You are on page 1of 102

Reha amurolu

D n yo rd u
Bektalikte Zaman Kavray

DNYORDU
Bektalikte Zaman Kavray

R eha am urolu

K a p Y a y n la r 68 A r a t r m a - n c c ic m e 18

DNYORDU: BEKTALKTE ZAMAN KAVRAYII Reha amurolu


1. B a s m : 1992, M e tis Y a y n la n 2. B a s m : 1999. O M Y a y n la n 3. B a s m : K a s m 2 0 0 0 , D o a n K ita p 4. B a s m : O c a k 2 0 0 6 , K a p Y a y n la n IS B N : 9 7 5 -8 9 5 0 -7 0 -3 Y a y n Y n e lm e n i: C a h il A k n K a p a k T a s a r m : U tk u L o m lu D izgi: B a h a r K uo 1992, R e h a a m u r o lu O 2 0 0 5 ; b u k i ta b n y a y n h a k l a n K a p Y a y n l a n n a a it t ir .

K a p Y a y n la n
T i c a r e th a n e S o k a k N o: 53 C a a lo lu / s ta n b u l T el: (2 1 2 ) 5 1 3 3 4 2 0 -2 1 F a k s : ( 2 1 2 ) 5 1 2 3 3 7 6 c -p o s la : b ilg i< s k a p iy a > in la r i.c o m w w w .k a p iy a y in la r i.c o m

Bask ve Cilt M elisa M atbaaclk


i f te h a v u /J a r Y ol A c a r S a n a y i S ite s i N o : 8 B a y r a m p a a / s t a n b u l T el: (2 1 2 ) 6 7 4 9 7 2 3 F a x : ( 2 1 2 ) 6 7 4 9 7 2 9

Genel Datn t Alfa Basm Yaym Datm Ltd. ti.


T i c a r e th a n e S o k a k N o: 53 C a a lo lu / s t a n b u l T el: (2 1 2 ) 511 5 3 0 3 F a k s : ( 2 1 2 ) 5 1 9 3 3 0 0 K a p Y a y n la n , A lfa Y a y n G r u b u n u n te s c illi m a r k a s d r .

N D EK LER

Balarken ix Dinler ve Zaman 1 Kutsal Zaman, Tarihsel Zaman 15 Gnostik Zaman 34 Dem Bu Demdir Dem Bu Dem 48 zgrln Zaman ya da Gebe Zaman 72 Bitirirken 84 Kaynaka 87

Var varann, sr srenin, meyhaneye parasz girenin m le i banda paralanr. Zaman zamanda iken, kalbur samanda iken, sucu telll, kei berber iken, tavan bize rak iken, ben on be yanda ocuk iken, samanlk tepesinde elik omak oynardm. teden doru dedem geldi: Olum mjde, baban dnyaya geldi" dedi. Samanlk saandan kendimi attm ye re, eve gittim, anam yarm oklavayla yarm yastaac alm dizinde yufka aar. Aman nine" dedim, gzn aydn, ba bam dnyaya gelmi. Nine, ver ben sallayaym da sen bize pide mi yapacaksn; ne yapacaksan yap." Anam da, Hnz rn encei, ben onun krk yldr hasretini ektim. Ya olmadk bir yerini artrsn ya krarsn ya da en lzumlu yerini ko parrsn. Ben de seni bir gzel oklavadan geiririm" dedi. gnacz Kunos, Trk Masallar Engin Yaynclk, stanbul 1991, cilt 1, s. 5.

BALARKEN

nsan byle balayan masallarla byr de zaman kavram sorunlu olmaz m? Farkl zamanlarn kokular birbirine ka rr hayatmzda. Msr ars nn kokular nasl olur da ki iye zaman hissettirmez? Bir ktphaneyi dolarken, oto bste sadece tngr tngr yol alrken, ok tandk ama kim bilir nerelerde kalm bir parfm kokusunu yeniden ald nzda, bir zamanlar ok sevdiiniz ve sonra belleinizin de rinliklerinde yitirdiiniz bir mzii duyduunuzda, tm bu farkl durumlarda ayn zaman yaadnz ileri srebilir misiniz? Nargile imek ile borsa broker h yapm ak ayn insa nn farkl zamanlarda yapabilecei iki farkl i midir, yoksa bizatihi iki farkl zaman mdr? anakkale ehitleri ile herhangi bir mill mata anakka le Geilmez taktii uygulayan futbolcularn, iinde hareket ettikleri zaman ayn zaman mdr? Bakasnn zamann ya ayabilir misiniz? Yzlen derisini srtlayp yryen Nesi-

mnin zamann tanyabilir misiniz? Brakalm bakasnn zamanm, kendi zamanlarnz hakknda ne hissediyorsunuz? ocukluunuz sizin gemiiniz mi? Yoksa bir ocuun kendi imdisi mi? Size taviz vermeye hazrm, ilkgenliinize kadar gidebilirsiniz, o gencin zaman -im di erikin olduunuzu varsayarsak- sizin gemiiniz midir? Her zaman ilk kez k olabilir misiniz? Ne zaman koptu zaman? Nerede krld? Akyordu da bir engel mi kt nne? Nerede blndk? Ne den paralandk? Baknca niin paralar gryoruz? Aknz bu kadar uzun sre nasl srdrdnz? Uzun mu? Ayn sre den mi bahsediyorsunuz? Peki bu srenin eliinde anla mak zorunda myz? Benim yirmi (sayyla 20) ylm size ne anlatr ki? Hadi uzatmayalm ve sizinle anlaalm; Fatih Sul tan Mehmet stanbul'u 1453'te fethetti, size inanyorum 1960'ta dodunuz, yarn 14.30'da randevunuz var, ayda u ka dar lira karl gnde u kadar zamanm size satm bulun maktaym. imdi bu anlamamz kutlayp yaammz bir buuk saat renklendirelim. phesiz bu renklendirme iin de ortak bir renklendirme anlayna varmamz gerekecektir vb. Zaman zerine bu basit sorular hemen her ilgi alannda eitli arlklar kazanr. Gndelik yaamda pek fazla nem li grnmeyen hatt sama olarak alglanabilecek bu soru lar, tasavvuf ve tarihle urayorsanz birdenbire tmden nemli bir hviyete brnr. yle ki zaman zerine tart madan tasavvufu anlamak kanmca neredeyse olanakszdr. Fakat ileride kantlamaya alacam z zere, zellikle heterodoks tasavvuf, zaman sorunuyla ilgilenilmedii takdirde iyice karanlkta kalacaktr. Bu durumun yalandan farknda olan eitli heterodoksiler de zaman konusunda birok tar tma giriiminde bulunmulardr. Biz burada eitli heterodoksilerin de yardmna bavurarak, Bektalikte zaman kavramna aklk getirmeye alacaz.

phesiz Bektalik kendi iine kapal bir sistem deildir. Birok baka inan ve dncenin izlerini tar. Bu nedenle de onu dnsel ya da sembolik balamda tek bama ele al mak olanakszdr. Ne var ki dinlerde, zaman zerine syle diklerimiz, Ortodoks olsun heterodoks olsun tm dinsel d nce eitliliklerini kucaklad iddiasn tamamakta an cak genel tavrlar asndan dinlerin zamana baklarn ko nu etmektedir. Bektalikte zaman gibi devasa boyutlarda ki konuyu da ayrntlandrmadan genel bir bak iinde ele aldmz belirtmek isteriz. Yazar olarak phesiz byle bir metni yazarken birtakm gereklerin anlatlmasndan ok baka isteklerimiz var. Bir konu zerinde yazmak, kanmca ya o konuyu ok sevmeyi ya da o konudan nefret etmeyi gerektiriyor. Nefreti terke alt mzdan bize de sevdiimiz konular zerinde yazmak kald. Utanga metafiziklerin bolca yapld bir ada yayo ruz. ahsen fizikten ayr bir gerek aramadmz, gerei fi zikle aradmz halde, uratmz sorunlarn birou, bir zamanlar -Aristo'dan beri- metafizik denmi bir alann so runlar olagelmitir, ite tam da bu nedenle bir utangala dmeden m etafizik terimini kabullenmek zorunda kalyo ruz. Aradmz ise bir zgrlk metafizii, bir gebe meta fizik. Bunun mmkn olduuna inanarak, arkeolojisini im di buray kazarak yapmaya alyoruz. Bektalikte zaman derken, tm Bektaliin zaman kav rayn ifade ettiimiz savnda deiliz. Herkes kendi kab na gre alr" diye bir sz vardr. Biz de kendi kabmzca ko nuyu ele aldk. Bu almay olutururken srekli grleri ni aldmz Filiz amurolu na, Semih Skmen e ve phe siz kendisinden ok ey rendiimiz Eryek Dergh Postniini Turgut Koca Halifebaba erenlere, yazdklarmzn tm sorumluluu bize ait olmak zere teekkr borluyuz.

DNLER VE ZAMAN

Eski Smer'de ya da Babil'de insan, sz fazla uzatmadan ifade edersek bir hi ti. Smer inancna gre, yaratltan sonra ehirler tanrlar arasnda paylalmt ve her ehir bir tanrya aitti. Krallar (akku) ise bu ehirleri ehir tanrsnn yeryzndeki tem silcileri olarak ynetiyorlard. Smer inanlarna gre tanr ve tanralar toplumsal dzenin her aamasnda yer alyor ve ynetiyorlard. Baka bir deyile her alana ikindiler. Gemi insana ait bir kavram deildi, mitos tanrlarla ve onlarn eylemleriyle ilgilenirdi. stelik bu ereti bir gemiti. Ne zaman olduu bilinmezdi. Dn de ol mu olabilirdi, belki de hl oluyordu. Bitmi bir olay hi deildi.
yleyse, bir mitos, belirli bir srayla birbirini izleyen olayla r anlatt iin, zamansal gibi grnen bir biime sokuldu unda, bu biim aslnda zamansal deil, yan zamansaldr:

anlatc, gerekte zamansal diye tasarlamad ilikileri dile getirmek iin, bir eretileme olarak zaman silsilesi dilini kullanr.1

Bu tanrlar ve tanralar insana hesap sormazlard, her hangi bir gelecekte de sormayacaklard. nsana hesap sor mak, insann hesap sorulabilecek bir zne olduunun ka bulnden geebilirdi ve bu kabul henz ortada yoktu. nsa nn gem iinin ve geleceinin de bir anlam olmayacakt. rnein Glgam gibi, eer bir zne olduunu kantlarsa -ki bu m m knd- bu kez de o artk bir insan olmaktan karak bir tanr ya da yar-tanr olurdu. Bir tanr ya da yartanryd. Eski Msrda insana hesap sorulacana inanlrd. Tan ra Osiris bakanlndaki mahkeme insann ruhunu, yaar ken yapt iyi ya da kt ilerden dolay yarglayacakt. Fa kat burada da zaman gemi-imdi-gelecek ls iinde deil bir dng olarak ortaya kar. 3000 yl iin bir tr cen nete gnderilen iyi ruh sonra yine eski bedenine girerek ha yat bulacakt. Zaman izgisel deil daireseldi. nsann hare ketinden deil tanrsal hareketten kaynaklanyordu. Eski Yunan'da da benzer bir durum vard. nsann top lumsal yaam kozmostaki gibi dngsel bir dzene sahipti ve gemi-imdi-gelecek ls arasnda nedensel bir iliki yoktu. Bunlar fiziksel ierikli zaman dilimleriydi.2 Ancak Yunan insan her ne kadar Smer ve M sra kyasla kozm o sun dngselliini dolayl olarak yayorduysa da zaman ko nusunda tm efendilii tanrlara brakm deildi. Yani Es

1 2

R.G. Collingvvood, Tarih Tasarm, ev. K urtulu Diner, Ara Yaynclk, tslan b u l 1990, s. 34. D oan z le m , Tarih Felsefesi, E ge n iv ersitesi E d e b iy a t F a k lte si Y aynlar, zm ir, 1984, s. 10.

ki Yunan'da dngsel zaman daha nsan bir zamand. Za man Yunan la laik bir nitelik kazanmaya balad, denebilir. Yunan'da mitologya tanrlarn zamannn yani kutsal zam a nn anlatyken, istoria'da insanlarn zamannn ya da ^ a ka bir deyile tarihsel zam ann anlats niteliini kazanmaya balyordu. Musevlikle balayan kitapl dinler ise her bakmdan yeni bir r ayordu. Bu dinlerde zaman kavramnn ortak zelliklerine aada deineceiz. Fakat ncelikle Musevli in getirdii yenilikler zerinde durulmaldr. lk byk farkllk, phesiz, belirli bir zamanda inen vahiy yani Tev rat oluyordu. Tek tanr bu vahiyle, setii halka yani Yahudilere kendi gemilerini anlatyordu, onlarn soylarndan haber veriyordu. Bir halk olarak geleceklerinden ve topluca yarglanacaklarndan sz ediyordu.
Bylece bu kavim, gemii hakknda olduu kadar, gelecei hakknda da dnebilir duruma gelmekteydi.3

Tevrat'la birlikte zamann nitelii deimeye balad. Za man artk izgisel bir nitelik sergiliyor, bir erek kazanyor du. Kiisel deildi, bir halk ilgilendiriyordu. Tm bir halk yani bu seilmi halk, belirli bir zamanda dnyada yapt iyilik ve ktlklerin hesabn topluca verecekti. Yehova tek ti ve nceki tm tanrlardan farklyd. Kutsal ya da tanrnn ikin olduu toplumsal dzen bu vahiyle sona eriyor, Yeho va bylelikle kendisini insann toplumsal dzeni dnda kurmu oluyordu. O insana bir zaman tanmt deta. Vah yini gndermi, neyi yapmas ve neyi yapmamas gerektii ni bildirmi, beklemeye koyulmutu. Bekledii ey, tarihin yani insana tand bu zamann bitmesiydi. Yehova bu za
3 Doan zlem , a.g.e., s. 11.

mann iinde deildi ya da baka bir deyile o tarihin su or ta deildi. Hristiyanlk, Musevlii ve Tevrat' hibir zaman reddet medi. Onlarn mirass olduunu aka iln etti. zellikle Aziz Paulus'un sylevleriyle gemi, imdi ve gelecek birer trajediye dnt. Klelerin zgrlemeye almalar bir gnaht; efendiye itaatsizlik, Tanr'nn Hristiyanlara kutsal zamanda gzel fakat burada olmayan bir gelecek vereceine inanszlk anlamna geliyordu. Kirtatas, byk bir gzpeklik ve yetkinlikle, yllardr savunulagelmi olan klelerin dini Hristiyanlk tezine kar kyor.4 Bu kar knda H ristiyanln Ortodoks kaynaklarna bal kalnarak (zellik le Aziz Paulus) dnyev kleliin olsa olsa merulatrlabileceini aka ortaya koyuyor. Ayn ey slmiyet'in ortodoks kaynaklar iin de kukuya yer brakmakszn sylene bilir. Aziz Augustinus'a gre, Tanr nn krall kurulduunda yani tarihin sonunda zor ortadan kalkacakt. Kilise Babalan tarihin sonunu hep, Mesih'in gelerek Deccal' ldrmesi ola rak yorumladlar: ilk gnah vard, bilgi aacnn meyvesini Adem'e tattran Havva, insann buraya, dnyaya, ayn tarihe atlmasna neden olmutu. Ama intihar da gnaht, kimse kendi kiisel tarihini sonlandrarak kutsal zamana gei he saplar yapmamalyd. Ya hep beraber kurtulacaklar arasn da ya da hep beraber batacaklar arasnda yer almalydlar. yleyse hepsinin gnahlarn srtnda tayp armhyla Golgotha ya kan sa Mesih'i izlemeliydiler. Gnahlydlar, hem de dem ve Havva'dan beri. Gemi-imdi-gelecek, affa doru ilerlemek zorunda olduklar bir izgiydi. Kendi hare

D im itris J. K irtatas, The Social Structure o f the Early Christian C om m m ities [E r ken Hristiyan Cem aatlerinin Toplum sal Yaps] Verso, 1987.

ketleriyle oluan tarih gnah izgileri iindeydi ve burada olmayan kutsal zaman iin burasn terk etmeliydiler. Pey dahlanmalar ve peydahlamalar gnaht, var olduklar anda gnahlydlar. Dolaysyla zaman bir gnahtan arnma sre si olarak deerlendirilmeliydi. Dnyadan nefsini kurtarma abas, yaamdan arnmak, baka bir deyile kendini yaamdan kurtarmak anlamna gelmeliydi. Ve Bat'da saat, ilk olarak 11. yzylda manastr larda anlar dzenli almak iin kullanlacakt! Bu kadar youn bir gnahtan arnma abas iin, gnele belirlenen bir zaman yeterli olabilir miydi? Bat'da saat, sulularn te lndan dodu. Ortak bir kaygyla olacak, Dou nun bir sulusu, Abbas Hkmdar Harun Reid, arlman'a hediye olarak bir guguklu saat gnderiyordu, Vakit nakittir, elini zi abuk tutun" dercesine. Calvin biraz rahatlatt Hristiyanlar, Siz ne yaparsanz yapn, nasl olsa o bildiini yapacak" gibi bir eyler syledi. Yine de Kalvencilik bile yalanmaya balayanlarn dindarlamasn nleyemedi. Yallk zaten yaamdan uzaklama olarak grlrken bu biyolojik uzak lamann teolojik bir uzaklama olarak gsterilmesi frsat karlr myd hi? Kilise Babalar tarihten uzak durur gibi yaptlar. Fakat balar aryacakt nk Tanr, sayla insan suretinde grnmt. slmiyet de Musevlik ve Hristiyanln zaman konu sundaki genel tavrlaryla byk bir uyum iindeydi. Fakat gerek ilk gnahn slm'daki affedilmi karakteri, gerek Cahiliyye dneminde dehr, zam an, asr, eyyam (gnler) ve avd (zaman) gibi kavramlara yklenen anlamlarla urama key fiyeti, slm'n zaman anlaynda baz farkllklar ortaya koydu. phesiz bu farklardan en bata geleni, ortodoks slmi yet'i bu konuda Hristiyanlktan uzaklatrrken Musevlie 5

yaknlatrmtr. Bu da ortodoks slmiyet'in Allah'n insan suretinde grndn reddetmesidir.


Dinler tarihi asndan, Yahudilik-Hristiyanlk bize kutsaln en yce tezahrn sunmaktadr: ruhsal olayn kutsal teza hr haline dntrlmesi. Burada zamann kutsaln teza hr haline getirilmesinden daha fazla bir ey vardr nk kutsal zaman her din iin allm bir unsurdur. Bu kez tarihtesinin en fazlasn ifa eden, olduu haliyle tarihsel olay dr. Tanr yalnzca tarihe mdahale etmekle kalmamakta, ay n zamanda tarihsel olarak artlanm bir varolua maruz kal mak zere tarihsel bir varln bedenine brnmektedir; sa grnte Filistinli adalarndan hi farkllamamaktadr.5

Fakat Allah'n Hz. Muhammed araclyla szn syle mesi slmiyet'i yine tarihsel zam an iine gndermektedir. Musevlik-Hristiyanlk-slmiyet lsne din tarihileri sz dinleri de demektedir. Sz yaps gerei bir dile muhta olacandan, dil de bu dinleri yeniden tarihsel zaman iine gnderecektir. Cahiliyye Araplarnda zaman insana kar hareket eden en nemli gt.
(Rzgr ve yamur, zamann) rtme(si)yle birleerek ev lerin grnlerini deitirdiler. Gerekten zamann olayla rna kar bir garanti yoktur (onlara kar koyacak bir g yoktur).6

Oysa Kur'an, Cahiliyye r\m bu zaman anlayna kar iki tr zaman olduunu vurgulayan bir tavr ortaya koyuyordu:

5 6

M ircea Eliade, imgeler Simgeler, ev. M. Ali Klbay, Gccc Yaynlar, Ankara 1992, s. 204, 205. T arafa, Divan, M. Seligsohn neri, Paris 1901, IVten aktaran Toiko zutsu, Ku randa AUah ve insan. Yeni Ufuklar N eriyat, stanbul, s. 118.
6

Muhakkak ki (dem'den beri) insanlara dehrden bir zaman (devam edip) geldi ki, o, anlmaya deer bir ey deil.7

Fakat yine Sahih-i B u h a r dt, Ebu Hreyreden nakledilen bir hadise gre, Hz. Muhammed Allahn yle dediini/ak tarr:
dem olu dehre sebb-ederek beni ezalandmr. Halbuki ben dehr(in yaradan)ym. Her emir benim elimdedir. Geceyi, gndz ben idare ederim.8

Bu iki metin arasnda bir eliki varm gibi grnyorsa da, dehrin zamanla eanlaml olarak alnmamas ve ayetteki "dehrden bir zaman ibaresi Buhar'deki aklamay mm kn klmaktadr.
Dehr: zaman demek deildir ve zamann muhalifidir. nk zaman, hl dediimiz mazi ve istikbal dediimiz uzun md dete de tlak olunur. Dehr ise, faslasz devam eden uzun mddete denir.9

Dehr ve zaman arasnda yaplan bu ayrm daha sonra s lm dnce tarihinde bir dizi ayrln kaynak noktalarn dan biri olacaktr. Dehr sre ifade ettii gibi, zaman-mekn ilikisinden doan zellii nedeniyle maddeyi de ifade eder. slm felsefesi iinde tartmal varlklaryla yer tutan Deh riyyun akmna ayn zamanda yer yer M adiyyun da denmesi bu ilikiye gzel bir rnek oluturur. Sz konusu ilikiyi ak lmzda tutarak, yukarda Buhar'den yaptmz alntlar aada ayn hadisi yorumlayan Muhyiddin Arabinin yakla

7 8 9

tnsan suresi, 1. Buhar, Sahih-i Buhar Muhtasar Tecrid-i Sarih Tercemest ve erhi, Diyanet leri Bakanl Yaynlar, Ankara 1991, c. II, s. 179, 180. Buhar, a.g.e., s. 180.

myla karlatrrsak, heterodoks ve ortodoks slm anla ylar arasndaki ilk ayrm noktalarn tespit edebiliriz.10
Allah, Dehr adyla isimlenir. Hz. Peygamber, "Dehre svm e yiniz. nk dehr olan Allah'tr" demitir. Bu hadis doru ve sabittir... Dehr olan Allah'tr. Fakat bu szden maruf (bili nen) zaman tevehhm edilm ez...1 1

imdi tasavvufa, m istisizme ve heterodoksilere ynelik zaman kavram farkllklarna deinmeden nce, kitapl ya da sem av dinin zaman kavramna yaklamlarn belir ginletirmek ve basitletirmek amacyla baz emalarla ak lamay deneyebiliriz. Her basitletirme giriiminde olduu gibi emalatrmada da baz tehlikeler olduunun bilincin deyiz fakat bunlarn emalarn salad iletiim kolayl nn yannda imdilik ikinci derecede olduunu dnyo ruz. Musevlie baktmzda yle bir ema karabiliriz:

B elirli b ir ta rih i o lan ve b la rih i vahiyle b ild ire n y a ra tl

B elirli ta rih i Y e h o v a'n m b ilg isin d e o la n ve s e ilm i kavim Y a h u d ile re a k a b e lirtilm e y e n y arg g n

10 B uhar, deta Arabi'ye iaret ederek, onu rtm ek dorultusunda aba gsterir gibidir: "Hadis m etnindeki: (...Ben dehrim ) tabirini H attab, Ben dehrin sahibi ve halikym , suretinde tefsi etm itir ki hilkati cihetiyle Allah a nispeti olan dehre svmek nehy olunm utur. Zahiri m ezhebi ulem asndan bni Hazm , ar H attab gibi tefsire lzum grm eyerek ve bu hadisin zahiriyle istidlal ederek d eh r lfzn Cenab Hakk'n esm ai hsnasndan bir isim dir, dem itir ki ok hataldr." Buhar, a.g.e., s. 180. 11 M uhyiddin bn Arab, Fthatul-M ekkiye, K ltr Bakanl Yaynlar, haz.: Prof.Dr. Nihat Keklik, Ankara 1990, s. 389.

