P. 1
islamda cinsel hayat-ali rıza demircan

islamda cinsel hayat-ali rıza demircan

|Views: 160|Likes:
Yayınlayan: hayy
islamda cinsel hayat,
islamda cinsel hayat,

More info:

Published by: hayy on Nov 02, 2013
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

03/06/2014

pdf

text

original

Sections

  • Kur’ân ve Sünnet Ölçülerine Göre Cinsel Ö retim Farzdır
  • Cinsel nitelikli farz görevlerin ve haramların ö retimi farzdır
  • Allah’ın Resûlü’nün Cinsel Ö retimi
  • Cinsel ö retim kadınları da içine alıyordu
  • Cinsel ö retimin bir arada yapıldı ı da oluyordu
  • Kadınlar da cinsel konularda gerçekçiydiler
  • Cinsel problemlerini açıkça anlatan kadınlar da vardı
  • Cinsel ö retim ertelenemez ve dı lanamaz
  • Cinsel Hayat da Allah’a bâdet Yoludur
  • bâdet Nedir?
  • Allah’ın yasalarına itâat ederek ibâdet etmek
  • Cinselli i korumak ve kullanmak ibâdettir
  • Cinsel hayatı evlilikle ba latıp sürdürmek ibâdettir
  • böylece cinsel hayatı ba latıp sürdürmek ibâdettir
  • Cinsel haramlardan kaçınmak ibâdettir
  • Zinâdan korunmak Allah’ın güvencesine erdirir
  • E le ili kiye sevap verilir
  • Cinsellik ve Cinsel Hayat Üzerine slâm Gerçekli i
  • Erke in Cinselli i
  • Amelli müslümanın cinsel arzuları artar
  • Kadının Cinselli i
  • Ergin kız çocu unun evlili i engellenemez
  • Dul kadının evlili i de engellenemez
  • C Evlilik dönemi
  • Kadının cinsel hakları
  • Cinsel Eylemler Kaçınılmazdır
  • Cinsel Eylem ktidarını Yoketmeye Kalkı mak Haramdır
  • Hadımla mak
  • Hadımla tırmak
  • Özel artları çinde Bekârlık Haramdır
  • slâm’da bekârlı ı ilkele tirmek yoktur
  • Biz evlenmeyece iz diyenler lânete u rar
  • Bekârlar, eytanların karde leri olabilir
  • Mâzeretsiz Sürekli Bekârlık Haramdır
  • Malî Güç
  • E e Zulmedilece i Endi esi
  • Devamlı Bekârlık
  • Evlilikte Cinsel Hayattan Çekilmek Haramdır
  • Evlilik Fıtrî Bir htiyaç, Dînî Bir Görevdir
  • slâm Dîni Evlili i Emredicidir
  • Kur’ân ı Kerîm’de evlilik
  • Evlili e Te vik Edici Genel lkeler
  • Çocuk Sâhibi Olmak çin Evlili e Te vik Edici Düstûrlar
  • Do urgan Kadınlarla Evlenin
  • Çocuk çin li kiye Devam Et
  • Korunma gibi doyum da amaçlanmalıdır
  • Kur’ân ve Sünnet’te Evlendirme Yükümlülü ü
  • a Bütün Mü’minlerin Yardımı
  • b slâmî Devletin Yardımı
  • c Velîlerin Yardımı
  • Evlili i kolayla tırmak da slâmî bir görevdir
  • Cinsel Hayatın Tatmin Edici Olması Lâzımdır
  • Koca için ancak karısı, karısı için de ancak kocası vardır
  • Cinsel ili kinin amaçlarından biri de cinsel tatmindir
  • Cinsel doyumu amaç olarak gösteren hadîsler
  • Cinsel doyum açısından bâkirelerin önceli i
  • Îmanlı ve bâdetli olmak
  • Erke in Kadını Görmesi
  • Görmenin amacı cinseldir
  • Erkek, almak istedi i kadının nerelerine bakabilir?
  • Kısıtlı görmeden ötürü duyulan kaygılar
  • Kaygılar nasıl giderilmektedir?
  • Kadının Erke i Görmesi
  • Onayı alınmaksızın kadın evlendirilemez
  • Baskı ile yaptırılan evlilik geçersizdir
  • Yeti kin olmayan kız çocu u evlendirilebilir mi?
  • slâm bilginleri böyle bir evlili i niçin onaylamı tır?
  • Sünnet Olmak
  • A Erkek Sünneti (Hıtan)
  • c Sünnet olmanın zamanı
  • d Sa lık ve cinsellik bakımından önemi
  • B Kız Kadın Sünneti
  • b Kız sünnetinin mâhiyeti
  • c Dînî bakımdan önemi ve hükmü
  • d Cinsel bakımdan önemi
  • De erlendirme
  • Bıyık Sakal Bırakmak
  • Bıyık ve Sakalın Hükmü ve Önemi
  • b Ki isel ve sosyal önemi
  • Bıyık Sakalın Cinsellikle lgisi
  • Dı Cinsel Etkilerden Korunmak
  • Olumsuz ortamlar ve arkada lar
  • Televizyon ve basın
  • Cinsel Hayatın Mahremiyeti ve Sırlarını Korumak
  • Mahremiyeti Korumak
  • er’î mesken nedir?
  • Sırları Korumak
  • Vücûdu ve Di leri Temiz Tutmak
  • Genel Vücût Temizli i ve Cinsellikle lgisi
  • Di Temizli i ve Cinsellikle lgisi
  • Di temizli inin cinsel önemi
  • Sigara
  • Süslenmek ve Kokulanmak
  • Süslenmek
  • Ho Kokularla Kokulanmak
  • Erke in kokulanması
  • Kadının kokulanması
  • Kadın âdet halinde de kokulanmalıdır
  • Besmele Çekmek ve eytan’dan Allah’a Sı ınmak
  • Cinsî Münâsebete Ba lamadan Önce Besmele Çekmek
  • eytan’dan Allah’a Sı ınmak
  • Sevi mek
  • Sözlü Sünnetten Örnekler
  • A k fısıltılarını aracı kılın
  • Yalnız Erkek mi Sevi mekle Mükelleftir?
  • Sevi mek; Kadının Hem Hakkı, Hem de Görevidir
  • Sevi mede Bir Sınır Var mıdır?
  • Nasıl bir birle me
  • Cinsel li kide Kadın Gözetilmelidir
  • Nedir kadının durumunu gözetmek?
  • Hamile e le ili kide bulunmak
  • Cinsel li kide Kaçınılması Ö ütlenen Davranı lardan
  • E ler Arasında Örtüsüz Çıplaklık ve Cinsel Organlara
  • Örtüsüz Çıplaklıktan Sakındıran Ö ütler
  • Cinsel Organa Bakmadan Sakındıran Ö ütler
  • Niçin yasaklanmadı da kaçınılması ö ütlendi?
  • Oral li ki ve Çok Konu mak
  • Korunma Tedbirlerine Ba vurmak
  • nsanın yaratılı ı ancak Allah’ın takdiriyledir
  • Korunmayı do rudan onaylayan bir tek âyet ve hadîs yoktur
  • do rudan onaylayan bir tek âyet ve hadîs yok ama onu dolaylı da
  • Kur’ân ve Sünnet korunmayı dolaylı olarak yasaklar
  • Korunmayı dolaylı ekilde yasaklayan hadîsler
  • Allah’ın Resûlü korunmamı tır
  • Korunma, neden açık olarak yasaklanmamı tır?
  • Korunma ve cinsellik
  • Sonuç
  • Kürtaj
  • E ler Arasında Haramlara Genel Bakı
  • Âdet ve Lohusalık Halinde Cinsî Münâsebette Bulunmak
  • li kiyi Yasaklayıcı Hadisler
  • Âdet halinde sevi mek de haram mıdır?
  • Âdet Halinde Sevi mek Fiillî Sünnetin Bir Gere i midir?
  • Âdet Dönemlerinde Kadınların Özel Sorumlulu u
  • Cinsel li ki Ne Zaman Helâl Olur
  • E e Arka Organından Temas Etmek
  • Yasaklayıcı Âyet
  • Kadına Ters Yoldan li kiyi Yasaklayıcı Hadisler
  • Ters Organdan li ki, Küçük Lûtîliktir
  • Sırları Açıklamak
  • (Mazohizm) li kide Bulunmak
  • Cinsel Görevden Kaçınmak
  • Kadının Cinsel Görevden Kaçınması
  • Kadının cinsel görevden kaçınmasını yasaklayan hadîsler
  • Kadınlık görevinden kaçınan kadın suçludur!
  • Kadınlık görevinden kaçınan kadın günahkârdır
  • Kadınlık görevlerini yapamayan kadın mazûr olabilir mi?
  • Erke in Cinsel Görevden Kaçınması
  • Kadının Cinsel Hakları
  • Cinsel bakımdan kadının korunması
  • Kadın mahkemeye ba vurabilir
  • bâdet Amacıyla da olsa Kadın Cinsel Yoksullu a Terkedilemez
  • Geçici cinsel ilgisizlik câizdir
  • Îlâ Yapmak
  • Îlâ Nedir?
  • Zıhâr Yapmak
  • Zıhar yasa ının dolaylı amacı
  • Oruçlu ken Cinsel Yakla ımda Bulunmak
  • Cinsel Bakımdan Oruçla lgili Bazı Meseleler
  • tikâf’da Cinsel li kide Bulunmak
  • tikâf Nedir?
  • hramlık ve Cinsel rade Terbiyesi
  • E ler Arasındaki Cinsel Haramların Keffâretleri
  • Âdet Halinde Cinsî Münasebette Bulunmanın Keffâreti
  • Îlâ’nın Keffâreti
  • Zıhâr’ın Keffâreti
  • Oruçlu ken Cinsel li kide Bulunmanın Keffâreti
  • E ler Ayrı Ayrı mı, Yoksak Beraber mi Yatmalıdır?
  • stenildi i Zaman Cinsel li kide Bulunmak
  • Cuma Günü Cinsel li kide Bulunmak
  • Cuma gününün ö ütlenmesinin sebebleri
  • Her Temizlik Döneminde Cinsel li kide Bulunmak
  • Her Dört Ayda Bir Cinsel li kide Bulunmak
  • Cünüblük ve Gusül
  • Meni, Gusülü (Yıkanmayı) Gerektirir
  • Âdetin ve Lahusalı ın Bitimi Yıkanmayı Gerektirir
  • Bo almaksızın Cinsel li ki de Yıkanmayı Gerektirir
  • Cünüblük ve Yasak ler
  • Cünüb Pis De ildir
  • Cünübken Yıkanma Allah’ın Emridir
  • E ler çin Bilgiler
  • Cünüb ki inin bulundu u eve melekler girmez mi?
  • Niçin Yıkanılır?
  • Guslün Farzları
  • Nasıl Yıkanılır?
  • Sevi mek Guslü (Yıkanmayı) Gerektirir mi?
  • Kusurlar, Cinsel Mahrûmiyet Sebebi Kılınamaz
  • Kadına erkekten ayrılık hakkı sa layan cinsel kusurlar
  • nnet
  • Cübb
  • ekz
  • Erke e kadından ayrılma hakkı sa layan cinsel kusurlar
  • Karn
  • Retek
  • fza
  • Buhur
  • Nikâhı Fesh Dâvası Açmak Hakkını Veren Mü terek
  • Cinsel Nitelikli Olan ve Olmayan Hastalıklar
  • Nikâhı fesh ile bo ama arasındaki bazı farklar
  • Verdi i Mal Kar ılı ında Kadını Bo amak
  • Hul’un Hükmü
  • Cinsel Hayat, Ailenin Kurulu Amacı ve Ya atıcı
  • Nafaka çin Gerekli Cinsel Nitelikli artlar
  • Bo ama ve Cinsellik
  • Bo ama Çirkin Fakat Geçerlidir
  • Bo amak hakkı kimindir?
  • Kadına bo ama ve nikâhı fesh ettirme hakkı verilmi midir?
  • Bo anmada erkek de ma dûrdur
  • Kadın Nasıl Bo anır?
  • Âdet ve lohusalık hallerinde bo amak bid’at olup haramdır
  • Korumak çindir
  • Bo anmanın Cinsellikle rtibatlı Malî Sonuçları
  • ddet
  • ddetin Cinsel Özellikleri
  • Hulle
  • Hulle Nedir?
  • Anla malı Hulle
  • Anla malı Hulle Haramdır
  • Allah Hulleciye lânet etsin
  • Cinsel Kıskançlık
  • Cinsel Kıskançlık Nedir?
  • Cinsel Kıskançlık Yaratılı tandır
  • Cinsel Kıskançlık Dînin de Gere idir
  • slâm Dîni’nin emir buyurdu u kıskançlık sınırlıdır
  • Allah’ın sevdi i kıskançlık me rûdur
  • Olmalıdır
  • Kıskançlık, delilsiz üpheye dü ürmemelidir
  • Çocuk da soya çekmi olabilir
  • Cinsel üpheye dü ürmek de haramdır
  • E in kıskançlı ına kar ı sabırlı olmalıdır
  • Allah’ın Resûlü de e lerine kar ı sabırlıydı
  • Cinsel kıskançlık bir meziyettir
  • Deyyûsluk A a ılıktır
  • Li’ân
  • Li’ânı do uran artlar
  • Li’ân’ın sonuçları
  • Li’ânın faydaları
  • Haram Nedir?
  • Zinâ
  • Zinânın tarifi
  • Zinâya genel bakı
  • Kur’ân’da zinâ yasa ı
  • a Mahremlerle Yapılan Zinâ
  • b Kom u ile Yapılan Zinâ
  • c Sava a Çıkan Mücâhidlerin Kadınlarıyla Zinâ
  • d Bir Arada Topluca Yapılan Zinâ
  • e Evlilerin Ya lıların Zinâsı
  • g Bekârların Zinâsı
  • h Tecavüz Edilerek Yapılan Zinâ
  • Zinânın azabı
  • Zinâya yol açıcı i lemler de haram kılınmı tır
  • Gerçek müslüman zinâcı olamaz
  • Zinâdan da tövbe edilebilir
  • Allah katında müt’a olan nikâh
  • Homoseksüellik/E cinsellik
  • Kur’ân’da homoseksüellik yasa ı
  • Sünnet’te homoseksüellik yasa ı4
  • Homoseksüelli in Sebebleri
  • A Bekârlı ın Sürdürülmesi
  • B Erkeklerin Kadınla ması
  • c Kadın gibi giyinmek
  • d Kadın gibi konu mak ve davranmak
  • C Erkeklerin Avret Yerlerine Bakılması
  • Bir Yorgan Altında Yatması
  • F Kadınlara Arka Organlarından Temas Edilmesi
  • Örne in Erkeklerin Birbirlerinin Yanaklarından Öpmesi
  • H Kadınsı Vücutlu Tüysüz O lanlarla Bir Arada Kalınması
  • Sevicilik
  • Kur’ânda Sevicilik Yasa ı
  • Sünnet’de Sevicilik Yasa ı
  • Sevicili in Sebebleri
  • Sevicili in Fideli i Olarak Hamamlar ve Güzellik Salonları
  • Hayvanlarla Cinsel Temas
  • Röntgencilik
  • Röntgencilik Üç Yönlü Haramdır
  • Röntgencilik merakı do abilir
  • Te hircilik
  • Mastürbasyon (Elle Bo almak)1
  • Genel Bilgiler
  • Mastürbasyon Haram mıdır?
  • Mutlak haramdır
  • Mubahdır
  • Çıplaklık
  • Çıplaklı ı Yasaklayan Dînî Ölçüler
  • Erkeklerde Çıplaklık
  • Kur’ânî ve Nebevî lkeler I ı ında Örtünme
  • Giysi koruyucu kimliktir
  • 1 Örtünme emri îmanlı kadınlaradır
  • 4 Kadın giysisinin örtücü olma yanısıra di er artları/özellikleri
  • 8 Zînet olan vücûdu açı a vurma yasa ının sebebi nedir?
  • 9 Örtünme emrine aykırılık nasıl bir günahtır?
  • ve Mânevî artlar
  • lk Mü’min Kadınlardan Örtünme Örnekleri
  • Teberrüc (Örtülü Çıplaklık ve Edâlı Yürümek)
  • Yüksek topuklu ayakkabılar?
  • ehvetle Bakmak
  • Erkekler, Gözlerini Korumakla Mükelleftir
  • Kadınlar da Gözlerini Korumakla Mükelleftir
  • Kadın Erkek Beraberli i
  • Akrabalık ili kileri
  • Ni anlılık
  • Karma e itim ve çalı ma düzeni
  • Kadın için yalnız ba ına yolculuk
  • Karma ık yürüme düzeni yasaktır
  • Mabetlerde iç içelik
  • Kadın Erkek teması ve tokala ması
  • Mahrem olmayanların gereksiz konu maları
  • slâm’ın Cinsel Gerçekçili inde Bazı lkeler
  • Haram Mûsikî Türleri
  • veli Kadın Sesi
  • Cinsel Sözler ve Yazılar, Resimler ve Filmler
  • Fâhi e’yi yasaklayan âyetlerden misaller
  • a. Ki inin e i ile yaptıkları
  • b. Ki inin e inin dı ındakilerle yaptıkları
  • Yazması
  • Yazı, bir tür konu madır
  • Güldürücü anlatım
  • Cinsel çirkinlikleri içerici düz anlatım
  • iir yolu ile anlatım
  • Cinsel Çirkinliklerin Sözlü ve Yazılı Anlatımı Dilin Zinâsıdır
  • lmî Görünümlü Cinsel Kitaplar
  • Okunabilir olan cinsel kitablar
  • lmi görünümlü cinsel kitabları sakıncalı kılan ana sebep
  • sebebler
  • Cinsel Resimler ve Filmler
  • Getirilmesi Ne Demektir?
  • Cinsel Haramlar Yoluyla Kazanç Pistir, Haramdır
  • Cinsel Haramlara Ortam Hazırlayarak Kazanmak da Haramdır
  • a Deyyûs olmak
  • Deyyûs Kimdir?
  • b Fuh u organize etmek
  • c Fuh a zorlamak
  • Cinsel Haramlar Muhâtablarda Cinsel Haramlara Sebep Olur
  • Alkollü çkiler
  • Alkollü çkiler ve Cinsel Haramlar
  • Fakirlik
  • Fakirlik Evlili i Engelleyip, Bekârlı ı Uzatır
  • Fakirlik Dar Bir Eve Mahkûm Eder
  • Beni zinâya ihtiyaç dü ürdü
  • slâmî Sosyal Yargı Bakımından Zinâcı Erkek de Kadın da Pistir
  • Zinâ evlili e engeldir
  • Fâhi e ile evlenilemez
  • Zinâ Suçlaması/ ftirası (Kazif) Cezası
  • Tecavüze U rayan Kadınının Zinâ snadı
  • Homoseksüellik ve Kadınla mı Olma ftirası
  • Zinânın Cezası (Haddi)
  • Zinânın Sübûtu
  • Kur’ân’da Zinânın Cezası ve Recm Olmadı ının Kanıtları
  • Sünnet’de Zinânın Cezası
  • Kur’ânî Cezanın Sünnet’teki Kanıtları
  • Cezanın Uygulanması
  • Zinâ Cezasını Yalnızca slâmî yönetim Uygulayabilir
  • Zinâ Cezası Âhiret Azabını Dü ürür
  • Çocukla li kinin Cezası
  • Homoseksüelli in ve Sevicili in Cezası
  • Kur’ân’da homoseksüelli in cezası
  • Sünnet’te homoseksüelli in cezası
  • Sevicili in Cezası
  • Cinsel Haramların Yayılmasında Aracılık Yapanların Cezası
  • A Kısas
  • B Diyet
  • Sihir ve Cinsel Sihrin Cezası
  • Sihir Haramdır
  • Cinsel Sihir
  • Sihir, karı koca arasını nasıl açabilmektedir?
  • Cinsel sihrin cezası
  • Sınırlı Çok Kadınla Evlilik slâmîdir
  • Taaddüd i Zevcât Kurumunu Tanıyabilmek çin Gerekli artlar
  • slâm öncesi yedinci asır câhiliyetinde cinsel hayat
  • Yirminci Asır Câhiliyetinde Cinsel Hayat
  • Cinsel Hayat Durmayacaktır
  • Taaddüd i Zevcâtı Zarûrîle tiren Sebebler
  • B Bo anmak
  • C Taaddüd i nisâ’yı (zinâyı) me rûla tırmak
  • D Taaddüd i zevcât ruhsatını benimsemek
  • Taaddüd i Zevcât Laik Bir Mantıkla da Yerilemez
  • Taaddüd i Zevcâtın stismarını Engelleyen Unsurlar
  • a Mehir
  • b Nafaka
  • c Kadının bo ama ve bo anma hakkı
  • d Kadın fıtratı (yaratılı ı)
  • e Adâletli olma gere i
  • Taaddüd i Zevcâtı Kadınlar da Savunmalıdır
  • Taaddüd i Zevcât Yalnızca Bir Ruhsat Kurumudur
  • Allah’ın Resûlü’nün Çok Evlili i
  • Allah’ın Resûlü Niçin Çok Evlenmi tir?
  • Peygamber kimdir?
  • Peygamberin görevi nedir?
  • Bu yardımcılar kimler olabilirdi?
  • E lerden Olu acak Yardımcılar Edinmek Zorunluydu
  • Cinsel güç ve e lerin seçimi
  • Allah, O’na özel olarak cinsel güç verdi
  • Sosyal ve Ekonomik artları
  • Allah’ın Resûlü’nün E leri
  • Allah’ın Resûlü Tek Kadınlı Aile Hayatını da Örneklendirdi
  • Geleneksel Hukûkumuzda Câriyeler
  • Câriyeler Geçici Statülü Sava Esîrleridir
  • Câriyelerle li kide Tek Yolun Evlilik Oldu unu Gösteren Âyetler
  • Âhiret Hayatı ve Cennet
  • Cennetin Mânevî Nimetleri
  • I Alah’ın Güzelliklerine Bakmak
  • II Rıdvânullah (Allah’ın Rızası ve Sevgisi)
  • III Yücelerin Dostlu u
  • IV Allah’ı Tesbîh ve O’na Hamd
  • Cennet’te Cinsel Hayat
  • Kur’ân’da Cennet Kadınların Vasıfları
  • Kur’ân’da Cennet Erkeklerinin Vasıfları
  • Sünnet’te Cennet Kadınlarının Vasıfları
  • Cennet’te Kıskançlık Olmayacaktır
  • Cennet’te Her ey Olacaktır
  • NDEKS

ÇNDEKLER

Kısaltmalar ...................................................................................................25
Kitabımızın Yankılanması ve Yargılanması.............................................26
Önsöz.............................................................................................................29
Mühim Bir Hatırlatma ................................................................................32

Birinci Bölüm
Cinsel Öretim Farzdır
Kur’an ve Sünnet Ölçülerine Göre Cinsel Ögretim Farzdır...................33
Cinsel nitelikli farz görevlerin ve haramların ögretimi farzdır ......33
Cinsel görevler ve haramlar Âhiret hayatımızla yakından
ilgilidir...........................................................................................34
Ögretme ve ögrenme hayâ’nın sınırları içine girmez ......................35
Allah’ın Resûlü’nün Cinsel Ögretimi........................................................38
Cinsel ögretim kadınları da içine alıyordu........................................40
Cinsel ögretimin bir arada yapıldıgı oluyordu.................................41
Sahâbîler aldıkları terbiye geregi gerçekçi idiler ..............................42
Kadınlar da cinsel konularda gerçekçi idiler ....................................44
Cinsel problemlerini açıkça anlatan kadınlar da vardı...........................46
Cinsel ögretim ertelenemez ve dı¸lanamaz.......................................47

Ikinci Bölüm
Cinsel Hayat bâdet Hayatının Bir Bölümüdür
Cinsel Hayat da Allah’a Ibâdet Yoludur ..................................................51
Ibâdet nedir?..........................................................................................52
Allah’ın yasalarına itâat ederek ibadet etmek ..................................53
Allah’ın Resûlü’nün emirleri ve yasaklarına itâat ederek
ibâdet etmek .................................................................................53
Cinselligi korumak ve kullanmak ibâdettir ..............................54
Cinsel hayatı evlilikle ba¸latıp sürdürmek ibâdettir................55
Cinsel haramlardan kaçınmak ibâdettir ....................................56
Zinadan kaçınmak mucizemsi olaylara sebeb olabilir.............57
Zinadan korunmak Allah’ın güvencesine erdirir.....................58
Cinsel haramlardan korunmak Allah’ın sevgisine ve
Cennet’e de götürür.............................................................58
Cinsel haramlardan korunmak için e¸le cinsel ili¸ki
ibâdettir .................................................................................59
E¸le ili¸kiye sevap verilir .............................................................60

Üçüncü Bölüm
Cinsellik ve Cinsel Hayat Üzerinde slâm Gerçekçililii
Cinsellik ve Cinsel Hayat Üzerinde Islâm Gerçekçiligi..........................67
Erkegin Cinselligi ........................................................................................69
Amelli müslümanın cinsel arzuları artar...........................................71
Kadının Cinselligi ........................................................................................76
A) Bülûg (Ergenlik) öncesi dönemi ....................................................77
B) Bülûg (Ergenlik) dönemi.................................................................78
Ergin kız çocugunun evliligi engellenemez ..............................79
Dul kadının evliligi engellenemez..............................................79
C) Evlilik dönemi..................................................................................81
Kadının cinsel hakları ..................................................................81
Cinsel Eylemler Kaçınılmazdır ..................................................................83

Dördüncü Bölüm
Cinsel Hayattan Çekilmek Haramdır
Cinsel Eylem Iktidarını Yok Etmeye Kalkı¸mak Haramdır ...................87
Hadımla¸mak........................................................................................87
Hadımla¸tırmak....................................................................................89
Kısırla¸mak-kısırla¸tırmak ..................................................................91
Özel ¸artları Içinde Bekârlık Haramdır ....................................................92
Islâm’da bekârlıgı ilkele¸tirmek yoktur.............................................92
Biz evlenmeyecegiz diyenler la’nete ugrar .......................................92
Bekârlar, ¸eytanların karde¸leri olabilir.............................................93
Bekârlıkla ilgili ilâhî ölçüleri degerlendirme ....................................94
Mazeretsiz sürekli bekârlık haramdır................................................98
Cinsel iktidar.........................................................................................98
Malî güç .................................................................................................98
E¸e zulmedilecgi endi¸esi ....................................................................99
Devamlı bekârlık ................................................................................100
Evlilik Içinde Cinsel Hayattan Çekilmek Haramdır .............................103

Be¸inci Bölüm
Evlilik Doal Bir htiyaç, Dinî Bir Görevdir
Evlilik Fıtrî Bir Ihtiyaç Dinî Bir Görevdir ...............................................109
Islâm dini evliligi emredicidir...........................................................110
Kur’ân-ı Kerîm’de evlilik...................................................................111
Sünnette evlilik ...................................................................................111
Evlilige Te¸vik Edici Genel Ilkeler...........................................................112
Çocuk Sahibi Olmak Için Evlilige Te¸vik Edici Düstûrlar....................115
Dogurgan kadınlarla evlenin............................................................115
Çocuk için ili¸kiye devam et .............................................................116
Cinsel Haramlardan Korunmak ve Doyuma Ermek Için Evlilige
Te¸vik Edici Düstûrlar......................................................................118
Korunma gibi doyum da amaçlanmalıdır..............................................120
Kur’ân ve Sünnette Evlendirme Yükümlülügü.....................................121
Kur’ân-ı Kerîm’de evlendirmeye te¸vik ..........................................121
a- Bütün mü’minlerin yardımı ..................................................122
b- Islâmî devletin yardımı .........................................................122
c- Velîlerin yardımı.....................................................................123
Sünnette evlendirmeye te¸vik...........................................................123
Evliligi kolayla¸tırmak Islâmî bir görevdir .....................................125

Altıncı Bölüm
Cinsel Mutluluk Görevleri
Erkegin ve Kadının Ba¸lıca Görevleri .....................................................131
Cinsel Hayatın Tatmin Edici Olması Lâzımdır......................................133
Koca için ancak karısı, kadın için de ancak kocası vardır .............133
Cinsel ili¸kinin amaçlarından biri de cinsel tatmindir...................134
Cinsel doyumu amaç olarak gösteren hadisler...............................135
Cinsel doyum açısından bakirelerin önceligi..................................137
Cinsel Mutluluk Görevleri 1
Îmanlı ve Ibâdetli Olmak..........................................................................139
Cinsel Mutluluk Görevleri 2
Alınacak Kadını ve Erkegi Görmek.........................................................140
Erkegin kadını görmesi......................................................................141
Görmenin amacı cinseldir..........................................................142
Erkek, almak istedigi kadının nerelerine bakabilir?...............144
Kısıtlı görmeden ötürü duyulan kaygılar................................146
Kaygılar nasıl giderilmektedir? ................................................146
Kadının erkegi görmesi......................................................................150
Onayı alınmaksızın kadın evlendirilemez ......................................150
Baskı ile yaptırılan evlilik geçersizdir..............................................152
Veli tarafından gösterilmesi gereken duyarlılık.....................154
Yeti¸kin olmayan kız çocugu evlendirilebilir mi? ..................156
Yeti¸kin olmayan kız çocugu Kur’ân’a göre
evlendirilemez....................................................................156
Sakıncalar - Faydalar..................................................................157
Islâm bilginleri böyle bir evliligi niçin onaylamı¸tır? ............158
Cinsel Mutluluk Görevleri 3
Sünnet Olmak.............................................................................................160
A) Erkek sünneti (Hitan) ...................................................................160
a- Dinî önemi...............................................................................160
b- Dinî hükmü.............................................................................161
c- Sünnet olmanın zamanı .........................................................162
d- Saglık ve cinsellik bakımından önemi.................................162
B) Kız-Kadın sünneti ..........................................................................163
a-Tarihi geçmi¸i,uygulanı¸ amacı .............................................163
b- Kız sünnetinin mahiyeti ........................................................164
c- Dinî bakımdan önemi ve hükmü..........................................164
d- Cinsel bakımdan önemi ........................................................165
Fravun sünneti haramdır...................................................166
e- Kadınlarda sünnet benzeri operasyon/klotoropeksi..........166
Degerlendirme ...........................................................................................167
Cinsel Mutluluk Görevleri 4
Bıyık-Sakal Bırakmak................................................................................169
Bıyık ve sakalın hükmü ve önemi ....................................................169
a- Dinî hükmü.............................................................................169
b- Ki¸isel ve sosyal önemi..........................................................170
Bıyık-Sakalın cinsellikle ilgisi............................................................171
Cinsel Mutluluk Görevleri 5
Dı¸ Cinsel Etkilerden Korunmak.............................................................173
Olumsuz ortamlar ve arkada¸lar......................................................174
Televizyon ve basın............................................................................174
Cinsel Mutluluk Görevleri 6
Cinsel Hayatın Mahremiyeti ve Sırlarını Korumak ..............................177
Mahremiyeti korumak.......................................................................177
¸er’î mesken nedir? ............................................................................177
Sırları korumak...................................................................................178
Cinsel Mutluluk Görevleri 7
Vücûdu ve Di¸leri Temiz Tutmak ...........................................................180
Genel vücûd temizligi ve cinsellikle ilgisi.......................................181
Di¸ temizligi ve cinsellikle ilgisi .......................................................183
Di¸ temizliginin cinsel önemi............................................................183
Sigara....................................................................................................186
Cinsel Mutluluk Görevleri 8
Süslenmek ve Kokulanmak......................................................................187
Süslenmek............................................................................................187
Ho¸ Kokularla Kokulanmak..............................................................191
Erkegin kokulanması .........................................................................192
Kadının kokulanması .........................................................................194
Kadın, âdet halinde de kokulanmalıdır...........................................197
Cinsel Mutluluk Görevleri 9
Besmele Çekmek ve ¸eytandan Allah’a Sıgınmak ................................199
Cinsî münâsebete ba¸lamadan önce Besmele çekmek...................199
¸eytandan Allah’a sıgınmak .............................................................200
Islâm Ilâhiyatında ¸eytan..................................................................203
Cinsel Mutluluk Görevleri 10
Sevi¸mek.....................................................................................................205
Sözlü sünnetten örnekler...................................................................206
Sevi¸meksizin ili¸ki beceriksizlik ve cefadır ...........................206
A¸k fısıltılarını aracı kılın ..........................................................206
Fiilî sünnetten örnekler......................................................................207
Yalnız erkek mi sevi¸mekle mükelleftir?.................................209
Sevi¸mek kadının hem hakkı hem de görevidir .....................210
Sevi¸mede bir sınır var mıdır? ..................................................211
Nasıl bir birle¸me?......................................................................212
Cinsel ili¸kide kadın gözetilmelidir .........................................213
Nedir kadının durumunu gözetmek?......................................214
Cinsel Mutluluk Görevleri 11
Hamilelik ve Hastalıkda Ilme ve Tecrübeye Saygılı Olmak ................215
Hamile e¸le ili¸kide bulunmak .........................................................215
Hastalıklı e¸le ili¸kide bulunmak .....................................................216
Cinsel Mutluluk Görevleri 12
Cinsel Ili¸kide Kaçınılması Ögütlenen Davranı¸lardan Sakınmak .....218
Kaçınılması Öütlenen Davranılar 1
E¸ler Arasında Örtüsüz Çıplaklık ve Cinsel Organlara Bakmak ........219
E¸ler arasında örtüsüz çıplaklıga ve bakmaya ruhsat veren
hadîsler........................................................................................219
Örtüsüz çıplaklıktan sakındıran ögütler .........................................221
Cinsel organlara bakmadan sakındıran ögütler .....................222
Niçin yasaklanmadı da kaçınılması ögütlendi?......................224
Kaçınılması Öütlenen Davranılar 2
Oral Ili¸ki ve Çok Konu¸mak...................................................................225
Kaçınılması Öütlenen Davranılar 3
Korunma Tedbirlerine Ba¸vurmak..........................................................228
Insanın yaratılı¸ı ancak Allah’ın takdiriyledir................................230
Korunmayı dogrudan onaylayan bir tek âyet ve hadîs yoktur ....233
Kur’ân ve Sünnet korunmayı dolaylı olarak yasaklar...................233
Korunmayı dolaylı ¸ekilde yasaklayan hadisler ............................234
Allah’ın Resûlü korunmamı¸tır ........................................................237
Korunma, neden açık olarak yasaklanmamı¸tır? ...........................238
Korunma ve cinsellik .........................................................................242
Sonuç ...........................................................................................................243
Kürtaj...........................................................................................................245

Yedinci Bölüm
Eler Arasında Cinsel Haramlar ve Keffâretler
E¸ler Arasındaki Haramlara Genel Bakı¸ ...............................................250
Eler Arasında Cinsel Haramlar 1
Âdet ve Lohusalık Halinde Cinsel Münâsebette Bulunmak................251
Ili¸kiyi yasaklayıcı hadisler ...............................................................252
Âdet halinde sevi¸mek de haram mıdır?.........................................253
Âdet halinde sevi¸mek fiilî sünnetin bir geregi midir? .................255
Âdet dönemlerinde kadınların özel sorumlulugu .........................256
Cinsel ili¸ki ne zaman helâl olur?.....................................................257
Âdet hali ile ilgili bazı bilgiler...........................................................258
Nifas (Lohusalık) halinde cinsî münâsebette bulunmak da
haramdır......................................................................................260
Âdet hali temasının haramlıgına inanmayan kâfir olur ................261
Eler Arasında Cinsel Haramlar 2
E¸e Arka Organından Temas Etmek.......................................................263
Yasaklayıcı Âyet .................................................................................263
Kadına ters yoldan ili¸kiyi yasaklayıcı hadîsler .............................264
Ters organdan ili¸ki, küçük lûtîlikdir ..............................................264
Eler Arasında Cinsel Haramlar 3
Ba¸kalarının Yanında Sevi¸mek, Ili¸kide Bulunmak ve Cinsel
Sırları Açıklamak ..............................................................................267
Eler Arasında Cinsel Haramlar 4
E¸ler Arasında Acı Vererek (Sadizm) ve Acı Verdirerek
(Mazohizm) Ili¸kide Bulunmak ......................................................269
Eler Arasında Cinsel Haramlar 5
Cinsel Görevden Kaçınmak......................................................................271
Kadının cinsel görevinden kaçınması ..............................................271
Kadının cinsel görevden kaçınmasını yasaklayan hadîsler ..........274
Kadınlık görevinden kaçınan kadın suçludur ................................275
Kadınlık görevinden kaçınan kadın günahkârdır..........................277
Kadınlık görevini yapamayan kadın mazur olabilir mi? ..............278
Erkegin cinsel görevinden kaçınması ..............................................279
Kadının cinsel hakları ........................................................................281
Cinsel bakımdan kadının korunması.......................................281
Kadın mahkemeye ba¸vurabilir................................................283
Ibâdet amacıyla da olsa kadın cinsel yoksulluga terkedilemez....284
Geçici cinsel ilgisizlik câizdir ............................................................286
Eler Arasında Cinsel Haramlar 6
Îlâ Yapmak..................................................................................................288
Ilâ nedir? ..............................................................................................288
Eler Arasında Cinsel Haramlar 7
Zıhâr Yapmak ............................................................................................290
Zıharın hükmü....................................................................................291
Zıhar yasagının dolaylı amacı...........................................................291
Eler Arasında Cinsel Haramlar 8
Oruçlu Iken Cinsel Yakla¸ımda Bulunmak............................................293
Cinsel bakımdan oruçla ilgili bazı meseleler ..................................293
Eler Arasında Cinsel Haramlar 9
Itikafda Cinsel Ili¸kide Bulunmak...........................................................296
Itikâf nedir ...........................................................................................296
Eler Arasında Cinsel Haramlar 10
Hac ve Umre’da Ihrâmda Iken Cinsî Münâsebette Bulunmak............298
Ihram nedir?........................................................................................298
Ihramlının sevi¸mesi ve cinsî münâsebette bulunması ile ilgili
bazı meseleler .............................................................................299
Ihramlılık ve cinsel irade terbiyesi ...................................................300
E¸ler Arasında Cinsel Haramların Kefâretleri .......................................302
Âdet halinde cinsî münâsebette bulunmanın keffareti .................303
Ilâ’nın keffâreti....................................................................................304
Zıhar’ın keffâreti .................................................................................304
Oruçlu iken cinsel ili¸kide bulunmanın keffâreti ...........................307

Sekizinci Bölüm
Evlilikte Cinsel likiye Yönlendirici Kurallar ve Gusül
E¸ler Ayrı Ayrı mı, Yoksa Beraber mi Yatmalıdır? ...............................311
Evlilik Içinde Cinsel Ili¸kiyi Ögütleyen Düstûrlar ................................312
Istenildigi zaman cinsel ili¸kide bulunmak.....................................312
Cuma günü cinsel ili¸kide bulunmak..............................................314
Cuma gününün ögütlenmesinin sebebleri .............................................315
Her temizlik döneminde cinsel ili¸kide bulunmak........................316
Her dört ayda bir cinsel ili¸kide bulunmak ....................................318
Cünüblük ve Gusül ...................................................................................319
Meni, gusülü (yıkanmayı) gerektirir................................................319
Âdetin ve lohusalıgın bitimi yıkanmayı gerektirir ........................320
Bo¸almaksızın cinsel ili¸ki de yıkanmayı gerektirir.......................320
Cünüblük ve yasak i¸ler ....................................................................322
Cünüb pis degildir..............................................................................322
Cünüb iken yıkanma Allah’ın emridir ............................................323
E¸ler için bilgiler .................................................................................323
Cünüb ki¸inin bulundugu eve melek girmez mi?..........................325
Niçin yıkanılır? ...................................................................................326
Guslün farzları ....................................................................................327
Nasıl yıkanılır?....................................................................................327
Sevi¸mek guslü (yıkanmayı) gerektirir mi? ....................................328

Dokuzuncu Bölüm
Evlilii Sona Erdirici Cinsel Kusurlar,
Hastalıklar ve Dierleri
Kusurlar, Cinsel Mahrûmiyet Sebebi Kılınamaz...................................333
Ayrılma Hakkı Doguran Mü¸terek Cinsel Kusurlar.............................333
Kadına erkekden ayrılık hakkı saglayan cinsel kusurlar ..............334
Innet..............................................................................................334
Cübb .............................................................................................335
Hısâ ..............................................................................................335
¸ekz ..............................................................................................335
Erkege kadından ayrılma hakkı saglayan cinsel kusurlar ............336
Karn ..............................................................................................336
Retek.............................................................................................336
Ifza ..............................................................................................336
Buhur............................................................................................336
Nikâhı Fesh Dâvası Açmak Hakkı Veren Mü¸terek Hastalıklar.........337
Cinsel nitelikli olan ve olmayan hastalıklar ...........................................337
Nikâhı fesh ile bo¸ama arasındaki bazı farklar......................................339
Kocanın terketmesi, kaybolması ve tutuklu olması ..............................339
Verdigi Mal Kar¸ılıgında Kadını Bo¸amak ............................................342
Hul’un hükmü ...........................................................................................345

Onuncu Bölüm
Evlilikte, Boanmada ve ddette Cinsellik Motifleri
Cinsel Hayat, Ailenin Kurulu¸ Amacı ve Ya¸atıcı Unsurudur............349
Nafaka için gerekli cinsel nitelikli ¸artlar ...............................................350
Bo¸ama ve cinsellik ............................................................................350
Bo¸ama çirkin fakat geçerlidir ..........................................................351
Bo¸amak hakkı kimindir?..........................................................352
Kadına bo¸ama ve nikâhı fesh hakkı verilmi¸ midir?............352
Bo¸anmada erkek de magdûrdur .............................................353
Kadın nasıl bo¸anır.....................................................................354
Bidat ve Sünnî yöntemle bo¸amak ...........................................354
Âdet ve lohusalık halinde bo¸amak bid’at olup haramdır....355
Cinsî münâsebette bulunulmu¸ temizlik döneminde bo¸amak
da bid’at (haram)dır ..................................................................356
Kur’ân-ı Kerim’e göre bo¸ama..........................................................357
Kadının bo¸anması .............................................................................360
Evlilik ve bo¸amanın üçle sınırlandırılması, kadın cinselligini
korumak içindir..........................................................................361
Bo¸amanın cinsellikle irtibatlı mâlî sonuçları .................................362
Iddet ............................................................................................................364
Iddetin cinsel özellikleri.....................................................................365
Hulle............................................................................................................368
Hulle nedir?.........................................................................................368
Anla¸malı hulle...................................................................................370
Anla¸malı hulle haramdır .................................................................370
Allah hulleciye lânet etsin .................................................................371

Onbirinci Bölüm
Cinsel Kıskançlık
Cinsel Kıskançlık .......................................................................................375
Cinsel kıskançlık nedir?.....................................................................375
Cinsel kıskançlık yaratılı¸tandır .......................................................375
Cinsel kıskançlık dinin de geregidir ................................................376
Islâm Dini’nin emir buyurdugu kıskançlık sınırlıdır ....................377
Allah’ın sevdigi kıskançlık me¸rudur..............................................377
Cinsel Kıskançlık, Ilâhî Yasaları Uygulama ve Uygulatmada
Olmalıdır............................................................................................378
Cinsel Kıskançlık Hakları Çignetmemeli, Saygısızlıga
Dü¸ürmemelidir................................................................................379
Cinsel kıskançlık, Allah’ın ve Peygamberi’nin verdigi hakları
çignetmemelidir .........................................................................380
Kıskançlık, delilsiz ¸üpheye dü¸ürmemelidir ................................383
Çocuk da soya çekmi¸ olabilir ..........................................................383
Cinsel ¸üpheye dü¸ürmek de haramdır ..........................................384
E¸in kıskançlıgına kar¸ı sabırlı olmalıdır ........................................387
Allah’ın Resûlü de e¸lerine kar¸ı sabırlıydı ....................................387
Cinsel kıskançlık bir meziyettir ........................................................390
Deyyûsluk a¸agılıktır .........................................................................391
Cinsel Kıskançlık veya Bir Ba¸ka Sebeble Kadın Dövülebilir mi? ......393
Li’ân.............................................................................................................396
Li’ânı doguran ¸artlar ........................................................................397
Li’ânın sonuçları .................................................................................400
Li’ânın faydaları..................................................................................400

Onikinci Bölüm
Cinsel Haramlar ve Sebepleri
Haram nedir? .............................................................................................404
Ba Cinsel Haramlar 1
Zinâ .............................................................................................................405
Zinânın tarifi .......................................................................................405
Zinâya genel bakı¸..............................................................................405
Kur’ân’da zinâ yasagı ........................................................................408
Sünnette zinâ yasagı...........................................................................408
Hadîsler ı¸ıgında zinânın ferdî ve içtimî zararları .........................409
Zinânın nevileri...................................................................................410
Mahremlerle yapılan zinâ..........................................................410
Kom¸u ile yapılan zinâ...............................................................411
Sava¸a çıkan mücâhidlerin kadınlarıyla zinâ .........................411
Bir arada topluca yapılan zinâ ..................................................412
Evlilerin-ya¸lıların zinâsı ...........................................................412
Birliktelik yoluyla yapılan zinâ.................................................413
Bekârların zinâsı .........................................................................413
Tecavüz edilerek yapılan zinâ...................................................413
Zinânın azabı.......................................................................................413
Zinâya yol açıcı i¸lemler de haram kılınmı¸tır ...............................414
Gerçek müslüman zinacı olamaz......................................................415
Zinâdan da tövbe edilebilir ...............................................................415
Örtülü Zina/Mut’a Nikâhı .................................................................417
Müt’a nikâh onaylanabilir mi?..................................................418
Allah katında mut’a olan nikâh................................................419
Ba Cinsel Haramlar 2
Homoseksüellik/E¸cinsellik......................................................................420
Kur’ân’da homoseksüellik yasagı ....................................................420
Sünnet’te homoseksüellik / e¸cinsellik yasagı ................................423
Homoseksüelligin Sebebleri .....................................................................425
A) Bekârlıgın sürdürülmesi...............................................................426
B) Erkeklerin kadınla¸ması................................................................426
a- Allah’ın yarattıgı vücûd düzenini degi¸tirerek
kadınla¸mak........................................................................426
b- Kadın gibi makyajlanarak ve süslenmek, kolye, bilezik
ve küpe gibi kadınlara özgü süs e¸yası takınmak .........427
c- Kadın gibi giyinmek...............................................................427
d- Kadın gibi konu¸mak ve davranmak..................................428
C) Erkeklerin avret yerlerine bakılması...........................................428
D) Karde¸ de olsalar on ya¸ından sonra erkek çocukların bir
arada yatırılması ........................................................................429
E) Yeti¸kin erkeklerin vücûdları temas edecek ¸ekilde bir
yorgan altında yatması..............................................................430
F) Kadınlara arka organlarından temas edilmesi ...........................430
G) Erkeklerin birbirlerinin yanaklarından öpmesi.........................430
H) Kadınımsı vücûtlu tüysüz oglanlarla bir arada kalınması ......431
I) Homoseksüellikle ilgili yazıları okumak ve pornoları
izlemek ........................................................................................432
Ba Cinsel Haramlar 3
Sevicilik.......................................................................................................433
Kur’an’da sevicilik yasagı..................................................................434
Sünnet’te sevicilik yasagı...................................................................434
Seviciligin sebebleri ............................................................................435
Seviciligin fideligi olarak hamamlar ve güzellik salonları ............436
Ba Cinsel Haramlar 4
Hayvanlarla Cinsel Temas........................................................................439
Ba Cinsel Haramlar 5
Röntgencilik................................................................................................441
Röntgencilik üç yönlü haramdır.......................................................441
Röntgencilik merakı dogabilir ..........................................................443
Ba Cinsel Haramlar 6
Te¸hircilik ...................................................................................................445
Ba Cinsel Haramlar 7
Masturbasyon (Elle Bo¸almak) ................................................................449
Genel bilgiler.......................................................................................449
Masturbasyon haram mıdır?.............................................................450
Mutlak haramdır.........................................................................451
Mubahdır .....................................................................................452
Vacibdir........................................................................................452
Ba Cinsel Haramlara Sebeb kinci Derecede Cinsel Haramlar 1
Çıplaklık......................................................................................................454
Çıplaklıgı yasaklayan dinî ölçüler....................................................455
Erkeklerde çıplaklık ...........................................................................456
Bulûga ermi¸ kızlarda ve kadınlarda çıplaklık...............................457
Kur’ânî ve Nebevî Ilkeler I¸ıgında Örtünme .........................................461
Giysi koruyucu kimliktir ..........................................................................461
Erkek giysisi ile ilgili Kur’ânî buyruk.....................................................462
A- Kadın giyimi ve giysisi ile ile ilgili birinci âyet Ahzab
sûresinin 59.âyetidir ..................................................................463
B- Kadın giyimi ve giysisi ile ile ilgili ikinci âyet Nûr
suresi’nin 31. âyetidir ................................................................464
Örtünme emri îmanlı kadınlaradır...........................................465
Örtünmesi gereken yerler nerelerdir? Saçlar görünebilir
mi?........................................................................................465
Saçlar örtülmelidir......................................................................466
Kadın giysisinin örtücü olma yanısıra diger ¸artları .............468
Kadın giysisi teni göstermemelidir ..........................................470
Kadın giysisi vücûd organlarının ¸eklini açıga
vurmamalıdır......................................................................470
Kadın giysisi süs niteliginde olmamalıdır...............................470
Örtünme emrinin kendilerine kar¸ı uygulanmayabilecegi
ki¸iler kimlerdir?................................................................471
Zinet olan vücûdu açıga vurma yasagının sebebi nedir?......472
Örtünme emrine aykırılık nasıl bir günahdır?........................474
C- Kadın giyimi ve giysisi ile ilgili üçüncü âyet Nûr sûresinin
60. âyetidir ..................................................................................474
Kadın ve erkek giyimi ve giysisinde mü¸terek maddî ve
mânevî ¸artlar.....................................................................476
Örtünmenin amacı, kadını toplum hayatından dı¸lamak
mıdır?...................................................................................481
Ilk Mü’min Kadınlardan Örtünme Örnekleri .........................483
Teberrüc (Örtülü Çıplaklık ve Edâlı Yürümek)......................486
Yüksek topuklu ayakkabılar .....................................................487
Ba Cinsel Haramlara Sebeb kinci Derecede Cinsel Haramlar 2
¸ehvetle Bakmak........................................................................................490
Erkekler, gözlerini korumakla mükelleftir......................................491
Kadınlar da gözlerini korumakla mükelleftir.................................492
Ba Cinsel Haramlara Sebeb kinci Derecede Cinsel Haramlar 3
Kadın Erkek Beraberligi............................................................................494
Akrabalık ili¸kileri .....................................................................................495
Ni¸anlılık .............................................................................................496
Karma egitim ve çalı¸ma düzeni .............................................................496
Kadın için yalnız ba¸ına yolculuk ....................................................497
Karma¸ık yürüme düzeni yasaktır...................................................498
Mâbetlerde iç içelik.............................................................................499
Kadın-Erkek teması ve tokala¸ması .................................................500
Mahrem olmayanların gereksiz konu¸maları .................................501
Islâm’ın Cinsel Gerçekçiliginde Bazı Ilkeler...........................................502
Ba Cinsel Haramlara Sebeb kinci Derecede Cinsel Haramlar 4
Mûsıkî .........................................................................................................504
Haram mûsikî türleri .........................................................................507
I¸veli kadın sesi...................................................................................508
Ba Cinsel Haramlara Sebeb kinci Derecede Cinsel Haramlar 5
Cinsel Sözler, Yazılar, Resimler ve Filmler.............................................511
“Fahi¸e” cinsel haramları içeren sözcüktür.....................................511
“Fahi¸e”yi yasaklayan âyetlerden misaller .....................................512
Cinsel Konu¸malar ve Yazılar..................................................................513
A- Ki¸inin bizzat yaptıgı i¸leri konu¸ması ve yazması..................513
a- Ki¸inin e¸i ile yaptıkları .........................................................513
b- Ki¸inin e¸inin dı¸ındakilerle yaptıkları ...............................516
B- Ki¸inin ba¸kalarının yaptıgı cinsel i¸leri konu¸ması ve
yazması........................................................................................517
C- Ki¸inin kendisinin yapacagı cinsel i¸leri konu¸ması ve
yazması........................................................................................517
Yazı, bir tür konu¸madır............................................................518
D- Ki¸inin hayalinde ürettigi ¸iir, piyes, hikâye ve roman
kahramanlarına i¸lettigi cinsel haramları konu¸ması ve
yazması........................................................................................518
Güldürücü anlatım.............................................................................519
Cinsel çirkinlikleri içerici düz anlatım.............................................520
Tasvîrî anlatım....................................................................................521
¸iir yolu ile anlatım ............................................................................522
Cinsel çirkinliklerin sözlü ve yazılı anlatımı dilin zinasıdır .........523
Ilmî Görünümlü Cinsel Kitaplar..............................................................525
Okunabilir olan cinsel kitablar..........................................................525
Ilmî görünümlü cinsel kitabları sakıncalı kılan ana sebep............526
Ilmî görünümlü cinsel kitabları sakıncalı kılan ikinci derecede
sebebler........................................................................................527
Cinsel Resimler ve Filmler........................................................................529
Ba Cinsel Haramlara Sebeb kinci Derecede Cinsel Haramlar 6
Cinsel Haramların Me¸rûla¸tırılıp Ticarî Yatırım Alanı Haline
Getirilmesi..........................................................................................532
Cinsel haramların me¸rûla¸tırılması ve ticarî yatırım alanı
haline getirilmesi ne demektir?................................................533
Islâm toplumunda cinsel haramlar me¸rûla¸tırılıp ticarî
yatırım alanı haline getirilemez ...............................................534
Cinsel haramlar yoluyla kazanç pistir, haramdır...........................534
Cinsel haramlara ortam hazırlayarak kazanmak da haramdır.....535
a) Deyyûs olmak.........................................................................536
Deyyûs kimdir?...................................................................536
b) Fuh¸u organize etmek ...........................................................536
c) Fuh¸a zorlamak.......................................................................537
Ba Cinsel Haramlara Sebeb Cinsel Haramlar 7
Cinsel haramlar da cinsel haramlara götürür ........................................539
Cinsel haramlar bizzat yapıcısında cinsel haramlara sebep
olur...............................................................................................539
Cinsel haramlar muhatablarda cinsel haramlara sebep olur ........540
Cinsel haramlar faillerinin ailelerini de cinsel haramlara
bula¸tırır......................................................................................541
Cinsel Haramların Cinsellik Dıı Sebebleri 1
Alkollü Içkiler ............................................................................................544
Alkollü içkiler ve cinsel haramlar.....................................................545
Cinsel Haramların Cinsellik Dıı Sebebleri 2
Fakirlik........................................................................................................548
Fakirlik evliligi engelleyip, bekârlıgı uzatır ....................................548
Fakirlik dar bir eve mahkûm eder....................................................549
Fakirlik, ergin kızları ve kadınları evlerinin dı¸ında çalı¸maya
mecbûr eder................................................................................551
Beni zinaya ihtiyaç dü¸ürdü .............................................................552
Fâhi¸eye sadaka vermek, onun fuh¸unu önleyebilir .....................553

Onüçüncü Bölüm
Cinsel Suçların Cezaları
Cinsel Suçlar ve Cezaları Yönünden Islâmda Erkek Kadın Ayrımı
Yoktur.................................................................................................557
Islâmî sosyal yargı yönünden zinacı erkek de kadın da pistir .....560
Zina evlilige engeldir .........................................................................561
Fâhi¸e ile evlenilemez ........................................................................562
Hadd ve Tazîr ............................................................................................564
Zinâ Suçlaması/ Iftirası (Kazf) Cezası .....................................................565
Tecavüze ugrayan kadının zina isnadı ............................................567
Homoseksüellik ve kadınla¸mı¸ olma iftirası .................................568
Ki¸inin e¸ine zinâ suçlaması/iftirası .................................................568
Zinânın Cezası (Haddi).............................................................................570
Zinânın sübûtu....................................................................................571
Kur’ân’da zinânın cezası ve recm olmadıgının kanıtları...............575
Sünnet’de zinânın cezası....................................................................578
Kur’ânî Cezanın Sünnet’teki Kanıtlar’ı...................................................580
Cezanın uygulanması ........................................................................584
Zinâ cezasını yalnızca Islâmî yönetim uygulayabilir ....................585
Zina cezası âhiret azabını dü¸ürür ...................................................586
Çocukla ili¸kinin cezası......................................................................586
Homoseksüelligin ve Seviciligin Cezası .................................................587
Kur’ân’da homoseksüelligin cezası..................................................587
Sünnet’te homoseksüelligin cezası ...................................................588
Seviciligin cezası .................................................................................588
Oyna¸manın Cezası...................................................................................590
Cinsel haramları yayılmasında aracılık yapanların cezası............592
Üreme Organlarına ve Cinsel Cazibesi Olan Organlara Tecavüzün
Cezası..................................................................................................594
a- Kısas .................................................................................................594
b- Diyet.................................................................................................595
Sihir ve Cinsel Sihrin Cezası ....................................................................597
Sihir haramdır .....................................................................................597
Sihir nedir? ..........................................................................................598
Cinsel sihir...........................................................................................599
Sihir karı-koca arasını nasıl açabilmektedir ....................................599
Cinsel sihrin cezası .............................................................................600

Ondördüncü Bölüm
Dörtle Sınırlı Çok Kadınla Evlilik (Taaddüdi Zevcât)
Sınırlı Çok Kadıınla Evlilik Islâmidir......................................................603
Taaddüd-i zevcâtın önemi.................................................................605
Taaddüd-i zevcât kurumunu tanıyabilmek için gerekli ¸artlar....606
Islâm öncesi yedinci asır câhiliyetinde cinsel hayat.......................607
Yirminci asır câhiliyetinde cinsel hayat ...........................................610
Cinsel hayat durmayacaktır ..............................................................611
Taaddüd-i Zevcâtı Zarûrîle¸tiren Sebebler ............................................612
A- Mezkûr sebebleri yok farzetmek ve magdûr e¸e sabır
tavsiye etmek..............................................................................615
B- Bo¸anmak........................................................................................615
C- Taaddüd-i nisâyı; (zinayı) me¸rûla¸tırmak................................615
D- Taaddüd-i zevcât ruhsatını benimsemek...................................616
Taaddüd-i Zevcât Laik Bir Mantıkla da Yerilemez...............................617
Taaddüd-i Zevcâtın Istismarını Engelleyen Unsurlar ..........................618
a) Mehir................................................................................................618
b) Nafaka .............................................................................................618
c) Kadının bo¸ama ve bo¸anma hakkı .............................................619
d) Kadın fıtratı (yaratılı¸ı)..................................................................619
e) Adâletli olma geregi.......................................................................620
Taaddüd-i zevcâtı kadınlar da savunmalıdır .................................621
Taaddüd-i zevcâtın me¸rûiyetine inanmak Kur’ân’a imanın
geregidir......................................................................................622
Taaddüd-i zevcât yalnızca bir ruhsat kurumudur.........................624

Onbe¸inci Bölüm
Allah’ın Resûlü’nün Çok Evlilii
Allah’ın Resûlü’nün Çok Evliligi.............................................................627
Allah’ın Resûlü niçin çok evlenmi¸tir? ............................................627
Peygamber kimdir? ............................................................................628
Peygamberin görevi nedir? ...............................................................628
Peygamberler arasında Hz. Muhammed’in (s.a.v) özellikleri
nelerdir? ......................................................................................629
Allah’ın Resûlü teblig, tefsir ve tatbikde yardımcılara
muhtaçtı ......................................................................................631
Bu yardımcılar kimler olabilirdi? .....................................................632
Hz. Muhammed’in Peygamberlik görevleri arasında
cinselligin yeri ve önemi ...........................................................632
E¸lerden olu¸acak yardımcılar edinmek zorunluydu....................634
Cinsel güç ve e¸lerin seçimi...............................................................634
Allah, O’na özel olarak cinsel güç verdi ..........................................635
Allah’ın Resûlü evrensel Peygamberligi gerektirdigi için çok
evlendi .........................................................................................638
Allah’ın Resûlü’nün çok evliligini gerçekle¸tirdigi dönemin
dinî, sosyal ve ekonomik ¸artları .............................................639
Allah’ın Resûlü’nün E¸leri........................................................................641
Hz. Hatice............................................................................................641
Hz. Sevde.............................................................................................641
Hz. Âi¸e................................................................................................642
Hz. Hâfsa .............................................................................................643
Hz. Huzeyme kızı Zeyneb.................................................................643
Hz. Ümmü Seleme..............................................................................643
Hz. Cah¸ kızı Zeyneb.........................................................................644
Hz. Cüveyriye .....................................................................................646
Hz. Reyhane ........................................................................................647
Hz. Ümmü Habibe .............................................................................647
Hz. Safiye.............................................................................................648
Hz. Meymune......................................................................................648
Hz. Mâriye...........................................................................................649
Taaddüd-i Zevcât ve Allah’ın Resûlü’nün Çok Evliligini
Degerlendirme...................................................................................650
Allah’ın Resûlü tek kadınlı aile hayatını da örneklendirdi...........654
Ilâhî a¸kı da mecâzî a¸kı da bize Allah’ın Resûlü ögretti ..............655

Onaltıncı Bölüm
Câriyeler ve Sömürülen Cinsellikleri
Geleneksel hukûkumuzda câriyeler........................................................660
Câriyeler geçici statülü sava¸ esirleridir.................................................662
Câriyelerle ili¸kide tek yolun evlilik oldugunu gösteren âyetler ........664

Onyedinci Bölüm
Cennet’te Cinsel Hayat
Ahiret Hayatı ve Cennet ...........................................................................671
Cennetin Mânevî Nimetleri......................................................................672
Allah’ın güzelliklerine bakmak ........................................................673
Rıdvanullah (Allah’ın rızası ve sevgisi)...........................................674
Yücelerin dostlugu .............................................................................675
Allah’ı tesbih ve O’na hamd..............................................................676
Cennetin Maddî Nimetler ........................................................................677
Cennetin hizmetçiler Vildan ve Hûriler ..........................................678
Cennet’te cinsel hayat ........................................................................679
Kur’ân’da Cennet kadınlarının vasıfları .................................................680
Kur’ân’da Cennet erkeklerinin vasıfları .................................................681
Sünnet’te Cennet kadınlarının vasıfları ..................................................682
Cennet’te kıskançlık olmayacaktır ...................................................684
Cennet’te her ¸ey olacaktır ................................................................685
Lûgatçe........................................................................................................687
Ba¸lıca Kaynaklar ......................................................................................695
Indeks..........................................................................................................701


KISALTMALAR


a.g.e. : Adı geçen eser.
Avnül-Mabûd : Avnul-Mabud ¸erh-u Sünen-i Ebî Davud
B. : Bab
Bak. : Bakınız.
B. Merâm : Bülügül-Meram min Edilletil-Ahkâm
el-Camiüs-Sagîr : el-Camiüs-Sagir Fî Ehadisil-Be¸irin-Nezîr.
et-Tac : et-Tac el-Camiu lil-Usûl Fî Ehadisir Resûl.
Feyzül Kadîr : Feyzül-Kadîr ¸erhül-Camiüs-Sagir.
Hn. : Hadis Numarası.
Hüsnül-Üsveti : Hüsnül-Usveti Bima Sebete Minellahi ve Resûlihi Fin-
Nisveti.
H. I. ve I. F. Kamûsu : Hukûk-u Islâmiyye ve Istılâhat-ı Fıkhıyye Kamusu.
Ibn-i Mace : Sünnen-i Ibn-i Mace.
I. Kesîr : Tefsirul-Kur’ânil-Azîm.
K. : Kitab.
K. Hafâ : Ke¸fül Hafâ ve Müzîlül-Ilbas Amme¸tehere Minel-
Ehadîsi Ala Elsinetin Nâsi.
M. I. Kesir : Muhtasar Ibn-i Kesir.
M. K. Ummal : Müntahab-ü Kenzül-Ummal.
M. Mesabih : Mi¸kâtül-Mesabîh.
Min Mirkatil-Mefâtîh : Min Mirkatil-Mefâtih ¸erh-u Mi¸kâtil-Mesâbîh.
M. S. Müslim : Muhtasar Sahih-i Müslim.
M. Zevâid : Mecmeüz-Zevâid ve Menbeül-Fevâid.
Müsned : Müsned-û Ahmed b. Hanbel.
r.a. : Radıyallahü Anhü.
Revâiül-Beyan : Revâiül-Beyan Tefsîl-ü Âyatil Ahkâm.
Umdetül-Karı (Aynî) : Umdetül-Karı ¸erhün Fî Sahihil-Buharî.
sav : Sallallahü Aleyhi ve Selleme.
T. D. V. : Türkiye Diyanet Vakfı
Tecrid : Sahihi Buhari Muhtasarı Tecrid-i Sarih Ter. ve ¸erhi.
Zâdül-Meâd : Zâdül-Meâd Fi Hedy-i Hayril-Ibâd.



KTABIMIZIN YANKILANMASI ve YARGILANMASI


Allah’a hamd, O’nun evrensel kıldıgı son peygamberi Yüce Efen-
dimiz Hz. Muhammed’e salât ve selâm ederim.
“Islâm’a Göre Cinsel Hayat” yayınlanır yayınlanmaz yankılandı;
büyük bir ilgi görmeye ba¸ladı. Ard arda basıldı. Içten tebrikler ve
duâlar aldık.
Ancak giderek artan alâka yanı sıra, küçük fakat etkili bir grubun
da nifakları ve ki¸isel hazımsızlıklarından kaynaklanan yıkıcı hücum-
ları ve ele¸tirilerine ma’rûz kaldık. Idarî ve hukûkî eylemlerin mag-
dûru olduk.
Islâm’a Göre Cinsel Hayat’ın yayınlanmasından iki buçuk ay
sonra Mart 1985’de Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda
lâikligi ihlâl ile suçlandık.
Kitabımızın birinci cildinin çok kısa bir özetinin ünlü bir Bab-ı Âli
gazetesinde (Günaydın) yayınlanacagının mezkûr gazete ve TRT’de
anons edilmesinden sonra, 6 Mayıs 1985’de TBMM Genel Kurulu’nda
ikinci defa fakat bu defa da Islâm Dîni’ni küçük dü¸ürmekle suçlan-
dık. Bunu, Diyanet I¸leri Ba¸kanlıgı’na bakmakla görevli Devlet
Bakanı’nın suçlaması izledi.
633 sayılı yasaya göre bir ba¸kan ve on üyeden te¸ekkül etmesi
gereken Dîn I¸leri Yüksek Kurulu’nun mevcut üç üyesinden birine
hazırlatılan, ilmî hatalar ve iftiralarla dolu hukuk dı¸ı rapora daya-
nılarak, Istanbul Beyoglu Büyük Piyale Pa¸a Camii Imam Hatipligi
görevinden alındık ve rütbe indirimi ile U¸ak Merkez Çakoloz Camii
müezzin kayyımlıgına sürgün edildik. Bununla da yetinilmedi.
Diyanet I¸leri Ba¸kanlıgı’nın 10 Mayıs 1985 tarihinde Adâlet Bakan-
KTABIMIZIN YANKILANMASI ve YARGILANMASI 27

lıgı’na resmî ba¸vurusu üzerine, Sarıyer Sulh Ceza Mahkemesi’nce
19.06.1985’de kitabımız toplatıldı. TC Kanunu’nun 163. maddesini
ihlâl’den Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde, 175. maddesini
ihlâlden de Sarıyer Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanmaya ba¸la-
dık.
Belki de Türk Hukuk Tarihi’nde ilk defa aynı eserden ötürü, aynı
anda hem lâikligi ihlâlden, hem de dînî tahkirden yargılanırken, yerli
basında ¸ahsımız ve kitabımızla ilgili haberler, yorumlar ve söyle¸iler
ne¸r edildi. Dünyaca ünlü Time, Stern, Actuel, Panaroma, el-Mecteme’ ve
Ahbârü’l-Âlemi’l-slâmî gibi yabancı yayın organlarında haberler ve
röportajlar yayınlandı. Ayrıca BBC, Isveç Radyosu, Hollanda Radyo-
su ve Alman ARD televizyonunda haberler ve röportajlar yer aldı.
Allah’ın yardımı ile Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde
berâat ettik.* Marmara Üniversitesi Ilâhiyat Fakültesi ögretim üyele-
rince hazırlanan bilirki¸i raporuna müsteniden de Sarıyer Asliye Ceza
Mahkemesi’nde berâat ettik.** 11.12.1985 tarihinde kitabımız üzerin-
deki toplama kararı kaldırıldı.
Manisa Idare Mahkemesi’nde açtıgımız yürütmeyi durdurma ve
iptal dâvasını da kazanarak, Istanbul’daki görevimize döndük.
Yankılar ve yargılar sırası ve sonrasında kitabımızın ardı ardına
baskıları da yapıldı. 25 yıllık süreç içinde -korsan baskıları dahil-
400.000 adet basıldıgı kanısındayız.
Çalı¸maları ba¸arı ile taçlandıran yalnızca Allah’tır. Biz de O’na
hamd ederiz.


* Istanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Esas No: 1985/143, Karar No.1985/183, Karar Tarihi
22.10.1985.
** Sarıyer Asliye Ceza Mahkemesi Esas 1985/317, Savcılık 1985/436, Karar 1985/412, Karar
Tarihi 11.12.1985



2011 BASKISI ÇN…


Islam’a Göre Cinsel Hayat; dostlar yanısıra dü¸manların da oriji-
nalligi ve bilimselligini kabul ettikleri bir eserdir. Fakat onun, yazarı-
nın iftihar ettigi asıl özelligi Islâm Dîni’nin ana kaynaklarına baglılıgı
ve bu Yüce Dîn’e hizmeti gaye bilmesidir.
Kitabın elinizdeki -Ingilizce ve Uygurca’ya tercümesine de esas
olan- bu 2011 baskısı, art niyetlileri bile susturabilecek zengince dip
notlarıyla hazırlandı. Bazı önemli ilaveler yapıldı. Kur’ân ile baglan-
tılar daha bir açıga çıkarıldı. 16. ve 17. bölümler ise yeniden yazıldı.
Davamız Âlemlerin Rabbi olan Allah’a kulluktur.

Ali Rıza Demircan
Eylül 2011/evval 1432
Emirgân



ÖNSÖZ


Insanları erkek ve di¸i olarak yaratan Allâh’a hamdolsun.
Teblîg, tefsîr ve tatbîk ederek, Islâm Dîni’nin cinsel nitelikli kural-
larını bizlere sunan Allâh’ın Resûlü Hz. Muhammed’e salât ve selâm
olsun.
“Islâm’a Göre Cinsel Hayat” on yıl kadar önce yazmayı dü¸ündü-
güm ve bu maksadla malzemelerini toplayıp biriktirmeye ba¸ladıgım
bir eserdir. Bu sebeble, kitabın içerigi ve meselelerin yorumlanı¸ tarzı
uzun yıllar içinde olu¸mu¸tur.
Gerçegi dile getirmek gerekirse bu kitap; muhtevası, tertibi ve
mevzûların i¸leni¸i yönüyle orijinaldir.
* * *
Ara¸tırmamda Kur’ân ve Sünnet’i esas aldım. Hükme mesned ha-
dislerin seçiminde ileri derecede bir titizlik göstermeye ve aslına sa-
dık kalarak anla¸ılır bir dille tercüme etmeye çalı¸tım. Ilgi alanımızı
ön plana çıkarmak için de bazı hadislerin tercümesinde takdim ve
tehir yaptım.
Kur’ân ve Sünnet’in yorumlanmasında fıkhî mezheplerimizce
üzerinde ittifak edilen hususları gözettim. Farklı ictihadlar içinde esas
aldıgım görü¸lerin kaynaklarını da beyan ettim.
Kur’ân ve Sünnet’in dogrudan hükme baglamadıgı hususlarda
muhterem müctehidlerimizin görü¸lerini ara¸tırmakla ve birinci plan-
da degerlendirmekle beraber, Allah Zülcelâl’in ilham ettigi nükteleri
de sunmaktan kaçınmadım.
30 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Kitabı yazarken savunma üslûbundan çok, Islâm’ın yüceligini
dile getirici bir üslûb kullandım.
Toplumumuza egemen olan hayat tarzının egrilerini, Islâm’ın
dogrularının açıklanmasına engel görmedim. Batılları iyice gözden
geçirmeye çalı¸tım.
Ama metod olarak kitabımıza yansıtmadım. Ne var ki onları göz
önünde bulundurarak, gerekli yorumları içerir bir üslûbla Hakk’ı dile
getirmeye çalı¸tım.
Yazılanlar nasıl kar¸ılanır, nasıl degerlendirilir diye bir endi¸eye
dü¸medim. Hakk’ın hâtırını her ¸eyin üstünde tuttum.
Müsbet bilim verilerinden yararlandıysam da, Islâm’ın dogrula-
rını bilime tasdik ettirme çabası içine girmedim. Ama tabiî kanunları
ve Islâmî düstûrları koyanın Allah Zülcelâl olduguna i¸aret ederek,
Islâm’la müsbet bilim verileri arasında çeli¸me ve çatı¸ma olamaya-
cagını özellikle vurgulamaya çalı¸tım.
Bazı eksiklikler elbette görülecektir. Kapsamlı bir mevzûun eksik-
siz olarak sunulamayacagının takdir olunacagını ümit ederim. Ten-
kidlere açıgım ve duâcı olurum.
Bu kitab vesilesiyle Rabbimin beni rızasına erdirmesini dili-
yorum.
Davamız Âlemlerin Rabbi olan Allah’a Hamd ve Sena’dır.
Ali Rıza Demircan
3 Aralık 1984
10 R. Evvel 1405
Emirgân






Birinci Bölüm
CNSEL ÖRETM FARZDIR



MÜHM BR HATIRLATMA


nsan, Allah’ın, yarattıklarının büyük çounluuna üstün kıldıı var
lıktır. Göklerde ve yerdeki varlıklar onun hizmetine sunulmutur.
Hiç üphesiz insanın rûhî yücelikleri yanında bedenî özellikleri pek zayıf
kalır. Rûhî hazlarının incelii ve derûnîlii yanında cinsel hazları da pek
kaba ve sathîdir.
Biz bu kitabımızda slâm Dîni’nin iki ana kaynaı olan Kur’ân ve Sün
net ölçülerine göre insanın cinselliini ve cinsel hayatını açıklamaya çalıtık.
Mevzûumuzu gereince açıklayabilmek için insanı hep cinsel yönü ile
deerlendirdik. Kur’ân ve Sünnet ölçülerinin hep cinsel nüktelerine dikkat
çekmeye çalıtık.
Kitabımızda Kur’ân ve Sünnet’in cinsellie ıık tutucu düstûrlarını ard
arda okuyan okuyucumuz “Kur’ân ve Sünnet yalnızca cinsellii mi konu
edinmektedir?” eklinde bir düünceye kapılmamalıdır. Çünkü açıklandıı
üzere, kitabımızda yalnız cinsellik incelenmekte, bu sebeble de Kur’ân ve
Sünnet’in yalnızca cinsellie yönelik ilkelerine yer verilmektedir.
yice bilinmelidir ki Kur’ân ve Sünnet; insanlıın biricik hayat nizâmı
dır. Birbirini tamamlayan bu iki mukaddes kaynak yalnızca cinsellii deil,
insanla ilgili itikâdî (inanç), siyasî, ictimaî (sosyal) iktisadî, hukûkî, ahlâkî
vs. her konuyu içericidir. Böylece dünya ve âhiret saadetine erdiricidir.



Kur’ân ve Sünnet Ölçülerine Göre Cinsel Öretim Farzdır
“..öylece duâ et: Rabbim! lmimi arttır..”
(Taha 114)


Islâm Dîni, ilkelerini Allah’ın ve peygamberi Hz. Muhammed’in
koydugu bir hayat nizamıdır.
¸anı yüce olan Allah’ın, insanları inanmakla ve ya¸amakla mükel-
lef tuttugu bu Yüce Din; fert ve toplum hayatını bütünüyle ku¸atı-
cıdır. O, insan hayatını bütünüyle ku¸attıgı gibi cinsel hayatı da çev-
relemekte, koruyucu ve yönlendirici yasalarıyla kulluk sınırları içine
almaktadır.
Cinsel nitelikli farz görevlerin ve haramların öretimi farzdır
Islâm Dîni’nin îman esaslarını, görev yükleyici bütün emirleri ve
yasaklarını ögrenmek farz-ı ayındır.
1
Mutlaka yapılması gereken bir
Islâmî görevdir.
Her bir mü’min tarafından ögrenilmesi farz-ı ayın olan bilgileri,
ögrenmekle yükümlü oldugumuz gibi bizzat veya ki¸i ve kurumlar
aracılıgı ile erkek ve kız çocuklarımıza ögretmekle de yükümlüyüz.
Bu hususta Islâm bilginlerinin ittifakı vardır.
Islâm Dîni’nin cinsel hayatı düzenleyici düstûrlarının büyük ço-
gunlugu yapılması gereken emirler (farzlar) ve kaçınılması gereken
yasaklar (haramlar) ¸eklinde oldugu içindir ki, bu ilâhî emirler ve
yasakların belirledigi müfredat içerisinde cinsel ögretim farzdır.

1
Farz-ı ayın: Her bir mü’min tarafından bizzat yapılması gereken Allah veya Peygamber
emri.
34 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Kâidele¸tirdigimiz bu gerçegi misallendirmek için dînimizin cin-
sel hayatla ilgili yasaklarının (haramlarının) bir kısmına bakalım:
Cinsel arzuyla; ehvetle bakmak, evlenilebilecek bir kadın/erkekle bir ara
da yalnız kalmak, flört, cinsel duyguları uyarıcı mûsıkî, zinâ, homosek
süellik, sevicilik, hayvanlarla cinsel temas, vücûdun erotik bölgelerini ve ör
tülmesi gereken yerlerini açıa vurmak, kadın ticareti, zinâ ve ecinsellik ifti
rası, cünüblük sonrasında usül abdestini bir namaz vaktini aacak ekilde
ertelemek, hadımlatırmak, kısırlamak, elerle de olsa âdet ve lohusalık gün
lerinde cinsel iliki, zevceye/ee arka organdan temas, dînî ve tıbbî bir ma
zeret olmaksızın kocanın cinsel arzularına karı çıkmak, e olan kadını ihmal
etmek, ein hakları ve özgürlüklerini kısıtlayıcı cinsel kıskançlık ve oral iliki
vs..
Yukarıda bir kısmına i¸aret ettigimiz Kur’ân ve Sünnet’e dayanan
cinsel haramları ve bunlarla ilgili gerekli ayrıntıları ögretmek ve
ögrenmek elbette ki farzdır.
Bu haramlar ögretilmez ve ögrenilmezse nasıl bilinecektir? Bilin-
medikçe de bunlardan nasıl korunulacaktır? Kaldı ki deginilen
haramlar yanısıra, bir de onları a¸an oranda cinsel nitelikli pek çok
görevimiz vardır.
Cinsel görevler ve haramlar âhiret hayatımızla yakından ilgilidir
Mü’minler istikrarlı, ¸ahsiyetli ve az problemli bir dünya hayatı
için cinsel haramları bilmeye ve bunlardan kaçınmaya muhtaç ol-
dukları gibi, Cehennem azabından korunmak için de muhtaçdırlar.
Zira Allah’ın Resûlü Hz. Muhammed, Cehennem’e götürecek ba¸ suç-
ların (günahların) dille ve cinsel organla i¸lenen suçlar oldugunu
bildirmektedir. O, Cennet’e girebilmek için cinsel haramlardan korun-
mak gerektigini de ¸öylece açıklamaktadır:
CNSEL ÖRETM FARZDIR 35

¸ , , · - _ | ¸ · , · ¸ - , , ¬ | ¸ , , · - ¸ - , · - _ - · ¬ |· `- | `. · · , · -
“(Ey Mü’minler!) Kim bana iki çenesi arasındaki dilini ve iki uyluu
arasındaki organını (yalan ve zinâ gibi haramlardan) koruyacaına ga
ranti verebilir ki, ben de ona Cennet’e gireceini garanti edeyim.”
2

Örenme ve öretme hayanın sınırları içine girmez
Açıklamaya çalı¸tıgımız dînî önemi sebebiyledir ki Allah’ın Resû-
lü Hz. Muhammed, cinsel hayatla ilgili ilâhî emirler ve yasakların
ögretimi ve ögrenimine büyük bir önem vermi¸tir.
Allah’ın Resûlü dil edebi ve ciddiyetini korumakla beraber haya
(utanma) duygusunu cinsel ögretimine engel kılmamı¸, cehâlete mah-
kûm eden utanmayı tasvîp buyurmamı¸tır.
3


2
Buhârî Hudûd 19, et-Tac 3/23, 5/62
3
Muhâtabının durumu açık bir beyanı gerektirmedikçe Allah’ın Resûlü erkek-kadın
ili¸kisinden, örtülü ifadelerle söz ederdi. Çünkü O, peygamberlik dönemi hayatının her
anı ve safhasında kendisine indirilen Kur’ân’ı izledigi gibi cinsellikle ilgili üslûbuyla da
Kur’ân’ı izliyordu. Yüce Allah Kur’ân-ı Kerîm’de cinsellikle ilgili yasaklarını koyar ve
açıklamalarda bulunurken, “cinsel birle¸im” için kinayeli sözleri ve terkibleri kullanmı¸tır.
Bunlar arasında “teni ten üzerine koymak”, “kadınlara yakla¸mak”, “ekim alanına
istenildigi ¸ekilde gelmek”, “kadınlara girmek”, “kadınlardan yararlanmak”, “erkek
kadını çepe çevre örtmek” vs. gibi ifadeler ba¸ta gelmektedir. (Bakara 187, 222, 223, Nisâ
23, 24, 25, Araf 189). Ancak bu Kur’ân’î ifadeler her fert tarafından anla¸ılamayacagı, hatta
yanlı¸ anla¸ılabilecegi için, bütün müfessirler tefsirlerinde bu ifadeleri cima (cinsel ili¸ki)
ve türevleri olan kelimelerle açıklamı¸lardır.
Her kültür seviyesindeki insana yönelik oldugumuz için biz de güvenilir müfessirlerin ve
bilginlerin metodunu izleyerek, gerek âyet ve hadîslerin tercümesinde ve gerekse
konuların açıklanmasında anla¸ılır ifadeleri benimsedik. Örnegin cinsel birle¸im için yer
yer “cinsel ili¸ki”, “cinsî münasebet” ve “cinsel temas” tabirlerini kullandık. Incelemenin
tabîi akı¸ı içinde kullanılması gerekli kelimeleri kullanmakdan kaçınmadık. Aslında
kaçınamazdık da. Zira görevin, yasagın, suçun, tatminin, yoksullugun, kıskançlıgın,
amacın vs. cinsel olanı da olmayanı da oldugu için buna mecburduk.
Sonuç olarak deriz ki kitabımızda kullandıgımız üslûp; tefsîr, hadîs ve fıkıh
kitaplarımızda kullanılan üslûpdur. Dînî kaynaklarımızdaki “Kitabü’t-Tahâreti”,
“Kitabün-Nikâh”ve “Kitabü’l-Hazri vel-Ibâhe” bölümleri, degindigimiz üslûbun
örnekleriyle doludur. Ne var ki biz Arabça ve Osmanlıca olan ve günümüz insanı
tarafından anla¸ılamayacak olan ifadeleri Türkçele¸tirdik. (Buharî Edeb 7, Müslim Îman
60)
36 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Haya (utanma) cinsel konuları, cinsel konular da hayayı çagrı¸ım
yaptırdıgından, burada sırası gelmi¸ken haya meselesine açıklık
getirmeye çalı¸alım.
Haya; insanı eziklik ve pi¸manlık duyacagı sözler, davranı¸lar ve
i¸lerden koruyan bir iç duygusudur. Allah’a ve O’nun huzûrunda
muhâkeme olunacagına îmanla geli¸en haya, ilâhî emirler ve yasak-
larla objektif ölçülerine bürünür.
Öz cevheri insanın yapısında bulunan haya, Allah’a, melekler’e
ve insanlara kar¸ı haya kısımlarına ayrılır.
Her bir kısmı ile haya Islâmîdir. Sâhip olunması gereken dînî bir
vasıftır. Haya, bir hayırdır. Islâm Dîni’nin bütün emirleri ve yasakla-
rını ögrenmek de büyük bir hayırdır. Hayır, hayra köstek degil,
destek olur. Nitekim Allah’ın Resûlü “Gerçek haya, ancak hayır getirir.”
4

buyurmu¸lardır. Bu sebeple haya, farz-ı ayın olan cinsel ögretime
mâni görülmemi¸, üstelik fazîlet olarak yorumlanmı¸tır.
Yüce Peygamberimizin saygıdeger e¸i, sevgili annemiz Hz. Âi¸e
(r. anha) Medine kökenli müslüman kadınları övgü için ¸öyle buyur-
mu¸tur:
“Onlar ne deerli kadınlardır; utanma duyguları dinlerini iyice ören
melerine engel olmadı.”
5

Islâm Dîni’nin cinsel hayatımızla ilgili emirleri ve yasaklarını ög-
retir ve ögrenirken elbette cinsel organlardan ve bu organlardan çıkan
meni, mezi ve kan gibi mayilerden söz edilecektir. Cinsel duygular ve
bu duyguları olu¸turup geli¸tiren davranı¸ türleri ara¸tırılacaktır.
Zinâ, e¸cinsellik, oral ili¸ki, ve benzeri yasaklar konu edilecektir.
Elbette e¸ler arası cinsel hayatı doyuma erdirecek görevler ve koru-

4
Buharî Edeb 7, Müslim Îman 60
5
Müslim Hayz 13(60/332), el-Camiûs-Sagir 1/153. bak. Ahmet Davudoglu, S. Müslim
Tercüme ve ¸erhi 2/547
CNSEL ÖRETM FARZDIR 37

yucu yöntemler bahse konu olacaktır. Cinsel vasıflı kusurları ve
hastalıkları bilmek için cinsel organların fizik yapısı da ayrıntılarına
varıncaya kadar ara¸tırma ve gözleme tâbi tutulacaktır. Misalleri
çogaltabiliriz.
Eger bütün bunlar Islâmî hayanın yasaklayıcı sınırları içine
girseydi, bu Yüce Dîn kendi bütünü içinde çeli¸kiye dü¸mü¸ olurdu.



Allah’ın Resûlü’nün Cinsel Öretimi
“Ey Peygamber! Rabbin tarafından sana indirilen buyrukları tebli et. Eer
onları tam anlamıyla tebli etmezsen elçilik görevini gereince yapmamı olursun.
Görevini yaptıın sürece Allah seni insanlara karı koruyacaktır. Allah inkârcıları
dorulara erdirmez.” (Mâide 67)


Allah’ın Resûlü Kur’ân âyetlerini tebli ediyor ve açıklıyordu
-Allah ¸anını ve baglılarını artırsın- Allah’ın Resûlü Hz. Muham-
med cinsel hayatla ilgili Kur’ân âyetleri indirildikçe bu âyetleri teblig
ediyordu. Teblig ettigi âyetlerle alâkalı gerekli açıklamaları da yapı-
yordu.
Yüce Allah, Bakara Sûresi’nin, kadınların ay hali ile ilgili ikiyüz
yirmi ikinci âyetini indirdiginde Allah’ın Resûlü bu âyeti teblig etti.
Allah’ın Resûlü bu âyeti tebli etti ve mü’minlere âdet halinde bulunan
kadınlarla bir arada yemelerini, içmelerini, evlerde beraber oturup kalkmala
rını ve cinsel münâsebetin dıında her türlü rutin ilikileri kurmalarını emir
buyurdu.
1

-Salât ve selâm üzerine olsun- Allah’ın Resûlü okunan vahiy olan
Kur’ân âyetleri çizgisinde kendisine bildirilen cinsel nitelikli ilâhî
buyrukları açıklayarak da, cinsel ögretimini sürdürüyordu.

1
Tirmizî Tefsîrîl-Kur’ân 2 (Hn. 2981)
Kitabımızda yer alan hemen hemen bütün âyetlerde ve hadîslerde cinsellikle baglantı
görülecektir. Bunun sebebi âyetleri ve hadîsleri özellikle cinsellikle irtibatlandırmaya
çalı¸mamız degildir. Konumuz geregi -dogrudan veya dolaylı olarak- cinsellikle ilgili olan
âyetleri ve hadîsleri bir araya getirmi¸ olmamızdır. Bu sebeple okuyucunun “Kur’ân ve
Sünnet yalnızca cinsellii mi konu almaktadır?” ¸eklinde bir tereddüde kapılması son derece
hatalı olur.
CNSEL ÖRETM FARZDIR 39

O, bir hadîslerinde ¸öyle buyurur:
· _· , . · _ · ·· .` ·|· ·,` ·| · v ¸ .` ¸ ¬ |· ¸ - _ , ¬ · . , v =· . · · .·,` , ¬ · = · ¸
“(Allah’a, meleklerine ve insanlara kar¸ı) hayalı/utançlı olunuz.
yice biliniz ki Allah gerçekleri bildirip emretmekten haya etmez; çekinmez.
(Ey Mü’minler!) Kadınlarınıza arka organlarından (anüs) cinsel ilikiye
girmeyiniz.”
2

letilen sorular ve sorunlar sebebiyle açıklamalar yapıyordu.
Yüce Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) kendisine dogrudan
sorulan soruları cevaplandırarak, dolaylı olarak intikal ettirilen konu-
lara açıklık getirerek de cinsel ögretimini sürdürüyordu.
Örnegin o, uzun süre çölde kaldıkları için cünüblülüklerini gide-
recek su bulamadıklarında ne yapacakları soranlara Teyemmüm yap-
malarını geregini ve nasıl yapılacagını ögretmi¸ti.
Huzurunda, rahmin dı¸ına bo¸alma türünden çocuk olu¸umunu
engelleyici korunma i¸lemlerinden söz edilince, Kur’ân’dan hareketle
o tür önlemleri, “çocuu gizlice topraa gömme” olarak nitelemi¸;
Allah’ın kader programı içine aldıgı canlıların mutlaka yaratılacagını
duyurmu¸tu.
3

Tanık olduu olaylar üzerine de açıklamalar yapıyordu.
Mesela, O, karnı üzerine yatan bir adamı görünce ¸öyle buyur-
mu¸tu:
=· · , , ¬` , v - - ¬ = · = · . ·
“Bu tarz yatı, Allah’ın sevmedii bir yatıtır. (Böyle yatmayınız.)”
4


2
M. Zevaid 1/261, 4/298
3
Z. Meâd 4/18
4
Tirmizî Edeb 21 (Hn. 2769). Yüzü koyun yatı¸, diger hadîslerde Allah’ı öfkelendiren,
¸eytanî nitelik ta¸ıyan ve Cehennem’liklerin tarzı olan bir yatı¸ olarak vasfedilmektedir.
40 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Kendi duygularından hareketle de bilgiler sunuyordu.
Allah’ın Peygamberi bir insan, olgun bir erkek olarak bizzat duy-
dugu cinsel duyguların diger bulûga ermi¸ (ergin) erkekler tarafından
duyulabilecegi gerçeginden hareket ederek ve yönlendirici uyarılarda
bulunarak da ilk mü’minleri cinsel terbiyeden geçiriyordu.
O, deginilen amaçla bir hadîslerinde ¸öyle buyurmu¸tur:
“Houna giden bir kadın vesilesiyle sizden birinizin kalbinde cinsel arzu
oluursa, hemen einin yanına giderek onunla cinsel ilikide bulunsun. Bu
tarz davranı, içinde oluanı giderir.
5

Cinsel öretim kadınları da içine alıyordu
Allah’ın Resûlü yukarıda ana hatlarıyla deginmeye çalı¸tıgımız
cinsel ögretim görevini yalnız erkeklere yönelik olarak sürdürmü-
yordu. Kadınlara da hitab ediyor, onları da uyarıyor ve yeti¸tiriyordu.
Dogrudan kadınlara hitab eden birçok hadîsleri arasında ¸u iki hadîsi
misal olarak sunabiliriz:
_ _ , · · , ¬ , _ ·¸`= ¬ , | ; , | _ · - = ¸ « · . - ¸ - ,· = ¸ = - · =· ·| ¸ -· · « , | .- , ··
, ·· _ ¸ , - ¸ · ¸ -
“Herhangi bir kadın koku sürünerek (evinden) çıkar, parfümünün
kokusunu alarak kendisine ilgi duymaları için bir topluluun yanından
geçerse, o kadın mânen zinâcıdır. (Bakılması haram kılınan organlara ba-
kan) her göz de zinâcıdır.”
6

“Kadınlar arasında sevicilik zinâdır; haramdır.”
7


5
et-Tac 2/331, Ayrıca bak. Müslim Hn. 1403.
6
Feyzü’l-Kadîr 3/147 (Hn. 2971.)
Açıklanan amaçla kokulanan kadının zinâcı olarak vasıflanması, bu tür kokulanmanın
günahkâr kılacagını açıklamak ve bundan ¸iddetli bir dille sakındırmak içindir. Yoksa, -
özel bölümünde açıklanacagı üzere- zinâ evlilik dı¸ı cinsel ili¸ki ile gerçekle¸ir.
7
Feyzü’l-Kadîr Hn. 2942 (3/137)
CNSEL ÖRETM FARZDIR 41

Cinsel öretimin bir arada yapıldıı da oluyordu
Allah’ın Resûlü cinsel hayatla ilgili yapılması ve kaçınılması gere-
kenleri mü’min erkeklere ve kadınlara açıklamaya çalı¸tıgımız yollar-
la ayrı ayrı ögretiyordu. Onun ögütleri ve emirleriyle cemâat namazı-
na erkekler yanısıra kadınlar da katıldıgı için, mü¸terek ögretimde
bulundugu zamanlar da oluyordu.
¸u hadîsi, mü¸terek ögretime bir misal olarak verebiliriz:
Yezîd kızı Esma (r. anha) bizzat ¸ahit oldugu olayı ¸öyle anlatı-
yor.
Kıldırdıı bir namaz sonrasında Peygamberimiz çevresinde ayrı ayrı
oturan erkekler ve kadınlara yerlerinden kalkmamalarını iret etti. Suâli içe
ren bir üslûpla önce erkeklere sordu:
Galiba içinizde kapısını kapatıp eiyle ilikiye girdikten sonra, karısı ile
yaptıklarını açıklayan erkeklerler var?
Sonra da kadınlara yönelerek sordu:
Sizin içinizde de mi kocası ile yaptıklarını anlatan kadınlar var?
Topluluktan bir cevap çıkmayınca öyle dedim:
Evet, var Ya Resûlallah! Allah’a yemin ederim ki erkekler de bu ekilde
konuuyorlar. Kadınlar da böyle laflar ediyorlar.
(Benim bu açıklamam üzerine) Allah’ın Resûlü, ardından gerekçesini
açıklayarak u talimatı verdi:
« · · · .·, · - « · : · c | . ¸ · - · ¸ · - ¸ .· = , = ·|· ¸ · , , = - · - ·· = , = _ « | .¸` ¸ = · , ` ¸·
Cinsel hayatınızı açıa vururcasına konumayınız. Bu ekilde konuan
erkek ve kadın, erkei diisine rastlayan ve insanlar kendilerine bakıp durur
ken, erkei diisinin iini bitiren erkek ve dii eytan gibidir.”
8


8
M. Zevâid 4/294, Ebû Davûd Nikâh 49. (Rivâyetler birle¸tirilmi¸tir.)
42 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Sahâbîler aldıkları eitim gerei gerçekçiydiler
Allah’ın Resûlü’nün cinsel ihtiyaçları ve bu ihtiyaçların kar¸ılana-
rak bedenî ve rûhî sükûna erilmesi yolundaki helâl atılımları insan
hayatının tabîi bir parçası olarak görmesi, diger mevzûları açıkladıgı
gibi, cinsel konuları da nezih bir üslûpla dile getirmesi, ilk mü’minler
olan sahâbîleri gerçekçi yapmı¸tı.
Evet, onlar aldıkları Peygamberî terbiye geregi cinsel meselelerde
son derece gerçekçi idiler.
Bunun içindir ki sahâbîler ögrenmek istedikleri cinsel hayatla ilgi-
li konuları gelip Allah’ın Resûlü’ne rahatlıkla soruyorlardı.
A¸agıdaki hadîsi bir misal olarak degerlendirebiliriz.
Cabir Ibn-ü Abdullah (r.a) anlatıyor:
Bir sahâbî tarafından (cinsel ili¸ki, mastürbasyon veya rüyalanma
yoluyla) cünüp olan ki¸inin durumu ile ilgili olarak Allah’ın Resû-
lü’ne (sav) soruldu:
(Ya Resûlallah!) Cünüp olan ki¸i (yıkanmadan) uyuyabilir mi?
Yemek yiyebilir veya bir ¸ey içebilir mi? ¸öyle buyurdu:
- Evet, (cinsel organını yıkadıgı ve) namaz için aldıı gibi abdest al
dıı zaman uyuyabilir ve yiyip içebilir.
9

Sahâbîler ögrenmek istedikleri meseleleri sordukları gibi yaptık-
ları ve günah oldugu endi¸esine kapıldıkları hususları da gelip O’na
arzediyorlar, ne yapmaları gerektigini ögreniyorlardı.
Ömer b. Hattab Allah’ın Resûlü’ne geldi ve ¸öyle dedi:
Mahvoldum Ya Resûlallah!
Seni mahveden nedir?

9
Buhârî Güsl 27.
CNSEL ÖRETM FARZDIR 43

Ya Resûlallah! Üreme organından fakat arkadan yakla¸arak ka-
rımla ili¸kide bulundum.
Hz. Peygamber ona bir cevap vermedi. Bu sırada Bakara Sûre-
si’nin ikiyüz yirmi üçüncü âyeti Allah’ın Resûlü’ne vahyedildi:
“Kadınlarınız sizin tarlanız; ekim alanınızdır. O halde ürün
alacaınız organdan dilediiniz gibi ilikiye girin. Nefisleriniz için
(besmeleyi, duâyı ve sevi¸meyi) öne alın. Allah’ın emirleri ve yasak
larına aykırılıktan korunun. Onun huzûruna varacaınızı da bilin.
(Ey Peygamber! Âdet hali teması ve ters yol ili¸kisi gibi haramlardan
kaçınan) mü’minleri müjdele.”
Bu âyeti teblig ettikten sonra Allah’ın Resûlü bütün mü’minlere
yönelik olarak ¸öyle buyurdu:
Önden veya arkadan yaklaarak fakat mutlaka döl yataından cinsî
temasta bulun. Arka organdan (anüs) ve âdet gören einle cinsi münâsebette
bulunmaktan sakın.
10

Sahâbîler Allah’ın Resûlü’ne “Hayat Önderi” olarak inandıkları
için kar¸ıla¸tıkları bütün problemleri O’na arzettikleri gibi, cinsel
problemlerini de O’na arzediyorlardı.
Onlar için siyasî veya iktisadî bir problemle cinsel bir problem
arasında fark yoktu. Problemlerinin çözümünü almadıkça da eyleme
geçmiyorlardı.

10
Tirmizî Tefsîril-Kur’ân Hn. 2984
Hz. Ömer (r.a) gibi olgunluk çagına gelmi¸ sahâbîler; sözleri, davranı¸ları ve i¸leri ile
yalnızca Allah’ın rızasını gözettikleri için yaptıkları fakat günah oldugu ku¸kusuna
kapıldıkları hususları Allah’ın Resûlü’ne gelerek arzediyorlar, ne yapmaları gerektigini
ögreniyorlardı. Allah’ın Resûlü de yöneltilen sualleri tabîi kar¸ılıyor ve cevaplandırıyordu.
Bu sebeple bazı hassas mü’minlerin sandıkları gibi bu gibi suallerin sorulmasında sahâbî
¸anına gölge dü¸ürecek bir eksiklik yoktur.
44 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Kadınlar da cinsel konularda gerçekçiydiler
Allah’ın Resûlü’nün cinsel hayatla ilgili ilâhî buyrukları, erkekle-
rin yanısıra kadınlara da teblig edip ögretmesi, erkekler gibi kadınla-
rın da sorumlu olduklarını duyurması, onları da cinsel konularla ilgi-
lenmeye sevkediyordu.
Nitekim kadınlar da geliyor, bizzat kendileri sualler soruyordu.
Bu sualler/sorular içinde bir kadının cinsel hayatının en mahrem
yönlerini açıga vurucu vasıfta olanları da vardı.
Ümmü Süleym, Hz. Peygamberin e¸lerinden Ümmü Seleme’nin
(r. anha) kom¸usuydu. (Zaman zaman) onu ziyaret ederdi. Bu ziyaret-
lerden birinde Allah’ın Resûlü çıkagelince O’na sordu:
Ya Resûlallah! Rüyasında kocasının (veya bir ba¸ka erkegin) ken-
disiyle ili¸kide bulundugunu gören kadının yıkanması gerekir mi? Ne
buyurursunuz?
(Böylesine bir suâlin sorulmu¸ olması utandırmı¸ olacak ki) Hz.
Ümmü Seleme, Ümmü Süleym’e yönelerek ¸öylece serzeni¸te bu-
lundu:
Allah iyiligini versin, baltayı ta¸a vurdun Ya Ümmü Süleym!
Allah’n Resûlü’nün huzûrunda kadınları küçük dü¸ürdün.
Ümmü Süleym de ¸u kar¸ılıgı verdi:
¸üphesiz ki Allah gerçegi bildirip emretmekten utanmaz ve uta-
nılmasını da emir buyurmaz. Bizim kesin olarak bilmedigimiz husus-
ları Allah’ın Resûlü’ne sormamız o hususlarda gerçekleri görmez-
bilmez bir körlük içinde olmamızdan daha hayırlıdır.
(Ümmü Süleym’in sualinin ve gerekçesinin dogrulugunu onay-
lamak için) Allah’ın Resûlü: “Allah asıl senin iyiliini versin. Çıkmaza
giren sensin Ya Ümmü Seleme!” dedi ve suâlin cevabı olarak da öyle bu
yurdu:
CNSEL ÖRETM FARZDIR 45

“Evet Ya Ümme Süleym! Rüyalanan kadın, orgazm olup boaldıında
yıkanması gerekir; boalmazsa gerekmez.”
11

Ensardan bir diger kadının aynı anlamda bir sual sorması ve Hz.
Âi¸e annemizin bu suâli Hz. Ümmü Seleme validemiz gibi kadınları
küçük dü¸ürmek ¸eklinde degerlendirip çıkı¸ması üzerine Allah’ın
Resûlü ona da ¸öyle buyurmu¸tur:
Ya Âie! Kadına müdâhale etme. (Diledigini sorsun.) Zira Ensar’ın
kadınları (Müslüman kadınlarca) bilinmesi gerekenleri soruyorlar.
12

Utandıkları için bizzat soramayan kadınlar vardı. Kadınlar
arasında utandıkları için bizzat soru soramayanlar Peygamberimiz’in
e¸lerini aracı kılıyorlar, onlar vâsıtasıyla bilgi ediniyorlardı.
Peygamberimiz’in e¸lerinden Ümmü Seleme (r. anha) anlatıyor.
Medine’li mü’minler olan Ensar’ın erkekleri arkadan yakla¸arak
fakat üreme organından cinsel ili¸kide bulunuyorlardı.
Yahûdiler de ¸öyle deyip duruyorlardı:
Karısına arkadan yakla¸arak önden temas eden ki¸inin çocugu
¸a¸ı olur.
Muhâcirler hicret ederek Mekke’den Medine’ye geldiklerinde En-
sar’ın kadınlarıyla evlendiler. Kadınlarına arkadan yakla¸arak münâ-
sebette bulundular. Fakat Yahûdilerin sözlerinden etkilenen bir Ensar
kadını kocasının bu ¸ekilde yakla¸masına kar¸ı koydu ve ona ¸öyle
dedi:

11
Buharî Ilim 130
Gusul abdestini farz olması için, kadının rüyada ili¸kide bulunmu¸ ve bo¸almı olması
gerekir.
12
Müsned 6/377, M. Zevâid 2//268
Hz. Ümmü Seleme ve Hz. Âi¸e annelerimizin kınayıcı müdahaleleri, ilk Islâm
Toplumu’nda kadınların Allah’ın Resûlü’ne cinsel nitelikli sualler yöneltmelerinin, degil
yalnızca erkekler tarafından kadınlar tarafından bile yadırgandıgını göstermektedir. Ne
var ki Allah’ın Resûlü sualler sorulmasını tabiîi bir durum olarak degerlendirmi¸, sualler
sorulmasının yadırganmasını yadırgamı¸tır. Sözlü sünnetin bu bir örnegi bile, cinsel
ögretimin önemini yeterince açıklamaktadır.
46 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Iyice bil ki ben Allah’ın Resûlü’ne giderek bu ¸ekilde yakla¸ma-
nın sakıncası olup olmadıgını ögreninceye kadar, sen asla bu ¸ekilde
ili¸kide bulunmayacaksın.
Bu kadın kalktı, Ümmü Seleme’ye geldi ve durumu ona anlattı.
Ümmü Seleme de ‘Allah’ın Resûlü gelinceye kadar otur’ diyerek
kadını buyur etti.
Allah’ın Resûlü gelince kadın O’na bizzat sormaktan utandı.
(Ümmü Seleme’den sormasını rica ederek) dı¸arı çıktı.
Ümmü Seleme sorunca, Allah’ın Resûlü “kadını çagır,” buyurdu.
O da, kadını içeri aldı. Allah’ın Resûlü Bakara Sûresi’nin iki yüz yirmi
üçüncü âyetini ona okudu ve ¸öyle buyurdu:
- Üreme organından olmak artıyla diledii gibi yaklaabilir.
13

(Burada dikkatlerimizi çeken husus utandıgı için sorusunu bizzat
yöneltemeyen kadına, Peygamberimizin dogrudan bizzat cevap ver-
mesidir.)
Cinsel problemlerini açıkça anlatan kadınlar da vardı
Kadınlar bizzat veya bilvâsıta/aracı ile sualler sormanın yanısıra,
çözümünü arzuladıkları cinsel vasıflı problemlerini de Allah’ın Resû-
lü’ne arzedebiliyorlardı.
Bizzat arzedilen bu problemler içinde kocasının cinsel iktidar-
sızlıgı sebebiyle ayrılma istegini ihtiva edenler de vardı. A¸agıdaki
hadîsi ilginç bir örnek olarak sunuyoruz.
Allah kendisinden razı olsun Hz. Âie anlatıyor.
Rifâa el-Kurezî’nin karısı Allah’ın Resûlü’ne geldi ve öylece marûzatda
bulundu:

13
Muhtasar I. Kesîr Bakara 233. Ayrica bak el-Lü’lüü vel-Mercan K. Nikâh B. 16.
CNSEL ÖRETM FARZDIR 47

Ya Resûlallah! Ben Rifâa’nın ei idim. Beni boadı. Ben de Abdurrah
man b. Zebir ile evlendim. Ne var ki Abdullah b. Zebir’in cinsel organı elbise
saçaı gibi yumuaktır. likiye giremiyor.
14

Kadının bu açıklaması üzerine Allah’ın Resûlü gülümsediler ve öyle
buyurdular: Sen Rıfâa’ya mı dönmek istiyorsun? Hayır sen evlendiin koca
nın balcaızından tatmadıkça, o da senin balcaızından tatmadıkça (ilk ko-
can Rıfâa’ya dönemezsin.)
15

Bu ve benzeri olaylardan bizim almamız gereken ders, Allah’ın
Resûlü gibi gerçekçi olmamız, cinsel problemlerin arzedilmesini tabîi
ve ho¸görülü kar¸ılamamızdır.
Cinsel öretim ertelenemez ve dılanamaz
Erkek ve kadın her mükellef Müslümana yönelik ilâhî emirler ve
yasakların mühimce bir bölümü cinsel duygular, bu duyguları olu¸-
turan davranı¸lar, cinsel organlar ve cinsel faâliyetlerle ilgili oldugun-
dan Kur’ân ve Sünnet ölçüleri içinde cinsel ögretim farzdır. Pek tabiî-
dir ki bu ögretim genelde, ancak ve ancak Kur’ân ve Sünnet ölçülerini
esas alan bir egitim sistemi içinde gerçekle¸tirilebilir.
Cinsel ögretimde Kur’ân ve Sünnet’in belirledigi ve Islâm bilgin-
lerinin eserlerinde i¸ledigi muhtevayı degil de, ilim ve ahlâk dı¸ı ne¸-
riyatın sergiledigi istismarcılıgı ve cinsel birle¸me tekniklerinin resim-
lendirilmesini anlayanlar için “cinsel öretim” ifadesiyle “farziyet”
sözcügünün bir arada, hüküm belirtici bir üslûp içinde kullanılması
garipsenebilir. Ancak gerçek, gerçektir.

14
Gerçekçi Kadınlar:
Hiç ¸üphesiz Rifae’nin karısı gibi hayası problemini arzetmesine engel olmayan gerçekçi
kadınlar çok azdı. Erkekler de kadınların bu tür konu¸malarına kar¸ı çıkıyorlardı. Nitekim
huzura girmek için dı¸arıda bekleyen Hâlid b. Saîd, kadının konu¸masına kulak misafiri
olunca Allah’ın Resûlü’nün yanında bulunan Hz. Ebû Bekir’e ¸öylece söylemekten kendini
alamadı:
- Bu kadını Allah’ın Resûlü’nün huzurunda böyle konu¸maktan men etsen ya! (Bak. A.
Davudoglu S. Müslim Ter. ve ¸erhi 7/314-5, El-lü’lüü ve’l-Mercan Hn. 908)
15
I. Mâce Nikâh 32 (Hn. 1932), Müsned 6/37. Onuncu bölümdeki Hulle bahsine bakınız:
48 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Dı¸ımızdakiler istismar ediyor veya bazı mü’minlerin idraklerine
sıgdırılamıyor diye farz bir ögretim ertelenemez. Ertelenmesi cinsel
hayatı ibâdet hayatının bir bölümü olmaktan çıkarır ve de günahlar
ya¸amı haline dönü¸türür ki, sonucu elem verici ilâhî bir azâba
ugramaktır.
Kaldı ki hak bilgilerin doldurmadıgı bo¸lugu bâtıl bilgiler doldu-
rur. Doldurmaktadır da. Hem bu bâtıl bilgiler, yalnız ibâdet ve ahlâk
hayatımızı degil, îman hayatımızı da kemirmektedir.
Hiç ¸üphe etmiyoruz ki basit bir ara¸tırma yapılsa, Islâm Dîni’nin
haram kıldıgı çıplaklıgı, flörtü, müt’a nikâhını, ay hali temasını, sek-
süel ne¸riyatı vs. yi tabîi gördügü, Islâmî bo¸ama usûlü ve sınırlı çok
evlilik ruhsatını gayrı medenîlikle suçladıgı için, kâfirligin sınırları
içine dü¸en nice Müslüman gö rülecektir.
Zaten bu kitap, böyle bir tesbit yapıldıgı ve ızdırabı duyuldugu
için kaleme alınmı¸tır.






Ikinci Bölüm
CNSEL HAYAT BÂDET HAYATININ
BR BÖLÜMÜDÜR






Akıl ve bilim yoluyla örenilemeyecekleri de öreten Kur’ân-ı
Kerîm’e göre insan, Allah’ın, Rûhu’ndan deerler üfledii toprak asıllı bir
varlıktır. (Hıcr 26-29)
Yerüzünde kulluk denemesine uratılacaı için O, bütün olumsuzlar
gibi (Fücûr) tüm olumlulara (Takva) da eilimli ve yetenekli kılınmıtır.
(¸ems 7-8)
Hayvanlarla müterek olan cinsellii onun toprak tarafına ilikin olup
Fücûr’a yatkın yönüdür. slâm, emirleri ve yasaklarıyla cinsellii de
ibâdetletirerek onun aaılık yönünü rûhsal yüceliine aracı kılmı;
Allah’ın rızasına ve Cennet’e götürücü amel eylemitir. (Müminûn 1-11)
Bu sebeple cinsellik ibâdet hayatının bir bölümüdür.



Cinsel Hayat da Allah’a bâdet Yoludur
“Ölüm sana gelinceye kadar Rabbine ibadet et.”
(Hıcr 99)



Allah; varlıgını kendi zâtından alan ezelî ve ebedî olan Rab’dır.
O, birdir, bütün varlıklar O’na muhtaçtır. Dogmamı¸, dogurma-
mı¸tır. E¸i ve benzeri yoktur. Bilici, i¸itici ve görücüdür.
Bütün varlıkları yaratan O’dur.
O, Hz. Âdem’i yarattı. Onu yarattıgı özden e¸ini halk etti. Üreme
kanûnunu koydu. Hz. Âdem ve e¸inden erkekleri ve kadınları çogalt-
tı.
Yüce Allah ebedî hayat takdir ederek yarattıgı insana, akıl ve
irâde verdi. Irâdesini diledigi gibi kullanma yetkisi bah¸etti. Sonra da
onu kulluk denemesine tâbi tuttu. Kullugun esasını da ibâdet kıldı.
¸anı büyük olan Allah (c.c) ilk insan Hz. Âdem’i ilk peygamberi
olarak vazifelendirdi. Hz. Âdem’le ve ondan sonra insanlar içinden
seçip gönderdigi her bir peygamberle insanlara kendi zâtına ibâdet
etmelerini emir buyurdu. Ibâdet etmeleri için yaratıldıklarını du-
yurdu. Ölüm gelinceye kadar ibâdet etmek ve ibâdette sabır gös-
termekle yükümlü tuttu.
1


1
Bak. Nahl 36, Zâriyat 56, Hic 99, Meryem 65.
Biz bu bölümde Islâmî ölçüler ve amaçlar gözetilerek ya¸anacak cinsel hayatın ibâdet
hayatının bir bölümü oldugunu özel âyet ve hadîs delilleriyle açıklamaya çalı¸acagız.
Ancak bu özel deliller olmasaydı bile, cinsel hayatı ibâdet hayatının bir bölümü olarak
degerlendirmek mümkün olurdu. Çünkü yapılması ve yapılmaması dogrudan sevap veya
52 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Allah; ibâdetli kullarını Cennet yurtlarında sonsuz mutluluga
erdirecegini müjdeledi. Îman ederek kendisine yönelmeyen, yöneldigi
halde geregince ibâdet etmeyen kullarını Cehennem azâbı ile kor-
kuttu.
2

O, insanları yaratmaya, onları denemeye ugratmaya ve kullukla
vazifelendirmeye elbette muhtaç degildi. Ama diledi ve yarattı.
Yarattı ve görevlendirdi. O, sorumlu tutan fakat sorumlu tutulama-
yan, diledigini yapan Rab’dır.
3

Gerçegin özü odur ki; insan ibâdet için yaratıldı. Onunla görev-
lendirildi. Ebedî saâdeti de ona baglandı.
bâdet Nedir?
Ibâdet; Allah’ın ve O’nun Resûlü (elçisi) Hz. Muhammed’in emir-
leri ve yasaklarına itâat etmektir.
4


günah kapsamına girmeyen mübah i¸lerin dahi Allah’ın rızası gözetilerek ibâdete
dönü¸türülmesi mümkündür. Müfessir M. Ali Sabûnî bu gerçegi ¸öyle açıklar:
Islâm bilginleri amelleri (i¸leri) üç kısma ayırmı¸lardır:
a- (Namaz, oruç ve zekât gibi) emrolunanlar. Bunların ihlasla yanî Allah’ın rızası gözetile-
rek yapılması lazımdır. Bunlar yapılırken Allah’ın rızası dı¸ında amaçlar güdülürse,
yapılanlar riyakârlık olur. (Riyakârlık ise ki¸iyi günahkâr kılar.)
b- (Içki, zinâ ve faiz gibi) yasaklananlar. Allah’ın rızasına ermek amacıyla bunlardan
kaçınan ki¸i sevap kazanır. O’nun rızasına yönelik olmaksızın kaçınan ki¸i ise yalznızca
sorumluluktan kurtulur.
c- Yemek, uyumak ve cinsel ili¸kide bulunmak ve benzerleri gibi yapılması veya
yapılmaması ki¸inin seçimine bırakılmı¸ mubahlar. Ki¸i bunları Allah’ın rızasını gözeterek
yaparsa sevap kazanır. O’nun rızasını gaye edinmezse sevap alamaz. Iyice bilinmelidir ki
ibâdet için kuvvet saglamak maksadıyla yemek ve cinsel haramlardan korunmak amacıyla
e¸le cinsel ili¸kide bulunmak örneklerinde oldugu gibi, Allah’ın rızası gözetilerek yapılan
bütün mubahlar Allah’a ibâdet olur. Safvetüt-Tefâsir Beyyine Sûresi sonu. (3/579)
2
Bak. Mü’minûn 60.
3
Bak. Enbiya 23, Bürûc 16.
4
Bakara 21; Hıcr 99; Nisâ 80.
CNSEL HAYAT BÂDET HAYATININ BR BÖLÜMÜDÜR 53

Allah’ın yasalarına itâat ederek ibâdet etmek
Mükellef mü’min insan tarafından bilinmesi ve uygulanması ge-
reken ilk görev ibâdettir.
Ibâdet etmekle yükümlü olan insan, nasıl ibâdet edecegini bile-
meyeceginden, ona nasıl ibâdet edecegi ögretilmi¸tir.
Kıyamet’e kadar devam edecek olan Muhammed çagı insanlıgı
için ibâdetin ana yolu; Allah’ın, Kur’ân-ı Kerîm’deki emirleri ve
yasaklarına boyun egmektir/uymaktır.
Kur’ân-ı Kerîm Allah’ın Kitabı’dır. Yüce Allah onu söz ve mâna
olarak Hz. Muhammed’e Cibrîl (Cebrâil) isimli melek aracılıgıyla, yir-
mi üç senelik zaman kesiti içinde, bölüm bölüm olarak, vahiy yoluyla
indirdi.
Misaller:
a- Namaz kılmak, oruç tutmak, zekât vermek vs. ibâdettir. Çünkü
bunların her birini Yüce Allah kendi kitabı Kur’ân-ı Kerîm’de emir
buyurmu¸tur. O’nun emirlerine itâat ibâdettir.
b- Allah’ın yasalarıyla çeli¸kili yasaları me¸rû tanımak, içki iç-
mek, kumar oynamak, faiz alıp-vermek vs. den kaçınmak ibâdettir.
Zira bunları Kur’ân-ı Kerîm’de Yüce Allah yasaklamı¸tır. O’nun ya-
saklarının geregini yapmak bir diger anlatımla onlardan kaçınmak
ibâdettir.
Allah’ın Resûlü’nün emirleri ve yasaklarına itâat ederek ibâdet etmek
Ibâdete lâyık yegâne otorite sâhibi ilâh, yalnız ve yalnız ¸anı yüce
olan Allah’dır. Bu sebeble ancak ve ancak O’nun emirleri ve yasak-
larına itâat edilerek O’na ibâdet edilebilir. Fakat yüce Allah son ve
evrensel peygamberi Hz. Muhammed’e itâat edilmesini, kendi zâtına
itâat kıldıgı için, Hz. Muhammed’in emredici ve yasaklayıcı buyruk-
larına itâat etmek de ibâdettir.
5


5
Bak. Nisâ 80.
54 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Misaller:
aa- Sünnet olmak, ilâhî yasaların hüküm alanına girmeyen konu-
larda isti¸arede bulunmak, kılık-kıyafette, ya¸am ve yönetim ¸eklinde
bâtıl din ve ideoloji baglılarına muhâlefet etmek, intikama güçlü iken
affetmek..
Bütün bunlar ibâdettir. Çünkü bunları ögütleyip emreden
Allah’ın Resûlü Hz. Muhammed’dir.
bb- Allah’a isyan ederek insanlara itâat etmek, yüceltmek amacıy-
la insanların önünde yerlere kapanmak, güzelle¸mek için ka¸ aldır-
mak, di¸ inceltmek, sakal-bıyık kazımak vs. den kaçınmak ibâdettir.
Zira bunları yasaklayan Allah’ın Resûlü’dür. O’nun yasaklarından sa-
kınmak ise ibâdettir. Aslında Peygamberimizin bütün emirleri ve
yasakları Kur’ân’a açıklama niteliginde oldugu için ona itâat, Allah’a
itâattir.
Hulâsa; ana-babaya kar¸ı görevlerden devletler arası ili¸kilere,
üretim ve tüketimden mîras ve ceza uygulamasına, yiyip-içmekten
tuvalete girip-çıkmaya kadar Allah’ın ve Peygamberi’nin emirleri ve
yasakları ile yapılması veya kaçınılması emrolunmu¸ her bir ilâhî
yasa geregini yapmak ibâdettir.
Bunun içindir ki her zaman ibâdet zamanı, her mekân ibâdet
mekânıdır. Her bir söz, davranı¸ ve i¸ de ya ibâdetin sınırları içinde
veya dı¸ındadır.
Genel olarak yaptıgımız bu açıklamaları, ¸imdi de ana konumuz
olan cinsellik bakımından örneklendirerek, cinsel hayatın ibâdet ha-
yatının bir bölümü oldugunu açıklamaya çalı¸alım.
Cinsellii korumak ve kullanmak ibâdettir
Her bir varlıgın hilkat/yaratılı¸ kanunlarını koyan ve tabîi görev-
lerini belirleyen Allah’tır.
CNSEL HAYAT BÂDET HAYATININ BR BÖLÜMÜDÜR 55

Allah’ın koydugu yaratılı¸ kanunlarını ve görevlerini korumak,
O’nun emri oldugu için ibâdettir.
6

Insanlarda cinsel organları, tatmin edilmek istenen cinsel arzuları
yaratan ve üreme görevini yükleyen Allah’tır. O’nun yarattıgı cinselli-
ge saygı duyarak ve O’nun koydugu yasalar içinde evlilik yoluyla
cinsel organları kullanarak tatmine ve üremeye yönelmek, Allah’ın
hilkatini ve yükledigi görevleri korumaktır. Bu sebeble de saf
ibâdettir.
Bunun dı¸ında bir dü¸ünceye kapılmak ve eylem içine girmek,
yaratılı¸ düzenini ve görevlerini degi¸tirmektir. Pek tabiîdir ki bu da
Allah’a isyandır.
Allah’a isyan oldugu içindir ki Allah’ın Resûlü cinsel hayattan
çekilmeyi yasaklayarak ¸öyle buyurmu¸tur:
[“slâm’da (evlenmemek ve evlilik içinde) cinsel hayattan çekilmek
yoktur”
“üphesiz Allah bizim için (cinsel hayattan çekilmek olan) ruhba
niyeti, evlilii ihtiva eden ve kolaylıı içeren slâm erîatı ile deitirdi.”]
7

Cinsel hayatı evlilikle balatıp sürdürmek ibâdettir
Allah’ın ve Peygamberi’nin emirlerini uygulayarak evlenmek ve
böylece cinsel hayatı ba¸latıp sürdürmek ibâdettir.
Helâlden ve haramdan giderilebilecek ve tatmin olunabilecek cin-
sel ihtiyaç ve arzuları kulluk ¸uûru içinde, Allah’ın ve Peygambe-
ri’nin emir buyurdugu evlilik yoluyla giderip sükûnet bulmak ibâ-
dettir.

6
Bak. Tâhâ 50, Rûm 30.
7
K. Hafâ Hn. 3154, I. Mâce Nikâh 1 (Hn. 1843), C. Sagir 2/189, Ebû Davud Menâsik 3.
“Ruhbâniyet” kelimesi, dünya i¸leri ve nimetlerinden el çekmek mânâsına gelirse de, bu
hadîslerin orijinalinde geçen “ruhbânyet”, cinsel hayattan çekilmek mânâsındadır. (Bak.
Kâmil Miras Tecrîd. 1. Baskı. 6/255, M. Zevâid 4/252, Hak Dîni Kur’ân Dili 6/3904)
56 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Evlilik, Allah’ın dilegi, emri, O’nun Resûlü’nün uygulamasıdır.
Çünkü tâbi tutuldugumuz kulluk denemesi geregi sorumlu oldugu-
muz Allah ve Peygamber buyruklarının mühim bir bölümü meselâ
akrabalık, nafaka, mîras ve bo¸anmak dolaylı olarak evlilik temeline
dayalıdır.
Evlilik ancak cinsellikle olu¸turulup ya¸atılabileceginden, helâl
cinsel eylemler pek tabîi ki ibâdettir.
Cinsel haramlardan kaçınmak ibâdettir
Cinsel haramlar dâhil, Allah’ın ve Peygamberi’nin bütün yasakla-
rından kaçınmak ibâdettir. Kaçınılması gereken ilâhî yasaklardan biri
zinâdır.
Allah “Zinâya yaklamayınız..”
8
buyuruyor ve yakla¸mayanların
rahmetine erecek kullar arasında yer alacagını bizlere ¸öylece
açıklıyor.
Furkan Sûresi Âyet 68-69:
“(Rahmeti bütün varlıkları ku¸atan Allah’ın sevdigi kullar)
Allah’ın yanısıra bir bakasını ilâh edinip ona kulluk etmezler.
Ölümü hak edenler dıında Allah’ın haram kıldıı cana kıymazlar.
Zinâ da etmezler. Kim bunları yaparsa iledii günahın cezâsını gö
rür. Kıyamet Günü azâbı kat kat olur. O korkunç azâbın içinde hor
ve hakîr bir halde ebediyen kalır.”
Zinâ yapmak imkânlarına mâlik iken Allah’ın azâbından korka-
rak ve rızasını talep ederek zinâdan kaçınmak öylesine büyük bir ibâ-
dettir ki, bu ibâdet dünyada mûcizemsi olayları dogurabilecek
yüceliktedir.

