru bul-
muyorlard. Onlara gre grnen nedenler gerekli olanlard, gizli
nedenleri ise kefetme olasl yoktu. Nabz, sindirim ve solunum gibi
eyleri zaten anlamaya almak bounayd. Onlarnki deneyimlerin, man-
tk tartmalarndan deerli olduunu savunan, daha ok uygulamaya day-
al bir tipti. Gzlem, anlamann yoluydu ve hastala yaklamlar
hastann belirtilerini saptayp, benzeri belirtilere daha nce iyi gelen
ilalar kullanmak eklindeydi.
Hem dogmatikler hem de ampirikler, Hippokrates'in Corpusu'nda ku-
ramlarn kantlayan dorular buldular. Daha ge ortaya kan bir baka
ekol de metodistlerinkiydi ve bu ekol de Corpus'a dayanyordu.
Metodistler, hmoral patolojiyi ve btn karmak kuramlar reddediyor
ve diyetin temel olduunu iddia ediyorlard. Dier temel ilkeleri, birok
48
farkl hastalkta birka genel durumun sz konusu olduuydu. Bu durum-
lar tedavi etmek zere gelitirdikleri methodos adl yntemler ekoln
adn da oluturuyordu. Metodizm, pratik yaklamlarna nemli bir
destek saladndan, zellikle Roma mparatorluu'ndaki Ege hekimleri
asndan nemliydi.
Drdnc tbbi ekol olan pnmatistler, dogmatiklerden ayrlp pneuma
ve drt sv kuramna dnen bir grup tarafndan oluturuluyordu. Pneuma,
yaamn kaynakland temel maddeydi ve vcuttaki bozukluu svlarda
dengesizlie yol ayordu, bu da hastalklara neden oluyordu.
Bu drt 'okul', sa'nn doumundan nceki ve sonraki yzyllarda tpta
baskn kt ve Ege tbbnn Roma'ya geli dnemine denk geldi. Spartal
Arkagatos'un M.O. 219'da Roma'ya yerleen ilk doktor olmas gibi, asl
anlaml olay, Bithynial Asklepiades'in M.. 2. yzyln sonlarnda Ro-
ma'ya gelmesidir. Asklepiades retorikte ustayd, ancak Roma'da tbbn
parlak durumda olduunu grnce hekim oldu. Ege tp kuramlarna kar
gl direnci farkederek, Roma dncesine paralel hareket etti ve
mkemmel bir uygulamal yaklam ile salam bir mant biraraya ge-
tirdi. Bundan baka abartl tedavilere srtn dnp, o dnemde ok kul-
lanlan egzotik veya mide bulandrc ilalarn yerine basit teraptik
ilalar getirdi. Bu yzden takma ad 'arap veren' ve 'souksu veren' an-
lamna geliyordu. Svlar kuramn reddederek o dnemde oktan
terkedilmi olan 'atomlar' kuramn kabul etlii iin, bata Galenos olmak
zere birok tp yazar tarafndan eletirildi. Ancak Celsus onu, gelenek-
leri ykp, 'tedavi yollarn byk lde deitiren' biri olarak grrd.
HPOKRAT'IN YOLUNDA
Hipokrates hekimlerinde anatomi bilgisinin belirti bir dzeyde olduu
biliniyor. Bu an hekimleri iskelet yaps zerinde, zellikle cerrah
iseler, yeterli bilgiye sahiptiler, ancak i organlar, damarlar, sinirler
konusunda bilgileri ok azd. Bu nedenle bir zm gerekiyordu. Bunun
iin de, genel fizyolojik sistem zerinde teori gelitirdiler. Bunu yaparken,
saduyu ile hareket etmeleri Hellen tbbnn in ve Hint tbbnn dt
fantezilere dmesini nledi.
49
Alkmaion'un vcudu oluturan dengelerine dikkat ekelim. Bu gr,
felsefede Empedokles tarafndan, dengenin ate, hava, su ve topran
eitlenmesi ile olutuu belirtilerek vurgulanr.
Bu drt eleman teorisi ayn zamanda nemlilik, kuruluk, scaklk ve
souklukla elenir. Daha sonra bu salglar kan, sar safra ve kara safra
olarak tpta drtl vcut svs olarak ifade edilir. Bu drtleme Aristote-
lesin, Polybos'un olduunu syledii "nsann Doas" adl kitapta
4 eleman, 4 g, 4 mevsim olarak da ele alnmtr. Hipokrates'n kul-
land, burada nitelik olarak adlandrdmz szck "Dynameis"tir.
Bugnk teknolojide bile hala kullanlagelmi bir szcktr bu, farmako-
dinamik, aerodinamik gibi.
Hipokrates''in anatomiye ilikin bilgileri olduka ilkeldi; dneminin
dier doktorlar gibi, kemikler hakknda olduka geni bir bilgiye sahip
olmasna karn, i organlar fazla tanmyordu. Damarlara, sinirlere ve
adalelere ilikin bilgileri yzeyseldi. Yunan dnrleri ve hekimleri, bu
boluu kapatmak ve insan bedenini anlalr klmak iin fizyolojik ku-
ramlar retmilerdi ve bunlar genellikle, yzyllar nce gelitirilmi olan
drt sv kuramna dayanmaktayd. Yaplan gzlemler, insan bedeninin
kan, balgam, sar safra ve kara safra gibi bir takm svlar ierdiini ve
hastalk srasnda bu svlarn grnr duruma gediini gsteriyordu;
rnein tmeden kaynaklanan hastalk srasnda burundan bir sv aky-
ordu. Pythagorascu Alkmeon, hastal, bedendeki dengenin bozulmas
olarak deerlendiriyordu ve szn etmi olduu dengesizlik svlardaki
dengesizlikti. Empedokles''in drt ge kuramna bal olarak gelitirilen
drt sv kuram, beraberinde drt nitelik (kuru, ya, souk ve scak) ku-
ramn da getirdi ve bylece yava yava cansz yaplarla birlikte canl
yaplar da niteliklerin bireimi ve kaynam olarak grlmeye baland.
Bireime ve kaynama giren elerin farkl miktarlarda oluu, farkl can-
llarn ve farkl karakterlere sahip olan insanlarn oluumunu aklaya-
biliyordu; bylece, ilerde Galenos''la birlikte drt miza veya drt karakter
kuramna da ulalacakt.
Hipokrates''in yaptlar arasnda en nl olan Kutsal Hastalk adn
tar; kutsal hastalk olarak nitelendirilen dengesizlik durumu, sara veya
epilepsiden baka bir ey deildir. Ancak yaptta buna benzeyen hastalk-
lardan da sz edilmitir. Hipokrates''e gre, bu hastalk beyinden kay-
50
naklanr ve beyinden gelen balgamn kandaki havay durdurmas sonu-
cunda oluur. Aklama doru deildir; ama bilimsel denebilecek bir ku-
rama dayandrld iin deerlidir. Bu kitabn en nemli zellii, sarann
kutsal olarak nitelendirilmesine kar km olmasdr. Hastalklar, doal
ve kutsal (veya tanrsal) diye ikiye ayrmann olanaksz olduunu belirten
Hipokrates, bu konuda yle der:
"Kutsal denilen hastaln tartmasn yapacam. Benim dnceme
gre, tanrsal veya kutsal hastalk yoktur. Hastalklarn nedenleri doaldr.
Tanrsal sanlmas, insann deneyimsiz oluundan ve zel karakteri ne-
deniyle armasndan ileri gelir. Eer insanlar, ona ilikin bilgilerinin ek-
siklii nedeniyle kutsal kaynaa inanmay srdrrlerse, onu anlama
olanandan yoksun kalrlar. Kabul edecekleri iyiletirici, sihirden arn-
m, yaln bir yntemle bu hastaln kutsall yalanlanabilir.
artc olmas nedeniyle kutsal olarak kabul ediliyorsa, yalnzca bir
deil, birok hastala kutsallk atfedilebilir. Ondan daha az artc ol-
mayan baka hastalklar da gsterebilirim; ancak hi kimse onlarn kutsal
hastalk olduunu iddia etmez. Benim bildiime gre, bazlar uyku-
larnda inler ve lk atar; bazlar nefes alamaz; bazlar frlayp dar
kar; yani uyanncaya kadar lgn gibidirler. Uyandklarnda halsiz ve
solgun olmakla birlikte, nceki gibi salkl ve aklcdrlar; ayrca bunlar,
pek ok kez tekrarlanabilir. Daha birok rnek verilebilirse de, sre her
birini teker teker ele almamza olanak vermemektedir.
Benim grme gre, bu hastala kutsallk atfedenler, ok dindar
olan veya stn bilgi iddiasnda bulunan ve zamanmzn sihirbazlarna,
sahte doktorlarna benzeyen kimselerdir. Hastaya yardmc olacak hibir
tedavi uygulayamadklar iin sihre snr ve cahillikleri ortaya kmasn
diye kutsallk atfederler."
Antik ada Egeliler, belirli bir hastal tehiste genel patolojiden
yararlanma yoluna gidiyorlard. Bir doktor olarak en nemli ey,
hastaln geliimini ve ldrc olup olmadn sylemekti. Hastalar
rahiplere de danyorlar ve genellikle yaayp yaamayacaklarn ve ne
kadar srede iyileeceklerini soruyorlard.
Hastalklarn kritik gnleri saptanmt. Doktorlar bu kritik gnlere
yaklaldnda, hastann direncini arttrmaya alrlard. yi bir doktor
bu ileri yapabilmeliydi.
51
Tedavide, ilk nce bedendeki dengenin bozulmu olduunu gsteren
belirtilere baklrd. Ate en temel belirtilerden biriydi. Atei lmek iin
zel bir aralar yoktu; ancak deriyi, dili, gz, terlemeyi ve reyi kontrol
ediyorlar ve bunlar arasndaki farkllktan yararlanarak hastal tehis et-
meye alyorlard.
Nabza bakmay dnmemilerdi. Oysa Msrl hekimler nabzn
ilevini biliyorlard. Hipokrates''in Corpus''unun yalnz bir yerinde nabz-
dan sz edilir ve "Damarlarn at ve solunum ve yaa bal olarak
dzenli ve dzensiz olular, salk ve hastalk iaretidir" denir.
Hipokrates''i izleyen hekimler, lemeseler de atein eitli hastalk-
lardaki seyrinin farkl olduunu biliyorlard.
Tedavide, mshil, kusturucu, tenkiye, kan alma, bedeni boaltmak iin
perhiz, friksiyon, masaj, banyo, arap, bal ve su karm, bal ve sirke
karm, arpa suyu, yulaf lapas uygulamalar yaplr. Hipokrates''in en
nemli ilkesi, doann iyiletirici gcnden yararlanmaktr. Ona gre
salk bir denge durumudur; hastalk ise bu dengenin bozulmasdr. Eer
hastalk ok nemli deilse, denge kendiliinden kurulabilir. Hasta be-
densel ve ruhsal olarak sknet halinde bulunduunda, doann iyi edici
gc dengenin hzla kazanlmasn salayabilir. Hekimin grevi doaya
yardmc olmaktr. Az ila ve iyi bir gda rejimi, saln garantisidir.
Buna, uygun beden altrmalarn da katmak gerekir. Hareketsiz kiiler
iin en uygun altrma, uzun uzun yrmektir.
Hipokrates, doann iyiletirici etkisinden sz ederken, bunun fiziksel
olduu kadar ruhsal olduunu da kabul ediyordu. Yalnzca bedenin rahat-
lamas yeterli deildi; ruhun da sakinletirilmesi gerekiyordu. Bu nedenle
hasta neelendirilmeli ve iyileecei konusunda mitlendirilmeliydi.
Ona gre, hekimin hastasna ok yumuak bir biimde yaklamas
gerekir. Ge bir dnemde yazlm olmakla beraber, Hipokratesci kay-
naklarda yer alan u szler ok ilgi ekicidir:
"Hastanza kar kat olmamanz ve ayrca onun durumunu dikkate
almanz neririm. nceki kazanlarn ve iinde bulunduun tatminkr
durumu dnerek, bazen karlksz hizmet gtr. Parasal sknt iinde
bulunan bir kiiye hizmet verme frsat kmsa, bu gibilere her trl
52
yardm yap. nsan
sevgisinin bulunduu
yerde sanat ak da bu-
lunur. Durumlarnn
ldrc olduunun bil-
incinde olan baz hastalar,
yalnzca hekimlerinin iyi
tutumlarndan dolay iy-
ilemilerdir. Hastay iy-
iletirmek ve ifa bulmu
olann kendisini iyi his-
setmesini salamak iin
gzetim altnda bulundur-
mak isabetlidir... Ayrca bir hekimin neyin uygun olduunu belirleye-
bilmesi iin kendisine de dikkat etmesi gerekir."
Hipokrates, psikolojik tedavi ile de ilgilenmitir ve aslnda asklepi-
onlardaki tedavi yntemlerini benimseyen bir hekim iin bu ok doaldr.
Ona gre, ruh ve beden ok sk bir iliki iindedir; bir hekim bunlardan
birini gz ard ederek dierini iyiletiremez. Biri ok kt iken, dierinin
iyi olmas dnlemez.
O an iki byk tp okulundan biri olan Knidos'da hekimler, daha
ok zel hastalklar ayrdedip, zerinde almay amalamlar, Kos'lu
hekimler ise genel patolojiye arlk vermilerdi. Bu sonuncularn
eilimleri hastalklar bir ka gruba toplamakt. nemli olan prognosisi
yani hastaln seyrini nceden kestirebilme yeteneiidir. Burada gz
nne almamz gereken ey M., 5. yzylda diagnosis'in (tehis-tan)
ok snrl olduu ve hekimi, tbbi aratrmadan ok hastasnn salna
kavumasnn ilgilendirdiidir.
Prognosis her hastalktaki seyir yani hastaln balang ve gidiidir.
Deneyimi ilerledike hekim, sadece hastalkta deil doadaki birok
olayda bunun varln gzlemi, her hastalkta belirli geliim eikleri
olduunu saptamtr.
Hekimler her eyden nce, insan vcudundaki dengesizliklerin ana
semptomunu (gstergesini) biliyorlard. Bu vcud hareretinin ykselmesi,
53
yani yksek ateti. Kukusuz bugn bizim
elimizdeki gibi ate lme olanaklar
yoktu, ancak usta, hassas ve duyarl olduk-
lar kukusuz. Cildin, dilin, gzlerin,
idrarn durumundan, terlemeden bunu sap-
tyorlard. Nabzdan, arpntdan da bunu
anlyorlar myd bunu bilmiyoruz. Buna
ait bilgimiz yok. Msr hekimleri nabz
artn biliyorlard. Hipokrates ise Cor-
pus'unda yalnz bir kez deinilir. "Damar-
lardaki atlar, cierlerdeki nefes alp
vermenin dzenli veya dzensiz oluu hastalk veya saln iaretidir."
Nabz atlarnn skl ve dzeni iin Kos'lu Prosagoras'n baz gzlem-
leri olduu sylenir ise de asl doru gzlemin Hellenistik ada yaam
(M.. 3. yzyln ilk yars) Khalkedonlu (stanbul-Kadky) Herophilos
tarafndan yapldn biliyoruz. Bu dnemde tpta dolam ve tansiyonla
ilgili bilgilerin olduka ilerlemi olduu grlyor. Bunlarn sonular,
Galenos'un yaynlad gibi "Synopsis peri sphygmon" olarak, modern
alara kadar Sphygmoloji'nin temeli idi.
Hipokrates'in anda en ok rastlanan salgn hastalk gs hastalk-
lar ve malarya (stma) idi. Bu hastalklar ve zellikle malarya pek ok
kenti tmyle yok etmitir. Anadolu'da ve Yunanistan'da hekimler onunla
ok savamlardr. Dier hastalklardan balcalar pnmoni, plrezi'dir.
Corpus'da iek, kzamk ve difteriden, sifilis'ten sz edilmemektedir.
Thukidides'in yaptnda veba salgn anlatlr. Gz hastalklarna da
metinlerde olduka yer verilmitir. Bilindii gibi gzle ilgili hastalklar
daha ok Ortadou lkelerinde grlmekte idi.
Hipokrates retisinin en belirgin zellii tedavi alannda ortaya kar.
Hipokrates, mshil, kusturucular, ferahlatc ikiler, rnga (tenkiye), kan
aldrma (hacamat), perhiz, scak su ile ykama, hamam yaptrma, frik-
siyon, masaj, arpa suyu, arap, hydromel (sulandrlm bal), oksymel
(sirke ile kartrlm bal) gibi ilemler ve karmlar kulanarak tedavi et-
mekte idi. Bunlarn yan sra eitli bitkilerin yaprak ve kklerinden yarar-
lanlarak yaplan ilalar ve yalar kullanlm olmaldr. Ancak yukarda
belirttiimiz ve yazl belgeler haline gelmi olan yntem aka gs-
54
teriyor ki tedavide temel ilke, ila kullan-
maktan ok ii temizlemek ve diyettir.
Bylece hekim hastann direncini arttr-
mak ve vcutta mevcut toksik maddelerin
dar atlmasn salamak amacndadr. Bu
yntem hastada yan etkiler olumasna
neden de olamayacaktr. Bu ilke latince
"vis medicatrix naturae" (doann iyi edici
gc) olarak ifade edilmektedir. "Her can-
lda bulunan, doann canlya verdii
kendi kendini iyi etme gcnn kendini
gsterebilmesi iin hekimin balca grevi hastann yaknnda olup onun
bu gcne yardmc olmaktr. Saln en balca yardmcs, hareket ve
dengeli egsersizdir. Dengeli yry en iyi egsersizdir." Bu grler
Regimen III. ve IV. blmlerde anlatlmtr.
Hipokrates tedavisinin nem verdii eylerden biri de peri aeron,
hydaton, topon (hava, su, toprak)'dur. Bu konuda topografyann insan
sal ve kiilii zerindeki etkileri anlatlr. nsan ve doal evreye
btncl bak asndan bugn bile az rastlanan bir yaklam olmas en
byk zelliklerinden biri olarak ortaya kyor. Hipokrates doann iyi
edici gcnden sz ettiinde hastann fiziki olduu kadar psikolojik
olarak da glendirilmesinin gerektii konusunda bilinlidir.
55
HELLENSTK A
Khalkedon'lu (Kadky) Herophilos M.. 4. yzyln sonunda dnyaya
gelmitir. Kos'lu Praksagoras'n rencisidir. Sistematik anatominin kuru-
cusu olduu gibi insan vcudunun sistematik "terih" tekniini getiren ilk
hekimdir. Terih srasnda karlat her organ ve her ilevli blm iin
bir isim bulmutur. Bugn de anatomide onun verdii isimler kullanlr.
Beynin ayrntl bir tanmn yapmtr.Cerebrum (beyin) ve cerebellum
(beyincik) ayrmn, meninksler (beyin zarlar), tendonlar ve sinirlerin
farkn, gzn ve sinirlerinin tamamn, hassasiyetini, fonksi-yonlarn, reti-
na'y (ki bunu amphiblestrocides: a gibi olarak isimlendirir), vaskular sis-
temin tanmn verir. Duedonum, onikiparmak barsa (dodekadaktylos
=on iki parmak) deyimi onundur. Bu ismi on iki parmak geniliinde olX-
duu iin verdiini syler. Karacierin tanm, pankreas, prostat (greke
terimi adenoeideis prostatai: nde duran guddeler anlamndadr), cinsiyet
organlar da incelemeleri arasndadr. Atardamarlar ile toplardamarlarn
farkl olduunu, atardamarlarn, toplardamardan 6 kat sk olduunu, kan
ierdiini, lmden sonra boalp yasslatn belirtir. Ona gre organiz-
may drt g kontrol eder; besleme, vcut ssn salama, idrak, dnce
gleridir bunlar. Yerleri de, karacier, kalp, sinir ve beyindir sras ile.
Yani Herophilos organlarn fonksiyonlarn tam idraki iindedir. Onun asis-
tan olan 304 yln da Lulis'te doan Erasistros Yunanistanldr. Atina'da
okumu ve Aristotelesin evlatl Metrodoros'un ve Stoac Khrysippos'un
rencisi olmutur. Daha ziyade teorisyendir. Fizyoloji zerinde almtr.
Postmortem (lm sonras) terih zerine eildii iin ona patolojik
anatomist de denebilir.
lmn hemen ardndan terih yapmas nedeni ile lme sebep olan
nedenleri saptama olanan bulmutur. Buna bugn otopsi diyoruz. Era-
sistratos'un asl anatomik bulular beyin, kalp sinir ve vascler sistem z-
erinedir. Her organn organizmann btnne atardamar, toplardamar ve
sinirlerle bal olduunu ve byk bir olaslkla dolam sistemini sap-
tamtr. Grtlak kapann (Epiglottis, bugn onun verdii bu isim kul-
lanlr) fonksiyonunu doru olarak tanmlamtr. Vcudun motor ve duyu
sinirlerini belirlemesi, beyin zarnn zel ilevini aratrmas ve beynin
eitli blmleri zerinde yapt incelemeler, adale ve hareket arasndaki
ilikiler zerindeki saptamalar getirdii yeniliklerden bazlardr.
56
Bunlar yaparken salt cesetler zerinde alm olmas kukuludur.
Olaslkla Herophilos ve Erasistratos canl hayvan vcudu zerinde de
alm olduklar kukusu akla gelmektedir. Bu kukumuz Celsus'un u
paragrafna dayanmaktadr. "Bir insann i organlarndan birinde yara
veya harabiyet olduunda salam olann rengini bilmeyen, organn
neresinin salkl neresinin harab olduunu nasl bilebilir. D tezahrler,
i organlarn durumu, biimi ve lsn bilen biri tarafndan daha ko-
layca yorumlanacaktr. Baz insanlarn, sulularn lm cezalarnn in-
fazn zalimce olarak nitelendirmelerine karlk unu diyebiliriz bu bir
ka kii sayesinde gelecek kuaklarn masum insanlarna are bulabile-
ceiz. Herophilos ve Erasistratos bu ileri en iyi ekilde insan canl iken
aarak yapmlardr. Kraln, izni ile zindanlardan alnan sulular canl
iken ve nefes alyorken i organlarnn durumlar, biimleri, lleri, sert-
likleri, yumuaklklar, ilikileri, ilevleri, birbirine tepkileri... ten bir
ar geldiinde eer insan ierideki her organn durumunu bilmiyor ise
ne hastaya neyin ac verdiini anlayabilir ne de organn hasta olan blm
tannp tedavi edilebilir"
Celsus'un bu aklamalar ge antik ada ve ortaada tepki uyandr-
mt. Bu an cerrahi ve anatomi alanndaki yeniliklerinin yan sra
medikal hekimlikte de ilgin gelimeler gzlenmektedir. skenderiyeli
Apollodoros, Kolophon'lu (Anadolu) Nikandros, Kos'lu Philinos, Karys-
tos'lu Andreas, Romal Arkhagatos M..3 yzyln nemli hekimleridir.
M..2.yzylda ise Iskenderiye'li Serapion, Tarentum'lu Glaukias, An-
takya'l Apollonios ve Apollonios Biblas, Kyrene'li Ptolemaios, Taren-
tum'lu Herakleides, Iskenderiye'li Zopyros, Kition'lu Apollonios, Napoli'li
Lykos adlarn sayabiliyoruz.
Ancak deneysel tp akmn yrtenlerin birikimlerinin ve klinik bil-
gilerinin Kos ve Knidos Okulu dneminden pek fazla olduunu da gr-
myoruz. Olaslkla bu akmn yaratcs skenderiye'li Serapion'dur. M..
200 yllarnda ortaya att deneysel tp fikri (Empeirikos-Ampirik)
temel ilkeye dayanyordu. Birincisi deneyim ve deneme (teresis), kincisi
klinik vak'alar (historia), ncs analojidir (he tu homoiu metabasis).
Kition'lu (Kbrs'ta) Apollonios (yaklak M.. 70 yllarnda
yaamtr) deneysel tp akm iindeki en byk cerrahtr. Onun da cer-
rahi zerine yapt vardr. Burada ayrca Anadolu'lu hekimden sz
57
etmek istiyoruz. Bunlardan Apameia'l Demetrios (Kocaeli blgesinden)
doum ve jinekoloji zerine uzmandr, patholoji zerine 12 blmlk bir
yapt da vardr. Dieri ise Bithynia (Kocaeli)'li Asklepiades'tir. Asklepi-
ades'in bir zellii, M.. 1. yzylda Roma'da alan ilk sekin
Anadolulu hekim oluu, dier zellii ise yeni bir tp okulunun, methodist
okulun kurucusu oluudur. lk sekin dedik, ondan nce de Roma'da
Hellen kkenli hekimler vard, ancak bunlar savalar sonunda hep kle
olarak talya'ya gtrlmlerdi. Yukarda adn verdiimiz Arkhagathos
onlardan biridir. Asklepiades Bursa'da M.. 125 yllarnda domutur.
skenderiye'de Erasistratos'un okulunda renim grm, Parion'da ve
Atina'da hekimlik yapm, kral Mitradates'in daveti ile Pontos'a Trabzon'a
gitmi, ancak pek holanmayarak Roma'ya geip orada kliniini kurmu,
epeyce ge bir yata orada lmtr. Demokritos ve Epikuros'un ardl
olup, tbbi yorumlarnda atomcu akmn etkileri yansr. Ona gre hastalk
vcutta atom hareketlerindeki dzenin bozulmasndan olumaktadr,
iyileme ise bu dzenin tekrar salanmas ile ortaya kar. Birok kitap
yazm olmakla birlikte bize kadar gelememitir. nc isim
Laodikeai'l (Ldik) Themison'dur. M.. 1. yzyln ortalarnda adndan
sz edilmeye balanr. Fikirlerini daha sistemli bir biimde gelitirmesi
asndan methodist okulun en by olarak kabul edilir.
M.. 2. yzyl Akdeniz blgesinde Roma'nn bir sper g olarak or-
taya kt, Yunanistan, adalar, Anadolu ve Suriye'yi ele geirdii
dnemdir. Bu dnemde hellen geleneinde yetimi hekimler hem im-
paratorluk eyaletlerinde hem de bakent Roma'da hekimlik mesleinin
liderliini ellerinde tutarken, baehirde gerek Roma yurtta olan bir
hekimler grubu geliiyordu.
Tp tarihinde iki dnem daha vardr. Biri Galenos, dieri XVI.
yzyIda Vesalius ile gereklemitir.
58
HEKMLERE VERLEN NEM
GALENOSU ETKLED
M.. 46'da Julius Caesar, Roma'da alan yabanc doktorlara vatan-
dalk hakk tand. Bu srada Ephesos'da doktorlar vergiden muaf tutul-
mulard. Bu tr yasalar hekimlere verilen nemin artmaya baladn
gstermektedir. Roma'da hekimlerin ou Ege kkenliydi.
Btn Egeli doktorlar kle ya da eski kle deildiler. Bir ksm da, Mar-
cus Aurelius'un zel hekimi, tm Ege ve Roma doktorlarnn en nls
Galenos gibi Roma vatandayd.
Bamsz pratisyen hekimler ve belli ailelere ya da imparatora bal
olanlar dnda bir de sivil kurumlara bal alan hekimler vard. Yine Ege
tbbndan gelme bir uygulama ile bu halk hekimlerine gereksinim duyan
herkese tbbi tedavi uygulamalar karlnda ehir meclisi tarafndan maa
verilirdi. Dier hekimlere olduu gibi onlara da vergiden ve zorunlu hizmet-
ten muaf olma ayrcal tannmt. Ancak birok doktor, uygulamada bu
ikinci muafiyetten yararlanabilmek iin ok aba harcyorduk Hastadan
para istemeleri kesinlikle yasakt, ama teekkr etmek isteyen birok hasta
doktora para verirdi. Sonuta bu halk hekimlerinin olduka iyi yaam stan-
dartlarna eritikleri sylenebilir. Hekimlik o dnemde olduka poplerdi.
Ancak gerek zenginliin toprak sahibi olmak anlamna geldii bir toplum-
sal dzende, tp nadiren servet getiri-yordu. Bir operasyon iin 400 altn
alan Galenos gibi baz hekimlerse astronomik paralar kazanyorlard.
Ancak bunlar ender rastlanan durumlard.
Ephesos'daki doktorlarn tp yarmalar dzenledikleri bilinmektedir.
Bu yolla yelerin ilgisi korunur ve grevleri dzenlenirdi. Doktorlar z-
erindeki 'youn bask' gznne alndnda bu tr destekler daha da nem
kazanyordu. Hippokrates'in Corpus'unun birka blmnde uygulamaya
ynelik baz neriler bulunmaktadr. Buna gre bir doktor yle olmalyd:
Salkl grnmeli, doann izin verdiince grbz olmal; nk genel
kan odur ki, kendi vcuduna iyi bakmayan, bakalarna da bakamaz. Temiz
olmal, iyi grnmeli, ho kokulu merhemler srnmelidir... Grn ciddi
olmal ama sert olmamaldr; sertlik kibir ve kabalk olarak alglanr. Kon-
trolsz glen ve ar neeli olan kii ise baya bulunur, bayalktan
kanlmaldr (The Physician; Jones ve Withington evirisinden).
59
Hasta ile ilikisinde hekimin zerinde byk bir bask vard: 'Hekim ile
hasta arasnda ok yakn bir iliki vardr. Hasta kendisini hekimin ellerine
brakr; hekim her an kadnlar, kzlar ve deerli eyalar ile karlar. Btn
bunlar karsnda zkontroln yitirmemelidir.' Bu konuya Hippokrates'in
Yemin'inde de deinilir: 'Hangi eve girersem hastalara yardm etmek iin
gireceim ve her trl yanl tutumdan ve zarar vermekten kanacam,
zellikle de kle ya da zgr kadn ve erkeklerin vcudunu ktye kullan-
maktan.' (The Physician; Jones ve Withington evirisinden).
Galenos'a gre bir hekim felsefenin dalnda bilgili olmalyd: Mantk,
yani nasl dnleceinin bilimi, fizik yani 'doa' bilimi, etik, yani ne
yaplacann bilimi." Ayn zamanda, nclerinin ortaya koyduklarn an-
layp sindirecek ve kendi aratrmalarn yrtecek enerji ve gc olmalyd.
Bunlarn yansra zkontrol, paraya dkn olmama ve gsterili yaamdan
uzak durma gibi zellikler de gerekiyordu. Btn bu profes-yonel ve ahlaki
standartlara eriebilme arzusunun bir sonucu olarak, gnmze ulaan ou
yaztta doktorlar yce, arbal, kibar ve bilimsel grnml, sakall, orta
ya da ileri yata insanlar olarak betimlenmilerdir.
Zenginlere bal olan doktorlar, onlarn emrindeydiler ve sabit bir cret
belirlenmemi olduundan, onlarn aklna estiince para kazanyor-
lard. Buna bal olarak, tedavi baarsz ya da zarar verici olduunda yasal
bir tazminat sz konusu olmuyordu. Doktorun n, baarsn da belirliy-
ordu. Kk bir ehirde, dikkate deer bir baar ok abuk duyuluyordu
ancak doktor hatalar da ayn hzda yaylyordu. kinci durumda, kamunun
yaptrm gc doktoru iinden edebiliyordu. Galenos, zengin bir kentlinin
karsnn ksrln tedavi etmeyi stne alan gen ve ok nl bir Berga-
mal doktorun yksn anlatr. dl epey yksektir -tedavi baarl olursa
yksek miktarda para alacaktr- ama bu, birok tp yazarnn cesaret ede-
meyecei riskli bir itir. Belirsiz bir durumdan kanmak, rezalet ile felaketi
gze almaktan iyidir. Bu olayda kadnda ar bir mide bozukluu geliir ve
doktor dl kaybettii gibi onursuz bir halde Bergama'y terk etmek
zorunda kalr. Ancak kt hreti de onu izler ve gittii her yerde tehir
edilir, tbbn dier alanlarndaki uzmanlna ramen ondan uzak durulur.
Resmi bir kontrol dzeni olmayan bu sistemde tbbi tedavilerin dzenlen-
mesi iin bir standardizasyon mekanizmas oluturulmutu, ancak bu sis-
temin de tam olarak alt sylenemez. Alt sosyal tabakalarda bu sistemin
60
ne derece geerli olduunu sylemek ok zordur, nk elimizde bu konuda
ok fazla yazl belge yoktur. Ancak byk olaslkla yoksul kesimlerde te-
davi kalitesi daha dktr.
Tedavi uygulanan mekn da sosyal duruma gre deiiyordu. Zengin-
lerin tedavisi, evlerine giden hekim tarafndan yaplyordu. 'Halk' hekim-
lerinin de aralarnda bulunduu baz doktorlar, kentlerdeki kendi zel
yerlerinde hizmet ediyorlard. Bu yerler bazan kendi evlerine dhil oda ya
da odalar oluyordu. Cerrahi giriimlerse kiralanan ya da sivil kurumlarca
gsterilen yerlerde uygulanyordu. Ayrca, tabernae medicae ad verilen,
sokaklarda yer alan kk dkknlar da vard. Bunlar, tccar ve esnaf
dkknlarna benziyordu. Askerler, kalelerde bulunan askeri hastanelerde
tedavi ediliyorlard. Sivil hastaneler henz tam olarak ortaya kmamt.
Yine de birka yazl kaynaktan bunlarn da varolduu yolunda kesin ol-
mayan bilgiler alyoruz." Askeri hastaneler, geni, youn, en nemli ve
deerli erkek topluluunun saln garanti altna alyordu. Her ne kadar
ayn dzeyde olmasa da benzer bir uygulama Roma Cumhuriyet Dnemi
sonlarnda geni toprak (latifun-dia) sahiplerinin serveti ve byk bir igc
olan klelerin bakm iin de dzenlenmiti. Tbbi bakm masrafndan ka-
mak iin baz insafsz kle sahipleri, hasta klelerini tedavi tapnaklarnda,
zellikle de Roma dnda Tiber Adas'ndaki Esculapius Tapna'nda
terkediyorlard.
Zenginlerin kendi evlerinde zel doktorlarn alabilecei kk
klinikler oluturduklar da oluyordu. Buralarda genellikle askeri hastane
deneyimi olan doktorlar alyordu.
Preantiseptik ada hastanelerin grev alan karkt ve bunlarn serbest
sivil halkn salk gereksinimlerine tam yant veremedii sylenebilir.
Kazlarda ortaya karlan yaplarn zemin katlan genellikte orijinal hallerini
yanstmaktan ok uzaktr. Bu nedenle ok az sayda ameliyathane ya da
konsltasyon odas ortaya karlabilmitir. Bir ameliyathaneyi, mimari
dzeninden ok i donanm ortaya karmaktadr. Bu tr i donanma ait
tbb yazlar ve aletler ise ok nadir bulunabilmektedir. Papirs ya da baka
yok olabilir maddeler zerine yazlan antik yaptlar, ancak srekli kullanm,
koruma ve kopyalama sayesinde uzun mrl olabilirler.
61
GALENOSU ETKLYEN NL HEKMLER
Diokles, Empedokles, Hippokrates ve kendisinden nce gelen dier
hekimlerin kurallarn ince ayrntlarna dek incelemi ve yeniden sente-
zleyip dzenleyerek, fizyoloji, farmakoloji ve beslenme alanlarnda r
amtr. Diokles, M.. 4. yzylda Atina'da yerlemi ve orada
yaamtr. Yazd botanik kitab Rhizotomika, bitkilerin insan
vcuduna etkileri ile birlikte sralandklar ilk kitaptr ve bu dzen
yzyllar boyunca aynen korunmutur. Onun almalar hakkndaki bil-
ginin ounu, Plinius ve Galenos'un yazlarndan alyoruz. Ancak
gnmze ulaabilen ilgin bir para da, Makedonya Kral Antigonos'a
(M.. 382-301) yazlm mektup formundaki bir belgedir. Hastalklarn
nedenleri ve belirtileri ile onlara kar alnabilecek nlemler hakknda
ksa bilgiler ierir. Mektubun amac, byk bir olaslkla kraln desteini
almaktr, zira kral gklere kartan ve yazarn tp alannda ne kadar iler-
lemi olduunu anlatan szlerle doludur. Diokles'in incelemesi, vcudun
eitli blgeleriyle uyumlu drt ana blmden olumaktadr: Ba, gs,
barsaklar ve mesane. Bu ilgin blmleme, genellikle en ok hastalanan
vcut blgelerini yanstmaktadr. Ancak kalc ve byk etkisinin olduu
alanlar, biyoloji ve karlatrmal anatomidir. Aristotelesin zoolojiye il-
gisi Diokles tarafndan da paylalyordu. ok sayda hayvan disseksi-
62
yonunu birlikte yaptlar. Diokles, tamamen anatomiye ayrlm ilk kitab
yazd. Arterler ve venler arasndaki fark ilk anlayan kii de odur. Aris-
toteles baz i organlarn ayrntl tanmlamalarn yapmtr, ancak insan
anatomisi ve fizyolojisi hakkndaki aratrmalar ok ileri gitmemitir.
Bunun yerine, bu alanlarda felsefi grleri yoluyla etkili olmutur. Pla-
ton, bedenle lmsz ruhun ayrmn ondan nce yapmt. Aristoteles de
lmsz olduunu kabul etmemesine karn, ruhun daha ncelikli
olduunu, bedeninse ona hizmet etme rolnn varln tekrarlamtr.
Platon ve Aristoteles'in retileri yaygn olarak kabul grdnde, insan
bedeninin kutsall inan da zayflad, -ruhsuz beden, bo bir kabuktur-
ve buna bal olarak beden yapsnn aktif incelenmesinin yani disseksi-
yonun nndeki engel kalkt.
Hellenistik dnemin tp alanndaki iki nemli bilim adam Herophilos
ile Erasistratos'tu. Herophilos, tbb Kos Adas'ndaki byk tp bilgini
Praksagoras'tan rendi. M.. 3. yzyln erken dnemlerinde
skenderiye'ye gitti ve orada en az on bir bilimsel inceleme yazd. Ancak
bunlarn hibiri ne yazk ki gnmze ulamamtr. Daha sonraki
yazarlardan, zellikle de Galenos'tan rendiimize gre, Herophilos,
yalnzca byk bir tp bilgini deil, ayn zamanda da iyi bir hekim ve cer-
raht ve ok nemli makalelerini yazmasnda en byk rol, mantk ve
deneyimi eit oranda deerli bulmas oynamtr. Kuramlar gerekliydi
ama, pratik uygulama ve deneyimlerle ekillendirilmeli veya onlara bal
olmalydlar. Baarsndaki dier belirleyici faktr, bu dncelerini uygu-
layabilecek zgrle sahip olmasyd. Ptolemaios'un skenderiyesi'nde
bu, insan kadavralarnn disseksiyon iin kstlama olmakszn kullan-
abilmesi anlamna geliyordu.
Herophilos, mantkl dnce yntemini dorudan aratrmalara
uyarlayarak ok nemli anatomik keifler yapmtr. zellikle gz,
karacier, beyin, genital organlar, damarlar ve sinir sistemi zerine kayda
deer aratrmalar vardr. Onlar pneuma'nn kanallar olarak grmekle
birlikte, duyusal ve motor sinirleri ayr ayr tanmlam, beynin drdnc
ventriklnden ktklarn ve omurilik boyunca gittiklerini farketmi,
beyni zekann merkezi olarak kabul etmi ve ayn zamanda sinir
sisteminin de merkezi olduunu sylemitir. Fallop tpleri ile yumurtalk-
lar kefetmi, bunlar erkekleki testislerle yapsal ve ilevsel olarak
63
karlatrmtr. retmeni Praksagoras'n grlerini gelitirerek ortaya
koyduu nabz zerine allmas, temel ilkelerde hatal olsa da, nabz
tan amacyla kullanma sokmutur. Galenos'a gre Herophilos, anatomik
almalarnn sonularn geni deney ve diyet nerileri ile bir araya ge-
tirerek saln hizmetine sunmutur.
Hellenistik Dnem'in iki byk tp yazarndan biri de, Herophilos'un
daha gen bir ada olan Keoslu Erasistratos'tur. Herophilos'un Galenos
tarafndan insan anatomisinin ncs olarak adlandrlmas gibi,
Erasistratos da fizyolojinin babas olarak tannmtr. Bir doktorun olu
olan Erasistratos, bir Yunan adas olan Kos'u terkederek Aristoteles'in Ati-
na'daki Peripatetik Okulu'na gelmi ve orada tp renmitir.
skenderiye'ye gitmeden nce Kos'a gittii sanlmaktadr. Yazlarndan
hibiri gnmze kadar ulamamtr, ancak kuramlar ve baarlar
Herophilos'unkilerden daha iyi bilinmektedir, nk Galenos,
Erasistratos'un fizyoloji retisine iddetle kar km ve onu rtmek
iin byk aba harcamtr. Erasistratos, Herophilos'un sinir sistemi al-
malarna devam etmi, insan beyninin daha ayrntl tanmlamasn yap-
m ve beyni beyincikten ayrmtr. Canl beyinlerle yapt almalar
sonucunda, beynin d zar olan dura mater'in hasar grmesinin, motor
sinir ilevlerini bozacan sylemitir. nsan beynini baz hayvanlarn
beyinleriyle karlatrm ve insann stn zekasnn yalnzca beyninin
byk oluundan deil, ayn zamanda yzeyindeki belirgin kvrmlardan
da kaynaklandn sylemitir.
Vcut svlarnn hareketlerinin aklanmasnda ak ya da gizli baz
gleri savunan nceki grlere kar kan Erasistratos, Stratos'un
doann boluklarnn doldurulmas eilimi anlamna gelen horror vacui
kuramn desteklemitir. Pneuma grne bal kalm ve arterleri yal-
nzca pneuma'nn damarlar olarak grmtr. Bu nedenle, arterlerden
kann aktna ilikin gzlemin bir yanlg olduunu sylemitir. Pneuma
arterlerden grnmeden dar akmakla ve arterlere komu venlerdeki
kan, horror vacui kuralna uyarak damar duvarndan arterlere gemekte-
dir. ki tip pneuma tanmlamtr: Havadan akcier yoluyla alnp, vcuda
datm iin kalbin sol ventriklne giden ve yaam destekleyen vital
pneuma ve beyinde yerlemi olup, sinirler yoluyla dalan psiik
pneuma.
64
Erasistratos, kalbi, kann datcs olarak doru tanmlamakla,
William Harvey'in kan dolam kefine en ok yaklaan kii olmutur.
Onun dolam sisteminde kan, sa ventrikle emilmekte ve oradan ak-
cierler yoluyla venlere gemektedir. Ancak pneuma kuramna inan,
sol ventrikl, aort ve arterlerin pneuma'nn dalm iin kullanld ek-
linde yorumlar da zorunlu olarak beraberinde getirmitir. almalarnda,
bikspid, trikspid ve semilunar kapakklarn hareketinden hi bahset-
memitir, ancak byk damarlarn yollarn olduka iyi tanmlamtr.
Hatta her organa ve barsaklarn bir ksmna giden ve ven, arter ve sinir-
lerden oluan l a sistemini tanmlam, bu l an saysz u nok-
tasnn dokular birbirine baladn sylemitir.
Herophilos ve Erasistratos'un almalar, nemli sonular olan byk
admlard. Buna dayanarak onlarn atklar yolda baka aratrmaclarn
nemli bulular yapmaya devam etmeleri beklenirdi. Ancak, o zamandan
sonra skenderiye'de tp aratrmalar hzn yitirdi. Nedeni kesin olarak
belli deilse de, birok etkene bal olmas muhtemeldir. Sklkla olduu
gibi, hzl bir gelime ve ilerleme dnemini, pekime dnemi izledi; mev-
cut bilgiler ekillendirilip yeni gr ve bilgilere dntrld. Yeni ve-
rilerin yorumu zerine birok farkl gr ortaya kt ve tp
kuramhakkndaki tartmalar, uygulamal aratrmalarn yerini ald.
Yunan antidisseksiyon kulisleri de tekrar n plana ktlar. lk Ptolemaios
krallar, tp aratrmaclarn, bu eletirilerden korumakla kalmam onlar
bu ynde cesaretlendirmilerdi de. Ancak daha sonra gelen ve politik a-
dan gsz krallar, disseksiyon konusunda tartmalara girmekten iddetle
kandlar. Belirleyici bir faktr de, byk olaslkla, Celsus'un dissek-
siyonla bir arada anlatt, skenderiye'de yaplan etkileyici bir insan
viviseksiyonudur. Eer bu iki uygulama arasndaki ayrm belirgin olarak
ortaya konmadysa, viviseksiyona kar gelien dmanlk disseksiyonun
da lmne yol am olabilir:
Arlar ve eitli hastalklar, daha ok vcudun i blmlerinde ortaya
ktndandr ki, ne olduu bilinmeyen organlara ynelik tedavi dzen-
lenemeyecei kabul edilmektedir. Bu nedenle, llerin vcutlarn amak
ve i organlarla barsaklar incelemek gereklidir. Herophilos ve
Erasistratos, canl bir insan atklarnda bu uygulamay en u noktasna
gtrm oldular. Canl iken kesilmi bu insanlar, kraln emriyle hapis-
65
haneden getirilmi sululard ve henz nefes alrken doann gizledii or-
ganlarn gzlemek mmkn olmutu. Bu, birok insann savunduu gibi,
sulularn idamnn zalim bir yolu deildir, bu sayede ileride birok su-
suz insan kurtaracak tedbirler bulabiliriz (De Medicina Prooemium, 23-
6; W.G. Spencer evirisinden).
Erasistratos, baarl bir cerraht. Yapt operasyonlar arasnda, karnn
alarak karacierin tedavi edilmesi ve idrar zorluunun (yava ve arl
idrar yapma) tedavisi iin kateterizasyon uygulamas da vard. Onu,
bakalar da izledi. Bir dier cerrah Ammonius, mesane tann krlmas
iin bir yntem gelitirmiti.
66
Galenos ve rencileri. 1586 ylnda Venedikte yaynlanan
Galene ait bir kitabn kapa.
GALENOSUN HAYATI
Galenos, M.S. 129'da, Kk Asya'daki byk kltr merkezlerinden
biri ve Roma mparatorluunun en zengin blgesi olan Bergama'da do-
mutu. Bir mimar olan babas Nikon, Bergama'nn st kesiminden geli-
yordu. Galenos, varlkl ailesinin ona salad ayrcalklarn btn
avantajn kulland. lk almalar Yunan dili, retorik ve felsefe hakkn-
dayd ve bunlarla Aristoteles'in eserleri zerine otorite oldu. Onalt yan-
dayken tp renmeye balad. nce Bergama'da sekin bir hekim olan
Satyros ile alt. Sonra, Smyrna (zmir'de) anatomi rendi. Daha sonra
Korint'e ve nde gelen tp merkezlerinden biri ve vgyle szettii okulun
bulunduu yer olan skenderiye'ye gitti. ok hevesli bir renciydi ve
alt hekimlerin yannda kendisini asla ezilmi hissetmedi.
skenderiye'de Doktor Lycus ve Julian hakknda ar eletiriler kaleme
ald. On iki yl sren bu uzun tp eitimi allm bir durum deildi ve
onu tm Ege ve Romal hekimlerden ayr bir konuma getirdi.
Yirmi sekiz yanda Bergama'ya dnen Galenos, Asya'nn barahibi
tarafndan bir gladyatr okuluna cerrah olarak atand. Bu grevin akraba
kayrma sayesinde kazanld ileri srlmtr. Ancak Galenos'un
anatomi bilgi ve deneyimini geniletecek ekilde ok sayda yara grm,
operasyon yapm, diyet ve egzersizde uzmanlamtr. M.S. 162'de Ro-
ma'ya gittiinde, oktan nl bir filozof hekim olmutu ve bakentte
kald srede hem iyi bir pratisyen, hem de mkemmel bir tp bilgini
olarak nn salamlatrd ve artrd. Filozof demus'un, birok baka
doktor tarafndan mitsiz bulunan ateli bir hastalktan kurtulup dzele-
ceini bildi. Ayrca Flavius Boethus'un karsn hibir tedavi iyiletire-
mezken, o tedavi etti. Bir konsl olarak imparator zerinde etkisi olan
Boethus, Galenos'un dostu ve destei oldu. Galenos kitaplarndan
bazlarn ona adamtr. Bylece Galenos yetenei ve ilikileri sayesinde
Roma toplumunun en st tabakasna ykselmitir. Ancak kendisinden
daha az yeterli bulduu meslektalarnn aleyhinde konumaktan kan-
madndan, tp evrelerinde ksa srede nn yitirdi, Sz konusu
hekimlerden bazlar nemli grevlere gelmi etkili kiilerdi ve Galenos,
imparator tarafndan himaye edilmesine karn ok dman kazanmt.
M.S. 166'da Bergama'ya dnmek zere acil olarak Roma'dan ayrldnda
yalnzca veba salgnndan kurtulmakla kalmam, yitirdii itibarn da
67
kurtarmt. Ancak yl sonra, Marcus Aurclius ve Lucius Verus'un zel
arlar sonucunda Roma'ya dnd ve saray hekimi oldu.
En deerli eserlerini bu dnemde retmitir. Hem tp hem de felsefe
alanlarnda ok verimli olan Galenos'un yazd eserlerden gnmze
kadar gelebilen yirmi bir cilt, btn yazdklarnn te biridir ve yalnzca
bunlar, Hipokrates'in Corpus'unun iki kat uzunluktadr.
Galenos'un eserlerinin felsefi yn Aristoteles ve Platon'un izlerini
youn olarak tasa da ok kuvvetlidir. Eer Hipokrates'in tbb felsefeden
ayrdn sylemek doru ise, Galenos'un da onlar tekrar birletirdii
sylenebilir. Galenos'un ok sayda eser retmi olmas ve bunlarn sadece
bir ksmnn gnmze ulaabilmesi, elimize gemeyen birok baka
yazarn eserleriyle bunlar anlaml ekilde karlatrabilme ansmz
azaltmtr. Bu yazarlardan biri de Galenos'un ada olan Ephesoslu Ru-
fustur. Rufus'un eserlerinin ancak bir ksm gnmze ulaabilmitir,
Ancak, mkemmel bir hekim ve anatomide otorite olduu anlalabilmek-
tedir. Gzn blmleri iin gelitirdii terminoloji gnmzde hl kul-
lanlmaktadr.
Galenos, 'antik tbbn' esaslarn daha nce kimsenin baaramad ek-
ilde mkemmelletirdiini iddia ediyordu." Gerekten de Galenos'un
yazl almalarnn byk bir ksmn kendisinden nceki eserlerin, zel-
likle de Hipokrates'in yazlarnn yorumu oluturuyordu. Aslnda al-
malarna kalc bir nem ykleyen temel baars, tbba bir dzenleme
getirmesiydi. Onun, tbbn btnn kavrama ve dorular biraraya ge-
tirerek sentez yapma yetenei vard. Galenos, uzmanlamaya giden yolu
aan bir sistem gelitirmi ve tbb kart ekollerin tartma alan olmaktan
kurtarmt ki bu, kendi deyiiyle 'dzelmesi bir uyuzdan daha g olan'
bir bozukluktur."
Galenos, tp iin manta dayal bir sistemin gerekliliini savunurken,
ayn zamanda, hastalar birey olarak iyiletirmenin deerini de artrmtr.
Sayg duyduu eski tp otoritelerinin hibirini gz kapal benimsememi,
daima kendi aratrmalarna uygun olarak onlarn vard sonular dzelt-
mi, yenilemi ve deerlendirmitir. Tbba en nemli katks, uzun eilimi
sresince younlam olduu anatomi ve fizyoloji alanlarnda olmutur.
Baarsnn anahtarlar keskin bir zek ve disseksiyona dayal akut
68
gzlemleridir. nsan disseksiyonu yapm olduuna dair kesin bilgi yoksa
da ans eseri eline geen insan kadavralar ile altn dndrecek
ipular brakmtr. Normal olarak yazdklar, 'insana yakn' bulduu hay-
van trleri olan maymunlar, kpekler ve domuzlarda yapt al-
malardr. rnein mide ve rahimden bahsederken yle der: yleyse
bunlar, ncelikle ele almaktan ve ilevleri ak olanlarda disseksiyonsuz
gzlem yapmak, levleri daha belirsiz olanlarda ise insana yakn hay-
vanlara disseksiyon yapmaktan bizi alkoyan nedir? Sorularmzn yant-
larn insana benzemeyen hayvanlar veremeyecektir, ayrca her trde
grlen ve yalnzca bize zg olan zellikleri renecek ve hastalklarn
tan ve tedavilerinde daha bilgili olacaz (On the Natural Faculties
III,146-7; A.J. Brock evirisinden).
Galenos, kann doku beslenmesindeki roln ok iyi anlamt.
Dolam sistemini anlayamam olmasna karn, arterlerin ve venlerin
hava (pneuma) deil kan damarlar olduunu gsteren ilk kiidir. Nroloji
asndan en nemli kefi, nervus laringeus recurrens'i (grtlan ses
karma ve konuma ile ilgili siniri) bulmasdr. Drt yzyl nce, Her-
philos ve Erasistratos'un aratrmalar, vcudu beynin ynettiini ortaya
koymu olsa da, Aristoteles'in bu grevi kalbe ykledii kuramn izleyen
ok sayda hekim vard ve bunlar, sesin gsten geldii inanna daya-
narak bu sav destekliyorlard. N. laringeus recurrens'i omurilikten
gse, oradan da larinkse kadar izleyerek, grtlak kkrdaklarnn hareke-
tini kontrol ettiini gsteren Galenos, bylece konumay yneten organn
da beyin olduunu kantlayarak bu tartmaya son vermitir. retmen-
lerinden biri olan Pelops'un aratrmasn gelitirerek solunumun anlal-
masn salamtr. Pelops, diyafragmann ilevini tanmlam, Galenos
da buna interkostal kaslarn
harekelini eklemitir.
Her iki keif, Galenos'un ok
baarl olduu halk gsterileriyle
kantlanmtr. Canl hayvanlarda
larinksin rekren sinirini kant-
layan Galenos, sesi beynin kontrol
ettiini ak ve dramatik bir e-
kilde gstermitir. Dier hayvan
69
viviseksiyonlar arasnda sindirimi gsterdii bir seans da vard. Birok
kez halen yaamakta olan bir hayvann peritonunu kestim ve her seferinde
tm barsaklarn peristaltik olarak kasldn gzledim. Midenin durumu
daha basitti; gda yutulduunda mide bunu yukarda ve aada, ksaca
her noktada skca kavrar ve yuvarlaklap gda ile birlemiesine
hareketsiz kalr. Ayn anda pilor tamamen kapaldr, tpk fetus zerine
kapanm os uteri gibi. Sindirimin bitmi olduu olgularda ise pilor
almtr ve mide, barsaklardaki ne benzer hareketler yapmaktadr (On
the Natural Faculties III, 157; A.J.Brock evirisinden).
Bu tip gsteriler yalnzca tp
otoriteleri, pratisyenler ve ren-
ciler tarafndan deil, filozoflar,
gimnasyum altrclar ve
konuya ilgi duyanlar tarafndan
da izleniyordu. Bu yzden
Galenos, bakalarn eletirdii
ekilde sansasyonel olmakla
sulanyordu. Sonuta, kendini
korumak iin M.S. 163'te halka
ak disseksiyonlarna son verdi. Belki de, disseksiyonlar mkemmel
olduklar iin rahipler tarafndan itibar grmyordu. Galenos'un hem
engin bilgisi, hem de baskn kiilii nedeniyle birok kart vard. Sivri
dilinden ok az kii kurutabiliyordu. almalarn genel olarak vd
az saydaki ncs bile ona kar kmaya cesaret edebilenler ya da gr-
leri onunkilerden farkllk gsterenlerle birlikte ar saldrlardan paylarn
alyorlard.
Asklepiades, sindirilmi gdann niteliinin geirtide, kusulan ierikte,
disseksyonda anlalmayacan sylemekle samalamtr. Erasistratos
daha da aptalca ve sama dnmektedir, nk eskilerin sindirimi kay-
nama ilemine benzetmekle neyi kastettiklerini anlayamamtr, ya da kas-
ten bilgilerle kafasn kartrmaktadr. Ona kalrsa, sindirimin kaynama
sreci ile ilikisi olamaz, ok az s retir. Sanki biz besinleri sindire-
bilmesi iin midenin altna Etna Yanarda'nn alevlerini koymak gerek-
tiini sylyoruz (On the Natural Faculties III, 166; A.J.Brock
evirisinden).
70
Ege biliminin ilk zamanlarn-
dan balayarak tartmalar aydn-
latma ve kuvvetlendirme arac
olarak analojinin esaslar yaygn
olarak geerli olmutur. Galenos
buna zellikle nem veriyor ve
byk baaryla uyguluyordu.
Ayn zamanda, dikkatli bir
mantkyd ve bu zellii, ikna
edici retorik yetenei ile birlikte
onu mkemmel bir tp retmeni
yapyordu. Kendi kuram ve
aratrmalarn sunduu kitaplarn
dnda, zel bir konu zerine, varolan bilgileri toplayp deerlendirdii
kitaplar da vard. Anatomik lemler ve yiletirme Yntemleri zerine
(On Anatomical Procedures and On the Method of Healing) kitab bunlara
bir rnektir. Bu kitaplar, alan hekimler iin, Yeni Balayanlar in
Nabz (On Pulses for Beginners) gibi baz kitaplar da tp rencileri iin
'ders kitab' olma zellii tamaktaydlar.
Galenos, birka kitabnda flebotomi -kan alma- yntemi ile ilgili
metinler yazmasna, cerrah ve anatomist olarak deneyimlerine karn,
niyetlenmi olsa da bal bana cerrahi zerine bir kitap yazmamtr.
Aslnda, birok kitabnda yapm olduu ok eitli cerrahi giriimler
hakknda yeterli bilgi vardr. Bu operasyonlarn ounu, Bergama'da
gladyatrlerin hekimi iken yapmtr. Yine de, zellikle drt vcut svs
kuramna dayal Galenos tbbnda elektif (zorunlu olmayan) cerrahi gir-
iimler kolay kolay gze alnamamtr.
Vcut svlarnn oluumu konusuna, Hippokrates, Aristoteles, Prak-
sagoras, Philotimos ve baka eski tp yazarlarnn sylemi olduklarndan
daha fazlasnn eklenebileceini sanmyorum. Bu adamlar, eer besinler,
damarlar iinde uygun miktarlarda bulunuyorlarsa, i s ile kana
dntklerini, eer oranlar uygun deilse dier svlar oluturduklarn
gstermilerdir. Btn gzlemler de bunu dorulamaktadr. Doal yaplar
gerei daha scak olan gdalar safray yaparlarken, daha souk olanlardan
balgam oluur. Benzer ekilde, yaamn dnemlerinden doal olarak scak
71
olanlar safraya, souk olanlar balgama eilimlidirler. Meslekler, yerler,
mevsimler, hepsinin de stnde doann kendisi souksa balgam, scaksa
saframsdr. Yine souk hastalklar balgamdan, scaklar sar safradan kay-
naklanrlar. Bu saptamaya uymayacak tek bir ey bile bulunmaz. Baka
trl nasl olabilir ki? Her ksm, drt svnn bileimi gerei nedeniyle
kendine zg tarzda ilemektedir; bu bilgimize dayanarak unu syleye-
biliriz ki; svlardaki herhangi bir bozuklukta o ilev tamamen bozulur ya
da aksar ve hayvann ya belli organlar ya da tamam hastalanr (On the
Natural Faculties II, 117-18; A.J. Brock).
Svlardaki dengesizlii diyet, ilalar ve kan alma yollaryla dzelterek
yeniden sala kavuulabilirdi. Bu nedenle ciddi operasyonlar en son
are olarak akla gelmeliydi. Erasistratos tarafndan yzyllar nce red-
dedilmi olan Hipokrates'in svlar kuramna bu dn, Galenos'un kendi
keifleri ve aratrmalar, zellikle de fizyoloji alanndakiler asndan
baz uygunsuzluklar yaratmtr. Yine de Galenos bu kuramdan
vazgemedi ve kendi tp sisteminin temel talarndan biri olarak grd.
Galenos, kendisine duyduu ar saygy Hipokrates'e de bahediyordu.
Galenos'un tbb, 11. yzyldan 17. yzyla dek Avrupa tbbnn ynn
ve eklini byk oranda belirledi.
Galenos, tahminen M.S. 210'da ld. V. Nutton, Clio Medica adl
eserinde lm tarihini bilinenlerin aksine 200 deil byk bir olaslkla
210 olduunu ileri srer. Zengin ve baarl bir hekim olduu halde
ansna yaplm tek bir heykel bile olmamas artcdr. Allagelmi
olduu zere varlkl insanlar tarafndan onun iin yazlm vg kita-
beleri de Bergama'da ya da baka bir yerde bulunmamaktadr. Bu durum
iin birok aklama yaplabilir, bir gn bu tr bir buluntunun ortaya
karlmas da olasdr.
72
BERGAMALI LOKMAN HEKM
GALENOS
Bat dnyasnda "Galenos" veya 'Galien", slam leminde ise "Cali-
nus" veya "Calinos" olarak tannan, kimi gezginlerin Bergama izlenim-
lerinde eflatun bilge diye lakapla and Bergama ve dnya tarihinin en
nl hekimlerinden biridir Cladius Galenos. Galenosun ad nceleri ilk
ve n ad Cladius yani okunuu ile Klod idi. Sonradan babas Galinos
adn kullanmay yelemitir. Nikon, olunun adn yumuak bal, uysal,
tatl, sevimli anlamna gelen Galenos koyarken annesine benzemesini is-
tememitir. Annesi hrn bir kadndr, btn gn barr, birlikte yaad
kiileri sk sk azarlar, bazen hizmetkr kzlar srd bile ifade edilir.
GALENOSUN ETM
lk eitimini mimar olan babasndan almtr. Babas daha ok
geometri ve aritmetik derslerini verirken ayn zamanda mantk ve tp alan-
larnda da eitim grmesi iin ynlendirmitir.
BERGAMADA BR HEKM YETYOR
Galenos M.S. 129 ya da 130 yllarnda Pergamon'da (bugnk Berga-
ma'da) dodu. Saygn bir ailenin yesiydi, babas Nikon tannm bir
mimar olduu kadar iyi bir eitimciydi. Pergamon, zengin bir kentti,
retim kurumlarnn yetkinlii ve Salk Tanrs Asklepios adna yaplan
tapnakla nlyd. Nikon olunun felsefe ya da politika eitimi grmesini
istiyordu. Ama bir sylentiye gre, Galenos babasna, dnde Askle-
piosu ve kendisini doktor olarak grdn aktard ve ondan, tp eitimi
almasna izin vermesini istedi. Galenosun tbb ncelikle dnyevi idi.
Ancak bir kez ryasnda Asklepiosun nermesi zerine elinden kan aldr-
m (Kudlien, XI -314 K) kendini ilahi olarak salk mesleine adamtr.
73
YNTEMLER, BULULAR
O ada kuramsal felsefe ile uygulamal tp birbirleriyle yakndan
ilikili olduundan babasnn istei zerine 146 ya da 147 yllarnda
Bergama' da felsefe ve tp eitimine balad.
Asklepion'da tp okulunda okurken o dnemin nemli kiileriyle
tant. Birok hastaln tedavisini inceledi.
Galenos, Bergama'da 4 yl kadar okudu. 150de babasnn lm z-
erine zmir'e gitti. Burada, nl hekimlerden Pelops ve peripatetik
dnr Albinus'tan dersler ald.
Albinus, M.S. II. yzylda yetien Eflatuncu bir dnrdr. Atina'da
Gaius'un rencisi olmutu. zmir'de dersler veren Albinus, Eflatunun
diyaloglarna yazn ve dil bilgisi bakmndan bir "giri" le, bu dnrn
eserlerindeki dzen ve sraya dair bir eser ve "Eflatun'un Dogmalarna
Giri" adl eseri ile nldr. Albinus, bu eserin bir de zetini yazmtr.
Bu eseri yazarken hocas Gaius'un derslerini rnek almtr. Eserlerinde
mantk, fizik ve ahlaktan da sz eder.
74
UYGULAMALI ETM
16-17 yalarnda tp eitimine balayan Galenos bir yandan Smyrna
(zmir), Korinthos ve skenderiye'ye geziler yaparak tp bilgisini arttr-
maya alyordu. te Galenos, ilk hocalarndan ald bu derslerden
sonra, skenderiye'ye gitti. Orada Stratonicus ve Aeschrlon'dan da dersler
ald. Anatomi hocas nl Heraclianus'tu. Bu arada birok dil rendi.
Eserler yazmaya balad. Bat Anadolu, Filistin, Msr, talya, Korinthos,
Makedonya. Girit ve Kbrs' yaam boyunca dolaan Galenos, 157'de
gladyatrlerin bahekimi olarak Bergama'ya geri dnd. Bu dnemde
yaralar yakndan inceleyip, nasl tedavi edilebileceini renme frsat
buldu.
BERGAMA YOLU ROMAYA IKAR
Babas Nikon zengin bir mimardr, dolaysyla oluna olduka ykl
eitim harcamas yapt. Galenos, 16 yanda hekim olmaya karar vermi;
deiik kentlerde anatomi ve tp dersleri alarak 157 ylnda bilgili bir
hekim olarak Bergama'ya dnmtr. 161 ylnda Roma'ya giden Galenos,
ksa srede byk bir ne kavumu ve saray hekimliine kadar yk-
selmitir.
Roma imparatoru Marcus Aurellius Antonius'un (161-180) ona hediye
ettii madalyonun zerine yazdrd aadaki cmle, Roma'da elde ettii
nn derecesini gstermektedir: "Romallarn mparatoru Antonius'dan,
Hekimlerin mparatoru Galenos'a."
Bergamada Galenos gladyatrlerin doktorluuna atandnda 28
yandayd. Bu, onun ameliyat tekniklerini uygulayabilmesi iin ok
elverili bir konumdu. Burada kazand beceri, daha sonralar saysz
ameliyat ynetirken ok iine yarad. Birka yl sonra imparator Marcus
Aurelius Commodus'un zel doktorluuna atand. Bu saygn konumlar,
Galenos'un Roma'nn entellektel yaamna katlmasn ve iletken bir or-
tamda bilgilerini derinletirmesini salad. Roma, Galenos'un yaad
dnemde akademik adan olaanst olanaklarla dolu bir merkezdi;
dolaysyla Galenos deneylerini yapmak iin Roma'y mekn seti
kendine ve lmne yakn bir zamana kadar orada yaad.
75
GALENOS ROMADA
Galenos, Roma'ya gittikten sonra evresi
geniledi. Tedavi ettii Aristotelesi dnr Eu-
demos'un araclyla bakentin ileri gelenleriyle
tant.
Dnem, Roma'da son Antoninuslar dnemiydi.
161 ylnda yani Galenos Roma'ya vardnda, ik-
tidara Marcus Aurelius ve Lucius Verus birlikte
gelmilerdi. Aurelius, "tahta kan dnr" olarak anlr. "Kendi
Kendine" adl eseri stoac dncenin en byk antlarndan biri saylr.
Sekiz yl sonra Verus lnce, iktidar tek bana ona kald. Roma,
savunma savalar verdii bir dneme girmitir. Frat ve Tuna snrlarnda
iddetli ve tehlikeli bir bask vard. 161-165 arasnda drt yl sren
kanlmaz bir dou seferi balad. Suriye ve Ermenistan, Romallar
tarafndan geri alnd. Mezopotamya'ya kadar olan blge yeniden igal
edildi. Veba ortal kasp kavuruyordu. Bu arada Aurelius rahatszland.
Galenos, peynir perhizi ile imparatoru iyiletirince, Aurelius minnetar-
ln belirtmek iin, altn zincire bal bir madalyonu Galenos'a armaan
etti. Yukarda sylediimiz gibi zerinde "Romallarn mparatoru Aure-
lius'tan hekimlerin mparatoru Galenos'a" yazlyd.
Saray doktoru olarak atanan Galenos, yalnz imparatoru deil, dier
hekimlerin iyiletiremedii hastalarn tedavisini de stlendi. Bunu ve
hekimlikteki baarsn, kitaplarnda kibirli ve alayc bir dille anlatnca
meslektalarnn kskanln uyandrd.
Roma'da nl bilginlerin de katld halka ak dersleri ve diseksiyon
(terih) seanslaryla konumunu iyice pekitirdi, 166 ylnda ani bir kararla
Roma'y terketti. Aquileia'ya gitti. Oradan Bergama'ya geri dnd. Bu
konuda birok gr ileri srlmtr.
Osman Bayatl'nn arkeolog Dr. A. Deubner'in notlarna dayanarak be-
lirttiine gre Galenos'un Bergama'ya dnmesinin nedeni, tedavisini
olanaksz sand ve kitaplarndan birinde belirttii bir yaradan zdrap
ekmesi ve Bergama Asklepion'unda tedavi edilmesidir. Bu konudaki bir
baka gre gre ise, Roma'daki veba salgnndan kamtr.
76
169 ylnda imparatorun ars zerine Roma'ya yeniden dnd. Eski
grevi olan saray tp doktorluunu srdrmeye devam etti. Bu kez
stlendii zel grev, tahtn varisi Commodus'un zel hekimliidir.
kinci kez gittii Roma dneminde, bo zamanlarn kitap yazmaya
ayrd.
Egeli dnr Menedot, hakknda iki eser yazd. Bu, bir tr aleyhte
yazlan iki eserdi. Menedot'a pek sayg duymayan Galenos, onun hekim-
likte servetle nden baka bir ama gzetmediini ve rakiplerine
svdn kaydeder.
Kimi aratrmaclara gre lnceye dek bir daha Bergama'ya dn-
memitir. Osman Bayatl'nn Sofiano'nun franszca Bergama tarihinden
ald notlara gre Roma'daki hekimlerin muhalefeti zerine kenti
terkedip Bergama'ya gelmi ve burada lmtr.
lm zerine sylenen bir anekdota burada yer vermenin zamandr.
lrken yardmclarna fndk kadar yuvarlak iki ey verir;
"Ben ldkten sonra bunlardan birini rs stne koyun. Dierini de
su dolu bir testi iine atn. Bakalm ne greceksiniz" der.
lmnden sonra rencileri, dediini yapar. rs erir ve yerinde iz
brakmadan kaybolur. Testiyi krarlar. Su, buz olmutur.
Dnrler bu olay zerine u sonuca varrlar: Galenos, doasnda
akmak olan suyu dondurdum, kat olan demiri erittim. Yok ettim. Fakat
lme are bulamadm demek istemitir.
TIP, FELSEFE VE AHLAK EGDM
Bu arada farkl bak alar edinmek ve bu sayede en doru olan bu-
labilmek iin farkl dnce okullarnn felsefelerini reniyordu. Her
felsefe sisteminde gl ve zayf yanlar bulduu iin tek bir dnce yn-
temine balanmay reddetti. Galenos'un farkl alanlarn bilgileriyle yapt
birikim ve yaam boyunca olgular ve gereklere dayal karmlar yapma
eilimi, baarsnn ve nnn ardnda yatan temel etkenlerdir.
77
TIBBIN BLEENLER
Felsefe ve dilbilim Galenos'un yaptlarnn balca bileenleridir ve
onun tpta kariyer yaparken kulland nemli aralardr. Aslnda,
Galenos'un 500 dolayndaki yazl yaptnn byk ounluu felsefe, tp
ve filolojinin alanna giriyordu. Galenos, felsef bilginin tm eitimli in-
sanlar, zellikle de tp adamlar iin gerekli olduuna inanyordu; nk
dnsel bilgi mantk, etik ve fizikle ilgili kavraylar da ieriyordu.
ou ncl ve adann aksine Galenos tp ya da felsefe alannda
herhangi br dnce okuluna girmekten kand. nk "neyin gerek
olduunu " bulmaya ynelik tkenmez bir ura vermek ve bakalar
tarafndan ileri srlen savlarn hangisinin doru hangisinin yanl
olduunun farkna varabilmek", bir felsefe ya da tp grubuna bal olmak-
tan ok ok daha nemliydi. Byle bir ballnn olmay, Galenos'u
kendi dncelerini ve fikirlerini gelitirirken ncllerinin mirasna sayg
duymasn, adalarn da eletirebilmesini salad. Gelgelelim Galenos,
adalarn yle sk ve sert etiriyordu ki, giderek kendini beenmilii
ve kavgacl ne kt.
MANTIK VE GERE ARAYI
Galenos'un yntemlerinin ve bak alarnn merkezinde yer alan
baat zelIik azimle ve sabrla gerei arayyd. Kendi fikirlerini, daha
nce bakalarnca ileri srlm savlar test etmek amacyla bitki ve hay-
vanlar zerinde (terih) kesip bime deneyleri ve duyulara dayal gzlem-
ler yapard. Mantn gerekleri ortaya karmada nemli bir ayra
olduuna inanrd; ancak varsaymlar test ederken mantn ok dikkatli
kullanlmas gerektiini, nk mantn kiinin ulat sonular arpta-
bileceini sylerdi. Hem nedenin hem de gzlemin, geree ulamaya
yardmc olma ve ortaya karlan gerei dorulama gibi ikili bir amaca
hizmet ettii dncesindeydi. Ona gre, kefetmek iin en iyi yntem,
"neden"i, duyularla elde edilen ipularyla kaynatrmakt. Olguyu sy-
lentiden ayrmann nemine ilikin grleri Galenos'un "cahillere ve
bilim kartlarna kar tkenmez br sava veren, geree kkten k"
bir bilim adam olduu izlenimini glendirmektedir. Galenos, aratr-
78
malarnn hatasz sonulara ulamasn salayan kendi yntemlerinin
dier yntemlerden ok daha stn olduuna inanyor ve kendi yollarnn
dnda hibir yolu "yeterli" grmyordu. Galenos'un bir kuramn
doasnn ve niteliinin deerini lmek iin koyduu bu kat lt, bir
bilim adam olarak dzeyini her zaman korumasn salad.
Galenos ncllerinin baz fikirlerini benimseyip kullanmasna karn
yeri geldiinde kabul grm kuramlardan uzaklamaktan ekinmezdi.
Eskilerin otoritesinin, ortaya attklar savlarn geerlilik sresine bal
olduuna inanyordu ve onlarn teorilerinin yenileriyle deitirilmesine
gereksinim duyulmad hallerde bile bu teorilerin aydnlatlmas ve
gelitirilmesi gerektiine inanyordu. Eski bilimi yeniden ele alma ve
kendi fikirleriyle birletirme eilimi, onun, ilerlemenin birikimsel bir
sre olduu ve bilginin dorulanmas gerektii ynndeki inancn yan-
stmaktadr. rnein, Galenos gemite yanl yorumlanm bilimin
dorusunu ortaya karabilmek iin Hippokrates'in almalarn da
yeniden ele almay gerekli gryordu. Yzyllardr sregelen yanl yo-
rumlamalarn geleneksel kalbn krarak ok daha doru bir bilimin yo
lunu aralamay ilke edinmiti.
79
ARATIRMACI YAZAR GALENOS
Galenos, 1500 yl gibi uzun bir sre bilim dnyasnda nemini koru-
mu, yaptlar yzyllarca bavuru kayna olmutur. Bu nn, kaleme
ald 500 kadar kitap ve birok makale, risale (toplam 2,5 milyon
szcn zerinde) yannda, deneysel tp alanndaki aratrmalarna ve
hazrlad ila terkiplerine borludur.
slam dnyasnda eyhs Seyadile; hekimlerin nderi, eczacln ku-
rucusu, ilk spor hekimi gibi sanlarla tannr. Belki en nemlisi bir dnr
olmasdr. yi bir hekim, filozof olmaldr diyenlerdendir. bni Ebi sey-
bia, onu "etibbai'l kibari'l muallimin" yani tbbn sekin retmeni diye
nitelemitir.
Antik a Egesinde insan anatomisi ve fizyolojisi zerinde alarak
deney ve gzlemlerde bulunmutur. Bir ksm gnmze kadar ulaan
ok sayda eseri Avrupa dillerine ve Arapa'ya evrilmi olmasndan tr
zellikle islam tp bilginlerini etkilemitir.
Eitimini tamamlamak amacyla Bergamadan sonra zmir, Corinthos
ve skenderiye'ye giderek buralarda tp eitimi grdn sylemitik.
Eitimi srasnda Aristocu felsefecilerle grt. Daha sonra Bergama'ya
geri dnd. Roma'ya arlarak kraln kk oluna zel hekim olarak
tayin edildi. Bu arada frsat bulduka bo zamanlarn deerlendirerek tp
ve felsefe konularnda ders verirken, bu alanlarla ilgili olarak eserler
yazd. Ancak, Roma'da kan yangnda aralarnda Aristo gibi nllerin de
bulunduu ou kiiye ait kitaplarla birlikte kendi eserleri de yand.
Hayatnn sonuna doru 166 ylnda bir veba salgn oldu. te bu
dnemde tekrar Bergama'ya dnm, birka yeni eser daha yazm ve 210
ylnda 81 yanda bu ehirde lmtr. Galenos'un kardeleri yoktur,
evlenmediinden ocuklar da bulunmamaktadr.
80
HPOKRATIN EVET DEDNE
GALENOS HAYIR DER
Galenos, anatomi ve fizyoloji alanndaki bulular, yapt ila for-
mlleri ve bunlarn sonularn tedavi alanna sokmas ile byk bir ne
kavumutu. Hekim, ayn zamanda erdemli
bir filozof olmaldr diyen Galenos tedaviye, perhiz ve hastay tanmak
ile balar. nce zayf
Etkili ilalar kullanmak ve sonra gl ilalar "ztt ztla tedavi" (con-
traria contrars) veya "benzeri benzerle tedavi" (similia similibus) yn-
temine gemek onun baat ilkesiydi.
Bergama Kral III. Attalosun zehire kar panzehir almalar da
kent kltrnn belleinden ona ulam olabilir.
Kendisinden yedi yzyl kadar nce yaam olan nl hekim
Hipokrat'n birok dnce ve yntemini kabul eden Galenos, bunlar
gelitirerek uygulamtr.
Bat dnyasnda egemen olan; "Hippocrate dit oui, mais Gailen dit
non" (Hippokrat'n evet dediine Galenos hayr der) deyimi Prof. Sheyl
nver'in yazd gibi bu iki byk hekim arasndaki elikiyi gstermez.
Bu deyim genellikle hekimler arasndaki dnce ayrlklarn belirtmek
iin kullanlm ve zamanla atasz haline gelmitir.
GALENOS VE DENEYSEL TIP
Galenos, deneysel almalarn koyun, inek, at, deve ve kpek gibi
evcil hayvanlar ve arena hekimi oluu nedeniyle de kurt, arslan ve fil gibi
vahi hayvanlar zerinde yapmtr. Canl disseksiyon iin bilhassa domuz
ve kei kullanmtr. nsanlar zerinde disseksiyon almalar yapmam
ve hayvanlar zerindeki almalarn sonularn insanlar iin de uygun
grmtr.
81
ukurova niversitesi Dihekimlii Fakltesi Dekan ve Tp Fakltesi
Deontoloji ve Tp Tarihi Anabilim Dal Bakan Prof. lter Uzel, deneysel
tbbn Anadolu'da baladn syler. lter
Uzel, deneysel tbba rnek olarak, M.S. I.
yzylda yaayan Anadolu Kral Mitri-
dates'in zehirlenmelere kar giderek
artan dozda zehirler alarak baklk
kazand bilinir.
Galenos, tiryak adyla rettii preperat
o dnemde Bergama kltrnn ve
Asklepion literatrne giren belki III. At-
talosa kadar giden panzehir elde etme
almalarnn bir versiyonu idi. Tptaki
ilerlemenin deneysel almalarla hz-
landna iaret eden Prof. Uzel: "Kral
Midritades'in hazrlad 'tiryak' adl ila, her derde deva olarak 2000 yla
yakn sre tpta kullanld. Bugnk mesir macununun da bu ilatan
geldii sanlyor. Ancak Kral Mitridates, rakipleri tarafndan zehirlenerek
deil de klla ldrld" diyor.
lk fizyoloji almasn, M.S. II. yzylda yaayan Bergamal Hekim
Galenos'un yaptn anlatan Prof. Uzel, 16. yzylda yaayan Ambroise
Pare'nin yaralar kaynar ya yerine basit pansumanla iyiletirmesine kadar
15 asr boyunca hekimlerin rehberinin Galen olduuna deinir. Batda
deneysel tbbn 16. yzylda Rnesans dneminde baladn belirten
Uzel:
"Batda deneysel tp almalar Galenos'un eserlerinin Latinceye
evrildii 16. yzylda balad biliniyor. Galenos'un bugn okunma-
masnn nedeni ise eserlerinin Yunanca ve Latince dnda pek az dile
evrilmesi ve skc bir slupla anlatlmasndan kaynaklanyor. 16 yanda
Louis Pasteur'dan nce, arabn ocak ateiyle yllandrlmas almalarn
yapan Galen, hretini 2,5 milyonu akn kelimeden oluan antsal tp ki-
taplarndan kazand" ifadesini kullanyor.
Galenos'un 3 yl cerrah olarak alt Bergama arenasnda, cerrahiye
ile ilgili ok fazla deneyim kazandn anlatan Uzel: "Tbb 15 asr etkisi
82
altnda brakan Bergamal Hekim Galenos, arenada yaralanan gladyatrler
zerinde ilgin deneyimler kazand. Deneysel tp almalarn hibir
zaman karnca, sivrisinek, bit gibi kk hayvanlar zerinde yapmayan
Galenos, arslan, ylan, fil, ku, balk, deve, kurt ve ay gibi hayvanlar ze-
rinde alt. Elinde her zaman ok sayda maymun kemii bulunduruy-
ordu ve laboratuarn da iskeletlerle dekore etmiti. Galenos, anatomik ve
fizyolojik deneylerle yapt bulularda, deneysel tbbn temelini atan
aratrclarn banda yer alyor" diyor ve ayrca, 15. yzylda Amasya'da
yaayan nl Trk Hekimi erefeddin Sabuncuolu'nun da deneysel tp
almalar yaptn belirterek, ylan zehirine kar yapt ilacn etkisini,
kendisini ylana srtp, panzehiri ierek denediini ve baarl olduunu
vurguyor.
Galenos'un yaad ada l insanlar zerinde alma etik sayl-
madndan anatomi almalarn kpek, domuz, kei ve maymunlar z-
erinde yapmak zorunda kaldn sylemitik. Hayvanlar zerindeki
diseksiyon almalaryla anatomi bilgisini arttran Galenos, insan yaps
hakkndaki bilgilerini ise gladyatrler okulunda gelitirdi. Da banda
bulduu bir sporcunun iskeleti ona kemikler hakknda yeterli bilgiler
salyordu. Seyircilerin bozulmaya balayan uyumsuz yaplar ile salkl
gladyatrleri karlatryor ve srekli beden hareketlerinin salkl yaam
iin ne denli gerekli olduu sonucuna varyordu. Buna dayanarak bilinli
beden hareketleri ile fizyoloji ve tedavi ilikisini kuran ilk tp doktoru
oluyor ve bugnk spor hekimliine nclk ediyordu.
Yapt cesur ve aklc deneyler sonunda, birok organn grev ve i-
leyi sistemini aklamay baaran Galenos, bu sonular tedavi alannda
da kullanmtr. Kan dolam sistemini tarif etmi, arterlerin grevlerini
belirtmi, kann arterlerden venlere getii, iradi hareket merkezinin beyin
olduu, kalbin kan datm grevini stlendii ve karacierin beslenmeyi
dzenledii gibi pek ok fizyolojik olay aydnlatmay baarmtr.
Galenos'un deneysel tp alnmalar Prof. lter Uzel tarafndan aadaki
ekilde zetlenmitir:
Galenosun deneysel tpla ilgili eserinin Sleymaniye Ayasofya
Ktphanesindeki bilinen tek nshasnn ilk sayfas "Galenos'un deneysel
tp almalarn yapt hayvanlarn listesi, ou zerinde almas zor
olan maymunlar, atlar, kpekler, kurtlar, aylar, ylanlar, arslanlar, koyun-
83
lar, develer, inekler, vaaklar, geyikler, sansarlar, fareler, deiik trdeki
ku ve balklar ile filler olmutur. Kemikleri kalm kadavralar dnda
insan vcudunda disseksiyon yapmamtr. Elinde her zaman ok sayda
maymun kemii bulunduruyordu, yazdna gre bunlar elde etmenin en
iyi yolu, maymunlar nemli topraa gmmektir. Herhalde Galenosun la-
boratuvar iskeletler ve iyi seilmi disseksiyon rnekleriyle dekore
edilmiti.
Galenos, insan vcudunun fonksiyonlarn byk bir tutkuyla inceledi
ve bunlar anlatmak iin hayvanlar disseke etme yolunu seti. Dissek-
siyon iin en ok tercih ettii hayvan, Kuzey Afrika ve Cebelitark'ta
yaayan "Macaca Sylvanus"lar idi. Avrupa'da yaayan tek ksa kuyruklu
tr olan bu maymun, halen Cebelitark blgesinde yaamaktadr.
Fakat canl disseksiyon (viviseksiyon) iin domuz ve keileri neriyor,
canl maymunlar rahat brakn" diyordu.
SNRLER TANIMA
Kesiler pek hzl ve acmasz yaplmaldr. te bu merhametsiz yak-
lam Galenos'a nemli bir kefin yaplmasn salamtr. Bir domuza
viviseksiyon yapyordu. Boyun blgesindeki sinirleri solunum etkisini
belirlemek iin, teker teker kesiliyor, domuz mitsizce sesler karp r-
pnyordu. Galenos, gnmzde "rekurrent" veya "inferior laringeal" sinir
olarak bilinen iki sinirden birini kesti ve hayvann ses karmas birden
durdu. Deneyi kpek, kei ve dier hayvanlarda tekrarlad, sonu hep
84
ayn idi: Rekurrent laringeal sinir ses siniri idi Bu, deney tpta devrim
yaratan bir olayd, kantlad baka bir ey de beynin ynetici durumda
olmas idi. Bylece Aristo'nun eski teorisine gre mental zelliklerin
kalpte bulunmas dncesi artk tamamen bitmiti.
Artk Galenos'un ba, kaleminden daha fazla alyordu. Bir glad-
yatr hekimi olarak yzlerce vahi hayvann ldrld arena ile balan-
tlarn bildiimiz iin ses siniri demontrasyonunun aslanlarda bile
yapldn okumak bize artc gelmemelidir. O, arenada hekimlik ya-
parken arslanda da bu sinir blgesini grme ans elde edebilmiti. Daha
sonra teorisini insanda da kantlad. Bunlardan bir rnek, baka bir cerrah
tarafndan guatr' genie karlan bir ocuktur. Operasyon baarl idi,
fakat ocuk dilsiz kalmt. Yani iki rekurrent laringeal sinir de kesilmiti.
Galenos burada bir adm daha ileri giderek laringeal sinirin nasl grev
yaptn anlamaya alt. Bu sinir, vcudun dier blmleri gibi "en iyi
yerde" bulunuyordu, larinksi hedefleyerek aaya gse doru inip,
"geni" arterin etrafnda
kvrlarak tekrar larinkse geri
dnyordu. Gnmzde bu
yapnn aklanmas ok kolaydr.
Organlarn byle yerleimi, em-
briyolojik geliime bal bir du-
rumdur. Ama gerei sylemek
gerekirse, Galenin fizyolojisi
ok basitti, rnein kasn kon-
traksiyonunu kabul etmiyordu.
Fakat ortaya kan problemleri
zmeye alyor, rastlantya yer
vermiyordu. Bylece, ses ksl-
mas olaynda laringeal sinirlerin
sonland yerde vertikal ynde
uzanan kaslar sorumlu tuttu. Ses
olay, tendonlarn vertikal ynde
ekmesine bal idi. ekme ile
ses siniri de ayn ynde beraber
uzamal idi. Bylece ses siniri
85
nce gse doru uzanp geni-gl arteri bir
makara gibi kullanacak ve sonra da vertikal
olarak yukar dnecekti. Galenos, gelitirdii bu
makara teorisine pratik rnek vermek iin bu
yapy manivela ile alan, vertikal ipleri ve
makaralar olan ve tpta tibia-femur krklarnn
reduksiyonu iin kullanlan glossocomion'larla
kyaslamak istemitir. Gerekten de, anatomik
yap ve glossocomion yan yana konulduunda
alacak bir benzerlik grlr. Bu deneyleriyle
temelde yanl olan bu yorumuna ramen
Galenos, deneysel tpta niha amacna varmtr.
Bu da, organ ilevinin aklanmas = fizyoloji olarak zetlenebilir, ya da
kendi szleri ile "insanolunu yaratan kutsal varln kutsal destan".
HASTALIKLAR VE GALENOSA GRE
NEDENLER
KANSER
M.. 3 binli yllarda eski Msrda Imhotep tarafndan yazld tahmin
edilen tbbi bir papirusta meme kanseri ile ilgili ilk kaytlara rastlanmtr.
Imhotep bir hekim ve mimardr ve byk olaslkla basamakl piramidin
M..30. yzylda planlaycsdr. Edwin Smithin ortaya kard bu pa-
pirusta 9 meme hastas anlatlmaktadr ve bu hastalarn hepsi erkektir.
Memedeki tmr karldktan sonra kanamann durdurulmamas ve
bylece kara safrann akmas gerektiini belirterek skenderiyeli
Leonidesten daha geri bir uygulamay savunmutur.
Galenosa gre, kara safra kendi haline brakldnda hemen koyu
renkli bir tmr yaratr ve zaman iinde kanser denilen hastala sebep
olur nk bu vcut svs son derece tehlikeli ve habistir. Daha yumuak
huylu olduu zamansa deriyi andrarak gzle grlr bir yaraya
dnmeyen gizli kansere sebep olur. Damarlarn vcudun hastalkl
blmne ulat net olarak grlebiliyorsa, buna benzer hastalklarn
86
ve zellikle de kanserin kara safradan kaynakland kesindir, nk
damarlar koyu kvaml kara safray zmsemektedir. nk insan doas
srekli kan temizlemeye alr, kan kt maddelerden ayrtrarak bun-
lar vcudun nemli blmlerinden uzaa, bazen mideye ve barsaklara,
kimi zaman da deri altna ynlendirir.
Kk zerreciklerden oluan maddelerin hepsi deriden geebilir ve
terleme rneinde olduu gibi, bazen bu gzle grlebilir bir sretir.
Fakat daha byk paracklardan oluan maddeler derinin katmanlarndan
geemeyip burada ksl kalr ve scak olan btn maddeler arbona sebep
olurken, scak olmayan maddeler kansere yol aar. Eer kara safra lml
niteliklere sahipse, kanla kartktan sonra krmz elefantiyazise sebep
olur; bulunduu yerde ne kadar ok kalrsa, rengi ve kvam da o kadar
koyular.
Galenos, melankolik kadnlarn neeli kadnlara oranla meme
kanserine yakalanma olaslnn daha fazla olduunu dnyordu.
Gnmzde yaplan psikosomatik aratrmalar ise meme kanserinin kii-
likle de direkt balantl olduunu kantlamtr. Bugn Kt huylu
hastalk diye bilinen kanserin iyi huylu diye bilinen insanlarda biraz daha
fazla olduu bilinmektedir. Bu bilgi Ac patlcan kra almaz
ataszn anmsatmaktadr. Galenos bu konuda da hakl kmtr ve bu
bilgi onun ne kadar iyi bir gzlemci olduunu kantlamaktadr.
VEREM
Bergamal Galenos, veremi az bulac bir hastalk diye nitelemi; ate,
terleme ve hemoptiziyi erken belirtiler olarak kabul etmitir. Tedavisi iin
de perhiz ve egzersiz yapmay, seyahat etmeyi nermi, buna karn ila
kullanlmasn tavsiye etmemitir. Galenosun verem tedavisi iin n-
erdii perhiz, egzersiz, seyahat etmek, istirahat, ksrn kesilmesi,
gs yaklar, toplardamardan kan alm, slk uygulamas, kusturucular,
mshiller ve kabartc maddelerle ciltte yaralar oluturma eklindeki yn-
temler ise kendisinden sonra 1000 yl boyunca deimeksizin uygulan-
maya devam etti. Galenos hastay etki altna almak iin, bugn dahi baz
hekimlerin syledii gibi; Ne sylyorsam onu yap. En iyisini ben
bilirim demekteydi.
87
PNEAL BEZ VE YALANMA
Pineal bez nroendokrin bir organdr ve kendisinin en iyi bilinen ana
hormonu melatonin yoluyla, birok organ ve sistem zerine gl bir
dzenleyici etkisi vardr. Vcuttaki dier organ fonksiyonlarnda olduu
gibi, pineal bezde de ilerleyen yala birlikte gerilemeler oluur ve bu
melatoninin azalmasyla kendini gsterir. Melatoninin kan ve dokulardan
kayb, psikosomatik bozuklar, tmoral hastalklar, immn zayflamalar
ve enfeksiyonlar gibi yaa baml baz deiikliklere neden olmaktadr.
Yazda memeli canlda pineal ve yalanma sreci ile birlikte melatonin
ritim deiiklikleri zetlenmitir.
Pineal bez M.. 300. ylda skenderiyeli Herophilus (325-280) tarafn-
dan tanmlanmtr. Bergamal Galenos, pineal bez iin, am kozalana
benzemesi nedeni ile konareion (Latince conarium) adn kullanmtr.
Bu szck pineal bezi innerve eden Nervi conarii ad ile gnmzde de
srmektedir. Pineal szc ise yine Latince am kozala anlamna gelen
pinealis szcnden gelmektedir.
KBB TARHESNDE ALERJK RNT
Son yllarda alerjik hastalklarn tan ve tedavisinde salanan hzl ve
kapsaml ilerleme, gzlem ve deneyime dayal birok eski inanca bilimsel
destek getirmi ve gerek tan gerekse tedavide yeni olanaklar kazandr-
mtr. Sadece Hastalklar, ocuk Hastalklar kliniklerinde deil,
Kulak Burun Boaz Hastalklar, Gs Hastalklar ve Dermatoloji
kliniklerinde de kendi branlarna zg alerjik hastalklara ynelik hizmet
veren laboratuarlar kurulmutur.
nsanlk tarihinin balangcndan itibaren hasta ve yarallara ait eitli
bilgi ve tedavi yntemlerini kaydetme konusunda, o zamann olanaklar
iinde eitli uygulamalara (duvar resimleri, kil tabletler, papirs ve par-
menler) kulanlmtr. Btn bunlar ekil olarak bugnk tbbi kaytlardan
ne kadar farkl, ne kadar ilkel olsalar da hatta yanl tedavi yntemlerini
ierseler bile, bir sonraki neslin tp alannda daha baarl olmasn
88
salamtr. En ok tannan tbbi papirslerden birisi olan Ebers Papirs,
Msrdaki Teb ehri yaknlarnda bulunmu ve Alman arkeolog Prof. Dr.
