You are on page 1of 318

D I N VE LAIKLIK

Ord. Prof. Dr. AL FUAD BAGL

Kurucusu:

SMAL DAYI

DN ve LKLK
O r d . Prof. Dr. Al F u a d BAGL ' B u eserin y a y n haklan Y a m u r Y a y n e v i ' n e aittir. 8. B a s k : Haziran 2 0 0 7 Y a y n Sra N o . : 8 I S B N : 978-975-7747-15-7 Sertifika N o : 1 2 0 6 - 3 4 - 0 0 4 0 6 2 Yayn Ynelmeni : Nazif GNER Yaym Sorumlusu : Sleyman ZDEMR B a s m Y e r i / C l t : Kitap Matbaaclk Tel.: ( 0 2 1 2 ) 5 6 7 4 8 8 4

Y A M U R YAYINEV
Caalolu Yokuju, Narlbahe Sokak No. 1 zhekim Iham Kat 2/23 Eminn / STANBUL Tel.: (O 212) 513 51 26 Faks: (O 212) 519 74 53 e-posla: yagmur@yagmuryaynevi,com.tr www.yagmuryayinevi.com.tr

Ord. Prof. Dr. AL FUAD BAGL

D I N VE

LAIKLIK
-

- H U K U K VE TMA ETD

* DN NEDR? * DN HRRYET ve LKLK NE DEMEKTR?

8 . BASKI

STANBUL 2 0 0 7

Dinen gnahkr olmak, dini sevmeye ve dindarm tkenmez saadetine imrenmeye mani deildir.

Ehl-i din ve takva babam Mehmed Senin ebediyellerdeki ruhunun

kr

Efendi, iin...

d olmas

Azz e i m N v i d e m ! S e n i n gayret v e r i c i tevil<lerin v e scak h a r i m i n o l m a s a y d bu esercik g n g r m e z d i . M i n n e t sana...

Azz

okuyucu,. hocamz Ord. Prof. Dr. Ali Fuad birlikte yaVefatlarntevecchle erimitik.

Muhterem BAGL'in ynlamak

salnda baz eserlerini bahtiyarlna

dan sonra da vrislerinden kuk ve kymetli yeniden devam ediyoruz.

bize intikal eden hu-

einin gsterdikleri

Sizlere yeni bir hizmeti bildirmek (hocamn, ruhundan yorum. Bugne kadar ayr ayr yaynlanan gazete ve dergilerde kan yazlar klliyat halinde sunmak larmzda hocamza Tevfik bize yardmc rahmet af dileyerek)

arzusu

ile

bu ok deer-

li eserin nne birka satr yazmaya cesaret edi-

eserleri, edip

tasnif

istiyoruz.. Din ve LikalmaAllahtan olanlara ve hizmeti ge-

lik kitab bu dizinin lk eseri olacaktr. enlere imdiden teekkr eder; yce dileriz.

Allahtandr. smail

DAYI

Yamur Yaynevi Kurucusu

O r d . Prof. Dr.

Ali Fuad BAGJL


(1893 - 1967)

* Fransa'nn Grenoble niversitesi Hukuk Fakltesinden mezun * Paris Hukuk Fakltesinden Doktor. * Paris Edebiyat Fakltesi Felsefe Kolundan mezun. * Paris Siyas limler Okulundan mezun. * dare limleri Milletleraras Enstits lm Komite yesi. * Lahey Devletler Hukuku Akademisi mensubu.

Ord. Prof. Dr. AL F U A D BAGL

Ali Fuad Bagil 1893 ylnda Samsun'un aramba kazasnda domutur. Babas Mehmet kr Efendi, annesi Patma H a nm'dr. Dedesi Blkbaioullarmdan Hafz brahim Efendi'dir. Tannm bir ailenin ocuu olup, lk renimini aramba'da, orta reniminin br ksmn stanbul'da, son ksmn ise Paris'te grmtr. Vatan hizmetini yedeksubay olarak i. Dnya Sava'nda Kafkas Cephesinde ve 4,5 yl cepheden cepheye koarak tamamlamtr. renimine askerlik hizmetini bitirdikten sonra da devam etmitir. Grenoble niversitesi Hukuk Fakltesinden mezun olmu, Paris Hukuk Fakltesinde doktora yapm ve Paris Edebiyat Fakltesi Felsefe Kolu ile Paris Siyasi limler Mekteb'nden diploma almtr. Lahey Devletler Hukuku Akademisi'nin kurlann da tamamlayp mezun olmutur. 1929 ylnda faklte, bir yksek oku diplomas v e hukuk doktoru unvan ile memleketine dnmtr. lk resmi grevi Milli Eitim Bakanl Yksek renim G e nel Mdr Yardmcldr. 1930 ylnda Ankara Hukuk Fakltesinde alan doentlik imtihann pekiyi derece ile kazanarak ayn faklteye doent olmutur. Bir sene sonra bu fakltenin profesrlne terfi ettirilerek tayin edilmitir. 1933 yl sonlanna kadar fakltede " R o m a Hukuku", Gazi Eitim Enstitsnde " M e d e niyet Tarihi" derslerini okutmutur. Daha sonra stanbul niversitesi Hukuk Fakltesi Esas Tekilat Hukuku profesrlne tayin edilmitir. Bu grevinin yan sra Siyasal Bilgiler Yksek O k u l u

retim yelir grevinde de bulunmutur. 1936 ylnda stanbul Yksek Ticaret v e ktisat Okulu Mdrlne atanmtr. Bu okulda ve stanbul Hukuk Fakltesinde ilk defa " Hukuku" krssn kurup okutmutur. 1937 - 1942 yllar aras stanbul niversitesi Hukuk Fakltesi Dekanlndan sonra Ankara Hukuk Fakltesi ve oraya tanan Siyasal Bilgiler Yksek Okulu {Mlkiye Mektebi) Esas Tekilat Hukuku Profesrl ile Mlkiye Mektebi Mdrlne tayin edilmitir. 1943 ylnda Mlkiye Mektebi Mdrlnden stifa edip, stanbul niversitesi Esas Tekilat Hukuku Krss'nn O r dinarys Profesr' olarak binlerce renci yetitirmitir. 1960'da buradan emekli olmutur. 1961 ylnda Samsun Senatr seilmi, ksa bir zaman sonra bu grevinden istifa ettirilerek bir sre svire'de alm ve orada Franszca olarak yaynlanan, sonradan Trkeye evirilen 27 Mays htilali ile ilgl eseriyle megul olmu, 1965 seimlerinde stanbul Milletvekili olarak tekrar Byk Millet Meclisi ats altna girmi, vefatlarna kadar bu grevde kalmtr. 17 Nisan 1967 ylnda ei Fatma Nvide Hanmefendi ile bidikte oturduu Kadky Feneryolu Eflatun Sokaktaki evinde hayata gzlerini yummutur. Bugn bu sokak "Al Fuad Bagil Soka" smini tamaktadr. Kabri, skdar Karacaahmet Mezarl ieki Dura karsndadr. Merhum Ali Fuad Bagil, bir taraftan ilim v e irfan krslerinde hizmet edip renci yetitirirken, pekok uluslararas kongrelerde memleketimizi temsil etmitir. Trke ve franszca muhtelif eserler yaynlamtr. 1930 ylndan 1967 ylna kadar eitli gazetelerde yaynlanan birok yazs le Trk halknn aydnlatlmasna da almtr. O n u rahmetle anmay br bor biliriz.

Yamur Yaynevi

ONSOZ

B i z d e , din bahsinde, mnkiriik bir z a m a n d a n beri moda o l d u . Fakat o k l a n n a "din nedir" d i y e sorarsanz size sadece, baz politika bezirgnlanndan alp hap gibi yuttuklan szleri tekrar ederler. Bunlara gre, din, kfl bir mazinin nesilden nesile devroiup gelen bir mirasdr v e mazidir, gericiliktir. lericilik de yiyip, iip elenmektir. D i n hrriyetine gelince, bu da Tanzimat'tan yani yz k sur yldan beri devlet umdelerimizden biri olduu halde, i m d i y e kadar zerinde hemen hemen hi durulmam bir fikirdir.'" B u mevzuda bugn elde ne bir kitap vardr, ne de ciddi bir etd.'^' B u yokluk sebebiyledir ki, bizde din hrriyeti d e y i n c e , bundan herkes aklna estii gibi bir mna karmaktadr.
(V Herkesin inanp kabul ettii din ve mezhebin yin ve ibadetlerine serbeste kabul edilebilmesi ve bu hususla hi bir mdalaieye, hakaret ve kenceye uramamas) mnsna olarak din hrriyeti bizde ilk defa I839'da "Clhane Hatt- Hmayunu" ile tesis ve 1856 tarihli mehur Islahat Ferman ile teyid ve tavzih olunmutur. (Baknz, Dstur Birinci Tertip, Cilt I). (2) eri mevzu zerinde baz gazete ve mecmualarda zaman zaman m mzal yazlar kmtr; fakat bunlar cidd ve itmolmaktan utanlacak uzaktr. tannkadar

Bazlarna gre, herhangi bir memlekette c a m i l e r M s l manlara, kiliseler sup olduu Hristiyaniara, havralar M u s e v i l e r e ak gitmemeye zorlanmyorsa, o b u l u n u y o r v e kimse, bir din tutmaya v e y a t u t m a m a y a , m e n m a b e d e gidip memlekette din hrriyeti vardr. n k i j din hrriyeti d e n i l e n serbestlik b u n d a n ibarettir. Fakat, bu gibi mes'eleleri mesleki bir vazife olarak dikkatle takip e d e n hakikatsever insanlara sorarsanz, y l e bir m e m lekette,din hrriyeti srf szde vardr v e s a d e c e y a b a n c m ahitleri aldatmak iin baz kanunlan sslemektedir. u n u bilmelidir ki, din hrriyeti sadece m a b e d e girip kma serbestlii deildir. steyen m z e y e , bileti o l a n sinemaya da girip kyor. B u g n d n y a memleketleri arasnda d i y a n e tin, rivayete gre, e n ok bask altnda tutulduu M o s k o v a ' d a bile kiliseler ziyaretilere daima ak kalmtr. D i n hrriyeti, dindar vatandalarn, din bahsinde, haiz olduklar haklardan herbirini serbeste, korkusuz v e endiesizce kullanmalarn v e herbirinden serbeste f a y d a l a n m a l a rn gerektirir. D i n messesesinin dayand haklarn, bugn e h e m m i y e t itibariyle bata geleni, hi phe e d i l e m e z ki, "retmek v e okutmak - y a z m a k , telkin e t m e k " hakkdr. B u gn herhangi bir memlekette din hrriyeti olup olmadn a n l a m a k i i n , g z n n d e tutulacak l budur. Yani eer "retip okutmak-neir y a n i y a y m a k v e telkin e t m e k " hakk serbeste v e d i n i n temel a h k m n a uygun bir surette kullanlyorsa, o memlekette din hrriyeti vardr. K u l l a n l m y o r da bu hak, resmi v e y a gayri resmi, kanuni v e y a idari bir bask v e tehdit altnda kalyorsa, din hrriyeti yoktur.'" B u g n k artlar altnda din hrriyetinin gerek varl v e gerekse yokluunun iaret v e l s bu hak olduu iindir k i ; dikkat edilirse, bugn d i y a n e t e dman olan memleketlerde, her eyden e v v e l dini retim v e y a y m hakk v e b u n u n icap ettirdii serbestlik, dehet v e r i c i bir ekilde tatbik edilen yldrmak v e sindirmek politikasyla fiilen yok edilmi v e bu suretle din fikri, terbiyesi v e ahlkyat kknden kurutulmak is-

N S Z

(3) Bizde din hrriyetinin ne ar bir bask y e tahakkm altnda brakldn gstermek iin resmi bir vesikay aynen aaya alyoruz:

Tarihi Vesika:
j Q Dahiliye Vekleti Matbuat U . M . Say: 653 Muhterem efendim. Mektubunuzu aldm. Biz her ne ekil ve suretle olursa olsun memleket dahilinde dini neriyat yaplarak dini bir atmosfer yaratlmasna ve genlik iin dini br zihniyet fidelii vcuda getirilmesine taraftar deiliz. Zat- lilerinin herkese de msellem olan ilim ve faziletinize hrmetkarz. Ancak gnn bu kabil neriyata tahamml olmadn siz de takdir edersiniz. Matbuat U m u m Mdr Hlsa: "Hazret-i Muhammed'e dair" Ankara, 17 Mays 1943

Vedat Nedim (Tr)

(Hazret-i Muhammed'e nan bir eserin Dahiliye ra, vaki olan mracaatmz

dair Sebilrread

tarafndan neroluUmum

Vekleti tarafndan toplattrldktan sonzerine zamann Matbuat

Mdr Vedat Nedim tarafndan verilen resmi cevaptr.) Sebilrread, Cilt XIII - S a y : 284

Yukardaki cevabi

tezkereyi gnderen

makamn dni neriyata

taraftar

olmad meydandadr. Netice u oluyor: Trkiye'de din aleyhinde istenildii gibi yazlabilir ve din adamlarna istenildii kadar hararet edilebilir. Fakat din lehinde? Hayr.

lenmitir.'*" Tekrar e d e l i m ki, bir memlekette din hrriyeti, y a l nz mbed kaplarnn ardna kadar ak kalmasndan, hatt ibadet v e ayinlerin serbeste icra edilebilmesinden ibaret d e ildir. B u serbestlik, din hrriyetinin ilk basama v e e n basit eklidir. D i n hrriyeti, bugn bilhassa, dinin yksek ilimlerini

ilahiyat v e kelmiyatn erbete okutup, retmek v e dini


neriyatta bulunmak hakknn erbete kullanlmasdr. Liklie gelince, bu prensip bizde 1928'den beri'^^ A n a y a sa'mzn hkim u m d e l e r i , arasna girmi olmakla beraber v a tandalar iin z l m e z bir m u a m m a eklinde kalmtr. H a l buki, G a r p hukukuyla a z ok temas olanlar bilirler ki, bu fikri bize veren G a r b n m e d e n i memleketlerinde liklik her eyden e v v e l , devletin, memlekette mevcut maruf v e messes dinlere kar tarafszl v e herhangi bir din v e y a mezhebin i nizamna v e ibadet a h k m v e erknna hibir suretle mdahale etmemesidir.
(4) Bu satrlar karaladm srada lie Monde) isimli mehur bir Paris gazetesinde Henry Shapiro tarafndan "Staln'den Sonra Rusya" bal altnda neredilmekte olan OK enteresan bir rportaj serisinin 21.1.1954 saysndaki yazy ibret ve dehet duyarak okuduk. Bu yazdan aka anlalyor ki, baz memleketlerde otuz be seneden beri gdlen din dmanl politikas, Bolevik Rusya'da takip olunan politikann pek az bir fark le ayndr. (5) 1926 senesine kadar. Osmanl devri kanunu esasileri gibi, 1924 tarihli Anayasamz da dini esasa dayanmakta; yani slmiyet resmen devlet dini kabul edilmekte ve eriat ahkamnn yerine getirilmesi, devlet vazifeleri arasnda yer almaktayd. 1928'de smet nn ve arkadalarndan mrekkep yzyirmi mebus imzasye bir tadil teklifi yaplm ve Meclise teklif kabul edilered, Anayasa'nn baz maddeleri liklik esas dairesinde deitirilmitir. Bu cmleden olarakAnayasa'nn (1924) 2'nci maddesinden "Devletin resmi dini, Din-i slmdr" ve 26'nc maddesinden meclis vazifeleri arasnda saylan "ahkm- er'yenn tenfizi" bareleri kaldrlm; seimleri mteakip mebuslarn Meclis'e ilk gelilerinde yaplmas mutad olan yeminin dini ekli terkedilerek "Vallahi" yerine "Namusum zerine sz veriyorum" lf konulmutur. Bu tadilat le Trkiye'de devlet diyanete kar gya bitaraf bir vaziyet alm, yani hukuken "liklik" erevesine girmitir. Daha sonra, 1937'de Anayasa'da yaplan baka bir tadil neticesinde, 2'nci maddeye konulan (Cumhuriyet Halk Partisi'nin alt umdesi arasnda "liklik" sznn de bulunduu malmdur.) Fakat bu tdil, yukarda bahsettiimiz 1928 tdiliyie varlan "liklik" neticesine yeni bir ey ilve etmi deildir, sadece bunu teyid etmitir.

Bugn R u s y a ' d a n baka daha baz memleketler v a r ki, b u ralarda politika adamlar, kendilerini din limleri y e r i n e koyarak, dinin ibadet diline bile el uzatmakta beis gstermemiler v e bu uurda aksah dindarlan srgne gndermekten, hatt daraacma ekmekten utanmamriardr. Y i n e b u memleketlerde ayn din dman politikaclar, devletin likliini iln ettikleri halde, dini, btn tekilat v e personeli ile, kendi politikalanna balamlardr. H l s a , liklik bahsinde bugn h a kikaten cidd v e ilm bir izah yokluu karsndayz/"' B u yokluu grerek, z a m a n z a m a n i i m d e b u m e v z u l a r zerinde bir eyler y a z m a k arzusu v e aklmm erdii kadar efkr aydnlatmak gayreti dodu. A n c a k 1945 yaz balarnda, yani kinci D n y a H a r b i ' n i n G a r p demokrasileri tarafndan kazanlmasna kadar geen devri yaam olanlarmz hatrlarlar ki, o devirde Trkiye'de hkmet adamlarnn icraatm tenkit etmek, hususiyle din hrriyeti v e liklik gibi tekkeiemi mevzulan ele almak, deta intihar etmek demekti. Bunda mbala yoktur. p h e edenler, o devrin gazete kolleksiyonlann kartrabilirler. V e kanaati uruna daraacma ekilen ak sakall adamlarn resimlerini grebilirler. Z a m a n geti. N i h a y e t bir vesile d o d u : M e r h u m Fevzi a k m a k ' n 1950 Nisannda yaplan c e n a z e alaynda ortaya baz hdiseler kt. B u arada, kargaalk v e irtica koparma sular isnat edilerek, yetmi-seksen kadar niversiteli gen d e tevkif edildi. Hdise, niversite muhitinde bir kaynama yaratt. Tam bu srada niversite Talebe Birlii dare H e y e ti'nin mracaat karsmda kaldm. G e n l e r benden din hrriyeti v e liklik mevzular etrafnda bir konuma y a p m a m v e bu mes'eleler zerinde kendilerini aydnlatmam istediler. G e n l i k muhitinin derinden deri(6) Bu eserin ikinci basksna baladmz gnlerde Ankara'da kan "Trk Yurdu" mecmuasnda Prof. Osman Turan tarafndan, din ve liklik mevzuunda yazlm makale okudum. Her biri derin bir vukuf ve aratrma mahsul olan bu makaleleri okuyucularma bilhassa tavsiye ederim. (Trk Yurdu) say 7-8-9; Ekim, Kasm ve Aralk 1959.

ne alkaland bir srada bu gibi mevzularda konumanm v e bu mes'eleleri ele a l m a n m mevsimsiz o l a c a n , binaenaleyh, frtnann gemesini v e ortaln yatmasn beklemek lzm geldiini dnerek muvafakat etmedim. A r a d a n birka gn geti. Tekrar gelip srar ettiler. " B i z , yzlerce talebe arkadalarmzn arzularn yerine getirmeye sz vererek, size geldik. i m d i y e kadar bze retilmeyen bu mevzular zerinde bilgi edinmek istiyoruz. Siz hocasnz, biz talebeyiz. H o c a l k vazifenizi y a p m a y a sz davet e d i y o r u z " dediler. B u n a kar yaplacak ey, teklifi hemen kabul etmekti. y le y a p t m . V e arabuk hazrlanarak, 1950 ylnn 28 Nisan v e 5 M a y s gnlerinde bir hafta ara ile Bayezid'deki talebe lokali'nde ki uzun konuma y a p t m . B y k bir genlik kitlesi beni dikkat v e alka ile dinledi. B u konumalan kaleme alarak, ayn senenin, 17 M a y s n d a n tibaren oniki makale halinde " Y e n i S a b a h " gazetesinde nerettim. Yazlarn gerek intiar srasnda v e gerek intiarndan sonra memleketin muhtelif yerlerinden tasvip, takdir v e tenkid yollu mektuplar a l d m . M e k t u p sahiplerinden birou, bu y a zlar brorler halinde topluca neretmemi istiyorlard. B u n u ben de arzu ettim. V e bir emek mahsul olan yazlarn gazete stunlarnda perakende v e perian kalp, kaybolmamasn istedim. Fakat, b u n u n in m e v z u u daha esasl bir surette ileyip geniletmek lzm geldi. Vakit bulduka bir ok noktalar yeniden tedkik ederek, eseri genilettim. Hatalarm d zeltmeye altm. D e r k e n , o k u y u c u m , elinizdeki m e y d a n a geliverdi. u eser

Bir noktaya o k u y u c u n u n dikkatini ekmek isterim. D i y a net bahsinde, amel b a k m n d a n , ok gnahkrm. Fakat, gnahkr olmak, dini s e v m e y e v e dindarn tkenmez saadetine imrenmeye mani midir? D i n hakknda yazlar yazm v e d i n -

ONSOZ

darl mdafaa ediim, ahsen din a h k m y i e amel ettiimden v e dinin emirlerini yerine getirdiimden deildir; bilkis getiremediim in zldmden v e dindarln insana verdii i huzuruna imrendiimdendir. N a z a r m d a d i n , y a l n z ferd iin bir fazilet v e feragat kayna deil, ayn zamanda v e byle olduu iin itima hayat temizliinin de en kuvvetli bir teminatdr. Y i n e nazarmda dini sevmek v e Mslmanl mdafaa etmek, hakikatte insanl sevmek v e insanlk hakkn mdafaa etmektir. nki Mslmanlk din kisvesine brnm insanlktr. Saf Mslmanlkla saf humanizma arasndaki mesafe uzun deildir. Baka bir deyile, Mslmanlk, insanlk dediimiz btnn bir parasdr. Paray sevmek, netice itibariyle btn sevmektir.

B u esercik, drt ksm ile br ek ksmdan mrekkep olacaktr. Birinci ksm, dinin tarifine v e hayattaki yeri mes'elesne tahsis ediyoruz. kinci ksmda, din hrriyeti v e bundan doan vatanda haklarn, nc ksmda, liklik prensibini inceleyecek, drdnc ksmda zamanmzdaki ilim v e din mcadelesini ele alacak, nihayet ek ksmda da baz manlar vereceiz. Eser, daha 1953 senesinin yaz banda bitmi v e baslmaa hazr bir hale gelmiti. 29.7.1953 tarih v e 6187 sayl " V i c dan v e Toplanma Hrriyetinin Korunmas" hakkndaki, kanunun kmas zerine talihsiz eserimin baslmas geri kalmtr. Aaya ilk maddesini not ettiim bu kanun'^' karsnda eseri yeni batan gzden geirmeye v e birok yerlerini degitirme-

dok-

(7) Kanun no: 6)87

Kabul Tarihi: 24.7.1953 Neir Tarihi: 29.7.1953

Madde: / Siyasi ve ahsi nfuz veya menfaat temin etmek maksadiyle dini veya dini hisleri, yahut dince mukaddes tanlan eyleri veya dini kitaplar let ederek, her ne suretle olursa olsun, propaganda yapan veya telkinde bulunan kimse, bir seneden be seneye kadar ar hapis cezas le cezalandrlr. Fiil, neren ilenirse hkmolunacak ceza yan nisbetinde arttrlr.

Din v e Liklik / F. 2

17

y e , ilmi v e tarihi hakikatlere ait satrlar v e sahifeleri karmaya, hlsa, kanunun izdii yasak erevesi dairesinde eseri deta yeniden y a z m a y a mecbur olduk. B u yzden, eserin hem intiar gecikti v e btnl bozuldu; hem de fikir v e kanaatlerimizden y a p m a k zorunda kaldmz hesapsz fedekrlklar sebebiyle orijinal ehresi burutu. Buna esef eder v e mehur Ltin Mtefekkiri Puplus Syrus'un""bundan ikibin sene evvel fade ettii ac bir hakikati, yirminci asrn ortasnda memleketim hesabna zlerek tekrar eder v e sz bitiririm.

"Miserius est arbitrio alterius vivere."""


Feneryolu: M a y s 1954

Ali Fuad BAGL

(8) P. Syrus Milddan mtefekkirdir. (9)

evvel

1. asrda yaam

ve yazm,

Romal

bir air ve

En sefil hayat, bakalarnn

arzusuna

bal olarak

yaamaktadr.

ikinci Bask in;

NSZ

B u eserin ilk basks, 1954 yaz balarmda km v e o k u yucular nezdinde ok iyi kabul grmt. B u n d a n cesaret alarak bugn ikinci basky veriyoruz. lk iki bask arasnda geen z a m a n iinde, o k u y u c u a n m n da bildii gibi, din v e maneviyat sahasnda, leyhte v e a l e y h te, byk gelimeler oldu. Hususiyle son bir-iki sene iinde dine kar y a p l a n hcumlar v e tecavzler havsalaya smaz bir genilik ald. Trkiye'nin, btn gayretlere ramen, bir trl kaiknamamasnn bahca sebebi v e mes'ul din v e maneviyattr sanld. D i n mevzuuna a m a m i y l e y a b a n c olduklan, ileri-geri konumalarndan anlalan baz yksek mertebei ahsiyetler, sanki yaplacak baka bir i kalmam gibi, dini ele aldlar. B u mevzuda bilir-bilmez konutular. Yuvarlak lflar edip, dinden v e K u r ' a n ' d a n bahsettiler. N i i n camilerde dualar, okumalar trke yaplmyor; namazlarda K u r ' a n neden trke okunmuyormu? Trk vatandalarnn Kur'an- ana dilleriyle o k u y u p anlamalar haklar deil miymi? Kur'an madem ki btn milletlere v e rklara hitap e d e n bir mukaddes kitaptr, her millet v e rkm onu kendi diliyle o k u y u p anlamas lzm gelmez mi imi? M i , mi, m... B u eser bu mi mislere v e bu gibi yersiz sorulara c e v a p vermekte v e maksadn hakikat aramak deil, din v e maneviyat kknden sarsmak v e iman nurunu sndrmek olduunu gstermeye almaktadr.

Eer bu bahiste hakikat aranrsa, o udur: H e r dinin kendi bnyesine mahsus bir ibadet v e dua dili vardr. slmn bu d i li Kur'an dilidir. K u r ' a n ' baka bir dile evirir d e ibadeti bu dil ile y a p m a y a kalkrsanz, onun kudsiyeti gider v e d o l a y siyle din kalmaz. u halde Kur'an diln ibadet v e dua dili olarak muhafaza etmek, netice itibariyle, Islm muhafaza etmektir. Nedendir, bilmeyiz; bu memlekette aydn geinenlerden bir o u kendilerini din m e v z u u n d a katolk misyonerleri kadar mtehasss sanyor v e dinden, Mslmanlktan bahsediyor, birer ihtisas a d a m edasiyle konuuyor v e yazyorlar. B u kadarla da kalmyor, dindar vatandalara hakaret savuruyorlar, tecavzde bulunuyorlar. Bunlardan, biraz dzgnce konuanlara gre, devrimiz msbet ilim v e teknik devridir. Bugn yalnz ilim konusunda din denilen efsane v e esatir yn tarihe gmlmelidir. Kabul ederim k, bugn ilmin sz, szlerin phe gtrmeyenidir. O k s i j e n m i , yoksa hidrojen mi daha aktiftir d i y e dnr, tereddt edersem, bunu msbet ilme sorarm. Fizik, kimya, biyoloji, astronomi'den renmek istediklerim iin, hep ilme bavururum. A l a c a m cevab da hakikat kabul ederim. Fakat A l l a h , hiret v e ruh hakknda renmek istediklerimi asl msbet ilme sormam. Bunlar Kur'an v e Hadis'ten v e bu k a y n a k l a n izah edip anlatan "mfessir" v e " m t e hid'den renirim. n k bilirim ki, A l l a h , hiret v e ruh hakikatlan msbet ilmin sahas dndadr. lmin bilgi sahas tartya v e l y e giren maddi v e mahss eyler sahasdr. A l l a h v e ruh hakikatlar ise m a d d e d e n m n e z z e h v e mahssun stnde hakikatlardr. B u n a ramen, biri kar da bana msbet llim adna A l l a h , hiret v e ruh hakknda konuur v e bunlar msbet ilim usulleriyle isbat edilip ortaya konulmamtr, binaenaleyh hakikat deildir, derse b e n bu sze, " h e z e y a n d r " derim. Eer bir msbet ilimci'" kp da, " b e n bir adam l m e z d e n n c e v e
(V "ilimci" tabirinden, alim tasla (scientiste) kasdediyoruz.

ldkten sonra dikkatle tarttm. Arlndan hi bir eyin eksilmi olmadn grdm. u halde ruh yoktur. Olsayd iki tart arasnda br fark olurdu" derse, ben bu y a v e y e sadece glerim. n k ruh tartya giren bir e y deildir. O bir (Substance vitale =) hayat cevheri yahut bir (energie vitale - ) hayat kudretidir. B u trl i-madd eyler tartya girmez; bizim iz'anmz, varlklarn kabule cebreder. Nitekim br elektrik lmbasn da snk v e yanar halinde tartarsanz, arada hibir arlk fark bulamazsnz. B u n u n l a beraber maddeden kan esrarengiz bir kudret olarak elektrik vardr. Bir msbet ilimci bana ba'sbadelmevte v e hiret akidesine hi aklm ermiyor, derse, o n a ; " S e n y o k iken nasl var o l duuna v e y a n n l m l e yeniden yok olacana akln eriyor mu? Seni yok iken var eden mutlak kudretin sahibi, yarn da yok olduktan sonra yeniden var edebileceini kabul etmek mantkan m m k n , hatt zaruridir. ki mmasil hdiseden b i rini mmkn v e dierini muhal grmek sadece temerrttr" derim. Yine bir msbet limci bana, "dinin bildirdikleri msbet ilme aykrdr v e ne ki ilme aykrdr, hakikat deildir" der v e , misal olarak mukaddes kitaplarn (Hilkat-i l e m ) hakkndaki ayetlerini gsterirse, onun inat bir cahil olduuna hkmederim. Filhakika Kur'an- Kerim'de v e daha evvel Tevrat'ta beyari olunduu zere, mutlak kudretin sahibi olan A l l a h kinat (alt gnde) yaratmtr. H a l b u k i , ilmin bildirdiine gre, kinat alt gnn, altm milyon yln deil, yz milyonlarca senelik, uzun bir tekmln mahsuldr. Buna c e v a p olarak derim ki, bu srf bir tefsir v e anlay m e selesidir. Kur'an- Kerim'deki (gn)den maksat, yirmi drt saatlik bir d e v r e deildir; bir (etape =) merhaledir. Allah-u Teal kinat alt merhalede yaratm v e altnc merhalede, (ahseni mahlkt) olarak insan varolmutur. H e r merhale arasndaki z a m a n ise ilmin bilip tayin etmesine imkn yoktur. O n u a n cak yaratan bilir. D i n i n ilme v e felsefeye dair bildirdiklerini, ilmin bildirdiklerine gre tefsir v e tevil etmek mmkndr.

D i n i n yalnz itikada v e baz amel meselelerine dair bildirdikleridir k i , b i z i m ilmimizin hudutlar dnda kalr. B y l e o l d u u iin de ilim bu meseleler hakknda bir h k m v e r m e z v e bir iddiada b u l u n m a z . Kur'n- Kerim'in buna benzer daha bir ok yetleri var v e bu yetleri az-ok anlayanlar da var. Eer ben a n l a m y o r s a m , anlayacak s e v i y e d e deilim demektir. A n l a y a c a k s e v i y e d e o l madm da a n l a m y o r s a m , ben kr-ktk bir a h m a k insanm demektir. Filozof Spinosa, Kant, Bergson v e B l o n d e l gibi yksek tefekkr sahiplerinin stn zek v e kltre hitap eden grlerini herkes a n l a m a z . Fakat biri kar da anlamad iin bu filozoflar red v e inkra kalkrsa bu kimseye ahmak d e nir. Kur'n- K e r i m ' d e , her devrin ilmine v e aklnn seviyesine gre mnalandrlmas lzm gelen bir ok esrar var. slm'da "usl-i tefsir v e itihad" ad verilen ilimler bu lzuma c e v a p verir. B u eserde biz, yukarda birkan sraladmz mes'eleleri hallediyoruz deil, sadece kurcahyor v e renmek isteyen okuyucular uyank v e dikkatli o l m a y a davet ediyoruz. nat mnkirleri inandrmaya v e onlara hakikatleri kabul ettirmeye imkn olmadn biliyoruz. nat mnkirler bugn dinin y a l nz m u a y y e n noktalan le kalmamakta, diyaneti kknden skmeye almakta, anlamadklar ilim namna, y i n e anlamadklar dini hakikatlan inkra gitmektedirler. B u eserin balca hedefi bu bozgunculara c e v a p vermektir. Son seneler iinde, biz bu memlekette ne hezeyanlar grp iitmedik. Tufeyl "reformcular", sahte Lther'ler mi tanmadk; n e deli samas risale v e kitaplar m okumadk. slmn " m e n t " sn bile b i l m e y e n nice namertler M s l m a n lkta "reform" dvasna m kalkmad? Velhasl, bugn Trkiy e ' m i z din bahsinde, bir herc-mer iindedir. B u g n bu mevzuda konuan v e bartlariyle etrafndakileri susturan a y dn klkl v e sefih ruhlu bir cehalet var. B i z bu eserde o n l a n n maskesini indirmeye alyoruz. G e r i bu satrlarn sahibi kendini ehliyetli b i r d i n l i m i grr olmaktan o k uzaktr. F a -

kat o hi olmazsa bilmediini bildiine v e gnahlar ile karartt iini etin bir nefis mcadelesiyle her gn biraz daha temizlediine kanidir.

nsanlar her devirde din v e maneviyat kuvvetine muhta olmulardr. Fakat bu ihtiya zamanmzda bir zaruret halini almtr. Eskiden atalanmz gayet basit bir din bilgisi v e grenek halinde, srf "takld" bir iman le rahata yayorlard. nk onlara btn itima muhit, m a n e v i y a t telkih ediyord u . A i l e hayat din havas iinde yzyor, btn cemiyet din havas teneffs ediyordu. Bugn durum t a m a m i y l e deimitir. Bugn din duygusu zayflam, eski din hrmet terbiyesinin yerini kstaha br saygszlk almtr. B u g n aile daralm v e balar gevemitir. A i l e y k srf k a n - k o c a n m o m u z larna km, ana-babalar ktisadi ihtiyalar karsnda, o cuklarnn din terbiyesine yetiemez olmulardr. b r taraftan mektep v e niversiteler deta din aleyhtar propaganda ocaklar halini almtr. nat mnkirlerin tezyif v e temerrtleriyle bir kat daha bulanklaan b y l e br hava iinde, bugn artk basit din bilgisi kfi gelmez olmutur. D i n nedir? lim ile mnasebeti nicedir? lim karsnda din bugn ne yapmal v e nasl bir vaziyet almaldr? gibi sorular imdi her zamandan ok zihinleri trmalamaktadr. Hususiyle aydn genlerin bu sorularn cevaplarn bilmeye ihtiyalar vardr. B u eserde biz bu ihtiyac karlamaya alyoruz. . Eserin b u ikinci basksn bir hayli genilettik. Birinci baskya fasl v e ekler ilve ettik. Hususiyle ilmin gnmzdeki inkiaf n n d e dinin almas lzm gelen vaziyet zerinde uzun boylu durduk. . '

tiraf edelim ki, m e v z u bir deryadr. B i z i m b u kk eserimiz bu deryadan yalnz bir katredir. B i z e mit v e teselli v e ren, bu ikinci basknn son bask olmayacadr. Ksmet olursa, n c baskda yeniden hatalarmz dzeltir v e ilaveler y a p a n z . Eserlerini her baskda adeta yeniden yazar gibi d -

zeltip zenginletiren Fransz edip v e filozofu "Voltaire"e sormular: "Eserlerinizin son basksn ne z a m a n vereceksiniz?" " l d m g n " c e v a b n vermi. N e gzel c e v a p ! Beikten mezara kadar r e n m e y e muhta olan insann son eseri, hakikaten, ld gn m e v c u t olandr.

Trkiye'mizin son senelerinde din aleyhindeki ekimeler karsnda, lehinde de ok hayrl gelimeler olduunu grerek seviniyorum. B u g n memleket sathna y a y l a n " m a m Hatp Mektepleri"nin says ondokuzu bulmutur. Bunlarn stnde, 1959 senesi ilk baharnda kabul edilen bir kanun le stanbul'da b i r d e " Y k s e k slm lahiyat Enstits" kurulmutur. B u eserin ilk basksnda ileriye srdm "Yksek slm lahiyat Enstits" fikrinin, birka sene sonra, tahakkuk sahasna girmi olmasn grmek benim iin ayrca bir bahtiyarlktr. B u sene n c snf teekkl eden bu enstitden ok mitliyim. y bir program v e imanl hocalarla almak artiyle, her sene biraz d a h a kemle ereceinden emin olduum bu messese, yksek ehliyetli din limleri yetitirecek v e Trkiye'miz bugnk kemeketen kurtulacaktr. B a n a belki o gn grmek ksmet o l m a y a c a k , fakat, mitliyim ki Trkiy e ' m i z bugnden daha mesut gnler grecektir. Sz bitirmeden birka satr daha karalamama msaade edilmesini o k u y u c u m d a n rica e d e c e i m . Senelerden beri bu eserdeki hakikatlan yazdm v e yaydm iin tahamml krc hakaretlere uradm. H a p s e d i l d i m , kenceye sokuldum v e kitle dmanl k a z a n d m . B a bli'de Trk dman v e cahil krmas baz yazarlar beni memlekete, hatt hudut d memleketlere'-' " G e r i c i v e mrte(21 1961 ylnn ubat aynda. Balmumcu hapishanesinde mevkuf bulunduum srada, Paris'le liklie hizmet yolunda alan bir cemiyetten (Ligue Frangaise de l'Enseignemeni Cofederation Cenerale, des Oeuvres Laiques - Rue Re--*j

c i " tantt. H a k k m d a yalan v e ftira yamuru yadrd. Fakat ben bundan h\ y e r i n m e d i m . n k nanyorum ki, bu m e m lekette b e n i m gibi daha be-on gerc v e mrteci olsayd; Trkiye'miz b u g n k perian hale dmez, mektep ocuklar hocalarn d v m e z , hocalar talebesine gz k o y m a z , baz parti adamlar v e gazete sahipleri seimler v e gazeteleri in, fabrikadan aidklan ktlar karaborsaya srmez v e daha neler, neler o l m a z d . B a n a kar yaratlan dmanlklar b u kadarla kalmad, herkesi imrendiren byk bir ereften d e beni m a h r u m brakt. B u n a da g a m y e m e d i m . n k b e n : O ganiyem ki, bu bzr- cihanda Felee Metelik vermek in bende bozukluk yoktur.

Ali Fuad BAGL


stanbul, 1962

camier - Paris VIII eme) baln tayan bir mektup aldm. Bu mektupla, hlsa olarak "le Monde"gazetesinin Trkiye muhabirinin bildirdiine gre, son aylarda Trkiye'de ortaya kan anOlik hareketlerin banda siz bulunuyormusunuz. Biz buna ihtimal veremedik. Fakat hakikati de bir trl renemedik. Bizi bu hususta aydnlatmanz rica ediyoruz" deniliyordu. Bu mektuba u cevab verdim: "Laiklik aleyhtar olduum, benim eserlerimi ve yazlarm okumayan muarrzlarmn, bana srf br isnat ve iftrasdr. Ben liklik aleyhtar deilim. Allahszlk aleyhtarym. Bu iki tabirin mnalan arasndaki fark siz Fransz dostlarm ok iyi bilirsiniz. nk Fransa, tarihle ve bugn her ikisini de yaam ve yaamakladr. Ben medeni bir memleket in liklik ne kadar lzm ise, Allahszln da o kadar zararl ve tehlikeli bir gidi olduuna kaniyim. Ben tahsilimi Fransa'da yaptm. Allahsz bir cemiyetin huzur ve rahat yz grmeyeceini sizin Alain, Blondel ve Chevalier gibi byk filozof ve Edgar Qunet gibi devlet adamlarmzdan rendim. Memleketimin karlat bu byk tehlike le mcadelem eer bir su ise, asl sulu ben deilim; bunu bana reten Fransa'dr." Bu mektubuma verilen cevapta, aydnlatldndan dolay, ad geen cemiyet bana teekkr etti.

BRNC KISIM D N VE H A Y A T T A K Y E R _ I _
NKARCI GRLER VE YANILDIKLARI NOKTALAR
- Eer Tanr var ise. Onu yok etmelidir.

Michel BAKOUNINE

~ Eer Tanr yok ise. Onu var

etmelidir. VOLTAIRE

Son devrin inkarclk modas ve eitli inkarc kollar:


Din m e v z u u n d a ilmin n e d e d i i n i ve objektif hakilcatin n e d e n i b a r e t o l d u u n u a n l a t m a y a g i r i m e z d e n evvel, i n k r c l a n n n e dediklerini v e n e r e d e yanldklarn grelim. Ve u n u bilelim ki, a r k ' d a ve G a r b ' d a , h e m e n h e r d e v i r d e ve h e r m e m l e k e t t e Allah' inkr ve dini tezyif e d e n l e r g r l m t r . F a k a t b u n l a r bir b u u k - iki asr evveline gelinceye k a d a r ; h e m b u l u n d u k l a r cemiyetler iinde tek tk kalm, h e m de inkrlarn teVile ve maksatlarn gizlemeye almlardr. Dine c e p h e d e n h c u m ve Allah' aktan i n k r m o d a s , G a r b ' d a ,
27

onsekizinci a s r n o r t a l a r n d a n balar. Bizde ise b u m o da, elli, altm s e n e evvelinden t e y e g e m e z . Biz, b u r a d a G a r b ' d a k i h c u m v e i n k r l a r z e r i n d e d u r a c a z . Bizdekiler belli t a l b i r tetkik v e tefekkr m a h s u l o l m a k t a n ok u u r s u z c a b i r G a r p taklitiliind e n ibarettir. Bizde, M e r u t i y e t s e n e l e r i n d e "tihat" m e c m u a s e t r a f n d a t o p l a n a n inkarc kalemler, onsekizinci asr s o n l a r n d a k i F r a n s z inkarclarnn s a d e c e t e r c m a n olmulardr. G a r b ' d a k i inkarclara dikkat e d e r s e k , b u n l a r h e p ayn y o l d a v e kuvvette deildirler. B u n l a r d a n kimi ilim n a m n a k o n u t u u n u ileri s r m e k t e ; kimi, dine v e m a n e v i y a t a h c u m etmeyi, d n y a y ihtille v e r m e k iin b i r vasta g r m e k t e ; kimi d e inkarcla d e v r i n b i r m o d a s o l a r a k s a p m a k t a d r . Biz, b u kk e t d m z d e inkarcln t a m v e etrafl b i r tarihini y a p a c a k v e b t n kollar z e r i n d e d u r a c a k deiliz, s a d e c e belli bal iki inkarc kolu ele alacaz. Bunlar, Ansiklopediciler v e M a d d e c i ler'dir. Birincilerden balyalm.

Ansiklopediciler ne diyorlard?
Din n e d i r ? Sualine o n sekizinci a s r n Voltaire ve Diderot gibi akliyeci'" flzoflar v e ansiklopedicileri'^^^ yle c e v a p veriyorlard:
(1) Felsefede akliyecilik veya akliye mezhebi, insan aklnm sonsuz kudretine ve hakikati bulduran yanlmaz bir rehber olduuna inananlann mesleidir. Buna gre, akl realiteleri aydnlatan yegne k venakikatleri bize gsteren aynadr. Akla uygun olan ve akl ile bilinen her ey hakikattir ve her hakikat akla uygundur ve akl ile idrk olunabilir. Akla uygun gelmeyen h bir ey de hakikat deildir. (2) Ansiklopediciler diye onsekizinci asrda Fransa'da Ansiklopedi (= Encyelopedie) adnda karlan byk bir ilim, fen, felsefe ve sanat kamusunun messis ve muharrirlerine denir. O asnn devlet, hkmet ve cemiyet telkki ve messeselerini batan aa tenkide koyulan bu fikir ve felsefe adamlarnn banda Diderot (1713-1784) ve D'Alembert = Dalamber (1717- 1783) gelmekledir. Her biri fikir ve felsefe sahasnda deerli eserler veren bu adamlar, kiliseye ve bu vasta ile diyanete iddetle hcum etmilerdir. Bunlardan, mesel, Diderot, "Interp- *j

"Din, r u h a n i l e r snfnn hsdk i s t i s m a r iin icat ettii bir efsanedir. H e r d e v i r d e r a h i p ve k h i n diye b i r t a k m t e m b e l v e isiz kimseler tremitir. Bir nevi e s r a r e n g i z lie b r e n e r e k , din yin v e ibadetlerini icat edip k u r n a z c a t e r t i p l e y e n b u n l a r d r . M b e d ve m a n a s t r l a r d a a l m a d a n yiyip, y a a y a n v e b i r p a r a z i t snf tekil e d e n b u kimselerdir ki, Allah v e dn efsanesini u y d u r mu; insanlarn cehlinden ve toyluundan faydalanarak, b u n u kendileri iin b i r e k m e k t e k n e s i v e b i r m e n faat kazan yapmlardr. Fakat, d u r m a d a n ilerliyen ilm i n me'alesi, insanlar aydnlatp, b u s a y e d e t a b i a t m srlar v e tlsmlar z l d k e , o r t a d a Tanr diye b i r vah i m e v e din diye karanlk b i r efsane kalmayacaktr."'^'
retulion de la Nature = Tabiatn Tefsiri" adl eserini u satrlarla bitiriyordu:

"Ey Tanr! Var msn bilmiyorum; fakat ben, sanki iimi gryormusun gibi dnecek, senin nnde imiim gibi hareket edeceim... Bu dnyada senden hibir ey istemem... Eer hiret diye bir ey varsa, orada senden merhamet dilerim. Lkin bu dnyada ne yaparsam, onu kendim iin yaparm. Eer iyilik arkasnda isem, bunun iin zahmet ekmem. Eer ktl terkedersem bunu, hi seni dnmeden yaparm. te ben olduum gibiyim, ezeli ve zaruri bir maddenin zarun bir paras; yahut, belki dr. senin malvk'un." (3) On sekizinci asnn din dmanlar arasnda, hatt banda mehur edip ve filozof Voltaire (1694-1778) gelir. Bu ac szl, hrn adam, diyanete hcumda, muasrlarnn hepsini geride brakmtr. Dini, sahtekrlk ve din adamlarn yalanc ve sahtekr diye vasaflandrmaa kadar giden Voltaire'in din dmanl pek gen yanda iken balamtr. Daha 1718'de yazd bir iir mecmuasnda din adamlar ve limleri hakknda, "Bunlar, aptal halkn dnd gibi adamlar deildir, bunlarn ilmi sermayesi, bizim loyluumuzdur" diyordu. Voltaire'e gre din, tpk kalp para gibidir; onu, ancak bilmeyenler kabul eder. Hazret-i Muhammed'e kadar dil uzatmaya cr'et eden Voltaire, btn mr boyunca en ciddi eserlerinde bile, rahipleri sahtekrlkla itham etmi ve dinleri, milletlerin hayatnda ac bir tesadf eseri gstermitir. J742'de nerettii "Essai sur les moeurs" adl eserinde kendi kendine "Diyaneti ilk icat eden kimdir?" diye soran Voltaire, buna: "Cnn birinde bir ahmaa rastlayan bir hilekrdr" cevabn veriyordu. (Cilt: 1, sah. 133, Kbl.). Voltaire'e gre dinler, insaniyette iftilik, hayvanclk ve sanayi hayat gibi maddi medeniyet art ve imknlan doduktan sonra, srf bir lks ve stismar vastas olarak zuhur etmitir. Yukarda zikrettiimiz eserinin bir baka yerinde Voltaire: "Asrlar getikten ve cemiyetler kurulduktan sonra dr ki,baz dinler zhr etmi ve baz kaba yinler icat edilmitir" diyordu. (Cilt 1, s. 14). Hemen ilve edelim k, btn bu noktalarda bugn tarih ve sosyoloji, Voltaire'i kal'i surette yakalamakta ve bu iddialar gln bulmaktadr. Bugn az ok, felsefe ve tarih kltrne sahip olanlarca Voltaire'in bu iddia ve isnatlar, kindar bir mtefekkirin srf masa ba kuruntular olmaktan baka bir kymet tamamaktadr.

DIN

ve

LAKLK

H i b i r lm v e t a r i h e s a s a d a y a n m a y a n v e srf o n s e kizinci a s n n politika m c a d e l e l e r i n d e h e m mutlakiyet rejimini, h e m d e kiliseyi d e v i r m e k iin, iki azl b i r b a l t a gibi kullanlm olan b u telkki v e isnadlar, maalesef, z a m a n m z n baz chil v e inat insanlar m u h i t i n e k a d a r s r p gelmitir. B u g n bile baz yar bilgin v e y a p m a c a mtefekkirler t a r a f n d a n b u fikirlerin ciddiye aln p , m d a f a a edildii g r l m e k t e d i r .

Ansiklopediciler nerede yanlyorlard?


Din, asla r a h i p v e r u h a n i snfnn u y d u r u p , o r t a y a kard b i r ey deildir. Bilakis, o smifi i n s a n d a k i din v i c d a n v e Allah d u y g u s u d o u r u p o r t a y a karmtr. O n d o k u z v e yirminci asrlarn t a r i h v e sosyoloji a r a t r m a l a r ile anlalmtr ki, din, d e r i n b i r d u y g u v e m a nevi b i r m e s n e d olarak i n s a n o l u ile b e r a b e r v a r o l m u v e ilk m e d e n i y e t eserleri, m e d e n i d u y g u l a r v e d n c e ler, h e p din i n a n l a r n d a n d o m u t u r . Hukuk, ahlk v e siyaset, h a t t teknik v e s a n a t bile z u h u r ve inkiafn din d u y g u v e d n c e l e r e b o r l u d u r . B t n b u m e s s e seler, b i d a y e t t e t o p l u m h a l i n d e d i n ile v c u t b u l m u v e d i n ile o m u z o m u z a ilerlemi; ancak, yakn z a m a n l a r d a d r ki, b u n l a r d i n d e n ayrlp ayr b i r e r m e s s e s e halini almtr.
Voltaire'n at yoldan yryenler arasnda Alman mtefekkir Feuerbach (1804-1872) bala gelir. Bu mtefekkire gre, din; insan icad ve hayalidir. Allah, insan deil; insan, Allah' yaratmtr. Dinin ahkm ve evamiri, nsann dealleen kendi fikirleridir. lmin lerlemesi sayesinde insan uyanacak ve dinin deil, ilmin sesine kulak verecektir. 4) Trkiye'de bu ayrl adm adm takib etmek mmkndr. Bizde Tanzimatn balangc saylan 1839 "Clhane Hatt- Hmayunu" na kadar din, hukuk ve ahlk hep ayn bir "eriat" kaynandan kmakta ve dini bir terbiye esasnda birlemekte idi. Tanzimat devrinde Ceza, Usul Muhakeme ve Ticaret Kanunlar gibi baz kanunlarn Avrupa'dan iktibas edilmesi ve devletin dare usullennde (yenilikler yaplmas gibi hareketlerle bu birlik zlmeye balamtr. Fakat din ile hukukun byk bir ksm 1926'ya kadar kaynak birliini muhafaza etmitir. Filhakika bizim "Mecelle" yani Medeni Kanunumuzun byk bir paras ta- A.

B u g n n t a r i h ilmi i s b a t e d i y o r ki, ilk d e v i r l e r d e n itibaren, binlerce asr b o y u n c a insanln y e g n e yol gstericisi, felsefe ve s a n a t h o c a s , din olmutur/^^ limlerin inkiafn b i r ok b a k m l a r d a n d i n e b o r l u y u z . lk a l a r d a din, b t n fkri faaliyetlere h k i m o l m u v e h e r ey dini b i r f o r m a giymitir. B u vakay delil alarak, h e r ey d i n ' d e n kmtr, denilebilir.'^'

Ansiklopedicileri yanltan sebepler:


Onsekizinci asr filozoflar, din b a h s i n d e r u h a n i l e r snfnn r o l n , b t n lleri aacak ekilde, m b a l a a ediyor v e b u suretle, t a r i h ilmi b a k m n d a n , g l n h a t a l a r a d y o r l a r d . " ' Din m e s ' e l e s i n d e onlar yanlt a n ilk s e b e p , iinde yaadklar d e v r i n mutlakiyet idar e l e r i n e kar giritikleri m c a d e l e d e , d i n e h c u m u , b i r silah olarak kullanmak istemeleriydi. Ansiklopediciler, c e p h e d e n h c u m a c e s a r e t edemedikleri istibdad, d a y a n d kilise v e din a d a m l a r vastasiyle v u r m a k istemilerdir. Buna, o d e v r i n F r a n s a ' s n d a , din a d a m l a r a r a s n d a k a r d i n a l m e r t e b e s i n e k a d a r ykselmi baz k s t a h mrailer, g n d z klahl, g e c e silhl, e l e n c e v e m e n f a a t d k n soysuz r a h i p l e r m e y d a n v e r m e k t e idiler.'^' B u n d a n b a k a , onaltnc a s r d a talya'da h k m r a n olup, Hristiyan m a b e d i n i b i r zulm v e cinayet
mamiyle alnmas slm Hukukuna dayanmakla di. 1926'da svire Medeni Kanununun ile Trkiye'de Hukuk dinden tamamiyle ayrlm ve liklemilir. (Etude sociologique) Paris,

(5) Baknz: Louis Weber, Le rythme du progres Lib. f. Alcan, p. 152 - Fustel de Coulange. (6) R. Worms, Conclusions

des sciences soctles Paris, 1920, Lib. Giard,

p.

16a.
(7) Salomon Renacl: Orpheus (Histoire d'Educalion Nalionale, 1930, p. 13-14. (8) Ayn eser ve ayn sahifeler. Generale des Religions) Paris, Lib.

yuvas h a l i n e l<oymu olan Borgia'^' ailesine m e n s u p p a p a l a r ve kardinallerin h t r a l a r d a brakt nefret izleri h e n z silinmemiti. te d i n e h c u m d a emsalini g e r i d e b r a k a n Voltaire v e fikir a r k a d a l a r , ilm b i r t e z m d a f a a e t m e k t e n ok, din n a m n a irtikb edilen cinayetlerden ve birtakm densiz din adamlarndan duyd u k l a r nefreti ifade e d i y o r l a r d . Fakat, insaf ile d n r s e k , baz u u r s u z din a d a m l a r n a kzp da, d i n e h c u m etmek, b u g n baz lim kisv e s i n e b r n m ilim b e z i r g a n l a r n a kzp, ilmi i n k r e t m e k k a d a r m n s z v e g l n t r . H e r snf i n s a n l a r i i n d e o l d u u gibi, din a d a m l a r z m r e s i iinde d e m rai v e m e n f a a t d k n s a h t e k r l a r bulunabilir. Nitekim, b t n t a r i h b o y u n c a h e r d e v i r d e v e m e m l e k e t t e b u l u n m u t u r . G n d z n m e i h a t p o s t u n d a o t u r u p da, g e c e l e r i n i f a r m a s o n l o c a s n d a g e i r e n eyhlislmlar, d i n v e i m n n mevki v e m e n f a a t l e d e i e n avukat, e r ' i y e vekilleri v e k a n a a t l e r i n i , g z diktikleri Adliye Vekilliine d e i e n , s a h t e softa din limleri g r l m tr. B u n a mukabil, e n k a a h i r v e zalim iktidar a d a m l a r k a r s n d a bile b k l m e y e n , iman u r u n a varn v e cann f e d a y a raz olan saysz k a h r a m a n din a d a m l a r d a grlmtr.""' Onsekizinci asrn fikir a d a m l a r n din b a h s i n d e feci b i r ekilde y a n l t a n d i e r b i r s e b e p de, o asrda ilmin h e n z ocukluk a n d a b u l u n m a s ; t a r i h i n ise, h e n z i l e n m e m i y o z b i r t a r l a m a n z a r a s arzetmesiydi.'"'Iim ve t a r i h s a h a s n d a h e n z fndk k a b u u d o l d u r m a y a n b i r bilgi h a m u l e s i n e g v e n e r e k , din mes'elesi gibi e s r a r
(9) On allna asr balarnda talya'da hkmet sren geni bir ailenin addr. Bu ailenin mehur simleri 6'nc Alexandre (Papa) Sezar Borgia ve ikres Borgia'dr. W) II. Bayezid, ridir. (n) Baknz: Prof Daurice Halbwadis, p. 7. Les origines du sentimetn religieux, Paris, Lib. Stock (La Culture Moderne) Yavuz Selim ve Kanun devirlerinde eyhlislmlk makambina eref vermi olan mehur Zenbill Ali Efendi bu saysz din adamlarndan

le dolu b i r b a h s i ele almak, yar bilginlere m a h s u s b i r pervaszlkt. O n d o k u z u n c u v e yirminci a s r l a r d a ilimlerde, hususiyle dinler t a r i h i n d e v c u d a gelen g e l i m e ler v e ilerlemeler dinin nasl b i r d e r i n i n s a n v e cemiyet ihtiyacna c e v a p v e r d i i n i v e Allah d u y g u s u n u n nasl b i r ince ve saf sezie d a y a n d n g s t e r m i v e ayn zam a n d a , ansiklopedicilerin d t h a t a n n kabaln da ortaya koymutur. Din, i n s a n v e cerniyetle b e r a b e r d o m u , saysz asrlar v e milletler iinde b i n b i r eit inkilp v e istihalelerin m u t a s altnda b u g n e k a d a r yaamtr. B u - ' g n , dnyay sevk v e i d a r e e d e n kuvvetlerin d e b a n d a gelmektedir. Byle b i r m e s s e s e , yalan, hile v e m e n faat z e r i n e k u r u l m u v e b t n b i r insanlk d n y a s , b u b a h i s t e asrlarca yanlm olamaz. B u n u iddia e t m e k iin m t e r e k v e m ' e r i k a n a a t l e r i n e h e m m i y e t i n i v e itima m e s s e s e l e r i n m n a s n a n l a m a m o l m a k lzmdr. Din m e s s e s e s i n i n kkleri, i n s a n n yaradlndadr. Ve b t n d i n l e r d e b u yaradla c e v a p v e r m e k zere, Allah ve hiret akideleri gibi, baz m t e r e k h a kikatler vardr. Bu h a k i k a t l e r d i r ki, dinlere y a a m a k v e tarihi frtnalara kar d a y a n m a k kuvvet v e i m k n n salamtr."^'

Din, ifls etmedi ve etmeyecektir:


Hlsa, ilerleyen ilmin m e ' a l e s i n n d e dinlerin ifls edip t a r i h e k a r a c a n z a n n e d e n onsekizinci asr a d a m l a r , b u bahisteki g r l e r i n d e , tpk k e n d i hayallerini hakikat s a n a n o c u k l a r gibi, yanlmlardr.- lim a n a h t a r i y l e h e r m e h u l n kilidini a a c a n a i n a n a n zavall mnkir, g r m y o r ki, ilmin z d h e r m u a m m a n n altndan b i n b i r m u a m m a d a h a kmakta v e b i (12) Ayn esere baknz, Din v e Liklik / F. 3 sah. 8. 33

a r e ilmimiz, s o n s u z b i r m e h u l l e r deryas i i n d e bir s a m a n p gibi kalmaktadr. Hayr! Din ifls e t m e d i , ilim b u g n aczini anlad. G r m e y e n gzl m n k i r ! D n ki, s t n d e y a a d n u y e r yuvarla, saysz e c r a m ve s o n s u z b i r k i n a t iinde e n kk bir varlk ve d e t a b i r noktadr. S e n ise, b u n o k t a n n iinde ve s a t h n d a k i z e r r e l e r d e n b i r z e r r e sin. Varln fni, m r n m a h d u t , akim cizdir. Sen, b u hiliini u n u t u y o r s u n d a , h u d u t s u z v e s o n s u z b i r kinat i d r a k ve i h a t a y a kalkyor ve kendi haylini hakikat s a n a r a k , i n k r a s a p y o r s u n . G r m y o r s u n ki, ok g v e n d i i n ve d n y a l a r n s a n d n akln s a n a ki n a t m u a m m a s k a r s n d a hi deilse, insaf e d i p s u s may olsun r e t e m e m i t i r . Hayr, okuyucum! E m i n olunuz ki, b u g n Voltaire ve emsalinin izinden y r y e n tek bir yksek ilim a d a m ve filozof yoktur. Olamaz, nki ilmin h a r e k e t noktas ekk'tir. Felsefeninki t e m a a ve hayrettir. nkr ise, m c e r r e d bir cehalettir. A n c a k cahillerdir ki, inkra cesaret bulur.

Maddeciler ne dnyor ve ne diyorlar?


A n s i k l o p e d i c i l e r d e n s o n r a , g e e n asrda, din d m a n l b i r nevi ilmilie b r n e r e k , yeni bir hz ile y e n i d e n o r t a y a kmtr. Yukarda dediimiz gibi, Voltaire ve fikir a r k a d a l a r , d i n e h c u m u , giritikleri politik a m c a d e l e s i n d e b i r silh olarak kullanmlar ve (kzm s a n a s y l y o r u m , gelinim s e n iit) kabilinden din a d a m l a r n n a h s n d a , m s t e b i t kurallar h r p a l a m a k istemilerdir. Maddecilik (= Materlalisme) a d m alan yeni mnkiriik ise, diyaneti t e m e l l e r i n d e n k e r t m e e y r m ve b u h u s u s t a , h e r g n yeni keifleri ve ilerle-

yileriyle gzleri k a m a t r a n "ilim"in g l g e s i n e snmtr. Dinlere m e y d a n o k u y a n d m a n l a r n , t e d e n b e r i en etini v e kuvvetlisi saylan maddecilik eklindeki mnkirlik z e r i n d e b i r a z fazlaca d u r a l m .

Eski zaman maddecileri ne diyorlard?


M a d d e y i , b t n varlklarn m e n e i , m e b d e i v e y a r a tcs g r e n , yani Allah y e r i n e m a d d e y e t a p a n m a d d e cilik, flkir t a r i h i n d e yeni b i r ey deildir. Bilkis, b u n u n ok gerilere u z a n a n eski b i r mazisi vardr. B u k a n a a t i n piri v e ilk k a h r a m a n , M i l d d a n 520 y a h u t d i e r b i r r i v a y e t e g r e , 4 6 0 s e n e evvel y a a m o l a n Democrite (=Demokrit) a d n d a Yunanl b i r filozoftur. H a t t m a d deciliin tarihi b u filozofu bile aar.'"' A n c a k m a d d e c i k a n a a t e orijinal e h r e s i n i v e r e n v e o n u felsefi b i r d o k t rin haline k o y a n odur. D e m o c r i t e ' t e n t a k r i b e n b i r asr k a d a r s o n r a gelen Epicure (=Epikr) a d n d a d i e r b i r Atinal filozof, maddecilii ok ileri g t r m v e '"Epicurisme" denilen m e h u r b i r felsefe m e k t e b i n i n temeli yapmtr. Yunanllardan s o n r a , y i n e - e s k i d e v i r l e r d e maddecilii Romal air-filozof Lucrece (=Lkres, M i l d d a n evvel 95-51) m d a f a a etmi v e yaatmtr. Bu eski v e ilk m a d d e c i l e r e g r e , g k k u b b e altnda "hi b i r ey y o k t a n v a r olmaz; v a r olan b i r e y d e asla yok olmaz." S a d e c e renk, ekil v e vaziyet deitirir: Y a m u r yaar, t o p r a k t a n ot, a a biter; g n e i n ziyas ve h a r a r e t i altnda byr, yaar, s o n r a kurur, d k l r ve y e n i d e n t o p r a k olur. B u n u n gibi h e r ey, b i r a n iin v a r olur v e b i r z a m a n varlkta d e v a m eder, s o n r a kurur.
(13) Rivayete gre, naddeciliin ilk hocas Leucippe = Lsip adnda Trakyal bir filozoftur. Fakat, bunun ne bir esen ele gemi, ne de hayatna dair doru bir bilgi edinmek mmkn olmutur.

r r v e n e t i c e d e asli v e iptida m a d d e l e r i n e r c eder. Bu b i r devr-i daim (=Devenir eternel)dir. Bu ezeli devir ve t a h a v v l iinde d e i m e y e n , d a i m ve e b e d i k a l a n b i r ey v a r s a , o d a m a d d e d i r . eyler v e cisimler, m a d d e n i n sonsuz bir surette ekillenmesinden me y d a n a gelmektedir. B i n e n a l e y h , k i n a t m a d d e d e n ibarettir. H e r e yin asli v e ezeli cevheri m a d d e d i r . M a d d e , " a t o m " d e n i l e n ve p a r a l a n m a s m m k n o l m a y a n z e r r e c i k l e r d e n t e r e k k b eder.""" u h a l d e , b t n varlklar, b i r e r a t o m m r e k k e b i o l m a k t a n b a k a b i r ey deildir. Gkler, b i r a t o m fezas; yeryz, ay, g n e ve d i e r b t n s e y y a r e l e r b i r e r a t o m kmesi; h a r a r e t ve ziya d a , b i r e r a t o m h z m e s i d i r . R u h bile a t o m m r e k k e b i b i r m a d d e d i r . Yalnz r u h u v c u d a g e t i r e n a t o m l a r b a k a cinstendir. Bunlar, g a y e t effaf v e seyyaldir. Fakat, m a d d e d e n ayr v e m a d d varlk d n d a r u h diye g a y r i m a d d b i r varlk yoktur. H e r h a n g i b i r cismi v c u d a g e t i r e n atomlar, b i r zam a n s o n r a birbirini brakr; t e r k i p zlp d a a r a k ezeli t a b i a t n k u c a n a der. Fakat, b u a t o m l a r y o k olm a z ; d a h a b a k a a t o m l a r ile b i r l e e r e k yeni b i r k o m b i n e z o n tekil eder, b i r b a k a f f o r m a d a yeni b i r varlk vc u d a getirir. Hilkatin srr d e n i l e n hakikat b u n d a n ibarettir. B t n c a n t a y a n m e v c u t l a r n lmesi d e m e k , r u h u t e r k i b e d e n a t o m l a r n b i r b i r i n i b r a k m a s ve s o n n e fesle kp, cismi t e r k e t m e s i demektir. Fakat, m u a y y e n b i r cismi t e r k e d i p , d a l a n b u a t o m l a r yeni b i r t e r k i p ile y e n i d e n birleir v e yeni b i r m e v c u t h a l i n d e y e n i d e n h a yata d n e r . D o m a k , lmek b u d u r . D n y a v e h a y a t m m e n e i v e yaratcs (ilhlar) o l m a d gibi, lemin n i z a m n d a ve gidiinde d e o n l a r n hi b i r r o l v e tesiri yoktur. Mabet, ibdet, hiret... b t n
(14) Dikkat olunsun ki, eski maddecilerin (Cz' l yetecezza) yani paralanmaz en son para kabul ettikleri "atom" bugn paralanm ve bundan harikulade bir kuvvet elde edilmitir.

b u n l a r b o eylerdir. b r d n y a diye, l d k t e n s o n r a y a a n a c a k b a k a b i r d n y a t a s a v v u r etmek, h a y a t m k a y n a m a zehir aktmaktr. Akl b a n d a o l a n l a r iin h a y a t v e s a a d e t a n c a k b u d n y a d a d r . B u d n y a ise, h a y a t v e kinatn asl v e m e n e i olan m a d d e d e n i b a r e t tir."^'

Maddecilik karsnda Efltun mneviyatli:


Eskilerin maddecilii, Aristo felsefesi ile kuvvetlen e n . Efltun,, maneviyatl gibi m t h i b i r r a k i p ile karlam v e b u s e b e p l e b u h a r e k e t yol b u l u p ilerleyem e d e n sinmitir. Filhakika Efltun, fikir t a r i h i n i n b u b y k d e h s , m a d d e c i l i e iddetle h c u m etmi v e b u n a k a r r u h u luu {=spritualisme} v e fikircilii (=idealisme) m d a f a a ederek, biraz m p h e m c e d e olsa, v a h d a n i y e t (-monotheisme) v e b i r Vacib-l V c d (=Etre necessaire) gr n e ykselmitir. Efltunca g r e , kinat, hususiyle, i n s a n v e h a y a t s a de m a d d e d e n i b a r e t v e srf m a d d e y e irca kabil varlklar deildir. M a d d e , m e v c u d u n (=etre) b i r nev'idir, a a v e en kk b i r h a d d i d i r . M a d d e n i n k e n d i n e h s v e kendiyle kaim b i r varli bile yoktur. M a d d e n i n v a r h t a m a m i y l e izafidir v e bizim o n u h a s s e l e r i m i z vastasiyle d u y u u m u z a , aklmzla o n a verdiimiz m n a y a v e izafe ettiimiz evsafa tbidir. Kniatta m a d d e d e n b a k a l m a d d i (immatcriel) b i r c e v h e r v a r ki, asl v e e b e d i varlk b u d u r v e b u varlk, "ruh"tur. R u h t a n n e ' e t edip, m a d d e y e rci olan bilgilerimiz, t a m a m i y l e izaf o l d u u iin, b u n l a r h e r an d e i m e y e m a h k m d u r . Hakiki v e
(15) Demokrit - Epikr maddecilii zennde daha geni bilgi edinmek isteyen okuyucularma slmn Nuru" Mecmuasnda "Din Felsefesi Bahisleri" bal altnda kan iki yazm tavsiye ederim. (Nisan 1951, say 1 ve Haziran 1951, say 2).

DIN

ve

LAKLK

m u t l a k ilim, r u h a taallk e d e n v e m n a l a r lemini (Le monde des idees) m e v z u alan ilimdir. H a y a t v e kinat m a d d e y e irca etmek v e istihale y o luyle, m a d d e d e n v a r oldu d e m e k , netice itibariyle, k r t e s a d f Halik t a n m a k demektir. Efltun'a g r e , t a b i a t a dikkatle b a k a n gzler iin, b u n u n manaszl aikrdr. Kinatta h a z v e h a y r e t l e t e m a a ettiimiz e n m n a h v e d n d r c h a k i k a t henktir, i n s i c a m v e niz a m d r . Tabiatn gzellii, iyiliin zevki, i n s a n zeksnn h r i k a l a r , hilkat k a n u n l a r n n amazl, o r g a n i z m a daki o r g a n l a r n h e r birinin g a y e s i n e u y g u n b i r s u r e t t e m u n t a z a m a n ilemesi ilh... B t n bunlar, k r t e s a d f n eseri, cansz ve u u r s u z b i r m a d d e n i n d e v a m o l a m a z . H e r z e r r e s i n d e n h a y r e t verici b i r m n a v e s a n a t , s t n b i r zek v e i r a d e fkran t a b i a t n bizzat kendisi, b y l e b i r t e s a d f telkkisini y a l a n l a m a k t a d r . H e r n e ki, s a n a t v e zek eseridir, bilinmelidir ki o b i r s n i i n v e b i r illeti m d r i k e n i n (-cause intelligente) m a h s l d r . Bir s u d e i r m e n i , b i r kan arabas... b u n lar n c e d e n h e s a p l y a r a k , b i r p l n a g r e y a p p m e y d a n a g e t i r e n b i r u s t a n n v a r l n a delildir. Bu hakikati g r p d u r u r k e n , e n y k s e k b i r zek v e e n i n c e b i r s a n a t e s e r i o l a n h a y a t v e kinatn m a d d e d e n istihale edip, k e n d i l i i n d e n v a r o l d u u n a n a n m a k iin, i n s a n n srf mnkiriik i n a d n a kaplm olmas lzmdr. Hlsa, varlklarn h a r i k u l a d e yksek, ince v e ezeli b i r s a n a t k r n i r a d e s i v e s u n ' u e s e r i o l d u u n u bizzat o varlklarn bal olduklar k a n u n l a r iln etmektedir. te b u s a n a t k r v e b u h a r i k u l a d e m i m a r ALLAH'tr. M a d d e y i v e o n u terkip eden, atomlar yaratan ve koyduu hareket k a n u n i y l e atomlar v e moleklleri b i r b i r i n e lehimleyip, n c e d e n k u r u l m u b i r p l a n a v e b i r iUet-i g a i y e (=Cause finale) g r e bitmek t k e n m e k bilmez varlklar h a l i n e k o y a n O'dur.^'"'
(16) Efltun'un ilahiyat bahsindeki mdafaalarna dair yukarda maralarn bildirdiimiz mecmuada bir hlsa verdik. Merak eden ma tavsiye ederim. tarih ve nuokuyucular-

Eftun'dan s o n r a a r k a a r k a y a gelen b y k s e m a v i dinlerin m u t a s altnda, hususiyle slmiyetin y k s e k ilim ve marifet a ' a a s i i n d e eski z a m a n m a d d e c i l e r i n i n sesleri d u y u l m a z olmutur. M a d d e c i l i i n b u sinii, G a r p ' t e t R n e s a n s ' a k a d a r d e v a m etmitir.

Rnesans ve modern ilim hareketlerinin balangc:


Hatrlatalm ki, R n e s a n s , yani G a r p ' t a ilim, felsefe, e d e b i y a t ve s a n a t s a h a l a r n d a o r t a y a kan .ilk kmldamalar, Avrupallarn eski Yunan d n y a s i y l e t a m a s a gelmeleri, hususiyle Efltun ve Aristo gibi s t a d l a r okuy u p r e n m e l e r i ile balar. R o m a m p a r a t o r l u u ' n u n yklmasndan s o n r a , b t n O r t a z a m a n l a r d a A v r u p a , k a i m bir cehalet p e r d e s i y l e rtl kalm ve eski Yun a n ' n ilim, felsefe ve s a n a t eserleri h e m e n h e m e n kayb o l m u t u . Tasavvur o l u n s u n ki, ilim t a r i h i n i n en b y k simas ve bilgide istikrar (^induction) u s l n n banisi saylan Aristo bile, A v r u p a ' d a asrlarca m e h u l kalmt. Bu filozofun m u a z z a m e s e r l e r i n d e n Avrupallarca bilineni, vaktiyle Bizans'tan arieman'a h e d i y e g n d e rilen (Organonydan ibaretti. O k u y u p , anlayan o l m a d iin, b u n u d a k t p h a n e raflarnda r m c e k l e r b r m t . B u n u n balca sebebi, Hristiyan A v r u p a ' n n o z a m a n k i cahilane t a a s s u b u idi. A v r u p a ' d a kilise Aristo felsefesine ve e s e r l e r i n e kar d e r i n b i r dmanlk b e s l e m e k t e ve b u felsefeyi dinsizlie g t r e n bir eytan yuvas g r m e k t e y d i ; B u n u n iindir ki, kilise Aristo ye eserlerini muhtelif t a r i h l e r d e , ezcmle 1209 ve 1295'te iddetle m a h k m etmi ve b u eserlerin Hristiyanlar t a r a f n d a n o k u n m a s n yasaklamt. Bu iddetin d e s e b e bi, kilisenin eski Y u n a n filozoflarn ve eserlerini bilme-

m e s i , yalnz u z a k t a n u z a a b u n l a r a d a i r riavayetler iitm i olmasyd/"'' O n b e i n c i a s r n s o n l a r n d a n itibaren, b u vaziyet d e i m e y e b a l a m v e A v r u p a ' d a ilim v e felsefe y e p y e n i b i r m e c r a y a d k l m t r . Artk yava y a v a eski a m p i rizm"*' v e d o g m a t i z m i n yerini t e c r b e ve m a h e d e y e m s t e n i d ilim zihniyeti v e b u zihniyetin d o u r d u u m s b e t a r a t r m a g a y r e t l e r i almtr. B u n u n neticesi o l a r a k d a m a d d e v e t a b i a t ilimleri p e y d e r p e y g e l i m e ye y z t u t m u ve ilmi keifler birbirini takip etmitir/"' Gittike hzlanan b u h a r e k e t ve gayret, onsekizinci asrd a orijinal b i r m a n z a r a alm v e b u asrn G a r p cemiyetlerini t e m e l l e r i n d e n s a r s a n b i r tenkid t u f a n m y a r a t (17) Eski Yunan ilim ve felsefesini Avrupa'ya tanlan ve Rnesans'n mjdecisi rol oynayan slm lim ve filozoflan olmutur. Avrupa Aristo'yu, bn-i Rd ve bn-i Sina'dan renmitir. Mildn sekizinci asrndan ondrdnc asnn sonlanna kadar altyz sene sren yksek bir sm medeniyeti, ilim ve san'at vardr ki oklanmzca maalesef bilinmeyen bu parlak medeniyet, onuncu asrdan itibaren Fransa'ya ve Sicilya yolu le talya'ya akm, Rnesans ve reform hareketlerinde barol oynamtr. Tpta farmakolojide, matematikte, kozmorafya ve astrolojide, hlsa msbet denilen ilimlerin hemen btn kollarnda garp dnyasnn hocas slm limleri olmu; eski Yunann ilim ve felsefe esedehni Avrupa'ya, Elkindi, Frabi, Fahri Razi, Elbiruni ve bn Rd gibi byk slm lim ve filozoflar tantmtr. Bu limlerin yzlerce cilt tutan eserlen Ltinceye ve daha sonra muhtelif garp lisanlarna tercme edilerek niversitelerde okutulmutur. Ibn-i Sina'nn mehur (Kitabifa)s Fransz Tb Fakltelerinde ondokuzuncu asr balarma kadar aynen okutulmutur. Bu hususta geni bilgi edinmek isteyen okuyucularma u nefis eseri tavsiye ederim: "Visage de "slm" par Haydar Bammate Payot, Lausanne - 1958. (18) Emprisme, ilimsiz, sistemsiz kaba tecrbeye ve greneklere istinat etmek mesleki - Dogmatisme, bir fikri delil getirip, isbat etmeksizin kabul ettirmek, yahut bilgide ve hkm vermekde nassa ve bakasnn otoritesine istinat etmek meslei. (19) Birbirini takip eden ilm keiflerden, lmin ve teknolojinin bugn eritii fevkalde gelimeden dolay insanlk, Rnesans adamlarna, phe yok k minnettardr. Ancak bugnk hayat muvazenesizliinden ve maneviyat buhranndan ve bunun dourduu sefaletten de, geni bir lde, yine Rnesans adanlan mes'uldr. Rnesans'ta atlan yanl bir adm, insanl bugnk maddeperestlie ve bundan iteri gelen barbarla srklemitir. Filhakika, Rnesans, keyfiyeti bir tarafa brakp kemmiyele kymet vermi; (qualite)yi atarak, (quantite)yi almtr. Sokrat'n "kendini bil" hikmetini unutarak insan brakp, eya ve kinat bilmeye zenmitir. Bunun neticesi olarak l)ugn madde ve tabiat ilimleri yannda, nsan ve ruh ilimleri geri ve clz kalmtr. Bunun da neticesi olarak, muvazeneli bir hayat ve bir keyfiyet medeniyeti yenne bugnk madde medeniyeti, yani zek ve vefann sefaleti, ktk enseli kstahln sefaheti domutur.

mtr. O suretle ki, bir tarafta iktisat ve siyasiyatlar o d e v r i n snf imtiyazlarna ve halk kleliine d a y a n a n devlet rejimlerini ve iktisadi nizam t e n k i d eder, ansiklopediciler de kiliseyi s i p e r alan ayn rejimlere d m a n lk gsterirken; d i e r tarafta bir ksm fikir a d a m l a r d a srf m s b e t ilim, y a n i t e c r b e ve m a h e d e y e m s t e n i d bilgi n a m n a d o r u d a n d o r u y a dine ve dini i n a n l a r a h c u m a kalkmlard. Artk, onsekizinci asr s o n u Avr u p a ' s n d a dini v e Allah' k k n d e n i n k r e t m e k b i r m o d a haline gelmi ve b u m o d a y a u y a n l a r c a dindarlk, b i r nevi gerilik telkki o l u n m a y a b a l a n m t r .

Modern maddeciliin douu:


Bu modaya karanlarn b a n d a , ilim s a h a s n d a old u u k a d a r mnkirlikte de m e h u r olan, F r a n s z ilim a d a m Laplas (=Pierre Laplace, 1749-1827) gelir. Bu zat, 1796'da nerettii "Kinat Sisteminin zah" adl e s e r i n d e m o d e r n a s t r o n o m i n i n temellerini a t m , fakat ayn z a m a n d a d a aka Allah' inkr etmitir. A^apoieon'un Dahiliye Nazrlndan A y a n Reisliine k a d a r ykselen Laplas'a bir g n Napoleon; "yi a m m a , sizin k i n a t sist e m i n i z d e Allah'n yeri n e r e d e ? " diye- s o r u n c a , b u n a Laplas, h a y a t ve kinat izah iin: " H a m e t m e a b , .hibir suretle ispat edilememi bir Allah faraziyesine ihtiyacm y o k t u r " cevabn vermitir. Artk Demokrifin eski ve ampirik maddecilii t a m a miyle dirilmi ve g e e n a s r d a ilmi ve tarihi maddecilik diye b a h c a iki hviyet alp, iki istikamet t a k i p etmitir.

lm maddecilik:
lm denilen m a d d e c i l i i n yahut, d i e r b i r t a b i r ile, ilimciliin (=scentisme) yolunu m e h u r Fransz tabiiyat Lamark amtr. Bu zat, dinlerin temelini tekil

e d e n "hilkaf'i i n k r e d e r e k , h a y a t n m a d d e d e n v e i n s a n n h a y v a n d a n istihale v e t e k m l yolu ile v a r o l d u u n u aka iddia e d e n ilk limdir. 1809'da n e r e t t i i " H a y v a n a t Felsefesi" a d h e s e r i n d e Lamark, b u iddiasn u z u n uzadya i s p a t a almtr. Lamark^m at y o l d a n y r y e n l e r a r a s n d a ngiliz t a b i a t Darwin ile A l m a n tabip-flozof B c h n e r (=Blner) p e k m e h u r olan iki m a d d e c i d i r . Buhner, 1855'te "Kuvvet v e M a d d e " y i , Darwin d e 1859'da " H a y v a n N e vilerinin M e n e i " adl kitab neretmitir.*^' M o d e r n m a d d e c i l e r , y a h u t ilimciler a r a s n d a v e ilim n a m n a din d m a n l s a a n l a r n b a n d a J e n a niversitesi p r o f e s r l e r i n d e n Ernest Haeckel'e m h i m b i r y e r v e r m e k icabeder. B u zat, s o n y a r m asrlk d e v r i n e n m n k i r ve m t e m e r r i d m a d d e c i l e r i n d e n d i r . 1906'da n e r e t t i i "Din v e T e k m l " adl b i r seri k o n f e r a n s t a n mteekkil, e s e r i n d e m o d e r n t e k m l c l n b i r t a rihesini yaptktan, (halik) v e (hilkati) t o p t a n i n k r ettikten s o n r a ; h a y a t v e k i n a t n srf m a d d e n i n t e k m l n d e n v e milyonlarca senelik b i r mazi iinde, g a y r i u z vinin uzviye istihale e t m e s i n d e n ibaret o l d u u n u isbat a almtr.'^"
(20) Bhner'in "Kuvvet ve Madde" eseri. Merutiyet senelerinde Ahmet Nebil - Baha Tevfik Beyler tarafmdan tercme edilerek, nerolunmutur. Bu eser zerine din adamlarmz tarafndan tenkitler yazlm ve Bhner'in iddialar reddedilmitir Bu yoldaki tenkit eserleri arasndan bzm elimizde bulunan Harputizade Hac Mustafa Efendi merhumun "Red ve spat" adl kitabyla smail Fenni Bey'in "Maddiyun Mezhebinin zmihlali" adl kitab anlmaa deer kymettedir. (21) Bugn genlerimizin bir ounda bu nazariye ve telkkinin, sz gtrmez mtearfeler kabilinden bir hakikat olduu hakknda sarslmaz bir kanaat hkimdir. Bundan kimler mes'uldr, bunu bilemem, fakat bu bir vakadr. Bu hususla okuyucularma bir fikir vermek in, vaktiyle stanbul Toplu Basn Mahkemesine sunduum bir raporu aaya aynen alyorum: stanbul Toplu Basn Mahkemesi Muhterem Bakanlna: 24.3.1953 gn bilirkii sfatiyle arldm mahkemenizde bana " " acfl bir gazetenin 1.11.1952 tarihli saysnda ". " tarafndan neredilen "niversite Alrken" balkh yazda dini tahkir ve tezyif mnas ve kasdi bulunup bulunmad sorulmutur. Bu hususla tetkik iin bana tevdi edilen dava dosyasnda, mddeiumumiliin iddianamesile maznunun mdafaanamesi ve bahis mevzuu gazete nshasndaki makaleyi okudum. Edindiim kanaati aada arzediyorum: ^

Filhakika makale sahibi yazsmda: "Bir taraftan biyoloji derslerinde ocuklarmza Darwin'in tekml nazariyesini retirken, dier taraftan ilkokullarda okutulmaya balanan din derslerinde krpe dimalara" (Allah'm, beni yaratan sensin, anam babam yaratan sensin, canl cansz her eyi yaratan, besleyen, byten... sensin...) gibi gayn lm bilgiyi yerletiriyoruz" demektedir. Bu ifadede sertlik ve huunet aikr ise dedirilen tezyif mnas ve hususiyle stmiyeti tahkir kasdi grmyorum. nce unu belirtmek isterim ki, bu gibi meselelerde mddeiumumiliin gsterdii hassasiyeti, mill ve itima selmetimiz bakmndan, pek ok takdir ve tebrike ayan bulurum. Ancak, fadedeki huuneti, dini tahkir ve tezyif kasdine deil, makale sahibinin ilim ve din mevzuundaki bilgisinin slna balamak daha doru otur kanaatindeyim. Dini "gayri ilm" olmakla tavsif etmek, onu tahkir deil, sadece ilim ile dinin birbirine mnasebetini ve birbirine nazaran olan durumunu bilmemezliktir. Esasen, din "gayr lm"dir demek, yanl bir sz sylemektir. nk ilim, dn nefyetmez ve bu ki disiplin birbirini nakzetmez ki, din gayr ilmdir denilebilsin. Bunlar iki akz deil, ki mlemmim'dir. Binaenaleyh din le ilm beraber bulunabilir ve omuz omuza yrmesi de insanln hayrnadr.

ocuklarmzn krpe dimalarna "halik"fikri yerletirmeyi gayri ilmi bulan ve bu sebeple, mekteplerde din derslerinin yer almamasn styen makale sahibi, bu dncesiyle dni olduu kadar, ilim meOwmunu da hakkiyle kavramadn ve din ile ilimden her birinin karlad beeri ihtiyac lykiyle gremediini ortaya koymutur. Binaenaleyh bence kendisi cezai takibata uramamal, fakat okutulup retilmelidir. nk mcrim deil, sadece bilgisizdir, mazurdur. Maka/e sahibi bilseydi ki, ilim ve din, dediimiz gibi, birbirini nefyetmez bilkis tamamlar; nk bunlardan biri akln, dieri de gnln dr. Ve nk nsan ne yalnz akldan, ne de yalnz gnlden ibarettir, fakat hem akl ve hem gnl sahibi bir mahlktur. Dinsiz ilim, belki akl tatmin eder, fakat muhakkak ki, gnl karartr. Nitekim limsiz din de ruhu ve gnl str, fakat akl karanlkta brakr. Binaenaleyh insanln hayn ve faydas ne bugn olduu gib, yalnz ilme balanmaktadr, ne de orta zamanlarda olduu gibi, yalnz dne sarlmaktr, fakat her ikisine birden sahip olmaktadr. Yine makale sahibi bilseydi ki, bugn yirminci asrn ortasndaki ilim, Darwin ve Buhner gibi materyalist tekmlclerin ilminden bir asr, Laplas ve Lamark gibi maddeyi mabutlatran mnkirlerin ilminden bir buuk asr ileridedir. Bugnk ilim, Lamarkizm ve Darvinizm'i ok geride brakm ve bu grleri birer kabaca tahmin addederek faraziyeler rafna yerletirmitir. Bugn hi bir hakik lim ve yksek filozof gsterilemez ki, ilm namna Allah' red ve nkr etsin. Edemez, nk bugn lim, eskisinden daha ok haddini bilir olmu ve ok mkul bir tevazuya brnmtr. nk bugn ilim, eskiye nisbetle, daha ok ilerlemi ve ilm ilerledike, lim de bilmediini daha iyi bilir olmutur. Gayet tabii, ilmin idrak ve ihata vastas akldr. Akl ise, insan gibi, hatt kinat gibi, mahdut ve mtenahidir, yani bir kelime ile cizdir. Byle clz bir let ve ciz bir vasta le, Allah anlam gibi, ezellik, ebedilik ve namtenahilik hakknda inkr hkm vermek gayri ilmidir ve hatt ocukadr. Bunun iindir ki, bugnn en mtemerrid ilim adamlar bile Allah'n varl, bayat ve kinatn menei hakknda sadece "bilmiyorum" demekle ktifa etmektedir. Makale sahibi bilseydi ki, Darwin, ve Lamark hayat ve kinatn menei hakknda ortaya ilmi bir hakikat deil, sadece bir nazariye yani ilm bir faraziye koymutur. Tekml nazariyesi yan hayat ve kinatn srf form deitiren madde den stihale suretiyle var olduu fikr, sadece bir farz ve tahminden barettir. Ve bu fikrin hakiki lm nazarndaki kymeti, dinlerin Allah akidesinden daha stn deildir, bilkis, birok bakmlardan, daha aa ve daha zayftr. Esasnda srf br

Pozitivistler ve pozitivizm:
Bu saydklarmza d a h a b i r o k isim, e s e r v e d o k t r i n ilave olunabilir. Ve b u a r a d a pozitivist'lerden d e b a h s e dilebilir. Pozitivistlerle m a d d e c i l e r a r a s n d a d a v a , g a y e ve mnkirlik b a k m l a r n d a n b i r fark yoktur. H e r iki m n k i r kol da, t e c r b e v e m a h e d e ile sabit o l m a y a n v e b u y o l d a n b i l i n m e y e n eyleri yok a d d e t m e k t e d i r . Yalnz Pozitivizm'in'^^' k u r u c u s u saylan F r a n s z filozofu Auguse-Comte (=Ogst-Kont 1798-1857) dinlerin ezeli, e b e d i v e kadiri mutlak halik v e m e k n d a n m n e z z e h Allah' y e r i n e "insanlk" diye t a s a v v u r ettii b i r m e v c u t k o y m u v e "nsanlk m b e d i " n e b a h "ins a n h k dini" diye d e , h u s u s yin ve ibadeti eriyle, b i r din icat e d e r e k b i r nevi p e y g a m b e r l i k i d d i a s n a kalkm v e n e t i c e d e l e m e g l n olmutur. Sz uzatp, ayn fikir v e iddialar b a k a b a k a azlar v e ifadelerle t e k r a r e t m e k t e b i r fayda yoktur. M o d e r n m a d d e c i l i i n ald d i e r istikamete, yani tarihi m a d d e c i l i e geelim.

tahminden ibaret olan tekml nazariyesi, bugn ilmi bir faraziye olarak bile, lmi bir surette, mdafaa edilemez. nk lmi bir faraziye akln idrak hududu iine girmesi ve iimin tetkik vastalan olan mahede, mukayese ve tecrbe imknlarn aan ve akl tamamiyle ciz brakan metafizik mes'elelerdir. byle olduu halde, mekteplerde bu ve emsali nazariyelerin sanki birer mtearife kabilinden ve objektif hakikatler nevinden birer hakikat imi gibi okutulmas, ite "gayri ilmi" olan budur ve orta zamanlar zihniyetine mahsus bir taraf tutarlk ve bir fuzuli taassuptur. Modern mektep bu trl taassuplardan kendini kurtarp ykseldii gn, hakkyle vazifesini yapacak ve insanla hizmet edecektir Hlsa, makale sahibi btn bunlar bilseydi, incir ekirdei doldurmaz bir bilgi kn ile ortaya atlp en mulak mes'eleler hakknda indi hkmler vermee kalkmazd. Esasen, ifadesinde dini tahkir ve tazyif kasd olmadna kani bulunduum iin, tekrar ederim k, kendisini sadece mazur grrm. (22) "Pozitivizm sbatiyle Mezlieb" diye gerek ilimde ve gerek felsefe ve ahlkta srf vakalara kymet veren kat'i ve sabit bilginin srf vakalarn tecrbe ve mahedesinden elde edilebileceini; tecrbe ve mahededen baka bir yoldan hsl olacak bilginin hakikatten uzak, lfzi ve hatal olduunu ddia eden doktrindir. Bu kanaatte olanlara Pozitivist yahut Isbatiyeci denir. Fransz filozofu Auguste-Comle bu doktrinin kurucusu saylr.

Tarihi maddecilik:
Onsekizinci a s r n s o n l a r n d a n b e r i L a m a r k i z m , D a r vinizm. Pozitivizm, Evolsyonizm gibi a d l a r altnda v e b i r b i r i n d e n az ok farkl t e m a y l l e r h a l i n d e h k m s r m e k t e o l a n ilmi maddeciliin y a n b a n d a g e e n a s r n o r t a l a r n a d o r u , tarihi maddecilik (=MateriaUs~ me historique) diye, farkh b i r c e r a y a n d a h a t r e m i tir/^^' ilmi m a d d e c i l e r , tadklar n a m v e g s t e r d i k l e r i t e m a y l n e o l u r s a olsun, srf n a z a r i s a h a d a kaldklar ve m s b e t ilim n a m n a konutuklar h a l d e ; yeni c e r e y a n n mmessilleri, maddecilii, n a z a r i s a h a d a n k a r a rak, dinlere, d i n m a n e v i y a t v e i n a n l a r n a k a r m t h i bir h c u m silh olarak kullanm v e b u n o k t a d a ilmcil e r ' d e n ziyade ansiklopedicilerle birlemilerdir. Tarihi maddecilik tbiri, o n d o k u z u n c u a s r n m e h u r sosyalist s i m a l a r n d a n Frederik Engels t a r a f n d a n s tad Kar Markam d o k t r i n i n e verilmi b i r isimdir. Filhakika Marks, koyu b i r maddecidir. Ve m a d d e c i l i i t a rih felsefesine, sosyolojiye v e iktisadi siyaset m e s ' e l e l e r i n e tatbik e t m i v e o n u b u mes'elelerin, h a t t u m u m i yetle h a y a t v e cemiyet dvalarnn, izah v e halli iin y e g n e a n a h t a r olarak kullanmtr. Bu k a d a r l a k a l m a y a rak, maddecilii, yalnz dinlere v e m a n e v i y a t a kar d e il, m e v c u t v e m e s s e s itima, iktisadi n i z a m a v e siyasi rejimlere kar d a c e h e n n e m i b i r silh h a l i n e koymutur.

(23) Beer tarihini ve insanln tekmln, yani gerilikten syrlp, ileriye doru gidiini, srf maddenin ve maddi teknik imknlarn deimesiyle izah ettiinden dolay bu cereyana "larihi maddecilik" denildii gibi; beer tarihini dolduran terakki ve tekml tamamiyle iktisadi hayat artlarna ve yeme, yaama tarzlanna irca etmesi tibariyle "tarihin iktisadi grle izah" nazariyesi de denilmektedir. Bu zeminde baknz: Seligman, interpretation aconomique de l'Histoire, Paris. Alcan ve Antonio Labidola, Essais sur la coneption materialiste de l'Hisloire, Pans, Marcel Cliard. Tanhi maddeciliin tenkidi zerine de baknz: Esasiye IHukuku Derslerimiz, cilt 2. Sosyalizm bahsi.

Tarihi maddeciler ne diyor ve nerede yanlyorlar?