8
Isra 32.
CNSEL HAYAT BÂDET HAYATININ BR BÖLÜMÜDÜR 57

Zinâdan kaçınmak da mûcizemsi olaylara sebeb olabilir
Abdullah b. Ömer (r.a) anlatıyor.
Allah’ın Resûlü ¸öyle buyurdu:
Sizden önceki topluluklardan birine mensup üç ki¸i yola çıktılar.
Gece bastırınca da bir magaraya sıgınıp içine girdiler.
Onlar girdikten sonra dagdan yuvarlanan bir kaya magarayı on-
ların üzerine kapadı. Aralarında ¸öylece konu¸tular:
- Bu kayadan bizi ancak ve ancak güzel amellerinizi aracı kılarak
Allah’a duâ edip yardım istemeniz kurtarabilir.
Onlardan biri, çocuklarını ihmal edercesine ana babasına olan
yürekten ikramını, digeri i¸çisinin hakkını ileri derecede gözetmesini
konu alan amelleriyle duâ ederek kayanın geçit vermesini dilediler.
Çıkılacak kadar olmasa da bu iki halis duâ sebebiyle kaya açıldı.
Onlardan üçüncüsü de ¸öyle duâ etti:
Allah’ım! Benim amcamın bir kızı vardı. nsanlar içinden en çok onu
severdim. Onunla cinsel ilikide bulunmak istedim. Ama o bana yar olmadı.
Yıllar birbirini kovalarken bir (kıtlık) yılı, dara düerek bana geldi. Benimle
yatması için ona yüz yirmi altın vermeyi teklif ettim. Kabul edip soyundu.
Yerimi aldım. Tam temas edecektim ki:
- (Allah’dan kork. Nikâh bagı olmaksızın yakla¸ıp) bekâreti gider
mek sana helâl kılınmadı, dedi. nsanlar içinde en çok onu sevdiim halde, bu
sözleri üzerine günahâ girmemek için onu bırakıp çekildim. Verdiim altın
ları da ona bıraktım.
Allah’ım! Ben bu ameli Sen’in rızana ermek için yaptıysam, içinde bu
lunduumuz çıkmazdan bizi kurtar.
Bu üçüncü halis duâ üzerine kaya iyice açıldı. Çıkıp yürüdüler.
9


9
Buhârî Icare 12, R. Salihin B. Ihlas Hn. 12. Hadîs özetlenmi¸tir.
58 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Zinâdan korunmak Allah’ın güvencesine erdirir
Ba¸ta zinâ olmak üzere, cinsel haramdan korunmak, dünyada
mûcizemsi olaylar sebep olacak bir amel oldugu gibi, Allah’ın gü-
vencesine erdirecek bir yüce ameldir de. Allah’ın Resûlü bu gerçegi
¸öylece açıklar:
“Yüce zatının rahmet gölgesinden baka güvencede kılıcı hiçbir gölgenin
bulunmadıı Kıyamet Günü’nde Allah (c.c) yedi sınıf insanı gölgesinde ba
rındıracaktır. Adâletli devlet bakanı (ve yönetici), Allah’a ibâdet ederek bü
yüyüp-gelien genç, camilerde toplu ibâdete sevdalı kii, Allah için birbirini
seven ve bu sevgi esası üzerine birleen ve ayrılan iki mü’min, sa elinin ver
diini sol eli bilmeyecek ekilde gizli sadaka veren adam, yalnz baına Allah’ı
anarak gözleri yala dolan mü’min ve bir de sosyal nüfûzu ve uhluu olan
bir kadından sevime çarısı alan fakat “Ben Allah’dan korkarım” diyerek
daveti kabul etmeyen kii, ..”
10

Cinsel haramlardan korunmak Allah’ın Sevgisine ve Cennet’e de
götürür
Mü’mini Kıyamet Günü’nün deh¸et verici korkuları ve yüreklere
i¸leyecek elemlerinden koruyacak amellerin Cennet’e de götürecegi
¸üphesizdir. Nitekim Yüce Allah, kurtulu¸a erecek ve Firdevs Cennet-
ler’ine girecek kullarını; kalb huzûruyla namaz kılan, zekât vermek
için çalı¸an, faydasız sözler ve i¸lerden sakınan, söze ve sözle¸melere
baglı kalan kullar olarak tanıttıgı gibi, cinsel haramlardan korunan
kullar olarak da ¸öylece tanıtmaktadır:
“Namazlarını iç huzuru ile kılan, dünya ve âhiret hayatına
faydasız bo söz ve ilerden kaçınan, zekât verici güce ulamak için
çalıan, kendilerine verilen görevleri ve verdikleri sözleri yerine
getiren, namazlarını devamlı olarak eda eden ve cinsel organlarını
koruyup zinâdan korunan, yalnızca hür eleri veya malik oldukları

10
et-Tac 5/76, Buhârî 8/20.
CNSEL HAYAT BÂDET HAYATININ BR BÖLÜMÜDÜR 59

(nikâhlı esir e¸leri) ile yalnızca üreme organından cinsel ilikiye
giren, bu ilikileri sebebiyle kınanmayacak olan -fakat sadece zinâ
ve ecinsellik türü haram ilikilere girmeleri sebebiyle haddi aan
isyankârlar olarak görülecek olan- gerçek mü’minler kurtulua
ermilerdir. te onlar Firdevs Cenneeti’ne varis olacak ve orada
sürekli kalacak olanlardır.”
11

Evlilik içi cinsel haramlardan korunmak da Allah’ın sevgisine götürür
Yüce Allah ve O’nun Peygamberi tarafından konulmu¸ olan evli-
lik içi cinsel haramlardan korunmak da bir ibâdettir ve Allah’ın rızası-
na ve sevgisine götürür. Nitekim Yüce Allah, Kur’ân’la yasakladıgı
âdet hali ili¸kisinden ve e¸e arka organından temastan korunan kulla-
rını sevdigini ¸öylece açıklıyor:
“.. üphesiz Allah, (her ay temizlendikleri zaman kadınlarına)
dönenleri; (yalnızca temizlik döneminde ili¸kide bulunanları) sever.
O, iyice temizlenenleri; (ay halinde önden ve arka organdan cinsel
ili¸kiye girmekten kaçınanları da) sever.”
12

Ele iliki de ibâdettir
Allah’ın ve Peygamberi’nin haram kıldıklarından kaçınmak farz-
dır.
Farzların yapılması için yapılması gerekenler de farz oldugun-
dan, cinsel haramlardan korunmamıza yardımcı olacak giri¸imlerde
bulunmak da farzdır. Farzların îfâsı ise Allah’a itâat olup ibâdettir.
A¸agıda sunacagımız hadîs bu gerçegi açıklamaktadır.

11
Mü’minûn 1-11.
12
Bakara 222.
Parantez içinde gösterilen nükteler için “Âdet ve Lohusalık Halinde Cinsî Münâsebette
Bulunmak” bölümünde yapılan açıklamaları okuyunuz.
60 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Ele ilikiye sevap verilir
Sahâbî Ebû Zer (r.a) anlatıyor.
Allah’ın Resûlü ¸öyle buyurdu:
“Sübhânallah” ¸eklindeki her bir tesbihde, “Elhamdülillah” ¸ek-
lindeki her bir hamdde, “Allahü Ekber” ¸eklindeki her bir tekbirde,
“La ilahe illellah” ¸eklindeki her bir tehlilde, her bir Hakk’a çagır-
mada ve her bir bâtıldan sakındırmada sadaka/hayır sevabı vardır.
(Bunlar bir tarafa) sizden birinizin ei ile cinsî münâsebette bulun
masında bile sadaka sevabı vardır.
Ashab-ı Kirâm hayret ve de merakla sordular:
- Ya Resûlallah! Bizden biri cinsel arzularını tatmin eder de, bu sebeple
ona nasıl sevap verilir?
, | _ | ¸ ;· ¸ - _ · · , - = ¸ , | ,` · ·`_ _ ¸ - , · - .· · |
`¸ - · `- | .· · , : ¬ |· _ · · , - = ¸ · . · c | = · ·
Pek tabîi ki verilir. Ya sizlerden biri zinâ yapacak olsaydı, yaptıı zinâ
dan ötürü günaha girmeyecek miydi? Buna ne dersiniz? Bunun gibi, nikâhlı
eiyle tatmin bulduu zaman da kendisine sevap verilir.
13

Allah ¸anını artırsın Peygamberimiz bir diger hadîslerinde de
¸öyle buyurur:
“Allah, kiinin karısıyla sevimesi; cinsel ilikide bulunmasından honut
olur. Onlara bu sebeble sevâp verir ve onlar için helâl rızık yaratır.”
Çocuk için ilikiye sevap verilir
Allah ilk insanı topraktan yaratmı¸, üremesini dilemi¸tir. Çogal-
masını da cinsî münâsebete baglamı¸tır. Ya¸ayan bir hayır olabilecek
duâcı bir çocuga sâhip olmak amacıyla e¸le cinsî münâsebet Allah’ın

13
Müslim Zekât 53, M. Mesâbih Hn. 1898, Müsned 5/167-8.
CNSEL HAYAT BÂDET HAYATININ BR BÖLÜMÜDÜR 61

ihsanına tâlip olmaktır. O’nun ihsanına O’nun me¸rû kıldıgı yoldan
tâlip olmak da O’nun rızasına ermektir. Bu sebeple çocuk sâhibi ol-
mak amacıyla cinsel ili¸kide bulunmak da ibâdettir.
Sunacagımız hadîs bu gerçegi ortaya koymaktadır.
* Ebû Zer (r.a) anlatıyor. Allah’ın Resûlü bize ¸öylece ögüt verdi:
- Günein doduu her bir gün kiinin kendi nefsi için sadaka vermesi
lâzımdır.
Ben de ortaya çıkıp ¸öyle dedim:
Ya Resûlallah! Bizim malımız yok. Meselâ ben nereden bulup da
sadaka verecegim?
Bu sözlerim üzerine ¸öyle buyurdu:
(Sadaka kapıları çoktur. Açıklayacaklarım) sadaka kapılarındandır.
Sübhanallah, Elhamdülillah, Allahü Ekber, Lâilâhe illellah, Estafi
rullah.. (Bütün bu zikirler sadakadır.)
Hakk’a çaırırsın, dînin-ilmin ve olgun aklın karı çıktıklarından sakın
dırırsın, insanların geçtii yollardan dikenleri, kemikleri ve taları kaldı
rırsın, a’maya yol gösterirsin, saır ve dilsize anlayacaı ekilde duyuruda
bulunursun, nasıl çözümleneceini bildiin ite senden aracılık isteyene
öncülük edersin, yardım dileyen âcize bütün gücünle koarak; zayıfa da
bütün kuvvetini kullanarak yardım edersin.
te bütün bunlar da nefsin için açabileceinsadaka kapılarındandır.
Üstelik einle yapacaın iliki sebebiyle de sana sevap verilir.
- Ya Resûlallah!Arzularımı giderip tatmin etmemden ötürü bana
nasıl sevap verilir?
- (Ya Ebû Zer!) Söyle bakalım. Senin bir çocuun olsaydı, büyüyüp de
tam faydasını görecein zaman ölseydi, sana onun ölümünden ötürü sevâp
verilir miydi?
62 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

- Evet verilirdi Ya Resûlallah!
- Peki Ya Ebû Zer! Sevap almana vesile olacaını varsaydıımız bu
çocuu sen mi yaratmı olurdun?
- Hayır. Allah yaratmı¸ olurdu.
- Sen mi onu dosdoru yola erdirmi olurdun?
- Hayır. Allah erdirmi¸ olurdu.
- Sen mi rızıklandırmı olurdun?
- Hayır. Elbette Allah rızıklandırmı¸ olurdu.
- te böyle Ya Ebû Zer! Demek ki sen ilikide bulunarak, onun hayatına
vesîle olmu olmandan ötürü sevap almı olurdun.
imdi sen hayat maddesini yerli yerine (e¸inin döl yatagına) akıt; onu
haram rahme boaltma.
Allah dilerse onu yaratır ve yaatır. Dilerse yaratmaz, yaratsa da öldü
rür. Fakat sen çocuk isteyen eyleminle sevap alırsın.
14

Cinsellie ilikin Peygamberî Sünnet’i izlemek de ibâdettir
Yukarıda açıkladıgımız üzere Allah’ın Resûlü’nün cinsel vasıflı
buyruklarına itâat etmek de ibâdet oldugundan, fiilî ve sözlü sünneti
izleyerek, cinsel ili¸kide bulunmak da ibâdettir. Meselâ cinsel ili¸-
kiden önce:
a- Besmele çekmek,
b- ¸eytan’dan Allah’a sıgınmak,
c- Iyice sevi¸tikten sonra ili¸kiye ba¸lamak,
d- E¸ (kadın) doyuma ula¸madan ili¸kiyi bitirmemek,
e- E¸in onayını almadan rahmin dı¸ına bo¸almamak v. s.

14
Müsned 5/168-9.
CNSEL HAYAT BÂDET HAYATININ BR BÖLÜMÜDÜR 63

Özel bölümünde hadîsler ı¸ıgında açıklayacagımız bu cinsel sün-
net görevlerini uygulamak da ¸üphesiz sünneti izlemek olacagından
ibâdettir.
Cinsel hayatın ibâdet hayatının bir bölümü olduguna dâir yap-
tıgımız açıklamaları yeterli buluyoruz.
Aslında bu kitabda okuyacagınız cinsel hayatımızla ilgili ilâhî
düstûrların her biri, cinsel hayatın ibâdet hayatının bir bölümü ol-
dugunun belgesidir. Çünkü ibâdet; Allah’ın ve Peygamberi’nin emir-
leri ve yasaklarının geregini yapmaktır.
Burada bir hususa deginmek isteriz:
Râviler, hadîsleri bize Peygamberimizin kullandıgı kelimelerle
degil, anlam olarak kendi ifadeleriyle aktarmaktadırlar. Hadîsler
anında yazılamadıgı için bu da kaçınılamaz bir durumdu. Bu sebeple
Peygamberimizden nakledilen sözlerin onun orijinal söylemleri
olmadıgı bilinmelidir.
64 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

OKUYUCU NOTLARI






Üçüncü Bölüm
CNSELLK VE CNSEL HAYAT
ÜZERNE SLÂM GERÇEKÇL









Cinsellik ve Cinsel Hayat Üzerine slâm Gerçeklii
“..nsan (cinsel arzularını dizginlemede) zayıf yaratılmıtır.”
(Nisâ 28)


Islâm Dîni’nin hayat kurallarının koyucusu insanı yaratan Allah
(c.c) oldugu için, Islâm Dîni ile insan arasında tam bir kayna¸ma ve
bütünle¸me vardır.
Islâm, insan üzerinde gerçekçidir. Bu gerçekçilik insanın cinselli-
gini de ku¸atıcıdır.
Insan cinselligi üzerindeki Islâm gerçekçiliginin ilk belirgin özelli-
gi, insanın cinselliginin bir hayat gerçegi olarak kabul olunmasıdır.
Yüce Allah, insanı erkek ve di¸i olarak yaratmı¸tır. Kadını erkege,
erkegi de kadına egilimli ve arzulu kılmı¸tır.
Bu gerçek, Kur’ân-ı Kerîm’de Rabbimiz tarafından ¸öylece açık-
lanmaktadır:
“nsanlara/Erkeklere, kadınlara sâhip olma sevgisi/tutkusu..,
güzel gösterilerek içlerine sindirildi..”
1

Genel bir kâide/kural olarak denilebilir ki insan, hayatın ergenlik
döneminde belirginle¸en ve giderek ihtiyaç haline dönü¸en bu arzuyu
yenmek gücüne de sâhip degildir. Çünkü insan cinsellik bakımından
da zayıf yaratılmı¸tır:

1
Âl-i Imran 14.
68 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

“.. nsan (cinsel arzularını dizginlemede) zayıf yaratılmıtır.”
2

Allah, insanın üremesini cinsel eylem kanûnuna bagladıgı ve bu
sebeple de erkekle kadını cinsel organlar ve arzularla donattıgı için,
cinsel vuslat olmaksızın insanın tam anlamıyla bedenî ve ruhî tatmine
ermesi de mümkün degildir. Nitekim yüce Allah e¸lerimizi kendile-
rinde tatmin bulmamız için yarattıgını ¸öylece açıklamaktadır:
“Kendilerinde huzur bulmanız için kendi türünüzden eler
yaratması, böylece aranızda meveddet (cinsel câzibe) ve rahmet
(sevgi) var etmesi, O’nun varlıının delillerindendir. Hiç üphesiz
bunda düünen bir halk için çıkarılması gereken nice dersler
vardır.”
3

Yukarıda özetlenerek açıklanan gerçekler; gözlemle bilinen, tecrü-
be ile delillenen ve Kur’ân bildirileriyle dogrulanan gerçeklerdir.
Bu sebeple erkekde ve kadında cinsel duyguların ve bu duyguları
tatmin etme arzularının bulunması tabîidir. Cinsel eylemler de ola-
gandır.
Ne var ki insan, yüce Allah tarafından yeryüzünde kulluk dene-
mesine tâbi tutuldugu ve ilâhî denemenin bir bölümü de cinsel ha-
yatla ilgili oldugu için, insan cinsel arzuları ve eylemlerini helâl ve
haram ölçülerine uydurmaya mecburdur.
Bu genel giri¸ten sonra erkek ve kadın cinselligini Islâm gerçek-
çiligi altında ayrı ayrı inceleyelim.

2
Nisâ 28.
Hiç ¸üphesiz bu âyet, insanın yalnız cinsellik bakımından degil, cinsellik dâhil çok yönlü
olarak zayıf yaratıldıgına i¸âret buyurmaktadır. Ne var ki önceki âyetlerin ı¸ıgında bu
âyeti degerlendiren Ibn-i Abbas gibi bazı müfessirler, âyette geçen zayıflıktan cinsel
arzuları dizginlemedeki zayıflıgı anlamaktadırlar. Isabetli buldugumuz bu nükteyi
parantez içinde gösterdik. (Bak. Taberî Nisâ 28, 5/30, Ibn-i Kesîr Nisâ 28)
3
Rûm 21. Bu âyette geçen “meveddet” kelimesi ba¸ta Hasan-ı Basrî olmak üzere birçok
müfessir tarafından “cima=cinsel ili¸ki” ile açıklanmaktadır. Âl-i Imran Sûresi’nin 14.
âyetinin dolaylı bir ¸ekilde dogruladıgı bu açıklamayı parantez içinde gösterdik. (Bak. er-
Razî et-Tefsîrûl Kebîr Rûm 21, Rûhul-Beyan 7/19)


Erkein Cinsellii


Bülûg (ergenlik) çagına ula¸an her erkekte cinsel duygular, tatmin
edilmek istenen cinsel arzular olu¸ur. Bu bir ilâhî kanundur. Bu ka-
nunla çatı¸mak insanla çatı¸makdır.
Bu gerçegi, yürürlükten dü¸ürülmü¸ bütün semâvî dinler ve fel-
sefî sistemler yanı sıra Islâm da kabul etmektedir. Ancak erkek cin-
selligi üzerindeki Islâm gerçekçiliginin iki mühim özelligi vardır:
(A) Cinsellik ve onunla irtibatlı duygular ve eylemler peygam-
berler dâhil bütün erkekleri ku¸atıcıdır.
(B) Allah’ın özel bir korumasına eremeyen hiçbir insan, degil cin-
sel arzulardan, cinsel haramlardan bile güvencede olamaz.
¸imdi bu iki özelligi açıklamaya çalı¸alım.
a- Islâm gerçekçiligi, genç-ihtiyar, güzel-çirkin, âlim-câhil her er-
kekte, Allah’a yakınlık sırrına ermi¸ Hak dostlarında, hatta peygam-
berlerde bile cinsel arzu ve eylemleri tabîi görür.
Islâm’a göre cinsel arzular ve helâl çerçeve içerisinde sürdürülen
cinsel eylemler, asla bir eksiklik olmadıgı gibi, rûhî geli¸meye de
engel degildir. Bilakis asıl rûhî yücelik, cinsel arzular duyulur, cinsel
hayat sürdürülürken ula¸ılan yüceliktir.
Dindar olabilmek ve dindarlıkta geli¸erek rûhî yüceliklere eri¸e-
bilmek için cinsel duygular ve eylemlerden soyutlanmak görü¸ü bazı
tasavvufî kaynaklarda yer alırsa da, Kur’ân ve Sünnet gerçekleriyle
katiyetle bagda¸tırılamaz.
1


1
Esasen evlilik; hayata, yaratıcı olu¸a, sevgiye tam bir i¸tiraktir ve bu i¸tirakin yerini
alabilecek ikinci bir ¸ey yoktur. Tasavvuf tarihinde, evlenmemeyi yegleyen çok az sayıdaki
70 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Mü’minler olarak, insanlık tarihinin en üstün ve Allah’a en yakın
¸ahsiyetleri olarak kabul etmeye mecbur oldugumuz peygamberlerin
normal bir cinsel hayatlarının oldugunu hatırlatmamız delil olarak
kâfidir.
Yüce Allah Kur’ân-ı Kerîm’de Hz. Nûh’u, Hz. Ibrâhim’i, Hz.
Lût’u, Hz. Mûsa’yı, Hz. Muhammed’i ve diger bazı peygamberleri bi-
ze evli olarak tanıtırken, Hz. Îsa ve Hz. Yahya gibi istisnalar dı¸ında
bütün peygamberlerin de e¸leri ve çocukları oldugunu ¸öylece bil-
dirmektedir:
“(Ey Muhammed!) üphesiz senden önce de peygamberler
gönderdik. Onlara da eler ve çocuklar verdik. Hiçbir peygamber
Allah’ın izni olmadan bir mûcize getiremez. Her eyin belirlenmi
bir vadesi Kitab’da kayıtlıdır.”
2


zahid-sufi tipler, aslında kendi peygamberlerine ters dü¸mü¸ ki¸ilerdir. Onların tavrını
tasavvuf veya zühdün nitelikleri içinde göstermeye ve bu yoldan tasavvufu Hıristiyan
mistisizminin bir uzantısı gibi kabul ettirmeye çalı¸an müste¸rikler hata veya saptırma
içindedirler.
Evlenmemeyi meziyet telakki edenlerin sûfi muhitlerden olmaları, tasavvufun, prensip
olarak evlenmemeyi bir deger saydıgını göstermez. Tam aksine, bu tutumu sergileyenler,
baglı oldukları kurumun prensiplerinden birini yerine getirmemi¸ olmaktadır. Öte yandan
tasavvuf tarihinde evli olmayanın ir¸ada yani tasavvufî egitim yaptırma görevine yetkili
olmadıgını savunan mutasavvıflar da vardır. Bunlardan biri de büyük Türk mutasavvıfı
Ibrahim Ku¸adalı (ölm. 1845)dır. ¸öyle diyor: “Tarîkatte bir eyh müteehhil (evli) olmamı olsa
kendi sâliklerini (ögrencilerini) akabe-i nefsaniyeden (nefsin engellerinden) geçiremez.
Müteehhil oldukta ol akabattan geçirir.” Demek oluyor ki, evlilik tecrübesini ya¸amayan rûh,
fıtrat sahnesinde icrası gereken denemeleri eksik bırakmı¸tır. Böyle bir ¸ahsın, insanı Allah
yolculugunda yürütmesi tam bir ¸ekilde gerçekle¸miyor.” Bak. Y. N. Öztürk, Din ve Fıtrat, s.
176.
2
Ra’d 38.
Bu Âyetin ndirili Sebebi:
Yahûdiler kendi bâtıl ve tutarsız anlayı¸larına göre Allah’ın Resûlü Hz. Muhammed’i (sav)
ayıplayarak ¸öyle dediler: Biz Muhammed’i kadınlarla evlilige büyük bir ilgi içinde
görüyoruz. Eger inandıgı ve teblig ettigi gibi gerçekten peygamber olsaydı, peygamberlik
görevi O’nu bu tür ilgilerden uzak tutardı.. I¸te bu olay, yukarıda mânası sunulan ve diger
peygamberlerin de evli olduklarını açıklayan Ra’d Sûresi’nin 38. âyetinin Rabbimiz
tarafından indirili¸ine sebep oldu. (Bak. M. Ali Sabûnî Safvettü-Tefasîr Ra’d 38.)
CNSELLK VE CNSEL HAYAT ÜZERNDE SLÂM GERÇEKÇL 71

Sosyal durumları, cinsel arzuları ve güçleri bakımından farklı
olan insanlara örnek olmak durumunda oldukları için Hz. Ibrahim,
Hz. Dâvûd, Hz. Süleyman ve Hz. Muhammed gibi pek çok peygam-
berin hayatında birden fazla kadınla evliligin örneklerini de görü-
yoruz.
Allah’ın Resûlü Hz. Muhammed bu gerçegi ¸öyle açıklar:
¸ ·`= ¸ - _ · = ¸`« |· : , ¬ |· ¸ ` , · ¬ |· ` =· , .|· ¸ - -· ¬ ¬ |· ¸ ·· _· ¸ _v· · ¸ · · ¸ ` ¸ = - ·|· ¸
“Yumuak huyluluk, haya, kan aldırmak, güzel kokular sürünmek ve
çok elilik, Peygamberlerin özelliklerindendir.”
3

Peygamberlerin hayatı delillendirmektedir ki, rûhî geli¸im cinsel
hayatı öldürmez diriltir, zayıflatmaz kuvvetlendirir. Böyle olması da
zarûrîdir. Çünkü rûhî geli¸im îmanla, güzel amellerle ve çok zikirle
saglanır. Bunlar rûhu takviye ettigi gibi, bedeni de kuvvetlendirir.
Kuvvetlenen bedende ise cinsel arzular ve de eylemler artar. Zira
sebeblerin kendi dogrultularında sonuç verecegi açık bir gerçektir.
4

Amelli müslümanın cinsel arzuları artar
Evlilik içinde ve dı¸ında cinsel duyguları ve eylemlerini disipline
etmi¸, göz ve kulak gibi organları cinsel haramlardan korumu¸, böy-
lece cinsel uyarıları alıcı gücünü muhâfaza etmi¸, üstelik alkollü içki-
lerden uzak durmu¸, namaz, duâ ve zikirle de rûhî tatminin doru-
guna çıkmı¸ mü’min, pek tabîidir ki cinsel arzularını kuvvetlen-
direcek ortamı olu¸turmu¸ olur.
Bu gerçegi kavrayamayacak bir insan dü¸ünülemez. Ancak îman-
lı ve amelli Müslümanın cinsel arzularını takviye edecek bir diger
olgu daha vardır ki, o da îman ve ibâdet nurlarının kalb yoluyla da-

3
Tirmizi Nikâh 2, et-Tac 2/287.
4
Büyük bilgin ve mutasavvıf Sehl b. Abdullah ¸öyle der: Kadınlar Allah tarafından Yüce
Peygamberimize de sevdirildi. Onlara karı nasıl ilgi duyulmaz?
Büyük bilgin ve sofi Sufyan b. Uyeyne de ¸öyle der: “Sahâbîlerin ileri derecede ibâdete dükün
zahidleri bile çok eli.. idiler.” (Bak. Kadı Iyaz K. ¸ifâ 1/191)
72 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

marlara akması ve böylece cinsel gücü ve arzuları artırmasıdır. Ne
var ki”lâhi yasalara balı her mü’minin cinsel arzuları artar.”
5
ifadesiyle
formüle edilen bu gerçegi içe sindirebilmek için îman mantıgına,
gönül zevkine ve tecrübeye sâhip olmak gerekir.
Islâm, erkek cinselligi üzerinde böylesine gerçekçi oldugu içindir
ki ileride açıklanacagı üzere, degil bekârlıgı ve evlilik içinde cinsel
hayattan çekilmeyi, cinsel arzuların tatmînini ertelemeyi bile uygun
bulmamı¸tır.
Bunun içindir ki Allah’ın Resûlü kafada ve kalbde kadın arzusu
olu¸tugu zaman, derhal e¸e gelinerek cinsî münâsebette bulunulma-
sını ögütlemi¸tir. Kadının çekimser kalmasını da yasaklamı¸tır. Suyun
bulunmadıgı yerde de erteleme yoluna gidilmemesini; teyemmüm
ruhsatından yararlanılmasını tavsiye buyurmu¸tur.
Ebû Hureyre (r.a) ¸öyle anlatıyor:
Medine dıında, çölde yaayan bir mü’min Allah’ın Resûlü’ne geldi ve
sordu:
- Ya Resûlallah! Ben yılın dört-be ayını çölde geçiriyorum.. Aramızda
lohusalar, âdetliler ve cünübler de var. Ne yapmamızı emir buyurursunuz?
- Teyemmüm yapın.
6

b- Arzettigimiz üzere erkek cinselligi üzerindeki Islâm gerçekçili-
ginin ikinci özelligi de Allah’ın özel korumasına eremeyen hiçbir insa-
nın, cinsel arzulardan, hatta cinsel haramlardan güvencede olamaya-
cagı hakikatinin kabul olunmu¸ olmasıdır.

5
Bak. Suyûtî, El-Vi¸ah.. Süleymaniye Kütüphanesi Yzm. Lala Ismail No: 577.
6
M. Zevâid 1/261, Neylül-Evtar 1/304.
Kur’ân-ı Kerîm’in Mâide Sûresi’nin altıncı âyetinde “Kadınlarınızla ilikiye girmiseniz
ve bu halde su da bulamamısanız, tertemiz bir toprakla teyemmüm edin..” buyrularak,
su hazır olmaksızın da ili¸kiye girilebilecegine i¸aret buyurması, özellikle arzuların ¸id-
detlendigi dönemlerde ve susuz bölgelerde teyemmüm ruhsatından yararlanılabilecegini
ögretmektedir. (“Teyemmüm” için lügatçeye bakınız).
CNSELLK VE CNSEL HAYAT ÜZERNDE SLÂM GERÇEKÇL 73

Rabbinin uyarısını almasaydı Hz. Yusuf Peygamberin bile Züley-
ha’ya yakla¸acagının Kur’ân-ı Kerîm’de açıklanmı¸ olması, Islâm
gerçekçiliginin degindigimiz özelliginin Kur’ânî delilidir.
Yusuf Sûresi Âyet 24:
“üphesiz ki o kadın, Yusuf’a yaklaarak onu batan çıkarmak
istemiti. Eer Yusuf Rabbinin uyarısını almasaydı, kadının arzula
rına uyabilirdi. te Biz Yusuf’u ihanetten ve fuhudan alıkoymak
için böyle yaptık. Çünkü o, ihlâslı kullarımızdandı.”
Allah’ın Resûlü’nden daha olgun, daha tunç iradeli ve cinsel duy-
gularına daha hâkim bir insan dü¸ünülemeyecegine göre, O’nun a¸a-
gıda sunacagımız hadîsiyle sergiledigi hakikati hiçbir erkegin cinsel
haramlardan güvencede olamayacagı gerçegine Peygamberî bir delil
olarak görebiliriz.
H. Cabir (r.a) anlatıyor. Allah’ın Resûlü mü’minlere ¸öylece emir
buyurdu:
. ; =|· ; ¸ ¬ - ,· = - · ¸ - ¸ ¸ ¬ , .· = , =|· . · · . =· ,, -` « |· _ · - ·,`¬ · · v
· =| · - , · - _ · ·· -| =· ¸ ´ | ¸ ._ · - ¸ · c · - ¸ · · ·| ` ,
- Yanlarında kocaları (veya mahremleri) bulunmayan (dolayısıyla
ili¸kisizlikleri uzamı¸ olan) kadınların yanlarına gidip oturmayın. Zira
eytan her birinizin kan damarında (kanınız gibi iradenizin dı¸ında)
akar.
Bu buyruga muhatab olan sahâbîler olarak sorduk:
Sizin kan damarınızda da akar mı?
Benim kan damarımda da akar. Ne var ki Allah bana eytana karı yar
dım eder ve ben ondan korunurum.
7


7
Tirmizî Reda 17 (Hn. 1172).
Yusuf Sûresi’nin 24. ve 33. âyetleri, bu hadîsin mânasını dogruladıgı gibi, Allah’ın
Resûlü’nün genç kadınlarla müsâfaha (tokala¸ma) etmemesi ve gözlerini korumaya özen
göstermesi gibi ihtiyatî uygulamaları da dogrulamaktadır. ¸eytan’ın Allah’ın Resûlü
74 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Islâm, özellikle erkek cinselligini böyle degerlendirdigi içindir ki,
cinsel hususlarda haramlara yöneltebilecek nefse güvene degil, gerek-
li tedbirlere ba¸ vurdurucu metodlu ¸üpheye yer vericidir.
Gerekli tedbirlerin bir kısmı örtünmek, gözü korumak, evlenile-
bilecek kadınlarla yalnızca bir arada kalmamak vs. dir.
8

En mühim önlemlerden biri de cinsel duygular ve arzuların cinsel
haramlara dü¸ürecek boyutlara ula¸masından Allah’a sıgınmaktır.
Bu hususta her erkek, Allah’a sıgınmaya muhtaç oldugu içindir ki
Kur’ânı Kerîm’de Yusuf Peygamber’in dilinden ¸u duâ örnegi veril-
mi¸, dolaylı olarak bu duânın yapılması ögütlenmi¸tir:
“(.. Allah’ım! Kadınların cinsel tuzaklarını benden uzakla¸tır.)
Eer Sen onların tuzaklarını benden uzaklatırmazsan, onlara yöne
lir ve câhillerden olurum.”
9

Allah’ın Resûlü, Hz. Muhammed’in yaptıgı ve bize de yapılma-
sını ögütledigi bir cinsel içerikli duâ örnegi de ¸öyledir:

üzerinde etkili olamadıgını a¸agıdaki rivâyet de dogrulamaktadır.”Allah’ın Resûlü hiç
rüyalanmadı; rüyalanarak yıkanması gerekmedi. Zira rüyalanmak eytan’dandır.” (Sırasıyla bak.
M. Zevâid 5/122; Suyûtî El-Hasâisul-Kübra 1/173-5)
8
Cinsel vasıflı haramlardan korunmak farz oldugu gibi, korunmak için gerekli olan
tedbirlere ba¸vurmak da farzdır. Ancak samimi olunsa da olu¸abilecek zaaf ortamlarından
korunabilmek arzusunu farz görevlerden kaçınmanın mazereti kılmamalıdır.
el-Ced b. Kays, Allah’ın Resûlü’ne gelir ve ¸öylece mazeret beyan ederek sava¸a
katılmama izni ister:
“Ya Resûlallah! Allah’ın zatı üzerine yemin ederim ki, kavmim de kadınlara ne derece
dü¸kün oldugumu bilir. Sarı ırkın kadınlarını görünce sabredemeyip haramlara dü¸mek-
ten korkarım. Bana izin verseniz de beni fitneye dü¸ürmeseniz.”
Allah’ın Resûlü ya¸anılan ¸artların önemini kavramak istemeksizin basitle¸en bu adama
ilgi göstermeyerek yüz çevirir. Bu olay, Tevbe Sûresi’nin hükmü genel olan kırk
dokuzuncu âyetinin indirili¸ine özel sebep olur:
“Onlardan kimi de; bana izin ver ve beni fitneye düürme, der. Haberleri olsun ki onlar
zaten fitne çukuruna dümülerdir. Cehennem ise o kâfirleri mutlaka çepeçevre
kuatıcıdır.” (Bak. M. I. Kesir Tevbe 49)
9
Yusuf 33.
CNSELLK VE CNSEL HAYAT ÜZERNDE SLÂM GERÇEKÇL 75

_ ·· . | ` ¸ = ¸ - ¸ ¸ = , ` ¸ = ¸ - ¸ _ - « = ` ¸ = ¸ - c , .,`- · _` · · ,` , ·| ·
` _ · - ` ¸ = ¸ - ¸ _ , · | ` ¸ = ¸ - ¸ `- - ¸ · _ · - ,
“Allah’ım! Kulaklarımın errinden, gözlerimin errinden, dilimin er
rinden, kalbimin errinden ve cinsel organımın; cinsel organımdan kaynakla
nabilecek kötülüklerin errinden sana sıınırım.”
10



10
Tirmizî, Deâvat 76 (Hn. 3487)


Kadının Cinsellii


Islâm, kadın cinselligi üzerinde daha bir gerçekçidir. Onun cinsel
duygularını varlıgı gibi tabîi görür. Cinselligi utanma duygusu ile
örtülü oldugu, bu sebeble arzularını geregince açıga vuramayacagı
için de, onun cinsel haklarını erkeginkinden daha açık ve ayrıntılı bir
¸ekilde belirlemi¸tir.
¸anı yüce olan Allah, kadını câzibeli yaratmı¸ ve sevdirmi¸tir.
Onun bütün organları cinsel bakımdan çekici ve cinsel çagrı¸ım yap-
tırıcı oldugu içindir ki; Islâm Dîni’nde kadın, evlenebilecegi erkeklere
kar¸ı eller, yüz ve ayaklar dı¸ındaki bütün vücût organlarını örtmekle
emrolunmu¸tur.
Her sözü ve davranı¸ı ile cinsel mesajlar dagıtabilecek özellikte
olan kadının bizzat kendisinin de cinsel duygularla dolu olabilecegi
gerçegi, hem aklî bir zarûret, hem de naklî (Kur’ân ve Sünnet’le
belirlenmi¸) bir gerçektir. Kadında cinsel haz merkezi olan klitorisin
yaratılmı¸ olması da bunun kanıtıdır.
-Salât ve selâm üzerine olsun- Allah’ın Resûlü’nün ifadesiyle, er-
keklerin benzerleri olan kadınların erkekler gibi, hattâ onları a¸abilen
bir cinsellige sâhip olmalarının bir sebebi, yaratılı¸ özellikleri oldugu
gibi, bir diger sebebi de sürekli olarak arzulanmalarıdır. Arzulan-
manın cinsel arzuları uyaracagı ve kamçılayacagı bir gerçektir.
Cinselligi olan ve kendisine has duyguları ve eylemleri bulunan
bir varlık oldugu içindir ki kadın, Islâm Dîni’nin genel ve özel vasıflı
cinsel emirleri ve yasakları ile de mükellef kılınmı¸tır.
CNSELLK VE CNSEL HAYAT ÜZERNDE SLÂM GERÇEKÇL 77

Yüce Allah ve O’nun Peygamberi; kadınlara, ¸ehvetli bakı¸larla
bakmamalarını, vücût güzelliklerini açıga vurmamalarını, zinâdan
korunmalarını, sevicilikten sakınmalarını, kocalarına kar¸ı görevlerini
yapmalarını ve daha nicelerini emir buyurmu¸tur.
Islâm Dîni’nde kadına yüklenen bu cinsel görevler, pek tabîidir ki
onun cinselliginin gerçekçi bir yakla¸ımla degerlendirildigini belgele-
mektedir.
Islâm Dîni, cinsel vasıflı emirler ve yasaklarla yükümlü kıldıgı ka-
dının kadınlıgını koruyucu ve geli¸tirici yasaları koymu¸tur.
Bu yasalar da Islâm’ın kadın cinselligi üzerindeki gerçekçiliginin
belgesidir.
A- Bülû/ergenlik öncesi dönemi
a- Cinsellik bakımından gelimi bir kiiliinin olabilmesi için slâm
Dîni; kadının kılık-kıyafette, davranıta ve konuma eklinde erkeklemesini,
böyle bir görünüm arzetmesini yasaklamıtır. Büyüklere yönelik bu kutsal
yasak, pek tabîidir ki küçük kız çocuklarını da kapsamına almaktadır. Ne
varki onlar sorumlu olmadıklarından, çocukluk dönemleri boyunca kadınlık
çizgisi üzerinde yetitirilmeleri, ana-babalarının görevidir.
b- slâm Dîni nihaî sınır olarak on yaına varan kız çocuklarının deil
erkek kardeleriyle, kız kardeleri ile bile bir yatakta yatırılmamalarını emir
buyurmutur.
1

Bu ilahî buyrugun amacı, hiç ¸üphesiz kız çocugunun di¸iligini,
sevicilik gibi cinsel sapma egilimi ve ortamından korumaktır.
c- slâm gerçekçiliinin ergenlik öncesi kadın cinselliine yönelik bir
düstûru da, onun gelecei ile ilgili sünnet ilemidir.
Gerçi, kız çocuklarının sünnet edilmesi ile alâkalı olarak Peygam-
berimize atfen söylenilen gelenegi onaylayıcı ifadeleri, Islâm bilginle-

1
Bak. K. Hafâ Hn. 2286, Ebû Davud Salât 26, Müsned 2/180.
78 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

rinin çogunlugu, onun tarafından söylenilmi¸ sözler olarak kabul et-
memektedirler. Kabul edenler de dogru bir tesbitle vâcib kılıcı/görev
yükleyici nitelikte bulmamaktadırlar. Kadınların haz merkezi olan
kilitoriste erkek sünnetinin benzeri bir i¸lemi içeren ve her kız çocu-
gunda gerekmedigi açıklanan bu sünnet ameliyesinin mevzûumuz
açısından önemi kadının cinsel doyumlulugunu amaçlayan yönüdür.
2

B- Bülû/ergenlik dönemi
Ergenlik döneminde kadını ku¸atan Islâm gerçekçiliginin en be-
lirgin yönü Peygamberimiz tarafından evlendirilmesi husûsuna veri-
len büyük önemdir.
Allah’ın Resûlü, Hz. Ali’nin ¸ahsında her bir sorumlu kız velîsi
mü’mine ¸öyle emir buyurmu¸dur:
` - ¡` · v = : · _ · - · , · · ¸ : |· ¸ . · · · . · ·: =|· . = ¸ = - · . · · _· · ¬
`, , v· ¸ · · , | = = - ¸ · . · ·¡ «
“Ya Ali! Üç eyi erteleme:
a) Vakti girince namazı,
b) (Yıkanıp kefenlenerek hazırlandıgında) Cenâzenin namazını ve
defnini,
c) Dengini bulduunda velîsi olduun kızı-kadını evlendirmeyi.”
3

Açıkça anla¸ılacagı üzere bu peygamberî emir, ergenlik dönemi
kadın cinselliginin önemsenmesini ve bu dönemin gereksiz olarak
uzatılmamasını ögretmekte ve ögütlemektedir.
Âdet hali ile ba¸layan bu dönem, cinsel duyguların geli¸ecegi ve
cinsel problemlerin olu¸abilecegi bir dönemdir.

2
“ Sünnet/Hitan” bahsine bakiniz.
3
Tirmizî Cenaiz 73 (Hn. 1075).
CNSELLK VE CNSEL HAYAT ÜZERNDE SLÂM GERÇEKÇL 79

Kız çocugunun bizzat kendisi tarafından da onaylanan ki¸ilik
sâhibi bir tâlip ortaya çıktıgında, ergenlik döneminin uzatılmaması en
gerçekçi yoldur.
Ergin kız çocuunun evlilii engellenemez
Islâm, ergenlik çagına eren kız çocugunu evlendirmeye te¸vik bu-
yurdugu gibi, evlenmesini engellemeyi de yasaklamı¸tır.
Eger mehr-i misil
4
verebilen bir dengi çıkar, kız da arzu ederse,
ergin kızın evlendirilmesi gerekir. Babanın veya diger velîlerin engel-
leme hakkı yoktur. Dînî ölçülerimize göre mazûr görülebilecek bir
sebebe dayanmaksızın ergin kızın gelecegini olumsuz yönde etkile-
yecek engelleme zulümdür.
Bu durumda ergin kız çocugu, Islâm Toplum Düzeni’nde mahke-
meye ba¸ vurarak, üzerindeki haksızlıgı kaldırabilir.
5

Kaldı ki Kur’ân, kadınınıın nikâh akdi yapabilirligini onayladıgı
için bülûga ermi¸ (ergin) kız, baba dâhil velî onayını almaksızın da
dengi ile evlenebilir.
6

Islâm, ergin kızın evlenmesini engellemeyi yasakladıgı gibi, dul
kadının evlenmesini engellemeyi de yasaklamı¸tır.
Dul kadının evlilii de engellenemez
Bu yasak Allah’ındır ve Bakara Sûresi’nin ikiyüz otuz ikinci âyeti
ile konulmu¸tur.
A¸agıda sunacagımız hadîs, bu yasaklayıcı âyetin indirili¸ sebe-
bini ve ortaya koydugu hükmü açıklamaktadır.
* Makil b. Yesar, Allah’ın Resûlü’nün ya¸adıgı dönemde kız kar-
de¸ini mü’minlerden bir adamla evlendirdi.

4
“Lügatçeye” bak.
5
H. I. ve I. F. Kamûsu 2/48, 57.
6
Bakara 230, 232
80 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Kız karde¸i bu adamın nikâhında bir müddet kaldıysa da, adam
onu bo¸adı ve iddet içinde ona dönmedi. (Dönmeyince tekrar evlene-
bilecek ¸ekilde bo¸anmı¸ oldular.)
Bo¸anma iddeti
7
bitince bu sefer hem kızkarde¸i kocasını, hem de
kocası kızkarde¸ini istedi. Böylece diger tâlipler arasında kocası da
ona tâlip oldu.
Makil de yemini basarak adamı ¸öylece reddetti:
- Ey akılsız adam! Ben sana bir iyilikte bulundum. Kızkarde¸imi
seninle evlendirdim. Sen kalktın onu bo¸adın. Vallahi artık o (istese
de) asla sana dönüp karın olamaz.
(Makil’in bu red cevabını vermesinden sonraydı.)
Yüce Allah, karısını bo¸amı¸ kocanın karısına, kadının da koca-
sına ihtiyaçlı oldugunu bildigi için, ¸u genel buyrugunu indirdi:
“Kadınları (tekrar alabilecek ¸ekilde) boadıınızda, iddetlerini
tamamlayınca ve karı koca aralarında iyilikle anlaınca, kadınları
kocalarıyla (veya bir ba¸kasıyla) evlenmekten men etmeyin. Bun
larla, sizden, Allah’a ve Ahiret Günü’ne îman eden kimseye öüt
veriliyor. Bunlar sizin için daha faydalı ve daha temizdir. Allah
bilir, siz ise bilmezsiniz.”
Makil Allah’ın Resûlü’nün okuyup teblig buyurdugu bu âyeti
dinleyince ¸öyle dedi:
- Rabbimin buyrugunu dinliyor ve itâat ediyorum.
Daha sonra kızkarde¸inin kocasına haber saldı ve geldiginde ona
¸öyle dedi:
Sana (yeniden) iyilikte bulunuyor ve seni kızkarde¸imle evlen-
diriyorum.
8

Sunulan Kur’ânî yasadan açıkça anla¸ılacagı üzere, dul kadının
evliligine engel olunamaz.

7
Iddet için “iddet” bölümüne bakınız.
8
I. Kesir Bakara 232 (1/282), Tirmizî Tefsiril Kur’ân Hn. 2985
CNSELLK VE CNSEL HAYAT ÜZERNDE SLÂM GERÇEKÇL 81

C- Evlilik dönemi
Islâm, evli kadının cinselligi üzerinde de gerçekçidir. Bu gerçek-
çiligi sebebiyledir ki ona cinsel haklar vermi¸tir.
Kadının cinsel hakları
a- Kadının ba¸ cinsel hakkı, sevi¸ilmeksizin kendisiyle cinsel ili¸-
kide bulunulmasının yasaklanmı¸ olmasıdır.
Kadın tatminsizliginin ana sebeplerinden biri oldugu içindir ki
Allah’ın Resûlü, sevi¸meyi ısrarla emir buyurmu¸tur. Özel bölü-
münde açıklayacagımız emirlerden delil getirerek, Islâm bilginleri
¸öyle buyurmu¸lardır:
“Cinsî münâsebetten önce seviip fısıldama, öpme, dil ve dudakları
emme müekked sünnetdir. Aksine davranı mekrûhdur (harama yakın gü-
nahdır.)”
9

b- Evlilik içinde kadının cinsel haklarından biri de, onayı alınmak-
sızın erkegin çocuk olu¸umunu engelleyici korunma tedbirlerine ba¸-
vurmasının haram kılınmı¸ olmasıdır.
Kadını cinsel hazza erdiren ana vesîlelerden biri, hiç ¸üphesiz
kocasının kendisinde sükûnet buldugunu hissetmesidir. Kadını cinsel
hazdan yoksun bırakmak haksızlık olacagı içindir ki, “Allah’ın Resûlü
Hz. Muhammed, onayı alınmaksızın hür kadına azil yapılmasını (rahimin
dı¸ına bo¸anılmasını) yasakladı.”
10

c- Cinsel yoksulluga mahkûm edilmemesi de, kadının cinsel hak-
larındandır.
Bir kadın için evlilik içinde cinsel bakımdan alâka duyulmaz bir
durumda bırakılmaktan daha büyük bir haksızlık olamaz. Bu durum
onun için yalnız bedenî bir tatminsizlik degildir. Aynı zamanda rûhî
bir yıkımdır. Bunun içindir ki yarattıgı kadını en iyi bilen Mevlâmız,
kadın lehine her bir mü’min erkege ¸öyle emir buyurmu¸tur:

9
Feyzül-Kadir 5/90.
10
I. Mace Nikâh 30 (Hn. 1928). Bazı fıkıhcılar, hanımının iznini almayı ihmal eden ki¸iye
ceza bile öngörmü¸lerdir.
82 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

“Eleriniz olan kadınlar arasında adâletli olmayı ne kadar arzu
etseniz de buna asla güç yetiremezsiniz. Bari birine büsbütün mey
ledip de dierini kocalı -kocasız bir durumda askılı gibi bırak
mayın..”
11

Allah’ın Resûlü de evlilik içinde cinsel hayattan çekilmeyi
mü’min erkeklere yasaklamı¸tır.
Kadınların cinselligine yönelik bir zulüm olacagı için, dindarlıkda
geli¸mek dâhil, hangi amaçla olursa olsun Allah’n Resûlü cinsel
hayattan çekilmeyi yasaklamı¸tır.
d- Kadının korunma altına alınmı¸ cinsel haklarından biri de, ge-
lecek ümidi olmayan bir cinsel yoksulluga mahkûm edilemeyi¸idir.
Çünkü Islâm; bo¸amayı üç bo¸ama ile, yemin ederek cinsel hayattan
çekilmeyi de dört ayla sınırlamı¸dır. Kocasının giderilemeyecek ve
tedâvi edilemeyecek cinsel iktidarsızlıgı halinde, kadının evliligi sona
erdirme dâvası açabilmesine de izin vermi¸tir.
e- Islâm Dîni’nin kadın cinselligi üzerinde hak saglayıcı bir ger-
çekçiligi de kadının iddetini belirli bir zaman kesiti içine almasıdır.
Kadın, bo¸anması halinde üç âdet veya üç temizlik dönemini dol-
durdugunda, kocanın ölmesi halinde dört ay on günü beklediginde,
hâmileliginde bo¸anması halinde ise çocugunu dogurdugunda
evlenebilir. Evlenmesine mâni olunamaz.
12


11
Nisâ 129
Gerektirici sebeplerle birden fazla e¸i olan ki¸i; e¸leri arasında yedirme, içirme, barındırma
ve gecelemede adâlet göstermekle sorumlu ise de, sevgi ve cinsel ili¸kide adâlet göster-
mekle sorumlu degildir. Çünkü buna güç yetiremez. Ne var ki ki¸i sevgi ve ili¸ki
yönünden bir e¸ini tercih edebilirse de, diger e¸i veya e¸lerini büsbütün ihmal edemez.
Zira pek çok müfessire göre kadının askıda bırakılmamasının anlamı, sevgi ve ili¸ki
yönünden büsbütün ihmal edilmemesidir. Bak. Taberî 5/314-5, Ibn-i Arabî Ahkâmül-
Kurân 1/504-5, Hak Dîni Kur’ân Dili 3/1487.
12
Bakara 228, 234, Talâk 4.
Iddetin asıl amacı kadının gebe olup olmadıgının belirlenmesi ise de, iddet sûresinin
açıklanan ölçülerle sınırlandırılması, kadının cinsellik dâhil magdûriyetinin önlenmesi
içindir.
CNSELLK VE CNSEL HAYAT ÜZERNDE SLÂM GERÇEKÇL 83

Burada bir misal vererek, bu meseledeki Islâm gerçekçiligini ör-
neklendirelim.
Sübey’a isimli kadın, kocasının ölümünden yirmi üç gün sonra doum
yaptı. Evlenmek istedi. Evlenmek istemesi sebebiyle kınanınca ve kendisine
evlenemeyecei söylenince, durum Allah’ın Resûlü’ne arz olundu.
- Salât ve selâm üzerine olsun- O da öyle buyurdu:
- Evlenmek isterse (evlenebilir.) Zira doumla iddeti dolmutur.
13

Cinsel Eylemler Kaçınılmazdır
Yukarıda açıklamaya çalı¸tıgımız üzere Islâm Dîni cinselligi
Allah’ın düzenlemesi olarak görmekte, erkek ve kadın cinselligini
insan hayatının tabîi ve ayrılmaz bir bölümü olarak degerlendir-
mektedir.
Bu gerçekçi ve dosdogru yakla¸ımın ortaya koydugu kabul edil-
mesi gereken genel cinsel gerçegi özet olarak ¸öylece ifadelendirme-
miz mümkündür:
Erkek olsun kadın olsun, bülûg (ergenlik) çagına eren her insanın
cinsel duygularla duygulanması kaçınılmazdır. Gıdası ve uykusunu
alan ergin insan, dı¸tan uyarıcı hiçbir mesaj almasa ve kendisini özel
korumaya alsa da, duygularının iradesi dı¸ında olu¸ması ve geli¸-
mesini engelleyemez. Hayatın tabîi akı¸ı, ihtiyaca dönü¸ecek bu duy-
gular ve arzuların tatmin edilmesini de gerekli kılar.
Evet, insanı ku¸atan cinsel gerçek budur. Gerçek bu olduguna
göre, insanın önünde yapılabilecek dört i¸ vardır.
a- Cinsel eylem iktidarını yok etmek,
b- Cinsel arzuları sürekli olarak kontrol ve baskı altında tutmak yani
bekârlıı sürdürmek,

13
Buharî Talâk 39; et-Tac 2/361; I. Mâce Hn. 2027
84 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

c- Erkek veya kadın iliki kurabildii insanlarla, zinâ, homoseksüellik ve
sevicilik gibi yollarla cinsel arzularını tatmin etmek.
d- Evlenerek merû bir ele yaratılı çizgisi üzerinde cinsel ihtiyaçları
giderip tatmin etmek,
Yapılabilecek olanlar bunlardır. Ne varki insan diledigini seçmek
hakkına sâhip degildir. Çünkü insanı her an cinsel atılım yapabilecek
bir kıvamda yaratan yüce Allah, onu cinsel hayatında da kulluk
denemesine tâbi tutmu¸tur. Ona cinsel vasıflı emirler vermi¸, yasaklar
koymu¸tur.
Mü’min insan, seçimini bu ilâhî emirlere ve yasaklara göre yap-
mak mecbûriyetindedir.
Islâm Dîni’nin birbirini tamamlayan iki ana kaynagı Kur’ân ve
Sünnet, girilebilecek olan bu yollardan ilk üçünü yasaklamakta, yal-
nızca dördüncüsünü onaylamaktadır. Üstelik bu yola girilmesini
görev olarak yüklemektedir.






Dördüncü Bölüm
CNSEL HAYATTAN ÇEKLMEK HARAMDIR






Allah’ın Rasûlü Hz. Muhammed’den Mesajlar
“slâm’da evlikten kaçınmak/cinsel hayattan çekilmek anlamına
ruhbanlık yoktur.”
“Her ümmetin bir ruhbanlıı vardır. Benim ümmetimin ruhbanlıı ise
Allah yolunda cihaddır.”
“Kendinize hayatı zorlatırmayınız ki, size de zorlatırılmasın. te
tarihî toplumlardan biri olan Hıristiyanlar. Onlar ruhbanlıa yönelerek
hayatı kendilerine zorlatırınca yaam da onlara zorlatırıldı. te onların
uydurdukları ruhbanlıın kalıntıları manastırlarda görülüyor. Allah, onlarla
ilgili olarak öyle buyurur:
*



*
Hadîsler için bak. Ke¸fül-Hafa Hn. 3154, I. Kesir Hadid 27.


Cinsel Eylem ktidarını Yoketmeye Kalkımak Haramdır
“Biz onlara ruhbanlıı emretmedik. Allah’ın rızasını kazanmak arzusuyla onu
kendileri uydurdu. Ama sonra ona gerei gibi uymadılar..” (Hadid 27)


Yüce Rabbimizin lânetledigi, fakat insanları saptırıcı eylemler
yapmasına onay verdigi ¸eytan ¸öyle and içmi¸ti:
“Ben insanlara telkinde bulunacaım, onlar da Allah’ın yarat
tıı varlıklardaki özgün yapıyı bozacak, asıl amacından saptıra
caklar..”
Kur’ân-ı Kerîm’in Nisâ sûresinin anlamı sunulan bu 119. âyeti ile
insanın yaratılı¸ düzenini bir ölçüde ¸u veya bu ¸ekilde bozup
degi¸tirmek ¸eytanî bir ameldir ve haramdır.
Bu âyet ve ona açıklık getirici Peygamberî yasaklar sebebiyle Is-
lâm Dîni, cinsel eylem iktidarının ki¸inin bizzat kendisi veya bir ba¸-
ka ki¸i ve kurum tarafından yok edilmesi dü¸üncesi, emeli ve atılı-
mını ¸iddetle yasaklamı¸tır. Hiç ¸üphesiz bu yasagın amacı, insanın
yaratılı¸ düzeni ile çatı¸masını, ilâhî deneme düzenine ba¸ kaldırıl-
masını engellemektir.
Cinsel iktidarı yok etmenin ana yolu hadımla¸mak ve hadımla¸-
tırmaktır.
Hadımlamak
Erkeklik bezlerini çıkararak veya burarak cinsel eylem iktidarını
ve dölleme gücünü gidermek olan hadımla¸ma insanın kendi nefsi
aleyhine i¸ledigi bir zulümdür. Insan, nefsine zulüm degil, adâlet icra
88 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

etmekle mükelleftir. Zira Peygamberimiz’in ifadesiyle “.. Nefsinin de
senin üzerinde hakkı vardır..”
1

Islâm Dîni’nin, Allah’ın Resûlü Hz. Muhammed tarafından teblig
edildigi dönemde, maddî gücü olmadıgı için evlenemeyen, cinsel
haramlara dü¸ecegi korkusu ile de ürperen bazı mü’minler, hadımla¸-
ma dü¸üncesine kapılmı¸lardı. Fakat onlar Allah’ın Resûlü’nün kesin
yasagı ile kar¸ıla¸mı¸lardır.
A¸agıda sunacagımız hadîsler, Islâm Dîni’ndeki hadımla¸ma
yasagının dînî delilleridir.
Hadımlamayı yasaklayan hadîsler
Ebû Hureyre (r.a) anlatıyor.
Beni me¸gul eden bir problemimi Allah’ın Resûlü’ne (sav) ¸öylece
arzettim.
- Ya Resûlallah! Genç bir adamım. Nefsim için arzularıma boyun
egip zinâ ya dü¸mekten gerçekten korkuyorum. Kadınlardan biri ile
evlenmek için de maddî güç bulamıyorum. Hadımla¸abilir miyim?
Allah’ın Resûlü bana cevap vermedi. Ben (meselemi) aynı ¸ekilde
ikinci ve üçüncü defa dile getirdim. Bana yine cevap vermedi. Aynı
tarzda (dördüncü defa) arzettigimde ise ¸öyle buyurdu:
c | . _ · - ¸ · -· · ¸ 3v . · · · « , `, · « |· . - · ¸ , ¸`· · , · · , _ . ¸ ·
- Ya Ebû Hureyre! Kader senaryosunu yazan kalemin ii bitti.
Bu duruma göre hadımla veya hadımlama önemi yok. O halde sen
emrolunduun üzere yaa, hadımlamaya kalkma.
2


1
Buharî Edeb 86, Savm 51, et-Tac 2/99
2
Buhârî Nikâh 7
Mesela, baba-dede olup olamama gibi insan iradesini a¸an konularda insan kader
programına tâbidir.
CNSELLK VE CNSEL HAYAT ÜZERNDE SLÂM GERÇEKÇL 89

Said b. As, Osman b. Maz’ûn’un Allah’ın Resûlü’ne ¸öylece ricada
bulundugunu anlatıyor:
- Ya Resûlallah! Hadımla¸mam için bana müsâade buyurur mu-
sunuz?
Allah’ın Resûlü ona ¸öyle buyurdu:
- Allah, bizim için kadınlardan uzaklama olan ruhbâniyeti, evlilii ihti
va eden ve uygulaması kolay olan slâm erîati ile deitirdi.. Eer bizim gibi
slâm erîati’ne inananlardan isen, bizim yaptıımız gibi yap. (Hadım-
la¸maya kalkma da evlen)
3

Hadımlatırmak
Canı, aklı, dîni, malı ve nesli korumayı amaçlayan Islâm Dîni’nde,
faiz ve içki örneklerinde açıkça görülecegi üzere, haram bir fiilin ya-
pılması gibi yaptırılması da haramdır. Bu sebeble hadımla¸mak gibi
hadımla¸maya sebeb olmak veya hadımla¸tırmak da haramdır; yasak-
lıdır.
Yüce Peygamberimiz’in ki¸inin cinsel organını görev yapamaz ve
dölleyemez haline getirmeye, kasda benzer veya hata yoluyla öldür-
meye verilen Islâmî cezayı öngörmesi, hadımla¸tırmanın haramlıgını
peki¸tirmektedir.
4
Zira Islâm Ceza Hukûku’nda kural olarak haram
kılınmayan veya Islâmî yönetimce yasaklanmayan fiillere ceza uygu-
lanamaz.
Sundugumuz hadîslerden ve yapılan açıklamalardan anla¸ılacagı
üzere, yaratılı¸ düzenini degi¸tirmeye kalkı¸arak hadımla¸mak veya
hadımla¸tırmak, Allah’a ba¸ kaldırmaktır; büyük bir günâhdır. Islâm
Dîni degil insanların, Peygamberimiz’in diliyle hayvanların hadımla¸-
tırılmasını bile yasaklamı¸tır.
5


3
Aynî 20/72, S. Nesâî 6/59
4
I. Mace Diyat 29
5
Beyhakî S. Kübra, Hn. 20289, M. Zevâid Hn. 9368, I. Kesîr Nisâ 119
Allah’ın Resûlü’nün, hadımla¸tırılarak haklarına tecavüz edilmesini ¸iddetli bir üslupla
yasakladıgı içindir ki, Islâm bilginleri aygırı kısraga yakla¸tırmamayı da büyük
günahlardan biri olarak görmektedirler. bak. Islâm’da Helâller ve Haramlar 1/675.
90 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Osmanlı Tarihi’nde görülen hadımla¸tırma olayları, Islâmî ölçü-
lere göre hiç ¸üphesiz zulümdür, i¸kencedir, yaratılı¸ düzenini degi¸-
tirmektir. Dolayısıyla da haramdır. Sunulacak Fetva’da örneklen-
dirildigi üzere haramlıgı açıklanmasına ragmen uygulama sürdürül-
mü¸tür:
“Habe ve Zenci tâifesinden olup Mısır ve havâlisinden celbolunan rical
ve sıbyanın bazılarının âlet-i tenasüllerini kat’ edüp mecbûb yahud hasî
etmek (bazı yeti¸kinlerin veya çocukların erkeklik organını kesmek
veya testislerini burmak) er’an caiz olur mu? el-Cevap: Haramdır.”
Bekâr veya evli mü’min, cinsel arzularının ¸iddeti dolayısıyla zinâ
yapmak ve böylece Âhiret azâbına ugramaktan endi¸e duyuyorsa
evlenmelidir. Eger evlenmeye malî gücü müsait degilse, evleninceye
kadar Allah’ın Resûlü’nün tavsiyesi uyarınca nâfile (farz ve vâcib
olanların dı¸ındaki) oruçlara devam etmeli, gece namazına kalkmalı
ve Kur’an okumalıdır.
Sahâbî Abdullah b. Amr ¸öyle anlatıyor.
,· « · =· ,,` = _ _ | · ¸` - _ ·· - : `= _ · , _ = · - · . · _ | . =· · =· ,,
_ · - · ·· = - =· ,,` = _ ,· « · | ` ;· , « |· ¸ ` ;· ,` =|
Bir sahâbî Allah’ın Resûlü’ne (sav) geldi ve ¸öylece izin istedi:
- Ya Resûlallah! Hadımla¸mama izin verir misin?
Allah’ın Resûlü (sav) izin vermedi de ¸öyle buyurdu:
- Benim ümmetimin hadımlaması; gündüz oruç tutmak ve gece de
namaz kılmak ve Kur’ân okumaktır. Böylece cinsel arzuları dengeleyip, göze
tim altına almakdır.
6

Cinsel haramlardan korunmak için hadımla¸ma yerine tavsiye
olunan nâfile oruçlar ve namazlar yanısıra ögütlenen bir diger amel
de cihâddır.

6
Müsned 2/173; Müzzemil 1-4
CNSELLK VE CNSEL HAYAT ÜZERNDE SLÂM GERÇEKÇL 91

A¸agıda sunacagımız belge, bu ögüdü dile getirmektedir.
Adamın biri sahâbî Ebû Saîd El-Hudri’ye gelerek, -bana ögüt ver-
ricasında bulundu.
Ebû Saîd de ona, senin benden rica ettigini, senden önce ben de
Allah’ın Resûlü’nden rica ettim. Onun bana verdigi ögütleri, ben de
sana vereyim, dedi ve ¸u ögütleri verdi:
Sana Allah’ın emirleri ve yasaklarına balılıı tavsiye ederim. in baı;
amellerin özü budur.
Bir de cihad’a yapı. Zira slâm Dîni’nin ruhbanlıı/cinsel hayattan
merû olarak çekilme ekli cihaddır. Ayrıca Allah’ı zikretmeye ve Kur’ân
okumaya da önem ver. Bütün bunlar; özellikle zikir ve Kur’ân okuma, senin
için gökte rahmet, yerde andır.
7

Bu hadîsde ögütlenen cihad, Allah bilir örtünme ve güvenlik ¸art-
ları gözetilerek yapılacak bütün sportif faaliyetleri içerebilecegi gibi,
tavsiye olunan zikir ve Kur’ân okuma da tüm faydalı kültürel çalı¸-
maları içine alabilir.
8

Kısırlamak - Kısırlatırmak
Ameliyat yoluyla gerçekle¸tirilen ve dölleme kabiliyetini engelle-
mek olan kısırla¸ma-kısırla¸tırma da, yaratılı¸ düzenini bozmak ola-
cagı için haramdır.
Ikinci bir ameliyatla döllemeyi saglama imkânına bir ölçüde eri¸i-
lebiliyorsa da, haramlık hükmü degi¸mese gerektir.


7
Müsned 3/82, I. Kesîr Hadîd 27
8
Cihad’la ilgili geni¸ ve doyurucu bilgi için “Süleymaniye Minberinden slâm Nizâmı” isimli
eserimizin üçüncü cildine bakılmasını tavsiye ederiz.


Özel artları çinde Bekârlık Haramdır


Islâm Dîni, cinsel eylem iktidarını yok etmek eylemi olan hadım-
lıgı ve hadımla¸tırmayı yasakladıgı gibi, cinsel arzuları sürekli olarak
za’fa ugratıp devamlı olarak baskı altında tutmak veya Allah’ın yarat-
tıgı cinselligi i¸levsizle¸tirmek i¸lemini yani bekârlıgı da yasakla-
mı¸tır. Çünkü o da ¸eytan kaynaklı bir i¸lem olarak yaratılı¸ düzenine
aykırılıktır:
“Ben insanlara telkinde bulunacaım, onlar da Allah’ın yarat
tıı varlıklardaki özgün yapıyı bozacak, asıl amacından saptıracak
lar..”
(Nisâ 119)

A¸agıda sunacagımız hadîsler, Islâm Dîni’nde bekârlgın nasıl ve
hangi amaçla yasaklandıgını bildirmektedir.
slâm’da bekârlıı ilkeletirmek yoktur
Allah’ın Resûlü bekârlıgın ilkele¸tirilemeyecegini ¸öyle açıklar:
“(Bedenî ve mâlî güç varken) slâm’da evlenmemek eklinde bir uy
gulama yoktur.”
1

Biz evlenmeyeceiz diyenler lânete urar
· ,,`= _ ¸ - | · ¬` - = · _ , .,` , , = · , ¸, = |· ,· -` ¸|· · `« |· ¸ ·· .` ·| ·· .` ·|· ¸ - = :` - ¸ ·
=· ,` , = ·` « |· _ ·` · , ·`« |· ¸ . ,· -` ¸|· , ., |,« , ¸, = |· ,· -` ¸|· ¸ - ` · , ·`« |· ¸ `_ ¸ ¸ · · v ` ·|· ¸ - =: . ··
c | . ¸ · - ¸ ·« , _ ·:|·

1
Feyzül-Kadir 6/428 (Hn. 9892)
CNSELLK VE CNSEL HAYAT ÜZERNDE SLÂM GERÇEKÇL 93

-Allah ¸anını artırsın- Allah’ın Resûlü, kadınlara benzemeye çalıan
kadınsı erkeklerle, erkeklere benzemeye çalıan erkeksi kadınlara ve bir de cin
sel hayattan koparak biz evlenmeyeceiz diyen erkeklerle biz evlenmeyeceiz
diyen kadınlara.. lâ’net etti.
2

Allah’ın Rasûlü’nün, yaratılı¸ düzenine aykırılık olan iradeye da-
yalı benze¸meleri ve mânen hadımla¸ma olan bekârlıga yapı¸mayı
lânetlemesini, bir diger anlatımla ilâhi rahmetten yoksun bırakacak
i¸lemler olarak nitelemesini bir uyarı yöntemi olarak tabîi ve Nisâ
119’un özüne uygun buluyoruz.
Evlenmeyen Peygamberimizin izinden sapmıtır
Allah’ın Resûlü (sav) mazeretsiz bekârlıgı ¸öylece çizgi dı¸ı ilan
eder:
·¸ =,`- .· · ¸ - ´ · , .v _ , · _ ´ · , , | _` · - ¸ , · ·
Evlenmek için (gerekli cinsî ve) maddî gücü olup da evlenmeyen,
benim izimde yaayanlardan deildir.
3

Bekârlar, eytanların kardeleri olabilir
Temîmî kabilesinden Ukkaf b. Bi¸r isimli ki¸i, Allah’ın Resû-
lü’nün yanına geldiginde, ona evli olu olmadıgını sordu. Olumsuz
cevap alınca ¸öyle buyurdu:
- (Evlenmen için gerekli olan saglıgın ve) mal varlıın var mı?
- Var Ya Resûlallah!
- Bu durumda sen eytanların kardeleri gibisin.. Hıristiyan olsaydın
onların râhiblerine katılırdın. (Olmadıgına göre bu bekârlık niye?) Bizim
yaayıımızın gerei evlenmektir..

2
M. Zevâid 4/251, Müsned Hn. 7891
3
M. Zevâid 4/251; Abdurrezzak Musannef Hn. 10376; Dârimî Nikâh 1
94 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

eytanlar (aralarında) öylece konuurlar:
bâdetli ve ahlâklı kulları (kulluk çizgisinden) saptırabilmek için ey
tanların (ahlâksız) kadınlardan daha güçlü bir silâhı yoktur. eytanlar
ancak evli olan ibâdetli ve ahlâklı kulları saptıramazlar. Onlar arınmı, cinsel
haramlardan korunmu kullardır.. Allah iyiliini versin Ukkâf! Durma,
evlen. Yok evlenmeyecek olursan (erdemle erdemsizlik arasında) bocala
yanlardan olursun.
(Bu açık ve kesin emri alan) Ukkâf, -Beni evlendir Ya Resûlallah!-
diyerek ricada bulundu. Allah’ın Resûlü de ricasını kabul ederek,
¸öyle buyurdu:
- Seni Gülsüm kızı Kerîme ile evlendirdim.
4

Bekârlıkla lgili lâhi Ölçüleri Deerlendirme
Islâm’ın genel düstûrlarını ve sundugumuz türden bekârlıgın
reddini konu alan hadîsleri inceledigimiz zaman, bekârlıgın ¸u ge-
rekçelerle yasaklandıgını tesbit edebiliriz.
a) Bekârlık, Allah’ın koyduu yaratılı ve üreme düzenine karı çık
maktır. Böylesine karı çıkı, eytanî yönlendirme ile hilkati/yaratılıı dei
tirmek olduu için haramdır.
5

b) Bekârlık, Allah’ın koyduu yasaların bir bölümü ile sorumlu olma
mak için ilâhî kulluk denemesinden kaçmaktır. Zira Allah’ın koyduu ve
kulluk denemesinde aracı kıldıı Kur’ân yasalarının bir bölümü; akrabalık,
evlilik, boanma, mîras v. s. ile ilgilidir.
c) Bekârlık, bedenî ve ruhî rahatsızlıklara sebep olabilecek bir yoksunluk
olduu için nefse zulümdür. nsan, nefsine karı zulüm deil, adâlet icra
etmekle mükelleftir. Çünkü Peygamberimiz, “Nefsinin de senin üzerinde
hakkı vardır” buyurmutur.

4
M. Zevâid 4/250, Müsned 5/163. Hadîs özetlenmi¸tir. Sunulan hadîslerin içerigi, evliligi
temel alan Kur’ân ile örtü¸ür.
5
Nisâ 119
CNSELLK VE CNSEL HAYAT ÜZERNDE SLÂM GERÇEKÇL 95

d) Yüce Allah Bakara Sûesinin 195. âyetinde “.. Canlarınızı kendi el
lerinizle tehlikeye atmayınız..” buyurmaktadır. Bekârlık hayatın tabîi
arzuları ve ihtiyaçları ile çatımak olduu için, nefsi cinsel haramlara sü
rüklemektir; mânen tehlikeye düürmektir. Zira, özellikle hiçbir bekâr insan
cinsel haramlardan güvencede olamaz
6

e) Yeryüzünde kadın erkek dengesi bulunduundan bekârlık, karı cins
den bir ferdi de bekârlıa mahkûm ederek mutsuzlatırmaktır.
f) Bekârlık, varlıımıza e sevgisini koyan, elerimizi ilmi, kudreti ve
hikmetinin belgesi olarak sunan ve onları küfran-ı nimette bulunulmaması
gereken nimetler olarak tanıtan Allah’a; Onun ihsanına karı ilgisiz kal
maktır. O’nun önemsenmesini dilediini basit görmektir.
7

g) Bekârlık, bâtıl din ve ideoloji mensuplarına; Hıristiyan râhiblerine
benzemektir. Onlara benzemek ise haramdır.
Allah’ın Resûlü ¸öyle buyurmu¸tur:
_` · · · ·,`- ¸ ¸ · ` - v· `,´ , `¸ ·· ´ - ´ · v ¸ . , `¸ · ·,` ·, · ; _· = ·|· - , ·· ,
“Evleniniz. Ben sizin çokluunuzla dier ümmetlere karı övünürüm.
Sakın ha! Hıristiyan râhibleri gibi bekârlıa yapıır olmayınız.”
8

i) Bütün bu mahzurları yanı sıra bekârlık, Allah’ın “Evleniniz.” emrine,
özellikle izinden gitmekle emrolunduumuz Peygamberimiz’in sözlü emir
lerine ve yaayı tarzına aykırılıktır. O’na aykırılık ise haramdır; büyük gü
nahdır. Zira Allah’ın Resûlü evlilii, “Benim sünnetimdir.” buyurarak tak
dim etmekte, “Benim sünnetimden yüz çevirenler, benim yaayıım üzerinde
deildir.” gerçeini duyurmaktadır.
Burada bilvesîle ifade etmek isteriz. Evlilikle ilgili hadîslerde ge-
çen “Sünnet” ifadesi bazılarının anladıgı ¸ekilde farz kar¸ılgı sünnet
veya nâfile demek degildir.

6
Yûsuf 14, 33, Nisâ 28
7
Bak. Rûm 21, Nahl 72
8
el-Camiüs-Sagîr Tezevvecû maddesi(1/130)
96 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Bu gibi hadîslerdeki “Sünnet” tabiri; yükümlülük ifadesi olarak
farzı da, vâcibi de, sünneti de içine alan yol ve hayat tarzı mana-
sındadır.
9

Evet, Islâm’ın genel ve bekârlık-evlilikle ilgili özel düstûrlarından
çıkararak maddeler halinde sundugumuz bekârlıgı reddedici gerek-
çeleri bir bütün halinde degerlendirdigimiz zaman, bedenî ve malî
güç varken ve e¸e zulmedilecegi endi¸esi yok iken, bekârlıkta ısrar
edilmesinin çok yönlü haram oldugu açıkça anla¸ılır.
Meseleyi kendi bütünlügü ve kutsal ölçüleri içerisinde degerlen-
dirmenin vardıracagı sonuç budur. Islâm bilginlerinin bir kısmının
görü¸ beyan ederken meseleyi bütünlügü içerisinde ele almadıkla-
rından ¸üphe etmiyoruz.
Hür kadınlarla evlenilememesi halinde esir mü’min kadınlar olan
câriyelerle evlenilmesini ögütleyen Nisâ Sûresi’nin yirmi be¸inci âye-
tinin son bölümünden bekârlıga me¸rûiyet çıkaran bazı Islâm âlimle-
rinin görü¸lerini yadırgamamak mümkün degildir. Çünkü bizzat bu
âyet bile hür kadınlarla evliligi esas kabul etmektedir.
Kur’ân-ı Kerîm’in evlilik çevresinde dönen hükümlerini içerici
Bakara Nisâ, Nûr, Ahzab ve Talâk Sûreleri ortada iken, Kur’ân-ı Ke-
rîm bütün peygamberleri evli ve çocuk sahipleri olarak sunarken,
üstelik ba¸ta Allah’ın Resûlü olmak üzere pek çok peygamberin sınırlı
çok kadınlı evliligi gözler önünde bulunurken, Hz. Yahya’nın Âl-i
Imran Sûresi’nde “Hasûr”
10
olarak tavsif edilmesinden bekârlıgın sa-
kıncasızlıgına, hatta ögütlenebilirligine delil çıkarmak hiç mi hiç
mümkün degildir. Kaldı ki Hz. Îsa ve Hz. Yahya, Muhammed üm-
metini baglamayacak istisnaî örneklerdir. Nitekim Hz. Yahya örne-
gini de içine alan bir hadîs, bu hususta konumuza açıklık getirmek-
tedir.

9
Tecrid-i Sarîh 11/391
10
Gücü varken cinsel hayattan cekilen kisi.
CNSELLK VE CNSEL HAYAT ÜZERNDE SLÂM GERÇEKÇL 97

Allah’ın Resûlü ¸öyle buyurur:
“Dört zümrenin dünyada ve âhirette la’nete uraması, ilâhî rahmetten
kovulması dilendi. Melekler de bu dilein kabul olunması için âmin dediler.
Bunlar:
a) Allah, kendisini erkek olarak yarattıı halde kendisini kadınlatıran ve
kadınlara benzemeye çalıan erkekler,
b) Allah, kendisini kadın olarak yaratmı iken nefsini erkekletiren ve
erkeklere benzemeye çalıan kadınlar,
c) A’ma’nın yolunu aırtan adamlar ve bir de;
d) Allah Zekeriyya olu Yahya peygamberden baka bir kimseyi “Ha
sûr” kalmakla vazifelendirmemi iken, “Hasûr” kalan; kadınlardan uzak
durup bekârlıa yapıan insanlardır.”
11

Bekârlıgın dînî hükmünü ortaya koymak için yaptıgımız açıkla-
maların sonuç itibariyle büyük ölçüde Islâm bilginlerinin çogunlu-
gunun görü¸lerini yansıttıgını ifade etmek isteriz. Çünkü istisnasız
bütün Islâm bilginleri, “.. Nefsin galeyanı ve zinâya düme korkusu
halinde infaka; (bakmaya) kudretli olanlar için (evliligin) farz-ı ayın
olduunda..” ittifak etmi¸lerdir.
12

Bir önceki bölümde erkek cinselligini incelerken, Yûsuf Sûresi’nin
yirmi dördüncü âyetine ve Allah’ın Resûlü’nün bir hadîsine dayana-
rak açıkladıgımız üzere, hiçbir insan zinâ dâhil cinsel haramlardan
güvende olamayacagına göre, cinsel ve malî gücü olanın evlenme-
sinin farz-ı ayın oldugu hakikati ortaya çıkar.
Kaldı ki evlilikle ilgili Kur’ân ve Sünnet emirleri farziyeti de ned-
biyeti (ögüdü) de içine aldıgından, evlilik -itikadî olarak deilse de amelî
olarak farzdır- diyen müctehidler ve büyük bilginler de çogunluktadır.
Evliligin Islâm ümmetinin bütünü üzerinde farz oldugu görü¸ü de
yaygın ve agırlıklı bir görü¸dür.
13


11
ed-Dürrül Mensûr Âl-i Imrân 39.
12
Hak Dîni Kur’ân Dili 2/1289.
13
H. I. ve I. F. Kamûsu 2/42-2.
98 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Mâzeretsiz Sürekli Bekârlık Haramdır
Genel ve özel vasıflı dînî deliller ı¸ıgında ve Islâm bilginlerinin
kavrayı¸ları çizgisinde evliligin ¸artlarını ta¸ıyanlar için farz oldu-
gunu açıkladık.
Farzın terki haram oldugundan, farz olan evliligin terki olan
bekârlık da haram olur.
Hiç ¸üphe yoktur ki burada haramlıgından söz edilen bekârlık
cinsel iktidar ve mali güç varken ve e¸e zulüm edilecegi endi¸esi yok-
ken sürdürülen daimî bekârlıkdır.
Cinsel ktidar/Güç
Yüce Allah’ın Kur’â-ı Kerîm’de kendilerinde doyuma erecegimiz
e¸ler yarattıgını ve aramızda cinsel cazibe var ettigini bildirmesi, er-
kegi kadın için örtü olarak nitelemesi, evlilikte kadına verilecek me-
hiri cinsel ili¸ki ile irtbatlandırması, çocuk için ili¸kiyi emretmesi, e¸le-
rimizden bize çocuklar ve torunlar vermesini nimetleri arasında
zikretmesi, evlilik için cinsel gücün gerekligini ortaya koymaktadır.
14

Bu sebeple cinsel iktidarı olmayan ki¸i, dînî ölçülere göre bekâr
kalmakda ma’zûrdur. Onun için asıl olan zaten bekârlıktır. Çünkü
cinsel güç yokken evlenmek e¸e zulüm olacagından haramdır. Bu
durumda olan bir ki¸i, evlense bile karısının mahkeme yoluyla ondan
ayrılma hakkı saklıdır.
Malî Güç
Ki¸inin bekârlıgından ötürü Allah katında sorumlu olabilmesi
için cinsel iktidarı yanı sıra malî gücünün de olması gerekir.
Çünkü Kurânî hüküm geregi, koca karısının nafakasını sagla-
makla yükümlüdür.
15


14
Rûm 21, Bakara 187, Nisâ 24, Nahl 72.
15
Nisâ 34. Kadın e¸e nafaka verilmesinin geregi, verilmemesi veya verilememesi duru-
munda e¸lik görevinin dü¸ecegi ve ayrılık olabilecegine ili¸kin hadîsler ve ictihadlar için
bak. Zadül-Mead Hukm-ü Rasûlillahi fi Temkînil-Mer’eti min Firak-ı zevciha
CNSELLK VE CNSEL HAYAT ÜZERNDE SLÂM GERÇEKÇL 99

Mâli gücü olmayana evlenmek farz olmadıgı içindir ki, yoksul ki-
¸inin bekârlıgında dînî bir sakınca yoktur. Asıl sakıncalı durum, me-
hir veremeyecek, ev edinemeyecek ve sürekli olarak nafaka saglaya-
mayacak olan ki¸inin evlenmeye kalkı¸masıdır.
Ee Zulmedilecei Endiesi
Bekârlıgı mazûr kılabilecek üçüncü derecede bir sebeb de, ki¸inin
e¸ine zulmedecegi veya e¸ine kar¸ı evlilik akdînin gerektirdigi görev-
lerini ifa edemeyecegi endi¸esi-korkusudur.
Pek tabîidir ki bu, son derece özel bir sebeptir. Hatta sebep olarak
görülüp bekârlıkla karar kılınması, mânevî tehlikeleri içerir. Çünkü
gelecek yalnız Allah’ın tasarrufundadır. Üstelik böylesine dü¸ünebi-
lecek ölçüde ilâhî saygı ve korkuya sâhip olan bir insanın üzerine
dü¸en görevleri zulmetmeksizin yapması muhtemeldir.
Degindigimiz bu sebebe, mü¸külpesent bazı istisnaî tipler için de
olsa geçerlilik kazandıran bir hadîsi sunalım.
Ibn-i Abbas (r.a) anlatıyor.
Es’am kabîlesinden bir kadın, Allah’ın Resûlü’ne geldi ve ¸öylece
ricada bulundu:
Ya Resûlallah Ben dul bir kadınım. Bana kocanın kadını üzerin-
deki haklarını ögretiver. Eger kadının yapması gerekenleri yapmayı
göze alabilirsem evlenirim. Yok yapamayacagıma kanâat getirirsem
dul olarak ya¸amımı sürdürürüm.
Allah’ın Resûlü ona ¸öyle buyurdu:
Kocanın kadın üzerindeki ba hakkı.. arzulaması halinde kocasıyla ili
kiden kaçınmamasıdır.
Kocasının kadın üzerindeki dier hakları da unlardır.
a- Nâfile oruçlarını ancak kocasının izni ile tutmasıdır. Kocası ile anla
maksızın oruç tutan kadın (kadınlık görevinden kaçınmı¸ ve kocasının
hakkını çignemi¸ olabilecegi için) açlıı ve susuzluu ile kalır. Çünkü
orucu kabul olunmaz.
100 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

b- Kocasının izni olmaksızın (dînî ve örfî mazeretleri olmaksızın
¸üphe nedeni olacak ¸ekilde) evinden çıkmaması; çıkıp sosyal ilikiler kur
mamasıdır. Eer çıkarsa sema, rahmet ve azab melekleri evine dönünceye
kadar ona, ilâhi rahmetten dılanması için beddua ederler.
Allah’ın Resûlü’nün bu cevaplarını dinleyen kadın ¸öyle dedi:
Benim için baka çare yok. Asla evlenmeyeceim.
16

Burada, bu hadîs vesilesi ile yanlı¸ yorumlara gidilmesini engel-
leyici bilgiler vermekte fayda görüyoruz:
Eler, evlilik akdinin gerei olan görevleri yapmakla yükümlüdürler. Bu
sebeple evli kadın, ay hali ve losusalık gibi dînî, hastalık gibi tıbbî sebepler
olmaksızın cinsel iliki görevinden kaçınamaz. Kaçınmamalıdır. Çünkü mâ
zeretsiz erteleme bile hak ihlâli olarak günahkâr kılar. Bunun gibi kadın, ko
casında, bir baka erkekle ilikiye girildii üphesi uyandıracak ekilde, bilgi
vermeksizin baına buyruk olarak dolaamaz, sosyal ilikiler kuramaz.
Devamlı Bekârlık
Bekârlıgın haram olabilmesi için sürekli olması da ¸arttır. Zira
ki¸inin cinsel ve malî gücü olur da evlenmek imkânı olmayabilir. Bir
ba¸ka anlatımla tahsil, askerlik, sava¸ vs. gibi engeller evliligi ertele-
tebilir.
Bu sebeble geçici bekârlık, haram sınırlarının dı¸ındadır. Ancak,
ki¸i bekârlıgın dogurabilecegi mahzurları giderecek tedbirleri almakla
mükelleftir.
Hadımla¸ma bölümünde açıkladıgımız gibi, bu tedbirlerin ba¸ın-
da oruç, gece namazı ve cihad gelmektedir.

16
M. Zevâid 4/306-7, el-Metalibül-Âliyetü Hn. 1607
Bu hadîs Zayıf nitelikli oldugu için red edilebilir. Ancak içerigi sahihtir. Bu hadîsin içerigi
ile ilgili sahih hadîsler için bak. I. Mace Nikâh 4, M. S. Müslim Hn. 830, Mi¸kâtül-Mesâbîh
Hn. 3269.
Bu hadîsin içerdigi aykırılıkları kasıtla i¸leyen kadın, Kur’ân dilinde “Nü¸ûzü” olan
yerilebilir nitelikli kadındır. Bak. Nisâ 34
CNSELLK VE CNSEL HAYAT ÜZERNDE SLÂM GERÇEKÇL 101

Allah’ın Resûlü evlenilmesini, evlenilememesi halinde korun-
maya agırlık verilmesini ögütleyen hadîslerinde ¸öyle buyurmu¸tur:
¸ -| `- · · · . _ ¸ ¸ · , · · · ·· , |· ,´ · - _· = · =· ¸ - =· , =|· ¸ = - - · , ¸ « · | `¸ = - · ¸ ¸ = , · | . _
`_ = · . , , | ¸ - ¸ ·· - ¸ `- | `- · · · . ; , =|· , - , · - ·
“Ey gençler topluluu! Cinsel gücü olup evlenebilenleriniz evlensin.
Zira evlilik gözü ehvetli bakılardan daha çok koruyucu, cinsel organı
(harama aracı olmaktan) daha çok muhâaza edicidir.
Evlenemeyenleriniz ise oruca devam etsin. üphesiz oruç, oruç tutanı
(¸ehvet saldırılarından) koruyan bir kalkandır.”
17

Islâm gerçekçiligi zâviyesinden bakarak incelemeye çalı¸tıgımız
bekârlıkla alâkalı olarak özetlenebilecek gerçek ¸udur:
Bedenî ve malî bir engel olmaksızın Islâm’da sürekli bekârlık
yoktur.
Cinsel ihtiyaçlar sebebiyle de olsa sınırlı çok kadınlılıgı onaylayan
Islâm Dîni, Allah’ın Resûlü’nün diliyle bekârlıgı ¸er ortamı olarak
degerlendirir.
-Salât ve selâm üzerine olsun- O’nun cinsel gerçekçilik temelleri
üzerinde egiterek yeti¸tirdigi Islâm’ın özüne â¸ina sahâbîlerinin
degerlendirmesi de budur.
Örnekler:
[“Bekâr bir genç gördüümde doabilecek erden ötürü tüylerim ürpe
rir. Ömrümden üç gün kaldıını bilseydim, o üç gün içinde yine de evlenmek
isterdim.
Ömer b. Hattab

17
Tirmizî Hn. 1081, M. Mesâbih Hn. 3080.
102 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Ömrümden evlenmeye güç yetirebileceim on gün kalsaydı ve ben
onuncu gün öleceimi bilseydim, cinsel haramlara düerim korkusuyla mut
laka evlenirdim.
Abdullah b. Mesud
Allah’ım! Kendisiyle cinsel doyuma ulaacaım eim yokken cinsel arzu
larımın iddetlenmesinden sana sıınırım.”]
18

Ebud-Derda


18
M. K. Ummal 6/391, M. Zevaid 4/251, Kurtubi 3/433 (Bakara 386)


Evlilikte Cinsel Hayattan Çekilmek Haramdır
“.. Biz onlara ruhbanlıı cinsel hayattan çekilme olan ruhbanlıı emretmedik.
Allahın rızasını kazanmak arzusuyla onu kendileri uyurdu. Ama sonra ona gerei
gibi uymadılar..” (Hadîd 27)


Islâm Dîni hadımla¸mayı, hadımla¸tırmayı ve bekârlıgı red ettigi
gibi, evliligi engellemeyi ve evlilik içinde cinsel hayattan çekilmeyi ve
onun özel bir ¸ekli olan îlâ’yı da yasaklamı¸tır.
1

Evliligi engellemeyi: “Kadınların Cinselligi” bölümünde açıkla-
mı¸tık. Îlâ’yı ileride inceleyecegiz. Burada ibâdet maksadıyla da olsa
evlilik içinde cinsel hayattan çekilmenin yasaklandıgını belgeleyen
hadîsler sunmakla yetiniyoruz.
Hz. Enes (r.a) anlatıyor.
Sahâbîlerden üç ki¸ilik bir topluluk Allah’ın Resûlü’nün e¸lerine
gelerek, O’nun ibâdet hayatını soru¸turup ögrenmek istediler. Ken-
dilerine açıklanınca da azımsar gibi oldular ve bu görü¸lerini ¸öylece
gerekçelendirdiler:
Biz nerede, Allah’ın (c.c) geçmi¸ ve gelecek bütün günahlarını
bagı¸ladıgı Hz. Peygamber nerede?
Böylece kendilerini daha fazla ibâdet etme lüzumuna inandırdılar
da içlerinden biri, “Ben bütün geceleri namaz kılacaım”, digeri, “Ben ara
vermeksizin her gün oruç tutacaım”, üçüncüsü de, “Elerimden ayrılacak,

1
Îla:Ki¸inin dört ay veya daha fazla bir süre esi ile cinsel ili¸kide bulunmayacagına yemin
etmesidir. Geni¸ bilgi için Îla bölümüne bakınız.
104 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

asla da evlenmeyeceim” ¸eklinde karar verip dile getirdiler. Dile getir-
dikleri bu kararlarını ögrenince Allah’ın Resûlü, onlara gelir ve yerici
bir üslûpla ¸öyle buyurur:
· | ` · · | ¸, = |· ,` · v _` · · =· ¸ · -| ·· = · , ¸ = ,·· = - | .` ¸ = · · ¸ ` ;,`= · _` · ´ | .`- | ,·· « ·
` ·|· `_ ¸ ¸ · · ¸ .` = | _ · ¸ _ · =· ¸ . _` · - ¸ , · · _ · ·`= ¸ - . - _ ¸ « · . ··
Siz mi böyle ölçüsüz lâflar edip, kararlar alıyorsunuz?
Bakınız, Allah’a yemin ederim ki ben sizin Allah’tan saygı duyarak en
çok korkanınızım ve sizler içinde O’nun emirleri ve yasaklarına en ziyade
balı olanınızım. Böyle olmakla beraber, ben bazı günler oruç tutuyor bazı
günler tutmuyorum. (Et ve yag da yiyorum.) Gecelerin bir kısmında na
maz kılıp ibâdet ediyor, bir kısmında uyuyarak dinleniyorum. Kadınlarla
evleniyor; evlilik düzenini de sürdürüyorum. Benim yolumdan sapanlar
benden deildir.
2

Sevgili Peygamberimiz daha sonra sonra Mescide gelir ve sahâ-
bîlere ¸öylece hitap eder:
Bazılarınıza ne oluyor ki kendilerine kadınları, yiyecekleri, helâl nimet
leri, uykuyu ve dünyanın merû zevklerini haram kılıyorlar. Aklınızı baı
nıza alın. Ben size hıristiyanların keileri ve rahipleri gibi olmanızı emret
medim. Bizim dînimizde et yememek, kadınları terk etmek, hıristiyanların
yaptıkları gibi devamlı ibâdet edilecek özel yerler edinmek yoktur. Ümme
timin yalnızlıı oruç tutmak, hayattan ve cinsellikten çekilmesi ise cihad
etmektir. Allah’a ibâdet ediniz ve hiçbir eyi ona ortak komayınız. Hac ve
Umre yapınız. Namazınızı kılınız ve zekâtınızı veriniz. Ramazan orucunuzu
da tutunuz. Sizden önce çok aırı gidenler helâk oldular. Siz kendinize sahip
olunuz.

2
Buharî 1, Nikâh 1; Müslim Nikâh 5; el-Lü’lüü vel-Mercan Hn. 885
Bir adam Hz. Peygambere gelir ve ¸öyle der:
- Yedigimde kadınlara yönelik arzularım debre¸tigi için kendime et yemeyi yasakladım.
Bu olay vesilesi ile bu âyet “Mâide 87” iner. (I. Kesîr Mâide 87)
CNSELLK VE CNSEL HAYAT ÜZERNDE SLÂM GERÇEKÇL 105

Peygamberimiz daha sonra da Mâide sûresini 87. âyetini okudu:
“Ey Îman Edenler! Allah’ın size helâl kıldıı tertemiz nimetleri
yasaklamayın. Aırı da gitmeyin. Çünkü Allah aırı gidenleri
sevmez.”
3


3
Vakidi Esbabün Nüzûl Mâide 87; I. Kesîr Mâide 87.
106 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

OKUYUCU NOTLARI






Be¸inci Bölüm
EVLLK DOAL BR HTYAÇ,
DÎNÎ BR GÖREVDR






Kur’ân Mesajlarından
“Kendilerinde huzur bulmanız için kendi türünüzden eler
yaratması, böylece aranızda Meveddet (cinsel câzibe) ve Rahmet
(sevgi) var etmesi, O’nun varlıının delillerindendir. Hiç üphesiz
bunda düünen bir halk için, çıkarılması gereken nice dersler
vardır.”
(Rûm 21)




Evlilik Fıtrî Bir htiyaç, Dînî Bir Görevdir


Erkek olsun kadın olsun, bülûg (ergenlik) çagına eren her insan,
cinsel duygulara sâhip olur. Rûh ve beden saglıgına göre bu duygular
artar veya eksilir. Ki¸i aldıgı terbiye ve ya¸adıgı ortama göre bu duy-
gularını açıga vurur ve tatmin etmek yoluna gider.
Ciddî bir Müslüman veya yaradılı¸tan sâhip olunan ahlâk cevhe-
rini koruyabilmi¸ her insan için cinsel ihtiyaçlarını giderip tatmine
ermenin biricik yolu evliliktir.
Bunun içindir ki evlilik kurumu ilk insan toplumlarından zama-
nımıza kadar varlıgını korumu¸tur.
Gerçek degeri ve kutsallıgını peygamberler izinde ya¸amı¸ toplu-
luklarda bulduysa da, evlilik kurumunun cinsel anar¸i ortamlarında
bile varlıgını koruyabilmesinin iki ana sebebi vardır.
a- Evlilik, dier bir ifadeyle aile duygusu insanda fıtrîdir; yaradılı
dandır.
b- Evlilik Hz. Muhammed dâhil bütün peygamberler tarafından öütle
nip emredilmitir.
Insanların yaratıcısı olan yüce Allah, erkegi kadına, kadını da
erkege egilimli ve ihtiyaçlı yaratmı¸tır. Erkeklere kadınları ve ogulları
sevdirmi¸tir. Erkege dölleme, kadına da dogurma gücünü vermi¸tir.
Erkekle kadın arasında çocuk sonucuna götürecek pek kuvvetli bir
câzibe yaratmı¸tır. E¸lere çocuk sevgisi yanı sıra büyütmek için ge-
rekli olan fedakârane çalı¸ma, sabır ve merhamet duygularını lütfet-
mi¸tir.
110 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Yukarıda özetledigimiz bu özellikler ve benzerleri, her bir insanın
varlıgına sindirildigi için; kadın-erkek, genç-ihtiyar, âlim-câhil her
insan evlilige egilimli, istekli ve atılımlı olmu¸tur.
Allah’ın insanlıga gönderdigi son ilâhî düzen olan Islâm’ın yöne-
timinden yoksun insanlıgın evliligi koruyabilmesinin sırrı, i¸te bu ya-
ratılı¸tan fı¸kıran evlilik ihtiyacıdır.
Yüce Allah, insanları evlilige egilimli ve ihtiyaçlı yarattıgı gibi, in-
sanlar içinden seçip gönderdigi peygamberlerle de evliligi emir bu-
yurmu¸tur.
Insanlıgın büyük önderleri olan peygamberler, insanlara sürekli
olarak evliligi a¸ılamı¸lar, bizzat da örnek olmu¸lardır.
Insanlar, yaratılı¸tan sâhip oldukları evlilik arzularının Allah’ın
özel emirleriyle de takdis olundugunu görünce, evlilige yönelmi¸-
lerdir.
Böylece evlilik, insanlık kültürünün ana kurumu olmu¸tur.
Insanın fıtrî yapısı aynı özelligini korudugu, Islâm Dîni yanısıra
tahrife ugramı¸ semâvî dinler de etkinligini sürdürdügü için, evlilik
kurumu, varlıgını sürdürmektedir ve sürdürecektir.
slâm Dîni Evlilii Emredicidir
Cinsel hayat fıtrî bir ihtiyaç oldugu, engelleyici bedenî ve malî
zarûret olmaksızın ertelenmesinden ancak cinsel haramlar dogabile-
cegi içindir ki yüce Allah, Hz. Muhammed aracılıgı ile gönderdigi
Islâm Dîni’nde mü’minleri evlilige yöneltmi¸tir.
Evlilik, Islâm Dîni’nin iki ana kaynagı olan Kur’ân ve Sünnet’te
öylesine yer almı¸tır ki, ilâhî düstûrların büyük çogunlugunun evlilik
etrafında kümele¸tigini söylemek mümkündür.
EVLLK DOAL BR HTYAÇ, DÎNÎ BR GÖREVDR 111

Kur’ân-ı Kerîm’de evlilik
Kur’ân-ı Kerîm’de ba¸ta Bakara, Nisâ, Nûr ve Talâk sûreleri ol-
mak üzere, hemen hemen bütün sûrelerde evlilik dogrudan ve dolaylı
olarak yer almaktadır. Çünkü bo¸anma, mîras, neseb-süt-evlilik akra-
balıgı, vasiyyet, örtünme, ana-baba ve akrabaya ihsan, cinsel haram-
lara ili¸kin bazı cezalar vs. evlilikle ilgilidir.
Kur’ân-ı Kerîm’de yasaların insanların evli oldugu esasına daya-
nılarak konuldugunu söylememiz bile mümkündür. Çünkü evlilik,
Kur’ân-ı Kerîm’in hemen hemen her sûresine sinmi¸tir. Kur’ân-ı Ke-
rîm’de esir müslüman kadınlarla evlilik emri yanısıra
(Nisâ 25)
“Evle
niniz.” emrinin açık olarak Nisâ sûresinin üçüncü âyetinde yalnız bir
defa, o da birden fazla kadın alabilme ruhsatı ile ilgili olarak veril-
mesi, yukarıda i¸aret ettigimiz gerçegin delilidir.
Sonuç olarak ¸öyle diyebiliriz:
Kur’ân-ı Kerîm’de “Evleniniz.” ve “Evlendiriniz.” emri özel olarak
birer defa geçer, ama bütün Kur’ân evlilige yönelticidir.
Sünnet’te evlilik
Kur’ân-ı Kerîm’in açıklaması olan Allah’ın Resûlü’nün sünnetin-
de ise evlilik açık olarak ögütlenmekte, hatta tekrar tekrar emrolun-
maktadır.
Evlilige yöneltici olan Peygamberî buyrukları üç ba¸lık halinde
sunmaya çalı¸acagız.
a- Evlilige te¸vik edici genel ilkeler,
b- Çocuk sâhibi olmak için evlilige te¸vik edici düstûrlar,
c- Cinsel haramlardan korunmak için evlilige te¸vik edici kural-
lar.



Evlilie Tevik Edici Genel lkeler


Islâmî hayatı evlilik üzerine temellendiren ve Kur’ân’da “evlen
diriniz” ve “evleniniz” “emirlerini veren Yüce Rabbimiz, e¸lerden
her birini digerini tamamlayan ve bütünleyen anlamına Zevc olarak
isimlendirmi¸tir.
1
O’nun Elçisi olarak Sevgili Peygamberimiz Hz.
Muhammed de (sav) bu çizgide evlilige yönlendirmi¸tir.
O, bir hadîslerinde bekârlık ve dullugun mânevî yoksulluguna
deginerek ¸öyle buyur mu¸tur:
Bekârlık yoksulluktur
| ¸`- _ `_ ´ . - `_ ´ . - `_ ´ . - · `- | ¸ , . ,· « |· _ · · .· · . · ¸ · | ¸ -
· - ·, ´ . - - ·, ´ . - - ·, ´ . - ,· « |· · _ · · . ·· · . · ¸ `_ ¸ _ · , | ¸ , | · | ¸ -
“Karısı olmayan erkek; çok mal sâhibi olsa da yoksuldur, yoksuldur, yok
suldur. Kocası olmayan kadın; zengin olsa da yoksuldur, yoksuldur, yoksul
dur.”
2

-Allah ¸anını ve baglılarını artırsın- o, bir diger hadîslerinde evli-
ligin kendisinin ve diger Peygamberlerin yolu oldugunu ¸öylece açık-
lamı¸lardır:
Evlenmek peygamberler yoludur
[“Nikâh/evlenmek benim sünnetimdir; emrimdir, uygulamamdır. Sün
netimle amel etmeyen benim yaam çizgimde deildir. Evleniniz. Çünkü ben

1
Nûr 32; Nisâ 3, 25; Rum 21
2
M. Zevâid 4/252
EVLLK DOAL BR HTYAÇ, DÎNÎ BR GÖREVDR 113

dier ümmetlere karı sizin çokluunuzla övünürüm; övüneceim. O halde
gücü yeten evlensin. Evlenemeyen oruç tutsun. Oruç, oruç tutan kii için
koruyucudur.”
“Utanmak, güzel koku sürünmek, dileri temizlemek ve evlenmek, bütün
peygamberlerin özellikleri ve öretilerindendir.”]
3

Evlilikte rızık vardır
Peygamberlerin emrettigi ve fıtratın gerektirdigi evlilige genelde
fakirlik engel görüldügü için Rabbimiz, Nûr sûresininn 32. âyetiyle
“Fakir evlilerin ihtiyaçlarını giderecei ve onları feraha kavutura
caını” vaad etmi¸tir.
Kur’ân çizgisinde Peygamberimiz de “Rızkı evlilikte arayınız.”
buyurarak evlilige yönlendirmi¸ ve “Fakirlik korkusuyla evlenmeyenler-
evlendirmeyenler bizim yaayıımız üzerinde deildir.” buyurmu¸lardır.
4

Islâmî bilinçle evliligi amaçlayacak ve nafak sorumlulugunu üst-
lenecek ki¸inin daha duyarlı davranabilecegi, daha çalı¸kan ve atılgan
olabilecegi dü¸ünülürse bu Peygamberî yönlendirme ve uyarıları
derinden kavrayabiliriz.
Evli, Allah katında daha deerlidir
Bekâra-dula kıyasla, nafaka ve çocuk yeti¸tirme yükümlülügü
gibi uygulayacagı ilâhi emirler daha fazla olacagı ve cinsel nitelikli
haramlardan daha iyi korunabilecegi ve böylece güzel bir kul olabi-
lecegi için evli, Allah katında daha üstün olma konumundadır. Onun
yükümlülükleri ve ailevî problemler içinde kafası ve kalbini hazır-
layarak yapacagı ibâdetler de pek tabîdir ki daha sevaplı olacaktır. Bu
sebepledir ki, Allah’ın Resûlü evlilige te¸vik olarak degerlendire-
bilecegimiz hadîslerinde de ¸öyle buyurmu¸lardır:

3
Tirmizî Nikâh 2 (Hn. 1080), et-Tac 2/287, M. Zevâid 4/252
4
M. K. Ummal 6/390-1.
114 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

= ¸ - |· ¸ - - - · _ _ - , = ¸ - ¸ = · · _ ¸ ¸ ·`« |· ¸ - .· · - · _
“Evlinin iki rekat namazı, bekârın yetmi rekat namazından daha üstün
ve sevaplı olabilecek konumdadır.”
5

“Allah bir kulunu îmanlı, ibâdetli ve ahlâklı bir kadınla rızıklandırırsa,
ona dîninin yarısı üzerinde yardım etmi olur. Dier yarısı için Allah’ın
emir ve yasaklarına aykırılıktan korunsun.”
6



5
M. K. Ummal 6/390.
6
M. K. Ummal 6/389, 396, I. Mâce Hn. 1846


Çocuk Sâhibi Olmak çin Evlilie Tevik Edici Düstûrlar


Insanlık ya¸amını üreme kanuna baglayan ve biz insanları da döl-
leme ve döllenme yetenegi ile donatan Rabbimiz, Kur’ân-ı Kerîm’de
çocukları ve torunları, verdigi ¸ükranla kar¸ılanması gereken nimetler
olarak anmaktadır. Kader senaryosuyla belirledigi çocukların, sözlü
ve fiilî duâ olan ili¸ki ile istenmesini emretmektedir. Örnegin ürün
alınacak tarlaya benzettigi kadın e¸lerimizle dogal döllenme dönem-
leri olan ay hali sonrasında ili¸kiye girilmesini ögütlemektedir.
Incelendiginde görülecegi üzere Kurânî sistem çocuk amaçlı evli-
lik üzerine oturtulmu¸tur. Bütün hayatı Kur’ân olan Allah’ın Resûlü,
Kur’ân çizgisindeki genel nitelikli hadîsleriyle evlilige te¸vik buyur-
dugu gibi, çocuk sâhibi olmak amacıyla da evlilige yönlendirmi¸tir.
1

Dourgan Kadınlarla Evlenin
Makil Ibn Yesar (r.a) anlatıyor.
Bir adam Allah’ın Resûlü’ne (sav) geldi ve meselesini ¸öylece dile
getirdi:
- Ya Resûlallah! Güzel ve soylu bir kadınla evlilik husûsunda an-
la¸tım. Ne var ki o doguramayacak kısır bir kadındır. Onunla evlene-
yim mi?

1
“Korunma Tedbirlerine Ba¸vurmak” bölümünün ilk sayfasını da okuyunuz.
116 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

- Hayır, (evlenme.)
2

Adamcagız ikinci defa geldi ve “onunla evleneyim mi?” diyerek
sordu. Allah’ın Resûlü, evlenmemesini emir buyurdu.
Adamcagız üçüncü defa geldi ve aynı ¸ekilde sordu. Sorunca da
Hz. Peygamber ona ¸u gerekçeli cevabı verdi:
·,`- ¸ ¸ · , -v· `,´ , `¸ ·· ´`- _` · · · . .¸` . , |·
- (Siyahî de olsa) kocasını sevebilecek dourgan kadınlarla evlenin.
Dier ümmet topluluklarına karı ben sizin çokluunuzla övünürüm.
3

Sevgili Peygamberimiz genel olarak çocukluluga yönlendirmekle
yetinmez, görü¸tügü sahâbîlerini özel olarak da çocuk sahibi olmaya
te¸vik buyururdu.
Çocuk çin likiye Devam Et
Hz. Câbir (r.a) anlatıyor.
Bir askeri seferde Allah’ın Resûlü ile beraberdim.
Medîne’ye dönü¸ ba¸layınca yava¸ça yol alan devemi süratlen-
dirmek istedim. Ne var ki arkamdan bir süvari bana yeti¸ti. Döndüm,
bir de ne göreyim! Allah’ın Resûlü kar¸ımda durmuyor mu? (Aramız-
da ¸u konu¸ma geçti.)
- Niye acele ediyorsun? (Ya Câbir!)
- Ben yeni evliyim de Ya Resûlallah!
- Bâkire ile mi evlendin yoksa dulla mı?
- Dulla.

2
Bu gibi hadîslerde gördügümüz peygamberi yasak, kısır dulla evliligi haram kılıcı bir
yasak degildir. -Dogrusunu Allah bilir-, çocuksuz olundugu halde kısır dulun tercih
edilmemesini ögütleyen bir yasaktır.
3
Ebû Davûd Nikâh 4 (Hn. 2050).
EVLLK DOAL BR HTYAÇ, DÎNÎ BR GÖREVDR 117

Senin onunla, onun da seninle seviip-oynaacaı bir bâkire ile evlensey
din ya!
4

Hz. Câbir anlatımını ¸öylece sürdürüyor:
Medine’ye dönünce, evlerimize gitmek için dagılmaya ba¸ladık ki
Allah’ın Resûlü bizleri ¸öylece uyardı:
- Saçları karmaık kadının taranması, kocası yanında bulunmadıı için
kendisini ihmal etmi kadın da vücut temizlii yapabilmesi için, evlerinize
gitmek üzere akama kadar acele etmeyiniz.
Allah’ın Resûlü sonra özel olarak Câbir’e ¸öyle buyurdu:
- Ya Câbir! Çocuk sâhibi olabilmek için gerekeni yap, ilikiye devam et.
5



4
Buharî Nikâh 121.
Bekaretin Önemi:
Bu hadîs vesîlesiyle bekâretle ilgili a¸agıdaki bilgileri sunmakta fayda görüyoruz.
Yüce Allah insanı mükemmel bir biçimde yaratmı¸tır. Insan vücudunda gereksiz olan ve
i¸levi bulunmayan bir organ yoktur. Ilmî tesbitlere göre, kadın vücudu ancak ergenlik
döneminden sonra üreme organı yoluyla olu¸abilecek hastalıklara kar¸ı direnç
gösterebilmektedir. Bu açıdan bakılınca bekâretin koruyucu özelligi kavranılabilir. Beden
saglıgının rûh saglıgı için gerekliligi ise açık bir gerçektir.
Islâm Dîni, ruhî ve cinsî yönden uyumluluk ve dogurganlık gibi sebeplerle özellikle bekâr
erkekler tarafından bâkirelerin tercih edilmesini ögütlüyorsa da, bekâretin asıl önemi
Islâm Hukûku’na göre cezalandırılması gerekli bir suçun i¸lenilmedigine, hamilelik gibi
neseb karı¸masına sebeb olabilecek bir durumun mevcut olmadıgına ve hastalık yapıcı
mikroplardan korunulmu¸ olduguna dair biyolojik bir belge olmasından kaynaklanmak-
tadır.
Diger bir ifadeyle ¸öyle de diyebiliriz; bekâretin yüceligi, kocaya sunulması gereginden
çok Yaradan’a kar¸ı kulluk çizgisinin izlenmesine ve zinâ gibi büyük bir haramdan
korunulmasına vesîle olmasından gelmektedir. Bu sebebledir ki kazaya ugraması veya
saldırıya maruz kalmasından ötürü bekâretini yitiren kız, Islâmî sosyal yargı mantıgı
bakımından degerini yitirmez. Ancak velîsi veya kendisi tarafından bâkire oldugu ifade
edilerek nikâh akdi yapılan kadının bâkireliginin sübût bulmaması halinde kocası
tarafından aleyhine nikâhı fesh; evliligi sona erdirme dâvası açılabilir.
5
Buharî Nikâh 121
Hz. Peygamberin çocuk sahibi olmaya yönelten bu ve benzeri hadîsleri sebebiyledir ki Hz.
Ömer ¸öyle der:
Allah’ın sulbümden kendisini anacak bir kul yaratır ümidiyle nefsimi ili¸kiye zorluyorum.
M. K. Ummal 6/319


Cinsel Haramlardan Korunmak ve Doyuma Ermek çin
Evlilie Tevik Edici Düstûrlar


Yüce Rabbimiz, cinsel haramlardan korunanları övmü¸, onlara
büyük mükâfatlar vaad etmi¸tir.
(Müminûn 5-6, Ahzab 35)
Rûm sûresinin
21. âyetinde ise bizim için kendi türümüzden e¸ler yaratmasını ve
aramızda cinsel cazibe ve sevgi halketmesini bedenî ve ruhî huzura
erme ile amaçlandırmı¸tır. Böylece çok yönlü doyumun gerekligine
i¸aret buyurmu¸tur.
Bütün hayatı ya¸ayan canlı Kur’ân oldugu için Sevgili Peygambe-
rimiz çocuk için evlilige yüreklendirdigi gibi, cinsel haramlardan ko-
runmak, bedenî ve rûhî ve tatmine/doyuma ermek için de evlilige
te¸vik etmi¸tir.
1

-Salât ve selâm üzerine olsun- O, haramlardan korunmak için ev-
lilige yönlendirme olarak degerlendirebilecegimiz hadîslerinde ¸öyle
buyurur:
Korunmak için evlenene Allah yardım eder
_ · - ¸ - - · : · ,`,`· , - =· : ·· ´` « | · ` . . ·· . v· ` =, ¸`, ¸ = |·
·|· ¸ =· ¸, , = _ · `= ·· ¬`« |· ¸ . =· « - |· `=, ¸` , ¸ = |· `_ ··

1
Hiç ¸üphe yoktur ki evliligin ana amacı üremedir. Ancak e¸lerimizin yaratılı¸ amacı,
evlilikle ilgili Islâmî emirlerin kısırları da kapsaması, azilin (korunmanın) bazı Islâm
âlimlerince câiz görülmesi ve bu bölümde sunulan bazı hadîsler, yalnızca haramlardan
korunmak ve tatmine ermek amacıyla da evlenilebilecegini ögretmektedir.
EVLLK DOAL BR HTYAÇ, DÎNÎ BR GÖREVDR 119

“Hürriyetine kavumak için belirlenen meblaı ödemek üzere çalıan
sava esirine, Allah yolunda savaan kiiye ve cinsel haramlardan korunmak
için evlenmek isteyen insana, evet bu üç zümreye Allah mutlaka yardım
edecektir.”
2

Kadın, cinsel haramlardan korunmak için alınır
“Sosyal konnumundan yararlanmak için bir kadınla evlenen kiinin
Allah ancak erefsizliini, malından yararlanmak için onunla evlenen kiinin
fakirliini, yalnız güzellii için evlenen kiinin de ancak alçaklıını artırır.
(Fakat evlenecegi) kadınla gözünü ehevî bakılardan korumak, cinsel orga
nını harama dümekten muhâfaza etmek veya akrabalık oluturup sürdür
mek amacıyla evlenen kii için ise Allah, o evlilikte erkek için de, kadın için
de bereketler yaratır.”
3

Evlilik gerçekten koruyucudur
“Ey gençler topluluu! Evleniniz. Zira evlilik gözü ehvetli bakılardan
daha çok koruyucu, cinsel organı (harama dü¸mekten) daha çok muhâfaza
edicidir.
Evlenemeyenleriniz ise oruca devam etsin. üphesiz oruç, oruç tutanı
(¸ehvet saldırılarından) koruyan bir kalkandır.”
4

Yukarıda sunulan hadîsler cinsel haramlardan korunmanın öne-
mini ve evliligin bu amacla gerçekle¸tirilmesi geregini ve bereketini
açıklamaktadır.
A¸agıda sunulacak hadîsler de korunma kadar cinsel doyumun
da amaçlanması lüzumuna i¸aret etmektedir.

2
et-Tac 2/279; Tirmizî Hn. 1655; Nesâî Hn. 3120
3
M. Zevâid 4/252
4
Tirmizî Nikâh 1; M. S. Müslim Hn. 648
120 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Korunma gibi doyum da amaçlanmalıdır
Sevgili Peygamberimiz Hz Cabir’e “Senin onunla, onun da seninle
seviip-oynaacaı bir bâkire ile evlensedin ya!” buyurur. Bu hadîs gibi
sunacagımız hadîs de evliligin cinsel doyum amacıyla gerçekle¸tiril-
mesi geregine vurgu yapmaktadır:
Bâkire kadınlarla evleniniz. Çünkü onlar genç oldukları için daha do
urgandırlar. Daha tatlı dudaklı/dillidirler. (Cinsel ili¸kide ve harcama-
da) aza daha çok kanâatkârdırlar. Cinsel organları daha eylemlidir.”
5

Kadında, cinsel haz merkezi olup temel i¸levi orgazmı saglamak
olan klitorisin yaratılmı¸ olması da doyumun amaçlanması geregini
vurgulamaktadır.
Peygamberimizi Kur’ân dogrultusundaki açıklamasına göre Ce-
hennem’e dü¸ürücü günahların önemli bir bölümü cinsel organla
i¸lenen günahlar oldugu, Cennet’e de bu tür günahlardan korunarak
girilecegi dü¸ünülürse korunma ve doyum amaçlı evliligin îmanda
olgunla¸ma oldugu anla¸ılır.
Bunun içindir ki Peygamberimiz ¸öyle buyurmu¸lardır:
“Evlenen kii, (cinsel haramlardan korunarak) îmanının yarısını ol
gunlatırmı olur. Dier yarısı için ise Allah’ın emirleri ve yasaklarına aykı
rılıktan korunsun”
6



5
Zevâid 4/254
6
M. K Ummal 6/389.


Kur’ân ve Sünnet’te Evlendirme Yükümlülüü


Hadımla¸mak ve bekârlık gibi yollarla cinsel hayattan çekilmeyi
yasaklayan Islâm Dîni, Kur’ân ve Sünnet buyruklarıyla da evlilige
te¸vik buyurmu¸tur.
Evlilik, çok defa mânevî ve maddî yardımları gerekli kıldıgından;
Kur’ân ve Sünnet’te mü’minler, evlendirmeye ve evleneceklere yar-
dımcı olmaya yöneltilmi¸lerdir.
Kur’ân-ı Kerîm ve Sünnet’te Evlendirme Yükümlülüü
Kur’ân’da evlendirmeye tevîk
Yüce Allah, Mâide sûresinin ikinci âyetiyle Islâm Dîni’nin ve or-
tak aklın gerektirdigi bütün olumlu alanlarda yardımla¸mayı emre-
der. Evlendirme ¸eklindeki yardıma ise özel vurgu yapar ve Nûr Sû-
resi’nin otuz ikinci âyetinde mü’minleri ¸öylece görevlendirir:
“çinizden hür bekâr ve dulları, erkek esirleriniz ve kadınla
rınızdan (Müslüman veya Ehl-i Kitap olup) sorumluluk üstlenebile
cek olanları evlendirin. Eer fakir iseler, Allah onları lütfuyla yok
sulluktan kurtarıp zenginletirir. Allah bolca verendir ve her eyi
çok iyi bilendir.”
Islâm bilginlerinin yorumuna göre bu âyette emrolunan evlendir-
menin anlamı, evleneceklere mânevî ve maddî yardımda bulunmak-
tır.
Yardımla mükellef kılınanlar da bütün mü’minler, Islâmî devlet
yönetimi ve velîler olmak üzere üç sınıfa ayrılmaktadırlar:
122 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

a Bütün Mü’minlerin Yardımı
Bütün mü’minlerin yardımı; bekârlıga kar¸ı olumsuz tavır koyup
evlilige yönlendirici ve aracı olmak, zekât vermek ve Allah için istege
baglı maddî yardımda bulunmak ¸eklinde üç boyutludur.
b slâmî Devletin Yardımı
Islâmî devletin yardımı mâlî ve hukûkî olmak üzere iki kısımdır.
Malî yardım
aa- Temel yönetim ilkelerini Kur’ân ve Sünnet kurallarının olu¸-
turdugu Islâmî Devlet, memuru ve i¸çisine bekârsa, evlenme yardımı
yapar. Bu yardım, Allah’ın Resûlü’nün de yapılmasını emir buyur-
dugu bir yardımdır. -Salât ve selâm üzerine olsun- O, ¸öyle buyurur:
“Yönetimizdeki slâmî devletimize memur veya içi olan kii (Beytü’l-
Mal olan devlet bütçesinden yardım alarak bekârsa) evlensin. Hizmet
çisi yoksa ve ihtiyacı da varsa hizmetçi alsın. Evi yoksa ev de edinsin. Bu
yardımlaı aldıktan sonra hıyanet eden kii hâindir; toplum hırsızıdır.”
1

Islâmî Devlet, evlenme veya evlendirme sebebiyle borçlanıp da
borcunu ödeyemeyen ki¸iye Zekât Bütçesi’nden yardım eder. Is-
lâm’da zekât, dînî vasıflı bir devlet vergisidir. Devlet tarafından zen-
ginlerden alınır ve ba¸ta fakirler olmak üzere devlet eliyle Kur’ân-ı
Kerîm’de belirlenen sekiz sınıfa verilir.
2

Bu sekiz sınıftan biri de”borçlular”dır. Yardım alacak borçluların
ba¸ında ise yukarıda arzettigimiz gibi evlenme veya evlendirme sebe-
biyle borçlanıp da, borcunu ödeyemeyen mü’min borçlular gelmek-
tedir.
3


1
M. Mesâbih Hn. 3751.
2
Bak. Tevbe 60.
3
Y. Karadavî Fıkhuz-Zekâti 2/623
EVLLK DOAL BR HTYAÇ, DÎNÎ BR GÖREVDR 123

Hukûkî yardım
bb- Islâmî devlet; mehr-i misil veren denkleri çıktıgı halde, me¸rû
ve makul olmayan çe¸itli sebeblerle kızlarını evlendirmeyen velîleri
hukûkî yolla buna zorlar. Velîsi olmayan kızlara ve kadınlara
bölgenin yetkili hâkimleri aracılıgı ile velîlik yaptırır.
4

c Velîlerin Yardımı
Velîlerin yardımı ise te¸ebbüs ederek, vâki talebleri inceleyerek ve
maddî yardımda bulunarak evlendirmeye çalı¸maktır.
Velî olarak babalar, çocuklarının evlenmelerine yardımcı olmakla
yükümlü oldukları gibi, çocuklar da dul olan babalarının evlenme-
lerine yardımcı olmakla mükellefdirler.
5

Sünnet’te evlendirmeye tevîk
A¸agıda sunacagımız hadîslerde görülecegi üzere Allah’ın Resûlü
de Kur’ânî emir dogrultusunda
(Nûr 32)
mü’minleri evlendirmeye
¸öylece te¸vik buyurmu¸tur:
“Erkek ve kız çocuklarınızı evlendirin.
Kim Allah’ın rızasına ermek için evlendirirse Allah onu (Cennette)
hükümdarlık tacı ile taçlandırır.”
6

Islâm’ın inanç esaslarını, farz kıldıgı vazifelerle yasakladıgı ha-
ram sözler ve i¸leri ögretmek/ögrettirmek ve helâl rızıklarla beslemek
gibi çocuklarımıza kar¸ı bir görevimizin de ¸artlara göre onları ev-
lendirmek veya evlenmelerine yardımcı olmak oldugunu beyan eden
Peygamberimiz, konumuzla ilgili diger hadîslerinde de ¸öyle buyur-
mu¸lardır:

4
Bakara 232, H. I. ve I. F. Kamûsu 2/48, 57
5
Islâm Fıkhı Ansiklopedisi (Türkçe Tercüme 10/124)
6
M. K. Ummal 6/393, Ebû Davûd, Edeb Babün Fil-Vekar
124 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Size dînî inancı ve ahlakî yaayıı bakımından olumlu bulduunuz bir
kii gelir de (velîsi oldugunuz kızınız veya kızkarde¸iniz gibi bir ka-
dınla evlenmek isterse) onu evlendirin.
Eer böyle yapmazsanız, bu tutumunuz, yaadıınız cemiyette/toplum
da fitne ve fesada; sosyal çalkantılara ve içinden çıkılmaz düzensizliklere
sebeb olur.
Ashab-ı Kiram sordular:
Ya Resûlallah! Evlilige istekli olan bu ki¸i, fakir ve asâletsiz ise ne
buyurursunuz?
Hz. Peygamber bu sual kar¸ısında aynı sözlerle ¸öyle buyurdu:
`·,` ¬ ´ ·· · `- «·`- ¸ `- ·, . . , = ¸ · ¸ - , · ·· - · . ·
Size dînî inancı ve ahlâkî yaayıı bakımından olumlu bulduunuz bir
kii gelir de (velîsi oldugunuz kızınız veya kızkarde¸iniz gibi bir ka-
dınla evlenmek isterse) onu evlendirin.
Allah’ın Resûlü (sav) bu sözlerini üç defa da tekrarladı.
7

Sevgili Peygamberimiz, evlendirir veya evlendirmeye yardımcı
olunurken evliligin cinsel ve ruhsal doyum amaçlarını gerçekle¸ti-
recek fiziki ve kültürel denklige önem verilmesini isteyerek de ¸öyle
buyurmu¸tur:
“Çocuk edinmek için hayat maddenizi bırakacaınız kadınları aratırıp
seçiniz. Denginiz olanlarla evleniniz. Birbirine denk olanları evlendiriniz.”
O, Kur’ân’ın, kadınların yetimleri olarak niteledigi
(Nisâ 3, 127)

çocuklu dulların evlendirilmesine de ¸öylece yönlendirmi¸tir:
“Çocuklu dulları da evlendiriniz..”
8


7
Tirmizî Nikâh 3 (Hn. 1085)
8
M. Zevaâid 4/258
EVLLK DOAL BR HTYAÇ, DÎNÎ BR GÖREVDR 125

- Allah ¸anını artırsın-Sevgili Peygamberimiz, fakirlik korkusuyla
çocukların öldürülmesi/kürtaj yaptırılmasını yasaklayan Kur’ân çizgi-
sinde de
(Enâm 151)
¸u uyarıda bulunmu¸tur:
- - ·· ¬ - _, ¸ ¸ ·|· = ¸ · ¸ - · , - |· · · - ¸ , · ·
“Fakirlik korkusuyla evlendirmeyenler, bizim yaayıımız üzerinde
deildirler.”
9

Evlilii kolaylatırmak da slâmî bir görevdir
Kur’ân ve Sünnet’de mü’minlerin evlenmeye ve evlendirmeye
yöneltildiklerini birbirlerini peki¸tiren âyetler ve hadîslerle açıkladık.
Islâm evlenmeye ve evlendirmeye te¸vik ederken, evliligin kolay-
la¸tırılmasını da emir buyurmaktadır.
Gerçekten evliligin en önemli engellerinden birisi de, kadına yar-
gı yoluyla dolaylı, fakat erkege dogrudan verilen bo¸ama hakkına
kar¸ılık kadına verilmesi gereken ve ön tazminat olarak nitelene-
bilecek olan mehiri yüksek tutmaktır. Devrimizde oldugu gibi mehir
adı anılmaksızın, mehir ¸artı ko¸ar gibi pek çok takı ve e¸ya ¸artı ileri
sürülmektedir.
Pek tabîdir ki bu durum, evlenmek ve evlendirmek istense de bir
engel olarak ortaya çıkmaktadır.
Allah’ın Resûlü, “Evlilikde istenen mehrin en hayırlısı en kolay; en az
olanıdır,” buyurmaktadır.
10


9
Bu ve öncek hadîs için bak. M. K. Ummal 6/390, 393-4.
10
K. Hafâ Hn. 1237
Mehir; Islâm Aile Hukûku’nda kadının zevcelik bedeli olarak aldıgı para, ta¸ınır-ta¸ınmaz
mal veya kültürel yardımdır.
Peygamberimizin e¸leri ve kızlarının mehri:Ortalama 400-500 dirhem (1200-1500 gr.
gümü¸, 170-210 gr. altın) olmu¸, fakat getirecegi nafaka yükümlülügü sebebiyle olacak çok
çocuklu Ümm-ü Seleme annemizde son derece sembolik bir rakama indirgenmi¸tir. (M. E.
Yıldırım Hz. Peygamberin Albümü sh. 100-125)
126 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Evlilik, gerçekle¸tirilmesi gerekendir. Zira bekârlıkta her türlü
cinsel sapmalar muhtemeldir. Bu sebeple evlilige engel degil destek
olmak gerekir. Allah’ın Resûlü’nün uygulamaları, destek olmak için
en basit vesîleleri bile degerlendiri¸in örnekleriyle doludur. Kaldı ki
evleneceklere Hz. Peygamberin diliyle Allah’ın yardımı da müjdelen-
mi¸tir.
A¸agıda sunacagımız hadîs, mehir yönünden evlilige nasıl bir
mantıkla yakla¸ılması gerektigine gerçekçi bir misaldir.
Mehir verecek bir ¸eyin var mı?
Sehl b. Sa’d (r.a) anlatıyor:
Bir kadın Allah’ın Resûlü’ne geldi ve ¸öyle dedi:
Ben nefsimi sana hibe ediyor; mehirsiz olarak e¸iniz olmak isti-
yorum. Kadın, bu mârûzatından sonra uzun süre ayakta dikilip dur-
du. Allah’ın Resûlü bir cevap vermeyince mü’minlerden biri ¸öylece
ricada bulundu:
Ya Resûlallah! Bu kadını nikâhlamak istemiyorsanız, onu benimle
evlendirin.
Allah’ın Resûlü (ona) ¸öyle buyurdu:
Yanında ona mehir olarak verecek bir eyin var mı?
Yanımda ancak üzerime sardıgım izarım/pe¸temalımsı örtüm var.
Ona izarını verirsen, kendin izarsız olarak otura kalırsın. Verilecek bir
ey ara-bul.
Bir ¸ey bulamam (Ya Resûlallah!)
Demir yüzük olsun (bir ¸ey) ara-bul.
EVLLK DOAL BR HTYAÇ, DÎNÎ BR GÖREVDR 127

Adam gidip bir ¸ey bulamayınca, Allah’ın Resûlü ona sordu:
Kur’ân’dan ezber bildiin sûreler var mı?
Evet var Ya Resûlallah! ¸u ¸u isimli sûreleri ezber bilirim.
Peki ezber bildiin sûreleri öretmen karılıında bu kadını sana nikâh
ladım.
11


11
Buhârî Nikâh 40 (6/134-5)
Demir yüzük helâldi. Sonradan yasaklandı. Islâm bilginlerinin bir kısmı bazı Kur’ân
sûrelerini ögretmek üzere nikâh akdinin câiz olacagını, ayrıca mehir gerekmeyecegini, bu
ve benzeri hadîslere dayanarak ileri sürmektedirler.
128 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

OKUYUCU NOTLARI





Altıncı Bölüm
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER



Cinsellik Dıı Balıca Görevlerimiz


Cinselligi içermekle ve önemli olmakla birlikte evlilik hayatı cin-
sel ya¸amdan ibaret degildir. Bu sebeple evlilik içinde diger kar¸ılıkı
görevlerin yapılması da gereklidir. Çünkü cinsel mutluluk, bu müte-
kabil görevler üzerinde olu¸up geli¸ebilir. Bu görevleri ¸öylece özet-
leyebiliriz.
Erkein balıca görevleri
Rabbimizin Nisâ 19 daki “..Onlarla slâm Dîni’nin ve ortak aklın
kurallarını ölçü edinerek yaayın..” ¸eklindeki emri geregi:
a) Kadınlarla güzel geçinmektir.
Kadınların olumsuz yönlerine kar¸ı sabırlı olmak, onlara kar¸ı
sevgi ve saygı içeren bir dil kullanmak, ailenin yönetiminde onların
görü¸lerini almak ve ba¸ta cinsellikleri olmak üzere onlara kar¸ı ilgili
olmak.. bu ba¸lık altında ifadelendirilebilecek görevlerdir.
b) Yedigimizi ve giydigimizi ölçü alarak onların nafakalarını te-
min etmek ve bagımsız bir konutta ya¸amalarını saglamaktır.
c) Fiziksel gücümüzü kullarak onlara ¸idet kullanmamak; kendi-
leri ve i¸lerini çirkinlikle vasıflandırmamaktır.
132 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Kadının balıca görevleri
Rabbimizin ba¸ta Nisâ 34 ve Bakara 233 deki Kur’ânî buyrukları
çizgisinde kadınlar olarak görevlerimiz de ¸unlardır:
aa) Evlilik sözle¸mesinin ve toplum örfünün geregi olarak ka-
dınlık görevini yapmak, çocuk dogurmak-bakımını üstlenmek ve ev
içi görevlerini yapmak.
bb) Evlik akdinin geregi ile sınırlı emirlerinde kocaya saygılı ol-
mak, onu mutlu etmeye çalı¸mak.
cc) Zinâ ve lezbiyenlik türü cinsel ili¸kilerden korunmak ve koca-
nın malını-kazancını korumak.
Bir tarafın görevleri, dier tarafın hakları olduu için ayrıca
haklar konusunu ileme gereini duymuyoruz.
1

Allah’ın Resulü’nün görevlere ili¸kin hadîsleri için bakınız:


1
Buharî Hayz 6, Müslim Îman 132, M. Mesâbîh Hn. 3272


Cinsel Hayatın Tatmin Edici Olması Lâzımdır


Allah’ın Resûlü’nün evlenmeye te¸vik buyuran hadîslerinden
açıkça anla¸ılacagı üzere evlilik hayatının ana amaçlarından ve ya¸a-
tıcı unsurlarından biri, hem de ba¸lıcası cinsel hayat olacaktır.
1

O halde cinsel hayatın olabildigince tatmin edici olması lâzımdır.
Kadında, cinsel hazzın en yogun oldugu bölge olan ve temel i¸levi or-
gazmı saglamak olan klitorisin yaratılmı¸ olması da bu geregei vur-
gulamaktadır.
Insanın, hayvanlar gibi ¸iiriyetten yoksun bir cinsel eylem ve
bo¸alma ile tatmine eremeyecegi açıktır.
Bunun içindir ki bir hayat dîni olan Islâm, insanları evlenmeye
yöneltirken, evlilik içi cinsel hayatın tatmin edici olabilmesi için, özen
gösterilmesine de te¸vik etmi¸tir. Te¸vik etmekle de kalmamı¸, e¸lere
evlilik öncesinde ve evlilik içinde yapılması gereken özel görevler
yüklemi¸tir. Bunları ayrı ayrı açıklayacagız.
Koca için ancak karısı, karısı için de ancak kocası vardır
Bir mü’min kadın için kocasının dı¸ında, cinselliginden yararlana-
bilecegi ikinci bir erkek yoktur. Birinci kocasından ölüm veya bo-
¸anma yoluyla dul kalmadıkça, cinsel bakımdan ikinci bir erkegi tanı-
ması mümkün degildir. Bu, teoride böyle oldugu gibi, Kur’ân ve Sün-
net toplumunun pratiginde de böyledir.