George Eberse satlmtr. M.. 1550 ylnda yazld tespit edilen pa-
pirsn en nemli ksmlarnda gz, kulak, burun ve tmrler hakknda,
zamanna gre ayrntl bilgiler verilmektedir. Eski Egede gelien tp
ilminin dorudan doruya Greklere ait olmad, Msr, Babil ve Asur gibi
eski uygarlklarn bilgilerinden etkilendii bilinen bir gerektir. Tbbn
babas olarak bilinen stankyl Hipokrat, M.. 5. yyda burun polip-
lerinden sz eder.
Genel olarak tpta otorite olarak kabul edilen Bergamal Galenos ve
Trk-slam dnyasndan skit Trklerinden Raz (864-925) ile Kurtuba-
Endlsl Zehrav (936-1013) eserlerinde burun ve paranazal sins
hastalklar ve bunlarn tedavileri konularna da deinmilerdir. Buharal
bn-i Sina (980-1037), Kanun fit-Tp adl eserinde burun hastalklarndan
ayrntlaryla sz ederken burun anatomisini ieren izimler gstermek-
tedir. Osmanl devri bilim adamlarndan Amasyal erefeddin Sabun-
cuolu (1386-1470), kitabndan biri olan Kitb Cerrahiyeti-l Haniye
adl eserinde, buruna ynelik cerrahi mdahaleleri gsteren resimler ve
o dnemde kulland cerrahi aletleri ile mdahale srasndaki pozisyon-
lar gstermektedir.
KAN ALMA
Galenos, skenderiye Okulunda yaygn bir ekilde kan alma islemini
uygulamtr. Ad Glauconem de Medendi Medhodo ve Ars Parva adl
eserlerinde bu konuda bilgi bulmak
mmkndr.
Genellikle kan almann ayn zamanda
vcut zerinde aratrma yapma olana da
verdiine dikkat ekilmi; hangi damardan
ve vcudun neresinden kan alnabileceinin
belirlenmesi ile ilgili almalar ister iste-
mez insan vcudunun incelenmesi zorunlu-
luunu getirmitir. nk her damardan
veya vcudun herhangi bir yerinden kan
89
almak mmkn deildir. Gerek Klasik dnemde gerekse daha sonraki
dnemlerde, kan alma ilemi iki durumda uygulanmtr.
1) Salkl insanda (sal korumak zere).
2) Hastada kan alma ilemi tedavinin bir paras olarak.
Hastalklarn tedavisinde
kusturarak ve msilaj maddel-
erle vcut temizlenmee
alm, ancak bunlarn yan
sra, zaman zaman deiik yn-
temlerle kan alnmas yolu da
tedavinin bir paras olarak de-
nenmitir. Kan alma daha ok
gut, eklem arlar, epilepsi,
melankoli, iler, baz ateli
hastalklar, ba arlar, baz
akcier hastalklar ve baz bu-
lac hastalklarda uygulan-
mtr.
SALIK VE VCUT SIVILARI
nsan vcudunda kan, balgam, sar safra ve kara safra vardr; bunlar
vcudun doasn meydana getirir ve bunlar araclyla ac hissedilir ya
da saln keyfi srlr. En mkemmel sala, bu svlar yani birleim-
leri, gleri ya da miktarlar vcutta doru oranlarda bulunduunda ve
doru biimde kartnda ulalr. Bu vcut svlarndan biri eksik
olduunda, ar miktarda bulunduunda ya da vcutta dier svlarla
karmadan yaltlm durumda olduunda ar hissedilir. Bir vcut svs
yaltlm durumdaysa ve kendi bana bulunuyorsa, vcudun o svdan
mahrum kalan blgeleri hastalanr ve hatta svnn topland organlar,
ar ykleme sebebiyle insana ac ve rahatszlk verir. Ayrca, bu svnn
lzumsuz miktarndan fazlas vcuttan aktlrsa, aktma ilemi de ac
verici hale gelir. Ancak bu sv vcudun iine ilerlerse, dier svlardan
ayrlp kendi bana hareket ederse, biraz nce sz edilen her iki ar da
90
mutlaka hissedilir; hem vcudun bu svdan yoksun kalan blm arr,
ikinci olarak da fazlaln topland blmde arlar hissedilir.
Bu svlar birbirleriyle doru oranlarda bulunuyorsa vcut gerekten
de salkl demektir fakat svlardan biri vcutta, yani damarlarda veya
vcudun belirli bir blmnde tek bana, ar miktarda bulunuyorsa
vcut hastalanr.
Zaten biraz nce kara safra yznden vcudun belirli bir blmnde
balayan hastalklardan sz ederken, varisli damarlar ya da hemoroitleri
cerrahi mdahaleyle alnan insanlarn melankoliye tutulduunu belirtmi-
tim. Tpk ciltte olduu gibi, vcudun iindeki organlarda da benzer
hastalklarn ortaya ktn varsayabiliriz. Sar safra belirli bir blgede
saldrya getiinde, phesiz erizipel (ylanck) hastal belirecek, fakat
kara safra saldrya getiinde sre irpene ve kanserle sonulanacaktr.
Fakat vcudun iindeki organlara, ayn hastalklara maruz kalsalar dahi,
mdahale edilemez.
Bu bilgiler nda hastaln nedenini kesin olarak tehis etmek
mmkn olmaktadr; hem sar hem kara safrann besbelli barsaklar
kemirdii, hatta hangi organa yerletiyse ona zarar verdii apak or-
tadadr ve bu svlar dizanteriyi tedavisi mmkn olmayan bir hastalk
haline getirmektedir. Kara safra yznden lserleen hibir organn te-
davisinin mmkn olmadn daha nce sylemitim, tabii etkilenen bl-
genin eksizyonunu, yani etkilenmeyen blgelere kadar olan ksm daire
eklinde kesip karmay tedavi yntemi olarak adlandrmak isterseniz o
zaman durum deiir. Dolaysyla barsaklar kara safra ve sar safra
91
yznden nasl tedavi edilemeyecek biimde lserli hale getiriliyorsa,
aynsnn vcudun derinlerinde bulunan ve barsaklardan ok daha
nemli olduu dnlen dier organlar iin de geerli olduu apak or-
tadadr. stelik barsaklar sz konusu olduunda tedavi daha kolaydr,
nk ansten zerk edilen ilalar hemen barsan zarar grm blge-
sine ulamaktadr, oysa vcudun dier organlarna ulamak bu kadar
kolay deildir. Galenosun kara safra kavram belki de mide ve barsak
kanamalarnn enzimlerle renk deitirip siyahlamas sonucu oluan
Melena (dk ile atlr) veya hematoezya (kusma ile karlr) adn-
daki bulgular gzlemlemesi ile gelimitir. Galenos kara safra, sar safra,
balgam, svnn koyulamas, kann viskz-yapkan hal almasn
hastaln nedeni saym, oysa bunlar hastalk belirtisidir.
Kara safradan kaynaklanan hastalklara gelince, eer bu vcut svsn
boaltan ilalar kullanarak hastanzn vcudunu hemen temizlerseniz,
kansere kadar uzanabilen gelimelerin nn kesmi olursunuz.
KARA SAFRA
Kara safra hakknda en iyi eserleri Efesli Rufus yazmtr. Baz hekim-
ler, vcut svlar hakknda tartp bunlar incelemenin tp bilimine pek
yarar olmadn ileri srerken Galenos ise neyin yararl ve gerekli
olduunu deerlendirip ardndan manta gre buna aklk getirmitir.
Sonu blmnde Galenos, vcut svlar kuramnn deersiz olduuna
inanan kiiler tarafndan ileri srlen iddialar ve kantlar rtr. Gr-
lerini aktarrken kafa karkl yaratmamak iin, her vcut svsna ver-
ilen eitli isimlerden sadece birini kullanr ve onlar batan sona bu
terimleri kullanarak tanmlamaya alr. Fakat vcut svlarnn d
grnnn neye benzediini belirtirken hemen herkesin en iyi bildii
vcut svsn anlatarak balar.
Bu vcut svsnn, bir atardamar ya da toplardamar yaraland zaman,
iinde depoland boluklardan hemen dar akt grlr. Toplar-
damarlardan geldiinde daha krmzdr, fakat atardamarlardan
boaldnda daha sar olduu dikkati eker. Her iki tr de sadece vcuttan
ktnda deil, hl vcudun iindeyken de hemen katlamaya balar.
ki durumda da byle olur. Phtlama sreci en son noktasna eriince bir
92
trombus oluur, eski Egeliler katlam kan tarif etmek iin bu szc
kullanrlar. Ayrca sadece mide ve barsak boluklarnda deil, yan sra
idrarn depoland mesane boluklarnda, akcierlerde ve nefes
borusunda, dier bir deyile karn ve akcierler arasndaki atardamarda
ve kadnlarn rahimlerinde de phtlayor gibi grnmektedir. Bu vcut
svs genellikle krmz renktedir, dolaysyla en iyi kalitede kan aslnda
tam anlamyla buna benzer. Fakat zaman zaman daha sar ya da belki
biraz daha siyah olduu da grlr, tabii ki kvamnn da daha sulu ya da
youn olduuna tank olmak da mmkndr. Bazen, bir damar alan
kiilerin kannn, nemi sourmas nedeniyle sulu olduu grlr ve
phtlama srasnda sulu ksm ayrarak kann stne kar.
ilen bir svnn karacierde retilen kanla birlikte vcutta tandn
varsaymak olduka akla uygun grnmektedir, nk sv daha sonra v-
cuttan sadece idrarla deil, ayn zamanda ter yoluyla ve alglanmasnn
mmkn olmad sylenen soluk verme sreciyle de atlr. Kimi zaman
balgam da kann yzeyinde yzyor gibi grnr, oysa aksine kan o kadar
youn ve koyu renklidir ki ham katrana benzer.
Bu nedenle, toplardamar ve atardamarlardan akan madde ne olursa
olsun, nasl grnrse grnsn, yalnzca kan diye adlandrlr, nk
biraz nce sz edilen farkl grnl svlarn hibirine deiik isimler
verilmemitir. Her trl kan, vcudun etli bir blgesine alm derin bir
kesikten akyor olsa bile hemen phtlamaya balar.
Youn ve koyu renkli kana benzeyen, kusma ya da dklama srasnda
salglandnda grlebilen baka bir sv daha vardr, fakat bu sv
phtlamaz, uzun bir sre boyunca evredeki havayla temas halinde
olduu takdirde dahi katlamaz. Kimi zaman bu sv, kusan kiinin
aznda keskin ve eki bir tat brakr, fakat bazen de fark edilebilir bir
zellii yoktur, nk kan gibi eker ihtiva etmez, yine kan ve balgam
gibi tuzlu da deildir, sar safra gibi ac olduu da sylenemez.
Dolaysyla tuzlu kan ve balgamn salksz olduunu aka sylemek
mmkndr.
Kan genellikle tatldr; ama balgamn da tpk su gibi belirli bir zellii
yoktur. Fakat nitelii doal yntemle deitirilirse sadece iindeki tuz
miktar artmaz, ayn zamanda ieriindeki eker bir miktar artar ve buna
93
karn tad keskinleir. Bu vcut svsna, rengi beyaz olduu srece
nitelii nasl olursa olsun balgam denir. Dier her vcut svsna zg
nitelikleri tar, dier bir deyile tamamen katlamaz. Bir vcut svsnn
salamura tadnda ya da tuzlu diye tanmlanmas terminolojide deiiklik
yaratmaz, nk her iki szck de aslnda ayn eyi anlatmaktadr.
Kusan insanlarn aznda her seferinde ac bir tat brakan bir vcut
svs daha vardr. Kimi zaman krem rengi grnd iin her zaman sar
renkli olduunu syleyemeyiz, fakat sar rengini tutarl biimde koru-
yorsa, kvamnn krem rengi olduu haline gre daha youn ve koyu ola-
ca kesindir. Bu gereklerden yola karak, vcut svlar hakknda
hakikaten bilgili olan herkes, iyi bir nem oranyla sulu bir kvam birletii
zaman sar safrann renginin daha solgun grneceini tahmin edebilir.
Baz insanlar bu nemli kvama sulu, dierleri de serz derler, nk idrar
ve terle ayn kategoride deerlendirilmesi mmkndr. Sulandrldktan
sonra sar safrann rengi nasl soluyor ve kvam seyreliyorsa, uzun sreler
boyunca buharlatrma ilemine tabi tutulunca da i yumurta sars
rengini almaktadr. te bu nedenle yumurta sars renginde olduu
sylenir. Bu safra, krem rengi de olsa, sar ya da yumurta sars da olsa,
damarlarda retilmektedir.
Midede, prasa yeili renginde bir baka salg daha retilmektedir. Bu
svya da rengi prasa rengini andrd iin prasa yeili denmitir. Hatta
svlardan birine, mavi ivitotu renginde olduu iin ivit denilmektedir.
Kara safra, phtlamad iin koyu renkli kandan ayrt edilebilir, fakat
elbette zellikle siyah olduu grlen her ey kara safra deildir. Bu tr
eyler sklkla kusmuk ve dkda grlmelerine ramen kara safradan
94
tamamen farkldr, sadece younluk deil, alglanabilen keskinlik asn-
dan da farklar vardr aralarnda. Bu dier maddelerde ekilik ve keskin
bir tat yoktur, oysa kara safrann bu zellikleri tad duyularmzdan
ikisi araclyla anlalabilir: kusanlar bu fark tat alma duyularnda ve
koku alma duyularnda hissederler, kokuyu evredekiler de alr. Fakat bu
maddeler, kara safra gibi toprakla bir araya getirildiklerinde kprmezler.
Fakat kara safra bu adan keskin sirkeyi andryor olsa bile, youn
paracklardan oluan zyle tamamen zt bir madde de ierir, bu nedenle
katksz haliyle vcutla temas ettirildii zaman, temas ettii organlar nce
andrarak rtr, sonra da tamamen lserletirir. Sirke, zerreciklerden
olutuu iin vcuttan atlabilir, fakat kara safra youn kvaml olduu
iin vcuda yerleir ve anmaya neden olur.
Bunlara bakarak kara safrann gerek vcut svlar, gerek atk madde
ya da besin olsun, dier siyah maddelerden farkl olduu grlebilir. Bir
sinek ya da baka bir yaratk, tpk koyu kvaml tuzlu sudan kaaca
gibi kara safradan da uzak durur, tadna bakmak istemez, nk l Deniz
rneinin ispatlad zere, youn tuzlu suda hibir ey yaamaz. Bu se-
beple kara safra fazla stld zaman tahrip edici bir oluum olduunu
dndrmektedir. Elbette, unutmamalsnz ki, sar safrann stlmasn-
dan elde edilen kara safra, tpk sar safrann kandaki tortuya benzeyen
bir svdan daha ykc olmas gibi, nceki cmlede deinildii gibi kara
safradan daha da tahrip edicidir.
Tp alannda alma yapanlar, bunun grntsnn zeytinler
ezildiinde ortaya kan sulu svya ve arap posasna benzediini syler-
ler. Ama baka rneklerde olduu gibi, bu rnekte de maddelerin ayn
isimleri paylamas insanlar aldatabilir ve iki vcut svs hakknda
konuulduu zaman yanlabilir, kara safrann bazen kusmukta ve dkda
grlmesinin iyiye iaret olduunu sanabilirler.
Bu iki svnn vcuttan atlmas esnasnda neler olduunu uzun dene
yimler sonucunda renmemi olan kimselerin, son derece kt huylu bir
sv vcuttan karld zaman insan vcudunun zarar greceini ren-
ince hayret etmesi ve bu geree inanmamas anlalabilir bir eydir; onlar
tam tersinin gerekleeceini, zararl sv vcuttan atlnca insann
salna kavuacan sanabilirler. Kara safra, kaln ve ince barsaklar-
lardan datlp karaciere geldii iin, kvamnn bir blm zerrecik-
95
lerden oluur fakat farkl yiyeceklerin nasl farkl kvamlar varsa, bu
svnn da bir ksm daha byk paracklardan olumaktadr. Doann
insan vcudunu kontrol ettiini ve onu hayatta tutmak iin her eyi yap-
tn biliyoruz. Yiyecek ve ieceklerdeki gereksiz maddelerin boaltm
iin faaliyet gsteren geitleri de inceleyebiliriz ve bu nedenle bunlarn
hibiri bize artc gelmeyecektir. Hacamat etme yoluyla aktlan kann
kuru ve scak bnyeli vcutlarda daha youn kvaml ve koyu renkli
olduu grlmektedir; benzer biimde, kann grnts ve kvam yln
hangi dnemine, nerede olunduuna, fiziksel koullara, yaam biimine
ve diyete gre de deimektedir. Diyet konusunda unu belirtmekte yarar
var, kuru ve kat paracklardan oluan yiyecekler vardr; rnein mer-
cimek, salyangoz, kz ve kei eti zellikle de bunlar kurutulmusa,
ayrca kvaml ve posal koyu krmz arap. rnein, artp azalan ate
gibi scak ve kuru bir mizatan kaynaklanan btn hastalklar da, koyu
kvaml ve renkli kana sebep olur. Uzun yaz mevsiminden sonra ortaya
kan kronik enfeksiyon da artp azalan ate gibi bu tr kan meydana ge-
tirir. Hastaln zellikle dokuzuncu gnnde, ama bazen de yedinci veya
on birinci gnnde midesi -kara olarak nitelenen organlarn arasna katla-
bilir boaltlan hastalarn byk ounluu iyilemitir.
Bu kara maddeler arasnda pek ok fark bulunmaktadr; bazlarnn
doas kara safraya daha yaknken, bazlar vcuttan atlrken yakmaz
veya kt bir koku samaz, fakat birounun nitelikleri bu iki zelliin
arasnda bir yerlerdedir. Hasta olan kiilerin midesi biraz nce rnek
verdiim gibi boaltlmazsa, btn vcutta siyah kabarcklar belirir.
Bazen bu pstller, bu kabarcklar kuruduklar ve yattklar zaman
kabuk gibi dklr, fakat bu ancak kademeli olarak ve krizden gnler
sonra gerekleir. Vcudundan gerek kara safra atan herkes lmtr,
nk bu safra, kann ar biimde asimile olduunu gsterir.
Pek ok kiinin cildinde de baka trl kabarcklar km fakat bu kiilerde
yksek ate grlmemitir. Bu vakalarda, doa, kara safrann fazlasn yzeye
kmaya zorlam, bu nedenle cilt imi ve kurumutur. nsanlarn elefan-
tiyazis (fil hastal) dedii rahatszla neden olan durum da budur. Byle bir
hastalk yksek atele birlikte ortaya karsa, o zaman kara safrann ciltte patlak
vermesi arbona sebep olur. Kara safrann yksek atein elik etmedii kanl
dkntlere neden olmas, genellikle elefantiyazisin yzndendir.
96
nsan doas sklkla anste bir damar
aarak buradan kanla kark bir vcut
svs salglanmasna neden olmaktadr; bu
rahatszla hemoroit ad verilir. Bu olay-
larda vcuttan atlan kann zelliklerini
dikkatle ve yakndan incelemelisiniz; kan
jimnastikilerin ve atletlerin kan gibi,
dier bir deyile son derece salkl ve
kaliteli vcut svlarna sahip olan insan-
larn kan gibi midir yoksa bundan daha
koyu renkli ve koyu kvaml mdr? Doa,
bu tr kan sklkla bacaklardaki damarlara
yneltir, ite esnemi ve genilemi varisli
damarlar bu surette olumaktadr. Varisli
damarlarn evresindeki deri de zaman iinde kararr.
Baz insanlarn damarlarnda, siyah safra iermeyen bol miktarda kan
akmaktadr ve bu kan damarlar zorlayarak doutan daha gsz olan
damarlar geniletir. Fakat kiinin kan bol miktarda olmasa bile, kara
safrayla kark akan kan da ayn etkiyi gsterip damarlar geniletebilir.
Byle vakalarda, sorunlu damarlar cerrahi mdahaleyle alnd takdirde
hastann melankoliye yakalanmas sz sonusu olabilir. Sadece damarlar
genilediinde deil, kandaki kara safra hemoroit rettiinde bile bu
durum sklkla grlmektedir.
Galenos diyorki Kronik bir apseden ars olan bir hastann apsesinin
zerindeki damar, daha dorusu varis, cerrahi mdahaleyle alnd. Apse
hemen iyileti, fakat karlan damardan kalan yara ayn biimde tedavi
edilemez bir hal almt. Bir sene sonra, Pergamondaki hocalarmdan
birisi, Hippokrates okulundan Sabinusun rencilerinden biri olan Stra-
tonicos adl bir adam, ayn hastann dirseinin zerindeki damarlardan
birini at. Damardan koyu kvaml, koyu renkli kan aktn grd. Ertesi
gn biraz daha kan aktt, nc gn ve drdnc gn de benzer ekilde
bir miktar kan daha aktt ve bu gnden sonra bir mshil yardmyla
hastann i organlarn temizleyip vcudundaki kara safray boaltt.
Adama salkl svlar kapsayan zel bir diyet tavsiye ederek yarann te-
davisinde baarl oldu.
97
KADIN HASTALIKLARI,
DOUM VE DOUM KONTROL
Tp meslei, Romal kadnlara da ak olan az saydaki erkek i-
lerinden biriydi. O dnemde birok tp kadnnn yani medicae'nin mevcut
olduunu gsteren yeterli belge bulunmaktadr. Bu kadn doktorlar belli
bir snfla kstl deildiler, ama baz sosyal snflardan da dlanmlard.
Ancak kadn doktorlarn ou sayg ve ilgi gryordu. Galenos ise kadn
hastalklarn kadn doktorlarn ilgi alan olmasn istiyordu. Ayrcalkl
durumlar olsa da, uzman olsun ya da olmasn, kadn hekimlerin ou daha
ok kadn hastalklarn tedavi ediyorlard. Bu nedenle medica terimi,
neredeyse tbbn bu dal ile zdelemiti. Bu, jinekolojinin kadn dok-
torlarn alan olduunu gstermez. Aksine, aralarnda antik an en nl
jinekoloji ve obstetrik yazan olan Efesli Soranus'un da bulunduu birok
erkek tp otoritesi bu dalda yapt vermitir. Ancak, Hippokrates dne-
minden beri kadn hastalklar, erkeklerin hastalklarndan ok farkl
grlmtr ve bir erkek doktorun dikkatli br anamnez ile doru tan
koyabilmesi ve tedavi uygulayabilmesi olasl kabul edilse de, jinekoloji
ve obstetriin uzmanlk isteyen ve kadn doktorlarn doal olarak erkek-
lerden stn grld bir dal olduuna inanlyordu. Yine de medica'lar
sayca mediciden daha azd ve Soranus'un yazdna gre; onlarn yerine
ebeler, obstetrices hizmet ediyordu: 'Halk, kadnlarda erkeklerdekine ben-
zemeyen garip hastalklar olduunda genellikle ebelere bavurur.'
Kadn hastalklar ile daha ok ebeler ilgileniyordu ama onlara genel-
likle konsltan bir hekim yol gsteriyordu. rnein, Boethus'un karsnn
tuhaf ve ar ' kadn aknts'n Galenos tedavi ederken, bakmn bir dizi
erkek hekimden ynerge alan ebe yapyordu. Baz ebeler yalnzca doktor
tarafndan yazlan tedaviyi uygulayan bakclard. Galenos da Theodorus
Priscianus gibi, ilk yaptlarndan biri olan Uterus Anatomisi zerine' yi
bir ebeye adamtr."Buradan da anlalmaktadr ki, ebeler tbbi yaptlar
okumaktaydlar. Soranus'un ebe olmak isteyenlerde zorunlu grd ilk
ey, okuryazar olmalaryd. Bu adaylarn ou hi phesiz onun
jinekoloji ders kitabn okumu oluyorlard."
Soranus, yalnzca sekin bir jinekoloji otoritesi deil, zamannn en
nl hekimiydi de. Ephesos'ta dodu, skenderiye'de renim grd, Tra-
98
ianus ve Hadrianus dnemlerinde Roma'da alt. Galenos'un doduu
yllarda ld. Biyolojik ve tbbi bilimler konusunda yirmi kadar eser
brakmasna karn, bunlarn pek az orijinal dilleri olan Yunanca'da ko-
runabilmitir, Hippokrates'in Yaam adl kitab onun yazd sanlmak-
tadr. Bandajlar zerine ve Krklar zerine adl iki ksa incelemesi vardr.
Bunlardan ikincisi, muhtemelen kayp yapt Cerrahi'nin bir parasdr.
Bir tp yazan ve hekim olarak Soranus'u deerlendirmek iin daha ok
Jinekoloji ve dier bilimsel incelemesi Akut ve Kronik Hastalklar zer-
ine' yi temel alacaz. Bu son eseri, M.S. 5. ya da 6. yzylda yaam
olan Caelius Aurelianus'un mkemmel Latince aklamas ile gnmze
dek korunmutur.
Sonu olarak Jinekoloji, antik an en etkili ve anlaml tbbi yapt
olmutur. Bu yapt, drt kitaptan oluuyordu. lk iki kitap, bir ebede bu-
lunmas gereken nitelikler ve 'normal eyler' zerineyken, dier iki kitap
'anormal eyler' zerineydi. 'Normal eyler', dii genital organnn
tanmn, dii cinsel ilevlerinin hijyenini, gebelii, normal doum, lo-
husalk, ocuk bakm ve hastalklarn kapsyordu. 'Anormal eyler',
diyetle tedavi edilebilecek kadn hastalklar ile cerrahi ya da ila gerek-
tiren kadn hastalklar olarak ikiye ayrlmt. Drt kitap da mantklyd,
genelde iyi tedaviler ve pratik tler neriyordu, ak ve z yazlmt
ve hepsinden nemlisi, bycl ciddi olarak yeriyordu. Byy
eletirmekle birlikte, by inanlarn ve uygulamalarn destekleyen Plin-
ius'un tersine Soranus'un byy reddi sabit ve kesindi. Tpta byy red-
detme nedeni, faydasz olmasnn dnda, genellikle tehlikeli uygulamalar
gerektirmesiydi. Yazd metin birka noktada kararszlklar ieriyordu
ama halk tbbim genelde zararsz kabul ediyordu.
Soranus, kendisinden nceki tp otoritelerinin yntem ve fikirlerini
olduu gibi kabul etmedi. Hatta Hippokrates, Diokles ve Asklepiadmes
gibi en sekin tp yazarlarndan farkl dnmekten ekinmedi.
Galenos'un tersine bu farkllklar, kesin ve nesnel bir ekilde ortaya ko-
yarken, duygusal terimler, ykc dil ve kiisel hrnlklardan kand.
Uzaklatrmac bir tavr taknd : 'Bazlar, baz eylerin antipati yoluyla
etkili olduunu sylerler, tpk kendi hesabmza dikkat etmediimiz
eyler gibi, mknats ve Assian Stone gibi ve tavan baca veya dier
muskalar gibi. Bunlarn kullanmn unutmamalyz; muskann dorudan
99
etkisi olmasa da, umut yoluyla hastay daha mutlu etmesi ok da
mmkndr'. Kendi phecilii sarslmazd, ancak yeterince gereki ve
hastalarnn gereksinimlerine duyarl olup, bu tip desteklerden ola-
bildiince psikolojik yardm da gz ard etmiyordu.
Galenos'un iddetle kar kt Metodist kavramlara dayanmasna
karn, onun yaptlarn nemli kabul etmesi, Soranus'un tp dnyasndaki
konumunun iyi bir gstergesidir.
Galenos'un daha sonra yapaca gibi, Soranus kendisinden nce
yazlm en iyi metinleri bir araya getirdi ve bunlara kendi deneyim ve
aratrmalarn ekledi. Jinekoloji adl yapt, hereyden ok pratik yaps
nedeniyle ok nemliydi ve Yunanca Latince evirisiyle Roma mpara-
torluu'nun hem dousunda hem de batsnda tbbi dnceyi derinden
etkiledi. M.S. 7. yzylda yaam Egeli tp otoritesi olan Aiginal Paul'un
yaptndaki jinekoloji blm sayesinde, jinekoloji'nin br evirisi de Arap
tbbna girdi. Bundan ksa bir sre sonra Muscio adl bir yazar tarafndan
Latince'ye evrildi. Bu kitap Ortaa boyunca popler olmaya devam etti
ve Almanca, Franszca, ngilizce, Hollandaca ve spanyolca evirileriyle
Rnesans sonras dnemde tp literatrnde yer ald. Ayn dnemde
yaynlanan farmakopeler ve bitki kitaplar gibi, Soranus'un Jinekolojisinin
de resimli olduu ve Muscio'nun kitaplarnda yer alan baz rahim ve n
utero fetus izimlerinin bu kitaptan alnd sanlmaktadr.
Soranus'un Jinekoloji'sinin, zellikle de hasta asndan sevindirici
olduunu tahmin etmek g deildir, nk ac verici ve ho olmayan
yntemlerden zenle kamyordu. Daha da nemlisi, obstetrik teknii
asndan mkemmeldi ve nerilen teknikler denendike, ebeler ve
hekimler asndan ne kadar deerli bir yapt olduu daha iyi ortaya ky-
ordu. Ayrca, baz belirsiz saptamalar dnda (rnein himenin varln
reddediyordu) kadn anatomisini zellikle de uterusu, o dnemin birok
yaptndan ok daha iyi anlatyordu. Ne sklkta olduunu bilmemekle be-
raber, Soranus'un insan kadavralarnda disseksiyon yaptn biliyoruz.
almalarn srdrd skenderiye'de disseksiyon yaplyordu,
ancak metodistler, dogmatizm ekolnn gereksiz bir bilimsel aratrmas
olarak grdkleri disseksiyonu reddediyorlard. Byk olaslkla bu ne-
denle Soranus, insan anatomisi zerinde yaplm eski bilimsel in-
100
celemelere zellikle de Galenos'a dek nemini korumu olan
Herophilus'un almalarna dayanmtr. Soranus, kadn pubis kemikleri
arasnda bulunan ve doumda pelvis kemiklerinin genilemesini salayan
kkrdaks eklemi fark eden ilk yazardr.
Soranus ve Galenos, uterusun karn iinde serbest hareket edebilen bir
organ olduunu ve yer deitirme ya da dnmeleri nedeniyle arlara
neden olabildii eklindeki tuhaf inan yktlar. Platon gibi baz yazarlar,
hayvana benzer bir yaps olduuna inanyorlard. Galenos'un dneminde
bile, Kapadokyal Aretaios adl yazar, Hippokrates'in retisindeki 'gezgin
uterus' inann kabul ediyordu. 'Kadnn brnn ortasnda, dii bir
organ olan rahim durur, bu bir hayvana benzer; nk kendi bana karn
iinde oraya buraya hareket eder, yukar doru kar gse yaklar, saa
sola gider, karaciere ya da dalaa yanar; bazen de aa sarkar, ksacas;
ok kararszdr.' Diye yazmt. Ar ve rahatszlk veren duygular, zel-
likle de bunalt hissi, uterusun bu hareketlerine balanyor ve histeri, yani
'rahim hastal' olarak grlyordu. Bylece, tamamen kadna zg bir
durum olan histeri, bugnk anlamndan ok farkl ekilde kullanlmt.
Ancak Galenos, keskin zeks ve dikkatli gzlem yetenei ile benzer iki
olguda, bugn histeri olarak tannabilecek, temelde psikolojik nedenli du-
rumlar tarif etmitir. Bunlardan biri kara sevda eken bir kadn, dieri de
kendini sulu bulan yal bir erkek kleydi.
Soranus histeriyi yle tanmlar: 'Uterustaki bir bozuklua bal olarak
gelien afoni (ses kayb) ve solunum zorluu ile giden duygusal bir nbet.
Birok vakada, hastaln ncesinde tekrarlayan dkler, erken doum,
uzun sredir dul olma, adet gecikmesi ve gebeliin sona ermesi ya da
uterusun imesi gibi bir olay vardr.' Tedavide, hastay hafif kl, scak
bir odada yatrmak, scak kompres uygulamak, yz scak su ile silmek
gibi uygulamalar nerilmektedir. Eer ses hl dzelmediyse, kasklara
tatl zeytinya ile masaj yaplmal ve bir hamakla hafif hafif sallan-
malyd. Daha sonra gargara, merhemler, gevetici banyolar, scak kom-
presler, fitiller ve zeytinyann vajinal enjeksiyonu gibi uygulamalar
gerekebilirdi. Bu lml ve nazik tedavi, daha nceki ve hatla o dnemdeki
seri baz uygulamalara epey ters dyordu.
Yank ty, snm lamba fitili, yaklm geyik boynuzu, yanm yn,
yanm aputlar, deriler ve paavralar, kulaklara ve burna srlen kunduz
101
ya, zift, sedir reinesi, katran, ezilmi tahtakurusu ve berbat koku saa-
bilecek daha ne varsa hepsi kullanld.
Tp yazarlar, baka kadn hastalklar da tanmlamlardr. Bunlar
arasnda, uterus ve vajinann enflamasyonu, uterus kanamas, 'uterus
ars'; lmcl uterus veya vajina akntlar; reme organnn eitli yer-
lerindeki lserasyonlar; serviksteki sertlemeye bal olarak uterusun
tkanmas; uterusun prolapsusu ve 'memenin hastalklar' vard.
Antik aa ait tp terimlerini gnmz diline evirmek g olmakla
birlikte, o dnemde meme kanserinin bugn olduundan daha seyrek
grldn syleyebiliriz.
Kadn hastalklarnn tedavisi genelde diyete dayanyordu. Plinius,
arapla ya da suyla alnmas gereken birok ila tarif etmitir. Dardan
uygulanan ilalar arasnda en sk reete edilenler balmumu merhemleri
ve yaklard. Ancak ilalarn ou, buhar, lavman veya peser eklinde
ieriye veriliyordu. Buhar banyosu; katran, insan sa, tbbi ve aromatik
bitkiler gibi maddelerin, zel bir kapa olan metal veya seramik bir
anakta stlmasna dayanyordu. Bu anan kapanda, iinden kam
ya da ince kurun boru geen bir delik bulunuyordu. Bu borunun bir ucu
vajinaya yerletiriliyor, anak stldnda kan scak buhar boru
yoluyla vajinaya yaylyordu. Buhar banyosu, Aretaios gibi, buruna veya
vajinaya ho kokulu buharlar pskrtme yoluyla yerinden oynam olan
uterusu tekrar yerine getirmeye alan baz hekimler tarafndan zellikle
neriliyordu. Doal olarak, modern tbba yabanc olan bu tr yntemlerin
etkinliini deerlendirmek gtr. Ancak Soranus'un, rastgele uygulanan
buhar banyosu srasnda oluabilecek ar yanklara kar uyarsndan,
hastalarn bu uygulamalar srasnda ne kadar ar ektiklerini ve ne
derece tehlikede olduklarn anlayabiliriz.
Doum, neredeyse deimez ekilde gebenin evinde gerekleiyordu.
Doum baladnda, gerekli aletleri ve malzemeyi orada hazr bulun-
durmak ebenin greviydi. Soranus'a gre bu malzemede unlar vard: 'En-
jekte etmek ve kayganl salamak iin ya; blgeyi temizleyebilmek
iin scak su; ary azaltmak iin scak kompresler; silmek iin sngerler;
kadnn baz yerlerinin rtlebilmesi iin yn paralar; bebein kundak-
lanabilmesi iin bezler; doumdan sonra bebein kadnn yannda zerine
102
yatrlabilecei bir yastk ve gzel kokulu eyler (nane, elma ve ayrca
ayva gibi).
Bazen doumun gidiini gzlemek iin bir hekim bulunabilirse de,
doum genellikle ebe tarafndan yaptrlrd. Ebe, durumu hekime bildirir
ve ondan kendi deneyim ve kdemine gre az ya da ok yardm alrd. So-
ranus, zor doumlarda kadnn yatrlmasn ve ftusun ekilerek kartl-
masn nermiti. Normal doumda ise bir doum sandalyesi
neriliyordu:
'Ebe, dourmakta olan kadn hemen ayaa kaldrp doum sandalye-
sine oturtmamaldr. nce delii palpe ederek yava yava almasn
izlemelidir. lk olarak, kk parmak kadar alm der, sonra daha ok
ald der ve biz sorduka, dilatasyonun derecesini syler. Ve aklk f-
tusun gemesine izin verecek dereceye geldiinde, hastay yatandan
kaldrr ve sandalyeye oturtur, sonra da ona ocuu kartmak iin btn
gcn kullanmasn syler.' (Galenos, On the Natural Faculties III,
A.J.Brock evirisinden).
Soranus, 'ebe sandalyesi'nin ayrntl bir tanmn vermitir. Ebe
malzemelerinin arasnda bulunmas gereken eylerden biri de, farkl boy-
daki kadnlara gre ayarlanabilecek bir sandalyeydi. Bu sandalyenin, hilal
eklinde orta boy bir otura olmalyd ki, 'ne kadnn iine gmlecei
kadar byk olsun, ne de, tersine, vajinaya bask yapacak kadar dar olsun.'
Oturak ksmnn altnda kenarlarda destek tahtalar olmal ve bunlarn st
ksmlarnda kolluklar bulunmalyd, bu kolluklar zorlanma annda skca
yakalamak iindi. Ayn nedenle, oturan bir de arkal olmalyd. So-
ranus, doum srasnda kadn tutmak iin tane yardmcnn bulun-
masn neriyordu (ikisi sandalyenin iki tarafnda, biri arkasnda).
Bunlarn ikisi byk olaslkla anne adaynn hizmetisi ya da
arkadalaryd. nc kiinin az da olsa ebelik bilgisi olmas istenirdi,
bu kii baka bir ebe, ebenin kz ya da bir rencisi olabilirdi. Soranus,
doum sandalyesinin oturann n ve arka ksmlarnn, ebe ve asistan-
larnn ilerine engel olmayacak ekilde ak olmasn neriyordu (Gy-
naecology II, 5-6; O.Temkin evirisinden).
103
GALENOS VE SPORLA TEDAV
Celsus, st sosyal kesimlere ynelik temel zellikler irern, keyifli bir
z-disiplin ngryordu. Bu nedenle egzersiz listesi krsal kesimde
yaayan eitimli zenginlere hitap ediyordu. Yksek sesle okuyabilir,
yryebilir, koabilir ve
top oynayabilirlerdi.
Ancak Celsus'un en gzde
egzersizi yryt. Doal
olarak bu egzersizler iin
kaynakland yer olan
gimnasyumun kat lis-
telerinden ok farklyd.
Doktorlar, uzun sredir
atletlerin uygulad re-
jimin salk iin ok da
uygun olmadna inany-
orlard. Hippokrates'in incelemesi Nutriment'te, 'atletin artlar hi doal
deildir. Salkl bir durum her eyden stndr' diye yazarken, Celsus
'vcutlar ar besleniyor, ok abuk yalanyor ve biimsiz hale geliyorlar'
diye belirtir.' Baz antrenrlerin tp alannda hak iddia etmelerine karn,
diyetin bu iki kolu ayr kalmaya devam etmitir. Galenos birka kez
antrenrlerle birlikte alm ve yaptklar i hakknda u alayc szleri
kaleme almtr: Salkl kent, insann yaama isteini azaltp, bunu an-
lamsz bir vcut kondsyonuna eviren bu eylemlerden nefret etmekte,
bunlar kmsemektedir. ou zaman ben kendimi o ok hrmet edilen
atletlerden daha gl bulurum. Yolculua, askeri ilevlere, hatta poli-
tikaya ve iftilie sra geldi mi, onlar hibir ie yaramazlar. Onlarla
olmak, hasta bir arkadala birlikte olmaya benzer, sizi avutmak, yardmc
olmak ya da ona danabilmek iin hi uygun deildirler, ayn domuzlar
gibi. lerinden en baarsz olup, hi dl kazanamayanlar, birdenbire
antrenr oluverirler ve domuzlar kadar yksek ve barbar sesleriyle ilerini
anlatr dururlar. Hatta bazlar masaj, kondsyon, hijyen veya egzersiz
zerine yazmaya abalar ve hi anlamadklar insanlara kart fikirler ileri
srmeye kalkrlar (Thrasybulus. Whether Hygiene is a Part of Medicine
or Gymnastics, Smith evirisinden 1979, 1078).
104
Tarihi Bergama kenti, Roma dneminde, olimpiyat oyunlarndan
etkilenmitir. nsanlk tarihinde ilklerinin grld bu uygarlk ikliminde
gimnasyumlar, stadyumlar, arenalar, termal kr alanlar ve dier birok
spor tesisleri grlmektedir. Ayn zamanda, dnyann en yksek ve en dik
tiyatrosu, blge hastanesi, 200 bin ciltlik kitaplnn kurulmas, ilk
fizyoterapi, psikoterapi, hidroterapi, klimoterapi, amur banyosu, gne
banyosu, soukta plak kou gibi spor ile rehabilitasyon uygulamalar
Pergamon uygarlnn unutulmazlardr.
Bergama, tarihsel konumu itibariyle iki yerleim merkezinden olu-
mutur. Bu yerlekelerden birincisi gimnasyumun ve stadyumun bulun-
duu Akropol yerlekesidir. Bunun yansra, Zeus Suna, yukar Agora,
15.000 kiilik dnyann en dik tiyatrosu, Dionysos Tapna, Athena Kut-
sal Alan, kral saraylar, Traian Tapna, arsenaller bulunmaktadr. Byk
tiyatro zerinde bir teras dikkati eker. Uzunluu yaklak 210 m.
genilii ise 15 m. olan bu terasta yer alan halk, stadyumun tamamna
yakn bir ksmn grebilmekteydi. kinci yerleim merkezi ise, dnyann
ilk blge hastanelerinden birinin yer ald, kk gimnasyum ve stadyu-
mun, gsteri ve rekreatif faaliyetlerin srdrld, su oyunlarnn
yapld amfitiyatronun bulunduu Asklepiondur.
Bergama tarihsel kesitine bakldnda dzenli bir kent plan gze
arpmaktadr. Kent ynetimi ve sosyal yaamn nemli yaplar ve mey-
danlar, kent yamalarndaki tepeler zerinde kurulmutur. Pergamon
kral Emenues ve Attaloslar dneminde, zgr ve realist bir ynetim an-
lay egemendi, bu durum Bergamay bilim, sanat ve spor alannda
nemli ehirler arasna ykseltti. Zamann baarl sporcularndan At-
losun spor yapmasn destekledi ve onun olimpiyatlara katlmasn
salad, ayn zamanda, Arkesilas gibi nl filozoflar ve Mikeredes gibi
sanatlar almalarnn da yannda yer ald.
SPOR HEKM OLARAK GALENOS
Dier yandan Galenos'un gladyatr okulunda hekimlik yapmas, tbbi
bilgilerini ilerletmesi asndan nemli olduu gibi spor hakknda da baz
fikirlerinin olumasna yarar. Bugn "ilk profesyonel spor hekimi" unvan
da verilen Galen, sporla ilgili grlerinde o dnemin spor ve sporcularn
105
iddetle eletirir. Profesyonel atletleri, insanlarn salkl olma tezine kar
kendini gsteren bir "kar tez" olarak gryordu.
D VE KOU SPORUNA ELETR
Galenos'un konumu bu noktada ilgintir. Bir spor okulu olan gladyatr
okulunda hekim olarak hizmet vermesine ramen o bu profesyonel sporu
iddetle eletirir ve bu sporcularn (gladyatr) salkl vatandalarn "an-
titezi" kiiler olduklarn savunur. Galenos unlar sylemekledir: "insan
aklnn nimetlerinden bu sporcular faydalanamazlar. Onlarn ruhlar et ve
kanlarnn arl altnda bir amur denizinde boulur gibi boulmutur.
Hereyde ll olmay ilke edinen eski salk anlay ihmal edilerek
ar egzersize, ar yemee ve domuzlar gibi ar uyumaya ynelin-
mitir. Bu sporcular ne salkldrlar ne de insan olarak gzeldirler. En
salkllar bile imanlam ve gbekleri ya balam durumdadr".
nsan saln gelitirici ve destekleyici bir spor anlaynn bulun-
mad o dnemde Galenos sporun yararl biimlerini dile getiren yazlar
da kaleme almtr. Ona gre btn rastgele hareketler bir egzersiz
deildir. Egzersiz olabilmesi iin belli bir g kullanlarak yaplmas
gerekmektedir. G kriteri ise soluk alp vermedeki deiimlerdir. Soluk
almay deitirmeyen hareketlere egzersiz denilemez. Onun egzersizler
hakkndaki tespitleri bugn iin de geerli bilimsel niteliktedir. Tarihte
egzersizleri bir program halinde toplayan ilk yazar olmutur. Yine ilk kez
spor ile rastgele yaplm fizik hareketleri birbirinden ayrlmaya
balamtr.
TOP OYUNLARINI DESTEKLED
Galenos'un top oyununu yalnzca bir elence arac olarak grmemi,
onu ayn zamanda insan saln gelitirici bir ara olarak kabul etmitir.
Top araclyla yaplabilecek egzersizleri tarihte ilk kez belirleyen
Galenos bunun eitli yararlarn dile getirmitir. Ona gre bir kere topla
oynamak demokratik bir eylemdir. nk en yoksul kii bile bir top sahibi
olabilir. Topla oynamak vcudun btn ksmlarn harekete geirir ve ko-
106
layca tekrar eski haline dndrr. Bylesine bir egzersiz bir baka trl
salanamaz. Topla oynamak ayn zamanda gz eitir ve muhakeme
yeteneini artrr. Galenos her yataki insann topla yapabilecei egzer-
sizlerin ayrntlarn vermitir. Dier yandan Galenos iin salk ile gzel
bir vcudun uyumlu llerinin varl birbirine paraleldir. Bu ilikiden
yola kan Galenos komay fazla onaylamaz. Kou insan inceltir ve
vcut ksmlarn dengesiz olarak gelitirir. p ile yaplan antrenmalar da
savundu ve pek ok kas gelitirdiini syledi.
Galenos ayrca ipe trmanmay da ok yararl bir spor olarak tanm-
lamtr. 'If anyone climbs a rope with their hands, as children exercise in
a gymnasium, they become hard and robust' " (De sanitate tuenda, Lib.
II, Cap.
ASKLEPONDA SPORCU SALII
Bergama dhil birok yerde bulunan bu tapnaklarda asl nemli olan
mabed uykusu denen bir tedavi uygulanmasyd. Bununla birlikte tap-
naklarda bulunan zehirsiz cinsten ylanlar, hastalarn gzlerini ve
yaralarn yalayarak tedaviye yardm ederlerdi.
Bergama Hipodromunda yani Amfitiyatroda sporcular tedavisi ok
nemlidir. Yaralarn iyiletirilmesi konusunda Galenos, profesyonel bir
hekimdir.
Tbbn babas olarak kabul edilen Hippocrates'in "Aforizma" lar 19
yzyla kadar batl tp okullarnda ders kitab olarak okutulmutur. Hip-
pocrates'n mehur aforizmalarnda birinde syle denir: ilala iyi olmayan
hastalklar bakla tedavi edilir. Bakla iyi olmayanlar ise atele tedavi
edilir. Atein (Key = Cauterisation) iyi etmedii hastalklara tedavisi iyi
olmayan marazlar gzyle baklmaldr.
Hipokrat yaralarda katran (goudron) kullanmakla, antisepsiyi ilk uygu-
layan olmutur. Yarada primer ve sekonder iyilemeyi ilk defa Hipokrat
tanmlamtr. Ayrca
Hipokrat bal kirli yaralarn temizlenmesinde kullanmtr.
Eski Roma tbbna baktmzda, "De Re Medicina" isimli 8 kitaplk
bir eser brakan Celsus'u gryoruz. Celsus'un 5. kitabnda yara
107
iyilemesinden sz edilmekte ve bu amala kullanlan ilalar arasnda
zamk, gherile, safran ve susam bulunmakta olup, bunlarn ilk anestezik
ilalar olduu tahmin edilmektedir. Grekoromen devrin n nl hekimi
Bergama'l Galen (131-210) ne yazk ki yara iyilemesi konusunda cera-
hati ve irinlemeyi vnlecek bir olay olarak kabul etmekle tbbn iler-
lemesini geciktirmek gibi bir hataya dmtr. Bu gr ancak, yaralara
kaynar ya yerine basit pansuman kullanlarak iyi olacan gsteren A.
Pare'ye kadar devam etmitir.
BERGAMADA SPOR ETMNN TARH
Roma mparatorluunda gladyatrlerin sergiledikleri gsteriler byk
ilgi grmekteydi. Gladyatrler mahkmlardan, klelerden ve kendi is-
teiyle gladyatr olmak isteyen zgr Roma vatandalarndan olumak-
tayd. Her ne kadar toplum dna itilmi olan bir grup olarak karmza
ksalar da ilerinden bazlar nl olmulardr.
Gladyatrlere ait olduu dnlen baz nekropollerde yaplan al-
malar rnein (Ephesos - zmir) onlarn lmlerine sebep olan son dar-
beyi nasl aldklarn, maruz kaldklar fiziksel stresi gzler nne
sermitir. Gladyatrlerin msabakalara hazrlanmak iin ar egzersizler
yapmalar sonucunda kemiklerinde baz lezyonlar meydana gelmitir.
Kemik yzeylerinde fiziksel stresten doan izler, kemiklerin eklem
yzeylerinde ve kas yapma yerlerinde ekstra kemik kntlar (osteofit),
eklemlerde anma tespit edilmitir. Ayrca eitli krklar, kklar, kesik
izleri ve incinme sonras oluan enfeksiyonlar grlmtr.
Yazl kaynaklardan rendiimiz kadaryla, gladyatrler hekimler
tarafndan tedavi edilmekteydi. Bu hekimlerden biri Galenostu. nce
sekin bir hekim olan Satyros ile alm, sonra Smyrna'da (zmir)
anatomi eitimi almtr. Bunun ardndan skenderiye'de 12 yl tp eitimi
aldktan sonra Pergamon'a dnm ve bir gladyatr okuluna cerrah olarak
atanmtr. Bu grev sayesinde anatomik bilgi ve deyimini zenginletir-
mitir. Birok yara, kesik, krkla karlam, operasyonlar yapm, diyet
ve egzersiz konularnda uzmanlamtr. Yazd tedavi metotlarndan bir
ksm gnmze kadar ulamtr
108
Bergama uygarlk tarihinde Akropol ve
Asklepion yerlekelerinde, spor ve sanat
toplumsal yaam ierisinde nemli bir yer
almtr. Bu dnemde Gimnasyumda eitim
veren kiilere Gimnast denirdi. Pergamonlu
genler burada fiziksel aktivitelerin yannda
matematik, felsefe vb. derslerle sporu birletirip
sporu bir yaam felsefesi haline getirmilerdir.
Bergamann tarihi yerleim alannda da
Olimpia'ya benzer yaplar dikkat ekmektedir.
Akropol ve Asklepion yerlekelerinde,
Olimpiyat oyunlarna hazrlk amal spor eiti-
minin yansra, rekreatif amal eitimlerde spor
etkili bir uygulama arac olarak kullanlmtr. zellikle salk merkez-
lerinde spor etkili bir rehabilitasyon arac olarak uygulanmtr. Bu merke-
zlerde tamamen hastalar kltrel ynden desteklenip, kiilerin eski
gnlerine dnmeleri salanmaktadr. Asklepionda ise hastalara yryler
ve ksa koular, amurlu su krleri, gneleme, kn souk su ile du
alma ve koma gibi tedavi yntemleri de kullanlmtr. Burada hastalarn
spor yapmalar ve elenmeleri iin len merkezi eklinde bir galeri bu-
lunmaktadr. II. Eumenes ynetimi srasnda mzik faaliyetleri, ilk defa
cimnastik hareketleri yaptrlmtr. Bu aktivitelerin yaplmas ile dini fes-
tivaller oluturulmutur. Bu dini festivalerde genler atlar okur, mzik
eliinde dans edilirdi. Bu festivaller vesilesiyle sporsal yarmalar yaplr
ve bu organizasyonlar, Delphoi ve Olimpiada yaplan olimpiyat oyun-
larna e deerde tutulurdu. Bu merkeze ziyaret amal gelen kiilere spor
gsterileri ve geceleri k gsterileri yaplr, gelen ziyaretiler memnun
edilirdi.
Sporculara sadece yarmalar iin eitim verilmemi, yaam sreler-
ince gerekli olacak dersleri de gimnasium da vererek kiileri hayata hazr-
lamlardr. Antik dnemde, sporun genel eitimin ierisinde nemli bir
yer ald grlmektedir. Bergama gemi birikiminde spor ve yaam
kltrn gelitirecek bir eitim ieriinin uyguland anlalmaktadr.
Bergama tarihi perspektifinde bu eitim younluu ierisinde, beden
ve ruh sal iin mzik eitiminin de verildii grlmektedir. Bu
109
dnemde spor faaliyetleri amfitiyatrolarda da yaplmtr. Bergama am-
fitiyatrosu spor gsterilerinin, dans, su oyunlar, gladyatr karlamalar
iin ok elverili idi. Musalla Bayrnda, Tellidere zerinde, dere kapaklar
kapatlarak su sporlarna elverili hale gelmesi asndan nemliydi. An-
fitiyatro yuvarlak stadyum anlamna, amfitiyatro ise su oyunlarnn
yapld yuvarlak stadyum anlamna gelirdi. Amfitiyatro ve stadyumlar
toplumsal yaam iinde nemli bir yer alrd. Pergamon kent kltrnde
bazlar ortaya karlmayan en az 5 stadyum vard. Bu merkezlerde,
halkn katld festivaller, spor ve sanatsal aktiviteler uygulanrd.
...Kuzey ve gneyde iki ykselti arasndaki alanlarn, radyal biimde
dzenlenmi ve oradaki seyirci sralarn tayan destek yaplar doldurul-
mutur. Ykseltiler arasnda akan kk ay, byk bir olaslkla amfi-
tiyatronun arenasnda ufak apl deniz savalar ve su balesi
gsterilerilerinin yaplabilmesini mmkn klabilecek bir ekilde setler
ekilerek gllendirilebiliyordu. Ama buras zellikle de yeni ve tipik
Roma usul bir elence biimi olan gladyatr oyunlar ve hayvan av gs-
terilerinin yapld bir yerdi... ...Bazen bir deniz parasna dnebilen
bu alanda at ve mzrakla sava gsterisi yapmaya yeterli genilik yoktur.
Bunun iin burada mutlaka hem suda hem de karada yaayan baz hay-
vanlar, timsahlar, su aygrlarn ustaca yzenlerle suyun ortasnda
dvtrmekle yetinmeleri gerekirdi. Bazen de peri gruplar deniz oyun-
lar yaparak grnty deitirirlerdi...
imdi Akropol yerlekesini mercek altna alalm; Akropol, aa ve
orta ehir olarak grupta toplanabilir. Pergamon Akropol, Hellenistik
dnemin yaps olarak sosyal, kltrel ve sporsal halk toplantlarnn
yapld, gnlk yaantnn getii bir kutsal yap olarak n plana kar.
Akropoln mimari dzeni ise topografik yapya olduka iyi uydurulmu-
tur. ie dzenlenmi yarm daireler eklinde, birbiri zerine konulan
teraslar, zerine yaplan tm yaplar, gneyden kuzeye doru sralan-
mtr. Btn akropol yaplarnn yelpaze eklinde yer alm olmas, onun
grkemliliini ve ekiciliini arttrmtr. Orta kentte ise, gimnasyumlar,
emeler, tapnaklar ve hamamlar bulunur.
110
GMNASYUMLAR
Akropol yerlekesinde bulunan
gimnasyum drt ksmdan olu-
mutur. Bunlar yukar gimnasyum,
orta ve aa gimnasyum ek-
lindedir. Yukar gimnasyumda
Hera Kutsal Alannda bulunan he-
lenistik yap bileimi vardr. Hera
kutsal alan ile Yukar Gimnasyum
arasnda Gider Ayak (Yallar
Huzur Evi) Gimnasyumu bulun-
maktadr. Gimnasyumun avlusu-
nun bat blmnde kk bir
tapnak bulunmaktadr. Gimnasyumda ana felsefe olimpizm anlay ve
sporu bir yaam felsefesi olarak yaplmasn salamaktr. Gimnasyum,
geni stunlu avlunun drt yanndaki nitelerden oluur. Genlerin beden
eitimi ve ruh sal ve yaam felsefelerini oluturmak iin kullanlan
bir eitim merkezidir. Gimnasyumdaki almalarn amalar, kuvvetli
bir vatanda olmak, gzel vcutlara kavumak ve savaa hazrlk olarak
deerlendirilmitir.
Gimnasyumda genler sporsal aktivitelere balamadan nce kk
tapnakta dini vazifelerini yerine getirip, ruhen rahatlayp sporsal ak-
tivitelere geerlerdi. Bu aktiviteler sonunda hamamlarda temizlenirlerdi.
Ayrca hamamlarn yannda bat galerisinin arkasnda du yerleri bulun-
maktayd. Burada dikkat eken unsur, sporun bir yaam felsefesi olarak
benimsenmi olmas ve bu dnemin insanlarnn sporla btnlemeleridir.
Kuzey batda ise bir tiyatro, toplant ve konser salonu gze arpmaktadr.
Bu mini tiyatro 1000 kii kapasitesindedir. Bu toplant ve konser salo-
nunda sporcular deiik elencelerle rahatlamaya alrlard. Gimnasyu-
mun, kuzey blmnn ortasnda mermerden yaplm ve kralla ait
gimnasyum salonu bulunurdu. Kral, bu salonda sporsal aktivitelerde bu-
lunurdu. Buradan yola karak kraldan en alt seviyedeki kiilere kadar
sporun tabana yaylarak, bir yaam felsefesi halini aldn grebiliyoruz.
111
Gimnasyumun gneyinde ise dey arazide olimpiyat oyunlarndaki
kou parkuruna benzer kou yolu oluturulmu ve kapal stadium zellii
verilmitir.
Orta ve aa giymnasyum, kentin en byk yaplarndan biridir. Araziye
uygun teras eklinde bir konum almaktadr. Bu yap spora verilen nemi
ortaya koymutur. Orta gimnasyumun merdivenleri giriinin dousunda bir
stunun altnda 21 m uzunlukta dikdrtgen eklinde ehir emesi gze
arpmaktadr. Akropol yerlekesi yksek bir dan zerinde olduundan
suyun gimnasyumda karlmas spora verilen nemi gstermitir.
Gimnasyumda spor yapacak kiiler ya gruplarna ayrlrd. Alt terasda
ocuklar, orta terasda genler, st ksm ise yetikinlere yer verilmitir.
Dou utaki kk tapnan hemen yannda da yazt grlmektedir. Bu
yaztta Hermes ve Herakles atletik yapya, gce, hz kavramna zde
dmesi asndan rnek olsun diye vurgu yaplmak istenmitir.
Gimnasyum, Antik ada halka ak yarmalara katlan atletlerin
beden eitimi iin dzenlenmi, evresinde revakl avlular bulunan byk
bina. Bu yer ayn zamanda sosyalleme ve entellektel uralar iin de
kullanlrd. Spor iin geni alanlar, altnda dnceye dalp yrnebilecek
aa dizileri, oturma yerleri olan teraslar ile hamamlar, oyunlarn, kon-
feranslarn yaplaca kapal meknlar da iermektedir.
Szck anlam "plak" anlamna gelen gymnos szcnden
tretilmitir. Gimnasyum (Cimnasyum) szcnn Gimnos yani plak
kelimesiyle ilgili olduu bilinmektedir.
112
Gimnasyumda eitim veren kiilere de Gimnast dendiini syleitik.
Gimnasyum terimi genel, palaestra terimi ise zel bir yeri iaret eder.
Gimnasyum genel bir egzersiz yeri, zellikle genlerin plak olarak
mahrem yerlerinin grlmemesi iin gizlice altklar yerdir, palaestra
ise bir mcadele, bir gre yeri olarak tanmlanr. Antik a Egesinde
genliin beden eitimi egzersizleri yaptklar yerlerin btnyd. Egelil-
erde bedensel egzersizler bir yurttalk devi gibi kabul ediliyordu. Tm
cimnastik gsterileri, metodik antrenmanlar ve yarlar burada gerek-
letiriliyordu.
Gimnasyumlarn ehrin yapsndaki nemi kanun yapclarn milli
eitime verdikleri neme paralellik gstermekteydi. En azndan gim-
nasyum ile beraber stadyumu, bir hipodroma ve bir tiyatrosu bulunmayan
hibir ehir ad gememektedir. Gimnasyumda agora gibi polisi tamam-
layan elerden biriydi. Byk ehirlerde bir palaestra yan sra iki ya da
daha fazla gimnasyon vard. Ortada idman yaplan byk bir avlunun
(palestra) etrafnda dizilmi derslikler, soyunma ve ykanma odalarndan
olumaktadr.
Ege antik dneminde ve Roma'da kent okullar saylan gimnasyumlar
u blmlerden oluuyordu:
1- Lutron 2- Palestra 3- Korykeion
4- Konisterion 5- Eleithesion 6- Ephebeion
Burada atletizim, gre gibi beden eitiminin yan sra matematik,
geometri ve felsefe gibi bilimsel eitim de verilmekteydi. Su tama sis-
temlerinin gelimesi ile bu yaplarn yanna hamamlar yaplmtr.
Hamamda scaklk (caldarium), lklk (tepidarium) ve soukluk (frigi-
darium) blmleri bulunmaktadr. Scaklk, deme altnda bir metre yk-
sekliindeki stma sistemiyle (hypocaust) ve duvarlara yerletirilen ii
bo tulalarla (tubuli) salanmaktayd.
Gimnasyum, genlerin eitim grdkleri derslikler ve spor yaptklar
palaestra denilen avluya sahip binalard. Roma dneminde gimnasiumlar,
kubbeli ve tonozlu hamam yaplaryla birleerek, hamam-gimnasyum
yap kompleksini meydana getirirler.
Gimnasyum ve palaestralar; gre, kou, atlama, disk atma gibi beden
hareketlerine ve felsefe gibi fikir hareketlerine mahsus okullard. Efes ve
Bergama harabelerinde bu okullar yer almaktadr.
113
GMNASYUMLARIN OLUUMU
M.. IV. yyda Atinada kurulmaya balayan gimnasyumlara karn,
Anadoluda bugne kadar saptanabilen ilk gimnasyumlar, Pers igalinin
zayflamaya balad M.. IV yyn sonlarna doru ancak ina edilmi
olmaldr.
Hellenistik a krallklar ile birlikte; Rodos, skenderiye, Roma ve
stabulun yannda Pergamon ve Tarsos gibi Anadolu kentleri de
akademik alanda nc kimlikleri ile de ortaya kmlardr. Anadoludaki
gimnasyum says genelde Yunanistandakilere oranla daha az olmakla
birlikte, baz dnemlerde Yunanistandaki gimnasyonlarla saysal adan
yaracak dzeylere gelmiti.
M.. I. yyda Roma kltrndeki scak su ile banyo yapma gelenei
hellenizmin youn yaand Anadoluya kadar geldi. Bu yzyldan
itibaren zellikle Bat Anadoludan balayarak tm Anadolu gimnasyum-
larna hamam yaplarnn eklendii veya bal bana artk gimnasyum-
hamam kompleksi formunda yaplarn ina edildiini gryoruz. Ancak
ge dnemlerde, Anadoludaki gimnasyum-hamam komplekslerinin ortak
kullanm, yapnn adlandrlmasnda zorluklara neden olmutr. Ayn yap
kompleksi iin baz kaynaklarda veya modern yaynlarda Gimnasyum
terimi kullanlrken, bazlarnda Palaestra, bazlarnda ise Hamam-
Therme veya Gimnasyum-Hamam Kompleksi terimi kullanlmtr.
SPOR VE HAMAM
Bergama Akropolnde Hera kutsal alan ve yanndaki hamamn altnda
surlara kadar gimnasyum blm uzanmaktadr. Genlerin ruhsal ve
beden eitimine yneliktir. Douda ve batda hamamlarla btnleir.
Hamamlar, Roma hamamlar gibi blmlere ayrlr:
1. FRGDARUM : Souk su banyo odalar, serinlik blm
2. TEPDARUM : Ilk su banyo odalar, lklk blm
3. CALDARUM : Scak su banyo odalar, scaklk blm
4. SUDATORUM : Terleme odas blm
5. APODYTERUM : Soyunma giyinme blm
114
Kuzeybat kesinde konferans ve konser salonu 1000 kiilik kapasi-
tededir. Kuzey orta blmde asl oda ve yannda imparator salonu yer al-
maktadr.
Bergama da 7 gimnasyum olduu anlalmaktadr. Byk Alan (Gur-
nellia) daki bunlardan biridir. Gimnasyumlarda okul eitimi, felsefe
dersleri, gre, spor yarmalar, vcut bakm, klt inanc, elence, sosyal
aktiviteler, lenler, bayram ve trenler yaplrd.
Aa gimnasyum teras 80 m. uzunluunda ve ocuklarn eitimine,
orta gimnasyum genlere ve yukar gimnasyum yetikinlere ayrlmtr.
Orta gimnasyum uzun bir kou yolundan oluur. Burasnn dou ucunda
kk tapnan temelleri grlmektedir.
BERGAMA AKROPOL GMNASYUMU
Bergama kentinin st ste ayr terasta yer alan grkemli bir gim-
nasyumu vard. Ele geen yaztlarda paislarn ve neoslarn gimnasyum-
larndan sz edilmektedir. Yaztlarn bulunu durumlarndan, alttaki
terasn ocuklara (paides), ortadaki terasn delikanllara (epheboi), stteki
terasn genlere (neoi) ayrlm olduu anlalmtr. Yukar gimnasyumun
dier ad da Tre Gimnasyum'u idi. Gneydeki kent kapsna gre aa
gimnasyum 50 m., orta gimnasyum 74m., yukar gimnasyum ise 88 m.
ykseklikteydi. Bu yap anlam ve form bakmnda aadan yukarya
doru artan bir nemle ina edilmitir. Bugnk kalntlarn zerimizde
brakt etki dnlrse, Helen ve Roma alarndaki genel grnmn
gerekten esiz bir gzellik ve grkemlilik tad anlalr. Her gim-
nasyumun giri kapsn, kenti ana caddesi zerinde byk emenin
115
yannda yer alan propylon oluturmaktadr. Propylon, aa ve orta gim-
nasyumun tek kaps idi. Yukar gimasyuma ise onun dou ynnde bu-
lunan kapsndan da giriliyordu. Her gimnasyum yaps da krallk
devrinde, en ge, M.. 3.yyn ikinci yarsnda ina edilmiti. Romallar
zamannda en ok deiiklie urayan yukar gimnasyum olmu, orta ve
aa gimnasyumlar yukar Helenistik dnemdeki durumlar ile kul-
lanlmtr.
Yukar Gimnasyum: Yaklak olarak 200x45 m. llerinde, teras
zerine ina edilmitir. Bugnk kalntlar daha ok Roma anda
yaplan yenilemelere aittir. Helenistik Dnem'de andezit, Roma dne-
minde mermer kullanlm olduu iin, her iki devir yaplarn birbirinden
ayrmak kolaydr. Romallar zamannda duvarlarn yzeyi mermer
plakalarla, mozaiklerle kaplanmtr. Yukar gimnasyum ana yaps, avlu-
nun drt yann eviren stoalar oluturuyordu. En nemli salonlar kuzey
stoada yer alyordu. Asklepion tapna ile Roma Dnemi'nde yaplan
dou ve bat hamamlar da yukar gimnasyuma ait yaplard. 74x36 m.
boyutlarnda olan avlunun taban sportif almalar yapld iin toprakt.
Drt bir yann eviren stoalar Helenistik Dnem'de Dor dzeninde, Roma
Dnemi'nde korinth dzenindeydi. Her iki devir yaplarna ilikin mimari
paralar bulunmutur. Romallar zamanna ait mimari sslemelerin stilin-
den ve yaztlardan anlaldna gre, avlunun etrafn eviren stoalarn
alt katlar Hadriyan zamannda (M.S. 117-138) yaplmtr. Buna karn
ikinci katlar kt iilik gstermeleri nedeniyle, Ge Roma anda ol-
maldr. Avlunun kuzeydou kesinde gzel demeli, yarm daire ek-
lindeki yer, ykanmaya yaryordu. Yukar gimnasyumun gney stoasnn
altnda yer alan 210x6,80 m. lsndeki bodrum stadyumu iyi korun-
mutur. Koular kn ve yazn bodrum stadyumda, ilk ve son baharda da
ayn uzunlukta olduu anlalan gney stoada yaplyordu.
Orta Gimnasyum: 150x36 m. lsnde olan bu yap, dar bir teras
zerinde yer almaktadr. Kuzeyde terasn btn uzunluu boyunca byk
bir stoa yer almaktadr. Stoann dou yarsnn byk bir blm eitli
odalara ayrlmtr. Bunlardan douda altncs, exedra adyla anlan bir
yap olup, iki dor stunu ile terasa almaktayd. Bu oda, iinde bulunan
bir yazttan anlalaca zere gimnasyum tanrlar olan Hermes ile
Heraklese ve imparator kltne ayrlmtr. Terasn dousunda 12x7 m.
116
boyutlarnda bir tapnan temelleri ortaya karlmtr. Tapnan
batsnda Zeus sunana ait kalntlar bulunmutur. Tapnan duvarlarnda
yazl olan epheb adlarndan, orta gimnasyumun epheblere ayrld ve
tapnan krallk devrinde yaplm olduu anlalmtr. Tapnan batya
bakmas topografik durumun gereidir ve imdiki yerinde ina edilmesi
gymnasiuma giriin buraya yakn bulunmas da neden olmutur.
Aa Gimnasyum: En altta yer alan kklerin gimnasyumuna ana
caddedeki propylondan giriliyordu. Uzunluu 80 m. olan aa gimnasyu-
mun gney blm, bugn tamamen yklmtr. Gneybat kede bulu-
nan, kapsz ve ileri toprakla dolu be yap, yalnz destek grevi yaparlar.
Byle olmakla beraber, bu oda biimli desteklerin, terasn arl sonucu
oluan yke dayanamayp yklm olduu anlalr. Buna karn aa
gimnasyumun kuzey yn olduka iyi korunmutur. Bu ynde de teras
boyunca destek grevi gren oda biimli, kapsz ve ileri toprak dolu
yaplar bulunmaktadr. Merdivenli giri kapsnn batsndaki drdnc
Nite ortaya karlan II. Attalos dnemine ait byk bir stel zerinde,
M.. 147 ylnda epheb olan kklerin adlar yazldr. Aa gimnasyum
gen bir yapdadr ve 10-25m. geniliindedir.
GALENOS, SPOR HEKML VE MASAJ
nsanlk tarihinde binlerce yldr hastalklar tedavi ve iyiletirmek iin
masaj ve dokunma yntemleri kullanld ve gelitirilmeye alt.
Eski in, Hint ve Msr kaynaklar masajn, hastalklar nlemede, te-
davi ve yarallar iyiletirmede kullanldn belirtmektedir. Masaj, ilk
olarak M.. 2700 tarihli bir in kitabnda gemektedir. Bu kitapta
Sabahn ilk saatlerinde, uykudan sonra kan dinlenmi ve sinirler
gevemi, elin ayasyla yaplacak darbeler souk algnln nler den-
mektedir.
Egeli ve Romal doktorlar iin masaj ok nemliydi. Tbbn babas
olarak bilinen Hipokrat ovuturmak gevek eklemi glendirir, kaslm
eklemi gevetir diyor. M.. 460-377 yllarnda yaayan Hipokrat omuz
kklar ve kas yrtlmalarndan sonra kararnda ovmann yararl olacan
ne srmtr. Gnmzde hekim yeminine ismini veren Hipokrata gre
117
masajda sert ovma, uyarc; ar ovma zararl; kararnda ovma ise yararl
ve salk gelitiricidir.
Ankara niversitesi Arkeoloji Blm Klasik Arkeoloji Anabilim Dal
retim grevlisi mr Dnya akmakl "Antik a'da Masajla Tedavi"
konulu almasnda, masajn Antik Dnya'daki yerini ve nemini vur-
gulayarak masaj; gl bir olaslkla Ege dilinde "massein" yani "your-
mak" ya da Arapa "mas'h yani " hafife bastrmak szcklerinden
tremitir.
Profesyonel bir tedavi yntemi olarak masaj, fiziksel, zihinsel ve ruh-
sal hastalklarda kullanlan bilinen ve bilinen eski iyiletirme metotlarn-
dan biridir. M.. 3000'lerde inliler tarafndan uyguland, Hint ve Pers
uygarlklar tarafndan olduka ilgi grd bilinmektedir. Hatta bu uy-
garlklarda kimi yerli masrler, dikkate deer ustalklarndan dolay antik
dnya sakinleri tarafndan tannmlardr. Yine Antik Egeliler ve Roma-
llar masaj deimez bir tedavi arac olarak alglamlar ve bu metodu
nl hamamlarnda uzun zaman kullanmlardr.
Antik a'n spor dnyasnda da masaj, tpk gnmzde olduu gibi,
hafife alnmamtr. Antrenrler sporcularn canlandrmak iin m-
sabakalardan nce onlar zeytinya ile ovup yara hazr hale getir-
milerdir. Hippokrates, masaj yararl bir iyiletirme metodu olarak
hastalarna nermekte idi. Tbbn babas Hippokrates ayrca tm hekim-
lere ovma tekniini tecrbe etmeleri gerektiini salk veriyordu. Bu
teknik, eklemleri gevetmek iin birebirdi. Kullanm amac iler
iyiletirmek ister rahatlatmak olsun, masaj antik dnya'nn tm millet-
lerinde kabul grerek gelimitir. Bugn ise, masaj, salkl yaam sz
konusu olduunda ya da gelien dnyann insan sinirleri zerindeki
tahribi konuulduunda ilk akla gelen tedavi yntemlerindendir.
Galenos, sal iki ar u arasndaki orta durum olarak gryordu
ve ar scak, souk, nemlilik ve kuruluu nleyecek rejimler geliti-
rilmesini savunuyordu. Atletizm eitimin arl ve altrclarn
cahillii onu zyordu, ancak yntemleri reddetmiyordu. Celsus gibi o
da egzersiz, diyet, banyo ve masajn arya kamadan uygulanmasn
destekliyordu. Ayrca bunu yalnzca orta yatakilere deil, genlere,
yallara, gllere ve zayflara da neriyordu. Galenos, ayrca top oyun-
118
larnn sala yararlarndan bahsettii ksa bir makale de yazmtr.'
Masaj, ok uzun sredir vcuda tonus kazandrmak amacyla uygulan-
maktayd. Celsus ve Galenos, Hippokrates'ten 'ovma'nn otoritesi' olarak
sz ederler: 'Hippokrates der ki, ovma, eer kuvvetli ise vcudu
glendirir, nazike yaplrsa gevetir; fazla yaplrsa kltr, lml ise
vcudu iirip kabartr. Bu nedenle, u durumlarda nerilir; gsz bir
vcuda tonus vermek gerekiyorsa, gergin bir vcut gevetileekse, zararl
bir fazlalk yok edilecekse veya zayf ve ekilsiz bir vcut bytlp
ekillendirilecekse." Varlkl kiilere kendi evlerinde, zel hekimleri veya
yardmclar tarafndan masaj yaplrd. Dier insanlarsa bu tedaviyi
hamamlarda, antrenrler ya da doktorlardan alabiliyorlard. Kentteki
hamamlardan birinin stnde evi olan Seneca'nn ikyeti olduu birok
grltden biri de et zerinde saklayan ellerin sesiydi.
Masajn, nekahat dnemindekiler zellikle de ateli bir hastalk geir-
mi olanlar in, uzun sredir ba ars ekenler veya bir uzvunda ksmi
fel olanlar iin tedavi edici bir zellii de vard. Aralarnda Asklepi-
ades'in 'araba gezisi' ynteminin de bulunduu, iddetle sallama yntem-
leri bugn bize pek ho grnmese de Roma tbbnda ok sk uygulanan
bir terapi yntemiydi. Celsus, kronik bir hastalktan henz kurtulanlar ve
zellikle de ate ata geirmi olanlar iin, bir tr pasif egzersiz neri-
yordu. Daha enerjik bir yntem olup, ata binme yoluyla salanabilen 'sal-
lama' yntemi, nekahat dnemindeki hastalar ve 'barsak gevekliinden'
strap ekenler iin neriliyordu.
Galenos da egzersizin yannda masajn da nemine dikkat ekti.
Salkl yaamak iin her ikisinin de uygulanmasn tavsiye etti. Galene
gre masaj yaplan ksmlar yumuar; bunun gstergesi o blge
zerindeki canl renktir. Ayn olumlu etki eklemlerin masaj sonrasnda
daha rahat ve kaygan hareketlerinde de gzlenir
119
GALENOS VE KADIN GZELLK KREMLER
Bergama'da banyo temizlii ok titizlilikle uygulanan bir kltrd.
Banyodan sonra nemlendirici kremler vcuda srlrd. Bu kremlerin
tariflerine ilikin bilgileri gelitiren kiilerin banda nl Bergamal
Hekim Galenos karmza kar. Banyo ncesi ve sonras srlen kremler,
yalar ile masaj srasnda srlen preperatn hazrlanmas kadar uygula-
mas da nemlidir. Dnyann ilk spor hekimi ve masaj uygulaycs olan
Galenos, bitkisel yalardan, zellikle zeytinyandan yararlanmtr. Ot-
lardan elde ettii kremleri de vcuda yedirmek, ovmak gerek hastalk,
tme, tutukluk, kulun vb hastalarda gerekse sporcularda kullanmtr.
zellikle sslenmek, gzel grnmek ve beyazlamak iin kkboyas,
tebeir tozu ve ssen tozundan yaptklar macunlar kullanrlard.
Yanklara, yaralara ve berelere olduu kadar gzelleme adna kul-
lanlan bitkisel merhemler, toz, tohum, ezme, yan karma, karm
kullanma pek sk rastlanrd. Romal kadnlar ciltte krmzlk vermek iin
bugnk allk ve ruj alternatifine karlk saylabilecek bir malzeme kul-
lanyorlard. Krmz aboyasndan yaplan bu toz, Romal yazarlarn
pek ok yazsnda sz konusu edilmekteydi. Romal yazarlar, kadnlarn
bu tozu olduka ar kullandndan sz ederler.
Gzler zenle baklrd. Lambann isinden elde ettikleri bir srmeyle
gzlere srme yaplrd. Bilhassa Galen'in gzlere ilikin getirdii bir
takm formller de poplerdi. zellikle kalara yaplan bir takm vurgu-
lamalar nemliydi.
zellikle sslenmek, gzel grnmek ve beyazlamak iin kkboyas,
tebeir tozu ve ssen tozundan yaptklar macunlar kullanrlard.
120
Yanklara, yaralara
ve berelere olduu kadar
gzelleme adna kul-
lanlan bitkisel merhem-
ler, toz, tohum, ezme,
yan karma, karm
kullanma pek sk rast-
lanrd. Romal kadnlar
ciltte krmzlk vermek
iin bugnk allk ve ruj alternatifine karlk saylabilecek bir malzeme
kullanyorlard. Krmz aboyasndan yaplan bu toz, Romal yazarlarn
pek ok yazsnda sz konusu edilmekteydi. Romal yazarlar, kadnlarn
bu tozu olduka ar kullandndan sz ederler.
Gzler zenle baklrd. Lambann isinden elde ettikleri bir srmeyle
gzlere srme yaplrd. Bilhassa Galen'in gzlere ilikin getirdii bir
takm formller de poplerdi. zellikle kalara yaplan bir takm vurgu-
lamalar nemliydi.
Safrandan yaplan farlar, kullanlan gzel-
lik malzemeleri arasndayd. Bu pahal ba-
harat, yiyecee ek olarak parfmde de tercih
edilen bir maddeydi.
Dudaklara, alkanet tr kk boyos ve
aboyas hafif bir krmzlk verilirdi.
Salarna bir kurdele takarlard. ounlukla
bu kurdelede kemikten yaplm boncuklar da
kullanlrd.
121
ASKLEPON VE GALENOS
Hekim Galenos ile Asklepeion Salk Yurdu birbiriyle zdelemitir.
Galenos, Asklepion'nun Geyikli Dalarnn ayaklarnda, hava akm-
larndan korunmu, temiz havas ve suyu olan uygun bir yerde kurul-
duunu yazar.
Asklepion'da tedavi yntemleri ise ok farklyd. amur banyolar,
kutsal sudan imek, ifal bitkilerden ila ve merhemler, sporla, mzikle,
tiyatroyla tedavi, grlen dlerin yorumlanmas bunlardan bazlardr.
Temel tedavi yntemi, rya yoluyla telkin zelliine dayanr. Bu hastann
kendine olan zgvenini glendirmek demektir.
Asklepion, hastann dertlerini tanrya duyurabilecei yerlerdendi.
Galenos bu konuda yle bir saptama da bulunur:
"Biz Bergama'da hekim sz dinlemedii halde tanr tarafndan iyi
edilmesini isteyen insanlar gryoruz. Bunlardan iki hafta hi bir ey al-
mamalar istendii zaman bunu dinliyorlar, hasta bundan yarar greceine
inandndan buyruun yerine getirilmesi iin elinden geleni yapyordu."
Salk tanrs adna pek ok kentte tapnak kurulmutur. Bunlardan bir
blmnn de bir klliye gibi gelitii ve sadece tanrya yaklan kandiller,
122
getirilen adaklar ile onun iyiletirici himayesinin salanmasna
gidilmedii, tersine ayn zamanda deneyimli hekimler olan rahiplerin
zellikle fiziksel mdahelede bulunarak hastalar iyiletirmeye altklar
biliniyor. Bu uygulamalar srasnda hastalarn bir sre bekletildii, onlara
ses-k gsterileri, rya salama, morallerini glendirmeye alma
yoluyla ilk mdahalenin yapldn, bekleme sresi srasnda, lmcl
hasta olanlarn belirlendiini ve onlarn Asklepion'a kabul edilmediklerini
belirtmeliyiz. Bu yzden Asklepionlar iin "lm buraya giremez"
denirdi, nk lmcl hastalar ieri almyorlard..
HADES ASKLEPONA GREMEZ
"Tm tanrlarn ululuu iin kutsal yere lmn girmesi yasaklan-
mtr" yasasnn daha giri kapsna asld Asklepion da hastalar
arasnda kadnlar ncelikli olarak saysal stnl elde ediyorlard. Fel,
gs darl, mide arlar, delilik, krlk gibi ar hastalar burada tedavi
grlyorlard.
Antik a Egesinde, k ve gzel sanatlar tanrs Apollon'un olu
Asklepios adna kurulmu tam teekkll salk yurtlarna Asklepion de-
nilirdi. Bunlarn en nemlisi, Bergama
Asklepionu idi. Antsal kapsnda "Tm
tanrlar iin yaratlm olan bu kutsal yere,
yalnzca lm tanrs Hades giremez"
yazlyd. Hizmet sunduu sekiz yzyl
boyunca, srekli 10 bin kiiyi barndrd
halde tek hasta lmemiti.
Sylenceye gre, Apollon'un olu olan
ifa tanrs Asklepios, nl bir hekimdir.
Apollon onu ocukken, hekim Kheiron'a
brakmtr. Asklepios bydnde, cer-
rahlkta ve ifali otlar konusunda yle usta-
lar ki, lleri bile diriltir. ller diyarnn
yneticisi Hades bundan rahatsz olur ve
Zeus'a ikyet eder. Zeus da Asklepios'u bir
yldrmla yok eder. te sylencesi;
123
LOKMAN HEKM ASKLEPOS
Teselya Kral Filegyas'n Koronis adl gzeller gzeli bir kz vardr.
Bu kz, tanr Apollonla seviir ve ondan gebe kalr. Ne var ki tanrnn
ocuunu karnnda tarken Arkadyadan gelen bir yabanc ile tanr. Ko-
ronis, bu yabancy sever ve onunla beraber olur.
Bu olay Apollon' a kutsal kuu kuzgun, haber verir. Apollon fkesin-
den ne yapacan bilemez ve kendine sadk bu kuun tylerini akpak iken
kapkara yapar. Sonra da Koronis' e gereken cezay verir.
Koronis bir diree balanr ve altna odun ylr. ocuu karnnda
diri diri yanacaktr. Alevler iinde kalan Koronis lmek zere iken Apol-
lon kendi kanndan olan ocuun yok olmasna katlanamaz ve atei
sndrp ocuu anasnn karnndan aldrtr. Koronis lr, ocuk da -at
adam Kheiron' a- verilir. te bu ocuk Asklepios 'tur. Annesinin karnnda
lmek zereyken son anda kurtulduu iin hekim tanr olarak da hasta-
larn son anda kurtaran bir nitelik kazanacaktr.
Asklepios, at adam Kheiron' un yannda byr. Kheiron doann iinde
yaayan, doann srlarna ermi bir varlk olduu iin Asklepios' a bu or-
tamda hekimlik sanatn kaynanda retmitir. Bu nedenle ak hava,
gne, termal sular, ifal otlar ve bunlardan yararlanmasn bilen Askle-
pios usta bir hekim olur, ayrca cerrahln btn bilgilerini edinir. Bunun
tesinde Asklepios, ller diriltmeye ve lmszl aratrmaya balar.
Nasl m? Tanra Athena, Gorgo canavar denilen Medusay ldrtt
zaman, bedeninden akan kan toplam ve Asklepios' a vermitir. Medusa'
nn sa tarafndan zehirli kan, sol tarafndan da ifal kan akm ve bunlar
ayr ayr ielerde toplanmtr. ifal kan kullanan Asklepios, epey de
l diriltmitir.
rnein bunlarn banda Kapaneus, Lykurgos, Minos' un olu
Glaukos ve Thesus un olu Hippolitos da vardr. Zeus, lmszl
aratran, lleri diriltmeyi baaran ve bylece doal dengeleri bozan
Asklepios' un bu ar gcnden kuku duymaya balam, lmszl
tanrlarn tekelinde tutmak istedii iin Asklepios' un stne bir yldrm
salm ve yakm, yok etmitir. Apollon da, olu Asklepios' un cn
almak zere Zeus'a yldrm balayan Kikloplar ldrm ve sonra da
olu Asklepios' u gkte burlar arasna yerletirmitir.
124
Anadolu'da Asklepios, lokman hekim olarak bilinir. Lokman hekim
de lmszln srrn bulmu ve gidip krala syleyecei anda yldrm
arpp lmtr. Asklepios ya da lokman hekimin yere dmesiyle elin-
deki ila yere dklm ve yerden her derde deva sarmsak bitmitir.
Dier elindeki lmszlk reetesi olan ktlardan biri alya taklm
olarak bulunmu ve u dizeler okunmutur:
Ayan scak tut, ban serin
Gnln ferah tut, dnme derin.
Salk yurdu ilevini gren bu sitelerin en nls, en by, terapide
en ok ynls Bergama Asklepion' udur. Anadolu nun en eski hekim tan-
rs Telesforos' un tapnan, kltn, bilimini de iine almtr.
Asklepios lnce kz Hygieia (hiji diye okunur ve hijyen sz salk
anlamna gelir) hekimlik ykn tar ve Asklepiad denilen (hekimler)
aracl ile lonca dzeni iinde ilka boyunca Asklepion' u yaatrlar.
lkada Bergama Asklepion' u dnyann en byk ve en nl has-
tanesi olmutur. Karakalla, Hadriyanus gibi imparatorlar, Aristides gibi
bilginler burada tedavi olmulardr. ifal sular, ila maddesi otlar,
havas, gnei, amur banyosu, fizik tedavisi, spor, mzik, tiyatro ve e-
lence ile iyiletirme yntemleri Bergama ya zgdr. Psikoterapi burada
ilk kez denendi, farmakoloji burada dodu. Asklepios, Bergama eski
paralarnda sakall, elinde ylanl bir asa, yannda kz Hiji ya da Telesfor
olduu halde grlmektedir.
Asklepion dediimiz hastanenin kurulu sylencesi de vardr. lka
Anadolu'sunun nl yazar Pausanias der ki Arkaias adl zengin bir kii
Madra (Pindasus) Danda karaca avna kar. Yaln kayalar, dik ya-
malar, geit vermez ormann iinde hoplaya zplaya ilerlerken, atnn
aya seker ve Arkaias yuvarlanarak yere der, baca krlr. Arkadalar
onu baygn bir halde Bergama'ya getirirler, fakat bacan tedavi edecek
bir doktor bulunmaz. Hasta, stanky (Kos) de bulunan Asklepion' a
gtrlr. stanky adasnn nl hastanesinde ifa bulan Arkaias, zengin-
liinin Bergama'da ie yaramadn unutmaz ve buraya bir Asklepion
yaplmas iin servetini harcamay gze alr. naat sitesi tamamlannca
buraya stanky ve Epidor' dan nl hekimler getirerek hizmete aar.
125
Bu sylence diyarnda yaam olan Galenos, Asklepion yurdunda,
tbbn tebabetin ikliminde yetierek kendi de bir sylence olmutur. Gen
Galenos, hasta ve yarallarn tedavisinde gelitirdii tekniklerini Perga-
mon'daki Asklepieion'da uygulam, hayvanlar uzerinde yapt anatomi
alimalar ve insan bedeninin ileyiiyle ilgili gzlemleri, 1500 yl
boyunca tp alannda etkisini srdrmtr.
M 4.yy'da kurulmu olsa da, en parlak devrini sa'dan sonraki yl-
larda Roma Donemi'nde yakalam olan Asklepion, modern tedavi merke-
zlerine ok benzer. Hastalara ilalar verilir; bitki tedavisi ya da bal kr
uygulanr; egzersizler verilir, spor yaptrlr, amurlu banyo aldrlr, kay-
nak suyu iirilir ya da uyku odalarnda telkin yaplr. Hastalar am
aalarnn arasnda yryp am kokusuyla sakinleirler. ylesine bir
telkin, inandrma, zgven alanmaktadr ki hasta daha Viran Kap
dediimiz Asklepionun giri kapsndaki yazya baktnda u szlerle
karlar: "Tanrlar adna, buraya lmn girmesi yasaktr ve iyilemeye
kilitlenir.
HPOKRAT, GALENOS VE ASKLEPON
Apollon'un olu hekimlik tanrs Asklepios'un tapna ykselir Askle-
pionda. Porsuk aalaryla amlar onun evresinde bir glgelik ve esrar
perdesi olutururlar sanki. evresinde, sra sra stunlar dizisinin ortasn-
dadr tapnak. Yannda Teleforos tapna yer alr. Kutsal hcrenin
yaknnda bekleme odas bulunur. Hastalar, tanrnn kendilerine iyileme
aresini dlerinde gsterecei umuduyla geceyi orada geirirler. Ayrca
hastalarn dlerini yorumlayacak rahiplerin konutlar da buradadr.
Muayene ii ok eski ve hi deimeyen bir ayin yntemine gre yaplr.
Hasta o yaknlardaki bir pnarda temizlenip arndktan sonra tapnaa
girer ve Asklepios'a getirdii sunguyu armaan sunann zerine koyar.
126
Bu armaan genellikle deeri fazla olmayan kk bir eydir. Asklepios
yoksullarn tanrsdr, bir tabak un, birka rek, biraz bal yeterlidir. Gece-
leyin bir rahip, yannda sepetleri tayan birisi de bulunduu halde tapnak
grevlilerinin karnlarn doyurmasna yarayacak bu sungular toplar.
zerleri boalan sunaklarn nnde uyanan hasta, Asklepios'un sungu-
larn kabul ettiini dnr. Bundan sonra hastalar tonozlu, uzun ve
karanlk bir salona geerler. Ot yataklarda yatarak geceyi burada geirir-
ler. Bylesine bir ortama geldiklerinden beri aknlk iinde olan insanlar,
karanlk salonda d glerinin de yardmyla geceleyin Asklepios tarafn-
dan ziyaret edildiklerine ve hastalklarna are bulduklarna inanrlar.
Sabah olduunda tapnan rahiplerine grdkleri dleri anlatrlar, onlar
da hastalara yol gsterir, iyileen, dermansz dertlerine are bulunan in-
sanlarn ykleri anlatlr. Szgelimi gbekli bir adam rahibe unlar an-
latr: "yi uyku uyuyamyorum, bam da aryor hep. Bu gece Asklepios'u
grdm. Benimle alay etti galiba... Birka kez elense ektirdi, sonra zorla
koca bir kase su iirdi bana..." Rahibin kl bile kprdamaz ama gzleri
parlar. "Tanrnn yant apak." der. "Bundan byle evinde bir testi Phale-
iron arabyla kalmak yerine gidip spor yapacaksn. Susadn zaman da
arap yerine yalnz su ieceksin." Bir baka hasta sedyede yatmaktadr.
Birka ay nce gsnn tam ortasna bir ok saplanm. lmemi ama o
gn bugndr cerahat tkrr olmu. O da Asklepios'u grm ama tanr
ok korkutmu onu. Bir bak alp gsn yarm, okun ierde kalan
ucunu karm. Rahip ban sallar. Bu etin bir olgudur ama Askle-
pios'un d de apaktr: Bir ameliyat yapmak gerekecektir. Tapnakta
hasta bakclk yapan grevliler hastay cerrahi aletlerin bulunduu salona
gtrmlerdir bile; muayene bittikten sonra
ameliyat yaplacaktr.
nl hekim Hipokrat, Kos Adasnda M 460
ylnda dnyaya geldi. Babas ve dedesi de bu-
radaki Asklepionda doktorluk ura iindeydi.
Baba tarafndan Asklepios'un on yedinci kuak-
tan, anne tarafndan da nl kahraman Herak-
les'in yirminci kuaktan torunu olduu
syleniyor. Asklepios'a hizmet soydan geme
olduundan dier akrabalar gibi hem rahip hem
hekim oldu. ocuklarn okulu braktklar ya
127
olan 13 yandayken yaplan bir
trenle tapnaa kabul edildi. Tapnak-
taki trenlere katlyordu. Eer hastalar
evlerinden kp tapnaa gelemeyecek
kadar hastaysalar babasnn ve byk-
babasnn yannda hasta muayenelerine
gidiyordu. M 5. yzylda hekimler
tm yaamlarn tapnakta kapal
olarak geirmiyorlard. ou kez
rahiplii brakp gezici hekimler olarak
kentten kente dolayorlard. Gen
Hipokrat da byle yapacakt. nsan inceleyip en uygun ilac vermekte
ustayd. Makedonya kraln ve Abdera'l filozof Demokritos'u iyi ettii
biliniyor. n arttka gerek yaamna sylenceler de karmaya
balamt. Bunlardan biri Atina'yla Sparta arasnda kan bir savala il-
gilidir. Sava srasnda Atina'da veba salgn ba gstermiti. Birok insan
bu hastaln penesindeydi. Hipokrat yannda birok rencisiyle bir-
likte, n sra bu afeti kovarak koup geldi. Yolda bir eyin farkna vard:
Demirciler ve ateten yararlananlar hastala tutulmuyorlard. Bunun z-
erine drt yol azlarnda byk odun atelen yaktrarak havay temizletti,
miyasmalar yok etti. Hastalk da nlendi. Gerekteyse Atina'daki veba,
iek salgnyd. Odun atei de bunu durduracak gte deildi. Bir baka
gerek de Hipokrat'n Atina'ya hibir zaman gitmemi olmas. Fakat n
o kadar bykt ki sylenceler ona birtakm mucizeler yklemiti.