B u g n k R u s sosyalizminin, d n y a y ihtille v e r m e k iin giritii m c a d e l e d e , fikr d a y a n a n tekil e d e n b u g r e n a z a r a n : Tarihi, itima, siyasi ve dini b t n h a r e k e t ve h d i s e l e r i n ; terakki, t e k m l , inklp ve ihtilllerin azimet n o k t a s ve hakiki illeti m a d d yani iktisadidir. M a d d i ihtiyalar v e b u n l a r n yine m a d d i ekilde t a t m i n i v a s t a l a r d r ki, cemiyetlerin ve cemiyetler iindeki i n s a n l a r n olularm v e m n a s e b e t l e r i n i m u a y y e n letirir, sevk ve i d a r e eder. n s a n ve cemiyet b a h s i n d e m a d d i h a y a t artlar, iktisadi ve teknik imknlar, tpk b i r b i n a n n t o p r a k alt temelleri m e s a b e s i n d e d i r . Yalnz hukuk, ahlk ve s i y a s e t deil; h a t t yalnz "ilim" s a n a t v e h e r ekliyle m e d e n i y e t deil, din bile m a d d i t e m e l l e r z e r i n e o t u r a n b i r m e s s e s e d i r . Ve halk kitlelerinin vah i m e kabilinden b i r s a a d e t e u l a m a k iin mit besledii b i r teselli kapsdr. Bu mit, k a y n a n t a r i h i tekm l n m u a y y e n b i r m e r h a l e s i n d e k i itima oluta ve iktisadi h a y a t a r t l a r n d a b u l m u t u . Fakat, halk kitleleri hakiki s a a d e t i n ve b u n u n t a h a k k u k u i m k a n l a r n n n e r e d e ve n e d i r o l d u u n u gzleriyle g r p anlaynca; bir g n gelecek artk d i n ve Allah faraziyesine l z u m kalmyacaktr. Laplarn, k i n a t s i s t e m i m izah iin, Allah faraziyesin e ihtiyac o l m a d gibi, sosyalizmin de yoktur. E s a s e n sosyalizm kendisi b i r din, b i r h a m l e , b i r h e y e c a n kayn a d r ve istikbale ait b i r i m a n baldr.'^^'

Yolumuzun b u n o k t a s n d a birazck d u r a r a k , h e m e n deyiverelim ki, insanlk tarihini srf m a d d artlar, ikti(24) Grand Dictionnaire Sociatiste, par Compere - Morel, Paris.

s a d ve teknik i m k n ve istihalelerle izah e t m e k isteyen; din m e s s e s e v e k a n a a t l e r i bile b u a r t ve istihalelerin b i r e r neticesi g r e n tarihi m a d d e c i l e r b u g r l e r i n d e yanlyorlar. T a r i h e v e c e m i y e t e srf m a d d i c e p h e d e n b a k m a k , i n s a n denilen m u a m m a n n b i n b i r eit e s r a r n d a n yalnz birini g r p d i e r l e r i n e g z y u m m a k t r . nsan, a d a l e ve iskeletten ibaret b r r o b o t deildir. H a t t insan, yalnz m a d d i ihtiya d u y a n v e srf o n u n t a t m i ni iin h a r e k e t eden; yiyip itikten s o n r a , h a y v a n l a r gibi yatp u y u y a n bir m a h l k d a deildir. nsan, akla ve u u r a s a h i p ve m u k a d d e r a t z e r i n d e d n e b i l e n b i r variktr. nsan, n e r e d e n gelip, n e r e y e gittiini ve h a y a t y o l u n u n nasl bir m n t e h a y a ilettiini vicdanyla b a b a a kald z a m a n , k e n d i k e n d i n e s o r u p c e v a p a r a m a k t a d r . Ve b u b a h i s t e k e n d i n i t a t m i n etmek ve iinde, g e l e c e e ait olarak b e l i r e n e n d i e l e r d e n k u r tulmak, s e k l n e t e v e i h u z u r u n a e r m e k ihtiyacn d a dr. Bu h u z u r u i n s a n a n c a k b i r eyde, fevkalbeer (=Supra humainjblr hakikate inanp b a l a n m a k d a bulabilir. Bu hakikati ise i n s a n a a n c a k din verir v e retir. B i n e n a leyh din, m u a y y e n m a d d i h a y a t a r t l a r n n b i r mu'ts deil; bilkis, i n s a n yaradlnn, m a d d i y a t a irca kabil olmayan, s t n bir ihtiyacnn ifadesidir. phesiz ki din, t a r i h i t e k m l n m u a y y e n b i r m e r h a l e s i n d e - d o m u t u r d e i l - keml b u l m u t u r . Geri ptidai i n s a n i y e t t e bile yle b y l e b i r d n sezii m e v cuttu; fakat h e n z k e m l b u l m u bir din sistemi yoktu. n k , iptidai insaniyet h e m e n h e m e n hayvaniyetle eitti. H e r yksek d u y g u gibi, din d u y g u s u da inkiaf edip, keml b u l m a k iin, inkiaf etmi b i r zek ve olgunlam bir itima m u h i t ister. Bu zeky ve b u muhiti, t a r i h e n ilk defa b y k semav dinlerin n z u l s r a s n d a ve Akdeniz'in ark kylarndaki Filistin ve Hicaz gibi lkelerde bulabilmitir. Bu s e b e p l e d i r ki klsik dinler ve p e y g a m b e r l e r , b u lkelerde d o u p yetimitin

DN

ve

LKLK

Din d u y g u s u v e dini m e s s e s e l e r i n s a n z e k s m m d a h a z e n g i n l e m e s i v e incelmesiyle, k a y b o l m a k v e zeval b u l m a k yle d u r s u n ; bilkis, d a h a k k l e m e k t e v e r u h bir ihtiya o l a r a k kendilerini d a h a d a iddetle hissettirmektedirler. B u g n , kinci D n y a H a r b i f e r d a s m da, yksek d u y g u l u i n s a n l a r m d i n v e m a n e v i y a t a kar hissettikleri ihtiya k a d a r , yakn d e v i r l e r d e ihtiya hissedilmemitir, denilebilir. Hlsa, t a r i h m a d d e c i l i k b i r h c u m silh olarak ie y a r a r . Nitekim fiiliyatta y a r a m v e b i r a s r d a n b e r i milletler iinde p a n i k l e r v e kargaalklar koparmtr.'^^'Fak a t b u g r , ilmi b i r izah sistemi olarak, b y k b i r kym e t t a m a z . H a t t dikkat edilir v e i n s a f ile d n l r se, ilm b i r izah v e m d a f a a sistemi olarak, "ilm m a d decilik" bile b y k b i r kymet t a m a z .

lm maddeciler ne diyorlar:
lm denilen m a d d e c i l i k bile, d i y o r u m ; h a y a t v e k inatn ciddi v e ilm b i r izah sistemi olarak, b y k b i r kymet t a m a z . O k u y u c u m d a b u n o k t a z e r i n d e k a n a at hasl e d e b i l m e k iin, dinlerin ve ilmi m a d d e c i l e r i n a k i d e v e g r l e r i n i ayr ayr ksaca g z d e n geirelim.

Dinlere gre hayat ve kinat:


Dinlere v e m u k a d d e s k i t a p l a r d a n kan m n a y a g re, kinat y o k t a n v a r edip, d e i m e z k a n u n l a r l a sevk v e i d a r e e d e n ezel-ebed, m a d d e d e n , z a m a n v e m e k n (25) Tarihi maddecilik lakknda dala etraft malmat iin baknz: Esas Tekilat Hukuku Dersleri, kinci Ksm, Demokrasiye Kar Direnen Doktnnter Fasl - Ati Fuad Bagil.

d a n m n e z z e h , vcib-l v c u t (=Etre'necessaire) di--i mutlak (=Toutpuissant) bir Allah vardr.

ve k-

Allah, ezelidir. Yani o n u n balangc yoktur; k i m s e d e n d o m a m ve b a k a b i r varlktan istihale e t m e m i tir. Allah, ebedidir. Yani s o n u yoktur; lmez ve asla yok olmaz; k u d r e t ve i r a d e s i n d e n h i b i r ey eksilmez. Allah, m a d d e d e n m n e z z e h t i r ve l m a d d i d i r . Yani bizim fni hislerimizin s t n d e d i r ; gzle g r l m e z , elle tutulm a z , h l s a hi b i r vehile hislerimiz altna g i r m e z . Allah, z a m a n ve m e k n d a n d a m n e z z e h t i r . Yani h i b i r y e r d e ve hibir z a m a n iinde deildir; fakat h e r y e r d e dir ve h e r z a m a n d a vardr. Allah'tan b a k a olan ey m m k n - l v c u t t u r (~Etre possible). F a k a t Allah vacib-l v c d t u r (Etre necessaire). Yani o n u n varl zaruridir. Ve y o k l u u n u n m a n t k a n t a s a v v u r u bile m m k n deildir. Allah, Kdir-i mutlaktr ve h e r ey O ' n u n mutlak, yani hibir m a n i a ile m a h d u t olmyan iradesi v e k u d r e t i altndadr. Hibir ey, O ' n u n mutlak, y a n i hibir a r t a ve k a y d a tbi o l m a y a n i r a d e s i n d e n ve k u d r e t i n d e n h a ri deildir. Allah; ilim, adalet, iyilik ve m e r h a m e t gibi, h e r t r l t a s a v v u r u n yetiemeyecei ykseklikte, keml sfatlariyle muttasftr. Hlsa, Allah Tel, t a b i a t d ve t a b i a t st, v c u d u z a r u r ve m u t l a k b i r varlktr. Bu varlktr ki, evvel gkleri, yerleri ve melekleri, s o n r a da, y e r y z n d e k i n e b a t l a r ve h a y v a n l a r ve ni.hayet insanlar yaratmtr. Allah, insan, k e n d i keml sfatlarnn ok naiz bir r n e i h a l i n d e y a r a t m ve o n a bir " r u h " i h s a n etmitir. Ruh, ilh b i r srdr ve o n u n mahiyetini a n c a k y a r a t a n bilin Yalnz u v a r ki; r u h , ilh v a r h m ok ciz ve niz bir m o d e l i m e s a b e s i n d e o l d u u iin o d a l m a d didir ve cisme nisbetle, ebedidir. Yani Allah'n bildii ve t a k d i r ettii bir z a m a n a k a d a r lmez.
Din ve'Liklik/ F. 4 49

nsan, r u h i y l e y a a r v e r u h b e d e n d e n ayrlnca lr. Nitekim h a y v a n l a r d a yledir. Fakat i n s a n r u h u , h a y v a n d a k i n d e n o k farkldr. n s a n r u h u , u u r y a h u t vicd a n denilen y k s e k t e h a s s s l e r i n , h a y v a n r u h u ise s a d e c e evki tabiilerin merkezidir. nsan, r u h u s a y e s i n d e fizik, fikri v e m o r a l varln v e benliini sevk ve i d a r e e d e r v e b u benliin haiz o l d u u kuvvet v e kabiliyetleri inkiaf ettirir. Hususiyle i n s a n , r u h u s a y e s i n d e , iyilii ve k t l t a n r v e ayrd eder. yilii v e k t l t a n m a a v e ayrd e t m e y e y a r a y a n b i r p r e n s i p olmas itibariyle, r u h " u u r " y a h u t " v i c d a n " ad alr ki b u d a "his", "akl" v e " i r a d e " melekeleri eklinde tecelli eder. Yeryznde herkesin muayyen bir yaamak haddi v a r d r ki, b u n a ecel denir. Ecel, n e b i r s a a t geri, n e d e bir s a a t ileri gider. H e r k e s vakti gelince m u h a k k a k lr. lm, r u h u n b e d e n i t e r k e d e r e k , l m a d d i l e r l e m i n e g e m e s i , fni b i r h a y a t t a n baki b i r h a y a t a intikal e t m e sidir. nsan, r u h u n u n lmezlii s a y e s i n d e , b u fni d n y a d a n s o n r a , b e k a d i y a r m d a , Allah'n t a k d i r ettii e kilde yaar. A h i r e t h a y a t e b e d o l d u u n a g r e , fni d n y a d a yapt iyiliklerin m k f a t n a nail olur; iledii ktlklerin d e cezasn bulur. Allah, b t n b u hakikatleri i n s a n l a r a r e t m e k iin m u k a d d e s kitaplar v e p e y g a m b e r l e r gndermitir'^'^' Yarnki ceza g n n d e felah o kimselere ki, ilh kitaplarn v e ulu p e y g a m b e r l e r i n g s t e r d i i yolda y r r !

Maddecilie gre hayat ve kinat:


te, b y k s e m a v dinlerin ve b i l h a s s a slmiyetin m t e r e k a n a akideleri b u n l a r d r . lm m a d d e c i l e r i n
(26) Bilhassa slmiyetin esas akideleri hakknda baknz: eyh Abdlziz avu (Anglikan Kilisesine Cevap), Mtercimi: Mehmet Akif; stanbul, Evkaf- slmiye Matbaas 1341. Trkiye Byk Millet Meclisi hkmeti, Umur-u er'iye ve Evkaf Vekleti Neriyat 9, sahife 128.

h c u m ettikleri v e h e r n o k t a s m d a r t m e y e altklar esaslar d a b u n l a r d r . Filhakika, ilm denilen m a d d e c i lik dnlerin ilim v e i r a d e ile muttasf, Kdir-i Mutlak Allah inanc y e r i n e " M a d d e = m a t i e r e " diye t a s a v v u r edilen b i r c e v h e r ikame'^^' e t m e k t e v e ilh k a n u n l a r y e r i n e de, s a d e c e illiyet (CausaUte) ifade e d e n t e s a d f i (=Contingents) k a n u n l a r koymaktadr. Dinlere, h u s u s i y l e s l m dinine g r e , hayat v e kinat i d a r e e d e n v e tabi denilen kanunlar, h a k i k a t t e ilhidir. B u k a n u n l a r Allah t a r a f n d a n v e O ' n u n ezeli iradesiyle t e r t i b o l u n u p k o nulmutur. Dinlerce, kinat sevk v e i d a r e e d e n k a n u n l a r ilhidir. Yani b u n l a r Allah t a r a f n d a n m u a y y e n b i r p l n v e g a y e ie v a z ' v e t e r t i p o l u n m u t u r . M a d d e c i l e r e g r e ise, b u k a n u n l a r k i m s e t a r a f t n d a n k o n u l m u v e icat edilmi deildir. Bunlar, tabii v e t e s a dfidir v e kendiliinden t e e s s s etmitir. M a d d e c i l e r e g r e , k i n a t n v e b t n varlklarn m t e r e k ash v e cevheri " m a d d e y d i n M a d d e , ezeli v e ebedidir. Yani, d a i m a v a r o l m u t u r v e varlkta d e v a m edecektir. M a d d e , b i r halikn eseri deildir. O n u n varlnn balangc v e s o n u yoktur. M a d d e , adiml-ifi (^indestructible) dir. Yani yok edilmesi m m k n olmay a n b i r eydir. O, yalnz daimi b i r istihale iindedir; e kilden sekile girer: Yerden a a biter, b y r , n i h a y e t m r n d o l d u r u r kurur, r r v e t o z t o p r a k olur. Bu toz topraktan tekrar bir aa, bir n e b a t biter ve bu, bylece d e v a m v e t e k e r r r e d e r gider. F a k a t b u istihale vetiresi iinde m a d d e n e c e v h e r i n d e n v e n e d e z e r r e l e r i n d e n (molecules) h i b i r ey k a y b e t m e z v e asla yok olmaz. M a d d e y i v c u d a g e t i r e n zerreler, a t o m v e elekt(27) Cevher tbirini, "araz" mulcabili kullantyor ve bundan deien eyada daimi kalan eyi kasdediyorum. Mesel: Balmumu snr, yumuar, erir, sour, sertleir. Btn bunlar balmumunun deien sfatlardr. Deien sfatlar arasnda daimi kalp, deimeyen bir ey var ki,^ te bu ey balmumunun cevheri, maddesi (=Substance) dir. (Lgate-i Felsefe smail Fenn merhum).

r o n l a r h e r h a n g i b i r fzil<i veya kimyev tesir a l t m d a cisim deitirir, b i r c i s i m d e n b a k a b i r cisme intikal eder. Mesel, canl b i r uzviyet lnce, cisim dalr, rr, t o p r a k olur. F a k a t m a d d e h i b i r vehile eksilmez v e y o k olmaz; yalnz r e n k , ekil, vaziyet v e m e k n deitirir. M a d d e n i n b i r t a k m h a s s a l a r v e vasflan v a r d r ki, b u n l a r m a d d e d e n asla ayrlmaz v e b u n l a r s z m a d d e t a s a v v u r o l u n a m a z . B u h a s s a v e vasflarn heyeti u m u m i y e s i n e "kuvvet" denir. Kuvvetsiz m a d d e , m a d d e s i z kuvvet olmaz. H a r e k e t t a s a v v u r e t m e k iin m t e h a r r i k b i r cisim t a s a v v u r e t m e y e v e h a r a r e t t a s a v v u r e t m e k iin, y a n a n b i r cisim g z n n e g e t i r m e y e m e c b u r u z . B u n u n gibi, fakat b u n u n aksine olarak, h a r e k e t e d e n b i r cisim t a s a v v u r e t m e k iin d e h a r e k e t t a s a v v u r e t m e e m e c b u r u z . B u g n ilmen sabittir ki; m a d d e , v a r l n d a n hib i r ey k a y b e t m e k s i z i n m t e m a d i s u r e t t e istihale geirdii, ekil, vaziyet v e m e k n deitirdii gibi; kuvvet d e bylece d e i i r v e hi eksilmez v e k a y b o l m a z . H a r a r e t , h a r e k e t , h a r e k e t d e h a r a r e t hsl eder. M a d d e v e kinat, h e r h a n g i b i r yaratcnn eseri olm a d gibi, i n s a n v e h a y a t d a b i r yaratcnn eseri d e ildir. Tpk m a d d e gibi, y e r y z n d e ilk h a y a t d a t e s a dfen v e k e n d i l i i n d e n v a r olmutur. Bu ilk d e r e c e h a y a t t a n s o n r a y a a y a n uzviyetin t e k m l b a h s i n e g e lince, b u d a t a m a m i y l e istihale k a n u n u n u n h k m alt n d a v u k u a gelmitir, istihale (transformation) ve t e k m l (evolution) m a d d e v e kuvvet gibi, h a y a t n v e h a y a ti uzviyelerin e n b y k k a n u n u dur.'^^*' Hlsa, m a d d e c i l e r , h a n g i r e n k v e z m r e d e n o l u r s a olsunlar, i n s a n zeksnn s o n s u z k u d r e t i n e i n a n m a k t a v e h e r g n b i r a z d a h a ilerleyen, ilerledike de, nuriyle b i r e r b i r e r m e h u l l e r i m i z i a y d n l a t a n ilme g v e n e r e k .
(28) Baknz: Sprtualsme et Materalisme, par Felix Ismard, Paris Reinwald et Cie, 1879 - Riligion et evolution, par Ernest i-iaeckel, Paris Reinv^ald, 1906 Le Monisme (Profession de fol d'un naturaliste) par E. Idaeckel, Paris, Schleicher Freres.

dini hakikatleri b a n d a n s o n u n a k a d a r i n k r e t m e k t e dirler. B u n l a r a g r e , d i n v e d i n e d a y a n a n bilgi v e inanlar, eski devirlerin bilgisizlii i i n d e b i r kymet ifade e d e r v e b i r ihtiyaca c e v a p v e r i r d i . Fakat, y r y e n ilmin m e ' a l e s i n n d e t a b i a t kuvvet v e h d i s e l e r i n i n b r n d e s r a r p e r d e l e r i birer, ikier kalktka; b u bilgi ve inanlar, eski kymetlerini k a y b e t m i l e r v e yirminci a s r n o r t a s n d a , t a r i h e k a r a n eski a l a r n m u a m m a l h t r a l a r h a l i n d e kalmlardr. "Dinler; k o y u m a d d e c i cemiyetlerin m e n e l e r i n d e v e bilgisizlik devirl e r i n d e faydal olmulardr; fakat, h i b i r m s b e t v e n a turel e s a s a d a y a n m a d k l a r iin, milletler ilmin yla d a h a ok aydnlannca, dinler az o k yakn b i r z a m a n d a yklacaklardr."*^^' diyor.

lm maddeciliin tenkidi:
M a d d e c i l e r i n b u g r , z a m a n m z d a biroklar iin ekici v e srkleyicidir.""' nki b u g r m s b e t ilmin h e r g n g z n n e k o y d u u ak v e i n k r g t r m e z hakikatlere d a y a n r gibi g r n m e k t e d i r . B u g n ilim, gnlleri fethetmi b u l u n u y o r . B u g n i n s a n , u t a n m a s a d a ilim n a m n a k o n u t u u n u ileri s r e r e k y z d e yz yalan sylese yine b i r o k safdilleri aldatabilir. Nitekim fiiliyatta d a aldatmaktadr. Eski devirlerin d n y a y kz b o y n u z l a r o r t a s n d a o t u r t a n s a h t e k r d i n bezirganlar yerini b u g n , m o d e r n ilmin elifbasndan bile h a b e r i o l m a y a n , b i r takm ilim b e z i r g a n l a r almtr. E s ki d i n b e z i r g a n l a r , Allah ve d i n akna k o n u t u k l a r n a i n a n d r m a k isterlerdi. B u g n n ilim b e z i r g a n l a r ise.
(29) Dr. Felix Ismard, Sprtualisme 154.. et Materialisme, Paris, Relnwald, sahife

(30) Bu fikirlerin ekicilii, bilhassa bizde, slmiyetin ne olduunu ve ne dediini bilmeyenler iin bir kat daha artmaktadr. Fakat kusur, bilmeyenlerde olmaktan ok bildirmeyenlerde, daha dorusu slmiyeti retecek yksek ehliyetlerden m'hrum brakanlardadr.

ileriiik ve insanlk gibi baz b y k kelimelerin a r k a s n a snp d a k o n u u y o r l a r . E m i n olalm ki, b u iki z m r e n i n a r a s n d a h i b i r fark yoktur: kisi d e s a h t e k r ve arlatandr. Yalnz u n o k t a l a r z e r i n d e e h e m m i y e t l e d u r u p dnelim: M o d e r n ilim n a m n a Allah ve d i n i n k r edilebilir m i ? lim, dini n e i y e d e r m i ? ilimle din a r a s n d a giderilmesi kabil o l m a y a n b i r tezat ve t e a r u z v a r m d r ? Bu n o k t a l a r a v e r e c e i m i z c e v a p t a a n l a a b i l m e m i z iin, evvel e m i r d e o k u y u c u m l a , im m e f h u m u n u n s o n devirde geirdii derin bir deime zerinde grmemiz lzmdr. lim n a m n a din hakikatleri i n k r a s a p a n lar ve din ile ilim a r a s n d a tezat g r e n l e r , ekseriya b u d e i m e n i n f a r k n d a olmayanlardr.

lim mefhumunda vukua gelen deiiklikler:


E s k i d e n "ilim" d e y i n c e , b u n d a n t a b i a t ve kinatn sabit, kat'i ve m u t l a k bilgisi anlalrd. B t n o n d o k u z u n c u a s r d a ve asrmzn yakn s e n e l e r i n e k a d a r hl baz m u h i t l e r d e d e v a m edip gelen b u yanl telkkiye g r e ; "ilim" d e m e k , i n s a n zeksnn eriip d o r u l u u n u i s p a t ettii kat'i, y a n h i b i r vehile d e i m e z neticeler e d a y a n a n bilgi demektir. Bu m n a d a k i ilim ister istemez, din ile a r p y o r v e dinin m e v z u u olan bilgi ve inanlar k k n d e n r e d d e ve i n k r a gidiyordu. n k , dinin m e v z u u olan inanlar, m e s e l Allah ve hiret inanc, b u eski ilim telkkisine g r e , hibir vehile sabit o l m a m ; akln ve m a n t n a l t m d a i s p a t edilip ort a y a k o n u l a m a m v e h i m ve hayal kabilinden eylerdi. Saniyen, yine b u eski ilim telkkisine g r e , ilim yalnz s a b i t ve kat'i bilgi d e m e k deil; h e m d e mutlak, yani sah a ve mevzu itibariyle h u d u t t a n m a y a n bir zihni faaliyet demekti. B u n a g r e , h e r e y ilme m e v z u olabilir ve

DIN ve H A Y A T T A K Y E R

ilmin s a h a s m a girebilirdi. H e r h a n g i b i r hakikat, hakikat saylabilmek iin, ilmin e r e v e s i n e girmeliydi. Bu e r e v e y e g i r m e y e n ve b u n u n d m d a kalan hakikat, hakikatler d i y a r m d a n kovulurdu. te b u anlay b u g n deimitir. B u g n artk ilim, sabit ve kat'i bilgi deildir. M a t e m a t i k ilimleri b i r t a r a fa b r a k r da, t a b i a t ilimlerini n a z a r a a h r s a k , b u g n ilm i n e n y k s e k v e en mull k a n u n u (Relatvite) yani izafiliktir. H a t t m a t e m a t i k ilimleri bile, b u k a n u n d a n istisna e t m e e b i l m e m ki kat'i bir z a r u r e t v a r m d r ? Bu ilimlerin m e v z u u , m e s e l k e m m i y e t gibi, bizim e y a d a n z i h n e n tecrit e d i p t a s a v v u r ettiimiz fizik b i r h a s s a d e il m i d i r ? Bir eyin e n yksek k a n u n u izafilik o l u n c a ayn k a n u n , o eyin h a s s a s n n d a k a n u n u o l m u olmaz m ? Bu n o k t a n n c e v a b m salahiyetlilere b r a k a r a k biz m e v z u u m u z a gelelim. Hele b u g n ilim, t e c e s s s ve keiflerine h u d u t t a n m a y a n b i r zek e r a r e s i ve bir zihn faaliyet d e m e k hi deildir. Bilkis, m o d e r n ilmin m e v z u u , m e t o d u ve a r a t r m a s a h a s g a y e t belli ve izilidir. lim, artk srf t e c r b e ve m a h e d e y e d a y a n m a k t a ve srf b u m e t o d larla hakikati b u l m a y a a h m a k t a d r . limde eski zek ve mantk o y u n l a r n n yerini b u g n t e c r b e , m a h e d e ve m u k a y e s e alm v e artk, ilim, t e c r b e v e m a h e d e usliyle elde edilen bilgi d e m e k olmutur. M o d e r n ilim, b u neticeye, t eski Yunan d n y a s n d a k i zek h a r e k e t lerinden itibareriT-ok uzun ve g a r a t r m a ve alm a l a r d a n s o n r a eriebilmitir. Fakat, b u m e t o d s a y e s i n d e ilim, asla p h e g t r m e y e n hakikatler elde etm e y e muvaffak olmutur. Eski ilim, a r a t r m a l a r n n n e t i c e s i n d e n e m i n o l a m y o r d u . nki, gittii yoldan ve t u t t u u u s u l d e n e m i n deildi. B u g n ise, t e c r b m e t o d sayesinde,,lim n e yaptn, ilim de n e r e y e gittiini tamamiyle bilmektedir. Bu s a y e d e ve b u n d a n dolaydr

ki, m o d e r n ilmin elde ettii neticeler h e r k e s n a z a r m d a - e e r t a b i r caizse- reel hakikatler s r a s m a g e m i ve kendilerini, e n b a s i t i n d e n , e n y k s e i n e kadar, h e r zek y a ister istemez kabul ettirmitir. H l s a , m o d e r n ilim, t e c r b e ve m a h e d e usul s a y e s i n d e , elde ettii n e t i c e l e r d e , izafi de olsa, b i r kat'ilik kazanmtr. Fakat, o k u y u c u m u n dikkat etmesini rica e d e r i m ki, m o d e r n ilmin, t e c r b m e t o d s a y e s i n d e n e t i c e ve m u ' t a l a r m d a k a z a n d b u kat'ilie m u k a b i l , b y k kayplara u r a d n d a u n u t m a m a k lzmdr. Filhakika, b u g n ilmin s a h a s , g e r e k genilik ve g e r e k derinlik itibariyle, h u d u t l a n m t r . lmin, srf bir zek ve b i r m a n tk o y u n u o l d u u d e v i r l e r d e , lim g e i n e n l e r i n iddialar n a d e t a h u d u t yoktu. O devirlerin limleri, kinci D n y a H a r b i ' n i n zenginleri gibi, etraflarna kibirli b i r n a z a r l a b a k m a k t a ve elimsiz bilgileri ile gk k u b b e altnda zemeyecekleri d m kalmayacak sanmakta idiler. B u n a mukabil, b u g n n ilmi gibi, limi de g a y e t iddiasz v e mtevazidir. n k b u g n n ilmi, imknlarnn h u d u d u n u g r m , b u g n n limi aczini anlamtr. Dikkat e d e r s e k , m o d e r n ilmin b u t e v a z u u tatbik ettii ve t u t t u u a r a t r m a u s u l n d e n ileri gelmektedir. Bu usl, y e r i n e ve i c a b n a g r e , k h t e c r b e d i r (=expenmentation), k h istikradr (=mductionl kh mahededir (=observation], kh mukayesedir (=comparaison). B u g n n ilm m e t o d denilen alma ve a r a t r m a yolu ve usul b u n l a r d r . Bu u s l d e n ayrlan bir kimseye b u g n alim d e n e m e z . Bu yolda s a d a k a t l a y r m e k istey e n b i r k i m s e de; t e c r b e , m a h e d e , m u h a k e m e ve m u k a y e s e ile tetkik etmedii ve e d e m e y e c e i m e s ' e l e ve m e v z u l a r h a k k n d a uluorta r e d ve i n k r h k m ver e m e z . Verirse ilmin h u d u d u dna km ve salhiyetsiz k o n u m u olur.

lmin sahas dmda kalan hakikatler:


H l s a m e t o t d e i m e s i , d a h a d o r u b i r tabirle, ilm i n k e n d i n e y a r a a n m e t o d u b u l m a s , ilm a r a t r m a v e h k m v e r m e sahasn, eskiye nisbetle, bir hayli d a raltmtr. Bu s a h a , b u g n yksek m a t e m a t i k bir tarafa, srf m a d d i v e m a h s s l e m e i n h i s a r etmi ve b u g n alelade ilim srf m a d d i ve m a h s s l e m i n sistemli bilgisi d e m e k olmutur. Gayet tabii: lmin tetkik leti l ve tartdr. Bu ise a n c a k m a d d e y e ve m a h s s e tatbik olunabilir M a d d e y i havi cisimler yani uzunluk, genilik, derinlik ve arlk gibi vasflar t a y a n eyler llp, tartlabilir. n k ilmin tetkik ve a r a t r m a m e t o d u t e c r b e , m a h e d e ve m u k a y e s e d i r ki, b u n l a r a n c a k m a d di ve m a h s s t e c e r e y e n edebilir. B i n e n a l e y h , m a d d i ve m a h s s u n dnda kalanla m a d d i v e l m a h s s lem (=Le monde immateriel et non sensible), t a m a m i y l e ilmin h u d u d u ve salhiyeti d n d a kalr. lim, lye ve teraziye g i r m e y e n , n k e b ' a d havi o l m a y a n b u lemin, n e varl, n e yokluu, n e cevh e r i ve n e evsaf h a k k n d a hi bir ey syleyemez; n e isp a t h k m verebilir, n e de inkr. lmin l m a d d i lem h a k k n d a diyebilecei b i r ey v a r d r o d a tetkike i m k n b u l a m a d m , b i n e n a l e y h "'Jbiimiyorum'''dan ibarettir. mdi, din m e v z u l a r m e s e l Allah v e hiret akideleri ve b u n a b a l d i e r dini mes'eleler, t a m a m i y l e l m a d di ve l m a h s s b i r leme ait hakikatlerdir. lim n a m n a b u n l a r h a k k n d a h k m v e r m e y e kalkmak ve b u hakikatleri i n k r a yeltenmek, ilme iftira e t m e k ve ilmi baz m a k s a t l a r a alet olarak kullanmaktr. n k t e k r a r e d e lim ki, dini mevzular, ilmin tetkik s a h a s dndadr. lim, din akide ve k a n a a t l e r h a k k n d a n e m s b e t ve n e d e menf bir h k m v e r e m e z . n k b u n l a r t e c r b e , m a h e d e , m u k a y e s e altna girmez. Akide ve k a n a a t l e r a r a b a y a ykletilip l a b o r a t u a r a nakledilemez. Bunlarn d e e r i n i l a b o r a t u a r deil, a n c a k y a a n l a n hayatn t e c -

r b e l e r i gsterir. n s a n , h a y a t y o l u n d a y r y p ilerledike, a n l a r ki, g n l n akide b o l u u n u n e servet, n e mevki ve nfuz, h l s a d n y a d e e r l e r i n d e n hibir d e er dolduramaz. H a t t dikkat e d e r s e k , ilmin tetkik s a h a s d n d a kalan m e v z u l a r yalnz dini o l a n l a r d a deildir. M a d d e n i n ve kuvvetin m a h i y e t i , h a r e k e t i n , u u r ve t e h a s s s l e r i mizin m e n e i akl v e i r a d e m i z i n m a h i y e t i ve m u h t a r i y e ti gibi l m a d d i , iyilik ve ktlk, a d a l e t ve zulm, fazilet ve r e d a e t gibi ahlki d a h a b i r o k m e v z u v a r ki, b u n lar d a ilmin s a h a s dndadr. Ve ilmin s a h a s d n d a olanlar, i i n d e o l a n l a r a nisbetle u s u z bucaksz bir d e r yadr. B u g n , b e e r i n bildii, bilmediklerinin y a n n d a , d e r y a l a r d a n b i r damladr. H l s a y u k a r d a g r d k ki, m a d d e c i l e r e g r e , i n s a n ve hayat, z a m i r i n d e istihale e d e n v e t e k m l k a n u n u n a tbi olan m a d d e n i n b i r d e v a m n d a n ibarettir. F a k a t b u g r ilm b i r hakikatin ifadesi deil, srf farz ve t a h m i n z e r i n e mstenittir. n k hi b i r t e c r b e ve m a h e d e y e d a y a n m a m a k t a dr. B i n e n a l e y h Allah a k i d e s i n d e n d a h a s a l a m ve kuvvetli deildir. Kald ki, ileride g r e c e i m i z gibi, Allah akidesi i n s a n v e cemiyet hayatn n e d e r e c e ykselt e n b i r faktr ise, m a d d e c i l e r i n istihale nazariyesi de o kadar alaltmakta ve a m u r a saplamaktadr.

lim ve ameli hayat:


lim, yalnz n a z a r i b a k m d a n h u d u t l u deildir; p r a t i k n o k t a d a n yani h a y a t iin emin ve r a h a t bir yol g s t e r m e k ve h a r e k e t hatt izmek b a k m n d a n da m a h d u t ve cizdir. n s a n n ameli hayat, bir takm h a r e k e t kaide ve k a n u n l a r n a m u h t a t r ki, b u n l a r bize ilim v e r m e z . lim, bize t a m bir h a r e k e t hatt tayin etmez. lim, bize iyiyi/ gzeli, faydaly, ayan arzuyu, m e c b u r i y i g s t e r mez. H a t t b u n l a r h a k k n d a bize t a m ve kat'i bir fikir

bile v e r m e z . yinin, gzelin, f a y d a l m m ve m e c b u r i n i n h a y a t iin ok m h i m ve z a r u r i b i r m n a s v e iareti v a r d r ki, ilim b u m n a y asla bilmez ve b u iareti g r e m e z . nki ilmin n a z a r n d a iyilik, gzellik, hak, adalet, m e r h a m e t diye bir d e e r ; v a t a n , millet v e insanlk diye bir deal; ktlk, irkinlik, zulm diye d e bir r e d a e t yoktur, ilim, n e t i c e l e r i n d e d a i m a kr, h k m l e r i n d e y reksiz ve lahlk (=anoraI)dir. lmin, k a d n , erkek m n a s e b e t l e r i n deki k a n u n u istismardr. C e m i y e t hayat iin k a n u n u ise, kavinin zayf ezmesidir. F e r d iin o l d u u gibi, cemiyet hayat iin d e ilim h i bir d e e r h k m v e r m e z . Bu h a y a t n yle v e y a byle olmas; i n s a n l a r n sulh ve e m n i y e t i i n d e m e s ' u t y a a mas; y a h u t , a kurtlar gibi saldrp, birbiriyle b o a z l a m a s , ilmin n a z a r n d a t a m a m i y l e msavidir. Ve b u n u n delili oktur. Birinci ve kinci D n y a H a r b l e r i n i n y e r g t r m e z fecaatleri ilmin ve o n u n d o u r d u u teknolojinin, g e n i lde, s u ortakhyla irtikp edilmitir. G k l e r d e n ate y a d r a n b o m b a uaklar y e r y z n de, yalnz m c r i m l e r i deil; emzikli analar ve k u n d a k taki m a s u m yavrular d a yakmtr. Bu b i r m u a m m a d r ki, bir c a n k u r t a r m a k iin c a n v e r e n lim, b i r h a m l e d e binlerce c a n y o k e t m e k iin d e icad ettii eitli silhlar ve zehirli gazlar y o l u n d a c a n v e r m e k t e d i r . lim, ameli mstelzim deildir. Yani bir eyin z a r a r h veya faydal o l d u u n u bilmek, mutlaka o e y d e n k a n d r m a z veya o eye k a v u t u r m a z . Yalnz bilmek, h a y a t iin bir d s t u r v e r m e z . H a y a t y o l u n d a ilim, iyilik iin gerilen bir i r a d e ile brlemedike, bir kymet ifade etmez; oklarmz alkoln ve d i e r u y u t u r u c u m a d d e l e r i n shhatimiz iin n e b y k felketler sakladn biliriz de, b u n l a r yine kullanrz. Yine oklarmz c e m i y e t t e y a r d m l a m a n n ve h a y a t y o l u n d a el ele t u t u m a n n gzlere b a t a n faydalarn biliriz de tepiip b o a z l a m a k t a n v a z g e meyiz. Hlsa, insanlarn g e r e k ferd ve g e r e k itima

hayat iin yalnz ilim ve ilmin n e t i c e ve m u ' t a l a n kfi gelmemektedir. lim, iyilik ve gzellik iin h a r e k e t e gelen b i r i r a d e ile b i r l e m e d i k e , d i y o r u m , i n s a n elinde hayrl bir r e h b e r ve m r i t o l m a m a k t a d r . Terakki ve inkiaflarn i n s a n ve c e m i y e t h a k k n d a hayrh n e t i c e l e r v e r m e s i iin, ilm i n ahlki i r a d e ile birlemesi; m a d d e ve cismin r u h ve m n a ile birlikte v e m u v a z e n e l i b i r ekilde gelimesi arttr. B u n u n iin ise, ferdin a n c a k m a d d i ve m a h s s lemin s t t a b a k a l a r n d a bulabilecei y k s e k bir i n a n ve ideale b a l a n m a s lzmdr. C e m i y e t h a y a t n n bir s a a d e t yuvas halini almas iin, f e r d i n b u h a y a t a s a d a k a t l e b a l a n m a s , g n l n d e vazife ve m e s ' u l i y e t d u y g u s u ve u m u m m e n f a a t sevgisi t a m a s , b e e r i k a n u n l a r n h a k k a n i y e t ve adaletine iinin samimiyetiyle i n a n m a s , m a z i y e kar h r m e t b e s l e m e s i , i s t i k b a l d e n mitli olmas ve gelecek nesillerin k e n d i s i n d e n d a h a m e s ' u t ve b a h t i y a r y a a m a s n arzu e t m e s i lzmdr. Yksek b i r cemiyet hayat, ferde f e r a g a t ve fedakrlk e m r e d e r ve f e r d d e n i c a b n d a cann ister. mdi, ilim ferde bir h a r e k e t t a r z tyin etmez; "yap ve y a p m a " gibi b i r e m i r v e r m e z ; f e r a g a t ve fedakrlk telk i n i n d e b u l u n m a z . O, nasl b i r sihirli ilim o l m a h d r ki, kendisini c e m i y e t e feda etmeye, k e n d i s i n e ait o l m a y a n iyilik ve m e n f a a t iin kendi h a y a t ve m e n f a a t i n e kymaya ferdi ikna edebilsin. lim, b u d e r e c e y e hi bir z a m a n ve s u r e t l e k a m a m ; insanlar f e r a g a t ve fedakrla s e v k e t m e k iin, asl kfi b i r kuvvet k a y n a o l a m a m tr. O l a m a z , ferdin yaratlmdaki egoistlii y u m u a t m a k , f e r d d e g n l b a l a r ve m e r h a m e t duygular y a r a t m a k iin, ilmin s o u k e h r e s i deil, l m a d d i l e r lem i n i n e n g i n l e r i n d e bulacamz b i r idealin ykseltici, teskin edici h a v a s lzmdr.

Hlsa, b u g n ilim srf t e c r b e y e , m a h e d e ve m u k a y e s e y e d a y a n m a k t a ve srf b u m e t o d l a elde edilen netice v e m u ' t a l a r a kymet v e r m e k t e d i r . Bu s a y e d e m o d e r n ilim, h a r i k u l a d e terakki ve inkiaf ve ilerleyii ile m u v a z i olarak, b u g n i n s a n l a r s e r v e t e , k o n f o r a v e h e r g n b i r a z d a h a bollaan kolayhklara g m l m t r . F a k a t b u n a mukabil, ilmin tetkik ve a r a t r m a s a h a s d a o n i s b e t t e h u d u t l a n p d a r a l m ; ilim srf m a d d i y e ve m a h s s e i n h i s a r etmitir. M a d d i ve m a h s s u n t e s i n d e b a k a bir lem ve n m t e n h i l i k v a r ki; ilim b u lemin e i i n d e n ieriye g i r m e m i t i r ve giremez. n - , ki l m a d d ve l m a h s s u n akln i h a t a e d e m e y e c e i yerlerini keif iin t e c r b e y e , m a h e d e ve m u k a y e s e ye i m k n yoktur. lmin keif vastas v e leti, ise yalnz bunlardr. u h a l d e , m a d d i v e m a h s s lemin dndaki l e m e ait akide ve inanlar i n k r e t m e y e ilmen i m k n yoktur. B u g n fevkalde ilerlemi o l m a s n a r a m e n , ilim bize, gelecek h a y a t h a k k n d a b u hayat i n k r iin kat'i b i r k a n a a t v e r m e m e k t e d i r . Yine u h a l d e , l p t a r t a m a d m z iin l m a d d i ve l m a h s s u ilim n a m n a i n k r a kalkanlarn yapt ey a r l a t a n h k t a n i b a rettir.

lmin kendi sahasmdaki kymeti:


Kendi sahas dndaki l m a d d m e v z u l a r d a t a m a miyle k u d r e t s i z olan ilim; a c a b a , k e n d i s a h a s n d a , yani m a d d ve m a h s s m e v z u l a r d a , t a m b i r salhiyet ve k u d r e t iddia edebilir mi ve i n s a n zeksnn m e h u t lem e ait a n l a m a k ihtiyacn t a m a m i y l e giderebilir m i ? Yin e k e n d i s a h a s n d a ilim, k e n d i s i n e h s olan m e t o t l a r l a tetkik edip, m e y d a n a k o y d u u b t n neticelerin kymet v e s h h a t i n d e n kat'i s u r e t t e e m i n m i d i r ? z e r i n d e d u r u l u p , u z u n uzun d n l m e y e d e e r mes'eleler. tiraf

edelim ki, biz b u mes'eleleri Ii iin lzm gelen ilm e h liyeti haiz deiliz. Bunlar, bizim niz bilgi d a a r c m za s m a z b y k l k t e mes'elelerdir. A n c a k b i r fikir d e n e m e s i olarak u k a d a r diyeceiz ki, k e n d i s a h a s n d a ve k e n d i s i n e h s m e t o d l a r l a tedkik ettii m e v z u l a r d a bile ilmin k y m e t i n d e n p h e edilebilir. G e r i y a k n z a m a n a kadar, k e n d i s a h a s n d a ve k e fedip, o r t a y a k o y d u u n e t i c e l e r d e ilmin kymet ve hakikatinin m u t l a k v e kat'i o l d u u k a n a a t i h k i m d i . D a h a d n e k a d a r "ATevton" fiziinin d e i m e z , tek ve p h e g t r m e z , temelleri z e r i n d e o t u r d u u n a inanlan ilim, n e t i c e ve m u ' t a l a r n d a , mutlak b i r h a k i k a t kymeti ve b i r nevi t e k k e kudsiyeti t a m a k t a y d . B u g n ise, b u n e tice v e m u ' t a l a r m t a m a m i y l e izaf b i r kymet tadklar k a b u l edilmektedir. D n "cazibe k a n u n u " ile formlletirilen t a b i a t t a k i ekicilik, b i r kuvvettir z a n n e d i l i y o r d u . B u g n b u n u n s a d e c e b i r hayyiz y a h u t m e k n h a s s a s (=propriete de Vespace) o l d u u anlald. G e e n a s r d a ilim, g e n l i i n i n t a a n kuvvetine m a r u r t o y b i r delikanl gibi, s o n s u z b i r m i t d e r y a s iinde yzmekteydi. D n n g e n ve lgn ilmi, i m k n l a r n a h u d u t t a n m a m a k t a v e tabiat b r y e n n m t e n a h e s r a r perdelerini b i r e r b i r e r yrtp, mehulleri a y d n l a t a c a n a i n a n m a k t a y d . B u g n , h e y h a t ! lmin k e n d i n e olan b u gveni sarslm v e b u telkki deimitir. Tabiatn b y k l ve e s r a r n n s o n s u z l u u y a n n d a b u g n ilim, kendisini m a n d a b o y n u z u n a k o n m u aciz bir sinek gibi g r m e k tedir. B u g n anlalmtr ki, elimizde b u l u n a n k r o n o m e t r e l e r v e l vahidleri h e p m t e h a v v i l eylerdir ve b u n l a r n kymeti y e r k r e m i z i n iinde b u l u n d u u h u s u s a r t l a r a tbidir. Z a m a n , m e k n ve h a r e k e t h a k k n d a ki fikirlerimizi biz, y e r k r e m i z iindeki vaziyetimize g re, k e n d i m i z imal etmekteyiz. Biz insanlar, sanki a y n a d a n m a m u l b i r d n y a iindeyiz. G r d m z ve hakikat diye t a n d m z eyler, bize d n y a a y n a s n d a n ak-

s e d e n kendi hayallerimzdr."" Bir z a m a n l a r tanrlatrlan m a d d e n i n mahiyeti, a t o m v e m o l e k l n h a r e k e t leri, b u g n o r t a y a o k a d a r m c e r r e t b i r k a n u n tipi k a r m t r ki, b u n u artk kelimelerle deil, a n c a k r e m i z lerle ifade edebiliyoruz. D n n fizikisi, yarbilginlere m a h s u s kat'iyetle k o n u u y o r v e h k m l e r i n i n b e d a h e tine kani o l u y o r d u . B u g n ise o d a tpk h u k u k u n u n , iktisat v e filozofun sekleri v e a r t l a n iindedir. n k b u g n n fizii d e , tpk itima ilimler gibi, faraziyeler, sekler v e ihtimaller d e r y a s n d a b i r teknedir. tima ilimler gibi b u g n k fizik d e i n s a n aklnn icat ettii h a yaller v e sun'ilikler i i n d e d o l a m a k t a v e b a d n d r c b i r k i n a t labirentinin d o l a m b a l a r n d a n k u r t u l u p , nefes almak iin b i r k a r a m a k t a d r . Bu vaziyette olan yalnz fizik gibi m s b e t (=pasitive) denilen ilimler deildir. M a t e m a t i k gibi kat'i (exacte) denilen ilimler b i le az ok b u vaziyettedir.'^^' Hlsa, t e k r a r edelim ki, b u g n ilim olgunlam, lim d e d a h a mtevazi b i r vaziyet almtr. Gayet tabii: lim bize n e m e n e (=orgine), n e d e m a h i y e t (=essence) bilgisi verir. lim bize "noumene"\, y a n i eylerin hakikat ve mahiyetini deil, s a d e c e ''phenomene'\ yani evsaf, a r a z v e ekle ait t e z a h r l e r i n i bildirir.'^' M a d d e v e

(31) Imam- Nesefi'nin mehur "Akaid" kitab: "Hakak- eya sabit tir ve ona ilim mtehakkklr" diye balar. Bu fikn eyhlislm Msa Kzm Efendi merhum, nerettii bir makalede ispata almtr. Fakat, merhumun, bu nokta zerindeki izah ve mdafaalan, bizi tatmin etmemitir. Baknz: Klliyat- Musa Kzm - Dni itima makaleler, Evkaf- slmiye Matbaas, 1336, sahife: 132 ve devam. (32) Bu ^kirler etrafnda Prof James'n u gzel eserini tavsiye ederiz. La Fonetion sociale de la religion, par E.O. James, Prof. d'Histore et de P. Fiosphie des religions a 'niversite de Londra Payot, Paris, 1940 - Umumiyetle lim ve din bahsinde baknz: Emile Boutroux: Science et religion. E. Flammarion, Paris. u nefis esere de baknz: Les Fondemenets de la religions, par.). V. Linden, Payot, Paris. 1957. (33) Bu bakmdan yukardaki notta ad geen mam Nesefi'nin Akaid kitab bandaki sz bize yerinde grnyor. Evet "eylerin hakikatlan sabittir." Fakat bu hakikatlara bizim lmimiz mtebakkik midir? Bizim ilmimiz eylerin hakikatlarna deil, araz ve evsafna attir. eylerin knhn ve hakikatlarn yalnz onlar yaratan bilir.

kuvvet z e r i n d e alan lim, b u n l a r m h a k i k a t ve m a h i y e t i n d e n h a b e r d a r deildir. N e r e d e n g e p , n e o l d u u n u bilmez. G n l k h a y a t m z d a b i n b i r eit ide kullandmz elektrik n e d i r ? N e r e d e n kp, nasl v a r olm a k t a d r ? lim bize b u n u sylemez.'^"" lmin b u n u sylemesi v e a r a t r m a s lzm d a deildir. lme lzm olan, m a d d e n i n v e kuvvetin n e r e d e n kp, n e o l d u u n u bilmek deil; b u n l a r d a n h a y a t iin faydalar elde etmektir. B u n u elde ettii z a m a n v e takd i r d e ilim, g a y e s i n e v a r m v e r o l n o y n a m olur. Nit e k i m b u g n i byledir. M e n e v e m a h i y e t b a h s i n d e sekler v e i b h a m l a r iinde b o u l a n m o d e r n ilim, p r a t i k h a y a t s a h a s n d a h a r i k u l a d e ilerlemeler k a y d e t m e k t e v e h a y a t gittike m a k i n e l e m e k t e d i r . Yalnz, u v a r ki, m e n e v e m a h i y e t i n i bilmediimiz m a d d e n i n evsaf ve a r a z n d a y a n l m a m z d a i m a m m k n d r . te m o d e r n ilmin t e v a z u u d a b u n d a n ileri gelmektedir. B u g n ilim, elde ettii n e t i c e l e r d e yanlabileceini, b u n u n m m k n o l d u u n u kabul e t m e k t e v e eski t a a s s u p v e t o y l u u n dan kurtulmu bulunmaktadr. mdi, m a d e m k i ilmin s a h a s genilik v e derinlik itibariyle v e m e t o d u n u n imknlar b a k m n d a n h u d u t l u dur; o h a l d e ilmin h u d u d u n u n t e s i n d e b i r akideler alem i n i n v a r olabileceini k a b u l e t m e k m a n t k e n z a r u r i dir. M a d d e c i l e r i n zannettii gibi, ilim b u z a r u r e t i inkr e d e m e z v e dini akide v e inanlar i n s a n h a y a t n d a n k o v m a k lzmdr, diyemez. G z m z n n d e n sratle g e e n b i r o t o m o b i l i n h a r e k e t ve m u v a s a l a t noktalarn g r m e y i m z , b u n o k t a l a n i n k r iin b i r s e b e p tekil etmez. Bilkis, kat'i s u r e t t e bilir v e teyit ederiz ki, b u
(34) Psikoloji, uur yahut "vicdan" hallerini (=etats de conscience) tetkik eden ve bildiren bir ilimdir. Fakat "vicdan" nedir? Psikoloji bunu bilmez ve bilmek te istemez. Zira "vicdan" nedir sualine verilecek cevap ne olursa olsun, psikoloji ilmini alkalandrmaz. Psikolojiyi alkadar eden, mesele his, teessr ve zek gibi vicdan halleri ve fenomenleridir.

Otomobil m u t l a k a b i r n o k t a d a n h a r e k e t etmitir v e b i r n o k t a y a m u v a s a l a t edecektir. E s a s e n , dikkat edilirse, ilim de neticelerinde, d i n gibi, b i r i n a n sistemidir. u farkla ki, ilmi i n a n t e c r b e , m a h e d e ve m u h a k e m e d e n n e ' e t ettii h a l d e , dini i n a n s e z i l e r d e n hislerimizin a k m d a n ve iimizin yalv a r m d a n teekkl etmekte; ilim, z e k d a n din ve i m a n , his ve i r a d e d e n d o m a k t a d r . B i n e n a l e y h ilim d i n e , m a d d e c e r i n t a h m i n ettii gibi> y a b a n c deildir. H a t t ilim ve i m a n ayn bir i n s a n n h a y a t n d a y a n y a n a y a a yabilir. Nitekim, fiiliyatta b i r o k b y k lim ve filozofl a r d a y a a m a k t a d r . lim ile i m a n a r a s m d a t e z a t t a s a v v u r edenler, hususiyle dini, ilmin t e r a k k i s i n e e n g e l g r e n l e r limler deildir, lim taslaklardr. Hep zulmet-i Dim kalyor cehildir ki illet bu hab- gaflet

Din v e Liklik / F. 5

65

n
DN NEDR? Allah v e din:
Evvel Allah n e d i r ? Nasl t a h a y y l e d e r s e n i z o d e ildir/^^'Fakat O vardr. O ' n u t a n m a m a k m m k n d r . Nitekim nsan khmdaki baz h a y v a n l a r l a , h a y d u t l a r t a n m a z . O ' n u n varlna delil istemek, o n u inkr iin vesile aramaktr. O ' n u n : Varln bilme ne hacet krre-i Yeter isbatna halkettii lem ile bile.

bir zerre

O ' n u i n k r e t m e k btla t a p m a k t r . O ' n u i s p a t a a h m a k , b e y h u d e yorulmaktr. O vardr, n k i n s a n v e kinat vardr. Fakat: Hurd'i ezelden nasl ister ki haberdar efkr.

Olsun daha bir zerreyi

derketmeyen

O ' n u n v a r h m a delil; O ' n u d u y a n v i c d a n m , O ' n u i s t e y e n v e a r a y a n g n l m d r . D n e n i n s a n iin O ' n u i n k r a m e c a l yoktur: Allah' ne yolda etsem krar kar netice-i kr. inkr

(35) Bu eserin ilk basksnda, b ifade yerinde yle.bir ifade kullanmtk. "Allah, nasd tahayyl ederseniz O'dur." Sahife alt notunda, Muhyiddin Arabi'nin bu hususta "Allah, nasl tasavvur ederseniz, ondan bakadr." dediini kaydetmi ve bu iki ifade arasndaki fark zennde okuyucuyu dnmeye davet etmitik. ki bask arasnda geen zaman iinde biz kendimiz dndk ve yanldmz anladk.

D I N

ve

L A I K L I K

Din nedir?
Din, b u ilh n u r n e d i r ? O, h e r e y d e n evvel, r u h u m u z l a sezdiimiz v e akl- selim ile d n p , kabul ettiimiz ilh b i r k a n u n d u r . n s a n b u k a n u n u , yksek s a n ' a t , ahlk v e insanlk d u y g u s u gibi, fakat d a h a ince ve d a h a y c e b i r d u y g u olarak sezer; akl ile m u h a k e m e edip, kabul v e t a s d i k eder. Din, i n s a n r u h u n u n b u e n t e nk bizim ifademiz Kur'an- Kerim'in lls Sresindeki ilhi arete aykr dmekte ve bir nevi (irk)e gtrmektedir ve (l nazire leh) hakikatiyle tenakuza dmektedir. Filhakika hls Sresinde Allah'n (kfv) yani ei, misli ve nazn olmad ifade buyurulmaktadr. Halbuki bizim tarifimiz, hayalen de olsa, Allah'n bir nevi ei ve haziri mevcut olabileceine ihtimal veriyordu. Hazret- Mubyiddin'in fadesi ise bundan kanmakta ve hls Sresindeki beyana uygun gitmekte idi. Bu defaki baskda biz, Hazretin aynen kendi ifadelerini almak suretiyle, azz ruhlarndan af dileyerek, hatamzdan dndk. Bizim ilk baskdaki ifademiz ne kadar basit ve (irk)e gtrmekte diyse, Hazret-i Mubyiddin'in ifadeleri de o kadar derin ve irkten kanmaktadr. Bununla beraber her iki fade arasda maksat bakmndan fark olup olmad zerinde dnlebilir. Hazret-i Muhyiddin "Allah, nasl tasavvur ederseniz, ondan bakadr" szyle unu demek istiyor: nsan, Allah' tasavvur ve tahayll bile edemez. O'na hayalinde de olsa bir suret veremez ve bir e bulamaz . nk o varlk, insan drkine ve hayline smaz. Bir eyi tasavvur ve tahayyl etmek, zihinde, gzyle, o eyin hariteki vadnn suret ve hayalini grmek demektir. Yeryznde grlen ve duyulan eyler arasnda Allah'n bir benzen ve nazin yoktur ki, insan, zihninde. O'nun suret ve hayalini grebilsin. Bunun iindir ki, Allah'n btn (sft- ztiyesi) ile varl akl ile dorudan doruya idrak ve ispat edilemez. Eer edilebilseydi, onu inkr mmkn olmazd. Zira akln sabit ve mtehakkk grd eyi aklen inkr mmkn olmaz. Bunun aksi, farz edilirse akln kendisiyle tenakuza dt kabul edilmi olur. Akln tenakuzu ise, akl nefyeder, binaenaleyh mmkn deildir. Allah'n varl en ok kendi yaratt eserlen ile yani insan ve kinatla bilvasta idrk ve mantki muhakeme ve istidlal yolu ile ispat edilebilir. Oondan ispat, akl ile deil, "nakil" ile mmkndr. Fakat herkes nakli kabul etmedii ayn mantki stidlali de yrtmedii, binaenaleyh ayn neticelere varmad iindir ki, Allah' nkr mmkn olmakta ve fiiliyatta birok da nkr edenlere rastlanmaktadr. Yine bunun indir ki, byk slm mtefekkirlen Allah'n varlndan ok, birlii zerinde durmu ve bunu ispata almlardr. Gayet tabii: Allah'n varln kabul etmeyen kara kalbli, sar kulakl ve kr gzllere onu kabul ettirmeye imkn yoktur. nk akl ve mantk kudret,^ insann grp duyduu eylere yetiebilir. Bunun dnda kalan ve srf "nakil" ile sabit olan Allah hakikati zerinde akl ve mantk ciz kalr, yrmez. te Hazret-i Muhyiddin, "Allah, nasl tasavvur ederseniz, ondan bakadr" demekle bu hakikate aret ve filozoflarn be sabifelik yaz ile anlatmak istediklerini iki ift szle ifade etmitir.

miz m e k t e b i , h a y v a n l k t a n syrhp, y k s e l e n i n s a n zeksnn hi d u r m a d a n a r a d ''evveli illet"\n = (premiere cause) e n t a t m i n edici izahdr. " N e r e d e n geliyor, n e r e ye gidiyoruz" sualinin a m a z cevabdr; yok olmaktan, hiliin karanlklarna g m l p , g i t m e k t e n r p e r e n ins a n iinin ; m i t ve i m k n l a r n t k e n i p , s n d y e r d e n b a l y a n m i t ve i m k n yolu; illarn d i n d i r e m e d i i aclarn ilc; h a r a p g n l l e r i n enlii; iyilik, adalet, feragat, s a d a k a t , fazilet, s a m i m i y e t kayna; ins a n v i c d a n n d a y a y a n i n a n m a ihtiyacnn en p a r l a k v e b e r r a k tecellisidir.

n s a n ; d u y a n , d n e n , dileyen v e i n a n a n m a h l k tur. n s a n n t a m tarifi b u d u r . Dikkat e d e r s e k , d u y m a , h a t t b i r d e r e c e y e kadar, d n p dileme, h a y v a n d a d a m e v c u t olan hasselerdir. F a k a t i n a n m a melekesi, srf i n s a n o l u n a m a h s u s t u r . B u n u n iindir ki, insan "dind a r m a h l k t u r " diye de tarif ederler. Filhakika, i n s a n olan i n s a n , i n a n m a k ihtiyacmdadr. Bu, i n s a n r u h u n u n e n temiz v e en d e r i n b i r t e m a y l d r . n a n m a y a n ve iinde i m a m t a m y a n i n s a n , suya k a n m a y a n bir h a s t a gibidir; servete, k o n f o r ve s e f a h a t e k a n m a z . Fert iin o l d u u kadar, c e m i y e t iin de felketlerin k a y n a , b u kanmamazlktr. Din, i h s a n ihtiraslarn fi'enleyen en kuvvetli m a n e v i dizgindir. B u n u bildikleri iindir ki, dini b i r iktidar rakibi g r e rek, o n u n l a m c a d e l e y e girien s o n d e v r i n diktatrleri, kovduklar din m a b u d u n u n y e r i n e , devlet diye b a k a b i r m a b u t yerletirmeyi i h m a l etmemilerdir. Bu a d a m lar seziyorlar ki, b i r millet, millet olarak y a a y a b i l m e k iin b i r i n a n c a ve-yksek b i r ideale m u h t a t r . Kitle iin m b u t s u z d a i n a n olmaz. Fakat, k o v u l a n m a b u d u n y e r i n e o t u r a n Jpiter'in olu Baks, n e azgn b i r m a b u t imi ki, mzminlerini b a r l a r d a ve m e y h a n e l e r d e b i r b i riyle b o a z l a t r p s e y r e t m e k t e n b a k a b i r eyle a v u n a myor.

Din ve kendiliinden var olma fikri:


Din, ekk i i n d e b u n a l a n i n s a n r u h u n u n dr. H e m d e yalnz i n a n m a deil, ayn z a m a n d a bilme ihtiyacnn ifadesidir. D n e n i n s a n , v a r h k l a r v e h d i s e ler zincirinin ilk halkasn g r m e , h a y a t v e kinatn ilk illeti (Premiere cause) h a k k n d a kendisini t a t m i n e t m e i h t i y a c m d a d r . n s a n , vicdaniyle b a b a a k a h p d n d z a m a n , n e r e d e n ve niin geldik, n e r e y e gidiyoruz? sualine cevap aramaktadr. Biliyorum ki b e n , a n n e m ile b a b a m n s e v i m e s i n d e n d o u p v a r o l d u m . O n l a r da, b y k a n n e v e b y k b a b a mn; o n l a r da, d a h a b y k a n n e v e b y k b a b a m n sev i m e s i n d e n d n y a y a geldiler. F a k a t ilk a n n e ve b a b a nasl v a r o l d u ? Tutalm ki insanlar, m a d d e c i l e r i n dedii gibi, yz m i l y o n l a r c a senelik b i r istihale ve istifa m a h suldr, fakat istihale e d e n v e istifaya u r a y a n h a y v a n nevilerinin ilki n e r e d e n geldi ve nasl v a r oldu? Tutalm ki m a d d e , m a d d e n i n bir nevi istihalesidir, fakat m a d d e d e n c a n n a s l kt? u u r s u z m a d d e d e zek ve i r a d e gibi u u r halleri ve yksek r u h m e l e k e l e r nasl p e y d a old u ? M a d d e n i n m a d d e y e istihalesi m m k n d r , b u n u kabul e d e r i m . n k gzlerimle g r y o r u m ki, a a biter, b y r , kurur, dklr, t o p r a k olur ve t e k r a r biter. Bu d a i m i b i r t e k e r r r ve istihaledir. F a k a t siz b a n a , cansz m a d d e n i n c a n ve u u r a istihalesini izah ediniz. C a n v e u u r u n lmle hilie istihalesi h a k k n d a n e dersiniz? Nasl b i r srdr ki, cansz m a d d e d e evvel d u y m a , s o n r a d n m e , dileme ve n i h a y e t i n s a n d a old u u gibi, i n a n m a h a s s a ve melekeleri d o d u ? M a h e d e ile anlyor ve g r y o r u m ki, y e r y z n d e h a r a r e t i n m e n e i g n e t i r ; fakat g n e i n kendisi h a r a retini n e r e d e n ald ve nasl v a r oldu? Kinatn e n u m u mi k a n u n l a r n d a n biri, "lliyet Kan\xnu"=(Ioi de causalite) dir. Bu k a n u n a g r e , h i b i r ey, h i t e n v a r olmaz. A d e m ' d e n v c u t kmaz. H e r varln m u t l a k a bir " m essir illeti" (^cause efciente); m e s s i r illetler serisininde bir m e b d e i , b i r evveli illeti o l m a k lzmdr. Aksi hal-

d e fasit b i r d a i r e y e girilmi olur. H e m b u m e b d e s t n akl, m u t l a k i r a d e v e zeka le muttasf olmaldr. n k bir eser ve neticeden ibaret olan kniatm h e r zerresind e s t n b i r akl, klli b i r i r a d e v e zek k o k u s u s e z m e k teyiz. Hlsa, m e b d e ' l e r v e illetler serisi, g a y r i m t e e s sir b i r m e s s i r e v e g a y r i m a h l k b i r halika m n t e h i olup dayanmaldr. te b u s o n m e b d e , b u "iiet-i evveliye" v e b u "gayr-i m a h k halik" dinin bize bildirdii Allah tealdr. lliyet k a n u n u k a d a r u m u m i d i e r b i r k a n u n d a " h a r e k e t " (= mouvement) k a n u n u d u r . K i n a t t a canl, c a n sz h e r e y h a r e k e t k a n u n u n a tbidir. H i k m l d a m a z gibi g r n e n yaln kayalar bile h a r e k e t k a n u n u n u n h k m altndadr. F a k a t h a r e k e t v a r o l m a k iin, en b a sit b i r m a h e d e ile anlyoruz ki, evvel b r m u h a r r i k yani h a r e k e t ettiren, s o n r a d a b i r m t e h a r r i k yan h a r e k e t e d e n v a r olmak lzmdr. A a c n y a p r a k l a n kmld a n m a k iin, b i r m u h a r r i k i n , m e s e l r z g r n esmesi, b u n u n iin d e scak v e s o u k iki m n t k a a r a s n d a b i r h a v a c e r e y a n b u l u n m a s , b u n u n iin d e g n e i n varl lzmdr. F a k a t g n e i n kendisi h a r e k e t k a n u n u n a tbi, b i n e n a l e y h mteharriktir. O n u n d a b r m u h a r r i ki o l m a k lzmdr. F a k a t m u h a r r i k l e r serisi n a m t e n a h i d e v a m edip g i d e m e z . Aksi h a l d e fasit b i r d i r e y e girilmi olur. u h a l d e m u h a r r i k l e r serisinin g a y r i m t e h a r rik b i r m u h a r r i k e m n t e h i o l u p d a y a n m a s lzmdr. n k s o n olarak kabul ettiimiz m u h a r r i k d e m t e h a r r i k olsa, s o n olmaz. O n u n d a b i r m u h a r r i k i olmak lzm gelir. te m u h a r r i k l e r serisinin s o n u olan gayr-i m t e h a r r i k m u h a r r i k , d n i n i n s a n l a tlim ettii, mmkinat ve muhdesata m a h s u s olan hareketten m n e z z e h v e "vcib-l v c d " (=Etre necessaire) Allah'dr. F a k a t vcib-l v c d , z a r u r i olarak, birdir. Birden ok olamaz. Olsayd, e s e r d e ihtilf v e ihtill olurdu. M a h e d e l e r l e sabittir k. K i n a t nizamnn esasn t e kil e d e n illiyet v e h a r e k e t k a n u n l a r d i m a ittirat v e ins i c a m z e r e h k m l e r i n i icra etmektedirler.

Bizim u bir-iki satrlk izahmz, d e r y a d a n b i r k a t r e dir. slm K e l m i y a t n d a 'Vacib-l v c u d " h a k k n d a , b u eserin k c k h a c m i n e s m a y a n d a h a nice izah v e delil m e v c t t u r . F a k a t biz b u izahlar "vacib-l v c u d " u ispat m a k a m n d a zikretmedik. n k m n k i r i h i b i r delil ile ikna v e ilzam e t m e n i n i m k n s z o l d u u n u biliy o r u z . M ' m i n i n ise delile ihtiyac yoktur. O n u n en b yk delili v e i s p a t vastas "akl- selim"idir. Biz b u izahlar b u r a d a , dinin yalnz h i s ' e h i t a p e d e n b i r k a n u n olmadn; ayn z a m a n d a akla v e ilme d e h i t a p ettiini g s t e r m e k iin zikretmi b u l u n u y o r u z . Zam a n m z d a m n k i r l i i n t u t t u u y o l l a r d a n biri de, dinin yalnz halk kitlelerinin hissiyatn f e t h e d e n b i r izah old u u y o l u n d a k i iddiadr. Bu iddiay ileri s r e n l e r c e , din ilm zeky t a t m i n e t m e y e n v e ilm b i r tahlil v e t e n k i d e t a h a m m l o l m a y a n b i r izahtr. Ve, srf hisleri t a h r i k e d e r e k taraftar, k a z a n a n , kuvvetinin srrn hakikatleri p e r d e l e m e k t e b u l a n b i r halk ilmi'dir. B u g n , diyorlar sekinlerin dini, ilimdir. Din ise, hislerinin hkimiyeti altnda y a a y a n halk t a b a k a l a r n n ilmidir. F a k a t insaf ile d n l r s e , "Hilkat-i l e m " p e r d e s i altndaki e s r a r kefetmekte ilim, d i n d e n d a h a ileride deildir. Ve ilm denilen izah, dinin i z a h n d a n d a h a tatm i n edici o l m a k t a n uzaktr. n k b u esrar, ilmin k e n dine h a s o l a n m e t o t l a r l a , tetkik s a h a s n a g i r m e m e k t e dir. E e r b u h u s u s t a dinin izahlar b i r faraziyeye d a y a n m a k t a ise, k a b u l etmek lzmdr ki, ilmin izahlar d a h a b y k i b h a m l a r l a dolu b a k a b i r faraziyeye dayanmaktadr.'^''' Bir a n iin farzedelim ki, kinat, ilimcilerin iddia ettikleri gibi, m a d d e d e n ibarettir, h e r e y m a d d e d e n k(36) sbat- Vcb hakknda Bat dnyasnn Hnstiyan alimlen de ok almlardr. Bu hususta okuyucuma, Fransa'da 1950 ylnda on birinci basks yaynlanan "Allah, Varl ve Mahiyeti" baln tayan u nefis eseri tavsiye ederiz. Prof P. Fr. R. Garrigu - Lagrange : "Dieu - Son Erstence et Sa Nature" 1950. 11. bask. Paris. (Byk boy 894 sahife) - "Allah, nsan ve Kinat "balkl u mhim esed de tavsiye ederiz. "Essaisur Dieu, l'homme et l'univers". Bu eser beyz sahifelik mterek yazlm bir eserdir. Casterman, Journal - Paris, 1951.

m v e s o n u n d a , m a d d e y e r c u v e istihale edecektir. Hilkat h a k k m d a k i b u i z a h m t a t m i n edici olmas iin u suale c e v a p verilmesi lzmdr: M a d d e n i n kendisi n e r e d e n km ve nasl v a r o l m u t u r ? E s r a r ile dolu o l a n b u sualime "kendilifinden v a r o l d u " (=Generation spontanee) ile c e v a p vermeyiniz, rica e d e r i m . Hilkat h a k k n daki b u cevabnz, n a m n a k o n u t u u n u z , ilmin m e t o d larna aykrdr. n k ilmin i s p a t usl, t e c r b e v e raahadedir. Milyar s e n e evvelki hilkat b a h s i n d e , " k e n d i i n d e n v a r olma" k a n a t i n i h a n g i t e c r b e v e m a h e d e d e n elde ettiniz. T e c r b e ve m a h a d e l e r , b i lkis, b u k a n a a t i n zddm i s p a t e d e r g r n y o r . Zira h i b i r ey h i t e n kp v a r o l m u y o r . u r a s m u h a k k a k t r ki, m a d d e c i l e r i n hilkat h a k k n d a k i (kendiliinden v a r olma) fkri, dindeki d e m v e H a v v a a k i d e s i n d e n d a h a . kuvvetli deildir. Bu akide, b a s i t b i r t a h a y y l ise, o fikir de ilmen ispat ve izah gayr-i kabil b i r faraziyedir. Yoksa m u h t e r e m m n k i r , sizin t a n r l a t r d m z m a d d e , dinin "vacib-l v c u d Allah"mn ayn o l m a s n ? u farkla ki, sizin m a d d e n i z , ktlkler t a n r s ve h e r t r l sefahet kaynadr. Dinin "vacib-l v c u d Allah" ise y e r y z n d e iyilik, fazilet ve adaletin timsalidir. F a kat b e e n d i i n i z m a d d e y e t a p m a k l a , b i r vacib-l v c u d ' a i n a n m a k a r a s n d a k i farkn, ferd iin, cemiyet ve insaniyet iin, g t r d yola dikkat ediniz. u n a dikkat ediniz ki, mazi o l m u ve b u g n k h a y a t ta yeri ve r o l kalmam s a n d n z b u mes'eleler, h e nz halledilme yoluna bile girmemitir. Bu h u s u s t a ileriye s r l e n ezeli ve e b e d i m a d d e (=matiere eternelle) fkri, istihale (-transformationl t e k m l (=evolution)wQ tabii istifa (=selection naturee] gibi izahlar ve k a n u n lar h l b i r e r faraziye ve b i r e r m u a m m a o l m a k t a n k u r tulamamtr. lmin b i r hayli ilerlemi o l m a s n a r a m e n , hilkat ve h a y a t n srr h e n z m u a z z a m bir m e h u l olmakta d e v a m ediyor. D a h a d n e k a d a r m a d d e n i n a s li ve n i h a i bir u n s u r u saylan ve p a r a l a n m a z k a b u l edi-

len a t o m b u g n p a r a l a n m v e b u n d a n h r i k a l a r d o m u t u r . u h a l d e , eski Yunan filozofu ihtiyar Demokr/t'ten b e r i ilmin s a r s l m a z b i r k a n a a t l e b a l a n d eski. "cz' l y e t e c e z z " y a h u t " p a r a l a n m a z a t o m " k a n a a t i suya d m t r . Yarn d a h a n e l e r i n s u y a d e c e i n i bilmiyoruz. Yalnz u n u biliyoruz ki, ilim ilerledike v e n u r u d a h a g e n i kitleleri aydnlattka, dinin gerileyeceini v e dini g r l e r i n ifls e d e c e i n i s a n a n l a r yanlmlardr. Bilkis, ilmin ileriye d o r u att h e r a d m v e h e r yeni b u l u , d n e n i n s a n h dini akidelere biraz d a h a y a k l a t r m a k t a v e Allah'n b y k l n biraz d a h a y a k n d a n g s t e r m e k t e d i r . n k r kolaydr. G olan ve mertlik i s t e y e n ispattr. D n e m e y e n , tefekkr ve' t e m a a h a y a t n d a n a s i b i o l m a y a n l a r d r ki, kolayca inkr ederler. Vaktiyle, g n e i n deil, d n y a n n d n d n iddia v e i s p a t e d e n Galie'nin b u n u n l a , bilmeyerek, d i y a n e t e n e b y k h i z m e t ettiini " E n g i z i s y o n " d nebilseydi, o n u m a h k m etmek deil, a l n n d a n p e r d i . H e m h d i s e v e v u k u a t h e p Allah'n izniyle v e O ' n u n iradesi v e n c e d e n tertibiyle c e r e y a n ettikten s o n r a , ist e r d n y a d n s n , ister g n e , a iz'ansz Engizisyon, b u n d a n n e kar? Bereket ki, Galileyi v e d a h a nice limleri m a h k m e d e n din deil, cehalettir. lerleyen ilmin m e ' a l e s i n n d e , cehaletin p e r d e l e r i b i r e r b i r e r kalktka Allah'n a z a m e t i d a h a iyi belirmektedir. lmin b u l d u u h e r yeni hakikat, a r a y a n insanl, hakikatlerin h a k i k a t i n e b i r a z d a h a yaklatrmaktadr. Zavalh g e n filozof Guyau"^' 1886'da, h e n z otuz iki y a n d a iken yazd "stikbalin Dinsizlii" a d n d a k i e s e r i n d e g e l e c e k t e dinin yerini t a m a m i y l e ilmin alacan s y l y o r d u . B u g n , altm k s u r s e n e s o n r a , ilmin k e n d i n d e n p h e y e d t n e a h i t oluyoruz. Kabul e d e r i m ki, y k s e k bilginlerin dini, ilimdir. n k , b e n (37) Fransz filozofudur. 1854-1888. L'irrelgion de l'avenir ve La sans obligation ni sanetion, Paris, Alcan eserleriyle mehur olmutur. Morale

ce, hakiki d i n ile y k s e k bilgi, yalnz m e t o t l a r n d a ayrlr, n e t i c e l e r i n d e b i r d i r v e h e r ikisi d e d e r i n b i r i n a n c a dayanr. Hayat v e kinat halkedp, m u a y y e n v e s a b i t k a n u n l a r l a sevk v e i d a r e e d e n b i r "Kaadir-i Mutlaksn varlna, iinin samimiyetiyle n a n a n b i r d i n d a r ile "Kudret-i tabiiye"ye (-Energetismejyahnt filozof Bergson,'^' diliyle "ysi'stc t e k m l " e (=evolution creatrice) kni olan hakiki v e ciddi b i r lim v e y a filozof b e n c e , b i r b i r i n d e n m n a v e m a k s a t t a n ziyade, kelime v e lfiz^ d a ayrlmaktadr. Fakat, h e r k e s i n y k s e k bilgin n e r t e b e s i n e kmas m m k n o l m a d n a v e i n s a n l a r n b yk b i r ekseriyetinin kitle s e v i y e s i n d e n y u k a r y a kam a y a c a n a g r e , din yaayacaktr. Bilgi kayna, a h lk v e t e r b i y e h o c a s olarak dinn yerini h i b i r kymet d o l d u r a m a y a c a k t r . M a d d e m a b u d u n u n yaratt b o u c u b u h r a n l a r iinde b u n a l a n insanlk, b i r g n kaybettii i m a n h a s r e t l e a n p arayacaktr. Nitekim a r a m a k t a d r . 1949 y a z n d a , m e r k e z l e r i n d e n biri svire'de b u l u n a n " M a n e v Kalknma Teekkl"ne m e n s u p b i r ngiliz p r o p a g a n d a hey'et gelmiti. Bu h e y ' e t adamlariyle g r t k . o k dikkate d e e r eyler sylediler. Mlletlerin s u l h a ve s a a d e t e e r m e l e r i iin, d n y a d a iyilik, adalet, m e r h a m e t , af v e m s a m a h a a h lkna s a r l m a k t a n b a k a kar yol yoktur, dediler. F a kat, insaf le d n n z o k u y u c u m : slmiyet b u n d a n b a k a b i r e y m i sylyor?

Din, insan vicdannn ilk ve dorudan bir mu'tasdr:


p h e s i z ki, din, yaps v e d tekilt itibariyle, itim a b r m e s s e s e d i r v e cemiyet r e a l i t e s i n d e n ayrlma(38) H.Bergson, Mehur Fransz filozofu (1859-1941) Eserlerinden ve Hafza), (Vicdann Dorudan Mu'talar zerine Deneme) mehur dendir. (Madde eserlerin-

y a n b i r vakadr. E n iptida k a v i m l e r d e n , b u g n n e n y k s e k medeniyetli milletlerine kadar, i n s a n l a r h e r d e virde, u n s u r v e esaslar deiik i n a n l a r a balanmtr. H e r m e d e n i y e t a n d a insanlar, t a b i a t v e b e e r i y e t s t h a r i k u l a d e b i r zek, i r a d e v e k u d r e t k a y n a h a l i n d e ezeli v e z a r u r i b i r m e v c u d u n varln sezmi v e b u varh k h m t e a d d i t v e k h t e k t a s a v v u r etmitir. G r g ve bilgide ilerleyen c e m i y e t l e r d e b u sezi gittike kuvvetlenmi v e n i h a y e t , zat v e sfatlar s e m a v dinlerce tarif edilen ilh v a r h a ykselmitir. F a k a t din s a d e b u deildir, o, b i r itima vaka olm a k t a n d a h a b a k a b i r eydir. Filozof Bergson diliyle k o n u m a k lzm gelirse, din ayn z a m a n d a i n s a n vicdannn ilk v e d o r u d a n b i r m u ' t a s v e i n s a n n m a n e v , yani d n e n v e i n a n a n b i r v a r h k o l u u n u n b i r tecellisidir. Dini, srf b i r c e m i y e t t a s a v v u r u n a irca edip, o n u n sbjektif y a n i enfs m a h i y e t i n e g z y u m m a k d u m a n g r p d e atei i n k r etmektir. Esef edelim ki, b u yola saplmtr. Temelleri o n d o k u z u n c u a s r n s o n l a r n d a athp. Birinci D n y a H a r b i n e t e k a d d m e d e n s e n e l e r l e iki D n y a H a r b i a r a s devirde ok inkiaf e d e n yeni "sosyoloji m e k t e b i " b u yola d klmtr. B u m e k t e b i n mmessilleri'^"' b a t a Emile Durkheim v e Levy-Bruhi olmak zere, var n o k t a l a r n da, m a d d e c i l e r k a d a r menfi v e din aleyhtar yeni b i r g r o r t a y a atmlardr. Bu g r t e din t a m a m i y l e r e alist, h a t t m a t e r y a l i s t b i r izaha b r n m e k t e ; Allah, b i r nevi itima t a s a v v u r (^representation sociale), din d e b u t a s a v v u r u n h a r i c i e l e m a n l a r m tekil edip o n u m e s s e s e l e t i r m e k t e d i r . B u n a g r e , detler, oyunlar, m u siki v e s a n a t gibi itima vakalar n e ise, din d e farksz olarak yle b i r e y d i r v e t a m a m i y l e itima o l u u n b i r t e z a h r v e m t e r e k h a y a t n b i r eseridir. Yine b u g (39) Balcalan, Fauconnet'dir. Sorbon'da bilfiil felsefe hocalarmzdan olan Prof Bougie ve

G.

r t e , dinin e n iptida ekli " t o t e m i z m " y a n i h a y v a n l a r a t a p m m a v e mistik esas d a " a n i m i z m " yani r u h akidesidir. B u g n k s e m a v i d i n l e r d e b u iptida ekil d e i m i olmakla b e r a b e r , din fikrinin z n t e k e d e n r u h akidesi v e r u h u n lmezlii inanc d a i m a mevcuttur/*'-' a h s e n D u r k h e i m sosyolojisine o k balym. P a r i s n i v e r s i t e s i ' n d e felsefe h o c a l a r m d a n b i r o u b u m e k t e b i n bellibal mmessilleri idi. B u h o c a l a r m n d e r s l e r i n d e n , e s e r v e e t d l e r i n d e n o k eyler r e n d i m v e i s tifade ettim. B u n u n l a b e r a b e r , D u r k h e i m sosyolojisinin b i r o k eksiklikleri v e y a n h g r l e r i b u l u n d u u n a d a kaniyim. Din h a k k m d a k i izahlar b e n c e , b u sosyolojinin eksik t a r a f l a r n d a n biridir. D u r k h e i m , maskeli b i r m a teryalisttir v e k u r d u u sosyoloji t a m a m i y l e isimsiz b i r materyalizmdir.'^" Bu m e k t e b i n n a z a r n d a cemiyet, b i r nevi Tanr r o l almakta, ilmi m a d d e c i l e r i n m a d d e v e kuvveti, t a r i h i m a d d e c e r i n iktisadi h a y a t artlarnn y e r i n e b u r a d a cemiyet geip o t u r m a k t a d r . B t n h a yat, srf c e m i y e t vkasiyle izaha alan b u grte, ferd v e ferd kymet silinip k a y b o l m a k t a d r . Fakat, u n u t m a m a l d r ki, cemiyet f e r d l e r d e n teekkl eder. F e r d l e r ise, c a n ve v i c d a n t a y a n , m u k a d d e r a t n a u u r u olan v e mes'uliyet d u y a n mahlklardr. F e r d v a r h v e kymeti ikinci p l a n a d r e n b u m e k t e b i n itimai h a y a t v e m e s s e s e l e r e d a i r o l a n g r l e r i z a r u r olarak n o k s a n d r .

40) Bu grler etrafnda geni bilgi edinmek isteyenlere tavsiye ederiz. Les Formes elementaires de la vie religieuse, Durkheim. Alcan. 1925 - Qu'est-ce que la sociologle, Bougie, Paris. Alcan - La Responsabilt, Fauconnet. Paris, Alcan. (41) Dukhem sosyolojisinin din ve ahlk bahislerindeki hatalar zerinde mkemmel bir tenkd eseri okumak isteyenlere tavsiye ederiz. Conflit de la morale et de la religion, par5imon Deploge, Paris. Lib. Nationale.

Din, derin bir temayln ve hayati bir ihtiyacm ifadesidir:


Yukarda d a kaydettiimiz gibi, din s a d e c e itimi b i r vaka deildir; kklerini ferdn i n s a n o l u u n d a n , y a nan, alayan ve saadet u m a n bir yrek tamasndan alan d e r i n b i r t e m a y l ve ihtiyacn fadesidir. Bu ihtiya, b i r t a r a f t a n u u r v e zeks s a y e s i n d e n m t e n h i lii sezen; b i r t a r a f t a n d a b u sezi n n d e kendi acizliini, k u v v e t v e melekelerinin yetersizliini a n l a y a n ins a n d a k i acz v e aresizlik skntsndan d o m a k t a d r . Fakat, i n s a n o l u n u n , ii b y l e b i r sknt ile d a i m a zlecek t e r a k k i v e t e k m l n h e r m e r h a l e s i n d e , i n s a n m a h d u t l u u n u d a i m a d u y a c a k ve din, i n s a n n iini dold u r a n d e r i n b i r t e m a y l ve ihtiyacn ifadesi olarak yaayacaktr. n k , e n l i m i n d e n e n cahiline k a d a r i n s a n , n e r e d e n gelip n e r e y e gittiini kendi k e n d i n e s o r a c a k ; fevk a l b e e r l e m l e r d e n y k s e k bir ideal m e s n e d i ve bir h a r e k e t v e faaliyet p r e n s i b i arayacaktr. F a k a t b u a r a dklarna v e s o r d u k l a r n a n e ilimde v e n e d e felsefede t a t m i n edici v e i ferahlatc b i r c e v a p b u l a m a y a c a k t r . Neticede, y a d i n d a r olup, din hakikatlere g n l b a l a y a c a k v e i n s a n h a y a t yaayacaktr; y a h u t d a h a y v a n l a p; fizik hisleri v e b a y a zevkleriyle y a a m a y o l u n u tutacaktr. Bu yol, insanl u u r u m a gtrecektir. A m a lm ki, m o d e r n i n s a n b u yolu t u t m u a benziyor. Terakki b a h s i n d e ok ilerlediini s a n a n b u g n k , i n s a n , h a kikatte, h a y a t realitesinin muhtelif v e h e l e r i n d e n yalnz birini, m a d d e y i g r e b i l m i ; ilim a a c n n eitli m e y v a l a r n d a n yalnz m e m n u olann k o p a r p yemitir. B u n u d a h a z m e d e m emitir, n k m e y v a h e n z h a m d . Rn e s a n s t a n b e r i zeklarn yalnz m a d d e y e y n e l t e n l e r d n m e d i l e r ki, h a y a t ilimleri, m a d d e ilimlerine nisbetle d a h a m h i m d i r ; fakat ok geridedir. H a y a t ilimlerinin b u g e r i l i i n e mukabil, m a d d e ve t a b i a t ilimlerinin

fevkalde inkiaf, m o d e r n insan artmtr. Tapnm a k iin m a d d e y i t a n n l a t r a n b u i n s a n , insanl k tk e n s e y e v e k u b b e g b e e feda etmitir. Refah s a a d e t e , k o n f o r u h u z u r v e m e s e r r e t e t e r c i h eylemitir. F i zik lemin ekl v e evsafn r e n m i , k a n u n l a r n b u l m u , fakat kendini u n u t m u t u r . N e t i c e d e , b y k m t e fekkir Alexis Carrerm d e d i i gibi, k e n d i hakiki ihtiyal a n n a c e v a p v e r m e k t e n ciz v e i i n d e d a i m a y a b a n c kalmaya mahkm olduu bir makineler dnyas yaratmtr.*'*^'

lim ve hayat muammas:


H a y a t m u a m m a s n n d e ilim d a i m a h a y r e t t e kalm v e kalacaktr. nsan, bilgide n e k a d a r ilerlerse ilerlesin, b i r a n s o n r a n e olacan g r p k e s t i r e m e y e c e k tir. O h a l d e , i n s a n iin mkul olan, i n k r v e t e m e r r d deil, teslimiyettir. Bu d a slmiyetin g s t e r d i i yoldur. htiraslarmn esiri v e h a y a l l e r i m i n o y u n c a olmam a k iin d e n m e l i y i m ki, d n y o k idim, b u g n v a r old u m . U y k u d a n u y a n r gibi u y a n d m . B y d m . Aladm, g l d m . Sevdim, sevindim. O k u d u m , r e n d i m . . . H a y a t denilen b u h r i k a m u a m m a y , Allah hakikatini b r a k p da, k r b i r t a b i a t n eseri v e cansz, u u r s u z m a d d e n i n b i r d e v a m g r m e k , s t n a a ile, canly camit yani canszla, kymeti sfr ile izaha kalkmak olm a z m ? Byle b r izah ise, z a r u r olarak, gayr-i ilm d e il m i d i r ? D a h a s var. Yarn yok o l a c a m . Sevdiklerimi a r k a d a b r a k p g i d e c e i m . Toprak olup, e r g e u n u t u l a c a m . Ah, b u n u dnerek korkuyorum. A d e m uurumund a n r k y o r u m . nceleri b u u u r u m u g r m y o r , d u y (42) Reflexions sur la conduite de la we. Lib. Plan, Paris, sah. 47.

m u y o r d u m . Ve k e n d i m i e b e d i s a n y o r d u m . Heyhat! Yav a y a v a inkiaf e d e n fizik, fikr v e r u h melekelerim, z a m a n t r p s a l t m d a , yine y a v a y a v a silindike, A d e m k o k u s u d u y m a y a ve bir u u r u m a d o r u gittiimi h i s s e t m e y e b a l a d m . G r n m e z v e m u k a v e m e t kabil olmaz b i r kuvvet b e n i b u u u r u m a d o r u itiyor. Direniy o r u m , h a y a t y o l u n u y r y p b i t i r m e k v e yok olmak i s t e m i y o r u m . Hayr! diyor, hafiften gelen ve y r e i m i eriten b i r s e s . H a y a t y o l u n d a d u r u p , dikilemezsin. G e r i d e n gelenlerin y o l u n u k e s e m e z s i n . Yryecek ve yok olacaksn. Bu b i r k a n u n d u r ki, y a a y a n h e r fni lecektir. N e r e d e , c a n n gibi sevdiin a n n e c i i n ? n n d e h r m e t l e eilip elini p t n b a b a c n n e r e d e ? O sevdiklerin ve saydklarn... O n l a r n e r e d e ? H e p , h a y a t y o l u n u y r y p bitirdiler. Aladlar, gldler, sevdiler, sevindiler, nihayet... ldler. Yok m u oldular? Biliyor u m ki, cismi v a r h k toz t o p r a k oldu. Ya r u h i varlklar n e r e d e ve n e o l d u ? Bir z e r r e n i n bile k a y b o l u p yok olm a d u g k k u b b e altnda r u h i varlklar d a m yok oldu d e r s i n i z ? H a y a t t a n gidi, h a y a t a geliten d a h a b y k bir h r i ka, d a h a d n d r c ve r k t c b i r istiftiam n o k t a s deil m i ? F a k a t b u n o k t a n n srr d e v a m ettike ve h a y a t t a n tesi k o r k u n b i r m u a m m a o l u p kaldka, b e eriyet, din v e m a n e v i y a t ihtiyac d u y m a k t a d e v a m edecektir. Bu m u a m m a ise, z l e m e y e c e k ve o l d u u gibi kalacaktr. n s a n aklnn ve ilminin h a y a t m u a m m a s n a , h a y a t a geli ve h a y a t t a n gidi s r r n a verdii tarif ve izahlar d a i m a chz ve sathi olacaktr.

Din ve hayat muammas:


Din, h a y a t m u a m m a s n tarif ve izah le halletmiyor; i n s a n g n l n i m a n n u r u y l a starak, ferahlatyor ve o n u h a y a t t a n tesi iin mitle d o l d u r u y o r . Lzm olan

d a b u deil m i d i r ? lmin gayesi, bilgi ile iimizi aydnlatmaktr. imizde b u aydnlk hsl o l d u k t a n s o n r a , b u ister ilim ile, ister i m a n ile olsun, m s a v i deil m i dir? yi d n r s e k , insan r k t e n l m deildir, a d e m "neanf'dir. l m d e n deil, yok o l m a k t a n v e silinip gitm e k t e n k o r k u y o r u z . u h a l d e b t n m e s ' e l e , iimizdeki yok olma k o r k u s u ve silinip g i t m e endiesi y e r i n e b u hayatn tesinde yarn baka bir hayat yaama midi k o y m a k t a ve k e n d i m i z d e b u y a r n k i h a y a t a lyk o l m a a r z u s u v e gayreti u y a n d r m a k t a d r . te din, bize b u n u t e m i n etmektedir. Bu mit v e a r z u iledir ki, d i n d a r n n a z a r n d a h a y a t h e m e b e d i l e m e k t e , h e m b t n elem ve straplarna r a m e n t a h a m m l edilebilir hale gelm e k t e , h e m d e yarnki e b e d i s a a d e t e u l a t r a n iyilik, t e mizlik ve insanlk yolu halini almaktadr. Dikkat o l u n s u n ki, b u mit v e b u arzu, yalnz ferd iin s h h a t ve kuvvet k a y n a deil; h e m de cemiyet iin devaml ve istikrarl b i r sulh v e s k n artdr. A s r l a r iindeki t e c r b e l e r g s t e r m i t i r ki, ferdlerinin g n l l e r i n d e yarnki s e r m e d i h a y a t a lyk o l m a a r z u s u y a n a r cemiyetlerde, m n a s e b e t l e r d o r u l u k ve temizlik e s a s lar z e r i n d e n gitmekte; n k b u arzu ferdi s a l a m b i r insanlk t e r b i y e s i n e ve ahlkna k a v u t u r m a k t a ; c e m i y e t iin sulh ve s k n d a b u n d a n d o m a k t a d r . Fakat, rica ederim, b a n a g e m i devirlerde, h a t t a b u g n bile, din adna ilenen cinayetlerden; d k l e n k a n l a r d a n ve evrilen m e n f a a t e n t r i k a l a r n d a n b a h s e t meyiniz. Ben d e biliyorum ki, vaktiyle din m i h r a b n n n n d e n i c e m a s u m b o a z l a n m ve insanlk t a r i h i al k a n l a r a bulanmtr. Ben d e b i l i y o r u m ki, b i r takm din s a h t e k r l a r , c e n n e t b e z i r g a n l a r , cehalet s i m s a r l a r ve hayszlk k a h r a m a n l a r , t a a s s u p nikah taknarak, nice m a s u m insanlar aldatm, ihtilller karp, entrikalar evirmitir.
Din v e Liklik / F. 6 RI

DN

ve

LKLK

A n c a k b u t r l y o l s u z l u k l a r d a n dini mes'ul g r m e k , i n s a n l a r m h o d g m tynetini v e hayvanlk m a h i y e t i n i u n u t m a k t r . D i n d e n b u gibi yolsuzluklara m e y d a n v e r m e m e s i n i beklemek, lecek h a s t a b a n d a h e k i m d e n ifa u m m a k t r . M e s ' u l olan d i n deil; i n s a n o l u n u n iindeki h o d g m l k ve k e n d i n i d n r l k , eytandr. Ktlklerin m e s ' u l b u d u r . Dinin b e e r i ve itima g a y e si d e i n s a n iinden b u e y t a n kovmaktr. Dinin gayesi, d i y o r u m ; i n s a n o l u n u n iini " m u k a d d e s " d u y g u s u ile temizleyerek, ferdi ulvi v e ilhi sfatlarla b e z e t m e k ve b u s a y e d e , o n u b y k i n s a n h k idealine d o r u , y k s e l t mektir. Evet, dinin b e e r i m n a s ve en stn gayesi insanlktr. n k , dinin n a z a r n d a , b t n i n s a n l a r "Zt- Ecel"in kullardr ve imanl i n s a n l a r kardetirler. M n k i r s e n , m u a y y e n v e h u d u t l u bir hayatn d e m i r d e n e m b e r i iinde, k u y r u u n u a r k a kaptrm b i r fin o gibi, d n e dur. M ' m i n , vakarl bir tevekkln glgesi altnda, i n a n d yarnki e b e d i hayat sakin b i r i ferahl ile beklemektedir.