1
Biz konumuz geregi cinsel hayat uzerinde duracagiz.
134 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Mü’min kadın için oldugu gibi, mü’min erkek için de karısının
dı¸ında cinselliginden yararlanabilecegi bir kadın yoktur. Gerçi
mü’min erkek için nazariyatta/teoride birden fazla ve dörde kadar
çok kadınlılık imkânı vardır. Ama bu imkânın pratikteki kullanımı;
azat edilip özgürlük bedeli mehir kılınarak nikâhlanılabilecek sava¸
esirlerleri olan câriyelerin varlıgına, maddî güce ve de ikinci veya
üçüncü kadın olmaya razı hür kadınlarının bulunmasına baglıdır.
Bu sebeble sınrlı çok kadınlılık istisnaî bir durum arzedecegin-
den, “mü’min erkein de karısının dıında cinselliinden yararlanabilecei
ikinci bir kadın yoktur” ifadesini genel durumun kâidesi/kuralı olarak
alabiliriz.
Cinsel ilikinin amaçlarından biri de cinsel tatmindir
Durum böyle olunca evli çiftlerin cinselligin bütün nimetlerinden
yararlanmaları, ili¸kilerini bedenî ve rûhî doyuma ula¸tıracak ¸artlar-
da sürdürmeleri gereklidir.
Böyle olması Allah’ın arzusudur. Çünkü Yüce Allah, rahmeti, il-
mi ve kudretini açıga çıkartacak e¸leri kendilerinde bedenî (cinsel) ve
rûhî sükûnete/huzura eri¸ilecek ¸ekilde yaratmı¸ ve bu gerçegi ¸öy-
lece açıklamı¸tır.
Rûm Sûresi Âyet 21:
“Kendilerinde huzur bulmanız için kendi türünüzden eler ya
ratması, böylece aranızda Meveddet (cinsel câzibe-ili¸ki) ve Rahmet
(sevgi..) var etmesi, O’nun varlıının delillerindendir. Hiç üphesiz
bunda düünen bir halk için çıkarılması gereken nice dersler
vardır.”
Bu âyetten anla¸ılacagı üzere, Allah e¸ler arasında meveddet ve
rahmet yaratmı¸tır.
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 135

Müfessirlerin yorumlarına göre “Meveddet”; her an yapılabilen
cinsel ili¸kidir.”Rahmet” ise; cinsel ili¸ki dı¸ındaki beraberligi saglaya-
cak sevgi, çocuk ve her türlü ilgi ve sabırdır.
2

Görülüyor ki cinsel ili¸ki sükûnetin; bedenî ve ruhî tatminin iki
ana kaynagından biridir.
Böyle olunca ili¸kiyi, bedenin ve rûhun tatmin olabilecegi ortam-
da gerçekle¸tirmek gerekir.
Evlilik içi ili¸kinin; erkek için de, kadın için de cinselligin hazları-
na erdirici vasıfta olması geregi, Islâm’da aksi dü¸ünülemeyecek bir
durumdur.
“Cennet’te Cinsel Hayat”bölümünde sunulacak bazı âyetlerin tas-
vîrlerinde görülecegi üzere Kur’ânî üslûpta cinsel hayat bir haz
hayatıdır.
Allah’ın Resûlü’nün üslûbu da Kur’ânî üslûbun benzeridir. Yani
hadîslerdeki ifade; cinsel ili¸kiyi, cinsel ili¸ki ile varılması amaçlanan
çizgiler içinde ifadelendirmektedir.
Kitabımızda geçen cinselligi konu alıcı hadîslerde ve özellikle
“Cinsel iliki balcaızdır.”
3
¸eklinde cinsel ili¸kiyi balcagız olarak tasvir
eden hadîsde bu gerçegi görmek mümkündür. A¸agıda sunulacak
hadîsler de bu hakikate dogrudan ı¸ık tutucu vasıftadır.
Cinsel doyumu amaç olarak gösteren hadîsler
Ka’b b. Mâlik (r.a) anlatıyor.
Bir askerî seferinde Allah’ın Resûlü ile beraberdim. Bize konak-
lama emrini verdigi bir gecenin sabahında erkenden etrafını sardık.
Bize tek tek sormaya ba¸ladı.

2
Bak. er-Razî et-Tefsîrül-Kebîr Rûm 21, (25/100), Rûhul-Beyan Rum 21, (7/19).
3
Müsned 6/62.
136 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

- Ey filanca! Evlendin mi? Ey falanca! Evli misin?
Sonra da bana sordu:
- Ya Kâ’b! Evlendin mi?
- Evet, evlendim Ya Resûlallah!
- Bâkireyle mi yoksa dulla mı?
- Dulla.
- (Ya Kâ’b!) Senin onu, onun seni öpüp-okayacaı bir bâkire ile evlen
seydin ya!
4

Allah’ın Resûlü, cinsel doyumu amaç gösteren bir diger hadîsle-
rinde ¸öyle buyurur:
, ´ , · - . ·-· - _ · ` ¸ · ·· ¸ .· ·· , · · `= = - · ¸`, · · · . _· ´ , v· ,
¸ « - |· ¸ - _ . , |· , _ = _ · ¸ . v· , | · `¸ ¬ =· ¸
Bâkire kadınlarla evleniniz.
5
Çünkü onlar (Genç oldukları için) daha
dourgandırlar. Daha tatlı dilli ve dudaklıdırlar. steklerinde aza daha çok
kanâatkârdırlar cinsel organları daha eylemlidir.”
6


4
Buharî Nikâh 21; S. Müslim Ter. ve ¸erhi 7/413, Müsned 3/374
5
Bâkirelerin Öncelii:
Bâkirelerle evliligi te¸vik edici emirler be¸ numaralı hadîsde de örneklendigi üzere, özel-
likle bekâr erkeklere yöneliktir. Niçin tercih edilmeleri gerektigi hususu da ilgili hadîslerin
ı¸ıgında ¸öylece özetlenebilir:
a- Rûhî özellikleri sebebiyle kadın bâkire olarak evlendigi erkege daha içten bir baglılık
duyabilir. Etkileyici hatıraları olmayacagı için, kocasına daha çabuk uyum saglayabilir.
b- Bâkirenin kocasının arzularına cevab verecek daha cazib bir di¸iligi vardır. Ayrıca bu
yönü kocasının zevklerine daha uyumlu bir geli¸me gösterebilir.
c- Bâkirelerin özellikle bekâr erkeklerce dullara tercih edilmesi sosyal adâlete daha uygun
olur. Büyük ölçüde bâkirelerin özelliklerini ta¸ıdıkları için Allah’ın Resûlü genç kadınlarla
evlilige de te¸vik buyurmu¸lardır.
d- Bekâretin tercih edilebilir bir özellik oldugunu Cennet’e girecek kadınlarının hiçbir
insan ve cin tarafından dokunulmadıgının ve kendileriyle her defasında bâkire oldukları
halde ili¸kiye girileceginin açıklanmı¸ olmasından da anlıyabiliyoruz. (Bak. Rahman 74,
Vakıa 36, Feyzül-Kadir 4/350)
6
I. Mâce Hadîs No: 1861, Feyzül-Kadîr Hn. 5507-9, M. Mirkatil-Mefâtîh 3/407
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 137

Cinsel doyum açısından bâkirelerin öncelii
Konumuzla ilgili bu hadîs sebebiyle burada bâkireler konusuna
egilme geregini duyuyor, bekâret baglamında “slâm Fıtrat Örtü
mesi”ne de deginmek istiyoruz.
Islâm’ın yasalarını koyan insanı yaratan Allah oldugu için Is-
lâm’la yozla¸tırılamamı¸ insanlıgın egilimleri arasında örtü¸me/uyu¸-
ma vardır. Islâm’ın yaratılı¸ orijinalitesinin belgesi olarak degerlen-
dirdigi bekâretin, yıkıcı söylem ve çalı¸malara ragmen degi¸ik kül-
türlerde önemsenir bir ayrıcalık olması da deginilen örtü¸menin;
uyu¸manın belgesidir. A¸agıda dip notta sunulacak olay, bir taraftan
ahlâkî çürümeyi yansıtırken diger taraftan seküler hayat içinde bile
bekâretin degerini korudugunu göstermektedir.
7

Evlilikte cinsel tatmin amaçtır
Evlilikte ana gayelerden biri cinsel ihtiyaçları giderip tatmine er-
mek olduguna göre, cinsel temasın bu gayeyi gerçekle¸tirecek ölçüler
içinde yapılması lâzımdır.
Yukarıda beyan ettigimiz üzere her cinsel ili¸kinin, özellikle er-
keklerde cinsel bo¸almayı saglarsa da, cinsel tatmini saglamaz. Cinsel
tatmin, bedenî ve ruhî tatmini gerekli kılar. I¸te Islâm, cinsel mut-
lulugu hedef gösterdigi için, bedenî ve ruhî tatmine götürecek ölçüleri
koymu¸, geregi ile de görevli kılmı¸tır.

7
Yeni Zelandalı Kız:
Yeni Zelandalı bir kız, üneversite harçlıgını çıkarmak için bekâretini satı¸a çıkardı. Inter-
nete yapılan ilana 30 bin ki¸i baktı. 1200 ki¸i açık artırmaya katıldı. 32000 dolarlık teklifi
kız kabul etti. (Hürriyet Gazetesi 3 ¸ubat 2010)
138 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Konulan ölçüleri ve yüklenen görevleri ¸öylece açıklayabiliriz:
Ölçüler - Görevler
A- Evlenmeden önce yapılması ve evlilik içinde sürdürülmesi gereken
cinsel mutluluk görevleri:
- Îmanlı ve ibâdetli olmak.
- Alınacak kadını ve erkegi görmek.
- Erkek ve kadın sünnet olmak.
- Bıyık-sakal bırakmak.
- Dı¸ etkilerden korunmak.
- Cinsel hayatın mahremiyeti ve sırlarını korumak.
- Vücûdu ve di¸leri temiz tutmak.
- Süslenmek ve kokulanmak.
B- Cinsel iliki öncesinde ve cinsel iliki sırasında yapılması gereken
cinsel mutluluk görevleri:
- Besmele çekmek.
- ¸eytan’dan Allah’a sıgınmak.
- Sevi¸mek.
- Hâmilelik ve hastalık gibi özel durumlarda, ilme ve tecrübeye
saygılı olmak.
- Evlilik içinde kaçınılması ögütlenen davranı¸lardan sakınmak.
Evlilik içi cinsel haramlardan korunmak.
“Evlilik içi cinsel haramlardan korunmak” görevini müstakil bir bö-
lümde incelemek üzere, diger cinsel mutluluk görevlerini tek tek açık-
layalım.



Cinsel Mutluluk Görevleri 1
Îmanlı ve bâdetli olmak


Evlilik içi cinsel hayatta bedenî ve rûhî doyuma ula¸ılabilmesi
için yapılması gereken ilk i¸; Islâm îmanı ve özel ibâdetleriyle güçlen-
mek, cinsel haramlardan korunarak kuvvetlenmektir.
Allah’a ve varlıkları ku¸atıcı kader programına, Âhiret Günü’ne,
Cennet ve Cehennem’e inanan insan, hayatı temellendirip gayelen-
dirmi¸ olacagından rûhî istikrara ermi¸, madde planında gelecek
endi¸esinden kurtulmu¸, elemlerden arınmı¸ olur. Namaz, oruç,
zekât, duâ ve zikir gibi ibâdetlere devam eden mümin de iç dünyasını
aydınlatmı¸, ya¸antısını düzene sokmu¸ olur.
Bu ibâdetli mü’min; bir de gözünü ¸ehvetli bakı¸lardan, nefsini
zinâ v. s. den korur, alkollü içkilerden uzak durur, helâl kazançlarla
alınmı¸ helâl gıdalardan yer-içerse giderek cinsel gücü artar, arzusu
geli¸ir ve heyecanı da ¸iddetlenir.
Bu mü’min, hele hele cinsel vasıflı din kültürü almı¸, böylece
helâl cinsel hayatın ibâdet hayatının bir bölümü oldugunu da
ögrenmi¸se, ¸ehevî arzuya kutsal bir ne¸e de katılmı¸ olacagından,
cinsel heyecan bakımından üst düzeye varmı¸ olur.
1

Böyle bir insan, cinsel tatmine eremezse kim erebilir?
O halde yapılması gereken ilk i¸, Kur’ân ve Sünnet insanı olmak
yani; îmanlı, ibâdetli ve tevbeli bir kul olmaktır.


1
Kur’ân-ı Kerîm’de günahlarından tövbe ederek îmanlı ve ibâdetli bir kul olma yoluna
girenlerin, türü açıklanmaksızın gücünün artırılacagının müjdelenmi¸ olması, açıkla-
mamızı dogrulamaktadır. (Bak. Hûd 52, Nûh 10-12)


Cinsel Mutluluk Görevleri 2
Evlenilecek Kadını ve Erkei Görmek


Evlilik hayatında cinsel tatmine eren mutlu bir çift olabilmenin
temel ¸artlarından biri de hiç ¸üphesiz cinsel hayatın istikrarlı ve
uyumlu olmasıdır.
Bedenî ve rûhî sükûnete erdirici ahenkli bir cinsel hayat, e¸lerin
birbirlerini sevmelerine, sevebilmeleri de görerek ve arzu ederek ev-
lenmelerine baglıdır.
1

Istisnası olmakla birlikte kâide/kural olarak ancak isteyerek
evlenen çiftler mutlu bir aile olu¸turabilecekleri içindir ki, Allah’ın
Resûlü ¸öyle buyurmu¸tur:
_· ´` ·|· ¸ · - ¸ , ,· ¬ ·`« · | ¸`, , |
“Birbirlerini sevenler için evlenmek gibisi görülmedi.”
2

Bu hadîsi “Evlilik ancak birbirlerini sevebilenler için önerilecek
yoldur” ¸eklinde de anlayabiliriz..
Evlenilecek eler görülmelidir
Rûhî ve de cinsel bakımdan uyumlu bir çift olu¸turabilmek için
e¸lerin birbirlerini görmeleri gerektiginden, Islâm Dîni erkegin kadını,
kadının da erkegi görmesini/incelemesini ısrarla ögütlemi¸tir.

1
Evlenilecek erkegin ve kadının görülmesi gerekli ise de, hiç ¸üphesiz yeterli degildir. Zira
Peygamberimiz’in emirleri geregince aranılması gerekli dindarlık, ahlâklılık ve farz-ı ayın
bilgileri de içine alan kültürlülük gibi özellikler görülerek degil, ancak alınan egitim türü
degerlendirilerek, ya¸antılar izlenerek ve mü¸terek dostlara ba¸vurularak ögrenilebilir.
2
I. Mace Nikâh 1 (Hn. 1847)
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 141

Bu sebeble evlenilecek kadın, bir mahremi yanında veya genele
bir açık bir alanda görülmelidir. Biz ana konumuz olan cinsellik ge-
regi, yalnızca fiziksel özellikler üzerinde yogunla¸acagız.
Erkein Kadını Görmesi
Erkegin alacagı kadını görmesini ögütleyen pek çok hadîs vardır.
Ilgili hadîslerden bazılarını zikredelim.
Evlenmek amacıyla bakmakta günah yoktur
Allah’ın Resûlü ¸öyle buyurur:
_ · =· _ « || · . · ¸ ;¸ -· . · | ¸ ·| ¸ -· - , = - · , , | · ¸= · , .| ¸| , : ·
“Allah bir Müslümanın kalbine bir kadınla evlenmek arzusunu koyduu
zaman, kiinin o kadına bakıp incelemesinde
3
bir günah yoktur.”
4

Alacaın kadını git, gör
Mugire b. ¸u’be (r.a) anlatıyor.
Allah’ın Resûlü’ne geldim de evlenmek istedigim kadından söz
ettim. Bana:
- Git, ona iyice bak; incele. Zira görerek almak, aranızda kaynamayı
salama bakımından daha etkilidir, buyurdu.
Ben de Ensar’dan olan o kadının evine gittim ve Hz. Peygamberin
görüp incelemeye ili¸kin emrini de açıklayarak onu ana-babasından
istedim. Bu arada onlar Hz. Peygamberin alınacak kızın görülmesi ile
ilgili buyrugunu içlerine sindiremez bir tavır takınır gibi oldular.

3
Biz kadının görülmesini, ilgili hadîslerde kullanılan “Nazara fiililnin anlamından “ hare-
ketle görüp fiziksel özelliklerini inceleme ve çevreden bilgiler edinme olarak anlıyoruz.
4
I. Mace Nikâh 9 (Hn. 1864)
Sahâbî Muhammed b. Mesleme, evlenmek istedigi kadını gizlice fakat yakından görüp
tanımak isteyince -Peygamber sahâbîsi bunu nasıl yapar- denilerek, ele¸tirilir. O da bizzat
Peygamberimizden i¸ittigini açıklayarak yukarıda sunulan hadîsi rivayet eder.
142 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Bu sırada bulundugu bölmeden konu¸mamızı i¸iten kızcagız da,
bu durumu iyice yadırgamı¸ gibi (bana hitaben ¸öyle) deyiverdi:
- Eger Allah’ın Resûlü bana bakmanı emir buyurdu ise bak/incele.
Ancak O’nun böyle bir buyrugu yoksa, Allah a¸kına böyle bir talepte
bulunma.
Kendisi ile ilgili bu hadîsi açıklayan Mugire, sözlerini ¸öyle
sürdürdü:
- Onu görüp beendim ve onunla evlendim.
Mugire, evlendigi bu kadının uyumlu bir e¸ oldugunu da dile
getirdi.
5

Sunulan hadîslerden anla¸ılacagı üzere görme ve inceleme izni,
ciddî tâlibe ve de ciddiye alınacak tâlibe verilmi¸ bir hakdır. Bu hak-
kın kötüye kullanılmaması lâzımdır. Yani ki¸i, kendisi veya velîsi
tarafından kabul görmeyecegine kanâat getirdigi zaman kadının fizik
özelliklerini kavrayıcı amaçla bakmamalı ve bakıp inceleme talebinde
de bulunmamalıdır. Çünkü cinsel haz amacıyla bakma helâl degildir.
Bu ve benzeri görmeye il¸kin hadîsleri ya¸adıgımız hayatın ile-
ti¸im imkânları ölçü alınarak degil Islâm’ın ilk muhataplarının sosyal
hayat kuralları dikkate alınarak degerlendirilmelidir.
Görmenin amacı cinseldir
Erkegin kadını görmesi yanısıra, kadının da erkegi görmesinin
amacı hiç ¸üphesiz birbirlerinin boyları, yüz hatları ve vücût yapıları
hakkında bilgi edinmektir.
Evlenmek amacıyla birbirlerini gören çiftler, çok defa tabîi davra-
namayacakları için, degil bir defa görmekle, birkaç defa görü¸mekle
bile birbirlerinin ahlâkî yapı ve karakterlerini ögrenemeyecekleri açık
bir gerçektir.

5
I. Mâce Nikâh 9 (Hn. 1866)
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 143

Bu sebeble görmenin amacı daha çok cinseldir. Ancak bu amaç
örtülü ifadelerle belirtilir. Allah’ın Resûlü’nün (sav) sünneti de bu
amacı me¸rûla¸tırmı¸tır.
O, Ensar’dan; Medine’nin yerlilerinden bir bir kadınla evlenmek
isteyen sahâbîye “Git, onu gör; zira Ensar kadınlarının gözlerinde kü
çüklük ve mavilik gibi bir kusur vardır” buyurmu¸lar, böylece niçin ba-
kılması gerektigine açıklık getirmi¸lerdir.
6

Yüz ¸ekli ve vücût yapısının cinsellikle irtibatlı oldugu ise, îzahı
gerektirmeyen bir husustur. Görme amacının cinsel olması, güzellik
amacıyla tercih yapılmasını yasaklayıcı peygamberî buyrukla da ça-
tı¸maz. Niçin çatı¸mayacagına açıklık getirmeden önce, mezkûr pey-
gamberî buyrugu görelim. O, ¸öyle buyurur:
“Kadınları, yalnız güzellikleri için nikâhlamayın, zira güzellikleri onları
ahlâkça alçaltabilir. Onlarla, mallarının hatırı için de evlenmeyin, çünkü
malları kendlerini azdırabilir. Kadınlarla ancak dindarlıkları yüzünden evle
nin, muhakkak, yırtık elbiseli, siyah, fakat dîni bütün ve ahlâkı güzel bir
kadın daha kıymetlidir.”
7

Allah’ın Resûlü bu hadîsleriyle güzelliklerinin kadınları ahlâkî
bakımdan alçaltabilecegine dikkatimizi çekerken, bir diger hadîsle-
rinde de ¸öyle buyurmu¸tur:
“Yalnız güzellii için bir kadınla evlenen kiinin Allah ancak onur
suzluunu artırır..”
8

Bu iki hadîs ve benzerleri, fiziki yapının önemsiz oldugunu açık-
lamaktan çok, tek ölçünün fizik güzelligi olmaması gerektigini açıkla-
maktadır. Bu itibarla temel tercih sebebi olarak dindarlıgı benim-

6
Müslim Ter. ve ¸erhi 7/271.
7
I. Mâce Nikâh 6 (Hn. 1859).
8
M. Zevâid 4/254. Güzelligin sebep olabilecegi ahlâkî dü¸üklüge onay vermenin onursuz-
la¸tırabilecegi açık bir gerçektir..

144 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

semesi gereken mü’min erkek, alacagı kadının güzel olmasını da arzu
edebilir.
9
Hiç ¸üphe yok ki güzellik bir nimettir. Ne dindarlıga mâni
ve ne de ahlâksızlıga sebebtir. Nitekim Peygamberimiz, yalnız ihti-
malden bahis buyurmaktadır. Kadın güzel ve dindar olabildigi gibi,
çirkin ve ahlâksız da olabilir.
Hem bakma amacının cinsel olması, kadının yalnızca objektif öl-
çülere göre güzel olanının arandıgı anlamına gelmez. Daha çok sevi-
lebilir olanının ara¸tırıldıgı manâsına gelir. Çünkü her bakan erkek,
objektif güzellik ölçülerine sâhip degildir.
Evet, evlenecek e¸lerin birbirlerini görmeleri mutlu bir evlilige
vesîle olacagından bakmalı, uyum saglayacak denkligin mevcut olup
olmadıgı önceden belirlenmelidir.
Erkek, almak istedii kadının nerelerine bakabilir?
Bülûga ermi¸ bir kız veya dul kadın, mahremi olmayan erkeklere
kar¸ı yüzü, elleri ve ayakları dı¸ındaki vücût organlarını örtmek mec-
bûriyetinde oldugu için, Islâm bilginleri bu esastan hareketle erkegin
alacagı kadının yüzüne, ellerine ve ayaklarına bakabilecegi görü¸ün-
dedirler.
Bu muhterem bilginlerimiz, yüzü ve elleri görmenin bütün vücût
hakkında bilgi edinmek için yeterli olacagını da ¸öylece dile getir-
mektedirler:
Yüzü görmek, kadının güzelligi ve çirkinligi hakkında; elleri gör-
mek ise, vücût teninin yumu¸aklıgı ve sertligi hakkında yeterli bilgiyi
verebilir.
Bu açıklama temelde dogrudur. Gerçekten yüzü görmekle güzel-
likle çirkinligi tesbit edebilecegimiz gibi, yüzün ve ellerin cildinden
de vücût teni hakkında bir yargıya varabiliriz.

9
Güzelligin de tercih sebebi olabilecegine ili¸kin olarak bak. Ahzab 52
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 145

Burada ancak kadın aleyhine bir yanılgı söz konusu olabilir. Çün-
kü çalı¸an; sıcakta ve sogukta ellerini kullanan kadının elleri, vücût
teninin özelliklerini yansıtamayacagı gibi bazan cinsiyetini bile yan-
sıtamaz. Nitekim Allah’ın Resûlü, erkek eline benzerligine tanık ol-
dugu kadın elinin, -kına ile kadın eli olduunun belirlenmesini- emir
buyurmu¸tur.
10

Allah dogruların dile getirilmesinde utanılmasını emir buyurma-
dıgından, biz burada bir diger husûsa daha deginmekte yarar görü-
yoruz.
Insanda cinsel organlar ve erotik bölgeler belirli yapıdadır. Ancak
en-boy-derinlik ve dı¸ görünüm bakımından farklılık gösterirler.
Konunun uzmanları yüzde yer alan organların, ellerin ve ayak-
ların yapısından cinsel organların ve erotik bölgelerin deginilen özel-
likleri hakkında dogruya yakın bilgi edinilebilecegi görü¸ünde bir-
le¸mektedir.
Görülen organlardan mahrem organlara intikal metodunun tarihî
asırlara dayandıgını da belirtmekte fayda vardır. Kadın cinsel orga-
nının elastikiyeti sebebiyle cinsel hayatı olumsuz yönde etkileyici bir
uyumsuzluk çok ender zuhûr edebilecegi için, kadının yüzü ve
ellerini görmek genelde yeterlidir.
Biz buna inanıyoruz. Ancak “Vahiy Düzeni”mize inanmayan in-
sanlar, evlenecek e¸lerin daha ileri ölçülerde birbirlerini tanımaları
gerektigi üzerinde ısrarla durmaktadırlar. Çünkü bazı kaygıları
vardır onların. Aslında kendi mantıkları ve deger yargıları içinde kay-

10
et-Tac 3/175
(Kadın elinin erkek eline bezemesini onaylamayan Peygaberimizin bu hadîsinden alınacak
mesajı ¸öylece güncelle¸tirebiliriz: Islâmî ölçülere tam olarak baglı olmasalar da Müs-
lüman erkek ve kadınlar, saç biçimleri ve giysilerine özen göstermeli, ilk bakı¸ta cinsi-
yetleri ayırt edilemeyecek ¸ekilde görüntü vermemelidirler. Çünkü böylesi bir görüntü
haram türünden bir benze¸me olur.)
146 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

gılanmakta haklıdırlar. Ne var ki Islâm Düzeni içinde bu kaygılara
yer yoktur.
Kısıtlı görmeden ötürü duyulan kaygılar
¸imdi bu kaygıları belirleyelim. Sonra da Islâm Düzeni içinde bu
kaygıları giderici önlemlerin nasıl alındıgını açıklayalım.
a- Yalnız yüzü ve elleri görülen kadının görülmeyen vücût bö-
lümlerinde büyük bir yanık izi, alaca illeti veya tiksinti uyandıracak
her hangi bir hastalıgı bulunabilir.
b- Kadının cinsel organında cinsel ili¸kiye engel bir kusur olabilir.
E¸in çift uzuvlu olması da mümkündür.
c- Kadın cinsel bakımdan frijit (soguk) olabilir.
d- Mü¸külpesent insanlar için sadece yüzü ve elleri görmek, karar
vermek için yeterli olmayabilir.
Bu gibi kaygıların duyulmasını da tabîi kar¸ılamak lâzımdır.
Kaygılar nasıl giderilmektedir?
Acaba Islâm’da bu kaygılar nasıl giderilmektedir?
aa- Evlenecek kadının vücûdunun herhangi bir bölümünde sözü
edilen cinsten bir iz, bir illet veya bir hastalık bulunabilir. Ancak ka-
dının veya velîlerinin bunu söylemeleri gereklidir.
Eger söylemezlerse, bundan kadın magdur olur. Çünkü bu kusu-
ru ögrenen erkek, zifafdan önce de sonra da kadını hem bo¸ayabilir,
hem de mahkeme aracılıgı ile ve fesh yoluyla evliligi sona erdirebilir.
Cinsel ili¸kiye girmeden koca mahkemeye ba¸ vurursa, kadına ver-
digi mehri veya mehrin yarısını kadının velîsinden geri de alabilir.
Cinsel hayatı olumsuz yönde etkileyip, mutlulugunu engelle-
yecek böylesine kusurlarına â¸ina olundugunda, kadının ailesine geri
gönderilebilecegi hususu, Allah’ın Resûlü’nün uygulamasıyla hukû-
kîle¸mi¸tir.
-Allah ondan razı olsun- sahâbî Ka’b b. Zeyd ¸öyle anlatıyor:
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 147

Allah’ın Resûlü (sav) ıfar oullarından bir kadınla evlendi. Kadınla
zifafa girdii zaman elbisesini çıkarıp yataa ilitiinde, kadının böründe
alaca illeti gördü. Görünce de yataktan çekildi ve kadına –giyin- buyurdu
(ve onu ailesine geri gönderdi.) Allah’ın Resûlü bu kadına verdii mehrin
bir kısmını olsun geri almadı. Fakat kadının velîsine -durumu benden
gizlediniz- diyerek serzenide bulundu.
11

-Salât ve selâm olsun- O’nun bu fiilî sünnetinden cinsel mutlu-
luga tesir edecek önemli bir kusuru kabullenmek mecbûriyeti olma-
dıgını ögreniyoruz.
Islâmî îmanları ve ya¸ayı¸ları sebebiyle çile çektikleri veya hi-
mâyeye muhtaç kaldıkları için kadınsı hiçbir özelligi olmayan birkaç
dulu nikâhı altına almak inceligini göstermi¸ olan Allah’ın Resû-
lü’nün bu kadını iradesiyle olu¸mamı¸ bir kusûru sebebiyle ailesine
geri döndürmesi -Allah bilir- Kıyâmet Günü’ne kadar gelecek insan-
lıga dı¸ görünümün ve cinselligin önemini anlatmak içindir.
Sonuç olarak denilebilir ki, evlilik öncesinde erkek tarafından
görülüp bilinemeyen önemli kusurlar, erkek için sürekli bir cinsel
magduriyete hattâ ekonomik bir zarara bile sebeb kılınamaz.
12

bb- Kadının cinsel organında cinsel hayatın ba¸latılması veya
devam ettirilmesine engel bir kusur veya hastalık olabilir. Pek tabîidir
ki bu hal, erkek için de söz konusudur.
Bu durumda erkek bo¸ama yoluna gidebilecegi gibi, verdigi meh-
ri tamamen veya kısmen geri alabilmek için mahkeme yoluyla nikâhı
feshe de gidebilir.

11
et-Tac 2/327, M. Zevâid 4/300
12
Geni¸ bilgi için “Evliligi Sona Erdirici Cinsel Kusurlar, Hastalıklar ve Digerleri” bölümüne
bakınız.
148 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Kadın için de nikâhı fesh yolu açıktır.
Burada bilvesîle ifade edelim, dogabilecek bu gibi sakıncaları
önceden önlemek Islâmî ölçüler içinde de mümkündür. Islâm toplum
düzeninde görevlendirilecek yetkili kadınlar muayeneden geçirecek-
leri kızların ve kadınların varsa bu gibi evliligi feshe sebeb olabilecek
cinsel kusurları ve hastalıklarını tesbit edip bildirebilirler.
cc- Kadının cinsel bakımdan frijit (soguk) olabilirligi dü¸ünüle-
bilir. Cinsel hayatı olumsuz yönde etkileyecek bu hal veya bu halin
doguracagı magdûriyet nasıl giderilecektir?
Önce ¸u husûsu açıklamakta fayda vardır.
Hiçbir kadın için acıkmayacagı veya tuvalete çıkmayacagı ¸eklin-
de bir ihtimale yer verilemeyecegi gibi, âdet gören bir kadın için de
frijit olacagı ihtimaline yer verilemez.
Cinsel bakımdan kadın, erkek gibidir. Ne var ki cinsel hayata
edilgen ve de utançlı oldugundan, cinsel duyarlılıgı için belirli bir
süreye ihtiyacı olabilir. Bu da tabîidir.
Eger erkek sünnetli ise, vücût ve di¸ temizligine önem veriyorsa,
sevi¸meksizin ili¸kiye girmiyor ve karısının orgazmını amaçlıyorsa
kadın da, kadın oldugunun bilincinde olarak, kocasına kar¸ı kadınsı
giysi ve makyaj içinde kadınsı tavırlar takınabiliyorsa, kadının soguk
olması imkânsız gibidir.
Burada suç kadının fıtratının degil, açıklanan görevlerin Islâmî
bir mecbûriyet oldugunu ögrenemeyen insanlarındır.
Degindigimiz bütün bu hazırlayıcı ¸artlara ragmen, kadın yine de
soguksa, erkek için bo¸ama yolu açıktır. Bo¸ama yolunu vicdanen
benimseyemiyorsa, sınırlı çok kadınlılık Islâm’a göre ba¸ vurulabilir
bir hukûkî kurumdur.
Bazı toplumlarda “Birden fazla ve dörde kadar kadınla evlenebil-
me yasaklanmı¸tır” denilirse, cevabımız ¸u olacaktır:
Biz Islâm’ı ve onun toplumunda yapılabilir olanları anlatıyoruz.
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 149

dd- Kıyâmet Günü’ne kadar gelecek milyarlarca mü’min içinde e¸
seçiminde a¸ırı bir titizlik gösterecek erkeklerin bulunabilecegini de
tabîi görmek lâzımdır. Bu tiplerin yalnızca yüzlerini ve ellerini gör-
dükleri kadınlarla evlenme kararı alabilmeleri gerçekten güçtür. Güç-
tür, ama evrensel bir dînin kuralları da böylesine azın azı bir azınlık
için konulamazdı. Nitekim konulmadı da. Ama bunların makul
olabilecek mü¸külpesentliklerini giderici esneklikler getirildi.
Çözüm üretici esneklikler
a- Bu esnekliklerden biri, bir kadın aracılıı ile evlenilmek istenen kadı
nın vücût yapısı hakkında bilgi almaktır. Bilgi almak için böylesine bir giri
im slâm’da merû görülmektedir. Çünkü Allah’ın Resûlü görücülük için
görevlendirdii Ümmü Süleym’e: “O kadının vücûdunu kokla ve ayaklarını
incele.” eklinde emir buyurmu, böylece aracı kullanılabileceini örneklen
dirmitir.
13

-Salât ve selâm üzerine olsun- O, bir diger ruhsat verici hadîs-
lerinde de ¸öyle buyurmu¸tur:
- · . · · · ·| ¸ « |· ,·`= - · . = ,| . , · « · · · ¸ - = ¸ - ,| . , .· , |· « - ¸ -
=|· . · · ¸ , |· « ¬ |· `= - · ¸ -
“Sizden biriniz bir kadınla evlenmek istedii zaman, onun yüz güzelli
inden sorduu gibi, saçından da sorsun. Zira saçlar iki güzellikten biri
dir.”
14

b- Bir dier esneklik de Allah’ın Resûlü’nün u hadîsinden kaynaklan
maktadır.
,` - = , · - _ | · ¸= · , . · _· = · =· . · · ·| ¸ « |· ,· = - · . = - · . · · _ | · ` · ¸ - « , · · · , -· ´
“Sizden biriniz bir kadınla evlenmek istedii zaman, onunla evlenme
sine sebeb olacak özelliklerine bakabilirse baksın.”
15


13
Müsned Hn. 13170; Beyhakî es-Sünenül-Kübrâ Hn. 12502
14
Müsned Hn. 13170; el-Camiüs-Sagir 1/24, Feyzül-Kadîr Hn. 579
15
Ebû Davûd Nikâh 19 (Avnül-Mabûd 6/96)
150 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Bu hadîse dayanılarak, evlenilecek kadının her tarafına bakılabi-
lecegi ictihâdında bulunan müctehidler ve onların görü¸ünü peki¸-
tiren bazı sahâbî uygulamaları vardır.
Örnegin bu hadîsin ravisi olan Cabir b. Abdullah ¸öyle diyor:
“Ben evlenmek istedigim kızı gizlice izledim, kendisiyle evlenme
nedenim olacak özelliklerin gördükten sonra onunla evlendim.”
16

Ancak haram kılınan mesken dokunulmazlıgını ihlâl etmeksizin
ve röntgencilige bula¸maksızın bu imkânı kullanmak pek mümkün
olamayacagından, dört büyük fıkhî mezheb müctehidleri yukarıda
açıklanan ictihâdı/görü¸ü benimsememi¸lerdir. Dogru olan da budur.
Ne var ki kendiliginden dogan ve kullanılması sakıncalar dogurma-
yacak olan bazı imkânların kullanılabilecegi de bir gerçektir.
Kadının Erkei Görmesi
Erkek alacagı kadını görebilecegi gibi, kadın da alacagı erkegi
görebilir. Hem kadının görme sınırları daha geni¸tir. Erkegin avreti;
yabancı kadınlara kar¸ı örtmesi gerekli yerleri, göbekle diz kapakları
arası oldugundan kadın, tâlibinin avreti dı¸ındaki vücût organlarına
bakabilir. Kadın bu hakkını kullanmalıdır. Kullanmalıdır ki kendi
iradesiyle bir karara varabilsin. Zira ister kız, isterse dul olsun, kadın
ancak tasvip ettigi bir erkekle evlendirilebilir. Ana-baba, yeti¸kin kız
çocugunu da, dul kızını da istemedigi bir evlilige zorlayamaz.
Açıkladıgımız bu husûsu Allah’ın Resûlü’nün sözlü ve fiilî sün-
netiyle delillendirelim.
Onayı alınmaksızın kadın evlendirilemez
- Allah ¸anını ve baglılarını artırsın- O ¸öyle buyurur:
“Dul kadın, kendisininin onayı alınmadan evlendirilemez. (Zira dul
kadın kendisi için velîsinden daha çok yetkilidir.)

16
Bu ve bir diger örnek için bak. Avnül-Mabûd 6/97, I. Mâce Hn. 1864, Kurtubî 14/222
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 151

Bâkire de kendisininin izni alınmadan evlendirilemez.
17

Sahâbîler sordular:
- Ya Resûlallah! Bâkirenin izni nasıldır?
- (Utanır da açık bir beyanda bulunmazsa) Susması izin vermesi
anlamındadır.
18

Islâmî ölçülere göre kız olsun dul olsun hiçbir kadın istemedigi
bir evlilige zorlanamaz.
Peygamberimiz bu hususta sözlü uyarılarda bulunmakla yetin-
mez, fiilî örnekler de verirdi.
O, akrabasının ve yakın dostlarının kadınlarından birini evlendirecei
zaman, onun yanına gelir ve ona öyle buyururdu:
- Ey kızcaızım! Filanca kii seninle evlenmek istiyor. Onu istemiyor
san, “Hayır” de. Zira hiçbir kii “hayır” demekten sıkılmaz. Eer istiyorsan
sükût etmen/sessiz kalman bile arzuladıını gösterir.
-Salât ve Selâm üzerine olsun- O, kızı Hz. Fatıma’nın onayını da
bu yöntemle alarak onu Hz. Ali ile evlendirmi¸tir.
19

Yeti¸kin kız çocugunun veya dul kadının istemedigi ki¸i ile evlen-
dirilememesi, onların istediginin onaylanmasını da gerektirmez. Velî,
damat adayının îmanî ve ahlâkî durumuna agırlık vermeli, fiziki
tercihini bütünüyle evlenecek kadına bırakmalıdır.
Kadının istedii aday onaylanmalıdır
Îmanî ve ahlakî durumları e¸it adaylar arasında fakir de olsa
kadının tercih ettigi taraf onaylanmalıdır.

17
Sıçrama veya hayz sebebiyle bekâretini yitiren kadın, bâkire hükmündedir. Bak.
Cevherütün-Neyyire 2/9.
18
S. Nesâî 6/85
19
Levâmiul-Ukûl 5/442, M. Zevâid 4/278; I. Saad et-Tabakatül-Kübra 8/20
152 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

A¸agıda sunacagımız hadîs bunu ögretmektedir.
Câbir b. Abdullah (r.a) anlatıyor.
Bir adam Allah’ın Resûlü’ne gelerek sordu:
- Ya Resûlallah! Bir yetim kızımız var. Biri zengin digeri fakir ol-
mak üzere iki taliplisi var. Biz zengin olanı, o ise fakir olanı tercih
ediyor. Ne buyurursunuz?
- Birbirini sevenler için evlenmekten daha uygunu görülüp-bilinmedi.
20

Yukarıdaki hadîslere ve benzerlerine dayanarak Islâm bilginle-
rinin büyük çogunlugu, istemedigi halde evlendirilen dul kadın gibi,
yeti¸kin bâkirenin de nikâhını feshettirebilecegi; geçersiz kılabilecegi
görü¸ündedirler.
21

Çünkü bu, Allah’ın Resûlü’nün tatbikatıyla açıklık ve kesinlik
kazanmı¸ bir husûstur.
Baskı ile yaptırılan evlilik geçersizdir
Öneminden ötürü tatbikatı/uygulamayı ihtiva eden iki hadîsi
burada sunmakta fayda görüyoruz.
- , _· = · v· ;· = - . · , ·· . · - ¸ - : `. , · _ · ¸ · , - ¸ _ · ·· , · .|
· c | . . · ¸ ´ · | . ¸ · =· ,,`= _ . · `- -· ´ ·
Anlatımına göre, dul olan Hensa bint-i Hızâmil-Ensariyye’yi ken-
disi istemedigi halde babası evlendirince, gelip Allah’ın Resûlü’ne
durumunu arzetti.
Allah’ın Resûlü de babasının evlendirme ilemini reddedip, geçersiz
saydı.
22


20
M. K. Ummal 6/391-2, I. Mace Hn. 1847.
21
Tirmizî Nikâh 17 (Hn. 1107)
22
Buhârî Nikâh 42
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 153

Hz. Âi¸e’nin anlatımına göre genç bir kız Hz. Ai¸e’nin yanına
gelir ve ¸öyle der:
- Ben istemedigim halde degersiz ki¸iligini benimle yüceltmek
için babam beni karde¸inin ogluna verdi.
Hz. Ai¸e, Allah’ın Resûlü (sav) gelinceye kadar oturuver. (Gelince
¸ikâyetini bizzat iletirsin) dedi. Hz. Peygamber geldi. Kızcagız da
¸ikâyetini O’na arzetti.
Hz. Peygamber babasına haber gönderip, onu çaırttı. Evlenecei erke
in seçim kararını verme hakkını kıza verdiini açıkladı.
(Bu geli¸me üzerine) Kızcagız ¸öyle dedi:
. · `= . _ · ¸ ´ | ¸ _ , · _ · = · - `= ¸ -| = | =· ,,`= _ · , , · - · || .` · = ¸ - v· ¸ - ·· _ ,
- Ya Resûlallah! Ben babamın yaptıını onayladım. Fakat ben kadınların
evlilik konusunda yetkili olup olmadıklarını bilmek istedim. (Bunun için
size gelip ¸ikâyet ettim ki bu mevzûda kesin talimatınızı veresiniz de,
babalar hatalarını sürdürmesinler.)”
23

Kız veya dul kadın kararını verebilmesi için, elbette ki tâlibini
görmesi, durumunu incelemesi lâzımdır. Arzu eder, ortamını da bu-
lursa, tâlibinin göbekle diz kapakları arası dı¸ındaki vücût organ-
larına da bakabilir.
Bu durumda kadın aleyhine erkekde olabilecek ve zifafla biline-
bilecek ba¸lıca kusur, cinsel iktidarsızlık olabilir.
Cinsel iktidarsızlık halinde ise kadının mahkeme yoluyla nikâhı
feshettirme hakkı vardır.
24


23
S. Nesâî Nikâh es-Seyyid Yüzevvicü Ebûha.. (6/86)
24
Kur’ân ve Sünnet’in rûhuna aykırı olarak babasının bâkireyi dengi ile evlenmeye zorla-
yabilecegini ileri süren ve çok küçük bir azınlıgı te¸kil eden bilginler bile, erkeklikten
yoksun olanla evlenmeye zorlayamayacagını ifade etmektedirler. Bak. H. I. ve I. F.
Kamûsu 2/57.
154 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Kadının ve erkegin birbirlerini görmesi geregine ili¸kin açıklama-
larımızı bir önemli husûsa daha deginerek noktalayalım:
Taraflar, birbirlerinin ya¸ ve egitim durumlarını gizlememeli-
dirler. Dı¸ gönüntülerinde yanılgıya dü¸ürücü davranı¸lardan da sa-
kınmalıdırlar. Bunun içindir ki Peygamberimiz “Bizi aldatanlar bizim
yolumuzda deildirler.” buyurmu¸, mesela saçlarını siyaha boyatan
erkeklerin bu durumlarını kadınlara duyurmalarını emretmi¸tir.
25

Velî tarafından gösterilmesi gereken hassasiyet/duyarlılık
Islâm bilginlerinin bir kısmı, Kur’ân’ın Bakara sûresinin 230. ve
232. âyetleri çizgisinde yeti¸kin kız çocugunun; özellikle de dul ka-
dının velî (baba, dede, ana-baba bir erkek karde¸..) onayını almak-
sızın, mehr-i misil veren bir dengi ile evlenebilecegi ve bu evlilige
hukûken müdâhale edilemeyecegi ¸eklinde devrimizde bile dikkatleri
çekecek ¸ekilde kapsamlı ictihatlarda bulunmu¸lardır.
Ne var ki, ne derece hûkukî yetkilere kavu¸turulursa kavu¸tu-
rulsun, pek çok kız çocugunun yalnız ba¸ına karar veremeyecegi bir
gerçektir. Bu sebeble kararın veli onayıyla alınması daha uygundur.
“Nikâh ancak velinin onayı ve iki ahidin tanıklıı ile geçerlilik kazanır.”
¸eklindeki hadîsin böyle anla¸ılması gerekir.
26
Kaldı ki Kur’ân da
veliyi -taraf olarak degilse de- denetleyici olarak gerekli görmekte-
dir.
27

Eger ergin kız, yetkisini velîye verirse, velî, tâlibin inancına, ahlâ-
kına, maddî durumuna, fizik yapısına ve ya¸ına bakmalıdır. Ama
ba¸ta dindarlık olmak üzere fiziki yapıyı ve ya¸ı ön planda degerlen-
dirmelidir. Çünkü evlilik içi cinsel hayatın beklenen sonuca ula¸tırıcı

25
Tirmizî Büyû 72; Feyzül- Kadîr Hn. 580
26
Ke¸fül-Hafâ Hn. 3092; Ebû Davûd Nikâh 20
Islâm öncesi câhiliyet toplumunda kendi ba¸ına aldıgı kararla evlenen kadınlar, zinâcı gibi
degerlendirilirlerdi. Allah’ın Rasûlü, veliyi denetleyici kılan Kurân dogrultusunda bu
olguyu da dikkate alarak, velinin onayını tavsiye buyurmu¸lardır.
27
Bakara 230, 232, 234
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 155

olabilmesi için, fizik ve ya¸ uyumuna ihtiyaç vardır. Bu durum özel-
likle kadın açısından önemlidir. Çünkü onun için tek erkek, kocasıdır.
Fizik ve ya¸ uyumunun öneminden ötürüdür ki Allah’ın Resûlü
¸öyle buyurmu¸tur:
[“Kadınları istemedikleri kiilerle evlendirmeyiniz.”
“.. Denginiz olanlarla evleniniz. Birbirlerinin dengi olanları evlendi
riniz.”]
28

Halîfe-i müslimin oldugu dönemde Hz. Ömer’e evlendirildigi
ya¸lı kocasını öldüren genç bir kadını getirdiler. Bu olay sebebiyle Hz.
Ömer ¸öyle buyurdu:
“Ey nsanlar! Allah’dan korkun, erkek kadınlardan dengini alsın. Kadın
da erkeklerden dengine varsın.”
29

Yukarıda açıklamaya çalı¸tıgımız fizik ve ya¸ uyumu, gözetilmesi
gerekendir. Ancak bâkire veya dul kadın, baskıya ugratılmaksızın ve
fikri çelinmeksizin kendi arzusuyla dindar ve çirkin veya dindar ve
ya¸lı bir erkegi sevip tercih edebiliyorsa, bu seçimine de müdâhale
edilmemelidir.
Allah’ın Resûlü’nün hayatını bilenler için burada hatırlanacak
önemli bir husus vardır. O da, O’nun takriben ellidört ya¸ında iken
nikâhladıgı 18 ya¸ındaki Hz. Ai¸e ile olan evliligidir.
Acaba bu evlilikteki ya¸ farkı, olumsuz bir örnek olarak görü-
lemez mi?
Ileri sürülmesi gâyet tabîi olan bu görü¸ü, a¸agıda sunacagımız
bölüm içinde bilvesîle cevaplandırmı¸ olacagımız için, ayrıca incele-
meye gerek görmüyoruz.

28
M. K. Ummal 6/394, 395
29
M. K. Ummal 6/396
Mutlu bir evlilik için denkligin fizik ve ya¸ uyumu yönünden degerlendirilmesi gerektigi
gibi, sosyal etkinlik ve kültürel yönden degerlendirilmesi de gerekir.
156 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Yetikin olmayan kız çocuu evlendirilebilir mi?
Kur’ân’a göre evlendirilemez.
Ana konumuz olan cinsellik yönünden ilginç olan bu konuya da
açıklık getirilmesi gerekir.
Kur’ân-ı Kerîm’de, evlenilerek cinsel ili¸kiye girilebilecek olan ka-
dınlar için, yeti¸kin kadınlar anlamına “en-Nisâ” sözcügü kullanıl-
maktadır. Evli kadın anlamına da “en-Nisâ” kelimesinin tekili olan
“Imreetün” kullanılmaktadır. Hür veya esir, müslüman veya gayr-ı
müslim nikâhlanılabilecek kadınlara ili¸kin olarak ancak iradeli
yeti¸kinler için dü¸ünülebilecek olan “Allah’a ortak komama ve
namusluluk” ¸artı getirilmektedir. Evlendirilecek olan kadınlar için
de kocasız erkek veya kadın anlamına “Eyama” sözcügü kullanılmak-
tadır. Üstelik bizzat Kur’ân evlilik için ergenlik çagı olan en-Nikâh’ı
i¸aret etmektedir. Bütün bu deliller ve benzerleri yeti¸kin/ergin olma-
yan kız çocukların evlendirilemeyecegini göstermektedir.
30

Böyle iken zifafsız/ili¸kiye girilmeksizin soyut nikâh akdi yapıl-
masını onaylayan bazı ictihadlar vardır. Biz, Islâm’ı degil yalnızca
sahiplerini baglayacak bu ictihadları ufkumuzu geli¸tirici geleneksel
kültürümüz adına özetlemekte fayda görüyoruz.
Ergenlik çagına ula¸mamı¸ bir kız çocugunun evlendirilmesi, pek
ender olarak ortaya çıkabilecek bir husustur ¸üphesiz. Çünkü yeti¸kin
olmayan kız çocugunun ne kendisi evlenmek ister, ne de kendisiyle
evlenilmek istenir.
Çok istisnaî bazı durumlar bir tarafa, hiç bir kız velîsi de böyle bir
evlilige razı olamaz. Çünkü bu gibi evliliklerin ba¸lıca iki büyük
sakıncası vardır.

30
Bakara 221; Nisâ 4, 5, 24, 25; Mâide 5; Nûr 32; Tahrim 10, 11.
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 157

Sakıncalar
a) Adet görmemi veya adet dönemine yaklamamı kız çocuu, cinsel
ilikiye uygun fiziki yapıda deildir. Onunla iliki ölüme bile sebebiyet vere
bilecek tıbbı sakıncalar dourabilir.
b) Küçükken meselenin önemini kavrayamayan kız çocuu, ergenlik
çaına erdiinde derin bir pimanlık duyabilir.
¸imdi bir an bu sakıncaların vârid olmadıgını farzederek küçük
kız çocugunun evlendirilmesinde kız çocugu lehine bazı önemli
faydalar olabilir mi diye dü¸ünelim.
Faydalar
Iyice dü¸ünülürse iki büyük fayda mülâhaza olunabilir:
a) Fizii yerinde, sosyal durumu etkili ve maddî durumu çok iyi bir
damad adayı evlilik yoluyla kız çocuu lehine hukûken balanabilir.
b) Büyük bir servetle yalnız baına ortada kalacaı için çok deiik ent
rikalara marûz kalabilecek kız çocuu, her bakımdan güvenilir bir ele hi
mâye altına alınabilir.
Ne var ki bu gibi istisnaî durumlarda her velîye güvenilmez. Gü-
venilebilmesi için velînin baba veya dede olması gerekir ki, yalnızca
çocugun menfaatini dü¸ünebilsin.
¸imdi konumuza dönelim.
Sakıncaları Giderici artlar
Ictihadları ile Islâm Hukûku’na zenginlik kazandıran Islâm bil-
ginleri, küçük kız çocugun evlendirilmesini, sakıncalarını giderecek
üç ¸artla onaylamaktadır.
Dolayısıyla hukûkî sözle¸me olarak konunun Pedofili ile bir ili¸-
kisi yoktur.
158 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

a) Kız çocuu ancak hukûkî akid olarak evlendirilebilir. Zifafa sokulması
haramdır. Hiçbir ekilde bu yola gidilemez. Gidilmesi halinde ceza uygu
lanır.
b) Hukûken yapılan bu akid, bülû çaına erdii zaman kız tarafından
tek araflı olarak feshedilebilir.
c) Kız çocuunu, akıllı inançlı, bilgil ve ahlâken düzeyli olmak artıyla,
ancak babası veya dedesi evlendirebilir. Onların dıındaki velîlerin evlendir
me yetkisi yoktur.
Görülüyor ki küçük kız çocugunun evlendirilmesi, yalnız kız
çocugu lehine olabilecek ¸ekilde düzenlenip onaylanmaktadır.
31

Ancak özel ¸artları içinde Islâm’la uzla¸tırılmı¸ olsa bile ictihadî
bir görü¸ oldugu için bu tür onaylara Islâm adına kar¸ı da çıkılabilir.
slâm bilginleri böyle bir evlilii niçin onaylamıtır?
Islâm bir asrın, bir milletin veya belirli bir ülkenin dîni degildir.
O, Kıyâmet Günü’ne kadar gelecek bütün asırların, tüm milletlerin ve
de bütün ülkelerin dînidir.
O, yalnız normal ¸artların degil, istisnaî ¸artların ve olumsuz
ortamların da dînidir.
Bunun içindir ki Islâm bilginleri, ender de olsa ihtiyaç duyulabi-
lecek bu müesseseye, Allah’ın Resûlü’nün a¸agıda açıklanan uygula-
masıyla me¸rûiyet kazandırıcı görü¸ler ileri sürmü¸lerdir:.
Bazı zayıf rivâyetlere göre Allah’ın Resûlü, babası Hz. Ebû
Bekir’in istegi ile Hz. Âi¸e’yi ergenlige ermeden nikâhlamı¸, ergenlige
erdikten sonra zifafa girmi¸tir.
32


31
Sakıncalardan arındırmak gayesiyle olacak ki (Osmanlı) Hukûk-ı Aile Kararnamesi’nin
yedinci maddesinde ¸u hüküm yer almaktadır:
“On iki yaını itmam etmemi olan saîr (küçük kız), hiçbir kimse tarafından tezvic edilemez
(evlendirilemez).”
32
Ebû Davûd Edeb 63 (Hn. 4935).
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 159

Çünkü dönemin iklimsel ve toplumsal ¸artları, bu tür evlilikleri
tabii görmekteydi. Nitekim Peygamberimizin kızı Hz. Fatıma da Hz.
Ali ile 12 ya¸larında iken evlendirilmi¸tir.
33
Ancak Hz. Âi¸e’nin evle-
nirken 18 ya¸ında oldugu da rivâyet edilmektedir ki Kur’ân’la örtü-
¸en ilmî incelemeler, bizim de katıldıgımız bu rivâyeti dogrulamak-
tadır.
Allah’ın Resûlü’nün elli dört ya¸ındayken genç bir kızla evlilik
hayatını ba¸latması, ba¸latılabileceginin delilini vermekte ise de, bunu
baglayıcı bir kâide olarak ¸umûllendirmek/kapsamlandırmak son
derece hatalıdır.
Çünkü Allah’ın Resûlü Peygamberimizin maddî ve manevî ayrı-
calıkları vardır:
a) Erkek güzelidir. Simsiyah saçlı, iri gözlü, inci dili ve uzuna yakın
boyludur. Vücûdu kemikli ve mutedildir. Sözün özü erkek güzelidir.
b) Sahâbîlerinin deerlendirmesine göre farklı ve güçlüdür.
c) Temelleri atılan Medine slâm Devleti’nin bakanıdır.
d) Bütün bunların ötesinde ve üstünde insanlıın ihtiyaç duyabilecei
istisnaî örnekleri de sunmak konumunda olan Allah’ın son elçisidir. Ebedî
hayatın da zirve ahsiyetidir. Böyle olduu için de istememi, istenmitir.
-Allah baglılarını artırsın- O’nun özelliklerine sâhip olan, üstelik
arzulanan bir erkegin genç bir kadınla evlenmesinde elbetteki hiçbir
sakınca yoktur.
Hatırlatma: “Evlenilecek erkei ve kadını görmek” bölümünde sunulan
ölçülere, yalnızca, kadın erkek ilikilerinde hiçbir ölçü ve sınır tanmayan
asrımız seküler hayatının penceresinden bakılmamalıdır. Bu ölçülere doal
eilimler ve bu eilimleri yansıtan deiik kültürler zaviyesinden bakıl
malıdır.


33
Ibn Saad 8/22


Cinsel Mutluluk Görevleri 3
Sünnet Olmak
“.. Önceki Peygamberlerin izinden git..”
(En’âm 90)


E¸ler arasında cinsel hayatı tatmine erdirecek temel vesîlelerden
biri sünnet olmaktır.
Cinsellik bakımından sünnetin önemini açıklayabilmek için onu;
erkek sünneti ve kız sünneti olmak üzere iki kısımda incelemekte
yarar görüyoruz.
A- Erkek Sünneti (Hıtan)
a- Dînî önemi
Sevgi Peygamberimiz, Kur’ân’ın, aralarında Hz. Ibrahim’in de yer
aldıgı “..Önceki Peygamberlerin izlerinden git..” ¸eklindeki emrine
muhatap olmu¸tu.
1
Hz. Ibrahim’in çok ileri ya¸larında sünnet oldugu
bilgisine de erdirilmi¸ti.
2
Bu ilâhi emir ve bilgi çizgisinde yaptıgını
kabul edebilecegimiz bir açıklamalarında o, ¸öyle buyurmu¸tur:
“Be ey fıtrattandır; (yaratılı¸ı bozma niteligi ta¸ımadıgı için bütün
peygamberlerin ¸erîatlerinde yer alan ve yapılabilirligi onaylanan ve
ögütlenen i¸lerdendir.)

1
Enâm 90. Hz. Ibrahim’n izinden gidilmesine ili¸kin Kur’anî emirler için bak. A. Imran 3/95,
Nahl 123
2
Buharî Enbiya 11
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 161

Bunlar; sünnet olmak, kasıkları tra etmek, bıyıkları kısaltmak, tırnak
kesmek ve koltuk altı kıllarını yolmaktır.”
3

-Salât ve selâm üzerine olsun- O, bütün peygamberlerin ¸eraîtle-
rinde yer aldıgını bildirdigi sünnet i¸lemini, Islâm Dîni’ni kabul eden
ki¸iler için görevle¸tirerek ¸öylece emretmi¸tir:
· -· , · ¸ « ´ |· ¸ - = c · - ¸ || ¸ ·
“Kâfirlik döneminde vücûdunda oluan kılları gider, sonra da sünnet
ol.”
4

b- Dînî hükmü
Üreme organının ba¸ kısmını örten derinin kesilmesi anlamındaki
sünnet (hitan) ilgili hadîsleri, gerçekligi ve ve anlamı yönünden ince-
leyen bazı Islâm bilginlerine göre gerekli, diger bazılarına göre ise ya-
pılması ögütlenebilir bir i¸lemdir. Örnegin Hıtan (sünnet)¸afiî Mez-
hebi âlimlerine göre vâcib, Malikî ve Hanefî mezhebi bilginlerine göre
ise dînî hüküm ve yükümlülük bakımından sünnettir.
5


3
Müslim K. Tahâreti Bab-u Hisâlil-Fıtrati Hn. 49, I. Mâce Hn. 292
4
el-Camiüs-Sagir “Elkı” mad. Feyzül-Kadîr 2/161, Müsned 3/415, Ebu Davud Tahâret 129.
Sünnet i¸leminin yeryüzünün bütün kültürlerinde görüldügü bilinmektedir. Bu da onun
Peygamberlerin tebliglerinde yer aldıgına i¸aret etmektedir. Çünkü Kur’ân’ın
açıklamasına göre bütün topluluklara Peygamber/uyarıcı gönderilmi¸tir. (Fatır 14, T.D.V.
I. Ans. 38/155)
5
el-Camiüs-Sagir 1/62, Avnül-Mabûd 14/185
a. Hatalı Yaklaım: Tırnak kesimi, vücut temizligi, sakal - bıyık düzeltilmesi ve me¸rû
ili¸ki ile bekaretin giderilmesi gibi yaratılı¸a müdahelenin istisnai örneklerinden birini
olu¸turan ve onlar gibi yükümlülük yönünden Sünnet olarak kabul edebilecegimiz hıtanı,
bazı ki¸iler, Nisâ sûresinin 119. âyetinden hareketle yaratılı¸ı degi¸tirme nitelikli ¸eytanî
bir i¸lem olarak görmektedirler. Genelde, ömür boyu binlerce defa yüz tra¸ı olunmasını
tabîi bulan ki¸ilerin olu¸turdugu kesimlerin bu kabullerini, hatalı bir yakla¸ım olarak
degerlendiriyoruz.
b. Yalıların Durumu: Kaynaklarımızda, Peygamberimizin ileri ya¸larda Müslüman olan
farklı milletlere mensup insanları Sünnetle/Hitanla yükümlü kılmadıgı ve bu sebeple
sünnet edilmeleri saglık sorunları olu¸turacak ya¸lıların Hitan’la yükümlü olmayacakları
görü¸lerine de yer verilmektedir. ((T.D.V. I. Ans. 38/158)
162 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

c- Sünnet olmanın zamanı
Bazı Islâm âlimleri, Peygamberimizin torunları Hasan ile Hüse-
yin’i, dogumlarının yedinci günde sünnet ettirdigi rivâyetine dayana-
rak çocugun dogumunun yedinci gününde sünnet ettirilmesini Pey-
gamberî sünnetin rûhuna uygun görmü¸lerdir.
6
Ancak âkıl-bâlig
oluncaya kadar ertelenmesinde dînî bir sakınca yoktur. Fakat bulûg
(ergenlik) çagına girildiginde sünnet ettirilmesi vâcibdir/yapılması
gereken görevdir. Bülûg çagını a¸an erteleme, ana-babayı günahkâr
kılar. Ancak sünnet dügünü yapma gerekliligi yoktur.
d- Salık ve cinsellik bakımından önemi
Cinsel organı kaplayan ve sünnet i¸lemi ile alınması gereken deri,
salgıladıgı yagla fena bir koku yayabilmekte, mikrob barınagı olabil-
digi için penis hastalıklarına sebep olabilmekte, mikrobların rahme
(vagina) intikaline de aracı olmaktadır.
Gülfe tabir olunan bu deri, ayrıca cinsel organın uç kısmında sür-
tü¸melere sebeb olmakta, bu da mastürbasyona yöneltmektedir. Ev-
lilik öncesi mastürbasyon alı¸kanlıgı, evlilik içi cinsel hayata olumuz
yönde tesir etmektedir. Sözü edilen sürtünme cinsel ili¸kide erken bo-
¸almaya da sebebiyet vermektedir. Erken bo¸alma ise, kadın tatmin-
sizliginin ana sebebidir.
Gülfe, erkekde erken bo¸almaya sebebiyet verirken, kadının cin-
sel hazzına da engel olmaktadır. Çünkü birle¸en organlar arasında et-
kile¸ime mânidir. Bu sebeble gülfeyi tabîi duyarlılıgı giderici, oldukça
kalın bir prezervatif olarak tanımlamak mümkündür. Buna bir de
bazı kadınlardaki klitorisi örten derinin olu¸turdugu engeli ilave
edersek olumsuzlugun boyutlarını algılayabiliriz.
Sünnet bütün bu sakıncaları giderdigi için, erkegi sünnetli e¸ler,
cinsel bakımdan daha bir uyum ve doyum saglayabilirler.

6
Beyhakî es-Sünenül-Kübrâ 8/324
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 163

B- Kız - Kadın Sünneti
Kız sünnetiyle ilgili Kur’anî bir hüküm olmadıgı gibi bu konuda
görev yükleyici sahih bir hadîs de yoktur. Ancak Peygamberimize
isnad edilen ¸artlı onay verici hadîsler ve tarihi süreç içinde bazı Müs-
lüman ülkelerde olsun yapıla gelen uygulamalar vardır. Bu sebeple
biz kız sünnetini batıda estirilen kültürel terör etkisiyle köktenci bir
yakla¸ımla ret etmeyi uygun bulmuyoruz. Ama önerilmeksizin onay-
lanı¸ında ki kadın cinselligine saygı yönünü olumlu buluyoruz.
a- Tarihî geçmii
Tarihî bulgulara göre çok eski dönemlerden beri farklı kültür-
lerde görülen ve günümüzde de ya¸atılmakta olan kız sünneti, Hz.
Peygamber döneminde Mekke’de ve özellikle Medine’de uygulan-
maktaydı. Mekke’de Ümm-ü Habibe
7
ve Medine’de Ümm-ü Atıyye
kız sünnetçiligi bilinen kadınlardı.
Peygamberimizin “Kadında ve erkekte sünnet olunan kısımlar biribir
lerine temas ettiinde güsül/boy abdesti olmak vâcibdir/gerekir.” anlamında
ki hadîslerinde erkek ve kadın üreme organları için sünnet edilen
organlar anlamına “el-Hitan” sözcügünü kullanması, Islâmî dönemde
de kız sünnetinin bilinip yapıldıgını belgelemektedir.
8

Genel bir uygulama mıydı yoksa bazı ailerin tercihi miydi bunu
kesinlikle bilmiyoruz. Ancak Müslüman olan erkeklere emredildigi
gibi kadınlara da emredilmeyi¸i, Hz. Peygamberin ve ileri gelen sahâ-
bîlerin çocuklarına uygulandıgına dair güvenilir rivayetlerin bulun-
mayı¸ı yer yer uygulandıgını göstermektedir. Bazı bilginler, sünnet
i¸lemini gerektiren fazlalıgın dogulu kadınlarda görülmesi sebebiyle
onlara özgü oldugu görü¸ündedirler.

7
Beyhakî ¸uâbül-Iman isimle eserinde ¸öyle rivayet ediyor:
Ümm-ü Habîbe Medîne’ye hicret eden Mekke’li muhâcir kadınlardandı.Kızları sünnet
ederdi. Hz.Peygamber, hicreti sonrasında onu ziyaret etiginde sordu:
- Yapmakta oldugun kız sünnetine devam etmek istiyor musun?
- Ya Resûlellah!Yoksa bu i¸lem haram kılındı da bize yasaklıyor musunuz?
- Hayır, hayır.Sünnet i¸lemi helâldir.
8
Buharî Güsül 28
164 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Uygulanı amacı
Bazı Arab kabilelerin, cinsiyetleri ve tecavüze ugrayabilecek cin-
sellikleri sebebiyle kız çocuklarını diri diri gömdükleri dü¸ünülürse
kız sünnetinin onların cinselliklerini geli¸tirme amacıyla yapıldıgı
gibi köreltme amacıyla yapıldıgı da söylenebilir.
9
Peygamberimiz
nisbet edilen hadîsler, her iki amaca da i¸aret etmektedir.
b- Kız sünnetinin mâhiyeti
Kız sünneti, kadınlıgın cinsel haz merkezi olan ve kadında er-
keklik organına tekabül eden klitoristeki (bızır) erkek sünnetinin ben-
zeri bir i¸lemi içermektedir. Bir diger anlatımla “klitorisi halka gibi
saran, örten; bazen bir ¸apka, külah gibi kapatan derinin giderilmesi
i¸lemidir.”
10

Dönemimizde oldugu gibi deginilen biçimde bilimsel olarak
açıklanamıyor idiyse de varlıgı ve cinsel haz merkezi oldugu bilindigi
içindir ki kız sünneti klitoris üzerinde yapılıyordu. Klitorisin kendi-
sine müdahalenin veya sökülüp atılmasının cinsel sakatlanmalara se-
bep olacagı, onu saran deri üzerinde yapılmasının da cinselligi do-
yumlu kılacagı biliniyordu. Bu sebeple geregince duyarlılık da
gösteriliyordu.
c- Dînî bakımdan önemi ve hükmü
Allah’ın Resûlü, kız sünneti ile alakalı kendisine nisbet edilen
sözlerinde, onun cinselligi geli¸tirici yönüne i¸aretle ¸öyle buyur-
mu¸tur:

9
I.Kesîr Tekvîr 8-9
10
“Klitoris büyüklügü kadından kadına çok önemli degi¸iklikler gösterebilir. Ba¸ ve gövde
toplam uzunlugu ortalama 3 santimetre olmakla beraber 7 santimetreye kadar varan
uzunlukta olabilir. Klitorisin ba¸ kısmının büyüklügü de oldukça degi¸kendir ve 3-8 mili-
metre arasında olabilir. Yakla¸ık 8000 sinir lifli bir yapıdır.” Klitoris’e ve a¸agıda deginilen
Klitoropeksi’ye ili¸kin bilgiler “doktorsitesi.com” ve benzeri bilimsel sitelerden özetlen-
mi¸tir.Ayrıca bak Tenasül Hayatımız. Fritz Kahn Ist.1971, s.29.
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 165

“Sünnet olmak erkekler için Peygamberlerin yolunu izlemektir. Kadın
lar için de bir degerdir..”
11

Peygamberimize aidiyetini red edici görü¸lerin aksine onun ta-
rafından söylenildigini kabul edebilecegimiz bu hadîs, sünneti kadın-
lar için yapılması gerekli bir i¸lem olarak sunmamaktadır. Degi¸ik
kültürleri harmanlayan Islâm öncesi toplumda uygulana gelen ve ge-
regince yapılması halinde sakıncasızlıgı bir tarafa cinselligi geli¸tirici
bu i¸lemi, yapılabilir bir güzellik olarak onaylamaktadır.
Böyle olmakla beraber, ¸âfiî Mezhebi ekolüne baglı bilginler, sün-
netin erkeklere oldugu gibi kadınlara da vâcib/gerekli oldugu görü-
¸ündedirler.
12
Islâm’ı degil, yalnızca dile getirenlerini baglayıcı olan
bu görü¸ sebebiyle olacak Mısır ve Sudan gibi ¸âfiî Mezhebi’nin
yaygın oldugu Islâm ülkelerinde kız sünneti revaç bulmaktadır. Onu
Islâm adına ögütlenmeksizin yalnızca yapılabilir örfî bir i¸lem olarak
degerlendiren Hanefî Mezhebi’nin izlendigi Türkiye gibi ülkelerde ise
kız sünnedi ilgi görmemi¸, eksiklik olarak da degerlendirilmemi¸tir.
d- Cinsel bakımdan önemi
Ana konumuz olan cinsellik açısından konunun önemi, kız sün-
netinin ögütlenmesindeki amacın cinsel hazları köreltmek degil geli¸-
tirme olmasıdır.
Çünkü erkek çocukların sünnet ettirilmesi ile ilgili te¸vik edici ha-
dîslerde amaç gösterilmemesine kar¸ılık, kız çocukların sünnet edil-
mesi ile ilgili hadîslerde veya hadîs oldugu ileri sürülen sözlerde
cinsel amaç açıkça belirtilmi¸tir.
Allah’ın Resûlü tarafından söylenildiginde görü¸ birligine varıla-
mamakla birlikte, bazılarınca söyledigi kabul edilen bir hadîste onun

11
Ebû Davûd Edeb 167; es-Sünenül-Kübrâ 8/325
Kız sünnetine ili¸kin rivayetler, tesbitimize göre Kütüb-i Sitte içinde yalnza bu kaynakta
yer almaktadır.
12
Avnül Mabûd ¸erh-ü S.Ebî Davud 14/185
166 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

kız sünnetçiligi ile bilinen Ümmü Atiyye isimli kadına ¸öyle emir
buyurdugu rivayet edilmektedir:
· | _ = - · c | . . · · ._ ´ , ·`· v . - | ¸ ·| ¸ « | ¸ - , ·
- Dokunmakla yetin. (Klitorise ve sinirlerine dokunma; onu örten
kısımda i¸lem yap.) Böylesi bir ilem kadına daha çok haz verici, kocasını
da daha ziyade mutlu edicicidir..
13

Görüldügü gibi amaç e¸lerin cinsel mutlugudur. Bu rivayetten,
batı dünyasında ve yerli medyalarda kadın cinselligini yok edici bir
vah¸et i¸lemi olarak sunulan kız sünnetinin, bilakis cinsel hazzı geli¸-
tirme amacıyla ögütlendigi anla¸ılmaktadır. Yapılmakta olan kız sün-
netleri cinsel hazzı köreltme amacıyla klitorisi söküp alma ¸eklinde;
Firavun sünneti biçiminde yapılıyorsa veya ilkel ¸artlarda ve yete-
neksiz ki¸ilerce yapıldıgı için böylesi olumsuz bir sonuca neden olu-
yorsa terk edilmelidir Çünkü kadın cinselligini olumsuz yönde etki-
lemek zulümdür ve her çe¸idiyle zulüm haramdır.
e- Kadınlarda sünnet benzeri operasyon
Her kadında yaratılı¸tan farklı boyutlarda olan Klitoris ve onu
çevreleyen derinin yapısı, bazı kadınlarda görüntü çirkinligi ve or-
gazm problemi olu¸turdugu için estetik plastik cerrahlara/jinekolog-
lara ba¸ vurulmaktadır.
[“Özellikle orgazm olamama ikayeti nedeniyle bavuran ka
dınlarda bazı doktorlar klitorisi dıarıdan saran derinin kısaltıl
ması yani “klitorisin soyulması” eklinde bir operasyon önermek
tedirler. Burada amaç klitorisin cinsel iliki esnasında penisle
direkt temasının salanmaya çalıılmasıdır. Bu tür ameliyatlar,
erkek sünnetinden farklı deildir.”]

13
Ebû Davûd Edeb Bab-u Ma Câe Fil-Hitan (Avnül-Mabûd 14/184)
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 167

Uzmanlarınca bazı kız çocuklarında gerekli görülerek yapılacak
kız sünnetinin faydalı oldugunu, benzeri i¸lemlerin Klitoropeksi
adıyla, modern tıbbın uygulamaları arasına girmesi de dogrula-
maktadır:
Klitoropeksi: klitorisin üzerindeki derinin klitorisi gizlemesi
nedeniyle uyarılamamaya baglı orgazm problemi olan kadınlarda da
bu deri ameliyatla alınmakta, klitoris ortaya çıkarılmakta ve kadının
sorunu ortadan kalkmaktadır.
14

Deerlendirme
a- Mutedil bir iklime sâhip olan Medîne’de kız çocuklarının bazı-
larına olsun Allah’ın Resûlü’nün bilgisi altında sünnet edilmi¸ olması,
b- Allah’ın Resûlü’nün örf çizgisinde cinsel tatmin amacını tasrih
ederek, kız çocuklarının sünnet edilmesini ögütler ifade kullanması,
c- Her türlü görsel nitelikli cinsel uyarılara muhâtap olmalarına
ragmen, asrımızda lâik ülke kadınlarında bile cinsel tatminsizlik ora-
nının yüksek olması.
Bütün bunlar, konu üzerinde yeniden dü¸ünülmesi ve ara¸tır-
malar yapılmasını gerekli kılmaktadır. Kaldı ki bazı klitoristlerde ki
cinsel doyumu engelleyen fazlalıgın mevcûdiyeti bilinmekte, sünnet
i¸leminin zarûreti kabul olunmakta, bunun için de estetik plastik
cerrahlara/jinekologlara ba¸ vurulmaktadır.

14
A¸agıdaki açıklama “doktorsitesi.com” dan alınmı¸tır:
Hepimizin bildigi gibi cinsel uyarılmada Klitoris ve G - Noktası anahtar rolü üstlen-
mektedir. Klitoris erkekteki penis ba¸ının e¸degeridir ve EROJEN dedigimiz cinsel uya-
rılma esnasında kanlanması artarak hacim olarak büyüyen bir yapıdır. Bazen klitoris
üzerindeki deri katlantısı fazla olabilmekte ve bu klitorisin büyük görünmesinin ve ¸ekil
bozuklugu yaratmasının yanında klitorisin uyarılmasını ve orgazmı da engelleyebilmek-
tedir. Bu tarz problem ya¸ayan bayanlarda klitoris üzerindeki bu deri katlantısını estetik
cerrahi yöntemlerle çıkartabiliyor ve böylelikle klitorisi ufaltarak hem estetik görünümü
düzeltiyor hem de daha fazla uyarılmasını saglayabiliyoruz. Bu yapılan i¸leme
CLITOROPEXY denmektedir ve hem cinsel uyarılma bozuklugu olan bayanlarda hem de
estetik görünüm olarak problem olu¸turan vakalarda çok iyi sonuçlar elde edilebil-
mektedir..
168 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Evet, Mısır ve Suûd-i Arabistan gibi halkı Müslüman ülkelerdeki
uygulama, cinsellik amacı ı¸ıgında yeniden gözden geçirilmeli ve ge-
rekli mukayeseli incelemeler yapılmalı, olması gereken olumlu ¸ek-
line dönü¸türülmelidir.
Erkeklerin sünnet edilmesinin büyük faydaları ilmî olarak kanıt-
lanmı¸ olmasına ragmen, bu alanda gerekli giri¸imleri yapmamı¸,
yapamamı¸ olan ve bilimsel kanıtlardan çok, yerici ideolojik yakla-
¸ımları ön plana çıkaran gayr-ı müslim tıp adamlarının görü¸lerinin
bilimsel verilermi¸ gibi degerlendirilemeyecegini; Müslüman bilim
adamlarının konuya mutlaka ilgi duymaları gerektigini duyurmakta
fayda görüyoruz.
Cinsel mutluluk görevlerinden biri olan Kız Sünneti’ni, bir
rivâyetle baglayalım.
Ümmül-Muhâcir isimli mü’min hanım öyle anlatıyor:
Ben Rum diyarından esir edilen câriyeler arasındaydım.
Hz. Osman bize Müslümanlıı arzetti. Benden ve bir dier câriyeden
baka Müslüman olan olmadı. Hz. Osman bizim için öyle emir buyurdu:
Bunları götürüp sünnet ettirin ve yıkatın.
15

Konuyu noktalarken…
En youn haz bölgesi olup temel ilevi orgazmı salamak olan klitorisin
yaratılmı olması, kadının cinselliini zirvede yaamasının Rabbimizin
amacı olduunu göstermektedir.
Bu ilâhi amaç ortada iken kız sünneti, uygulanmakta olan ekliyle kadın
cinsellii aleyhine sonuçlar veriyorsa yapılması elbette zulümdür ve zulüm
olduu için de haramdır. Ancak onun -ilâhi irade çizgisinde- slâm kültür
havzasında 14 asırdır kadının cinsel mutluluunu salama amaçlı bir temele
oturtulmu olması, kadınlık adına onur vericidir.


15
Avnül-Mabûd 14/184..


Cinsel Mutluluk Görevleri 4
Bıyık - Sakal Bırakmak
“Hârûn da Mûsâ’ya öyle dedi: Ey Kardeim!
Saçımı sakalımı bırak..”
(Tâhâ 94)


Erkegin erkekçe, kadının da kadınca görünüm ve tavırlar içinde
olması, e¸ler arasında cinsel arzuları geli¸tiren ve tatmine ula¸tıran
sebeblerdendir.
1

Bunun içindir ki Islâm Dîni, erkege bıyık-sakal, kadına da saçla-
rını bırakmasını emir buyurmu¸tur.
Bıyık ve Sakalın Hükmü ve Önemi
a- Dînî hükmü
Allah’ın Resûlü, bıyık ve sakalı önceki peygamberler tarafından
teblig olunan bütün ¸erîatlerde yer almı¸ ve uygulanmı¸ bir görev
olarak ¸öylece açıklamı¸tır:
“Bıyıı kısaltmak ve sakal bırakmak da fıtrattan; bütün Peygamberlerin
uygulamalarındandır.”
-Allah ¸anını artırsın- o, mü’minlere bıyık ve sakal bırakmalarını
¸öylece emir buyurmu¸tur:

1
Bıyık-Sakal mevzûu ile ilgili hâdîsleri, fıkhî içtihadları, ileri sürülmü¸ görü¸ler ve
tenkidlerini ve bu mevzuda sorulagelmi¸ sualler ve cevaplarını bir arada okumak ve
aydınlanmak isteyenlere yeni adıyla “Benze¸melerden Korunarak Islâmî Kimligimizi
Korumak” isimli eserimizi tavsiye ederiz.
170 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

[“Bıyıı iyice kısaltınız, sakalı uzatınız. Böylece Yahûdilere benzemeyi
niz.”
“Putperest-materyalistlere aykırı davranınız. Bıyıı kısaltınız, sakalı
uzatınız.”]
2

“Rabbim bana sakalımı uzatmamı ve bıyıklarım kısaltmamı emretti.”
buyuran ve ömrü boyunca sakallı olan peygamberimiz, ümmetinin
bütün mükellef erkeklerine “Sakal bırakınız.” buyurmu¸tur. O’nun bu
emrini, sahâbîler ve çok büyük çogunlugu ile müctehid bilginler tat-
bik edilmesi gerekli bir emir olarak degerlendirmi¸ler ve tatbik et-
mi¸lerdir. Sakal kesmeyi ise yaratılı¸ düzenini degi¸tirme, gayr-ı müs-
limlere ve kadınlara benzeme ve Hz. Peygamber’in emirlerine aykı-
rılık olarak vasıflandırmı¸lardır.
Görülerine katılmadıımız bazı slâm bilgileri, sakal - bıyık
ikilisini Hz. Peygamber döneminin balayıcı nitelii olmayan örfü
olarak deerlendirmektedirler.
Kur’ân Hz. Harûn’u sakallı olarak tanıtırken
(Taha 94)
arkeolojik
bulgular ve Islâmî kaynaklar da Hz. Ibrahim, Hz. Îsa ve Hz. Muham-
med’i sakallı olarak tanıtmaktadır. Hz. Îsa’yı sakallı olarak tasvir eden
kilise ikonları da deginilen hakikati dogrulamaktadır. Bu bilgiler yanı
sıra, sakalı bütün Peygamberlerin ¸erîatlerinde yer alan uygulama
olarak açıklayan fıtrat hadîsi ı¸ıgında bütün Peygamberlerin sakallı
oldugunu söyleyebiliriz.
b- Kiisel ve sosyal önemi
Bıyık-sakal, mü’minleri tanı¸tıran, kayna¸tıran, toplumun fert
üzerindeki olumlu kontrol ve baskısına vesîle olan bir kılık-kıyafet
unsurudur.

2
Hadisler için bak. Müslim Tahâret 56, Tirmizî Edeb 14, I. Mace Tahâret 8, Buhârî K. Libas
Bab-u I’fail-lihâ, el-Camiü-Sagîr 1/1, Nebhanî Hüccetüllahi alel-Âlemîn 521, Fıkhî görü¸ler
için bak. el-Fıkhu alel-Mezahibil-Erba’a 2/45
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 171

Bıyık-sakal, özellikle devrimizde Islâmî kimligin olu¸masına katkı
sunan bir uygulamadır. Yabancı kültür emperyalizmine bir tür ba¸
kaldırıdır.
Bıyık - Sakalın Cinsellikle lgisi
Erkek olarak yaratılı¸ın yansıması olan bıyık-sakal, fizyolojik ola-
rak ergenligin belirtisi, erkekçe geli¸imin belgesidir.
3

Bunun içindirki butün kültürler gibi seküler batı kültüründe de
varlıgını korumaktadır.
Erkek vücûdunda cinsel hormonların geregince faâliyet göster-
digini belgeleyen bıyık-sakal, erkekçe mesajlar vermek için yaratılmı¸
bulunan ve de cinsel gücü artıran erkeklik degerlerinden biridir.
Bıyık-sakal aleyhine ¸artlandırıcı kültür erozyonuna ugramamı¸
ki¸ilerce, bıyık-sakalla cinsellik arasındaki ili¸ki, bilinen ve dile ge-
tirilen bir gerçektir.
Burada bıyıgın cinsel pratige yansıyan olumlu ve olumsuz yönü-
ne de i¸aret etmekte yarar vardır.
Bıyık-sakal veya sakaldan bagımsız olarak yalnızca bıyık bıraka-
cak mü’min, ¸ekle ve temizlige son derece önem vermek mecburiye-
tindedir.
4
Zira agıza sarkan bıyık, hele hele iyice de yıkanıp ili¸ki

3
Sakalsızken Sakallı Görünmek:
“Bu gün çenemizin çıkık yapısının tek bir i¸levi oldugu, çıkık sakallı çenenin erkeklere
özgü” kendini cevresine kabul ettirenbir cinsel i¸aret görevini yüklendigi kabul
edilmektedir.
Ilk bakı¸ta çogu her sabah uzun uzadıya yüzlerini matru¸ kılma sava¸ı veren çagda¸
erkeklerin bu güne dek tra¸ bıçagından öte bir deneye giri¸memi¸ olmaları garipsenebilir.
Ama ikinci bakı¸ta, bunun ardında yatan neden görülecektir. Ne korkaklık ne de insiyatif
yoksunlugudur. Burada söz konusu olan, yanlızca sakalsızken bile sakallı görünmek gibi
ikili bir dilegi yansıtır olmaktır. Tra¸ olmak yüzün alt yarısında her zaman erkekçe maviye
çalan bir gölge bırakır ki, bu bölge orada sakal bulundugunun kanıtıdır. Eger yep yeni bir
yöntemle yeti¸kin erkeklerin sakalı tümüyle ortadan kaldırılsaydı dolayısıyla o maviye
çalan gölge yok olsaydı bu yüzün sahibi aynadaki kadınsı görünümünden hiç de ho¸nut
kalmayacaktı sanırız.” (Bak. Desmond Morris Sevmek Dokunmaktır. Sander Yay., sh. 6)
4
Allah’ın Resûlü’nün hadîslerine göre sakalın uzunlugu, en boylu erkeklerde bile bir tutamı
a¸mayacak ¸ekilde ve genelde ki¸inin vücûd yapısı ile uyumlu olmalıdır. Bıyıgın ise üst
dudak derisi görülecek ¸ekilde kısa olması lâzımdır.
172 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

öncesinde güzelce kokulandırılmazsa, cinsel nefrete ortam hazırlaya-
bilir. Çünkü dudaklar, sevi¸menin ana unsurlarıdır.
Bunun içindir ki Allah’ın Resûlü
· · - ¸ , · · - , _· = ¸ - =`-| , , | ¸ -
Bıyıını kısaltmayan bizim ya¸ayı¸ımız üzerinde olanlardan deil
dir.”
5
buyurmu¸lardır. Söyledigi ileri sürülen bir hadîslerinde de ba-
kımı yapılmayan bıygın cinsellige ili¸kin sakıncasını da tarihî bir
gerçegi dile getirerek ¸öylece açıklamı¸lardır:
“Bıyıklarınızı (dudaklarınızı a¸mayacak ¸ekilde iyice) kısaltınız. Bir
kısım srail oulları bıyıklarını kısaltmadıkları için (bazılarının) kadınları
zinâ ettiler.”
6

Bir tesbit
Bu bölümüzü “Benze¸melerden Korunarak Islâmî Kimligimizi
Korumak” isimli kitabımızdan aldıgımız bir tesbitimizle bitirelim:
Sakal-bıyık özellikle kültür emperyalizminin egemen olduu dönem
lerde, bir ölçüde slâm kadınının örtüsü gibidir. Örtü, bilinçli olarak slâmî
îman ve hayatı sembolize eden Libasüt-Tekva üzerine giyildii zaman ahlâkî
amacına ulaabilecei gibi sakal-bıyık da amacına ancak Libasüt-Tekva ile
birletii zaman ulaabilir. Bu sebeple sakal ve bıyık bırakılmalı, ama slâmî
Kimlii temsil edebilir bir olgunlua ulamaya da çalıılmalıdır. Aksi takdir
de sevap-fayda yerine, günah-zarar devirilebilir.


5
Tirmizi Edeb 16
6
Hadîsler için bak. Tirmizi Edeb 16, el-Camius-Sagir 2/87, Levâmiül-Ukûl 3/562


Cinsel Mutluluk Görevleri 5
Dı Cinsel Etkilerden Korunmak


Cinsel hayatın evlilikte kar¸ılıklı tatmin/doyum çizgisi üzerinde
yürüyebilmesi için e¸lerin birbirlerine sevgi ve saygı duyması lâzım-
dır. Ayrıca cinsellik bakımından yalnızca birbirlerinden faydalanma
hakkına sâhip oldukları ¸uûrunda olmaları gerekir.
Bu duygu ve ¸uûrun/bilincin sürdürülebilmesi için de aile yuva-
sının, özellikle dı¸ cinsel etkilerden korunması gerekir.
Korunma ve koruma birinci derecede erkegin vazîfesidir. Çünkü
ailenin e¸itler arasında, “nafaka ile yükümlü öncelikli ki¸isi” oldugu
için ba¸ sorumlusu odur. Dı¸ ili¸kiler, onun tarafından düzenlene-
cektir. Islâm’ın ilkele¸tirdigi isti¸are/danı¸ma kuralı geregi kadının
görü¸leri alınacak ve saygı gösterilecek ise de sonuçta koca düzen-
lemesine öncelik tanınacaktır.
A¸agıda sunacagımız hadîs, kadının kocasının ¸ahsında evlilik
akdînin, özellikle cinsellik çevresinde yogunla¸an gereklerine itâat
görevini belirlemektedir.
Muaz b. Cebel, Allah’ın Resûlü’nün ¸öyle buyurdugunu anlatı-
yor:
“Allah’a îman eden kadının, kocasının istemedii kiiyi evine alma ve
kocasının evinde bir baka kiiye itâat etme yetkisi yoktur. Kocasının bilgisi
dıında sosyal ilkiler kurma, ayrıca kocasının yataından uzaklaıp onu
cinsel haklarından yoksun bırakma hakkı da yoktur..”
1


1
Hakim’den Hüsnül-Üsveti Bab 470 (Fî Tergibiz-Zevci Fil-Vefai..s. 554)
Benzer fakat sahîh hadîsler için bak. Tirmizî Reda’ 11, I. Mace Nikâh 3, et-Tac 2/313
174 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Ailenin cinsel mutlulugu için dı¸ cinsel etkilerden korunma ama-
cıyla yapılması gerekenlere bazı örnekler sunacagız. Pek tabîidir ki bu
örnekler çogaltılabilir.
Olumsuz ortamlar ve arkadalar
Erkek kendisini flörte ve sonuçta zinâya dü¸ürecek i¸ ortamla-
rından kaçınmalıdır. Haram eglencelere ve zinâya dü¸kün ki¸ileri
dost edinmekten sakınmalıdır.
Kocası tarafından Islâmî, aklî ve ilmî güzelliklere çagrılarak uya-
rılması gereken kadın da baba, karde¸ ve dayı gibi mahremi olanlar
dı¸ındaki erkeklerle görü¸melerini gereklilik ölçüsü ile sınırlamalıdır.
Gerekli olan görü¸melerini de topluma açık alanlarda veya üçüncü
¸ahısların tanık olabilecegi ortamlarda yapmalıdır.
2

Evli kadın özgür iradesiyle, Islâmî ölçülere uygun örtünme emri-
ni hafife alan, ili¸kileri zinâya varmasa bile erkeklerle içli dı¸lı olabi-
len kadınlarla da sürekli olarak görü¸memelidir. E¸i ile ili¸kilerini
veya cinsel fantazilerini konu edinerek duygusal sapmalara sebep
olabilek kadınlarla da kom¸uluk ili¸kilerini zarûret prensibine göre
ayarlamalıdır.
Ki¸isel görü¸melerle alâkalı dikkat edilecek diger hususları, “Ka-
dın-Erkek Beraberligi” bölümünde açıklamaya çalı¸acagız.
Açıklanan hususlar gözetilirse cinsel duyguların dı¸a açılması
büyük ölçüde engellenmi¸ olur.
Televizyon ve basın
Devrimizde canlı çevreler kadar ekili olan, hattâ daha da çok tesir
edebilen iki çevre vardır:
Bunlardan biri televizyon, digeri de yazı medyadır.

2
Yüce Peygamberimiz, kadınları zarûret sınırlarını a¸acak ¸ekilde özel mekânlarda
namahrem erkeklerle konu¸up sohbet etmekten sakındırmı¸tır. Müslüman kadın da bu
yasagı çignemekten kaçınmalıdır. Bak. Taberî Mümtehine 12, I. Kesîr Mümtehine 12
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 175

Eger televizyon varsa ve kullanılıyorsa, programlar özenle seçil-
melidir. Fizik yapıları kafada ve kalbde yer edecek oyuncuların rol
aldıgı, cinsel sahneleri içerici programlardan mutlaka sakınılmalıdır.
Televizyon programları gibi, okunacak gazete ve dergiler de titiz-
likle seçilmelidir. Islâmî, îman ve ahlâk degerleriyle çatı¸ıcı yazı ve
resimleri içeren basın ürünleri evlere sokulmamalıdır.
Televizyon ve basın üzerinde hassasiyet gösterilmedikçe ailenin
genelde Islâmî, özelde cinsel ahlâkını korumak pek güçtür. Çünkü
büyük sanatçılar olarak tanıtılan nice ünlü fâhi¸eler, homoseksüeller,
seviciler, ar damarları çatlamı¸ çift ¸ahsiyetli erkekler ve kadınlar,
televizyon ve basın yoluyla evlerimize, hattâ yatak odalarımıza kadar
girebilmektedirler.
Ekranın câzibesine, basım tekniginin güzelligine, sistemli ve sü-
rekli propagandaların etkileyici gücüne de sâhip kılınan bu seviyesiz
insanlar, bizimle dolaylı olarak konu¸makta, haram ya¸antılarını,
igrenç maceralarını bize örnek ve imrenilir hayat tarzları olarak
sunabilmektedirler. Elbette bu tipler; canlı olarak da, görünüm olarak
da evlere sokulamazlar
Özetlenen konularda duyarlı olmak görevimizdir. Çünkü haram-
lar gibi haramlara sebep olucu i¸ler ve ili¸kilerden kaçınılması da
Kur’ân’ın yükledigi temel görevlerimizdendir. Kaldı ki Kurân,
yaratılı¸ düzenini koruyabilen insan dogasının da çirkin buldugu ve
bulabilecegi i¸leri ve çevresel ili¸kileri Fevâhi¸ olarak nitelemektedir.
”..Fevahie yaklamayınız..” buyurarak da haram kılmaktadır.
3

Kurân çizgisinde Allah’ın Resûlü de, “Kötü dosttan sakın.” Buyur-
mu¸tur. Kadınla¸an erkeklere ve erkele¸en kadınlara “lânet” etmi¸tir.
Onların “evlere sokulmamasını” emretmi¸, hattâ onları “ehir dı
ına” sürmü¸tür.
4


3
Enâm 108, 151
4
Bak. K. Hafâ Hn. 854, Feyzul-Kadir 5/271, et-Tac 3/33
176 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

O, e¸leriyle sevi¸meleri ve cinsel birle¸melerini anlatanları da,
“erkek ve dii eytanlara” benzetmi¸tir.
5

Islâmın genel ahlâk ve cinsel düstûrlarından yararlanan Islâm bil-
ginleri de, namuslu kadınları ahlâkı dü¸ük kadınlarla görü¸türmenin
haram oldugu ictihâdında bulunmu¸lardır.
6

Islâmî ya¸ayı¸ını sürdürmek ve cinsel mutlulugunu saglayıp ko-
rumak isteyen ki¸i, açıklanan dı¸ cinsel etkilerden korunma görevini
titizlikle üstlenmek mecbûriyetindedir. Bu görevin îfasının, bagımsız
bir bölümde inceleyecegimiz cinsel kıskançlıkla ilgisi olduguna ¸im-
diden i¸aret edelim.


5
Ebû Davûd Nikâh 49
6
I. Abidin 6/371, Islam’da Helâller ve Haramlar 2/425


Cinsel Mutluluk Görevleri 6
Cinsel Hayatın Mahremiyeti ve Sırlarını Korumak


Cinsel hayatı tatmine erdirecek sebeblerden biri de, cinsel hayatın
mahremiyeti ve sırlarını korumaktır.
Mahremiyeti Korumak
a- Cinsel hayatın mahremiyetini koruyabilmek için, öncelikle ¸er’î
bir mesken edinilmelidir. Diger bütün insanlar da Rabbimizin anlamı
sunulacak Kur’ânî emri geregi
(Nûr 27)
bu meskenin mahremiyetine
saygı duymalı, dokunulmazlıgını çignememelidir:
“Ey Mü’minler! Kendi evlerinizden baka evlere, sahiplerinden
izin almadan ve onlara selâm vermeden girmeyin. Düünürseniz
böylesi bir görgü kuralını uygulamanın sizin için hayırlı olduunu
anlarsınız.”
er’î mesken nedir?
¸er’î mesken, kocanın karısı için hazırlaması vâcib görevi olan
konuttur.
Zengin koca için ¸er’î mesken müstakil/bagımsız bir evdir. Orta
halli koca için ise en az bir odalı olup, mutfagı ve tuvaleti-banyosu
bagımsız bir dâiredir.
1

Yaratılı¸ındaki utanma duygusunu koruyarak yozla¸mamı¸ ve
özellikle Islâm terbiyesi almı¸ olan erkek ve kadın, hayalıdır/utanma

1
H. I. ve I. F. Kamûsu 2/450. 147
178 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

duygusuna sahiptir. Ana-baba gibi yakın akraba ile de olsa bagım-
sızlıgı olmayan iç içeli meskenlerde, bir arada ya¸anılması halinde
gerektigi zaman ve arzu edildigi biçimde davranılamaması ve cinsel
ya¸amlarının bilinecegi endi¸esi, erkegi de kadını da bunalıma dü¸ü-
rebilir.
Yıkanma ve örtünme gibi dînî ölçülerin ihlâline de sebebiyet
verebilecek böyle bir ortamdan korunulması ve tarifi yapılan ¸er’î bir
mesken edinilmesi gereklidir.
Bu sebeble bütün imkânlar kullanılmalı; müstakil bir evde veya
dâirede ya da bagımsızca bir yerde oturulmalıdır ki cinsel hayat orta-
mını bulmu¸ olsun.
Cinselligi de içine alan mutluluk ortamı ¸er’î meskende olu¸abi-
lecegi içindir ki, kadın ancak ¸er’î meskenin hazırlanmasından sonra
kadınlık görevleri ile mükellef tutulabilir.
2

Sırları Korumak
b- Cinsel hayatın sırları da korunmalıdır. Bir digr anlatımla cinsel
davranı¸ların açıga vurulamayacagına dâir e¸ler birbirlerine güven
vermelidir. Yüce Peygamberimiz, “Cinsel iliki halindeki davranılar,
elere bırakılmı bir emanettir. Açıklanması en büyük hıyanettir.” buyur-
mu¸lardır.
3
Bu hıyaneti i¸leyen e¸leri, erkek ve di¸i ¸eytanlara benzet-
mi¸lerdir.
E¸lerin her biri cinsel hayatın sırlarını korumakla vazifeli olmakla
beraber, erkek daha duyarlı davranarak e¸ine güvence vermelidir.
Çünkü cinsel davranı¸ların açıga vurulacagı endi¸esi ve korkusu,
kadınların cinsel davranı¸larını kısıtlamakta, tatmine erememek bir
tarafa, daha da donukla¸malarına sebep olmaktadır. Yaradılı¸la-
rındaki utanma duygusunu yitirmemi¸ kadınlardaki bu duygu ince-
ligi sebebiyledir ki Allah’ın Resûlü ¸öyle buyurmu¸tur:

2
Hukûk-ı Aile Kararnamesi Madde 71.
3
Müslim Nikâh 2, Hn. 1436.
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 179

. · ¸ - | ` ¸ = · - -· , « |· ; , , - | ¸ · - =· = · - ¸· ·|· ¸`- ¸| _ | · _ = «` , · | ¸ - - ·
· · ¸ = `¸`= · , , · - , | · _ = «` · ¸
Kıyâmet Günü Allah katında insanların en erlilerinden biri de, kendisi
karısıyla, karısı da kendisiyle seviip ilikide bulunduktan sonra, karısının
sırrını (cinsel davranı¸ özelliklerini) açıa vuran adamdır.”
4



4
Müslim Hn. 1437


Cinsel Mutluluk Görevleri 7
Vücûdu ve Dileri Temiz Tutmak


E¸ler arasında ili¸kilerin cinsel huzûra/doyuma erdirici olabilmesi
için, içten ve arzu duyularak yapılması lâzımdır.
Cinsel ili¸kiler arasında geçecek süre, bu arzuyu dogurursa da,
yeterli degildir. E¸lerin cinsel câzibelerini olu¸turucu ve geli¸tirici ol-
maları gerekir. Bunun esası ise vücût ve di¸ temizligidir. Çünkü te-
mizlik olmaksızın cinsel çekicilige sahip olmak mümkün degildir.
Islâm Dîni temizlige son derece önem vermekte ve bize mükem-
mel bir ortam hazırlamaktadır.
Temizligin dînimizdeki önemini Allah’ın Resûlü’nün ¸u hadîsi ile
dile getirebiliriz:
· · = . - ·· = ·|· _ · - ;: = v· _ · , _ |· - · =· . · · ,` · - = · =· · - ¸ ´ , ·, «
¸`- = , ¸ | ¸ ¸ ., = · ¸ · v · - · ¬ |·
“Gücünüz yettiince temiz olmaya çalıınız. Allah, slâm Dîni’ni temiz
lik üzerine kurmutur. Cennet’e de ancak tertemiz olanlar girecektir.”
1

Islâm Dîni’nin ögütledigi temizlik; ev, i¸yeri, yol ve gıda temizli-
gini içine aldıgı gibi, elbise ve vücût temizligini de içine almaktadır.
Cinsellikle dogrudan irtibatlı oldugu için biz bu bölümde vücût
temizligi üzerinde duracagız.

1
el-Camiüs-Sagir 1/33.
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 181

Genel Vücût Temizlii ve Cinsellikle lgisi
Ön ve arka organları ile koltuk altları pis kokular ne¸reden vücût-
ların, arzuyla birle¸emeyecekleri, ¸ehvet galeyanı halinde birle¸seler
bile, sonradan tiksinti duyacakları ¸üphesizdir.
Bazı Islâm hukûkçuları tarafından kadın cinsel organından sürek-
li koku gelmesinin evliligin sona erdirilmesinde, hukûkî bir sebeb ola-
rak degerlendirilebilmesi, cinsel organ saglıgı ve temizliginin önemini
belgelemektedir.
2

Bu sebeble cinsel hayatta tatmini ve ahengi amaçlayan e¸lerin,
vücûdun anılan bölgelerini tertemiz tutmaları gerekir.
Bu tür temizlik için cinsel amaçla özel bir çaba göstermeye gerek
yoktur. Islâm Dîni’nin görevle¸tirdigi ve ögütledigi temizlik görevle-
rini üstlenmek yeterlidir.
Bu görevleri ¸öylece özetleyebiliriz.
a) Küçük ve büyük abdestten sonra mutlaka su ile temizlik yapmak
Hz. Peygamber su ile tahâret alırdı/temizlik yapardı ve bunu da
ögütlerdi. Bunun içindir ki Hz. Ai¸e validemiz kadınlara ¸öyle ögüt
verirdi:
- Utandıım için kendilerini uyaramadıım kocalarınıza da söyleyin:
Su ile taharetlensinler.
Hz. Peygamber tarafından i¸aret olundugu üzere su ile temizlen-
menin dînimizde husûsi bir yeri vardır. A¸agıda sunacagımız hadîs
de bunu göstermektedir.
Hz. Enes (r.a) anlatıyor.
Medîne asıllı mü’minler olan Ensar’a övgü için Rabbimiz tarafın-
dan Tevbe Sûresi’nin 108. âyeti indirilince, takdirlerini ifade buyur-
mak için Allah’ın Resûlü onlara sordu:

2
“Evliligi Sona Erdirici Cinsel Kusurlar, Hastalıklar ve Digerleri” bölümüne bakınız.
182 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

- Ey Ensar topluluu! Allah, “.. Orada tertemiz olmayı seven
mü’minler vardır. Allah temizlik husûsunda titizlik gösterenleri
sever.” buyurarak, temizliinizden ötürü sizi övdü. Nasıl temizlik yapıyor
sunuz?
Onlar da ¸u cevabı verdiler:
- Ya Resûlallah! Biz su ile tahâretleniriz. Cünüblük sebebiyle yıkanır,
namaz kılmak için de abdest alırız.
Allah’ın Resûlü aldıgı bu cevap üzerine ¸öyle buyurdu:
- Temizlik böyle yapılmalıdır. Aman bu ekilde temizlie devam edi
niz.”
3

Önleyici tedbirler alınsa bile su ile temizlenmedikçe vücûdun
mikrop barınagı ve bir ölçüde pis koku kaynagı olacagı ¸üphesizdir.
Bu sebeble su ile temizlik yapılmadıkça vücûtların ideal bir cinsel
birle¸ime hazır olamayacagı açıktır.
b- Cinsel iliki sebebiyle daha önce yıkanılamıyorsa, Peygam
berimiz Hz. Muhammed’in (sav) emri gereince mutlaka haftada
bir defa batan aaı yıkanmak.
c- Peygamberimiz tarafından yasaklandıı için, kırk günü aan
erteleme haram olacaından, bu süreyi geçirmemek artıyla uygun
aralıklarla tırnak kesmek, koltuk altı ve etek bölgeleri kıllarını
gidermek.
4

d- Allah’ın Resûlü “Saçı olan ki¸i (temizleyerek ve tarayarak)
bakımını iyi yapsın.” buyurduundan, saçları temiz ve bakımlı
tutmak.
5


3
I. Mace Tahâre 28 (Hn. 354) M. Mesâbîh Hn. 369. Benzeri bir hadîs için bak. Tirmizî
Tefsîril-Kurân Hn. 3099.
4
I. Mâce Tahâre 8 (Hn. 295)
Peygamberimiz’in emirlerine aykırılık ve gayr-ı müslim kadınlara benzemek olacagından
özellikle kadınlarımızda görülen tırnak uzatma yasagından korunmaya çalı¸malıyız.
5
Ebû Davûd Tereccül Babün Fî Islâhı¸-Sa’ri
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 183

Öneminden ötürü özel bir ba¸lık altında inceleyecegimiz di¸
temizligi ile beraber vücût temizliginin cinsel bakımından önemi
büyük oldugu için, Allah’ın Resûlü askerî seferlerinden dönü¸ünde
Medîne dı¸ında sahâbîlerine ¸öylece tâlimat verirdi:
| - ,, -` « |· = ¬ · . · ¸ - · - =|· = = · « · _ ´ | ·· = - ¸ · : , | ·,·`- = · _ · - ·, · , -
“Evlerinize gitmek üzere gece baskını yaparcasına acele etmeyiniz.
Saçları daınık olan kadının taranması, kocası seferde olduu için temizliini
yapmamı kadın da (koltuk altı ve) etek temizliini yapması için onlara bir
süre tanıyınız.”
6

Di Temizlii ve Cinsellikle lgisi
Islâm Dîni’nde di¸ temizligine özel bir önem verilmi¸tir.
Allah’ın Resûlü’nün (sav) di¸ temizligi ile ilgili hadîsleri gerçek-
ten pek çoktur.
O, di¸ temizliginin Allah’ın rızasına erdirici oldugunu bildirmi¸,
yemeklerden sonra di¸lerini temizleyenleri “güzel kullar”olarak vasıf-
lamı¸, sararmı¸ di¸lerle huzûruna çıkan sahâbîlerini de kınamı¸dır. Ilk
mü’minleri daima ¸öylece de te¸vik buyurmu¸tur:
“Eer ümmetime; (bana inananlara) aır gelecei endiesini taıma
saydım öütlemekle yetinmez her namaz için (abdest alırken) mutlaka
(misvak kullanarak) dilerini temizlemelerini emrederdim.”
7

Di temizliinin cinsel önemi
Di¸ temizlemenin genel vücût saglıgı bakımından önemi büyük
oldugu gibi, cinsel tatmin bakımından da büyüktür:
8


6
Buhârî Nikâh 121 (6/161) M. Mesâbih Hn. 3088
7
Buharî Cuma 8, M. Zevâîd 1/220
8
Hiç ¸üphesiz önemli olan dı¸ temizligidir.
Allah’ın Resûlü’nün döneminde di¸ temizligi misvakla yapıldıgından di¸ temizligi ile ilgili
hadîslerde daima misvak geçmektedir.
“Misvak”: Bir nevi fırçadır. Agaç köklerinden istifade edilir. Di¸ etinin masajı mevzûunda
en idealdir. Fırçadan ¸u hususlar dolayısıyla tercih edilir: Fırçanın telleri kıl veya
184 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Sevi¸meyi ba¸latıcı ve hazzını geli¸tirici en mühim organ agızdır;
dil ve dudaklardır.
Di¸ saglıgına önem verilmedigi için kokacak bir agzın veya yı-
kanıp misvaklanmadıgı-fırçalanmadıgı için di¸leri arasında yemek
kırıntıları bulunan bir agızın sevi¸meyi olumsuz yönde etkileyecegi,
ili¸kinin ¸iiriyetini giderecegi, üstelik nefretimsi duygular olu¸tura-
bilecegi açıktır.
Di¸ saglıgı ve temizliginden yoksun e¸lerin uyumsuz bir çift olu¸-
turacaklarına ¸üphe etmiyoruz.
9

Allah’ın Resûlü’nün (sav) di¸ saglıgı ve temizligine önem vermesi
ve verdirmesinin mühim bir sebebi de, hiç ¸üphesiz di¸ temizligi ile
sosyal ili¸kiler ve cinsellik arasındaki ili¸kiyi bilmesidir.
-Salât ve selâm üzerine olsun- O’nun abdestlerinin yanı sıra
nerede ve ne zaman misvak kullandıgına dâir yapacagımız basit bir
inceleme, bizi degindigimiz gerçege ula¸tıracaktır.

naylondur, kopup yutulması az da olsa mahzurludur. (Apandisit yapabilir.) Misvakın
telleri nesc-i nebatîdir/bitkiseldir, yutulmasında öbürü kadar mahzur yoktur. Sonra elyafı
da gürdür ve daima ucundan eksildikçe altndan yenisi çıkarılarak tazelenir. Hattâ
kendisinde az da olsa antiseptik bir üsare de vardır ki agızdaki mikropların hastalık
yapmasına mâni olabilir. Misvak’ın en iyisi “Hicaz”da bulunan “Arak” denilen bir agacın
kökünden elde edilir. ¸âyet Arak agacından misvak bulunmazsa, dut ve zeytin kökü
dallarından istifade edilir..”
Dr. Be¸ir Akınal’ın kaleminden aktardıgımız özellikleri sebebiyle, hem de ekonomik bir
yatırımı ve pazarlamayı gerektirmemesi nedeniyle misvak bizim de tercihimizdir. Üstelik
ta¸ınabilme kolaylıgı da vardır. Bütçeyi de zorlamaz. Avrupa’da 18. yüzyıllarda di¸ fırçası
kullanılmaya ba¸lanmasına kar¸ın Islâm dünyasında bin dört yüz küsur yıldır
kullanılması, dînî ögüt/emir olması yanı sıra, edinme, ta¸ınma ve kullanma kolaylıgı
sebebiyle olsa gerektir.
9
Tarihî dönen Islâm hukûkçularının bir bölümünü olu¸turan Hanbelî mezhebi bilginlerine
göre fena agız kokusu, e¸lere evliligi sona erdirme dâvası açma hakkını veren
sebeplerdendir. Bak. H. I. ve I. F. Kamusu 2/358.
Yaptıgı zinâ sebebiyle bunalıma giren bir hanım okuyucum bana ¸unları söyledi:
Uyarılarıma ragmen di¸ temizligine önem vermedigi için agzı kokan kocamdan nefret
ettigimden muhitimizdeki temiz ve giyim-ku¸amlı bir ki¸i ile hâlâ sürdürdügüm zinâ
ili¸kisine ba¸ladım.
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 185

Allah’ın Resûlü’nün her bir e¸inin yanına girdiginde cinsel ili¸ki
kurmaksızın da ilgi gösterdigini hatırlatarak ¸u hadîsleri sunalım:
.· · · =· ,,` = _ =· , .|· , ` ¸,`= , ¸ , ·|· ¸ - ;· | · .
“Allah’ın Resûlü gece kalktıgı zaman misvakla agzını; di¸lerini
ovar, temizlerdi.”
10

Saygı deger e¸i, sevgili annemiz Hz. Ai¸e, yöneltilen bir sual üze-
rine ¸öyle buyurdu:
- Evine girdigi zaman Allah’ın Resûlü ilk önce misvak kullanır-
dı.
11

Yine Hz. Âi¸e anlatıyor:
Allah’ın Resûlü di¸lerini misvaklar, sonra da yıkamam için bana
verirdi. Ben de misvaklanır, sonra da yıkayıp O’na verirdim.
12

Bu hadîslerdeki cinselligi içerici nükteyi sezemeyeceklere,
Allah’ın Resûlü’nün görücülük için gönderdigi Ümmü Süleym’e ¸öy-
lece uyarıda bulundugunu hatırlatmamız, yol açıcı olacaktır sanırız.
Ya Ümme Süleym! Kadının vücûdunu kokla, ayaklarını incele.
13

Inci gibi bembeyaz di¸leri olan ve agız kokularını hiç mi hiç sev-
meyen Allah’ın Resûlü’nden konumuzla ilgili buldugumuz bir de-
gerlendirmesini daha sunmak istiyoruz.
E¸lerinden Hz. Hafsa’nın kendisine gelen baldan, diger e¸lerine
ugradıgı gibi kendisine de ugradıgı zaman Allah’ın Resûlü’ne ¸erbet
yapıp içirmesi, Hz. Âi¸e’nin kıskançlıgını mûcib olmu¸tur. Onun kıs-
kançlıgı ve latîfeyi içeren organizesi ile Hz. Âi¸e, Hz. Sevde ve Hz.
Safiye Allah’ın Resûlü’ne baldan ötürü agzının koktugunu söylemi¸-

10
Buharî Teheccüd 9, Nesâî Tahâret 1
11
Müslim Tahâret 43, I. Mâce Tahâreti 7 (Hn. 290)
12
M. Mesâbih Hn. 384
13
Müsned Hn. 13170; Beyhakî es-Sünenül-Kübra Hn. 12502
186 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

ler, bunun üzerine Allah’ın Resûlü de bal yememeye yemin etmi¸-
lerdir.
14

Tahrîm Sûresi’nin ilk âyetinin ini¸ sebeblerinden biri olarak açık-
lanan bu olayda konumuz açısından önemli olanın, e¸lerinin agzının
koktugunu söylemeleri üzerine Allah’ın Resûlü’nün hassasiyet gös-
tererek o türden bal yememeye yemin etmi¸ olmasıdır. Allah’ın Resû-
lü daha sonra bu yemininden dönü¸ yaparak, keffâretini ödemi¸tir.
Böylesine ince ruhlu bir e¸ olan Hz. Muhammed’in (sav) misvak-
lanma ile ilgili emirleri ve uygulamalarındaki cinsel nitelikli incelikle-
ri görememek veya görmemezlikten gelmek her halde mazûr görüle-
mez.
Sigara
“Vücûdu ve Di¸leri Temiz Tutmak” bölümünü bitirirken, vücût
ve di¸ temizligini olumsuz yönde etkileyen sigaraya deginmekte fay-
da görüyoruz.
Dogal çevreyi kirletici ve saglık yönünden zarar verici bir ibtila ve
israf oldugu için sigara, rûhî geli¸imi de engelleyici bir maddedir. Si-
gara, asrımız Islâm âlimlerinin çogunlugunun, katıldıgımız görü¸le-
rine göre, ictihadî bir haramdır.
Sigaranın kaçınılmasını gerektiren bir diger sakıncası da cinselligi
olumsuz yönde etkilemesidir. Zira fena kokusu bütün vücûda ve
agıza sinen ve de di¸leri sarartan sigaranın, sigara içmeyen e¸in sıhha-
tini ve cinsel mutlulugunu etkileyecegi açık bir gerçektir. Bu sebeble
zulüm vasfını ta¸ıyan sigaranın bırakılması Islâmî bir görevdir.


14
Hak Dîni Kur’ân Dili 7/5085. Ayrıca bk. el-Lü’lüü vel-Mercan Hn. 940


Cinsel Mutluluk Görevleri 8
Süslenmek ve Kokulanmak
“Zinâya yaklamayınız..”
(Isra 32)



Süslenmek
Yüce Allah, A’raf Sûresi’nin yirmi altıncı âyetinde bizlere örtün-
memiz ve güzelle¸memiz için giyinme duygusunu verdigini, bu
amaçla giysi yapılacak maddeler ihsan ettigini açıklıyor.
Bu açıklama, Rabbimizin iradesini de içerdiginden, her mü’min
örtünmek ve güzelle¸mek için giyinmekle mükellefdir.
Kur’ân çizgisinde Peygamberimiz de ¸öyle buyuruyor:
“Elbisenizi yıkayınız. Saçlarınızı düzeltiniz. Dilerinizi misvaklayınız.
Tertemiz olmaya ve güzellemeye çalıınız. Zira tarihi dönemlerde srail
oullarının bazıları böyle yapmadıı için kadınlarından bir kısmı zinâya
dütüler.”
1

Giyim güzelliginin insanlar üzerinde olumlu bir tesir vücûda
getirdigi bir gerçektir. Giyimin cinsellikle yakından ilgisi oldugu bir
hakîkatdır. Asırlardır süregelen cinselligi içerici giysi modaları, bu
olguyu dogrulamaktadır.
Giysi ile cinsellik arasındaki baglantıyı Islâm da kabul etmekte-
dir. Bu kabulden ötürüdür ki mü’min kadınların -örtülü olsa da-

1
el-Camiüs-Sagîr 1/48
188 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

¸effaf ve dar giysilerle yabancı erkekler arasına çıkmaları Kur’ân ve
Sünnet diliyle haram kılınmı¸tır.
E¸ler arasında örtünme amaç olamayacagına göre, güzelligin ve
cinselligin amaç alınmasında zarûret vardır. Burada e¸lerin her ikisi
görevli ise de, asıl görevli kadındır. Bunun sebebi yaradılı¸larıdır. Di-
ger bir sebebi de kadınların diledikleri gibi süslenme ile ruhsatlanmı¸
olmalarıdır. Çünkü Islâm Dîni giysi ve takı güzelliginin iki ana
unsuru olan tabîi ipek ve altını erkeklere haram, kadınlara ise helâl
kılmı¸tır. Ayrıca Islâm bilginlerinin büyük çogunluguna göre kadınla-
rın süs takıları temel ihtiyaçlardan biri olarak degerlendirilmi¸, zekâta
tabi görülmemi¸tir.
Giyim ve giysi konusu ileride “Örtünme” bölümünde i¸lenecek-
tir.
Müslüman kadınlar; baba, karde¸ ve dayı gibi mahrem olmayan
erkeklere kar¸ı tabîi ve sun’î/yapay güzeliklerini te¸hir edemeyecekle-
rine göre, ipek giysileri ve altın takıları elbette birinci derecede koca-
larına kar¸ı giyinip takınacaklardır. Kaldı ki kocaları için giyinip
takınarak süslenmeleri vâcib görevleridir.
Islâm bilginleri, Islâm’ın cinsellige ili¸kin kuralları ı¸ıgında kadı-
nın evlilik akdînin gerektirdigi kadınsı görevlerini ¸öylece belirlemek-
tedir:
“Kocasının yokluunda bir bakası için süslenmemek ve zinâ türü
ilikiye girmemek, kocasının yanında iken ho kokulu olmak, azı tertemiz ve
ho kokulu tutmak, onun için süslenmek, arzulandıı zaman ilikiye girmek
kadının vâcib görevleridir.”
2


2
Zehebî Kitabül-Kebair sh. 190.
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 189

Koca için süslenilmesi öylesine bir görevdir ki, kocanın uyarısına
ragmen kocası için süslenmemekte ısrar kadın, kocası tarafından
yerilebilir, ruhsal yönden kısmen baskı altına alınabilir.
3

Aslında kadını süslenmesi için yönlendirmeye gerek yoktur. Ne-
rede, ne zaman ve kime kar¸ı süslenmesi gerektigini ögretmeye ihti-
yaç vardır. Çünkü hiçbir kadın yaratılı¸ındaki süslenme arzusunu
baskı altına alamaz. Ne var ki bu ihtiyacını mahremleri yanında ve
kocasına kar¸ı süslenerek gideremeyen kadın, kocasının dı¸ındaki
erkekler için süslenerek gidermek geregini duyar.
Bunun içindir ki, mesleginin kadınları kocaları için süslemek ol-
dugunu söyleyen ve meslegine devam edip edemeyecegini soran ka-
dına Sevgili Peygamberimiz, “Onları kocaları için süsle.” cevabını ver-
mi¸tir.
-Salât ve selâm üzerine olsun- Allah’ın Resûlü, kadının süslenme-
sini degil, kocası dı¸ındakiler için süslenmesini çirkin bulur ve ¸öyle
buyururdu:
¸ · - · ¸|· · - | _,` · v - -· , « |· ; , , ¸ - « ·| ¸ · « · · , · · · ¸ , - _ · - ·,` ¸|· _ · - ·
“Kocasının dıındakiler için süslenen kadın, Kıyâmet Günü’nde nûru
olmayan bir karanlık gibi olacaktır.”
4

Kadının kocası için giysi ve takı ile süslenmesine hiçbir sınır
olmadıgı gibi, makyaj yaparak süslenmesine de bir sınır yoktur.
Sürüldügü yerde belirginle¸en renkli kokuların kadınlar için helâl
kılınması, makyajın yapılabilirliginin dînî delilidir.
5


3
Koca, temizlik döneminde karısına cinsel ili¸ki içir ısrar gösterebildigi gibi, süslenmesi için
de gösterebilir. Bak. M. Zihnî Nimet-i Islâm Münâkehat ve Müfârekat Hukûkuz-Zevceyn
4
Tirmizî. Redâ 13 (Hn. 1167)
5
Makyajda kullanılan maddelerin bile¸iminde domuz yagı bulunmamalı ve bu maddeler
gusül abdesti alınırken, suyun deriye temasına engel te¸kil etmemelidir.
190 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Güzelle¸mek ve cinsel câzibeyi artırmak yolunda kadın için ge-
tirilmi¸ bulunan yasaklar, yalnızca yaratılı¸ düzenini degi¸tirme vas-
fında olan yasaklardır.
Bu yasaklar; düzeltme amacını a¸ar ¸ekilde ka¸ almak, di¸ incelt-
mek, dövme yaptırmak, peruk takmak, tırnak uzatmak, gerektirici bir
sebep olmaksızın burun, gögüs ve kalça gibi organlara estetik ame-
liyatlar yaptırmak, tıbbî bir zarûret olmaksızın saçları dipten bütü-
nüyle kestirmektir.
A¸agıda sunacagımız lâneti; Allah’ın rahmetinden yoksun kalın-
ması dilegini ihtiva eden hadîsler, bu i¸lemlerin haram oldugunu
açıklamaktadır:
=· ¸ - | « = , · .`« |· ¸ =· « =· , |· · ·`« |· ¸ =· = -· ·|· ¸ =· ` « . =· =
· « ·`« |· ¸ ¸ · - =· ¸ , -` « |· ¸ .`¬ · | =· ¬ =· ..
[“Allah’ın yarattıını deitirerek dövme yapanlara ve yaptıranlara, ka
alanlara ve aldıranlara, güzellemek için dilerini birbirinden ayıran ve
inceltenlere Allah lânet etsin.”
“Saçı saça ilâve edene ve ettirene, dövme yapana ve yaptırana da Allah
lâ’net etsin; rahmetinden uzaklatırsın.”]
6

Koca için yapılabilirligini açıklamaya çalı¸tıgımız süslenme, ba-
gımsız bir evde oturan ve mahrem erkeklerle irtibatı bulunmayan
kadının, her zaman yapabilecegi süslenmedir.
Cinsel hayatı tatmin amacına erdirmek için yapılacak süslenme
ise, daha bir etkileyici olmalıdır. Allah’ın Resûlü’nün e¸lerinin O’nun-
la iç giysilerinden kısmen arınmı¸ olarak yatmaları, kadını kocası için
daha cazibeli kılacak estetikle yogrulu her türlü süslenme ve dekolte
giyimin helâl oldugunu göstermektedir. Peygamberimiz’in, vahiy
melegi Cibrîl’in soyunuk oldugu için Hz. Âi¸e (r. anha) validemizin

6
Buhârî Libas 83, et-Tac 3/175.
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 191

yanına girmedigini açıklaması, e¸lerinin O’nunla deginilen yatı¸
¸ekline i¸aret etmektedir.
7

Ho Kokularla Kokulanmak
¸üslenme ho¸ kokuları içine alıyorsa da öneminden ötürü ayrı bir
ba¸lık altında incelemeyi gerekli görüyoruz.
Cinsel tatmine ortam hazırlayan güzelliklerin ba¸ında ¸üphesiz
güzel koku gelmektedir. Bütün tabîi güzellikler gibi güzel kokunun
da insan üzerinde etkili oldugu, ilgi uyandırıp, sevgi ürettigi bir
gerçektir.
Yüce Allah tarafından güzel yaratılmı¸, güzele â¸ık kılınmı¸ ve
güzel amel yarı¸ına çıkarılmı¸ insanın güzel kokuyu da, güzel koku
kullananları da sevecegi açıktır.
Güzel koku, Güzellikler Peygamberi Hz. Muhammed’in dilinde
¸öylece kıymetlendirilmi¸tir:
` ,` - _ | · . ¸ - =|· ¸ . ·· . ·|· , ·· , ·` . , ·: =|· _ · _ · , - · ¸ | . · -`- ¸ .` .
“Dünyanızdan bana kadınlar ve güzel kokular sevdirildi. Mutluluun
doruuna da namazda erdirildim.”
8

Allah’ın Resûlü’nün vücûdu ve teri pek güzel kokardı. Böyle iken
O, güzel kokular kullanır, kullanılmasını da te¸vik buyururdu.
Güzel kokunun genel câzibesi yanında cinsel câzibesi de
büyüktür. Çünkü güzel koku ili¸kiye yöneltir ve yardımcı olur.
9

Konumuzu genel ve cinsel câzibe yönünden açıklıga kavu¸tura-
bilmek için, iki ba¸lık altında incelemekte fayda görüyoruz.

