You are on page 1of 10

Kant Ahlak lker ktem1

zet Biz, bu tebliimizde, ksaca, Kantn ahlak anlayn, ahlak metafizik olarak temellendiriini, baka deyile, bir ahlak metafizii, bir ahlak teolojisi oluturuunu sz konusu edeceiz. Ahlaksal kavramlarn ancak iyice kavrandktan ve temellendirildikten sonra, felsefi bir zmlemeye tabi tutulmas sonucunda, Tanrnn varlna giden, baka deyile, ahlaktan hareketle Tanrnn varlna ulaan bir ahlak anlayn inceleyeceiz. Sonu olarak, Kantn bu alandaki temel kayglarn, amacn yani yapmak istediklerini ve yapabildiklerini kendisinden ncekilerin ahlak anlay ile hesaplamasn ve maruz kald eitli yorum ve eletirileri ele alp deerlendireceiz. Anahtar Kelimeler: Maxim, Kategorik Buyruk, Hipotetik Buyruk, zgrlk, Vicdan, Ahlak Kanunu, En Yksek yi.

Abstract
In this study, we shall present Kants concept of morality, how he established fundamental basis for morality; in other words, metaphysic of morals and how he established theology of morals. We are going to examine that how concepts of morality are formed by a method of using practical reason, which is based only upon things about which reason can tell us, and not deriving any principles from experience, to reach conclusions which are able to be applied to the world of experience and the idea of God can only be proved through the moral law and only with practical intent. Finally, we shall evaluate Kants fundamental concerns and objectives; what he wanted to achieve and what he achieved in his lifetime; also his approach to his predecessors concepts of morality as well as comments and criticism that he received on his moral philosophy. Keywords: Maxime, Categorical Imperative, Hypothetical Imperative, Freedom, Conscience, Rule of Morals, Summun Bonum.

Bilindii zere, onsekizinci yzyl Aydnlanma Dnemi Alman filozoflarndan biri ve en nemlisi Immanuel Kanttr. Ona gre, insan sadece evresinde bulunanlar kavrayp onlar hakknda teoriler kuran teorik bir akla sahip olan, baka deyile, bilme ihtiyac iinde olan bir varlk deil, ayn zamanda, ne yapmas gerektii hakkndaki bilgiyi de kendisinde tayan salt pratik akla sahip olan,
1

Do. Dr. Ankara niversitesi, Dil ve Tarih Corafya Fakltesi, Felsefe Blm retim yesi.

ksacas, eylemde bulunma, davranma ihtiyac iinde olan da bir varlktr. Eylemi konu alan etik, yani ahlak ise Tanrya, ruhun varlna, zgrle ve lmszle inanmamz gerektirir. Bu nedenle, Kant bir ahlak metafizii oluturmaktan ekinmemitir.

Ahlaktan Tanrnn varlna gitme dncesi, esasnda, Kantn da iaret ettii gibi, insanlk tarihinin en eski devirlerine kadar uzanmaktadr. Acaba ahlaki kavramlarn iyice kavranmas, onlarn zmleme srecinden geirilmesi ve temellendirilmesi, bize, Tanrnn varl hakknda herhangi bir ipucu verebilir mi ?...vb. gibi ahlaktan Tanrnn varlna gitme dncesine ilikin sorular, ahlak teolojisiyle ilgili sorular olup, zaman zaman dnce tarihinde tank olduumuz, ahlaktan metafizie gitme abalarnn sonucu olarak ortaya atlm sorulardr. Fakat u bir gerektir ki, bu dncenin derli toplu bir biimde dile getirilme erefi, felsefe tarihinde Kanta nasip olmutur. W.G. de Burghun iaret ettii gibi, ahlaki ykmllk kavram, dnce tarihinde n plana kmadan ve felsefi bir zmlemeye tabi tutulmadan, ahlaktan Tanrnn varlna gitme dncesine derli toplu bir biim kazandrlamazd, bu i iin de Kantn yaad devri beklemek gerekiyordu. (de Burgh, 1938, s.146; Aydn, 1981, s.2)

