You are on page 1of 56

ABC Amber LIT Converter

http://www.processtext.com/abclit.html

Rýfat ILGAZ -Hababam Sýnýfý

EÞEK DEÐÝL ÝNEK

Kel MahmutHababam Sýnýfý'nýn kapýsýna dikilmiþ yýrtýnýyordu:

«Hangi eþek bu baþýmda tepinen!»

Ses yok.

«Söyle Recep, kimdi bu herif?»

Müdür yardýmcýsý Kel Mahmut'un odasý,Hababam Sýnýfý'nýn tam altýndaydý. Biri


hýzlýca yürüdü mü hemen yukarý çýkar, aðzýna geleni söylerdi. Sýnýf Mümessili
Palamut Recep, bir taktik inceliði göstermek zorundaydý:

«Þaban'dý efendim!»

Biliyordu ki Ýnek Þaban, az sonra nasýl olsa Tulum Hayri'yi ele verecekti. Þaban
ayaða kalktý:

«Durun» dedi, «Anlatayým!»

KelMahmut'un , Þaban'ý kolladýðýný hep bilirdik. Biraz yumuþayarak:

«Ne oldu gene?» dedi.

«Efendim, Hayri þey yaptý!»

«Ne yaptý?»

«Þey yaptý efendim.»

«Söyle ne yaptý. Ýnek mi dedi?»

«Hayýrefendim, demedi ama... Tarih kitabýmýn içine...»

«Söyle, çabuk... Ýnek mi yazdý?»

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

«Ot koydu efendim!»

Kel Mahmut'la birlikte, yattýk yerlere gülmekten. Müdür yardýmcýsý:

«Gözünle gördün mü?» diye sordu.

«Baþka kim koyacak efendim. Bir de açtým ki... Fransa Büyük Ýhtilali'ne
çalýþacaktým...»

Ýnekliðine bakmadan bir de yaðcýlýk yapýyordu. Kel Mahmut tarihe gelirdi bize.

Ýþi kapatmak için:

«Sonra... Sen de kalktýn vurdun deðil mi?»dedi.

«Kalktým ama vurmadým.»

«Demek baþýmda tepinen eþek sendin!»

«Hayýr efendim!»

«Peki, demin kalkan bendim demedin mi?»

«...»

«Söylesene!»

«Ben eþek deðilim!»

«Nesin sen, hayvan herif?»

«...»

KalemÞakir , Refüze Ekrem'in kulaðýna:

«Bilmeyecek ne var, inek!» diye fýsýldadý. Ama Kel Mahmut'tan baþka herkes
duymuþtu. O da kopan kahkahadan verilen yanýtý çoktan bulup çýkarmýþtý. Ýpin ucunu
kaçýrmamak için:

«Heyyy!» dedi.« Yarýn yazýlý yapacaðým! Siz gelin bakalým, ikiniz!»

Ýki etüt sýnýfta çýt çýkmadý. Harýlharýl kopya hazýrladýk.

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

TORBA CEZASI

Öðle paydosunda C Þubesi'yle hoþafýna maç yapmýþ, yenilmiþtik. Böyle zamanlarda


suçu Tulum Hayri'ye yýkmak gelenekleþmiþti. Voleybol takýmýný yapan oydu çünkü.
KalemÞakir'i boyunun uzunluðuna aldanarak takýma almýþtý. Üstelik bütün paslarý aða
takmýþ,Hababam Sýnýfý'nýn, C Þubesi gibi aþaðýlýk bir takýma yenilmesine önayak
olmuþtu. Þu halde Tulum Hayri, torba cezasýnýhaketmiþti . Biri gitti, yatakhaneden
büyük çamaþýr torbalarýndan birini getirdi. Hayta'ya teslim etti. Hayta Ýsmail, ne
yaparyapar baþýndan geçirir, yoðurt torbasý gibi de ipini çekerdi.

Refüze Ekrem gözcülük için merdiven baþýna dikildi. Hayri, musluk önünde, ders
saatine kadar saçýný baþýný yýkayarak oyalanýyordu. Birinci zil çaldý. Öbür sýnýflar
nedense bugün çok gürültü ediyorlardý. Tulumdan gayri bütün sýnýf yerlerimize
geçmiþtik. Hayta, elinde torba, kapýnýn arkasýnda Refüze'nin iþaretini bekliyordu.
Sýnýfta çýt çýkmýyordu.

«Hazýr ol, geliyor!» dedi.

Bir ayak sesi merdivenden çýktý. Gayet düzgün adýmlarla karþý sýnýfa geçti. Sonra
bizim sýnýfýn kapýsýný açarak içeri girdi. Girmesiyle Hayta'nýn torbayý baþýna
geçirmesi bir oldu.

Hayta yaptýðý büyük yanlýþlýðýn farkýna, ancak torbayý geçirdikten sonra varmýþtý.
Bu baþ, Kel Mahmut'tan baþka, kimin olabilirdi? Pýrýlpýrýl bir baþtý bu! Kel Mahmut,
geçirilen torbayý tuttuðu gibi fýrlattý:

«Kim bu eþek?» dedi.

Hayta soðukkanlýlýkla: «Benim efendim!»

«Söyle,» dedi. «Kimin kafasýna geçirecektin bu torbayý?»

«Hayri'nin!»

«Sebep?»

«Voleyboldeyenildik, iki karavana hoþafýna...»

Artýk gülebilirdik...

Olandan bitenden habersiz Hayri, gelmiþ, kapýda dikiliyordu. Kel Mahmut en


yumuþak bir sesle:

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

«Vaktinde gelsen olmaz mý ?» dedi.

Ne azar, ne tokat. Bastý gitti.

GÜNLÜK EMÝR

Kel Mahmut'un odasýnda yoklama defterinden «geldi»leri«gelmedi»leritopluyordum.


Bir öðrenci için bu odaya girmek büyük imtiyazlardandý. Ben elimden geldiði kadar bu
imtiyazý uzun sürdürmeye çaba gösterenlerdendim.

Bir ara tek parmakla baþýnýn en parlak noktasýný kaþýyarak:

«Makinayýhazýrla!» dedi, «Býrak, þupösteký saymayý da!»

Önümde ki «4 A»nýndefterini kapattým.

«Tam on tanekaðýt tak makineye!»

«En alttakiler silik çýkar!» diyecek oldum.

«Ýþ acele! Sýnýflara birer emir asmalýyýz. Gitmeden imzalatmalýyým Müdür'e...


Cývýttýlar bugünlerde... Çivisi çýktý mektebin!»

Ben onkaðýdýn arasýna dokuz kopya kaðýdýný yerleþtirip makineye taktým.

«Sýký vur harflere!» dedi.

Bir kolordu komutaný,karargah yazýcýsýna taarruz emri yazdýrýr gibi:

«Yaz!» dedi. «Öðrencilerin dikkat nazarýna!»

Ýçimden heceleritekrarlýyarak tuþlara vurmaya baþladým...

«Öð...re ...n ... c... i... l...rin ...»

«e»yi atlamýþtým. Silip bir tanesini düzeltebilirdim. On tanekaðýdý da tekerteker


silmek gerekirdi.

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

«Yazdýn mý?» dedi.

«Tamamefendim, yazdým!»

«Aferin!»

Aferinide çok boldu.

«Yaz! Etütlerde...yemekhanede ...yatakhanede ...»

Bir sigara yaktý. Zile basýp kapýnýn önündeki hademeyi çaðýrdý.

«Müdür Bey çýktý mý?» dedi.

«Hayýrefendim, odasýnda.»

«Ne iþ yapýyor?»

«Gazete okuyor!»

«Peki, çýk!»

Bizim günlük emir Müdür'e imzaya yetiþmeliydi:

«Çabuk yaz!» dedi. «Koridorlarda ve bahçede...» durdu.

«Hayýr!bahçe kalsýn!»

Tam bu sýradaHababam Sýnýfý'nda kýyamet kopmuþtu. Ayak sesleri, koþuþmalar


baþlamýþtý. Baþýný tavana kaldýrarak «Eþekler!» diye söylendi. Kalktý kapýnýn
arkasýndaki harita sopasýný alarak tavana üç kýsa, üç uzuntaklattý . Bu; «Çok önemli
iþlerim var, karýþmam ha!» demekti.

Gürültü yavaþladý, sonra kesildi. Ben içimden «Ýnek Þaban'a kolonya oyunu
baþlýyor!» dedim. Hazýrlýðý sabahtan yapýlmýþtý. Oyunu kaçýrýrsam çok yazýk
olacaktý.

Kel Mahmut, Müdür'e yetiþmek için hýzlanmýþ,habire söylüyordu. Ben de kolonya


oyununu kaçýrmamak için harf yanlýþlarýna aldýrýþ etmeden yazýp gidiyordum.
Hýzlandýkça tuþlara yavaþ vurduðumu gören Kel Mahmut:

«Vur, hýzlý vur, çýkmazsa karýþmam!» diyordu. Dokuzuncu maddeyi de yazýnca.

«Nokta!» dedi,« Altýna... Müdür, de býrak!»

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

0, tekrar zile bastý, gelen hademeye:

«Müdür Bey...» diye baþlayýnca, hademe anladý:

«Çýkýyor efendim!» diye cevabý yapýþtýrdý. Kel Mahmut pür telaþ odadan fýrladý.
Kapýda yakalamýþ olacaktý ki:

«Bir dakika!» diye seslendi... Ayný hýzla dönerek yazý makinesinin silindirini çevirdi,
çýkardýðýkaðýtlarýn aralarýndan kopya kaðýtlarýný hýzla çekti. Birden okul dýþý bir
küfür salladý:

«Vay anasýný!» dedi.« Ters! Biri deðil dokuzu da ters!»

Yazý, bütünkaðýtlarýn arkasýna çýkmýþtý. Kaþlarýný devirmiþ bana bakýyor, ne


yapacaðýný düþünüyordu. Birden kararýný verdi:

«Defol!» dedi. «Gözüm görmesin!»

Ben gözüne görünmemeye çoktan razýydým.

Odadan çýkarken, Müdür içeri giriyordu.

KOLONYA OYUNU

Sýnýfa döndüðüm zaman Palamut, biraz da kýskançlýkla:

«Bitti mi iþiniz?» dedi. «Bitti!» dedim.

Palamut,Domdom Ali'ye dönerek «Baþla!» iþaretini verdi.

DomdomÝnek Þaban'ýn sýrasýnýn önünden seslendi:

«Ulan Refüze biraz kolonya ver, baþým çatlýyor!»

Refüze kýþkýrtýrcasýna tersledi:

«Yok!»

«Var!»

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

«Yok!»

«Daha dün doldurttun!»

«Evetdün doldurttum! Vermiyorum, mal benim deðil mi?».

Tulum Hayri de verilen iþaretle kalktý, Refüze'yi kýskývrak kucakladý.Domdom Ali,


Refüze'nin çekmecesinden sabahleyin kendi eliyle musluktan doldurduðu þiþeyi aldý.
Sýnýfýn bir ucundan, açýlan avuçlara tekerteker dökmeye baþladý:

«Sebil!»

Herkes sözde burnuna çekiyor, yüzüne gözüne sürerek Ýnek Þaban'ý alýþtýrmaya
çalýþýyordu. Domdom, Ýnek Þaban'ýn sýrasýna gelince, þiþeyi ustaca deðiþtirdi.
Sulandýrýlmýþ kýrmýzý mürekkebi, Þaban'ýn açýlan avuçlarýna boþalttý. O da
kendinden öncekiler gibi Refüze'nin dalýna basmak için burnuna çekti, yüzüne gözüne
sürmeye baþladý:

«Dök!» dedi. «Biraz daha dök!»

DomdomAli, hem þiþede ne varsa boþaltýyor, hem de:

«Yeter!» diyordu. «Arkadaþlara kalmayacak!»

Sonra þiþeyi deðiþtirerek iþini sürdürdü.

Bütün sýnýf Þaban'ý kuþkulandýrmamak için önce kendilerini tutmuþ, þimdi


katýlakatýla gülüyorlardý.

Þaban'ýn yüzü kýpkýzýl çýkmýþtý. Masmavi gözleri bu kýzýllýk içinde fýldýrfýldýr


dönüyor,birþeyler sezinlemeye çalýþýyordu.

Etrafý incelemekten avuçlarýna bakmayý bile düþünemiyordu. Onu iþkillendirmemek


için Refüze, Tulum'un kollarýndan kurtulmaya çalýþýyor:

«Yeter artýk, iki týraþlýk bana da ayýr!» diye yalvarýyordu.

Tam bu sýrada sýnýfýn kapýsý açýldý. Kel Mahmut hýþýmla daldý Ýçeri. Ýlk önce
sýralarýn üstünde boðuþan Refüze'yle, Tulum'u gördü:

«Gelin benimle!» dedi.

Sýralara bir göz gezdirince Ýnek Þaban'ýn kýpkýzýl suratýna takýldý bakýþlarý.
Gülmek mi, çýkýþmak mý, ne yapmasý gerektiðini kestiremeden:

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

«Þaban!» dedi, «Bu ne hal?»

Ýnek Þaban, adýna yakýþan bir saflýkla melmel bakýyor, tanýklýk için bir þey
sorulduðunu sanarak:

«Ko...kolonya ...» diye tekrarlýyordu.

«Nasýl kolonya bu?»

«Kolonya... Ekrem'in kolonyasý! Ali döktü...»

Sýnýfta üç tane Ali vardý:

«Hangi Ali?»

«Domdom!»

DomdomAli'ye dönerek:

«Getir þu þiþeyi!» dedi.

Ali musluktan doldurduðu þiþeyi verdi. Kel, çattý kaþlarýný:

«Aç avuçlarýný!»

Ali açtý. Kel Mahmut þiþeyi boþaltýyor. Fakat Þaban'ýn yüzündeki kýzýllýðý
bulamýyordu. Þaban'a döndü:

«Bu kolonyadan mý?»

«Evet!» dedi, «Bu kolonyadan!»

Kel Mahmut bu kez de Þaban'ýn aptallýðýna içerledi:

«BuHababam Sýnýfý, bir insana bir isim taktý mý, yerinde bir isimdir o... Bana Kel
Mahmut dedikleri gibi... Git, yüzünü yýka!»

Etüt zili çalýyordu. Kel Mahmut gözleriyle beni arayarak:

«Gel!» dedi. «Þu Müdür emrini yeniden yazalým!»

KEL MAHMUT'A SÖYLERIM!