Braknz, herkes gnlnn n kendisi yaksn:


M a d e m k i " n e r e d e n gelip, n e r e y e gidiyoruz?" sualini k e n d i k e n d i m i z e s o r u y o r ve e n ok n e r e y e gittiimizi d n y o r u z ve m a d e m k i b u suale, d i n d e n b a k a , n e ilm i n dilinde, n e d e akim m a n t n d a mit verecek ve i f e r a h l a t a c a k b i r cevap b u l a m y o r u z ; o h a l d e braknzda h e r k e s iini aydnlatacak kendisi arasn v e d i n darl m i t verici ve ihtiraslar yattrc h a r i m i n d e m e s ' u d o l s u n . M a d e m k i h e r k e s e u m d u u k a d a r ve h e r kesle eit s u r e t t e varlk t e m i n edemiyor, herkesi zledii s e r v e t e , i m k n ve refaha k a v u t u r a m y o r u z ve asla

k a v u t u r a m a y a c a z ; n k i n s a n o l u n u n arzu v e ihtiraslarnn hudutsuzluuna mukabil, kinat iinde bir n o k t a d a n i b a r e t olan k r e m i z i n cirmi gibi, n i m e t l e r i d e m a h d u t t u r ; m a d e m k i b u fni h a y a t t a kimimiz ball b rek y e r k e n , kimimiz s o a n e k m e k dilenmekte, kimimiz s e r v e t y k altnda ezilirken, kimimiz h a s t a m z a ila b u l a m a m a k t a y z , braknz o h a l d e isteyen d e r d i n i n ilacn tevekklde, g n l n n a r a d m k a n a a t t e b u l s u n , isteyen varlk v e s a a d e t m i d i n e i n a m p , zledii'yarnki h a y a t a b a l a n s n . Bu s a y e d e ileri alt-st e d e n h r s frtnas dinsin, t k e n m e k b i l m e y e n a r z u l a r s k n e t b u l s u n , yoksulluk tesellisini kskanlkta, sefaletin d e vasn i n t i k a m d a v e k a n d a a r a m a s n . Aksi h a l d e i n s a n l b e k l e y e n akbet ok fecidir. D n l s n ki, i n a n m a y a n i n s a n , h a y a t t a mitsizliin d o u r d u u v a h i b i r h r s ile sarlmakta ve m r n n a r a b n s o n k a t r e s i n e k a d a r iip s a r h o o l m a k iin sefahet sofras a r a m a k t a dr. n a n m a y a n i n s a n , kolayca m a d d e ve e h v e t t a n r s n n i r a d e ve idaresi altna d m e k t e d i r . C e m i y e t t e h e r eit ktl, zulm, sefalet ve rezaleti d o u r a n b u m e l ' u n t a n r n n ad " e y t a n " dr. nsan b u e r i r i n elind e n k o r u y u p k u r t a r a n b i r k u v v e t vardr, o d a Allah d u y g u s u ve sevglsidir. M a d d e v e e h v e t t a n r s n a t a p a n i n s a n d a , insanlk seciyeleri silinmekte, fazilet, f e r a g a t ve fedakrlk y e r i n e feci b i r " b o v e r " zihniyeti h k i m olmaktadr. Bu zihniyet ise, b i r cemiyet iin felkettir.

Din ahlkiyatmn kuvveti ve itima hayat iin ehemmiyeti:


M a d d e c i l e r c e , m a d e m k i Allah bir v a h i m e , din d e b i r takm parazitlerin b i r icaddr; o h a l d e b u n l a r n h a y a t

v e c e m i y e t iin b i r faydas ve m s b e t b i r rol yoktur. Bu v h i m e y i ve b u icad iimizden s k p a t m a k ve dinsiz y a a m a k m m k n d r . Nitekim b u g n i n s a n l a r n b i r o u dinsiz olduklar h a l d e , p e k l y a a m a k t a ve b u n d a n dolay bir eksikUk d u y m a m a k t a d r l a r . K a b u l e d e r i m ki, i n s a n ilimsiz ve ahlksz yaayabildii gibi, dinsiz de yaayabilir. Nitekim h a y v a n l a r b y le y a a m a k t a d r . F a k a t b u n d a n "ilmin ve ahlkn h a y a t v e c e m i y e t iin b i r faydas y o k t u r " neticesi karlamay a c a gibi, d i n h a k k n d a d a b y l e b i r netice karlam a z . H e m b u l e m d e eitli y a a m a ekilleri var. nsan, a y a plak; b a k a b a k d a yayor. H a y a n ls n e y a a n l a n senelerdir, n e d e tketilen s e r v e t ve m a d d i m k n l a r d r ; fakat h a y a t n , d i y o r u m , insan ls, keyfiyetidir. Bir d i n d a r n i h u z u r u n a , m a n e v m e t a n e t i n e , gnl saadetine inan merdiveninden baka hibir vasta ile eriilemez. Nitekim eriilememitir. Din m a n e v i y a t n n v e r d i i h u z u r u i n s a n , b a k a hi b i r i m k n d a b u l a m a m t r . ' T o z i t i v i s f ' l e r d e n y a n i g r p iittiklerinden b a k a b i r varla i n a n m a y a n b i l g i n l e r d e n k a l a b a h k a b i r kafile, cemiyetler iin dini i n a n l a r d n d a bir h a y a t t a r z v e b i r ahlk nizam aramlar, yz elli s e n e d e n b e ri h l a r a m a k t a d r l a r . A r a n l a n b u n i z a m n m i h v e r i , m k f a t ve m c a z a t fikrine d a y a n m a y a n b i r iyilik v e ktlk olacaktr. n s a n iyilii srf iyik o l d u u iin sevecek; ktlkt e n d e srf ktlk o l d u u iin kanacaktr. Bu bilginlere g r e , din ahlkiyat (Edoniste) faydacdr ve c e n n e t s a a d e t i n i satn almak iin m i s k i n c e bir p a z a r h k t a n ibarettir. D i n d a r , iyilii ve adaleti srf b u faziletleri sevdii ve fazilet bildii iin deil, i n a n d yarnki ahiret h a y a t n d a m k f a t m almak iin y a p m a k t a ve aksi h a r e k e t l e r d e n d e m c z a t t a n k u r t u l m a k iin kanmaktadr. Dind e iyilik v e adalet, bizzat b i r kymet ve fazilet deil, srf

m k f a t s a t m almaya y a r a y a n il akedir. Hristiyanlktaki " G n a h k a r m a " v e Mslmanlktaki "efaat" dil e n m e l e r i n ve u m u m i y e t l e i b a d e t l e r i n gayesi, diyorlar, h e p mkfat midi ve mczt korkusudur. Din h a k k n d a y r t l e n b u m t a l a yalan deil, fakat dice bir pazarlk eklinde ileri s r l m e s i yanl, h a t t iftiradr. D i n d e mkfat ve m c z t fkri vardr. C e n n e t ve C e h e n n e m hakikati b u fikrin m a h h a s ekilde ifadesidir. Zira din, i n s a n l a r iindir. M k f a t v e m c z t ise, i n s a n n h a m u r u n d a v a r o l a n b i r e r histir. n s a n g n l n d e n b u hisleri kazyp a t m a k m m k n deildir. K u d r e t eli, i n s a n "Haz"z s e v e r ve " E l e m " d e n k a a r t y n e t t e yaratmtr. Mkfat, i n s a n d a k i "Haz"z a r a m a meylinin, m c z t d a "Elem" d e n k a m a yaradlnn cevabdr. Kald ki, d i n d a r l a r n y k s e k t a b a k a l a r , dini vazifeleri y e r i n e g e t i r i r k e n asl m k f a t ve m c z t kaygs iinde deillerdir. Yksek seviyeli b i r d i n d a r iin iyilik v e adalet Allah'n emridir. B u n u y e r i n e g e t i r m e k ise, srf kulun Halikna kulluk vazifesidir. Z u l m ve ktlk d e Allah'n y a s a k ettii hareketlerdir. B u n l a r d a n k a n m a k d a yine kulluk vazifesidir. Yksek seviyeli d i n d a r "zhid" ve "muttaki" dir, ibadetierini srf "livechillh" y a p a r . Kld n a m a z n , t u t t u u o r u c u n , verdii s a d a k a n n mkfatn b e k l e m e z v e b u n u aklna bile g e t i r m e z . F a k a t b u " z h d " ve "takva" d e r e c e s i h e r k e s t e n b e k l e n e m e z . D i n d a r l a r n kalabalk kitlesini tekil e d e n halk t a b a k a l a r iin mkfat ve m c z t fikri zaruridir. n k b u fikir, yaradlta mevcut, d e r i n b i r his h a l i n d e , ins a n n h a m u r u n d a vardr. nsan, tynet ve tabiati itibariyle, m k f a t a m e y l e d e r v e m c z t t a n kaar. Dindeki C e n n e t ve C e h e n n e m akidesi i n s a n o l u n u n b u tynetin e c e v a p verir.

D I N

ve

L A I K L I K

M k f a t v e m c z t fikri i n s a n fiillerini sevk v e idar e e d e n r u h kuvvetlerin b a n d a gelir. Nitekim, Bentham ve Stuart Mil gibi m e h u r ngiliz filozoflarnn k u r d u k l a r (Utilitarsme) y a n i faydachk felsefesinde b u fikirler t e m e l i tekil e t m e k t e d i r . Bu filozoflarn k a l e m i n de "fayda" v e " z a r a r " t a b i r l e r i y l e k a r l a n a n m k f a t v e m c z t , i n s a n fiillerinin enerji kaynadr. n s a n fiiller i n i n h e p s i fayda fikrinden h a r e k e t e d e r v e i n s a n d a i m a fayda a r a r , z a r a r d a n kanr. E n h a s b gibi g r n e n evlt m u h a b b e t i bile, n e t i c e itibariyle, a n a - b a b a n n , insiyaki d e olsa, b i r nevi fayda m l h a z a s n a dayanr. M e n f a a t h i s s i n d e n u z a k o l a n b u sevgi bile, n e t i c e d e , a n a - b a b a n n evlt s a y e s i n d e y a a m a m i d i n e b a l a n r . Ad g e e n filozoflarn faydach, srf d n y a h a y a t n a aittir v e asl sfli b i r pazarlk olan b u nevi faydachktr. D i n d a r n f a y d a c l i s e , l m d e n sonraya b a l a n m b i r m i t olarak, c i d d e n ulv v e hasbdir. Hakiki d i n d a r iyi fiillerinin mkfatn d n y a d a b e k l e mez. Dindara feragat v e fedakrhk kazandran da budur. Yalnz u n u soralm: Pozitivistler, aradklarn bulm u l a r , m k f a t v e m c z t fikrinden syrlm b i r a h lk o r t a y a koyabilmiler, lik ahlk icad edebilmiler m i d i r ? cad edildii s y l e n e n lik ahlk, k a b a b i r ''sensuaiisme'' d e n yani e h v a n i l i k t e n b a k a b i r e y m i d i r ? Din ahlkyat, i n s a n g n l n e yerletirdii yarnki h a y a t a it m k f a t midi v e m c z t k o r k u s u ile, h e r e it e r r i n ve k t l n b a olan e h v e t v e ihtiras eyt a n n zincire v u r m u t u r . Y u k a r d a b a h s i g e e n filozof Guyau, gelecein yalnz dinsiz deil, h e m d e m e y y i d e s i z v e m e c b u r i y e t s i z b i r ahlk devri'^^' olacan t a s a v v u r e d i y o r v e o z a m a n , i n s a n l a r n m k f a t v e m c z t beklemeksizin srf iyilik
(43) Guyau'nun mehur bir eseri, bu ad tamaktadr: sans obligation ni sanetion. Paris, Alcan, 20. bask. Esquise d'une Morale

ve rf adalet iin h a r e k e t e d e c e k l e r i m u m u y o r d u . G e n filozof, byle t a s a v v u r ettii v e melekleeceklerini u m d u u insanlarn et yiyen v e k a n y a l a y a n erkekli, diili m a h l k l a r o l d u u n u u n u t u y o r d u . Zavall Guyau, g e n y a n d a yatt m e z a r n d a n kalkp d a Birinci v e kinci D n y a H a r p l e r i n i n fecaatlerini seyredebilseydi; gelecekte melekleeceklerine i n a n d i n s a n l a r m gittike v e bilgileri arttka s r t l a n l a r d a n d a h a k o r k u n b i r hal aldklarn g r r v e h a t s n anlar, z l r d . Biraz farkl y o l d a n g i t m e k z e r e , Gustave Belo'^' d a a a yukar ayn h a t a y a d m t r . n k b u m t e fekkir d e iyilii, gzellii v e adaleti srf cemiyet vaka s n d a a r a m ; D u r k h e i m sosyolojisi gibi, ahlk srf c e m i y e t e irca etmekle, o d a ln s e r a b m h a v u z z a n n e t mitir. Hakikat u d u r ki, b u g n yirminci a s r n o r t a s n d a b i le, ciddi yksek seviyeli b i r d i n d a r n r u h m e t a n e t i n e v e seciye yksekliine iletecek, d i n d e n b a k a , hibir felsef e s a s m e v c u t deildir. E e r y a r n m e v c u t olur v e din k u d r e t v e a y a r n d a , b i r ahlk esas b u l u n a b i l i r s e , b u e s a s n s a d e c e f o r m a d e i t i r m i b i r din o l a c a n d a n p h e etmemelidir. Bahsi h l s a edip neticelendirelim: Din ferd iin e n kuvvetli b i r m n e v i d e s t e k v e b i r iyilik v e fazilet k a y n a d-n D i n d a r insan, h e r vehile m e s ' u t t u r , B u i n s a n n h a y a t t a gz tok, g n l zengindir. H a y a t t a n t e s i n e gid e r k e n d e gz a r k a d a deildir. n k b u i n s a n iin hakiki saadet, h a y a t t a n tesindedir. O n u n n a z a r n d a lmek, s a d e c e varlk s a h a s n deitirmek; " F e n a lem i " n d e n "Bek lemi"ne gemektir. B u n u n iindir ki, i n a n m a ve i n a n m e v z u u n a samimiyetle b a l a n m a , ferd iin bal, b a n a v e t k e n m e z b i r s a a d e t v e b i r ferahlk kaynadr. Allah sevgisi ve k o r k u s u i n a n d a
(44) Baknz: Etudes de Morale possitive, ciltten baret eserinin hususiyle son ksmlan Paris, Alcan (C. Belo'nun enteresandr.)' bu iki

kuvvetli b i r i r a d e v e ok s a l a m b i r seciye y a r a t m a k t a dr. G n l n d e Allah d u y g u s u t a y a n insan; iyi, h a s b i , d o r u v e f e d a k r i n s a n d r . D i n ahlkyatm b a y a b i r p a z a r h k t a n i b a r e t g r e n l e r yanlyorlar. Dindeki i b a d e t , y a r n m k f a t a e r m e k v e C e n n e t e gitmek iin deildir; srf Allah'n rzasn tahsil e t m e k ve o n a kar kulluk b o r c u olan " k r " e d a etmektir. Mkfat, vazife y a p m v e " k r " e d etmi o l m a n n b i r neticesi v e b i r ilhi i h s a n d r . Kabul edelim ki, a v a m n a z a r n d a iyilik y a p m a k gibi, k t l k t e n k a n m a k d a srf m k f a t m i di v e m c z t k o r k u s u n a b a l a n r . F a k a t z h i d - m ' m i n i n i b a d e t l e r i n d e , fiil v e h a r e k e t l e r i n d e mkfat v e m czt fiilinin s e b e p v e siki deil, s a d e c e neticesidir. O n u n n a z a r n d a Allah'a kulluk e t m e k v e b u s a y e d e o n a y a k l a m a k b i r vazifedir. Ciddi m ' m i n , iyilii Allah'n sevdii iin yapt gibi, k t l k t e n d e b u sevgiyi kayb e t m e k t e n k o r k t u u iin kanr. te, din ahlkyatann kuvvetli v e itimi h a y a t iin y e r i d o l d u r u l m a z faydas d a b u r a d a d r . B u ahlkyatta i n s a n vicdan s e v g i n i n old u u gibi, k o r k u n u n d a ilhamn ayn b i r k a y n a k t a n alm a k t a ; i n s a n , b t n fiil v e h a r e k e t l e r i n d e , d a i m a b i r ilh k u d r e t i n m u r a k a b e s i altnda b u l u n d u u n u d u y m a k tadr. Dini t e r b i y e n i n temeli b u d u y g u d u r . AHah s e v g i s i n e , d a y a n a n t e r b i y e n i n nasl b i r s a l a m seciye y a r a t t n bildikleri iindir ki, i s t i b d a t a d a m l a r ve politikaclarn sahtekrlar, d i n d a r l a r d a n hi holanmazlar. Din a d a m l a r y a n n d a d e t a r a h a t s z olurlar. n k d i n d a r , b k l m e z ve h e r i a r e t e b a sallamaz. Halbuki, Emil Faguef in dedii gibi, m s t e b i t l e r v e sahtekrlar, etrafl a r n d a b k l m e y e n i n s a n istemez. O n l a r a , t o k a t yedike k p e k gibi y a l t a k l a n a n uysal, kaypak, a k l a b a n , e m i r kulu, dalkavuk i n s a n l a r lzmdr.'*^' M s t e b i t l e r v e politika b e z i r g a n l a r ayet, a h s menfaatleri p e i n d e poli(45) Emil Faguet Lberalisme, Paris Alcan, sah. 120.

likalarn y r t m e k iin d i n d a r l a r n h i z m e t i n e m u h t a olurlarsa, n e r e d e d i n d a r kisvesi altnda yalanc v e m rai v a r s a , onlar a r a r v e bulurlar. O k u y u c u m ! B u kk e s e r i n birinci ksm b u r a d a s o n a e r m i b u l u n u y o r . B u r a y a k a d a r biz, din b a h s i n i n s a d e c e i n k r v e ispat mes'eleleri z e r i n d e d u r d u k v e dini h e r e y d e n evvel, b i r akideler sistemi o l a r a k m t a la ettik. A a d a k i ksmlarda i n k r v e i s p a t m n a k a alarn k a p a y a c a k v e dini "kiinin d r e y n d e s a a d e t i n i kfl e m i r v e nehiyleri cami b i r vaz- h"'*^' y a n i ferd iin tutulacak yolu, y a s a l a r v e yasaklar ihtiva e d e n b i r h a y a t yolu v e b i r ilh k a n u n olarak ele alacaz.

(46) Bu tarif, din zerine slm lhiyatlarnn dnya ve hiret saadetine ulatran ilh yoldur.

verdii tariftir. Yani din,

ferdi

KNC KISIM

D N HRRYET N E D E M E K T R ?
Ne efsunkr imisin ey didar- hrriyet esaretten. Namk KEMAL

Esir-i akn oiduk geri kurtulduk

BUGNK CEMYETLERDE DN VE DEVLET MNASEBETLER


Din srf bir i n a n t a n i b a r e t deildir. B u n u n e k a d a r t e k r a r etsek azdr. Din, ayn z a m a n d a , ameli bir h a y a t yoIu; emirler ve y a s a k l a r ihtiva e d e n ilh b i r k a n u n d u r . D i n d a r olan bir k i m s e n i n b u yolda y r m e s i ve b u kan u n u n emirlerini y e r i n e g e t i r m e s i , y a s a k ettii fiil v e h a r e k e t l e r d e n k a n m a s , bir v i c d a n b o r c u olarak, lzmdr. Dinin k a n u n u n a itaat e t m e y e n v e emirlerini y e r i n e g e t i r m e y e n kimse, d i n n a z a r n d a , m c r i m d i r . F a k a t dikkat edelim ki, b u kimse, b u l u n d u u cemiyet iinde, yalnz d i n d a r deildir, h e m d e v a t a n d a t r ve b u sfatla, m u a y y e n b i r devlete tbidir. F e r d i n t e b a a s n d a n b u l u n d u u devletin g s t e r d i i y o l d a y r m e s i ve koyd u u k a n u n l a r a b a l a n m a s da, vatandalk vazifesi olarak, lzmdr. u h a l d e d i n d a r olan b i r k i m s e iki trl vazife ve m e c b u r i y e t k a r s n d a kalm o l u y o n Vazifelerinden biri dinidir ve b u n d a n d o a n m e c b u r i y e t m n e v i d i r . Di91

geri d e "sivil" yani m e d e n i d i r . B u n d a n d o a n m e c b u r i yet ise hukuk yani maddidir.'*'' Dikkat o l u n u r s a , b u iki nevi vazife v e m e c b u r i y e t t e n h e r biri dierini b a z e n l z u m l u kar, b a z e n d e nefyeder. D i n ile devlet birleik olduklar z a m a n , b u n l a r birb i r i n i n lzm olur. Ayr olduklar z a m a n da, b u iki t r l vazife ve m e c b u r i y e t , birbiriyle m u a r a z a y a g i r e r v e b i r b i r i n i kovar. Filhakika, devletin k a n u n u , y a s a v e y a saklar din k a n u n u n u n v e dini e m i r v e nehiylerin ayn o l d u u v e devlet r e s m e n b i r d i n e s a h i p b u l u n d u u takd i r d e v e b u artla, dini v e sivil, iki vazife ve m e c b u r i y e t , b i r b i r i n i nefyetme v e b i r b i r i n e m u a r z o l m a yle d u r s u n b i r b i r i n i n ayrlmaz lzm haline gelir. O s u r e t l e ki, d i n e i t a a t e d e n ayn z a m a n d a v e srf b u s e b e p l e devlet e itaat e t m i olur; devlete itaat e d e n d e d i n e itaat etmi sayhr. u h a l d e v e b u t a k d i r d e , dini v e sivil, m a d d i v e m a n e v i vazife v e m e c b u r i y e t l e r eklen ikilik a r z e t m e k t e iseler d e , hakikatte b u n l a r tektir v e "Allah, R e s u l n e ve u l l ' e m r ' e " yani b u g n k dilimizle, devlete i t a a t t a n ibarettir. Yine dikkat o l u n u r s a , eskiden, g e r e k A v r u p a ' d a v e g e r e k b i z d e , din v e devlet m n a s e b e t l e r i b u ekilde c e r e y a n e t m e k t e , m b e d ile devlet elele v e r i p birlikte y r m e k t e idi. Eski d e v i r l e r d e devletin yasa v e yasaklar kuvvetini d i n m a n e v i y a t n d a n almakta, devlet dinin bekiliini y a p m a k t a v e b u sebeple, biri m a n e v i , dieri m a d d i v e cisman b u iki kuvvet m e r k e z i birbiriyle b a r k y a a m a k t a idi. Bu a r t ve b u vaziyet A v r u p a ' d a R n e s a n s ' t a n yn o n altnc asrdan,, bizde d e Tanzim a t ' t a n yani o n d o k u z u n c u a s r n birinci y a n s sonla(47) Manevi mecburiyet, meyyidesini ferdin vicdanndan alan mecburiyettir. Din ve ahlk mecburiyetlerin hepsi manevidir. Hukuki mecburiyet ise, meyyidesi ve cebir kuvveti maddi yan ferdin vicdanndan hari olan mecburiyettir. Devletin kanunlarna taat etmeyen kimse, polis ve jandarma gibi Silahl Kuvvetler marifetiyle itaate mecbur edilir. .

r n d a n itibaren d e i m e y e balamtr; z a m a n m z d a ise din ile devlet b i r b i r i n d e n t a m a m i y l e ayrlmtr. F a k a t din ile devlet b i r b i r i n d e n ayrlnca ve b u n l a r d a n h e r biri k e n d i n e m a h s u s sistemi, k a n u n l a r , e m i r v e nehiyleriyle d i e r i n i n k a r s n a dikilince, o r t a y a b i r ok m e s ' e l e v e mkil kmakta, din ve devlet a r a s n d a ister istemez, etin b i r m c a d e l e k o p m a k t a d r . n k , evvela m m k n d r ki, din ile devletten h e r b i r i n i n k a n u n l a r , e m i r ve nehiyleri, t a m a m e n v e y a k s m e n , d i e rininkilere aykr olsun. Biri h e r h a n g i b i r h a r e k e t e , m e sel faiz alp v e r m e y e m s a a d e e d e r k e n , d i e r i b u n u n m e m n u o l d u u n u iln etsin. Saniyen, y i n e m m k n d r , ki din ile devletten h e r b i r i , dierini k e n d i n e r a k i p g r e rek, elindeki kuvvet ve vastalar, ak v e y a kapal b i r s u r e t t e , dieri aleyhine t a h r i k edip kullansn v e ferdi b t n l ile k e n d i s i n e m a l etmek istesin. u s a y d mz i m k n l a r srf n a z a r m t a l a l a r deildir; d i n ve devlet m n a s e b e t l e r i t a r i h i b a t a n a a b u t r l ayrlklar, r e k a b e t ve m c a d e l e l e r l e doludur. B u g n b u ayrhk ve m c a d e l e , b i l h a s s a Trkiyemizde, itiraf etmelidir ki, s o n h a d d i n e varmtr. F a k a t itim a sulhu t e m i n edip g n l l e r d e h u z u r ve e m n i y e t yar a t m a k iin b u vaziyeti b i r a n evvel dzeltmek lzmdr. te, b u hedefe v a r m a k ve din ile devleti ayn b i r lkede y a n y a n a ve bark bir h a l d e y a a t m a k z e r e , m o d e r n devlet h u k u k u o r t a y a bir k a esasl p r e n s i p k o y m u t u r ki, b u n l a r d a n b a t a gelenleri, b u kk e t d e m e v z u aldm, din hrriyeti ve liklik prensipleridir. Ak olalm, b i z d e b u m e v z u a lyk o l d u u e h e m m i yet verilmemi, n e d i n hrriyeti, n e de liklik fikr, imdiye kadar, cidd b i r s u r e t t e ele alnp incelenmemitir. M p h e m o l d u u k a d a r ok z a r a r h bir d m a n l k hissin i n ifadesi halindeki baz p o l e m i k yazlar b i r tarafa, b u g n T r k i y e ' d e din h r r i y e t i m e v z u u n d a n e b i r eser, n e d e cidd b i r e t d m e v c u t t u r . B u n u n l a b e r a b e r , b u p r e n -

sibin b i z d e e n az y z k s u r senelik b i r hayat vardr. Filhakika d i n v e v i c d a n hrriyeti, T r k i y e m i z d e "Glh a n e hatt- h m y n u " n d a n yani 1 8 3 9 ' d a n b e r i devlet u m d e l e r i m i z i n b a n d a gelmi v e 1924 a n a y a s a s n n 75'nci m a d d e s i n d e e n ak ifadesini bulmutur.'^' Biz, cizane, b u m t e v a z i e d t m z l e b u b o l u u d o l d u r m a k istiyoruz. Okuyucularmza faydal olabilirsek, n e m u t l u bize."'" Din h r r i y e t i n i lykiyle izah e d e b i l m e k iin, evvel, din m e f h u m u n u tahlil edelim v e b u n u n ihtiva ettii u n s u r l a r grelim.

(48) 1924 Anayasasnn 75'na maddesi: "Hi biriiimse mensup olduu felsefi itihad, din ve mezhepten dolay muaheze edilemez. Asayi ve umum muaeret dabna ve kanunlar hkmlerine aykr bulunmamak zere her trl dini yinler yaplmas serbesttir." (49) Bu eserin ikinci ksmn ok sevdiim ve saydm arkadam ve temiz yrekli meslekdam. Ordinarys Profesr Ahmet Samim Cnensay'a, krs hayalndan ayrlnn niz bir armaan olarak, bundan evvel thaf etmi bulunuyorum.

DN M E F H U M U N U N UNSURLARI

man ve amel:
B u g n n maruf dinlerinden h e r h a n g i birinin esaslar z e r i n d e d u r u r v e d n r s e k , b u n u n iki t e m e l u n s u r d a n m r e k k e p o l d u u n u g r r z . B u n l a r d a n biri i m a n (=foil dieri d e amel f=acte/dir. B u h u s u s t a slm i y e t gibi v a h d a n i y e t akidesi z e r i n d e o t u r a n , k e m l b u l m u b i r dini g z n n e getirelim. B u n u n ilk v e asli bir u n s u r u v a r ki, b u " i m a n " y n i i n a n m a d r . Yalnz,' dikkat edelim k, i m a n alielde v e h e r h a n g i b i r ekildeki i n a n m a deildir. m a n , alelade i n a n m a d a n d a h a d e r i n b i r r u h haletidir. Bir k e r e , u m u m i y e t itibariyle, i n a n m a yle b i r r u h m e l e k e d i r ki, b u n u n l a i n s a n , hakikat olarak k a b u l ettii b i r t a s a v v u r u , s a d e c e hakikattir deyip g e m e z ; o n u b e n i m s e r v e o n a gnlyle iltihak e d i p kuvvetle b a l a n r . m a n ise, b u b e n i m s e m e v e b a l a n m a n n en yksek derecesidir. m a n sahibi olan b i r i n s a n , b u yksek dereceli inanc s a y e s i n d e , a l d a n m a k o r k u s u n d a n v e t a m hakikati b u l a m a m o l m a e n d i e s i n d e n uzak kalr. Bu s a y e d e ve t a m h a k i k a t e ermi olm a hazz iinde, imanl insan, d e r i n b i r i h u z u r u ve b i r r u h sekineti duyar.

Fevri ve yakn iman:


m a n kelimesiyle ifade edilen b u r u h haleti srf "takl i p t e n n e ' e t e d i p "Fevr" olabildii gibi " t e y a k k u n " d a n n e ' e t edip "fitr" v e "yakn" d e olabilir.'^"' ster "taklidi ve fevr", ister "yakm v e fikr" olsun; iman, b i r r u h h a leti olarak a y r d e d e n n o k t a , ahsn i m a n m e v z u u n a kat'iyetle i n a n p o n u d e r u n b i r s u r e t t e tasdik e t m e s i ve b u s a y e d e i h u z u r u n a v e r a h a t l n a ermesidir. H e r dinin, k e n d i n e m a h s u s , i m a n u m d e l e r i vardr. Ve bunlar, o dinin "akide"lerini v c u d a getirir. Akideler d i n l e r e g r e az ok d e i i r s e de, b t n k e m l b u l m u d i n l e r d e , h i d e i m e y e n , b i r t a k m t e m e l akideler v a r dr. B u n l a r n b a n d a , z a m a n ve m e k n d a n , cisim v e ekilden r i , h a y a t v e kinat y o k t a n v a r e d e n , eriksiz ve nazirsiz, ezeli v e e b e d i b i r k u d r e t s a h i b i n i n v e b i r "vacib-l v c u d " (=Etre necessaireMn varl akidesiyle b u fni h a y a t m t e s i n d e b a k a b i r ebedi h a y a t n v a r o l d u u akidesi geKr. slmn i m a n u m d e l e r i " m e n t " d e gsterilmitir.'^" Dinin yalnz i m a n d a n i b a r e t olmadn sylemitik. O h e m i m a n , h e m d e ameldir. Dinin srf t e m e l akideler i n e i n a n m a k , p h e s i z ki, hi i n a n m a m a k t a n d a h a iyi ve s t n d r , fakat d i n d a r olmak iin b u k a d a r kfi d e ildir; ayn z a m a n d a , a m e l (=acte) yn d i y a n e t i n e m rettii t a r z v e ekilde h a r e k e t e t m e k arttr.
(50) Taklidden doan mana taklidi iman C = Croyance implicitej denir ki, imann edna derecesidir. Bir kimsenin bizzat grp tetkik ederek ahsi bir karar ve kanaate varmadan srf bakasndan iittii bir eye ve bir habere inanmas taklididir. nsanlarn byk bir ekseriyetinin dini, siyasi, itima hatta lm nanc bu kabildendir ve oklarmzn man taklididir. Yani bakasnn imanna mandan ibarettir. Taklidi iman ayn zamanda fevri (= splontane) dir. Bunun mukabilinde teyakkun ve tefekkrden hsl olan iman var ki, buna da fikri ve yakini {- Croyance explicite et reflecmie) denir. Asl ve en yksek iman budur. Peygamberlerden sonra, limlerin ve geni kltr sahibi insanlarn ounun iman bu ekildedir ve tabiatiyle, Allah indinde en makbul iman da budur. (51) ment slmn iman umdelerini htiva eder k, bunlar alldr. Allah'a, meleklerine, kitaplarna, peygamberlerine, hiret gnne, kadere, hayrn ve errin Allah'n takdiriyle vki olduuna inanmaktr

mansz amel, riya v e saltekrlktr. Amelsiz inan ise srf b i r felsef kanaattir. Dini h e r h a n g i b i r k a n a a t t e n ayran h u s u s i y e t l e r d e n biri d e , dindeki i m a n n a m e l e d a y a n m a s yni m u a y y e n b i r h a r e k e t tarz e m r e d e n v e b u n u n l a haricileen b i r i n a n olmasdr. Hlsa, a m e l din m e f h u m u n u n ikinci b i r t e m e l u n s u r u d u r .

Amelin nevileri:
m a n gibi amel d e b i r k a eit olur v e ferdin cemiyet iindeki vaziyetine v e m n a s e b e t l e r i n e g r e b i r k a n e vi vazife eklini alr. B u vazifelerin b a n d a v e dini "ameller"in en hayrhs olarak ferdin halikna kar v e halik ile m a h l k a r a s n d a k i m n a s e b e t l e r e ait vazifeleri gelir ki bunlar, en yksek ifadelerini t a k d i s (=adoration) fikrinde b u l a n , ibadet, d u v e m n c a t t r . B u n d a n s o n r a , ferdin k e n d i n e f s i n e v e b a k a l a r n a kar vazifeleri gelir. B u n l a r n d a h e p s i n e b i r d e n " a h lk" (-morale) diyeceiz. F e r d i n kendi nefsine kar olan vazifeleri "ferdi ahlk" (=morale indJvidueUe) t e kil eder. F e r d i n bakalaryla m n a s e b e t l e r i n d e b u b a kalarna kar olan vazifeleri d e "itima a h l k " (= morale sociale) i v c u d a getirir. tima ahlk da, aile ahlk, meslek ahlk gibi kollara ayrlr.'^^^ Nihayet, dini v a zifeler a r a s m d a en erefli b i r vazife d a h a v a r ki, b u n a "dine hizmet" vazifesi diyebiliriz. s l m d a "i'l-y keli(52) Okuyucum dikkat etmitir ki dini amel ve ahkm tasnif eder kan hukuka ayn bir yer yermedik ve bu amelleri srf ibadet ve ahlka hasrettik. Fillakika din, hususiyle slmiyet; ibadet ve geni mnada alnmak arliyle, ahlktan barettir. Btn din amel ve ahkm ya ibadet veya ahlktr. slmiyetle hukukun allktan ayn bir varl ve kendine hs bir mevcudiyet ve mahiyeti yoktur islmiyet nazarnda yalnz "Hsn = iyilik" ve "Kubuh = ktlk" vardr. nsan fiil ve mnasebetleri "Hasen = yi" ve "Kabih = kt" diye ikiye ayrlr. Birinciler "ahlk- hamide" yi ikinciler de "ablk- zemiye"yi tekil eder. Bu iki nevi "ahlk"in, yni fiil, hareket ve mrjasebet tarz ve eklinin tbi olduu ahkmdan devlet kuvvetiyle meyyidelenmi olanlar l}ukuku meydana getirir. u hafde slmda "Fkh" ad alan hukukun ahlktan ayr bir yeri ve mahiyeti yoktur. -^^ D i n v e Liklik / F. 7 97

metuUah" tabiriyle ifade o l u n a n b u vazife, cihad, yni, i c a b n d a , h a k y o l u n d a m c a d e l e v e h a r b e t m e hizmetin e k a d a r g i t m e k zere, dini o k u t m a , r e t m e , n e i r v e telkin e t m e gibi h i z m e t l e r ihtiva eder. te din, u n s u r v e esaslar itibariyle b u d u r , yni evvel i m a n s o n r a d a ameldir. A m e l d e Allah'a ibadet, din e hizmet v e i n s a n l a h r m e t yni a h l k t a n ibarettir. B t n m a r u f d i n l e r v e b i l h a s s a slmiyet b u e s a s l a r a d a y a n m a k t a d r . D i n d e n b u esaslar karr v e i m a n a m e l d e n ayrrsanz o r t a d a plak b i r ifade kalr ki, d i n b u deildir. Din ile h e r h a n g i b i r felsefi i n a n a r a s n d a ki fark - b u n u t e k r a r etmeyelim- dinin a m e l e d a y a n m a s; ekil v e a r t l a r Vahiy'e (=reveation) m s t e n i d n a s l a r ile tayin v e t e s p i t edilmi ameller y n i vazifeler'^'^' ihtiva e d e n b i r i n a n sistemi olmasdr.

Takdis vazifesi:
Dini amellerin b a n d a , takdis (=adoration) vazifesi gelir ki b u d a ibadet, d u a v e m n c t eklini alr. " b d e t " kulluk d e m e k t i r v e d i n stlah olarak, m a h lkun halikn, n a s l a r n v e dini r f v e itihatlarn tyin
Dikkat edersek, bugn de byledir. Bugn de itimi bir nizam olarak hukukun kendine hs bir mevcudiyeti yoktur. Bugnk lik hukuk batan aaya ahlk ve ktisat yahut da iy tedbir kaidesdir. Baka bir deyile, bugn bir memleketin hukukunu vcuda getiren kaideler, hakikatte devlet kuvvetiyle meyyide lenmi ya ahlk, yahut iktisad veya iyi tedbir kaidesidir. Bunlardan hari hukukun bir varl yoktur. Bu fikir etrafnda baknz: Devlet nizam ve hukuk (devletle hukuk arasndaki mnasebet izah denemesi) Ali Fuad Bagil, istanbul Hukuk Fakltesi Mecmuas y 1-2, 1950 sahife 25 ve mteakip. zerinde bir - cilt Vt, sa-

(53) Amel, yaplmas dinen emredilmi bir fiil ve hareket olmak itibariyle "vazife" ad alr. Dikkat edelim ki, amel yahut vazife yalnz dinden domaz; herhangi bir felsefi, siyasi ve iktisadi kanaatten de doaiiilir. Mesel doruluun bir insanlk vazifesi olduuna kani olan bir kimse ilerinde ve mnasebetlerinde dorulukla hareket eder. Fakat dini kanaatten doan amel, ekil ve artlan esasta Vahy'e dayanan naslar ile tesbit olunmu vazifelerdir. Dinde vahiy, peygamberlere Allah tarafndan vki olan ilham, iaret ve "kelm-i hafi" demektir.

ettii ekil v e a r t l a r altnda t a k d i s etmesidir. badet, d i n d e en esasl b i r vazife, h a t t dinin direidir. D i n d a rn i h a y a t m n u r l a n d r a n i m a n , k u v v e t v e gdasn i b a d e t t e n alr. Ve dindar, i m a n ettii v e sevdii Hlikine ibadetle yaklar; o n u n k e r e m v e i n a y e t i n e b u s a y e d e nail. olur. " D u a v e m n c t " lisan ile v e y a kalbi o l a r a k halik y d v e tezkir e t m e eklindeki ibadettir. slmdaki m a r u f tarikatlar, d u a v e m n c t eklindeki i b a d e t esasna dayanr. Dine h i z m e t vazifesine gelince, b u n u yle ifade edelim; Bir d i n d a r iin, m e n s u p o l d u u dinin akide v e esaslarm etrafa y a y m a k , b u n l a r b a k a l a r n a d u y u r u p r e t m e k dini vazifelerin e n m u k a d d e s l e r i n d e n d i r . n k d i n d a r n n a z a r n d a , b u akide v e e s a s l a r b i r e r hakikattir v e b u n l a r b i l m e y e n i n s a n helak v e h s r a n dadr. Hakikati g s t e r m e k v e u u r u m a k a y a n b i r insan t u t u p k u r t a r m a k h e m yksek b i r i n s a n h k b o r c u d u r , h e m d e Allah' takdis ve o n a i b a d e t vazifesinin e n s e vaplsdr. Bu vazifeyi dindar, y e r i n e v e i c a b n a g r e v e g c n n yettii d e r e c e d e , fikren veya b e d e n e n , szle veya yazyla ifa e t m e mkellefiyeti altndadr. slmda, cihad farizesinden baka, tlim v e t e d r i s , n e i r v e telkin vazifesinin esas v e m a n t d a b u d u r .

Mabet tekilt ve ruhanilik meslei:


"Tlim v e t e d r i s , n e i r v e telkin" vazifesine bal olm a k v e b u vazifenin ifasn m m k n klmak zere, dinlerde b i r m b e d tekilt ve b i r ruhanilik meslei vardr. Bu tekiltn gayesi v e b u m e s l e i n m e v z u u b i r t a raftan i b a d e t a h k m v e m e r a s i m i n i t a n z i m v e i d a r e etmek, b i r t a r a f t a n d a dinin akidelerini v e amel a h k m m r e n m e k , d u y u r u p tantmak, y a y m a k v e korumaktr.

Dikkat o l u n s u n ki, dinlerin k u d r e t v e nfuzu h a t t d e v a m l a r n n i m k n , h e r e y d e n evvel, m b e d tekiltnn v e bilhassa, r u h a n i l e r snfnn kuvvet v e salbetin e baldr. Bu tekilt f e r s u d e l e i r v e d a i m a d e i i p inkiaf e d e n ihtiyalar k a r l a y a m a z b i r h a l e gelirse, b u snfn b g i seviyesi d e r v e seciyesi r r s e d i n d e o n i s b e t t e zayflar. Bir g n gelir m a b e d i n ats ker. Tarih g s t e r i y o r ki, dinlerin a z a m e t devirleri m b e d tekiltyla r u h a n i l e r snfnn kuvvetli v e seciyeli oldu u zamanlardr.'^' H l s a din, m c e r r e d b i r i m a n ve plak b i r akided e n i b a r e t deildir; ayn z a m a n d a ahlk v e ibadettir, d u v e m n c a t t r , t l i m v e t e d r i s , n e i r v e telkindir. O k u y u c u m l a b u n o k t a z e r i n d e anlatk ise, din h r r i yeti b a h s i n e geebiliriz.

(54) Muhakkak ki, bugn dnyada en kuvvetli mbed tekilt Katolik kilisesidir. Ve rubanilenn en yetikin ve seviyece en yksei de Katolik ruhanileridir. Katolik kilisesi, merkezi Roma'daki Vatikan lkesi olmak zere, ruhani bir devlet halindedir. Bu devletin banda ve en mutlak bir hkmdar mevkiinde Papa vardr. Papa dini itihadiarnda hata etmez kabul edilir ve iktidara bir nevi seim ile gelir. Fakat bir defa Vatikan hkmetinin bana getikten sonra, Papa'nn manevi nfuzu ve ruhani kudreti deta hudutsuzdur. Azleder, nasbeder, hatt diyanetten tardeder. Elhasl Papa, Katolik camiasn tekil eden sa mmetinin kaydsz artsz ruhani reisi ve dini metbudur. Vatikan hududlar dndaki Katolik dnyas -k, balca merkez memleketleri talya, Fransa, ispanya ve Portekiz'dirmahalli kilise ruhanilerinin daresi altndadr. Bu rubanilenn alt kademelerinde papazlar, dua okuyucular, vaiz ve zahidler st kademelerinde de Evekler ve Kardinaller vardr. Btn bu ruhaniler sadakat ve itaat yemini ile Papaya baldrlar. (Bu hususta etrafl malmat almak isteyen okuyucularma u eseri tavsiye ederim. Les Institutions religieuses, par Marcel Pacaut, Presses Unversitarires, 1951. Paris). Katolik mabedinin tekilt bundan baret deildir. Katolik kilisesi br ok kolejler, enstit ve niversiteleriyle mkemmel bir tlim ve tedris cihazna ve en modern lim ve kltr le bezenmi din adamlarndan mrekkep bir neir ve telkin kadrosuna mliktir. Bu tekilt ve personelin hayat vakaflar ve teberrularla beslenir ve idare edilir. Kilise emrindeki bu messeseler ve bu sekin kadro lim, kltr ve seciyece bugn dnyann en kuvvetli gen zeklarn yetitirmektedir. Katolik aleminin, yalnz ilahiyat, felsefe ve edebiyatta deil, ayn zamanda msbet limler sahasmdaki byk hretleri ve stn alimleri de bu zeklar arasnda sivrilip ykselmektedir. te okuyucum, Avrupa'da komnizmin ykamad Katolik kalesi byle kurulmutur. Faizmin bkemedii iin pp bana koyduu Katolik eli, diller ordularnn yaramad Katolik cephesi budur. *>

Mabet tekilt ve personeli bakmndan, byk dinler arasnda, bugn kalan, esef edelim ki slmiyettir. Biz burada bu fakirliin tarihi ve sosyolojik sebepleri zerinde uzun uzadya durmayacaz. Yalnz bize en esasl grnen iki sebebi ksaca hatrlatmakla iktifa edeceiz. Bunlardan bin ve bizce en bata geleni, slm dnyasnda diyanetin bugn bile devletten yakasn kurtarp politikaya kar stikll elde edememi olmasdr. Kanaatimizce, slm mabedi politikann koltuu altnda ve politikaclarn hizmetinde kalmakta devam ettike daha da ok fakirlemee mahkmdur. Bu vaziyetten kurtulmak ve byle bir mahkmiyete dmemek in slm mabedinin tutmas lzm gelen tek yol muhtariyet, hatt istiklldir ve bu sayade politikadan ve politikaclardan yakasn kurtarmaktr. Bugn slmn mbed tekilt ve personeli bahsindeki fakirliinin dier esasl sebebine gelince, bunu bu dinin kendi bnyesinde aramak cap eder. slmn diyanet bnyesi Idrstiyanlktan mhim bir noktada ayrlmaktadr: Hrstyanlk, ruhanilik ve dini ofis tekilt zerinde oturduu halde. Mslmanlkta ta ruhanilik ve dini ofis yoktur. badet hususunda ehliyetli olan her Mslman ne geerek badete riyaset, eder. Mesel, cemaatle namaz klmak iin dinen resm sfat haiz vazifeli bir imamn bulunmas art deildir. Cemaat arasndan imamete ehli olan bir Mslman baa geer ve imamet cra eyler. (Cuma namazlarnn hususiyeti bu mtalann dnda kalr). phesiz ki, bu yokluk slmiyet in bir stnlk ve pek byk br meziyettir. Bu sayede slmiyet en liberal bir din vasfn kazanm ve mensuplarn. Hrstiyanlkta olduu gibi, zaman zaman ykselip alalan bir Ruhban snfnn sultasna tbi klmamtr. Fakat buna mukabil, sor. bir-ik asrlk vukuat gstermitir ki, mbed tekilt ve ofis yokluu slm dnyasn diyanet bahsinde bir ba bolua sevketmi ye byk bir noksan mahzuru dourmutur. Kuvvetli bir tekilt ve sekin bir kadro yokluu yzndendir ki, bugn slmiyet, mruz kald hcumlara kar, kendini mdafaa edecek yksek seviyeli elemandan hemen hemen mahrumdur. Son devirde komnizmin, faizmin ve nasyonal sossyalizmin ykamad Hrstiyanlk kalesine mukabil: Mslman memleketlerin bazlarnda bir zamandan, beri iddetle hkm sren siyas taassup feveranlar karsnda, esef edelim ki, slmiyet malup olmua benziyor, nasl malup olmasn ki? O bz memleketlerde slmn yksek lmini ve felsefesini hakkiyle bilen kalmam ve din namna, ortal cehalet ve dallet brmtr. Bu gidi devam ederse, korkarm ki, yarn Mslmanlar, Mslmanl Hristiyan limlerden renmee muhta olup utanacaklardr.

II DN HRRYET PRENSBNDEN DOAN HAKLAR


-Neye hrriyet Evet Gittim amma, bu deil belclediim hrriyet iin srgne gittiydin?

M e h m e d KF

M a d e m ki, din, m a n ve ameldir, m a d e m ki a m e l de ferdn g e r e k hlikma, g e r e k nefsine, g e r e k s e b a k a l a r n a kar fasiyle mkellef o l d u u b r t a k m vazifelerdir; o h a l d e dn hrriyeti, evvel, i m a n h r r i y e t i demektir. Bu da ferdin resmi veya gayr resmi hi bir tazyike, tesir, tehdit ve tedhie uramakszm diledii ve beendii bir dinin akidelerine serbeste inanmas ve bunlar benimseyerek vicdanna mal edebilmesi demektir. San i y e n din hrriyeti ferdn akidelerini b e n i m s e d i i d n d e emredilen vazifeleri, dinin kendi lisaniyle, naslar, rf ve itihatlarla yerlemi usl ve dab dairesinde, resm veya sivil hi bir tazyike, tesir, tehdit ve tedhie uramakszm serbeste ifa edip yerine getirebilmesi yahut, iki kelime ile, amel hrriyeti demektir. u h a l d e ve netice itibariyle, din hrriyeti p r e n s i b i n d e n ferd iin bir t a k m h a k l a r yni m s a a d e ve selhiyetler d o a r ki, b u n l a r evvel, i n a n m a hakkdr. S o n r a
103

s e r b e s t e i b a d e t ve d u e t m e hakk, tlim ve t e d r i s , n e ir ve telkin faaliyetlerinde b u l u n m a hakk; n i h a y e t din i n emrettii ekilde h a r e k e t e t m e , ferdi ve itima a h lk ile b e z e n m e hakkdr. imdi b u haklar b i r e r b i r e r g z d e n geirelim v e h e r b i r i n i n h u d u d u n u grelim.

nanma hakk:
Bu h a k en d e r i n r u h i b i r ihtiyacm ifadesi ve vicdanmzn hakkdr. Byle o l d u u iindir ki, b u n a "vicdan h r r i y e t i " d e denir. Yalnz d i n ve v i c d a n hrriyetlerini b i r b i r i n e k a r t r m a m a l d r . Din hrriyeti, b i r nevi vicd a n hrriyetidir, fakat v i c d a n hrriyeti m u t l a k a din h r r i y e t i d e m e k deildir. B a k a bir t b i r ile, v i c d a n h r r i y e t i din h r r i y e t i n d e n d a h a genitir ve yalnz dini deil, ayn z a m a n d a h e r h a n g i bir siyasi, iktisadi v e y a felsefi akide ve k a n a a t serbestliini de ifade eder. u h a l d e din h r r i y e t i y a h u t h e r h a n g i bir dinin akidelerin e i n a n p b a l a n m a hakk, v i c d a n h r r i y e t i n i n b i r nevi v e h u s u s b i r eklidir. lk v e h l e d e , ferdin v i c d a n evinde o t u r a n i m a n , hi b i r s u r e t l e ve hi b r kuvvet t a r a f m d a n b a s k y a v u r u l a m a z zannedilir. n k i m a n v i c d a n e v i n d e n kp d a fiil ve h a r e k e t h a l i n e g e l m e d i k e v a r mdr, yok m u d u r bilinemez. M e y d a n a v u r u l m a d k a , k i m s e n i n vicdann yoklayp nasl b i r i n a n beslediini kefe i m k n ve v a sta yoktur. B i n e n a l e y h ferd iin i n a n m a h a k k n d a n ve vicdan hrriyetinden bahsetme, deta damarlarmzdaki k a n n e r b e t e d o l a m a s n t e m e n n i e t m e kabilind e n b i r manaszlk olur gibi g r n r . B u n u n l a b e r a b e r , dikkat e d e r ve t a r i h e gz gezdirirsek, en ok i n a n m a h a k k n a h c u m edildiini v e z a m a n z a m a n din, ilm feslef h e r eit i n a n c n bask altna alndn g r r z . Vaktiyle eski R o m a ' d a Hristiyaniara yaplan ikenceler, o r t a z a m a n l a r d a btl denilen akide s a h i p l e r i n e kar-

G a r p t a ve a r k t a r e v a g r l e n m u a m e l e l e r , A v r u p a ' d a asrlarca d e v a m edip yz b i n l e r c e i n s a n can yak a n engizisyonlar ve P r o t e s t a n l a r a ektirilen ezalar, h a kikatte, h e p akideye ve v i c d a n evine t e c a v z tekU etmitir. Bu tecavzler z a m a n m z d a b a m b a k a b i r ekil almtr. B u g n insanlar a k i d e l e r i n d e n v e dini i n a n l a r n d a n dolay n e m a h k e m e y e veriyor, n e d e d a r a a c m a ekiyorlar. B u g n i n s a n l a r n ilerindeki i m a n v e akideyi ifsad edip k o r k u t m a k suretiyle iftia ediyorlar. Eski devirlerin k a b a ikence usul y e r i n e z a m a n m z d a , diy o r u m , g a y e t ince, sessiz v e a m a t a s z b i r u s u l tatbik edilmekte, i n s a n l a r n v i c d a n g z patlatlp aktlmaktadr. Rivayete g r e b u u s u l n ilk ve i p t i d a r n e i n i R u s arlar vermitir. R u s y a ' n n arlk d e v r i n d e , Galiya ve L i t u a n y a lkes i n d e o t u r a n slv r k n d a n " R u t h e n e s " d e n i l e n b i r halk v a r d . a r l a r b u halkn milli m e z h e p l e r i n i s n d r p b u n l a r O r t o d o k s m e z h e b i n e s o k m a y a k a r a r vermiler. B u n u n iin, z u l m n klsik t e d b i r i , R t e n kiliselerini kap a t m a k ve rahiplerini s r p halk Rus O r t o d o k s kilisesine g e m e y e zorlamakt. a r byle y a p m a m t r . Byle y a p s a y d , d n y a d a , bask y o l u n a g i t m i v e d i n h r r i yetine aykr h a r e k e t etmi olmakla i t h a m o l u n u r d u . a r Rten-kiliselerinin kaplarn ak b r a k m ve r a hiplerin R t e n yinlerini s e r b e s t e y a p m a l a r n a m s a a d e etmitir. H a t t Rtenlerin m e k t e p ve m a n a s t r l a r n bile k a p a t m a m t r . a r u kadarck b i r m d a h e l e d e b u l u n m u t u r : R t e n kiliseleriyle m e k t e p v e m a n a s t r l a r n h k m e t k o n t r o l altna alm v e b u m e k t e p ve manastrlarda ders okutup ibadet eden gen rahipleri yetitirecek olan h o c a l a r , R t e n m e z h e b i n i n gizli d m a n l a r n d a n o l m a k z e r e , kendisi t y i n etmitir. Bu m d a h a l e kfi g e l m i , ksa b i r z a m a n d a R t e n l e r i n milli din ve m e z h e p l e r i sessiz v e soluksuz k v e r m i -

DN

ve

LKLK

G a y e t tabii: i k m e t eiinin ve g z n n girdii m b e d d e i m a n ve a k i d e r r ve ker.


Xi^(5s

Sovyet h k m e t i , vaktiyle a r ' m R t e n l e r e tatbik ettii b u e y t a n i t e d b i r i b u g n R u s y a ' d a k i M s l m a n v e Hristiyan b t n halka tatbik etmektedir. Bize gelince, s o n otuz senelik d e v r e iinde, b i z d e b u m e v z u d a t u t u lan yol ve t a t b i k edilen usul h a k k n d a k a n a a t b e y a n e d e m e m . n k b u h u s u s t a h r deilim. O k u y u c u m u n b e n i m a z u r g r m e s i n i v e o l u p b i t e n l e r z e r i n d e bizzat kendisinin d n m e s i n i rica e d e r i m .

badet ve dua hakk:


-nsann Allah'a suya ve oksijene ihtiyac vardr. Alexis CARREL'^' olan iitiyaa gibi

F e r d i n b e e n d i i h e r h a n g i din bir akideyi s e r b e s t e b e n i m s e m e y e hakk o l d u u gibi, b e e n i p b e n i m s e dii d i n c e k a b u l edilmi usl ve d b zere, s e r b e s t e i b a d e t v e d u e t m e y e d e ylece hakk vardr. n k ferdin b u n a ihtiyac vardr. m a n gibi ibadet, d u a ve m n c t d a i n s a n r u h u n u n d e r i n b i r t e m a y l ve i n s a n yaradlmn b i r ihtiyacdr. b a d e t r u h u n Allah'a d o r u ykselmesidir. nsan iin ibadet, h u s u s i y l e b u n a l m a z a m a n l a r n d a , en b y k b i r teselli, r u h istirahat, h u z u r ve kuvvet kaynadr. b a d e t t e n m a k s a t , Allah' a n m a k ve kendini o n u n h u z u r u n d a g r e r e k b u s a y e d e h a y v a n heves ve ihtirasn iddetini krmak, i n s a n l a r a m e r h a m e t , efkat ve sevgi
(55) Baknz: Jules Simon, Liberie civile, sah. Paris, 325. DUA)

(56) Voyage da Lourdes,

(Yamur Yaynlan /

hisleriyle b a k m a k v e b a l a n m a k , v c u d u v e r u h u daim bir temizlik i i n d e tutmaktr. B u n a h e r k e s i n ihtiyac vardr. n s a n zengin, fakir, kuvvetli, zayf n e vaziyette b u l u n u r s a b u l u n s u n , m n e v i b i r d e s t e e v e b i r enerji ihtiyatna d a i m a m u h t a t r . B u n u h e r k e s k e n d i h a y a t n d a v e kendisiyle b a b a a kald z a m a n d u y a r v e t e c r beleriyle bilir. Hi b i r e l e n c e n i n bizi e l e n d i r e m e d i i zamanlarmz, hi b i r d e v a n n d i n d i r e m e d i i aclarmz oluyor. Hi d m e y e c e i n i s a n a n l a r , g n n b i r i n d e d yor, m u h t a o l m a y a c a n s a n a n l a r , g n n b i r i n d e z a r u r e t inde kvranyor. Hastalk ve s a h k gibi, h a z ve k e d e r d e i n s a n iindir. yle m e y u s v e kederli anlarmz oluyor ki, b u n l a r d a e n yaknlarmz bile k e n d i m i z d e n uzak h i s s e d i y o r ve b u n a l y o r u z . te o z a m a n , fakat m a alesef ok k e r e o z a m a n , m a n e v i y a t ihtiyac d u y u y o r u z . Bunu, esef ki, e n ok o z a m a n d u y u y o r u z . Din ve m a n e viyat, tpk salkta k a d r i b i l i n m e y e n s h h a t gibidir. talyan fikir ve devlet a d a m F r a n c e s c o Nitti'nin d e dii gibi.'^" Allah'a i m a n , nasl b i r ekilde tecelli e d e r s e etsin ve nasl bir din f o r m a s n a b r n r s e h r n s n , hi bir ilmi ve felsefi d o k t r i n i n t a t m i n e d e m e y e c e i bir r u h ve bir i n s a n ii ihtiyacna c e v a p v e r m e k t e d i r . Bu ihtiyac baz kimseler, ilerini bilgi n u r u ile aydnlatp b u s a y e d e t a t m i n edebilirlerse d e , i n s a n l a r m o u , m u h t a olduklar i h u z u r u n u ve r u h sekinetini d a i m a dind e ve m a n e v i y a t s r r n d a arayacaklardr. u n a i n a n m a ldr ki, r u h l a r n d a i m a n e t m e istidad t a y a n i n s a n l a r iin, Allah'a i m a n n yerini hi bir ey d o l d u r a m a z . Ve b i r i disiplini olarak, dinin k u d r e t ve m e t a n e t i n e hi bir siyasi v e y a itima d o k t r i n yetiemez. F a k a t dinin b u disiplin k u d r e t i v e i n s a n d a i h u z u r u ve sekineti yar a t m a srr i b a d e t t e gizlidir. F e r d b u srrn derinliine a n c a k i b a d e t ile nfuz edebilir.
(57) Baknz: La democratle. Cilt II. Sah. 284, 1938. Paris-Alcan.

Elhasl i b a d e t , ferdi halikna y a k l a t r m a k suretiyle o n d a z e n g i n b i r m a n e v i y a t kuvveti y a r a t r ve i n s a n d a ki " m u k a d d e s a t " d u y g u s u n u (sens du sacre) inkiaf ettirir. n s a n i b a d e t v e d u ile Allah'a ykselir. F e r d kuvvet ve b u d u y g u s a y e s i n d e h a y a t n b i n b i r g l n e kar k e n d i n d e k o l a y c a m u k a v e m e t i m k n bulur. Dikkat e d e r s e k , m a n e v i y a t k u v v e t i n d e n m a h r u m olanlar, b u n a l m a a n l a r n d a selmeti y a kendilerini sefahetle a v u t m a k t a , veya kilimin d r t u c u n u b r a k p serserilie v u r m a k t a y a h u t d a i n t i h a r e t m e k t e arar. yi g n l e r i n d e m a n e v i y a t hie s a y a n l a r d r ki, u r a d k l a r bir felket k a r s n d a k e d e r d e n h a s t a olup lrler. Hakiki d i n d a r l a r d a n n e sefih ve s e r s e r i olan g r l m , n e de k e d e r l e r i n d e n h a s t a o l u p i n t i h a r a kalkan iitilmitir. n k d i n d a r n n a z a r n d a , fani bir d n y a n n ok ksa bir hayat ve a b u k geici zevki, k e d e r d e n k v r a n m a y a d e m e z . Bu h a y a t t a g l e n i n de, a l a y a n n d a n i h a y e t g i d e c e i y e r birdir, e b e d i y e t evidir. Ve o r a d a az y a a y a n ile ok y a a y a n , az glen ile ok a l a y a n h e p m savidir. B u n u n iindir ki bir m e m l e k e t t e m a n e v i y a t b a l a r z l d z a m a n sefahet ve h e r eit cinayet alp yr r ; i n t i h a r l a r o a l r ve i n s a n l a r b i r b i r i n i n k u d u r m u k u r d u olur; k i m s e n i n k i m s e y e inan ve g v e n i kalmaz; k a r d e l e r b i r b i r i n e g z koyar; a n a l a r o u l l a r n a k olur; evlt a n a b a b a l a r n , t a l e b e h o c a l a r n v u r u p ldrr. En y c e m e v k i l e r e ykselmi devlet a d a | n l a r ellerini en di v e i r e n ilere s o k u p bulatrr. F a k a t g a r i b i u d u r ki, b t n b u sefalet ve r e d a e t l e rin hakiki s e b e p l e r i a r a n m a z . H e r k e s birbirini ayplar v e i t h a m eder, fakat asl aybn n e r e d e n n e ' e t ettii z e r i n d e d u r u l m a z . E m i n olunuz o k u y u c u m , hakiki s e b e p r u h b o l u u d u r ; asl ayp m a n e v i y a t ve mes'uliyet duygusu yokluudur.

Kabul e d e r i m ki, b i r cemiyette y k s e k m a n e v i y a t n ve mes'uliyet d u y g u s u n u n k a y n a s a d e d i n ve i b a d e t deildir. s t n ilim, felsefe ve s a n ' a t s a h i b i i n s a n l a r d a m a n e v i y a t n y k s e k d e r e c e l e r i n e ulaabilirler. Fakat, y u k a r d a d a s y l e d i i m gibi, din m a n e v i y a t n n ve k u d siyet d u y g u s u n u n (=e sens du sacre) yerini t u t a c a k , o kuvvet ve m e t a n e t t e , i n s a n iin, b i r h a y a t d e s t e i , h a t t bir hayat rehberi bulunamamtr. Dnya varolaldan b e r i d i n ile ahlk, k u d s i y a t d u y g u s u n u n b i r e r nevi zuh u r u halinde, d a i m a b i r b i r i n e b a l kalmtr. Sokr a t ' t a n b e r i filozoflar, d i n d e n ayr v e m s t a k i l b i r ahlk sistemi a r a m , fakat b u l a m a m t r . B u l a m a z , n k din ve ahlk i n s a n d a ayni bir m a n e v i o l u u n t e z a h r ve ayni b i r k u d s i y a t d u y g u s u n u n ifadesidir. B u n u n iindir ki, t a r i h e dikkat e d e r s e k , kudsiyyat d u y g u s u d u m u r a u r a y a n ve m a n e v i y a t kltr zayflayan cemiyetlerde, ferdi v e itima ekliyle b t n ahlk d a d m e k t e ve b u s e b e p l e b u cemiyetler, iinden r y e r e k n i h a y e t yksek ahlkl v e d i n cemiyetlerin b o y u n d u r u u altna girmektedir. m i d edelim ki, ileride c i h a n m u l b i r insanlk i d e aline bal yeni b i r ahlk kurulacak ve cemiyetler m u h t a olduklar m n e v i enerjiyi b u a h l k d a bulacaklardr. Bu m m k n d r . Fakat, iyi d n l r s e d i n ile insanlk ideali birbirini nefyetmez; bilkis, din ferdi insanla g t r r ve cemiyeti yarnn yksek meziyetli insanln a b u g n d e n hazrlar. K a n a a t m c a , b y k dinlerin, h u susiyle slmiyetin ferdi ve itima ahlkyat insanlk ahlktyatnm ayndr. B a k a b i r deyile, d i n halka i n m i ve kitleye m a l o l m u insanlktr. Byle o l d u u iindir ki, dine ve m a n e v i y a t a d m a n olanlar, dikkat e d e r s e n i z , insanla d a d m a n d r l a r . G n n m a k i n e m e d e n i y e t i ve fabrika g r l t s iind e a k n a d n e n m o d e r n i n s a n , b u hakikati u n u t a r a k , zekya d u y g u d a n d a h a s t n bir kymet v e r m e k l e ; b t n kuvvetini fikr faaliyetlere yneltip b u n a mukabil,

hiss faaliyetlerini i h m l e t m e k l e hayat v e s a a d e t i iin, n e b y k b i r h a t a y a d t n n farknda deildir. H a y a t t a m u v a i f a k v e m e s ' u t o l m a k iin zeknn terbiyesi k a d a r v e belki d a h a ok hislerin terbiyesi m h i m d i r . B u g n n mektep ve maarifinin terbiye sisteminde ahlk, estetik v e kudsiyat d u y g u l a r n n inkiafna lyk olan e h e m m i y e t i n v e r i l m e m e s i t a m i r i v e telfisi g b i r h a t d r . U n u t u l m a m a l d r ki, i n s a n n d e e r i , yklendii bilgi h a m u l e s i n d e n ziyade, a h s i y e t v e seciyesindedir. a h s i y e t v e seciye ise, iyi t e r b i y e g r m hislerin m e y vesi dir. a h s i y e t v e seciye y a p a n h i s l e r a r a s n d a d i n d u y g u s u v e Allah u u r u b a t a gelir. B u d u y g u v e u u r i s e e n m k e m m e l ifadesini " i b a d e f ' t e bulur. b a d e t b i r t a k m h a r e k e t l e r , o k u m a l a r v e y a l v a r m a l a r d r . Bazan d a eya ve k i n a t n izafi v a r l n d a n syrlp ebedi ve m u t l a k v a r l a d o r u ykselen levhay d e r i n b i r hayranlk s k t u i i n d e temaadr.'^^ H a r e k e t v e t e m a a eklini alan i b a d e t , g a y e s i itibariyle r u h u n levsiyyattan temizlenip y k s e l m e s i v e u u r u n Allah hakikati iinde erimesi d e mektir. b a d e t v e d a h a mull b i r t a b i r l e din, m a n e v i y a t l e m i n e aittir. Bu lem ise ilmin v e teknolojinin d n d a kalr. n k teknolojinin s a h a s m a d d e d i r . lmin s a h a s ise, m a h e d e altna alnabilen m u h i t v e hdiselerdir. Din d u y g u s u , tpk ak v e gzellik d u y g u s u gibidir, kit a p t a n alnmaz. nsan, i m a n s a h i b i olmak iin lim olm a k lzm gelmez. nsanlarn e n b a s i t v e cahili bile, g ln y a p r a k l a r n d a n nefis gl, k o k u s u n u d u y d u u gibi, e y a v e e c s a m n b i n b i r e s r a r n d a n d a Allah' duyar. Elv e r i r ki d u y m a k istesin. Bu b a h i s t e u r a s m u h a k k a k t r ki, b u g n e kadar, Allah u u r u n u n ulviyetine ykselebilen b i r d u y g u ve u u r
(58) slmdaki baz tankatler, mesel Nakibendi eklinde ibadet etmektedir. tarikati, tefekkr ve temaa

no

m e v c u t olmamtr. Ve b i r m e m l e k e t iin felketlerin e n b y Allah u u r u n u kaybetmektir. Bu u u r u "kaybeden bir millet her nevi idealden de mahrum kalr. dealden^ mahrum bir millet ise, hayat yolunda istikametini kaybeder ve nereye gideceini bilmeyen bir akna dner/"^^' Gayet tabi; d e a l g e r e k ferd, g e r e k millet iin, h a y a t y o l u n u n k a r a n h k l a r iinde n u r s a p etrafi a y d n l a t a n b i r ktr. d e a l d e n m a h r u m v e m a n e v i y a t r m b i r cemiyette cinayetlerin n n e h a l k t a n silh t o p l a m a k l a , intiharlarn n n e b u n l a r n n e r i n i y a s a k lamakla g e m e y e a h m a k b o t u r . Byle b i r c e m i y e t t e cinayetleri ceza k a n u n l a r i y l e n l e m e y e a h m a k , h a s t a h zehirle t e d a v i y e kalkmaktr. n k b y l e b i r cemiyette yerine servet ve bilgi ile, n e tehdit ve tedhile doldur u l a m a y a n b i r boluk vardr: Maneviyat boluu.'""^ H l s a edelim: b a d e t serbestlii din h r r i y e t i n i n eitli c e p h e l e r i n d e n b i r i d i r v e ferd iin m u k a d d e s b i r haktr. B u n a el u z a t m a k v e ferdn e n tabii b i r hakk olan i b a d e t serbestliini h r p a l a m a k , d i n h r r i y e t i n e v e vicd a n s e l m e t i n e alaka t e c a v z etmektir. G n l d e k i i m a n gibi m b e d d e k i ibadet, d u v e m n c t d a b i r k a n u n v e k a r a r m e v z u u deildir v e olamaz. K a n u n vzu ve h k m e t j a n d a r m a s m b e d iinde h k m e d e m e z .
(59) Filozof ve devlet adam Edgar Quinet Buguit'den it constitutionel, cilt V, sah. 402. 5'inci bask. naklen, Traite de Dro-

Bu mevzuda mehur Amerikan devlet^adam ve Birleik Amerika Devletlerinin kurucusu Washington'un Amerika milletine yapt veda nasihatlar arasndaki u nefis nasihati hatrlatmakta fayda vardr. "Bir milleti siyas huzur ve saadete gtren imkn ve desteklerin banda din ve ahlk gelir. Ahlksz bir halk hkmetinin yaamasna imkn yoktur. Dinsizde ahlkn mevcut olmasna imkn yoktur." Baknz: Lesfondemeuts do la religion, par. ). V. nden, Payot, Paris, i 957, sail. 237. {60) Din ve maneviyat zerindeki bu mlhazalarndan okuyucunun beni faydacla kaymak ve dn srf kederli ve zntl anlarmzda bir teselli kaps grmekle itlam etmemesini rica ederim. Nazarmda din ne sefihler seyranghdr, ne de sefiller ve miskinler tekkesi. O bir ilh yoldur. O yolda yrmek nsan in bir vazifedir. Dindar sadece vazifesini bilen ve yapan bir insandr. Yalnz, din yolunda yrmenin ferd ve cemiyet iin bir ok da faydalar ve selmet salayan panzehirleri var k, ben buradaki mlazalarmla srf bunlara aret etmek stedim.

Zira k a n u n u n gayesi v e h k m e t i n v a r i m m hikmeti ktlkleri n l e m e k v e ahlk d h a r e k e t l e r e m e y d a n v e r m e m e k t i r . m a n v e i b a d e t ise b i r e r ktlk deildir; bilkis, k t l e m n i olan v e ferdi iyilik v e adalet d u y g u l a r n a b a l a y p ycelten b i r e r ilh kuvvettir.'^''

Talim ve tedris, neir ve telkin hakk:


- Kafalar bilgi nuru ile aydnlatnz, t ki onlar kesme ihtiyac duymayasnz. Victor H U G O

m a n s a h i b i i n s a n l a r m inandklar Allah'a kar vazif e l e r i n d e n biri d e , m e n s u p olduklar dinin akide v e e r k n n b a k a l a r n a r e t m e k , o k u t m a k , y a y m a k v e telkin e t m e k v e b u s a y e d e o n l a r cehaletin p e n e s i n d e n k u r t a r p kazanmaktr. B t n d i n l e r d e v e bilhassa slm i y e t t e "ner-i d i n " v e "i'l-y kelimetullah" tabirleriyle ifade o l u n a n vazife, Allah i n d i n d e e n m a k b u l amellerd e n d i r . slmiyetin "i'l-y kelimetullah" ideali ve h u s u siyle b u idealin slm-Trk t a r i h i n d e oynad r o l zer i n d e d u r m a y a b u e t d n erevesi m s a i t deildir.
(61) Bu bahiste ve sras gelmiken biraz da ibadet dili zerinde durmak istenm. Dinlenn kendilerine mahsus ve bnyelennin mantna uygun akideleri ve ibadet usulleri olduu gibi birer de badet ve dua dili vardr. Bu dl o dine mahsus olarak ve o dinin naslar ile ve asdar iindeki teamlleriyle yerleip kklemitir. Mesel Hnstiyanlkta Katolik kilisesinin ibadet dili, Ltincedir. Mslmanln ibadet dili de Arapadr. nk slmn mukaddes kitab Kur'an Arapadr. Mslman ferdin ibadet hakk, badeti slm dinince yerlemi olan usul, dab ve lisan ile yni Kur'an diliyle yapabilmesini cap eder. slm dinine malsus ibadetlenn usl. dab ve lisan zennde herhangi bir dnce ile oynamak ve bunlan gelii gzel deitirmee kalkmak ve mesel "ezan" asrlardan ben dnyann drt kesinde gnde be defa okunduu dilden baka bir lisanla okutmaa zorlamak, yalnz diyanete deil, ayn zamanda Mslman vatandan ibadet ve dua hakkna zalimce tecavzdr. Tekrar edelim ki. slmn ibadet dili Kur'an'dr. Kur'an ise kelimesi ve lfz ile, ruhu ve mnas ile Kur'an'dr. Tercme Kur'an, Kur'an deildir ve tercme Kur'an le yaplan ibadet slmi ibadet deildir. Esasen Kur'an' baka bir dile evirmek hem imknszdr, hem de mnsz ve faydaszdr. nk bu ilhi kitap, en sembolik bir mzikten ve cn link bir iirden daha ince br zevk, br mna ve iaret tamakta *,

Yalnz u k a d a r diyelim ki, b i r u c u H i n d ' e v e in'e, b i r u c u A v u s t u r y a v e s p a n y a ' y a u z a n a n slm-Trk d n yasnn b u genilemesini srf askeri s t n l e v e iktisadi b i r g a y e y e b a l a m a k t a r i h i y a n h anlamaktr. B u g e n i l e m e d e v e b u h a y r e t verici muvaffakiyetlerde " n e r i d i n " idealinin birinci d e r e c e d e r o l o y n a d m u h a k kaktr. Bir d i n d a r iin, hususiyle b i r din a d a m v e limi iin, m e n s u p olduu dinin akide v e erknn o k u t u p r e t m e k h e m b i r vazife, h e m d e b i r haktr. Bir vazifedir, nk, y u k a r d a dediimiz gibi, b u b i r nevi i b a d e t v e Allah i n d i n d e m a k b u l b i r ameldir. B u g n Afrika'nn kzgn llerinde, Tibet'in g k l e r e u z a n m k a r h d a l a r n d a dolap m r r t e n Hristiyan m i s y o n e r l e r i , b u
ve hi bir Usann ifade edemiyecei kadar geni ve zengin bir muhteva kucaklamaktadr. Dnlsn ki, insan meramn ya "nazm" veya "nesir" eklinde ifade eder. nsan iin. Usan ile, nc bir fade vastas yoktur. Kur'an ise, ne "nazm"dr; ne de ''nesir"dir. Bu lhi kitabn dili ve ifade ekli, insanlara mahsus olan dillerin ve fade ekillerinin hi biri deildir. Bunun iindir ki, Kur'an'n en ksa bir suresi bile en naml airler tarafndan taklid edilememi ve benzen ortaya konulamamtr. Yine bunun iindir k, hir zaman Peygamberinin en byk mu'cizesi Kur'an- Kerim olmutur. Alelade bir iirin bile yazld dilden baka bir dile evrilemedii herkese bilinen bir hakikat ken, Kur'an gibi bir eserin btn incelikleri ve ilhi aret ve aelletleriyle bir dile tercmesi, elbet te imkanszdr. Hatt yalnz imknsz deil, hem de mnsz ve faydaszdr. nk Kur'an ne br mektep kitab,, ne de bir lahoraluvar rehberidir. O br nevi namesi le cana hitap eden ilhi bir eserdir. Byle br eserin faydasn lafznda ve tercmesinde deil, beer leminin her asr ve devirdeki vs'atine ve nkiafna gre, yaplacak tefsirinde aramaldr. Hlsa Kur'an, Kur'an olarak tercme edilemez ve Kur'an'n tercmesi Kur'an olamaz. Kabul etmelidir k dn, insanlan idare eden ve kuvvet ve messeseler arasnda, en ok maziye ve maziden gelen teamllere dayanan ve esaslarnda tamamiyle muhafazakr olan bir kuvvet ve messesedir. Fakat bu keyfiyet din n br noksan deil, bilkis bir meziyettir. Her n deien insan arzu ve fantezileri yannda dinin manev ve itima kymeti muhafazakrlnda ve bu sayede hayata huzur ve istikrar vermesindedir. lim ve felsefe daima terakki eder, deiir ve yenileir. Din ise esaslannda sbttr, deimez. Dinin ilim ve felsefeden farkl olduunoktalardan br de budur. Bununla dinde hi bir deiiklik ve yenilik yaplmaz demek istemiyorum. Mslmanln amel ahkmnda, itihaden yenilik yapmak dalma mmkndn Hatt lzmdr. Ancak esasl akidelerde ve nassn sarahati karsnda tihad cereyan etmez. tihadn mmkn olduu yerlerde de, bunun ilmi, ehliyeti ve dini salbeti mmece sabit olmu otoriteler tarafndan ve dinde yerlemi itihad kaidelerine uygun olarak yaplmas arttr. Bunun aksine, her rastgelenin, hususiyle politika adamlarnn, din meS'elelerine karmalar, bilmedikleri ve nanmadktan bu ilere el srmeleri manaszlk, hatt kstahlktr.

Din v e Liklik / F. 8

113

fedakrlklaryla en sevapl b i r ibadeti e d a ve en hayrl bir vazife ifa ettiklerine kanidirler. s l a m ' d a " C i h a d " n farz o l d u u m a l m d u r . C i h a d d a n m a k s a t , Din-i slm y a y m a k ve "'l-y kelimetull a h " vazifesini ifa etmektir. Bu ise, slm iyi a n l a t m ve k a l e m ile m m k n d r . slm dinini y a y m a k iin c e p h e l e r d e h a r p e d e n b i r M s l m a n eri ile, e h i r ve k y l e r d e szleri v e y a z l a n ile ayn m a k s a t u r u n d a h i z m e t e d e n ilim ve kalem sahibi ayn d e r e c e d e "mcahittir." H e r ikisi d e ayn b i r " c i h a d " vazifesini y e r i n e getirmektedir.

Dini okutup retmek bir haktr:


Dini r e t m e v e o k u t m a faaliyeti, d i n d a r iin yalnz dini b i r vazife deil, h e m d e b i r haktr. n k b u b i r ins a n i ihtiyatr. Dindar, k e n d i k a n a a t i n c e , hakikate erm i b i r insandr. Hakikati b u l a n ve o n u n emsalsiz zevkini t a d a n k i m s e b a k a l a r n a d a t a t t r m a ihtiyacn d u yar. u h a l d e dinin akidelerini v e e r k n m o k u t u p r e t e n din a d a m ve limi yalnz b i r vazife ifa etmiyor, ayn z a m a n d a , insanlnn b i r imtiyaz h a l i n d e s a h i p old u u b i r hakk kullanyor. A i k r ki, din hrriyeti p r e n sibi o k u y u p o k u t m a v e r e n i p r e t m e hakkn, g a y e t t a b i olarak, istilzam eder. n k din, tpk ilimde ve san a t t a o l d u u gibi, o k u m a k ve o k u t m a k l a b e k a b u l u r ve i n t i a r eder. B i n e n a l e y h c e m i y e t t e b u hakkn istimalin e i m k n v e r m e m e k v e y a talim v e t e d r i s faaliyetini, t e h d i t ve t e d h i yoluyla, baskya v u r m a k hakikatte din h r r i y e t i n i o r t a d a n k a l d r m a k ve dinin esasna k a s d e t mektir; i m a n ve akideyi k k n d e n k u r u t u p b u n u n yerin e dini cehalet ve dallet t o h u m l a r ekmektir. Dikkat edersek, tlim v e t e d r i s deyince, b u n d a n evvel akla dinin e l e m a n t e r m e s ' e l e ve bahislerini o k u t u p r e t m e k gelir. B u n l a r bilinmesi d i n e n z a r u r olan ilk

v e e z b e r bilgileridir. lk m e k t e p l e r d e k i d i n dersleri, evl e r d e d i n d a r aile b y k l e r i n i n o c u k l a r n a verdikleri din terbiyesi v e n i h a y e t bizdeki m a m - H a t i p m e k t e p l e ri ve K u r ' a n k u r s l a r b u kabildendir. F a k a t d i n d e , h u s u s i y l e slmiyette talim v e t e d r i s b u n d a n i b a r e t deildir. slmiyet'in tefsir, h a d i s v e b t n fruu v e usuliyle, fkh gibi yksek ilimlerini; kelm i y a t gibi yksek felsefesini o k u t u p r e t m e k tlim v e t e d r i s hakknn ve d i n h r r i y e t i n i n en m h i m c e p h e s i ni tekil eder. n k din yolu, b u ilimlerin v e b u y k s e k tefekkr n u r u n u n iyle aydnlanr. Din y k s e k ilim ve kltr sahibi i n s a n l a r m o m u z l a r n d a ykselir. Bir dini b u t r l i n s a n l a r d a n m a h r u m etmek, o n u c e h a l e t e ve h u r a f e l e r e g m l m e y e m a h k m etmektir. B u n u n iindir ki, b u g n dinin y k s e k ilim ve k e l m i y a t m n okun u p r e n i l m e d i i m e m l e k e t l e r d e ortal, din kisvesin e b r n m , h u r a f e ve habasetler, e n g e r i ve g l n ekle dklen akide ve tarikatler kaplamtr. G a y e t t a bii; k t l n ve cehlin h i m a y e g r d y e r d e n iyilik v e ilim kaar. F a k a t i n s a n b u hali g r d k e , tazyik altnd a ve cehaletin karanl iinde kalan din v e m a n e v i y a t ihtiyacnn n e g a r i p ekiller alabileceini v e n e akla ve hayle s m a z yollara dklebileceini d a h a iyi anlyor. Halbuki tazyik ve t e d h i y o l u n a s a p a n l a r bilseler ki, din i n s a n iin, e k m e e v e s u y a olan ihtiya gibi, tabu b i r ihtiyatr. Tabii ihtiyalar i n s a n iinden kaznp k o p a r l a m a z ; b u n l a r t a t m i n edilmek ister. Din ihtiyacn t a t m i n e t m e n i n akla e n u y g u n yolu, tazyik v e t e h d i t ile b u ihtiyacn akna s e d e k m e k deildir; b u n u kanalize edip salim m e c r a s n a koymaktr. B u n u n iin ise yaplacak i, dinin, yalnz e l e m a n t e r v e e z b e r bilgilerini deil, tefekk r ve m u h a k e m e y e h i t a p e d e n yksek ilimlerini ve k e lmiyatn d a o k u t u p r e t m e y e i m k n vermektir. n k din ilmi yalnz m a m ve H a t i p bilgisi deildir. Nitekim t p ilmi d e yalnz hastabakc ve salk m e m u r u bilgisinden i b a r e t dedir. Farzediniz ki, g n n bi-

r i n d e T r k i y e ' d e h k m e t emriyle t p faklteleri k a p a tlm v e t p tahsil v e t e d r i s i y a s a k edilerek t p h o c a l a r t e h d i t ve t e d h i e m r u z braklm olsun. A i k r ki, b y l e b i r t e d b i r e t p ilmine v e tp h o c a s n a o l a n ihtiy a o r t a d a n kalkm olmaz. Bilkis, ihtiya d e v a m eder, fakat d i e r t a r a f t a n a r l a t a n l a v e s a h t e t a b i b l i e m e y d a n alm ve h a s t a l a r z d r a p l a r m m p e n e s i n e t e r k e d i l m i olur. F a k a t b u g n b y l e b i r h a r e k e t h k m e t l e r i n e n s e r s e m i n i n bile a k h n d a n g e m e z v e cemiyetin t p ilmine v e h o c a s n a olan ihtiyac sz g t r m e z hakikatler s r a s n d a g r l r k e n a y o r u m ki, cemiyetin d a h a az m h i m o l m a y a n d i e r b i r ihtiyac, yani d i n ilmine ve h o c a s n a o l a n ihtiyac d e t a inkr e d i l m e k t e ve yksek d i n ilimlerine ve din tefekkr h a y a t n a lyk o l d u u k y m e t verilmemektedir. Fakat, e m i n o l m a h d r ki, c e m i y e t i n d i n ilmine ve y k s e k din h o c a s n a olan ihtiyac t p ilmine ve h o c a s n a o l a n ihtiy a c n d a n d a h a az m h i m v e m b r e m deildir. Tp, ins a n l a r m fzik ztraplarm v e b e d e n i hastalklarn t e d a vi e d e n b i r ilim ve s a n a t ise, din d e m n e v i aclarn d i n d i r e n ve r u h h a s t a h k l a n n t e d a v i edip i n s a n d a i t e mizlii y a r a t a n b i r h a y a t kaynadr. B u n u n iindir ki, s l m d a d i n ilmi tp i l m i n d e n h e m e n s o n r a gelir v e fakat h e r ikisi elele v e r i p b e r a b e r gider. G a y e t tabii; n s a n s a d e c e a d a l e ve iskelet deildir, ayn z a m a n d a c a n ve v i c d a n d r . Tp i n s a n n a d a l e v e iskeletinin, d i n ise iinin derinlikleriyle v i c d a n n n ztraplarm g i d e r m e y e ah a n iki k a r d e disiplindir. o r a k bir m a t e r y a l i z m kmazna s a p l a n m g r n e n b u g n n baz m e m l e k e t l e r i b u hakikati u n u t m a k l a b i r ey k a z a n m a m , aksine, ok ey kaybetmitir. S o n s e n e l e r d e , tp ilminin h a y r e t verici terakkilerine r a m e n , kalp ve k a n s e r gibi h a s t a h k l a n n k o r k u n b i r ekil almasn, fizyolojik m e t a b o l i z m a b o z u k l u u n d a n ziyade, m n e v i disiplin b o z u k l u u n a b a l a m a k d a h a y e r i n d e olur. eker, kalp v e k a n s e r gibi hastalklarn s o n d e -

v i r d e d n y a d a v e b i l h a s s a bizde k o r k u n b i r ekilde artt bilinen h a k i k a t l e r d e n d i r . D e d e l e r i m i z d e n a d i r e n g r l e n b u hastalklar, m t e h a s s s l a r n sylediklerine g r e ; z n t , sinir gerginlii, h a y a t kaygs, k o r k u ve k e d e r gibi r u h skntlaryla y a k n d a n alkaldr. Ald b i r ac h a b e r z e r i n e , b i r k a g n i i n d e sa s a k a h a a r a n , e k e r veya kalp hastalna t u t u l a n l a r , h e m e n h e r g n iitip g r m e k t e y i z . D v n m e y e l i m , k e n d i k u s u r u m u z d u r : K m s e d i i m i z ve s e n e l e r c e i n k r ettiimiz hakikatler, b u g n b i z d e n intikam alyor. S o n o t u z b e senelik devirde, R u s y a ' d a n b a k a d a h a baz m e m l e k e t lerde, dini i n a n l a r a v e m e s s e s e l e r e k a r giriilen m c a d e l e l e r i , din a d a m l a r n a ektirilen ezay ve r e v a g r l e n h a k a r e t l e r i b u r a d a sayp d k m e y e l z u m g r m e m . Ksmen politika menfaatleri u r u n d a , k s m e n de ksa g r l b i r m a t e r y a l i s t d n c e e y a p l a n b u y e r siz m u a m e l e l e r ile h r s v e e h v e t e y t a n l a r n n zincirleri koparlmtr. stikbalde h a y r ile e r r i n m c a d e l e s i ok etin olacaa benziyor.

Neir hakk din hrriyetinin en hayati cephesidir:


Bir fikir ve k a n a a t i n n e r i yazyla v e y a szle olabildiine g r e , n e i r hakk deyince b u n d a n evvel dini akide ve a h k m y a y a n ve m d a f a a e d e n g a z e t e ve m e c m u a karma, e s e r v e risale b a s m a ve y a y m a ; s o n r a d a dini m e v z u l a r z e r i n d e mev'ize, h i t a b e ve k o n f e r a n s gibi szle ifade ve telkinde b u l u n m a haklar anlalmak lzm gelir. Neir hakk din h r r i y e t i n i n en esasl v e hayati b i r cephesidir. H a t t b u h a k din hrriyeti p r e n s i b i n d e n d o a n haklarn en ehemmiyetlisi ve neticeleri itibariyle e n

kymetli sidir. n k d i y a n e t neriyatla kendini k o r u y a cak, m d a f a a e d e c e k ve t e k m l imknlar bulacaktr. Dini n e r i y a t d i n d a r l a r c a m i a s n n az ve dilidir. Bu neriyattan m a h r u m olan bir memleketin dindarlar, tpk dili k o p a r l m b i r k t r m e d n e r . B u n a m u k a b i l dini n e r i y a t n tevik g r d ve h r b i r s a h a b u l d u u m e m l e k e t l e r d e b u n e r i y a t fevkalde bir inkiaf g s t e r i r v e d m a n n e r i y a t n e n azhlarn bile s u s t u r u r . n k , ilm ve h a s b olmas artiyle, dini n e r i y a t r u h lar fetheder. B u n d a n dolaydr ki, politikaclardan diy a n e t e d m a n o l a n l a r n e n ok korktuklar ve b u s e b e p l e b a s k y a v u r m a k istedikleri h a k d a , dini m a h i y e t t e ki n e r i y a t hakkdr. F a k a t aka sylemelidir ki, dini n e r i y a t n d i e r n e r i y a t t a n ayr olarak, h u s u s i m a k s a t v e k a n u n l a r l a y a h u t , baz m e m l e k e t l e r d e yapld gibi, el a l t n d a n i d a r e edilen h k m e t e m r i ile, b a s k y a vur u l d u u , yldrma v e s i n d i r m e politikasna b o u l d u u m e m l e k e t l e r d e din h r r i y e t i yok olur. H l s a i b a d e t hakk gibi, n e i r ve telkin, talim ve t e d r i s hakk d a din h r r i y e t i p r e n s i b i n d e n d o a n kudsi b i r haktr. Bu hakk yok e d e r c e s i n e t a h d i t edip baskya v u r a n b i r i d a r e n i n a d a m l a r , n e m e m l e k e t ii siyasetind e , n e d e milletleraras m n a s e b e t l e r i n d e din ve v i c d a n hrriyetinden b a h s e d e m e z . Ederse yalan sylemi olur. lve edelim ki, b u g n b u hakkn e n g e n i ve t e m i natl b i r ekilde t a n n d ve h i m a y e g r d m e m l e ketler G a r p d e m o k r a s i l e r i d i r . B u g n lik F r a n s a , talya v e Belika'da Hristiyan din a d a m l a r t a r a f n d a n i d a r e edilen t a m tekilatl b i r o k enstit ve niversiteler m e v cuttur. Hristiyanhk b u m e s s e s e l e r d e b t n incelikleri ve a h k m i y l e o k u t u l m a k t a ve deerli g e n din limleri yetitirilmektedir. Bizim bildiimiz ve az ok n e r i y a t n t a k i p edebildiimiz, F r a n s a , Belika ve svire gibi m e m l e k e t l e r d e h e r s e n e dini m e v z u l a r etrafndaki ki-

t a p , m e c m u a , g a z e t e neriyat h a y r e t edilecelc b i r y e kn tutmaktadr. B u g n dini tlim, t e d r i s ve n e i r h a k k n n t a m v e t e minath bir himayeden m a h r u m olduu memleketler a r a s n d a , esef e d e r i m ki, Trkiye'miz d e vardr. Bizde dini tahsil v e r e n v e t e d r i s a t y a p a n m e s s e s e l e r yani m e d r e s e l e r , 1926'da kan "Tevhid-i T e d r i s a t K a n u n u " le kapatldktan s o n r a , b u g n e k a d a r M s l m a n l n y k s e k ilmi, kelmiyat v e bediiyat okutulmamtr. Ve b u u z u n d e v r e iinde, tabiatiyle, T r k i y e ' d e d i n limi d e yetimemitir. Kabul edelim ki, eski m e d r e s e l e r m o d e r n d e v r i n ihtiyalarn karlayacak b i r d u r u m d a d e ildi; fakat b u n l a r kapatldktan s o n r a , g n l isterdi ki, yeni m e s s e s e l e r k u r u l s u n v e cemiyetin m u h t a o l d u u y k s e k din a d a m l a r v e limleri yetitirilsin. Bu yaplm a d . F a k a t b u y a p l m a k iin b u g n d e n tezi yoktur.'"^'

Din neriyat ile himaye ve mdafaa edilir:


Bu bahiste" n e k a d a r s r a r edilip d u r u l s a yeridir. n k t e k r a r edelim ki, din tlim ve t e d r i s , t e r b i y e ve telkin e yaad gibi, n e r i y a t ile d e h i m a y e v e m d a faa edilir. Bu h a k l a r b i r b i r i n d e n s t n v e m h i m d i r . N e i r hakkn kullanacak, kalemle veya szle dini n e r i y a t t a b u l u n a c a k kimseler, p h e yok ki, iyi b i r dini t a h sil m e s s e s e s i iinde yetiirler. B u n a m u k a b i l n e i r hakk da, hususiyle z a m a n m z d a , talim v e t e d r i s hakknn en kuvvetli t e m i n a t n tekil eder. B u n u n iindir ki, dini t e d r i s hakkn y o k e t m e y e k a r a r v e r e n b i r i d a r e d e .
(62) Bu vaziyeti slh iin, yksek slm limlerinin tahsil ve tedrisine mahsus bir "slm limleri Enstits" kurulmas hakknda bir teklifimiz ve hazrlanm bir projemiz vardr. Bunu bu eserin son ksmna ilve edeceiz. Bu eserin ikinci basks iin yazdmz n szde bahsettiimiz yksek "slm lahiyat Enstits"kurulmas hakknda I959'da kabul edilen kanun ile bu temennimizin tahakkuk yoluna girdiini grmekle sonsuz bir sevin duymaktayz. Bu saldan yazdmz srada, bahsettiimiz ensfit nc tedris ylna balam bulunuyor.

t e c a v z e u r a y a n b i r a d a m n sesini k e s m e k iin a z n a m e n d i l tkadklar gibi, evvel n e i r hakk y o k edilir, dini n e r i y a t y l d r m a v e s i n d i r m e politikasna b o u l u r . Bu gibi ilerle u r a a n l a r , sulu v e y a s u s u z tevkif edilir; ailesine, eine v e d o s t u n a k a r k a d r i v e itibar krlr.'"^ Din m e v z u l a r m a t e m a s e t m e k b y k b i r c e s a r e t m e s ' e l e s i halini alr. D i n d a r a d a m l a r n sessizce baklar n d a n bile r a h a t s z olanlar, z a m a n z a m a n b i r y a y g a r a k o p a r r . V u r u n , t u t u n a m a t a l a r a r a s n d a , k e n d i halind e v e z a r a r s z k a n a a t l a r i y l e y a a y a n b e kii t a h k i r edilip h a p s e tklr.