Vahyin yani Tevrat'n inii bu emada ok nemli bir de iiklik yaratr. nk Yehova artk setii belirli kavime bir rehber gndermitir. Baka bir deyile, onlara neyi yapa bileceklerini ve neyi yapamayacaklarn aklayarak yine/be lirli bir tarihte onlar sorum lu klm ve onlara bilin gtre rek, teolojinin hangi dolambal yollaryla aklanrsa ak lansn belirli bir irade atfetmitir. Yeni emam z yle kura biliriz:
v a h iy

i
Z am an 2

y a ra tl

....

1 11 1^
y a rg g n

Grld gibi burada iki farkl zamanla karlarz: va hiy ncesi Zaman 1 ve vahiy sonras Zaman 2. Tevrat'a gre Zaman l'in insan da baz eylerden sorumludur. En azndan Tevrat onlar iin iyi, kt gibi deer yarglarna bavurdu undan, bunu dolayl olarak kabul ettiini ileri srebiliriz. Ama asl Zaman 2'de insan, artk ne derece bu sfat ondan uzak tutulmaya allrsa allsn bir tr zne olma zelli ini kazanmtr. Yani Zaman 2, bizim tarihsel zam an ya da ksaca tarih dediimiz kategoriye daha yakndr. Sz konusu zaman dilimi iinde bu mulak zne, ya sevap ya da gnah olan hareketlerde bulunacak ve sonunda bu rnlerine gre mstahakn bulacaktr. Dolaysyla zde kt olan kendisi ni daha az kt ya da daha ok kt olarak yeniden retme abasn bu zaman diliminde gerekletirerek, bir anlamda kendisi kendi eylemleriyle oluturduu bir zaman diliminin rn olacaktr. phesiz burada Musev zaman anlaynn bu balamn, tarihinin rn olarak insan anlayyla z 9

deletirmek istemiyoruz. Fakat bu anlayn ilk temellerin den biri olduu da kesindir. yleyse insann eyleminin ama c, vahyin emir ve yasaklar dorultusunda daha az kt ol mak zere abalamak ve bu dorultuda bir ilerleme kaydet mektir; ilerleme kaydettii lde, kendisine tannan bu s reyi doru deerlendirmi olacaktr. yleyse inanan Musev iin hiyerarik bir zaman da ortaya kar. yle:

T- - - doum g em i - -----

i
im d i gelecek ------

T
l m

Gemi daha ktdr. En azndan geen zamann boa kullanlm adnn kesinlenebilm esi iin yle olmaldr. lmle son bulacak gelecek ise daha az ktdr. En azndan yle olmak zorundadr. imdi ise, gemiin rruinasebesinin ve gelecein planlarnn yapld, kendine n(f olmayan bir noktadr. Gelecek, deerler hiyerarisi iinde en stte ve ge mi en altta olmaldr ki, inanan bouna yaamam olsun. Bu nedenle popler bir evreci sloganda geen "ocuklar mzdan dn aldmz dnya trnden bir sz bir Kzlderili'nin sylemesi olduka zor grnyor. nk K-zlderili'nin izgisel bir gelecek tasarladn varsaymaktadr. Oy sa popler slogann yaps tam da Eski-Yeni Ahit izgisini yanstmaktadr. Yine '"bu ada byle rezillik vb. trnden gelecek mitlerinin temelleri buralarda atlm oluyor. Hristiyanln zaman anlay ematik olarak Musevliinkinden pek farkl grnmemektedir. lk fark, Zaman 2nin sadece seilmi Yahudi halkna deil tm insanla ait olmasyla belirir. Bylece hzla insanlk tarihi kavramna yaklalm olunur; ikinci bir fark ise, phesiz, pekitirilmi 10

ilerleme anlaydr. Bu anlay gemi-imdi-gelecek hiye rarik lemesini daha da katlatrr. Bir emayla yle gs terebiliriz:
Z am an I Z am an 2 Z am an 3

--^ l -! T T f"
y a ra tl Eski Ahit T ev rat Yeni A hit (ya d a sa 'n n d o u u ) y arg g n

Eski Ahit'in kabul edilii, zaman sorunu itibariyle bir glk yaratr. Eski Ahit yrrlkten kalkmadna gre, gemie ait bir zellik mi kabul grmektedir? Gemi aklanmakta mdr? Hayr; Hristiyanln cevab hayr olacaktr. Gemi aklansayd Yeni Ahit'e ve sa Mesih'e gerek kalr myd? Metin olarak Eski Ahit gem iin ve gelecein yani zamann tesindedir. Peki nerededir? O, kutsal zam anda ya da zaman ve meknn tesinde korunmutur. Kesin olan bir ey vardr ki, o da Zaman 3'te ortaya kan Hristiyan m da ha ileri olduudur. Hristiyanlk, mant gerei bunu sa vunmak zorundadr. sa'nn gelii ve Yeni Ahit'le birlikte ni teliksel bir srama olmu, ilerleme dinamii pekiirken bir yandan da Mesih'in gelii ve sa suretinde Tanr'nn inii inanc Zaman 3' Zaman 2'ye gre daha laik klm ve insa nn kt olduu inanc srmekle birlikte, Tanr insan sure tinde grndne gre o kadar da kt olmasa gerek inancnn yaygnlamasna neden olmutur. Sonuta Za man 3, biraz daha fazla tarihsellem i , daha fazla insan r n bir zamandr. Zaman ilerleme olmaldr'' ilkesinin yanna Hristiyan lk, zamanda devrim de olur'' diyerek bir baka deiiklik getirmitir. Dehr'i zamandan ayr dndmzde slmi yet de pek farkl bir zaman emas ortaya koymaz: 11

Zaman I

Zam an 2

Zaman 3

" 'T ^ 'i - i


y a ra tl Eski Ahit T ev rat Yeni A hit (ya d a sa'n n d o u u ) y arg g n

lerleme ve devrim duygulan pekiir. Vahiy ncekilerin ounu affeder. Tevrat ve ncil reddetmez fakat tahrif edil mi kabul ederek kutsal metnin btnl iine de katmaz. Dahas, ortodoks slmiyet'in hiyerarik zaman anlay K u ran a ilikin ortaya atlan baz kavramlarla aka orta ya kar. Kur an'n ortodoks aklamalarnda bu zaman an lay hemen gze arpacaktr. Buna gre, Kur an'n tarih sel zaman iinde sonra gelen bir ayeti nceki bir ayeti ya da ayetleri yrrlkten kaldrabilir, deitirebilir. Bu ile me resh etm e , nesh edilen ayete de m ensuh ayet denilir. r nein buna gre Nisa suresinin "Ey iman edenler! Siz sar hoken ne sylediinizi bilinceye kadar, cnupken -yolcu olan m stesna- de gusl edinceye kadar namaza yaklama yn" cm lesiyle balayan 43. ayeti Maide suresinin 91. avetiyle yrrlkten kaldrlmtr: "eytan ikide ve kumarda ancak aranza dmanlk ve kin sokmak, sizi Allah' an maktan ve namazdan alkoymak ister. Artk vazgetiniz, deil mi?" Oysa slm heterodoksileri byk ittifakla, sonra inen ayetlerin ncelikleri mensuh klabileceini kabul etmezler. nk bu sonra insana gre bir sonra'dr. Ortodoksi bu ayetler arasnda grnen elikiyi bu kavramlarla giderme ye alrken, heterodoksi durumun bir eliki olmaktan zi yade akl tahrik etmeye ynelik olduunu ileri srecektir. Buna gre, Kur an da grnen elikiler insan birok adan dnmeye tevik etmek iin var grnmektedir. 12

Mslman, Hristiyan gibi devrim geirmi M usev deil tmyle yeni bir kimliktir. Gemi-imdi-gelecek lemesi daha da kesin hiyerarik bir nitelik kazanr. nk daha n ceki iki kitapl dinin aksine, slmiyet'te insan doutan k t ya da ftrat itibariyle kt deildir, iyi de olabilir kt de. Bylece verilen sre daha az kt olmak yerine iyi olm ak gi bi daha anlaml ve ura vermeye deer bir aba iin kulla nlacaktr. Her dinde de insan kendisine tannan bir sre iinde var olmaktadr. Bu sre iyi deerlendirilmelidir nk yarg gn gelip attnda, kendisini bu sre iinde mulak bir ekilde retmi olan insan bu rnnn deerine gre ceza ya da dle lyk bulunacaktr. Zaman elden kaabilir. Vakit nakittir. Gemie sk sk baklmas bir n muhasebe yapma abasdr. Her ne kadar dinde de insana tannan bu sre tam anlamyla insana ait olmad iin tarihsel zaman hvi yetine sahip deilse de, modern dncenin tarihin rn olan insan anlayna ok benzer bir anlayla kar karyayz. Modern dnce sk sk tarihe duyulan garip bir gven le Tarih beni beraat ettirecektir" derken, inanan da yarg gnnde beraat edeceini ummaktadr. deolojilerle kazan lan z de vahiylerle kazanlan z gibi tarih ya da tannan s re iinde gerekleir. Zaman kavram asndan bu kitapl dinin tam kar snda Hinduizmi buluruz. Hinduizm'de kutsal zaman ile ta rihsel ya da tannan zaman, yeryz zaman tam bir ztlk oluturur. Hinduizm birok kaynakta zgrlk olarak de erlendirilirken, bu zaman kavram farknn belirsizlii rol oynamaktadr. nsana ait zaman Hinduizm'de o kadar belir siz, o kadar anlamszdr ki, ayn nedenle insann ne yapt ve ne yapmad da yle olacaktr. Bu anlamda zgrlkten ok kaytszlk, insana ait olan ya da tarihsel zamana ilgisiz 13

lik sz konusudur.1 2 kitapl dinin iinden gelien heterodoks akmlar ise, zaman kavram asndan bu iki zt kutbun ortasnda yer alrlar; bazen birine, bazen tekine yakn bir salnm iindedirler; sonuta ise orta yolu tutanlar onlar ola caktr. Evet, al Dou al! Dou alsn, Dou alacak el bette. Ama yeni bir Akdenizli der ki, hem yeni yana hem ye ni divanlere, Dou ya fazla giden, corafya yznden Ba t ya der. Tersi de geerlidir bunun...1 3

12 phesiz bu deerlendirm em iz H induizm 'in tm ne ilikin b ir deerlendirm e de il hakim , popler H in d u izm e ilikindir. 13 Ece Ayhan, Devlet ve Tabiat, E Yaynlar, stanbul 1973, s. 2.

14

KUTSAL ZAMAN, TARHSEL ZAMAN

Bylece dindar insan iki cins zaman iinde yaamaktayd; bunlarn en nemlisi olan kutsal zaman evirisel, tersine d nebilir ve telfi edilebilir bir zamann paradoksal grnts iinde kendini sunmaktayd; bu zaman, ayinler araclyla devrev olarak yeniden btnleilen bir cins efsanev ebed imdiki zamand. Zaman karsndaki bu tavr, dindar insa n dind insandan ayrt etmeye yetmektedir; bunlardan bi rincisi, yalnzca, ada terimlerle tarihsel imdiki zaman" olarak ifade edilen eyin iinde yaamay reddetmektedir, baz bakmlardan "Ebediyet" ile btnletirilebilir nitelikte olan kutsal bir Zaman' yakalamaya aba sarf etmektedir.14 slm amza Yant Verebilir mi? Bir kitap ad bu. Server Tanilli kitabna bu ad verir ve bu sorunun cevabn arar
14 Mircea Eliadc, Kutsal ve D ityh, ev, M. Ali Klbay, Gece Y aynlan, Ankara 1991, s. 49, 50.

15

ken aslnda zaman kavram asndan baz belirlemeleri he nz kitabnn kapanda yapm oluyor. Her eyden nce imdiki tarihsel zaman belirten bir terim var: am z . Son ra ona yant vermesi gereken, daha dorusu verip veremeye cei aratrlan bir din var: slm. Fakat soru batan yanl kurulmu. Soru yanl. am zn sorunlarna yant vermek zere yine ayn an iinde fa izm, Nazizm, liberalizm, sosyalizm gibi bir dizi ideoloji ge limi ve varln srdrmekte. Bunlar asl olarak tarihsel olgular. Tarih-d birok kaynaktan tadklar, gne getir dikleri birok zellik saptanabilir ve saptanm ise de, esas olarak kapitalizm olmadan bunlarn olamayacaklar, ii s nf ya da burjuvazi gibi nkoullarn bu ideolojilerde irek olduklar aktr. Peki, slmiyet, Hristiyanlk Musevlik, Budizm ya da Taoizm iin ayn ey sylenebilir mi? Herhangi bir dinin kendisini tarih iinde kurmas kendi sini yok etmesi anlamna gelecektir. evre, smr, dnya bar vb. gibi sorunlara dakik yantlar arayan ve bunlar gereki klmaya alan herhangi bir din, artk iyi bir ide oloji haline gelebilir ama din olma zelliini de koruyamaz, nsan ve insann sorunlar tarihin rn ve tarihsel sorunlar olmaya indirgenebilseydi gerekte dinlerin sonu ve Tanr'nn lm iln edilebilirdi. Oysa tarihle en ok btnleen vahiyli dinler, yani sz dinleri dahi iki farkl zamana basan iki ayaa sahiptir.
Simgeci dnce yalnzca ocua, aire veya dengesize ait olan bir alan deildir, insann znn bir parasdr; dile ve yarglara dayal dnceyi ncelemektedir. Simge gerein dier tm bilgi aralarna meydan okuyan baz yanlarn aa karmaktadr, en derin olanlarn. mgeler, simgeler, efsaneler psikenin sorumsuz yaratlar deildirler; bunlar bir gereklilie cevap vermekte ve bir ilevi yerine getirmek

16

tedir: varln en gizli tarz deiikliklerini aa karmak. Buna bal olarak, bunlarn incelenmesi insan, ksaca insa n, tarihin koullaryla henz uyumam olan anlamamza olanak vermektedir. Her tarihsel varlk, tarih ncesi insanl nn byk bir parasn kendinde tar.15

Tarihin koullaryla henz uyum am olmay ise dngsel kutsal zaman temin etmektedir. Bu temin edi, srekli yi nelenen bir olaydr. Her lm ve zellikle her doum deta tarihsel insanda meydana gelen bir kopmadr. Eski Msr da ve Taoizm'de ocua atfedilen kutsall dorular bir ekil de, her yeni ocuk kutsal zamann dngselliinin tarihsel zamann karsna kard henz uyum am bir biriciktir. Eski Msr da erikinlerin ve zellikle de rahiplerin belirli bir meknda oynayan ocuklar onlara hi hissettirmeden izle meleri, oyunlarndan, oyun srasnda kardklar seslerden tekine ilikin iaretler karmaya almalar bilinen bir uy gulamadr. Anadolu'da yaygn bir ekilde sylenegelen "be bekler melektir" deyii deta onlarn kutsal zam andan ya da tekinden yeni geldiklerini vurgulamaktadr. Tarihsel zaman, doum ve lm karsnda yeniden ve yeniden zorlanmaktadr. izgi her an bir yerlerinden krl makta ve ilerleyen ya da basamak kan zaman dngsel za man karsnda zorlanmakta, izgisini kapal, d etkiden ko runmu bir hale getirememektedir. Laozi, belki de bu ne denle kendisini lm ve doumun eiine koyan bir imayla "htiyar ocuk" anlamna gelmektedir. Belki de yine bu ne denle, dijital saat mucitleri genetik mhendisliiyle bunca byk gayretlerle ilgilenmektedir. Aslnda gemite de byleydi. Her zaman, lmszlk iksirleri peinde en ok ko anlar tarihsel zamann efendileri oldular. Firavunun yeni
15 Mircca Eliadc, imgeler Simgeler, s. 19. 20.

17

doan bebekleri ldrtmesi belki de bu balamda tarihin di renii anlamn tayordu. Ayn ekilde Yunan mitolojisinde zaman temsil eden Tanr Kronos da kendi ocuklarn yok ediyordu. amz insana yant verebilir mi? Ya da herhan gi bir a insana yant verebilecek midir? Diyanet leri Bakanl tartmaya bir baka noktasn dan mdahale ediyor. Kur an ve slm dini yalnzca ilhiyat larn deil p o zitif bilimlerin uzmanlarnn -fizikiler, co rafyaclar, astronomlar, kimyaclar vb.- da katld kurullar tarafndan m odem bir ekilde tefsir edilecekmi. Aslnda bu aba birinci soruya bir yant olarak deerlendirilebilir. Bu yolla yani iki denizin neden kavum ad kimya ve fizik pro fesrlerine sorularak, slm ya da daha genel konuursak bir din amza yant verebilir hale getirilecekmi. slm'da zan buna dense gerek. Bilindii gibi zan, s lm'da zel bir kavramdr ve hakikate deil geici olana da yanan bilgiyi ifade eder. Fizik, kimya, biyoloji, astronomi, corafya vb. bilimler kendi ilerinde sorunlarn zmler de imgeler ve simgeler dnyasnn sorunlarn da zecekler! Kelin merhemi olsa kendine srermi" sz byle durum lara nasl da denk dyor. Oysa bu p o zitif bilimlerin hepsi uygulayanlarnn tarihsel bilinciyle maluldr. Bu, her biri nin birer tarihsel bilgi ya da baka bir deyile zan olmas de mektir. Tarihsel bilgi ile tarih dnn ya da kutsaln bilgisi ni dzenlemek abas ise, kincisini birincisi derecesine in dirgemekten baka bir anlama sahip olamaz. Yani tarihsel konumunuz ve bilginizden ya da bu ikisinin diyalektik bile iminden yani bilincinizden o kadar honutsuzsunuz ki, tm uyumayan konular verili olan bu bilince gre uyuuma sokmaya hazrsnz. Tarihin paradigmas iine gmlmek bundan baka ne anlama gelebilir ki? Bilim ile semboller dnyasn diyalektik diyalog iine sokar ve sonuta tarihin d 18

na ekici hibir zellie sahip olmayan zneler olarak her ikisini de ortalama bir konformizm iinde buluturursunuz. Bu abadan belki bir eriat doar ama bir yknt zerinde. Dinbilimci Raimundo Panikkar, bu diyalektik diyaloga kar karken diyalojik diyalog kavramn getiriyor. Diyalojik diyalogu "baka geleneklerin deerlerine ak olma yeteneini gelitirmek olarak aklarken Panikkar, bu durumu am anistik epistemoloji olarak da adlandrlyor. Pa nikkar a gre, nasl amann ruhu gvdesini terk edip uzak yerlere yolculuklara kar ve yeni bilgilerle donanm olarak geri dnerse, diyalojik diyalogu baarabilmek iin bizim de verili bilinliimizin dna kp baka bir gelenein bilin durumuna girebilme ve onunla zenginleme becerisini gs termemiz gerekir. Bu bilin yolculuu srasnda gei haf zann yerini almaldr ya da baka bir deyile hafza gei iin kapda braklmaldr.16 Fakat tarihin tahakkm stne kurulu epistemolojisi diyalojik bir diyaloga hibir zaman ha zr olmamtr. eriat devleti savunucular ise zam ann hkim i olmak is tiyor. Oysa kutsal zam an mutlak baka olana bir ardr. Tarih zerine hkm Tanr ya da Allaha ait iln etmek, ol sa olsa onu bir hkmet ya da iktidar ele geirme biimi olarak grmek anlamna gelebilir. Hisse senetleri, para piya sas, enformasyon teknolojisi zerine hkm yrtmek, bunlarn kanlmaz olduunun kabuldr. Max Horkheimer, bu balamda Yeni Tomaslar eletirirken nemli ipular vermektedir:
Gerekten de, bu sistem bilimsel teoriyle ayn egemenlik ideali zerine kuruludur. Ama her ikisinde de ayndr: ger16 R aim undo Panikkar, Myth, Faith and Henneneuics, Paulist Press, Nevv York, s. 241-245.