Onun ahlaka ilikin olarak kaleme ald eserleri Ahlak Metafiziinin Temellendirilmesi (1785), Pratik Akln Kritii (1788), Hukuk retisinin Metafiziksel lk lkeleri (1797), Erdem retisinin Metafiziksel lk lkeleri (1797) ve Salt Akln Snrlar inde Din (1793) dir. Bunlar ierisinde, Pratik Akln Kritii onun ahlak felsefesini yanstt ana eseri olarak kabul edilir. Ona gre, salt akln Tanr, Ruh, Kosmos ya da ok defa bunlarn yerine kulland zere, Tanr, lmszlk ve zgrlk olmak zere temel idesi vardr. O, neyi bilebiliriz? sorusunu sorduu nl eseri, I.Kritii Salt Akln Kritiinde, deney dnyasna ait olmayan bu temel ideleri deerlendirmi ve bunlar salt teorik aklla bilemeyeceimiz sonucuna ulamtr. Bununla birlikte, Kant, bunlarn teorik-bilimsel bakmdan bir anlam olmasa da, pratik-ahlaksal bir deeri, hatta vazgeilmezlii olduuna inanm, bu yzden, ne yapmalyz? sorusunu sorduu, insan ahlak varl olarak deerlendirdii II. Kritii olan Pratik Akln Kritiini kaleme almtr.

Esasnda, Pratik Akln Kritii , Salt Akln Kritiinden sonra, sistemin ikinci halkas olarak bu sisteme katlm deildir; aksine, burada, bu retinin zgn ve bamsz bir btn olarak kavranlmasn salayacak eler ierisinde ahlaka ilikin olan meseleler, balangtan beri nemli ve btnleyici eler olarak yer almlardr. yle ki, Kant, salt akln temel idesi olan ruh, kosmos ve Tanr ya da Tanr, lmszlk, zgrlk idelerini, ncelikle, Salt Akln Kritii nin Transandantal Diyalektik blmnde sz konusu etmitir. Fakat, bu idelerin, zellikle de zgrln imkan ve gereklemesinin, insann bilen varlnda deil, akln pratik alanda kullanlmasnda aranmas gerektii kanaatna sahip olduu iin Pratik Akln Kritiini kaleme alm ve burada, zellikle zgrlk idesini, nedensellik problemi bakmndan, akln antinomilerinden biri olarak grmtr.

Kozmolojik bir ide olan zgrlk, insann akla dayanan davranlarnda gerekleme imkan bulur. Zaten, zgrln imkan ve gereklemesi, akln teorik alanda deil, pratik alanda

kullanlmasnda aranmaldr. Bu nedenle, Kant, pratik akl yeni bir problem alan olarak Pratik Akln Kritii nde ele alacaktr. Salt pratik akl, istekleri ve arzular, genel geerlii olan, deneyden gelmeyen yani a priori birtakm kanunlar ve ilkelerle yneten bir akldr. nsann ahlakl hareketlerindeki akl ilkesi bir buyruk, bir gereklilik gsteren bir ilke karakteri tar. Bu akl, ayn zamanda, iradenin kendi kendisini yneten kanunlar yani sentetik a priori ilkeleri koyan akldr. Byle bir akln var olduunu; insan aklnn insann hayatn, kendi varlk yapsna uygun olarak yneten zel ve ok temelli bir fonksiyonunun olduunu, bize insann ahlakl hareketleri, ahlakfenomenleri gstermektedir. te bu yzden Kant, kendisinden ncekilerin ne srd ve savunduu mutluluk ve faydaclk ahlaknn karsna, insann hayat anlayndaki ahlakll koyar.

Ona gre, olaylar dnyasna deil, ancak dnlr dnyaya (numen) bal bir zgrlk mmkndr. nsann zgr davranlar, hibir kanuna bal olmayan babo davranlar olmad gibi zgrlk de bir geliigzellik, can ne isterse yapmak demek deildir. Dolaysyla, insan bu davranlarnda akln emirlerine, kanunlarna uymak zorundadr. Aksi takdirde, o, bir kanunsuzluk, yneten bir temelden yoksun olma anlamna gelir ki, Kantn deyimiyle, bu, negatif manada bir zgrlktr ve onun grne son derece aykrdr. Pozitif manada zgrlk ise, bir kanuna uymadr. Salt pratik akln kendi kendisine yasa koymasdr. Akln yasalar ise, artk, doann yasalar deildir; bu nedenle, burada, zamana bal sebep-sonu ilkeleri geerlikte deildir. Bu yasalar, zaman st olan yapmalsn buyruunun kendisinden geldii numenin yasalardr; insan zorlamazlar, ama ondan baz eyleri yapmasn isterler. Ona yapmalsn derler. Bundan dolaydr ki, insan, kararlarnn sorumluluunu tar. Yapmalsn buyruu, doann hibir yerinde ortaya kmayan, insann akl varlnn yapsndan ileri gelen bir eit balanmann, bir gerekliliin ifadesidir. Bu nedenle, Kant, insann niyet ve davranlarnda ortaya kan, hibir arta bal olmayan gereklilik hakkndaki bilgiyi, akln varlk yapsnda tad en derin mana olarak grr. Ona gre, insan aklna verilmi olan son ama, bilgi alannda deil, eylem alannda, insann davranlarnda, salt pratik akln kategorik buyruklarna gre yapp ettiklerinde ortaya kar.

