P. 1
Ticari İşletme Hukuku Ders Notları

Ticari İşletme Hukuku Ders Notları

|Views: 2,220|Likes:
Yayınlayan: boorock
Ticari İşletme Hukuku Ders Notları,
Ticari İşletme Hukuku Ders Notları,

More info:

Published by: boorock on May 18, 2009
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

05/11/2014

pdf

text

original

1

Selçuk Üniversitesi 2005/06 Ticari Ìsletme Hukuku ders notlarìdìr.
Ders Hocasì : Prof. Dr. Sami KARAHAN
TÌCARET HUKUKUNUN ÌÇERÌGÌ
Ticaret Hukuku, ticari karakter tasìyan her türlü olaya uygulanan hukuk dalìdìr. Ticaret Kanunu, ticari
hükümler içerir. Medeni Kanun, Borçlar Kanunu vb kanunlarìn ticari nitelikteki hükümleri Ticaret
Kanununu da ilgilendirir. ÖRN: Kira sözlesmesini bi r ti cari si rket yapìyorsa, bu ti caret hukuku
kapsamìna girer.
TÌCARET HUKUKUNUN KONUSU
1. Subjektif Sistem (Tacir)
Bu sistem ticari islemin süjesi olarak 'tacir'den hareket eder. Buna göre ticaret hukuku, bir tacirler
hukukudur. Ticaret, tacirler için ayrìcalìklì bir sìnìf yaratmìstìr. 1673 ve 1681 tarihli Fransìz Deniz
Ticareti Emirnameleri ile 1897 tarihli Alman Ticaret Kanunu bu sisteme göre olusturulmustur. Ticaret
hukukunun bir ayrìcalìk hukuku olamayacagì söylenerek bu sistem elestirilmistir. Ticaret hukuku
yalnìzca tacirlere degil, tüm ticari islemlere uygulanmalìdìr. Fransìz ihtilali sonrasì bu sistem yerini
objektif sisteme bìrakmìstìr.
2. Objektif Sistem (Ticari Ìs)
Objektif sistem, ticari ise uygun olan sistemdir. Ticaret hukukunun konu ve kapsamìnì objeden
hareketle tanìmlamaya çalìsìr. 1807 tarihli Fransìz Ticaret Kanunu bu sisteme uygundur.
3. Ìsletme Sistemi (Ticari Ìsletme Sistemi = Modern Sistem)
20. yüzyìlìn baslarìnda benimsenen isletme sistemi taraftarlarìna göre ticaret hukukunun konu ve
kapsamìnì belirlemede 'tacir' de 'ticari islem' de belirleyici olamaz. Belirleyici olan 'ticari isletme'
kavramìdìr. 1942 tarihli Ìtalya Medeni Kanunu
4. Karma Sistem (Birden Fazla Sistem)
Ti caret hukukunun sì nì rl arì nì çi zerken t ek bi r kavramdan yol a çì kmanì n yeterli olmayacagì
düsüncesiyle karma sistem olusturulmustur. Buna göre sayìlan sistemlerin hiçbiri tek basìna ticaret
hukuku kavr amì nì bel i r l eyemez. Taci r , t i car i i sl em ve t i car i i sl et me kavr aml ar ì bi r l i kt e
degerlendirilmelidir. 1926 tarihli ticaret kanunumuz ve yeni ticaret kanunu taslagì bu sistemden hareket
etmektedir.
NOT : 6762 sayìlì Türk Ticaret Kanunu, 1 Ocak 1957 tarihinde yürürlüge girmistir. Bu kanun, ticari
isletme kavramì agìrlìklì karma sistemi benimsemistir. Ticaret kanunumuz sìrasìyla su konularì
açìklamìstìr:
Ticari Ìsletme Ticarethane, fabrika veya ticari biçimde isletilen diger kurumlardìr. Ticari
isletme kavramì, ticaret hukukunun en önemli kavramìdìr.