19

eklii eletirmek deil, ele geirmek... Bu bakmdan Hris tiyanln felsef canlannn etkileri, Almanyada pagan mi tolojinin canlannn etkilerinden farkl deildir. Alman mi tolojisinin kalntlar, burjuva uygarlna kar gizli bir di renme kuvveti oluturuyordu. Bilinli olarak kabullenilmi dogmann ve dzenin rts altnda, eski pagan anlar halk inanlar biiminde hl scakln koruyordu... Ama yeni den kefedilip de kitle eitiminin esi olarak kullanlmaya balannca, egemen gereklik karsndaki uzlamaz konum lar zlp gitti ve modern politikann aralar haline gel diler.17

eriat devletini savunanlarn ikinci yant ise, Tanr nn hkm altndaki tarihte, tarihi yapan iktidar ellerine alan inananlarn, hakikate uymayan gereklikleri ortadan kald racaklar olacaktr. Yani er tarihte yok edilecek, inananlar isteseler de seecekleri bir er bulamayacaklardr. Faiz bir er olduu kadar bir gerekliktir. yleyse bu gereklik kutsal zam ann hakikati adna yasaklanacak ve inanma bir seme eyleminden ok bir yasalara uyma eylemine dnecektir. Sonunda ahirette hesap verecek olan da bireyler deil, haki kati hkim klmakla ykml hkmetlerin tzel kiilikleri ya da tzel kiiliklerin olmayan nefisleri olacaktr. Bir er yasalarla ortadan kaldrldnda yerini baka biri alacak ve bylece hakikatin hkm eti kyamete kadar tarihin iinde kalacak, onun bir unsuru haline gelecektir. nk ortodoks teolojiye gre dnya bir snav yeridir ve snavn srp gide bilmesi iin doru ve yanllara gereksinim vardr. Dolay syla bu teolojiyle uyum iinde olunduunda hakikatin h km eti tmyle erri deil ancak yerlerini yenileri alacak ba
17 Max H orkhcim cr, Aktl T utulm as , cv. O rhan Koak, Metis Yavnlar, stanbul, 1986, s. 111. 112.

20

z eski erleri ortadan kaldrabilir. slmiyet'in terimleriyle ifade edecek olursak, bu da hakikat karsnda kendi konu mundan son derece emin olan bir zandr. Fundamentalizm bu zann egemen klmaya ve egemenliin aralaryla insan l bu zanna ortak olmaya zorlamay hedeflemektedir. Bu noktada slm'da zorlama olmad savunusu yeterli olmayacaktr. slm'n iktidar ele geirmesi gerektiini sa vunmak slmiyet'i ya da genelde dinsellii, uzlaamayaca, tmyle hibir zaman rtemeyecei bir dzleme indirge mek olacaktr. Siyas, ekonomik ve kltrel iktidarn Is lm'ca ele geirilmesi gerektii iddias, aslnda, bir yandan zora duyulan byk bir istei, te yandan da bunun kullanl mayaca gibi garip bir baka iddiay iermeye almakta dr. Laiklik bir yandan youn bir ekilde eletirilirken, te yandan Islm, Hz. Muhammed ve Allah ls iktidar gibi tmyle tarihsel bir plana yani laik bir plana ekilmeye a llmaktadr. Piyasa ekonomisi, uluslararas siyaset ve silhlanmayla baa kamayan bir slm rejim bir yerde iktidar dan alaa edildiinde iktidardan den Allah m olacaktr? Yoksa sosyalizm Islmclar iin byle olas bir durumun mazeretlerini de yaratm mdr? Onlar da ayn sosyalistler gibi, sosyalizmin doru bir teori olduu fakat uygulayanla rn hatal davranlar nedeniyle sosyalist rejimlerin kt mazeretine benzer ekilde, slm'n bu tr geici ya da tarih sel sorunlar zem emesinin dnlemeyecei fakat ken slm rejimlerin yeterince slm olmad savunusuna m snacaklardr? Eskiden SSCB'nin propaganda brorlerin de ve d temsilciliklerinin panolarnda Sosyalist Anavatann teknolojik ve ekonomik gelimelerini sergileyen yazlar ve fotoraflar izlerdik. Bugn ok benzerlerini ran slm Cum huriyetinin tantm faaliyetlerinde gryoruz. slm, din ya da dinsel dnce ve inan, bir ksm nsonn bunlar uygu 21

lad zaman daha ok tketebilecei, daha iyi giyinebilece i, daha gl silhlara sahip olarak dierleri karsnda muzaffer olabilecei bir ara mdr? Bylesi bir tartma phesiz eski bir sosyalist olan bu sa trlarn yazarna, Sosyalizm bir kalknma modeli midir? sorusu etrafnda dnen sosyalizm ii bir tartmay hatrla tacaktr. stelik orada tartma konusu olan, sosyalizm gibi tarihselliini batan kendisi ifade eden ve en azndan res men herhangi bir kutsala atfta bulunmayan bir ideolojiydi. Roger Garaudy, bu tartmada sosyalizmin bir kalknma modelinden ok daha fazla bir ey olduunu, yeni bir insan hedeflediini ve bu yeni insann da yeni bir ahlka gerek du yacan vurguluyordu. "Marksist Ahlkn Bilimsel Temeli" bal altnda yle yazyordu:
Ama tabiatn ve tarihin dnda bulunan ve onlar aan ahl k bir gerekeye dayanmadna bakarak Marksizm'in ahl ka yabanc bir felsefe olduunu sanmak yanltr.18

Garaudy, belki de bu tabiat ve tarih dndaki gerekeyi Marksizmde bulamad iin slmiyet'i seerken, imdi fundamentalist slmclar tm gncel savunularn tabiat ve tarih iindeki gerekelere dayandryorlar. Garaudy de s t ten az yanm bir dnr olarak tasavvufa doru ilerliyor. Bu gereke nerede bulunacaktr? Dinsel inanlarn tm bu gerekeyi Tanr'da ya da kutsalda bulurlar. Ahlk bu ba lamda kutsala dayand iin, bu inanlarn yaplarna bal olarak tarihi deitirmeyi hedefleyen ya da tarihe kar bir ar biimi olmay yklenen bir kavram haline gelecektir.

18 Roger Garaudy. Sosyalizm ve Ahlk, ev. S elahatlin Hilav, Gerek Yaynevi, tstanbul 1965, s. 7.

22

Marksizm ahlkn gerekesini tarih ve doada arar. te yan dan bir deitirici olmay hedefledii zaman bu ahlkn oturduu gereklik zemini, tarih iine yerlemi bir gelecek olacaktr. Fundamentalist slmclar bu bakmdan Marksitlere benzerler. Onlar da deitirmek istemektedirler fakat onlarn gelecei kurgusal gemi iinde ve yine tarihin orta snda bulunmaktadr: asrsaadet. Bu haliyle asrsaadet de bir gelecek projesidir. Engels, Doann D iyalektiinde doann ve dolaysyla in sann gelecei zerine dnrken her an bir kutsala atfta bulunur. Fakat yine izgisel bir zaman zerinde dnmek tedir. Her eyin iyi olaca bir gelecek tasarlanr; Islmclarda bu gelecek kademelidir. Asr saadet getirilecek, her ey insan iin bu dnyada mmkn olabildiince iyi hale gele cek ve bu iyilik artk eriata gerek duyulmayacak olan cen netin kaplarn insana ardna kadar aacaktr. Engels de iten ie, rnein On Em irden biri olan "l drmeyeceksin! emrine inanmaktadr. Fakat te yandan devrimin tarihin grd en acmasz olaylardan biri olduu nu da bilmektedir. Gemi kuaklar bugnk refahmz iin zorunlu olarak rselenmitir, yleyse imdikiler de o gzel gelecek iin biraz aba gstermelidir. rnein ocuk igc nn sanayiye sokulmas sermaye birikimini hzlandrmtr. Bu nedenle bizi ne kadar rahatsz ederse etsin -niin rahat sz ettii ise cevapsz kalacaktr- ilerici bir olaydr. Tarihsel gelecek ne denli kurgusal olursa olsun, meruluunu yine ta rihsel gemite bulacaktr. Amerika yerlileri kitleler halinde katledilmeseydi kapitalizm mmkn olabilir miydi? Kapita lizm sz konusu olmadan gelecein gzel toplumu var olabi lir mi? imdiki zaman kurgusal gelecein kurbandr artk. slmclar ilk bakta bu izgisel ve tarih ii gerekeler arayan anlayn radikal eletirmenleridir. Tarih d yantla

21

ra dayandklarn rahatlkla savunabilir grnmektedirler. Onlara gre vahiy kendilerine bu olana salamaktadr. Oy sa vahyin tarih iinde byle davransal dzeyde bir kutsal lk garantisi salayp salamad, hele bunun toplumsal d zeyde mmkn olup olmad her zaman slm'n en can al c tartmalarndan birini oluturmutur. Henz Hakem Olay'nda Hz. Ali Kur an iin yle demektedir:
Biz insanlar hakem yapmadk, Kur an' hakem tayin ettik, Kur an iki yaprak arasndaki kitaptr; dille sylemez; aresiz onu okuyup anlatacak biri gerek. Onunla sz syleyenler, in sanlardr.19

Mevln Celleddin Rum de yle yazmaktadr:


Kuran okuyan birine anlattm ki: Kuran, "De ki: Tanr'nn szleri iin deniz mrekkep olsa, bir misli de ona ilve edil se szler bitmeden denizler tkenirdi buyuruyor. Kur an el li dirhem mrekkeple yazlabilir. Bu Tanr nn ilminden bir iaret, bir paradr ve onun btn bilgisi bundan ibaret de ildir... Nihayet Musa, sa ve daha bakalar zamannda da Kuran vard; Hak kelm mevcuttu. Fakat Arapa deildi.20

Vahyin bu nitelii fark edildiinde snnet, kyas, icma, itihat ve niceleri yardma arlmaktadr fakat bu yardmc temel kaynaklar devreye sokulduunda bunlarn tarihsel ni telii yani tarih iinde gerekletikleri unutuluvermektedir. Bu unutu iinde asrsaadet kurgusal gemii slmclar iin "ama her trl arac meru klar ilkesini kolaylkla geerli bir hale getirebilmektedir. Hadis "Sava hiledir!" diyor;2 1 bu
19 H azreti Ali, Nehc-l Belga, s. 249. 20 Mevln Celleddin Rum, Fihi Mafih, MHB Yaynlar, stanbul 1990, s. 128, 129. 21 Buhar, Sahih-i Buhar Muhtasar Tecrid-i Sarih Tercenesi ve erhi, C ih at/107, 1268.

24

hadisle "Sava siyasetin baka aralarla devamdr (Clausevvitz) szn birletiren fundamentalist Islmc -ki o artk bu modern aralara sahiptir-, imdiki hayat asrsaadet iin savaa, dolaysyla hileye indirgeyebilecektir. Burada da, s^n zamanlarda ska iddia edildii gibi, sivil toplumun kendi kurulularn gelitirmesinden deil olsa olsa sivil gvensiz lik ortamndan sz edilebilir. slm'n eriatyla klelerin da ha iyi koullara kavutuklar , kz ocuklarnn lm e terk edil mekten kurtulduklar , imdinin insanna fazla bir ey syle memektedir. Aksine zellikle klelikle ilgili Kur an hkmle rinin zahir ve btn zamanlara yaylan bir yorumu, deta tarihsel bir olguya taviz veren bir Yaradan tablosu ortaya karmaktadr. Medine Protokol yle kendilerine kendi inan larna uygun yaama hakk tannan kfirler, byle bir hakla rnn olduunu duyunca sevinmemektedirler. Onlar bu ayn hakk kendi silhlarnn gcyle ve stelik kendi dzenlerin de koruyabilmektedirler nk. te yandan "Hkm yalnz Allah'ndr sznn herhal de akla en son gelebilecek anlam, belirli dnyev iktidarla rn Allah adna hkm srmeleri olacaktr. Bu sz kimileri ne gre, K uran ve snnete uygun siyas iktidarlar merula trmaktadr. Heterodoks dncede ise bu daha ok an da im karsnda hibir siyas iktidarn herhangi bir kutsala ait m iesine merulatrlamayacann, meruluk dzleminin ancak tarihsel ya da dnyev dzlem olabileceinin kant dr; dolaysyla siyasal iktidarlarn meruluu hakik yani haktan gelen bir meruluk deil geici bir meruluk anla mnda yorumlanacaktr. Dorudur, ahlk iin sabit bir gereke olmaldr. Bu ge reke ncesiz ve sonrasz olmaldr. Tarih d olmaldr. Ko ullara gre deimemelidir. rnein ocuklarn 3-4 yala rndan balayarak fizik ve psiik kapasitelerini yok edecek

ilerde altrlmalar her zaman ve her yerde kt olm al dr. Klelik de yle, cinayet de yle, katliam da, iddet de. Tarih ancak byle bir d gerekeye dayanarak yani bu sabit d gereke veri alnarak eletirilebilir. Mircea Eliade bu sa bit gerekenin zerinde alrken yle yazyor:
te yandan, kutsal hakknda yaplabilecek ilk tanmlama, onun din dnn zdd olduudur.22

Bu tanmlama beri yandan insan varlnn kutsal ya da dinsel olan karsnda ne kadar da geirgen olduunu orta ya koyacaktr. Bu geirgenlik kendisini zellikle kutsal kav ramnn dnda, ona yer brakmakszn kuran teorik sistem lerin pratik kabullenililerinde ya da sisteme teorik yeniden szlarda gsterir. rnein Marksizm'de bunun belirgin bir tezahr emek ve emeki kutsamas, anarizmde ise zgr lk kutsamasdr. Fakat kutsaln Eliade'n da belirttii gibi hep kt cadlar, devlet, kahredici gler halinde belirmesi bir zorunluluk deildir, aksine o birok durumda gzel peri ler, yaratc, efkatli analar ve kucaklayc sevgiler olarak da ortaya kabilir. Burada ncelikle ve ilk planda tartlan, kutsaln u ya da bu nitelii deil insann kutsal olmadan var olup olamayacadr. Kutsal ise hemen her yerde ve zaman da "ldrmeyeceksin" rneinde olduu gibi negatif komut larla ie balar. "Seveceksin" dediinde dahi bu pozitif ko mutta bir deilleme barndrr. Kutsal halk uyuturan af yon olarak takdim eden pozitivist masaldakinin aksine, kut sal ou zaman u yum culuk deil u yum culuk kartl dou rur, tarihi deilleme kte, baka bir yere armaktadr bu du rumda. Yerletii ve kurumlat zaman lmeye balar ve artk kimsenin gndelik hayatnda bir ar tns yaratmaz.
22 Mircea Eliade, Kutsal ve Dind, s. 9.

26

Ksacas, dindar insan kendinin din d deneyinin dzle minde var olanndan baka olmasn istemektedir. Dindar insan verilmemitir; tanrsal modellere yaklaarak kendi kendini yapmaktadr. Ancak efsanelerin retisine uygun davranarak, tanrlar taklit ederek gerek insan olunabilir.^3

Nasl baka olunacaktr? Tarihten baka olunarak. Belir li bir zaman ve mekna skmaktan kurtularak. phesiz, o zaman ve meknn terimleri iinde var olmaktan kurtulmak anlamna gelecektir bu. Yerlemi ya da bizim deyiimizle ortodoks dinsellii eletirirken Max Horkheimer, "Bylece Tanr da kendisiyle elien bir kavram haline geldi; mutlak olduu var saylan, ama deimeyi iermeyen bir kavram24 diye yazmaktadr. Kur an sanki baka bir ey de sylemek is ter gibidir: O her an bir haldedir.25 Fakat Horkheimar a ve bu aye tin heterodoks yorumuna katlrsak, sabit gerekemize ya da baka bir deyile sabit anlam ltmze ne olacak? Oysa ancak sabit olanla, her an bir halde olann ayn zaman dz lemini paylatklar n kabul bu soruyu sormann gereke si olabilir. Sorunumuza geri dnelim, tarih d bir sabit aryoruz, bu sabit ok hrpalandndan beri. kin sabit nce kutsal d. Her tr iyilik ve ktlk onun bilecei eydi. Zaman, var m gibi yapyordu sadece. nceyi sonraya, sonray nceye alabilirdi ikin, sabit ve kutsal olan ya da olanlar. Gemi bir rya deilse bir karasevdayd. Sonra, sabit olan akn oldu. Biraz -ok fazla deil- uzak ta durdu. Bir sre tand. Bu sre hayra da yetti ere de. Ta

23 24 25

Mircea Eliade, a.g.e., s. 80. Max M orkhcim cr, Akl T utulm as, s. 116. R ahm an suresi, 29. ayet.

27

rih bu srede kuruldu. Bu sre insan zorunluluklarnn ala n olarak da adlandrld. Daha sonra sabit olan, arada bir ya da sk sk -ok nem li deil- "Ben kutsal deilim" diyerek ortaya ksa da, kutsa ln btn sorumluluklarn yklenerek yeniden ikin oldu. Yine buradayd, bu zamandayd ve artk ad akld. Bu arasallam akl, "Nasl?" sorularna beceriyle cevap verebilme yetisini kendine tannan nceki srede gelitirmiti. nsanla rn bu cevaplara ok ihtiyac vard. O kadar byk bir bece riyle o kadar ok cevap retti ki, her cevap bir soru dourdu. Nasl? Nasl? Nasl? Tekrar edile edile anlamszlaan her ey gibi o da anlamszlat ve "Niin?" sorusuyla karlamak onun iin kbusa dnt. yleyse baka, nerede? Mutlak baka olan ve onun sabit liini tartmaya balamadan nce kendimizi biraz samim olmaya davet ederek bundan sonra syleyeceklerimize ak lk getirmek amacyla yaklammz netletirebiliriz. Daha nce baka bir yerde yazdmz gibi, gnmzde toplumsal zaman olarak ciddye alnan tek zaman olan tari he ya da tarihsel zamana -sonu vardr yoktur, o ayr bir tar tm a- biz tahakkm epistemolojisinin ya da ksaca tahak kmn zaman olarak bakyoruz.26 dem-Havva/kz-olu'nun evrimi, hayvan davranlarn belirleyen etkenlerden ok farkl bir ereve iinde gerekle ir. rnein bu nedenle hayvanlarda tahakkm ya da zgr lkten bahsedemeyiz. Martlarn zgrce uular bir benzet me olmaktan teye geemez. Arslan zebray paralayp yer ken ona tahakkm uygulamaz, karnn doyurur. Hayvanlar da belirleyici etken evre ve gdyken, insanda bu yapay bir erevede gerekleir ve insan evre etkilerine bu yapay ce
26 Reha am urolu, Tarih, Ilelerodoksi ve Baba iler, Kap Yaynlar, stanbul 2005.

28

vaplar verir. nsan bilgisi mitik bir yapdadr ve insan ger eklii kendi yaratt bir sembolik evren araclyla kavrar. Burada biraz ar bir rnek kullanabiliriz. Eroin doal bir madde deildir. Bu nedenle de insann doal bir ihtiyac ol duu ileri srlemez. Fakat eroinman eroin araclyla kur duu yeni dnyasnda eroinsiz yaayamayacaktr. Bu konu da pozitif bir rnek de hemen verilebilir. Erikin insan bire yi doal varln srdrmek iin ocuk sahibi olmak zorun da deildir. Fakat ocuu olduunda, yine bu sembolik evre nin ocuk sevgisi onu ylesine sarmalayabilir ki eer ocu unu bir nedenle yitirirse yaamnn daha nce hi sorgula mad anlamn da yitirebilir. Bugn bizi insan klan bu sembolik evrene yalnzca belir li an ve durumlarda, o da epistemolojik kopular yoluyla d ardan bakma olanaklarna sahip olabiliriz. Belki bu kopu u salamada en yetersiz ara dildir. nk dil bizi her za man belirli tarihi olan bir kltre balar. Fakat dili ister il ham, ister esrime, ister cezbeyle serbest braktmzda, san ki dardan bakyormuuz gibi hissedebiliriz kendimizi. Bu anlamda ise, iinde yaadmz sembolik evrenin tahakkm evreni olduunu sylemek pek zor olmayacaktr. Toplumsal dzeyde kaos denilen durumdan kozmosa e hirle ve uygarlklarla geilir. Epistemolojik dzeyde ayn ge i ben ve teki kavramlarnn ortaya kyla gerekleir. Bilginin belirii ancak bu ayrmla gerekleebilecektir. Oysa insan kendi yaratt sembolik evren iinde bilgilenmekte dir, ister czi irade atfedin, ister tam irade atfedin, sembolik evren keyfdir. Bu anlamda ben in bilgisinin nitelii de keyf olmakla tanmlanmaldr. Tahakkm epistemolojisinin ilk zaferi burada yatar. Bu zafer ben 'in bilgisinin keyf olmak tan kp Mutlak a dnmesiyle balar. Kendini anlamlan drma, bask altna alma haline gelir. Ben ve teki ayrm da 29

zne ve nesne eklini alr. Ben in bilgisi mutlak olduka, te kilerle ilikisi geililiklere tkal, fark retici, tasarlayc ve bu farklar ztlk eklinde deerlendirecek bir yap elde eder. Ben ve teki nde var olan ikilik artk tev h id e 21 yer brakma yacak lde kart kutuplulua, mesafe kopmaya, tamam layclk ise dlamaya dnr. Oysa "Marul yiyorsan gb reyi hor grem ezsin/'28 Giderek, sembolik evren, farkll tehlikeli bir kavram olarak gstermeyi baarr. Farkllk, mutlak olan Ben e gre dzenlenmesi gereken yeni bir kaosu temsil eder. Sorun artk bilginin beliriinden nceki kaoskozmos sorunu da deildir. Mutlak olan ve zneye dnen, dolaysyla evresini nesne olarak alglayan ben in tahakk mn kozmosunu kurmas sorunudur. Toplumsal dzeyde bu epistemolojik znenin kkenini saptamak kolay deildir. Bu dzeyde gereklemesi birden fazla toplumsal znenin katlmyla da olmu olabilir. Mito loji bu znelerin atmalaryla doludur. Fakat sonu olarak tahakkmn evreni, evrensel lde kendine tarih ii baz sabitler yaratmtr. Bu sabitler bize iinde yaadmz sembolik evrenin aa yukar tm ipularn verir. Erkein kadna, hareketli ve ldrc olann dingin ve dourgan ola na -''Henz dourmam kadn doursun, henz ldrme mi erkek ldrsn"-, zihin gcnn kol gcne stnl n temel temalar olarak ieren her tr inan ve dnce sis temi tahakkmn yeniden retimine aday demektir. phe siz tahakkm dayanacak yeni kategori ya da ztlklar bulabi lir, daha dorusu retebilir; saptamamz daha ok olm u ve olmakta olanla ilgilidir. Tahakkm kartlklar yaratmakta o
27 Arapa'da birletirm e, bir sayma; slm iyet'te T anr y birleme; vahdctivcut ya da vahdetim evcuta inanan tasavvufta ztlk olarak grnen unsurlar akn bir uyum da birletiren ak ilkesi. 28 Rahm etli T urgut K ocayla bir syleiden.