7
A. Davudoglu Müslim Ter. ve ¸erhi 5/252.
Peygamberimiz’in vahiy melegi Cibrîl’in soyunuk oldugu icin Hz. Ai¸e (r. anha) valide-
mizin yanına girmedigini açıklaması e¸lerinin O’nunla deginilen yatı¸ ¸ekline i¸aret
etmektedir.
8
el-Camiüs-Sagîr 1/146, Müsned 3/128, Nesâî 7/62.
9
Kadî Iyaz Kitabü¸-¸ifa 1/194, Aynî 3/114.
192 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Erkein kokulanması
Allah’ın Resûlü güzel koku kullandıgı gibi, mü’min erkekleri de
kullanmaya te¸vik buyururdu.
Cuma ve bayram namazlarına gelindiginde ve böylesine toplu-
luklara i¸tirak edildiginde mü’min erkeklerin güzel kokular sürün-
mesi Sünnet görevleridir.
Erkekler güzel kokular sürünerek erkekler arasına girebilecekleri
gibi, kadınların bulundugu topluluklara da i¸tirak edebilirler.
Güzel koku kullanımında erkekler için bir tek yasaklayıcı ölçü
konulmu¸tur.
Islâm, erkeklerin ¸ahsiyet erozyonuna ugramamaları için, onlara
kadınsı bütün davranı¸ları ve uygulamaları yasakladıgından, kadın-
lara özgü olan, rengi belirgin kokuyu da yasaklamı¸tır.
A¸agıda sunacagımız hadîs, bu yasagı belgelemektedir.
Yâla b. Mürre (r.a) anlatıyor.
Allah’ın Resûlü Yâla’nın yüzünde rengi belirgin bir koku görünce
ona sordu:
- Ein var mı? (Bu koku sana karından mı bula¸tı?)
- Hayır yok, Ya Resûlallah!
- Git, hemen bu kokuyu yıka. Hemen git, git onu yıka, sakın ha bir daha
da böyle rengi belirgin bir koku sürünme.
10

Allah’ın Resûlü, erkeklere, sürüldükleri yerde görülür bir renk
olu¸turan kokuların ve kokulu maddelerin kullanımını yasaklamı¸tır.
Yasakladıgı için de, -uyarıya ragmen- rengi belirgin bir koku sürünen
sahâbînin selâmını almamı¸, üzerinde böylesine bir koku bulunan
ki¸inin, Allah katında namazının kabul olunmayacagını ve cenâzesin-

10
M. Mesâbîh Hn. 4440.
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 193

de meleklerin hazır bulunmayacagını duyurmu¸ ve olması gerekeni
de ¸öylece bildirmi¸tir:
“Erkeklerin kullanabilecekleri koku; rengi belirsiz olup, kokusu belirgin
olandır.”
11

Sonuç olarak diyebiliriz ki, alkol ihtiva etmeyen ve belirgin bir
renk olu¸turmayan akıcı veya katı bütün kokular ve kokulu maddeler
erkekler için helâldir. Onlar genel câzibe için her zaman ve her yerde
güzel kokular sürünmeli, e¸leri için de cinsel câzibeyi amaçlamalı-
dırlar.
Allah’ın Resûlü’nün yalnız sahâbîleri arasına çıkarken veya elçi
kabul ederken degil, e¸leri arasında bulunurken de güzel kokular
sürünmesi, e¸lere yönelik kokulanmanın me¸rûiyetinin delilidir.
Peygamberimiz’in saygı deger e¸i Hz. Âi¸e (r. anha) ¸öyle anlatı-
yor:
,· =· ,,` = _ `. , , | · · · - ·· . · _ · =· |
- Ben -Veda Haclarında ihrama girmeden önce- Allah’ın Resûlü’ne koku
sürdüm. O da eleri ile ilikide bulundu..
12

Islâm bilginleri, bu hadîsi açıklarken Allah’ın Resûlü’nün e¸leri
için kokulandıgını belirtiyorlar, bu ve benzeri hadîslerden yararla-
narak da ¸u yargıya varıyorlar:
Kadının ve kocanın cinsel ili¸kiden önce koku sürünmeleri Hz.
Peygamberin sözlü ve fiili ögüdüdür.

11
et-Tac 3/188, Min Mirkatil-Mefâtîh 4/463, Avnül-Mabûd 11/232.
12
Buhârî Gusl Bab-u Men Tetayyebe.. (Aynî 3/114, 220)
Islâm bilginleri bu hadîsi açıklarken Allah’ın Resûlü’nun e¸leri icin kokulandıgını
belirtiyorlar, bu ve benzeri hadîslerden yararlanarak da su yargiya varıyorlar:
- Kadın ve kocanın cinsel ili¸kiden önce koku sürmeleri Hz. Peygamberin sözlü ve fiili
ögüdüdür.
194 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Zevcesinin/e¸inin kendisi için güzel kokular sürünmesini arzula-
yan erkegin, zevcesi için güzel kokular sürünmesinden daha tabîi ne
olabilir?
Hem Bakara Sûresi’nin “erkekleri de kadınlar için koruyucu ör
tü” olarak niteleyen 187. âyeti yanısıra, a¸agıda anlamı sunulacak 228.
âyetinden kocanın karısı için kokulanmasını, kadının koca üzerindeki
haklarından biri olarak degerlendirmemiz de mümkündür.
13

“.. Örfe göre kadınların vazîfeleri kadar (vazîfeleri cinsinden)
hakları da vardır..”
Kadının kokulanması
Allah’ın Resûlü’nün güzel koku kullanmayı te¸vik buyuran ha-
dîsleri, erkekleri oldugu gibi kadınları da muhâtap tutmaktadır. Ne
var ki erkekler için câzibeli olarak yaratılmı¸ bulunan kadınlar, güzel
koku ile daha bir câzibeli olacakları için, onlara bazı kısıtlamalar geti-
rilmi¸tir.
a- Güzel koku kadınlar için bütünüyle câzibe unsuru oldugun-
dan, mü’min kadının güzel koku sürünerek evinin dı¸ına, yabancı
erkeklerin arasına çıkması yasaklanmı¸; haram kılınmı¸tır.
Islâm Dîni, kadını e¸ine kar¸ı olabildigince di¸i olmaya çagırırken,
mahremi olmayan erkeklerden de korunmaya çagırmaktadır. Bu se-
beble kadına di¸i olarak ilgi çekmeyi yasaklamı¸; di¸iligini belir-
ginle¸tirici güzel kokuyu da haram kılmı¸tır. Allah’ın Resûlü ¸öyle
buyurur:
“Her hangi bir kadın kokulanır, sonra da kokusunu alarak kendisine alâ
ka duymaları için bir topluluun yanına çıkarsa, o kadın (mânen) zinâcıdır.
üphesiz (harama bakan) her göz de zinâcıdır.”
14


13
Bilgin sahâbî Ibn-i Abbas ¸öyle der:
- Karım benim için süslendigi gibi, ben de onun için süslenirim.
14
M. K. Ummal 6/422, Ebû Davûd, Libas, Fî Istihbabıt-Tîb.
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 195

Bu hadîsden açıkça anla¸ılacagı üzere güzel kokular sürünerek
mahrem olmayan erkeklerin yanına çıkan kadın, günah i¸lemi¸ olur.
Bu sebeble kadın, ibâdet etmek için camiye giderken bile kokula-
namaz. Kokulanma onu hem günahkâr kılar, hem de ibâdetinin kabû-
lüne mâni olur. A¸agıda sunacagımız hadîs bu gerçegi açıkla-
maktadır:
“Hz. Ebû Hureyre kar¸ıla¸tıgı etekleri tozlu bir kadından parfüm
kokusu alınca onu ¸öylece serzeni¸te bulundu:
- Ey Cabbar olan Allah ın kulu! Yoksa camiden mi geliyorsun?
- Evet.
- Camiye gitmek için koku mu süründün?
- Evet.
- Ben sevgili dostum Allah’ın Resûlü’nü ¸öyle buyururken dinle-
dim:
- Camiye gelirken kokulanan kadın, evine dönüp de cünüblükten ötürü
usül abdesti alır gibi yıkanıp kokusundan arınmadıkça, Allah katında onun
namazı kabul olunmaz.”
15

b- Kadın için konulmu¸ bulunan bu koku yasagı, anla¸ıldıgı üzere
yabancı erkeklere kar¸ıdır.
Ergin kız veya kadın; genel kural olarak babası, karde¸leri, amcaları
ve dayıları gibi mahremleri yanında diledigi kokuyu kullanabilir.
(Helâl-haram tanımaz ¸ehvet dü¸künü zinâcı mahremler yanında
da ihtiyatlı olunmalıdır. Dînimizin agır bir dille yasakladıgı Ensest
ili¸kilerin sebebi, ba¸ta örtüsüzlük ve erotik kokulardan kaçınma ol-
mak üzere koruyucu tedbirlerin alınmayı¸ıdır.)

15
I. Mace Fiten 19, Hn. 4001, Avnül-Mabûd 11/234
196 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Kadının güzel kokular sürünmesinin asıl amacı, kocası üzerinde-
ki cinsel etkinligini artırarak, cinsel tatmine ortam hazırlamak olma-
lıdır.
Bu, hem bir hak, hem de bir kadınlık görevidir.
Islâm bilginleri kadının kadınsı görevleri arasında güzel kokular
sürünmesini zikretmektedirler.
Bazı slâm bilginlerine göre kadının kocasına karı geçimsiz olmasının
bir anlamı da onun için kokulanmamasıdır.
16

Bu sebeble kadın kokulanmalıdır. Kokuların seçiminde ise koca-
sının zevklerine saygı duymalı, onun etkilendigi kokuları tercih et-
melidir.
17

A¸agıda sunacagımız örnek nitelikli belge, kocanın zevkleriyle
zevklenmenin geregine i¸aret olarak alınabilir.
Bir kadın Allah’ın Resûlü’nün e¸lerinden Hz. Âi¸e’ye geldi ve
kınalanmayı sordu.
Hz. Âi¸e (r. anha) ¸öyle buyurdu:
- Kınalanmakta bir sakınca yoktur. Fakat ben kınayı pek sevmem. Çünkü
sevgili eim Allah’ın Resûlü, kınanın kokusunu sevmezdi.
18

Sözün özü, kadın, e¸i ile olan cinsel hayatına renk katmak ve
süreklilik kazandırmak için kokulanmalıdır. Ana amaç budur.
Bunun içindir ki Allah’ın Resûlü ¸öyle buyurmu¸tur:
“Kocası yolculua çıkmı olup yanıbaında bulunmayan kadının
kokulanmak hakkı yoktur.”
19


16
Zehebi Kitâbül-Kebâir 47. Kebîre
17
Islâm bilginlerinin bir kısmı ¸u görü¸ü ileri sürüyorlar: “Erkek karısını, kokusundan
rahatsız oldugu ¸eyleri yiyip içmekten ve sigara gibi maddeleri kullanmaktan men
edebilir.” Bakara Sûresi’nin 228. âyetinin i¸aretine göre kadın da kocasından bu tür
taleblerde bulunabilir. (Bak. H. I. ve I. F. Kamûsu 2/167, Nimet-i Islâm M. ve Müfârekat
Hukûkuz-Zevceyn.)
18
Ebû Davûd Tereccûl 4 (Hn. 4164)
19
M. K. Ummal 6/424
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 197

Kadın âdet halinde de kokulanmalıdır
Kadın, kocasına kar¸ı cinsel câzibesini korumak ve artırmak için
kokulanacagından, cinsel câzibesinin zayıfladıgı âdet döneminde
özellikle kokulanmalıdır.
Âdet halinde cinsel ili¸ki haramsa da, sevi¸mek helâldir. Kaldı ki
bu dönemde vücûda yayılan ve de ho¸ olmayan koku, olumsuz bir
tesir de bırakabileceginden, mutlaka giderilmelidir.
Âdet döneminin sonunda kokulanmanın geregi ve özel bir ¸ekli
olduguna da deginmekte yarar vardır.
Âdetin bitiminde yıkanılması Rabbimizin Kur’ânî buyrugudur.
Bakar sûresinin 222. âyetindeki bu buyruga göre asıl olan ve tercih
edilmesi gereken yıkanılmasından sonra ili¸kiye girilmesidir. Ancak
Hanefî mezhebi müctehidlerine göre kadın, on günü doldurur veya
on günü doldurmadan âdetini bitirir de bitimi üzerinden meselâ
ak¸amla yatsı arası gibi bir namaz vakti geçerse, yıkanmaksızın cinsel
ili¸ki helâl olur. Yıkanıldıktan sonra veya açıklanan ölçüler içinde
yıkanılmadan önce ili¸ki kurulmak istenmesi halinde özellikle üreme
organı ho¸ kokulu bir madde ile temizlenmelidir. Çünkü a¸agıda
sunulacak hadîsten anla¸ılacagı üzere Allah’ın Resûlü bu özel i¸lemi
yıkanan kadınlara tavsiye buyurmu¸tur.
Hz. Âie (r. anha) anlatıyor:
| _ , ·|· . || = ·| ¸ -· . ) ,-·= ( . · - · . , · ¸ ¸ , =|· = · - ·
,· « · : . «`- - = ¸ · ¸ =` - · , , _ · = , · · - ´
Bir kadın Allah’ın Resûlü’ne öyle sordu:
- Âdetimden temizlendiim zaman nasıl yıkanayım?
- Üzerine misk sürülmü bir bez parçası al da onunla temizlen.
198 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Kadın, Allah Resûlü’nün ifade buyurmak istedigini anlamamı¸
fakat Hz. Âi¸e ona kokulandırılmı¸ bezle cinsel organını temizlemesi
gerektigini ögretmi¸tir.
20

Yıkanan kadınlar, kokulandırma tavsiyesine muhâtab olduklarına
göre, yıkanmaksızın koca arzusuna icâbet edecek kadınlar, öncelikle
muhâtab olmu¸ olurlar.


20
Müslim Hayz 13 (Hn. 332)


Cinsel Mutluluk Görevleri 9
Besmele Çekmek ve eytan’dan Allah’a Sıınmak


Özel bölümünde ayrıntılı olarak açıklandıgı üzere Islâm Dîni
helâl cinsel eylemleri ibâdet hayatının bir bölümü olarak sunmakta,
cinsel hayat yoluyla da Allah’ın rızasına eri¸ilebilecegi ¸uûruna er-
dirmektedir.
Islâm, bununla da yetinmemekte, mü’minin cinsî münâsebete ibâ-
det duygusu içinde ba¸lamasını da ögretmekte ve ögütlemektedir.
Bedenî doyum yanısıra rûhî tatmine erebilmesi için mü’mine
ögretilen ve ögütlenen nedir?
Öretilip öütlenen önce besmele çekmesi, sonra da eytan’dan Allah’a
sıınmasıdır. Daha sonra da Allah’ın Resûlü’nün yapılması gerekli (müek-
ked) sünneti olduu inancıyla, sevimeye önem vermesidir.
¸imdi bunları sırasıyla açıklamaya çalı¸alım.
Cinsî Münâsebete Balamadan Önce Besmele Çekmek
Cinsî münâsebet/cinsel ili¸ki, insan hayatında yer alan önemli bir
olaydır.
Besmele çekmeksizin yapılan yani ibâdet oldugu ¸uûru/bilinciyle
yapılmayan her i¸, olması gerekene nazaran eksiktir.
Bu gerçegi Allah’ın Resûlü ¸öyle açıklar:
“Bismillahirrahmanirrahim ile balanmayan her önemli i eksiktir.”
1


1
el-Camiüs-Sagîr Küllü emrin.. (2/92)
200 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Cinsî münâsebet de önemli bir i¸ oldugu için, onun da besmele ile
ba¸laması zarûrîdir. Eger besmele ile ba¸lanmazsa o, ¸ehvet krizleri
içerisinde bir bo¸alma olmaktan kurtulamaz, ahlâkî bir yücelik
kazanamaz. Oysa kazanması lâzımdır. Çünkü Allah’ın Resûlü ¸öyle
emir buyurmaktadır:
“Cinsî münâsebette bulunduun zaman besmele ile bala. Besmele ile
balarsan sevaplarını yazan vazîfeli melekler cünüblükten usül abdestini
alıncaya kadar durmaksızın sana sevap yazarlar. Bu münasebetten bir çocu
un olursa, bu çocuunun ve de bu çocuundan olacak torunlarının nefesleri
sayısınca sana sevap yazılıp-verilir.”
2

(Ili¸ki ile çocuga talip ve sahip olmanın yıllar, hatta ömür boyu
ugra¸ıya ve çileye talip olmak oldugu dü¸ünülürse böylesi büyük bir
sevaba ermenin sebebi anla¸ılmı¸ olur.)
Rûhî tatmine erebilmek için cinsî münâsebete besmele çekilerek
ba¸lanması ögretilip ögütlendigi gibi, ¸eytan’dan Allah’a sıgınılarak
ba¸lanması da ögütlenmektedir.
eytan’dan Allah’a Sıınmak
Cinsî münâsebetin kutsalla¸tırılarak rûhî tatmîne aracı kılınması
için mükellef kılındıgımız bir görev de ili¸ki öncesinde Allah’ın
Resûlü’nün ögrettigi ¸ekilde ¸eytan’dan Allah’a sıgınmaktır.
3


2
Levâmiül-Ukûl 4/627
3
slâm lâhiyatında eytan:
Yüce Allah’ımızın sınırsız hikmeti geregi, insanlar yeryüzünde kulluk denemesine tâbi
tutulmu¸ varlıklar oldugu için, onlar bir taraftan peygamberler ve mukaddes kitaplarla
yönlendirilip meleklerin ilhamlarıyla aydınlatılmı¸lar, diger taraftan da ¸eytanların
telkinlerine açık tutulmu¸lardır. Bütün insanlar tüm ¸eytanların vesveselerine açık oldugu
gibi, her bir insan üzerine salınmı¸ özel bir ¸eytan da var oldugu için, ilâhî emirler ve
yasaklar izinde ya¸ayarak ¸eytanlarla, ¸eytanla¸mı¸ fikir ve düzenlerle mücadele etmek,
Müslümanların önemli bir vazifesidir. Burada ¸eytanlarla ilgili bilinip inanılması gereken
bazı hususları özetlemeye çalı¸acagız:
Insanlar tarafından kafa gözü ve aslî hüviyetleri içerisinde görülemeyen varlıkların bir
bölümünü de cinler ve cin asıllı ¸eytanlar olu¸turur.
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 201

Allah’ın emri ve O’nun Resûlü’nün sünneti üzere nikâhladıgımız
e¸lerimizle cinsî münâsebete ba¸larken, ¸eytan’dan Allah’a sıgınmaya
muhtaç mıyız?
Hiç ¸üphemiz olmasın ki buna muhtacız. A¸agıda açıklanacagı
üzere, degil cinsî münâsebet gibi harama dönü¸türülebilecek bir
amelde, dogrudan ibâdet olan Kur’ân okumaya ba¸larken bile ¸eytan-
dan Allah’a sıgınmaya muhtacız.
Muhtaç oldugumuz içindir ki Yüce Rabbimiz ¸öyle emir buyur-
maktadır:
“Kur’ân’ı okuduun zaman, Allah’ın rahmetinden kovularak
talanmaya mahkum edilmi, eytan’ın kötülüünden Allah’a sı
ın.”
4

Kur’ân okurken ugranılabilecek ¸eytanî telkinlere, ibâdetlerin en
kapsamlısı olan namazda da mâruz kalınabilecegi için, Allah’ın
Resûlü de ¸öyle buyurmu¸tur:

¸eytanların varlıgı, insanlara dü¸manlıgı, onlardan korunulması ve Allah’a sıgınılması
geregi Kur’ân-ı Kerîm’le bildirilmi¸ ve Peygamberimiz’in hadîsleriyle açıklanmı¸tır. Bu
sebeble ¸eytanların mevcudiyetine ve insanlara ¸er a¸ılayıcı vesveselerine inanmakla
mükellefiz.
Islâm inanç sisteminin her bir esasına inanmı¸ olsa da, ¸eytanların mevcudiyetine
inanmayan ki¸i kâfir olur. Kâfir ise ebedî Cehennemliktir. ¸eytanlar, cin asıllı olup ataları
Iblis’tir. Iblis de Hz. Adem gibi nesillenmi¸tir. ¸eytanlar vücûd gözeneklerinden girip
çıkabilen ve zehirleyebilen bir tür ate¸ten (ı¸ınlardan) yaratılmı¸lardır. Yerler, içerler ve
ürerler. Insanlara, onların görmedigi yönlerden yakla¸arak telkinlerde bulunurlar.
¸eytanlar, Allah’ın takdiri olmaksızın zarar veremezler. Onlar yalnızca dü¸manlık yapar,
vesveseleriyle insanlara ¸er a¸ılamaya çalı¸ırlar. Kur’an’ın açıklamasına göre ¸eytanlar
sapıttırarak, hülyalara dü¸ürerek, Allah’ın yarattıgı düzeni degi¸tirmeyi telkin ederek,
dînin, bilimin ve olgun aklın çirkin bulduklarnı güzel gösterip emrederek, fakirlikten ve
kendi dostları olan kâfirler ve isyankârlardan korkutarak.. dü¸manlıklarını yaparlar.
Insanları Cehennem azabına dü¸ürecek amellere yöneltebilen ¸eytanlar, vesveselerini
insanların beyin hücreleri üzerinde yaptıkları dogrudan fiziksel bir etki ile mi, yoksa
uzaktan bilemedigimiz bir metodla mı vermektedirler, bunu bilmiyoruz. Materyalizme
yöneltici ve ilâhî haramları i¸letici vesveseleri insanlara verebilirlerse de, ¸eytanların
bilgili, amelli ve ihlâslı mü’minler üzerinde yaptırıcı hâkimiyetleri yoktur.
4
Nahl 98.
202 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

- Namazınızı kılarken eytan’ın sizinle oynamasına sakın ha fırsat ver
meyin. Sizden kim namaz kılar da, çift mi, tek mi kıldıını bilmezse, iki sehiv
secdesi yapsın. Zira bu iki secde ile namazı tamamlanır.
5

-Salât ve selâm üzerine olsun- O, ki¸inin namazda saga-sola yö-
nelmesini ¸eytan’ın ki¸inin namazından a¸ırması olarak da vasıflan-
dırmı¸tır.
6

Kur’ân okumak ve namaz kılmak gibi iki büyük ibâdet sırasında
¸eytanî saptırmalara ugrayabilecek insanın cinsî münâsebet ortamı
gibi helâlin yanında haramın da i¸lenebilecegi bir ortamda, ¸eytanî
telkinlere mâruz kalabilecegi açık bir gerçektir.
Özel bölümlerinde açıklanacagı üzere ki¸inin âdet hali gören
karısı ile cinsî münâsebette bulunması, e¸ine arka organından (anüs)
temas etmesi ve agzı cinsel organa dönü¸türücü ¸ekliyle ileri derece-
de oral ili¸kiye girmesi haramdır. E¸in hazzını degil de, acısını artıra-
cak sadizmî davranı¸lar da haramdır.
Ayaklanan ¸ehvetin ¸eytanî saptırmalarla harama kanalize edil-
mesi ise pek mümkündür. Bu sebeble insan, cinsî münâsebete ba¸la-
madan önce ¸eytan’dan Allah’a sıgınmalı ki, onun vesvesesi ile ibâdet
olabilecek bir i¸lem Allah’a isyanla sonuçlanmasın.
¸eytan’dan Allah’a sıgınılması zarûretini böylece açıkladıktan
sonra, nasıl sıgınılacagını da Allah’ın Resûlü’nün bir hadîsi ile açık-
layalım.
O, ¸öyle buyurur:
“Mü’minlerden biri karısı ile cinsî münâsebette bulunmak istedigi
zaman:”Bismillah, Allah’ım! Bizi eytan’dan, eytan’ı da bize verecein

5
Ba¸ ¸eytan Iblîs, Rabbimizin Âdem’e saygı secdesine varılması emrine -topraktan yaratıl-
dıgı gerekçesiyle- kar¸ı çıktıgı için ta¸lanma cezasına çarptırılmı¸tır. Ta¸lanma cezası, her
yıl hacda, insanların Allah’a gönderilmi¸ temsilcileri konumunda olan hacılar tarafından,
¸eytan Sembolleri, toprak kökenli küçük ta¸lar atılarak yapılmaktadır.
6
Bak. Buhârî Salât Babül-Iltifati Fis-Salâti.
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 203

çocukdan uzaklatır.” ¸eklinde duâ eder ve sonra onlara bu münâsebet
sebebiyle bir çocuk verilirse, ¸eytan o çocuga ebediyen zarar vere-
mez.”
7

Allah’ın Resûlü’nün aynı konudaki bir diger hadîslerinde “¸eytan
o çocuga ebediyen zarar veremez” cümlesi yerine, “Allah o çocua
eytan’ı saldırtmaz.” cümlesi geçmektedir.
8

Islâm bilginleri, yukarıdaki hadîsde açıklanan ¸ekliyle duâ ederek
Allah’a sıgınan ki¸inin hem kendisinin, hem de dogacak çocugun
¸eytan’a kar¸ı korunacagını beyan ederek, ¸u açıklamayı yapıyorlar:
a- Allah’ın Resûlü’nün açıkladıgı üzere “nsanoluna eytan’ın ves
vesesi olduu gibi Melein de ilhamı vardır.” Bu sebeble “Kalbde hissedilen
hayır Melek’den, er de eytan’dandır.”
9

Ki¸i cinsî münasebette bulundugu zaman ona refâkat eden; söz-
leri, davranı¸ları ve i¸lerini kayda ve filme alan melekler ondan ayrı-
lırlar.
10
Ki¸inin kendisine özgü ¸eytan’ı ise daha çok tesir etme imkâ-
nını bulur. Ancak ögretilen ¸ekliyle duâ eden ki¸iye ¸eytan’ı vesvese
veremez.
b- Her bir ferde, onu saptırmakla görevli bir ¸eytan yolda¸ kılın-
dıgı gibi, dogacak çocuga da bülûg çagında bir ¸eytan yolda¸ kılına-
caktır.
11
¸eytan’ının veya diger ¸eytan’ların çocuga zarar veremeye-
cegi, Allah’ın Resûlü tarafından açıklanmı¸sa da, nasıl ve ne ölçüde
zarar veremeyecegi açıklanmamı¸tır. Ancak Islâm bilginleri, birbirin-
den farklı ¸öylece yorumlar yapmaktadırlar:

7
I. Mâce Ter. ve ¸erhi 5/360, S. Müslim Ter. ve ¸erhi 7/319.
8
I. Mâce Nikâh 27 (Hn. 1919). Az farklı bir rivâyet için bak. Aynî 2/266.
9
Tirmizî Tefsîril-Kur’ân (Hn. 2991).
10
Bak. Feyzül-Kadîr 3/126 (Hn. 2911).
11
M. S. Müslim Hn. 1805.
204 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

eytan, besmelesiz ve duâsız çocua zarar verdii ölçüde bu çocua
zarar veremez.
eytan, îmandan saptırıp materyalizme düüremez.
eytan, onu büyük günahlara sokamaz.
eytan, duâlı çocuun bedenine zarar veremez.
eytan, iledii günahlardan ötürü tövbesine engel olamaz.
eytan, bu çocuk üzerinde sürekli hâkimiyet kuramaz.
12

Hiç ¸üphesiz bunlar, kesinlik ifade etmeyen, tartı¸ılabilir hata
Kur’ân çizgisinde bazılarına itiraz edilebilir yorumlardır.


12
Feyzül-Kadîr 5/307, Aynî 2/266.


Cinsel Mutluluk Görevleri 10
Sevimek


Cinsel ili¸kinin tatmîne erdirici olabilmesi için ili¸kiden önce sevi-
¸ilmesi ¸arttır.
Gayr-ı müslim ara¸tırıcıların yaptıkları ara¸tırma sonuçlarına gö-
re cinsel tatmîne eremeyen kadınların sayısı oldukça yüksektir. Oysa-
ki, kadında, cinsel hazzın en yogun oldugu bölge olan ve temel i¸levi
orgazmı saglamak olan klitorisin yaratılmı¸ olması, kadının cinsel haz
almasının Rabbimizin amacı oldugunu göstermektedir.
Tatminsizligin sebebi kadınlarla yeterince sevi¸ilmeden önce ili¸-
kiye girilmesi, erkegin erken bo¸alması ve kadın orgazm olmadan ön-
ce erkegin ayrılmasıdır.
Evlilik dı¸ı ili¸ki haram olduguna göre, kadının sürekli tatmin-
sizligi kadın cinselligine kar¸ı bir zulümdür.
Kullarına tatmin olunma ihtiyacı duyulacak bir cinsellik ihsan
eden Yüce Allah, elbetteki bu zulme razı olmaz.
Olmadıgı içindir ki bazı tefsircilerin isâbetli yorumuna göre Baka-
ra Sûresi’nin iki yüz yirmi üçüncü âyetinde Yüce Allah ¸öyle buyur-
mu¸tur:
“.. Nefisleriniz için (besmeleyi, duâyı ve sevi¸meyi) öne alın..”
1

Allah’ın Resûlü Hz. Muhammed (sav) de sözlü ve fiilî sünnetiyle
mü’minleri cinsel ili¸ki öncesinde sevi¸meye te¸vik buyurmu¸tur.

1
Tefsîrut-Taberî Bakara 223, Saîd Havva El-Esas Fit-Tefsîr Bakara 223.
206 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Sözlü Sünnetten Örnekler
Allah’ın Resûlü’nün bekârların bâkireleri tercih etmesini ögütle-
yen hadîslerinde, “Senin onunla, onun da seninle seviecei bir bâkire ile
evlenseydin ya!” buyurması, “Kiinin ei ile sevimesini meleklerin hazır
bulunacaı bir elence” olarak vasfetmesi, kadını kocası tarafından
açıklanabilecek kadınca özellikleri olan bir insan olarak tanımlaması,
ayrıca sevi¸meksizin ili¸kiye girilmesini yasaklaması, sevi¸me ile ilgili
sözlü sünnet’in çogaltılabilecek olan güvenilebilir (Sahih-Hasen)
örnekleridir. Kitabımızın degi¸ik bölümlerinde açıkladıgımız bu
hadîslerle bir bütünlük arzeden ve onlara güvenirlik kazandıran
a¸agıda sunulacak hadîsleri, konuya daha bir açıklık getiren örnekler
olarak degerlendirebiliriz.
2

- Allah, ¸anını ve baglılarını artırsın- O, ¸öyle buyurdu:
Sevimeksizin iliki, beceriksilik ve de cefâdır
[“Üç ey cefâdandır; kiiye pek aır gelen, sevgiyi gideren üzücü davra
nılardandır. Kiinin dostluk kurduu kimsenin kiisel özelliklerini bilme
mesi, kendisi için ziyâfet hazırlayan din kardeinin davetine katılmaması ve
kiinin fısıldamaksızın, sarma-dola olup elenmeksizin ei ile cinsî mü
nâsebette bulunması; ei orgazm olmadan (bo¸almadan) boalıp iini bitir
mesidir.”
“Sizden hiçbiriniz eiyle hayvanlar gibi (sevi¸meksizin) birlemesin.”]
3

Ak fısıltılarını aracı kılın
Allah’ın Resûlü bir diger hadîslerinde de ¸öyle buyurdular:
¸ - « , v | `= - · _ · - , · ,,` = _ · «`, · , , ¸´ , | ¸ . - «, , , |· _ « · · « · - ·| ¸ -
¸, | : =· ,,` = _ · , ,,` = ¸|· · - ¸ : ,· | : , « | · `;: ´ |· ¸ - ·
“Hiçbiriniz eiyle hayvanlar gibi sevi¸meksizin cinsî münâsebette
bulunmasın. Arada bir elçi bulunsun.

2
Bak. Buhârî Nikâh 121, Müsned 4/144, F. Kadîr 5/23, Müslim Hn. 1437, M. K. Ummal 6/416.
3
Feyzül-Kadîr Hn. 6536 (5/90)
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 207

Soruldu:
- Ya Resûlallah! Sözünü ettiiniz elçi nedir?
- Ak fısıltıları ve öpümedir.
4

(Peygamberimizin ili¸ki sırasında ve öncesinde a¸k fısıltılarına
yer verilmesi ¸eklindeki bu tavsiyesini, Bakara Sûresi’nin 187. âyeti de
dogrulamaktadır. Zira bu âyetle helâl kılınan “Refes” cinsel ili¸ki ma-
nasına geldigi gibi, ili¸kiye hazırlayıcı sözler anlamına da gelmek-
tedir.)
Fiilî Sünnet’ten Örnekler
Allah’ın Resûlü’nün fiilî sünneti, genelde sözlü sünnetini peki¸-
tirici vasıfta oldugu gibi, i¸ledigimiz konu bakımından özelde de pe-
ki¸tirici niteliktedir.
Bilinmesi gereken gerçek ¸udur:
“Allah’ın Resûlü, eiyle seviir ve öperdi.”
5

O’nun bu yöndeki fiilî sünnetini bizzat kendisinin ve mübarek
e¸lerinin açıklamalarından ögreniyoruz. Ancak altını çizerek ifade
edelim ki, sayılı istisnalar dı¸ındaki bu açıklamalar dogrudan degil,
dolaylıdır.
6


4
Levâmiül-Ukûl 4/627
5
Zâdül-Meâd Faslün Fî Hedyihi Fil-Cima’i 3/147, Ebu Davud Sıyam 33-34, el- Camiüs Sagîr
Kane Iza Ictela..1/101
6
Hz. Peygamberin Özel Mahrem Hayatı:
Hiç ¸üphe yoktur ki Allah’ın Resûlü’nün mahrem hayatı ile ilgili fiilî sünnetini
ögrenebilmenin yalnızca bir tek yolu vardır. O da bizzat kendisinin veya e¸leri olan saygı
deger annelerimizin açıklamalarını ögrenmektir.
Yüce Peygamberimiz, e¸lerin birbirlerinin cinsel sırlarını açıga vurmalarını yasakladıgına
göre, kendisi ve e¸leri nasıl olmu¸ da açıklama yapmı¸lardır?
Peygamberimiz cinsel eylemlerle övünmek, muhatabların duygularını tabîi mecrasından
saptırmak ve e¸i küçük dü¸ürmek amacıyla cinsel hayatın açıga vurulmasını yasaklamı¸-
tır. Yasaklamanın bir amacı da haya/utanma duygusunun ve vakârın/¸ahsiyetin korun-
masıdır. O’nun kendisinin ve e¸lerinin yaptıgı çok istisnaî türden açıklamalar ise, gerekti-
rici durumlar sebebiyle ve sahâbîlerin sualleri üzerine dînî ölçüleri ögretmek amacıyla
vâki olmu¸tur. Pek tabîidir ki yasaklanan türden degildir.
208 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Örneklendirildigi üzere Peygamberimizin evlilik içi özel hayatını,
bir diger anlatımla bu yöndeki fiilî sünnetini bizzat kendisinin ve mü-
barek e¸lerinin açıklamalarından ögreniyoruz. Dolaylı olan bu açık-
lamaların dogrudan yapılmı¸ olması da tabîi olurdu. Çünkü O, cin-
sellik dahil insan hayatı ile ilgili her alana ı¸ık tutmak için gönde-
rilmi¸tir.

Açıklamamızı bazı örnekler üzerinde sürdürelim.
a- Allah’ın Resûlü, Islâmî tebligin ilk yıllarında bo¸alma olmadıkça ili¸kinin yıkanmayı
gerektirmeyecegini bildirmi¸, daha sonra da bu hükmü kaldırarak, yıkanılmasını emir
buyurmu¸tur. Uygulamada degi¸iklik ve yenilik getiren bu peygamberî emir, ard arda
suallere neden olunca, Peygamberimiz nefse mal edici ögretim metoduna ba¸ vurma
geregini duymu¸ ve bir sahâbînin suâlini ¸öylece cevaplandırmı¸tır:
- Ben eime bunu yaparım. Sonra da yıkanırız. Müslim Hayz, Neshil-Mâi Minel-Mai.
b- Oruçlu ki¸inin e¸ini öpüp öpemeyecegi husûsundaki kendisine intikal ettirilen
tartı¸maya, bizzat Allah’ın Resûlü’nün davranı¸ıyla açıklık getirmek için e¸i Hz. Âi¸e
annemiz, O’nun oruçlu iken kendisini öptügünü duyurmu¸tur. Ebû Davûd Sıyam 33 (Hn.
2369) Müsned 6/123.
c- Ümmü Seleme (r. anha) annemiz, cevabî nitelikli açıklamalarında Allah’ın Resûlü’nün
ili¸ki sırasında kendisi ve ailesi üzerine örtü aldıgını ve e¸ine “sâkin ol” buyurdugunu
beyan etmi¸tir. Feyzül-Kadîr 5/90, el-Vefa Bi Ahvalil - Mustafa Nikâh 5(649)
d- Hz. Meymûne (r. anha) annemiz de vâki sual üzerine, Allah’ın Resûlü’nün âdet
halindeki e¸leriyle ancak karınla dizler arasının örtülmesinden sonra bedensel teması
içerir ¸ekilde kucakla¸tıgını açıklamı¸tır. Ebu Davud Tahâret 107(Hn. 267)
Sahih hadîslerden bu tür örnekleri çogaltmamız mümkündür.
Açıkça anla¸ılacagı üzere, asıl amacı bo¸almaksızın ili¸kinin yıkanmayı gerektirecegini,
oruçlunun e¸ini öpebilecegini, ili¸ki sırasında örtülü olmanın tercihi ¸ayan olacagını ve
âdet halindeki e¸le ili¸kiye girmeksizin sevi¸ilebilecegini dogrudan ögretmek olan bu
hadîslerden, biz Allah’ın Resûlü’nün mahrem hayatı ile ilgili bazı fiillerini de dolaylı
olarak ögrenmi¸ oluyoruz.
Bu dolaylı ögrenimin bereketiyle de cinsel hayatımızı Allah’ın rızasına yönelik bir
yörüngeye oturtabiliyoruz. Bütün mü’minlerin cinsel hayatlarıyla da Allah’ın rızasına
yönelebilmeleri içindir ki on dört asırdır müfessirler, muhaddisler, fıkıh bilginleri ve hatta
Peygamber sevgisinde zirveye varmı¸ hak dostları, örneklerini verdigimiz çe¸itten
hadîsleri bizlere nakledegelmi¸lerdir.
Ne var ki peygamberlik kurumunu geregince tanıyamamı¸ ve bu sebeble de Allah’ın
Resûlü Hz. Muhammed’i vahiy alan bir insan olarak kavrayamamı¸ mü’minler, O’nun
cinsellikle ilgili fiilî sünnetinin örnekleriyle kar¸ıla¸ınca, bu durumu yadırgamaktadırlar.
Oysaki evrensel bir peygamberin, misal te¸kil edecek me¸rû bir cinsel hayatının olması
degil, olmaması yadırganacak bir durumdur. Çünkü cinsel duygu ve eylemler, hayatın bir
parçasıdır. Bu alanda örnek olamayan bir peygamberin önderligi eksik kalacagı için
insanlık için kâmil anlamda üsve-i hasene (üstün ve güzel örnek) olması mümkün
degildir.
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 209

Yalnız Erkek mi Sevimekle Mükelleftir?
Cinsî münâsebetten önce geregince sevi¸ilmesi lüzûmunu bil-
diren ve ögreten sözlü ve fiilî sünnet örneklerini gördük. Bu mukad-
des örnekleri inceledigimiz zaman, tavsiyelerin hatta emirlerin yalnız
erkeklere yönelik gibi oldugunu görüyoruz.
Aslında bunun böyle olması da tabîidir.
a- Kur’ân-ı Kerîm’de ve hadîs-i ¸eriflerde umûmiyetle erkek kip-
leri kullanılır. Fakat hüküm kadınları da içine alır. Burada da böy-
ledir. Bu sebeble kadınlar da görevlidir.
b- Cinsel ili¸kinin ba¸latıcı tarafı, asıl faal ve etkin unsuru erkek-
tir. Kadın rûhu ve vücûdu daha çok arzulanmaya ve sevilmeye egi-
limlidir. Kaldı ki erkeklerden farklı olarak kadın, fiziksel uyarıya ih-
tiyaçlı oldugu için, erkek gibi cinsel ili¸kiye anında hazır duruma
gelemez.
Bu sebeble tavsiyeler ve emirlerin yalnız erkeklere yapılmı¸ görü-
nümünde olması tabîidir. Böyle olmakla beraber, erkekler için oldugu
kadar, sevi¸menin kadınlar için de bir sünnet görev oldugunu, hadîs-
lerin üslûbundan anlayabilmekteyiz. ¸imdi bu gerçegi açıklayan bazı
hadîsleri sunalım:
aa- Yukarıda geçen Ümmü Seleme (r. anha) hadîsinde Allah’ın
Resûlü’nün e¸ine: “Sâkin ol” buyurması, mübârek annelerimizin bir
kısmının olsun hassasiyet ve mukabele gösterdigi çagrı¸ımını yap-
tırmaktadır.
bb- Allah’ın Resûlü’nün bâkire ile evlenilmesini ögütleyen hadîs-
lerinde kendisine muhâtap olan sahâbîlerine: “Senin onunla, onun da
seninle seviecei, senin onu, onun da seni öpüp-okayacaı bir bâkire ile
evlenseydin ya!” buyurması, kadının sevi¸mede hareketli bir taraf ol-
ması geregine açık bir i¸arettir.
7


7
Buharî Nikâh 121
210 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Utanma örtüsünü büsbütün sıyırmaksızın, kadının sevi¸mede
canlılık belirtmesi geregini ¸u hadîsden daha açık bir ¸ekilde ögre-
nebiliyoruz:
“Kıyâmet Günü Allah katında insanların en erlilerinden biri de, ken
disi karısıyla karısı da kendisiyle seviip ilikide bulunduktan sonra, karısı
nın sırrını (erkegine kar¸ı yaptıgı a¸k oyunlarını) açıa vuran adamdır.”
8

Bu hadîs, kadını erkek gibi hareketli bir taraf olarak zikretmek-
tedir. Hadîsin dikkatleri daha bir çekici yönü de, kadını kadınlık sırrı
olan bir e¸ olarak tavsîf etmesidir.
Sadece sevilen fakat sevmeyen kadının, her halde açıklanabilecek
kadınlık sırrı olmasa gerektir.
Sevimek; Kadının Hem Hakkı, Hem de Görevidir
Sevi¸mek, kadının hem hakkı, arzulayan kocası için hem de gö-
revidir. Özellikle kocasının arzulaması halinde, kocası için süslen-
meyi ve kokulanmayı kadına vâcib bir görev olarak yükleyen Islâm
Dîni’nin, kocasına kar¸ı hayat dolu bir kadın olması görevini yük-
leyecegi açık bir hakîkatdir.
Kadınlıgın gereklerini üstlenen bir kadın olmak.. Bu bir yüce-
likdir, bazılarının sandıgı gibi bir eksiklik degildir.
Hz. Âi¸e vâlidemizin ¸u açıklaması, kadınlarımız için yeterli bir
örnekdir:
¸ - c | . .· · · . · · - = · =, , =· ,,`= _ . - ¸ · | · ,· _ =· , |· _· _ v· , = _ ¸ · · · · · · · ¸ ¬ · ¸ · ·
“Eleri olan bizlerden biri ay hali olduu zaman, üzerine genice bir
altlık alır, sonra da elleri ve gösü ile Allah’ın Resûlü’ne sokulup yapıırdı.”
9

Allah gerçeklerin dile getirilmesinden utanılmasını emir buyur-
maz. Mü’min kadınların kocalarına â¸ık, i¸veli ve onları kadınlıkla-
rına baglayan kadın olmaları Rabbimizin arzusudur.

8
Müslim Nikâh 22, Hn. 1437
9
Müsned 6/123
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 211

Hiç ¸üphe yoktur ki Kur’ân-ı Kerîm’de Cennet kadınlarının cinsel
özellikleri de içeren oniki güzellik vasfı ile nitelenmesinin bir gayesi
de Müslüman kadınları, onların vasıflarıyla bezenmeye yöneltmek-
tir.
10

Yüce Allah, namazları, oruçları, örtünmeleri ve kocalarına sevgi
ve saygılarıyla Cennet’e girmeye hak kazanacak dünya kadınlarını
Vâkıa Sûresi’nde ¸öyle tanıtmaktadır:
“Biz, onları yeniden yaratacaız. Onları bâkireler, urub; koca
larına âık, iveli, sevime sırasında ak nameleri fısıldayan, koca
ları tarafından içten bir sevgi ile sevilen ve birbirlerinin yaıtı kıla
caız.”
11

Cinsî münâsebetten önce sevi¸ilmesini ögütleyen Peygamberi-
miz’in mevzû ile ilgili hadîslerinden Islâm bilginleri ¸u hükmü çıka-
rıyorlar:
“Cinsî münâsebetten önce fısıldama; öpme, dil ve dudakları emme vs.
müekked sünnettir. Aksine davranı mekruhtur.”
12

Biz buradaki mekrûhu, harama yakın günah olarak açıklıga ka-
vu¸turmak istiyoruz. Zira sevi¸ilmeksizin dogrudan cinsel ili¸kide,
Allah’ın Resûlü’ne aykırılık ve de kadının hakkını çignemek vardır.
Sevimede Bir Sınır Var mıdır?
Yukarıda geçen hadîslerden ve bu hadîslerden çıkarılan hüküm-
lerden dolaylı olarak ögrenebildigimiz sevi¸me ¸ekillerinin dı¸ına
çıkılamaz mı?
Ayrıntıya girmeksizin açıklayalım.

10
Bu vasıflarla ilgili geni¸ bilgi için “Kurân ve Sünnet I¸ıgında Cennet Hayatı” isimli
eserimize bakılabilir
11
Vâkıa 35-7.
12
Feyzül-Kadîr 5/90
212 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Koca ile karısı arasında âdet ve lohusalık hallerinde cinsî münâsebette
bulunma, arka organdan (anüs) temas, aıza boalmayı içeren oral iliki ve
mazohizm-sadizm dıında hiçbir kesin yasak yoktur.
Bu sebeble bu haramların dı¸ında ayıp-günah olacak hiçbir cinsel
davranı¸ tasavvur edilemez.
Ancak a¸agıda açıklayacagımız üzere, kesin olarak yasaklanma-
makla beraber, kaçınılması ögütlenen bazı davranı¸lar vardır.
Nasıl bir birleme
Üreme organından olmak ¸artıyla, e¸ler diledikleri gibi birle¸e-
bilirler. Bu onların seçimine baglıdır. Hüküm budur.
13

“Cinsel Öretim Farzdır” bölümünde verdigimiz misallerden
hatırlanacaktır.

13
Zifaf Gecesi Öütleri:
a) Bütün bir ömür boyu ve özellikle dügün günü ve gecesi alkollü içkilerden kaçınılır. Zira
alkollü içkiler haramdır ve cinsel mutlulugun da amansız dü¸manıdır.
b) Zifaf odasına abdestli olarak ve e¸e selâm verilerek girilir. El, gelinin ba¸ı üzerine
konularak “Ho¸ geldiniz, güzellikler getirdiniz” denir ve ¸öylece duâ edilir:
“Allah’ım! Eimin hayırlı olmasını dilerim. Onda yarattıın hayırlı özelliklerden fay
dalanmayı isterim. Eimin erli olmasından sana sıınırım. Onda yarattıın özelliklerin
erlere aracılık yapmasından da sana sıınırım.” (Ebû Davûd Nikâh 46)
c) Bu ilk duadan sonra damat önde ve gelin arkada olarak beraberce veya ayrı ayrı olarak
iki rekât namaz kılınır. Namazın hemen ardından damat ¸öyle duâ eder, gelin de âmin
der:
“Allah’ım! Eimi ve ailesini benim için bereketli kıl. Beni ve ailemi de eim için bere
ketlendir. Hayırlarda birletirdiin sürece bizi birlikte yaat. (Dünya ve âhiret mutlu-
lugumuz için) ayrılık gerektiinde bizi ayır.” (Taberanî, (2/21-3)
Bu duâ ayrı ayrı da yapılabilir.
d) Namaz kılınıp duâ edildikten sonra geline yiyecek ve içecek türünden bir ¸eyler ikram
edilir. Bu ikram süresi ve sonrasında içten bir yakınlık gösterilir. Yaratılı¸ındaki utanma
duygusu sebebiyle ürkekimsi davranabilecek geline kar¸ı ince ruhlu davranılır. Acelecilik
ve kabalıktan sakınılır.
e) Yataga girilince lo¸ ı¸ıkta yarı soyunuk veya bir örtü altında soyunuk olarak sevi¸ilir.
Gelinin kendisini tabîi akı¸a bırakması da yeterlidir Sevi¸meye ba¸lamadan önce veya
ba¸ladıktan sonra fakat mutlaka ili¸kiye girmeden önce Besmele çekilir ve kitabımızda
geçen ¸u duâ yapılır: “Allah’ım! Bizi eytan’dan eytanı da bize verecein çocuktan
uzaklatır.”
f) Ili¸kiden önce sevi¸me sırasında gelin bacakları ayrık ve dizleri bükük bir ¸ekilde sırt
üstü yatar konuma getirilir. Eller ve bacaklar arasında konumlanıldıgında, tercihan üreme
organı kremlenir. Bedenî ve ruhî rahatsızlıklara sebebiyet verilmemek için, zifaf gecesi bir
ili¸ki ile yetinilir.
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 213

Karısına üreme organından fakat arkadan yakla¸an Hz. Ömer, -
mahvoldum Ya Resûlallah- diyerek Allah’ın Resûlü’ne ba¸vurur.
Kendisine arkadan gelerek üreme organından yakla¸mak isteyen ko-
casına direten Ensar’dan bir kadın da, böylesine bir yakla¸ımın câiz
olup olmadıgını ögenmek için, Allah’ın Resûlü’ne gelerek, annemiz
Ümmü Seleme aracılıgı ile soru yöneltir. Allah’ın Resûlü her iki
olayda Bakara Sûresi’nin iki yüz yirmi üçüncü âyetini okur ve üreme
organından (vagina) olmak ¸artıyla, istenilen ¸ekilde ili¸kide bulu-
nulabilecegini bildirir.
Her türlü yakla¸manın helâl oldugu, helâl oldugu için de günah
olmayacagını açıkladıktan sonra, ¸u ilâveyi yapmakta fayda görürüz.
Cinsel ili¸ki rahatlıgı, utanma ölçülerine uygunlugu, ters organ-
dan temas egilimini engelleyiciligi ve Allah’ın Resûlü’nün sözlü sün-
netine uyumlulugu dolayısıyla klasik ¸ekil denilen kadının sırt üstü
yatma ¸eklinin temel tercih olarak benimsenmesi uygundur.
14

Cinsel likide Kadın Gözetilmelidir
Kadınların büyük çogunlugu gerektigi ¸ekilde sevi¸ilmeksizin
cinsel i¸leme ba¸lanması, erkegin bo¸alır bo¸almaz çekilmesi sebe-
biyle orgazm olamamaktadırlar.

14
Klasik ekil:
Klasik ¸eklin sözlü sünnete uygun oldugunu biz konu ile ilgili hadîslerden anlıyoruz.
Delillerimiz olan hadîsleri ¸öylece sıralayabiliriz:
Allah’ın Resûlü bir dînî hükmü açıklarken ¸öyle buyurur: “Kii dört araya (eller ve
bacaklar) oturup da çalıtıında (boalmasa da) yıkanması gerekir.” I. Mâce Tahâret 111 (Hn.
610) S. Buharî Muhtasarı Tecridi.. 1. Baskı 1/215.
“Kii ei orgazm olmadan; boalıp iini bitirmeden karnı üzerinden kalkmasın.” Levâmiül-Ukûl
4/627.
- Salât ve selâm üzerine olsun- Bo¸ama yetkisinin kocaya ait oldugunu açıklamak için de
Allah’ın Resûlü ¸öyle buyurmu¸tur: “Boama hakkı bacaı tutanındır.” I. Mâce Talâk. 31 (Hn.
2081).
Sunulan üç hadîste klâsik ¸ekil açık bir ¸ekilde tasvir olunmaktadır.
Allah’ın Resûlü bir hadîslerinde de ¸öyle buyurur: “Çocuk (dogdugu) yataa aittir; onu
douranındır.” I. Mâce Nikâh 59 (Hn. 2006)
Bu hadîste kadın “fira¸; yatak” olarak ifadelendirilmektedir. Kadının yataklıgı ise, ancak
klâsik ¸ekle uygun dü¸er.
214 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Cinsel tatminsizlik, kadının hem dünyası, hem de âhiretine zarar verecek
bir durumdur.
Vücûdun tabîi bir hakkı olan sükûnete kavuamamasının dourduu
kırgınlık ve sinirsel çözülme, kadının dünyasına yönelik zarardır. Haz duy
madıı için kocasının arzularına anında ve gereince karılık vermeme
si/verememesi ve bu yüzden Allah’ın ve meleklerinin la’netine urayacak
olması da âhiretine yönelik zarardır.
Allah, yarattıgı kullarını bildigi, Allah’ın Resûlü de Rabbinden
bilgiler aldıgı için, özellikle kadınları tatmine erdirecek ilâhî ölçüler
konulmu¸tur.
Sevi¸mek ve kadının durumunu gözetmek mecbûriyeti bu ilâhî
ölçülere misaldir.
Nedir kadının durumunu gözetmek?
Allah’ın Resûlü’nün a¸agıda sunacagımız hadîsi sorunun ceva-
bıdır. O, ¸öyle buyurur:
- · . · · `= - · _ - · ,` · -· - _ = «` · . · ¸ , | `- · -· - _ = | · . · , · .· , |` = = ,· · `- · · · , ·
` ¬ -` , : · · ,` · -· - _ = «` · _ · - · , ·
[“Sizden biriniz karısıyla cinsî münâsebette bulunduu zaman, onu tat
mine/doyuma erdirecek ekilde sevisin.
Karısı sükûnet bulmadan kendisi boaldıı zaman karısı orgazm olun
caya kadar (vücûdunu ayırmakta acele etmesin), eini de aceleye yönelt
mesin.”]
15



15
Buhârî-Müslim’den Feyzül-Kadir 1/325, (Hn. 548-9) M. Zevâid 4/295.
Bu hadîsten ve benzerlerinden yararlanan bazı Islâm bilginleri ¸u görü¸ü seslendiriyorlar:
“Erken bo¸alan ve bu sebeple e¸ine tatmin olacagı süreyi kazandıramayan ki¸inin bo¸al-
mayı geciktirecek tedâvi uygulaması Peygamberî sünnetin rûhuna uygun bir davranı¸
olur.” Bak. Feyzül-Kadir 1/325.


Cinsel Mutluluk Görevleri 11
Hamilelik ve Hastalık Gibi Özel Durumlarda lme ve
Tecrübeye Saygılı Olmak


Islâm Dîni’nin emirleri ve yasakları kapsamına girmeyen konular
ve durumlarda isti¸are etmek/danı¸mak, Yüce Rabbimizin ve ¸anlı
Peygamberimiz’in emridir.
1

Danı¸ma ve tıbbî muayene gibi yollarla isti¸are olunabilecek ilim
adamlarının ilmî verilere ve tecrübelere dayanarak yapılması veya
yapılmamasını gerekli buldukları hususlara saygılı olmak da, cinsel
mutluluga erdirecek dînî görevlerimizdendir.
Özel ¸artları içinde ilim ve tecrübe verilerine uymakla ilgili bu
görevimizi, ana konumuz olan cinsellikle irtibatlandırarak, iki örnekle
açıklamak isteriz.
Hamile ele ilikide bulunmak
Hamileligin devamı süresince ili¸kide bulunmak helâldir. Çünkü
dogum öncesinde ili¸kiyi yasaklayan açık bir ilâhi buyruk yoktur. E¸-
ler, aralarında zararsız bir ili¸ki metodu geli¸tirebileceklerinden,
olmaması da tabîidir. Ancak hamile e¸in özel durumu sebebiyle belir-
li sürelerle de olsa tıb bilginlerinin yasaklayacagı ili¸kiyi, dînî bir
yasak ¸eklinde degerlendirebiliriz. Degerlendirmeliyiz de. Zira
Allah’ın ve peygamberlerinin bildirileri ile kesinlik kazanmamı¸
hususlarda tecrübeye, daha genel bir ifadeyle ilim verilerine uymak,
Islâmî bir kuraldır.

1
Bak. Âl-i Imrân 159, ¸ûra 38. Muhtelif hadîsler için kaynak tefsirlerden bu âyetlerin
açıklamalarına bakılabilir.
216 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

A¸agıda sunacagımız hadîs bu kuralı belgelemektedir.
Sa’d b. Vakkas (r.a) anlatıyor.
Sorununu dile getirmek üzere Allah’ın Resûlü’ne (sa.) bir adam
geldi ve ¸öyle dedi:
- Ya Resûlallah! Ben karıma azil yapıyorum/Rahmin dı¸ına
bo¸alıyorum.
Allah’ın Resûlü de sordu:
- Bunu niçin yapıyorsun?
Ya Resûlallah! Karımın hâmile kalarak emzirdigi çocugunun
zarar görmesinden korkuyorum.
- Eer emzikli kadınla cinsî münâsebet (kadının hâmile kalarak sütü-
nün bozulmasına, sonuç olarak da emzirilen çocuga) zarar verseydi
bunu yapan ranlılar ve Bizanslılara da zarar verirdi.
2

Sunulan örnek hadîsde Allah’ın Resûlü’nün hamile ile ili¸kiyi
yasaklamama kararını, Iranlılar ve Bizanslıların tecrübelerine dayan-
dırması, açıkça emrolunmadıgımız ve yasaklanmadıgımız alanlarda,
tecrübe ve ilim verilerini esas alabilecegimizi ögretmektedir.
Hasta ele ilikide bulunmak
Evlilik hukûkunun geregi oldugu için e¸lerin birbirlerinin cinsel
arzularına saygı duymaları görevleridir. Özellikle kadın kocasının ar-
zularına icabet etmesi farz görevdir.
Ay hali ve lohusalık dı¸ında cinsel görevlerin ertelenmesini ma-
zur gösterebilecek tek geçerli sebeb ise hastalıktır. Ancak her hastalık
ve her derece hastalık pek tabiîdir ki sebeb gösterilemez. Peygambe-
rimiz’in, göz agrısını, ili¸kiyi erteleyici bir sebep olarak degerlendir-
mesi, ölçü olarak alınabilir.
3


2
Müslim Nikâh 22, Hn. 1442. Ayrıca bak. Zadül-Meâd Fi Hukmihi Fil-Gayli
3
Zâdül-Meâd Faslün Fî Hedyihi Fî ‘Ilacir-Remed
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 217

Bilgili ve bilinçli dindar veya tıp ilmini, ideolojiyle yorumlama-
yan mütehassıs/uzman doktorların ili¸kiyi zararlı buldukları durum-
larda hastalık, hiç ¸üphesiz erteletici mâkul bir sebeptir. Tedavi süre-
since ili¸kiye girilmemesi gerekir.
Çünkü Yüce Allah “.. Özcanlarınızı kendi ellerinizle tehlikeye
atmayınız..” buyuruyor.
4

Kurân’ın hükmü olarak hastalıgın, oruç gibi Islâm Dîni’nin temel
ibâdetlerinden birini olu¸turan farz bir görevin ertelenmesine sebeb
te¸kil ettigi bilinmektedir. Bu durum dü¸ünülür ve erteletici hastalıgı
ve derecesini tesbit görevinin Islâm Hukûku’na göre mütehassıs/uz-
man doktorlara verildigi nazar-ı itibara/dikkate alınırsa, cinsel hayatla
ilgili durumlarda tecrübe ve ilim verilerine uyulması geregini daha
iyi kavrayabiliriz.
Sonuç olarak deriz ki, cinsel hayatın mutlulugu için hâmilelik ve
hastalık gibi özel durumlarda ilme ve tecrübeye saygılı olmak
mecburiyetindeyiz. Bu mecburiyet, hiç ¸üphesiz aklı da yönlendiren
yüce dînimizden kaynaklanmaktadır.


4
Bakara 195.


Cinsel Mutluluk Görevleri 12
Cinsel likide Kaçınılması Öütlenen Davranılardan
Sakınmak


Âdet ve lohusalık halinde ili¸ki, arka organdan temas, mazohizm-
sadizm ve bir de agıza bo¸alma anlamında oral ili¸ki dı¸ında koca ile
karısı arasında günah kapsamına girecek hiçbir söz ve davranı¸ın
olmadıgını açık bir dille ifade etmi¸tik.
Bu sebeple, ¸u câiz midir, bu yapılabilir mi ¸eklinde gözlerin,
ellerin dil ve dudakların kullanımı ile alâkalı herhangi bir husûsun
sorulmasına gerek yoktur.
Ancak kesin bir yasagın konulmamı¸ olması, bazı tavsiyelerin
yapılmamı¸ oldugu anlamına gelmez. Aslında bazı sınırlamaların
olmasında zarûret de vardır.
E¸ler arasında cinsel ili¸ki bir veya birkaç defa tekrarlanacak bir
olay degildir. Bülûg çagından itibaren evlenilebilecegine göre, normal
bir ailenin cinsel hayatının kırk-elli yıl sürebilecegi dü¸ünülürse,
cinsel câzibeyi ve romantizmi korumaya yardımcı olacak bazı
tavsiyelerin yapılmasına ihtiyaç vardır.
Islâm Dîni, a¸agıda üç madde halinde açıklanan davranı¸lardan
sakındırıcı ögütler vererek, bu ihtiyacı kar¸ılamı¸tır.
a- Örtüsüz çıplaklık, cinsel organlara bakmak
b- Oral iliki ve iliki sırasında çok konumak,
c- Korunma tedbirlerine bavurmak.



Kaçınılması Öütlenen Davranılar 1
Eler Arasında Örtüsüz Çıplaklık ve Cinsel Organlara
Bakmak


Cinsel ili¸kide örtüsüz çıplaklık ve cinsel organlara bakmak, hiç
¸üphesiz haram degildir; günahkâr kılmaz. Eger haram kılınsaydı,
insanla ilâhî buyruklar arasında sürtü¸me olurdu. Çünkü birbirleriyle
sevi¸ip ili¸ki kuran ve bu ili¸kileri yıllarca devam edip duracak olan
e¸lerin, her ili¸kide örtüsüz çıplaklıktan bütünüyle korunmaları ve
birbirlerinin cinsel organlarını görmemeleri mümkün degil gibidir.
E¸ler arasında çıplaklıgın ve cinsel organlara bakmanın câiz
(helâl) oldugu hadîslerle sabit bir gerçektir.
Eler Arasında Örtüsüz Çıplaklıa ve Bakmaya Ruhsat Veren Hadîsler
Ebû Behz (r.a) babasından rivâyet ediyor:
Allah’ın Resûlü’ne (sav) sordum:
- Ey Allah’ın Peygamberi! Hangi organlarımızı örtelim, hangileri-
ni örtmeyelim?
- (Üreme organı ve yakın çevresini olu¸turan) avret yerini einden
veya (nikâhlı) câriyenden baka herkesten koru.
- Ya Resûlallah! Topluluk bir arada erkek erkege bulundugu za-
man da avret yerimizi örtelim mi?
- Hiçbir kiinin avret yerini görmemesini salayabiliyorsan hiç durma
sala.
220 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

- Peki, Ey Allah’ın Resûlü! Birimiz yalnız kaldıgı zaman da avret
yerini örtmeli mi?
- Allah insanlardan daha çok kendisinden utanılmaya lâyık olandır.
1

Açıkça anla¸ılacagı üzere bu hadîs, ki¸inin cinsel organını hür
veya esir kökenli câriye e¸inden koruması gerekmedigini, fakat bu
hususta Allah’a kar¸ı utançlı olunmasının fazîletini beyan etmek-
tedir.
2

-Salât ve selâm üzerine olsun- Allah’ın Resûlü bir sahâbîye hita-
ben ¸öyle buyurdu:
_ · _ , - . ¸ ¸ , _ · · · ¸ . ·=· , | · , | c · - - ¸ ·=· , | c | · , · - - _ |· - · =· . ·
,`, · - c | . ; _ · · · · ¸
“Allah eini sana, seni de eine örtü kıldı. Elerim benim avret yerimi
görürler, ben de onlardan görürüm.”
3

Yüce Peygamberimizin e¸lerinden Hz. Âi¸e annemiz anlatıyor.
“(Ikimiz de cünüb iken) Ben ve Allah’ın Resûlü bir kabtan yıkanırdık.
O, benden evvel davranır, ben de kendisine bana da bırak, bana da bırak,
derdim.”
4


1
Tirmizî Edeb 39 (Hn. 2795)
2
Kur’ân’ın açık buyrugu geregi ki¸i sava¸ esiri kadın anlamına câriyesi ile nikâhsız ili¸kiye
giremez. (Nisâ 3, 24, 25, Nûr 32) Bunun gibi nikâh akdetmeden onun avretine; üreme
organı ve yakın çevresine bakamaz ve kendi avretini de ona gösteremez.
3
Taberânî’den M. K. Ummal 6/414, Feyzü’l-Kadîr 2/224. Hadîs mürseldir. Ilk cümlesi
Bakara Sûresi’nin 187. âyetinde geçmektedir.
Allah’ın Resûlü’nün “Ben de onlardan görürüm” ¸eklinde beyanda bulunması, nefse
maledici bir metodla bakmanın câiz oldugunu açıklamak içindir. -Dogrusunu Allah bilir-
Fiilî tercihi ve tavsiyesini açıklamak için degildir. Bu ve bu gibi hadîslerin degerlen-
dirilmesinde, Allah’ın Resûlü’nün melekîlik içinde degil be¸erîlik içinde ve her seviyede
insana örnek olmakla vazifeli bir peygamber oldugu gerçegini hatırda bulundurmalıyız.
4
Müslim Hayz 10.
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 221

Sunulan hadîsler de e¸ler arasında çıplaklıgın ve cinsel organlara
bakmanın helâl oldugunu açıklamaktadır.
E¸ler arasında, örtüsüz çıplaklıgın caiz oldugunu gösteren bir di-
ger hadîs de, Hz. Ai¸e validemizin, Hz. Peygamber’in yanında, vahiy
melegi Cibrîl’in kendisine yakla¸amayacagı ¸ekilde soyunuk olarak
yatmasıdır. Peygamberimiz, bulundugu odaya Cibrîl’in girmemesinin
sebebini Hz. Âi¸e’ye ¸öyle açıklamı¸tır:
- Sen soyunuk bir halde iken, yanına gelecek deildi ya.
5

Örtüsüz Çıplaklıktan Sakındıran Öütler
Açıklanan hadîslerden ögrendigimiz üzere, cinsel ili¸ki sırasında
e¸lerin örtüsüz olması ve birbirlerini görmesi helâldir. Temel hüküm
budur. Ancak olgun îman, Allah’a ve meleklere kar¸ı utanmayı gerek-
li kıldıgı gibi örtünmeyi de güzel kılmaktadır.
Kur’ân’ın açıklamasına göre Allah bizi her an görmektedir. Ira-
deli sözlerimizi, i¸lerimizi kayda alan ve görüntüleyen meleklerle
koruyucuyu ve müjdeleyici melekler de bize e¸lik etmektedir.
6
Bu
sebeple Allah’a ve meleklerine kar¸ı utançlı olup, soyunuk halde ili¸-
kiye girilirken bile üzerimize bir örtü alınabilir. Bu anlamda örtün-
meyi ögütleyen hadîslerinde Allah’ın Resûlü ¸öyle buyurmaktadır:
`= - · _ · · · . · . , , | · . · `- · · · . ¸ · · . , · · `- · · · , · - ¸ - ´ ·: « |· . , ¬ · =· ¸ · · ¸ . . -
`, · , , .· · · . · · .` _ |· , =|· ¸ = - ¸ _ |· , =· | .· · `= | ¸ · « `c, ¸ = -, ·

5
Müslim Cenâiz 35
6
Infitar 11-13, Rad 11, Casiye 29, Fussılet 30-31
222 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

“Biriniz ei ile ilikide bulunduu zaman örtünsün. Üzerine örtü alma
dıı zaman melekler utanarak çıkarlar.
7
eytanlar da hazır olurlar. eytanlar
hazırken yapılan ilikiden doacak çocuk üzerinde ise eytanların ortaklıı
olur.”
8

E¸i Hz. Âi¸e’nin, meni bula¸tıgı için çitiledigi giysisi ile Peygam-
berimizin namaz kıldıgı ¸eklindeki açıklaması, Onun (sav) ögütleri
çizgisinde amel edip örtüsüzlükten korundugunu göstermektedir.
9

Cinsel Organa Bakmadan Sakındıran Öütler
a- Allah’ın Resûlü’nün e¸lerinden saygı deger annemiz Hz. Âi¸e
¸öyle anlatıyor.
| _ · - ¸ · `= ¸ = · · - = | , · = ¸ - , · - =· _ · = =· ,,`= _ _ ¸ · `. ,
“Ben Allah’ın Resûlü’nün cinsel organına bakmadım; onu görme
dim.”
10


7
Melekler:
Cinlere ve onların bir kolu olan ¸eytanların varlıgına îman etmek farz oldugu gibi
meleklerin varlıgına îman etmek de farzdır. Onları inkâr etmek ki¸iyi kâfirlerden kılar.
Melekler Allah’ın insanlardan önce nurdan yarattıgı varlıklardır. Göklerde ya¸arlar.
Görevleri geregi yeryüzüne de inerler. Erkeklik ve di¸ilikleri yoktur. Yemezler, içmezler ve
uyumazlar. Süratle giderler ve gelirler. Insan sûretine de girebilirler. Insanlar gibi nefsi
arzuları ve emelleri, iradelerini kullanma hürriyetleri yoktur. Güne¸in ve ayın yörünge-
lerinde seyretmesi gibi iradelerini yönlendirmeksizin emrolunanı yaparlar. Farklı
yaratılı¸tadırlar.
Meleklerin bir kısmı bir kanatlı, bir kısm iki kanatlı, bir kısmı da üç veya daha çok
kanatlıdır. Ancak meleklerin kanatları biz insanların çagrı¸ım yaptıgı gibi ku¸ kanatları
türünden degildir. Onların kanatları Allah’ın emirlerini uygulamadaki güçlerini yansıtan
özellikleridir ve mahiyeti bizim meçhulümüzdür. Meleklerin sayıları yalnız Allah’ın
bilecegi kadar pek çoktur. Evrenle, yer küremizle ve insanlarla ilgi görevleri vardır.
8
Taberanî M. K. Ummal 6/414, 4/293.
Hadîs teknigi bakımından zayıf olan bu hadîste kullanılan üslûp haramlıgı belirtmek için
degil, sakınmayı ögütlemek içindir. Istisnaî de olsa Peygamberimiz’de örneklenen örtüsüz
çıplaklıga ait açık ve kesin bir örnegin görülmemesi, sakınmanın sünnete uygunlugunu
kanıtlamaktadır.
Peygamberimiz’in örtüsüz ili¸kide bulunmadıgını gösteren bu hadîs için bak.. Ebû Davûd
Tahâreti 123.
9
Ebu Davud Tahâret 132
10
I. Mâce Nikâh 28 (Hn. 1922), Kurtûbî 12/232.
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 223

Üzerinde hüküm bina edilebilir güvenilirlikte olmamakla bera-
ber, bazı Islâm bilginleri Hz. Âi¸e’nin bu duyurusuna dayanarak,
cinsel organlara bakmamanın daha fazîletli bir davranı¸ olacagını dile
getiriyorlar.
Hz. Âi¸e’nin (r. anha) bu açıklamasını tavsiye olunur bir davranı¸
olarak degerlendirmekte zarûret de vardır. Çünkü Hz. Âi¸e’nin bu
duyurusunu, rivâyet ettigi diger hadîslerle birle¸tirdigimizde, ¸u ¸e-
kilde yorumlamak zorunlu olmaktadır:
“Ben özel olarak bakmadım. Hissedilebilecek ekilde özel olarak bana
bakılmadı.”
A¸agıda sunacagımız hadîs de böyle bir yorumun gerekliligini
ortaya koymaktadır.
Hz. Âie (r. anha) anlatıyor.
=· ,,` = _ ¸ · · · ¸ . · - · `. ·· .¸ = -· ¸ ¸ ;· · · ¸ - , · = ¸ - , · - =· _ · =
- ,· · ¬ |· ¸ - -, · · ·, = , · `. · · ¬ ·
“Cünüblükten ötürü ben ve Allah’ın Resûlü bir kabdan yıkanıyorduk.
Ellerimiz o kabın içine girip çıkıyordu.”
11

b- Allah’ın Resûlü cinsel organlara bakılmamasını ögütleyen bir
diger hadîslerinde ¸öyle buyurur:
· , - ¸ · _ | · ¸= · , : · `- · , _· - ¸ · `- · - ¸ _ ,· = - · _-· - · . · ..
“Sizden biriniz ei veya (nikâhlı) câriyesiyle cinsî münâsebette bulun
duu zaman einin cinsel organına bakmasın..”
12

Bakılmaması tavsiyesi, erkek için de kadın için de geçerlidir.

11
Müslim Hayz 10, Müslim Ter. ve ¸erhî 2/1035.
12
Feyzü’l-Kadîr 1/326.
224 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Bu hadîsi sıhhati/dogrulugu bakımından ele¸tiren hadîsçiler
varsa da peygamberî emrin tavsiye niteliginde olduguna aykırı görü¸
beyan eden yoktur.
Niçin yasaklanmadı da kaçınılması öütlendi?
Kesin olarak yasaklanmamakla beraber cinsel organlara bakma-
manın ögütlenmesi son derece anlamlıdır.
Cinsel ili¸ki helâl iken bakmak haram kılınamazdı. Çünkü korun-
mak son derece güçtür. Kaçınılması ögütlenmeliydi. Çünkü yıllar
boyu devam edecek cinsel hayatın çekiciligi ve ¸iiriyetini sürdürebil-
mesi için e¸ler arasında korunulacak bazı sınırların, utanılacak bazı
davranı¸ların bulunmasında zarûret vardır. Kaldı ki yaratılı¸larındaki
hayâ duygusu yozla¸tırıcı kültürlerin tahrîbatına ugramamı¸ insan-
larda, özellikle kadınlarda utanma duygusu, yaratılı¸tandır.
Sürekli arzulanır olabilmesi için husûsiyle kadının -kocasına kar¸ı
da olsa- utanma örtüsüne bürülü olması lâzımdır. Ne var ki bu örtü
tül olmalı, kadınlık görevlerini yapmaya engel çul olmamalıdır.
Burada bir husûsa daha deginmekde yarar vardır.
E¸lerin vücût yapısı ve bedenlerin temasına yatkın sevi¸me tarzı
bakmayı da gerekli kılmamaktadır. Böyle olmakla beraber cinsel duy-
guları artırarak ¸ehveti geli¸tirecekse bakılmasının uygun olacagını
ileri süren Islâm âlimlerinin mevcût oldugunu da hatırlatabiliriz.
13



13
I. Arabî Ahkâmû’l-Kur’ân Nûr 31 (3/1357)


Kaçınılması Öütlenen Davranılar 2
Oral liki ve Çok Konumak


Kur’ân-ı Kerîm’de ve Hz. Peygamberin Sünnet’inde haramlıgı
açıklanmamı¸ bütün sözler, davranı¸lar ve i¸ler helâldir; yapılabilir.
Haram olanları helâlle¸tirmek gibi helâl olanları haramla¸tırmak
da ilahla¸mak/ilahla¸tırmak anlamına gelir. Bu da en büyük günah-
lardandır. Konuya bu duyarlılıkla egilecegiz.
E¸lerin birbirlerinin cinsel organlarını öpme-emme anlamına oral
sex, Hz. Peygamber döneminde bilinen bir sevi¸me tarzıydı. Bunu
Hz. Ebu Bekir’in (r.a) Hudeybiye müzakereleri sırasında Kurey¸’in
elçisi Urve b. Mesud’a Arap toplumunda gelenekle¸mi¸ bir sövgü ile
“Lat putunun bızırını emesice adam” diyerek çıkı¸masından ögreni-
yoruz.
1

Sevi¸me teknigi olarak bilinmekle beraber, Kur’ân ve Sünnet’te
oral ili¸ki ile ilgili açık bir hüküm yoktur. Ancak genel kurallar vardır.
Bu kurallar çizgisinde oral ili¸kiyi iki kısım halinde incelemek gerekir.
a) Cinsel ili¸kinin ba¸langıcında, ¸ehvetlenmeden ötürü gelebile-
cek akıntı ve mezi dil ve dudaklara bula¸tırılmadan yapılacak ve rûhî
bunalım dogurmayacak oral ili¸ki ruhsat olarak onaylanabilir. Ancak
fıtrî bir duygu ile veya rûhî ve kültürel geli¸im sebebiyle oral ili¸kiye
ilgi duymayan, hatta ona kar¸ı olumsuz tavır alan e¸i buna zorlamak,
ruhsal bunalıma ve cinsel mutsuzluga sebeb olacagı cihetle zulüm
olur. Sadizm gibi bu tür zulüm de ¸üphesiz haramdır.

1
Kâmil Miras S. B. M. Tecrîd-i Sarîh Hn. 1164 ve ¸erhi (8/183).
226 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Harama yöneltici deginilen davranı¸lardan kaçınılsa da, tabiî bir
sevi¸me tarzı olmadıgı için, oral ili¸kinin bir süre sonra nefretimsi
duygulara sebeb olabilecegi ve dolaylı olarak cinsel mutlulugu olum-
suz yönde etkileyebilecegi gerçegini de hatırlatarak, oral ili¸kinin
onay verilebilecek bu kısmından da kaçınılmasını ögütleriz. Nitekim
örtüsüz çıplaklık ve cinsel organlara bakmak bölümünde sundu-
gumuz sakındırıcı ögütler çizgisinde, kaçınılmasını tavsiye buyuran
Islâm bilginleri de vardır.
2

b) Agızı cinsel organa dönü¸türen ve agıza bo¸almayı içine alan
oral ili¸ki ise -Allah bilir- haramdır. Kur’ân ve Sünnet arka organdan
(anüs) ili¸kiyi haram kılar, bu tür ili¸kilerin helâl görülerek yapıl-
masını azaba ugrama sebebi olarak bildirirken, agızı cinsel organa
dönü¸türerek yapılacak oral ili¸kiyi daha bir haram kılacagı açıktır.
3

Kaldı ki bu anlamda oral ili¸ki, yozla¸tırılmamı¸ insan dogasının
çirkin bulacagı, igrenç görecegi bir i¸lemdir; Kur’ân ifadesiyle Fah¸â
ve Habîse’dir. ”..Fahâların gizlisine açıına da yaklamayınınız..”
buyrugu ile cinsel içerikli çirkinlik olan fah¸ayı haram kılan Kurân,
cinsel muhtevalı pislik olan habîseyi de haram kılmı¸tır.
4

Dogruları en iyi bilen Allah’tır ve bize dü¸en kulluk görevi,
haram olma ¸üphesi ta¸ıyan i¸lerden bile kaçınmaktır. Öneminden
ötürü peki¸tirelim. Caiz olabilir ¸eklindeki degerlendirmeler, soyut
öpme ¸eklindeki oral ili¸kiyle ilgilidir. Agıza bo¸alma ¸eklindeki oral
ili¸kinin ise haram oldugunu söyleyebiliriz. Çünkü bu tür uygulama
Kur’ân’ın yasakladıgı fah¸âyı ve habîsi olu¸turur.

2
Bir adam cinsel organını karısınına agzına girdirse, bu gerçekten mekruh olur/onayla-
namayacak bir davranı¸ olur. Ancak mekruh olmaz diyen bilginler de vardır Bak. I. Arabî
Ahkâmu’l-Kur’ân 3/1357, Fetevâ-yı Hindiye Kitabü’l-Kerâhiyeti ve Istihsan Babüs-Salisûne
Fil-Müteferrikati (5/372).
3
“E¸e arka organından temas etmek.” bölümüne ve kaynaklarına bakınız.
4
Enam 151, Araf 157
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 227

Cinsel liki Sırasında Çok Konumak
E¸ler arasında cinsel organlara bakmak gibi haram kılınmayan,
fakat kaçınılması ögütlenen bir davranı¸ ¸ekli de cinsel ili¸ki sırasında
çok konu¸makdır.
Refes sözcügü ile Kur’ân-ı Kerîm’de
(Bakara 187)
ve ilgili hadîslerde
arzuları ve romantizmi geli¸tirici sözlerin ögütlendigini görmü¸tük.
Ancak a¸k fısıltıları olmaktan ileri giden konu¸maların, cinsel ili¸kinin
tabîi seyrine uygun dü¸meyecegi ve ili¸ki sonrasına olumsuz biçimde
yansıyabilecegi açık bir gerçektir. Bunun içindir ki hadîs olarak
nitelenen bir söylem de ¸öyle buyrulur:
`¸ · ´ · v ·· .` ·|· - - -· ¬`- = · - ;: ´ |· ·¸ ..
“Kadınlarınızla cinsî münasebette bulunduunuzda çok konumayın.."
5



5
Feyzül-Kadîr Hn. 552


Kaçınılması Öütlenen Davranılar 3
Korunma Tedbirlerine Bavurmak


Cinsel nitelikli haramlardan korunmak ve yalnızlıgı giderecek bir
hayat arkada¸ı edinmek gibi amaçlarla evlenilebilirse de, evliligin ana
amaçlarından biri de hiç ¸üphesiz çocuk sahibi olmaktır.
Insanlıgın devamının üreme kanununa baglanması, insanın her
an ili¸kide bulunabilen, dölleyebilen ve döllenebilen bir kıvamda
yaratılmı¸ olması da bu ana amaca dönüktür.
Kur’ân-ı Kerîm’de Rabbimiz, evlenecek erkekler ve kadınların
zinâdan uzak olmaları ¸artını belirlerken onları “ayr-u müsafihin
ve ayr-u müsafihat/akıtmayan erkekler ve akıtmayan kadınlar”
olarak niteler; onların zinâcılar gibi çocuk olu¸umunu engellemek için
spermleri ve yumurtalarını bo¸a akıtıp tüketmeyenler olarak över.
(Nisâ 24-25, Mâide 5)

Rabbimiz aktif e¸cinsel erkekleri de hayat maddesini israf edenler
olarak ¸iddetle yerer.
(Zariyat 34)
Evlilikte ba¸lıca amaç çocuk oldugu
için Yüce Mevlâmız Bakara Sûresi’nin 223. âyetinde kadın e¸lerimizi
tarla olarak vasıflandırarak ¸öyle buyurmu¸tur:
“Kadınlarınız sizin tarlanız; ürün alabileceiniz elerinizdir. O
hade ürün verici ön organlarından dilediiniz gibi ilikiye gire
bilirsiniz..”
1


1
Kadınların tarla olarak nitelenmesi, evlililgin ve il¸kinin amacına dikkatlerimizi çekmek
içindir. Müfessir Mevdûdî bu âyetin açıklamasında ¸öyle der:
Kadınla erkek arasındaki ili¸ki tarla ile çiftçi arasındaki ili¸ki kadar ciddidir. Çiftçi
tarlasına sadece ho¸landıgı için degil, onu ekmek ve ürün almak için de gider. Aynı
¸ekilde bir erkek de karısına çocuk üretmek amacıyla yakla¸malıdır. Allah’ın Kanunu
tarlanın ekim metoduyla ilgilenmez, fakat çiftçiden ekmek için ba¸ka yere degil, kendi
tarlasına ve üretim için gitmesini ister. (Bak. Tefhimu’l-Kur’ân, Bakara 123)
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 229

Tarlanın sürülme amacının ekin olması ne derece tabîi ise, e¸le
ili¸ki amacının çocuk olması da o derece dogaldır. Ramazan gece-
lerinde cinsel ili¸kinin helâl kılındıgını açıklayan Bakara Sûresi’nin
187. âyetinde “.. imdi kadınlarınıza yaklaın. Allah’ın sizin için ya
zıp takdir ettii (çocukları) taleb edin..” buyrulması da ana amacın
çocuk edinilmesi olduguna i¸arettir.
Bu sebeble Islâm Dîni, döllemeyi engelleyici kısırla¸tırmaktan
menetmi¸ ve dogal olmayan korunma yöntemlerinden kaçınılmasını
ögütlemi¸ ve emretmi¸tir.
Gerek dı¸a bo¸alma yoluyla ve gerekse diger yollarla korunmak,
hiç ¸üphesiz kısa veya uzun vadede cinsel mutlulugu da olumsuz
yönde etkileyecek cinsel davranı¸lardandır.
Ekonomik sıkıntıdan uzak rahat bir hayat ya¸amak, sıhhati/sag-
lıgı ve güzelligi uzun süre korumak ve dengeli toplum kalkınmasına
hizmet etmek vs. gibi amaçlarla koruyucu tedbirlere ba¸vurmak, Is-
lâm ülkelerinde de giderek yaygınla¸an bir manevî hastalık olmu¸tur.
Ba¸ta rahim (vagina) dı¸ına bo¸alma olmak üzere, rahim yolu la-
vajı, kapsüller, merhemler, rahim yolu peserleri, spiral ve prezervatif
kullanımı gibi çok degi¸ik uygulamalarla yapılan korunma, insan
cinselligi üzerinde olu¸turulmu¸ cinsel mutlulugu kısıtlayıcı ve gide-
rici bir zulümdür ve ana konumuz olan cinsellikle çok yakından
ilgilidir.
Ne var ki insanlar kendi aleylerine i¸ledikleri bu zulmun farkında
bile degillerdir. Bu sebeble “korunma” meselesini Islâmî ölçülere göre
geni¸ olarak incelemeye çalı¸acagız.
“Korunma”, hadîs ve fıkıh kitaplarımızda “azil” olarak geçmek-
tedir.
Azil; çocuk olmaması için rahmin dıına boalmaktır.
230 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Yukarıda açıkladıgımız korunma yollarının her birinde amaç
çocuk yapmamak oldugu için, azille ilgili dînî hükmü diger bütün
korunma ¸ekillerine te¸mil etmemiz mümkündür. Mümkündür,
çünkü azilde büyük ölçüde rûhî rahatsızlık vardır. Diger korunma
tedbirlerinde ise rûhî rahatsızlıklar yanında; rahim kanseri, kısırlık vs.
gibi bedenî rahatsızlıklar da mevcuttur.
Korunma tedbirlerinde mahzur olmadıgını ileri süren görü¸ler
ilmî olmaktan çok, politiktir.
2

Azille ilgili hadîsleri sunup onlara açıklık getirmeden önce,
Kur’ân-ı Kerîm’deki insanın yaratılmasıyla alâkalı bazı âyetleri sun-
makta yarar görüyoruz.
nsanın yaratılıı ancak Allah’ın takdiriyledir
Kur’ân-ı Kerîm’de Yüce Allah, insanın yaratılmasını tamamen
kendi zâtına baglamakta, aracı kılınmasının dı¸ında insana yer veril-
memektedir.
A¸agıda sunacagımız âyetlerde ¸anı Yüce Allah, dogurganlıgın ve
kısırlıgın kendi takdiriyle vücûda geldigini ¸öylece açıklamaktadır.

2
Hayvanlar, Böcekler Ve Bitkiler Dünyasında Korunma Yoktur.
Böyle iken dogal dengeyi bozan bir çogalma da görülmemekte, kader programı hükmünü
icra etmektedir.
Yüzölçümleri Türkiye’den az olup, nüfusları daha çok olan Ingiltere, Almanya ve Japonya
örneklerinde açıkça görülecegi üzere kalkınma ancak nüfus artı¸ıyla saglanabilmektedir.
Nüfus artı¸ını saglamadan kalkınmı¸ bir tek ülke yoktur. Devrimizde bu ülkelerde nüfus
artı¸ hızında görülebilen dü¸üklük, kalkınma ve ekonomi ile ilgili olmayıp, aile hayatını
çökerten modern ya¸antı ile alâkalıdır.
Yeryüzünü insanlar için hayat alanı ve ilahî deneme sahası olarak takdir buyuran Yüce
Allah, insanların ihtiyaç duyabilecekleri bütün maddeleri yaratmı¸ ve de yaratmaktadır.
Yararlanılamayan bölgeler, bilinmeyen kaynaklar ve çok yönlü olarak faydalanılamayan
nimetler ise pek çoktur.
Ekilebilir alanların hâlâ daha yüzde yirmilik bir bölümü ekilebilmektedir.
Bazı ülkelerde görülen sosyal sefalet nüfus yogunlugundan degil, uluslararası emperya-
lizmin doymak bilmeyen ihtiraslarından, yerli ve kukla yöneticilerin beceriksizliginden ve
Islâm’ın öngördügü sosyal adaletten yoksunluktan kaynaklanmaktadır.
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 231

¸ûrâ Sûresi 49-50:
“Göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır. O, dilediini yaratır. Dilediine
kız çocuklarını verir, dilediine de erkek çocukları verir. Yahut onlara erkekli
diili çift verir. Dilediini de kısır yapar. üphesiz O, her eyi bilendir ve her
eye gücü yetendir.”
¸anı Yüce olan Allah, dogurganlıgı ve kısırlıgı kendisinin takdir
buyurdugunu açıkladıgı gibi, rahme (vagina) atılan meniden insanı
yaratanın, sûretlendirilip ¸ekillendirilerek kız veya erkek olarak
vücûda getirenin de kendisi oldugunu pek çok âyetle dile getirmek-
tedir.
Vâkıa Sûresi 58-59:
“Söyleyin bakalım! Rahimlere döktüünüz meniyi; onu siz mi yaratıp
insan haline getiriyorsunuz. Yoksa yaratan Biz miyiz?”
Tûr Sûresi Âyet 35:
“Onlar bir yaratıcıları olmadan mı yaratıldılar? Yoksa kendi kendilerini
mi yaratıyorlar?”
Âl-i Imrân Sûresi Âyet 5:
“Rahimlerde sizi diledii gibi ekillendiren O’dur. O’ndan baka ilâh
yoktur. O, karı konulamayaca güc sahibidir, her ii gereince yerli yerinde
yapandır.”
Kıyame Sûresi Âyet 36-40:
“nsan baı bo bırakılacaını mı sanıyor? O, rahme dökülen meniden
bir damlacık deil miydi? Sonra o damla bir kan pıhtısı olmu, derken Allah
onu yaratıp güzel bir ekle koymu, ondan erkek ve dii iki cins yaratmıtır.
Bütün bunları yapan Allah, ölüleri diriltmeye güçlü deil midir?”
Yüce Allah yukarıda sunulan gerçekleri ve benzerlerini bildirme-
nin yanısıra kendi bilgisi: takdîri, amacı, rahmeti ve yaratması
olmaksızın hiçbir di¸inin gebe kalamayacagını, kalsa da doguramaya-
cagını açık bir ¸ekilde ¸öylece duyurmaktadır.
232 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Fâtır Sûresi Âyet 11:
“Allah, sizi topraktan, sonra da bir meniden yarattı. Sonra da sizi çift
çift yaptı. O’nun bilgisi olmadan hiçbir dii ne gebe kalabilir, ne dourabilir.
Bir canlının ömrünün uzatılması da, ömrünün kısaltılması da mutlaka
Kitâb’da(programlı)dır. üphesiz ki, bunlar, Allah’ın kolayca yapacakları
dır.”
Yüce Allah insanları kendi takdîriyle yarattıgını açıkladıgı gibi,
onların hayatlarını sürdürmeleri için gerekli olan rızıkları da ken-
disinin üstlendigini ¸öylece bildirmektedir:
Hûd Sûresi Âyet 6:
“Yeryüzünde hiçbir canlı varlık yoktur ki, rızkı Allah’a ait olmasın.
Allah, her canlının hayattayken yerletii, ölümden sonra konulduu yeri
bilir. Her ey apaçık bir Kitâb’da kayıtlıdır.”
Isra Sûresi Âyet 31:
“Fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Sizi de, onları da Biz
rızıklandırıyoruz. Onları öldürmek pek büyük günahtır.”
Fâtır Sûresi Âyet 3:
“Ey insanlar! Allah’ın üzerinize olan nimetlerini hatırlayın. Sizi gökden
ve yerden rızıklandıracak Allah’dan baka bir yaratıcı var mı? O’ndan baka
hiçbir ilâh yoktur. O halde nasıl olup da O’na güvenden saptırlıyorsunuz?”
Âyetlerle yapılan açıklamalardan anla¸ılacagı üzere, insanların
yaratılı¸ı ve muhtaç oldukları maddelerin halkedilmesi, Allah’ın teke-
lindedir ve birbiriyle uyumlu bir program içindedir.
Insanların, insanların sayısını diledikleri ¸ekilde belirlemeye, be-
lirledikleri sayıya ula¸tırmaya veya muayyen sayıda tutmaya güçleri
yoktur. Nüfûs kontrol altına alınmazsa, yaratılan maddelerin ihtiyacı
kar¸ılamayacagı ¸eklindeki görü¸ de geçersizdir. ¸imdi bir soru
açalım.
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 233

Insanlar aldıkları korunma önlemleriyle Allah’ın kaderini degi¸ti-
rebilir, hayatı istedikleri ¸ekilde yönlendirebilirler mi? Bu suâlin ceva-
bı a¸agıda sunulacak bilgilerin ı¸ıgında ortaya çıkacaktır.
Korunmayı dorudan onaylayan bir tek âyet ve hadîs yoktur
Rahimin dı¸ına bo¸alma olan ve bütün korunma tedbirlerinin de
amaçta esası olarak degerlendirilebilecek olan “azil”i dogrudan veya
dolaylı olarak onaylayan bir tek âyet ve hadîs mevcût degildir. Eger,
böyle bir âyet ve hadîs mevcut olsaydı, Kur’ân ve Sünnet kendi içinde
çeli¸kili olur veya yaratılı¸ düzeniyle çatı¸ırdı.
Kur’ân ve Sünnet böyle bir çeli¸ki ve çatı¸madan beridir.
¸anı Yüce olan Allah, bir tarafdan erkegi dölleme gücüyle yarata-
cak ve kadını her ay çocuk için hazırlayacak, diger taraftan Kur’ân-ı
Kerîm’le veya Peygamberi aracılıgıyla korunmayı onaylayıp, kendi
düzeni ile çeli¸kiye dü¸ürecek. Bu mümkün müdür?
Yüce Allah bir taraftan nefislerimizden kendilerinde sükûnet bu-
lacagımız e¸ler yarattıgını duyuracak, kendi kader programına bag-
layarak çocuk edinmeyi emredecek, O’nun Resûlü cinsel mutlulugu
amaç gösterecek, diger taraftan cinsel mutlulugu giderecek veya
olumsuz yönde etkileyecek uygulama Kur’ân ve Sünnet’le tasvip olu-
nacak. Bu tasavvur olunabilir mi? Kurân ve Sünnet’te korunmayı
dogrudan onaylayan bir tek âyet ve hadîs yok ama onu dolaylı da
olsa yasaklayan açıklamalar ve buyruklar vardır.
Kur’ân ve Sünnet korunmayı dolaylı olarak yasaklar
Incelememizin ba¸ında yer alan âyetler, azili dolaylı olarak yasak-
layıcı Kur’ânî düstûrlara örnek olarak alınabilir.
Bu sebeble burada azili dolaylı olarak yasaklayıcı hadîsleri suna-
cagız. Ancak bizim ihtiyatlı bir dil kullanmak için “dolaylı olarak
yasaklayıcı” ¸eklinde sunacagımız hadîsleri”dorudan yasaklayıcı”
234 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

hadîsler olarak degerlendirmemiz mümkündür.
3
Nitekim bazı sahâbî-
ler böyle degerlendirmi¸ler ve Allah’ın Resûlü’nün yapmadıgı gibi,
onlar da azil yapmamı¸lardır. Bazı Islâm bilginleri de bu hadîslere da-
yanarak azilin (korunmanın) haram oldugu içtihadında bulunmu¸-
lardır.
4

Korunmayı dolaylı ekilde yasaklayan hadîsler
Ebû Saîd el Hudrî (r.a) anlatıyor.
Beni Mustalık gazvesinde Allah’ın Resûlü ile beraberdik. Allah’a
ortak ko¸ucu Arabların güzel kızlarını esir aldık.
Bu askerî gazve sebebiyle bekârlıgımız uzadı. (Pek tabîi ki arzula-
rımız da arttı.) Ancak (biz esir statüsü içinde bize verilen bu kızları-
kadınları verip ailelerinden) fidye almak istedik.
Bu sebeple, azil yaparak onların cinselliginden yararlanmak iste-
dik. Aramızda ¸öyle konu¸tuk:
- Allah’ın Resûlü aramızda iken O’na sormaksızın mı azil yapaca-
gız?
5

Sonra da Allah’ın Resûlü’ne sorduk. ¸öyle buyurdu:
- Azili (korunmayı) bırakmanız sebebiyle bir zarara uramazsınız. Zira
Allah’ın Kıyamet Günü’ne kadar yaratmayı takdir ettii her insan, mutlaka
ve mutlaka vücûda gelecektir.
6


3
Bak. I. Mâce Hn. 1927, et-Tac 2/310
4
Azilin haramlıgını kabul eden bu sahâbîlerin ba¸ında dört büyük halife, Abdullah b. Ömer
ve Ebû Umame gelmektedir. Caiz görenler ise Sa’d b. Vakkas, Zeyd b. Sabit ve Ibn-i Abbas
gibi bazı sahâbîlerdir. Azili ne kabul ve ne de red eden sahâbîler de vardır. Bak. Metâli-
bü’l-Âliyet Hn. 1551-2
5
Bu hadîs azilin esir kadınlar vesîlesiyle sahâbîlerin gündemine girdigini, bunun için de
Allah’ın Resûlü’ne daha önce hükmünü sormak geregini duymadıkları azille ilgili sualler
yönelttiklerini açıklamaktadır. Azil yapmak istemelerindeki sebeble birlikte degerlendiril-
diginde bu hadîsten sahâbîlerin e¸lerine azil yapmadıkları sonucunu çıkarabiliriz. Hiç
¸üphesiz istisnaların olması mümkündür.
6
Müsned 3/82, et-Tac 2/309, Müslim Nikâh Hükmi’l-Azlî.
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 235

Ebû Said el-Hudrî (r.a) anlatıyor.
Ele geçirdigimiz esir kadınlarla cinsî münâsebette bulunurken
azil yapıyor, (çocuk olmaması için rahmin dı¸ına bo¸alıyor) duk.
7

Sonra Allah’ın Resûlü’ne azilin yapılıp yapılamayacagını sorduk. Bize
cevap olarak ¸öylece serzeni¸de bulundu:
- Siz azil yapıyor musunuz? Siz hakikaten azil yapıyor musunuz? Siz
gerçekten azil yapıyor musunuz? Kıyamet Günü’ne kadar yaratılması takdir
olunmu her insan, mutlaka yaratılacaktır.
8

Ebû Said el-Hudri (r.a) anlatıyor.
Allah’ın Resûlü’ne soruldu:
- Azil ile ilgili olarak (ne buyurursunuz Ya Resûlallah!) ¸öyle bu-
yurdu:
- Her meniden çocuk olmaz. Kaldı ki Allah bir varlıı yaratmak isterse,
onu hiçbir güç önleyemez.
Allah’ın Resûlü azil ile ilgili diger bir soruyu da ¸öylece cevap-
landırdı:
= « |· ,`· · « · · · .·, · - « · v . · , ´ , · - v ` _
- Hayır, (azili onaylayamam.) Siz azil yapmamaya çalıın. Zira cinsel
ilikiden çocuk olması, ancak ilâhî kaderledir.
9


7
Bu olay, Hicretin 5. yılında Ben-i Mustalık gazvesinde veya onun öncesinde olmu¸tur.
Hicretin 7. yılında yapılan Hüneyn sava¸ından sonra Nisâ suresinin 24. ve 25. âyetlerinin
indirli¸iyle birlikte Islâm Sava¸ Esirligi Sistemi olu¸mu¸, esir edilen kadınların odalık
olarak kullanılması dönemi kapatılmı¸tır. Bu sebeple sava¸ bitip de alınan esir kadınlar
Islâmî yönetim tarafından esir statüsü içinde gazilere dagıtılmadıkça ve belirlenen ¸artları
içinde nikâh yapılmadıkça hiçbir Islâm sava¸çısı, hiçbir gerekçe ile esir kadınlarla ili¸kiye
giremez. Kur’ân’da Rabbimizin hükmü budur. Geni¸ bilgi için “Kurân ve Sünnet I¸ıgında
Câriyeler ve Sömürülen Cinsellikleri” isimli eserimize bakılabilir
8
Müslim Nikâh Bab-u Hukmi’l-Azili
9
Müslim Nikâh Bab-u Hükmi’l-Azili, (Hn. 13).”Lâ, Aleyküm en lâ tef’alü” cümlesinde (lâ)
bagımsız olarak tercüme edilmi¸tir.
236 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Ebu Saîd el-Hudrî (r.a) anlatıyor.
,· « · , · = ¸ - , · - =· _ · = =· ,,` = _ = · - , ¸ - |· ¸ ·. : `= - · c | . ¸ - « , , | ¸ · , ·
, · ¬ - `¸ « · . . , | `- · · · | =· v · - - · · , « |
Allah’ın Resûlü’nün huzûrunda azilden söz açılınca ¸öyle buyur-
du:
- Sizden biriniz niçin azil yapar ki?
Yaratılan her bir insanın Hâlikı üphesiz Allah’dır.
10

Câbir b. Abdullah (r.a) anlatıyor.
Bir adam geldi de Allah’ın Resûlü’ne ¸öyle deyiverdi:
Ya Resûlallah! Beraber ya¸adıgım bir câriyem var. Ona azil ya-
pıyorum. Ne buyurursunuz?
11

- Azil yapman Allah’ın yaratılmasını diledii canın vücûda gelmesini
hiç üphesiz engellemez.
Bu cevabı alan adam gitti ve bir süre sonra gelerek ¸öyle dedi:
- Ya Resûlallah! Size azil yaptıgımı söyledigim câriye gebe kaldı.
Allah’ın Resûlü (daima gerçegi dile getirdigini açıklamak için)
¸öyle buyurdu:
- Ben Allah’ın kuluyum ve O’nun elçisiyim.
12


10
age., Hn. 132.
11
Bu hadîs de Allah’ın Resûlü’nün döneminde azilin e¸lere degil yalnızca esir kadınlar
(câriyeler)a yapıldıgını göstermektedir. Allah’ın Resûlü dogurgan kadınlarla evliligi
tavsiye buyurur, kendisine inananların çoklugu ile iftihar edecegini duyururken, O’na
kayıtsız ¸artsız baglı olan sahâbîler, e¸lerine azil yapmayı zaten dü¸ünemezlerdi.
12
Müslim Nikâh Bab-u Hükmi’l-Azili, et-Tac 2/310
Konu ile ilgili diger hadîsler bir arada incelendiginde anla¸ılacagı üzere bu hadîs, izin
vermesi halinde kadına sürekli olarak azil yapılabilecegini degil de onayı alınmaksızın
cinsel hazlarının sınırlandırılamayacagını ve rızası hilafına çocuktan yoksun bırakılamaya-
cagını açıklamaktadır.
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 237

Cüzame Binti Vehb (r.a) anlatıyor.
=· _ · = =· ,,`= _ `= ¸ = - , · = ¸ - , · - ¸ ¸· · · _ · . , ¸ - |· ¸ - `·, || . ·
| . , · = ¸ - , · - =· _ · = =· ,,`= _ ,· « · ` .| , |· c _ « ¬ |·
Sahâbîler arasında bulunuyorken Allah’ın Resûlü’ne azil’den
sordular. ¸öyle buyurdu:
“(Tekvir Sûresi’nin sekizinci âyetinde açıklanan türden) çocuu
gizlice topraa gömmedir.”
13

Azilin haramlıgına delil olarak gösterilen son hadîs müstesna,
yukarıda sunulan hadîsler incelendiginde açıkça anla¸ılacagı üzere,
azil husûsunda dogrudan, açık ve kesin bir yasaklama yoktur. Ama
azilden kaçınılmasını ögütleyici ve buna kafayı ve kalbi yatırıcı bir
yönlendirme vardır. Hem azile ve diger koruyucu önlemlere ba¸vuru-
larak yaratılması engellenmek istenen çocuk, Allah’ın Resûlü’nün
açıkladıkları üzere bir kader mevzûudur. Çünkü cinsî münâsebet
çocuk için yegâne sebeb ise de, yeter sebeb degildir. Zira her ili¸ki
çocuk sonucuna götürmez. Götürebilmesi için ilâhî kaderin tecellisi
lâzımdır. Bu sebeple azil (korunma) tedbiri, sonucu etkilemeyecek bir
i¸lem olarak degerlendirilebilir.
Allah’ın Resûlü korunmamıtır
Her Islâmî emir-yasak, Allah’ın Resûlü’nün hayatıyla örneklen-
digi gibi, azilsizlik de, her meninin çocuga dönü¸meyecegi hakikati
de, O’nun hayatıyla örneklenmi¸tir. Bir diger anlatımla Allah’ın
Resûlü hiçbir e¸ine azil yapmamı¸tır. O, sözleriyle azil yapılmaması
geregini dile getirirken, bilfiil kendisi de yapmamı¸tır. Azil yapma-
masına ragmen, çocuk dogurabilecek genç ya¸ta olan e¸lerinden Hz.
Âi¸e, Hz. Hafsa, Hz. Zeyneb, Hz. Cüveyriye, Hz. Ümmü Seleme ve
Hz. Safiye’den çocugu olmamı¸tır. Çünkü çocuk, ancak Allah’ın kade-
riyle olur.

13
Zâdü’l-Meâd Nikâh Faslün fi Hukmihi (sav) fil-Azili 4/16.
238 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

-Salat ve selâm üzerine olsun- O, 28 yıl süren tek kadınlı ve çok
çocuklu aile hayatından sonra çok kadınlılıgı ya¸adıgı Medîne döne-
minde yalnızca Mâriye annemizden Ibrahim isimli bir çocugu
olmu¸tur.
Korunma, neden açık olarak yasaklanmamıtır?
Kur’ân ve Sünnet dolaylı olarak yasakladıgı azili neden açık ve
baglayıcı bir ¸ekilde yasaklamamı¸tır. Oysa içki ve faiz gibi ilâhî ha-
ramlar, önce dolaylı olarak yasaklanmı¸, ama sonuçta kesin yasaklar
konulmu¸tur.
Azilde ise durum böyle olmamı¸tır. Olmaması da dogaldır. Zira
e¸lere azil, içki ve faiz gibi bilinen bir uygulama degildi. Böyle ol-
makla birlikte, bu suâlin dogru cevabını hiç ¸üphesiz Allah bilir.
O’nun bildirmesiyle ancak O’nun Resûlü bilebilir. Ancak ilâhî i¸a-
retler üzerinde yürüyerek bizler de yorum yapabiliriz.
Bize göre bunun iki ana sebebi vardır.
a) Birinci sebep, tıbbî ve rûhî zarûretlerle korunmanın gerekli ola-
bilecegi gerçegidir.
b) Çocugun olu¸umuyla ilgili sebep-netice kanûnu ile ilk bakı¸ta
çeli¸kili gibi görülen genel Kur’ân ve Sünnet dogrularına tam telsi-
miyet gösterilip gösterilemeyecegine dair ince ve ileri bir kulluk dene-
mesinin Allah’ın muradı olu¸udur. Diger bir ifadeyle çocuk mese-
lesinin, inanmakla yükümlü oldugumuz kaderle olan baglantısıdır.
¸imdi bu ikinci sebebi açıklamaya çalı¸arak konumuza ı¸ık
tutalım..
Yüce Allah insanı sebep ve netice (sonuç) prensiplerine göre
dü¸ünen bir varlık olarak yaratmı¸tır.
Insan için gerekli olan hayat gerçegi, sebep-netice kanûnudur.
Her netice bir sebebe baglıdır. Her sebep kendi dogrultusunda bir
netice ile sonuçlanır.
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 239

Yaratılıdan sâhip oldukları yeteneklerle maddeci insan da, mü’min de
böyle düünür. Ne var ki insanların pek çou neticeyi sebebe balarken, sebe
bin yalnızca insan iradesiyle oluup oluamayacaını düünmezler. Bir de
“sebeb”in tek baına netice alabilecek güçte olup olmadıını aratırmazlar.
-En dogrusunu Allah bilir- nsanların çogunda görülen bu durum
sebebiyle olacak ki haram kılınması halinde uygulamada “îman”a
gölge dü¸ürebilecek azil/korunma, kesin bir ¸ekilde yasaklanma-
mı¸dır.
Burada meseleyi biraz daha açalım.
Çocugun vücûda gelmesinin sebebi, erkek menisinin; spermleri-
nin rahime/kadın üreme organına ula¸tırılmasıdır.. Acaba meniyi ra-
hime ula¸tırıp ula¸tıramamakda, bu yolda iradeyi kullanıp kullana-
mamak da insan gerçekten tam anlamda hür müdür?
Daha degi¸ik bir ifâdeyle ¸öyle de sorabiliriz:
Kader programı gerekli kıldıgı için mi korunmakta veya korun-
mamaktayız?
Burada, nsana irâde hürriyeti verilmemi midir? ¸eklinde bir itiraz
yapılabilir. Yapılabilir ama; olu¸um zamanını, cinsiyetini, fizigini, ka-
rakterini ve zekâsını tesbitte iradesiyle yol almadıgı çocugunun yara-
tılı¸ında, ki¸inin irade payına sâhip oldugu kesin olarak ileri sürü-
lemez. Pek tabîidir ki red de edilemez.
Burada Ilâhi Vahy’in bildirisine teslim olmak zorunlulugu vardır.
“Vahiy bildirileri” ise insanın olu¸umunu insan iradesine degil, ilâhi
kaderin yaptırımcı gücüne baglamaktadır.
Insanın olu¸umunda ilâhî kadere teslim olmak, aslında ilmî bir
mecbûriyettir.
Biz çocugun olu¸umuna cinsî münâsebeti, yani meninin rahime
ula¸tırılmasını sebep görüyoruz. Bu dogrudur. Ama bu sebep yeterli
midir? Yani bu sebepde sonuca gitmek gücü var mıdır?
240 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Müsbet bilim bize, rahime bo¸altılan meninin dölleme yapma ih-
timalinin matematik ifadeyle yakla¸ık olarak sıfır oldugunu açıkla-
maktadır.
14


14
Bu gerçegi Dr. Halûk Nurbakî’nin kaleminden sunalım:
Di¸inin yumurta hücresi (Ovum) meoz dedigimiz özel bir bölünme yolu ile 23
kromozomlu, yarım yetenekli bir hücreye dönü¸ür, bu 23 kromozomda 60. 000 istidat çok
özel bir ¸ekilde ikiye bölünerek serpi¸tirilmi¸tir. Yani birden altmı¸ bine kadar sayılardan
otuz bin tane sayı, yumurta hücresinde vardır. Bu sayılar sınırsızdır.
Anneden çocuga geçmesi uygun genetik ¸ifrelerden yarısı; (30. 000) tanesi bu kromo-
zomlara dizilmi¸tir. Ancak sayılar üzerinde örnek verirsek, Ovum’da: 1, 18, 345, 481, 617,
5. 474, 17. 640, 28, 430, 45. 050, 58. 400 gibi sırasız sayılar vardır. Yumurta hücresinin bu
sayıları 60. 000’e tamamlanması için eksik sayıları, etrafından toplanan 250 milyon meni
hücresinden bir tanesinden seçip bulması gerekir. Yumurta hücresinin etrafındaki bu 250
milyon meni hücresinin her birinde de farklı 30. 000 genetik istidat oldugu gibi, birden
otuz bine kadar karı¸ık ve degi¸ik numaralar vardır. I¸te yumurta hücresinin gebe kalması
için bu 250 milyon meni hücresi içinde kendinde eksik ¸ifreleri ihtiva eden hücreyi bulup,
onunla birle¸mesi gerekir. Aksi takdirde bütün (NO)ları isabet ettirse, bir (NO)yu
tutturamazsa tek kulaklı çift burunlu çocuk dogar.
Konuya biraz daha açıklık getirmek için, bir örnek vermek istiyorum. Sizin elinizde birden
altmı¸ bine kadar sayıların yazıldıgı 30. 000 numara var. Fakat sırasız. Aradaki bo¸
numaraları tamamlamak istiyorsunuz. Bunun için önünüzde 250 milyon tane çuval var.
Her bir çuvalda 30. 000 karı¸ık numara var. Bunlardan yalnız biri sizin eksik
numaralarınızı ta¸ıyor. I¸te o çuvalı bulacaksınız. Yumurta hücresinin i¸i böylesine bir
muamma üstelik bu i¸i bir saatte bitirecek. Bu problem çözülür mü? Matematik bilim
adamları hesabı yapmı¸, bunun ihtimali 14x10 üzeri -30. 000’dir. Bu sayı yakla¸ık olarak
sıfırdır. Bu halde hiçbir di¸i gebe kalamaz. Nitekim Kur’ân (s. 41-a. 47) bu gerçegi 15 asır
önce açıklamı¸:
“Hiç bir dii, O’nun ilmi olmaksızın gebe kalamaz ve douramaz.”
Üstelik di¸inin yumurta hücresinin kendine uygun meni hücresini bulması yalnız sayıların
basit yazısı ¸artlarına da uymaz. Zira herhangi bir genetik ¸ifre üç boyut sistemde belli
açılarla sıralanmı¸ protein moleküllerinden olu¸ur ki; bunların sıra numaralarını
birbirinden fark etmek, ancak uzun geometrik ve fizik ara¸tırmaları gerektirir. Bu yumurta
hücresinin eksik genetik ¸ifrelerini ara¸tırmak ve 250 milyon meni hücresinden birini
bulmak için 1. 000 tane genetik bilim adamı ellerinde elektro mikroskop ve kompitürlerle
ugra¸sa idi, bir gebelik milyar kere milyar yılda saglanabilirdi.
Onun için âyet-i kerîme özellikle “Allah’ın ilmi olmadan hiçbir dii gebe kalamaz”
buyuruyor. Âyet-i Kerîme’nin son kelimesi ile bildirilen doguramaz emri de aynı inceligi
ta¸ır. Döllenen hücre; 2, 4, 8, 16.. sıralarını takip ederek milyar kere milyar hücre haline
gelince insan tamamlanmı¸, dogacak hâle gelmi¸ olur. Bu hücreler 2’den itibaren istidatları
yani genetik ¸ifreleri payla¸a payla¸a, dokuları ve organları meydana getirir. Her yeni
bölünen hücre, vücudun hangi noktasını yapacaksa o istidadı beraberinde getirmek
zorundadır.
Yukarda anlattıgım bu 60. 000 ¸ifre bölünürken bir numara, yanlı¸ bir hücreye gitse; O
ilâhî kudreti inkâra kalkan insanın dili, göbeginde çıkar. I¸te birden otuz milyona kadar
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 241

O halde döllenmeyi zarûrî bir olay olarak göremeyiz. Görsek bile,
döllenmi¸ bir hücreyi yalnız beyninde milyarlarca hücre olan insan
neticesine yaratıcı sebep göremeyiz.
Görebilmek için döllenmeyi ve geli¸meyi Allah’ın ilmi, kudreti ve
dilegi ile yorumlamamız yani kaderle açıklamamız lâzımdır.
Fâtır Sûresi Âyet 11:
“Allah sizi topraktan, sonra meniden yarattı. Sonra da sizi çift
çift yaptı. Onun bilgisi olmadan hiçbir dii ne gebe kalabilir, ne de
dourabilir. Bir canlının ömrünün uzatılması da, ömrünün kısal
tılması da mutlaka Kitab’da (programlı)dır. üphesiz ki bu Allah’a
kolaydır.”
Allah’ın haberi olmaksızın cinsî münâsebet çocuga götürmeye-
cegine göre azil; korunma niye?
Yukarıda yaptıgımız açıklamanın ilmî kısmı, ancak asrımızda
kavranabilmi¸tir.
Böylesine agır ve ilmî bir açıklama her dönemde yapılamayacagı
ve herkes tarafından hazmedilemeyecegi içindir ki, Kur’ân âyetleri ve
sûreleri indirilirken, Allah ve O’nun Peygamberi korunmayı yasakla-
yıcı kesin hüküm koymamı¸tır. Kaldı ki Kur’ân âyetleri ve sûreleri
indirilirken azil hür e¸lere degil, toplumsal varlıkları geçici olan Islâm
öncesi cahiliyetinden intikal eden esir/köle kadınlara yapılmaktaydı.
En dogrusunu Allah bilir.

tüm hücreler eksiksiz bu 60. 000 temel ¸ifreyi hiç atlamadan payla¸ır. Bunun matematik
ihtimali ise 6. 10 üzeri -24’dür. Bu da matematik olarak sıfırdır. Yani döllenmi¸ yumurtada
bir dogumu meydana getiremez. Ya niçin varız ve hep arızasız gebelikler, dogumlar sürüp
gidiyor? I¸te hem Ilâhî ilmin, hem Kur’ân’ın mûcizesi. (Fatır 35/11; Fussilet 41/47).
“Allah’ın izmi olmadan hiçbir dii gebe kalamaz ve hiçbir gebe douramaz.”
Diyanet Gazetesi’nin 293. sayısından yaptıgımız bu alıntı için ayrıca bak. Dr. Halûk
Nurbakî Kur’ân Mûcizeleri s. 51-5.
242 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Önemi dolayısıyla azili; geni¸ anlamda korunma tedbirlerini aile
planlaması; nüfûs planlaması yönünden incelemi¸ olduk.
Korunma tedbirlerini alıp almamakta tam bir irade hürriyetine sâhip
kılınmadıımızı, Allah takdir etmedikçe cinsel ilikinin çocuk sonucuna gö
türmeyeceini ve her canlının rızkının yaratan ve yaratmakta olan Allah
tarafından üstlenildiini açıklamı olmakla bu meselede ileri sürülebilecek
tüm iddialar da temelden çürütülmü oldu.
Zira bu meselede ileri sürülen bütün olumsuz iddialar, insanların
yaratılmasının Allah’ın takdirine degil de, insanların giri¸imine baglı
oldugu ve insanlarla ihtiyaç duyacakları maddeler arasında bir
baglantı olmadıgı, ileride hiç mi hiç olamayacagı varsayımına dayan-
maktadır.
Varsayımların temelsizligi ortaya konulunca, iddialar kendili-
ginden geçerliligini yitirmi¸ olmaktadır.
Korunma ve cinsellik
¸imdi meselemize bir de cinsel mutluluk zâviyesinden bakmaya
çalı¸alım.
Cinsel hayatta asıl olanın doyuma ermek oldugunu ayrıntılı bir
¸ekilde açıklamı¸, dîni delillerini sunmu¸tuk. Cinsel doyuma erebil-
mek için çocugun Allah’ın kaderiyle vücûda gelebilecegine îmanla,
korunma tedbirlerinin bütününe kar¸ı çıkmak gerekir. Çünkü insan
korunma geregini kendisine inandırdıkça, rûhî ve bedenî bakımından
rahat olarak ili¸kiye giremez. Bunun sebebi hiçbir korunma tedbirinin
kesinkes koruyucu olmamasıdır. Korunmanın ayrıca gögüs ve rahim
kanserlerine, muhtelif kadın hastalıklarına, sinirsel rahatsızlıklara vs.
sebebiyet vermesidir.
Korunma tedbirlerinin uzun vadedeki bu sakıncaları yanısıra cin-
sel ili¸kideki yakın tesirleri de cinsel mutlulugu tehdid edici boyut-
tadır. Çünkü alınan bu tedbirlerin büyük çogunlugunda erkek, di¸ilik
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 243

organının tabiî ortamı ve câzibesi içinde sükûnet bulamamaktadır. Bu
da ki¸inin kendi nefsine yaptıgı bir cinsel zulümdür. Bu durum
¸üphesiz kadın için de vâriddir.
Tabîi ortamın canlılıgını gideren korunma tedbirleri, özellikle
azil, kadın cinselligi üzerinde daha büyük bir zulümdür. Zira kadın
genellikle erkegin kendisinde sükûnet buldugunu/bo¸aldıgını hisset-
mesi sırasında veya bir süre sonra tatmîne ermektedir. Erkegin hemen
çekilmemesi ile ilgili Peygamberî uyarıyı bir kez daha hatırlatmakta
fayda vardır.
Kadının di¸iligine yönelik bir haksızlıga dönü¸ebilecegi içindir ki
Islâm, genelde onaylamadıgı azili; dı¸a bo¸almayı özelde de tasvib et-
memektedir:
, · = ¸ - , · - =· _ · = =· ,,`= _ _ , · ` ¬ |· ¸ - , ¸ -`, . · · , · . · , v · · ¸
“Allah’ın Resûlü izni olmaksızın hür kadına azil yapılmasını yasak
ladı.”
15

Bu hadîse dayanarak bazı Islâm bilginleri, hanımın izni/onayı ol-
maksızın korunmanın haram oldugu ictihadında bulunmu¸lardır.
Kur’ân-ı Kerîm’de “Zulmetmek de uranılan zulme boyun eip
ba kaldırmamak da”
16
yasaklandıgından, kadının kendi cinselligi
aleyhine zulüm olu¸turan azile rıza göstermesi ve onay vermesi de
câiz olmasa gerektir.
Sonuç
Allah’ın Resûlü’nün uyarıları dogrultusunda korunma tedbirle-
rine ba¸ vurmaksızın cinsel hayat ya¸anmamasının sonuçları neler
olmaktadır?

15
I. Mâce Nikâh 30 (Hn. 1928).
16
Bakara 193, Hûd 113, Mâide 8, ¸ûra 41-42
244 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Bu sonuçları dört madde halinde ¸öylece özetleyebiliriz:
a- Korunma araçlarının yapılması için gereksiz endüstriler kurulmakta,
ham madde ve i gücü israfı yapılmaktadır.
b- Cinsel bunalımlara, göüs ve rahim kanserlerine, muhtelif kadın
hastalıklarına ve rahatsızlıklara dûçar olunmaktadır.
c- Korunmadan ötürü oluan hastalıkların tedâvisi için nice doktorlar
yetitirilmekte, ardarda klinikler ve hastaneler açılmaktadır.
d- Korunma tedbirlerinin yaygınlaması, dier sebeblerle birlikte nice
nice kadınların fuhua atılmalarına ortam hazırlamaktadır. Nice aile yuva
ları da sönmektedir.
Bu kadar agır sonuçlara katlanmanın, üstelik neticeleri de alına-
mamaktadır. Alınamayacaktır da. Çünkü “Rahimler Allah’ın takdir
ettiini douracaktır.”
17
Tecrübeler de buna ¸ahidlik etmektedir.
Korunma tedbirlerinin en erken ba¸ladıgı ve en yaygın ¸ekilde
uygulandıgı Amerika’da korunma tedbirleri yasadı¸ı dogumların sa-
yısını bile azaltamamaktadır.
18

Bu bahsi bitirirken söyleyecegimiz son söz ¸u olacaktır:
Helâl mi yoksa haram mı olduu üpheli olan hususlarda mü’minin
üphelilerden kaçınması, Allah’ın Resûlü’nün kesin emridir.
19



17
M. K. Ummal 6/417.
18
Erdal Atabek Çocuk Dü¸ürme s. 76.
Dogum kontrolü ve kürtaj konusunda geni¸ ve mukayeseli bilgi almak isteyenlere
a¸agıdaki eserler tavsiye olunur: Mevdudî Islâm Nazarında Dogum Kontrolü, Sebil
Yayınları, Istanbul 1972. Prof. Abdürrahim Umran Islâm Kültüründe Aile Planlaması
Diyanet I¸leri Ba¸kanlıgı Yayını.
19
M. Mesâbih Hn. 2762.