Ticari ÌsTicaret Kanunu'nda düzenlenen konularda bir ticarethane, fabrika veya ticari biçimde
isletilen diger kurumlarì ilgilendiren bütün fiil ve islerdir. Kìsacasì, bir ticari isletmenin yaptìgì istir.
Tacir Bir ticari isletmeyi isleten kisidir.
Ticaret Ünvanì Tacirlerin, ticari islerinde kullandìklarì addìr. Buna 'firma adì' da denir.
Ticari Defter Tacirler tarafìndan tutulan defterlerdir. Her tacir, ticari isletmesinin ekonomik
durumunu, borç ve alacak iliskilerini ve her is yìlì içerisinde elde edilen sonuçlarìnì soptamak amacìyla,
isletmesinin nitelik ve öneminin gerektirdigi bütün defterleri tutmak zorundadìr.
TÌCARET HUKUKUNUN TARÌHÇESÌ
1. Eski Çag
? M.Ö. 2000 yìllarìndaki Hammurabi kanunlarìnda faiz, komisyon, sirketlere dair kurallara
rastlanmakdìr.
? Fenikeliler döneminde deniz ticareti
? Roma Hukuku ( i us gent i um i çer i si nde) . Ro ma vat andasl arì pek t i caret l e
ilgilenmediklerinden, ticaret daha çok yabancìlar tarafìndan yapìlmìstìr.
2
2. Orta Çag
? Roma' nìn dagìl masìyl a bi rçok sehi r devl etçi gi kurul mus ve bunl ar arasìnda ti caret
yapìlmìstìr.
? Haçlì seferleri
? Amerika ve Hindistan'ìn kesfi
? Bankacìlìk
? Yahudiler ve Lombardlar
? Kilise hukukunun yetersizligi
? Kanunlastìrma hareketleri (1673 Fransìz Kara Ticareti Kanunu ve 1681 Fransìz Deniz
Ticareti Emirnameleri)
3. Yakìnçag ve Kanunlastìrma Hareketleri
? Ticari etkinin Ìngiltere, Fransa ve Ìspanya'ya geçmesi
? Pusulanìn kesfi
? Örfün yerini mektup hukukunun almasì (lonca nizamnameleri, sehir kanunu ve devlet
kanunu)
? 1807 tarihli Fransìz Ticaret Kanunu
? Alman kodifikasyon hareketleri
a. 1794 Prusya Kanunu
b. 1861 ve 1867 tarihli Ticaret Kanunlarì
4. Modern Çag
? 20. yy bir ticaret asrìdìr
? Milletler arasì ticaretin artmasì
? Yeknesaklastìrma Hareketleri
? ÌÌ. Dünya Savasì sonrasì ticareti belirleyici gelismeler (AT, GATT, NAFTA, WTO, WÌPO,
vs)
? 1980'li yìllarda GAT sekil degistirerek Dünya Ticaret Örgütü olmustur. Bu anlasmayì
imzalayan devletler, buradaki hükümleri kendi iç kanunlarìna aktarmìslardìr. Dünya Ticaret
Örgütü Antlasmasì'nìn bir eki de Trips Hükümleri'dir. Bunlara göre; herkes, gittigi ülkede
de aynì ti caret hukukunun kendisine uygulanmasìnì isteme hakkìna sahiptir. Trips
hükümlerinde fikri mülkiyet hakkì da vardìr. Bu kanun, Paris Antlasmasì'na taraf olan 160
devletin vatandaslarìna uygulanacaktìr. Bu antlasmadaki bir hükme göre, bir tacir, gittigi
ül keden kendi si ne ul usl ar arasì hüküml eri n uygul anmasìnì tal ep edebi l i r. Yani , bu
antlasma iç hukukun önüne geçmektedir.