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

Ýkinci ders kimyaydý, hoca gelmedi. Boþ derslerde bahçe yasaktý. Dersin ortalarýna
doðru, tekerteker sigara içinhelaya sýzdýk. D þubesinin hocasý da gelmemiþ olacak ki bir
iki tiryaki de onlardan inmiþti. Baþladýk kaynatmaya.Cebirci'nin karýsýndan
baþlayýpMarienDietrich'in bacaklarýna kadar sözü uzatmýþtýk. Bir ara Ýnek Þaban'ýn
sigaradan gayri bir nedenle diptekihelaya girdiðini görünce iþ deðiþti.
Hademelerinhelalarý yýkadýðý lastik boruyu uzattýk helanýn üstünden...

Ýnek Þaban:

«Yapmayýn, etmeyin!» dedikçe açtýk musluðu. Tam su yürümüþ, Þaban ýslanmaya


baþlamýþtý ki erketedeki Düdük Ýsmet sinyali verdi:

«Kel Mahmut geliyor!»

Çocuklar merdivenlere hürya edince Kel Mahmut'la çocuklarýn birçoðufaça façaya


gelmiþti. Ben, boþhelalardan birine daldým, kapýyý da içerden sürgüledim.

Dýþarýda kimse kalmamýþtý. Az sonrahelalarýn dýþ kapýsý açýldý. Bir ayak sesi
içeriye girdi. Kel Mahmut'tan baþkasý olamazdý bu. Yerdeki izmaritleri görmüþ olacak
ki homurdandý. Sonra ayak sesleri geldi, geldi, yanýmdakihelanýn önünde, hayýr
önündedeðýl , Ýnek Þaban'ýn helasýnda durdu. Kapýya dayanmýþtý. Ýnek, içerden
«Adam var!» anlamýna bir iki kez öksürdü. Kel Mahmut durumdan kuþkulanmýþtý.
«Kütküt !» kapýya vurarak «Çýk!» diye seslendi.

Ýnek bu seslerin sahibini anlayacaklardan deðildi. Yumruklamalar artýnca; «Ben


varým be, boþ deðil!» diye baðýrdý.

«Kim olursan ol, çýk dýþarý!»

Ýnek, içerde sigara da içiyor, dumaný buramburam yükseliyordu,helanýn üstünden.


Bu dumaný, Kel Mahmut da görmüþ, deli olmuþtu:

«Çýk diyorum sana!»

«Ýþine git arkadaþ! Ýþin yok mu senin?»

«Sigara içiyorsun deðil mi?»

«Yok baþka!»

«Çýk dýþarý, saklama paketi!»

«Ne paketi be, Palamut'tan aldým bir tane!»

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

Kel Mahmut kapýyý tekmelemeye baþladý. Ama Ýnek Þaban'ýn da tepesi atmýþtý.

«Kenefte de rahatlýk yok sizden. Söylerim namussuzum Kel Mahmut'a!»

Deliye dönmüþtü Kel Mahmut:

«Çýk da göstereyim sana Kel Mahmut'u!»

«Rahat býrak beni yahu! Hastayým vallaha...»

«Çýk diyorum sana!»

«Yeni girdim, boþ hela mý yok be!..»

«Kimsin sen?»

«Sana ne?»

Kel Mahmut iþin kurnazlýðýna kaçmaktan baþka çare bulamadý. Biraz da gürültülü
bir yürüyüþle çýktý dýþarýya. Mutlaka köþede bekliyordu bizi...

Bir dakika... Beþ dakika... Nihayet Ýnek Þaban çýktý... Muslukta elini yýkadý. Tam
kapýdan çýkarken Kel Mahmut enseledi:

«Sen miydin oheladaki !» dedi.

«Ben... Bendim efendim.»

«Söyle bakalým, Kel Mahmut'a ne diyecektin?»

Ýnek Þaban, dilini yutmuþtu sanki.

«Söyle, kimiþikayet edecektin?»

Gene ses yok.

«Ver sigaralarý.»

Ýnek Þaban daha sabahleyin gündüzcülere getirttiði paketi teslim etmiþti.

«Bak þuna... Haline bakmadan Yenice içiyor! Yürü Muavin odasýna...»

Þimdi sýra bendeydi. Cebimdeki sigarayý, kibritihelanýn deliðine kaydýrdýktan sonra


çýktým dýþarý. Kimsecikler yoktu. Kel Mahmut odasýna çoktan çýkmýþtý. Ýsterse
çýkmasýn... Ne olduysa benim içinden ilk sigarayý içtiðim Gelincik kutusuna olmuþtu.

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

ON ÝKÝ EÞEK

Son ders tarihti. Tulum Hayri'yleDomdom Ali beþ gazozuna bahse tutuþmuþlardý.
Eðer derste söz arasýnda Kel Mahmut, on iki «eþek» derse Tulum Hayri kazanacak,
demezseDomdom Ali içecekti gazozlarý. Ama oyun öylesine düzenlenmiþti ki dese de
demese de yine kabak Ýnek Þaban'ýn baþýna patlayacaktý.

Kel Mahmut'un derse 8 dakika geç gelmesi Tulum'un zararýnaydý. Ama yoklama
olasýlýðýný düþünenler, memnundu bu gecikmeden.

Tulum, Kel Mahmut'u bir an önceHababam Sýnýfý'na sokmak için kalktý, tepinetepine
bir uçtan bir uca koþtu. Bu açýktan açýða Kel Mahmut'a hakaretti, hem de kendi dersinin
olduðu saatte...

Bu tepinmeyi bir küfür sayan Kel Mahmut Müdür adýna imzaladýðý veli
mektuplarýný masanýn üstünde býrakarak kalktý, merdivenleri hýzla çýkarak
daldýHababam Sýnýfý'na:

«Kim bu eþek?» dedi.

Bütün sýnýf Tulum Hayri hanesine bir çizgi çekmiþti. Hayri, Kel Mahmut'u biraz daha
kýzdýrmak, bir iki eþek daha kazanmak için, kalkmýyordu ayaða. Kel Mahmut, Palamut
Recep'e dönerek:

«Söyle!» dedi, «Kim bu eþek?»

Tulum, memnun, ikinci çizgiyi de çekti. Palamut Recep:

«Kimse kalkmadý yerinden!» dedi.

Cesurca bir yalanlamaydý bu.Domdom Ali istemeyeistemeye Tulum'un hanesine ikinci


çizgiyi de çekti. Kel Mahmut alev saçýyordu:

«Kim bu eþek, kalksýn ayaða!»

Tulum bir çizgi daha çekti.

Palamut iþi siyasete dökmek zorundaydý:

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

«Efendim!» dedi.« Hayri haritayý asmak için kalkmýþtý da... Belki biraz hýzlý...»

«Harita koþarak mý asýlýr?»

Sonra Tulum'a döndü:

«Eþek herif! Kalksana ayaða! Senden baþka Hayri mi var sýnýfta?»

Tulum sýrýtarak bir çizgi daha çektikten sonra, dikildi.

«Bak eþeðe hala sýrýtýyor!»

Arka sýralardan Refüze mýrýldandý:

«Etti beþ! Tulum içtin gazozu!»

Kel Mahmut, ardýna kadar açýk kapýyý kapattýktan sonra geldi, kürsüye oturdu.
Hýrsla not defterini çýkardý:

Tulum, yavaþtan:

«Tamam!» dedi,« Ders vermeyecek. Ýçtik gazozlarý!»

«Anlat bakalým, Viyana muhasarasýný?»

Tulum bir puan kazanmak umuduyla:

«Birinciyi mi, ikinciyi mi?» diye sordu.

«Býrak eþekliði! Ýkinciyi verdik mi sanki?..Geçen ders Sokullu devrini anlatmadýk


mý?»

Tulum:

«Etti altý!» dedi, dudaklarýnýn arasýndan. Sonra bir puan daha kazanmak için:

«Hayýr!» dedi. «Kanunî'den bahsettiniz!»

«Bak eþeðe! Ne fark var arasýnda. Anlat hadi!»

«Neyi?» - «Birinci Viyana muhasarasýný!»

«Merzifonlu Kara Mustafa Paþa...»

«Merzifonlu senin babandýr, eþek herif! Ne iþi varMerzifonlu'nun Kanunî


devrinde?..»

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

Tulum «Çiz!» diye Refüze'ye iþaret etti. Bahsi kazanmaya dört «eþek» kalmýþtý.
Nasýl olsa kazanýrdý bu dört eþeði:

«Kanunî Sultan Süleyman asker topladý, dayandý Viyana kapýlarýna...» diye


anlatmaya baþladý. Kel Mahmut:

«E sonra... Kapýnýn zilini çaldý ama kapýcýya duyuramadý!»

Sonra sertleþerek:

«Çalýþmamýþsýn eþek herif, bir kere bile açmamýþsýn kitabý!»

Tulum dokuzuncu eþeði de kazanmýþtý. Aferin almýþ gibisýntýyordu . Ne


yapýpyapýp üç puan daha kazanmalýydý:

«Çalýþamadým!»

«Sebep?»

Kýzdýracak bir ders adý atmalýydý:

«Askerliðe çalýþtým. Sonra Edebiyat hocasý...»

«Bak eþeðe! Sonra jimnastiðe de çalýþtýn deðil mi? Eþekler gibi tepindin üstümde!»

Bir tane kalmýþtý. Kel Mahmut kalemini çýkarýp bir sýfýr konduracaktý ki, Tulum:

«Af edin! Gelecek derse kaldýrýn beni. Çalýþmazsam o zaman...»

Kalemi tekrar cebine koydu:

«Defol, eþek herif!»

«Teþekkür ederim efendim!»

Yerine otururken:

«Tamam!» dedi. «Tam on iki!»

Bu teþekkür, kuþkusuz, sýfýrý baðýþladýðýndan çok, on iki eþek içindi

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

ÝNEÐE GAZOZ

Zil çalar çalmaz kantinden beþ gazoz getirilmiþ, kürsünün üstüne dizilmiþti.

Tulum Hayri sordu sýnýfa:

«Domdomda dahil mi çekilecek kuraya?»

«Dahil!Domdom'un baþý kel mi?»

Kýrk iki tane boþun arasýna dört tane «gazoz» yazýldý. Üçü, boþlarýn içine
karýþtýrýldý. Biri de Palamut Recep'ezula edildi.

Tulum, sözde sýnýfýn oyuna baþvuruyormuþ gibi sordu:

«Gazozun biri benim!» dedi,« Dördü için kura çekeceðiz! Kim çekecek?»

Bütün sýnýf:

«Palamut!» diye baðýrdý.

Palamut herkesin önüne,kasketýn içindekikaðýtlardan birer tane koydu. Avucuna


sakladýðýný da Ýnek Þaban'ýn önüne býrakýverdi.

Kaðýtlartekerteker açýlýyordu. Düdük Ýsmet:

«Gazoz!» diye sevinçle baðýrdý. Ýstanbul'u çekmiþ bir yedek subay kadar sevinçliydi.
Arka sýralardan biri daha patladý:

«Gazoz!»

Bu, YýkýlmazHadi'nin sesiydi.

Ýnek Þaban,kaðýdýn kývrýmýný açarken herkesin gözünün kendisinde olduðunun


farkýnda deðildi. Yazýyý görünce sevinçle okudu:

«Gazoz!»

«Yaþa!» diye sevincine ortak olduk.

Refüze:

«Ne þans be!» dedi.

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

«Ýnek þansý!»

Son gazoz da KalemÞakir'e çýkmýþtý:

«Haydi!» dedi, «Domdom'unþerefine içelim!»

Þiþeleri açtýlar, beþ þiþeyi birbirine vuruþturarak diktiler.

Ýnek Þaban bir yudum alýnca þiþeyi indirdi. Yüzü bumburuþuktu. Lýkýrlýkýr içen
dört arkadaþýný görünce yeniden dayadý aðzýna þiþeyi. Gözünü bile kýrpmadan sonuna
kadar içti.

Palamut:

«Oh!» dedi.« Þifa niyetine! Yarasýn!»

Ýneðin içinde bir eziklik, bir bulantý baþlamýþ olacaktý. Aðzýna bir þeyler geliyor,
kusacakmýþ gibi oluyordu.

Tarih dersinden beri kendini tutanDomdom :

«Þimdi görürsün!» dedi, «Domdom'ungazozunu içmeyi!»

Ýnek Þaban:

«Parasý senden çýksýn da ben ne olsa içerim!» diye dalýna basmak istedi.

Domdomekledi:

«Hatta müshil bile olsa...»

Ýþ açýklanmýþtýama, anlayan kimdi?

BütünHababam Sýnýfý tepinetepine gülüyordu.

Bu gidiþle Kel Mahmut çýkacaktý yukarý. Etüde yeni girmiþtik daha...

Herkes önüne bir kitap açmýþ Kel Mahmut'a karþý savunmaya geçmiþti.

Etüdün sonlarýna doðru Ýnek Þaban kývranmaya baþladý. Nerdeyse fýrlayacaktý


dýþarý...

Yeni bir teþkilat daha isterdi. Tekerteker on kiþininhelalarý içerden sürgülemesi, Ýnek
Þaban'ýn açýkta býrakýlmasý gerekirdi. Önce Refüze indi, sonra Düdük, Yýkýlmaz,
KalemÞakir sýzdýlar... Tam merdivenlerden iniyordum ki köþeye saklanan Kel
Mahmut'la burun buruna geldim:

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

«Sen de mi!» dedi. «Gir odaya!»

Bütün arkadaþlar içerideydi. Ben girince düdük:

«Ýnek nasýl, hayatta mý?» diye sordu:

«Çok fena!» dedim, «Eli kulaðýnda, kývranýp duruyor!»

Kapý açýldý. Önce Tulum, peþinden Þaban girdi. Ket Mahmut


daarkalarýndan...Tulum'a :

«Bütün sýnýf inecek mihelaya ?» diye sordu Kel Mahmut.

«Hayýrefendim, hepsi bu kadar. Þaban son!»

«Ne biliyorsun son olduðunu?»

«Son efendim!»

«Neden son?»

Þaban'a bakýyor, bir þey söylemiyordu.

Kel Mahmut bir þeyler sezer gibi oldu:

«Gene ne yaptýnýz bu adama?»

«Hiç!»

«Söyle Þaban ne yaptýlar?»

Kývranýyor, bir þey söylemiyordu.

«Hiç efendim, Gazoz!»

«Ne gazozu?»

«Tulum kazandý da...Ayyy !»

«Ne oluyor? Nerden kazandý?»

«Eþekten... Yani siz...»

«Ne? Ben mi?»

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

«Evet! Siz on iki defa eþek dediniz... Tulum Hayri...Ayyy !»

«Pekisana ne oluyor?»

«Ben de içtim...»

«AllahAllah zehirli miydi bu gazoz?»

Tulum Hayri iþi ört bas etmek için:

«Ali kantinden aldý!» dedi.

«Kantinden mi?»

«Evet.»

«Ýyidir öyle ise...»