Hipokrat'n yaamysa efsaneden uzak, sade ama dnemin tbbi yntem-
lerine dayanan bir almayla geiyordu, ilek bir pazar yerinin kurulduu
kk bir kasabadayd muayenehanesi. Gelenee uygun olarak kapnn
zerindeki lento denen atk tana hekimlerin tabelas oyulmutu. Bir ha-
camat iesiydi bu ve yoldan gelip geenlere ieride ne yapldn an-
latyordu. Kap byk bir odaya alyordu; hekim, muayenelerini burada
yapyordu. Pencerenin yannda biri hekim biri de hasta iin olmak zere
iki iskemle vard. Bunlarn hemen yan banda yaralar ykamak iin kul-
lanlacak suyun konaca byk bronz leen bulunmaktayd. Aletler du-
vara oyulmu dolaplarn iine yerletirilmiti. Cerrahi dolabnda dz ve
eri bisturiler, hacamat iin deriyi izmekte kullanlan neterler, dii ker-
petenleri gibi aletler yer alyordu. Buradaki en etkileyici aygt krklar
128
ve kklar gidermeye yarayan makinedir. Tarlalarda kullanlan ifti tr-
mklar kadar byk, tahtadan bir eit karyoladr bu. Her iki ucunda birer
krk vard. Birisi baca ekmeye dieriyse krk kemiin paralarn
yerine koymadan nce birbirlerinden ayrrken hastay yerinde tutmaya
yaryordu. Bu aleti kullanmak iin drt kii gerekiyordu.
Hipokrat, hastalarn yalnzca fiziki tedavisiyle de deil onlarn ruhsal te-
davisiyle de ilgileniyordu. Ona gre doktor hastaya her ynden rahatlk
vermeliydi. Hipokrat koyduu birok ilkeyle de gelecek kuak doktorlar
en ok etkileyen, sylencesel bir doktor olarak ldnde olduka
yalyd. Birok renci yetitirmiti. Sylenceye gre mezarnn zerinde
arlar yuva yapmt ve rettikleri bal da ocuklardaki pamukuk
hastalna iyi geliyordu. Tbb, tanrlarn elinden alp doktorlarn bilimsel
bir biimde uygulamaya balamasn salayan kiidir Hipokrat. Bu an-
lamda tbbn babas adn hak eder. Hipokrat'n gerekletirdii byk bir
atlm olsa da aslnda bilim hep ar aksak yrmt eski alarda. Tp
da bundan nasibini ald elbette. Bin be yz yl boyunca Avrupal hekim-
lerin temel bilgi kayna insan vcudu olmad. Bunun yerine eski Ege
doktorlarnn almalarn temel almlard. "Bilgi", bilimin nnde bir
engel haline gelmiti. Klasik kaynak, banazca sayg duyulan bir engeldi.
SICAK SU LE TEDAV
Galenos, yaralanmalar ve baz hastalklarn tedavisi iin termal sularn
nemini savunmutur. Roma Dneminde farkl trde banyo gelimitir.
Balnea (balneum), kk boyutlarda ve fazla lkse sahip olmayan
hamamlardr. Balnea privata, zel banyo-hamamlardr. Balnea publica
(thermae) ise, pek ok kompleks ile birlikte planlanarak ina edilen, ant-
sal yapda genel hamamlardr. Su kemerlerinin yapm ile genel banyolar,
binlerce insan kapasitesine sahip, devasa ve etkileyici byk yaplara
dnmtr. Thermaelar; yzme havuzlar, spor alanlar, tiyatrolar,
ktphaneler, elence merkezleri ve dkknlar gibi bir ok yapy ierir-
ler. M. I.yydan M.S VII. yya kadar, thermaelar boyutlar, kapladklar
alanlar ve grnmleri ile Roma imparatorlarnn gsterii ve gururu ol-
mutur. 316x356m boyutlar ve 3000 kiilik kapasitesi ile Romada yer
129
alan, Diocletian thermae, en byk hamamlardandr. Bnyesinde;
ktphane, gymnasium, kou yolu, elence merkezleri, tapnaklar, konser
ve sergi salonlar gibi birok eyi barndrr.
Ege kaplcalarnda, gimnasyum gibi ilevsellikleri gz nnde bulun-
dururken, Roma kaplcalarnda tiyatro, sanat gibi estetik aktiviteler ile
dinlence gibi zihinsel ilevsellikler de n plana karlmtr. Bu amala
thermae ad verilen byk kaplca kompleksleri ina etmilerdir. Roma
thermalar; scak banyolar, souk havuzlar ile sosyal ve kltrel faaliyet-
lerin de yrtld dinlence blmlerinden oluurdu.
Thermae; scaklklar deien havuzlardan ve eitli salonlardan mey-
dana gelir. Merkezi bir banyo etrafndaki yap, geni bir alan ile evrelenir.
Burada ktphaneler, eitim salonlar, sanat ve heykel galerileri, ok
amal toplant ve tren salonlar, parklar, kk tiyatrolar ve spor alanlar
yer alr.
Antik Roma hamamlarnda, hamam stmak iin zeminin altnda yak-
lak 60cm ya da daha fazla ykseklikte bir boluun braklmas ile
oluan ve scak havann dolamasna zg olan ksma hypocaust ad
verilir. Tabann altndaki bolukta, supensura denilen ve stteki taban
tamaya yarayan, genellikle tuladan payeler yer alr. Scak havann
dolam iin orta ksmlardaki tula payelerin iinin bo brakldna ve
tulalarn da delikli olduuna rastlanmtr.
Romada nemli bir yer tutan thermaelarn z;
1- Giri, soyunma ve bekleme salonu (apodyterium),
2- Egzersiz alanlar (palaestra),
3- Ilklk (tepidarium),
4- Scaklk (caldarium),
5- Ter atma blm (laconium),
6- Soukluk ya da serinlik (frigidarium),
7- Byk ve ak bir yzme havuzu (natatio) ve
8- Tuvaletlerden (lavatrina) oluur.
Kadnlar ve erkekler, kaplcalar belirli saatler arasnda ayr ayr kul-
lanmlardr. Kadnlar sabahn ilk saatlerinden lene kadar, erkekler ise
leden sonra gn batmna kadar faydalanabilirdi. Kaplcalar akamlar
ise nadiren kullanlmlardr.
130
slami kaplca kltrnn deeri olduka iyi bilinmitir. Ege gim-
nasyumlar ve Roma thermaelarnn fiziksel ve sosyal aktiviteleri, bu
dnemde yerini masajlara brakmtr. Osmanl mparatorluunda, kapl-
calar iyiletirme ve birok hastaln tedavisi amacyla kullanlm, Roma
ve Bizans kaplcalar yenilenerek ve ek yaplar eklenerek bu dnemde
kullanm grmeye devam etmitir. Bugn dnyaca nl Trk Hamam-
lar olarak bilinen hamamlar, Grek ve Roma geleneinin gnmze
kadar ulaan yansmalardr.
BERGAMA SU ASKLEPONU
Paa Ilcas (Allianoi):
Allianoi termal kenti hakknda bilgi veren tek yazar olan Aelius Aris-
tides, Apollon Klariosun nerisi ile Allianoiye gitmi ve Allianoi Su
Asklepionunda tedavi olmutur. Aristidesin Allianoi antik termal kentine
gelme yks, Klaros Kutsal Alanndaki (Ahmetbeyli) bir yazttan bil-
inmektedir (onur heykeli kaidesindeki yazt halen Kutsal Alanda bulun-
maktadr).
Hastal nedeni ile endieli olan Aristides, vey babas Zosimosu
kahin tanr Apollon Klariosa kehanet ba vurusu iin gnderir. Tanr,
Aristidese Telephosun nl kentinin (yani Bergama) olduu Kaikos
vadisindeki Asklepios kr merkezine deil, ifal sular olana gideceksin
kehanetinde bulunur.
Aristidesde Hieroi Logoi (Kutsal Anlatlar) adl eserinin nc
konumas olan Allianoi Sularna Yolculuk a Beni buraya tanr (Apol-
lon) gnderdi szleri ile balar.
Son yllarda yaplan kaz almalar sonucunda Bergama'nn 18 km
kuzeydousunda Paa Ilcas olarak anlan merkezde Asklepios'a adanm
yeni bir Asklepieion ortaya kartlmtr.
M.S. II. yzylda yaam Balkesirli P.A. Aristides, yine Hieroi Logoi
(Kutsal Szler) adl eserinde; Pergamon'a 120 stadia (23-25 km) uzaklkta
131
olan Allianoi'da ifa bulduunu aktarr. Pergamon ve yakn evresinde bu
uzaklkta, bu llerde baka bir salk merkezi olmadndan Allianoi
Asklepieionu'nun Paa Ilcas mevkiinde kefedilen antik merkez olduu
sanlmaktadr.
Allianoi, byk olaslkla M.. II. yzylda kurulmu, ancak M.S. II.
yzylda Hadrian dnemi'nde byk bir bayndrlk hareketi yaam ve
hidroterapinin uyguland byk bir klt merkezi grnm kazanmtr.
Bizans dneminde ksmen yerleime sahne olan merkez, Bat Anadolu'da
scak su kaynann zerinde kurulmu, en byk ve en iyi korunmu
komplekslerden biridir.
Klt merkezinin yakn evresindeki yerlemelerle balants
aratrlm, yol alarnn hep bu alanla olan balantsndan dolay bu
alann nemli konaklama merkezlerinden biri olduu saptanmtr.
1998 ylndan 2007ye kadar yaplan kurtarma kaz almalar sonu-
cunda;
- Halen 47 C scak suyu olan, 9700 m
2
'lik bir alana kurulmu, frigi-
darium (lklk), dinlenme veya terapi odalar, eme ve havuzlar, termal
tesisleri
- Halen kullanlan ift kemerli Roma Kprs
- Dou - bat dorultulu, 210 m uzunluunda, 6 m geniliinde stunlu
tren yolu
- Kuzey - gney dorultulu 35 m uzunluunda 8 m geniliinde s-
tunlu cadde
- Stunlu caddenin stoasnn arkalarnda farkl ilevler iin kullanlm
dkkan ve mekanlar
bir nympheum (antsal eme)
- Grkemli bir tedavi altyaps
- Kuzey - gney dorultulu caddenin balangcnda proplylon (antsal
giri)
- Dou - bat dorultulu caddelerin bitiminde gei yaps
- Latrinler (umumi tuvalet yaplar)
- Bazilikal tipte byk kilise yaps
- ki mezarlk apeli (kk kilise)
- Nekropol alanlar (mezarlk)
- Seramik atlyeleri, frnlar
- me ve atk su sistemleri ortaya karlmtr.
132
Allianoi, Balkesirli nl sofist Aelius Aristidesin Hieroi Logoi (Kut-
sal Szler) adl eserinde geiyor. Usta filozof, biraz hastalkl bir gezgin.
Denizar birok lke gezmi. Balkesirden gelirken hastalandn ve
Allianoiye uradn anlatyor. Koruyucu babas Zosimusun istei
zerine gidiyor Allianoiye. Orda tedavi olup dinleniyor. Rya grdn
yazp ryasn anlatyor uzun uzun. Ve Allianoi hakknda bir hayli bilgi
aktaryor. yi bir salk merkezi Allianoi. Astm hastas olan Aristidesin
burada iyi olduu da geiyor kaytlarda. Alianoiye iki defa gelmi Aris-
tides. Aristidesin izlenimlerinden nce tapnak tbbndan sz edelim.
Antik termal merkez Allianoi, 1996 ylna kadar Paa Ilcas olarak
kullanlmaktayd. Yortanl Sulama Baraj Projesi balatlnca, Ilca
boaltlarak arkeolojik kazlar balatld. Kazlar srasnda lya aynn
kuzey ve gneyinde olmak zere yaklak 9700 metrekarelik bir
yaylmda, birok mimari kalnt tespit edilmitir. Yaklak 50 Clik s-
cakla sahip olan doal scak su kaynaklarnn ifa verici zellikleri ne-
deni ile buraya Kuzey ve Gney Ilca olmak zere iki kaplca kompleksi
ina edilmitir. M.S. II. yy Roma mparatorluk dnemine ait olan bu
yaplar, ok iyi korunmu olarak, hemen btn zelliklerini gzler nne
sererek, gnmze kadar ulaabilmitir. Yaklak 2000 yllk bir gelenei
tm gzellii ile yanstan Allianoi, baraj sular altnda kalma tehditi ile
kar karyadr.
Kaplca kompleksinde; Frigidarium(soukluk), tepidarium (lklk),
caldarium (scaklk), apodyterium (soyunma yeri) gibi birok yap tespit
edilmitir.
Allianoi'un ayn zamanda bir tp merkezi olduunu ortaya koyacak
yeterli kk arkeolojik buluntular arasnda; bugn bile ayn tipte kul-
lanlan bronz cerrah aletleri ile ilevleri henz tam anlalmayan 16 bronz
tp aleti bulunmutur. Eserler farkl byklkte ve tipte olup, nekropol
dnda bu kadar tp aletinin bir arada bulunmas deontolojik adan son
derece nemlidir. la yapmnda kullanlan; mermer mortarlar, mermer
havanlar ve ezme talar in-situ olarak bulunmu bu aletlerden; 2
kartrma tablas ve ok sayda kemik eser envantere kayt edilmitir.
133
CLEOPATRA GZELLK ILICASI
VE SYLENCES
Bergamann giriinde yer alan ilka lcalarndan olup Cleopatra
Gzellik Ilcas, ifa saan termal suyu ile nldr. Msr Ktaliesi
Cleopatra bile gzelliini burada su kr yapmasna borludur. Ilca
gerek, Cleopatrann dillere destan gzellii bir sylencedir.
Bergama'da yaylm bu sylence yledir;
Kralieleri kskandran dnya gzeli oban kznn dillere destan
gizemli yks.. Bu oban kz nceleri irkin mi irkin; smkl, pasakl
birisiymi. Yz sivilceli, burnu illi, yaral bereli bir cildi varm. y-
leyse bu kz, Msr kraliesi ve kainat gzeli, btn zamanlarn en dilber
kadn Kleopatra neden kskanm acaba, u bizim Bergamal smkl,
illi, apar kz diyeceksiniz?
nk bu oban kz koyun gderken, allarn arasnda kaybolur, bir
pnarn oluturduu glckte scack sularda ykanr, yuunur; aklanr
paklanr; rpnp imermi. Gnler gnleri kovalarken bu illi, apar,
irkin kz gide gide deimeye balam; sivilceleri kaybolmu, illeri
yok olmu; teni pek, cildi ipek gibi; ka gz yerine dm, bakanlar
baylp yerlere dm. Ayn ondrd, rmak sal, kara kal, ela bakl,
kirpikleri nakl gzeller gzeli bir kz olup km.
oban kznn dillere destan gzellii dalga dalga yaylm; bir efsane
gibi her diyarda anlm ve tabii nceleyin Bergama'y kasp kavurmu,
hatta Bergama Kralnn kzn gzellikte geti diye tiz getirin saraya
buyruklar savrulmu; durmayp gitmiler, oban kzn saraya getir-
miler. Kralie, gerekten ay paras gibi gzel bir kzla karlanca
gzelliinin srrn sormu, azck da kskanarak. Utanga oban kz, daha
da sklm bu sorudan ve hi demi, ben kuzularm ok seviyorum da
onlarn ak tak yansd bana demi. Demi ama bir trl kralieyi ikna
edememi. Bunun zerine kralie, oban kznn azndan renmediini
onu izleterek zmek zere uurlam sarayndan. Adamlar gizlice peine
dmler, bir deil iki deil onlarcas evresine mler. Sorup dur-
mular, birok plan kurmular; ne yer, ne ier; ne srr, ne srnr; nerede
ykanr, nerede taranr; nerede kalkar, nerede yatar tek tek aratrmlar.
134
unu zellikle fark etmiler ki oban kz sabah, le, akam kuzularn
gtt yamacn eteindeki allarn iine giriyor, sisli dumanl, kaynar
pnar sularnda aklanp paklanyor, ykanp dknyor, buharlarn iinden
ldayp kyor. Yazmlar notlarn, tutmular raporlarn, iletmiler
Bergama sarayna. renmi bylece sarayn ecesi, oban kznn
zlm gzellik bilmecesi.
Bergama ecesi, bunu duyar duymaz kp gelmi lca yamacna,
ulam nihayet amacna; adamlar byk bir adr kurmu ve kralie
gnde kez olmak zere bir hafta bu sularda ykanp durmu. Aynalara
baknm, kendine nanamam; cildi prl prl, yz gz l l olmu.
stelik salk esenlik kazanm; yanaklar al al, dudaklar bal bal, eli
kolu dal dal olmu. Saraya dnnce babas kral, kzn tanyamam,
akn akn baka kalm. Sonracma buraya lca yaplmasn salayp
herkesin yararna amlar. Adna Gzellik Ilcas demiler.
Gel zaman git zaman hani derler ya Msrda sar sultan bile
duymu sanki. Nil kysnda konuulmu oban kznn gzelliinin srr.
Msr kraliesi Kleopatra olaanst gzelliine karn bu cazibeye kap-
trm kendini. Msrdan Anadoluya, Bergamaya gelmi. Gzeller
gzeli olduu halde hem daha da gzel olmak hem de gzelliinin kalc
olmasn salamak iin bu lcada kalm gnlerce. Eskiden de gzelmi
ama buraya gelip gittikten sonra o kadar gzellemi ki Sezar ve Antonius
onun iin byk bir rekabete girmiler. Kleopatra'nn gelmesinden sonra
lcann ad Kleopatra Gzellik Ilcas adn alm.
Duymu olmalsnz hani, dilediini yaptran gzelliiyle
Kleopatra, Antonius'ten yanan skenderiye Ktphanesi yerine Bergama
Ktphanesini getirmesini istemi. Kleopatra, Bergama ktphanesinin
nn lcaya geldii zaman m duydu dersiniz? Kdn icad edildii,
Msrn papirusun d satmn kesince, ceylan ve olak derisinden
yaplan paromenin kullanld Bergamada Kalede, Atena Tapna ile
Trayan Tapna arasndaki nl ktphanesi o zamanlar dnyann en zen-
gin ktphanesiydi. Neyse olanlar bize oldu, 200.000 ciltlik Bergama
Ktphanesi Antonius tarafndan Msra karld. Zeus Suna gibi
srgne giden ktphanenin yine temelleri kald bize, bize hsran kald
ve size dinlemek bu yky.
135
Hisse ne der bakalm bu kssadan
Anlataym zetle, uzatmadan, ksadan
Bergama'nn sular, hatta amuru
Bir baka biim alr insan hamuru
zlce derim ki Bergama iin zellik
Suyundan m huyundan m gzellik
Kzlar alml, erkekleri alml neden
nk bu suda ykanm nenenle deden
Bergamalyz biz, huyumuz belli suyumuz bellidir
Bize Geyikli suyu ime, lca suyu imme iindir
Biz Selinos deresinde bir ayamz
Kestel'de teki ayamz ykarz
Su kutsaldr bizde
Biz gzyamz bile iede saklarz.
Kd bulan Bergama,
Kutsad yazy, kitab
Kitap kutsaldr bu yzden bizde
Yazl bir kt grsek yerde
Alp duvar kovuuna sokarz.
TIPTA YILAN SEMBOL
Tpta ve eczaclkta kullanlan ylan sembol ile ilgili birka bilgi
vermek istiyoruz. Gnmzde de biliyoruz ki ylan; tp, eczaclk ve
dier salkla ilgili alanlarda sembol olarak kullanlmaktadr. Ylan, in-
sanlk tarihinde basit bir srngen hayvan olarak grlmemi, ona eitli
g ve gizemli iksirler yklenmi; belli bir anlam ve kimlik verilmitir.
Ylann bu balamda ilkel dnemlerden beri dinsel-mitolojik bir obje
olarak gnlk yaamda yer edindii gzlenmektedir. Ylana yklenen kut-
sallk, yalnz tp deil, daha geni biimde dinsel ve mistik inanlar
erevesinde de kendini gstermitir.
136
Tpta ylann bir sembol olarak ne zaman ve nerede kullanlmaya ba-
land bilinmiyor. Ylan, M. III. binlerden itibaren Mezopotamya'daki
eitli eser ve mitolojilerde karmza kar. Msr, Hint ve Amerikan
kltrleri ve mitolojilerinde de ylan sembolne rastlanr. Ylann tpta bir
sembol oluturmasnn eitli nedenleri vardr. ok hareketli olmas;
aata, yeraltnda ve suda yaayabilmesi, deri deitirmesi, zehiri vb. ilk
dikkat ekenlerdir. te bu nedenle Asklepiosun sembolu asaya sarlm
bir yland ve ylann gmlek deitirmesi genlemenin bir ifadesiydi.
Msr'da dier baka hayvanlar gibi ylan da kutsal hayvanlardan biridir.
Msr'da canl ylanlar beslenir ve sayg gsterilirdi. Kutsal kitaplara gre
Adem ve Havva'y bilgi aacnn meyvesini yemee ikna eden ylandr.
Ylan birok toplumda bilgeliin simgesi olarak da grlmtr. Musa
Peygamberin, ylandan zehirlenenleri tedavi etmek iin lde ylan
yetitirdii sylenir.
Ege lka uygarlnda ilk balarda tapk alanlarnda sunulan adak-
larn Asklepiosa deil bir ylana olduu ileri srlyor. Hatta Asklepios
kelimesinin ylan demek olan "Askalabos" olduu da sylenmektedir. Za-
manla Asklepios salk tanrs olarak kabul edilince ylan da ifa gcn
gsteren bir sembol olarak onun asasna sarl olarak gsterilmitir.
Asklepios iin ylanlar kutsaldr nk deri deitirerek kendilerini ye-
nileme gleri vardr. Tedavi merkezinin tapnak blmnn giriinde
sal simgeleyen bir ylan kabartmasnn yer almas bu yzdendir. S-
tunlu Yol'un sonuna kadar yrdmzde MS II. yy'dan kalma Propy-
lon'a ularsnz. Buradaki kitaplkta hekimler iin birok kitap bulunduu
gibi hastalarn kullanmna ayrlm kitaplar da yer almtr. Gnmzde
ne yazk ki kitaplktan bir kalnt kalmamtr. Propylon'dan orta avluya
indiinizde ortada tnel giriini, hemen yaknnda ifali olduuna inanlan
Kutsal eme'yi ve arkasnda da tedavi amal kullanlm havuzlar
grrsnz. Kuzeybat uta ise Roma tarznda yaplm, 3 bin 500 kiilik
kk bir Tiyatro yer alyor. Tiyatro, esasen tedavi grmedikleri zaman-
larda hastalarn elendirilmesi icin kullanlm. Sonra tekrar avlunun or-
tasna geri gelerek yeraltndaki 80 metrelik Tnele girebilirsiniz. Zeminin
altndan hastalari sakinletirdiine inanlan su akar. Tunelin sonunda te-
davi merkezi var.
137
YILANLI STUN VE SYLENCES
Asklepion ya da halk dilinde Ayvazali denilen Bergama Salk Yur-
dunda, Galenos adnda ok nl bir hekim yaamtr. Derler ki tpta
Hipokrates'i gemi, yzlerce kitap yazm, o zaman ki dnyada krallar,
imparatorlar tedavi etmitir.
te bu Galyen hekim zamannda, belki de
130 tarihinde Asklepion'a bir hasta gelmi. Vi-
rankapdan ieri almlar, Asklepiadlar
(Asklepion hekimleri) tarafndan giysileri
karlm, ykanp yuunmu, beyaz har-
maniler giydirildikten sonra kutsal yoldan
geirilip uyku odasna alnm. Saykla-
masna, ryasna baklm, fakat bir trl
hastalnn kkenine varlamam.
Hastalnn nedeni zlnceye dein bek-
letilecekmi ama bir ka gn iinde ok ar-
lam, titremeler, kaslmalar grlnce
zehirlenme olduu anlalm ama i iten
gemi. Durumu Galyen hekime aktarmlar,
hastay grdkten sonra tapnann giri kapsnn nne karlmasn
ve lmeden akrabalarnn alp gitmesini buyurmu. Biliyorsunuz belki,
Asklepion'un kapsnn stnde "Bu kapdan lm giremez" yazlmtr.
Neyse hasta, dn yolunun aal giriinde braklm ve akrabalarna
ieriye girmeleri iin kapya haber gnderilmi. Burada umarsz bir ek-
ilde rpnan hasta, ayn kaseden itikleri st kusan iki ylan grm,
ylanlar birbirlerine dalamlar, st banda kavga yaparlarken, birbir-
lerini srdka ste zehirlerini samlar. mitsiz hasta, canna kymak
dncesiyle gayretlenip srne srne st ksesine yaklam ve bir dik-
ite imi.
Zehirli st itikten sonra olduu yere yklp kalm ve derin bir
uykuya dalm. Hastann oullar, babalarn almak iin ieriye girdik-
lerinde nce onu grmemiler, sonra amlarn altnda yzkoyun yatarken
bulmular. ldn sanp, yzn evirdiklerinde uykudan uyanan ba-
balar zplayp ayaa kalkmam m? Birisi hemen koup Galenos'a
138
babasnn iyi olduunu mjdelemi. Doktor Galenos, zehire panzehir bul-
mann sevinciyle hastay kucaklarken, adak olarak bir stun diktirtmi ve
zerine ayni kaptan itikleri st kusan iki ylan kabartmas yaptrm.
ASKLEPONUN BLMLER
Asklepionun blmleri, tapnak tbbna elverili yaplanmas dikkat
eker.
Aslnda yapnn bir tapnak olduu da kesin deildir. Buna karlk,
saaltm srecinde belirli bir rol oynad kukusuzdur. Bodrumdaki
ykanma teknelerinin yan sra yapnn bir tnel ile Kutsal Kuyu'ya
balanmas, tbbi bir ilev tadna iaret eder.
Yeralt Geidi: Geit kusursuz bir biimde korunmutur. Her iki
ucunda merdivenler, tepesinde ierisini aydnlatan bir dizi delik vardr.
Asklepion'u kazanlar, tnelin iki amac olabileceini ne srmlerdir.
Bunlardan birincisi, kutsal alanda alanlarn yararlanmas iin
yaplddr. kinci seenek ise yaz gnlerinde hastalara serin bir korunak
salanmas amacn gndeme getirir. Oysa belki daha gl bir olaslk,
tnelin zellikle kt havalarda hastalarn yuvarlak yapdan kp, kutsal
alann kuyu evresindeki merkezine ulamalarna yaramasdr. Yuvarlak
yapnn ya da en azndan bodrum katnn, kutsal alanda kalan hastalar iin
hem scak, hem de yal havalarda korunabilecekleri bir yer olarak
yapldn kabul edebiliriz. Yapya gneyden bitien ta deli teras, yata-
laklarn kutsal alann kalabalna girmeksizin, hava alp gnelenmesini
salamtr.
Uyku Odalar, ifal Kaynak ve Kuyular: Kutsal alan ve kltn odak
noktas Kutsal Kuyu idi. Kuyu basit bir yapnn iine alnm, knkler
araclyla bir pnardan beslenmesi salanmt. Su, hastalarn iine
girmesi iin deildi; eitli kaplarla ekilerek ykanma ve zellikle ime
suyu olarak kullanlyordu. Aristides kutsal suyun yararlarn cokuyla
anlatr, hatta yazlarndan birini, yalnzca bu su iin dzd vglere
ayrmtr. Dediine gre kuyu her zaman dolu ve su, yazn serin, kn
lkm. Gz hastalklar ekenler, bu suyla banyo yaparak gs hastalk-
lar, astm ve ayak sorunlarndan yaknanlar, suyu ierek ifaya kavuuy-
139
ormu. Bir keresinde, dilsiz birisi suyu iince, konumaya balam. Perg-
amon'daki suyun kutsall, baka yerlerdeki kutsal nitelikli sular gibi -
rnein, Delos'taki gibi - kimsenin dokunmasna izin verilmemesinden
kaynaklanmyordu. Pergamon Asklepion'undaki su kutsald, nk kul-
lanan herkese tanrnn yardmyla yararlar veriyordu.
Kutsal alanda, ayrca iki eme vardr. Her ikisi de hastalarn
saaltmnda rol oynayan bu emelerden birisi, tiyatronun yaknndadr.
st aktr, mermer bir tekne ile donatlm ve olaslkla souk banyo
nerilen hastalarca kullanlmtr. Obr bat tarafn ortasna rastlar. Tekne
kayaya oyulmutur. zerinin bir at ile rtld anlalr. K mevsi-
minde ve yal havalarda evresinde youn biimde amur birikir.
Asklepion'u kazanlar, hastalarn buradaki birikinti ile amur banyosu yap-
tklarn, sonra da teknede ykandklarn ileri srmlerdir. Eer tekne
bir tek bu amaca yaram ise amur banyosu sk uygulanm bir tedavi
yntemi olmaldr, nk tekneye inen basamaklar bir hayli anmtr.
Kutsal Kuyu'nun hemen gneybatsnda uyku odalar yer alr. Yalnzca
temelleri korunan odalarn ayrntl biimde tmlenmesi olanakszdr.
Uyutulma ilemi kesin dinsel kurallar uyarnca gerekletiriliyordu. Ku-
rallardan bazlarn ok hasar grm bir yazttan reniyoruz: Hasta,
uyku odasna girmeden nce ykanp beyaz giysiler giymeli, kuak ya da
yzn karmal ve kurban sunmaldr. Bergama'da kurbann zeytin
dallaryla ssl, beyaz bir koyun olduu anlalr; Aristophanes'ten
(Klasik Dnem oyun yazar) rendiimize gre, Atina'da ise Asklepios'a
adak rekleri sunulmutur.
Hellenistik Devira ait Asklepios, Apollon ve Hijye (Hygieia) Tap-
naklar: Uyku odalarnn kuzeyindeki kayalk taban zerinde, gnmze
pek az iz brakan tapnak ykseliyordu. Bunlar Kurtarc Asklepios'a,
kz Hijye'ye ve babas, Gzel ocuklu Apollon'a adanm tapnaklard.
Hijye Tapna'nn iinde ya da yannda Telesforos'un kutsal bir yeri vard.
Telesforos ilk kez Bergama'da Asklepios'un evresinde yer alan, daha
sonra baka yerlerde de tapm gren bir ocuk tanryd. Saaltm kltnde
nemli bir rol oynuyordu: Aristides bir gn kendisine Telesforos'un, daha
doru bir deyile Telesforos rahibinin, vcuduna srlecek bir merhem
verdiine deinir. Bir keresinde de Aristides bir d grm ve dnde
btn vcudunu kurtarmak istiyorsa, bir organn kesip Telesforos'a
140
adamas gerektiini renmitir. Fakat rahip bir organn adanmas ok ac
vereceinden, Aristides'in parmandaki yz adamasnn yeterli ola-
cana karar verir. Bylece parmak ada yapm gibi, etkili bir sonu
elde edilebilecektir. Aristides'in yks gereki ifade biimiyle, enikonu
inandrcdr.
Asklepiona ilikin anlar en ok Aristideste aranmaldr.
ARSTDESN KATKISI
Dnemin, yani II. Yzyl ortalarnn nl hatibi Aristeides, Olympos
Da-Uludan gneyinde, Hadrianoida dodu, gnmzde Balkesir
yaknlarnda: 58 kadar sylevi yazan aristeides, Smyrna yurttayd ama
zamannn ounu Asklepionda geirdi.
Aristeides, Hieroi Logoida bir zyaam yks anlatsn dile getirir.
Trl trl rahatszlklarn ve tedavilerini tanr Asklepiosun bilgisine
sunar, incubatio yani istiare yoluyla mucizev iyiletirmeleri renir,
uygular. On yl kadar Asklepiona gelir gider, tuhaf ryalar grr, yine
kendisi gibi buraya gelen Romann nl kiileri ile karlar. Hieroi Logoi
bir tr ruhsal zyaam yksdr de grd ryalara ilikin raporlar
tutar, nlemler alr. yleki bu eseri okuduka II. Yzyl Kk Asyasnn
st snf ortamna girmi gibi oluruz. Rahatszl genelde, kronik nevras-
teni olarak tanmlanr, bazen de hastalk kuruntusu, Yaamn bir engelli
gibi geirdi ama retoriki olarak almalarna ara vermedi. Bitkinlik ve
hareketsizliini kendisi kathedra olarak belirtir; Aristeides,
Philostratosun tantt ikinci sofist hareketi iinde yer alr, oratorlar iin
bir modeldir ve konumalar, mektuplar Asklepionla yakndan ilgilidir.
Homonoia Uyum sylevinde Smyrna, Ephesos ve Pergamon kentleri
arasndaki rekabetle homonoia arayn yanstr, tartmaya son vererek
uzlama ve dinginlik durumu araydr. Bu kent arasndaki kskanlk
ataszlerine de yansmtr. kent Prote Asias, Asiann Birinci Kenti
nvan iin yarr. Asia koinonu yani eyalet meclisi, gelenek, ya, gzel-
lik, kken, kltr ve kltler asndan nder kentin hangisi olduunu be-
lirlemek ister. Byle bir kente geit resminde en nde yrmek, kurban
kesmek gibi ncelikler tannr.
141
Asklepion, Aristeidesin incubatio srasndaki ryalarn grd, fizik
durumunun, hastalk aamalarnn muhasebesini yapt bir yerdir; ter-
leme, kusma, banyo yapma.. Salk tanrs Asklepiosun reeteleri,
gnmz hekimlerine kk dilini yutturacak niteliktedir ama Galenos
bile ryalarn deerini kabul etmitir tedavide.
Pergamonda bulunan bir yaztta (Koester 66 n.7) Asklepiosun beyaz
biber ve soandan oluan bir rejim nerdii anlalr, sulu yiyeceklerden
de uzak durulacaktr. Aristeidesin anlatt olaylar 145 ylyla onlar
yazd 170 yllar arasn kapsar. Bir ryasnda yannda arkadalar ile
yrrken kutsal dn noktas olan pulise, kemeralt yoluna- Viran
Kap sz konusudur gidiini anlatr; bu yoldan kutsal yerden kente aa
doru gitmek olarak tanmlar. Yol, kutsal kapya gelince hemen daire
biiminde, yan s-
tunlu avluya ulalr.
Bir ryasnda mparator
Hadrianusu gr-
mtr; valiler, hatta
Parthia kral, eskia
bykleri ryalarnda
grd kiiler arasn-
dadr, Platoyla,
Lysiasla, Sophoklesle
balant da kurar
ryasnda. Hieroi Lo-
goide yle der Her
gnmzn, her
gecemizin bir yks vardr, eer bu gnleri ve geceleri yaayan kii,
olaylar ya da baz eyleri kendi varlyla bizzat esinleyerek, bazlarn
da ryalar gndererek bildiren tanrnn ngrsn kaydetmek istediyse,
uykuya varmas mmkn olduu srece (evet her gnmzn, her gece-
mizin bir yks vardr) Bu nedenle ben, hekime olduu gibi tanrnn
iradesine teslim olmaya karar verdim ve o ne derse onu yapmaya de-
mektedir. Asklepionun kuzey tarafnda zarif bir tiyatro, kitaplk, gim-
nasyum vardr, bir kltr ve ekim merkezi; kaplca ve aratrma enstits
aras bir yer; Aristeides burada meslektalaryla tartyor, sevdii al-
malarn srdryor, buradan hieron kutsal yer olarak sz ediyordu.
142
Asklepiondaki saaltm yn-
temleri hakkndaki bilgilerimizn
ounu nl sylev ustas ve kro-
nik bir hasta olan Aelius Aris-
tides reniyoruz. Burann
srekli ziyaretilerinden Aris-
tides baz yazlarnda dorudan
Asklepion'u ele alm, Askle-
pios'un uygulad olaanst te-
davi biimlerini anlatrken, Asklepion'a ilikin deerli bilgiler vermitir.
Gerek Bergama'da, gerekse dier Asklepionlarda gerekletirilen
saaltm, doast ve klgl yntemleri garip bir biimde kaynatrmt.
Saaltmn en nemli zellii, hastann uyutulmasyd: Hasta kutsal alan
snrlar iinde uyutuluyordu.
Uyandnda ya iyilemi ya da o kadar ansl deilse, rahiplere an-
lataca bir d grm oluyordu. Bu de gre rahipler, daha dnyevi
tedavi yollar tlyorlard. Rya ok kesin deilse - Aristides'in ryalar
genellikle kesindi - rahiplerce yorumlanmas gerekirdi. Rahipler, bylece
hekimlerin ilevini gerekletiriyorlard. Fakat herhangi bir dinsel grev-
leri olmayan hekimler de tedavi biiminin belirlenmesinde ou kez
rahiplere yardm ederlerdi.
Hippokrates'ten sonra antik an en nl hekimi saylan Galenos,
Bergama'da domu ve Asklepion'da almt. lk tbbi deneyimlerini,
belki yakndaki amftiyatroda gsteriler yapan ve bakalarna oranla
zerinde allacak daha ok insan malzemesi salayan, bir gladyatr
topluluunun hekimi olarak kazand. Antik adaki snrl tp bilgisi gz
nne alnrsa, uygulanan tedavinin genelde ok akllca yrtld ve
meslein yzn aartt anlalmaktadr. temel e: perhiz, scak ve
souk banyo ile beden hareketleridir. Sindirim bozukluu ikyeti hastaya
ekmek, peynir, maydanoz, marul ve ball stten oluan bir perhiz verilmi,
plak ayakla dolamas, her gn komas, amur banyosu yapmas ve
belki tuhaf, ama scak bir banyo almadan nce vcudunu arap ile ovmas
tlenmitir. Tedavi baarl sonu vermi ve hastann krann dile ge-
tiren bir yazt, bunun kant olarak gnmze ulamtr.
143
amur banyosundan, Bergama'da da yararlanlyordu. Aristides, tan-
rnn buyruu zerine, souk bir k gecesinde nasl amur banyosu yapp
tapnaklarn evresinde kez kotuunu ve nihayet kutsal emede
stndeki amurlar temizlediini ok canl bir anlatm ile aktarr. Yazarn
szlerine baklrsa, hava o kadar soukmu ki, hibir giysi insan ko-
ruyamyormu; yazara elik etmeye gnll olan iki dostundan biri hemen
geri dnm, br de spazm geirmi ve gevetilmesi iin hamama
gtrlmesi gerekmi. zerinde uygulanan tedaviler eer gerekten doru
ise Aristides'in bnyesi, srekli hastalklarna ramen, anlalan ok
glyd. Bir keresinde de krk gn sren dondan sonra Asklepios, yazara
yataktan kalkmasn ve yalnzca keten bir gmlek giyip, dardaki
emede ykanmasn tlemi. Her yer donmu olduundan, su bulmak
ok gm. Su musluktan akar akmaz donuyormu. Yine de Aristides
tanrnn buyruuna boyun emi ve souu herkesten az hissetmi. Bir
baka kez, k ortasnda yazar zmirdeyken dnde Asklepios grn-
m. Tanr ona aaya inerek kentin dndaki rmakta ykanmasn
sylemi. Souk o denli iddetliymi ki, rmak kysndaki akllar kat
bir yn oluturacak biimde donmumu. Aristides her eye ramen
suyun en derin yerine atlayp bir sre yzm ve darya knca, gn
boyu sren lk bir zindelik hissetmi. Olayn akna dnen tanklar ister
istemez haykrmlar: "Ycedir Asklepios."
Aristides, saaltmda tutulan yntemlerin bu aykr niteliine, kendisi
de ayordu. Fakat yazar, artk Bergama'da epeyce tannm birisiydi;
kukusuz rahipler onun bnyesinin nelere dayanabileceini de hastalk-
larnn ne denli nemli bir blmnn hayal rn olduunu da kendisin-
den daha iyi deerlendiriyorlard. Baldran suyu ya da kire katlm su
imek ve peklie kar uzun sre oru tutmak, Aristides'e aykr gzken
tedavi yntemleriydi. Foal (Phokaia) bilge Hermokrates de bir ykye
konu olmutur. Bir gn Hermokrates, imparatorun huzurunda bir okuma
yapm. mparator Hermokrates'ten o denli honut kalm ki ona diledii
bir dl semesini sylemi. Hermokrates, Bergama Asklepios'unun
buyruu zerine, gnlk ile ttslenmi keklik perhizi yaptn, fakat
lkesinde gnlk bulmann bir hayli g olduunu, bu yzden impara-
tordan ok miktarda gnlk istediini belirtmi. Aristides, Asklepios'un
bir boksre ryasnda grnerek, zorlu bir rakibe kar kullanabilecei
oyunlar rettiini de anlatr.
144
Asklepios'a balanan saaltmlarn ou mucizevdir. M..4. yzylda
Epidavros Kutsal Alan'na, burada gerekletirilen eitli saaltmalar bel-
geleyen mermer steller dikilmi ve bunlardan bazlar gnmze
ulamtr. Bunlardan birinde, bir kadnn be yllk bir gebeliin ardndan,
kutsal alanda uyuduu ve sabah uyanr uyanmaz be yanda bir erkek
ocuk dourduu yazldr. Bir dieri, Epidavros'a ocuk sahibi olma
umuduyla gelmi ve hayal grd bir srada, kendisine dileini soran
Asklepios'a, gebe kalmak istediini sylemitir. Baka bir istei olup ol-
mad sorulunca, dnyada bakaca bir istei olmad yantn vermitir.
Kadn gebe kalr, ama gebelii yl srer. Bunun zerine kurtulu iin,
yeniden tanrya bavurur. Ona verilen karlk, zellikle sorulmasna
karn, gebe kalmaktan baka bir dilek belirtmedii yolundadr. Yanl
dile getirilen dilek temas, antik ada sk sk yinelenir; tpk Midas ve
her eyi altna dntren dokunuu ya da sonsuz yaam elde eden fakat
sonsuz genlikten yoksun kalan Tithonos ile ilgili efsanelerdeki gibi. Her
ne ise, Epidavros'taki belki en mutlu olay Pandaros adl birinin bandan
geer. Anlaldna gre, bir zamanlar kle olduundan, Pandaros'un al-
nnda dvme ile yaplm iaretler vardr ve bunlardan kurtulmak
amacyla Asklepiosa gelmitir. Tanr geceleyin onun alnna bir atk
balam ve sabahleyin atky karp, tapnaa adamasn sylemitir.
Ertesi sabah atk zlnce, iaretlerin atkya gemi olduu
grlmtr.
Bu belgeler rahipler tarafndan derlenip yaymlanmtr, dolaysyla
ifaya kavumu hastalarn adak yaztlar kadar gereki deildir. Yine
de bunlar uydurma sayacak kii dikkatli olmak zorundadr. Epidavros'a
gelen, elinden sakat birisi byle bir gaflette bulunmutur. Bir yandan kut-
sal alanda yrdke, bir yandan da yaztlar okuyup homurdanm,
hibirine olanak bulunmadn sylemitir. Asklepios onu inandrmak
iin, sakat elini ifaya kavuturmu, fakat lanetini de eksik etmemitir.
Adam artk hep "Kukucu" adyla anlacaktr. Bu vaka da bir sonraki stele
yazlarak, belgeler arasndaki yerini almtr.
te Asklepios klt byle bir grnm iziyordu; yar batl, yar
bilimsel. Ama sonuca, ister kendi kendine telkin veya inan yoluyla, is-
terse tbbi tedaviyle, nasl ulalrsa ulalsn, kltn byk lde reva
bulduu kesindi. Bunun nedenlerinden biri, tanr ile yakn kiisel ilikiye
145
girilmesiydi. Asklepion yalnzca bir salk kurumu deildi; bir hastaneye
ise hi mi hi benzemiyordu. Asklepion kamusal ve dinsel bir kutsal
aland; salkl veya salksz, yurtta veya yabanc, herkese akt. Tanr
tarafndan tlenen, ama vakurluuna yakmayan baz tedavilerin iz-
leyiciler nnde uygulandn ve onlara elence kayna olduunu, bize
birok kez anlatr Aristides.
Aelius Aristides ve
Asklepieion (Kutsal Anlatlar -
Hieroi Logoi) balamnda Har-
vard niversitesi Christopher
Jonesin aklamalarna yer vere-
lim:
Dier antik yazarlar gibi
Aelius Aristides de inceledii a
ayna gibi yanstr. Zaman zaman
Platon'a dalm, Encomium to
Rome'u en iyi bilinen eserlerinden
biri kabul edilmitir. Son yllarda
Kutsal ykler'in onurlandrl-
mas belki de rastlant deildir. Bu
kitapta says giderek artan
hastalklarn ve onlara uygulad mucizevi tedavileri kendi kaleminden
anlatr. Bu tedavilerde ryalardan yola km, Tanr Asklepios'tan
etkilenmitir. Aristides'in yapt son on be ylda en az be dile evrilmitir
ve bu yapt Aristides ile Bergama ve Asklepieion arasnda ok yakn bir
liki kurar.
Aristides'in hayatndaki tarihlerin kesinlii tartlmaktadr, ancak bu-
rada ayrntlar nemlidir. Hadrianus'un dneminin balangcnda dnyaya
gelmitir. Suda, onun Commodus dneminde yaadn syler. kinci
Sofistiklerin vakanvisti Philastratos, onun, Asya eyaletinde, Anadolu'-
daki Olympos dann gneyinde bulunan Hadrianoi'da (Balkesir) do-
duunu syler.
Aristides ciddi br sinir krizi geirdi ya da kronik bir nevrasteni ba
gsterdi. Sonuta, hayat boyunca hafif sakat kald. Yine de retorik al-
146
malarn srdrd. Bu hastaln ilk etkisi yorgunluk ve hareketlerinin
kstlanmas oldu. Bergama'da uzun sre Asklepieionda kad.
Doal olarak, hastalarn hepsi bir gecede ya da birka gnde ifa bul-
muyordu, ounlukla uzun sreli ziyaretler gerekiyordu. Olaan sre bir
yld. Bu sre iinde hastalarn nerede kaldklar bilinmemektedir. Ciddi
hastalklar saaltm yerinde kalnmasn zorunlu klar, ancak kazlar
kesinkes bu ama iin tasarlanm herhangi bir yapy ortaya kar-
mamtr. Hareket ettirilemeyen hastalarn belki uyku odasnda kalmasna
izin veriliyordu. te yandan, rahatszlklar o denli ciddi olmayanlar can
skntsndan kurtarmak amacyla, birtakm zmler dnlmt. Kut-
sal alanda hem bir tiyatro, hem de bir ktphane vard. Gerek u ki, can
sknts burada bir sorun olamazd. Kutsal alan her gn hastalar ve zi-
yaretilerle biraz daha kalabalklayordu. Bilginleri, Galenos ve dierleri
gibi hekimleri, her biri ardnda bir dinleyici topluluuyla bir aa bir
yukar yrrken ya da iyiliksever bir rahibi bir topluluk ile rahata kay-
narken ya da hastalar kendi aralarnda sohbet ederken gzmzn
nnde canlandrmamz hi g deildir.
DYALOGLA TEDAV
Aristides'in evresinde -Tanr'y saymazsak- iki grup insan yard;
Birinci grup, tanrya tapnanlard. Ancak bu, bir kardelik rgt deildi.
Bu gruptaki kiilere Aristides, Asklepioion'daki yaztlarda ad geenleri
de ekliyordu. rnein; Zeus Asklepieion'u yapan Rufnus, Doktor
Theodotos gibi sk sk adndan sz ettii dier kiiler de sadece kendi
dostlaryd.
kinci grup ise klt personeliydi. Aristides'i geirdii krizler sresince
destekleyen, konumalarn dinleyen, onunla edebiyat tartmalar yapan
ve bir hatip olarak ihtiya duyduu moral ve kltrel destei veren, bu
arkada grubuydu.
Aristides'in en byk destei Asklepios'du. Tapnakta, ryasnda ken-
disine katrc olarak grnen ocuk tanr Telesphoros da vard. Kutsal
yklerde anlatt tedaviler ve ryalarda kimi kez Zeus ve Sarapis gibi
tanrlarn da yardm vard. Ancak Aristides iin gerek tanr Asklepios'du.
147
Antik tedavi sisteminin biyolojik bir geri beslenim olarak kiinin
grd ryalar dnmesi ve kendi vcudunu dinlemesi olduunu
dnrsek, Aristides'e bu imkan salayan, kendi topraklarnn ok uza-
nda olmayan tapnan sahibi Asklepios'tu. Aristides, 20'li yalarnda
krizler geirirken bu tanrya gelmi ve daha sonraki; 40-50 yl iinde tanr
ona mmkn olan tek tedaviyi uygulayarak yaamasn salamt; Onu
srekli konuturmutu.
ASKLEPON MEDTASYONU
Aadaki meditasyon cierlerinden hasta insanlar iindir, ama btn
hastalklar iin ayr meditasyonlar vard.
nce, aklndakilerin hepsini sil.
D dnyadan gelen btn duyulardan arn.
Derin nefes al.
Bu, kolay deil.
ksrme gibi vcudunun doal tepkilerinin stesinden gelmeyi isteme,
o ac sana bir eyler anlatmak iin var.
Ama ayn zamanda bu acnn vcudunun bir korkusu olduunu da
unutma!
Vcudunun bu blm seni tehlikede olduun yolunda uyaryor.
Ama kimi kez tehlikeden uzaklamak yerine bu tehlikenin iinden
gemelisin.
Bu nedenle yapabildiin kadar derin nefes al ve cierlerinin sana ne
dediini dinle.
Cierlerindeki solunumun derecesini, cierlerindeki svy ve dokularn-
daki ilii farket. Enfeksiyonun doasn hisset ve senin nefes aldn yere
mdahalede bulunan organizmay ve bu organizmaya kar bedeninin tep-
kisini kavra.
Kalp atlarn ve onun nefesini nasl etkilediini hisset,
Durumunu farket, kabul et, onu anla.
imdi dikkatini kendi iine ver, vcudundan uzakla.
Gzlerinin ortasndaki k noktasna odaklan.
Bu noktann iinden bir tnele, bir geide doru yrdn dn.
148
Bu, zaman ve uzay (boluk) arasndaki geittir.
Bu geitte ok sayda kap vardr.
Belki daha nce de buraya gelmitin.
Aradmz kapya gelmeden nce belki bir sre yrmeye ihtiyacn var.
Doru kapya gelmenin rahatlna kavuuncaya kadar bekle.
Bu kapnn ardndaki yeilliklerde amak zere olan smbller, nergisler
ve adaay var.
Mermer tal bir yol seni sandaki mee aalarna ve solundaki tap-
naa gtryor,
iek amakta olan smblleri kopar ve sadaki yoldan git.
Aalarn altndaki ksa bir yamaca geleceksin
ve burada temiz bir pnar bulacaksn.
Pnarn yannda ak gri yzl bir gen kadn heykeli var.
Bu Salk Tanras Hygieadr.
Bu suyun efendisidir.
Elindeki smblleri suyun stne brak ve ellerini suya sok.
Bana su akt, omuzlarna su serp.
Sonra ellerini birletirerek avularndan su i.
Seni salna kavuturmas iin tanraya dua et.
yiletiinde ona adak adayacana sz ver,
imdi eil ve pnardan uzakla.
Yola ktn yere geri dn.
Nergis ieklerini ve adaay yapraklarn kopar.
Soluna dn ve tapnaa yakla,
Yaklarken suna ve tanr Asklepion ile ylanlarnn imgesini gre-
ceksin;
Sunakta hala ate var.
Nergislerini ksenin iine koyarak, ona unlar syle:
"Selam Asklepios, Gnein olu ve insanlarn ifacs. Hayatmn
ihtiyac olan yardm senden istiyorum ve karlnda sana sadakatte
hizmet edeceim."
Tapnaa gir.
inde, kutu gibi dikdrtgen ta sunaa yumuak klarn dt ok
sayda yksek pencere greceksin,
Sunan arkasnda tanrnn kocaman imgesi durur.
Burada yumuak battaniyeler ve yastklar var.
149
Yannda da bir sacayak greceksin,
Adaayn sacayaa at ve derin soluk al !
ksrmek doaldr.
Unutma, ksrk cierlerindeki enfeksiyon kapm cismi yok edecektir.
Dumanlar solu,
stediin btn dualar da et ve sunan zerine uzan.
imdi gzlerini kapa ve tanrnn ayaklarnn dibinde uyu,
yile.
Aelius Aristides ve Asklepieion (Kutsal Anlatlar -Hieroi Logoi)
balamnda Harvard niversitesi Christopher Jonesin aklamalarna yer
verelim:
Dier antik yazarlar gibi Aelius
Aristides de inceledii a ayna gibi
yanstr. Zaman zaman Platon'a
dalm, Encomium to Rome'u en iyi
bilinen eserlerinden biri kabul
edilmitir. Son yllarda Kutsal
ykler'in onurlandrlmas belki de
rastlant deildir. Bu kitapta says
giderek artan hastalklarm ve onlara
uygulad mucizevi tedavileri kendi
kaleminden anlatr. Bu tedavilerde
ryalardan yola km, Tanr Askle-
pios'tan etkilenmitir. Aristides'in
yapt son on be ylda en az be dile
evrilmitir ve bu yapt Aristides ile Bergama ve Asklepion arasnda ok
yakn bir liki kurar.
Aristides'in hayatndaki tarihlerin kesinlii tartlmaktadr, ancak burada
ayrntlar nemlidir. Hadrianus'un dneminin balangcnda dnyaya
gelmitir. Suda, onun Commodus dneminde yaadn syler. kinci
Sofistiklerin vakanvisti Philastratos, onun, Asya eyaletinde, Anadolu'daki
Olympos dann gneyinde bulunan Hadrianoi'da (Balkesir) doduunu
syler.
150
Aristides ciddi br sinir krizi geirdi ya da kronik bir nevrasteni ba gs-
terdi. Sonuta, hayat boyunca hafif sakat kald. Yine de retorik al-
malarn srdrd. Bu hastaln ilk etkisi yorgunluk ve hareketlerinin
kstlanmas oldu. Bergama'da uzun sre Asklepionda kad.
Aelius Aristides ve Asklepion (Kutsal Anlatlar -Hieroi Logoi)
balamnda
Harvard niversitesi Christopher Jonesin aklamalarna yer verelim:
Dier antik yazarlar gibi Aelius Aristides de inceledii a ayna gibi
yanstr. Zaman zaman Platon'a dalm, Encomium to Rome'u en iyi bilinen
eserlerinden biri kabul edilmitir. Son yllarda Kutsal ykler'in onur-
landrlmas belki de rastlant deildir. Bu kitapta says giderek artan
hastalklarn ve onlara uygulad mucizev tedavileri kendi kaleminden
anlatr. Bu tedavilerde ryalardan yola km, Tanr Asklepios'tan etkilen-
mitir. Aristides'in yapt son on be ylda en az be dile evrilmitir ve bu
yapt Aristides ile Bergama ve Asklepieion arasnda ok yakn bir iliki
kurar.
ASKLEPOS KLT VE TAPINAK TIBBI
Anadolu halk hekimlii uygulamalarnda da nemli bir yeri olan by
ile ilgili terimlerden bazlar unlardr:
Efsun, afsun: Zehirli hayvanlarn sokmalarna kar korumaya yne-
lik ilem.
frklk: Hastalar fleyerek tedavi etmeye ynelik ilem.
Bakclk: Hastaln sebebini ou kez suya bakarak renmeye
almak
Ocakl: Belirli bir veya birka hastal saaltma gc olan kimseler.
erbetli: Ar, ylan, akrep, iyan gibi baz hayvanlarn sokmalarn
engelleyici alg ykleme.
Bir takm gizli kuvvetleri kullanarak doay ve doa kanunlarn
etkileme amac tayan bysel ilemler, halk inanlarnn uzants olarak
151
karmza kmakta ve geleneksel kltrn hemen hemen her alannda
youn olarak izleri grlebilmektedir.
nsanln dinsel yaam tektanrcla, oktanrclk evresinden
geerek gelmitir.
Politeist yani oktanrl dinler dneminde hayatn hemen btn aa-
masna egemen olan, onu ynlendiren tanrlarn varl kabul ediliyordu.
nsanlara hastalk veren, onlar hastalktan koruyan salk tanrlar nemli
yer tutuyordu.
O ada tedavilerin gl, insanlarn are aramak iin ifa tan-
rlarna ynelmelerine neden oluyordu. Tanrlar gnlk yaamn paras
olduklarndan ilahi yardm aramak ilk are oluyordu.
Dualar, szvermeler ya da korkutmalar, kendisine tanrlardan iyi hava
ve bol rn salayabilir ve kimi zaman inand gibi, bir tanr kendi
kiiliinde bedenleecek olursa, o zaman daha yksek bir gce bavuru
gereksinimi duymaz. nsan tanr fikrine ulamann bir yolu budur.
Gnmz Anadolu geleneksel dncesinde bunun izlerini grmemiz
mmkndr. oktanrlarn yerini yce varlk Allah inanc almtr.
Hastalk da Allahn insanlara verdii bir cezadr ve yine Allah tarafndan
iyiletirilebilir. rnek vermemiz gerekirse:
Kekeme ocua cami kaps atrlr. Sahibi Mehmet olan krk evden
toplanan parayla alnan bal, Cuma namazndan nce kekeme ocua
yedirilir. Caminin kilidi kekeme ocuun diline dokundurulur. Yrye-
meyen ocuun iki baparma balanp, camiden ilk kana kestirilir.
Srekli alayan ocuun kafas, caminin drt duvarna dedirilir. ocuk
olmas iin
cami kuyusundan su iilir. Ksr kadn, kere devenin altndan geip
deveden ald ty koynunda saklar. D nlemek iin, Cuma gn
kadnn beline camiden ilk kan adama anahtar kilitletilir. Albasmasn
engellemek iin, yatan etraf ayetel krsi duas okunarak bir urganla
evrilir. Albasan kadnn etrafnda hoca bir bakla dua okuyarak daire
izer.
Tektanr inancnn hkim olduu Yahudilik, Musevilik, Hristiyanlk
ve slamiyette salk tanrlar inancnn yeri olmamakla birlikte, bu
inanlarn ekil deitirerek yaadklarn grrz.
152
Eski Ege salk tanrs Asklepiosun kurtarc zellii Hristiyanlkta
Hz. saya mal edilmitir. Tanr insan kavramn burada da grebili-
yoruz. Hz. sa olaanst glere sahip olup hastalklar iyi edebilmek-
tedir.
Gnmz Anadolu halk hekimlii incelendiinde slam ncesi klt-
lerin (atalar, ate, da, ta, su, aa vb.), deiik dnemlerde benimsenen
inan sistemlerinin (amanizm, Zerdtlk Hristiyanlk, slamiyet), yer-
leik Anadolu kltrnn, komu uygarlklarn izlerini grmek
mmkndr.
Anadoluda bitkilerle tedavi ok eski alardan beri bilinmektedir.
Anadoludaki deiik uygarlklarn bitkilerle tedaviye ilikin bilgilerin
mevcut olduu da bilinmektedir. Lokman hekim efsanesinde de bu
konuya ait bilgiler mevcuttur. Lokman Hekim bitkilerin dilinden anlar
ve bitkiler ona hangi derde deva olduklarn sylermi. lmszlk ilacn
bile bulduu ve bu ilacn nasl yapldn birbirleriyle konuan iekler-
den rendii sylenir. Fakat rendiklerini yazd kat, dereyi
geerken kprde elinden uar ve lm are bulunmaz olarak kalr.
Bitkiler, insanlar etkileyici stn gler tadna inanlan toprak
rnleridir. Bir yaray veya bir hastal iyiletiren bir bitki dierlerinden
daha ok mana (doast g) taycdr. stn bir bitkidir. Gnmzde
ocuk sahibi olmak iin sylenen u szde de bu inancn izlerini grebil-
iriz : Btn bitkileri alr kaynatr buusuna oturursun ifadr.
Nazardan ve dolaysyla hastalklardan korunmak amacyla yaplan
ttsnn de kaynanda mana inanc vardr.
Bergama Kapukaya ve Knk Mamurt Tepe, Kybelenin tapm
merkeziydi. Ana tanrann sevgilisi Adonis, avda bir yaban domuzu
tarafndan ldrlm, kanlar topraa akt gibi gvdesi de eriyip toprak
olmu. Her yl ilkbaharda topraktan bitkiler ve iekler halinde fkrrm.
Bu bitkiler ve ieklerde tanrnn dlleyici, dourtucu, oaltc gc var-
m. Eski Anadolu halklarnca her yl ilkbaharda bayram gibi kutlanr, bu
otlar ve ieklerden yaplan yemekler de yenir. Manisada mesir macunu
da eitli hastalklara iyi geldiine inanlan eskiden krkbir eit ottan
yaplan bir macundur.
153
Hititlerde hastalklar tanrsal cezalardr. Bunlardan kurtulmann yolu
tanrlara gerekli zenin gsterilmesi ve kurbanlarn sunulmasdr...
Yzst braklan her tanrnn hastalk yaptna inanlyordu.
Eski Ege hekimlii, balangta mitoloji ile karm durumdayd. Bu
uygarln balad yer olan onyann (Bat Anadolu) dinsel inanc
Olympos Tanrlarnn inanc idi. Bu uygarl yaratanlar 30 kadar tanr
ve tanrann salk ve hastalkla ilgili olduuna inanyordu... yiletirici
tanrlarn en tannm Asklepios idi. Kz Hygea sal koruma tan-
rasdr. Olu Telesphore iyiletirme, nekahat tanrsdr. Eski Ege hekim-
liindeki ilgin uygulama tapnaklardr. M.. VI. Yzylda kurulan ifa
tanrs Asklepiosun tapnaklarna Asklepion dendiini sylemitik. Bu
ifa tapnaklar tp tarihinin nemli halkalarndan birisini oluturmaktadr.
Bu tapnaklarda ampirik (grgsel) hekimlik yannda baz dinsel tren-
ler de yaplmaktayd. Tapnaklarda din adam hekimler vard.
Tapnaa gelen hastalar buralarda birka gn konuk olarak alkonuy-
ordu. Hastalara uyutucular, esrarla yaplm macunlar veriliyor, Askle-
piosun hastann dne girmesi salanyordu. Sonra hastann dne
gre iyiletirme ilemi uygulanyordu. Adaklar adanyor, kurbanlar ke-
siliyordu.
Gnmzde baz yatr ve trbelerde hastalarn yatrlmalar, uyu-
malarnn salanmalar, kurban kesilmesi gibi uygulamalarla benzerlik
gstermektedir.
ifa mabetleri, en azndan bilimsel tbbn are bulamad durumlarda
sosyal adan kabul edilebilir bir zm sunuyorlard. Hekimler bu tap-
nak tbbn bilimsel tbbn iine sokmaya kalkmadlar ama onu tam an-
lamyla da dlamadlar. Sonuta her iki ifa sistemi bir arada varolmay
srdrd.
Hipokratese gelinceye kadar Asklepios tapnaklarnn din adamlar
hekimlii yalnz kendi ellerinde tutmulard.
154
KLTLERN HALK HEKMLNE ETKS
Klt: Dinin ilahi boyutu dnda, gcne inanlan bir baka varla kut-
sallk verilmesi eklinde ortaya kan bir tapnma biimidir.
Eski Trk inancnda atalar, ate klt gibi kltlerle da, kaya, aa,
su gibi tabiat unsurlarnn her birinin bir ruh tadna inanlr, bunlara
sayg duyulup, kutsallk yklenirdi.
1- Atalar Klt: Atalar kutsaldr, onlarn yaadklarna ve toplumla
ilikilerini srdrdklerine inanlr. nsanlar atalar vastasyla gkteki yk-
sek ilahlara ihtiyalarn bildirir, onlardan yardm ister. (Eren, veli, aziz,
evliya mezarlarndaki uygulamalar)
2- Ate Klt: Atein salk ve canllk verici, birok hastalklar iyi
edici nitelikleri bulunduu kans yaygndr.Hdrellezde hastalklardan
korunmak iin yaklan ate zerinden herkes atlar. Bu ate tapm dnem-
lerinin kalntsdr.
3- Aa Klt: Aalarn bir ruhu olduuna inanma ve onlar kutsal
sayma. Aalarn bir ruhu olduu ve bunlarn barna olduu inanc ok
eskidir.
4-Ta Klt: lkeller tarafndan gkten dt kabul edilen ve kutsal
olduuna inanlan talara taplr. Hatta kutsal saydklar kayalarn iinde
ata - tanrlarnn bulunduuna inanrlar.
5- Toprak Klt: Toprak tanrlk nitelik tadna inanlan yer
kabuudur. Pekok dinde ve mitolojide insan topraktan yaratlr.Toprak
yiyen ocuk hastalkl saylr. Trbede ykanp, vcudu oradaki toprakla
svandktan sonra, ayn topraktan yedirilir.
6- Su Klt: Evrenin z saylan suyun kutsallna inanlr.Akl ve sinir
hastalklarnda yatr yanndaki suda ykanlr. Ba arsnda ocakl kadn
eline tkrp, hastann ban bir sre tuttuktan sonra , Elim kee gibi oldu.
Ar ok. Allah ifalar versin der. (Uak) Korkan, dili tutulan ocuklar iin,
akam namazndan sonraya kalmamak artyla, kurun dklr. Yrmesi
geciken ocuk iin, cuma namazndan sonra evin yal kadn tarafndan
merdiven banda, Yryemiyorsun, ksteini kesiyorum. Szleri
sylenip, bir bakla kesme hareketi yaplr. Bu ilem kere tekrarlandk-
155
tan sonra, Ksteini kestim denilerek,
bak merdiven bana saplanr ve ocuk-
tan ba alp vermesi istenir. (Karabk)
Cami nndeki taa yatrlan bomacal
ocuun boaz, ocakl biri tarafndan
bakla svanr. (Ankara) Dalakl, yol
aznda bir yere srtst yatrlr. Karnna
taze bir hayvan dala konur. Baucunda
yal bir kadn durur. Elinde balta tutan
ocakl bir kadnla aralarnda bir konuma
olur: Nereden geliyorsun? Dalak
dandan geliyorum. Dalak kesebilir
misin? Anasn bile kovalarm. Daha
sonra ocakl kadn balta ile yavaa hastann karnna kere vurur.
kere yaplan bu ilemden sonra, hastann karn zerinde bulunan dalak
alnarak, buna krk diken batrlp, bir armut aacna aslr. nan, dalak
aata kuruduka, hastann dalann da eriyeceidir. (sk.) Hastann
evinde bir ktk zerine hayvan dala konur. Ocakl ile hastann yakn
arasnda u konuma geer: Ne kesiyorsun? ....nin dalan kesiyorum.
Kes gitsin. Kestim gitti. lem kere tekrar edildikten sonra, dalak
ocan bir kenarna aslarak kurumaya braklr. (Sin.) Yatakta srtst
yatmakta olan hastann karnna konan bir koyun dala, ocakl tarafndan,
Dalan kesiyorum diye barlarak kara sapl bir bakla kesilir. (st.)
Hastann karnna doru okuyan hoca, daha sonra siyah sapl bir bakla
dala kesiyormu gibi hareketler yapar. (Sin.) Srtst yatmakta olan has-
tann karnna bir hayvan dala, bunun da zerine bir tepsi konur. eriye,
elinde balta olan bir ocakl kadn girer girmez, hasta yaknlar hep bir
azdan: Nereden geliyorsun? Ne yapacaksn? diye sorarlar. Kadn da
Dalak keseceim diyerek, elindeki balta ile tepsiye vurur. (Ant.)
Srtst yatmakta olan hastann karnna bir veya iki hayvan dala konur.
Ocakl, kor halindeki bir demir ubukla, okuyarak hastann etrafnda
defa dolatktan sonra, dalaklar deler. Delinmi dalaklar alan hasta, drt
yol aznda at ukura bunlar gmer. nan, dalaklar kuruduka, has-
tann iyi olacadr. (sk.) Albasmasn engellemek iin, yastn altna
bak, ine, uvaldz sokulur. (Erzurum, Tokat, Sivas, Ordu) Albasmasn
engellemek iin, lohusaya ocakl gmlei veya erkek klah giydirilir.
156
(Gaziantep, Erzurum) Albasan lousann yannda silah atlr, demirle
grlt yaplr. (Erzurum, Manisa) Arpack (itdirsei) nde, ocakl kolunun
dirsei ile svazlar. (Ankara) Gz aknda oluan kan kabarc, ocakl
tarafndan altnla izilir. (Ankara) Kabakulak ocakl biri tarafndan siyah
mrekkepli kalemle yazlr, yaznn etraf daireye alnr. (Konya) Krk-
basmamas iin, lousa ve ocuun zerinde makas, bak bulundurulur.
(Artvin, Eskiehir, Kastamonu) Krk basmamas iin iki lousa ine, para
deitirir.
Gnmz bilimsel tbbnda, bilimsel olarak faydas kantlanmam
baz karmlarn kullanlmas, yine faydas olduu tartlan baz adetlerin
uygulanmas sz konusu deildir. Oysa inanlar kendine temel alm olan
geleneksel tbbn bilmemezlik ve korkudan kaynaklanan yaps, deneysel
olarak dorulanmalar durumunda insanlarn uygulama alanlarna
girmeleri, hastalkla savamann en eski basamaklarndandr.
Dinbilimcilerin kitapl dinler olarak ifade ettii dinler, eski oktanrl
dinlerin etkisinden tamamen kurtulmu deildir. Bu dinler eski inanlara
kar mcadele ederlerken, dier taraftan o inanlar yeni biimleriyle
kendi bnyelerine almlardr.
Sonu: Politeist yani oktanrl dini inanlarn yaad zamanlarda,
hastaln olumasnda ve tedavisinde salk tanrlar ve tanralar nemli
bir yer tutuyordu. Zamanla tek tanrl dnemlerde salk tanrlar yerini
kilise rahiplerine brakyor, kilise, manastr hekimlii hkm sryordu.
Gnmz Anadolu halk hekimliinde kilise rahiplerinin grnts olarak
karmza hocalar yani din grevlileri kmaktadr.
Eski Egede, Hipokrat ncesi dneme ait tbbi dnce ve uygula-
malar, Asklepion klt, Ege felsefesi dnce sistemi ve onun tp
pratiinde yaratt sonular ile o dnemin hekimlik pratiini gsterir.
Eski Ege tbb, hekim-tanr Asklepios'tan ve mitolojisinden kken alr.
Kahraman bir hekim olarak, Asklepion ideal hekimi ve karlaabilecei
tehlikeleri gstermitir. Asklepios'un tanrlatrlmasyla ve tapnaklarnn
Ege ve Roma mparatorluu'nda yaylmasyla, Asklepios genel olarak
salk tanrs olarak grlm ve aresiz insanlar iin yalvarlacak bir obje
olarak hizmet vermitir. yiletirici Asklepios tapnaklar M.. VI. yzyl-
dan itibaren blgemizde ortaya kmaya balamtr. Rituellerle evrili
157
tedavi, seremonisi gne battktan sonra balard. Beraberinde etkileyici
binalar, oyalayc dyzler ve etkileyici baarl tedavi ykleri, zi-
yaretiyi rahip ve alanlarnn iyiletirme eylemlerine kar ak hale
getiriyordu. Yardm isteyen kii imdi trenin canl bir paras olmaya
hazr hale gelirdi. Gece boyunca uyku, kzlarnn elik ettii Asklepios
gibi giyinmi rahipler, hizmetiler, yardmclar, ylan, kpek eliinde
yarkaranlk bir ortamda hastann etrafnda dolarlard.
RYA LE TEDAV
Asklepionda uyku odalarna alnan hasta, uzunca sre band beklenip
izlenir, uykudan uykuya geerken rya grd gz kapaklarndan an-
lalnca uyandrlr, ryasna gre tedavisi verilir ve tavsiyelerde bu-
lunulurdu. Tanrsal g, yaralar ya da hastalkl blgeyi yalayan ylan ve
kpek tarafndan hasta tedavi edilmi olurdu. Tanrsallk gc eitli te-
daviler biiminde kullanlrd. Ellerinde yatmak, tbbi ilemi uygulamak,
cerrahi operasyon yapmak ya da tavsiyelerde bulunmak. Sabah olduunda
hasta iyilemi olduuna mit ederdi. Akas, tapnak tedavisinin en
etkili gesi inantr. Laik hekimlerin zamann organik hastalklar iin
ok az zellii olan ilaca sahip olduklar dnldnde Asklepios
kltnn son derece popler olmas ve yzlerce yl ayakta kalmas
artc deildir.
Asklepionda psikoterapi erevesinde uyku odalar ve rya yntemi
ok nemli yer oluturur. Bu konudaki aratrmalar ile tannan Dr. Seda
Karaz Arhan yle diyor:
Antik dnemde hastalklarn tedavisi konusunda rasyonel tbbn ilk
giriimleri ve teorileri grlmekle birlikte inan ve metafizik yn ar
basan uygulamalarla da karlalmaktadr. Tedavide ryalarn kullanl-
mas Antik dnemde olduka yaygndr. Hastann grd ryalar,
hastalklarn anlalmasnda hastaya ve hekime yol gsterebilecei gibi
tedavi iin uygulanabilecek yollar da nerebilmektedir. rnek olarak
Galenos "Ryalarda Diagnoz zerine" adl eserinde, dler araclyla
hastalklarn tehisini, ryalarn yorumlanmasn drt miza teorisi ile
deerlendirmeye almtr. Bunlarn yan sra ryalarn dorudan tedavi
158
edici zellik gstermesi gemiin en ilgi ekici tedavi yntemlerinden
birisidir. Ryalar yoluyla tedavi pek ok dnemde bamsz olaylar olarak
karmza kabilecei gibi ifa merkezlerinin planl bir paras da ola-
bilmekledir. Antik dnemde Asklepion tapnaklar bu konudaki faaliyet-
leri ile bilinmektedir. Bergama'daki Asklepion tapna, nu Anadolu'yu
dahi am bir tedavi merkeziydi. Bu tedavi merkezinde ryalarla tedavi
konusunda gerekletirilen faaliyetleri antik dnemin tp yazarlarndan
ve arkeolojik buluntulardan elde etmekteyiz.
Asklepionlar'daki rya tedavisinin yan sra antik dnemin nl
hekimleri Hipokrat, Galenos ve dier hekimler ryalarn salk ile ili-
kisini deerlendirmilerdir.
AELUS ARSTDESN RYALARI VE
ASKLEPON TEDAV
Ertesi gn ykanmadm ve kusmadm, fakat kusturulduum zaman,
durumum yle ktyd ki, ertesi gne yetiebilirsem mutlu olacaktm.
(M.S. 13 ubat 166). Ertesi gn oru tutmam emredildi ve bu emir aa-
daki ekilde bildirildi. Ryamda zmirdeydim. Dz ve grnr olan
hereyden pheliyim nk seyahat ettiimin farknda deildim. Bana
incir ikram edildi ve birden khin Korus ortaya kt ve incirdeki abuk
etki eden bir zehir olduunu gsterdi. Bundan sonra, bsbtn phe
ierisindeydim ve istekle kustum ve ayn zamanda ya bir de, tamamen is-
tifra edememisem diye dnyordum. Daha sonra birisi, dier incirlerde
de zehir olduunu syledi ve niin daha nce duymadm diye daha da
gerildim ve fkelendim. Bunlar grdkten sonra anladm ki, oru tutmam
emrediliyor. Fakat Tanrya (Asklepios) oru tutmam m yoksa kusmam
gerektiini mi kastettiini sordum. Tekrar uyudum ve (ryamda) Berga-
madaki tapnaktaydm. Yatyordum. Theodotus ieri girdi ve orulu
olduumu syledim. Fakat o, (durumumu) bildiini gsterdi ve dedi ki,
bu adamlarn yapt bir sr eyden sonra kan alma (hacamat) uygula-
masndan vaz geeceini, nk bbreklerimde ktleme olduunu ve
orucun iltihap iin, gsn iinden geen bir tr yanl yol olduunu
syledi (14 ubat 166).
159
Srekli Balkesir, Kyzikos, Bergama ve zmir arasnda seyahat eden
Aelius Aristides, gen yanda yakaland mzmin bir hastaln tedavisi
iin, Ege salk tanrs Asklepios ile ryalar araclyla kurduu balant
yukardaki gibi gn-gn not ald. Yetmi yl akn uzun mrne baklrsa
Asklepiosun direktifleri ie yaramt. Dolaysyla, bu almann konusu,
Eskiada yaam bir entelektelin kiisel dini deneyimlerinden ziyade,
Aelius Aristidesin ryalarnda Ege salk tanrs Asklepiosdan ald di-
rektifleri kendi hayatna nasl uyguladn, gnmze kalm en arpc
eseri Kutsal Szlerden hareket ederek incelemektir.
Aristides yle demektedir:
(Doktor Satyros) konumamz ilerlediinde ne kadar ok kan
verdiimi (kanm temizlettiimi) duymu oldu, kanma sahip kmam
ve vcuduma zarar vermememi tledi ve dedi ki, ben sana ok basit
ve hafif bir karm vereceim, onu hem karnna hem de hipokondriyak
blgelerine sreceksin ve sana ne kadar da yarayacan greceksin. Bana
bunlar nerdi, ancak afak atmnda tanr kan aldrmam syledi, ben de
ister istemez buna uydum.
Asklepiona gelen hastalar nce bir arnma treninden geerlerdi,
arnma treninde kurban keserler ve ykanrlard, daha sonra tapnan i
blgesinde yer alan kutsal yatakhaneye (abaton) alnrlard. Buralarda
oru tutmaktan yorgun dm olarak koyun postlar zerinde tapnak
uykusuna yatarlard.
Hastalar uykudayken tapnak rahipleri hastalarn arasnda zararsz
ylanlarla beraber dolarlard. Hastalar uyandklarnda uykularnda
grdkleri ryalar anlatrlard. Ryada ya
Asklepios hastaya grnerek dorudan bir tedavi nerirdi ya da rya
ylesine karmak olurdu ki hasta ryay tapnak rahiplerine anlatr ve
onlarn yorumlarna gre bir tedavi nerisi alarak tapnaktan ayrlrd. Bu
tedavi yntemi telkini artrmaktadr. Hasta iyilemezse rahipler,
hastann ya tedaviye tam inanmadn ya da sylenenleri tam olarak yer-
ine getirmediini sylerlerdi. Hasta tapnaktan karken parann yan sra
kendi adnn, hastalnn ve nerilen tedavinin yazl olduu bir tableti
adak olarak tapnan duvarna asard. Tapnaa yeni gelenler bu tabletler
araclyla uygulanan tedavilerin baarlar hakknda bilgilenir ve tapnak
160
uykusu ile (enkoimesis, Latincede incubatio olarak adlandrlr) iyilee-
ceklerine dair gvenleri artard.
Epidaurosta bu tabletlerden ok sayda ele gemitir. Pergamon
Asklepionu hakknda bildiklerimizin ounu M.S.118de domu olan
Mysial Aelius Aristidese borluyuz. Zengin bir aileden gelen Aristides
yllarca ifa aramak iin eitli Asklepionlar dolat durdu, zellikle Perg-
amonda ok kald.
Hasta olan bir kiinin en fazla bir gecelik tapnak uykusuna yatmak
iin geldii Pergamonda o bir yl akn bir sre kald. Asklepios Soter
(Zeus Asklepios) Tapnann yapm onun geliinden ksa bir sre nce
bitmiti. Aristides, uygulad mantkd tedaviler hakknda ayrntl bil-
giler vermesine ramen Pergamon Asklepionunda bulunan yaplar
hakknda yeterli bilgi vermemektedir. rnein, kutsal alann gney-
batsnda yer alan yuvarlak yap ile buna balanan bir tnelin ilevi
konusunda tatmin edici bilgilere hala sahip deiliz.
Abatonun yeri de tartmaldr. Buna karlk, Aristidesin anlatm-
larndan burada amur banyosunun rutin uygulanan tedavilerden biri
olduunu ya da buralarda en azndan bu tr bir tedaviye engel olun-
madn anlayabiliyoruz. Pergamonda tapnak kutsal alannda bulunan
kuyu ve emeler burada ayn zamanda ime ve banyo krlerinin
yapldn da gstermektedir.
Pergamon Asklepionundaki en ilgin buluntu kutsal alann ortasnda
ortaya karlan bir grup
mezardr. Bu mezarlarn tedavi altnda iken lp kutsal alann saygn-
ln zorda brakmamas iin alelacele orada gmlen hastalara ait olduu
iddia edilmitir. Gerekten de Pausanias, Epidauros Asklepionunu an-
latrken unlar yazar:
Asklepiosun kutsal korusu her yandan snrlarla evrelenmitir. Bu
snrlar dhilinde ne insanlarn lmesi ne de kadnlarn doum yapmas
mmkndr.
Bu anlatmlar da kutsal alanda lmn mmkn olmadn, byle bir
durumun olmas halinde ise cenazelerin karlarak gmld fikrini
makul hale getirmektedir.
161
Asklepionlarda grevli rahipler byk bir saygnla sahiptiler ve
Asklepiades (Asklepiosoullar) slalesine mensuptular. Burada kay-
dadeer bir durum Kostaki Asklepiades ailesinden ok sayda laik dok-
torun kmasdr, rnein bu slaleden C.Stertinius Xenophon, mparator
Claudiusun hekimiydi ve Kostaki Asklepieiona balarda bulunmutu.
Demekki, o dnemde - en azndan Kosta - laik doktorlar ile tapnak tbb
arasnda bir tr balant vard.
Aslnda Asklepiadlar soylarn Asklepiosa balamalarna karn bir
slaleden ok bir tr meslek loncas idiler. Ancak, doktorlarn
Asklepieionlarda altklarna dair elimizde herhangi bir veri yoktur.
Doktorlar buralara sk sk gelirlerdi, ama mesleki amala m yoksa yal-
nzca ziyaret amacyla m geldikleri bilinmemektedir. Fakat Schneider,
Kos ve Knidostaki tapnaklarn ayn zamanda birer tp okulu olduunu
ve buralarda hekimlerin yetitiini kaydetmektedir. Buna karlk, u iyi
bilinmektedir ki, tapnaklarla hibir ilgisi bulunmayan laik doktorlar da
mevcuttu ve hatta bunlar Asklepiosun nerilerine kar gelebiliyorlard.
Her ne kadar G. Bean tapnaklardaki olaan tedavi sresinin bir yl
olduunu sylese de bu doru deildir. Bean, byk bir olaslkla Aris-
tidesin bir yldan daha uzun bir sre Pergamonda kalmasndan dolay
byle bir genelleme yapmtr.
Oysaki Aristides olaand bir hastayd, gnmzde bile tedavisi zor
olan ve doktorlar yldran bir hastalk olan hipokondriyasis hastasyd.
Ancak, o dnemde doktorlarn salk hizmeti sunmak iin altklar
kamu kurumlar bulunmuyordu. Hippokrates bile rencilerine bir
yapnn ierisinde deil bir nar altnda ders veriyordu. Ya hekim hasta-
larn evine tedaviye gidiyordu ya da hasta hekimin giderek muayene
oluyor ve hekimin nerdii reetelerle oradan ayrlyordu.
Martialise ait olan aadaki ironik ifadeler de doktorlarn hastalarn
evlerine giderek tedavi yaptklar grn desteklemektedir,
Kendimi hasta hissediyordum ve sen, Symmachus, gecikmeden
geldin, ama beraberinde de yz tane rak getirdin. Ayazdan buz kesmi
olan yz tane el beni mncklad. Sen gelmeden nce ateim yoktu Sym-
machus, oysa imdi ateim var.
162
Hippokrates, hasta, cerrah, asistanlar, cerrahi aletler, n yeri ve
nitelii, kullanlan eyalarn miktar ve nitelii, vcudun ve aletlerin yer-
leimi, zaman, tarz ve mekan ameliyat iin gerekli eylerdir demektedir.
Bu da hekimlerin altklar zel bir evin olmasn ya da evlerinin bir
blmnn muayene ve tedavi iin ayrlmasn gerekli klmaktadr. Ro-
madaki Egeli doktorlarn cerrahi mdahaleleri kendi ofislerinde tbbi te-
davileri ise hastalarn evlerinde yaptklar ne srlmtr. Byk bir
olaslkla ameliyathane olarak kullanlm olan bir yap 19. yzyl
balarnda Pompeide yaplan kazlarda ortaya karlmtr;
Cerrah Evi ad verilen bu yapda ok sayda cerrahi alet ele
gemitir. Ancak, o zaman yaplan kazlarda aletlerin in situ pozisyonlar
kaydedilmemitir, Paris als yntemi de henz bilinmedii iin tahta ve
dier organik nesnelerin kalntlarnn kalplar hasar grmtr. Buna
benzer yaplara iatreion veya tabernae medicae ad veriliyordu ve bunlar
sokaklarda yer alan kk dkkanlar eklindeydiler; buralarda demosios-
tiatros denilen halk hekimleri alyordu.. Bu tr yaplarn o zamanlarn
hekim yurdu olan Anadoluda da ok sayda mevcut olmas gerekir;
nitekim Pergede bulunan bir mozayik demede Polydeukesin hasta
kabul odasnn bulunduu yazldr. Halk hekimlerinin cretlerini karla-
mak iin bir vergi vard. Bu hekimlerin maa ynetim tarafndan belir-
leniyordu.
BR ANI DAHA
M.S. 148'de Ekim'den Ocak'a dek grnrde hibir neden yokken bir
tmr belirdi, nceleri herkeste olabilecek bir eydi, sonra inanlmaz
lde byd ve kasm gerildi, ilikler olutu ve korkun arlar or-
taya kt ve birka gn de ate oldu. te o zaman doktorlar bir sr
eysylediler, kimi ameliyat dedi, kimi ilalarla koterizasyon, bazlar ise
bir enfeksiyonun ortaya kacan ve kesinlikle leceimi sylediler.
Ama Tanr baka bir fikir verdi, bana dayanmam ve ilie bakmam
syledi. Aka grlyordu ki, doktorlar dinlemekle Tanr'y dinlemek
arasnda seim hakkm yoktu. Ama ilik daha da byd ve korkun
oldu. Dostlarmn bazlar sabrma aryorlard, bazlar ise ryalarma
gre davrandm iin beni eletiriyorlard. Hatta bazlar ne ameliyata ne
163
de koterizasyona izin vermediim iin beni korkak olmakla suluyorlard.
Fakat Tanr yardmcm oldu ve bana karlaacam zorluklara dayan-
mam emretti. Sonunda Kurtarc bana ve stbabama - Zosimus o zaman
henz sad - ayn gece ayn iareti gnderdi, tam ben Tanr'nm bana
sylediklerini ona iletmesi iin birisini gndermitim ki, o, Tann'nn ken-
disine neler sylediini anlatmak iin bana geldi. inde tuz bulunan, yal-
nz baka neler bulunduunu hatrlamadm, bir ila varm. Bunu
uyguladmzda, iliin ou abucak kayboldu. Ve gn doduunda
dostlarm geldiler, hem sevindiler, hem de gzlerine inanamadlar. te
ondan sonra doktorlar seslerini kestiler, hereyden nce Tann'nn ku-
dretine hayranlklarn belirttiler ve bunun Tann'nn gizemli ekilde
iyiletirdii byk bir hastalk olduunu sylediler (Aelius Aristides, Hi-
eroi Logoi I, 61-8; CA. Behr evirisinden).
Asya'daki bir Roma kentinde yaayan akll ve iyi eitimli bir aris-
tokrat olan Aelius Aristides'in srad 'gnce'sinden yaplan bu alnt, antik
ada bilimsel tbbn zayfln ve tanrlarn, zellikle de ifa tanrs
Asklepios'un (Roma'da Esculapius) etkileyici gcn gsterir. Belirsiz
bir dnyada ifa verebilecek hereye inanmak iin yeterli neden vard. O
an tedavilerinin pahall, riski, belirsizlii, gl ve can yakc
oluu insanlarn are iin ifa tanrlarna ynelmelerini anlalr klmak-
tadr. Ancak bu, sadece sz konusu yetersizliklere bir yant deildi. Tan-
rlar gnlk yaamn yle byk bir parasydlar ki, ilahi bir yardm
aramak bavurulan son deil, ilk are oluyordu. Her zaman Aristides'in
ryalarna fazlaca inandn syleyen dostlar gibi pheci davrananlar
bulunmakla birlikte, baz insanlar da, bugn de olduu gibi umutsuz,
kaldklarnda tanrlara bavuruyorlard. Bu durum, akla dayal tbbn
douu ile gerekd inanlarn neden tamamen ortadan kalkmadn ve
ifa tanrlarnn bilimsel tpla yanyana, neredeyse ona paralel bir gelime
gsterdiklerini aklyor. M.. 5. yzyln balarnda Hippokratik tbbn
ortaya kmas ile Yunanistan'da Asklepios'un kutsallk konumuna yk-
seltilmesi ve kltnn yaylmas ayn yer ve zamana rastlar. Gerekten
de Hippokratik yemin bile onun adna edilir: 'ifa veren Apollon adna
ve Asklepios, Hygieia, Panakeia ve btn iyiletirici gler adna yemin
ederim ki, tm tanr ve tanralar ahidim olsun, gcm ve aklm
erdiince bu yemini ve szm tutacam.'
164
Asklepios Klt'nn geldii dnemlerde, ayn ekilde Ege tbb da
Roma talya'sna girdi ve beden saln salamak iin onun tanrlarn
da bekleyen bir kltr iine dalp gitti. Paralel gelime srd. Aristides
'tmrnn' mucizev iyilemesini anlatt srada, Bergama'da ok
nemli iki olay gerekleiyordu. Grkemli yeni bir tapnan, Askiepios
Tapna'nn yapm henz biterken, yeni yetme Galenos da, kendisine
nl bir hekim olmann ve Rnesans'a dek Bat tbbna yn vermenin yol-
unu aacak olan tp kariyerine balyordu. Ne gariptir ki, Galenos'un tp
mesleini semesinde de ryasnda grd Asklepios'un rol vard.
Daha sonra Galenos, Bergama Asklepionu'nun barahibi araclyla ilk
grevine atand ve bu grevin Asklepios'un bir emri olduu inancn, Mar-
cus Aurelius'un Marcomanni'ye kar seferi srasnda onunla birlikte git-
meyiine zr olarak baaryla kulland.
Galenos'un kltle balants bu kadarla kalmyordu, nk Asklepios
hekimlerin koruyucusuydu ve Hippokrates zamanndan beri hekimlerle
ifa kltleri arasnda yakn bir iliki olmutu. Baz hekimler bu ifa klt-
lerine phe ile yaklayorlard, bazlar da ksmen sempati duyuyorlard,
ama hekimlerin ou onlarn hastalkla yaplan savata byk bir rol oy-
nadklarn biliyordu. ifa mabetleri, en azndan bilimsel tbbn are bu-
lamad durumlarda sosyal adan kabul edilebilir bir zm
sunuyorlard. Hekimler bu 'tapnak tbb'n bilimsel tbbn iine sokmaya
kalkmadlar ama onu tam anlamyla da dlamadlar. Sonuta ki ifa
sistemi birarada varolmay srdrd.
TELESPHOROS VE NEKAHAT
Asklepios'un ayann dibinde bazan, balkl bir rt sarnm olan
tuhaf bir cce ya da ocuk figr bulunurdu. Bu, nekahat tanrs
Telesphoros'tu. Onun gc, dier Asklepion ifa tanrlarnn glerini art-
trr ve tamamlard. zellikle Metodistler tarafndan nekahat, iyilemenin
ok nemli bir paras olarak kabul edildi. Bu, Asklepiades ve Soranus'un
rejimlerinde de grlr. Asklepiades'in yntemlerini ven Celsus, hastalk
ne kadar hafif olursa olsun, nekahatn ok nemli olduunu vurgular. Cel-
sus, yaanan yer ve iklimin de diyet gibi sk sk deitirilmesi gerektiini
syler. Farkl blgelerde toprak sahibi olan zenginler iin bu ok zor bir
165
neri deildir. Karsnn gereksinimlerini dikkate alan Gen Plinius,
hastalnn dzelebilmesi iin onu Campania'ya gtrr. Kendisi de,
salna kavuabilmek iin birka kez kydeki evinde dinlenmeye ekilir.
Zenginler ve orta derecede varlkl olanlar, antik an sanatoryum ve
salk merkezleri olan nl ifa tapnaklarnda ve kaplcalarnda nekahat
dnemini geiriyorlard. Yoksul olanlarsa, uzaa gitmeyi pek gze
alamyor ve yerel kaplca ve ifa tapnaklarnda dinleniyorlard.
ok az hastalk tam anlamyla tedavi edilebildiinden, ok sayda insan
yaamn kstlayc ve arl hastalklardan ekiyordu. Dnemin en iyi
hekimlerinin bakmnda olan mparator Marcus Aurelius bile hastalktan
kurtulamyordu. Stoa retisi ile stesinden gelmeye alt iddetli
gs arlar peini brakmyordu: Ar ne dayanlmaz ne de sonsuzdur.
Yeter ki snrlarn bilin ve hayal gcnzle ona g katmayn ... Dayana-
madn iz eyler bizi (yaamdan) alr gtrrler; henz sona ermeyen
eylere ise dayanlabilir ... Grevlerini yapabildikleri srece el ve ayaktaki
arlar doaya aykr deildirler (Marcus Aurelius, Meditations 7, 64; 7,
33; 6, 33; Birley evirisinden 1966, 295).
Yine de arsn azaltabilecek her trl ilac kabul ediyordu. Galenos'un
ona yazm olduu theriac, arsn biraz hafifletmiti. Bu, daha nceleri
mithridatium olarak bilinen ve bileimindeki en etkili madde opium
(afyon) olan evrensel bir antidottu. Zengin bir Romal olan Servius
Clodius'a nerilen tedavi ise olduka sertti, 'iddetli gut sancs eken bu
adamn, iki bacan da batan aaya bir zehirle ovmas istenmiti; ta ki
vcudunun bu ksm tamamen duyarsz olup ar hissedilme-yinceye dek.
zellikle ba, karn ve mesane hastalklarndaki ar ve mitsizlik, baz
insanlar intihara srklyordu. Bu da, tbbn eksikliklerinin bir kantyd.