Ticaret Hukukunun Türkiye'deki Tarihçesi
? 986 yìl boyunca Ìslam Hukuku uygulanmìstìr. Muamelat kìsmìnda:
Sirketler Hukuku, Kitab-üs Sirket altìnda
Diger konular mormal islemler hukukuna tabi
? Mesru örf ve adetler ve ululemrin tasarruflarì söz konusu
? Loncalar ve Ahilik teskilatì dozenleyici nitelikte
? 18. yy Cemaat Mahkemel eri (Her i ki tarafìn da gayri müsl i m ol dugu duruml arda), Seri ye
Mahkemeleri (taraflardan en az birinin müslüman olmasì durumunda)
? 19. yy bazì ticari ihtilaflara özel mahkemelerin bakmasì
? 1840 sonrasì Meclis-i Ticaret kuruldu
? 1850 Kanunname-i Ticaret kabul edildi
? 1876'da Mecelle kabul edildi ve Kanunname-i Ticaret'e bazì tamamlayìcì hükümler getirildi
? 1926 tarihli Türk Ticaret Kanunu ve 1929 tarihli Deniz Ticaret Kanunu
? 1956 tarih ve 6762 sayìlì Türk Ticaret Kanunu
? Yeni gelismelerle birlikte Türk Ticaret Kanunu Taslagì
TÌCARET KANUNU'NDA TANÌMLANAN BAZÌ KAVRAMLAR
Ti car i Ì sl et me : TTK m. 11' e göre; "ticarethane veya fabrika yahut ticari sekilde isletilen diger
müesseseler ticari isletme sayìlìr.¨
3
Ticarethane : TTK m.12/Ì'de ayrìntìlì olarak sayìlmìstìr.
Fabrika : TTK m.12/ÌÌ: "Hammadde veya diger mallarìn makine yahut sair teknikr vasìtalarla
islenerek yeni veya degerli mahsuller vücuda getirilmesidir.¨
Ticari Sekilde Ìsletilen Diger Müesseseler : Bunlar aslìnda ticari isletme degildirler. Ancak, bazì özel
sartlarì yerine getirdikleri takdirde ticari isletme sayìlmaktadìrlar. Bu sartlar: Bu ticari isletmenin hacim
ve kapasitesi öyle bir seviyede ki, bu isletmenin ticari defter tutmasì gerekiyor ise bunlar ticari isletme
sayìlìyorlar.
TTK m.13: "Asagìdaki isleri görmek üzere açìlan bir müessesenin islerinin hacim ve ehemmiyeti,
ticari muhasebeyi gerektirdigi ve ona ticari veya sìnai bir müessese sekil ve mahiyetini verdigi takdirde
bu müessese de ticari isletme sayìlìr:
? Bir toprak sahibinin veya çiftçinin, mahsullerini oldugu gibi veya zirai sanatì dolayìsìyla bir
tezgahta seklini degistirerek satmasì,
? Esnaf veya güzel sanatlar erbabìndan birinin gerek bizzat gerek isçi çalìstìrarak veya makine
kullanarak eserler vücuda getirmesi ve bu eserleri satmasì.
Bu hüküm, i sl eri ni n mahi yet i ne göre, 12. madde geregi nce t i caret hane veya f abri ka ol arak
vasìflandìrìlamayan diger müesseseler hakkìnda da tatbik olunur.¨
m. 13/son hükmü, m. 12 için de uygulanìr.
Esnaf : m.17'de tanìmlanmìstìr: "ister gezici olsunlar, ister bir dükkünda veya bir sokagìn
muayyen yerl eri nde sabi t bul unsunl ar, i kti sadi faal i yeti nakdi sermayesi nden zi yade bedeni
çalìsmasìna dayanan ve kazancì ancak geçimini saglamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret
sahipleridir.¨
TTK m. 163 ve 86/10313 sayìlì KHK tacir/esnaf ayrìmìnì anlatìr. Ayrìca söz konusu KHK, VUK
m.177'deki defter tutma esaslarì hakkìnda kanuna da atìf yapmaktadìr.