Kantin demek, Kel Mahmut demekti.

«Çok mükemmeldi efendim.»

Þaban gazozu nezaketle yalanlýyordu:

«Ayyyy!»

Olduðu yere yýðýlýverdi.

Kaldýrmak için birer koluna yapýþtýk. O, biz yapýþmadan da kalkabilirdi ama


terbiyesi müsaade etmezdi buna.

Beklenen þey olmuþtu sonunda... Suç, onda deðilhelanýn yolunu kesen Kel
Mahmut'taydý.

TÜYEK

KalemÞakir , daha yatakhanedeyken günün en önemli adamý durumuna


geçmiþti.Hababam Sýnýfý'ný temsil edecekti çünkü! Refüze'nin beyazlarýný giydi.
Düdük'ün kravatýný taktý, Tulum'un yeni aldýðý lacivert-beyaz pabuçlarýný geçirdi
ayaðýna.

Kýz Lisesi'ne «Hatýra Defteri» gidecekti. Yaldýzlý deftere, bütün sýnýf, Ýnek Þaban

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

dadahil , «duygu ve düþünce»leriniözene bezene yazmýþlar, «Ýstikbal, ebedi, mesut bir


yuva, saadet» kelimelerini bolbol kullanmýþlardý. Kýz lisesinin gündüzcülerinden Erkek
Sevim, KalemÞakir'i durakta bekleyecekti. Bu arada özel þekilde üç mektupla, iki þiir de
verilecek, belki bir iki mektup da karþýlýðýnda alýnacaktý.

Hepsi iyiydi, hoþtu ama nerden çýkýp gidecekti? Arka bahçede demir parmaklýklarda
manivela bahsinden yararlanýp, saðlam bir küsküyle açýlan «Tüyek», (Bu deyim sýnýfýn
aþk dilekçecisi Refüze'nindir.) Kel Mahmut tarafýndan görülmüþ vekontrola bile
baþlanmýþtý. Ne olursa olsun, tehlikeyi göze almadan bu defter yerine ulaþtýrýlamazdý.
Eðer vaktinde Erkek Sevim'e verilemezseHababam Sýnýfý'nýn þerefi iki paralýk olurdu.

Kahvaltýdan sonra KalemÞakir arka bahçeden uðurlandý. Refüze, yüze duramamýþ,


beyazlarýný vermiþtiama, aklý da, elbisesinde kalmýþtý. Arkasýndan:

«Temiz tut, sonra karýþmam ha!» demekten de kendini alamamýþtý.

Birinci ders olaysýz geçti. Ön sýraya sürtünmeyi huy edinen Vakvak Rýza'ya ufak bir
oyun yapýldý.Domdom Ali, sýranýn dýþ tarafýný boydan boya tebeþirlemiþti. Dersin
ortasýna doðru siyah ceketi bembeyaz tebeþir içinde kalmýþtý Vakvak Rýza'nýn.

Ýkinci ders Kel Mahmut'undu. KalemÞakir'in mutlaka dönmesi gerekirdi. Bir bakýþta
anlardý kaçtýðýný.

Teneffüsün sonuna doðru arka bahçedeki parmaklýktan KalemÞakir kolayca kaydý


içeri. 48 paket sigara, iki mektup ve bir de kuvvet þurubu þiþesiyle gelmiþti. Mektuplarý
etütte okumak üzere Palamut aldý, önce sýnýfta okunacak, sonra sahiplerine verilecekti.

Çakýlmasýn diye ceketi Refüze'ye verdi. Boyunbaðýný da söküp çekmecesine týktý.


Kendi ceketini, Refüze'den alýp giymiþti ki Kel Mahmut girdi derse.

Sýralarýn arasýnda dolaþmadan kürsüye geçmezdi. Bir ikivoltadan sonra Refüze'nin


karþýsýnda dikildi:

Gözlerinin içine bakarak:

«Bu ne þýklýk böyle!..» dedi. Refüze'nin cevabýný beklemeden ekledi:

«Hava da bugün fena deðil! Ýzin mi isteyeceksin yoksa?»

Refüze hiç bozmadý:

«Evetefendim!» dedi «Son dersten sonra rica edecektim. Bir saat için.»

«Kýz lisesinin daðýldýðý saatlerde, deðil mi?»

«Daha sonra da olabilir!»

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

Ceketini incelemeye baþladý:

«Pekiama...» dedi.«Sen sabahleyin bir sefer yapmýþsýn!»

«Ben mi efendim? Yanlýþýnýz var!»

«Birinci ders sýnýfta mýydýn, doðru söyle?»

«Sýnýftaydým efendim.»

«Sakýn arka bahçeden falan...»

«Yok efendim.»

Kel Mahmut Palamut Recep'e dönerek:

«Derste miydi bu?» dedi.

Palamut, zokayý yutmamak için:

«Yoklamakaðýdýna bakýn!» diye cevap verdi.

«Caným yoklamakaðýdýný da dolduran sen deðil misin?»

«Benimama, imzalayan da Coðrafyacý!»

«Tam buldun adamýný!» der gibi güldü.

«Yemin eder misin onun sýnýfta olduðuna?»

«Namussuzum sýnýftaydý!»

Bu yemine inanmýþtý ya, inanmadýðý bir þey vardý. Gitti, gözünün içine bakabaka
sordu:

«Ceketi de sýnýfta mýydý?»

Palamut'un yelkenleri suya inmiþti. Þaþkýnþaþkýn Kel Mahmut'a bakýyordu:

«Ceketi mi efendim, onu bilmiyorum...»

«Tabi yoklamakaðýdýna ceketler yazýlmýyor, haklýsýn!»

Refüze'nin sýrasýna geldi, dayandý yeniden:

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

«Ceketin firar ettiðinden þüphem yok. Kim vardý bu ceketin içinde?»

Biz KalemÞakir'den yana bakmýyorduk.

«Söyle!» dedi, «Ceketin içinde kim vardý?»

«Ben yoktum efendim!»

«Sen yoktun ha! Ceket ayaklanýp gitmiþtir öyleyse!»

Ayaklanmak lafý aklýnabirþeyler getirmiþti:

«Kalk bakalým ayaða!» dedi.

Refüze sýrasýnda dikildi. Ceketin yanlarý siyaha yakýnkoyukahverengi bir boya,


hayýr, bir yað içindeydi. Hele etekleri berbat mý berbattý. Kel Mahmut tepeden týrnaða
þöyle bir inceledikten sonra:

«Ceketin pantolonu nerede? Giymedin mi?»dedi.

«Hayýrefendim .giymedim !»

«Neden?»

«Lacivert pantolon... Beyaz ceket... Bu sene moda...»

Onun modadan anladýðý yoktu, sýralarýn altýnda bir þeyler arýyordu. KalemÞakir'in
önünde durdu:

«Kalk!» diye sert bir emir verdi.Þakir'i , dipten baþlayýp doruða kadar inceledikten
sonra:

«Beyaz pantolon, meþin gibi kirli ceket... Bu da mý moda?»

Henüz bir tehlike olmadýðý için KalemÞakir de bizimle birlikte rahatrahat


gülüyordu.Þakir'e :

«Çýkar!» dedi «Ceketi!»

Þakirçýkardý.

«Çýk sýradan!»

Çýktý. Fazla incelemeye hiç gerek yoktu. Ceketteki ayný lekeler, boyalar, pantolonda
da vardý. Refüze'nin sýrtýndaki ceketi kendi eliyle çýkartarak, yine kendi eliyle
KalemÞakir'e giydirdi:

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

«Tamam!» dedi.« Þimdi oldu iþte! Üstü beyaz pabuçlar, ipek gömlek... Bir boyunbaðý
eksik... O da kim bilir nerede?»

Gitti, çekmecesini açtý. Beyaz çizgili lacivert boyunbaðýný çýkardý.Þakir'in


boynundan sarkýtarak:

«Uydu!» dedi.

«Bu iþin içinde mutlaka bir kýz dalgasý var! Söyle sabahsabah nereye gittin?»

Ýþ, KalemÞakir'in tamzekasýný göstermesi gereken bir aþamaya girmiþti. Bir parça
gevþeklik, «okuldan uzaklaþtýrma»ya patlayabilirdi:

«Efendim!» dedi.« Ne yalan söyleyeyim. Sizin dersinizden sonra kaçacaktým!»

Bu, kabadayýca bir açýklamaydý. Gel gelelim Kel Mahmut hiç kül yutacaða
benzemiyordu!

«Ya Kaçacaktýn demek. Bu katranlý elbiselerle mi?»

«Doðru lekeciye gidecektim! Sonra da...»

«Pes...doðrusu ...» dedi, «Þu zekaný tarih dersinde gösterseydin, bu sene bütünlemesiz
atlatýrdýn sýnýfý...»

Sonra bütün sýnýfýgöz altýna almak için kürsüye çýktý. Baþýna geçecek defne
çelengini bekleyen bir olimpiyat þampiyonu heyecanýyla:

«Sen!» dedi.« Kahvaltýdan sonra çýktýn, tarih dersinde geldin! Baþka türlü olamaz!»

KalemÞakir son bir çýkýþ daha yapmak istedi:

«Lekeler çok eskiden... Bugün olmuþ deðil ki...»

«Olamaz! Daha, bu sabah sürdüm parmaklýklara katraný... Siz yemekhanedeyken!»

Kalemþakir put kesilmiþti. Kel Mahmut tuzaða düþürmüþtü bizi.

Baþýný Palamut'un köþesine çevirdi:« Ýkiniz de bu Cumartesi disiplin kuruluna


gideceksiniz. Görürsünüz yoklamada adam saklamasýný!»

Sonra tümHababam Sýnýfý'na:

«Kendinize daha akýllý bir mümessil seçin! Dersimiz...

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

ISLANAN ÇARÞAFLAR

Kapýda matematikçiyi bekleyen Palamut:

"Çocuklar, herkes yerine!" dedi. "Müdür geliyor!"

HababamSýnýfý'nda bir telaþtýr baþladý. Müdür öyle kolaykolay sýnýflara girmezdi.


Palamut, iþin önemini belirtmek için:

"Dikkat, yanýnda müfettiþ var!" dedi.

44 çift göz kapýya dikildi. Çocuklar Müdür'ün kýpkýzýl suratýný, dolgun göbeðini
görür görmez mum direk oldular, arkasýnda yüzü gözü sivilceli, yirmi, yirmi iki
yaþlarýnda görünen genç bir Müfettiþ...Hayýr müfettiþ deðil... Öðretmen... 0 da deðil...

Müdür, bir tören açar gibi üç öksürükten sonra baþladý:

"Çocuklar!" dedi, "Bu gün sizin için..."

Kesti. Böyle baþlamamalýydý, tuh Allah kahretsin! Al baþtan etmeye de gelmezdi.


Tefe alýrdý buHababam Sýnýfý. Çaresiz, getirmeliydi gerisini...

«.......Çok mutlu bir gün.Çok seveceðiniz yeni bir arkadaþ getirdim. Sýnýfýnýzýn
mevcut bakýmýndan her sýnýftan daha düþük oluþu, size böyle bir arkadaþ
kazandýrdýðý için memnun olmalýsýnýz. TuranÖzügenç , çok asil bir ailenin çocuðudur.
Babasý fakülteden arkadaþým olduðu gibi, bugün ticaret...ziraat , hatta siyaset
alanýnda...sivrilmiþ ."

Durdu... Gerisini Refüze, YýkýlmazHadi'nin kulaðýna fýsýldadý:

"...bir kazýktýr." Yýkýlmaz Hadi kalem'i eline aldý, matematik defterine þunlarý
yazdý:

"Turan'ý tanýdým... Adana'dan.Sýdikli Turan! Yataða kaçýrýr!"

Refüze:

"Kýk!" diye güldü. Müdür heyecanlýydý, farkýna varmadý. Cümlesinin sonunu


düþünüyordu:

"...bir þahsiyettir. Kaybettiði seneleri inþallah aranýzda tamamlayacak..."

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

Sýfýrcý Hamdi kapýda dikiliyor, neticeyi bekliyordu. Müdür kýsa kesti.Sidikli Turan'ý
(HababamSýnýfý bu adý çoktan sicile geçirmiþti.) Palamut Recep'e emanet ederek çýktý.

SidikliTurancýzýdaklý pabuçlarýyla ölçülü adýmlar atarak geldi, Palamut'un yanýna


oturdu. Bütün ders boyunca, çantasýnda nesi varsa çekmeceye yerleþtirdi.
BütünHababam Sýnýfý'nýn gözü bir bavul kadar þiþkin çantadan çýkanlardaydý. Tulum
Hayri, tekerteker bunlarý açýklýyor, baþlarýn o yana dönmesini önlemeye çalýþýyordu:

"Bir krem kutusu!"

"Bir fýrça!"

"Ýki þiþe... Biri kolonya...Biri kuvvet þurubu."

"Ýki paket Yenice!"

"Bir þiþe daha..."

"Bir roman...Mahmure'nin Gebeliði..."

"Bir roman daha... Karým ve Metresim... Server Bedi..."

"Bir kutu... Üçlük... Þey kutusu..."

Bütün sýnýfta sinsi bir gülüþmedir baþlamýþtý. Ders güme gidiyordu.

Tulum Hayri sayýmý sürdürüyordu:

"Bir kartvizit kutusu..."

"Bir paket astarlý lüks zarf."

"Kilitli hatýra defteri."

SidikliTuran çantasýnýn dibini inceledikten sonra kilitledi.

Dersten sonra çevresini almýþlar, onu konuþturmak için boyuna dürtüklüyorlardý.


Anlattýklarý, çok ilginç þeyler olduðu halde, nedense bütün sýnýfý kýzdýrmýþtý. Daha
ilk günden düþman oluvermiþtik. Oysa hiçbirimize bir kötülüðü yoktu. Bütün
kolonyasýný tüketmiþ, bütün sigaralarýný içip bitirmiþtik. Yalnýz bu ikramlarýn içten
gelmediðini anlýyorduk. Bu bonkörlükte bir rüþvet çeþnisi de yok deðildi. Ýlerdeki
açýklarý için þimdiden bir önlemdi, bu rüþvetler. Bunlarýn hiçbiri yatakhane de
tertiplenen oyundan kurtaramamýþtýSidikli'yi .

Yatakhanede el ayak çekilip herkes uyuduktan sonra Tulum Hayri yavaþça kalktý.
Revirden aldýðý içi ýlýk su dolu çaydanlýklaSidikli Turan'ýn karyolasýnýn baþýna

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

dikildi. Turan derin bir uykudaydý. Yol yorgunluðu da binmiþti dalýna. Tulum yavaþça
yorganý araladý. Ýpek pijamalarý beyaz örtülerin arasýndan göründü. Püsküllü kuþaðý
çözülmüþ, sarkýyordu.