30

kadar yeteneklidir ki, bir gn solaklar ile salaklar arasnda bir atma yaratmasna da amamak gerekiyor. Tarihin tahakkmn yeniden reticimi olduunu vurgula mtk. Tarih, Heterodoksi ve Babalerde bu savmzn baz bo yutlarna dikkat ektik. Burada tekrar dnmeyeceiz. Fakat bu savmzn zaman boyutuna eilmemiz gerek. Birbirinin zerine eklenen, ncekini gerekseyen zaman anlayyla tarih bu yeniden retime epistemolojik dzeyde de katklarda bu lunmaktadr. Bir uzay gemisine binseniz ve yannzda eitli uluslardan insanlar olsa, aada grnen dnya hakknda or tak duyarllklar yakalamanz an meselesi olacaktr. Yabanc bir lkede bir Trk'le trk sylerken de buna benzer bir du yarllk yakalayabilirsiniz. Fakat baka bir ulusun geleneini paylaabilir misiniz? Tarihsel zaman paylalabilir mi? Diya lektik diyalog, uluslarn farkl geleneklerini birbirine dn trme abasndan, pratikte ise asimilasyondan baka bir bo yut ortaya karabilir mi? Bu farkl tarihsel zamanlar birbiri ni ztlk olarak tanmlayacaklardr. Diyalojik diyalog ise ta mamlayclk ve birlikte mutasyon peinde olabilir. Oysa by le bir diyalog en azndan tarih d zamana kar youn bir il gi ve duyarllk akl gerektirmektedir. te tam da bylesi bir durumda, imdiyi ve gelecei gemiten renme abas kadar imdinin olanaklarn tahrip edici bir aba olamaz.
Bir bilin ne kadar uyanksa, kendi tarihselliini o kadar a maktadr. Bu konuda tm zamanlann ve en bata da Do u nu mistiklerini ve bilgelerini hatrlamamz yeterli ola caktr.29

phesiz tarih d zamana alan duyarllktan sz eder ken tarihin terk edilmesinden sz etmiyoruz, ifade ettiimiz
29 Mircea Eliade, mgeler Simgeler, s. 10.

31

daha ok, insann sahip olduu, dnp kendi tarihsel kaytllklarna, uzaya giden gemideki astronot gibi baka bir bo yuttan bakabilme olanann anlamdr. Aslnda tarihsel zamann yadrgatcln sezmek iin o u zaman uzaya almak da gerekmemektedir. Bir an Trki ye'de her gn yz binlerce insann gerekletirdii bir eylemi gzlemleyebiliriz. Birtakm adamlarn size verdii birtakm ktlar siz bir baka adama verip ondan adna abonm an bi leti denen yeni ktlar alyor, onlar bir kutuya atyorsunuz, oradaki bir bakas da bu ktlar kutuda yakyor!
Hintli, zaman karsnda yalnzca iki mmkn konum bil mekte deildir; yalnzca sre ve yanlsama iinde yaayan cahilinkini ve zamandan kmaya" abalayan bilgeninkini. Bunlarn dnda ara bir nc konum daha vardr: kendi zamannda (tarihsel zaman) yaamaya devam ederken, B yk Zam ana doru bir alm muhafaza eden, tarihsel za mann gerekd olduu bilincini hibir zaman kaybetme yen kiininki.30

Bu noktada gerek ve gerekd kavramlarnn kullanl bizi kadim ruh-madde tartmasna geri dndrebilir. Sembolik ya da mitik yap bizim dncemizde, Mark sizm'de styap kavramnn tuttuu yeri tutmamaktadr. M add hayatn retim ve yeniden retim biim inin insan aklamakta son derece yetersiz olduunu dnyoruz. Bu, idealist olduumuz anlamna da gelmiyor. Ruh-madde ikile mi iinde, dncenin, tahakkm epistemolojisinin bir kv rmna skt kansndayz. Burada yeniden bir ztlk re tilmektedir. Maddeyi gerekliin modeli ya da sureti olarak gryoruz. Sonraki blmlerde daha geni ele alacamz Bekta dncesinde de, maddenin gerekliin modeli ola
30 M ircea Eliade, a.g.e., s. 90.

rak grldne dair baz ipular bulmak ok kolaydr. r nek olarak arap konusunu verebiliriz. Divan edebiyatnda birok airin, iinde arap gemeyen ve araba vg bulun mayan iir yazmadn biliyoruz. Bu tr iirleri yazanlar arasnda eyhlislmlarn bile bulunduu bir gerektir. Fa kat burada daha ok arabn bir sembol olarak temsil ettii btnna gnderme vardr. Yani bir eyhlislmn arab ven iir yazmas arap imesi anlamna gelmez. Oysa bir Bekta ayn durumda "Bir eyin zahirine varlmadan btn na varlamaz ya da Zahir btna varan kprdr diyecek tir. Ayn durum lh ak iin de geerlidir, nsan ak tan mayan birinin lh ak da tanmas beklenemez. Bu rnei verirken, aslnda, iinde bulunduumuz zama na dardan bakabilmenin uurumundan gememizi sala yabilecek kprye varm olduk. Baka dan bu ztlklar dn yasna bakmann kprs. Tanr K uranda kendisini zt s fatlarla niteler:
O Evveldir ve Ahirdir; Zahirdir ve Batndr. [57/3]

Ztlar tamamlaycla sokan tevhittir. Tevhidi harekete geiren aktr. Tevhid bir ak ilkesidir. Okur, diyalojik diya logu savunan bir yazarn bir iletiim modundan dierine hzla sramasn mazur grmek zorundadr. Ak bir baka epistemolojinin kaplarn aralayacaktr. Bu nedenle, nsan akn ilh aktan bir cz olduunu gayet iyi bilen ortodoks dinsel inanlarn cinsellii kontrol altna alarak ak kontrol altna alma abalaryla ie balamalar artc olmam al dr. Ak zgrlk getirecektir. Ak lgnlktr, k lgndr, der Muhyiddin Arab; lgn ise kayt altna alnamaz. Ak zgrln metafiziinin kurucu esidir. Burada balar d nen derviin hikyesi.

33

GNOSTK ZAMAN

Orda ne kad, ne vali Ne bey, ne de beyin muhtesibi Davalar, dmanlklar, kavgalar, zaten Denizler tesinde hibir zaman yrmedi.31 O gn baka iin yokmu ki, yetmi iki millet karm komuun ortaya, bir sr soy sop karm komuun. Bense, ak soyuna bal domuum smsk. Bu ayrlk gayrdk neden diye sormu durm uum , bu Mslmanlk, bu gvurluk neden ak iinde erimek varken?32

Kitapl dinler ya da sz dinleri dediimiz Musevlik, Hris tiyanlk, slmiyet lsnn iinden ortaya kan mistik ya da gnostik akmlar, yalnzca bu dinlerin iinde domu ol malaryla dahi zaman konusunda tipik grler ileri srme ye aday olmulardr.
31 32 Mevln, Divan Kebir den. m er Hayyam, B ugnn Diliyle Havyam, s. 68.

34

Mistik ya da gnostik akmlarn vahye ortodoksa bala nanlardan en bata gelen farklar, Tanr'nn dolaysz alglan mas dorultusundaki abalardr. Ortodokslara gre insan Tanr y ancak onun yarattklar araclyla dolayl olaak bilebilir. Tanr bu dnyada insana grnmeyecei gibi te dnyada grnp grnmeyecei de ok tartmaldr. Bu dolaymda da phesiz Tanr nn insan zellikle hedefleye rek gnderdii vahiy birinci sray alr. Tanr onun gnder dii iaretler (ayetler) vastasyla renilecektir. Belirli bir ini tarihi, belirli bir ini dili olan, iine indii kltr ve ta rihe birok gndermeyle bal olan vahiy ortodoks inananla rn birinci ilim kaynadr. Oysa rnein slm mutasavvf Muhyiddin Arab bu ko nuda tamamen farkl dnmektedir. Tanr ancak Tanr yla bilinir."33 Bu bilgi ortodoksilerde sz konusu edilenden farkl bir bilgidir. Gnosis ya da marifet dorudan doruya Tanr'dan alman bilgidir. Bu bilgiyi elde etmenin balca yolu da Tan r ile insan arasnda var gibi grnen ztl yok etmek, ara da k-mauk ilikisi yaratmaktr. Arabi'nin bu teosofik ilkesi ayn zamanda bir ahlk ilkesi olarak da yorumlanmaya uygundur. Bu ilkeyi baka ba kayla bilinir" eklinde ya da bakay bir erek olarak alrsak bakaya bakayla varlr" eklinde yeniden kurabiliriz. Bu nu anonim bilgeliin bir rn olan Zorla gzellik olmaz" ataszne uygulamak ahlk karmlarnn ipularn vere bilir. Zorla ancak zorbalk olmaktadr. Ama zorbalkla g zellik olmayacaktr. Ara amaca uygun olmaldr. Ya da ara cn z amala ayn olmaldr. Ara ile ama farkl zaman
33 Tercman el Evalctan ak taran J.S. T rim ingham , The S u fi Orders in slam , Clarendan Press, Londra 1971, s. 137.

35

dilimlerinde kurulmamaldr, aksi takdirde her tr ahlksz lk merulatrlabilecektir. Kabalac mistik Bahya Ben Joseph bn Paquda, "Tanr'y kalbinde tan"34 derken, slm mutasavvflar da "Kendini bilmeyen Allah bilemez" diyorlard.
Grld gibi bu her eyi deitirir. Yalnz insann madd ve ruh durumu hakkndaki kanaat tamamen deimekle kalmaz, ayn zamanda marifetin konusu olunca Allah kavra mnn da semantik yaps deiir. Semantik olarak diyebili riz ki tasavvuf marifetin objesi olan Allah, normal insan il minin objesi olan Allah'tan bakadr. Tabi ister mutasavvf, ister mtekellim olsun, Mslman olduunuz srece objek tif olarak inandnz Allah, Kur'an'n tanmlad Allah'tr. Yani mutasavvf da olsanz, mtekellim de olsanz Kur'an'n Allah'n kabul edersiniz, ama Allah'n nitelii hakknda d nceniz bulunduunuz sistem e gre deiir.35

Bu mistik ya da gnostik akmlarn bazlar, vahyi deer lendirirken daha radikal bir konuma girerler. Daha sonra iinde bulunduklar toplum ve egemen dnceyle ilikileri bakmndan heterodoks sfatn hak edecek bu akmlara g re, Tanr y bilmenin en bata gelen arac olarak, bir dile ve dil dolaysyla kltre skca bal olan K utsal Kitaplar emirnameler olarak ele almak marifetin yapsyla eliecek tir. Vahiy insann Tanr'sm bilme abasnda akl tahrik eder ve bu niteliiyle daha ok ynteme ilikin bir klavuz dur. eyh Bedreddin Varidat*nda Kur an a gnostik bakn ti pik bir rneini vermektedir: "Tanr buyruu, onun z ge34 Perle Epstein, Kabala M usev M istiklerinin Yolu, D harm a Yaynlan, stanbul 1993, s. 26. 35 Toihiko tz.uts, Kuran da Allah ve nsan, s. 48.

36

reidir, szle, harflerle, Arapa ya da baka bir dille akla nacak trden deildir.36 Bekta babas ve airi Edib Harab bu konuda daha ak szldr:
Hak kendini halka bildirmek iin nsan kendine tim sal eyledi K uran- natkn tefsiri iin Kur'an- sam iti inzal eyledi37

phesiz burada K uran- natk (konuan Kur an) insan olarak, K ur an- sam it ise iki yaprak arasndaki dili olmayan kitap olarak alnmaldr. Vahyi kendi dilsel ve kltrel ortamnn dna tamayan bir ekilde ele almak, Tanr nn, insann iinden gelen akn yntemi olan m cahede , mahede ve mkefe gibi yollarla bilinebilecei retisine ters decektir. Pratikte ise bu tbranice, Greke ve Arapa gibi dillere ve buna bal olarak Ya hudi, Grek ve Araplara Tanry bilmek balamnda bir ayr calk tanmak olacaktr. Tahakkm epistemolojisindeki ba ka bir gelenein paylalamayaca ilkesi burada bu dilleri konumayan halklar ikincil bir konuma iter grnmektedir. Suud Arabistan Krall'nca bir Trk heyetine evirtilip 1987'de bastrlan K uran- Kerim ve Aklamal M ealinde , Bakara suresi 47. ayete getirilen bu aklama bu kaygy do rular grnmektedir:
Kendi iinden peygamber gnderilen millet, o anda dier kavimlerden stndr. Zira Cenab Allah, milletler arasnda o kavmi, o ahs semitir. Dolaysyla nce peygamber, sonra

36 37

sm et Zeki E yubolu, eyh Bedreddin ve Varidat, Der Yaynlar, stanbul 1987, s. 294. Edip Harab, Edib Harab Divan, Avvldz Yaynlan, Ankara, s. 34.

37

ailesi daha sonra da milleti bir eref kazanmtr. inden pey gamber gnderilen milletin bir ynden stnl vardr...38

Gnostikler bu dil-kltr-tarih engelini amak dorultu sunda bilinli abalar iine girmilerdir. Arab yle yazyor:
Arifler kendi ahvalini dier insanlara aklayamaz; onlar an cak kendilerininkine benzer deneyime balam olanlara sembolik olarak iaret edebilirler.39

Bu nedenle bu dinin heterodoksileri de var olduklar ilk andan itibaren kendilerini tarihsel zamana balayan dil zerinde younlamtr. Evrensel ve insan iin ncesiz son rasz olduuna inanlan iletiim modlar araylar iine gi rilmitin Matematik, resim, dans, notalarn evrensellii vur gulanarak mzik ve nihayet etimolojik yaplarndan kurtar lan ve harflerine ve bu harflerin evrensel deerlerine kadar atomize edilen szckler bu dorultuda bavurulan balca aralar olmutur. Ortodoks dinsel inanlarn bu ifade biim leri karsnda duyduu tedirginliin saysz rnei kolaylk la sergilenebilir. Heterodoksi szl giriimlerinde de youn bir sembol kullanmna bavurur; bu szl giriimler anlam landrmaya alan tarihten uzaklamaya, syleyen arifin (gnostik) psikolojisinin derinliklerine dalmaya zorlar. Bura da paylalmak istenen bir gelenek, bir tarih deil insann znn bir deneyimidir. 13. yzyl Anadolu'sunun Barak Babas buna gzel bir rnek oluturur:
Ulu Tangr'dan ferman, fermandan deniz diller, st gller, bal rmaklar, hanlar, vezirler... Yedi deniz, yedi deniz orta snda bir aydn gevher, ol aydn gevherin yresinde yetmi
38 K ur an- Kerim ve Aklamal Meali, s. 6; b ir hanedan m illetinin bu iddias en hafif kelimeyle anakronik kam aktadr. 39 Tercman el Evak, s. 68'den aktaran J.S. T rim ingham , a.g.e., s. 138, 139.

38

bin da, ol dada arslanlar, kaplanlar, imalar, geyikler, bn ler, aylar, akallar... Heyhata heyhat, Saltuk Ata, miskin Ba rak. Erenler aydur: biz yrrken d grrz. Dmz neye yorarz? Hayra yorarz. Kaba kaba arifeler, ulu ulu bay ramlar. Ulay ulay lonbay lonb. Bismillah.40 leride bir almamzda ele alacamz zere, heterodoksiler karmak bir iletiim sistemi kurmulardr. Bu iletiim sistemindeki balca ama, tarihsel, kltrel ve dilsel koul lanmalardan arnm olan insan zyle ya da baka bir de yile kutsal zamandaki zle balant kurmaktr. Hatta heterodoks kkenli iliin ilk formllerinden biri bu durumu ok arpc bir ekilde ifade eder: Kim cemiyetin aksine gi derse doru yolda olduunun iaretidir."41 phesiz burada iletiim tekniklerinin nemsenmeyiinin yaratt bir pervaszlk vardr ama zaman sz konusu olduunda heterodoks tavr bu tavra ok yakndr. imdi sz dinine ilikin daha nce verdiimiz emala r ayr ayr ve birlikte, heterodoksilerle ilikileri bakmndan yeniden dzenleyebiliriz. Musevlik iin u emay vermitik:
Z am an 1 Z a m an 2

y a ra tl

v a h iy

y arg g n

imdi Musevlik iin verdiimiz bu emay yle ifade edebiliriz:


40 41 Aktaran: Pertev Naili Boratav, Zaman Zaman iinde, R em /i Kitabcvi, stanbul 1958, s. 35. Aktaran: Macit Fahri, slm Felsefesi Tarihi, klim Yaynlar, stanbul 1987, s. 42.

39

I k u lsa l i I /a m a n

v a h iy M u s e v 1 i k

>yal gn

Cl'P
[d n y e v I I zam an |

kabal a

Hristiyanlk, tablomuzu yle deitirir:


k u tsa l I zam an I

Y eni Ahi! v a h iy

K a t h a r 1a r H r is t iy a n l k B o g o m i l l e r vb

'm m

kabala

.............. va-g g n

Mu s e v l i k
E ski Ahit * dnyev I /am a n j

Mslmanlkla birlikte tabloya yeni heterodoksiler eklenir:


t

k u tsa l 8 zam an 8

l , , sla m iy e t

____ '

^ ta sa v v u f : vb

I____

t . . . .. ,, H r w l v * n l,k * M usevilik

K a ih a rla r B o r H n lI k r. vb .k a b a la

40

Bu tablolarn iki farkl inan trnn zaman kavramlar nn karlatrlmas olduu unutulmamaldr. nanlarn bu farkl zamanlara eilimli niteliinin yan sra bireysellik ve toplumsallk bakmndan da nemli bir farkllk ortaya kar. Heterodoksiler din kavramn kkten deiik bir tarzda yorumlamaktadr. badet ekilleriyle, ya salaryla ele alman din tarihsel zamana aittir. Geni insan kitlelerini tanmlamaya elverili olabilir, hatta Musa, sa ve Muhammed eriatlar olarak belirli tarihsel balamlarda ya rarl da olabilir. Din bu haliyle kutsaln ya da gerek dinin ya da dinsel zn tarihsel zamana den ve kendisinin ancak d hatlarn yanstan bir glgeye benzetilebilir. Fakat bun dan farkl, bu balamlar aan bir baka din de vardr. Bu din yorumu, Mevln Celleddin Rum'nin azndan, tasav vufun ortodoksu olamaz, dedirtecek lde ak bir ekilde dile gelmektedir:
Namaz her dinde baka trldr. man hibir dinde dei mez. Ahvali, kblesi ve daha bunun gibi eyleri deimi ol maz. Yalnz bu farklar hakknda sylenen sz, ancak dinle yenin bundan karaca manay talep etmesi nispetinde za hir olur.42 Ben ne Hristiyanm, ne Musev, Faris ne de Mslman; ne Dou'danm ne de Batdan, ikilii bir kenara koydum, iki lemin bir olduunu grdm.43

Muhyiddin Arab de ok benzer dnmektedir:

42 43

Mevln Celleddin Rum, Fihi Mafih, MEB Yaynlan, stanbul 1990, s. 49. Mevln Celleddin Rum, L. Bcnoist, L'Esoierisme, Paris 1953, s. 92dcn aktaran Michcl Balivet, On Beinci Yzylda M slm anlar ile H ristiyanlar Arasnda Din sel K aynam ann ki Yanda, Bir Trk: Simavnal Bcdcddin ve Bir Rum: T rab zonlu Georgias", Tarih ve Toplum, say 32, s. 118.