Kürtaj


Açık ve kesin bir dille yasaklamasa da azil yapmayı tasvip buyur-
mayan Islâm Dîni’nin ana saglıgı gerektirmedike, kürtajı hiç mi hiç
tasvip buyurmayacagı açık bir gerçektir. Ancak ana saglıgının kürtajı
gerektirdigine, ana karnındaki çocugun bir insan oldugu gerçegine
inanan bir grup uzmanın karar vermesi gereklidir.
Mü’min kadınların Allah’a ortak ko¸mamak ve hırsızlık yapma-
mak gibi temel bir Islâmî görevi de, çocuklarını öldürmemektir.
Mümtehine Sûresi’nin 12. âyetiyle konulan “..Çocuklarını öldür
memeleri..” ¸eklindeki öldürme yasagı, Islâm bilginlerine göre çocuk
dü¸ürmeyi, dolayısıyla kürtajı da içine almaktadır.
1

Bu bilginlere göre, Kur’ân-ı Kerîm’in fakirlik endi¸esiyle, batıl
inançlar ve yorumlar sebebiyle çocukların öldürülmesini yasaklayan
anlamlarını sunacagımız ¸u âyetleri de çocuk dü¸ürme; kürtaj yasa-
gını içine almaktadır.
2

Isra Sûresi Âyet 31:
“Fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Sizi de onları
da Biz rızıklandırıyoruz. Onları öldürmek pek büyük günahdır.”

1
Bak. I. Kesir Mümtahine 12 (4/354), Kurtûbî Mümtahine 12 (18/72)
Müfessir I. Kesir bu âyeti ¸öylece açıklar: Bu âyetteki çocukları öldürme yasagı, câhiliyet
dönemindeki bazı Arabların fakirlik korkusuyla çocuklarını öldürmeleri örneginde
görüldügü üzere, çocukların dogumundan sonra öldürülmelerini içine aldıgı gibi, bazı
câhil kadınların kendilerini yere atarak çocuklarını dü¸ürmek istemeleri örneginde görül-
dügü üzere, ana karnında iken öldürülmelerini de içine almaktadır.
2
Hak Dîni, Kur’ân Dili 3/203, F. Zilali’l-Kur’ân Türkçe Ne¸ir 14/430.
246 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Enam Sûresi Âyet 31:
“Hiçbir bilgiye dayanmadan beyinsizce çocuklarını öldürenler
ve Allah’ın kendilerine verdii rızık (olan çocuk nimetin) den
Allah’a iftira ederek yasaklama yoluyla kendilerini mahrum bıra
kanlar, gerçekten ziyana uramılardır. Onlar yoldan saptılar, do
ru yola gelici de deildirler.”
3

Tercümelerini sundugumuz âyetlerin amacı yanı sıra Kur’ân’da,
zinâdan beri anlamına iffetli erkekler ve kadınların çocuk olu¸turucu
hayat maddelerini israftan koruyucuyu olarak nitelenmesi ve Allah’ın
Resûlü’nün azili, çocugu topraga gömüp öldürmenin gizli bir ¸ekli
olarak açıklaması, hiç ¸üphesiz kürtajı yasak kapsamı içine alan bil-
ginlerin görü¸lerini dogrulamaktadır.
4
Kald ki kürtajda ana saglıgını
tehdid eden büyük bir tehlike de vardır. Yalnızca bu tehlikenin
mevcûdiyeti bile kürtajı gayr-ı me¸rû kılmak için yeter sebeptir.
Kocanın veya kadının ya da karı-kocanın birlikte istegi, kürtajı
me¸rû/caiz kılmaz. Hamileligin gayr-ı me¸rûlugu bile kürtajı me¸-
rûla¸tırmaz. Çünkü biz mü’minler, nefislerimizi tehlikeye atmamakla
emrolunmu¸uzdur.
5

Burada öneminden ötürü açıklanması gereken bir konu da ¸udur.
Bilerek kasıtla veya hata yolu ile çocuk dü¸ürme, bir cana kıymadır.
Peygamberimizin uygulamasına göre, Gurre denilen ve yakla¸ık 215
gr. altın tutarı tazminat cezasını gerektirir. Çocugu kürtaj ettiren ana-
baba da olsa bu cezayı ödemekle yükümlüdür.
6
Gurre, dü¸ürelen ço-
cugun (cenin) mîrası kabul edilir ve dü¸mesine sebep olan kimse
hariç, varisleri arasında payla¸ılır.

3
Âyette geçen “Rızk”ı çocuk nimeti olarak yorumlatan nükte için bak. Mevdûdî, Islâm
Nazarında Dogum Kontrolü s. 74-5.
4
Bak. M. S. Müslim Hn. 835, A. Davudoglu S. Müslim Ter. ve ¸erhi 7/339, 441, Buharî Edeb
20
5
Bak. Bakara 195.
6
Tirmizî Diyat 15, Ebu Davud Diyat 19
CNSEL MUTLULUK GÖREVLER 247

Kürtajı da içine alan “Korunma..” bahsini, bu konudaki bazı
tereddütleri gideren bir fetva
7
ile ve ilahî rızaya ermi¸ kullar diliyle
yapılan ve bizleri de çocuk talebine yönelten Kur’ânî bir duâ örnegi
ile bitirelim:
· -· - , _ « ·`« · | · · · - -· ¸ ¸ ¸`, - | · ¸| · · ·· ,` _. ¸ · · -· ¸ _ | ¸ - · · | . · · · , _
“.. Ey Rabbimiz! Bize elerimizden ve nesillerimizden gözleri
mizin bebei olacak çocuklar ve torunlar ver. Bizi, Senin yasalarına
aykırılıktan korunacaklara rehber kıl.”
8


7
Çocuk düürme: Ana rahmindeki çocuga rûhun üflenmesinden önce ve sonra çocugu
dü¸ürmenin hükmü hakkında fukahanın farklı görü¸lerini, Imam Gazzali’nin bu
mevzudaki ihatalı mütalâasını ve buna dayanarak fukahanın, a¸ılanmı¸ yumurtada hayat
bulundugunu bildiklerini kaydettikten sonra Mahmut ¸ellût ¸öyle diyor:
“Rûhun üflenmesinden (dördüncü aydan) önce çocukta hayat yoktur diyen fakihlerin
maksadı herhalde, dı¸arıdan ve bilhassa ananın hissettigi hayat belirtileri olacaktır. Yoksa
aynı fukaha, ana yumurtasıyla birle¸en spermin canlı oldugunu bilmektedirler. Buna
dayanarak diyebiliriz ki âlimlerin çocuk dü¸ürme mevzuundaki farklı görü¸leri bu
incelige dikkat etmemekten ileri gelmi¸tir; yahut da “bu durumda dü¸ürme, canlılık
dı¸ardan hissedilir olduktan sonra dü¸ürme gibi degildir” demek istemi¸lerdir.
¸u halde hangi devrede olursa olsun çocuk dü¸ürmenin haram oldugunda bütün âlimler
birle¸mi¸ oluyorlar. Yine hangi zamanda olursa olsun zaruretlerin, kendi ölçülerine göre
yerleri vardır. Bu açıklamalar, din ile tıbbın bu mevzuda görü¸ birligi içinde olduklarını
ortaya koymu¸ olmaktadır.”
Hayrettin Karaman, Islâm’ın I¸ıgında Günün Meseleleri, 2/554. Ayrıca bak. H.Karaman
slâm’a Göre Doum Kontrolü ve Kürtaj, Tüm Yönleri ile Aile Planlaması Sempozyumu
Kitabı 136-154.
8
Furkan 74
248 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

OKUYUCU NOTLARI





Yedinci Bölüm
ELER ARASINDA CNSEL HARAMLAR
VE KEFFÂRETLER






Eler Arasında Haramlara Genel Bakı
Yüce Allah e¸leri birbirlerine helâl kılmı¸tır. Koca karısının, kadın
da kocasının cinselliginden diledigi zaman istedigi ¸ekilde yararla-
nabilir. Fakat e¸ler arasındaki bu cinsel özgürlük alanı, büyüklügüne
ragmen sınırsız degildir. Yani e¸ler arasında da cinsel haramlar var-
dır.
Bu haramların bir kısmı dâimî/süreklidir. Bir kısmı da geçicidir.
A¸agıda on madde halinde sunacagımız bu haramların ilk be¸i daimî,
digerleri de geçici haramlardır.
1- Âdet ve Lohusalık Halinde Cinsî Münâsebette Bulunmak,
2- Arka Organdan Temas Etmek,
3- Bakalarının Yanında Sevimek ve likide Bulunmak,
4- Acı Vererek ve Acı Verdirerek Cinsel likide Bulunmak,
5- Cinsel Görevden Kaçınmak,
6- Îlâ Yapmak,
7- Zıhâr Yapmak,
8- Oruçlu ken Cinsel likide Bulunmak,
9- tikâfda ken Cinsî Münâsebette Bulunmak.
10- hramlı ken Cinsel likide bulunmak
imdi bu haramları tek tek açıklamaya çalıalım.



Eler Arasında Cinsel Haramlar 1
Âdet ve Lohusalık Halinde Cinsî Münâsebette Bulunmak


Islâm Dîni’nin insanlıga sundugu cinsel nitelikli düzenin mü’min
e¸lere yükledigi ana görevlerden biri, âdet halinde cinsel ili¸kide
bulunmaktan kaçınmaktır.
Insanları yaratan ve onların bedenî ve rûhî yapıların en iyi bilen
Yüce Allah, Kur’ân-ı Kerîm’in Bakara Sûresi’nin 222’nci âyetinde âdet
halinde cinsel ili¸kide bulunulmasını ¸öylece yasaklamı¸tır:
“(Ey Muhammed!) Sana kadınların ay halini (hayız) soruyorlar.
De ki; o bir Eza’dır.
Ay halindeyken onlardan ayrılın; temizleninceye kadar onlara
yaklaıp cinsî münâsebette bulunmayın. Boy abdesi alarak iyice te
mizlendikleri zaman Allah’ın emrettii yer (vagina) den onlarla
ilikiye girin/girebilirsiniz. üphesiz Allah (her ay temizlendikle-
rinde kadınlarına) dönenleri sever. O, yice temizlenenleri (ay ha-
linde önden ve arka organdan cinsel ili¸kiye girmekten kaçınanları
da) sever.”
1


1
a- Âyetteki “Fe’tû” emri, genel kabule göre vücûb için degil, Ibaha içindir. Buradan
hareketle “ili¸kiye girebilirsiniz “ ¸eklinde de meâllendirilmi¸tir.
b- Âyette geçen “et-Tevvabîn” kelimesinin masdarı olan et-Tevbe mutlak dönü¸ mânâsına
da gelmektedir. Biz âyeti bir bütün olarak degerlendirdigimiz ve periyodik olan ay hali ile
mubalagalı ism-i fail kipi arasında uyum gördügümüz için mutlak dönü¸ mânâsını tercih
ederek parantez içinde gösterdigimiz nükteyi benimsedik. Ancak et-Tevvabîn kelimesini
ay halinde ili¸kide bulunmak gibi günahlardan çokça tevbe edenler mânâsına da
yorumlayabiliriz.
c- “el-Mütetahhirin” kelimesi için tercih ettigimiz ve parantez içinde göstedigimiz nükte
ise A’raf Sûresi’nin 82. âyetine ve kaynak tefsirlerinin yorumuna dayanmaktadır. Bak. er-
Râzî et-Tefsiru’l-Kebîr Bakara 222, Taberî Bakara 222
252 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Yüce Allah, bilen, merhamet eden ve bütün i¸lerini gayeli ve an-
lamlı yapan bir Rab oldugu için, kulluk denemesine tâbi tuttugu in-
sanlara ancak ve ancak zarar verici sözleri, davranı¸ları ve i¸leri
yasaklamı¸dır.
Hiç ¸üphesiz Yüce Allah; bütün yasaklarını oldugu gibi, ay
hali/âdet hali cinsî münâsebet yasagını da zararlı oldugu için koy-
mu¸tur. Üstelik bu zarar vericilik sebebini diger yasaklarından farklı
olarak da “eza” sözcügü ile açıklamı¸tır: “.. o, bir eza’dır..”
Âdet halinde cinsî münâsebette bulunmanın yasaklanı¸ sebebi
olan eza, Kur’ân ve Sünnet dilinde “Sevilip istenmeyen, üstelik üzüntü
veren her bir söz, davranı ve i, sözlü ve fiilî baskı, kokusu ve yapısı sebe
biyle pis olan nesne ve giderilmesi gerekli, sıkıntı verici, zorluk çıkarıcı en
gel..”
2
mânâlarına gelmektedir. Bu mânâlardan hareketle ay hali te-
masını, bedene ve rûha zarar verecek, sıkıntı ve nefret uyandıra-
bilecek i¸lem olarak vasıflandırabiliriz.
Yüce Allah’ın yasakladıgı ay hali temasını O’nun Resûlü Hz. Mu-
hammed de peki¸tirerek yasaklamı¸, ayrıca ay hali ile ilgili gerekli
bilgileri de açıklamı¸tır.
likiyi Yasaklayıcı Hadisler
Allah’ın Resûlü ¸öyle buyurur:
= ¸· ·,`- · = · _· ´` ·|· v · ¸ _ ,
“Kadınlarınızla ay hallerinde cinsel ilikide bulunmayınız. Ancak cinsel
ilikiye girmeme kouluyla dilediiniz ekilde seviebilirsiniz..”
3

¸ - · ¸ · ·= ·· - _ · · ¸ - ·· ·· · ¸ · · · ¸` ,` . _ · ·| , ¸ « · = « · `- | = = · ¸ = « ¬`- _ · - , ¸ ·· · «
“(Helâl görerek veya sakıncasız bularak) Âdet halindeki karısıyla
cinsel temasda bulunan kimse, onunla arka organından ilikiye giren kii ve
bir de gelecekten haber verdiini idda eden adama bilgi almak için gelip de,

2
Bak. Bakara 263, Ahzab 48, I. Mâce Hn. 3683, el-Camis-Sagir 1/124.
3
I. Kesir Bakara 222
ELER ARASINDA CNSEL HARAMLAR VE KEFFÂRETLER 253

onun sözlerini dorulayan ahıs, Muhammed’e indirilen Kur’ân’a îman
etmemitir.”
4

Âdet halinde cinsel temasda bulunmak, Rabbimizin ve Peygam-
berimiz’in buyruklarıyla yasaklanmı¸ oldugu için, e¸ler isteseler ve
bedenî ve rûhî zararlarından korunabilmi¸ olsalar bile, cinsel temasda
bulunamazlar. Zira kar¸ılıklı anla¸ma, haramı helâl kılmaz. Bu se-
beble bu ilâhî yasagı çigneyen e¸ler günahkâr olurlar. Allah’dan ba-
gı¸lanmalarını dilememeleri ve verebilir durumda iken günahlarını
örtecek sadaka vermemeleri halinde ilâhî azâba ugrayabilirler.
Âdet halinde sevimek de haram mıdır?
Kur’ân ve Sünnet’le yasaklanan yalnızca cinsel organların teması
oldugu için, hiç ¸üphesiz sevi¸mek helâldir. Üstelik ay halinde iken
sevi¸mek, Allah’ın Resûlü’nün sünnetlerindendir.
A¸agıda sunacagımız fiilî sünnet örnekleri, âdet hali sırasında
sevi¸menin helâl oldugunu ve bu dönemde sevi¸menin peygamberî
uygulamalar arasında yer aldıgını bize ögretmektedir.
Fiilî Sünnet
Allah’ın Resûlü’nün e¸lerinden Hz. Âi¸e (r. anha) anlatıyor:
_ ¸ · · . · ·= ·· - . ·· · · . · · ·· = - · `¸`-| , , · = ¸ - , · - =· _ · = =· ,,`= _ .· ·
· ,` - ¸ _ · ,` - -· =` , , ·
(E¸leri olan) bizlerden biri âdet gördüü zaman Allah’ın Resûlü ona
göbekle dizler arasını örten bir örtü örtünmesini emir buyurur, sonra da
(tenlerin temasını içerir ¸ekilde) onunla beraber yatardı.
5


4
Tirmizî Tahâret 101 (Hn. 135)
5
Ebû Dâvûd Tahâret 107
254 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Hz. Âi¸e (r. a) bir diger anlatımında ¸öyle buyuruyor:
- · . =· - · . · · ·` ¸` -| , .· · · · . · · ·· = ¸ _· _ · , _ ¸ · , , , = · ¸ · · _ = = `; ¸ · · , ,· ¸ _ =· ¸
“ Eleri olan bizlerden biri âdet gördüü zaman Allah’ın Resûlü (âdet
gören e¸ine göbekle dizler arasını örten) geniçe bir örtü örtünmesini
emreder, sonra da onun göüs bölgesine yönelirdi.”
6

Sevgili Peygamberimizin e¸lerinden Ümm-ü Seleme annemiz de
¸öyle buyuruyor:
“Adetli elerinden birini okamak isterse onun altlık edinip örtünmesini
emreder sonra okardı.”
7

Allah’ın Resûlü’nün sünnetini ögrenme ve ögretmede utanma ile
emrolunmadıgımız için, cinsî münâsebette bulunmaksızın e¸lerle
sevi¸ilebilecegini açıklayan fiilî sünnet örneklerini aynen aktarmaya
çalı¸tık.
8

Bu fiilî sünnet örneklerini bir de sözlü sünnetle peki¸tirelim.

6
Nesâî 1/189.
7
Ebu Dâvûd Nikâh 46
8
Fiilî Sünnet Örnekleri Yadırganmamalıdır:
Gerekli ve yeterli Islâmî kültür alamamı¸ mü’minler, fiilî sünnet örneklerinin açıklan-
masını da yadırgamaktadırlar. Ondört asırdır Islâm bilginlerinin eserlerinde rivâyet
ettikleri ve inceledikleri bu örneklerin açıklanmasını diger insanların mahrem hayatlarının
açıklanmasına benzeterek, üstelik yermektedirler. Oysaki Islâm Dîni’nin cinsel nitelikli
düstûrlarını ögretmek için Allah’ın Resûlü’nün ve e¸lerinin yaptıkları açıklamalar, diger
insanların e¸leriyle yaptıklarını anlatmaları gibi degildir. Çünkü diger insanların e¸leriyle
yaptıklarını anlatmaları cinsel ili¸kilerinin çoklugu ile övünmek veya küçük dü¸ürmek
amacıyla e¸lerinin cinsel davranı¸larını açıga vurmak gibi dinleyicilerin arı duygularını
saptırıcı çirkin bir amaca dönüktür. Pek tabiî ki haramdır.
Allah’ın Resûlü ve O’nun e¸lerinin istisnaî açıklamaları ise insanlıgın temel cinsel prob-
lemlerini çözecek ve böylece cinsel sömürüye engel te¸kil edecek olan mûcizevî açık-
lamalardır. Lütfen kitabımızın, “Cinsel Sözler, Yazılar, Resimler ve Filmler” bölümünde,
özellikle dip notlar halinde yapılan açıklamaları okuyunuz.
ELER ARASINDA CNSEL HARAMLAR VE KEFFÂRETLER 255

Sözlü Sünnet
Abdullah b. Sa’d el-Ensârî, Allah’ın Resûlü’ne ¸öylece sordugunu
anlatıyor:
- (Yâ Resûlallah!) Âdet görürken karımdan nasıl yararlanabilirim?
Allah’ın Resûlü öyle buyurdu:
_· _ v· 3 , · · - c |
- (Göbekle dizler arasını örten) Örtünün yukarı kısmından; göbek
üstü vücût kısımlarından yararlanabilirsin.
9

Bazı Islâm bilginleri Kur’ân çizgisinde cinsel bakımdan yararlanı-
lamayacak olanın yalnızca cinsel organ oldugunu ileri sürmekte iseler
de, yukarıda sundugumuz hadîsleri ve benzerlerini yorumlayan Is-
lâm bilginlerinin büyük çogunlugu, yasak bölgelerin göbekle dizler
arasını içine almakta oldugu görü¸ünü benimsemi¸lerdir.
Âdet Halinde Sevimek Fiillî Sünnetin Bir Gerei midir?
Âdet halinde sevi¸ilebilecegini ortaya koyan -örneklerini sundu-
gumuz fiilî sünneti burada yorumlamakta fayda görüyoruz.
Anlayı¸ımıza göre fiilî sünnet bize yalnızca ruhsat vermemekte,
cinselligi içeren ruhsal ilgiye de te¸vik etmektedir. Bu tesbitimizi
¸öylece açıklayabiliriz.
Her bir kadının âdet hali, kendine özgüdür. Ancak kanın kesilme-
mesi halinde ay hali hükümlerinin on gün devam edebilecegini Islâm
bilginleri açıklamaktadırlar.
Allah’ın Resûlü’nün birden fazla ei olduuna göre, O’nun ay halindeki
elerine ilgi göstermesini cinsel ihtiyaçla izah etmek pek de aklî olamaz.
üphe etmiyoruz ki O’nun (sav) asıl amacı, rûhen tedirginlik duyabilecek

9
Ebû Davûd Tahâreti 83 (Hn. 212). Hadîs, örtü üstünden yararlanmak ¸eklinde de
anla¸ılabilir.
256 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

elerini rûhî tatmine erdirmekti. Çünkü arzulanmaya ve ehvetsiz de olsa
sevilmeye muhtaç olan kadın, her ay belirli bir süre ilgisiz kalmaktan ve se
vimsiz olduu eklindeki üzücü artlanmalardan ötürü bunalabilir. Hele hele
bu kadının kuması varsa veya kocasının bir baka kadınla ilgisi olabileceini
de düünüyorsa..
Açıklamaya çalı¸tıgımız ruhsal bunalım, her kadın için vârid ola-
bilecegine göre, fiilî sünnetin rûhuna uygun davranı¸larda yarar ola-
cagı ¸üphesizdir.
Âdet Dönemlerinde Kadınların Özel Sorumluluu
Âdet halinde cinsel temasda bulunmak haramdır.
Pek tabiîdir ki erkek karısının âdetinin ba¸layıp ba¸lamadıgını bi-
lemez. Ay halinin ba¸ladıgını kadının açıklaması lâzımdır. Eger açık-
lamaz da cinsel temasda bulunulursa, bunun günahı yalnızca kadının
olur.
Kadın ay halinin ba¸ladıgını bildirmemekle günaha girebilecegi
gibi, bittigi halde bitmedigi veya bitmedigi halde bittigi izlenimini
vermekle de günaha girebilir.
Hele hele ay hali ba¸lamadıgı halde ba¸ladı diyerek kocasını alda-
tan kadın, pek büyük bir günah i¸lemi¸; ilâhî la’net gölgesi altına gir-
mi¸ olur.
Allah’ın Resûlü “Allah, müfessile kadına la’net etsin; onu rahmetinden
uzak düürsün,” buyurdu ve müfessile’yi ¸öyle tanıttı:
· . · _ · |· - ·` . «`« |· · - · ¸ . |· | · ,`- ¸ _ · · .· _ · : ¸ ¸ ·· ¬ , . . , | ¸ `¸ ·· - _` · ·
- Müfessile; kocası kendisini arzuladıı zaman; âdet görmeye balama
dıı halde, -âdet görüyorum- diyerek kocasını aldatan kadındır.”
10


10
M. Zevâid 4/296, el-Metâlibü’l-Âliyetü Hn. 1559
ELER ARASINDA CNSEL HARAMLAR VE KEFFÂRETLER 257

Cinsel liki Ne Zaman Helâl Olur
Her kadının ay hali kendisine özeldir. Bazılarının ay hali altı,
bazılarının yedi veya sekiz gün sürebilmektedir.
Allah’ın Resûlü’nün bir hadîsine ve bu hadîs üzerindeki yorum-
lara göre ay hali on gün on gece sürebilir.
Kendisine has sürede kanı kesilirse, kadının ay hali bitmi¸ olur.
Islâm bilginlerinin bir kısmını olu¸turan Hanefî Mezhebi müctehidle-
rine göre on gün sürdügü halde kan kesilmezse ay hali hükmen bit-
mi¸ sayılır.
Fiilen veya hükmen bitmesi halinde eler hemen cinsel ilikide buluna
bilir mi?
Ay hali temasını yasaklayan âyetin lafızlarını ve ilgili hadîsleri
farklı ¸ekilde yorumlayan bilginler, ¸u görü¸leri ileri sürüyorlar:
Ay hali biten kadının kocasına helâl olması, bir diger anlatımla
onunla ili¸kiye girebilmesi için;
a- Yıkanması/boy abdesti alması gerekir.
11

b- Boy abdesti almaksızın sadece cinsel organını yıkaması ve yal-
nızca abdest alması yeterlidir.
c- Yıkanması gerekmez. Ancak a’zamî süre olan on günden önce
bitmi¸se, bitiminden itibaren ögle ile ikindi arası gibi bir namaz vakti
beklenilmesi gerekir.
Üç ¸ekil de geçerli olduguna göre, e¸ler durumlarına uygun olanı
seçerler. Ancak ilk görü¸, Kur’ân’ın lafzına uygun olması ve cinsel tat-
mine ortam hazırlaması bakımından tercîh edilebilir.

11
Darîmî Salât 108.
258 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Âdet Hali le lgili Bazı Bilgiler
Âdet hali Allah’ın kadınlar için takdir buyurdugu bir haldir. Dînî
sorumluluklar bakımından özellik arzeden tabiî bir durumdur.
Kur’ân ve Sünnet’in açıklamalarına göre âdetli kadın e¸i ile sevi-
¸ebilirse de ili¸kiye giremez. Cinsel ili¸ki haramdır. Namaz kılamaz,
kılamadıgı namazlarını da kaza etmez. Peygamberimiz dönemi mü-
min kadınları gibi Ramazan orucunu erteleyebilir. Erteledigi oruçları,
güne gün kaza eder. Namaza benzetilerek Peygamberimiz tarafından
yasaklandıgı için ülkeye dönme zorunlulugu gibi gerekli haller dı-
¸ında Kâbe’yi tavaf edemez. Âdetli kadın Kur’ân okuyabilir ve ca-
milere de girebilir. Çünkü Kur’ân okumayı ve camiye girmeyi yasak-
layıcı hadîsler, Peygamberimize aidiyeti ve anlamı üzerinde görü¸
birligine varılamamı¸ zayıf hadîslerdir.
12

Âdet halinde iken sevi¸meden veya rüyalanmadan ötürü cünüb
olan kadın yıkanır. Ili¸kiden sonra fakat yıkanmadan önce âdet gören
kadın da yıkanır
13

Âdet gören veya lohusa olan kadın, Allah’ı zikredebilir, duâ da
edebilir. Kadınların bu özel durumlarında namaz vakitlerinde belirli
dakikalarını zikre ve duâya ayırmaları Islâm bilginlerince güzel
bulunmu¸tur.
Âdet hali, kirlilik veya pislik hali degildir. Allah’ın düzenledigi
tabîi bir haldir. Bu sebeple âdet halini mazeretli durum olarak vas-
fetmeli, asla kirlilikle veya pislikle nitelememelidir.
Iradeye dayalı olarak yapılan cinsî münâsebetin olu¸turdugu
cünüblük halinin kirlilikle-pislikle ifadelendirilmesini onaylamayan
Allah’ın Resûlü’nün, irade dı¸ında olu¸an âdet halinin kirlilikle-
pislikle tavsif edilmesini red buyuracagı açıktır.

12
Nasbur-Raye 1/193-5, I. Mace Hn. 645, Ebu Davud Tahâret 93(Hn. 232) Bak. A. Rıza
Demircan Cuma Mesajları sh. 552-563.
Açıklanan görü¸ler, hadîsler ı¸ıgında gerçekleri yansıtmaktadır. Sorumlugu üzerine alacak
ki¸i Fıkhımızda yer alan farklı ictihadî görü¸lerle amel edebilir. En dogrusunu Allah bilir.
13
Darîmî K. Salâti vet-Tahâreti 99
ELER ARASINDA CNSEL HARAMLAR VE KEFFÂRETLER 259

A¸agıda sunacagımız hadîs, bu gerçegi açıklamaktadır.
Hz. Âie (r. anha) anlatıyor:
Yalnızca hac yapmayı amaçlayarak (Medine’den) yola koyulduk. Mek
ke yakınındaki Serif mıntıkasına gelmitik ki âdet görmeye baladım.
14
Hac
görevlerimi yapamayacaım düüncesiyle alıyorken Allah’ın Resûlü yanı
ma geldi ve bana sordu:
- Nen var senin, yoksa âdet mi gördün de alıyorsun?
Ben “evet” cevabını verince öyle buyurdu:
=· `- , · · `¸ - · · = · . · , = · v .| ¸ , - _· ¬ |· _ = « , · - _ = |· · . ; .¹ =· · , _ · - · _ . , , |· ,
Âdet görme, Allah’ın Adem olunun kızları için koyduu bedenî bir ya
sadır. Bu sebeple alamana gerek yok. Kâbe’yi tavaf etmeyi ertele, ama bu
nun dıında hacıların yaptıı hac görevlerini sen de yap.
15

Yukarıda âdet halinin devamı süresince yapılamayacak olanlara
degindik. Yapılabilir olanlara i¸aret ettik. ¸imdi de âdet hali bitiminde
yapılması gereken görevi açıklayalım.
Âdet hali bitiminde güsül/boy abdesti alma
Ay halinin/âdet halinin bitiminde vücûdu ba¸tan a¸agı yıkayarak
boy abdesti alınması, Rabbimizin ve Peygamberimizin buyrugudur.
Bu sebeple farz bir görevdir.
16
Âdet hali bitiminde yıkanıp boy abdesti

14
Hz. Peygamber’in e¸lerinin ancak dîni hükümleri ögretmek amacıyla mahrem hayatla-
rından söz ettiklerinin bir örnegini de bu hadîsde görüyoruz. Genelde hiçbir kadın gerek
olmadıkça ay halinden söz etmez, etmemelidir de. Hz. Âi¸e validemiz, ihrama girdikten
sonra âdet gören kadının hac görevlerini nasıl yapacagını Allah’ın Resûlü’nün sünneti ile
örneklendirerek ögretmek için ya¸adıgı olayı oldugu gibi açıklamı¸tır.
15
Buhârî Hayz 1; Hac Hn. 2904
16
Kurân’nın Mâide sûresinin 6. âyetinde cünüplükten ötürü boy abdesti alınması için kulla-
nılan “Tetahhür” “fiili, âdet halini konu alan Bakara sûresinin yukarıda anlamı sunulan
222. âyetinde de kullanılmaktadır. Âyette, temizleninceye kadar onlara yakla¸mayın,
denildikten sonra, Tetahhur ettikleri zaman “Allah’ın emrettigi üreme organından onlarla
il¸ikiye girebilirsiniz”, buyrulması, “Tetahhür” ün boy abdesti anlamına geldigini ve
âdetin bitiminde yıkanılması gerektigini açıklamaktadır. Nitekim Peygamberimiz de, âdet
kanı kesildiginde “boy adestı alınmasını” emretmi¸tir.
260 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

alması gereken kadın gibi, âdet halinde iken sevi¸ip bo¸almadan veya
rüyalanmadan ötürü cünüb olan kadın da yıkanır. Ili¸kiden sonra
fakat yıkanmadan önce âdet gören kadın da yıkanır.
17

Nifas (Lohusalık) Halinde Cinsî Münâsebette Bulunmak da Haramdır
Nifas (lohusalık) dogumla birlikte gelen kanla ba¸layan özel bir
haldir.
Bakara sûresinin 222. âyetindeki “el-Mehîz” kelimesi, üreme or-
ganı ve bu organdan gelen kan mânasına geldigi için, bu âyet ay hali
yanı sıra lohusalık halini de içine almaktadır. Bu sebeble olacak Islâm
bilginleri, yukarıda âdet hali ile ilgili olarak açıkladıgımız bilgileri ve
hükümleri aynen lohusalık için de geçerli kabul etmektedirler.
Daha açık bir anlatımla âdetliye haram kılınanlar lohusaya da
haram kılınmaktadır. Âdetliden dü¸en görevler, lohusadan da dü¸-
mektedir.
Ana konumuz olan cinsellik yönünden bir özet çıkaracak olursak
¸öyle diyebiliriz:
Lohusalık halinde cinsel ili¸ki haram, sevi¸mek helâldir. Kadının
gögüslerinden kocasının agzına yutulacak ¸ekilde süt girmesinin dînî
bir sakıncası yoktur.
18

Ilgili genel nitelikli ölçüleri yorumlayan Hanefî mezhebi mücte-
hidlerine göre lohusalıgın en uzun süresi kırk gündür. Âdet halinde
oldugu gibi, en azı ¸eklinde bir sınırlama da yoktur.
Meselâ, sezeryanla dogumlarda cinsel organlardan kan gelmeme-
si halinde kadın lohusalık hükümlerine tâbi olmaz.

17
Ebu Davud Tahâret 119, Menasik 9. Ayrıca bak. T.D.V. Islâm Ans. 33/79 (Nifas Maddesi)
18
Kur’ân çocugun emme süresinin iki yıl olabilirligine i¸aret etmektedir. (Bakara 233,
Lukman 14) ¸afiî müctehidlerin iki ya¸ını a¸mı¸ çocugun süt emmesiyle süt akrabalıgı
olu¸mayacagı görü¸ü Kur’ân’la örtü¸mektedir.
ELER ARASINDA CNSEL HARAMLAR VE KEFFÂRETLER 261

Anla¸ılacagı üzere âdet hali gibi lohusalık hali de cinsel organdan
gelen kanla ilgili bir haldir.
Lohusa kadının kanı, kırkıncı günün sonunda kesilmezse, Hanefî
müctehidlere göre kadın yıkanır, namaza ba¸lar, cinsî münâsebette
bulunabilir. Çünkü lohusadan kırkıncı günden sonra gelen kan lohu-
salık kanı degil, hastalık kanı (istihâze)dır.
Ne var ki bazı Islâm bilginleri, lohusalık kanının altmı¸ güne ka-
dar devam edebilecegi görü¸ündedirler. Onlara göre kan kesilmedik-
çe, altmı¸ gün dolmadan cinsî münâsebette bulunmak ve namaz
kılmak haramdır.
stihâze
Kadından âdet ve lohusalık hali dı¸ında gelen bir çe¸it kan daha
vardır ki buna istihâze denir; hastalık kanı olarak yorumlanır.
Bir misâl:
Hanefî mezhebi müctehidlerine göre âdet halinde üç günden az
ve on günden fazla, lohusalık durumunda ise kırk günden fazla ola-
rak gelen kan istihâze’dir.
Istihâze kanı namaza, oruca ve tıbbî bir mahzûru yoksa cinsî
münâsebete engel degildir.


Âdet Hali Temasının Haramlıına nanmayan Kâfir Olur


Her bir mü’min; Allah’ın ve Peygamberi’nin bütün emirleri ve yasakla
rının doru olduuna ve uygulanması gerektiine inanmak mecbûriyetin
dedir. Bu sebeble âdet halinde cinsî temasda bulunmanın harâmlıına ve Eza
niteliine inanmayan kii kâfir olur. Kâfir ise ebedî olarak Cehennem’liktir.
Hayat nizamı olması için slâm Dîni’nin kemâle erdirilmi son eklini
Peygamberi Hz. Muhammed aracılıı ile gönderen, insanın yaratıcısı olan
Allah’tır. Allah ise maziyi, halî ve gelecei bilen, hikmetli ve merhametli
Rab’dır.
Bu sebeble insana yönelik ilâhî yasalarda insanla çatıan ve ilmî verilerle
çelien bir durumun olması mümkün deildir.
Bilfarz bir Kur’ân yasaı ile veya Allah’ın Resûlü tarafından konulduu
kesinlik arzeden bir sünnet yasaı ile kesin olduu ileri sürülen bir ilmî veri
arasında çeliki olsa, mü’min Kur’ân ve Sünneti esas alacaktır. Çünkü Allah
ve O’ndan vahiy alan Hz. Muhammed yanılmaz. Ama insan veya insanlar
yanılabilir. Ya da mevcut gözlem âletleri aratırıcıları yanıltmı olabilir.
Bu itibarla mü’min slâm’ı ilme onaylatmak zarûretini duymamalı,
bilakis ilmî verilerin sonuçlarını Kur’ân ve Sünnet’le kontrol etmelidir.
slâm’ın inanç nizamının gerei budur.
Mü’min bu inançla ilgili ölçüyü her zaman ve her yerde ve de her mese
lede kullanabilecei gibi, âdet hali cinsel teması meselesinde de kullanabilir.
Kullanmalıdır da.



Eler Arasında Cinsel Haramlar 2
Ee Arka Organından Temas Etmek


Islâm Dîni erkek erkege (homoseksüellik) ve kadın kadına (sevi-
cilik) cinsel ili¸kiyi haram kıldıgı gibi, kadın e¸e arka organından
(anüs) il¸ikiye girilmesini de yasaklamı¸; haram kılmı¸tır.
1

Bu yasaklama, ki¸inin kendi karısını da, yabancı kadınları da içi-
ne almaktadır.
Bu bölümde açıklanmak istenen, ki¸inin kendi e¸i ile haram ili¸-
kisidir.
Yasaklayıcı Âyet
Yüce Allah Kur’ân-ı Kerîm’de kadınlara ancak döl yatagı olan
üreme organlarından yakla¸ılabilecegini ¸öylece açıklamaktadır:
“Kadınlarınız sizin tarlanız; ürün alacaınız elerinizdir. O
halde ön organ olan tarlanıza istediiniz gibi gelin. Nefisleriniz
için (besmeleyi, ¸eytandan Allah’a sıgınmayı ve sevi¸meyi) öne alın.
Allah’ın emirleri ve yasaklarına aykırılıkdan korunun. O’nun hu
zûruna varacaınızı da bilin. (Ey Peygamber! Âdet halinde ve arka
organdan ili¸ki gibi haramlardan korunan) Mü’minleri müjdele.”
Bakara Sûresi’nin anlamını sundugumuz bu iki yüz yirmi üçüncü
âyeti, kadınları “hars”; ekim alanına benzetmekte ve bu ekim alanına
istenildigi gibi gelinebilecegini açıklamaktadır.

1
Bu bölümde geçen hadîsler için Bak. I. Mâce Hn. 1922-3, Zâdü’l-Meâd Fi Envail-Cima, Ebû
Davûd Nikâh 46, Müsned 2/482, Tirmizî Tahâret 135, M. Zevaid Hn. 4298-9, ed-Dürrül-
Mensûr Araf 80 (3/100)
264 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Kadının ekileni bitirici alanı rahimi oldugu için, âyet arka organ-
dan ili¸kiyi yasaklamaktadır. Ancak üzerinde durdugumuz bu hara-
mın daha açık delillerini, bu âyete açıklık getiren hadîslerle, arka
organdan ili¸kiyi dogrudan yasaklayan hadîsler te¸kil etmektedir.
Kadına Ters Yoldan likiyi Yasaklayıcı Hadisler
Hüzeyme b. Sâbit anlatıyor:
Bir sahâbî Allah’ın Resûlü’ne, kadınlara arka organlarından ili¸-
kiye girmenin hükmünü sordu. Allah’ın Resûlü “helâldir/girilebilir”
buyurdu. Fakat o ki¸i huzûrundan ayrıldıgında onu çagırtarak sordu:
- Sen ön ve arka organın hangisinden sordun? Arkadan gelerek önden
ilikiye girmeyi mi sordun? (Bunu sordunsa) Evet o helâldır. Yok arka or
gandan ilikiye girmeyi sordunsa hayır, o helâl deildir; haramdır. üphesiz
Allah gerçei bildirip emretmekten haya etmez. Kadınlara arka organla
rından ilikiye girmeyiniz.
Salât ve selâm üzerine olsun, Allah’ın Resûlü diger hadîslerinde
de ¸öyle buyurur:
· · ¸` ,` . _ · ` - ·| ¸ -· _ · · ¸ - .,` - · -
“Karısına arka organından iliki kuran kii mel’undur; Allah’ın rah
metine ermekten uzaktır.”
· =· `¸= · , v · · ¸` ,` . _ · `- ·| ¸ -· _ -· - ¸ ¸`- _ _ |
“Karısına arka organından ilkiye giren kiiye Allah rahmet nazarıyla
bakmaz.”
Ters Organdan liki, Küçük Lûtîliktir
Allah’ın Resûlü Hz. Muhammed’in dilinde “küçük lûtîlik/küçük
ecinsellik” ¸eklinde geçmekte olan yaratılı¸ düzenini bozucu bu fiil,
açık bir cinsel haramdır.
ELER ARASINDA CNSEL HARAMLAR VE KEFFÂRETLER 265

Kur’ân ve Sünnet’in özünü kavrayamayan bazı zümrelerin, Baka-
ra sûresinin 223. ve Hıcr sûresinin 71. âyetlerinin anlamlarını çarpıta-
rak bu açık ve sonuçları yıkıcı ve üzücü haram üzerindeki mubahla¸-
tırıcı görü¸leri kültürel bir cinâyettir.
2

Kur’ân ve Sünnet’le yasaklanan ve sahâbe biginleri ile birlikte her
asrın müctehidlerinin icmaları ile harâmiyeti onaylanan bu sadizmî
fiilin bagımsız haramlıgı yanında en büyük sakıncası, erkek erkege ve
kadın kadına ili¸kilere de yol açmasıdır.
Allah’ın Resûlü, homoseksüelligin tarihî kaynagını olu¸turan Lût
toplumunda, homoseksüelligin kadınlardan erkeklere geçi¸ yaptıgını
¸öylece açıklamaktadır:
“Lût toplumunda homoseksüellik erkekler arasında balamadan kırk yıl
önce kadınlara yönelik olarak baladı.”
Evet yaratılı¸ düzenini bozarak kadınlara arka organlarından
yakla¸an bu a¸agılık insanlar, önden yakla¸manın me¸rû tatmin yolla-
rını tıkadıkları için, büsbütün bozulmu¸lar, erkekleri erkeklerine
ili¸irken, kadınları da kadınlarına yönelmi¸tir. Homoseksüellerin
karılarının sevici olmalarından daha tabiî ne olabilir.
Sonuç
Insan dogasının da red ettigi bu ilâhî haramı -e¸ler arzu etseler
de- yapamazlar. Çünkü insanların arzusu harâmı helâl kılmaz. Bu
fiili, harâm oldugunu bilerek veya ictihad yanılgısı ile helâl olduguna
inanarak yapmak, ki¸iyi yalnızca günahkâr kılar. Tövbe edilerek
aklanılabilir.
Inkârdan kaynaklanan bir yakla¸ımla helâl görmek ve “saygı
duyulması gereken bir insan hakkı” olarak degerlendirip yapılabilir
bulmak ise ki¸iyi kâfir kılar. Peygamberimiz “Kadınlarına arka
organlarından ili¸kiye giren ki¸i kâfir olur.” buyurarak bu gerçege
dikkatlerimizi çekmi¸tir. Kâfirler ise ebedî Cehennemliktir.

2
M. H. Tabâtabâî El-Mîzan Fî Tefsîür’l-Kur’ân Bakara 223 ve Hıcr 71
266 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Arka organından ili¸kiye girilen veya buna zorlanan kadın Islâm
Hukûku’na göre yargıya gidebilir. Kocaya yargı yoluyla ceza verilir
ve bu filini sürdürmek isteyen kocanın karısı ile evlilik ili¸kisi
hukûken sona edirilir.
Bilinen bir gerçek oldugu için, kadınlara arka organlarından
temas etmenin, mezkûr organın dogal i¸levini yapamaz hale getirici
ve Aids gibi öldürücü hastalıkları bula¸tırıcı saglıga ili¸kin zararlarını,
ayrıntılara inerek açıklamaya gerek duymuyoruz.



Eler Arasında Cinsel Haramlar 3
Bakalarının Yanında Sevimek, likide Bulunmak ve Cinsel
Sırları Açıklamak


E¸ler arasındaki cinsel haramlardan biri de, ba¸kalarının yanında
ve gözleri önünde sevi¸mek ve ili¸kide bulunmaktır.
1

Yaratılı¸ındaki ilâhî düzeni Islâmî inanç ve sorumlulukla peki¸-
tiren hiçbir insanın yapamayacagı derecede a¸agılık olan bu igrenç
fiil, çok yönlü bir haramdır. Haramlılıgını gösteren delillerden bazıla-
rını ¸öylece sıralayabiliriz.
a- Elerin göbekle dizler arasını (avret) istisnasız herkesin önünde ört
meleri farz, açmaları ise haramdır.
2
Açılması haram olan organların tehiri
ile yapılacak iliki de haram olur. Bunun bir tek istisnası, kiinin elerinden
biri ile dierinin yanında ilikiye girmesidir ki bu tür iliki bile kii zaviye
sinden kaçınılması öütlenmi (mekrûh) bir davranıtır. Ancak ilikiye
girilen e için tehir, bakan e için de avrete bakma olacaından bu tür iliki,
bir arada ilikiye girilen kadınlar için haram olur.
b- Özellikle cinsel hayatın mahremiyetinin korunabilmesi, daha açık bir
ifadeyle elerin çıplak veya iliki halinde görülmemesi için evlere iziniz
girilmesi, Kur’ân buyruu ile yasaklanmıtır.
3


1
Islâm hukûkçularının bir bölümüne göre, ki¸inin ba¸kalarının yanında e¸ini öpmesi bile
mahkemede ¸ahitliginin reddolunması için yeter sebeptir.
2
Nûr 30, 31. Bu âyetlerle ilgili ayrıntılı bilgi için “Çıplaklık” bölümüne bakınız.
3
Nûr 27
268 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

c- Hizmetçilerin, ergin çocuklarla bulua ermemi çocukların izin al
maksızın istirahat halindeki elerin yatak odalarına girmeleri, bir üst mad
dede açıklanan gerekçeyle Kur’ân’la belirlenmi bir haramdır.
4

d- Elerin ilikilerini bakalarına anlatmaları ve ilikilerinin özellii ve
çokluu ile övünmeleri, Allah’ın Resûlü’nün emriyle yasaklanmıtır.
5

e- Hamamlara ve plajlara örtüsüz olarak girmek haram olduu gibi,
örtüsüz insanların görüldüü bu yerlere örtülü olarak girmek de haramdır.
6

f- Kur’ân-ı Kerîm’de “.. renç iinizi bir arada bulunduunuz
kulüplerinizde yapıyorsunuz ha..” buyrularak, Lût peygamberin top
lumunun homoseksüel-likleri ve tecavüz etmek için yol kesicilikleri yanısıra,
birbirlerinin yanında ilikiye girmeleri sebebiyle cezalandırıldıkları açıklan
mı, böylece bu fiil bize de haram kılınmıtır.
7

Ba¸kalarının yanında sevi¸mek ve ili¸kide bulunmak haram oldu-
gu gibi, dogrudan veya filmler aracılıgı ile sevi¸en ve ili¸kide bulunan
çiftleri izlemek de -Dogrusunu Allah bilir- ictihadî bir haram olarak
nitelendirilebilir. Buradan hareketle porno filmlerin çekilmesi gibi
izlenmesinin haramlıgı da söylenebilir. Ayrıca cinsel tatmin amacıyla
olsun veya olmasın ba¸kalarının ili¸kilerini ara¸tırmaya ve görmeye
çalı¸mak da haramdır.
8
Zira harama götürücü her te¸ebbüs ve i¸lem
de haramdır.
E¸ler arasında i¸lenen haramların her birinin hayatın genel akı¸ı
yanısıra cinsel hayatı da olumsuz yönde etkileyecegi ve tövbe
edilmedikçe ilâhî azaba götürebilecegi bilinmelidir.


4
Nûr 58. Âyetin tercümesi ve ilgili hadîsler için ikinci ciltteki “Röntgencilik” bölümüne
bakınız.
5
Ebû Dâvûd Nikâh 49 (A. Mabud 6/219)
6
“Sevicilik” bölümüne bakınız.
7
Ankebût 29.
8
Evliligin ilk gecesinde ili¸kide bulunmak gerekli imi¸ gibi çiftlerin beklenmesinin ve
bâkireligi kanıtlayan belgenin görülmek istenmesinin Islâmî ölçülere göre harama yakın
bir günah oldugunu da burada vurgulamak isteriz.


Eler Arasında Cinsel Haramlar 4
Eler Arasında Acı Vererek (Sadizm) ve Acı Verdirerek
(Mazohizm) likide Bulunmak


Islâm ahlâkının özü, ince ruhlu bir insan olmaktır. E¸lerin birbir-
lerine kar¸ı ince rûhlu olmaları ise Islâm’ın ba¸ ögütlerindendir. Bu
ögüdün temel uygulama alanı hiç ¸üphesiz cinsel hayattır.
Allah’a yönelmeden, ¸eytan’dan O’na sıgınmadan, sevi¸ip-fısıl-
da¸madan cinsel ili¸kiye girilmesini yasaklamı¸, âdet halinde cinsel
teması Ezâ olarak vasıflandırmı¸ ve ters yoldan(anüs) ili¸kiyi haram
kılmı¸ Islâm Dîni’nin zulme varan bir cinsel ili¸ki biçimini onaylama-
yacagı, üstelik ¸iddetle menedecegi açıktır.
Hiç ¸üphe yoktur ki acı vererek (sadizm) ve acı verdirerek (mazo-
hizm) cinsel tatmin yoluna gitmek haramdır. Çünkü Allah “.. Ne zul
mediniz ve ne de zulme urayınız”
1
buyurarak acı vermeyi de, verdir-
meyi de yasaklamı¸tır.
Burada acı vermeyi ve verdirmeyi, bilinen sadizm ve mazohizm
ile örneklendirmeye de gerek yoktur.
Tabîi yoldan (vagina) yapılacak cinsel birle¸me acı veriyorsa, bu
ili¸kiyi sürdürmek haram, giderici tedâvi de farz olur.
Bu gibi i¸lemleri haramlıkla tavsif ederken, meseleye özel âyet ve
hadîs aramak gereksizdir.

1
Bakara 279
270 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Islâm Dîni’nin zulmü, ızdırap vermeyi, korkutmayı ve yaralama-
yı yasaklayan genel ölçülerini uygulamamız yeterlidir.
Allah’ın Resûlü ¸öyle buyurur:
[“Allah’ın kadın kullarını dövmeyiniz.”
“(Tövbe edip helâllık almadıkça) ıstırap veren kii Cehennem’de azab
görecektir. (Cezasını çekmek üzere) Cehennem’e girecektir.”]
2

Cinsel hazza erebilmek için yapılan ve dı¸tan i¸kence gibi görülen
davranı¸lar, e¸lerin her ikisinin onayı ile gerçekle¸tiriliyorsa neden
günah; haram olsun ¸eklinde bir görü¸ de ileri sürülemez. Çünkü
insanların onayı, hiçbir harâmı helâl kılmaz. Kaldı ki Islâm Dîni’nin
genel amacı insanları adâlet üzerinde ya¸atmaktır.
Her ¸eyi yerli yerinde yapmak olan adaletin ölçüleri yaratılı¸ dü-
zenimizde ve bu düzeni koruyup geli¸tiren Islâm’dadır. Insanca
cinsel ili¸kide bulunamayanlar, elbette zulümleriyle ba¸ba¸a bıra-
kılamazlar.


2
Sırasıyla el-Camiüs-Sagir “Küllü” ve “La” maddeleri (2/94, 2/201)


Eler Arasında Cinsel Haramlar 5
Cinsel Görevden Kaçınmak
“.. Kadın/eleriniz, sizin için bir örtü, siz de onlar için bir örtüsünüz..”
(Bakara 187)


Evlilik içi cinsel haramlardan biri de, e¸lerin cinsel görevlerini
zamanında ve geregince yapmamasıdır.
Her bir haram, iç huzursuzluguna sebeptir. Bir diger haramı
davetçidir. I¸lenildigi ortamın huzûrunu ve bereketini gidericidir.
Devrimizde pek çok e¸deki rûhsal tedirginligin, te¸hircilige varan
giyim tarzının, zinâya sürüklenmenin, tatminsiz ve güvensiz ya¸an-
tının temel sebeblerinden biri de, cinsel görevleri anında ve geregince
yapmama haramının çokca i¸lenmesidir.
Özellikle kadınların pek çok i¸ledigi bu haram, üstelik önemsen-
memektedir. Önemsenmeyen bazı olumsuz eylemlerin ise günahkâr
kılacagı hususu, Kur’ân-ı Kerîm’de açıklanmaktadır. Yüce Allah ¸öyle
buyurur:
“.. Siz bir ii önemsiz sanırsınız. Ama o, Allah katında büyük
bir günah olabilir.”
1

Kadının Cinsel Görevden Kaçınması
Islâm Dîni’nin sundugu cinsel haramlardan biri de, kadının
hastalık gibi saglıga ili¸kin sıhhî, âdet ve lohusalık hali gibi dînî bir

1
Nûr 15.
272 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

özrü olmaksızın, kocasının cinsel arzularına kar¸ılık vermemesi; cin-
sel görevinden kaçınmasıdır.
2

Cinsel hayat, evlilik hayatının temeli ve ya¸atıcı sebebi oldugu
için, özellikle kadının cinsel görevini yapmaması, yapsa da sık sık
engeller çıkarması açık bir zulüm; kesin bir haramdır.
Bu haramı delillendiren hadîsleri sunmadan önce, kadının özel-
likle cinsellik bakımından kocası kar¸ısındaki durumunu açıklayan
hadîslere yer vermekte fayda görüyoruz.
Sahâbî Huseyn b. Muhsan, anlatıyor. Teyzem bana ¸öyle dedi:
Bir i¸ için Allah’ın Resûlü’ne geldim. Bana sordu:
- Ey kadıncaız! Kocan var mı?
- Evet var dedim. Daha sonra aramızda u konuma geçti:
- Kocanla aran nasıl?
Âciz kaldıım hizmetleri dıında bütün gücümü kullanarak ona karı
vazifelerimi yerine getirmeye çalı¸ıyorum Yâ Resûlallah!
- Kocanla ilikilerini iyice bir gözden geçir bakalım. Zira o senin Cen
net’in ve Cehennem’indir.
3

Bu hadîsden açıkça anla¸ılmaktadır ki aralarındaki mütekabil
haklardan ötürü koca, mümin kadının Cennet’e veya Cehennem’e
girmesinin ana sebeplerindendir.
Kadının kocasını Cennet’e girme aracı kılabilmesi için yapması
gereken görevlerinden biri ve ba¸lıcası, onun cinsel arzularına saygı
duymasıdır.

2
Erkek ve kadın için cinsel görev evlilik akdinin geregidir. Kadın yanlızca örfün onayladıgı
evlilik akdinin geregi olan konularda kocasına itâatle/saygı ile yükümlüdür. Âdet hâlinde
ili¸ki ve ters yol ili¸kisi ve akrabalık baglarını kesme gibi Allah’a isyan/günah nitelikli
isteklerinde kocaya itâat degil, aykırılık vaciptir/gereklidir. (Farklı bir örnek için bak.
Buharî Nikâh 94)
3
Müsned 4/341.
ELER ARASINDA CNSEL HARAMLAR VE KEFFÂRETLER 273

Bu gerçegi Allah’ın Resûlü ¸öyle açıklıyor:
`¸ , -· v| , · . |· | . « ·| · . · _ · |· `.¸` . , |· · - · ¬ |· ¸ · · ¸ - ,´ ·· . · , :
_ = ¸ · _ · - ·= « - ` 3¸ .| v
Size Cennet’lik kadınlarınızı tanıtayım mı?
Onlar, kocalarına zulmettikleri veya onlar tarafından bir haksızlıa
uratıldıkları zaman bile kadınlık bilinciyle kocalarına karı: Seni honut
etmedikçe uyumayacaım diyebilen, elerine dükün, dourgan kadınlardır.
4

Bu ve benzeri hadîslerin asıl amacı, hiç ¸üphesiz kadını cinsel
yönden kölele¸tirmek degil, hak olu¸turması sebebiyle kocanın cinsel
arzularını kar¸ılamanın önemini vurgulamaktır. Çünkü Bakara 187 ve
228 de i¸aret edildigi üzere, kadının kocası üzerinde hakları oldugu
gibi erkegin de karısı üzerinde hakları vardır. Hiç ¸üphesiz haklar
kar¸ılıklıdır. Bu kar¸ılıklı haklar sebebiyle karısı da kocasının Cennet’i
ve Cehennem’idir. Karı kocanın birbirlerinin âhiret hayatlarını olum-
lu veya olumsuz yönde etkileyebileceklerine, dolaylı olarak Kur’ân’da
da i¸aret edilmekte ve ¸öyle buyrulmaktadır:
“Kıyametin o müthi sesi kulaklara çarptıında, o gün insan
kendi kardeinden, anasından, babasından, einden ve oulların
dan kaçar. O gün herkesin kendine yeter bir derdi vardır.”
5

Allah’ın Resûlü’nün bir hadîslerine göre zikreden dil ve ¸ükreden
kalbin yanısıra faydalanılabilecek üç büyük nimetten biri olan
Müslüman kadının, cinsel bakımdan koca kar¸ısındaki durumu
budur.
Biz özenle seçip, özellikle sundugumuz bu hadîslerle Cennet’lik
kadın olabilmek için kocanın cinsel arzularını önemsemenin yeter
oldugunu ifade etmek istemiyoruz. Yalnızca cinsel bakımdan kocaya
önem vermenin gerekliligini açıklamaya çalı¸ıyoruz.

4
et-Metâlibül-Âliyetü Hn. 1577.
5
Abese 33-37. Ayrıca bak. Meâric 10-14; et-Tac 2/314
274 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Allah’a kullugun geregi olarak ahlâkî degerleri ve kadınsı özellik-
leriyle kocasını mutlu etmeye çalı¸ması gereken kadının, sebebsiz ola-
rak kocasına ka¸ı cinsel direni¸e geçmesi, onun arzularını basite alıp
çignemeye kalkı¸ması, onaylamadıgı ili¸kiyi tecavüz olarak nitele-
mesi, elbetteki büyük bir suç, azîm bir günahdır.
¸imdi bu suçlulugu-günahlılıgı belgeleyen hadîsleri sunalım.
Kadının cinsel görevden kaçınmasını yasaklayan hadîsler
.. Canımın kudreti altında bulunduu Allah’a yemin ederim ki kocasının
(kocalık) hakkını ödemedikçe kadın Rabbinin hakkını ödemi olamaz..”
6

=· , · - ·| · , · · - =· ¸ · _ | · `- ·| ¸ - · ¸` - ¸|· · - . · . · · , , · - .· , = -
_ , =`· _ · - - ´ ·: « |· · , · · - |
(Ili¸kide bulunmak için) Kii karısını yataına çaırdıı zaman, (tıbbî
veya dînî bir mazereti olmaksızın) kadın gelmekten kaçınır, kocası da bu
sebeble ona kırgın ve kızgın olarak gecelerse, melekler sabaha kadar o kadının
Allah’ın öfkesine uramasını dilerler.
7

“Dönünceye kadar sahibinden kaçan esirin, kendisini istemeyenlere
imamlık yapan kiinin ve bir de kendisine kırgınlıı ve kızgınlıı devam edip
dururken kocasının cinsel arzularına karı direten kadının.. Bu üç zümrenin
namazı kulaklarını amaz; Allah katına yükselip kabul olunmaz.”
8

Yukarıda sundugumuz hadîslerden açıkça anla¸ılacagı üzere ka-
rısının cinselliginden yararlanmak, kocanın en tabîi hakkıdır. Bu hak-
kını kullanmasına yardımcı olmak da kadının en dogal görevidir.
Dînî ve tıbbî bir mazereti olmaksızın nedensiz olarak bu görevini
yerine getirmeyen kadın; hem suçlu, hem de günahkârdır.
9


6
I. Mâce Nikâh 4 (Hn. 1853)
7
M. S. Müslim Hn. 830
8
Tirmizî Salât 266
9
Allah’ın ve Peygamberi Hz. Muhammed’in emirleri ve yasaklarına aykırı her bir duygu,
dü¸ünce, söz, davranı¸ ve i¸ günahdır. Günah i¸leyen ki¸i de günahkârdır. Islâm
toplumunda hadd, kısas veya ta’zîr ¸eklinde cezalandırılması gereken her bir günah da bir
suçtur. Hadd, kısas ve ta’zîr için lügatçeye bakınız.
ELER ARASINDA CNSEL HARAMLAR VE KEFFÂRETLER 275

Kadınlık görevinden kaçınan kadın suçludur!
Suçludur. Çünkü aile hayatının temeli ve nafaka almasının sebeb-
lerinden biri olan kadınlık görevlerini yerine getirmeyerek, kocasının
hakkına tecavüz etmektedir.
Bu tecâvüz bir suçtur. Tecavüz nitelikli her suç gibi ceza gerekti-
rebilir. Aile mahremiyetini korumak için yargıya gidemeyecek ve git-
se de çözüm üretemeyecek olan koca, yetkilendirildigi bu cezayı vere-
bilir ve örnegin kadının nafakasını kısma ¸eklinde uygulayabilir. Ay
hali ve hastalık gibi dînî ve tıbbî bir engeli yok iken ısrarla kadınlık
görevini yapmayan karısını bo¸ayabilir. Degi¸ik sebeplerle bo¸ama
yoluna gidemeyecekse, bazı Islâm hukûkçularına göre -zinâ yapması
durumunda oldugu gibi- kadınlık görevini yapmamasından ötürü de
terbiye etmek amacıyla yaralamayacak ¸ekilde fiziksel etkiye
ugratabilir.
Nisâ sûresinin 34. âyetinin geni¸ yorumuyla alındıgı kabul edi-
lebilecek bu yetki, hiç ¸üphesiz bir görev olmayıp yalnızca kulla-
nılabilir bir izindir.
10
Ayrıca kadına uyarı niteliginde önce ögüt veril-
mesi, sonuç alınamaması halinde ise bir süre ev içinde cinsel yönden
yalnızlıga itilmesi gerekir. Islâm hukûkçularının büyük çogunluguna
göre ögüt veremeyen ve arzularını dizginleyerek, bir süre yalnızlıga
itemeyen kocanın dövmeye ili¸kin kullanılabilir bir yetkisi de yoktur.
¸üphe uyandırıcı il¸kilere girmesi ve zinâ yapması yanısıra ısrarla
kadınlık görevinden kaçınması sebebiyle yüzü, karnı ve üreme orga-
nına vurulmaksızın ve morartılmaksızın fiziksel etkiye ugratılma-
sından ötürü kadın kocası aleyhine dâva da açamaz.
11


10
Aslında yalnızca zinâ suçuna dövülebilirlik getiren bu âyeti, “Zinâ veya bir ba¸ka sebeple
kadın dövülebilir mi? bölümünde açıklayacagız.
Nisâ Sûresi’nin 34. âyeti yanısıra bak. et-Te¸rîûl-Cinai’l-Islâmî 1/524-5.
11
Kadınlık görevini yapmadıgı için, bazı Islâm hukuçularına göre açıklanan ¸artlar içinde
karısını dövebilecek koca, bu hakkını ili¸kiye zorlamak için kullanmamalı, terbiye etmek
amacını gütmelidir. Zira dövülerek ili¸kiye zorlanacak kadının tatmine erdirici bir e¸
olmayacagı açıktır. Bunun içindir ki Allah’ın Resûlü bizleri ¸öylece uyarmı¸tır:
276 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

| .` , v `- ·| ¸ -· = ¸ = · «, · ¸` - ¸|· ,
“Kiiye, karısını dövmesinden ötürü soruturma açılamaz”
12

anlamındaki hadîs, bazı Islâm hukûkçularına göre, i¸lenen zinâ suçu
yanısıra kadınlık görevini çignemekten kaynaklanan dövmeyi de
içine almaktadır.
Onlar a¸agıda sunulacak Safvan hadîsinden delil getirmekte-
dirler.
“Allah’ın kadın kullarını dövmeyiniz” ¸eklindeki ögüt ve emir ver-
mi¸ olmasına, dövücü erkeklerin e¸ olarak seçilmesine kar¸ı çıkma-
sına
13
, kadınlarını dövenlerin erdemli insanlar olamayacaklarını du-
yurmasına
14
ve hayatı boyunca hiçbir sebeble, hiçbir e¸ini dövmemi¸
bulunmasına ragmen Allah’ın Resûlü, cinsel nitelikli haklı gerek-
çelerle e¸ini döven sahâbî Safvan’ı onaylamamakla birlikte, kınama-
mı¸tır.
Ebu Saîd (r.a) anlatıyor.
Bizler yanında bulunuyorken Allah’ın Resûlü’ne bir kadın geldi ve
öylece ikâyette bulundu:
- Yâ Resûlallah! Kocam Safvan b. Muattel namaz kıldıım zaman beni
dövüyor. Oruç tuttuum zaman orucumu bozduruyor..
Allah’ın Resûlü huzûrunda bulunan Safvan’a karısının ikâyetlerine ne
diyeceini sordu. Safvan da öylece konutu:

“Hiçbiriniz günün sonunda ilikiye girecei karısını câriyesini döver gibi dövmeye
kalkmasın.” (Buhâri Nikâh 93) Sava¸ esîri kadın olan câriyeyi dövmek de haramdır ve onu
özgürle¸tirici sebeptir. (Müslim Eyman 30-33)
12
Ebû Davûd Nikâh 43 (Hn. 2147) I. Mace Hn. 1986. Bu hadîsi senedi yönüyle ele¸tirenler,
Peygamberimizin ilgili bir hadîsinden hareketle zinâ sebebiyle olmayan dövmelerde
soru¸turma açılabilecegi görü¸ündedirler. (I. Mace Nikâh 3)
13
Fatıma bint-i Kays Peygamberimize gelerek taliplari arasında yer alan Ebül-Cehm isimli
sahâbîye ili¸kin görü¸ almak ister. Peygamberimiz, e¸lerini döven bir insan oldugu için
ona onay vermez. (Müslim Talâk 36, Ebu Davud Talâk 39)
14
Ebû Davûd Nikâh 43
ELER ARASINDA CNSEL HARAMLAR VE KEFFÂRETLER 277

Karımın “namaz kıldıım zaman beni dövüyor” demesi dorudur. An
cak bir namazda iki sûre okuyor, ben de onun böyle iki uzun sûre okumasını
men ettim; ama söz geçiremedim.
Allah’ın Resûlü, Safvan’ın bu açıklaması üzerine öyle buyurdu:
- Evet bir sûre de olsa namaz kılan kii için kâfi gelirdi.
Safvan cevablandırmaya devam ederek öyle dedi:
- “Oruç tuttuum zaman orucumu bozduruyor” eklindeki ikâyeti de
gerçektir.
Yâ Resûlallah! Karım nâfile oruçlara devam edip gidiyor. Ben ise genç
bir adamım, (üstelik gece çalı¸ıyorum, ) sabredemiyorum. Safvan’ın bu
sözleri üzerine Allah’ın Resûlü öyle buyurdu:
- Ramazan orucu dıında kadın ancak kocası ile anlaarak oruç tuta
bilir.
15

Kadınların her türlü ¸ikâyetlerini Peygamberimize iletebildikle-
rini gösteren bu hadîs, kadınlık görevinden kaçınılması sebebiyle
dövmeyi kınanamamakla birlikte açık bir onay da vermemektedir.
Ancak hadîsimiz e¸inin arzulu bekle¸iyini bildigi halde namazını
uzatıp duran ve kocası gece çalı¸tıgı için gündüz arzulanacagı bilin-
cinde oldugu halde oruca kalkan kadının mazur görülemeyecegini
göstermektedir. Ayrıca bu hadîs, namaz ve oruç gibi ibâdetlerin, e¸e
ve i¸verene kar¸ı görevlerin yapılmasına mani olmaması geregine de
i¸aret buyurmaktadır.
Kadınlık görevinden kaçınan kadın günahkârdır
Kocası arzuladıgı zaman kadınlık görevlerini yerine getirmeyen
kadın suçlu oldugu gibi, günahkârdır da. Çünkü o, kocaya dînin ve
ortak aklın onay verdigi arzularında itâati emreden Allah’a ve O’nun
Resûlü’ne kar¸ı gelmekte, böylece haram i¸lemekedir.

15
Ebû Davûd’dan M. Mesâbih Hn. 3269. Hadîs özetlenmi¸tir.
278 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Bunun içindir ki meleklerin bedduâsını alabilmekte ve Allah’ın
öfkesine ugrayabilmektedir.
Burada yeri gelmi¸ken ifade edelim. Kadının kocasının arzularına
degil kar¸ı çıkması, -geldim, geliyorum, gelecegim- diyerek ertelemesi
bile haramdır. Bu gibi davranı¸lar da kadını ilâhî la’net gölgesi altına
sokar. A¸agıda sunacagımız hadîs, bu gerçegi açıklamaktadır.
Allah’ın Resûlü: Allah erteleyen kadına la’net etsin, buyurdu.
Erteleyen kadınlar kimlerdir Ey Allah’ın Peygamberi?” ¸eklinde
bir soru yöneltilince de erteleyen kadınları ¸öylece tarif buyurdu:
“Erteleyen kadınlar, kocaları tarafından arzulanıp istenen, fakat-geldim,
geleceim diyerek, kocaları uyuyuncaya kadar onları bekletip oyalayan
lardır.”
16

Kadınlık görevlerini yapamayan kadın mazûr olabilir mi?
Kocasına kar¸ı kadınlık görevlerini yapmak istemeyen kadının
hem suçlu hem de günahkâr olacagına dâir yukarıda yaptıgımız açık-
lamalar, bizi bir gerçegin açıklamasına daha götürmektedir.
Genel olarak her kadının üstesinden gelebilecegi kadınlık görev-
lerini îmanlı bir gönülle ve içtenlikle yapmak istemesine ragmen, ardı
arkası kesilmeyen koca arzularına güç yetiremeyen kadın da suçlu ve
günahkâr olur mu? Hiç ¸üphesiz hayır. Böyle bir kadının Allah katın-
da mazûr olacagı muhakkakdır. Çünkü Allah, güç yetirilemeyenleri
teklif etmez. Teklif etmeyecekleri için de sorumlu tutmaz.
Bu durumda kadını bunaltma geregi yoktur.
Yapılabilecek tek i¸, sabırdır veya toplum ¸artlarının gerektirdigi
ölçüler içinde ve Islâma göre de me¸rû olacak ¸ekilde gerekeni yap-
maktır; daha açık bir anlatımla ikinci bir e¸ almaktır. Ikinci e¸ zinâya
tercih edilmesi gerekendir.

16
M. Zevâid 4/296, El-Metâlibül-Âliyetü 2/26-7
ELER ARASINDA CNSEL HARAMLAR VE KEFFÂRETLER 279

“Kadının Cinsel Görevinden Kaçınması”ba¸lıgı altında yaptıgımız
incelememizi bitirirken, feministler yanısıra her dü¸ünürün ilgi du-
yacagı bir husûsu sualle¸tirip cevaplandırarak açıklayalım.
Kadının kocasının arzularına anında kar¸ılık verme geregi, bir
magdûriyet olarak degerlendirilemez mi?
Aile hukûkunun ve toplum ahlâkının korunması için kadına yük-
lenen bu görevin, onun magdûriyeti anlamına gelemeyecegi açıktır.
Eger bu durum bir magduriyet olarak degerlendirilirse, arzuları kar-
¸ılanmadıgı için tedirgin edilen, moral gücü zaafa ugratılan ve zinâya
itilen erkegin magdûriyetini de kabul etmek lâzımdır.
Aslında ortada üzerinde durulacak bir magdûriyet de yoktur.
Çünkü insan her an cinsel ili¸kide bulunabilen bir varlıktır. Bu se-
beple tatlı sözlerle iltifat gören, geregince ve arzuyla sevilen kadının,
kocasının arzularına kar¸ılık verirken magdûr olacagı ileri sürülemez.
Cinsel ili¸kiye ba¸lama zamanının onayı alınmaksızın iradesi
dı¸ında belirlenmesinin bazı kadınlarda iç burukluguna sebeb olacagı
dü¸ünülebilir. Ancak unutmamak lâzımdır ki ısrarla arzulanma ve
sevilmenin onuru, bu buruklugu giderecek güçtedir. Kaldı ki ili¸ki
için e¸inin arzulu zamanlarını gözetmesi, Müslüman erkegin din-
darlık geregidir.
Erkein Cinsel Görevden Kaçınması
Kadının cinselliginden yararlanmanın kocanın en tabîi hakkı ve
onun bu hakkını kullanmasına yardımcı olmanın kadının en dogal
görevi oldugunu ve bu görevini yapmayan kadının suçlu ve gü-
nahkâr olacagını açıkladık.
Kur’ân ifadesiyle erkek de kadın için cinsel haramlardan koruyucu bir
örtü olduundan hiç üphesiz aynı ekilde kocanın cinselliinden yararlan
mak da kadının hakkıdır.
17
Bu hakkını almasına yardımcı olmak da kocanın

17
Bakara 187.
E¸ini cinsel haramlardan korumak kocanın görevidir. Islâm bilginleri ¸u görü¸
çerçevesinde birle¸mektedirler: Karısının ili¸kiye arzulu zamanlarını gözeterek onu diger
bir erkege egilimden korumak kocanın görevidir. Karısına kar¸ı cinsel görevini yapma
280 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

vazifesidir. Kocanın bu vazifesini yapmaması da, onu hem suçlu, hem de
günahkâr kılar.
Hakkı hep erkekte, görevi de hep kadında gören anlayı slâm dııdır.
Gerçi cinsellikde görev yapılırken hak alınmı, hak alınırken de görev yapıl
mı olur. Ancak hakkın ihtiyaç duyulduu zaman gereince alınmaması da,
kii aleyhine bir zulümdür.
Kadınla erkek arasında bedensel ve ruhsal yönden bazı farklar
bulundugu için, erkegin cinsel görevini yapmamasını kadının cinsel
hakkının çignenmesi ¸eklinde incelemeyi daha uygun buluyoruz.
Önce Islâm Dîni’nde kadın cinselliginin nasıl degerlendirildigi üze-
rinde bir hatırlatma yapalım.
Islâm’da erkek gibi kadın da cinselligi olan bir varlık olarak de-
gerlendirilmekte, görevlendirmede aralarında fark gözetilmemekedir.
Kısaca ¸öyle bir özet çıkarabiliriz:
Erkeklere oldugu gibi kadınlara da gözlerini korumaları ve göz-
lerden korunmaları emrolunmakta, erkekler gibi kadınlara da zinâ
yasaklanmaktadır. Zinâ sebebiyle erkeklere verildigi gibi kadınlara da
ceza verilmektedir.
Örnekleri çogaltabiliriz.
Görülüyor ki cinsel yükümlülükler yönünden kadın da erkek
gibidir. Kadın erkek gibi sorumlu olur da erkek gibi hak sahibi ola-
maz mı? Elbete ki olur. Olmu¸dur ve Kur’ân diliyle Bakara 228’de
¸öylece de açıklanmı¸tır: “.. Kadınların görevleri türünden hakları
da vardır..”

gücünü kendisinde bulamayan ki¸inin, onu dı¸a egilimden korumak için cinsel gücünü
arttıracak ve arzularını geli¸tirecek özel gıda ve ilaç alması da görevidir. Bak. Kurtubî
Bakara 228 (3/124), Feyzûl-Kadîr 1/100.
ELER ARASINDA CNSEL HARAMLAR VE KEFFÂRETLER 281

Kadının Cinsel Hakları
Kadına cinsel hakları verildigi içindir ki Islâm Dîni’nde evlilik
içinde cinsel hayattan çekilme, zıhâr ve îlâ haram kılınmı¸, cinsel ili¸-
kide sevilip orgazmı gözetilmesi emrolunmu¸, kocanın iktidarsızlıgı
halinde evliligi sona erdirmek için kendisine dâva açmak hakkı veril-
mi¸tir.
18

Cinsel bakımdan kadının korunması
Cinsel bakımdan kadın da erkek gibi korunmaktadır.
Korundugu içindir ki verilmemesi halinde cinsel hakkını iste-
yebilir. Diger bir ifadeyle kocasını cinsel görevini yapmaya mecbur
ettirebilir.
Ne var ki bu yönde erkeklerle kadın arasında deginmemiz gere-
ken bazı farklar vardır. Bunları ¸öylece ifadelendirebiliriz:
a) Erkek cinsel yönden hakkını hemen isteyebilir iken kadının bir süreye
ihtiyac duyması.
b) Erkein hakkını bizzat taleb edebilir olmasına karılık, kadının ancak
mahkeme yoluyla isteyebilir olmasıdır.
Kadının aleyhine gibi görülen bu farklılıklar, aslında erkekle
kadının bedenî ve rûhî yapılarının farklılıgından kaynaklanmaktadır.
Her dü¸ünür insanın tesbit edebilecegi bu farklılıklardan bazıları
sunulacak iki örnekte görülecegi üzere cinsel niteliklidir.

18
I. Arabî Ahkâmül-Kur’ân 1/178, Kurtubî 3/106, Revâiül-Beyan 1/313.
“Mâlikîlere göre bir erkek hâzır veya gâib olup da zevcesine (karısına) cinsî münâsebeti bir
müddet terk etmekle kadına zarar verse veya mütemadiyen ibâdetle me¸gul olup da
zevcesine cinsî münâsebette bulunmasa veya bir yanl¸lıkla meselâ bıçak tutunurken
erkeklik organını kesse veya kadınların cinsî zevkini giderecegi kendisine mâlum veya
¸üpheli olan bir ilacı velev hastalık için içse, bu yüzden zarara ugramı¸ karısı, ayrılıgını
talebe hak sahibi olur. Bu halde koca bo¸amaya muvafakat etmezse, hakim ayrılıga hüküm
eder.” Bak H. I. ve I. F. Kamûsu 2/353 (Kısmen sadele¸tirilmi¸tir.)
282 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

a- stisnaî tipler bir tarafa, genel olarak kadın rûhû ve bedeni ancak uya
rıldıı zaman cinsel birleime arzulu ve hazır olur. Erkek ise kadından farklı
olarak dorudan ilikiye girebilir.
Tarihî dönemlerden günümüze kadar dünyanın her ülkesi ve
toplumunda kadının arzu edenden çok arzulanan olması ve bu se-
beble de cinsel fuhu¸ endüstrisine sermaye edinilebilmesi, tesbiti-
mizin delilidir.
b- Bir dier önemli fark da arzu etmese bile kadının cinsel ilikide bulu
nabilirliine karılık, erkein buna güç yetirememesidir. Zira erkekte rûhî ve
bedenî isteksizlik sertlemeyi engelleyecei, bunun da cinsel eylemi sonuçsuz
bırakacaı açıktır.
Pratik hayatta cinsel istegin çogunlukla erkekten gelmesinin sebe-
bi, hiç ¸üphesiz erkekle kadın arasındaki bir kısmını açıklamaya çalı¸-
tıgımız farklılıklardır. Yukarıda açıklamaya çalı¸tıgımız rûhî ve be-
denî yapı farklılıgı sebebiyle kadın, cinsel hakkını talebinde zaman ve
¸ekil bakımından özel hükümlere tâbi tutulmu¸tur.
Kocası tarafından cinsel yalnızlıga mahkûm edilmek istenen ka-
dın, kocasının tavrının kasdîligine karar verebildiginde, seküler top-
lumlarda degilse bile Islâm Toplumu’nda mahkemeye ba¸vurabilir.
Burada belirli bir süre konulmamı¸tır. Makul olan da konulma-
mı¸ olmasıdır. Çünkü kadınlar, cinsel ihtiyaçlar bakımından son dere-
ce farklıdırlar.
Allah’ın Resûlü’nün döneminde de görüldügü üzere dogum ya-
pıp lohusalık devresini bitirir bitirmez evlenmek isteyen kadınlar ola-
bildigi gibi, bir çocugu için bütün bir ömrünü dulluga mahkûm eden
kadınlar da olagelmi¸tir.
Evet, kadın cinsel yalnızlıga mahkûm edilmek istendigine karar
verebildigi zaman, kocası aleyhine dâva açabilir.
ELER ARASINDA CNSEL HARAMLAR VE KEFFÂRETLER 283

Kadın mahkemeye bavurabilir
Kocası tarafından kasıtla cinsel magdûriyete mahkûm edilmek
istenen kadının mahkemeye ba¸vurabilecegi ictihâdında bulunan Is-
lâm bilginleri, Kur’ân çizgisinde ¸öylece görü¸ bildiriyorlar:
“Hastalık gibi bir özrü bulunmaksızın, zarar vermek maksadıyla karısı
ile cinsî münâsebette bulunmayan kii aleyhine karısı dâva açabilir. Hâkim
tarafından kocaya cinsî münâsebete balaması emrolunur. Eer koca dayatır
da cinsel yoksullua mahkûm etmek amacıyla cinsî münasebete balamazsa
seçenekli iki tür uygulamaya gidilir:
a) Hiçbir süre vermeksizin evlilik sona erdirilir,
b) Kocaya îlâ yapana uygulanan hüküm uygulanır.
Bir dier anlatımla kadının mahkemeye bavuru tarihi esas alınarak, ko
caya dört ay süre tanınır. Dört ay içinde karısıyla cinsî temasa geçmezse,
dört ayın sonunda hâkim kocaya cinsî münasebete balamasını veya karısını
boamasını emreder. Hiçbirini yapmazsa, hâkim karı kocayı ayırır.”
19

Büyük Islâm bilgini Imam Ahmet b. Hanbel de Kur’ân’la örtü¸ür
buldugumuz için katıldıgımız aynı görü¸leri payla¸maktadır.
Ona göre dört ayda bir defa olsun cinsî münâsebet farzdır. Çünkü
Allah Îlâ için dört aylık süre tanımı¸tır. Ki¸i îlâ yapmı¸ olsun veya
olmasın, dört aydan fazla karısını ilgisizlige mahkûm edemez. Etme-
ye kalkı¸ırsa kadın tarafından aleyhine dâva açılabilir.
Ahmet b. Hanbel’in a¸agıda sunacagımız bir diger içtihadı ko-
numuza daha da ı¸ık tutacak vasıftadır:
¸u veya bu sebeble yolculuga çıkan ki¸i, hastalık ve tutukluluk
gibi dönü¸ünü engelleyen bir mâni yoksa, altı ay içinde dönmek
mecbûriyetindedir.

19
Îla bölümüne bakınız.
284 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Dönmez de kadın dâva açarsa, kendisine dönmesi yazılı olarak
bildirilir. Dönmemekte ısrar ederse hâkim evliligi sona erdirir,
aralarını ayırır.
Onun bu içtihadının bir delili de Hz. Ömer’in uygulamasıdır. Hz.
Ömer Halîfe-i Müslimin/Devlet ba¸kanı oldugu dönemde, Medî-
ne’deki bir gece kontrolü sırasında bir evden nagmeli bir ses i¸itir:
Nagmenin sâhibi kadın, manzum olarak kocasının uzakta oldu-
gundan sızlanmakta, eger Allah’dan korkup insanlardan utanma-
saydı, doruga çıkan cinsel arzularını tatmin etmek için ne yapacagını
bildigini dile getirmektedir.
Hz. Ömer, kadının durumunu ara¸tırır, kocasının silâh altına alın-
mı¸ bir Mücâhid/asker oldugunu ögrenir.
Allah’ın Resûlü’nün e¸lerinden olan kızı Hz. Hafsa’ya bir kadının
ne kadar süre cinsel ayrılıga sabır gösterebilecegini sorar. Sonra da iki
ayı gidip-gelme müddeti olmak üzere askerler için altı aylık süre
belirleyip, bir genelge ile bildirir.
20

bâdet Amacıyla da olsa Kadın Cinsel Yoksullua Terkedilemez
Erkegin karısının cinselligine zarar vermek amacıyla cinsel göre-
vini yapmaması haram oldugu gibi, daha çok ibâdetli bir kul ola-
bilmek için cinsel hayattan çekilerek karısını cinsel yalnızlıga terk-
etmesi de haramdır.
A¸agıda sunacagımız hadîs, ayrıca îzâhı gerektirmeyecek ¸ekilde
konumuza açıklık getirmektedir.
Hz. Âi¸e (r. anha) anlatıyor.
Osman b. Maz’ûn’un karısı (Huveyle güzel bir kadındı. Kocası
için kınalanır, güzel kokular sürünür ve güzel de giyinirdi.)

20
Seyyid Sabık Fikhüs-Sünneti Cüz 7 sh. 122.
Zıhar ve Îlâ için ilgili bölümlerine bakınız.
ELER ARASINDA CNSEL HARAMLAR VE KEFFÂRETLER 285

Bir gün dikkati çeken bir pejmürdelik içinde yanıma geldi.
Allah’ın Resûlü onu bu halde görünce, bana ¸öyle söylemekten
kendini alamadı.
- Ya Âie! Huveyle’nin üstü baı ne perian bir halde böyle. (I¸in iç yü-
zünü bildigim için) ben de öyle cevab verdim:
- Ya Resûlallah! (Kocası kendisini ibâdete verdigi ve karısıyla ilgi-
lenmedigi için) o kocasız bir kadın gibidir. Bu sebeble üstüne ba¸ına
bakmaz oldu. (Kocası gibi o da) gündüzleri oruç tutuyor, geceleri
namaz kılıyor.
Bunu ögrendikten sonra Allah’ın Resûlü Osman b. Maz’ûn’a ha-
ber saldı. Gelince de onu ¸öylece sorguya çekti:
- Ya Osman! Benim sünnetime; öretilerim ve yaayııma aykırı mı gi
diyorsun?
- Asla Yâ Resûlallah! Allah’a yemin ederim ki, ancak ve ancak
senin sünnetini izlemek istiyorum.
- Ya Osman! Ben geceleri uyur ve de namaz kılarım. Bazı günler oruç
tutarım. Bazı günlerde de tutmam. Kadınlarımla da cinsel ilikiye girerim.
Yâ Osman! Allah’ın azâbına uramaktan kork. üphesiz einin üzerinde
hakkı vardır. Müsâfirin, hatta bizzat kendi öz nefsinin bile senin üzerinde
hakkı vardır. (Haklarını sâhiplerine verebilmen için gücünü koru. Bu-
nun için de) Bazen oruç tut. Bazen de tutma. Gecelerin bir kısmında da
uyu.
21


21
M. Zevâid 4/301
Bir Diger Misal;
Abdullah b. Amr’ı, babası Amr soylu bir kadınla evlendirir. Bir süre sonra gelininden
durumlarını sorunca gelin hanım kocasının ahlâkını över, fakat kendisiyle ilgilenmedigi
ve henüz ili¸kiye girmedigini de üstü kapalı bir dille açıklar.
Bu hâl böyle devam edince Amr durumu Peygamberimize bildirir. O da Abdullah’ı
çagırır. Ramazan orucu dı¸ındaki oruçlarını ve gecelerini ayırdıgı Kur’ân okumalarını
azaltarak e¸iyle ilgilenmesini emreder. (Buharî Fezâilül-Kur’ân 34)
286 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Özel ¸artları içinde sınırlı çok kadınlı evlilik iznini verirken bir
kadınla evlilik ve bo¸anmayı üçle sınırlayan, bo¸anma halinde yeni
bir evlilik için bekleme süresini üç temizlik dönemi; yakla¸ık üç ay
olarak belirleyen, Zıhârı haram kılıp, Îlâ ile cinsellige köklü bir ölçü
getiren Islâm Dîni’nin cinsel hayata ili¸kin düstûrlarını ve bu düs-
tûrlara dayalı ilmî görü¸leri aktararak yaptıgımız açıklamalardan an-
la¸ılacagı üzere, evlilik hayatında yalnız kadın degil, erkek de cinsel
görevini yapmaya mecburdur. Görevini yapmaması halinde kadın
gibi erkek de suçlu ve günahkâr olur.
Cinsel görevini yapmayan erkek de suçlu ve günahkârdır
Suçludur; çünkü kadının cinsel hakkını çignemektedir. Bunun için
de aleyhine dâva açılıp, hüküm verilebilmektedir.
Günahkârdır çünkü Yüce Allah’ın; [“Kadınlarınızla iyi geçininiz”,
“.. Adâletli olunuz..”, “.. Kadınlarınızı ne dul, ne kocalı bir durum
da askılı gibi bırakmayınız..”]
22
¸eklindeki emirlerini çignemektedir.
Geçici cinsel ilgisizlik câizdir
Cinsel yönden mahkûm edilircesine kadının ilgisiz bırakılama-
yacagı asıl ise de, yukarıda i¸aret olundugu üzere terbiye amacıyla
geçici bir süre ilgisiz bırakılabilir.
Kadın, arzu ve ısrar gösteren kocasıyla ili¸kiye girmez, diledigi
gibi gezer, kocasını ku¸kulandırır ¸üpheli ili¸kiler kurar, kocasına fiili
saldırıda bulunur ve zinâya dü¸erse (v. s.) kendisine ögüt verilir. Ve-
rilen ögütler geçimsizligini gidermez, hatalarını engellemezse, en bü-
yük silâhı olan di¸iligine ev içinde geçici bir süre ilgisiz kalınır. Bu-
rada amaç, onu terbiye etmektir.
23


22
Nisâ 19, Mâide 8, Nisâ 129
23
Nisâ 34, Buharî 6/153.
ELER ARASINDA CNSEL HARAMLAR VE KEFFÂRETLER 287

Nisâ sûresinin 34. âyetinde ¸öyle buyrulur:
“.. Nüûzundan: (evlilik akdinin gereklerini çignemek ve zinâ
yapmak gibi) bakaldırmalarından korktuunuz kadınlarınıza öüt
verebilir, cinsel yönden ilgisiz kalarak yataklarından ayrılabilir ve
onları yaralamayacak ekilde dövebilirsiniz.
Eer (evlilik akdinin gereklerini yapmada..) size itâat ederlerse
aleyhlerine olacak ekilde davranmayın. üphesiz Allah Yücedir,
Büyüktür.”
24

Bu âyette ögütlenen ve kadının zinâ yoluyla hamile kalıp kalma-
dıgını ögrenmeyi de amaçlayabilecek olan “cinsel yönden ilgisiz kalıp
yataklarından ayrılmak” ¸eklindeki ceza, hiç ¸üphesiz terbiye edici
nitliklidir. Amaç yalnızca kadını degil, kocayı da terbiye etmektir.
Zira ilgisiz kalarak karısını terbiye eden koca, ili¸kiden yoksun kıla-
rak da kendisini terbiye etmektedir. Ayrıca karısının mustarip oldugu
ba¸kaldırı¸ında bir payı bulunup bulunmadıgını da daha iyi bir
¸ekilde degerlendirebilmektedir.
Me¸rû cinsellikten yoksun kılınmanın müessir bir terbiyevî ceza
oldugunu Allah’ın Resûlü’nün “Tebûk” suçluları olan üç sahâbîye, e¸-
lerine yakla¸mama emrini vermesinden de ögrenebiliyoruz.
25



24
Âyette üç ayrı emir verilmesi, emir kiplerinin yapılabilirlik anlamına Ibaha için olduguna
i¸aret etmektedir. Nisâ 34’ün, evlilik akdinin gereklerini yerine getirmeyen kadına ögüt
verilebilecegi, ¸üpheli ili¸kilere girmesi veya zinâ yapması halinde ba¸kasından hamile
olup olmadıgının ögrenilmesi için yatagından ayrılıp dövülebilecegi ¸eklindeki bir hadîse
dayalı açıklamaya, “Cinsel kıskançlık veya bir ba¸ka sebeple kadın dövülebilir mi?”
bölümünde yer verilecektir.
25
Buharî Megâzî 79, Müslim Tevbe 53


Eler Arasında Cinsel Haramlar 6
Îlâ Yapmak


E¸ler arasındaki cinsel haramlardan biri de Îlâ’dır.
A¸agıdaki açıklamalarımızdan anla¸ılacagı üzere îlâ; i¸leme daya-
lı bir haram degil, cinsel hayattan çekilmek ¸eklinde bir haramdır.
1

Îlâ Nedir?
Îlâ; kiinin zaman belirlemeden veya dört ayı aan bir zaman belirleyerek
karısıyla cinsî münâsebette bulunmayacaına yemin etmesidir.
Kur’an-ı Kerîm’in Bakara Sûresi’nin 226-227. âyetiyle Îlâ ¸öylece
açıklanmı¸tır:
“Îlâ yapanlar; kadınları ile cinsî münâsebette bulunmamaya ye
min edenler yeminlerini ancak dört ay sürdürebilirler. Eer dört ay
içinde îlâ’larından dönerlerse üphe yok ki Allah çok baılayıcı ve
pek merhametlidir. Eer îlâ yapanlar, îlâ’larından dönmeyip, kadın
larını boamaya karar verirlerse boanırlar. üphesiz Allah iitici
ve bilicidir.”

1
Yüce Allah iyilik etmemek, fenalıktan sakınmamak ve insanların arasını bulmamak üzere
kendi zâtı üzerine yemin edilmesini yasaklamaktadır. Bilerek yapılan yeminden ötürü
sorguya çekecegini bildirdikten sonra, Îlâ’nın hükmünü açıklamaktadır. Bu tertip, bir
yemin türü olan Îlâ’dan kaçınılması geregine i¸aret buyurmakta ise de, Îlâ’nın haramlıgı
zulmü içermesinden kaynaklanmaktadır. Büyük bilgin Ibn-i Hacer Heytemî ¸öyle der:
- Her ne kadar bundan önce Îlâ’yı büyük günahlardan sayanları görmedimse de Îlâ’yı
büyük günahlardan saymak uzak bir ihtimal degildir. Zira bu yeminde kadına büyük
zarar vardır..
Merhum Ömer Nasûhî Bilmen Hocamız da Îlâ’yı ¸öylece vasfeder:..
Îlâ mekruhdur, mezmumdur, uhrevî mes’uliyeti câlibdir.. Îlâ haddi zâtında zevce-
nin/kadın e¸in hukûkuna bir tecavüz demektir. Bu cihetle bir nevi zulümdür.. (Bak.
Islâm’da Helâller ve Haramlar 2/156, H. I. ve I. F. Kamûsu 2/309, 310). Îlâ ile ilgili geni¸
bilgi için bak. V. Zühayli Islâm Fıkhı Ans. 9/419
ELER ARASINDA CNSEL HARAMLAR VE KEFFÂRETLER 289

Yapılması halinde geçerli ise de îlâ ki¸inin karısının cinselligi
aleyhine bir atılımı oldugu için zulümdür; dolayısıyla haramdır.
Cinsel bakımdan zararına yönelik oldugu için kadın îlâ’da bulu-
nan kocası aleyhine dâva açabilir.
Koca dört ay içinde sözlü veya fiilî olarak îlâ’sından döner ve cin-
sel ili¸kiye ba¸larsa îlâ ortadan kalkmı¸ olur.
Eger îlâ’sından dönmezse, ilgili âyetleri yorumlayan Hânefî mez-
hebi bilginlerine göre dört ay dolar dolmaz, hukûkî bir i¸lem gerek-
meksizin kadın kocasından bo¸ olur.
Diger üç büyük mezheb müctehidlerine göre ise dört ayın sonun-
da, ba¸ vurulması halinde hâkim îlâ sahibine îlâsından dönmesini
veya karısını bo¸amasını emreder. Dönmez veya bo¸amazsa koca ile
karısını ayırır; evliligi sona erdirir.
Îlâ; erkek gibi kadının da cinsel hakları oldugunu ortaya koyan,
kadının cinsel yoksulluga mahkûm edilemeyecegini belgeleyen ve de
kadının cinsel hakları ile ilgili içtihâdlara mesned te¸kil eden ve
edecek olan pek mühim bir kurumdur.
Cinsî münâsebette bulunulmayacagına dâir de olsa mâhiyeti iti-
bariyle îlâ bir yemin türü oldugu için, îlâ’dan dönülmesi yemin kef-
fâretini gerektirir.
Îlâ kadın için bir zulüm oldugundan, Allah’a isyan vasfındaki her
yemin gibi bozularak keffâretinin verilmesi gerekir. Ancak ödemek-
ten âciz olan ki¸iden yemin keffâreti dü¸er.
Îlâ keffâreti ileride açıklanacaktır.



Eler Arasında Cinsel Haramlar 7
Zıhâr Yapmak


Evlilik içindeki cinsel haramlardan biri de ”Zıhâr” yapmaktır. Zı-
hâr, Kur’ân-ı Kerîm’in Mücâdele Sûresi’nin ikinci âyetinde”çirkin ve
yalan söz”e dayalı oldugu açıklanan bir uygulamadır.
1

“Sizden, ‘sen bana anamın sırtı gibisin’ diyerek kadınlarına zı
hâr yaparak onlardan ayrılmak isteyen erkekler (bilmelidir ki) bu
ekilde ayrılmaya kalktıkları kadınlar onların anaları deildir. On
ların anaları ancak kendilerini douran kadınlardır. Onlar çirkin ve
yalan olan bir söz söylüyorlar. üphesiz Allah affedici, baıla
yıcıdır.”
Zıhâr; Allah’ın e¸ler arasında halâl kıldıgı cinsel hayatı yasakla-
mak oldugu için, haramdır. Zıhâr yapmak haram oldugu gibi, yaptık-
tan sonra keffâretini ödemeksizin cinsel hayata dönmek de bir diger
haramdır.
Yukarıda tercümesi sunulan âyeti “anaları” a¸acak ve kendile-
riyle evlenilemeyecek olan bütün mahremleri içine alacak bir ¸ekilde
yorumlayan örnegin Hânefî mezhebi bilginlerine göre zıhâr; Müslü-
man, akıllı ve ergin bir erkegin e¸ini veya onun ba¸ı, sırtı ve karnı gibi
bir organını, kendisine neseb, süt veya evlilik yoluyla haram kılınmı¸
olan bir kadına benzetmesidir. Daha açık bir ifadeyle anası, süt
kızkarde¸i ve kayınvalidesi gibi mahremi bir kadına veya onun karnı
ve cinsel organı gibi bir organına benzetmesidir.

1
Zıhârın çirkin ve yalan söz olarak nitelenmesi, haramlıgının delilidir. Islâm bilginleri
zıhârın haramlılıgı üzerinde birle¸mi¸lerdir. Bak. Revâiül-Beyan 2/526.
ELER ARASINDA CNSEL HARAMLAR VE KEFFÂRETLER 291

Misâller:
Sen bana anamın karnı gibi haramsın.
Senin baın bana süt kızkardeimin karnı gibidir.
Senin uylukların bana teyzemin üreme organı gibidir.
Senin göüslerin bana kayın vâlidemin göüsleri gibidir.
Zıhârın hükmü
Zıhâr yapan ki¸i zıhârın keffâretini ödemedikçe, karısını ¸ehvetle
öpüp ok¸ayamaz. Onunla cinsel ili¸kide bulunamaz. Keffâret öden-
medikçe, sözlü veya fiilî olarak kadın da oyna¸ma ve ili¸ki kurma
arzusunu açıklayamaz.
Zıhâr ki¸inin kendisinin ve de karısının cinselligine tecavüzü ol-
dugu için haram i¸lemdir.
Zıhâr yapan erkek, keffâretini ödeyerek, cinsel hayatını ba¸lat-
makla mükellefdir. Ba¸latmadıgı takdirde kadın yargıya ba¸vurarak,
kocasının zıhâr keffâretini ödeyerek cinsellik görevini yapmasını veya
kendisini bo¸amasını isteyebilir.
Ba¸vuru halinde hâkim zıhâr yapan kocaya önce keffâretini öde-
mesini emreder. Ödeme gücü oldugu halde ödemezse bo¸amasını
emreder. Hiçbirini yapmadıgı takdirde ceza uygular. Ancak yapa-
mayacak ki¸iden keffâret dü¸er.
Zıhar yasaının dolaylı amacı
Allah’ın Resûlü, mü’minlerden bazılarının; bâtıl din ve ideoloji
mensublarını taklid ederken anneleri gibi mahremleriyle cinsel ili¸-
kiye girebilecek kadar a¸agıla¸acaklarını duyurmu¸, mahremlerle
cinsel ili¸kiden; ensest ili¸kiden ¸iddetle sakındırmı¸tır.
2


2
Feyzül-Kadîr Hn. 7537 (6/346)
292 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Islâm Dîni kendileriyle evlenilmesi haram olan mahremlerle cin-
sel ili¸kiyi yasakladıgı gibi, bu tür ili¸kiyi çagrı¸ım yaptıracak ve ona
ortam hazırlayacak davranı¸ ¸ekillerini de yasaklamı¸tır.
Bu yasaklar arasında mahrem erkeklerle kadınların birbirleri ya-
nında üreme organları ve uyluklarını içine alan avret yerlerini açıga
vurmaları ve zıhâr ba¸ta gelmektedir.
Zıhâr, slâm öncesi câhiliyet döneminde ve slâm Dîni’nin ilk
tebli yıllarında dönüü olmayan kesin bir boama ekliydi.
3

Zıhâr’ın bo¸ama yolu olmaktan çıkarılmakla beraber haram kılın-
ması ve yapılması halinde en agır keffâret görevlerinin yüklenmesi-
nin temel amacı, Allah bilir, mü’minleri mahremleri arası ili¸kiye kapı
açabilecek her türlü söze, davranı¸a ve örfe kar¸ı kesin tavır almaya
yöneltmektir.
4

Bu sebeple Islâm’ın genel prensiplerinden ve yasaklanan Zı-
har’dan hareketle ensest ili¸kileri çagrı¸tırıcı sözleri, filmleri ve eylem-
leri de yasaklar arasına katabiliriz. Katmalı ve zıhâr gibi yasaklamalı-
yız da. Yerilen zıhar yasagının çagımıza yönelik mesajı da bu olsa
gerektir. Zira giderek artan ensest ili¸kilerin bir ölçüde sözlü ve fiiili
benzetmeler ve tesettürsüzlükten kaynaklandıgından ¸üphe yoktur.
Genelde her fiilin olu¸umuna bir sözün, bir davranı¸ın veya bir
örfün ortam hazırladıgı dü¸ünülürse, zıhâr’ın cinsel haramlar arasına
alını¸ının gayesi daha iyi kavranılmı¸ olur.
Kur’ân’la açıklanan Zıhâr keffâreti ile, ilgili olarak ileride özel
bölümünde bilgi verilecektir.


3
I. Kesîr Mücadele 4
4
Hanefî mezhebi müctehidlerinin zıhâr âyetini geni¸ bir biçimde yorumlayarak, zıhârı
bütün mahremleri içine alacak ¸ekilde boyutlandırmaları, zıhârdaki degindigimiz amacı
gözetleme sebebiyle olsa gerektir. Bazı müctehidlerimizin Islâm Hukûku’na göre
evlenemeyecek ki¸iler arasında -yalnızca ¸ekil yönünden bile olsa- nikâh akdolunmasını
haramlıkla vasfetmeleri de aynı amaca yönelik olsa gerektir. Bak. Islâm’da Helâller ve
Haramlar 2/79. Zıhar’a ili¸kin geni¸ bilgi için bak. V. Zühayli Islâm Fıkhı Ans. 9/419.


Eler Arasında Cinsel Haramlar 8
Oruçlu ken Cinsel Yaklaımda Bulunmak


Evlilik içindeki cinsel haramlardan biri, Ramazan ayında oruçlu
iken cinsî münâsebette bulunmaktır.
Oruç, Allah’ın emridir ve imsak vaktinden güne¸ batıncaya kadar
yemek içmek ve cinsî münâsebetten kaçınmaktır.
Ramazan ayının oruçlu günlerinde cinsî münâsebette bulunmak
haram, gecelerinde ise helâldir.
Bakara Sûresi Âyet 187:
“Ramazan ayının oruçlu günlerinin gecelerinde kadınlarınızla
cinsî münâsebet size helâl kılındı..”
Cinsel Bakımdan Oruçla lgili Bazı Meseleler
a- Bo¸alma olsun veya olmasın oruçlu iken bilerek cinsî ili¸kide
bulunmak orucu bozar. Hatırlanması halinde bırakılması ¸artıyla
unutarak cinsel ili¸ki orucu bozmaz.
b- Imsakdan sonra rüyalanmak orucu bozmaz. Imsakdan önce
cinsî münâsebette bulunup da imsakdan sonra yıkanmak da orucu
bozmaz.
c- Cinsel ili¸kiye girmeksizin yapılan sevi¸me sırasında bo¸almak
orucu bozar, ki¸iyi günahkâr kılar. Yalnızca gününe gün oruç tutmayı
gerektirir. ¸ehvetlenmeden ötürü farkına varılmadan gelen akıntı
anlamına Mezi ise orucu bozmaz. Mastürbasyon yolu ile bo¸alma da
orucu bozup, günahkâr kılar. Fakat yalnızca güne günü gerektirir.
294 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

d- Muayene için ön veya arka organa parmak sokulması orucu
bozmaz.
1

Deginildigi üzere bo¸almaksızın sevi¸mek orucu bozmaz. Ancak
cinsel arzuyla sevi¸mek, orucun sevabını azaltabilir. Sevgiyi açıga
vurmak için ¸ehvetsiz öpmenin ise sevabı azaltıcı bir sakıncası yoktur.
Çünkü oruçlu iken ki¸inin e¸ini öpmesini bir çiçegin koklanmasına
benzeten ve sakıncalı olmadıgını bildiren Allah’ın Resûlü’nün bizzat
kendisi de e¸lerini öpmü¸tür.
2

Misâller:
Elerinden Hz. Âie (r. anha) anlatıyor:
·| _ | · ; , `. ·« · _ · ·` , «` , | , · = ¸ - , · - =· _ · = =· ,,` = _ : ,· | .- « ·· = _` · · : `, ·· = · · · ¸
. |· | : _ | · ; , ·| · « · , _ · ·
- Allah’ın Resûlü öpmek için bana yaklaınca; “ben oruçluyum” dedim.
“Ben de oruçluyum” buyurdu ve yaklaıp beni öptü.
3

Yukarıda sundugumuz hadîs, benzeri hadîslerle bir arada deger-
lendirildiginde Allah’ın Resûlü’nün cinsel haz almak için degil de,
e¸lerinin gönlünü almak için öpüp-kucakladıgını göstermektedir.

1
Konu ile ilgili fıkhî hükümler için bak. Fetevây-ı Hindiye Türkçe Ne¸ir
2
A. Davudoglu, S. Müslim Ter. ve ¸erhi 6/84, el-Metalibül-Âliyetü Hn. 989
Ili¸ki ile bozulan orucun keffâreti için Keffâretler bölümüne bakınız.
Allah’ın Resûlü’nün ncelii:
Allah’ın Resûlü’nün e¸lerine kar¸ı son derece ince ruhlu olarak davrandıgı, onların
kadınca duygularını ok¸ayacak tavırları önemsedigini biliyoruz. A¸agıdaki hadîs de
bunun kanıtıdır.
Hz. Âie (r. anha) öyle anlatıyor: Ben âdet görürken -yemek yediimizde- bazan etli bir
kemii ısırır, sonra da onu Allah’ın Resûlü’ne verirdim. O da tam benim azımı
koyduum yere azını koyarak ısırırdı. Bazan da su içer, su içtiim kabı ona verirdim.
O da dudaklarını tam benim su içtiim yere koyarak içerdi. (Ebû Davûd K. Tahareti B.
Müâkeletil-Hâizî.. Hn. 256; Avnül-Mabûd 1/441)
3
Oruç ile ilgili fıkhî hükümler için ayrıca bak. V. Zühayli Islâm Fıkhı Ans. 9/173, Ilmihal 1
(Îman ve Ibâdetler) Yedinci bölüm.
ELER ARASINDA CNSEL HARAMLAR VE KEFFÂRETLER 295

Oruçlu iken cinsel arzuyla sevi¸mek, orucun farz kılınmasındaki
amaçla bagda¸mayacagı ve cinsî münâsebete yol açabilecegi için,
Allah’ın Resûlü oruçlu gençlerin ve gencimsi ya¸lıların sevi¸mesine
müsâade buyurmamı¸tır.
A¸agıda sunacagımız hadîs bu gerçegi açıklamaktadır.
Amr bnül-As’ın olu Abdullah (r.a) anlatıyor.
Hz. Peygamber’in (sav) huzûrunda bulunuyorduk. Bir genç gelerek
sordu:
- Ya Resûlalleh! Oruçlu iken eimi öpebilir miyim?
- Hayır, öpemezsin.
Bir süre sonra da yalı bir adam geldi ve sordu.
- Yâ Resûlallah! Oruçlu iken eimi öpebilir miyim?
- Evet, öpebilirsin.
Aynı soruya farklı cevaplar vermesinden ötürü birbirimize bakakaldık.
Hz. Peygamber farklı cevaplar veriinin sebebini öyle açıkladı:
`- . « · `c · « , _ , =|· . · ¸ ¸ - , _ | · , ´ = - , ¸ = · `. « · - = |
- Birbirlerinize niçin baktıınızı anladım. Hiç üphesiz sizler de bilir-
siniz ki, yalı adam arzularına daha çok hâkim olur.
4



4
Müsned 2/220


Eler Arasında Cinsel Haramlar 9
tikâf’da Cinsel likide Bulunmak


Evlilik içi cinsel haramlardan bir digeri de itikâfta cinsî münâse-
bette bulunmaktır.
tikâf Nedir?
Itikâf, cünûb olmayan erkegin, hayızlı/âdetli veya lohusa olma-
yan kadının Allah’a ibâdet maksadıyla bir camide durmasıdır.
Kadının evinin namaz kıldıgı mahallinde itikâfa girmesi ise dînin
özüne daha uygundur.
Itikâf bazı bilginlere göre en az bir gün bir gecedir. Bazı bilginlere
göre çok az bir süre de olabilir. Ancak müekked sünnet olan asıl iti-
kâf, Ramazan ayının son on gününde, on gün olarak girilen itikâftır.
Itikâf, rûhun ihtiyacı ve zevkidir. ¸ehvetlenmek, itikâfın lezzetini
giderir. Bu sebeple olacak itikâfa giren ki¸inin oruçlu olsun veya ol-
masın cinsî münâsebette bulunması haramdır.
Yüce Allah ¸öyle emir buyurur:
“.. Camilerde itikâfda iken elerinizle cinsel ilikide bulunma
yın..”
1

Bazı Islâm bilginlerine göre itikâfa girmi¸ olmaksızın da camiler-
de ili¸kide bulunmak haramdır.
2


1
Bakara 187; Müsned 6/134.
2
Islâm’da Helâller ve Haramlar 1/588. Itikâf’la ilgili geni¸ bilgi edinmek için bak. V. Zühayli
I. Fıkhı Ans. 3/217-240
ELER ARASINDA CNSEL HARAMLAR VE KEFFÂRETLER 297

liki ve sevime itikâfı bozar mı?
Bo¸alma olsun veya olmasın itikâfda iken cinsî münâsebette bu-
lunmak itikâfı bozar.
Öpü¸mek, kucakla¸mak, çıplak olarak vücûtları temas ettirmek
gibi sevi¸meler ancak meni geldigi zaman itikâfı bozar.
Yalnızca dü¸ünmek veya bakmak sonucu meni gelse itikâf bo-
zulmaz. Rüyalanmakla da itikâf bozulmaz.
tikâfın Önemi
-Allah ¸anını ve baglılarını artırsın- Sevgili Peygamberimiz Mek-
ke’den Medine’ye hicret buyurduktan sonra vefatına kadar her yıl
Ramazan ayının son 10 gününde Mescid-i Nebî’de itikâfa girmi¸-
lerdir. Genelde e¸leri de kendisine katılmı¸lardır.
3

Sürekli vahiy alan; zikir, ¸ükür, hamd ve tefekkür halinde bulu-
nan Peygamberimizin 10 yıl boyunca itikâfa girme ihtiyacını duyma-
sı, girilmesi geregine i¸aret buyurmaktadır.
Hayatın ardı arkası kesilmez problemleri içinde ezilen, bunalan
ve her yıl seyahatlere çıkarak çözüm üretmeye çalı¸an ve daha bir
tüketen kullar olarak bizler, itikâfa girerek Rabbimizle ba¸ ba¸a kal-
maya ne kadar muhtacız.


3
Buharî Itikâf 3, Tirmizî Savm 8


Eler Arasında Cinsel Haramlar 10
Hac ve Umre’de hramlı ken Cinsel likide Bulunmak


E¸ler arasında cinsî münâsebetin geçici engellerinden biri de ihra-
ma girmektir. Bu sebeble Hac veya Umre için ihrâma giren ki¸inin
cinsî münâsebette bulunması haramdır.
Bu haramlılık, Kur’ân’la ve Sünnet’le sâbittir.
hrâm Nedir?
Ihrâm; mîkat denilen ve sayıları belirli olan yerlerden birinde hac
veya umreye ya da her ikisine birden niyet ederek telbiye zikrini/dua-
sını yapmaktır.
Ihrâma giren ki¸i, e¸le ili¸kiyi, Allah’a itâatsizligi, insanlarla çeki-
¸ip çatı¸mayı ve Islâmî esasları ele¸tirmeyi kendisine yasak kılmı¸
olur.
Ihramlı iken cinsî münâsebette bulunmayı da yasaklayan Bakara
Sûresi’nin yüz doksan yedinci âyetinde Yüce Allah ¸öyle buyur-
mu¸tur:
“Hac bilinen aylardadır. Kim o aylarda ihrama girip haccı ken
disine farz kılarsa artık hacda ihramlılık süresince Refes; cinsel ili
kiye girme/ilikiyle ilgili sözler sözleme, herhangi bir günaha sap
ma ve tartıma/ilahi emirlere ba kaldırma yoktur. Ne iyilik yapar
sanız Allah onu bilir. Azık edinin. Hiç üphesiz, azıkların en hayır
lısı Allah’ın emirleri ve yasaklarına aykırılıktan korunmaktır. O
halde ey akıl sahipleri! Bana karı kulluk duygununuzu ve yöneli
inizi koruyun.”
ELER ARASINDA CNSEL HARAMLAR VE KEFFÂRETLER 299

Rabbimizin bu buyrugu dogrultusunda Allah’ın Resûlü de ¸öyle
buyurmu¸tur:
`.= ¬ , v ¸ `_ ´ ·`, v ¸ `; ¸ ¬`« |· `_ ´ · , v
“hramlı kii bir kadının nikâhına tâlip olamaz, evlenemez ve evlendire
mez.”
1

Sevgili Peygamberimiz böylece cinselligi çagrı¸tıran i¸lemleri
yasaklamı¸tır. Ancak o, Allah’a özel bir yöneli¸ hali olan ihramlılıkta
cinsel duygulara bütünüyle hâkim olunmasını da istemi¸tir. Örnegin
Veda haclarında Arafat’tan dönerken devesinin üstünde ve arkasında
bulunan genç sahâbî Fazl ile, soru yöneltmek için önüne çıkan genç
kadın arasındaki bakı¸maları Fazl’ın yüzünü elleriyle perdeleyerek
fiilen önlemi¸tir.
2

hramlının Sevimesi ve Cinsî Münâsebette Bulunması ile lgili Bazı
Meseleler
Islâm bilginlerinin ilgili genel Islâmî prensiplerden hareketle be-
lirledikleri bazı görü¸leri ¸öylece özetleyebiliriz.
Sevimek
a) Meni gelsin veya gelmesin sevi¸mek ihramı; dolayısıyla haccı
ve umreyi bozmaz. Ancak sevi¸meden ötürü erkek için de kadın için
de bir koyun veya keçi kurban etmek gerekir. Meni gelmedikçe kur-
ban gerekmeyecegini ileri süren müctehid bilginlerimiz de vardır.
b) E¸inin cinsel organına bakarak veya rüyalanarak ya da mastür-
basyon yaparak menisi gelen ihramlının da haccı veya umresi bo-
zulmaz. Ancak mastürbasyonla bo¸alana bir koyun veya keçi kurban
etmek gerekir.

1
et-Tac 2/117. Hacla ilgili geni¸ bilgiler almak için bak. Ali Rıza Dmircan “Hac ve Umre
Yücelie Çarıdır”
2
Müslim’den et-Tac 2/158, Hadîs-ü Haccetil-Veda. Fazl ile ilgili rivâyetin tamamı için
“ehvetle Bakmak” bölümüne bakınız.
300 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Cinsî Münâsebette Bulunmak
c) Arafatta vakfeden önce cinsî münâsebette bulunan e¸lerin ih-
ramları bozulur. Ihramsız hac yapılamayacagından yeniden ihrama
girememeleri durumunda hacları da bozulur. Bozulmakla beraber,
kalan vazifelerini yaparlar. Her ikisine de gelecek yıllarda haclarını
kaza etmeleri görev olur.
d) Arafat’taki vakfeden sonra ve ihramdan çıkmadan önce cinsî
münâsebette bulunan e¸lerin hacları bozulmaz. Fakat ceza olarak
kurban etmeleri gerekir.
e) Umre için ihrama giren ki¸i tavaf yapmadan önce cinsî münâ-
sebette bulunursa, umresi bozulur. Ancak bozulan bu umreyi ta-
mamlaması, sonra da kaza etmesi gerekir. Ihramlı ki¸inin karısı da ih-
ramlı idiyse, aynı ¸ekilde onun da umresi bozulur. Bozuldugu için de
yeniden umre yapar.
Peygamberimizden Önleyici Uygulama
Ihramlandıktan sonra cinsel arzulara kapılıp hatalara dü¸ülme-
mesi içindir ki, ihramlanmadan önce mümkünse güzel koku sürül-
mesi ve ili¸kide bulunulması, Peygamberimiz’in hac ve umre ile ilgili
sünnetlerindendir.
Sevgili e¸leri, saygıdeger annemiz Hz. Âi¸e ¸öyle anlatıyor:
Veda hacları için Medine’nin mîkatı olan Zülhüleyfe’de konakla-
dıkları gece ihrama girmeden önce bizzat kendisi Peygamberimizi ko-
kulandırmı¸, -Allah ¸anını artırsın- O da e¸leriyle ili¸kiye girmi¸,
ertesi sabah da ihrama niyet etmi¸ti.
3

hramlık ve Cinsel rade Terbiyesi
Manevî co¸ku ile rûhları bürüyen pek yüce bir ibâdet olan
Hacc’ın devamı süresince ihramlı mü’minlerin e¸leri ile ili¸kiden,

3
Buharî Güsl 14
ELER ARASINDA CNSEL HARAMLAR VE KEFFÂRETLER 301

ili¸ki ile ilgili söyle¸iden ve ili¸kiyi çagrı¸tırıcı i¸lerden yasaklanarak,
cinsel irade terbiyesinden geçirilmeleri, cinsel iradenin bütün bir ha-
yat boyunca gözetim altında tutulması geregini bizlere ögretmektedir.
Hac gibi bir defa yapılması farz kılınmı¸ büyük bir ibâdetin ihra-
mını ve dolayısıyla kendisini bozan eylemlerden birinin, Kur’ân’la ya-
saklı cinsel ili¸ki olan Refes olması,
(Bakara 197)
en büyük hayırlarımızı
sonuçsuz bırakabilecek eylemlerin de zinâ ve e¸cinsellik benzeri cin-
sel nitelikli haramlar olabilecegini bizlere ihtar etmektedir.
Allah’ın Resûlü’nün dil ve cinsel organla i¸lenecek haramları,
ki¸iyi Cehennem azabına ugratacak ba¸ günahlar olarak bildirmesi de
bu gerçege bir ba¸ka yönden dikkat çekmek degil midir?

4



4
Önemli Not: “Sevimek ve Cinsî Münasebette Bulunmak”balıkları altında sunulan; ihramlı
iken ilenecek cinsel suçlara ilikin haccın ve umrenin bozulmasına ilikin bazı hükümler ve kurban
kesme cezaları, dorudan Kur’ân ve Sünnet kaynaklı deildir. Bunlar, slâm bilginlerinin genel
kabul gören ictihatları/ilmî görüleridir. Bu içtihadlar, bütün müminleri deil, ancak kabul
edenlerini balar.


Eler Arasındaki Cinsel Haramların Keffâretleri


Cinsel haramlar, haram olmak itibariyle aynı ise de mâhiyetleri
farklıdır.
a) Tek baına yapılan cinsel haramlar: ehvetle bakmak, gereksiz mastür
basyon..
b) Evli olan veya olmayan erkekle kadın arasında yapılan cinsel haram
lar: aıkdalık, zinâ..
c) Erkekle erkek, kadınla kadın arasında yapılan cinsel haramlar: homo
seksüellik, sevicilik..
d) Erkekle hayvan, kadınla hayvan arasında yapılan cinsel haramlar..
e) Evli olan eler arasında yapılan cinsel haramlar: âdet hali teması, îlâ,
zıhâr, oruçlu iken ilikide bulunmak, arka organdan temas..
Mâhiyetleri gibi; ferde, aileye ve topluma yönelik zararları da
farklı olan bu cinsel haramların (a) bendinde açıklananları yalnız töv-
beyi gerektirirken, (b, c, d) bendlerinde açıklananları da tövbeyi ve
hukûkî cezaları gerektirmektedir.
Hukûkî cezâları “Cinsel Suçların Cezaları” bölümünde izleyecegiz.
(e) bendinde açıkladıgımız türden haramlar da keffâreti gerektir-
mektedir. Yalnız arka organdan temas bunun dı¸ındadır. Yargıya
yansıtılması durumunda o, tazîri; hukûkî cezayı gerektirir.
Sözlükte iyice örten anlamına gelen keffâret, özelde i¸lenen gü-
nahı ve suçu örtücü i¸lemdir.
ELER ARASINDA CNSEL HARAMLAR VE KEFFÂRETLER 303

Keffâret vasfındaki görevler esîr azad etmek, oruç tutmak, yedir-
mek ve giydirmek ¸eklindedir. Keffâretler daha çok ferdin dindarlıgı
ile ilgilidir. Esîr azadı dı¸ındakiler istenilse de hukûkî takibe konu
edilemezler.
Fakirlik ve hastalık halinde de dü¸erler.
Keffâreti oldugu cinsel haramın günahını örtücü ameller, Kur’ân
ve Sünnet’te zıhâr keffâretinde oldugu gibi dogrudan keffâret ismi ile
anılırlar. Ihramlı iken yapılan cinsel haramların gerektirdigi ictihadî
nitelikli kurban cezaları da keffâret içinde degerlendirilebilir.
Keffâretlerde dikkati çeken mühim bir özellik de, sosyal adâlete
yöneltici olu¸larıdır.
Hataları sosyal yardımla¸maya yol kılan Islâm.. O, ne büyük ni-
zamdır.
Âdet Halinde Cinsî Münasebette Bulunmanın Keffâreti
Âdet halinde cinsî münâsebette bulunmak, Allah’ın koydugu bir
yasagı çignemek oldugu için, Allah’ın Resûlü bu haram i¸lemi yapan
ki¸i hakkında ki¸inin maddî gücünü ölçü alarak ¸öyle buyurur:
“Bir dinar veya yarım dinar sadaka verir.”
Verilecek keffâret nitelikli sadakanın daha da azaltılarak be¸ bölü
iki dinar ölçüsünde verilebilecegini de sunacagımız hadîs bize ögret-
mektedir:
(Odalıgı kaldıran Islâm Sava¸ Esirligi Sistemi kurulmadan önce)
Hz. Ömer’in (r. a) cinsî münâsebete ilgi duymaz olan bir câriyesi var-
dı. Ne zaman ona yakla¸mak istese âdetli oldugunu ileri sürerdi. Ona
güvenini yitirdigi için bir defasında mazeretini ciddiye almayıp onun-
la yattı. Fakat gerçekten âdetli oldugunu anladı.
Gelip durumu anlatınca Allah’ın Resûlü ona, be bölü iki dinar
ölçüsünde sadaka vermesini, emir buyurdu.
1


1
Hadîsler ve bu hadîslerle ilgili görü¸ler için bak. Avnül-Mabûd 1/445.., el-Menhelül-Azbül-
Mevrûd 3/45, Darimî Hn. 1111-1115.
304 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Görüldügü gibi âdet halinde cinsel ili¸kide bulunmanın keffâreti
maddi güce göre seçeneklidir. Kur’ân’da yer almadıgı ve maddî du-
ruma göre bir veya yarım, ya da be¸te iki ölcüsünde verilebilir oldugu
için islâm bilginlerinin bir bölümü bu keffâretin ödenmesinin sevap
saglayıcı ögüt niteliginde oldugunu; verilmemesinin günahkâr kıl-
mayacagını açıklamaktadırlar.
Bir dinar 4,25 gram altına e¸ittir.
2
Bu ceza, ödeyemeyecek ki¸iden
dü¸er. Bu ki¸i, yürekten tövbe ederek bagı¸lanmasını diler.
Îlâ’nın Keffâreti
Îlâ, cinsel ili¸kiye girilmeyecegine ili¸kin yemin oldugu için kadı-
nın cinsel hakkına tecavüzdür, dolayısıyla haramdır. Haram oldugu
için de günahtır. Îlâ’nın keffâreti yemin keffâretidir.
Yemin keffâretini Yüce Allah Mâide Sûresi’nin seksen dokuzuncu
âyetinde ¸öyle açıklıyor:
“Allah sizi, kasıtsız olarak yaptıınız yeminlerinizden sorumlu
tutmaz. Fakat bile bile yaptıınız yeminlerinizden sizi sorumlu tu
tar. Bozulan yeminin keffâreti, ailenize yedirdiinizin ortalamasın
dan on yoksulu yedirmek veya giydirmek, yahut da bir esir azad et
mektir. Bunlarıdan birini yapamayacak kii için de üç gün oruç tut
maktır. Yapıp da bozduunuz yeminlerinizin keffâreti ite budur.
Yeminlerinizin gereini yapın. te Allah, ükretmeniz için âyet
lerini size böyle açıklıyor.”
Zıhâr’ın Keffâreti
Kur’ân-ı Kerîm’de zıhâr keffâreti
Yüce Allah, zıhâr’ın asılsız ve çirkin bir sözlü i¸lem oldugunu be-
yan ederek, onun keffâretini de ¸öylece açıklamaktadır.