Dini talim ve tedris faaliyetinin itima ve mill ehemmiyeti:


"nsan insann liurdudur." HOBBES

Bu faaliyetin gayesi, ehliyetli din a d a m l a r yetitirm e k v e b u s a y e d e halkn m a n e v i y a t ihtiyacn en iyi b i r s u r e t t e t e m i n etmektir. B i n a e n a l e y h b u faaliyet yalnz
(63) Bu mevzuda hatrladm bir hdiseyi kaydetmek isterim. Hafzam beni yanltmyorsa, 1952 senesi yaz idi. Sebilrread mecmuas sahibi ve ba muharriri Eref Edip bey dostum, bir aralk grnmez olmu ve bu hal -drt ay srmt. Bir gn, Feneryolu'ndaki evime kageldi. Hobeten sonra, hayr ola, rahatsz m idiniz, oktan beri gremedik dedim. "Hayr hapishanede idim. Suumun ne olduunu bilmiyorum ama, bir gn eve polisler, geldi. Mddeiumumlikten arldm sylediler ve beni stanbul Mddeiumumisinin huzuruna kardlar. Mddeiumumi bana "Eref Edip bey, bir mddet istirahat etmeniz lzmdr" dedi. Suumu sordum. Sonra renirsiniz gb br cevap verdi ve beni hapishaneye gtrdler. Tam drt ay caniler iinde kaldm. Neticede hl suumun ne olduunu renemedim. Fakat nakd kefaletle imdilik tahliye edildim" cevabn verdi. Sonra rendik k bu tevkif Sebilrread'da nerettii bir yazdan dolay imi. "Hakszln envain grdk... bu mu kanun En gaml sefaletlere dtk... bu mu Devlet." Tevfik FKRET

dini b a k m d a n deil, h e m d e itima v e mill b a k m d a n b i r e h e m m i y e t tar. Bir k e r e dini b a k m d a n ehemmiyetlidir, n k tekr a r edelim ki, din o k u t m a ve r e t m e e yaar. F a k a t o k u t m a k v e r e t m e k iin, o k u m u v e r e n m i ehliyetli d i n h o c a l a r lzmdr. B u n l a r n d a yetimesi, h e r e y d e n evvel, tlim v e t e d r i s hakknn t e m i n a t altnda b u l u n m a s n a ve b u hizmeti hakkiyle ifa e d e c e k m e s s e selerin v a r l n a b a h d r . Tlim v e t e d r i s h a k k n n y o kedildii veya yok o l u r c a s m a b a s k l a n d b i r m e m l e kette d i y a n e t a h k m n ehliyetle r e t e c e k d i n a d a m l a r d a yok olur. Bu yokluk ise, m e m l e k e t t e yalnz m a n e viyat b u h r a n i h d a s e t m e k ve halk din b a h s i n d e c e h a lete b o m a k l a neticelenmez; ayn z a m a n d a ve belki d a h a m h i m olarak, d i n d e b t n t e k m l i m k n l a r n a s e d eker. D i n d e t e k m l o l u r m u ? Din d e i m e z t e m e l l e r e d a y a n a n ilh bir yoldur, dedik. Bu fikir ile t e k m l fikri a r a s n d a aykrlk vardr, diyeceksiniz v e b u n d a b i r d e r e c e y e k a d a r haklsnz. Ancak, t e k m l ile ihtill v e inklb kartirmayalm. Tekml t e m e l d e n d e i m e d e m e k deildir. Bilkis, b i r eyin asli hviyetini m u h a f a z a e d e r e k m s a i t o l d u u k e m l e erimesi d e m e k t i r v e b u b a k m d a n ihtill v e inklptan ayrhr. Hi p h e edilmesin ki, h e r itima m e s s e s e gibi, din d e t e k m l eder. Bahenize diktiiniz b i r fidan sizden bilgili b i r h i z m e t ve h i m a y e g r r s e , byr, k e m l e erer, b o l m e y v e v e rir. Hizmet etmez, b a k m a z s a n z p u s u r u r kaln B u n u n gibi, din d e , ilim e h l i n d e n hizmet ve h i m a y e g r r s e h e r a n inkiaf edip k e m l i n e erer. n s a n o k u y u p r e n dike, i n s a n ii ilmin nuriyle aydnlandka, ilh emirler ve a h k m d a h a iyi anlalr. B u n d a n d a d i n d e keml doar. Dini o k u t u p r e t m e faaliyeti itima v e mill b a k m d a n d a bir e h e m m i y e t tar. nk, n e n e v i d e n olursa

olsun, o k u y u p r e n m e k t e , ferd iin o l d u u gibi cemiy e t iin de, d a i m a v e m u h a k k a k s u r e t t e fayda vardr. A n c a k inat cahillerdir ki, baz nevi bilgilerden ylar ve fayday c e h a l e t t e a r a r . H e r h a n g i b i r bilginin sesini d u y m a m a k iin kulaklar a p a m u k t k a m a k t a , asl fayda yoktur. Bilkis, b u n d a z a r a r vardr. Zira baz nevi bilgilere kar k u l a a p a m u k tkama t a a s s u b u n a saplanan insan, ok m m k n d r ki, b u t a a s s u b u n d o u r d u u h a i n b i r m s a a d e s i z likle, e n lzm v e faydah bilgilere kar d a b i g n e kalsn. Vaktiyle A r i s t o ' n u n eserlerini d i n e n m u z r d r diye afar o z edip o k u n m a s n y a s a k l a y a n kilise, b u hareketiyle yalnz HristiyanUa deil, ilme v e insanla d a n e b yk d a r b e v u r d u u n u n f a r k n d a olmamtr. K a n a a t i m ce, y e r y z n d e i n s a n iin o k u y u p r e n m e s i yasaklan a c a k h i b i r eser, m e s ' e l e , sr v e hakikat yoktur. B u n u n aksini d n m e k iin i n s a n n m u t l a k a k o y u b i r t a a s s u p a m u r u n a b a t m o l m a s lzmdr.'"^' H e r h a n g i b i r fikre kulak vermeyi, h e r h a n g i b i r eseri veya doktrini o k u y u p r e n m e y i y a s a k l a m a k t a veya b a s k a m a k t a c e m i y e t iin, d i y o r u m , h i b i r m e n f a a t yoktur. Var gibi g r n e n menfaat, e m i n olmaldr ki, lde s e r a p kabilindendir. B u n d a , bilkis, cemiyetin v e i n s a n h n m u h a k k a k b i r kayb vardr. n k biz c e m i yetin y a r n alaca istikameti v e t u t a c a yolu b u g n d e n bilmiyoruz. Tekml vetiresinin i n s a n h y a r n n e r e y e g t r e c e i n i b u g n d e n kefedemiyoruz. B u g n h a y a t v e cemiyet h a k k n d a ileriye s r l e n muhtelif fikir ve g r l e r d e n istikbal iin h a n g i s i n i n d a h a faydal old u u n u , n e t i c e l e r i n d e n evvel bilmeye imknmz yok(64) Her trl neriyatn geni bir msaadekrlkla himaye grd memleketlerden biri ve muhakkak bata geleni ngiltere'dir. Dnlsn ki, iki Dnya Harbinde harp zarureti olarak, hemen her memlekette neir hrriyeti az ok ksld halde. ngiltere'de normal zamanlara mahsus serbestiiiyle devam etmitir. Sz veyaz hrriyetinden korkan ve bunu ksmaa alan hkmetler, hakikatte, doruluundan kendilerinin de emin olmadklar i ve icraatlarnn yanllnn ortaya konulacandan korkmaktadrlar.

DIN

HRRIYETI

N E DEMEKTIR?

tur. Bu h u s u s t a e h m s b e t imlere bile g v e n e m e y i z . lm i n bize istikbale ait rettikleri h e p b i r e r t a h m i n d e n ibarettir. lmin z a m a n iindeki s a h a s h a l v e b i r a z d a mazidir. stikbal ilmin s a h a s d n d a kair v e istikbal iin ilim yalnz t a h m i n d e b u l u n u r . G a r i p t i r ki, o k e y bildiini s a n a n v e b u n d a n g u r u r d u y a n i n s a n , b i r a n s o n r a k e n d i s i n i n n e olacan bilmez. 1908'i takip e d e n kinci M e r u t i y e t s e n e l e r i n d e O s m a n l m p a r a t o r l u u n u n d e v a m v e bekas, b u g e n i lkeli eski t i p devletin yenileerek b i r nevi f e d e r a s y o n y a n i birleik devletler h a l i n d e t e k i l a t l a n m a s n d a g r l m idi. Ve b u fikirden h a r e k e t edilerek o d e v r i n merkeziyet u s u l y e r i n e siyas a d e m - i m e r k e z i y e t u s u l n n k a b u l teklif edilmiti. O z a m a n n politikaclar m u h i t i n d e iddetli r e a k s i y o n u y a n d r a n b u fikir m u z r telkki o l u n m u v e fikrin s a h i j^jres; v a t a n haini a d d e d i l e c e k k a d a r ileri gidilmiti. B u gn, eski O s m a n h m p a r a t o r l u u l k e s i n d e p e y d a h olan irili-ufakli devletlerin d u r u m l a r v e birbiriyle m n a s e b e t l e r i k a r s n d a , b u ok e n t e r e s a n fikrin hakikatl e m e y e d o r u gittiini g r r gibi oluyoruz. O s m a n l m p a r a t o r l u u l k e s i n d e k u r u l a n devletlerin istikbalde, tpk A m e r i k a Birleik Devletleri gibi, b i r f e d e r a s y o n halinde birlemelerini m m k n grmek, hatt daha g e ni b i r lde, b i r b i r i n e k o m u olan M s l m a n milletlerin m t e r e k b i r h a y a t m d a f a a s u r u n d a b i r l e m e lerini zlemek b u g n artk n e b i r ryadr, n e d e v a t a n a ihanet.""^
(65) Merhum Prens 5abahaddn.

(66)1952 Maysnda, Pakistan'la toplanan byk bir slm Kongresine arlmtm. Gittim ve kongrenin umum toplanllanndan birinde sz alarak uzun bir konuma yaptm. Bu konuma o zaman Karai gazetelerinde neredildi. Sylemesi bana dmez amma, ok da alka uyandrd. stanbul'a dnmde konumay on iki makale halinde bir gndelik gazetede nerettim. O zaman bu makaleler, baz gazeteciler tarafndan pek naho karland. O srada pek moda idi: Dine ve slm dnyasna dair ne sylense, hemen bir irtica yaygaras kopartyordu. Yine yle yapld ve bize bir hayli atld. Biz, kt sz ve gemez aka sahibinindir dedik ve sustuk.

D N

v e

L K L K

Elhasl, mantkl d n r s e k , b u g n o k u t u l u p r e tilmesini y a s a k l a d m z v e y a z a r a r h g r e r e k baskladmz b i r fikir v e d o k t r i n , m m k n v e m u h t e m e l d i r ki, cemiyetin v e i n s a n h n yarnki t u t a c a yolu ve g i d e c e Aradan seneler gemi olmasma ramen biz bugn de ayn fikirdeyiz. Biz o zaman ve konumamzda ezcmle unlan syledik: "inde yaadmz kinci Dnya Harbi sonu devrinin milletleraras siyaset bakmndan, en ak vasf, bunun, bir bloklama devri olmas dr. Btn milletler, haldeki menfaatlerine, tarih ve siyas yaknlklarna gre birlemekte ve stikbali in, birer blok tekil etmeye almaktadr. Slav peykleri bloku karsnda Anglo-Amerikan mihven etrafndaki t>loklamann mnas budur. Bu arada Mslman milletler niin birlemesin ve alt yz milyonluk bir insan ve iman bloku vcuda getirmesin? Bunda yalnz Mslman milletler iin, deil, dnya sulb iin de fayda vardr. Bugnk slm dnyas iin sadece varl muhafazadan baka ne bir ideoloji harbi, ne de bir toprak kavgas bahis mevzuu deildir. Binenaleyh Mslman milletlerin birlemesi sulh iin ve insanln selmeti iin bir teminattan baka bir ey olamaz. Bugn bloklaan milletlerden dnceleri birletirmitir. Halbuki berlik .zaten mevcuttur. Bu babda manev balan kuvvetlendirmek; ve bu ayrlklarn menfi tesirlerini maktadr. bir oklarn geici tehlike hisleri ve menfaat Mslman slm dnyasnda birlik ve berabizim yapacamz ey, aramzdaki tarih ve rk. Usan, milli menfaat ayrlklarnn stnde bertaraf etmek zere mterek bir uur yarat-

Szlerime son vermezden evvel, bir noktaya daha iaret etmek isterim: slmiyet dmanlan bir slm birliinden bahsetmeyi tehlikeli gryor ve byle bir teebbsn dnya Hrstiyanlarn aleyhimize evireceini ve yeni bir Ehl-i Salip ruhu yararacan ileri sryor; ortala byle bir vehim ve endie salarak bir taraftan cesaretleri krmaya, br taraftan da resmi ve mes'ul makamlar aleyhte kkrtmaya alyor. Dier Mslman milletleri bilmiyorum amma, Trkiye'de kide bir bu az kullanan baz gazeteciler var. Fakat temin ederim ki, bu bir manevradr ve sadece baz merdudlarn aklndan geen bir eytanlktr. Hnstiyan Avrupa birleti, federasyon kurdu. Amerika ile el ele verdi. Bu teebbsleri biz Mslmanlar sevinle karladk. Zira bunda sulhun bir teminatn grdk. Bu teebbslerden gocunarak aklmzdan, uzak bir mazinin Ehl-i Salip hikyeleri gemedi ve geemez. Din kavgalar oktan tarihe ntikal etti. Bugn hakikatte ne slm dnyasnn dman Hnstiyan garptr; ne de Hnstiyan garbn dman slm dnyasdr. Drnan bakadr ve garp ile aramzda mterektir. Bunu herkes biliyor. Bunu yalnz slm dnyasn kundaklamak isteyenler bilmez grnyor. Emin olunuz ki, bir slm birlii teebbsnden, lk memnun olup sevin duyacak olan Avrupa ve Amerika'dr. Cn getike biraz daha kabaran slav kini ve silhl kuvvetleri karsnda, canl ve imanl yreklerden rlm, bir slm birlii kalesi nnde, muhakkak ki, hrmetle ilk eilecek olan Avrupa ve Amerika'dr. nki slv kininin tuyanndan Avrupa ve Amerika'y ve dolayisiyle btn medeni dnyay -eer kurtulmalan mukadder ise- yalnz ve yalnz maneviyat kuvveti kurtaracaktr." Okuyucum, vaktiyle bazlarnca irtica bir mahiyet verilen ve stnde yaygara koparlan, fakat bugn hkmet politikas olarak, ksmen de olsa, bakikatleen bu fikirleri burada tekrar etmekten maksadm unu gstermektir: Cemiyet lerinde ok kere bugn btl olan yann hak, bugn hak olan da yarn btl olur. Ve istikbal ilim sahasna deil, farz ve tahmin sahasna girer. Tahminde ise yanlmak daima mmkndr. Binenaleyh her eit fikre ve kanaate kar msaadekr hatt hrmetkar olmaya ahlkan mecburuz.

i stikameti gster"sin. Bu t a k d i r d e , o k u t m a y a ve r e t m e y e k o y d u u m u z y a s a k d a m g a s , n e t i c e itibariyle, bizim k r l m z ve cehaletimizi iln e t m e k t e n b a k a bir eye y a r a m a z . Tarihte byle o l m a m m d r ? Vaktiyle iime ve s e r b e s t tefekkre kar a h l a n a n cehalet ve t a a s s u p , insanl t e k m l y o l u n d a n a h k o y a m a m ise de, neticeyi asrlarca g e c i k t i r m e m i m i d i r ? M e y d a n l a r d a ve h a m a m k l h a n l a r n d a m u z r d r diye yaklan fikir eserleri ve ilim kitaplariyle birlikte y a n p kl o l a n h a k i katleri t e k r a r b u l u p m e y d a n a k a r m a k iin asrlarca b e k l e m e k ve almak lzm g e l m e m i m i d i r ? B u g n dini eserlere, fikir ve hakikatlere ve b u n l a r n n e r i n e , tlim ve t e d r i s i n e kar baz m e m l e k e t l e r d e g s t e r i l e n d m a n l n ayn neticeyi v e r m e y e c e i n i ve b u d m a n l n yarnki insanlk n a z a r n d a b i r c i n a y e t tekil etmeyeceini kim t e m i n e d e r ? O dini eserler, fikir ve hakikatler ki, z e r l e r i n d e M s l m a n milletler asrlarca d u r u p d n d , alp gz n u r u d k t v e enerji tketti. "nsan iin insandan bir mahlk yoktur." MONTAIGNE daha koricun

nsanda i huzuru maneviyat terbiyesinin meyvasdr:


Biliyorum, s o n s e n e l e r d e , hususiyle b i z d e , dini t a h sil ve tedrisini ve b u n a ait n e r i y a t n faydasz ve h a y a t iin y a r a r s z o l d u u n d a n bol b o l b a h s e d e n l e r ve b u s a h a d a kpeksiz ky b u l u p d e n e k s i z g e z e n l e r var. B u n lara g r e tahsil ve t e d r i s i n faydals, s a d e c e h a y a t ve t a biat bilgileri verenidir. n k i n s a n b u bilgilerle y a a r ve h a y a t iin lzm o l a n serveti ve k o n f o r u a n c a k b u bilgilerle t e m i n e t m e k k a b olur. Din ve metafizik bilgiler

se, nsanlarn fikr enerjilerini israf e d i p t k e t m e k t e n baka bir netice vermez. Dikkat e d e r s e k , z a m a n m z n baz m e m l e k e t l e r i n d e h k m e t l e r i n b t n k u d r e t k a y n a k l a r n iktisadi varlk v e k o n f o r g a y e s i n e t a h s i s e d i p , b u n a mukabil, m a n e v i y a t t e r b i y e s i n i ve r u h ihtiyalar b i r t a r a f a a t m a l a r n daki sr ve m n a b u d u r . B u g n sistemli bir ekilde din ve m a n e v i y a t d m a n l g d e n l e r , bilerek veya bilmeyerek, b u g r n tesiri altndadrlar. H a r e k e t n o k t a s n Kari M a r x ' i n t a r i h i m a d d e c i l i i n d e b u l a n ve b u g n k Rus K o m n i s t l e r i t a r a f i n d a n d n yay a t e e v e r m e k iin b i r fitil gibi kullanlan b u g r h a k k n d a t a m a m i y l e yanltr, d e m e y e i m k n yoktur; fakat a i k r br s u r e t t e eksik v e kifayetsizdir. p h e s i z ki servet, konfor, h l s a iktisadi varlk h a yat iin lzm v e faydaldr. Bu h u s u s t a m n a k a a bile yersizdir. M s b e t ilimler bize m a d d e z e r i n d e m e s s i r olmay v e dolayisiyle iktisadi varl a r t t r m a y r e t mi; inkiaf e d e n teknoloji z a m a n v e enerji iktisad etm e n i n y o l u n u gstermitir. Bu s a y e d e b u g n b e e r k u d r e t i akla h a y r e t v e r e c e k b i r ekilde a r t m t n B t n b u n o k t a l a r p h e g t r m e z . F a k a t b u n d a n , r u h ve man e v i y a t t e r b i y e s i n i b i r tarafa b r a k p i h m l edelim n e t i cesi d e kmaz. ktisadi varlk, r u h ve m a n e v i y a t b o l u unu doldurmaz. nsan hayat bakmndan mes'ele, s e r v e t v e k o n f o r gibi iktisadi varlkta o l m a k t a n ziyade, r a h a t y a a m a k t r . R a h a t y a a m a n n ise bir ok artlar vardr. Ve iktisadi varlk b u n l a r d a n yalnz biridir, h a t t , k a b u l e t m e k lzmdr ki, b a t a geleni deildir. Bata g e leni olsa v e s a a d e t srf s e r v e t t e n d o s a y d , etrafmzda g r d m z b i r ok b a h t k a r a zenginlerin b e d b a h t l nn m n a s kalmazd. Hlsa, i n s a n iin r a h a t h a y a t n b i r art s e r v e t v e k o n f o r ise, b r art d a e m n i y e t d u y g u s u , i h u z u r u ve g n l zenginliidir. Bu d u y g u , b u h u z u r v e zenginlik d e r u h ve m a n e v i y a t terbiyesinin

meyvasdr. Din ise b u m e y v a n n aacdr. Dini tahsil v e t e d r i s i n gayesi d e b u aac yetitirecek v e i n s a n l a r a b u terbiyeyi v e r i p onlar i h u z u r u n a k a v u t u r a c a k ehliyetleri v a r etmektir.

Dinin emirlerini yerine getirme hakk:


Din h r r i y e t i p r e n s i b i n d e n d o a n h a k l a r n s o n u n c u s u dinin emirlerini y e r i n e g e t i r m e , y a s a v e yasaklarn a itaat edip b a l a n m a hakkdr. Tekrar edelim ki, din yalnz i m a n , ibadet, talim ve t e d r i s t e n i b a r e t deildir. Din h a y a t iin h a r e k e t v e faaliyet kaideleri ihtiva e d e n ve d i n d a r a m u a y y e n b i r h a y a t yolu g s t e r e n ilhi b i r k a n u n d u r . Bu k a n u n ferde u n u y a p , b u n u y a p m a t a r znda emirler vermektedir. D i n d a r iin b u emirlere itaat e t m e k m u k a d d e s bir vazifedir. Bu vazifeyi s e r b e s t e y e r i n e g e t i r m e y e ve b u h u s u s t a hi b i r engele r a s t l a m a m a y a ferdin hakk vardr. Devlet, d i n d a r ferde b u hakk tanyp t e m i n e t m e y e m a n t k e n m e c b u r d u r . n k devlet. A n a y a s a s ile ve n s a n Haklar D n y a B e y a n namesiyle, ferde i m a n hakk v e din h r r i y e t i tanmtr. Dinin emirlerini y e r i n e g e t i r m e hakk, tpk ibadet, t a lim ve t e d r i s haklar gibi, i m a n h a k k n n ve din h r r i y e ti p r e n s i b i n i n mantk ve z a r u r i b i r neticesidir. M a d e m ki ferdin, i m a n hakk ve din h r r i y e t i vardr, o h a l d e i n a n d ve m e n s u p o l d u u dinin emirlerini y e r i n e g e t i r m e y e d e hakk vardr. N a z a r i m a n t k b u n u i c a p v e emreder. Fakat b u n o k t a d a n a z a r m a n t k ile ameli h a y a t n icaplar maalesef a r p m a k t a d r . Ameli h a y a t t a ve m n a s e b e t l e r s a h a s n d a dinin k a n u n u , e m i r ve nehiyleri var. Din ile devletin birleik o l d u u d e v i r l e r d e m e s ' e l e yoktu; dinin e m r i devletin, devletin e m r i de dinin e m r i demekti. F a k a t b u g n din ile devlet b i r ok memlekete lerde o l d u u gibi b i z d e d e b i r b i r i n d e n ayrlmtr.

n n d e d u r u l m a z ye direnilmez b i r t a r i h i gidi b u g n n devletlerini b u neticeye g t r m t r . B u g n dinin k a n u n u ile devletin k a n u n u h e r h u s u s t a b i r l e m e m e k t e , h a t t ok k e r e b i r b i r i n e aykr d m e k t e d i r . B u g n m u a y y e n b i r devlet c a m i a s i i n d e y a a y a n i n s a n l a r d a n p e k o u n u n d i n d a r v e v a t a n d a diye iki sfat vardr. D i n d a r ferd, b u sfatla m u a y y e n b i r dine; v a t a n d a sfatiyle d e m u a y y e n b i r devlete tbidir. Bu iki tabiiyet m e r k e z i n i n ferde v e r d i i y a p v e y a y a p m a e m r i birbirini t u t a r s a , n e l m e s ' e l e yoktur. F a k a t t u t m a z s a -ki, ok k e r e t u t m a y a c a k t r - n e y a p r ? Bu etin n o k t a ile biz imdi d i n hrriyeti v e b u n d a n d o a n haklarn h u d u d u m e s ' e l e s i ile karlam b u l u n u y o r u z .

m
DN HRRYETNN VE BUNA BALI HAKLARIN HUDUDU Din hrriyetinin hudutlanmas lzmdr.
S y l e m e y e h a c e t y o k t u r ki, cemiyet i i n d e y a a y a n b i r i n s a n iin, m n a s e b e t l e r h a y a t n n hi b i r s a h a s n da, lsz bir h a k v e h u d u t s u z b i r h r r i y e t d n l e m e z . Binaenaleyh din h r r i y e t i n i n ve b u n d a n d o a n h a k l a r n k a n u n v e rf e tayin v e t e s b i t edilmi b i r h u d u d u o l m a k lzm gelir. Geri din, m a h i y e t itibariyle, ferd v i c d a n n b i r mu'tasdr; d i n d a r n i l e m i n d e yaar. Bu lem ise hi bir s u r e t l e kayd altna a l n a m a z . F a k a t o n u n ferd vicd a n n d a n t a p haricileen v e b i r tekilt, usl ve d b eklini a l a n bir mahiyeti d a h a v a r d r ki, b u itibar ile din itima b i r m e s s e s e d i r . Ve h e r itima m e s s e s e gibi, h a y a t ve m n a s e b e t l e r i n z a r u r e t l e r i n e u y u l a r a k n i z a m l a n m a s i c a p eder. Cemiyetin h a t t bizzat d i n d a r n e m niyet ve selmeti b u n u e m r e d e r . H u d u t s u z ve kaytsz d i n e aykr bir hrriyetin d o u r a c a a n a r i d e n ve sapklktan zlp eza d u y a c a k l a r n b a n d a d i n d a r l a r gelir. Asrlarn t e c r b e s i g s t e r m i t i r ki, din ileri a h s m e n f a a t ve istismar m e v z u u o l m a y a ok msaittir. Kayidsz b i r h r r i y e t rejiminde, hakikatte diyanetle hi alkas o l m a y a n baz m e n f a a t d k n sefillerin, yzler i n e d i n d a r nikah geirerek, b i r takm saf insanlar ald a t p avlamalar; d a h a kts, baz sefil politikaclarn
Din v e Liklik / F. 9 ] 29

diyaneti siyasi emellerine u l a m a k iin bir m e r d i v e n y a p m a k isteyen b e d b a h t l a r m h e r d e v i r d e b u l u n d u u nu, milletlerin, hususiyle Trkiyemizin tarihi g s t e r mektedir. mdi ktlkleri ve kt emellerin m e y d a n a l m a s m n l e m e k m m e n i n m e n f a a t ve s e l m e t i n i n k o r u y u c u s u sfatiyle, devlete d e n b i r vazifedir. Devletin, k a n u n yoluyla, din h r r i y e t i fikrinden d o a n h a k l a r d a n h e r birinin h u d u d u n u b e l i r t m e s i lzmdr. Bu, yalnz camiann deil, diyanetin de faydasnadr. A n c a k b t n m e s ' e l e , din h r r i y e t i h a n g i y n d e n , n e y e g r e v e nasl h u d u d l a n a b i l i r n o k t a s n d a d r . Bu mes'eleyi z m e k iin, dn h r r i y e t i p r e n s i b i n d e n d o a n h a k l a r z e r i n e t e k r a r gelelim. Yukarda g s t e r d i k ki, din h r r i y e t i , d i n d a r iin, d r t nevi h a k d o u r a n b i r p r e n s i p t i r . Bu h a k l a n b i r e r b i r e r ele alaUm.

nanma hakk hudutlanabilir mi?


Kabul e t m e k lzmdr ki, ferdin i n a n m a ve i m a n etm e hakk k a n u n ile h u d u t l a n a m a z . m a n ve akide b i r k a n u n m e v z u u olamaz. n s a n h e r h a n g i b i r deney, fikir veya d o k t r i n e i n a n m a y a v e y a i n a n m a m a y a m e c b u r edilemez. E n g i z i s y o n m a h k e m e s i n n d e " d n y a d n y o r " s z n geri almaya z o r l a n a n Galile, m a h k e m e d e n karken: " B u n u n l a b e r a b e r d n y a d n y o r " d e miti. imizdeki i n a n , c e b i r ile deitirilemez. m a n ve a k i d e n i n k a n u n u olmaz. n k , t e k r a r edelim ki, i m a n ferdin i l e m i n d e yaar. B u n u n iindir ki slmiyet " d i n d e c e b i r ve ikrah" y a s a k etmitir. Devlet ve k a n u n i l e m e h k m e d e m e z ve b u lemin u m u r u n a karam a z . m a n , v i c d a n evimizin sahibidir. Bu evin k a n u n u , devletin yasas deildir; ferdin bilgisi, duygular ve t e r biyesidir. E e r i m a n ve akideye bir h u d u d a r a m a k l-

zm gelirse, b u n u ferdin ilm v e fikr o l g u n l u u n d a a r a maldr. Devlet ve k a n u n , i n s a n l a r n yalnz d lemi v e m n a s e b e t l e r hayatiyle alkalanr. Devletin faaliyet v e o t o r i t e s a h a s v e k a n u n u n m e v z u u , yalnz d lemdir, yni fil v e hareketlerdir.'^''

Din hrriyeti ve ibadet hakk:


u halde, din hrriyetinin kanun e hududlanmas m m k n olan cephesi i b a d e t t e n balar. n k i b a d e t l e artk d i n h a y a t n n fil v e h a r e k e t l e r s a h a s m d a y z . Devlet v e k a n u n ise, dediimiz gibi, yalnz b u s a h a d a h k m srer. F a k a t devlet ferdin i b a d e t h a k k n a , d i n h r riyetinin b u c e p h e s i n e , n e d e r e c e y e k a d a r el uzatr v e b u hakk n e y e g r e h u d u t l a r ? B u h u s u s t a k o n u l a c a k b i r k a n u n y a s a n n m e s n e d i v e l s n e d i r v e n e olabilir? C e v a p verelim: Devlet v e k a n u n , h i p h e yok ki, camia m e n f a a t v e s e l m e t i n i n bekisi v e k o r u y u c u s u d u r . B u sfatla b u m e n f a a t v e selmeti t e h d i t e d e n fiil v e h a r e k e t l e r i n l e r ve m e n e d e r . F a k a t fiil v e h a r e k e t l e r o k eitlidir v e b u s a h a d a o k genitir. B u n l a r d a n hangileri camia sel(67) Bununla sadece kanunun tanzim ettii mnasebetler sahasn gstermek istiyoruz. Yoksa, devlet ferdin akide ve kanaatlerinde hi bir suretle messir olamaz demek istemiyoruz. Bilkis, hususiyle zamanmzda, binbir eit reklm ve propaganda vastalarna mlik olan; hkmet adamlar, geni bir lde akide ve kanaatler zerinde messir olmakta hatt dilediklen gibi oynamaktadrlar. Bugn hkmetler gerek politikalarn ve gerek doru sandklar grled mektep kitaplar, resm neriyat, radyolar ve gazeteler marifetiyle, yalnz kklere ve halkn saf tabakalarna deil, yetikinlere ve okumulara bile abucak ve kolayca alamaktadrlar, hkmet adamlar, fikir ve kanaat alamak veya mevcut bir fikir ve kanaati yaymak in, bugn ok ilen bir teknie ve geni imknlara sahiptirler. Bugn hKmetlerin elinde her noktas inceden inceye ilenmi ve etd edilmi mthi bir propaganda teknii vardr. Her snf halka gre hazrlanan bu tL.kniin ilk hareket kademesi mekteptir, daha lk mektepten tibaren kk vatandalara, bir ou hakikat olmaktan uzak bir takm fikir ve grler vitamin haplar gibi yutturulur. Radyolar ve matbuat vastasiyle yadnlan propaganda yamuru vatanda i yerinde ve tadada bile rahat brakmaz. Ky, kasaba ve ehiHerde sokak balarna yerletirilen hoparlrler, ekseriya hakikat olmaktan uzak hkmet propagandasnn birer yorulmaz ve ok geveze hizmetisidir.

m e t i n i t e h d i t e d e r m a h i y e t t e d i r , b u n u nasl bilelim? Bu h u s u s t a h u k u k u n b i r ls v a r m d r ? Bu suale c e v a p v e r e b i l m e k iin fiil v e h a r e k e t l e r i m i z e dikkatle bakalm. Bunlar, hsl ettikleri n e t i c e y e g r e , bakalarn ilgilend i r i p i l g i l e n d i r m e m e k b a k m n d a n , ferdi ve itima olm a k z e r e , ikiye ayrlr.

Fiil ve hareketlerimizin tasnifi:


F e r d i fiillerimiz b a k a l a r n ilgilendirmez. Bunlarn e s e r i srf a h s m z a m n h a s r kalr. tima fiiller ise, b a k a l a r n alkalandrr ve bizimle b a k a l a r a r a s n d a b i r b a l a n t v e m n a s e b e t v c u d a getirir. Mesel, k e n di o d a m d a , k e n d i b a m a y e m e k y e m e fiilim ferdidir. Bu fiihn neticeleri b a n a racidir. Bakalarn a l k a d a r etm e z . F a k a t p a z a r d a al veri e t m e , y a h u t b i r l o k a n t a d a v e m t e r e k b i r m a s a d a y e m e k y e m e fiilim, ferdi deil, itimadir. n k b u fiillerim b a k a l a r n alkalandrm a k t a ; b e n i m l e b a k a l a r a r a s n d a b i r nevi alka v e irt i b a t h u s u l e getirmektedir. te, umumiyetle, c a m i a m e n f a a t v e selmetini t e h d i t e d e r b i r m a h i y e t alabilen v e b u s e b e p l e devletin k o n t r o l salhiyetine girerek kan u n a m e v z u o l a n fiil v e h a r e k e t l e r b u n l a r d r , yn b a kalarn a l k a l a n d r p a r a d a b i r nevi m n a s e b e t p e y d a e d e n itima fiiljerdir.'^^^' badet, m a h l k u n Halikn y d v e tezkf etmesi, o n u d n e r e k iini m i n n e t hisleriyle temizlemesi deme]<tir. Binaenaleyh i b a d e t ferdler a r a s n d a deil, ferd ile Allah a r a s m d a b i r m n a s e b e t t i r v e t a m a m i y l e ferdi b i r fiildir. K a n u n m e v z u u olamaz. Lik devlet b i r dinin ibadet v e d u a l a r n a , b u n l a r n icras tarzlarna, usl v e dabna, di(68) Bu fikir ve tasnif zerine baknz: Devlet nizam ve Hukuk (Devletle Hukuk arasmdaki mnasebet zerinde bir izah denemesi) Ali Fuad Bagil, stanbul Hukuk Fakltesi Mecmuas, cilt VI. say, 1-2 1950.

line karamaz/"^' Bu h u s u s l a r a , b i r din limi v e mtehi^ di gibi, m d a h e l e d e b u l u n a m a z . Dinlerin i b a d e t v e yinleri devletin kontrol salahiyetine girmez, h k m e t a d a m lar, b u sfatla, b u n l a r a el s r e m e z . Srerlerse, vazifeleri dna km, ehliyet v e salhiyetleri s a h a s n a g i r m e y e n bir ie fuzuli surette karm olurlar. badet m e v z u u n d a a n c a k din limleri v e mtehitler salahiyetlidir. Fakat, i b a d e t v e yinler ferdi fiil olmaktan kar d a itima b i r h a r e k e t vasfi ahrsa, b u t a k d i r d e , h e r itima fiil gibi, lik devleti alkalandrr. Devlet, cemiyetin bekisi ve asayiin k o r u y u c u s u sfatiyle, itima b i r h a r e k e t ekli alan i b a d e t v e yinlere m d a h a l e eder, h a t t i c a b n d a b u n l a r d a n yasaklad d a olur. Nitekim, F r a n s a ' d a K a t o liklerin m e z h e b i yinlerinden " P r o c e s s i o n " denilen n mayi v e bizde ranilerin M u h a r r e m aynda yaptklar gsterili y r y devlete m e m n u yinlerdendir.'^"
(69) Bununla beraber bizde devlet adamlar lik olduklann iln ettikleri halde, slmiyetin ibadet ve usul Sdbma ve ibadet diline mdahale etmekte beis grmemilerdir. Bu hususta elde bulunan binbr misalden birini zikredeyim: Vaktiyle Beikta semtinin camilerinden birinde imamlk vazifesi, gren yal bir zat, gnn birinde (Arapa ezan) okumakla sulandrlarak yakalanm, evinden ve ailesinden koparlp Bursa'ya srgn edilmitir. Bu zat bana yazd mektuplardan tandm. Kendisi Samsunlu imi. Bursa'da harap bir han kesinde mr rtt senelerde bana her ramazan ba, bemehn sfatyla ve Hoca Mahmut Efendi imzasyla bir mektup yazarak dert dker ve benden madd yardm sterdi. Ben de kendisine elimden gelen yardm yapardm. -drt sene bu, bylece devam etti. Nihayet bu mazlum ihtiyarn sesi kesildi. redim ki, hastalk ve sefalet inde can vermi. (70) Geri resm bir dine bal devletlerde, devlet ibadetlere fiilen mdahele eder. Fakat bu nevi devletlerde mdahale eden, hakikatte devlet adamlar deil din adamlardr. (71) lve edelim k, bir fiilin ferdi veya itimi olduunu ve devlet mdahalesine mevzu olup olmayacan tayin bahsinde, fiilin tek bir kimse tarafndan yaplmasiyle be kii taraftndan birlikte ve topluca yaplmas arasnda hi bir fark yoktur. Mesele fiili icra eden veya edenlerle bakalar, arasnda bir hak ve vazife mnasebeti doup domamasndadr. Domad takdirde, fiil daima ferdidir. Binaenaleyh devlet mdahalesine ve yasana mevzu olamaz. u halde bir ibadet ve yinin, ferdi bir fiil ve hareket mahiyetini amamas yni bakalariyle bir nevi hak ve vazife mnasebeti dourmamas artiyle, bir dindar tarafndan tek ijana yaplmasiyle bir araya gelen bir ka dindar tarafndan bidikte yaplmas hukukan tamamiyle msavidir. Bu ibadet ve yin ferdilik vasfn muhafaza eder ve resm mdaheleye mevzu olamaz.

badet ne zaman ve ne artlarla itima fiil vasf alr?


i m d i kendi k e n d i m i z e u n u soralm: Bir i b a d e t fiili n e z a m a n v e n e a r t l a itima vasf alr ve devlet m d a halesini c e l b e d e r ? Bu h u s u s t a tatbik edilecek l n e dir. Bu sualin cevabn bize eski A n a y a s a m z n 75'inci m a d d e s i vermektedir.''^' B u m a d d e n i n ilk fkrasnda ferd e m u t l a k b i r i m a n v e k a n a a t hakk t a n d k t a n s o n r a , ikinci fkrasnda " s y i v e u m u m i m u a e r e t d a b n a ve k a n u n l a r h k m l e r i n e aykr b u l u n m a m a k z e r e h e r t r l dini yinler s e r b e s t t i r " denilmektedir. u h a l d e , p r e n s i p itibariyle, i b a d e t v e yin serbesttir. H e r k e s m e n s u p o l d u u dinin i b a d e t , d u a v e yinlerini s e r b e s t e, y n i h i b i r m d a h a l e y e , t e h d i t v e t e d h i e m a r u z kalmakszn icra edebilir. A n c a k , i b a d e t v e yinlerin asayii b o z a c a k b i r ekil a l m a m a s ve m e m l e k e t t e y e r l e m i ahlk v e u m u m m u a e r e t kaidelerine aykr olm a m a s arttr. Aksi h a l d e , devlet d e r h a l h a r e k e t e g e er. M a d d e d e k i "syi v e u m u m m u a e r e t dab" mefhumlar zerinde durmayacam. Bunlar hukukta m a l m olan e l e m a n t e r mefhumlardr. Yalnz eski 75'inci m a d d e d e d i e r b i r kayt d a h a v a r ki, b u r a d a z e r i n d e srarla d u r u l m a y a d e e r . Filhakika, yinlerin syi ve u m u m m u a e r e t k a i d e l e r i n e aykr o l m a m a s n a r t koan yukardaki anayasa maddesi, b u kadarla kalmay a r a k , b i r d e " k a n u n l a r h k m l e r i n e " aykr o l m a m a k k a y d n eklemektedir. B u g n d e m o k r a s i e i d a r e e d e n m e m l e k e t l e r d e n b i r o u n u n a n a y a s a l a r n d a , din ve yin serbestlii b a h s i n d e , r a s t l a n m a y a n b u k a y d n m n a s n e d i r ? Bu k a y t d a n , a n a y a s a , alelade k a n u n v a z n a
(72) Eski Anayasann 75'ind mensup olduu felsefi itihad, din yi ve umumi muaeret dabna zere her trl yinler yaplmas maddesini tekrar tiatrlatalm: "i-ii bir kimse ve mezhepten dolay muahaze edilemez. Asave kanunlar hkmlerine aykr bulunmamak serbesttir."

b a d e t ve yinleri diledii gibi t a h d i t edip y a s a k l a m a y a salhiyet vermitir, m n a s kar m ? Asl! Eski A n a y a s a n n 75'inci m a d d e s i n d e n b y l e b i r m n a k a r m a k , alelade k a n u n v a z m a i b a d e t ve yinleri diledii gibi, y ni politikann isteklerine g r e , t e h d i t e d i p y a s a k l a m a y a salhiyet t a n m a k , netice itibariyle, din h r r i y e t i n i t k k n d e n k o p a r p a t m a k d e m e k olur. V a t a n d a l a r a d i n ve v i c d a n hrriyeti ve i b a d e t hakk t a n y a n eski 75'inci m a d d e ile a n a y a s a vaz, m u h a k k a k ki, byle b i r m n a v e netice k a s d e t m e m i t i r . B u n u n aksini iddia etmek, a n a y a s a vazn s a eliyle v e r d i i n i sol eliyle gizlice alan b i r akgz d u r u m u n d a g r m e k olur. O h a l d e , 75'inci m a d d e d e " k a n u n l a r h k m l e r i n e " kaydnn m n a s n e olsa gerektir? Bizce b u kayt, a n a y a s a n n 68'inci m a d d e s i n d e b e y a n o l u n a n u m u m b i r p r e n s i b i n deiik b i r t b i r ile tekrardr. Filhakika, eski 68'inci m a d d e d e h r r i y e t i n ferd iin tabi b i r h a k o l d u u ve m n a s e b e t l e r h a y a t n da herkesin hrriyetine bakalarnn hrriyetinin hud u d tekil ettii ve h r r i y e t l e r i n h u d u d u n u a n c a k kan u n l a r n tyin ve t e s b i t e d e c e i sylenilmitir. B u n a g r e , i b a d e t ve yin hrriyeti d e , g a y e t tabii olarak, kan u n l a r ile t a h d i t o l u n a c a k yni i b a d e t ve yin serbestlii k a n u n l a r n yasak h k m n e aykr g i t m e m e k kaydiyle kaytlanacaktr. u h a l d e eski A n a y a s a n n 68'inci m a d d e s i n d e b e y a n o l u n a n b u h k m n 75'inci m a d d e s i n d e tekrar, m n a d a bir ziyadelik hasl etmez, s a d e c e evvelki b e y a n k u v v e t l e n d i r m e k t e n i b a r e t kalr. F a k a t b u n o k t a d a asl m e s e l e i b a d e t ve yin s e r b e s t l i i n e kan u n l a r n n e y e ve h a n g i lye g r e y a s a k h k m koyab e c e i n i tyindedir. K a n u n vaz i b a d e t ve yin hakkn kendi keyfince ve diledii gibi y a s a k l a y a m y a c a m a g r e , k o n u l a c a k y a s a n y a h u t izilecek h u d u d u n ls n e d i r ? Dikkat edersek, b u l eski 75'inci m a d d e d e g s t e rilmitir ve m m e n i n asayii ile u m u m m u a a r e t d -

b i n a aykrlktr. b a d e t v e yin h a k v e h r r i y e t i n i n h u d u d u v e b u b a b d a k o n u l a c a k k a n u n i yasaklarn m e s n e di s y i v e u m u m m u a e r e t kaideleridir. badet ve yinler, asayii itill etmemek ve umumi muaeret dbma aykr olmamak artiyle serbesttir. te, ibadet ve yin iakknm hudutlanmas bahsinde konulacak bir kanunun veya hkmete alnacak bir tedbir ve mdahalenin ls budur. Bunun dnda ibadet ve yinlere konulacak kanun veya idari her takyid ve yasak anayasaya aykr olduu gibi hukukun yksek prensiplerine de aykrdr.

Dindarn secdeghma hkmet kuvvetleri ayak basamaz:


N e t i c e itibariyle, devlet ferdi fiil eklinde i b a d e t ile m b e d i i n d e veya h a r i m i n d e y a p l a n yinlere h u k u k e n m d a h a l e e d e m e z . n k b u y o l d a yaplacak b i r i b a d e t v e yinin asayii v e u m u m d a b ile hi b i r alkas yoktur. Eski A n a y a s a n n 75 'inci m a d d e s i i b a d e t ve yinler e k a n u n b i r m d a h a l e i m k n m yalnz asayii ihll v e u m u m m u a e r e t d b m a aykrla balamtr. Eski y a s a n n b u s a r a h a t i k a r s n d a tevile v e b a k a t r l b i r i t i h a d a m a h a l yoktur. M a b e d i n ii v e h a r m i m u k a d d e s m e k n d r v e dind a r n s e c d e g h d r . Devlet eli v e h k m e t kuvvetleri b u r a y a a n c a k i e r i d e n i m d a t i s t e n i r s e girer. Halka, A n a y a s a s i y l e ve n s a n H a k l a r B e y a n n a m e s i y l e , d i n h r r i y e t i t a n y a n v e tabiatiyle b u n d a n d o a n h a k l a r a r i a y e t etmeyi yalnz T r k Milletine kar deil, h e m d e d n y a y a kar t a a h h d e d i p sz v e r m i olan b i r devlett e , h k m e t a d a m l a r , h e r h a n g i b i r dinin yerlemi ve m e n s u p l a r tarafndan kabul olunmu naslarma, ibadet v e y i n l e r i n e el s r e m e z . A n c a k b u n l a r u m u m syi

ve m u a e r e t d a b b a k m l a r n d a n m u r a k a b e eder. hkmet adamJanmn herhangi bir dinde reform yapmaya kalkmalar kadar haksz hatta gln bir hareket tasavvur olunamaz. Dinde reform lzm gelebilir. Fakat bunu yapmak ve dinin db ve erknna karmak hkmet adamlarnn ne hakkdr, ne vazifesidir, ne de ehliyetli olduklar bir itir. Dinde, eer icap ediyorsa, reform yapmak, buna karar vermek, bir dinin akide ve erkn zerinde konumak o dinin mtehitlerine, limlerine ait bir salhiyettir, hkmet adamlar ise, ne mtehitdirler, ne de ilahiyat doktoru.

Talim ve tedris, neir ve telkin hakkmn hududu:


Talim ve t e d r i s , n e i r v e telkin faaliyetinin dini a m e l l e r d e n e n yksek mertebelisi ve i b a d e t l e r i n e n m a k b u l l e r i n d e n o l d u u n u b i r d a h a t e k r a r edelim. Yalnz, dikkat o l u n s u n ki, b u faaliyet, i b a d e t gibi ferdi fullerden deildir. Hususiyle n e r i y a t ileri geni b i r l d e itimadir. Binaenaleyh h e r itima fil gibi, talim ve t e d r i s , n e i r ve telkin fiilinin d e t a h d i t edilmesi ve devlet m u r a k a b e s i n e t b i t u t u l m a s g a y e t tabii h a t t zaruridir. F a k a t dini talim, t e d r i s v e n e r i y a t n t b i t u t u l a c a m u r a k a b e ve tahdit, m e m l e k e t t e u m u m talim, t e d r i s ve neriyatn tabi t u t u l d u u t a h d i t l e r d e n ve m u r a k e b e r e j i m i n d e n ayr ve istisna b i r ekil alamaz. Almas iin m k u l ve m e r u hi b i r s e b e p gsterilemez. Dini talim ve t e d r i s hakkn indi k a r a r l a r ile ksmak ve v a t a n d a n b u h r r i y e t i n i b i r takm entrikal politika mlahazalaryla bask altna almak, yalnz a n a y a s a y a ve h u k u k u n yksek p r e n s i p l e r i n e aykr deildir, h e m d e b u n d a n evvel iaret ettiimiz gibi, halk kitleleri, a r a s n d a dini cehalet ve dallete m e y d a n amaktr. Tekrar

edelim ki, din i n s a n iin ferdi v e itima bir ihtiyatr. Ve b u ihtiya hayatidir. Bu t r l ihtiyalar i n s a n g n l n d e n kaznp karlamaz, b u n l a r a n c a k salim m e c r a sna konulur. Ferdin g n l n d e n din d u y g u s u n u ve maneviyat sevgisini kazrsanz, b u n u n altndan i n s a n h k deil, b e h i m i y e t kar. n s a n denilen zalim h a y v a n n eg o i s t tynetini t e r b i y e e d i p o n u i n s a n l a t r a n miller a r a s n d a din ve m a n e v i y a t b a t a gelir. F a k a t a i k r ki, b i r m e m l e k e t t e din ihtiycn salim m e c r a s n a k o y m a k ve e n iyi b i r ekilde t a t m i n e t m e k iin, h e r e y d e n evvel, y k s e k bilgili ve s a l a m seciyeli din a d a m l a r n a ve limlerine lzum vardr. Bu a d a m l a r g k t e n i n m e z ve i n s a n a n a s n d a n din limi d o m a z , dini tahsil ve t e d r i s m e s s e s e l e r i n d e n yetiir. Nitekim tp, h u k u k , fen a d a m v e limi d e b u nevi m e v z u l a r z e r i n d e a h a n tahsil ve t e d r i s m e s s e s e l e r i n d e n kar. F a kat m e m l e k e t t e yksek dini kltr v e r e n tahsil ve t e d r i s m e s s e s e l e r i yok olursa, b u h u s u s t a k i ihtiya o r t a d a n kalkm olmaz; s a d e c e y k s e k seviyeli din a d a m ve limi yok olur. D i e r taraftan, b u yokluu frsat bilerek s a h n e y e din a d a m ve limi diye gayet sath, y a n cahil b i r t a k m kimseler kar. Ve tabiatiyle etraf din a d n a h u r a f e v e cehalet b r r . Byle bir neticeyi b e r t a r a f e d i p b u vaziyeti slh etm e k iin yaplacak i, m k e m m e l ve m o d e r n din tahsil ve t e d r i s m e s s e s e l e r i k u r m a k ve m e m l e k e t t e din ve m a n e v i y a t ihtiyacnn istedii din a d a m l a r n yetitirmektir. Nitekim bir m e m l e k e t t e h a s t a h k l a n n l e m e k ve h a s t a l a r tedavi e t m e k iin yaplacak i, tp tahsili v e r e n m e s s e s e l e r i yok e t m e k deildir, bilkis v a r e t m e k ve b u n l a r slh edip m k e m m e l b i r s u r e t t e iler hle koymaktr. B u g n n m e d e n i y e t i ve terakkileri k a r s n d a artk dinin r o l ve h k m k a l m a m t r ve dinin yerini b u g n ilim ve teknoloji almtr d e n i l e m e z . B u n u d e m e k iin 11-

min hududunu grmemek ve insan yaradhmm binbir e s r a r m d a n hibirini a n l a m a m o l m a k lzmdr. B u n d a n evvel g s t e r d i k k i / " ' ilim ile din tpk, akl ile his gibidir. B u n l a r b i r b i r i n i nefyetmez; bilkis b i r b i r i n i lzm klar v e t a m a m l a r .

Dini neriyatn tahdidi:


Yukarda d a sylediimiz gibi, dini n e r i y a t n devlet k o n t r o l n e t b i olmas g a y e t tabiidir. A n c a k b u n e r i yatn tbi tutulaca k o n t r o l v e t a h d i t rejimi, m e m l e k e t te umum neriyat sahasnda mevcut kontrol ve tahdit r e j i m i n d e n ayr v e akn b i r rejim olamaz. Olmas iin h u k u k e n m a k b u l v e m e r u b i r s e b e p g s t e r i l e m e z . Din neriyatn yldrma v e s i n d i r m e h a v a s n a b o u l u p yok edilmesinde n e millet v e n e d e insanlk iin h i b i r fayda m l h a z a edilemez. Bu n e r i y a t a k a r takip edilecek akn b i r i d d e t politikas, din n e r i y a t n ikna kuvvetinden, ekici v e srkleyici k y m e t i n d e n korkuld u u n u gsterir. F a k a t ikna kuvvetine v e m a n t k m e t a n e t i n e kar cebir ve iddetle m u k a b e l e e t m e k hakszlk ve geriliktir. H u k u k a bal b i r devlette b t n fikirler v e kanaatler, devlet n a z a r m d a , m s a v i v e ayn d e r e c e d e m u h t e r e m t u t u l m a k lzmdr. n k b y l e b i r devlet, m u a y y e n b i r snfn v e y a z m r e n i n deil, u m u m u n devletidir, h k m e t a d a m l a r b u hakikati b i r tarafa b r a k r da, m e m l e k e t t e m e v c u t fikir v e k a n a a t a k l a r n d a n bazlarn destekler, bazlarn d a ellerindeki m m e kuvvetleriyle yok e t m e y e kalkrlarsa hakszlk e t m i v e e r r e alet o l m u olurlar. Millet v e insanlk iin fayda ve m e n faat, b t n fikir v e k a n a a t l e r i n s e r b e s t b i r m n a k a a meydannda serbeste ortaya dklp arpmasnda
(73) Baknz, Din ve Liklik, Birinci Ksm.

ve e l e n m e s i n d e d i r . B u s u r e t l e a r p a n fikirlerden rkleri decek, s a l a m l a r v e k a l b u r s t kalanlar d a g n g r p i n s a n l a h i z m e t edecektir. S e r b e s t b i r fikir m e y d a n n d a s e r b e s t e m n a k a a edilerek e l e n m e d e n v e t e n k i d t o r n a s n d a n g e m e d e n hakikat diye kabul o l u n a n v e b a k a l a r n a zorla k a b u l ettirilmeye allan d n c e v e g r l e r i n s t e kmas v e kymet almas, ite aziz o k u y u c u m , millet v e i n s a n h k iin en b y k d a llet v e e r yolu b u d u r . S e r b e s t e m n a k a a s n d a n b i r millet iin z a r a r d o a c a k b i r fikir v e k a n a a t bilmiyor u m . Bir millet h a y a t n d a s e r b e s t m n a k a a n n z a r a r h olduu bir zaman ve ahvalde bilmiyorum.

Dinin emirlerini yerine getirme hakknn hududu:


Bu n o k t a ile d i n v e devlet m n a s e b e t l e r i m e s ' e l e s i n i n e n etin b i r b k l m n d e b u l u n u y o r u z . Tekrar e d e lim v e iyice anlaalm ki, d i n srf i n a n t a n v e i b a d e t t e n i b a r e t deildir; ayn z a m a n d a m u a y y e n b i r h a y a t v e cem i y e t sistemi v e b i r fiil v e h a r e k e t l e r k a n u n u d u r . Din i n s a n l a r n b t n fiil v e h a r e k e t l e r i n e v e birbirleriyle o l a n m n a s e b e t l e r i n e h a t t ferdin kendi nefsine kar h a r e k e t l e r i n e b i r e r kymet bier. Baz h a r e k e t l e r i n y a plmasn v e bazlarnn y a p l m a m a s n e m r e d e r . Dind a r olan ferdin n a z a r n d a b u emir h a k t r v e mutlaktr; b u n u y e r i n e g e t i r m e k v e dinin yasaklad h e r fiilden kanmak bir bortur. A n c a k b u ferd ayn z a m a n d a m u a y y e n b i r devlet lk e s i n d e y a a m a k t a v e o devletin v a t a n d a sfatm tam a k t a d r . Bu sfatla, devlet d e o n a , k a n u n l a r i y l e u n u y a p v e b u n u y a p m a e m r i v e r m e k t e , bz h a r e k e t l e r e
(74) Bu nokta hakknda baknz: H. Haski, La Libeste.

140

m s a a d e edip bazlarm y a s a k l a m a k t a d r . Din ile devletin birleik o l d u u y a h u t , d a h a d o r u s u , devletin d i n e b a l a n d eski d e v i r l e r d e b u vaziyetten b y k bir m a h z u r d o m a m a k t a idi. n k b u vaziyette dinin kan u n u devletin a n a y a s a s m e s a b e s i n d e idi. Devletin y a s a ve yasaklar dinin k a n u n u n a u y m a k z o r u n d a idi. Fakat, z a m a n m z n b i r ok m e m l e k e t l e r i n d e o l d u u gibi, d i n ile devlet b i r b i r i n d e n ayrlr ve b u n l a r d a n h e r birin i n k a n u n u d i e r i n e zd b i r vaziyet alr d a b i r i n i n m s a a d e ettii b i r fiil ve m n a s e b e t i d i e r i y a s a k l a r s a b u t a k d i r d e n e yaplr v e d i n d a r v a t a n d a n hali n i c e olur? Baka b i r deyile m u a y y e n bir devlet v a t a n d a sfatiyle d i n d a r iin dinin emirlerini y e r i n e g e t i r m e h a k k n n hududu nedir? G r l y o r ki, m e s ' e l e h a k i k a t e n etindir; fakat fikr i m c e , halli imknsz deildir. Elverir ki, din v e devlet a d a m l a r iyi niyetle Ve m t e r e k b i r a n l a m a zemini b u l m a gayretiyle h a r e k e t etsin. Bu h u s u s t a , fiil ve h a r e k e t l e r z e r i n d e , b u n d a n evvel yaptmz bir tasnifi t e k r a r ele alalm. Ve b u tasnifin din ve devlet n a z a r n d a k i kymeti z e r i n d e d n e l i m . Fiillerimiz, dedik, bakalariyle b i r nevi m n a s e b e t v c u d a getirip g e t i r m e m e k b a k m n d a n , ya ferdi veya itima olur. H e m e n ilve edelim k, b u tasnifin din n a z a r n d a hi b i r e h e m m i y e t i h a t t m n a s yoktur. Zira din, ferdi ve itima, b t n i n s a n fiillerini k o n t r o l eder. D i n d a r olan ferdin h e r ii ve hareketi, e n gizli, t e n h a ve karanlk bir k e d e ilenmi olsa bile, ilh k a n u n l a r n h k m n d e n k u r t u l a m a z . Dinin m u r a k a b e s i n d e n v e dince tesbit o l u n a n kymet k a d e m e s i n e girip d e k e n d i sine m a h s u s olan yeri a l m a k t a n k u r t u l a n h i b i r i n s a n fiili yoktur. Dikkat edersek, dinin g e r e k ferdi ve g e r e k itima kymet ve kuvveti de b u h u s u s i y e t i n d e kendisini gsterir. Ve b u n o k t a d a din h u k u k t a n ayrlarak ahlk ile birleir.

Halbuki dinin b u geniliine v e m u l n e mukabil, devletin eli v e b e e r i k a n u n l a r m h k m i n s a n fiil v e h a reketlerinin h e p s i n e deil, a n c a k m u a y y e n b i r k s m m a uzanr. Beeri k a n u n l a r m u m l altna g i r e n fiil v e h a reketler srf itima olanlardr. Yani bakalarn alkal a n d r a n , b a k a l a r y l a b o r v e alacak k a b i l i n d e n b i r n e vi m n a s e b e t tekil e d e n fillerdir. Yalnz b u n l a r d r ki, k a n u n a ve devlet o t o r i t e s i n e m e v z u olur. F e r d i olan fiiller ise t o p t a n devlet k a n u n l a r n n h k m d n d a kahr.'^^' u h a l d e , devlet k a n u n l a r v e emirleri k a r s n d a , d i n d a r ferdin akide v e kanaatleriyle b a b a a kalp t a m a m i y l e s e r b e s t o l d u u , rejimlere g r e , az v e y a ok g e n i b i r s a h a vardr. Bu s a h a d a ferdi d e d i i m i z yni bakalaryla h u k u k b r m n a s e b e t tesis e t m e y e n v e n e ticeleri srf failinin a h s n a i n h i s a r e d e n fiiller y e r alr. Bunlar, i b a d e t , d u a v e m n c t fiilleridir. Bu fiiller devlet faaliyetleri s a h a s n a girmedikleri iin, b u n l a r n ifas n d a dinin e m i r l e r i n i y e r i n e g e t i r m e hakk ferd iin h e m e n h e m e n mutlaktr. Yukarda kaydettiimiz gibi, gerek m a b e d iinde ve gerek m a b e d dnda gerek tek b a n a v e g e r e k t o p l u c a yaplsn, 1924 Trk A n a y a s a s n n 75'inci m a d d e s i n d e verilen lye aykr o l m a m a k artiyle, ibadetler, h u k u k e n serbesttir. Devlet eli ferdin i b a d e t n e v ' i n d e n o l a n fiillerine u z a n a m a z .
(75) Geri devletin fiil ve hareketler karsndaki nfuz sahasnn hudutlar her zaman ve her memlekette sabit ve ayn deildir. Bu hudutlar memleketlere ve hususiyle, rejimlere gre deiir, kh daralr ve kh geniler. Devlet rejimi az ok liberal olan memleketlerde devletin nfuz ve mdahale sahas nisbeten dardr. Bu saha otoriter ve totaliter rejimlerde, bilkis, alabildiine geniler ve bu nisbette husus hayat sahas daralr. (Bu fikrin zerine bizim "Demokrasi Rehberi" adl eserimizin birinci ksmna baknz. Yamur Yaynlar). nk bu rejimlerde devlet vatandalarnn en mahrem hayatna girmek ve btn hareketlerini kontrol edip en ahs lenne bile mdahale etmek sevdasna der. Bununla beraber, bu trl rejimlerde bile ferdler hesabna yine az ok serbest bir saha bulunur. Bu sahada ferd kendine ait kalr ve devlet basksndan uzakta seri?este nefes alma imknn elde eder.

Devlet faaliyetinin s a h a s v e k a n u n l a r n m e v z u u itim a dediimiz fiiller olmakla b e r a b e r , dikkat edersek, b u n l a r n d a h e p s i deildir. tima fiil v e h a r e k e t mefh u m u iinde b i r b i r i n d e n farkl, kymet v e e h e m m i y e t dereceleri gayri m s a v i b i r k a g r u p vardr. G r u p l a r d a n biri, nezaket, v e m u a e r e t dab d a i r e s i n d e c e r e y a n e d e n fiil v e hareketlerdir. B u n l a r h e r m e m l e k e t i n k e n disine m a h s u s n e z a k e t ve iyi m u a e r e t anlayna g r e kaidelenir. Bir dieri ahlki fi v e h a r e k e t l e r g r u b u d u r ki, b u n l a r d a yine m e m l e k e t t e y e r l e m i ahlk, telkki ve kaidelerine baldr. N i h a y e t itima fiillerden b i r g r u p d a hukukidir. Hukuki d e m l e n filer d e m e m l e k e t e kabul edilen h u k u k kaidelerinin h k m altndadr.'' tima fiiller sahasn tekil e d e n b u g r u p l a r d a n devletin d o r u d a n d o r u y a h i m a y e s i v e otoritesi altnd a b u l u n a n v e devlet k a n u n l a r i y l e t a n z i m edilip devlete m a d d i b i r cebir m e y y i d e s i n e b a l a n a n yalnz h u k u k fil ve m n a s e b e t l e r g r u b u d u r . Yalnz b u n l a r d r ki, devlet k a n u n l a r n a m e v z u olur v e d e d i i m i z gibi, m a d di b i r cebir m e y y i d e s i n e dayanr. B u n l a r n dnda k a lan n e z a k e t v e iyi m u a e r e t kabilinden o l a n h a r e k e t l e r le b t n ahlki filer t a m a m i y l e s e r b e s t b i r s a h a tekil e d e r ve devlet m d a h a l e s i n d e n u z a k kalmas lzm g e lir. . u h a l d e ferd isterse, b u s e r b e s t s a h a d a , yani n e z a ket v e iyi m u a e r e t kabilinden olan hareketleriyle ahlki h a t t a iktisadi faaliyetlerinde i n a n d dinin emirlerin e tbi olabir. nk, b i r h u k u k devleti erevesi iinde, b u s a h a d a d i n d a r ferdin devletle karlamas v e devlet k a n u n l a r n a aykr b i r vaziyet almas imkn yoktur. n k b u s a h a ahlk, iktisad, n e z a k e t v e iyi m u a e (76) lma fiillerin Iju ekilde gruplamas ve gruplar arasndaki fark ve mnasebellen grmek iin stanbul Hukuk Fakltesi mecmuasnn yukarda kaydettiimiz saysndaki etdmze baknz.

D N v e L A l K L I K

r e t k a i d e l e r i n e tbi fiiller s a h a s kaldka, k a n u n v e o t o rite s a h a s deildir/"' Yine dikkat edersek, itima fillerden k a n u n ve o t o r i t e m e v z u u olanlar s a h a s n d a bile d i n d a r ferd, k s m e n olsun, serbesttir. n k b u n e v i fiil v e m n a s e b e t l e r i n h e p s i farksz olarak m e c b u r i deildir. Bilkis, b u n l a r d a n b y k e b i r ksm ihtiyaridir. u m n a d a ki, ferd b u fiilleri ileyip i l e m e m e k t e v e iledii z a m a n , k a n u n u n t a y i n ettii h a r e k e t t a r z n t a k i p e d i p e t m e m e k t e m u h a y y e r braklmtr. K a n u n fiilin ilenm e s i n i e m r e t m e m i , yalnz i l e n m e s i n e m s a a d e etmi v e b u h u s u s t a b i r r n e k h a r e k e t t a r z gstermitir. Dind a r f e r d i s t e r s e , b u nevi fiilleri ilemez d e kendi i n a n d dinin e m r i n e v e h k m n e t b i olur. Mesel faiz a h p v e r m e k d i n e n yasak, k a n u n e n m s a a d e edilmi fiillerd e n d i n D i n d a r olan kimse, b u h u s u s t a m e n s u p o l d u u d i n e t b i o l a r a k faiz alp v e r m e z . D i n e n yaplmas v e y a y a p l m a m a s emredilmi b i r o k fiiller v a r ki, b u n l a r n o r m a l b i r h u k u k d e v l e t i n d e t a m a m i y l e devlet m d a h a l e s i n d e n uzak kalmas lzm gelir. Mesel s l m d a varlkl M s l m a n l a r n h e r s e n e m a l v e mlklerinin ya ayn v e y a kymeti z e r i n d e n krkta birini zekt o l a r a k fakirlere, kimsesiz d k n l e r e vermeleri, b e d e n e n ve m a l e n m u k t e d i r olanlarn m r l e r i n d e b i r defa olsun h a c c a gitmeleri emredilmitir. Yine m e s e l d o m u z eti y e m e k v e k u m a r o y n a m a k M s l m a n l a r iin m e m n u dur. B t n b u h u s u s l a r d a dinin e m r i n i dinleyip y e r i n e g e t i r m e k M s l m a n ferdin elindedir.
77) Biz bu mtala ve grlerimizde normal bir hukuk devleti yni faaliyetlerinde hukuka bal bir siyas iklidan gznnde bulunduruyoruz. Bu hakk, yalnz kanundan dcan bir selhiyet grmek, vatanda hkmet adamlarnn ayak trab yapmaktr. Bizce hak ve kanun ayni bir ey deildir. Kanun, muayyen bir zamanda ve muayyen bir kanun koyucusu tarafndan hakkn iyi - kt fade edilen bir kopyasdr. Yksek ve ince bir fikirle, bunun kalem veya szle ifadesi arasnda nasl bir ayrlk ve bakalk varsa, hak ile kanun arasnda da yle bir bakalk vardr.

u h a l d e v e n e t i c e itibariyle, d i n d a r iin m e n s u p o l d u u dinin emirlerini y e r i n e g e t i r m e h a k k i n m h u d u d u , k a n u n l a r m y a p veya y a p m a gibi b i r emirle y a p l m a s m v e y a y a p l m a m a s m m e c b u r i kld fiil v e m n a s e b e t ler sahasdr. Mesel slm d i n i n d e kz v e erkek evld a r a s n d a m i r a s t a k s i m i n d e k a i d e ikili birlidir. B u g n k m e d e n i k a n u n d a ise m s a v i paydr. G r l y o r ki, b u iki h k m b i r b i r i n e zddr. F a k a t m e d e n i k a n u n u n m i r a s kaidesi, itima n i z a m kaidelerin d e n dir. Devletin t a p u ve k a d a s t r o ileri v e mlkiyet rejimi b u k a i d e y e g r e ayarlanacaktr. B i n a e n a l e y h miraslarn b u k a i d e y e u y m a l a r mecburidir. Bu s a h a n n d n d a k a l a n b t n fiil, h a r e k e t v e m n a s e b e t l e r d e h u k u k a b a l b i r devletin d i n d a r v a t a n dalar, inandklar dinin emirlerini y e r i n e g e t i r m e k t e ve y a s a k l a r n a kulak v e r m e k t e serbesttirler. K a n u n u n yaplmasn e m r e d i p d e dinin y a s a k ettii v e y a b u n u n aksine olarak k a n u n u n y a s a k edip d e dinin y a p m a s m emrettii h u s u s l a r d a d i n d a r v a t a n d a k a n u n a uymakla, m e n s u p o l d u u ' d i n n a z a r m d a g n a h ilemi saylmaz. nk buna mecburdur, binenaleyh mazurdur. H l s a edelim: H u k u k a b a h b i r devlette, din h r r i y e t i , ferdin h k m e t veya d i e r ferdler t a r a f n d a n , k a n u n yolu ile v e y a b a k a b i r vasta ile, b a s k y a u r a m a k s z m ; k o r k u t m a , yldrp s i n d i r m e politikasna m a r u z braklmakszm:
(78) Bununla bereber alkallar kendi aralarnda mutlaka dini miras ni tatbik etmek isterlerse, buna da kimse mani olamaz. kaidesi-

Dikkat olundu se, biz burada evlenmeden h bahsetmedik ve misal vermedik. Halbuki evlenme messesesi din hukuk le bugnk medeni kanunun ok arpt noktalardan biridir zannedilir. Hakikat byle deildir. Bir kere slmda evlilik stne evlenme bir emir deil, sadece baz artlar altnda bir msaadedir. Medeni Kanunda ise evlilik stne evlenme memnudur. Birinde ok zevceli aile bir msaadedir, dierinde tek zevceli aile mecburidir. Memnuniyet ve mecburiyet msaadeyi ifna etliine gre, Trk vatanda iin evlenme bahsinde Medeni Kanuna tabi olma zaruridir.

1) Diledii ve b e e n d i i b i r dinin akidelerine i n a n mas ve bunlar serbeste benimsemesi; 2) n a n d dinin i b a d e t v e dualarn o d i n d e y e r l e m i u s l d b ve lisan z e r e s e r b e s t e icra edebilmesi; 3) n a n d ve kabul ettii din zerindeki d n c e ve bilgilerini, sevgi ve hayranlklarn, szle veya yaz ile, s e r b e s t e y a y m a s ve b a k a l a r n a d u y u r a b i l m e s i ; 4) Kabul ettii dinin ilahiyatn ve a m e l a h k m n s e r b e s t e tahsil edip r e n m e s i v e b u n l a r b a k a l a r n a okutup retebilmesi; 5) Devlet k a n u n l a r n n y a p l m a s n veya y a p l m a m a sn b i r k a n u n ile, yni u m u m objektif ve m c e r r e d bir e r k a i d e eklinde e m r e d i p m e c b u r i kld h u s u s l a r m s t e s n a o l m a k v e b u n l a r l a t e n a k u z a g i r m e m e k artiyle, ferd v e itima h a y a t s a h a l a r n d a , i n a n d dinin emirlerini s e r b e s t e y e r i n e getirebilmesi demektir. F e r d i n din h r r i y e t i h u d u d u n u , h e r h a k ve h r r i y e t gibi evvel, b a k a l a r n n ayn kymet ve mahiyetteki h a k ve h r r i y e t i n d e ; s a n i y e n d e c a m i a n n e m n i y e t ve a s a y i i n d e ve iyi m u a e r e t k a i d e l e r i n d e bulur. Bu h u d u d u a m a d k a yni b a k a l a r n n hrriyetini engellem e d i k e ve m e m l e k e t i n h u z u r ve s k n u n u b o z a r b i r h a r e k e t ekli almadka ferdin din h r r i y e t i n e v e b u n d a n d o a n h a k l a r n a , indi ve siyasi m l h a z a l a r l a , kay d l a r k o n a m a z . Bu y o l d a k o n a c a k kaydlar h e m A n a y a s a n n r u h u n a ve m a k s a d n a , h e m n s a n Haklar D n y a B e y a n n a m e s i n e , h e m d e H u k u k u n yksek p r e n s i p l e r i n e aykrdr. Bu izahmzla M s l m a n dindarlarmz t a t m i n etm i o l m a k t a n uzak b u l u n d u u m u z u t a k d i r e d i y o r u z . Nitekim, b u eserin ilk b a s m n d a baz o k u y u c u l a r d a n aldmz m e k t u p l a r d a b u n o k t a z e r i n d e d u r u l m u ve y u k a r d a k i izahmz tenkid edilmitir. Bu o k u y u c u l a r mz, saf slmiyet b a k m n d a n hakldrlar. n k sl-

D I N

HRRIYETI

N E

DEMEKTIR?

miyetin Devlet h a y a t n d a k i sslesas " E m r i b i i m r u f v e n e h y i a n i l m n k e r " kaidesidir. Bu kaide g e r e i n c e , M s l m a n l a r , Kitap v e S n n e t a h k m d a i r e s i n d e a m e l etmekle. Kitap v e S n n e t i n m s a a d e ettii h u s u s l a r " m r u r e m i r v e icra, n e h i y ettii eyleri d e " m n k e r " m e n etmekle mkelleftir. Bu k a i d e n i n d n d a k a l a n b i r devlet gidii slama aykrdr. B u n u k a b u l ederiz: A n c a k , u b i r v a k a d r ki, T r k i yemiz e n az yz s e n e evvelinden b e r i " E m r i bil m r u f v e n e h y i a n i l m n k e r " kaidesini slmi e s a s l a r d a i r e s i n d e tatbik ve icra e t m e k t e n y a v a y a v a ayrlmtr. Bug n ise b u ayrlk s o n h a d d i n i b u l m u t u r . K i t a p v e S n net, m e s e l , hrszn elinin kesilmesini, zninin talattr l m a s m ve ksas y n i die di g z e gz cezasn e m rettii h a l d e d a h a o n d p k u z u n c u a s r d a b u cezalar d e itirilmitir. G e e n a s r n o r t a l a r n d a F r a n s z Ceza Kan u n u n d a n h e m e n a y n e n iktibas edilen O s m a n l Ceza K a n u n u ile b t n b u cezalar -Halife- S u l t a n ' m "tazir h a k k " n a snlarak deitirilmi v e h a p s e evrilmitir. Halbuki slmi e s a s l a r d a , M s l m a n l a r n e m r i n e yni devlete ait olan "tzir" y n ceza v e r m e hakk, n a s ile sabit o l m u b u l u n a n " H u d u d - u e r ' i y y e " d n d a muteberdir. Yine g e e n asrn o r t a l a r n d a F r a n s z Ceza M u h a k e meleri usl k a n u n u ile sularn s b u t u ekilleri slmi esaslardan baka kaynaklara balanm, er'iye M a h k e m e l e r i n i n y a n b a n d a ve b u n l a r g l g e d e b r a k m a k z e r e "Nizamiye" denilen M a h k e m e l e r k u r u l m u t u r . B u g n ise, b u yolda d a h a ileriye gidilmi, er'iye M a h kemeleri ilga edildikten b a k a , svire M e d e n i K a n u n u iktibas edilmek suretiyle b t n er'i usl v e e s a s l a r Trkiye Devlet h a y a t n d a n t a m a m i y l e karlmtr. Bu b i r vakadr. Bir, h a t t b i r b u u k asr s r e n b u vaka z e r i n d e b u g n m n a k a a e t m e k b e y h u d e d i r . Milletlerin hayat, dini olsun v e y a l dini, h e r z a m a n k a n u n d u varlar iinde skp kalmyor. Bir a n geliyor ki, b u h a -

yat b u d u v a r l a r a y o r ve h e r millet kendi t a r i h i k a d e r i n e g r e b i r istikamet takibediyor. B u n u n n n e g e e meyiz, kaideleri d e i t i r e m e y i z . Vakalar d e i t i r m e y e ve b i r milleti t u t t u u t a r i h i y o l d a n e v i r m e y e almak, rmaklar k a y n a k l a r n a a k t m a y a almak k a d a r b o bir gayrettir. Nitekim b u keyfiyet, az ok b e n z e r i b i r ekilde Hristiyanlkta d a b y l e o l m u t u r . G a r p m e m l e k e t l e r i n d e Hristiyanlkla Devlet m n a s e b e t l e r i az ok b i z d e k i n e b e n z e r b i r gidi almtr. Hristiyanln, b i l h a s s a P a p a ile temsil o l u n a n Katolik k o l u n u n da, M s l m a n l k gibi, kendi m e n s u p l a r n a m a h s u s , b i r hukuki nizam vardr. (Droit Canonique) y a n i ''Kilise Hui^uku" denilen b u niz a m ile devlet h u k u k u a r a s n d a , tpk bizde o l d u u gibi, ak ve b a r m a z t e z a t l a r vardr. Mesel, Kilise H u k u k u faizi m e n ' e d e r , k a r - k o c a a r a s n d a b o a n m a y a asl m s a a d e etmez. n k Hristiyanlkta kar-koca a r a s n d a ilhi i r a d e ile t a h a k k u k etmi m u k a d d e s bir b a vardr. Kul i r a d e s i b u b a z e m e z . H a l b u k i G a r b m devlet k a n u n l a r b u n o k t a l a r d a Hristiyanln t a m a m i y l e aksinedir. Katolik Kilisesi y e r y z n n e n kuvvetli din tekilatna s a h i p o l d u u h a l d e , b u t e k a t n merkezi olan R o m a ' d a , bile, talyan Devleti'ne kar. Kilise H u k u k u n u h k i m k l a m a m . Devletle b a a k a m a y a c a n a n l a y a r a k m c a d e l e d e n v a z g e m e y i ve m b e d h a r i m i n e ekilmeyi selmeti iin y e g n e kar yol g r m t r . Hlsa, b u g n Trkiye devlet h a y a t n d a dini usl ve h u k u k u n y e n i d e n h a k i m olmasn istemek, bizce, m u hali t e m e n n i etmektir. B i n e n a l e y h m a k u l olan, dini u s u l ve h u k u k u M s l m a n ferdin takip ve t a k d i r i n e br a k m a k ve b u usul ve h u k u k u n Devlet h u k u k u ile m c a deleye girmesine m e y d a n vermemektir. Mslmanhk ikiyi, faizi, k u m a n v e fuhu m e n eder. M s l m a n ferdine d e n , d i n e imtisal e d e r e k , b u gibi m e n h i y a t t a n k e n d i n i ekmektir. Devlet k a n u n l a r n n b u n l a r a m s a a d e etmi olmas b u n a b i r m a n i tekil etmez. b u ka-

darla kalmaz da, M s l m a n ferdi. Devletin k a n u n l a r da, i l h a m m d i n d e n alsn v e m e n h i y a t a m s a a d e e t m e sin, d e r s e ; dini Devletle m c a d e l e y e sevk etmi olur ki, b u m c a d e l e d e m u h a k k a k s u r e t t e din k a y b e d e r . D a h a ak olmak iin, biz, b u g n k gidii ve t a r i h i t e k m l g z n n d e t u t a r a k , diyanetin d i n d a r l a r m u h i t i n e ve m a b e t h a r i m i n e ekilmesine taraftarz. Bizce b u g n din iin s e l m e t b u n d a d r . Bizce b u g n d i n ve devlet m n a s e b e t l e r i s a h a s n d a dinin devletten b e k l e y e c e i v e isteyecei b i r ey v a r d r : Glge e t m e , b a k a i h s a n istemem. dir. B u n u a n l a d k t a n v e din hrriyetiyle b u n a bal vat a n d a haklarn g r d k t e n s o n r a , imdi b u h r r i y e t v e h a k l a r n t e m i n a t n ve k o r u n m a s arelerini grelim.

NC KSM LKLK N E D E M E K T R ? LKLK VE MODERN DEVLET Liklik nedir?


"Lik" k e l i m e s i n d e n ve b u n u n lgatteki m n a s m d a n balayalm. (Lac=) ''laique" ltince (laicus) a s l n d a n alnm F r a n s z c a b i r kelimedir. Ve l g a t m n a s i y l e , r u h a n o l m a y a n kimse, din o l m a y a n ey, fikir, m e s s e s e , sistem, p r e n s i p demektir. Katolik d n y a s n d a i n s a n l a r ikiye ayrlr. Bir ksmna (Cerge-) "Wer/'e" d e n i r ki, b u n l a r d n a d a m l a r d r ve r u h a n l e r snfn tekil ederler. Bu snf da, kendi iind e tekrar, ''Regnlier'' ve "Secui/er" diye iki z m r e y e ayrlr. Birinci z m r e y e dahil olan ruhaniler, h a y a t t a n uzak y a a y a n ve m a n a s t r l a r a k a p a n p m r l e r i n i ibadetle geiren zahitler (=tekkeninler)d\r, kinci z m r e ise, p a p a z , p i s k o p o s gibi halk inde ve h e r k e s l e birlikt e y a a y a n Kilise h a d i m l e r i ve bilfiil dini vazife g r e n yin sahipleridir. te, lik diye, r u h a n i l e r snfnn b u iki z m r e s i n d e n hi b i r i n e m e n s u p o l m a y a n , zahit v e y a p a p a z sfat alm a y a n Hristiyanlar a denir. Kelimenin b u ilk ve asli m n a s geniletilerek, din o l m a y a n ve r u h a n b i r m a h i yet t a m a y a n fikir, m e s s e s e , p r e n s i p , hukuk, ahlka da "lik" denilmitir. u h a l d e lik h u k u k deyince b u n d a n , dini o l m a y a n , esaslarn d i n d e n a l m a y a n hukuk;

lik devlet deyince d e dini a k i d e v e e s a s l a r a d a y a n m a y a n devlet a n l a m a k lzm gelir. Lik kelimesi h u k u k stlahlar a r a s n a F r a n s z B y k htilli ile girmitir. htillde F r a n s a Devleti v e h u k u k u kiliseden ayrlp, dinilikt e n knca yeni d o a n b u o c u a b i r a d v e r m e k lzm g e l m i v e lik devlet, lik h u k u k denilmitir. Bu kelime bize M e r u t i y e t yllarnda girmi ve o zam a n "ladini" diye t e r c m e o l u n m u t u r . G a r i p t i r ki, lik k e l i m e s i / b i z d e elli senelik b i r m r e malik o l m a s n a r a m e n , halkmzn b y k b i r e k s e r i y e t i n c e d e hl lykyla anlalmamtr. n k , Hristiyanln a k s i n e olarak, M s l m a n l k t a r a h i p l e r v e r u h a n i l e r diye ayr v e imtiyazl bir snf yoktur. slmiyette kavim v e kabile, s o y v e s o p imtiyaz m e v c u t o l m a d gibi a h s v e snf imtiyaz d a yoktur. slmiyet, b t n M s l m a n l a r n h u k u k t a , eref v e imtiy a z d a eitlii kaidesine d a y a n r . Bu kaidenin b i r t e k ist i s n a s vardr, o d a "Allah i n d i n d e en m a k b u l v e m m t a z olannz, i b a d e t v e tatleriyle Allah'a en yakn olann z d r " m e a l i n d e k i yetin mjdeledii M s l m a n l a r d r . ki din a r a s n d a k i b u esasl v e tarih ayrhk s e b e b i y ledir ki, M s l m a n - T r k , liklii a n l a m a k t a glk ekmektedir.

Din hrriyetinin dmanlan:


D i n h r r i y e t i n i n , b e n c e , b i r o k deil, yalnz b i r d m a n v a r d r ; o da, b i r kelime ile t a a s s u p t u r .
{79) Taassup lgatte, asabiyet sahibi olmak demektir. Asabiyet, asabeye mensup olmaktr. Asebe de ferdin mensup olduu ve zas bulun-duu kavim, kabile yahut millettir. u halde taassup aslnda bir kimseyi kendi kavim ve kabilesine veya milletine balyan ruhi bir badr. Taassup kelimesinin bu lk ve asli manas geniletilerek bir dine veya herhangi bir felsef veya siyas inanca balanan insanlarn bu inanca kar gsterdikleri sadakat ve fedakrla da taassup denilmitir. slm limleri din taassubu, tefrit, itidal ve frat olmak zere e ayrmlar ve nevi taassup ntal etmilerdir.

T a a s s u p , b i r k i m s e n i n kendi i n a n a n d a n v e k e n d i n c e h a k i k a t kabul ettii g r v e k a n a a t t e n b a k a olan i n a n , g r v e k a n a a t l e r e v e b u n l a r t a y a n l a r a kar d m a n l k b e s l e m e s i v e onlar b o u p s u s t u r m a y a kalkmasdr. te, yalnz d i n h r r i y e t i n i n deil, u m u m i yetle v i c d a n v e tefekkr h r r i y e t i n i n a m a n s z d m a n b u d u r . T a a s s u p kelimesiyle ifade e d e n b u d m a n l k , . " s a b i t fikirler" n e v i n d e n k t b i r r u h hastalktr. Ve d i n o l d u u gibi, siyas, felsef d e olabilir. Din veya b a k a t r l olsun, h e r ekliyle t a a s s u b u n k a y n a k a r a cahilKktir. H a t t , b u n d a n d a h a k t s d r , n k h i o k u m a y p k a r a cahil kalan i n s a n , m m k n d r ki, i n s a f e d e v e h i o l m a z s a , bilmediini bile. H a l b u k i az o k u y u p yar caiil v e s bilgin olan, o k k e r e yle b i r a h m a k c a h d i r ki, bilmediini d e bilmez; n e d e d i i n i n v e n e y a p t n n f a r k n d a olmaz, i n e d i i hakikatleri v e tekmeledii h a y r a t g r m e z . H l s a , h a k , hakikat v e h r r i y e t iin yar c a h v e s a h t e bilgin k a r a c a h i l d e n d a h a zalim v e d a h a tehlikelidir. Hakkiyle bilen v e s a m i m i d n e n b i r i n s a n n t a a s s u b a s a p m a s n a i m k n g r e m e m . n k , hakkiyle b i len, bilir ki b e e r i hakikatler h e p izafi kymet t a y a n eylerdir. D n n z ki, d n h a k olan, b u g n batdr. B u g n batl o l a n d a , m m k n d r ki y a r n h a k ola. Kar a d e n i z ' i n b e r i kysnda btl olan, t e kysnda haktr. D a l a r v e denizler b e hakikatlere snr t e k e t m e k t e dir. Ve i n s a n l a r b i r g n evvel taptklar p u t l a r a b i r g n s o n r a t k r m e k t e d i r . B i n a e n a l e y h hakkiyle bilen b i r kimsenin t a a s s u b a s a p m a s n a v e kendi k a n a a t i n e o r Dinde taassubun tefrit derecesi, dini mbaltszlk ve lubaliliktir. tidal derecesi ve mutedil taassub ise, dini salbet ve metanettir. frat derecesi de, baka din ve kanaatlere kar dmanlk, tecavz ve taarruzdur. Dikkat edersek, TOrede taassup kelimesi, bunlardan yalnz nc manada anlalmakta ve derhal (fanatizme) gznne gelmektedir. Biz de bu kelimeyi Trkedeki mnasnda yni (fanatisme) karl olarak alyor ve yle kullanyoruz. (Bu mevzuda mehur eyh Mehmed Abduh'un merhum Mehmed Akif Bey tarafndan tercme edilmi gzel bir makal-'

t a k l a m a y a n l a r a kar d m a n l k g s t e r i p t e c a v z e k a l k m a s n a i m k a n yoktur. Byle b i r h a r e k e t g u r u r d a n , g u r u r da cehaletten gelir T a a s s u b u n , felsef ekilde o l a n n a geelim. B u g n d i n ve v i c d a n h r r i y e t i d m a n o l a r a k dini ve siyasi iki nevi t a a s s u b l a karlamaktayz.

Dini taassup:
T a a s s u b u n b u t r l s , d i n d a r l a r n cahilleri t a r a f m d a n b a k a din, m e z h e p ve k a n a a t s a h i p l e r i n e kar g s terilen d m a n h k t r . Tarih b u nevi t a a s s u p y z n d e n a k a n nice m a s u m kaniyle, m a a l e s e f lekelidir. Dini t a a s s u b u n k a b a r t t hrsla ilenen zulm ve enaatleri' b u r a d a sayp d k m e k t e b i r fayda g r m e m . Halbuki, iyi d n l r s e , b y k dinlerin hi b i r i n d e , hususiyle slmiyette t a a s s u b u n , fikir ve k a n a a t d m a n h m m y e r i y o k t u r v e olamaz. n k d i n d a r n n a z a r n d a , k e n d i dini, hakikatin k e n d i s i d i r F a k a t t a a s s u p g s t e r e n ve c e b e r u t l u k y o l u n u t u t a n b i r din, hakikatin kendi t a r a f n d a o l d u u n d a n p h e y e d m ve k e n d i sini inkr etmi olur. Hakikat, zaferinden e m i n b i r ins a n gibi, m e t i n ve mtevazdr. Hususiyle, slmiyet gibi, m e n s u p l a r n " d i n d e i k r a h y o k t u r " vecizesinin e t r a fnda t o p l a y a n bir din t e c a v z e ve c e b e r u t l u a yer veremez. S a m i m i b i r d i n d a r n t a a s s u b a k a y m a s iin dini bir esas m e v c u t o l m a d gibi, mkul ve m d a f a a s kabil b i r s e b e p d e yoktur. Hakkyle, d i n d a r o l a n v e dinini bilen b i r kimsenin, kendi akidelerini kendisiyle o r t a k l a m a y a n l a r a kar, c e b e r u t l u k g s t e r m e s i deil, acmas lzmdr. n k , t e k r a r edelim k, d i n d a r n n a z a r n d a k e n d i s i d o r u yolda, fakat b a k a d i n v e k a n a a t t e olanlar kmaz yoldadr. Ve b u n l a r bir u u r u m a d o r u git-

mektedir. U u r u m a g i d e n b i r k i m s e y e t e k m e atlmaz; Rallim v e G a f u r o l a n Allah b u n a raz olmaz. Byle b i r kimseye acnr v e m m k n o l u r s a e l i n d e n t u t u l u p k u r tarlr. B u n d a n dolaydr ki, p e y g a m b e r l e r v e o n l a r t a kiben, d i n aziz v e ulular n e i r v e t e b l i ettikleri ilhi hakikatlerin akl- selim s a h i b i i n s a n l a r t a r a f n d a n e r g e anlalp k a b u l e d e c e i n d e n e m i n o l a r a k t a a s s u p t a n d a i m a kanmlardr.

slmiyet ve taassup:
T a a s s u p b a h s i n i n b u n o k t a s n d a o k u y u c u m belki b a n a u n u s o r a c a k v e slmda c i h a d farzdr. K u r ' a n ' d a " M c a h e d e " v e "Mriklerle mukatele..." e m r e d e n , b i n e n a l e y h t e c a v z v e t a a r r u z u h o g r e n , h a t t a tevik e d e n yetler vardr, b u n l a r h a k k n d a n e d e r s i n i z ? diyecektir. slm ilhiyatlarnn af v e m s a m a h a l a r n a s n a r a k b u n a u cevab veririm: Evvel kabul etmelidir ki, slmn a n h P e y g a m b e r i insanlar, c e b i r v e i k r a h ile deil, hikmetle y a n i akla v e iz'ana h i t a p e d e r e k gzel sz, tatl n a s i h a t v e inandrc m n a z a r a ile ilhi yola d a v e t e m e m u r edilmitir.'^"' sl m d a amellerin e n faziletlisi, i n s a n l a r s e v m e k v e insanla h a d i m olmaktr. Nitekim, H a z r e t - i M u h a m m e d , nceleri M e k k e ' d e , o n s e n e etrafn yalnz insan v e ahlk mev'izelerle i r a d a almtr. F a k a t o n u n b u uzun m d d e t iinde, b u yoldaki tatl m c a h e d e s i n i n karl k e n d i s i n e v e etrafna kar yaplan d a y a n l m a z eza v e h a k a r e t l e r o l m u ; b u n u n z e r i n e d i r ki. P e y g a m b e r Mekke'yi t e r k e d e r e k M e d i n e ' y e g e t m e y e m e c b u r kalmtr. B u r a d a kuvvetlenen v e m u h i t i n i genilet e n slm, zulm v e t e c a v z e kar k o y m a imknn b u l (80) "Dinde ikrah yoktur" ve nsanlar "Rabbnin yoluna ile davet eyle..." mealindeki yetler zerinde dnnz. hikmet ve mev'ze

Di N

ve

LAI KLIK

m u v e c i h a d b u n u n iin emredilmitir. F a k a t u n u sylemek lzmdr ki, m c a h e d e v e m u k a t e l e e m r e d e n yetlere dikkat o l u n u r s a evvel s l m ' d a m c a h e d e n i n m u t l a k a silhla m u h a r e b e v e m u k a t e l e d e m e k o l m a d ; s a n i y e n silhla m u h a r e b e m n a s n a geldii y e r d e d e c i h a d n b i r t e c a v z h a r b i deil, bilkis, t e c a v z e k a r k o y m a z a r u r e t i n d e n d o a n b i r farize o l d u u nih a y e t c i h a d farizesinin, h u k u k i v e ahlki, b i r o k kaytlarla kayth b u l u n d u u k o l a y c a anlalr.'^" T e k r a r edelim ki, s l m n ilk devirlerin deki h a r b l e r t a a r r u z h a r b i o l m a k t a n uzaktr. B u n l a r h e p m d a f a a v e v a r h k o r u m a m c a d e l e s i d i r . Mekke'deki d m a n l a r i i n d e b a r n m a i m k n n d a n m a h r u m kalan Hazret-i M u h a m m e d , bir avu cemaatiyle, Medine'ye g etmek gibi m h i m b i r k a r a r alnca, yle etin v e tehlikeli b i r m c a d e l e y e atlm o l u y o r d u ki, b u m c a d e l e d e ya m a h v o l m a , y a h u t h e r n e p a h a s n a olursa olsun, k e n d i ni v e etrafndakileri k u r t a r m a y o l u n u tutacakt. n c b i r yol d a h a yoktu. M c a d e l e c i d d e n o k etin idi: Bir tarafta a n a r i i i n d e b i r cahiliyet v e b a r b a r b i r m a t e r y a h z m , d i e r t a rafta i s e y k s e k b i r Allah ideali, itima v e ahlki yeni b i r h a y a t nizamnn m j d e s i o l a r a k a r p y o r d u . slm
(8 V Bunu sbat eden bir ok yet vardr. Ezcmle Kur'an'da: "Ey Mslmanlar! Sizinle dvmeye kalkan dmanlarla Allah yolunda dvnz. Fakat haddi tecavz etmeyiniz, (Yni ihtiyarlara, kadnlara ve ocuklara dokunmaynz. Sizinle muahede yapm olan milletlere saldrmaynz. Allah tecavz ve taarruz edenleri sevmez) denilmitir. Grlyor ki bu yetle cihad farizas, evvel, dman tarafndan vki olacak bir taarruza ve bir harp hli ihdisana, saniyen de ahlki kaydlara balanm ve bugn Devletler Hukukunun en byk prensibi olan "Ahde vefa" kaidesi vaz'edilmitir. Yirie Kur'an'da "Size taarruz ve tecavz edenlere kar siz de misliyle ve yoluyla taarruz ve tecavz ediniz ve Allah'tan korkup kendileriyle muharebeye mezun .olmadnz kimselere tecavz etmekten saknnz" denilmitirki, burada taarruza kar taarruz daha sarih bir surette grlmekte; hususiyle harp halinde bile adalete riayet olunmas ve harp musibetlerinin mkn nisbetinde hafifletilmesi emredilmektedir. Dier bir yette de "Vatannza taarruz eden ve sizlen evlerinizden ve ocaklarnzdan sren dmanlarnz nerede bulursanz ldrnz ve onlar sizi kardklar yerlerden karnz" denilmektedir ki, burada taarruzun ancak taarruza kar olabildii pheye mahal kalmayacak surette sarihtir.

p e y g a m b e r i b u ideali y a y m a y a a z m e t m i v e getirdii dini kkletirmek iin ilh b i r vazife yklenmiti. te ilk d e v r i n h a r p l e r i , d i y o r u m , b u a z m i n v e b u ilh vazife hissinin tabii neticeleridir. s l m ' d a h a r b i , t e c a v z v e t a a s s u b u b i r kaide gibi g s t e r m e k ak b i r b h t a n d r . Bkis, slm eski b i r b a r b a r d n y a y a , din o l d u u k a dar, insan b i r n i z a m g e t i r m i v e h a r p z a r u r e t i n i i n s a n lk v e ahlk kaideleriyle smsk balamtr. slmiyetin, aslnda, m u t a a s s p v e m t e c a v i z b i r din o l d u u iddias, bizim baz y a r aydnlarmzla G a r b n M s l m a n d m a n tarihilerinin v e k i n d a r m s t e r i k lerinin ileri s r d b i r fikirdir."^^^ Bu fikir, maalesef, G a r p t e ok yaylm ve asrlarca G a r p milletleri b u fkri mtearifeler s r a s n d a b i r hakikat g r m t r . B e r e ket, ki, s o n s e n e l e r d e h a k i k a t g n e i kin v e y a l a n b u l u t lar altndan syrlmaya balamtr. S o n s e n e l e r d e G a r b i n e n selhiyetli v e b i t a r a f tarihileri v e fikir a d a m l a r b u iddialar y a l a n l a m a y a koyulmulardr. B u g n artk anlalmtr ki, "Dindarlk titizliiyle m s a a d e ederlik r u h u n u telif e d e n yalnz slm olmutur. Yalnz M s l m a n l a r d r ki, dinlerini m d a f a a iin giritikleri h a r p l e r de, slmiyeti k a b u l etmeyerek, k e n d i d i n l e r i n e b a l k a l m a k isteyenleri, s e r b e s t b r a k m v e o n l a r a m s a m a h a gstermitir. Hz. M u h a m m e d k u m a n d a n l a r n a
(82) Bunu anlamak iin Hazret- Muhammed'in harp eden askerler ve kumandanlara verdii u hikmet dolu talimat okuyahm: "ocuklan sakn ldrmeyiniz. Ve dman ordusuyla kendi topraklan stnde harp ederken, rahat duran ahaliyi incitmeyiniz, kadnlara dokunmaymz, evleri ykmaynz, tarlalar inemeyiniz, meyveleri harap etmeyiniz. Hurma aalarn kesmeyiniz. Cayn mslimlerin Allah'a kulluk eden rahip ve zahitlerine dokunmaynz." Peygamberin zinde yryen ilk hatife Ebu Bekir'in kumandan ve valilere gnderdii u tamimi de okuyalm: "Ahaliye ikence etme. Onlan faydasz yere ayaklanmaya zorlama. yi ve dil ol. ocuklar ve kadnin ldrme. Evlere ve tarlalara dokunma... Dmanla bir muahede yaparken, artlara riayet et. Hristiyan lkelerde yolun zennde rahip ve zabit nsanlar greceksin ki, kiliselerde ve manastrlarda Allah'a ibadet ve dua ile meguldrler, bunlara ikence etme. Kilise ve manastrlarn tahrib etme." ite slmn muvaffak olup kk tutmasnn ve asrlara yaylan bir mre sahip olmasnn srr!

r a h i p v e zahidiere i k e n c e e t m e m e y i emretmitir. H a h fe m e r K u d s ' ald z a m a n H r s t i y a n i a r m khna d o k u n d u r t m a m t r . Ayn K u d s ' H a h l a r zaptettikleri z a m a n M s l m a n l a r khtan geirmilerdir."'*^' R a h i p M i c h o u d " a r k t a Dini S e y a h a t " a d h e s e r i n d e d i y o r ki: " H n s t i y a n milletler h e s a b n a esef e d e r i m ki, b u n l a r din m s a a d e k r h M s l m a n l a r d a n r e n m e y e m u h tatrlar"'*' " K u r ' a n kuvvetle deil, ikna yoluyla intiar e t m i v e s r ' a t l e yaylmtr."'*^' " M s l m a n l a r m a l u p ettikleri milletleri k e n d i dinlerini m u h a f a z a d a d a i m a s e r b e s t b r a k m l a r d r . H n s t i y a n l a r fevc fevc M s l m a n h k a b u l e t m i l e r s e , b u n u n sebebini M s l m a n fatihlerin gsterdikleri b y k anlay v e a d a l e t t e a r a mahdr."'^' H a t t "slmiyet m s a a d e k r h yalnz fiilen tatbik e t m e k l e k a l m a m , o n u ilhi nizamn temeli y a p mtr."'"" Yanh anlalmasn: slm d n y a s n d a d n v e b u g n t a a s s u p yoktur, d e m i y o r u m . Hicretin ilk asr o r t a l a r n d a n i t i b a r e n slm c a m i a s n a t r l soy, cins v e m e d e n i y e t t e n milletler katldka slm dini b n y e s i n e h u r a f e lerle birlikte c a h i l a n e b i r t a a s s u p d a girmitir. A n c a k , d i y o r u m , slmn a s l n d a v e s a f M s l m a n l k t a t a a s s u p ve t e m e r r d n yeri yoktur. O k a d a r ki, t a r i h t e d i n n a m n a yaplan h a r p l e r i n o u , hakikatte dini deil, t a m a m i y l e siyasidir. Yalnz, t a a s s u p ile dini s e l b e t v e m e t a n e t i b i r b i r i n e k a n t r m a m a h d r . Bir d i n d a r n i n a n d dini akide v e e r k n n a smsk b a l a n m a s v e b u n d a m s a m a h a v e m b a l t s z h k g s t e r m e m e s i , t a a s s u p deil, dini s a l b e t v e m e t a n e t t i r v e b u lzmdr. Din a n c a k d i n d a r n b a (83) George Rivore: sahife 139. L'Islame en marche, Le mois Suisse, No. 60. Mars ve ayn sahife. de L'Islame. Edil, Nlson, Paris, 1944,

(84 ve 85) Ayn mecmua (86 ve 87) Laura Vecciya sah. 22-41.