41

Gnlm btn biimleri alabilir, o Hristiyan'n manastn ol duu kadar putlarn mabedi, hacnn kbesi, ceylanlarn ayn, Musa'nn kanununun levhas, mminlerin Kuran dr da.44 Hristiyan heterodokslar ya da mistikler iin de durum pek farkl deildi. 14. yzylda Oxford'da Benedikten Tarika t yesi Kei Boldanl Uthred, "lm nnda ister Hristi yan, ister Mslman ya da herhangi bir dinden olsun btn insanoullar Tanr ile dorudan yz yze gelirler ve bu ola ya gstermi olduklar tepki nda haklarnda ebed karar verilir" diyordu.45 Yine 14. yzylda John Wycliffe unlan sylyordu: Nasl kiliseye mensup bazlar (Tanr nn) lnetine urarsa, kilise dndaki bazlar da (Tanr'nn) inayetine kavuur. Eer buna kar kmazsanz, eer bu dediim doruysa, Yahudilere kfir, Kuzey Afrika Mslmanlarna sapkn, Yu nanllara blc vb. diyemezsiniz. Ben diyorum ki; eer in san kurtulu yoluna kendisi engeller koymazsa, hangi mez hepten olursa olsun, isterse Kuzey Afrikal bile olsa, kurtu lua erebilir.46 Bylesi bir din anlay toplumlar dinleriyle ancak eklen snflar. zdeki din ancak bireyseldir. Kurum ya da toplum lar dinleriyle nitelendirilemez. Bekta ky olmaz, ancak iinde Bektalerin oturduu ky olur.47 Birbirleriyle srekli atan ortodoksilerin aksine, farkl dinlerin heterodoksileri her zaman denilebilecek bir genel
44 45 46 47 ay.y. ay.y. ay.y. Rahm etli Turgut Koca yla b ir syleiden.

42

likte birbirleriyle scak ve dostane ilikiler kurmulardr. Bu rada birbirine dayatlan dil, kltr ve tarihler yoktur. Araplarca Arap Yarmadas ndan karlan slmiyet, az ok tari hi olan Iranllar ve Trkler gibi kavimlerle asla tek bir gel/e nek izgisi oluturamam, dayatmalar her zaman atma larla sonulanmtr. Ayn durum Hristiyanlk iin de geerlidir. Latin, Germen ve Anglosakson gelenekleri birbirleriyle Hristiyanlk bal altnda yzlerce yl savamlardr. Oysa heterodoksiler insann psikolojisini ve tarih ncesi ni uyarr, harekete geirir, onu bireysel deneyimiyle ba ba a brakr. Farkl heterodoks bireyler bir araya geldiklerinde ise bu tarih ncesi harekete geer, semboller ortaya dklr, birbirine dnr, birlikte var olur ve bir zamanlar zellikle Osmanl Balkanlar nda olduu gibi eitlilik iinde birlik yaanr. Aksz bir bireyin nominal olarak ait olduu din, gnostik iin fazla bir ey ifade etmez. Nefis herkeste bir ta nedir ve toplumlarn nefsi yoktur. Bu durum ematik olarak yle ifade edilebilir:

M s l m a n la r

f e n ^ lik e r F

SS?

H ristiyanlk
M usevilik

k u tsa l zam an

Baka bir adan, dnyev zaman eriata ilikin zaman dr. eriat belirli bir kltrel durumdaki, belirli tarihsel za mandaki veri insanla ilgilidir. Ariflere gre dnyev zamann 43

yeniden kaosa dnmemesi iin eriat gereklidir. Fakat ge rekli olan u ya da bu zel eriat deil veri insann olgunluk durumuna denk den eriattr. eyh Bedreddin e gre eri at da zamanla deiir:
Ancak dnya tutkularndan syrlmalar, an, zamann de imesiyle deiir. eriatlarn da birbirinden ayrl bun dandr.48

Kendini ve Tanr y bilenler eriatla kaytl deildirler:


Yalnz arif olanlar, evi yapan tandklar, ona hizmet ettikle ri ve onu ayn'l-yakm ile grdklerinden, onunla birlikte yi yip itiklerinden, kaynatklarndan, evi yapan usta, hibir za man onlarn gzlerinin nnden gitmez ve tasavvurlarndan kaybolmaz. te bu yzden, byle bir kimse Hakk'ta yok olur. Artk onun iin gnah gnah saylmaz ve su su olmaz.49

Zamann szde gereklerinden baka gereklerle tanan arif, bunlar zamana indirmek konusunda birok glkle karlaacaktr. Birok zaman dardan bakanlarn gnostik yollar arasnda grd farklar, bu baka gerei indirmeye alanlarn bunu yap tarzlarmdaki farkllktr. Yani bir nee farkdr. Bu aba iindeyken ehit olan Mansur, Nesi mi, Bruno gibi azizler genellikle mitolojik halelerle kuatl mlardr. Mansur'un keilen organlarna soukkanllkla bakmas, Nesim'nin yzlen derisini srtlayp yrmesi, Bruno'nun yanarken acyla haykrmas gibi anlatlar da bu mitolojik halelerin birer paras saylmtr. Belki gerein bir yn byledir. Fakat te yandan Mircea Eliade'm al malarnda da vurguland gibi, insann zamann ve dolay

48 49

sm et Zeki Eyubolu, a.g.e., s. 319. Mevln Ccilcddin Rum, Fihi Mafih, s. 71.

44

syla kendi fiziksel yapsnn zerinde oynama olasl da reddedilemez. Hint fakirlerinin nefes alverilerini dzenle yerek metabolizmalarn yavalatmalar, ac eiklerini yk seltmeleri, deta bir baka boyuta fizik varl da pelerim den srklemeleri, hibir ey kantlamasa dahi en azndan iinde yaadmz zamann salt zihnimizi deil fizyolojimi zi de nemli llerde etkilediini gsterir. Birok gnostik akmn perhizleri, ileleri, orular zamann bu boyutuyla da oynama isteklerini gsterir. Tm heterodoksilerde ya da gnostiklerde zamann ortak bir zellii vardr. Zaman dngseldir. nsan zaman ile za m an olmayan arasnda bir yerde bulunmaktadr. Baka bir deyile insan, tarihsel ve kutsal zamanlarn mmkn klan dr. Bu balamda Kari Popper'n bir emalatrmas bize ya rarl grnyor. Popper gereklii dzlemde ele alyor: bi rinci dnya, ikinci dnya ve nc dnya. Birinci dnya fi zik, kimya ve biyolojinin; ikinci dnya insan ve hayvan psi kolojisinin (korkunun, umudun, gdnn ve tm sbjektif deneyimin) dnyas; nc dnya ise insan zihninin rn lerinin dnyas oluyor. nc dnya ancak insan dilinin or taya kyla balyor ve bu anlamda ncil'in "Balangta sz vard ve sz insand deyiinin yeniden deerlendirilme si oluyor. nsan bu dnyaya da ait fakat insann farkll n ortaya karan, bu nc dnya oluyor. nsan varlk ile yokluk arasnda kpr ilevi gren zel bir varlk halini al yor. Bu aamada doum ve lmn herkes iin geerli ger eklikler olarak bilincine var onu zaman ve zamann yok luu arasna sktryor. nsan dnyev zamanda yaamak zorunda fakat bu yaam da her dnyasn kucaklayacak ekilde srdrmek zorunda. Dijital zaman bu kucaklama olanan yok ediyor. Deneyimler birikiyor, teknoloji biriki yor, sermaye birikiyor, yaam srekli bir ilerleme iinde; bu
45

tr bir zamanda insann en arpc gereklikleri, doum ve lm uyarlanamaz hale geliyor. nsan, birinci dnyasnn bu kaltlarnn farknda, bir varlk olduunun ve yine nc dnyas sayesinde bir yokluk olduunun farknda. nsan yok luk ile varlk arasnda bir salmma giriyor. Tarihsel zaman yine insann nc dnyasnda tasarlad gereksinimlere gre dzen kazanyor, birinci ile ikinci dnyalarn gereksi nimleri burada retiliyor ve ekil kazanyor, daha dorusu tarihselleiyor. Fakat yokluun gereksinimleri de yok. Yoklu un gereksinimleri tasarlanrken yokluun ayn zamanda bir sfr noktas , bir balang, yoktan balang olduu ortaya kyor. Dngsel zaman varlktan yoklua, yokluktan varl a bu sonsuz dnnde eitleyici bir nitelik kazanyor. En ceberrut hkmdarn, karun gibi zengin milyarderin dn be bek olduu ve yarn ceset olaca, kendileri de dahil olmak zere herkese biliniyor. Biliniyor fakat bu balanglarn m kemm ellii yitiriliyor. Unutma ve hatrlamayla yitiriliyor. Atalarn byk zaferleriyle ya da yann yaplacak devasa ya trmlarla yitiriliyor. Oysa gnostik baka bir ey nermekte: Bugn daha iyi anlamaya balanld zere, Hint yalnzca dnyann olumsuzlanmasn ve toptan reddini tanm de ildir. Hep evrenin temel gerekdlndan yola kan Hint maneviyat, ayn zamanda zorunlu olarak ilekelie ve dn yann terkine gtrmeyen bir yolu da yourmutur... "Ken di eylemlerinin rnlerinden vazgemek", kendi eylemlerin den salayabilecei yarardan vazgemek, ama eylemin ken dinden vazgememek.50 Mahatma Gandhi bu anlamda bir aya tarih iinde, di eri kutsal zamanda olmak zere bu durumun en gzel r

50

Mircca Ellade. imgeler Simgeler, s. 60.

46

neklerinden birini oluturuyor. Tarihsel zamana boazna kadar gmlen insan, nc dnyasn bu tarihsel zaman da kurduunda yokluun varlk, varln da yokluk iinde ol duunu yitiriyor. Yokluun tarih d balang olma potan siyeli ona hibir ey anlatmyor. Sonsuz biti ve balangla r dngsel tahrip ve yeniden yaratl olarak, baka olmaya yaklamak olarak deerlendiremiyor. Kart kutuplatnc epistemolojisi, onu yokluk ve varlk gibi kartlar nnde a resiz brakyor. Dngsel zamann zgrletirici anlan ona bir ey ifade etmiyor. Budha da hl nn kaybedenlere zl meye devam ediyor. Oysa gnostiklerde bu an tarihten, bel lekten, veri olandan, igal etmi epistemolojiden kurtuluun yani zgrln ndr. Bu n yakalayabilmek iinse ak olmak gerekiyor. Eer zaman da, Maya olarak tanrsalln bir davurumuy sa, zaman iinde yaamak bizatihi kt bir eylem" deildir; kt eylem, zamann dnda hibir eyin olmadna inan maktr.5 1

51

Mircea Eliade, a.g.e., s. 89.

47

DEM BU DEMDR DEM BU DEM

Gah karm, gkyzne Seyrederim lemi Gh inerim yeryzne Seyreder lem beni - Kul Nesim

Bekta menakpnamelerinde ilk gze arpan zelliklerden biri, zaman konusunda varm gibi grnen kargaadr. He le gren gzler bir pozitivistin gzleriyse, bu kargaa olaa nst grnecektir. Tarihsel olarak birbirlerinden yzyllar farkyla yaam kiiler, bu menakplarda oturur muhabbet ederler, birbirleriyle mrit-muhip ilikileri kurarlar, aylar srecek mesafeler bir anda kat edilir, yaplmas uzun zaman alacak iler hemen oluverir. Bekta nefeslerinde de bu zel lik hemen kendini gsterir. Fakat bu durumda alacak hi bir ey yoktur. nk bu grnm Bektalerin zaman anla yna tamamen uygundur. Bekta menakplarnda mekn

vardr, zaman yoktur/'52 Bektaler kendi ortaya klarn dan ancak ok sonralar, o da gemilerini savunmak zorun da kaldklarnda bu amala tarih yazmaya ilgi duymular dr. Ama tarihteki biten zamanlar, olmu bitmilik duygusu onlar hep rahatsz etmitir. Bektalik zaman konusunda olduka zel, karmaklk kazanm bir dizi kilit dnce ve kavrama sahiptir. Zaman konusu Bekta inan ve dncesinde o kadar merkez bir yer tutmaktadr ki, bu zel yeri anlamayan ya da en azndan anlamaya almayan bir aratrmac iin tm btnlk bir anlalmazlk oluturur. phesiz bu kavram ve dnceler basit bir dil iinde pat diye de ortaya koyulmamtr. Gerek heterodoks dncenin tarih boyunca urad basklar, ge rek -bizce daha nemlisi budur- Bektaliin uygulad zel eitim teknikleri53 bu edeb ve dnsel metinlerde kat l anlamlar tekniinin uygulanmasn zorunlu klmtr. Belks Temren'in yetkin bir ekilde aklad gibi, bu metinleri okuyan herkes bir eyler anlar. Fakat herkes kendi anlama kapasitesine gre farkl karmaklkta eyler anlayacaktr. Metin yle kurulmutur ki, bir Bekta iin, en basit ya da en karmak dzeyde alglan tarzlar asndan dahi doru olacaktr. Bu katl anlaml metin ya da szler toplumsal iletiimin olanaklarn gelitirmektedir. yle ki, her durumdaki fertle rin bir eyler anlamalar onlar anladklar kadaryla diyalo ga, aktif katlma yneltmekte ve bu aktif katlm da teki anlamlarn yava yava ortaya kmasna yol amaktadr. Deyim yerindeyse birinci kat dnceyi her toplumsal d
52 53 Rahm etli Turgut K ocayla b ir syleiden. Bu konuya Dr. Belks T em ren'in henz yaym lanm am doktora tezinde geni ola rak deinilm itir.

49

zeyde tahrik ediyor, toplum iinde Bekta dncesine ile tiim kanallar ayordu. ounlukla bu nedenle ayn za manda bir toplumda birden fazla Bekta iletiim tarz bir arada bulunuyordu. Bazen bu farkl iletiim kanallar konu ya dardan bakanlar tarafndan Bektaler arasndaki derin fikir farkllklar olarak deerlendirilmitir. phesiz bu teknikte gnostiklerin binyllardr edindikleri tecrbelerin de byk rol vardr. Bekta, ak ilkesi gerei, karsna honut olmad siyas, dnsel ya da baka trl zorluklar karldnda onlara arpmay, onlarla atmay semez. Laozi'nin su benzetmesi gibi davranr. Su, nne koyulan koskoca kayann evresini dolar nce, sonra yava yava yontar, altn oyar, ya yuvarlar atar ya da eritir. p hesiz bu tavr alta da Bektalik iinde iki ana can damar nn varl unutulmamaldr. Su benzetmesine oturan Bekta lik iindeki Melmet etkidir. te yandan yine tarih boyun ca d meknlarda da g etmeyi temel alan Kalenderi etki, kayann etrafndan dolamaktansa grzle paralamay ter cih edebilir grnmtr. Sonuta bu da bir zevk ii olarak grlr. Fakat olduka uzun bir sredir Bekta tercihi te melde birinci dorultuda gereklemektedir. Bu tercih belki hza, en ksa srede en fazla yarar salamaya, en ksa izgi dz izgidir, demeye koullanm, bu nedenle de dnyay ya anmaz hale getirmi bir insan tipinin iini kolaylatrmaz, varsn kolaylatrmasn. zel olarak Bektalikte zaman konusunu tartmaya a lacamz bu blmn baln belki de Bekta dnce sinin en kilit cmlesiyle ifade ettik: dem bu dem dir dem bu dem. Katl anlamlar hemen karmza kmtr. D em , Arap a kan, Farsa soluk, nefes, iki, an, vakit, saat, zaman anlamlarn tar. Cmlede ilk bakta gze arpan dier bir zellik ise, kesin dngselliidir. yle ki defalarca st ste
50

tekrarladnzda bu dngsellii size tadn dahi hisse debilirsiniz. Bekta dncesinde Tanr insana nefesini frmtr. Yani insann O ndan getirdii bir eydir nefes. Nefes ltiftir (uucu, younluu az). nsann kesafet (younluk) kazanr ken edindii en nemli ey ise phesiz kandr; kan da da marlarda dner durur. te yandan maddeyi sembolize eder. nn madd bir karakteri yoktur, n var eden kandr. ki ise insanda yle sonular dourur ki, bu sonular Arab'nin ak anlatrken54 ortaya koyduu lgnlk, kendini yitirme, coku, umut, umutsuzluk gibi durumlardr. Yani bu cmle, insan insan yapan nefesi, insana hayat ve varlk veren k a n ve insanda ak * simgeleyen ikiyi bir araya getirmektedir. Dem, insan, hayat, varlk ve ak da demektir. Bektalik sa ylara da zel bir ilgi gsterir ve cmlemizde dem szc nn drt kez gemesi de bu anlamda bir tesadf deildir. rnek cmlemiz tm bu zellikleri alr getirir ve iki yer de bu vurgulamas yaparak im di ye balar. Fakat bu im di kavram da deiik ieriklere sahiptir. Her eyden nce ura s vurgulanmaldr ki bu imdi tarihsel imdidir. Kan ve kan yoluyla varlk vurgulamas madd hayata atfta bulunmakta dr. Bektalikte maddeyi reddetmek tevhidi ruha yklemek anlamna gelir ki bu, ikilii ileri srmek yani bir nevi irk de mektir.55 Bu nedenle rnein intihar ya da vcuda eziyet de recesine varan orular gnah kabul edilir. Gemi ve gelecek bir varlk halinde deildir, gemi ve gelecek birer olanak olarak imdide bulunmaktadr. imdi, gemi ve gelecei kurar. Burada ister istemez Henri Bergson hatrlanr:
54 55 M uhyiddin Arab, lh Ak. nsan Yaynlar, stanbul 1992. Bu konuda Bektaler arasnda Hz. Aliye mal edilen bir cm le olduka sk kulla nlr: "Cemsiz Fark irktir. Farksz cem m nafklktr." B urada cem "Hak'la Halk b ir bilm ek, fark ise "H akla H alk ayrm ak zel anlam larna gelir.

51

Dzenleme biimi zamandr ve bu aslnda tam tamna za mann niteliidir; uzayn paralarndan farkl olarak, imdi nin gemii ierdii, birbirine geen paralardan biridir za man. Bu zamansal dzenleni bilincin kendine zg zelli idir ve zgrln temelidir: nk, imdi, gemii ken dinde ierdiinden, imdi kendisinin dnda bir ey olarak, kendisinin etkisi olduu bir neden olarak gemile belirlen mez; imdi kendi gemii kendi edimiyle iine alp tayan zgr ve yaayan etkinliktir.56

Bu anlamda Bekta, iinde -su m isali- yaad tarihsel zaman gelecek zerine yaplan -kendisi de yapabilir- plan lara ya da gemie balla teslim etmez. Burada karmza zaman konusunda baka bir kilit kavram kar: ib n u l-vakt (vaktin olu). Bu bir Zaman sana uymazsa, sen zamana uy ilkesi deildir. Zamann gereklerinin farknda olmay, bu ge rekliliklerin arasnda kendi hakikatine yol bulmay ifade eder. Eer tarihsel zamana teslim olmay yani var olan za man dnda bir ey bulunmadn ifade etseydi, Bektali in bu durumu tamamlayan baka bir kavrama gereksinimi olmayacakt. Oysa byle bir kavram vardr e b u 7-vakt (vaktin babas). Bu kavram zamanda oynama isteini dile getirir gi bidir. Zaman kendine, dolaysyla aka doru ekme abas nn bir rndr. Bekta zamanda evrime inanr ama bu sarmal, dngsel bir evrimdir ve uygun anlar yakalayan peygamber ya da velilerin insanlara yeni, baka rnekler ge tirerek varlk biimlerine armalaryla gerekleir. Bekta edebiyatnda bu an'lara ynelik birok ima bulmak mm kndr:

56

R.G. Collingvvood, Tarih Tasarm, ev. K urtulu Dner, Ara Yaynclk, stanbul 1990, s. 190.

52

Kzlrmak gibi bendinden boan H am adan Mardin'den Sivas'a den Dldl eedendi Zlfikr kuan Ali'm ne yatarsn gnlerin geldi57

Her yeni rnekle birlikte insanlk yeni bir nitelik kazana caktr. rnein Hz. brahim Halilullah (Allah'n dostu), Hz. Musa Kelimullah (Allah'n kendisiyle konutuu), Hz. sa Ruhullah (Allah'n ruhu) ve Hz. Muhammed Resulullah (Al lah'n elisi) sfatlarn tam ve bunu insana getirmiler dir. Bu anlam iinde Hz. Muhammed'in son peygamber olu u, artk onunla birlikte insann insan- kmil olmak dorul tusunda tm potansiyelleri kazand anlamnda yorumla nabilecektir. te burada imdi yani bu dem ezel (ncesiz) bir nitelik kazanr. Buna n- daim denir. Buraya kadar kutsal zaman kavramyla ifade ettiimiz ierik, Bektalikte kendini bu te rimde bulur. Bu, tarihsel olmayan, srekli dnen, baka ola na kpr olan bir imdidir. O da buradadr ama baka bir boyutta seyreder. te bu baka boyutla temasn kapsn da tarikat temsil edecektir. Aslnda tm insanlar, insan olmala r nedeniyle ara sra Vaktin Olu ya da Vaktin Babas olurlar yani tarihsel imdi ile n- daim arasnda bir salnma tbidirler. Fakat tarikat eren'inden bu ikisini sistemli bir ekilde ve bilinli olarak birletirmesi beklenecektir. Arif bu ikisini cem edendir. Halk genellikle bu tarihsel imdiyi de yaayamamaktadr. Gemi ve gelecek abartlar ve en nemlisi bu lnn hiyerarik alglan bunu engellemektedir. yle ki gemi de gelecek de imdiden iyidir onlara gre. Oysa tm olanaklar bu imdidedir. Aslnda tarihsel imdiyi yaamak
57 Pir Sultan Abdal, aktaran: Abdlbaki Glpnarl ve Pertev Naili Boratav, Pir Sul tan Abdal, Der Yaynlar, 1991, s. 75.