2
Zekât’ın Nisâbı 20 dinar = 85 gr. altın olduguna göre bir dinar 4.25 gr. altındır.
ELER ARASINDA CNSEL HARAMLAR VE KEFFÂRETLER 305

Mücadele Sûresi Âyet 3-4:
“Karılarına zıhâr yapıp sonra sözlerini geri almak isteyenlerin
karılarıyla cinsel ilikide bulunmadan önce bir esir azad etmeleri
gerekir. te böylece size öüt verilmektedir. üphesiz Allah yap
tıklarınızdan haberdardır. Salıverecek esir bulamayanın ise karı
sıyla cinsel temasda bulunmadan önce aralıksız iki ay oruç tutması
gerekir. Buna da gücü yetmeyenin, altmı yoksulu doyurması lâ
zımdır. Bu açıklama Allah’a ve O’nun Resûlü’ne hakkıyla îman et
meniz içindir. te bunlar Allah’ın koyduu sınırlardır. nkâr eden
ler için can yakıcı bir azab vardır.”
Sünnet’de zıhâr keffâreti
-Allah ¸anını ve baglılarını artırsın- Sevgili Peygamberimiz de bi-
ze, Rabbimizin yükledigi Zıhar keffâretinin nasıl uygulanacagını ör-
neklendirmi¸lerdir.
Sahâbî Selemetü b. Sahr (r.a) anlatıyor.
Ben dier insanlardan daha fazlaca cinsellie dükün bir adamdım.
Ramazan ayı girince karımla cinsî münâsebette bulunarak orucumu bo
zacaımdan korktum da, bir tedbir olarak Ramazan çıkıncaya kadar karıma
zıhâr yaptım. Fakat bir gece hizmetimde bulunan karımın vücûdundan bir
yer açılıp gözüme iliince, dayanamayıp onunla yattım.
Sabah olunca durumu, çevremdeki insanlara duyurdum ve ne yapılması
gerektiinin örenilmesi için benimle beraber Allah’ın Resûlü’ne gelinmesini
istedim. Allah’a yemin olsun ki hayır seninle gelemeyiz, dediler.
Ben de (tek ba¸ıma) giderek, Allah’ın Resûlü’ne durumu bildirdim.
(Aramızda ¸u konu¸ma geçti.)
- Yâ Seleme! Sen bu ii gerçekten yaptın demek.
- Ben bu ii yaptım, Yâ Resûlallah! Yaptım ama Allah’ın hükmünü
kabul husûsunda sabırlı olacaım. Benim hakkımda Allah’ın sana bildirdii
ekilde hüküm ver.
306 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

- Bir esir azad et.
Enseme bir aplak indirerek öyle dedim:
- Seni Hak Peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki ben ken
dimden bakasına mâlik deilim; esirim yok ki azâd edeyim.
- Ard arda iki ay oruç tut.
- Ben yaptıımı baka deil, ancak oruç sebebiyle yapmadım mı? (Yâ
Resûlallah! Ben buna nasıl güç yetiririm.)
- Öyleyse altmı yoksula bir vesk hurma daıtıp yedir.
- Seni Hak Peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki biz karı
koca aç olarak geceledik. Bizim bir yiyeceimiz yok. (Bir vesk hurmayı ne-
reden bulacagız.)
- Peki öyleyse mensubu olduun Benî Ruzeyk kabilesinin zekât memû
runa git, sana hurma versin. Bir vesk (ikiyüz kilogram) hurmayı altmı fa
kire daıtıp yedir. Kalanını da ailenle beraber yersin.
Seleme (r.a) anlatımını öyle sürdürüyor:
Dönüp daha önce konutuum çevremdeki insanlara öyle dedim:
- Siz katı davrandınız, hatalı deerlendirmeler yaptınız. Ama Allah’ın
Resûlü gerçekçi davranıp isabetli karar verdi. Üstelik zekâtlarınızdan bana
verilmesini de emir buyurdu.
3

Deerlendirme
-En dogrusunu Allah bilir- Rabbimizin belirledigi keffâreti uygu-
lamakla yükümlü olan Peygamberimizin bu keffâret cezasını yapa-
mayacak ki¸iden ertelemeden dü¸ürmesi, Allah’ın güç yetiremeyecek
görevlerden ötürü sorumlu kılmayacagı ¸eklindeki Kur’ân ilkesine
dayanmaktadır.
(Bakara 286, Tegâbun 16)


3
Ebû Davûd Talak 17, et-Tac 2/353.
ELER ARASINDA CNSEL HARAMLAR VE KEFFÂRETLER 307

Oruçlu ken Cinsel likide Bulunmanın Keffâreti
Oruçlu iken cinsel ili¸kide bulunmanın keffâreti, Peygamberimi-
zin açıklamasına göre, Zıhar keffâretinde oldugu gibi esir azad etmek
veya ardarda iki ay oruç tutmak ya da altmı¸ fakiri doyurmaktır.
A¸agıda sunacagımız hadîs adı geçen keffâreti açıklamaktadır:
Ebu Hüreyre (r.a) anlatıyor.
Bir mü’min Allah’ın Resûlü’ne geldi ve öyle deyiverdi:
- Mahvoldum Yâ Resûlallah!
- Dur bakalım, seni mahveden nedir?
- Ramazan orucunu tutarken, karımla cinsî münâsebette bulundum.
- Azad edecek bir esir bulabilir misin?
- Hayır. Ardarda iki ay oruç tutabilir misin?
- Hayır.
- Altmı fakiri doyurabilecek yiyecei bulabilir misin?
- Hayır.
Bu diyalogdan sonra adam oturdu. Bu sırada Allah’ın Resûlü’ne
içi hurma dolu bir zenbil getirilince ¸öyle buyurdu:
- Al da bunu sadaka olarak daıt.
Adamcagız da ¸öyle dedi:
- Bizden daha fakirine mi vereyim Ya Resûlallah! Allah’a yemin ederim
ki bir ucundan dier ucuna kadar Medine’de bu hurmaya bizden daha
ihtiyaçlı olan bir tek aile bile yoktur.
Adamcagızın bu sözleri üzerine (yalnız tebessüm buyurmak âdeti
iken) Allah’ın Resûlü yan di¸leri görülürcesine güldüler ve ¸öyle emir
buyurdular:
- Hadi git de bunu ailene yedir.
4


4
et-Tac 2/67
308 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Oruç keffâretine ilikin bir deerlendirme
Ilâ/Yemin ve Zıhâr keffâretleri Kur’ân’da ve Sünnet’te yer almak-
tadır. Bilerek oruc bozmanın mânevî sorumlulugu büyük olmakla bir-
likte oruç keffâretinin Kur’ân’da yer almaması ve yukarıda oruç kef-
fâreti olarak zikredilen hadîsin Zıhâr keffâreti ile aynı içerigi ta¸ıması,
onun da Zıhâr’a ili¸kin olabilecegini dü¸ündürmektedir.
Kur’ân’ın cezaların birebir olacagına ili¸kin hükmü
(¸ûra 40)
ve
¸afiilerin keffâreti yalnızca cinsel ili¸kiye baglayan ve sadece erkekle
irtibatlandıran görü¸ü, bu yakla¸ımı dogrulamaktadır. Dogruları en
iyi bilen Allah’tır.






Sekizinci Bölüm
EVLLKTE CNSEL LKYE YÖNLENDRC
KURALLAR VE GUSÜL









Evlilik çinde Cinsel likiyi Öütleyen Kurallar


Eler Ayrı Ayrı mı, Yoksak Beraber mi Yatmalıdır?
Islâm bu hususda kesin bir kural koymamı¸ olmakla beraber a¸a-
gıda sunulacak Kur’ân ve Sünnet ölçüleri beraberce yatmanın tercih
edilebilirliginin i¸aretleri olarak degerlendirilebilir.
a) Aile hayatında geçimsiz kadınlara, özellikle de ¸üpheli ili¸kile-
re girecek kadınlara, hamile kalıp kalmadıklarını anlamak amacıyla
verilebilecek terbiye edici Kur’ânî bir ceza da onları yataklarında yal-
nız bırakmaktır.
Yataklarında yalnız bırakma bir nevi ceza olduguna göre asıl ola-
nın beraberce yatmak olabilecegi kabul edilebilir.
Allah’ın Resûlü’nün âdet gören e¸leriyle de bir arada yattıgına
dâir sahih rivâyetler de beraber yatmanın daha fazîletli olduguna bir
i¸aret sayılabilir.
b) -Salât ve selâm üzerine olsun- O’nun cinsel ili¸ki olmaksızın da
sevi¸meye te¸vik edici fiilî ve sözlü sünnetleri, ayrıca kadının kendi-
sini kocasına sunma görevi, beraber yatmaya yöneltici sünnet ölçüleri
olarak alınabilir.
Ne var ki arzettigimiz üzere kesin bir kural yoktur. E¸lerin mü¸te-
rek arzusuyla ayrı ayrı yatılabilir. Kadını bagımsız bir yatak sâhibi
olarak zikreden a¸agıdaki hadîsi ayrı ayrı yatılabileceginin delili ola-
rak görebiliriz.
312 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Hz. Câbir (R.) anlatıyor.
Allah’ın Resûlü ona ¸öyle buyurdu:
`¸·¸· .· = , =· | `_ ,· ¸|· ¸ . , =· | . |· ·|· ¸ - ·| ¸ - v `¸· ¸ · ¸ ¸`- ¸· |
(Çocuksuz bir evde) bir yatak kocaya, bir yatak karısına, üçüncü yatak
da misafire olmak üzere üç yatak olabilir. Dördüncü bir yatak ise ancak
eytan içindir.
1

Islâm Dîni cinsel duygular ve arzuların baskı altında tutulmama-
sını ve evlilik yoluyla cinsel hayatın ba¸latılmasını emir ve tavsiye bu-
yurmu¸tur. Ancak evlilik içinde ¸u zamanda veya bu mekânda mut-
laka cinse ili¸kide bulunulması ¸eklinde uyulması gerekli bir ölçü
koymamı¸tır. Ne var ki degerlendirmeye alabilecegimiz bazı ögütleyi-
ci düstûrların/kuralların mevcut oldugunu söyleyebiliriz.
Biz bu ögütleyici düstûrları dört madde halinde açıklamaya çalı-
¸acagız.
stenildii Zaman Cinsel likide Bulunmak
Islâm Dîni’nin cinsî münasebetle ilgili en açık ögüdü, erkegin gü-
cü ve kadının ihtiyacı ölçüsünde arzu edildigi zaman yapılmasıdır.
Kuvvetli bir arzu duyuldugu zaman ertelemeksizin ili¸kiye giril-
mesinin dînî ölçülere göre vâcib/yapılması gereken bir görev olarak
degerlendirmek de mümkündür. Çünkü Allah’ın Resûlü’nün a¸agıda
sunacagımız cinsel haramlardan korunma amacına yönelik fiilî ve
sözlü sünneti, görev yükleyici vasıftadır.
Allah’ın Resûlü sahâbîleriyle birlikte oturuyordu. Bir ara (kalktı. E¸le-
rinin ikamet buyurdugu odalardan birine) girdi. Sonra da çıktı ve
yıkandı. Durumu sezen bir sahâbî sordu:

1
Müsned 3/293. Ebû Davûd K. Libas 45 (Hn. 4142)
Dördüncü yatagın ¸eytan’la irtibatlandırılması -Allah bilir- israfın kaçınılması gerekli
¸eytanî bir amel oldugunu açıklamak içindir.
EVLLKTE CNSEL LKYE YÖNLENDRC KURALLAR VE GUSÜL 313

- Yâ Resûlallah! Yoksa yıkanmanızı gerektiren bir gelime mi oldu?
Allah’ın Resûlü öyle buyurdu:
- Evet, bulunduum yerden bir kadın geçince kalbimde kadın arzusu
olutu. Oluunca da elerimden birinin yanına giderek ilikide bulundum.
2

Arzu duyulduu zaman böyle elerinizle cinsel ilikide bulunmanız, sizin
için cinsel haramlardan koruyucu olur.

2
Âbidevî Hadîs:
Allah’ın Resûlü Hz. Muhammed (sav), hayatın her anı ve safhasında önder edinilmesi için
Peygamber olarak görevlendirilmi¸tir. Evrensel görevi geregi, insan hayatı ile ilgili
ögrenilmesi gerekli bütün ögretileri de örneklendirmi¸tir.
O’nun hayatında gereksiz olan veya örtülmesi gerekli bulunan bir durum yoktur. Bu
sebeble O’nun bütün sözleri, davranı¸ları ve i¸leri ögrenilip ögretilmeli, her mü’min fert de
muhtaç oldugu örnegi seçip, izlemelidir.
Yukarıda sunulan hadîs de O’nun ögrenilip ögretilmesi gereken sünnetlerinden biridir.
Yetersiz bilgi ve yüzeysel bakı¸larla degerlendirilemeyecegi için bazı mü’minlerce Allah’ın
Resûlü’nün yüce ¸anına gölge dü¸ürecegi sanılan bu hadîs, aslında Islâm Dîni’nin insan
cinselligi üzerindeki gerçekçiligini örneklendiren âbidevî bir hadîsdir.
Böyle bir örnegi açık bir ¸ekilde ancak gerçekçiligin dorugunda ya¸ayan evrensel bir
peygamber verebilecegi için de O vermi¸tir. Yaptıgımız bu genel açıklamayı özelle¸tirelim:
Allah’ın Resûlü Hz. Muhammed (sav) diger bütün peygamberler gibi insan olup, fizigi
mükemmel olan olgun bir erkektir. Allah’a yakınlıgı ve sürekli vahiy alması sebebiyle
ruhânî zevkler içinde bulunmakla ve cinsel arzularına son derece hâkim olmakla beraber,
O’nun cinsel mesajlar saçabilen bir kadından etkilenmesi gayet tabîidir. Çünkü erkeklik
fıtratı bunu gerektirdigi gibi, insanlıga sunulacak örneklerin her insanı ku¸atıcı tabîi ¸artlar
içerisinde verilmesi zarûreti de bunu gerektirmektedir.
Evet, O’nun cinsel mesajlar veren bir kadından etkilenmesi tabîiydi. Sahîh oldugunda
¸üphe olmayan bu hadîs, etkileni¸inin belgesidir. Ahzâb Sûresi’nin 52. âyeti de
etkilenebileceginin delilidir. Etkilenmek için ani bir bakı¸ da kâfidir. Ani bakı¸ ise helâldir.
Peygamberleri, cinselligi olan, vahiyle yücelmi¸ erkekler olarak tanıyabilmi¸ ki¸i için
bunda yadırganacak bir taraf yoktur.
Etkilenmede diger olgun erkekler gibi olan Allah’ın Resûlü’nün peygamberligi geregi
onlardan farkı, aldıgı cinsel mesajları irade potasında eritebilir olmasına kar¸ılık, onların
pek çogunun buna güç yetirememesidir. Allah’ın Resûlü (sav) saçılan cinsel mesajları
irade potasında eritmenin sayısız örneklerini vermi¸tir.
O, cinsel yönden etkilenme durumunda kalıp da iradesine hakim olamayarak ¸ehvetle
bakacak veya zînaya dü¸ecek erkeklere ne yapmaları gerektigini ögretebilmek için bu
hadîste görüldügü gibi istisnaî, fakat gerçekçi bir yol izlemi¸, bizzat e¸ine gelerek ve
geldigini açıklayarak e¸lere gelinmesi geregini ögretmi¸tir. O’nun, mahrem hayatına ait
olan bu eylemini bizzat açıklamı¸ olması ise ögretisini evrensel kılmak içindir. Ondört
asırdır Islâm bilginlerinin açıkladıgı bu ve benzeri hadîsleri bizim duyurmamızın amacı
da, O’nun cinsel haramları önleyici bu ögretisini yaymaktır.
314 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Bu hadîsin diger bir rivâyet ¸ekline göre Allah’ın Resûlü anılan
olay dolayısıyle ¸öyle buyurdu:
¬ -| ,·`= - · · . · · _ | · = « - , · · - , · | _ · . - | , · ·| ¸ « |· `- · , ¸ - .· , - |· ,` , · · - ·|
- . « · _ · · - .`¸ , c | . . · ·
- Houna giden bir kadın vesilesiyle sizden birinizin kalbinde cinsel arzu
olutuunda, hemen einin yanına giderek ilikide bulunsun.
3

Bu tarz davranı, içinde oluanı giderir. (Çünkü ho¸una giden kadın-
da olanın benzeri e¸inde de vardır.)
4

Arzu duyuldugu zaman cinsel ili¸kiye te¸vik buyurulması, gece-
gündüz, sabah-ak¸am ve hazar-sefer ayrımı yapılmadıgının delilidir.
Nitekim Allah’ın Resûlü’nün hayatında ikindi ve yatsıdan sonrayı
seçilmi¸ zaman dilimleri olarak görebildigimiz gibi, Hz. Âi¸e vâli-
demizin zifafı örneginde oldugu gibi ku¸luk vaktinin, Hz. Safiye an-
nemizin zifafında oldugu gibi sefer halinin de benimsendigini görebi-
liyoruz.
Cuma Günü Cinsel likide Bulunmak
Allah’ın Resûlü’nün arzu duyuldugu zaman cinsel ili¸kide bulu-
nulmasını ögütleyen buyrugu yanında bir diger ögütleyici açık buy-
rugu da Cuma günü Cuma namazından önce ili¸kide bulunulmasıdır.

3
M. Zevâid 4/292
4
Müslim Nikâh 10
Benzeri hadîsler için bakınız: Ahmed Davudoglu Sahîh-i Müslim Tercüme ve ¸erhî 7/220
Getirilen Yorum:
Merhum A. Davudoglu Imam Nevevî’den naklen bu hadîsi ¸öyle yorumlar:
Resûlullah (sav) Efendimiz’in bir kadın görerek (e¸lerinden biri olan) Hz. Zeyneb’e
gelmesi ve onunla cinsî münasebette bulunması, ashabına ilim ve ir¸ad içindir. Dı¸arda bir
kadın görerek onda gözü kalanların böyle yapmaları icab eder.
EVLLKTE CNSEL LKYE YÖNLENDRC KURALLAR VE GUSÜL 315

-Salat ve selâm üzerine olsun- O, ¸öyle buyurur:
¸ - -`«`- ¸· _ · `- · · · _ -· ¬`, . · ,· = - · `¸ ¬ - ,|
¸ , ¸ - · `- | . · · - · - ·| ¸ -· ¸ .- ¸ - · ¸ - · .- ¸
“Her Cuma günü karısıyla cinsî münâsebette bulunamayacak olanınız
var mı? yi ya bunda hem kendisinin, hem de einin yıkanması sevâbı olmak
üzere iki birim sevab vardır.”
5

Cuma gününün öütlenmesinin sebebleri
Cuma namazından önce cinsel ili¸kide bulunulmasının Peygam-
berimiz tarafından ögütlenmesinin -dogrusunu Allah bilir- ¸u sebep-
leri olabilir:
a- Mü’minleri haftada bir defa olsun yıkanmaya iyice alı¸tırmak.
Allah’ın Resûlü haftada bir defa olsun mutlaka yıkanılmasını ¸öy-
lece emir buyurmaktadır.
[“Allah’ın rızasını kazanmak için her yedi günde bir gün baını ve
vücûdunu yıkaması her bir mü’minin görevidir.”
“Cuma günü bütün vücûdunu yıkamak âkıl-bâli (ergin) her mü’minin
yapması gereken (vacib) görevdir.”]
6

Islâm bilginlerinin çogunlugu bu hadîslerdeki emirleri yıkanılma-
sını gerekli kılıcı emirler olarak degil de, tavsiye edici emirler olarak
degerlendirmektedirler. Ne var ki yıkanmanın vücûdun dola¸ım ve
deri altı savunma sistemini güçlendirici etkisinin daha bir ortaya
çıktıgı ve sık sık yıkanılmasının ilim diliyle ögütlendigi devrimizde,
bu hadîsleri zâhîri üzerinde yorumlamak, dînin rûhuna daha uygun
olur.

5
M. K. Ummal 6/415
6
M. K. Ummal 6/415; M. Mesabih Hanı 538, 539
316 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

b- Cinsel temas yıkanmayı gerekli kılacagından, mü’minlerin ter-
temiz bir ¸ekilde bir araya gelerek ibâdet etmelerini saglamak.
c- Nefsî arzulardan arındırarak, Cuma namazı gibi erkek-kadın
birlikte yapılabilecek ibâdet için daha verimli bir rûhî ortam hazır-
lamak.
Yukarıda i¸aret ettigimiz sebebleri benimseyen bazı müctehid
âlimler, Per¸embe günü gecesi cinsî münâsebette bulunulmasının da,
Cuma günü yıkanılmasını ögütleyen hadîslerin kapsamına girebile-
cegini, aynı sevaba erdirecegini ifade etmi¸lerdir.
Her Temizlik Döneminde Cinsel likide Bulunmak
Islâm Dîni’nin ili¸kide bulunulması ile alâkalı bir ögüdü de en az
ayda bir defa ili¸kiye girilmesidir. Çünkü Yüce Allah, Bakara Sûre-
si’nin iki yüzyirmi ikinci âyetinde ¸öyle buyurmaktadır:
“(Ey Muhammed!) Sana kadınların ay halini soruyorlar. De ki; o
bir Eza’dır.
Ay halindeyken onlardan ayrılın; temizleninceye kadar onlara
yaklaıp cinsî münâsebette bulunmayın. Boy abdesi alarak iyice te
mizlendikleri zaman Allah’ın emrettii yer (vagina) den onlarla ili
kiye girin/girebilirsiniz. üphesiz Allah (her ay temizlendiklerinde
kadınlarına) dönenleri sever O, yice temizlenenleri (ay halinde ön-
den ve arka organdan cinsel ili¸kiye girmekten kaçınanları da) sever.”
Açıkça anla¸ılacagı üzere Yüce Allah ay halinden temizlendikleri
zaman e¸lerle cinsî münâsebette bulunulmasını emrediyor.
Buradaki ilâhî emri bazı tefsir bilginleri gibi yapılması geregini
degil de yapılabilirligini içeren emir olarak alabiliriz. Ancak cinsî mü-
nâsebet her zaman yapılabilir olduguna göre buradaki emri anlam-
landırmak için görev yükleyici emir olarak degerlendirmek daha dog-
rudur. Nitekim bazı Islâm bilginleri de böyle degerlendirmi¸lerdir.
Çünkü emirlerden ilk anla¸ılması gereken budur. Kaldı ki a¸agıda
sunacagımız ilmî nükteler de bu ilâhî emri görev yükleyici veya
ögütleyici emir olarak görmemizi gerekli kılmaktadır.
EVLLKTE CNSEL LKYE YÖNLENDRC KURALLAR VE GUSÜL 317

a- Islâm dîninde bo¸anılacak kadını temizlik döneminde cinsel
ili¸kiye girmeksizin bo¸amak Kur’an’ının Talâk sûresinin 1. âyetiyle
yükledigi görevdir. Emir-tavsiye niteligindeki bu görev, her temizlik
döneminde cinsî münâsebette bulunulmasının beklenen tabîi bir du-
rum olarak degerlendirilmesinden kaynaklanmaktadır.
O halde her ay hali sonrası temizlik devresinde ya¸lılık ve saglıga
ili¸kin bir mazeret olmaması halinde cinsel ili¸kide bulunulması
gerekir.
Kadının âdeti sonrasında çocuk yapabilirlik yetenegi kazanması
da bu gereklilige i¸aret olarak algılanabilir.
b- Allah’ın Resûlü, kendisine intikal ettirilen özel bir olay sebe-
biyle ¸öyle buyurmaktadır:
“Her ay bir cinsel iliki mü’mine yetebilir.”
7

Bu hadîs de her ay en az bir defa ili¸kide bulunulması geregine
yönelticidir.
c- Hz. Ömer’in a¸agıda sunacagımız olayda görülecek ictihâdî
yargısı da asgarî olarak her ay bir münâsebette bulunulması ile ilgili
emre/ögüde kaynak te¸kil edici niteliktedir. Hiç ¸üphesiz müctehid
sahâbîlerin görü¸leri, dînin rûhunu yansıtıcı olarak degerlendiri-
lebilir.
Olay:
Bir kadın Halîfe-i Müslimin Hz. Ömer’e gelerek, kocasının kendisiyle
cinsel ilikide bulunmadıından ikâyet eder.
Hz. Ömer kocayı celbederek sorar.
- Ne dersin?
- Yalandım, eski gücüm kalmadı.

7
M. K. Ummal 6/415
318 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

- Her ayda bir defa yapabilir misin?
- Daha fazlasını.
- Kaç günde bir?
- Her temizlik döneminde bir defa yapabilirim.
Kocadan bu cevabları alan Hz. Ömer kadına döner ve öyle buyurur:
- Yürü git. Kocanda bir kadına yetecek kadarı vardır.
8

Her Dört Ayda Bir Cinsel likide Bulunmak
Yüce Allah’ın, önceki bölümlerde geni¸ce açıkladıgımız Îlâ’yı dört
ayla sınırlaması, bir diger anlatımla yemin edilmi¸ olsa da kadının
dört aydan fazla cinsel yoksunluga mahkûm edilemeyecegine hük-
metmi¸ olması, bazı bilginleri her dört ayda bir asgarî bir defa cinsel
ili¸kide bulunmanın farz oldugu görü¸üne yöneltmi¸tir.
Bu görü¸e göre dört ayı a¸an erteleme farzı terketmek olacagın-
dan haramdır.
Sevimek
Ili¸kide bulunmaksızın sevi¸mek ise Müslümanın her zaman
ba¸vurabilecegi hayırlı bir i¸lemdir/eglencedir. Çünkü Peygamberi-
miz ¸öyle buyurmaktadır:
“Dört amelin dıında Allah’ın anılmadıı her söz, davranı ve i önem
siz bir oyun, deersiz bir elencedir. Bu dört amelden biri de kiinin eiyle
sevimesidir.”
9



8
M. K. Ummal 6/42. Bu olay Asr-ı Saadet’te kadınların ¸ikayetlerini yöneticilere “özgürce ve
bizzat” iletebildiklerini göstermektedir.
9
Feyzül-Kadir 5/23; Müsned 4/144


Cünüblük ve Gusül
“.. Eer cünüb iseniz, batan aaı yıkanarak iyice temizleniniz..”
(Mâide 6)



Islâm Dîni’nin yükledigi ana görevlerden biri de, cünüblük halin-
de gusül abdesti almak, yani agız içi ve genize kadar burun içi dâhil
bütün vücûdu yıkamaktır.
Cünüblük yıkanmayı gerektiren özel haldir. Farz görev olarak
yıkanmayı gerektiren özel halleri ¸öylece açıklayabiliriz.
Meni, Gusülü (Yıkanmayı) Gerektirir
Bakmak, dü¸ünmek, rüyalanmak, sevi¸mek
1
, ili¸kide bulunmak
ve mastürbasyon yapmak gibi herhangi bir yolla meni gelmesi cü-
nüblük halidir; yıkanmayı gerektirir.
Meni; kaynagıdan zevkle ayrılan ve ¸ehvetle fı¸kırarak çıkan özel
kokulu bir sıvıdır. Döllenmeyi saglayan spermler erkek menisinde
bulunur.
Meni yıkanmayı gerektirirse de, mezi gerektirmez.
Mezi; ¸ehvetlenmeden ve çogu kez sevi¸meden ötürü gelen
yapı¸kan, berrak bir sıvıdır.

1
Zannedildigi gibi rüyalanmak erkeklere has degildir. Kadınlar da rüyalanabilir. (Buharî
Güsl 22)
320 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Hz. Ali (r.a) anlatıyor:
` . , , ¬ · =· · . ·· = - :`- _ ` . · · | =· ,,` = _ ,| =| . ) ,-·= (
`= ¸ - · · _· · ¸ , .· = « - || . · . , = v ,· « · .`- : ` ;,` =` , |· -, ·
Kendisinden sık sık mezi gelen bir adamdım. Allah’ın Resûlü’ne
bizzat sormaktan utandım da Mikdad b. Esved’e sormasını rica et-
tim.
2
O da sordu. Allah’ın Resûlü de ¸u cevabı verdi:
- Meziden ötürü yalnız abdest almak gerekir. (Yıkanmak gerekmez)
3

Kendisinden mezi gelen ki¸i cinsel organını yıkar. Sonra da na-
maz için abdest aldıgı gibi abdest alır.
Âdetin ve Lahusalıın Bitimi Yıkanmayı Gerektirir
Âdet ve lohusalık hali sona eren kadının, ögle ile ikindi veya ak-
¸am ile yatsı arası gibi bir namaz vaktini a¸ıracak ¸ekilde ertelemek-
sizin yıkanması farz olur.
4

Boalmaksızın Cinsel liki de Yıkanmayı Gerektirir
Erkeklik organının sünnet olunan kısmının vaginaya girmesiyle
cünüplük olu¸ur, erkege de kadına da yıkanmak farz olur. Yıkanma-
nın farz olması için meni gelmesi gerekmez.

2
Hz. Ali, Allah’ın Resûlü’nün damadı oldugu için bizzat sormaktan utanmı¸ ve Hz.
Mikdad’dan sormasını rica etmi¸tir. Bazı Islâm âlimleri bu hadîsten ögretme ve ögrenme
gibi bir zarûret olmadıkça, ki¸inin karısının akrabaları yanında cinsellikten söz etmeme-
sinin daha uygun olacagı görü¸ünü çıkarmaktadırlar. (Bak. Nevevî el-Ezkâr sh. 262. B.
Beyan-ı Edebiz-zevci Mea Asharihi..)
3
Buhârî Vüdû’ 34 (1/52)
4
Ki¸i âdet, lohusâlık ve cünüplük sebebiyle yıkanmayan Müslüman e¸ini yıkanmaya
zorlayabilirse de, Hıristiyan veya Musevî olan e¸ini zorlayamaz. Bu içtihadî görü¸ için bak.
Nimet-i Islâm 775.
EVLLKTE CNSEL LKYE YÖNLENDRC KURALLAR VE GUSÜL 321

Allah’ın Resûlü ¸öyle buyurur:
¸ .`- |· . - ¸ = « · · · = , - ,· _ , _ v· · , , -`= ¸ , , ¸ · - · . ·
“Kii eller ve uyluklar arasına yer alıp ilikiye girdiinde (menisini ge-
tirmese de) yıkanması farz görev olur.”
5

Erkeklik organına prezervatif takılması halinde cinsel organın
tabîi sıcaklıgı duyulur ve haz alınırsa -meni gelmese de-e¸lere yıkan-
mak farz olur. Haz alınmaması halinde bile yıkanmak ihtiyata uy-
gundur.
Arka organdan cinsî münâsebette bulunulması haramdır. Ancak
bu haramın i¸lenmesi durumunda penisin girmesiyle e¸lerin yıkan-
ması gerekir.
Mü’minûn Sûresi’nin be¸inci ve altıncı âyetlerinden delil geti-
rerek, nikâhlı e¸lerin cinsel ili¸ki dı¸ında, ba¸ka bir yolla cinsel tatmi-
ne ermesinin haram oldugunu ileri süren bilginlere göre, sunî erkek-
lik organının (vibratör) ve sunî (yapay) kadının kullanılması da ha-
ramdır.
Bunların tatmin için aracı kılınması halinde meni gelmemi¸ olsa
bile yıkanılması tercih edilmesi gereken fıkhî görü¸tür.


5
Buhârî Gusl 28, El-Lü’lüü vel-Mercan Hn. 199.
slâm’ın ilk döneminde meni gelmedikçe yıkanmak gerekmiyordu. Hz. Peygamber bu
ve benzeri hadîsleriyle gerekecegini bildirmi¸dir. Hz. Âi¸e validemiz de bo¸almaksızın
ili¸ki sebebiyle yıkanılması geregini, ya¸adıgı fiilî sünnetle açıklamı¸tır. (Müsned 6/110)


Cünüblük ve Yasak ler


Cünüblükten ötürü dînî görev olarak yıkanması gereken ki¸iye
cünüb denir.
Cünüb Pis Deildir
Rüyalanmak ve cinsî münasebette bulunmak gibi bir yolla cünüb
olmak, insan hayatı için tabîi bir durumdur. Bu sebeple cünüb olma-
nın pis olmakla bir ilgisi yoktur. Nitekim Allah’ın Resûlü de cünübün
pis olarak vasıflandırılmasını tasvip buyurmamı¸tır.
Ebû Hureyre (r.a) rivâyet ediyor.
Cünübdüm. Henüz yıkanmamı¸ken Hz. Peygamberle kar¸ıla¸tım.
Elimden tuttu. (Bir vesile ile bir yerde) oturuncaya kadar bir süre
onunla yürüdüm. Sonra da hissettirmemeye çalı¸arak yanından ay-
rıldım. Dogruca yıkanacagım yere gittim ve yıkandım. Henüz daha
otururken de dönüp yanına geldim. Ayrılmam dikkatini çekmi¸
olacak ki;
- Neredeydin Ya Eba Hureyre! dedi. Ben de O’na:
- Cünübdüm; mânen pis olduum için de sizinle beraber oturmak iste
medim Ya Resûlallah! cevabını verdim.
Bu cevabım üzerine öyle buyurdu:
=· .· ¬ ,` = `¸`¬ · , v ¸ - ¡ « |· . · · ¸ , ¸`· · , · · ,
- Sübhanallah! Ya Eba Hureyre! Mü’min (cünüblügünden dolayı
Peygamberi ile oturmasına engel olacak ¸ekilde) pis olmaz.
1


1
Buhâri Güsl 24 (1/75).
EVLLKTE CNSEL LKYE YÖNLENDRC KURALLAR VE GUSÜL 323

Cünübün yapamayacaı iler
Cünûblük dînî bakımdan özel bir haldir. Erkek olsun kadın olsun
cünüb ki¸i, Kur’ân hükmü olarak namaz kılamaz, tavafı namaza ben-
zeten Sünnet yasagı sebebiyle Kâbe’yi tavaf edemez. Islâm bilgin-
lerinin bir bölümüne göre Kur’ân-ı Kerîm’i eline alamaz ve Kur’ân
okuyamaz. Zarûret olmadıkça camiye girip çıkamaz.
2
Zaten bu dînî
görevleri yapamayacagı için ki¸iye”ilâhî görevlerden uzak” mânâsına
cünüb denilmi¸tir.
Cünübken Yıkanma Allah’ın Emridir
Cünüb ki¸inin ana görevi gusül abdesti almaktır. Gusül abdesti,
Yüce Allah’ın emridir.
Mâide Sûresi Âyet 6:
“.. Eer cünüb iseniz batan aaı yıkanarak iyice temizle
niniz..”
Cünüb ki¸i gusül abestini, bir namaz vakti çıkıp da ikinci bir na-
maz vakti girinceye kadar erteleyebilir. Meselâ; yatsıdan sonra cünüb
olan ki¸i yıkanmasını -yıkanıp da sabah namazını kılabilecek bir
¸ekilde- geciktirebilir.
Eler çin Bilgiler
Özel temizlik
Cinsî münâsebette bulunan e¸ler, dogrudan yıkanmayacaklarsa
daha önce hazırlanmı¸ özel bir bezle/kâgıtla silinirler. Bu silinme
temizligin îcabıdır. Ayrıca giyilen don, gömlek ve entarinin meniden
korunmasına vesîledir.

2
Cünüb ki¸inin Kur’ân okuyabilecegi ictihadında bulunan Islâm bilginleri yanısıra, Kur’ân-
ı Kerîm’i ele alabileceklerini ve camiye girip çıkabileceklerini caiz gören müctehidlerimiz
de vardır. Bak. Avnul-Ma’bud 1/384.
324 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Eler ilikiden hemen sonra yıkanmalı mıdır?
a- E¸ler ili¸kiden sonra bir ¸eyler yemek, içmek veya bir süre din-
lenmek ya da uyumak isterlerse, her biri kalkıp cinsel organını yıkar,
namaz abdesti alır gibi abdest alır ve uyur.
Allah’ın Resûlü ¸öyle buyurur:
, · ,· = ¸ · . ¸ . -· ¸ | = , ·
“Cinsel organını yıka. Abdest al ve uyu.”
3

Emzikli kadın da emzirmeden önce aynı görevleri yapar. Cinsel
organını yıkayıp, abdest alan ve emzirtecegi gögsünü ıslak eliyle veya
nemli bir bezle silen ya da yıkayan kadının, çocugunu emzirmesinde
dînî bir sakınca yoktur.
b- E¸ler cinsî münâsebeti tekrarlamak isterlerse, aynı ¸ekilde her
biri kalkar, cinsel organını yıkar ve abdest alır. Çünkü Allah’ın Resûlü
böyle yapılmasını emir buyurmu¸tur:
“Biriniz ei ile cinsî temasda bulunduu zaman tekrarlamak isterse,
(kendisi de karısı da cinsel organını yıkayıp) abdest alsın.”
4

Allah’ın Resûlü’nün uygulaması bu ¸ekildeydi. Ancak birinci te-
masdan sonra yıkanıp ikinci temasda bulundugu da olurdu.
“Buna gerek var mıdır?” ¸eklinde sual yönelten bir sahâbîye
Allah’ın Resûlü ¸öyle buyurmu¸tur:
`¸ , | · ¸ `. , | · ¸ _ · _| · = ·
- Bu ekil daha temiz, daha salıklı ve daha hodur.
5


3
Nesâi 1/75, Buharî Güsl 27
4
el-Camiüs-Sagir 1/15.
5
Ebû Davûd Tahâret 86 (Hn. 219)
EVLLKTE CNSEL LKYE YÖNLENDRC KURALLAR VE GUSÜL 325

Açıkladıklarımız uygulamanın en güzel ¸eklidir. Yalnızca silin-
mekle yetinip cinsel organını yıkamayan ve abdest almayan ki¸i gü-
nahkâr olmaz. Ancak sevaptan yoksun kalır. Çünkü Allah’ın Resûlü
câiz oldugunu bildirmek için bazen yalnız silinmekle de yetinirdi.
6

Ama asıl sürekli uygulaması silinmek, cinsel organını yıkamak ve
abdest almak ¸eklindeydi.
Hz. Âi¸e (r. anha) validemizin ¸u açıklaması da bunu göster-
mektedir.
, « , · ¸ · | = , · ;· · , .| .· _| · . · - · · . · .· ·
“Allah’ın Resûlü (sav) cünüb olduu zaman eer uyumak isterse (cin-
sel organını yıkar) abdest alır veya teyemmüm ederdi.”
7

c- Ilk iki maddede sunduklarımız bir süre istirahat edilmek ve
tekrar ili¸kide bulunmak istenmesi halindedir. Böyle bir istek yoksa
pek tabîi ki en güzel ¸ekil hemen yıkanmaktır. Ancak tekrar edelim
hemen yıkanmanın fazîleti varsa da dînî bir mecburiyeti yoktur, bir
diger anlatımlahemen yıkanmadıgı için ki¸i günahkâr olmaz.
Cünüblük ancak tam bir namaz vaktini a¸acak ¸ekilde uzatıldıgı
zaman ki¸i günahkâr olmaz.
Bir Örnek:
Yatsıdan sonra cünüb olan ki¸inin güne¸ dogduktan sonra yıkan-
mak üzere yatıp uyuması bir namaz vaktini geçirmeyi bile bile göze
almaktır. Bu sebeple de haramdır. Haram i¸leyen ki¸i pek tabîi ki gü-
nahkâr olur.
Cünüb kiinin bulunduu eve melekler girmez mi?
Yıkanmak imkânı varken yıkanmasını ögle ile ikindi arası gibi
tam bir namaz vaktini a¸ıracak ¸ekilde erteleyen cünüb ki¸inin
bulundugu eve rahmet meleklerin girmeyecegini Allah’ın Resûlü
¸öylece açıklamı¸tır:

6
Müsned 6/107.
7
Levâmiul-Ukûl 5/437-8.
326 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

· , , - ´ ·: « |· ¸`- = · v -, · · ... `.` ·` - v ¸
[“.. Cünüb olan eve (rahmet ve bereket) melekleri girmez.”
- ´ ·: « |· ,`,`, ¸ « · v =: · ... | = , · , .| v · ` .` ·` ¬ |· ¸
“.. Abdest almadıkça cünüb kiiye (rahmet ve bereket) melekleri yak
lamaz.”]
8

Niçin Yıkanılır?
Cinsel ili¸ki, ba¸ta cinsel organlar olmak üzere hemen hemen bü-
tün vücûdun i¸tirakiyle, diger bir ifadeyle bütün vücûdun etkilen-
mesiyle yapılan bir i¸lemdir. Çünkü cinsel ili¸kide teneffüs ve nabız
artmakta, göz bebekleri büyümekte, beyin damarları geni¸leyip daral-
maktadır. Orgazm olurken de bütün vücûd adaleleri devamlı geril-
mekte ve gev¸emektedir.
Bütün vücût etkilendigi için olacak ki, Yüce Allah bütün vücudu-
muzu yıkamamızı emir buyurmu¸tur. O, emir buyurdugu için yıka-
nırız.
Yıkanmada asıl olan suyu vücudun her bir gözeneginee ula¸tır-
maktır; böylece dola¸ım ve deri altı savunma sistemini takviye ederek
vücûda yeni bir hayâtiyet kazandırmaktır.
A¸agıda sunacagımız hadîs bu gerçegi açıklamaktadır:
Ebû Eyyûb el-Ensarî (r.a) anlatıyor.
Allah’ın Resûlü ¸öyle buyurdu:
=|· - -`«`¬ |· _ | · - -`«`¬ |· ¸ ` ¸ « ¬ |· `=· , · `. ·| · «` , · , , · « | · _· « · - ·· - v· ·· . · ¸ :
,· | · - ·· - v· ·· . · · - ¸ : - = ¸· . ¬ · . · · . - ,· · ¬ |· ¸ . - - ,· · - ¸ · ¸
“Kılınan be vakit namaz, (ard arda kılınan) Cuma namazları ve ema
netlerin gereinin yapılması, aralarındaki (zaman süresi içinde i¸lenen
küçük) günahları örtücü; baılatıcıdır.

8
el-Camiul-Sagîr “Lâ” maddesi, Ebû Davûd Tahâret 90 (Hn. 227), M. Mesâbih Hn. 464.
EVLLKTE CNSEL LKYE YÖNLENDRC KURALLAR VE GUSÜL 327

Ben de sordum:
- Söz konusu ettiiniz emanetlerin gereini yapmak nedir? Ya
Resûlallah!
- Cünüblükten ötürü gusül abdesti almaktır. Zira her bir kılın altında
(yıkanmakla giderilecek bir) cünüblük vardır.”
9

Guslün Farzları
Guslün farzları (yapılması gereken i¸lemleri) gusül’e niyet etmek
yani Allah’ın emri oldugu için yıkanıldıgı ¸uûrunda olmakla, agız ve
burun içi dâhil bütün vücûdu yıkamaktır.
10

Nasıl Yıkanılır?
Niyet edip, agıza ve buruna su verilerek bütün vücûdun yıkan-
masıyla gusül yapılmı¸ olursa da, a¸agıda sunacagımız ¸ekilde yapıl-
ması, usûlüne uygun olup daha sevaplıdır.
a- Önce Eûzu-Besmele çekilerek, “Cünüblükden arınmak için gusül
abdesti almaya” diyerek niyet edilmeli, sonra da cinsel organı ve çev-
resini yıkamalıdır.
b- Eller tekrar yıkanıp, di¸ler misvaklanarak namaz abdesti gibi
abdest almalıdır. Ne var ki bu abdestte agıza verilen su bogaza kadar
vardırılarak agız çalkalanmalıdır. Su burna da iyice çekilmeli, sol elle
burun içi karı¸tırılarak yıkanmalıdır.
c- Daha sonra da önce ba¸ yıkanmalıdır. Ba¸ yıkanırken ka¸lara,
sakallara, bıyıklara ve kulak kıvrımlarına iyice dikkat etmeli, suyu kıl-
ların dibine ula¸tırmalıdır. Küpeler ve yüzükler de oynatılmalıdır.
Ba¸tan sona vücûdun diger organları da sagdan ba¸lanarak yıkan-
malıdır.

9
I. Mâce Tahâre 106 (Hn. 598)
10
Hanefiler dı¸ındaki bazı Islâm bilginlerine göre gusüle niyet etmek de farzdır.
328 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Yıkanırken vücût iyice ovalanmalı, suyu gözeneklere emzirtmeli,
ayrıca göbek kıvrımı da elden geçirilmelidir.
Kadının uzun saçlarının yıkanması çogu zaman zahmeti gerekti-
receginden, bu meselede kadına kolaylık getirilmi¸tir. A¸agıda suna-
cagımız hadîs bu kolaylıgı belgelemektedir.
Ümmü Seleme (r. anha) rivâyet ediyor.
Hz. Peygambere sordum:
- Ya Resûlallah! Ben saç örgülerine itina edip iyice örgüleyen bir kadı
nım. Cünüblükten yıkanırken saç örgülerimi çözeyim mi?
Allah’ın Resûlü (sav) sorumu ¸öyle cevaplandırdı:
- Saç diplerine üç avuç su akıtman senin için yeterlidir. Sonra da üzeri
ne su dökünür, (bütün vücûdunu) yıkarsın, böylece güsül abdesti alarak te
mizlenmi olursun.
11

Bu hadîsten anla¸ılacagı üzere, kadın ba¸ını yıkarken saç örgüle-
rini çözmeksizin suyu saçların dibine nüfuz ettirebiliyorsa, örgülerini
çözmeden yıkanabilir.
Kadının yıkanırken parmagını üreme organına sokarak temizlik
yapması zorunlu degildir. Zira yıkandıktan sonra kocasının menisi
kendisinden çıkan kadının yıkanması gerekmez. Abdest alması
yeterlidir.
12

Sevimek Guslü (Yıkanmayı) Gerektirir mi?
Girdirme veya bo¸alma olmadıkça sevi¸mek yıkanmayı (guslü)
gerektirmez. Ancak a¸agıda sunacagımız durumlar, yalnızca abdesti
bozar.

11
I. Mâce Tahâre 115 (Hn. 621).
12
Bak. Fetevay-ı Hindiye Türkçe Ne¸ir 1/50.
EVLLKTE CNSEL LKYE YÖNLENDRC KURALLAR VE GUSÜL 329

a- ¸ehvetlenmeden ötürü gelen mezi abdesti bozar.
b- Mezi gelmese de cinsel organların çıplak durumda iken teması
da abdesti bozar. Ancak çıplak temas olmaksızın gönül alıcı nitelikte-
ki öpü¸ abdesti bozmaz.
Hz. Âi¸e validemiz, Yüce Peygamberimiz’in abdest aldıktan son-
ra öptügünü ve yeniden abdest almaksızın namaz kıldıgını açıkla-
maktadır.
13

c- Cinsel organını ¸ehvetle kavrayarak tutan ki¸inin abdesti bozu-
lur.
Allah’ın Resûlü ¸öyle buyurur:
- ¸ ¸`- _ · « ,| ,| ¸ .| = , · , · · `- - ¸ · ¸ ¸ ·| ¸ -· · « | = , · · · · · , - ¸ · . . -
“Organını kavrayan adam abdest alsın, organını avuçlayan kadın da
abdest alsın.”
14

d- Mahrem olmayan erkekle kadının elleri dahil vücûd organla-
rından biri ile çıplak olarak temaslarıyla abdestleri bozulur.
15


13
Müsned 6/62.
14
el-Camius-Sagîr Eyyûma maddesi; Feyzül-Kadîr 3/153.
15
Fıkhî hükümler ve ¸afiî mezhebine ait son iki görü¸ için bak. Fetevay-ı Hindiye Türkçe
ne¸ir 1/43, 50; Halil Gönenç Büyük ¸afii Ilmihali 51-2
330 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

OKUYUCU NOTLARI






Dokuzuncu Bölüm
EVLL SONA ERDRC CNSEL KUSURLAR,
HASTALIKLAR VE DERLER






Kur’ân-ı Kerîm’e göre evliliin amacı, bedensel-ruhsal doyumdur ve
nesillenmedir. Bu temel amaçların gerçeklemesine engel kusurlar ve hasta
lıklar, eler için ayrılk sebebi olabilir.
slâm Hukûku, deinilen amaçlar çizgisinde kitabımızın bu bölümünde
açıklamaya çalıtıımız cinsel vasıflı kusurları ve hastalıkları, zarar ve
ıstırap verici unsurlar olarak deerlendirmektedir. Böylece anılan kusurlar
ve hastalıklar sebebiyle nikâhı fesih dâvası açma hakkı vermektedir. Ancak bu
hakkın kullanılması, maduriyetlerin oluumunu deil, devamını engelleye-
bilmektedir.
Bu fiili gerçekten ve Yüce Peygamberimiz’in belirledii zarar verme ve
karılıklı zararlamanın yasaklılıı ilkesinden hareketle, evlenecek kiilerin
salık kontrolünden geçirilmeleri vacib bir görev olarak görülebilir. Elerden
birinin böyle bir talebte bulunması, erî bir hak olarak da vasıflandırılabilir.
Bu bölümde sunulan bilgiler, genel nitelikli Kur’ân ve Sünnet ölçülerin
den hareketle ileri sürülmü ictihadi görülerdir. slâm Toplumu’nda yasal
latırılmadıkları sürece balayıcı deildirler. Farklı ictihadlarla da deitirile
bilirler.



Kusurlar, Cinsel Mahrûmiyet Sebebi Kılınamaz


Islâm Dîni’nin hayat düstûrlarına göre e¸ler, ancak ve ancak
birbirlerinin cinselliginden yararlanabilirler.
Bu sebeble, evlilik hayatının cinsel tatmîne ula¸tırıcı nitelekte ol-
ması gerekmektedir. Eger koca veya kadında cinsel birle¸me yoluyla
cinsel tatmine ula¸mayı engelleyecek bir kusur veya hastalık varsa ya
da evlilikten sonra olu¸mu¸sa, sıhhatli/saglıklı tarafı arzusu dı¸ında
bu evliligi sürdürmeye mecbur etmek cinsel mahrûmiyete mahkûm
etmek olacagından elbette bir zulümdür.
Insanları, insanların zulmünden Allah’ın koydugu kuralların adâ-
letine yükseltmek için gönderilen, üstelik me¸rû cinsel eylemleri erte-
lemeyi bile câiz görmeyen bir gerçekçilige sahip bulunan Islâm
Dîni’nin bu zulmü onaylamayacagı açıktır. Nitekim, Islâm Âile Hu-
kûku’nda bu mesele üzerinde ciddiyetle durulmu¸, sözü edilen cinsel
kusurlar ve hastalıkların mevcûdiyeti halinde veya evlilik içinde olu¸-
ması durumunda sıhhatli tarafa mahkemeye ba¸vurarak ayrılma
kararı alabilme hakkı tanınmı¸tır. Pek tabiîdir ki hakkını kullanmak
istemeyen ki¸i, aile hayatını sürdürmeye devam edebilir.
¸imdi erkekte ve kadında bulunması halinde, diger tarafa ayrılma
hakkı kazandıracak cinsel kusurları ve hastalıkları görelim.
Ayrılma Hakkı Douran Cinsel Kusurlar
Müterek Kusur: Hunûset
Erkege de kadına da mahkemeye ba¸vurarak ayrılma hakkı sagla-
yan ba¸lıca mü¸terek cinsel kusur Hunûset’tir.
Hunûsetli insana hunsa denir. Hunûset; insanda hem erkeklik,
hem de kadınlık organının bulunmasıdır.
334 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Mîras taksiminde esas alınmak üzere Islâm bilginleri tarafından
yapılan bir degerlendirmeye göre, çi¸ini erkeklik organından yapan
hunsa erkek, kadınlık organından yapan hunsa kadın olarak kabul
edilir.
Kocası hunsa olan kadın, ayrılık dâvası açabilir. Koca hunsalıgı
yanısıra cinsel ili¸kide de bulunamıyorsa, kadın ayrıca iktidarsızlık
sebebiyle de dâva açabilir.
Karısı hunsa olan erkek de ayrılık dâvası açabilir. Kaldı ki o, evle-
nirken mehir verdigi/vermesi gerektigi için her zaman bo¸ama yoluna
giderek, cinsel magdûriyetini giderebilir.
Kadına erkekten ayrılık hakkı salayan cinsel kusurlar
Bunlar ba¸lıca dört tanedir.
nnet
Innet, cinsel organa sahip olunmakla beraber, cinsî münâsebette
bulunamamaktır. Yani cinsel iktidarsızlıktır.
Innetli ki¸iye innîn denir.
Dulla ili¸kide bulunabildigi halde, bâkire ile bulunamayan veya
bir e¸i ile bulunabildigi halde diger bir e¸i ile bulunamayan ki¸i, ili¸-
kide bulunamadıgı kadına göre innîndir. Cinsel organının ba¸kısmını
girdirebilen ki¸i innîn sayılmaz.
Innet’in ihtiyarlık, sürekli aklî mesaî, korku, utanma, evlilik önce-
sinde yapılan a¸ırı mastürbasyon, çokca cinsel ili¸ki ve sinirsel has-
talıklar gibi sebebleri olabilir.
Kocasının innîn olması sebebiyle kadın nikâhı fesh dâvası açarsa,
hâkim innîn’e bir yıl tedâvi süresi tanır. Bir yıl sonunda innet gide-
rilememi¸se hâkim koca ile karısını ayırır.
Eger innîn bir de deli ise, hâkim süre tanımaksızın ayırıma gide-
bilir.
EVLL SONA ERDRC CNSEL KUSURLAR, HASTALIKLAR VE DERLER 335

Cübb
Cübb; hem erkeklik organının, hem de husyelerin (testislerin) ol-
maması halidir. Sâhibine mecbûb denir.
Cübb’lük halinin yaratılı¸tan olması ile sonradan vücûda gelmi¸
olması arasında fark yoktur.
Testisleri olup da erkeklik organı olmayan veya erkeklik organı
olup da cinsî münâsebette bulunamayacak kadar -dügme gibi pek kü-
çük olan ki¸i de mecbûb sayılır.
Mecbûb, sürtme sûretiyle hâmile bırakabilmi¸ olsa da kusurlu-
dur. Kadın dilerse ayrılma davâsı açabilir. Bazı Islâm bilginleri ko-
casındaki bu durumu bile bile evlenmi¸ olan kadının aleyhde dâva
açmak hakkı olmadıgı görü¸ündedirler.
Mecbûb ki¸i aleyhine açılan davâda, hâkim süre tanımaksızın
ayırma kararı alabilir.
Hısa
Hısâ; erkeklik organı mevcut oldugu halde meni kaynakları olan
husyelerin (testislerin) olmaması halidir.
Hısâlı ki¸i (hasî)nin cinsel organı inti¸ar (ereksiyon) etmedikçe
innîn hükmündedir.
Husyelerin bir tek olması, cinsel ili¸kiyi engellemeyeceginden sâ-
hibi kusurlu (hısâlı) sayılmaz.
Erkekteki ana cinsel kusurlar bunlardır. Innet’in bir türü sayı-
labilirse de, bagımsız olarak tarif olundugu için bunlara “ekz”i de
ilâve edebiliriz.
ekz
¸ekz erken bo¸alma sebebiyle cinsel organının girdirilemeden
sönmesidir. ¸ekzli ki¸iye ¸ekkâz denir. ¸ekkâz hüküm bakımından
innîn gibidir.
Girdirebilen fakat bo¸alamayan ki¸i ¸ekkâz, dolayısıyla innîn sa-
yılamaz.
336 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Sonuç
Kocasının innîn, mecbûb, hasî ve ekkâz olması sebebiyle kadın, Kur’ân
ve Sünnet’e göre yönetilen slâm Toplumu’nda isterse mahkemeye bavura
rak evlilii sona erdirebilir. Böylece en tabîi hakkı olan cinsel hakkını koru
yabilir.
Erkee kadından ayrılma hakkı salayan cinsel kusurlar
Bunlar ba¸lıca ¸u kusurlardır:
Karn
Kadının cinsel organında bulunan ve cinsel birle¸meye mâni olan
bir kemiktir. Kendisinde böylesine bir kemik bulunan kadına Kerna
denir.
Retek
Cinsel organda olu¸an ve giri¸ yolunu kapayan bir et parçasıdır.
Retek kusuruna sâhip kadına Retka adı verilir.
fza
Kadının rahim yolu ile sidik yolunun veya cinsel organı ile arka
yolunun (anüs) birle¸mi¸ olması halidir.
Buhur
Cinsel ili¸ki sırasında kadının cinsel organından pis bir kokunun
yayılmasıdır. Buhur yalnızca Mâlikî ve Hanbelî mezhebi müctehid-
lerine göre ayrılma sebebi olan bir kusurdur.
Erkek karısında bulunan karn, retek, ifza ve buhur gibi cinsel ku-
surlardan ötürü nikâhı fesh dâvası açabilir. Ayrıca dâva açmaksızın
bo¸ama yoluna da gidebilir.
A¸agıda fesh ile bo¸ama arasındaki farklara deginecegiz.
Kadında bulunan bu cinsel kusurların asıl önemi kadının hakla-
rını kısıtlamasıdır.
Meselâ; bazı Islâm bilginlerine göre kendisinde karn ve retek gibi
bir kusur bulunan kadın kocasındaki innet ve mecbûbiyet gibi kusur-
lardan ötürü nikâhı fesh davâsı açamaz.



Nikâhı Fesh Dâvası Açmak Hakkını Veren Müterek
Hastalıklar
1



Bunlar iki kısımda incelenebilir.
Cinsel Nitelikli Olan ve Olmayan Hastalıklar
Cinsel nitelikli olan hastalıklar Frengi, Bel soguklugu, Yumu¸ak
çıban ve Aids’dir. Cinsel nitelikli olmayan hastalıklar ise Beres, Cüz-
zam ve Delilik’tir.
Hanbelî mezhebi müctehidlerine göre daimî ishal, sürekli sidik
akıntısı ve cinsî münâsebet sırasındaki barsak bo¸alması da, nikâhı
fesh sebebi olan hastalıklar arasındadır.
Ana konumuzun dı¸ına sapma olabilecegi için bu hastalıklarla
ilgili bilgi vermeyi gerekli görmüyoruz. Bizim burada deginecegimiz
husus; hayatı, özellikle cinsel hayatı olumsuz yönde etkileyecek ve
cinsel hayatın sürdürülmek istenmesi halinde çe¸itli tıbbî hastalıklara
marûz bırakabilecek olan bu hastalıkların ayrılma sebebi oldugu
husûsudur.
Bir kadın evlendigi kocasında bu hastalıkların bulundugunu ni-
kâhtan sonra ögrense veya bu hastalıklar evlilik içinde iken olu¸sa,
kadın mahkemeye ba¸ vurarak ayrılma talebinde bulunabilir.
Hâkim, genel olarak kocaya bir yıl tedâvi olma imkânı tanır.
Hastalık giderilemezse ayrılma kararı verir.

1
Konumuz özelinde Fesih, yargı yoluyla evliligi sona erdirmedir.
338 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Ancak kocada giderilmesi mümkün olmayan sürekli bir delilik
hali varsa hâkim süre vermeksizin koca ile kadın arasını ayırabilir.
2

“Kocada böylesine hastalıklardan birinin olu¸ması halinde mah-
kemeye ba¸vurma, insanî degerlerle bagda¸abilir mi?” ¸eklinde bir
itiraz vâki olabilir. Ancak Islâm Hukûkun’da tanınan bu hakkı kulla-
nıp kullanmamak kadının elindedir. Dilerse kullanmaz, mükâfatını
Allah’dan alacagına îmanla sabredebilir.
Bu da saygı duyulan ve sevaba erdirecek olan bir amel olur.
Burada amaç, râzı olamayacagı bir magdûriyete kadını mahkûm
etmemektir. Kaldıki, magdûriyet, cinsel arzularını bastırmada sabır
gösteremeyen kadını cinsel haramlara da itebilir.
Cinsel kusurlar-hastalıklar üzerinde farklı görüler ve sebepleri
Yukarıda açıklamaya çalı¸tıgımız üzere, erkekle kadın arasındaki
mü¸terek cinsel kusurlar ve hastalıklar yanısıra, erkekde veya kadın-
da olu¸an cinsel kusurlar da taraflara yargı yoluyla nikâhı fesh/evlili-
gi sona erdirme dâvası açmak hakkı saglar.
Islâm hukûkçuları nikâhı fesih sebebi olan cinsel kusurlar ve has-
talıklar üzerinde degi¸ik görü¸ler ileri sürmektedirler. Çünkü onlar
bu fesih sebeblerini nikâh akdinden önce veya sonra olu¸anlarla, cin-
sel münâsebetten önce ve sonra olu¸anlar ¸eklinde ayırıma tâbi tut-
maktadırlar. Bazıları kadına fesih talebi hakkı verirken, bo¸ama hakkı
olması sebebiyle erkege bu hakkı vermemektedirler. Ayrıca bazıları
bir kısım sebebleri fesih için yeterli bulmakta, digerleri de bulma-
maktadırlar.
Bütün bu farklı içtihadlar meselemizle dogrudan veya dolaylı
olarak ilgili bulunan âyetleri, hadîsleri ve sahâbe tatbikatını farklı
yönleriyle degerlendirmeleri sebebiyledir. Pek tabîidir ki farklı
içtihadlar, Islâm Hukûku’na kendine özgü bir zenginlik kazandır-
maktadır.

2
Bak. Hukûk-ı Aile Kararnamesi Madde 122
EVLL SONA ERDRC CNSEL KUSURLAR, HASTALIKLAR VE DERLER 339

Bu bahsi bitirirken, bir husûsu daha açıklamakta fayda vardır.
Fesih hakkı hiç ¸üphesiz erkekten çok kadın için önemlidir. Zira
erkegin her zaman bo¸ama hakkı vardır. Ne var ki bo¸ama ile fesih
arasında manevî ve maddî olmak üzere bazı mühim farklar vardır
Nikâhı fesh ile boama arasındaki bazı farklar
a- Fesih yolu erkein toplum içindeki saygınlıını korumasına yardımcı
olur. Bu da geleceini olumlu yönde etkiler. Çünkü boama; insanların da,
Allah’ın da sevmedii bir ilemdir. Boayan erkek ikinci defa evlenirken, ken
disine gereince güven duyulamayacaından, her aile tarafından kabul gör
meyebilir.
b- Fesihle ayrılan eler isterlerse yeniden anlaarak evlenebilirler.
c- Kusurlar-hastalıklar sebebiyle ve fesih yoluyla ayrılmalarda, özellikle
cinsî münâsebette bulunmaksızın ayrılmalarda, erkek kadına ödedii mehri
veya yarısını kadının kendisinden veya velîsinden geri alabilir.
3

Kocanın aib, Mefkûd ve Mahbûs olması/terk etmesi, kaybolması ve
tutuklu olması
Islâm Dîni’nde, kocasındaki bazı cinsel kusurlar ve hastalıklar
sebebiyle kadına mahkeme yoluyla evliligi sona erdirme yetkisinin
verilmesi, ¸üphesiz onun haklarını korumak ve özellikle cinsel
magdûriyetini önlemek içindir.
Kocasının gaib, mefkud veya mahbûs olması halinde ise kadın
büsbütün magdûr olabileceginden, Islâm’da kadına bu durumlarda
da kullanabilecegi bir hak verilmi¸dir.

3
“Evliligi Sona Erdirici Cinsel Kusurlar-Hastalıklar ve Digerleri” bölümü ile ilgili olarak
ba¸vurdugumuz kaynaklar a¸agıda gösterilmi¸tir: el-Fıkh Alel-Mezahibil Erbaatı, 4/180-
198, H. I. ve I. Fıkhiyye Kamûsu, 2/344-359, Bidayetül-Müctehid Ter. Ahmet Meylânî, 2/67-
9, et-Tac, 2/327, Zadül-Meâd Nikâh, Faslün fi hukmihi ve hulefaihi fi ehadiz-zevceyni..
340 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

aib; evini-karısını terkeden fakat hayatta oldugu bilinen ki¸idir.
Mefkûd; kaybolup kendisinden haber alınamayan ve ölü mü diri
mi oldugu bilinmeyen kimsedir.
Mahbûs; ise suçu sebebiyle ceza giyerek hapsedilen ¸ahısdır.
Gaib, mefkûd ve mahbûs ki¸inin karısının durumunu sırasıyla
fakat ayrı ayrı inceleyelim:
a- Kocası tarafından mazeretsiz olarak bir yıl veya daha fazla bir
süre terkedilen kadın, nafakası saglanmı¸ olsa bile, zarar gördügü
gerekçesiyle mahkemeye ba¸ vurarak hâkimden kendisini bo¸amasını
isteyebilir.
4

Kocaya haber vermek imkânı varsa, hâkim belirli bir müddet için-
de geriye dönerek karısıyla ikamet etmesini veya karısını yanına
aldırtmasını ya da karısını bo¸amasını gâib kocadan ister. Belirlenen
müddet içinde koca mazeret göstermeksizin bu üç yoldan birine ba¸
vurmazsa, hâkim kadını kocasından ayırır. Ancak kocaya haber ula¸-
tırmak mümkün degilse, hâkim beklemeksizin de bo¸amaya karar
verebilir.
b- Sava¸ halinde bulunmayan bir Islâm ülkesinde kaybolan (mef-
kûd) ki¸inin karısı mahkemeye ba¸vurarak ayrılık talebinde buluna-
bilir. Hâkim ara¸tırma yapar. Ki¸inin nerede oldugunu ögrenemez,
sag mı ölü mü olduguna dair de bir bilgi edinemezse, haber alınabi-
lecegi ümidînin kesildigi andan itibaren, dört yıl erteleme yapar. Dört
yıl içinde de bir haber alınamaz ve kadın da ayrılık talebinde ısrar
ederse, hâkim koca ile karısı arasını ayırır.
Ki¸i eger sava¸ halinde iken kaybolursa, sava¸çıların ve esirlerin
yerlerine dönü¸ünden bir sene geçtikten sonra hakim ayırma kararı
alabilir.

4
Evini terketmedigi halde zarar verme kasdıyla dört ay veya bir yıl cinsel yakla¸ımda
bulunmayan ki¸inin karısı da mahkemeye ba¸vurup ayrılık talebinde bulunabilir.
EVLL SONA ERDRC CNSEL KUSURLAR, HASTALIKLAR VE DERLER 341

Kadın, her iki durumda da hâkimin kararından sonra, dört ay on
gün iddet bekler.
c- Üç sene veya daha fazla hürriyeti baglayıcı kesin hüküm giy-
mi¸ mahbûs/tutuklu ki¸inin karısı da, kocasının hapse giri¸inden bir
yıl sonra zarar gördügü gerekçesiyle hâkime ba¸vurabilir.
5
Kendisini
bo¸amasını talep edebilir.
6



5
Gaib, mefkûd ve mahbûsa âit sundugumuz bilgiler Mâliki mezhebi müctehidlerinindir.
Bak. Hukûk-u Aile Kararnamesi Madde 127, H. I. ve I. F. Kamûsu 7/222, Mukayeseli
Mezhepler Hukûku Mahmut ¸eltut, M. Ali Sayis Ilim Yay. Istanbul sh. 138-9, 165-172
6
Tutukluluk halinde cinsel iliki izni:
Islâm ceza hukûkunda hapis cezası varsa da istisnaî hallere özgüdür. Hanefî mezhebi
müctehidlerinden Imam Muhammed gibi bazı Islâm hukûkçuları, mahkûmiyet öncesi
tutukluluk süresinin uzaması halinde bu durumun me¸rû cinsel hayatı büsbütün mahkûm
edici olmaması ve cezaların ferdiligi ilkesini a¸arak, e¸in magduriyetine sebebiyet
vermemesi için belirli sürelerde tutuklularla e¸lerinin bir araya getirilmesi içtihadında
bulunmu¸lardır. Hapishanelerin homoseksüellik ve sevicilik gibi cinsel suçlara fidelik
olabildigi gerçegi dü¸ünülürse, mezkûr ictihadın insanîligi ve önemi daha iyi kavranılmı¸
olur. Bak. Yusuf Kerîmoglu Fıkhî Meseleler 2/140.


Verdii Mal Karılıında Kadını Boamak


Ana konumuz olan cinsellik zâviyesinden bakarak, kadının koca-
sındaki cinsel kusurlar ve hastalıklar sebebiyle ayrıca kocasının terk-
etmesi, kaybolması veya mahkûm olması nedeniyle ugradıgı cinsel
mahrûmiyeti mahkemeye ba¸ vurarak nikâhı fesh yoluyla giderebile-
cegini gördük.
Yukarıda özetledigimiz durumlar olmaksızın, yaptıgı hatalı bir
evlilik sebebiyle kocasını sevemeyen ve bundan ötürü de cinsel buna-
lıma dü¸en kadınlar için bir çıkı¸ yolu daha vardır. O da Kur’ân dilin-
de Iftida
(Bakara 229)
Islâmî literatürde ise Hul’ denilen i¸lemdir.
Hul’; para-mal kar¸ılıgında kadının kendisini kocasına bo¸attır-
masıdır.
Bu i¸lem Kur’ân-ı Kerîm’le ve Allah’ın Resûlü’nün sünnetiyle ge-
çerlilik kazanmı¸tır. Bakara Sûresi’nin konumuza kaynak olu¸turan
229. âyetinde ¸öyle buyrulur:
“Boama iki defadır. Bundan sonra kadınlar ya iyilikle tutulur
ya da güzellikle bırakılır. Elerin Allah’ın koyduu evlilik akdinin
gerei olan sınırları koruyamama endieleri dıında, kadınlara (me-
hir olarak) verdiiniz mallardan herhangi bir miktarı geri almanız
size helâl deildir. (Yöneticiler, Yargıçlar/Veliler olarak sizler de e¸-
lerin) Allah’ın koyduu evlilik akdinin gerekleri olan sınırları ko
ruyamamalarından endie ederseniz, kadının boanması için bir
bedel vermesinde her ikisine de bir günah yoktur. te Allah’ın
koyduu sınırlar bunlardır. Bunları amayın. Allah’ın koyduu sı
nırları aanlar, ite onlar zalimlerdir.”
EVLL SONA ERDRC CNSEL KUSURLAR, HASTALIKLAR VE DERLER 343

ftida/Hul’da iki ana ¸ekil dü¸ünülebilir.
a- Kocasının geçimsizligi sebebiyle kadın dogrudan hul’ talebinde
bulunabilir. Kocasının geçimliliginden memnun olmakla beraber, onu
sevememek gibi bir sebeble kadınlık vazifelerini yapamayacagı endi-
¸esiyle de kadın hul’ isteginde bulunabilir.
Bu durumlarda kadının hul’ talebinde bulunması câizdir. Onu
günahkâr kılmaz.
Hul’un sünnet delilini te¸kil eden a¸agıdaki hadîs, onun cinsel bu-
nalım sebebiyle taleb edilebileceginin de delilidir.
Ibn-ü Abbas (r.a) rivâyet ediyor.
(Oldukça çirkin ve cüce bir adam oldugu rivâyet olunan) Sâbit
ibn-ü Kays’ın karısı Hz. Peygamber’e (sav) geldi ve ¸öylece içini
döktü:
- Ya Resulallah! (Kocam) Sâbit’in dindarlıgı ve ahlâkına kusur bu-
lamam. Fakat onu bir türlü sevemiyor ve ona baglılık hissi duyamı-
yorum. Bu sebeble Islâmî bir hayat ya¸arken küçümsemek veya arzu-
larına kar¸ılık vermemek gibi kâfirce bir uygulama içine dü¸mekten
de çekiniyorum.
Allah’ın Resûlü (sav) onun bu sözlerinden kocasından ayrılmak
istedigini anlayınca sordu.
- Mehir olarak aldıın bahçesini ona geri verir misin?
- Evet, vermeye hazırım.
Allah’ın Resûlü (sav) kocası Sâbit’i çagırdı ve ona ¸öyle buyurdu:
- Bahçeni geri al ve onu boa.
1


1
Bülûgul-Meram K. Nikâh B. Hul’un, et-Tac 2/345
344 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Kusûru olmaksızın karısının talebiyle hul’ yapan kocanın, verdigi
mehri veya daha fazlasını almasında geçerlilik ve manevî sorumluluk
yönünden hiçbir sakınca yoktur.
b- Hul’da dü¸ünülebilen bir diger ¸ekil de kocanın para-mal kar-
¸ılıgında karısını bo¸amak için ona baskısını artırması ve onu bunalt-
masıdır.
Burada koca günahkârdır. Aldıgı para-mal hukûken geçerli ise de
Allah katında haramdır.
Kocasının ¸iddetli geçimsizligi kar¸ısında kadın hul’ yoluna gide-
bildigi gibi, koca aleyhine dâva açma yoluna da gidebilir. Mâliki mez-
hebi müctehidlerine göre kadın, geçimsizlik sebebiyle hâkim kara-
rıyla evliligi sona erdirebilir.
Kadının yukarıda arzedilen sebebler olmaksızın sırf macera man-
tıgıyla veya degi¸ik zevkler tatmak arzusuyla kocasından ayrılmak is-
temesi, onu Allah katında sorumlu duruma dü¸ürür.
Bunun içindir ki Peygamberimiz bu gibi kadınlar için”Hul’ tale
binde bulunan kadınlar münâfıktırlar; kalbleri inanmamıtır.” Buyurmu¸-
tur.
Konumuzla ilgili diger hadîslerinde ise Allah’ın Resûlü ¸öyle
buyurmaktadır:
[“Allah (bo¸ama yolunu a¸ındıran) zevkine dükün erkeklerle,
zevkine dükün kadınları sevmez.”
¸ -· · « , · - · ¬ |· - ¬ ·· _ · , , · - `; ¸ ¬ · ¸ ¸| , ¸ , - ¸ - ·|: | · , - ¸ _ . || = ¸ ·|
“Gereksiz olarak (kar¸ılıksız veya para-mal kar¸ılıgında) kocasından
kendisini boamasını isteyen kadına Cennet’in kokusunu almak bile haram
olur.”]
2


2
et-Tac 2/337.
EVLL SONA ERDRC CNSEL KUSURLAR, HASTALIKLAR VE DERLER 345

Hul’un Hükmü
Kadının hul’ yoluyla bo¸anma talebi, ancak kocasının kabulü veya
yargı yoluyla geçerlilik kazanabilir. Ne var ki ısrarlı hul’ talebini geri
çevirmek, Sünnet’e aykırılıkdır ve kocayı Allah katında sorumlu kılar.
Yukarıda sunulan hadîste, Allah’ın Resûlü’nün kadının talebini
sonuçlandırıcı tavrı ölçü alınarak, hul’ talebini ilgili ve yetkili hâkimin
reddedemeyecegini, reddetmesi halinde onun da günahkâr olacagını
söyleyebiliriz. Kaldı ki Bakara sûresinin 229. âyetine göre hâkimin
hul’ talebini geri çevirmeye hakkı olmadıgı da ileri sürülmektedir.
346 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

OKUYUCU NOTLARI





Onuncu Bölüm
EVLLKTE, BOANMADA VE DDETTE
CNSELLK MOTFLER



Cinsel Hayat, Ailenin Kurulu Amacı ve Yaatıcı
Unsurudur


Islâm Dîni, aile hayatını yüceltmi¸ ve evlilige te¸vik buyurmu¸tur.
Özel bölümde açıklandıgı üzere Islâm Dîni özellikle cinsel arzula-
rın ta¸kınla¸tıgı dönemde evliligi farz kılmı¸tır. Cinsel iktidarsızlık
halinde ise evliligi haram kılmı¸tır.
Buradan anla¸ılıyor ki Islâm Dîni’nde aile hayatının olu¸turul-
masında cinsel motifler mühim bir yer tutmaktadır.
Aile hayatının kurulmasında oldugu gibi ya¸atılmasında da cinsel
duygular ve eylemler önemlidir. Bu gerçegi ¸öyle de ifade edebiliriz.
E¸ler aile hayatını sürdürmek için cinsel hayatın ba¸latılması ve
devam ettirilmesini birbirlerinden isteyebilirler. Hiçbir e¸, cinsel ha-
yatın yer almadıgı aile hayatını ya¸atma yükümlülüklerini ta¸ımaya
mecbur edilemez.
Açıklamaya çalı¸tıgımız husûsu ¸öylece örneklendirebiliriz:
a) Kocasını cinsel organsız veya iktidarsız bulan ya da kocasın-
daki geçici bir hastalık sebebiyle saglıklı bir cinsel ili¸ki kuramayacagı
kanâatine varan kadın, nikâhı fesh dâvası açabilir.
b) Karısından kaynaklanan ¸u veya bu sebeble cinsî münasebet
imkânını elde edemeyen koca da ailenin ekonomik yükünü üstlen-
meyebilir.
Islâm Aile Hukûku’na göre kadın ister zengin ve isterse fakir
olsun, nafakası, yedirilmesi, giydirilmesi ve ¸er’î bir meskende/küçük
350 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

de olsa bagımsız konutta oturtulması, erkegin yani kocanın görevi-
dir.
1
Ne var ki karısına ¸er’î meskenini hazırlamı¸ bulunan erkek nafa-
ka ödemeye ba¸laması için cinsel nitelikli bazı ¸artların olu¸masını
bekleyebilir.
Nafaka çin Gerekli Cinsel Nitelikli artlar
a) Kadın cinsî münâsebete dayanıklı olmalıdır.
Kadının ya¸ı küçük olur; âdet görmemi¸ bulunursa, cinsel hayatın
fiilen ba¸latılması haram olacagından, koca küçük e¸inin geçimini
teminle mükellef olmaz.
Bazı bilginlerin bulûga ermemi¸ kızın, ili¸kiye girilmemesi ¸artıy-
la babası veya dedesi tarafından evlendirilebilecegi görü¸ünü dile ge-
tirdigini ancak bu uygulamanın Kur’ân’la çeli¸tigini açıklamı¸tık.
b) Kadın, cinsî münâsebete hazır bulunmalıdır.
c) lk münâsebetten sonra kocasıyla ilikiye girmekten kaçınmamalıdır.
d) Kadın retek ve karn gibi cinsî münâsebete engel olan cinsel kusur
lardan beri olmalıdır.
Bu ¸artların ilk ikisinde dört mezhep müctehidlerinin ittifakı var-
dır. Son iki ¸art ¸âfiî mezhebi müctehidleri tarafından ileri sürül-
mü¸tür.
2

Boama ve Cinsellik
Yukarıda açıklamaya çalı¸tıgımız üzere Islâm Dîni aile yuvasının
kurulması ve ya¸atılmasında cinsel motiflere yer verdigi gibi, sona er-
dirilmesinde de yer vermi¸; yani cinselligi devreye sokarak, yuvanın
dagılmasını engellemeye çalı¸mı¸tır.
Bo¸anmada yer verilen cinselligi açıklayabilmek için önce genel
bir açıklama yapmaya çalı¸acagız.
Açıklamalarımıza ba¸lamadan önce önemli buldugumuz bir
husûsa i¸aret etmekte zarûret görüyoruz.

1
¸er’î mesken için lügatçeye (sözlüge) bakınız.
2
H. I. ve I. F. Kamûsu 2/454-7
EVLLKTE, BOANMADA VE DDETTE CNSELLK MOTFLER 351

slâm Bir Bütündür
Islâm bir bütündür. Mûcizevî olan, eri¸ilmez yücelikte ve mukad-
des olan bu bütündür.
Bu bütüne ait olan parçalar, bütünle irtibatlı oldugu sürece yüce-
dir ve mukaddesdir. Parçalar tek tek ele alındıgında mûcizevî yüce-
likleri kalmaz.
Meselâ tek ba¸ına bir faiz yasagı, yalnız ba¸ına bir zekât emri bü-
yük bir önemi hâiz degildir. Çünkü marksist bir rejimde faiz yasagı
getirilebildigi gibi, sosyal adâletçi bir düzende de zekâtın yerini
alacak yardımlar da kanûnîle¸tirilebilir.
Evet, Islâm bir bütündür. Islâm Aile Hukûku bu bütünün bir par-
çasıdır. Bo¸ama da Islâm Aile Hukûku’nun bir cüzüdür. Bu sebeble
bo¸ama meselesini iyice kavrayabilmek için, Islâm Aile Hukûku’nu
bilmeye ve bu hukûkun Islâm’ın bütünü içindeki yerini kavramaya
ihtiyaç vardır.
Islâm’da bo¸ama meselesinin anla¸ılamayı¸ı, onun bir keyfilik
kurumu oldugunun sanılması bu yüzdendir.
Boama Çirkin Fakat Geçerlidir
Özel bölümünde açıklamaya çalı¸ıldıgı üzere Islâm Dîni; aile yu-
vasını kudsîle¸tiren, kurulmasını ibâdetle¸tiren ve mutlulugu için de
gerekenleri ilkele¸tien Hak Din’dir. Ancak dînimiz, çirkin bulmakla
beraber mutsuzlugun kaynagı olmu¸ aile birliginin sona erdirilmesini
de onaylamı¸tır.
Allah’ın Resûlü bir hadîslerinde ¸öyle buyurmu¸tur:
=· _ | · ,: ¬ |· `¸ - ,| · ` 3: =|
“Yapılması helâl olanlar içinde Allah’ın hiç mi hiç sevmeyip nefret
duyduu ilem boamadır.”
3


3
Ebu Davud Talâk 3, Hn. 2178
352 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Me¸rû kılınmı¸/yasalla¸tırılmı¸ olmakla beraber Allah tarafından
sevilmedigi içindir ki çok evlilik yapmı¸ bulunan Allah’ın Resûlü’nün
hayatında talâkın (bo¸amanın) örnegini göremiyoruz.
Boamak hakkı kimindir?
Bo¸ama; Islâm Aile Hukûku’nda temelde erkege verilmi¸ bir hak-
dır. Ancak iyice bilinmelidir ki bu hak erkege, erkek oldugu için de-
gil, kadınınkinden farklı mükellefiyetler yüklendigi için verilmi¸tir.
Erkegin sözü edilen yükümlülükleri, mehir ile kadının nafaka-
sıdır; yedirilmesi, giydirilmesi ve ¸er’î bir meskende oturtulmasıdır.
Bir de bo¸ama tazminatıdır.
(Bakara 241)

Kadına boama ve nikâhı fesh ettirme hakkı verilmi midir?
Kadının ¸artlı olarak bo¸amak hakkı oldugu gibi, nikâhı feshettir-
me hakkı da vardır. ¸imdi bunları kısaca görelim.
a- Kadın nikâh akdi sırasında -diledigi zaman kendisini bo¸ayabi-
lecegi ¸artını ileri sürer ve bu ¸art erkek tarafından kabul edilirse, ka-
dın bo¸amak hakkına sâhip olur.
4

b- Kadın öne sürdügü ¸artla bo¸anma hakkını elde edebildigi gi-
bi, hiçbir ¸art öne sürmeksizin yalnızca bazı durumların olu¸ması
sonucu nikâhı feshettirme/hükümsüz kılma hakkına da sâhip olur:
- Koca, kadının nafakasını temin edemez veya bakmaya gücü ol-
dugu halde âciz oldugunu ileri sürerse,
- Koca, cinsî münasebete güç yetiremez, hadım veya hünsa olur
ya da geçici zührevî hastalıklardan biri ile illetli bulunursa,
- Koca cinnet getirir veya geçimsizligin kaynagı olursa, Islâm Aile
Hukûku’na göre kadın nikâhı fesh dâvası açabilir.
5


4
H. I. ve I. F. Kamûsu 2/38-9.
5
“Evlilii Sona Erdirici Cinsel Kusurlar, Hastalıklar ve Dierleri” bölümüne bakınız.
EVLLKTE, BOANMADA VE DDETTE CNSELLK MOTFLER 353

Ayrıca kadın evlenirken kocasından nakit, menkûl veya gayr-i
menkûl olarak aldıgı mehri iade edecegini veya mehrin daha azı veya
fazlasını verebilecegini beyan ederek kocasından kendisini bo¸ama-
sını da isteyebilir. Ancak bu istek genelde kocanın kabûlü ile geçerlik
kazanabilirse de, mehrin iade edilecegi beyanı ile yapılacak ba¸vu-
ruyu Islâmî yargı da taleb dogrultusunda sonuçlandırmakla yüküm-
lüdür. Peygamberimizin uygulaması bu ¸ekildedir.
Islâm Dînî’ndeki bo¸amayı Islâm Dînî’nin hayat düstûrları; aile
ve toplum düzeni içersinde degerlendirmek gerekirken kültür kifâ-
yetsizligi sebebiyle bu degerlendirmeyi yapamayan, üstelik bo¸an-
mayı yalnız kadının magdûr edildigi bir i¸lem olarak gören insanlar
için ¸u ilâve bilgiyi vermekte zarûret görüyoruz.
Boanmada erkek de madûrdur
Islâm Dîni’nde genel olarak bo¸ama hakkının erkege verilmesi er-
kek için bir imtiyaz, kadın için de bir magdûriyet degildir. Gerçekçi
bir tahlîl yapıldıgında anla¸ılacagı gibi magdûriyet kadın için manevî,
erkek için hem mânevî, hem de maddîdir.
Mânevî yıkım her iki taraf için olabileceginden biz burada yalnız
maddî magdûriyet üzerinde duracagız. Evet magdûriyet yeni bir e¸
edinmek durumunda olan erkek için geçerlidir. Çünkü Kur’ân ve
Sünnet esaslarına göre yönetilecek bir toplumda kadının geçim prob-
lemi yoktur. Zira kadını bekâr veya dulsa babası, yoksa karde¸leri
bakmakla yükümlüdür. Evli ise kocası bakmakla mükellefdir. Bun-
lardan hiçbirisi yoksa veya bizzat çalı¸arak nafakasını saglayamıyorsa
kadının bakımını Islâmî yönetim üstlenir.
Kaldı ki sahip oldugu yetkisini kullanarak karısını bo¸ayan ki¸i
Bakara sûresinin 241. âyetine göre bo¸adıgı e¸e yargı kararıyla ve örfe
göre bir miktar tazminat vermekle de yükümlüdür:
“Boanan kadınlara toplumsal artlara göre yeterli bir ödeme
yapılması gerekir. Bu, slâmî îman ve hayat çizgisinde olanlar için
bir görevdir.”
354 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Bo¸anan ki¸i, yeni bir e¸ için ise mehir vermek durumundadır.
Kaldı ki tazminat ve mehir verebilse de, gereksiz kadın bo¸ayan ki¸i
olarak evlenecek e¸ bulması pek güçtür. Zira normal ¸artlar altında
hiçbir kadın böyle bir ki¸iye e¸ olmak istemez, velîsi tarafından da
buna zorlanamaz. Sonuç olarak diyebiliriz ki tek taraflı bo¸ama hakkı,
erkek için ayrıcalık degildir.
Kadın Nasıl Boanır?
Koca, mânevî sorumlulugunu üstlenerek dogrudan, Allah’ın sev-
medigi, fakat yapılabilir bir i¸lem olan bo¸ama yoluna gidebilir. An-
cak duyarlı bir müminin bo¸ama öncesinde ve Nisâ sûresinin 34. âye-
tinin çizgisinde yapması gereken i¸lemler de vardır.
Örnegin evlilik akdînin ve toplum örfünün gerektirdigi aile içi
görevleri yapmayan, sözlü veya fiilî bir ¸ekilde ba¸ kaldırarak aile
içinde problem olan ve de dînî-tıbbî mazereti olmaksızın ısrarla ka-
dınlık görevlerinden kaçınan kadına ho¸ görülü davranılarak ögüt
verilebilir.
Fiziki olarak saldıran kadına ise aynı ¸ekilde mukabele edilebilir.
¸üphe uyandırıcı ili¸kilere giren veya zinâya bula¸an kadınla ise gayr-
ı me¸rû çocuk edinip edinmedigini ögrenmek için cinsel ili¸kiye giril-
meyebilir ve yaralamayacak ¸ekilde dövülebilir.
Kadının uzla¸mayan gurûruna ruhsal bir darbe ¸eklinde olması
gereken dövme de etkili olmazsa geçimsizlik problemi, çözümleme-
leri için erkegin ve kadının ailesinden seçilen birer hakeme arzolunur.
(Nisâ 85)
Onların da müessir/etkili olamaması halinde erkek bo¸ama yolu-
na gider.
Bid’at veya sünnî yöntemle boamak
Karısını bo¸amak kararını almı¸ bulunan erkek için uygulamada
bid’at ve sünnî olmak üzere iki ¸ekil vardır.
Islâmî ölçülere göre bunlardan bid’at olan haram, sünnî olan ise
helâldir.
EVLLKTE, BOANMADA VE DDETTE CNSELLK MOTFLER 355

Islâm Dîni cinsel bakımdan olumlu olmayan ¸artlarda ve cinsel
duygulara ba¸ vurulmayan ortamda bo¸amayı Bid’at/haram kılmı¸tır.
Cinsel bakımdan tabîi olan ¸artlar içerisinde ve cinsel duyguların
kontrolü altında yapılan bo¸amaları da Sünnî/helâl kılmı¸tır.
¸imdi biz bu iki yolu kısaca açıklayarak, bo¸amadaki cinsel un-
surlara i¸aret etmeye çalı¸acagız.
Haram olan bo¸ama, biri âdet ve lohusalık halinde bo¸ama, digeri
de cinsel münâsebette bulunulmu¸ temizlik döneminde bo¸ama ol-
mak üzere iki türlüdür.
Âdet ve lohusalık hallerinde boamak bid’at olup haramdır
Lohusalık hali, âdet hali gibi oldugundan, açıklamamızı âdet hali
üzerinde yapacagız.
Âdet hali bedenî ve rûhî bakımdan kadının özel bir halidir. Istis-
nalar bir tarafa âdetli kadının cinsel duyguları sönüktür. Gelen kan ve
vücûda yayılan koku sebebiyle kendisine kar¸ı duyulacak cinsel arzu-
lar da zayıf olur.
Erkegin, karısına kar¸ı duydugu cinsel arzuları ve özleminin zayıf
oldugu bir durumda bo¸ama kararı alması ve ¸âhitler huzurunda ka-
rısına ‘ben seni bo¸adım’ diyerek bo¸ama yoluna gitmesi son derece
hatalı olabilir. Bunun içindir ki Islâm Dîni, Kur’ân’ın çizgisinde
(Talâk 1)

Peygamberimiz’in açıklamalarıyla âdet halindeki bo¸amayı yasakla-
mı¸, haram kılmı¸tır. Allah’ın Resûlü’ne kar¸ı gelmek ¸eklindeki bu
bo¸ama, ki¸iyi günahkâr kılar ve bo¸ama da geçersiz olur.
A¸agıda sunacagımız hadîs, âdet halindeki bo¸amanın haram-
lıgını ve geçersizligini açıklamaktadır.
Abdullah b. Ömer (r.a) ¸öyle anlatıyor:
Âdet gördügü sırada karımı bo¸adım. Bu durumu (babam) Ömer
(r.a) Allah’ın Resûlü’ne açıklayınca, Allah’ın Resûlü öfkelendi ve ¸öy-
le buyurdu:
356 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

. · · .· ,, · · , « · | _ · |· · , · = , - ; , = - · , « · .`- ; ¸ -| ¸, ¬ · _ · - · , - -· ¸`, · · `· ¸`- `- | · = ,
· =` , .| · , « · =`, · · « =· ¸ - · · « · · = - · | `3 : =|· c | = · .· , . « , . · ¸ , | · , · = , - ¸ - ·¸ ·· | · ,
- Ona emret, karısına dönsün. Kadıncaız kocasının kendisini boadıı
âdetten baka yeni bir âdet daha görsün.
Eer ondan sonra boamak isterse, âdetten temizken ve cinsel ilikide
bulunmadan boasın. te Allah’ın emrettii ekilde iddet için boamak
budur.”
6

Âdet halindeki bo¸ama Talâk sûresinin birinci âyetinin hükmüne
aykırı oldugu ve Peygamberimiz tarafından yasaklanmı¸ ve geçersiz
kılınmı¸ oldugu için, bu bo¸amadan dönülmesi gerekir.
Âdet halindeki bo¸ama haram ise de, henüz cinsî münâsebette
bulunulmamı¸ kadının âdet halinde bo¸anması haram degildir.
Çünkü yukarıda degindigimiz “cinsel arzuların” zayıf olması hali,
cinsî münâsebette bulunulmamı¸ e¸ için söz konusu degildir.
Cinsî münâsebette bulunulmu temizlik döneminde boamak da bid’at
(haram)dır.
Kur’ân ve Sünnet’e aykırı oldugu için bid’ât olması sebebiyle ha-
ram olan ve âdet halindeki bo¸ama gibi geçersiz olması gereken bir
bo¸ama ¸ekli de kadının temizlik döneminde, fakat cinsî münasebette
bulunulduktan sonra bo¸anmasıdır.
Çünkü bu tür bo¸ama da Talâk sûresinin birinci âyetine aykırıdır.
Burada da cinsel bakımdan mahzurlar açıkça görülmektedir. Çünkü
cinsî münâsebette bulunulan temizlik döneminde, yapılan cinsel ili¸ki
sebebiyle kadına kar¸ı arzular sönük olacaktır.

6
Müslim Talâk 1, Ebu Davud Talâk 4
EVLLKTE, BOANMADA VE DDETTE CNSELLK MOTFLER 357

Sünnî ölçülere uygun boama helâldir
Islâm Dîni’nin helâl kıldıgı sünnî bo¸ama, kadının temizlik döne-
minde cinsî münâsebette bulunulmadan yapılan bo¸amadır.
Erkegin, takriben bir hafta süren âdet hali dönemniden sonra, te-
mizlik devresine giren karısına kar¸ı cinsel bakımından arzulu olacagı
tabîidir.
Arzu duyulacagı bir sırada erkegin ili¸kiye girmeden karısını, -
ben seni bo¸adım- diyerek bo¸aması, âdet haline nazaran bo¸ama-
sından daha isbaetli olacaktır.
Sonunda pi¸manıgı ve ıstırabı duyulmayacak bir bo¸ama yapabil-
mek için bo¸amanın yeterli bir zaman süresi içinde, iyice dü¸ünelerek
yapılması ve cinsel duyguların da gerçekçi bir kontrolden geçirilmesi
lâzımdır. Bunun en dogru ¸ekli de bo¸amayı temizlik döneminde
yapmaktır.
¸imdi Kur’ânî olan bu dogru ¸ekli açıklayalım:
Kur’ân’a Göre Boama
Yüce Rabbimizin insanlara yönelik nihâi emirleri ve yasaklarını
ihtiva eden Kur’ân-ı Kerîm, insan ve toplum hayatını evlilik üzerine
oturtmu¸tur. Bu sebeple Kur’ân-ı Kerîm’de özel olarak evlilige degil
bo¸anmaya vurgu yapılmı¸tır.
Rabbimiz bo¸anmaya izin vermi¸, öneminden ötürü bo¸amayla
ilgili kuralları sevgili peygamberimize bırakmadan bizzat açıklamı¸-
tır.
Konuya ayrılan Talâk sûresinin ilk iki âyeti ile
7
Bakara sûresinin
alakalı be¸ âyetinde (228-232) erkek tarafından bo¸ama ve kadın

7
“Ey peygamber! Kadınları boayacaınız zaman onlar için belirlenmi (üç temizlik veya
üç âdet dönemini içeren) iddeti gözetecek ekilde boayın. Bu boama iddetini iyice
sayın. Rabbiniz olan Allah’a karı kulluk bilincinde olun. (Zinâ ve hırsızlık gibi) ahlâk
dıı davranılarda bulunmadıkça (iddetleri içinde iken) onları evlerinden çıkarmayın.
Onlar da çıkmasınlar. Bunlar Allah’ın koyduu sınırlardır. Kim Allah tarafından
konulan sınırları aarsa aslında kendisine yazık etmi olur. (Bo¸ayan ve bo¸anan ki¸i
358 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

tarafından bo¸anmanın nasıl yapılacagı bildirilmi¸tir. Bu bildirimde
diger hiçbir mevzuda yapılmadıgı ¸ekilde agır, etkili ve sarsıcı bir dil
kullanılmı¸tır.
Deginilen yedi âyette konu, üç defa Allah’a ve ahiret gününe
îman ile irtibatlandırılmı¸tır. Bo¸ama-bo¸anma ile ilgili kuralların
Allah’ın sınırları (hudûdullah) olduguna sekiz defa açıklık getiril-
mi¸tir. Bu sınırların a¸ılmaması ¸eklindeki ilâhi emir peki¸tirilmi¸tir.
Allah’ın bu sınırlarının hafife alınmaması ve onları çigneyenlerin
nefislerine zulm etmi¸ olacagı ve zalimleri olu¸turacakları beyan edil-
mi¸tir. Bilgili fertlerden olu¸an topluma yapıldıgı ve ancak onlar tara-
fından degerinin bilinebilecegine i¸aretle bo¸ama-bo¸anma ile ilgili
kuralların Rabbimizin indirdigi nimet olarak algılanması emredil-
mi¸tir.
lgili âyetlerin açıklanması
Talâk sûresinin ilk iki âyetine göre bo¸amaya karar vermi¸ ki¸i
karısını âdeti sonrasındaki temizlik döneminde ili¸kiye girmeden ‘ben
seni bo¸adım’ diyerek bo¸ar. Bo¸anan kadın Bakara sûresinin ikiyüz
yirmi sekizinci âyetine göre yakla¸ık üç ay sürecek üç temizlik veya
üç âdet döneminden olu¸an iddetini beklemeye ba¸lar. Bo¸anan kadın
zinâ ve hırsızlık gibi apaçık bir günah-suç i¸lemedike koca tarafından
evinden çıkarılmaz, kendisi de çıkmaz. Iddet döneminde nafaka ile
koca yükümlüdür.
Kadının üç temizlik veya üç adet döneminden olu¸an iddeti biter-
ken koca bo¸ama kararını bir daha gözden geçirir. Kararlı ise inancı,
ahlâkı ve hafızasına güvenilir iki ¸ahitin önünde erdemli tavırlar

olarak) sen bilemezsin, boama giriiminden sonra Allah yeni bir durum ortaya
koyabilir.
Böylece iddetlerinin sonuna yaklamak üzere olduklarında ya onları eleriniz olarak
tutun yahut ortak aklın kabul edebilecei ölçüler içinde onlardan ayrılın. Çevrenizden
iki saygın kiiyi de boama ileminize ahit tutun. (¸ahitler olarak da) sizler ahitlii
Allah için yapın. te böylece sizlere yüklenen bu görevler Allah’a ve Âhiret Günü’ne
inananlara verilen öütlerdir. Allah, kendisine karı kulluk bilincinde olan bilinçli
kiiye bir çıkı yolu hazırlar.” (Talâk 1-2)
EVLLKTE, BOANMADA VE DDETTE CNSELLK MOTFLER 359

sergileyerek karısını bo¸adıgını açıklar. Böylece bo¸ama gerçekle¸mi¸
olur. Bo¸anan kadın yeni bir nikâh akdi ile kendisini bo¸ayan kocası
ile ikinci defa evlenebilecegi gibi bir ba¸ka ki¸i ile de evlenebilir.
Bakara sûresinin ikiyüz yirmi sekizinci âyetine göre bo¸anan
kadın, koca evinde üç temizlik veya üç âdet döneminden olu¸an
iddetini beklerken, koca iyi niyetli olmak ¸artıyla vaz geçtim diyerek
veya ili¸kiye girerek bo¸amadan vazgeçebilir.
8
Bo¸amadan vaz geçi-
lerek yapılan bu dönü¸ üç evlilik ve üç bo¸ama hakkından birini kul-
lanmak ve ikinci evliligi gerçekle¸tirmek anlamını ve hükmünü ta¸ı-
yorsa da mehirli veya mehirsiz yeni bir nikâh akdini gerektirmez.
Ki¸i açıklanan ¸ekilde e¸ini bo¸adıktan sonra bo¸adıgı kadınla,
kadının rızasıyla yeniden evlenebilir. Bu ikinci evlilik olur. Gerçek-
le¸tirilecek bu ikinci evlilikte de ki¸i karısını yukarıda açıklanan üç
âdet veya temizlik dönemini içeren tek me¸rû yolu izleyerek bo¸a-
yabilir. Bu ikinci bo¸ama ile Bakara sûresinin ikiyüz yirmi dokuzuncu
âyetinde açıklanan iki bo¸ama gerçekle¸mi¸ olur.
Iki defa evlenip bo¸anan e¸ler kar¸ılıklı rıza ile üçüncü defa da ev-
lenebilirler. Ancak bu üçüncü evlilik de bo¸ama ile sonuçlanırsa artık
bir daha evlenemezler.

8
“Boanmı kadınlar kendi kendilerine üç temizlik/üç âdet dönemi beklesinler. Eer
onlar Allah’a ve ahiret gününe inanıyorlarsa (bu dönemlerinde) Allah’ın rahimlerinde
yarattıklarını söylemeyerek gizlemeleri doru deildir. Bu bekleme süresi içinde
kocaları barımak isterlerse, onları eleri olarak geri almaya hakları vardır. Hiç üp
hesiz adalet ölçülerine göre kadınların kocaları üzerindeki hakları, kocalarının onlar
üzerindeki hakları gibidir. Ancak erkekler (bo¸ama konusunda) öncelik sahibidirler.
Hiç üphesiz Allah karı konulamaz güç sahibidir, kararları yerli yerinde olandır.”
(Bakara 228)
Bu âyette (Bakara 228) geçen “Ehakku” kelimesine, ismi tefdil kalıbında olmakla birlikte
min’le, izâfet’le veya elif-lam’lı olarak kullanılmadıgı için ism-i tafdil anlamı verilemez.
Verilemeyecegini âyetin anlamı da dogrulamaktadır: Çünkü “Üç kuru” olan; üç âdet veya
temizlik dönemi olarak yakla¸ık üç ay süren iddet döneminde kadına yalnızca onu
bo¸ayan kocası dönebilir. Bir diger anlatımla iddeti içindeki kadın, henüz bo¸anmı¸
olmadıgı için bir ba¸ka erkekle evlenemez, dolayısıyla ona evlilik teklifi de yapılamaz. Bu
sebeple bo¸ayan kocalar, iddetleri içindeki kadınlarına dönmeye diger erkeklerden daha
çok degil, tek hak sahipleridir,
360 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Kur’ân ve Sünnet’in zahirine ve rûhûna uygun olan bo¸ama
budur. Aksi görü¸ler ve uygulamalar Allah’ın sınırlarını (hudûdul-
lah) çignemektir. Böylece Kur’ân-ı Kerîm’in Bakara sûresi’nin ikiyüz
yirmi sekizinci âyetine göre bo¸anan kadının beklemesi gereken üç
âdet veya temizlik dönemi iddet de beklenilmi¸ olur.
Bo¸anan bu e¸ler Kur’ân hükmü olarak artık isteler de bir daha
evlenemezler:
“Koca (üçüncü defa evlendigi) eini boarsa, boadıı kadın ba
ka bir erkekle evlenmedikçe artık onunla karı koca olamaz. Ama
kadının sonraki ei onu boarsa, Allah’ın koyduu evlilik hukûku
nu koruyabileceklerine inanmaları artıyla yeniden evlenebilirler.
Bunun için de günahkâr olmazlar. Bunlar, anlama ve kavrama
yeteneine sahip olanlara Allah’ın açıkladıı sınırlardır.”
(Bakara 230)

Üç defa evlenip bo¸anan e¸lerin evlenebilmeleri için ilâhî kaderin
onlara yardımcı olmasından ba¸ka helâl bir yol yoktur.
¸öyle ki: kadın bir ba¸ka erkekle evlenir de, evlendigi kocası ölür
veya onu bo¸arsa, o zaman evlenebilirler. Ancak kadının misâli-
mizdeki ilk kocası ile evlenebilmesi için ikinci koca ile yaptıgı evlili-
gin anla¸malı olmaması ve cinsî münâsebeti içermesi lâzımdır. Ana
konumuz olan cinsellik yönünden önemli olan i¸te bu cinsel ili¸kidir.
Bunu da Hulle bölümünde açıklayacagız.
Kadının Boanma Hakkı
Evlenirken kadına ön tazminat niteliginde mehir verecegi, bo¸a-
mada örfe göre bir miktar ödeme yapacagı, kadının ve olacak çocuk-
ların nafakasını da üstlenecegi için bo¸ama hakkı öncelikle erkege
verilmi¸tir. Ancak kadın aldıgı mehri veya daha azını ya da fazlasını
iade etmesi ko¸uluyla hakim kararıyla bo¸anabilir. Bu hak Kur’ân’da
Bakara sûresinin 229. âyetinde ¸öylece açıklanmı¸tır:
EVLLKTE, BOANMADA VE DDETTE CNSELLK MOTFLER 361

“Boama iki defadır. Bundan sonra kadınlar ya iyilikle tutulur
ya da güzellikle bırakılır. Elerin Allah’ın koyduu evlilik sözle
mesinin gerei olan sınırları koruyamama endiesi dıında, kadın
lara (mehir olarak) verdiiniz mallardan herhangi bir eyi geri alma
nız size helâl deildir.
(Yöneticiler, Yargıçlar/Veliler olarak sizler de e¸lerin) Allah’ın
koyduu evlilik akdînin gerekleri olan sınırları koruyamamaların
dan endie ederseniz kadının boanması için bir bedel vermesinde
her ikisine de bir günah yoktur. te Allah’ın koyduu sınır bun
lardır. Bunları amayın. Allah’ın koyduu sınırları aanlar, ite on
lar zalimlerdir.”
Evlilik ve Boamanın Üçle Sınırlandırılması Kadın Cinselliini
Korumak çindir
Burada bir husûsa daha açıklık getirmekte fayda vardır.
Islâm Dîni’nde evlenme ve bo¸ama-bo¸anmanın üçle sınırlandırıl-
ması, kadınların, cinsellikleri ba¸ta olmak üzere magdûr edileme-
meleri içindir. Yoksa kadın yıllarca sürüncemede bırakılabilirdi. Nite-
kim bırakılmı¸dır ve de bırakılmaktadır.
A¸agıda sunacagımız tarihî olay, bu gerçege ı¸ık tutmaktadır.
Câhiliyet döneminde ve Islâm Dîni’nin teblig edildigi ilk yıllarda
bo¸amaya sınır yoktu. Ki¸i karısını bo¸ar, kadın iddetini dolduracagı
zaman ise dönü¸ yapardı ve bu durum kadın aleyhine böylece devam
edip giderdi.
Kur’ân bilginleri bo¸amayı sınırlandıran Kıyamet’e kadar geçerli
ilâhî hükmün
(Bakara 230)
¸u olay üzerine indigini naklederler.
Allah’ın Resûlü’nün döneminde mü’minlerden biri karısına öyle der:
- Seni kendime ne tam karı edineceim, ne de bir bakasına karı olacak
ekilde bırakacaım.
362 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Karısı da sorar:
- Peki bu nasıl olacak?
- Seni boayacaım. ddetin biterken sana dönü yapacaım. Sonra yine
boayıp dönü yapacaım ve böyle devam edip gidecek.
Kocasından bu cevabı alan kadın, Allah’ın Resûlü’ne gelip sızlanır.
te bu olay, Talâkı (bo¸amayı) sınırlandıran Bakara Sûresi’nin hükmü
genel olan ikiyüz yirmi dokuzuncu âyetinin indiriliine özel sebeb olur..
9

Burada ¸u gerçegi açıklamayı da gerekli görüyoruz:
Kadının magdûr edilmemesi için, bo¸anmaların Allah’ın, Talâk
Sûresi’nin ikinci âyetindeki emrî geregince mutlaka ¸âhitler huzûrun-
da yapılması ve yasal olarak tescil edilmesi gerekir. Çünkü bo¸ama-
nın iki adil ¸ahidin yanında yapılması Kur’ân’ın farz nitelikli buyru-
gudur.
Boanmanın Cinsellikle rtibatlı Malî Sonuçları
Yukarıda bo¸anmanın haram ve helâl ¸ekillerini açıklayarak, bo-
¸amadaki cinsel fonksiyonları dile getirmeye çalı¸tık. Fakat bu açık-
lama, bo¸amanın ¸ekli ile ilgiliydi. Bir de bo¸ama ile ortaya çıkan bir
durum vardır ki, o da mâlîdir. Ancak bu mâlî durum da cinsellikle
alâkalıdır.
Islâm Aile Hukûku’na göre kadın kocasından cinselligini sunup,
helâl kılma kar¸ılıgında bir mehir alır.
Anla¸maya göre mehir pe¸in olarak alınabildigi gibi, kocanın
zimmetinde borç olarak da bırakılabilir.
Mehrin nikâh akdi sırasında ortaya konulmamı¸ veya belirlenme-
mi¸ olması onu dü¸ürmez. Kadının benzerlerine verilen hak, onun
için kazanılmı¸ hak olur.

9
Beyhakî’den Kurtûbî Bakara 229, ¸evkânî Bakara 229. Az farklı bir rivâyet için bak. Tirmizî
Talâk 16
EVLLKTE, BOANMADA VE DDETTE CNSELLK MOTFLER 363

Kadının mehri, nikâh akdi sırasında belirlenmi¸ olabilecegi gibi,
olmayabilir de. Bir diger durum da kadının cinsel münâsebette bulu-
nulmadan veya bulunulduktan sonra bo¸anılmı¸ olabilecegidir.
Bo¸anmı¸ kadının durumu, kocasıyla arasındaki mehir ve cinsel
ili¸ki durumuna göre dört ayrı ¸ekil gösterir ki, her bir ¸eklin özelligi
vardır.
a) Kadın, mehri belirlenmeksizin evlenir de kendisiyle cinsî münâsebette
bulunulmadan boanırsa, koca maddî durumuna göre ona müt’a (bir miktar
para-mal) verir. Vermek vâcibdir.
10
Yani verilmemesi halinde kadın, koca
aleyhinde dâva açabilir.
b) Kadın, mehri belirlenerek evlenir, fakat kendisiyle cinsî münâsebette
bulunulmadan boanırsa mehrinin yarısını alır. Bu Kur’ânî hüküm öylece
açıklanır:
“likiye girmeden önce, ama mehrini kararlatırdıktan sonra
onları boarsanız, o zaman kararlatırdıınız mehrin yarısını ve
rin..”

11

c) Kadın mehri belirlenerek evlenir ve kendisiyle cinsî münâsebette bu
lunduktan sonra boanırsa, mehrini alır. sterse bu evlilik bir gün sürmü
olsun.
12

d) Kadın mehri belirlenmeksizin evlenir ve cinsel ilikiden sonra boa
nırsa, mehr-i misil alır.
Ilk iki ¸ekil bo¸amadan sonra kadının iddet beklemesi gerekmez.


10
Bakara 236.
11
Bakara 237
12
Bakara 229


ddet


Bo¸anmanın ortaya çıkaracagı hukûki sonuçlardan biri de
iddet’tir.
Iddet, kocası ölen veya kocasından bo¸anan kadının evlenebil-
mesi için beklemesi gereken süredir.
Iddet’ten ana maksad, ölen veya bo¸ayan kocadan kadının çocuk
ta¸ıyıp ta¸ımadıgının bilinmesidir. Bir de bo¸amanın iyice dü¸ünüle-
rek ¸uurla yapılmı¸ olmasını saglamaktır. Iddetin belirli ve asgarî za-
man kesitleri içine alınmasının sebebi ise, cinsellik dahil, kadının
magduriyetine engel olmaktır.
Süre bakımından farklılıklar arzeden iddeti Kur’ân âyetleri ı¸ıgın-
da ¸öylece özetleyebiliriz:
a) Kocası ölen kadının iddeti Kur’ân hükmü olarak dört ay on
gündür:
“Sizden ölenlerin geride bıraktıkları kadınlar, dört ay on gün
beklemekle yükümlüdürler. Bu süreyi bitirdiklerinde “kendileri
hakkında alacakları merû kararlar ve yapacakları ilerde size
günah nitelikli bir sorumluluk yoktur. Allah yapmakta oldukları
nızı bilir.”
1

b) Âdet gören ve kendisiyle cinsî münâsebette bulunulmu¸ olan
bo¸anmı¸ kadının iddeti yakla¸ık üç ay sürecek üç ay hali veya üç
temizlik dönemidir.
2


1
Bakara 234.
2
Bakara 228.
EVLLKTE, BOANMADA VE DDETTE CNSELLK MOTFLER 365

c) Âdet görmeyen veya âdetten kesilmi¸ bulunan kadının iddeti
üç aydır.
3

d) Hâmile kadının bo¸anma iddeti dogumunu yapıncaya kadar
geçecek süredir. Bu bir gün olabilecegi gibi, dokuz ay da olabilir.
4

e) Erkegin iddeti ise dördüncü e¸inin iddeti kadardır. Bo¸anan
dördüncü e¸in iddeti dolmadan, erkek be¸inci bir e¸ alamaz.
f) Kendisiyle cinsî münâsebette bulunulmamı¸ olan kadının ise
iddeti yoktur. Bu gerçek Kur’ân’da ¸öylece açıklanır:
“Ey Îman Edenler! Mümin kadınlarla evlenme sözlemesi yapar
fakat onları ilikiye girmeden boarsanız, iddet hesabı yaparak on
ları bekletme hakkınız yoktur. O halde onların ihtiyaçlarını karı
layın ve onlardan güzel bir ekilde ayrılın.”
5

ddetin Cinsel Özellikleri
Ana konumuz olan cinsellik bakımından iddetin özelliklerini ¸öy-
lece özetleyebiliriz.
aa- Kocası ölen kadın, dört ay on gün olan iddeti süresi içinde
erkeklerin dikkatlerini çekecek ¸ekilde süslü elbiseler giyemez, takı-
larını takınamaz, ho¸ kokular sürünemez ve makyaj yapamaz. Ama
siyah matem elbiseleri giymesi de gerekmez. Bu nevi yas elbiseleri
giymesi yabancı din ve ideoloji mensublarına haram türden benzeme
olacagından, bilakis kaçınılması gerekir.
6


3
Talâk 4.
4
Talâk 4.
5
Ahzab 49.
6
Kurtubî Bakara 234 (3/179)
366 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

bb- Yapacagı evlilik cinsel ili¸ki içersin veya içermesin, kadın
iddet süresi içinde evlenemez. Daha da önemlisi iddetini doldurma-
dan kadına açıktan evlenme teklifi yapılamaz.
7

Iddet süresi içinde kıyılacak nikâh fâsittir; feshedilmesi gerekir.
Nikâh akdi yapılmı¸ ve cinsî münâsebette bulunulmu¸ olsa da, bu
evlilik feshedilir. Erkekle kadın ayrılır. Kadın iddetini doldurur. Iddet
bittikten sonra isterlerse evlenirler.
Iddet içinde evlenip de nikâhları mahkemece feshedilen e¸lerin
ebediyen evlenemeyecekleri görü¸ünü ileri süren Islâm bilginleri var-
sa da, yaygın olup Kur’ân ve Sünnet’in rûhuna uygun olan görü¸,
evlenebilecekleridir.
Ilâhî emri çigneyerek iddet bitmeden evlenip ili¸kiye giren çiftler,
nesebi karı¸tırmaya sebebiyet verebilecek bir günah i¸ledikleri için,
istigfar etmeleri gerekir. Islâm bilginleri arasında görü¸ farklılıkları
varsa da, erkege ta’zîr cezası verilebilir. Çünkü nikâh akdînin ve cin-
sel ili¸kinin aktif unsuru odur.
cc- Bo¸anan kadın iddetini, nafakasını alarak kocasının evinde
bekler. Yukarıda açıklandıgı üzere kadın iddetinin dolmasını bekler-
ken koca istedigi zaman karısına dönebilir. Bu sebeble kocasının dö-
nü¸ yapacagı ümidini ta¸ıyan kadın kocası için süslenebilir.
Kadının iddetini takib, birinci derecede kocanın görevidir. Çünkü
kadının iddetle emrolunması, kocanın nesebini korumak içindir.
Yüce Allah, kadının iddet içindeyken koca evinden çıkarılmama-
sını emir buyurmu¸tur. Buna zarûret de vardır. Çünkü kadının hâ-
mile olup olmadıgı kesinlik kazanmadan evinden çıkarılması, onu bir
ba¸kası ile cinsel ili¸kiye yöneltebilir.
Bu ili¸ki geçersiz nikâh yoluyla da olsa, zinâ yoluyla da olsa nese-
bi karı¸tırır. Bunun için iddetini kocanın evinde ve onun gözetiminde

7
Bakara 235.
EVLLKTE, BOANMADA VE DDETTE CNSELLK MOTFLER 367

beklemesi lâzımdır. Ancak koca evinde iddet beklerken kadın zinâ
eder veya zinâ yapmaya kalkarsa, koca evinden çıkarılabilir. Ne var
ki kadının iddetini beklerken, koca evinde yaptıgı veya çıkarıldıktan
sonra yapabilecegi zinâ veya geçersiz nikâhla yapacagı cinsel ili¸ki ile
nesebi karı¸tırma tehlikesi olacagından, evlilik akdinde oldugu gibi
bo¸amanın da ¸ahitler huzûrunda yapılması gerekir.
Fuhu¸ yapmaları halinde koca evinden çıkarılmalarına ruhsat
verdigi içindir ki Yüce Allah dogacak sakıncaları gidermek için
bo¸amaların ¸âhitler huzûrunda yapılmasını ¸öylece emir buyur-
mu¸tur:
Talâk Sûresi Âyet 4:
“.. (Bo¸amada) içinizden adâlet sâhibi iki kiiyi de âhit yapın.
(Ey ¸âhitler! Siz de) ahitlii Allah için edâ edin..”



Hulle


Cinsel unsurların bo¸amadaki fonksiyonlarını ana hatlarıyla da
olsa tam olarak açıklayabilmek için “hulle”nin incelenmesi gerekir.
Kaldı ki Islâmî kültürden yoksun mü’minlerin îmanlarını zedeleyebi-
lecek ¸ekilde insanlarımıza sunuldugu için hulle üzerinde özellikle de
durulması lâzımdır.
Hulle Nedir?
Hulle, kocasından üçüncü defa boanmı olan kadının, boayan kocası ile
yeniden evlenebilmesi için, kendisini boaması artıyla ikinci bir ahısla
süreli bir ekilde evlenmesi veya evlendirilmesidir.
Yukarıda açıkladıgımız üzere karısını üçüncü evlilikten sonra
üçüncü defa bo¸ayan erkek artık onunla evlenemez. Evlenebilmesi
için, kadının iddetini bekledikten sonra cinsî münâsebeti de ihtiva
eden yeni ve süresiz bir evlilik yapması lâzımdır. Ayrıca bu ikinci
kocasından bo¸anmı¸ olup iddetini doldurması veya bu ikinci
kocanın ölümü ile dul kalıp iddetini bitirmi¸ olması gerekir.
Bu gereklilik Kur’ân-ı Kerîm’in Bakara Sûresi’nin iki yüz otuzun-
cu âyetinde ¸öylece açıklanmaktadır:
“Koca (üçüncü defa evlendigi) eini boarsa, boadıı kadın ba
ka bir erkekle evlenmedikçe artık onunla karı koca olamaz. Ama
kadının sonraki ei onu boarsa, Allah’ın koyduu evlilik hukû
kunu koruyabileceklerine inanmaları artıyla yeniden evlenebi
lirler. Bunun için de günahkâr olmazlar. Bunlar, anlama ve kavrama
yeteneine sahip olanlara Allah’ın açıkladıı sınırlardır.”
EVLLKTE, BOANMADA VE DDETTE CNSELLK MOTFLER 369

Burada ana konumuz olan cinsellik açısından önemli olan husûs,
yapılacak bu evliligin muvakkat (süreli) degil, süresiz olmasıdır. Ay-
rıca da mutlaka cinsel ili¸kiyi içermesidir.
a- Evliligin süreli degil de süresiz bir evlilik olması ¸artı, ilâhî ka-
derin yardımcı olmaması halinde üç defa bo¸anan kadının artık bir
daha alınamayacagı gerçegini belirlemek içindir. Kaderin yardımcı ol-
masını dilemek de, bir insanın ölümünü veya bir ailenin bozulmasını
temenni etmek olacagından haramdır.
b- Yapılacak evliligin cinsel ili¸kiyi içermesi ¸artı da, hiç ¸üphesiz
karısını üç defa bo¸ayan erkegin onurunu kırmak içindir.
Allah’ın Resûlü’nün sünneti, cinsî münâsebetin ¸art oldugunu
¸öylece açıklamaktadır.
Hz. Âi¸e (r. anha) anlatıyor.
Allah’ın Resûlü’ne (sav) soruldu:
Adamın biri karısını bo¸adı. Karısı da bir ba¸kası ile evlendi. An-
cak bu ikinci koca cinsî münâsebette bulunmaksızın zifafa girdigi bu
kadını bo¸adı. ¸imdi bu kadın (bo¸andıgı) ilk kocası ile evlenebilir
mi?
Allah’ın Resûlü (sav) ¸u cevabı verdi:
kinci koca kadının balcaızından, kadın da bu ikinci kocanın balcaı
zından tatmadıkça (aralarında cinsî münâsebet olmadıkça) bu kadın ilk
kocası ile evlenemez.
1

Cinsel ili¸kiyi ihtiva eden evliligin ¸art kılınması, erkeklerin ge-
reksiz olarak kadınlarını bo¸amalarını engellemek içindir.
Bozulmamı¸ erkek fıtratı, karısının nikâh yoluyla da olsa bir ba¸-
ka erkegin haremi/e¸i olmasına yürekten onay vermez. Gerçi Islâm,
cinsel kıskançlıgın böylesini yasaklamı¸tır. Ancak bu durum, yaratılı¸
düzenine pek agır geleceginden, insan üzerinde etkilidir.

1
Müsned, 6/42.
370 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Yaradan Allah yarattıını bilmez mi? Elbette bilir.
Ikinci bir evlilik engelini tabîi dogrultuda a¸mak elbette ki, pek
ender olarak vücuda gelebilecek bir durumdur. Çünkü yapılacak sü-
resiz evliligin kocanın ölümüyle veya bo¸amasıyla sonuçlanması ge-
rekir ki, kadın iddetten sonra bo¸andıgı ilk kocası ile evlenebilsin. I¸te
bu durum, inancı ve ahlâkı zayıf olan e¸leri anla¸malı evlilik olan
hulleye yöneltmektedir.
Anlamalı Hulle
Hullenin yukarıda yapılan tarifi çizgisinde konuya tam bir açıklık
getirebilmek için, ilk kocaya dönü¸ün helâl olan ¸eklini özetleyerek
bir daha açıklamakta yarar görüyoruz.
Kocasından üçüncü defa bo¸anan kadın, iddetini bekledikten son-
ra tabîi ve süresiz bir evlilik yapar ve bu ikinci kocasının ölümüyle
veya bu ikinci kocasından bo¸anmak yoluyla dul kalırsa, iddetini dol-
durduktan sonra ilk kocası ile evlenebilir. Ba¸ka türlü evlenemez.
Açıkça anla¸ılacagı üzere bu ¸ekil, ilk kocaya dönü¸e yol verici
degildir. Çünkü ki¸i ölmeyebilir veya karısını bo¸amayabilir.
Anlamalı Hulle Haramdır
Anla¸malı hullenin iki ¸ekli olabilir.
a- Kocasından üçüncü defa bo¸anan kadın iddetini beklemeksizin
bir ki¸i ile anla¸arak süreli bir nikâh yapar. Zifafa girmeksizin bir süre
beraber kalır ve anla¸ma geregince bo¸anır. Iddet beklemeksizin ilk
kocası ile evlenir.
Bu tür anla¸malı hulle, Allah katında haramdır. Hukûken geçer-
sizdir. Cezayı da gerektiricidir. Bu gibi anla¸malı hulle yoluyla kadın
ilk kocasına helâl olmaz.
b- Üçüncü defa bo¸anan kadın, ilk önce iddetini bekler. Sonra bir
ki¸i ile belirli bir süre için anla¸arak evlenir. Ancak bu anla¸mayı dı¸a
EVLLKTE, BOANMADA VE DDETTE CNSELLK MOTFLER 371

kar¸ı açıga vurmaz. Zifafa girdikten sonra veya girmeden önce anla¸-
ma geregi bo¸anır. Bo¸anmadan ötürü iddetini bekler. Daha sonra
gider, ilk kocası ile evlenir.
Anla¸malı hullenin bu ¸ekli de haramdır. Ancak azınlıkta kalan
bazı müctehidler, zâhirî ¸artları tamam oldugu için, bu ¸ekli haram-
lılıkla vasıflamakla birlikte, hukûken geçerli saymaktadırlar. Dolayı-
sıyla bu yolla ilk kocaya dönü¸ü de onaylamaktadırlar.
Belirtildigi üzere anla¸malı hulle, her iki ¸ekliyle haramdır ve
Allah’ın lâ’netini çeken bir i¸lemdir. Çünkü Allah’ın Resûlü hulle ya-
panı da yaptıranı da lâ’netlemi¸tir.
Allah Hulleciye lânet etsin
Ukbetü Ibnü Âmir rivâyet ediyor:
`= _ · , _ · , ·, |· | · _· - · .`« |· ¸ , ·|· , ,·`¸ , -| v| ,· | .=· ,, : · ¬` « |· ,`· . ¸
- | ¸ · ¬` « |· =· · ¬` « |· ¸ ¸ `- | ¸
Allah’ın Resûlü sahâbîlere ¸öyle buyurdu:
- Size emanet alınan koç nedir bildireyim mi?
- Bildiriniz Yâ Resûlallah!
- O, boandıı ilk kocası ile evlenebilmesi için kadını boamak üzere
nikâh eden kiidir.
Allah bu kiiye de, kendisi için hulle ilemi yapılan kiiye de la’net
etsin.
2

Böylece hulle bahsini de bitirirken, Allah’ın Resûlü’nün la’neti-
nin, la’netledigi anla¸malı hulleyi Islâm Dîni’ne yamamaya çalı¸mı¸
ölüleri de, maletmeye çalı¸an dirileri de ku¸atacagını açıklamayı vazi-
fe biliyoruz.

2
I. Mâce Nikâh 33 (Hn. 1936)
372 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

OKUYUCU NOTLARI






Onbirinci Bölüm
CNSEL KISKANÇLIK



Cinsel Kıskançlık
“..slâm’ın/ortak aklın çirkin bulduklarının
gizlisine de açıına da yaklamayın..”
(En’âm 151)



Bu bölümde Islâm’ın cinsellige ili¸kin kuralları arasında önemli
bir yeri bulunan cinsel kıskançlık konusunu incelemeye çalı¸acagız.
Cinsel Kıskançlık Nedir?
Mevzûumuzla ilgili hadîslerden yararlanarak, cinsel kıskançlıgı
¸öylece tarif edebiliriz:
“Cinsel kıskançlık; Allah’ın ve Peygamberinin tanıdıı cinsel hakları
çinemeksizin ve delilsiz olarak cinsel üpheye ve saygısızlıa dümeksizin,
Allah’ın ve Peygamberi’nin cinsellikle ilgili emirlerini ve yasaklarını uygula
mak ve uygulatmakta hassâsiyet ve gerekirse iddet göstermektir.”
Yaptıgımız tarife göre cinsel kıskançlıgı iki ana ba¸lık altında in-
celemeye ba¸lamadan önce, cinsel kıskançlıgın yaratılı¸tan oldugunu
ve dînin geregi bulundugunu özet olarak açıklamakta yarar görüyo-
ruz.
Cinsel Kıskançlık Yaratılıtandır
Cinsel kıskançlık duygusu canlılarda yaratılı¸tandır. Sun’î/yapay
olarak kıskançlık aleyhine geli¸tirilmemi¸ kültür ortamlarında ya¸a-
yan toplum fertlerinde kıskançlık duygusunu izleyebilmemiz, bunun
delili oldugu gibi, aynı kültür ortamında ya¸ayan insanların farklı kıs-
kançlık tezâhürleri de delilidir.
376 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Kıskançlıgın özünün fıtratımızda/yaratılı¸ımızda mevcut oldugu-
nun bir büyük delili de Islâm Dîni’nde kıskançlıkla ilgili ölçülere yer
verilmi¸ olmasıdır.
Islâm’ın yasalarını koyan Allah oldugu için, Islâm’la insan ara-
sında tam bir uyum vardır. Bu sebeble, Islâm’da insanla çatı¸acak
veya insanda olmayanı, olamayacak olanı ondan isteyecek buyruklar
dizisinin yer alması mümkün degildir.
Insanlara cinsel duyguların fıtrîligini gösteren önemli bir delil de,
insanlık tarihinde ve de Hz. Âdem’in ogulları arasında i¸lenen ilk ci-
nâyetin cinsel kıskançlıga dayanmı¸ olmasıdır.
1

Cinsel Kıskançlık Dînin de Gereidir
Utanma nasıl insanın yaratılı¸ında mevcut olup, Islâm Dîni’nin
yönlendirip geli¸tirmeyi amaçladıgı bir duygu ise, cinsel kıskançlık
da böyledir.
Yaratılı¸ımızdaki bu cevheri i¸leyen, olması gereken ¸eklini be-
lirleyen Islâm Dîni’dir.
Allah’ın Resûlü’nün ¸u hadîsi, bu gerçegi dile getirmektedir:
¸ , -|· ·· = , |· ¸ . .· ¸ v· ¸ - · 3· « ·|· ¸ -
“Cinsel kıskançlık îmandandır. (.. E¸i, anayı, kızları ve kız karde¸-
leri..) kıskanmamak da münafıklıktan; kalbî inançsızlıktandır.”
2

Burada ¸u gerçegi dile getirmekte fayda vardır:
Allah’ın Resûlü’nün Sünneti’nde cinsel kıskançlık özel olarak
Müslümanın gündemine getirilmeseydi bile, Islâm Dîni’nde cinsel
kıskançlıgın tabîi, gerekli ve güzel bulunması kaçınılmaz olurdu. Zira
fıtrî olan ve dînin geregi bulunan cinsel kıskançlık olmadan çıplaklık,
deyyûsluk, zinâ, e¸cinsellik ve sevicilik gibi dînî haramlardan sürekli
olarak kaçındırmak mümkün olmazdı.

1
Bak. I. Kesir Mâide 27
2
el-Camiüs-Sagir el-Gayretü (2/73)
CNSEL KISKANÇLIK 377

slâm Dîni’nin emir buyurduu kıskançlık sınırlıdır
Islâm Dîni, insanın yaratılı¸ında bulunmayan duygu ve egilimlere
yer vermez. Insanın fıtratında bulunan duygu ve egilimlerle çatı¸an
arzuları ve uygulamaları da benimsemez. Meselâ onun e¸cinselligi ve
cinsel hayattan çekilmeyi reddetmesi bu sebepledir. Çünkü yozla¸-
tırılmamı¸ insanın duygu ve egilimleri, homoseksüelligi kabul ede-
meyecegi gibi, cinsel hayattan çekilmeyi de kabul etmez.
Islâm, ancak insanın fıtratında varolanı kabul eder. Ne var ki, bu
kabul de mutlak degildir. Insan kulluk denemesine tâbi tutuldugu
için Islâm, insanın fıtratında bulunanın ancak onun yararına ve kullu-
guna uygun dü¸ecek ¸ekilde kullanılmasını müsâade veya emreder.
A¸agıda sunacagımız hadîs, cinsel kıskançlıgı helâl ve haram kıs-
kançlık ¸eklinde ayırmaktadır:
Allah’ın Resûlü ¸öyle buyurur:
=· . ¬` , · - · ¸ , - |· ¸ - =· . ¬` , · - · -· · .=· `· ¸ ´ , · - · , · - ¸ ` ¸|· _ · · ¸ , - |· · . - ,,
- ,, _ ¸ , - _ · `· ¸ , - |· · `· ¸ ´ , · - · -| ¸
“Allah’ın sevdii kıskançlık vardır, sevmedii kıskançlık da vardır.
Allah’ın sevdii kıskançlık, (cinsellikle ilgili husûslarda ilâhî ölçü-
lerin çignendigi) üphesi doduunda gösterilen kıskançlıktır. Allah’ın sev
medii kıskançlık ise, üphe edilemeyecek durumlarda gösterilen kıskanç
lıktır.”
3

Allah’ın sevdii kıskançlık merûdur
Mü’minin emrolundugu cinsel kıskançlık, ¸üphesiz Allah’ın sev-
digi kıskançlıktır. Yani tarifimizde yer alan özellikleri içeren kıskanç-
lıktır.