Hastalk nedeniyle intihar edenlerden Gen Plinius'un mektuplarndan
birinde de szedilmitir. Mektupta, aresiz bir hastalk karsnda, all-
madk biimde intihar deil de dayanmay seen Titius Aristo adl bir
adam anlatlr; Hastal karsndaki sabr, eer grebilseydiniz, sizi
hayran brakrd; aryla savayor, susuzlua kar koyuyor ve ateinin
verdii inanlmaz scakla, stndeki rtlere karn dayanyordu. Birka
gn sonra beni ve baz yakn dostlarn artt, bizden doktorlara
hastaln seyrini sormamz istedi. Eer lmclse yaamna son vere-
cekti, ama eer yalnzca uzun sre ar ekmesi szkonusuysa, buna
166
dayanacakt. Eer umutlarmz bouna deilse, kendisini ldrerek bu
umutlara vefaszlk etmek istemiyordu. Bunu, karsnn dualarna, kznn
gzyalarna ve biz dostlarna borluydu. Bana kalrsa bu, en byk vg-
leri hakeden, ok zor bir karard. Birok insan lm abuklatrma istei
duyar, ama lm nedenlerini inceden inceye gzden geirmek ve yaamak
ya da lmek fikrini benimsemek veya reddetmek, ite bu, gerekten byk
bir kafann gstergesidir (Letters I, 22; B,Radice evirisinden).
Ege ve Roma tp aratrmaclarnda hastalklarn zgn ve aktif olgular
olduklar kavram yoktu. Phthisis (akcier tberklozu), psora (uyuz) ve
lippitudo (bir gz hastal) gibi belli baz hastalklarn yaygn grld
gzlenmi olsa da, bunlarn kt havann nefesle atlmas sonucu ya da
vcuttan atlan maddelerle bulat veya pneuma'nn zararl nlarn
etkisinde kalmas sonucu olutuu dnlyordu. Aralarnda Galenos'un
da bulunduu baz tp yazarlar, 'hastalk tohumlar' varsaym zerinde
durdular. Bu, 'kt hava' ile bulama kavramndan biraz daha elle tutula-
bilir bir kavramd. Bu kuram, Anaksagoras'a kadar dayanyordu. O, 'to-
hum'u, yaratln maddesi iin bir metafor olarak kullanmt. yi ve kt
minik 'tohum'larn serbeste atmosferde dolatna inanlrd, onlar bir-
letiinde ise hava rmeye balyordu. Hastalk, 'kt tohum'larca, kt
hava ile, ya da su ve yiyeceklerin bu kt tohumlarla bulamas ile
oluurdu. En byk risk altndakilerse, kt beslenmi olanlarla ar
beslenmi olanlar, yani vcut dengesi bozulmu olanlard. Galenos
ayrca, 'kt tohumlarn' vcuda girip orada sessiz kaldklarna, bir d
uyar ile aktiflendiklerine inanyordu. Bu grle, bireylerin hastalklara
kar farkl derecelerde ak olular da aklanabiliyordu.
Bu kuram, 'kt hava' kuramndan biraz daha elle tutulur bir kuramd;
ancak bunu deneme ans da yoktu, nk szkonusu olan maddeler gzle
grlemiyordu. Galenos, genel olarak pratik aratrmalarla ortaya kona-
mayacak olan kuramsal almalardan yana deildi; 'hastalk tohumlar'
kuramna da yrekten inand pek sylenemez. Ayrca gzle gremedii
hastalk etkenlerini yok edemeyen hekime, uygulamada bu kuramn yarar
olacan da pek sanmyordu.
Galenos'un salgn ve nedenleri zerinde dnmesini salayan baz
etkenler vard. O 'hastalk tohumlar' zerinde dnrken, antik an en
ar salgnlarndan biri Akdeniz lkelerini kasp kavuruyordu. Salgn, Ro-
167
ma'ya M.S. 165-166 yllar arasnda ulat. Aelius Aristides ayn yl hasta-
land, ancak kurtuldu. Ertesi yl Galenos aniden Roma'y terketti ve salgn-
dan kat. Hkmdarl zerine salgnn glgesi den Marcus Aurelius
ise, M.S. 180'de lrken hl hastaln etkisi altndayd.
Grld kadaryla hastalk Akdeniz blgesine yabancdr; nk daha
yakn tarihli ve iyi kaydedilmi rneklerinden de biliyoruz ki, salgn
hastalklar 'bakir' toplumlarda daha yksek lm oranlarna yol aar. Baz
topluluklar, grece olarak daha dk lm oranlan gsterirken, bakalar,
zellikle de ehirlerde bulunanlar, % 25'e varan kayplar yaamlardr.
Dier yazarlarn yetersiz tanmlarndan ok, Galenos'un eksik ve bilgi
vermekten uzak anlatmlar artcdr. Bu hastalktan, byk ve ok uzun
sren bir salgn olarak sz etse de, tanmlar ksa ve phelidir. Roma'dan
ayrlndan ksa sre sonra Marcus Aurelius tarafndan saray hekimi olmak
zere geri arlm, bir sonraki ilkbaharda yapaca saldr iin ordunun
toplanm olduu Aquilcia'da imparatora katlmas istenmiti. Bu ky
kentindeki askerlerin younluu ve yerel nfusun kalabal salgndan
korunmu bir blge olduu izlenimini yaratmaktadr.
Sonuta, Galenos'un salgn ve kurbanlaryla ilgili anlatmlar belirsiz
olmu, gnmze uygun bir tan konmasna olanak vermemitir. Ate ve
pstller gibi baz belirtilerden sz etse de, onun svlar kuramnn bu tip
belirtileri ikincil srada nemsemesi nedeniyle, bu belirtilere yeterince
dikkat etmemitir. Gerekten de derideki dkntlerle ilgileneceine,
Galenos, daha ok kan tkrme belirtisi zerinde durmu ve hastal bir
tr akcier apsesi olarak tanmlamtr.
LET VE KIRANLAR
Salgnlar, letler, zellikle Antoninus Salgn' ad verilen bu hastalk
ilkada insan krm yaratrd. M.S. 251-266 yllan arasnda yaanan
salgn ile her yere kran girmitir. Roma'da gnde be bin insann ld
kaydedilmitir. Krsal blgeler bundan etkilenmemilerdir. Ancak ehirler,
zellikle de imparatorluun kozmopolit yerleim merkezleri, iice ve
salksz evleri nedeniyle ok fazla etki altnda kalmtr. En byk risk
altndakilerse, M.S. 542-543'te baka bir salgnn darbesine dayanabilen
168
Akdeniz liman ve ky kentleriydi. 'Justinianus Salgn' olarak bilinen bu
salgnda, hastaln fare ile tanan veba Pasteurella pestis olduu tanm-
lanabilmitir. Eer bu tan doruysa, bu hastaln Akdeniz lkelerinde
ilk kez ortaya km olduu sylenebilir. Bu salgn lmcld ve etkisi
felaket boyutlarndayd. Sonraki iki yzyl boyunca da aralkl olarak sal-
gn hastalklar ortaya kmaya devam etmitir.
Osteoartroz hastal ise Romay krp geirdi. Asklepion tap-
naklarnda bulunan el ve ayak adaklarnn bir ksmndan bu hastaln so-
rumlu olduunu tahmin edebiliriz. Eklem hastalklar ve arlar, tp
yazarlarnca sk tanmlanmtr. Ancak bu tanmlardan bazlar baka bir
eklem hastalna aittir: Gut. Bu hastalk, en azndan M.S. 1. yzylda
hekimler tarafndan aka biliniyordu. Buna karn tp literatrnde
ayrc ekilde tanmlanmamtr. Celsus, el ve ayak ile eklemlerinin
arlarn tanmlamak iin podagra ya da cheiragra terimlerini kullan-
mtr. Gut, kanda rik asit fazlalnn neden olduu metabolik bir bozuk-
lua baldr. Bunun sonucunda eklemlerde rat kristalleri birikir, bunlar
yklrken eklem yzeyini de haraplar. ilikler, enflamasyon, ar, el ve
ayaklarda hareket kstll ortaya kar.
Gutun, porto arabnn yllandrlmasyla balants olduu dnl-
yordu. Kurun kaplarda yllandrlm arabn bir dizi hastala neden
olduu kans vard. Roma dnemlerinden ok yakn gemie dek, arabn
tadn korumak ve arttrmak zere hazrlanan konsantre arap uruplar
(sapa), kurun kaplarda bekletiliyordu. Bunlarn toksisitesinin sk sk
bbrek hastalkla-rna neden olduu ve kanda rik asil ykselmesine yol
at biliniyordu.
Plinius ve Galenos, kendi dnemlerinde sklnda art gzledikleri
yeni bir tr podagra'dan szederler; bu hastalk kaltsal deildir ve ar
yiyip ime sonucunda gelimektedir. Lucius, gutun zkontrol olmayan
zenginlerin bir hastal olduunu sylerken," Gen Plinius, uzun yllar
guttan eken dostu Correlius Rufus'un durumunu daha hogrl anlatr:
Otuz iki yandayken, ayanda gut baladn syledi, babasnda da
ayns varm. Birok hastalk gibi bu da kaltsal bir hastalk. Genlii
boyunca, sk kontrol ve lml, hareketli bir yaam ile bu hastal kontrol
altnda tuttu. leriki yalarda ise hastalk gittike ktleti, ama kuvvetli
zihni sayesinde buna dayanabiliyordu. Dayanlmaz arlar iindeydi,
169
nk hastalk artk yalnz ayanda deildi, tm kol ve bacaklarna
yaylmt (Letters I, 12; B. Radice evirisinden).
Onunla ilgilenen doktorlar etkili bir tedavi bulamyorlard. Sonunda
arlara daha fazla dayanamayan Rufus, kendisini alktan ldrd. Tap-
nan hizmetilerinden olan Diophantos ise, ilahi yardmla iyiletiini
syler:
Ben, tapnan sadk bir hizmetisi olarak, bunlar sana sylyorum,
Leto'nun ocuunun olu Asklepios. Gzmde ttyorsun, en kutsal var-
lk, nasl varaym ki senin altn evine, nceleri tapnana geldiim ayak-
lar deil bunlar artk. Ey bahar vakti dnyann olduundan daha aydnlk
olan yce tanrm, seni tekrar grebilmem iin ifa ver bana. Ben, Dio-
phantos, sana yalvaryorum, hereye gc yeten ulu tanrm, beni bu arl
guttan kurtar: En sadk duacs olduum baban akna. Hibir lml beni
bu acdan kurtaramaz. Yalnz senin, ulu tanrm buna gcn yeter. Ey mer-
hametli tanrm, hereyden yce olan olan tanrlar seni, aclardan kur-
tarasn diye lmllere baladlar.
Birok durumda, zellikle de mental hastalklar, salgn hastalklar ve
ar i yaralanmalarda, en sekin hekimlerin bile hastalklar iyiletirme
ya da en azndan ary azaltma yetisi olmuyordu. Ancak daha nce de
grdmz gibi diyet ve cerrahi gibi baz dallarda olumlu gelimeler
yaanyordu. Galenos, Soranus, Dioscorides ve Celsus gibi yazarlarca
desteklenen tedavileri uygulayabilenler iin durum ok da karanlk
deildi. Bu yazarlarn eserlerinde duyarl ve anlayl ve genellikle de bil-
imsel bir yaklam vard. Hastalklara, tbbn snrlarnn farknda olmak-
tan doan dengeli bir yaklam sz konusuydu ve hastann iyilii iin
ciddi olarak uralyordu. Baz genel kurallara uyuluyordu, ancak her ol-
guyu ayr ayr dikkatle gzlemleme ve alnan bilgilere dayanarak tedaviyi
yeni durum ve artlara uyacak ekilde yeniden dzenleme istei de srek-
liydi. Hastay en az rahatsz edecek tedavi ynteminin bulunabilmesi iin
zel aba harcanyordu. Tedavi ise diyet ve rejimden oluuyordu. lalarn
ve cerrahinin zorunlu olduu durumlarda ise, bunlar dikkatlice ve titizlikle
uygulanyordu.
Bu temel yol gsterici kurallara uyan Romal doktorlar, esnaf ya da
mparator tm hastalarna mit alayabiliyor ve arlarn bir derece de
olsa azaltyorlard. Doktorlarn ve hastalklarn Roma tarihinin akn
170
ciddi olarak etkilemi olduundan hi phemiz yoktur. Birok durumda,
zellikle de mental hastalklar, salgn hastalklar ve ar i yaralan-
malarda, en sekin hekimlerin bile hastalklar iyiletirme ya da en azn-
dan ary azaltma yetisi olmuyordu. Ancak daha nce de grdmz
gibi diyet ve cerrahi gibi baz dallarda olumlu gelimeler yaanyordu.
Galenos, Soranus, Dioscorides ve Celsus gibi yazarlarca desteklenen te-
davileri uygulayabilenler iin durum ok da karanlk deildi. Bu
yazarlarn eserlerinde duyarl ve anlayl ve genellikle de bilimsel bir
yaklam vard. Hastalklara, tbbn snrlarnn farknda olmaktan doan
dengeli bir yaklam sz konusuydu ve hastann iyilii iin ciddi olarak
uralyordu. Baz genel kurallara uyuluyordu, ancak her olguyu ayr
ayr dikkatle gzlemleme ve alnan bilgilere dayanarak tedaviyi yeni
durum ve artlara uyacak ekilde yeniden dzenleme istei de srekliydi.
Hastay en az rahatsz edecek tedavi ynteminin bulunabilmesi iin zel
aba harcanyordu. Tedavi ise diyet ve rejimden oluuyordu. lalarn ve
cerrahinin zorunlu olduu durumlarda ise, bunlar dikkatlice ve titizlikle
uygulanyordu.
Bu temel yol gsterici kurallara uyan Romal doktorlar, esnaf ya da
mparator tm hastalarna mit alayabiliyor ve arlarn bir derece de
olsa azaltyorlard.
GALENZM
Galenos'un tanmlamal anatomi
almalarnn temeli basit yapl hay-
vanlara dayanr. zellikle berberi ebei
zerinde incelemeler yapmtr. Bu hay-
vann, insanla baz ortak zlklerinin
bulunmas, iyi bir gzlemci olan
Galenos'u insan anatomisi zerinde
almaya yneltti. Kas ve kemikleri
ayrntl inceledi. Kafa sinirlerinin yedi
iftini ve kalp kapakklarn tanmlad.
Toplardamarlar ve atardamarlar arasn-
daki yapsal farklar gzlemledi. Atardamarn hava deil, kan tadn
gstererek 400 yllk yanl inan ykt.
171
Canl hayvanlarn i organlar zerinde deneysel almalar yaparken
grtlaktan kan sesleri, beynin denetlediini gstermek iin grtlak
sinirini balad.
Kaslarn almasn denetleme mekanizmasn inceleyebilmek iin
omurilie terih (kei) yapt. Kaslarn tek tek deil takm halinde grev
yapabileceklerini gsterdi.
Bbreklerin ve idrar kesesinin grevini aklayabilmek iin idrar boru-
larn balad. drarn idrar kesesinde deil, bbrekte olutuunu gsterdi.
drarn, bbreklerden sidik torbasna getiini ve bir daha geri
dnmediini kantlad.
Galenos, kann vcutta dolaabildiini farketmedi. Kalp-damar siste-
mindeki en nemli organn kan yapmnn merkezi ve toplardamarn
balang noktas olan karacier olduuna inanyordu. Galenos'a gre
karacierden kan damarlarn vcudun u noktalarna tad kan, bu-
rada kan dokusuna dnyordu.
Galenos'a gre, kalbin ana atardamar olan aortta ok fazla kan bulun-
masnn nedeni de ilginti, sa ve sol karncklar arasndaki blmede ok
kk delikcikler bulunmas kann bir blmnn bu delikikler
araclyla akcier atardamarndan, akcier toplardamarna, bylelikle
sa karncktan sol karnca szmasyla aklyordu. Galenos, insan
salnn kan, safra, kara safra, irinli iltihap (balgam-tkrk) olarak ad-
landrlan drt vcut svs arasndaki dengeye bal olduuna inanyordu.
te bu drt suyukuluk zerine kurulan salk dengesine hmorizm
(suyukuluk} denir.
Tp tarihinde Galenizm olarak kabul edilen reti de bu drt svya
dayanr. Bu reti tm ortaa boyunca geerli oldu. Galenos'a gre, drt
suyuun tam dengeli durumu salk, denge ve sindirim bozukluu ise
hastalk demektir.
Galenos, ayrca pneuma (soluk ya da hava) denen ve kanda bulunan
ok hafif bir buharn vcuttaki srelerin oundan sorumlu olduuna
inanyordu.
Hekim Galenos, gs kaslarnn solunumdaki roln de aklad.
Domuzun omurilii zerinde yapt bir deneyle, 2. ve 3. omurlar
172
arasndaki ya da daha yukar blgedeki omurilik zedelenmesinin lme
yol atn, 3. ve 4. omurlar arasnda zedelenmede solunumun dur-
duunu, 6. 7. omurlar arasnda ise gs kaslarnn felce uramasna
karlk hayvann yalnzca diyafram yardmyla solunum yapabildiini
kantlamtr.
Galenos, vcudun nasl altn aklayamyordu. Kalp damar ile
mideden gelecek yiyecekleri kullanan karacierin kan yaptn ileri
sryordu. Kann vcudun dier blmlerine ve bir blmnn de kalbin
sa yanna gittiini kabul ediyordu.
Kan, kalbin gzle grnmeyen delikiklerinden sol yana geiriyor ve
1500 yl boyunca tp doktorlar bu delikikleri arayp duruyorlard. Kalbin
solunda kan, akcierlerden gelen hava ile karyor. Atardamarlarla
vcuda dalarak "temel yaam" ya da "i scakl" iletiyordu.
Kann bir dier blm atardamarlarla beyne gidiyor, gerekte insan-
larda bulunmayan rete mirabilis "canllk" ile karyor ve duyu organlar
ile kaslara, ileri bo sinirler kanalyla tanyordu.
Yani Galenos, temel tek bir dolam dzeni yerine karacier, kalp ve
beynin vcuda ayr ayr "ruhlar" verdiklerini sanyordu.
Ama bu arada karn ars ile barsak hastalklarnda oluan ar
arasndaki fark da belirtti.
Doal yiyeceklere zellikle meyvelere byk nem veren Galenos,
babas Nikon'un yalnz meyve yedii iin 150 yl yaadn sylyordu.
Erasistatus'un "damarlar kan deil hava tar" gzleminin yanlln,
kestii damar iki yandan balayarak kandan nce hava kmad ile gs-
teriyordu.
Kalp atlar ile nabz arasndaki ilikiyi ve hastalk halinin saptan-
masnda ilk kez "nabz yoklama" yntemini buldu. Kan tkrme ile kan
kusma arasndaki fark belirtti.
Anadolu'nun eitli yerlerinde dolap ila yapm, cerrahi teknikler
ve yara iyiletirme konularnda aratrmalar yapan hekim, eczaclkta
temel olan ila yapmn da gerekletirdi.
Fiziksel egzersizlerle tbbn ilikisini, fizyoloji ile tedavi asndan bil-
imsel denebilecek bir yntemle detayl olarak inceleyebilen ilk hekimdir.
173
Gladyatrler okulunda yapt incelemeler sayesinde tbbn ilk spor
hekimi olma onurunu da kazanmtr.
Romallarn o adaki genel tembelliine kendini kaptrm giderken,
tribnlerde sava arabalar yarlarn ya da gladyatr dvlerini izlerken,
bu tr oturak (sedanter) yaamn saln bozabileceini kantlad.
Saln korunmasnda yarmadan uzak ve "Herkes iin spor" kavramna
uygun neriler kitaplarnda yer almtr.
"Salk" isimli kitabnda kollar, bacaklar, kala, bel, srt ve gs iin
egzersizleri amalarna gre snflandrmtr.
Attalos III. Philometor son yllarnda kraliyet bahesinde ifal (ya da
zehirli) bitkiler yetitirmekteydi. Bu otlardan polemonion (kediotu) bitk-
isine, kralln kurucusu adna philetairis ad verilmiti. Attalos, bu zehirli
otlardan hazrlad kimi ilalan arkadalarna armaan etmekteydi.
Galenos ise marijuana bitkisinin tohumlarnn zsuyunu zellikle kulak
arsnda ar kesici olarak kullanmtr.
Galenos, Attalos'un her trl zehirli bitki ile ilgilendiini, hazrlad
panzehirleri yalnzca lme mahkm edilmi tutuklularda denediini
yazar.
M.. II. yzylda en parlak an yaayan eczaclk, Galenos ile
deiik boyutlara da ulat. O dnemde skenderiye okulunun simyaclar
minerallerden ok eitli ilalar hazrlamay biliyorlard.
Galenos, klinik dnceyi ve tehisin bilimsel yntemle konmas
gereini savunarak Hippokrat'n retisini gelitirdi. la tedavisinin
ncs saylabilecek sistematik snflamalar yapt. Hastalklarn belirli
vcut yaplarndaki ilevlerin aksamas sonucunda ortaya ktn ileri
srerek tbbn pozitif bir bilim haline gelmesindeki en nemli admlardan
birisini att. Souk ilalar scak hastalklara, scak ilalar da souk
hastalklara kulland. Tedavide polifarmasi tekniini ok kulland. Tedavi
de kulland dier yntemler arasnda kan alm ve organizmann
boaltm gibilerini de sayabiliriz.
Galenos'un mstahzarlar ve yaplm ilalar Roma'da pek revatayd.
Bunlara Preparations Galenique (Galen'in mstahzarlar) derler. ounun
terkibleri bilinmemektedir. Yakn zamanlara dek kullanlan Poly-pharma-
cie o zamanlardan gelmekteydi.
174
Bir mddet Limni Adasnda oturan Galenos, orada nl ilalardan
Terra Lemunia ya da Sigillata denilen ilacn yaplmas usuln ren-
mitir.
Galenos'tan gnmze 83 trl ila yapmnn bir miras olarak kald
kabul edilir. O, herkese sofradan itah ile kalkmay, hastalara perhiz yap-
malarn salk verirdi.
Galenos ile ilgili Do. Dr. Srr Aknc'nn "insanla kanseri reten
bilgin" yazsnn giri ksmn aynen aktaralm: "Dn olduu gibi bugn
de insanln ba belas korkun bir hastalk vardr: Kanser. Bunu artk
bilmeyen, iitmeyen yok gibi. Tp tarihine bir gz atlrsa, sz konusu
hastaln ok eski devirlerden beri tannd anlalr. stankyl Hip-
pokrat (M.. 460-377) bu illete "yenge" manasna gelen ( Carcinos)
demitir. Bat dillerindeki (le cancer), (le carcinome), (carcinoma), (crebs)
gibi terimlerin kkeni hep bu szce dayanr. Dou hekimliinin nl
bilgini bni Sina (980-1037) da Hippokrat'tan alntya gitmi olacak ki,
kanseri onunkiyle ayn anlama gelen Arapa (Seretan) gibi bir terimle
kitap ve risalelerinde belirtmitir. Her iki aratrmac hekime bir bakma
hak vermek gerekir. nk zellikle kadn memelerinde tans yaplan
kanserlerin d grn, ok defa bir yengeci hatrlatr. Litaratrde bu
adlandrmann yannda tanmlayc ierikte aklamalar da vardr. rnein
Bergamal Cladius Galenos insan bedenindeki organik bymelerden
bazlarnn doasna uygun, bir baka takmnnsa doasna aykr
dzende bulunduunu sylemitir. Ad geen bilgine gre (kanser, tabiata
aykr nesci bir gelimedir); etmeni de (atrabilis), yani, (karasafra) dr.
ok genel anlamdaki bu gr gnmzde de geerlidir."
175
GALENOS ve ECZACILIK
Antik an son byk hekimi Bergamal Galenos nl bir far-
makologtu. Tbbi mstahzarlar Bergamal Galenos dneminden beri
bilinir ve kullanlr. Ayrca Galenosun hastalarn tedavi iin nerdikleri
ilalar arasnda zeytinya da yer alyordu. Hastalarna bitkisel ilalarn
bizzat hazrlamas, polifarmasi denilen formlasyonlar (en bilineni
tiryak) tp ve eczaclk leminde yzyllar boyunca kullanld ve kendisi
"Eczacln Atas" unvann hak etti. Nitekim eczaclkta "Galenik Far-
masi" denilen ve eczaclk sanatnn zn oluturan bir dal ile meslek
bilimi olarak gnmze kadar geldi,
EGEDE ECZACILIK
Eski Ege tebabet ve eczacl iki devreye ayrlabilir. Troya savalarn-
dan hatta daha ncesinden balayarak M. V. Yzyla kadar uzanan mi-
tolojik devre ve sonra bu asrda Hipokrat (M. 460-377) ile balayan
bilimsel devre.
Hipokrat dahi eitli eserleri arasnda antik tebabet adl bir kitap yaz-
makla bunu dorulamtr.
Mitolojik devrede Eski Egede eczacln kurucusu olarak yine mi-
tolojik bir kii olan Chiron kabul edilir ki inana gre kendisi tanr Saturn
ile Phylliriia'nn oludur.
Dier antik toplumlarda olduu gibi Egede de hekim ve eczac ayn
kiidir ve hekimlik babadan oula geen bir meslektir. Hekim (atreion)
nceleri gezgin iken zamanla sabit bir hal alm ve her sitenin resmi
hekim veya eczacs belirmitir ki bunlara Halk Hekimi denirdi; bu
hekimler o ehir halkna bedava bakarlard. Buna karlk halk da atricon
ismiyle bir vergi derdi, hatta bilimsel tebabetin babas olan Hipokrat s-
tanky adasnda Kos ehrinin hekimi idi.
Egede de eskiden hastalklar, Msr'da olduu gibi gda artklarnn
vcutta birikmesine balandndan boaltc metotlar ok kullanlrd.
Fazla olarak gne, su ve amur banyolar da uygulanrd. Ateli hastalk-
larda ise tedavi iin kan alnrd.
176
Bu alanda droglarn da nemi oktu. Yalnz Hipokrat'n kitaplarnda
400 kadar drog ismi gemektedir ki bu arada: Juskiyam, Adamotu (Man-
dragora), Asa-foetida, bir tr zamk olan Kasni (Galbanum), idrar sk-
trc olan ada soan (Scilla), ksrtc ve terletici olarak Oxymellit
(Bal ve sirke karm) ok kullanlan droglard.
Bu ilalar hekim kendi dairesinde, atreion'da, bizzat kendisi tek
bana, bazen de rencilerinin yardm ile hazrlar ve hastalarna satard.
Toz, merhem, hap, suppositoire eklinde veya sulu olarak hazrlanan bu
ilalar deiik yollardan kullanlrd.
Hatta bu dnemde Aktar-Farmacopole ve Kkler-Rhizotome'lar da
vardr.
Byk skender istilasndan sonra, yani M. IV. asrda kurulan
skenderiye Ekol hocalarnn hocas nl nebatat Theophraste (M.
370-288) farmacognosie'nin babas saylr ve bu okul sayesinde eski Ege
ve Msr uygarlklar zaman iinde birbirile adeta kaynamlardr.
skenderiye okulundadr ki ilk olarak droglarn etkisinin hakk ile in-
celendiini ve zel bir nebatat bahesi yapldn hatta M. III. yzylda
artk hekim ve eczac ikiliini gryoruz. Dolaysyla burada kklerin
bamsz eczaneler eklinde alt hatta specialite' ler dahi yaptklar
malumdur. skenderiye Okulu'nda her hastalk iin zel bir ila kullanl-
maz, hatta bir hastaln her bir belirtisi iin ayr bir ila verilirdi ki bu da
polypharmacie'nin domasna yol amtr. Bu arada zehirlenmeler de in-
celenmi ve zehri nleyici ilalar-Anthidote'lar da belirmitir ki bunlarn
en nmelileri Mithriodaticum'dur. lk olarak Pontus kral Mithridate VI
(M. 120-63) tarafndan hazrlanan bu ilata 54 drog vard. Pontus'u
zapteden Pompe tarafndan Roma'ya getirilmitir. te imparator
Nron'un hekimi olan Andromaque (eski) tarafndan hazrlanan ve yine
antidotarium olan Thriaque da Mithirdaticum'un bir eidi olup 74
maddeden yaplrd ve iinde bilhassa kafur, mirsafi ve safran bulunurdu.
Zamanla Tiryak'n da ieriinde deiiklikler yaplmtr. Bu ila daha
sonra Galenos tarafndan gelitirilmitir. Mithirdaticum XVI. asrda
Venedik yolu ile Trkiye'ye de girmitir. lk kullanan Kanuni Sultan S-
leyman'n 1539 da Manisa'da annesi Hafize Sultan iin yaptrd Dari-
fann ilk bahekimi olan Merkez Efendi'dir ve onun icat ettii mesir atmak
deti Manisa'da hala devam etmektedir.
177
ROMA'DA ECZACILIK
Resmi ve zellikle askeri hekim ve eczaclar kadar Roma'da zel
olarak alan hekim-eczaclar da vard ve bunlarn atklar dkknda
muayenehanede- hastalara baktklar kadar bazlar ila hatta kokular ve
kozmetikler de satarlard. Ancak ila sat dorudan doruya hastalara
yaplmaz, hekimler arasnda olurdu ve hekimler duruma gre bu ilalar
hastalarna kullanrlar veya gerekirse uygun miktarda verirlerdi.
Bugnk eczanelerin temeli diyebileceimiz bu gibi hekim dkknlar
yannda Roma'da ayrca aktarlar ve kkler de vardr ki bunlar bilhassa
bakentin bir sokanda toplanmlard. Pompei harabelerinde bulunan
bir aktar dkkn bu kurumlarn zellikleri ve almalar hakknda yeter
bir fikir vermektedir.
Bu kk ve aktarlarn sattklar eitli droglar arasnda Mithirdaticum
ve Thriaque'in da nemli bir yeri olduu muhakkaktr.
Ancak devlet bu gibi sat yerlerini daima kontrol etmekte idi, hatta
M.. 81 ylnda kan bir kanunla ceza hkmleri dahi konmutu. Roma
hekimlii kadar eczacln da isim yapm iki insan vardr.
DOSCORDOS VE GALENOS
Pedanius Dioscorides M.S I. yzylda Kilikya (Adana) civarnda
Anazarbada domu Anadolulu bir hekimidir. skenderiye ve Atina'da
hekimlik rendikten sonra Roma'ya geerek mparator Neron ve Ves-
pasien'in ordularnda asker hekim olarak almtr. Bu nedenle ok seya-
hat etmi ve toplad pek zengin ve eitli droglar inceleyerek o mehur
farmakolojik eserini Materia Medica'y yazmtr. XVI. yzyla kadar ne-
mini muhafaza eden bu eserin asl Greke olup resimli, resimsiz pek ok
nshalar vardr. Sonra da birok dillere ve bilhassa Arapa ve Latinceye
evrilmitir. Arapa evirileri Kitab al-Haayi ismini tar. Latince e-
virileri de pek ok olup bir ksm eserin aslna sadk kalarak yaplan ter-
cmelerdir. Bazlar da dip notlar ile donatlarak yaplmtr.
Dioscoridos'den sonra Galenos'a gemeden farmakoloji bakmndan
ikinci derecede nemli olmalarna ramen iki isimden daha sz etmek
178
gerek. Andromaque L'ancieni olu gen Andromaque'den ayrmak iin
kendisine eski-ancien Andromaque demilerdir. mparator Neron (54-69)
un hekimidir.
Pline L'ancien (M.S 23-79): talya'da Come'da domu, nce asker-
lie, sonra da bilime ynelmi ve nihayet Vezv'n o mehur patlamas
srasnda bilimsel incelemelerde bulunurken Pompei'de lmtr.
Yeeni gen Pline (M.S 62-113) den ayrmak iin kendisine ancien-
eski Pline demilerdir. Kendisi biyolog olup hekim deildir. Birok eser
yazmsa da hepsi kayptr. Ancak bir tanesi ele gemi ve fakat Pline'i
nl etmeye yetmitir. O da 2000 kadar esere, ana kaynaa bavurarak
yazd 37 ciltlik byk bir ansiklopedik eser, doa tarihi'dir. Bu eserde
antik an dier bilgileri kadar tebabet ve eczacla da yer verdiinden
eski Pline tp ve eczaclk tarihinde de yer almtr.
rnein onun katarakt ameliyatndan nce gze angallis isimli bir otun
usaresinin damlatldn sylemesi zerinedir ki Belladon'un gz be-
beine olan etkisi incelenmitir.
GALENOS VE LA YNTEM
LA
nl deyiteki gibi 'her derde deva ila' zellii olan bitki ve sebzel-
erden oluuyor, bunlara inorganik veya hayvansal organik maddeler ve
bazen de baharat katlyordu. Baz ilalar etken madde ierirken, ou
ilacn da hasta zerindeki psikosomatik etkisi dnda hastalk zerinde
etkisi yoktu. Ne hastalk ne de insan fizyolojisi tam olarak bilinmediin-
den, ilalarn ou, etkinin dorudan gzlenip deerlendirilebilecei
yerde yani vcut yzeyinde uygulanyordu. Bu ekilde bile bir ilacn etken
maddesinin ne olduu tam bilinemiyordu. nk ilalarn ou, saysz
maddenin karmyla elde edilmi 'kokteyl'lerdi. Polifarmasi, belirsizliin
bedeliydi. Prgatifler dnda, ieriden etkili birka ila da baz yiyecek
ve ieceklerdi.
179
lalarn kaybolmu veya bozulmu olmalarna karn, birok ila kab
gnmze dek ulaabilmitir, Bunlardan dikdrtgen eklindeki tipik br
kutunun, srgl bir st kapa ve birka tane i blmesi bulunmaktadr.
blmelerin her birinin ayrca kendi kapa vardr. Bu ekilde farkl tbbi
maddeler birbirine karmadan bir arada saklanabilmitir. Bulunan ila
kutular daha ok bronz ve fildiinden yaplmtr. Ancak tahta kutularn
da sk kullanlm olduu bilinmektedir. Aynca, uzun, ince ve silindirik
bir bronz kutular da bulunmutur. Bunlar daha ok bir eit maddeyi, bir
toz, yar kat bir merhem, kurutulmu ila ubuklar ya da haplar ieriy-
ordu. la saklama yntemlerinden biri de, silindirik bronz anaklarn st
ste oturtulduu, her anan dibinin bir alttakinin kapan oluturduu
bir sistemdi. Birok urup ve infzyon kuru maddelerden hazrlanyordu.
Sv ya da yar kat formda saklanan urup ve merhemler iin eitli cam
kaplar bulunuyordu. En sk kullanlanlar, ince uzun kk ila ieleri,
ksa boylu kavanozlar ve kk damlalklard.
Ne yazk ki, ila saklama ie veya kutularnda nadiren ve ok az mik-
tarlarda bulunan ila artklarn tanmlamak, ok ayrntl bilimsel
analizlerle bile pek olanakl olmamtr. En az bozulan ve en kolay sap-
tanan maddeler metallerdir. Tablet ve tozlar da sk rastlanan ila form-
lardr. Ancak o ilacn aslnda hangi maddelerden olutuunu ve bu
maddelerin karm oranlarn saptamak nadiren olasdr. Yine de, saptan-
abildii kadaryla bakr, kurun, inko ve demir tek balarna ya da farkl
karmlar eklinde antik farmakopelerde en sk rastlanan maddeler ol-
mulardr." Bunlar, yara ve lserlerin tedavisinde, kanamay durdurmak
iin, doku ve damarlar daraltc, yakc, temizleyici, kurutucu, soyucu ve
yumuatc olarak kullanlyorlard. Bunun dnda, gz merhemlerinin
bileiminde de bulunuyorlard.
Baz bitkiler, mineraller ve hayvansal maddelerin iyiletirici zellikleri
olduu bilgisi insanlk kadar eskidir. ou kltrde ila bilimi, halk tb-
bnn bir parasyd. ok eski zamanlara dek zellikle krsal kkenli n-
fusun byk ksm, kendi blgelerine zg bitkiler ve doal kaynaklarn
tbbi zelliklerini biliyordu, Bu bilgiler azdan aza nesiller boyunca
aktarlyordu ve bu sistem kk topluluklarn gereksinimlerini karla-
maya yetiyordu. Ancak, Byk skender'in geni topraklara yaylmas
ve Roma mparatorluu'nun hzla bymesi sonucu, farkl kltrler bi-
raraya geldi ve tbbi bilgiler yaygnlat.
180
Aristotalesin rencisi olan Theophrastus 550 kadar bitkiyi tanm-
lamtr. Dioscorides 600 dolaynda, Galenos da bir o kadar ila anlat-
mtr.
Plinius'un bitki tipine dayal dank dzenlemelerinden, Celsus'un
zelliklere dayal baarl snflamasna dek birok farkl yaklam
grlyordu. Dier baz yazarlar bitkileri alfabetik sraladlar. Dioscorides
ise 'benzerliklerine gre bitkiler' eklinde bir snflama nerdi.
Kilikya'daki Anazarboslu Pedanius Dioscorides, antik an en nl
farmakolouydu. M.S. I. yzylda yaad ve ok gezdi. Claudius ve Nero
zamanlarnda askeri doktor olarak alt sanlyor. Ayn ada yaam
olmalarna karn Dioscorides ve Plinius birbirini tanmyorlard. Ayn
kaynaklar kullanmalarna karn birbirlerinin eserlerini de tanmyorlard.
Dioscorides'in bitki kitab De Materia Medica, M.S. 64 yl dolaylarnda
Yunanca yazlm be kitaptan oluuyordu ve yaam boyu sren al-
masnn rnyd. Sistematik dzeni ve ayrntl gzlemlerinin yansra,
by ve batl inanlar reddetmesi de baarsn perinledi. Galenos'un
beenisini kazanan bu yapt, o zamana dek etkili olmu btn bitki kitap-
larnn yerini ald.
Bu konuda deneyim kazanmak isteyen biri, bitkiyi henz srgn
halindeyken, topraktan yeni karken, mrnn ilk gnlerinde ve son
dnemlerinde gzlemlemelidir. Bitkinin yalnzca filizi ile ilgilenen,
olgun bitkiyi bilemez, ayn ekilde yalnzca olgun bitkiyi tanyan kii,
onun srgnn grse tanyamaz. Yaprak ekilleri, kklerin, iek ve
meyvelerin deiik boylar ve baz baka zellikler yznden uygun e-
kilde gzlem yapmayanlar byk yanlglar beklemektedir.
Hekimlerin bu nerilere uymalar kendi blgelerinde yetien bitkiler
asndan zor olmuyordu, ancak egzotik bitkiler iin bu olas deildi. Ev-
lerinin avlusu olsa bile, ancak bir toprak parasna sahip olacak denli zen-
gin olan hekimler, zel bir bitki bahesi dzenliyorlard. Ancak iklim
bitki eitleri asndan belirleyici oluyordu. Yolculuk yapmay sevmeyen
ya da buna gc yetmeyen hekimler ki bunlar ounluu oluturuyorlard,
yabanc lkelerde yetien bitkiler iin ecza pazarlarna yneliyorlard. Bu
pazarlar en byk kasabalarda bulunuyordu. ok saydaki mal eitlerini
pahalya satan ve nadir bulunan bu dkknlar kk kesiciler (rhizotomoi),
181
baharat tacirleri (aro matopoles), merhemciler (unguentarii) ve belirsiz
ila satclar (pharma-copolae) olarak adlandrlyorlard.
nsann hilecilii ve kurnaz karcl sonucu arlatan laboratuvarlar
olutu, buralarda her mteriye belli bir cret karlnda yeni bir yaam
balama sz verilirdi. la reeteleri ve gizemli karmlar hzla hazr-
lanrd. Arabistan ve Hindistan'n ila deposu olduklar yargsna
varlmtr ve kk bir yara, Kzldeniz'den gelme pahal bir ilala
iyiletirilir, oysa gerek ilalar en yoksul kiinin bir akam yemeine denk
gelmektedir. Ama ilalar mutfak bahesinden toplanm, ya da bir bitki
veya allktan alnm olsa, tp her tr sanattan daha ucuz olurdu. Daha
fazla bitkiyi tanmyor olmamzn nedeni, cahil halk tbb ile snrl ol-
mamzdr. Dahas, etrafta bu kadar ok hekim varken kimse onlar aramaz
bile (Natural History XXIV, 4-5;xxv, v, 16; Rackham evirisinden).
ok kr getiren ila piyasasnn sonularndan biri de, 'sulandrlm'
ya da sahle maddelerdi. Tbbi maddelere yabanc madde katlmas ok
yaygnd ve bir doktorun hammaddenin safln snama olana hi
yoktu. Bu durum, hekimin, kulland hammadde iinde aslnda ok az
miktarda bulunan elken maddenin gerek etkinliini saptamasna engel
olduu gibi, katlan yabanc maddeler bazan zararl da olabiliyor, hatta
lme yol aabiliyordu. Bu nedenle, Galenos gibi sekin hekimler kon-
umlarn koruyabilmek iin, araclar ortadan kaldrp dorudan lk kay-
naktan hammadde alma yoluna gidiyorlard. Galenos'un bunu
salayabilmek iin hem yeterince serveti hem de nemli konumlarda dost-
lar vard. Roma'da, dorudan imparatorun kendi kaynaklarndan bitki
salyordu. Suriye ye yapt gezi srasnda gerek 'Mekke Balsam'n,
Hindistan'a yapt yolculukta da yaknndan geen bir kervandan ok
deerli olan Hint Lycium'unu almt. Bu iki bitki, o dnem eczaclnn
en nemli ve pahal maddeleriydi. Roma imparatorlar, glerini koruya-
bilmek iin Suriye'de balsam korularna sahip olurlard.
eitli balsam aalarnn sekresyonlarna opobalsamum ad
veriliyordu. En nl balsam aalar 'Mekke Balsam' ve Arabistan'da
yetien 'Gilead balsam'idi. Szan reine ve yaprak, tohum ve dallarn kay-
natlmasyla elde edilen esans eklinde birok kullanm vard. Celsus
bunu yaralarn temizlenmesinde soyucu, iltihap kurutucu ve yumuatc
olarak, yara zerine konan lapalarn ieriinde, nevraljinin tedavisinde
182
ar kesici olarak, bir gz merheminde ve diretik olarak azdan alnma
ekliyle nermitir. Balsam ayrca antik an en nl antidotu olan
mithridatium'un Celsus'un trettii eklinin otuz yedi bileeninden biridir.
Bu antidot parlak ve bilgili Pontos kral VI. Mithridates'in (M.. 120-63)
bulduu bir karm olmas nedeniyle onun adn almtr. Milhridates,
'br dizi ilac srasyla aldktan sonra zehir iildiinde, o ilalarn zehiri
etkisiz hale getireceklerini' dnmt.
En iyi Ege ve Roma farmakopeleri olan Dioscorides, Celsus ve
Galenos'un yaptlarndaki nemli bir nokta da, birok ilacn bugn halen
kullanlmakta olanlara kimyasal adan benzerlikleridir, rnein Celsus'un
yaralar temizlemek iin nerdii Auripigmentum, hafif antiseptik zellii
olan arsenik slfrden oluuyordu. Yine Celsus'un sz ettii thymum, bir
antiseptik olan thymol idi. Buna ok benzer bir antiseptik olan fenol
(karbolik asit) Joseph Lister tarafndan, bundan on sekiz yzyl sonra kul-
lanlmtr. Celsus, yazd reetelerde maddenin adn ve miktarn be-
lirtiyordu. Bylece etkinliini de deerlendirebiliyordu. Yine de lacn
tam etkinliini deerlendirebilmek iin, kesin miktarnn bilinmesi ve
kontroll deneyler yaplmas olas deildi. yi bir tahminle, Dioscorides
tarafndan zel bir hasta iin reete edilen ilalarn % 40'mm olumlu etkisi
olduu sylenebilir. Eer hammaddelerin saflnn gvenilir olmay ve
hekimin doru tan koymadaki baarsnn tartlr oluu da gznne
alnrsa, bu oran daha da azalacak ve muhtemelen % 20'lere decektir.
Geri kalan % 80 lik ksmn hastalar zerinde plasebo etkisi olduu
sylenebilir.
Btn bu hesaplar yine de en iyi farmakopeler, en iyi hekimler ve en
iyi ilalar sz konusu olduunda geerlidir. Ancak, tedavi genellikle az
sayda varlkl hastann eriebilecei bir nimetti. Bu durumda, baar oran
nadiren ykseliyordu. rneklerini Martialis'in yazlarnda grdmz
grltl eletiriler karsnda, durumdan memnun halkn sessizliinin
hibir etkisi olmuyordu. Bu durum Roma halknn doktorlara bak
zerine yanl bir izlenim edinmemizi aklayabilir. Baarszln ko-
rkun bir fke dalgas ve kzgn eletiriler getirmesi olduka kolaydr,
ancak genellikle baar ayn lde ses getirmez, hatta farkedilmez. Garip-
tirki, Plinius'un ila tariflerinin, kmsedii Dioscorides, Galenos ve
Scribonius Largus'tan daha az baarl olmas byk olaslktr.
183
Tp kitaplarnn pahal oluu, bilginin akn snrlamtr. Ancak yine
ayn nedenle, bu kitaplar ok uzun sre korunmu ve nesilden nesile ak-
tarlmtr, Farmakope alma ans olmayan doktorlar, bunlar
ktphanelerde veya doktor birliklerinde bulabiliyorlard. Farmakopeler,
kalelerde grev yapan askeri doktorlarn da bavuru kitaplar arasnday-
dlar ve bu ekilde ila bilgisi imparatorluun her kesine yayld. Arke-
oloji, yalnzca eczaclk aletleri ve ila ieren ya da iermeyen kutularn
bulunmasn salamam, ayn zamanda tpta kullanlan bitki ve mineral-
lerin artklarnn da saptanmasna da hizmet etmitir.
GZ LALARI
Gz merhemleri, antik a farmakopelerinin nemli ve ayr bir
blmn oluturuyordu. Hi phe yok ki, gz hastalklar o dnemin
en sk rastlanan hastalklarndand. Roma ordusuna alinan bir acemi
askere yaplan muayeneler arasnda gz muayenesi de vard. Gen Plinius
gibi birok yaralar, gz hastalklar ile yakndan ilgilendi. Birok heykelde
de geree uygun olarak ar gz hastalklar betimlenmitir.
Her kesimden birok insanda miyop gibi gz bozukluklar vard.
Yapay merceklerin etkisinin biliniyor olmasna karn, bunlarn grme
bozukluklarnda kullanldklarna dair kant yoktur. Gzln yaygn
olarak kullanlmaya balanmas iin 13. yzyla dek beklenmesi gerek-
mitir.
Oysa gz hastalklar btn Roma mparatorluu'nda ok yaygnd.
rnein Dou Akdeniz'de en ar gz hastalklarndan biri olan trahom
endemikti. Bu durumun aklamas, farkl iki blgede gereksinimlere
ynelik farkl iki paketleme ynteminin kullanlm olmasdr. Bitki ve
baharatn hazr olarak daha kolay bulunabildii Akdeniz blgelerinde,
taze hazrlanm gz merhemleri ie ve tplerde saklanyordu. Ancak,
kuzeybat blgesinde gz ilalarnda sk kullanlan ve douya zg olan
bitkileri dzenli olarak elde etme ans az olduundan, ok miktarda bitki
kurutularak kullanma hazr halde saklanrd.
Vcudun uzmanlk gerektiren tek paras gz deildi. Galenos,
vcudun hemen her paras zerinde uzmanlam doktorlardan szeder.
184
Gz, kulak, di hastalklar, ftk, mesane ta ve katarakt ameliyatlar.
Baka yazarlar da, diyetisyenler, hidroterapistler, atele ilgilenen doktor-
lar, fistl doktorlar ve anal ikyetlerle lgilenen doktorlardan bahset-
milerdir. Ancak bu kadar uzmann bir arada bulunduu fazla yer yoktu.
Galenos, bu kadar ok uzman ancak skenderiye ve Roma'nn kaldra-
bildiini yazmtr. Bunun dnda, Assisili Eros Merula gibi baz doktor-
lar birka uzmanla sahip olup geni bir hastalk yelpazesini tedavi
ediyorlard.
Yunan ve Romal hekimlerin baarlarn deerlendirmek pek de olas
deildir. Hekimin aka baarl olduu olgular bulunduu gibi, hastann
doktor kurban olduu durumlar da vard. Ancak, byk tp otoritelerinin
kurallarna uyan hekimler kt sonularla karlamyor hatta genellikle
parlak baarlar kazanyorlard. Yme de yetenek, zek, kendini tbba
adama ve temel kurallara uyma durumlarnda bile hekimler, tan ve teda-
vide glklerle karlayorlard. Bu arada, vcudun baz hastalklarda
kendini tedavi etme yetisinin olmas da gzard edilmemelidir. Bugnk
tbbi deneyim, ila ve malzeme zenginliinde bile kendiliinden iyileme
tedavinin nemli bir parasdr. Snrl kaynaklarn neredeyse tm tbbi
giriimleri tahmin edilemez kld antik ada, bir hekimin epey kst-
lanm olduu sylenebilir.
DRT SIVI VE LKN LALAR
Galenos, 4 e kuramn 4 miza retisi olarak uygulamtr. Bu 4
miza (karakter), 4 beden svsna ilikindi. Bu beden svlar ise kan, bal-
gam (beyinden geldii ngrlyordu), sar safra (karacierden salg-
land ngrlyordu), kara safra (dalak ve mideden geldii
ngrlyordu) idi. Bu svlardan her biri belirli niteliklere sahipti: Kan,
nemli ve scakt; balgam, nemli ve souktu; sar safra, scak ve kuru idi,
kara safra ise souk ve kuru idi. Bu drt miza ve salglar arasndaki
denge bozulduunda hastalk durumu ortaya kyordu. Hastaln te-
davisi iin bedende bu svlardan hangisi fazla ise, o svnn zellikler
tayan bir baka sv ila olarak kullanlmalyd.
185
Farmastik teknoloji, ila ekli retimiyle, retilmi olan ila ekil-
lerinin, biyo yararll ve ila sistemlerin zelliklerini belirlemek demek-
tir. Bir eczaclk ana bilim daldr. Eczacln kurucusu saylan Bergamal
Galenos'un adndan gelen Galenik Farmasi ismiyle de anlr.
Galenos hastalarna verdii ilalar bizzat kendisi tertip eder ve hazr-
lard. Evinde bir dolab deil, gerek bir eczane ve drog deposu bulunu-
yordu. Pek ok ila tertibi hazrlayan Galenos bu tertiplerinde ok sayda
drog kullanmtr. Tedavide bilhassa bitkisel droglar nemsemitir. Eser-
lerindeki bitkisel drog adedi en az 473 olarak hesaplanmtr.
Bu ekilde Galenos "Polypharmacie" denilen, ok ilkel maddeli ilalar
dnemini balatmtr.
TRYAK
Dneminde her derde deva ve zehirlenmelere kar bir panzehir olarak
kabul edilen Tiryak (Theriaca) macununun terkibinde 70 kadar ilkel mad-
denin bulunmas, bu alanda eriilen dzeyi gstermektedir. lk zamanlar
bir panzehir olarak bilhassa zehirli hayvan sokmalarna kar kullanlan
tiryak; Galenos dne-
minden itibaren her derde
deva bir ila olarak hret
kazanmtr. Avrupa'nn
baz ehirlerinde (Vene-
dik, Napoli, Paris. Madrit
ve dierleri), yln belli
gnlerinde ve zel tren-
ler ile hazrlanan tiryak
eczaclara devredilirdi.
Venedik uzun zaman bu
karm hazrlama yetkisini elinde tutmu ve burada hazrlanan tiryak
"Theriaca Veneta" ismi altnda birok lkeye ihra edilmitir. 1837 tarihli
Fransz Kodeksi (Pharmacopee Franaise) tiryak iin zel bir tertibi ver-
mekte ve hazrlan yntemini aklamaktadr.
186
LA TERTB
Galenos, ila maddelerini tedavi zelliklerine gre scak, souk, kuru
ve nemli olarak nitelendirmitir. Farmakoloji alanna ilalarn etkilerinin
llmesi kavramm getirmi ve bunlar 1-4 arasnda derecelendirmitir.
Galenos'un ilalar ile ilgili en nemli eseri "lalarn Tertipi" (Com-
position des Medicaments), 192 ylnda Roma'da kan ve Saray kitaplk-
larn yok eden bir yangn srasnda kaybolmusa da, Galenos bu eseri
tekrar yazma olanan bulmutur.
Galenos, nce basit ilalar (droglar) incelemi ve kiisel grlerine
dayanarak deerlendirmeler yapmtr. Daha sonra ila tertipleri hazr-
lam ve bunlar tedavi alanna sokmutur. Hazrlad tertiplerden bir
blmnn formllerini gizli tutmu ve bazlarna da bugnk hazr
ilalarda olduu gibi, zel isimler vermitir. Panzehir olarak byk bir
ne kavumu olan Tiryak ile mshil olarak kullanlan Picra (sarsabr)
ve Hiera (ebucehil karpuzu) bilinen en eski tbbi mstahzarlardr. Galenos
dneminde byk bir hrete kavumu olan bu tertipler uzun sre tedavi
alannda kalmlardr, Galenos hazrlad ila tertipleri yannda baz ila
ekillerini (hap, yak ve merhem gibi) de gelitirmitir.
Yapt yeni ila tertipleri ve gelitirdii ila ekilleri ile eczaclk
sanatnn gelimesine byk katklarda bulunmu olan Galenos, Bat
lkelerinde "Eczacln Atas" (Pere de la Pharmacie), slam leminde
ise "Ecza Ustas" (eyh s-Saydile) olarak isimlendirilmitir.
187
GALENOS VE DYET
ZNDELK, BESNLER VE HJYEN
Hippokrates'ten sonra tp; diyet, farmakoloji ve cerrahi olmak zere
dala ayrlmtr. Bu blml sistem, Ege tbbndan Roma tbbna
dek uzun bir gemie dayanyordu. Diyet, bugnknden daha geni anlam
tayordu ve yalnzca yeme-ime dzenini deil, egzersiz, banyo,
geveme ve ilalar da
kapsyordu. Ege'de oyun-
lar iin alan atletlerin
gereksinimlerine yant
olmak zere ortaya k-
mt. Ancak ksa srede,
hastalarn tedavisinde
nemli bir yntem haline
geldi ve ardndan da ko-
ruyucu hekimlik adna
salkl kiilere de uygu-
land.
Koruyucu hekimlik, doktorun iinin nemli bir ksmyd, nk te-
raptik yaklamlar tam gvenilir saylmazd. Ancak baz zengin hipokon-
driyaklar diyeti ar ciddiye alrlar ve diyet kurallar her trl normal
yaam engelleyici dzeyde zaman alan doktorlarn dzenli bakmna gir-
erlerdi. Bu tip bir diyete ancak zenginler uyabiliyordu, ama diyet uygu-
layan doktorlar, halkn fakir kesiminde de ok tutuluyorlard. Bu durum
zellikle Roma'da M.. l. yzylda Asklepiades tarafndan savunulan tp
iin geerliydi. Plinius'a gre Asklepiades'in be temel uygulamas vard:
'Gdalardan uzak kalma, araptan kanma, masaj, yrme ve eitli araba
gezintileri.' Bu kurallar, onun gelitirdii organizmann 'fiziksel kuram'
ile uyumluydu. nceki kuramlar yeniden canlandrp uyarlayarak,
vcudun, srekli hareket eden atomlarn bir araya gelmesinden olu-
tuunu ve pneuma ve vcut svlarnn geebilecei gzle grlemeyen
gzeneklerle dolu olduunu ileri srd. Bu elemanlarn durumu ve mik-
tarna bal olan salk, diyet yoluyla kontrol edilebilirdi. Plinius, Asklepi-
ades'in tbbna karyd ve kskanlkla yle diyordu: 'Grnn etrafna
188
tm insan rkn toplad, tpk cennetten gnderilmi bir havari gibi.'
Ancak Celsus Asklepiades'in yntemlerini onaylyor ve bazlarn
deitirerek de olsa kendi kitaplarna alyordu.
Celsus, Romallarn diyete yararc yaklamlarndan sz ederken,
hastalar iin bu yntemin nemini kabul ettiini ve yalnzca hasta iken
hekime gitmenin daha doru olacan syler: 'Hem din, hem de ken-
disinin efendisi olan salkl bir insan, zorunlu kurallara baml olma-
maldr ve ne tbbi bir bakcya, ne bir masre ne de bir yalaycya
ihtiyac vardr. Yaam biimi ona eitli eyler sunar; ya kydedir, ya
kentte, ya da ou zamann iftlikte geiriyordur; denize alabilir, ava
gidebilir, dinlenebilir veya egzersiz yapabilir.'
Gszlere daha byk zen gstermeliydi, 'bunlarn da byk ksm
kentliydi ve bilgiye meraklyd... Sindirimi bozuk olan kii yatmaldr,
almamal ve egzersiz yapmamaldr... Bundan baka, yazn aydnlk ve
havadar, kn gne gren bir evde dinlenmelidir; le gneinden,
sabah ve akam serinliinden, nehir ve bataklk havasndan kanmaldr.'
Sabahlan uyandnda ayaa kalkmadan nce bir sre daha yatakta yat-
maldr. Daha sonra, k deilse, yzn souk suyla ykamal ve vcu-
dunun salkl olup olmadn anlamak iin idrar rengine bakmaldr.
Ardndan: 'Btn gn ev iinde ya da dnda bir ok ilikiye giren kii
gnn bir ksmn da kendi bakmna ayrmaldr. Bu amala ilk olarak,
yemekten nce egzersiz yapmal ve terleyip yorulunca brakmaldr. Yine
yemekten nce banyo yapmal ve bir sre dinlenmelidir. Yemekte ise
arya kamamaldr.
Celsus, ar yemee de, tamamen a kalmaya da karyd, bununla
birlikte, ar imenin, ar yemekten her zaman daha az zararl olduuna
dikkati ekiyordu. tah aclar ve salatalar, halanm veya zgara halin-
deki etten oluan yemekten nce yenmeliydi ve olanak varsa yemek
hurma ya da elma tatlsyla tamamlanmalyd. Genel olarak bakldnda,
meyve reellerinden kanmak gerekliydi, nk bunlar hem sindirimi
zor, hem de batan karc zellikteydiler ve 'tatllklar karlnda ok
ey alyorlard.''
189
BESLENME VE DYET
Diyet, Antik ada yaam tarz (diaita) anlamna geliyordu. Epikuros
ve Pythagoras gibi filozoflar, daha sonralar Galenos gibi doktorlar, vcut
zerinde etki yapan bir "srekli gler dengesini" savundu. Buna gne,
her ar u zararlyd. Hatta o dnemde yalnzca zengin kesimde grlen
gut hastal, bu durumun nemli kantlarndan biri olarak gsteriliyordu.
Gut hastal, yllar getike, diyetle ilgili farkl beslenme nerilerini gn-
deme getirmeye balad. O yllardan bu gne, deien yaam alkanlk-
lar tartmalarn ieriini deitirse de diyet her zaman gncelliini
koruyan, nemli bir konu oldu.
Eski rejimlerin genel amac vcuttan baz maddelerin atlmasn sala-
makt. Celsus'un 'eksiltme' amacyla nerdii yollar arasnda, kan aktma,
barsaklar boaltma, kusma, egzersiz, ovma ve sallama vardr. 'Beslenme'
doal bir yoldur, yiyecek ve iecekler yalnzca hastalkta deil, sal
korumada da nemli rol oynarlar; yiyecek ve ieceklerin tm zellik-
lerinin bilinmesi, insanlarn sal iin onlar kullanabilmesinin en
nemli kouludur.
Besinin gc ayrca, hayvann ya ve byklne, kesili yntemine,
rnlerin yetitii topran tipine, baln yakaland suyun niteliine,
besinin tazeliine, piirilme yntemine ve baz baka etkenlere de
balyd. Bu snflama ve belirlemeler, hekime, bilgi ve becerisini salkl
ya da hasta, her bireye uygun olan diyeti seme yoluyla ortaya koyabile-
cei karmak bir at salyordu. 'Bu nedenle' der Celsus, 'verilen g-
dalarn nitelii hastann gcyle uyumlu olmal, miktar da nitelii ile
uyum salamaldr. Gsz hastalar hafif yiyecekler; orta gteki hastalar
iin orta gl besinler, gl hastalar iinse en gl besinler uygundur.'
Apicius'unki gibi Roma'da yazlm yemek kitaplar, diyet reeteleri
ve tbbi reeteler de ieriyorlard. Plautus'un Pseudolus'unda, bir a Ro-
mallarn ar baharat kullanmaya merakl olduklarn anlatr. Baka
alar, bitkileri baka bitkilerle kartrarak sunarlar. Ar ve sindirimi
g yemeklere yardmc olmak amacyla kullanlmalar byk bir olaslk-
tr.
190
ine kini, rezene, sarmsak ve maydanoz koyarlar. Kuzukula,
lahana, pancar ve spana sofraya getirirken, iine akr otu dkerler
ve hardal ile ezerler, yle ki bu ii yapann gzlerinden yalar gelir.
Yemeklerine bunlar eklediklerinde, sanki baharat koymu olmazlar da
canlyken barsaklarn lklar iinde yiyen bayku yutmu gibi olurlar.
Bu dnyada insan mrnn bu kadar ksa olmas da karnlarn byle ba-
haratla doldurmalarndandr.
ou insan gnde bir ya da iki kez yiyordu. Eer kahvalt ediliyorsa,
bu ok hatif oluyordu. rnein Galenos ok az ekmek yerdi." le
yemekleri de genellikle hafif olurdu. Romallarn ana yemei akam
yenen cena idi. Daha zengin olan cena, blmden oluuyordu, ilk
blm, gustatio, bugnn ordvr veya balang yemeklerine edeerdi
ve genellikle hazrlanmas kolay sebze, mantar, yumurta ve kabuklu deniz
rnlerinden oluuyordu. Ana yemek, primae mensae halanm ya da
kzartlm et yemeklerinden oluuyordu; bunlar, sr, kuzu, domuz,
kmes hayvanlar ile baharatl soslarla hazrlanm eitli sosisler ola-
bilirdi. Tatl ve eki soslar ok seviliyordu, ama en sevileni liquamende
denen garum idi. Bir tr anuez esans olan bu sos, tuzlanan baln, bir
tepsiye konarak birka hafta gnete braklmasndan sonra szgeten
geirilmesiyle elde edilen ekstresiydi.
Daima keskin, bazen da ok ac olan bu sos, istridye ve egzotik kabuk-
lularla yeniyordu ve Romal yazarlar tarafndan oburluun ve ar
dknln sembol, hastalklarn nedeni olarak grlyordu." Seneca
kendinden ncekilerin bu konudaki sert tulumunu verken, Gen Plinius
da, genellikle konuklarnn houna gitmeyen basit ve ok yavan bir
yemei tercih ediyordu: 'Siz kimsiniz ki, benim yemek davetimi alr ve
gelmezsiniz? Her ey vard, herkese bir yeil salata, salyangoz, iki yu-
murta, arpa ekmei ve karda soutulmu ball arap... Bunlarn yannda
zeytin, pancar kk, soan ve trl tatlandrclar vard. Eer cmertliim
stmdeyse komik bir oyun, komik bir okuma ya da arkc da izleye-
bilirdiniz,'
Celsus'un ball meyvelere kar uyarsndan tahmin edebileceimiz
gibi, yemein nc blm, bizde olduu gibi tatlyd. ster meyveler,
ister pastalar yensin, hepsine evrensel tatlandrc bal da eklenmi olu-
yordu. Yemein ikinci blmnde sulandrlm arap da bulunabiliyordu,
191
ama ciddi olarak imeye yemek bitmeden balanmyordu. Yiyecekler gibi,
iecekler de 'kuvvetli' olularna gre snflandrlyordu. Celsus, eski
arap, tatl arap, konsantre arap (ra), bal likr ve biray kuvvetli
ikiler snfna, suyu en halli ikiler snfna, normal araplar ise orta
snfa sokuyordu. Acetum da nemli bir Roma ieceiydi. Bu temelde
ucuz, dk kaliteli sirkeye benzer bir arapt ve suyla kartrldnda
posca denen serinletici bir iecek oluyordu. Posca, fakir snf ve askerler
tarafndan ok tketilirdi. zellikle Galya, Britanya ve Germania bl-
gelerindeki askerler, malt yntemiyle en iyi trlerin elde edildii cervesia
denen bir tr bira ierlerdi. Alkoln erken Kelt toplumunda zellikle de
sava ve efler arasnda ok nemli bir yeri vard. ok fazla miktarda
sulandrlmam ithal arap tketmeleri, buraya gelen Yunan ve Roma
gezginlerini ok artmt.
Galenos'un babas arab korumak iin bugn hl bu amala kul-
lanlan slfr katyordu. Yemeklerde ok kullanlan ra, kaynatlan
arabn te birinin ya da yarsnn umasyla elde edilen bir arap kon-
santresiydi. Bu ilemde kurun tavalarn kullanld tahmin edilmektedir.
Eer bu gerekten doruysa, ciddi kurun zehirlenmelerinin nasl olup da
gelimediini anlamak ok gtr. Baka nedenlere balanan birok
hastalk ve erken doumlarn arap ve gdalara bulaan kurunun vcutta
birikimine bal olmas byk olaslktr.
Soutucu olmadndan et ve balklar saklamak ve gda kontaminas-
yonunu nlemek ciddi bir sorundu. Endstrilememi lkelerde bugn
hl yapld gibi, balk, kabuklu deniz hayvanlar ve besi hayvanlar
canl olarak bir yerden dierine naklediliyor, piirilmeden hemen nce
ldrlyorlard. Bunun yaplamad durumlarda ise uygun koruyucu
maddeler gdaya katlyordu. Balklar, zellikle de deniz balklar iin
zm kolayd. Deniz suyunun buharlamas ile elde edilen tuz koruyucu
oluyordu. Bu tuz stlnca tuz kristalleri oluuyordu. Elde edilen deniz
tuzu yaygn olarak kullanlmaktayd. Bu tuzun elde edildii yerlerde
genellikle garum da retiliyordu.
Et de tuzlanyordu. Apicius, bu yolla saklanan etten tuzu karmak iin
bir reete nerir. Burada aynca, kzarm bal saklamak ve istiridyeyi
salamura yapmak iin sirke nerilir. Ancak, 'eti salamura yapmadan taze
saklayabilmek iin' unlar nerilir; Taze kalmasn istediiniz eti balla
192
kaplayn ve kab bir yere asn, istediiniz zaman da kullann. Bu yol k
iin ok iyidir, ama yazn ancak birka gn dayanr.xxx
Balk ve et, kurutma ya da fme etme yoluyla da saklanabiliyordu.
Ancak sk sk, kazara ya da zorunluluktan bozuk gdalar yenebiliyordu.
Bala bal besin zehirlenmesi literatrde anlatlmtr. Roma'daki lam
ukurlarnda bulunan barsak parazitlerinin kayna byk olaslkla kt
hijyen nedeniyle kontamine olan etlerdir. Plinius'un Doa Tarihi kitabnn
tp blmlerinde en sk sz edilen ikayetin mide ars olmas artc
deildir.
Et, bu tip tehlikelerine karn, Roma mparatorluu'ndaki ou
blgede diyetin en nemli paras idi. Kazlarda bulunan ok sayda hay-
van kemii de bunu gstermektedir. Kemik kalntlarnn analizi, ok
eitli hayvann ve baln yendiini ve bu konudaki blgesel tercihleri
gstermektedir. Genelde, bir blgede hangi evcil ve vahi hayvan tr-
lerinin bulunduu ve bunlarn mevsimlere gre deiimleri, et diyetinin
ieriini belirtiyordu. Ayn durum, sebze ve meyveler iin de geerliydi.
Bu nedenle, vitamin eksiklikleri hi de seyrek grlmyordu. Hippokrates
de, Galenos da hayvansal yalarn yetersiz alnmasna bal gelien A vi-
tamini eksikliinin yol at 'gece krl'n tanyorlard. Yeterli taze
sebze ve meyve yenmemesine bal C vitamini eksiklii sonucu ortaya
kan iskorbt hastalnn etkileri, Hippokrates ve Plinius tarafndan
tanmlanmtr. Stl gdalar ve balkya ile alnmas gereken D vita-
mininin eksikliinde ortaya kan raitizm ve osteomalazinin zellikle
imparatorluun yoksul kesimlerinde yaygn olduu sanlmaktadr. M.S.
I. yzylda yaam nemli bir hekim olan Soranus, Gynaccology
kitabnn pediyatri blmnde Roma'daki bebeklerde sk grlen ve ba-
caklarda erilie yol aan bir hastalktan, yani raitizmden sz etmekledir.
Et, balk, sebze ve meyvelerle desteklense de Ege ve Roma dnyasnn
byk ksmnda esas diyet, tahllardan yaplan lapa, ekmek ve hamur i-
lerinden oluuyordu. Frumentum olarak bilinen kabuksuz buday,
arpadan ve dier tahllardan daha kolay ileniyordu. Tohumlar elekten
geiriliyor, deirmen talar arasnda tlyor, ya lapa eklinde pii-
riliyor ya da yorulup ekmek yaplyordu. Ekmekteki ta paracklar ve
tlmemi taneciklerin dilerde yapt hasar birok iskelette
grlebilmektedir. Celsus, ekmei en besleyici gdalar ksmna sokmutur.
193
Attalos'u, gnahlar, hatalar ve hayattaki eytanlar sularken din-
lediimde, insanlk adna zlyorum ve konutuu oday yoksul br
adam olarak terk etmeyi arzuluyorum. Haz arayan hayatlarmz k-
narken... yediklerimi ve itiklerimi snrlamak istiyorum ... Asla istridye
ve mantar yememem undandr: Bunlar gerek gda deil, tok mideyi
daha da yemeye tevik eden enilerdir; oburlar kapristen bazlar da
sindirim sistemlerinin gcn amak iin yerler: Doldur boalt, doldur
boalt! (Seneca, Epistutae Morales CVDI, 13-15; R.M. Gummere e-
virisinden).
Seneca, basit bir diyetin bedeni salkl tutmaya yettii, bir dizi yeni
hastaln ortaya kmasna yol atklar iin abartlar zellikle de
oburluklar nedeniyle zenginleri suluyordu. Plutarkos'a gre de, Roma
dnyas artk ktlk ve yoksulluktan deil, lksn getirdii hastalklardan
ekiyordu.
NCE MEYVA
Hipokratn, Galenosun en nemli danmanlar kimlerdi biliyor
musunuz? Antik an alar... Eski adaki hekimlerle alar arasnda
yakn iliki olduunu Epigraf Prof. George Beanin antik yaztlarndan
okuduumuz bir gerek. Antik an yemek kltrnde de bugnn yk-
selen trendi olarak grld gibi sal nde tutmak nemli bir para-
metreydi... Roma mutfanda tatlarn nemi de ok bykt ama
Romallar salkl beslenmeyi ok nemsiyorlard. Filozof imparator
Marcus Aerelius ve iki kars byk ve kk Faustinalarn salkl
beslenme ve yaamann ilk teorisyenleriydiler.
Hipokrat ve Galenosun dneminde ne yeniliyor, ne iiliyordu az-ok
biliyoruz. Anladmz kadaryla Antik a insann biraz itah sorunu var-
m. Bu nedenle yemekten nce itah amak iin zel bir arap olan
Mulsum iiliyordu. Romallarn zevklerine ve yemee ar dkn ol-
malar nedeniyle alarn ii kolay deildi; nce itah amak gerekiyordu.
lk sunumda ise bugnn Akdeniz mutfanda nce sebze yemeli ilke-
sine biraz ters olarak nce meyve yenmeli deniliyordu. Bir tren
havasnda iinde meyveler olan bir n yemek sunuluyor, yannda byk
olaslkla beyaz arap iiliyordu. En yaygn yemeklerden biri olan Gus-
tum de Praecoquis kays ile yaplyordu. Kaysy eitli baharat ve
194
meyve sularyla ok ar atete piiren antik a as, dier bir kapta
msr unu ile peyniri, baharatlarla bulama haline getiriyor, bu bulamacn
stne kays ekliyordu. En ste de taze fesleen konuluyordu. Ana yemek
dana ya da kuzu etinden yaplyordu. Domuz eti soylularn evine pek
girmezdi, olsa olsa kleler domuz eti yerdi. n vitulinam Elixam adl
ana yemek bir tren havasnda hazrlanp sunulurdu. Gnmzn dana
halamasna benzer bir yemekti ve dana, kuzu, tavuk veya balktan da
hazrlanabiliyordu. Tercih edilen et bir gn nceden baharatlarla birlikte
adeta rtlr, toprak kapta baharatlarla, zellikle biberiye sosuyla bir-
likte ok ar atete piirilirdi. 2-3 saat piirilen yemek yine toprak kapta
servis yaplrd.
Antik ada tatl yenmeyen yemek yoktu. Bugnk Romada baz
pastanelerde bulunabilecek tatl Dulcia Domestica mkemmel bir pelte
idi. Mevsim meyveleri, bal ile kartrlarak pelte kvamna getiriliyor;
yarm saat sren ilemde hazrlanan pelteye krmz erik suyu, ada ay,
zm ras ve sekiz ayr baharat ekleniyordu. Bugn de hekimler
beyazdan uzak durmay neriyor... Tuz, eker ve un... Antik a mut-
fanda bunlarn hibiri yoktu. O dnemde eker olmad iin tatllarda
bal, tuz olmad iin de fermante edilmi baz maddeler kullanlyordu.
Keiboynuzu, hem
Hipokratn notlarndan hem
Galenosun nerilerinden ren-
diimiz bir bitki. Bugn
Anadoluda zellikle pekmezi
nemli bir afrodizyak kabul
edilen, baz blgelerde Harnup
diye de anlan keiboynuzu o za-
manlar besleyici olarak deer-
lendiriliyormu. Anlalan nemli bir yiyecek maddesi olan harnup aac
yeryznn en eski bitkisidir. Fethiye ve Katan balayarak Tarsus,
Mersin, Silifke, Glnar, Anamur ve Antalya dolaylarnda ky eridinde
yetimektedir.
Keiboynuzu pekmezi iin Galenos midenin en yakn dostu demi.
Gnmz bilim adamlar da harnup iin potasyumu yksek ishal kesici;
yksek ham sellz dolaysyla barsak ve gastrit; yksek potasyum ve
195
sodyum ierii dolaysyla karacier, akcier, tansiyon; yksek mineral
ve vitamin ierii dolaysyla da di ve di etleri zerine olumlu etkilerinin
olduunu sylyor. Galiba eskiden insanlar azlarnn tadn daha ok
biliyor ve daha salkl besleniyorlarm. Nedim Atilla yle diyor;
Bugn onlarca jeotermal kaynan bulunduu, yine onlarca kaplcann
yer ald Bat Anadolu en eski zamanlardan beri bir 'salkl yaam yur-
du'. Btn dnyada olduu gibi lkemizde de hekimlerin bir bayram gn
var. 'Yediin saln olsun' diyen tp biliminin kurucusu Hipokrat, Bo-
drum'un hemen karsndaki stanky'den. Yetitii yer Anadolu... 'nce
zarar verme' ilkesinin en iyi uygulaycs olan Galenos -ki kendisi ecza
biliminin de babasdr- Bergamal...
Galenos hakknda Nezih ztre ile birlikte hazrladklar 'Parmen'
adl kitapta geni bilgi verilmi. Hekimler bugn kendilerine dnyann
her yerinde Hipokrat' rnek seer ve onun adna yemin ederler. Ecza-
clarsa pirleri olarak Galenos'u kabul ederler. Hipokrat'n lmnden son-
raki, Hristiyanln yayld dneme kadar olan srenin sonunda tp
denildiinde karmza kmaktadr. Ortaa tbbna 'Galenik Tp' ad al-
tnda bu hemehrimiz damgasn vurmutur.
te yandan antik an salk yurdu, o zamanki adyla Asklepion'u
da bugn zmir'in hinterlandndadr. lki salk tanrs 'Asklepios'un do-
duu Bergama'da, ikincisi Pamukkale'deki Hierapolis kentinde, ncs
ise Bodrum'un karsndaki stanky'de...
196
GALENOS, ANATOM VE FZYOLOJ
Anatominin geliiminde Galenos'un yeri konusunda Dr. Cenk KILI,
Adnan ATA ve Muharrem UARn sunumu ile balayalm;
Bergamal Hekim Galenos, diseksiyonun (terih yani i organlar ama)
yasak olduu bir dnemde dier hekimler gibi yaralanmaya maruz kalan
organlar gzlemek, terk edilmi bir ceset aramak veya hayvanlara disek-
siyon uygulayarak insanlara benzer yanlarn bulmak gibi yntemlerle bilgi
edinmek zorunda kalmtr. Roma ordusunda hekim olarak alrken ya
da gladyatrlerin doktorluunu yapmak zere grevlendirildiinde yaralar
tedavi ederken insan anatomisini zellikle de kemik, eklem ve kaslar in-
celemi, kendinden nce gelen tp bilginlerinin almalarn toplam ve
yeni deerlendirmeler yapmtr.
almalarna rnek olarak, venlerin kalbe bal olduunu, ancak sinir-
lerin santral sinir sisteminden kken aldn belirlemesi, spinal kordun,
ureterlerin, kemiklerin ve bunlarn kas balantlarnn anatomilerini tanm-
lamas verilebilir. almalarnn ounu hayvanlar zerinde yapmas ne-
deniyle Galenos, birok hata da yapmtr. rnein toynakl hayvanlarn
beyninin alt ksmndaki damar a rete mirabilisin, insanlarda da bulun-
duunu savunmutur. Normalde kalbin sa ve sol odacklar arasnda
dorudan balantlar bulunmad halde Galenos aradaki septumda kann
bir taraftan dierine getii delikler bulunduunu iddia etmitir.
Galenosun hatalarna ve yanl varsaymlarna ramen, yazlarndaki
doru detaylarn zenginlii nemlidir. Duyu ve motor sinirleri ayrt et-
mitir. Spinal kordun kesilmesinin yaratt etkileri aklamaya almtr.
Kalp atlar zerinde zellikle durmu ve damarlarda bakalarnn
dnd gibi hava deil, kan dolatn gstermitir.
Galenos, anatomi ve fizyoloji alanndaki almalar sonucunda, daha
nce derlenmi olan tp bilgisinin mkemmel bir sentezini yapmtr.
Anatomi ve fizyoloji almalarn, hayvanlar ve zellikle de maymunlar
ve domuzlar zerinde yapm olduundan, baz i organlar ve kaslarn
yapsyla ilgili aklamalarnda hatalara rastlanmaktadr. rnein,
karacieri be loplu olarak vermitir; el ve ayak kaslarnda da nemli hata-
lar vardr.
197
Galenos iin anatomi ok nemliydi. leyen bir bedeni, yapsn in-
celemeden anlamann mmkn olmayacana inanyordu. Galenos, insan
zerinde deney yapmaya ynelik sosyal ve dinsel engellemeler nedeniyle
insan bedenlerini kesip inceleyemiyor ama maymun, kei, kpek ve domuz
gibi pek ok hayvan zerinde kesip bime deneyleri ve ameliyatlar yap-
mt. Yalnzca hayvanlar zerinde alabildii iin Galenos'un baz
anatomik savlar, insanlar sz konusu olduunda geersizdir. te yandan,
onun titiz ve youn anatomik aratrmalar sayesinde birok anahtar fikir
ortaya kmtr.
Galenos, hastalklarn, anatomik yapnn bozuk ileyiinin belirtileri
olduunu, bu nedenle, bir hastal tanlamak ve tedavi edebilmek iin insan
bedeninin yapsnn kkten anlalmasnn zorunlu olduunu savunuyordu.
Baka bir deyile, hekimler normal bir insan bedeninin dzenini ve iley-
iini kavramadan, bir hastal onun beden zerindeki etkilerini anlayama-
zlard. Galenos'un metodolojisi, deneylere ve gzlemlere dayanyordu,
kavramlar aklayabilmek iin
mantk ve nedensellii de yn-
temleriyle birletiriyordu ve bu
yntemler zamanla tbb aratr-
malarn da yaygn yntemleri
haline geldi.
Galen fizyolojisinin temeli
"ruh'tur (pneuma). Ruhun
ekli ve hareket biimi bu-
lunmaktadr. Hayvan ruhu
(pneuma psyehicon) beyindedir
ve alg ile hareket merkezidir.
Yaam ruhu (pneuma zoticon)
denen ruh ise kalbi merkez
alarak kan akn ve vcut
ssn dzenler. Doal ruh (pneumo physicon) ise beslenmenin ve metab-
olizmann merkezi olan karacierde yer alr (Lewis; 1998,41).
Galenos'a ait fizyoloji anlayna gre karacier en nemli organd. Al-
nan gdalar burada ileme girer ve kan dolamna verilirdi. Galenos'un
tanmlamasna gre "doal ruhlarla" dolu olan kan organlara datlrd. Bir
198
ksm kan da kalbin sa karncna gider ve her iki karnc birbirinden
ayran duvardaki gzenekler iinden sol karnca geerdi. Sol karncktan,
akcierlere gider ve daha sonra vcuda yaylrd. Bu kan "dirimsel ruhu"
tad sylenen kand. Dirimsel ruhun beyne giden bir blm burada da
bir ileme urard ve "canl ruha"
dnm olurdu. Bu ruh da kan
dolam ile sinirlere dalrd. Bu
fizyolojik anlayn baars
gemi yzyllarn kavramsal
aklamalarna uygun olmas ve
organlar hakknda bilinen zellik-
lerine uygun ilevler yklenme-
sidir (Westfal, 2000:103).
Galenos, bu "ruhlarn" be-
dene girip, dolaarak dalmas
mekanizmasnda atardamar ve
toplardamar sistemlerinin bir-
birinden ayr kapal sistemler
olarak tasavvur etmiti. Galenos
Hristiyan olmad halde tek tanrya inanr ve bedenin de ruhun bir arac
olduunu dnrd.
Resim Galenos tbbnda drt humorun neden olduu mizalar. Kan,
scak ve heyecanl; balgam, kaytsz; sar safra, sinirli-scakkanl; kara
safra, melankolili mizaca yol ayordu.
Bu nedenle hem Yahudilik, hem Hristiyanlk ve hem de slam dnyas
tarafndan kabul edilmesi kolay olmutur. Kendi yazlarndan olsun, a-
da yazarlardan olsun Galenos ile ilgi tanmlamalardan tehisteki stn
kavray, tedavi yetenei ve yanllklarna ramen azmsanmayacak
anatomi bilgisi hakknda takdir edilmesi gereken nemli detaylar alyoruz
(Lewis, 1998,41-3)
Gerek Hipokrat ve gerekse Galenos her ikisi de humoral teoriyi byk
bir gle benimsemilerdir. Bu teorinin yzlerce yl ayakta kalabilmesinin
nedenlerinden biri byk olaslkla budur. Ege tbbnn en byk otoritesi
olarak kabul edilen Galenos'ddn sonra humoral teori byk bir inanla
ok yaygn olarak kabul edilmitir.
199
Galenos, humoral teoriye tereddtsz inanyordu. Drt temel humor;
balgam, kan, sar safra ile kara safra salk ve hastalktan sorumlu idi.
Galenos bunlar drt kiiIik tipleme eklinde iledi. Bunlar balgaml tip,
kanl tip. sarlk tip ve melankolik tip mizalar olarak hala kullanlmak-
tadr. Onun almalarnn temel zelliklerinden biri anatomik ayrntlar
zerine younlamasdr. Bu alanda almalarndan bazlar nc
niteliindedir. Fakat hayvan diseksiyonlar ile elde edilen bilgilerin in-
sanlara olduklar gibi uygulanmas tarihsel yanllklara neden olmutur.
Galenos yanllar ve hatal kavramlarna ramen, artc bir ekilde
yazlarnda ayrntl aklamalar gelitirir. Ondan sonra gelen hekimler
onun btn almalarna, doru ya da yanl olup olmadklarna bak-
madan kabullenmilerdir.
RUH VE BEDEN
Galenos'un bedenle ilgili fikirlerini tam anlamyla anlayabilmek iin,
onun tarafndan ortaya atlan "l sistem" grn aklamak gerekiyor.
l sistem; beyin ve sinirler, kalp ve atardamarlar, akcier ve toplar-
damarlardan oluuyordu. Bu sistemlerin her biri kendine zg bir pneu-
maya -soluk ya da hava- sahipti. Pneuma physicon, yani hayvansal ruh,
duygular, duyular ve dncelerden sorumlu olan beyinde bulunuyordu.
Pneuma zoticon, yani yaamsal ruh, kalpte bulunuyordu ve yaam ener-
jisini temsil ediyordu. Pneuma rectus, yani doal ruh ise beslenmeyi ve
bymeyi gerekletiren akcier ve toplardamarlardan oluan sis-
temdeydi. Galenos'un bu l sistemi ve bu sistemi temsil eden pneu-
ma'lar, ruhun varlna ilikin inancn da kantlamaktadr.
KAN DOLAIMI
Galenos''un, kan dolam hakknda yapm olduu aklamalar yanl
da olsa, fizyoloji tarihinde nemli bir gelimeyi temsil eder. Ona gre,
kan karacierden venler (toplardamarlar) araclyla btn vcuda dalr
ve onu besler. Bu damarlardan biri, kalbin sa karncna gelir, sa ve
sol karncklar arasnda bulunan deliklerden sol karnca geer; burada
200
hava ile birleerek hayat ruhu meydana
getirir; hayat ruh arterlerle (atardamar-
larla) btn vcuda dalr ve hareketi
oluturur. Vcuda dalan arterlerden bir
damar beyine gider; orada bu kez hayvan
ruh meydana gelir ve sinirlerle btn
vcuda dalr. Bu ruh, dnsel faaliyeti
salar. Ancak, daha sonra ele alnaca
gibi, XIII. yzylda yaam olan Msl-
man hekimlerden bn Nefis, kalpte grlen
ya da grlmeyen hi bir delik bulun-
madn gstermek suretiyle, Galenos''un
kan dolamna ilikin aklamalarn
rtmtr.
KALP VE KAN DOLAIMI
Galenos, kendi tanmyla anatomiye
ciddi olarak ilgi duyan herkese" yardmc
olabilmek iin gzlemlerini ve yntemlerini
aksatmadan kaydederdi ve bu yazl kayt-
larn yine kendi deyiiyle "sz konusu ilem-
leri grmemi kiilerin anlayabilecei kadar
ak" olmasna dikkat ederdi. Anlatm ok
ayrntl olmasna ve tbb termionoloji kul-
lanmasna karn gerekten de Galenos'un
yazl yaptlar ok az tp bilgisi olanlar
tarafndan bile kolaylkla anlalabilir.
Yardmc kullanmakszn her bir szc pa-
pirslere, balmumu ve kalemle kendisinin
yazdn dnrsek, bu konuda gerekten
ok azimli ve sabrl olduu sonucuna ulaabiliriz. Bu kaytlar gsteriyor
ki, Galenos'un tbba en byk katklarndan biri kan dolam zerine yap-
t almalard. Geri kann devir daim yaptn anlayamad ama toplar-
damar ve atardamar arasndaki fark, kalbin anatomisini ve damar
201
sistemini kefederek kann bedendeki devinimi hakknda yeni bilgiler
kazandrd. Bu arada yanl sonulara da vard; rnein besinin midede
sindirildikten sonra akciere tandn ve burada kana dntn ileri
srd. Toplardamarlar ve atardamarlarn tm bedeni boydan boya dolap
onu kanla ileyiini en ince ayrntsna kadar anlatt ama kan bedene
pompalayann kalp olduunu kestiremedi. Ona gre kalp, bedenin yaam-
sal kayna olan sy retiyordu. Doru ya da yanl, Galenos'un vard
her sonu, kalp-damar sistemi zerine aratrma yapan yeni kuak tp
adamlar iin ok nemli birer hareket noktas oldu.
DOLAIM SSTEMNN KEF VE TARHES
M.. IV. yzylda, kalbin kapakklar Hipokrat okuluna bal bir
hekim tarafndan kefedilmitir. Fakat kapakklarn grevi o dnemlerde
anlalamamtr. lmden sonra, kan venlerde (toplardamar) toplandn-
dan, arterler (atardamar) bo grnr. Bu nedenle antik anatomistler bu
damarlarn hava ile dolu olduunu dnm ve bu damarlarn hava
datma grevine sahip olduu kansna varmlard.
Herofilus, venler ile arterleri ayrsa da, nabzn dorudan arterlerin bir
zellii olduu dnmtr. Ersistratus, yaam srasnda kesildiklerinde
arterlerin kanadn gzlemlemitir. Buradan da arterlerden kaan (kan)
havann yerini kann, venler ile arterler arasndaki kk damarlar
araclyla, doldurduunu dnmtr. Bylece kan akn ters olarak
dnse de, ilk kez klcal damar fikrini ortaya atmtr.
GALENOSUN BULULARI
M.S. II. yzylda Bergamal hekim Galenos, kan damarlarnn kan
tadn bilmekteydi ve venz (koyu krmz) ve arteriyel (ak krmz
ve daha duru) kan tanmlam, grevlerinin farkl ve ayr olduunu be-
lirtmiti. Byme ve enerji, karacierde kilsten olutuuna inand
venz kann zellikleriyken, arteriyel kan kalpten gelmekteydi ve hava
ierdii iin canllk vermekteydi. Kan olutuu (yaratld/retildii)
yerlerden vcudun tm blmlerine akar ve buralarda tketilirdi. Kalbe
202
veya karaciere giden kann
geri dn yoktu. Kalp kan
pompalamad gibi, kalbin
hareketi diyastol srasnda
kan emmekteydi ve kan
arterlerin (kendi) nabzlar
sayesinde hareket etmek-
teydi. Ayrca Galenos, ar-
teriyel kann, venz kann
sol karncktan saa
'gzenekler' yardmyla
gemesi ve havann da ak-
cierlerden pulmoner arter
yoluyla kalbin sol tarafna
gemesi sonucu olutuunu
dnmekteydi. Arteriyel
kan olutuu srada 'isli'
(duman rengi) buharlarn
olutuunu ve bunlarn yine
pulmoner arter yardmyla, dar verilmesi iin, akcierlere getiini de
dnmtr.
Galenos'un, baka bululara yol aan almalar da oldu. Byk bil-
gin, beynin, omuriliin ve omurilik sinirlerinin anatomisini anlayabilmek
iin hayvanlar zerinde deneyler yapt. Sonuta sinirlerin yalnzca
anatomisini deil ilevlerini da ortaya kard. rnein, ses tellerini bala-
yarak bu sinirlerin sesle olan ilikisini ve beyinle olan balantsn kefetti.
Ayrca omurilik boyunca dizilmi sinirlere zarar vermenin, eitli dere-
celerde felce yol aabileceini gsterdi. Bu deneyler, insanda on adet bu-
lunan st kafatas sinirlerinin yedisinin kefedilmesini ve omurilikteki
pek ok sinirin tanmlanmasn salad. Bunlarn dnda gzler, az, grt-
lak, ceninin ana rahminde geliimi ve reme organlar da Galenos'un
aratrma alanna giriyordu. Bbrekler zerinde yapt deneylerle
bbreklerin sidik torbasyla balantl olduu sonucuna vard. Btn bu
bulularn, teknolojiden yoksun bir ada, yalnzca gzlerle, ellerle ve
basit letlerle yapldn anmsatalm.
203
Galenin deneysel tp almalarnda kullanld
Cebelitark maymunu.
BBREKLER
Galenos''un yapm olduu almalardan bir dieri de bbreklerin
ileviyle ilgilidir. Bbreklerden kan reterleri balamak suretiyle idrarn
bbreklerde szldn ve kandaki baz zararl maddelerin bbrekler
kanalyla dar atldn gstermitir. Galenos''un bunlar kadar nemli
baka deneysel aratrmalar da vardr.
EMBRYO
Galenos, embriyo zerine almalar yapmtr. nsan anatomisi ze-
rine birok alma yapan Galenos, embriyo konusunda da almalar
yapm ve bu konu zerindeki detayl bulgularn On The Natural Facul-
ties adl eserinde toplamt.
Ayrca Aristo'nun o zamanlar anatomi ve embriyo zerinde yapt
alma ve dnceleri, bilimsel dnceyi gelecek 2000 yl boyunca
etkilemitir.
DERLER
Galenosun en nemli almalarndan biri, kendisinden 400 sene
ncesinden beri hava tadna inanlan atardamarlarn hava deil, kan
tadn kantlamasyd. Ancak, bu almalarnn yannda, bbreklerin
ve idrar borularnn nasl altklarn denetlemitir. Toplardamarlar ile
atardamarlar arsndaki yapsal farkllklar gzlemlemitir. Omurilik
zerine almalar yapm, karacierin, kan yapmnn ve toplardamar-
larn merkezi, kalp ve damar sistemindeki en nemli organ olduunu
yazmtr.
ki bin yl nce Galenos tarafndan benimsenen "uygun dozda il kul-
lanm" bugn de hekimlerin en ok dikkat etmeleri gereken konular
arasndadr. Galenos'un rettii illar ve kulland tedavi yntemleri
XVII. yzyla kadar kullanld, o dnemden sonra terk edildi. Bunun tek
istisnas, nabz lmdr. Galenos, nabz saysn hastaln ve saln
bir lt olarak kullanan ilk hekimdi.
204
GALENOS VE TIP TEORLER
Hipokrat sonras dnemde de rastland gibi bilimsel ve deneysel
temeli olmayan aklamalar tpta her zaman grlmtr. Mevcut bilimsel
bilgilerimiz dzeyini aan bu tr "teorik" aklamalarn deiik ekilleri
gnmzde bile varlklarn srdrmektedirler. Hastalk etkenleri ve
hastalk patolojileri hakknda da baz teorik aklamalar gelitirilmitir.
Yukarda grdmz gibi bu tr aklamalardan biri felsefi uslamla-
malarla elde edilmi olan humoral teoridir. Hastalk etkenlerine dair bir
dier teori ise "miasma teorisi" olacaktr.
HUMORALZM
Drt humor teorisi (Humoralism) hastalklarn insan organizmas
iinde mevcut olan "humor" (sv) dengesinin ksmi ya da tamam olarak
bozulmasndan kaynaklandn savunan bir yaklamdr. Bu anlay
ierisinde organizmann birlii-btnl ile fiziksel ve mental karlkl
ilikisi sz konusudur. Her insan kendi "bireysellii' iersinde ele alnmak
durumundadr ve her birey kendine zg humoral birleim iersindedir.
205
Galenin deneysel
tpla ilgili eserinin
tek nshasnn ba
sayfas.
(Sleymaniye
Ayasofya Kitapl
No: 3772)
Hastalklar bu btnl ve dengeyi bozmaktadr. nsann mevcut dengesi
krlgandr; diyet, yaam biimi ya da evresel etmenlerden kolayca
etkilenir. Hastaln ortaya kmas hlinde yaplmas gereken tekrar eski
dengelerin yerine konmasdr.
Humoral teori eski Ege'de M. VI-V.yzyllarda ortaya kmtr.