53

da an daimin farknda olmakla ilgili bir durumdur. Ancak n- daimin sonsuzluunu ve dngselliini iermek, tarih sel imdiyi de yaamay, onu iermeyi olanakl klacaktr. imdi kavram zerinde zellikle durmamzn nedeni Bektaliin bu kavram zerinde koca bir bina kurmasndan kaynaklanyor. Bu binann rnek ve zelliklerine gemeden nce, binann ikinci bir kurucu esine deinmek zorunda yz. Bekta edebiyatnda Muhammed ve Ali isimleri phesiz en ok geen isimlerdir. Bu iki isim genellikle Muhammed Ali eklinde tek bir isim gibi geer. Sk sk da Allah Muham med Ali eklinde bir l halinde kullanlr.
Yaktcam bir radr Bindiceim bir Burak'tr Yerden ge bir direktir Allah bir M uham m ed AIPS

Konuya dardan bakan biri, Muhammed'in tm pey gamberlerden nce var olduuna ilikin bir dizeyle karla nca belirli bir aknlk geirebilir. Yine ayn ekilde, Ali'nin Musa ya yol gsteren Eli yle ayn kii olduunu Bek ta nefeslerinde ska grmek olanakldr. Tarihsel Muham med yani Hz. Muhammed 571de domu, 632'de de lm tr. Ayn ekilde Hz. Ali 598'de domu ve 661'de lmtr. Bu kiiler belirli tarihsel koullar iinde var olmutur, rne in bu nedenle kl kullanmlar, ata binmiler, u ya da bu ekilde evlenmiler, belirli bir dil konumulardr vb. Bekta liin Muhammed ve Ali si ise bu tarihsel kiiliklerin adlar n edinmi, kendilerini bu adlar sembol alarak tanmlayan birer ilkedir. Yani Muhammed ve Ali, Bektaliin nde ge
58 Pir Sultan Abdal, a.g.e., s. 101,102.

54

len iki arketipidir. Fakat bu ikisi deien durumlarda dei en ekillerde birletirilerek tek bir arketip haline sokulur. Muhammed Ali, Bektalikte birer tarihsel kiilik ad ol maktan ok daha fazlasyla ncesiz bir modelin addr. u modele birok ierik yklendii olmutur fakat en yaygn, arketipin bileimini Muhammed (Akl), Ali (Ak) eklinde ieriklere sahip olduudur. Bu ilke de devir iindedir ve u ya da bu biimde dngsel olarak ortaya kma zelliine sahiptir. n- daimde ise bu il ke her zaman vardr. Zaten Bekta inancna gre bu ilke ol masayd insanlk var olamazd. "Bekta edebiyatnda ska geen Muhammed Ali olmasayd insanlk olmazd" eklindeki ifade, tarihsel kiilerden deil bu ilkeden sz etmektedir. Bu dnemete, yine ska tarihsel bir kiilie ima yapar casna ortaya kan fakat Muhammed Ali rneklerinin aksi ne tarihsel bir kiilik oluturamayacak yata (3-4 yalarnda) gayb lemine geen On kinci mam Muhammed El-Mehd'ye dayanan ya da atfta bulunan bir kavramla karlarz. Bu kavram sahib-i zaman'dr. Tarihsel kkenleri olduka mulak olan Mehd kavram, Bektalikte On ki mam ili inden ok farkldr ve yine youn bir sembolik ierie sa hiptir. Bu sfat Hz. Ali iin hadiyen mehdiyyen (doru yola gtren ve rehberlik edilen) ya da Hz, Hseyin iin El Meh d ibnul-M ehd (M ehdinin olu Mehd) eklinde kullanl maktadr. phesiz burada gnderme yaplann 869 ya da 870 yllarnda domu ve 873 ylnda da babas Haan Askerfnin lm zerine gizlenmi olan On kinci mam Mu hammed el-Mehd olmad aktr.59 O bir ilkedir. phesiz
59 phesiz bu tarih ler ok tartm aldr. Bektaler ve Alevler, genellikle Mehdi nin 11 yandayken gayb lemine getiine inanrlar ki, bu yan da tarihsel b ir kiilik yaratm ay a m sait olm ad aktr.

55

ilkeler de ran-Irak Sava srasnda basnda yer ald gibi savaan iki taraftan birine (ranllara) yardm etmek iin be yaz at stnde, elinde kl ortaya kmazlar. Bektalikte sahib-i zaman Mehd, dnyev zamann iine kapal sistem in den bakaya doru ynelmek iin bir frsat olan n temsil etmektedir. Mehd, insan balanglarn mkemmelliine gtrecek olan ilkedir. Bekta airi Snn'nin u dizeleri deta .balanglarn mkemmelliini bir kez daha vurgulamaktadr:
Devr-i M ehdidir kam u bir oldu edyan il milel Y zn grd annn Kabe'den dnd gnl Kim deildir m u teber taklid ile olan am el 60 Mehdnin zamandr, tm din ve milletler bir oldu, Senin yzn grnce Kabe ye dnmeye gerek kalmad, Taklitle yaplan i muteber deildir.

Taklitle yaamaktan kurtulmann en temel ilkesi ise o d ntrc n yakalamaktr. Bu arketipler, akl, ak ve an bir liini kurarlar. Akl gereklii yorumlamak, gereklik iinde hareket etmek iin gereklidir; ak gerekliin tesinde bir ha kikat olduunu kavramak ve o hakikate doru atlmn coku sunu bulmak iin. An ise bu atlmn olanadr. Musa-Eli, Isa-Yahya kilileri de bir anlamda bu arketipin rnekleridir. Bu zaman anlay, gerek kutsal ve din gibi kavramlar i lerken, gerek bir ahlkn temellerini atarken, gerek bir heterodoksi olarak sembolik erevesi iinde yer ald slmi yet'i ilerken Bektaliin temel dayanadr. imdi bu za man anlaynn tezahrlerine gz atarak somut ileni bi imlerine eilebiliriz.
60 S.N. r g u n , Bekta airleri, M aarif Kitabevi, stanbul 1955, s. 62.

56

Ey sofi dnyay bo m u sanrsn Her zam ann vardr bir peygamberi Sen kendi dinini ho m u sanrsn Niin fark etm ezsin hayr ile eri Hak M uham m ed Ali ile birletik Hep beraber Kabekavseyne gittik 0 m akam da pek ok m uhabbet ettik Leyletelesray seyran eyledik Edib Harab Ey kan ey kan ak mezheb dindir bana Grd gzm ak y z n yas kam u dndr bana Ayruk bize yas eylemez gnlm z pas eylemez Zeki haktan gelen avaz andan gelen nd r bana Ayruk bana ben dim eyem kimesneye sen dimeyem Ya ku l ya sultan dim eyem kalsun iitenler tana Ben bu aktan rlmayam derghndan srlm eyem Bundan dahi gider isem seninle varan sana 01 dost beni viribidi var dnyay bir gr didi Geldim grdm nicedir seni seven kalm az sana Kullarna vadeyleyen yarn gn grneni deyen Ol dostlarn sevindii yarnn bu gndr bana Yunus seni din edindi din nedir iman edindi Aka bugn yarn n o lu r ii nedir nden sona Yunus Emre

Bu metinleri zellikle, zaman iinde srp giden dn sel devamll gstermek iin, erken Bektaliin airi Yunus Emre'den ve 20. yzyl Bekta airi ve babas Edib Hara beden setik. Her devrin bir peygamberi olduunu syleyen Harab, phesiz burada daha nce iaret ettiimiz gibi so mut bir kiiden sz etmemektedir. Bektaler arasnda ska sylenen bir cmle de bu dorultudadr: Muhnmmed de bu rada Ali de burada/' Burada ve imdide hazr bm .. ianlar il
57

kelerdir ak, akl ve an ilkeleri. Ayn zamanda bu ilkeyle birlikte imdi burada olan tm olanaklardr. Yani bu ilke nin imdide bulunmas, Bekta'yi bir lm gn ve bir yar g gn beklemek durumundan karr. Yunus Emre de bu nedenle yarn grnecei sylenen O'na Yarnn bugndr bana" diyebilmektedir. Hak Muhammed Ali buradaysa, bu gn Yunus a grnyor ve Harab'yle birlikte Kbe ye (insa nn gnl) gidebiliyorsa, cennet ve cehennem de burada de mektir. Akn ii nedir nden sona, nle sonla ii olmayan ak dngsel zaman anlatrken ayn zamanda bir sona ait olan cennet ve cehennem kavramlarn darda brakmakta dr. Bu, cennet ve cehennem kavramlarndan vazgemek de il onlar izgisel zaman iinde tasarlamamak demektir. Dngsel zaman iinde onlar buradadr ve insann tarihsel imdi ile n- daim arasnda yapt salnmlar ifade ederler. Kiinin bir sre cehennemde tutulup sonra cennete gnderil mesi, bu ifadenin almndan baka bir ey deildir. Hak Muhammed Ali burada ya da bugn grnyor demek, ayn zamanda Bektaliin onlar akn olarak grmediini belirt mektir. Fakat Bektalik onlar ikin olarak da grmez. Daha ok bu iki ztl birletirir, hem akn hem de ikin nitelik teki ilkeler olarak grr. Nasl ki madde ve ruh, tarihsel za man ve n- daim birbirinden ayrlamaz niteliklerse aknlk ve ikinlik de yledir. Bu ilkelerin burada olmas insann bu olanaklarla yani bu ilkelere atfedilen tm olanaklarla donan mas anlamna gelecektir. te slm heterodoksisinden bir ok Enelhak ehidi karan nokta da bu olsa gerektir.
Benden baka Tanr yoktur. Cbbemin altnda Tanrdan bakas yok.61
61 Beyazd Bistam , Pir Nefes stad, aktaran: Turgut Koca, s. 109.

58

Yine Yunus Emre'nin dizelerinde hemen gze arpan iki nokta vardr. Bunlardan birincisi seninle varam sana" dize sidir ki hemen bize Arabi'nin Tanr Tanr yla bilinir" ilkesi ni hatrlatyor. kincisi ise, din ve iman kavramlarnn fark nn altnn izilmesidir. Din burada tarihsel koullanmalara bal, tarihsel zamann iinde bir olgu olarak deerlendiri lirken iman, ayn daha nce Mevln'dan bir alntmzda g rld gibi n- daime ilikin olarak ortaya kmaktadr. Aslnda Kalenderlik, Haydarlik, Huruflik gibi sonradan Bektalik iinde erimi yollar saymasak dahi, tasavvufun genelinin bu saptamalarn uzanda kaldn sylemek pek zordur. Ortodoks tasavvuf ya da szde ortodoks tasavvuf, koullarn zorlamas altnda baz tarikatlarn, mutasavvfla rn ve en nemlisi de Gazal'nin tasavvufu biimsizletirmek ve kendilerince ehliletirmek abalarnn rndr. Oysa te melde tasavvuf, iin abecesinde yani bilgi kuramnda orto doks slm'a taban tabana zttr. Bu fasldan olmak zere or todoks slm Tanr ije insan arasnda varsaylan ztl koru mak ve yeniden retmek tavr iindeyken, Bektalik bu iki kavram birlemek, k-mauk ilikisi iinde hemhal klmak gayreti iindedir. im di, burada olan Hak Muhammed Ali yi bilmek abas, Bekta'yi kendi zerine dnen bir insan olmaya zorlar. Heterodoks bir Mslman olarak Bekta'nin imann, neye inandn renmesi iin yabanc bir gelenei ve dili ren mesi zorunlu deildir artk. Gelenek sembollere dnm tr, Hayber enginde, Kerbel'da, Bedir, Uhud ve Hen dek'te o vardr. Btn bu tarihsel kkenli olaylar onun ken di zerine dnmesi iin vesilelerdir. stelik bu Bekta okuma yazma bilmiyor olabilir, medrese eitiminden ge memi, Arap dili ve tarihini paylamam olabilir fakat artk bu kendi zerine dnme zgvenini kazanacaktr. Mircea
59

Eliade'n gsterdii gibi mabetlerde kurulan dnyann mer kezleri onun kalbinde kurulmutur. Belki de bu nedenle, s lmiyet'te bireyin kkenini aramak iin heterodoksilere ve Anadolu'da da Bektalie bakmak zorunludur. Yunus Emre deta Hegel'in bireyi kle-efendi diyalektii62 iinden kar na farkl bir dzlemden cevabn vermektedir: Ya kul ya sultan dimeyem..." Seluklu ve Osmanl'daki Mslmanlara ait yegne sivil eitim kurumlan olan derghlarn byk ounluu, insan zerinde dnmek iin nce Tanr zerinde dnmeyi de il Tanr ya varabilmek iin nce kendini bilm eyi , kiinin kendi zerine dncesini tevik ediyorlard. Gerek Seluk lu gerekse Osmanl devletleri tarikatlarn bu kurumlarn eriate dayanarak tenkil ederken, bugn tm bilgi kuramlar ve yntemleri medreselere dayananlarn getirdii, rnein sivil toplum savlan, tarihin garip bir cilvesi olsa gerek. Bu epistemolojik temel ayn zamanda Bektaliin geni halk kesimleri arasnda nasl olup da en yaygn tarikat haline gel diine bir aklk getirse gerek. Ayn zn sarmal evrimi iinde yani dngsel zaman iinde devredii, dngsel za mann eitleyici niteliini burada bir kez daha ortaya ka rr. Tarihsel koullarla kaytl olmayan bu z, Bektalikte Tanr yi bilmek asndan okuma yazma, Arapa bilmek, ta rihi bilmek gibi uygarlk nyarglarn n plana karmay engeller. z obandr belki ama daha nce lim olarak gel mi olabilir, bundan sonra kim olarak devredecektir, o da bi linmez. Buradan mtevaz olm ak gibi bir ahlk kural da kacaktr nk dngsel zaman eitleyicidir. ir'nin dizele ri bu devri dile getirir:
62 Tlin Bum in, Hegel, Bilin Problemi, Kle-Efendi Diyalektii Praksis Felsefesi, Alan Yaynclk, stanbul 1987.

M)

u fena m lkne ok geldim gittim Yamur olup yadm ot olup bittim Urum diyarn ben irat ettim Horasan dan gelen Bekta idim ben . Ghi nesi ghi veli grndm Ghi uslu ghi deli grndm Ghi Ahm et ghi Ali grndm Kimse bilmez srn m kalla idim ben. im di ham dlillah ir dediler Geldim gittim zatm hi bilmediler Srrm kimseler fethetmediler Hep m ahluk kuluna Karda idim ben63

Dngsel devir inancnn eitleyici nitelii yalnzca in sanlar aras ilikiler iin de geerli deildir. ir'nin dizeleri ni izlersek, o Yamur, Ot, Hac Bekta, Veli, Deli, Ali, Kalle gibi birok biimde grnmtr ama bu grnmler ara sndaki ortakl da gzel bir biimde vurgulamaktadr: Hep mahluk kuluna Karda idim ben." Devir inanc, m ine ralden insana kadar bir yelpaze iinde kutsal bir akrabalk ilikisi varsaymakta, byle bir iliki kurmaktadr:
Sakn Harab yi divane sanm a Bakup szlerine efsane sanm a Hasl sen bizi bigne sanm a Biz Allah'n halis akrobasiyiz64

Bu akrabalk ilikisi youn bir duyarllk douracaktr:

63 64

Aktaran: J. Kingsley Birge, Bektalik Tarihi, Ant Yaynlar, stanbul 1991, s. 141, 142; Turgut Koca, son dizeyi "Her gelen m ahluka karda idim ben" olarak veriyor. Edip H arab, Harab Divan, s. 134.

61

t benim san tanburam Senin asln aatandr Aa dersem gnllenme Krmz gl aatandr Dadan k t r k t r hezen indirir ndirir de atelere yandrr Her evin devliin kz dndrr reberler hoa grn k z .65

Bekta ahlknn birok temel ilkesi bu zaman anlayn dan bamsz ele alnamaz. Sabr, cmertlik, kendi zn bilmek, yetmi iki milleti ayplamak, turab olmak, elden ge len her eyi ala kadrihu men etmemek, dnya iinde yaratl m andan emin olmak, hakikat sohbetinde esrar sylemek, bu ilkelerin dngsel zamanla dolaysz balant iinde olan larnn bata gelenleridir. Buraya kadar vurguladmz dngsel zaman nitelikleri, Bektaliin byk lde Hinduizm ve Budizm gibi byk gnostik sistemlerle -im d in in ok zel nemi dnda- pay lat zelliklerdir. Bu sistemler ile Bektaliin dngsel zaman arasnda kkl baz farklar da vard. Bu farklarn banda tarihsel ya da dnyev zaman karsndaki tavr yer almaktadr. Hint geleneinde insanln bugn iinde yaad zaman kali yugadr.
Kali terimi bir gelen zar iaret etmektedir, yani kaybeden attr; kali ayn zamanda kavga, nifak anlamlarnn yan s ra genel olarak bir varlk veya eya grubunun en ktlerini iaret etmektedir, insan ve toplum kali yuga'da en u zl me noktalarna ulamaktadr. Visnu Parana'ya gre (IV, 24)

65 Abdlbaki Glpnarl ve Pertev Naili Boratav, Pir Sultan Abdal, s. 168, 171.

62

kali yugann varl, bu dnemde toplumsal mertebenin yal nzca mlkiyet tarafndan belirlenmesiyle, zenginliin yeg ne erdem kayna haline gelmesiyle, tutku ve ehvet dkn lnn eler arasndaki yegne ba olmasyla, sahtekrlk ve yalann hayattaki yegne baar koulu haline gelmeleriy le, cinselliin yegne zevk kayna olmasyla ve d dinin yal nzca ayinlerden ibaret olup, maneviyatla kartnlmasyla anlalmaktadr. Binlerce yldan beri, tabi ki kali yugann iinde yaamaktayz.66

Zaman anlay dngsel olsun, izgisel olsun, her ahlk sistem yaklak byle bir sylevle ie balar ve kendi nerisi ni bu tr ktmser tablolar iinde kontrast olarak ortaya koymaya baylr. Kali yugalar ya da dnyev zaman, tam bir ilgayla sona erecektir; insanlk durumunun ilgasdr Nirvana.67 Bektalikte -sna-Aeriyye iliinden geen ve ancak ta savvufa uyarlanmadnda etkili olabilen- baz rnekler d nda dnyev zamana bylesine ktmser bir bak sz ko nusu deildir. Kendi tanmyla bir etaret (nee, sevin) tari kat olan Bektalik, dnyev zamann n- daimle ya da kut sal zamanla bir ve ayn ey haline geleceine inanmaz. Dn yada ya da daha doru bir deyimle yeryznde asrsaadet ol mayacaktr. Tanr'nn zatnda ise saadet ya da saadetsizlik yoktur, o iyinin ve ktnn tesidir. nsan akl kartlklarla iler. rnein iletiim normlarnn, kurallarn, meyyidele rin olmad, tm bu zelliklere sahip olmayan bir insan
66 67 M ircca Eliade, mgeler Simgeler, s. 52, 53. H iyerarik /am an anlaym z iinde kali yuga ikyetleri hep srccek gibidir. Ta hakkm sem bolik yaps iindeki insan im diyi kali yuga olarak nitelem eye her za m an eilimli olm utur. Sam uel Noah Kram er, Tarih Smer'de Balar adl eserin de gnm zden 4000 yl nce zam aneden yaknan, torunlarn ve ocuklarn ye ren dede ve bab alan anlatrken bu sreklilie gzel bir rnek verm ektedir.

63

kavram sz konusu edilemez. Tarih bunlarn rndr; bu anlamda tarihsel zamann sonundan sz edilebilir ama bu kavramn nsan ierii anlamnda yani bir nsan zaman an lamnda dnyev zamann tmyle kutsal zamana evrilmesinden sz edilemez. insan akl kartlkla iler. rnein zor iermeyen mey yidelere dayanan bir toplumun zora dayanan bir toplumdan daha iyi olduu sylenebilir. Byle bir toplum iyi davran lar, rnein s e v g i l g i , yaknlk gibi zendirmelerle dllen direcek, kt davranlar da zor yoluyla cezalandrmayacaktr. Fakat bu durumda dahi, bu zendirmelerle karla mayan kt cezalandrldn anlayacaktr. Yani dllendir melerin yokluu da bizatihi bir ceza olacaktr.
Dobruca ovasndan B yk yal rekler (...) Cmle cihan koyunun Sem iz yahni etseler
(...)

Gazeler helvasndan Cihan dop dolu olsa...


(...)

Dp dz bu ya ovalar Her biri bo durm asa Sulu eftalisi ok Bin zm l ba olsa Kanda bir gl var ise Badem palze olup Bir yanndan di vursak evresi bal ya olsa.6*
68 Kavgusuz Abdaldan aktaran: Pertev Naili Boratav, Zaman Zam an inde, s. 37.