Kant, doal ihtiya ve isteklerden, eilimlerden kaynaklanan davranlar deve uygun davranlar olarak nitelendirir ve ahlakl davranlarn karsna koyar; ahlakl davranlara, yani salt pratik akln ynettii istemlerden kaynaklanan davranlara ise, deve dayanan ya da devden doan davranlar der. rnein, bir bakkaln kendisinden ikolata almaya gelen bir ocuu kandrmamas deve uygun ama deve dayanan ya da devden doan bir eylem olmayabilir. Bu bakkal, ocuu kandrd duyulursa, insanlarn artk, kendisine gvenmeyeceklerini ve al-verie gelmeyeceklerini, bunun da kazancn azaltacan dnerek byle davranm olabilir. Buna karlk,

bu bakkal, sadece hi kimseyi aldatmamas gerektiini dnerek bunu yapmsa, bu eylem ahlaksaldr; nk salt dev duygusundan kaynaklanmaktadr. O halde, iimizde, kesin bir ekilde varln hissettiimiz, bir dev duygusu (vicdan) vardr ve o yapmalsn, etmelisin eklinde kesin buyruklarla (kategorik emperatif) varln belli etmektedir. Madem ki, iimizde byle bir sorumluluk duygusu vardr, o halde, zgrz demektir. te bu yzden, Kant, zgr olduumuz iin sorumlu olmadmz, tersine, sorumlu olduumuz iin zgr olmamz gerektiini savunur. Bir eyden sorumlu olmak iin, onu, yapma veya yapmama gcne sahip olmak gerekir. Bylece, Kant, insann zgr olduu iin sorumlu olduunu varsayan geleneksel ahlak felsefesinde ortaya konmu olan zgrlk ve sorumluluk ilikisini tersine evirmi olmaktadr. zgrln metafizik bir sorun olduuna inand iin, zgrlkten kalklarak sorumluluun tesis edilemeyeceini, aksine, sorumluluk duygusundan kalklarak, zgrln salanabileceini vurgular.

Kant, ahlak kanunu olarak nitelendirdii kategorik buyruu, ilkin yle ifade eder: yle davran ki, senin iradenin maximi her zaman ayn zamanda genel bir kanunun ilkesi olarak geebilsin. Veya: Genel bir kanun olmasn isteyebilecein bir ilkeye, maxime gre eyle. Bu genel kanunu, ki artk kategorik buyruun ikinci formldr bu, Kant, Ahlak Metafiziinin Temellendirilmesi adl eserinde daha kolay anlalr bir ekilde yle ifade etmitir: yle davran ki, bu davrannda insanl hem kendinde hem de dier insanlarn her birinde her zaman bir ama olarak gresin; asla bir ara olarak kullanmayasn. Baka deyile,nsanl, kendinde ve bakalarnda hibir zaman bir ara olarak deil, hep bir ama olarak grecek gibi eyle (Kant, 1995, s.46; Heimsoeth, 1967, s.135) Burada, Kantn demek istedii ey udur: Diyelim ki, hayatn elemlerinden kurtulmak iin intihar etmek istiyorsunuz. Bu durumda, elemden kurtulmak hissine, yani, bencillie dayanarak intiharn meruiyetini ve ahlaken makbul olduunu doal bir yasa olarak isteyebilir misiniz? Hayr! nk nefsimiz hakkndaki sevgimiz, baka deyile, kendimizi beenmek mmkn mertebe mrmz srdrmeyi gerektirir. Dolaysyla, bencillik, ldrmek deil, hayatn devamlln emreder. Eer kendini beenmek, sonu olarak nefsi ldrmeye delalet ederse, doa kendi yasasyla yani, kendini beenmekle tezada dm olur. u halde, intiharn genel bir yasa, meru bir yasa olmasn talep edemezsiniz. Zira, irade, igd tarafndan durdurulduu iin elemden kurtulmak iin intihar et tarznda artl bir emir (imperatif hypothetique) verir; ama, bu trden emirler, Kant hi ilgilendirmez. Esasnda, Kanta gre, intihar, ahlakl bir davran deildir; nk intihar eden, ahsiyetini bir ara gibi kullanmaktadr. Oysa, ahlaki emir, ancak kesin ve genel olur. Bu kesinlik ve genelliin meydana gelebilmesi iin bencilliin oluturduu greli hedefleri brakmak, davranlarmza mutlak bir ama aramak gerekir. Bunun iin de, davranlarmza mutlak bir ama koyan bir pratik akl, bir irade gereklidir. (Eriirgil, 1997, s.212-213)