Vagler: Apologc

lanaca b y l e b i r i disiplin s a y e s i n d e k o r u n u p d e v a m edebilir. Tekrar edelim ki, t a a s s u p , h r m v e m t e c a v i z dir. Dini s e l b e t ise, h a k ve k u v v e t i n d e n e m i n b i r i n s a m n sessiz v a k a r gibi, m e t i n v e sakindir.

Siyasi taassup:
Dini t a a s s u p , dedik, cahil d i n d a r n k e n d i dini akidelerini m u t l a k s u r e t t e h a k ve b a k a a k i d e v e k a n a a t l e r i n d e mutlak s u r e t t e btl o l d u u n a i n a n m a s n d a n d o a n b i r t u y a n ve hrnlktr. F a k a t din v e v i c d a n h r r i y e tinin d m a n yalnz b u deildir; b u n u n k a d a r siyasi t a a s s u p d a b u h r r i y e t i n d m a n d r . H a t t belki d a h a kindar, d a h a zalim ve ykcdr. n k , dini t a a s s u p t a ok k e r e hasbilik h a k i m o l d u u h a l d e , siyas t a a s u p t a h e m e n d a i m a a h s fayda his ve hrs h a k i m d i r . Siyas t a a s s u p , b i r a h s n h a y a t ve cemiyet h a k k n d a kendi grlerini m u t l a k s u r e t t e h a k ve b a k a l a r m n k i ni btl telkki e t m e s i n d e n ileri gelen c a h i l a n e b i r d manlktr. Bu d m a n l n b u g n bizim m e m l e k e t t e balca hedefi din v e maneviyattr. n k , h e m e n ilve edelim ki, siyasi t a a s s u p k o y u b i r s u r e t t e materyalisttir. O n u n i n a n d ve b a l a n d ey yalnz m a d d e v e m e n faattir. F a k a t m a d d e v e m e n f a a t fikri etrafinda kitleleri c o t u r u p h a r e k e t e g e t i r m e k kolay deildir. O n u n iin siyasi t a a s s u p b i r efsane (-Mythe) y a r a t m a y a v e b u s a y e d e taraftar a v l a m a y a m e c b u r d u r . Bu efsane z a m a n mzda, m e m l e k e t l e r e ve t e k m l seviyesine g r e , faizm, k o m n i z m gibi " z m " ekli b i r kelime e s s l e n e n b i r bayraktr. H l s a din t a a s s u p , k e n d i s i n e i n a n d r m a k iin, devletten kl kuvveti ve hizmeti isteyen m a b e d i n hrnl ve t e c a v z d r . Siyasi t a a s s u p da, o m u z l a r a d a h a kuvvetle kebilmek iin b t n hareketlerini m a b e d e

alklatmak isteyen politikann hrnl ve t e c a v z dr. Fakat, tekfirleri v e afarozlariyle, dini t a a s s u p din ve v i c d a n h r r i y e t i n i n bir d m a n ise; cezaevleri, d a r a a l a r , t o p l a n m a ve s r g n k a m p l a r ile, siyasi t a a s s u p da d i e r b i r d m a n d r . Din h r r i y e t i n i n ve b u n d a n d o a n h a k l a r n b u iki d m a n a kar k o r u n m a s lzmdr. F a k a t nasl? Ve n e gibi b i r t e d b i r ile?

Din hrriyetini koruma aresi ve liklik prensibi:


Bu hrriyeti, h e m dini, h e m de siyasi t a a s s u b a kar k o r u m a k iin alnacak tedbir, b i r kelime ile likliktir. G e e n devirleri bir t a r a f a brakalm. Bugn iin yaadmz devirde ve bugni^ Avrupa hayat realiteleri karsnda, din hrriyeti ancak lik bir devlette gn grp yaayabilir. F a k a t liklik n e d i r ? Kelimenin lgattaki m n a s n d a n balayalm.

Garp hukukunda liklik:


B u g n n G a r p m e m l e k e t l e r i h u k u k u n d a liklik, din ile devletin ayrlmas ve devletin din, dinin d e devlet ilerine k a r m a m a s ; m e m l e k e t t e m e v c u t ve m r u f din v e m e z h e p l e r e kar devletin tarafsz bir vaziyet almas, b u n l a r d a n hibirini, d i e r i aleyhine olarak, h u s u s i sur e t t e i m t i y a z l a n d r m a m a s i ; b u n a mukabil, dinin d e d e v l e t e kar, nisbi de olsa, b i r m u h t a r i y e t iinde ahlki v e m n e v i h a y a t n nizam olarak h k m srmesidir. Lik b i r devlette h k m e t ve i d a r e ileri ve b u n l a r t a n zim e d e n k a n u n ve kaideler, prensiplerini dini m l h a z a l a r d a n deil, srf i h t i y a l a r d a n ve h a y a t realitelerin-

d e n alr. H a l b u k i lik o l m a y a n devlette k a i d e v e k a n u n lar dini e s a s l a r a dayanr. u h a l d e liklik n e mnkirliktir n e de h u s u s i y e t l e din d m a n l demektir; s a d e c e devlet h a y a t n d a ve m m e m n a s e b e t l e r i n d e , dini kaide ve esaslar d i n d a r l a r m u h i t i n e v e ferdi v i c d a n l a r a b r a k a r a k srf h a y a t n akna v e m n a s e b e t l e r i n m a n tna u y m a k t r

Liklik mnkirlik deildir:


Liklik srf devlet h a y a t n a ait bir h a r e k e t ve faaliyet prensibidir. B i n a e n a l e y h ferdin h u s u s ve m n e v i h a y a t ve ailesi iindeki vaziyeti ile t e n a k u z a g i r m e z v e d i n d a r h asla nefyetmez. Liklii dinsizlik s a n m a k , o n u y a n h anlamaktr. n s a n i ve m n a s e b e t l e r h a y a t n d a lik olur, yni iin v e m n a s e b e t l e r i n devlete v a z ' e d i len k a n u n l a r n a g r e h a r e k e t e d e r de, d i e r taraftan, ferdi ve h u s u s i h a y a t n d a d i n d a r olarak yaar. Tekrar edelim ki, likhk s a d e c e devlet faaliyetlerine ve m m e faaliyetleri s a h a s n a ait bir prensiptir. F e r d i n h u s u s ve m n e v i hayat, ailesi v e sevdikleri muhiti b u p r e n s i b i n dnda k a h r Yalnz b u b a h i s t e b i r n o k t a z e r i n d e iyice a n l a m a k lzm gelir. Dinler, b i l h a s s a slmiyet, y u k a r d a d a iar e t ettiimiz gibi, srf ferdi ve m a n e v i hayat t a n z i m etmekle kalmaz; ayn z a m a n d a devlet hayatn v e itima m n a s e b e t l e r i de nizamlar. slm dini h e m ferdi h a y a tn m n e v i m e s n e d i , h e m d e M s l m a n l a r c a m i a s n n ilh nizamdr. E e r din, srf i b a d e t ve d u a d a n i b a r e t olsayd, ferd h u s u s h a y a t n d a ailesi ve sevdikleri m u h i t i n d e d i n d a r kalr, m n a s e b e t l e r h a y a t n d a d a lik olabilirdi. Halbuki d i n yalnz i b a d e t ve d u a d a n i b a r e t d e il, h e m d e ahlk v e h u k u k t u r . slmiyet d n y a m n a sebetlerinin h e p s i n e ve devlet faaliyetlerine d a i r k a i d e ler vermitir ki, b u n l a r n hey'et-i u m u m i y e s i slm h u -

kukiyat v e ahlkyatn v c u d a gerir. M s l m a n v a t a n d a , dinin yalnz i b a d e t a h k m m a deil, h u k u k i y a t ve a h l k y a t m a d a riayetle mkelleftir.'^' F a k a t b u m kellefiyet ile liklik yni m n a s e b e t l e r h a y a t m d a "l d i nilik" n a s b a r r v e birlikte y r r ? tiraf e d e r i m ki m e s ' e l e m i z i n e n etin n o k t a s zerindeyiz. Dikkat edilirse, yalnz b i z d e deil. G a r p m e m l e k e t l e r i n d e d e liklik ile dinilik e n ok b u n o k t a etrafnd a a r p m v e a r p m a k t a d r . n k yalnz slmiyet deil, Hrstiyanlk d a , m n a s e b e t l e r h a y a t n a d a i r k a i d e v e n i z a m k o y m u v e b u d i n d e d e (Droit Canonique) denilen b i r Kilise H u k u k u v c u d a gelmitir. M e s ' e l e etin olmakla b e r a b e r iinden kmaz b i r h a l d e d e deildir, s a n r m . Yalnz m e s ' e l e n i n halli a r e sini n a z a r i y a t t a n ziyade realitelerde ve h a y a t n aknd a a r a m a k lzmdr. Realite u d u r : B u g n G a r p m e d e niyeti y o l u n u t u t a n m e m l e k e t l e r d e dini h a y a t e i v e m n a s e b e t l e r hayat fiilen b i r b i r i n d e n ayrlm v e h e r g n b i r a z d a h a ayrlmaktadr. Tanzimattan, h a t t evvelinden, yni a a y u k a r yzelli s e n e d e n b e r i Trkiyemiz b u iki h a y a t m b i r b i r i n d e n ayrlmas yolundadr. Trkiye'yi b u y o l d a n e v i r m e k v e devlet hayatn yenid e n d i m y a t erevesi iine s o k m a k k i m s e n i n elinde ve i k t i d a r n d a deildir. Dereleri y o k u yukar aktamayz; s a d e c e yollarn ap aklarn dzeltebiliriz. Trkiy e ' d e eski dini h u k u k u y e n i d e n tatbike b u g n iin i m k n yoktur. Bizde b u i m k n t a kinci M a h m u d d e v r i n d e n b e r i yava y a v a . C u m h u r i y e t t e n s o n r a d a hzla o r t a d a n kalkp k a y b o l m u t u r . B u g n b u n a i m k n a r a m a k v e b u n o k t a d a n a z a r i y a t a d a y a n a r a k s r a r etmek, d i n m e v z u u n d a k i m c a d e l e v e m a t e m e y i d e v a m ettirmektir. Bu ise h e m diyanetin, h e m d e m m e n i n z a r a r nadr. slmiyette m m e n i n z a r a r n a olan h e r h a r e k e t mezmum ve memnudur.
88) Baknz yukarda kinci ksm, giri, sayfa 89

162

Hatrlatalm ki, s l m d a din u m u r v e a h k m d a n h e r h a n g i birinin b i r z a m a n d a i m h m m k n olmazsa, o h k m i m h a l olunur, y n i takip v e tatbiki b a k a b i r zam a n a braklr. Nitekim, slm H u k u k u n u n " u k b a t " ksm yani ceza h u k u k u T r k i y e ' d e h e m e n b i r asr evvel tatbik s a h a s n d a n kaldrlm v e y e r i n e lik b i r ceza h u kuku k o n u l m u t u r . Bizim C u m h u r i y e t t e n evvelki d e v r i n Ceza K a n u n u , F r a n s z Ceza K a n u n u n d a n h e m e n h e m e n a y n e n iktibas edilmitir. B u g n ise T r k i y e ' d e sl m H u k u k u n u n yalnz " u k b a t " ksm deil " m u a m e lt" v e " m n a k e h a t " ! yni akidler ve b o r l a r ahkmiyle e v l e n m e v e b o a n m a sistemi, h l s a hey'et-i u m u m i y e siyle b t n slm H u k u k u b u vaziyettedir. Biz istesek de, i s t e m e s e k d e vaziyet b u g n b u d u r . B u vaziyet t a r i hi b i r oluun v e sosyolojik v u k u a t s e y r i n i n d o u r d u u b i r neticedir. Bu b a h s i b i t i r m e d e n b i r n o k t a y a d a h a t e k r a r g e l m e k isteriz. Lik devlet nizam iinde y a a y a n b i r dindar, m e n s u p o l d u u dinin i b a d e t a h k m n o l d u u gibi, " m u a m e l t " v e " m n a k e h a t " yani b u g n k tabirlerle akidler, b o r l a r v e e v l e n m e a h k m n d a isterse, f e r d e n ve a h s e n takip edebilir. B u n a m a n i v e b u n u n liklik e s a s n a aykr b r ciheti yoktur. Mesel, dini n i k h n lz u m u n a kani olan, isterse, sivil n i k h t a n s o n r a b i r d e dini n i k h y a p a r . Faizin d i n e n m e m n u o l d u u n a kani olan faiz a h p v e r m e z . Hlsa, devletin k a n u n v e nizam ile yaplmasn m e n e t m e d i i veya y a p l m a m a s n e m r e t m e d i i h e r i v e m u a m e l e y i dindar, m e n s u p o l d u u dinn kaidelerine u y a r a k yapabilir.'"^' u halde bu bakmdan liklik, mnasebetler hayatna dair olan dini kaide ve kanunlarn, resmiyetten kalkmas; bunlarn, devlet meyyidesini kaybederek, hususi hayata ekilip -vicdanlarda yer almasdr.
(89) Baknz: bahsi. kinci Ksm (Dinin emirlerini yerine getirme hakknn hududu)

Liklik din dmanl demek hi deildir:


Geri vaktiyle F r a n s z htillini din d m a n h ile k a n a ve a t e e b o a n J a k o b i n l e r d e n s o n r a , iki d n y a h a r b i a r a s d e v i r d e , baz m e m l e k e t l e r d e , liklik p e r d e s i a r k a s n d a k i n d a r b i r din d m a n l g d e n siyasi t a a s s u p l a r g r l m t r . F a k a t b u n l a r d a n bazlarn kinci D n y a H a r b i frtnas silip s p r m t r . B u g n ayakta d u r a b i l e n bazlar da, oynadklar faciann d e h e t i n d e n kendileri bile r k m g r n y o r . Liklik, d i y o r u m , n e mnkirliktir, n e d e h u s u s i y l e din d m a n l d r . Liklik d i n ile devletin b i r b i r i n d e n ayrlm a s ; dinin m n a ve r u h l e m i n d e ve ferdin, h u s u s h a yat ile ailesi h a r i m i n d e , devletin de m a d d e ve cisim l e m i n d e ve cemiyetin u m u m h a y a t n d a h k m r a n olm a s demektir. Lik devlette din v a t a n d a n r u h u n d a ve ahlkyatnda, h u s u s ve m a n e v h a y a t n d a , devlet ise c i s m i n d e ve u m u m m n a s e b e t l e r i n d e h k m s r e c e i n e g r e ; ferdin r u h u ile cismi b i r b i r i n d e n ayrlm ve iki ayr k u m a n d a m e r k e z i n e b a l a n m olacaktr. F a k a t canl, ak v e i r a d e sahibi b i r m e v c u d u n r u h u ile cismi b i r b i r i n d e n ayrlr m? Ayrlrsa m e v c u t y a a yabilir mi? Diyecek ve ilve edeceksiniz; y a a y a m a y a c a iindir ki, b n y e s i n d e n dinlii k o v u p k a r a n m o d e r n devlet, -tabir caizse- yeni b i r lik din a r a m ve b u n u n rk ve i n s a n i y e t gib fikirlerde b u l u n d u u n u sanmtr. F a k a t s o r a r z : Bu berikiler din a k i d e s i n d e n d a h a m az {mytbiqu) ve metafizik (metaphysique) dir? etin b r m n a k a a m e v z u u , fakat b a h s i m i z i n dnda. Biz b u r a d a likliin G a r p h u k u k u n d a k i m a n a s zerindeyiz. Bu m a n a y a g r e , t e k r a r edelim ki, lik devlette din ve devlet ayrlacak, bri r u h ve v i c d a n l a r s a h a s n d a , d i e r i de m n a s e b e t l e r d n y a s n d a h k m srecektir. B u n u a n l a m a k ve b u vaziyeti iyice g r m e k iin lik devletin-tam zdd olan d i e r iki devlet sistemini g z d e n

g e i r m e k lzmdr. B u n l a r "Dne b a l devlet" v e "Devlete bal d i n " sistemleridir.

Dine bal devlet sistemi:


O r t a v e yeni z a m a n l a r A v r u p a s m d a v e yakn seneler e k a d a r b i z d e y a a n m olan b u s i s t e m d e , cemiyet iindeki b t n h a y a t v e m n a s e b e t l e r , u z a k t a n veya y a k n d a n , d o r u d a n veya dolayisiyle, h e p din k a i d e v e k a n u n l a r n a b a l a n r v e dini b i r n i z a m iinde c e r e y a n eder. Hukuk, ahlk, k a n u n , tahsil v e t e r b i y e , h a t t ilim ve s a n ' a t bile dini d n c e v e e s a s l a r a g r e a y a r l a n r ve m e m l e k e t m b e d d e n i d a r e edilir. Devlet ise, dini messese ve nizamn muhafazasna m e m u r bir jandarm a r o l n d e kalr. B u suretle yalnz r u h a n i hkimiyeti deil, ayn z a m a n d a cismani hkimiyeti d e e m r i n d e t u t a n m b e d -diyanet aslnda m e v c u t o l m a s a bile-, ister istemez takn b i r t a a s s u b a kayar; devlet kuvvetleriyle silhlanan r u h a n i y e t , m e m l e k e t t e b a k a din, fikir v e kan a a t l e r e kar b i r msaadesizlik y o l u n a s a p a r . Hususiyle s e r b e s t fikir v e k a n a a t l e r e kar k o y u b i r t a a s s u p zihniyeti iinde b o u l u p kalr. Telkin, ikna, tatl s z v e g zel mev'ize yollarm b r a k a r a k z o r b a l a kalkr. Bir Hallac- Mansur'u,'^ e h a b e d d i n - i S h r e v e r d i ' y i ' ^ " m a h k m v e i d a m eder. Engizisyonlar kurar. Tarihteki din v e m e z h e p kavgalar, Snnilik, Katoliklik, P r o t e s tanlk m c a d e l e l e r i h e p devlet kuvvetlerine a r k a v e r e n dini t a a s s u b u n eserleridir. Dine b a h devlet sistemindeki b u t a a s s u p taknl, k a b n a s m a y a n b i r kuvvetin b t n h a y a t v e m n a s e (90) Hallac-. Mansur, slm'n szler sylemekle sulandnlarak olunmutur.. mehur mutasavvflarndan olup seriate Hicretin 306'nc senesinde Badad'da aykn idam

(91) slm'n mehur hakim ve mutasavvflarndan olup akide bozukuu le sulandnlarak Hicretin 585'inc senesinde otuzalt yandayken dam olunmutur.

betleri d i n esaslar ile e r e v e l e m e k i s t e m e s i n d e n ileri gelir. Bu s i s t e m d e m a b e d i n telkin v e ikna kuvveti zayflam ve b u n u n y e r i n e t a h a k k i m ve c e b e r r u t l u k kuvveti almtr. M e m u r l a a n , n i f o r m a ve s a l t a n a t s e v d a s n a kaplan d i n a d a m l a r n n ilmi ve ahlki kymeti d m ve gzlerini a h s m e n f a a t k a y g u l a n b r m t r . Bu a d a m l a r d a dini s a d a k a t , s a l b e t v e f e r a g a t hislerinin yerini m e n f a a t ve i h a n e t almtr. Bir din iin e n b yk tehlike, h a d i m l e r i n i n m e m u r l a m a s , k r k ve saltan a t h r s n a d m e s i d i r . Bu tehlikeyi bildikleri iindir ki, E b u Hanife ve E b u Bekir El Rzi gibi slm ulular kendilerine teklif edilen devlet m e m u r i y e t i n i , kabul e t m e milerdir. M e h u r d u r ki, Hanefi m e z h e b i n i n sahibi m a m - z a m E b u Hanife, A b b a s halifelerinden El M a n s u r ' u n k e n d i s i n e srarla teklif ettii Kad- Kuzatl r e d d e t m i ve b u y z d e n h a p s o l u n u p d v l m t r . Tarihiler b u r e d d i muhtelif ekillerde tefsir ederler. F a k a t bizce b u n u n s e b e b i , b u b y k slm d a h i s i n i n m e m u r l a p s a l t a n a t s e v d a s n a d m e k t e n k o r k m a s ve b u h u s u s t a d i n a d a m l a r n a r n e k olmak istemesidir. Bizde t e d e n b e r i din t e r a k k i y e m n i midir, deil m i dir? diye m n a k a a edilir, durulur. kinci M e r u t i y e t t e n b e r i p e k m o d a o l a n b u m e s ' e l e h a k k n d a bizim diyeceimiz u d u r : Din e s a s n d a elbette t e r a k k i y e m n i deildir. M n i olsayd, sekizinci a s r d a n o n d r d n c a s r a k a d a r b t n parlaklyla h k m s r e n b i r slm ilim ve m e d e n i y e t i d o m a z d . Terakkiye m n i olan sapklktr ve dinin devlet kuvvetleriyle silhlanp s a l t a n a t a dmesidir.

Devlet kuvvetleriyle silhlanan din terakkiye mnidir:


n k m b e d h a r i m i n d e n t a a r a k t a a s s u p karanlklarna d a l a n ve devlet kuvvetlerine a r k a v e r i p s a l t a n a t

s e v d a s n a d e n din, ister istemez b a k a dinlerin v e hususiyle s e r b e s t fikir v e k a n a a t l e r i n d m a n kesilmeye m a h k m d u r . Terakkinin ise b a h c a art, fikir v e kan a a t l e r e h r m e t v e m s a a d e ederliktir. T a a s s u p ile t e rakki b i r b i r i n d e n nefi'et e d e r B u n l a r d a n birinin b u l u n d u u y e r d e n d i e r i h e m e n kaar. Dikkat e d e r s e k , T r kiyemizin m o d e r n t e r a k k i d e g e kalmas s e b e p l e r i n d e n birinin v e belki b a h c a s n m , yakn z a m a n l a r a k a d a r bizde devletin dine b a h kalmas v e b u y z d e n m e m l e ketin silhh t a a s s u b d a n k u r t u l a m a m o l m a s d r Taass u p e s a s e n b a h b a n a t e r a k k i n i n d m a n iken, b u b i r de devlet kuvvetleriyle silhlanrsa m e m l e k e t iin b i r bel kesihr.

Mabet hariminde kalan din terakkiyi destekler:


Mabet h a r i m i n d e n t a a r a k devletleen dinn t e rakkiye m a n i o l m a s n a mukabil; politikadan, krk v e koltuk h r s n d a n y a h u t devletten e k m e k p a r a s d i l e n m e sefaletinden k u r t u l a n dn d e terakkiyi kamlar h a t t a terakkiye z e m i n olur. n k b i r m e m l e k e t t e m s a a d e ederiik zihniyeti terakkinin b i r art ise hasbilik v e feragatle "alma d a d i e r b i r a r t d r Ksa grllk v e m a d d m e n f a a t k a y g u s u terakki d m a n l a r n n b a n d a gelir. Hasbiliin v e feragatin e n z e n g i n k a y n a ise din ve m a n e v i y a t terbiyesdir. A n c a k b u t e r b i y e d i r ki, insan egoistliin p e n e s i n d e n k u r t a r r ve o n a f e r a g a t v e f e d a k a r h m emsalsiz zevkini tattrr. B u n u n indir ki, "Vahdaniyet akidesi"nin kifi Efltun'dan, devrimizin fikir ve felsefe dhilerine kadar, t a r i h t e insanhk, u r u n da alm v e terakkiye hizmet etmi olan b y k lim ve filozoflarn h e m e n hepsi, Allah' t a n m m a n e v i y a t insanlardr.

Tekrar edelim ki, i n s a n l m t e r a k k i s i n e , iyilik yolund a ilerlemesine v e yksek d u y g u l a r a y k s e l m e s i n e m ni olan dinin kendisi deildir. Olamaz, n k b t n b yk dinler, h u s u s i y l e slmiyet, h e p iyilik, insanlk ve ahlk telkin e t m e k t e d i r . Terakkiye m n i olan evvel din fikrine ve saf Allah d u y g u s u n a e k l e n e n b i r t a k m h u r a fe ve esatirdir. S a n i y e n d e din a d a m l a r n n silhlanarak t a a s s u p y o l u n a s a p m a s , d i e r dinlere ve s e r b e s t fikir ve k a n a a t l e r e m e y d a n o k u r b i r hal almasdr. Nasl m ni olur ki, din r u h u n gdas, terakki akhn meyvasdr. Dinin m e r k e z i yrek, t e r a k k i n i n m e r k e z i kafadr. n s a n da his ile zek, yrekle kafa birbirini n e f y e d e r mi ki, din terakkiyi nefyetsin?

Devlete bal din sistemi:


Dine bal devlet s i s t e m i n d e , dedik, ferd ve itima h e m e n b t n h a y a t , e n t e f e r r u a t n a v a r n c a y a kadar, dini kaide ve e s a s l a r a b a l a n m a y a alr; devlet h a y a t ve itima m n a s e b e t l e r m b e d d e n yni fiiliyatta m e m u r l a a n din a d a m l a r (=Ulem-i r s u m ) t a r a f n d a n i d a r e edilmek yolu tutulur. tiraf etmelidir ki, b u sistemde k h devletle o m u z o m u z a y r y e n v e kh o n u emri altna alan m e m u r l a m din a d a m l a r , y a t a n d a n t a a n r m a k halini alr; k r ve k i n d a r b i r t a a s s u b a saplanr ve b t n ilerlemelere kar isyan v e m u k a v e m e t kalesi tekil eder. B e r e k e t ki, b u g n b u sistem m e d e n i m e m l e k e t l e r i n h e p s i n d e m r n y a a y p r o l n o y n a m ve t a r i h e karmtr. F a k a t b u g n , baz m e m l e k e t l e r d e , b u n u n y e rine, h a y a t ve c e m i y e t iin d a h a az zararl olmayan, di e r bir s i s t e m yni dinin devlete b a l a n m a s sistemi geip o t u r m u t u r . Geri b u s i s t e m d e liklik taklit edilerek, dini k a i d e ve k a n u n l a r devlet h a y a t n d a n karlr ve devletle m b e d b i r b i r i n d e n ayrlrsa da, b u ayrlma-

n n h u k u k i neticesi olarak dini m e s s e s e v e tekilatm devlete kar m u h t a r b i r vaziyet almas lzm gelirken bilkis b u n l a r , t a m a m i y l e d e v l e t i n y n i fiiliyatta h k m e t i n k o l t u u altna konulur, d i y a n e t siyasete k u r b a n edilir. Devletin d i n e b a l a n m a s s i s t e m i n d e siyaset v e i d a reye d i y a n e t v e din a d a m l a r h k i m o l d u u gibi, dinin devlete b a l a n m a s s i s t e m i n d e d e , o n u n t a m a m i y l e aksine olarak, d i y a n e t e siyaset v e h k m e t a d a m l a r h kim olur. Din i n e s s e s e v e tekilat o n l a r kurar, o n l a r kapar, o n l a r i d a r e eder. Din a d a m l a r n vazifeye o n l a r t a y i n eder, o n l a r mkfatlandrr, cezalandrr, h a t t onlar doyurur. Hlsa b u sistemde hkmet adamlar b t n dn h a r e k e t ve hayat ellerinde t u t a r l a r v e diniy a t a diledikleri gibi istikamet v e r e r e k o n u politikalarnn, sadk b i r h i z m e t k r g r m e k i s t e r l e r Ve b u y o l d a tabiatyla feci b i r siyasi t a a s s u b a v e k r l e s a p l a n r l a r Dine bal devlet s i s t e m i n d e din a d a m l a r nasl b i r e r Sezar kesihrse, devlete b a h dn sisteminde de h k m e t a d a m l a r v e h e r cins h u y d a n politikaclar b i r e r fuzuli din d o k t o r u ve ehliyetsiz r e f o r m a t r rol oyn a m a y a kalkrlar. Dinin asrlar iinde y e r l e m i , rfi ve tarihi b i r e r hakikat kymeti alm olan akde v e e r k n, usl v e dab z e r i n d e , tpk oyuncaklaryla o y n a y a n ocuklar gibi, o y n a m a y a yeltenirler. D i y a n e t e v e din h a y a t a d a i r ind k a r a r l a r v e r e r e k b u n l a r j a n d a r m a ve polis kuvvetleriyle icraya kalkrlar. Din a d a m l a r n a ve dini m e s s e s e l e r e kar m e m l e k e t h a v a s n d a b i r s o ukluk v e efl<rda b i r d m a n h k y a r a t m a a kalkrlar. M e m l e k e t t e Allahszh b i r m o d a haline koyarlar. Maneviyatla alay ederler. D i y a n e t e k a r lubalilii v e din a d a m l a r n a kar h a k a r e t etmeyi b i r nevi ilerilik gibi gsterirler. Bu sistemin m e k t e p l e r i n d e ocuklara dind e n ylnz o n u tezyif iin bahsedilir. Tarih ve felsefe dersleri gibi k l t r e ait d e r s kitaplarnda ocuklara,

aktan o l m a z s a , hileli ve r t l b i r ekilde din aleyhtarl telkin olunur. Dinin devlete b a l a n m a s s i s t e m i n d e m a b e d i n m u h tariyeti h a t t bal b a n a b i r v a r h kalmaz. O n u n varl srf h k m e t a d a m l a r n n m s a a d e s i n e baldr. Bu s i s t e m d e , srf cehaletlerinin v e r d i i k s t a h l a g v e n e n b i r t a k m politika d k n l e r i devlet kuvvetlerine a r k a l a n a r a k tatka taarlar, ortal t e h d i t ve t e d h i h a v a s n a b o a r l a r : Bu h a v a d a n f a y d a l a n a r a k diyaneti ve d i n d a r l a r b i n b i r ekilde t a h k i r e kalkrlar. Bu sist e m d e din n a m n a k o n u m a ve dinin e r k n n d a n olan talim ve t e d r i s i , n e i r ve telkin vazifelerini y e r i n e getirm e yasaktr. Byle bir h a r e k e t m t h i b i r su tekil eder. Bu s i s t e m i n politikac taraftarlar, din a d a m l a r n d a n ve d i n d a r l a r d a n tezyifkr b i r lisanla b a h s e d e r ve devlet kuvvetlerini d i n d a r l a r aleyhine tevik ederler. Hlsa, devletin dine b a l a n m a s n h u k u k e n ayrd e d e n n o k t a , c i s m a n kuvvetlerin r u h a n hkimiyete tbi kalmas ve y u k a r d a dediimiz gibi, devletin din k a n u n laryla i d a r e edilmesidir. Berikini, yni dinin devlete b a l a n m a s sistemini ayrd e d e n n o k t a ise, t a m a m i y l e aksine olarak, r u h a n i y e t i n m a d d i ve cismani kuvvetler eline ve e m r i n e gemesidir. Dinin devlete b a l a n d m e m l e k e t l e r d e dini tekilat ve p e r s o n e l devlet k a d r o s u iine alnr. P e r s o n e l i m e m u r l a t r l p e m i r kulu haline k o n u l a n dini tekiltn hi bir nevi m u h t a r i y e t i ve k a r a r selhiyeti kalmaz.

Liklik bir itidal ve muvazene sistemidir:


Din v e devlet a r a s n d a k i h k i m i y e t m c a d e l e s i n d e n d o a n iki zd sistemi g z d e n g e i r d i k t e n s o n r a imdi likliin nasl b i r ortalayc ve mutedil s i s t e m o l d u u n u a n l a m a k kolaylamtr. Filhakika liklik devletin d i n e

ve dinin devlete b a l a n m a s s i s t e m i n i n h e r ikisine d e ayni d e r e c e d e m u a r z v e h e r ikisini ayn ekilde nefyed e n n c bir itidal ve m u v a z e n e sistemidir. Bu sist e m d e n e devlet dine, n e d e din devlete balanr. S a d e ce din ve devlet b i r b i r i n d e n ayrlr ve h e r biri d i e r i n e kar m u h t a r ( = A u t o n o m e ) b i r vaziyet alr. Devlet n e din bezirgnl yapar, n e d e din d m a n kesilir. B u n a mukabil, din d e n e devlet m a v i r l i i n e , n e d e siyaset k h y a h m a kalkr. Lik devlette, t e k r a r edelim s a d e c e r u h a n v e c i s m a n kuvvetler b i r b i r i n d e n ayrlr ve b u n l a r d a n h e r biri k e n d i h a r i m i n d e yani din, ferdi v i c d a n l a r d a , devlet d e siyaset ve i d a r e s a h a s n d a h k m r a n olur. R u h a n kuvvetin merkezi m b e d t i r . Cisman k u v vetin merkezi d e , b u g n k d e m o k r a t i k n i z a m d a , p a r l a m e n t o d u r . te r u h a n ve cismani iki kuvvetin b u s u r e t le ayrlmas ve h e r birinin k e n d i n e m a h s u s s a h a d a h k m r a n olmas c e m i y e t t e b i r itidal v e m u v a z e n e h a v a s yaratr. V a t a n d a n din hrriyeti ve b u n a bal haklar a n c a k byle b i r itidal ve m u v a z e n e h a v a s iinde g n g r p yaayabilir. u n o k t a y a dikkat o l u n s u n ki, lik s i s t e m d e d i n ile devlet, m a b e t ile h k m e t b i r b i r i n d e n ayrlacak ve h e r biri kendi s a h a s n d a kalacaktr d e m e k , b u n l a r birbirine, kar lkayd ve y a b a n c yahut, d a h a k t s b i r b i r i n e r a k i p olacak d e m e k deildir. Asl! Bilkis, b u ayrl, evvel, r u h a n i v e cisman iki kuvvetin bir elde ve b i r m e r k e z d e t o p l a n a r a k k a b n a s m a z bir hal almasn; s a n i y e n d e , b u ayrl s a y e s i n d e kuvvetlerden h e r biri k e n d i n e m a h s u s s a h a d a kalsn ve b u r a d a d a h a b y k bir kemal ve ihtisas ile ilesin iindir. Birbirinden ayrlan din ile devlet, m a b e t ile h k m e t b i r b i r i n e kar lk a y d ve y a b a n c k a l a m a z . H e l e b u n l a r b i r b i r i n e kar r a k i p ve d m a n vaziyet asl alamaz. Zira, iyi d n lrse, m a b e d i n ve h k m e t i n s o n ve en yksek hedefl e r i n d e n biri de; cemiyet ve dolaysyla ferddir. H e r ikisi d e i n s a n ferdinin iyilii, emniyeti, h u z u r ve r a h a t

inde y a a m a s iindir. M b e d b u h e d e f e ferdin i lemini h k m e t ise d m n a s e b e t l e r i n i t a n z i m etmek suretiyle y r r . N e m u t l u o m e m l e k e t l e r e ki, t o p r a k l a r s t n d e m b e d ile h k m e t , ayn b i r yolun yolcusu iki d o s t gibi kol kola gider!

Din ve devlet mnasebetleri ihtiyalardan doar:


Z a n n e d i y o r u m ki, din ile devlet a r a s n d a k i b a h h ve b u n u n eklini tarihi ihtiyalar ve itima realiteler tayin e t m e k t e d i r . ptidai devirleri g e e h m , b y k dinleri alahm. Bilindii gibi, Hrstiyanhk R o m a ' d a kuvvetli ve merkeziyeti b i r devlet ile k a r l a m ve devrine g r e , ileri b i r itima m u h i t b u l m u t u r . Yalnz Hristiyanln z u h u r u s r a l a r n d a R o m a devleti g r n t e kuvvetli ise de, h a k i k a t t e r m ve k n t almetleri g s t e r m e y e b a l a m t . Bu vaziyetteki b i r devlet c a m i a s n d a y e n i d o a n b i r din iin iki ktan birini kabul etmek vard. Ya devlet ilerine karp o n u n l a birlikte h a r c a n p r m e liydi, y a h u t d a b u ilerden u z a k kalarak b u s a y e d e h e m temizliini m u h a f a z a etmeli, h e m d e h e n z p e k zayf v a r h z e r i n e politikann kskanln ve d m a n l n e k m e m e l i y d i . Byk H n s t i y a n azizi Saint Paul " S e z a r ' a ait olan o n a , Allah'a ait olan da Allah'a b r a knz" d s t r u n u k o y a r a k , H r s t i y a n h a ikinci kk t e r cih e t m e s i n i ihtar etmi ve H r s t i y a n h k ile devlet a r a sndaki m n a s e b e t i n eklini g s t e r m i t i r . B u n a m u k a b i l slmiyetin karlat d u r u m d a h a b a k a o l m u t u r . slmiyet, d o d u u t o p r a k l a r s t n d e siyasi b a k m d a n b i r a n a r i v e b i t m e z t k e n m e z bir kavim v e k a b i l e kavgasiyle, itima b a k m d a n da koyu bir cahiliyet ile karlamtr. B i n e n a l e y h ister istemez, i i n d e b u l u n d u u b u anarik cemiyetin h k m e t otori-

t e v e n i z a m ihtiyacm t e m i n e k o y u l m u t u r . slmiyetin b n y e s i n d e k i devlet ve o t o r i t e ile sk m n a s e b e t v e ballk b u n d a n ileri gelmitir. Bu balln bir s i s t e m halini almas ve slm Devletlerinde " d i n iinde devlet" v e s a l t a n a t ekline d k l m e s i E b Sfyan olu M u a v i ye ile balar. Emevilerin b u ilk halifesidir ki, slm a n ' a n e d e d i n ile devlet ihtiaml b i r s a l t a n a t eklinde birleir ve b u n d a n evvelki b a s i t v e p e d e r a h i d a r e y e r i n e , artk politika esas v e b r o tekilat z e r i n d e n y e ni b i r i d a r e k u r u l u r ve b u hal b t n slm Devletlerind e b i r gelenek olur gider. . F a k a t b u g n ihtiyalar ve b u n l a r d o u r a n realiteler t a m a m i y l e deimitir. slmiyette u b i r a k i d e d i r ki, z a m a n l a r n deimesiyle dinin a m e l a h k m d a deiir. Din ile devlet m n a s e b e t l e r i slm dininin itikad a h k m n d a n deil, srf m e h a h k m m d a n d r . D n d e n h a t t b a l a n g t a n b e r i din ile devletin b i r l e m e s i n i i c a b e d e n h a t t devletin t a m a m i y l e din b i r m a h i y e t almasn e m r e d e n a h k m bulunabilir. M a d e m ki, diyoruz, b u a h k m itikad deil, ameldir ve m a d e m ki dinin amel a h km z a m a n n ve h a y a t a r t l a r n n d e i m e s i y l e d e i ir; o h a l d e d n o l d u u gibi b u g n d e din ile devletin birlemesi lzm gelmez. n k z a m a n v e a r t l a r d e imitir Binenaleyh deien zamann ve hayat artlarnn icabna g r e h a r e k e t e t m e y e ; dinin h e r amel meselesi gibi, b u meseleyi d e z a m a n l a h a y a t artlar alt n d a m t a l a a ve halletmeye m e c b u r u z . Byle m t a l a a ettiimiz t a k d i r d e bugn- dinin devletten ve politikadan uzak kalmas, y a a m a s ve vazifesini hakkiyle grebilmesi iin, h k m e t ve siyasetten yakasn syrmas ve hkimiyetini ferd fiiller ve ferd v i c d a n l a r diyarnda tesis etmesi b i r zarurettir. B u g n din iin s e l m e t b u n d a d r . Bu realiteyi g r m e m e k ve diyaneti politikann k u y r u u h a l i n e koymak, o n a hizm e t deil, k a n a a t i m c e i h a n e t etmektir.

T e k r a r edelim ve iyi a n l a a l m ki, b u g n dinin devletten b e k l e y e c e i b i r ey v a r d r : "Glge etme, baka ihsan istemem"dir. Likliin m n a s ve b u g n n din ve devlet m n a s e b e t l e r i n d e k i r o l d e b u d u r : Yni dini devlete, devleti d e d i n e t b i o l m a k t a n k u r t a r m a k ve b u s a y e d e m b e d ile h k m e t a r a s n d a k i tezatlar kaldrmak; m a b e d i n ferdi v i c d a n l a r n kalesi, h k m e t i d e m a d d e ve m e n f a a t d n y a s n n n z m y a p m a k suretiyle a r a d a k i iktidar kskanlklarn e n kk h a d d i n e indirmektir. Z a m a n m z d a lik r e j i m d e o l m a y a n bir devlette, diy a n e t , ister istemez politikann e m r i n e g i r m e y e ve politikaclarn b i r m a a s o l m a y a m a h k m d u r . E s a s e n , t a r i h e dikkat e d e r s e n i z , dinin e n kuvvetli o l d u u ve devletin t a m a m i y l e d i n e b a l a n d d e v i r l e r d e b e b u , b y l e o l m u t u r . u k a d a r ki o d e v i r l e r d e devlet a d a m l a r n d a n b i r o u d i n d a r i n s a n l a r o l d u u iin dinin politika e m r i n e g i r m e s i b y k b i r m a h z u r tekil etmemitir. Bug n ise h e r k e s biliyor ki, vaziyet t a m a m i y l e b a k a d r ; b u g n devlet a d a m l a r n d a n dini s a l b e t sahibi olanlar -hi yok deilse d e - m u h a k k a k k, ok azalmtr. Dind a r o l m a y a n k i m s e l e r d e n dinin a h k m n y e r i n e getirmeyi b e k l e m e k riyaya v e s a h t e l i e m e y d a n amaktr. Riyann ve sahteliin ise d n d e yeri yoktur. Din, i n a n m v e i m a n n u r u ile a y d n l a n m samim i n s a n l a r n h i m m e t l e r i y l e yaar. B i n e n a l e y h t e k r a r edelim ki, b u g n d i n ile devletin b i r b i r l e r i n d e n ayrlmas ve h e r birinin k e n d i s a h a s n d a kalmas; devletin dine dinin d e devlete ve siyasete kar tarafsz b i r d u r u m almas, y ni, b r kelime ile liklik, devrimizin ihtiyalarndan d o a n b i r zarurettir. Lik r e j i m d e m b e d siyasete karmaz; devlet faaliy e t l e r i n e direktif v e r m e z ; h k m e t politikasn d i n e uyg u n l u k b a k m n d a n t e n k i d e d e r e k dindarlar aleyhe tevik e t m e z , h l s a din a d a m l a r b i r e r politikac kesilm e z . B u n a m u k a b i l , devlet d e d i y a n e t e k a r m a z ;

h k m e t a d a m l a r dini k e n d i emellerine e r m e k iin b i r m e r d i v e n olarak k u l l a n m a z ve h e p s i b i r e r fahr ve fuzul din m t e h i d i r o l almaz. H e m e n ilve edelim ki, lik rejimde devlet d i n e kar m a z demek, dinin i m a n , ibadet, tlim ve t e d r i s ilerin e m d a h e l e e t m e z ve r e s m e n m u a y y e n b i r dinin a h k m m , k e n d i ilerine r e h b e r almaz, demektir. Yoksa, m e s e l Trkiye gibi, n f u s u n u n b y k b i r ekseriyeti M s l m a n o l a n b i r m e m l e k e t t e , devlet, din tekilta ve m s l m a n halkn dini ihtiyalarn t e m i n e y a r d m e t m e z d e m e k d e i l d i r Bir halk h k m e t i n i n b a t a gelen p r e n s i b i , halk iin ahmaktr. B i n e n a l e y h halkn dini ihtiyalarn d n m e k ve b u n l a r t e m i n etm e k halk h k m e t i n i n vazifesidir. E e r b i r m e m l e k e t halknn ihtiyalar srf salk, s e r v e t v e konfor, ilim v e e l e n c e d e n i b a r e t olsayd, devlet d e yalnz b u ihtiyalar d n r d . Halbuki b u m e y a n d a halkn dini ihtiyalar d a vardr. Ve b u n l a r n t a t m i n i cemiyet iin m h i m dir. Devlet b u ihtiyalara d a y a r d m etmeye ve b u n l a r dnmeye mecburdur. Bugn garp memleketlerindeki Kihse vergisi ve b u n a devletin m s a a d e s i b u d n ceye dayanr. svire'de v a t a n d a l a r ihtiyar m a h i y e t t e kilise vergisi verir.

Hlsa, z a m a n m z d a v e t e k m l n b u g n k m e r h a l e s i n d e din h r r i y e t i n i n ve b u n d a n d o a n h a k l a r n t e m i n a t ancak devletin lik olmasndadr. Lik o l m a y a n bir devlette b u h r r i y e t i n gvenilir b i r t e m i n a t y o k t u r ve olamaz. nk, evvel dine b a h devlet sistemini alrsak, b u s i s t e m d e devlet r e s m e n bir d i n e sah i p v e b t n hukukiyat v e tekiltiyle m u a y y e n b i r dinin kaide ve p r e n s i p l e r i n e t b i o l a c a n d a n ; ''devlet dJn i " n d e n b a k a bir d i n e s a h i p ve b t n h u k u k i y a t v e tekilatyla m u a y y e n b i r dinin kaide ve p r e n s i p l e r i n e

t b i o l a c a n d a n ; devlet d i n i n d e n b a k a b i r dine s a h i p veya h i b i r d i n e m e n s u p o l m a y a n kimseler iin, t a b i atiyle din ve v i c d a n h r r i y e t i t e m i n a t s z kahr. Bir k e r e b u t a k d i r d e , devlet d i n i n d e n b a k a b i r d i n e s a h i p olanlar, kendi d i n l e r i n d e n b a k a , k a n a a t l e r i n c e b t b i r din i n a h k m n a riayet e t m e y e m e c b u r edilmi olur. n ki u n u t m a m a l d r ki, s a m i m i b i r d i n d a r n n a z a r n d a kendi dini hak, b a k a dinler btldr. Bu h a l d e "devlet dinrnden b a k a b i r d i n e m e n s u p olanlar k e n d i h a k dinleri d u r u r k e n , b a k a b i r btl dinin kaidelerine tbi klnm ve b i n e n a l e y h din h r r i y e t i n d e n m a h r u m braklm olurlar. H i b i r d i n e m e n s u p o l m a y a n l a r ise, b u n l a r d a i n a n m a d k l a r bir dinin e s a s l a r n a riayete m e c b u r v e dolayisiyle v i c d a n h r r i y e t i n d e n m a h r u m edilmi olurlar. S a n i y e n devlete b a l d i n sistemini alrsak, b u r a d a din d o r u d a n d o r u y a politikann e m r i n e ve h i z m e t i n e g i r m i , k u d s i y e t v e r u h a n i y e t i n i kaybetmitir. Bu sist e m d e d e din a d a m l a r m e m u r l atrlm ve b u n l a r n imanlar m e n f a a t v e n i f o r m a m u k a b i l i n d e satn alnmtr. B i n e n a l e y h b y l e bir r e j i m d e din h r r i y e t i n e t e m i n a t a r a m a k e s e s e n mnaszhktr. Liklik p r e n s i b i n i s a m i m i y e t l e kabul ve t a s v i p e d e n bir devlette b t n b u aksakhklar b e r t a r a f edilmi olur. Dindarlar, m e n s u p olduklar m b e d iinde inandklar din ile b a b a a braklm, hibir dine m e n s u p olmay a n l a r ise, o n l a r d a kendi talihlerine terkedilmi olur. Bu s a y e d e , din, ilim ve felsefeden h e r biri k e n d i s a h a s n d a ve h e r ayn b i r g a y e y e yni i n s a n n i n s a n t a r a f n d a n istismarn n l e m e y e yrr.

DRDNC KISIM TRKYE'DE D N V E D E V L E T M N A S E B E T L E R TARHNE K I S A BR B A K I


Ey Hak! Bildim seni lemde penahm

Alemde budur varsa gnahm


Abdlhak HMD

Din v e devlet m n a s e b e t l e r i b a h s i n d e k i sistemleri g z d e n g e i r d i k t e n v e likliin m o d e r n devletteki yerini v e r o l n g s t e r d i k t e n s o n r a , imdi u n o k t a y a cev a p verelim; Trkiyemz b u s i s t e m l e r d e n a c a b a h a n g i si z e r i n d e d i r ? Eer Hakk'm diliyle konumak bir su saylmazsa, tereddtszce diyeceiz ki, Trkiye bugn ve otuz ksur senelik bir devir iinde dinin devlete balanmas sistemindedir. Trkiye A n a y a s a s m m 1928'den b e r i t a m lik b i r a n a y a s a o l m a s m a v e h k m e t a d a m l a r m z m , sras geldike, T r k i y e ' d e liklik tesis etmi olmakla vnm e l e r i n e r a m e n , Trkiye h e n z . G a r p h u k u k u n d a k i m n a s ve ekliyle, liklii tatmamtr. G a r p h u k u k u n da liklik, devletin din v e m b e d ilerine m d a h a l e s i n i m a s k e l e m e y e y a r a y a n b i r p a r a v a n a deildir; fakat din

ve v i c d a n h r r i y e t i n i n en s a l a m b i r teminattr. Bizde ise, likliin z d d m a olarak, d i y a n e t b t n tekilat v e p e r s o n e l i y l e h k m e t a d a m l a r m n e m r i altna girmi ve din ileri smsk devlete b a l a n m t r . U z u n bir tarihi o l u u m , siyasi v e itima v u k u a t silsilesinin b i r neticesi o l a n b u vaziyetin nasl d o u p yerletiini b u r a d a h l s a olarak g s t e r m e k faydal olur.

TRKYE'DE DEVR VE SSTEM


T r k i y e ' n i n d i n v e devlet m n a s e b e t l e r i t a r i h i n e dikkat e d e r s e k , b u n u n d e v r e ayrldm ve b i r b i r i n d e n farkl s i s t e m arzettiini g r r z . Birinci devir " d n e b a h devlet" sistemi devridir ki, O s m a n l devletinin k u r u l u u n d a n , d a h a d o r u s u O s m a n h p a d i a h l a r n n Yavuz Sultan Selim ile Halife u n v a n m a l m a l a r n d a n itibar e n o n d o k u z u n c u a s r n birinci yars s o n l a r n a k a d a r d e v a m e d e r kinci devir 1839 " G l h a n e Hatt"nn iln n d a n 1924'de imdiki Diyanet leri Reislii tekiltn n k u r u l m a s n a k a d a r s r e n "yar dini devlet" sistemi devridir. Nihayet, n c devir 1 9 2 4 ' d e n b e r i iinde y a a d m z "devlete bal d i n " sistemi devridir.

1 - Trkiye'de dine bal devlet sistemi:


Bizde d n e b a h devlet, i m p a r a t o r l u k devrinin sistemidir. Filhakika Osmanl devleti k u r u l u u n d a slmi b i r devlet o l m u v e s o n g n l e r i n e k a d a r , asrlar k a p l a y a n m r b o y u n c a , d i n e bal kalmtr. Yalnz b u ballk h e p ayn kuvvette g i t m e m i , evvelleri o k s a l a m v e s a mimi iken, s o n r a l a r gevek v e riyac b i r gidi almtr O s m a n l i m p a r a t o r l u u n u n dini vasf, hususiyle O s m a n h h n k r l a r , Yavuz Sultan Selim le,'^^' Halife n (92) Yavuz Sultan Selim'e kadar Osmanl hkmdarlar sadece devlet Reisi iken, bu padiah, halife unvann almtr ve bylece bir ruhaniyet iktisab etmitir. Bilindii gibi Yavuz Selim Msr' zaptedince; o zamanlar Abbasilere mensup halifelerin sonuncusu Mtevekkil Al Allah ile grerek kendisinden "Emnt- Mkaddese"y ve "Almt- Hlfef'i devir almt. (Hicri 923). Bu tarihten sonra artk Osmanl Hnkrlan "Halife-i Mslimin", "Hdim'l-Haremeyn", "Emir'lMmnn", "Halife-i Ry Zemin" nvanlanyla ydedilmilerdir.

v a n v e selhiyeti aldktan s o n r a , t a m a m o l m u v e k e malini b u l m u t u r . Artk O s m a n l P a d i a h devlet b a n d a yalnz en y k s e k b i r siyasi a h s i y e t v e Osmanllarn m e t b u u deil, herri d e , hir z a m a n p e y g a m b e r i n i n h a lefi v e vekili sfatiyle e n yksek dini v e r u h a n i b i r a h s i yettir. Ve b u sfatla b t n d n y a M s l m a n l a r n n m e t b u u v e hamiidir. Devletin A n a y a s a s eriat, h k m e t ve i d a r e u m d e s i d e saltanattr. Devletin, b t n h u s u s i h u k u k u gibi, m m e h u k u k u v e i d a r e esaslar d a d o r u d a n v e dolaysyla slm dininin k a n u n l a r n a d a y a n maktadr. Geri devlette " K a n u n n a m e - i Padiahi"ler v a r d r ve Halife Sultan, b u sfatla, (mlk ve milleti) i d a r e iin g e rek h u s u s i h u k u k a v e g e r e k m m e h u k u k u n a m t e d a i r , kanun ve nizamlar koyar ve tebasm bunlarn ahkmn a r i a y e t e m e c b u r eder; fakat b t n b u k a n u n v e niz a m l a r n "er'i e r i f e u y g u n olmas arttr.'^^' Devletin h i b i r k a n u n v e n i z a m "er'i e r i f e aykr b i r h k m ihtiva e t m e z . Halife-Sultanm vazifesi v e fasiyle m k e l lef o l d u u e y "emr-i b i l m r u f ve nehyi anilmnker"dir, yni eriat kanunlarnn emir ve nehyini yerine getirmektir. Halife-Sultan b u k a n u n l a r n h i b i r h k m n t e r k e d e m e z v e er'in g s t e r d i i y o l d a n darya kamaz. Halife-Sultana e r ' i n e m r i n i v e nehyini b i l d i r m e y e ve ilerinde, i c r a a t n d a o n a d a i m a e r ' i n y o l u n u g s t e r m e y e v e o n u i r a d e t m e y e m e m u r devlette "Meihat slmiye" diye y k s e k b i r dini m a k a m vardr. Bu m a k a m n s a h i b i " e y h l i s l m " v e "Mfti El'enam"dr."^'ey03) "er'i erif", "eriat", "eriat Kanunlar" slm dininin temel ahkmn vcuda getiren kaide ve kanunlardr. Bu kanunlarn balca kaynaklar "Edille- Erbaa" denilen drt delil veya rehberdir ki, bunlar, bata Kur'an gelmek zere, "Snnet", "cm-i mmet", "Kys- Fukaba"dr. Tafsilt iin Trkiye Siyasi Rejimi ve Anayasa Prensipleri eseninizin giri ksmna baknz. (94) Fatih devrine kadar btn slm memleketlerinde olduu gibi Osmanl lkesinde de mftler vard. Ve devlet merkezindeki mftler, tara mftlerine biraz mmtazca idiyseler de, arada byk bir fark yoktu. Fatih Sultan Mehmed *.

hlislmlk, e r ' i n muhafz v e Halife-Sultamn din r e h b e r i olarak, devlette e n m h i m v e e n nfuzlu b i r m a kamdr. Geri eyhlislm HaUfe-Sultan tayin e d e r v e o n u b u m a k a m a o getirir; fakat b i r k e r e o m a k a m a geldikten s o n r a e y h h s l m fevkalde b i r nfuz v e k u d r e t k a z a n r ki; b u nfuz o n u n i c a b n d a v e r e c e i b i r (hal'i) fetvasyla, Halife-Sultan h k m d a r l k t a n azle k a d a r g i der. te g e e n a s r n birinci yars s o n l a r n a k a d a r Trkiy e ' d e b u telkki v e sistem h k m s r m v e devlet h a yat b u telkkiye g r e ayarlanmtr. O suretle ki, b t n tekilt, k a n u n v e nizamlariyle devlet dine b a l a n m tr'^^'

2 - Trkiye'de yan dini devlet ve liklie doru gidi:


Bu devir, m e m l e k e t i m i z d e y e n i h k h a r e k e t l e r i n i n balangc saylan "Tanzimat" ile ahr.'^' Tanzimat devrini d e G l h a n e m e y d a n n d a Sultan A b d l m e c i d ' i n Baveziri Koca Reid P a a t a r a f n d a n 1839'da o k u n a n
istanbul'u fethettikten sonra o devrin en yksek ilim ve keml sahiplerinden olan Cellzade Hzr Bey'e "eyhlislm" unvann tevcih ederek onu dier btn mftlerden mmtaz klmtr. eyhlislmlk, Kanuni devrinde ve ondan sonra fevkalde bir ehemmiyet alm ve devlette ok stn bir makam olmutur. (95) Batda da 16'inci asr sonlarna kadar Carp devletleri, biraz farklca olmakla beraber, ayn vaziyette diler. Mehur St. Paui'n, yukarda kaydettiimiz hikmet dolu sz oktan unutulmu, orta ve yen zamanlarda Hnstiyan Avrupa (dine bal devlet) sisteminde yaamtr. Bu sisteme kar ilk byk reaksiyon Fransz ihtilaliyle ortaya km ve Avrupa'da liklik 19'uncu asrn modas olmutur. Bu noktada Garptan farkmz, bizde dine bah devlet sisteminin daha uzun srp yakn zamanlara kadar devam etmesidir. Bu bahiste tafsilt iin Trkiye Siyas Rejimi ve Anayasa Prensplen eserimizin giri ksmna baknz: (Trkiye'de Anayasa Hareketleri imdiki Anayasamzn tarihi, fikn ve siyas kaynaklan.) (96) Geri bizde yenilik hareketlen nc Selim devrinden, hatt daha evvelinden balar ve kinci Mahmud devrinde geni bir slhat hareketi eklinde devam eder. Fakat bizim bahsimiz olan din ve mezhep hrriyet va emniyetine dair ilk teminat, ad geen fermanlarda grlr.

ve o k u n d u u G l h a n e M e y d a n n a izafetle " G l h a n e Hatt H m a y u n u " diye anlan m e h u r f e r m a n ile b u n u n tatbik suretini g s t e r e n "Islhat F e r m a n " aar. Bu f e r m a n ile Trkiye halkna evvel c a n v e mlk, rz ve n a m u s emniyeti verilmi, s a n i y e n d e , din v e m e z h e p h r r i y e t i t e m i n a t altna a l n a r a k b u h u s u s t a lzmgelen k a n u n v e n i z a m l a r n k o n u l m a s v e b u n l a r n , din v e m e z h e p fark gzetilmeksizin, b t n t e b a a y a m s a v a t d a i r e s i n d e tatbiki kararlatrlmtr. Bu k a r a r g e r e i n ce, b i r o k k a n u n l a r yaplm v e devlet hayat yeni b i r n i z a m a balanmtr.'^'-^' Geri Tanzimat d e v r i n d e , y u k a r d a bahsettiimiz, "devlet i i n d e d i n " tekilat kalkm dedir. Bu tekilat d e v a m etmi v e devlet, eskisi gibi, slm d n i n e bal kalmtr. A n c a k Tanzimat d e v r i n d e : a) slm dini, p r e n s i p itibariyle, devlet din o l m a k t a d e v a m z e r e ise de, fiiliyatta, h k m l e r i n e devlete m e c b u r edilir o l m a k t a n y a v a y a v a km ve b u h a r e ketle m u v a z i olarak, iktidar sivil ellere gemitir. b) Yeni yaplan k a n u n ve n i z a m l a r d a , din e s a s l a r d a n ziyade m n a s e b e t l e r h a y a t n n icaplar g z n n d e t u t u l m u v e din e s a s l a r b u caplarla uzlatrlmaya allmtr. c) Halk a r a s n d a k i M s l m a n h k v e Hrstiyanlk farkl a r n d a n n e ' e t edip y e r l e m i o l a n istisnalar kaldrl(97) Tanzimatta ve mparatorluk devrimizin yenileme hareketlerine dair bizde -ekserisi yabanc kaynaklardan alnma- bir ok eser vardr. Bunlar arasnda Tanzimat'n yznc yldnm mnasebetiyle stanbul niversitesi tarafndan neredilen "Tanzimat'' adl eser bata gelir. htiva ettii bir hayli propaganda yazsyla ilm kymetini dren bu eser birok fikir adamlan tarafndan yazlm makalelerden mrekkeptir. (Tanzimat, I. 1940 Maarif Matbaas, istanbul). (98) Tanzimat devrinde yaplan hareketlerden. Mecelle ve Arazi Kanunu gibi, bazlan yedidir. Ticaret Kanunlar, Ceza Kanunu, Usul Cezaiye ve Hukukiye Kanunlar gb, dier bazlar da Avrupa'dan bilhassa Fransz kanunlarndan iktibas edilmitir. (Tanzimat adh eserde, Ord. Prof Hfz Veldet Veldedeolu'nun makalesine baknz).

m v e devlet dini olan Mslmanlfa eskiden t a n n m olan imtiyazlardan b i r o u ilga edilmitir.'^' d) Muhtelif t a r i h l e r d e kan f e r m a n l a r l a H n s t i y a n halka t a n n m olan d i n v e m e z h e p imtiyazlar, y e n i d e n g z d e n geirilerek, b u n l a r n m u t e b e r l i i kabul v e teyit edilmitir. Hlsa, Tanzimat f e r m a n ile b a l a y a n d e v i r d e , eski dinilik s i s t e m i n d e n syrlma t e e b b s l e r i v e devlet i d a resini likletirme h a r e k e t l e r i b t n akhyla g z e a r p m a k t a d r M e m l e k e t t e artk eski er'i h u k u k u n y a n b a n d a ve.gittike, o n u g l g e d e b r a k m a k z e r e , b i r de nizami diyebileceimiz, lik zihniyette b i r h u k u k t e kevvn etmitir. Ve b u n u n neticesi olarak eski er'i m a h k e m e l e r i n yan b a n d a n i z a m i m a h k e m e l e r , eski din tahsil m e s s e s e l e r i n i n y a n b a n d a m o d e r n talim ve t e d r i s metodlaryle a h a n m e k t e p l e r almtr.

lk Kanunu Esas ve liklik hareketleri:


Tanzimat devrinin yar dinilik mahiyeti ve liklie d o r u gidi ekUnde d e v a m e d e n h a r e k e t v e t e e b b s leri, ilk defa olarak, 1876 " K a n u n u Esas"sinde a n a y a s a t e m i n a t n a k a v u m u t u r . Filhakika " K a n u n u E s a s " I l ' i n c i m a d d e s i y l e T r k i y e ' d e d i n hrriyeti tesis e t m e k t e v e m e m l e k e t t e mevcut, b t n dinlerin s e r b e s t e icrasn devletin h i m a y e s i n e v e r m e k t e d i r B u n u n l a b e r a b e r , " K a n u n u Esas"nin devlet sistemi, t a m din olmad gibi, t a m lik d e deildir; t a m din deildir, ink devlet hayat eskiden olduu gibi, d o r u d a n d o r u y a din a h k m a deil, " K a n u n u Esas" gibi b e e r i b i r e s a s a balanmtr. T a m lik d e deildir, n k, eskiden olduu gibi, " K a n u n u Esas" s i s t e m i n d e
99) Devlet memuriyetlerinin cmlesindendir. yalnz mslmanlara tahsisi lga edilen imtiyaz-

lar

"Devlet-i O s m a n i y e ' n i n dini, Din-i slmdr" [ M a d d e 2). Delvet Reisi ayn z a m a n d a , halife sfatyla, slm dinin i n h m i s i v e en y k s e k r u h a n i reisidir {Madde 4). P a d i a h n vazifelerinden biri " A h k m - er'iyenin icrasd r " ( M a d d e 7). K a n u n p r o j e l e r i n d e " U m u r u Diniyeye... halel v e r i r b i r ey g r r s e . . . " b u n l a r t a s d i k e t m e m e k A y a n Meclisinin balca vazifelerinden dir ( M a d d e 64). H l s a " K a n u n u E s a s f ' n i n devlet s i s t e m i n d e d i n v e eriat, eskisi gibi, k a n u n s t b i r kymet a l m a k t a v e devlet faaliyetlerinin m e r u l u u n u n l s n v e r m e k t e ise d e , b u faaliyetler z e r i n d e d o r u d a n d o r u y a messir olma hassasn kaybetmi grnmektedir. n k Tanzimat fermaniyle tesis o l u n u p " K a n u n u E s a si"de a n a y a s a t e m i n a t n b u l a n d i n v e v i c d a n hrriyeti p r e n s i b i y a v a , y u m u a k v e ihtiyath b i r e k d e d e olg^rjooj Yi d u r m a d a n inkiaf edip gitmekte v e T r kiyemiz t a m lik b i r devlet h a y a t n a h e r g n b i r a z d a h a yaklamaktadr.
(100) Tanzimat devrinde hatt kinci Merutiyet senelennde liklie doru gidiliin bariz vasf, gayet htiyatl hareket edilmesi. Carpten alnan usul ve kanunlara, itinal bir ekilde memleketli kaftan giydirilerek bunlardaki yabanclk kokusunun bu sayede izaleye allmasdr. Buna en ak misl, Osmanh devn Ceza Kanunudur, 1274 Rum tarihli bu kanun Fransz Ceza Kanunundan iktibas edilmi olmakla beraber bir ok hkmlerinde, memleket rf ve inanlarna uyulmu ve yabanclnn kokusu bu suretle giderilmitir. 1908'de meruti idare yeniden kurulunca usul ve nizam tamamiyle Garp'ten alnan bu rejimdeki yabanclk kokusu giderilmek iinde Kur'an-n "lerinizi aranzda mavere ile yapnz..." mealindeki yetinden kuvvet alnmtr. Mtalea ettiimiz devirde, zaman zaman Hzlanan admlarla liklie doru gidilmi ve Garpten usul ve messeseler alnm ise de; dier taraftan, dn esaslar tamamiyle ihmal edilmeyerek mill hayat iin bunlardan da istifadeye allmtr. kinci Merutiyet yllarnda medreselerin yani din retim messeselerinin slh iin sarfedilen gayretler bunu gsteriyor. Bu gayretlerin hedefi, Trkiye'de yksek ilim ve kltr sahibi din adamlan yetitirmek ve bu sayede halkn diyanet hususundaki ihtiyalarn en mkemmel bir ekilde karlamak olmutur. Bu hedefe varmak zere, bir yandan eski medreselerin iskolastikleen usul ve programlarnda slhat yaplm bir yandan da (Medresetl-Vzin) ve (Medresetl-Mtehassisn) adlaryla yeniden yksek dini tahsil messeseleri kurulmutur. Bu messeselerden eski Diyanet leri reislerinden, merhum Ahmed Hamd Aksekili gibi hrmetle anlmaya deer ilim adamlan yetimitir. Geni bir lde eyhlislm rgpl Hayn Efendi merhumun himmetlerine borlu olduumuz bu teebbsler, ne yazk ki Birinci Dnya Harbi ve harp sonu vukuat iinde duraklam, hatt ksmen akim kalmtr.

kinci merutiyet ve sonras liklik hareketleri:


Bu yakla v e liklik y o l u n d a k i b u inkiaf kinci M e r u t i y e t t e , h a t t Byk Millet Meclisi h k m e t i z a m a n n d a v e C u m h u r i y e t i n ilk s e n e l e r i n d e d e v a m e t mitir. Filhakika, ilk " K a n u n u E s a s r n i n 1909'da g e irdii g e n i tadiller a r a s n d a b u k a n u n u , y u k a r d a iar e t ettiimiz, d i y a n e t e m t e d a i r h k m l e r i n e d o k u n u l m a m , b i n e n a l e y h " K a n u n u Esas" ile tesis o l u n a n y a r dini v e lik sistem m u h a f a z a edilmitir. Byk Millet M e c h s i h k m e t i z a m a n n a gelince, A n k a r a ' d a k u r u l a n ilk Millet Meclisi t a r a f n d a n 1921'de yaplan ilk "Tekilt- Esasiye K a n u n u " n d a d i n v e e r i a t k a n u n s t b i r kymet olarak k a b u l e d i l m i t i r C u m h u riyet d e v r i n e ait b u ilk a n a y a s a n n yirminci m a d d e s i n d e Byk Millet MecUsinin vazifeleri a r a s n d a " A h k m 1 er'yenn tenfzi" y e r alm v e MecUsin y a p a c a k a n u n v e n i z a m l a r d a z a m a n n ihtiyalarna e n u y g u n " A h k m - Fkhyye"nin e s a s t u t u l m a s lzm geldii t a s r i h edilmitir Yine Byk Millet Mechsi H k m e t i z a m a n n d a 29 Ekim 1923'de yaplan v e C u m h u r i y e t i r e s m i l e t i r e n 364 n u m a r a h A n a y a s a d a d a r e s m e n b i r devlet dini kabul edilmi v e ikinci m a d d e s i n d e "Trkiye Devletinin dini, Din-i slmdr" d e n i l m i t i r Nihayet, 20 N i s a n 1924 tarihli A n a y a s a m z n ikinci m a d d e s i n d e "Trkiye Devletinin dini, Din-i slmdr" h k m t e k r a r edilmi v e yirmi altnc m a d d e s i n d e "Ahkm- e r ' y e nn tenfzi vazifesi Byk Mihet Mechsinin u m u m i v a Sras gelmiken ilve edelim ki, 1953 Maytsmda Irak Melikinin ta giyme merasimine Irak hkmetinin davetlisi olarak gitrhi ve bu frsattan istifade ederek, Irak'daki dini tahsil durumu zerinde bilgi edinmee almtm. Bu maksatla Kzimiye'deki lahiyat Medresesini, ziyaret etmitim. Yurtlu ve yatl olan ve kalabalk talebesi arasnda bir ka da deerli Trk talebeyi banndran bu gzel messese bana yukarda bahsettiim, bizdeki Medresetl-Mtehassisin'in bir rnei ve bir devam olduu intiban vermitir. Bizde akamete urayan bu teebbsn Irak'da yaamasn ve muvaffak olmasn dilerim.

D I N

ve

L A I KLI K

zifeleri a r a s n a k o n u l m a k suretiyle din ve devlet b a l l t e y i d o l u n m u t u r . a r a b u k g z d e n g e i r d i i m i z m e v z u a t ve v u k u a t g s t e r i y o r ki, Trkiyemiz u z u n yllar "Dine bal devlet" s i s t e m i n d e y a a d k t a n s o n r a , g e e n asrn birinci yars o r t a l a r n d a n itibaren, b u s i s t e m d e n syrlarak y a r dini b i r s i s t e m e g i r m i v e h e r a n b i r a z d a h a lik devlet s i s t e m i n e yaklalmtr. Bir ara yakn b i r z a m a n s r e n b u t e k m l n ykseli istikametinin saf liklik old u u aikrdr. Evvel t a m din, s o n r a yar din, n i h a y e t ldin y n i lik devlet, din ve devlet m n a s e b e t l e r i n d e k i t e k m l n G a r p m e m l e k e t l e r i n d e d e takip ettii n o r m a l ve mantki giditir. B u n u n l a b e r a b e r , T r k i y e ' d e i b y l e o l m a m t a m v e saf liklie gelinecek y e r d e 1 9 2 4 ' d e n itibaren, eski " d i n e bal devlet" sisteminin t a m zdd olan ve ifrattan tefrite gidii a n d r a n "devlete b a h d i n " s i s t e m i n e g e linmitir.

3 - Trkiye'de devlete bal din sistemi: T e k r a r edelim ki, b u s i s t e m " d i n e bal devlet" sistem i n i n t a m zdddr. B e r i k i n d e devlet ilerinde ve faaliy e t l e r i n d e , din d n c e l e r d e n direktif a h r ve d i n a d a m l a r devlet z e r i n d e sk b i r v e s a y e t icra e d e r e k devlete b a m a v i r l i k eder. "devlete bal dn" sistem i n d e ise, t a m a m i y l e d e m i n k i n i n aksine olarak, din k e n d i s a h a s n d a k i u m u r d a bile politikadan direktif alm a k m e c b u r i y e t i n d e d i r ve devlet a d a m l a r din z e r i n d e e n s t n sz ve salhiyet sahibidir. D i n e b a l devletin T r k i y e ' d e asrlar b o y u n c a nasl a h e s t e a h e s t e k u r u l u p yerletiini y u k a r d a g s t e r d i k . i m d i devlete bah din s i s t e m i n i n nasl d o u p yerletiini g r e l i m . Ve n c e d e n u n u syleyelim ki, m a k s a d -

mz kimseyi t e n k i d e t m e k v e s u l a n d r m a k deildir, sad e c e ilme h i z m e t ve h a k i k a t e sadakattir.

"Hakk tenvir

ukl iin

haktr/' Tevfik FKRET

eyhlislmhktan er'iye Vekilliine:


A n k a r a ' d a Byk Millet Mechsi h k m e t i n i n k u r u l m a s n d a n itibaren d i n ve devlet m n a s e b e t i e r i n d e k i t a rih inkiafa dikkat e d e r s e k , b u inkiafn b i r k a m e r h a leden getiini g r r z . lk m e r h a l e , 192'de "er'iye Vekleti"nin ihdasdr. O s m a n l m p a r a t o r l u u d e v r i n d e devlet reisinin H a Ufe-Sultan tabiriyle iaretlettiimiz iki sfat v e salhiyeti temsil v e t e d v i r e "eyhlislm"n m e m u r o l d u u n u y u k a r d a g r m t k . F a t i h d e v r i n d e tesis o l u n a n "eyhlislmlk" m a k a m n n , O s m a n l m p a r a t o r l u u gibi sivil ve siyasi b t n u s u l ve esaslarnn dine b a l a n d b i r devlette, nasl bir yksek yeri ve e h e m m i y e t i haiz olaca a i k r d r O d e v i r d e devlet b a n d a s a d r a z a m v e eyhlislm o m u z o m u z a y r r . B u n l a r d a n s a d r a z a m halife-sultanm d n y a ilerinde, eyhlislm d a din u m u r u n d a b i r e r mutlak vekili r o l n ifa e d e r eyhlislm devlet vkelsnn yalnz iinde ve yalnz o n l a r d a n biri deil, s a d r a z a m ile birlikte, vkelnn b a n d a d r . eyhlislmlk m a k a m n n b u e h e m m i y e t i n d e n dolaydr ki, kinci M e r u t i y e t t e K a n u n u Esasi'nin t a d i l i n d e , vekillerin tyin usul deitirildii ve s a d r a z a m d a n b a k a d i e r vkelnn liste h a l i n d e ve t o p t a n t y i n i n e yni p a r l a m e n t e r k a b i n e u s u l n e gidildii halde, eyhlislmn tyini u s u l n e d o k u n u l m a m ve o n u n , eskisi gibi i s m e n ve a h s e n , tyini h k m d a r a b r a k l m t r

23 N i s a n 1920'de A n k a r a ' d a B y k Millet Meclisi k u r u l u n c a , tabiatiyle o r t a y a h k r n e t tekili mes'elesi km v e b u m e s ' e l e y i h a l l e t m e k z e r e 4 Mays 1920'de b u n a d a i r m h i m b i r k a n u n k a b u l edilmitir. "Byk Millet Meclisi cra Vekillerinin s u r e t i i n t i h a b n a dair kanun"'"'" b a h n t a y a n b u k a n u n u n ilk m a d d e s i n d e Byk Millet Meclisi h k m e t i n i n ayrld alma d a ireleri y n i Vekletlerden biri d e " e r ' i y e v e Evkaf" Vekleti idi. u h a l d e v e b u ilk m e r h a l e d e din ile devlet ayrlmyor, bilkis, k a b i n e y e dahil v e s t a n b u l H k m e tindeki eyhlislm gibi, b i r nevi siyasi sfat haiz olan er'iye Vekili marifetiyle b i r l e i y o r d u . u fark ile ki, st a n b u l H k m e t i n d e eyhlislm Halife-Sultamn vekili o l d u u h a l d e , b e r i d e er'iye Vekili, Milli Hakimiyetin m e r k e z i v e m m e s s i olan B y k Millet Meclisinin v e kili v e b u sfatla Meclis t a r a f n d a n t y i n edilmekte idi. rneini stanbul H k m e t i n d e n alan b u sistem, 1924'e k a d a r d e v a m etmitir.

er'iye Vekilliinden Diyanet leri Reisliine:


1924 M a r t n n ikinci g n , kinci Byk Millet M e c lisi iki b y k k a n u n kabul etmitir. Biri, er'iye v e Evkaf Vekletinin ilgas ile y e r i n e D i y a n e t leri Reislii k u r a n 429 sayl k a n u n d u r . b r d e o zamanki Trkiy e ' d e m u h t e l i f i d a r e l e r e bal a h a n r e t i m m e s s e selerini b i r l e t i r i p b u n l a r n t e k e l d e n v e Maarif Vekleti t a r a f n d a n idaresini e m r e d e n , 430 sayl "Tevhidi Tedr i s a t " kanunudur.'""^' B u n l a r d a n e r ' i y e v e Evkaf Vekletini ilga e d e n kan u n , b u Vekleti kaldrdktan s o n r a ( M a d d e 2), d i n e d n y a ilerini ayrm v e d n y a ilerini k a n u n l a t r m a
(101) Dstur, tertip 3, cilt I, sah. 6, Kanun Kanunlarmz, No: 9, 7 ubat 1337.

(101 a) Baknz:

cilt I, sah. 93, 96

188

selhiyetini Byk Millet Meclisine, k a n u n l a r m icras ve infaz salhiyetini de, o n u n tekil e d e c e i h k m e t e v e r m i t i r ( M a d d e 1). Din ilerine g e h n c e ayn k a n u n , b u ileri d e srf itikd ve i b a d e t ahkmiyle, cami, n e s cit, m e d r e s e gibi dini m e s s e s e l e r i n i d a r e s i n d e n i b a r e t k a b u l etmi ve b u a h k m n tedviri ile dini m e s s e s e l e rin idaresi iin. Baveklete b a h o l m a k z e r e ( M a d d e 4) devlet m e r k e z n e bir Diyanet leri Reislii k u r m u t u r D i y a n e t leri Reisi, Bavekil t a r a f t n d a n seilip i n h a o l u n u r ve C u m h u r r e i s i t a r a f n d a n d a tyin edilir ( M a d d e 3), D i y a n e t leri ReisUi Baveklet b t e s i n e m l h a k v e b t e ile i d a r e o l u n u r ( M a d d e 4). Bu a r a d a tabiatyla evkaf ilerine d e t e m a s e d e n b u k a n u n d a b u iler iin "Evkaf u m u r u milletin hakiki m e nafiine muvafik b i r ekilde halledilmek z e r e b i r M d i riyeti U m u m i y e h a h n d e imdilik Baveklete tevdi edilmitir" ( M a d d e 7) deniliyordu. Bu h k m n z e r i n d e n otuz k s u r s e n e getii h a l d e , b u g n bile evkaf ileri Baveklete b a h bir U m u m M d r l k eklinde i d a r e edilmekte o l d u u noktasn g e e h m . G r l y o r ki, z e r i n d e d u r d u u m u z k a n u n . T r k i y e ' d e din ile devlet ilerini b i r b i r i n d e n s a r i h ve kat'i s u r e t t e ayrmtr. Ve devleti d n y a ilerinde, dini d e itik d ve i b a d e t a h k m y l a dni m e s s e s e l e r i n , i d a r e s i n d e salahiyetli klmak suretiyle din ve devlet m n a s e b e t l e r i tarihimizin t a k i p ettii gidiin n o r m a l ve m a n t k i b i r var noktasn tekil etmitir. B u n d a n dolay b u k a n u n u veriz. Fakat, d i n ve devlet a y r h m d a , b u k a n u n devleti d i y a n e t e kar r e ' s e n k a r a r salhiyetini haiz mstakil b i r d u r u m a k o y d u u h a l d e , d i y a n e t e d e hi olm a z s a m u h t a r bir faaliyet s a h a s a y r a c a k y e r d e , likhk u m d e s i n i n b u m a n t n bir t a r a f a b r a k a r a k , diyaneti, b t n tekilat ve personeliyle birlikte, h k m e t i n eh v e e m r i altna k o y m u , yani, netice itibariyle s a d e c e "devlete bal din sistemi" k u r m u t u r .

Biz b u r a d a b u n u n niinlii z e r i n d e yni Trkiye'mizin b i r a s r d a n b e r i t a k i p ettii n o r m a l gidi yolu olan liklikten b i r d e n b i r e niin uzakald ve niin, liklikten b i r nevi r c ifade e d e n "devlete bal din sist e m i " n e gidildii n o k t a s n d a d u r m a y a c a z . S a d e c e un u hatrlatacaz ki, m e h u r F r a n s z filozofu H. Taine'in F r a n s z Byk htilli h a k k n d a k i " M u a s r F r a n s a ' n n M e n e ' l e r i " adl m u a z z a m eseri gibi hakikatlerle dolu b i r tenkit e s e r i n i n i n t i a r e d i p g n g r e b i l m e s i iin ins a n h k t a m s e k s e n b e s e n e beklemitir.'"""'

Liklik prensibinin mant ve 429 sayh kanun:


Tekrar edelim v e iyice anlaalm: er'iye Vekletini ilga e d e n 429 sayh k a n u n , birinci m a d d e s i y l e devleti dinin v e s a y e t i n d e n k u r t a r m , itima m n a s e b e t l e r h a y a t n n icra v e t e r i s a h a l a r n d a o n a mutlak b i r k a r a r v e h a r e k e t salhiyeti t e m i n e t m e k suretiyle devlete t a m b i r istikll k a z a n d r m t r . Fakat, b u n a mukabil, m a b e d e de, itikat u m u r u n d a , ahlk v e i b a d e t e bal amel h u s u s u n d a olsun, b i r k a r a r v e h a r e k e t salhiyeti t a n m a k ve o n u kendi s a h a s n d a m u h t a r (=autonome) klmak lzm gelirdi. Liklik p r e n s i b i n i n m a n t b u n u e m r e d e r di. te er'iye Vekletini ilga e d e n k a n u n b u n u y a p m a m v e liklik y o l u n u n y a r s n d a duraklamtr. Hatt, dikkat e d e r s e k , d u r a k l a m a k l a k a l m a m , k e n d i s i n d e n d r t ay k a d a r evvel 29/30 Ekim 1923'de yaplp C u m h u riyeti r e s m i l e t i r e n 364 sayh A n a y a s a m a h i y e t i n d e k i k a n u n u n ikinci m a d d e s i y l e b i r nevi t e n a k u z a d m tr. n k b u ikinci m a d d e d e kinci Byk Millet M e c lisi, Trkiye Devletinin dininin Din-i slm o l d u u n u

(101 b) Baknz: Les Origines de le France Contemporane, H. Taine, Paris, 1887, Hachette. alt byk ciltten mrekkep olan bu eser ntiarnn onikinci senesinde onbe defa baslmtr.

ln etmitir/"^' R e s m e n b i r m m e dini k a b u l e d e n devlet, k a r a r v e h a r e k e t l e r i n d e tabiatyla o n u n a h k m n a r i a y e t e s z veriyor, demektir. H a l b u k i , e r ' i y e Vekletini ilga e d e n 429 sayh k a n u n l a , ayn devlet, b u a h k m bir tarafa braktn s y l e m e k t e d i r B u n a b e n z e r d a h a d e r i n b i r t e n a k u z , e r ' i y e Vekletini ilga e d e n 429 sayh k a n u n d a n t a k r i b e n b i r b u u k a y s o n r a yine kinci Byiik Millet Meclisi t a r a f n d a n kabul o l u n a n 20 N i s a n 1924 tarihli "Tekilt E s a s i y e K a n u n u " n d a g r l m e k t e d i r . " " ' B u k a n u n 1924 A n a y a s a m z n tadil e d i l m e z d e n evvelki eklidir. B u n u n ikinci m a d d e s i n d e ' T r k i y e Devletinin dini, Din-i s l m d r " denilm e k t e v e 26. m a d d e s i n d e Byk Millet M e c h s i n i n teri salhiyetleri a r a s n d a " A h k m er'iye"nin tenfzi g s terilmekte idi. Hlsa e d e r v e b t n b u t e r e d d d v e t e n a k u z l a r , iindeki h k m l e r i y a n y a n a getirirsek, o r t a y a yle b i r e m a kar: - Trkiye Devletinin dini v a r d r (29/30 Ekim 1923 t a rihU v e 364 sayh kanun). - Trkiye Devletinin dini yoktur. (3 M a r t 1924 t a r i h h ve 429 sayl k a n u n ) . - Trkiye Devletinin dini v a r d r v e b u dinin a h k m n tenfz e t m e k devletin vazifesidir. (20 N i s a n 1924 Tekilt Esasiye K a n u n u ) .

Tereddt ve tenakuzlarn mnas:


Dikkat o l u n s u n ki, b u h u s u s t a k i t e r e d d t v e t e n a k u z lar, o z a m a n k i Byk Millet M e c h s i iinde v e etrafnda e s a s e n muhalefet h a v a s n n akisleri v e m u h a f a z a k r
(102) Bu kanunun bal yledir: "Tekilt- Esasiye Kanununun Baz maddelerinin Tadilen Tavzihine Dair Kanun" Baknz: Dstur, cilt I, blm 4, sah. 196. (103) 1924 Anayasasnn bu ilk eklini grmek iin yalnz B.M.M. Mecmuas cilt 2, sah. 365. - Yahut Kanunlarmz, elit I, sah. 1. Kavanin

e l e m a n l a r a kar yaplan tvizlerin zaruri neticeleri idi. Hakikatte, O s m a n h m p a r a t o r l u u n u tasfiye e d e r e k y e r i n e Trkiye C u m h u r i y e t i n i kuranlar, b u y e n i devletin lik vasifda o l m a s n a k a r a r vermilerdir.'""' Bu k a r a r n i c r a s d a h a fazla geciktirilmeyerek 10 N i s a n 1928'de Tekilt Esasiye K a n u n u n u n 2 ve 26'nc m a d d e l e r i y l e d a h a baz m t e f e r r i k m a d d e l e r i n d e k i d i y a n e t e m t e d a ir ftkra v e c m l e l e r kaldrlm v e m e v z u a t t a k i t e n a k u z lar b u s u r e t l e b e r t a r a f edilmitir.'"^' Nihayet, 1937 ub a t n d a , Tekt E s a s i y e K a n u n u n d a y a p l a n b a k a b i r tadil ile b u k a n u n u n ikinci m a d d e s i n e g i r e n alt p r e n s i p a r a s n d a "Liklik" tbiri d e y e r alm v e Trkiye Devletinin lik o l d u u t a s r i h o l u n m u t u r . F a k a t Tekilt E s a s i y e K a n u n u n d a n d i y a n e t e m t e d a i r cmle ve fkralar kaldrlmakla v e b u k a n u n d a Trkiye Devleti liktir d e n i l m e k l e devlet h a k i k a t e n lik olmu mudur? K a n a a t i m c e hayr. n k lik olabilmesi iin er'iye ve Evkaf Vekletini ilga e d e n 429 sayh k a n u n u n d a t a dil edilmesi v e b u k a n u n l a d o r u d a n d o r u y a h k m e t e m r i n e verilen d i y a n e t ileri tekilatna, niversiteler k a d a r olsun; b i r m u h t a r i y e t t a n n m a s ; din g a y e ile t e sis o l u n a n slmi vakflarn tesis o l u n d u u m a k s a t v e g a y e y e t a h s i s o l u n m a s v e y k s e k din a d a m v e limi yetitirecek dini r e t i m m e s s e s e l e r i k u r u l m a s i c a b e d e r d i . B u n l a r yaplmamtr. Bir devletin lik olmas iin, k a r a r v e h a r e k e t l e r i n d e dini m l h a z a v e p r e n s i p lere y e r v e r m e m e s i , yalnz b u k a d a r l a kalmas kfi d e (104) Nitekim bunu Atatrk 1927 nutkunda yle ifade etmiti: "ilk Tekilat Esasiye Kanununu hazrlayanlara bizzat riyaset ediyordum. Yapmakta olduumuz kanun ile. Ahkm er'iyenin bir mnasebeti olmadn anlatmaa ok altm. Fakat, bu tbirlerden kendi zanlarnca bambaka bir mna murad edenleri ikna mmkn olmad. Kanunun gerek ikinci ve gerek 26'nc maddelerinde zaid grnen ve Yeni Trkiye Devletinin asl karakteriyle kabili telif olmayan tbirler, inklap ve cumhuriyetin o zaman iin beis grmedii tvizlerdir. Millet, Tekilt Esasiye Kanunundan bu zevaldi ilk mnasip zamanda kaldrmaldr." 105) Bu husustaki tdil teklifini grmek iin baknz: nsz, Not 5.

ildir. Ayn z a m a n d a d i y a n e t tekilatna d a m u h t a r i y e t t a n n m a s , yni b u tekilt kendi s a h a s n d a k i k a r a r v e faaliyetlerinde s e r b e s t b r a k m a s arttr. Halbuki, tekr a r t e k r a r kaydettiimiz 429 sayh k a n u n ile, diyanet tekilat B a v e k l e t e bal ve Bavekihn e m r i altnda bir h k m e t dairesi ekline k o n u l m u t u r . B u n d a n b a ka v e b u k a d a r l a iktifa edilmeyerek, m e m l e k e t t e k i dini r e t i m m e s s e s e l e r i d e kapatlmtr. Yukarda 3 M a r t 1924'de kinci B y k Millet MecUsi t a r a f t n d a n iki m h i m k a n u n kabul edildiini, b u n l a r d a n b i r i n i n e r ' i y e Vekletini ilga e d i p y e r i n e Diyaniet leri Reislii Tekilt k u r a n 429 sayh k a n u n o l d u u n u sylemitik. kinci m h i m k a n u n d a , imdi a a d a b a his m e v z u u e d e c e i m i z 430 sayh "Tevhidi Tedrisat Kminu"dur""

Dini retim messeseleri ve Tevhid-i Tedrisat Kanunu:


Bu k a n u n o tarihteki T r k i y e ' d e , m u r a k a b e l e r i v e bteleri, tekilt v e p e r s o n e l k a d r o l a r , itibariyle m u h telif vekletlere bal olarak alan r e t i m m e s s e s e lerini, b a h olduklar vekletlerden a y r a r a k t e k elden i d a r e edilmek z e r e . Maarif Vekletine b a l y o r d u . B u m e s s e s e l e r er'iye v e Evkaf Vekletine b a h v e dini v a kflarla i d a r e edilen m e k t e p ve medreselerle, MilU M d a faa Vekletine b a h askeri mektepler ve Shhiye Vekletine b a h "Darleytam" denilen yetim mektepleriydi. B u n l a r d a n askeri m e k t e p l e r ile Darleytamlar, b t eleri v e kadrolariyle. Maarif Vekletine d e v r o l u n m u tur.""" Din t e d r i s a t y a p a n m e k t e p v e m e d r e s e l e r e g e lince, b u m e s s e s e l e r e din vakflarca tahsis o l u n a n
(106) Baknz: Kavanin Mecmuas, dit 2, s. 242 - Yalut Kanunlanmz, cilt I, s. 96.

(107) Maamafih askeri mektepler, bu kanun ile Maarif Vekletine devir edildiklerinden bir sene kadar sonra kanuna ilve olunan mzeyyel bir madde ile yeniden Milli Mdafaa Vekletine ade ve devir olunmutur.