64

Ktlk kavramn bilmeyen bir Kaygusuz kendisini ok e lendirdii belli olan byle bolluk fantezileri kurabilir miydi? Bekta'ye gre dnyaya iyiliin hkim olaca bir dnyev zaman sonu yoktur. Cennet ve cehennemin imdi burada oluu gibi mutluluk-mutsuzluk, hayat-lm, varlk-yokluk, ktlk-bolluk, nee-tasa da imdi buradadr. nsan insan ya pan, bu gerilimleri devrev olarak birletirmek, yeniden ay rldklarnda da tekrar o zamann imdisinde yeniden birle tirmektir. Tanr, grnmek isteminden vazgeinceye kadar -o zaman da Tanr deil Hu kalacaktr, Huvelbaki (kalc olan O'dur) terimi bunu anlatmaktadr- dnya, varlk ile yokluun gerilimi ve yeniden gerilimi zerinde duracaktr. Arif bu gerilimle ustaca oynayabilendir. Ik burcundan inerem zemaneye dnerem.69 ada bir Bekta bu durumu yle ifade etmektedir:
Btn dinsel yollar insan dnyadan ahrete gtrmeye al r. Bektalik ise ahretten dnyaya alan penceredir. nsa nolunu karanlk bir ahretten aydnlk bir dnyaya getirir.70

Bekta, Budizm'deki Nirvanaya edeer bir seviyeye ulatnda dahi insanlk durumunun ilgasndan sz etm e yecektir. Arifin bir gz Hakk'a bir gz Halk a dnktr. O, insanlk durumuyla oynamaktan nee duymaktadr. Fakat bu neeyi de kendi balam iinde yerine oturtmak gerekli dir. Neenin de iki anlam vardr; yaygn olarak bilindii gi bi keyif ve sevin hali ve yeniden meydana gelm e.7 1 Bekta bu iki farkl tanm birletirmitir. Burada sz edilen nee
Said E m re, aktaran S. Nzhet Ergun, Bekta airleri ve Nefesleri, M aarif K itabe yi, 2. bask, stanbul 1955, s. 15. 70 T urgut Koca ve Zeki O naran, Gldeste , kendi yaynlan, Ankara 1987, s. 4. 71 Ferit Dcvclliolu, Osmanlca-Trke Ansiklopedik Lgat, Aydn Kitabcvi, Ankara 1982, s. 987. 69

65

herhangi bir tarihsel gerek tarafndan des-teklenmemektedir. Yeni neenin nedeni, rnein evre kirlilii sorununun, sefalet sorununun zleceini bilmek ya da bu konuda g l tarihsel gereklikler bulunduunu fark etmek gibi eyler deildir. Nee insan olmann gerilimine bile isteye aday ola nn bu gerilimde bulduu z tahribe ynelik olmayan denge ve bu dengenin salad yeniden meydana gelme dinamii dir. Bekta mizah gibi Bekta'nin glmsemesi ve etareti de katl anlamlar iinde yorumlanmaldr:
Denizin yzndeki dalgalar da durmadan byle arprlar. Halbuki alt tabakalar derin bir skn iindedir. Dalgalar birbirlerini dverek, birbirlerine arparak muvazene arar larken beyaz, hafif, en bir kpk dalgalarn deien kenar larn takip eder. Bazen enginden kopup gelen bir dalga a kll kylarn kumlan zerine bu kpklerden bir para b rakr. Kumsaln yaknlarnda oynayan ocuk bu kpkler den bir avu alr, bir an sonra da avucunun iinde dalgala rn getirdiinden ok daha tuzlu, ok daha ac birka damla suyun kaldn grerek hayret eder. Glme de ite bu kpk gibi doar. tima hayatn d yzndeki sath isyanlar gs terir. Bu sarsntlarn oynak eklini enstantane olarak res meder. O da tuzlu bir kpktr. Onun gibi trdar. Bu tr t needir. Tadna bakmak iin bu kpkten bir para alan feylozof da bazen bu azck kpkte bir lokma aclk bula caktr.72

Allah dahi Ben gizli bir hzineydim, grnmeyi sevdim dediine gre, arifin herhangi bir ekilde grnmekten ka nmas irk (Tanrya e koma) olmann dahi tesine gee cektir. Arif insan iindedir ve insan iinde olmak durumun dadr. nk insanln oyununu oynamaktadr.
72 H enn Bcrgson, Glme, ev. ckipT un, MEB Y aynlan, stanbul 1990. s. 128.

66

Tarihin, dnyev ya da nsan zamann bir cz (ksm) olmas bakmndan sonu olabilir ama dnyev zamann g rnm e sevgisinin sona ermesi dnda, hele kendi iinden r nein insanlarn asr saadeti kurmas gibi bir sonu asla ola mayacaktr. Bu nedenle Bekta ideal toplumsal sistemlerin varlna inanmayacaktr, yine bu nedenle siyasal ve toplum sal olarak, tarih ii deil tarih tesi olarak uyum culuk kar t olacaktr. Yani Bekta belirli bir tarihsel dnemde u y u m culuk kart deildir, o srekli u yum culuk kartdr. lm de bu zaman anlay iinde yerine oturur. Bekta likte lmeden nce ln diye bir sz vardr. Bu sz eriat tan tarikata geiin anahtardr ve balanglarn mkemmeliini artrr. eriattan, lmn ifade ettii kadar dra matik bir tekine geildiine iaret etmektedir. Burada bir insan o insan yapan asl zellikler gmlmektedir; tarihsel koullanmalar, bildik sembolik yap vb.'yle birlikte. Birinci lm de denilen bu lm, eskinin lmdr. Sevinilir ve ta rikata varanlarn lm kutlanr. Bektalere gre asl lm budur. ikinci lm ise insann halkiyetinden soyunup hakkyyetine gemesidir, ilke olarak yine canlarn arasndadr ve onlar tarafndan zor zamanlarda arlacaktr. Cemale ka vumutur. Devredecek ve devir sonucunda baka bir beden oluturacaktr. Genelde slm heterodoksisinin ve zelde Bektaliin ta rihi de bu zaman anlaynn sonularndan ayr olarak d nlemez ve deerlendirilemez. Her eyden nce bu inan larn mitolojilerinin nesnel tarih izgisine ekilmesi eilim i ne kar durulmaldr. Kronojiler bu mitolojiler karsnda geersizdir. Yzlerce yl farkla yaam iki veliyi konuturan bir mitoloji karsnda kronoloji ileri srlerek Bu iki kii konumu olamaz eklinde aklamalar getirmek yerine, Bekta'nin onlar konuturarak ve onlarn konutuuna
67

inanarak hangi gerei simgelemek istedii zerinde d nlmelidir. Ksacas tarihsel gerek ile mitolojik gerek ayrtrlmal fakat bu arada mitolojik gereklerin birok du rumda tarihsel gerekler gibi ilev grdkleri de unutulma* maldr. Dardan bakldnda Bektalik tarihinde eliki gibi duran olay ve tavrlar, ancak zaman ve dolaysyla dnya karsnda Bekta tercihleri kavranldmda aklk kazana bilecektir. Byk lde gazi geleneine dayanan Aknclar tekilt iinde son derece yaygn olan Bektalik, nasl olup da bu tekilta olduka zt olan yenierileri zaman iinde kendisine eklemlemitir?73 Bektalik niin ran'da ah s mail'in yapt gibi Osmanl lkelerinde siyas iktidar ele ge irmek dorultusunda bir aba harcamamtr? III. Selim ve II. Mahmud'un yenilik hareketlerine kar olan Bektaler, nasl olup da stelik ayn tarihsel dilimde, stanbul'da Voltaire'i ve Fransz Devrimi ni tartan cemiyetler oluturabilmi ve hemen izleyen dnemde tm yenilik hareketlerinin iinde etkin bir ekilde yer almlardr? Bu tr sorularn cevaplar ancak Bektaliin zgn zaman anlaynn ardnda bulu nabilir. Belki her bir olayn iinde gerekletii tarihsel ko ullar onlar tek tek anlamakta yararl olabilecektir fakat unutulmamaldr ki tm bu koullar iinde devamll sr dren bir inan vardr karmzda. Ortodoks dinsel inanlarn zaman anlaylarn ve bunla rn heterodoks inanlarnkilerle karlatrlmasn belirli e malarla aklamaya almtk. Bektalik, geldiimiz bu noktada bize byk bir kolaylk salamaktadr. Onun dngsel zaman emas binlerce yllk b\v gnose un gizemleri yr

73

Reha am urolu, Yenierilerin Bektalii ve V ak a-i erriye, Ant Yaynlar, stan bul 1991.

68

tan gizemiyle karmza kar. Biz bu emaya yalnzca kk bir yorum ilave ettik. Tm bu emberin de sanrm dehr iinde yer aldn ile ri srmek yanl olmayacaktr. Dehr, bu terminolojide n- daim olur. Batlamyus kozmografyas bu emada kendisini olduka zgn bir balamda buluvermi gibidir. Her neyse; bu emadan da grlebilecei gibi Bektaliin insan son suz bir gerilime adaydr. Bu insana genelde Bektalik ve zelde dngsel imdiki zaman olarak nerilen ey, bu geri limi, kendisini ve emada grlen tm akrabalarn tahrip et meksizin varoluun bir dengesidir.
Biz emanati, gklere, yere ve dalara teklif ettik de onlar bu nu yklenmekten ekindiler, korktular. Onu insan yklendi. (Kur an, 33/72)

69

Varlk Dairesi

HEL ETA ALELNSANIHIYNN MNEDDAHR LEM YEKN EYEN MEZKRA (nsan, yeryznde dolamaya ve anlmaya balayncaya kadar, phesiz ok uzun yliar geti.)

70

NOT: D daire: isim ve sfatlar. Huruf-i Hakkay (Hak harfleri). BTIN, daire: simlerin belirlendii yerler. Huruf-i Halkiye (halk harfleri) ZAHR. MUTLAK BLN: NOKTA. Toplam 32 harf.

71

ZGRLN ZAMANI YA DA GEBE ZAMAN

Sun rises74 Ama Gne doar Gs gzel kaba dalara gn deende.

Zamandan sz etmek, zaten keyf olan insan sembolik yap rnlerinin belki de en fazla keyf olanlarndan birinden sz etmektir. Gerek zaman, bu sembolik yaplarn dzenleni ritminden, birbirine eklemleniinden, isel dinamiklerinin etkileiminden baka bir ey deildir nk. Zaman bu sem bolik yaplarn rn ve sk sk da yeniden retimlerinin merkez nemdeki e;kenidir. Bu nedenle, zaman tasarlama biimimiz kendi kendimi zi tasarlama biimimize ilikin temel ipularn bize cmert
74 ngilizce "Gne ykselir.

72

e sunabilir. Eer bakay bilmiyorsak zihnimiz genellikle belirli arketiplere atfta bulunarak alr. Bu arketipler, o u zaman bulunmalar iin mezar kazm na ya da arkeoloji ye gerek olmayan, canl olduu lde de imdi ve burada olan gemie ait elerdir. Ama burada gemie ait nitelememiz de dilin kuruluun dan tr zorlandmz bir eretilemedir. Aslnda bylesi arketipler gemi-imdi-gelecek lemesinden baka bir yer de duran idealar gibidir daha ok. Bunlar insann olduu her zaman ve meknda utangaa ya da alen bir ekilde boy gs terirler. Mesih, Mehd, Antichrist, Deccal, Armageddon, kya met, devrim, proletarya, mmin, mnafk, babu, byc tanra, put vb. gibi snrl eitlilikte ortaya kabilirler. Genellikle bu arketipler kadar, iinde ortaya ktklar ya p da nemlidir. Bunlara yeni yorumlar dolaysyla yeniden retim zelliklerini bu yaplar verecektir. nsanln snrl sayda masal tr retebilmesi gibi bunlar da snrl sayda dr. Fakat her yeniden doumlarnda yeni potansiyelleri d a vururlar. Pir Sultan Abdal bir yerde yle seslenir:
nc lm em bu hain Pir Sultan lr dirilir.

Biz de sz bir arketipe getirmek istiyoruz. Gilles Deleuze gebe arketipini kuruyor. Deleuzeun bu arketipi sava m aki nesi olarak kurmasna katlmyorum; sonuta bu da bir zevk ii. Deleuze un arketipindeki bir dizi yklem benim gebeme yklemek istediklerimi byk bir uygunlukla karlyor. Fa kat ben yine de Karacaolan' Barbar Conan a yelerim.75 s telik ak en azndan sava kadar hzl ve snr tanmazdr.
75 B arbar Conan' Dcleuze'e atfediyor deili/. Yalnzca sava'n ak olarak okunm a sn tercih ettiim izi belirtm ek istedik.

73

Mutlak hz yavaa hareket ettikleri zaman bile gebelerin hzdr. Gebeler hep ortadadrlar. step ortasndan ykse lir, byk ormanlara ve byk imparatorluklara girerler. s tep, ot ve gebeler, hepsi ayn eylerdir. Gebelerin ne gemii ne gelecei vardr, ama sadece olular vardr, kadm-olu: onlarn harika hayvansal sanatlar. Gebelerin ta rihi yoktur. Onlarn yalnz corafyalar vardr.76

Ancak bu corafya da snrszdr. Gc yetmediinde s nrlara arpan gebe, yine de bunlarn snr olduunu kabul etmeyecektir. Bir ekilde almas gereken bir engeldir o ka dar. Gn dalara deende yeni bir yry balayacaktr. G nee doru dnlr sabahlan ve bu yeni balang tm kut sallyla selmlanr. Dn buradadr phesiz, bu oklar ve yaylar imdi yaplmam, bunca hayvan imdi yetimemitir. Ama imdi buradadrlar. Gelecek, yryn ucundadr. im di burada balayacak zorlu yryn ucunda. Otlaklar da tkenmitir stelik, ayn corafyada hayvanlarnn gbre lerinin de yardmyla yeni otlaklar olumas iin nn devri gerekmektedir. Zaten kanlarn tekerleklerini beklemeden o devretmeye devam edecektir. Gebe lmez, sadece ger, g ebe Trklerde mezara verilen tnerik ad da bunu anlatr.77 Tarihsel bir olgu olarak gebe, varlnn fiziksel alanla rn oktan yitirdi. Artk onun bir corafyas yok. zgrlk
76 Gilles Deleuze/Claire Parnet, Diyaloglar, ev. Ali Akay, Balam Yaynlar, stanbul 1990, s. 51. 77 B ahacddin gcl bu szcn kkenini yle aklyor: "nsan lnce, karanlk le me, zulm ete gyordu. O nun iin eski T rklcr m ezara timerik derdi. Bu da tn, gcce, karanlk anlaylarndan geliyordu. slm iyet cenneti vaat etm esine ram en, T rklerin bu szn ortadan kaldram am t. Anadolu'da bile, lm n cn yakn arkada olarak kara toprak, kara yer szn kullanm yor m uyuz? B ahacddin gcl, Trk K ltr Tarihine Giri, c. 1, s. 461. slm iyet'in bu kavray ortadan kaldram am as ok anlalr bir durum . Ayn gebe iin tn gn izliyordu nk. 12 dilim li bir tekerlek olarak durm adan dnyordu.

74

de olas fiziksel alanlarn yaklak ayn zamanlarda yitirdi. Artk her corafyann bir sahibi var. Dahas, sabahn da sa hibi var . Ancak gebenin bir arketip olarak aday olduu muz gerilimde bir boyut olduunu dnyoruz. Gebe, im di karsnda honutsuz. Daha dorusu im dinin coraf yasndan honutsuz. Gemiten getirdii antlar, abideleri, anayasalar, sk sk korunmu tabletleri, levhalar yok. Ge lecek u ln, ovann ya da dan ardnda ve o oraya vara bilmek iin tm aralara sahip; imdi yrmeye balamas gerekiyor. imdiki corafyadan huzursuzluu o gelecekteki belirsizlie baskn. stelik dngsel zaman telfi edici -lm bile telfi edebilecek kadar. Dolaysyla karsna ne karsa ksn yzlemeye hazr. Deleuze n gebesi sava maktan korkmayacak. Bizim gebemizi harekete geiren ise ak. Dan arkasndan yarn bir ucube de ksa fark et meyecek. Gzelliin on para etmez/ Bu bendeki ak olm a sa. Her ey telfi edilebilir. ocuk, yarnn by deil. Sadece ve btn grkemiy le ocuk. Bilinen bir ey, hann serveti artk iyice byd o yarnn yatrm deil, kefenin cebi olmad gibi develer de tangrdamaya, katrlar da fincancnnkine benzemeye bala d. yleyse han yamalamann tam da zamandr. Han yamalamal ki tm geilen yollara desin, koyunlarnn kavur masyla dnk gn damarlarnda dolasn gebenin; pi rinler gzne fer, ayran ayana derman, itii kmz dn k gzellerin sureti olsun. Gebeyle birlikte yrye katl snlar, hep onunla olsunlar. Gemiin ne anlam olabilir ki dalarn tesine yrmeni salamadktan sonra? Gemi ya nnda gtrebildiindir. Gelecek kuaklara ise ancak onlarn kendileri braklabilir. Yal bilge'nin, avc-sava'nn, oban'n arketipleri ka dar fakat daha corafyasz olarak gebe de varln sr 75

drmektedir. Bu corafyaszlk gebenin i meknlardaki kousunu younlatrr sadece. Can kuu gzlerden ya da nefesten kouya kar. Kefeder lemi ve tesini. Bu seyir dngsnde ortaya kan ey, m anyetik bir younluk ola caktr. Corafyasz hareketin bir matkap gibi derinlie at m anyetik bir ukur. Gebenin corafyasz kalmasyla, gemile yaayann ya da gemi yetmediinde gelecekle dzenleyenin emniyeti daha ok artm deildir. Eskiden duvarlarn tesi emniyetsizdi, imdi ise her yerde bir ukur bulunabilir. Toplumsal zaman sembolik bir uzlamadr. Toplum ol mak zorundaysa zaman da olmak zorundadr. Zaman ise gemi-imdi-gelecek ls olmakszn olanakszdr. Gemi zerine en nemli ipularndan birini cenaze t renlerimiz verir. Cenaze trenlerinde insanlar byk bir ra hatlk ve ounlukla Hell olsun! demektedir. Gemiin bir ekilde bizi etkiledii kabul edilmektedir ama bununla birlikte artk eskisi gibi etkileyemeyecei de fark edilmekte dir. Her eye karn insanlar gemi zerinde uzlamaya da ha aktrlar. En kolay, ller vlr. Bu biraz da insanlarn akla duyduklar gvenden tr olsa gerek. Pek de haksz ol madnn itiraf edilmesi zorunlu olan bu gven, insan akl nn tek nedenden birok sonu ortaya karabilmesiyle ken disini kantlar. Gemi ska ileri srld gibi somut de ildir. Hele insan somutluundan sz ediyorsak bu, cesedin yaayan bir insandan daha somut olduunu sylemeye ben zer. Kendine malik deildir gemi. Platon, ne skolastiin Platon'una ve ne de gnmz Platon'una mdahale edebilir. Brakalm gemii, tarihte bile durum byledir; o kadar d zen ve zenle hazrlanm tarihte. te yandan gemi, belir li bir ahlk sabit nokta elde etmekte de fazlasyla yararl bir bavuru blgesi deildir. stelik bu adan biraz trajiktir de.
76

yi'nin hep sonunda kaybettii bir gemiin iyi yi tevik et mekte pek de umut verici olmad aktr. Gelecek ise yokluktur. Ona kazlarda da rastlayanlayz. Kurarz, genellikle kurarken de tehlikeli bir oyun oynarz. Bir mhendisin makine ya da bir mimarn bina tasarlama sndaki gelecekle bu gelecei kartrmamak gerekir. nsan toplumlarnn iinde yaayaca bir zaman olarak gelecei kurduumuzda, artk her davranmz bu gelecee ball mz lsnde baka bir ey iin olmaya dnr. Kendisi olarak deer tayan ey yoktur, artk her ey bu kurgusal ge lecee gre tasarlanacak, ona gre deer biilecektir. Ahlk olarak bu gelecek, kendisine dzenleyici olarak izin verdii miz lde gemiten ok daha tehlikeli ve bozucudur. Ge mi sz konusu olduunda her eye karn kendisine baz maddeler arasndan yol amaya alan akl, gelecekte bu s nrl geree varma aralarndan da bamszdr. Herhangi bir kurgusal gelecekle paralanamayacak herhangi bir deer sistemi yoktur. Brakalm Thomas More'un topyas ya da Campanella'nn Gne lkesi ni, Ursula K. Le Guin'in M lkszler i da hi kurulu niyetlerine tamamyla zt anlamlara brndrlebilir. Tm insan deikenleri iinde bir ya da birka akln, gelecein yle olacam ya da gelecekte byle yaanm as ge rekeceini, tarihin ilkelerinin gelecei zorunlu olarak yle klacam ileri srmesinden, ileri srmekle de kalmayp bu nu bir klavuz olarak nermesinden daha kstaha olan pek az ey vardr. Bu durum amanlarn, byclerin ya da ba z dinsel kiilerin gelecei grme savlar ve deneyimleriyle kartrlmamaldr. Buralarda grlen gelecek, daha ok doa olaylarna ya da tekil durumlara ilikin bir gelecektir. Mevlnnn burada ve imdi olan Denizler tesi ile en b yk iyi niyetlerle ancak yoklukta kurulan gelecein Anar77

res'i78 arasnda uurumlar vardr; durumun birincisinin le hine olduunu dnyorum. Varlk ile yokluk arasnda insan somutluu kendine zg gerilimli anlamn bulur. Dalarn bile korktuu, karsnda titredii bir gerilimdir bu. nsan somutluu gemi ile gele cek arasndaki bu yerde yani im d id e bulunur. Bu nedenle olacak, tm ortodoks sistemlerin en lnetli kavramlarndan biridir im di. Tm cihatlar, tm devrimler im d ye kar ya placaktr. Bu cihat ya da devrimlerin esin kaynann ge mi ya da gelecek olmas ok nemli deildir, sonuta hep sinin hedefi im d id ir. Gelecek ancak gemiin kkrtcl ve im d in in verili, kurumlam gerekliinin dtalanm as sayesinde kurula bilir.
Gemiin ieriinin yapsnn ayrtrlmasn (deconstruction) n gerektiren bu kkrtmacln ok eski zamanlarn izini tayan bir topya boyutuyla olanakl klnabilecei ne srlebilir. Gemiin hep gz nnde bulundurulmasnn, yeniden okunmasnn biricik amac, im d in in aldatc gr nmlerinin acmasz bir eletirisine ynelebilmeyi sala maktr. nk im di nin olum suz ieriini ortaya karabi lecek bir eletirinin somut ltleri henz gereklememi bir gelecekten hareketle kurulamaz.79

Ahmet Oktay henz gereklememi bir gelecekten hakl olarak sz ederken, zmnen, gereklemi bir gemi varsa yyor. Oysa belki de hibir zaman kefedemeyeceimiz, ye nik ve lm ama yine gereklememi bir gemiin yan s
78 U rsula K. Le G uinin M lkszler (cv. L. M ollam ustafaolu, Metis Yaynlar, stan bul, 2. bask, 1992) adl bilim kurgu rom anndaki zgiir gezegen. 79 Ahmet Oktay, "imdi zerine D nceler", Zaman Sorgulamak, Remzi Kilabcvi, stanbul 1992, s. 12.