Tulum Hayri azarazar ýlýk suyu çarþafa dökmeye baþladý. Biz, yataklarýmýzda
kýpýrdamýyorduk. Turan vücudunun orta kýsýmlarýnda bir sýcaklýk duyunca biraz
kýmýldadý. Tulum hemen çöküvermiþti oracýða. Biz:

"Yeter!" diye iþaret ettik. O çaydanlýðý gösteriyordu. Hepsini boþaltacaktý. Turan,


dökülen suyun ýlýklýðýný kendine mal ettiði için yeniden uykuya dalmýþtý.

Tulum bütün çaydanlýðý yedireyedire boþalttýktan sonra geldi, yataðýna girdi. Gözüne
uyku girmiyordu. Kulaðýmýz, Turan'ýn nefesinde sabahý ettik. Bütün gece saðýndan
soluna bile dönmemiþti. Ölüleri bile uyandýran yatakhane zili, ona výz gelmiþti.

Biz kalkmýþ giyinmiþtik. Elimizi yüzümüzü yýkamaya bile gidemiyorduk.

KalemÞakir yataðýný sarsmasa uyanacaðý da yoktu. Hafiften gözlerini aralamýþ,


nerede olduðunu hesaplýyordu.Þakir :

"Kalk!" dedi, "Zil çaldý!"

Bir yatýlý okul yatakhanesinde olduðunu hatýrlayýnca keyfi kaçmýþtý. Önce sað elini
çýkarýp uzun saçlarýný parmaklarýyla taradý. Kalem:

"Kalk!" dedi. "Giyin! Nerdeyse Kel Mahmut damlayacak!"

Bir doðrulacak oldu. Yorganý hafiften araladý. Çok iyi tanýdýðý o biçimsiz sýcaklýðý
alt tarafýnda duyar duymaz, yeniden örttü üstüne. Suratý karmakarýþýk olmuþtu. Demek
yorgunluktan gece uyanamamýþ, bu felaket gelmiþti baþýna ha!..Bir düþüncedir
almýþtý. Nasýl çýkacaktý bu iþin içinden?

KalemÞakir dikilmiþ, onu yataktan çýkarmaya çalýþýyordu:

"Kalk arkadaþ, kahvaltýya iniyoruz!"

Verecek bir cevap bulamýyor, sýkýsýký örtünüyordu.

"Kel Mahmut gelirse ihtarý yapýþtýrýr! Bakmaz gözünün yaþýna!"

DomdomAli ceketini giyerken:

"Sadece çarþafýn yaþýna bakar!" dedi. KalemÞakir uydurma bir hayretle:

"Ne olmuþ çarþaflara!" dedi.

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

Ýþ açýða vurulmuþtu. Bütün yatakhane duymuþ, Turan'ýn dört yanýný


çevirmiþti.Domdom Ali:

"Arkadaþ!" dedi. "Madem böyle bir hastalýðýn vardý, neden kuþak sarmazsýn?"

Turan bitkin bir sesle:

"Ne yaptýksa para etmiyor, gitmediðimiz doktor kalmadý!"

KalemÞakir , yorganýn ucunu aralayarak:

"Göl olmuþ yatak. Ýlk geceden de olur mu bu?" dedi.

Turan, milletin daðýlmasýný bekliyordu. Palamut, merdiven baþýndan seslendi:

"Kel Mahmut geliyor!"

Havlusunu dolabýna atan fýrladý merdivenlere... Kel Mahmut, söylenesöylene koridora


geçti.Hababam Sýnýfý'nýn yatakhanesine girdi. Yataðýnda oturanSidikli Turan'ý
görünce:

"Vay Küçük Bey..." dedi, "Kahvaltýný yataðýna mý getirsinler! Burasýnýbeybanýn


köþkü mü sandýn!"

"Efendim..."

"Efendimimefendimi býrak! Fýrla!"

"Kalkamam efendim!"

"Kalkamazsýn ha! Sebep?"

"Gece þey olmuþ da... Banyo yapmam lazým!"

"Bak soytarýya... Herkes senin gibi gusül abdesti alsa..."

"Öyle deðil efendim! Ben çocukluðumdan beri hep böyleyim..."

"Pek erken baþlamýþsýn!"

"Altý aydýr bir þey yoktu. Buranýn havasý..."

"Ýyi geldi deðil mi'? Yemeklerimiz yaradý desene! Kalk giyin... Býrak þimdi
yýkanmayý..."

"Yalnýz emir verseniz de çarþaflar deðiþse..."

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

"Þahinpaþaoteli mi burasý be? Kurur akþama kadar..."

Turan'ýn henüz misafir olduðunu düþünerek biraz yumuþadý:

"Sonra beni gör!" dedi. "Müdür benim iþime karýþýrsa böyle olur! Seni bir boyayayým
da talebeliðini anla!"

Onbirler'inyatakhanesine doðru yürürken bir vecize yumurtladý:

"Bir talebenin rüyasýna ancak tarihle coðrafya girmeli.GretaGarbo deðil!"

CENTÝLMEN BÝR SPORCU

Arka bahçede ikiþer olduk.Hababam Sýnýfý 20 çift, bir tek, tamkýrkbir mevcuttu. Bu
mevcudaTekkulak da eklenince tam 42 can, jimnastikçi, Badi Ekrem'in düdüðünü
bekliyorduk.

Palamut, sað baþta dikilerek sýnýfý hizalamaya çalýþýyordu. Tulum Hayri'nin göbeði
biraz geri alýnýnca ön sýra ip tutmaca hizaya geliverdi. Þimdi iþ arka sýradaydý.
EðerTekkulak da biraz ileri çýksa ayna gibi olacaktý bu iþ.

Palamut Recep,Necmi'ye seslendi:

"AlTekkulað'ý biraz ileri!"

Badi Ekrem uzaktan bol eþofmanýyla göründü. Biraz daha yaklaþýnca, Palamut
Recep, palavralý bir sesle gürledi:

"HababamSýnýfý, dikkat! Sola bak!"

Badi Ekrem, boyunun kýsalýðýný, saðomuzunun düþüklüðünü, hafiften kamburluðunu


örtmek içincakalý bir futbolcu yürüyüþüyle geldi, sýnýfýn karþýsýna dikildi:

"Merhaba çocuklar!" dedi.Hababam Sýnýfý baþýbozuk bir aðýzla:

"Mer...mer ...ha ...ba ha...ba !" diye karþýlýðýný verdi. Bu perakende cevabýn arasýna,
Badi Ekrem'i deli eden bir ses daha karýþtý:

"Hav...hav ...hav !"

"Gene mi soktunuz bu pis hayvaný!" dedi, "Atýn þunu!"

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

Tulum Hayribirþey söylemiþ olmak için:

"Biz sokmuyoruz, kendisi geliyor!"

"Atýn þunu diyorum!"

Kimse oralý deðildi. Hitler biçimi bir emir gerekirdi:

"Sen... Recep! At þunu!"

Palamut sýradan çýktý, tekmesini boþluða sallayarak "Hoþt!" diye yürüdü


üzerine.Tekkulak on adým geri çekildi. Gözleri, tek kalan eþindeydi, baþladý kuyruðunu
sinirlisinirli sallamaya.

Badi Ekrem emrinin yerine getirildiðine sevinerek:

"Çocuklar!" dedi, "Jimnastik demek, disiplin demektir. Disiplin de ikiye ayrýlýr. Ruh
disiplini, beden disiplini..."

Tulum Hayri:

"O kaça ayrýlýr?" dedi.

"Sus terbiyesiz! Bak þu biçimine, tuluma dönmüþsün, iþkemben sarkmýþ bu yaþta!"


Sonra çuval gibi bol eþofmanýnýn içindeyamrý yumru vücudunu terazilemeye çalýþarak
sýký bir soluk aldý. Kese kâðýdýndan farksýz ciðerleri üç santimetre kadar açýlmýþtý.

"Görüyorsun ya!" dedi, "Ýþte bu vücudu jimnastiðe borçluyum!"

Gerilerden bir ses:

"Bravo!" dedi. "Aþkolsun!"

KalemÞakir :

"Ben de öyleyim efendim! Bu boyumu..."

Bir gülüþmedir baþlamýþtý.

"Badi Ekrem:

"Bugün salona gidiyoruz... Jimnastik salonuna... Saðdan dört say!.."

"Bir...iki ... Üç... Dört!"

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

Beþ manga olmuþtuk. Güdük tek kalmýþtý. Badi Ekrem bir emirle onu da öne geçirdi.

Bahçe kapýsý açýlmýþ,Hababam Sýnýf dýþarý çýkmýþtý.Tekkulak da arkadan...

Badi Ekrem:

"Çocuklar!" dedi, "Kim ayaðýný bozarsa sýfýrý aldý demektir. Salona kadar uygun
adým!"

Refüze Ekrem yavaþtan:

"Bütün bunlar Macide abla için... Helâl olsun ablaya!"

Yýkýlmaz Hadi:

"Tam kapýsýnýn önünde, kýta dur!..Çakmýyor sanýyor!"

Badi Ekrem:

"Kýta marþ!" kumandasýný vermiþti. Yürüyüþ hem cansýzdý, hem adýmlar uygun
deðildi. Fena halde kýzmýþtý Badi Ekrem. Macide ablanýn kapýsýndan geçilmezdi bu
yürüyüþle... Bir kumandayla bizi yeniden bahçeye soktu. Bir ceza gerekirdiHababam
Sýnýfý'na.

"Marþmarþ !" dedi, "Ýstikamet tek aðaç!"

Baþladýk koþmaya...Tekkulak da aramýza karýþmýþ, koþuyordu.

"Geriye dön marþmarþ !"

Tekkulakda beraber. Bir... Bir daha... Bir daha... Marþmarþ !

Ýlk þiþen Ýnek Þaban oldu. Peþinden KalemÞakir . Daha beþinci marþ
marþtaHababam Sýnýfý'nýn yarýsýndan çoðu dökülmüþtü. Yedinci marþ marþta
GüdükNecmi ileTekkulak kalmýþtý. Bütün sýnýfýn hýncýný bu iki ahbap çavuþtan
almak için boyuna koþturuyordu. Biz gülmekten yerlere yatýyorduk. Bir ara Palamut:

"Müdür... Müdür geliyor!" dedi.

Müdür, arkasýnda bahçývan, okulun önünde dikiliyor.Tekkulak'la , Güdük'ün


koþmalarýný izliyordu. Bu koþudanbirþey anlayamadýðý belliydi. Biraz daha sokularak:

"Ne oluyor Ekrem Bey?" dedi.

Badi Ekrem afallamýþtý Müdür'ü karþýsýnda görünce:

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

"Marþmarþ verdim efendim!" diyebildi.

"Ne marþ marþý?..Bu köpek de ne oluyor?"

Müdür'ü görünce Güdük de durmuþtu.Tekkulak tam ayaklarýnýn dibine oturmuþ,


hayranhayran can yoldaþýna bakýyordu.

Badi Ekrem:

"Salona gidecektik de... Düzgün yürümediler..."

"Götür bunlarý... Vakit kaybetmeyin!"

Yeniden manga olduk, tuttuk jimnastik salonunun yolunu. Badi Ekrem


yürüyüþümüzden memnundu. Bozuk yollardan uygun adým geçiyorduk. Güdük en önde
olduðu içinTekkulak da gerilerden tatsýz bir yürüyüþle bizi izliyordu.

Macide ablanýn evine yaklaþtýk. Badi Ekrem'in gözü pencerelerdeydi. Kimseyi


göremeyince üzüldü. Duyurabilmek için tam evin önünde sesinin çýktýðý kadar sert bir
komut verdi:

"Kýt'a, dur!"

Durduk. Yeni bir komut daha:

"Kýta marþ!"

Tam sol ayaklarý fýrlatmýþtýk kiTekkulak Güdük'ün yanýna geçmiþ, bir Hitler askeri
ciddiliði ile yürüyüþe katýlmýþtý. Badi Ekrem pencereyi dikizlemek için geride
kalmýþtý.Tekkulak'ý görmesi olanaksýzdý. Biz gülmekten yürüyüþü þaþýrmýþtýk.
Karman çorman olmuþtu adýmlarýmýz.

Pencerede uzanan baþlarýn arasýndan Macide ablanýn kahkahasý yükseldi. Badi


Ekrem, ne olduðunun hâlâ farkýnda deðildi. Biz, birbirimize karýþmýþtýk, ne uygun
adým kalmýþtý ortada, ne düzgün yürüyüþ...

Tekkulakbir geçit resmi dürüstlüðüyle hizayý bozmadan, aralýðý kapatmadan yürüyor,


kuyruðunu sallayarak tempo tutuyordu.

Badi Ekrem faciayý görünce yerden iri bir taþ kaptý, deli gibi atýldý hayvanýn
üzerine... Arka ayaðýna taþý yiyenTekkulak , en hazin havlamalarla sýradan uzaklaþtý.

Bu taþ,Tekkulak'ý , jimnastikten de, disiplinden de soðuttu. GüdükNecmi ile


arkadaþlýðý bozulmadýama, bir daha ne sýraya girdi, ne yürüyüþe çýktý.

Ne olursa olsunHababam Sýnýfý en centilmen sporcusunu yitirmiþti.

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

ÞABAN NASIL KIRDI

Palamut Recep, son dersten sonra KalemÞakir'i bir kenara çekti:

"Yaz, þu ineðe bir izin kâðýdý!" dedi.

"Ne var ucunda?"

"Bir galon þarap!"

"Ucuz!"

"Ýnek'ten bu kadar tüy koparabildim!"

KalemÞakir , benim dolmakalemi istedi. Yanýna oturdu, zýmbalý defterden bir kâðýt
koparýp döþendi:

"Ýzinlidir. Saat16-17 ". Sonra, Þaban'ýn adý, soyadý, numarasý, bir de tarih.

Kâðýdýn en altýna da bütünsaltanatiyle Kel Mahmut'un þatafatlý imzasýný kondurdu.


Kuruttuktan sonra baþýnda bekleyen Palamut'a uzattý:

"Þarabý saðlama baðla!" dedi. "Ýneðin parasý kýymetlidir!"

"Yok!" dedi Palamut, "Bu sefer kuyruðu elimizde."

"Ne zoru var ineðin?"

"Bu sefer tamam... Yüzeceðiz derisini... Bir sigarasýný içemezdik enayinin!"

Sonra kulaðýna eðilerek güldü:

"Lâvaja gidiyor inek."

KalemÞakir'in doldurduðu izin kâðýdýný almýþ, Ýnek'i de takmýþtý peþine... Þaban'ý


izine inandýrmak için dümenden Kel Mahmut'a inecek, çýkýnca da kapýda bekleyen
Ýnek Þaban'a:

"Al ulan Þaban, zor kopardým izini sana! Unutma þarabý!" diyecekti.