Esnaf, tacirin zìddìdìr. Tacir olmayan kisi esnaftìr. Esnaf, ister gezici olsun, ister bir dükkân veya
sokagìn muayyen bir yerinde çalìssìn, iktisadi sermayesi, nakdi faaliyetinden çok bedeni sermayesine
dayanan kisidir. ÖRN: Simitçi, salepçi vs. Bunlarìn elde ettigi kazanç ancak geçimini saglamaya
yetecek kadardìr. Tacirse, iktisadi faaliyeti daha çok paraya dayanan ve kazandìgì para ihtiyaç
duydugundan fazla olan kimsedir.
TÌCARÌ ÌSLEMÌN TEMEL NÌTELÌKLERÌ
1. Ìktisadi faaliyet
2. Devamlìlìk
3. Bagìmsìzlìk
4. Kapasite
1. Ìktisadi Faaliyet
Ìktisadi faaliyet, gelir saglamanìn hedef edinilmis olmasìdìr. Önemli olan gelir elde etme niyetinin
olmasìdìr. Faaliyetin sonunda gelir elde edilip edilmedigine bakìlmaz. Elde edilen gelirin sarf yeri de
önemli degildir. Yine aynì sekilde, faaliyetin kaç kisiyle yürütüldügü, sermaye/bedeni çalìsmaya
dayanmasì, devamlì/kesintili olmasì da önemsizdir. Hamallìk, tüccarlìk, sanayicilik vb iktisadi faaliyettir.
2. Devamlìlìk
Devamlìlìktan kasìt ebedilik degildir. Bu nedenle isin mahiyetinden kaynaklanan kesintiler önemli
degildir. ÖRN: Plaj isletmeleri, sezonluk oteller, çìrçìr fabrikalarì. Devamlìlìk, devamlìlìk kast ve niyetini
ifade eder. Teskilatlanma, devamlìlìgìn geregidir.
3. Bagìmsìzlìk
isletmenin hem iç hem de dìs iliskilerinde bagìmsìz karar alabilmesi ve bagìmsìz islem yapabilme
yetenegidir. Bu açìdan subeler, depolar, otomobil servisleri içerisindeki tamir atölyeleri bagìmsìz
degildir. Bunlar dìs iliskilerinde bagìmsìz olmalarìna ragmen, iç iliskilerinde merkeze baglìdìrlar.
4. Kapasite
Kapasite, ticaret hukukunun en çok tartìsìlan konularìndan birisidir. Bu konuda 1986'da bir kararname
çìkarìlmìstìr. Bu kararname, kapasiteyi ikiye ayìrarak incelemistir:
a) Kapasitesi Kanunen Yeterli Kabul Edilenler
4
i. VUK m. 177 uyarìnca birinci sìnìf tacir sayìlanlar
ii. Bilanço esasìna göre defter tutanlar (ticari sirketler)
b) Kapasite Arastìrmasìna Tabi Olanlar (bunlar için de iki sart aranìr:)
i. Gelir seviyesi
(gelir seviyesine iliskin rakam her zaman degisir. Bunun en güzel rakamìna VUK
m. 177'den bakìlìr.)
ii. Ìktisadi faaliyetin niteligi
(faaliyetin nakdi sermayenin bedeni çalìsmaya hakim oldugu bir yapì arzetmesi.
Bedeni çalìsmanìn içine kisinin kendisine özgü olan bilek ve beyin gücü girer.)
Tüm bu bilgiler ìsìgìnda ticari isletmenin tanìmìnì yapacak olursak; iktisadi faaliyetini devamlì
ve bagìmsìz sekilde nakdi sermaye agìrlìklì olarak icra eden ve yìllìk gayrìsafi gelir olarak 86/10313
sayìlì KHK'da belirtilen geliri elde eden isletmedir. Bu tanìmdan da anlasìlacagì üzere, önemli olan kâr
degil, gayrìsafi milli hasìla olarak belirtilen geliri elde edebilmektir.
Tasarìdaki tanìm ise; yine 11. madde ile yapìlmìstìr: Ticari isletme, esnaf faaliyeti için
öngörülen sìnìrì asan düzeyde gelir saglamayì hedef tutan, devamlì ve bagìmsìz sekilde icra edilen
faaliyetlerin yürütüldügü isletmedir.