78

ra yine yenik, yine gereklememi ama son snma yeri olarak im di , buray bulmu olan ve bu nedenle de hl can l olan tarih ii ve/veya tarih ncesi zamana ait, ezamanl olmas nedeniyle de artk imdi olarak hl anlabilen Ijir gemi var. Aslnda buna gemi adn vermek, aklmzn ve dilimizin toplumsal zaman zerinde girivermi bulunduu uzlamalardan kaynaklanyor. nsanlmz koruyan n- daim bu olmaldr. im d id e yaayan, gemi olmayan ge mi. im d iy i zam aneye indirgemek, insan salt tarihsel bir rn olarak grmek bir yana, gemi ve/veya gelecek lehine olaanst toptanc davranmak anlamna gelecektir. Bu, belki de tm ortodoks dinselliklerde ve ideolojilerde bulu nan gerilimden kurtulan insan inancndan kaynaklanmakta dr. Hepimiz suluyuz gibi im di yi mutlak olumsuzlama zerinde kurulmu bir cmle, Hepimiz susuzuz cm lesi ne kolayca dnebilecei gibi, ikinci cmleden daha az ge rilimden kurtarc deildir -oysa bizi insan klan, bu gerilime aday oluumuzdur. Hepimiz suluyuz kabul toplumsal olarak gelecei ya da akn hedefleyen, "Hepimiz sususuz kabul ise tarihsel imdi iinde gerekleen sonsuz bir r pnma kayna olacaktr. Tarih bu gerilime insan tarafndan verilen cevaplardan sadece biridir. Gerek Hristiyanlk'ta, slmiyet'te, gerek Marksizm'de tarih, devrim ya da kyametle ama bu gerilimin son bulmasyla sona erecektir. Tarihsel meknlardan yar dm umudu, im di ye kar aslnda ok kadim bir umuttur. Eski Ahit olsun, Yeni Ahit olsun, Kur'an olsun hep gemii yardma arm (rnein brahim Dini), hep gelecei umu dun lkesi yapmlardr. Musevlik'ten Marksizm'e ve 19. yzyl anarizmine kadar uzanan koskoca bir yelpaze her zaman bir son sava umudu krklemi ve onu hep ufukta

79

grmtr. Mistik ya da gnostikler ise sanki bir zamanlar var olan tarihsel meknlla da itibar etmemiler, kendileri ni deta gelmekte olan meknszla hazrlamak istermie sine insann tek asl meknna yneltmilerdir: "Kendini bil! Ursula K. Le Guin de ikircikli topyasnn ikircikliliini ruh (tarih d) ve polis helikopterleriyle (tarihsel) sim gele yerek bu son sava beklentisine kar kmtr:
"Vermediiniz eyi alamazsnz, kendinizi vermeniz gerekir. Devrim'i satn alamazsnz. Devrim'i yapamazsnz. Devrim olabilirsiniz ancak. Devrim ya ruhunuzdadr ya da hibir yerde deildir." Konumasn bitirirken, yaklaan polis heli kopterlerinin grlts sesini bomaya balad.80 "Biz zamann ocuklaryz" demiti Shevek ve eklemiti: Gerek yolculuk geri dntr..."81

Tarihsel gebenin ounlukla gnostiklerle rtmesi te sadf olmad gibi, tarih d gebenin de i meknlarda at koturmas tesadf olmayacaktr. Zaman ieri ekildike bir uzlama olma zelliini daha az temsil etmekte, i koullar da doan farkllamalar tarihe kar kaytszl yeniden do urmaktadr. Var olan tarihsel zaman lecekse, bu kaytsz lktan lecektir. nsanlar tarihten istifa edebilirler. "Dervi, odur ki, dnya gznf n nnde yklsa kl kprdamaz" der bir yerde slm heterodoksisi. Bu insanlara ve kaderlerine kaytszl deil insan olmann tek biiminin tarih olm ad n anlatr. SSCB, boorri unu gerekletirdii 1970'li yllarn hemen sonlarna doru dnyada ii verimliliinin en dk ve al kolizmin en st dzeyde olduu bir lkeydi. ilerin reti
K O Ursula K. Le Guin, Mtkszler, s. 247. HI Ursula K. Le Guin, a.g.e., s. 311-313.

80

me kar Al talien ilgisizlikleri ve i saatlerinde iki tketimi tm lkede cidd sorunlar douruyordu. Tarm iilerinin sovhozlarda ekim iin verilen tohumlar kanalizasyonlara attklar saptanyordu. Gnmzn tarihsel imdisinde tm insanlk iin byle bir ie batma, sadece tarihin sonunu de il insann sonunu da getirebilir. Gebe, i meknlarda, yklm Mesihler, dkntler ve srnen Stakhanovlarla uramaktadr. Onlar iin tarihin sonu dnyev zamann da sonu olmaldr, insann da. Ykn tlar, trl tarihsel klklara brnm golden dose lar82 pe indedir. nsan belki de bu nedenle ilk kez bu denli arpc olarak imdiyle babaadr. Sorun, elinde kalan tek mekn dr ve yine Ursula K. Le Guin'in iaret ettii gibi83 bu mekn da tarihe dntrlmek, ele geirilmek tehdidiyle kar kar yadr. Tarihin egemenleri, dorunun bilicileri yani siyasal, ekonomik ve dinsel vb. ortodokslar, Tanr ya egemen olana dek ona inanmaya devam edeceklerdir. Walter Benjamin'in tartmasnn devri yrmtr.84 Devredip geri geleceinin -am a eskisi gibi deil- garantisi ise ak' ta, bu tarih dnda yatmaktadr. Bu nedenle Son Bakta Ak ne gzel seilmi bir kitap addr! Gelecek de gemi de ezamansz iki imdinin ipine sarlmak zorundadr. Nietzsche bir yerde, 21. yzyln dinler savalar yzyl olaca ke hanetini yapar. inde yaadmz yllar sanki bu kehaneti dorulayacak gibi grnmektedir. Farkl geleneklerin farkl zamanlar uzlama salayamazken, uzlamay belki ieriden fkracak tarih-kltr-gelenek d gnose salayacaktr:
82 A ltn doz: U yuturucu bam lsnn yaam na son vermek iin kulland yksek o randa uyuturucu ieren son doz. 83 Ursula K. Le Guin, Giilt Gnl, ev. Deniz Erksan, stanbul 1985, s. 120-144. 84 VValtcr Bcnjamin, Estelize Edilmi Yaam, Tarih zerine Tezler", Son Bakla Ak, Mclis Yaynlar, stanbul 1993.

81

nk bu gerilemi imgeler, modern insann manev yeni lenmesinin mmkn hareket noktasn sunmaktadrlar. Mo dern insann en "sradan hayatnn iinde saklanm bir ila hiyat deilse de; bir mitolojinin btnn yeniden bulma nn ok nemli olduunu dnyoruz: akntnn tersine yzmek ve btn bu solmu imgelerin ve btn bu gerilemi efsanelerin derin anlamn kefetmek ona baldr. Bize, bu kalntlarn modem insan artk ilgilendirmedii, bunlarn ne mutlu ki 19. yzyl tarafndan tasfiye edilmi olan "batl itikata dayal bir gemie ait olduklar, imgeler ve nostalji lerle gevemenin airler, ocuklar ve metro insanlar iin iyi olduu, cidd insanlarn "tarih yapmalarna ve dnmele rine ltfen karlmamas gerektii sylenmesin; "hayatn ciddiyeti ile "dler arasndaki bylesine bir ayrm gere e denk dmemektedir. Modern insan mitolojileri ile ilhiyatlar hor grmekte serbesttir ama bu onun gerilerde kal m efsaneler ve gerilemi imgelerden beslenmesini engelle meyecektir. Modern dnyann en dehetli tarihsel bunalm -kinci Dnya Sava ve kendisiyle birlikte ve kendinden sonra yol at her ey- efsane ve simgelerin yok edilmesi nin yanlsama olduunu yeteri kadar gstermitir. En umut suz "tarihsel durumda bile (Stalingrad siperlerinde, Nazi ve Sovyet toplama kamplarnda), kadnlar ve erkekler romans lar sylemiler, ykler dinlemilerdir (zayf taynlarnn bir blmn bu ykleri anlatanlara sunacak kadar ileri git milerdir); bu ykler yalnzca efsaneleri aktarmakta, bu ro manslar "nostalji" ykl olmaktaydlar. nsanm hayal gc denilen u esas ve zaman amna uramayan kesimi simge ciliin gbeinden beslenmekte ve eski efsane ve ilhiyatlar yaatmaya devam etmektedir.85 nsann grkemi ve gerilimi, kutsal zaman ile dnyev za man birletirdii, dnyev zaman iinde kutsal dillendirdi
85 Mircea Eliade, mgeler Simgeler, s. 28, 292.

82

i yerde balar. Bu grkem kendisini daha ok nceden gri olarak adlandrlm bir dzlemde davurur. Sradan bir Alman gencinin vatan korum ak iin katld Nazi ordusunda, herhangi bir toplama kampnda ne yapld n birdenbire ve arpc bir ekilde kefedip yok etme emir lerine itaat etmemesi sonucunda idam edilmesi, bir Alman entelektelinin Nazi ordusunun niteliini daha savatan nce kefedip o orduya katlmamas, kamas ve su orta olma masndan daha az deerli deildir. Bir ocuk dnyaya getirip o ocuun bu dnyada ve bu zamanda dumura uratlmama s iin uraan ana-baba, "Bu dnyaya ocuk getirilmez ek linde dnen bililerinden daha az deerli deildir. Aksine kutsal, kontrast renklerin daha belirgin olduu durumlarda, o renk tayfnn iinde bulunanlarca ortaya karldnda daha bir anlaml ve statko iin daha bir tehdit edici olacaktr. Tercihini batan yapanlar bellidir. Yurt edindikleri mekn larda tarih tarafndan kuatlmlardr. Ama tercihini tarih iinde, dnyev zaman iinde sanki sradanm gibi bulunur ken aniden fkrtanlar, zaman zerinde a n n volkan etkisini yaratrlar. Gebenin baskn ancak imdi ve burada olabilir. Deerli olan, sfl ve ulv olanlarn varlnn saptanmas, y lece bulunduklarnn iln edilmesi deil dnp de birbirlerine dntklerinin, bu dnn gerekliinin kavranmasdr.
En ince dm ler nasl zlr, gsterdiler dostlara bir bir, erdemi, yolu yordam bilen kiiler. Ama atamadlar nedense tek adm u karanlk gecenin ierisine, anlata anlata bitiremediler masal, daldlar deliksiz uykuya .86
86 m er Hayyam, B ugnn Diliyle Hayyam, s. 74.

83

envanterini tutan ve mrlk muhasebelerini yapanlar bir yanda dururlar. yi ile ktnn dncln, geicilii ni ve sabit anahtarlar olmadn, her yeni iyi ve ktnn kendine gre anahtar olmas gerektiini bilenler ise te yanda. Tm yldzlarn ve gezegenlerin dnyann etrafnda dnmedikleri ileri srldnde ortodoks Hristiyan' onca sinirlendiren, her eyin kendi etrafnda dnmyor olabilece inin ima edilmi olmasyd. Tm teki 'ler onun yce b en i etrafnda dnmek zorunda deiller miydi? Ben ve tek in in baka bir bilgisi mmkn myd? Dnyay tutmak, ona tu tunm ak ile ona kazk kakm ak arasndaki fark da burada ba layacaktr. Ne demitik? Dnyordu, hl da yle.
Tam yatm asn akln hibir eye . Neler kar karna kim bilir yarn, bu karanlktan baka bir karanlk, bu sabahtan baka bir sabah.1 6 1

87

m er Havyam, Bugiiniin Diliyle Havyam, s. 71

KAYNAKA

Akay, A., Bilgin, t., Koak, O., Savar, 1., "eliki ve Fark: Modemizm ve Postmodemizm zerine Sylei, Defter, say 18, Ocak-Haziran 1992. Arab, Muhyiddin, Fssul-Hikem, ev. Nuri Gen Osman, MEB Ya ynlar, stanbul, 1990. Arab, Muhyiddin, Ftuhatul-Mekkiye, haz. Prof.Dr. Nihat Keklik, Kl tr Bakanl Yaynlar, Ankara, 1990. Arab, Muhyiddin, lh Ak, ev. Mahmut Kank, nsan Yaynlar, s tanbul, 1912. Ayhan, E., Devlet ve Tabiat, E Yaynlar, stanbul, 1973. Balivet, M.r "On Beinci Yzylda Mslmanlar ile Hristiyanlar Ara snda Dinsel Kaynamann ki Yanda. Bir Trk: Simavnal Bedreddin ve Bir Rum: Trabzonlu Georgias", Tarih ve Toplum, say 32, 1986. Benjamin, W., Estetize Edilmi Yaam, ev. Unsal Oskay, Dost Yaynla r, Ankara, 1982. Bergson, H.p Glme, ev. Mustafa ekip Tun, MEB Yaynlar, stan bul, 1990.

87

Birge, J.K., Bektalik Tarihi, ev. Reha amurolu, Ant Yaynlar, s tanbul, 1991. Boratav, P.N., Zaman Zaman inde, Remzi Kitabevi, stanbul, 1958. Bumin, T., Hegel, Bilin, Problemi, Kle-Efendi Diyalektii Praksis Felse fesi, Alan Yaynclk, stanbul, 1987. Collingwood, R.G., Tarih Tasarm, ev. Kurtulu Diner, Ara Yaync lk, stanbul, 1990. amurolu, R., Sabah Rzgr, Kap Yaynlar, stanbul, 2005. amurolu, R., Tarih, Heterodoksi ve Babaler, Kap Yaynlar, stanbul, 2005. amurolu, R., Yenierilerin Bektailii ve Vak a-i erriye, Ant Yaynla r, stanbul, 1991. Deleuze G., Guattari, E., Kapitalizm ve izofreni I, Gebebilimi incele mesi: Sava Makinesi, ev. Ali Akay, Balam Yaynlar, stanbul, 1990. Deleuze, G., Parnet, C., Diyaloglar, ev. Ali Akay, Balam Yaynlar, s tanbul, 1990. Develliolu, F., Osmanlca-Trke Ansiklopedik Lgat, Aydn Kitabevi, Ankara, 1982. Eliade, M., mgeler Simgeler, ev. Mehmet Ali Klbay, Gece Yaynlar, Ankara, 1992. Eliade, M., Kutsal ve Dind, ev. Mehmet Ali Klbay, Gece Yaynla r, Ankara, 1991. Epstein, P.( Kabala Musev Mistiklerinin Yolu, ev. Nusret Karayazgan/iyma Barkn, Dharma Yaynlar, stanbul, 1993. Ergun, N.S., Bekta airleri ve Nefesleri, Maarif Ktphanesi, stanbul, 2. bask, 1955. Eyubolu, .Z., Btn Ynleriyle Bektalik, Yeni r Yaynlar, stan bul, 1980. Eyubolu, .Z., eyh Bedreddin ve Varidat, Der Yaynlar, stanbul, 1987. Fahri, M., slm Felsefesi Tarihi, ev. Kasm Turhan, klim Yaynlar, s tanbul, 1987. Flal, E.R., Trkiye de Alevlik, Bektalik, Seluk Yaynlar, Ankara, 1990. SS

Garaudy, R., Sosyalizm ve Ahlk, ev. Selahattin Hilav, Gerek Yayne vi, stanbul, 1965. Gle, N., Modern Mahrem, Metis Yaynlan, stanbul, 1991. Glpnarl, A., Boratav, P.N., Pir Sultan Abdal, Der Yaynlar, stanbul, 1991 Glpnarl, A., Vilyetnme Mankb- Hnkr Hac Bekt- Vel, nk lap Kitabevi, stanbul, 1990. Harab, Edib Harab Divani, Ayyldz Yaynlar, Ankara, tarihsiz. Hazreti Ali, N ehcl Belga, ev. Abdlbaki Glpnarl, Der Yaynlar, stanbul, 1990. Horkheimer, M., Akl Tutulmas, ev. Orhan Koak, Metis Yaynlar, s tanbul, 1986. zutsu, T., Kuran da Allah ve nsan, ev. Sleyman Ate, Yeni Ufuklar Neriyat, stanbul, tarihsiz. Kadir, A., Bugnn Diliyle Hayyam, stanbul, 4. bask, 1979. Keklik, N., Muhyiddin bnl Arab, El-Futuhat El-Mekkiyye, Kltr Ba kanl Yaynlar, Ankara, 1990. Kirtatas. O.J., The Social Strcture o f the Early Christian Communities, Vcso, 1987. Koca, T., Onaran, Z., Gldeste, kendi yaynlar, Ankara, 1987. Koca, T., Pir Nefes stad, Ankara, 1985. Koak, O., Oktay, A., Savar, ., "Gemi ve Gemiilik Hakknda", Defter>say 5, Haziran-Eyll 1988. Kramer, S.N., Tarih Sm er de Balar, ev. Muazzez lmiye , TTK Ya ynlar, Ankara, 1990. Kunos, ., Trk Masallar, ev. Gani Yener, Engin Yaynclk, stanbul, 1991. Le Guin, U.K., Gln Gnl, ev. mit Altu, Ayrnt Yaynlar, s tanbul, 1992. Le Guin, U.K., Mlkszler, ev. L. Mollamustafaolu, Metis Yaynlar, stanbul, 2. bask, 1990. Lings, M., Tasavvuf Nedir?, Akabe Yaynlar, stanbul, 1986. Melikofe, ., IJyur dik Uyardlar, ev. Turan Alptekin, Cem Yaynevi, s tanbul, 1993. Novan, B., Bektalik, Alevlik Nedir?, Ankara, 1987.

89

Ocak, A.Y., Bekta Menkbnnelerinde Islm ncesi inan Motifleri, Enderun Kitabevi, stanbul, 1993. Ocak, A.Y., Islm-Trk nanlarnda Hzr Yahut Hzr-llyas Klt, Trk Kltrn Aratrma Enstits Yaynlar, Ankara, 1990. Ocak, A.Y., Kalenderiler, TTK Yaynlar, 1992. Oktay, A., Zaman Sorgulamak, Remzi Kitabevi, stanbul, 1992. gel, B., Trk Kltr Tarihine Giri, 9 cilt, Kltr Bakanl Yaynlar, Ankara, 1991. mer Hayyam, Bugnn Diliyle Hayyam, ev. A. Kadir, D Yaynlar, 4. bask, 1979. zlem, D., Tarih Felsefesi, zmir, 1984. Panikkar, R., Myth, Faith and Hermenetics, Paulist Press, New York, 1979. Rum, M.C., Divan- Kebir, ev. A. Kadir, Kltr Bakanl, Ankara. Rum, M.C., Fihi Mafih, ev. Meliha lker Anbarcolu, MEB Yaynla r, stanbul, 1990. Son Bakta Ak, haz. Nurdan Grbilek, Metis Yaynlar, stanbul, 1993. Temren, B., Bektaliin Kltrel ve Eitsel Boyutu, yaymlanmam doktora tezi, Ankara, 1992. Trimingham, J.S., The Sufi Orders in Islm, Clarendon Press, Londra, 1971. lken, H.Z., slm Felsefesi, lken Yaynlar, stanbul, 3. bask, 1983. VVoodcock, G., Saatin Tiranl, Kara, say 1, ekim 1988. Zeynddin A. b. A. b. A., Ltifiz-Zebd, Sahh-i Bhr Muhtasar Tecrd-i Tarih Tercemesi ve erhi, ev. Kmil Miras, Diyanet leri Ba kanl Yaynlar, Ankara, 1991.

90

Reha amurolu

Dnyordu
Bektalikte Zaman Kavray
Tm dinsel dnce ve inanlar, iyiler ve ktler zerinde durur. yileri ve ktleri b iriktire n le r, sabit klanlar, envanterini tutan ve mrlk muhasebelerini yapanlar bir yanda dururlar, iyiyle ktnn dncln, geiciliim, sabit anahtarlar olmadn, her yeni iyi ve ktnn kendine gre anahtar olmas gerektiini bilenler ise te yanda. Tm yldz ve gezegenlerin dnyann etrafnda dnm edikleri ileri srldnde Ortodoks Hristiyan onca sinirlendiren, her eyin kendi etrafnda dnm yor olabileceinin ima edilmi olmasyd. Tm te k ile r onun yce Beri\ etrafnda dnmek zorunda deiller miydi? Ben ve tekf nin baka bir bilgisi mmkn myd? Dnyay tutmak, ona tutunmak ile kazk kakmak arasndaki fark da burada balayacaktr. Ne demitik? "Dnyordu... hl da yle.