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

Ýnek Þaban dalgadan habersiz, göðsünü geregere uzattý izin kâðýdýný kapýcýya.

Az sonra Palamut döndü, özel kâtibi KalemÞakir'i buldu. Artýk gerisini tahmin etmek
zor deðildi. Tulum Hayri'yle mutfak nöbetçisi olanYýkýlmazHadi'yi göreceklerdi.
Hayta'ya memleketten gelen pastýrmadan bir pastýrmalý yumurta yapýlacak,zulalý bir
yerde ziftleneceklerdi.

Kimseye bir þey çaktýrmadan hazýrlýða baþlamýþlardý. Geliyorlar, gidiyorlar, bir


yandan da sýnýfýn penceresinden Ýnek Þaban'ýn yolunu gözlüyorlardý.

Vakit ilerledikçe kafadarlar telaþlanýyordu. Saat 5 oldu. Ýnek yok, etüt zili çaldý hâlâ
yoktu. Herkes yerine geçince Ýnek Þaban'ýn olmadýðý anlaþýlmýþtý. Ben
yanýmdakinin kulaðýnabirþeyler söyledim, o da yanýndakinin kulaðýna eðildi, derken iþ
Refüze Ekrem'de patlak verdi. Refüze, makaralarý koyuvermiþti. Palamut'tan yana
seslendi:

"Palamut be!" dedi, "Ýnek Þaban kýrmýþ ha!"

"Aþkolsun Ýneðe tam erkekmiþ! Artýk her kafadan bir ses yükseliyordu.

"Nasýl kýrmýþ Ýnek..."

"Ýzini kimden almýþ?"

"Caným bu da laf mý? Ýzin aldýktan sonra kýrmanýn lâfý mý olur?"

Ýþin uzayacaðýný anlayan Palamut, hem etüdün hem iþlerin selâmeti namýna:

"Arkadaþlar susalým! Etüt baþladý!" dedi.

Sonra Tulum Hayri'nin kulaðýna eðilerek:

"Ulan Tulum!" dedi, "iþler sarpa sarýyor!"

"Sardý bile, bu Ýnek nasýl girecekkapýdan...Mutlaka Kel Mahmut'a toslayacak!"

"Ele verecek yakayý inek!"

"Ulan gene dýþarýda kalsa da gündüzcülerle gelse sabahtan...idaresi daha kolay


olurdu."

"Ýnek izin aldým diye sallanýr da sallanýr."

"Ýnek bu!"

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

Yarým saat daha geçmiþti aradan. Koridorda ayak sesleri duyuldu... Arkadan Kel
Mahmut'un yaygarasý...

Tulum Hayri fýrladý yerinden, kapýya çýktý. Çýkmasýyla koþup yerine oturmasý bir
oldu. Eliyle, "Kel Mahmut geliyor!" iþareti verdiðinden sýralarýn üstünde ne varsa içeri
girdi. Bir anda tarih kitaplarý çýktý.

Dýþarýdan Kel'in sesi geliyordu:

"Nerden geliyorsun efendi?"

Þaban, büsbütünþabanlaþmýþtý :

"Þeyden efendim..."

"Nerden?" "Þeye gitmiþtim efendim."

"Nereye?Helaya da diyemezsin ya!"

"Memleketten babam þey göndermiþ de..."

"Ne?"

"Sirke efendim!"

"Nasýl sirkeymiþ, bir görelim."

Ne olup bittiðini göremiyordukama, Þaban'ýn yanýna sokulduðunu, elindeki kâðýda


sarýlýgolona yapýþtýðýný tahmin ediyorduk. Kel Mahmut:

"Ne? Babanýn yolladýðý sirke bu mu?" diye gürledi.

"Bu deðil efendim. Onu..."

"Bu kimin, kime aldýn bunu?.."

Þimdi bir çam devirecekti. Hayret devirmedi, Ýneðin, erkekliði tutmuþtu:

"Hiç kimseye almadým! Yemeklerde iþtah için..."

"Demek kendine aldýn!"

Ýneðin hiç sesi çýkmýyordu.

Ýþ burada kalsa iyiydi. Þarabýn bu þekilde tatlýya baðlanmasý Palamut'un,


KalemÞakir'in de hoþuna gitmiþti. Tulum'un bir üzüntüsü varsa o da pastýrmalý

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

yumurtanýn kurukuru gitmesi olabilirdi ancak.

Sorgu daha heyecanlý bir döneme girmiþtidýþarda :

"Peki evlâdýmÞaban efendi , izini kimden aldýn, söyler misin bana?"

Kel Mahmut, arý gibi tam sokacaðý zaman böyle yumuþar, kibarlaþýrdý.

"Ýzin mi efendim, sizden aldým!"

"Neee! Benden mi?"

"Evetefendim, sizden!"

"Benden ha... Sakýn bir yanlýþlýk olmasýn..."

"Hayýrefendim, Recep girdi odanýza...izin kâðýdýný aldý çýktý..."

"Ya!..Demek ben vermiþim izin kâðýdýný ha..."

SonraHababam Sýnýfý'nýn kapýsýný araladý.

"Bak Recep, bu ne diyor! Ben sana Þaban için izin kâðýdý imzalayýp verdim mi
bugün?"

Palamut Recep hepimizi þaþýrtan bir soðukkanlýlýkla:

"Evetefendim, verdiniz!" dedi.

"Ne? Verdim mi?"

"Verdiniz efendim!"

"Ne vakit verdim be?"

"Meþguldünüz efendim! Söyler söylemez hemen yazdýnýz!"

"Ya verdim, demek!"

"Kapýcýya soralým. Hatýrlamazsanýz!izin kâðýdý ondadýr!"

"Peki, soralým. Gel bakalým buraya!"

Palamut koþarak çýktý dýþarý. Kel Mahmut postasýna emir veren bir yüzbaþý gibi:

"Git çaðýr þu kapýcýyý!" dedi.

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

"Peki efendim!"

Gelirken yolda kapýcýyý "dolduruþ" yapacaðýný hesaplayan Kel Mahmut, emrini geri
aldý:

"Gel, sen tut þu þiþeyi... Ben sorarým. Þaban, düþ önüme!"

Ayak sesleri merdivenlere doðru uzayýp giderken kapýnýn arkasýndan, bir ses,
mantarýn þiþeden çýkarken meydana getirdiði o alýþýlmýþ tatlý ses duyuldu. Sonra
boþalan þiþeden gelenlýkýrtýlar ...

Tulum durumu anladý, hemen fýrladý yerinden. Þiþe sýnýfa girmiþ aðýzdanaðýza
dolaþýyordu. Palamut, iþi idare için yýrtýnýyordu.

"Heey! Zurnacýlar kuyruða!"

Þiþeyi aðzýnda fazla durduranlarýn alýyordu elinden. Þiþenin dibi görülünce kapýnýn
önündeki yangýn kovalarýndan birine daldýrdý. Þiþe aðzýna kadar doldurulmuþ, aðzý
KalemÞakir'in hünerli elleriyle eskisinden daha düzgün mühürlenmiþti bile...

Bir hademe Palamut'u muavin odasýna çaðýrdýðý zaman ortada yangýn kovasýndan
sýzan beþ on damla sudan baþka bir þey kalmamýþtý.

Yemekten önce Ýnek Þaban'la Palamut dönmüþlerdi. Muavin odasýndan.

Refüze:

"Ulan Þaban!" dedi, "Nasýl kýrdýn, anlat da dinleyelim!"

Þaban Kel Mahmut'un odasýndaki havadan henüz kurtulamamýþtý.

"Valla kýrmadým." dedi, "izin kâðýdým vardý elimde!"

"Peki, doktora nehalt etmeye gittin!"

"Palamut:

"Dokunmayýn Þaban'a!" dedi, "Erkek olduðunu ispat etti doðrusu!"

Þaban þarabý Palamut Recep'e getirdiðini sonuna kadar söylememiþti. Kel Mahmut
izin kâðýdýndaki imzasýný görünce dalgýnlýðýna kendisi bile gülmüþtü. Nasýl
gülmesin, imza kendi imzasýndan daha mükemmeldi.

Refüze þarabýn fazlasýný çektiði içinhabire konuþuyordu. "Arkadaþlar!" diyordu.


"Þaban erkekliðini ispat etti. Artýk kimse ona Ýnek, demeyecek!"

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

Tulum Hayri:

"Ne diyeceðiz?" diye sordu,

"Ýneðin erkeðine ne derlerse!"

"Öküz Þaban!"

"Yook! Bilemediniz! Boða Þaban!"

SÝDÝKLÝNÝNLEBLEBÝLERÝ!

KalemÞakir , yanýmdaki karyolaya oturdu.Domdom Ali'ye, sözde bana duyurmadan:

"SidikliTuran'a leblebi gelmiþ, tam bir çuval..." dedi.

"Atma!"

Domdom'ungözleri açýlmýþtý:

"Ben Refüze'ye Hayta'ya, Tulum Hayri'ye de söyledim. Yatakhane boþalsýn tamam!"

"Ulan, davul zurna ile ilân etmiþsin be!"

"Beþ kiþiden fazla bilen yok!"

"Bir de ben, altý..." dedim. Hemen fýrladým yataktan.

Kahvaltý zili çalýp da yatakhane boþaldýðý zaman;Sidikli hariç, bütünHababam


sýnýfý leblebinin baþýndaydýk.

KalemÞakir :

"Aman, ne leblebi...yerken gördüm. Zýpzýp gibiherbiri . Sivas'tan eniþtesi yollamýþ.


Namussuz, bir tane bile koklatmadý bana. Leblebi gibi herif, çifte kavrulmuþ!"

Düdük burnunu dolabýn anahtar deliðine dayamýþtý:

"Mis gibi kokuyor be... Tazetaze ..." diye söylendi.

Domdom:

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

"Çekil ulan!" dedi. "Biraz da biz koklayalým!"

Sýradan kokladýk.Domdom , sýfýr numara kazýnmýþ kafasýný kaþýyordu.

"Vidinkalesi gibi dolap... Nereden girer, nereden çýkarsýn. Bir de asma kilit takmýþ
fazladan!"

Herkes sýrayla kendi anahtarýný sokuyordu. Henüz kilitlerden birini bile


açamamýþtýk. Düdük:

"Kýralýml" dedi. Palamut Recep ne de olsa idareyi ve kanunu temsil ediyordu.

"Hayýrolmaz!" dedi, "Gideriz okkanýn altýna."

Tulum Hayri bugün Numune Hastanesi'ne gideceði için Refüze'nin pardösüsünü


giymiþti. Pardösünün eteklerini toplayarak dolabýn arkasýna çömeldi:

"Çocuklar!" dedi. "Býrakýn kilit kýrmayý...iþin daha kolayý dururken..."

Kafasýný tatlýtatlý kaþýyordu. O da kafayý Kel Mahmut'a inat usturayla kazýtmýþtý.

Kel Mahmut bize üç numara demiþtiama, hemenhemen bütün sýnýf kafayý usturadan
geçirmiþti. Yatýlý olduðumuz için iki günde tertemiz çýkmýþtýk.Oysa ki , daha ondüleli
saçlarla okula gelip giden sýnýflar vardý.

Tulum:

"Yedik leblebiyi çocuklar!" dedi. "Þu budak bütün meseleyi çözümleyecek... Yalnýz
bir taþla bir kurþunkalem..."

Eline bir kurþun kalem verdiler, bir de taþ... Kalemi tam budaðýn üstüne getirerek
bir...bir daha vurunca budak düþüverdi dolabýn içine.

Tulum þimdi deliðe burnunu dayamýþ, kokluyordu.

"Ohh!" dedi. "Mis gibi kokuyor... Torba hemen deliðin önünde!"

Elindeki kalemle torbayý deldi, deliði geniþleterek bir leblebi çýkardý. Leblebi,
KalemÞakir'ln dediði gibi zýpzýp kadar vardý. Karþýmýzdakýtýrkýtýr yiyerek hepimizi
imrendirdi:

"Eðer canýnýz leblebi istiyorsa bir karton bulun, yeter!"

Düdük, kartonu getirdi. Hayri onu bir boru yaparak ucunu torbaya daldýrdý. Bir ucunu
da cebine dayamýþtý. Yukarýdan aþaðý leblebiler su gibi akýyordu. Pardösünün sað cebi

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

dolunca, boruyu sol cebine uzattý. Az sonra o da dolmuþtu:

"Ben yükümü aldým!" dedi. "Domdom, yanaþ iskeleye!"

Sonra Palamut, peþinden Kalem...sonra Yýkýlmaz... Refüze...yüklerini aldýlar, Ýnek


Þaban bile bu ganimetten payýna düþeni almýþtý.

Biz yemekhaneye inince çocuklarýn gizligizli leblebi yediðini görenSidikli ,


kuþkulanmýþ, hemen yatakhaneye koþmuþtu. Az sonra o da elinde bir avuç leblebi,
geldi. Dolabýn kapýsýndaki iki kilit de saðlamdý. Torbanýn aðzý, baðladýðý gibi
duruyordu. Rahatlamýþtý. Sabah etüdü çok eðlenceli geçti. Sidikli dedahil bütün sýnýf
leblebiye doymuþtuk.

Arada sýrada KalemÞakir :

"Çuvalýn aðzý dururken dibini delen kimdi?" diye ortaya anlamlý bir soru atýyordu
ama...Sidikli'nin aklýna hiçbir kötü ihtimal gelmiyordu.

Birinci ders Maraton Raþit'indi.Tabiiyeden ders vereceði için korkulacak tarafý yoktu.
Tulum Hayri hastane kâðýdýný cebine koyduðu halde çekip gitmemiþti Numuneye. Çok
severdi Maraton'u. Maraton Raþit, þehir dýþýnda otururdu. Hiçbir taþýttan yararlanmaz,
zengin çocuklarýnýn arabalarýna bile yüz vermezdi:

"Gel bin Hoca'm!" deseler de:

"Böyle daha iyi... Bir sporcu, ayaklarý dururken ancak arabayla yarýþ etmelidir!" diye
terslerdi. Geleli bir ay kadar olmuþtuama, bir ayda okulda tanýmayan kalmamýþtý.

Kuyruksuz tilki kral olduðu gün, nasýl "Bütün kuyruklar kesilsin!" diye günlük emir
çýkardý ise... Kel Mahmut da "Bütün saçlar kesilecek!" emrini vermiþ, ilk kafayý
kazýtan da yarým kel,tabiiyeci olmuþtu. O günlerde henüzHababam Sýnýfý'ndan isim
almadýðý için adý Kabak Raþit olarak sicile geçmiþti. Bu isim bir hafta yürürlükte
kalmýþtý ancak.