II.yzylda Roma'da etkin bir tbbi yaklam halini ald. Bunda
Galenosun Humoral patolojiyi benimsemesinin etkisi byk oldu. Daha
sonra slam Tbb ile etkisini srdrd. slam eserlerinin Latince'ye
evrilmesiyle XI. yzyldan sonra Avrupa'da da tpta yaygn bir anlay
haline geldir. Kan dolamnn William Harvey (1578-1657) tarafndan
aklanmasndan sonra da varln korudu. Dier humorlardan biri
olarak, kan dolamnn bulunmu olmas bu anlayn savunulmasna en-
gelleyemedi. Yeni bulunan organizma elementleri bile hurnoral teori
erevesinde yorumlandlar. Ancak, hcre patolojisinin ortaya kmas ve
biyokimyasal bulular, bu teoriyi bilimsel tbbn dna kard. Bununla
birlikte tptan olmayan baz kiilerin bu konudaki eski inanlarnn var-
lna rastlanmaktadr, insan organizmasnn belli svlardan meydana
geldii teorisi eski Ege kltrnde ilk filozoflarn, dnya ve evrene ilikin
aklamalaryla balang alr. Doa felsefesi erevesinde evreni bir ya
da birka maddenin oluumu eklinde aklayan filozoflar vard. Empe-
dokles ise evreni "toprak, hava, ate ve su"dan meydana gelen bir oluum
olarak aklyordu.
Galenos, Aristoteles'in Drt Suyuk kuramn kendi fikirlerine
uyarlamtr. Bu kurama gre, insan bedeninin sal yeryzn olutu-
ran drt elemente -ate, toprak, su ve hava- srasyla karlk gelen drt
sv -sar balgam, kara balgam, su ve safra- arasndaki dengeye baldr.
Galenos'un tedavi yntemlerinin kkeninde, hastalklarn insan bedenin-
deki drt suyukun dengesizliinden kaynaklandna olan inanc yatmak-
tadr. Drt Suyuk kuramn daha nce Hippokrates de savunmutu; yalnz
Galenos'un dncesi onunkinden biraz farklyd. Hippokrates, hastalk-
larn bu drt svnn tm bedendeki dengesizliinden kaynaklandn
savunurken Galenos, alan belirli bir organa indirgiyordu. Hastaln, be-
denin belirli bir organnda ya da blgesinde hasara yol at ynndeki
bulgular, Galenos'un tedavi yntemlerini ok daha salam klyordu
kukusuz.
206
Galenos, gittii her yerden toplad bitkilerden illar yapyordu. Bu
illar zelliklerine gre snflandryordu: stclar, soutucular, kuru-
tucular ve nemlendiriciler. Bedenin neresinde drt suyuk dengesizlii
varsa o blgeye il tedavisi uyguluyordu. lev bozukluunun derecesine
gre il kullanm da onun getirdii yenilikler arasndayd.
Drt humor teorisine ilikin Hipokrat'tan sonra bakalar da akla-
malar gelitirdiler. Ancak bu konuda en nemli aklamalar Galenos'ddn
geldi. Tp felsefesi, Galenos'un aklamalar zerinde temellendi.
Hipokratik anlay, Galenos'un bakyla ileri yzyllara yansd. Hris-
tiyan ve slam dnyas bu teoriyi benimsemekte zorluk ekmediler. Bu
teori evren ve insann humoral unsurlar araclyla benzerliini o za-
manki insanlar iin "inandrc" biimde ortaya koyuyordu. Evren ve insan
arasnda ilahi bir "btnlk" salanm oluyordu. Ortaa insan bedeni
resimleri ska humorlar ile gezegen, mevsim gibi evrensel yaplar bir-
likte gstermitir. Tm bu birliktelii salayan da bir "sempati" gcdr.
Galenos da, tpk Hippokrat gibi, 4 unsur, 4 sv ve 4 miza kuramn
kabul etmi ve hastalklar da bu temele dayanarak aklamtr.
MASMA TEORS
"Miasma'' szc eski Ege
dilinde "kirlenme" anlamna
gelmektedir. Burada bir eyin
"lekelenmesi" anlam yer ald
gibi insann fiziksel ve ahlaki
ynden de pislenmesi durumu da
sz konusudur. Miasmann asl ne
olduu belli deildir. Burada varl kabul edilen ey "kokumu" kt
havadr. Genel olarak kokumay yapan durgun su ve bataklklar, insan
ve hayvanlardan kan buharlar, hasta insanlar, salglar, bozulmu yiye-
cekler, rm bitkisel maddeler gibi nedenler en byk miasma etken-
leri arasnda varsaylmaktadr. Kt havann nasl hastalk meydana
getirdii kukusuz aklanamamtr ve eitli varsaymlar ileri
surlmtr.
207
Kokumu ve kt hava ile hastalk tohumlarnn tanmas gr,
Galenos tarafndan da savunulmu ve daha sonra slam dnyas ile oradan
da Avrupa'ya yaylmtr. nsanda hastalk yapan d etkenler konusunda
miasma teorisi XIX. yzyla kadar etkisini srdrmtr.
Galenos, Hipokrat'tan sonra ortaya kan yukarda deindiimiz tp
ekolleri ile ilgilenmemi; onun retileri dorultusunda eski tbbi bilgileri
kendi gzlem ve deneyleriyle birlikte sistematize ederek zetlemitir.
Szkonusu almalar 22 cilt meydana getirmi ve bu eser, Hipokrat Kl-
liyat ile beraber Antik dnem tbbi tedavilerini ortaya kartr. Bu al-
malar Ege ve Roma tp literatrnn neredeyse yarsn oluturmaktadr.
Tp konusunda kimsenin kendisiyle boy lemeyeceini sylerdi.
Galenos'un, kiilik olarak kendine zg bir insan olduu anlalmaktadr.
rnein, srekli olarak rencilerine saldrr ve onlarn yeteneksiz olduk-
larn syler dururmu.
Anatomi almalarnn topland yazlar 16 cilt tutmaktadr ve bu
alanda geni almalar vardr. Anatomi bilgisi, insan iskeletleri
zerindeki almalardan, gladyatrlere yaptklar ameliyatlardaki dene-
yimlerinden ve hayvan kadavralar almalarna dayanmaktadr.
Galenosun en byk yanlgs hayvanlarda tespit ettii her eyi insan-
larda da ayn olduuna inanma yanlgsdr. Onun anatomi almalarnn
sonular ok byk olmutur. Ancak, Ortaada onun syledikleri hibir
zaman kontrol edilmemi ve herhangi bir aratrmaya tabi tutulmamtr.
Bu nedenle gerek anatomide gerekse dier tp alanlarndaki ayn anlayla
tp, Ortaada yerinde saymtr. Galenos'un tptaki uzmanlnn hibir
zaman "mercek altna" alnmamasnn nedeni kukusuz insan kadavras
zerinde diseksiyon (terih) yapmann Hristiyan ve Mslmanlarda
yasak olmasdr. Galenos'un tptaki bilgileri Rnesansa kadar tartmasz
bilgiler olarak kalmtr.
208
GALENOS VE MZKOTERAP
Psikolog Sinem Gke yle diyor; Mzik, insanlk tarihi kadar
eski, kimsenin bir bakasna anlatamayaca kadar bireysel ve znel,
dnyann her yerindeki tm insanlar kapsayacak kadar genel ve
evrensel, yeni ve farkl armlar tayabilmesi ile her an yeni bir
oluumdur. Platonun da belirttii gibi mzik, ruhun eiticisidir.
Psikolojik saaltmda dier sanat alanlarnn kullanl gibi mzik de
srece dhil edilebilen ve katk salayan bir ara niteliindedir. Mzik,
tek bana teraptik bir etki salayabilecei gibi, kimi zaman uyarp co-
turarak kimi zaman gevetip sakinletirerek kimi zaman da katarsis nite-
likli boalm salayarak psikofizyolojik deiimleri salayabilir.
Ankara niversitesi, Dil ve Tarih Corafya Fakltesi Klasik Arkeoloji
Blm retm grevlisi Aya zcan Antikada mzikle tedavi
balkl sunumunda Tanra Athena'nn alarken yanaklarn iirdii ve
kendisini irkinletirdii dncesi ile suya att fltten kan nameler
Asklepionlarda ruhu iyiletirmek iin bir ara oldu. Pek ok Askiepion'da
tpk Seluklu ve Osmanl ifahanelerinde olduu gibi tnlayan nameler
yanklanp gkyznde titreirken hastalarn ruhlar da huzur buluyor ol-
malyd.
Antik a tbbnda hastalarn iyiletirilmesi iin merhemler ve ifal
otlarn yan sra cerrahi yntemlerin kullanld hekimlik bilgileri kadar
rahatlatc etkisi nedeniyle mzikle yaplan tedavinin de nemli yeri vard.
209
Antik an hekimleri ve filozoflar seslerin insan duygular zerindeki
etkisi konusunda gnmz varsaymlarna temel oluturacak dnceler
ileri srmlerdir. Egeli dnr ve matematiki Pisagor yaklak iki bin
be yz yl nce mzikle tedavi yntemini ilk kullananlardan biridir. Yine
filozof Platon da "ideal" devletinde, insann ruhunu mzikle dinlendirmesi
gerektiini belirtmitir. Byk skender'in hocas Aristoteles (M.. 384-
322) de mziin insan ruhu zerindeki etkilerini aratrm, bunu da
yazlarnda belirtmitir. Tbbn babas Hippokrates de baz hastalklar te-
davi amacyla hastalarn ilahilerle tapnaa gtrrd.
Antik Egede (musike) szc bugnk anlamda yalnzca bir mzik
aleti eliinde ya da dansla birlikte ark sylemeyi kapsamazd. Antik
a'da mzik her trl erdemin kayna, yaamn temel elerinden biri
ve eitimin nc nemli dalyd. Yazl kaynaklar ve arkeolojik veriler
nda mzik balca alanda karmza kmaktayd: Riteller, tren-
ler ve lenler. Antik ada insanlar mziin, ruhun eitilmesi ve arn-
masnda byk bir etken olduunu kabul ederlerdi.
Mzikoterapi yzyllar boyunca hastalklarn tedavisinde kul-
lanlmtr. Bu konudaki en eski bilgi M.. 585-500 yllarnda yaayan
Egeli filozof ve matematikisi Pisagorun umutsuzlua den ya da abuk
fkelenen hastalarn, belirli melodilerle tedavi edilebileceine ilikin yap-
t almalardr. Hipokrates, ilahilerin tedavi edici nitelii olduunu be-
lirtmitir. Galenos, mziin akrep ve bcek sokmalarna kar bir panzehir
olduunu, Lucain de kanamalarn arklarla durdurulabileceini ileri sr-
mlerdir. zellikle Bergamadaki Asklepeion'da Asklepios, Hygelia ve
dier hekimlerin mzii kullanarak son derece etkin tedaviler yaptklarna
dair bilgiler vardr.
Bergama Salk Yurdu'nun hastalara uygulad tedavi yntemlerini
yaztlardan zellikle M.S. II. yzyln ortalarnda burada on yl kalm
olan hatip Aelius Aristeidis'in yaztlarndan renmekteyiz.
Asklepion'un en parlak yllarnda, "Satyrosk" ve "Galenos" gibi
dnyann ilk byk hekimleri burada yaam ve ders vermilerdir. Askle-
pion'da genellikle, telkin, fizyoterapi ve mzik-terapinin bugn halen kul-
lanlan eitli tedavi yntemleri uygulanmtr. Hastalara su ve amur
banyolar yaptrmak, ifal otlar ve kremlerle hastalar yalamak, masaj
210
yapmak ve tedavi yntemlerinin banda geliyordu. Ayrca kutsal su iir-
iliyor, alk ve susuzluk krleri, souk havalarda koullar dzenleniyordu.
Hastalar iyiletirmede telkin, byk rol oynuyordu. Hatip Adisteides'ten
rendiimize gre, hastalar ne ekilde iyileeceklerini ryalarnda gry-
orlard. Gl telkinler yoluyla hastalarn d grmeleri salanyordu.
Bunun iin zel olarak yaplm uyku odalar bulunmaktayd. Salk yur-
dunun yanndaki tiyatroda trenler yaplyor, mzik eliinde hastalara
ruhsal tedavi uygulanyordu.
Asklepion'da, ifann Asklepios'tan geldiine inanlyordu. Bu ne-
denle, Asklepion'daki her eyin katsal olduu kabul ediliyordu.
Belgelerden rendiimize gre, eski Ege medeniyetinde ve dier
medeniyetlerde mzikoterapi uygulanmaktayd. Gnmzde de dnyann
pek ok lkesinde ruhsal ve bedensel sorunu olan hastalarn psikiyatrik
sorunlarn gidermede mzikoterapi uygulanmaktadr.
GALENOS VE TYATRO LE TEDAV
Asklepionda tiyatronun gereklilii ve saaltmda ne denli nemli
olduunu konunun uzman Prof. Dr. zdemir Nutkudan izleyelim:
"Sanatn ilenmesi, duyarlmzn eitilmesidir ve bizler sanatsal bir
hava iinde yetitirilmediimiz takdirde, bombo bir ruhsal yaamn ve
tadsz bir dnyann iddetine ve suuna itiliriz. Yaratma istei olmayan
yerde lm gds oluur ve bu da sonsuz bir ykcla gtrr bizi."
Herbert READ
Psikiyatri, ruh ve sinir hastalklar ile kiideki uyumsuzluklar nleme,
tanmlama ve saaltma ile uraan bir uzmanlk dalysa, tiyatro da sanat-
sal yoldan ayn eyleri yapan bir sanat daldr. Tiyatro, yirmibe yzyldan
beri sregelen, ama ou kez farkedilmeyen iyiletirici ve birletirici
gcyle, yaamnn birok evresinde sorunlar, tehlikeler, isteriler ve kar-
maalar ortasnda, insann snd, kendilerini tand, varolu neden-
lerini anlad ve zvarlklarn koruduu bir sanat olmutur. Tiyatro,
kaynanda ritller yoluyla insanlara moral kazandrm, onun doa
karsnda kendi benliini ortaya koymasn salamtr. nsanolu,
211
evresindeki her eyde
kendi znden deiik bir
z olduuna inanyordu;
bu z bir anima, yani bir
ruhtu. nsan lnce ruhu
gvdesinden ayrlrd,
ama yok olmazd, gidip
bir aaca, bir kayaya ya
da suya girerdi. Ruhun
iine girdii o ey bir
ierik kazanr ve feti
olurdu. stelik bir
fetiteki ruhun gc in-
sann ruhundaki gten
daha stnd; nk
ldrlemezdi ve istedii anda baka bir varla geebilirdi. Fetiteki ruh-
lar kendinden yana ekecek olan ruh kalb ise maske'ydi. Bylece,
maske de bir feti oluyor ve insan ruhunu glendiriyordu. Binlerce yl
nceki insanolu, ruhun lmszl yansra, onun ac ekebileceine,
yaralanabileceine de inanyordu. nsan kalbndan daha salam bir kalba
girdii anda ruhun ac ekme olasl daha azalrd. Baz varlklar ac
ekmemeleri istenen ruhlar iin insandan daha salam kalplard. O var-
lklar yaadka ruhlar da rahata ererdi. Seilen varlk tr bylece totem
oluveriyordu. Seilen varlk tr totem oldu mu, ona dokunmak, onu in-
citmek en byk gnah ve sutu: o varlk artk bir tabu idi. ldrlmesi
kesinlikle yasak olduu gibi, beslenmesi, retilmesi o tupluluun mutlu-
luu iin zorunluydu. Totem'in yaamas ve remesi iin taklit yoluyla
by yapmak gerekiyordu. Ama ldrlemedii iin, totem olan varln
ne kafas ne de derisi kullanlabilirdi. nsanolu onun da kolayn buldu
ve eitli maskeler ve giysiler yaparak byye yneldi.
Tiyatronun balangcnda, ilk byk kuramc Aristoteles (M.. 384-
322) dram sanat zerine yazd Poetika 'da (eviren smail Tunal,
Atatrk niv. Yay., Erzurum 1961) ve oyunculuk sanat ve konuma
teknii zerine yazd Retorika 'da (ngilizce, T.A. Moxon, J.M.Dent &
Sons Ltd., London 1955; evirisi Mehmet H. Doan, Yap Kredi Yayn-
lar, Istanbul 1995) tiyatronun iyiletirici, arndrc zelliinden szeden
212
Bergama Asklepionu
ilk dnrdr. Ona gre, dram sanat, "acma ve korku" duygularyla
kiiyi entelektel bir arnmaya gtrr; Aristoteles bunu da, bir tp terimi
olan ve "tedavi" anlamna gelen katarsis ile aklar. Daha nce Platon'un,
Devlet adn verdii yaptnn x. blmnde, "iir (drama) heyecan besler
ve sular, ldrlmesi gereken bir heyecan oaltr () ve bu heyecan
yznden insann faaliyeti durur ," demesine karlk olmak zere, Aris-
toteles, katarsis kavramn ne srmtr. Dnre gre, katarsis insan
yaam iin gerekli olan bir arnmadr. Bu arnma da korku ve acma
duygularyla geliir. Bu iki duygu, Aristoteles'in dnce sisteminde ayrl-
maz bir ift olarak yer alr: "() acma, layk olmad halde, acya
dm bir kimse karsnda bir benzerlik bulmamzdan doar " (Poetika,
XIII,2). Bu iki duyguyu bu yolda tanmlamann daha geni aklamas
Aristoteles tarafndan Retorika 'nn v. blmnde yaplmtr: "() gele-
cekte olabilecek ac veren bir ktlk ya da duygusal ykm gsteren bir
hayali sahnenin insanda uyandrd ac ve huzursuzluk ()" Aristoteles,
ayn yerde bu savn yle srdrr: "() genel olarak, bize korku veren
ey, bakalarnn aln yazsn tehdit ettii anda bizi bir acma duygusu
iine sokar ." Bylece, dnr, acma ve korku duygularnn birbirine
sk skya bal olduunu belirtmi olur. Bu aklamalar Retorika'da daha
belirgin bir biimde karmza kar: "Acma, layk olmad halde, her-
hangi bir kimsenin bir ykma ve acnacak duruma dmesiyle hissedilir;
bu yle bir ktlktr ki, o anda byle bir durumun kendi bamza ya da
tandklarmzn, yaknlarmzn bana gelebileceini de dnrz " (II,
8). Aristoteles, acma duygusunun korkuya dnmesini yle tanmlar:
"Grdmz sahne, kendimize ok yakn, hatta kendimizinmi gibiyse,
o zaman acma korku duygusuna dnr ()."
Aristoteles okulunun Sorunlar (Select Fragments, eviren Sir David
Ross, cilt XII, Oxford, Calerendon Press 1952) adl bir yapt vardr. Bu
yaptn 30.Sorun'u katarsis'i yle tanmlar: "Melankolide bulunan scak
ve souk hava duygulara baldr. Melankolide souk havann olmas
insan ruhundaki umutsuzluk ve korku (dehet) ile ortaya kar. Bu durum
bir denge ile salanr, o da sy (gvdenin ssn) ykseltmekle elde edilir
." Dnrn, Politika (ngilizceye eviren John Burnet, Cambridge Uni-
versity Press 1903) adl yaptnda katarsis'e biraz olsun k tutan bir yer
vardr, o da mzik konusundadr: "Dolmu olan duygulardan insan kur-
tarmak ve onu rahatlatmak ()" katarsis ile anlatlmaktadr.
213
Nitekim tiyatrodaki bu estetik "tedavi"nin, yani katarsis'in tbbi alanda
kullanlmas da antikte balamtr. Bergama'daki Asklepion o dnemdeki
Epidavros ve Kos kentlerindeki gibi nl bir ruhsal terapi merkeziydi.
Burada hastalar tiyatro, mzik ve telkinler yoluyla iyiletirilmeye
allyordu. 3500 kiilik Asklepion tiyatrosu her gn terapiye yardmc
olacak oyunlar karyordu. Burada dinsel trenler ile terapi bir arada
yrtlyordu.
Tiyatro da, antik Ege'de, rahiplerin oynad dinsel bir kurum olarak
grevini yapyordu. Buradaki psikiyatri yntemlerini eitli yaztlardan,
zellikle de M.S. II. yy. ortalarnda on yl burada yaayan hatip Aelius
Aristeides'in yazlarndan anlalmaktadr (bkz. Ekrem Akurgal, Ancient
Civilizations and Ruins of Turkey, Trk Tarih Kurumu, Ankara 1970).
Aristeides'in yaad dnemde Bergama Asklepieion'u en yksek dne-
mindeydi. Satiros ve Galenos gibi nlenmi doktorlar burada hem tedavi
yntemlerini uyguluyorlar hem de renci yetitiriyorlard.
Genel olarak bu doktorlarn uyguladklar psikoterapik yntemler
bugn iin bile geerli saylabilir. Bu yntemlerden biri su ve amur
banyolar ve masajd, ayrca bitkisel ilalar ve yalar kullanlyordu. ok
yemek ve imekten vazgemeleri iin, hastalara 'kutsal su' yu imeleri
telkin ediliyordu. Hastalarn tarmla uramalar saland gibi souk
havada plak ayakla koturuluyorlard. Hasta uyuduu srada telkin
yoluyla onlarn dlerine mdahale etme baka bir psikoterapi
uygulmasyd. Bunun iin zel uyku odalar vard. En nemli psikoterapi
uygulamas tiyatro ile gerekletiriliyordu. Bugnk gurup terapisine ben-
zeyen bir uygulama, hastalarn, sahne zerinde, mzik eliinde, bir
ritele katlr gibi, kendilerini ifade etmeleri ile salanyordu. Tiyatro,
bugnk psikodrama'larda olduu gibi, hastalarn birbirleriyle iletiim
kurduklar bir aland. Ama yine tpk bugnk gibi, hastalarn nce kendi-
leriyle iletiim kurmalar gerekiyordu. Tiyatrodaki terapi, daha sonraki
bir basamakt. Hastalar, Tanr Asklepios' un onlar mutlaka iyiletireceine
inandklarndan buras kutsal bir yer saylyordu.
214
GALENOS TIP VE FELSEFE
Sibel ztrk GNTREnin bilimsel almna yer vererek konuyu
aydnlatmak gerekirse:
Bergamal Galenos, teorilerini Doa bouna hibir ey yapmaz.
(Aristoteles etkisi) ilkesiyle hazrlamtr. Bunu sylerken atomcu filo-
zoflarn mekanist grne karlk veriyordu. Tp tarihinde hayli nemli
ve derin izler brakan bir tp adamnn almalarn srdrrken ne denli
felsefe ile iie olduunun bir rneidir de ayn zamanda.
Bu almay yapmakla iki dipsiz kuyuya ta atm oluyoruz. Tp ve
felsefe, iki ayr disiplin, iki ayr uzmanlk alan kukusuz. Genellikle bu
tr almalar yaplrken tanmlamalara giriilir. Biz bu tr keskin tanm-
lamalardan zenle kanp bu iki disiplin arasnda bir takm gelgitler yaa-
yarak aralarndaki artc yaknla ve uzak de ucundan bucandan
sokulmay hedefliyoruz. Ama biraz sorgulamak, biraz dnmek, biraz
unuttuumuz bilgilerimizi tazelemek ve en nemlisi belki de, felsefe
hakknda sz sylemek ve felsefeye ilikin bir takm yanllar ortaya koy-
abilmek...
Bu almaya balarken nce bir szck aratrmas yapma gerei
dodu. Hekim ve hakim. Hekim szcnn, hakim szcnn
arapada inceltilmi hali olarak telaffuz edilip kullanldn grmek
olanakl. Bu her iki isim aslnda hikmet szcnden tremi durumdadr-
lar. Hikmet, szck anlam olarak bilinmeyen nokta, gizli, bilinmeyen ve
felsefe, olarak Trke aklamasn alm. Hkimin aklamas da, ok
tedbirli, ok bilgili, feylesof ve hekim olarak yaplm. Grlyor ki, filo-
zof ve hekim (doktor) Arapada ve dolaysyla bizim kullandmz dilde
adeta bir e anlamllk gstermekte. Bunun felsefe ve tp tarihindeki en
belirgin ve bilinen rnei de bni Sina (980-1037). Felsefede bir otorite
olduu iin hkim, ayn zamanda da dneminin nemli bir tp bilgini
olduu iin de hekim diye anlmaktadr. bni Sina sahip olduu hreti
bir bakma bu iki alan arasnda kurduu balantya borludur denebilir.
nce tehis sonra tedavi diyen bni Sina iin felsefe ve tp arasnda
sadece ierik fark vardr. Antik an nl filozoflarndan Aristoteles
(384-322) bir hekimin oludur. Onun iin de insan bedeni bir soru
konusudur. Bu byk filozof canllar sorununu ele alyla bugnk
215
biyoloji felsefesine de kaynaklk eder. Btn bir ortaa da mantk diz-
gesinin etkisi altnda tutan Aristoteles' in dnceleri dneminin ve etk-
isinde kalan bilim adamlarnn ve hekimlerin de yol gstericisi olmutur.
nsan bedeninde ilk yaayan ve son len organn kalp olduu saptamas,
dneminde kabul grm bir dncedir. Prof. Dr. Nihat Keklik bir al-
masnda bir Arap hekim ve filozofu olan shak Ibn Huneyn ( lm 911)
nin "Tabiplerin ve Filozoflarn Tarihi " adl yaptnda filozoflarn ayn
zamanda tabip, tabip olanlarn da ayn zamanda filozof olduunu ifade
ettiini belirtmektedir.
Grld gibi, daha nce ayrdna varsak da varmasak da tp ve
felsefe arasnda belki de tahmin ettiimizden daha ok yaknlk bulun-
makta. Bunu daha net grebilmek iin tp tarihine bir gz gezdirmek
yeterli olacaktr.
Her eyden nce vurgulamamz gereken nokta tbbn da felsefenin de
konusunun insan ve yaam olmasdr. Her iki alma alan znde insana
ve yaama ilikindir. Sorular, araylar, ilerlikleri hep bu ana konunun
uzanmlardr. Tp iin insan yaam daha dorusu insann salkl yaam
erek ise de pratikde direkt olarak insan saln hedefliyorsa da buna
varabilmesi de bir takm doru sorularn sorulmas ve verilen yantlarn
bir eletiri almasna gereksinimi domaktadr.
Tarihsel sre iinde XIX. yzyln ikinci yarsndan sonra tp bilimi
bugnk eklini kazanmaya balayp bilgilerini eskiden olduu gibi din
ve felsefeden deil, deneysel bilgilere dayandrarak ilerlemektedir. Bu
arada unutmamak gerekir ki, tp sadece bir bilim deildir. Bir sanattr. Bir
teknik uygulanm alandr ve ayn zamanda sosyal ve kltrel yanlar da
olan bir almadr.
Btn bilimlerin anas olduu kabul edilen felsefenin tp gibi insan
ve yaamn soru konusu edinen bir gereklikten uzak olduunu dn-
mek olanakszdr.
imdi kubak olarak tp tarihine bir gz atalm, bilgilerimizi tazele-
mek adna. Eski Ege devrine gelene kadar tp, dini bir grnm sergiler.
Bu konudaki ilk bilgileri (milattan nce 3000 yllarndan daha ncelerine
giden) Msrllardan gnmze kalan papirslerden ve Mezopotamyallar-
216
dan kalan kil tabletlerden renebiliyoruz. Bu kaynaklara baknca tp ile
ilgilenen kiiler o dnemin din adamlar. Sihir ile by ile hastalklara
derman aranmakta. Hastaya arlan sihirbaz ya da byc, o dnemin
hekimi.
Yeryznde hastalk insanlk tarihi kadar eski. O dnemin insan doa
karsnda hayli zayf ve korkular iinde. Snd ilkel inancn kout-
luunda, hastalk gibi bir aykrlk ile karlanca, snaca da inanc
dorultusunda en yetkin kii. Dini inan ile hastalk arasnda sk balan-
tlar olmasnn yan sra Msr da hastalk ve yaama ilikin rasyonel yak-
lamlarla da karlamaktayz. Msrllar iin lm de yaam gibi doal.
Her ne kadar anatomi bilgileri zayfsa da cerrahide gelime kaydetmi
durumdalar. Krk ve kk tedavisinde al kullanmay biliyor, cerrahide
diki usulnden yararlandklarn, diilikde de ayr bir uzmanlk baars
gsterdiklerine rastlyoruz.
Diilik deyince Bergamann da bu konuda bir ilki gerekletirdiini
belirtelim. Anadoluda bilinen ilk dii Hristiyanln ilk yllarnda
Bergama kilisesine gnderilen piskopos Antipastr.
Msrllar iin yaamsal merkez kalp olmakla birlikte hekimler yine
de ruhban snfn yeleri olmaktayd, tpk Mezopotamyallarda olduu
gibi. Her iki kltrde de nemli olan insann gereksinimlerini karlamak
olduu iin, o dnemin kaygs tamamen pratie ynelikti. Sadece bu
kayglar matematiin, astronominin ve tbbn gelime sebebi olmutur.
Bilimi bilim iin yapmak, ya da baka trl syleyecek olursak, teorik
kayg eski Ege (yaklak M.. 700 civarnda) dn dnyas ile bala-
makta. nk felsefe felsefe olarak, mitolojiden bamsz olarak varlk
gstermekte. Sorulan sorular biim deitirmekte, pratik kayglar geri
plana gitmekte ve bilimsel dncenin tohumlar atlmakta. Bugnk
bilim, doa felsefecileri ile ilk admn atm olmaktadr... nsann bilme
ve kavrama arzusu felsefenin ve bilimin ana nedenidir.
Buna kout olarak da tp bilimsel kimliinin ilk admn atm olur.
Hippokrates ile birlikte tp tanrlarn etkisinden kurtulup bilimsel kim-
liine brnmeye balamtr. Hippokrates M.. V. yzyln sonlarnda
tp okulunu, tp bilimini, tp teknik ve sanatn kuran ilk Egeli olarak ta-
rihte yerini alr.
217
Eski Ege'de hastalk doast bir olay olarak grlmeyip, hastalklara
rasyonel ve bilimsel adan yaklald. Eski Ege'de bir esnaf olarak kabul
edilen hekim, usta rak ilikisi iinde yetiiyordu diyor baz tp tarihi
kaynaklar.
Felsefe ile sistematik dnmeye balayan insann tbba yaklam da
farkl olacakt elbet. Bunda da etkin olan disiplin kukusuz felsefe olmaktadr.
Bugnk bilimin gelime noktas felsefe olup da bu denli insana dnk, in-
sana iliik alma alan olan tp, nasl felsefeden uzak debilir ki?
Bergamal Galenos, tp ve felsefe alannda almalar yapm ve tbbi
ekoller ve yntemler arasnda bir sentez kurmay baararak teorilerini
Doa bouna hibir ey yapmaz. ilkesiyle hazrlamtr. Galenos'un tb-
bndaki felsefi teori ruhun btn vcuda yaygn bir tz olduu ek-
lindeydi. Bunu sylerken atomcu filozoflarn mekanist grne karlk
veriyordu. Tp tarihinde hayli nemli ve derin izler brakan bir tp
adamnn almalarn srdrrken ne denli felsefe ile iie olduunun
bir rneidir de ayn zamanda.
Tp tarihi ok nl filozof hekimlerle doludur. Bunlara birka rnek
verecek olursak, IX. yzyln son yarsnda kimyay tbba uygulayan Razi,
"Tp Ansiklopedisi" adl yaptyla tannan bir filozof hekimdir.
XIII. yzylda" Klliyat-ft-tb " adl kitabyla fizyoloji ve psikolojide
kendisinin dorudan doruya Aristoteles' in peinden giden bir bilgin
olduunu aklayan bn-i Rd bir dier rnektir. Farabi ( 870- 950 ) Aris-
toteles felsefesini benimseyen deerli bir hekimdir.
Antik an nl filozoflarndan ayn zamanda da byk bir hekim
olarak anlan Empedokles (yaklak M.. 492-432 ), tbbi olaylarda hava,
ate, su ve toprak gibi drt elementin olduunu ve organizmada da kan,
balgam, sar safra ve kara safra gibi drt esasl svnn olduunu syle-
yerek bu svlarn da srasyla kalp, beyin, karacier ve dalaktan kaynak
aldn belirtmitir. Empedokles' in bu teorisi Hippokrates' in kitaplarnda
getii gibi Aristoteles ve Galenos'un gelitirdikleri ve ortaa ve sonraki
yzyllara uzanan bir teori olduu bilinmektedir. Ortaan ikinci yarsn-
dan sonra hekimler modern anlamda bir bilim adam portresi izmekten
hayli uzaktlar. Ama ortaa, hastane yapmnda gelime kaydetmi bir
dnemdir ve doktor nvannn ortaya kt bir dnemdir de.
218
Tp tarihine yaptmz bu stnkr ve ksa gezintiden anladmz
gemi yzyllarda tp ile felsefenin ne denli iie olduu, birbirlerinin
gelimelerinde ne denli etkin rol oynadklardr. Felsefe tarihine ylesine
bir bak attmzda btn bilimlerin balangc olan felsefenin bir sre
sonra pozitif bilimlerin uzmanlamas ve kendi ilerinde yetkin-
lemeleriyle bazlarnca deerden dm gzyle baklarak bir kenara
itilmi bo konuma ya da speklasyon deerlendirilmelerine maruz
kalmsa da hangi alana elimizi uzatrsak uzatalm felsefe ile karla-
mamz kanlmaz olmaktadr. ster bilim dnyasndan ister sradan insan,
bir gn bir yerde felsefe ile karlar, ister bilinli isterse bilinsiz. nk
felsefe teknik anlamnn dnda en insana zg olandr ve insann iin-
deki gizil gcdr.
Tp eski Ege sonrasnda ve hele XIX. yzyln ikinci yarsndan sonra
tamamen bilim kaynakl olduktan sonra felsefenin kazandrd disipline
arkasn dnemeyecek kadar felsefe ile iiedir, nk felsefe bir dildir.
Soru sormaktr. Kavramlarn nn, arkasn, iini grmektir. Eletiridir.
Yorumlarn bir st yorumudur. Bilimsel dncenin vazgeilmez koullar
olan yaratc dnce ve imge ve eletirel dnme felsefe disiplini ol-
madan nasl baar salar? Bir hekim btn bilimsel donanmna, teknik
gelimelerin getirdii kolaylklara, tm somut saydmz verilere daya-
narak tehisini koymaya alrken bir takm tahminler yrtmek, ken-
dince yorumlar yapmak, teknik ve bilimsel donanmnn birka adm
tesine gemek, olaslklar deerlendirirken sorularn sormak,
eletirmek biraz da saduyusunu iin iine katmak durumundadr. nsan
yaamna giren her ey de felsefeye konu olduuna gre felsefenin de tp-
tan uzak kalmas olanaksz oluyor.
DNR GALENOS
Pltonculuk, Aristotelesilik, Epikrclk ve Stoaclk gibi dnbilim
akmlarndan etkilenen Galenos, bu akmn temsilcilerinden ald der-
slerle kendi felsefi eklektisizmini biimlendirdi. Dogmac bir dnr ol-
maktan ok, tarihi ve eletirici bir bilgindir. Kendi eserlerinde izledii
sra ve kulland yntem, kendisinin Aristo'nun mantk ilkelerini kullan-
m bir diyalektiki olduunu gsterir.
219
Galenos'un temel gr uzun bir denemesinde kendini bulur. Burada
iyi bir hekimin iyi bir filozof olmas gerektiini belirtir. Tektanrc deildi.
Aristoteles'in "doadaki hereyin bir nedeni ve anlam vardr" grn
tmyle benimsemitir. Ayrca Yahudiliin ve Hristiyanln Roma m-
paratorluundaki yaam nasl etkilediini eletirel bir yaklamla in-
celemitir.
Galenos'un dncelerinin olumasndaki etkileri ele aldmz zaman
onun dnsel yapsn daha kolay kavrama olanana kavuabiliriz.
nemli lde etkilendii Aritotelesilik, eski Egeli dnr Aris-
toteles'ten kaynaklanr. Aristoteles'in kurduu okul olan Lykeion'da 300
yla yakn bir sre canl kalm, bir inan sisteminden ok, eletirel
aratrma anlay olarak yaamtr.
M.. 427 de Atina'da doan ve M.. 348-347 yllarnda len Egeli
dnr Eflatun'dan grlerini alan Pltonculuk nesnel dnceci bir
retidir. Platon metafiziin kurucusu saylr. Sokrates'in aklcln ve
soyutuluunu gelitirmitir. zdeksel ve nesnel dnyann gerek ol-
madn savunan Platon, ticarete de kar kyordu. Gnmzde hayalci
bir toplumculuk olarak nitelendirilen devlet tasarm, ticaret yapmayan,
bundan dolay da ahlakl olan bir lke dnden domutur.
Galenos'u etkileyen dnce akmlarndan biri de Epikrclk'tr.
Epikrclk, antik a dncesinin en ilgin dnrlerinden biri olan
Epikros'a dayanr. Bu felsefede birka temel kavram vardr. Bunlar,
fizikte mekanik bir nedensellik anlay olan atomculuk, evrenin
sonsuzluu ve evrendeki nesneleri evreleyen glerin dengesi ile dnya
olaylarnn btnyle dnda yer alan kutsanm ve lmsz tanrlardr.
Epikuros'un etikte kulland temel kavramlar ise iyinin haz ile, en
yce iyi ve sonul amacn ruhun ve bedenin acdan arnmas ile zdeletir-
ilmesi, her trl insan ilikisinin en yksek ifade biimini arkadalkta
bulan yarar ilkesine indirgenmesi, sonul amaca uygun olarak da tm arzu-
larn snrlandrlmas ve hazzn elik ettii erdemli sakin bir yaamn
seilmesidir.
Galenos'a gelince: Doaya dair dnceleri ok karktr. Bu konudaki
yaptlarnda bazen bir kuvvetten, bazen bir varlktan sz eder, Bazen
220
"doa" szcn tmel ya da tikel anlamda kullanr. Kendi dncelerini
sralarken kendisinden ncekilerin dncelerini de naklederek doadan
ne anladn belirtir.
Kitaplarnda Hippokrat'n yapt tanmlamalara rastlanr. Doay drt
suyuun mizacndan olumu evrensel bir tz diye tanmlar. Bir baka
yerde ise "doan ve len tm cisimlerin esasn oluturan ilk tz" diye
belirtir. Kimi zaman da "bize bedeni ynetmek iin verilmi bir kuvvet
ve bir faklte" der.
'Yer sarsntsna dair ve arpnt hakknda" balkl eserinde doutan
sdan sz ederken "doa ve ruh" bundan baka birey deildir. O suretle
ki, siz bunlar daima ve kendi kendilerine hareket eden bir faklte say-
makla aldanm olmazsnz grne yer verir.
"Dltn oluumuna dair" adl eserinde dltn oluumu iin bir
neden aramay yersiz bulur. "Biz, tznn ne olduunu bilmeksizin (doa)
adn veriyoruz. Bedenimizin yaps, yaratcsnn yce bilgelik ve gcne
araclk ettiini gstermitir. Fakat dnrlerden bedenimizi yapann
nce her hayvan vcuduna en uygun gelen biimi vermek iin dnen
sonra da uygun bulduunu yaratmak iin gerekli kuvveti belirten bilge
gl bir tanr olup olmadn ya da tanrdan farkl bir ruh olup olmadk-
larn bana gstermelerin rica ederim. Onlar "doa" denilen eyin tz
tinsel olsun ya da olmasn, bu yce bilgelie ulaamaz diyeceklerdir. Zira
onlara gre bu tz, dltn oluumunda bu kadar sanatla alarak
hareket etmez. Fakat biz bu savda bulunan Epikrle tm bu eylerin bir
tanr kayras olmakszn olutuunu sunanlarn dncelerine inanma-
yacaz".
Galenos, Eflatun ve Aristo ile birlikte amal nedenler "cause finale"
ilkesini kabul etmitir.
Doann her eserinde, her an grlmekte olan ve yaamla organiz-
mann tm ayrntlarnda uygulanan bu ilkeyi, doann stnde bilgelik,
iyilik ve g nedenleriyle sonsuz olan bir varl tanmamza yarayan bir
belge sayar.
Her eye gc yeten tanrsal kuvvetin, sonsuz olan maddenin bal
olduu zorunlu koullar deitirmeyeceine inanr. Bu inan, eski Ege
221
dnrleri ile kouttur. "Bizi doa bilimlerini pek iyi incelemi olan tm
Ege dnrlerinin Eflatun ve Musa'nn grlerinden ayran nokta budur.
Musa'ya gre Tanrnn maddeyi bir kez dzenlemeyi istemi olmas,
hemen bu dzenin olumas iin muktedirdir ve onun iin her ey
mmkndr. Biz byle dnmyoruz. Zira baz eyler vardr ki, nitelik-
leri itibaryla olmazlar ve tanr byle eylere dokunmaz, fakat olabilen
eyler arasnda en iyisini seer.
Galenos tinsel ruh hakknda da deiik grler ne srmtr. Ruhun
maddesel bir tz olup olmadn zebilecek olan bir belge bulun-
madn anlatarak bu konuya deinme cesaretini gstermez. Yalnzca
maddecilikle tinselcilik arasnda kararsz bir durum alr.
Ruhu, Aristo'nun yapt tanma gre anlamak suretiyle maddecilie
fazlasyla ynelmitir. Ruhun (scak, souk, kuru, ya) gibi cisimlerin drt
ilkel karmndan olutuu sonucuna varr.
"insan ruhlar ya can ya da cann bir aletidirler. Bu, kukusuz ki
dorudur. Ve onlarn parlts, gnein ve tm yldzlarn parltsn aar.
Bir harika olarak da ayn ruhlar zahit insanlarda tanrsal ruhun ken-
disiyle karr. Bu tanrsal k, tanr hakkndaki bilgileri daha parlak,
daha salam ve tanrya kar olan atlmalar daha ateli olsun diye onlar
daha parlak bir duruma getirir. Yreklerde yer tutan eytanlar ise tersine
olarak nefesleriyle beyin ve yrekteki ruhlar bulandrr. Yarglarn nne
geer. Aa vurulmu fkelere neden olur. Yrei ve dier organlar en
zalim edimlere srkler."
Bu dn biimi, ruhun lmezliini ya da daha ok Eflatun'un ileri
srd ruhun dnen ksmnn lmezliini kabul etmesine engel olur.
"Eer Eflatun hala yayorsa, kendisinden niin fazla bir kan yitirildii
ya da baldran zehiri iildii zaman ya da iddetli bir atee tutulunca
ruhun bedenden, ayrldn renmek isterim. Zira Eflatun'a gre ruh
bedenden ayrlnca lm oluur. Ve biraz daha aada da, ruh cisim
trnden bir ey olmasayd, tm bir bedenle birlikte snp gitmezdi."
Galenos, ruhun blmleri ile paralarna dair dncelerinin temelini
Eflatun retisinden alr. Eflatun'a olan hayranln, ona "dnrlerin
prensi" sann vermek suretiyle de belirtmitir.
222
"Hippokrat ve Eflatun'un grlerine dair" adl yaptnn ilk yedi
kitabnda insann ruhuna dair, Eflatun'un ileri srm olduu retiyi
aklar. Galenos, bu kuram, Aristo ve Stoaclar kar iddetle savunur.
Onun psikolojisinde Stoaclktan szan kimi eyler de vardr. Duyumda
biri deikeye urayan organn deimesi ve bu deimenin bilinci buna
rnektir. Genel olarak Stoaclarn hekimlik felsefesi hakknda bilgi verdii
"Julien'e kar" adl eserinde; scaklk, soukluk, yalk ve kuruluk nite-
liklerini tayan drt enin salk, zeka, trl miza karakterleri
zerindeki etkisini kabul eder. Bu temele dayanan hekimlik okuluna da
"Philiston" denir.
Hareket eden ve duygulu olan sinirlerin ayr olduunu bulan Galenos,
Aristo'ya kart olarak iradeli hareketlerle dil ve duyumlarn merkezinin
yrekte deil beyinde olduunu da kantlamtr. Galenos'a gre yrek,
tutkularn ve iradesiz hareketlerin merkezidir. Bitkisel yaamn merkezi
karacierdir. Omurilik dorudan doruya kendisinden kmayan sinirleri
beyinde birletirmeye yarar.
Temel blmlerini Eflatun'dan ald anlak kuramnda "eer en iyi
olan bir ise, eer yetkinlik bir ise, ruhun aklsal ksmnn erdemi bilim
olmak zorundadr. Ve eer ruhlarmzda yalnzca bir aklsal ksm varsa,
teki erdemleri aramak gerekmez. Eer tersine olarak bir "cesur" ruh da
varsa bunun karl olan bir erdemin de bulunmas gerekir. Ayn suretle
nc bir ruh yani ehvet de varsa, bunlar erdem izleyecek ve bu
erdemin birbirleriyle olan ilikilerinden de bir drdnc erdem doacak-
tr" grn savunur.
"yiyi istememiz ve sevmemiz, ktden rkmemiz, tiksinmemiz, ekin-
memiz de doamzn bir sonucudur."
Aklanamaz bir elikiye derek ruh hareketlerinin, genel olarak
beden hareketlerini taklit ettiini, tm grlerin hemen hemen tensel
yapnn (bnye) bir rn olduunu kantlamak iin gereken belgeler ve
tanklklar biriktirir.
"Herkes doas itibaryla adaletin dman olmad gibi, dostu da
deildir. Zira bu iki insan tr, bedenlerinin yaradlndaki ayrcalk
yznden byle olmulardr."
223
Hemen tm ocuklarn kt olduklarn, ilerinden pek aznda erdem
yetenei bulunduunu savlayarak Eflatun'dan ayrlr.
nsanda doal eilimi kabul eder. Bunlardan her biri ruh trne
baldr:
A) ehvetli ruhta yerlemi bulunan "Haz" zevki
B) ilkesini "cesur" ruh oluturan ve bizi utkuya gtren eilim
C) tmyle aklsal ruha zg olan "iyi" ve "gzel" ak
Galenos'a gre bu nc ruh da dier ikisi gibi bedenin yaradlna
baldr. Aristo gibi yalnz akldan gelmeyen bir dizi erdemlerin de altr-
malarla kazanldn kabul eder.
"iyi"yi yine Aristo gibi birbirine kart olan iki tutkunun tam ortasnda
tutmaktan ibaret sayar. Ruh kazanlarnn mutluluumuzu temine yet-
meyeceine, bunlara uygun bir lde dsal iyilikleri eklemek gerek-
tiine inanr.
Galenos'un mantkla ilgilendiinin de iki kant bulunmaktadr.
1. Kyas ekillerinden drdncsn bulduunu saklar. Buna gre orta
terim byk nermeye, konu da kk nermeye ykletilir.
2. Aristo'nun bir nermede ift anlam verebilen trl nedenlere dair
pek bulank bir parasn aklarken ileri srd dnceler.
Bunlardan baka yargnn olabilirliini de inceledi. lk kez denklik ku-
ramn kurdu.
Tm bu deiik konulardaki grlerinden sonra topluca dnbilim
tarihine yapt hizmetlere de bakmak gereklidir, "Hippokrat ve Eflatun'un
grleri" adl kitabnda Stoaclarn retisini reddeder. Bu sistemin trl
evreleriyle dnmlerini aka gsterir.
Epikrclere, dleri, falclar ve astronomiyi inkar ettikleri iin
kr. Bu glerin ayn yeryz zerinde olup biten eylere genel olarak
bir etki yaptn ve zel olarak da hastalklar zerinde bir etkisi olduunu
ayn ruhla iddia eder.
Daha ok genken yalnzca kiisel ve doal bir istekle felsefeye
224
ynelmi, felsefeyle hekimlik renimine koyulmu olanlarnda okuya-
bilecei ekilde bu iki bilim arasndaki balar gsteren felsefe kitaplar
yazmtr.
Kiisel bir retisi olmayan Galenos, felsefede semecidir. Az ok
maddesel olan bu semeciliine uzlatrclk "syncretisme" ad verilir.
Doa ve yaam hakkndaki gzel esinlerini Eflatun'dan almtr.
STOACI GALENOS
Stoaclk (Stoisizm)
Stoa'clk M.. IV. yy.n son yllarnda dodu, kurucusu Zenon'dan
Epiktetos'a, Marcus Aurelius'a kadar hi bir deiiklie uramad. Panteist
ve maddeci Stoa fiziinin temelinde aba ve gerilim fikri vardr.
Doann tek varlklar cisimlerdir; ama bunlarn hepsinde etkin ilke,
neden ve kuvvet maddeden ayrlmaz; kuvvetsiz madde ve maddesiz
kuvvet yoktur. Kuvvet cisimden ayr deildir; demek ki, cisimseldir;
maddeye iler ve uzay onunla doldurur. Bu kuvvet, bu gerilim, hareketi
ve uyumu yaratr; dnyann ruhudur, Tanr'nn kendisidir. Evrende her
eyi birbirine balayan, btn evreni dolduran bu ruh, bir sanat gibi,
kaderin boyunduruu altndaki her eye yeni bir g kazandrr.
Stoa'c mantk, izlenimin edilgin bir duygulanmadan baka bir ey ol-
madn kabul eder; alglamann olduu yerde kabul etme ve yarg, yani
aba vardr. Fikirlerin zincirlenii ve yaklatrlmas zeknn olduu kadar
iradenin de ilemleridir. Deney, her bilginin kaynadr. Onu yneten
ilkeler de eski bir deneyden ve daha yksek bir dzenden gelir.
Stoa'c ahlkn ilk fikri, yce iyiliin erdeme varmak iin harcanan
abada bulunduu fikridir. Bunun dnda kalan hi bir eyin, zevk ve
acnn, salk ve hastaln, fakirlik ve zenginliin fark yoktur. Erdem,
tmyle, niyete dayanr. yilikte ve ktlkte dereceler yoktur; btn hata-
lar birbirine eittir. Bilge kii erdemlidir, ayn zamanda mutludur.
Erdem, doaya uygun yani akla uygun bir ekilde yaamaya dayanr.
Bu, insann kendinde bir ahenge, bir uyuma varmasdr, br insanlarla
225
uyum iinde yaamasdr. nk btn insanlar kardetir. Baka bir dey-
ile erdem, btn doayla uyum iinde yaamaktr. Ruh, aklda aba gs-
terir ve gerilir, tutkuda gever. Bilge kii tutkudan kanabilmeli ve ona
kar duyarsz kalabilmelidir. Epiktetos dayan ve kan der.
Kbrsl Zenon
(M.. 335 - 264) Kbrs doumlu stoac temeli atan dnr. Ticaretle
urarken Sokrates ve Ksenphon'un yaptlarn inceleyen Zenon, bir i
yolculuu iin Atina'ya gidince, Krates'in derslerini izledikten sonra felse-
feye ynelir. Herakleitos'un evrenbilimi ve Aristoteles mantnn bir
blmn birletirerek Stoaclk ad verilen felsefe okulunu kurar.
Gelitirdii felsefeyi Poikile Stoas'nda verdii derslerle yaymas, Stoac
adlandrmasna kaynaklk etmitir. Zenon, etik arlkl felsefi sisteminde
mantk, bilgi kuram ve fizikle ilgili sorunlar da ele almtr.
Mutluluun, iradeyi, evreni yneten ilahi us ile uyumlu klmaya bal
olduunu ileri srer. Mantk ve bilgi kuramnda Antisthenes ve Diodoros
Kronos'dan, fizikte Herakleitos'dan etkilenmitir. Kaba, ama etkili bir Yu-
nanca ile yazd ok sayda incelemesinden gnmze yalnzca baka
yazarlar tarafndan alntlanan baz paralar ulamtr. Bir sylentiye gre
felsefenin doruuna ulatna inannca intihar etmitir.
Herakleitos gibi Stoaclar da tm insanlarn ortak bir dnya mantnn
ya da "logos"un bir paras olduunu savunuyorlard. Stoaclara gre tek
insanla evren arasnda bir fark olmad gibi, "ruh" ile "madde" arasnda
da bir fark yoktu. Yalnzca tek bir doa vard. Bu anlaya "Bircilik" (Mo-
nizm) denir. Stoaclar gerek anlamda bir "kozmopolit"tiler. ada
kltre "f filozoflarndan" (Kinik'lerden) ok daha aktlar. nsann
toplum iindeki yaamna nem verip politikayla urayorlard.
Eleal Zenon
(M.. V. yzyl) Bergamann liman kenti Elea doumlu nl filozofu
ve matematikisi. Aristoteles tarafndan diyalektiin kurucusu olarak nite-
lenir. Parmenides'in rencisi olan Eleal Zenon'un, mantk ve matem-
226
atiin gelimesinde nemli rol oynayan nl paradokslar sreklilik ve
sonsuzluk kavramlarnn aklk kazanmasna dein zmsz kalmtr.
Zenon, varln birliini ve srekliliini ortaya koymak iin bulduu
kantlarla (ok kant, kaplumbaa kant, vb.) hareketin varlna kar
kt. Parmenides'in soyut, analitik tarzn srdrm, ama rakiplerinin
tezlerinden yola karak reducito ad absurdum (samaya indirgeme) yn-
temiyle bunlar rtmtr. Aristoteles tarafndan diyalektiin bulucusu
kabul edilmesinin nedeni de byk olaslkla bu k noktas ve ok etkili
olan rtme yntemidir.
Zenon'un yaam sresince matematik karsamalarnn etkili
olduunu dnmek zordur. Ama paradokslaryla ortaya koyduu matem-
atiksel bir sreklilie ilikin mantksal sorunlar ciddi ve temellidir. Aris-
toteles'in bunlara getirdii zm de olduka yetersiz kalr. Zenon, Elea
tiranna dzenlenen bir suikaste kart iin ldrlmtr.
Empedokles
(M.. 490'da dodu) Agrigento'da doan Empedokles siyaset adam,
kanun yapcs, air, hekim ve mneccim idi. Empedokles, Aristoteles'e
gre retoriin yaratcsdr. Pergamonlu Galenos, onu Roma tbbnn
ncleri arasnda saymtr. Sylendiine gre Gorgias onun rencisi
idi. Bugn elimizde Peri Phiseos (Tabiat zerine) adl iirinden 450 msra,
Katharmoi'dan (Arnmalar) 120 msra bulunmaktadr.
Herakleitos'tan, Parmenides'ten ve Pythagoras'dan yararlanmakla bir-
likte eklektik bir filozof olan Empedokles'in kendine zg olan drt unsur
teorisi modern kimya ana kadar sre geldi. Bu teoriye gre var olan
her eyi yaratp meydana getiren drt unsur; su, hava, ate ve toprak'tr.
Bu bileim sreklidir. Empedokles, hem Parmenides'e hem de Herak-
leitos'a hak verir. Ona gre hi bir eyin balamadn ve bitmediini
syleyen Parmenides hakldr; nk unsurlar, srekli olarak ayn kalr.
Her eyin srekli olarak deitiini ne sren Herakleitos da hakldr;
nk unsurlarn meydana getirdii bileimler, bir an birbirleri ile zde
deildir.
227
Empedokles'e gre unsurlarda iki ilke egemendir; onlar birletiren
sevgi, ayran da nefrettir. Biyoloji alannda Empedokles'de, evrim ve
doal ayklanma kavramlarn bulmak mmkndr. Empedokles ayn za-
manda deiimcilik teorisinin de, uzaktan bir ncs saylabilir.
Parmenides
(M.. 540 - 450) Bergama-Elea okulunun kurucusu olan filozoftur.
Sokrates'ten nceki dnrlerden olan ve Pythagoras okuldan yetien
Parmenides'in "Doa zerine" adl manzum felsefi yaptndan gnmze
ancak 160 dize ulamtr. Felsefesinin temeli nl "var olan vardr, var
olmayan yoktur" cmlesine dayanan Parmenides'e gre var olan her ey
ezelden beri varola gelmiti. Fakat hi bir ey kendinden baka bir ey
olamazd. Parmenides, grdne de inanmyordu.
Duyularmzn bizi yanltp dnyay yanl, mantmza uymayan bir
ekilde alglattn dnyordu. Filozof olarak grevinin de "duyunun
aldatmacalarn" bulup ortaya karmak olduuna inanyordu. Ona gre
duyular dnyasndan farkl olan varlk, snrldr ve kre biimindedir.
Duyular dnyasnn varl, aklanamaz, elimelerle dolu bir eydir.
Marcus Aurelius
(M.S. 120 -180) Marcus Aurelius "Kendi Kendine Dnceler" isimli
eserinde Epiktetos'ten ska sz eder. Bu son iki Romal stoacda, eski
stoa ruhunun bir daha canlandna tank oluyoruz. Bunlar bireyin
amacn, devlet iinde bir hizmette bulunmak olarak anlar.
Marcus Aurelius'a gre her bireyin kendisini grev banda bulunan
bir asker gibi, yani komutann kendisine verdii emri yerine getirmekte
olan bir asker gibi anlamas gerekir. Bir sipere belli bir grevle yerleti-
rilen bir asker, zerine deni, elinden geldiince yapmaldr.
Kendisine verilen grevin doru olup olmadn tartmaya askerin
hakk yoktur. Ayn bunun gibi her insana doa ve devlet tarafndan belli
bir "grev" verilmitir. Herkesin kendisine verilen grevi elinden
geldiince yapmas gerekir. Sonraki stoaclarn ahlaknda gittike artan
bir deer kazanan bu grev dncesinin Roma dnya grnde nemli
228
bir yeri vardr. Roma en parlak dnemlerine grev dncesine dayanarak
ulamtr.
Stoaclk yannda Epikrcln de, yani sert bir grev ahlk yannda
bir haz felsefesinin de Roma'ya girmi olduuna burada iaret etmeliyiz.
Buna, haz felsefesini kolay anlalr bir biimde dile getiren nl Ltin
airi Lecretius'tu rnek gsterebiliriz. Lecretius (M.. 91 - 55) iirsel
biimde yazlm bir eitim eseri olarak anabileceimiz "Eyann
Doasna Dair" adl eseriyle tannr.
te Romallarn felsefe alanndaki baarlar, hemen hemen, bunlardr.
Eski Stoaclar gerek astrolojiyi, gerek gelecei okumay (kehaneti) ben-
imsemilerdi. Panaitios, eski stoaya bu noktada eletiri yneltir. Ona gre
astroloji (yldz bilimi), gelecei okumak (kehanet)... birer uydurma inan
(batl itikat)tan baka bir ey deildir.
Panaitios'un bu kar k etkili olmamtr. O kadar ki, Panaitios, bu
gibi inanlarla uraanlarn sonuncusudur. nk bu trden inanlar,
zellikle astrolojiye inanma, bundan sonraki dnemde daha da nem
kazanmtr. Bu dnem iin, zellikle iki dnrden sz etmeliyiz: Bun-
lardan ilki Poseidonios'tur.
Sokrates ncesi doa filozoflarnn speklasyonlar karsnda Hip-
pokrates'in (M.. 460-377) Herodotos ve Tukidides'in tarih yazclnda
baardklarna benzer ekilde tp bilimi iinde deneysel-bilimsel idealin
savunuculuunu yaptn syleyebiliriz: Speklasyona deil fakat
gzleme ve pratik deneyime vurgu yapar. Bu nedenle, Hipokrates antik
ada olaylara ve deneyimlere dayanan eilimin bir parasdr. Bugn
Hipokrates, herhalde en ok kendi adn tayan Hipokrat yemini diye bi-
linen tbbi ahlak yasasn oluturmu olmasyla tannmaktadr:
"Hekim Apollon, Esculapion, Hygia, Panacea, btn tanr ve tan-
ralar adna and ierim, onlar tank ve ahit tutarm ki, bu andm ve
verdiim sz gcm kuvvetim yettii kadar yerine getireceim. Bu
sanatta hocam, babam gibi tanyacam, rzkm onunla paylaacam.
Paraya ihtiyac olursa kesemi onunla bleceim. renmek istedikleri
takdirde O'nun ocuklarna bu sanat bir cret veya senet almakszn
reteceim. Reetelerin rneklerini, azdan bilgileri ifahi malumat
ve baka dersleri evlatlarma, hocamn ocuklarna ve hekim and ien-
229
lere reteceim. Bunlardan baka bir kimseye retmeyeceim. Gcm
yettii kadar tedavimi hi bir vakit ktlk iin deil yardm iin kul-
lanacam. Benden au isteyene onu vermeyeceim gibi, byle bir hareket
tarzn bile tavsiye etmeyeceim. Bunun gibi bir gebe kadna ocuk
drmesi iin ila vermeyeceim. Hayatm, sanatm tertemiz bir ekilde
kullanacam. Bam mesanesinde ta olan muzdariplerde bile kullan-
mayacam. Bunun iin yerimi ehline terk edeceim. Hangi eve girersem
gireyim, hastaya yardm iin gireceim. Kastl olan btn ktlklerden
kanacam, ister hr, ister kle olsun erkek ve kadnlarn vcudunu
ktye kullanmaktan, zarar vermekten saknacam. Gerek sanatmn
icras srasnda, gerek sanatmn dnda insanlarla ilikilerimde
etrafmda olup bitenleri, grp iittiklerimi bir sr olarak saklayacam
ve kimseye amayacam. Bu yemini bozmadm srece yaamdan ve
her zaman herkese sayg gsterilen bu sanatn icrasndan keyif almak
bahedilsin bana! Ancak olur da bu yemini bozar ve ihlal edersem, tam
tersi olsun benim kaderim!
Tp ahlak yasasnn bu formu, klasik bir metin haline gelmitir. Bu
yemin, doktor ile hastas arasndaki ve doktor ile toplum arasndaki ilikiye
dair dnce mahsul ve ahlak bir gr ortaya koymaktadr. Ayrca bu,
Hipokrates'in de savunduu tbbi uygulamada tedbirin gerekliliini de
gstermektedir: doktor birdenbire ba kapp ameliyat etmeye
koyulmamaldr. Hippokrates'e gre, doktor kesin ve geri dnlemez
biimde mdahale etmekten ziyade ncelikli olarak ila tavsiye eden bir
hekim olmaldr. Bunun temelinde doktorun doann karsnda deil doa
ile birlikte almas gerektiini ileri sren gr yatmaktadr. Ama,
doann kendi ileyiini harekete geirerek doann dengesini ve ahengini
yeniden salamaktr. Bu ama gnmz iin fazlasyla edilgen grnyorsa
da, burada iki noktay belirginletirmek yararl olabilir. lk olarak, antiseptik
ve teknik malzeme gibi etkenler yznden cerrahi ilemler, antik ada
gnmzde olduundan ok daha fazla tehlikeliydiler. kinci olarak ise,
Hippokrates, Aristo'nunkine benzer bir doa grne sahipti: Her ey
kendi yerini arar; insanlar da, hem akllar hem de bedenleriyle saln
arar; yani doal ilevlerinin ve yeteneklerinin dzen iinde olmasna ve
ahenkli bir dengeye ulamaya abalar. Bu ileyite doktor, bir hekim ol-
mann yan sra diyet veya yaam tarz zerinde tavsiyelerde bulunan bir
danman ilevi de grr, nk iyiletirilecek olan 'btn' halindeki kiidir.
230
Eski Egeli cerrahlar kadavra zerinde ve hatta canl insan (lm ceza-
sna arptrlm mahkmlar) zerinde inceleme ve uygulama yapmlar
ve bylelikle anatomik ve fizyolojik bilgilerini gelitirmilerdir: organ-
lar daha ayrntl olarak tanmlayabilmi, organlar arasndaki ilevsel
ilikileri ortaya koyabilmilerdir; mesela gz, optik sinir ve merkezi sinir
sistemini ilikilendirmek gibi. Eer sadece eitli hastalklarn seyrini
tanmlamak ve dsal belirtileri gzlemek suretiyle ilalan denemekle
yetinmeyecek ve fakat ayn zamanda eyann neden olduklarn da akla-
yacaksak byle bir bilgi gereklidir.
Galenos, bir Aristocu ve Hipokrates'in takipisiydi. O da doal ey-
lerin ahenk ve uyum peinde olduklarn ve doktorun bu ileyite temkinli
bir yardmc olarak bulunduunu vurgulamtr. Galenos, maddesel atom-
larn doann temel unsurlar olduuna dair teoriye kar kmtr.
Galenos, halk nnde dersler veriyor; hayvan diseksiyonlar yap-
yordu. Ancak n ve baarlar Roma'daki hekimlerin ona kar tepki duy-
malarna neden oldu. Dier yandan elde ettii tan ve tedavi bulgularn
ar abartarak yanstmaktadr. Yazlarnda meslektalaryla sk polemik-
lere giriyordu. Kendine gre Galenos hereyi biliyordu ve hereye kar
mutlaka cevab vard. Hastalklarn tan ve tedavilerinin neler olduklarnn
byk bir gven duygusu ierisinde tasvir ederdi.
Galenos'a gre byle bir gr, yaamn ileyi biimlerini yanl
olarak temsil eder. Bu nedenle, Demokritos ve Epikros tarafndan ne
srlen doa teorilerine dayanan tbbi terapi kavramn reddetmitir.
Galenos, zamanla kayda deer bir hret kazanm ve Rnesans'n sonuna
dein tpta bir otorite olarak kalmtr. Zamannda, bedenin fiziksel du-
rumunun eitli vcut svlar arasnda varolan dengeli bir iliki tarafndan
idare edildii eklindeki grleriyle uyum iinde olarak, eitli miza
zelliklerini bu ilikide varolan bir dengesizlik balamnda teorik olarak
aklamaya almtr: Neeli kiinin vcudunda ok fazla miktarda kan
bulunur (Latince: sanguis), soukkanl kiinin vcudunda ok fazla mik-
tarda balgam bulunur (Yunanca: phlegma), asabi kiinin vcudunda ok
fazla miktarda sar safra bulunur (Yunanca: chole) ve melankolik kiinin
vcudunda ok fazla miktarda siyah safra bulunur (Yunanca: melaina
chole). Burada klasik Ege fikirleri olan denge ve uyum ile karlayoruz.
231
KUKUCULUK
Pyrrhon (Piron)
(M.. 360 - 272) Egeli filozof. Pyrrhonculuk akmnn kurucusu olan
Pyrrhon genellikle pheciliin babas saylr. Abderal Anaksarkhos'un
rencisi olan Pyrrhon, Elis'de retmenlik yapt. Bir nermenin lehinde
ve aleyhinde ayn geerlilikte grler belirtilebilecei inancyla gerei
aramann bo bir aba olduunu ne srd. Byk skender'in Hindistan
seferine katld ve orada fakirlerin koullara kaytsz kalmaktan kay-
naklanan bir mutluluk duyduklarn gzlemledi.
nsanlarn duyu alglarnn gvenilirlii konusunda yargda bulun-
masn (yani epokhe'yi uygulamasn) ve grnen biimiyle gereklie
uygun olarak yaamasn savundu. Pyrrhon ne varl aratrd, ne "bu
iyidir bu ktdr" diyerek bir seim yapt, ne de bir hkm verdi. Ne bir
ey bekledi, ne bir ey mit etti, ne de bir eye inand. Septik filozoflarda
grlen bu tutumlar tam anlamyla dogmatik zellikler olarak nite-
lendirilebilir.
Antik a felsefecileri arasnda yer alan kukucular, Bergamal nl
tp bilgini Galenos tarafndan ne srlm ve antik adaki tm hekimler
tarafndan kabul edilmi olan drt sv kuramn kabul ederler. Bu kurama
gre, insan sal drt vcut svsnn arasndaki dengeye baldr. Bu
drt vcut svsndan ikisi, kan ve safra gibi gerekten varolan iki sv,
buna karn ikisi de, varsaymsal bir nitelik arzeden ve melana khole'yte
phlegma diye adlandrlan kara safra ve irinli iltihap ya da balgamdr. Sek-
stus'a gre, insanlarn yalnzca salklarnn deil, fakat bedensel ekil ya
da farkllklarnn temelinde, bu drt svnn farkl karm ya da olutur-
duu denge vardr. Bundan dolay, rnein Hintlilerin burunlaryla, skit-
lerin burunlar birbirinden ekil olarak farkllk gsterir; bu ise, onlarn
farkl koku almalarna ve ayn nesneyle ilgili olarak deiik, hatta kart
grnlere sahip olmalarna neden olur.
Drt svnn farkllk gsteren denge ya da karm, yalnzca uluslar
arasnda deil, fakat ayn ulusa mensup insanlar arasnda da farkllklara,
bireylerde onlarn kendilerine zg zelliklerin douuna yol aar. Dio-
genes de, ayn konuda, tpk Sekstus Empirikus gibi, unlar yazmaktadr:
232
"rnein, skender'in ua olan Demofon glgede scaklk hisset-
mekte, gnete mektedir. Aristoteles'e gre, Argos'lu Andren, susuz
Libya'dan hi su imeden geermi".
Bedensel farkllklardan psikolojik ya da ruhsal farkllklara gei ko-
laydr, zira beden ruhun aynas ya da kopyasdr. Bu nedenle, insanlar
arasnda nasl ki bedensel farkllklar varsa, ayn ekilde ruhsal ya da
psikolojik farkllklar vardr. Ve bu farkllklar, insanlarn farkl eylerden
tat almalarna, farkl eylerden nefret etmelerine yol aar. Bu kantta, dog-
matik diye niteledii filozof ve bilim adamlarnn gr ve aratrmalarna
dayanan Sekstus, unlar sylemektedir:
"u hlde, insanlar arasnda beden bakmndan bylesi bir deime
olduu iin, insanlarn birbirlerinden, ruhlar bakmndan da farkllk
gstermeleri muhtemeldir; nk fizyonomi biliminin de gsterdii gibi,
beden ruhun bir tr aynasdr. nsanlann dnme tarzlar arasndaki
byk, hatta sonsuz farkllklarn en byk gstergesi, dogmatiklerin,
eitli konularla ve zellikle, kiinin neyi seip, neden uzak durmalar
gerektiiyle ilgili nermelerindeki kartlktr...
Seim ve kanma, u hlde, haz ve acda, haz ve ac da alg ve
grnte bulunduu iin, bu takdirde ayn eyleri baz kiiler seip,
dierleri ondan uzak durduu zaman, onlarn ayn eyler tarafndan ayn
ekilde etkilenmedii sonucunu karsamak bizim iin mantkl olur"
(Ahmet Cevizci, Felsefe Dnyas, say: 20, 1996)
GALENOS VE HEKMLK
Bu konuda Gnhan YAYLAnn aratrmasn okuyalm:
zet: Prof. en ve Prof. Yayla, bir gn, zerinde: Medici cura te
ipsum*! aforizmas yazl bulunan Latince bir metni elime tututurdular.
Sonrasnda da hekimlikle ilgili bir yaz istediler!
Hangi meslek grubuyla ilgili olursa olsun, ksa ve derli toplu szler
her zaman ilgimi ekmektedir. Ataszlerimizden, Latince deyimlere; ksa
diyaloglardan, anekdotlara kadar.
233
Konu esas itibariyle Tp Tarihiyle uraanlar ilgilendirmeliydi. Bizim
gibi neredeyse kendi tarih olacaklar deil! Ancak, hafiflemeye yz
tutan konuma drtlerim yerini yazmaya braktndan, minik katklarda
bulunabilirim dncesiyle, kendilerine arabuk evet dedim.
Yllardan beri mays ve austos aylarn Kos (stanky) adasnn tam
karsnda bulunan ve Akabk mevkii denen nefis manzaral bir yar-
madadaki, mtevaz snrnn da altnda kalan devre mlkmde geiririm
ve adaya baktmda, pirlerimizden Hipokratmz dnrm. Hele
onun adn tayan ve yaam savan gnmzde de devam ettirerek
ayakta kalmay baaran, ant narn glgesinde verdii dersleri; hakm-
liin, hekimlikle bilgeliin ve hikmet sevgisinin tpla i ie olduu
dnemleri; hayal eder ve duygulanrm.
Nasreddin Hocann bilenler bilmeyenlere anlatsn fkrasndan
hareket etmeyerek hekim kelimesinin etimolojisine deinmek istiyo-
rum. Hakm, Arapa hikmet kknden gelmektedir. Bilge, hikmet
sahibi, filozof anlamlarnda kullanlmaktadr. Bilim dilinin Ltince olarak
benimsenmi olduu dnemlerden balayarak batda: Medici nae Doc-
tor deyimi yerlemi ve simgesel olarak da M.D. bu durumu ifade eder
olmutur. Biz, kendimize, hekimlii yaktrr ve tp doktoru olduumuzu
belirtiriz. nallah yleyizdir...
Otaclk, balangta, deil mesleinin, belki de kendi adn dahi
bilmeyen ilk ondurucudan bu yana, sregelmektedir. Ve ad konmam
olsa da, olaslkla insanln en eski, hatta ola ki ilk uradr da. nk
yaam, insan dnmeye zorlarken, sorgulama drtsn de beraberinde
srklemitir. rnein gebeliin takibi ve doum yardm milyonlarca yl
sonrasnn pozitif hekimliinin ilk admlarn balatm olmaldr.
Msr mitolojisinde her ne kadar birok tanrnn, sal koruyucu ve
iyiletirici zelliklerinden bahsedilmi olsa da, MHOTEPin profesyonel
ilk hekim olduu kabul edilir. O, sa ncesi 28. yy.da Msrda nc
hanedan Kral Coser dneminde yaamtr. Kendisi hem mimar hem de
astrolog olup, kraln babakanln da yapmtr. mhotep, Asklepios
ile de zdeletirilmektedir.
Asklepiosun kiilii ya da Aesc-heyl-hopa! deyimi nereden gelmek-
tedir?
234
Gnmzden 4800 yl nce, rahip RAMA/RAM, bir meditasyon
sresi iinde yar uyur haldeyken, kendisine ismiyle seslenen birini iitir.
Bu kii ylan ilemeli bir sopay elinde tutmakta, zerinde de beyaz
druidaa giysisi bulunmaktadr. Sopal adam, Ramn aknl
gemeden, altnda meditasyona dald aacn dalndaki kseotunu ona
gsterir ve aradn ila budur der. Nasl kullanlacan tarif eder ve
gzden kaybolur. Ezoterik Btni ananelere gre bu varlk, Avru-
pallarca Aesc-heyl-hopa (Selmet umudu odundadr) betimlemesiyle
adlandrlr olmutur. Grekler, Kadseb grnml, sihirli ubuu
elinde tutan kiiyi tp ilh olarak kabullenir ve ona Aesculapius (Esklap)
adn verirler.
Gebelii ve doumu zabt rapt (dzen, disiplin, kontrol) altna
almak insanln vazgeilmez elerinden biri olmutur. Zira sa ncesi
630larda, Kyrenede (Libya, Bingazi), o dnemin paralar zerine
resmedilmi de olan Silphioncun bitkisel zelliinin doum kontrol
amacyla kullanld da varsaylmaktadr.
mhotepden 22 yy. sonrasnda, zellikle hekimliin unutulmayanlar
sahnesine kan Koslu Hippocrates (460-377)adn altn harflerle, imge-
sel ve simgesel olarak, tm dnyann hatrlayaca bir ekilde tp tarihine
yazdrmtr.
Birey oluumuzdan bu yana, milyonlarca yl boyunca nice adsz on-
durucular, Afrikal sihirbazlar da dhil, saaltm sahnesinde yer
almlardr. Ancak gerek hekimlik Hipokratta balamtr. Hipokratn
hekimlik sanatn uygulayan bir aileden geldii belirtilmektedir. Ve
aslnda Data yarm adasnn burnundaki Knidosta da o dnemde bir tp
okulu bulunuyormu.
Hipokrat Tp Okulu M.. V. yy. sonlarnda kurulmutur. Tp sanat,
tbbi teknikler, bilimsel tbba giden yol bu Ege okulu sayesinde almtr.
Hipokrat Koleksiyonu (klliyesi!?) ad altnda toplanm olan yazlar
ondan evvel, onun zamannda ve ondan sonra yazlm olanlar kapsamak-
tadr.
Hipokrat Marmara kylar, Trakya, Taoz adas ve Atinaya kadar
giderek ilmini yaymaya almtr. Hatta Trakyada Ege kysnda,
atomcularn merkezi olan Abderada bulunduu bir dnemde, Demokri-
235
tosu tanyanlar onun bir akl hastas olduunu dndklerinden,
Hipokrattan onu muayene etmesini istemilerdir! Atomcularn aa
babasnn bilgelii bylece doktor raporuyla kantlanm olmaktadr.
Hipokrat, Msrda da 3 yl kalmtr. Ve hekimlik andn mhotep-
den ve Msr inan ve retilerinden yararlanarak kaleme almtr.
Geri gnmzde de neminin sfrland sylenemez ama o dnem-
lerde yldzlarn hareketlerinin tekrar, mevsimlerin olumas ve bunlarn
sonucunda insanlarn yaam ve talihlerinin etkilendii dnldnden,
yldzlara Tanrlk da yaktrlyordu. Ancak hastalklarn saaltmn
yine de tanrlara inanm kiiler yapyordu. Bu mahir ve bilge insanlara
da Vir probus et sapiens deniyordu. Uygulamalar, bilgi, aratrma ve
gzlemlere dayannca baarl oluyordu. te Hipokrat hekimlii, tan-
rlarn etkisi altnda kalmayarak bilimsel bir yol tutmutur. Gerek
Hipokrat ve gerekse Hipokrat Okulu mensuplarnn neden-sonu iliki-
lerini irdelemeleri, gzlem ve denemelere itibar etmeleri o dnemin dini
anlay iinde sivrilmitir.
Hipokratn, oullarn ve damatlarn da hekim olarak yetitirdii bi-
linmektedir. Kzlarn ve gelinlerini hekim yapmadna gre her halde
bir bildii vard!
Hipokrat rendiklerinin ve bildiklerinin sonularn ilgilenenlere
retmeye alm olan bir bilgindir. Kiilikli, ar bal, ihtirastan uzak,
vicdan sahibi ve rnek ahlk deerleri olan bir dnr ve bilge kiidir.
mhotepin: Yoksullara karlksz bakacam ve hibir zaman verdiim
hizmetin stnde bir deme isteinde bulunmayacam szlerini ieren
andna ilveler yaparak gnmzde benimsediimiz - ancak konuyla ilgili
tartmalarn da srd - Hipokrat Andn gelitirmitir.
Jinekoloji, ortopedi ve cerrahi alanlarda yazd kitaplarla isim yapm
olan Efesli Saranos (M.S.2.yy) dahi kilometre talarndan biri olmakla
beraber, Hipokrattan sonraki en byk tp bilgini, Egeli hekim ve filozof,
Bergamal Galenostur.
Galenos, nce felsefi konularla ilgilenmi, ruhu bir felsefi teoriye
itibar etmitir. retilerde bulunduktan sonra, Bergama, zmir, Korintos
ve zellikle skenderiyede tp renimi almtr. Sonrasnda Bergamada
236
ve daha sonra da Romada hekimlik yapmtr. Onun: Pneuma
psykhikon sz Hayvani ruh deyimiyle Latinceye aktarlmtr.
Galenos, insan kadavralar zerinde alamam ancak hayvanlarda
gerekletirdii nekropsiler, anatomi alannda elde ettii bulgular ve yap-
m olduu gzlemlerle bilgisini arttrmtr. O kadar ki kan dolamyla
ilgili aratrmalar 16.yy.a kadar gncelliini korumu ve Harveye
(Williams: 1578-1657) De motu cordisadl eserinde (1628): Neredeyse
kan dolamn kefediyormu dedirtmitir.
Her ne kadar Franszlar Hipokratn evet dediine Galenos hayr
dere trnde bir aka yapmlarsa da bu sz, tbbi kanaatler arasndaki
kartlklar dile getirmek iin sylenmitir. Kald ki Galenos, Hipokratn
eserlerinin yorumlarn da yapmtr.
Leonardonun anatomik-disseksiyon tekniiyle ilgili-resimleri ve not-
lar, neredeyse Sobotta atlasyla ak atacak dzeydedir. Harveyden nce,
sadece kan dolamnn zellikleriyle deil, ateroskleroz patolojisiyle
de uram, sormu, sorularna yant aram; irdelemi gerek bir bilim
felsefecisidir.
Hipokrat: lim ve sanat uzun, mr ksadr demitir. Gerekten de
evrensel yaam boyutu iindeki mrmz, bir baka anlatmla soyut,
somut birlikteliimiz, saliselerle ifade edilecek dzeyde kalmaktadr. Hl-
buki dalistik felsefi bir yaklamda bulunacak olursak, soyut ve somut
blmlerimizin yaamlar, ayr ayr, sonsuz mertebesindedir.
GALENOS GRME ve OKUMA
Okuma, nce gzlerde balyor. Bu nedenle olsa gerek, Aziz Augusti-
nus, Gzler, dnyann giri kapsdr. diyor. M.. V. yzylda Empe-
dokles iseetrafa akan derin sular tutan; ama ierideki alevlerin darya
gemesine izin veren ve zarif kumalarla atei tutsak eden Afroditten
domadrdiyor.
IV. yzylda Epikuros bu konuda: Ona gre, Empedoklesin szn
ettii alevler, nesnelerin yzeylerinden gzlerimize doru akan ince atom
tabakalardr. Bu tabakalar, gzlerimize ve beynimize srekli olarak ar-
237
tarak yaan bir yamur gibi girerler ve nes-
nenin tm nitelikleriyle beynimizi kaplarlar. Bu
iddiann kar sav, Epikurosun ada Euk-
leidesin sav da yle: Inlar, bakann gzn-
den nesnelere doru, onlar anlamak iin
ynlendirilirler. Bu iki sava ksaca: ie akm
ve da akm diyebiliriz... O dnemde, Aristote-
les de Epikurosu destekler ve tamamlar nite-
likte bir sav ileri srmtr: nsan gz
bukalemun gibidir; baklan nesnenin biim ve
rengine brnverir.
Alt yzyl daha yakna geldiimizde, Bergamal Galenos tarafndan
yaplan ve Eukleidesin izinden giden bir aklamayla karlayoruz:
Galenos, beynimizde doan ve optik sinir araclyla gz geip havaya
akan bir tr grsel ruhtan sz ediyor. Hava da bu durumda grme
yetisiyle donanyor ve gzlenen nesneler ne denli uzakta olsalar da onlarn
niteliklerini kavrayabiliyordu. Bu nitelikler, gz araclyla tekrar beyne,
ardndan da omurilik tarafndan aktarlarak duygu ve hareket sinirlerine
ulatrlyordu. Havay iletken klan da bakann/grenin etkinliiydi ve
grmenin kayna beynimizin derinliklerindeydi.
Aslnda, tartma (savlama da diyebiliriz) temel bir sorunun etrafnda
dnyordu: Acaba biz, harfleri Eukleides ya da Galenosun savunduu
gibi, uzanp yakalyor muyduk; yoksa, onlar m duyularmza doru
uzanyorlard, Epikuros ve Aristotelesin savunduu gibi?
Bu karklk pek uzun srd; ama Leonardo da Vinci ve adalarnn
yanta ulamasna neden olacak ipucu, byk bilim adam Ebu Ali el-
Hasan bnl Heysem (Batda, Alhazen adyla tannr) tarafndan yazlan
bir kitabn XIII. yzylda yaplan evirisinde gsterdi kendini. ( bnl
Heysem [975 Basra-1039 Kahire] daha XI. yzylda yazd Kitab el-
Menazirde, damad Ahmed ibn Caffara, grme sistemi emasn da
ayrntl bir biimde izdirmitir. Byk bir astronomi bilgini olmasnn
yannda, asl nn fizik ve optikte kazanm olup atmosferin kalnln
da ilk len bilim adamdr. Ord. Prof. Dr. smail Hakk zmirli, Kepler,
Galileo ve Torielli tarafndan gelitirilen teleskopu ilk bulann gene
bnl Heysem olduunu syler.)
238
bnl Heysemin lmnden iki yzyl sonra, ngiliz bilim adam
Roger Bacon, Papa IV. Clemense bnl Heysemin almalarnn yer
yer dzeltilmi geni bir zetini sundu. Bacon, bu sunumda -slami bil-
ginlere paye vermeden- Byk Efendiye ie akm kuramnn
mekaniini aklad: Buna gre, bir nesneye baktmzda, alt ksmda
nesnenin kendisinin yer ald, tepe noktasnda da korneann eik
yzeyinin merkezinin bulunduu bir piramit oluuyor. Bu piramit
gzmze girince ve nlar gz kresinin yzeyinde birbirleriyle hi
kesimeden- sralannca, biz de grme edimini gerekletirmi oluyoruz.
Bacon iin grmek: Nesnenin grntsnn gzden ieri girip gzn
grme yetileri araclyla kavranabilmesidir.
Peki, bu alglama ve kavrama, nasl oluyor da okuma edimi duru-
muna gelebiliyor. Yani, sadece harfleri, kelimeleri anlamann yannda:
sonu karma, tartma, belleme, tanma, bilme ve deneme gibi uygula-
malar ieren bir eyleme nasl dnebiliyor? O dnem iin, bu sorular
maalesef yantlanamad! Gnmz nrolinguistik (beyin ile dil balants)
almalarna, Basral byk bilim adam bnl Heysemden neredeyse
dokuz yzyl sonra (!) Michel Dax ve Paul Broca tarafndan ezamanl -
ama birbirlerinden bamsz- olarak balanldn dnrsek, yitirilen
yllara amamak elde deil!
Grme ve okuma ediminin gnmz bilim anlayyla alglanmasn-
dan sz ettikten sonra, telek-parmen tadndaki elyazmalarn rutubetli
ve gizemli koridorlarnda dolamak gerekir.
GALENOSUN NAN DNYASI
Galenos, Hipokrat'tan beri geliip ykselen tp bilimi ve tp etiine
bal kald. Ayn zamanda bu alanda deneyimin nemini de yadsmayarak,
sanlann aksine, Hipokrat ardllarnn da srekli gzlem ve deneyden
yararlandklarn ve bunu tp bilimini gelitirmekte ara olarak kullandk-
larn savundu. nsan vcudunu irdeleyen Galenos, evrende bir amacn
var olduuna inand. Tanrnn, sahip olduumuz her organ grevine en
uygun ekilde yarattn belirtti.
239
Galenos, kendine has yntemler kullanarak deney ve klinik gzlem-
lerine dayanan bir birikim oluturdu. Farmakolojik bulularn da
yardmyla orijinal tedavi ekilleri uygulad. Ulat anatomik bulular,
kendisinden uzun zaman sonra bile bavuru kayna olma zelliini
devam ettirdi. Kendisinden nce damarlarda kan yerine havann
dolatna inanlyordu. Havann deil de damarlarda kann dolatn
ortaya koymas ve ksmen de olsa kk kan dolamnn farkna varmas,
o dnem iin ok nemli aamalard.
Galenos, Hristiyanla ilgi ve sempati duymakla birlikte bu dine
girmedi. Eserlerinde, Hristiyanlarla ilgi gzlemlerine de yer verdi.
Szne sadk, lmden korkmayan, iffetli, yiyip imelerine dikkat eden,
adalete nem veren insanlarn tavrlarndan vgyle sz etti. Buna
karlk, Yahudiler ile ilgili grleri daha ok eletirel bir anlam arz et-
mektedir. ne srd fikirlerinden Kitab- Mukaddesi de okuduu an-
lalmaktadr. Bunlarn dnda Allah'n varlna inanmakla birlikte
mucizeye kar kt ve buna inanmad grlmektedir. Ayrca,
Yaratcya yaratc gzyle deil, mimar Tanr olarak bakt ve yoktan
var etme fikrini de kabul etmeyip eletirdii bilinmektedir.
Galenos'un eserleri zerinde slam ncesi ve sonrasnda ok nemli
inceleme ve almalar yapld. Cabir bin Hayyam, bir risalesinde onun
tp ile ilgili teorisine ksaca deinmektedir. Kendisi yaamsal fonksiyon-
larn tmn ruh kavramna balad gibi, islam bilginleri de maddeden
ayr bir cevherin var olduuna inandklar, ayrca nefis ile kartrlmamas
gereken, kalp ile balantl ve onun latif bir cisim olarak tasarladklar ruh
kavram zerinde durdular.
Galenos, eserlerinde, insanlarda mevcut olan ehvet, fke ve akl g-
lerini; karacier, kalp ve beynin mizacyla zdeletirdi. Szkonusu or-
ganlarda meydana gelecek bozulmann sonucunda ruhun da leceini ileri
srd. Ayrca bedenin zellikleriyle ahlak kavram arasndaki ilikiye de
deindi. Eitimin, karakterin deitirilmesi zerindeki etkisinin az ola-
can ileri srd. Eitimle daha ok, insanda mevcut olan ancak, sakl
bulunan baz zellik ve kabiliyetlerin ortaya karlabileceini belirtti.
Ona gre ehvet gc eitimi kabul etmez. Ancak, fke gcnn
yardmyla akl tarafndan onu bastrmak mmkndr. Dolaysyla ehvet
eitimi kabul etmezken, buna karlk fke gc ve akl eitimi kabul
240
eder. Ayrca, psikolojik motivasyonlarn ussal boyutu yoktur. Buna kant
olarak da, henz akl gelimemi ocuklarn ve hi akl olmayan hayvan-
larn ahlaki davranlarn gstermektedir.
O, bu dnceleriyle huylarn kaynann akl olmadn anlatmaya
alt. Huylarn doutan olduunu ve sonradan kazanlan baz alkan-
lklarn da ikinci bir karakter olarak isimlendirilmesi gerektiini savundu.
GALENOS VE BLMSEL ETKLER
Btn bilimsel yazlar arasnda, Aristo ve Batlamyus hari, hibiri
Galenos'unkiler kadar etkileyici olmamtr. Galenos, on be yanda ecza-
clk renmeye balamt. Yirmi yana kadar zmir ve skenderiye'de
bilim adamlaryla birlikte altktan sonra gladyatrlerin doktorluunu
yapmak zere doduu kent olan Bergama'ya dnd. Kadavralarn ince-
lenmek amacyla kullanlmalarnn yasak olduu bir dnemde, gladyatr-
lerin yaralarn inceleyerek bir eyler renme ansna sahipti.
Roma'ya tandnda baz yksek dzeydeki hastalar iyiletirdi. Bu
srada tp alannda dersler de veriyordu; bir sre sonra imparator Marcus
Aerilius ve olu Commodus'un resmi doktoru unvann ald. Galenos, es-
kiadaki yazarlarn en verimlilerinden biriydi. Anatomi, psikoloji, hita-
bet, gramer, drama ve felsefe alannda be yz kadar yapt verdii
sylenir. Kendi almalarnn dzeniyle ilgili bir almas da dhil olmak
zere yz kadar yapt halen mevcuttur. Galenos'un yazlar uzun ol-
malarna karn, ansl rastlantlarla kendinden sonraki kuaklara kalm
ve onlar etkilemitir. Kendinden nce gelen tp bilginlerinin almalarn
toplam ve dzenlemitir. Tbbi ilemlere ynelik kendi felsefesini
gelitirmitir. Bilimin kmeli olduunu dnyordu, ilerlemekte olan bir
doktor, Hippokrat ve daha nce gelen btn otoriteleri renmeliydi. Ona
gre tbbn kukucu yaps, Roma'nn lkelere dalan yollarna benziy-
ordu. Atalar vahi doada ilk yollar amlar, sonra gelen kuaklar da
yollara kprler kurarak bunlara bir eyler eklemilerdi. Galenos meslek-
talarn, deneyim edinirken "kendilerini hastalarn iyi edecek bilgi
birikimine odaklama" konusunda uyaryordu. Kalp atlar zerinde zel-
likle durmu ve damarlarda bakalarnn dnd gibi hava deil, kan
dolatn gstermiti. Tan konusunda ok baarl olduu biliniyordu.
241
Galenos'un n yzyllar boyunca srd. Rnesans'n en acl tp pro-
fesrleri bile insan bedeni imajn Galenos'un yaptlarnda aramlard.
Ancak, Galenos'un anlattklarnn ounu hibir zaman grmedii eyler
oluturuyordu. Bin be yz yl boyunca onun szleri insan anatomisi iin
temel alndysa da Galenos bir kadavrayla hi almamt. Kendi verdii
bilgilere gre yalnzca iki kez vcudun iskelet yapsn inceleyebilmiti.
Bunlardan biri etleri kular tarafndan yenmi, dieri de nehirde boulmu
iki cesetti. Romal yetkililer o dnemde insan vcudunu incelemek
amacyla da olsa paralamay yasakladndan, d anatomi iin may-
munlara, i anatomi iin de domuzlara bavuruluyordu, insana en ok
benzeyen hayvanlardaki bulgularn insanda da olaca varsaylyordu.
Anatomi bilgilerinin kayna olarak Galenos'un verilerini seen sonraki
kuak doktorlar, bu hatadan etkilendiler. Bylesi ileri kolaylatryordu.
GALENOSUN TRK VE SLAM
DNYASINA ETKLER
Galenos, slam dnyasnda Calinus olarak tannmtr. Eserleri
Arapa'ya evrilmi olmasndan tr Mslman tp bilginlerini etk-
ilemitir.
Galenos, tp alannda nemli bir ilerleme gsterdi. Tp ile ilgili tm bil-
gilere ulamann ancak Allah'n ihsanyla olabileceine inand. Aksinin
mmkn olmadn ve tp ilminin Allah vergisi olduunu savundu.
Hipokrat'tan beri sre gelen tp ilmi ve ahlakna bal kald. Ayn zamanda
bu alanda tecrbenin nemini de inkr etmeyerek, sanlann aksine,
Hipokrat takipilerinin de srekli gzlem ve tecrbeden yararlandklarn
ve bunu tp ilmini gelitirmekte ara olarak kullandklarn savundu. nsan
vcudunu irdeleyen Galenos, evrende bir amacn var olduuna inand. Al-
lah'n, sahip olduumuz her organ grevine en uygun ekilde yarattn
belirtti.
Galenos, kendine zg yntemler kullanarak tecrbe ve klinik gzlem-
lerine dayanan bir birikim oluturdu. Farmakolojik bulularn da
yardmyla orijinal tedavi ekilleri uygulad. Ulat anatomik bulular,
kendisinden uzun zaman sonra bile bavuru kayna olma zelliini devam
242
ettirdi. Kendisinden nce damarlarda kan yerine havann dolatna
inanlyordu. Havann deil de damarlarda kann dolatn ortaya koy-
mas ve ksmen de olsa kk kan dolamnn farkna varmas, o dnem
iin ok nemli aamalard.
Galenos'un eserleri zerinde slam ncesi ve sonrasnda ok nemli in-
celeme ve almalar yapld. Cabir bin Hayyam, bir risalesinde onun tp
ile alakal teorisine ksaca deinmektedir. Kendisi hayati fonksiyonlarn
tmn ruh kavramna balad gibi, slam blginleri de maddeden ayr
bir cevherin var olduuna inandklar, ayrca nefis ile kartrlmamas
gereken, kalp ile balantl ve onun latif bir cisim olarak tasarladklar ruh
kavram zerinde durdular.