" M e b a l i m a a r i f b t e s i n e nakil" edilmi, fakat, m e s s e s e l e r i n kendileri kapatmtr. Geri k a n u n d a b u n l a r m k a p a t m a s m e m r e d e n b i r h k m yoktur. Bilkis, k a n u n u n 1, 2, 3 ' n c m a d d e l e r i n d e n anlalan m n a y a g r e , din m e k t e p v e m e d r e s e l e r de, tpk askeri mekt e p l e r l e D a r l e y t a m l a r gibi. Maarif Vekletine devrolun a c a k v e b u Veklet t a r a f n d a n i d a r e edilecekti. Ancak, k a n u n u n 4 ' n c m a d d e s i n e g r e "Maarif Vekleti Yksek D i y a n e t m t e h a s s s l a r yetitirmek z e r e Darlfn u n d a b i r lahiyat Fakltesi tesis v e i m a m e t v e h i t a b e t gibi h i d e m a t milliyenin ifas vazifesiyle mkellef m e m u r l a r n y e t i m e s i iin d e ayr m e k t e p l e r k a d e d e cek" idi. u h a l d e b u d r d n c m a d d e y e g r e , o t a r i h t e m e v c u t o l a n m e k t e p v e m e d r e s e l e r e artk lzum kalm a m t . n k , b u m e k t e p v e m e d r e s e l e r iki z m r e d i n a d a m y e t i t i r m e k t e idi: Biri yksek d i y a n e t m t e hasss m d e r r i s , mellif v e vaizlar, d i e r i d e i m a m ve h a t i p gibi dinin yalnz e z b e r a h k m n r e n m i olanlar. Tevhidi Tedrisat K a n u n u , y k s e k d i y a n e t m t e h a s ss y e t i t i r m e k z e r e M a a r i f Vekletince D a r l f n u n d a b i r lahiyat Fakltesi k u r u l m a s n ; i m a m v e h a t i p yetit i r m e k z e r e d e y e n i d e n m e k t e p l e r almasn emrettiine g r e m e v c u t m e k t e p v e m e d r e s e l e r i n kapatlmasn z m m n e n m i r idi, denilebilir. H e r n e ise... Vaka ud u r ki, Tevhid-i T e d r i s a t K a n u n u ile o t a r i h t e m e v c u t olan dini r e t i m m e s s e s e l e r i b s b t n kapatlm v e u z u n z a m a n almamtr. B u n l a r n slh v e y e n i d e n tanzimi y a h u t y e r l e r i n e yenilerinin tesisi d a h a iyi ve m e m l e k e t m e n f a a t l e r i n e d a h a u y g u n olmaz myd, nokt a s n a geelim. Yalnz u n a dikkat edelim ki, Tevhid-i T e d r i s a t K a n u n u n u n vz bilerek v e y a b i l m e y e r e k "Yksek D i y a n e t M t e h a s s s " ile lahiyat Fakltesind e n yetiecek olan y k s e k ilhiyaty b i r b i r i n e kartrmtr. lhiyat, din felsefesi, dinler t a r i h i v e din s o s yolojisi r e n m i b i r m t e h a s s s veya filozoftur, fakat din a d a m deildir. "Yksek d i y a n e t m t e h a s s s " ise h e r e y d e n evvel, z h d takva sahibi b i r d i n d a r d r ; s a n i y e n d e m u a y y e n b i r d i n d e yksek ilim v e k e m l sahibi o l m u b i r din a d a m d r . B u n l a r d a n biri hakkyla

n a n m , br ise s a d e c e i m a n z e r i n d e zek o y u n u o y n a m a y r e n m i t i r . M a a r i f Vekletine bal v e o n u n m u r a k a b e s i altnda y a h u t b u g n n i v e r s i t e camias i i n d e a h a n b i r lahiyat F a k l t e s i n d e , itiraf e d e r i m ki, yksek ilahiyat felsefecisi v e s o s y o l o g u yetiebilir. F a kat "yksek d i y a n e t m t e h a s s s " d i n a d a m v e limi a s l yetiemez. n k , t e k r a r edelim ki, "yksek d i y a n e t m t e h a s s s " h e r e y d e n evvel h a h s b i r d i n d a r d r , z a h i d v e mttekidir; s o n r a d a i n a n d v e iinin samimiyetiyle kani o l d u u d i n d e yksek ilim v e k e m l sahibidir. B u vasflardaki b i r i n s a n n yetimesi iin nasl b i r h a v a v e m u h i t i n m e v c u t olmas lzm geldiini o k u y u c u m u n t a k d i r i n e b r a k y o r u m . u r a s m u h a k k a k t r ki, d n y a n n h i b i r y e r i n d e , lik niversite a s altndaki ilahiyat Fakltelerinde d i n a d a m v e limi yetimemitir. n i v e r s i t e gibi ldin b i r c a m i a i i n d e d i n a d a m v e limi elbette yetiemez. Ve b u n u n y e t i m e m e s i n e deil, y e t i m e s i n e h a y r e t edilse yeridir. Kayahkta p i r i n bitmez.""*' Devlet m e k t e p l e r i n d e , o r t a o k u l v e h s e n i n ldin havas, h a t t d i n aleyhtar m u h i t i iinde yetiip onsekiz, o n d o k u z y a m a gelen b i r g e n , ald b u a l e y h t a r t e r biye v e b u menf zihniyetle, idaresi v e h o c a l a r ok k e r e dine m u a r z olan, sivil b i r lahiyat F a k l t e s i n d e okuy u p d a d i n a d a m olamaz. u h a l d e , slm dininin m u h t a o l d u u yksek diyan e t m t e h a s s s v e d i n limi yetitirmek z e r e . Darlfn u n d a b i r lahiyat Fakltesi k u r u l m a s n e m r e d e n Tevhidi Tedrisat K a n u n u , kapatt dini r e t i m m e s s e s e leri a y a r n d a b i r m e s s e s e k u r m u y o r d u , s a d e c e slm s a h a d a y k s e k diyanet m t e h a s s s a d a m l a r n k k n k u r u t u y o r d u . Filhakika, y a a y a n d i n a d a m v e limleri b i r e r ikier e b e d i y e t diyarna g e t m i , fakat a r k a d a n boluklar d o l d u r a c a k a d a m l a r y e t i m e d i i iin," otuz
(108) Geri ileri Garp memleketlerinde yksek din adam ve limi bilhassa lahiyat Fakltesinden yetiir, fakat bu Faklteler, Tevhidi Tedrisat Kanununun tasavvur ettii ekilde. Darlfnun veya niversite gibi, ldini bir messesesenin iinde ve ats altnda deildir, katolik veya protestan enstit ve niversitelerinin iindedir. Bu enstit ve niversitelerin ve bu ilahiyat fakltelerinin bocalan gibi idarecileri de tamamiyle (Yksek Diyanet Mtehasss) limler ve din adamlardr.

b e s e n e s o n r a , b u g n T r k i y e ' d e slm dininin m u h ta olduu yksek diyanet mtehasss adamlar hemen h e m e n yok olmutur.

Zaruretler miktarlarnca llmek lzmdr:


H l s a , b i z d e d i n v e devlet m n a s e b e t l e r i Tanzimat takip e d e n d e v i r iinde, h e m e n h e m e n hi d u r m a d a n saf liklie v e d i n ile devletin a y r l m a s n a d o r u b i r ist i k a m e t t a k i p e t m i k e n , 1 9 2 4 ' d e n itibaren, b i r d e n b i r e b u i s t i k a m e t t e n d n l p dinin devlete b a l a n m a s sist e m i n e kaylmtr. Bu neticeyi 1924-1934 seneleri a r a sndaki b y k inklp h a r e k e t l e r i n e v e b u h a r e k e t l e r i n d o u r d u u siyasi z a r u r e t l e r e b a l a m a k y e r i n d e olur. Asrlarn y o u r u p m e y d a n a getirdii m u a y y e n b i r h a yat t a r z v e t e l k k i s i n d e n b i r d e n b i r e b a k a b i r h a y a t a geite b u gibi z o r l a m a l a r v e t a r i h i gidiin n o r m a l istik a m e t i n d e n kaylmalar m a z u r g r m e k i c a b e d e r . M a zur g r l e c e k z o r l a m a l a r a r a s n d a (13 M a r t 1926 tarih, 765 sayh) Ceza K a n u n u n u n 1 6 3 ' n c m a d d e s i b a t a gelir/""

(W9) Bu mehur 163'nc maddenin 1946'daki ekh yledir: "Dini veya dini hayat veya dinen mukaddes saylan eyleri alet ederek, her ne suret ve sfatla olursa olsun, devletin emniyetini hll edebilecek harekete halk tevik veya bu babda cemiyet tekil edenler, tevikat ve tekilatn bir gna fli esen kmam bile olsa - muvakkat ar hapse mahkm olurlar. Byle bir cemiyete girenler, 313'nc maddeye gre cezalandrldar. Dini efkr ve hissiyata mstenit siyasi cemiyetler tekil edilemez. Bu gibi cemiyetler datlr ve tekil edenlerle azalar binnci fkra mucibince cezalandrldar. " Grlyor ki madde, ar bir ceza hkm ihtiva etmektedir. Fakat dikkat edelim ki, maddedeki hkmn arl, tayin ettii cezada deil, mphemliinde ve stenildii gibi tefsir ve tatbik edilmeye msait olmasndandr. Filhakika maddedeki ceza hkmnn medar, devletin emniyetini ihll edebilecek harekete halk tevik iin dini let etmek keyfiyetidir. Bu ciheti tyin hususunda elde sabit bir l mevcut olmad iin i, kanunu tatbik ile mkellef olanlarn takdirine kalm olur. Bu ise keyfilie ve nefsaniyete yol aar. Bu maddenin etrafa dehet samasnn hikmeti de budur.

A r b i r ceza t e h d i d i ihtiva e d e n b u m a d d e y i , g e n ve o k d e e r h b i r h u k u k u m u z u n d a " " ' d e d i i gibi, y e ni k u r u l a n C u m h u r i y e t i n b i r m e y y i d e s i v e "yaplan inklplara k a r t a a s s u p k a n a l n d a n geebilecek olan h a reketler"i nleyici z a r u r i b i r t e d b i r o l a r a k k a b u l e d e h m . Ancak, millet h a y a t n d a , z a r u r e t l e r m i k t a r l a r m c a t a k d i r edilmek v e z a r u r e t h a h g e i n c e h e m e n n o r m a l e d n meyi bilmek v e b u h u s u s t a devlet a d a m sfatyla, c e s a r e t g s t e r m e k lzmdr., K a n a a t i m i z c e z a r u r e t , hali (=etat d e necessite) hakk i n e m e y i , iptal v e i h m a l etmeyi m e r u l a t r m a z ; s a d e c e o n a riayeti i m h a l e m s a a d e eder. Nitekim b i r h a r p v u k u u n d a devlet n o r m a lin s t n e karak fevkalade t e d b i r l e r e bavurabilir. "Milletin selmeti e n y k s e k k a n u n d u r " deyip v a t a n dalarn a n a h a k v e hrriyetlerini b a s k y a v u r m a z o r u n d a kalabilir. aresizlik k a r s n d a yaplan b u h a r e ket h u k u k e n m a z u r grlr. Fakat, evvel, b u h a r e k e t i devlet iin b i r h a k v e m e r u i y e t s e b e b i deil, s a d e c e m a z e r e t s e b e b i tekil.eder v e b i n e n a l e y h h a k k a aykr olarak a l m a n tedbirler, h u k u k d h a r e k e t l e r olarak k a hr. S a n i y e n de, z a r u r e t g e i n c e y n i h a r p bitince, n o r m a l e d n m e k h k m e t a d a m l a r iin b i r vazife olur. H a r p bitti a m m a z a r u r e t hali d e v a m ediyor... gibi b i r takm b a h a n e l e r l e h u k u k d tedbirleri d e v a m ettirmek m e r u i y e t i n t a m a m i y l e dna kmaktr. N i h a y e t i d d e t e v e fevkalde t e d b i r l e r e b a v u r a n devlet, b u h a r e k e , t i n d e m a z u r grlebilmek iin, b a k a b i r a r e b u l a m a m olmak l z m d r B a k a t r l t e d b i r almak imkn v a r k e n h u k u k a aykr t e d b i r l e r e b a v u r m a k , devlet iin bir m a z e r e t s e b e b i olmaz. te h a r p h a l i n d e d o r u olan ve b u g n n m e d e n i milletleri h u k u k u n d a klasikleen b u m t a l a a , k a n a a t i m i z c e , inklp h a h v e z a r u r e t i iin de d o r u d u r .
(110) istanbul Hukuk Fakltesi Ord. Profesrlerinden Doktor Sulhi Dnmezer: "Dni cemeiyet tekili ve din propagandas Ceza Kanununun 163'nc maddesinin analizi" stanbul niversitesi Hukuk Fakltesi Mecmuas cilt XVI, say T 2, 1951.

Bizde inklp h a r e k e t l e r i n d e n d o a n z a r u r e t h a h o k t a n g e m i k e n , n o r m a l e a v d e t edilecei, z a r u r e t l e r den d o a n tedbirlerin yumuatlarak normal hukuk rej i m i n e girilecei u m u l u r k e n , bilkis d a h a iddetli t e d b i r l e r e b a v u r u l m u v e d i y a n e t b a h s i n d e gittike d e h etini a r t t r a n b i r yldrma politikas takip edilmitir. O s u r e t l e ki, 1 9 2 6 t a r i h l i C e z a K a n u n u n u n m e h u r 1 6 3 ' n c m a d d e s i , 2 5 s e n e s o n r a , 1949'da, iddeti k a t kat a r t t r l m a k z e r e deitirilmitir.'"" M a d d e n i n ald yeni ekle g r e , T r k i y e ' d e d i n h r r i y e t i p r e n s i b i n d e n d o a n t a l i m v e t e d r i s , n e i r v e telkin hakk diye h e m e n h e m e n b i r e y kalmamtr."'^' H a t t b u n u n l a d a k a l m a y a r a k , 1953'de "vicdan v e t o p l a n m a h r r i y e t i n i n k o r u n m a s " b a h altnda yaplan b i r k a n u n l a , b u i d d e t b t n lleri a a c a k b i r hald e karlmtr.""' G s t e r i l e n i d d e t i n m u h a k k a k ki b i r t a k m siyasi s e b e p l e r i v a r d . Nitekim 1 6 3 ' n c m a d d e n i n 1949 tadiU(111) 163. maddenin 1949 tadilinde ald ekil aynen yledir: "Liklie aykn olarak, devletin itima veya siyasi veya hukuk nizamlarn, ksmen de olsa, din esas ve inanlara uydurmak amacyle cemiyet tesis, tekil, tanzim veya sevk ve idare eden kimse iki yla kadar ar hapis cezas ile cezalandrlr. Byle cemiyete girenler veya girmek iin bakalarna yol gsterenler alt aydan aa olmamak zere hapis cezasiyle cezalandnlr. Dal-malan emredilmi olan yukarda yazl cemiyetleri, sahte nam altnda veya muvazaa eklinde olsa dahi yeniden tesis veya tekil, tanzim veya sevk ve idare edenler hakknda verilecek cezalar te birden eksik olmamak zere artrlr. Liklie aykr olarak devletin tima veya iktisadi veya siyasi veya hukuki temel nizamlarn ksmen de olsa dini esas ve nanlara uydurmak amaciyle veya siyasi menfaat veya ahsi nfuz temin ve tesis eylemek maksadiyle dini ve dini hayat veya dince mukaddes tanlan eyleri let ederek her ne suretle olursa olsun ve propaganda yapan, veya telkinde bulunan kimse bir yldan be yla kadar ar hapis cezasiyle cezalandnlr. Yukardaki fkrada yazl fiil yayn vastasiyle lendii takdirde verilecek ceza tebirden yarya kadar arttrlr. Yaym yeri veya yaym vastas veya yaym konusu bakmndan umulan hallerde faile alt aydan bir yla kadar bapis cezas verilir. az zarar

(112) Biz burada bu hkm yalnz slm dinini nazara alarak veriyoruz. slamdan baka olan dinlere ait, tedris ve telkin faaliyetleri tedenberi ola geldii gibi devam etmi, etmektedir. (113) Bu kanunun nsz Not: 8. bahsimizi ilgilendiren maddesini grmek in baknz:

n e ait h k m e t teklifi g e r e k e s i n d e b u s e b e p l e r d e n bahsedilmitir/'"' u n u k a y d e d e l i m ki biz b u r a d a b u s e b e p l e r z e r i n de m n a k a a etmiyor ve b u n l a r m ehemmiyetini k m s e m i y o r u z . Biz b u r a d a g e r e k 163'nc m a d d e n i n ve gerek vicdan ve toplanma hrriyetinin korunmas h a k k n d a k i k a n u n u n g s t e r d i i iddeti v e m s a a d e l e dii tenkil politikasn d a l m y o r v e tenkit e t m i y o r u z . lmen e d e m e y i z d e . Zira, b i r devlet k e n d i emniyetini v e rejimini k o r u m a k iin i c a b n d a t e d b i r l e r i n e n iddetlisin e bavurabilir. Bu o n u n iin b i r nevi m e r u m d a f a a d r v e haktr. Biz b u r a d a u n u d e m e k istiyoruz: devlet, k e n d i emniyetini ve rejimini k o r u m a k iin e n iddetli t e d b i r l e r e b e b a v u r a b i l i r a m a , vaziyeti t a m a m e n v e y a k s m e n slh edici t e d b i r l e r v a r k e n , b u n l a r b i r t a r a fa b r a k a r a k , srf t e n k edici t e d b i r l e r e gitmemelidir. Bu nevi t e d b i r l e r e g i t m e y e m e c b u r o l d u u t a k d i r d e d e , ly k a y b e d e r e k , yldrma v e s i n d i r m e politikasna s a p m a m a h d r . Aksi h a l d e devlet, y a v r u s u n u n a l n n a k o n a n b i r sinei ezmek iin m t h i b i r p e n e d a r b e s i y le y a v r u c a l d r e n h a y v a n vaziyetine d m olur. . Devlet, diyoruz, yerindeliin fevkine karak lzum llerini a a n b i r iddetle dincilik hareketlerini tenkil e d e y i m d e r k e n m e m l e k e t t e b i r t e r r havas yaratr. B u n d a n ise nesiller z a r a r g r r . Fikir v e kanaatler, k e e gibi t e k m e yedike katlaan b i r kuvvettir. Bu nevi kuvvetler, kuvvetle deil, c e v a p verdikleri ihtiya t a t m i n edilmek suretiyle yenilir. E e r b u g n T r k i y e ' d e
(T14} Bu gerekede "Son zamanlarda", deniliyordu, "komnistlik ve dincilik propaganda ve cereyanlan dikkati ekecek bir mahiyet almtr. Hal ve vaziyetin imkn ve msaadesine gre eitli ve ok deiik ekil- lerde almalar ile cemiyet nizamlarn komnistlik esaslarna ve dini akidelere uydurmak steyenlerin gizli ve ak her nevi hareket ve faaliyetleri memleketin ve halkn emniyet ve selmeti ve refah, ilerleme ve gelimesi namna bir tehlike tekil etmeye balam ve cemiyeti iinden gevetip rtmeye matuf ve trl bozguncu faaliyetlerin lyk olduklar iddet ve ehemmiyette takip ve tenkilini gerekli klmtr." 163'nc madde zerinde gzel bir tahlil etd olarak Profesr Doktor Sulhi Dnmezer'n yukarda kaydettiimiz makalelerini tavsiye ederiz.

Di N

ve

LAIKLI K

dincilik diye b i r k m l d a n m a v a r s a , bilmelidir ki t a t m i n edilmesini b e k l e y e n bir ihtiya vardr. Ve b u ihtiya d e v a m ettike, o k m l d a n m a d a d e v a m edecektir. Vaktiyle kinci A b d l h a m i d h r r i y e t y o l u n d a k i fikir ve h a r e ketleri yasaklar, b e n d e l e r i n i v e taraftarlarn s e r v e t e b o a r k e n , nice insanlar d a Fizan llerine s r g n e g n d e r m i t i . Bu t e r r o n a zafer k a z a n d r m a m , s a d e ce T r k i y e ' d e m o d e r n i z m i o t u z s e n e geciktirmitir. Cemiyetin s e r v e t hazinesini ve shl kuvvetlerini ellerinde t u t a n l a r iin, t e r r politikas e n kolay h k m e t yolud u r ; fakat m e m l e k e t i n h a y r n a v e y a r a r n a g t r e n b i r yol deildir. Bizde b u b a h i s t e m k u l o l a n h a r e k e t tarz, gittike iddetini a r t t r a n b i r y l d r m a politikas deil, din ve m a n e v i y a t ihtiyacnn n o r m a l m e c r a s n a konulmas v e e n m k e m m e l b i r ekilde t a t m i n edilmesiydi. Bu yol t u t u l m a m ve b u y z d e n Trkiye b u g n tehlikeli b i r k m a z a girmitir.

Diyanet bahsinde bir kmazdayz: T e k r a r edelim ki, kasdmz kimseyi tenkit etmek ve yaplan b y k ileri k m s e m e k deildir. S a d e c e diy a n e t b a h s i n d e b i z d e t u t u l a n yoldaki u u r u m u g s t e r mektir. T r k i y e gibi n f u s u n u n y z d e s e k s e n b e i ifti ve ii olan ve e n az y z d e altmbei o k u y u p y a z m a b i l m e y e n b i r m e m l e k e t t e asrlar iinde yerlemi din ve m a n e v i y a t b a l a r n n b i r d e n k o p m a s m d a k i tehlikeyi g s t e r m e k milli ve tarihi bir vazifedir. Bu tehlike, ileri s e r v e t hrsyla y a n a n c a h ve inansz i n s a n kitlelerinin mitsizlie d m e s i n d e n d o a n k o m n i z m d i r . Bu rejim i n iyi v e y a k t o l d u u n u m n a k a a e t m i y o r u m . Yalnz u n u d i y o r u m ki, k o m n i z m i n anas, m a d d i ve m a nevi iki ekliyle sefalettir. H a t t dikkat edilirse, k o m nizm, m a d d i sefaletten ziyade, m n e v i sefaletin ocu u d u r . M n e v i sefalet ise inanszhk v e idealsizlikten

d o a n r u h perianldr. U n u t m a m a l d r ki, vicdanlar z e n ve isyan ettirgen, m a d d i yoksulluktan ziyade, m a nevi yoksulluktur v e b u n u n d o u r d u u kskanlktr. M a n e v i b i r d e s t e k t e n m a h r u m v e r u h l a r bir b u h r a n i i n d e olan i n s a n l a r n , kendi k e n d i l e r i n e ve frsat b u l duklar z a m a n birbirlerine; N e y e o n u n v a r d a b e n i m yok diye s o r m a s , ite k o m n i z m i n a n a s b u d u r . Din, b u sulin cevabn v e r i r ve d i n d a r b u cevab b i h r ve ii r a h a t eder. D i n d a r olan i n s a n b a k a s n n v a r h n k s k a n m a z . n k bilir ve i n a n r ki h e r k e s h a y a t t a Allah'n t a k d i r ettii nasibini ahr v e ksmetini yer. D i n d a r ksk a n m a z , imrenir. O b a k a s gibi kendisi de varlk s a h i bi o l m a k iin alr Din kskanh nledii ve b u s e b e p l e k o m n i z m i k k n d e n nefyettii iindir ki, k o m nistler en k o y u din dmandrlar... M n e v i yoksulluk ve r u h i sefalet, b i l h a s s a halk kitlel e r i n d e tehlikesinin en yksek h a d d i n i bulur. lim n u r u n d a n m a h r u m olan kitle, b i r d e , i n s a n r u h u n u n o l a n i m a n d a n m a h r u m k a h r d a h a y a t s a d e yiyip-iip, e l e n m e k t e n ibaret a h r s a , b y l e b i r kitlenin gzleri s e r v e t ve konfor ile d o y m a z o l u r n s a n bilmeye m u h t a old u u gibi, i n a n m a y a d a m u h t a t r . mansz i n s a n y u l a r sz h a y v a n gibidir. n s a n i n a n p b i r n o k t a y a b a l a n m a ihtiyacmdadr. Bu nokta, kudsi bir ak k a y n a h a l i n d e din olabildii gibi, ilim y a h u t insanlk gibi y k s e k b i r e m e l d e olabilir. Fakat, ilimden tabiatyla m a h r u m o l a n kitle iin, insanhk ok m c e r r e t ve n i p h e m bir d u y g u dur. Ameli bir h a y a t plan v e r m e z ve b u g n , m n e v i b i r r e h b e r ve destek olarak, dinin yerini t u t m a z . Dinin y e rini t u t a c a k r u h i disiplin k a y n a h e n z yoktur. te b u kaynak b u g n Trkiye'de k u r u m a k t a ve camia hayat tehlikeli bir kmaza g i r m e k t e d i r Eminiz ki etrafin g r e n ve m a h e d e l e r i n e m n a vermesini bilen okuyucularmz bizden b u n u n ispatn isteyecek deillerdir n k g r n e n ky klavuz istemez- fakat iine girdiimiz kmazdan kurtulmann aresini soracaklardr.

kmazdan kurtulmann aresi:


Milli c a m i a n m b u g n m u h t a o l d u u m a n e v i disiplini k u r m a k ve Trkiye'yi m a n e v i c e p h e d e n kalkmdrm a k iin, k a n a a t i m i z c e h e r e y d e n evvel, siyasi t a a s s u b d a n v e kk m e n f a a t k a y g a r m d a n syrarak, diy a n e t ilerimizi yeni b a t a n ciddi bir s u r e t t e ele almak, h e m b u n u n iin ok acele e t m e k lzmdr. B u g n k gidite - b e s e n e d a h a s r a r edilirse, k o r k a r m ki, m e m l e k e t telfisi ve t a m i r i -imknsz d e m e y e l i m a m m a - ok g b i r d u r u m a der. Bu e s e r d e u n u olsun g s t e r e b i l d i k s a n y o r u z ki, b u g n b i r m e m l e k e t t e h a t t ayn b i r f e r d d e , ilim e din, din ile felsefe, s a n ' a t ve siyaset y a n y a n a , fakat ayr h a y a t s a h a l a r n d a , bark b i r h a l d e yaayabilir. Ve y a a m a s n d a c e m i y e t iin fayda vardr. B t n birinci ksmmz, d o r u d a n v e y a dolayisiyle, b u d v a n n i s b a t n a b a l a n r . G a y e t t a b u : n s a n d u y m a , bilmek, dilemek ve inanmak melekelerine sahip bir mahlktur. Binenaleyh i n s a n ve c e m i y e t yalnz d u y m a y a ve bilmeye deil, h e m d e i n a n m a y a m u h t a t r . lim, felsefe, s a n ' a t ve siy a s e t i n s a n n d u y m a k , bilmek v e a r z u l a m a k ihtiyalarna; d i n d e i n a n m a ihtiyacna c e v a p verir. F e r d iin old u u gibi, milli camia ve insanUk iin d e selmet, b u iht i y a l a r n t a t m i n i n d e ve b u ihtiyalara c e v a p v e r e n m e lekelerin m u v a z e n e l i b i r s u r e t t e inkiaf ettirilmesindedir. H u s u s i y l e Trkiye'miz gibi kltr h e n z g e l i m e mi g e n i halk kitlelerine d a y a n a n b i r memlekette, h a yata ve c e m i y e t e srf m a d d i ve iktisadi bir k e d e n b a karak, m a n e v i y a t terbiyesini ihmal e t m e k t e , siyasi r e j i m n e o l u r s a olsun, tehlike vardr. Kastmz k i m s e y e akl h o c a h e t m e k deildir; m e m l e k e t e kar tarihi bir vazife ifa etmektir. K a n a a t i m c e fakir memleketimizi kalk n d r m a k iin y a p a c a k ilk h a y r h i, o n a gittii y o l d a ki u u r u m u g s t e r m e k t i r . te biz b u r a d a b u vazifeyi y a p t m z a kani olarak t e k r a r e d i y o r u z ki, diyanet ilerimizi ciddi b i r s u r e t t e y e n i d e n ele a l m a y a m e c b u r u z .

Bu lerin, s e n e l e r d e n b e r i olageldii gibi, y z s t br a k l m a s n d a ve T r k i y e ' d e d i n m e s s e s e s i n i n kmes i n d e m e m l e k e t v e nesiller iin h a j a r yoktur. O k u y u c u m l a b u p r e n s i p n o k t a s n d a anlatksa, tatbikat m e s ' e l e l e r i n e g e e r e k k e n d i k e n d i m i z e u n u soralm: Diyanet ilerimizi h a n g i n o k t a s n d a n ve nasl yenid e n ele almalyz?

Diyanet tekiltna muhtariyet tanmak lzmdr:


Bizce b u g n Trkiye'de slm s a h a d a , yaplacak ilerin ve ele alnacak mes'elelerin b a n d a , diyanet ilerini y e n i d e n t a n z i m edip tekilatlandrmak ve v c u d a getirilecek yeni tekilat devletten ayrp, hi olmazsa niversiteler gibi, m u h t a r b i r m e s s e s e haline koymak gelir B u n d a h e m diyanet, h e m d e devlet iin faydalar v a r dr. Bir kere d i y a n e t iin fayda v a r d r Zira b u s a y e d e d i y a n e t ileri v e dini m e s s e s e v e tekilat, h k m e t i n yani, netice itibariyle, h e r a n d e i e n bir h a v a ve politikann b a s k s n d a n k u r t u l a c a k ve k e n d i n e s a h i p , k e n d i m u k a d d e r a t n a h k i m b i r m e s s e s e halini alacaktr. Devlet iin d e fayda vardr, zira b u s a y e d e devletin likUk u m d e s i n o r m a l m n a s n alacak ve b u u m d e , b u g n o l d u u gibi, m a n t k s z v e k a y p a k b i r m e f h u m h a linde k a l m a k t a n k u r t u l a c a k t r T r k i y e ' d e b u g n d i y a n e t ileri ve tekilat d o r u d a n d o r u y a Baveklete b a h d r . Diyanet leri Reisi ve o n a bal b t n tekilt ve p e r s o n e l Bavekilin e m r i a l t n d a d r Diyanet leri Reisini d o r u d a n , d i e r diyan e t tekilt p e r s o n e l i n i ise dolayisiyle t y i n e d e n v e i c a b n d a , iten el ektiren hkmettir. Vakflar devlete b a h d r ve h k m e t i n e m r i n d e d i r . B u n u n l a b e r a b e r , T r k i y e ' d e devlet liktir Hayr, o k u y u c u m ! Bu olamaz,

DINveLAIKLIK

n k b u n d a m a n t k yoktur. B u vaktiyle olabiyordu, n k vaktiyle d i n v e devlet halife-sultann a h s n d a b i r l e m e k t e , d i y a n e t v e devlet ileri Hilfet v e s a l t a n a t fonksiyonlar eklinde b i r elde v e b i r m e r k e z d e t o p l a n m a k t a idi. F a k a t b u g n m a d e m ki devlet liktir; o halde d i n v e devlet ileri b i r b i r i n d e n ayrlmak, biri d i y a n e t dieri d e siyaset s a h a s n d a k a l m a k lzmdr. Liklik esas z e r i n d e k i b i r devlette artk din tekilt h k m e t e m r i altnda t u t m a k t a b i r m n a v e m a n t k yoktur. D i y a n e t tekilt b a h s i n d e T r k i y e ' n i n b u g n k d u r u m u , yalnz liklie aykr deil, d i y a n e t i n d e aleyhinedir. B u g n k vaziyet, d i y a n e t i n siyasete esaretidir. Bu vaziyetteki dini t e k a t v e m e s s e s e l e r h e r g n biraz d a h a s n p k m e y e m a h k m d u r . G a y e t tabii: d i y a n e t i m a n h v e ehliyetli din a d a m l a r elinde v e onlarn h r v e feragatli a h m a l a n v e e s i r g e m e l e r i s a y e s i n d e yaar: "Aksi h a l d e , d i n adamszlktan v e bakmszhktan km e y e e l b e t t e m a h k m d u r . T r k i y e ' d e ekseriyetin dinini b u a k i b e t t e n b i r a n evvel k u r t a r a c a k tek a r e , d i y a n e t ilerimizi y e n i d e n t e k i l t l a n d r m a k v e d i y a n e t tekilt n a ilm, idar, h a t t mal s a h a l a r d a m u h t a r i y e t t a n m a k , b u s a y e d e o n a y a a m a v e gelime imkn salamaktr. lm tekilat ve m e s s e s e l e r d e m u h t a r i y e t n e ise ve m u h t a r i y e t t e n n e l e r b e k l e n i r s e , din t e k t ve m e s s e s e l e r d e d e o d u r ve o n l a r beklenir, yni, en ksa ifadesiyle, y a a m a k v e s e r b e s t e inkiaf etmek. lim v e ilm zihniyet politika ile b a d a a m a d gibi, din v e din hissiyat d a b a d a a m a z . B u n u n iindir ki, b u g n m e d e n i m e m l e k e t l e r d e yalnz ilm deil, din m e s s e s e ve tekilt d a s i y a s e t t e n t a m a m i y l e ayrlm v e m u h t a r b i r s a h a y a ekilmitir. Bizde ise niversitelere t a n n m olan m u h t a r i y e t i n d i y a n e t tekilatna d a t a n n m a s zam a n o k t a n gelmitir.'"^'
(115) Diyanet tekilatnn muhtariyeti mes'elesi zerinde tafsilat iin bundan evvel nerettiimiz bir makaleyi tavsiye ederiz: slmn Nuru mecmuas, Nisan 1953, say 24. sahife 12.

Din tekiltn m u h t a r i y e t i p r e n s i b i n d e m u t a b k kaldktan s o n r a , b u m u h t a r i y e t i n t a n z i m i ii k a h r ki b u , t a m a m i y l e t a t b i k a t mes'elesidir. Ve b u h u s u s t a g z n n de niversitelerimiz vardr. T r k i y e ' d e b u g n k n i v e r s i t e inkiafna iki m e r h a l e d e n geilerek eriildi: 1933'de niversite kuruldu. 1946'da niversitelere m u h t a r i y e t t n m d . Dini tekiltn m u h t a r i y e t i n e d e byle b r y o l d a n g i t m e k ve k a d e m e k a d e m e ilerlemek mmkndr. Yalnz b i r n o k t a y a dikkat edelim ki, bizce din tekiltn yalnz ilm ve idar deil, mal b a k m d a n d a m u h t a r olmas, yni kendi yayla k a v r u l m a s ve y a a m a s nn i m k n n devlet i n a y e t i n d e n b e k l e m e m e s i arttr. B u n u n iin d e evkaf d i y a n e t ileri tekiltna d e v r e t m e k kfidir.

Vakflar Diyanet Tekiltma balamak lzmdr:


Aikr ki, dni vakflar dini hizmetler i i n d i r B i n a e n a l e y h b t n var, gelir ve gideriyle vakflarn d i y a n e t ileri tekiltna b a l a n m a s icabeder. Bu s a y e d e h e m b u tekilt n o r m a l s u r e t t e y a a m a imkn elde edecek, h e m d e slmi vakflar tesis edildikleri g a y e y e u y g u n b i r ekilde iletihn olacaktr. Dini t e k t mal m u h t a r i y e t e k a v u u r d a devlet b t esinin n i m e t l e r i n d e n m a h r u m olursa, p e r i a n l a d e r z a n n e d i l m e m e h d i r . Resmi ellerde b i r hayli h r p a l a n a n vakflarn b u g n k geliri bile Trkiye'de d i y a n e t tekiltn besleyecek y e t e r h k t e d i r Vakflarn d i y a n e t tekiltna b a l a n m a s b u tekilta kendi s a h a s n d a kendi b a n a yaayp inkiaf e t m e imkn s a l a d k t a n baka, "art- vkf" d a y e r i n e getirecei iin, m e m l e kette .yeni yeni vakflar yaplmasn tevik edecektir. Son s e n e l e r d e Trkiye'de dini vakf h e m e n h e m e n y a plmamaktadr. n k vakflarn b u g n k d u r u m u n u

g r e n halkn vakf m e s s e s e s i n e o l a n g v e n i sarslmtr. slm vakflar, art- vkfa u y g u n olarak dini hizm e t l e r e t a h s i s edilmek z e r e , d i y a n e t tekiltna g e e r s e h a l k t a y e n i d e n itimat u y a n m a s v e yeni yeni vakflar y a p l m a s muhtemeldir.'"^' F a k a t b t n b u ilerin yaplabilmesi diyanet tekilt n n m u h t a r i y e t e k a v u m a s v e vakflarn b u tekilta b a l a n m a s iin n c e d e n t a h a k k u k ettirilmesi z a r u r b i r a r t vardr. Bu art, d i y a n e t s a h a s n d a kymetli e l e m a n larn y k s e k ehliyetli d i y a n e t m t e h a s s s a d a m l a r n yetitirilmesidir. B u g n T r k i y e m i z d e b u kymetler h e m e n h e m e n y o k olmutur. Bu vaziyette v e b u g n k h a liyle d i y a n e t tekiltna m u h t a r i y e t t a n n m a s n n yeri ve m n a s yoktur. H u s u s i y l e m u h t a r i y e t h a v a s iinde a h a c a k b i r d i y a n e t tekilt, s e l m e t l e ileyip g a y e s i n e u l a a b i l m e k iin, h e r e y d e n evvel, bilgili v e y k s e k seviyeli i n s a n l a r lzmdr. B u t r l i n s a n l a r ise, k u d r e t helvas gibi n e g k t e n i n e r v e n e d e o t gibi y e r d e n b i ter; b u g a y e iin k u r u l a c a k b i r tahsil v e t e r b i y e m e s s e s e s i n d e yetiir.

Yksek bir 'Tslmi limler Enstits" kurulmas lzmdr:


B u n u k u r m a k iin g e kahnmtr. D a h a evvel "Tevhidi T e d r i s a t K a n u n u " ile, dini m e k t e p v e m e s s e s e l e r k a p a t m c a , cemiyetin y k s e k din a d a m l a r n a olan ihtiyac g z n n d e tutularak, vakit k a y b e t m e d e n byle b i r m e s s e s e v c u d a getirilmeliydi. Nitekim 1933'de eski D a r l f n u n ilga edilerek y e r i n e b u g n k stanbul n i v e r s i t e s i k u r u l m u t u r . Ayn y o l d a n g i d e r e k 1926'da k a p a t l a n m e s s e s e l e r i n y e r i n e yksek b i r din
(110) Tafsilt in yukanda kaydettiimiz makalede lar Bankas zerindeki mtaly tavsiye edenz. Vakflar ksmn ve Vakf-

retim m e s s e s e s i k u r u l m u olsayd, diyanet s a h a s n d a b u g n k cehalet o r a n a d l m e z d i . M a a m a f i h b u m e s s e s e y i b u g n d e kurabiHriz v e m u h a k k a k k u r mahyz. B u g n k m a z d a n k u r t u l m a n n yolu v e y e g n e aresi budur/"'' *** D i y a n e t ileri m e r k e z tekilt gibi, slm limleri E n s t i t s ' n n d e yeri s t a n b u l ' d u r . n k b u tekilt ve m e s s e s e b u r a d a k u r u l u r s a , evvel politikann t e s i r i n d e n n i s b e t e n uzak kahr, s a n i y e n d e ilemesi iin lzm o l a n e l e m a n l a r b u m u h i t t e d a h a kolayhkla b u l m a k m m k n olur. Bizim d n c e m i z de, enstit, ilk, o r t a , lise, y k s e k ve ihtisas ksmlarn havi genie b i r tekilta s a h i p olmaldr. Bu k s m l a r d a n ilki t a m a m i y l e d e v let ilkokullarna m u v a z i olarak s e r b e s t tutulabilir v e asl dini tahsil talebesi o r t a d a n balathr.
(117) Bu eserin birinci basiiisnda yan 1954'de ileri srdmz bu fikir ve temenni, eski Konya Milletvekili Fahri Aaolu bata olmak zere, fikn benimseyen bir ksm rnilletvekillerinin himmet ve gayretleriyle, be sene sonra, tahakkuk sahasna girmi ve 1959'da B. Millet, Mecls'nce kabul edilen bir kanun le stanbul'da bir "Yksek slm Enstits" kurulmutur. Bu gzel esere ait bir hatram ve br program raporum vardr. Sras gelmiken burada bunlardan bahsetmek sterim: 1959 senesi 31 Aralk gn, bana. Maarif Vekleti Hususi Kalem Mdr tarafndan telefon edld. Maarif Vekilinin beni leden sonra ziyaret edeceini haber verdi. Ankara Hukuk Fakltesinden eski bir deerli talebem olan Vekil Atf Benderliolu ile kar karya oturduk. Ho beten sonra. Hocam size mhim bir rica iin geldim, dedi ve ilve etti: stanbul'da alan "Yksek slm Enstits"nn Mdrl mnhaldr. Bu makama en ehliyetli sizi gryoruz. Esasen bu messese sizin fikrinizden domutur. Bu vazifeyi kabul etmenin benim iin mnevi br bor olduunu syledi. Kendilerine tevecchlerinden dolay teekkr etlikten sonra, bu messesenin kurulmasndan duyduum sevinci belirttim. Fakat benim bu vazifeye lyk olmadm, nk dini ameller bakmndan kusurlu ve gnahkr olduumu, byle bir dini ve yksek bir messesenin banda bulunacak kimsenin yalnz lm ehliyetinin kfi gelmiyeceini, ayn zamanda zhd ve takva sahibi bir insan olmas icab ettiini bildirdim ve beni mazur grmesini rica ettim. Vekil teklifinde, ben de fikrimde srar ettik. Neticede, messeseyi bizzat grp anladktan sonra, tekilat ve tedrisat hakknda kendisine bir rapor ve bir program vermemi istedi. Ertesi gn messeseye giderek talebesi ve hocalaryla grtm ve mevcut programlann aldm. Bir ka gn alarak uzunca br rapor hazrladm ve buna bir de ders program ekleyerek Maarif Vakletne gnderdim. Bu raporu ve program ' eserin sonunda ek olarak aynen veriyorum.

E n s t i t n n gayesi slm d i n i n d e lim ve m t e h a s s s a d a m l a r yetitirmek o l d u u n a g r e , b u g a y e gz n n d e t u t u l m a k kaydyle, e n s t i t y e y a r a a n b i r tekilt v e rilir. H l s a biz Trkiye'nin d i y a n e t ve liklik b a h s i n d e iine d t k m a z d a n k u r t u l m a s n n aresini, evvel e m i r d e y k s e k bir slm lahiyat E n s t i t s k u r m a k t a ve b u r a d a y k s e k ehliyetli d i y a n e t m t e h a s s s l a r yetitirdikten s o n r a , b u a d a m l a r n i d a r e s i altnda ve m u h t a r i yet esas z e r i n d e , d i y a n e t ilerimizi yeni b a t a n tekil a t l a n d r m a k t a g r y o r u z . Bu h u s u s t a k i d n c e l e r i mizi o k u y u c u l a r m z a d a h a derli t o p l u b i r ekilde arzetm i o l m a k iin, b u e s e r i n s o n u n d a v e ek eklinde, b i r d e k a n u n t a s a r s s u n u y o r ve b u s u r e t l e vazifemizi y a p m olmaktan derin bir bahtiyarhk duyuyoruz.

Bu b a h s i b u r a d a k e s e r e k ilim ve din mes'elesini tekr a r ele alacak ve m o d e r n ilim k a r s n d a hususiyle sl m dininin almas lzm gelen vaziyeti a r a t r a c a m . Ve, b i z d e y k s e k ehliyetli din a d a m l a r n n o l m a m a s y z n d e n , yalnz liklik m e s ' e l e s i n d e deil, u m u m i y e t le ilim v e din m e s ' e l e s i n d e nasl b i r kmazda o l d u u m u z u ve b u k m a z d a n k u r t u l m a n n y o l u n u g s t e r m e ye a h a c a m .

BENC KISIM Z A M A N I M I Z D A LM VE D N MCADELES I DNDE NAS VE NAKL, LM VE MARFET MES'ELES VE DN SBJEKTVZM Trkiye'de bugn derin bir diyanet buhran hkm srmektedir:
Yukarda stanbul Toplu Basn M a h k e m e s i ' n e s u n d u u m bir r a p o r d a n b a h s e t m i t i m / " " ' Bu r a p o r d a b a h s i g e e n "makale s a h i b i " Tp Fakltesi'nin s o n snfnda zeki ve anlayl b i r Trk genciy^ di. Kendisiyle g r t m . Din hakkndaki menfi k a n a a t l e r i n d e s a m i m i idi. R a p o r d a d a k a y d e t t i i m gibi, b e n c e b u t r l ak fikirli g e n l e r takip edilmemelidir, aydnlatmal ve hatalar kendilerine gsterilmelidir. F a k a t b u n u y a p m a k , yksek ehliyetli din limlerine der. Bu b a k m d a n ise, b u g n Trkiye'miz, maalesef, ok fakat p e k ok fakirdir. Hakikat a r a y a n ve r e n m e k itiyaknd a b u l u n a n genlerimizi t e n v i r ve t a t m i n edecek yk(118) Baknz: Not: 21. 209

Din v e Liklik / F. 14

sek din eserlerimiz ve din limlerimiz -hi y o k t u r d e m e y e y i m a m a - ok az v e kifayetsizdir. B u g n yzlerce Tbbiyeli, binlerce niversiteh, yzbinlerce m s l m a n T r k v a r ki, ilim ve din b a h s i n d e kaim bir ekk ve ibh a m p e r d e s i a r k a s n d a b i r k aryor, t e r e d d t ve m e huliyet karanlklar i i n d e b i r h i d a y e t n u r u b e k l i y o r Fakat, h e y h a t ! H e r tarafta feci b i r yokluk v e boluk... U z a t m a y a l m , b u g n T r k i y e ' d e m t h i b i r d i n limi kth ve b u n u n l a m u v a z i olarak d a d e r i n b i r d i y a n e t b u h r a n var. Bu b u h r a n baz zmreler, bilerek v e y a bilm e y e r e k , k r k l e m e k t e d i r . B u h r a n k r k l e n d i k e artyor. B u g n din ve m a n e v i y a t m e v z u u n d a Trkiye'miz, h e r t a r a f n d a n t u t u m u b i r a h a p k o n a k vaziyetindedir. Bu b i r m c e r r e d i d d i a deil, g r e n gzler iin, a p a k b i r hakikattir. Ben b u r a d a n e b u h r a n i s p a t a ahacak, n e b u n u d o u r a n s e b e p l e r z e r i n d e d u r a c a k , n e de b u h r a n n u z a k ve yakn, m u h t e m e l neticeleri h a k k n d a k e h a n e t t e b u l u n a c a m . F a k a t u k a d a r d i y e c e i m ki, e e r tez eld e n g i d e r i l m e s i n e ahlmaz d a b u h r a n d e v a m e d e r gid e r s e , Trkiye'yi k o m n i z m i n p e n e s i n e d m e k t e n k u r t a r a c a k hi bir k u v v e t t a s a v v u r e d e m e m . Kim n e d e r s e d e s i n , b e n b u s z m n t a r i h e m a l o l m a s m istiyorum.

Ak olalm: B u g n b u m e m l e k e t insanlarnn, g e n v e yal, b i r o k l a r n c a , i h m k a r s n d a , k i n a t y o k t a n v a r e d e n b i r A l l a h fikrinin ve b i r h i r e t a k i d e s i n i n , h l s a dini i n a n l a r n y e r i yoktur. n k b u i n a n l a r d a n hi biri ilmi u s u e r l e i s p a t edilip o r t a y a k o n a m a z . B u n l a r m o d e r n i h m zihniyetiyle m t a l a s v e m d a f a a s kabil o l m a y a n h a y a l k a b i l i n d e n e y l e r diye okutulmaktadr.

Niin b i r b i r i m i z d e n saklayalm ve vaki i n k a r e d e lim: B u g n r e s m i g r bile b u deil m i d i r ? M e k t e b i n , hatt niversitenin hkim kanaati b m d a n baka mdr? H e r k e s diledii k a n a a t i b e n i m s e r ! Buna k i m s e n i n b i r diyecei olamaz. Yalnz, y a b u g r d o r u d u r ; o h a l d e d i n d e n ve m a n e v i y a t t a n b a h s e t m e k abestir. Yah u t b u g r yanltr; o h a l d e din haktr, b i n a e n a l e y h hi o l m a z s a r e s m i y e t i n b u g r t e n syrlmas lzmdr. F a k a t h e r h a l d e p u s u h a r b i n e s o n verilmeli, y a n i b u g r n y e r i n d e o l m a d v e hakiki ilim anlayna asla u y m a d o r t a y a k o n u l u p gsterilmelidir. B u n u y a p m a k y k s e k din alimlerine d e n b i r vazifedir. F a k a t o n l a r n e r e d e ? Seneler, .iinde tatbik edilen m t h i b i r t e n k politikas, b u m e m l e k e t t e yksek ehliyette d i n limi y e t i m e s i n e ve y k s e k vasfta din eseri k m a s n a i m k n b r a k m a m t r . Bu s e b e p l e , din b a h s i n d e b u g n efkr k a p k a r a b i r cehalet b r m t r . Tekrar t e k r a r sylediimiz gibi, b u s a t r l a r n s a h i b i b i r din limi deildir. S a d e c e , ilim ve din m c a d e l e s i n de t e d e n b e r i ald b i r vaziyet v e d n d baz eyleri b u r a d a s a m i m i m s l m a n l a r m tetkik v e t e n k i t n a z a r l a r n n e k o y m a k niyetindedir.

Her gn sahas genileyen ilim karsnda din ne yapmal ve nasl vaziyet almaldr?
Kimse i n k r e d e m e z ki, z a m a n m z d a ilim, e s k i d e n o l d u u gibi, yalnz eyleri v e hdiseleri deil, h e m d e dimalar ve h a t t , b i r d e r e c e y e k a d a r olsun, r u h l a r b e hkimiyeti altna a l m a iddiasndadr. B u s e b e p l e b u g n , ilim ile din v e dini i n a n l a r a r a s n d a etin b i r m c a d e l e k o p m u b u l u n u y o r . Bu b i r vakadr. F a k a t b u v a k a d a n m u a z z a m b i r m e s ' e l e d o u y o r ki, o da u d u r : Hkimiyetin s a h a s n h e r g n b i r a z d a h a

g e n i l e t e n ve i n s a n akln, h a t t r u h u n u avular iine a l m a y a d o r u g i d e n ilmin b u ilerleyii k a r s n d a din n e y a p m a h ve nasl b i r vaziyet a l m a h d r ? Kabul e d e r i m ki, b y l e b i r suali, hakiki lim gibi, h a kiki d i n d a r d a yersiz bulur. H e r ikisi d e hakldr. n k hakiki d i n d a r n n a z a r n d a , din ilhi b i r y o l d u r S e l m e t isteyen insan, akl, r u h u v e b t n varhyle b u yola g i r m e y e m e c b u r d u r Hakiki h m n a z a r n d a ise, ihm, m e h u l t m z a kyasen, n m t e n h i l i k iinde n i h a y e t b i r zerredir. B i n a e n a l e y h ilim ile din a r a s n d a varlnd a n b a h s e d i l e n m c a d e l e , h a k i k a t t e deil, srf g r nrdedir. G r n r d e d e olsa, m c a d e l e y i s o n a e r d i r m e k , p h e v e t e r e d d t l e r i izale e t m e k iin, yukardaki suali s o r m a y a ve b u n a c e v a p v e r m e y e , y a n i ilim k a r s n d a din i n h u s u s i y l e slmiyetin almas g e r e k e n vaziyeti tayin ve tesbit etmeye mecburuz.

Bu suale cevap olarak ileriye srlen dnceler:


M o d e r n ilmin h e r g n b i r a z d a h a genileyen h k i m i yeti k a r s n d a din n e y a p m a h ve nasl bir vaziyet a l m a hdr, s u a h n e c e v a p o l a r a k yle b i r d n c e ileriye srlebilir. Nitekim, b a t a m e h u r b i r F r a n s z p r o t e s t a n ilhiyats'"^'olmak z e r e , b i r oklar t a r a f n d a n b u d n c e ileri s r l m t r . lmin a r t a n k u d r e t i n n d e din, o n u n l a m c a d e l e y e g i r i m e k t e n ve o n a m u a r z bir sistem gidii a l m a k t a n m u h a k k a k s u r e t t e k a m m a h v e ilmin m u ' t a l a r n a b o y u n emeli, b u m u ' t a l a r a asla y a b a n c k a l m a m a h d r .
(119) LausAugusle Boutrou. Sabaler (1839-1910). Baknz: Science et religion Emil

Bilkis, a n a akide ve e r k n n m u h a f a z a etmekle b e r a ber, din kendini ilmin mutalarna ve h a k i k a t l e r i n e intib a k ettirmelidir. Bu g r s a h i p l e r i n e g r e , b u g n din, e s k i d e n o l d u u gibi, i n s a n ve cemiyet z e r i n d e u m u m ve m u t l a k b i r hkimiyet i d d i a s n a kalkamaz. Din b u varlklar b u g n im e p a y l a m a y a m e c b u r d u r . D i e r t a r a f t a n , b u g n din, kendi k a b u u n a ekilip b i r nevi inziva h a y a t d a y a a y a m a z . n k , evvel, b u g n i n s a n ve c e m i y e t d i n e ve o n u n n e r e t t i i m a n e v i h a v a y a h e r d e v i r d e n d a h a ok m u h t a t r . Saniyen, infirada g i d e n ve inzivaya ekilen din, belki bir z a m a n g n l l e r d e t u t u n u p y a ayabilir, fakat gitgide h a v a s z kalan n e b a t gibi, s o l u p d k l m e y e m a h k m olur. B i n a e n a l e y h b u g n din, h e r d e v i r d e n ok, itimalemeye, infirada deil, itimalie gitmee mecburdur. mdi b t n m e s ' e l e b u n u t e m i n d e d i r . Nasl edelim de dini h e m inzivaya ekilmekten kurtaralm, h e m d e o n u m o d e r n ilmin hakikati eriyle b a r t r p b u iki d i s i p lini o m u z o m u z a yrtelim. B u n u n iin diyorlar, yaplacak iki i v a r d r : Evvel, dini hakikat en k e n d i n d e n o l m a y a n e y l e r d e n , b i r t a km haviyat ve k a r i y a t t a n , efsane ve e s a t i r d e n ayklamak; saniyen, o n u h a k i k a t e n k e n d i n d e n ve k e n d i n i n olan u n s u r ve e s a s l a r z e r i n d e o t u r t m a k , yani ilk d e v rin safvetine irca etmek lzmdr. Din b i r takm h a v i y a t t a n , efsane v e e s a t i r d e n t e mizlemek ve o n u srf k e n d i n d e n olan e s a s l a r z e r i n e o t u r t m a k lzm o l d u u n d a h e r k e s mutabktr. Fakat, d i n d e n gibi g r n p de h a k i k a t t e d i n d e n o l m a y a n eyler n e l e r d i r ? B u n l a r diyorlar, evvel ilim ve felsefe mes'eleleri, s o n r a d a b e e r i otoritelerdir. Bir kere, ilm bilgi ve m u ' t a l a r ve felsefi m e s ' e l e l e r d i n d e n deildir. Din n e ilim ve felsefe, n e t a r i h v e c o rafyadr. D i n d e m a d d e n i n ve m a d d e y e irca kabil fikir

ve bilgilerin yeri yoktur. O b i r r u h ve m a n a alemidir. D i n d e i h m ve marifet mes'eleleri y e r a l m a h d r Din ins a n n b i l m e ihtiyacn deil, n a n m a v e b i r ideale b a l a n m a ihtiyacn k a r l a r G e r i vaktiyle b y k dinlerin z u h u r u n d a din, i n s a n l a r n ayn z a m a n d a b i l m e ihtiyacn a d a c e v a p v e r m e z o r u n d a kalmtr. B u n u n iindir ki, d i n l e r d e ihm v e felsefe bahisleri, h a t t tarih, corafya ve felakiyat bilgileri y e r a l m t r F a k a t b u g n b t n b u ilimler d i n d e n ayrlm v e ayr m e t o d l a r a b a l a n m ayr b i r e r disiplin tekil etmitir. Dine i h m v e felsefe k a r t r m a k , ilim ve felsefe mes'elelerini m u k a d d e s kitaplarn naslariyle izaha kalkmak, diyorlar, devirler i i n d e ve d u r m a d a n ilerleyen i n s a n akl ve' ilmi n n d e , dini, t e z a t t a n t e z a d a d r m e k t i r E e r b u g n n b y k dinleri ilmin terakkileri k a r s n d a m k i l d u r u m d a iseler ki byledir, b u n u n b a h c a s e b e b i , ihm v e felsefe y a p m a y a kalkm olmalar ve b u s u r e t l e roUerinin v e tabii s a h a l a r n n h u d u d u nu am bulanmalardr. u n u bilmelidir ki, din ile ilim ayr ayr iki s a h a d r ve iki ayr m e l e k e n i n m a h s u l d r lim, akln, din de r u h u n ve g n l n m a h d r . B u n l a r i n s a n h a y a t n n iki ayr ihtiyacn karlar: hm akln bilme ihtiyacna, d i n d e r u h u n i n a n m a ve b u s a y e d e h u z u r ve s e k i n e t e e r m e ihtiyacna c e v a p verir. B i n a e n a l e y h n e ilmin d i n d e n , n e d e dinin ilimden b e k l e y e c e i b i r ey y o k t u r n k din, ilmin m e v z u u o l a n m a h s u s ve m e r lemin d n d a ve teler i n d e b i r s a h a d r . Din m e e i n i i n s a n iini d u r m a d a n trm a l a y a n kifayetsizlikten, acizden, sefalet ve m z a y a k a h i s s i n d e n alr. Bu his ise, i n s a n n s t n ve aa, insan ve h a y v a n iki t i y n e t i n d e n h a y v a n olannn ok kere ins a n t i n e t t e h a k i m olmas e n d i e s i n d e n ve, k o r k u s u n d a n d o a r . te b y l e b i r e n d i e ve k o r k u iindeki ins a n , dinin k u r t a r c ve sekinet verici m a n e v i y a t n a sarlr ve b u s a y e d e h u z u r ve r a h a t a e r e r ve kurtulur.

Dikkat edelim ki, diyorlar, b u n e t i c e y e din, bize yeni bilgiler v e r m e k y a h u t m e v c u t bilgilerimizi g e n i l e t m e k suretiyle deil, srf benliimizi s t n tinetimizin i n s a n i t e m a y l l e r i n e d o r u y k s e l t m e k suretiyle ular. B a k a b i r deyile din, d o u m d a n l m e kadar, h e r n e vaziyett e o l u r s a k olalm, bizi hi t e r k e t m e y e n k e d e r , e n d i e k o r k u v e strap gibi acizlik sefaletleri k a r s n d a iimizin yalvardr. Din b u yalvara ilim v e felsefe yolu ile deil, i r a d e ve g n l yolu ile ular. D i n d a r n n a z a r m d a ilmin bize t a b i a t ve t e k m l k a n u n l a r diye r e t t i i k h reel ve k h farazi k a n u n l a r , h e p ilhi i r a d e n i n ezeli b i r e r tecellisinden ibarettir. Hlsa, bu gr mdafaa edenlerce, dindar olmak ve dini b i r h a y a t y a a m a k iin i n s a n n yalnz e y e i h tiyac v a r d r ; Kendini d a i m a Allah'n h u z u r u n d a n a z a r ve i r a d e s i altnda h i s s e t m e k -Allah'a ibadet, d u a ve m n a c a t yolu ile kulluk edip yalvarnak ve y a k l a m a k - Allah'n m e r h a m e t v e m a f i r e t i n d e n m i t k e s m e m e k . p h e y o k t u r ki, b u ey ilmin h u d u t l a r d n d a v e o n u n h k i m i y e t i n d e n ok uzaklardadr. lim n e k a d a r terakki e d e r s e etsin akl n e k a d a r ykselirse ykselsin, i n s a n o l u k e n d i m b u ihtiyatan k u r t a r a m a y a c a k t r . lim ve akl b u ihtiyalar g i d e r m e y e kat g e l e m e y e c e k tir. Fakat, diyorlar, d i n d a r olmak ve b u ihtiyac k a r a m a k iin yalnz Allah'a i m a n kfidir. Bu h u s u s t a n e n a s s ' a ve nakl'e, n e d e hususiyle b e e r i otoritelere y a n i n e b i ve veli gibi Allah e kul a r a s n a g i r e n vastalara lz u m ve ihtiya vardr. B u g n d i y a n e t mes'eleleriyle a l k a l a n a n i n s a n l a r n b i r o u t a r a f n d a n kabul ve m d a f a a edilen ve b u g n n b i l h a s s a yar m n e v v e r l e r i n i n p e k h o u n a g i d e n b u g r z e r i n d e biraz d a h a duralm, t a ki karanlk t a raf kalmasn!

Dinde sbjektivizm:
Zamanmzda mnevver geinenlerden birou g a r p t a k i b u c e r e y a n taklit e d e r e k , dini srf b i r his m e v zuu a l m a k t a o n u " n a s " t a n , " n a k i r ' d e n h a t t " v a h y " den"^" bile a y r m a k t a ; b u n l a r ikinci p l a n a b r a k m a k t a , hatta bunlar btn btn dinden karmak istemektedir. B u n a g r e d i n n a s ' t a n , n a k i l ' d e n ayr b i r eydir, b i r his v e b i r i hayatdr. Bu g r e " d i n d e sbjektivizm" (= batmihk) d e n i r ki A v r u p a ' d a kkleri t Reform h a r e k e t l e r i n e uzanr."-" Filhakika din y a h u t d a d i n d e sbjektivizm'e ilk yolu a a n a h s i y e t . A l m a n p r o t e s t a n h n n k u r u c u s u olan M a r t i n L u t h e r (1483-1561) saylr. Bu telkki, onsekizinci a s r n F r a n s z ansiklopedicileriyle'"^' kuvvetlendikten s o n r a g e e n a s r n ikinci yars iinde "Yeni Hrstiyanhk" m e z h e b i n i d o u r m u t u r . Bu m e z h e b i n belli b a h ahsiyetleri a r a s n d a m e h u r R u s r o m a n c s v e edibi Tolstoi (1828-1910) vardr. B u mtefekkir; "Beni Hrstiyanli benimsetmekten aliioyan ey, sa'dan rivayet edilen nakiller ve metinlerdir; bunlar olmasa oktan Hrstiyanl benimseyeceim../' diyordu. Fakat b u sz ile Tolstoy a a s z m e y v e olsun istiyordu d a farknd a deildi.
(120) Burada nas kelimesini (kitap) (dogme=) karl alyor ve bundan bir dinin akide ve erknnn esaslarn ihtiva eden bare ve metinleri, nakil kelimesini "snnet", "badis" (tradition^) karl alyor ve bir dinin Peygamberinden naklen gelen sz ve hareketlerin mecmuu ve (vahiy) kelimesinden de bir dinin Allah tarafndan peygambere bildirilen hakikatlerini kasdediyorum. (121) Reform hareketleri diye On altnc asr balarnda Avrupa'da ortaya kan dini ve siyasi cereyanlara denir. Katoliklie ve onu temsil eden Papala kar bir nevi isyan eklini alan bu cereyanlarn banda Martin Luther adnda bir Alman papaz vard. (122) Ansiklopediciler diye, Onsekizinci asrda Fransa'da ilim, felsefe, san'at, edebiyat mevzular zerinde karlan byk bir kamusun muharrir ve melliflerine denir. Bunlarn banda mehur Fransz mtefekkir ve edibi Voltaire, Diderot ve d'Alemberl gibi o devrin din ile mcadele edenleri vard. (Baknz: Not: 2)

Dikkat e d e n l e r c e bilindii zere, dini sbjektivizm y a h u t batmilik aslnda felsef sbjektivizm'e b a l a n r ki, b u n u n d a bilhassa mdafii. A l m a n filozofu F i c h t e ' d i r (1762-1814). Bu filozof, felsefi s a h a d a , mutlak b i r sbjektivizm'e kail olmutur. B u n a g r e "Ben"siz b e n d e n b a ka, b e n i m dmda hi b i r ey yoktur. B e n d e n h a r i olarak n e v a r d r ki, o b e n i m "benliim"in haricilemesind e n h a r i c e a k s e t m e s i n d e n b a k a b i r ey deildir. B u n u n delili u d u r ki, b e n yok o l d u u m yani l d m z a m a n , n e b e n varm, n e d e b a k a b i r ey vardr. u h a l d e b e n i m iin v a r olan ey, b e n i m ile kaimdir, b e n i m dmda bizatihi kaim vark yoktur."-'" te din sbjektivizm'e sapanlar, Fichte'nin b u fikrind e n istifade etmekte d a h a d o r u s u b u fikri din s a h a y a naklederek yle dnmektedirler; Din i n s a n d a derin b i r his, bir duyutur. Bu, his, kendin e yetersizlik strab eken i n s a n d a , evvel sabit v e s a lam b i r m e s n e d e d a y a n m a ihtiyac d o u r m a k t a d r . Saniyen, ayni his, insan ok s t n b i r ideale, bir fevkalbeerilie v e b i r namtenahilik lemine d o r u ykseltmektedir. Byle b i r ihtiya iinde byle b i r ideale uzan v e ykselidir ki, bize Allah' bulduruyor. u halde, diyorlar, Allah fkri bizden, bizim ideal ihtiyacmzdan d o maktadr. Yine u halde, Allah bizi deil, biz (h) Allah' yaratmaktayz. imizin b o l u u n u yksek b i r ideal ve mit ile d o l d u r m a ihtiyacmzdr ki, bize Allah' buld u r m a k t a d r . Fakat, diyorlar, yine, b u hakikati b u l m a k v e d i n d a r olmak iin n e nebiye v e veliye ihtiyacm vardr, n e d e n a s s ' a v e nakl'e. Bu h u s u s t a b a n a sem hissim kfidir"-" n k din t a m a m i y l e hissi v e d e r u n i b i r h a y a t tr.^^'
(123) Baknz: A. Foullee, Histoire de la Plilosophie, pa: 437, ed. 18 c. (124) Bu satrlann sahibi vaziyetinin salamlndan ve davasnn shhat ve kuvvetinden emindir. Binaenaleyh muarz grlen bizzat sahiplerinin grdkten ve anladktan gibi anlatmakta hi bir beis grmemektedir. (125) Bahsettiimiz sbjektivizm daha On dukuzuncu asrda bile moda olmutu. nce Fransz airlerinden Musset, hususiyle Trk dostu mehur Lamartine, sbjektivizm'e mtemayildir, iamartine'in u kt'as, bence sbjektivizm'in aheseridir:

Dinde sbjektivizm, manevi bir skt ve tereddinin almetidir:


A v r u p a ' d a g e e n a s n n s o n l a n n d a b i r nevi m n e v verlik hastal v e b i r fikri n e v r a s t e n i gibi yaylan b u t e lkki, m a d d i b a k m d a n o k ileri gitmi, fakat m a n e v i y a t o n i s b e t t e g e r i d e kalm t o p a l b i r m e d e n i y e t i n eseri ve b i r s k t almeti idi. Bu telkki, Hrstiyanhk ve m s lmanlk gibi s e m a v i dinlerin istedii v e emrettii r u h disiplin v e m a n e v i t o p a r l a n m a m e c b u r i y e t i n d e n yakay syrmak iin m a n e v i salakhn ileriye s r d b i r b a h a n e d e n ibaretti. Bu telkki, h a y a t srf yiyip iip e l e n m e d e n i b a r e t g r e n s a n s a l i z m ' i n d n y a y felketlere s r k l e m e y e b a l a b i r d e v r i n h a b e r i iiydi. Bu telkki ile, n i c e a i r filozof, mtefekkir, i n s a n h k d n y a s n n b a n a y i r m i n c i asrn, iki D n y a H a r b i gibi y e r g t r m e z felketlerini a r y o r l a r d d a farknda deillerdi.

Dini sbjektivizmin tenkidi:


u h a l d e , "dini sbjektivizm" y a h u t "batmihk" d e d i imiz b u telkkiye g r e , d i n s a d e c e i m a n yani i h a y a tdr. R u h cismin, m a n a h a r f v e kelimenin, fikir ifaden i n ayni o l m a d bilkis, b u n l a r ayr eyler o l d u u gibi, d i n d e n a s v e nakl'in ayn deildir v e dine nisbetle n a s v e naki srf b i r e r zarftan ibarettir.
Q u e tes temples Seigneur, sont etroits pour mon, me!.. Tombez, murs mpuissanis, tombez! Laissez-ma voir ce ciel que vols me derobez! Arcbitecte divin, tes domes sont de flamme! Que tes temples. Seigneur, sont troits pour mon me! Tombez murs impuissants tombez! Senin mabetlerin Allah'm, benim ruhum iin ne kadar dardr!... Ykln, kudretsiz duvarlar, ykln! Braknz beni, o nazarlarmdan gizlediiniz semay greyim! lhi mimar, senin kubbelerin alevdendir! Senin mabetlerin, Allahm, benim ruhum iin ne kadar dardd Ykln kudretsiz duvarlar, ykln! Braknz beni, o nazarlarmdan gizlediiniz semay greyim!.. (Harmonies poatiques et religiuse, Lv. I, II.)

lk b a k t a ok cazip v e glkleri halleder g r n e n b u teklif ve telkki, dikkat edilirse, t a m a m i y l e b i r safsat a ymdr. Dini, n a s v e n a k i l d e n a y r m a k ve o n u srf b i r g n l ii g r m e k , h a k i k a t t e , o n u i n k a r e t m e k v e g n l l e r d e n d i n fikrini k a z m a y a gitmektir. N a s ve n a k i l d e n ayr b i r din, din olmaz; b u belki b i r felsefi m e s l e k (doctrine) ve k a n a a t olur. Din ile felsef meslek v e y a sistem a r a s n d a giderilmesi kabil o l m a y a n b y k farklar vardr. Bir k e r e , felsefi b i r meslek srf akln b u l d u u ve d e r i n bir c e h d ile elde ettii b i r bilgi sistemidir. B i n a e n a l e y h ayn b i r a h s n felsef m e s l e k ve kanaati y i n e akln b u l a c a ve elde e d e c e i d i e r b i r sistem ile sarslabilir ve deiebilir. Halbuki hakiki d i n d a r n dini k a n a a t ve b a h l - irtidat h a s t a h m s t e s n a - l m n e k a d a r d e v a m eder. Hakiki d i n d a r c a i n a n d din, hakikatin t a m ayndr. Saniyen, felsef b i r m e s lek ve sistem, i n s a n l a r a kuvvetli ve devaml b i r h a r e k e t ve m n a s e b e t tarz tayin edip b i r cemiyet nizam v c u d a g e t i r e m e z . Nitekim b u g n e k a d a r hi biri g e t i r e m e mitir. n k felsef meslek ve sistemler, i n s a n akl, eseri olduklar iin, d a i m a i n s a n aklnn h u d u t l a r iind e k a l m a y a m a h k m d u r l a r . Halbuki insan, b a l a n m a k ve iten gelen bir sevgi v e y a k o r k u ile itaat e t m e k iin akln i d r a k havsalasn a a n b i r ideale, b i r fevkalbeerlie m u h t a t r . n k i n s a n eksiktir, kasir ve cizdir. mdi din, i n s a n n b u ideal, b u fevkalb e erlik ihtiyacna c e v a p verir. n k din, i n s a n aklnn ve m a d d i m a h s u satn d n d a n ve s t lemin n a m t e n a h i l i k l e r i n d e n k o p u p gelen hakikatler sistemidir. Geri dinin akla h i t a p e t m e z ve akl ile i d r a k edilemez taraflar ve h k m l e r i yok deildir; fakat o n u n asllar ve erkan akhn ve m a h s s u n d n d a b i r harikuladeliktir yani bir kelime ile, din vahydir. Vahy, h e r h a n g i b i r felsefi meslek ve s i s t e m gibi yalnz akla deil, h e m d e b i l h a s s a t e h a s s s e v e i r a d e y e h i t a p eder. Din teakkul, t e h a s s s ve i r a d e gibi b y k insani melekeyi b i r d e n t e s h i r elinde tutar. Bu-

n u n iindir ki, dinin i n s a n l a r v e cemiyetleri sevk v e i d a r e h u s u s u n d a , h i b i r felsefi d o k t r i n v e sistemle llmesi m m k n o l m a y a n b i r kuvveti vardr. Yine b u n u n iindir ki, h i b i r felsefi d o k t r i n , dinler k a d a r n e t a r a f t a r t o p l a y a b i l m i , n e d e o n l a r k a d a r d e v a m edebilmitir. Yukarda d a kaydettiimiz gibi, g e e n a s r n o r t a l a r n d a F r a n s a ' d a b y k v e m e h u r b i r filozof, A u g u s t e C o m t e , insanlk dini diye b i r d i n icat etmiti. Bu m a d d e v e e h v e t p e y g a m b e r i n i n icat ettii b u dinin m m e t i , b i r k a y z kiiyi, m r d e b e o n seneyi g e m e m i t i r B u n a m u k a b i l , o n d r t a s r d a n b e r i yzlerce m i l y o n i n s a n m takdis ettii slmiyeti d n n z !

Hayr, d i n yalnz i m a n d a n i b a r e t olmad gibi, m a kuln i d r a k i n d e n d e i b a r e t deildir."^^' Geri akl bize Allah' sezdirir. F a k a t Allah'a y a k l a t r a n v e O ' n u n rzasn t a h s i l e g t r e n yolu b u l d u r a m a z . n k akl, b e e ri h e r m e l e k e v e kuvvet gibi m a h d u t t u r , zayf ve cizdir. Akl yalnz m a d d e y i v e m a d d e y i irca kabil makult idr a k edebilir. Halbuki m a d d e n i n v e b u nevi makultn d m d a b i r l e m v e b i r n m t e n h i l i k v a r k, b e e r akl b u n u g e r i h a y a l m e y a l sezer, fakat o n a nfuz v e o n u idrak v e i h a t a e d e m e z . te o alemi bize n a s v e nakil, h l s a v a h y bildirir v e AUah'a g t r e n yolu bize v a h y
(126) Evet fikir ifadeden, mana kelimeden ibaret deildir. Fakat ifadeden ayn fikir, kelimeden ayn mana, fikir ve mana deil, bu sadece bir vehim ve hayaldir. Fikir, fikir olmak iin ifadeye, mana, mana olmak iin kelimeye nasl muhta ise, din de din olmak iin nas'a ve nakl'e muhtatr Kabul ederim ki, Allah'a iman dinin en asli bir rkndr M'min le mnkir her eyden evvel bu noktada ayn lir. Fakat imann dince tarif edildii zre olmas arttr. Byle olmayp da, mesela,tabiat st mcerret bir kuvvetin varlna inanmak yahut Allah' (Pantheiste)lerin yapt gibi, yaratt eya ve kainan ayn almak man deildir. (P3ntheiste)Ier ve (Panthesme) = (vcudiye mezhebi) de stn bir kuvvetin varlna inanmaktadr. Fakat onlara gre, bu kuvvet eya ve tabiat ten ayr, zati sfatlarla muttasf bir varlk deil, eya ve tabiatte meknuz ve onun ayndr. (Bu mevzuda baknz: Maddiyyn Mezhebinin zmihlali, smail Fenni, Merhum.)

vastasiyle P e y g a m b e r gsterir. Din ise, v a h y i n bildirdii ve P e y g a m b e r i n g s t e r d i i yol demektir. Din, d i y o r u m , yalnz r u h v e m a n a deildir, ayn zam a n d a ameldir, yani m u a y y e n b i r h a r e k e t tarz ve t u t u lacak b i r h a y a t yoludur. Bu yolu v a h y a a r ve i a r e t eder. n s a n iin b u yolun ve r e h b e r i n a s ve naki yni, b i r kelime ile. P e y g a m b e r d i r . Vahysiz, p e y g a m b e r olmaz. N a s ve nakilsiz de. din olamaz. nsan, t e k r a r e d e yim ki, akh ile Allah' bulabilir, fakat dini yni A l l a h ' a isal e d e n yolu b u l a m a z . Bu yolu P e y g a m b e r gsterir. D i n d e n nebiyi k a r m a k srf akla kymet v e r i p o n a b a l a n m a k v e netice itibariyle m a h d d e ve faniye b a l a n m a k ve ehvanilii m d a f a a etmektir. B i n e n a l e y h , ins a n yalnz nebiye deil, veliye d e m u h t a t r . n k n e b i d e n veli'de m r i t ye hadidir. Nebi gibi hakiki veli d e mrittir. n k veli, z h d ve takvasiyle Allah'a yaklam b i r insandr. Fikir t a r i h i n i n en b y k d e h a s s a ylan Efltun, akl ile ve i n s a n a h a y r e t v e r e n ilminin vs'atiyle Allah' b u l m u t u r . H a t t Allah'n v a r h n ve birliini eskimez delillerle ispat b e etmitir. B u n u n l a b e r a b e r Efltun, b i r din tesis e d e m e m i , b i r p e y g a m b e r h a t t bir d i n d a r olamamtr. Bu h u s u s t a Eflt u n ' d a eksik olan, akl ve ilim d e d i . O n d a p e y g a m b e r o l m a k iin eksik olan vahiydi, d i n d a r olmak iin de "hid a y e t " y n i Allah'a g t r e n yola girmekti. B u n a m u k a bil, b i r d e Hazret-i M u h a m m e d ' i d n n z : Bu anl P e y g a m b e r , m m i idi. Yni fni b i r h o c a d a n d e r s a h p r e n m e m i t i . O ' n u n bir h o c a s v a r d ki, h o c a l a r n h o casyd. O ' n u n hocas, v a h y yolu ile, Allah idi. B u n u n iindir ki, Hazret-i M u h a m m e d ' i n ilmi Efltun'un v e y a h e r h a n g i b i r lim ve filozofun ilmi gibi, akim, t e c r b e ve m a h e d e n i n h u d u t l a r iine skp kalmamt. anl P e y g a m b e r ' i n ilmi, bilkis, akim t e l e r i n d e ve h e r fninin idrk h a v s a l a s n a s m a y a n l e m l e r d e y z m e k teydi.

Netice: B u g n Efltun'u bilen v e o n a intisap e d e n m a h d u t z e k l a r a m u k a b i l , Hazret-i M u h a m m e d y z lerce m i l y o n i n s a n g n l n d e y a a m a k t a d r . te b u fark, i n s a n l a r a h a k i m olmakta v e o n l a r sevk ve i d a r e e t m e k t e akl ile v a h y a r a s n d a k i f a r k t a n ileri gelmektedir. H l s a , dini n a s ve n a k i l d e n ayrmak, t e k r a r e d e y i m ki, d i n fikrini k k n d e n baltalamaktr. N a s ve nakU h u r a f e d e n temizleyelim v e dini ilk devirlerinin temizliine kavuturalm denirse, b u n u zerinde durulmaya deer b i r fikir k a b u l e d e r i m . F a k a t dini n a s ve n a k i l d e n ayralm v e o n u srf b i r g n l ii h a l i n e koyalm, d e n i r s e , b u n a c e v a b m : H a y r asla!

Dini nas ve nakilden deil, ilim ve felsefeden bile ayrmak doru olmaz:
Bu, k e n d i h e s a b m a dini, deil n a s ve nakilden, ihm ve felsefeden a y r m a y a kalkmay bile y e r i n d e bulm a m . n k b u da, n e t i c e itibariyle, dini srf bir i h a yat v e g n l ii g r m e k v e k a b u l etmektir. Halbuki din, tpk i h m gibi h a y a t iindir, y o k s a b i r zaviye ve m a n a s tr m e t a deildir. Dini ilim v e felsefeden ayrmak, o n u n y a a n l a n h a y a t ile alkasn k e s m e k ve b i n n e t i c e o n u lme m a h k m etmektir u d a v a r ki, din ile ihm v e felsefeyi b i r b i r i n d e n ayrm a k i h m d e n k o r k u p kamaktr. F a k a t din, ilimden k a m a m a l ve u z a k l a m a m a l , bilakis o n a yaklamal ve ilmin e n y e n i bilgi ve m u ' t a l a r i y l e b e z e n i p z e n g i n l e m e hdir. H e m b u g n n e r e y e kaacaksnz? G e e n a s r d a dn v e ilim diye iki ayr s a h a d n l e b i l i r ve dini ilmin hi b i r vehile el a t a m a y a c a e m i n b i r s a h a d a y a a t m a k m m k n olurdu. F a k a t z a m a n m z d a b u i m k n k a l k m t r gibi g r n y o r . B u g n ilmin el a t m a d k -

e v e b u c a k -hi k a l m a m t r d e m i y e y i m a m a - ok d a ralmtr. E s k i d e n i n s a n d a k i v i c d a n t e z a h r l e r i ve u u r halleri; iine girilmez ve e s r a r kefedilmez m u a m m a l a r idi. lim b u m u a m m a l a r a el s r m e y e b e c e s a r e t e d e m e z d i . limden k a a n din, hi olmazsa, b u m u a m m a l a r kalesin e snp kendini k u r t a r a b i l i r d i . n k y a k n s e n e l e r e kadar, ilim srf fizik h a d i s e l e r z e r i n d e y r m e k t e ve b u n l a r n k a n u n l a r n b u l m a y a a h m a k t a y d . D i n ise, m a n e v i y a t alemine ait o l d u u iin, m e v z u u m a d d e d e n i b a r e t olan ilimden k a m a k l a kurtulabilirdi. Z a m a n m z d a b u n a i m k n kalmamtr. n k b u g n ilim, b u m u a m m a l a r kalesini d e fethetmi v e i n s a n ii d e d i i m i z b u e s r a r dolu m a h z e n e d e girmitir. B u g n " E t a t s d e C o n s c i e n c e " yni v i c d a n t e z a h r l e r i y a h u t u u r halleri denilen m e s e l t e h a s s s , taakkul, tefekkr, t e e s s r v e t e h a s s r gibi melekelerimiz e n i n c e n o k t a l a r n a k a d a r , psikoloji ilminin m e v z u u n a ve tetkik s a h a s n a m a l o l mutur. u h a l d e dn, b u g n ilimden k a m a k l a yakasn k u r t a r a m a z , snacak e m i n b i r y e r b u l a m a z . Yine u h a l de, k a m a m a l , bilkis d u r u p dikilme ve m u ' t a l a r n , ilmin m u ' t a l a r m a tevfik e d i p b a r t r m a y a a h m a h d r . lmn zayf taraflarn yoklamal, o n u n kifayetsizliklerini kefe ahmali; h l s a b u g n dn, ilmin yn i n s a n aklnn ve zeksnn h u d u d u n u tyin ve tespit etmelidir. B u g n , yirminci a s r d a din; ilm k a r s n d a ancak, fakat a n c a k b u artlara ve b u e s a s l a r a d a y a n a r a k tutunabilr.

Dinde nas ve nakil esastr:


Dn, srf vicdani b i r ey, b i r g n l ii deildir; o ayn z a m a n d a ferd ve itima b i r h a y a t nizamdr. Bu nizam ise n a s l a r ve nakiller k u r a r . Bunlar d a v a h y bildi-

rir. B i n a e n a l e y h v a h y e d a y a n a n n a s l a r ve b u n l a r bize izah e d i p a n l a t a n nakiller d i n d e esastr. N a s ve nakli d i n d e n karrsanz, g e r i d e ekk ve i b h a m ile kark sade b i r sezi ve b i r plak d u y g u kalr ki, din b u deildir. Din m e f h u m u n d a n n a s v e nakli ayrp k a r m a k m m k n olmad gibi, ilim ve felsefe mes'elelerini de k a r m a k m m k n olmaz. Kabul e d e r i m ki, dinlerin m u k a d d e s kitaplar, h u s u siyle slm'n K u r ' n - Kerim'i n e bir felsefe k a m u s u dur, n e d e bir t a r i h ve k o z m o r a f y a el kitabdr. B u n u n la b e r a b e r , b u ilh k e l m s a d e c e b i r d u a ve m n a c a a t koUeksyonu d a deildir. G e r i o n d a d u a ve m n a c a a t d a vardr, fakat asl K u r ' n - Kerim, y u k a r d a d a kayd e t t i i m gibi, ferdi v e itima hayatmza d a i r hukukiyat, ahlk ve a d a b , siyasiyat ile d r t ba m a m u r bir n i z a m k u r m u ihm v e felsefeye t e m a s e d e n d e r i n g r l e r vermitir. Ve a s r l a r iinde, yzlerce milyon insan bu grlere balanp b u nizam zerinde yaam, b u g n de yaamaktadr.

Nas ve nakli dinden saymamak, dini inkr etmektir.


u h a l d e n a s s d i n d e n s a y m a m a k , b u n i z a m ve b u g r l e r i K u r ' a n d a n s a y m a m a k d e m e k o l u r Bu ise b u ilhi kitab ve tesis ettii dini aktan inkrdr. B i n e n a leyh dini n a s ve n a k h ayn kabul e t m e y e m e c b u r u z . F a k a t b u t a k d i r d e , denilecek ki, k o r k t u u m u z b a mza gelir, dini b i r t a r a f t a n ilim ile, b i r t a r a f t a n d a devrin gidii ve itima icaplarla t e z a d a d r m oluruz. n k kabul e t m e k lzmdr ki, din nizamn v c u d a g e t i r e n a h k m ve e s a s l a r d a n bazlarnn b u g n fiilen tatbiki kabil deildir. M u k a d d e s kitaplarn ilim v e felsefeye t e m a s e d e n a h k m n d a n bazlar b u g n n ilim ve

felsefe g r l e r i n e u y m a m a k t a d r . E s a s e n b t n g lkler b u r a d a n n e ' e t e t m e k t e v e b u g n n ilim ve din m c a d e l e s i b u vaziyetten ileri gelmektedir. N a s ve n a k li d i n d e n a y r m a k , d i n i i l m e v e d e v r i n i c a p ve ihtiyalaryla t e z a d a d r m e k , dini ilme h r p a l a t p o n u m a l u p ve p e r i a n b i r d u r u m a k o y m a m a k iindir. Din i n selmeti v e istikbah ilimle m c a d e l e y e v e d e v r i n i c a p ve ihtiyalaryla t e z a d a g i r m e m e k t e , bilkis, ilimle ve b u icap ve ihtiyalarla bark gitmektedir. Gitmez d e g i r e r s e , din iin m a l b i y e t m u h a k k a k t r . Fakat, tekr a r edilecek v e denilecek ki, g i r m e m e k iin tek a r e , h a s l a r d a n b u g n m z l e te'lif kabil o l m a y a n l a r dind e n s a y m a m a k ve dini esash b i r tasviyeye t a b i t u t m a k tr

tiraf edelim ki, b u n d a n evvel de i a r e t ettiimiz gibi, b u n o k t a b u g n n ihm v e din, din ve h a y a t m e s e l e sinin mihverini tekil etmektedir. Bu n o k t a d a k i m k l leri halletmek h a k i k a t e n dinin selmeti ve istikbalini salamaktr. F a k a t b u noktay, t e d e n b e r i yaplageldii gibi, mekk b r a k m a k mklleri bir kat d a h a artrm a k ve din h e s a b n a y a v a y a v a ekilip m a l u b i y e t i k a b u l etmektir. B i n a e n a l e y h b u g n n din alimlerine d e n en b y k vazife, y u k a r d a h l s a ettiimiz m e s e leyi c e v a p l a n d r m a k ve b u n o k t a n n arzettii m k h e ri b e r t a r a f etmektir. tiraf edelim ki, biz b u n u y a p a c a k ilm ehliyet ve k u d r e t t e deiliz. Ancak, bizim t e d e n b e ri srf kendimizi t a t m i n iin d n d m z b i r h l sureti v a r ki, b u n u b u r a d a okuyucularmzn tenkit n a z a r larna a r z e d e c e i z . Bilmiyerek ve i s t e m i y e r e k h a t a edersek, af dileriz.

Din ve l'Mk/F.

15

225

n
LM VE SLM SLM'DA LM ve DN MNAKAASI
E v v e l e m i r d e u n a kani olmaldr ki, d i n n a m n a ilme v e h a y a t a , ilim n a m n a d a d i n v e m a n e v i y a t a atanlar, ekseriya n e d i n v e n e ilim b a h s i n d e d o r u v e e s a s h b i r bilgiye s a h i p olmayanlardr. B i n e n a l e y h biz ' b u r a d a sze d i n v e hususiyle M s l m a n l k n e d i r ? sualiyle b a layacak v e b u suale b u n d a n evvel v e r d i i m i z cevab m m k n o l a n ksahkta t e k r a r edeceiz. M s l m a n l k , sbj ektivistlerin z a n n e t t i k l e r i gibi, h e r h a n g i b i r ekilde i m a n v e a k i d e d e n i b a r e t b i r e m r i vicdani deildir; ayn z a m a n d a , " a m e l " ilim v e felsefedir. Yani fil, h a r e k e t v e itima m n a s e b e t l e r nizamdr. Bu hakikati ifade e t m e k z e r e , M s l m a n l k d n y a v e hiret s a a d e t i n i cami v e kfl b i r dindir, diye tarif e d i jjj ,a2rj mevzuda esasa girmezden nce noktaya iaret e t m e k isterim: a) slm dini ilme d a y a n a n v e akln s a l t a n a t n a b a l a n a n b i r dindir. slm ilme ok b y k b i r d e e r v e r m i v e ilim ehlini i n s a n p a y e l e r i n i n e n y k s e i n e k a r m (127) man ve slm ayn bir ey midir, ayr eyler midir? man ile amel arasndaki mnasebet nedir? Amelsz mann bm ve kymeti nedir? gbi mes'eleler slm ulemasn ihtilafa drm ve Ehl-i Snnet ile Mutezile arasnda uzun mnakalaalar ayol amtr. Bu hususta etraflca bilgi edinmek istiyenlere tavsiye ederim: hyu'l-Ulm, birinci cilt, man ve slm ayni midir, gayri midir bahsi.

tr/'^* slm'n ilim ile t e a r u z e d e n v e hakikat a r a y a n akla a y k n g i d e n h i b i r h k m yoktur. H n s t i y a n i m e s r a r e n g i z l i i n e m u k a b i l , slm'n h e r c e p h e s i ak, h e r y n s a d e v e basittir. s l m ' d a h e r k e s , lim ve chil a r a d n b u l u r v e iini t a t m i n eder. b) hm k a r s n d a H r s t i y a n h k z o r d u r u m d a kalabilir ve kalmtr. n k H r s t i y a n h n m u k a d d e s kitab n cil, rivayete m s t e n i t t i r . Hazret-i s a ' d a n o k s o n r a k a l e m e ahnmtr. B u s e b e p l e ncil, h a t t a Tevrat, h a y a l ve h u r a f e ile karmtr. B u n u n iindir ki, H n s t i y a n lim v e ilhiyatlar n a s l a r Hrstiyanlktan s a y m a m a k v e bunlar dinden karmak dvasna sapmlardr Msl m a n h k t a byle b i r d a v a b a h i s k o n u s u olamaz. n k M s l m a n h m n a s l a r y a n i K u r ' a n slm'n ayndr. K u r ' n - K e r i m b u g n y e r y z n d e m e v c u d olan m u k a d d e s kitaplarn e n s a h i h v e s a l a m d r K u r ' a n , rivay e t e deil, v a h y e v e d o r u d a n t e b h e m s t e n i t t i r O n u n , o n d r t a s r a y a k n b i r z a m a n iinde, h i b i r ayet i n d e , h a t t k e l i m e s i n d e h i b i r suretle ihtilaf edilmem i , hibir c m l e s i n i n shhati z e r i n d e t e r e d d d ile d u rulmamtr. Bilindii gibi, K u r ' a n y e t yet nazil o l m u ve yetin n z u l n d e P e y g a m b e r t a r a f n d a n a s h a b n a ezberlettir i l m i t i r Ayrca d a "Vahiy katipleri" t a r a f n d a n yazmtr Peygamber'in devrinde hemen herkes Kur'an hafz idi. Ayrca K u r ' a n hafzlar v a r d ki, b u n l a r n b a n d a d a n c Halife Hazret-i O s m a n b u l u n m a k t a idi. K u r ' a n , b u g n k kitap h a l i n d e b u halife z a m a n n d a toplanmtr Binaenaleyh, slm'da n a s s m dinden say l m a m a s gibi b i r d a v a o r t a y a atlmaz. n k slm'n K u r ' n - Kerim'i, ncil gibi, rivayete deil, d o r u d a n t e b h e yani "Vahye" d a y a n m a k t a d r
(128) slm'da ilme levil< ve lergib mahiyetinde bir ol< ayet ve hadis vardr. Bunlar ehlince malmdur. Biz burada ayrca zikre hacet grmyoruz. Merak edenler, mam- Cazali'nin hyu'-I Ulm'una bakabilirler. Cilt I, ilmi Fazileti bahsi.

c) Bizde ilim a d m a d i n e a t a n l a r m o u , n e ilim ve n e din h a k k m d a d o r u ve esasl b i r bilgisi o l m a y a n a m a t r k a b i l i n d e n kimselerdir. Bu h u s u s u g z n n d e t u t a r a k b u r a d a slmiyet n e d i r ve ilimle m n a s e b e t i nicedir? suali ile s z e b a l a y a c a k ve b u n d a n evvel v e r d i imiz e m a y m m k n olan ksahkta hatrlatacaz.

slm'm esaslar ve ilimle mnasebeti:


Kur'n- Kerim'i b a t a n aa m a n t k i ve m e t o d i k b i r tahlile tabi t u t a r d a dikkatle incelersek, b u h i kelamn b y k h k m g r u b u "emirler, nehiyler, tavsiyeler" ihtiva ettiini g r r z . Birinci g r u p , itikada d a i r h k m l e r " a h k m itika diye" dir. kinci g r u p , a m e l e yani hareket ve mnasebetlere dair hkmler "ahkm' ameliye ve ahlkiye"dir. n c g r u p d a ilme, t a r i h e v e felsefeye dair h k m l e r "esrar- ilmiye ve felsefiye, a h bar- tarihiye"dir. Bu g r u p a h k m n akl ve ilim e m n a s e b e t i n i t a yin iin slm'n Ehl-i S n n e t m e z h e b i n c e kabul edilen, iki d e a n a h t a r -kaidesi vardr- k a i d e l e r d e n biri u d u r : "Akl le Din tearuz olunur/' ettikte, akl tercih ve din teVii

Bu kaideyi k y m e t i n d e n hibir ey eksiltmeksizin u ekUde ifade edebiliriz. "lim ile din arasnda aykrlk grldkte ilmin yolu tutulur ve din, mmkn ise te'vi yani ilme tevfik olunur." Dier kaide de udur: "Mevrid-i nasta itihada mesa yoktur/' Yni s a r i h v e m n s kat'i b i r n a s s m b u l u n d u u y e r d e t e ' v v e itihat yoluna gidilemez ve n a s s a ittiba olunur. mdi b u iki kaide mes'elemizdeki b t n glkleri y e n m e y e ve slm dinini ilimle bark g t r m e y e kfidir.

K u r ' n - K e r i m ' i n birinci g r u p a i k m m d a n yni itik a d a d a i r h k m l e r i n d e n balayalm:

lmin karsmda slm'm asl akideleri:


BiUndii gibi, b u h k m l e r " m e n t " formUerinde t o p l a n m t r slm'n asl e r k n m tekil e d e n farizalar " m e n t " u m d e l e r i n d e h l s a edilmitir. B u n l a r : Allah'a, meleklerine, kitaplarna, p e y g a m b e r l e r i n e , h i r e t g n n e , h a y r v e e r r i n ilh t a k d i r e b a h o l d u u n a i s a m i m i y e t i ile i n a n m a k v e b u inanc szle aklamaktr. lmin k a r s n d a b u u m d e l e r i n kymeti n e d i r ? H e m e n cevap verehm: Byle b i r sual v a r i d olmaz. m e n t h a k i k a t l a n ilim ve akl ile i d r a k v e i h a t a edilemez ve b u hakikatlar ilim ile asl t e a r u z e t m e z . n k t e a r u z olmak iin, r e k a b e t olmaldr. R e k a b e t o l m a k iin d e rakipler ayn b i r s a h a d a b u l u m a h d r . m e n t u m d e l e r i ile ilim ayn b i r s a h a d a b u l u m a z ki a r a l a r n d a r e k a b e t v e t e a r u z b u l u n s u n . lmin s a h a s , m a d d i v e m a h s s l e m d i r v e b u lem e ait makulttr. m e n t u m d e l e r i ise, b u iki lemin telerindedir. lim b u s a h a y a yetimez v e nfuz e t m e z ki b u l u m a imkn olsun. Bu s e b e p l e d i r ki, Allah v e hir e t akideleri ilmen v e aklen d o r u d a n b i r i s p a t yolu ile i s p a t edilemez. E d i l e m e d i i iin, i n k r d a edilemez. G e r i E f l t u n ' d a n b e r i h e r d i n d e n kafile kafile lim ve filozoflar Allah' i s p a t a a h m ve b u yolda eitU dehl1er o r t a y a k o y m u l a r d r F a k a t b u dehUerden h i biri in a t m k i r l e r i ilzam v e iskt edememitir. E d e m e z , n k Allah' ispat, d o r u d a n (direct) ispat deil, e s e r d e n m e s s i r e , lletten neticeye, m a s n u d a n s a n i a gitmek z e r e , bilvasta (^indirect) v e mantki b i r i s p a t t r Bu, b i r " i s t i d l r d i r . stidlal, h a k i k a t a r a y a n insafl b i r zeky ikna edebihr, fakat inat m n k i r i asl ilzam e d e m e z .

lzam edebilseydi, y e r y z n d e Allah' i n k r e d e n k i m s e kalmazd. stidlal yolu ile m n k i r i ilzam m m k n o l m a d iindir ki, slm limleri Allah'n v a r h n d a n ok birlii z e r i n d e d u r m u l a r d r . slm limlerinin ald b u vaziyet ok y e r i n d e d i r . n k Allah'n varlm isp a t a almak, "vcib-l v c d u " " m m k i n - l v c d " ile, Kadim'i, h a d i s ile, ezeliyi fni ile, mutlak izafi ile m u k a y e s e ve m u h a k e m e etmektir. Bu ise m m k n d e ildir. Hlsa, slm'n itikada d a i r olan h k m l e r i yni m e n t u m d e l e r i akl v e ilimle t e a r u z e t m e z . Bu u m d e ler akln v e ilmin deil, "vahyin" bildirdii hakikatlerdir. Bunlarla y a h i d a y e t e eriilir veya inanlmaz dalalett e kahnr.

slm'm amel ahkm ve ilim:


Kur'an- K e r i m ' i n ikinci ksm a h k m , dedik, a m e l e dairdir. ran, iimizin kmldan, a m e l ise v c u d u m u zun ve b e d e n i uzuvlarmzn h a r e k e t ve m n a s e b e t l e r i dir. slmi ameller, h emirler ve nehiylerle te'sis olun a n b i r t a k m vazifelerdir ki, b u n l a r m b a n d a i b a d e t ler gelir. badetler, M s l m a n ferdin Allah'a kar fasiyle mkellef o l d u u o r u , n a m a z , h a c v e zekat gibi farizalardr. slmi amel olarak, i b a d e t l e r d e n s o n r a , ahlk gelir. Ahlk, b i r t a k m h a r e k e t ve m n a s e b e t ekilleridir ki "ferd" v e "itima" ikiye ayrlr. "Ferdi ahlk", ferdin kendi nefsine, "itima ahlk" d a d i e r fertlere kar vazifeleridir. slm'da a h l k t a n s o n r a ve b u n u n b i r d e v a m eklinde "Hukuk" gelir. H u k u k devlete bir m e y y i d e y e b a l a n m ahlktr ve aile h u k u k u , mlkiyet, borlar, ceza, i d a r e ve esasiye gibi ksmlara ayrhr.