Bir gün okulumuz spor gösterileri yapýyordu. Maratona çýkanlarý görünce bizim
Kabak Raþit dayanamadý. Pantolonu fora ettiði gibi karýþtý aralarýna...

Biz, "Yaþa Kabak!" diye alkýþlýyorduk: Çýkýþ verilir verilmez Kabak atýldý ileriye...
Okul bahçesinde birinci turu yýldýrým gibi döndükten sonra vurdu asfalta...Peþinden.de
çocuklar... Bir saat mi, iki saat mi geçti aradan çocuklar birer ikiþer döndüler, Kabak
Raþit'ten haber yok. Bütün çocuklar geldi, yok bizimki... Neden sonra bahçeye bir taksi
girdi, içinde bir de ne görelim, bizim Kabak Raþit! Sözde pabucu sýkmýþ ayaðýný.
Koþuya Kabak olarak giren Raþit hoca, "Yaþa Maraton!" sesleri arasýnda indi taksiden.

O gün bugün, Maraton Raþit olarak kaldý. Yalnýz taþýtlar üzerine söylediði özdeyiþ,
aramýzda þu deðiþikliðe uðramýþtý:

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

"Ayaklarý olan bir sporcu arabaya ancak Maraton dönüþü binmelidir!"

Maraton Raþit elleri arkasýnda sportmence bir yürüyüþle bir duvardan bir duvara
arþýnlayýp duruyordu. Saçýný sakalýný ikinci defa usturadan geçirmiþ, pýrýlpýrýl bir
kafayla bir gidip, bir geliyor, geviþ getiren Hayvanlarý anlatýyordu. On adýmda bir, bu
cilâlý kafa iri, kýllý pabuç kadar bir kulak deðiþtiriyordu.

Sýnýfta hiçbir kafa onunkine benzemiyordu.Domdom'un kafasý daha basýk, daha


yayvandý. Düdüðün kafasý inadýna sipsivriydi. KalemÞakir'inki yamuktu. Hele Ýnek'in
kafasý dört köþeydi bayaðý... Tam döndüm, yanýmdaki Tulum Hayri'nin kafasýný
inceleyecektim ki...iri bir leblebi sað taraftan kurþun gibi geldi, Hayri'nin pýrýlpýrýl
kafasýnýn tepe noktasýna "týnnn!" diye çarptý. Kafa o kadar sertti ki leblebi bir metre
yukarý fýrladý.

Kim atmýþtý acaba?

Hayri pardösüsünün cebinden bir avuç leblebi almýþ, bekliyordu. Kim atmýþtý? Saðda
gerideYýkýlmaz vardý. Hiç kýpýrdamýyordu, bir yana gözünün kuyruðuyla bile
bakmýyordu. O atamazdý, Ýnek'te o yürek yoktu.Sidikli o haltý yiyemezdi. Bu iþ
göçmen kafalý Hayta'nýn iþiydi. Tulum, tam Maraton köþeyi dönerken bir tane
salladý.Aah , karavana! Bir tane daha... Yine karavana!.Ama fýndýk kadar leblebi
Hayta'nýn kulaðý tozundan geçerek, Ýnek Þaban'ýn kafasýna "týn!" diye yapýþtý, Ýnek
þaþýrmýþtý! Son kalan leblebilerini, sol avucunda topladý. Birerbirer Refüze'ye atmaya
baþladý. Bunlarýn hemen hiçbiri hedefini bulmuþ deðildi. Hepsi þunun bunun kafasýna
gözüne rastlamýþ, Ýnek'e bir sürü düþman kazandýrmýþtý. Saðdan soldan leblebiler
yaðýyordu. Resmen savaþ baþlamýþtý artýk. Leblebilerini yiyip bitirmeyen, bu savaþta
yerini alýyordu. Sýralarýn altý leblebiyle dolmuþtu. Mermisi biten eðilip topluyor,
yeniden savaþa karýþýyordu. Cephanesi en bol olan, kuþkusuz Tulum'du. Ancak
pardösüsünün bir cebi bitmiþ, ikinci cebe sýra gelmiþti.

Maraton Raþit bütün palavrasýna karþýn henüz olanýn bitenin farkýnda


deðildi.Sidikli'nin önü makasla ustaca kýrpýlmýþ, arkasý sýfýr numaradan geçmiþ olan
kafasý, çok isabetler almýþtý. Eðer bu mermilerin kendi cephaneliðinden çýktýðýný
bilse, isabetler daha tesirli, daha acýtýcý olacaktý. Leblebilerine kýyamadýðý için savaþa
girmiyor, iki elini ensesine yapýþtýrmýþ, ancak savunmaya önem veriyordu.

Bir ara yazý tahtasýna "Çat!" diye bir isabet oldu. Bu Hayta'nýn göçmen kafasýný
yalayýp geçmiþti. Maraton Raþit tam kafasýný çevirip tahtaya baktýðý sýrada Tulum
Hayri, o koskocaman kafaya bir tane salladý, isabet! Leblebi bir mermerbloka çarpmýþ
gibi tok bir ses çýkararak bir iki metre yukarýya sýçradý, sonra önüne düþtü, kapýya
doðru yuvarlandý. Misket gibi bir þeydi mübarek!

"Kim attý bu leblebiyi?" diye, gard almýþ bir boksör gibi çarpýþmaya hazýr bütün
sýnýfýn dikildi karþýsýna:

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

"Kim attýysa çýksýn!"

Bulabula Ýnek Þaban'ý bulmuþtu:

"Gel, arayacaðým üstünü!"

Ýnek, kendinden emin gitti, kollarýný kaldýrdý. Maraton Raþit sýký bir arama tarama
yaptý: Yok.

"Otur!" dedi.

GüdükNecmi'yi kaldýrdý. Aradý, yok! KalemÞakir , yok!..Tulum... Gözleri Tulum'un


üstündeydi. Nerdeyse çaðýracaktý. "Boþalt!" dedim, yavaþça. Leblebileri avuçladý.
Maraton'un, gözleri üzerinde olduðu için, çýkarýp sýranýn içine boþaltamýyordu.
Pardösüsü iç içe iki cepliydi, arasý astara açýlýyordu. Daha doðrusu ben öyle
sanýyordum:

"Boþalt astara!" dedim.

Elini iki cebin arasýndan astara doðru uzattý. Uzatmasýyla "Þarrr!" diye leblebilerin
sýnýfýn döþemesine dökülmesi bir oldu... Leblebiler, sýçrayasýçraya sýnýfýn ortasýna
doðru yuvarlanmaya baþladýlar...

Beþ on tanesi gittitaaa , Maraton'un pabuçlarýnýn burnunda durdu:

"Kimden döküldü bunlar, çýksýn!"

Ses yok. Bakýþlarý,Hababam Sýnýfý'ný önden arkaya taradý. TamSidikll Turan'ýn


üzerinde durdu:

"Sen gel!"

MaratonSidikli'nin cebine elini daldýrdý. Bir avuç leblebi ile çýktý eli:

"Tamam!" dedi. "Gözümden hiçbir þey kaçmaz! Yürü Mahmut Bey'e!"

ÝNEÐÝN TABANI

DomdomAli, en yumuþak sesiyle Ýnek Þaban'ý kandýrmaya çalýþýyordu:

"Bak,Þaban'cýðým , þu altý tane kâðýdý sað tabanýnýn altýna lâstikle tutturacaðým.


Deðiþtir, dedikçe sen tekerteker çekip alacaksýn!"

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

Ýnek Þaban bir türlü yanaþmýyordu:

"Peki, Maraton Raþit elimde kâðýdý görürse... Kopyayý ben yapmýþ olmaz mýyým?
Hayýr olmaz böyle þey! Yapamam!"

"Olmayacak nesi var.Kâðýdý deðiþtirip atmak bir saniyelik iþ. Sonra karþýnda kim
var? Maraton Raþit, deðil mi? O mu yakalayacak seni? Sen Kel Mahmut'ta kopya
yapmýþ adamsýn!" Ýnek Þaban yumuþar gibi oldu:

"E... Peki... Sonra?"

"Sonrasýmonrasý yok. Sen sýranýn dýþýndaki sað ayaðýný dik tutacaksýn. Altýnda
kâðýtlar... Maraton gelirken basacaksýn üstüne. Sen peki, de Yenice hazýr!"

"Peki!"

Pazarlýk bitmiþti. Konuþmayý dinleyen KalemÞakir :

"Ulan, Ýneðin tabanýnýn altý bile para ediyor be!" diye söylendi.

Yýkýlmaz Hadi, Tabiiye kitabýnýn sayfalarýný yýrtýyordu:

"Ýneðin arka ayaklarý bir Yenice sigarasý... Ýnsan inek olmalý hayatta..."dedi.

Tabiiyeden, yazýlý yoklama vardý.Baþtan baþa çalýþýlacaktý memelilere.


AmaHababam Sýnýfý çalýþmadan kazanmanýn tek metodu üzerine kafa patlatýyordu.
Gözünü sevdiðimin kopyasý... Ne doktorlar, ne avukatlar, ne mühendisler yetiþtirmiþti
þimdiye kadar. "Gözümdenhiçbirþey kaçmaz!" diye sýralarýn üstünden atlayarak kopya
yakalamaya çalýþan Maraton Raþit biletabiiyeciliðini kopyaya borçlu deðil miydi?
Avucunun içine sakladýðý küçük kâðýtlardan bitkilerinlâtincelerini çaktýrmadan
okumasý kopyacýlýktan baþka bir þey miydi sanki?

Þimdi biz de ondan aldýðýmýzý ona satacaktýk.

Kimisi kitabý parçalayýp elindeki listeye göre tam sekiz cebine yerleþtiriyor, kimi
alfabetik rulolar hazýrlýyordu.Domdom Ali yepyeni bir yöntem bulmuþtu. Bakalým ne
netice verecekti? Ýnek Þaban'ý razý etmiþ, taban büyüklüðündeki kâðýtlarý lastikle
tutturmuþtu pabucunun altýna. Yakalanýrsa Þaban yakalanacaktý. Tam Ýnek'lik bir iþti
bu.

Tulum Hayri'nin son sýnýfta bir kardeþi vardý. Kendinden küçüktü ama becerikli
çocuktu. Ona güvendiði için, deðil çalýþmak, kopya bile hazýrlamamýþtý.

Sorularý yazýnca kâðýdýný pencereden dýþarý kaydýracak kardeþi kitabý açýp


yazdýktan sonra tekrar pencereden içeri sürecekti.

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

Herkes harýlharýl hazýrlýklarý yaparken Tulum Hayri yanýmda albümünü açmýþ


resimlere bakýyordu.

Maraton derse girdiði zaman tam teçhizat hazýrdýk.

"Yazýn!" dedi, "Geviþ getiren hayvanlarýn hazým cihazlarý!", yazdýk.

"Sual iki... Sual üç... Sual dört..."

"Efendim!" dedik, "Bu derse yetiþmez."

"Ýkinci ders de tabiiye... Sual beþ..."

Tulum Hayri pencerenin aralýðýndan kâðýdý kardeþine sürdü. Oyalanmak için


önündeki kâðýda bir þeyler yazmaya baþladý. Ýnek Þaban sað ayaðýný dikmiþ,
arkasýndaki sýradanDomdom Ali okumaya çalýþýyordu... Birinci sorunun cevabýný ben
bile görebiliyordum sýramdan.

Maraton Raþit sýralarýn üstüne fýrlamýþ sekerek dolaþýyordu. Saðýna soluna


bakýnanlarýn baþýna dikiliyor, o dikilirken arkasýndakiler yapacaðýný yapýyordu.
Sýradan aþaðý atlarken elindeki kalemi düþürdü, fakat bir türlü eðilip alamýyordu.
Kalemin etrafýnda dolaþýyor, tam eðilip alacaðý sýrada bir kâðýt hýþýrtýsý duyunca,
hemen doðruluyordu. Tulum Hayri bulmuþtu eðlenceyi. Maraton elini uzattýðý zaman
kalemle bir iki vuruyordu. Hemen kulak kesilen Maraton doðruluyor, saðýna soluna
bakýnýyordu.

DomdomAli, Ýneðin tabanýndaki birinci kâðýdý bitirmiþ, ikinciye geçmek istiyordu.


Pazarlýða göre Ýnek sýrtýna dürtülünce üsttekini çekip alacaktý.Domdom , dürtüyor,
Þaban yere yapýþtýrdýðý tabanýný oynatmýyordu bile.

Maraton Raþit,Domdom'un kýpýrdanmasýndan kuþkulanmýþtý:

"Çýk sýradan!" dedi, "Eller yukarý!"

Tepeden týrnaða aradý, bir þey yok.

"Yazsana!" dedi, "Ne kýpýrdayýp duruyorsun!"

"Düþünüyorum!"

"Baksana Hayri'ye, boþ duruyor mu hiç?"

"Çok kolay sorular efendim!" dedi, Hayri.

"Çalýþan için kolay... Bak bu Efendi, tutuldu kaldý..."

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

Bu konuþma öbür uçtakilerin çok iþine yaramýþtý.

"Kýpýrdamayýn!" dedi. "Gözümden hiçbir þey kaçmaz!"

Maraton uzaklaþýncaDomdom :

"Ulan deðiþtirsene kâðýdý, içemezsin sigarayý sonra!"

Ýnek aldýrmýyordu.Domdom kýzmýþtý:

"Ýnekliðin lüzumu yok, deðiþtir kâðýdý!"

Tulum Hayri kardeþinden kâðýt bekliyordu, aradan bir saat geçtiði halde alamamýþtý.
Cam daha yeni boyandýðý için arkasýný göremiyordukama, bir aralýkdýþarda Kel
Mahmut'un sesini duyduk. Herhalde camýn dibindeki çocuklarý kovalamýþ, belki de
yakalamýþ olacaktý.

Maraton en geriye kalan Tulum'un kâðýdýný da çekip aldý. Hayri:

"Efendim o deðil!.." diye atýldý ellerine.

Tulum, bütün ders oyalanmak için abur cubur þeylerle doldurmuþtu kâðýdýný.
Maraton:

"Neden bu deðilmiþ. Üstünde tabiiye yoklamasý yazýyor. Adý, Hayri...numarasý


248... Sýnýfý...Tamam güzelgüzel yazmýþsýn..."

"Deðil efendim. Yoklama kâðýdý deðil o... Ben þey yazmýþtým!"

Maraton kuþkulanmýþtý. Yeni harfleri zor okurdu. Refüze'yi kaldýrdý:

"Oku!" dedi, "Þu kâðýdý."

Tulum, Refüze'nin üzerine atýldý.