Galenos, eserlerinde, insanlarda mevcut olan ehvet, fke ve akl g-
lerini; karacier, kalp ve beynin mizacyla zdeletirdi. Szkonusu or-
ganlarda meydana gelecek bozulmann sonucunda ruhun da leceini ileri
srd. Ayrca bedenin zellikleriyle ahlak kavram arasndaki ilikiye de
deindi. Eitimin, karakterin deitirilmesi zerindeki etkisinin az ola-
can ileri srd. Eitimle daha ok, insanda mevcut olan ancak, sakl bu-
lunan baz zellik ve kabiliyetlerin ortaya karlabileceini belirtti. Ona
gre ehvet gc eitimi kabul etmez. Ancak, fke gcnn yardmyla
akl tarafndan onu bastrmak mmkndr. Dolaysyla ehvet eitimi
kabul etmezken, buna karlk fke gc ve akl eitimi kabul eder. Ayrca,
psikolojik motivasyonlarn akli boyutu yoktur. Buna kant olarak da, henz
akl gelimemi ocuklarn ve hi akl olmayan hayvanlarn ahlaki
davranlarn, gstermektedir. O, bu fikir ve dnceleriyle huylarn kay-
nann akl olmadn, insanlar hayra veya erre ynelten nedenin doal
olduunu kantlamaya alt. Huylarn tabii olduunu ve sonradan
kazanlan baz alkanlklarn da ikinci bir karakter olarak isimlendirilmesi
gerektiini savundu.
Galenos, slam limlerini nemli lde etkiledi. Ebu Bekir er-Razi,
Onun kitaplarndan yararland. Ancak, slam bilginleri bu eserlerden
yararlanrken kendisine mutlak bir otorite gzyle bakmayarak kendi
gzlem ve deneylerini de ihmal etmediler. Sz konusu gr ve dnceler
ok nemli gelimelere vesile olduklar gibi, baz yanl ifade ve kanaat-
lerin sonradan yanl olduunun ortaya karlmas da ilmin gerei idi.
Nitekim Razi, nl bilginin eserine bir eletiri kaleme alarak tp ve felse-
243
feye ait baz grlerini eletirdi. Razi, Badat ve Rey hastanelerinde yap-
t klinik deneyler sonrasnda Galenos'un baz gzlemlerinin tbbi yan-
llarn ortaya koymaya alt. Daha sonraki dnemlerde baz bilginler,
Galenos'un eserleri, fikirleri ve bu fikirlere yneltilen eletiriler hakkndaki
grlerini kaleme aldlar. Galenos'un kendi anda elde ettii konumu
ve birikimi azmsanmayacak lde olduu muhakkaktr.
IX. yzyldan itibaren Galenos'un eserleri Arapa'ya evrilmeye balan-
m ve baz aratrclar biyografisini yazmlardr. slam hekimler uzun
sre Galenos'un eserleri ve bulularndan yararlanm iseler de, bunlardan
bazlar (bilhassa bni Sina) Galenos'un dncelerine katklar getirmitir.
Galenos'un eserlerinin slam tababetine olan etkileri Prof. Arslan Terziolu
tarafndan aadaki ekilde aklanmtr;
"Galenos'un eserleri slam tababetini ok etkilemiti. Gerek Seluklu-
larn ilk devrinde 1082'de Keykavus bin skender'in yazd Farsa "Kbus-
name" isimli eserde, gerekse Seluklu Sultan Sencer (1117-1157) dnemi
hekim ve astronomlarndan Trk asll Nizamii Aruzi'nin "ahar Makale"
isimli eserinin drdnc makalesinde Seluklular dneminde tp tahsili
yaplrken ders kitab olarak okunan eserler arasnda Galenos'un bu es-
sitte aer fi-Calinus" denilen 16 eseri yer almaktadr. Bilindii gibi
Galenos'un bu 16 eseri Summaria Alexandrinorum ad altnda iki yzyl
sonra Salerno. Montpellier, Paris gibi Avrupa tp fakltelerinde de ders
kitab olarak okutulmakta idi.
Seluklular dneminde tp eitiminin de yapld nl tp merkezi ha-
line dnen Badat'taki Adudi Hastanesinde tp eitimi yapan tp ren-
cilerinin doktora gibi bir tez yazdklar, 1178 (574 H.) ylnda yani
Seluklular dneminde Adudi Hastanesinde Galenos'un Hfzsshas ze-
rine yaplan ve bu hastanenin direktr Abu Said el-Haravi tarafndan
okunup tp doktora tezi olarak kabul edildii belirtilen Kitab- Calinos fi
Tedbir el-Asihha adl Ayasofya Ktphanesinde bugn mevcut bir yazma
eserden anlalyor. Keykavus bin skender 475 H. (1082) de Seluklular
dneminde yazd Kabusname'de tp tahsilinde gerekli kitaplar sayarken
"Calinus'un Sitte aere kitabnn "Asihha" blmnden yararlanlmak"
dediine gre, bunun Galenos'un ders kitab olarak okutulan eseri es-Sitte
aer fi Calinos'un bir paras olmas mmkn. Bu tezin bugne kadar ulaan
en eski tp doktora tezi olmas ve bu usuln Avrupa'daki tp fakltelerinde
244
bu ekilde tez yaplmasn etkilemesi tp tarihi asndan ok nemlidir.
Galenos, yazd Hoti Ho Aristos Hiatros Kai Filosofos (Erdemli bir
hekimin filozof olmas gerekir) balkl eserinde, hekimlerin eitiminde,
felsefe, erdem ve etik'in nemi zerinde durur. Galenos'un etie dair bu
eseri, eski Yunanca'dan Abbasler dneminde Eyyub ve Huneyn bin shak
tarafndan ayr ayr iki kez Sryanice'ye, Huneyn bin shak ve sa bin Yahya
tarafndan ise, ayr ayr iki kez Arapa'ya evrilmitir.
Galenos'un hekimlerin imtihan edilmesine dair yazd eseri de Abbasi
ve Seluklu dnemi tp eitiminin esasn tekil etmitir. nl hekim er-
Razi de sadece hekimlik eitiminde deontolojinin nemine deinmekle
kalmam, "Hekimlerin imtihan edilmesine dair" Galenos'un Yunanca
asl kayp olan eserinden Kitap al-Mansuri'de bahsetmitir. Er-Razi, gerek
Seluklu hastane ve tp medreselerinde, gerekse Avrupa tp okullarnda ders
kitab olarak okutulan bu kitabnda Gatenos'a dayanarak hekimin, anato-
miden, organlarn almasndan, haftalklara kar tatbik edilecek terapi
yntemlerinden ve bilhassa hastalar tedavideki maharetinden ve el be-
cerisinden imtihan edilmesi gerektiinden bahseder. Bir muayenehane
aarak icra-i tababet edecek hekimlerin bir nevi Approbation olarak, Muh-
tasib denilen "Ahlk ve alveri yerlerinin nizamnda mes'ul kontrolr"
mahiyetindeki yksek bir memur tarafndan nasl imtihan edileceine dair
Abd ar-Rahman ibn Nasr a aizari'nin (lm 1193) Seluklular dne-
minde 12.yy'da yazd "Nihayat arrutba fi talab' al-hisba" isimli eseri pek
nemli bir kaynaktr. Buna gre Muhtasib imtihan edecei hekimi Huneyn
bin shak'n ve Galenos'un "Hekimlerin mtihan Edilmesi" balkl eserler-
ine gre imtihan edecek. nsan vcudunun anatomisi, fiizyolojisi ile hu-
moral-patolojiden, hastalklarn ilalarla olan mnasebetlerinden,
ilalardan, onlarn yerine geebilecek maddelerden ve bunlarla hastalklarn
tedavisinden sorular sorulacak. mtihan veren hekime Muhtasib, Hipokrat
Andnn benzeri bir hekim yemini yaptracak. Seluklular dneminde
elien bu sistemin bilahare Sicilya ve talya'da da aynen uygulanmaya
balad grlmektedir. Saraynda, nce nadolu Seluklu Sultannn
saraynda alan hekim Yakub'nin de alt Sicilya ve talya mparatoru
Friedrich von Hohenstaufen zamannda, bu Seluklu sisteminin gelierek
1231de "Constitutiones medicinales' ad altnda talya ve Sicilya'da hekim-
lerin imtihan, icra-i tababet etmeleri ve hekimlerin eczaclk yapamayaca
gibi esaslar getiren kanunun karldn biliyoruz."
245
EB BEKR ER-RZNN FELSEFESNN
KAYNAKLARI
Dr. Hseyin KARAMANn yazdklarn aktaralm;
865-925 yllar arasnda yaam olan Eb Bekir Muhammed b.
Zekeriya er-Rz, felsefe, tp, kimya gibi bilim dallaryla ilgilenmi ve bu
alanlarda birok eser yazmtr.
Tp ve dier mspet bilimlerin yannda felsefeye zel bir nem veren
Rz, felsefeye ve felsef dnceye kar kanlara tepki gstermi ve
onlar dnce ile zekadan yoksun kiiler olarak nitelendirmitir. nk
ona gre felsefe, her tr davran biimine deer kazandran bir dnce
tarzdr. Bu anlamda felsefesiz liderlik, airlik ve edipliin hibir deer
ifade etmeyeceini, bunlarn ancak dnce gc ve hikmetle ilgili olduk-
lar lde deer kazanacaklarn belirtmektedir.
Felsefe tanmndan ruh anlayna varncaya kadar daha birok konuda
Platondan etkilenmi olan Rznin Platonculuu, Devlet ve Kanun-
lar diyaloglarndan deil de daha ok 205-820 tarihlerinde Yahya bn
Btrik tarafndan Arapaya tercme edilmi olan Timaios diyalogundan
kaynaklanmaktadr. Ancak baz kaynaklarda kendisine isnat edilen
Timaiosla ilgili eserleri gnmze gelmediine, bu eserlerin ierikleri
bilinmediine ve filozofun Timaiosun Arapa tercmesini elde
etmesinin mmkn olmad sylendiine gre,
Rz, Plutarkhosun Timaios erhi ile Galenin Huneyn bn shak
(v. 264/877) tarafndan
Arapaya tercme edilmi olan Timaios zetini (Epitome of the
Timaeus of Plato) okumu ve onlar vastasyla da Timaiosdan etkilen-
mi olabilir.
Rznin ahlk felsefesini inceleyenler, ilk nce imammz dedii
Sokratesi fark ediyorlarsa da, onun ahlk anlayn sadece Sokrates ile
snrlandrmak doru deildir. nk Rznin ahlk felsefesi, Platon,
Galenos ve Kind gibi daha baka filozoflarla da ilikilidir. Zaten Rz,
zellikle metafizik grleri asndan Harran Sabiileri ve pre-Sokratik
tabiat filozoflaryla ilikilendiriliyorsa da, genelde o, daha nce belirt-
246
tiimiz gibi, Platoncu-Yeni Pla-
toncu bir filozof olarak karmza
kmaktadr.
Rznin, tamam gnmze
kadar gelen et-Tbbur-Rhn,
e s - Si r e t l - Fe l s e f i yye ,
Emaretl-kbal ved Devle ile
Kitabu-ukuk ala Calinus
gibi felsef ierikli eserlerinin
dndaki eserleri, daha ziyade
sonraki dnrlerinin, bizzat filozofun kendi eserlerinden yaptklar aln-
tlar ile onu eletirenlerin Rznin grlerini ortaya koyarken gsterdik-
leri referanslardan olumaktadr.
Her eyden nce, Rznin ahlk felsefesi ile ilgili olan eserine et-
Tbbur-Rhn ismini vermesi de Platona dayanan bir anlaytan kay-
naklanmaktadr. Bu anlaya gre tp, fiziki ve fizyolojik hastalklar konu
edinen bedeni tp (et-tbbul-cesadani) ve ahlk hastalklar konu edi-
nen ruh tp (et-tbbur-rhn) olmak zere iki ksma ayrlmaktadr.
Rz, tbb bu ekilde ikiye ayran ve ruhla beden arasnda iliki kuran
anlay Platona isnat etmektedir. Platon, insandan meydana gelen
ktln bir hata deil, ruhtan kaynaklanan bir hastalk olduunu ve
dolaysyla da tbba tekabl eden bir ilimle ele alnp tedavi edilmesi
gerektiini belirtmektedir. Daha sonra Galen de, fizyolojik dengenin
bozulmasndan ve uyumsuzluundan dolay bedende hastalklar meydana
geldii gibi, nefsin fiillerinin itidalde olmamasndan dolay nefiste de
hastalklar olabileceini sylemek suretiyle ayn anlay devam ettir-
mitir.
Btn bunlardan hareketle, Rznin tbb bu ekilde ikiye ayrma ve
bedeni hekimlikle manev/rhn hekimlik arasnda iliki grme nok-
tasnda Platon ve Galenden etkilenmi olduu sylenebilir.
Platon nefsi, ehvet, fke ve akl, Aristoteles ise, nebt, hayvn ve
insani eklinde e ayrmaktadr. Zaten slm filozoflar Pltoncu ve Aris-
tocu nefis anlayn bazen ayr bazen de birletirerek gelitirmiler ve
ahlk felsefelerini onun zerine bina etmilerdir.
247
Bunlara ilaveten Rznin, ahlk ve tp sahasndaki grlerinde
etkilenmi olduu bir dier filozof olan Galenosun de, benzer ekilde
nefsi e ayrm olmas, onun bu l nefis anlaynda Platon, Aristote-
les ve Galenosun grlerini uzlatran metinlerden etkilenmi olabile-
cei ihtimalini gndeme getirmektedir.
Ayrca Rznin, nefsin bedenden kurtulmad, yani madde ile ilik-
isini kesmedii srece elemden kurtulamayaca, bunun da ancak felsefe
ile mmkn olaca noktasndaki gr ile tenash anlay hakkndaki
grleri de Platonun grlerine benzemektedir.
Yine Rznin, hazz, elemden kurtularak tab hale dnme eklinde
tanmlamas ve her tab hale dnmenin haz meydana getirmediini be-
lirtmesi de Platoncu dnceyi artrmaktadr.
Bu noktada dikkat etmemiz gereken husus, Rznin felsefede Platona
yakn olmas dolaysyla ahlk anlaynda da onu takip ettii ve Platonun
bu konudaki grlerinin slm dnyasna geiinin daha ziyade Galenos
vastasyla olmu olduudur. nk Galenosun, Platonun ahlkla ilgili
olan Timaios gibi eserlerine yazm olduu zetler Arapaya tercme
edilerek slm dnyasndaki yerlerini almlardr. Yine bu noktada
Rznin, belirtildii zere, Platonun ahlk felsefesi ile ilgili konular
youn olarak ele alm olduu Timaiosdan etkilenmi olduunu da gz
ard edemeyiz.
Eb Bekir er-Rznin ahlak felsefesinde etkilenmi olduu filozoflar
arasnda ele alnmas gerekenlerden biri de Epikros olmaktadr. Rzyi,
zellikle haz-elem nazariyesi ynnden Epikros ile ilikilendirebiliriz.
Zaten Lenn Evan Goodman, Rznin Epikrc bir ahlk anlayna sahip
olduunu ve hedonist olduunu belirtmektedir. Ancak biz, Rznin ahlk
anlaynda, hedonik erevede aklanamayan birok noktann olmas,
onun Epikrosun yannda Sokrates, Platon, Galenos ve Kindi gibi filo-
zoflardan etkilenmesi, hedonistleri eletirmesi ve hazz biricik iyi, hayatn
amac olarak deil, kontrol altna alnmas gereken bir duygulanm olarak
kabul etmesi gibi nedenlerden dolay Rznin mutlak anlamda Epikrc
olmad kanaatindeyiz.
Eb Bekir er-Rznin etik sahada etkilendii en nemli filozoflardan
biri de, hekim-filozof Galenosdur. Sadece ahlk felsefesinde deil, tp
248
sahasnda da Galenosa tb olmu olan filozof, Kitabu-ukuk ala
Calinus isimli eserinin hemen banda Galenosla ilgili olarak yle
sylemektedir: ...Bana gre insanlarn en by ve bana dier insan-
lardan daha ok faydas olan bir kiiyle karlatm. Onun sayesinde hi-
dayete erdim. Onun yolunu takip ettim.
Grlyor ki Rz, Galenosu kendisini doruya ulatran bir kii
olarak ifade etmekte ve onu takip ettiini belirtmektedir. Zaten Rznin,
Galenin, Platonun Timaiosuna yazd zet (Cevamiu Kitabi
Timavus fil-lmit-Tabii) ile Kitabul-Ahlk isimli eserinin Arapa
tercmesini okuduu belirtilmektedir.
Ayrca Rz, Ahlkut-Tabip isimli eserinde, herhangi bir konudaki
grn ifade ederken, nce Galenosun o konu hakkndaki dncesini
vermektedir. Zaman zaman da eserlerinde Galenosun ifadelerini aynen
nakletmektedir. Bylece Rz, dncelerini Galenin grlerine daya-
narak oluturmaktadr.
Yine fkenin sahibine ne derece zarar verdiini ortaya koymak iin
Galenosun annesinden rnek vermektedir.
Bunlara ilaveten Rz, Kitabul-Havi ile et-Tbbur-Rhn isimli
eserinin insann kendi ayp ve kusurlarn (uyubun-nefs) bilmesi ile ilgili
olan drdnc ve fkeyi engelleme, ortadan kaldrma konusundaki
sekizinci blmnde de Galenin ismi ile, erdemli ve sekin insanlarn
dmanlarndan faydalanmas (fi Ennel-Ahyare Yentefine bi-Adihim)
ve insann kendi hatalarn nasl bilebilecei (fi Taarrufir-Racul Uybe
Nefsihi) isimli eserlerinden bahsetmektedir. Hatta Rz, insann kendi nef-
sindeki eksiklikleri ve reziletleri nasl bilebilecei ile ilgili olarak kendi
grlerini ortaya koyduktan sonra, bunlarn Galenosun fi Taarrufir-
Racul Uybe Nefsihi isimli eserinde ifade ettiklerinin bir zeti olduunu
belirtmektedir. Btn bunlar Rznin, ahlk anlaynda Galenosdan etk-
ilenmi olduunu gstermektedir.
Rznin, nefis-beden ilikisi noktasndaki grleri de Galenosu
hatrlatmaktadr. Rzye gre, bedenin mizac nefsin ahlkna tbi olup,
nefsin ektii elemler bedende ortaya kacak olan fizyolojik belirtilerle
anlalp aklanabilir. Galen da nefsin kuvvetlerinin bedenin mizacna
tbi olduu anlayndadr. Hatta o bu konuda bir de eser yazmtr.
249
Her ne kadar birok slm alimi Galenosu incelemi ve eserlerinden
istifade etmise de, onlar arasnda bu konuda en ileri olan belki de
Rzdir. Zira hem Rznin el-Burhan, fi ma Yatakiduhu Reyen, fi
Menafiul-Ada gibi baz eserlerinin isimleri ile, Galenosun eserlerinin
isimleri ayndr, hem de Rz, Galenosun baz eserlerinin zetini ve er-
hini yapmtr. Ayrca Rz, on iki blmden oluan Kitabul-Cmi
isimli eserinin f ma stedrakehu min Kutubi Calinus Velam Yezkrha
Huneyn vela Hiye f Fihrist Calinus baln tayan on ikinci
blmnde Galenin ve mtercim Huneyn bn shakn Galenos bibliyo-
grafyalarnda bulunmayan ancak Galenosa ait olan eserleri vermitir.
Bunlara ilaveten Rznin, Aristo ve Galenosun zerinde ittifak ettikleri
eyin doru olduunu ve ihtilafa dtkleri konuda ise hangisinin doru
olduunu tespit etmenin zor olduunu belirtmesi de Galenosa olan
gvenini ve onunla olan ilikisinin boyutunu gstermektedir.
Ancak Eb Bekir er-Rz, sadece tp alannda deil, daha nce de ifade
ettiimiz gibi, ahlk ve felsefe sahalarnda da etkilenmi olduu
Galenosa mutlak bir bamllk gstermemi, zgr dncesini koru-
yarak uursuz bir takliti ve takipi olmamtr. Eletirel tutum ve taraf-
szlnn bir gstergesi olarak, Galenosun eletirilmesi gereken
grlerini de eletirmitir.
Baz konularda kendisinin Galenosdan daha fazla tecrbe ve deney-
ime sahip olduunu belirtmekte ve onun, zellikle kozmolojik ve tbbi
grlerinin bir ksmn eletirmektedir. Bu anlamda Rz, Galenosun
insanlarn nefis ve cevherleri farkl olduu iin ahlaklarnn da farkl
olduu ynndeki grn kabul etmeyip eletirmitir. Rzye gre, in-
sanlarn ahlki yaplar, Galenosun syledii gibi nefislerinin farkl ol-
masndan deil, tabiatlarnn farkl olmasndan kaynaklanmaktadr. Buna
rnek olarak gne ve atete snan cisimlerin bazsnn siyahlap,
bazsnn beyazlamasn vermektedir. Galenosa gre snan cisimlerdeki
bu farkllk, onlarn tabiatlarnn farkl olmasndan kaynaklanmaktadr.
Hatta Rz, Galenosun eserlerinde grd elikileri ortaya koymak
iin Kitabu-ukuk ala Calinus isimli bir de eser yazmtr.
Eb Bekir er-Rznin, ahlk anlaynda etkilenmi olduu bir filozof
da, ilk slm filozofu olarak kabul edilen Eb Yusuf Yakup bn shak el-
Kinddir. Her eyden nce Rz, et-Tbbur-Rhn isimli eserinde
250
grld zere, ahlk ile psikoloji arasnda iliki kurma ve ahlk rhn
tp, ya da bilimsel psikolojinin bir blm olarak ele almak suretiyle Pla-
tondan itibaren devam eden ve Kind tarafndan da takip edilmi olan
anlay srdrmtr. Her ne kadar Kind, eserlerinde bizzat tbbur-
rhn kavramn kullanmamsa da el-Hle li Defil-Ahzan isimli
risalesi, adndan da anlalaca zere, ar fke ve ehvet gibi duygu ve
ihtiraslarn basksyla ortaya kan istekler ile znt, kayg ve lm
korkusu gibi duygularn, insann ahlki anlamda yetkinlie ulamasna
engel olaca konusunu ele almaktadr. Buna ilaveten Kindnin
gnmze kadar gelmemi olan et-Tbbur-Rhn isimli bir eserinden
de bahsedilmektedir. Rznin, Kindnin eserinin baln tayan bir
eser yazm olmas dikkat ekicidir. Grlyor ki slm dnyasnda Kind
ile balayan bu anlay, daha sonra Rz ve dier baz slm filozoflar
tarafndan devam ettirilmitir. Dolaysyla da slm filozoflar ahlk,
rhn bir tababet olarak kabul ettikleri sylenebilir.
Ayrca Rz, Kindnin znt ve lm korkusu konusundaki gr-
lerini de adndan ve eserinden bahsetmeksizin devam ettirmitir. Bu nok-
tada her iki filozof arasnda birok benzerlikler bulunmaktadr. Zira ikisi
de ahlk felsefelerinde, daha nce ifade ettiimiz gibi Sokratik-Platonik
etkiyi yanstmaktadrlar. Onlar, kevn ve fesada konu olan bu lemde bu-
lunduumuz srece elem ve skntdan kurtulamayacamz, sevilen ey-
lerin kaybedilmesinin zntye sebebiyet verdii ve lm korkusunun
ancak lmden sonra daha iyi ve yksek bir hayata geileceine inan-
makla tam olarak giderilebilecei gibi konular ile haset ve kskanlk an-
laylarnda ayn grtedirler.
Sonu olarak ifade etmek gerekirse, tabip-filozof Eb Bekir er-Rz,
metafizik ve ahlk felsefesinde, sadece tek bir kii ve ekolden etkilen-
memi olduu gibi, tamamen bir filozofu da takip etmemitir. O felsef
sistemini olutururken, tabiat filozoflar ile Sokrates ve Platon gibi
lkan nemli dnrlerinden, Epikros, Galenos ve Kindden etk-
ilenmitir. Gnmze kadar gelen eserlerinde de grld gibi Rz, bu
kltr ve dncelerden alm olduklarn, kendi bilgi, tecrbe ve gzlem-
leriyle zenginletirerek dnce sistemini oluturmutur.
251
MAM AF
fi hakknda incelemelerde bulunanlardan bzlarnn onun
Yunanca bildiini ileri srerler. Bu konuda Fahrrrznin eserinde geen
szleri delil tutuyorlar. Fahrrrznin rivayet ettiine gre, afi, ilik
ithmiyle Harun Reidin huzuruna karld vakit, Harun Reid ona
neler bildiini sorar.
Bu karlkl konuma da yle geiyor:
"Reid ona: Tp bilgin nasldr? dedi.
afi de yle cevap verdi: ?
Aristo, Hipocrat, Calinus, Sertorius, Ebuklis gibi bilginlerin dedik-
lerini onlarn lisniyle bilirim. Arap tabiblerinin nakil ettiklerini, Hind
feylesoflarnn takrir ettiklerini, ran bilginlerinin yazdklarm bilirim."
BN RD
bni Rdn eserleri arasnda arh Calinus, al Mantk yer almaktadr.
FARAB
Felsefe, mantk, astronomi ile ilgilendii anlalan Farabinin bunlara
ek olarak tp ile de ilgilendii bilinmektedir. Nitekim Farabiyi hekimler
arasnda saymak olasdr. Fakat kaytlarda kendisinin hekimlii ile alakal
bir kayt ya gnmze kadar gelmemitir yahut da bu konu ile alakal
kayt bulunmamaktadr. Kaynaklar Farabinin dorudan doruya tbba
dair eserleri olduunu zikretmedii iin, onun hekimlii ile ilgili rivayet-
lerin eski alarn mehur hekimi Calinus ile Aristonun kartlklar ile
kendi dneminin filozofu Abu Bakr al-Raziye kar olan fikirlerinden
dolay, risaleler ile itirazlarndan dolay ortaya km olmas
muhtemeldir.
252
TARHTE BATI TIBBININ DOUDAN
ALDIKLARI
Bu konuda Prof. Dr.Polat Hasn grlerine yer vermek gerekir,
Avrupa niversitelerinde verilen ilm derecelerde de slm tesiri
barizdir. Mesel; Baccalaureat Arapa "Bihakk al-rivy" dan gelmekte-
dir. Salerno ve dier Avrupa niversitelerindeki doktora imtihan da
Seluklu medrese ve hastahanalerindeki icazetten alnm olduu
aikrdr.
Seluklular devrinde ve am'daki Nureddin Hastahanesi iletmede
iken 1178'de Hekim Hibetullah bn el-Muammer tarafndan icazetnme
almak iin Addi Hastahanesi'nde yaplan ve hocas Ebu Said bn Said
el-Harav tarafndan okunup, kabul edilen "Kitab" Calinus fi Tedbiri's-
Shha" isimli doktora tezi stanbul'da Ayasofya Ktphanesi'nde mevcut
olduuna gre ayn tp ekolnn devam olan am'daki Nureddin Hasta-
hanesinde de ayn ekilde hekim olmak iin tp doktoralar yapld, hal
seferleri ve dier yollarla tp doktoru olmak iin tez yazma usulnn
Avrupa'daki Salerno, Napoli, Montpeiller, Bologna ve Padua Tp
253
bn-i Sina hastasna masaj yapyor
Fakltelerine getii aikrdr. Nureddin Zeng'nin yannda yetien Sela-
haddin Eyyub'nin soyundan Melikl-dil zamannda kansz sonulanan
hal seferini yneten ve Kuds ve am'a gelen talya ve Sicilya'daki
Alman imparatoru Friedrich von Hohenstaufen, talya'ya dnnde,
1231'de Seluklularn tesiri ile hekim olacaklarn tahsilden sonra Salerno
Tp Fakltesi hocalarnca imtihan edilmeden nce icray tabbet ede-
meyecekleri hkmlerini de iine alan bir salk kanunu yrrle koy-
mutu. Seluklu slm tababetinin tesiri neticesi Friedrich von
Hohenstaufen zamannda Avrupa'da hekimlere ilk defa doktor nvan
Salerno'da verilmee balanmt. Seluklular zamannda ran ve Suriye'-
den toplad slm hekimlerinin eserlerini, Salerno ve Monte Casino'da,
Constantin Africanus'un Latinceye evirdii biliniyor.
Konuyu bir kez daha Do.Dr. Polat HASn deerlendirmesiyle
pekitirelim; Paris Tp Fakltesi'nin byk dershanesi Grand Amphithe-
atre'daki dnyann byk hekimlerini temsil eden duvar freskinde bn
Sina, Razi ile yanyana resmedilmitir. Gerek Viyana Tp Fakltesi'nde
gerekse 1472 de kurulan Mnih'in ngolstadt'daki niversite Tp Fakl-
tesi'nde, 15. ve 16. yzyllarda ders programnda bn Sina'nn Kanunu,
"Canon Medicinae Avicennae" ad altnda mecburi ders kitab olarak oku-
tulmaktayd.
477 senesinde Mnih'in ngolstadt Tp Fakltesi'ndeki byk dersha-
neye bn Sina'nn Avicenna olarak latinceletirilmi ismi verilmiti. Mnih
ngolstadt Tp Fakltesi'nin 16. yzyl bandaki doktora nizamnamesinin,
doktora talebelerine imtihanlarda sorulacak sorularla ilgili 2. ve 5. mad-
deleri gereince; bn Sina veya er-Razi'den yaplacak yazl imtihanda bir
puan, Hipokrattan yaplacak imtihanda dier gerekli ikinci puan aldktan
sonra, doktor namzetlerine dekann szl imtihannda bn Sina, Hipokrat
ve Razi'nin kitaplarndan sorular sormas ngrlmekteydi. Bu sorular
iin bn Sina'nn eseri Kanun'un I. Kitabnn 2. Fennindeki hastalk sebe-
pleri ve semptomlar ile ilgili ksmlar ile IV. kitabn 1. blmnde (Fen)
yer alan ateli hastalklarla ilgili ksmlarn bilinmesi gerekliydi. Mnih
ngolstadt Fakltesi'nin 1472 tarihli stats "Statuta rclitae medicorum
Facultatis studii ngolstatensis"de tp talebelerinin Hipokrat'n Aforiz-
malar yan sra bn Sina'nn Kanunu'nun 1. ve 2. Fennleri ile IV. kitabnn
1. Fenninden szl imtihan edilmesi latince olarak yle belirtilmektedir:
254
"... fen primi canonis Avicennae aut prima fen guanti eiusdem". Bu
blmleri tp talebelerinin ezbere bilmesi gerekmekteydi. Bavyera kral
Maximilian I (15731651) 1611'de niversite iin yeni bir ders plan
yrrle koydu ki, buna gre 1. ders ylnda teorik tp dalndaki eitim
iin ibn Sina'nn ve Galen'in kitaplar ders kitaplar olarak ngrlmek-
teydi.
Viyana Tp Fakltesi'nin 1389 tarihli statsne gre doktora imti-
hannda tp talebelerinin imtihan edilmek iin bn Sina'nn Kanunu, Tech-
nae Galeni veya Aphorismi Hippocratis'den birisini semeleri
ngrlmekteydi. Btn bunlarn yan sra Razi ile bn Sina'nn eserleri
on yedinci asrda Louvain niversitesi tp tedrisatnn esasn tekil et-
mitir, ibn Sina tercmeleri tam altyz sene, Avrupa niversitelerinde
ders kitaplar olarak tedris edilmitir. Razi'nin latinceye evrilen ve XVIII.
y.y.a kadar Bat'da tp mekteplerinde klasik bir tp kitab gibi okutulan
eseriyle bu bilim adammz Valinos'a benzetilmitir. Yine nemli bir bilim
adam olan Kindi de Avrupa'y etkilemi, eserlerinin latinceye tercme
edilmesiyle, Avrupa kltrnde de n kazanmt ve ona Alkendus diyor-
lard. Avrupa'ya k tutan bir dier ilim adam Ebu-Kasm Zehravi'dir.
Bat onu Albucasis olarak tanmaktadr; cerrahla ve ebelie dair "Et-
Tasrif" adl bir eseri vardr. Bu eser Gerard da Cremone tarafndan latinc-
eye evrilmitir. Bu bilim adam modern cerrahinin kurucularndandr.
Seluklular devrinde ve am'daki Nureddin hastanesi iletmede iken
1178'de Hekim Hibetullah ibn al- Murammel tarafndan icazetname
almak iin Adudi hastanesinde yaplan ve hocas Abu Said bn Said al-
Haravi tarafndan okunup, kabul edilen "Kitab Calinus fi Tedbir al-As-
shha" isimli doktora tezi stanbul'da Ayasofya ktphanesinde mevcut
olduuna gre ayn tp ekolnn devam olan am'daki Nureddin Has-
tanesi'nde de ayn ekilde hekim olmak iin tp doktoralar yapld an-
lalmaktadr. Hal seferleri ve dier yollarla tp doktoru olmak iin tez
yazma usulnn Avrupa'daki Salerno, Napoli, Montpellier, Bologna ve
Padua Tp Fakltelerine getii aikrdr. Nureddin Zengi'nin yannda
yetien Salhaddin Eyyubi'nin soyundan Melik l-Adil zamannda kansz
sonulanan hal seferini yneten ve Kuds ve am'a gelen talya ve
Sicilya'daki Alman imparatoru Friedrich von Hohenstaufen, talya'ya
dnnde, 1231'de Seluklularn tesiri ile hekim olacaklarn tahsilden
255
sonra Salerno Tp Fakltesi hocalarnca
imtihan edilmeden nce icra- tababet
edemiyecekleri hkmlerini de iine alan
bir salk kanunu yrrle koymutu.
Seluklu slm tababetinin tesiri neticesi
Friedrich von Hohenstaufen zamannda
Avrupa'da hekimlere ilk defa doktor un-
van Salernoda verilmeye balanmt.
Seluklular zamannda ran ve Suriye'den
toplad slm hekimlerinin eserlerini,
Salerno ve Monte Casinoda, Constantin
Africanus'un latinceye evirdii biliniyor.
Galenos aadaki yazsnda, 3. Blmde, embryo'nun ceninin d zar
ile evrilmesinden ve fetus'un rahimde olgunlua erimesinin birok
kadnda 9 aylk bir dnemini aklar.
256
ESERLER
Galenos, ona miras yoluyla kalan servetin byk ksmn kitaplar ve
yazmalarna harcamtr. Onun kayp yaptlar byk oranda yazma yn-
temi ile ilgilidir. nk almalarn kendisi yazmaz, yazdrrd. Yapt-
larnn belli bir ksmnda aratrmalarnn kaynakland ve gelitii baka
tp otoritelerinin fikirleri bulunur, daha sonra da kendi kuram yer alrd.
Geni zel ktphanesi iin dn ald tp kitaplarn kopyalattrd da
olurdu.
Marcus Aurelius'un saraynda yaarken, Galenos hem imparator ve
ailesinin tbbi sorunlar ile ilgilenmi hem de aratrma ve yazlarn
srdrme frsat bulmutur. Baka doktorlar bu kadar gvencede
deillerdi.
Galenos, tp alannda olduu kadar mantk, ahlak, dil bilgisi kanu-
larnda da 500 den fazla eser yazd ileri srlmektedir. Ayrca pek ok
257
makalesi ve ansiklopedik almalar vardr.
Terihe ait eserleri ise nemlidir.
Antik an tp bilgileri, modern tbb ok
etkilemitir. Bugn bile tptaki teknolojik,
metodolojik ve deneysel gelimelere karn tp
eitimindeki pek ok temel ilkenin kkenleri
antik aa dayanmaktadr. Hippokrates ve
Galenos, tbn geliimini etkileyen en eski ve en
ok atfta bulunulan esin kaynaklardr, Hip-
pokrates en ok hasta haklarna, hekimlerin
ahlak ve meslek ykmllklerine ilikin koy-
duu ilkelerle bilinirken, Galenos anatomi, psikoloji ve eczaclk bilimine
yapt katklarla ve tbb felsefe, mantk ve deneyle birletirmesiyle tann-
maktadr.
Galenos'un yaptlarndan ou, zellikle felsefe ve edebiyata ilikin
olanlar kaybolmu, yalnz Arap kaynaklarnda tp kitaplarndan bazlar
ile ngilizce basklar bulunmaktadr.
500 eserinden geriye 180 tanesinin kald bilmektedir. Dier eser-
lerinin Galenos'un evinin yanmas sonucu yok olduu sanlmaktadr.
eitli dallarda ve bu arada farmakoloji alannda 50 kadar eser
yazmtr ki Daremberg bunlar bir klliyat halinde toplayp Franszcaya
evirmitir.
Galenosun eserleri yzyllardan beri sryanice, arapa dhil pek ok
dillere evrilmitir. XVII. yzyla, yani W.Harvey (1578-1657) e kadar
eserleriyle tebabet dnyasna tam anlamyla hkmeden Galenos pratik
tebabet kadar bilimsel almalaryla da n salmtr. Bugnk tp bilimini
Hipokrat kadar ona da borluyuz.
Galenos tbb ana hatlaryla Hipokrat'n bnye veya 4 humor teorisi
(Humorale Pathologie) yerine d etkenler teorisine dayanr. Her ne kadar
o da Hipokrat gibi nebz ve idrar muayenelerine nem verir, tedavide
rejim ve fizyoterapi'den yararlansa da aralarnda byk ayrlklar vardr.
Bu nedenle "Hyppocrate dit oui, Galien dit no" sz yani "Hipokratn
evet dediine, Galenos hayr der" pek tutmutur.
258
Claudius Galenus
Bunun gibi Hipokrat "Similia Similibus Curantur - Benzeri benzerle
tedavi" yoluna gittii halde Galenos "Contraria Contraris Curantur - Zdd
zd'la tedavi" ynne gitmitir. Hatta daha da ileri giderek skenderiye
Ekolnn polypharmacie'sini benimsemi ve eitli preparatlar hazr-
lamtr ki bu gibi mstahzarlara hala Galnique prparate denir. Bu da
onun droglar hakkndaki kuvvetli bilgisinin bir kantdr. Nasl ki Tiryak
da antik ada son olarak onun elinde gelimitir.
Galenos, Tiryak kadar prgatif Picra ve Hira's ile de nldr.
Hira'nn gnlk dozu 1/3 gram olup ball su, bal veya tisane iinde ve-
rilirdi.
Galenos'dan sonra Roma'da tebabet ve eczaclk ok zayflam ve Ro-
mal yazarlar ancak Grek eserlerinden tercmeler yapmakla yetin-
milerdir.
Tedaviye ilikin 50 kadar eser yazmtr. Bunlar Sryanice, Arapa ve
Latinceye evrilmitir. Galenos, hekimlii kadar yapt ve kulland ila
tertipleri ile de tannmtr. Mshil tertipleri ve tiryak forml ok mehur
olmutur. Galenos, 500 kadar bitkisel, hayvansal ve mineral drogun ta-
rifini yapm ve etkilerini belirtmitir. Hint keneviri (esrar) etkilerinden
sz etmitir.
Cladius Galenos, tp tarihinde bir devdir.
Galenos, Hipokrat sonras okullarda
grdmz elikilere karmayp,
Hipokrat'n retilerine sadk kalm ve eski
alarn tbbi bilgilerini gzlem ve deneylere
dayanarak sistematize edip zetlemitir. Ege
ve Roma tp literatrnn yarsna edeer
olan almalarnn ilk blm, 22 kaln cilt
halinde baslmtr. Bu eser "Corpus Hippo-
craticum" ile birlikte antik alardaki tbbi te-
davilerin bir zetini oluturur. Galenos,
Hipokrat'tan sonra ortaya kan yukarda
deindiimiz tp ekolleri ile ilgilenmemi;
onun retileri dorultusunda eski tbbi bilgileri kendi gzlem ve deney-
leriyle birlikte sistematik ederek zetlemitir. Szkonusu 22 ciltlik bu
259
eser, Hipokrat Klliyat ile beraber Antik dnem tbbi tedavilerini ortaya
kartr.
Galenos srekli olarak rencilerine saldrp, onlarn kabiliyetsiz
olduklarn, kendisinin tehis ve tedavi kabiliyetleriyle kimsenin boy
lemeyeceini sylerdi. Nasl bir kiilik bozukluu olduunu anlamak
zor olmakla birlikte bir defekti olduu kesindir. Galenos'un, kiilik olarak
kendi zg bir insan olduu anlalmaktadr.
Galenos'un yazd 500 kadar incelemenin ou bir yangnda yok
olduunu sylemitik. almalarnn listesini karma alkanl olduu
iin, kurtarlan 83 inceleme yazsnn ona ait olduu kesin olarak biliniyor.
Bu deerli ve alkan doktor sylediklerini kaydetmeleri iin bir dizi
yazcy ie almtr.
Galenos'un eserleri nce 1525' de 5 cilt olarak Venedik'te basld. Daha
sonra 1538'de Bale'de yaynland. 1679 da Rene Chartier, Hippokrat'n
eserleriyle birlikte, Latince ve Yunanca 13 cilt olarak bastrmtr.
1821'den 1833'e kadar Khn, 20 cilt olarak eserlerinden bir ksmn
Leibzig'de yaynlad. Franszcaya Darenberg tarafndan yalnzca hekim-
likle ilgili drt cildi 1854te evrildi.
9. yzyl Arap bilginlerinden hekim ve dnr Huneyn Bin shak,
Galenos'un 129 yaptnn dkmn yapt. Bu yaptlarn yunanca ve
Sryanice uyarlamalarn Arapaya kazandrd.
Bu eviriler 11. yzylda Arap hekimlerinin aklamalaryla birlikte
Latinceye aktarld.
Galenos'un Hippokrat hakknda da 18 eser yazd kabul edilir. Yine
Menedet hakknda, eletirilerle dolu iki cilt eserinin bulunduu bilinmek-
tedir.
Hekim Galenos, Aziz Bede ile birlikte kaynaka tarihine de gemitir.
Kendi eserleriyle ilgiii kaynaka yazan iki kiiden biridir. Bu nedenle
eserlerinin saysnn yksek, ama bulunanlarn az olmas byle akla-
nabilir.
Felsefe eserlerinin says oktur. Fakat zamanmza gelebilen azdr. Bu
eserlerin ou mantk, diyalektik ve ahlakla ilgilidir. Dierleri o zaman-
260
larda takip edilmekte olan balca drt sistemin eletirisinden ibarettir.
Bunlar tarihsel eserlerdir.
Bunlardan yalnz Latince yazlm olan "Eflatun'un Timee'sine dair"
bir parayla, "Hippokrat ve Eflatun'un Domalar" balkl eseri vardr.
Bu eser, dokuz kitaba ayrlm olup, ba ksm kaybolmutur.
Felsefeye de uygulanmas bakmndan birok matematik kitaplar da
yazmtr. Bunlar arasnda "Geometrik ispat stoac ispattan daha ok
seilmeye layktr" eseri nemlidir.
Deusu Partium adndaki yapt birok gzlem ve deneyi her organ
hakkndaki zelliklerini verii ve kendisinin zamanna gre ameliyattaki
stnlklerini dile getirir.
"Bizi yaratan iin bir vg yazyorum. Dnyorum ki birok hay-
vanlar onun adna kurban etmek tutkun bir dindarlk bile deildir, onun
bykln, iyiliini, gcn tanmak ve tanttrmak ancak yaratt bu
eserlerdeki incelikleri bilmekle olur."
Galenos'un yazd eserlerinden bazlar unlardr:
1. Geometrik spat, Stoac ispattan daha ok seilmeye layktr.
2. Yer sarsntsna dair ve arpnt hakknda
3. Dltn oluumuna dair
4. Ksmlarn kullanma ve yararlarna dair (Bedenin Paralarnn Yararlar
zerine)
5. Hippokrat ve Eflatun'un grlerine dair
6. Eflatun'un "Timee'sine dair bir para
7. Julien'e kar
8. Varlklarn her biri hem bir, hem de biroktur.
9. Dler araclyla hastalklarn tehisi Ryalarda Diagnoz zerine"
10. Doal kuvvetlere dair (Doal Melekeler Hakknda)
11. Kk topla salk egzersizleri
12. Tbba bal olarak saln korunmas
13. Salk
14. Dl yatann anatomisi
15. Gz hastalklarnn tans
261
16. De Subliguzatione Emprica
17. drar Sekresyonu Hakkndaki Tuhaf Teoriye Kar
18. Ad Glauconem de Medendi Medhodo ve Ars Parva
19. "lalarn Tertipi" (Composition des Medicaments),
20. On The Natural Faculties
21. El
22. Hekimlerin imtihan edilmesine dair
Tp eitimi veren fakltelerde; Galenosun Ars Medica, Ars
Parva, Tegni ve Microtechne adl eserleri ve Hoti Ho Aristos Hiatros
Kai Filos ofos (Erdemli bir hekimin filozof olmas gereklidir) kitab ders
kitab olmutur.
En etkileyici almas yedi yz sayfalk "Bedenin Paralarnn Yarar-
lar zerine" adl yaptdr. Bu yaptnda tm organlarn yapsn ve i-
leyiini anlatr, ilk kitab olan "El"de unlar yazar:
"nsan tm hayvanlar iinde en akll varlktr ve eller akll bir hay-
vann sahip olabilecei en uygun organdr. Anaksagoras'n dedii gibi
insan elleri olduu iin en akll deil, tersine Aristo'nun dedii gibi en
akll olduu iin elleri olan varlktr, insann sanatta baarl olmasnn
nedeni elleri olmas deildir. Eller birer aratr, mzisyenin enstrman
ya da demircinin maas gibi... Her ruhun atl bir kapasitesi vardr; ama
bunu eyleme dntrecek cihazlar olmadka, doann verdii yetenek
atl kalmaya mahkmdur."
yle diyordu Galenos: "Eer biri doadaki olaylar gzlemlemek is-
tiyorsa anatomi kitaplarna deil, kendi grdklerine inanmal... Ama
yalnzca okumakla yetindii srece tm eski anatomistlere inanmaya daha
eilimli olur."
Tarihin bilinen ak iinde Galenos'un kitaplar kabul gren yaptlar
dzeyine gelirken kendi kiilii unutulmutu. Galenizm yzyllar boyunca
doktorlarn egemen dogmas oldu. Yunanca yazd iin ilk etkiledii yer-
ler skenderiye, Roma mparatorluunun dou ular ve komu mslman
devletler olmutu. Mslman dnyas onun yaptlarn Arapa'ya evirdi
ve kendine rnek ald; yle ki bn-i Sina iin slam'n Galenos'u tanmla-
masn yapacak kadar yceltmiti.
262
GALENOS:
Otobiyografisini Yazan lk Bilgin
Galenos, Roma kitap dkknlarnda kendi eserlerinin baka yazarlarn
isimleri altnda elden ele dolatn, dahas baz almalarn da ona
atfedilerek satldn belirtmekte ve bunun nne gemek iin de
kitaplarnn bir listesini vermeye karar verdiini sylemektedir. Bu nok-
tada sz Galenosa verelim:
Galenosun kendi kaleminden
Mevcut kitaplarmn tasnif edilmesine ilikin olarak verdiin
tavsiyenin geerlilii, olaylarla dorulanm bulunuyor. Son zamanlarda
yaptm bir Sandalarium gezintisinde ki buras Romann en byk kitap
sat mekndr, burada sata sunulan bir kitabn benim tarafmdan m
yoksa bir bakas tarafndan m yazld konusunda bir anlamazla
tank oldum. Kitabn ismi yleydi: Doktor Galenos. Biri bana ait
olduunu zannederek satn almt kitab; bir bakas belli ki iyi bir
okuyucu- baln tuhafln fark edip, konusunu renmeyi arzulad.
Daha ilk satrlar okur okumaz kitab hemen yrtp, doruca yle dedi:
Bu Galenosun dili deil, balk sahtedir. Belli ki bu adam, gramer ve
belagat, iyi sz ve yaz, retorik retmenlerinin eskiden Egeli ocuklara
her zaman verdikleri temel ilk eitimi alm biriydi. Bu gnlerde ise tpta
ya da felsefede bir meslek edinmeye balayan ou kii dzgn
okuyamyor bile, ama bir yandan da insan abasnn en gzel ve en byk
alanyla, yani felsefe ve tbbn salad bilgi ile ilgili olarak verilen
derslere sk sk katlyorlar.
Sz ettiim bu tembellik (kolaya kama), ben daha genken de vard,
ancak bugn olduu kadar fazla deildi. te bu nedenle -ayrca kitaplarm
her trl bozmaya maruz kald, farkl lkelerde insanlar her tr ksaltma,
ekleme ve deitirmelerle farkl farkl metinler karp kendi isimleriyle
yaynladklar iin- en iyisinin nce bu bozmalarn yaplma nedenlerini
aklamak ve sonra da bana ait olan her bir kitabn ieriinin bir kaydn
vermek olduuna karar verdim.
263
Galenos bu giriin ardndan, 17 balk altnda eserlerinin yazm yer ve
srecini anlatmaya koyulur. Tasnife Romada ilk bulunuu srasnda yap-
t almalarla balar. Yalnzca bu baln ieriinin dikkatli bir
okunuu bile, Galenosun bu eserinin neden zyaam trnn ilk rnek-
lerinden sayldn gstermeye yeterlidir. Galenos, Martialius adnda
anatomi konusunda almalar yapan bir adayla karlamasn anlat-
makta, adeta onu sorguya eken yetmi yan am bu aratrmacya
verdii cevaplar bir bir sralamakta ve bu ynyle hayatnn bir kesitini
okuyucu iin ykletirmektedir.
Bir dier olayda, Galenos kamuya ak bir toplantda eski hekimler
hakknda konutuunu anlatr, kendisinden nce tartlan konu Erasis-
tratusun bir almasdr. Galenos, kendisini Erasistratusun takipisi
olarak gsteren Martialiusu sinirlendirmek iin bir konuma yapar.
Konumas son derece etkili olur, yle ki, Martialiusa muhalif bir dostu
bu konumann bir zetini almak iin adeta Galenosa yalvarr. Romay
zamansz terk etmek zorunda kalrsa bu zeti yannda gtrebilecek ve
hastalaryla deneylerinde Martialiusun fikirlerini rtmek iin kullan-
264
abilecektir. Galenos bu rnekte de grld gibi, kitabn ortaya kn
hikayesiyle beraber vermektedir, bu ynyle Galenos iin yalnzca oto-
biyografi yazar deil otobibliografi yazar da demek mmkndr, hatta
Kitaplarm Hakknda adl eseri bir otobio/bibliografi kitabdr.
Kitaplarmn Listesi Hakknda adl mektubu da sz ettiimiz Kitap-
larm Hakknda Yazdm- Kitaplar Hakknda kadar ilgi ekicidir.
Galenos bu kitaba da seslenmeyle balar:
Yazdklarmn srasn aklayacak bir el kitabna ihtiya olduunu
iaret ederken hakkn vard Eugenianus, ne de olsa hepsi ayn amala,
ayn ilevle ve ayn konuda yazlmad. Sen de biliyorsun ki, bazlar
arkadalarmn istei zerine, onlarn seviyesine uygun yazld; dier baz
kitaplarm ise yeni balayanlar dnlerek yazld. Her iki durumda da
niyetim elden ele geirilmeleri ve gelecek nesiller iin korunmalaryd
nk gryorum ki daha nceki dnemlerde yazlan kitaplar bile ok az
sayda kii tarafndan anlalyor. Doktorlar ve filozoflar dier doktor ve
filozoflara kar retilerini bilmeden ve dorular yanllarndan ayr-
malarn salayacak mantksal yntem altrmas yapmadan hayranlk
duyuyorlar.
Bu giriin ardndan Galenos tp ve felsefe alannda kaleme ald eser-
leri okuma sralarna gre verir. Okuyucunun ilgi alan ve bilgi birikimine
gre okuma sras deiebilecektir, zaten Galenos bu mektubu en ok da
yeni balayanlar iin kaleme almaktadr, ancak ilk okunmas gereken
kitap olarak grd almas tektir. Szckleri yanl ve kt kullanan-
lara ynelik doru kullanmla ilgili bir kitapt. lk mektuptan daha ksa
olan bu ikinci mektupta da Galenos eserlerinin yazm hikyelerini ver-
mektedir.
Galenos verdii eserlerle yalnz snrl bir dnyann okuyucularnn
zihinleri amam, dier kltrlerin yazn dnyalarn da derinden etki-
lemitir. Tp alannda yapt almalarn evirilerle slam dnyasnda
da geni bir okuyucu kitlesi bulduunu ve gelitirildiini biliyoruz, ancak
zyaam tarznda verdii eserlerin de bylesi derin bir etki uyandrd
dncesi son yzylda zerinde tartlmaya balanan bir konudur.
Reynolds almasnda, Arap zyaam hikayesi yazma geleneini etki-
leyen yazarlarn banda Galenosu sayar. Galenosun verdiine benzer
265
bir kitap listesi hazrlama fikri Arap yazn dnyasnn temsilcileri arasnda
da gitgide yaygnlar, bu kitap listelerinin iine yazarnn hayatyla ilgili
notlar ekleme de bir gelenek halini alr. yle ki Galenosun yaptnn bir
adm tesi olarak artk yazarlar tasnif srecinde doum yerlerini, soy
aalarn, yaptklar gezileri ve ilk bilgilerini edindikleri retmenlerini
de saymaktadrlar. Yine Galenosun Martialiusla ilikisine benzer
kskan rakipleri almalara katma durumu, Huneyn ibn shakn
zyaam hikyesinde en ak haliyle grlr. Huneynin dneminin en
gvenilir evirmenlerinden biri olduunu, Galenosdan kimi eviriler yap-
tn ve kukusuz sz ettiimiz eserinden de haberdar olduunu eklemek
gerekir.
George Misch A, History of Autobiography in Antiquity adl kitabnda
Galenosdan daha sonra zyaam hikyesi tr olarak adlandrlacak
yazn trnn Flavius Josephus ve Damaskuslu Nikolaus ile birlikte ilk
temsilciler arasnda sayar. Mische gre Galenos yazd bu iki eserle ki-
taplar zerinden hayatndan kesitler vermekte ve kitaplarnn baarsyla
hayatndaki deiiklik ve gelimelerin e zamanl olduunu sylemekte-
dir. Kitaplar yalnzca bilgi verme amal deildir, ayn zamanda retici
ve yol gsterici yanlar da vardr. Okuyucu kitaplardan da, Galenosun
hayatndan da dersler karmaldr.
266
GALENOS KTAPLARININ SINIFLANDIRILMASI
GENEL TIP
"De propriis placitis"
"Art medica"
"De optimo docendi genere libellus"
"De constitutione artis medicae ad Patrophilum liber"
"De sanitate tuenda libri VI"
"Methodi medendi libri XIV"
"De partibus artis medicae"
"De constitutione artis medicae ad Patrophilum liber"
"De optimo medico cognoscendo"
"Definitiones medicae"
ANATOM
"De anatomia"
"De anatomia mortuorum"
"De anatomia vivorum"
"De anatomiae dissentione"
"De corporis partibus"
FZYOLOJ
"De semine libri III"
"De instrumento odoratus"
"De partium homoeomerium differentia"
"De usu partium corporis humani libri I-XVII"
"De locis affectis libri VI"
"De pulsibus introductio"
"De atra bile"
TEDAV/TERAP
"Methodus medendi libri XIV"
Dit und Lebensweise"De bono habitu"
"De diaeta et morbis curandis"
267
"De victu attenuante"
"De facultatibus naturalibus libri III"
"De alimentorum facultatibus"
"De probis, pravisque alimentorum succis"
TEMZLK
"De venae sectione adversus Erasistratum"
"De curandi ratione per venae sectionem"
"De hirudinibus, revulsione, cucurbitula, in medicamentis, et quo tempore"
"De purgantium medicamentorum facultate"
LALAR
"De compositione medicaminum per genera libri VII"
"De simplicium medicamentorum temperamentis ac facultatibus libri I-XI"
"De compositione medicaminum per singulares corporis partes libri I-X"
"De simplicium medicamentorum temperamentis et facultatibus libri I-XI"
"Remedia"
"De remediis paratu facilibus liber"
"De remediis parabilibus libri III" (nach 193 n. Chr.)
"De compositione medicamentorum secundum locos I-X"
PSKOLOJ
"De consuetudinibus"
"De propriorum animi cuiuslibet affectuum dignitione et curatione"
EMBRYOLOJ VE DOUM
"De foetuum formatione"
"De uteri dissectione"
HPOKRATES ZERNE YAZILAN KTAPLAR
"In Hippocratis de aere aquis locis librum commentarii"
"De elementis ex Hippocratis sententia libri II"
"De placitis Hippocratis et Platonis libri IV"
"Hippocratis aphorismi et Galeni in eos commentarii libri"
"In Hipp. librum de alimento commentarii IV"
268
"Hippocratis de humoribus librum commentarii III"
"Hippocratis de natura hominis liber primus et galeni in eum
commentarii"
"In Hippocratis De natura hominis commentarius tertius"
"In Hippocratis de victus ratione in morbis acutis"
"In aphorismos Hippocratis commentarii I-VII"
"De diaeta Hippocratis in morbis acutis"
"In Hippocratis prorrheticum I commentaria III"
"De comate secundum Hippocratem"
"In Hippocratis prognosticum commentarii III"
"In Hippocratis Epidemiarum librum commentaria I-VI"
Nichtmedizinische Schriften
"Adversus Lycum", "Adversus Iulianum"
"De ventis, igne, aquis, terra"
"Galeni in Platonis Timaeum commentarii fragmenta"
"Lexicon botanicum
269
HOT HO ARSTOS KA FLOZOFOS
GALENOSun felsefe ve tp ahlak konusunda ele ald ERDEML
TABP BR FLOZOF OLMAK ZORUNDADIR adl eserini inceleye-
lim;
(VIII. Trk Tp Tarihi Kongresi, Tebli, 16-18 Haziran 2004, Divrii-
Sivas) Prof. Dr. smail YAKIT, S.D.. lahiyat Fakltesi, Isparta
slam dnyasnda Calinus olarak bilinen nl tabip ve filozof
Galenosun gerek slam dnyasnda ve gerekse Bat dnyasnda felsefe
ve tp ahlak asndan nemli bir yeri olan ve gnmze kadar ulaan
Arapa tek yazma nshas bulunan bu eserinin incelemesi ve tercmesi
ilgili tp kongresinde ele alnmtr. Tebli yle;
I-Galenos ve Kitab Hakknda
1- Claudios Galenos, lkin felsefe okuduktan sonra deiik merke-
zlerde tp tahsil etmi ve Bergama ile Romada hekimlik yapmtr. XVII.
yzyl ortalarna kadar Aristo ile beraber, on drt asr boyunca btn tp
dnyasn etkisi altnda brakmtr. Yapt gzlemler ile zellikle sinir
sistemi ve kalple ilgili olarak hayvanlar zerinde yapt diseksiyonlar ile
anatomide nemli bulular gerekletirmitir. Byk lde nl hekim
Hippokrates (M.. 460-377)dan etkilenmi ve onun eserlerini akla-
malar ekleyerek Ege tbbnn zirveye ulamasn salamtr. slam
dnyasna Galenosun pek ok eseri tercme edilmitir. zellikle 15i
felsefe olmak zere 129 eserinin Arapaya tercme edildiini kaynaklar
bahsetmektedir. O, Hippokratesle birlikte psiko-somatik hastalklar te-
davi eden ve Batlamyus (=Ptolemaios, l: 168)la beraber evrenin srrn
zm bir bilgin olarak tannr. O, ayn zamanda Hippokrates ile bn
Sina (980-1037) arasnda bir kprdr.
2- Galenosun Felsef Tbbnn Temelleri
Bilindii zere, Hippokrates ve Galenos tbbnn temelinde nl filo-
zof Pithagoras (M.. 570-494) ekolne mensup Pithogoraslarn kur-
duu Sicilya Tp Okulunun grleri yer alr. Bu okul Pithagoras tabip
ve filozof Alkmeon M.. VI.yy.) ile filozof Empedokles (M.. 495-
270
435)in ontolojisi zerine kurulmutur. Eyada adalet yani denge ilkesini
esas alan bir okuldur. Nitekim Alkmeon sal, scak-souk, ya-kuru,
ac-tatl gibi ztlar arasnda dengenin yani adaletin kurulmasna, hastal
da bu dengenin bozulmasna balamtr. Keza Empedokles de bu
dengeyi(=adaleti) toprak, su hava ve ateten ibaret olan yani anasr-
erbaa(=drt unsur) arasnda grmtr. Bunlar, Pithagoraslarn her
eyin temelinde grdkleri kutsal drte uygun olarak tabiatn drt
kk olup, eitli oranlarda birleerek dengeyi(=adaleti) salar. Bylece
Drt Hlt(=kan, balgam, kara safra, sar safra) ve Drt Mizac(=de-
mev, lenfav, safrav, asab) oluur. Zaten mualece(=ila ile tedavi)nin
temel espirisi, bozulmu dengeyi yeniden salamak yani adaleti gerek-
letirmektir. Nitekim, bu drt hlt ve drt mizacn gnmze kadar geldii
ve psiko-somatik anlamda, psikolojide beden yaps ve karakter arasndaki
iliki, grnn temelini oluturduu bilinmektedir. Tabiat kavramnn
tpta zellikle mizac anlamna gelmesi, mizacn da hltlarn belirli
oranda karm olmas, ve bu karmn dengeli olmas sal, dengesiz
olmas da hastal gstermesi, Tbb, ayn zamanda Astronominin denge
kavramna, Matematiin oran ve uyum kavramna balamtr. Zaten bu
balay meru klan ontolojiyi Pithagoraslar gelitirdi. Onlara gre,
varln arkesi saydr. Varlklar saylardan ibaret olup, aralarndaki ili-
kiler oranlardan ibarettir. Gk cisimleri daimi hareket halinde olduklarn-
dan canl, ruhlu ve aklldrlar. Gk cisimlerinin belirli harmonileri vardr.
Bundan evrenin mzii oluur. Varl matematik yardmyla dnmeye
alrlar. Pithogoras dnme, varlklar arasndaki denge ve oran vs.,
Mezopotamya, Hint, ran, Msr ve in ve Yunanda kabul grmtr. Pi-
thagoraslarda insanla evren bedeni arasnda bir paralellik vardr. Pi-
thagorastan etkilenmi olan Platon bu paralellii, toplumsal snflar,
devleti, ruh katmanlarn ve erdem eitlerini de ilave eder. nsan bedeni
ile, devlet bedeni ve kozmos bedeni arasnda bir paralellik aramtr.
Dengeyi(=adaleti), kozmoloji ile temellendirmitir. Denge, uyum, adalet
kavram, Astronominin inceledii Kozmos ile Tbbn inceledii insan
bedeni arasndaki paralellie temel vermi, Ahlak da erdemin temelini
oluturmutur.(Kyel,s.509-512)
Tp-Astronomi ilikisi ile gkyznn yeryzn etkilemesinden bn
Sina da sz eder(Sayl, s.179).Ayrca bn Sina hikmeti taksim ederken
slam dncesindeki gelenei yanstt emasnda; tbb, hareket eden
271
ve deien eylere bal bilgisini hikmet-i tabiiye ye dahil
etmitir(Yakt, 52).
Grld gibi, Hippokrates ile bn Sina arasnda nemli bir halka
olan Galenosun felsef ve tbb dncelerinin temeli bu grlerden
ibarettir.
3- Galenosun Ad geen Kitab
Sryani asll Arap hekim ve dnr Huneyn bin shak (l.260/873),
Galenosun eserlerinin eksik de olsa bir listesini vermitir ve bu listeden
kendisinden sonra birok biyografi yazar istifade etmitir. te bu listede
yer alan Galenosun eserlerinden biri de Yunanca ad Hoti Ho Aristos
Hiatros Kai Filosofos adl eseridir. Bu eser, kk isim deiiklikleriyle
kaynaklarda yer almaktadr. Mesela bn Clcl Yenbai lit-Tabib en-
yekne Feylesfen(=Tabibin Bir Filozof Olmas Gerekir); bnun-Nedim
ve Kft Kitabun F Ennet-Tabibel-Fadl Feylesfun(=Erdemli Tabibin
Bir Filozof Olduu Hakknda Kitap), bn Ebi Useybia Kitabun Fi En-
net-Tabibel-Fdl Yecibu En Yekne Feylesfen(=Erdemli tabibin Bir
Filozof Olmasnn Zorunluluu Hakknda Kitap) eklinde sz etmekte-
dirler.
Biz de kk de olsa bu farkl isimlerden, Galenosun eserleri
hakknda en geni bilgileri veren bn Ebi Useybiannkini esas alarak
Erdemli Tabib Bir Filozof Olmak Zorundadr adn kullandk ve bu adla
tercme ettik. Zaten Yunanca ad da bu anlamdadr. Gnmze ulaan
Arapa tek yazma nshann zerinde muhtemelen mntensih tarafndan
yazlm Kitabu Calinus F Ennehu Yecibu en-Yeknet-Tabibul-Fdlu
Feylesfen(=Calinusun Erdemli Tabbibin Bir Filozof Olmasnn Zorun-
luluu Hakkndaki Kitab) eklindedir. Tebli metninin sonunda bizzat
orijinalinden tercmesini verdiimiz bu tek nsha Arapa yazmay, H.
457 Rebiulahirde /M. 1065 Martta Halid b. Eb Rebi el-Endls istin-
sah etmitir. (Sleymaniye, Ayasofya,3725), (72a-79b) Batl aratrclar-
dan Walzer, bu Arapa nshay, nl arkiyat Ritterle birlikte
tantmtr(Arabische Uebersetzungen Grieechische Arzte m Stambuler
Bibliotheke, (Tr.E.6696)). Walzer,daha nce bu eseri Yunanca asl ze-
rinden tantmtr( New Light On Galens Moral Philosophy, Classical
Quarterly,XLIII,1943, 82-96, London) Eserin Yunanca asl asl iin (Bkz.
Kyel, s.501 ve orada bahsettii kaynaklar.
272
Eserin bal hakknda Bat dnyasnda yaplan aratrmalarda u ek-
ilde zikredilmitir. Steischneider. Das ein guter Artz Philosoph sein
msse (Die griechischen Aertze im arabischen ebersetzungen, Vir-
chows Archiv, 124, 1891, No,59,s.293); Leclerc Quun bon Mdecin
doit tre Philosophe (Hist. De la Mdecine Arabe, I,s. 247-248), Leroux,
Paris, 1876); Gabrieli Che il medico distinto debba eser filosofo (Hu-
nain b. shak, Isis, VI, 1924, s. 287); Max Meyerhof That The Best
Physician must be Philosopher ve Quod Optimus Medicus sitquoque
philosophus (New Lights.649) eklinde evirmiler Sarton, Galenos
bahsinde Medical Philosophy and Deontology ad altnda bahsetmitir
(ntr., I,s. 304) (Bkz. Kyel, s.502) Ad geen eser Prof. M. Kyel tarafn-
dan Arapa metin ile beraber Trkeye tercme edilmi ve Bilimin
Felsefeye dayand Grnn Bir Timsali Olarak Galenos adyla
yaymlanmtr. Tercmesinde eserin bal : Galenosun Erdemli Bir
Hekimin Filozof Olmas Gerekir adl Kitab eklindedir.(Bkz. Erdem,
Atatrk Kltr Merkezi Dergisi, C. IV, S.11,mays, 1988,s. 501-514,
TTK, Basmevi, Ankara, 1989). Olduka baarl gzken Kyelin bu
tercmesi ile bizim yaptmz tercmede. zellikle baz terimlerin ve
cmlelerin ifadesinde ksmen farkllklar vardr. Mesela balkta yer alan
hekim kelimesinin orada kullanlmas semantik olarak uygun deildir.
Erdemli Hekimin Filozof olmas ne demektir? Zaten hekim szc
o dnemler itibariyle Hakim yani filozof karl kullanlmaktayd.
Hekim zaten filozoftu. nk Hakim kelimesinin hafifletilmi bir telaf-
fuzudur. Hlbuki metnin aslnda tabib kelimesi gemektedir. Yani
iinde mahir, tedaviyi iyi yapan demektir. u halde tabib pratik bir anlam
ifade ederken hekim teorik anlamda kullanlmaktadr. Zaten Galenosun
ifade etmek istedii husus ahlaki ve zihni anlamdadr. yleyse tabip,
erdemleri kazanan ve felsefeyi bilen olmak zorundadr. Biz buna hekim
dersek, hekimler zaten hakim yani filozof idiler, yleyse filozof, filozof
olmaldr gibi garip bir ifde ortaya kar.
273
II- Kitabn erii
Calenosun bu eserinde yer alan ve i ie anlatlm bulunan hususlar
birbirinden ayrdk ve onlar alt balklar altnda inceledik
1- Galenosun kendine ait fikirleri.
Eserde Galenosun kendi ifade ve dnceleri ve tavsiyeleri yer al-
maktadr. Bunlar yle ifade edilebilir.
Galenosa gre, baar kazanmak, ancak kabiliyet ve iradeyle olur.
Baarsz insan ya bedensel bir yetenee sahip deil yahut da yeteri kadar
irade gsterip almamtr. Eer hem kabiliyet sahibi hem de gerekli
iradeyi gsterip kendini hazrlamsa o zaman zafer tacn bana
geirmesi iten bile deildir. Tpk greilerde olduu gibi, baarsz
olann ya bedensel yani fiziki bir yetenei yoktur yahut da gerekli irade
ve azmi gstererek iyi hazrlanmamtr.
Galenos, Hibir kimsede, Tanrnn rahmetinden verdii kadaryla,
bu sanat kabul etmede yeterli miktarda nefs kudreti yoktur szn doru
bulmaz. nk Tpta becerilebilecek bir yetenek olmamas mmkn
deildir. nk Galenosa gre evren ayn evrendir. Hippokrates za-
mannda neyse odur. Yldzlar, seyyareler, vakitler hep ayndr. Deien
bir ey yoktur. Galenosa gre, eskilerin uzun zamandan beri tedavlde
bulunan sanatlardan bize braktklar eyler kolay olmayan birer erdemdir.
Hippokratesin uzun yllar urap ortaya koyduu eyleri ksa zamanda
renmemiz kolay olmutur.
Galenosa gre, mal kazanma konusunda, yalnz bedenin ihtiyalarn
karlamakta zaruri olan kfi miktarda elde etmekle yetinecek ve insann
artk yemek, imek, giyinmek gibi ihtiyalarnn olmamas ile fiilen
lmesi sz ile yetinmeyecek bir kiinin bulunmas mmkn deildir.
Galenosa gre, tabiplerin Hippokrates gibi btn ehirleri ve yerleim
birimlerini inceleyerek bilgisini ve tecrbesini gelitirmesi gerekir. Kii
zenginlii kk grmeli ve skneti aramada byk hrs ve istek gster-
melidir.
Galenosa gre, bir kimsenin erdemlerinden birini elde edip de dier
geri kalan zaruri erdemleri kazanmamas mmkn deildir. Btn erdem-
274
ler sanki tek bir doru zerinde dizilmi gibidirler. Galenosa gre, Tp
ve felsefe birbirinden ayrlmaz. Nitekim o,Sen, tabip nefsine hkim ol-
maldr, iffetli olmaldr, maldan uzak durmaldr, dil olmaldr, ama filo-
zof olmamaldr veya sen, tabip bedenin tabiatn bilir, organlarn
ilevlerini bilir, tedavi iin gerekli istidllleri yapar ama mantk sanatnda
tecrbeye ihtiyac yoktur dersen, abuk sabuk konuup bouna tartyor-
sun demektedir. Galenosa gre: Mhir dokumac veya kunduracdan
her biri, ancak kendi sanatnda tecrbe sahibi olmak suretiyle iinin erbb
olur, ama bir kimse ayn zamanda hem dil, hem burhanda mhir, hem
de tabiatn ne olduunu bilen kii olmas, buna karlk uygulama yap-
mamas, tecrbe sahibi olmamas mmkn deildir. Bunu aksini
syleyenler hayas olmayan kimselerdir.
Galenosa gre, Eer Hippokratesn szn gerekten benimsiyorsak,
bizim evvela felsefeyi bilmemiz ve kullanmamz gerekir. Bunu yaparsak,
o zaman Hippokratesa benzeriz ve onun kitaplarnda aklad eylerin
hepsini gerektii gibi bilir ve zerimize deni yaparsak o zaman ondan
da ileri gitmi oluruz.
2- Hippokratesa Ait Szler:
Eserde sk sk nl hekim Hippokratesn szleri yer almaktadr
Galenos, sk sk Hippokrates rnek gstermekte ve ondan alntlar ver-
mektedir. Bunlar yle sralayabiliriz:
Hippokrates : Astronomi Sanatnn Tp Sanatna olan faydas az
deildir. Bu sanattan nce gelen sanat yani Geometri Sanatnn zarureti
apaktr.
Hippokrates: Bedenin tabiatnn en ince ayrntsna kadar aratrlarak
ok iyi bilinmesini emredir. Bu bilgi Tp Sanatnn btn szlerinin
banda yer alr.
Hippokrates: Belirtileri(=arazlar= symtmlar) trleri ve cinslerine gre
taksim etmeyi bilmeyen tabipler tedavideki yntemi bulmada hataya
duar olurlar demekte ve bununla Mantk Sanatnda tecrbe sahibi ol-
mamz gerektiini iaret etmektedir.
275
Hippokrates: Bizim hastada imdi ortaya kan, gemite ortaya k-
m ve gelecekte ortaya kacak olan arazlar en nce ele almak ve bilmek
hususunda ok gayret sarf etmemiz gerekir demitir.
Hippokrates diyet konusunda gerekenleri sylemi ve izlememiz
gereken yolu da belirtmitir.
3- Hippokratesin Yaptklar
Hippokrates, eserlerinde doru, dzgn ve seviyeli ifadeler kullan-
mtr.
Hippokrates, krallarn ayana gitmemitir. Mesela Pers Kral
Ardeirin davetine ramen gitmemitir. Ama Kral Perdikkosun, kendi
sanatna ihtiya duyduunu, kendisinden daha ehliyetli birini bula-
madn renince gidip, hastaln tedavi etmitir.
Hippokrates, Kranon, Taso gibi ehirler ile kk beldelerdeki fakirleri
tedavi iin gitmitir. Popolos ehri halkna ve dier yerlere rencilerini
gndermitir. Hippokrates, ehirlerin tabiatlar iin bir kitap yazma
zarureti hissettiinde bildiklerini tecrbeyle pekitirmek iin btn Yunan
ehirlerini, bizzat kendisi birer birer dolamtr.
Hippokrates, gneye bakan, kuzeye bakan, douda olan, bat olan,
ukurda kalan, yksekte kurulan btn ehirleri belirlemi; ahalisi kanal
suyu, kaynak suyu, yamur suyu, gl veya rmak suyu ienleri, tabiattan
ok souk veya ok scak olarak kan sular kullananlar, sularnda bo-
raks ve ap gibi eriyik kimyasal maddeler bulunanlar, byk bir akarsu
veya gl veya da veya deniz kenarnda oturanlar vs. ye kadar incelemeyi
ihmal etmemitir.
4- Tabiplerin ine Dt Durumlar
Galenosa gre, ad geen eserde, tabiplerin iine dt durumlar
yle sralanabilir.
Tabipler, yarmalarda hem baar kazanmak isteyen ama baarya
ulamak iin yaplmas gereken almay yapmak istemeyen yar-
maclarn durumuna dmlerdir.
276
Tabipler Hippokratesa hayran ama onun yolundan gitmiyorlar.
Tabipler, ne Astronomi ne de Geometri Sanatna nem veriyorlar, ne
de bu sanatlar hakknda bir ey bilenleri takdir etmek yle dursun,
ktlyorlar.
Tabipler, bedenin organlarnn her birinin cevherlerinin bilgisini edin-
mek, neticeye ulamak, organlarn yaratl, byklkleri ve konumlarn
bilmenin gerektiini sylerler ama renmek istemezler.
Zamanmzn tabipleri, Mantk Sanatnda tecrbe sahibi olmak syle
dursun, bu sahada tecrbe sahibi olan kiiyi, sanki faydasz bir ey yapm
gibi ayplamaktadrlar.
Tabipler, hastada ortaya kan arazlar(=symtmlar, belirtileri)
bilmeyi ok arzu ederler ama bu i iin terleme ve burun kanamalarn
inceleyen kiileri de hileci ve icatc diye ad takarlar.
Tabipler, hasta iin verilecek gda kararlarn yani diyet e de dikkat
etmiyorlar.
Tabiplerin Hippokratese benzeyen yanlar kalmamtr. Onlar Hip-
pokratesa bouna hayranlk duyuyorlar.
Tabipler Hippokratesin szlerini bile anlama yeteneine sahip
deiller, kitaplarn okumuyorlar, okusalar da okuduklarn anlamyorlar,
anlasalar bile rendiklerini, zihinlerinde kalp yer etmesi iin akl
szgecinden geirmiyorlar. Tabipler, zenginlii erdemlikten daha erefli
zannetmektedirler. Bundan dolay, onlarn iinden sanatta Feidiusa,
resimde Apelleusa ve Tpta Hippokratesn hazkatine sahip bir kimse
yetimemektedir.
Tabiplerin, Hippokratesn uzun yllar urap bize intikal eden bilgi-
lerini renip ona erimek iin aba gstermesi bir trl mmkn olama-
maktadr. nk onlar, zenginlik erdemlikten stndr ve sanatlar
insanlarn menfaatine deil, mal kazanmak iindir fikrini ilke edin-
milerdir.
Tabipler bu zihniyetten dolay tpta tecrbe sahibi olmalar mmkn
olamyor. nk byklk, eref ile zenginlik arzusundan dolay, kii
birinden dierine eilim gsterince, tekisinden vazgemek zorunda
kalyor.
277
Tabipler, ikiyi, tka basa yemeyi, cimaya dknl terk etmiyorlar,
zevkinde ve sefasnda yayorlar, skneti tercih etmiyorlar.
Servet dkn tabipler gerek birer tabip deildirler. Onlar akl
banda olmayanlardr (=harrn).
Tabipler, Tp Sanatn, takdir edilenin aksinde kullanyorlar.
Tabipler, isimler zerinde abuk, sabuk konuuyorlar, bo yere tart-
yorlar. Tpk saksaanlar ve kargalar gibi didiiyorlar.
5- Erdemli Tabip Niin Bir Filozof Olmaldr? Bilmesi ve Yapmas
Gereken eyler Nelerdir?
Bu sorularn cevaplarn yine ad geen eserden syle sralayabiliriz:
Tabip zenginlii kk grmeli ve skneti aramada byk hrs ve
istek gstermelidir.
Erdemli tabip, doru ve dzgn bir yol tercih etmelidir.
Erdemli tabip, btn hastalklarn ka tr ve cinsi olduunu, her birinin
tedavisinde istidlllerin nasl yaplmas gerektiini bilmeli. Bedenin tabi-
atlarndan imtizacn temellerini oluturan Birinci, duyularla alglanan or-
ganlar oluturan kinci, let konumunda olan organlar oluturan nc
eleri bilmelidir.
Erdemli tabip, Mantk Sanatyla organlarn ne ie yaradn, canlnn
bedenine ne gibi faydalar saladn, kyas yoluyla tasdik edecek yani
burhan yoluna gidecektir.
Erdemli tabip, Hippokrates izgisinde olacak, beden tabiatn, hastalk-
lar ve onlar tedavileri iin yaplmas gerekenleri bilecek. Mantk
Sanatyla bu konularda tecrbe sahibi olacaktr.
Erdemli tabip, skneti arayp, mal kazanmay kmseyecek ve
dolaysyla filozof olmamas iin geriye bir ey kalmayacak.
Erdemli tabip, felsefenin Mantk, Tabiiyyat ve Ahlak gibi temel
ubelerini elde etmesine engelleyen her eyden uzak durmaldr. Bunun
iin, mal kazanmay esas gaye yapmayacak yani kendini ondan saknacak,
278
adalete aykr iten uzak duracak, lezzete srt dnecek ve bunun gibi dier
erdemlere de sahip olacaktr.
Erdemli Tabip, erdemlerden birini kazanp, dierlerini kazanmamazlk
etmemelidir. Zira erdemlerin hepsi doru bir izgi zerinde dizilmi
gibidir. Tp tahsil etmek isteyenin, evvela zaruri olarak felsefe renmesi,
sonra da tecrbe kazanarak bilgi ve becerilerini artrmas ve nihayet filo-
zof olmas gerekir. Bunun iin her hangi bir burhan getirmeye gerek yok-
tur.
Erdemli tabip, Hippokratesn szn gerekten benimsemeli, felse-
feyi bilmeli ve ve kullanmaldr.
Erdemli tabip, Hippokratesn kitaplarnda akladklarnn hepsini
gerei gibi bilip zerine deni yapmal. te o zaman ondan da ileriye
gider.
Kitabn Etkileri
slm dncesinin klasik kaynaklarndan bn Clcln, Tabakatul-
Etibba vel-Hukem adl eserinin 2. Tabakasnda, Hippokrates an-
latrken Galenosun bu kitabndan bir alnt yapmaktadr. Eserin adn
Yenbai lil-Tabibi En-Yekne Feylesfen(=Tabibin Bir Filozof Olmas
Gerekir eklinde vermektedir. Buradan yapt alnt da yledir:
Galenosun Tabibin Bir Filozof Olmas Gerekir inde zikrettiine gre,
Pers Kral Dr olu Drnn dedesi Kral Ezdeir (= Erdeir) zamannda
idi. O, Hippokrates kendisine rz olan bir hastalktan tedavi iin davet
etti, fakat o bundan ekindi(=gitmedi). nk Erdeir, Yunanllarn d-
man idi. Fakat Yunan krallarndan ikisinin davetini kabul etti ve onlar
tedavi etti ve onlara yakn oldu. nk o iki kraln ahlak dzgnd.
Bununla beraber o ikisi hastalklarndan kurtulduklar iin teklif ettikleri
bir mevkiye rza gstermedi. Erdeir de, Hippokratesn kendisine sohbet
dostluu etmesi iin nne bin kantar altn dktrd. O ondan da geri
durdu.
Galenos bir makalesinde Kim Hippokratesn ilmini isterse, erdemlik
ve ona rabet hususunda onun yolunu tutsun ve rezillikten saknsn
demitir. (bn Clcl, s.17) Bu kitaptan bn Clcln alntlar bu
279
kadardr. Tabaktn edisyon kritik yaparak nereden Fuat Seyyid de koy-
duu dipnotta, bn Clclden alnt yapan dier kaynaklar vermekte-
dir.(Bkz. S. 19)Biz zaten bu kaynaklar burada ele almaktayz.
Mesud(l. 345/956), et-Tenbih vel-rf adl eserinde Galenosun
bu kitabndan olduu kadar bir dier kitabndan da alnt yapmaktadr.
Konu yine Hippokratesn Kraln davetine gitmeyi sebebidir. Nitekim
Mesd yle demektedir. Bunu daha nce Galenosun Huneyn bin
shakn tercme ve erhini yapt Hipokrat Yeminlerinin Tefsiri adl
eserinde bahsetmitir. O vakitler kendi ynetimi altnda olan Yunan e-
hirlerinden Kus ehrine yneldiinde Kral Ardihat (?) ona ikram olarak
kantar kantar mal verilmesini ve tanmasn emrettiini hikaye eder. Zira
o vakitler Pers diyarndan apatik (=duyumsuzluk) ad verilen bir
hastaln mevcudiyeti haberini almt. Hippokrates bundan dolay
ekindi. Zira bu hastalktan Perslerin tam olarak ifa bulduklar
grlmemiti. Zaten onlar Yunanllarn dmanlarydlar(Mesd,
s.114).
slm dncesinin klasik kaynaklarndan olup aada isimlerini vere-
ceimiz 3 ayr Tabakt kitabnda ise Galenosun bu eserinden sadece
ismen bahsedilmektedir. bnun-Nedim(l.
385/995) el-Fihrist adl eserinde bu kitabn adn, Kitabun Fi ennet-
Tabibel- Fadl Feylesfun(= Erdemli Tabibin Bir Filozof Olduu
Hakknda Kitap) eklinde vermektedir(bnun-Nedim, s.352).
Keza Kft(l: 646/1248), Kitabu hbril-Ulem Bi-Ahbril-
Hukemsnda eserin adn aynen bn Nedim gibi vermitir. Zaten ondan
nakletmitir.(Kft, s.92) bn Ebi
Useybia(l. 668/1269), Uynul-Enb Fi Tabaktil- Etibb snda kitap
hakknda tek bir makaleden ibaret olduu sylemekte ve adn Kitabun
Fi Ennet-Tabibel-Fdl Yecibu En Yekne Feylesfen(Erdemli Tabibin
Bir Filozof Olmasnn Zorunluluu Hakknda Kitap) eklinde vermekte-
dir(bn Ebi Useybia, s. 146).
nl bilgin Birun(l. 443/1051), Kitabun Fi Tahkik M lil-Hind
adl eserinde, Galenosun bu kitabndan bahsetmi ve bilimdeki birlik,
sreklilik ve ilerleme olgusuna bir delil olduunu vurgulamtr. (ndia,
C.3, s.152, Sachau evirisi Kyelden naklen, s.504) Eserin slam
280
dnyasndaki yanklar hakknda en zl yanky M. Arkounun
ifadelerinde bulmaktayz. Geri o, Galenosun bu eserini hibir gerekeye
dayanmadan apokrif, dese de slam dnyasndaki etkilerini sylemeden
de geemez. Nitekim yle demektedir: Tbbur-ruhani( la mdecine
spirituelle) kavram, derin ilmi bir sezgi zerine oturur. Gnmzde tp
ve psikolojinin ilerlemesine bal olarak psikosomatiin gelimi bir
brann ortaya karmtr. Byle bir sentez, Erdemli Tabibin Bir Filozof
Olmas Zorunludur adl eserin yazar Galenosa borludur. Her ne kadar
bu risale apokrif olsa da, ismi Ortaan btn filozof ve tabiplerine iyi
bir ideal telkin etmitir.
Ebu Bekir Razi(l: 313/925) ve bn Sinann eserleri yalnz bana bu
gzlemi resmetmeye kfidirler. bn Miskeveyh(930-1030) de Tehzibul-
Ahlakn VI. Blmn yazmak iin, hemehrisi Razinin ak bilgi dolu,
mkemmel incelemesini tam anlamyla kullanmtr.(s.307-308). Arkoun
ayrca ruhani tbbn Galenos, Razi ve bn Sinada pratik olarak btn etik
alan kapladn bununla beraber bn Miskeveyhin, ruhani tbb erdemli
faaliyetin zorunlu bir tamamlaycs olarak grdn de syler. Arkouna
gre, gemiin tbbur-ruhani anlaynn ve gnmzde psikosomatik
aratrmalarnn temelini her ne kadar akokrif dese de-Galenosun bu
eseri oluturmaktadr.
Gerekten gerek slam dncesi ve gerekse Batya etkileriyle oluan
dncelere baktmzda, Platonun psikolojisi, Hippokratesn tbb,
Aristonun fizii ve Galenosun felsef tbbnn tm Ortaa ilim hikmet
anlaynn hkim bir kompozisyonu olduunu grrz. Nitekim btn
filozoflar, makrokozmos- mikrokozmos arasnda kesin ve gl bir ili-
kinin prensibi zerine oturmu bir sentezin temel retilerini kullanmlar
ve bylece insan, kainatn bu yapsnn kendisinde yansd bir varlk
olarak grmlerdir.
imdi de bu eserin tercmesini verelim.
281
ERDEML TABP BR FLOZOF OLMAK
ZORUNDADIR
Rahman ve Rahim Allah Adyla-Yce Allahtan yardm dilerim
Calinusun Erdemli Tabibin Bir Filozof Olmasnn Zorunluluu
Hakkndaki Kitab (shak bin Huneyn evirisi)
HPOKRAT VE GALENOS DYALOGLARI
Calinus dedi ki: Tren msabakalarnda zafer kazanmaya can atan,
fakat yapmalar gerektii eylerin hi birini yapmayan pek ok yar-
macnn bana gelen eyler, tabiplerin de birounun bana geliyor. yle
ki onlarn ou Hippokrates(= Bukrat) methediyor ve onu btn tabip-
lerin nne geiriyor, her hususta gereinden baka ne varsa yapyor ve
kendilerini ondan stn gryorlar. yle ki Hippokrates: Astronomi
Sanatnn Tp Sanatna olan faydas az deildir. Bu sanattan nce gelen
sanat yani Geometri(=Hendese) Sanatnn zarureti apaktr. demesine
ramen bu tabipler, bu iki sanattan hibirine gerekli nemi vermiyorlar
hatta bu ikisi hakknda bir eyler bilenleri de ktlyorlar.
Hippokrates, bedenin tabiatnn en ince ayrntsna kadar aratrlarak(=is-
tiksa) ok iyi bilinmesini emreder. Onun kanaatine gre bu bilgi tp
sanatnda btn szlerin banda yer alr. Fakat bu tabipler hem bu konuda
organlardan her birinin cevherinin bilgisini edinmekten ve bu bilgiden
varlacak neticelerden, organlarn yaratlndan, byklklerinden, bir-
birleriyle olan konumlarnn gerekliliinden haberdar olmay iddetle arzu
ederler, bununla beraber bu organlarn yerlerini renmekten de geri du-
rurlar.
Hippokrates: Belirtileri(=arazlar) trleri ve cinslerine gre taksim
etmeyi (81 a) bilmeyen tabipler tedavideki yntemi bulmada hataya duar
olurlar demitir. Bu szleriyle o, bizim Mantk Sanatnda tecrbe sahibi
olmamz gerektiine iaret etmektedir. Ama u bizim zamanmzn tabip-
leri, bu konuda da tecrbe sahibi olmalar yle dursun, Mantk
Sanatnda tecrbe sahibi olan kiiyi, sanki hi faydas olmayan eyde
tecrbe sahibi olmu gibi ayplamaktadrlar.
Bunun gibi yine Hippokrates: Bizim, hastada imdi ortaya kan,
gemite ortaya km ve gelecekte ortaya kacak olan arazlar en nce
282
ele almak ve bilmek hususunda ok gayret sarf etmemiz gerekir demitir.
Fakat bu tabipler, sanatn bu ksmn da iddetle arzu ederler ki, onlar,
iini iyi yapan, terleme ve burun kanamasn ncelikle ele alan kiiyi,
hileci ve icat karan diye ad takarlar. Onlar kendilerininkinden baka
eyler ngrldnde kabul etmemeleri ne kadar uygundur? Onlarn,
hastalktan ortaya kacak neticeyi dikkate alarak verecei gda kararndan
hayli uzak olmas ne kadar da uygundur. Hlbuki Hippokratesn diyet
(=takrirul-gda) hususunda izlememizi buyurduu yol budur. O halde,
onlar iin ortada Hippokratese benzeyen acaba ne kalmaktadr? Onlar
ona benzemek yle dursun, metni bile anlama yeteneine sahip
deildirler, zira Hippokrates, doru, dzgn ve seviyeli bir ifade kul-
lanyor. Hlbuki bunlarn hali, onun halinin tam tersidir. Biz onlarn ou-
nun, iki yerde bulunan tek isim hakknda tasavvuru imknsz ekilde hata
ettiklerini gryoruz. Ben ahsen yle gryorum ki, onlarn hepsinin
Hippokratesa olan hayranlklarnn hangi sebepten tr olduunu sor-
mamz gerekir. nk onlar onun kitaplarn okumuyorlar, okusalar da
okuduklarn anlamyorlar, eer anlasalar bile rendiklerini, zihinlerinde
kalp yer etmesi iin bilgilerini akl szgecinden geirmiyorlar.
Ben de diyorum ki, insanlarn gzel grp de hakknda doru bilgiye
ulamak istedikleri eylerin hepsinde olan baarlar, ancak bir irade ve
bir kuvvet sayesinde olur. Eer bir kimsede bu ikisinden biri yoksa o
kimse zaruri olarak amacna ulamaktan yoksun kalr. Amalarna ulaa-
mayan greileri grmyor musun? Onlar ya bedenlerinin tabiat gree
elverili olmad iin yahut da amalar iin gerekli tecrbeyi kazan-
mayp az aba sarf ettikleri iin amalarna ulaamyorlar. Fakat tabiatlar
elverili olan ve bu yolda hibir eyi esirgemeden tecrbe sahibi olann
bana, msabakalarda galip gelinlerin hak etmi olduklar talarn
birounun konmasna hibir engel kalmaz. Zira onlarda ya allm mik-
tarda bir kuvvet ve bir irade bulunmadn yahut da -bunlardan biri varsa
bile tekisi yoktur- bu sanatta gerekli tecrbeden yoksun olduklarn gr-
myor musun?
Hibir kimsede, Tanrnn rahmetinden verdii kadaryla, bu sanat
kabul etmede yeterli miktarda nefs kudreti yoktur sznn ben ahsen
doru bir sz olduunu sanmyorum. Zira lem, ister zamanmzda, isterse
o zamanda olsun hep tek ve ayn halde bulunmaktadr. Vakitlerin dzeni
283
de, gnein devirleri de deimemitir. Gerek sbit yldzlar ve gerekse
hareketli yldzlar(=gezegenler) iinden baka bir yldza onu deitirecek,
bu sebeple de gnmzn insanlarnn, kt ekilde ynetimine sebep
olacak bir olay meydana gelmi de deildir. Onlarn, zenginliin erdem-
likten daha erefli olduunu zannetmeleri ise, istifade edileni daha tercih
etmelerinden dolay, onlarn aralarnda sanatta Feidius, resimde
Apelleusun, Tpta Hippokratesn hazkatine sahip bir kimsenin bulun-
mamasndan ileri gelmektedir.
Eskilerin uzun zamandan beri tedavlde bulunan sanatlardan bize
brakm olduklar eyler bir erdemdir; bunlar kolay eyler deildirler.
Hippokratesn uzun yllar urap ortaya koyduu eyleri bizim ksa za-
manda bilmemiz kolay olmutur. Biz mrmzn geriye kalan ksmnda,
bu sanatta arta kalan bilgileri ortaya kardk. Ancak, renenin bunlara
erimek iin aba gstermesi bir trl mmkn olamamaktadr. nk
renen zenginlik erdemden stndr ve sanatlar insanlarn menfaa-
tine deil, mal kazanmak iindir fikrini ilke edinmektedir.
Bu sanatta amaca ulamak bakmndan bizim dmzdaki dier toplu-
luklarn ou bunu mesele yapmyorlar. Bundan dolay, bu sanatta her
hangi birinin tecrbe kazanmas(=ehil olmas) mmkn olmuyor. Byk-
lk, eref ile zenginlik arzusundan dolay hal byle olunca, kii birinden
dierine eilim gsterince, tekisinden vazgemek zorunda kalyor. Bak
bakalm; u zamanmzda, mal kazanma konusunda, yalnz bedenin
ihtiyalarn karlamakta zaruri olan kfi miktarda elde etmekle
yetinecek, tabii zenginliin tanm olan insann artk yemek, imek, gi-
yinmek gibi ihtiyalar olmamas ile fiilen lmesi sz ile yetinmeyecek,
bir kiiyi bulduumuzu syleyelim. Bu mmkn m?
ayet biz, durumu byle olan birini bulursak o kimse artk
kraln(=melik) ayana gitmez, tpk Hippokratesin yapm olduu gibi.
nk o, Fars kral Ardeirin davetine ramen onu grmeye gitmemitir.