B t n b u a m e l e d a i r h k m l e r i n ilim k a r s m d a ve ilimle m n a s e b e t i n e gelince, b u n a , y u k a r d a v e r d i i m i z ikinci a n a h t a r kaideyi tatbik etmek lzm gelir. yle ki a m e l e dair h k m l e r d e n h a k l a r n d a s a r i h ve m a n a s kat'i n a s m e v c u t o l a n l a r d a , n a s s m g s t e r d i i yol t u t u lur. Bu ekilde s a r a h a t b u l u n m a y a n m e s ' e l e l e r d e n ilim ve t e a r u z e d e n l e r d e ise, ilmin y o l u n a gidiHr.

islm'da ilim ve felsefe ahkm ve modern ilim:


Kur'n- K e r i m ' i n ilme ve felsefeye d a i r h k m l e r i n i n m o d e r n ihm k a r s n d a k i d u r u m u n a gelehm. Bu h u s u s t a tatbik edilecek kaide, m u t l a k s u r e t t e birinci a n a h t a r kaidedir. Yani b u h k m l e r d e n h e r h a n g i biri m o d e r n ihmle t e a r u z eder, n a s s n delleti ilme aykr g r l r s e , ilmin m u t a s hakikat kabul edilir ve n a s tefsir ve te'vil o l u n a r a k ilme tevfik edilmeye allr. limle b a r t n i m a s m m k n g r n m e y e n n a s s n m n s ve m e d l u l h a k k a tefviz olunur. Yani biz n a s s n m n s n a n l a y a m y o r u z , b u n u a n c a k Allah bilir deriz ve ilmin y o l u n u t u t a r z .

Evet, akl ile nakil yni i h m ile din a r a s n d a b i r ayrhk v e aykrhk g r l r s e , a k h n yni ilmin g s t e r d i i yol tutulur; nakil yni din ise, b u n a g r e y e n i d e n m n l a n drhp te'vil o l u n u r G a y e t tabii: Zira akim nakh yni dini m u a y y e n b i r z a m a n d a k i anlay, b u z a m a n geip de h a l ve h d i s e l e r i n ekli deiince, deiir. F a k a t hkm n de b u n a g r e d e i m e s i gerekir. n k s l m ' d a b u d a m e t i n b i r esastr ki: " Z a m a n l a r n deimesiyle, h k m l e r i n d e d e i e c e i i n k r o l u n a m a z . " Aksi takd i r d e , din i n s a n a a k h n m e r m e d i i h a t t kabul e t m e d i i

b i r teklif etmi olur ki, byle b i r teklif slmi e s a s l a r a kat'i olarak aykrdr.

slm'da her vehile nass tercih eden itihad:


B u n u n l a b e r a b e r , b u g r n aksi d e iddia o l u n a b i lir ve akim k a r s n d a nakle yni d i n e u m u m i v e mutlak bir s t n l k verilebilir. Nitekim, Hazret-i Ali'den nakledilen rivayetlere u y a n . Mlik b i n E n e s (Hicri 95-179) gibi sert g r l m u t e b e r m e z h e p sahibi m t e h i t l e r vardr. B u n a g r e , ak n a s e m u a r a z a e d e m e z . n k m u a r a z a , a n c a k kuvvette d e n k olan eyler a r a s n d a olabilir. Halbuki akl zaiftir, n a s metindir. Akl d a i m a yanlm a tehlikesiyle kar karyadr. lh h k m ve k a n u n larn icap ve iaretleri akl vastasiyle, sathi ve zahiri kyaslarla i d r k v e i h a t a o l u n a m a z . Bineanaleyh, ak n a s s a tbi o l m a y a m e c b u r d u r . Bu b a h i s t e u d a v a r d r ki, t e a r u z h a l i n d e n a s s ' akla ve ilme g r e t e ' v etmek, o n u n ilh s h h a t ve hakikatini i n k r e t m e k d e m e k olur. Zira n a s b i r d e f a d a ve b i r defaya m a h s u s olmak ve d n y a l a r d u r d u k a d u r m a k z e r e k o n u l m u hakikattir. Ak ise devirlere, milletlere h a t t a h s l a r a g r e d a i m a d e i e n ve l d e itiren, k h t e r e d d i v e k h t e k m l e d e n b i r m e l e k e d ir. Baka b i r t a b i r e, akl beeri, nakil fevkalbeeridir. Akl sfli, nakil kudsidir. Akl m a d d e e m a h d u t v e mazruftur. Nakil ise zarftan ri ve m a d d e d e n m c e r r e t tir. B i n a e n a l e y h , n a s s ' akla g r e t e ' v etmek, evvel, dini hakikatleri h e r d e v r i n ve h e r milletin, h a t t h e r ahsn g r n e ve anlayna balamaktr. Bu ise dini t e m e l i n d e n sarsmaktr. Saniyen, s t n aaya kudsiyi sfliye tbi klmaktr ki, b u d a ak b i r mantkszlktr.

Hlsa, b u g r e n a z a r a n , h e r hal ve k r d a i n s a n n a s s ' a tabi o l m a y a m e c b u r d u r . Zira akl beeridir, yanlr; n a s ilhidir v e m a h z - hakikattir, yanlmaz.

Aklc ve nakilci grlerin teklifi:


hm ve d i n b a h s i n d e k i , biri aklc v e d i e r i nakilci, b u iki g r , iyi d n l r s e , birbirini nefyetmez, bilkis, birbirini t a m a m l a r . Filhakika akl ile nakil a r a s n d a t e a r u z h e m olur, h e m olamaz. Bir k e r e i m a n ve itikad m e s ' e l e l e r i n d e yani " m e n t " u m d e l e r i n d e t e a r u z y o k t u r ve olamaz. n k b u u m d e l e r d e akl h a k i k a t e n acizdir, ilim ise kifayets i z d i r B e e r akh v e ilmi " m e n t " u m d e l e r i n i ispat ve izaha m u k t e d i r deildir. Bu u m d e l e r d e n m e s e l b r hir e t ve bir b a ' s b a d e l m e v t hakikati, srf b i r e r dini hakikattir ve ilmin h u d u d u dndadr. F a k a t dikkat edelim ki, b u nevi h a k i k a t l e r i n akl ile ve m s b e t ilim usulleri ile yani t e c r b e , m a h a d e ve m u k a y e s e ile ispat kabil olmad gibi i n k r d a kabil deildir. n k ihm, ispat n a m u k t e d i r o l a m a d bir eyi i n k r etmez, s a d e c e " b i l m i y o r u m " der. Dinin "amel", "ilim ve marifet" ksmna gelince, b u r a d a akl ile nakil a r a s n d a ayrlk ve aykrlk b u l u n a b i lir. Ve b u l u n m a s g a y e t t a b i i d i r B u n u n aksini iddia etm e k vakalara kar g z y u m m a k t r Byle olmas t a b i idir, d i y o r u m , n k y u k a r d a d a iaret ettiim gibi, n a s b t n z a m a n l a r ve milletler iin b i r defaya m a h s u s o l m a k z e r e k o n u l m u hakikattir. Akl ise z a m a n d a n z a m a n a d e i m e k t e v e akim m a h s u l ve meyvesi olan, ilim d e d a i m a t e k m l v e inkiaf e t m e k t e d i r A k h n ve ilm i n b u d e i m e l e r i ve inki afi aryla m u v a z i olarak ins a n l a r n fiil ve h a r e k e t tarzlar, h a y a t telkkileri ve itim a m n a s e b e t l e r i n ekilleri de d e i m e k t e d i r . slm'n

b a l a n g c n d a n b u g n e k a d a r v c u d a gelen d e i m e l e ri v e yenilikleri b u r a d a sayp t k e t m e y e i m k n y o k t u n F a k a t b t n b u d e i m e l e r v e yenilikler n n d e , ezeli ve d e i m e z o l a n n a s s n lfz v e esas baki k a l m a k z e r e , delleti, i a r e t v e icab d a d e i m e k lzm gelir. H a yr! D e i m e k deil, d e i e n h a y a t v e m n a s e b e t l e r i t a k i b e n n a s s ' m e b e d i hakikatlerini bizim, ksr akhmzla, y e m d e n v e y e n i b i r r u h v e g r l e a n l a m a m z , o n u n t kyamete k a d a r b t n zamanlar dolduran esrarnd a n y e n i vaziyet v e m n a s e b e t l e r e g r e a h k m k a r p n a s s ' h a y a t a intibak ettirmemiz lzm gelir. Bu b i r ilmi c e h d v e g a y r e t t i r ki, b u n a s l m ' d a "itihat" denir.

tihat fikri mes'elenin can noktasdr:


mdi, itihat fikriyle mes'elemizin c a n n o k t a s n a gelmi b u l u n u y o r u z . Dini b u g n n ilmiyle b a r t r m a k v e b u iki h a y a t p r e n s i b i n i , i n s a n l a r n s a a d e t i y o l u n d a o m u z o m u z a y r t e b i l m e k iin, ilme aykr g r l e n n a s s ' l a r d i n d e n s a y m a m a k y o l u n u t u t m a k h a t a d r . Bizce d o r u s u , b u nevi nass'lar yeni vaziyet v e h d i s e l e r le k a r l a t r a r a k b u n l a r yeni b i r r u h e y e n i d e n anlamaktr. Bu c e h t v e g a y r e t e , d i y o r u m , "itihat" a d veritihat -ehli iin- "ifta" v e " k a z a " d a n s o n r a v e fakat tefakkuh m e r t e b e l e r i n i n en ykseini tekil e t m e k z e r e b y k b i r dini vazifedir. Bu vazifeyi s t n e alp y e r i n e g e t i r e n l e r e " m t e h i t " denir. Bilindii gibi, s l m ' d a ilh a h k m i n s a n l a r a y a " r i vayet" veya " d i r a y e t " yolu ile bildirilmitir. er'in e m i r
(129) Hircetin ikinci asrndan itibaren byk mtetitler gelmi ve mezbebler domutur. nk Idazret- Muhammed devn uzaklatka ve slm'n dier yabanc milletlerle temas sklatka, yryen hayat karsnda nas ve naklJen yeni bir anlayla yeniden tefsir ihtiyac belirmitir. mam- zam EbO Hanife gibi mtehitler bu ihtiyacn dourduu ahsiyetler olmutur.

ve n e h y l e r i n i r i v a y e t yolu ile b i l d i r e n l e r e " M u h a d d i s " y a h u t " H a d s Kavileri", d i r a y e t yolu ile bildirenlere d e "slm fakihler" denir/""' H a d i s ravileri, t b i r d e g s t e r d i i z e r e , fakih deiUerdir. B u n l a r d a n "Fakih" olanlar d a v a r s a d a , h e p s i "Fakih" deildir. B u n l a r s a d e c e P e y g a m b e r ' d e n v e y a a s h b v e t a b i n d e n iittiklerini v e g r d k l e r i n i hfzedip s a d a k a t l e n a k l e d e r l e r B u n l a r d a n m u a y y e n s a y d a " H a d i s " bilenlere " H a d i s hafzlan" d e n i r F a k a t slm fakihler, din limleridir.'"" B u n l a r e r ' i n h k m l e r i n i fikri b i r c e h d ile evvel a n l a m a y a ahr, s o n r a d a t e b h ederler. slm fakihler d e g u r u b a ayrlr. Mtehitler, mftler, kadlar. M t e h i t l e r de, k e n d i a r a l a r n d a , muhtelif t a b a k a l a r a ayrlrlar B u n l a r n e n y k s e k t a b a k a s n h a k m e z h e p sahibi m tehitler tekil eder. Hicretin ikinci a s r n d a n itibaren zuh u r e d e n h a k m e z h e p l e r d e n z a m a n m z d a kalanlar d r t t r . Bunlar, Hanef, Mhk, afi, Hanbel'dir. Bu m e z h e p l e r i n d r d d e M s l m a n h m esas a h k m n d a birleir. Ayrldklar noktalar, b a z a m e l ahkmdr. M t e h i t , ilh a h k m d o r u d a n d o r u y a kitap v e snnetten anlayp karan ve shhatinin maneyi meguliyetini s t n e alarak, i s t i h r a ettii h k m l e r i
(130) slm ilimler muhtelif bakmlardan tasnif edilir ve bir tasnife gre let ve gaye limlen diye ikiye ayrlr. "let ilimleri" sarf, nahv, bedi' beyan gibi... Kitap ve snneti anlamaa yarayan ilimlerdir "Gaye limleri" ise kitap ve snnetten karlan ilimlerdir ki, bunlar da balca ikiye ayrlr. Fkh, kelm, "kelm ilmi" slm mantk ve metafiziktir. Fkha gelince, "usl" ve "fr" ksmlariyle fkh, mam- Azam'dan gelen bir tarife gre, ahsn hak ve vazifelerini bilmesi demektir. Bu tariften de anlald gibi, slm'da fkh, btn hukuk, ahlk ve siyaseti iine almak zere ok geni bir saha kaplar ve jugnk "ima ilimler" mefhumuna tekabl eder. u halde fkh, slm hukuk, ahlk ve siyaset lmi demektir. (131)^ Fkh ile hadis hafz arasndaki fark u rivayet pek gzel canlandrr: mam- Azam'n deerli telabesi mam- Eb Ysuf'a br gn, A'me adndaki hadis hafzlarndan biri, bir mes'ele danr. Ald cevaptan son derece memnun olarak, bu cevab nereden istihra ettiini sorar. Bunun zenne, aralarnda yle bir muhavere geer: - Sizin bana rivayet ettiiniz hadisten kardm. - Allah raz olsun, ben bu hadisi sen henz dnyaya gelmezden evvel bile biliyordum ama, byle bir mnas olduunu hi dnmemitim.

Allah'n v e R e s l ' n n m u r a t ettii m n olmak z e r e i n s a n l a r a t e b l i e d e n fakihtir. Mft, e r ' i n h k m l e r i ni d o r u d a n d o r u y a kitap v e s n n e t t e n deil, b i r m t e h i t t e n r e n i p tebli e d e n ; k a d ise, yalnz t e b l i ile k a l m a y p ayn z a m a n d a e r ' i n a h k m n tatbik v e i n faz eyleyen fakihtir. Geri m t e h i t h a d d i z a t n d a mft d r ; fakat h e r m f t n n ayn z a m a n d a m t e h i t olmas, kitap v e s n n e t t e n h k m i s t i h r a e t m e s i a r t d e ildir. B u n u n gibi, kadlarn d a a y m z a m a n d a m t e h i t olmalar t e m e n n i y e ayandr, fakat b u n u t e ' m i n m m kn olmad iin, k a d ' m n b i r m t e h i t i taklit e t m e s i v e o n u anlayabilmesi kfidir.'"^' fta ile kaza v e mft ile kad b i r b i r i n d e n b i r o k b a k m l a r d a n ayrlmakla beraber'"^^ b u n l a r tebli vazifes i n d e birleir v e h e r ikisi esasl b i r s u r e t t e m t e h i t t e n ayrlr. Mft ile h k i m kendilerine a r z o l u n a n b i r h a l , h d i s e , fi v e h a r e k e t i e r ' i n m e s s e s kaide v e k a n u n larna tatbik eder, u y g u n d e r s e , d o r u d u r , haktr, u y g u n d m e z s e , hatadr, batldr h k m n verir. F a k a t m t e h i t b y l e y a p m a z . O, fiil v e h a r e k e t l e r i n i n t i b a k e t m e s i lzm gelen eriat kaide v e k a n u n l a r m , kitap v e s n n e t t e n istinbat v e istihra e d e r e k bizzat kurar. M tehit, kitap ve s n n e t t e n h a r e k e t e d e r e k e r ' i n k a n u n ve kaidelerini tesbit eder. Yani er'i akla, ilme v e d e v r i n h a y a t v e m n a s e b e t ekil v e a r t l a r n a g r e , te'v v e tefsir e d e r e k b u s a y e d e a r a d a k i ayrlklar kaldrr. Ve yine b u s a y e d e mtehit, d i n d e i s t i m r a r v e istikrar salar. slm dini kyamete k a d a r baki o l d u u n a g r e , b u b a k a v e i s t i m r a r a n c a k b u s a y e d e t e ' m i n olunabilir. Aksi t a k d i r d e d i n ile h a y a t n a r a s alr, hayat, d i n e y a (132) Bu hususta baknz: "Byk Trk Hkmdan Sultan Mehmed Han ve Adalet Hayat" muhterem stad Ali Himmet Berki, sayfa 39, 40 ve mteakib... Kurtulmu Basmevi, stanbul, 1953. 133) Bakmz: "Kitablifta velkaza" Izmd smail Hakk, merhum. mell .<^lmiye neriyat. Evkaf Matbaas, 1338. Darl Hik-

b a n c b i r gidi alr v e y a v a y a v a k a l b l e r d e i m a n u'iesi s n e r . s l m ' d a , hicretin ikinci a s r n d a , b a t a m a m - z a m v e IVlik olmak z e r e , z u h u r e d e n itihat hareketleri b y l e b i r ihtiyatan d o m u v e b y l e b i r tehlikeyi n l e mitir. Bu b y k m t e h i t l e r i n c e h d v e gayreti sayesinde, slmiyet, o d e v i r d e m a r u z kald ok tehlikeh a n a r i k b i r d u r u m d a n k u r t u l m u t u r . Bu d u r u m , sl m ' n Hicaz h u d u t l a r m a a r a k Irak, ran, Suriye v e M s r gibi eski m e d e n i y e t l e r i n m e r k e z i o l a n ktalara y a ylmasyle hasl o l m u t u r slm'n kitap v e s n n e t i b u s a h a l a r d a , b i r taraftan, eski Y u n a n ' m R o m a ' n m v e Biz a n s ' n i h m v e felsefesiyle, d i e r t a r a f t a n d a H i n t - r a n kltryle karlamtr Bu karlamada slm'n m a l p o l m a m a s iin t e k a r e h a s m a kendi silhiyle m u k a b e l e etmekti. H a s m n silh ise, s a d e c e m a n t k v e m a ' k l t di. B i n a e n a l e y h slm'n kitap v e s n n e t i srf "rivayet" s a h a s n d a k a l m a m a l , " d i r a y e t " s a h a s n a g e meli, y n i m a n t k v e m a k l a t d a i r e s i n d e tefsir edilip a n lalmalyd. slm'n b i r k l t r h a r e k e t i v e b i r akla h i t a p e d e r d i n o l a r a k y a a m a s iin b u lzmd. Bilhassa m a m - z a m E b Hanife, t e r i h u s u s u n d a "re'y", "kyas" ve "stihsan" kaidesine geni bir yer vermekle bun u t e ' m i n etmitir. s l m ' d a h a k m e z h e p l e r i n h e p s i akla v e i t i h a d a b y k b i r kymet vermitir. A n c a k m a m 1 z a m ' m akla, ilme v e i t i h a d a v e r d i i kymet h e p s i n den stndr. Bu dhi imama gre, slm'da hakikate g t r e n kat'i delil t r : N a s , icma, akldr "Akhn s u r e t - / kafiyede iptal ettii eyi, eriat tecviz etmez. Aklen muhal olan ey, er'an mmkn olmaz. Akim hilfna er'in vrudu mstehildlr.'^"^' s l m limlerinin b u e n b y m a m , akl ile nakil ve n a s s ile ilim m n a s e b e t l e r i n e d a i r k o y d u u b u kstas
(134) (Fkb- Hanefi'nin esasal) ve (Kyas ve dine mteallik mesail), Seyyid Nesib Efendi, Darl Hikmell slmiye nenyat. Evkaf Matbaas, 1339..

le k e n d i s i n d e n s o n r a g e l e n l e r e h a k i k a t ve s e l m e t i n y o l u n u gstermitir. Elverir ki, biz b a k a r k r l k t e n k u r tulalm d a b u yolu grebilelim.

Akl karsmda ''nas" ve "nakil":


F a t i h .dersiam Seyyid N e s i p Efendi m e r h u m d a n naklettiim b u kaideyi b i r defa d a h a g z d e n geirelim: ^'Aklm suret-i kafiyede ispat ettii ey^i nakl-i er'i ipta etmez. er'in tecviz ettii eyi de ak iptal eylemez. Aklen muhal olan ey, er'an mmkn olmaz. Akim hilfma, er'in vurudu mstehildir." Bu k a i d e n i n e n gzel izahn D i y a n e t leri Reisi m e r h u m A h m e d H a m d i A k s e k i ' d e n dinleyelim: "slm dini akla istinad eyledii cihetle, slm'da akl ile "nas" arasnda hibir suretle tearuz olmamak gerekir. Filhakika, szleri yn itimat olmayan az bir zmre hari olmak zere, btn slm fikir adamlar unda mttefiktirler: Akl ile nakil arasmda hakikatte tearuz yoktur. ayet akl ile naklin zahiri arasmda bir tearuz grlrse, o zaman akln hkm kabul olunarak, nakil iin iki yoldan biri ihtiyar olunabilir: 1) Lisan kaideleri esas tutularak nakil ve nass te'vil edilip, akl yoluyla sabit olan hakikatle birletirilir ve grnteki tearuz bu suretle kaldrlr. 2) Nass olduu gibi kabul ederek kendisine mahsus olan hakiki mnsnn ilmini Allah'a tefviz eylemek. Nakil doru ve sahihtir, mnas bizce anlalamam ise de, onun mnas Cenb- Hakk'a malmdur, demek. Yni aslna iman, vasfnda tevakkuf ve teslimiyet. Birincisi halef mezhebi olup daha muhkemdir. kincisi selef mezhebidir ve daha salimdir. Halk tabakasiye san'at ve ticaret vesair eylerle itigal etmelerinden dolay bu gibi mes'eleleri incelemeye ve mnsn koymaya hayat-

lan ve zamanlan msait olmayanlar iin tefviz citetini iltizam etmek muvafktr. Karihalar salam, tahsilleri yksek olup bu gibi mes'eleleri incelemek ve bunlarn mnasn anlayabilmek iktidarnda olanlar iin grnte akl- selime aykr gibi olan mes'elelerde birinci mezhep ihtiyar olunur. Maamafih selef deti vehile mes'eenin hakikatini Allah'a tefviz etmek de kendileri iin mmkndr. er'in zahirinden birisi akl ile tearuz ettii zaman akhn hkmyle hareket olunmasnn sebebi ikidir: ) slm nazarnda hak teaddt etmez.

2) Muhal olan bir akidenin, yahut ahlki delil ve buhran ile hilaf sabit olmu bir hkmn kabulne akl icbar etmenin imknszl. "te Kur'an ve hadiste akla muarz gibi grlen baz eyler hakknda bu suretle hareket olunur. Kur'an ve hadiste hkm cari olan bu metin esas sayesindedir ki, akln azmi nnde yollarn hepsi alm, ilerlemek yolundaki engeller kamilen kaldrlm, akln dolaaca alan hudutsuz bir surette genilemitir. Aksekili m e r h u m d a n ayrldmz n o k t a : Bu izah ok ak ve gzeldir. Yalnz biz, cizane, A h m e d H a m d i Efendi m e r h u m d a n iki n o k t a d a ayrlacaz: Biri; m e r h u m a g r e , akl ile nakil a r a s n d a t e a r u z g r l r s e , akim h k m k a b u l edilmekle b e r a b e r nakil iin iki y o l d a n b i r i n e gidilir: Ya nakil te'vil olunur, y a h u t naklin hakiki m n s n Allah bilir d e n i h p geihr. Bize g r e , m a d e m k i , slm f u k a h s n d a n bir ksm birinci kk yni te'vil yolunu, b i r ksm d a ikinci kk y n i h a k k a tefviz y o l u n u t u t m u l a r d r Ve m a d e m k i h e r
(135) slm (t'itri, tabii ve umumi bir dindir), Matbaa 506. Ehuzziya, istanbul 1943,

s.

ki yol d a ehl'i s n n e t y o l u d u r ve haktr, o h a l d e b u iki m e z h e b i a y r a c a m z a v e ister b u yolu, ister u yolu t u t u n diyeceimize, te'lif y o l u n a g i d e r ve iki m e z h e b i m e z v e te'lif ederiz. O s u r e t l e ki, baz a m e l m e s ' e l e l e riyle b t n ilim ve m a r i f e t m e s ' d e l e r i n d e te'vil y o l u n u , itikad m e s ' e l e l e r i n d e d e h a k k a tefviz ve nakle t e m e s s k y o l u n u t u t a r z . Baka b i r ifade ile, " m e n t " u m d e l e r i b a h s i n d e , n a s s ve nakli o l d u u gibi alr, kitap v e s n n e t e t e r e d d d s z c e ve h e r vehile balanrz. F a k a t h u s u siyle ilim ve felsefe m e s ' e l e l e r i n d e , ak ile nakil a r a s n d a bir ayrlk g r l r s e , d a i m a te'vil ve itihat y o l u n a gider, nakli akla ve ilme tevfik e d e r ve yaklatrrz. Dikkat o l u n s u n ki, bizim teklif ettiimiz ekilde iki m e z h e b i te'lif yolu, m e z h e p l e r d e n birini d i e r i n e t e r c i h y o l u n d a n h e m d a h a m a k u l h e m d e d a h a salimdir. n k: a) m e n t u m d e l e r i b a h s i n d e n a s s ve nakle t e m e s sk ve teslimiyetten b a k a a r e yoktur. Zira b u u m d e ler, ok defalar t e k r a r ettiimiz gibi, akim ve ilmin h u d u d u dndadr. B i n a e n a l e y h b u n l a r aklen ve ilmen isp a t ve izah imknszdr. F a k a t aklen ve ilmen izah ve i s p a t e d i l e m e y e n bir ey, yine aklen ve ilmen i n k r d a edilemez. A k h n idrk e d e m e d i i b i r eyi inkr e t m e k ilm u s u l ve zihniyete aykrdr. S o n r a , m e n t u m d e l e r i ferdin v i c d a n n a h i t a p e d e r ve d e r n i h a y a t n d a yaar. Bunlar fert, iinin s a m i m i yetiyle ister kabul ve ister r e d d e d e r . H a t t n e kabul, n e d e r e d d e d e r , fakat d e r i n b i r ekk iinde b u n a h p kahr. F e r d i n m e n t u m d e l e r i n i g e r e k kabul g e r e k r e d d i ve g e r e k b u h u s u s l a r d a k i ekki akl ve ilm dehllerin evki ve i b r a m i y l e deildir. F a k a t srf r u h ve iten gelen b i r h a m l e ile vki olmaktadr. Fert, Allah'a ve d i e r m e n t u m d e l e r i n e i n a n m a k iin akl ve ilm delU a r a m a m a k t a bilkis iinin derinliklerinden k o p u p gelen b i r h a m l e ile i m a n etmektedir. m a n etmek iin delil ve b u r h a n is-

teyenler, i m a n e t m e m e k iin b a h a n e a r a y a n l a r d n H lsa i m a n delilden^ m t a l a v e m l h a z a d a n deil, fak a t r u h u n h u s u s i b i r istidat v e kabiliyetinden d o a r ki, b u n a slmi bh- t b i r ile " h i d a y e t " denir. Geri, K u r ' n 1 K e r i m ' d e denildii gibi'""' g k l e r d e v e y e r y z n d e olup b i t e n l e r e dikkat v e i m ' n ile b a k a r s a k , h e r ey b i ze Allah'n v a r h m v e birliini lisan- h l ile bildirmekt e v e bizi i m n a davet e t m e k t e d i r . Elverir ki, biz b u dikkati g s t e r e b i l e l i m v e b u lisan anlyabilelim. M a n e v i y a t gzleri kr, kulaklar tkah v e kalbleri m h r l olanl a r a g k l e r d e v e y e r d e o l u p bitenler, hibir ey sylem e m e k t e v e b i l d i r m e m ekte dir. H l s a , i m a n v e akde m e s ' e l e l e r i n d e akl ciz, ihm kifayetsizdir. Allah'n v a r h m zati v e kemli sfatlarn akl v e i d r a k v e ilim ile izah v e i s p a t a almak, vcib-l v c d ' u m m k i n - l v c d ile, k a d i m i hads ile, ebediyi zail ile i d r a k v e i h a t a y a kalkmaktr v e ilhi v a r h m m k i n a t a r a s n a koymaktr. B i n a e n a l e y h itikad b a h s i n d e nakli o l d u u gibi a l m a y a v e te'vilden k a n m a y a mecburuz. b) F a k a t a m e l v e ahlk m e s ' e l e l e r i n d e i byle deildir. B u s a h a d a n a s s v e nakil, v i c d a n a v e derni h a y a t a deil i n s a n l a r n fiil v e h a r e k e t l e r i n e ve birbirleriyle olan m n a s e b e t l e r i n e teallk eder. A m e l s a h a s n d a k i nakillerin h e p s i b i r e r " t e k l i f t a z a m m u n e d e r v e i m a n ehline b i r e r "mkellefiyet" ykletir, u n u y a p , b u n u y a p m a gibi b i r e m i r v e n e h y i ifade eder. slm'da m kellefiyet v e mes'uliyetin m e d a r v e m e s n e d i ise, b i r k e l i m e ile "akl"dr. u h a l d e fert, e r ' i n h e r h a n g i b i r h k m y l e mkellef olmak ve m e s ' u l t u t u l m a k iin, teklif-i er'iyi aklnn kabul e t m e s i v e b e n i m s e m e s i lzm gehr. Aksi h a l d e , fert aklnn e r m e d i i v e kabul etmedii b i r teklif ile mkellef v e m e s ' u l t u t u l m u , aklnn hilfna
(136) Ynus sresi, yet: 101.

242

h a r e k e t e t m e y e z o r l a n m olur ki, byle b i r e y slm e s a s a kat'i s u r e t t e aykrdr. slm e s a s a g r e : ''Allah kimseyi tutmaz/'^"'' "Allah kimseye verebileceinden takatmdan fazlasm yoktur."^' fazlasiyle teklif mkellef etmez.

"Dinde cebir ve zorlama

mdi m a d e m k i s l m ' d a m e d a r - teklif akldr v e m a d e m ki aklmzn almad b* nakil karsndayz; o h a l d e nakli akla y a k l a t r m a y a v e akl ile nakli b a r t r m a y a alrz. B u n u n iin d e k h lisan k a i d e l e r i n d e n tefsir u s u l l e r i n d e n , k h bizzat k i t a p v e s n n e t i n d i e r a h k m n d a n , k h slm t e a m l d e n istifade ederiz. Fakat, amel, hususile ilim v e marifet m e s ' e l e r i n d e n a s s ' a biler e k v e iimizden k a b u l e d e r e k t b i oluruz.

B u g n iinde b u l u n d u u m u z diyanet b u h r a n n d a n k u r t u l m a n n , b e n c e a r e s i akl ile nakli v e ilim ile dini bartrmaktr. Ve y u k a r d a g s t e r m e y e altm ki, b u m m k n d r . slm dininin h a k i k a t i n d e ilim e din, akl e nakil a r a s n d a t e z a d v e t e a r u z yoktur. n k b i r k e re, dinin e s a s akideleri akln v e ilmin h u d u d u d n d a dr. Binaenaleyh h u d u t d b i r s a h a d a a r p m a olam a z . Saniyen, a m e l m e s ' e l e l e r i n d e akl ile nakil v e ilim ile din a r a s n d a b i r ayrlk g r l r s e , slm u s u l d e , h a kikat t a a d d t e t m e y e c e i v e akla, ilme aykr b i r e y d e hakikat o l a m a y a c a iin akln m a n t v e ilmin m u t a s hakikat olarak kabul edilir. N a s v e nakil ise s a r a h a t b u l u n m a y a n m e s e l e l e r d e b u n a g r e te'vil o l u n u p y e n i d e n mnlandrlr. F a k a t karlatmz n a s s ' m slm t e 137) Talk sresi, yet: 6. (138) Bakara sresi, yet: (139) Bakara sresi yet: 276. 256.

a m l d e k i m n s ak ve m e d l u l s a r i h ise, b u t a k d i r d e , y u k a r d a kaydettiimiz ikinci k a i d e y e b a v u r u r u z . Kaideyi t e k r a r e d e h m . kinci kaide: "Mevridi nass'ta itihada mesa yoktur. " Yani m n s ak o l a n n a s k a r s n d a te'vil ve itih a t y o l u n a gidilemez. Byle b i r h a l d e n a s s a balanrz. N a m a z , o r u , h a c , zekat gibi slm'n artlar b u c m l e d e n d i r . Bu a r t l a r e r ' i n ak naslariyle ve P e y g a m b e r ' d e n gelen slm t e a m l l e sabittir. B i n a e n a l e y h b u n l a r k e n d i aklmza g r e tdil ve te'vil edemeyiz. M s l m a n sfat almak iin, n a s ile sabit olan b u a r t l a r t e a m l e n olduklar gibi k a b u l ' e m e c b u r u z . Aksi h a l de, b i l h a s s a z a m a n m z d a bazlarnn bilir bilmez y a p t gibi, ak n a s k a r s n d a te'vil yolu m m k n olsa, o r t a d a d i n kalmaz. u h a l d e , itikad esaslariyle, h a k l a r n d a s a r i h n a s o l a n a m e l mes'eleleri d n d a kalan b t n mes'elelerle ilim, felsefe, hukuk, siyaset b a h i s l e r i n d e te'vil ve itihat yolu aktr. Bu t r l m e s ' e l e l e r d e akl ile din karlanca, d i n akla tevfik olunur. Yine u h a l d e , a m e l a h k m s a h a s n d a d a tezat ve t e s a d m imkn o r t a d a n kalkar. Ve n e t i c e olarak, slmiyet h e r d e v i r d e akim tecelhleri v e ilmn t e k m l ile bark g i d e r A h m e d H a m d i Efendi m e r h u m d a n ayrldmz ikinci n o k t a y a gelince:

Naklin tefsir ve te'vilini kimler yapabilir?


B t n m e s ' e l e , b u tefsir ve te'vihn kimler t a r a f n d a n v e n a s l yaplacan t a y i n d e d i r . B u r a d a d u r m a k istedi i m n o k t a d a b u d u r . H e m e n itiraf e d e y i m ki, d i y a n e t b a h s i n i n e n nazik ve e n t e h h k e h b i r noktas z e r i n d e yiz. Bu t r l nazik mes'eleleri b e n i m gibi n e ilmi ehliyeti, n e d e dini salbeti o l m a y a n g n a h k r l a r n ele a l m a s a y r c a b i r t e h h k e ve b i r vebaldir. B u n u da itiraf e d e -

r i m . Yalnz, u n u bilelim ki, b u g n M s l m a n l n istikbali ve d n y a M s l m a n l a r n n selmeti tehlikededir. Bugn Mslmanlk ve dnya Mslmanlar drt yand a n t e h d i t altndadr. Byle b i r vaziyette, mes'eleyi h a l letmek deil, fakat s a d e c e k u r c a l a m a k ve hi o l m a z s a ehliyet ve s a l b e t s a h i p l e r i n i n m e s ' e l e z e r i n e dikkatlerini ekmek, tehlikeyi g r e n l e r v e yrekleri szlayanlar iin b i r vazifedir. lm ehliyetsizlik, ilim s a h i p l e r i n e yalv a r m a y a , din mbaltszlk ise dindarl s e v m e y e v e dinin selmetini i s t e m e y e m n i deildir. Evet, akl ile n a s t e a r u z ettikte, akl t e r c i h ve nakil te'vil olunacaktr, fakat b u te'vil v e tercihi kimler ve n a sl y a p a c a k l a r d r ? Yukarda izahlarn a y n e n kaydetti i m m e r h u m A h m e d H a m d i Akseki b u m e s ' e l e d e M s l m a n l a r iki z m r e y e ayryor. Bilgili ve yksek tahsilli o l u p d a d i y a n e t mes'eleleriyle u r a m a y a vakit b u l a n l a r a r e ' s e n te'vil hakk t a n y o r ; i g sahibi o l u p d a bilgisi v e tahsili eksik o l a n l a r a d a n a s ' a t a b o l m a vazifesi veriyor. p h e yok ki, slm yol b u d u r . Ve slmiyet ilme ve fikre b u d e r e c e g e n i b i r y e r v e r m e k l e v e b u k a d a r liberal bir yol t u t m a k l a , m u h a k k a k ki, b t n d i n l e r d e n ayrlm, t a k d i r v e h a y r e t l e r e y n b i r k u d r e t ve ulviyet gstermitir. A n c a k bize g r e b u yol b u g n d i n d e fikir ve itihat a n a r i s i d o u r m a y a m s a i t tehlikeli bir yoldur. H e r k e s n a s ' a ve nakle k e n d i n e g r e b i r m n v e r i r s e , b u n d a n a n a r i doar. B u g n , k a n u n l a r n tefsiri b a h s i n d e bile caiz g r l m e y e n b u yol, din a h k m h a k k m d a hi caiz g r l m e m e k icabeder. E s a s e n byle b i r a n a r i k vaziyet o r t a y a k m a s n d a n korktuklar iindir ki, mam- M lik gibi baz m u t e b e r m t e h i t l e r d a i m a n a s s ' a s t n l k t a n m v e nakle t e m e s s k y o l u n u tavsiye etmilerdir. H a t t m t e a h h i r i n c e itihat kapsnn k a p a n m o l d u u eklinde belirmi olan k a n a a t de b y l e b i r vaziyetin or-

t a y a k m a s n d a n k o r k u l d u u iindir. M a l u m o l d u u zere, itihat kaps kapatlm deil, itihat ehh k a l m a d iin, k e n d i l i i n d e n kapanmtr. Fakat, h e r z a m a n o l d u u gibi, b u g n d e e h h n e b u kap aktr.

Serbest tefsir ve te'vil yerine bir nevi resmi te'vil ve itihat yolu tutulmahdr.
Hlsa bizce s e r b e s t te'vil v e tefsir yolu b u g n h e r z a m a n d a n d a h a t e h h k e h d i r Bu yol y e r i n e b u g n r e s m i te'vil, tefsir ve itihat yolu tutulmahdr. B u n u n iin de: a) T r k i y e ' n i n t e e b b s ile b i r " M s l m a n milletler r a s " t o p l a n m a h ve r a , M s l m a n m e m l e k e t l e r d e n katlacak er, b e e r din l i m i n d e n teekkl etmehdir. b) r a c a b u g n n e n y k s e k d i n l i m l e r i n d e n seilm e k z e r e b i r "tihat e n c m e n i " tekil olunmal ve b u e n c m e n slm'n a m e l ve i b a d e t ahkmn, ilim ve m a rifet mes'elelerini ele a l a r a k yeni b a t a n tetkik edip yeni bir itihada t a b i t u t m a k l a vazifelendirilmen dir. c) Bir slm a k a d e m i s i eklinde, m a h d u t sayda yksek ehliyetli a z a d a n t e r e k k b edecek ve daimi bir m a h i yet alacak olan "tihat e n c m e n i " b u g n k M s l m a n lar d n y a s n n d i m a m e v k i i n d e olmaldr d) "tihat e n c m e n i " ilm ehliyetine ve dini salbetin e d a y a n a r a k , dinin a m e l ve i b a d e t a h k m z e r i n d e yeni itihatlarda b u l u n m a l ve t e k r a r t e k r a r t o p l a n a c a k olan " M s l m a n mlletler r a s " n c a b u itihatlardan kabul ve t a s d i k edilenleri b i r e r "cmai m m e t " kuvvet ve m a h i y e t i n d e o l m a k z e r e b t n M s l m a n m e m l e ketlerde n e r ve t a m i m edilmelidir.

Z a m a n m z d a n a s ve nakil ile ilim a r a s n d a g r l e n ayrlklar g i d e r m e k iin b e n i m , srf slm e s a s l a r y o lunca gitmek z e r e , d n d m t e d b i r b u d u r . B u n u din limlerimizin tasvip ve t e n k i d n a z a r n a s u n u y o r u m . B u r a d a akla gelen ey, byle bir r a toplanabilir mi ve hususiyle, bahsettiimiz ekilde bir e n c m e n k u r u lup faydal b i r s u r e t t e ahabilir mi gibi srf t a t b i k a t a alt noktalardr. H e m e n c e v a p vereyim ki, t e d b i r d n p b u l m a k v e b u n u icra etmek ayr eylerdir. B e n k e n d i k e m d e d n d m v e arzettiim t e d b i r i b u l d u m . B u n u n tatbikini d e ltfen b a k a l a r d n s n .

Hlsa edelim:
Bu ok m h i m mes'elemiz, b u g n birbiriyle m c a dele h a l i n d e b u l u n a n ilim ile din ve d i n ile akl bartrmak ve bunlar hayat yolunda omuz omuza yrtmektir. Bu h u s u s t a , bir teklif olarak, dini n a s v e n a k i l d e n a y r m a k ve Uim ile m u a r a z a y a g i r e n n a s s ve nakli dind e n karp dini b i r g n l hayat haline k o y m a k fikriyle karlatk. Biz b u fikri reddettik. Ve, n a s s v e nakilden s o y u l m u b i r din t a s a v v u r etmek, din fikrini k k n d e n devirmektir, dedik. B u n u n l a b e r a b e r , ilim ve akl ile t e aruz eden nass'lar zerinde d e ehemmiyetle dnmek lzm o l d u u n u kabul ettik. Bu n o k t a d a slm'n kabul ettii iki m h i m esas ele aldk. Bu e s a s l a r a g r e , t e a r u z h a l i n d e bakarz: E e r n a s sarih, m n a s ve delleti kat'i ise, n a s s alrz. E e r n a s s t a m b h e m l i k ve m n a s n d a t e r e d d t edersek, b u t a k d i r d e ilmin mu'tasn kabul e d e r ve n a s s a , muvazi e k d e te'vil ederiz. Dinin ameli mes'eleleri b u e s a s t a n h a r e k e t edilerek yeni b i r itihat n i z a m n a tabi t u t u l u n c a , kanaatimizce, ilim ve din m -

cadeleleri o r t a d a n kalkar v e b u iki disiplin h a y a t iin birbirini t a m a m l a y c b i r ekil alr. u h a l d e din ilimden k o r k u p snacak ayr b i r s a h a a r a m a m a h d r . Bilkis, evvel, kendi b n y e s i n i tasfiye etmeli ve yeni itihatlarla b e z e n e r e k ilme yaklamaldr. Saniyen d e , ilmin zayf ve kifayetsiz taraflarn kefetmeli ve b u n l a r t a m a m l a y c b i r disiplin haline gelmeli; h l s a din i n s a n zeksnn k u d r e t derecesini ve ilmin h u d u d u n u t y i n v e t e s b i t e almaldr.

E s a s e n ilerleyen ilim k a r s n d a dini k u r t a r m a k iin o n a e m i n b i r s a h a v e e h k t e n b i r kale arayanlar, ilim sah a s n n genihini ve i n s a n zeksnn kudretini y a n h l y o r v e m b a l a y a kayorlar. Ve b u sebeple, o n u n l a ortak b i r s a h a d a y a n y a n a b u l u n u p k o m u l u k etm e k t e n ekiniyor; ihm ile m c e d e l e y e giriip m a l u p o l m a k t a n ise, o n a hi r a s t l a m a m a y t e r c i h e d i y o r l a r F a k a t b u g r t a m a m i y l e yanltr. E e r b u g n yirminci asrn ilmini ele alr ve onu, bir a r l a t a n gibi deil de, bir alm gibi tetkik e d e r ve anlarsak, g r r z ki, n e ilmin sahas zannedildii k a d a r genitir, n e d e ihm ile din a r a s n d a t a h m i n , edildii gibi, bir d m a n h k ve bir u u r u m vardr. Bilakis ilim ve din b i r b i r i n e ok yakn ve birbiriyle i n a n l m a y a c a k k a d a r dosttur. Yalnz b u hakikati g r m e k iin, ilim m e f h u m u n u n zam a n m z d a u r a d d e r i n deiiklii g r m e k lzmdr. hm m e f h u m u , o n y e d i ve onsekizinci asrlarn h a t t a g e e n a s n n anlayna nispetle, b u g n ok deimitir. Eskiden, t a Y u n a n filozoflarndan k o p u p gelen bir anlayla, ilim d e n i n c e b u n d a n eya ve tabiatn "mutlak m a rifeti" ( = C o n n a i s s a n c e absolue) anlalrd. Ve ilim t a b i ri mutlak kat'i s a b i t v e m u t t a r i t bilgi m a n a s n a alnrd. Eski Yunan filozoflarndan s r p gelen anlay, az ok bizim Kelmiyyun'a bile s i r a y e t etmiti. Kelmiyyun n a -

z a r n d a d "Eyann hakikatleri sabittir v e b u sabit olan hakikatleri i d r a k e t m e k kabildir.""""" Halbuki b u g n a n lalmtr ki, n e s a b i t hakikat var, n e d e b u n u n mutlak s u r e t t e idraki kabdir. BUakis, b u a l e m d e k i h e r fani v a r lk gibi, hakikat d e v e b u n u kefe alan i n s a n ilmi d e izafidir. Ve b u h u s u s l a r d a akl acizdir. E z e l d e n b e r i e y a v e k a i n a t n nihayetsiz e s r a r n kefe a h a n i n s a n aklnn v e ilminin, z a m a n z a m a n b a z hakikatlere bel b a l a m a s ; tpk u z u n b i r yolun y o l c u s u n u n z a m a n zam a n d u r u p d i n l e n m e s i gibidir. H a d d i z a t n d a h e r e y geici, izafi v e fanidir. D n hakikat diye taptmz, b u g n batldr. B u g n batl sandmza, m m k n d r ki, y a r n hakikat diye y e n i d e n t a p a l m . te eskiden b i l i n m e y e n v e kabul e d i l m e y e n e y b u y du. G e e n a s r l a r d a ilim, g e r e k s a h a s v e g e r e k m e v z u u itibariyle, asla h u d u t t a n m a y a n v e n m t e n a h i l i e u z a n a n b i r zihni faaliyet telkki o l u n u y o r d u . nsan akln n nfuz e d i p kefe d e m e y e c e i b i r s a h a y o k t u r ve b t n m e h u l l e r i n s a n zeksnn nihayetsiz k u d r e t i n n de sapr sapr dklmeye m a h k m d u r zannediliyordu. Bilhassa g e e n iki asrda byle b i r iddia ile o r t a y a atlan ilim, mark ocuklara m a h s u s b i r tafrafrulukla dine v e dinin temeli o l a n i n a n l a r a h u c m a g e m i ve b u e s r a r dolu inanlar t a m a m i y l e itibari eyler a d d e t m e k t e beis g r m e m i t i . Byle b i r h o y r a t ilim telakkisi k a r s n d a d i y a n e t e d e n i, e e r k e n d i n d e n e m i n olarak y a a m a k istiyorsa, k e n d i n e ilmin t e c a v z s a h a s n d a n h a r i v e b u d m a n l a k a r l a m a s n a i m k a n v e r m e y e c e k b i r kale t e d a rik edip iine girmekti. lme m u a r z g r n e n nakilleri d i n d e n karna v e dini t a m a m i y l e b i r i hayat haline k o y m a endiesi b u r a d a n d o m a k t a y d .
(140) "Hakayku neefyye) el'eyai sabitetn vel itm biha mtehakkkatn" (Akad-

Fakat, y u k a r d a d a sylediimiz gibi, b u g n ilim a n lay d e i m i , ilim telakkisi eskiye n i s b e t l e ok ilerlemitir. B u g n artk, zek, nihayetsiz bir keif k u d r e t i , ihm d e h u d u t s u z bir zihni faaliyet d e m e k deildir. lim artk mutlak, kat'i v e s a b i t bilgi d e m e k hi deildir. Bug n ihm, g e e n iki asrdaki ocukluk ve genlik devirlerinin t o y l u u n u v e h o y r a t h n g e r i d e b r a k m ve olg u n i n s a n l a r a m a h s u s b i r a r b a h h k ve b i r h a d d i n i bilirhk elde etmitir. Ta eski Y u n a n ' n felsefe d n y a s n d a n itibaren uzun, g fakat y o r u l m a z a h m a l a r v e a r a t r m a l a r n e t i c e s i n d e , b u g n ilim d e d i i m i z zek faaliyeti artk y o l u n u ve m e t o d u n u b u l m u t u r Bu m e t o d t e c r b e , m a h e d e ve m u k a y e s e d i r B u g n fiziki s a h a d a ihm d e m e k , srf t e c r b e , m a h e d e ve m u k a y e s e ile elde edilen bilgi d e m e k t i r M o d e r n ilim, t e c r b e y e , m a h e d e ve m u k a y e s e y e d a y a n m a k t a d r . Geri t e c r b e , m a h e d e ve m u k a y e s e l e r i n neticelerini tasnif, t e c r i t ve tefsir e t m e k ve m n l a n d r m a k l z m d r Bu ise, indulg e ok m s a i t zihni b i r ameliyedir. Fakat b t n b u n l a r b u g n k lim, indlie ve keyflie asla m e y d a n vermeyecek bir surette ve daima tecrbe usulnn artlar n a u y g u n b i r ekilde y a p m a k t a d r . u n a dikkat edelim ki, m o d e r n ilim b u yeni a r a t r m a u s u l n b u l m a k ve k a b u l etmekle b y k f a y d a l a r t e m i n i n e muvaffak o l m u ve h a r i k u l a d e keifler ve t e rakkiler kaydetmitir. T e c r b e , m a h e d e ve m u k a y e s e m e t o d u s a y e s i n d e m o d e r n ilmin elde ettii en b y k fayda, a m a d a n v e y a n l m a d a n d o r u c a a r a d hakik a t e v a r m a k t r Eskiden ilim kibirh i n s a n l a r gibi h e p y u k a r d a n b a k m a k t a , fakat a r a t r m a l a r n n n e t i c e s i n d e n asla emin o l m a m a k t a y d . Halbuki b u g n , t e c r b i m e t o t s a y e s i n d e , ilim n e r e y e gittiini t a m a m i y l e bilm e k t e ve b s e b e p l e , elde ettii neticeleri basit veya s t n h e r k e s e ister i s t e m e z kabul ettirmektedir. B u g n ilm i n m u ' t a l a n n n d e h e r zek eilmekte ve b u n l a r bir e r hakikat olarak kabul e t m e k t e d i r n k h e r k e s biliy o r v e t a k d i r e d i y o r ki, m o d e r n iimin m u ' t a l a n ve n e t i -

eleri h e p t e c r b e n i n , m a h e d e v e m u k a y e s e n i n m a h suldr. F a k a t b u k a z a n c a mukabil, m o d e r n ilim, eskisine nisbetle, ok eyler de kaybetmitir. Tecrb m e t o t say e s i n d e elde e d e n kat'iyete mukabil, b u g n ilmn s a h a s y u k a r d a g s t e r d i i m i z gibi, g e r e k genilik ve g e rek derinlik itibariyle h u d u t l a n m t r . Nasl ve n e s u r e t le h u d u t l a n d m ve b u n d a n n e gibi neticeler d o d u u n u b u e s e r i n birinci k s m n d a g s t e r m i b u l u n u y o r u z .

S O N SOZ Tesadfler ve modern ilmin douu:


B t n o r t a z a m a n l a r b o y u n c a insanlk. a r k t a v e G a r p t a , slm v e Hristiyan diye, d e t a ikiye b l n m y a a d . Ve iki b a y r a k altnda t o p l a n a r a k , k i n a t a h e p m a b e t h a r i m i n d e n bakt, h a y a t y o l u n u n n v e kym e t h k m l e r i n i n p r e n s i b i n i Allah idealinde a r a d ; b t n mit v e imknlarn b u ideale b a l a d ; b u u u r d a arpt, ld. Fakat, Uk v e h l e d e e h e m m i y e t s i z gibi g r n e n baz h d i s e v e tesadfler, b u hayat v e o r t a z a m a n cemiyetlerinin d z e n i n i altst e t m e y e kf geldi. n s a n - a d m a ister tesadf, ister k a d e r deyiniz- g r n m e z v e k a r s n d a direnilmez b i r kuvvetin o y u n c a d r d a b u n u n farknda deildir. n c e Irak'ta, s o n r a s p a n y a ' d a v e E n d l s ' t e p a r l a y a n slm ilmi v e m e d e n i y e t i , o r t a z a m a n l a r n s o n l a r n a d o r u , F r a n s a ' n n c e n u b u n d a n v e talya'nn Sicilya'sndan, y a v a y a v a A v r u p a ilerine k a d a r szp y a yd. slm'n bn-i Sina'lar'"", bn-i Rd'leri'"^, G a r bn skolstik""' n i v e r s i t e l e r i n d e t a n n m a y a v e o k u n (141) Ebu Ali Hseyin bin abdullah bn-i Sin:arl(ta eyh reisi ve Avrupallarca hekimlerin prensi ad verilen bn-i Sina, slm dnyasnn, fkr ve felsefe tarihinin en byk simalarndan biridir (980-1037). (142) Kz Eb Elvelid Muhammed bin Ahmed ibn- Rd: Dnen insanln en byk simalarndan bir dieri ve slm medeniyetinin medar iftihardr. Hicretin 514 yani miladn 12. asr balarnda Kurtuba'da domutur. bn-i Rd'n fikir ve felsefesi Hrstiyanlan dellete drd iddiasyle gerek Paris niversitesi'nce ve gerek Papalka afaroz edilmi ve eserlen zerine yasak konulmutur. (1198). Buna ramen bu byk fkr adamnn eserlen elden ele dolam ve yakalananlar cezalandrlmtr. (143) Yani tamamiyle ekle bal, mahededen ile temastan uzak, surT bir tefekkr deryasna dalm ve dorudan demektir. doruya hayat

m a y a b a l a n m r . F a k a t b u vaka G a r p d n y a s n d a u m u l m a d k b i r isyann ilk iareti olmutur. H n s t i y a n akideleri z e r i n d e ilk t e r e d d t l e r h a t t irtidatlar belirm i t i r Katohk kilisesinin t e m e U e r i n d e sarsntlar d u y u l m u t u r . P a p a n n sz g t r m e z otoritesi h a k k n d a ilk p h e l e r uyanmtr. Bu h a r e k e t l e r i iddeth r e a k s i y o n l a r t a k i p etmi, k u r u l a n engizisyonlar asrlar b o y u n c a d e v a m etmi ve y z b i n l e r c e i n s a n c a n n a kymtr. F a k a t b u i d d e t ve tenkil politikas k o p m u olan isyan b a s t r a m a m bilkis isyan d e v a m etmi ve n e t i c e d e . G a r p d n y a s n d a k i a k i d e birliinin p a r a l a n m a s n a v e katolik kilisesinin k a r s n d a p r o t e s t a n kilisesinin d o m a s n a s e b e p olmutur. syan v e b u h r a n b u k a d a r l a d a b i t m e m i , b u n a yine g r n t e , p e k e h e m m i y e t s i z b i r k a h d i s e d a h a ekl e n m i t i r C o p e r n i c (1473-1543) a d n d a b i r Polonyal y e r y z n n g n e m a n z u m e s i iinde, s a d e c e bir peykt e n i b a r e t o l d u u n u ileri s r m t r Kilise b u iddiay i d d e t l e r e d d e d e r e k b u a d a m dini n s l a r a aykr fikirleri ileri s r m e k l e s u l a n d r m t r . D e r k e n , b u n u Galilee (1564-1642) a d n d a b i r talyan takip e t m i t i r Bu d a k i n a t n merkezinin, z a n n e d i l d i i gibi, arzmz deil, g n e o l d u u n u v e d i e r seyyarelerle birlikte, arzmzn d a g n e etrafinda h e m m i h v e r i h e m d e dairesi z e r i n d e d n d i d d i a s n d a b u l u n m u t u r . Bu defa e n g i z i s y o n h a r e k e t e g e m i , n e t i c e d e ihtiyar Galilee h k i m l e r i n n n d e diz k p t v b e e t m e y e m e c b u r olmutur. G k l e r e ait b u keifler o l u p g i d e r k e n y e r y z n e ait b a k a keifler de o l m u t u r . M a r c o Polo (1254-1323) a d n d a b i r d i e r talyan A v r u p a ' y a , Asya'mzn uzak diy a r l a r m tantmtr. C h r i s t o p h e C o l o m b (1451-1504) A m e r i k a ' y b u l m u t u r Vasco di G a m a (1469-1524) Hint d n y a s n n deniz yoUann k e f e t m i t i r Nihayet, G u t e n b e r g (1397-1468) adh b i r A l m a n n m a t b a a s d a b t n

b u yeni bulular d n y a n n d r t k e s i n e sap y a y m tr te b u b i r k a h a d i s e v e b i r k a a d a m n a h s n d a b e liren u b i r k a tesadf, asrlar iinde alkalana alkalana yorgun den iman dnyasn derin uykusundan u y a n d r m a y a kfi g e l m i t i r Artk b i r devir k a p a n m , yeni b i r d e v r i n eiine baslmt. Eski Y u n a n filozoflarnn m i r a s olan v e srf teakkul (= reflexion), tefahhus (= introspection) ve t e m a a (= c o m t e m p l a t i o n ) u s u l n e d a y a n a n tefekkr t a r z n n y a n b a n d a , bilgi vastas olarak, y e p y e n i b i r t a r z ve usul d a h a p e y d a o l m u t u . Eya ve h d i s e l e r i n d o r u d a n ve t e c r b i ( = e x p e r i m e n tal) b i r s u r e t t e tetkik ve m a h e d e s i n d e n i b a r e t o l a n b u usul gittike geliip kjTnet almtr. B u n d a n d a ilim (=Science) ad verdiimiz bilgiler m a n z u m e s i d o m u t u r .

hnin insan zerindeki hkimiyeti:


Ksa denilecek b i r z a m a n i i n d e inkiaf e d i p g e n i l e y e n m o d e r n ihm, i n s a n l a r z e r i n d e o k a d a r b y k ve kat'i b i r hkimiyet k a z a n m t r ki, R n e s a n s ' t a n d a h a dorusu nesilden beri deta insanhn putu olmut u r Artk ilmin nfuz s a h a s n d a d a r d a v e o n u n k u d r e t i n d e n uzak h i b i r hakikat yoktu. Artk ilim h e m k e n dine, h e m de i n s a n a kfi idi. lmin p r a t i k h a y a t t a v c u da getirdii h a r e k e t ve te'sir vastalar, yni teknoloji, o n a h a r i k u l a d e b i r nfuz ve i t i b a r k a z a n d r m t . lmin b u nfuz ve itibar gittike a r t m t r Fakat b u n u n l a m u vazi olarak d a n s a n i i n d e n m a n e v disiplin k a l k m t r n k ilmin verdii i m k n l a r s a y e s i n d e i n s a n idaresi t a m a m i y l e y e r y z n n m a d d i ve iktisadi n i m e t l e r i n e ynelmitir. Artk i n s a n iin tek g a y e , k r ve k a z a n olm u t u r . ktisadi kuvvet ve imknlar, i n s a n i r a d e s i n i n uzand s o n m e r h a l e y i tekil e t m i t i r Hlsa, eskiden h a y a t a m a b e t h a r i m i n d e n b a k a n ve h a y a t y o l u n u n -

n d i n d e v e akidelerin n u r u n d a a r a y a n i n s a n , m o d e r n ilmin hkimiyeti a l t m a girince, artk h a y a t a r a s a t kules i n d e n b a k m a y a v e d i n mevzularn h a k i r g r m e y e balamtr. B u n u k m a m a y a h m . B e e r i n tefekkr h a y a t o s e a n l a r a benziyor. O n u n da, o s e a n l a r gibi m e t v e cezirleri var. Buna, i s t e r s e n i z t e k m l deyiniz, o k u y u c u m . Yalnz, dikkat ediniz ki, t e k m l d z b i r h a t zer i n d e d a i m a y k s e k l e r e d o r u b i r ilerleyi deildir; bilkis, s o n u g e l m e y e n zikzaklardan mteekkil inili v e y o k u l u b i r giditir. D a i m a ykseldiini s a n a n i n s a n , ok k e r e farknda o l m a y a r a k , b u zikzaklar a r a s n d a b o c a l a m a k t a , b i r g n evvel t a p t putlar b i r g n s o n r a d e v i r i p i n e m e k t e d i r . B u n u d a tabii grelim: B e e r h a y a t m d a ifrat v e tefrit birbirini d o u r u r v e dikkat e d e r s e k , t a r i h ifrat ile tefrit eklindeki a m e l v e akslam e l l e r i n u z u n b i r hikyesi o l m a k t a n b a k a b i r e y deildir. F a k a t ifrat ve tefrit r e a k s i y o n l a r n n b i r i n d e n d i e r i n e g e m e k iin m e s a f e o k a d a r az ve almas o k a d a r k o l a y d r ki, ok k e r e , y a a y a n nesil b u geiin farknda bile o l m u y o r v e b u h a r e k e t l e r i n r u h l a r d a hasl ettii sarsntlar ve straplar d a h a ok s o n r a gelen nesiller duyuyor.

lim ve din mcadelesi:


R n e s a n s h a r e k e t l e r i iinde d o a n v e bilhassa, o n sekizinci a s r n rasyonalizmi'*^^ ile beslenip gelien m o d e r n ilim, yalnz eski felsefe ile deil, h e m d e i m a n e m c a d e l e y e girmitir. Geri saf ilim ile saf i m a n b i r b i rini nefyeden eyler deildi; bilkis birbirini t a m a m l a y a n v e biri zeky d i e r i v i c d a n t a t m i n ettii iin, o m u z o m u z a y r y e b i l e n iki yoldat. Binaenaleyh ilim v e d i n
(]44} Rationalisme - Vahyi inicr edereii hereyi srf akl ile idrak ve izah etmek isteyen ve akl ile idrak edilemiyen eylerin var olabileceini kabul etmeyen felsefi mezheptir.

ayn z a m a n d a v e ayn b i r ahsta y a n y a n a yaayabiUrdi. Nitekim i n s a n l a r n b i r o u n d a y a a m v e y a a maktadr. F a k a t m o d e r n ilim d a h a d o u u n d a k e m i y e ti keyfiyete, m a d d e y i r u h v e m n a y a t e r c i h e d e r b i r gidi alm, insan brakp eyaya, cansz v e u u r s u z m a d d e y e ynelmiti. lim b u yolda ilerledike v e cansz m a d d e s a h a s n d a h a r i k a l a r yarattka, y a v a y a v a m a d d e c i pozitivizmin'"^' h k m altna girmitir.

Maddeci pozitivizm:
Bu doktrinin n a z a r n d a ise, yaratc b i r k u d r e t kayn a akidesi t a m a m i y l e b i r h a y a l m a h s l d r v e t a r i h e karm b i r faraziyedir. H a y a t ve k i n a t s d e m a d d e d e n v e b u n u v c u d a g e t i r e n m o l e k l l e r d e n ibarettir. M a d d e b i r takm m e k a n i k v e zaruri k a n u n l a r l a k e n d i kendini v a r etmi v e ayn k a n u n l a r vastasyle, kendi kendini i d a r e etmektedir. Hepimiz ezeli v e c i h a n m u l b i r m a d d e n i n b i r e r p a r a s h a l i n d e tecelliyiz, ve h e p i miz t o p r a k t a n v a r olduk, y a r n d a t o z t o p r a k olup g i d e ceiz. Bu h a y a t n t e s i n d e b a k a b i r h a y a t b e k l e m e k b o t u r . n k b u , m a h e d e v e t e c r b e ile sabit o l m u bir ey deildir. R u h v e b t n r u h i melekelerimiz fizik varhmz tekil e d e n o r g a n i z m a n n b i r e r nevi fonksiy o n u d u r . K a r a c i e r i n safra ifraz ettii gibi beyin d e fikir v e his ifraz eder. Ruhi melekelerimize b u n d a n b a ka b i r m a n a v e r m e k manaszlktr. te, b u g n hm n a m n a ileri srlen m a d d e c i fikirlerin h l s a s .

(145) Postivzm materaialiste - Tecrbe ve mahede ile bilinemiyen ve maddi varh olmayan eylerin mevatl olabileceini kabul etmeyen felsefi mezheptir.

M a d d e c i pozitivizmin kymeti: H a y a t ve cemiyet h a k k m d a k i felsefi b i r d o k t r i n i n kymeti insan v e ahlak neticeleriyle v e itima m u h i t iindeki verimleriyle llr. lim n a m n a k o n u t u u n u iddia e d e n m a d d e c i pozitivizm, hakikatte b i r e r t a h m i n ve faraziyeden i b a r e t o l a n fikirlerini m d a f a a e d e r k e n , i n s a n hayatn nasl b i r a m u r a g m d n n ve cemiyeti nasl bir kmaza s o k t u u n u n farknda deil. D n m e l i d i r ki, e e r i n s a n , s o n u n d a , hilik d e r y a s n a karp k a y b o l m a k iin h i t e n v a r o l m u ise; e e r b u g n k h a y a t n t e s i n d e karanlk b i r yokluktan b a k a b i r h a k i k a t m e v c u t deilse, e e r insanlarn eksik, t o p a l ve ok kere, irkin a d a l e t i n d e n b a k a temiz ve ideal b i r a d a l e t yoksa, e e r k t l e r ktlklerinin cezasn ve iyiler iyiliklerinin m k f a t m g r m e y e c e k s e v e s o n u n d a s u y u getirenle testiyi k r a n bir olacaksa; e e r k t ile iyiyi ayn b i r kasvetli a k b e t ve ayn bir karanlk lem b e k l i y o r s a hak iin, iyilik v e i n s a n h k iin m c a d e l e edip strap e k m e k n e y e y a r a r ? Fazilet, doruluk, n a m u s l u luk, m e r h a m e t , cesaret, h l s a gzel ahlk ve y k s e k seciye n e y e y a r a r ? Niin itahlarm ksacak, arzularm t a h d i t edecek ve s u ilemekten k a n a c a m ? Niin b a k a l a r h e s a b n a k e n d i m i r a h a t s z edip z n t y e ve tehlikeye s o k a c a m ? M a d e m ki b u l e m d e s a d e c e k r b i r kuvvet, u u r s u z ve i d r a k s i z bir m a d d e d e n b a k a bir varlk yoktur; m a d e m ki h e p i m i z r u h s u z ve u u r s u z b i r t e s a d f n a m a n s z h k m altndayz, o h a l d e iyilik ve adalet, ahlk gzellik, s t n l k ve asalet h e p y a l a n ve hayaldir. O h a l d e h a y a t n gayesi vazife deil, s a d e c e zevk ve elencedir. Bu g a y e y e u l a m a k iin ise h e r vasta ve y o l u n u b u l a n iin, h e r cinayet ve h e r eit r e z a let m u b a h t r . Yaamak ve keyfetmek iin m u k t e d i r isen al, i n e , ez ve ldr. Yine o halde, m a h r u m l a r ve sefiller iin mit etmek ve teselli u m m a k abestir. Kr talihin m a d u r l a r ve ac tesadflerin m a h k m l a r iin b e k l e n e c e k iyi bir g n ve mit edilecek y k s e k bir a d a let yoktur. O h a l d e n e y a p p etmeli, alp rpmal, keyf e d e n l e r z m r e s i n e gemelidir.

Maddeci pozitivizm ve devrimiz buhranlar:


te m a d d e c i pozitivizmin g t r d h a y a t v e cemiyet felsefesi. te devrimizin kaim v e karanlk b u h r a n l a rnn k a y n a . H e r k e s biliyor ki b u g n c e m i y e t l e r siyasi, iktisadi v e itima b u h r a n l a r i i n d e k v r a n m a k t a d r Birinci D n y a H a r b i ile deilen ve ikincisiyle b i r k a t d a h a a r t a n b u b u h r a n l a r , a r d arkas gelmeksizin, d e v a m e t m e k t e ve i n s a n h k a s p k a v u r m a k t a d r . Yine h e r k e s biliyor ki, b u g n h e r m e m l e k e t t e h k m e t l e r b u eitli buhranlar yattrmaya ve kemeke iinde alkalanan hayat d z e t m e y e ahyor. ktisadi k a l k m m a , b u g n n b i l h a s s a g e r i kalm m e m l e k e t l e r i n d e , m o d a t a b i r l e r d e n oldu. B u n u n l a b e r a b e r b u h r a n l a r alabildiine d e v a m e d i y o r ve gittike artyor. F a k a t b u n l a r d e v a m e d i p artacaktr. M e m l e k e t l e r iktisadi s e r v e t e v e b o l l u a g m l s e l e r d e b u h r a n l a r n s o n u gelmeyecektir. n k asl b a n b a b u h r a n , n e iktisadi, n e d e siyasidir; fakat m a n e v i ve ahlkidir. M o d e r n cemiyetlerin insanlar iin eksik o l a n n e h a y a t kolaylklar, n e s e r v e t v e lkstr, fakat i r a h a t , m n e v i h u z u r ve m e s e r r e t t i r . B u g n n insan yalnz b u n i m e t t e n m a h r u m d u r . F a k a t b u nimet, yeryz nimetlerinin b a d r te m o d e r n i n s a n , kendi k e n d i n e izah etmeksizin, b u nimetin h a s r e t i n i ekmektedir. M a n e v i h u z u r u ve i r a h a t n , kim n e d e r s e desin, a n c a k b i r ey t e m i n eder; m a n e v i y a t h a v a s ve t e r b i y e si. u h a l d e , b u g n n m u z t a r i p i n s a n n d a eksik olan, hakikatte maneviyattr, i n a n ve i d e a l d i r M o d e r n insan, kendini, ilim n a m n a k o n u t u u n u iddia e d e n m a d d e c i ve b o z g u n c u b i r pozitivizmin akna brakmtr. Bu doktrinin h a y a t ve cemiyet felsefesi ise, hilik v e b o v e riciliktir Bu d o k t r i n i n n a z a r n d a varlk gibi, kymet ve m e n f a a t d e m a d d i d i r . Halbuki bizzat kendi nefsimizdeki gnlk t e c r b e l e r i m i z l e biliyoruz k, insan yalnz m a d d i varhk ve s e r v e t m e s ' u t etmiyor. Edemez, nk i n s a n s a d e c e etten, kemikten ibaret b i r r o b o t deildir; r u h tayan ve hayatn niinliini, n e r e d e n gelip n e r e y e gittii s t n d e d n e b i l e n yani, bir kelime ile, m a n e v i bir mahlktur

H l s a devrimizin b u h r a n , hakikatte, ifadesini i m a n ve ideal y o k l u u n d a b u l a n , d e r i n bir m a n e v i y a t b u h r a ndr. S e r v e t v e k o n f o r a r k a s n d a k o m a k t a n y o r g u n d e n m o d e r n i n s a n , b u g n kaybettii i m a n ve ideali a r a m a k t a ve o n u n hasretiyle y a n m a k t a d r . G a r i p t i r ki, h k m e t l e r i n e n ok i h m a l ettikleri, h a t t baz m e m l e ketlerde hi m e g u l bile olmadklar b u h r a n d a m n e v i b u h r a n d r . Halkn m a d d i v e iktisadi ihtiyalar t a t m i n edilince h e r i dzelecek ve h e r ey y o l u n a g i r e c e k mi z a n n e d i l i y o r ? F a k a t b u n u v u k u a t ve m a h e d e l e r tekzip etmektedir. U n u t m a m a l d r ki, i n s a n , h a y v a n l a r a r a s n d a , a c k m a d a n yiyen ve s u s a m a d a n ien g a r i p b i r h a y v a n d r . Ve b u s e b e p l e h a y v a n l a r n en h a r i s i ve d o y m a k bilmeyenidir. n s a n n b u tyneti, m a d d e c i pozitivistlerin ahlk telkkisine d e kfi b i r c e v a p tekil etm e k t e d i r : B u n l a r a g r e ahlk cemiyet d o u r u r . Ahlk yksek t e f e k k r n ye idealin meyvesi deil; itima m n a s e b e t l e r h a y a t n n m a h s u l d r ; g e e n devirlerin itim a m n a s e b e t l e r i eski i n s a n l a r n ahlkn d o u r d u u gibi, m o d e r n faaliyet hayat d a k e n d i n e y a r a a n ahlk d o u r a c a k t r ; b u n d a n e n d i e etmemelidir, diyorlar. F a k a t cemiyet, cinayet, safalet ve h e r t r l rezalet ve r e d a e t de d o u r u y o r . E e r ahlk yksek t e f e k k r d e n ve i d e a l d e n deil d e faaliyet ve m n a s e b e t l e r h a y a t n d a n bekleyeceksek, ahlk y e r i n e h a y v a n i h r s l a r n ve e h v a n sevktabiilerin kkremesiyle karlaacamz muhakkaktr.

Dizginlenmeyen arzu ve ihtiya sahibini iner:


n s a n n a r z u ve ihtiyalar, m i k t a r itibariyle m a h d u t ise d e , keyfiyet itibariyle s o n s u z d u r . H e r g n k t e c r belerimizle biliyoruz ki, giderilen bir ihtiyacn a r k a s m -

d a n br s r ihtiya d a h a kyor. H e r birimiz yamza ve itima d u r u m u m u z a gre^ b i n b i r arzu bekhyor, b i n b i r ihtiya d u y u y o r u z v e b u n l a r g i d e r m e k iin d e h e r g n ve h e r a n a h p didiniyoruz. F a k a t d u r m u y o r v e d o y m u y o r u z . H a y a t n srr d a b u r a d a d r . n s a n n d o y m a z oluu, o n u d u r m a d a n a h m a y a , a r a m a y a v e bulm a y a s e v k e d i y o r Terakki d e b u n d a n d o u y o r Yalnz u n a dikkati e k m e k isterim ki, arzu ve ihtiyalarmzn esiri o l m a m a k iin onlar dizginlemeye m e c b u r u z . Aksi h a l d e cier b u l a m b i r eeyi yalayan a kedi vaziyetin e der, d i h m i z d e n a k a n kanlar yalarz d a h a b e r i m i z olmaz. A r z u v e ihtiyalarn y e g n e freni ise m a n e v i y a t t e r biyesidir. ktisadi varlk iinde y a a y a n b i r i n s a n , b u t e r b i y e d e n m a h r u m olunca, altn h a z n e s i i i n d e k a p a l kalm b i r h a s i s e d n e r ve hrsnn k u r b a n o l u p gider.

lmin Zaferi:
A i k r ki, ihm ve o n u n m a d d e y e tatbik ekh d e m e k olan teknoloji cansz m a d d e (=Matiere inerte) s a h a s n d a b y k zaferler k a z a n d ; Bu z a f e r l e r d e n b u g n n m u a z z a m m a k i n e d n y a s d o d u v e i n s a n l a r yeryzn e h a k i m oldu. Z a m a n m z n ileri m e m l e k e t l e r i n d e insanlar, eski devirlerin zor ve z a h m e t h h a y a t n d a n k u r t u l m u b u l u n u y o r B u g n artk s o u k t a n , scaktan, frt n a d a n , ' y a m u r ve k a r d a n , k a r a n h k t a n k o r k m u y o r u z . B t n b u fetlere kar b u g n elimizde k o r u n m a imknlar v a r B u g n u z u n k geceleri klar iinde geiyor B u g n m e s a f e a d e t a o r t a d a n kalkm ve milletler b i r b i r i n e y a k l a m t r Bilgi u m u m i l e m i , eski mtiyazlarn ve eski m s a v a t s z h k l a r m yerini hak ve k a n u n al-

mtr. Eskiden kyleri ve ehirleri s n d r e n salgn h a s t a h k i a r n ilc b u l u n m u , i n s a n l a r b i r o k fet ve felketlere kar e m n i y e t kazanmtr. F a k a t fizik ve teknik s a h a d a elde e d e n b y k t e r a k kilere r a m e n , m a n e v i y a t s a h a s n d a , ahlk ve seciye b a k m n d a n m a a l e s e f h e m e n h e m e n hi i l e r l e n m e m i tir. H a t t b u s a h a d a b u g n k i n s a n l a r d n k n e n a z a r a n belki d a h a geridir. M a n e v i faydalarn ve i h u z u r u n u m a d d i s e r v e t e ve lkse feda e d e n b u g n n insan, b i n b i r eit b u h r a n i i n d e h u z u r ve r a h a t s u s u z l u u ekmektedir. Geri m o d e r n ilmin ve teknolojinin s a y e s i n d e b u g n n g e r i m e m l e k e t l e r i n d e bile servet ve m a d d i k o n f o r akl h a y r e t e d r e c e k ekilde oalmtr. D n n biriki milyonerli Trkiyesi y e r i n d e b u g n m i l y o n e r l e r i d e t a s a y l a m a y a c a k k a d a r o a l a n bir Trkiye var. Fakat dikkat edilirse, b u s e r v e t m u a y y e n k a n a l l a r d a n m u a y y e n kuytulara akm ve m a h d u t ellerde t o p l a n m t r . B u g n m s a v a t ve v a t a n d a h k , y r e k l e r d e n ziyade m e y d a n n u t u k l a r n d a y e r almaktadr. B u g n b y k e hirlerin serveti, lks v e g n d z geceleri iinde k a r a n lkta y a a y a n aileler, h a s t a h a n e k a p l a r n d a s r n e n hastalar, alktan helak o l a n b i a r e l e r var. Byk e h i r lerin ii mahalleleri v e s a n a y i kartiyeleri fizik ve ahlki sefaletin yuvas h a l i n d e d i r . B u g n k u m a r , fuhu, alkol sustimali ve h e r eit s e f a h a t hayat kylere v a r n caya k a d a r zehirini sayor, h a y a t kaynaklarn k u r u t u p nesillerin enerjisini tketiyor. mitsizlik h e r g n intih a r eklinde saysz k u r b a n l a r veriyor. b r tarafta d a i m a o k satp ok k a z a n m a k t a n b a k a bir e m e l b e s l e m e y e n g a z e t e ve m e c m u a l a r n etrafa yayd g a y e t k t b i r p r o p a g a n d a ve e h v e t edebiyat d i m a l a r u y u t u r u p ruhlar l d r y o r . G a z e t e c i y a y g a r a s n n ve g a zete edebiyatnn, b i l h a s s a Trkiyemiz gibi g e r i kalm m e m l e k e t l e r d e yapt fenalklar aklbanda olan h e r kes g r y o r ve biliyor. M a d d e c i pozitivizmin b a p r o -

p a g a n d a c i s i o l a n b i r ksm gazetelerin nesilleri, nasl zehirledii ve nasl b i r fesat k a y n a o l d u u m a l m d u r . Asrmzdaki m a k i n e m e d e n i y e t i n i n , m u h a k k a k ki iyi ve s t n taraflar v a r . B u g n i n s a n h k t a b i a t n esiri o l m a k t a n k u r t u l m u ve d e t a , t a b i a t a h k i m o l m u t u r Fakat, b u m e d e n i y e t i n sefalet ve ztrap d o u r a n ve i n s a n i n s a n l n d a n uzaklatrp sukut ettiren taraflar d a v a r Halbuki diyoruz, ilim yalnz m a d d e y e ve m a d d y e kym e t v e r m e y i p d e i n s a n a ve i n s a n l a d a y n e l m i olsayd, b u g n n t o p a l m e d e n i y e t i y e r i n d e , m a d d i y a t k a d a r m a n e v i y a t d a ilerlemi v e m u v a z e n e l i b i r m e d e niyet d o a r d . . .

Maddeci pozitivizm ve muasr medeniyet:


Hlsa, m a d d e c i pozitivizm m u a s r m e d e n i y e t i b i r b o z g u n a u r a t m v e c e m i y e t l e r d e tedavisi g y a r a l a r a m t r M u h a k k a k olan bir ey v a r s a , b u g n n m e d e niyeti hastadr. Hastalk fertte, cemiyette, rkta ve milletleraras m n a s e b e t l e r d e , hlsa hayatn h e m e n h e r safhasnda kendini d u y u r m a k t a d r . B u g n k m e d e n i yetin d o u r d u u fert, iinde y a a m a y a m e c b u r o l d u u m u h i t e , iklime ve h a v a y a intibak e d e m e m i t i r . n k m a d d i s a h a d a k i terakkilere r a m e n , ferdin r u h i ve zihni seviyesi, ahlk ve m a n e v i y a t o n i s b e t t e y k s e l m e mitir. Bilkis, trl ifratlar, gayesiz ve mes'uliyetsiz b i r h a y a t tarz, lks ve konfor sevdas y z n d e n ferdin sinir m a n z u m e s i b o z u l m u , m u k a v e m e t kabiliyetleri zayflamtr H a t t denilebilir ki, b u g n n ileri m e m l e ketlerinde insanlk, zek seviyesinin ve akl- selimin sukutu tehlikesi ile kar k a r y a d r B u g n A v r u p a ve A m e r i k a ' d a y a a y a n i n s a n l a r d a n b i r o u , ahlk bakm n d a n d e j e n e r e ve a n o r m a l d i r . Bugn, yalnz alkol ve k u m a r suistimali deil s i n e m a , r a d y o v e m e k t e p p r o g r a m l a r n n manaszl d a

g e n neslin z n k e m i r m e k t e d i r . M e k t e p p r o g r a m l a r m a dikkat ediniz. A b d l h a m i d d e v r i n d e n beri b u p r o g r a m l a r , objektif v e ilmi hakikati a r d a n , k a r a k t e r terbiyesi e s a s l a r m d a n ok, devrin h k m s r e n rejim a d a m l a n m n m e d d a h h m y a p m a k t a d r . K r ve servet, hrs, e l e n c e v e h e r eit sefahat m o d a s m o d e r n ins a n d a ahlk v e insanlk v i c d a n n k u r u t m a k t a d r Haysiyet v e e r e f d u y g u s u y o k l u u ve b u n d a n ileri gelen yalanclk, d o l a n d m ck, hilekrlk gibi redaetler, b u g n i n s a n l a r n b i r o u n u , r u h v e k a r a k t e r itibariyle, hayvanlardan daha aa bir dereceye drmtr. B u n a a m a m a k lzmdr; b u g n yalanclhk v e hilekrlk ilmiletirilerek a d n a p r o p a g a n d a d e n i l m e k t e ve ald a t m a vastas olarak, e n ok h k m e t l e r t a r a f n d a n kullanlmaktadr. ki D n y a H a r b i a r a s d e v i r d e baz m e m l e k e t l e r d e k u r u l a n p r o p a g a n d a nezaretleri i n s a n lk v e ahlkiyat iin b i r leke olmutur. H l s a m a d d e c i pozitivizm, insan n a z a r n d a , a h s i yet ve k a r a k t e r kymetini s u k u t ettirmek suretiyle m u asr m e d e n i y e t i b i r kmaza s o k m u t u r . B u g n k n e s lin n a z a r n d a feragat, fazet ve fedakrlk b y k b i r kymet ifade e t m e m e k t e , i n s a n l a r n d e e r i srf p a r a ile ve s a h i p olduklar m a d d i imknlarla llmektedir. F a k a t b u gidi, feragat, fedakrlk v e hasbilik isteyen ilm i n v e yksek t e f e k k r n d m a n d r . Hodbinlik v e m e n f a atlkla ilim v e tefekkr hayat birlikte g i d e m e z . M o d e r n maddeci medeniyet b u bakmdan da bir skt a m a h k m d u r gibi g r n y o r . Geri z a m a n m z d a y k s e k ahsiyetler, lim ve filozoflar y o k deildir. F a k a t r y e n v e ii k o k a n b i r ekseriyetin a r a s n d a iyiler v e sekinler d a h a n e k a d a r d a y a n r binmez."*""
(146) Btn bu fikirler iin bakiniz: Le probleme de Dieu et la religion dans la plilosophie Comtemporaine, par ile Profeseur M. Sciacca. Aubier, Paris - "La vie de Pesprl" par le Professeur ]. Chevailer. B. Arthaud, Crenoble, ve ayn mellifin: "La vie morale", Flammarion, Paris - Dr. A. Carrel'in bundan evvel kaydettiimiz eseri.

rnek memleketler, takliti memleketler:


Dikkat edelim ki, m o d e r n m e d e n i y e t i n insan v e a h lki hayattaki neticeleri h e r y e r d e b i r deildir. Bu b a kmdan b u g n n medeni dnyasn "rnek memleketler" ve "takliti m e m l e k e t l e r " diye ikiye a y r m a k y e r i n de olur. Birinciler t R n e s a n s t a n b e r i m s p e t ilim, yksek tefekkr v e s a n ' a t y o l u n d a y r y e n v e eski G r e k o - R o m e n m e d e n i y e t i n i n miraslar o l a n g a r p m e m l e ketleridir. Takliti m e m l e k e t l e r ise, yalnz elh-yz s e n e d e n b e r i tabi b i r h a y r a n l k v e a a h k d u y g u s u evkiyle, k e l e b e k l e r gibi u u r s u z c a , g a r b n m e d e n i y e t me'alesi etrafnda u u a n memleketlerdir. rnek memleketlerde, bugnk medeniyetin d o u p yerleebilmesi iin, halkn h e r snf ferdi t a r a f n d a n , e n az d r t yz elli s e n e , i n e ile kuyu k a z a r gibi, z a h m e t l e ve sindire sindire allmtr Bu s e b e p l e , z a r a r h taraflar olmakla b e r a b e r , garpllarca b u g n k m e d e n i y e t b e n i m s e n i p hazmedilmitir. nk, n e t i c e itibariyle, bizzat k e n d i l e r i n i n eseridir. S o n r a , g a r p t a m u a s r m e d e n i y e t i n z a r a r h taraflarm kuvvetle karlayacak ilmi, dini ve insani m e s s e s e l e r m e v c u t t u r . Kilise v e n i versiteler b u n l a r n b a n d a gelenleridir. Takliti m e m l e k e t l e r e g e h n c e , b u m e m l e k e t l e r d e m u a s r m e d e n i y e t halkn r u h u n d a n v e t a r i h i n d e n k o p u p gelmedii iin, tabiatiyle halka y a b a n c k a l m a k t a ve ahlki h a y a t t a d a h a b y k t a h r i b a t y a p m a k t a d r u d a var ki, takliti m e m l e k e t l e r d e , yine d e r i n b i r h a y r a n h k ve aalk d u y g u s u sevgiyle, ktlklere kar b i r e r baraj hizmeti g r e n tarihi m e s s e s e l e r p e r vaszca ykld ve i n s a n l a r fizik ve e h v a n i hisleriyle b a b a a brakld iin m a d d e c i m e d e n i y e t i n t a h r i p l e ri akn bir h a d d e v a r m a k t a d r . Geri m a d d e c i pozitivistler iin b u iki ksm m e m l e ketler a r a s m d a k i fark g r m e m e k v e b t n gzlere b a t a n realiteleri i n k r e d i p iyimser b i r t a v r almak m m -

k n d r . yimserlik ok k e r e ac hakikatlerle karlam a k c e s a r e t s i z l i i n d e n ileri geiir. nsan k t l g r m e y e , h a s t a l a r s t l e r i n e hastalk y o r m a m a y a m t e m a yildir. n k k t l g r m e m e k , o n u n l a m c a d e l e y e g i r i m e k t e n m s t a n i kar. Bu bir nevi tembelliktir. Fakat tembellik k t l zale etmek ve a k a n y a r a y s a r m a k iin a r e deildir. E e r k t l izale e t m e k istiyorsak, evvel, o n u n varlm aka k a b u l etmek; s o n r a n e r e d e n ve nasl geldiini r e n m e k , n i h a y e t izalesi arelerini a r a t r m a k lzmdr.

Muasr medeniyet hastadr:


Evvel, kabul e t m e l i d i r ki, m u a s r m e d e n i y e t h a s t a dr; i n s a n h n r u h i ve m a n e v i ihtiyalarna c e v a p verm e k t e n uzaktr. Z a m a n m z d a k i b u h r a n l a r n ve itima bozgunluklarn menei de budur. B u n d a n evvel i n s a n l a r d a h a m iyi idiler? B u n d a n evvel cemiyetler c e n n e t mi idi? Tarihteki cinayetleri ve y e r g t r m e z fecaatleri n e a b u k u n u t t u k ? B u g n k m e d e n i y e t i ktlemek, g e e n devirlerin sefaletini ve b a r b a r l n m d a f a a d e m e k deil m i d i r ? diyeceksiniz. B u n u d e m e k t e haklsnz, o k u y u c u m . Ben d e biliyorum ki, dnlerimiz b u g n l e r i m i z d e n d a h a m e s ' u t g e m e d i . n s a n h k d a i m a strap ekti ve inledi. F a k a t u n u s o r a rm: biz b u strabn d e v a m etmesini ve a r t m a s n m, y o k s a dinmesini mi istiyoruz? Dinmesini ve insanln glmesini istediimize g r e ; d i y o r u m ki, m o d e r n m e d e n i y e t strab d i n d i r e m e m i ve a l a y a n insanl gld r e m e m i t i r . M a d d e s a h a s n d a muvaffak olan ilim, h a y a t s a h a s n d a ok g e r i kalmtr. B u g n k i n s a n l a r n birbirleriyle m n a s e b e t l e r i , b u g n k h k m e t ve idarelerin v a t a n d a l a r a kar m u a m e l e l e r i , b u g n k mil-

letleraras h a y a t d n k n d e n d a h a ileri ve i n s a n i deildir. m a n i z m a y a d a y a n d m i d d i a e d e n m o d e r n m e d e n i y e t , m a n i z m a d a n , insanlktan f e r s a h fersah uzaklamtr d a h a b e r i m i z yok.

Hastahm sebebi: Bu s e b e b i o n altnc asrda, yani m u a s r m e d e n i y e t i n m e n e l e r i n d e , atlan y a n h bir a d m d a a r a m a h d r . Bu yanl a d m , t e k r a r edelim ki, keyfiyeti k e m i y e t e , r u h u m a d d e y e feda etmektir. M o d e r n m e d e n i y e t , m a d d i ve ruhi, iki c e p h e s i o l a n h a y a t realitesini yalnz b i r c e p h e s i n d e n g r p ald; yalnz m a d d e y e e h e m m i y e t verdi ve b u suretle m a d d e c i pozitivizme s a p l a n d . A i k r ki, ins a n yalnz m a d d e v e cisim deil, h e m d e r u h v e u u r dur. te m o d e r n m e d e n i y e t b u hakikati i h m a l etti ve insan brakp, yalnz m a d d e y i r e n m e y e alt. Yeryz n d e ve gklerin n a m t e n a h i l i k l e r i n d e k i h e r eyi bilm e k istedi. B u n d a n yalnz hayat ve i n s a n g n l n istisna etti. Hlsa, m o d e r n m e d e n i y e t , h e r e y d e n evvel "kendini bil" hakikatini u n u t t u . R n e s a n s ile d o a n m o d e r n ilim, tetkiklerine yalnz m a d d e d n y a s n m e v z u ald ve b u d n y a n n nimetlerini elde e t m e y e yneldi. Tekml e d e n t e k n i k i n s a n l a r a servet, k o n f o r ve h e r t r l y a a m a kolaylklar getirdi. Fakat b u a r a d a insan, i n s a n r u h u n u ve r u h i t e m a y l l e rini ihmal etti. M o d e r n i n s a n kendini r e n m e d e n m a d d e y i r e n d i ve m a d d e ilimlerini h a y a t ilimlerine tercih etti. Halbuki, h a y a t ilimleri i n s a n iin m a d d e ilimlerinden h e m d a h a m h i m , h e m d e d a h a g e r i idi. Bylece nsari; k e n d i eliyle, s a d e c e m a d d i terakkilere y a r a y a n bir d n y a yaratt. Fakat kendisi, yaratt b u d n y a iinde, y a b a n c kald. B u g n i n s a n l a r n birbiriyle m n a s e b e t l e r i , g e i m a r t ve ekilleri, h k m e t ve i d a r e usulleri a s r l a r c a evvelkinden o k farkl d e i l d i r

B u g n k h k m e t ve idarecilerde, ad ve sfat n e olursa olsun, h l Makyavel p r e n s i p l e r i hakimdir. B u g n G a r b n en ileri m l e t l e r i n d e bile, r n e k hukuk, hl eski R o m a H u k u k u d u r . Eski devirlerin i n s a n e s a r e t i n d e n k u r t u l a n ferdi, b u g n k e n d i yaratt m a k i n e n i n e s a r e tine girmitir. D i e r taraftan r e s m i m a k a m l a r a v a r n c a ya k a d a r yalanck ve s a h t e k r h k strap v e r e c e k h a d d e kmtr. B u n u n l a b e r a b e r i n s a n h a y a t n dzeltebilir v e c e m i yet ilerini t a n z i m edip insanl s t r a p t a n k u r t a r a b i l i riz. M a d d e y e tatbik ettiimiz zekmz h a y a t a , r u h a ve m a n e v i y a t a d a tatbik e d e r s e k , m a d d e d n y a s n d a m u vaffak o l d u u m u z gibi r u h ve m n a d n y a s n d a d a m u vaffak olabiliriz. Ve olmalyz; gelecek nesiller bize ve b i z d e n evvelkilere belki de aacaklardr. Ellerimizde g e n i i m k n l a r v a r k e n , m a d d e y e ve gayr uzviye, israf e d e r c e s m e t a t b i k ettiimiz zekmz kendi h a y a t m z a n i z a m v e r m e k iin kullanamaymza acyacaktr.