"Ver onu bana!"

Refüze iþi anlamýþtý. Tulum'a bir iþaret çaktý:

"Sen merak etme!" demek istiyordu. Tulum yatýþtý, yerine geçti.

Refüze baþladý okumaya:

"Sual bir... Geviþ getiren hayvanlarýn tek midesi yoktur. Mideleri dört bölmedir.
Kýrkbayýr, þirden..."

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

Maraton:

"Atýyorsun!" dedi, "Kâðýtta öyle bir þey yok... Ver þunu bana!"

Aldý kekeleyerek okumaya baþladý:

"Memeli hayvanlar, bilhassa yaz aylarýnda çayýra çýkarlar. Kibar memelilerin dilinde
bu çayýrýn adý sayfiyedir..."

Maraton söylenmeye baþladý:

"Nedir bu?..Yoklama kâðýdý mý?..Ne terbiyesizlik bu..."

Tulum:

"Söyledim efendim, yoklama kâðýdý deðil dedim, dinlemediniz!"

Maraton okumaktan da kendini alamýyordu:

"Ceylânlar, ahular pek raðbette olan memelilerdendir.

Memelileri tek isimle kýsaca belirtmek gerekirse "Ýnek"ten daha manalý bir kelime
bulamayýz.

Ýneklerin bir de kýrým cinsi vardýr ki bizim Þaban bunun en tipik örneðidir."

Buraya gelince artýkHababam Sýnýfý kendini tutamazdý. Tepinetepine toptan


gülüyorduk. O kadar kendimizden geçmiþtik ki Kel Mahmut bile sýnýfý boþ sanmýþ,
harita sopasýyla aþaðýdan "tak...tak !" vurmaya baþlamýþtý.

SINIF DEÐÝL, ÞANO

OtelloKemal,onbirlereEþber'i oynatacaktý.Hababam Sýnýfý'nýn Güney duvarýndaki


sahneye yandan açýlan pencerenin kâðýtlarý sökülmüþ, sýnýfýn tadý kaçmýþtý.
Etütlerde uyumak bile zorlaþmýþtý artýk. Ne adamdý buOtello Kemal! Bir kulis
oluvermiþtiHababam Sýnýfý,Sumru'nun (onbirlerdekiZenne Yaþar) makyajýný yapýp
kýrýtakýrýta dolaþmasý bütün sýnýfý þair etmiþti. Divan edebiyatýndan akýlda kalan
bütün mýsralar dökülüyordu ortaya:

"Ayaðýn sakýnarak basma aman sultaným,

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

Dökülen mey kýrýlanþiþeirindan olsun!"

Ya da Refüze'nin tekrarladýðý:

"O gül endam bir alþâle bürünsün yürüsün,

Ucu gönlüm gibi ardýnda sürünsün yürüsün," beyitleri gibi...

Bir þiir havasýdýr esiyorduHababam Sýnýfý'nda Nedense bu hava Haþimci Piyale


Ýhsan'ý kýzdýrýyordu. Sivas'tan verilmiþti bu liseye.Hababam Sýnýfý'na girdiði gün bir
biçimine getirip:

"Ateþ doludur tutma yanarsýn

Karþýnda þugülgün piyale!" mýsralarýný okumuþ, lâyýk olduðu adý da almýþtý.

Ýlk ders, Piyale Ýhsan'ýndý, Palamut Recep, yerinden oynatýlmýþ sýralarý hizaya
getirdikten sonra:

"Çocuklar!" dedi, "Sahne açýlmýþken Piyale'ye söyleyelim, bir piyes de biz


oynayalým. Ha, ne dersiniz?"

BütünHababam Sýnýfý Þaban hariç, "Oynayalým!" diye onayladý.

Palamut:

"Ne oynayalým ama?"

Tulum Hayri:

"Ýnek Þaban'ý!" dedi.

Ýneðin olgunluðu üzerindeydi, fazla kýzmadý:

"Sen inek'in kuyruðuyla oyna!" diye bir espri bile yuvarladý.

Refüze Ekrem:

"Býrakýn Ýnek'i sabahsabah ... Biz KelMahmutu oynayalým!"

"Oynayalým!"

"Söyleyelim bizimPlyale'ye "

Palamut kapýya gitti geldi:

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

"Tamam, geliyor... Herkes yerine!"

Piyale Ýhsan, bugün çok yorgundu. Uzun saçlarýný tarayacak zaman bulamamýþtý.
Kürsüye geçince her iki kulaðýna düþen kýrçýl saçlarýna parmaklarýný takarak
düzenledi. Sonra iri camlý gözlüðünü, ceketinin eteðiyle sildi. Tam derse baþlayacaktý ki
Refüze kalktý ayaða:

"Efendim!" dedi, "Bir müsamere de biz verelim.OnbirlereOtello ..."

"Otello'yumu oynayalým?"

"Hayýr efendim.OnbirlereOtello Kemal Bey, Hamit'tenEþber'i oynatýyor."

"Hamit'inEþber'i , oynanmak için yazýlmamýþtýr ki... Zaten onun bütün tiyatrolarý


böyledir. Þiirleri..."

Hâmit'tenhiç hoþlanmayan, edebiyatçý geçinen Refüze:

"Efendim þiirleri de okunmak için deðildir..." diye lâfa karýþtý...

Piyale kýzmýþtý:

"Küstah!" diye çýkýþtý. "Sen nasýl olur da bir büyük þaire..."

Palamut sadede gelinmesini istiyordu. Bütün sýnýf dersin kaynatýlmasýndan


memnundu ama:

"Efendim... Bir piyes oynasak, realist bir piyes... Meselâ."

Piyale yeniden kýzmýþtý:

"Sen realizm nedir biliyor musun? Realizm EmilZola'yla birlikte ölmüþtür. Edebiyat...
Sembolizm demektir."

"Peki efendim...öyleyse sembolik bir piyes... Meselâ Kel Mahmut..."

"Kimdir bu Kel Mahmut?.."

"Kel Mahmut bir tiptir, bir idareci tipi... Bütün idarecileri sembolize eder..."

"Hayýr. Sembolik tiyatro yoktur, olamaz da... Olsaydý Haþim yazardý..."

Refüze parmak kaldýrmadan yine lâfa karýþtý:

"Öyleyse Piyaleyi oynayalým!"

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

"Piyale mi?"

"Öyle ya efendim. Büyük Þair Hamit'inEþber'i okunmak için yazýlýrda Piyale niçin
oynanmak için yazýlmaz?"

"Otur, terbiyesiz... Sizden edebiyat çok uzak... Edebiyat demek görüþ demektir. Siz
burnunuzun ucunu görmeden..."

"Efendim, Haþim görebilmiþ mi burnunun ucunu?"

Piyale'nin kan beynine fýrlamýþtý:

"Haþim sizin aynada gördüðünüzü duvarda görmüþ... Haþim tabiatý bir tül perde
arkasýndan seyretmiþ,..Haþim bir tül perde arkasýndan bütün evreni..."

Ön sýrada oturan KalemÞaklr , Ýnek Þaban'a bir tutam ot gösteriyor, onu deli
ediyordu... Þaban'ýn savurduðu küfürleri Piyale bile duymuþtu. Parmaðýný Þaban'a
doðru uzatarak;

"Çabuk söyle!" dedi, "Þimdi ne söyledim?"

Þaban büsbütün afallamýþtý:

"Ahmet Haþim... Tül perde..."

"Söyle, ne olmuþ tül perdeye?"

"Efendim Haþim, þiirlerini perde arkasýnda yazarmýþ!"

"Ne perdesi be?"

"Efendim tül perde!"

"Otur!"

Cebinden not defterini çýkardý. Adýnýn, numarasýnýn hizasýna kýrmýzý kalemle bir
+ iþareti koydu:

"Görüþürüz seninle!"

Sonra bütün sýnýfa çýkýþtý:

"Edebiyat ne kadar uzak sizden, Haþim ne kadar uzak.Ben bütün þiir zevkimi Haþim'e
borçluyum, Haþim tabiatý görüþ, insanlarý anlayýþ, seziþ demektir. Haþim'de görüþ yok

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

ha!"

Refüze yavaþtan:

"Dur!"

dedi, "Ben sana þimdi görüþ nedir, seziþ nedir göstereyim. Burnumuzun dibini
hangimiz görmüyoruz, bakalým! Çocuklar oyun baþlýyor! Piyaleyi oynayacaðýz, Piyale
Ýhsan'ý!"

Çekmeceden çantasýný aldý. Sahneye açýlmýþ pencereden yavaþça atlayýp gözden


kayboldu, Az sonra kapý vuruldu:

Piyale dik bir sesle:

"Giriniz!" diye emir verdi.

Refüze koþarak gelmiþ gibi, nefes nefese:

"Efendimafedersiniz ..." dedi, "Annem hastalandý da doktora gitmiþtim."

HababamSýnýfý'nda tek bir gündüzcünün bile bulunmadýðýný bilmeyen Piyale:

"Geç!" dedi, "Geç kalma bir daha!"

"Teþekkür ederim!"

Bir falso olmasýn diye dudaklarýmýzý ýsýrýyorduk. Refüze gayet soðukkanlý geldi,
yine sahneye açýlan pencerenin yanýna oturdu. Çantayý sýraya koydu. Bir tomar kitap
alarak tekrar kaydý dýþarý. Az sonra kapý üç kere vurulmuþtu:

"Giriniz!"

Piyale dersi kesmiþ, gözlerini kapýya dikmiþti. Refüze daha kalýn bir sesle: "Treni
kaçýrdým da... Affedersiniz?.."

Kýzmýþtý:

"Ders mi yapacaðýz, trafik memurluðu mu?"

Sað elini sýralardan tarafa uzatarak:

"Geç!" dedi.

Hiç olmazsa gülme nedeni bulmuþtuk. Katýlakatýla gülüyorduk. Piyale esprisinin


hoþa gittiðinden memnun yeniden derse baþladý. Biztepîne tepine gülerken Refüze

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

çoktan kaymýþtý sahneye... Kapý bu kez de altý kere vuruldu. Piyale nezaketi bir yana
býrakarak:

"Gir be!" diye baðýrdý.

Refüze'nin arkasýnda birpardesü vardý bu kez, elinde de bavul kadar bir çanta.
Kasketini bile çýkarmamýþtý. Piyale:

"Çýkar þapkaný be... Sýnýftasýn!" diye baðýrdý.

Refüze þaþkýn bir davranýþla:

"Ah! Pardon efendim. Memleketten geliyorum da izinliydim..."

"Ne izini bu?"

Tulum:

"Havateptili !" diye gevezelik etti.

"Ne izini, söylesene?"

Refüze'nin gözleri doludolu oldu:

"Efendim ben yatýlýyým... Telgraf almýþtým da... Mahmut Bey, sað olsun, izin
vermiþti."

"Ne telgrafý?"

"Baban aðýr hasta, acele gelesin diye."

"Geçmiþ olsun, nasýl þimdi?"

"Öldü!"

"Ya! Vahvah ... Baþýn sað olsun. Geç otur!"

Bu ölüm haberineHababam Sýnýfý hüngürhüngüraðlýyacak yerde katýlakatýla


gülüyordu.

Piyale Ýhsan þaþkýnþaþkýn bakýyor:

"Ne taþ kalpli sýnýfsýnýz!" diyordu "Hiç böyle sýnýf görmedim!"

Refüze pardösüyü çýkarmýþtý. Yeniden pencereden sýzacaktý ki zil çaldý. Bu zil,


ayný zamanda oyunun bittiðini haber veren birgongdu . Hoca sýnýftan çýkýnca Refüze

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

ayaða kalktý:

"Sayýn seyircilerim!" dedi, "Oyunumuzburda bitti...Kanlýkavak cinayeti! Ayrýca


duettolar, kantolar... Askere beþ kuruþ,baþý bozuk iki çeyrek!"

SOL KROÞE

HababamSýnýfý donlu atletli, jimnastik salonunda sýra olmuþ, Badi Ekrem'i


bekliyorduk. Tulum Hayri, göbeðine kadar önü açýk bir atlet giymiþ, bacaðým
kalýnlýðýndaki kollarý ortaya çýkmýþtý. Bir sað baþa, bir sol baþa koþuyor bizi hizaya
getirmeye çalýþýyordu.

Önümüzde içi dýþýna çýkmýþ bir güreþ minderi seriliydi. Müsamere için iki haftadýr
perendeekzersizýleri yapýyorduk üzerinde. Bu iþi kývýran beþ altý kiþiyi geçmediði
halde, Badi Ekrem hepimizi tekerteker zorluyordu.

Tulum Hayri KalemÞakir'e saati sordu. Atletinden aþý çubuðu gibi fýrlayan kolunu
burnunun ucuna kaldýranKalemÞakir :

"On dakika geçiyor!" dedi.

"Nerde bu Badi Ekrem!"

"Geçen ders pek keyfi yoktu."

"Var bunda bir iþ!"

"Müdür müsamere için kötü sýkýþtýrýyor, dersten soðudu Badi!"

Tulum hepimizi tersledi:

"Ne soðumasý be! Maraton Raþit'le kaynatýyor içerde... Dikilin dikildiðiniz yerde.
Tazý gibi koþturacak deðil mi gelirse..."

Birden soyunma odasýnýn kapýsý açýldý bastýbacakla düztaban hesabý,


MaratonRaþitle Badi Ekrem atletli donlu çýktýlar ortaya,Domdom Ali kendini tutamadý:

"Yaþa Aslan Hocam!" diye baðýrdý. Bu baþýbozukluk, bizdeki spor geleneklerine


aykýrý olmadýðý için Maraton güldü geçti Sanki kafasýný bugünün þerefine pýrýlpýrýl
kazýtmýþtý Daracýk bir don giymiþ bütün yuvarlak yerleri baldýr etlerine kadar
yumrukyumruk fýrlamýþtý dýþarý... Vücut yapýsý atletten çokpahlivaný , hem de lâpacý
bir somun pehlivanýný anýmsatýyordu.

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

Tulum:

"Dikkat, saða bak!" komutunu verdi Oysa herikiside sol baþtan geliyorlardý. Tulum'un
verdiði ilk komuttu bu, Ufak tefek aksaklýklar olacaktý doðal olarak. Ama baþlarýmýz
zaten geldikleri yana çoktan dönmüþtü.

Badi Ekrem, biraz da otoritesini Maraton Raþit'e göstermek için:

"Nerde Recep?" diye Tulum'u paylar gibi sordu.

"Burda!"

"Pekikumandayý neye sen veriyorsun!"

"Bir kusur mu ettik?"

"Bir deðil, üç kusur! Önce,hazýrol diyecektin! Sonra, sola bak kumandasý verecektin!
Daha sonra... Hepiniz Raþit Bey'e deðil, benim gözlerimin içine bakacaktýnýz!"