Ama Hippokrates, kral Perdikkosun kendi sanatna ihtiya duyup, za-
mannda kendisinden daha ehliyetli birini yerine koyamadndan dolay,
gidip onun hastaln tedavi etmitir. Hippokrates, Kranon ve Tasso
ehrindeki veya kk bile olsalar dier birok yerleim yerlerindeki
fakirleri, gidip tedavi etmitir. Popolos ehri halkna ise dier rencileri
gndermitir (=anlatrmtr). ehirlerin tabiat hakknda bir kitap yaz-
284
mak zarureti hissettiinde, kyas yoluyla bildiklerini tecrbeyle
pekitirmek iin, btn Yunan ehirlerini, bizzat kendisi birer birer
dolamtr. Bu arada ehirlerin gneye bakan ile kuzeye bakann,
douda olan ile batda olann incelemitir. ukurda kalan ile yksekte
olan da belirtmitir. Ahalisi kanal suyu veya kaynak suyu veya yamur
suyu veya gllerin suyu veya rmaklarn suyunu kullanan ehirleri de in-
celemitir. Ahalisi tabiattan ok souk veya ok scak sular kullananlar
veya iinde boraks veya ap kuvveti veya benzer eylerin hkim olduu
sular kullananlar, ehrin byk bir akarsuyun veya bir gln veya bir
dan veya bir denizin kenarnda olup olmadn veya anladmz dier
eyleri anlatmay bile ihmal etmemitir. O halde durumun byle olmasn
isteyen bir kimsenin sadece zenginlii kk grmekle kalmamas, ayn
ekilde skneti aramakta byk bir hrs ve istek gstermesi de gerekir.
yleyse ikiyi, tka basa yemeyi veya cimaya dknl, ksaca,
zevkinde ve sefasnda olmay tercih eden birinin skneti aramas(=bul-
mas) mmkn deildir. yle zannediyoruz ki, erdemli tabibin de o halde,
doru ve dzgn yolu tercih eden biri olmas gerekir. Onun ayn zamanda
Mantk Sanatnda iyi tecrbe sahibi olmas lzmdr. T ki btn hastalk-
larn ka tr ve cinsi olduu, bunlarn her birinin tedavisinde istidlallerin
nasl yaplmas lzm geldiini bilsin. Yine bizzat bu sanatla, bedenin tabi-
atn yani ilk elerden meydana gelen bedenin tabiat da renilir. Yine
bu sanatla, duyulara ilikin olan ikinci elerden meydana gelen be-
denin tabiat da renilir ki bunlara czleri birbirine benzeyen organlar
denir. Yine bu sanatla o ikincilere tabi olan nc tabiat da renilir
ki bunun da arac(=alet) organlardan ibaret olduu grlr.
Btn bu szn ettiklerimizin her birinin ne olduuna ve neye
yaradna bakarak, canlnn bedenine salad fayda bilinir. Burada da
kyasa bavurmakszn sadece teslim etmek yerine burhan ikame ederek
tasdik etmeye ihtiya vardr. Kald ki, burhan da ancak Mantk sanatyla
olur. O halde, Hippokratesn izgisinde olduktan sonra, bedenin tabiatn,
hastalklarn snflarn ve tedavi iin nasl istidlaller yaplacan bilmekte
kendine Mantk Sanatn zorunlu kldktan sonra, bu konularda tecrbe
edinmeyi salayan skneti aradktan sonra, mal kazanmay kmsedik-
ten sonra, tabibin filozof olmas iin gerekli eylerden geriye ne kalmak-
tadr?
285
Nefsin, felsefenin btn czlerini kapsayan ve bu suretle Mantk, Tabi-
iyyat ve Ahlak czlerinin kendisine temine engel olan eyden uzak dur-
mas gerekir. Bu yol, ancak nefs, mal kazanmay kmsediinde ve
ondan kendini kurtardnda, adalete aykr bir i yapmaktan uzak dur-
duunda aktr. Zira insanlar, adaletten ayran eylerin hepsini yapmaktan
ve mal tercihten uzaklatrldklarnda ve lezzete srt evirdiklerinde kur-
tulurlar. Tpk bunun gibi, onlarn dier erdemlere de sahip olmalar
gerekir. Zaten bu erdemler birbirine tbidir.
Bir kimsenin erdemlerden sadece birini elde edip de dier geri kalan
zaruri erdemleri kazanmamas mmkn deildir. nk btn erdemler
sanki bir tek doru izgi zerinde dizilmi gibidirler. Eer tabiplerin Tp
tahsil etmek iin, evvela zaruri olarak felsefe renmeleri, sonra da
tecrbe kazanmalar gerekiyorsa, o zaman tabip olan bir kimsenin, hi
phesiz filozof olmas gerektii kendiliinden ortaya kar. Ben, artk
her hangi birinin, tabiplerin sanatlarn gerektii gibi icra etmeleri iin
felsefeye muhta olduklar konusunda burhan getirmeye ihtiya var mdr
bilmiyorum?
Zira birok kez aka grlmtr ki, tabiplerden servet dkn
olanlar gerek birer tabip deildirler, onlar akl banda olmayanlardr
(=harrn). Onlar Tp Sanatn takdir edilenin zttna kullanrlar. Btn
bunlardan sonra sen hala kelimeler zerine didiip, abuk, sabuk konuup,
bouna tartarak diyecek misin ki: Tabip nefsine hkim olmaldr, iffetli
olmaldr, maldan uzak durmaldr, dil olmaldr, ama filozof olmasna
ihtiya yoktur (=filozof olmamaldr), Tabip, bedenin tabiatn bilir, or-
ganlarn ilevlerini bilir, tedavi iin istidlaller yapar ama Mantk
Sanatnda tecrbe sahibi olmaya ihtiyac yoktur? Meselenin hakkn
teslim ettikten sonra, kendine hkim olamayp, hal isimler zerinde
tartmaktan vazgemeyecek misin? Bana gre senin iin kar yol, ayet
hala muhalefet ediyorsan, u anda akln bana almaktr; saksaanlarn
ve kargalarn yaptklar gibi bo seslerle mnakaalar yapmamaktr. Btn
gayretini nefs-eyya sarf edip, onlar olduklar gibi, t ki gerek hal-
leriyle bilmektir. Artk senin, Mahir dokumac veya iyi kunduracdan
her biri, ancak kendi sanatnda tecrbe sahibi olmak suretiyle iinin erbab
olur, ama bir kimsenin ayn zamanda, hem dil, hem burhanda mhir, hem
de tabiatn ne olduunu bilen bir kii olmas, fakat hem de uygulama yap-
286
mamas ve kendisini tecrbeye vermemesi mmkndr gibi bir sz
sylemen mmkn deildir. Bu sz hayas olmayan bir kimsenin szdr.
Eer Hippokratesn szn gerekten kabul ediyorsak (=benimsiyorsak),
bizim evvela felsefeyi kullanmamz gerekir. ayet bunu yaparsak, o
zaman bizim Hippokratesa benzer kiiler olmamza bir engel kalmaz.
Bilakis onun kitaplarnda aklad eylerin hepsini, gerektii gibi bilir
de bize deni bizzat kendimiz karrsak, ite o zaman, ondan daha
ileriye gitmi oluruz.
Galenosun Erdemli Tabibin Bir Filozof Olmasnn Zorunluluu
konusundaki makalesi tamam oldu. Bunu Halid b. Ebir-Rebi el-
Endlsnin kendisi 457 ylnn Rebilhirinde yazd.
ANATOM ALIMALARI
Anatomi hakkndaki dncelerinin ou "Anatomi zerine" adl 16
ciltlik almasnda toplanmtr. Anatomi bilgisi, insan iskeletleri ze-
rinde yapt incelemelere, gladyatrler zerinde yapt ameliyatlarda
edindii deneyimlere ve hayvan kadavralarnda yapt incelemelere
dayanr. Ancak hayvanlarda gzlemlediklerinin insanlarda da ayn
olduunu dnme yanlgsna dmtr. rnein bir danann beyninde
gzlemledii "rete mirabilis"in insanlar iin yaamsal bir ilevi olduunu
dnmtr. Oysa insanlarda 'rete mirabilis" yoktur. Galenos, kemikler
zerine takdire deer aklamalarda da bulunmu, kaslar zerine kusursuz
almalar yapm, beyini, sinirleri ve damar sistemini de ayrntl olarak
ele almtr.
Onun anatomi almalarnn sonular ok byk olmutur. Ancak,
Ortaada onun syledikleri hibir zaman kontrol edilmemi ve herhangi
bir aratrmaya tabi tutulmamtr, bu nedenle gerek anatomide gerekse
dier tp alanlarnda ilerleme olmamtr. Galenos'un tptaki uzmanlnn
hibir zaman "mercek altna" alnmamasnn nedeni kukusuz insan ka-
davras zerinde diseksiyon (terih) yapmann Hristiyan ve Mslman-
larda yasak olmasdr. Galenos'un tptaki bilgileri Rnesansa kadar
tartmasz bilgiler olarak kalr.
287
Galenos'un dehas fizyolo-
jik bulgular iin hayvanlar z-
erinde yapt deneylerde
aka grlr. "nsan Vcu-
dundaki Blmlerin Kul-
lanm zerine" adl 17 ciltlik
almas bu konu hakkn-
dadr. Galenos bbreklerin
idrar retmedeki ilevlerini
incelemek iin, reterleri
balayp bbrekleredeki
imeyi gzlemlemitir. Sinir-
lerin ilevlerini incelemek iin, sinirleri kesmi ve bylece boyun sinir-
lerinin kopmas sonucu omuz kaslarnn nasl fel olduunu grmtr.
Ayn ekilde yapt deneylerle, grtlak siniri kesilince sesin kay-
bolduunu kefeder. Kalbe giden sinirleri keserek kalbi durdurur ve
bylece sinirlerin beyinden deil de kalpten ktklarna ait eski inana
son verir. Vcut ilevlerinde meydana gelen her deiimin vcuda gelen
bir zarar sonucunda olutuunu ve her zararn da bir ilev deiikliine
yol atn belirlemitir. Bu anlay geerliliini gnmzde de byk
lde korumaktadr.
Galenos, fizyolojisinin en temel ilkesi ruhtur (pneuma). Ruhun ekli
ve hareket hali vardr; hayvan ruhu (pneuma psyehicon) beyindedir,
algnn ve hareketin merkezidir. Yaam ruhu (pneuma zoticon) kalbi
merkez alarak kan akn ve vcut ssn dzenler. Doal ruh (pneuma
physicon), beslenmenin ve metabolizmann merkezi olan karacierdedir.
Ruh vcuda nefes borusu olan arteria aspera'dan girer, buradan cierlere
geip akcier damarndan (arteria venalis) sol karnca ular ve sol
karnckta karacierden gelen kanla buluur. Karacierdeki kan doal
ruhla doludur; "vena porta" araclyla barsan kilse evirmi olduu
besleyici maddeleri alr. Kan, karacierden toplardamarlara verilir. Toplar-
damarlar karacierden, arterlerin kalpten kmas gibi kar. 'Vena cava"
yoluyla kan kalbe sa taraftan girer. indeki yabanc maddelerin temi-
zlenmesi iin bir sre sol karnckta bekletilen kan, daha sonra nefes ile
beraber akcierlerden dar atlr. Bu arada az bir miktarda bir kan inter-
ventrikler septumda bulunan kk delikler yoluyla sa karncktan sol
288
karnca geer. Vcuda alnan yaam ruhu, atardamar sistemiyle tm
vcuda datlr. Bir ksmi beyne ular ve burada daha nce sz edilen
kark "rete mirabilis" ana dalr. Yaam ruhu beyinde hayvan ruhuna
dntrlr ve Galenos'un bo kanallar olarak dnd sinirler
araclyla tm vcuda yaylr.
Bylece Galenos, atar ve toplardamar sistemlerinin kapal ve birbir-
lerinden ayr sistemler olduklarna inanmt. Kan dolamn kefeden
William Harvey, ileride, zme bu denli yaklam olan Galenos'un nasl
dolam fikrine ulaamadna aacaktr. Galenos'un ve ayn dnemde
yaam dier insanlarn yazlarndan, Galenos'un tehisteki stn
kavray, tedavi yetenei ve de azmsanmayacak anatomi bilgisine dair
bilgi ediniyoruz. Galenos'un tehis ve tedavide kulland yntemlere
rnek olarak, Roma'da byk alkantlara yol aan aadaki olay rnek
olarak verebiliriz:
"Bir Persli, ellerinden birinin kk parman, yzk parman ve
orta parmann yarsn hissetmez olur. nce birtakm doktorlara gider,
verdikleri merhemler etkili olmaynca Galenos'a bavurur. Galenos'un
ilk sorusu, kolunda bir yaralanma olup olmadyla ilgilidir. Persli, sivri
bir tan stne dtn, omuzlarnn arasnda mthi bir ac hissettiini
ama acnn ok ksa bir sre iinde yok olduunu syler. Galenos, omurili-
in yara ald tehisinde bulunup yatak istirahat ve srtn st tarafna
uygulanacak rahatlatc masajlar verir ve Persli iyileir".
Galenos daha sonra bu konuyla ilgili yapt aklamada bu acnn
boyundaki 7.omur blgesinden kaynaklandn dndn, nk
sinirlerin buraya gelip alar oluturmalarna ramen, herbir sinirin ayr
bir kkene sahip olduunu ve parmaklarn duyusunu ald ulnar sinirin,
7. servikal omur seviyesinde omurilikten ayrldn anlatmtr. Bu olayn
ardndan doktorlar arasnda, elin sz konusu blgesinde g kayb olmak-
szn nasl duyu kayb olabileceine dair ateli bir tartma balar.
Galenos, deri ve kaslar iin ayr sinirler bulunduunu ve Persli'nin deri
sinirleri zarar grrken kas sinirlerine bir ey olmadn savunur.
Galenos'un tehis konusundaki stnlnn bir blm fiziksel
iaretleri tanyabilmesinde yatar. Bu iaretlerden bazlar karakteristik
durumlarn gstergeleridir. Galenos yapt keskin gzlemlerle daima
289
hayranlk uyandrmtr. Gsteki yaradan kaan havann cierin delin-
mi olduunu gsterdiini syleyebiliyor; bbreklerden kaynaklanan
kanamayla, idrar torbasndan kaynaklanan kanamay ayrt edebiliyordu.
Galenos'un uygulad tedaviler "contraria contraiis" -kartlar terapisi
fikrine dayanyordu. Eer hastala neden olan souksa scak tedavi uygu-
luyor; vcudun fazla yk altnda olduunu dnd durumlarda ise
mshil veriyordu. Galenos, rejimlerin ve ilalarn yan sra, fizyoterapi
ve dier yardmc yntemlerden de oka yararlanmtr.
Galenos, tm hatalarna ramen, yaklak bin yldan fazla bir sre nasl
rakipsiz ve rakip olunamayacak bir otorite olarak kalabilmitir? 210'daki
lmnden sonra, nasl olmu da anatomi ve fizyoloji aratrmalar dur-
mutur? Konu hakknda sylenebilecek olan herey Galenos tarafndan
sylendii iin mi? Galenos hristiyan olmad halde tek bir tanrya inanr,
bedenin de ruhun bir arac olduunu dnrd. Bu nedenle hem Kilise
hem de Arap ve Yahudi bilginleri tarafndan kabul edilmesi son derece
kolay oldu. Tanr hibir eyi ans eseri yaratmad iin, neden ve sonu
arasnda bir iliki bulunmalyd. Bu sonularn nedenleri doktrininden
yola karak, Galenos hereyin neden ve niinini aratrd. Yapt ak-
lamalarla hereyin cevabn bildii izlenimini yaratt. Otoritesi ve hatalar
baz temel yanllarn neredeyse 15 yzyl srmesine neden olduysa da
Galenos, o kadar yksek dzeyde bir doktor, gzlemci ve deneyciydi ki
bugn onu saygyla anmamak imknszdr.
HPOKRAT
Hayat ksa
Sanat uzun
Tecrbe tehlikeli
Hkm gtr
290
HALK HEKML
FTOTERAP VE LOKMAN HEKM
GALENOS
lkadan beri insanlar hastalklarda, sayrlklarda, gsz dtk-
lerinde, bedensel bir zarar grdklerinde doann iinde deneme-snama
ile uyguladklar saaltm uralar giderek halk hekimliini ve ifa yn-
temlerini dourmutur. Bu szl kltrdr, bu Anadolu kocalarnn ifa
reeteleridir, bu el becerisi, mahareti, halk bilgeliidir.
Elbette modern tpa alternatif deildir ve zaten teknolojik ve bilimsel
gelimeler karsnda yeri ve nemi giderek azalmtr. Ama z
kltrmzdr, folklorik tp demektir ve olaanst gzellik, stn bir
zellik tamaktadr. Bu bizim bir zenginliimizdir, gerlik amzn
ssl ziynetleridir, krsal yaamn harika yntemleridir, gebelerin zeka
prltlardr, ekoloji ve biyolojiyi kullanma alkanldr. te bu tarama,
snama, uygulama ve bulgu trleri sonuta tp biliminin yolunu tm,
nn amtr. Nice tp uzmanlar, farmakoloji bilgeleri, saaltm bil-
ginleri engin halk hekimliinin, ifal otlarn, kocakar ilalarnn kendine
zg verilerini deerlendirme, yararlanma ve inceleme gerei duy-
mulardr.
291
Geleneksel Halk Hekimlii tarihsel sre iinde ele alnp tartya vu-
rulursa deeri anlalr. Bunu yapmadan gnmz penceresinde rastgele
atlar yapmak, ileri geri konumak, kmsemek, alay etmek hatta ar-
latanlk olarak gstermek basitliktir, bilmezliktir, sapknlktr.
Bilindii gibi Manisa Celal Bayar niversitesi ve Lokman Hekim
Galenosun yurdu Bergamada, IV. Lokman Hekim Folklorik Tp Gnleri
programna ev sahiplii yapm ve bylece Lokman Hekim, Geleneksel
Halk Hekimlii anlay modern tp almalarnn anahtar olarak kul-
lanlmtr.
Birok bitkinin, otun, meyvenin, sebzenin yararlarn bize ilk anlatan
halk hekimleridir. Bize hastalkta, sayrlkta, incinmede, kntde ne
yapmaklmz ilk syleyen onlardr. By, sihir, nazar, cin arpmas,
urama, inme gibi baz manevi kilitlenmeleri inan balamnda telkin
yntemi ile, gven ve inan alayarak zme yolunu gsteren de onlardr.
Psikoterapiden pek fark yoktur. Nazarn, gz nlarnn etkisi
balamnda anlamn ilk yorumlayanlar yine onlardr. Asklepion denilen
Bergama Salk Yurdunun znde telkinle tedavi, psikoterapi yok mudur?
ifal otlardan merhem, macun, solsyon yapmak yok mudur? Hidroter-
api merkezi olan Allianoi de termal suyun, evredeki ifal otlarn nasl
insan iyiletirdii tarih belgelerinde, yazl talarda yazl ve kazldr.
Yl 2010 olunca konuya bakmak baka, bin yl, iki bin yl nce bak-
mak bakadr. Her ey yaanlan zaman iinde ve mekn iinde deer-
lendirilir. Gnmzde Halk Hekimlii ve kocakar lalarn kullanma
byk lde sona ermitir. Ancak alternatif tp varln hep korumutur.
O, byk lde modern tpla kucaklap btnleme anlamndadr. O
bize kalan kk l ise rnein adaay imek, nane ekmek, kekik
srmek, paz halamak, semizotunu yourtlayp i olarak yemek, bol
meyva yemek, salataln kabuklarn cilde srmek, bol balk yemek, h-
lamur imek, narenciye tketmek; zm, incir, elma gibi meyvalara
mptela olmak, sofralarda bol yeillik bulundurmaktr.
Sonra dada, krda, bayrda bamza bir ey gelse, dsek yara, bere,
krk, kk, kanama olsa ne yapmaklmz o ortam iinde ilk mdahaleyi
yapmak, ilk yardm gerekletirmek iin bile olsa Halk Hekimliini ve
ifal Ot yntemlerini okumanz, renmenizi tavsiye ederiz.
292
Halk hekimlii, geleneksel tp ve kocakar ilalar diye adlandrlan
saaltm almalar, ilkel dnemlerden ve konar-ger yaam tarihimiz-
den bize mirastr. Bu konuda sihir veya bynn de nemli rol vardr.
Psikolojik sorunlarn, bynn ve insan bedenine gelen travma, mikrop
saldrs ve bunlara kar korunmak iin dnlen areler, halk tbbnn
temellerini atmtr. Dolaysyla eski toplumlarda hastalk ve salk
hakkndaki dnceler, halk kltrnn bir paras olarak domutur. Bu
adan konu daha ok antropoloji, etnoloji ve halkbilimini il-
gilendirmekte, ayrca tp ve eczaclk asndan da dikkate deer
grlmektedir.
Elbette halk hekimlii, modern tptan farkllklar gsterir. Geleneksel
tp, kltrn bir paras olarak halk arasnda yaar. Modern tp ile halk
hekimliinin arasndaki en nemli fark, hastalklarn k nedeni ze-
rindedir. Modern tbbn olanaklarndan yararlanamayan lkelerde halkn,
hastalandklarnda doktora gidemeyince veya inanlar nedeniyle gitmek
istemeyince hastalklarn tehis ve tedavi amacyla bavurduu yntem-
lerin oluturduu halk tbb, gnmzde de modern tbbn yannda hl
geerliliini koruyabilmektedir. Bunda inanlarn ok ar deimesinin
de nemli rol bulunmaktadr.
Yremizde de, zellikle geleneksel kesimde bu tr uygulamalara, es-
kisi kadar olmasa da, olduka sk rastlanmaktadr. Halk arasnda otac
denilen ve "kocakar ilalar" ile kendine gre tedavi uygulamalar yapan
kiiler, aslnda birer "halk hekimi"dirler. Bu halk ilalarnn hazrlan-
masnda ise ounlukla evrede yetien bitkilerden yararlanlmaktadr.
"ifal bitkiler" denen bu tr bitkilerin yremizde youn bir kullanm
vardr. Bunlarn bir ksm halk arasnda olduka tannmakta ve baz
hastalklarda ska kullanlmakta iken, bazlar ise sadece halk hekimleri
tarafndan tannabilmektedir. Bu tr bitkiler ve hastalklar tedavideki etk-
ileri ile ilgili olarak eczaclk fakltelerinde de eitli aratrmalar yapl-
makta ve bu aratrmalar yaynlanmaktadr.
Kocakar ilac, kelime anlam itibariyle yal kadnlar tarafndan
bilimsel olmayan yntemlerle hazrlanan, ada tbbn kabul etmedii
tedavi ekilleridir.. Bu sadece Trkede deil dier dillerde de ayn an-
lamda karl olan bir deyimdir. Mesela, ngilizce'de "Old wives' tales"
yani "kocakar masallar" diye ifade edilir. Bu ifade sklkla, halk taba-
293
betiyle veya geleneksel tababetle kartrlr ve bitkilerle yaplan her te-
davi kocakar ilac sanlr. "Kocakar" ifadesi bu tedavi eklinin erkeklerle
ilgisi olmadn vurgulamaktadr. Yani, kadnlar, daha dorusu yal
kadnlar, tarafndan uyguland izlenimini vermektedir. Buradaki koca
kelimesi Trkede evli iftin erkei veya "yal" ya da"byk, ulu, bilge,
saygdeer" demektir. Aslna, kkne baklrsa Anadolu mitolojisinde ko-
cakar; byk ana, koca ana ve Kibele demeye kadar varr.
Akan su hayatn temel elementinden biri sayldndan pnar ve
kuyu sularnn tedavi edici hassalar olduu ve suyun eytan kovduu
inanc hkimdi. Tuz da eytan kovard. Hem suyun hem de tuzun temiz-
leyici ve antiseptik hassalar bugn de bilinmektedir.
Rengin tedavide kullanm, kkn daha ok mistik inanlardan alr.
Krmz renk sy sembolize eder. Krmz kuma ate drmek iin kul-
lanlmtr. Krmz iek kan; sar iekler ise karacier hastalklarnda
verilirdi. Hristiyanlarda krmz, Hazreti sa'nn kann temsil ettiinden
kutsaldr. Mavi, Meryem Ana'nn rengidir. Fazla iyiletirici zellii yok-
tur. Ancak, gelinlerin dn gnnde zerlerine mavi bir ey giymeleri
istenirdi. Lohusalarn hastalanmamak iin boyunlarna mavi kurdela veya
yn ipi balamalar nerilirdi. Mavi, Anadolu'da nazar'a kar bir nlem
olarak kullanlr. Mavi boncuun vcudu kt ruhlarn ve kt
dncelerin etkisinden koruduuna inanlr.
Rakamlarn tedavide nemli rolleri olduuna, ve 'n katlar ile
yedi'nin gl etkileri olduuna inanlrd. lahi ve sihirli szlerin tekrar-
lanma says da etkisiyle doru orantlyd.
Ayrca, astroloji elementleri tedavide kymetli semboller olarak kabul
ediliyordu. Bitkilerin toplanma zaman ayn durumuna gre ayarlany-
ordu. Bilhassa yeni ayn 3. gnnde toplama tercih ediliyor, dolunayda
bitki toplanmyordu. Bunun sebebi, ayn gel-git olayna neden olmas
yznden dolunayda toplanan bitkilerin toprakst ksmlarna su
ekilmesi sebebiyle kurutulmasnn ge olaca eklinde yorumlanmak-
tadr. Ancak, bitkilerin toplanma zamanlarnn nemi bugn bilinmektedir.
Mesela, sabah saat 9'da toplanan haha (Papaver somniferum) stndeki
morfin miktarnn 12 saat sonra toplanandan 4 kat daha fazla olduu bu-
lunmutur. Kodein miktarnn ise en az miktarna saat 7'de, en ok mik-
294
tarna ise saat 12'de rastlanmtr. Gzelavratotu (Atropa belladonna) bit-
kisinde en yksek alkaloid miktarna bitkinin ieklenme evresinde rast-
lanr. Denizzm (Ephedra sp.) dallarnda sonbahar ve kn, yaza oranla
iki kat daha fazla alkaloit bulunduu grlmtr. Ykskotu (Digitalis
purpurea) yapraklarnda kalp kuvvetlendirici glikozitler gece paralanr,
gndz yeniden sentez edilirler. Bu nedenle yapraklarn leden sonra
toplanmas nerilir.
Kocakar ilac denince aklmza ilk gelen, tedavi reeteleridir, yani
hastalkta alnmas gereken pratik nlemlerdir. Bu nlemler arasnda en
nemli rol bitkilerin tedavide kullanm almaktadr. Tarihin eski devir-
lerinde insanlar yaadklar yerin evresindeki bitkileri kullanmaktayken,
sonralar komu lkelerle tbbi bitki ve baharat dei-tokuuna baladlar.
Daha sonralar bu uygulama denizar lkeler arasnda da yaplmaya ba-
land. Gnmzde tbbi bitki ticareti mesafe tanmamaktadr. Gney
Amerika'da yetien knakna kabuu Avrupa'da stmann kkn
kazmtr. Yine ayn ktada yetien koka bitkisinden elde edilen kokain
tm dnyada uyuturucu maddesi olarak kullanlmakta, Meksika'da
yetien bir bitki (Dioscorea) dnya hormon sanayinin temelini atabilmek-
tedir.
Modern tbbn ve sentetik ilalarn bu denli gelimesine ramen bugn
dnya nfusunun %80'inin bitkisel ilalarla tedavi olmas bitkilerin
dnyann nemli ila kaynaklar olduunu gstermektedir. Bitkisel
ilalarn temel tekil ettii geleneksel tababet veya halk tababetinin ko-
cakar ilalarnda olduu gibi bir takm ayin veya dualara bal kalmak-
szn tedavi yapmakta olmas yznden kocakar ilalarnn mantkd
uygulamalarnn bu tedavi sistemlerinde yeri yoktur. Bu sistemlerde kul-
lanlan bitkilerin byk bir ksm kkenini kocakar ilalarndan alm
olsa bile geleneksel tababet sistemlerinde sadece gerekten etkili olanlar
yerlerini korumu ve gnmze kadar gelebilmitir. Bu bitkiler zerinde
yaplan aratrmalar sonucunda etkileri bilimsel olarak ispat edilebilmek-
tedir.
Eczaclarn temel kitaplar olan farmakope veya kodekslere girmi ok
sayda bitkisel ila hammaddeleri arasnda sayabileceimiz birka rnek
unlardr: Arap zamk: En az 2000 yldr hap yapmnda yardmc madde
olarak kullanlmaktadr. Sinameki, Sarsabr ve Ravent: mshil,
295
Gzelavratotu: Spazm zc, Ykskotu: Kalp kuvvetlendirici, Dereotu
tohumu: ocuklarda gaz sanclarn giderici, avdarmahmuzu: Doumu
kolaylatrc ve anti-migren, peka kk: Balgam sktrc, Meyan
kk: ksrk kesici ve anti-lser. Erkek ereltiotu: Tenya drc, Ac
idem: Gut ve lsemide. St kabuu: Ate drc., vs.
M.. V. yzylda Kos ve Larissa'da Hipokrat tarafndan kurulan tp
okullar muhakeme ve manta dayal filozofik ve speklatif kurumlard.
Bu ekole gre vcutta sr yoktu. Vcut fonksiyonlar mantkl prensiplere
dayanyordu. Okullarda anatomi ve cerrahi'ye arlk veriliyordu. Salk,
vcuttaki drt humor (yani sv) tarafndan salanyordu. Bunlar: kan,
balgam, safra ve kara safra'yd. Hipokrat, tababetin deilse de hekimliin
babas kabul edilir. Tababetin din ve hurafe'den ayrlp bilimsel esaslara
balanmasna byk katkda bulunmutur. Tedavide 400 kadar bitkiden
yararland bilinmektedir. Bunlardan kuvvetli mshil olarak mahmude,
hintya, ebucehil karpuzu, pleme; zayf mshil olarak stleen, me-
zeryon, lahana, kavun; idrar arttrc olarak sarmsak, soan, prasa,
salatalk, kavun, karpuz, rezene; uyku verici olarak haha, afyon,
adamotu, banotu; boaz hastalklarnda kekik, nane, kereviz'den hazr-
lanan gargaralar; banlar olgunlatrmak ve ary dindirmek iin mer-
hemler ya da mersin yapra, gl iei, akzambak iei gibi kokulu
bitkilerle bekletilmi zeytinya kullanmt.
Hipokrat'n tp ekol Avrupa tababetini 18. asra kadar etkisi altnda
tutmutur. Klasik Yunan'da bu ekol, mevcut pek ok tp ekolnden sadece
biriydi. Knidos, Rodos ve Kirene'deki okullar da nlyd. Ancak bu
okullarn tm kadnlara kapalyd. Bu okullardaki tedavi masraflarn
sadece zenginler karlayabiliyordu. Tapnak tedavileri ise zengin, fakir
herkes iin devam ediyordu. Heredot, Bergama'daki Esklapya'dan yani
"salk beldesinden" sz eder. Buraya tedavi olmak amacyla gidilirdi.
Fakir hastalar kaldrmlara yatrlr, hastaln aresini bilenler kendilerine
tavsiyede, ila yardmnda veya para yardmnda bulunurlard. Benzer
bir uygulamann Smerlerde de olduu biliniyor. Bunun dilenciliin
balangc olduu da ne srlmekte.
Genel olarak gnmzde modern tp ile halk tbbnn karlkl bir etki-
leim iinde olduklar sylenebilir. Hastalklar ortaya karan nedenler
zerinde almalarn younlatran modern tp, hastalklarn tedavisi
296
bakmndan halk tbbndan yararlanarak, tedavide daha kesin sonular al-
maya ynelik ilerlemeler kaydetmitir. Halk tbb da bu gelimelerden
yararlanma imknlar bulmutur. Bu erevede baz hastalklarda eczane
ilalar, halk ilalarnn yerini almaya balamtr. Buna karlk nazar
demesi, cin arpmas sonucu olutuuna inanlan hastalklarda halk
modern tbba gvenmemektedir. Astm ve kalp gibi baz hastalklarda ise
halk hem modern, hem de halk tbbndan yararlanmaktadr. Kanser ve
ameliyat gerektiren baz hastalklar halk hekimlerinin hemen hemen hi
ele almadklar hastalklar olup, bunlar tamamen modern tbba
braklmlardr.
Sonu olarak geleneksel bir yapya sahip olan yrelerde halkn
hastalklara bak da, kltrnn etkisi altnda biimlenmektedir. Yaplan
aratrmalar, eitim durumunun yannda, ekonomik artlarn da hastalk-
lara kar olan tutumu etkilediini gstermektedir. Ayrca ehirleme,
iletiim ve ulam aralarnn youn kullanm da halkn modern tbba
yaklamn kolaylatrmaktadr. Bu eilim, zellikle genler arasnda
daha kuvvetli olarak grlmektedir. Buna ramen okumu veya oku-
mam, zengin veya fakir olsun, halkn bir ksm hl belirli hastalk tip-
lerinde modern tbbn dndaki metotlara bavurmakta, nazar demesi,
trbeleri ziyaret, krk - kk uygulamalar ska grlebilmektedir. Buna
karn, yaplan aratrmalar, geleneksel tptan, modern tbba doru bir
yneliin baladn, bu yneliin ise yrenin sosyo-kltrel ve ekonomik
zelliklerine bal olarak hzl veya yava olduunu gstermektedir.
297
FA TARH
Smerlerde Ninkursag hayat tanrasyd. Asurlularda tar hem ana
tanra, hem de salk tanrasyd. Msrllarn ulu tanras sis ayn za-
manda hekimdi. Hititlerin Kubabas, Friglerin Kibele'si, Efeslilerin
Artemis'i, Egelilerin Demeter'i hayat, bereket ve lm tanralaryd. Mi-
noslular, Mikeneliler, Giritliler de iyilemek iin salk ve hayat tan-
ralarndan medet umarlard. lm tanras, ayn zamanda yeniden
dou tanrasyd. Asurlularn lm tanras Gula "ulu hekim" olarak
da bilinirdi. sis de lm sembolleri tard. Varolu izgisinde hayat ve
lm birbirinden ayrlmaz gereklerdi. Bergamada salk, saaltm ve
esenlik tanrs ise Asklepiostu. Asklepios, kendi adyla kurulan salk
yurdu denilen ve Asklepion olarak anlan hastanelerde insanlara bu
hizmeti sunuyordu.
Tedavi iin nce tanraya yalvarlr, onun eytanlara emir vermesi
beklenirdi. Ancak, tapnaklarda yaplan bu dua ayinleri ile yetinilmez,
Tanralar ifac ve eczac, tapnaklarn rahibeleri ise tapnmaya gelenlerin
hekimleri roln stlenmilerdi. Hasta tedavisinde dua ve tatbikat nemli
faktrlerdi. Pratik tedavi, rahatlama hissi ve hastaln kontroln
salarken, hastaln bilinmeyen ve anlalmayan ynleri iin tanralara
yalvarlrd. O dnemlerde rahibelik yani tanralarn hizmetkrl kadn-
lara mahsustu. Erkekler bu yetkiye sahip olabilmek iin erkeklik organ-
larn dibinden keserek kendilerini hadm ederlerdi. Tedavi etkisinin
ksmen ila olarak kullanlan maddelerle, ancak en ok rahibe/hekim'in
gc ile meydana geldiine inanlrd. Bu yzden rahibelerin sadece ilgili
dualar bilmeleri yetmez, tbbi reetelerde kullanlan bitkisel, hayvansal
ve madensel maddeler hakknda da geni bilgi sahibi olmalar gerekirdi.
Smer, Asur, Msr ve eski Ege'de M.. 3000 yllarna kadar tedavi
uygulamalar genellikle rahibelerin elindeydi. Smerler, Asurlular ve
Msrllar belli hastalklarn tedavisi iin hap, fitil, losyon ve merhem ek-
linde ok etkili ila reetelerine sahiptiler. Bu toplumlarla rahibelerin rol
ok stnd. Mesela, Smer'de lkenin ekonomik, politik, kltrel ve
sosyal hayat zerinde etkisi olan ok eitli rahibeler mevcuttu. ler tap-
naklarda grlrd. Dini liderlerle politik liderler arasndaki iliki de
glyd.
298
M..2300 ylnda yaam Mentuhetep, M..1500 ylnda yaam
Hatepsut ve M..100 ylnda yaam Kleopatra gibi Msr kralieleri'nin
ou nl hekimlerdi. Msrdaki tapnak ve mezarlarn duvarlarndaki
resimler sk sk kadnlar rahibe/hekim rolnde gsterir. Ayrca, Diodurus,
ripides, Pliny ve Herodot'un kitaplar bu rolleri dorular. Zamanla, antik
kltrlerde kadn ifaclar arasnda baz rol dalmlar meydana gelmeye
balad. Ebelik tamamen kadnlara ait bir fonksiyondu ancak bir rahibe
tarafndan uygulanmas gerekmezdi. Rahibelerin says azd ve mevkileri
yksekti. Saylar ancak tapnaa gelen hastalar tedavi etmeye yetiyordu.
Ayrca, doum gnlk, mekanik bir hadise, ebelik ise pratikle kolayca
kazanlabilecek bir yetenekti. Bu nedenle ebelik tapnak dna karld.
Bununla beraber, Smerlerde ve Msrllarda ebeler eitiliyorlard. Ebeler
pratik bilgiler edinmek yannda dua ve by de bilmek zorundaydlar.
Zira her eye ramen dini inkar edemezlerdi. Bu ekilde ebelik ile bir
salk sorununun zm ilk defa rahibelerden bakasna gemi oldu.
Zamanla ebe ve rahibe arasndaki rol ayrm ok zayflayacak ama ebeler
rahibelere aka hasm olmayacaklard. Bu rol ayrm gelecek iin nemli
olacak bir balangt.
Rahibelerin tp zerindeki tekeli zamanla ortadan kalkt ve kadnlar
tbbn yetkili uygulayclar olmaktan karlp, tbb saptran ve bilimsel
olmayan uygulamalar yapan kiiler olarak tannmaya balandlar.
Kadnlarn statsnn kstlanmasndaki ilk adm dini fonksiyonlarnn
ellerinden alnmas olmutur. Sonuta dini fonksiyonlar ile birlikte tbbi
fonksiyonlar da elden gitmitir. Hint-Avrupa kavimlerinin dinlerindeki
gl erkek (tanr) hakimiyeti, istila edilen orta dou kavimlerindeki dii
(tanra)'nin yerini almaya balad. Asurlular ve Msrllarda yaradl ef-
saneleri yeniden kaleme alnd ve erkek ilahlar diilerle eit pozisyonlara
kavuturuldu. nceleri dourmak iin bir erkee ihtiya duymayan bakire
ana tanralar, tanrlarla evlendirilmeye baland. Ana tanra Kibele'nin
kocas Attis (dier isimleri: Temmuz, Adon, Adonay, Adonis) Sakarya r-
mann kz Nana'nn (ki bu Kibele'nin baka bir sfatyd) ak bir badem
iini barna basmasyla domutu, kn lr, ilkbaharda yeniden
doard.(Not: Suriye'de her yl ka doru Adon'u bir yaban domuzu
ldryordu. Bundan dolay Samilerde domuz eti'nin lanetlenip, yasak-
land sylenir). Yani, zayf bir kocalk rol verilmiti. Anaerkil
299
toplumun Anadolu byk tanras Kibele'ye ataerkil toplumun tanrlar
tanrs Zeus'u (veya Jupiter) Girit'te dourmak erefi verildi. Bylece Ki-
bele tanrnn anas oldu. Efsanelerin incelenmesinden anlalaca gibi bu
deiim byk mcadelelere yol at. Ege mitolojisinde, Miken devir-
lerinden beri tapnlan, doumun ve ebeliin koruyucusu, tanra Hera ile
sonralar evlendirildii (kardei) tanr Zeus arasndaki mcadele, tan-
rann gcnn azalp yokolmas ile sonulanr.
Tapnaklardan karlmakla kadnlar tptan da karlm oldular.
M..2900'lerde Msr'da mhotep adl bir adam saray doktoru olarak
atand. Bu kii saray doktoru olarak atanm olduu bilinen ilk erkektir.
mhotep bilimsel yntemlere hkimiyeti ve bilgisi dolaysyla ksa srede
n kazand, doktorlarn hamisi haline geldi ve tanr Ptah'n yannda ilah
seviyesine ykseltildi. Sonralar Egeliler, onu kendi ifa tanrlar Esklap
yaptlar. Adonis'in olu Bergama'l Esklap'n iki kz Hygea (Hijya) ve
Panacea'nn isimleri bugn tpta nemli anlamlar ierir. Hijyen, koruyucu
hekimlik; panacea ise her derde deva anlamndadr. M.. VII. yzyldan
itibaren Hygea, resimlerde, Esklap'a hastalar sunan, onun tavsiyesiyle
tedavi yapan, elinde nadiren bir ylanla ya da daha ok ifal bitki dolu
bir sepetle tasvir edilen masum ve gzel bir kadn olarak grnmeye
balad. Yani, kadn, hekimlikten hekim yardmclna ya da hemirelie
geriledi.
Erkeklerin tbba girii ile Msr tbbnda nemli deiiklikler meydana
geldi. Tp dinden bamsz olarak gelimeye balad. Mistik zelliini
kaybetme srecine girdi. Daha nemlisi rahibelerin iyiletirici ilahileri ve
merhemlerinin yerini cerrahn ba almaya balad. Msr tbbnda erkek
egemenlii ile birlikte mumyalama sanat da geliip M..2300 yllarnda
mkemmelleti. Msr mumyaclar daima erkekti ve bu uygulama onlara
derin anatomi ve cerrahlk bilgisi kazandrd. Gzlem ve bulgular hem
mumyaclar hem de cerrahlar tarafndan kaydedildi ve kullanld. Hastalk
sebepleri ilahi glerde deil insan vcudunda aranmaya baland.
"Erkek tbb" bilgi ve yeni bulular, "kadn tbb" ise hurafe anlam kazan-
maya balad.
Kadnlar tp okullarndan ve tapnaklardan karlmlard ancak evde
fakirler ve kadnlar arasnda ifac rollerini srdrdler. Becerileri nce-
likle ifal bitkilerle ilgili bilgilerine ve bildikleri dua ve ilahilere dayan-
300
yordu. Ebelik ise tamamen kadnlara ait bir meslekti ve bu konudaki bil-
gileri olduka iyiydi. Hipokrat dahi jinekoloji ve obstetrik bilgilerini ebe-
lerden rendiini yazar. Pisagor'un kars, Eurphon adl devrinin
tannm bir hekimiyle cenin'in 7. aydan nce canl olduuna dair bir bahsi
kazanmakla nlyd. Ebeler doum ve dk yaptrrlard. Doumdan
sonra 15 gn sreyle lohusaya ve bebee bakar, cret olarak bir para
kuru ekmek alrlard.
Ege toplumunda hipokratik dncenin geliip yerlemesiyle yeni
tplar tarafndan kadn ifaclara kar tepkiler yaygnlamaya balad.
Atina'l ebe Agnodice M.. IV.yzylda erkek elbiseleri giyip hekimlik
icra ettii iin halk mahkemesine karlp yargland, ancak kadnlarn
basksyla ceza verilmedi. Bu kadn ok baarl sezaryen ameliyatlar yap-
makla nlyd.
Romallarda da Egelilerdeki gibi hipokratik okullarn etkisiyle kadnlar
tptaki rollerini kaybetmeye baladlar. Ancak toplumun fakir kesim-
lerinde varlklarn srdrdler. Roma'da ebeler Medica, Obstetrica veya
Saga olarak anlyordu. Pliny, saga olarak Elephantis, Salpe ve Sotira'dan
sz eder. Bunlar sadece ebe deil ayn zamanda pekok hastaln te-
davisinde geleneksel reetelerle baar salayan ifaclard. M.S.I.
yzylda yaam Africana adl ifac kadn sara ve ksrl tedavi
etmesiyle nlyd. Augustus'un kzkardei ve Mark Antuan'n kars Oc-
tavia ile Messalina ev tababeti konusunda olduka becerikliydiler. Halk
arasnda ne kadar nl olurlarsa olsunlar, kadn ifaclar devrin hipokratik
hekimleri tarafndan kmseniyorlard. Galenos geleneksel tbb ko-
cakar masallar ve Msrl arlatanl diye nitelendiriyordu. Baka
pekok yazar onlar ampiriki, zehirci veya fahie olarak isimlendiri-
yordu. Byc sfatnn da verilmesinden sonra sagalar idam edilmeye
balandlar.
Galenci tp hristiyan tbb olarak tescil edildi. Antik kltrlerde ge-
leneksel tababet ve ebelik uygulayclar hep kadnlar olduu ve semavi
dinler dneminde bu uygulamalar pagan adetleri kabul edildii iin pa-
ganizm lanetlenirken kadnlar da lanetlendi ve toplumdaki statleri ge-
riledi. Hristiyanln ilk dnemlerinde hastalk tanrnn g ve adaletinin
kant haline geldi. yle ki, hasta olmak Tanr'nn nem verdii kuluna
bahettii bir ltuf olarak deerlendirilip, eref addedildi. Bu yzden,
301
hastaln bir gnahn cezas, iyilemenin de affedilmenin bir iareti
olduuna inanld. Acdan kurtulmay dua d yollarda arayanlar lanet-
lendi. Bu ekilde eskiden tapnaklarda olan ifa tekelinin kilisenin eline
gemesi amalanyor, rahip snfnn salk zerindeki etkisini srdrmesi
isteniyordu. Ancak, halkn geleneksel ve bitkisel tedavi yntemlerinden
her nleme karn vazgememesi zerine kilise cemaat kaybetmemek iin
bu fiili durumu kabul ediyor, her cemiyette en az bir dul kadnn ebelik
veya kilise tarafndan kabul edilen baz tbbi uygulamalar Tanr adna
yapmak zere grevlendirilebilecei kilise tarafndan ifade ediliyordu.
Ayrca, muska, nazarlk gibi pagan adetlerini, hristiyan azizlerin szlerini
ve hristiyan dualarn iermesi artyla kabul ediyor, kutsal emanetlerin
iyiletirici ve koruyucu zelliini benimsiyordu. Bitkiler iin ise, Tanr'nn
her derdin devasn bitkiler yoluyla verdii fikri hkim oluyor, bylece
dua d tedavi ekilleri hristiyanlk iinde de yerini alyordu.
Hristiyanln pagan kavimlere kabul ettirilmesi srasnda pagan
inancnda kutsal saylan semboller hristiyanlatrld. Pagan dnemde,
Efes'te tapnlan Artemis, bir Kibele, yani tanrlarn tanras, tanr anas,
byk ana idi. Hristiyanl kabul eden Efesliler 431 ylnda Efes'te
toplanan kilise byklerini zorlayarak Meryem ana'ya tanr anas nitelii
verdirdiler.
Binlerce kadnn byclkle itham edilip ldrlmesine ramen ko-
cakarlar ve temsil ettikleri tp sistemi orta alar ap XVIII. yzyln
ortalarna kadar gelebildi. XVIII. ve XIX. yzyllarda Bat'da grlen
sosyal deiiklikler kocakarlarn statsne, byclk sulamalarndan
ok daha ciddi bir tehdit oluturdu. Bu deiiklikler, daha nceleri ko-
cakarya nem veren toplumlarda kkl deimelere yol at ve erkek
olan tabip zmresi politik taban ve sosyal kabul ynnden gittike daha
gl hale geldi. Kocakarnn rol gitgide zayflad ve ou alanlarda ge-
leneksel tbbn etkisi azald veya yok oldu. XVIII. yzyln balarnda ko-
cakar, doktorun gl ve etkili alternatifi iken, ayn yzyln iinde
hurafenin ve modas gemi fikirlerin sembol haline geldi.
XIX. ve XX. yzyllarda kocakar genellikle ii snfnn ve temel salk
hizmetlerinden yoksun kitlelerin devam ettii geleneksel ifaclar olma zel-
liklerini srdrdler. Yeni veya modern tbbn aciz kald hastalklarn tedavisi
iin ise orta ve zengin snf dahi kocakarya gitmeye devam etti.
302
Kocakarlarn baz tedavi ekilleri kulaktan kulaa, anneden kza veya
arkadaa, ee, dosta yaylarak halk arasnda yerleiyor ve uygulanyordu
ve halen de uygulanmaktadr. Kocakarlarn ou reeteleri bugn de
genellikle kadnlar tarafndan bilinmekte ve uygulanmaktadr.
Modern tpla geleneksel tababet arasndaki en nemli fark modern tb-
bn hastal vcuttaki mekanik bir aksaklk olarak grmesinde yatmak-
tadr. Geleneksel tpta ise hastalk sadece baz organlarn iyi almamas
deil ferdin evresiyle olan uyumunun bozulmas olarak yorumlanr. Bu
nedenle modern tp hasta organn tedavisine arlk verirken, geleneksel
tpta vcudun evresiyle tekrar uyum salayacak tarzda glendirilmesi
amalanr.
Eski Trk kavimlerinde inanlan din amanizm idi. lkel amanizmin
temsilcileri kuzey ormanlarnda yaayan kavimlerden Uryankt'lard. Bu
kavim Gktrk yaztlarndaki Kurkan'larn torunlar ve bugnk Urenha
ve Yakut Trklerinin atalar saylmaktadr. Cengiz Hann sol kol bey-
lerinden biri olan Oda, Uryanktlardand. Oda ad Uygurca ve baka
trk lehelerinde eczac anlamna gelen otac ile ayn anlamdayd. ptidai
amanizmde hekim veya eczac ile aman ayn ahst. Altay amanistler-
ine gre en byk tanr lgen'dir. lgenin 7 olu ve 9 kz vard. Kzlar
zel ad tamaz, hepsine Akkzlar veya Kyanlar denir. Bunlar amanlarn
ilham perileridir. amanist panteonunda lgen'in akkzlarndan baka
birka iyi dii ruh vardr. Altaylarda Umay, Ana Maygl, Ak Ene; Yakut-
larda ise Aystlar bunlarn belli ballardr.
Baz amanistlere gre en kuvvetli amanlar kadn amanlardr. Eski
devirlerde amanln kadnlara zg bir sanat olduunu gsteren iaretler
mevcuttur. Yakutlarda erkek amanlar zel cbbeleri olmad zaman kadn
entarisi ile ayin yaparlar. zel aman cbbesinin gsnde kadn
memelerini temsil eden yuvarlak madeni eyler bulunur. Cbbenin
yakalarnda sralanan dokuz kk kukla lgen'in dokuz kzn; kck
cbbeler elbiselerini; demir veya madeni eyler kpelerini temsil eder.
nceleri aman dualarnda iyi dii ruhlara yle yalvarlrd:
"Ey melikem, ey anam ate, sen karaaatan yaratlmsn.. tken
anamzn tabanndan peyda olmusun... Gkte yaayann akmayla
aklmsn, anamz Uluken hatunun eliyle yaklmsn... btn ulusumuza
salk ve gven ver"
303
Mslmanlktan sonra dou Trkleri aman dualarna peygamberlerin,
meleklerin, evliya ve eyhlerin adlarn sokmulardr.
LOKMAN HEKM
(ASKLEPOS ve GALENOS)
Anadolu'da Asklepios, lokman
hekim olarak bilinir. Bergamada Es-
klap klt ve saaltm kltr Lok-
man Hekim sylencesinin temeli
olmutur. Anadolu inancndaki Ki-
bele ile, Mezopotamya sy-
lencelerindeki Glgam ile benzeim
gsterir. Ayrca orumun skilip
ilesi de adn Esklaptan aldn
ileri srerek Lokman Hekime
sahiplenir. Amasya geleneksel
kltrnde de Lokman Hekim nemli
yer tutar, Adanada ve Tarsusta da bu
sylenceye sahiplenildiini gryoruz. nsanlarn en ok merak ettikleri
lm konusuna are aramas yani lmszln srrn zme isteidir.
te bu srr gidip krala syleyecei anda yldrm arpp lmtr. Askle-
pios ya da lokman hekimin dmesiyle elindeki ila yere dklm ve
yerden her derde deva sarmsak bitmitir. Bergamada sarmsak,
Amasyada elma, Diyarbakrda karpuz, Karadenizde fndk, Bursada
eftali, Manisada zm, Aydnda incir aac bitmitir denebilir. Dier
elindeki lmszlk reetesi olan ktlardan biri suya dm ve Berga-
mada ifal su, Manisada binbir trl bitki ve bunlardan yaplan mesir
macunu domutur.
Anadolu nun en eski hekim tanrs Telesforos' un tapnan, kltn,
bilimini de iine almtr.
Asklepios lnce kz Hygieia (hiji diye okunur ve hijyen sz salk
anlamna gelir) hekimlik ykn tar ve Asklepiad denilen (hekimler)
aracl ile lonca dzeni iinde ilka boyunca Asklepion' u yaatrlar.
304
lkada Bergama Asklepion' u dnyann en byk ve en nl has-
tanesi olmutur. Karakalla, Hadriyanus gibi imparatorlar, Aristides gibi
bilginler burada tedavi olmulardr. ifal sular, ila maddesi otlar,
havas, gnei, amur banyosu, fizik tedavisi, spor, mzik, tiyatro ve e-
lence ile iyiletirme yntemleri Bergama ya zgdr. Psikoterapi burada
ilk kez denendi, farmakoloji burada dodu.
Asklepios, Bergama eski paralarnda sakall, elinde ylanl bir asa,
yannda kz Hiji ya da Telesfor olduu halde grlmektedir.
Lokman Hekim inancnda btn otlar kendisine, hangi derde deva
olduklarn sylerdi. Bu yzden her hastaya derman ifal otlarn, 770
derde derman olduunu ileri srlrd. Baz bitki ve sebzeler vard ki
Lokman Hekime sahiplenen kentlerde tm ot, bitki ve sebzenin nne
gemiti, bu yzden o beldelerde :
Sarmsak yiyen insann nasl ldne aarm
Elma yiyen insann nasl ldne aarm
Karpuz yiyen insann nasl ldne aarm
eftali yiyen insann nasl ldne aarm sz lokman sz olarak
erevelenmiti. Ayrca u szlerde lokman ilkesi olarak tutulurdu :
Konutum sknt ektim, sustum rahat ettim
Ayakyolunda ok oturma cierlere hastalk gelir. ok tutma illet gelir.
Ayan scak tut ban serin, mideni hafif tut dnme derin
Kesretle sakn cima etme. (oklukla-sklkla cinsellie girme)
Lezzetine ann tamah etme. (Lezzetine onun zenme)
Gece uyu, gndz ol biydr. (Gece uyu, gndz uyank ol)
Hapsi bevletme sakn zinhar (Sidik tutma sakn, aman)
Nisflleyl olicek sakn nagh ( Geceyars anszn kalkma)
Uyanp su iem deme ey ah. (Uyanp su ieyim deme)
Her taam stne yeme nimet, (Her yemek stne bir nimet daha
yeme)
Ta ki grmiyesin elem siklet ( Ta ki grmeyesin znt ve sknt)
Lokman Hekimin bir kez bandan yle bir olay geti: zamann
byklerinden birinin kz hastalanmt. Lokman derdine are bulamad.
Bir gn kzn iyi olduunu kendisine haber verdiler. Arad, sordu; ayvadan
damlayan sudan ifa bulduunu anlaynca srrn kendisinden saklad
iin kzd. Suyun kurusun diye beddua etti.
305
Hekimliin btn illarn ve srlarn oluna retmi olan Lokman,
bir gn kendisine de ecelin vefa etmeyeceini dnd. Btn bildiklerini
rencilerine retmek istedi.
Lokman, bir gn kular toplad. Cennet ile cehennem arasndaki can
suyundan getirene 500 yl mr vereceini syledi. Akbaba utu, istenilen
suyu getirdi. Fakat gagasndan suyu verirken dkt. Lokman bundan ok
kederlendi. Akbabann ok yaamas nedeninin de bu sudan bir damlasn
yutmu olmasndan ileri geldiini sylerler.
Gnn birinde Lokman Hekim hastaland, ishalini kestirmek mmkn
olmad. Lokman bitkin bir halde idi. Kendisinden midi kesmiti. Son bir
hamle yapmak iin rencilerini toplad ldm zaman beni hamama
gtrn. Vcudumu hamur gibi yourun. u kalba yerletirin.Rafta
duran kavanozdan birincisini gbeime, ikincisini bama, ncsn
gsme dkn, Baarl olursak, ebed hayat srr bulunmu olacaktr.
lmnden sonra btn bunlar yaptlar. Yeni bir Lokman meydana geli-
yordu. Heyecan iinde gsne dkecekleri kavanozu yere drrdler.
Kavanozun suyu merdivenleri kaynatt. kan buhar rencilerin gz-
lerinden ac yalar aktt. Btn dertlere ifa olan otlar, kkler ve emsimler
dahi bir gn ciz kald. Ve (Lokman bile ecele are bulamad) sz ezeli
hayat kanunlarnn derin anlamn belirtmi oldu
Hipokrat hekime (hekimlerin babas) denildii gibi, Bergamal Galenos
da (kklerin babas) unvann almtr. Galenos otlardan, kklerden i-
fal il yapmakla n alm ve eski attarlarn (imdiki eczaclarn) babas
saylmtr.
slam dnyasnda Calinos hekime (Hatemle-tibbal kibarl muallimin)
(Byk tp hocalarnn sonuncusu) denilmitir.
Bu byk Galenos hekim rencilerine unu sylemitir
Ben ldkten sonra u fndk kadar madenden birini bir rs stne
koyunuz. Birini de su dolu bir testiye atnz.
Bunu yaptlar. Koca bir rs eridi; akt, iz brakmadan kayboldu.
Testideki su da buz tutmutu.
Bu akllar durduran olay karsnda bilginler; (Calinos hekim her eyin
ilmini, fennini buldum. Ancak lmn aresini bulamadm) demek istedii
sonucuna varabilmilerdir.
306
YREMZDEK
FALI OTLAR VE MADDELER
ifal otlar kullanan hekime otac, otu denmekte, iyi etme yn-
temine de otaclk adn verilmektedir. Doa ile i ie yaayan toplum-
lar, iinde bulunduklar ortamn olanaklarndan salklar iin de
yararlanmlardr. Konarger Trkmen oymaklarnn yerleik dzene en
son geenler Tahtaclarla Yrklerdir. Dolaysyla en geni bilgi birikimi
bu kesimdedir.
ifal bitkilerden ila yapma yntemleri:
1- Kaynatma ve demleme: Bitki souk su ile ykandktan sonra, ocakta
1-2 dakika kaynatlp, 10-15 dakika demlenmesi iin dinlenmeye braklr.
2- Halama ve piirme: Bitkinin su, ate ya da kzde belli bir zaman
sresince halanmas, piirilmesi ya da kzlenmesi gerekletirilir. Bu
ilemden sonra kullanma hazr hale gelir.
3- Lapa yapma: Bitkinin kk, yapra, iei ya da meyvas kay-
natlp lapa haline getirilir.
4- Svsn elde etme: Bitkinin kaynatlp zn saresini brakmas
ve bunun szlen suyunun elde edilmesidir.
5- Ezilerek merhemletirme: Bitki z veya meyvas ezilerek, kk ve
yapraklar kaynatlp mayiletirilerek elde edilen macun ilemidir.
6- Bitki z ve ya karma: Bitkinin iek, yaprak, kk ve tohum-
larnn kaynatlarak, ezilerek zn ve yan karma eylemidir.
Otac ya da otularn en ok kulland ifal otlar alfabetik olarak
sralayalm:
307
ACIDLEK (Crtlang, Karga
dvlei, Ebucehil karpuzu, H-
yarck ya da Eek hyar): Zehirli
bir bitkidir. Arlara kar kkn
kaynatp srmekle; by ve akrep
sokmasna kar kkn dvp vur-
makla; mayasl durumunda oyulmu
kknden birer para yemekle;
szlayan yerlere kkndeki yum-
rusundan kan suyunu ya da olgun
meyvelerini zeytinya ile gnete eriterek srmekle; sanc halinde
dvlm kknden bir parasn balla kartrp yemekle; sarlkta olgun
meyvesinin suyundan bir damlasn pamua alp buruna ekmekle; uyuz
durumunda kkn kaynatp suyunu srmekle ifa bulunur. Sinzitte
suyunu burna damlatmakla tedavi eder ama suyu ldrc olabilir.
ADAAYI: Mide arsna ve souk algnlna kar kaynatlp
iilmesi ifa vermektedir.
ADAMOTU (eytan algam): nsana benzedii iin adam otu ya da
adem otu ad verilmitir. Bir insan gibi diili - erkekli olan bu kkleri,
kiinin rahatsz olduu uzva uygun yerinden koparlp bir para alnr,
ezilerek ya suyu iilir ya da ilgili yere srlr.
Bergamada Aabey ky ve Madra Dann avdarlk ile Kazk-
batmaz mevkiinde bulunmaktadr. Her derde devadr; mayasla birebirdir.
ADASOANI: Szlayan yere ezilip zeytinya ile kartrlarak
srlrse iyi gelir. Sanc ekenler ise kaynatarak nce gargara yapp sonra
bir kak kadar ierse iyileir.
ADALI (Zakkum): ieini kaynatp souk iilmesi halinde akn-
tlara, yaprann suyunun srlmesi ile de by ve akrep sokmalarna iyi
geldii bilinir. Szlayan yerlere apraklarn inbikten ekip suyunu srmek.
ya da iek ve yapraklarn zeytinya iinde gnete eriterek srmek
yararl olur.
Suyunu kaynatp ienler iin balgam sker, mafsal arlarna iyi gelir,
oyluktan trnana kadar damar arlarn keser, kabalardaki yeli giderir
308
Acdlek
denmektedir. Hatta gn yaprann suyunu ien yarm fel ve ktrm
ise ayaa kalkarm diye sylenmektedir.
AHLAT: Meyvesinden yemek ishale iyi gelirken zehirli hayvan sok-
masnda filizlerini dvp o yere vurmak yararl olmaktadr.
AKASYA: iekleri kaynatlp iilirse nefes darlna iyi gelmekte-
dir.
AKDUT: Sabahlar oka yenirse solucan drmek iin iyidir.
AKIR-I KAHRA: Nezle otu kk diye halk arasnda bilinir. Dallar
ve kkleri romatizma, mafsal arlar,fel, nefes darl ve astma iyi
gelmektedir.
AKKIZ (EVKET BOSTAN):
Tazesi halanr yenirse mide
arlarna, kkn kaynatp oka
suyundan iilirse kum dkmeye,
dalndan kan sudan bir ka damla
iilirse sancya, kkn kaynatp
oka suyundan iilirse sidik zoruna,
.dikenli yuvarlaklar suda slatp
iilirse szlara iyi gelir.
ALI: Yapra kaynatlp iilir. eker hastalna iyi gelir.
ALTINOT: ay gibi kaynatp iilirse mesane ve bbrek hastalklarna
ve nefes darlna kar giderici zellik verir.
ANASON: Kaynatlp iildiinde karn ve boaz ilerine ifa verir..
ANDIZ: Ezilen andz, birka gn su iinde bekletilir. Ayn suda kay-
natlp iilirse, akciere faydal olur. Nefesi aar.
ARDI: Ard aacnn meyvas yani kozala nefes amaya, idrar
sktrmeye, kalp ve damar amaya, damar sertliine, kan sulandrp
temizlemeye, karacier ve akcier hastalklarna, vereme, gut hastalna
kar yararl olmaktadr. Tohumu kaynatlp iilirse kum drmeye ve
sidik zoruna, tohumu yutulursa ksre iyi gelir.
Kellik hastalnda katrann ylan gmleiyle kaynatp srmek ve
309
Akkz
sabahlar sirke ile ykamak yine katrann bir kda alp srmek ya da
zerine oturmak mayasla, katrannn suyunu imek nefes darlna, katra-
nn hap ile yemek solucan drmeye yarayl olur.
ARPA: Kavrulur, dibekte dvlr, pekmez ile piirilir, karn blgesine
lapa eklinde sarlrsa, ocuun ishalini keser. Ayrca, arpa suda halanr.
Suyu bbrek sanclarnda kullanlr. Karn arlarna kar ununu sirke ile
kartrp stne nane ekip vurmak yararl olur.Ayrca kavrulmuunu
dverek yemek mayasla, kaynatlarak suyunu imek sidik
zoruna,yaklarak isini srme temrelere iyi gelmektedir.
ASMA: Gz arsna kar dalndan akan suyu damlatmak, yaralarda
ise yapran stne koymak yararldr. kiden kurtulmak isteyenlere
asma yapra suyu imesi nerilir.
ATKESTANES: Ba ars durumunda tlerek enfiye gibi ek-
mek. ishalde yarm nohut kadarn yutmak., mafsal arlarnda yan
srmek., nefes darlnda kaynatlarak souk suyundan imek, sanc tut-
mada yarm nohut kadarn yutmak ifa vericidir.
AYIKULAI (Srkuyruu): Sar iekleri sabahlar balla yenirse
kuvvet verici, kuru yapraklar arpa unu ile hap yaplp yutulursa mayasla,
yapraklarnn buusuna oturulursa memeli basura, yapraklar kaynatlp
iilirse mide arsna, kknn kaynatlm suyundan iilirse sidik zoruna
kar yarayldr.
AYIT ( Hayt): Ar sokmasnda yapra ile tohumunu dverek ar
sokulan yere balamak, ayak imesinde mor ieklerini kepekle kaynatp
banyosunu yapmak, hazmszlkta ve buruntuda dvlm tohumundan
yemek ya da kaynatlm tohumunun suyundan imek, ishalde kay-
natlm yaprann suyunu imek, kulak arsnda bir ucu atee sokulan
taze dalnn br ucundan kan suyunu oraya koymak ok iyi sonu verir.
AYRIK: Kkn arpa ve msr pskl ile kaynatp souk imek al-
bmine, kklerini kaynatp scak imek sidik zoruna iyi gelir.
AYVADANA (Payavan): ieklerinin kaynatlp iilmesi ksre
ve mide arlarna iyi geldii sylenmektedir.
AYVA: Yapra kaynatlp ay iilirse, ishale iyi gelir. Taze filizlerin
kaynatlm suyunu imek ishale, yapraklarnn kaynatlm suyu memeli
310
basura klde piirip yemek mide hastalklarna, yapraklarn kaynatp
imek ksre, ieklerin kaynatlm suyunu imek ksre ve yrek
arpntsna iyi gelmektedir.
AT ELMASI (Geyik elmas): Yapra ay gibi kaynatlr iilirse, kalp
damarlarn aar. Meyvesi kaynatlr, suyu iilirse, ayn grevi grr.
AYRIK OTU: Ayrk otunun kk kaynatlp bbrek kumu ve tan
drmek amacyla iilir.
BADEM: Az acln gidermede dvlp, balla kartrp yemek,
ksrkte sakznn kaynatlm suyundan imek ok yararldr.
BALDIRI-KARA (Karabacak): Bayanlarn ayba gecikmesinde,
kum drmekte kaynatlm souk suyundan imek, mide hastalklarnda
kaynatlm suyundan souk imek, sancda kaynatlm suyundan imek,
imede lapasn vurmak yarayl olur.
BALDIRAN: Di kurdunda tohumunu suda kaynatarak azda alka-
makla ifa bulunur.
BAL: i yumurtann sars, bal, st kartrlr. Bir kaseye konur. 15-
20 gece uykudan uyanlp iilirse, mide rahatszlklarna iyi gelir. Bal,
limon suyu ile kartrlr, sivilcenin zerine srlr. Bir kavanoz bala
drtte bir orannda am sakz kartrlr, mide hastalarna a karnna
yedirilir.
BALSAMA: Kesik, ezik ve berede durumunda olgun krmz
meyvesini zeytinya iinde gnete eriterek ilgili yerlere srmek ok iyi
gelmektedir.
BAMYA: ltihapl yarann zerine atete halanm ve ierisine arya
unu koyup sarlrsa iltihab deer. Tazesini veya kurusunun halanmas
bann alp deilmesine yarar, memeli basurda halanm bamyann
szlen suyunu srmek iyileme yapar.
BARDAK VURMA (Kupa ekme): spirtoya batrlm bir bez
paras, bir metal parasna sarlr. Yanan bez, bo su bardann iine
atlr. Souk algnl ve tmeye bal olan blgenin zerine 5-10
dakikada bir tekrar tekrar bardak kapatlr.
BEYAZ ZAMBAK: Vcut szlarna kar yemeklerde bir kahve
311
ka, zeytinyanda (1/10 ezilerek) kartrlmas, yz ve di ilerinde
ieklerini zeytinya iine koyarak srmek pek iyi gelir.
BILDIRCIN YUMURTASI: i olarak astmllara, nefes darl
olanlara bir sre iirilir.
YEL BBER: Yank ve yaralara yeil biber yapra az stlp sarlr.
ZEL BR KARIIM: Limon soyulmadan ykanr. Maydanoz
doranr. Sarmsak soyulur, kesilir. Bir kavanoza kat kat yerletirilir. ze-
rine eker ve sirke eklenir. 15 gn bu kapal kavanozdaki karm gnde
birka kez sallanr. 15 gn sonra kapak alr. Bitinceye kadar, i hastalk-
larndan rahatsz olanlara birer kak yedirilir.
BODUR MAUMUT OTU (Mor iekli nane eklinde bir ot): Kay-
natlr suyu iilirse, basura iyi gelir. Kkboya otuyla kaynatlr iilirse,
karn arsn geirir. Yapran azda inemek ve suyunu yutmak bu-
runtuya kar, sigara gibi yaklp iilmesi gs darlna kar ve dal-
larnn kaynatlm suyunu imek mayasla kar yararldr
BORU E: Sigara gibi imek balgam skmede, gz kama-
masnda tohumu ile tts yapmak gz kamamasnda nerilir.
BRLCE (Brlce-lb): drar sktrmek iin kaynatlp iiri-
lir. Ans kanmasnda kaynatlm suyunu imek, idrar zorunda tohumu-
nun lapasn vurmak, yanklar kaynatlm souk suyu ile ykamak ok
yararldr.
BRTLEN (Karant dikeni): Kadn hastalklarnda kk kay-
natlp iilir. Yal yourdun suyu ile brtlenin kk kaynatlr. Bbrek
sancs ve talar iin iilir. Brtlen kk kaynatlr, romatizmalya iir-
ilir.
Filizlerinin kaynam suyunu soutarak imek akntlara iyidir. Ayak
imesinde kknn kaynam suyunu imek, gz zafiyetinde zmlerini
yemek, bayanlarn kanama kesilmesinde kknn soan kabuu ile kay-
natlm suyundan imek, ishalde zmn yemek veya suyunu imek.
hatta kknn kaynam suyunu imek,kan basncnda kknn kay-
natlm suyunu imek, mesane tanda kknn kaynam suyundan
souk imek, szlarda zmn ispirto iinde eriterek srmek. ekerde
kknn kaynatlm souk suyundan imek, tansiyonda filizlerinin kay-
312
natlm suyunu imek, yanklarda yapraklarnn kln srmek bakmn-
dan yararl sonular grlmtr.
BUDAY: Buday kavurgas ve zm pekmezi ocuklu kadnn
stn oaltr. inenmi parmaktaki dolamann zerine sarlr.
BURAK: tlp toz haline getirilir. Stn ierisinde kartrlp
piirilir. ban eklindeki iltihapl yaralarn zerine balanr. Ayrca mide
rahatszlklarnda burak taneleri kavrulur, tlr, ununa eker
kartrlr iilir. Bertik ve berelerde lapasn vurmak. shalde tanelerini
dvp biraz imek, isilikte dvlmn sirke ile kartrp lapasn vur-
mak, mayaslda kavrulmu, dvlm ununu yemek yararl olmaktadr.
CAV (Asilbant): Felli hastalarn burnuna tts olarak verilir.
Byde de kullanlr.
CEVZ YAPRAI: Ceviz yapra veya tavan otu kna iine katlr.
Kaynatlr. Saa srlrse gz arsna iyi gelir. Yapraklarnn kaynatlm
suyunu imek balgam skmeye, kabuunu kaynatp kna bataki yaralara
srmek, halsizlik hallerinde yapraklarnn kaynatlm suyuyla banyo yap-
mak, di temizliinde yumuatlm yapraklarn dilere srtmek, mide
arlar iin yapraklarnn kaynatlm suyunu imek, idrar zorunda
yapraklarnn kaynatlm suyundan souk olarak imek, stmada taze
meyvalarndan birka gn yutmak ve yaralara kar da yapraklarnn kay-
natlm suyundan imek iyi gelmektedir.
AM KATRANI: amn katran kaynatlr. kan ziftimsi madde,
nohut byklnde a karnna sabahlar bir kak balla yenir. Bir ay
kadar sonra mide lserinin iyiletii grlr. Ularnn kaynatlm
suyunu imek balgam skmeye, filizlerinin slatlm suyunu imek bo-
macaya,katrann srmek ve stne tuz ekmek di arsna, kmrnden
srmek di temizliine, dvlm fstk orbasn imek doum
sanclarna, fstklarnn yan imek gs darlna, g kazanmak iin
filizlerinin kaynatlm suyunu imek ya da taze kozak alasn yemek
ok iyidir.Fstk helvas ise her derde devadr.
AM RENES: am reinesi bir gazete kdna srldkten
sonra aryan bele yaptrlr. (Ee kemii ars iin de ayn ekil uygu-
lanr.)
313
AVDAR: Samann kln, kll su ile ykayarak srmek el kan-
masna iyi geldii bilinir..
AY: Sa dklmesini nlemek iin demli ayla sa ykanr.
YUMURTA: Yumurtann aknn iine sabun doranr. Macun
ekline getirilir. Krk zerine bir bezle balanr. Hastann yana gre
sarg bekletilir.
R-OTU (irilik): Kknn yumrularnn kaynatlm souk
suyunu imek akntya kar, dvlm kknn suyunu imek memeli
basura ve sakrana, lapasn vurmak szlara, dvlm kkn i ya
ile kartrp srmekle de yemece hastal iyileir.
TLEMBK: Ayak terlemesine kar yapraklarn parmak arasna
koymak, kum dkmede yandan bir sre imek, mide arsnda tohumu-
nun dvlmnden yemek ya da filizlerini halayp yemek, ksrkte
tohumunu kavurup, dvp yemek, sanclarda yandan bir sre imek,
yaralarda sakzn srmek iyi gelir.
INAR: Sabahlar kobaklarnn kaynatlm suyundan imek akn-
tlara kar, yaprann kaynatlm suyuyla diplerini ykamak sa
kepeklenmesine, yaprann kaynatlm suyuyla gargara yapmak di
arsna, kart kabuklarnn kaynatlm suyuyla banyo yapmak szlara iyi
gelmektedir.
ITIRGI: Dallarnn lapasn vurmak yara ve bertiklere, kknn
kaynatlm suyunu imek mayasla, dikenli dallarnn kaynatlm
suyuyla banyo kantlara, kknn kaynatlm suyunu srmek szlara
taze filizlerini halayp yemek barsak solucanlarna kar yararl sonu
vermektedir.
REK OTU (Karacaot): Grip, nezle ve nefes amada: Tavada
kavrulur. Bir bez zerine dklr. Bezin iinden scakken koklanr. rek
otu kavrulur, havanda dvlr ksrenler, kahve gibi ier. Zeytinya ile
dvlen rek otu, barsak yumuatmada kullanlr. Ayrca bu boaz al-
tna ve gse nefes amak iin srlr. Koyunun kuyruk ya ile rek
otu dibekte dvlr. Karn aryan ocuun karnna bir sre balanr.
Kavrulmuunun nbet ekeriyle ya da balla dvlerek yenmesi mide
hastalklarna, kavrulmuunun tozundan ekmek nezleye iyi gelmektedir.
rekotu, lmden baka her derde devadr.
314
Galenos Hekim Kararek otunun ok faydalan vardr, insann
karnndaki yeli giderir, kurtlar ldrr, gzdeki yaa, koklanrsa nezleye
ve ba arsna iyi gelir, srlrse sivilcileri ve uyuzluu geirir, sirke ile
boaza balanrsa balgam sker, st oaltr, ya, ihtiyarl giderir,
nefes darlna iyi gelir hatta kl bitirir demektedir.
DA-KARANFL: ieklerini balla kartrp sabahlar yemek ik-
tidarszla, slatlm ieklerinin ac suyundan imek mide arlarna
ifa vermektedir.
DA-ER: Barsak hastalklarna peltesinden yemek, ishale kar
halanmasndan yemek, karn imesinde peltesini zeytinya srerek
stne koymak, mide arlarna kar reelinden yemek iyi sonu ver-
mektedir.
DAM-KORUU: Kurdeene kar suda eriterek iilmesi yarayldr.
DARI PSKL: Kaynatlm suyundan imek idrar zorluuna iyi
gelmektedir.
DAVAR YAI: ine biraz mum koyarak davarn i ya eritilir.
am rasnn yan (pse) eklenir. Soumaya braklr. Buna yumurtann
sars i olarak eklenir. alkalanr. Merhem haline gelince, bir kapal
kaba konulur. Kavumayan yaralara balta, bak kesii, silah yaralarnda
kullanlr.
DEFNE (Tehnel): Tohumu ezilir, bademcik blgesine sarlr. Ekza-
mal yerlere yaprann lapasn vurmak ve suyuyla ykamak, kum dk-
mek iin de yaprann kaynatlm suyundan imek ifa vermektedir
DEMR PITRAK OTU: Taze iken suyu sklr. Bbrek talarn
dker.
DKENL OT: Ta drmek isteyenler kknn kaynatlm suyunu
ierler.
DBUDAK ( Akaa ): Kum ve ta dkmek isteyenler yapran
kaynatarak birer bardak ierler. ikinlik ve szlarda ise kabuunun kll
suyundan srerler ayrca uyuza kar kln suya kartrp srmekte-
dirler.
315
DOMUZ TOPALAI, DOMUZ TURPU
(Soanl Bitki): Domuz topala ezilir,
unla piirilir. Bir bez zerinde romatizmal
yere serilir. Siklamen ieinin halk
arasndaki addr.
DOMATES: Ar sokmas durumunda
acy ve zehri kesmek iin doranm
paras zerine konur, banlara kar bir
dilimini stne kapamak, diken ve cam
batmasnda kesilmi bir para domatesi
stne koymak, isilikte suyundan srmek,
mayaslda ortasndan blerek oraya koymak, nasrlara kesilmi parasn
yatarken stne sarmak, kan iin meyvesini yemek veya suyunu imek,
yanklarda suyundan bol miktarda srmek yararl olmaktadr.
EBEGMEC (Develik): Kaynatlr, suyu remi olanlara iirilir.
Bbrek ta olanlara da ayn ilem yaplr
Ate yanklarnda lapasn zeytinya ile kartrlarak zerine vurulur,
barsak hastalnda halanmasn yemek yararldr. boaz inmesine kar
lapasn boaza vurmak iyi gelir, burun tkanmasna kar buusunu kok-
lamak ve burun kanamasnda tohumunun dvlmn burna ekmek,
bronitte ieklerini kaynatp imek, ivi batmasnda, dallarn stle
piirilmi lapasn vurmak, di etleri hastalnda kaynatlm suyu ile gar-
gara yapmak, kulak arsnda kaynatlm suyunun lk banyosunu
yapmak., mide arsnda yapraklarnn kaynatlm suyundan imek ve
benzeri dertlere ifa verir.
ERELT-OTU (Yapldak): Kaynatlm suyundan sabahlar souk
imek memeli basura ve barsak eritlerine iyi gelmektedir.
EKKULAK OTU: Tohumu kurutulur, ishalde iilir.
ELMA: Eki elma ocakta stlr, dilimlenir, yaraya balanr.
ENGNAR: Kaynatlm yapraklarnn suyundan imek.kemik
hastalna iyi gelir, yapraklarnn kaynatlm suyundan imekse kum
drmekte, halamasn yemek ya da yapraklarnn kaynatlm suyun-
dan imek mide arlarnda, kaynatlm yapraklarnn suyundan bir sre
imek eker hastalnda ifadr.
316
Domuz topala/turpu (siklamen)
FESLEN: Ar sokmasnda yapran
ezip koymak, ksrkte kaynatlm suyunu
imek ifa salar.
FLSKN: Mide iin kaynatlm suyun-
dan imek, szlara kar yan srmek ve
ovmak yararl grlmtr.
FINDIK: Dvlp balla kartrlarak
yenirse ksr keser ve yiyeni glendirir.
FISTIK: Dvlmn balla yemek in-
sana g ve kuvvet verir.
FUNDA YAPRAI (Sprge als): Antibiyotik olarak kullanlr.
Bbrek ve idrar yollarndaki kum ve iltihaba, rahim akntsna, mesane
akntsna iyi gelir.
GELNCK E: Kaynatlm suyu ile banyo yaplrsa, ciltteki
alerjilere iyi gelir. Akcierleri glendirmek iin krmz yapraklarnn
erbetini imek, bomacada kaynatlm suyundan imek, banlarda
yapran stne koymak, mide arlarnda tazelerinin halamasn
yemek ifadr.
GERDEME: Karn imesine kar lapasn vurmak, mide iin hala-
masndan yemek, nefes darlmda kaynatp imek, ksrkte kaynatlm
tohumunun suyunu imek, idrar zorunda kaynatlm yapraklarnn
suyundan imek ok yarayldr.
GVELDEK: Karaam zerinde yetien bir bitki. Kaynatlr, bbrek
ve idrar yollar iltihabnda iilir.
GL: Kanl basura kar yabanisinin gbeiyle kaynatlm suyunu
imek ve tohumunu yemek, yara ve berede yapran zeytinyanda kay-
natp srmek iyi gelir.
GLHATM: ieinin kurusunu sigara gibi iilirse balgam
skmede, beyaz ieinden ay gibi iilirse bomacada, ieinin lapasn
vurulursa boaz arsna, ieinin kaynatlm lk suyuyla gargara
yaplrsa di etleri imesine, ieinin kaynatlm lk suyu ile banyosu
yaplrsa gz kanlanmasna, ieinin kaynatlm suyundan iilirse k-
sr birebirdir.
317
Filiskin
GZELAVRAT OTU: Yapraklarn kay-
natlp imek ve banyosunu yapmak sinirsel
gerilimlere iyi gelir. Eskiden bayanlar ok az
miktarda 0,2gr yapraklarndan aldklarnda
gzbebeklerini bytt ve gzel grnd
ve bunun eskiden denmesi nedeniyle
Gzelavrat otu diye anlmtr. Oysa 0,2gr
Gzelavrat otu yapra dahi ldrc derecede
zehirli olduundan dikkat edilmesi ve asla bu
maksat iin kullanlmamas gerekir. Latince
ad olan Belladonna da Gzel kadn an-
lamna gelir.
GNLK SAKIZI (Sla ya): Gnlk
aacnn ya balla kartrlr, a karnna
lserli hastaya yedirilir. Ayrca nefes darl,
astm, bronit, anjin, adet dzensizlii, sara ve unutkanla da iyi gelmek-
tedir.
GZ DUTU: Dut gibi nce krmz meyveli olur, sonra kararr. Az
yaralarnda kullanlmak zere kaynatlr, tlbentten geirilir. Soutulduk-
tan sonra kapal kapta saklanr. Az yaralar ve protez eziklerine iyi gelir.
HAMUR: ekerli hamur yaradaki iltihab boaltr. Hamur yorulur.
Ekmek gibi inceltilir. Scak suda halanr. Suya demeyen yzne
zeytinya srlr, lkken burkulan yere sarlr.
HARDAL: Dvlm tohumunu koruk suyuyla kartrp yemekler
arasnda yemek itah artrcdr, ayrca kan basncnda lapasn oynak yer-
lere vurmak iyi gelir, kanl mayaslda kavrulmu tohumundan balmumu
ile yaplm hap yutmak, szlarda tohumunun suyuyla banyo yapmak,
soguk algnlnda kavrulmuunun dvlmn sirkeye batrlm bir
bezle srmek ifa vericidir.
HAHA (Halaza): Haha sakzndan bir azn sirke ile kartrp
yatrmak ishal ve dolamaya, kanl basurda yararldr. Sakzn
zeytinyayla ya da limonla kartrp vurmak szlara iyi gelmektedir. Ha-
laza yutulursa sarlkta, akamdan slatlp sabah iilirse szlara iyi gelir.
318
Gzelavrat otu (Belladonna)
HAVACIVA (Tyl boya): Gelincik hastalnda vlmn karna
srlen baln stne ekmek, iliklerde zeytinyanda kaynatlp vurmak
iyi sonu verir.
HAVU: Dvlm tohumunu nbet ekeriyle yemek akntya,
halanmn yemek barsak hastalklarna, tohumunu dvp birer para
imek bbrek hastalklarna, kaynatlm suyundan ocuklara iirmek
ishale, halamasn bir sre yemek gz zayflna, dvlm tohumundan
bir para yemek kanl idrara, dvlm tohumunu yemeklere ekip yemek
glenmeye, halayp yemek ve tohumunun
suyunu imek sarla iyi gelir.
HNDBA: Kaynatlm suyundan yaplan
urubu imek egzamaya, yaprann
dvlmn gneten kaynaklanan gz
arsna, kaynatlm suyundan imek kum
drmeye, salatas mide arlarna, dvlp
srmekle de zehirli hayvan sokmasna iyi
gelmektedir.
HNTYAI (Abdsselak): Tohumundan
yemek kabzla, tohumunu zeytinya ile
kartrp vurmak sakrana kar iyi gelir.
HIYAR: Suyu pamukla cilde srlrse
lekeleri karr ve gzellik verir.
HNNAP (Gurnap-ide): Kalp hastal, damar ama, damar
sertlii, sindirim sistemi dzensizlii iin kullanlr. Tansiyonu drr
ve ayrca eker hastalna da yararl geldii ne srlr.
IHLAMUR ( Fanbur-Synk): drar, safra ve balgam sktrcdr.
Ayrca grip, anjin ve souk algnlna, gs yumuatmaya, astm ve k-
sre, cilt gzelliine, vcuda rahatlk vermeye, uykusuzlua, kanszla
ifadr. Nezle ve souk algnlna kar kaynatp limonlu imek pek iyi
gelir.
319
Hindiba
ISIRGAN (Dzlayan otu, Dalayan diken,
Cimcar): Kaynatlm, soumu suyu eker
hastalna iyi gelir. Ayrca kansere, idrar ve
bbrek hastalklarna, ta ve kum dkmeye,
salar beslemeye ve dklmesini nlemeye,
deme ve kalp arlarna kar kullanlr. Ak-
cier imesinde yaprann suyuyla gargara
yapmak, ayba zorluunda yapran arpa ile
kaynatp suyundan imek, balgama kar to-
humunu zm ile kaynatp imek, burun kana-
masnda kurutulmu yaprandan imek ya da
kaynatlm yaprann suyundan buruna ek-
mek, banda tohumunun lapasn vurmak.,
dalakta tohumunun lapasn vurmak, egza-
mada yaprann kaynatlm suyundan imek,
ellerin yumuamas iin yaprann kaynatlm suyuyla ykama, kesilen
yere dvlm yapran koymak, kum dkmede yapran ayva ve
ebegmeci ile ya da tohumunu oka kaynatp imek, kulak arsnda
yaprann lapasn vurmak, mide arsnda yaprann kaynatlm
suyundan imek., idrar zorunda kaynatlarak suyundan imek ve posasn
oraya vurmak., tansiyonun ykselmesinde kaynatlarak suyunu imek.,
yaralarda kurutulmu yaprandan o blgeye ekmek pek yarayldr.
ISPANAK: Kalp hastalklarnda yapra ezilir suyu iirilir.
DRAR OTU: Bbrek rahatszlklarnda kaynatlr suyu iilir.
DE: Akam yatmadan nce uzun bir sre yenirse, mide rahatszlk-
larna iyi gelir.
NCR: Basur iin kaynatlp iilir. Kuru incirin ii alr, banlarn
zerine sarlr.
ZEL BR KARIIM: shal ve tmeye bal kusmalarda yavan
otu, nane, kekik eit oranda alnr, kaynatlr. Hamur haline gelince, ze-
rine kahve dklr. Zeytinya eklenir. Yak gibi karn blgesine bezle
balanr. ocuklarda daha faydal olur.
TZM (Yandran): zmlerini zeytinya ve sirke ile kartrp
vurmak szl yerleri iyiletirir.
320
Isrgan
KABAK: Akntda, barut yanmasnda,
boaz inmesinde lapasn vurmak, sarlkta
btnnn iine zeytinya konarak piir-
ilmiinin suyunu koymak, eritte ekirdeinin
iini oka yemek ve suyunu imek, terlemek
iin kaban lapasn oynak yerlere vurmak iyi
gelir.
KABAKLAK-OTU (Dulkar-dei):
Ba arsna kar yapran alnna koymak,
ban demek iin yapraklarnn tozunu
stne ekmek, idrar zorunda yapraklarnn
suyundan imek, szda lapasn zeytinya
srlerek koymak ifa vericidir.
KABARTAN (Soanl Bitki): Kabartlan otunun soan, unla birlikte
ezilir, halanr, romatizmal yerlere sarlr. Ayrca, kabakulak blgesine
de sarlr.
KAKAA: Kesiklerde kabuunu zeytinyanda eriterek srmek,
szda kabuunun lapasn vurmak, eker hastalnda yaprak veya
kabuunun oka kaynatlm suyundan imek, yaralarda dallarnn uun-
daki yumrulardan kan suyu srmek iyi gelmektedir.
KAN OTU: Kaynatlm suyundan imek itah acdr, her trl
maraza iyi gelir.
KANTARON: Ayba sancsnda kay-
natlmnn suyundan imek, deri kelliinde
krmz ieklisini bodurot ile kaynatlm
suyundan imek, kesik ve yaralarda krmz
ieklerinin gnete zeytinyanda erimiinden
srmek, kuvvet iin ak ieklisini balla yemek,
mayaslda sar ieklisinden kaynatp imek,
mide arsnda pembe ieklisinin dallarnn
demlenmiinden imek, mide lserinde ay
gibi kaynatlarak imek, stmada pembe iek-
lisinin kaynatlm souk suyundan imek,
yara ve iliklerde sar ieklisinin lapasn
vurmak iyidir.
321
t zm
Kantaron
KARABBER: Bir bardak scak suyla bir kak karabiber katlr.
Azck beklenir. Yemekten sonra barsak gazn gidermek zere iilir.
KARAALI (alt dikeni): Gz arsna kar tohumunun ince
elenmiini gl suyu ile oraya koymak, ur iin kabuunun lapasn vurmak,
yaralarda pullarnn dklmn vurmak ok iyi sonu vermektedir.
KARAULA (Ekliot) : Ta drmek iin kaynatlm suyundan
imek yararl olmaktadr.
KARADUT: Az arsnda urubuyla gargara yapmak, dil pasnda
meyvesinin suyundan srmek,
kanama gecikmesinde kknn kay-
natlm suyundan imek, mide iin
sabahlar olgun meyvelerinden yemek
olduka iyi gelmektedir.
KARAHALLE (Kk Halile):
basur ve basur kanamalarna, mide
yaralar ve kanamalarna, mide gazna
iyi gelir.
KARAMUK: Gz arlar iin karamukun kabuklar kaynatlr. Gze
damlatlr. Tohumlarnn kaynatlm suyundan imek souk algnlna
iyi gelmektedir
KARANFL: Doum yapan kadnn salna erken kavumas iin
karanfil kaynatlr, iirilir. Aryan rk die karanfil konur. Mor iek-
lerinin kaynatlm suyundan iilirse hkrk tutmada engelleyici olur.
KARPUZ: Balgam skmede btnnn iine konan tuzsuz sadeya
ile frnda piirilerek yemek, gz arsnda suyuyla gz ykamak, mide
iin yemek stne bol yemek, sracada sar cinsinin kurutulmu kabuu-
nun dvlmn ekmek, solucanda sabahlar bolca yemek ifaldr.
KARGI: Ayt klyle kaynatlm kll suyunu imek idrar
skcdr.
KATIRTIRNAI: Sa uzatmak iin ieinin yandan srmek,
szlarda ieinin kaynatlm suyundan imek pek iyi gelir.
322
Karahalile
KATRAN: Katran aacnn sakz, el ve ayaklardaki atlaklara konu-
larak, scak bir demirle yaklr.
KAVUN: Ateli hastalklarda kabuunun ezilerek oynak yerlere vu-
rulmas, barsak temizliinde bolca yenmesi, doumu kolaylatrmada
bir ka dilim yenmesi yararl olur.
KEGEV (Ballk): Kabakulakta tohumlarnn lapasn vurmak,
mayaslda tohumlarnn dvlmn arpa unuyla hap yapp yemek,
memeli ve kanl basurda kknn preklerinin kaynatlm suyundan
imek yarayl gelir.
KEBOYNUZU: Keiboynuzu meyvesi
ezilir, ay gibi demlenir, ksrene iirilir.
KEDTIRNAI: Mayaslda dvlmn
vurmak, di arsnda yandan oraya koymak ifa
getirir.
KEKK: Damtma yntemi ile kekiin ya
karlr. Bir kaba konulur. tme, bulant, mide
ve arsak rahatszlklarnda kullanlr. Krdan z-
erine sarl pamua kekik ya dklr, diin rk
yerine sokulur. Di arsnda yandan oraya koy-
mak, kulunta yan
srmek, kurtlu yarada yandan oraya
srmek, sancda kaynatlm suyundan
imek ve lapasn vurmak, souk algn-
lnda yan ekere damlatp yemek iyi
gelir.
Boz cinsi kekik boaz ars iin arpa
unu ile kekik kaynatlr. ilir.
KEKLK YUMURTASI: Ge konuan
ocua keklik yumurtas yedirilir.
KENGER OTU: Kenger otunun sakz,
ftk olan ocuun ftk kntsnn zerine
sarlr. Gs tutukluunda ieklerini
sigara gibi imek, ishalde sakzndan bir
323
Kenger, Eek dikeni
Kekik
para yemek, mayaslda kavrulmu,
dvlm tohumundan yemek, mide
sancsnda yeil sapndan kan
suyundan imek ifa verir.
KEREVZ: Kadnlarn ayba
kanamalarnn ok olmas halinde
maydanozla kaynatlmnn lk
suyundan imek, romatizmada kay-
natlm tohumunun suyunu imek,
ses ksklnda kaynatlm suyundan
gargara yapmak ve mek pek yararldr.
KESTANE: ocuk sancsnda yapraklarnn zeytinyanda kay-
natlmndan srmek, ishalde kurusunun dvlmn yemek ifaldr.