u halde, bir davrann ahlaki olabilmesi, onun her zaman bir kural, bir genel yasa olmasyla mmkndr. Bu ise, onun doal bir yasa olmasn arzu etmek demektir. Nasl oluyor da, davranmz

byle genel, evrensel bir yasa eklini kazanyor?

Baka deyile, kendi davranmz iin kabul

ettiimiz ilkenin doal bir yasa olmasn nasl isteyebiliyoruz? Bunu, igdnn, bencilliin bizi gtrd greli hedeflerde deil, eylemlerimizi mutlak amaca ynelten iradede aradmz iin isteyebiliyoruz. Esasnda, dikkat edilirse, iradeyi byle mutlak olarak belirleyen de insandr; yani, insann bu mutlak amac, kendi ahsiyetinden, akl sahibi bir varlk olmasndan kaynaklanmaktadr. (Eriirgil, 1997, s.211-212)

te yandan, insan bir ara olarak deil, daima bir ama olarak grmek ve buna gre eylemde bulunmak, elbette, insandan i alannda faydalanlmamas anlamna gelmez. Bu faydalanma her yerde olup bitmektedir. Her ite insanlar kullanlr; ama Kantn burada sylemek istedii ey bakadr. Ona gre, her insan, insanln taycs olarak, kutsal bir varlktr. Bu nedenle, biz, her insanda, insan bir son ama, kendi bana bir ama olarak grmeli, asla bir ara olarak grmemeli; yani, kategorik buyruun buyurduu gibi, her insanda insan onuruna sayg gstermeliyiz. Bylece Kant, bu genel kanunlaryla, hayattaki btn davranlarn ahlaka uygun olup olmadklarn kesin olarak aa karacak bir kriter vermek istemektedir.

Esasnda, Kantn, doada bulduu kat determinizm ve zorunluluk karsna koyduu ve insann zgrln var klacak olan ahlakta da amac, tpk bilimdeki gibi sentetik a priori nermelere ulamak, dolaysyla ahlak da tpk bilim gibi kurabilmektir. Ona gre, biz, bu kategorik buyruklar, yani hep yle davran ki ile balayan buyruklar yerine getirmekle varlk sebebimize uygun yaam oluruz. Varlk sebebimiz, ancak ahlakl davranlarda, akln pratik alanda (ahlak alannda) kullanlmasnda, ksacas akln iradeyi ynetmesinde anlamn bulur; gereklik kazanr.