Örn : Bir eczaneyi ele alìrsak; eczanede iktisadi faaliyet, devamlìlìk ve bagìmsìzlìk sartlarì vardìr.
Kapasite seviyesi ise arastìrìlmalìdìr. Gelir seviyesini asmìssa ve nakdi sermaye, bedeni çalìsmaya da
hakimse, bu bir ticari isletmedir. Yani normal eczane ticari isletmedir. Ìlaçlarì kendisi üretip satan bir
eczane ise, bedeni çalìsma agìrlìklì oldugu için ticari isletme degildir.
Örn : Doktorun muayenehanesinde iktisadi faaliyet, devamlìlìk, bagìmsìzlìk sartlarì vardìr. Kapasite
sartì için ise gelir var ama bedeni çalìsma hakim oldugu için doktor muayenehanesi bir ticari
isletme degildir. Gelismis bir muayenehanedeyse, mesela, MR makinesinin bulunmamasì
durumunda doktor gel i r el de edemeyecek durumdaysa, gel i r gelmesinde MR mutlaka
gerekliyse burada nakdi sermaye hakimdir ve artìk burada muayenehane bir ticari isletme
olacaktìr.
Örn : Bir doktor, ikinci bir doktoru yanìnda ücret karsìlìgì çalìstìrìyor. Burada da yine iktisadi
faaliyet, devamlìlìk ve bagìmsìzlìk sartlarì gerçeklesmistir. Ayrìca kapasite sartì için gereken
gelir de vardìr. Burada da nakdi sermaye hakimdir. Çünkü bedeni çalìsmada kisinin kendisine
ait bilek ve beyin gücüne bakìlìrdì. Doktor, diger doktoru ücret karsìlìgì çalìstìrdìgì için nakdi
sermaye hakimdir, yani burasì da bir ticari isletmedir.
Sonuç olarak; bi r yeri n ticari isletme olup olmadìgìnìn belirlenebilmesi için o yerin, somut olayìn
özelliklerine bakìlarak degerlendirme yapìlìr.
Örn : Bir faytonla tasìmacìlìk yapìlmasì durumunda, ortada bir ticari isletme var mìdìr? Burada
iktisadi faaliyet, devamlìlìk ve bagìmsìzlìk sartlarì gerçeklesmistir. Kapasite sartìndaki gelir
seviyesi sartì da gerçeklesmistir. Paranìn nasìl kazanìldìgìna bakìlacaktìr. Burada gelir elde
edebilmek için bir at ve bir de fayton gereklidir. Bunlar için de belli bir miktar nakdi sermaye
ödemek gerekir. Ancak bu az bir miktardadìr ve fayton tasìmacìlìgìnda bedeni sermaye ön
plandadìr. Ama mesela, faytoncu, bu isten para kazandìgìnì görüyor ve birkaç tane at ve
fayton alarak ise devam ediyor. Bu durumda artìk nakdi sermaye çogalmìstìr ve bu nedenle de
bir ticari isletmenin varlìgìndan söz edebiliriz.
Örn : Dis hekiminin bürosu bir ticari isletme midir? Burada da yine iktisadi faaliyet, devamlìlìk ve
bagìmsìzlìk sartlarì gerçeklesmistir. Kapasite sartìnìn gelir seviyesi sartì da gerçeklesmistir.
Burada nakdi sermayeyi iki sekilde düsünmek gerekir: Çok modern aletlerle çalìsìyorsa ticari
isletmedir. Eger sadece dis tedavisi yapìlabilecek kadar alet var ise ticari isletme degildir.
TÌCARÌ ÌSLETMENÌN MALVARLÌGÌ
1. Maddi Malvarlìgì
a. Tesisat
i. Menkul Ìsletme Tesisatì (örn; fabrikalardaki makineler)
ii. Gayrìmenkul isletme tesisatì (örn; fabrika binasì)
b. Döner Malvarlìgì
5
2. Gayrìmaddi Malvarlìgì
a. Kiracìlìk Hakkì
b. Fikri Mülkiyet Haklarì
c. Pestemaliye (Good Will) (müspet müsteri intibahì)
Tesisat : Bir ticari isletmenin yürütülmesine özgülenmis olan her seydir.