3
Müsned 5/448, I. Mâce Hn. 1996, Darimî Hn. 2232
378 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Tarifimizi iki ana kısımda inceleyip, misallendirebiliriz. Cinsel
kıskançlık:
a- Allah’ın ve Peygamberi’nin cinsel nitelikli emirleri ve yasaklarını uy
gulama ve uygulatmada olmalıdır.
b- Uygulama ve uygulatmada Allah’ın ve Peygamberi’nin tanıdıı hak
lar çinenmemeli, delilsiz üpheye ve saygısızlıa düülmemelidir.
Cinsel Kıskançlık, lâhî Yasaları Uygulama ve Uygulatmada
Olmalıdır
a- Allah’ın ve Peygamberi’nin yasakladıgı; çıplaklık, ¸ehvetle ba-
kı¸mak ve kadın-erkek beraberligi gibi ilâhî yasakların çignendigi
veya çignenmesi ihtimalinin agırlık kazandıgı durumlarda, uygula-
yıcı ve uygulatıcı cinsel kıskançlık helâl ve dînî ölçülere göre de za-
rûrî olan kıskançlıktır. Bu sebeble mü’min, kendi karısı, kızı ve kız-
karde¸inin ve de bir ba¸ka mü’minin aile fertlerinin böylesine cinsel
haramlara aracı veya muhâtab olmasını katiyetle tabîi göremez.
Bunun için de kendisi bu haramlara dü¸memelidir. Kendi aile
fertlerini ögreterek uyarmalıdır. Gerektiginde kısmen baskıcı önlem-
lere ba¸vurarak, terbiye etmelidir. Faydalı olacagı ümidini ta¸ıyorsa
mü’minin, çevresi üzerinde de uyarılarını sürdürmesi gereklidir.
Kâfirler ve münâfıklarla/içi kâfir dı¸ı müslümalarla iç içe ya¸a-
nılan bir toplumda, duyarlı müslümanların, her bir mü’min kadın
üzerinde cinsel kıskançlık duyması, Islâm’a ve ortak insanlık deger-
lerine çagrı vazifesi geregi hem hakkı, hem de vazifesidir.
b- Pek tabîidir ki, me¸rû cinsel kıskançlık, yukarıda örneklendir-
digimiz ikinci derecede cinsel haramların ihlalini veya çigneme atılı-
mını engellemeye münhasır/özgü degildir. Asıl kıskançlık, zinâ ve
e¸cinsellik gibi ba¸ cinsel haramlarda duyulması gereken kıskanç-
lıktır.
CNSEL KISKANÇLIK 379

Meselâ mü’min hiçbir ¸ekilde karısıyla zinâ yapılmasını tabîi
göremez. Islâm Toplumu’nda mü’min, e¸inin yaptıgı zinâyı dört ¸a-
hitle tesbit ettirip cezalandırılmasını saglamak veya bo¸amak ya da
e¸iyle yargı yoluyla Li’ân’a/lanetle¸meye giderek ayrılmak haklarına
sahiptir. Çe¸itli sebeplerle bu haklarını kullanamayacak ki¸i, e¸ine ya-
ralamayacak ¸ekilde, ¸iddet içeren geçici baskılar uygulayabilir veya
sabır gösterir. Ancak haram bir fiil olan zinâyı içine sindirip yürekten
kabullenemez.
Özellikle zinâ gibi haramlarda ileri derecede kıskançlık gös-
termek Allah’ın arzusudur. Zira eksikliklerden berî olan Yüce Allah,
en büyük kıskançlıgı kullarının zinâsında duyar.
Allah’ın Resûlü ¸öyle buyurur:
¸ = « ¬`- - -| · , - · ¸ · `· = , - ; ¸ , . · =· ¸ - ¸ , - · `= - · · - _ · ¸ , `- ·
· , - -· ¸ = « ¬`- ,`· , ´ , | ¸ :, · | ,`· ´ ¬ = | `, · - · · - .,` « · - · , | ·_ · ·
“Ey Muhammed Ümmeti! Erkek veya kadın kulunu zinâ yaparken gör
mekten ötürü Allah’ın duyduu kıskançlıı hiçbir insan duyamaz.
Ey Ümmet-i Muhammed! Eer (zinânın ugratacagı azab husûsun-
da) benim bildiimi siz bilseydiniz, pek az güler, çok çok alardınız.”
4

Allah kulları üzerinde kıskanç oldugu gibi O’nun Peygamberi de
kıskançtır.
Bu sebeble cinsel kıskançlık mü’minler için bir kutsal ni¸andır.
A¸agıda sunacagımız hadîs Allah’ın Resûlü’nün ve ilk müminle-
rin zinâ gibi cinsel haramlarda cinsel kıskançlıgı nasıl degerlendir-
diklerini göstermekedir:
“Sahâbîlerden Sa’d b. Ubâde (r.a) cinsel kıskançlıkla ilgili olarak
bir defasında ¸öyle dedi:

4
Buhârî Nikâh 107 (6/156).
380 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

- Bir adamı karımla cinsî münasebette yakalasaydım, karım olacak o
kadını, kılıcımım keskin tarafıyla kılıçtan geçirirdim.
Sa’d’ın cinsel kıskançlıkla ilgili bu sözleri üzerine Allah’ın Resûlü
¸öyle buyurdu:
- Siz yoksa Sa’d’ın kıskançlıını yadırgıyor musunuz?
5
üphesiz ben
Sa’d’dan daha kıskancım. Allah da benden kıskançtır. Zaten bunun için cin
sel suçların gizlisini de açıını da haram kıldı.
Hiçbir kii Allah’tan daha kıskanç deildir. Hiçbir kimse de kendisine
özür beyan edilmesini Allah’dan çok sevemez.
Tövbe ile kendisine özür beyan edilip af dilenmesini istedii içindir ki,
Peygamberi’ni Cennet’le müjdeleyici ve Cehennem’le uyarıcı/korkutucu ola
rak gönderdi.
Hiçbir ahıs da Allah’tan daha çok övülmeyi isteyemez. Bunun içindir
ki, “Cennet”i vadetti.”
6

Islâm Dîni’nde emrolunan cinsel kıskançlıgın, tarifimizin ilk kıs-
mında açıklandıgı üzere “Allah’ın ve Peygamberi’nin cinsel vasıflı
emirleri ve yasaklarını uygulama ve uygulatmada..” olması gerekti-
gini örneklendirerek açıklamaya çalı¸tık.
¸imdi de tarifimizin ikinci kısmını açıklayalım.
Cinsel Kıskançlık Hakları Çinetmemeli, Saygısızlıa Düürmemelidir
Cinsel kıskançlık, Allah’ın ve Peygamberinin verdigi hakları çig-
netmemelidir. En önemli tarafını te¸kil ettigi için cinsel kıskançlıgın
bu yönünü be¸ misalle örneklendirip, açıklamaya çalı¸acagız.

5
Allah’ın Resûlü’nün Sa’d’ın sözlerini onaylaması, uygulanmak istenen cezaya ve cezanın
dogrudan kocası tarafından uygulanabilecegine i¸aret buyurmak degil, kıskançlıgın bu
boyutlarda duyulmasının tabiî oldugunu açıklamak içindir. Zira dört ¸âhitle ispatlanan
zinânın Kur’ânî cezası bir topluluk önünde 100 sopa vurulmaktır. (Nûr 2)
6
Darimî Hn. 2233. Buhârî (Nikâh 107)’nin rivâyetinde hadîsin bir bölümü “.. karımla
yakaladıım adamı.. kılıçtan geçirirdim” ¸eklindedir.
CNSEL KISKANÇLIK 381

a- Yukarıda “Verdigi Mal Kar¸ılıgında Kadını Bo¸amak” ba¸lıgı
altında açıklandıgı üzere, kadın aldıgı mehri veya daha azını ya da
daha çogunu vermeyi kabullenerek, kocasından kendisini bo¸amasını
isteyebilir.
Eger kadın sevemedigini, sevemeyecegini beyan ederek ısrarla
böylesi bir talepte bulunursa, sevilmemeye tahammül edemeyerek
cinsel kıskançlıkla bu taleb geri çevrilmemelidir. Zira ısrarla istenecek
bo¸anma talebinin reddi, ki¸iyi hukûkî bakımdan degilse de Allah
katında sorumlu kılar.
(Bakara 229)

b- Cinsel bakımdan iktidarsız olan veya frengi, cüzzam ve cinnet
gibi bir hastalıga mübtelâ olan, üstelik tedâvisi de yapılamayan koca
aleyhine kadın isterse nikâhı fesih dâvası açabilir.
Cinsel kıskançlık kadın üzerinde zora dayalı baskı kurarak bu
hakkını kullanmasına engel olmamalıdır.
c- Ba¸ka bir erkekle evlenmesine imkân veren bo¸ama ile bo¸an-
mı¸ kadın artık hürdür. Diledigi ki¸i ile evlenmek hakkına sahiptir.
Bo¸ayan kocasının cinsel kıskançlıgı, kadının evlenmesi aleyhine
çalı¸masına sebeb te¸kil etmemelidir.
d- Dîni ve örfî ölçülere göre uzaklıgı, kadının yanında e¸i veya bir
mahremi olmaksızın tek ba¸ına gidemeyecegi ¸ekilde olsa da, Islâm
Dîni’nde kadının ana-baba ve karde¸ler gibi mahremlerine ziyarette
bulunmak hakkı vardır. ¸artları gerçekle¸tiginde hac yapmak görevi,
dolayısıyla hakkı vardır.
Cinsel kıskançlık onların bu haklarını kullanmalarına mâni
olmamalıdır.
Bunun için de kadına, koca olarak ya refâkat etmeli ya da bir
mahremini bulup e¸lik ettirmelidir.
e- Islâm Dîni’nde ki¸isel, ailevî ve sosyal ¸artları içinde erkegin
ikinci, üçüncü ve dördüncü bir kadın alma izni/hakkı vardır. Kadının
cinsel kıskançlıgı kocanın bu hakkını kullanmasına mâni olmamalıdır.
382 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Bu misal son derece önemli oldugu için, konuya biraz daha açık-
lık getirmeye çalı¸alım.
Her bir Müslüman kadını, Müslüman erkegin ¸artlarına uyarak
birden fazla dörtle sınırlı kadın alabilme ruhsatına sâhip oldugunu
kabul etmek, bir diger ifadeyle me¸rûiyetine inanmak mecbûriyetin-
dedir. Bu ruhsatın/iznin geçerliligini red etmek, red ¸ekline göre
mü’mini kâfirlige götürebilir. Ne var ki, hiçbir Müslüman kadını, ko-
casının ikinci veya üçüncü bir kadın alma ihtiyacında oldugunu kabul
etmek mecbûriyetinde degildir. Kadının kocasının evlenmesini içine
sindirememesi, hatta muhâlefet etmesi tabîidir.
Ancak fıtratında mevcut bulunan cinsel kıskançlıgı onu, bo¸anma
talebine yöneltebilirse de, isyana varan açık bir ba¸kaldırıya veya
olu¸mu¸ bir gerçegi tanımazlıga götürmemelidir. Zira bu tür cinsel
kıskançlık, Allah’ın ve Peygameri’nin verdigi hakları çignemek olur
ki, bu nevi cinsel kıskançlık zulümdür ve de haramdır.
Ileride özel bölümünde geni¸çe açıklayacagımız üzere, hiçbir ka-
dın kocasının evlenmesini istemeyecegi gibi, tabîi ¸artlarda hiçbir ka-
dın da evli bir erkegin kumalı karısı olmak istemez. Buna da zorlana-
maz. Bu sebeble ikinci evliliklerde ilk kadının magdûriyeti olabilirse
de, kadınlıgın magdûriyeti yoktur. Kaldıki zinâya yasaklamak konu-
munda olan toplum düzeninin, bekâr bir erkekle evlenme çagını a¸-
mı¸ kadınlar ve dulların e¸ edinme ve ana olma ihtiyacını kar¸ılamak
zorunlugu da vardır.
Kadın bu durumu dikkate almalı, kıskançlıgını a¸ırı boyutlara
vardırmamalı ve ¸ehidlik ecri alacagı inancıyla sabretmelidir. A¸agıda
sunacagımız hadîste verilen müjde, hiç ¸üphesiz fıtratına pek agır
gelen böylesine bir acıya katlanmanın mükâfatı olsa gerektir.
Allah’ın Resûlü buyurur:
|· - · =· . · - |· . · · _ ` ·|· _ · - · ¸ , . ,· - ¸|· _ · - .· , ¬ |· ¸ ·· .
=, , =|· ¸ - · ¸ · - · , | .· · ·,· . · -· ¸ ··· ¸ · ¸`, · - ¸, = ¸ « ·
CNSEL KISKANÇLIK 383

“(Kulluk denemesi geregi) Allah cinsel kıskançlıı kadınlara yükledi.
Cihâdı da erkeklere farz kıldı.
Kadınlardan her kim îmanlı bir gönülle ve mükâfatını Allah’tan alacaı
ümidiyle sabrederse ona ehid sevabı verilir.”
7

Kıskançlık, delilsiz üpheye düürmemelidir
Mü’minin karısı ve mahremleri (anası, kızı, kızkarde¸i vs.) üze-
rinde cinsel kıskançlık göstermesi, hem hakkı hem de vazifesidir. An-
cak bu ona delilsiz olarak ¸üpheye dü¸mek hakkını vermez.
Delilsiz ¸üpheye dü¸mek ve bunu hissettirmek dogru olmadıgı
gibi cinsel haramlara da cüret kazandırabilir.
Hz. Ali’nin ¸u sözü ne kadar anlamlı ve uyarıcıdır:
“Ailen üzerinde üphecilie varan bir cinsel kıskançlık gösterme. Zira
bu yüzden onları kötülüün kucaına atabilirsin.”
8

Mü’min cinsel kıskançlıgın gerektirdigi me¸rû tedbirleri almalı,
meselâ erotik bölgeleri açıga çıkaran çıplaklıgı, kadın erkek karı¸ımı
ve beraberligini önlemelidir. Yani tedbir/önlem almakta ¸üpheci bir
metoda sâhip olmalıdır. Fakat delilsiz ¸üpheye dü¸erek içi içini ke-
mirmemelidir. Tedbir almadıgı ve bu yolda uyarıda bulunmadıgı hal-
de ¸üpheye dü¸en ki¸i ailesini degil, kendi düzeysizligini suçlama-
lıdır.
Allah’ın Resûlü delilsiz ¸üpheyi onaylamamı¸tır.
A¸agıdaki hadîs bu gerçegi açıklamaktadır.
Çocuk da soya çekmi olabilir
Ebû Hureyre (r.a) anlatıyor.
Karısının zinâ mahsûlü bir çocuk dogurdugu ¸üphesini ta¸ıyan
bir sahâbî, dolaylı bir ¸ekilde zinâ ihbarında bulunmak gayesiyle Hz.
Peygamber’e ba¸ vurdu ve ¸öyle dedi:

7
Feyzül-Kadîr, 2/249.
8
Seyyid Sabık Fıkhüs-Sünneti, 9/121
384 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

- Ya Resûlallah! Karım siyah bir çocuk dünyaya getirdi. Maksadı
sezen Allah’ın Resûlü (sav) bu gibi ¸üphelerin önemsenemeyecegi
gerçegini ikna edici bir ¸ekilde açıklamak için, bu sahâbîye ardarda
sualler yönelterek ¸öyle buyurdu:
- Senin deven var mı?
- Evet, var Ya Resûlallah!
- Rengi nasıldır?
- Kırmızı.
- Alacalıgı var mı?
- Evet, var Ya Resûlallah!
- Peki bu alacalık nasıl olu¸du?
- Soya çekmi¸ olsa gerek.
- Karının dourduu çocuun da soya çekmi olabilir.
9

Anla¸ılacagı üzere bu hadîs, delilsiz ¸üpheye dü¸ülmemesi gere-
gini ikna edici bir dille ögretmekte, bu gibi ¸üphelerin açıga vurulma-
ması lüzûmunu da dile getirmektedir. Zira bu tür ¸üphe, hadîsde
görüldügü gibi ki¸iyi örtülü ifadeyle zinâ isnadına/suçlamasına gö-
türdügü gibi, açıktan zinâ isnadına da götürebilir. Ki¸inin karısına
zinâ isnad etmesi ise Islâm’da suça dönü¸ebilir bir i¸lemdir. Bu isna-
dın dört ¸âhitle isbat edilmesi veya bo¸anmak için yargı önünde
Li’ân’a/lanetle¸meye gidilmesi lâzımdır. ¸âhitlerle isbat edilemez,
Li’ân’dan da kaçınılırsa, ki¸iye seksen sopa zinâ iftirası cezası uygu-
lanır.
(Nûr 4-9)

Cinsel üpheye düürmek de haramdır
Burada delilsiz olarak cinsel ¸üpheye dü¸ülmesi ve açıga vurul-
masının haramlıgını açıklamı¸ken, ¸üpheye dü¸ürücü davranı¸lardan
kaçınılması gerekliligini de açıklamakta fayda görürüz.

9
Buhârî Talâk 26
CNSEL KISKANÇLIK 385

Cinsellik üzerindeki Islâm gerçekçiliginin bir geregi de cinsel
bakımdan ¸üphe doguracak, yanlı¸ yorumlara vesîle olacak ve böyle-
ce cinsel anar¸iye hız katacak davranı¸lardan kaçınmaktır.
Olmamı¸ bir olayın oldu gibi yorumlanması ile bizzat vukûu ara-
sında sonuçları itibariyle pek az bir fark vardır. Zira bundan; yorum-
layan ki¸i, aleyhine yorum yapılan kimse ve yapılan yoruma tanık
olan ¸ahıslar etkilenecektir. Bu etkilenme olumsuz gölgelerini gele-
cege de salacaktır.
A¸agıda sunacagımız peygamberî olay, ¸üphe uyandırıcı davra-
nı¸lardan kaçınmamızı, kaçınamadıgımız durumlarda ise kar¸ı tarafın
kötü zannına imkân vermeden açıklama yapmamızı ögretmektedir.
Peygamberimizin saygıdeger e¸i Safiye Bint-i Hay (r. anha.)
anlatıyor..
Allah’ın Resûlü (sav) itikâfdaydı. Bir gece O’nu ziyarete gittim. O’nun
la konutum. Sonra da dönmek için kalktıımda uurlamak için benimle
beraber kalktı.
Bu sırada Ensar’dan iki kii yanımızdan geçti. Fakat onlar Hz. Peygam
ber’i (sav) görünce rahatsız etmi olmamak için acele acele yürüdüler.
Hz. Peygamber onlara öyle buyurdu:
- Yava olunuz. Acele etmenize sebeb yok. Zira yanımdaki bu kadın eim
Safiye’dir.
- Fesübhanellah! Ey Allah’ın Resûlü! (Aklımıza ne gelebilir ki? Niçin
e¸iniz oldugunu hatırlatmak lüzûmunu duydunuz?)
Hz. Peygamber hatırlatma sebebini öyle açıkladı.
; ¸ ¬ , .· = , =|· . · · v· ¸ - .· . =|· ; ¸ ¬ - , = - _` · · ¸ . ; · ¸ = · « ´ ,,·| _ · = = « , . · ` .
- eytan insanın kan damarlarında dolaır. Ben onun kalblerinize er
tohumları atmasından korktum.
10


10
Müsned 6/337.
386 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Cinsel kıskançlık saygısızlıa da sebebiyet vermemelidir
Cinsel kıskançlık duyulması tabîidir. Çünkü insanın yaradılı¸ı da
buna yöneltmektedir. Ne var ki irâde dı¸ında olu¸abilecek kıskançlı-
gın irâdenin kontrolüne alınması gereklidir. Aksi takdirde cinsel kıs-
kançlık, hem e¸in hem de ilgili diger ¸ahısların üzülmesine vesile ola-
bilir. Bilerek üzmek ise haramdır. Çünkü Allah’ın Resûlü:
¸ . ¡`- ¸· _· ·|· _ ·
“Her üzüp ızdırab veren kii (cezasını çekmek üzere) atee gire
cektir”
11
buyurmu¸tur. Ate¸e dü¸ürecek söz, davranı¸ ve i¸, ¸üphesiz
haramdır.
Cinsel kıskançlıgın saygısızlıga dü¸ürücü olmaması gerektigini
delillendirmek için burada muhterem annemiz Hz. Âi¸e’den bir örnek
sunacagız.
O, ¸öyle anlatıyor:
- Allah’ın Resûlü bir gün Hz. Hatice’yi andı. Fakat onu uzun süre öv
dü. Ölmü olmasına ramen onun böylesine övülmesinden ötürü kadınları
kuatan kıskançlık beni de sardı da kendimi kasdederek öyle dedim:
- Ya Resûlallah! Kurey’in yalı kadınlarından bir yalı kadın (olan Ha-
tice’nin) yerine Allah size yanakları kıpkırmızı bir genç hanım verdi. (Onun
hatıralarını böyle canlı tutmanıza gerek var mı?)
Hz. Âi¸e anlatımını ¸öyle sürdürüyor:
- Benim bu sözlerim üzerine Allah’ın Resûlü’nün yüzü öylesine deiti
ki, ben onda böylesine deiiklii ancak ve ancak ona vahiy indirilirken gör
düm. Bir de (kibirliye gösterilen) rahmet kibri mi, yoksa (bencilligi yansı-
tan) azab kibri mi olduunu anlayıncaya kadar huzûrunda kibir gösterilir
ken gördüm.
12


11
el-Camius-Sagîr Küllü mad. (2/94)
12
Müsned 6/154
CNSEL KISKANÇLIK 387

Hz. Âi¸e’nin açıklamalarından anla¸ılacagı üzere Allah’ın Resûlü
onun Hz. Hatice’den kıskançlıkla ve saygıyı içermeyen ifadelerle söz
etmesine öfke duymu¸tur.
Ein kıskançlıına karı sabırlı olmalıdır
Burada yeri gelmi¸ken ifade edelim. Kadının, özellikle kumalı ka-
dının kıskançlık duyması tabîidir. Îmanı olgunla¸mamı¸ ve inancı
dogrultusunda irâdesini kullanma gücünü kazanamamı¸ kadından
her türlü kıskançlık tezâhürü beklenebilir. Bu sebeble son derece ted-
birli ve sabırlı olmalıdır. Burada sözü edilen ¸ehid sevâbına ula¸-
tıracak sabırdır.
“Abdullah b. Mes’ud (r.a) anlatıyor.
Allah’ın Resûlü ile beraber oturuyordum. Sahâbîleri de çevre-
sindeydi. Ansızın çıplak bir kadın ortaya çıkıverdi.
Toplumumuzun içinden bir adam kalktı, kadına dogru yöneldi ve
üzerine bir elbise örterek onu kendine çekip yasladı.
Olayı izleyen sahâbîlerden biri -sanırım bu kadın adamın karı-
sıydı- dedi. Olaydan etkilenerek rengi atan Allah’ın Resûlü de ¸öyle
buyurdu:
- Ben bu kadının kıskanç bir kadın olduu görüündeyim. Ey Mü’min
ler! Allah kıskançlıı kadınlara yükledi. Cihâdı da erkeklere farz kıldı. Bu
sebeple kadınlar kıskançtır. Kendisiyle ilgili kadınların kıskançlıına sabır
gösteren kiiye ehid sevâbı verilir.”
13

Allah’ın Resûlü de elerine karı sabırlıydı
Allah’ın Resûlü kıskanç kadınlarına kar¸ı sabır göstermelerini
sahâbîlerine ögütlerken, ögütlediklerini bizzat tatbik ederek de örnek
oluyordu. Çünkü O’nun teblig usûlü buydu.

13
M. Zevâid 4/320.
388 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Hz. Âi¸e (r. anha) anlatıyor.
Ben kumam Safiye gibi güzel yemek pi¸iren hiçbir ki¸i görmedim.
Bir gün Allah’ın Resûlü’ne bir kap yemek gönderdi. Ne var ki ben
kıskançlıgımı yenip, nefsime hâkim olamadım da kabı yere çalıp
kırdım.
(Allah’ın Resûlü’nün yüz hatlarından öfkelendigini sezince de,
pi¸manlıgımı dile getirerek) sordum:
- Yâ Resûlallah! Yaptıgım bu hatanın keffâreti; günahını örtücü
cezası nedir?
¸öyle buyurdu:
- Kırdıın kabın benzeri bir kap alıp döktüün yemein benzeri bir
yemek piirerek vermendir.
14

Yalnız Hz. Âi¸e degil, diger hanımları da Allah’ın Resûlü’ne kar¸ı
kıskançlık izhar ediyorlardı. Kırgınlıklarını dargın tavırlarıyla dile de
getiriyorlardı.
Hz. Ömer, karısının kendisine kar¸ı diretmesine öfkelenince
karısı ona ¸u kar¸ılıgı vermi¸ti:
· - =· = ¬ |· ¸ ,· · , c | ·, ¬ - ` =, ¸` · · ¸` · .| . . ·| _ -
. · ¸ · c · · , , · = ¸ - , · - =· _ · = =· ,,` = _ `_ -· ¸` · |
- Ey Hattabın olu, sana hayret ediyorum. Sen kendine karılık verilme
sini istemiyorsun. Halbuki senin kızın, Allah’ın Resûlü’ne karı mırılda
nıyor..
15

Allah’ın Resûlü gibi güzel, kudretli, üstün ahlâk sâhibi ve e¸leri
arasında adâletli bir yüce ¸ahsiyetin hanımları arasında kıskançlıgın
görülmesi, onun fıtrîligini gösterir.

14
Müsned 6/148
15
Hak Dîni Kur’ân Dili 7/5087. Ayrıca bak. El-Lü’lüü vel Mercan Hn. 945.
CNSEL KISKANÇLIK 389

Bu sebeble her mü’min erkek, kadın kıskançlıgını bir ölçüde tabîi
görmelidir.
Tarifini yaptıgımız ve bu tarife uygun olarak açıklamaya çalı¸tıgı-
mız cinsel kıskançlık îmandandır. Hiç kıskançlık duyulmaması münâ-
fıklıktandır. Duyuldugu halde Allah’ın rızasına uygun dü¸meyen,
yani Islâm’daki me¸rû sınırlarını a¸an cinsel kıskançlık da ¸ey-
tan’dandır.
Islâm’a göre helâl olmayan kıskançlıgın ¸eytânî telkinler sonucu
olu¸up geli¸tigini a¸agıda sunacagımız hadîsden ögreniyoruz.
Ya Âie sana eytanın mı geldi?
Allah’ın Resûlü’nün e¸i Âi¸e, O’nun bir gece yanından ayrıldıgını
anlattı ve sözlerine ¸öyle devam etti:
- Dogrusu diger e¸lerinden birinin yanına gider duygusu ile Onu
kıskandım.
Sonra dönüp yanıma geldi. Benim kıskançlık tavrı takındıgımı
gördü ve bana sordu.
- Hayrola ya Âie! Yoksa kıskançlıa mı kapıldın?
- Ya Resûlallah! Benim gibi bir kadının senin gibi peygamber olan
e¸i için kıskançlıga kapılması tabîi degil midir?
- Yoksa sana eytanın mı geldi? Ya Âie!
- Ya Resûlallah! Bana refakat eden bir ¸eytan mı var?
- Evet var.
- Her insana da refakat eden bir ¸eytan mı var?
- Evet, var.
- Yoksa sizinle beraber de bir ¸eytan mı var Ya Resûlallah?
- Evet var. Fakat (ondan) kurtuluncaya kadar Rabbim bana yardım
etti.
16


16
M. S. Müslim Hn. 1805.
390 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Cinsel kıskançlık bir meziyettir
Allah’ın sevdigi ve Peygamberi’nin ögütledigi ¸ekilde cinsel kıs-
kançlık ortak aklın da kabul edebilecegi bir erdemdir/meziyettir. Bu-
na saygı duyulması gerekir.
Helâli haramla¸tırmayan kıskançlıga saygı duymamak, ancak
îman zayıflıgı ile açıklanabilir.
Çünkü Allah’ın Resûlü Sa’d b. Ubâde’nin kıskançlıgını tabîi gör-
dügü gibi Hz. Ömer’in kıskançlıgına da saygı duymu¸tur.
A¸agıda sunacagımız hadîs oldukça dikkat çekici ve huzur
vericidir:
Hiç seni kıskanır mıyım ya Resûlallah?
Hz. Ebû Hüreyre (r.a) anlatıyor.
Allah’ın Resûlü’nün huzûrunda oturuyorduk. ¸öyle buyurdu:
Uykuya dalmı, kendimi Cennet’te görmütüm. Bir de ne göreyim! Bir
kadın bir Cennet kökü yanında abdest alıyor. lgili Cennet görevlisine bu
kadın kimin eidir diyerek sordum. Ömer’in eidir cevabını verdi.
Bu cevabı alınca, Ömer’in kıskançlıını hatırladım da geriye döndüm.
Allah’ın Resûlü’nün anlatımı sırasında topluluk arasında bulunan
Hz. Ömer agladı. Sonra da ¸öyle dedi:
- Hiç seni kıskanır mıyım Ya Resûlallah!
17

Allah’ın Resûlü cinsel kıskançlıgın peygamberler için bile meziyet
oldugunu, “Ben Sa’d b. Ubâde’den daha kıskancım” buyurarak dile ge-
tirdigi gibi, Davûd Peygamberle ilgili ¸u duyurusu ile de açıklamı¸tır:

17
Buhârî Nikâh 107 (6/157).
CNSEL KISKANÇLIK 391

`=· , , v· . « · -| _ ¸ - · . · .· · ¸ .· =, = = · ¸ , - -, · _ , ·|· `.`¸· . .· ·
_ - ¸ , _ · - `= - · - · · · _ · - ¸`- = , , · ·
Davûd Peygamber çok kıskanç bir insandı. Evinden çıktıı zaman kapı
lar kapanırdı. O dönünceye kadar hiçbir kii ailesinin yanına giremezdi.
18

Deyyûsluk Aaılıktır
Yukarıda açıklanan me¸rû ölçüleri içerisinde cinsel kıskançlık bir
üstünlük oldugu gibi, kıskançlıgın zıddı olan deyyûsluk da o derece
a¸agılıkdır.
Allah’ın Resûlü’nün tariflerine göre deyyûsluk kadını, kızı, kız-
karde¸i vs. kıskanmamaktır. Onların pisligini; yabancı erkeklerle dü-
¸üp kalkmasını kabullenmek veya onların yanına erkekleri salmak-
tır.
19

Deyyûsluk öylesine igrenç bir fiildir ki Allah’ın sevgisinden yok-
sun kılar. Cennet’ten uzakla¸tırır. Zira Allah’ın Resûlü ¸öyle buyur-
maktadır:
- · ¬ |· ¸`- = , v . =, ,
[“Deyyûs (cezasını çekmeksizin) Cennet’e giremez.”
“.. Allah cinsel kıskançlıa sâhip olan kullarını sever.”]
20

Deyyûslugun ne derece korkunç bir a¸agılık oldugunu gördük.
Âhiret saâdetine mâni olacagını da ögrendik.
Yapılan açıklamadan anla¸ılacagı üzere, deyyûslugun bir ¸ekli de
ki¸inin karısının ili¸kilerine göz yummasıdır.

18
Müsned 2/419.
19
M. Zevâid 4/327.
20
I. Kesîr Nûr 3.
392 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Müslüman, özellikle karısının haram ili¸kilerine olagan ¸artlar
içinde rıza gösteremeyecegine göre, karısının zinâsına gözleriyle tanık
oldugu halde bunu dört ¸âhitle ispatlayamaması durumunda ne
yapacaktır?
21
Ilk planda yapması gereken kadını bo¸amak olabilir.
Ancak kadın hâmile ise ve çocugun kendisinden olmadıgını görgü-
süne ve kendi ili¸ki durumuna dayanarak biliyorsa Li’ân’a ba¸vura-
rak kadından ayrılabilir, böylece çocugun kendisine nisbetini red
edebilir.
Ba¸vurulabilir Li’ân nedir? Kısmen cinsel kıskançlıkla ilgili ol-
makla birlikte Li’ân’ı “Cinsel suçların cezaları” bölümünde incele-
meyi daha uygun görüyoruz. Ancak ki¸i özel bölümünde açıklanacak
Li’ân’a da gidemiyorsa ne yapılabilecegine ili¸kin bilgi vermeyi ge-
rekli buluyoruz.


21
“Cinsel Suçların Cezaları” bölümündeki “Zinâ Isnadı Cezası” bahsine bakınız.


Cinsel Kıskanlıkla veya Bir Baka Sebeble Kadın
Dövülebilir mi?


Insana yönelik mânevî i¸kence yanı sıra fiziksel ¸iddet de zulüm-
dür ve haramdır. Özellikle kadınlara yönelik dövme ¸ekinde ki ¸id-
det, Peygamberimizin “Allah’ın kadın kullaını dövmeyiniz.” emriyle ke-
sinlikle yasaklanmı¸tır. Yaralamayacak biçimde dövmenin onaylan-
dıgı tek suç/günah zinâdır.
1

Karısının zinâsına tanık olan ve bu ili¸ki sonucu hamile kalıp kal-
madıgından ¸üphe duyan kocanın ruhsat olarak ba¸ vurabilecegi bir
i¸lem de dı¸tan bakıldıgında fark edilmeyecek biçimde dövmektir.
Dövme konusunu anlayabilmek için, Kur’ân’da kadın dövme ko-
nusunun geçtigi tek yer olan Nisâ sûresinin 34. âyeti ve bu âyete açık-
lık getiren hadîsi incelemeliyiz. Anılan âyette ¸öyle buyrulur:
“Erkekler kadınları, Allah’ın kendilerini birbirinden farklı/üs
tün kıldıı yetenekleri kullanarak ve mallarından harcamalar yapa
rak koruyup gözetirler.
2
Erdemli kadınlar evlilik sözlemesinin
gerektirdiklerine itâat ederler. Allah’ın (haklarını) korumasına kar
ılık onlar da kocalarının yokluunda kendilerini cinsel haramlar
dan; kocalarının mallarını da zâyi olmaktan korurlar.
3


1
Ebu Davud Nikâh 4, Buharî Nikâh 10
2
Âyette konu edilen erkegin kavvamlıgı, yalnızca evlilik akdinin geregi olarak kadının
kocasına kar¸ı yapmakla yükümlü oldugu görevlere ili¸kindir. Bir ba¸ka konuda
kavvamlık söz konusu degildir. (Bak Zeccac Meânil-Kur’ân ve I’rabuhu Nisâ 34)
3
Âyette mevzu edilen kadınların Hafizatlıgı/Koruyuculugu, Nûr 31 ve Ahzab 35’in
delaletiyle ferclerini korumaları; zinâdan ve lezbiyenlikten korumaları/korunmalarıdır.
Kadının cinsel haramlardan korunmasına vurgu yapan, anlamını sunacagımız ¸u hadîs de
394 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Nüûz’undan; evlilik akdinin gereklerini yapmamaları ve cin
sel haramlara dümeleri korkusunu taıdıınız kadınlara öüt vere
bilir, yataklarınızı ayırarak cinselliklerine ilgisiz kalabilir ve onları
dövebilirsiniz. Uygulanacak bu yöntemlerden sonra evlilik sözle
mesinin gereklerini yapmada size itâat ederlerse onlara yüklenmek
için bir sebep aramayın. Allah gerçekten çok yücedir, çok büyük
tür.”
4

Bu âyete göre örnegin evlilik akdinin ve toplum örfünün gerek-
tirdigi aile içi görevleri yapmayan, sözlü veya fiilî bir ¸ekilde ba¸ kal-
dırarak aile içinde problem olan ve de dînî-tıbbî mazereti olmaksızın
ısrarla kadınlık görevlerinden kaçınan kadına ho¸ görülü davranı-
larak ögüt verilebilir.
Fiziki olarak saldıran kadına ise aynı ¸ekilde mukabele edilebilir.
¸üphe uyandırıcı ili¸kilere giren veya zinâya bula¸an kadınla ise gayr-
ı me¸rû çocuk edinip edinmedigini ögrenmek için cinsel ili¸kiye giril-
meyebilir ve yaralamayacak ¸ekilde dövülebilir.
Veda haclarında bu âyete ı¸ık tutan açıklamalarında Peygamberi-
mizi ¸öyle buyurmu¸lardır:
“Ashabım! Kadınlarınıza iyi davranmaızı/iyi davranılmasını öütleme
nizi tavsiye ederim. Zira onlar sizin korumanız altındadır. Fâhie-i mübeyyi
ne/zinâ yapmadıkça onlara karı yerici ve zarar verici bir ekilde davranma
hakkınınz yoktur. Eer zinâ ederlerse, onları yataklarında yalnız bırakabilir
ve onları yaralamayacak ekilde dövebilirsiniz.”
5


deginilen mânayı peki¸tirmektedir. Çünkü Peygamberimiz, “Kadınların en hayırlısı, kendi
sine baktında seni mutlu eden, merû çizgide emrettiinde sana itâat eden, ayrıldıında kendisini
(cinsel haramlardan) ve malını (gereksiz harcamaktan/zayi olmaktan) koryandır.”
buyurmu¸, sonra da bu âyeti (Nisâ 34) okumu¸tur. (Bak. I. Kesir Nisâ 34)
4
Kii karısını dorudan boama yoluna gidebilecinden ve mesela öütle dövme bir
araya getirilemeyeceinden âyetteki öüt verme, yatakları ayırma ve dövme eklindeki
emirleri, ibaha/yapılabilir olma eklinde anlıyoruz.
5
Tirmizi Redâ 11, I. Mace Nikâh 3.

CNSEL KISKANÇLIK 395

Konunun öneminden ötürü peki¸tirelim. Açıklanan âyet ve hadî-
se göre kadın, e¸ini derinden tedirgin eden ¸üpheli ili¸kilere girmesi
veya zinâ yapması sebebiyle dövülebilir. Dövme çözüm üretemiyorsa
Islâm Toplumu’nda Liân’a gidilebilir.


Dövme Cezası:
Fâhi¸ey-i Mübeyyine”nin zinâ olduguna ili¸kin olarak bak. Ahzab 30, Talâk 1.
Deinildii üzere, dövme cezası ancak zinâ halinde uygulanabilir. Bilindii gibi
zinânın Kur’ân’da belirlenen cezası yüz sopadır. Kii kendi tanıklıına dayanarak zinâ
suçlamasıyla yargıya Li’ân için bavurabilir. Karısının suçlamayı kabulü bu cezayı,
reddi ise ayrılık sonucunu dourur. Ailesinin onurunu düünerek yargıya gidemeyen
kii yaralamayacak ekilde bir dövme ile sembolik bir ceza uygulamı olur.
Ki¸inin, yönetimi altındaki sava¸ esiri bekâr/dul kadının zinâsını bizzat cezalandırabilirligi
de kocanının açıklanan ¸ekilde cezalandırabilirligi hakkını kanıtlamaktadır. (Buharî
Hudûd 35-36)


Li’ân


Li’ân (lânetle¸me) hakkında genel bilgiler
Li’ân; kocanın hakim önünde dört ahitle ispatlayamaksızın karısına zi
nâ isnad etmesi ve kadının da bu isnadı reddetmesi sonucunda yapılan, ye
minle pekitirilmi dört ahitlii içine alan ve ardından “la’net” ve “ga
dab” sözlü bedduâyı içeren ve elerin ayrılııyla sonuçlandırılan bir ilem
dir.
Kur’ânî bir kurum olan Li’ân’ın a¸agıda sunulacak hadîste nasıl
yapıldıgı görülecektir.
Li’ân; kocanın, karısının zinâ yaptıgını veya zinâ yoluyla hamile
kaldıgını ya da dourduu çocugun kendisinden olmadıgını iddia et-
mesi ve kadının da bu iddiayı red etmesi üzerine yapılacak bir i¸lem-
dir. Doguracagı çocugun babası, kadın tarafından bilindigi içindirki
Li’ân’a kadın tarafından degil yanlızca erkek tarafından gidile-
bilmektedir.
Li’ân; koca hakkında zinâ iftirası cezası, kadın hakkında ise zinâ
cezası hükmündedir.
Li’ân; hâkim tarafından yaptırılır. Yaptırılabilmesi için koca
tarafından taleb edilmi¸ olması lâzımdır.
Li’ân; örnegin Hanefî mezhebi bilginlerine göre ancak aralarında
geçerli bir nikâh bulunan âkıl, balig, hür, Müslüman, konu¸kan ve
zinâ iftirasından ceza yememi¸ e¸ler arasında olabilir. Onlara göre
zinâ isnadının Islâm Hukûku’nun egemen oldugu bir toprak parçası
üzerinde yapılmı¸ olması da lâzımdır.
CNSEL KISKANÇLIK 397

Zinâ isnadında bulunduktan sonra li’ândan kaçınan erkege üç
mezheb (¸âfiî, Mâliki, Hambeli) müctehidlerine göe zinâ iftirası cezası
olarak seksen celde (sopa) vurulur. Li’ân’dan kaçınan kadına ise zinâ
cezası uygulanır. Yalnız Hanefî mezhebi müctehidlerine göre li’ândan
kaçınan erkege li’âna razı oluncaya veya yalan söyledigini açıklayın-
caya kadar hapis cezası verilir. Kadına da li’âna razı oluncaya veya
zinâsını itiraf edinceye kadar hapis cezası uygulanır.
Li’ânı douran artlar
Nûr Sûresi’nin li’ânla ilgili âyetleri inmeden önce bu sûrenin zinâ
iftirası ile alâkalı olarak ¸u anlamdaki dördüncü ve be¸inci âyetleri
indirilmi¸ti:
“Namuslu kadınlara zinâ isnad edip de, sonra bu iddialarını
dorulayacak dört ahit getiremeyenlere seksen celde (sopa) vurun.
Onların ahitliklerini de ebediyyen kabul etmeyin. te onlar,
Allah’a itâat dairesinden çıkanların ta kendileridir. Ancak bundan
sonra tövbe edip kendilerini düzeltenler bu hükmün dıındadır.
Çünkü Allah baılaması bol, merhameti çok olandır.”
Inen bu âyetler, özellikle karısının zinâ ettigini görüp de, bunu
dört ¸ahitle isbatlayamayan herbir ki¸iyi ve kendisinden olmadıgını
bildigi çocugun babası olmak durumunda kalacak herbir mü’mini
mü¸kil durumda bırakacaktı. Çünkü seksen celdeyi göze almadan
hiçbir mü’min, gördügüne -zinâ iftirası cezasına ugramamak için-
gördüm diyemeyecekti.
Bu durum, dü¸ünür sahâbîlere pek agır geldi.
Yukarıda anlamları sunulan âyetler inince Ensârın büyügü Sa’d b.
Ubâde ¸öyle söylemekten kendini alamadı:
- Ya Resûlallah! Yoksa ilâhi hüküm böyle mi indi?
Allah’ın Resûlü Sa’d’ın bu sözleri üzerine Ensâr’a dönerek ¸öyle
buurdu:
398 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

- Ey Ensâr! Büyüünüzün ne söylediini duyuyor musunuz?
Onlar Sa’d’ı savunmak için ¸u mazeretini ileri sürdüler:
Ya Resûlallah! Sa’d’ı kınamayın. Çünkü o, pek kıskanç bir
adamdır. Bunun içindir ki bâkire olmayan hiçbir kadınla evlenmedi.
Kıskançlıgının a¸ırılıgından dolayı hiçbirimiz onun bo¸adıgı kadınla
evlenmeye cesâret edemedi.
Onlardan sonra bizzat Sa’d b. Ubâde söz aldı ve sözlerini ¸öylece
düzeltti.
- Ya Resûlallah! üphesiz ben de biliyorum ki inen ilâhî hüküm dosdo
rudur ve Allah’tandır. Fakat hayrete dümekten de kendimi alamadım. imdi
ben adamı ahmak kadına abanmı göreceim de, dört âhit getirmek için
adam arayıp âhit olmaları için zinâ mahalline sevkedeceim. Bu mümkün
deildir. Allah’a yemin ederim ki ben, adam iini bitirinceye kadar dört âhit
bulup getiremem.
1

Sa’d b. Ubade’nin nazarî bakımından degerlendirdigi bu içinden
çıkılmaz durum, Üveymir el-Aclânî’nin ba¸ına gelen olaydan sonra
çözümü gereken fiilî bir problem halini aldı.
Kii karısını zinâ ederken yakalasa..
Ibn-ü Ömer (r.a) ¸öyle anlatıyor.
Ensar’dan Üveymir el-Aclânî (r.a) Allah’ın Resûlü’ne gelerek
¸öylece sızlandı:
- Ya Resûlallah! Ki¸i karısını bir adamla zinâ ederken yakalasa ve
bunu dört ¸âhit getirmeksizin huzûrunuzda dile getirse, iftira ettigi
gerekçesiyle ona seksen sopa vuruyorsunuz. Öldürse kısas olarak onu
öldürüyorsunuz. Sussa, öfkesini içine akıtarak zoraki susuyor. Bu
nasıl i¸tir?

1
M. Zevâid 4/328
CNSEL KISKANÇLIK 399

Allah’ın Resûlü bu haklı sızlanı¸ı dogruladı.
- Allah’ım! Hükmünü açıkla! eklinde duâ etmeye baladı.
Nihâyet Li’ân âyetleri indi.
Allah’ın Resûlü Uveymir’i çaırttı. Ona Li’ân âyetlerini okudu.
2
Sonra
da öüt verip uyarıda bulundu. Dünyada verilecek cezanın Âhiret’te görüle
cek azab yanında pek hafif kalacaını duyurdu. Fakat Uveymir tereddüdet
meksizin öyle dedi:
Seni Hak Peygamber olarak gönderen Allah’ın zatı üzerine yemin ede
rim ki hayır; karım zinâ etti derken onunla ilgili olarak yalan söylemedim.
Allah’ın Resûlü Uveymir’den sonra karısını çaırttı. Ona da öüt verip
îkazda bulundu. Dünyada verilecek cezanın Âhiret’te görülecek azabın ya
nında pek hafif kalacaını duyurdu. O da kocası gibi ikilemeksizin öyle dedi:
- Seni Hak Peygamber olarak gönderen Allah’ın zâtı üzerine yemin ede
rim ki kocam olacak o adam yalancıdır.
Bu gelime üzerine Allah’ın Resûlü la’netlemeyi erkekten balattı.
O da karısı hakkında yaptıı zinâ duyurusunda dosdoru konuanlar
dan olduunu Allah’ı âhit tutarak dört defa dile getirip ehâdette bulundu.
Beincide -eer zinâ isnadında yalancılardan ise, Allah’ın “lanet”inin üze
rine olmasını diledi.
Allah’ın Resûlü ikinci olarak kadını la’netlemeye çaırdı Kadın da
Allah’ı âhit tutarak kocasının yalancılardan olduuna dört defa ehâdette
bulundu. Beincide -kocası doru söyleyenlerden ise Allah’ın “adab”ının
kendi üzerine olması bedduâsında bulundu.

2
“Karılarını zinâ etmekle suçlayıp kendilerinden baka âhitleri olmayanların her biri,
kendisinin doru sözlülerden olduuna, Allah’ı dört defa âhit tutmalıdır. Beinci
sinde, eer yalancılardan ise Allah’ın lânetinin kendisi üzerine olmasını dilemelidir.
Zinâ ile suçlanan kadın da kocasının yalancılardan olduuna, Allah’ı dört defa âhit
tutmalıdır. Beincisinde, kocası doru sözlülerden ise kendisinin Allah’ın gazabı
na/öfkesine uraması bedduâsında bulunmalıdır. Böyle yapması, kadından yüz sopa
olan zinâ cezasını kaldrırır.” (Nûr Sûresi, 6-9)
400 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Bu la’netlemeden sonra Allah’ın Resûlü ikisi arasını ayırdı.
3

slâm bilginlerinin bir kısmına göre slâm Toplumu’nda Hıris
tiyanlar ve Mûsevîler gibi Ehl-i Kitab olanlar da li’ân için yargıya
bavurabileceklerinden, li’ân yalnız Müslümanlar için deil, bütün
insanlık için rahmet olan muhteem bir kurumdur.
Li’ân’ın sonuçları
a- Li’ân yapılır yapılmaz karı kocanın arası ayrılır. Islâm bilginle-
rinin büyük çogunluguna göre artık ebediyyen bir daha evlenemez-
ler.
Li’ân yapan kadın, namuslu kadınlardandır. Ona zinâ isnad eden
ki¸iye zinâ iftirası cezası uygulanır.
b- Araları ayrılacagı için artık sevi¸emez ve cinsî münâsebette bu-
lunamazlar. Bulunmaları haram, dolayısıyla zinâ olur.
c- Dogacak çocugun li’ân yapan koca ile irtibatı kesilir. Çocugun
nafakasını vermekle de mükellef olmaz. Çocugun nesebi anası yönün-
den sâbit olur. Çocugu anasına, anası da çocuguna vâris olur.
Bu çocuga zinâ çocugu diyene, böylece anasına zinâ iftira etmi¸
olana da zinâ iftirası cezası uygulanır.
4

Li’ânın faydaları
Li’ân’da üç büyük fayda vardır:
a- Li’ân’da koca için, zinâ ettigini bizzat gördügü karısından ay-
rılmanın vicdanî rahatlıgı vardır.
Erkek her zaman bo¸amak hakkına sahip ise de, bo¸amada üzücü
bir görünüm ve toplumun kınamasını içeren manevî bir baskı vardır.

3
et-Tac 2/349
4
Zinâ mahsulü çocugun günahı yoktur. Hiçbir çocugun ana-babasının günahını
yüklenemeyecegi Kur’ân-ı Kerîm’de açıkça belirtilmektedir. (Lukman 33) zinâ çocugunun
Cennet’e giremeyecegi ¸eklindeki hadîs olarak ileri sürülen sözler ise güvenilir degildir.
Ayrıca arzedilen Kur’ân ilkesine de aykırıdır. (Bak. Lukman 33, Isra 15, El-Menârul-Münif
Fis-Sahîhi ved-Zagîf Hn. 299)
CNSEL KISKANÇLIK 401

Kaldı ki li’âna gitmeksizin bo¸amada kadına iddeti süresince nafaka
ve bo¸ama sonrasında da tazminat vermek mecburiyeti de vardır.
(Bakara 241)
b- Li’ân’da, zinâsı dört ¸âhitle tesbit edilemeyen ve böylece zinâ
cezasından kurtulan kadına da manevî bir ceza vardır. Gerçi li’ânla
ayrılan kadın hukûkî bakımdan namuslu kadındır. Ancak li’ânın
kadın aleyhine bir eksikligi içerdigi de bir gerçektir.
Bu eksikligin toplumsal degerlendirmelerde ölçü alınabilir olması
toplumun gelecegi için cinsel haramlara kar¸ı manevî bir koruyu-
cudur.
c- Li’ân’ın bir yararı da ki¸inin kendisinden olmadıgına inandıgı
bir çocugu üstlenmek ve bakmak mecbûriyetinden kurtulmasıdır.
Böyle bir mecbûriyetin vicdanî ızdırabı ve ezikliginden kurtulmasıdır.
Eger li’ân olmasaydı ki¸i bo¸anmak yoluyla çocuk engelini a¸amazdı.
Çünkü bo¸anan kadının doguracagı çocuk bo¸ayan kocaya aittir.
Özellikle çocukla ilgili sonuçları bakımından büyük bir önem
ta¸ıyan li’ân, önemi ölçüsünde de sorumlulugu olan bir kurumdur.
Li’ân’a eger bizzat görgüye dayanılarak degil de, delilsiz ¸üpheye
dayanılarak gidilir de çocuk reddolunursa, ki¸inin Âhiret Hayatı za-
rar görür. Bu gerçegi Allah’ın Resûlü ¸öyle açıklıyor:
“Herhangi bir kadın bakasından peydahladıı için kendilerinden olma
yan bir çocuu bir aileye mal ederse onun Allah ile arası ayrılır.
5
(Ugra-
tılabilecegi cezasını çekmeden) Allah onu Cennet’e koymayacaktır.
Herhangi bir erkek de kendisine bakar dururken çocuun kendisinden ol
duunu inkâr ederse onun da Allah ile arası perdelenir. Allah onu Kıyamet
Günü’nde bütün insanların önünde rezil eder.”
6


5
Bu fiil Mümtehine Sûresinin 12. âyetiyle de haram kılınmı¸tı.
6
Revâiül-Beyan 2/67-8.
402 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Bu bölümü bitirirken dikkatleri bir konuya çekmek istiyoruz.
Li’ân i¸aret edildigi üzere gayr-ı müslimlerin de ba¸ vurabilecegi bir
yöntemdir. Ahval-i ¸ahsiye/Medeni Haklar’dan olan li’ân demokratik
laik toplumlarda bile uygulanabilir. Bu sebeple hangi toplumda
ya¸anılırsa ya¸anılsın Müslümanlar evlenme, bo¸anma ve mîras gibi
gibi konuları içeren Ahval-i ¸ahsiyyelerine ili¸kin yasaları yürürlüge
sokacak atılımları yapmalıdırlar.






Onikinci Bölüm
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER



Haram Nedir?


Haram; Allah’ın Kur’ân-ı Kerîm ile ve Peygamberi Hz. Muham-
med’in Kur’ân çizgisinde ve ona bagımlı olarak açık ve kesin bir ¸ekil-
de yasakladıgı söz, davranı¸ ve i¸tir.
a- Haramdan kaçınan mü’min sevâp kazanır. Âhiret hayatında mükâ
fata erer.
b- Haramı ileyen kii suçlu ve günahkâr olur. Dünyada slâm Dîni’nin
belirledii cezaya, âhirette ise ilâhî azâba urar. Ancak ölmeden önce iledii
haramlara gerçekten tövbe eden kii âhiret azâbından kurtulur.
c- Harama inanmayan; onu helâl; yapılabilir ve merû gören mü’min
kâfir olur.
Mü’min iken kâfir olan Cehennemlik olur. Kâfir olup da slâmî Düzen’e
kültürel veya silahlı olarak ba kaldıran kiinin dünya hayatında cezası
ölümdür. Âhiret hayatında ise ebedî Cehennemliklerden olmaktır.
1



1
Örnek olarak sırasıyla bak. Nisâ 14, Yûnus 59, Nûr 63, ¸ûra 36-38, Â. l-i Imran 135-136,
Furkan 68-70, Bakara 217, Mâide 33


Ba Cinsel Haramlar 1
Zinâ
“Yapmak bir tarafa Zinâ’ya yaklamayın. Zira o,
tam bir irençliktir, pek kötü bir yönelitir.”

(Isra 32)



Zinâ, Islâm Dîni’nde ba¸ cinsel haramdır.
Zinânın tarifi
Zinâ; evlilik bagı olmaksızın ergin bir erkegin ergin bir kadınla
veya ergin bir kadının ergin bir erkekle isteyerek yaptıgı üreme or-
ganlarını girdirmeyi içeren cinsel ili¸kidir.
Bu tarifden anla¸ılacagı üzere, bekâr veya evli olarak bekârla ya-
pılacak cinsî münâsebet zinâ oldugu gibi, evli ile yapılacak cinsel ili¸-
ki de zinâdır. Hatta fâhi¸e/genelev kadını! ile yapılan cinsel ili¸ki de
zinâdır.
1

Zinâya genel bakı
Zinâ; genelde vücûdun erotik organlarını te¸hir, ¸ehvetle bakı¸ma
ve gizli bulu¸ma gibi haramlarla ba¸layan ve çok defa yalan, içki ve
ırza tecâvüz gibi haramlarla baglantılı olarak sonuçlanan îmanı eritici
bir haramdır.
Zinâ; toplumun ana kurumu olan aile müessesesinin kudsiyetini
zedeleyen, kurulmasını engelleyen, mutlulugunu gideren ve sonuç
olarak da neslin bekasını tehdid eden bir haramdır.

1
H. I. ve I. F. Kamûsu 3/197, Kutubî Nûr 3 (12/159)
406 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Zinâ; cemiyette kadın ticaretini ba¸latan, geli¸tiren ve topluma
giderek artan oranda fâhi¸eler salan bir haramdır.
Zinâ; yaygınla¸ması, sanatı, edebiyatı, ilmi, siyaseti, yönetimi ve
askerî stratejiyi olumsuz yönde etkileyen bir haramdır.
Zinâ; sebeb oldugu ana-baba ve akraba ¸efkatinden yoksun, hır-
çın ve nesebi gayr-ı sahih çocuklarla toplumun problemlerini artıran
bir haramdır.
Zinâ; bizzat zinâcılar arasında kin ve nefret doguran, onların
baglı bulundugu aileleri için de bir namus lekesi olarak ihtilâflara,
kavgalara ve hatta cinâyetlere sebeb olan bir haramdır. Zinâ; bel so-
guklugu, frengi ve AIDS gibi hastalıkların kaynagı olan bir haramdır.
Zinâ; düzensiz harcamalara, i¸ gücü israfına ve isabetsiz te¸eb-
büslere ve çok yönlü nefsanîlige yönelterek fakirlik doguran bir
haramdır.
Özetlersek deriz ki zinâ; ferdî, ailevî ve içtimaî hayatı çökertici ve
âhiret azabına ortam hazırlayıcı bir haramdır.
Zinâ en büyük günahlardandır
Kur’ân’ın belirledigi cezası yüz sopa olan zinâ, Islâm Dîni’nde
cinsel haramların ba¸ıdır. En büyük haramların/günahların da büyük-
lerindendir.
A¸agıda meâli/anlamı verilecek Furkan Sûresi’nin altmı¸sekizinci
âyetinin i¸âretiyle zinâyı, Allah’a ortak ko¸mak ve insan öldürmekten
sonra üçüncü büyük günah olarak açıklayabiliriz.
Zinâ birinci büyük günah olan Allah’a ortak ko¸ma yanısıra, ikin-
ci büyük günah olan insan öldürme ile de baglantılı olan bir büyük
günahdır. Çünkü zinâda, zinâyı yasak kılan Allah’ın yanısıra, onu
onaylayan nefsi de ilâh tanımak vardır. Zinâcılar çocuk olmasına kar-
¸ı olacakları için, korunma yollarına ba¸vuracaklarından, zinâda
çocugun olu¸umuna vesîle olacak hayat maddesini insanı öldürür
gibi öldürmek de vardır.
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 407

Degindigimiz baglantı sebebiyle olacak ki Nûr Sûresi’nin üçüncü
âyetinde zinâ eden erkek Allah’a ortak ko¸an kadına, zinâ eden kadın
da Allah’a ortak ko¸an erkege denk kılınmı¸tır. Allah’ın Resûlü de
Azl’i; dı¸a bo¸almayı Ve’d-i Hafî; insanı gizlice gömüp öldürmek ola-
rak nitelemi¸tir.
2

A¸agıda sunacagımız hadîs de, tesbit edip açıklamaya çalı¸tıgımız
örtülü baglantıyı peki¸tirici vasıftadır.
Hz. Abdullah b. Ömer (r. a) anlatıyor.
,· | =· = , - ¸ - : ` . · | : | =· ,,` = _ · , `, = - · . · =|· ¸ ,· | · : = · = ¸ - ¬ · . · · ,`· ¸
,· | ,· c « · - : | ¸ : ,· | : - , = - = = | ¸ ¸`· « · . · ,· | c - - ¸·| , . · : | ,· ,· | ¸ : _ ·· ¸` · . ·
- = _· - - ·, ·
Allah’ın Resûlü’ne (sav) sordum:
- Allah katında en büyük günah hangisidir? Ya Resûlallah!
- Seni yaratan Rabbine ortak komandır.
- Allah’a ortak ko¸mak’dan sonra gelen en büyük günah hangi-
sidir?
- (Rızkına ortak olup) Seninle beraber yiyecei korkusuyla çocuunu
öldürmendir.
3

- Bunu takib eden üçüncü derecede en büyük günah hangisidir?
Ya Resûlallah!
- Komunun/ortaının karısıyla zinâ etmendir.
4


2
M. S. Müslim Hn. 385.
3
Azil veya kürtaj yapman veya yaptırman ya da kız çocugunu diri diri gömmendir.
4
Buhârî Edeb 20 (7/75)
408 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Kur’ân’da zinâ yasaı
Yüce Allah Kur’ân-ı Kerîm’de zinâyı açık olarak yasaklamakta,
ona verilecek cezayı bildirmekte ve zinânın sebeb olacagı Âhiret Azâ-
bı’nı da duyurmaktadır.
Zinâya verilecek cezayı “Cinsel Suçların Cezaları” bölümünde
inceleyecegimiz için, burada zinâ yasagını bildiren âyetleri zikret-
mekle yetinecegiz.
Isra Sûresi Âyet 32:
“Yapmak bir tarafa Zinâ’ya yaklamayın. Zira o, tam bir irenç
liktir, pek kötü bir yönelitir.”
Furkân Sûresi Âyet 68-69:
“Gerçek mü’minler Allah’ın yanısıra ilâh edinip O’na yalvar
mazlar. (Öldürdükleri için yargı kararıyla) ölümü hak edenler dıın
da, Allah’ın haram kıldıı cana kıymazlar. Zinâ etmezler. Bunları
yapan kii iledii günâhın cezasını görür.
Kıyamet Günü bütün günahlarının cezası biribirine eklenir;
azâbı kat kat olur. O azabın içinde aaılık bir halde ebedî olarak
kalır.”
Sünnet’te zinâ yasaı
Yüce Allah zinâyı yasakladıgı gibi, O’nun Resûlü de yasaklamı¸,
ayrıca zinâ ile ilgili gerekli bilgileri de vermi¸tir. -Salât ve selâm üze-
rine olsun O, zinâyı konu alan, sorumlulugu ve azabını duyuran degi-
¸ik hadîslerinde ¸öyle buyurur:
¸ = « ¬`- - -· · , .,` « · - · , | ¸ = « ¬`- - -· · , ._ · ¸ , `- · - · ¸ · `· = , - ; ¸ , . · =· ¸ - ¸ , - · `= - · · -
· - · · - ·_ · · ,`· , ´ , | ¸ :, · | ,`· ´ ¬ = | ` ,
“Ey Muhammed Ümmeti! (Zinâ yapmayın.) Erkek veya kadın kulunu
zinâ yaparken görmekten ötürü Allah’ın duyduu kıskançlıı hiçbir insan
duyamaz.
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 409

(Eger zinânın ugratacagı azâbla ilgili olarak) benim bildiimi sizler
de bilseydiniz pek az güler, çok çok alardınız.”
5

- · ¬ |· `- · · `- - ¸ · = « - ¸ - v| . , ´ -¸` ¸ · ·,= « - · .·,` · ¸ · v
“.. (Aman) zinâ yapmayınız. Cinsel organlarınızı koruyunuz.
u gerçei çok iyi belleyiniz: Cinsel organını koruyan kii Cennet’lik
tir.”
6

Hadîsler ııında zinânın ferdî ve ictimaî/sosyal zararları
Allah’ın Resûlü zinânın haramlıgı ve azabını açıklamakla kalma-
mı¸, Peygamberlik gözüyle onun zararlarını görmü¸ ve bize de
duyurmu¸tur.
O, zinânın ferdî ve ictimaî/sosyal zararlarını ¸öylece dile getir-
mi¸tir:
[“Zinâ arttıı zaman fakirlik ve çaresizlik de çoalır.”
“.. Zinâ çoaldıı zaman esaret yaygınlaır..”
“Aralarında zinâ mahsûlü çocuklar giderek artmadıkça ümmetim hayır
üzerinde yaayacaktır. Aralarında zinâ ürünü nesiller çoaldıı zaman ise
Allah’ın üzerlerine, umûmunu kuatacak bir azâbı salması yakın olur.”
“Aman zinâ yapmayınız. Zinâ yaparsanız sizin nikâhlı kadınlarınızdan,
kadınlarınızın da sizden alacaı cinsel haz körelir.
Aman namuslu olunuz ki, kadınlarınız da namuslu olsunlar. Zira falan
oullarının erkekleri zinâ edince, kadınları da zinâcı oldular.”]
7

Yukarıda sundugumuz hadîsler gibi a¸agıda sunacagımız hadîs-
ler de zinânın ferdî ve ictimâî zararlarını açıklamaktadır.

5
Buhârî Nikâh 107 (6/156).
6
M. Zevâid 4/252.
7
Sırasıyla bak. M. Mesâbîh Hn. 5370, M. Zevâid 6/255, Müsned 6/333, K. Hafâ Hn. 1738.
410 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

[”Zinânın yaygınlaarak açıa vurulduu toplumda ölüm oranı artar.”
”Bir cemiyette zinâ ve faiz açıa çıkıp yaygınlaırsa o cemiyet halkının
bizzat kendileri Allah’ın azâbını üzerlerine çekmi olurlar.”
”Zinânın ortaya çıkarak açıktan rabet gördüü bir toplumda, rabet
edici fertleri mutlaka ve mutlaka önceki nesiller arasında bilinmeyen hasta
lıklar ve kafa rahatsızlıkları kuatır.”]

8

Yukarıda hadîslerle haramlıgını ve sebeb olacagı ferdî, ailevî ve
ictimaî zararlarını açıklamaya çalı¸tıgımız zinâ, nikâh bagı olmaksızın
yapılan cinsî münâsebettir.
Zinânın Nevileri/Türleri
Zinâ, zinâ olmak itibariyle aynı ise de kendi içinde manevî agırlık
¸iddetine göre sıralanmaktadır.
En agır zinâ nevinden ba¸layarak, hadîsler ı¸ıgında zinâyı ¸öylece
sıralayabiliriz:
a- Mahremlerle Yapılan Zinâ
Kendileriyle ebediyen evlenilemeyecek olan ana, kızkarde¸, kayın
valide, hala ve süt teyze gibi mahremlerle yapılan zinâ; ensest ili¸ki
sorumlulugu ve azabı en agır olan zinâdır.
Allah’ın Resûlü ¸öyle buyurur:
“(Helâl/yapılabilir görerek) mahremleri ile zinâ eden kii Cennet’e
giremez.”
9

Allah’ın Resûlü’nün açıklamasına göre mahremlerle zinâ, ferd ve
toplum olarak Islâm ¸ahsiyetinden bütünüyle soyutlanmanın göster-
gesidir.
Bu azîm zinâ nevinin Islâm ümmeti içinde de ya¸anacak bir belâ
olacagını Allah’ın Resûlü ¸öylece bildirmi¸dir:

8
el-Camiüs-Sagir Iza Zeherez-Zinâ.. (1/31); Revâiul-Beyân 2/197
9
M. Zevâid 6/269
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 411

“Bir çift ayakkabının bir tekinin dier tekine eitlii gibi, srailoullarını
kuatan îman ve ahlâk za’fının tıpa tıp benzeri, bana inananları da kuata
caktır. Öylesine kuatacaktır ki; onlardan bir fert açıktan anasıyla zinâ yapa
cak olsa, ümmetimden bu ii yapacak bir kii ortaya çıkacaktır.”
10

b- Komu ile Yapılan Zinâ
Mahremlerle yapılan zinâya nazaran ikinci derecede degerlendi-
rebilecegimiz zinâ türü de kom¸ularla yapılan zinâdır.
Hz. Mikdad Ibn-ü Esved (r.a) anlatıyor.
Allah’ın Resûlü sahâbîlerine sordu:
- Zinâ hakkında ne dersiniz?
- Ya Resûlallah! Zinâ, Allah’ın ve Peygamberi’nin haram kıldıgı
ve Kıyâmet Günü’ne kadar da haram olarak kalacak olan bir günah
fiildir.
| · _ · ¸ , . ¸ · , . · ¸ = - , ¸`- ¸|· ¸ - - , · - `¸ . ,| _ · ¸ , . · · _· - ·| ¸ -· ,
- yice bilmenizi isterim. Kiinin komusunun (veya ortagının) hanımı
ile zinâ etmesi, onun için on kadınla zinâ etmesinden daha büyük bir gü
nahtır. (Daha büyük bir azâb sebebidir.)
11

c- Savaa Çıkan Mücâhidlerin Kadınlarıyla Zinâ
Bu da pek ¸iddetli ve agır mesuliyetli bir zinâdır.
Ikinci derecede zinâ olarak da degerlendirilebilecek olan bu tür
zinâ ile ilgili olarak Allah’ın Resûlü pek çok uyarıda bulunmu¸tur.
Sakındırıcı vasıftaki hadîslerinde O, ¸öyle buyuruyor:
· , ·· , ·· ¸` - |· ·· . · ¸
[“Aman savaan mü’minlerin elerinden uzak durun.”

10
Ibni Kesîr Furkân 68, Feyzül Kadir Hn. 7532
11
I. Kesîr Furkan 68
412 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

“(Islâm Dîni’nin yücelttigi amaçlar ugruna) savaan mü’minlerin
eleri, savaa çıkmayıp geride kalmı bulunan mü’min erkeklere anneleri gibi
haramdır.
Bu sebeble savaan mü’minlerden birinin ailesiyle ilgilenmeyi üzerine
alan ve ihânet ederek ilgiyi cinsel ilikiye dönütüren, geride kalmılardan
her bir kii, Kıyâmet Günü’nde mutlaka ırzını çinedii kiinin önünde
durduulur.
O da güveni sömüren bu zinâcının amellerinin sevâblarından istedii
kadar alır.
Ey mü’minler! Ne zan ediyorsunuz? Siz bir savaçının ırzını çinemeyi
sıradan bir cinsel iliki mi sanıyorsunuz?]
12

d- Bir Arada Topluca Yapılan Zinâ
Sorumlulugu ve azabı pek agır olan bir zinâ türü de bir arada
topluca yapılan zinâdır.
Ki¸inin degil ba¸kalarının yanında ve gözleri önünde e¸i ile ili¸ki-
de bulunması, e¸i ile ili¸kisini anlatmasının bile haram oldugu dü¸ü-
nülürse, bir arada topluca zinânın ne derece agır, büyük bir haram
oldugu kavranılabilir.
Kaldı ki Kur’ân, Lût Peygamberin toplumunda e¸cinselligin bir
arada yapıldıgına i¸aretle, bu tür ili¸kilerin çirkinligi vurgulamakta-
dır.
(Ankebût 29)

e- Evlilerin-Yalıların Zinâsı
Allah’ın Resûlü doguracagı sorumlulugun farklı olacagı bir zinâ
nevinin de evlilerin ve de ya¸lıların zinâsının olacagını ¸u hâdisleriyle
bildirmi¸tir.

12
Sırasıyla bak. M. Zevâid 4/329, 6/258, M. S. Müslîm Hn. 1094, Ebû Davud Cihâd 12
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 413

“Üç sınıf insan vardır ki Allah Kıyâmet Günü’nde onları zatına muhâ
tap tutup konumaz. Onlara rahmet nazarıyla bakmaz. Onları günahların
dan arındırmaz. Onlar için elem verici bir azab da vardır. Bunlar kibirli
fakirler, sık sık yalan söyleyen idareciler ve evli-yalı zinâcılardır.”
13

f- Birliktelik Yoluyla lenen Zinâ
Digerlerinden farklı bir zinâ türü de Kur’ân’ın dost/metres edin-
me dedigi, erkegin ve kadının nikâhsız olarak tek e¸le yaptıgı ve sür-
dürdügü ili¸kidir. Birliktelik de denilen bu ili¸kiye Kur’an’da
(Nisa 24,
25; Mâide 5)
bir zinâ ¸ekli olarak i¸aret buyrulmaktadır.
g- Bekârların Zinâsı
Bekârların bekârla olan ili¸kisi, zinâ ve haram ise de diger zinâ
türlerine kıyasla sorumlulugu en az olan zinâdır.
h- Tecavüz Edilerek Yapılan Zinâ
Yukarıda yedi madde halinde açıklanan zinâ türleri kar¸ılıklı rı-
zaya dayanan zinâlardır. Bir de erkegin kadına zor kullanarak yaptıgı
tecavüz nitelikli zinâ vardır ki, bu nevi zinâ, zinâ günahı ve cezası
yanısıra tecavüz günahı ve cezasını da içerir.
Zinânın azabı
Bütün ilâhî haramlar gibi zinâ haramı da âhiret azâbına ugratacak
bir günahdır. Üstelik onun dünyada yüz celde/sopa olarak uygula-
nacak agır bir hukûkî cezası da vardır.
Itiraf, hâmilelik veya gözlemle sabit olacak zinâ i¸lemine verilecek
cezayı özel bölümünde inceleyecegimiz için, burada ugratacagı ilâhî
azâbı bildiren hadîsler sunacagız.
Yüce Allah, zinâcıları Cehennem azâbına ugratacagını yukarıda
tercümesini sundugumuz Furkan Sûresi’nin altmı¸sekizinci âyetinde
bildiriyor.

13
Müslim Îman 172, Tirmizî Cennet 25. Hadîste geçen “¸eyh”kelimesi ya¸lı mânasına geldigi
gibi, evli mânasına da gelmektedir.
414 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

-Salât ve selâm üzerine olsun- Allah’ın Resûlü Hz. Muhammed
de zinânın ugratacagı azâbı ¸öyle açıklıyor:
“Cibrîl ve Mikâil beni Mukaddes Arz’a yükselttiler ve bana ‘yürü’
dediler. Yürüdük. Ate fırınları gibi azı dar, fakat altı geni bir yere geldik.
çinde çırılçıplak kadınlar ve erkekler vardı. Dipten atelenen bu fırında,
alevler alttan gelerek içindekileri yaklaıp sardıkça onlar dıarıya fırlayacak
gibi yükseliyorlar, lavlar çekildikçe dibe yuvarlanıyorlardı. Sorduumda
bana bunların zinâcı erkekler ve kadınlar olduunu söylediler.”
14

[“..Allah’ın zinâcılara öfkesi pek iddetlidir.”
“Yedi kat gökler ve yedi tabaka yerler evli-yalı zinâcıya la’net ederler.
Zinâcıların cinsel organlarından yayılacak pis koku Cehennemliklere bile
ızdırap verecektir.”]
15

Zinâya yol açıcı ilemler de haram kılınmıtır
Dünya ve âhiret hayatını olumsuz yönde etkileyecek ve Kur’ân
hükmü olarak namuslu insanlarla evliligi engelleyecek pek büyük bir
suç ve günah oldugu içindir ki Islâm zinâyı yasaklamakla kalmamı¸,
zinâyı engelleyecek bütün tedbirleri de almı¸tır.
(Nûr 3)

Evet zinâyı engellemek için Islâm Dîni;
a- ehvetle bakımayı, çıplaklıı, kadın erkek birlikteliini, kadın için
yalnız baına uzunca yolculua çıkmayı, alkollü içkileri ve ehveti tahrik
edici mûsikiyi yasaklamıtır.
b- Kadının babası veya kocası ya da kardeleri tarafından bakılmasını
mecburîletirmi, böylece zinâya açılan fakirlik yolunu tıkamıtır.
c- Boanmayı kolaylatımı, sınırlı çok evlilii onaylamıtır.
d- slâm Dîni, zinâyı örgütleyip organize etmeyi veya ona aracılık yap
mayı yasaklamıtır. Zine kazancını da haram kılmıtır. Kadın erkek ayırımı
yapmaksızın zinâcıları cezalandırmıtır.

14
Buharî Cenaiz 93. Hadîsin zinâ ile ilgi bölümü alınm¸tır.
15
Sırasıyla bak. Kurtûbî, Nûr 2, M. Zevâid 6/254.
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 415

Gerçek müslüman zinâcı olamaz
Yapılan bu özet açıklamalar bile Islâm Dîni’nde zinâ üzerinde ne
derece ciddiyetle duruldugunu göstermektedir.
Allah’ın ve Peygamberi’nin üzerinde böylesine durdugu bu ilâhi
yasagı çigneyerek zinâcı olmaya kalkı¸mak, pek tabîidir ki ciddi
mü’minin yapacagı i¸ olamaz. Olamayacagı içindir ki Allah’ın Resûlü
¸öyle buyurmu¸tur:
`¸ - ¡`- ,`· ¸ _ · ¸ , _ - _ ·· ¸|· _ · ¸ , v ..
[“Zinâ yapan kii gerçek mü’min olarak zinâ yapamaz..”
“Kii zinâ ettii zaman îmanı ondan ayrılır. Baının üzerindeki bir
gölgelik gibi olur. Bu haram ii bitirince îmanı ona döner”]
16

Zinâdan da tövbe edilebilir
Böylesine îmanı sarsıcı olmakla birlikte hangi türü yapılmı¸ olur-
sa olsun, ölüm komasına girmeden yürekten yapılan her bir tövbe
gibi zinâdan ötürü yapılacak tövbe de kabul edilir. Kur’ân’da pek çok
âyet, tövbelerin kabul olunacagını, i¸lenen günahların silinecegini
müjdelemektedir. Örnegin ¸ûra sûresinin 25. âyetinde ¸öyle buyrulur:
“Allah kullarının tövbelerini kabul eder. Onların günahlarını
baılar ve sizin bütün yaptıklarınızı da bilir.”
Sınrsız bagı¸layıcı olan Yüce Allah, zinânın ugratabilecegi Cehen-
nem azabına deginen yukarıda anlamlarını sundugumuz Furkan
sûresinin 68-69. âyetlerinden sonra 70. âyetinde daha büyük bir
müjde vererek ¸öyle buyurmaktadır:
“Kendilerini Cehennem’e götürücü Allaha ortak komak, insan
öldürmek ve zinâ yapmak günahlarından tövbe eden, bu yasaklara
îmanını pekitiren ve slâmî çizgide güzel iler yapanların günah
larını Allah sevaplara dönütürecektir. Çünkü Allah çok çok
affedici ve pek çok merhamet edicidir.”

16
Tirmizî Îman 11 (Hn. 2627); Ebu Davud Hn. 4290, Buhârî Hudûd 1
416 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Zinâdan korunma Cennet’e de götürür
Kitabımızın “Cinse Hayat bâdet Hayatının Bir Bölümüdür” kısmın-
da örneklendirilerek açıklandıgı üzere zinâdan korunma iradesi, duâ-
ların kabulüne, Allah’ın güvencesine ermeye ve Cennetlerin en büyü-
gü olan Firdes’e girmeye vesîle amellerden biridir. Mü’minûn sûresi-
nin ilk âyetleri de bu geçegi ¸öylece beyan etmektedir:
“Namazlarını iç huzuru ile kılan, dünya ve âhiret hayatına fay
dasız bo söz ve ilerden kaçınan, zekât verici güce ulamak için
çalıan, kendilerine verilen görevleri ve verdikleri sözleri yerine
getiren, namazlarını devamlı olarak eda eden ve cinsel organlarını
koruyup zinâdan korunan, yalnızca hür eleri veya malik oldukları
(nikâhlı esir e¸leri) ile yalnızca üreme organından cinsel ilikiye
giren, bu ilikileri sebebiyle de kınanmayacak olan -fakat sadece
zinâ ve ecinsellik türü haram ilikilere girmeleri sebebiyle haddi
amı görülecek olan- gerçek mü’minlerdir. Onlar kurtulua er
milerdir. te onlar Firdevs Cenneti’ne varis olacak ve orada
sürekli kalacak olanlardır.”
17



17
Mü’minûn 1-11.


Örtülü Zinâ Müt’a Nikâhı


Islâm Dîni’nde haram kılınan zinânın örtülü ¸ekillerinden biri
müt’a nikâhıdır.
Müt’a nikâhı; bir kadının cinselliginden yararlanmak için onu
“ücret kar¸ılıgında, belirli bir süre için ¸âhitler huzûrunda nikâhla-
maktır.
Müt’a nikâhı; Islâm öncesi câhiliyet döneminde vardı. Islâm’ın ilk
dönemlerinde Allah’ın Resûlü, ba¸ta sava¸ olmak üzere e¸lerden
uzunca ayrılıklarda duyulan gereksinim sebebiyle müt’a nikâhına
izin verdi. Ancak daha sonra, sahâbîlerin ve Islâm bilginlerin ço-
gunluguna göre Kıyâmet Günü’ne kadar geçerli olmak üzere onu
yasakladı.
Sebre (r.a) anlatıyor.
(Veda Haccı’nda) Allah’ın Resûlü’nü Rükn-i Hacer-i Esved’le
Kâbe’nin kapısı arasında ayakta ¸öylece hitab buyururken görüp
i¸ittim:
- Ey insanlar? (Müt’a nikâhı yolu ile) kadınların cinselliinden yarar
lanmanıza izin vermitim. Ancak Allah Kıyâmet Günü’ne kadar geçerli
olmak üzere müt’a nikâhını haram kıldı.
Kimin yanında müt’a nikâh ile aldıı bir kadın varsa ona yol versin. Ne
var ki yol vereceiniz kadınlara müt’a nikâhı karılıı olarak vermi oldukla
rınızdan bir kısmını bile olsun geri almayın.
1


1
et-Tac 2/335. Müt’a Nikâhı ile alakalı hadîsler ve geni¸ bilgi için bak. Müslim Nikâh 3.
Ayrıca bak. TDV Islam Ansiklopedisi 32/174-180
418 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Islâm bilginlerinin bir kısmına göre müt’a nikâhı bâtıldır; varlıgı
ile yoklugu birdir. Bu yolla cinsî münâsebet zinâdır. Müt’a nikâhıyla
çocuk olsa çocugun nesebi sabit olmaz.
Bazı Islâm bilginlerine göre ise müt’a nikâhı fâsiddir; geçersizdir.
E¸lerin arası derhal ayrılır. Kadının iddet beklemesi vâcibdir. Ço-
cugun nesebi ana için oldugu gibi, baba için de sabit olur.
Nesebi sabit çocuk mîras da alır. Müt’a nikâhına dayalı ili¸ki zinâ
ise de nikâh gölgesi altında yapıldıgından e¸lere zinâ haddi (cezası)
uygulanamaz. Ancak tazîr cezası verilir.
2

Bu açıklamalarımızla müt’a nikâhı ile ilgili olarak Islâm bilgin-
lerinin büyük çogunlugunun görü¸lerini özetlemi¸ olduk.
Müt’â nikâhı onaylanabilir mi?
Nisâ sûresinin 24. âyetinden hareketle I. Abbas ve Imran b.
Huseyn gibi sahâbîlere ve çok azınlıkta kalan bazı Islâm bilginlerine
göre ihtiyaç duyulacak dönemlerde ve zarûret duyacak ki¸ilerce
Müt’a nikâhı ba¸ vurulabilir istisnai bir kurumdur. Onlara göre yuka-
rıda anlamı verilen yasaklayıcı hadîs normal toplum ¸artları için
geçerlidir.
Ancak Nisâ sûresinin 24. âyetinde, kendisiyle müt’a nikâhının
me¸rûiyetine delil getirilen “Ücûr/ücretler” kelimesinin, 25. âyette
nikâh emri ardından mehir anlamında kullanılması, açıktan zinâ ya-
nısıra dost/metres edinmenin Kur’ân’la yasaklanması ve yozla¸tırıl-
mamı¸ veli ve kadın dogasının onu kabullenemeyi¸i, müt’a nikâhına
onay verilemeyeceginin i¸aretlerini vermektedir. Zinâdan korunma
erdemi ve bunun için sabır gösterilmesi geregi, ayrıca fertlere ve top-
luma yüklenen evlendirme görevi de müt’a nikâhından kaçınılmasını
gerektirmektedir.

2
Müt’a nikâhını onaylayan ¸ia’nın görü¸leri için bak. Tabâtabâî el-Mîzan fi Tefsiril-Kur’ân
Nisâ 24 (4/290 vd.)
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 419

Allah katında müt’a olan nikâh
Yukarıda açıkladıgımız müt’a nikâhı bâtıl-fâsid olsa da açıktan
yapılan bir nikâhdır. Kullar katında da Allah katında da o müt’a nikâ-
hıdır.
Bir de zahirî ¸artları yerine getirildigi için görünürde geçerli bir
nikâh oldugu halde Allah katında müt’amsı olan bir nikâh vardır ki o
da, ki¸inin cinselliginden bir süre yararlanıp, sonra da bırakmak
niyetiyle bir kadını nikâhlamasıdır. Bu nikâh kullar katında geçerli ise
de Allah katında elbette geçerli degildir.
Biz bu degerlendirmeyi ¸u hadîse dayanarak yapıyoruz:
“Kii vardır, bir kadınla belirli bir mehir
3
üzerinden evlenmek üzere
anlaır, sonra da mehri vereceine dair yemin ederek onu aldatır da hakkı
olmadan onunla yatıp kalkmaya balar. Oysa ki Allah kadına mehrini vermek
istemediini bilmektedir. te bu adam Kıyâmet Günü’nde Allah’ın huzû
runa zinâcı olarak çıkar.”
4



3
Mehir için lügatçeye bakınız.
4
Müsned 4/332


Ba Cinsel Haramlar 2
Homoseksüellik/Ecinsellik


Islâm Dîni’nde yasaklanmı¸ zinâ gibi ba¸ cinsel haramlardan biri
lûtîlik/homoseksüelliktir.
1

Erkek erkege cinsel ili¸ki olan homoseksüellik, Kur’ân-ı Kerîm’le
ve Allah’ın Resûlü’nün Sünnet’iyle yasaklanmı¸, ilâhî rahmetten
uzakla¸tırıcı lanetli bir i¸dir.
Kur’ân’da homoseksüellik yasaı
a- Homoseksüellikle/e¸cinsellikle ilgili oldugunu ileri süren ve bi-
zim de katıldıgımız Kur’ân yorumcularına göre yapanın ve yapılanın
cezalandırılmasını emir buyuran Nisâ Sûresi’nin anlamı sunulacak 16.
âyeti, homoseksüelligi/e¸cinselligi yasaklamaktadır. Cezalandırılacak
fiilin haramlılıgı ise açıktır:
“Sizlerden ecinsellik yapanların ikisini de ıstırap verecek id
detle cezalandırın.
2
Eer tövbe edip uslanırlarsa, artık üzerlerine
gitmeyin. Çünkü Allah yürekten tövbeleri kabul eden ve merha
meti pek çok olandır..”

1
Lût toplumunun igrenç i¸i mânasına kullanılmakla beraber homoseksüelligin yüce bir
peygamberin adı ile irtibatlandırılarak Lûtilik ¸eklinde ifade edilmesi hiç ¸üphesiz makul
degildir. Ancak Islâm literatüründe ve bir hadîste kullanıldıgı da bir gerçektir. Biz
çoklukla homoseksüellik-e¸cinsellik ifadesini kullanmaya çalı¸tık. (Bak. Kurtûbî 13/34,
Zâdül-Meâd Faslün fi Hedyihi fil-Cima)
2
Yargıya yansıtılan zinâ’ya yüz sopa ceza verildigine, karısı zinâ eden kocaya da yarala-
mayacak ¸ekilde dövme hakkı tanındıgına göre Nisâ 16 da geçen Eza verme, bir diger
anlatımla ısdırap verecek ¸ekilde cezalandırma dövmeye de te¸mil edilebilir olsa gerektir.
Pek tabîidir ki bu itiraz edilebilir bir görü¸tür.
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 421

b- Bakara sûresinin 223. âyeti ve bu âyete açıklık getiren hadîs-
lerle e¸lere arka organdan ili¸kinin yasaklanması, homoseksüelligin
haramlıgını göstermektedir. E¸e yönelik olarak yapılması yasakla-
nanın, erkeklere yönelik olarak yapılmasının daha bir haram olacagı
açıktır.
c- Kur’ân-ı Kerîm’in Mü’minûn Sûresi’nin be¸inci, altıncı ve ye-
dinci âyetleriyle e¸ler veya nikâhlanılan esir kadınlar olan câriyeler ile
yapılacak ili¸kiler dı¸ındaki bütün cinsel ili¸kiler haram kılındıgı için,
homoseksüellik de haramdır:
“Müminler cinsel organlarını korur/yasaklı ilikilerden koru
nurlar. Onlar yalnızca karı cinsten olan hür eleri veya malik ol
dukları esir eleri ile cinsel ilikiye girerler. Onlar sadece bu ili
kileri sebebiyle kınanmazlar. Helâl kılınanların dıında ilikiye
girenler, sınırları aanlardır.”
Bu âyetlerde ve benzeri olan Meâric Sûresi’nin 29-31. âyetlerinde
geçen ve erkekler için kadınlar, kadınlar için de erkekler anlamına
gelen Ezvac kelimesiyle de homoseksüellik yasaklanmaktadır. Cünkü
ancak kar¸ı cinsten olan hür veya esir e¸lerle nikâhlanılarak ili¸kiye
girilebilir.
d- Bazı Islâm bilginlerinin Mü’minûn ve Meâric sûrelerinin mez-
kûr âyetleri üzerinde yaptıkları, degindigimiz yorumlarına göre ho-
moseksüellik Kur’ân-ı Kerîm’in genel cinsel yasakları arasına giri-
yorsa da, özel olarak Lût toplumunun kıssasında yasaklanmaktadır.
Kur’ân-ı Kerîm’de, daha önce gönderilen peygamberlerin toplu-
luklarına yasaklandıgı veya onları azâba ugrattıgı bildirilen bütün
ilâhî yasaklar, -kaldırıldıkları açıklanmadıkça- Muhammed Ümmeti
için de ilâhî yasaklar oldugundan homoseksüellik bizlere de haram
kılınmı¸ bir fiildir.
Yüce Allah, Lût Peygamber’in diliyle bu igrenc fiili ¸iddetli bir
dille yermekte, homoseksüellerin nasıl azâba ugratıldıklarını da açık-
lamaktadır.
422 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

A’raf Sûresi Âyet 80-84:
“Lût’u, kendi kavmine/topluluuna Peygamber olarak gönder
dik. Onları öylece kınayıp uyardı:
- Sizden önce “âlemlerden/insan ve hayvan topluluklarından”
hiçbirinin yapmadıı ecinsellii mi yapıyorsunuz?
Siz kadınları bırakıp da ehvetle erkeklere mi yaklaıyorsunuz.
Dorusu siz ilâhî yasak sınırlarını aan bir kavimsiniz.
(Lût’un kınayıp uyarmalarına kar¸ı) Kavminin cevabı da u tep
kili sözler oldu:
Lût’u ve onunla beraber îman edenleri ülkenizden çıkarın.
Çünkü onlar (arka organlardan kaçınarak) tertemiz kalmak isteyen
insanlardır.
Bunun üzerine Biz de Lût’u ve karısı dıındaki ailesini kurtar
dık. Karısı geride kalarak azâba urayanlardan oldu.
Biz onlar üzerine azab talarını öylesine bir yadırdık ki, suç
luların âkıbeti nasıl olurmu bir bak.”
Lût kavminin ugratıldıkları azap, Hûd Sûresi’nde de ¸öylece açık-
lanmaktadır:
“Azap emrimiz gelince, yaadıkları ülkenin altını üstüne çe
virdik. Üzerlerine Rabbin katında iâretlenmi kızgın taları saa
nak halinde yadırdık. lâhî azap, cinsel haramları ileyerek nefis
lerine zulmedenlerden hiçbir zaman uzak kalıcı deildir.”
3

Anlamları sunulan âyetlerle homoseksüellik dolaylı olarak
Muhammed Ümmeti olan bizlere de yasaklanmı¸tır. Özellikle son
âyette kullanılan ve Kıyâmet Günü’ne kadar devam edecek sürekliligi
içerici üslûpla da her dönemin homoseksüelleri azâpla tehdit edil-
mi¸tir.

3
Hûd 82, 83. Lût toplumu ile ilgili olarak ayrıca bak. Hûd 77-83, Hıcr 67-77, Enbiya 74, 75.
¸uara 165-174, Ankebut 23-35, Kamer 33-39, Zâriyat 32-37
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 423

Hiç ¸üphe yoktur ki Allah’ın azâbı çe¸itlidir. Ilâhî azap; hukûkî
ceza, tabîi âfetler, yönetim zulümleri, Aids türünden hastalıklar ve
harpler ¸eklinde olabilecegi gibi; yıkıcı, eritici ve bitirici cinsel anar¸i
¸eklinde de olabilir.
Sünnet’te homoseksüellik yasaı
4

Allah’ın Resûlü ¸öyle buyurur:
- =· - · · - = , - · . · ¸ =, | ; , | ¸ « - _ · - · _ ·
“Ümmetimle ilgili olarak en ziyade korktuklarımdan biri de ecinsellie
bulamalarıdır.”
“Erkee veya kadına arka organından temas eden kiiye Allah rahmet
nazarıyla bakmaz.“
5

“(Tabîi ve helâl görerek) Erkeklere ve kadınlara arka organdan cinsel
temasda bulunanlar kâfir olmulardır.”
6

“Hz. Âi¸e, Allah’ın Resûlü’nü üzgün gördü. Üzgün görünce de
sordu:
- Sizi üzen nedir Ya Resûlallah!
- Beni üzen ümmetim için pek çok korktuum uygulamadır; Lût toplu
munun yaptıını yapmalarıdır.”
7


4
Homoseksüellik, Islam öncesi cahiliyet toplumunda örnegin Mekke’de ünlü ¸air Imruül
Kays’ın amcası oglu ile ya¸adıgı e¸cinsel ili¸kiyi ¸iirle¸tirdigi kasidesinin Kâbe duvarına
asılabilecegi ölçüde tabîi görülmekte idiyse de ilk Islam toplumu için tehlike olu¸turacak
düzeyde degildi. (Bak. Islâm Tarihi Asr-ı Saâdet Ist. 1928, 1/150)
Böyle iken Kur’ân’ın Lût toplumunun homoseksüelligi üzerinde ısrarla durması -Allah
bilir- gerekli kültürel ve fiilî tedbirleri almayan toplumların bu igrenç sapıklıga
ugrayabileceklerini ihtar etmek içindir. Asrımızda Amerika ve Ingiltere gibi Islâm Dîni’nin
inanç ve hayat nizamından yoksun cahilî ülkelerde homoseksüellerin sayısının milyonları
a¸ması, hem Kur’ân’ın Allah’ın kitabı oldugunu dogrulamakta, hem de bu gibi ülkelerin
geleceklerinin pek karanlık olacagına i¸aret etmektedir.
5
I. Mâce Hn. 2563.
6
Zâdül-Meâd Faslün fi Hedyihi fil-Cima (3/148)
7
ed-Dürrül-Mensûr Araf 80 (3/101)
424 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Salât ve selâm üzerine olsun, Allah’ın Resûlü diger hadîslerinde
de ¸öyle buyurdu:
... |, ·|· ¸· · · . · ¸ ¸ - ¸ ¸ - =· _ · _ - , = , ¸ - `· | _ · _ |· ,` , : · . ¸ · ¬ |· ` ¸ ·,´ · · ¸ .· ¸
“.. Lûtilik (homoseksüellik) çoaldıı zaman Allah homoseksüellerden
(ve onların i¸ini tabîi gören toplumlarından) korumasını kaldırır. Hangi
yaayı üzerinde yıkıma urayacaklarını önemsemez.”
8



8
et-Tergib 4/65.


Homoseksüelliin Sebebleri
“nsan nefsine, hem çirkinlileri/kötülükleri ve hem de
güzellikleri/iyilikleri ilham eden Allah’a and olsun”
(¸ems 7-8)



Kur’ân-ı Kerîmin açıklamasına göre, Yüce Allah insanı kulluk de-
nemesine ugrattıgı için ona Fücûru ve Takvâsını ilham etmi¸tir.
1
Bir
diger anlatımla insan bütün güzelliklere ve tüm çirkinliklere yete-
neklidir ve egilimlidir. Homoseksüellik, egilim duyulabilecek bu çir-
kinliklerden biridir.
Akıl geregince kullanılmaz, seküler çevrelerden korunulmaz,
Yaratan’ın koydugu kurallar dinlenilmez, ebedî hayat için sorgula-
nılacagı gerçegine inanılmazsa insan herbir çirkinlik yanısıra e¸cin-
sellige de bula¸abilir. Açıklanan bu temel gerçek ı¸ıgında yapılabi-
lecek tesbit ¸udur:
Homoseksüellik, seküler akıl ve ya¸amın, inanç ve irade zaafının
ürünüdür. Ana sebebi; rûhumuz ve bedenimiz üzerinde Allah’ın
yaratıcı, ya¸atıcı ve yasa koyucu egemenligini tanımamaktır. Bir diger
ifadeyle Allah’a ve O’nun huzûrunda muhâkeme olunacagına; cezâ
veya mükâfat görülecegi gerçegine inanmamaktır. Allah’ın bütün
insanlar için örnek kıldıgı Hz. Muhammed’in buyruklarına geregince
uymamaktır.
¸imdi bir veya bir kaçının birle¸mesinin e¸cinselige sebep olabile-
cegi olguları ve onlara ili¸kin peygamberî düstûrları ve bu düstûrlara
dayalı bazı ilmî ictihadları/görü¸leri görelim.

1
¸ems 7-8
426 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

A- Bekârlıın Sürdürülmesi
Bedenî ve mâlî imkânlar varken sürdürülen bekârlık, genelde
cinsel haramlara açık bir ortamdır.
Özellikle kı¸la, hastahane, yatılı okul, kamp vs. gibi yerlerde er-
keklerle bir arada ve uzun süre ya¸anan bekârlık da, hiç ¸üphesiz
homoseksüellige/e¸cinsellige yol açıcıdır.
Ba¸ta zinâ ve homoseksüellik olmak üzere cinsel haramlara yö-
neltebilecegi içindir ki, Islâm bedenî ve mâlî imkân varken, sürekli
bekârlıgı Kur’ân çizgisinde Peygamberimiz’in diliyle haram kılmı¸tır.
Ilgili bölümde gerekli bilgi verilmi¸tir.
B- Erkeklerin Kadınlaması
Hür iradelerini kullanarak kadınla¸an erkekler, homoseksüelligin
fideligidir. Bunun içindir ki Allah’ın Resûlü bu tipleri ¸öylece la’netle-
mi¸tir/ilâhi rahmetten uzak kalmalarını dilemi¸tir:
“Erkeklere benzemeye çalıan kadınlara ve kadınlara benzemeye çalıan
erkeklere Allah la’net etsin.”
2

Erkeklerin kadınlara benzemesi ba¸lıca ¸u yollarla olmaktadır.
a- Allah’ın yarattıı vücût düzenini deitirmek
Vücût düzenini degi¸tirme ba¸lıca iki ¸ekilde olabilmektedir:
aa- Hadımla¸mak ve hadımla¸tırmak.
Ilgili bölümde gerekli bilgiler verilmi¸tir.
bb- Erkekligin dı¸a dönük fiziki simgesi olan sakalı ve bıyıgı bir-
likte tra¸ etmek.
Islâm bilginleri sakal ve bıyıgın beraberce kesilmesini, benzemek
amacı güdülmese de kadınlara benzemenin bir ¸ekli olarak degerlen-
dirmektedirler. Yaratılı¸ları itibariyle kadınsı köseler bu hükmün
dı¸ındadır. Ilgili bölüme bakınız.

2
Ebû Davûd. Libas 30
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 427

b- Kadın gibi makyajlanarak süslenmek, kolye, bilezik ve küpe gibi
kadınlara özgü süs eyası takınmak
Allah’ın Resûlü kadınla¸tırıcı bu tür uygulamaları yasaklamı¸,
faillerini sürgünle cezalandırmı¸tır.
Ebû Hüreyre (r.a) anlatıyor.
Allah’ın Resûlü’nün huzuruna elleri ve ayakları kınalanmı¸,
kadınsı davranı¸lar gösteren bir adam getirildi.
O da, yaptıı soruturmadan sonra onun Nekî’ denilen yere sürgün
edilmesini emretti..
3

c- Kadın gibi giyinmek
Allah’ın Resûlü, ya¸anılan toplum örfüne göre “Kadın elbisesi
giyen erkee ve erkek elbisesi giyen kadına lanet etti.”
4

Böylece bu tür giyinmeyi yasakladı.
Burada bilvesîle ifade edelim.
Erkek çocuklarına, erkeklere haram kılınmı¸ olup erkeklik gücü-
nü zafa ugrattıgı bilimsel verilerle belirlenmi¸ olan altından süsler
takan, erkeklere haram kılınmı¸ tabîi ipekten elbise giydiren, ayrıca
onlara kız çocugu gibi davranan ve onları kız çocugu imi¸ gibi giy-
diren ana-babalar günahkârdırlar. Çünkü onlar bilmeyerek de olsa
çocuklarının ki¸iliklerini yozla¸tırmakta, cinsel haramlara ortam
hazırlamaktadırlar.
Biz, erkek çocuklarını erkek, kız çocuklarını da kız çocukları gibi
giydirip süsleme geregini, Peygamberimizin uygulamalarından ögre-
niyoruz. Mesela O, Habe¸ kıralının gönderdigi altın süslemeli giysiyi
torunu, Zeyneb’in kızı Umame’ye vermi¸tir. Azatlısı olan Zeyd’in,
torunu gibi sevdigi oglu Üsame için ise ¸öyle demi¸tir:
Eer Üsame kız olsaydı, onu da, kız gibi giydirip süslerdim.
5


3
et-Tac 3/33, Min Mirkatil-Mefâtih 4/480
4
Ebû Davûd Libas 31
5
Ebu Davud ve Hafız Irakî’den naklen Y. Karadavî el-Fetevaz ¸azze s. 44
428 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

d- Kadın gibi konumak ve davranmak
Kadın gibi konu¸an ve davranan erkekleri Islâm bilginleri iki
kısımda degerlendirmektedirler.
a- Yaratılı¸larında kadınsı incelik bulunanlar,
b- Irâdeleriyle kendilerini benzetmeye çalı¸anlar.
Peygamberî la’net gölgesi altına girecekler ve Islâm Hukûku’na
göre soru¸turmaya ve cezâya ugratılabilecek olanlar, hiç ¸üphesiz
ikinci kısma girenlerdir.
Birinci kısma girenler mazûrdurlar. Ancak onlar da kendilerini
bilmek, ba¸ta sakal-bıyık bırakmak olmak üzere önlem almakla yü-
kümlüdürler.
Yukarıda açıklananlar, kadınlara benzeme yollarıdır.
Bu yollardan yürüyenler ve çocuklarını yürütenler, istemeyerek
de olsa homoseksüellige hizmet etmi¸, yol açmı¸ olurlar.
Giri¸te degindigimiz üzere, kuluk denemesi geregi insanın bütün
güzellikler gibi e¸cinsellik dahil tüm çirkinlere yetenekli olması, katil
olmasını gerektirmedigi gibi e¸cinsel olmasını da gerektirmez.
Bu sebeple bazı bilimsel unvanlı ¸arlatanların savundukları gibi
dogu¸tan gereklilik olsaydı Yüce Allah homoseksüellik yasagı ile güç
yetirilemeyecek olanı yüklemi¸ olurdu. Oysaki Kur’ân ifadesiyle
“Allah her bir nefsi ancak güç yetirebilecei ile yükümlü kılar.”
6

C- Erkeklerin Avret Yerlerine Bakılması
Erkekler için örtülmesi gereken avret yerleri olan göbekle diz ka-
pakları arasını açmak ve bu yasak bölüme bakmak da homosek-
süelligin sebeblerindendir.
“Çıplaklık” ve “ehvetle Bakmak” bahislerinde avret yerlerine
bakmanın haramlıgını ayrıntılı biçimde açıklayacagımız için, burada
yasaklayıcı bir hadîsi sunmakla yetinecegiz.

6
Bakara 286
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 429

-Salât ve selâm üzerine olsun- Allah’ın Resûlü ¸öyle buyurur:
· | ¸ « |· · _ , - _ | · · | ¸ « |· v ¸ . ¸`- ¸|· · _ , - _ | · ¸`- ¸|· ¸= · , v ..
“Erkek erkein avretine; göbekle diz kapakları arasına, kadın da kadının
avretine bakmasın..”
7

D- Karde de Olsalar On Yaından Sonra Erkek Çocukların Bir Arada
Yatırılması
Özellikle yedi ya¸ından sonra çocukların yataklarını ayırmak, fa-
kat on ya¸ından sonra mutlaka ve mutlaka ayırmak Peygambe-
rimiz’in emridir. Salat ve selam üzerine olsun O, ¸öyle buyurur:
[“Yedi yaına geldiklerinde erkek çocukların ve kız çocukların, (hatta)
erkek kardelerin ve kızkardelerin yataklarını ayırın.”
“Yedi yaına geldiklerinde çocuklarınıza (bizzat örnek olarak) namaz
kılmalarını öütleyin. On yaına geldiklerinde ise namaz kılmaları için gere
kirse fiziksel baskı yapın. Yataklarını da mutlaka ayırın.”]
8

Anla¸ılacagı üzere bu hadîsler, çocukların yedi ya¸larından itiba-
ren yataklarının ayrılmaya ba¸lanmasını, fakat on ya¸ında mutlaka ve
mutlaka ayrılmasını emretmektedir.
Bu peygamberî emirleri uygulamamanın gelecege dönük büyük
sakıncalar olu¸turabilecegi ¸üphesizdir.
Cinsel mevzûlarda mümkünü muhtemel görmek, Islâm gerçekçi-
liginin ana geregidir.

7
Müslim Hayz 74, Tirmizî Edeb 38. Kur’ân(Nûr 30, 31)yanısıra bu hadîs de, saglık sorunu
olmadan erkeklerin erkeklere, kadınların da kadınlara etek temizligi yaptırılmasını yasak-
lamaktadır.
8
K. Hafâ Hn. 2286 ve açıklaması.
430 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

E- Yetikin Erkeklerin Vücûtları Temas edecek ekilde
Bir Yorgan Altında Yatması
Allah’ın Resûlü, homoseksüellige çagrı¸ım yaptıracak ve yol aça-
cak bu davranı¸ ¸eklini de ¸öylece yasaklamı¸tır:
“Bir erkek dier bir erkekle vücûtları temas edecek ekilde bir yorgan
altında yatamaz.
Bir kadın da dier bir kadınla tenleri temas edecek ekilde bir yorgan
altında yatamaz.”
9

F- Kadınlara Arka Organlarından Temas Edilmesi
Homoseksüelligin bir sebebi de Allah’ın Resûlü’nün ifâdesile
“Küçük Lûtîlik” olan kadınlara arka organlarından temas etmektir.
Tarihi verilere göre Lût toplumu içinde erkeklerde homosek-
süellik, kadınlara yönelik bu tür haram ili¸kiden sonra ba¸lamı¸tır.
Allah’ın koydugu düzenden bir kere sapıldı mı, sapmaların daha
büyük sapıklıkları davet edecegi ¸üphesizdir. Ilgili bölüme bakınız.
G- Ecinsellerinin Kendilerini Tanıtıcı Özelliklerinin Taklit Edilmesi;
Örnein Erkeklerin Birbirlerinin Yanaklarından Öpmesi
Islâm Dîni, mü’min erkeklerin birbirleriyle tokala¸malarını (mü-
sâfaha) ve ayrılıklardan sonraki bulu¸malarda kucakla¸malarını onay-
lar. Büyüklerin ve bilginlerin ellerinden öpülmesini de câiz görür.
Ancak birbirlerinin önünde egilmelerini ve yanaklardan öpmelerini
tasvip buyurmaz. Hanefî mezhebi bilginlerine göre bu tür öpmeler
harama yakın bir günahtır. Çünkü yanaklardan öpme de duyguların
arılıgını giderebilir. Nitekim Amerika gibi bazı ülkelerde yanaklardan
öpme, homoseksüellerin âdeti ve ni¸anı olmu¸tur.

9
Ebû Davûd Hammam 3
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 431

Özellikle onların arasında bulunurken onlara benzemekten ve
özelliklerini benimsemekten kaçınmak gerekir.
Ana-baba ve evlat gibi yakın akraba ve mahremler arasında ya-
naklardan öpmekte bir sakınca yoktur.
10

H- Kadınsı Vücutlu Tüysüz Olanlarla Bir Arada Kalınması
Islâm bilginlerince homoseksüelligin temel sebeblerinden biri ol-
dugu için bu mesele üzerinde özellikle durulmaktadır.
Homoseksüellerin özellikle yapıcı konumunda olanlarının, henüz
sakalı bitmemi¸ genç ve güzel oglanlara ilgi duyacakları îzahdan
berîdir.
Bunun içindir ki bazı Islâm âlimleri ¸öylece görü¸ açıklamı¸ladır:
“ehvetle bakıp bakmayacaı husûsunda emin olsun veya olmasın, ka
dına bakmak gibi güzel yüzlü tüyü bitmemi olanlara bakmak da haramdır.
Zira vasfedilen genç olan, kadın gibi güzeldir, kadına arzu duyulduu gibi
ona da arzu duyulur. Kaldı ki kadına ulamak imkânından daha çok genç
olanla bir araya gelmek imkânı vardır.”
11

Bu bahsi, Allah’ın Resûlü’nü görenleri görenlerden bir Islâm bü-
yügünün ¸u uyarısı ile bitirelim:
“bâdetli bir gence, yırtıcı bir hayvanın zarar vermesinden korktuum
dan daha çok, yanında oturduu kadınsı olanın zarar vermesinden
korkarım.”
12


10
Bk. Ebû Davûd Edeb 157, Fetevay-ı Hindiye Tercüme Mustafa Efe 12/169, Islâm Fıkhı
Ansiklopedisi 4/374.
11
Fetevay-ı Hindiye 5/114, S. Müslim Ter. ve ¸erhi 2/1080.
12
ed-Dürrül-Mensûr Araf 80 (3/101)
432 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

I- Homoseksüellikle lgili Yazıları Okumak ve Pornoları zlemek
Homoseksüellikle ilgili en önemli sebeblerden biri de bu a¸agılık
fiili me¸rûla¸tırıcı yazıları okumak, resimleri ve filmleri izlemektir. Bir
diger önemli sebeb de homoseksüel ki¸i ve çevrelerle kültürel, sosyal
ve ekonomik ili¸kiler kurmaktır.
Tarihte ve de toplumlarında ün kazanmı¸ e¸cinsel fikir, sanat ve
devlet adamlarının ba¸arılarını, dü¸üncelerinden, sanatsal etkinlikleri
ve yönetim becerilerinden degil de e¸cinselliklerinden saglamı¸lar
gibi algılamak ve algılatmak da e¸cinsellige yönlendirici sebebler-
dendir.
Dokuz madde halinde sunulan sebeplerin her biri degilse de bir
kaçı biraya geldiginde e¸cinsellige yol açabilecegi açıktır.



Ba Cinsel Haramlar 3
Sevicilik
“Sevicilik yapan kadınlarınızın bu suçlarının isbatı için içinizden dört ahit
bulun. Eer âhitler bu suçu ilediklerine tanıklık ederlerse, suçlu kadınları ölüm
alıp götürünceye veya Allah onlara (tövbe ve evlilik gibi) bir çözüm yolu
gösterinceye kadar onları evlerinde gözetim altında tutun.” (Nisâ 15)


Islâm Dîni’nde homoseksüellik gibi haram kılınan bir cinsel
eylem de seviciliktir.
Allah’ın Resûlü’nün hadîslerindeki adı Sihâk olan sevicilik (lezbi-
yenlik) kadın kadına sevi¸erek, cinsel tatmin aramaktır.
Haram olan bu cinsel sapıklık türünde kadınlardan biri erkek
mevkiinde olup, sevicidir. Digeri de edilgen durumundadır.
Islâmî kaynaklara göre tarihî olu¸umu ve geli¸imi itibariyle
homoseksüellik gibi sevicilik de Lût toplumuna dayanmaktadır.
Ülkelerinin altı üstüne getirilen ve üzerlerine ta¸ yagdırılan Lût
kavminin, erkekleri yanı sıra kadınlarının da azâba ugratılmalarının
sebebi, îmansızlıkları yanısıra aralarındaki sevicilikleri olmu¸tur.
Hz. Huzeyfe, Allah’ın Resûlü’nden ögrendigi bu gerçegi ¸öyle
dile getiriyor:
“Erkekleri erkekleriyle, kadınları da kadınlarıyla yetinince Lût kavmine
azap eridi.”
1


1
Kurtûbî Ankebût 29 (13-342).
Lût kavminin kadınlarının azaplandırılması kadınların lezbiyenle¸mesi sebebiyledir. (I.
Kesîr Araf 82)
434 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Sevicilik hiç ¸üphesiz Allah’ın kurdugu cinsel düzene aykırılık,
nesli kesmek, gerçek cinsel tatminden uzakla¸arak, nefse zulmetmek
ve kadın toplumunu cinsel anar¸iye itmek oldugu için haram kılın-
mı¸tır.
Kur’ânda Sevicilik Yasaı
Görü¸lerine bizim de katıldıgımız bazı Islâm âlimlerine göre
Kur’ân-ı Kerîm’in Nisâ Sûresi’nin 15. âyeti sevicilikle ilgilidir. Âyetin
lafızları bu anlayı¸ı dogrulamaktadır:
“Sevicilik yapan kadınlarınızın bu suçlarının isbatı için içiniz
den dört ahit bulun. Eer âhitler bu suçu ilediklerine tanıklık
ederlerse, suçlu kadınları ölüm alıp götürünceye veya Allah onlara
(tövbe ve evlilik gibi) bir çözüm yolu gösterinceye kadar onları evle
rinde gözetim altında tutun.”
Sünnet’de Sevicilik Yasaı
Allah’ın Resûlü, seviciligin haramlıgını/yasaklıgını bildiren hadîs-
lerinde ¸öyle buyurmu¸tur:
` .|· ¸`, · , , ·· _ ·· .` ·|· ¸ , , `3· ¬
[“Kadınlar arasında sevicilik zinâ’dır; zinâ gibi haramdır.”
“Kadınlar kadınlarla, erkekler de erkeklerle yetininceye kadar Kıyâmet
kopmayacaktır.”
“Üç zümrenin “Allah’dan baka ibâdet olunacak; yasalarına boyun
eilecek hiçbir ilâh yoktur” eklindeki îmanî ehâdetleri, Allah katında kabul
olunmaz.
Bunlar (tabîi ve helâl görerek) yapan ve yapılan homoseksüeller, seven
ve sevilen seviciler, bir de (zulmü me¸rûla¸tıran) zâlim devlet bakanı (ve
yöneticiler)dir.”]
2


2
Sırasıyla bak. el-Camiüs-Sagir 2/33, Levâmiül-Ukûl 5/113, et-Tergîb 3/289, M. Zevaid 6/272.
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 435

... ·| ¸ « |· ·| ¸ « |· . · · · . · ¸ · «` , · .· ·, ·· _
“Ümmetim, helâl/yapılabilir merû ilem görerek birbirleriyle la’netle
tikleri, alkollü içkileri içtikleri, erkekleri tabîi ipekten elbise giydikleri, arkıcı
câriyeler besledikleri, erkekleri erkekleriyle, kadınları da kadınlarıyla cinsel
ilikiye girdikleri zaman yıkıma uramaları kaçınılmaz olur.”
3

Sunulan hadîslerdeki ifadeler, sevicilikten sakındırıcı uyarılar
olarak degerlendirilmelidir.
Seviciliin Sebebleri
Kadınlar zâviyesinden bakıldıgında yukarıda homoseksüellige
götürücü sebebler olarak zikrettiklerimizin hemen hemen hepsi sevi-
ciligin de sebebleridir:
a) Bekârlık ve sürekli beraberlik,
b) Giyimde, sözde ve davranı¸da erkekle¸mek,
c) Kadınlar olarak birbirleri yanında göbekle diz kapakları arasını
açmak ve bakılması haram kılınan bu vücût bölümüne bakmak ve
saglık sorunu olmaksızın kadınlara etek temizligi yaptırmak,
d) Kızkarde¸ olsalar bile, on ya¸ını a¸an kız çocuklarını bir arada
yatırmak,
e) Yeti¸kin kızlar ve kadınlar olarak vücûtlar temas edecek ¸ekil-
de bir yorgan altında yatmak..
Bütün bunlar sevicilik sebeplerindendir. Irade kullanılarak olu¸-
turulan bu sebeblerin her biri de Islâm’da yasaklanmı¸; haram kılın-
mı¸tır.

3
et-Te¸riü-Cinâil-Islâmî 2/368; Beyhakî’den Hüsnül-Üsveti Hurmet-ü “ “Istimtain-Nisâi
Bin-Nisâi.
436 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Seviciliin Fidelii Olarak Hamamlar ve Güzellik Salonları
Bu sebebler arasında yer alan “Avret yerini (göbekle diz kapakları
arasını) açmak ve avret yerine bakmak,” sebebine baglanabilirse de, hü-
küm bakımından ayrıcalıgı olması nedeniyle kadın hamamlarına özel
bir sevicilik sebebi olarak bakmakta da yarar vardır. Zira Allah’ın
Resûlü: “Allah’a ve Âhiret Günü’ne îman eden kimse hamama ancak pe
temal örtünerek girsin.” buyurarak, üzerlerine örtü almaları halinde
erkeklere umûmî hamamlara girme ruhsatını verirken, kadınlara yal-
nız tedâvi amacıyla izin vermesi, bu yerleri sevicilik zâviyesinden ba-
karak degerlendirmemizi gerekli kılmaktadır.
4

Önce ilgili hadîsi sunalım.
E¸i Hz. Âi¸e (r. anha) yabancı topluluklardan kendilerine intikal
eden haberler sonrasında olacak Allah’ın Resûlü’ne sordu:
- Hamamlarla ilgili olarak ne buyurursunuz Ya Resûlallah?
- Benden sonra, yaadıınız cemiyetlerde hamamlar yapılacak. Ne var ki
kadınlarınız için hamamlarda hayır yoktur.
- Ya Resûlallah! Kadınlar hamama pe¸temal tutunarak girecekler.
(Ne sakıncası olabilir?)
- Hayır hayır sanıldıı gibi deil. Kadın, vücûdun alt ve üst kısımlarını
örten elbiseler içinde ve baörtüsünü takınmı bir ekilde girse de (onlar için
hamamlarda hayır yoktur.) Zira kocasının evinden baka bir yerde elbi
sesini çıkaran her bir kadın, Rabbi ile arasındaki kendisini koruyan perdeyi
sıyırmı olur.”
5


4
Hamama gidenlerin bir kısmı avret yerlerini korumadıkları için, bazı Islâm bilginleri
fazilet sâhibi dindar erkeklerin hamama gitmelerinin sakıncalı oldugu görü¸ünü ileri
sürüyorlar. Gidilmesinde zarûret olmadıkça, biz de aynı görü¸ü payla¸ıyoruz. Bak.
Kurtûbî Nûr 31, (12/224)
5
M. Zevâid 1/278.
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 437

Allah’ın Resûlü bu hadîsiyle kadınların hamama gitmesini yasak-
lamı¸tır. Ancak O, bu yasagı üzerinde ısrarla durmu¸, a¸agıdaki ha-
dîslerde görülecegi üzere giderek ¸iddetini artıran bir üslûpla bu
yasagını peki¸tirmi¸tir:
[“.. Kadınlarınızdan Allah’a ve Ahiret Günü’ne îman edenler sakın ha
(umûma mahsus) hamamlara girmesinler.”
“.. Allah’a ve Âhiret Günü’ne îman eden kii karısını (ve kızlarını)
hamama sokmasın.”]
6

Açıkça anla¸ılacagı üzere kadınların umumî hamamlara gitmeleri
yasaklanmı¸tır. Bu yasagın Allah’ın Resûlü’nün izni ile me¸rûla¸mı¸
bir tek istisnası vardır. O da kadınların kadın hamamları ve ılıcalarına
ancak tedavi amacıyla ve göbekle dizler arasını örterek girebilmele-
ridir. Çünkü Peygamberimiz ¸öyle buyurmu¸tur:
... - =, ¸ - v · ·· .` ·|· · ··,` - · -· ¸ ·· . «` · ¸ ·
“.. Kadınlarınızı hamamlara gitmekten men ediniz. Ancak hasta ve
lohusa kadınlara izin veriniz.”
7

Kadınlar için hamam yasagının getirilmesinin bir sebebi, utanma
duygusunu zayıflatabilmesi ise, diger bir sebebi de kadınların vücût
özelliklerinin diger kadınlar tarafından kocaları, babaları ve ogulları
yanında anlatılabilir olması, sonuç olarak da mahremiyetlere nüfûz
edilmesidir. Ama -Allah bilir- asıl sebep hamamların sevicilige fidelik
olabilmesidir. Nitekim olmu¸tur da.
Bizim tarihimizde umûmî erkek hamamlarından çok, kadın ha-
mamları cinsellige mevzu olmu¸tur. ¸uyû bulan sapıklıklar roman-
lara bile konu edilmi¸tir.

6
M. Zevâid 1/278, Tirmizî Hn. 2802.
7
Ebû Davûd Hammam 1
438 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Tıbbî zarûretler dı¸ında kadınların kadın hamamlarına gitmesini
yasaklayan Peygamberî düstûru ölçü alarak, devrimizdeki güzellik ve
jimnastik salonlarına gidilmesini, sakıncalı olan yerler içinde deger-
lendirmek mümkündür.
Hele hele kadınların sözde güzellik uzmanları olan ki¸ilere ve
erkek kuaförlere makyaj ve saç yaptırmaları, hiç ¸üphesiz açık bir
haramdır.



Ba Cinsel Haramlar 4
Hayvanlarla Cinsel Temas
“Allah sizin için hayvanlar yarattı. Onlardan bir kısmına binersiniz.
Bir kısmından da yiyecekler edinirsiniz.”
(Mümin 79)



Islâm Dîni’nde ba¸ cinsel haramlardan biri de hayvanlarla cinsel
temasta bulunmaktır.
Insanın tabîi egilimine aykırı olan bu igrenç fiil, bazı Islâm bil-
ginlerince Mü’minun Sûresi’nin 5-7. âyetleri ile çizilen genel cinsel
yasaklar içinde görülmektedir. Bir diger anlatımla insan ancak kendi
kar¸ıt cinsinden zevci/e¸i olacak bir insanla ve ancak nikâh yoluyla
ili¸kiye girebilir. Hayvanlar, insanlara cinsel partner olmak için yara-
tılmamı¸lardır.
Erkekler yanısıra kadınlar tarafından da i¸lenebilecek olan bu
fiilin haramlıgı Allah’ın Resûlü tarafından açıkça belirtilmi¸tir.
-Salât ve selâm üzerine olsun- O, bir hadîslerinde ¸öyle buyurur:
“Dört sınıf insan vardır ki bunlar sabah ve akam Allah’ın azap öfkesi
içindedirler.
(Sahâbîler tarafından) soruldu.
Bunlar kimlerdir Ya Resûlallah!
440 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Allah’ın Resûlü (sav) ¸u açıklamada bulundu. Onlar:
a. Kadınlara benzemek isteyen erkekler,
b. Erkeklere benzemek isteyen kadınlar,
c. Homoseksüeller,
d. Hayvanlarla cinsel iliki kuran kiilerdir.”
1

Yaratılı¸ düzenine aykırı olacagı için Islâm Dîni Yüce Peygambe-
rimiz’in diliyle e¸ekle atın çiftle¸mesini bile yasaklarken, hayvanla
ili¸kiye girmenin insanlıktan ne derece soyutlanma olacagı dü¸ünül-
melidir.
2



1
ed-Dürüül-Mensûr Araf 80 (3/101)
2
et-Tac 4/350


Ba Cinsel Haramlar 5
Röntgencilik
“..Sakın ha biribirnizin gizliliklerin aratırmayınız..”
(Hucurat 12)



Röntgencilik, ba¸kalarının cinsel organlarını ve cinsel ili¸kilerini
gözetleyerek, cinsel doyuma ula¸ma çabasıdır.
Yukarıda yapılan tarife uygun röntgencilik, Islâm Dîni’nde çok
yönlü bir haramdır.
Röntgencilik Üç Yönlü Haramdır
a- Islâm Dîni, iradeli olarak ¸ehvetle bir erkegin göbekle diz ka-
pakları arasına, kendisiyle evlenilebilecek bir kadının da elleri, ayak-
ları ve yüzü dı¸ındaki organlarına bakmayı haram kılmı¸tır. ¸ehvetli
bakı¸lar kadınlara da haram kılınmı¸tır.
1

Röntgencilik bakılması haram olan organlara ehvetle bakmayı içerdi
inden, üphesiz haramdır.
b- Röntgenci, soyunan bir ki¸i veya çıplak yatan bir vücût ya da
ili¸ki halinde olan e¸ler arayan, bunun için de tecessüs eden insandır.
Tecessüs (gizliyi ara¸tırma) ise Kur’ân-ı Kerîm’in Hucurât Sûre-
si’nin onikinci âyetinde Rabbimizin yasakladıgı bir i¸lemdir.
Röntgencilik -aranılan bulunmasa bile- tecessüsü ihtiva ettii için
haramdır.

1
Nûr 30-31
442 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

c- Röntgencilik evlerin içini gizlice gözetleme i¸lemidir. Izinsiz
olarak evlerin içine girmek de, gözetlemek de mesken dokunulmazlı-
gını çignemektir. Bu da açık bir haramdır.
Nûr Sûresi Âyet 27:
“Ey îman edenler! Kendi evlerinizden baka evlere izin alma
dan; size arzu edilerek izin verilmeden ve evin sakinlerine selâm
vermeden girmeyin. Düünürseniz bu sizin için daha hayırlıdır.”
Burada yeri gemi¸ken açıklayalım:Mesken dokunulmazlıgı Islâm
Toplumu’nun gayr-ı müslim vatanda¸ları olan zimmîler için de bir
haktır. Islâm yalnızca mesken dokunulmazlıgını degil mektup doku-
nulmazlıgını da hukûkun koruması altına almı¸tır. Peygamberimiz
bir hadîslerinde ¸öyle buyurur:
“zin almaksızın mü’min kardeinin yazılı evrakına bakan kii Cehen
nem ateine bakmı olur.”
2

Izin almaksızın evlere girilmesini yasaklayan ilâhî ölçülerin, hu-
kûkî yasaların ve ahlâkî kuralların amaçlarından biri de insanların
görülmesini istemedikleri durumların görülüp bilinmesidir.
A¸agıda sunacagımız hadîs, evlere giri¸ çıkı¸la ilgili görgü kural-
larından birini ögretirken, röntgenciligi de yasaklamı¸ olmaktadır.
zin isteyip kendisiyle görümek isteyen bir mü’min Allah’ın Resûlü’ne
geldi. Fakat yüzü kapıya dönük olarak durdu.
Allah’ın Resûlü kapıya çıktıında onunla yüz yüze karılaınca öyle
buyurdu:
Yüzünü kapıya çevirme. öyle yan dur. Zira izin istemenin amacı,
izinsiz bakmamakdır.
3


2
Ke¸fül-Hafâ Hn. 2636.
3
et-Tac 5/239. Kapılarını açık bıraktıkları için ani bakı¸larla mahremiyetlerine nüfuz edilen
insanların kendileri suçludurlar. Bak. el-Camiüs-Sagir 1/120. (Eyyüma Recülin)
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 443

Cinsel amaçla olsun veya olmasın, izin almaksızın evlerin içine
bakmak öylesine bir tecâvüzdür ki, Islâm bu tecâvüzü, bakan gözlerin
darbelenmesini me¸rûla¸tıracak bir suç olarak degerlendirmektedir.
Sehl b. Sa’d (r.a) anlatıyor.
Allah’ın Resûlü demir bir tarakla kaıtırcasına baını tarıyorken, ada
mın birinin, evinin bir açıklıından içeriye baktı(gını sonradan farketti de
ona) öyle çıkıtı:
c ·| `. « · - , | _· = , v· ¸ , | ¸ - . . v· ¸ -`- · « · · . c · , - _ · · , , `. · - = | `¸= · ·
Eer senin baktıını (önceden) bilseydim bu taraı gözüne saplardım.
(Bilmiyor musun?) zin almak ancak bakabilmek için kurallatırıldı.
4

Röntgencilik merakı doabilir
Ba¸kalarının vücût mahremiyetlerini ke¸fetmek, cinsî münâsebet-
lerini gizlice izlemek merakı her insanda dogup geli¸ebilir.
Islâm, cinsel konularda gerçekçi oldugu ve mümkünü muhtemel
gördügü içindir ki, Nûr Sûresi’nin 58. âyetinde yatsıdan sonra, sabah
namazından önce ve ögleyin istirahat saatlerinde hizmetçilerin ve ço-
cukların bile e¸lerin yatak odasına izin almaksızın girmelerini yasak-
lamı¸tır. Ana babaların da bu hususta çocuklarını terbiye etmeleri
emrolunmu¸tur.
Deginilen âyette Rabbimiz ¸öyle buyurur:
“Ey îman edenler! Hizmetçiler olarak görevlendirdiiz esir ka
dın ve erkekler ve sizden henüz ergenlik çaına ermemi çocuklar,
sabah namazından önce, öle sıcaında elbiselerinizi çıkardıınız
zaman ve yatsı namazından sonraolmak üzere üç vakitte yanımıza
girmek için izin istesinler. Bunlar, örtülmesi gereken yerlerinizin
açılabilecei vakitleridir.