Pekiyi, acaba ahlak kanununu, irademizin, istememizin maximi yapan, iimizden bizi harekete getiren, iten ey nedir? Bizi iimizden iten, harekete geiren biricik ey, Kanta gre, ancak sayg duygusudur. Bu duygu, temelini a priori olarak bizde bulduu iin zel bir duygudur; kayna, acma duygusu gibi, darda deil, akldadr. O halde, sayg, ahlak kanununun uyandrd birinci derecede, saf bir ahlak duygusudur. nsann davranlarn ahlakl yapan ey ise, bu davranlarn deve, baka deyile ahlak kanununa kar saygdan domu olmalardr. nsann her iyi davrann douran, onun kendi iindeki ahlak kanununa kar duyduu saygdr. Bu nedenle, her iyi davranta, davran yapan ve dier insanlar hesaba katlrlar. Nitekim, ahlak kanununun biraz yukardaki forml de bize bunu ifade etmekteydi. O, bizden, insanlara kar yapp ettiklerimizde, onlarn ahsndaki insanla sayg duymamz istiyordu. Her insan, eylemde bulunurken, bir ey yapmaa karar verirken, ahlak kanununun bir sjesi, bir akl sjesidir; bundan dolay da, ahlak kanunu, onun iin sayg duyulacak bir kanundur. Kategorik buyruk, insanlara, kendilerine ve birbirlerine saygyla balanmalarn ve davranmalarn buyurmakla onlar arasnda, yani akl varlklar arasnda ideal bir birlik, beraberlik hazrlam olur. Ahlak kanununun, akl ve iradesi olan herkes iin geerli olmas gerektiinden,

nesnel olarak zorunlu olduu dnlr. Ahlak kanunu, herkese hem de tam olarak kendisine uymay buyurur. Bu nedenle, ahlak kanunu, kiinin kendi mutluluu ilkesinden baka bir eydir. (Kant, 1995, s.42-43)

Ahlak buyruklarnn temeli, insann insanldr. Kant, bu durumu, autonomie kelimesiyle ifade eder. Bylece, kategorik buyruun nc forml de autonomie (zerklik) idesine gre eyle ortaya km olur. Bu, akln ynettii iradenin kendi kendisini ynetmesi, belirlemesi, kendi kanununa uymas demektir. nsan zgr olduunu kendi deneyimi ile bilemez. Eer insan, zgr olduunu kesin olarak biliyorsa, bu bilgi ona bambaka bir yerden gelmektedir. Bu bilginin kayna, insann iinde duyduu yapmalsn buyruudur. Yapmalsn, nk yapabilirsin! Kantn burada vard sonu budur. Bu sonu, teorik, mantksal bir sonu deil, bir postulat tr. Ona gre, eer aklmzn kaynak tekil ettii bir ahlak kanunu olmasayd, zgr olduumuzu iddia etmeye de hakkmz olmazd. Biz, zgr olduumuzu dorudan doruya deil, ancak ahlak kanunu dolaysyla, aracl olarak biliriz. Kategorik yapmalsn buyruunun gerekli varlk art ise, zgrln gerekliidir. zgrln bilincine varabilmenin koulu, her eyden nce ahlak yasasdr; ve akl onu hibir duyusal koul tarafndan alt edilemeyen, hatta her kouldan bsbtn bamsz olan bir belirleme nedeni olarak ortaya koyduundandr ki, ahlak yasas bizi dorudan doruya zgrlk kavramna gtrr. Esasnda, ahlak yasas, salt pratik akln zerkliinden yani, zgrln zerkliinden baka bir ey ifade etmez. Bu zgrln kendisi, btn maximlerin biimsel kouludur ve maximler ancak bu koula bal olduklarnda en yksek pratik yasayla uyuabilirler. (Kant, 1980, s.34; 38)

Ona gre, bir ahlak varl iin ulalmas gereken son ama en yksek mutluluk, en yksek iyidir. Kategorik buyruk bizi, en yksek iyi yi istemee zorlar. En yksek iyi ancak Tanrnn var oluu kouluyla olabildiinden Tanrnn varln kabul etmek, ahlaksal bakmdan zorunludur. Kant, insann ahlak bilincinden, genel geerlii olan ahlak kanunundan yola karak, insann eylemlerinin sonucu ve ahlak kanununun bir gerei olarak elde etmek istedii en yksek iyi kavramna varr. Bunun gerekleebilmesi iin de Tanrnn varlna ve ruhun lmszlne inanmay zorunlu kabul eder. Ksacas o, Tanrnn varln salt pratik akln zorunlu bir postulat olarak ortaya koyar ve ahlak rasyonel bir temel zerine oturtmaya alr; bylece, kendi zamanna kadar srarla savunulmu olan teolojik ahlak reddederek, ahlaktan Tanrnn varlna geip, bir ahlak teolojisi kurar. (Aydn, 1981, s.2-3) Buna gre, kategorik buyruun bizi istemee zorlad en yksek iyi nin bizim iin mmkn olmas gerekir. O halde,en yksek iyiyi gelitirme bizim devimizdir.