Kurtulmann areleri; Bu vaziyetten nasl k u r t u l m a l d r ? B u n d a n kurtulm a k iin ilk ve s o n a r e , m a d d e c i pozitivizmin ykc t e siri ile b i r b i r i n e d m a n olan iki kuvveti, mazi ile istikbali, ilim ile m a n e v i y a t b a r t r p uzlatrmaktr. B u g n efkr m a z i ile istikbal, ilim ile din a r a s n d a m t e r e d d i t tir. n s a n l a r d a n bir ksm kaybettii Allah' a r a m a k t a , bir ksm d a o n u n l a a k t a n m c a d e l e y e g i r m i b u l u n m a k t a d r . B u g n h e m e n h e r m e m l e k e t t e halk kitleleri b u iki k u t u p a r a s n d a b o c a l a m a k t a d r . B u n u n zararl neticeleri ferd h a y a t m d a , ailede, m e k t e p t e ve cemiyett e g r l m e k t e d i r . Bu neticeler, hususiyle, takliti m e m leketlerde ok r k t c b i r m a n z a r a arzetmektedir. M a z i ile istikbalin, ilim e din v e m a n e v i y a t n b a r p

uzlamas se f e r d d e ve cemiyette b i r m u v a z e n e y a r a t a cak ve h a y a t a b i r istikamet verecektir. Kabul e t m e k lzmdr ki, b u g n a r k t a v e g a r p t a e s ki devirlerin din ve m a n e v i y a t kuvveti m e v c u t deildir. F a k a t m o d e r n i h m v e m e d e n i y e t d e eski i m a n n b o kalan yerini d o l d u r a m a m , i n s a n hayatn din v e m a n e v i yat t e r b i y e s i n d e n m s t a n i klamamtr. Klamaz n k i n s a n m c e r r e t iyilie ve yksek b i r a d a l e t e i n a n m a a ve fizik lemlerin s t n d e y k s e k b i r ideale b a l a n m a y a m u h t a t r . Bu insan ve b u ideali ise i n s a n b u g n a n c a k m a n e v i y a t t e r b i y e s i n d e bulabilmektedir. Din ise, m u h a k k a k ki, b u t e r b i y e n i n e n m k e m m e l mektebidir. B i n a e n a l e y h memleketin, h a t t insanln, h a y r ve s e lmeti dinin ve dini m e s s e s e l e r i n yklp yok olmasnda deildir; bilkis kemale erip y a a m a s n d a ve e n yksek i n s a n zeksnn bile a n l a m a ihtiyacna c e v a p v e r i r bir m e r t e b e y e kmasndadr. B a k a b i r ifade ile, i n s a n hn selmeti, m a d d e c i ve inkarc pozitivizmin " E e r Tanr v a r ise, o n u yok etmelidir" f o r m l n d e deil, fakat " E e r Tanr yok ise, o n u v a r etmeli" ha.kikatindedir. n k t e c r b e l e r g s t e r i y o r ki, i m a n s z h a y a t insanlar m e s ' u t etmiyor. Allahsz m e m l e k e t l e r e y t a n l a r n istilsna u r u y o r . nansz insanlar, k u d u r m u kurtlar gibi birbirleriyle b o u u y o r lemlerin nizam, t a b i a t s t ve l m a d d i bir AUah idealindedir. Bu i d e a l d e n m a h r u m olan memleketler, a n a r i y e ve r u h sefaletine dmeye mahkmdur.

MSLMANLIKTA REFORM LZIM MIDIR?**'


SORU: sm dininde reformdan ok bahsedilmektedir. Hatt bu konuda baz yazlar da vardr. Kur'n'm esash hkmlerinde reform bahis konusu olmamak lzmdr. Kur'n'm esasl olmayan, fer'i telkki edilebilecek hkmleri var mdr ve bunlarn tatbikatnda her devrin ve memleketin icaplarna uygun tefsirlere taraftar msnz? (Mesa: Kyafet v e i b a d e t ekilleri v e s a ire...) S u a l b i r b i r i n d e n farkl iki m e s ' e l e ihtiva ediyor: Biri slmiyette reform mes'elesi, d i e r i d e Kur'n- K e r i m ' d e asli ve fer'i h k m l e r mes'elesidir. n c e birinci noktay ele alacam. Evvel u n u sylemeliyim ki, b e n c e r e f o r m tbiri slmiyete y a r a r b i r t b i r dedir. Bu tbir, XVI'nci a s r d a baz u y g u n s u z p a p a l a r n sui i d a r e s i n e kar i s y a n e d e n p r o t e s t a n kilisesinin katolik kilisesinden a y n i masn ifade eder. slmiyette r e f o r m d a n b a h s e d e n l e r , b a n a yle geliyor ki, b u dinin esasi b n y e s i n i lykiyle bilmeyenlerdir. M a l m o l d u u z e r e , r e f o r m y a h u t r e f o r m a t i o n , " d e f o r m a t i o n " u n zdddr. D e f o r m a s y o n bir eyin asli eklinden kmas, aslnn b o z u l m a s , r e f o r m y a h u t r e f o r m a t i o n d a a s l n d a n kan v e b o z u l a n eyin aslna irca edilmesi demektir.
(*) Bu yaz Trk Dncesi Mecmuas tarafndan yaplan bir ankete cevap olarak ayn mecmuada kmtr. Trk Dncesi: Nisan 1959 says). Yaz, hlm mecmuas tarafndan iktibas edilerek tekrar neredilmitir.

slmiyet g e r e k akideleri ve g e r e k ameli h k m l e r i y le P e y g a m b e r t a r a f m d a n nasl tlim edildi ve gsterildiyse, hi b i r ekil d e i t i r m e d e n , o n d r t a s r a yakn bir z a m a n d a n b e r i d e v a m edip gelmektedir. slmiyetin n e itikadiyatnda, n e d e a m e l i y a t n d a " d e f o r m e " o l m u b i r cihet y o k t u r ki " r e f o r m e " olmas b a h i s m e v z u u olabilsin. BiUndii gibi slmiyetin a n a kaynaklar Kur'n- Kerim ile P e y g a m b e r i n s n n e t i , y n i gittii yoldur. K u r ' n - Kerim b t n d n y a d a m e v c u t m u k a d d e s kit a p l a r a r a s n d a , o l d u u gibi m u h a f a z a edilebilen y e g a n e m u k a d d e s kitaptr. Kur'an yet y e t nazil olmu ve h e r nzul e d e n a y e t P e y g a m b e r t a r a f n d a n e s h a b ve c e m a a t i n e d e r h a l tebli edilerek ezberletilmitir ve Kur'an k t i p l e r i n e yazdrlmtr. Kur'an, P e y g a m b e r i n d e v r i n d e b t n yaknlarnn e z b e r i n d e y d i ve Kur'an hafzlarnn b a n d a Ridin Mahfelerinin n c s Hazret-i O s m a n gelmekteydi. B e n a e n a l e y h Kur'an'n yazlmas, ncil gibi nakil ve rivayet e k h n d e deildir; h e r k e s i n e z b e r i n d e , o l a n yetlerin b i r a r a y a t o p l a n m a s n d a n i b a r e t t i r K u r ' a n ' n o n d r t a s r d a n b e r i hi b i r yeti n e i n k r a u r a m , n e de z e r i n d e ihtilaf edilmitir. Hazret-i P e y g a m b e r i n tebli ettii gibi m u h a f a z a e d i l m i t i r Yalnz baz kelimelerin o k u n m a s n d a ihtilaf edilmitir ki, b u d a "Kraat-i s e b ' a " adiyle ayr bir ihtis a s m e v z u u tekil etmitir.

slmda tihat ve Mtehitler: tihad, K u r ' n - Kerim'i ve P e y g a m b e r i n s n n e t i n i tefsir, te'vil ve kyas usulleri d a i r e s i n d e , z a m a n ve m e kn ihtiyalarna g r e , anlayp izah e t m e k d e m e k t i r slmiyette itihadn g e n i yeri ve b y k bir kymeti v a r d r Ve h e r z a m a n s e r b e s t e itihad edilebilir slmiyet akla, tefekkr ve m u h a k e m e y e geni yer v e r e n bir din-

dir. slmiyette a n a k a i d e l e r d e n d i r ki: "akl ile" ve akln m u t a s olan ilim ile "nakil" yni Kur'an ve s n n e t " t e a r u z ettikde" e e r nakil s a r i h oirnaz d a tefsir ve te'vile m s a i t olursa "ak tercih v e nakil te'vU olunur." slmd a akln y n i tefekkr ve m u h a k e m e n i n y o l u n a "itih a d " b u yolda alan din limlerine d e m t e h i t " d e nir. Mtehitliin muhtelif dereceleri v a r d r ki b u n l a r n e n yksei " m e z h e p sahibi mtehit"dir. Hicretin b i r i n ci asr s o n l a r n d a n itibaren b i r o k m t e h i t z u h u r etmitir. B u n l a r n kimi "itikad" da, yani dinin t e m e l akid e l e r i n d e , kimi de " a m e f ' d e y a n i dinin ibadet, m u a m e le ve m n a s e b e t l e r e d a i r olan h k m l e r i n d e m t e h i t tir. Yzlerce a s r d a n b e r i b t n slm d n y a s n d a h a k olarak kabul edilen "itkadda m e z h e p " "ehl-i s n n e t m e z h e b i " yani Hazret-i P e y g a m b e r i n y o l u n d a ve izinde g i d e n mezheptir. "Ehl-i s n n e t m e z h e b i " n i n temel akideleri " m e n t " d e toplanmtr. Bu akideler m ' m i n olm a n n esas artlardr. B u n l a r d a n birini i n k a r e t m e k slmiyeti inkr e t m e k demektir. Bu s e b e p l e d i r ki, t e m e l akidelerde itihad, yani tefsir, te'vil v e kyas cari olmaz. n k aksi t a k d i r d e o r t a d a din m e f h u m u kalmaz. Din ile h e r h a n g i b i r felsef, itima, iktisad doktrin a r a s n daki fark d a b u r a d a d r . Din t e m e l akideleri d e i m e yen, s t n d e m n a k a a edilemeyen, akla v e m u h a k e m e y e g r e tefsir ve te'vil kabul e t m e y e n bir doktrindir. Dinin t e m e l akideleri, m e s e l Allah, P e y g a m b e r , m e l ike, hiret inanlar akla deil, n a k l e (revalation) m s tenidtir. B u n l a r akln idrak s a h a s dnda kalan ve g a y r m a h s s b i r l e m e ait olan hakikatlerdir. Ak b u hakikatleri b i r d e r e c e y e k a d a r sezebilir, fakat asla knh n ve t a m a m n k a v r a y a m a z . Akim idrak s a h a s m a d d i ve m a h s s lemdir. Din b e e r i bir vaka deil ( s u p r a h u m a i n ) b i r hakikattir. Hlsa dinin temel akidelerine d o k u n u l a m a z . D o k u n u l u r ve b u n l a r z e r i n d e ink a r h bir m n a k a a alrsa o r t a d a din kalmaz. Din, ta-

rif m u c i b i n c e dir.

e s a s a n d e i m e y e n b i r i n a n sistemi-

A m e l d e , yni dinin ibadet, m u a m e l e ve m n a s e b e t lerine d a i r olan a h k m m d a k i m e z h e p l e r e gelince, b u n lar da vaktiyle p e k oktu. Fakat yine yzlerce a s r d a n b e r i hak ve m e r u kabul edilen d r t m e z h e p v a r d r ki, b u n l a r Malik, Hanef, afi v e H a n b e h mezhepleridir. Trkiye Trklerinin o u n u n m e z h e b i H a n e f d i r Bu m e z h e b i n m t e h i t i . Hicretin birinci a s r n d a y a a y a n mam- z a m E b u Hanife, eski R o m a ' n n Gaius ve Ulpiamus'lar m e r t e b e s i n d e yksek bir h u k u k u , d n y a hukuk tarihinin kaydettii m s t e s n a d h i l e r d e n metin bir din a d a m idi. u r a s n a dikkat o l u n s u n ki, b u d r t m e z h e p m t e hitlerinden s o n r a artk itihad edilemez, n k itihad kaps k a p a n m t r denilemez. Byle b i r i d d i a d a b u l u n m a k slmiyetin r u h u n u , re'yl esasn bilmemektir. D e diim gibi, itihad d a i m a m m k n d r . n k slmiyet akla, tefekkr ve m u h a k e m e y e , r e ' y ve kyasa g e n i yer v e r e n bir d i n d i r slm P e y g a m b e r i d e r ki: "Benden size bir sz nakediUrse, bunu aklnzla muhakeme ediniz, eer aklnz kabul etmezse, biliniz ki onu ben sylememiimdir." Bu ifadedeki byklk, m n a ve iaret zerinde durmaya hacet grmem. mdi, b u g n slm d n y a s n n m u h t a o l d u u ve bekledii ey, b e n c e " r e f o r m " gibi bir H n s t i y a n taklitilii deil, fakat m a m - z a m E b u Hanfe gibi b i r m c t e h i t d i r F a k a t b t n m e s e l e , b u ykseklikte b r din limini b u g n n e r e d e b u l u r u z , n o k t a s n d a d r . B u n u b u g n bulamayz. O h a l d e yaplacak b i r i k a h r O d a tek b r m t e h i t y e r i n e b u g n k slm d n y a s n n en m u t e b e r din l i m l e r i n d e n m r e k k e p bir "Diyanet r a s " k u r m a k t r Bu r a , Kur'an ve s n n e t esaslarn tedkik e d e r ve devrin ihtiyalarna g r e yeni b i r itihad o r t a ya k o y a r Byle b i r r a n n dini k a r a r l a n Trkiyemizin,

h a t t slm d n y a s m m h e r t a r a f i n d a n k a b u l e m a z h a r olur. n k b u k a r a r l a r d e v r i n e n y k s e k din limlerince verilmi "cm- m m e t " kuvvet v e k y m e t i n d e kar a r l a r olur. B u n a M s l m a n l a r n t b i olmas dini b i r vazife tekil eder. Vaktiyle d r t m e z h e p sahibi n a s alt ve itihad e d e r e k d r t m e z h e b i n a s tesis ettiyse, b u g n d e k u r u l a c a k "Diyanet r a s " ayn u s u l ve m e totlarla alarak h e m b i r "tevhid-i m e z h e p " yapabilir, h e m de slmi a h k m b u g n k h a y a t a r t l a r n a g r e tefsir ve t a n z i m edebilir. B e n c e yaplacak ve diyaneti b u g n iine d t a n a r i d e n k u r t a r a c a k a r e b u d u r . Ve b u a r e y e b a v u r m a k z a m a n m z d a b i r zarurettir. S o n g n l e r d e Diyanet leri Reisi'nin dini bir m e s ' e l e y e d a i r v e r d i i b i r fetva z e r i n d e k o p a r l a n yersiz m n a k a a l a r b u zarureti bir kere d a h a o r t a y a k o y m u t u r . Rast gelen b u fetva zerin e fikir y r t t . H e r eli kalem t u t a n b i r din d o k t o r u edasiyle o r t a y a atld. B u g n m u h a k k a k olan e y u d u r : Dini o t o r i t e b u h r a n ve k o r k u n b i r a n a r i iindeyiz. tiraf etmelidir ki, b u a n a r i n i n t o h u m l a r b u g n deil, b u n d a n otuz s e n e evvel, 1926'da Trkiye'nin eski dini tahsil m e s s e s e l e r i olan m e d r e s e l e r kapatldktan i t i b a r e n y a v a y a v a b u g n k a n a r i y e gidilmitir. M e d r e s e l e r i n kapatlmasn hi k n a m a m v e k a b u l e d e r i m ki, b u m e s s e l e r , s o n d e virde saplandklar skolastik t e d r i s a t z e r i n e , faydal deillerdir. F a k a t m e d r e s e l e r k a p a t l d k t a n s o n r a , diyanetin Trkiye milli b n y e s i n d e k i yeri v e e h e m m i y e t i g z n n d e t u t u l a r a k ilk, o r t a v e y k s e k ksmlariyle m o d e r n ve m k e m m e l dini b i r tahsil m e s s e s e s i kurulmal idi. Bu s a y e d e diyanetin m u h t a o l d u u m t e h a s sslar ve y k s e k din alimleri yetitirilmeliydi. O t u z ks u r s e n e i h m a l edilen ve yksek ilim v e esaslar okut u l u p r e t i l m e y e n b i r din aikar ki, g n n b i r i n d e c e halet ve a n a r i y e s a p l a n a c a k t . Esef edelim ki, b u g n byle oldu.

B a n a A n k a r a ' d a k i lahiyat F a k l t e s i n d e n y a h u t m a m - H a t i p O k u U a r m d a n b a h s e t m e y i n i z , rica e d e r i m . Lik n i v e r s i t e y e b a h faklteler din ahmi deil, din tenkitisi yetitirir. m a m - H a t i p m e k t e p l e r i slmiyetin yalnz e l e m a n t e r bilgilerini r e t m e k l e kahr. slmiyetin yksek ilimleri, kelamiyat ve bediiyat u z u n s e n e l e r o k u t u l m a m a k y z n d e n b u g n h e m e n h e m e n yok olm u t u r . Bu m e v z u d a taklit e t m e e z e n d i i m i z Avrup a ' y a b a k a l m . Bu m e m l e k e t l e r i n m t e a d d i t katolik ve p r o t e s t a n n i v e r s i t e ve e n s t i t l e r i n d e o k u n a n din ilimlerine v e h e r s e n e i n t i a r e d e n y z l e r c e dini eserlere insan hasretle imreniyor. Maziyi brakalm. B u g n ve b u n d a n s o n r a s n d nelim. Din, itima h a y a t n ve hususiyle halk ahlkiyatnn t e m e U e r i n d e n biri ve e n ehemmiyetlisi o l d u u n a ve y k s e k b i r bilgi ve ihtisas m e v z u u tekil ettiine g r e , b u m e v z u u d a h a fazla i h m a l e t m e k t e m e m l e k e t iin h a y r yoktur. Bu h u s u s t a b u g n yaplacak i, dedi i m gibi, b i r t a r a f t a n devlet t e e b b s y l e b a h s e t t i i m ray k u r m a k , b i r t a r a f t a n d a vakit g e i r m e d e n yksek tahsilU din limleri yetitirmek z e r e bir "slm Klliyesi" y a h u t E n s t i t s v c u d a getirmektir.

K u r ' n - K e r i m ' d e ash v e fer'i h k m l e r m e s ' e l e s i n e g e h n c e , slm a k i d e d e K u r ' a n b i r b t n d r . H e r yeti A r a p lisan z e r e v a h i y yolu ile nazil olmutur. K u r ' a n , yalnz m n a s i y l e deil, h e m d e lfzyle K u r ' n ' d r . Binae n a l e y h K u r ' a n ' n t e r c m e s i , K u r ' a n deildir ve K u r ' a n imdiki ok eksik ltin harfleriyle yazlamaz. n k bu harfler, bizim gzel Trkemizi bile e d a y a ve ifdeye kfi deildir. Kald ki K u r ' a n ' n , n e t e r c m e s i n d e , n e d e ltin harfleriyle y a z l m a s n d a n e b i r z a r u r e t , h a t t n e de b i r fayda vardr. Milhyetihk ile milliyet t a a s s u b u n u

b i r b i r i n e k a r t r m a m a l d r B u g n A v r u p a halknn b i n d e ka ltince bilir ve o k u r ? B u n u n l a b e r a b e r , b u g n b t n k a t o h k d n y a s i b a d e t ve duasn ltince y a p a r n k katolik d n y a s n n m u k a d d e s kitaplar ltince yazhdr. M u k a d d e s kitaplar b i r e r m e k t e p el kitab deildir. B u n l a r n kudsiyet ilham ettikleri ak ve i m a n d a d r K u r ' n - Kerim b u ak v e iman a n c a k nazil o l d u u h s a n ile i l h a m e d e r Politika ihtirasn m e m l e k e t i n m u k a d d e s kitabna el uzatacak k a d a r ileri g t r m e k t e m e m l e k e t iin t a h m i n ve t a s a v v u r edilemeyecek d e r e c e d e z a r a r vardr. K u r ' a n ' d a ash ve fer'i h k m l e r diye bir tasnif yaplamaz. M s l m a n h k t a Kur'an'n h e r yeti lfziyle v e m n a s i y l e ilhidir Yalnz, y u k a r d a b a h s e t t i i m gibi, Kur'an i t i h a d e n tefsir ve te'vil o l u n a b i l i r Fakat b u n u r a s t g e l e h e r k e s i n deil, salhiyeth ve m e t i n din a d a m larnn y a p m a s arttr. Kur'an v e h a d i s tefsirinin m u ayyen usulleri v a r d r Bu usuller z e r i n d e n gidilerek yetlere m n a v e r m e k , ilhi iradeyi h e r devrin aklna ve ilmine, d e i e n h a y a t a r t l a r n a g r e a n l a m a k ve izah e t m e k m m k n , h a t t l z m d r Fakat, t e k r a r ediy o r u m ki, b u ii z a m a n m z d a a n c a k dini b i r ilim h e y e ti, b i r "Diyanet ras" yapabilir. , Byle b i r h e y e t K u r ' a n ' d a b u g n k neslin akln v e ilmini t a t m i n edecek hazineler bulabilir. n k Kur'an slm P e y g a m b e r i n i n e n b y k mcizesidir. B u g n en aydn bir i n s a n bile b u m a k a d d e s kitapta aradn b u lur ve iini t a t m i n edebilir. Bir misal vereyim: Z a m a n m z d a h u k u k u ve itimaiyatlar ferd m l kiyetin meruiyeti sebepleri z e r i n d e m n a k a a e d e r ler. Kimi m l k n cemiyete ait olup, ferdi mlkiyetin m e r u olmadn iddia eder. Kimi ferd mlkiyeti itim a fayda fikriyle izah e d e r B u g n klasikleen telkkiye g r e , ferd mlkiyetin m e s n e d i v e me'riyetinin

s e b e b i sa'ydir. Ferdi mlkiyet m e r u d u r , n k mlk ferdin y a bizzat kendisinin veya e c d a d n n a i m teriyle kazanlmtr. Fakat d n d k e h a y r a n o l u y o r u m ki, b u fikri Kur 'an o n d r t a s r evvel o r t a y a k o y m u v e "insan iin hak ve meru olan, ancak sa'yinin mahsuldr^' demitir.

EKLER

KANUN TEKLFLER
1 YKSEK SLM ENSTTSNE AT TEKLT PROJES
Bir tahsil messesesinde program, kadro ve tekilt muayyen bir gayeye varmak iin birer vastadr. Binaenaleyh evvel gayenin ne olduu iyice anlalmaldr ki, vastalar ona gre seilip tanzim edilebilsin.
Enstitnn gayesi:

Bizce, Yksek slm Enstitsnn, biri ideal, dieri prak balca iki gayesi vardr. liik ders cedvelleri ve bu tekilat projesi bu iki gaye gznnde tutularak hazrlanmtr.
A) d e a l g a y e :

slm dininin Kur'an ve Hadis'ten ibaret olan ana kaynaklarn gerek (rivayet) ve gerek bilhassa dorudan, (dirayet) metodu ile anlayp izah etmeye; "Ehl-i Snnet" yolundan aynlmakszm, bu iki kaynaktan zamann ihtiyacna gre re'sen hkm karmaya muktedir yksek ehliyet, dini terbiye ve seciye sahibi limler yetimesine imkn hazrlamaktr. Trkiyemiz, hatt btn slm Dnyas, bu vasfta din limlerine oktan beri iddetle ihtiya duymaktadr. Mildm sekizinci asrndan ondrdnc asrna kadar altyz sene dnyann ark ve garp lkelerine, hemen her sahada, marifet ve medeniyet ruhu sam olan yksek slm varlnn gittike fakirleip gerilemesinin ve mslman milletlerin bugnk perian hale dmesinin balca sebebi arzedilen iktidar ve ehliyette din adamlarndan mahrum kalm bulunmasdr.

D IN

ve

L A KLK

Bilindii gibi, slmn ilim tarihi ve limler silsilesi "mtekaddimin" ve "mteahhirin" diye ikiye ayrlr. Onbeince asr balarnda yaayan mehur Teftazan bu ayrhta snr tekil eder. Filhakika Teftezan'den evvelkilerin ilmi dorudan doruya ana kaynaklarn tetkik, tahlil ve tahkik ile durmadan deien insan hayat ve mnasebetleri zerindeki mahade ve mukayeselerden doan "orijinal" ilimlerdir. Sonrakilerin ilmi ise, ana kaynaklan, mahade ve mukayeseyi bir tarafa brakarak, erhilik ve haiyecjk erevesi iinde kalan, sylenmi ve yazlmlarm dar bir zihniyetle tekrarndan ibaret olan (skolastik) ilimdir. Eski Roma'nn gerileme devrindeki "glassateur"-Ierle orta zamanlarn Garp niversitelerindeki "Copistes"ler nasl bir taassup zihniyetinin intiar merkezleri olmu iseler, bizdeki erhi ve haiyeciler de yle bir zihniyetin sembolleri olmulard. Geri bir arahk Ali Kuu ve Molla Hsrev gibi orijinallie ykselen baz adamlarmzn himmetiyle Fatih ve Sleymaniye Klliyelerinde yeni bir hareket belirmi ise de, maalesef ok devam etmemi ve medreseler yemden skolastik orana saplanm ve bu hal kinci Merutiyete kadar devam etmitir. kinci Merutiyet senelerinde slm ilimleri sahasnda yeniden ok mit verici bir kalknma ve ilerleme hamlesi yaplmtr. Bu devirde kurulan "Medresesetlvizin", "Darlhilfe Medreseleri", hususiyle "Medresetl Mtehassisin" bu hamlenin merkezlerini tekil etmitir. Ne yazk ki, 1926'da kabul ve tatbik edilen "Tevhid-i Tedrisat Kanunu" ile bu hayrh meseseseler kapatlnca son mit de snmtr. Neticede Trkiye'de dini hayat karanlk ve tehlikeli bir safhaya girmitir. 1926'dan bu yana geen otuzbe senelik fetret devrinin Trkiye itima hayatnda dourduu przler nihayet grlm ve pek sabetli bir karar ile "Yksek slm Enstits" almtr. Bugn btn mes'ele bu messeseyi bundan evvelkilerin akbetine uramaktan korumaktr. Bunun iin ise, daha kuruluta, program, hocas ve tekilat ile enstitnn orijinal ilme yneltilmesi, Trkiyemizin bugn muhta olduu (mtehit) ehliyet ve salahiyetinde din limlerinin yetimesine imkn hazrlayc bir messese olarak ie girimesi, hlsa temellerin ina edilecek binaya gre atlmas bir zarurettir. Geri enstitden, btn rencilerini birer Ebu Hanife yetitirip mezun etmesi beklenemez. Esasen hi kimse mektep, enstit veya niversiteden lim olup kmaz. Fakat bu messeselerden her biri, alad ruh, rettii metot ve kazandrd fikri disiplin sayesinde istidad olanlara lim olmak imkn salar. slm Enstitsnden bu netice beklenir.

B) H n s t m p r a t i k gayesi:

Her enstit ve niversitenin olduu gibi, slm Enstitsnn de hedefi srf ilim iin deildir; ayn zamanda memlekette duyulan ihtiyalar karlamaktr. Bugn Trkiye'de yksek ehliyetli din adamlarna bilhassa aadaki sahalarda ihtiya vardr.
1- m a m - H a t i p O k u l l a r n d a v e d i e r o k u l l a n n d i n d e r s l e r i n d e h o c a ihtiyac:

Bu ihtiyac stanbul mam-Hatip Okulu'na yaptm ziyarette daha iyi grdm. Bu okulun drtyz kadar mevcudu arasnda Arapa bir metni driiste okuyup tercme edecek yalnz birka renci kt. Yksek slm Enstits'nn bu sene imtihanla alnan yetmi kadar talebesi arasmda ayn iktidarda -be kii bulunduunu grdm. Dini bir messesede seneler sren bir tahsilden sonra bu netice hazin bir muvaffakyetsizliktir. Katolik dnyas iin Ltince ne ise Mslman dnyas iin de Arapa odur, yani mabed lisandr. leride mabed hadimi olacak genler bu dili bilmezlerse, dini vazifelerini ifa edemezler ve mam-Hatip okullar eski medreselerin daha zararl bir tekrarndan ibaret kalr. Bu netice gsteriyor ki, mam-Hatip okullarnda Arapa ve buna kyasen dier meslek retimi hem ehliyetli ellerde deildir hem de takip edilen retim metodu bozuktur. Kabul edelim ki Arapa, Ltince gibi renilmesi g lisanlardandr. Eski medreselerde talebe senelerce Arapa okur, yine de lyk ile renemezdi. Fakat bu glk geni bir lde takip edilen retim metodunun bozukluundan ileri gelmektedir. Bunun delili, bugn Paris'teki ark Lisanlar Mektebi'nde bir grup tekil eden Arapa ve Trke senede retilmektedir. Bu mektepten mezun olan talebe edebi Arapay okuyup anlamaktadr. u halde mes'ele, hocada ve takip edilecek metoddadr. te slm Enstitsnn ilk pratik gayesi aradmz bu hocay yetitirmektir. Buna bal olarak enstitnn pratik bir gayesi de, okullardaki din derslerinin hoca ihtiyacn karlamaktr. Mekteplerdeki din dersleri ancak bir hususi formasyon ile yetimi hocalar tarafndan okutulursa faydal olur. Aksi halde ve bugnk eldinde devam ederse, bu esaslar faydasz hatt zararldr. nk din dersleri dini bilgi dersleri olduu kadar, dini telkin ve terbiye dersidir. Bu ise ancak inanan ve din ile amel eden kimseler tarafndan yaplabilir. Enstitden mezun olan talebeden, derecelerine gre, bazlar mam-Hatip okullarna, bazan da mekteplerdeki din dersleri

hocalna tayin edilir, ayn bir hoca be, alt mektebin muhtelif gn ve saatlerindeki din derslerin! okutur. Zaman zaman rencilerini toplayp camiye gtrr ve orada dini farizalarn nasl ifa edildiini bilfiil gsterir. Bu ii garp memleketlerinde ksmen aile bykleri, ksmen de rahipler yapar.
2- T r k i y e ' d e b u g n d u y u l a n d i e r bir ihtiya; ilim v e k l t r n u r u ile a y d n l a n m m f t v e v a i z ihtiyacdr.

Enstitden beklenen mhim bir hizmet de bu ihtiyac karlamaktr. Sylediimiz vasfta rnft ve vaize olan ihtiya delile ve ispata hacet olmakszn her gn kendisini gstermektedir. Kaza ve kasabalarda mft ve camide vaiz diyanetin en esash iki mmessilidir. Bu ahsiyetlerin bir taraftan mesleki bilgi, bir taraftan genie bir kltr ile bezenmi olmas lzmdr. Bir vaiz dinleyenleri kimler olursa olsun, herkesi tenvir ve irad edebilecek kudrette olmaldr. Paris Kardinali, Notrdam Kilisesinin vaiz krssne kt zaman yksek sosyetenin en sekin dinleyicilerinin hrmet ve ihtiyadna mazhar oluyor. nk bu dinleyicilere onlarn kafas ve diliyle hitap etmek kudretine maliktir. Bizde ise zavall mft ve vaizler istihfaf hatt istihkar ile karlanyor. nk sosyetenin kafas ile dnp diliyle hitap eder ehliyette deildirler. Hlsa, mft ve vaiz bulunduu herhangi bir sosyetede, konuulan mevzularda aydn bir insann gsterecei anlay gsterebilmelidir. Bu ahsiyetler ancak bu yetikinlikte olmak artiyle etraflarndan hrmet ve itibar grr ve bu sayede dini vazifelerini ifaya imkn bulur.
3- E n s t i t y g a y e s i n e u l a t r a c a k a s i s t a n , d o e n t ve p r o f e s r i h t i y a c :

Enstitnn son bir pratik gayesi de bu ihtiyac karlamaktr. Bugn ne kadar allsa enstitye arzu edilen kalitede retim kadrosu temin edilemez. Enstit muhta olduu elemanlar kendisi yetitirecektir. Nitekim niversitelerimizde byle olmutur. Fakat enstitnn imdiden buna gre tekiltlanmas yarnki hoca kadrosunu bugnden hazrlamaya balamas lzmdr. Enstitde okutulacak dersler: Yukarda gsterilen ideal ve pratik gayeler gznnde tutulunca. Enstitde okutulmas gereken dersler kendiliinden belli

olur ve bunlar; meslek dersleri, kltr dersleri ve lisan dersleri olmak zere gruba ayrlr.
Derslerin snflara, g n ve saatlere tevzii:

Enstit drt sene ve drt smfl olduuna gre, ilk iki sene mterek, son iki sene ise, ihtisas ubesine ayrlacak ve her ube ikier devreli olacaktr. Mterek smflarda her renci btn dersleri takip edecektir.
S o n iki snfn i k i e r d e v r e l i i h t i s a s u b e l e r i u n l a r d r :

1- Tefsir ve Hads ubesi, 2- Fkh ve usl- fkh ubesi, 3- Kelm ve felsefe ubesi. Gerek mterek snflarda ve gerek ihtisas ubelerinde okutulacak derslerin, mevzu ve bahis itibariyle, mfredat programlariyle her derse ayrlacak gn ve saatler alkah hoca veya hocalar tarafndan teklif olunur ve Enstit meclisince mzakere edilip karar verildikten sonra Maarif Vekletinin tasdikine sunulur. Derslere ayrlacak gn ve saatler, dersin mesleki ve kltrel ehemmiyetine gre, muvazeneli bir surette tesbit edilmeli ve daima enstitnn yksek ehliyette din adam yetitirmekten ibaret olan gayesi gznnde tutulmaldr. Biz bu hususta yle bir l teklif ediyoruz: Her snfta meslek dersleri ashdir. Kltr dersleri tali ve yardmcdr. Lisan derslerine gelince, bunlardan Trke milli dil ve Arapa Kur'an dili olmak itibariyle her ikisi de aslidir. Farisi br yabanc dil, enstit talebesi iin birer kltr dilidir, binaenaleyh yardmcdr.
Enstitde a l m a ve a r a t r m a l a r :

Bu aratrma ve almalar: a) gnlk dersler, bl mtalalar, c) toplu mzakereler, d) konferanslar, e) seminerler, fl mezuniyet tezi safhalarna ayrlr.

Gnlk dersler:

Enstitde derslere sabah 8.30'da balanr ve Cuma'dan baka gnlerde 12.30'da, Cuma gnleri 11.30'da son verilir. leden sonra saat 14.00'den 18.30 ve akamlar 20.00'den 23.00'e kadar ahmalar devam eder.
Mtalalar:

Enstitde talebe ahsi mesiye altrlr. Bu maksatla talebeye yazh ve szl vazifeler verilir. Talebe mtal saatlerinde bir taraftan derslerini, bir taraftan da bu vazifeleri hazrlar.
Toplu mzakereler:

Hocalardan biri, her gn, leden sonra tesbit edilecek saatte talebe ile babaa vererek mzakere yapar. Bu mzakerelerde, icabna gre, kh yazl vazifeler okunur ve bunlar zerinde talebeye tenkid ve mnakaa yaptrhr, kh derste geen baz mevzu ve bahisler zerinde durulur, kh talebeden bazlar muayyen bir mevzu zerinde konuturulur.
Seminerler:

htisas ubelerinde talebeye mzakere yerine seminer yaptrlr. ubelerin her hocas haftada en az bir seminer tertib eder. Her smestr iinde ele alnacak seminer mevzular hocalar tarafndan smestr banda tesbit olunarak talebeye bildirilir. Seminerlerde ele alnan mevzular tenkidli ve mnakaal bir surette derinliine incelenir.
M e z u n i y e t tezi:

htisas ubeleri talebesi ikinci devre banda, ders balamndan itibaren en ok onbe gn iinde seecei bir hoca ile birlikte karar'latraca bir mevzu zerinde bir tez hazrlamaya ve imtihanlardan en az yirmi gn evvel hocasna vermeye mecburdur. Tez hocas tezi tetkik ettikten sonra, gemez, orta, iyi ve pekiyi gibi bir not verir. Tezine gemez notu alan bir talebe o devrede imtihanlara kabul olunmaz ve bir defaya mahsus olarak tezini ikmal etmeye msaade verilir. Pekiyi not alan tezler, idarece teksir edilir veya bastrlr. Bunlardan bir ksm talebeye tevzi edilir, bir ksm da ktphaneye konur.

Konferanslar:

Her ders senesi banda idarece, din, ilm, edeb, itima mevzularda bir konferans serisi tertip olunur. Tannm ilim ve fikir adamlar davet edilerek konferanslar verilir. Btn talebe bu konferanslar takibe mecburdur.
Umumi imtihanlar:

Enstitde imtihanlar yazl ve szl olmak zere iki ekilde yaplr.

Yazl i m t i h a n l a r : a) M t e r e k s n f l a r d a ;

Mterek snflarda yazl imtihan ki dersten yaplr. Bunlardan birisi ders senesinin ilk ay iinde meslek derslerinden biri Enstit Meclisi tarafndan birinci yazl imtihan dersi olarak tespit edilir ve idarece talebeye bildirilir. kinci yazl imtihan dersi ders kesiminden bir hafta evvel snfn btn dersleri arasnda telebe nnde kur' a ile ekir.
b) i h t i s a s u b e l e r i n d e ;

Talebeye Kur'an veya Hadisten yahut Arapa muteber bir eserden bir para yazdrlr ve bunun evvela tercmesi, sonra da izah ve mnakaas istenilir. Yazh imtihan katlar dersin hocasndan baka ders ile alkal dier bir hoca tarafndan okunur. Her ikisinin takdir ettikleri notlarn ortalamas alnr. ki hoca arasnda ihtilaf halinde dersin hocasnn verdii nota itibar olunur. Yazl imtihanlarda talebede aydn bir anlay, muhakeme ve mnakaa edi melekesi aranr. Gerek mterek snflan ve gerek ihtisas ubelerinde szl imtiharilara kabul olunmak iin yazl imtihanlarda her dersten en az be not alm olmak arttr.
Szl imtihanlar:

Yazlardan sonra balanacak szl imtihanlar en ok birer gn fasa ile yaplr. Szl imtihanlarda mmeyyiz ve mfetti bulundurulabilir. Szl imtihanlarda talebenin selis Trke ifadesine serbest ve kolay konuma kabiliyetine dikkat edilir. Yaz ve szl imtihanlarda tam not (on)dur. Mterek snflarda, snf ve ihtisas ubelerinde devre gemek iin yazl ve sz-

mtihanlardan kazanlan notlarn (7) ortalamay tutmas arttr. Ortalama hesabna (5) den aa notlar girmez.
kmal imtihanlar:

Bu imtihanlar ders balamna tekaddm eden on be gn iinde ve yukarda gsterilen usul zere yaplr. Yalnz ikinci yazl imtihan dersi idarece tesbit olunur. Bir hafta evvel talebeye bildirilir. st ste iki sene snfta kalan veya devre geemeyen talebenin kayd silinir.
M e t o t ve h o c a m e s e l e s i :

Enstitnn en byk mes'elesine geliyoruz.


a) M e t o t ;

Bir tahsil messesesinde metodun bizzat ilim kadar mhim olduu malmdur. Bugn ark ile garb ayran ne zek ve kabiliyettir ne de alkanlk, fakat metoddur. Yukarda arzedildii gibi Paris ark Lisanlar Mektebinde senede retilen Arapa bizim eski medreselerde onbe senede retilemiyordu. Bu fark bir kelime ile metot farkdr. Yalnz bu noktada ok iyi anlamak lzmdr. Din ilimleri le msbet hatt sosyal ve moral ilimlerde metot ayn deildir ve olmaz. Msbet ilimlerde sahasna gre "induction" yolu ile tecrbe, mahade ve mukayese metotlar tatbik edildii halde din ilimlerinde bu yoldan gitmeye ve bu metotlarn hepsini tatbik etmeye imkn yoktur. nk msbet ilimler "Ratonel", din ilimleri "dogmatique" dir. Msbet ilimlerde zek tamamiyle serbest ve rasyonel bir sahada hareket ettii halde din ilimlerinde nceden hakikat kabul edilen dogmatik mebdelerden hareket etmek zorundadr. Bilindii gibi her dinin kendisine has dogmatik mebdeleri yani vahye mstenit nasslar vardr. slmn nasslar "Kur'an" ve "Hadis"dir. Din adam bu nasslar tereddtsz ve mnakaaszca bir stn hakikat kabul etmeye, dini ahkm bu nasslara istinat ettirmeye mecburdur. Byle kabul etmez de nasslar zerinde tereddt gsterir ve mnakaa ederse, din adam olmaktan kar ve filozoflar zmresine girer. Din adam ile filozof arasnda bu fark vardr. Bir filozof hususiyle bir metafiziki de din adam gibi evveli illetler ve hakikatler zerinde durur ve dnr. Metafiziin mevzu ve mes'eleleri de din gibi evveli illet ve hakikatlerdir. Ancak filozof bu sahada kendisini tamamiyle serbest grd haide dn adam bu serbestlie malik deildir. Din adam (ment) umdelerini birer evveli hakikat ve birer "donnees immediotes" kabul etmek zorundadr.

Bu durum din adam iin zannedilebilece gibi bir noksan deil bilakis kemaldir. nk insan akl ve zeks varl gibi aciz ve fanidir ve insann stnde yaad toprak paras gibi mahdudtur. Akln idrak sahas maddi ve mahss alemdir. Fakat dnen insan iinin derinliklerinden gelen bir hisle byyor, ki maddi ve mahssun dnda namtenahi bir saha kaplayan la maddi ve gayr- mahsus bir lem var. Bu lemi akl ile idrak etmek mmkn deildir. Din adam bu alemin hakikatlerinin akl ile deil "nakil" ve "vahiy'le bilineceine inanmakta ve bu noktada filozoftan ayrlp ''atheisme'"den uzaklamaktadr. Din adamnn filozofa stnlnde bu noktada olduunu ve vaziyet temin etmektedir. Bir Aristo, insanhk tarihinin benzerini kaydetmedii harikulade bir zekya ve mucizev bir ihataya malikti. Hazret-i Muhammed ise mmi bir insand. Fakat ondrt asrdan beri milyarlarca insan Hazret-i Muhammed'e tabi yaam, Aristo ise ok mahdut bir zmre tarafndan tannmtr. Hlsa metot bahsinde din ilimleri ile msbet ilimler birbirinden esasl bir surette ayrlr. Berikilerin "induction" usulne mukabil din imleri "deduction" usl kullanr ve bunu "Exegetisme" yani tahlil ve tefsir metodu ile ikmal eder. Bu noktada da iyi anlamak lzmdn Din ilimleri "deduction" tatbik eder demek, msbet ilimlerin mahede ve mukayese metotlarna arka evirir demek deildir. BUakis din ilimlerinde aydn mnas ile "Exegetisme" msbet ilimlerdeki mahede ve mukayeseden baka bir ey dedir. Yetikin bir din adam nass1ar zerinde yapt tahlil ve tefsirleri zamann ihtiyacn ve durmadan tekaml eden hayat ve mnasebetleri dikkatle mahede ve mukayeseden geirmek suretiyle hakikatletirecektir. Yukanda mtala zerinde mutabk isek enstitnn meslek derslerinde takib edmesi gereken metot kendiliinden ortaya km olur. Bu metot mahede ve mukayese ile takviye edilmi ve hakikatletirilmi "tahlil" ve "tefsir" usuldr. Vaktiyle Ebu Hanife gibi byk mtehitlerin usul de bu idi. (Ezmann tegayyr ile ahkm tebeddl eder) kaidesi bu usul ile ortaya konulmutur. mam- Azam mezhebindeki "Rey" ve "Kyas" bahsettiimiz mahede ve mukayese metodu ile takviye edilmi bir "Exegetisme"den baka bir ey deildir. Enstit programna baz kltr dersleri bu metodun iyi anlalp tatbik edilmesine imkn vermek iin konulmutur. b) Hoca meselesi: metot hakikate varmak iin bir yol ve vastadr. Asl mes'ele bu vastay kullanacak olan hocalardadr. Hoca mes'elesinin en hayrl bir ekilde hallini bizzat enstitden beklemek lzmdr. Fakat bugn iin ne yapmaldr? Bizde hali hazrda slmm yk-

sek ilimlerini hakkyle okutacak ancak bir iki zat vardr. Bunlar da hayli yal insanlardr. Bu vaziyette muhta olduumuz retim elemanlarn vaktiyle niversitenin kuruluunda yapld gibi dardan tedarik etmeye mecburuz. niversite bu ii Nazizmden kaan Alman otoriteleriyle kolayca halledebilmiti. Enstitnn hususiyeti gz nnde tutulunca bu messese iin dardan hoca tedarikindeki glk aikrdr. Enstit arad art ve vasftaki hocalar bugn iin ancak Mslman memleketlerden tedarik edebilir. Bu i buradan smarlama suretiyle olmaz. Enstit namna selahiyetli bir zatn baz Mslman memleketlere gitmesi ve yerinde yapaca soruturma ve aratrma ile lzn.olan hocalar bulup erbeer sene angaje etmesi icabeder. mit edilir ki bir-iki devre sonra Enstit kendi elemanlarn kendisi temin etsin. Nitekim niversitelerimiz temin etmektedirler. Enstitde hocalarn alma tarz: Enstitnn mesleki ders hocalarnn kendilerini tamamiyle messeseye balamalar arttr. Hocalar takrir suretiyle verdikleri dersleri ya not olarak yahut matbu ekilde vaktinde ve muntazaman talebeye vermelidir. Hocalar derslerinde Kur'an, Hadis, emsal ve a'ar mstesna olmak zere muayyen kitap kabul etmemeli, fakat talebenin mtalas ve istifadesi iin mracaat eserleri tavsiyesinde bulunmahdr. Hususiyle Arapa retiminde eski kavaid ezberleme usulnden kati surette s akimim al dr. Garp lisanlarnn retiminde olduu gibi "metode directe" ve "textes expliques" usl tatbik edilmelidir. Hocalar derslerine ait eser vermeye ayrca tevik olunmahdr. Enstit binas ve ktphanesi: Enstit iin mnasip bir yerde yeni bir bina yaplmas arttr. Bunun masraf Vakflar Bankasna tahmil edilebilir ve edilmesi Vakfn manasna ve maksadna uygundur. Binann ehir dnda ve etrafnda hoca evleri ile birlikte nas idealdir. Bu temenni tahakkuk edinceye kadar enstitde imdiden yi bir ktphane tesis edilmelidir. Hocalar tarafndan lzum gsterilecek kitap ve eserler umumi ktphanelerden toplanp enstit ktphanesine yerletirilmelidir. Aksi halde bugn olduu gibi leden sonralar talebe ktphanelere gidiyoruz diye sokaklara dklr. Disiplin bakmndan ok mahzurlu olan bu vaziyetin

derhal ortadan kaldrlmas ve en ksa bir zamanda enstitde kifayet edecek bir ktphanenin tesis edilmesi zaruridir.
Talebe disiplini:

Enstitde slmi terbiye ve ahlkn emrettii esaslar dairesinde sk bir disiplin tatbik edmeli ve messesede dini bir hava ve hareket hkiim srmelidir. leride birer din adam olacak genler bu sayede slmi terbiye ve ahlk yalnz kitaptan nazari olarak deil bilfiil yaamak suretiyle renmeli ve benimsemelidir. Askeri bir okul meslein icabna gre nasl bir disiplin altmda ise enstit de kendi gayesine uygun dini bir disiplin iinde almaldr. Binaenaleyh talebenin dini fariza ve vazifeleri vaktinde ve usulne uygun olarak yerine getirmelerine en byk dikkat ve ihtimam gsterilmelidir. Talebeden hem akide salaml, hem de amel bakmndan dini salbet istenilmelidir. Amelsiz ve laubali din adamlarmdan cemiyete fayda yerine zarar geleceini unutmamaldr.
Enstitnn idare personeli:

Enstit banda bir Reis ve bir Mdr bulunur. Reis faklte dekanlar vaziyetinde messesenin ilm ve terbiyev faaliyetini tanzim ve idare eder ve ita amirliini yapar. Enstitnn btn idari ilerini ekip evirmek reisin murakabesi altmda mdre aittir. Mali bakmdan mdr tahakkuk amiridir. Enstit meclisi: Meclis Enstit Reisinin riyaseti ile mdr ve btn enstit hocalarndan teekkl eder. Meclis ilmi terbiyevi ve idari ilerden reisin havale ettii hususlara karar verir. Enstit meclisinin verdii kararlar maarif Vekletinin tasdiki ile kesinlesin

Yksek slam Enstits'nn kurulu devresine ait olmak zere sunulan bir projeden Maarif Vekletinin tasdikine iktiran eden hususlar "Ders ve mtihan Talimatnamesi",. "Disiplin Talimatnamesi" eklinde birer talimatname haline konulmahdr.

('} Bu tasary burada son ve kat'i bir dnce otarak deil, srf bir n tasan olarak sunuyor ve bunu umumi efkann tenkidine arzediyoruz.

DYANET LER TEKLAT K A N U N U TASARISI BRNC KISIM UMUM HKMLER


Madde 1- Diyanet ileri tekilat ilmi, idari ve mali muhtariyeti haiz hkmi bir ahs olup, bu kanunda gsterilen uzuvlar marifetiyle temsil olunur. slm dininin ibadetleri ve slmi talim ve terbiye ile ilgili btn tekilat ve messeseler Diyanet leri Reisliine bahdr. Diyanet leri Reishinin merkez tekilat stanbul'da bulunur. Madde 2 - Diyanet leri Reisliiyle ona bah tekilat ve messeselerde vazife grenler, siyasi partilere giremez, siyasee uramaz ve hkmet ilerine karmaz. Madde 3- Diyanet leri Tekilt kendi gelir ve gider btesini, bu kanunda gsterilen ilgili uzuvlar marifetiyle kendisi tanzim ve kabul eder. Diyanet leri Tekilt btesinin gelirleri, eskiden beri mevcut dini vakflarla yeniden yaplan balar, para yardmlar ve dini tesislerdir. Diyanet leri Tekilat btesinin giderleri, maa, inaa, tamir, tesis, te'lif ve tercbe, talim ve terbiye gibi dini hizmetler karl masraflardr. Madde 4- Vakflar Umum Mdrl, btn tekilt ve messeseleriyle ve btn var, geliri ve gideri ile, bu kanunun neri tarihinden itibaren Diyanet leri Reisliine balanmtr. Madde 5- Diyanet leri Reisliine bal tekilt ve messeselerde dini vazife grenler, bu sfatla ve vazifeleri itibariyle Diyanet leri Reisliinin emrindedir. Bu kimseler kanunlarn devlet memurlarna tand himaye ve imtiyazlardan istifade ederC) Diyanet leri Reisi, kayd bayat ile seildii kabul edilirse, bu takdirde. Diyanet Reisi veya vekili riyaset eder. raya

ler ve devlet memurlar maa ve cret baremine muvazi bir ekilde. Diyanet Reisliince, tanzim olunacalc bir barem zerinden maa ve cret alrlar. Madde 6- Diyanet leri Reisliine bal tekilt ve messeselerde vazife grenlerin tayin ve terfileri ile, vazifelerine son verilmesi ve Diyanet leri Reislii emrine alnmas, emekliye ayrlmas ve emeklilik maa keyfiyetleri, bu husularda devlet memurlar hakknda tatbik olunan kanun hkmleri esas tutularak. Diyanet leri Reisliince tesbit olunur.

IKINCI

KISIM

1. FASIL DYANET LER TEKLTI Merkez Tekilt Madde 7- Diyanet leri Merkez Tekt: Reislik, Diyanet ras, Bamavirlik, Yksek Mavere Hey'et, Bamfettilik, Varidat ve Evkaf, Tedris ve Neriyat, mar, Muhasebe ve Zat leri Mdrlkleriyle Hukuk Mavirlii ve nzibat Meclsini ihtiva eder. Reis Madde 8- Diyanet leri Reisi, slm Enstits mderrislerinden, Medreset'l-Mtehassisin mezunlar e icazetli veya enstit mezunu mftlerden. Dersiam payesini haiz, veya slm ilimlerine vukufu eserleriyle sabit, itikad ve amelce diyanete ball ile maruf kimseler arasndan Diyanet ras tarafndan, gizli rey ve mutlak ekseriyetle be sene iin (yahut yaad mddete) seir. Birinci seimde mutlak ekseriyet hsl olmazsa, tekrar yaplacak seimde izafi ekseriyetle iktifa edilir. Mddeti biten reis, tekrar seilebilir. Madde 9- Reis seimi Eyll ay iinde yaplr. lm veya istifa halinde, yeni reis seimine kadar reislic vazifesi Bamavir tarafndan grlr. Diyanet ras Madde 10- Diyanet ras, slm lahiyat Enstits Mderrisleri ile, Medreset'l Mtehassisin mezunlarndan, icazetli ve-

ya enstit mezunu vilayet mftlerinden, dersiam payesine haiz veya slm limlerine vukufu, eserleriyle sabit, tikad ve amelce diyanete bahh ile mruf kimseler arasndan, yksek mavere he/etinin teklifi zerine. Diyanet leri Reisliince seilip davet edilenlerden teekkl eder. Yksek Mavere Hey'eti ve slm Enstits reisi ve muavinleri ile Diyanet leri mavir, mfetti ve mdrleri, ras'nm tabi zas saylr. Madde 11- Diyanet ras her be senede bir. Eyll ay inde toplanr. Ve Diyanet leri Reisi seimi var ise, bunu takip eden gnn ertesi gn, mzakereye balar. ra gndemi, yksek mavere hey'etince tesbit olunarak toplantdan en az iki ay evvel reislike ra azasna bildiriHr. ra riyaset divan, seilecek bir reis ve bir reis vekili ile aza ve iki ktipten teekkl eder'"'. raca, ekseriyetle karar verildii takdirde, gndemde tadil ve ilve yaplabilir. ra kararlarnn icrasna Diyanet leri Reisi memurdur. Ba Mavir Madde 12- Bamavir, Diyanet leri reisinin ba yardmcs ve yksek mavere hey'etinin reisidir. Bamavir, btn kollar ile, tek meclis halinde toplanan, yksek mavere hey'etince gizli rey ve izaf ekseriyetle seilip gsterilen namzet arasndan birini tercih suretiyle Diyanet Reisliince tayin olunur. Yksek Mavere Heyeti Madde 13- Mavere hey'eti. Diyanet leriyle tekilt ve messeselerinin tanzim ve idaresinde Diyanet ileri Reisinin yardmcs olup, reislike havale olunan hususlar hakknda istiari kararlar verir. Bu kararlar Diyanet leri Reisinin tasdiki ile kesinleir. Mavere hey'eti "Talim ve Terbiye", "plan, program ve talimat", "te'lif, tetkik. ve tercme" olmak zere beer kiilik kola ayrlr. Her kolun reis ve ktibi ile, i sahas. Diyanet Reisliince tayin ve tespit olunur. Madde 14- lk yksek mavere hey'etini tekil eden z. Diyanet leri Reisi tarafmdan re'sen seilip tayin olunur. leride

DIN

ve

LKLK

mnhal vukuunda her kol tek meclis hande toplanarak, alkah kolca gsterilen namzetler arasmdan, gizli rey ve ekseriyet usl ile za seerek Diyanet leri Reisliinin tasdikine sunar.
Ba Mfetti

Madde 1 5 - Ba mfetti, diyanet tekilat messeselerinin idari ve mali ileri ile tedris faaliyetlerinde tefti ve murakabeyi temin eder. Ba mfettilie bah lzumu kadar diyanet, ders ve idare ve evkaf mfettii bulunur. Diyanet mfetdlikleri, imam, hatip, vaiz ve mft gibi vazife grenlerden Trkiye Cumhuriye kanun ve nizamlarma, din, edep ve ahlkma ve diyanet tekiltmm kanun, nizam, talimat ve tebligatma riayet derecelerini, ders mfettileri, reislie bah tedris faaliyetlerini; idare ve evkaf mfettileri ise, tekilatm maU ve idare ksmlar ile vakflar idaresini tefti ve murakebe eder. Madde 1 6 - Mfettiler ba mfettiin inhas zerine, ba mfetti de, tek meclis halinde toplanan yksek mavere hey'etince gsterilen namzetler arasndan birini tercih etmek suretiyle. Diyanet leri Reisi tarafndan tayin olur.
Daire Mdrleri ve Hukuk Maviri

Madde 1 7 - Varidat ve evkaf, terris ve neriyat mdrleri ile hukuk maviri, imar, muhasebe ve zat ileri mdrleri tek meclis halinde toplanan yksek mavere hey'etince gsterilen namzetler arasndan birinin tercih edilmesi suretiyle Diyanet leri Reisi tarafndan tayin olunur. Hukuk maviri e, yukanda ad geen daire mdrlerinden herbirinin vazife, salhiyet ve mes'uliyetieri ayr bir i nizamname ile tesbit olunur.
Diyanet leri nzibat Meclisi

M a d d e 1 8 - Diyanet leri nzibat Meclisi, Bamfettiin reislii altnda. Hukuk Maviri ve Zat leri Mdr ile yksek mavere hey'etinden, alt ayda bir nbetlee deimek zere, azadan ve iin mahiyetine gre, alkal daire mdr veya vekilinden teekkl eder. M a d d e 1 9 - nzibat Meclisi, diyanet tekilat ve messeselerinde vazife grenlerin kanuna, usl ve talimata uymayan hareketlerinden dolay haklarnda inzibati cezalar vermeye salahiyetlidirler. mam, vaiz ve mft gibi dini bir vazife grenlerin din, itikad ve ameline, edep ve ahlkna; Diyanet reislii emir ve teblilerine uymad iddia olunan hareketleri hakkmda inzibat

K A N U N

TEKLIFLERI

meclisi evvel emirde yksek mavere hey'etinin alkah kolundan mtala sorar. Diyanet leri, inzibat meclisinin vermeye selahiyetli olduu cezalarn nevi ve dereceleri ile neticeleri, ayr bir i nizamname ile gsterilecektir.
Diyanet leri Btesi

M a d d e 2 0 - Diyanet leri Tekilt Btesi, Varidat ve Evkaf Mdrlnce hazrlann Ve yksek mavere hey'etince mzakere edilip kabul olunur. Her daire mdr, kendi dairesi btesini hazrlayp Varidat ve Evkaf Mdrlne tevdi eden Bu mdrlk de kendi btesini hazrladktan ve he/eti-i umumiyesi zerinde incelemeler yaptktan sonra, yksek mavere hey'eti reisliine gnderir. Her daire mdr, dairesi btesinin mzakeresinde kendisi veya vekili hazr bulunur. Mavere hey'etince kabul olunan bte. Diyanet leri Reisinin tasdiki ile kesinleir.

11. FASIL VLYET ve KAZA TEKLTI


M a d d e 2 1 - Vilyetlerde ve mmkn olan kazalarda; diyanet ileri banda mft, diyanet meclisi, diyanet ileri meclisi, inzibat meclisi ve ayrca vilyet merkezlerinde bir mft maviri bulunur. Vilyet Mfts

M a d d e 2 2 - Vilyet mfts, vilyette Diyanet leri Reisinin mmessili ve bu sfatla vilyetin diyanet tekilat ve messeselerinin ba ve kaza mftlerinin ilk merciidir. Vilyet ye kaza mftleri, ileride slm Enstits mensuplarndan seilmek zere, imdilik mevcut ve mteamel usle gre tayin olunurlar.
Mft Maviri M a d d e 2 3 - Mft maviri, mftnn yardmcs olup onun inhas zerine veya, icabnda, re'sen Diyanet Reisliince tayin olunur. Mavir, mft tarafndan verilen ileri grr ve mazereti halinde mftye veklet eder. Vilyet mftlklerinde lzuma gre ktip ve memur bulunur.

Diyanet Meclisi Madde 24- Diyanet meclisi, vilyet ve caza merkezlerinde, nahiye ve kylerde vazife gren mderris, vaiz, hatip ve imamlar arasmdan ve tarafmdan, sene iin seen; lzumu kadar azadan teekkl eder. Meclis, mutad zere, her aym ilk cuma gn Mftlkte, mft veya vekilinin reisliinde toplanr. Azadan biri, meclisin ktiplik vazifesini grr. Diyanet meclisi, mft tarafndan vaz'olunan mes'elelerle, mahalli bilmum diyanet ileri ve ihtiyalar hakknda mzakere edip karar verir. Meclise verilen kararlardan. Diyanet Reisliinden istizne muhta olmayanlar, mftlklerce icra olunun Ne gibi kararlarn istizana muhta olduu. Diyanet Reisliince tesbit olunur. Diyanet Meclisi ile aadaki maddede gsterilen Diyanet leri dare Meclisinin senelik faaliyetleri, kararlar ve bunlardan icra olunanlar her sene kaza mftlklerince de umumi bir rapor halinde Diyanet leri Reisliine bildirilin Diyanet leri dare Meclisi Madde 25- Vilyetlerde ve mmkn olan kazalarda bir Diyanet dare Meclisi kurulun Meclis, mahalli ihtiya ve imkna gre, lzumu kadar, dini gayret sahibi hayrsever za ve murakptan teekkl eder. Ve senede bir nisbetinde yenilenin Mddeti biten za ve murakplar, yeniden seilebilin Meclis, kendi zasndan birini reislie, birini ktiplie, birini de muhasip ve mutemetlie seen dare meclisi seiminden bir hafta evvel, mftlkte toplanarak senelik faaliyet ve hesap raporlanm tanzim edip mftye tevdi eden Muhasebe ve vezne durumu murakplarca tetkik edilin dare Meclisi Seimi Madde 26- Diyanet leri dare Meclisi seimi. Ramazan aynm son Cuma namazm mteakip bir cami veya mescidde, yahut mftlkte yapln Mft veya vekili, mddeti biten meclise yaplan ve daha yaplacak iler hakknda beyanda bulunduktan, umum rapor okunduktan \ L ' nurakplarca muhasebe ve vezne durumu izah olunduktan sonra, seime geilir. Madde 27- dare meclisi seimi, hamiyet ve dini gayret sahibi mslmanlar, vakitlerinden bir ksmn hayr ileme yolunda kullanmaya davet mnasnadm Seim ileri bu nokta gznn-

de tutularak Diyanet Reisliince hazrlanacak bir seim talimatyla tanzim olunur. dare Meclsinin Vazifeleri Madde 28- Diyanet leri Meclisinin, vilyet ve kaza mslmanlar cemiyetinin idare uzvu mahiyetinde olup, onu temsil eder. Bu mahalli halkn dini ihtiyalarn maddi bakmdan temine ahmak; dini hayratn iyi bakmna ve temiz tutumuna nezaret etmek; tesis, para yardm ve balar tevik etmek suretiyle dini hayrat ve messeselerin imar ve ihyasna gayret etmek; yetim, fakir ve kimsesiz ocuklar bayram hediyeleri ile sevindirmek hizmetleridir. Madde 29- Diyanet leri dare Meclisi, her sene Ramazandan bir hafta evvel, mftlkte, mft veya vekilinin reislii altnda. Diyanet meclisi azalar ile birlikte mterek bir toplant yapan Bu toplantda, geen senenin faaliyetleri ve eksik kalan ileri grldkten sonra gelecek seneye ait iler ile diyanet ihtiyalar mzakere edilip kararlatrlr. Gelirler Madde 30- Vilyet, kaza, nahiye ve kylerde, vakflar ve tesisler mulne girmeyen diyanet ihtiyalar, ba, para yardm, kurban derisi satm ve sadaka gibi gelirlerle temine alr. Yardm Kutular Madde 3 1 - Diyanet leri Tekilt ve messeselerine mensup olanlar ile, dini hayrat hademesinin ve dier kimselerin mabet iinde sadaka, zekt ve fitre istemesine ve toplamasna msaade edilmez. Bu gibi dini borlarn ifasn kolaylatrmak zere; cami ve mescidlerde para atmaya mahsus lzumu kadar yardm kutular bulundurulur. Yardm kutular her hafta Cuma namazndan sonra. Diyanet dare Meclisince kararlatrlacak usl dairesinde alarak muhteviyat saylp, cami veya mescidin yardm defterine kaydedildikten sonra. Diyanet dare Meclisi sandna, makbuz mukabilinde yatrlr.

Yardm Haslat Madde 32- Yardm kutular ve umumiyetle para yardmlar ve balar haslat. Ramazan ve Kurban Bayramlarnn ilk gnlerinde aadaki tertip zere hisselere ayrlr; Diyanet leri Reisliince tesbit edilecek miktar aan haslatn, bu miktardan fazlasnn yzde 15'i muhta vilyetlerin mslman fakirlerine ve diyanet mensuplarna yardm hissesi olarak Diyanet Reislii emrine verilir. Mtebaki haslatn yzde 25'ini ni ihtiyalar karlamak zere, ihtiya akesi olarak. Diyanet dare Meclisi sandnda braklr. Geride kalan haslat. Diyanet Meclisince kararlatirlacak usl ve nisbet dairesinde mstehliklerine datilr. nzibat Meclisi Madde 33- Vyet ve kazada mft veya vekilinin reislii altnda, bir inzibat meclisi kurulur. Vilyet ve kaza nzibat meclislerinin vazife ve salhiyetleri le teekkl suretieri. Diyanet Reisliine bir talimat ile tesbit olunur.

NC KISIM
DN TALM VE TERBYE I. FASIL DYANET MEKTEPLER Dini Mev'izeler ve Dersler Madde 34- Vilyet ve kazalarn ve imkn nisbetinde nahiye ve kylerin mftlklerce tesbit olunan, camilerinde veya mtemiltnda (Diyanet Mektepleri) alr. Bu mekteplerde, reid olmayan kklere ve byklere mahsus olmak zere, ayr ayr gn ve saatlerde, serbest din bilgisi dersleri verilir. Dersler, islm Enstts'nden mezun yetiinceye kadar ehliyetli din adam olmakla mruf kimseler tarafndan okutulur. Diyanet mekteplerinde hafz da yetitirilir. Madde 35- ehir ve kasabalarda ve imkn nisbetinde, kylerde her hafta Cuma namazndan evvel veya sonra, en az bir camide slmiyetin esas akide ve amel ahkmna ve byklerinin hal ve hayatna dair mev'izeler ve din dersleri verilir. Bu mev'ize ve dersler Ramazan'da her gn, mmkn olursa, her camide yaplr.

11. FASIL LAHYAT ENSTTS


Madde 36- Din hadimi, hocas ve limi yetitirmek zere, stanbul'da ve icap eden baka yerlerde Diyanet leri Reisliine bah muhtar birer (slm limleri Enstits) kurulur. Enstitnn her devresi yatl ve meccanidir. M a d d e 3 7 - Enstitnn ilk devresi alt, orta devresi drt senesi birinci ve drt senesi ikinci olmak zere sekiz; yksek devresi drt ve ihti.sas devresi senedir. M a d d e 3 8 - lk devreye yedi yana basan kkler alnn Yetim ve kimsesizler, mft, hatip ve imam gibi diyanet mensuplarnn ocuklar tercih olunur. Bu devrede devlet ilk mekteplerine muvazi bir program tatbik olunun Ancak, programda, nc snftan itibaren elemanter din bilgisi dersleri yer ahr. M a d d e 3 9 - Orta devre birinci ve ikinci ksmlarda devlet orta mektepleri ile lise programlarna mmkn olabildii kadar yaklamak ve din bilgisi dersleri ile slm tarihine ve ses musikisine genie bir yer ayrmak zere hususi bir program tatbik olunur. Orta devrenin birinci ksmnda eski harflerle Arapa ve Farsa yazma retimine ve Garp dillerinden birinin okutulmasna balanr. M a d d e 4 0 - Orta devrede birinci ksm muvaffakiyetle bitirip de pekiyi veya iyi derece kazanamam olanlar, kendileri ve velileri isterse, iki senelik "orta birinci meslek kursu" na ayrlrlar. Bu kursta imamlk, hatiplik, mezzinlik gibi dini bir vazife grecek kimselerde aranan din bilgisi ve terbiyesi temin olunur. Ses ve hafza ls zerinde istidat gsterenler hafz yetitirilir. Kursu muvaffakiyetle bitirenler, derecelerine gre, ikinci snf imamlk, hatiplik ve mezzinlik, kasaba ve ky Diyanet mektebi ve enstit ilk devre hocalna veya bu derecelerdeki vazifelere tayin edilirler. Bunlardan kursa girmek istemeyenlerle kursu muvaffakiyetle bitiremeyenlere devlet orta okul diplomasna muadil diploma verilir.

Madde 4 1 - Orta devre birinci ksm pekiyi ve iyi derece ile bitirenler, ikinci ksma geerler. Bu ksm programlarnda Arabi ve er'i ilimlere, slm tarihiyle dinler tarihine, slm byklerinin siyer ve hal tercmelerine ve yabanc de daha geni bir yer verilir. Madde 42- Orta devre ikinci ksmn muvaffakiyetle bitirip de pekiyi veya iyi derece kazanamam olanlardan arzu edenler iki senelik "orta ikinci meslek kursuna" girerler. Bu kursta birinci snf imamlk, hatiplik ve ikinci snf vaizlik, din dersleri hocal gibi vazife grenlerde aranan bgi ve olgunluk temin olunur. Kursu muvaffakiyetle bitirenler, derecelerine gre, yukarda sylenen vazifelere tayin olunurlar Kursa girmek istemeyenlerle kursu muvaffakiyetle bitiremeyenlere, devlet liseleri diplomasna muadil diplama verilir. Ve bunlardan isteyenler 40' mc maddenin son fkrasnda gsterilen vazifelere tercihan tayin olunurlar. Madde 43- Orta devre ikinci ksm pekiyi veya iyi derece ile bitirenler, yksek devreye geerler. slm Enstits yksek devresi, yksek dereceli dini tahsil veren bir messesedir. Bu devreyi muyafakiyetle bitirenler, 43'nc maddede gsterilen vazifelere tercihan tayin edilebilecekleri gibi. Enstitnn reis ve muavinliklerine, orta, yksek ve ihtisas devreleri mdr, muallim ve mderrisliklerine; Diyanet leri tekilatnn kademelerine tayin edilebilirler.

IH. FASIL E n s t i t d e Dspln ve d a r e Madde 44- Enstitnn her devresinde dini terbiye ve ahlkn gsterdii yoldan bir disiplin tatbik edilir. Snf ve devre terlerinde, talebenin dini terbiye ve ahlk bakmndan hal ve hareketi esas tutulur. Dini terbiye ve ahlka aykr hareket etmek itiyad ve istidad gsterenlerle dini vazifeleri ifada teksl itiyad edinen renciler, snf ve devre terfi edemezler. Bu hususu temin in, ilk devreden balamak zere, enstitnn her devresinde her talebeye mahsus bir "Hal ve hareket fii" tutulur. mtihanlardan evvel, devre mdr ve hocalar toplanarak hal ve hareket filerine nazaran her talebenin durumunu tesbit ederler. Bilgi bakmndan

olduu gibi, hal ve hareket bakmndan da iki sene snfta kalan talebenin kayd silinir. Enstitnn her devresine mahsus larak bir disiplin talimat yaplr. Madde 45- Enstit talebesine, slmi an'aneye uygun olarak, devrelere gre, kabul edUecek ekilde elbise giydirilir. Talebe, Enstit inde ve dnda devresine mahsus olan elbiseyi giymeye mecburdur. Madde 46- Enstitnn banda Diyanet leri Reislii tarafmdan tayin edilen bir enstit reisi ve bir reis muavini bulunur. Devreler, yine Diyanet Reisliince tayin edilen birer mdr ve muavinle idare olunur. Enstitnn kalem ve muhasebesinde lzumu kadar ktip ve memur altrlr. Devrelerin ders programlar ve imtihan talimatnameleri enstit meclisince tanzim edilerek Maarif Vekletinin mtalas ahndktan sonra. Diyanet Reisliince tasdik olunur. Madde 47- Enstit meclisi. Enstit reisinin bakanhnda yksek ve ihtisas devreleri retmen ve mderrislerinden teekkl eden Meclisin vazife salhiyetleri bir talimat ile tesbit olunur. slm Enstits'nde vazife alacak kimselerde itikad ve amelce diyanete ballk esastr.

D R D N C KISIM ETL M E S E L E L E R Madde 48- Diyanet tekilat ve messeselerinde dini vazife gren kimseler, mbed iinde ve vazife banda giydikleri elbiseden baka, darda; slmi an'aneye ve salk kaideleri ile gz zevkine uygun olarak kabul edilecek ekilde elbise giyerler. lmiye kyafet ve elbisesi ile kahve, gazino, sinema ve tiyatro gibi elence yerlerine girilmez. Madde 49- slm Enstits, kendi mezunlar ile dare edilir bir duruma gelinceye kadar baka slm memleketlerinden mderrislik, retmenlik gibi hizmetlerde altrlmak zere, ehliyetli din limleri celbolunacaktr. Bunlardan isteyenler Vekiller He/eti karariyle hemen Trkiye tbiiyetine geerler.

Madde 5 0 - slm Enstits mezun vermeye balaymcaya kadar, baka slm memleketlerinin yksek din ilimleri okunan merkezlerine Diyanet leri Reisliince talebe gnderilir. Bunlar avdetlerinde derecelerine gre, slm Enstits'nde vazife alrlar. Madde 5 1 - Bu kanunun tadil veya ilgas iin Byk Millet Meclisinin tam saysnn te ikisi ekseriyetince karar verilmesi arttr. Muvakkat Maddeler M a d d e 5 2 - Evkaf tekiltn ve vakflar idaresini, bu kanun hkmleri dairesinde, yeniden dzenlemek zere. Diyanet leri Reisliince, bir sene iinde, bir kanun tasars hazrlanacaktn M a d d e 5 3 - Bu kanunda derpi edilen tekilat ve messeseleri kurup ler bir hale getirmek zere, devlete Diyanet leri Reisliince bir defaya mahsus olarak lzumu kadar para verilecektir.
M a d d e 5 4 - lk Diyanet ras bu kanunun nerini takip eden nc senenin Eyllnde toplanr ve lk Diyanet leri Reisi seimine kadar Reislik vazife ve salhiyetleri bu kanunun neri tarihinde reis bulunan zat tarafndan ifa olunur.

NDEKLER
nsz
kinci Bask iin nsz

11
19

BRNC

KISIM

D N V E HAYATTAK YER I -- N K A R C I G R L E R V E Y A N I L D I K L A R I N O K T A L A R Son devrin jnlcrcik modas v e eitli inkarc kollar Ansiklopediciler ne diyorlard? Ansiklopediciler nerede yanlyorlard? Ansiklopedicileri yanltan sebepler D i n , fls etmedi v e etmeyecektir. Maddeciler ne dnyor v e ne diyoriar? Eski zaman maddecileri n e diyodar? Maddecilik karsnda Efltun maneviyat l Rnesans v e modern ilim hareketlerinin balangc Modern maddeciliin douu lmi'maddecilik Poztvstler v e pozitivizm Tarih maddecilik Tarih maddeciler ne diyor v e nerede yanlyorlar? lm maddeciler ne diyodar? Dinlere gre hayat v e kinat Maddecilie gre hayat v e kinat lm maddeciliin tenkidi lim mefhumunda vukua gelen deiiklikler irhin sahas dnda kalan hakikatler lim v e ameli hayal lmin kendi sahasndaki kymeti " II - D N N E D R ? Allah v e din D i n nedir? Din v e kendiliinden var olma fikn D i n , insan vicdannn ilk v e dorudan bir mu'tasdr D i n derin bir temayln v e hayal bir ihtiyacn ifadesidir lim v e hayat muammas Din v e hayat muammas Braknz, herkes gnlnn n kendisi yaksn D i n ahlkiyatnn kuvveli v e tima hayat iin ehemmiyeti 67 68 70 75 78 79 80 82 83 ". 27 28 30 31 33 34 35 37 39 41 ^l 44 45 46 48 48 50 53 54 57 57 61

KNC

KISIM

D N HRRYET N E DEMEKTR? Bugnk devletlerde dn v e devlet mnasebetleri 91

303

I - D NMEFHUMUNUN man ve amel Fevri v e yakn iman Amelin nevileri Takdis vazifesi M a b e d tekilt v e ruhanlik meslei

UNSURLARI --95 96 97 98 99

II - D N H R R Y E T P R E N S B N D E N D O A N H A K L A R inanma hakk badet ve dua hakk Talim v e tedris, neir v e lelkin hakk Dini okutup retmek bir haktr Neir hakk din hrriyetinin en hayal cephesidir D i n neriyat ile himaye v e mdafaa edilir Din talim v e tedris faaliyetinin itima v e mill ehemmiyeti nsanda i huzuru, maneviyat terbiyesinin meyvasdr Dinin emirlerini yerine getirme hakk 104 106 112 114 117 119 120 125 127

III - D N H R R Y E T N N V E B U N A B A U H A K L A R I N D i n hrriyetinin hudutlanmas m lzmdr? nanma hakk hudutlanabilir mi? D i n hrriyeti ve ibadet hakk Fiil v e hareketlerimizin tasnifi badet ne zaman v e ne artla itima fl vast alr? Dindarn secdeghma hkmet kuvvetleri ayak basamaz Talim v e tedris, neir v e lelkin hakknn hududu Din neriyatn tahdidi Dinin emirlerini yerine getirme hakknn hududu -

HUDUDU 129 130 131 132 134 136 137 139 140

NC

KISIM

LKLK N E D E M E K T R ! LKLK V E M O D E R N DEVLET Liklik nedir? D i n hrriyetinin dmanlar Din taassup islmiyet ve taassup Siyas taassup Din hrriyetini koruma aresi v e liklik prensibi G a r p hukukunda liklik Liklik mnkHk deildir Liklik din dmanl demek hi deildir Dine bal devlet sistemi Devlet kuvvetleriyle silahlanan din terakkiye mnidir M b e l hariminde kalan din terakkiyi destekler 151 152 154 1 55 159 160 160 161 164 165 167 167

Devlete bal din sistemi

168 170 172

Liklik bir itidal v e muvazene sistemidir Din v e devlet mnasebetleri ihtiyalardan doar

DRDNC
Trkiye'de devir v e sistem 1 - Trkiye'de dine bal devlet sistemi

K I S I M
179 179 181 183 185 186 187 188 190 191 193 196 200 202 203 205 206

TRKYE'DE D N V E DEVLET M N A S E B E T L E R T A R H N E KISA BR BAKI

2 - Trkiye'de yan dn devlet v e liklie doru gidi lk kanunu esas v e liklik hareketleri kinci merutiyet v e sonras liklik hareketlen 3 - Trkiye'de devlete bal din sistemi eyhlislmlktan er'iye Vekilliine er'iye Vekilliinden Diyanet leri Reisliine Liklik prensibinin mant v e 429 sayl kanun Tereddt v e tenakuzlarn mnas Dini retim messeseleri v e Tevhidi Tedrisat Kanunu Zaruretler miktarlannca llmek lzmdr Diyanet bahsinde bir kmazdayz kmazdan kurtulmann aresi Diyanet tekiltna muhtariyet tanmak lzmdr Vakflan Diyanet Tekiltna balamak lzmdr Yksek bir slm limleri Enstits kurulmas lzmdr

BENC

K I S I M

Z A M A N I M I Z D A LM VE D N MCADELES

I - D N D E N A S V E NAKL, LM V E MARFET MESELES VE D N SBIEKTVZM 209

Trkiye'de bugn derin bir diyanet buhran hkm srmektedir. Her gn sahas genileyen ilim karsnda din ne yapmal ve nasl bir vaziyet almaldr? B u suale cevap olarak ileriye srlen dnceler Dinde sbjektivizm Dinde sbjektivizm, manevi bir skt v e tereddinin almetidir. Din sbjektivizmn tenkidi Din, nas ve nakilden deil, lim v e felsefeden bile ayrmak doru olmaz Dinde nas v e nakil esastr Nas v e nakli dinden saymamak, dini inkr etmektir .. -

211 212 216 218 218 222 223 224

DIN

ve

LKLK

II - l l l M V E S L M islmda ilim v e din mnakaas slm'n esaslara v e itimle mnasebelleri lmin karcsnda slm'n ast akideleri slm'n amel ankm v e ilim islm'da tlim v e felsefe ahkm v e modern lim slm'da her v e h i l e nass lercih eden lhat Aklc v e nakilci grlerin teklifi tihad fikri meselenin can noktasdr Akl k a r s n d a ' n a s ' v e ' n a k i l ' Naklin tefsir v e te'vilini kimler yapabilir? Serbest tefsir v e te'vil yerine bir nevi resmi te'vil v e tihad yolu tutulmaldr Hlsa edelim --227 229 230 231 232 233 234 235 239 244 246 247

SON
Tesadfler v e modern ilmin douu

SZ
253

ilmn nsan zerindeki hakimiyeti


ilim v e din mcadelesi M a d d e c i pozivitizm M a d d e c i pozivitizm'n kymeti M a d d e c i pozivitizm v e devrimiz buhranlan

255
256 257 258 259

Dizginlenmeyen arzu v e ihtiya, sahibini iner


lmin zaferi M a d d e c i pozivitizm v e muasr medeniyet rnek memleketler, takliti memleketler Muasr medeniyet hastadr Hastaln sebebi Kurtulmann areleri Mslmanlkta reform lzm mdr? islm'da itihad v e mtehitler

260
261 263 265 266 267 268 271 272

EKLER
KANUN Diyanet leri Tekilt kanun tasans TEKLFLER 279 291

Yksek islm Enstits'ne ait tekilt projesi

so ZLUK

a h k m - er'iye akille akslamel amd ampirizm

dini hkmler, dini kanunlar, nizamlar inanlan v e tkad edJten esas, iman istenilen eyin zdd hasl olmas, tersine o l u ; dini bir emri yerine getirme, takbik etme, itaat, ibadet duyu orgalarnn kullanlmadan hibir bilginin aklda yer aimayacam savunan felsefe, deneyci felsefe hr, pak, pislikten uzak kesin karar vermek, takva ile amet etmek

ri azimet

ba'sbadelmevf bedahet bediiyat behimiyyet beka beeri bezirgan bidayet bigne bhtan

ldkten sonra tekrar dirilmek, diriltmek aklk, belli, aikr, hereyin evveli, ncesi gzel sanatlar, estetik bilimi canit olmakta beraber aklsz olu devamllk insanla ilgili tccar, (burada da; din ticareti yapanlar) balang, ilk olarak alkasz, kaytsz, yabanc iftira, birisini sulu gsterme

cami ceberut cebir


cehd

: toplayt(:, iine alan, badet yeri :


:

byklk, kudret
fazla a h ; m a , a z i m , gayret .

: zor, kuvvet : cahillik, bilmezlik : dnya apnda, dnyay kaplayan : hacim, byklk, csse

cchl cihanjiiml cirm

dallet derun

man v e slmiyetten ayrlmak, Allah'a isyankr olmak gnlden, ilen

dogmatizm doktrin

: :

bir grn doruluuna pein olarak inanan ve bu nanlarn tenkide tabi tutmayanlarn ln tarz bir sistem meydana getiren fikir ve kanaatlerin hepsi

ecram ecsam enfs esatir evkaf

ruhsuz byk varlklar, yldzlar cisimler bir kimseye ait gr v e dn, sbjektif ilk zamanlara ait uydurma hikyeler, masallar Allah yolunda hayr ve hizmet iin sahibi tarafndan braklan mlk v e mallar

felah feragat ferda fersude fevc fevfcalbe$er fevr ftr filhakika fru

: :

kurtulu, saadet tok gzllk

: yarn, ertesi gn : eski, yrtk, eskimi : dalga, akm : nsanst, insan gcnn stnde : dnmeden v e ani olarak yaplan hareket : doutan, yaradltan, hayat kanunlarna uygun : : hakikatte, dorusu br kkten ayrlm ksmlar, cz' hkm ve kaide

H
habaset hadim haiz ham hamule hassa hasbi haviyat hayyiz hidemat hilkat

pislik, ktlk hizmet eden, e yarayan sahip olan himaye eden, koruyucu, koruyan yk bir eyde bulunup bakasnda buylunmayan ey karhksz. Allah rzas in sz arasmda, fazladan olan szler, lzumsuz cihet, yn, mekn hizmetler, vazifeler yaratl, yaratma

hodbin hodgm hurafe hkmran

bakasna hak tanmayan, bencil, kibirli kendi keyfni dnen, kendini beenmi uydurma, batl inan, masal, yalan hikaye hkmdar, hkm v e saltanat sren, hakim

sttfa.
tstlh

: : : : : : : : : : : : : : : : ; "": : : : : : : : : : : : : : :

bir eyin iysn seip ayklamak, semek belirli bir topluluun bir lafz lgat manasndan kararak baka bir manada kullanmalar, tabir, deyim, ttifak belirsiz olarak srarla rica etmek, usandrmak kudret v e kuvvetini tam kullanarak almak, gayret etmek, anlay, kanaat sosyal, toplulua ait anlay mahvetmek, ok zarar vermek, yok etmek bozmak, kartrmak, fitne sokmak fetva vermek haddini amak, ileri gitmek geni bilgi ile anlamak, tam kavramak iman v e islmiyet yolunu gstermek, doru yola gtrmek bir hususu resmen bildirme, tebli bir ii istemiyerek yapma, zorla i yaptrmak kaldrmak, hkmsz brakmak sebep sebep le alakal, sebep aray kendine lzm klma, gerekli bulma sz ve fikirde galibiyet, snad v e spat etmek uymak mhlet verme, sonraya kalmasna izin verme bir elden idare baka tarzda deime, bir halden dier hale gei yetime, ilerleme tek bana kalma, yalnzlk dzgnlk i gd, sevktabii semek, ayrp beenmek maiyetine girmek, balanmak dalmak, yaylmak, remek Jslmiyelten karak dinsiz olmak, geri dnmek

ibham ibram itihad

itima idrak ifna fsad ifta ifrat ihata ihda inha krah ilga llet illiyet iltizam ilzam imtisal imhal inhisar nklp inkiaf infirad nsicam insiyak intihab intisap intiar irtidat

irtikp irca irtikb isal iskat isnad

kt bir ilemek geri dndrmek, geri evirmek bir ie girimek, kt bir ilemek ulatrmak, yetitirmek susturmak, cevap vermeyecek hale getirmek bir e y e dayanmak, peygamberimizin szlerini sras ile kimlerden geldiini bildirmek soru sorup anlamak, anlamak iin sormak kullanma keyfi idare sistemi, zulm v e tahakkm bakalamak, mmkn olmay, imknszlk delil getirmek, bir detile dayanarak sonu karma baz emarelere beliren eylerden ileriye ait olacak eyleri karmak etrafl bilgi edinmek, umumi aratrmak karar klmak, yerlemek lzumlu olmak, gerektirmek devam, srp gitmek mtehit veya byk bir alimin gizli bir manay tihad ile meydana karmas bakalamak, imkanszlk, fazla arzu v e evk. zlemek inanmak, inan intiamli, uygun ekilde bantl, greceli, nspi

istiflam istimal istibdat istihale

istidlal
istihra

istikra istikrar istilzam istimrar istinbat

istihale tiyak itikat ittirat izaf

kfil kahir kaim kariha kasir kaza kemmiyet ktyas kombinezon knh kad

kefil olan stn gelen, yenen, zorlayan, mecbur eden mevcut, baki fikir kabiliyeti, zihin kudreti ksa, ufak boylu, krc, kran Allah'n takdirinin ve emrinin yerine gelmesi miktar, say, az veya ok olu benzetmek, karlatrmak, mukayese tertip, dzenlemek bir eyin asl, cevheri, z a, ama, ilk al merasimi

310

udini l-madd levsiyyt livechillh

din d;t, madde d kirli v e pis eyler Allah iin, Allah namna, Allah akna

M
mahsusaf mkulat mani maruf masnu m'eri mazruf mebde medlul meflium memnu mene menaf menhiyat mesabe meserret rneskut mesned mehut meihat meruiyet metbu mev'ize mevzu mez mezmum muamma muasr muaeret muarz muaraza : : : : : : : : : : : : g z l e grlen, hsle anlalan eyler : akln uygun bulduu ancak akl ile bilinir ve nakle mstenid olmayan meseleler ve ilimler : : : engel bilinen, tannm, belli, mehur. san'atla yaplan, yaplm, yapma

: c e m i y e t e ait, toplulua ait, ortaklaa : sarlp muhafaza edilen, zarfa konan : balang, kaynak, temel : gsterilen, mana, meal : : anlalan, mana, ifade yasak, men edilmi ,

: esas, bir eyin kt yer : menfaatler, faydalar : din yasaklar merci, derece, sevap yeri enlik, sevin hakknda birey sylenmemi grnen,ehadet eden kanuna, seriate uygun olma, yasak olmay kendine uyulan, labi olunan, hkmdar konu kartrma kt, makbul olmayarak ayplanm anlalmaz , bilinmeyen hal ayn devirde yaayan kar gelen

: dayanlacak yer, mertebe, makam : eyhlik, mridlik

: t, nasihat

: birlikte yaanlanlar : sz mcadelesi, biri le yarmak

muarz muhal muharrik muhayyer muhtariyet murakabe mukatele mlhaza

kar gelen imknsz, olmas mmkn olmayan tahrik eden, harekete getiren seilmesi serbest olan, s e m e c e zerklik kontrol etmek, tefti etmek, gzetmek birini vurmak, ldrmek, vurumak iyice dnp bir iin hakikatini tetkik etmek, dnce. tefekkr yumruk kaytsz v e artsz bir hkmdara bal idare ekli verilen, verilmi olan muntazam devam eden, sral, dzgn vasflanm dairelerde evrak zerinde yaplan ler, muameleler mukaddes olanlar, kudsi olanlar erimek, ulamak sknt, darlk, yokluk, zorluk bir eyi ok byk veya ok kk gstermek kayrmak, dikkat etmek, itina gstermek belirsiz, gizli kanlmaz olan, vazgeilmez olan, elzem dn dmanna kar koyma, gayret gsterme caza, sulara kar verilen karlk yalnz, tek, kark olmayan sulu ayet ve hadislere dayanarak yargya varan din dnr tesis olunmu, temeli atlm iz brakan, hkmn yrten, eserin sahibi kanun v e anlak emirlerinin yerine getirilmesini temin eden kuvvet, teyit edici, kuvvetlendirici izah eden, tefsir eden dnce sonradan katlm, eklenmi benzeyen, andran varl mmkn oian Allah'a yalvarmak nikahlanmalar, nikahla alakal olan bahisler tenzih edilmi, kusur v e noksanlklardan uzak inkr eden, kabul etmeyen son, nihayet sona eren, biten, bir eyi tamamlayan

muta mutlakiyet mu'ta muttarrd muttasf muamelt mukaddesat muvasala mzayaka mbalaa mbalat mbhem mbrem mcahede mcazat mcerred mcrim mtehit messes messir meyyide

mfessr mlhaza mlhak mmasil mmkin-l vcud mnct mnakehat mnezzeh mnkir mnteha mntehi

312

mmkinat mrai mrekkeb mrit msavat msavi mstani mstenit mstebit mstenid msterik mtefekkir mtehavv mtemayil mtemmin mateme mtemerrid mahhas mahit mrik mteaddit mteahhir mtearife mtedair mteessir mteharrik mtehavv

: :

mmkn olanlar, mknda olanlar ki yzl kimse, dalkavuk, riyakr

: birka maddeden yaplm : doru yolu gsteren : eitlik, ayn haklara sahip olmak : ayn seviyede olmak, denk, ayn derecede : elinde olanla yetinen, gerekli v e lzumlu bulunmayan : bir eye dayanan, gvenen

: emr altndakilere sz ve hrriyet hakk tanmayan, des pot, mstakil olan : bir e y e dayanan baz hususlarn aratran batl bilim adam ; dnen, lim, ok bilgili : bir halde durmayan, baka ekle girip deien : taraftar grnen : : : : tamamlayan, bitiren atma, birine svme inat, srar eden, dik kafallk eden tehis edilmi, cinsi anlalm

: dou memleketlerinin din, dil v e tarihlerini v e dier

: tank olma : Allah'a ortak kabul eden, Allah'tan bakasna ibadet eden. : : : : : birden fazma, birok, eitli herkesin bildii, tannm, doruluu aikr tesir altnda kalm, zntl hareket eden bir halde durmayan, baka ekle girip deien : sonra gelen, sonraki : dolay, alkal, zerine, iin

N
namtenahi nas nass nazir nazari

nihayetsiz, sonsuz, ucu buca olmayan insanlk kat'ilik, kesinlik, delil, haber e, rnek, denk, benzer yalnz gr ve dnce halinde olan ve tatbik edilmemi halde olan bilgi inkr, reddetme, bir eyin yokluunu v e olmadn ddia, srgn etme

nefy

nehiy ne'et nikab

yasak etmek, men etmek - vcuda gelmek, meydana gelmek, kaynak olmak yz rts, pee, perde d z e n , sra, dizi

P - R
pen^ rci reel redaet remiz re'y riayet

snma, snacak yer geri dnen, aid, alkas olan gerek, hakiki, sahici ktlk, fenalk, bayalk sembol, rumuz gr, grmek, fikir ulmak, iyi karlamak, tabi olmak, hfzetmek

s-
safvet sni saniyen saik salbet sarih sa'y sefahet sefih seknet sermedi sevktabii

temizlik sanatkrca yaplm, yaratan ikinci olarak, ikinci derecede srkleyen, sevkeden, gtren, sebep metanet, salamlk ak, belirli, aikr alma, gayret sarfetme zevk v e e y l e n c e y e dknlk zevk ve eylenceye dkn temkin, nefisteki teln kesilmesi ile hasl olan kalp huzuru daimi, ebed, srekli hayvan veya insanlarn dnmeksizin Allah'n evki ile hizmete uygun olan hareketleri yer deitiren her ey, akc ortaalarda Hristiyan aleminde papazlarn dini grne v e onlarn basks altndaki dini fikirlerine gre yaplan tedrisat usul

seyyal skolastik

sbut ek-k

sabit, kati olarak meydana kmak phe, bir eyin varl ite yokluu arasnda tereddt etmek fenalk, ktlk, Allah'n emirlerine muhalif hareket arkada, ortak ihtiva etmek, hkm altna almak, kaplamak

enaat erik mul

taassub

bir dne, bir nana kr krne balanp ondan bakasn dnmemek hali hatrlama, akt erdirme birisinin veya br devletin emri altnda olanlar aslna zarar vermeden deitirmek, dorulatrma zorbalk, bask v e iddet gstermek deimek, bir halden baka hale gemek, dnmek hakaret etmek, hor gmek byk hmet grmek, mukaddes bilmek, Allah'a kretmek btn gnahlardan kendini korumak, dinen haram v e yasaklardan ekinmek kayt ve arta balanma, art koma belirtmek, ak ak anlatmak niteliklerini syleme, nitelendirme aklamak, aydnlatmak ihtiva etmek, ine almak slm Hukukunda: Hakknda muayyen br er'i'ceza olmayan sular hakknda hkmdar veya vekili tarafndan uygulanan cezalar hakknda kullanlr,

taalckut tebaa tadil tahakkm tahavvl tahkir takdis takva

takyid tasrih tavsif tavzih tazMimun t a z i r haldc

tearuz tecesss tecviz tedhi tedvir teessr teesss tefrit tefahhus tefakkuh tefekkr tefviz tehassr tehasss tekaddm tekml tekevvn tekfir telkki temaa

iki kii arasnda zddiyet, muaraza gizlice aratrmak, yzn.aratrmak izin verme korkutma, rktme devrettirmek, dndrn>ek, idare etmek, ynetmek zlmek, kederlenmek teekkl, yerlemek, temellemek, kurulmak geride kalmak bir eyin, bir meselenin i yzn dikkatle aratrmak gl gibi alma dnmek iini Allah'a havale etmek hasret ekmek kalben v e ruhen hislenmek, hissetmek gemi bulunma, ilerleme, n e geme olgunlama vcuda gelmek, ekillenmek, var olmak birisine kafir d e m e , kafirliine hkmetme ahsi anlaya gre holanarak bakmak, seyretriek

temayl

nieylelmek, bir yana veya kimseye fazla taraftarlk v e sevgi gstermek inad, direnme tutunma, sarlma szn birbirini tutmamas, konumada beyan edilen sz ve fikirlerin birbirine zt oluu infaz etmek, hkmn yrtmek aydnlatma, br ey hakkmda bilgi verme uzaklatrmak, sindirmek ilerleme, ykselme gerilemek birlemek, karmak vuruma, iddetli arpma hakim olma, byleme durma, duraklama alak gnlllk verilen gven, yardmc olmak, ynelme uygun drme dndrmek Allah'tan gelene raz olmak, ii bakasna brakmak iyiden yiye aratrp phesiz tam olarak bilmek kabul etmek, salamlamak hatrlatma, Allah'n emirlerini hatrlatma rtmek, zayf drmek huy, yaradl asalak, parazit azgnlk, taknlk, zulm v e kfrde leri gitme

temerrd temessk tenakuz

tenfiz tenvir tenkil terakki tereddi terekkb tesadm teshir tevakkuf tevazu tevecch tevfik te'vil tevekkl teyakkun teyid tezkir tezyif tynet tufeyli tuyan

u-u
ukbat ukl umde umur s s - l esas

cezalar, ikenceler, eziyetler akllar nanlacak ey, prensip, temel fikir emirler, iler, hususlar hakiki salam teniel

vacib-l vcud

: vcudu mutlak var olan, yokluu mmkn olmayan Cenab- Hak

vahdaniyet vhid vahime vka varid vastf vehle vetire vkel vrud

benzeri olmamak bir, tek, biricik kuruntulu, kuran, vehmeden var olan, mevcut bir hadise, vuku bulmu, olmu akla gelen, erien, ulaan bildiren, ven irkilme v e rkme, dakika, an, lahza tarz, slup vekiller, bakanlar geli, gelme

Y anma, zikretme phe edilmeyecek lm halde

yd yakn

zam zahid zeval zuhur zhd

zina eden, meru olmayan nikhsz cins mnasebette bulunan dinin yasaklarmdan saknp buyurduklarn yerine getiren sona erme, gilmek meydana kmak, grnmek nefsani zevk ve arzulardan kendini ekerek ibadete vermek