Yalnýz o deðil bütün sýnýf, MaratonRaþlt'e bakýyordu. Topuklarýný kaldýrýp


indirerek, kollarýný açýp kapayarakkültür fizik yapýyordu.

Badi Ekrem:

"Çocuklar! Müdür Bey'in emri var!" diye baþladý.

Müdür Bey'in akýllýca bir emrine rastlamadýðýmýz için, "Yine ne saçmalamýþ!"


gibilerden kulak kesildik. Badi Ekrem devam ediyordu:

"Hani müsamereye... Jimnastik gösterilerine hazýrlanýyorduk ya... Bu ders size Raþit


Bey..." Maraton iki üç adým atarak ilerledi, kumandayý eline almak üzere sað baþta
dikildi.

Badi'ninkýzdýðý belliydi:

"...Evet size Raþit Bey bir þeyler gösterecek!"

Maraton Raþit iki adým daha atarak etkileme alanýna girdi, sözü Badi Ekrem'den
teslim almýþtý:

"Bütün liseler jimnastik gösterileri yaptýlar, bütün gazeteler onlardansözetti ... Bizim
lisenin þerefi yok mu?"

Hep bir aðýzdan:

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

"Olmaz olur mu?" dedik.

"Bizim müsameremiz hepsinden parlak olmalý!"

"Olmalý!"

Sonra ayaðýnýn ucuyla yerdeki mindere dokunarak:

"Size þu minderde Japon oyunlarý göstereceðim!"

KalemÞakir dayanamadý:

"SaðolHoca'm!"

Maraton Raþit, sesin geldiði tarafa doðru baktý:

"Çýk sýradan dýþarý!"

KalemÞakir beþ adýmda minderin üstüne çýktý. Maraton:

"Þu adamý görüyor musunuz?" dedi, "Ýþte þu adam öðreneceðijiu -jitsuoyunlarýyla


dað gibi bir adamýn saldýrýsýndan kendini koruyabilir."

DomdomAll'yi de çaðýrarak,Þakir'le ikisi üzerinde denemelere baþladý.Þakir'in


kendini korumasý þöyle dursun.Domdom'un dokunmasýyla minderin üzerine
kapaklanmasý bir oluyordu.

"Olmuyor, çocuklar!" dedi.

Sonra Palamut Recep'le Ýnek Þaban'ý çýkardý. Palamut'u minderin bir köþesine,
Þaban'ý öbür köþesine gönderdi. Þaban'ýn yanýna giderek sözde Palamut'a duyurmadan:

"Þimdi senin üzerine arkadaþýn saldýracak, sen kolunu kaptýðýn gibi dirseðini
kývýracaksýn.Hooop ! Keseceksin ayaklarýný yerden. Hazýr mýsýn?"

Ýnek gözlüðünü çýkarmýþ bize vermiþti.

"Hazýrým!" dedi.

Sonra Palamut'a döndü:

"Haydi hop! Atla üzerine!"

Þaban harfi harfine dediklerini yapmýþtý. Þaban zorlayýp dururken Palamut biçimli
bir çelme takar takmaz Þaban sýrtüstü gitti, öyle hýzlý gitmiþti ki iki ayaðý birden
havaya kalkmýþtý.

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

Hepimiz tepinetepine gülüyorduk. Bu iþe Badi Ekrem bile bayýlmýþtý. Maraton'a


yaklaþarak:

"Bunlarýn hangisi Japon oyunu yaptý? Ayaktaki mi,yerda yatan mý?" diye sordu.

"Aptal!" dedi, "Anlayamadý."

"Anlasaydý ne olacaktý ki sanki..."

"Bu sefer o sýrt üstü gidecekti..."

"Hiç zannetmiyorum!"

"Buyurun, çýkýn karþýma! Bana sýký bir yumruk atýn! Atmaya vakit bulamadan
bakýn nasýl sýrtüstü gideceksiniz!"

Badi bir kurbaða gibiyamrý yumru vücudunu "Öyle bir süzdükten sonra Maraton'u
çatlatan bir soðukkanlýlýkla:

"Biraz þüpheli!" dedi.

"Peki,buyrun öyleyse!"

O çalýmlý futbolcu yürüyüþüyle yanyan geçti karþýsýna

Maraton:

"Salla yumruðunu!" dedi.

"Sallarsam ne olacak!"

"Yumruðu sallar sallamaz kendini yerde bulacaksýn Haydi, hop!"

Eeeartýk...Badi'nin tepesi atmýþtý Eðer hem yumruðu sallar, hem mindere


yapýþýrsaHababam Sýnýfý'nýn dilinden kurtulamayacaðýný biliyordu.

Kendinden en az yarým metre uzun olan Maraton'un tam karþýsýna geçti. Maraton
Raþit rakibine þöyleküçumseyerek bir baktýktan sonra:

"Haydi!" dedi "Salla yumruðunu!"

Badi Ekrem, topuklarýný kaldýrýp, diþlerini sýkarak bir sol kroþe gönderdi. Sað kroþe
zaten gönderemezdi. Sað kolu çolak olduðu için ister istemez solaktý. Maraton iki elini
kaldýrýp bir þeyler yapmak istedi. Badi Ekrem'in yumruðu tam çenesinin üstüne
oturmuþtu. Maraton önce kýpýrdamadan bir iki saniye dikilip kaldý. Sonra devrilen bir

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

heykel gibi oynak yerleri kýrýlmadan kapaklandý mindere.

Badi Ekrem, yumruðundan böyle bir keramet beklemediði için afallayýp kalmýþtý.
Þaþkýnþaþkýn yerde yatana bakýyordu.

Ýþinbaþýndanberi bütün bu Japon numaralarýna küçümseyerek bakan Tulum Hayri,


sýradan çýktý, hala þaþkýnþaþkýn dikilen Badi Ekrem'in sað kolunu kaldýrdý havaya:

"Tamam!" dedi. "Þampiyon!"

Maraton Raþit, bir eliyle çenesini yoklayarak kalkmak istedi, beceremedi. Minderin
üstünde baðdaþ kurup oturdu kaldý...

"Vay anasýný!" dedi, "Solak olacaðýný hiç düþünememiþtim! Sað kroþe bekliyordum
senden!"

ERKEK SEVÝM

Palamut Recep postacýdan iki Yenice karþýlýðý aldýðý mektuplarý, kürsüye çýkmýþ
daðýtýyordu. Onlarý, Kel Mahmut'un elinden ancak Yenice sigarasý karþýlýðý
kurtarabiliyorduk. Beþ mektuba kadar bir, daha çoðu iki Yenice sigarasý... Zarflarýn
üstündeki sýnýf ve þube yerine yazýlan H.B. harfleri postacý için büyük kolaylýklar
saðlýyordu. Doðrudan doðruya "HababamSýnýfý" diye yazanlar da vardý ki, bunlar
eþten dosttan sayýlan yakýnlardý. Palamut mektuplarý daðýtýrken adresi tam söyler,
H.B. rumuzunu açarak okumaktan zevk duyardý.

BugünHababam Sýnýfý þanslýydý,

Ýnek Þaban'ýn bile mektubu çýkmýþtý Palamut, kendi mektubunu da yüksek sesle
okudu! "Sayýn Recep Palamut... Noktanokta LisesiHababam Sýnýfý... Numara 881,
Ýstanbul" yazýdan tanýmýþtý.

"Bizim Çapraz Fuat'tan!" dedi.

Sýnýf arkadaþýydý geçen seneden,

Okumaya devam etti;

"Bay Turan..."Sidikli diyecekti, zarfta böyle bir þey yoktu.

"Bay TuranÖzügenç ... Noktanokta LisesiHababam Sýnýfý... Numara 1286, Ýstanbul."

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

Gözler yarý ciddi, yarý alaylýSidikli Turan'a döndü. Tulum Hayri'nin sormasý
gerekirdi, sordu;

"Kimden?"

Sidikli, zarftan bir þey sezememiþti:

"Dur bakalým!"

Zarfý açtý üç dört satýr kadar bir þeydi. Okudu, kýzardý, morardý... Sonra sapsarý
kesildi... Tekrar kýzardý, kaldý.

Uygun bir þey söylemeliydi:

"Evden caným teyzemlerden..."

Refüze:

"Ne yazýyor, hayýrlý mý bari?"

"Hiç caným beni çaðýrýyor da Cumartesi'ye..."

"Hadi, iþin iþ gene!"

Oysa Refüze, mektupta ne yazdýðýný noktasý noktasýna biliyordu, kendisi yazmýþtý


çünkü. Mektup:

"Sevgili Turancýðým diye baþlýyordu:

"Her Cumartesi yolumu beklediðinizden anlamýþ bulunuyorum ki, beni seviyorsunuz,


inkâretmeyln . Bunu bakýþlarýnýzdan anladýðýmý cesaretle söyleyebilirim.

Ben de size karþý herhalde ilgisiz deðilim.

Bu Cumartesi saat 2 de Taksim'de Abidenin önünde sizi bekliyorum, sevgiler. Sevim"

Bu mektubun daha rahat bir yerde okunmasý gerekirdi. Çekmeceden Yenice paketini
kaptýðý gibihelanýn yolunu tuttu. Kapýdan çýkar çýkmaz, Tulum Hayri:

"Yuttu enayi!" dedi.

Bir gülüþmedir baþlamýþtý.

Refüze:

"Eh, Erkek Sevim'e en nihayet bir kýsmet çýktý..."

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

Oyunun gerisine aklý yatmayanYýkýlmaz Hadi:

"Peki, Cumartesi günü Sevim gelmeyince dalgayý çakmayacak mý?"

"Enayi iki saatAbide'nln dibinde dikilecek. Sonra bizim Melahat, ikincimetktubu


verecek, Sevimin aðzýndan kýz gelemediði için özür diledikten sonra bir de adres
verecek. Enayi de döþenecek mektubu... Dalga, bundan sonra baþlayacak... Ýþleteceðiz
enayiyi... Yazdýðý mektuplarý boyuna okuyacaðýz sýnýfta... Erkek Sevim'e takýlmayý
görsünHýrbo !"

Cumartesi'yi iple çektik.Sidikli her gece yüzünükremleyip sivilcelerini köreltmeye


çalýþýyordu. Gözüne uyku girmiyor, yataðýnda dönüp duruyordu. Biz fazla üstüne
gitmiyorduk.

Teyzesindekltoplantýya çaðýrýldýðýný bize inandýrmaya çalýþýyordu. Bu yalan,


onun çok iþine yaradý. Elbiselerini ütülemek, kolalý gömlek giymek için bir vesileydi bu.

Cumartesi günü tam saat beþte kalktý,traþý bir saat sürdü... Yüzünükremledi ,
pudraladý. Uykusuzluktan sivilceleri pütürpütür kabarmýþ, bütün yüzünü, alnýný,
boynunu kaplamýþtý. Yemeden, içmeden kesildiði için de boynu incelmiþ, bir horoz
boynu gibi uzayýp kalmýþtý.

Yemeðine TulumHayrl kondu. Cumartesi verilen tatlýlarý ta Çarþamba'dan


peylemiþti. Yemek zili çalar çalmaz açýlan dýþ kapýdan fýrlayýp gitmiþti. Biz güle
oynaya yemeðimizi yedik. Yemek boyuncaSidikli'den konuþtuk. Son günlerde öyle
atýyordu ki, teyzesindeki çaylarda elden geçirmedik kýz býrakmamýþtý. Hak etmiþti bu
oyunu.

Onun nasýl olsa beklediðini bildiðimiz için, bir bayram günü neþesiyle birer ikiþer
Taksim'de toplanýyor, kenardan köþedenSidikli Turan'ý seyrediyorduk. Pardösü kolunda
gidip geliyor, bir kolundaki saate, bir de meydandakine bakýyordu.

Saat tam iki buçuk olmuþtu. Hemen bütünHababam Sýnýfý tamamlandý. Þöyle bir
dikkatli baksa hepimizi görebilirdi, hiç oralý deðildi ki... Görse de tanýyacaðý yoktu
zavallýnýn.

Üçe doðru Refüze'ninMelâhat'i gelecek, düzme mektubu verecekti. Yoktu


görünürlerde...

Saat tam üçte hiç beklemediðimiz bir þey oldu. Karþýdan... Lisenin en bitirim kýzlarý
göründü, ortalarýnda da Erkek Sevim...Sidikli ,Sevimci'ðini görünce kazýk gibi çakýlýp
kaldý. Her Cumartesi kýzýn peþine düþen, türlü diller döken oSidikli deðildi sanki.

Kýzýn elinde küçük bir de paket vardý. Kýzlarýn sinsice gülüþleri, bir oyunun
baþlamak üzere olduðunu gösteriyordu.

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html
ABC Amber LIT Converter
http://www.processtext.com/abclit.html

Erkek Sevim kazýk gibi çakýlanSidikli'ye yaklaþtý. Alaylý bir selamdan sonra elindeki
paketi uzattý. Kim bilir, belki de kalamayacaðýný söylemiþ, þu hediyenin kabulünü rica
etmiþti. Turan alsýn mýydý, yoksa almasýn mý? Ama almamasý için hiçbir neden yoktu
ortada. Kabalýk olurdu bu... Erkek Sevim, bir iki lâf ettikten sonra çekip gitti.

Sidiklikadar biz de þaþýrmýþtýk. Bu olan biten iþler programda yoktu. Ne olmuþtu


acaba?Melâhatgelmiyecek miydi? Ne vardý bu paketin içinde?

Sidiklibize doðru geliyor, hayatýndan çok memnun görünüyordu. Yolun kanarýna


çekildik, henüz ne yapacaðýmýzý biz de bilmiyorduk.

Turan, ilk önüne çýkan sokaða saptý... Biz de arkasýndan. Hem yürüyor, hem de
elindeki paketi çözmeye çalýþýyordu.

Paket çözüldü, içinden bir þey, bir çamaþýr...Hayýr iki parça çamaþýr... Ýki don...
Tam bunlarý açarken yere bir þey düþtü... Bir tüp... Bir krem tüpü...

Sidiklive sivilceli Turan'a bunlardan uygun armaðan da olamazdý. Biz artýk kendimizi
tutamazdýk. Attýðýmýz kahkahalar onu rüyadan uyandýrdý. BütünHababam Sýnýfý'ný
karþýsýnda görünce dona kalmýþtý. Oyunun beklenmeyen finali bizi de þaþýrtmýþtý.

Demek Melahat oyunu açýklamýþ, Sevim'e erkekliðini gösterecek yeni bir fýrsat daha
vermiþti.

ABC Amber LIT Converter


http://www.processtext.com/abclit.html