Döner Malvarlìgì: Bir isletmede isletme faaliyetinin yürütülmesi için alìnan ve satìlan mallardìr. Örn; bir
degirmen için bugday alìnìr, un haline getirilip satìlìr. Marketteki raflardaki mallar döner sermaye, raflar
ise menkul isletme tesisatìdìr.
Kiracìlìk Hakkì: Eger kiracìlìk sìfatìyla bir isletmecilik yapìlìyorsa, bu kiracìlìk hakkì da gayrimaddi
malvarlìgìdìr.
Fikri Mülkiyet Haklarì: Marka, patent, tasarìm, telif vb'dir.
Tüm bunlar, bir isletmeye deger kazandìran seylerdir.
Örn : Coca Cola sirketini satìn almaya niyetlenen bir kimse önce degerlendirme yapar.
Tesisat => makine, bina vb.
Döner Malvarlìgì => ne kadar kola üretilip satìlìyor
Kiracìlìk Hakkì
Fikri Mülkiyet Hakkì => kolanìn üzerindeki coca cola etiketini çìkarìp aynì tatla baska bir isimle
satmaya çalìsìlsa, yine o miktarda satìs yapìlamaz. Yani, sadece coca cola ismini bir kefeye,
tesisat, döner sermaye bir kefeye konsa, isim daha agìr basar. Yani, ismi daha degerlidir.
Sonuç olarak; bir ticari isletme sadece somut degerlerle ölçülmez. Marka, patent gibi soyut degerler de
çok önemlidir.
Örn : www.amazon.com, ABD'nin en büyük e-alìsveris sitesidir. Sadece isminin 40 milyon dolar
ettigi tahmin edilmektedir.
TÌCARÌ ÌSLETMEDE MERKEZ VE SUBE
Ticari isletme, tek bir birim olarak dogar, zamanla gelisince farklì yerlerde de kurulabilir. Bunlar ise
subelerdir. Bunlar da merkez ile aynì isi yaparlar. Örn; Ziraat Bankasì, Migros.
Unsurlarì
1. Merkeze Baglìlìk
2. Dìs Ìliskide Bagìmsìzlìk
3. Mekân Ayrìlìgì
4. Ayrì Muhasebe
Ticaret ilerledikçe merkezle ticari isletmenin yürütülmesi zorlasmaya baslayìnca merkeze baglì
subeler kurulmustur. Merkeze baglìlìk unsuruna göre; subeler müstakil ticari isletme degildirler. Çünkü
subede ticari isletmenin bagìmsìzlìk sartì yoktur. Bagìmsìzlìk dìs iliski açìsìndan geçerlidir. Ìç iliskide
ise bagìmsìzlìk yoktur, tam tersine, merkeze baglìlìk söz konusudur. Mekânlar ayrì olmalì, merkez
isletmesi ve sube isletmeleri ayrì ayrì yerlerde faaliyet göstermelidir. Bazen aynì bina içerisinde
olabilirler. Örn; bankalar. Aynì binada üst katta genel müdürlük, alt katta da sube vardìr. Yani mekân
ayrìlìgìndan kastedilen, ayrì alanlarda faaliyet gösteriyor olmalarìdìr. Merkez isletmesi ile her subenin
muhasebel eri ayrì ayrì tutul mal ìdìr. Subel er bul undukl arì yer ti caret odasìna ai dat ödemek
zorundadìrlar. Bundan kasìt, merkezin muhasebesinin merkezde, subenin muhasebesinin subede
tutulmasì degil, sube için ayrì bir muhasebe defteri tutulmasì zorunlulugudur. Subenin muhasebesi
merkezde tutulsa bile, ayrì bir muhasebe defteri kullanìlmalìdìr. Örn; Konya Migros, 'ben sube degilim,
benim muhasebem merkezde tutuluyor' diyemez. Çünkü, muhasebesi merkezde tutuluyor olsa da ayrì
bir defter kullanìlmaktadìr.