Esasnda, en yksek iyi (summun bonum), hem Pratik Akln Kritiinin, hem de Yarg Gcnn Kritiinin bata gelen problemlerinden biridir. Kant, bu kavram, mutlulukla, daha dorusu mutlu olmaya layk olma ile, ahlaklln birlemesi eklinde tanmlar. O halde,en yksek iyinin iki esi, ahlakllk ve mutluluktur. Pratik Akln Kritii nde Kant, bu iki eden daha ok

ikincisi, yani mutluluk zerinde durur. Yarg Gcnn Kritiinde ise, her iki eyi de birlikte ele alarak, ahlak teleolojisinden (nedensellik), ahlak teolojisine nasl geileceini gsterir. (Aydn, 1981, s. 2-3; s.18-19)

Ona gre, mutluluk ve ahlakllk, en yksek iyinin iki ayr gesi olduklarndan ne analitik ne de sentetik olarak bilinebilirler. Bu nedenle, ahlak kanununa ne kadar uyulursa uyulsun, dnyada, mutlulukla ahlakllk arasnda, zorunlu bir iliki kurmay mit etmek mmkn deildir. Oysa, byle bir ilikiyi iinde bulunduran en yksek iyinin gerekletirilebilmesi iin aba harcamamz ahlak kanunu bizden istemektedir. Bu durumda, en yksek iyi yi gerekletirmenin imkanszl, zorunlu olarak, ahlak kanununun da geersiz olduunu gsterecektir. Baka deyile, eer, pratik kurallara uygun olarak en yksek iyinin gerekleme midi yoksa, byle bir ama iin aba harcanmasn isteyen ahlak kanununun da hayal rn olmas, bo ve hayali amalara ynelmi bulunmas, sonu olarak mahiyeti itibaryla geersiz olmas gerekir.

Kanta gre, ite burada bir antinomi vardr. Hem mutlulua ihtiya duyalm, hem ona layk olalm, buna ramen ondan paymza deni alma imkanndan tam anlamyla yoksun olalm; bu, akl sahibi bir varln arzu ve iradesiyle badamaz. Esasnda, ahlak kanununun buyruu ile mutluluk arasndaki ba, pratik alan iin sentetik a priori bir prensiptir. Bu ise, erdemli olmak, mutlu olmaya hak kazanmak, ona layk olmak demektir. Erdem, arzu etmeye deer grnebilecek her eyin en yksek art olduu iin, ayn zamanda en yksek iyi eydir. Doaya, duyulur dnyaya bal, ihtiya sahibi bir varlk olan insann mutlulua ynelmesi, adeta kanlmazdr. Aslnda, insan, mutlulua layk olmaya ihtiya duyar; ondan pay almaya deil. Bu ikisinin -layk olma ve pay alma- birlemesi, akl sahibi bir varln mkemmel olan istemesi demek olur ki, Kanta gre, bu mmkn deildir. Kant bunu u szlerle ifade eder: Byle bir eyin pratik bakmdan, ahlak bakmndan, beklenmesi gerektiinden; tam bir baarya ancak sonsuza kadar uzayan bir olu iinde varlabileceinden, salt pratik akln bir ilkesi, idesi olarak, bunu pratik bakmdan amay -bu dnyay amay- istememizin real bir objesi olarak kabul etmemiz gerekir. (Kant, 1956, s.105; Heimsoeth, 1967, s.151-152; 156; Aydn, 1981, s.22-23)

Kant, bu sorunu, yani, ahlakllk ve mutluluun birlemesinden oluan en yksek iyinin elde edilmesi sorununu zmek iin kurtuluu, varln kendi akl dnyamzda kavradmz zgrlk idesi ile birlikte ruhun lmszln ve Tanrnn varln birer postulat, yani, kendi bana kantlanamayan ama a priori artsz geerlii bulunan teorik bir hkm olarak ortaya koymakta bulur. Ksacas, en yksek iyinin gereklemesi, Tanrya baldr. Onun gerekleme sebebi, Tanrdr. Bize den dev, gcmzn yettii lde en yksek iyi ye yaklamak, onun elde edilmesi iin aba harcamaktr. stelik btn abalara ramen, en yksek iyi bu dnyada deil, ancak br dnyada gerekleir. (Aydn, 1981, s.33)