4
Buhârî Libas Babül-Ibtisat (7/61)
Hadîsler, genelde anlam olarak aktarıldıgından bu ifadelerin Peyganberimiz tarafından
kullanılıp kullanılmadıgını kesin olarak bilmiyoruz. Ancak bakılmaması geregi, etkin bir
dille anlatılmı¸ olabilir.
444 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Bu, bu üç vaktin dıında izin almaksızın yanınıza girmelerinde
sizin için de, onlar için de bir sakınca yoktur. Çünkü onlar sizin
yanınıza çokça girip çıkmak gereini duyabilirler. Siz de birbiri
nize sık sık gider gelebilirsiniz. te Allah âyetleri size böyle açık
lar. Allah her eyi çok iyi bilendir, her buyruu yerli yerinde
olandır.”
Islâm bu meselede öylesine gerçekçidir ki insanın sık sık açılıp
saçılabilecegi hastalık zamanlarında, mahrem olan hastaların hizmeti
yapılırken bile odalarına girerken izin alınmasını ögütlemi¸tir.
* Bir sahâbî Allah’ın Resûlü’ne (sav) sordu:
- Yâ Resûlallah! Annemin yanına girerken de müsade isteyeyim mi?
- Evet, iste.
- Ben evde onunla beraberim.
- Olsun, izin iste.
- yi ama Ya Resûlallah! Onun hizmetini ben yapıyorum.
- Anneni çıplak görmeyi arzu eder misin?
- Hayır, etmem Ya Resûlallah!
- O halde yanına girmek için izin iste.
5

Sonuç
Islâm Dîni röntgenciligi haram kıldıgı gibi, ona götürücü bütün
yolları da tıkamı¸tır. Zaten bu, Islâm’ın cinsel gerçekçiliginin yaygın
bir kuralıdır. O yalnız yasaklamaz, yasakladıgını sebebleri ile birlikte
haram kılar.


5
Taberî Nûr 27, (18/112), Muvatta Izti’zan 1


Ba Cinsel Haramlar 6
Tehircilik
“..slâm’ın/ortak aklın çirkin bulduklarının
gizlisine de açıına da yaklamayın..”
(En’âm 151)



Kabul gören yaygın tarife göre te¸hircilik, cinsel doyuma ermek
amacıyla cinsel organları açıga vurup göstermektir.
Islâm Dîni, erkeklerin bütün erkeklere ve kadınlara kar¸ı göbekle
diz kapakları arasını; kadınların da tüm namahrem/evlenilebilir
erkeklere kar¸ı yüz, eller ve ayaklar dı¸ındaki vücût organlarını açıga
vurmasını yasaklamı¸tır. Bu sebeble özel ¸ehevî bir maksadla cinsel
organları dı¸a vurma olan te¸hircilik, pek tabîidir ki açık bir Islâmî
haramdır.
Kur’ân-ı Kerîm’in Nûr Sûresi’nin 30. ve 31. âyetlerinde, Müslü-
man erkekler ve kadınların cinsel organlarını korumaları emrolun-
mu¸tur. Koruma emri hiç ¸üphesiz gösterme yasagını da içermek-
tedir.
1

“Mü’min erkeklere söyle! Gözlerini cinsel amaçlı bakılardan
çevirsinler. Fercleri olan cinsel organlarını ve yakın çevresini (gös-
terir ve görülür olmaktan; zinâya aracı kılmaktan) korusunlar. Böyle
yapmaları, onları onların duygularını daha arındırıcıdır. Gerçekten
Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.”

1
F. Râzî, Nûr 30 (23/20)
446 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

“Mü’min kadınlara söyle! Onlar da gözlerini cinsel amaçlı
bakılardan çevirsinler. Ferçleri olan cinsel organlarını ve yakın
çevresini (gösterir ve görülür olmaktan; zinâya aracı kılmaktan)
korusunlar..”
Islâm Dîni, cinsel bir hastalık olan te¸hirciligi, arzettigimiz koru-
ma ve de örtünme emirleriyle yasaklanmı¸tır. Ayrıca özel yasalarıyla
da men etmi¸tir.
Cinsel organları te¸hir etmenin Islâm Dîni’ndeki çirkinlik derece-
sini kavrayabilmek için, önce bu Yüce Din’in yalnızken bile cinsel
organların açıga vurulmamasını ögütleyen düstûrlarından bazılarını
sunalım.
Allah, Utanılmaya Daha Lâyıkdır
Allah’ın Resûlü’ne (sav) soruldu:
Ey Allah’ın Resûlü! Birimiz yalnız kaldıgı zaman da (avret yerini
örtmeli mi?)
- Allah, insanlardan daha çok kendisinden utanılmaya lâyık olandır.
2

¸ _, = , _· , · , · · ¸ . · - , . · ,·`= - · .· _ · · . · · .`_` · = ¸ - ¸ ¸ - =· . ·
“Allah günahları örtücüdür. Sizden biriniz yıkandıı zaman bir eyle
örtünsün.”
“Aman çıplaklıktan korununuz. (Böylece size refakat eden) meleklere
karı utanır olunuz ve (utanmanızla) onlara saygı gösteriniz.”
3

Cinsel Organlar Görülecek ekilde Oturulmasın
Allah’ın Resûlü, Amr b. Hazm’ı Necran’a gönderirken, ona ver-
digi yazılı talimatta ¸öyle buyurdu:
“..Kii, cinsel organı açıktan ve dıtan görülürcesine kabaları üzerine
çöküp ayaklarını dikerek oturmasın.
4


2
Tirmizî Edeb 39 (Hn. 2795)
3
Tirmizî Edeb 42 (Hn. 2801).
4
et-Metâlibül-Âliyetü Hn. 91 (1/29)
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 447

Anlamları sunulan hadîslerden anla¸ılacagı üzere Islâm Dîni,
Allah’tan ve O’nun meleklerinden utanılarak cinsel organların korun-
masını ögütlemektedir.
Allah’tan ve meleklerinden utanılarak korunması ögütlenen cin-
sel organların, insanlardan korunması ise mutlaka yapılması gereken
bir görevdir.
¸imdi bu görevin farz oldugunu delillendiren ilâhî yasaların bir
bölümünü, Allah’ın Resûlü Hz. Muhammed’in dilinden sunalım:
Ashâb-ı Suffe’den olan Ebû Zür’a b. Abdurrahman (r.a) anlatıyor.
Allah’ın Resûlü aramıza gelip oturdu. Bu sırada benim uyluum;
(üreme organım ile diz aram) açıldı.
Allah’ın Resûlü bana öyle emir buyurdu:
` « - c , · - ¸ | . | . « · - ·- = ¬ « |· . · _ , -
- Üzerini ört. Sen uyluun avret; örtülmesi gereken yer aldıını
örenmedin mi?
5

¬ · . = ´ · v = ¬ · _ | · ¸ = · · v ¸ . = ` _ - = v ¸ - ¸ .` ,
“Uyluunu gösterme. Diri veya ölü hiç kimsenin uyluuna da bakma.”
6

Yukarıda sunulan hadîslerden anla¸ılacagı üzere Islâm Dîni te¸-
hirciligi, te¸hircilige götürücü ve te¸vik edici sebebleriyle birlikte
yasaklamaktadır. Çünkü Islâm, yalnız te¸hiri degil, -¸ehvetli veya
¸ehvetsiz te¸hir edilen organlara bakmayı da yasaklamaktadır. Yal-
nızca bakma yasagı bile te¸hirciligi devre dı¸ı bırakabilecek bir düs-
tûrdur.
Yukarıda sunulan tarife göre te¸hirciligin Islâm’ın cinsel haram-
ları arasında yer aldıgını açıkladık. Ancak gerçegi ifade etmek

5
Sünen-i Darimî Hn. 2653.
6
Ebû Davûd Hammam 2
448 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

gerekirse Kur’an ve Sünnet ölçülerine göre yapılacak te¸hircilik tarifi-
nin daha bir kapsamlı olması gerekir. Çünkü te¸hircilik Islâm’ın ha-
ram kıldıgı çıplaklıgın özel bir ¸eklidir. Bu sebeble “Cinsel doyuma
ermek amacıyla cinsel organları açıa vurmak” ¸eklindeki tarifi, Islâm’ın
çıplaklıkla ilgili düstûrlarıyla yorumlayarak ¸öylece kapsamlandır-
mamız lâzımdır:
“Tehircilik, cinsel amaçla vücût organlarını açıa vurmaktır.”
Bu tarif, Islâm’ın çıplaklıgı tarifinden de bir ölçüde ayrılır. Çünkü
özel bir cinsel amaç olmasa da çıplaklık çıplaklıktır ve haramdır.
Islâm’a göre te¸hircilik, “cinsel amaçla vücût organlarını açıa vur
mak” olacagından, a¸agıda sunacaklarımızın her biri ¸üphesiz bir
te¸hirciliktir:
Striptiz yapmak, ¸effaf elbise giyinmek, cinsel organı, gögüsleri
ve kalçaları belirginle¸tirici dar giysileri giyinmek, mayolu ve bikinili
plâj giysileriyle arz-ı endam etmek, hatta yüzü makyajlayarak toplu-
luk içine çıkmak, daracık pantolon ve ¸ort giymek..
7

Bütün bunlar te¸hirciliktir. Zaten konunun Islâm seküler/laik uz-
manları, bile aynı görü¸leri payla¸makta, açıklananları örtülü te¸hir-
cilikle vasıflandırmaktadırlar.
Islâm inancı ve ahlâkına sahip bir insan, te¸hirciligi benimseyebi-
lecek kadar a¸agıla¸abilir mi?


7
Dar ve tene yapı¸ık olarak dikilen ve üretilen batı tipi erkek ceketi ve pantolonun da
vücûdun te¸hiri egilimine dayandıgı ve Islâmî olmadıgı bir gerçektir. Kadın giysileri gibi
erkek giysilerimiz de Islâmî ölçülerden ve bu ölçülere dayalı tarihî uygulamalardan
ilhamlanmadıkça Müslümanların kültürel bagımsızlıgını kazanamayacagı bilinmelidir.


Ba Cinsel Haramlar 7
Mastürbasyon (Elle Bo¸almak)
1

“Allah insanı ancak güç yetirebilecei ile yükümlü kılar..”
(Bakara 286)


Genel Bilgiler
Mastürbasyon, kar¸ı cinse yönelik olan yaratılı¸ düzeni ile örtü¸-
meyen, döl almaya yönelik bulunmayan ve de eksik tatmini içeren bir
cinsel aktivitedir.
Mastürbasyon/Elle bo¸alma, aslında bekârlık döneminde bile za-
rûrî görülemeyecek bir i¸lemdir. Çünkü Yüce Allah, insanda atılma-
yan veya atılamayan fazla birikimleri giderecek bir düzen yaratmı¸tır.
Gerektiginde, bu düzen (rüyalanmak) devreye girmekte, insanı rahat-
latmakta ve zarar görmekten kurtarmaktadır. Kaldı ki belirli bir ya¸
dönemine (yakla¸ık yirmi be¸) kadar birikimlerin atılmamasında bir
zarar olmadıgı da uzmanlarca kabul edilmektedir.
Alı¸kanlık haline getirilen elle bo¸almanın, en önemli zararı, evli-
ligi geciktirmesi ve evlilik hayatında cinsel ili¸kiden alınması gereken
hazzı önlemesidir. Saglık yönünden sakıncaları ise ¸ahısdan ¸ahısa
degi¸ebilmektedir. A¸ırılıga gidilmedikçe bir zararı olmayacagı da
söylenmektedir.

1
Cinsel görevlerin aksatılmasına ve hayat maddesinin israfına sebep olabilecegi için, evli
erkekler ve kadınlar tarafından yapılması haram olarak nitelebilecek olan mastürbasyonu,
“Ba¸ Cinsel Haramlar” bölümünün sonunda incelemeyi uygun bulduk.
450 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Islâm Dîni, insanın varlıgında bulunan bir duyguyu ve de eylem
arzusunu bütünüyle reddetmez. Ancak helâl ve harâm düstûrlarıyla
düzene sokar. Böylece zararlı olacagı yasaklar. Faydalı olacak olanı
emreder.
Ara¸tırıcı bir varlık olan insanın, kendi vücûdunu ve özellikle cin-
sel organını ve onun i¸levlerini merak etmemesi mümkün degildir.
Böyle iken Islâm’ın elle bo¸almayı kayıtsız ¸artsız yasaklaması, insan-
la çatı¸mak olurdu. Oysaki Islâm insan içindir. Onunla çatı¸mak için
degil, uyum saglayarak ve yönlendirmek için gönderilmi¸tir:
“Allah insanı ancak güç yetirebilecei ile yükümlü kılar..”
2

Bunun içindir ki Kur’ân-ı Kerîm’de ve Allah’ın Resûlü’nün
Sünnet’inde elle bo¸alma husûsunda özel ve açık bir emir veya yasak
yoktur.
Mastürbasyon Haram mıdır?
Mü’minûn Sûresi’nin be¸inci ve altıncı âyetleriyle Meâric Sûre-
si’nin yirmi dokuz, otuz ve otuz birinci âyetlerinde nikâhlı hür e¸ler
ve sâhip olunan nikâhlı esir e¸lerle yapılan cinsel ili¸kiler dı¸ındaki
cinsel tatmin ¸ekillerinin dolaylı olarak harâm kılındıgı kabul edil-
mekte ise de, bu âyetlerde asıl amaç, anılanların dı¸ındaki helâl olma-
yan e¸lerle cinsel ili¸kidir.
Bu sebeble bazı Islâm bilginlerinin mastürbasyonu Kur’ânî yasak-
lar arasında degerlendiren ictihadları isabetli olarak görülemez. Nite-
kim Islâm bilginlerinin büyük çogunlugu bu ictihadı/ilmî görü¸ü pay-
la¸mamaktadırlar. Kaldı ki Allah’ın Resûlü’nün hadîslerinde
mastürbasyonu yasaklayan sahîh bir hadîs de görülmemektedir.
“Elle boalan la’netlidir”
3
¸eklinde hadîs olarak dillerde dola¸an
sözün hadîs olmadıgını güvenilir hadîsciler belirlemi¸lerdir. Mastür-
basyonla ilgili olarak rivâyet olunan bazı hadîsler varsa da, bunlar
haramlılıgı delillendirecek geçerlilikte degildirler.

2
Bakara 286.
3
K. Hafâ Hn. 2838. Aclûnî, dillerde hadîs olarak dola¸an bu sözün aslının olmadıgını söyler.
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 451

Açıkladıgımız sebebler dolayısıyla Islâm bilginleri, mastürbas-
yonu Islâm Dîni’nin genel cinsel düstûrları ı¸ıgında degerlendirmi¸-
lerdir. Bu degerlendirmeleri, elle bo¸almanın dü¸ünülebilecek üç ¸ek-
lini sunarak aktarmaya çalı¸acagız.
• Nikâhlı olunmayan bir kadının veya erkein eliyle boalmak,
• Nikâhlı ein eliyle boalmak,
• Bizzat elle boalmak.
Birinci ¸ekil bo¸almak hiç ¸üphesiz haramdır. Çünkü yabancı bir
erkegin veya kadının cinsel organına bakmak da, tutmak da
haramdır.
Ikinci ¸ekil bo¸almak yani kocanın karısı veya kadının kocası
eliyle bo¸alması ise helâldir. Çünkü e¸ler birbirine helâldir. Özellikle
e¸in âdet döneminde bu yönteme ba¸vurma ihtiyacı duyulabilir.
Kadın veya erkek ki¸inin kendi eliyle veya sürtünme gibi bir yön-
temle bo¸alması ise müctehidlerimizin degerlendirmelerine göre ¸öy-
le açıklanabilir.
a) Mutlak haramdır/yapılamaz,
b) Mubahdır/yapılabilir,
c) Vâcibdir/yapılması gerekir.
Mutlak haramdır
Kur’an-ı Kerîm’in yukarıda degindigimiz Nûr ve Meâric sûre-
lerinin ilgili âyetlerinden delil getiren ¸âfiî mezhebi müctehidleri,
mastürbasyonunun mutlak olarak haram oldugu görü¸ündedirler.
4

Bu görü¸ü yukarıda degerlendirmi¸tik.

4
I. Kesîr Müminûn 7
452 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Mubahdır
Mubahdır; yapılabilir, bir günahı yoktur. Ki¸inin hür veya esir e¸i
yoksa, evlenmeye de maddî gücü müsait degilse, zinâya dü¸memek
veya vücûdundaki rüyalanma yoluyla da atılamayan zararlı birikimi
gidermek için mastürbasyon yapması mubahtır.
Hanefî ve Hanbelî mezhebi bilginleri bu görü¸tedir. Ne var ki
mubah oldugunu belirten müctehidler bile, onu olgun mü’minlerin
ilgi duyamayacagı bir davranı¸ olarak degerlendirmektedirler.
Allah’ın Resûlü’nün bir hadîsine göre cinsel organı el ile kavra-
manın abdesti bozucu olması da bu degerlendirmeyi dogrulayıcı
vasıftadır.
5

Açıklamadan anla¸ılacagı üzere, elle bo¸almanın mubahlıgı ¸art-
lıdır.
Bu sebeble ihtiyacı olamayacagından, evli erkegin ve kadının
mastürbasyonu sakıncalıdır. Ayrıca ¸ehevî duyguları gidermek için
degil de, azdırmak için mastürbasyon yapılması da haram olarak
nitelendirilebilir.
6

Vâcibdir
Vâcibdir; yapılması dinen gereklidir.
Eger mastürbasyon yapmaksızın zinâdan korunulamayacagına
kanâat hasıl olursa, bu durumda yapılması vâcib olur.
7
Çünkü iki
¸erden daha az zararlı olanın tercihi Islâmî bir kuraldır.

5
Feyzül-Kadîr 3/153.
6
Kurtûbî, Nûr 5.
7
Bazı Isâm bilginleri zinâya dü¸mekten korktukları zaman korunabilmek için kocasız
kadınların (yapay organ veya benzeri) bir aracı kullanabilecekleri görü¸ündedirler. Bak. I.
Kayyım Elcevzi, Ravzatül-Mahibbin s. 137.
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 453

Kadınların mastürbasyonunun hükmü erkeklerin mastürbasyo-
nunun hükmü gibidir.
8

Yapılan açıklamalardan anla¸ılacagı üzere mastürbasyon mutlak
haram olarak görülemeyecegi gibi ¸artsız helâl olarak da görülemez.
Bilinmesi gereken bir önemli husûs da onun sürekli bir ihtiyaç
olmadıgıdır. Zira o, vücûdun tabîi ihtiyacının gerektirdigi bir i¸lem
olmaktan çok, sanal/yapay tahriklerin ihtiyaçla¸tırdıgı bir i¸lemdir.


8
Toplu bilgi için bak. A. Udeh et-Te¸rîül-Cinâil-Islâmî 2/369-370


Ba Cinsel Haramlara Sebeb kinci Derecede Cinsel Haramlar 1
Çıplaklık
“Ey Âdemoulları! eytan, cinsel organlarını birbine göstermek
için elbiselerini soyarak ana-babanız Âdem’le Havva’yı
Cennet’ten çıkardıı gibi sizi de aldatmasın..”
(Araf 27)



Cinsel duyguların tabîi akı¸ını hızlandırıp, cinsel haramlara kana-
lize eden ba¸lıca sebep, çıplaklıktır.
Gerçekten göz zinâsı, te¸hircilik, homoseksüellik, sevicilik ve zinâ
gibi cinsel haramlar, çıplaklıkla irtibatlıdır. Yapılacak bir inceleme bu
gerçegi dogrulayacaktır.
Bunun içindir ki Islâm Dîni çıplaklıgı haram kılarak yasakla-
mı¸tır.
Çıplaklık, Allah’ın ve Peygamberi’nin koydugu ölçülerle çatı¸tıgı
gibi, insanın yaratılı¸ında mevcut bulunan utanma duygusu ile de
çeli¸mektedir. Bu itibarla çıplaklık, insan hayatının tabîi bir tezâhürü
degildir. O, yaratılı¸ düzenini yozla¸tıran bâtıl bir kültürün ürünüdür
veya cinsel bir gaye ile benimsenen ¸eytanî bir uygulamadır. Zira
çıplakla¸tırma ve böylece dogru yoldan saptırma, ba¸ ¸eytan Iblis’in
Hz. Adem ile Havva’ya i¸lettigi ilk günah olmu¸tur:
“Ey Âdemoulları! eytan, cinsel organlarını birbine göstermek
için elbiselerini soyarak ana-babanız Âdem’le Havva’yı Cennet’ten
çıkardıı gibi sizi de aldatmasın. Çünkü o ve balıları, sizin onları
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 455

göremeyeceiniz yerden sizi görürler. Gerçekten Biz, eytanları
(Islâmî çizgide) îman etmeyenlerin yaranı kıldık.”
1

Bütün dünyada di¸ilikleriyle etkinlik kazanmak isteyen kadınla-
rın kullandıkları ana silâhın çıplaklık oldugu hakikati, çıplaklıgın cin-
sel amacına delildir.
Organizeli fuhu¸ ticaretinin ana sermayesinin çıplaklık olması,
ayrıca çıplaklıgın basında, pornografik ne¸riyatta, reklâm sanayiinde
ve film endüstrisinde ve televizyon haberciliginde temel sömürü aracı
kılınması da, yukarıda açıklanan hakikatin itiraz edilemeyecek belge-
leridir.
Çıplaklıı Yasaklayan Dînî Ölçüler
Allah’ın Resûlü ¸öyle buyurur:
[“Çıplaklıktan sakının. Zira Allah, kendisinden utanılmaya bütün in
sanlardan daha lâyıktır.”
“Aman çıplaklıktan korunun. Çünkü yanınızda, ancak tuvalette oldu
unuz ve bir de cinsîel ilikide bulunduunuz zaman sizden ayrılan melekler
vardır. Onlara karı utançlı olunuz. Böylece onlara saygı gösteriniz.”
“Allah utanmayı ve örtünmeyi sever. Sizden biriniz yıkandıı zaman
açıkta yıkanmayıp bir eyle örtünsün.”]
2


1
Araf 27
Çıplaklık:
Islâm Dîni’nin sundugu ferdi ve sosyal yasalar ve ahlâki degerlerle çatı¸tıgı için,
çıplaklıkla Islâm birbirine zıt geli¸melidir. Islâmî egitimin yaygınlık kazandıgı toplum-
larda çıplaklık azalırken, çıplaklıgın arttıgı yerlerde ise Islâmî hayat zayıflamaktadır.
Deginilen bu gerçek sebebiyledir ki halkı câhil Müslüman olup yönetimleri sömürge tipi
Batı taklitçisi yarı aydın ki¸ilerin egemenligi altında bulunan Türkiye, Mısır, Suriye ve
Cezayir gibi ülkelerde örtüsüzlük bir kriter olarak kullanılmaktadır. Ne derece üstün
nitelikli olursa olsunlar, Islâmî örtüye bürünen kadınlar ve e¸leri, temel hak ve hürriyetle-
rinden yoksun kılınabilmekte, resmî ve etkili üst düzey görevlerden yasaklanabilmektedir-
ler. Türkiye’de Din Özgürlügü mücadelesi devam etmekte ve bazı olumlu geli¸meler
ya¸anmaktadır.
2
I. Mâce Hn. 1920-1, Ebû Davûd Hn. 4012, et-Tac 2/308, M. K. Ummal 6/414
456 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Yukarıda sunulan hadîsler, bir sınır getirmeksizin çıplaklıgı ya-
saklamaktadır. Ayrıca yapayalnız oldugumuz zaman bile Allah’tan
ve O’nun meleklerinden utanarak çıplaklıktan korunmamızı ögüt-
lemektedir. Mevzû ile alâkalı diger hadîsler ise meseleye açıklık getir-
mektedir.
Biz bir kısmını a¸agıda sunacagımız hadîslere dayanarak önce bir
tarif yapalım:
Çıplaklık; slâm Dîni’nin dier insanların bakılarından örtüle
rek korunmasını emir buyurduu vücût organlarının açıa vurul
masıdır.
Örtülerek korunması emrolunan vücut organları erkeklerde ve
kadınlarda ayrı ayrıdır. Hatta muhâtabların durumuna göre bile
kadınların avreti (örtülmesi farz olan yerleri) degi¸mektedir.
Erkeklerde Çıplaklık
Erkekler için göbekle diz kapakları arası, örtülüp korunması ge-
reken yerlerdir. Bu yerlerin açıga vurulması çıplaklıktır.
Çünkü Rabbimiz, Kur’ân’la üreme organı ve yakın çevresi olan
Ferc’in korunmasını emreder. O’nun Nûr 30 daki bu buyrugu çiz-
gisinde Peygamberimiz de ¸öyle buyurur:
“Mü’min erkein avreti (örtülmesi farz olan yerleri) göbekle diz
kapakları arasıdır.”
3

Deginilen Kur’ân ve Sünnet ölçüleri geregi ergenlige ermi¸ Müs-
lüman erkek, annesi ve kızkarde¸i dahil hiçbir kadına ve babası
karde¸i dahil hiçbir erkege vücûdunun bu alt bölümünü gösteremez.
Hiç ¸üphesiz sünnet i¸lemi ve tedâvi gibi dînî ve tıbbî zarûretler
bu kuralın dı¸ındadır.

3
Mü’minûn 5, Feyzül-Kadîr 4/368/Hn. 5641.
Hanefi Mezhebi bilginlerine göre göbek avretten olmayıp, dizler avrettendir. Dizlerin
avreti uylukların avretinden, uylukların avreti ön ve arkanın avretinde daha hafiftir. Bu
sebeple Islâm Toplumu’nda dizlerini açan kınanır. Uyluklarını açan ¸iddetli bir dille
yerilir. Ön ve arkasını açan ki¸i ise hakim kararıyla cezalandırılabilir. (Bak. Dürer, K.
Kerâhiyeti vel-Istihsan)
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 457

Bülûa/Ergenlie Ermi Kızlarda ve Kadınlarda Çıplaklık
a- Yukarıda deginilen Kur’ân ve Sünnet ölçüleri geregi ergin kız-
lar ve kadınların ahlâkı bütün Müslüman kadınlar yanında örtüp ko-
ruması gereken vücût bölümleri, diz kapakları dâhil göbekle diz ka-
pakları arasıdır.
4

Sunulan ölçü ı¸ıgında anla¸ılacagı üzere -erkekler bir tarafa- Müs-
lüman kızların ve kadınların diger Müslüman kadınlar yanında uy-
lukları görülecek ¸ekilde mayolu ve kısa ¸ortlu olarak bulunması
çıplaklıktır. Böylesi çıplaklık da haramdır.
b- Hür veya câriye ergin müslüman kızlar ve kadınların kendile-
riyle ebediyen evlenemeyecekleri baba, karde¸, amca, dayı, karde¸
çocukları, kayınpeder, süt karde¸ v. s. gibi mahremlerine ve de
gereken yerleri ise göbekle diz kapakları arası, ayrıca karın ve sırttır.
Bu konu ileride açıklanacaktır.
5


4
Yanında soyunulacak kadınların Müslüman olup olmamalarından çok, iffetli ve ahlâklı
olup olmamaları önemlidir. Zira Kur’ân’a göre, kadın Müslüman fakat zinâcı olabilecegi
gibi, gayr-ı müslim fakat muhsana (zinâdan uzak) da olabilir. (Bak. Nur 2, Ahzab 30,
Mâide 5. Ayrıca bk. Mevdûdî Tefhimül-Kur’ân 3/474) Fakat Hz. Ömer ve diger bazı
sahâbîler (r.a) kendilerine özgü degerlendirmeleri ile gayr-ı müslim kadınları, yanlarında
soyunulamayacak kadınlar olarak görmektedirler. Onun Ebû Ubeyde’ye gönderdigi
genelge ¸öyledir:
“Müslüman kadınların hamamlara giderek Hıristiyan kadınların yanında, soyunmu
olarak yıkandıklarını duymu bulunuyorum. Hiçbir Müslüman kadının gayr-i müslim
kadınlar yanında soyunmaları caiz deildir.” (Bak. Her yönüyle Hz. Ömer ve Devlet
Idaresi 2/186)
5
Mü’minûn 5, Bedâius-Senai’ K. Kerâhiyeti vel-Istihsan 5/120-4.
Kur’ân-ı Kerîm’de mahremler; (kendileriyle evlenilemeyecek olan neseb, evlilik ve süt
akrabalıgı yönünden yakınlar) öylece açıklanmaktadır:
“Size, annelerinizle, kızlarınızla, kızkardelerinizle, halalarınızla, teyzelerinizle,
kardelerinizin kızlarıyla, kızkardelerinizin kızlarıyla, sizi emziren süt annelerinizle,
süt kızkardelerinizle, karılarınızın anneleriyle evlenmeniz haram kılındı.. Cinsel
temasda bulunduunuz karılarınızdan olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınızla
evlenmeniz de haram kılındı. Eer anneleri ile cinsel temasta bulunmamı iseniz,
onlarla evlenmenizde bir sakınca yoktur. Öz oullarınızın eleriyle ve iki kızkardele
bir arada evlenmeniz de haram kılındı. slâm öncesi dönemde yapılanlar ise artık
geçmitir. üphesiz Allah çok baılayan ve çok merhamet edendir. Evli kadınlarla
evlenmeniz de haram kılındı..” Nisâ Sûresi, Âyet 23-24
458 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Örtünmeye ili¸kin bu ölçüye göre de Müslüman kızlar ve
kadınlar bikinili, mayolu ve kısa ¸ortlu olarak babaları ve karde¸leri
yanına bile çıkamazlar. Çünkü bu hal, Islâm’ın yasakladıgı türden bir
çıplaklıktır.
6

Müslüman erkekler ve kadınların açıklanan ¸artları ve sınırları
a¸arak vücût organlarını dogrudan veya vücûdun dogal rengini gös-
teren ¸effaf elbiseler giyerek dolaylı bir ¸ekilde açıga vurup çıplakla¸-
maları, bir diger cinsel harama sebep olsun veya olmasınharamdır.
Sebep olması halinde ise ayrıca sebebiyet vermenin günahı üstlenil-
mi¸ olur.
Burada açıklanması gereken bir diger önemli husus da çıplaklık
haramının, vücûdu bizzat te¸hir etmenin yanısıra, bilvâsıta yani
resimler ve filmler yoluyla da i¸lenebilecegi husûsudur.
Gerçi bizzat te¸hir/açıga vurma daha etkilidir. Ama bilvâsıta te¸-
hir daha yaygındır. Kaldı ki bizzat te¸hirde tövbe edip sorumluluktan
kurtulmak mümkündür. Ama basılıp yayılan resimleri, çogaltılıp
dagıtılan filmleri bütünüyle ele geçirip sorumluluktan kurtulmak -
belkimümkün bile degildir.
c- Bülûga ermi¸ kızların ve kadınların evlenebilecekleri Müslü-
man erkeklerle nikâhlanamayacakları gayr-ı müslim erkeklere kar¸ı

6
Spor:
Islâm zaviyesinden çıplaklık konusu i¸lenirken, giderek büyüyen ölçülerde ilgi gören
spora deginilmesini zaruri görmekteyiz. Insan hayatına zarar verici bazı türleri dı¸ında;
atletizm, güre¸, tenis, futbol, voleybol ve basketbol gibi hemen hemen bütün sporlar
helâldir. Onları sakıncalı kılabilen unsurlardan biri de, örtünme kuralları çignenerek
yapılmı¸ olmalarıdır. Daha açık bir ifadeyle örtülmesi gereken organlar kısmen veya
tamamen açıga vurularak yapılmı¸ olmaları ve izlettirilmeleridir.
Çıplak konumdaki bayan sporcuların kamuoyu önünde spor yapmaları ise, Islâm Ahlâkı
bakımından tam bir trajedi olu¸turmaktadır. Burada bilvesîle ifade edilmesi gereken husus
sivil ve askerî okul yönetmelikleri ve uluslararası spor kurallarının Islâmî anlamda yasaklı
çıplaklık için mazeret te¸kil edemeyecegi gerçegidir. Islâm Toplumu’nda bu tür
yönetmelikler ve kurallar Islâmî inançlar ve yasalara göre olu¸turulmalı, bedenî egitimler
ve sporlar, Islâmî örtünme ölçüleri gözetilerek yapılmalıdır.
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 459

koruyup örtmeleri gereken organları, yüz, eller ve ayaklar dı¸ındaki -
saçlar dâhil- bütün organlarıdır.
7

Bizim burada bu maddede yaptıgımız tarîf/tanım, ileride açıkla-
yacagımız gibi Kur’ân’a, Sünnet’e ve bu iki ana kaynagı yorumlayan
büyük müctehidlerimizin/bilginlerimizin çogunlugunun görü¸lerine
uyan tarîftir.
Burada bilinmesi gereken en önemli husus, yüzün, dirseklerin
yarısına kadar ellerin ve topuklardan bir karı¸ yukarısına kadar ayak-
ların açılmasının nihaî sınırlar oldugudur. Bilinmesi gereken bir diger
mühim husus da, bunların açılmasının mutlak olmayıp, açan kadının
ve bakan erkegin cinsel duygularına güven duymu¸ olması ile kayıtlı
oldugudur. Ne var ki evlilik amcıyla görmek-görülmek, mal satın al-
mak, görgü ¸âhitligi yapmak ve tedâvi için muâyene olmak gibi özel
durumlarda güven duyulması ¸artı ileri sürülmemektedir.
8

Tedâvide daha bir istisnaî durum vardır. O da cinsel organ dahil,
te¸his ve tedâvinin gerektirdigi ölçüde vücûdun açılabilecegidir. Bu-
rada kadınlar için doktorun kadın olması tercih sebebi olursa da,
mütehassıs/uzman kadın doktorun yoklugunda erkek olmasında da
bir sakınca yoktur.
9


7
Imam Ebû Hanife’ye göre kadının ayakları da avret degildir. Hanefî, Malikî ve bazı ¸afiî
mezhebi müctehidlerinden farklı ictihadlarda bulunan bir kısım ¸âfiî ve Hanbelî
müctehidlere göre ise kadının yüzü ve elleri de avrettir. Ictihatların Islâm’ı baglamadıgını
hatırlatmak isteriz.
8
Bak. Kurtûbî 12/228, Cessas Ahkâmül-Kurân 3/155, Revâiül-Beyan 2/154-7, Bidâyetü’l-
Müctehid.. K. Salâti El-Babür-Rabi.
Yüzün ve ellerin avret olmadıgı, ancak örtülebilecekleri hususundaki hadîslerden deliller
için bak. M. N. Elbani Hıcabul Mer’etil-Müslimeti 24-52.
9
Zehebî, et-Tıbbûnnebevî s. 112, Cevheretûn-Neyyire 2/363.
Açılması yasak olan organlara, açıga vurdurularak bakılması da haramdır.
Ancak sakıncalı madde kaçakçılıgı gibi özel durumlarda yetkili merci, tercihen kadın
görevliler aracılıgıyla soyunmaya zorlayabilir. Bak. Mevdûdî, Tefhîmul-Kur’ân
Mümtehine 3.
460 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Ilk Müslümanların, özellikle de bazı Ensar kadınlarının uygula-
ması, ayrıca örtünme ile ilgili olan Ahzab Sûresi’nin elli dokuzuncu
âyetinde geçen “celâbîb” kelimesine bazı tefsircilerin verdigi anlam,
bir de Allah’ın Resûlü’nün e¸lerinden bir ¸ey istenildigi zaman örtü
arkasından istenilmesi ile ilgili Kur’ânî emir..
Bütün bu ölçülerin, gözler dı¸ındaki tüm vücûdun örtülmesi ge-
regine i¸aret ettigi ileri sürülebilir. Ancak ilmî ictihad olarak nitele-
nebilecek bu görü¸ler, Islâm’ı baglamaz. Yalnızca müctehitlerini ve
tür ictihatları benimseyenleri baglar. Diger ictihadlar gibi onlara da
saygı duyulması gerekir.
Erkekler ve kadınlarda çıplaklık ve örtülmesi gereken vücût or-
ganları konusunu özetledik. ¸imdi de tesettürü/örtünmeyi saglayacak
giyim ve giysi konusun incelecegiz.
Hiç üphesiz örtünme de bir cinsellik olgusudur. Çünkü örtün
me, ilikileri ahlâkî düzeyde kurmaktır. Bir dier anlatımla balan
tıları cinsellik üzerinden deil kiilik üzerinden yapmaktır.



Kur’ânî ve Nebevî lkeler Iıında Örtünme
“Ey Ademoulları! Size açıa vuramayacaınız Sevâtınız olan ön ve arka
organlarınızı örtmeniz ve güzellik nesnesi edinmeniz için katımızdan nimet
olarak giysi maddeleri ve onları kullanma bilgisi verdik.
1
Ama (örtünme emrini
uygulamayı da içine alan) kulluk bilinci ve yaamı olan Takva örtüsü daha
hayırlıdır. te bu da, insan olunun öüt alabilecei âyetlerden biridir.”

(Araf 26)



Giysi koruyucu kimliktir
Giysi, insanın, fiziki etkilerden ve bakı¸lardan koruyucu ilk evi-
dir. Onun inancını yansıtıcı ve kültürel özelliklerini tanıcı varlıgıdır.
Bunun içindir ki Islâm Dîni, kendisine inananlar için bagımsız ve
özgün kimlik in¸ası amacıyla giyimle ilgili ölçüler koymu¸tur.
Giysinin amacı Allah’a ibâdettir
Allah, yarattıgı insanların rûhları, malları ve toplumsal hayatları
yanı sıra bedenleri üzerinde de egemen olan biricik Rab’dir.
- En dogrusunu Allah bilir- Giysi ile ilgili Kur’ânî ve Nebevî buy-
rukların amacı, insana, bedeni üzerindeki ilâhi egemenligi tanıtıp
kabul ettirmek ve onu ibâdetli bir kul yapmaktır.
Bu ana amaca baglı olarak içgüdüleri aklın ve ilâhi kuralların de-
netimine almaktır/aldırmaktır. Ili¸kileri cinsellik üzerinden degil ki¸i-

1
Bu âyet geni¸ anlamıyla bu bölümde açıklanacak konu ile diger âyetlerin ı¸ıgında
anla¸ılabilir. Ancak bu âyeti Nûr 30 ve 31 deki üreme organı ve çevresinin korunması
anlamına Ferc’in muhafazası emri ile irtibatlandırarak da anlayabiliriz. Bir diger ve daha
açık anlatımla bu âyet ki¸ilerin nikâhlı e¸leri dı¸ında fakat ana babaları ve çocukları dahil
hiçbir ki¸i yanında asla açamayacakları ön ve arkanın örtülmesi geregine i¸aret etmektedir.
462 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

lik üzerinden kurmaktır/kurdurmaktır. Islâmî düzenin ana kurumu
ve toplumsal hayatın çekirdegi kılınan aile hayatına yönlendirmektir.
Saglıgı ve estetigi korumaktır. Ilâhi irade geregi yasakanan zinâdan
ve zinâya götürücü i¸lerden sakındırmaktır. Öneminden ötürü yu-
karıda deginilen giysi-ibâdet ili¸kisine açıklık getirelim.
Yaratılı¸ gayemiz olan ibâdet, Allah’ın ve Peygamberi Hz. Mu-
hammed’in emirleri ve yasaklarına itâat emektir. Giysi ile ilgili
emirler ve yasaklar, Kur’ân’la bildirilen ve Hz. Muhammed tara-
fından açıklanan ilâhi yasalar oldugu için, bu yasaların geregini yap-
mak da ibâdettir. Bu sebeple giyimle alakalı olarak bilinmesi gere-
kecek ve uygulamayı vicdan zevki haline getirecek temel konu, onun
gelenek degil, ibâdet oldugu gerçegidir.
Giyimi ibâdetle¸tirme amacıyladır ki Peygamberimiz giyinirken
ve yeni bir giysi edindiginde daima Allah’a hamd ederdi.
2

slâmî giyimin maddî ve mânevî artları
Giyimin maddî ¸artlarını, giysinin Kur’ân ve Sünnet buyruklarına
göre örtücü, sık dokulu ve geni¸, giyinenin cinsiyetine uygun, helâl
kılınan maddelerden yapılı, sadeligi içinde güzel, Islâm’a göre bâtıl
olan din ve ideoloji mensuplarının giysilerine aykırı olması ¸eklinde
özetleyebiliriz. Mânevî ¸artlarını ise elbiyeyi helâl kazançla almak ve
kibirden korunarak giyinmek olarak açıklayabiliriz. Bu bölümde,
Kurân ve Sünnet çizgisinde ve degi¸ik ba¸lıklar altında maddî ve
mânevî ¸artları beyan etmeye çalı¸acagız.
Erkek Giyimi ve Giysisi ile lgili Kur’ânî Buyruk
“Mü’min erkeklere söyle! Gözlerini cinsel amaçlı bakılardan
çevirsinler. Fercleri (olan cinsel organlarını ve yakın çevresini
gösterir ve görülür olmaktan; zinâya aracı kılmaktan) korusunlar.
Böyle yapmaları, onları onların duygularını daha arındırıcıdır.
Gerçekten Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.”

2
Ebu Davud Libas 1, et-Tac 3/166
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 463

Yukarıda anlamı sunulan Nûr sûresinin 30. âyetiyle erkekler
Ferc’lerini; ön ve arka organlarıyla yakın çevresini, kabul gören daha
açık yaygın bir anlatımla göbekle dizler arasını korumakla yükümlü
oldukları için onların elbiselerinin, anılan bölgeyi örter nitelikte ol-
ması gerekir. Farz olan budur. Müsüman erkeklerin kadınların duygu
sapmalarına sebebiyet vermeyecek ¸ekilde giyinmeleri ise, Kur’ân’ın
koydugu haramlara yönlendirici olmama kuralının geregidir.
Deginilen bu iki Kur’ânî kural çizgisinde ¸eklî bakımdan erkek giy-
sisine yön verecek kaynaklardan birisi de Islâm’la örtü¸en örfdür.
Kadın Giyimi ve Giysisi ile lgili Kur’ânî Buyruklar
A- Kadın giyimi ve giysisi ile ilgili birinci âyet Ahzap sûresi’nin 59.
âyetidir
Kur’ân-ı Kerîm’de kadın giyimini konu edinen ikisi temel olmak
üzere üç âyet vardır. Bunlardan Sevgili Peygamberimize (sav) ilk
indirileni, Ahzab Sûresi’nin 59. âyetidir. Biz de bu âyetten ba¸la-
yacagız.
Yüce Rabbimiz ¸öyle buyurur:
“Ey Peygamberim! Elerine, kızlarına ve mü’minlerin kadınla
rına söyle/emret.. Cilbab’larını batan aaı sarkıtarak örtünsünler.
Böylesi örtünmeleri (ahlâki çizgide ya¸ayan erdemli kadınlar olarak)
tanınmalarına, (bakı¸la, sözle ve elle) incitilmemelerine daha uy
gundur. Allah çokça baılayan ve pek çok merhamet edendir.”
Kadının örtünmesi ile ilgili bu ilk emir, Peygamberimiz aracı-
lıgıyla verilmektedir. Bu emrin Peygamber devlet ba¸kanı olan Pey-
gamberimiz aracıgıyla verilmesi, Kıyamet Günü’ne kadar Islâm’ı
teblîg ve uygulama konumunda olacak bütün ilim adamları, yöne-
ticileri ve velîleri görevlendirmek içindir. Çünkü örtünme yalnız
kadınları degil, Toplum Ahlâkı’nı olu¸turup ya¸atmak ve korumak
konumunda olan kadın erkek tüm ergenlerin yükümlülügüdür.
464 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Âyette geçen Celâbîb kelimesi Cilbab’ın çoguludur. Cilbab, sözlükte
ba¸örtüsü, büyükçe ba¸örtüsü, bogaz çukurundan a¸agıya dogru
salınan giysi, vücudu bütünüyle örten örtü manalarına gelir.
Cilbab emri, ba¸ örtüsü takan, ama gerdanlarını, gögüs çatallarını
açıkta bırakan, ayaklarına halhal takınan ve bu ¸ekilde Mescid-i
Nebî’de cemaat namazlarına katılan mümin kadınlara verilmi¸tir.
Ama cilbab emriyle nerelerin açıkta bırakılabilecegi, kimlere kar¸ı
örtünme ile yükümlü olunmayacagı ve ¸eklî bir örtünme ile yetinilip
yetinilmeyecegi, bir diger anlatımla süs vasfını ta¸ıyan giysi ve
aksesuarların kullanılıp kullanılmayacagı açıklanmamı¸tır. Deginilen
ayrıntılar açıklanmamakla birlikte açıkta bırakılan organların kapa-
tılması geregi ögrenilmi¸tir. Bu ayrıntılar daha sonra indirilen Nûr
sûresinin 31. âyetiyle açıklıga kavu¸turulmu¸tur
B- Kadın giyimi ve giysisi ilgili ikinci âyet Nûr Suresi’nin 31. âyetidir.
Bu âyette Rabbimiz ¸öyle buyurmaktadır:
“Mü’min kadınlara söyle! Onlar da gözlerini cinsel amaçlı ba
kılardan çevirsinler. Cinsel organlarını (gösterir ve görülür olmak-
tan; zinâya aracı kılmaktan) korusunlar. (Zînetleri olan) vücutlarının
yalnızca doal olarak kendiliinden görüneni açıa vursunlar.
Baörtülerini (boyunları ve gögüslerini kapatacak ¸ekilde) yakaları
üzerine örtsünler.
Zînetlerini kocalarından veya babalarından, kayınpederlerin
den, oullarından, üvey oullarından erkek kardelerinden, erkek
kardelerinin veya kız kardelerinin oullarından, kendi (inanç-
larının) kadınlarından, yönetimleri altında olan (esir..) kimselerden,
kendilerine balı olup cinsel isteklerden yoksun bulunan erkekler
den, ya da kadınların cinselliklerinin henüz farkında olmayan
çocuklardan baka kimsenin önünde açıa vurmasınlar. Onlar,
gizledikleri vücut zînetinin bilinmesi için, ayaklarını sertce basarak
yürümesinler. Siz ey mü’minler! Hepiniz topluca günahlarınızdan
dönüp Allah’a yönelin ki, kurtulua/esenlie eriesiniz.”
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 465

Âyeti içerigine göre dokuz ba¸lık altında açıklamaya çalı¸acagız.
1- Örtünme emri îmanlı kadınlaradır
Bu âyet, Ahzab sûresinin 59. âyetinde oldugu gibi “Ey Peygam
ber!” hitabı ile degil, “Söyle” emri ile ba¸lamaktadır. Böyle olmakla
birlikte ilk muhatap Peygamberimizdir ve muhatap olma konumun-
daki bilgilendirici, uyarıcı ve yönlendirici bütün yükümlülerdir.
Âyette, “Mü’min kadınlara söyle” buyruldugu için bu ilâhi emrin
kendilerine iletilecegi kadınlar, îman eden kadınlardır. Örtünme gibi
emirlerin geregini üstlenebilecekler; bilinçli olarak böylesi bir erdemle
yükselebilecekler ancak onlardır. Mü’min olmayan kadınlara bu gibi
emirler verilmez.
Anahtar kavram Zînet sözcüüdür.
Âyetin ana buyrugu, belirlenen ¸artlar içinde kadınların Zînet’le-
rini açıga vurmamasıdır. Zînet sözcügünün ta¸ıdıgı “güzel nesne” an-
lamı, bu anlamın Kurânda kullanılmı¸ olması, âyetin bütünü, Hz.
Peygamber dönemi uygulaması ve de Islâm alimleri arası genel
kabul, zînetin vücut anlamına geldigini dogrulamaktadır. O halde
âyetin zinetle ile ilgili bölümünün mânası ¸öyle olur:
“..Vücutlarının yalnızca doal olarak kendiliinden görünenini açıa
vursunlar..”
Bu ¸ekliyle âyet, bütün kadınların güzel konumunda olduklarına
i¸aret etmektedir.
2- Örtünmesi gereken yerler nerelerdir?
Kadın vücûdunun dogal olarak kendiliginden görünen vücut or-
ganları “yüz, dirseklerin yarısına kadar eller ve topuktan bir karı
yukarısına kadar ayaklar” dır. Bu sebeple kadın giysisi yüz, eller ve
ayaklar dı¸ındaki bütün vücût organlarını örtücü nitelikte olmalıdır.
Kur’ân’ın i¸aretleri ve -Allah ¸anını artırsın- Peygamberimizin onay-
ları bu dogrultudadır:
466 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Kur’ân’da mü’min erkeklere cinsel arzulu bakı¸lardan korunma-
ları için emir verilmesi, Rabbimizin kadınlarla yüzyüze biatla¸ması
için Peygamberimizi görevlendirmesi, Hz. Mûsa’nın daha sonra e¸i ve
baldızı olacak kadınlarla konu¸ması, yüzün kendiliginden görünür
kabul edilebileceginin Kur’ânî i¸aretleridir.
3

Sevgili Peygamberimizin, ¸effaf bir elbise giyinik oldugu halde
yanına gelen baldızı Esma’ya arkasını dönüp ba¸lıgından bir parça
kesip vererek ergin kadınların yüz ve eller dı¸ındaki vücut organ-
larını örtmeleri geregini vurgulaması; yüz bini a¸kın mü’minler top-
lulugu ile yaptıgı Veda Haccı’nda, kendisine soru yönelten genç ka-
dınla bakı¸an amcası oglu Fazl’ın yüzünü elleriyle bizzat çevirirken,
kadına, yüzünü örtmesine ili¸kin bir emir vermemesi de yüzün gö-
rülebilecegine ili¸kin delilimizdir. Üstelik onun ihramlı kadınların
yüzlerini örtmesini yasaklaması da yüzün açılabilecegine ili¸kin
hükmü peki¸tirici argümanlarımızdandır.
4

Peygamberimizin (sav) “Allah’a ve Ahiret günü’ne inanan kadın,
ellerini ancak dirseklerin yarısına kadar açabilir.” diyerek bizzat gös-
termesi, kızı Fatıma’ya yönelik beyanlarında topuklardan dize dogru
bir karı¸ yukarısına kadar açılabilecegine onay vermesi ve bu onayını,
e¸i Ümmü Seleme annemizin sorusuna verdigi cevapta dile getirmesi,
yukarıda özetleyerek sundugumuz genel kabulü dogrulamaktadır.
5

3- Saçlar da örtülmelidir
Âyet örtülmesi geregini açıklamaktadır. Açıklayalım:
Hz. Ibrahim’in teblîg izlerinin görülebildigi Mekke ve Medine
toplumları geleneginde saçların örtülmesi, asalet ni¸anı olarak var-
lıgını sürdürüyordu. Ancak büyük çogunluk örttükleri ba¸örtülerini
arkalarına salarak boyun ve gerdanı açıkta bırakıyor, bir diger

3
Nûr 30, Mümtehine 12, Kasas 23
4
Ebu Davud Libas 34, Müslim Hac 409, Tirmizi Hac 18
5
Taberi Nûr 31, Ebu Davud Hn. 1119, Avnül-Mabud 11/177, Tirmizi Libas 8
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 467

anlatımla yaka yırtmaçlarını geni¸ tutarak gögüslerini sakınmıyordu.
Dönemimizde de modala¸tırılan bu cahiliye gelenegini yıkmak ve
yapılması gerekeni belirlemek için Rabbimiz âyetin devamında ¸öyle
buyurdu:
“..Humurlarını/Baörtülerini (boyunları ve gögüslerini kapata-
cak ¸ekilde) yakaları üzerine örtsünler..”
Burada anahtar kelime “Hımar”ın çogulu olan “Humur”dur.
Hımar soyut örtü degil, ba¸örtüsüdür. Alkollü içki anlamında ki
Hamr da aynı köktendir. Hamr aklı, hımar ba¸ı örter. Ancak hımar
kendisiyle boyun ve yaka yırtmaçlarının örtülerek gögüs bölgesinin
kapatılabilecegi büyükce ba¸ örtüsüdür.
6
Cilbab bunun daha büyü-
güdür. Allah’ın kullanılmasını istedigi hımar’dır. Yani ba¸ örtüsüdür.
Pek tabîi olarak hımar önce görevini yaparak saçlarla birlikte ba¸ı
örtecektir.
Peygamberimizin denetimindeki uygulama da böyle olmu¸tur.
Nitekim Sevgili Peygamberimiz (sav) ergenlige erdigini ögrendigi kız
çocuguna ba¸lıgından bir parça vererek onunla ba¸ını örtmesini
emretmi¸tir.
7
O, bizzat emredip uygulama yaptırdgı gibi görevlen-
dirme de yapıyordu. Örnegin O, Beytül-Mal’e getirilen ipekli kuma¸-
lardan Hz. Ömer ve Usame’ye gönderdigi gibi Hz. Ali’ye de bir parça
göndermi¸ ve ona ¸öyle emir buyurmu¸tur:
“Bu parçayı baörtüsü olarak kullanmaları için bölümlere ayırarak
kadınlara daıt.”
8


6
Ragıb, el-Müfredat. Hamere maddesi.
Ba¸ anlamına gelen Re’s sözcügü ile kullanılmadıgı için Hımar’a ba¸örtüsü denilemeyece-
gini ileri sürenlere, anlayabilecekleri Türkçe’mizden hatırlatma yapalım. Kavuk, kalpak,
sarık, takke, tülbent, yazma, yemeni ve benzerlerinde de ba¸ sözcügü geçmemektedir.
¸apka, bere ve kasket ve gibi yabancı kökenlileri de ba¸ sözcügü ile kullanmıyoruz. Ba¸
örtüsü türlerini içine alan Arapça Nasîf, ..gibi sözcüklerde de Re’s takısı yoktur.
7
Müslim Libas 125, et-Tac 3/179
8
Müslim Libas Hn. 2068, Muvatta Libas 4, Hn. 6
468 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Peygamberimiz, ba¸örtüsü egitimini evlenebilir çagda olan bütün
kadınlara veriyor ve verdiriyordu. Bu amaçladır ki, annesinin ölü-
münden sonra bakımını üstlenen ve ya¸lıca olan azatlısı Ümm-ü Ey-
men’e de “Saçlarını ört.” buyurmu¸tur.
9
Hz. Âi¸e annemiz Hıma-
rın/ba¸ örtüsünün kullanımı ile ilgili ilâhi emrin verildigi gece Me-
dine’de bir devrim ya¸andıgını ¸öyle anlatıyor:
Allah’a yemin ederim ki Allah’ın Kitabı’na îman ve onu dorulama yö
nünden Ensar’ın kadınlarından daha bilinçlilerini görmedim. Erkekler,
Allah’ın kadınlarla ilgili olarak indirdii örtünme ile ilgili âyeti, evlerine
gelerek eleri, kızları, kız kardeleri ve dier kadın akrabalarına okuduk
larında, onların her biri, elbiseleri ve bulabildikleri kuma parçalarından
Allah’ın indirdii hükme îmanlarını pekitirmek için birer ba örtüsü ha
zırladılar. Ertesi gün sabah namazına ba örtülerine bürünmü olarak ka
tıldılar. Sanki balarında kumatan kargalar varmı gibiydiler.
10

4- Kadın giysisinin örtücü olma yanısıra dier artları/özellikleri
nelerdir?
Kadın giysininin örtücü olma ¸artını açıklamı¸ken diger ¸artlarını
da özetleyelim. Bu ¸artlar, bir dige anlatımla özellikler, Kurân çizgi-
sinde Peygamberimiz tarafından açıklanmı¸tır. Biz bunları üç ba¸lık
altında verecegiz.
a- Kadın giysisi teni göstermemelidir
Kadın giysisi açıklanan ¸ekilde örtücü olması yanısıra, teni gös-
termeyecek ¸ekilde de “sık dokulu; kalın olmalıdır.”
Allah’ın Resûlü teni gösteren bir elbise ile örtünmenin saglana-
mayacagını, böylesine örtülü çıplaklıgın sorumlulugunu da duyuran
bir hadîsleriyle ¸öylece açıklamaktadır:

9
el-Metâlibül-Âliye hn. 1533, Ebu Davud Eyman 23)
10
Taberi Nûr 31, Ebu Davud Libas 33.
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 469

“Ümmetimden henüz görmediim cehennemlik olan iki sınıf vardır. On
lardan bir sınıfı beraberlerinde taıdıkları sıır kuyruklarını andırır kam
çılar-joplarla insanları döven erkeklerdir. Dier bir sınıfı da giyinik olan,
fakat giysileri içlerini gösterdii ve örtülmesi gereken organlarını örtmedii
için çıplak durumda olan kadınlardır. (Saçlarını kapatmaları veya peruka
takmaları sebebiyle) Onların baları da deve hörgüçleri gibidir. Onlar
(giysileri ve saç biçimleriyle) slamî ölçülerden sapıcı ve saptırıcıdırlar.
(Tövbe etmezlerse cezalarını çekmeksizin) Cennet’e giremezler. Üstelik
kokusunu bile alamazlar. Oysa ki Cennet’in kokusu u kadar mesafeden
alınabilir.”
11

b- Kadın giysisi vücût organlarının eklini açıa vurmamalıdır
Vücût organlarının ¸eklini açıga vuracak bir giysi ile Islamî ör-
tünme gerçekle¸tirilemez. Islamî örtünmenin bu özelligini a¸agıda su-
nulacak hadîs-i ¸eriften ögreniyoruz.
Zeyd Oglu Üsame (r. a) anlatıyor:
Allah’ın Resûlü Dihyetül-Kelbî isimli sahâbînin kendisine hediye
ettigi Mısır mamûlü sıkıca dokunmu¸ keten bir elbiseyi giymem için
bana verdi. Ben de onu karıma giydirdim. Bir ara Allah’ın Resûlü
bana sordu:
- Hayrola, sana verdiim niçin elbiseyi hiç giymedin?
- Onu karıma giydirdim Ya Resûlallah!
- Karına, altına ince bir elbise daha giymesini emret. Zira ben o elbi
senin, karının vücûdunun eklî özelliklerini açıa vurmasından endie ede
rim.
12

c- Kadın giysisi süs niteliinde olmamalıdır
Kadın, giysisinin cinsel bakı¸ların kadın üzerinde odaklanmasına
neden olacak ¸ekilde süs niteliginde olmaması geregini ve bunun ha-
ramlıgını da a¸agıda sunacagımız hadîsten ögreniyoruz.

11
Müslim Libas 123, et-Tac 3/179.
12
M. Zevaid 5/136, Ebu Davud Libas 36.
470 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Hz. Âi¸e (r.a) anlatıyor.
“Hz. Peygamber (s.a) Mescit’de oturuyorken Müzeyne kabilesinden
süslü elbiseler içinde alımlı ve çalımlı bir ekilde yürüyen bir kadın çıkageldi.
Bu kadını gören Hz. Peygamber öyle buyurdu: Ey insanlar! Kadınlarınıza
(bakı¸ları celbedecek) süslü elbiseler giymeyi ve alımlı çalımlı bir eda ile
mescitlere girip çıkmayı yasaklayınız..”
13

5- Örtünme emrinin kendilerine karı uygulanmayabilecei kiiler
kimlerdir?
Kendilerine kar¸ı vücûdun örtülecegi ki¸iler bütün erkekler degil,
yalnızca kendileriyle evlenilebilecek olan erkeklerdir. Ayrıca kadın-
lardan olu¸an yakın çevre, yasal hizmetçi konumundaki esir ki¸iler,
aile ile ili¸kiler kurmu¸ cinsellikten kalmı¸ erkekler, kadınlara ilgi
duyacak ya¸a gelmemi¸ çocuklar kapsamın dı¸ında tutulmu¸lardır:
“..Zînetlerini kocalarından veya babalarından, kayınpederle
rinden, oullarından, üvey oullarından erkek kardelerinden, er
kek kardelerinin veya kız kardelerinin oullarından, kendi
(inançlarının) kadınlarından, yönetimleri altında olan (esir..) kimse
lerden, kendilerine balı olup cinsel isteklerden yoksun bulunan
erkeklerden, ya da kadınların cinselliklerinin henüz farkında ol
mayan çocuklardan baka kimsenin önünde açıa vurmasınlar..”
6- Kadınlar, zînetleri olan vücutlarını kendileri için istisna
getirilenler, örnein kardeler ve kayınpederler yanında açıa vurabilirler
mi?
Konumuz olan âyetin ba¸ında üreme organları ve çevresi anla-
mına Ferc’lerini korumaları emredildigi ve Araf sûresinin 26. âyetin-
de giysilerin ön ve arka organlar mânasına gelen ‘Sevât’ın örtülmesi
için verildigi bildirildiginden, Islâm bilginleri gösterilemeyecek vücut
bölümünün göbekle diz kapakları arasını içine aldıgında, görü¸ birligi

13
I. Mace Hn. 4001
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 471

içindedirler. Birbirlerine helâl kılındıkları ve birbirlerinin bütün vü-
cûtlarına bakabilecekleri için e¸ler pek tabîidir ki bu kuralın dı¸ın-
dadır.
7- Kadınlar, zînetleri olan vücûtlarını açabilecekleri kiilere
göüslerini, meme altı karın kısmını ve mükabili sırt bölgesini
gösterebilir mi?
Kur’ân’da ve onun açıklaması olan Sünnet’te bu ve benzeri soru-
lara dogrudan açık cevaplar verilmemi¸tir. Tüm insanlıgı ve bütün
kültürleri ku¸atacak olan bir dînin uygulamayı, ihtiyaca, zarûrete,
Islâm’la çeli¸meyen örfe, kültürel düzeye, ensest ili¸kilere kapı açıp
açmayacagı ihtimaline, toplumun genel akı¸ına ve mü’min kadının
ahlâkî tercihine bırakması gerekirdi. Gerektigi gibi de olmu¸tur. An-
cak kadınların vücutlarını ne ölçüde açıga vurabilecekleri konusunda
dikkate almaları gereken genel kurallar vardır. Bu kuralara deginme-
yi gerekli buluyoruz.
1- Kur’ân, erkekleri, Müslüman olanlar ve olmayanlar eklinde ayırdıı
gibi, zinâ edenlerle etmeyenler, gizlice dost tutanlarla tutmayanlar eklinde
de ayırmaktadır. Ayrıca kendileriyle evlenilebilecek olanlarla evlenilemeyecek
olanlar eklinde de ayırıma tabi tutmaktadır. Müslüman kadınlar da bu
ayırımları yaparak davranılarını belirlemelidirler.
14

2- Nûr sûresinin 60. âyetiyle nikâh ümidi kalmamı yalı kadınların,
vücut organları olan zînetleriyle kadınsı tavırlar sergilememeleri kouluyla
giysilerinin bir kısmından arınabilecekleri açıklanmıtır. Bu da kadınsı duy
gulardan arınamamı, duygu cokunluundan korunamamı, ilgi duyacak
lara cesaret verebilecek kadınların, zînetlerini açıa vuramayacaı gerçein
den hareket etmelerini görevletirmektedir.
3- Yasaların korumacı, görsel ve yazılı medyanın gelitirici etkisiyle
ensest ilikilere varan zinâların yaygınlatıı ve tabîi görülmeye balandıı

14
Mâide 5, Bakara 221.
472 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

dönemlerde, erlere yöneltici vesilelere kapıları kapamak amacıyla vücût
zînetini korumak gerei de kadınlara yön verici olmalıdır. Ayrıca her kadın,
yakın çevresinin kendisine yönelik bakıların cinsellik içerip içermediini
kavrar, gözlerin hıyanetini sezer. Davranıların, yakınlıkların hangi amaca
yönelik olduunu hisseder. Böylesi olumsuz bakılar ve davranılar de
kadınlarımızı yönlendirici olmalıdır.
Müslüman kadınlar, izin verilen ki¸iler yanında zînetleri olan
vücut organlarını ne ölçüde açıga vurabileceklerini yukarıda açıkla-
nan kurallar çerçevesinde belirleyeceklerdir. Islâm bilginleri bunu
göbekle diz kapakları arası ayrıca karın ve sırt olarak özetlemi¸lerdir.
Dogruları en iyi bilen Allah’tır.
8- Zînet olan vücûdu açıa vurma yasaının sebebi nedir?
Nûr sûresinin açıklamaya çalı¸tıgımız 31. âyetiyle zînetin açıga
vurulmasının yasaklanı¸ amacı, soyut örtünme degildir. Amaç,
insanı, Allah’ın, bedeni üzerinde de egemen oldugu bilincine erdir-
mektir. Bu ana sebebe baglı olarak amaç ahlâkîdir. Ahlâkî oldugu
için, ölçülere uygun giyini¸ sonrasında bile davranı¸ların ahlâkîle¸ti-
rilmesi gerekir. Bu gerçegi bir örnekle açıklamak için Rabbimiz bu
âyette ¸öyle buyurmaktadır:
“..Kadınlar, gizledikleri vücut zînetinin bilinmesi için, ayak
larını sertce basarak yürümesinler..”
Kur’ân’ın indirildigi çevrede kadınlar ayaklarına süs olarak
halhal takarlardı. Örtünme emri öncesinde Hz. Ai¸e ve Ümm-ü
Süleym gibi önder ve örnek kadınların mahrem çevrelerince bilinir
¸ekilde halhal takındıgını biliyoruz.
15

Bazı kadınlar gösterir ¸ekilde halhallı ayaklarını kullanarak i¸veli
yürüyü¸ yaptıkları için Rabbimiz ayakların kullanımı örnegi ile yasak
getirmi¸tir. Bu sebeple âyetin baglamımız içindeki anlamını ¸öyle de

15
Buharî Cihad 65.
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 473

açabiliriz: “..Kadınlar, erkeklerin arzulayıcı bakılarını kedileri üzerlerinde
younlatırmak için tahrik edici bir tavırla çapkınca yürümesinler..”
Âyette örtü emrine ilave olarak, örtü ile kapatılan güzelliklerin
bilinmesi gibi bir amacın güdülmemesine vurgu yapılmaktadır.
Kur’ân dilinde teberrüc olarak nitelenen çapkın yürüyü¸ ¸ekli, bir ör-
nek olarak verilmektedir. Konunun halhalla dogrudan bir ilgisi
yoktur.
Devrimiz câhiliyetinde halhalın yerini örnegin cinsel cazibeyi
artırıcı yüksek ve ince topuklu ayakkabılar almı¸tır. Örtü ile kapatılan
güzelliklerin bilinmemesi amacıyla Kur’ân’ın ve Peygamberimizin
diliyle daha bir çok yasaklar konulmu¸tur. Örnegin seksi kokular sü-
rünerek erkekler arasına çıkmak, gözlerden uzak mekânlarda erkek-
lerle bulu¸mak, tokala¸ma dahil cinsel haz amaçlı bedensel temasta
bulunmak, i¸veli konu¸malar yapmak, e¸lerin ve mahremlerin katıl-
madıgı uzun yolculuklar yapmak, güzelle¸me amaçlı estetik ameli-
yatlar yaptırmak ve cazibeli renklerle desenli giysiler giymek/ba¸
örtüler takmak.. bütün bunlar Kur’ân ve Sünnet’e dayalı haram vasıflı
yasaklardır.
Burada söylenebilecek son söz, yalnızca fiziksel örtünmenin yeter
olmadıgıdır. Zaten örtünme emrini veren Rabbimiz, örtünmenin an-
cak daha verimli bir ortam olu¸turabilecegini bildirmektedir. Fizik
örtü, Takva örtüsü üstüne giyilebilirse amacına ula¸ır. Kur’ân da
A’râf 26’da böyle demiyor mu?
“Ey Ademoulları! Size açıa vuramayacaınız sev’ât’ınız olan
ön ve arka organlarınızı örtmeniz ve güzellik nesnesi edinmeniz
için katımızdan nimet olarak giysi maddeleri ve onları kullanma
bilgisi verdik. Ama (örtünme emrini uygulamayı da içine alan)
kulluk bilinci ve yaamı olan Takva örtüsü daha hayırlıdır. te bu
da, insan olunun öüt alabilecei âyetlerden biridir.”
474 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

9- Örtünme emrine aykırılık nasıl bir günahtır?
Allah’ın ve Peygamberi Hz. Muhammed’in emirlerine uymak
ibâdet oldugu gibi aykırılık da günahtır. Özellikleri açıklanan
anlamda örtünme Rabbimizi emrettigi ve Peygamberimizin açıkladıgı
bir emir oldugu için bu emre aykırılık da günaha girmektir. Kur’ân
günahları büyük, orta ve küçük olmak üzere Kebâir, Hatîat-Seyyiat
ve Lemem olmak üzere üç kısma ayırır.
16

Peygamberimiz, büyük günahları, haksız yere insan öldürmek,
zinâ yapmak, yemin ederek zimmete mal geçirmek, faiz almak,
namaz kılmamak, zekât vermemek ve benzerleriyle örneklendirir. Bu
sebeple Kurân
(Ahzap 59 ve Nûr 30, 31, 60)
ve Sünnet’le açıklanan örtünme
emrini çignemeyi orta derecede Seyyiat-Hatîat türü günah olarak de-
gerlendirebiliriz. Açıkladıgımız Nûr sûresinin 31. âyetinin sonunda
“Siz ey mü’minler! Hepiniz topluca tövbe edin/günahlardan dönüp
Allah’a yönelin.” buyrulması da örtünme emrini yerine getirme-
menin haram bir tavır olarak günah oldugunu göstermektedir.
Örtünme sürekli bir ibâdet oldugu gibi örtüsüzlük de daimî bir
günahtır. Yapılan açıklama, örtünme emrine inanan fakat uygulama-
yanlar içindir. Âyetlerle açıkladıgımız örtünme emrine inanmama ise
kâfirliktir. Kâfirler ise Cehnnemliktirler.
C- Kadın giyimi ve giysisi ile ilgili üçüncü âyet Nûr sûresinin 60.
âyetidir
Kadın giyiminin îman temelli ahlâkî bir konu olarak degerlendi-
rilmesi geregine, Ahzap 59 ve Nûr 31 yanısıra bu âyette de i¸aret
edilerek ¸öyle buyrulmaktadır:
“Evlenme ümidi kalmamı yalı kadınların, sözleri ve davranı
larıyla kadınsı tavırlar sergilememeleri kouluyla Siyab’larını çı
karmalarında sorumlulukları/günahları yoktur. Ama (siyablarını
çıkarmayarak) iffetli davranmaları kendileri için hayırlıdır. Allah
her eyi çok iyi iiten, çok iyi bilendir.”

16
Nisâ 31, Necm 32
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 475

Âyetin açıklaması
Kur’ân’da kullanlan Siyab kelimesi, giysi anlamındaki Sevb’in ço-
guludur. ”Siyabını tertemiz kıl.” anlamındaki Müddessir sûresinin 4.
âyetiyle, “..Öleyin istirahat için Siyab’larınızı çıkardıınız vakit..”
anlamındaki Nûr sûresinin 58. âyetinden hareketle Siyab’ın, ki¸inin
günlük çalı¸malarında ve insanlar arası ili¸kilerinde giydigi elbise an-
lamına geldigini söyleyebiliriz.
Buna göre ya¸lı kadınların elbiselerini çıkarmalarını iki ¸ekilde
anlayabiliriz:
a- Erkeklerin, öleyin istirahat halinde iken, giydikleri çalıma elbise
lerini çıkardıkları gibi onlar da elbiselerini evlenebilecekleri kiiler yanında
çıkarabilirler.
b- Onlar, dier genç kadınların evlenebilecekleri kiiler arasında giymek
le yükümlü oldukları baörtüsünü de içine alacak ekildeki Cilbabları
nı/elbiselerini çıkarabilirler. Ancak çıkarmamaları daha ahlâkîdir.



Kadın ve Erkek Giyimi ve Giysisinde Müterek Maddî
ve Mânevî artlar


a- Giysinin giyenin cinsiyetine uygun olması
Giyimin maddî ¸artlarından biri de Elbisenin örtülmesi gereken
yerleri örtmesi geregi kadar, içinde ya¸anılan toplumun örfüne göre,
erkegin giydigi elbisenin kadın elbisesine, kadının giydigi elbisenin
de erkek elbisesine benzememesidir, bir diger anlatımla kar¸ı cinsler
arasında benze¸meye sebep olmamasıdır. Çünkü Peygamberimiz,
“Kadın elbisesi giyen erkee ve erkek elbisesi giyen kadına Allah lanet etsin.”
buyurarak Kur’ân çizgisinde yaratılı¸ düzeni ile çeli¸en bu uygula-
mayı yasaklamı¸tır.
1
Kadın giysileri gibi erkek elbiselerini içine alacak
bir diger mühim ¸art da elbiselerin canlı varlıkların resimleri ve
motifleri ile desenli olmamasıdır.
b- Elbisenin helâl maddelerden olması
Elbisenin helâl maddelerden yapılmı¸ olması, Kur’ân’ın genel bir
ifadeyle yasakladıgı ölü hayvanın derileriyle, Sünnet’in yasak kapsa-
mına aldıgı yırtıcı hayvan derileri dı¸ındaki maddelerden üretilmi¸
olmasıdır.
2

Erkekler için getirilen bir diger ¸art da onların giysilerin tabîi
ipekten yapılmı¸ olmaması ve altın takılar ihtiva etmemesidir. Çünkü
Peygamberimiz, Kur’an dogrultusunda israf ve lüks türü haram-
lardan korunması gereken erkek yaratılı¸ı ile çeli¸kili görerek ipek ve

1
Ebu Davud, Libas 15
2
Mâide 3, Ebu Davud, Libas 43
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 477

atın kullanımını erkeklere yasaklamı¸tır. -Allah ¸anını artırsın- O,
¸öyle buyurmu¸tur:
[“Altın ve ipek ümmetimin kadınlarına helâl, erkeklerine haram
kılınmıtır.”
“Dünyada ipek giyen kimse Ahiret’te giyemez.”]
3

Peygamberimiz bir diger hadîslerinde altın yüzük takmayı da
ate¸ten kora parmak sokmak olarak vasıflandırmı¸tır. Bu sebeple
meselâ mü’min tabîi ipekten üretilmi¸ gömlek giyemez. Altın yüzük,
man¸et ve kolye takamaz. Ancak, erkek elbiseleri için yakalara, kol-
lara ve diger bölümlere ipekten süs yapılabilir.
4
Harama konu elbise-
lerden kaçınmadıkça giyimde me¸rûluga ve güzele ula¸ılamaz.
c- Elbisenin sadelik içinde güzel olması
Islâmî giyimin maddî ¸artlarından biri de sadelik içinde güzel
olması, bir diger ifadeyle giyilen elbisenin vücuda uygunlugu ve
renkleri arasında uyumlulugudur. Vücuda oldukça büyük gelecek bir
giysi ile renkleri canlı ve birbirine zıt olan giysinin güzel bulunma-
yacagı, muhatapların gözlerine dokunacagı, bakı¸ları yoracagı ve ha-
fife alınma nedeni olacagı bir gerçektir. Bu sebeple vücuda uygun-
lugun ve renkler arası uyumun önemsenmesi gerekir. Giyimde örtün-
me yanı sıra güzellik de amaçlanmalıdır. Çünkü Rabbimiz Kur’ân-ı
Kerîm’de bize, giysileri güzelle¸memiz için verdigini açıklamaktadır:
“Ey Âdemoulları! Size açıa vuramayacaınız Sev’ât’ınız olan
ön ve arka organlarınızı örtmeniz ve güzellik nesnesi edinmeniz
için katımızdan nimet olarak giysi maddeleri ve onları kullanma
bilgisi verdik..”
5


3
Buhari Libas 15, Tirmizi Libas 1
4
Fethül-Kadîr 8/91
5
Araf 26.
478 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Güzelle¸menin amaç edînilmesi gerektigi içindir ki Rabbimiz süs
manasına da gelen zînet sözcügünü elbise anlamında kullanarak kül-
tür ocagı ve ibâdet yeri olan camilere süs nitelikli elbiselerle gidil-
mesini emretmi¸tir.
6

Kur’ân çizgisine uyarılarda bulunup ögüt veren Peygamberimiz
de giyimde sadelik içeren bir güzelligi amaçlanması gerektigine fiili
örnekler vermi¸, yönlendirmelerde bulunmu¸tur.
Hz. Ebul-Ehvas isimli sahâbî anlatıyor:
Döküntü bir elbise giyinmi¸ oldugum halde Hz. Peygamberin
yanına geldigimde Hz. Peygamberle aramda ¸u konu¸ma geçti: (Ya
Ebul Ahvas!) Malın var mı?
Var Ya Resûlallah! Ne gibi malların var?
Allah’ın bana verdigi deve, at, koyun, keçi.. benzeri mallarım var.
(Ya Ebul-Ahvas!) Allah sana mal verdii zaman, verdii mal nimetinin
izleri üzerinde görülsün.
7

Elbisenin güzelle¸tirilmesi lüzumunu Peygamberimizin a¸agıdaki
emirlerinden daha açık bir ¸ekilde ögreniyoruz:
“(Ey Mü’minler!) Sizler mü’min kardelerinizin yanına gidecek, ili
kiler kuracaksınız. Bu sebeple beraberinizde götürdüünüz eyanın bakımı ve
temizliine önem veriniz. Elbiselerinizi düzene sokup güzelletiriniz ki
insanlar arasında bir benek gibi dikkat çekenlerden olunuz. üphesiz Allah
çirkinlii ve çirkinliin benimsenmesini sevmez.”
8

Elbisenin sadelik içinde güzel olması konusunun özellikle kadın-
larımız tarafından yanlı¸ degerlendirilmemesine bilhassa deginmek
isteriz. Onlar giyimle ilgili açıklanan Kur’ân ve Sünnet’e uygunluk

6
Araf 31.
7
et-Tac 3/162.
8
Ebu Davud Libas 25, Müsned 4/179-180.
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 479

¸artına özenle uyacaklar, giyimlerinde di¸iligi degil, Islâmî ki¸iligi ön
plana çıkaracaklardır. Islâmî anlamda elbisenin sadelik içinde güzel-
lik vasfını ta¸ıması ile kadının di¸iligini belirginle¸tirici süs olma vas-
fını ta¸ıması, ayrı ayrı ¸eylerdir.
9
Sözü, Peygamberimizin konumuzu
özetleyici ögütleri ile baglayalım:
[“ Dinliyor musunuz, dinliyor musunuz, dinliyor musunuz? Giyimde
sadelik îmandandır.” “srafa dümeksizin, kibire/büyüklük duygusuna kapıl
maksızın yiyiniz, giyiniz ve de Allah için veriniz..”]
10

d- Elbisenin slâm dıı din ve ideoloji balılarının giysilerine
benzememesi
Islâmî ölçülere göre giyinmenin maddî ¸artlarından biri de elbise-
nin Budistler, Yahûdiler, Hıristiyanlar ve Materyalistler benzerleri Is-
lâm dı¸ı topluluklardan birine ait özel giysilerden biri olmaması veya
onlardan biri olundugu çagrı¸ımını yaptıracak derecede benze-
memesidir. Çünkü Peygamberimiz, “nançta, amelde, kılık-kıyafette
bizden bakasına benzemek isteyenler bizden deildir.” buyurmu¸tur.
11

Benzemeden korunmanın ana yolu Islâmî ölçülere uygun
giyinmektir.
e- Elbiseninni helâl kazançla alınması
Giyimin mü¸terek fakat mânevî nitelikli ¸artlarından biri
elbisenin helâl kazançlarla alınmasıdır.
Islâm, kazançları helâm ve haram olmak üzer ikiye ayırır. Yenilen
gıdalar gibi giyilen elbiselerin de mutlaka katıksız helâl kazançlarla
alınması gerekir. Faiz, içki-kumar-fuhu¸ i¸letmeciligi, emegi sömürü,
rü¸vet ve aldatma gibi insanlara zarar verici çizgide saglanacak ha-
ram kazançlarla alınacak giysiler, dı¸tan kaliteli ve güzel görünseler

9
I. Mace Hn. 4001.
10
M. Mesabih, Hn. 4345.
11
Tirmizi Hn. 2696.
480 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

de gerçekte lekelidirler, giyilemeyecek ölçüde pistirler. Maddi pis-
liklere bula¸mı¸ elbiselerle insanların begenisi kazanılamayacagı gibi
onlarla da kazanılamaz. Haram kazançlı giysilerle kabul olunur ibâ-
det de yapılamaz, dua da edilemez.
-Allah ¸anını yüceltsin- Peygamberimiz bu gerçegi duânın kabul
olunma ¸artlarını ögrettig bir hadîslerinde ¸öylece açıkla mı¸tır:
“Kii elini semaya doru kaldırır. Ya Rab! Yarab! der, ister. Fakat yedii
haram, içtii haram, giydii haramdır.. Onun duası nasıl kabul olunur?
Haram giysilerle, Hak ve halk katında çirkinle¸enler nasıl güzelle-
¸ebilirler!
f- Elbisenin kibirden korunarak giyilmesi
Giyimin mü¸terek ama mânevî ¸artlarından birisi de budur.
Büyüklük duygusu ve üstünlük iddiası olan Kibir ana haramlar-
dan biridir. Islâmî ölçülere göre giyinmenin manevi ¸artlarından biri
de elbiseyi kulca ve ¸ükür duyguları içinde kibirden korunarak giy-
mektir. Giyimi ibâdet haline dönü¸türecek de budur. Burada bilin-
mesi gereken husus güzel giyimin bir vicdan pisligi olan kibirle dog-
rudan baglantılı olmadıgıdır. Nitekim, güzel giyinmeyi sevdigini
açıklayan ve bunun kibir olup olmadıgını soran bir sahâbîye Pey-
gamberimiz ¸öyle buyurmu¸lardır:
- Hayır, güzel giyinme kibir deildir. Zira Allah güzeldir ve güzellii
sever. Kibir hakkı/doruyu kabul etmemek ve insanları küçük görmektir.
12



12
Ebu Davud Libas 1


Örtünmenin Amacı, Kadını Toplum Hayatından
Dılamak mıdır?


Yukarıda deginildigi üzere amaç, yaratılı¸ sebebimiz olan ibâde-
tin, giysiye ili¸kin olanını yerine getirerek Rabbimizin egemenligi
önünde egilmek, Cennetlerine girebilmektir. Bu ana gaye çizgisinde
içgüdüleri aklın ve Islâm’ın kontrolüne alarak özgün bir ¸ahsiyet
olu¸turmak, aileyi koruyarak genel ahlâka katkı sunmaktır.
Kadını toplum hayatından dılamak, Allah’ın iradesine karı
çıkmaktır.
Kadınların rûhî ve bedenî duyarlılıgı sebebiyle ilgi duymadıkları
alanlar vardır. Ama Kur’ân ve Sünnet yasalarıyla erkeklere açık, fakat
kadınlara kapalı alanlar yoktur. Istisnalar da pek azdır. Erkeklerin
yükümlü kılındıgı îman, namaz, zekât ve hac gibi görevlerle, içki,
kumar ve zinâ gibi yasaklarla onlar da yükümlüdür.
Erkekler gibi onların da e¸lerini seçme, özel ¸artları içinde bo¸an-
ma ve ekonomik görevleriyle uyumlu mîras alma hakları vardır. On-
ların da üretime katılma, ticaret yapma, siyasî ve hukûkî yönden ken-
dilerini ve diger Müslümanları temsil ve onlar adına tasarrufta bu-
lunma hakları, gereginde sava¸lara katılma görevleri vardır.
Hz. Peygamberin uygulamalarına aykırılıkla kadınların Islâmî
kurallara baglı olarak yapabilecekleri sosyal atılımları bir tarafa,
Cuma ve Bayram namazlarına katılımlarını bile engelleyen yakla-
¸ımlar, Islâm’ı degil sahiplerini baglar. Insanı en güzel kıvamda erkek
ve kadın olarak yaratan ve onlara mü¸terek görevler yükleyen
482 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Allah’ın ve bütün insanlara gönderdigi Elçisinin kadınlar aleyhine
ayırım yapması mümkün müdür? Islâm’ın kadınlar için ev merkezli
bir toplum hayatını önerdigi söylenebilir. Bu da dü¸ünebilen
insanlıgın büyük bedeller ödeyerek kavrayabildigi bir hakikattir.
Birilerinin Islâm adına, digerlerinin de laiklik adına haklarını ve
hürriyetlerini kısıtladıgı Islâm kadını, Islâmî çizgiden ödün vermeden
ayaga kalkmaya çalı¸malıdır.
Konuyu bitirirken baörtüsü
Konumuzu bitirirken slâm ülkeleri ve batıda güncelliini ko
ruyan baörtüsü konusuna bir daha deinmek istiyoruz.
Açıklamalarımızın ııında anlaılabilecei gibi slâm kadı
nı’nın giysisinin ana unsurlarından biri olan saçları içine alacak
nitelikli baörtüsü, Rabbimizin emridir. Yaadıımız çada kadını
mızın cihadıdır.
nanırsınız veya inanmazsınız, uygularsınız veya uygulamaz
sınız bu ayrı bir konudur. Ancak baörtüsü Müslüman kadınlara
yönelik ilâhi emirdir/yasadır. Bu emre uyu ibâdettir. Aykırılık
günahtır. nkârı ise kâfirliktir.



lk Mü’min Kadınlardan Örtünme Örnekleri


Utanma duygumu yitirmedim
` _ , ·|· _ | · ·| ¸ -· = ·· - · = ¸ - , · - =· _ · = ¸ . : - ;· · , | ,· «`, , | . · - , « · ·`- _ · ¸ ,
` _ , ·|· =· ¬ = · `¸ - , · , | ,· « · .,,` · « - ,`· ¸ · , · ,· ¸ - , · = ¸ - , · - =· _ · = : - . ·
_ || . · - . · · ¸ c · ,· ¸ _ _· . · . |· « · ·- , « · ·`- | | _ _| ¸ · · _ · , · _ ·· , - ..
Ümm-ü Hallâd isimli kadın, ehid düen olundan haber sormak için
Allah’ın Resûlü’ne gelir. Yüzünü de içine alacak ekilde baını örtmütür.
Sahâbîlerden biri saygı ve hayret içeren bir üslüpla ona sorarr:
Olundan, böylesi örtülerine sımsıkı bürünmü olduun halde mi haber
sormaya geldin. ?
O da öyle cevâb verir:
Olumu kaybetti isem, (Islâm’a aykırı giyinecek ¸ekilde) utanma
duygumu kaybetmedim. Asla da etmeyeceim.
1

Örtülerinden ötürü tanınmazlardı
Safiyye b. ¸eybe anlatıyor.
Hz. Âi¸e’nin (r. anha) yanındaydık. Kurey¸ kadınlarından ve
onların fazîletlerinden söz ettik.
Hz. Âi¸e de ¸öyle buyurdu:
Gerçekten Kurey kadınlarının üstünlükleri vardır. Ama Allah’a yemin
ederim ki Allah’ın Kitabı’na iman ve O’nu dorulama husûsunda Ensar
kadınlarından daha üstününü görmedim.

1
Ebû Davud Cihad Bab-u Fazl-ı Kıtalır-Rûm..
484 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Nûr Sûresi’nin “.. Mü’min kadınlar ba örtülerini yakaları üzerine in
dirsinler..” âyeti indirilince onların erkekleri ailelerine gelerek onlara Nûr
Sûresi’nde Allah’ın kendileri için indirdii âyeti okudular.
Evet, her bir erkek karısına, kızına, kızkardeine ve her bir akrabasına
indirilen âyeti okudu.
Kendilerine bu âyet okununca onlardan her bir kadın, Allah’ın Kitabı’na
îman ve onu tasdik etmi olmak için hemen örtüsüne yöneldi ve baörtüsüyle
baını iyice kapadı.
Baörtüsü ile ilgili âyetin indirildii günün ertesi sabahında baörtü
lerine sımsıkı sarılmı oldukları halde Allah’ın Resûlü’nün arkasında nama
za durdular.
Sabahın alaca karanlıında sanki baları üzerinde kargalar varmı
gibiydi.
2

Deerlendirme
Burada ¸u degerlendirmeyi yapmakta fayda görüyoruz. Çevre-
sinde dola¸ılması halinde haramlara dü¸ülebilecek sınırlardan uzak-
la¸ılması bir peygamberî tavsiyedir. Ancak Kur’ân âyetlerinin indirili¸
sırası ve Sünnet ölçülerinin sunulu¸ sebebleri, içinde ya¸anılan ¸art-
ların nazar-ı itibara alınması gerektigini de bize ögretmektedir.
Bu sebeble yüzü, elleri ve ayakları dı¸arıda bırakan sınırlar esas
alınarak teblig yapılmalı, üstte örneklenen ideal seviyeye i¸aret et-
mekle yetinilmelidir. Zira üzerinde birle¸ilen sınırlar ilâhî azâba
ugramaktan korur. Ideal seviye ise Cennet’in yüksek derecelerine
erdirir. Çünkü a¸agıda sunacagımız hadisten anla¸ılacagı üzere
Cennet yüz derecedir. Her iki derece arasında ise göklerle yer arası
mesâfe vardır. Bu derecelere yükselmek ise, her alanda ideal seviyeye
yöneltici ileri derecedeki amellerle mümkün olacaktır.

2
I. Kesir Nûr 31
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 485

Cennet yüz derecedir
Muaz bn-ü Cebel (r.a) anlatıyor.
Allah’ın Resûlü (sav) öyle buyurdu:
(Allah’a ve Peygamberi Muhammed’e iman eden, farz) Namazla
rını kılan, zekât veren, Ramazan orucu tutan ve hac yapan kii, Allah
yolunda hicret etmi olsa da, doduu yere yapııp kalsa da, Allah onu Cen
net’e koymayı üstlenmitir;
(Bu müjdeyi alan sahâbîlerden) Hz. Muaz sordu:
- Ya Resûlallah! Bunu, dier insanlara müjdeleyeyim mi?
- (Ya Muaz!) nsanları (kendi haline) bırak. (Daha çok) amel etsinler.
Zira Cennet’te yüz derece vardır. Her iki derece arası gökle yer arası gibidir.
Allah’dan istediiniz zaman Firdevs’i isteyiniz. Zira Firdevs Cennet’in
ortası ve en yükseidir.
Üstü Rahman olan Allah’ın Arı’dır. Cennet’in nehirleri de oradan
çıkar.
3



3
Tirmizî Sıfatil-Cenneti 3, Hn. 2532


Teberrüc (Örtülü Çıplaklık ve Edâlı Yürümek)
“Evlerinizde oturun. Önceki câhiliyet dönemi kadınlarının teberrüc yaptıı
gibi teberrüc yapmayın. Namaz kılın, zekât verin. Allah’ın ve Peygamberlerinin
(diger) buyruklarına da itâat edin..”

(Ahzab 33)



Örtülü çıplaklıgın tenin tabîi rengini gösterir giysili ¸ekli yanısıra,
bir diger ¸ekli de teberrücdür.
Teberrüc Nedir?
Islâm bilginleri teberrücü iki ¸ekilde tarif buyurmaktadırlar:
Teberrüc; kadınların ba¸larına örttükleri örtüyü baglamayarak,
kulakları ve gerdanları gibi örtülmesi gereken tabîi/dogal güzellikle-
rini te¸hir etmeleridir. Bu anlamıyla teberrüc, örtülü çıplaklıgın bir
diger ¸eklidir.
Teberrüc; Ilgi çekmek için kadınların erkeklerin önünde alımlı ve
çalımlı bir ¸ekilde yürümeleridir.
Açıklanan her iki ¸ekliyle teberrüc, Yüce Allah tarafından ¸öylece
yasaklanmı¸tır:
“Evlerinizde oturun. Önceki câhiliyet dönemi kadınlarının
teberrüc yaptıı gibi teberrüc yapmayın. Namaz kılın, zekât verin.
Allah’ın ve Peygamberlerinin (diger) buyruklarına da itâat edin..”
1

Rabbimiz tarafından yasaklanan teberrücün içine cinsel bakım-
dan farkedilmek için parfümlenerek erkeklerin bulundugu yerden

1
Ahzab 33. Sevgili Peygamberimizin e¸leri olan annelerimize hıtap eden bu âyet, onların
¸ahsında mümin kadınlara da ¸amildir.
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 487

geçmeyi sokabilecegimiz gibi, cinsel alâka görmek için bilezikleri oy-
natarak ses çıkartmayı ve topuk seslerini yansıtan yüksek topuklu
ayakkabı giymeyi de sokabiliriz.
Bunlardan koku sürünerek evin dı¸ına çıkmanın haramlıgını özel
bölümünde açıkladık. Takılan süs e¸yalarını açıga vurmak da Kur’ân
ve Sünnet’le yasaklanmı¸ bagımsız bir haramdır. Çünkü Yüce Allah
zînetlerin açıga vurulmamasını emir buyurmu¸tur. O’nun Resûlü de
yabancı erkeklere kar¸ı kadın giysilerinin süs vasfını ta¸ımaması
geregini duyurmu¸tur. Ayrıca altın ve tabîi ipek de kadınlara te¸hir
etmek için degil kullanmak için helâl kılınmı¸tır.
Yüksek topuklu ayakkabılar?
Ya¸adıgımız dönemde Teberrüc olarak degerlendirilebilecek bir
uygulama da yüksek topuklu ayakkabılar giymek olsa gerektir. Çün-
kü cinsel cazibelerini artırarak ilgi odagı olmak için yüksek topuklu
ayakkabılar giyen kadınların Nûr Sûresi’nin otuz birinci âyetinde ge-
çen ¸u ilâhî emrin birinci derecede muhatapları olacakları ¸üphe-
sizdir.
“.. Kadınlar gizledikleri süsleri bilinsin diye ayaklarını vur
masınlar..”
Öneminden ötürü tamamen seküler/laik bir mantıkla yapılmı¸
bulunan ¸u tesbiti aktarmakta yarar görüyoruz:
“Yüksek topuklu pabuçların daha fazla tutulmasının nedeni, ayaın
belirli bir eimde bacaın çizgilerini daha belirginletirmesi, ayrıca bacakları
daha uzun göstermesidir. Uzun bacaklı olmak cinsel olgunluk demektir.”
2

Giyimde ve yürüyü¸ünde di¸iligi belirginle¸tiricive cinsel duy-
gulara çagrı¸ım yaptırıcı teberrücden korunmakla yükümlü olan
mü’min kadınların yüksek topuklu ayakkabı giymekten de kaçın-
maları gerekir. Onların sakınmalarını gerektiren bir diger sebep de
yüksek topuklu ayakkabıların saglık yönünden zaralı olmasıdır.

2
Dousmund Moris, Sevmek Dokunmaktır, Sander Yay., s. 50.
488 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Zararlılıgı bilimsel verilerle kanıtlanmı¸ Münker nitelikli olgular-
dan kaçınılması da Kur’ânî görevlerimizdendir. Bilindigi gibi Münker
Islâm’ın, ortak aklın ve bilimsel verilerin tanımayıp reddettigi ¸eydir.
3

Devrimizdeki uygulamaları içine alan yönlerini de inceleyip
boyutlandırarak açıklamaya çalı¸tıgımız teberrüc, cinsel haramlara
sebebiyet verdigi içindir ki Rabbimiz tarafından yasaklanmı¸tır.
Öneminden ötürü Allah’ın Resûlü de tarihî câhiliyetin bu koku¸-
mu¸ uygulamasından sakındırmı¸ ve ¸öyle buyurmu¸tur:
` ¸ , ·`« |· ¸ - - · · ¬`« |· `=· « ·· ·`« |· ¸` · ` =· -
“(Gerektirci bir sebeb yok iken) Kocalarından kendilerini boama
larını isteyen kadınlar ve teberrüc yapan kadınlar münafıkdırlar; içleri gere
ince inanmamıtır.”
4

Teberrücden korunamayan kadınlarla Islâmî bir toplum kuru-
lamayacagı için, ilk Islâm toplumunu olu¸tururken Allah’ın Resûlü
kadınlardan teberrüc yapmayacaklarına dair biat alırdı.
Evet, Allah’ın Resûlü mü’min kadınlardan Allah’a ortak ko¸ma-
yacaklarına, hırsızlık yapmayacaklarına, zinâ etmeyeceklerine, cena-
zelerin ardından saç yolup yaka yırtmayacaklarına, kocalarının mal-
larından gizlice alıp harcamayacaklarına ve mahremleri olmayan
erkeklerle gereksiz olarak konu¸up sohbet etmeyeceklerine dair biat
alırken, teberrüc yapmayacaklarına da biat alırdı.
5


3
Tevbe 67, 71
4
M. K. Ummal 6/423
5
M. Zevâid 6/37-39, Müsned 2/196.
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 489

Sonuç
Zinâ, homoseksüellik, tehircilik vs. gibi ba cinsel haramlara götüren
temel sebeblerden biri çıplaklıktır. Bunun içindir ki slâm dorudan çıplak
lıı da, örtülü çıplaklıı da yasaklamıtır. artlarını belirledii örtünmeyi
emretmitir.
Zinâ, homoseksüellik, röntgencilik v. s. gibi cinsel haramların pek
mühim bir sebebi de ¸ehvetle bakmaktır.



Ba Cinsel Haramlara Sebeb kinci Derecede Cinsel Haramlar 2
ehvetle Bakmak
“Mü’min erkeklere söyle! Gözlerini cinsel amaçlı bakılardan çevirsinler.
Fercleri (olan cinsel organlarını ve yakın çevresini gösterir ve görülür olmaktan;
zinâya aracı kılmaktan) korusunlar..”

(Nûr 30)



Göz, kalbin ana giri¸i oldugu için, insanın yönetim merkezi olan
kalbe ¸ehevî bakı¸larla iletilecek mesajlar, cinsel duyguların sapma-
sına ve ki¸inin cinsel haramlara dü¸mesine sebeb olur.
Bunun içindir ki Islâm Dîni kalbî duyguların arılıgını gideren ve
cinsel egilimleri azgınla¸tıran ¸ehvetli bakı¸ı haram kılıp, yasakla-
mı¸tır.
1

Allah’ın Resûlü gözlerin zinâsının ¸ehvetli bakı¸ oldugunu ¸öyle-
ce açıklamı¸tır.
“.. Gözler de zinâ eder. Gözlerin zinâsı ehvetle bakmaktır.”
2


1
Allah’ın Resûlü Veda Haclarında Arafat ve Müzdelife vakfelerinden sonra Minaya dogru
yol alırlarken, amcası Abbas’ın oglu Fazl’ı devesi üzerine alır. Bu sırada genç bir kadın,
Allah’ın Resûlü’nün önüne çıkarak ya¸lanan babasının yerine hac yapıp yapamayacagını
sorar. Sorarken de genç sahâbî Fazl’la bakı¸ırlar. Allah’ın Resûlü dikkatlerini çeken bu
bakı¸mayı engellemek için Fazl’ın ba¸ını çevirir. Niçin çevirdigini soran Hz. Abbas’a da
¸öyle buyurur:
Genç bir adamla genç bir kadının bakı¸tıklarını gördüm. ¸eytanî duygulardan korunabile-
ceklerine de emin olamadım.
Manevî duyguların geli¸kin ve etkili oldugu bir ortamda Mina’ya ¸eytan sembollerini
ta¸lamaya gidilirken, Allah’ın Resûlü’nün arzulu bakı¸malara bilfiil engel olması, olun-
ması gerektigini bize ögretmektedir. Bu sebeble görevimiz bakı¸malara ve bulu¸malara
engel olacak kurumlar ve metodlar olu¸turmak olmalıdır. (Bak. Tirmizî Hn. 885)
2
Ebû Davûd Nikâh 44 (Hn. 2153).
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 491

¸ehvetli bakı¸ bizzat bakanı cinsel haramlara yönelttigi gibi, ba-
kılanı da yöneltir. Çünkü “ehvetli bakı eytan’ın zehirli oklarından bir
okdur..”
3
Bu sebeple delebildigi yeri etkiler.
Haram cinsel münâsebetlerin önce bakı¸malarla ba¸ladıgı, gü-
lümseme, selâmla¸ma ve konu¸ma ile geli¸tigi ve bulu¸ma ile sonuç-
landıgı için, mü’min erkekler ve kadınlar gözlerini korumakla
emrolunmu¸lardır.
Erkekler, Gözlerini Korumakla Mükelleftir
Kur’ân-ı Kerîm’in Nûr Sûresi’nin otuzuncu âyetinde Yüce Allah
mü’min erkeklere ¸öyle emir buyurmu¸tur:
“Mü’min erkeklere söyle! Gözlerini cinsel amaçlı bakılardan
çevirsinler. Fercleri (olan cinsel organlarını ve yakın çevresini göste-
rir ve görülür olmaktan; zinâya aracı kılmaktan) korusunlar. Böyle
yapmaları, onları onların duygularını daha arındırıcıdır. Gerçekten
Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.”
Bu âyet ve îzâhını yapan hadisler, kadınların yüzleri ve elleri dı-
¸ındaki vücût organlarına, erkeklerin de göbekle diz kapakları ara-
sındaki vücût bölümlerine bakılmasını yasaklamaktadır. ¸ehvetle
bakılması halinde kadının yüzüne bakılması da haramdır.
Haram kılınan bakı¸lar, hiç ¸üphesiz iradeli bakı¸lardır. Ani
bakı¸lar günah kapsamına girmez.
Yüce Peygamberimiz ¸öyle emir buyuruyor:
· ¸ -v· c | . . , | ¸ _ |¸ v· c | · , · · · · ¸ = ·|· · ¸ = ·|· _ , ·`· v
“lk bakıtan sonra tekrar bakma, zira birinci bakı (kaçınılması müm-
kün olmayacagından) senin için helâl ise de ikinci bakı (iradeyi kulla-
narak ve arzu duyarak olacagından) helâl deildir.”
4


3
K. Hafâ Hn. 2864.
4
Müsned, 5/351
492 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Kadınlar da Gözlerini Korumakla Mükelleftir
Yalnız erkekler degil, kadınlar da ¸ehvetle bakabilecekleri, hatta
onların bakı¸ları daha da etkileyici ve eyleme sürükleyici olabilecegi
için, Yüce Allah kadınlara da ¸öyle emir buyurmu¸tur:
“Mü’min kadınlara söyle! Gözlerini cinsel amaçlı bakılardan
çevirsinler. Fercleri (olan cinsel organlarını ve yakın çevresini gös-
terir ve görülür olmaktan; zinâya aracı kılmaktan) korusunlar..
Kadınların ¸ehvetle bakmaları ve ¸ehvetli bakı¸a dönü¸ebilecek
nazarları, Allah’ın Resûlü tarafından da yasaklanmı¸tır.
A¸agıda sunacagımız hadis bu yasagı açıklamaktadır.
Ümmü Seleme validemiz anlatıyor.
Örtünme ile emrolunduumuzdan sonraydı. Meymûne ile beraber Hz.
Peygamber’in yanındaydık. Bu sırada Abdullah b. Ummû Mektûm çıka
gelince Allah’ın Resûlü (bize) öyle buyurdular:
- Bu zattan korununuz,
- Ya Resûlallah! Bu zat a’ma deil midir? O bizi görmez.
¸ · · , « - - ·· ¸ = ,` · · «`· . || .· «`· · · .· ¸
Evet (o a’madır, görmüyor, ) ama siz de mi a’masınız?Siz de mi onu
görmü yorsunuz? (Gözlerinizi koruyunuz.)
5

Nûr Sûresi’nin yukarıda manâları sunulan otuz ve otuzbirinci
âyetlerinde cinsel organların zinâ, homoseksüellik ve sevicilik gibi
cinsel haramlardan korunmaları emrolunurken, önce gözlerin korun-

5
Ebû Davûd Libas 37 (Hn. 4112).
Bu hadis, Hz. Peygamberin bo¸anmı¸ bir kadını iddetini geçirmesi için akrabasından olan
Abdullah bin Ümmü Mektum’un evine göndermesi ile ilgili buyruguyla çeli¸kili
görülmektedir. Bize göre bir çeli¸ki yoktur. Sözü edilen buyruk kadının ¸ehevi bakı¸lardan
korunmasını ögretirken bu hadîs de gözlerine hakim olması gerektigini ögretmektedir. Bir
diger anlatımla cinsel fitnenin erkekler yanısıra kadınlardandan da kaynaklanabilecegine
i¸aret etmektedir.
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 493

masının emrolunması Allah bilir cinsel organların ancak gözlerin
korunmasıyla korunabilecegi hakikatine i¸aret etmek içindir.
Burada üzerinde durulması gereken bir mühim husus da, göz-
lerin korunması ile alâkalı ilâhî emirlerin, yalnız canlı vücûtlardan
korumaya özgü olmayacagıdır. Çünkü sunulan âyetlerde gözlerin
nelerden korunacagı açıklanmamı¸tır.
Bu sebeble Islâmî ölçülere göre çıplak olan canlı vücûtlardan
gözleri korumak gerektigi gibi, aynı ¸ekilde olumsuz mesajlar veren
medya erotizminden, çıplak resimler ve pornografik filmlerden de
korumak lâzımdır.
Televizyon, kitab, gazete ve dergilerden olu¸an medyanın, sömü-
rücü erotizminden korunmayı gerektiren bir sebeb de, onun giderek
cinsel iktidarsızlıga dü¸ürmesidir. Cinsel iktidarsızlıgı irademizle
benimsemenin yaratılı¸ düzenimizi bozma ve degi¸tirme anlamında
bir haram oldugunu özel bölümünde açıklamı¸tık.
Bagımsız bir cinsel haram olan fakat ba¸ cinsel haramlara da yol
açan “ehvetle Bakmak” bahsini, gözleri korumanın önemini açıklayan
bir hadisle baglayalım:
“(Kıyamet Günü’nde) Bütün gözler alayacaktır. Ancak Allah yolun
da uyanık kalan gözler, Allah’ın azâbına uramak korkusuyla sinek baı
örnei ya akıtan gözler ve bir de Allah’ın haram kıldıklarına bakmaktan
korunan gözler alamayacaktır.”
6



6
el-Camiüs-Sagir Küllü aynin.. mad. (2/94)


Ba Cinsel Haramlara Sebeb kinci Derecede Cinsel Haramlar 3
Kadın-Erkek Beraberlii
“..slâmın gerektirdii erdemli ileri yapmak ve yasaklarından
sakınmak için yardımlaın. Ama günah nitelikli çirkin
ilerde ve saldırganlıkta yardımlamayın..”
(Mâide 2)



A¸ıkda¸lık ve zinâ gibi büyük haramlara sebebiyet veren ikinci
derecedeki cinsel haramlardan biri de erkek kadın beraberligidir. Bir-
birine mahrem olmayan erkekle kadının yalnızca bir arada kalmala-
rıdır.
Bunun içindir ki Islâm Dîni kadın erkek beraberligini; yalnız ola-
rak bir arada kalmalarını yasaklamı¸tır. Bu yasagı belirleyen hadis-
lerinde Allah’ın Resûlü ¸öyle buyurmu¸lardır:
,· ¬ , v . .· = , =|· · «`, · |· · .· · v · ·| ¸ -· , ¸`- _
[“Hiçbir erkek, evlenebilecei bir kadınla babaa kalmasın. Kalırsa hiç
üphesiz, üçüncüleri eytan olur.”
... . · · ; =|· ; ¸ ¬ - ,· = - · ¸ - ¸ ¸ ¬ , .· = , =|· ...
“eytan da her birinizin kan damarında (kanınız gibi irâdeniz
dı¸ında) akar.”]
1


1
Sırasıyla bak. Tirmizî Reda 16-17 (Hn. 1171-2), et-Tac 2/329
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 495

Islâm Dîni’nin yukarıda deginilen beraberlik yasagı akraba fertle-
rini içine aldıgı gibi, ni¸anlı çiftleri, egitim ve çalı¸ma düzenini de
içine alır.
¸imdi bunları ayrı ayrı açıklayalım.
Akrabalık ilikileri
Birbirleriyle evlenebilecek konumda olan erkekle kadının yalnız
olarak bir arada kalmalarını yasaklayan Islâm Dîni bu yasaga özel-
likle “kayın, amca-dayı-hala ve teyze çocukları..” gibi akraba fertleri ara-
sında önem verilmesini emir buyurmu¸tur. Çünkü yakınlıgın sagla-
dıgı imkânlar ve ¸üpheden arınmı¸ ortamlar, cinsel haramlara daha
ziyade sebeb olurlar.
A¸agıda sunacagımız hadis, meselenin Islâmî önemini açıkla-
maktadır.
· , « ¬ |· . ,| ¸ · · =· ,,`= _ · , ¸` - _ ,· « · ·· .` ·|· _ · - ,,` - =|· ¸ , ·· , ·
,· | : ` = , « |· ` , « ¬ |·
Amir Olu Ukbe (r.a) rivâyet ediyor.
Allah’ın Resûlü bir öütlerinde sahâbîlerine öyle buyurdu:
(Yanında mahremi
2
bulunmayan) Kadınların yanına girerek, onlarla
bir arada yalnız kalmaktan sakının.
(Hz. Peygamber’in (sav) bu ögütlerine muhâtap olan) bir sahâbî
sordu:
Yâ Resûlallah! Kocanın kardei ve amca çocukları gibi akrabaya ne
buyurursunuz? (Onlar da mı kadınlarımızla bir arada yalnız kala-
mazlar?)

2
Kendileriyle evlenilemeyecek ki¸ilere mahrem, evlenilebilecek olanlara da namahrem,
denir.
496 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Allah’ın Resûlü u cevabı verdi:
Sözü edilen koca akrabası ile bir arada yalnız kalmak ölüm (gibi aile ve
ahlâk hayatının çökü¸üne sebeb)dir.
3

Nianlılık
Birbirleriyle nikâhlı olmayan ve birbirlerine mahrem de bulun-
mayan bir erkekle bir kadının bir arada yalnız kalmaları ile alâkalı
Islâmî yasak, ni¸anlanmı¸ çiftleri de içine alır.
Ni¸anlı çiftler, dînî ölçülerimize göre birbirlerine yabancıdırlar.
Ni¸an bagı, ba¸ ba¸a bir arada kalmayı me¸rûla¸tırmaz. Bu itibarla
sözlü veya ni¸anlı çiftler kapalı mekânlarda yalnız olarak bir araya
gelemezler.
4

Islâm Dîni, bir arada yalnız kalma yasagını çignemeye sebeb ola-
cak i¸lerden de sakındırmı¸tır.
¸imdi bu tür haramları örneklendirelim.
Karma eitim ve çalıma düzeni
Birbirleriyle evlenebilecek bir erkekle bir kadının bir arada yalnız
kalmaları yasagı, egitim ve çalı¸ma alanlarını da içine alır.
Bu sebeple Islâm Dîni’nin, ergenlik çagına ermi¸ gençlerin karma
egitimine ve kadın-erkek bir arada çalı¸ma düzenine sıcak bakmadı-
gını söyleyebiliriz. Çünkü böylesine bir egitim ve çalı¸ma düzeninde
kar¸ılıklı göz zinâsı, cinsel arzulu bedenî temas ihtimali ve bir arada
yalnız kalma durumu gibi dînimizin haram kıldıgı üç yönlü sakınca
vardır.

3
et-Tac 2/329.
Özel mekânlarında, yanında kocası veya bir mahremi bulunmayan kadının yanına, ancak
kocasının izniyle ve bir topluluk halinde girilebilir olması, Islâm ahlâkının bir geregidir.
4
Ni¸anlı çiftlerin haram i¸lemeksizin bir araya gelerek konu¸abilmeleri ve gezebilmeleri için
dînî nikâh kıyılmaktadır. Ancak iyice bilinmelidir ki dînî nikâhla ni¸anlılık evlilige
dönü¸ür. Nikâh akdi sırasında bo¸anmak hakkı alınmamı¸sa kadın aldıgı mehiri iade etse
de yargı kararı olmaksızın tek taraflı olarak karar alıp ayrılamaz. Dînî nikâhlı ni¸anlıların
cinsel arzu ve eylemleri de me¸rûiyet kazanır. Bu sebeble ni¸anlılık süresini çok kısa
tutmalı, dînî nikâhla birlikte dügün de yapılmalıdır.
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 497

Islâm Dîni; kadının egitimini farz, evi dı¸ında fıtratına/yaratılı¸ına
uygun i¸lerde ve geregince çalı¸masını câiz görür. Ama tabîi ¸artlarda
karma egitim ve çalı¸ma düzenini benimsemez. Berberce ve yalnızca
çalı¸ılacak umuma kapalı alanlarda ise benimsemek ¸öyle dursun,
yasaklar.
5

Kadın için yalnız baına yolculuk
Islâm Dîni, ergin bir kadının yanında kocası veya babası-karde¸i
gibi bir mahremi bulunmaksızın aile, ilim ve çalı¸ma hayatının, daha
objektif ve genel bir tesbitle örfün yolculuk olarak vasıflandırabilecegi
mesafeyi a¸acak bir yolculuga çıkmasını yasaklamı¸dır.
6

Allah’ın Resûlü ¸öyle buyurur:
“Allah’a ve Âhiret Günü’ne inanan bir kadının yanında (babası, kar-
de¸i, amcası veya çocugu gibi) bir mahremi bulunmaksızın, bir günlük bir
yolculua çıkması helâl deildir.”
7

Bu yasak, hac ibâdeti için yapılması gereken yolculugu da içine
alacak ¸ekilde kapsamlıdır. Yani hac yapacak kadın, bu görevini an-
cak kocası veya bir mahremi ile yapmalıdır.
8


5
Karma egitim ve çalı¸ma düzeni, egitim ve ekonomik düzeni Islâmî yasalara göre düzen-
lenmi¸ Islâm Toplumu için sakıncalıdır. Islâm Dîni’nin cinsel haramlarını tanımayan laik
mantık ve uygulama yönünden karma egitim ve çalı¸ma düzeninde mahzur görülmemesi
tabîidir. Bu konuda merhûm Mevdûdi de ¸öyle der:
“Bütün bu hükümler, kadın-erkek karı¸ık toplantıların Islâm’ın ruhuna bütünüyle aykırı
oldugunu gösterir. Erkeklerle kadınların, Allah’ın kutsal evlerinde namaz için yanyana
durmalarına izin vermeyen Ilahi Kanun’un, onların okullarda, dairelerde, kulüplerde ve
diger toplantı yerlerinde serbestçe bir arada bulunmalarına izin vermesi dü¸ünülemez.”
Mevdûdî Tefhîmül-Kur’ân 3/386
6
Geleneksel Fıkhımızda, “Kadının Yolculugu” ile ilgili hadislerde geçen zaman ve mekân
ifadelerinin belli bir zaviyeden bakılarak egerlendirilmesiyle belirlenen doksan kilomet-
relik yol veya binilen vasıtaya göre 18 saatlik uzaklık tarihî ¸artlara ili¸kindir. Bu meselede
çagda¸ Islâm âlimlerinin farklı görü¸leri vardır. “Cuma Mesajları” isimli eserimizdeki ilgili
makalemize bakılabilir.
7
I. Mâce Menâsik 7 (H. 2899) Bu mevzuda farklı lafızlarla rivâyet edilen hadisler için bak.
Avnül-Mabûd 5/149
8
Ana gaye, kadını ve ahlâkı korumak oldugu içindir ki, ¸afii müctehidler üç ki¸ilik
güvenilir bir kadın toplulugunun beraberlerinde e¸leri veya mahremleri olmaksızın hac
498 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

A¸agıda sunacagımız hadis, bu zarûreti açıklamaktadır.
Ibn-i Abbas (r.a) anlatıyor.
Allah’ın Resûlü ¸öyle emir buyurdu:
- Gerektii zaman mü’min kii ancak ve ancak yanında mahremi bulu
nan kadınla bir arada bulunsun; yanında mahremi bulunmayan kadınla bir
arada, yalnız kalmasın.
Allah’ın Resûlü’nü (sav) dinleyen bir sahâbî ayaga kalktı ve ¸öyle
dedi:
- Ya Resûlallah! Karım hac yapmak için (yanında bir mahremi ol-
maksızın yalnız yola) çıktı. Ben de ¸u ¸u askerî sefer için orduya
yazıldım. (¸imdi ne emir buyurursunuz?)
- Hemen yola çık. (Ona yeti¸ ve) Karınla beraber hac yap.
9

Karmaık yürüme düzeni yasaktır
Islâm Dîni, duyguların arılıgını giderecek ve cinsel tâcize sebe-
biyet verecek ¸ekilde yollarda erkek-kadın karma¸ık yürüme düze-
ninden sakındırmı¸tır. Bu amaçladır ki sevgili Peygamberimiz yakın
ve bedensel teması içerecek; sözlü ve fiili çirkinliklere neden ola-
bilecek ¸ekildeki yürüyü¸ düzenini yasaklayarak uyarıda bulun-
mu¸tur Sunacagımız olayı uyarı örnegi olarak degerlendirebiliriz:
10

(Bir namaz sonrasında olacak, cemâat namazına katılan) erkeklerle
kadınlar yolda iç içe girdiler; karmaık olarak yürümeye baladılar.

farîzasını yapmak üzere yolculuga çıkabilecekleri görü¸ündedirler. Onlar, güvenlik
¸artlarında kadının tek ba¸ına bile Hac yapabilecekleri ictihadındadırlar.
Yol güvenligi olmak kaydıyla bu ictihad geni¸letilerek, bütün yolculuklara te¸mil
edilebilir. Ancak yol güvenligi olsa da, e¸siz ve mahremsiz yolculuga çıkan kadının
kendisinin cinsel fitneye dü¸ebilecegi ve dü¸ürülebilecegi de unutulmamalı, bu sebeble
nefse güvenle degil, metodik ¸üpheyle ve ihtiyatla davranılmalıdır.
9
et-Tac 2/320, M. S. Müslim, Hn. 648
10
“Karma¸ık yürüme düzeni”nin yasaklıgı, tarihî ¸artlar dikkate alınarak degerlendiril-
melidir. Bu yasaktan ya¸adıgımız çok nüfuslu kentlerin kaçınılmaz karma¸ıklıgı degil,
cinsel taciz ortamlarından sakınılması geregi anla¸ılmalıdır.
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 499

Bu durumu gören Allah’ın Resûlü kadınlara hitaben öyle emir
buyurdu:
- Sizler geri kalınız. Erkeklerin önünden; yolun ortasından yürümeniz
uygun deildir..
11

Mabetlerde iç içelik
Allah’ın Resûlü’nün Sünnet’i incelendiginde görülecektir ki Islâm
Dîni kadınların be¸ vakit, cuma, cenaze ve özellikle de bayram na-
mazlarına katılımlarını ögütlemi¸tir. Ay hali, hamilelik, çocukluluk ve
agır ev i¸leri sebebiyle engellendikleri veya babaları ve e¸leri tara-
fından mani olunduklarında ise evlerinin de kendileri için hayırlı ola-
cagını açıklamı¸tır. Allah’ın Resûlü ¸öyle buyurur:
. = -· . « |· , · ·· . · ·,`- · « · v ` ,` ·,` ,` , ¸ ¸ , | `¸ , - ¸
“Kadınlarınızın camilere gelmelerini yasaklamayın, ama bilsinler ki,
evleri de onlar için hayırlıdır.”
12

Deginildigi üzere dînimiz, Peygamberimizin diliyle kadınların ca-
miye; cemaat namazlarına katılımlarını ögütlemi¸/emretmi¸tir. Ancak
onlar için belirlenen cami içi kurallarına uymalarını da istemi¸tir.
Örnegin camiye geldiklerinde ho¸ kokular sürünmemeleri, erkeklerin
bulundugu kısmın arkasında veya paralelinde saf tutmaları, çıkı¸-
larda erkeklerden önce çıkarak karma¸ıklıga sebebiyet vermemeleri
emrolunmu¸tur. Saf tutma ile ilgili hadislerinde Allah’ın Resûlü ¸öyle
buyurur:
“(Erkeklerden uzak olması nedeniyle) kadınların saflarının en hayır
lısı son saftır. En uygunsuzu ise ilk saftır.”
13


11
Ebu Davud 180
12
Ebu Davud Salât 53
13
Ebu Davud Salât 97, Müsned 3/294
500 SLÂM’A GÖRE CNSEL HAYAT

Kadın-Erkek teması ve tokalaması
Islâm Dîni, vücut ve el temasını da yasaklamı¸tır.
Böylece beraberlik arzusunu doguracak bir yolu tıkamı¸tır.
Genel olarak dokunma duygusunun insanı etkiledigi bir gerçek
oldugu gibi, cinsel bakımdan uyardıgı da bir hakikattir. Bu sebeble
cinsel ili¸ki çagını geçirmemi¸ olan erkekle kadının birbirlerine cinsel
arzulu teması, örnegin bölgesel oyunlarda ve cinsel bir oyun vasfın-
daki dansta görülen vücût teması, ku¸kusuz haramdır. Çünkü Pey-
gamberimiz, “Eller de zinâ eder. Ellerin zinâsı ehvetle tutmaktır.” Buyur-
mu¸lardır. Ancak aktif duyguları sönmü¸ ya¸lıların kendi aralarında
ve gençlerle, gençlerin de onlarla tokala¸malarında bir sakınca yok-
tur.
14

Burada açıklanması gereken asıl konu cinsel arzulu ve amaçlı
olmayan, rutin/toplumsal alı¸kanlıklar geregi yapılan tokala¸ma-
lardır.
15

Bu konuda Islâm bilginlerinin farklı görü¸leri vardır. Ancak, ha-
ramlılıgın açık ve kesin bir delili olmadıgı için rutin tokala¸malar
helâdir. Kaldı ki Peygamberimiz kendisinin ellerinden tutarak prob-
lemlerini arzeden kadınları, ellerini çekmeksizin dinlemi¸tir.
16
Üstelik
Ebu Süfyan’ın e¸i Hint’te örneklendirildigi gibi bizzat kendisi kadın-
larla tokala¸arak sözle¸me yapmı¸tır. Huzurunda, kendisi adına ya-
pılan dînî-siyasî nitelikli sözle¸melerin tokala¸ılarak yapılmasını
onaylamı¸tır. Hz. Ömer bin Hattab’ın onun adına adına yaptıgı
tokla¸mayı içeren uygulama bilinmektedir.
17


14
Ebû Davûd, Hn. 2153
15
Tokalama gerekli bir uygulama deildir.:
Tokala¸ma zarûrî bir uygulama degildir. Nitekim degi¸ik kültürlerde tebessüm ve yarı
bele kadar egilme gibi farklı tatbikatlar görebiliyoruz. Islâm Dîni kadın için e¸i ve
mahremi olmayan erkegi, erkek için de e¸i ve mahremi olmayan kadını ula¸ılamayacak
derece yüceltmekte, bunun için de tokala¸ma dahil bedenî temasları amaçlarına göre
yasaklamakta veya sakıncalı bulmaktadır.
16
Buharî Edeb 61
17
Müsned 5/85, 6/409, Kurtubî Mümtahine 12, I. Kesîr Mümtahine 12, Buhari Ahkâm 43
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 501

Ancak harama sebeb olabilecek davranı¸lardan kaçınılması,
(sedd-i zerâyi) Kur’ân’la ögütlenir bir kural oldugu için, cinsel amaç
güdülmese de, gidilebilir olabileceginden kadınlar ve erkeklerin
birbirleriyle tokala¸maktan kaçınmasını ve sözlü selâmla¸ma ile
yetinmesini ögütleriz.
18

Mahrem olmayanların gereksiz konumaları
Islâm Dîni, kadınların mahremleri olmayan erkeklerle gereksiz
olarak ve özellikle de cinselligi çagrı¸tıracak ¸ekilde konu¸maktan
sakındırmı¸tır.
19
Böylece beraberlik arzusunu dogurup ¸iddetlendi-
recek ortamın olu¸masına engel olmu¸tur. Aynı yasak pek tabîidir ki
erkekler için de geçerlidir.
Allah’ın Resûlü, Müslümanlık üzerine ya¸ayacaklarına bîat aldıgı
kadınlara ¸öyle buyurdu:
.. Ancak ve ancak mahremleriniz olan erkeklerle konuacaksınız.
20

Öneminden ötürü genel ölçüler ve uygulamalara dayanarak
açıkça belirtmek isteriz ki konuma yasaı; öretim-örenim, alı-
veri, gerekeni sorup cevaplandırma gibi, toplumsal hayatın gerek
tirdii konumaları içine almaz.


18
Bak. Enam 108.
Cinsel haz amacı güdülmese de asırlardır Islâm Dünyası’nda sürdürülen ve kültürü-
müzün ayırıcı ni¸anı olmu¸ kadın erkek tokala¸masını dı¸layan uygulama, onun haram-
lıgının kabul edilmi¸ olmasından degildir. Bu konuda En’âm 108 ‘den alınan ilhamla
harama yol açmama geregine inanılmasındandır. Cuma Mesajları isimli kitabımızdaki
“Kadın Erkek Tokala¸ması Haram mıdır?” ba¸lıklı mesajımızın okunmasını tavsiye ederiz
19
Haram nitelikli i¸ ve kadın sesi ile ilgili olarak Ahzab 32’ye bakılabilir.
20
I. Kesîr Mümtehine 12 (4/355)


slâm’ın Cinsel Gerçekçiliinde Bazı lkeler


Burada yeri gelmi¸ken ba¸ cinsel haramlara götürücü çıplaklık,
¸ehvetle bakmak, kadın erkek karı¸ımı ve beraberligi ve inceleye-
cegimiz mûsikî gibi ikinci derecede haramlara hâkim olan Islâm’ın
cinsel gerçekçiligine, daha bir açıklık getirmekte yarar görüyoruz.
Islâm’ın degindigimiz cinsel gerçekçiliginin özü ¸öylece verile-
bilir;
Cinsel hususlarda vukûu mümkün olan muhtemeldir.
Çounda zarar olanın azı da sakıncalıdır.
Hükümler tek tek fertlere göre deil, bütüne göredir. Bütüne göre olan
hükümler de her ferdi içine alır.
¸imdi bunları bu bölümde verdigimiz misaller ı¸ıgında incele-
yelim.
a) Bir kadının yanında kocası veya babası gibi bir mahremi olmaksızın,
genel kabule göre yolculuk olarak nitenebilecek bir yolculua çıkması, arzetti
imiz gibi haramdır.
Kadının çıktıgı yolculukta cinsî vasıflı, sözlü ve fiilî bir saldırıya
ugraması veya yolculugun gerekli kıldıgı beraberligin ileri derecelere
varması mümkündür. Ancak deginilen mahzurlar vücûda gelme-
yebilir de. I¸te Islâm gerçekçiligi, burada mümkün olanı muhtemel
gibi degerlendirip, önlemini hayatımıza mal etmekte, tedbirsizligi de
yasaklamaktadır.
CNSEL HARAMLAR ve SEBEPLER 503

b) slâm Dîni’nde birbirleriyle evlenebilecek olan erkek ve kadının her
türlü bedenî teması haramdır.
Cinsel haz amacı gütmeyen rutin nitelikli kucakla¸mak, tokala¸-
mak ¸eklindeki bir temasın, bazı erkekler ve kadınlarda cinsel heye-
can vücûda getirmemesi mümkündür. Ancak az, çogu davet ede-
ceginden çogu ¸ehevî arzuları azdıracak davranı¸ türlerinin azı da
haram kılınmı¸tır.
Aynı mantıgın alkollü içkilerde cârî oldugunu, alkollü içkilerin en
az miktarının içilmesinin bile haram kılındıgını hatırlatabiliriz.
Evet, çok azla, bütün cüzle olu¸maya ba¸lar.
c) Arzettiimiz gibi ikinci derecede cinsel haramlara hâkim olan slâm
gerçekçiliinin bir yönü de yasaların tek tek fertlere göre deil, insanların
bütününe göre konulmu olmasıdır.
Allah bütün insanların yaratıcısıdır. Islâm Dîni’ni de sonuncusu
Hz. Muhammed olan Peygamberleri aracılıgıyla bütün insanlar için O
göndermi¸tir. Bu sebeble Islâm Dîni’nin bütün kurallarının insanlıgın
tüm