KETEN TOHUMU (Zelrek-Gdn):
Solunum yollar iltihabna, zatrreye, bo-
macaya, kabzla, iliklere, ura, itah a-
maya, kabakulak arsna, sindirime,
romatizmaya kar tercih edilir. Bomacada
kavrulmuunu dverek balla kartrp
yemek, bbrek ta iltihabnda tohumunun
kavrulmu ve dvlmnden birer kak
yemeklerde yemek veya kavrulmadan tlbent
iine koyarak kaynatlm suyundan gn
sabahlar imek, on be gn sonra yine ierse
tamamen iyileir. banlarda lapasn vur-
mak, gs tmesinde kaynatlm suyun-
dan imek, ksrkte kaynatlarak limonlu
suyundan imek ok iyi gelir. yi kolesterol arttrr. Galenosun fay-
dalarndan bahsettihi bir bitkidir.
KINAKINA: Kalbi yattrmaya, stmaya, cinsel gc arttrmaya, e-
keri drmeye, kuvvet vermeye iyi gelir.
KIRKDAMAR OTU: Kkleri kaynatlp suyundan iilirse azdan
324
Kenger bitkisinin gvdesi ve kkleri yenir.
Keten Tohumu
ve bunundan gelen kanama durur, ya yapran dverek stne koyduu-
muzda kesikler iyileir, ksrk ve nefes darlnda tohumunu balla
yemek ifa vericidir.
KILIR KASNA: Yara ve bertiklerde yapraklarnn lapasn vurmak,
buruntularda tohumunun kaynatlm suyundan imek, di arsnda
sakzndan bir parasn oraya koymak, idrar skmede iki ba kaynatlarak
souk imek, ishalde sakzndan bir para yemek, sakranda dvlm
tohumunu zeytinyayla kartrp srmek, eritte tohumunu balla kark-
trp yemek ok yararldr.
KIZILCIK: eker hastal iin meyvesi yenir.
KIRKBA OTU: Ekseriyetle bacaklarda oluan ikin yaralarn,
morartlarn tedavisinde kullanlr. Krkba otu havanda dvlr, i stle
birlikte kaynatlr. Bulama kvamna gelinceye kadar iine arpa unu atlr
ve lk iken yara zerine srlr.
KIZILCIK OTU (Sar iekli): Arpa unu birlikte bir tavada
kartrlr, piirilir lapas bir beze dklerek alnr, zerine zeytinya
damlatlr. Romatizmal blgeye srlr.
KRE : Bir avu kire bir tabaa konur. zerine su dklr. Kire
ykanr. Su aktlr. Yeniden su konur. Kire yeniden kartrlr. nc
kez bu ilem yinelenir. Tabakta kalan su da kire duruluncaya kadar bek-
lenir. Su baka tabaa alnr. ine zeytinya konur. Kartrlr yank yer-
lere srlr.
KRAZ: Ayak ve karn iinde saplarnn ayrk ve msr pskl ile
kaynatlm suyundan imek, idrar skmek iin saplarn arpa ile kaynatp
imek, mide iin meyvesinden yemek, idrar zorunda dvlm ekir-
deinin kaynatlm suyundan imek ok faydaldr.
KN: Dvlmn balla yemek g kazandrr ve solucan
dkmede de etkili olur. .
KR OTU: Kk zelir, suyu tlbentten geirilir. Hafif stlr, pa-
mua damlatlr. Aryan kulaa konur.
KOKARSEDEF (ftot ): Dallarnn zeytinyanda kavrulmuunu
souk srmek banlar dalayp yokeder, ocuklarn gaz ve yelinde pii-
325
rilmi yandan srmek iyi gelir, mide arsnda yapraklarn ay gibi
imek.ya da dallarn zeytinyana bandrp (sedef ya) srmek, sancda
dallarn kaynatp imek, yrek arpntsnda tohumundan yemek esenlik
salar.
KUMOTU: Ad zerinde kum-ta drmekte kaynatlm suyundan
iilir.
KK BOYA OTU: Otun kknn suyu barsak yumuatmak iin
iilir.
KR DKEN SAKIZI: Diin rne stlm bir ile sokulursa,
ary keser.
KUBURNU: Bbrek tan drmek iin kaynatlp soutulmu
suyu iirilir. Kurutulmu meyvesinin ay souk algnlna, tmeye,
mide barsak hastalklarna iyi gelir.
KU-TIRNAI OTU: Basur hastalnda tohumunun ttssne dur-
mak, boaz arsnda kaynatlm suyundan imek pek yarayldr.
KU-DL OTU: Gs tutulmasnda kurutul-
mu yapran sigara gib imek, mide arsnda dal-
larnn kaynatlm suyundan imek ekerde
dallarnn kaynatlm suyundan bir sre imek, tan-
siyonda yapraklarnn kaynatlm suyundan imek
ifa getirici sonu verir.
KURTLU DKEN: Kknn suyundan srmek
temreye, kknn kaynatlm suyundan kanan
yerlere srmek kantya, yapraklarnn kurusundan
ekmek yaralara iyi gelir.
KUZUKULAI: Akcierler iin yapraklarnn
suyunu imek, buruntuda tohumunun kaynatlm
suyunu imek, mide iin halamasn yemek ifaldr.
KPEL OT : Suyu szlara, zerine srlrse temrelere kar
iyiletirici olarak kullanlr.
KUYRUK YAI : Kesiin zerine kuyruk ya ksa bir sre konur.
326
Kudili
LABADA: Bayanlarn ar kana-
malarnda tata dvlmn (sabaha kadar
slatp, szerek sabahlar) imek, mesane
tkanmasnda kaynatlm suyundan imek,
mide iin salatasndan yemek, annenin
stlenmesi iin yeil tohumunun kaynatlm
suyundan imek ifa vericidir.
LAHANA: Yara ve berelere halanmasn
vurmak, itah iin salatasn yemek, g-
kuvvet iin turusunun suyundan imek, mide
iin halamasn yemek, nezlede orbasn
imek, faydaldr.
LEYLEK KAKACI OTU: Mide rahat-
szlnda dallarnn halamasn yemelidir.
LMON: Bayanlarn ayba arlnda suyunu imeleri, bademcikte
nadrda eritilmi suyuyla gargara yapmak, gz arsnda suyundan gze
koymak, ba arsnda bir ka dilimini alnna koymak, gz parlakl iin
kabuunun kurutulmuunu dverek buruna ekmek, mide arsnda nane
ile kaynatp imek, nasrda zerine bastrmak, romatizmada yarm limo-
nun ekirdekleri yerine afyon konarak atete piirip lkken srmek, sa
dklmesinde oka kaynatlm kepein iine suyunu skarak bir hafta
ykanmak, serinlemek iin limonatasn imek, szda yandan srmek,
souklamada kaynatp suyundan imek, terlemek iin suyunun tuzla
kartrlmasn srmek, yz illerinde suyundan srmek, yz illerinde
snger ta stne sklarak kpn srmek gibi yararlar vardr.
MADIMAK: shali nlemek zere, kaynatlarak suyu iilir.
MAHMUZE: Kemik szsnda style ovmak, sama ve kurun
yarasnda sakzndan stne koymak, srgn iin sakzndan biraz yemek,
yara kurutmada kknn dklmn veya sakzn koymak pek i-
faldr.
MALATURA (Raziyane): Bomaca ve ksrkte yapraklarnn kay-
natlm suyundan imek, dalak ikinliinde ince dvlm tohumundan
birer para yemek, gz kuvvetinde ezilmi tohumunun kaynatlm
327
Labada
suyunu imek, gz zafiyetinde, kknn temizlenmi kabuunun tata
ezilmi suyundan imek, kan bannda kaynatlm dallarnn suyundan
imek, kan temizlii iin baharda halamasn yemek, kan iin tohumunun
dvlmn balla yemek, kum drmede yapraklarnn kaynatlm
suyundan imek, mide hastalnda taze filizlerinin halamasn yemek,
idrar zorunda yapraklarnn kaynatlm suyundan imek iyi gelir.
MARUL: Mide iin tazesini yemek, sarholukta tohumunun
dvlmnden bir para yemek, st iin salatasn yemek yararl olur.
MAYASIL OTU: Ad zerinde mayasla kar kaynatp suyunu imek
bire bir gelir.
MAYDANOZ: Az kokmasna kar kaynatlm suyunu imek,
akntya kar kaynatlm suyundan imek veya buusuna oturmak, ar
sokmasnda dvlmn oraya koymak, gz kanmasnda tohumunu
ince dvlmnden koymak, ayba ar kanama nedeniyle kereviz ile
kaynatp lk halde imek, idrar zorunda lapasn vurmak, stmada
dvlm kknn suyunu limonla kartrarak mek, ite lapasn vur-
mak, vcut tutukluunda kaynatlm suyundan imek, yara temizlemede
dvlmn oraya koymak iyiletirici rol oynar.
MAZI: Buruntu durumunda dvlerek gbek stne koymak, ishalde
dvlmn su ile imek, szda yapraklarnn kaynatlm suyundan
imek esenlik salar.
MALATURA (Anasona benzeyen bir bitki): Malatura, fesleen,
semizotu birer tutam bir araya getirilir. ine biraz arpa unu atlr. Az su
ile kaynatlr. Meydana gelen macun zorlu yaralarda kullanlr.
MENEKE: Boaz arsnda ieinin kaynatlm suyundan imek,
bomacada ay gibi piirilmiini imek, sulu temrede yaprann suyunu
ttn klyle kartrp srmek, temrede ezilmi yaprann suyunu
srmek.
MERCMEK: Yara ve berelerde dvlmn yumurta akyla la-
pasn vurmak, g-kuvvet iin halamasn veya orbasn yemek, an-
nelerin stlenmesi iin lapasn stne bahar ekilerek karnna koymakta
yarar vardr.
328
MERCANKK: Bulantya kar kay-
natlm suyunu imek, mide arsnda dal-
larnn kaynatlm suyundan imek, souk
algnlnda kaynatlm suyundan imek.,
yrek arpntsnda yapraklarnn kay-
natlm suyundan iilmesi nerilir.
MERSN: shal e kar yapraklarnn kay-
natlm suyundan imek., mayaslda filiz-
lerinin kaynatlm suyundan imek, sa
boyasnda yan srmek, salar bytmek
iin yaprakl dallar kaynatlarak bir sre
sabunla ykamak saaltm verir.
MERCVAN OTU: Barsak solucanna kar kaynatlm suyundan
imek salk verilir.
MEYANKK: Gs tutukluunda suyuna su katarak imek, mide
lserinde ball suda eritilerek saatte bir yudum imek, ksrkte balndan
biraz yemek veya kkn kaynatp imek iyi gelir.
MISIR PSKL: drar sktrmek zere kaynatlr suyu iilir.
MURT (Mersin): Murt dal, kkboya birlikte kaynatlarak, korku
geirenlere iirilir. Yapra kaynatlr ve astmlya iirilir.
MUSKAT : Bebeklerin gazn almak iin kullanlr.
MUMULA: Kum drmede dvlm ekirdeinin bakla iei
ile kaynatlm suyundan imek veya kavrulmu ekirdeinin
dvlmnden birer para yemek, mide iin meyvasndan yemek, idrar
zorunda dvlm ekirdeinin kaynatlm suyundan imek pek yarar-
ldr. iei ay gibi kaynatlr. Buhar buruna tutulduktan sonra, ay gibi
iilir (sinzitte). Mumulann taze yapraklar kaynatlr, ksrk ve boaz
arsnda sabahlar a karnna iilir.
MHRSLEYMAN OTU: G-kuvvet iin kkn dvp balla
yemek, nezlede enfiye gibi ekmekte ifa vericidir.
NANE : Srt arsnda su nanesinin dvlm dallarn iki bez arasna
sararak vurmak, basurda ise kaynam su nanesinin suyundan bir miktar
329
Mercankk
imek, bel gevekliinde bayr nanesinin kurutulmu yaprandan balla
yemek., mide iin ev nanesini ay gibi imek, nezlede bayr nanesinin
yapraklarnn kaynatlm suyundan imek., szda bayr nanesinin la-
pasn vurmak, terlemek iin ev nanesini dvp bileklere vurmak, vcut
yumuakl iin bayr nanesinin dallarnn kaynatl-m suyundan imek,
yara demede su nanesinin dvlmn vurmak, yrek arpntsnda ev
nanesinin dallarn lapa yapp oynak yerlere vurmak iyi gelir.
NAR: Meyvesi mide ve barsak yaralarna iyi gelir. Nar ekisine
biraz tuz atlr, souk su ile ishalli hastaya iirilir. Nar ekisi, grip, souk
algnl, kolestrol, damar sertlii, kalp rahatszlklarna kullanlr. eker
hastalarna da iyi gelir. Olgun nar kesilir. ine toz biber koyup az ka-
patlr. Ocan scak bir yerinde piirilir. Souk algnlnda kullanlr.
shale gerek narn kendisi gerek kaynatlm kabuu iyi gelir. Eki ve tatl
nar soyulur, ekirdekleri ezilir, szlr, balla kartrlr. Macun kvamna
gelince, 40 gn eker hastalarna yedirilir. Eki nar, btn olarak suda
kaynatlr. Bu suya una katlr, yourulur. nceltilerek bir bezin zerine
srlr. Zeytinya eklenir, bademcikli boaza balanr.
NAR AACI: Buruntuda ekisinin kaynatlm suyundan gbee koy-
mak, ishalde ieini maz gbeiyle imek, ishalde yaprann kaynatlm
suyundan imek, kuvvet iin tatlsn sulandrp erbet imek, kuru kellikte
ekisinin dvlm kabuunu zeytinya ile srmek, memeli basurda
ekisinin klde piirilmiini ortasndan blp koymak., sivilcede ekisinin
suyunu sirke ile kartrp srmek, sivilcede tatlsnn suyundan imek, solu-
canda kabuunun kaynatlm suyundan imek, uukta ekisinin ince
dvlm kabuundan ekmek, yark yara ve kesikte kaynatlm kabuunun
koyu suyundan srmek ifa salaycdr.
NERGS: Sara hastalnda dvlm tohumunu rekotu ve balla
yemek, vcutta kan beyaz lekelerde ieklerini derin derin koklamak yarar
getirir.
NASIR OTU: Nasra kar kaln yaprann ince zar alnarak oraya koy-
mak, parmak kabarcnda yapran oralara sarp balamak, yara znde
yapran basp sarmalamak iyi gelir
NOHUT: G-kuvvet iin piirilmiini yemek, mesane rahatszlnda
suyundan imek, solucana kar suda kabartlmndan a karnna yemek veya
suyunu imek yarayldr.
330
OULOTU (Melissa): Kabzla kar
kaynatp suyunu imek, mide ve sinir iin
kaynatlm suyundan bir mddet imek,
yrek arpntsnda yapraklarndan ay gibi
imek ok iyi gelir.
OKALPTS: Okalipts yapra, am
dikeni, murt yapra birlikte kaynatlr.
hastalklarnda ay gibi iilir. Boaz in-
mesinde yaprann buusunu ekmek, gs
tutukluunda kuru yapraklarn ttnle imek,
nezlede yaprann buharna durmak faydaldr.
PALAMUT: Kabuunun dvlmnden imek ishale, ezilmi pe-
lidinden bir para yemek basura, trnaklarnn dvlmn zeytinya
ile kartrp yemek ise sa kran ve lekelere, kabuunun ortasndan ay
gibi imek de idrar zoruna ok iyidir.
PAMUK EKRDE: Yandan kulaa koyulursa kulak ars ve
iine kar rahatlatc etki verir.
PAMUK: Kan akmasnda taze filizlerinin ezilmiini vurmak, uyuzda
filizlerinin kaynatlm suyu ile banyo yapmak birebir iyilik verir.
PAMUKKALE SUYU: Gz rahatszlklarnda bu su ile gz ykanr.
PAPATYA: Akcier rahatszl olanlara papatya ay iirilir. Sa
dklmelerine kar papatya ay ile sa ykanr. Bbrek iltihabnda ve
tansiyon yksekliinde papatya ay iirilir. ocuk sancsnda ieklerinin
zeytinyayla kavrulmuunu karnna vurmak, sancda kaynatlm suyun-
dan imek ifaldr. Souk algnlnda ise kaynatlm suyunu imek ve
gargara yapmak tavsiye edilir.
PARSA: Egzamada yapraklarnn kaynatlm suyunu imek, vcut
kokmasnda yapraklarndan yaplan hap yemek, yrek arpmasnda ise
dallarnn kaynatlm suyunu imek pek iyi gelir.
PARSAMBA: Azdan kan gelmede yaprann kaynatlm suyun-
dan imek, burun kanamasnda yaprann suyunu buruna ekmek ve la-
pasn imie koymak, yara- berede yapran dvp stne koymak
yarayldr.
331
Oulotu (Melissa)
PATATES: Baarsn gidermek zere patates kesilir, tuz ekilir, alna
balanr. Ba arsnda dilimlerini alnna koymak, ergensellikte hala-
masn yemek, ine yutmada halamasn yemek pek iyi olur.
PATLANGI (Mrver): Boaz ve di arsnda ieklerinin kay-
nam suyuyla gargara yapmak, barsak temizlemesinde ieklerinin
suyuyla hokna yapmak, ince dertle beyaz ieklerinin kaynatlm souk
suyunu imek, kabakulakta dvlm yapraklarn vurmak, mayaslda
yumrularnn kaynatlm suyundan sabahlar imek, mide iin iek-
lerinin kaynam suyundan imek, nefes darlnda kklerinin kay-
natlm suyundan imek, ksrkte ieklerini ay gibi imek,
ikinlikte yapraklarnn lapasn vurmak yararl olur.
PATLICAN: Az kabarcnda sapnn kln srmek, aknt iin
tohumunun kavrulmuunu vurmak, egzamada lapasn srmek, memeli
basurda klde piirip vurmak, idrar zorunda klde piirip kasklara vur-
mak, ilikte kesip stne sarmak iyi gelir.
PAZI: Mide iin halamasn yemek, sarlkta suyunu imek, buruna
ekmek pek iyidir.
PEKMEZ: zm pekmezi sabahlar a karnna karacier rahatszl
olanlara iirilir.
PELN OTU: Bomacada buusuna yakn bu-
lunmak, bbrek tanda kaynatlmn imek, itah
iin dallarnn suyunu ay gibi imek, Mide
hastalnda Melise yapra ile kaynatarak suyunu
imek, mide tanda kaynatlm suyundan imek,
stmada leblebi unuyla yaplm hapndan imek,
ekerde deniz pelininin kaynatlm suyundan
imek, tansiyon ykselmesinde dallarnn kay-
natlm suyunu imek derde devadr.
PRN: Arpackla lapasn vurmak, ishalde
lapasn yourtla yemek, kanl idrarda lapasn
yemek yararldr.
PIRASA: Kk ocaa gmlr, snnca
karlr, suyu pamua damlatlr. Aryan kulaa
332
Pelin Otu
konur. El beneklerinde kaynatlm suyuyla ykamak, gidikende kay-
nam suyuyla ykamak, memeli basurda buusuna oturmak, sinirde
halamasn yemek iyiletiricidir.
PIRNAR: Yanklarda kll suyunu imek insana ifa getirir.
PITRAK (DEVE KERTEN): Akntya kar kaynatlm suyunu
imek ok yerinde olur. Uyku iin ise dvlm tohumu.
PSE: am ras ince paralara ayrlr. Bir tandra konur. zeri
toprakla kapatlr. zerinde ate yaklr. Altta kalan ve snan radan akan
sv bir kapta toplanr. Bu psenin zerine su dklp iilirse mide
arsna iyi gelir.
REZENE (Raziyane): Mide ve barsak gazna, itah amaya, anne
stn artrmaya, bomacaya, dalak hastalklarna, kanszla, kan
banna kar kullanlr.
SA BAKIMI: Demli ay soutulur. Bir kaba alnr. ine bir yumurta
krlr. Bir kak zeytinya ve baharat eklenir, kartrlr. Parmaklarla
ovarak saa srlr. Sa ayn gece yatmadan nce ykanr.
SAKIZLIK (Arslan-dii): Kan temizlii iin kk ile meyan
kknn kaynatlm suyundan imek ok iyi gelir.
SALATALIK: Cild gzellii iin ispirto iinde ekirdeksiz eri-
tilmiini srmek, zellikle yze kesilmi bir parasn srmek gzellie
gzellik katar.
SALEP : Gs darlnda sakzn stle kaynatp imek, mide iin
dvlm kkn kaynatp imek., ses ksklnda sakzn kaynatp
imek esenlik vericidir.
SAPARNA DKEN :Kadn hastalklarnda kk kaynatlarak iirilir.
SARIBA OTU: eker hastalnda kaynatp imek nerilmektedir.
SARI EK (Ylan-otu): Bcek srmasnda ieklerinin kay-
natlm suyunu imeyi, zehirli hayvan sokmasnda yapraklarn dvp
vurmak iyiletiricidir.
SARMAIK: Ba arsnda kurutulmu zmlerinin tozunu burnuna
ekmek, kan iin tefeklerinin salatasn yemek, mide iin al sar-
333
mann halamasn yemek, nezlede dvlm tozundan ekmek,
szda krmz zmlerinden srmek nerilmektedir.
SARIMSAK: Akropolde yetitirilen zel sarmsak trnn hastalk-
lara ifa olarak Asklepionda kullanldn ve Bergamal nl hekim
Galenosun Tellideredeki Arenada gladyatrlerin yaralarnn tedavisinde
zeytinya kullandn biliyoruz. Antika'da da sarmsak, Salk Tanrs
Asklepios'un sembollerinden biridir. Antik Dnem'in en nl asklepi-
onlardan birinin kurulu olduu Pergamon Antik Kenti'nin tam ortasnda
endemik bir Allium tr bulunur, hem de antik kentin tam merkezi olan
akropolde yetiir: Allium proponticum subsp. proponticum bitkisi belki
de Bergama Asklepionunda hastalarn tedavisinde kullanlan bir bitkiydi.
Aryan kulaa di halinde konur. Mide rahatszlklarnda 1 ay kadar
sabah a karnna yutulur. Akrep ve ylan sokmasnda ezilir ve yaraya
balanr. Ar sokmasnda tuzla dvlm bir diini koymak, arpackta
suyunu srmek, atei drmekte sarmsakl ayran imek, barsakta
arsnda imbikten ekilmiini imek, barsak kurdunda bir ka diini
kaynatarak suyundan hokna yapmak, basur iin piirilerek srmek, dalak
ikinliinde tuza batrlarak srmek, di arsnda orasn sarmsakla
ovmak, mecede iya ve niadrda dvlerek vurmak, ince dertte imbik-
ten ekilmi suyundan imek, kulak arsnda klde piirilen bir diini
zeytinyana batrarak kulaa koymak, kurbaackta dvlmn dil al-
tna koyarak salyay aktmak, memeli basurda zm ekirdeiyle
dvlerek vurmak, mayaslda yemeklerde yemek, mide iin kaynatlm
suyundan unla yaplan haplar yutmak, nefes darlnda sarmsakla sadeya
ve bal kartrlp birer para yemek, ksrkte piirilerek yemek, sancda
dvlmn imek, sarlkta yourtla dvlerek hamamda srmek, idrar
zorunda dvlm bir ban bel sokumuna koymak, idrar zorunda birer
di yutmak, szlarda ispirto iinde eritilmiinden her gn bir ka damla
imek, salar bytmekte suyuyla ovmak ve taramak, ite halanm
yapran vurmak, yeni etyaranda dvp sarmak, zehirlenmede sirke iinde
dvlmn imek sarmsan stn ifasn size verecektir.
SEMZOTU: i semizotu sk sk yenirse, safra salgsn dzenler.
Gebelik arsnda yaprann suyunu srmek, meme arsnda yaprak-
larn dvp vurmak, mide iin halanmn yemek, siilde ezilmi
yapran koymak pek iyi gelir.
334
SERKELE OTU: Salarn siyahlatmak isteyenlere kaynatlm
suyuyla ban ykamalar nerilir.
SERV: Di arsnda kobaklar sirke ile kaynatlarak gargara yapmak,
idrar zorunda yapraklar kokar zedefle kaynatlarak imek, yankta kln
srmek, yarada yapran dvp koymak pek yarayldr.
SRKE: Akntl kulaa birka gn damlatlr, ayrca kanayan buruna
da sirke damlatlr.
SRKEN: Szlarda dallarnn kaynatlm suyuyla yaplan kepek la-
pasn vurmak iyi gelmektedir.
SCMLK (Ku-otu) : Mide sancsnda kaynatlm suyundan
imek, kumda kaynatp suyundan imek, yrek arpntsnda kaynatlm
suyundan imek yararldr.
SOAN: shal, bel ars, ge yryen ocuklar iin soan kabuklu
olarak ocaa gmlr. amn reinesi oyulan soann iine doldurulur.
Piince ocaktan karlr, soutulur ve yenir. Arpackta piirilerek stne
koymak, yksek atete ezilerek ek yerlerine koymak, bertikte dvlerek
vurmak, ocuk sancsnda kesilerek biraz tuz ekip gbeine koymak,
dalakta sirke ile kaynatp vurmak, dalamada iine zeytinya ve katran
koyup klde piirilmiini balamak, el nasrnda klde piirilmiini stne
koymak., karn arsnda suyunu imek, kolere hastalnda suyundan
oka imek, kulak bannda az tuzlu su iine sklan suyunu lk koy-
mak, kulak kurdunda lk suyundan koymak, mide arsnda ortasndan
kesilmiinin stne kl ekerek vurmak, mide sancsnda oka kay-
natlm suyunun ayazlatlmn imek, uyku iin yemek arasnda yemek
iyi gelir.
ST: Di arsnda klnden koymak, gs tutukluunda kusu-
runu kaynatp suyundan imek, mesanede yapraklarn kaynatp suyundan
imek, mide arsnda kavndan bir para imek, romatizmada yaprann
kaynatlm suyuyla gargara yapmak ve biraz imek, siilde yaprak kl
sirke ile kaynatlarak imekte saysz yarar vardr.
SU: Burun kanamasn nlemek iin souk suyla ba ykanr.
335
SULTAN OTU: Dermanszlkta yapraklarn ufalayp su ile imek,
romatizmada kaynatlm suyunda banyo yapmak, mayaslda dvlm
tohumundan yemek, memeli mayaslda kknn kaynatlm suyundan
souk imek, sz ve bzlmede yaprann dvlmn vurmak,
banda yapraklarn stle piirip vurmak, yara ve berede kknn kuru-
tulmu kabuunun lapasn vurmak tavsiye edilmektedir.
SUMAK: Kesik yaralarna yeilken suman dal kaynatlr, ykanr.
Kzlsumak, zm pekmezi ile kartrlr azck kuru krmz biber ek-
lenir, kartrlp piirilerek bir bezin zerine alnr, gebe kalamayan kadn-
larn karnlarnn zerine birka kez sarlr.
SUSAM: Karn arsnda tahin helvas vurmak, mide kaynamasnda,
tahinini veya helvasn yemek, nefes darlnda oka yemek, ekerde
yandan sabah akam imek pek iyidir.
SU ZAMBAI (Nilfer): Di etin rahatszlnda iekleriyle
sabahlar ovmak iyi sonu verir.
SPRGELK: shalde tohumunun kavrulmuundan imek, dalakta
stnden yaplan unlu haptan yemek (Zehirlidir).
ST: ocuun aryan gzne, anne st damlatlr.
STL OT (Crtlak sakz): Nane ve maydanozla kartrlarak
tmede iirilir.
ALGAM: Kuvvet iin yapraklarnn halamasn yemek, mide iin
algamn halamasn yemek, siyatikte kavrulmu algam scaka vurmak
ve yemek esenlik salar.
APLA: Ayba gecikmesinde lapasnn buusuna oturmak, gz
imesinde yapraklarnn kaynatlm suyundan imek, souk algnlnda
kaynatlm suyundan imek, yak olursa ay gibi imek ve banyosunu
yapmak iyidir.
AHTERE: Egzamada kaynatlm suyundan imek ok yarayldr.
EFTAL AACI: G-kuvvet iin eftali yemek, kurtlu yarada
yaprann suyunu srmek, mayaslda ekirdeinin ttssne oturmak,
ksrkte ekirdeinin kaynatlm suyundan imek, sinek buruna kurt
atmada yaprann suyuyla gargara yapmak ve buruna ekmek, stmada
336
yaprann kaynatlm suyundan imek, uyuzda inenmi yapran
srmek, yumuaklk iin yaprak ve ieinin kaynatlm suyunu imek
ve meyvesini yemek iyi gelir.
TAFLAN: Ayba gecikmesinde krmz tohumlarnn kaynatlm
suyundan imek ifa verir.
TARHANA: Tarhana, ocak topra, su, tuz kartrlr, piirilir, burku-
lan yere sarlr.
TA-OTU (Akkaya-otu): Mide iin kaynatlm suyundan imek ok
iyi gelir.
TATULA (Boru iei): Gs tutukluunda ieklerini sigara gibi
imek, nefes darlnda, kuru yaprak ve ieklerinin ttssn yapmak
yarayldr.
TELL KAVAK: Mide suyunda kknn kaynatlm suyundan
imek, idrar zorunda yaprann kaynatlm suyundan imek yarayl
olur.
TRM: Tirmis taneleri, kahve gibi kavrulur, havanda dvlr bir
kavanozda saklanr, sabahlar a karnna basur olanlara iirilir.
TOPALAK: Aknt iin kknn kaynatlm suyundan imek, amel
iin kknden bir para yemek, yine amel iin kknn yumrusunun
suyundan bir para imek, karn iliinde kknn kaynatlm suyundan
imek insana salk verir.
TOPRAK: Toprak elenir, sacda kavrulur, bir bezin zerine scak scak
yaylr, ocuun karnna ve srtna balanr. tm olan ocuklara iyi
gelir.
TURP: Bademcik hastalnda suyunu burnuna ekmek, karn
iliinde halanmn yemek, kuvvet iin ezilmi tohumundan imek,
kulak arsnda tuzlu suyundan aktmak, ksrkte rendelenmiini balla
yemek, sarlkta suyunu burnuna ekmek, ses ksklnda kaynatlm
suyundan gargara yapmak, szda karasn ezerek vurmak, ana st oalt-
mada salatasn yemek yarayldr.
TURP OTU: Kan iin salatasn yemek, kuvvet iin tohumunu dvp
yemek, mide iin halanmn yemek ok iyi gelir.
337
TURUN: Mide arsnda iki turun iini akamdan yemek, sabah
da kabuklarnn kaynatlm suyunu imek iyidir.
UD HND: Mide lserine kar kullanlr.
UN: Un elenir, kepei kiremit parasyla birlikte stlr aryan belin
zerine sarlr.
ZERLK: Balgamda kaynatlm tohumunun suyundan imek,
eklem szsnda tohumunun lapasn vurmak, kulunla tohumunun
suyunu imek, mide arsnda tavlanm tohumu atete kurutularak birer
para yemek., sulu egzamada ezilmi tohumundan birer para imek
nice ifa verir.
ZM: Ateli hastalkta sirkesini srmek, ba kepeklerinde sirke ile
ykamak, kabzlkta cevizle kartrp yemek, kuvvet iin taze ve kurusun-
dan yemek, kurdeende pekmezinden imek mide iin suyundan imek,
mide arsnda sirke ile kzartlm ekmein stne nane ekerek vurmak
veya sirke iine kil kartrp vurmak, hatta sirke iinde tarhanadan lapa
yapp kuru nane ekerek balamak, yara kurutmada kaynatlm
pekmezini stne koymak ok iyi gelir.ocuun ba ars ve gz ars
ekmemesi iin, kuru zm ekirdeinden ayklanr. Dibekte dvlr
hamur edilir. Islak bir bez zerine yaylr. Ocan kenarnda stlr. Isnm
zm bir baka beze alnr. tlm karanfil zmn zerine dklr.
Yeni doan ocuun ba ile aln arasna sarlr. zm pekmezi tereya
ile kaynatlp yeni doum yapm kadna iirilir. Kuru zmle kuyruk
ya kartrlr, ezik yere sarlr. zm yapra halanr, varisli blgeye
balanr.
YABAN GL: Basurda ezilmi tohumundan unla hap yapp yemek,
memeli basurda kklerini kaynatp imek ve buusuna oturmak ok ifa
vericidir.
YABAN ELMA: Boaz arsnda kaynatlm suyunu imek ve la-
pasn vurmak, kuvvet iin i veya halamasn yemek, ksrkte klde
piirilmiini yemek, sancda iine sakz koyup klde piirerek yemek,
souk algnlnda ieklerinin kaynatlm suyundan imek gerekir.
YAPIKAN (Duvar-peslan): Albminde lapasn ilere vurmak ve
suyundan imek, bel soukluunda oka kaynatlp, suyundan imek,
338
kanama okluunda dallarnn demlenmi suyundan imek, kanl basurda
yapraklarnn kaynatlm suyundan imek, kelde kaynatlm suyuyla
ykanmak, kum ve tata kaynatlarak soutulmu suyundan imek, idrar
zorunda kaynatlarak suyunu imek, ekerde kaynatlm suyundan imek,
ilikte lapasn vurmak iyi gelir.
YILAN BURAI: Berelerde kknn dvlmn vurmak,
kabakulakta, ezilmi kknden zeytinya ve un ile yaplan hamurdan lk
oraya koymak, k kanmasnda krmz tohumundan yemek, mayaslda
tohumunun dvlmnden birer para imek, mayaslda dallarnn hala-
masn yemek, mayaslda kknn kavrulmu, dvlmn balla
kartrp yemek, mayaslda krmzsnn suyundan yaplan haptan yut-
mak, mide arsnda tohumundan bir ka tane yutmak, idrar zorunda to-
humundan bir ka tane yutmak, yumurta yiyemeyene tohumunun
dvlmnden bir para iirmek, ylanckta kknn stle piirilmiini
vurmak, ylan sokmasnda yumrusunun bir parasn stle piirip vurmak
hemen iyiletiricidir.
YEMEK BUUSU: Ge konuan ocuk, yemek buusuna tutulur.
YILAN KAVI: Vcudunda siili olanlara yedirilir.
YOURT SUYU: Bbrek sanclarnda sabahlar a karnna iirilir.
YKSK DKEN: Gzn kuru arsnda tohumunun ttssn tut-
mak iyi gelir.
ZENCEFL (Beyaz kk- Ac kk): Ar ve szlara, grip ve souk
algnlna, balgam sktrmeye, gz kararmasna, kusmaya, karn yu-
muatmaya, ses ksklna, damar hastalklarna kar kullanlr.
ZERDAL DKEN: Stmada sar ieklerinden imek, zehirli hay-
van sokmasnda ieini dvp vurmak iyidir.
ZEYTN AACI: Bademcik iltihabnda yaprann kaynatlm
suyuyla gargara yapmak, bertikte yayla ovmak, boaz iinde
tanelerinin dvlmn vurmak, damar amasnda stlm yana eker
konularak yatarken bir fincan imek, di arsnda sakzndan koymak,
dieti arsnda ezilmi yapra ile az alkalamak, doum beresinde
doumdan sonra yandan imek, kan fesadnda yandan imek, kara
kabarckta ya srlerek kl ekmek ve hamurla kapamak, kulak arsnda
339
ya krmz biberle kaynatlarak szlmn damlatmak, kurdeende
yandan imek, kuvvet iin yandan imek safra ve bbrek kumunda
yandan a karnna birer fincan imek, sarlkta yandan imek, szda
yann iine deve ilii konarak ovmak, tansiyon drmede yapraklarnn
kaynatlm suyundan imek, yarada eritilmi sakzndan koymak
iyiletirici rol oynar. zetle zeytinya, saysz faydaldr. htiyarl
geciktirir. Zehiri keser, karn arsn giderir ve kurtlarn drr.. ehveti
tahrik eder, az kokusunu alr.
ZEYTN: ocuklarn koltuk alt ve ap arasndaki piiklere, taze
zeytin ezildikten sonra sklr. kan ya, su ile kartrlarak iirilir.
Bergamann liman Eleann zeytin anlamna gelmesi, zeytinin anavatan
olarak deerlendirilebilecei gibi ifa olarak da Asklepionda bulundurul-
duunu, Galenosun yaral gladyatrlerin tedavisinde kulland anlal-
maktadr.
ZEYTNYAI: Srt arsna zeytinya srlr. Donma tehlikesi at-
latanlarn gvdesi zeytinya ile ovulur. Kabzlkta sabahlar a karnna
iilir. Zeytinya bir beze srldkten sonra, nasrl ayaa birka akam
balanr.
KOCAKARI LALARI VE YNTEMLER
Kozak ve yresinde eskiden hastalklar iyiletirme, korunma ve
ilalama iin ilgin formller uygulanrd. Bunlar okurken aracak,
belki de gleceksiniz, ama sakn ciddiye alp uygulamaya kalkmayn,
nk modern tp karsnda arlatanlktan baka yeri yoktur.
AYDA PRME: Ayda (hasta) ocuk, bir kazann iine oturtulur.
Ocan odunlar vardr. Fakat yaklmaz. Kazana fndk, fstk, leblebi gibi
erez atlr ve ocukla birlikte kepe gezdirilerek dndrlr. Bir sre
sonra ocuk kazann iinden karlr, erezler de izleyen ocuklara
datlr.
DUAK KESME: Yrmeye yeltenen ya da hastalk nedeniyle
yryemeyen, gecikmeli ocuklarn iki aya bir iple balanr. Kk bir
trenle bu kuak kesilir, izleyenlere de eker-lokum datlr.
340
DALAK KESME: Dalakl ocuklarn iyilemesi iin kasaptan ya da
kesimden dalak alnr, ocuun gbeinde trenle kesilir.
TUZ KAVURMA: Nazarl ve hasta ocuklar iin ocakta tuz kavrulur.
Bir elein iine iri tuz, ine, cep aynas, gm para ve eek pislii
atlp ocakta stlr. ocuun bana bez rtlp, elek zerinde gezdirilir.
Sonra ine ve para bir yoksula verilir.
KZ SNDRME: Nazar demi ocuun ad okunarak, kulan-
dan yana su serpilir, serpilen su ile ate sndrlr. Leende artan su ile
de ocuun eli, yz, ayaklar ykanr.
DERME DEVRME: Salgn hastalk durumunda iki kadn eski-
psk erkek giysisi ve fes giyer. Elerinde denek, ya ibrii, omuz-
larnda torba ile dilenci gibi kap kap gezerler.
Ya, bulgur, brlce, nohut, fasulye, sala toplayp yol azndaki
kazana boaltrlar. Bunlar kazanda piirilir ve derme-devirme yemein-
den herkes yer, hastala kar alanm olurlar.
TEMRE ZME: El ve yzlerde kan bu cilt hastalna yakalanan
kiinin eli-yz, cuma gne domadan oca olan bir adam tarafndan
ine ile izilir ve "haydi arkana bakmadan evine git" denir.
OTU KESME: Sulu kant hastal iin yine oca olan bir adam
cumartesi sabah iyi gelecek otu kknden karr, toprana tkrr,
ba ile amur yapp srer.
DAYAZ SARMA: Kabarck ve kant iin yol aznda, hasta yer-
lere unlu deri ve sofra bezi sarlr.
KURTLU KAN: Verem hastalna kar kaplumbaa kanna ekmek,
meyva doranr ve kk kurt atlp yedirilir.
KAZAN KARASI: Korku, kabus ve ok geirenlere kazann altn-
daki kara kaznarak su ile kartrlp iirilir.
MAV BONCUK: ocuu yaamayan kadnlarn boazna bir kuak
balanr ve ocuu ok olan yedi evi gezip mavi boncuk toplarsa ocuu
mrl olur. Adna da Yaar, Dursun, Dursune, Dnd konur.
YARA-IBAN MERHEMLER: Zeytinya-sabun merhemi kzgn
341
kakla yaraya dedirilir. Salyangoz kabuu, bamya ve eker dvlerek
srlr. Kll soan kabuu ezilip merhem olarak kullanlr. eftali
yaprann suyu ile ykanr. Gaz dklerek de yara iyilestirili ya da yaral
yere ienirse iyi gelir. Yumurta ak ile rak karm ila ifaldr, yarasna
rk tahta tozu ekmek birebir gelir.
BUHARA MELME: Basur olan hastalar, bir tencerede su kay-
natp buharna meldiklerinde iyi gelir.
TUZLU SU: Mayasl olanlarn ayaklar scak tuzlu su ile ykanr ve
kl-ul ile sarlr.
AM PRDANI: El kabarmasna kar am prdan ocakta kzdrlp
avu iinde yumulursa, balta, apa nedeniyle oluan el kabarmalar yok
olur.
YAKMA OVMA: Siil ve sivilceler yaklrsa, el atlaklar zeytinya
ve limonla ovulursa hibir ey kalmaz.
SOAN VURMA: Ayana pabu vuran kii kebap edilmi soan ya
da hurmay merhem yapp srmelidir.
PEYNR EKMEK: Darbe, dme sonucu yara ve rklere peynir-
ekmek ineyip baslrsa iyi olur.
SARIMSAKLI ZEYTNYAI: Sarmsak ve zeytinya stlp pa-
mukla aryan yere srlr.
SARIMSAKLI KARANFL: Di arsna iyi gelir.
UNLU KMR: Kmr tozu ve un kartrlp dilere srlrse di
talan yok olur ve diler prl prl bir grnm kazanr.
YUMURTALI RAKI: Yumurta ak ile rak kartrlp bir bez ya da
muamba ile bele sarlrsa ars kesilir.
KADIN ST: Gz arsna kar kadn st srlrse iyileir. Gz
perdesine kar ise rak ile yumurta ak karm srlr.
KLL SU: Mide arsna kar elenmi kl ile su kartrlr, duru-
lunca iilir.
LEBLEB EKMEK: Kursak kaynamasna kar kullanlr.
342
AM SAKIZI: Kllar kknden almak iin kullanlr.
TYSZ SIAN: Kl kmas istenirse o yerlere tysz san srlr.
FARKLI YNTEMLER: Baylan birini ayltmak iin soan kok-
latlp kalas imdiklenir. Kulun girenler, sakatlara para verirse geer.
Ar sokunca amur srlr, sivrisineklere kar sr gbresi yaklrsa,
tahtakurularna kar ac biber ve kkrt yaklrsa yok olurlar. Akrep
srnca oras iple boulur, bak ucuyla kanatlr, sarmsakl yourt
srlr, akrebin ls ezilip konursa iyi gelir. Ayrca siyah eek pislii
stlp srlr.
343
EDEBYATTA GALENOS
MEVLANA VE GALENOS
Mesnevi Cilt 1, Mevlana, efik Can Tercmesi, sayfa 15-16.
ey oul ne zamana kadar altnn, gmn esiri olacaksn?
Rzklar denizini, bir testiye dkecek olsan, ne kadarn alr?
Ancak bir gnlk ksmet, bir gnlk su
Harislerin, dnyay ok sevenlerin gz testileri hi dolmaz.
Sedef de kanaat edici olmaynca, ii inci ile dolmaz.
Halbuki ilahi ak yznden, nefsaniyetten kurtulan, benlik elbisesi yrtlan
kimse, hrstan da, ayptan da, ktlklerden de tamamyla temizlenir.
Ey bizim sevdas ho olan, gzel olan akmz, ey bizim btn manevi
hastalklarmzn, dertlerimizin tabibi; sevin, d ol
Ey bizim kibir ve gurur hastalmzn, bbrlenmemizin devas olan
akmz!
Ey bizim hasta gnlmzn Eflatunu, Calinusu!
344
Mevlana ems-i Tebriziye sesleniyor
MESNEV-IV
Ak hekimi Calinusa bir macun verseydi, otlar toplama yznden
bunca dikenler mi inerdi o? (VI, 13)
BEYT;
Denizi bir testiye dkersen ne alr? Bir gnn ksmetini
Harislerin gz testisi dolmad.
Sedef, kanaatkr olduundan inci ile doldu.
Bir ak yznden elbisesi yrtlan, hrstan, ayptan adamakll temizlendi.
Ey bizim sevdas gzel akmz; adol; ey btn hastalklarmzn
hekimi;
Ey bizim kibir ve azametimizin ilc, ey bizim Efltunumuz! Ey bizim
Calinusumuz!
Biz duvara asl duran resimleriz.
Bizi yapan ressamn varlk avk
Duvarn zerine bir vurdu mu,
Bakarsn o anda canlanvermi, kmldanmz
Onun selvi boyu bir grnd m,
Bakarsn dnya gllk glistanlk.
Kalkt bir salnd, kendini bir gsterdi mi.
Bakarsn kyamet koptu gitti.
Bakarsn Calinus gibi hastalar lkesindendir o.
Bakarsn hayret yurdunda dolar hastalar gibi.
Sustum artk ben, sustum artk
Bu iir utanyor ondan."
345
MEVLANA`DAN ESNTLER:
Hele dksen ne alr testiye bir denizi
Azar ancak yine hrsn da kzarmaz benizi.
Kanaatkar sedefin karnna incimizi
Seren eller gzel eller Calinusumuz
lac kibrimizin, rehberimiz, usumuz..
Glmz blble nazlansa da gk ekimi
Biliriz ak o yerlerde mi kalplerdeki mi
Yetiir derdimizin hznmzn hekimi
Saran eller gzel eller Calinusumuz
lac kibrimizin, rehberimiz, usumuz..
Yunus Emre, Galenostan sz ederken bize Galenos (Calinus), slam
dnyasndan biriymi gibi gelir.
Hak Bir Gnl Verdi Bana
Hak bir gnl verdi bana
Ha demeden hayrn olur
Bir dem gelir dn olur
Bir dem gelir giryn olur
Bir dem sanasn k gibi
ol zemheri olmu gibi
Bir dem beretden doar
Ho ba ile bostn olur
346
Bir dem gelir syleyemez
Bir sz erh eyleyemez
Bir dem dilinden dr dker
Dertlilere dermn olur
Bir dem kar ar zere
Bir dem iner taht-es-ser
Bir dem sanasn katredir
Bir dem taar ummn olur
Bir dem cehletde kalr
Hi nesneyi bilmez olur
Bir dem dalar hikmetlere
Clnus u Lokmn olur
Bir dem dev olur y peri
Vrneler olur yeri
Bir dem uar Belks ile
Sultn- ins cn olur
Bir dem varr mescidlere
Yz srer anda yerlere
Bir dem varr deyre girer
ncil okur ruhbn olur
Bir dem gelir s gibi
lmleri diri klar
Bir dem girer kibr evine
Fir'avn ile Hmn olur
Bir dem dner Cebril'e
Rahmet saar her mahfile
Bir dem gelir gmrh olur
Miskin Yunus hayrn olur
Yunus Emre
347
Nie bir Cercs Bercs olam Mirrih olam
Nie bir Clins u Bukrt olam Lokman olam
Cercs veya Circis, sa Peygamberden sonra gelen ve onun eriatna
uyan bir peygamberin addr. Kavmi bu peygamberi yetmi kere ldr-
m, oda yetmi kere dirilmitir.
Yunus bir iirinde;
Eyybam bu sabr buldum
Cercsem ki bin kez ldm
Bercis veya Bircis, Mteri adl yldzdr. Egede Zeus, Romada
Jpiter derler. Kudretli bir tanr saylmtr. Kudretini yalnz kder snr-
lard. Tahtnn nnde iki f bulunduu, bunlardan hayr ve erri
kard sylenirdi. Olimpus dann tepesinde oturduu, yldrmlar ve
imekleri gnderdii, bulutlar idare ettii, yamurlar yadrd inanc
gdlrd. Yldz bilgisine gre byk ve kutlu bir yldzdr. Din, ilm,
utan, gnl alakl, namus, belgat ona mensuptu. Gkyz kads ve
hatibi anlamna kaad-i felek, hatib-i felek diye anlrd.
Mirrih, randa Behram diye anlan hayr meleklerindendi. Kaldanler
tarafndan bir Tanr olarak kabul edilirdi. Mares adyla anlrd. Sonradan
Egeliler Ares, Romallar Mars adn verdiler. randa yolcular koruyan
bu yldz, Egelilerin frtna tanrs, sonra da sava tanrs oldu. Yldz bil-
gisine gre rengi ate krmzs olan bu yldz, kk kutsuz yldzdr.
Yldz Mirrih yani Merih olanlar, tahammlsz, ehvete dkn, vurucu,
krc olurlar.
Clinos, bu byk hekimin birok eseri Arapaya evrilmitir. Bukrat
ise skenderden yzyl nce yaam mehur bir hekimdir. Lokman da
mehur bir hekimdir. Eyp Peygamberin kzkardeinin yahut teyzesinin
olduu Habe bir kle rivayeti vardr. 30. sre Lokman sresidir. 6-7.
yzylda yaayan Esope olarak kabul edenler de var.
348
Lokman Peygamber ise hkimdir. Dervi ve mrid-i kmil iin bir
timsaldir. Yunus bir iirinde Calinus ile birlikte Lokman anmtr.
Bir dem cehaletde kalur bir nesneyi bilmez olur.
Bir dem talar hikmetlere Clinus u Lokman olur.
Ey devay- nakhvet- namus-u ma
Ey t Eflatun-u Calinus-u ma
SAD EMRE
XIII. yzyln ikinci yarsnda ve XIV. yzyln ilk eyreinde yaam
olan Yunus Emre, kendisindensonra gelen pek ok halk airini etkilemi,
bu airler Yunus gibi sylemeyi ama saymlardr. te bunlardan biri de
Said Emre'dir. Said Emre, Ha Bekta Vel'nin mridlerinden idi. XIV.
yzyln balarnda yaam olan bu tasavvuf airinin lm ve doum ta-
rihlerini bilemiyoruz. Hac Bekta Vel'nin Arapa yazd "Makaalat" ad
eserini Trke'ye eviren odur. Fakat onun XIV. yzyldaki yeri ve nemi,
Yunus gibi (duru Trke ile syleyii) devam ettirmesidir.
Hece vezni ile yazan Said Emre'nin bir divan vardr.
Said Emre'den rnekler:
Eydn gyne gyne
Halimz dne dne
Ddk kn odna
Can gnl yana yana.
Ne olduk bilemezz
Bir yerde olamazuz
Admn diremezz
Ne deyelim sorana.
Nedr, neyi sevelim
Neden ne isteyelm
Nerden nere varalum
Olduk mest divane.
349
Akl cn yav kldk
Sermest eyda olduk
Yz bin cn feda klduk
Bizi bizden alana.
Varlk ire barduk
Kadimlie karduk
Kopduk tenden kavutuk
Said'e cn olana.
-II-
Hdavend kulum emrime ferman
Zira sensin benm derdme derman.
Senn ilerine kimse karmaz
limler cmlesi yolnda hayran.
Bezedin yer yzin rahmet nriyle
Yarattn gkleri bu yere sayvan.
Ebedsin senden ayrug fenadr
Kan yl gtren taht Sleyman.
Kan Husrev, kan rn Ferhad
Kan ol Calinus hakmi Lokman.
Bular gedi belirmedi nian
rdi tenleri canlar pinhn.
Oku bismillhi Rahmani Rahm
Ki yz bin cnuna ola nigehban.
Said sen szini chile dime
Ne bilr ekkeri dadaki hayvan?
350
Hak Bir Gnl Verdi Bana
Hak bir gnl verdi bana
Ha demeden hayran olur
Bir dem gelir adi olur
Bir dem gelir giryan olur
Bir dem cehalette kalur
Hi nesneyi bilmez olur
Bir dem dalar hikmetlere
Calinus Lokman olur
Bir dem gelir syleyemez
Bir sz erh eyleyemez
Bir dem dilinden dr dker
Dertlilere derman olur
Bir dem kar ar stne
Bir dem iner tahtessera
Bir dem sanasn katredir
Bir dem taar umman olur
Bir dem gelir olmu geda
Yaln tene giymi aba
Bir dem gani himmet ile
Fafur hem hakan olur
Bir dem gelir asi olur
Hak zikrini yavi klur
Bir dem gelir kim yolda
Hem zhd hem iman olur
Bir dem gnahn fikreder
Dosdoru tamuya gider
Bir dem grr Hak rahmetin
Umaklara Rdvan olur
351
Bir dem sanasn zerredir
Hi bilmeyesin kim nedir
Bir dem alap ak ile
Gne gibi tban olur
Bir dem girer mescitlere
Yzn srer anda yere
Bir dem varr deyre girer
ncil okur ruhban olur
Bir dem gelir Musa olur
Yz bin mnacatlar klur
Bir dem girer kibr evine
Fir'avn ile Hman olur
Bir dem gelir sa olur
lmleri diri klur
Bir dem gelir gmrahleyin
Yolunda sergerdan olur
Bir dem div bir dem peri
Viraneler olmu yeri
Bir dem uar Belks'leyin
Taht ss Sleyman olur
Bir dem geyiktir meede
Bir dem balkdrr suda
Bir dem gelir arslan gibi
demlere sultan olur
Dedim gnl bu ne ie
Dtn bu bitmez tevie
Eder beni sulamanz
Bu i bana Hak'tan olur
352
Anda ki Hak dzd ii
Grm idim ben bu d
Anda ayn olan hkm
Bunda kaan pinhan olur
Nice biline bu gnl
Kim padiahlar ana kul
Alemlere boy vermeyen
Ak iine ferman olur
Bir dem dner Cebrail'e
Rahmet saar her mahfile
Bir dem dner blis'leyin
Bu halk ile dman olur
Bir dem Cneyd ibli'dir
Hem Bayezid Kerhi'dir
Bir dem gelir Mansur'layn
Boazna urgan olur
Ak bu gnl haline
remedin ahvaline
Bu manya ol ere kim
Akl ona kurban olur
brahim Tennuri
353
SENN AKIN
Senin akn kime kim dt ey can
Ne mezhep kodu ne din ne iman
Ne dnya ahiret ne zhd takva
Ne gayret-i ar namus ne ad u san
Ne ilm na amel ne akl u tedbir
Ne havf ne reca ne eri erkan
Kamu yamalad akn ey Dost hay
Suret mlkn ykup eyledi viran
Fakir eyledi halk iinde an
Ana tan ider oldu dost u dman
Brakt halk diline an yavuz
Temamet aleme eyledi destan
Bu akn oynna hi kimse doymaz
Kapularda kul oldu nice Sultan
Bu ak zencirine nkim ekildi
Koyundan dahi yava oldu arslan
ittin ak oldu ah Edhem
Giyp bir ul cihanda etti seyran
unun kim ak aluptur kamu varn
Oladr deyr kabe ana yeksan
Ezelden kim ki iti ak arabn
Ebed yle gider ol mest hayran
Kimin kim canna ak odu dt
Ol dem kaynad tat hem umman
Bu ak gherlerin tara brakt
Eer talip isen dir an raygan
Bu gheri ne bilsn deme sarraf
Ne anlasn bu remzi deme nadan
Bu hikmete ne Eflatun eriti
Bunu ne Calinus bildi ne Lokman
Bu dili canllar bilmedi hergiz
O bildi bu dili ki oldu bican
Bu ak esrarn Erefolu Rumi
Ko syleme ki bilmez bunu insan
Bu ab u kil libasndan karsan
354
Ola bu maniler sana da asan
Erefolu Rumi Divan
Sekkk, Mirza Ulu Bey'e byk lim ve hretli padiaha balad
kasidelerinde onun simasn, d grnn tasvir ediyor. Onu dil ve
fazl bir ah diye tantyor, eski Yunan ve daha sonraki Mslman dnyas
limleri ile kyaslayp yceltiyor:
"Aristalis u Eflatun u Batilumus u Calinus,
Ali Sina v faylakus, Arastov u Ebu Ma 'ar,
Riyaz het u hikmeti resed, ksir u Ikldus
Bedy u sanani seningtek bilmedi onlar..."
Yani, air bu kasidede Ulu Bey'i, Aristo, Platon, Ptolemey, Galen,
klid, bn-i Sina, Ebu
Ma'ar'lardan da stn grmektedir.
Alevi Ansiklopedisi
Ya nice bir dost ile ol ben olam ben ol olam
Ya nice rak dem mahzun olam ahzan olam
Nice bir dertler ile odlara yanam yaklam
Nice bir akir olam zakir olam mihman olam
Terkidem bu hak bad ab nar yzne
e cihetten ben kam bi-cisim olam bi-can olam
Nice bir Cercis Bircis olam u Mirrih olam
Nice bir Calinus u Bukrat olam Lokman olam
355
YAHYA BEY
Yahya Bey de ak hastalnn ilc olmadn, Lokman ve Eflatun
gibi nice bilginlerin bu konuda aciz kaldn belirtir:
Derd-i akn zerrece klmadlar dermnn
lem ire nieler Lokmn u Efltun olup
FEHM
em-i bimarndadr derman sana ey mrde can
Kande cellad- ecel stad- Calinus olur
GALENOS LE DEL
Bir gn, doktorluk mesleinin kurucusu saylan nl Bergamal doktor
ve filozof Calinus, arkadalarna;
'Bana filan ilac verin!'dedi.
Aralarndan biri:
'Ey sanatnn ehli hekim! stediin ila delilii tedavi etmek iin kul-
lanlr.
Delilik nerede sen nerede? Sakn byle eylerden sz etme bir da-
ha'dedi.
Calinus;'
Bugn delinin biri, nce geldi elbisemin koluna yapt, sonra glm-
seyerek yzme bakt, gz krpt ve beni brakt.
Eer bende ona benzer bir eyler bulunmasayd, o irkin yzl deli
hi bana yanar myd?
Kendindeki zellikleri bende grmeseydi, beni kendine yakn his-
setmeseydi nasl yanma gelirdi?'
Evet, gerekten de eer iki kii iyi anlayorsa, aralarnda muhakkak
ortak noktalar vardr.
Bir ku ayn cinsten olmayan bir kula hi bir arada uar m? Yaplar
ve huylar farkl, yaratllar ayr kiilerin birlikte dolamalar lmeden
mezara girmekle e anlamldr.
356
RAZLI SAD
Calinus adndaki byk bir hakim; bilgin bir adamn yakasna
yapm ona saygszlkta bulunan bir budalay grnce yle demi:
"Gerekten alim olsayd ii bu dereceye drp cahille yz-gz ol-
mazd." irazl Sadi
GEZGN BN BATUTA VE
CALNUS (EFLATUN) BLGE
bni Batuta adl Arap gezgini 1333 ylnda
Bergama ya da uram ve u izlenimleri
yazmtr:
Ertesi gn yola karak Bergama ya vardk.
Harap bir kent olmakla birlikte, dan zerindeki
kalesi sapasalamd. Eflatun bilgenin (Galenos
olacak) bu belde halkndan olduu ve oturduu evin hala tannd sy-
lentisi vardr. Burada Ahmediye dervilerinden birinin tekkesine indik.
Sonra kentin ileri gelenlerinden biri bize gereinden fazla ikramda bu-
lunmak zere kendi konana gtrd.
Kentin egemeninin ad Yahi Handr. Han sz bunlara arasnda sultan
anlamn tar. Yahi ise gzel, iyi demektir. Buraya geldiimiz zaman
yaylada (Kozak) idi. Geliimizi haber alnca bize yemekler ve ipekten
yaplma bir kat giysi gndermiti.
Sonra yolu gstermek zere bir klavuz tutup, pek yksek ve sarp
dalar aarak Balkesir e ulatk ki, buras da kalabalk nfuslu, zengin
ve renkli arlar olan bir kentti.
hya-i Ulm'id-Din
filozof-hekim Calinus (Galen) yle der: 'Her eyin bir stmas vardr.
Ruhun stmas da sknt veren kimselere bakmaktr'.
357
ller kilitlenir beden cahilliinin gecesine
imde bitmeyen bir ah srar ile Bir'de...
Bir yandan Heraklit'miim, ama kendi pisliine brnen,
Sonra eceli salar ve teniyle, itlerine sunulan...
Oysa benim de iimde bir ak var,
Ak kadar ak,
Ak kadar var, ak kadar yok...
Ak kadar gel, ak kadar git...
drakna yansyan ise sadece kamusal...
Kutsal sa'm nedir seni gnlme gebe klan?
Nedir bir yanm ada Meryem olmaya zorlayan?
Gaflettesin, oysa her kadn Xanthipe'dir
Erkei var klan, belki ekilmez olan...
Hacer Nazan Toy
"Xanthippe kt huylu bir kadnd, zaman gesin elence olsun diye
Sokrates'i dverdi." Ancak zamann srekli sokaklarda insanlarla
tartarak geiren, eve bir kuru para getirmeyen, srekli imeye gittii
iin eve dzensiz saatlerde gelen ve alay konusu olan Sokratesle geirilen
bir hayat Xanthippe'yi ileden karm olabilir.
Ama o kocasn seven bir kadndr. Hem sever hem dver. Nitekim
idam edilmeden nce iki gz iki eme alayan Xanthippe "ama sen su-
suz yere idam ediliyorsun" diye isyan ederken Sokrates de umursamaz
bir tavrla "be kadn, sulu olmam m yelerdin?" der.
Pergamum (Bergama)'da domu, bir hekim ve filozof olan Galenos
da bu ynyle Xanthippe'yi annesine benzetmitir.
EKSPR VE GALENOS
- William Shakespearein bir oyununda Galenosun ad geiyor. Tpk
Mevlana gibi ondan kurtarc gibi sz ediyor. Oyun kahraman len bir
sevdiinin ardndan Galenostan yardm diliyor adeta.
- O ld m?
- Aesculapiusum ne diyor? Galenosum ne diyor?
358
" is he dead, my Francisco?
ha, bully! What says my Aesculapius?
my Galen? my heart of elder? ha! is he dead,
bully stale? is he dead?"
- William Shakespeare,
(The Merry Wives of Windsor)
GALENOS VE OCUKLARA TANITIM
Her ne kadar ocuklar iin de olsa Jeanne Bendick'in, Galenos'le ilgili
yazd kitab yetikinler de byk bir tatla okuyor. Dorusunu sylemek
gerekirse, "lkemizde ocuklarla ilgili farkl, nitelikli, zenle hazrlanm
bilim kitaplar yaynlayan bir yaynevi var m?" diye bir soru yneltilse,
vereceimiz tek yant, "Yurt Kitap Yayn'n ocuk Kitapl Dizisi'ndeki
Jeanne Bendick kitaplar," olur.
Benjamin D. Wiker'in de
syledii gibi, bu kitaplar
gerekten ocuklar iin
yazlmtr. Ama bu kitaplar
eitimciler, retmenler, hatta
anne-babalar da ocuklaryla
birlikte okumaldrlar.
Kitap ve ocuk deyince ak-
lmza hep edebiyat kitaplar
gelir. Oysa gnmz ocuunun
edebiyatn yan sra bilim ve
teknolojiye kar da duyarlnn
gelitirilmesi ve bu tr kitaplarla
da alnn doyurulmas
gerekir. Bizde Bendick gibi
ocuklar iin bilim kitaplar
yazan yazarlar yok. Olanlarn da
359
yaynclar tarafndan ilgi grdn sanmyorum. Oysa gelimi lke-
lerdeki yaynevlerinde bilim adamlarnn ocukluklarndan balayp biyo-
grafilerinin, dncelerinin, bulularnn anlatld yzlerce dizi var. Biz
daha bu konuda eviriden te gidemiyoruz. Onu da yapan Yurt Kitap
Yayn gibi birka yaynevi var. Teknosa'nn dzenledii "Kk Mucitler"
yarmasnda ylesine aklc, yaratc, yaamn her yann kolaylatrmak
iin ocuklar tarafndan tasarlanm, yaratlm ve retilmi bulular vard
ki, aar kalrdnz. Bendick'in "Bilimin Kaplar - Arimet" kitabn
okurken de aklma gelmiti. Kendilerinden nceki bilim adamlarn, on-
larn dncelerini hi bilmeden insanlar bir ey retemezdi. Ama gr-
erek, duyarak, aratrarak yine de bir yere varlabiliyordu. Yarmaclar
iinde, deprem iin robotlar retmi ocua, nl ngiliz yaynevi
Kingfisher'n lkemizde yaynlanm "Robotlar" kitabn okuyup oku-
madklarn sordum. Daha pek ok yarmacya pek ok kitab. Ne yazk
ki hibiri, yarmaya girdikleri uralaryla ilgili hibir kitap oku-
mamlard. Bazlar yarmada dereceye girdi, dl ald. Ya bu ocuklar
bir de bu kitaplar okusalard neler kacakt kim bilir?
* * *
Galenos, bizim lkemiz ocuklar iin nemli biri. nk Galenos,
Bergama'da domu bir ailenin ocuu. Annesi fkesiyle mehur bir
kadnm. Barlar ve lklar evin dndan, hatta sokaktan duyulur-
mu. Galen'in babas Nicon ise nl bir mhendis ve mimarm. Ayn za-
manda bir matematiki, filozof, astronom ve botanik bilimcisiymi.
Zamann hep okuyarak, aratrarak geirirmi. O zamanlar bitkilerle ifa
veren doktorlara "kk skcler" denirmi. Galenos iyi bir hekim ol-
masnn yan sra iyi bir eczacym da. Belki de yapt ilalarda Anadolu
topraklarnda yetien bitkileri kullanmas bir rastlant olmasa gerek.
zm, erelti otunu, hardal otunu, sar papatyay, sedef otunu, lavantay,
naneyi, keraviyeyi, kekii, kendiri, brtleni, inciri, hanmelini, keten
tohumunu, meyankkn, nar, susam, biberiyeyi ve sirkeyi...
* * *
Okullarda ocuklara, "Byynce ne olmak istedii," sorulduunda,
genellikle, "retmen, yazar," gibi yantlar veriyorlar. Arada bir de, "Tele-
vizyon sunucusu." Belki Jeanne Bendick'in bu kitabn okuyan ocuklarn
hepsi hekim olmak isteyeceklerdir.
360
KAYNAKLAR
slam Ansiklopedisi 7: 32, stanbul (1993).
Kyel, M.T., Bilimin Felsefeye dayand Grnn Bir Timsali Olarak Galenos,
Erdem, Atatrk Kltr Merkezi Dergisi,C.4,S. 11, TTK. Basmevi, Ankara, 1989
Yakt, ., Trk-slam Dncesi zerine Aratrmalar, tken, Neriyat, stanbul,
2002
Yakt, ., Semantik Analizler Inda Hikmet, Hekimlik ve Tababet Kavramlar, VII.
Trk Tp Tarihi Kongresi, bildiri
Belleten, BERKSAV, 4. Say, Ocak 1993 zmakas Y. Bergamal Galenos
Palaz Erdemir, Hatice Bergamal Galenos ve Tp Kitab zerine Bir nceleme, IV.
Prof.Dr. Turhan Baytop Eczacln Babas Bergamal Galenos, 1997
Abdulkadirolu, Prof. Dr. Abdulkerim: Trk Halk Edebiyat ve Folklor Yazlar.
Anl Matb., Ankara 1997, 371 S.
Acpayaml, Dr. Orhan: Trkiyede Doumla lgili Adet ve nanmalarn Etnolojik
td.
Sevin Matb., Ankara 1974, 172 S.
Acpayaml, Prof. Dr. Orhan: Trkiye Halk Hekimliinde Dalak Kesme ve Etnolojik
zah.
Antropoloji, Cilt:1, Say:1, ss.37-62
Acpayaml, Prof. Dr. Orhan: Trkiye Folklorunda Halk Hekimliinin Morfolojik ve
Fonksiyonel Ynden ncelenmesi. Trk Halk Hekimlii Sempozyumu Bildirileri (23-25
kasm 1988), Ankara ni. Basmevi, Ankara 1989, ss.1-8
Akiek, Dr. Eren: Trk Halk Hekimliinde Sarmsak. Trk Halk Hekimlii Sem-
pozyumu Bildirileri (23-25 Kasm 1988), Ankara ni. Basmevi, Ankara 1989, ss.9-32
Atilla A. N ztre N 2001, Parmen Gravrler ve Fotoraflarla Bergamada
Deiim, ztre Holding Kltr Yaynlar zmir 2001
Balta, Prof. Dr. Zuhal: Salk Psikolojisi. Remzi Kitabevi, stanbul 2000,
Bayatl O. ifal Otlar ve Lokman Hekim, zmir 1947
Baylad D. 1997, Mitoloji Tanrlarn yks, Say Yaynlar, stanbul 1997
Bayraktar V. 1988, Pergamon Net Yaynlar stanbul 1988
Baytop Turhan, Trk Eczaclk Tarihi 23 stanbul 1985
361
Baytop Turhan, Eczacln Babas Bergamal Galenos, stanbul 1997
Baytop T. 1999, Trkiyede Bitkilerle Tedavi, Nobel Tp Kitapevleri stanbul 1999
Bergama'da Fikir Adamlar, Osman Bayatl, s: 24-49, Ticaret Matbaas, zmir, 1941
Bergama Uygarlk Tarihi, Eyp Eri, s: 280-282, Bergama Belediyesi Kltr yaynlar
Altnda Matbaaclk, zmir, 1990
Bergama Sylenceleri, Eyp Eri, s: 55, Bergama belediyesi Kltr Yaynlar, Altn-
da Matbaas, zmir, 1990
Bergama Tarihinde Asklepion, Osman Bayatl, yayna hazrlayan: Eyp Eri, s. 66-
75 Bergama belediyesi kltr yaynlar, zen Matbaaclk, zmir
Blanck H. 2000, Antik ada Kitap, Dost Kitapevi Ankara 2000 Blinquez L. J.
1981, Greek and Roman Medicine Archaeology March / April 1981
Bonbaz V. 2002, Yazl Belgeler Inda Mezopotamya ve Anadoluda Tp 38.
Uluslar aras Tp Tarih Kongresi stanbul Arkeoloji Mzeleri Gemiten
Gnmze Tp Sergisi stanbul 2002
Bonnefoy Y. 2000, Antik Dnyada ve Geleneksel Toplumlarda Dinler ve Mitolojiler
Szl Cilt I Ankara 2000
Bernabeo. R. "The Roman Schools of Medecine", Zanka, A. (ed.): Pharmacy Through
the Ages 91. Parma 1987
Boussel, P. et Bonnemain, H. Historie de la Pharmacie 63, Paris 1977
Calinus, Kitabul-Ahlk li Calinus, nr. Paul Kraus, Mecelletu Klliyetul-db
bil-Camiatil-Msriyye, Kahire 1937
Calinus, Fi Enne Kuvan-Nefs Tevb li Mzcil-Beden, nr. Abdurrahman Bedevi,
Dirst ve Nuss fil-Felsefe vel-Ulum ndel-Arab, el-Messesetl-Arabiyye, Beyrut
1981
avdar, C. Ayegl: Gnmz Halk Hekimliinde slam ncesi Halk Hekimliinin
zleri.
I.Trk Tp Tarihi Kongresi Bildirileri (17-19 ubat 1988), Trk Tarih Kurumu
Basmevi, Ankara 1992, ss. 309-313
Dumesnil, R.: Histoire lllustree de la Medecine 67, Paris 1935
Erhat, Azra: Mitoloji Szl. Remzi Kitabevi, stanbul 1999, 336 S.
Galenos, Methodus Medendi
362
Galenos, Caldii Opera Omnia, C. G. Khn, 20 Cilt, Leipzig- Hildesheim 1965
Galenos, Corpus Medicorum Greacorum, Leipzig- Berlin 1914
Galenos, Galen on natomical Procuduris, ev. C. Singer, Oxford 1956
Galenos, Galen on the Natural Faculties, ev. A.J.Brock, Londra 1991
Galenos, Galen on Abnormal Swellings, ev. D.Sider-M. Mc. Vangh, Philadelphia
1979
Galenos, Galen on Respiration and the Arteries, ec. D. J. Furley ve J. S. Wilkie,
Princeton 1984
Galenos, Galen: Three Tretises on the Nature of Science, ev. R. Walzer ve M. Frede,
ndianapolis 1985
Galen ve Spor Hekimlii Dr. Erdem Aydn, 24. 12. 1992.
Galenin eserleri iin bkz. Huneyn bn shak, er-Risale, no. 49, 113, 115.
htisar Kitabun-Nabzil-Kebir li Calinus, htisar Kitab-u Hiletil-beri li Calinus, Tel-
his Kitabul-leli vel-Araz li Calinus ve Telhis Kitabul-Adail-Alime li Calinus
Hekim Galenos, Sefa Takn, Srgndeki Zeus s: 28-30, Bergama Belediyesi Kltr
Yaynlar, Altnda Matbaas, zmir, 1990
Hieroi Logoi, Tales C. A. Behr, Amsterdam 1968
Jackson Ralph, Roma mparatorluunda Doktorlar ve Hastalklar, ev. enol
Mumcu, st. 1999
Rz, Kitabu-Sukuk ala Calinus, Kitabu-ukuk ala Calinus li Muhammed b. Zek-
eriya er-Rz iin Mehdi Mohaghegh, el-Mahedil-Alil-Alemi lil-Fikri vel-Hazaretil-
slmiyye, Tahran 1993
Karagz . 2002 , Eskiada Salk Merkezleri 38. Uluslar aras Tp Tarih
Karagz . 2002, Mitolojide, Hekimlik, Salk, ifa Tanrlar ve Tanralar 38.
Kremers, E. and Urdang, G. History of Pharmacy 14, Philadelphia 1941
Pearcy L. T. Galenosun Bergamas, Archacology, 38-6, 35-9, 1985
O. Temkn, Galenosculuk, Newyork, 1973
Oberhelman S. M. Ryalara dayanan Tan zerine Galenos, JHM 38, 36-47, 1983
Nutton V. adalarnn Gznde Galenos, BHM, 58, 315-24, 1984
Nutton V. Galenoos: Sorunlar ve Olaslklar, Londra 1981
Nutton V. Galenosun Kariyerinde Sredizini, Classical Quarterly, 23, 158-71, 1973
363
Mazal, 0. Pflanzen, Wurzeln, Stafte, Samen, Graz 1981
Moraux Nutton V.P. Galen de Pergame, Souvenirs dun medecin, Paris 1985
Schlenz. H. : Geschichte der Pharmazie 171, Hildesheim 1965
ehsuvarolu, B. N. Eczaclk Tarihi Dersleri 118, stanbul 1979
Serdarolu . 1996, Eski ada Tp, Eskia Bilimleri Enstits Yaynlar stanbul
1996
Uzel, . : "Galen ve Deneysel Tp," Trk Tp Tarihi Yll 1:165 (1994)
Uzel . 2000, Anadoluda Bulunan Antik Tp Aletleri, Trk tarih Kurumu Yaynlar
Ankara 2000
Uluslar aras Tp Tarih Kongresi stanbul Arkeoloji Mzeleri Gemiten
Gnmze Tp Sergisi stanbul 2002
nver, S.: Tp Tarihi 62, stanbul (1943).
Terziolu, A. : "Galenos ve Trk slam Tababetine Etkileri," Trk Tp Tarihi Yll
1:145 1994
Touwaede, A. ; "La Pharmacologie Galenique: Constitution et Influence," Trk Tp
Tarihi Yll; 1,156 (1994).
Sarton George, Galen of Pergamon, Born 1957
Scarborough J. Galenosun Sorunu, Sudhoffs Archiv 65, 1-31
GALEN KTAPLARININ EVRLER
Abhandlung darber, dass der vorzgliche Arzt Philosoph sein muss. [Quod optimus
medicus sit idem philosophus] translated by Peter Bachmann. Gttingen: Vanderhoeck &
Ruprecht, 1996.Lme et ses passions: Les passions et les erreurs de lme. Translated
and notes by Vincent Barras. Paris: Les Belle Lettres, 1995.
Galen on Antecedent Causes. Edited and translated with introduction and commentary
by R.J. Hankinson. Cambridge: Cambridge University Press, 1998.
Galen on Bloodletting. Translated by Peter Brain. Cambridge: Cambridge University
Press, 1986.
Galen on Food and Diet. Translated and notes by Mark Grant. London: Routledge,
2000.
Galens Institutio logica. Translated with commentary by John Spangler Kieffer. Bal-
timore: Johns Hopkins University Press, 1964.
364
Galen on Language and Ambiguity (De captionibus). Translated with commentary by
Robert Blair Edlow. Leiden: Brill, 1977.
Galen on the Natural Faculties. Translated by Arthur John Brock. London: Heineiman,
Ltd., 1952. Loeb series.
Galen on the Usefulness of the Parts of the Body {De usu partium). Translated with
commentary by Margaret Tallmadge May. Ithaca, NY: Cornell University Press, 1968.
Galen, The Therapeutic Method: Books 1 & 2 (De methodo medendi). Edited and
translated by R.J. Hankinson. Oxford: Clarendon Press, 1991.
GALEN HAKKINDA YAZILAN BAZI KTAPLAR
Ackerkecht Erwin H-Das Reich des Asklepios-Stuttgart 1966
rzte Zeitung-Galenus-von-Pergamon-Preis-29./30. Januar 1999
Barigazzi-Galeni De optimo docendi genere-Berlin 1991
Baumgarten Hans-Galen ber die Stimme-Gttingen 1962
Bayer Hans-Anatomie des Herzens nach Galen-1943
Brink Heinrich -Die allgemeine Therapie des Galen-1898
Brunner Felix G-Pathologie und Therapie der Geschwlste in der antiken Medizin
bei Celsus und Galen-
Brgel Johann C-Averroes contra Galenum-Zrich 1977
Barnes, Jonathan. A Third Sort of Syllogism: Galen and the Logic of Relations in
Modern Thinkers and Ancient Thinkers. R. W. Sharples, ed. Boulder, CO: Westview Press,
1993.Boylan,
Boudon-Millot, ed, fr. tr. Introduction gnerale; sur ses propres livres que lexcellent
mdecin devienne philosophe. Paris: Les Belles Lettres, 2007.
Boudon-Millot, And Alessia Guardasole, and Caroline Magdelaine, eds. La science
mdicale antique: nouveaux regards: etudes reunites en lhonneur de Jacques Jouanna.
Paris: Beauchesne, 2007.
Boylan, Michael. Galen on the Blood, Pulse, and Arteries Journal of the History of
Biology 40.2 (2007): 207-230.
Boylan, Michael. The Hippocratic and Galenic Challenges to Aristotles Conception
Theory Journal of the History of Biology 15.1 (1984): 83-112.
Champier Symphorien-Speculum Galeni-Lyon 1512
De Boer-Galeni De propriorum animi cuiuslibet affectuum dignotione et curatione,
De animi cuiuslibet peccatorum dignotione et curatione, De atra bile-Leipzig Berlin 1937
365
De Lacy-Galeni De elementis ex Hippocratis sententia-Berlin 1996
De Lacy-Galeni De placitis Hippocratis et Platonis-Berlin 1987
De Lacy-Galeni De semine-Berlin 1992
Dean-Jones David E-Galen On the constitution of the art of medicine-1993
Deichgrber Karl-Galen als Erforscher des menschlichen Pulses-Berlin 1957
Diels-Galeni In Hippocratis Prorrheticum I commentaria III-Leipzig Berlin
Durling Richard J-A dictionary of medical terms in Galen-Leiden 1993
Durling, Richard W.-Galenus Latinus I.-?
Erhardt H-Aus Galen ber die Verschiedenheiten des Pulses-?
Espich Valentinus-De errore externo quem Galenus plenneleian tio exothen dixit-
Witebergae 1591
F. Pfaff-Galens Kommentare zu den Epidemien des Hippokrates, Indizes der aus dem
Arabischen bersetzten Namen und Wrter-Berlin 1960
Fabricius Cajus-Galens Exzerpte aus lteren Pharmakologen-?
Faller Adolf-Die Entwicklung der makroskopisch-anatomischen Prparierkunst von
Galen bis zur Neuzeit-Basel 1948
Faust Johann-Quarta figura quam Galenus medicus et logicus doctissimus invenit-
Argentoratum 1659
Fetz Friedrich-Gymnastik bei Philostratos und Galen-Frankfurt/Main 1969
Fichtner Gerhard-Corpus Galenicum-Tbingen 1990
Fortuna-Galeni De constitutione artis medicae ad Patrophilum-Berlin 1997
DeLacy-Galen-1996
Galenus-Anatomie-Osnabrck 1997
Galenus-Die neuplatonische flschlich dem Galen zugeschriebene Schrift Pros Gauron
peri tu pos empsychutai ta embrya-Berlin 1895
Galenus-Galen on respiration and the arteries-Princeton NJ 1984
Galenus-Galenus-Venetiis
Galenus-Galenus Latinus-Stuttgart
Galenus-Speculum Galeni-Lugdunum 1517
Galenus-Fieberbehandlung nach Galen-1898
Galenus-Zur Wund- und Geschwrsheilung nach Galen-1898
366
Galenus 1899-Beitrag zur Therapie des Galen-1899
Galenus 1899-Zur ditetisch-physikalischen Therapie des Galen besonders beim
Fieber-1899
Galenus 1900-Beitrag zur Kenntnis der Therapie des Galen-1900
Galenus 1900-Die Behandlung des Geschwrs nach Galen-1900
Gillet Servatius-Galenus moralis ac mysticus-Lovania 1660
Glaser Ernst-Zur Wund- und Geschwrsheilung nach Galen-1898
Goldbach Richard-Die Laryngologie des Galen-1898
Hankinson R-Galen: On antecedent causes-Cambridge 1998
Hankinson, R. J. Evidence, Externality and Antecendence: Inquiries Into Later Greek
Causal Concepts. Phronesis 32.1 (1987): 80-100.
Hankinson, R. J. Causes and Empiricism: A Problem in the Interpretation of Later
Greek Helmreich Georg-Galenus de optima corporis constitutione-Hof 1901
Helmreich Georg-Handschriftliche Studien zu Galen-Ansbach
Hieber Bernhard-Galen: Ueber die Unterschiede der Pulse-1943
Johannes <de Sancto Amando>-Die drei Bcher des Galen ber die Temperamente-
1894
Koch K.-Galeni De sanitate tuenda-Berlin
Kollesch Jutta-Galen und das hellenistische Erbe - Galen Symposium 1989 Berlin
Ost-Stuttgart 1993
Krug, Antje-Heilkunst und Heilkult. Medizin in der Antike - Galen Symposium 1982
Kiel-1993
Kudlien Fridolf-Galen's method of healing-Leiden 1991
Lachs Johann-Die Gynaekologie des Galen-Breslau 1903
Larrain, Carlos J.-Galens Kommentar zu Platons Timaios-1992
Leupoldt Johann M-Von einem neuen Alexandria und einem neuen Galen-Mnchen
1827
MacCarthy Muriel-Galen remembered-Dublin 1986
Mau Jrgen-Galen: Einfhrung in die Logik-Berlin 1960
Mewaldt-De comate secundum Hippocratem-Leipzig Berlin
Mewaldt-Galeni In Hippocratis De natura hominis commentaria III-?
Meyer-Steineg Theodor-Ein Tag im Leben des Galen-Jena 1913
367
Michael. Galens Conception Theory Journal of the History of Biology 19.1 (1986):
44-77.
Mller Iwan von-Ueber die dem Galen zugeschriebene Abhandlung -Mnchen 1898
Mri Walter-Der Arzt im Altertum - Griechische und lateinische Quellenstcke von
Hippokrates bis Galen-Darmstadt1986
Nickel-Galeni De foetuum formatione-?
Nickel-Galeni De uteri dissectione-Berlin 1971
Nickel Diethard-Galen ber die Anatomie der Gebrmutter-Berlin 1971
Nutton-Galeni De praecognitione-Berlin 1979
Nutton-Galeni De propriis placitis-?
Nutton Vivian-Galen: Problems and prospects-London 1981
Nutton Vivian-John Caius and the manuscripts of Galen-Cambridge 1987
Owlglass-Das Wasser bei Galen-Stuttgart 1906
Peters Reinhard-Galen aus Pergamon ber die Heilkunst-1978
Pfaff-In Hippocratis Epidemiarum librum II commentaria V-Leipzig Berlin 1934
Pietsch Walter-Anschauungen ber die Bedeutung von Leber und Galle im Altertum
bis Galen-1935
Plange Hubertus-Zusammenstellung der bei Galen auftretenden wichtigsten Theorien
ber die Sexualitt unter besonderer Bercksichtigung der Beziehungen zwischen Tem-
perament und Sexus-1964
Reinecke Michael-Galen und Vesal-Mnster 1997
Remschmidt Hanne-Teleologie bei Galen und Vesal-1971
Rescher Nicholas-Galen and the syllogism-Pittsburgh 1966
Roganus Leo-In Galeni libellum De pulsibus ad Tyrones commentarius-Venetiis 1575
Sarton George-Galen of Pergamon-1954
Schneck, Peter-Galen und das hellenistische Erbe-1993
Schne Hermann-Galenus: De partibus artis medicativae-Greifswald 1911
Schrder Emil-Die allgemeine Wundbehandlung des Galen-1901
Schumacher Joseph-Antike Medizin-Berlin 1963
Stebler Franciscus A-An et quomodo verum sit: Dat Galenus opes?-Ingolstadium 1738
Strohmaier G.-Galeni In Hippocratis De aere aquis locis commentariorum versio Arabic-?
368
Strohmaier Gotthard-Galen: ber die Verschiedenheit der homoiomeren Krperteile-
Berlin 1970
Tieleman Teun-Galen and Chrysippus-Utrecht 1992
Ullmann Oskar-Die Rhinologie des Galen-1900
Walzer Richard R-Galen on Jews and Christians-London 1949
Wandersleben Kurt-Beitrag zur Kenntnis der Therapie des Galen-1900
Wehren Hans-Joachim von-Vorbeugende Gesundheitspflege bei Galen-Hamburg 1965
Wenkebach-Galeni Adversus Lycum et Adversus Iulianum libelli-Berlin 1951
Wenkebach-Galeni In Hippocratis Epidemiarum librum I commentaria III-Leipzig
Berlin 1934
Wenkebach-Galeni In Hippocratis Epidemiarum librum III commentaria III-Leipzig
Berlin 1936
Wenkebach-Galeni In Hippocratis Epidemiarum librum VI commentaria I-VI-Berlin
1956
Wenkebach, K. Schubring-Galeni In Hippocratis Epidemiarum libros commentaria,
Indices nominum et verborum Graecorum-Berlin 1955
N.N.-Galen und das hellenistische Erbe-1993
369
GALEN HAKKINDA DZENLENEN KONFERANSLAR
1981 English
Nutton, Vivian, Galen: Problems and Prospects. London: Wellcome Institute for the
History of Medicine, 1981.
1982 English
Kudlien, F., & Durling, R. J. Galens method of healing : Proceedings of the 1982
Galen Symposium. Paper presented at the Galen Symposium (1982 : Christian-Albrechts
Universitt); Studies in Ancient Medicine,; v. 1, 205. Leiden: Brill, 1991.
1986 3rd Italian
Manuli, P., & Vegretti, M. (1988). Le Opere Psicologiche di Galeno : Atti del terzo
Colloquio Galenico Internazionale, Pavia, 10-12 Settembre 1986. Paper presented at the
Colloqio Galenico Internazionale (3d : 1986 : Pavia, Italy); Elenchos (Bibliopolis (Firm))
13,
1989 4th German
Kollesch, J., Nickel, D., Humboldt-Universitt zu Berlin, & Institut fr Geschichte
der Medizin. (1993). Galen und das Hellenistische Erbe : Verhandlungen des IV. Interna-
tionalen Galen-Symposiums veranstaltet vom Institut fr Geschichte der Medizin am
Bereich Medizin (charit) der Humboldt-Universitt zu Berlin 18.-20. September 1989.
Paper presented at the Galen Symposium (4th : 1989 : Humboldt-Universitt Zu Berlin);
Sudhoffs Archiv.; Beihefte,; Heft 32,
1995 5th English
Debru, A. (1997). Galen on Pharmacology : Philosophy, history, and medicine : Pro-
ceedings of the Vth International Galen Colloquium, Lille, 16-18 March 1995. Paper pre-
sented at the International Galen Colloquium (5th : 1995 : Lille, France); Studies in
Ancient Medicine,; v. 16, 336. Leiden: Brill, 2007.
1988 Spanish
Lpez Frez, J. A. (1991). Galeno, obra, pensamiento e influencia : Coloquio inter-
nacional celebrado en Madrid, 22-25 de marzo de 1988. Madrid : Universidad Nacional
de Educacin a Distancia, 1991.
2002 Italian
Garofalo, I., Roselli, A., Fischer, K., Galen, On the therapeutic method, & Book III.
(2003). Galenismo e Medicina Tardoantica : Fonti greche, latine e arabe : Atti del Semi-
nario Internazionale di Siena, Certosa di Pontignano, 9 e 10 Settembre 2002. Paper pre-
sented at the Annali DellIstituto Universitario Orientale Di Napoli.; Sezione
Filologico-Letteraria.; Quaderni,; 7,
2002 English
Nutton, Vivian. The Unknown Galen. London: Institute of Classical Studies, School
of Advanced Study, University of London, 2002.
370
GALENOSUN BAZI KTAPLARININ
KAPAK RESMLER
371
1) 1541 basm Galen kitab. Galenus: Clavdii Galeni Pergameni de sanitate tuenda libri sex Tubin-
gae 1541
2) Galenus, Exhortatio ad bonas artes, praesertim medicinam, Ble, Johann Froben, 1526, 8
3) GALENUS (ca. 130-ca. 200). Operum omnium sectio prima [-octava]. Illustriores qum unquam
antea prodeunt in lucem omnes hi Galeni libri. 8 vols. in 10. Venice: [Apud Joannem de Farris, et
fratres de Riuoltella], 1541-1545. Illus., 56 plates. 16.4 cm. Old vellum over boards.
4) Galen - by Thomas Linacre, 1530
5) 1916, W. Heinemann, D. Appleton and Company Galen On the natural faculties in English
6) Galen On Antecedent Causes (Cambridge Classical Texts and Commentaries) Published June 10,
2004 by Cambridge University Press . Written in English.
1 2
3
4 5
6
372
7) Hapanta. Opera omnia. Editionem curavit Carolus Gottlob Khn.
Published 1821 by Cnobloch in Lipsia . Written in Greek.
8) Galenus Latinus 1. Auflhrsg. von Richard J. Durling, Fridolf Kudlien.
Published 1976 by De Gruyter in Berlin, New York . Written in Latin.
9) Selected works Galen; translated with an introduction and notes by P.N. Singer.
7 8
9
10) Published 1997 by Oxford University Press in Oxford [England], New York . Written in English.
Selected Works (Oxford World's Classics) Published June 20, 2002 by Oxford University Press,
USA. Written in English
11) Souvenirs d'un medecin Galien de Pergame; textes traduits du grec et presentes par Paul Moraux.
Published 1985 by Societe d'edition "Les Belles Lettres" in Paris . Written in French.
12) Systmatisation de la mdecine texte nouveau et traduction annote, prcds d'tudes introductives
Galien; ouvrage collectif sous la direction de Jacques Boulogne et Daniel Delattre. Published 2003
by Presses universitaires du septentrion in Villeneuve d'Ascq . Written in French.
10 11
12
373
13) L' ame et ses passions Les Passions et les erreurs de l'ame. Les Facultes de l'ame suivent les
temperaments du corps Galien ; introduction, traduction et notes par Vincent Barras, Terpsi-
chore Birchler, Anne-France Morand ; preface de Jean Starobinski. Published 1995 by Les
Belles Lettres in Paris . Written in French.
14) Galen on antecedent causes edited with an introduction, translation, and commentary by R.J.
Hankinson. Published 1998 by Cambridge University Press in Cambridge, New York . Writ-
ten in English.
15) Claudii Galeni librum De parvae pilae exercitio ad codicum Laurentiani Parisini Marciani
auctoritatem edidit Johannes Marquardt. Published 1879 by apud Opitzium in Gustroviae .
Written in Latin.
16) Galeni libellum qui inscribitur [hoti aristos iatros kai philosophos] recensuit et explanavit
Iwanus Mueller. Published 1874 by Typis Joann. Paul. Adolph. Junge et Filii in Erlangae .
Written in Latin.
17) De humoribus liber Author: Galenus Originally published: Argentoratum 1558 Context: Digi-
tisation of the printed books of the 16th century published in the German-language area
18) Galenus Erschienen: Basilea 1537
13 14
15
16 17 18
374
19 20 21
22 23 24
19) Mehr zum Thema: History - General History
Mehr von: Galenus, ClaudiusThis is a reproduction of a book published before 1923.
20) De sanitate tuenda : Galenus Linacre, Thomas Erschienen: Colonia 1526 De morbis curandis
libri quatuor decim
21) GALIEN / GALENUS / LINACRE, Thomas (trad.) Edition: Paris : Simon de Colines, 1530
22) Galeni librorum prima classis, naturam corporis humani... Auteur de l'ouvrage : GALIEN /
GALENUS Edition : Venise : Juntas (Junte), 1565
23) Galenus, Exhortatio ad bonas artes, praesertim medicinam, Ble, Johann Froben, 1526,
24) Galenus von Pergamon; Opera omnia. Prima classis humani corporis origine, formationem
[]. Librorum titulos et diligenti
375
25 26 27
28 29 30
25) The front cover of the "Opera" by Galenus edited in Venice on 1547
26) GALENUS, Claudius (129-ca. 200/216); HIPPOCRATES (460-ca. 370 B.C.). In librum Hip-
pocratis de victus ratione in morbis acutis Commentarii quatuor. (With Latin text). Translated
by Johannes Vassaeus. Lyons: Guillaume Rouill, 1549.
27) Klaudiu Galenu Pergamenu Peri hygieion biblia hex Galenus Thorer, Alban Originally pub-
lished: Basileae 1538 [erschienen] 1539
28) De philosophica historia liber unus: Galenus : Laguna, Andrs de
Originally published: Colonia 1543
29) Claudius Galenus Ars medica, quae et ars parua dicitur Lugduni: apud Gulielmum Rouillium,
1561. 680, [54] p. The Art of Medicine, Called the Minor Art, a work popular even in the
XVIth C., written by Claudius Galenus (ca.130 - ca.200), a Roman physician and a classic
of ancient medicine. Venice: Aldus, 1525.
30) Galeni librorum pars prima. . . . The first 2 volumes of the Aldine Galen (5 volumes were
published).
376
28 29 30
31 32 33 34
28) De philosophica historia liber unus: Galenus : Laguna, Andrs de
Originally published: Colonia 1543
29) Claudius Galenus Ars medica, quae et ars parua dicitur Lugduni: apud Gulielmum Rouillium,
1561. 680, [54] p. The Art of Medicine, Called the Minor Art, a work popular even in the
XVIth C., written by Claudius Galenus (ca.130 - ca.200), a Roman physician and a classic
of ancient medicine. Venice: Aldus, 1525.
30) Galeni librorum pars prima. . . . The first 2 volumes of the Aldine Galen (5 volumes were
published).
31) Galen, De naturalibus facultatibus libri tres. Claudius Galen of Pergamon.
32) Libri Tres..De Facultatum Naturalium Substantia.Quod Animi Mores...De Propriorum Animi.Paris:
Simon Colinaeus, 1528.
33) Prof. Dr. Turhan Baytop, Eczacln Babas Bergamal Galenos, st. 1997
34) Yavuz zmakas, Bergamal Galenos, Bergama Kltr ve Sanat Vakf Yaynlar, zm,