u halde, Kant, lmszlk idesini, kutsal bir varlk olmaya alan insann, ahlak alannda kemale ermesi midine balamtr. lmszlk, akln vard bir sonu olarak, insann en yksek niyet ve abalarnn beklentisi, inancdr. nsann, varlnn sonsuza kadar sreceini postulat olarak kabul etmesini gerektirir. Kanta gre, dnyada en yksek iyinin gerekli n art ve doadaki en yksek sebep Tanrdr. Tanr, bir anlay kabiliyeti ve isteme olarak, kozmosun btnn idare etmesi; mutlulua layk olma ve mutlu olmay birletirmesi bakmndan vardr. Bu nedenle, Kant, Tanr idesini salt pratik akln bir idesi olarak, yani, kaynan akln varlk yapsnda bulan, teorik alanda ispat edilemeyen, ama, pratik alanda phe gtrmez bir kesinlii bulunan, btn realitelere sahip bir varlk olarak grm, duyular st alanda btn varlk imkanlarn, varlk eitlerini iine alan, birletiren bir konumda kabul etmitir. Ona gre, Tanrnn varl, dnya dzeninin bir ahlak dzeni olmas iin zorunludur. Esasnda, Kantn hakiki Tanrs, idealin hizmetindeki zgrlktr; iyiye doru giden iradedir. zgrlk idesi ise, duyular st alanda, bir kere ulalan objektif gerekliin temelidir, bu nedenle, o, dier kategorilere de objektif bir gereklik imkan kazandrr; nk, ona gre, ideler, insandan, bir insan olarak, hareketlerinde, kendilerine pratik bir hakikat, bir gereklik kazandrmasn isterler. Bylece, Salt Akln Kritiinde problematik olan, mmkn bir ey diye ileri srlen zgrlk idesi, burada, artk, bir gereklik olmaktadr. Geri Kant, yine de bu zgrln ne olduunu bilemeyiz ama, bu ideye gre davranmamz gerekir ve bu da bize yeter; nk bu ideden bakasna gre davranamad iindir ki, insan zgr olur der. (Kant, 1956, s.110; Heimsoeth, 1967, s.148)

Esasnda, Kanta gre, doa ve ahlakllk, insan varlnda birleen, iki ayr dnya; insan varlnn iki kutbudur. Bu iki dnyann balants, Salt Pratik Akln Kritiinde, Tanr, zgrlk ve lmszlk ideleriyle salandktan sonra, nc ve son kritik olan Yarg Gcnn Kritiinde de sz konusu edilecektir. Kanta gre, ahlaki devin yerine getirilmesi bakmndan inan son derece nemlidir. Ama, acaba, Tanrya inanmayan bir kimsenin ahlaka bak nasl olacaktr? Eer insan, kendi akl gcyle, Tanrnn varlndan bamsz olarak, neyin iyi ve neyin kt olduunu biliyorsa, Tanrya inanmadan da ahlakl olabilecek demektir. Nitekim, Kant, Yarg Gcnn Kritii nde ahlak kantn akladktan sonra, tartmay bu noktaya getirir ve yle der: Mantki bir kesinlik formunu kolayca verebileceimiz bu kant, ahlak kanununun geerliliini tanmak iin Tanry var saymann zorunlu olduuna iaret etmez. Dolaysyla, Tanrnn varlna kendisini inandramayan kimse, ahlak kanununun ykmllklerinden kurtulmu saylmaz. (Kant, 1957, s.119; Aydn, 1981, s.35)

Grld zere, Kantn ahlak anlaynda, teorik akl Tanry, zgrl ve lmszl kantlanabilir objektif varl olmayan idealler saymaya ynelmekle, pratik akl da bunlarn hakikatini kabul etmekle, esasnda ahlaki ve dini alana ait en nemli sorunlarda, birbirlerine kar son derece kritik durumda bulunurlar. Bu hususta, pratik akln otoritesi, teorik akldan stn olduu iin gerek

hayatta da hakimiyeti elinde bulunduran odur. Bu nedenle, Kant, zgr olduumuz, ruhun lmez olduu ve en yksek yargcn var olduu savlar sanki kantlanm gibi hareket etmemiz gerektiini syler.

Bylelikle Kant, srf akla dayanarak Tanr, ruh ve kozmosa ilikin rasyonel teoloji, rasyonel psikoloji ve rasyonel kozmoloji olmak zere tr skolastik metafizik yapmtr. Baka deyile, etik temellere dayanan bir teoloji ile Tanrnn, ruhun ve kozmosun var olmas gerektiini gstermitir. Ona gre, insan, Tanrnn varlna inanmadan da ahlaki devin ne olduunu bilir. Fakat bu devi kararllk iinde yerine getirebilmesi, ahlaki mitsizlie dmemesi, her trl fedakarl ve tehlikeyi gze alarak ahlak yolunda yryebilmesi iin en yksek iyinin gerekleebileceine, bunun iin de Tanrnn varlna ve ruhun lmszlne inanmas ahlaken gereklidir. Bundan dolay, ahlak kantnn aydnlatt yolun son noktasna kadar gitmek isteyenler, kendilerini dogmatik inanszla kaptrmamaldrlar.

Sonu olarak diyebiliriz ki, Kant ahlaknn temel kaygs ya da amac, akla uygun davranmak, akln sesini dinlemek ve bir dev olarak kendisini ortaya koyan ahlaki buyrua itaat etmektir. Kukusuz, bu konuda, Kant, bize, iyi niyetli ol gerisini dnme demektedir. Oysa, gerek hayatta biz hep gerisini, davranlarmzn sonularn dnmek zorunda deil miyiz? Gerekten ahlaki olan bir eylem, sadece salt iyi niyete dayanan bir eylem deildir; ayn zamanda, iyi sonular olan bir eylemdir gibi, Kanta yneltilen eletiriler de olmutur. rnein, nl 19.yy Alman filozofu Hegele gre, onun iyi niyet kuramnda gizli bir bencillik sakldr. Ayn ekilde, ahlak kanununun bir gerei olan en yksek iyinin gerekletirilmesi iin aba harcamayla, Tanrnn varlna inanma arasnda Kantn kurmak istedii srekli iliki de, eitli yorum ve eletirilere maruz kalmtr. yle ki: Bazlar, onun bu tutumunun ahlakn otonomluuna ters dtn ne srerken, bazlar da kurulan Tanr-ahlak ilikisinin ok yetersiz, hatta ereti olduunu sylemilerdir. Bu itirazlarn bir ksm, henz Kant hayattayken ortaya kmtr. Ama, Kant, Tanr postulatnn ahlakn otonomluunu zayflatt iddiasn iddetle reddetmitir. Ona gre, ahlaktan Tanrnn varlna gidi deil, tersine, Tanrdan ahlaka gidi -ki o bunun karsndadr- otonomluu tehlikeye drr. Fichte, Lotze, Ritschl ve Hermann gibi baz dnrler ise, Kant yakndan izleyerek, ahlak kantn gelitirmeye almlardr. yle ki, Fichte, ahlak kanununa inanmayla, Tanrya inanmay bir ve ayn ey gibi grm, bu nedenle, Kantn izmi olduu snrn tesine gemi ve birok eletirinin hedefi olmutur.

Kaynaka

Aydn, Mehmet (1981) Kant ve ada ngiliz Felsefesinde Tanr-Ahlak likisi, Ankara, mit Mtb. De Burgh, W.G (1938) From Morality to Religion, London/ Newyork: Kennikat. Eriirgil, Mehmet Emin (1997) Kant ve Felsefesi, stanbul, Eko Mtb. Heimsoeth, Heinz (1967) Immanuel Kantn Felsefesi (ev. Takiyettin Mengolu), stanbul, stanbul Mtb. Kant, Immanuel (1956) Critique of Practical Reason (trans. by. L.W. Beck), Indiana Polis, The Bobs, Merrill Co.Inc. Kant, Immanuel (1980) Pratik Akln Eletirisi (ev. Ioanna Kuuradi, lker Gkberk, Fsun Akatl), H.. Yaynlar, Ankara, Meteksan Mtb. Kant, Immanuel (1995) Ahlak Metafiziinin Temellendirilmesi (ev. Ioanna Kuuradi), Ankara, Trkiye Felsefe Kurumu Yaynlar. Kant, Immanuel (1957) The Critique of Judgement (trans.by.James Creed Meredith), Oxford, At the Clarendon Press.

10