Ticaret sicili açìsìndan, merkeze iliskin bütün ticaret sicil kayìtlarì subenin bulundugu yer ticaret
siciline de kaydedilir. Ticaret ünvanì açìsìndan ise, subeler, merkezin ticaret ünvanìnì sube olarak
kullandìklarìnì belirtmek ve bu sekilde kurulmak zorundadìr. Örn; Ziraat Bankasì Konya Subesi gibi.
Odalara kayìt açìsìndan da subeler, bulunduklarì yerin ticaret odasìna kaydolmak ve buraya para
ödemek zorundadìrlar.
6
TÌCARÌ ÌSLETMENÌN DEVRÌ
Devi r sözl esmesi herhangi bi r sekl e tabi degi l di r. yazìl ì, sözl ü, açìk, gi zl i ol abi l i r. Eger
devredilecek unsurlar arasìnda devri sekle tabi olanlar varsa, bu takdirde bu sekil sartì yerine
getirilmelidir. Örn; gayrimenkullerin devri için resmi senet ve tescil gerekir. Devir yapìlìrken, aktif ve
pasi fl er bi rl i kte devredi l i r. Devredi l en unsurl ar, ti cari i sl etmeni n en az bi r i sl etme yetenegi ni
gerçeklestirecek yetenekte olmalìdìr. Ìsletmenin birden fazla isletme yetenegi varsa, sadece birini
devredebilir.
Devrin Hüküm ve Sonuçlarì
Devirle birlikte tüm tesisat devralana geçer. Ancak bunun aksi kararlastìrìlabilir. Ìyi niyetli devralan,
isletme içerisindeki üçüncü kisilere ait mallarìn mülkiyetini de kazanìr. Yine, pestemaliye de devirle
birlikte geçer. Kiracìlìk hakkì geçebilir. Kira sözlesmesinde bu hakkìn devredilebilecegine dair bir yetki
verilmisse, kiracìlìk devredilebilir. Aktif ve pasifler devralana geçer. Alacaklìlarìn rìzasì aranmaz.
Bunun sebebi, alacaklìlarìn korunmasì düsüncesidir.
Devirde Sorumluluk Semasì (BK m. 179)
Muaccel borçlar için devrin ihbar veya ilanì tarihi itibariyle 2 yìl içinde hem devreden hem de devralan
müt esel si l en soruml udur. 2 yì l sonunda devredeni n soruml ul ugu bi t er, sadece devral ana
basvurulabilir. Müeccel borçlar içinse bu iki yìllìk süre, muaccel olmalarìndan itibaren islemeye baslar.
Bu süre içerisinde hem devreden hem de devralan müteselsilen sorumludur. 2 yìllìk sürenin bitiminde
yine sadece devralan sorumlu olur. Devralanìn sorumlulugu, zamanasìmì süresi boyunca devam eder.
Muaccel borçlar için Henüz muaccel olmus
süre baslangìcì borçlar için süre baslangìcì
2 yìl
Devir Devrin ihbar Devredenin sorumluluk
veya ilanì 2 yìl süresinin sonu
(BK m. 179)
TÌCARÌ ÌSLETMENÌN REHNÌ
Ti cari i sl etmeni n rehni konusu, 1971 tari h ve 1447 sayìl ì Ti cari Ìsl etmeni n Rehni Kanunu' nda
düzenlenmistir. Böyle bir müesseseye ihtiyaç duyulmasìnìn nedeni, Medeni Kanun'da menkul rehninin
temsil sartlì rehin olarak düzenlenmis olmasìdìr. Ticari isletmeninse hem menkul hem de gayrìmenkul
malvarlìgì vardìr. Ticari isletme sahibi, çesitli sebeplerle finansmana ihtiyaç duyar. Bu finansmanì
veren kurum, finansmana karsìlìk olarak ticari isletmeden mutlaka teminat ister. Günümüzde kefillik
pek görülmez. Bunun yerine tasìnmaz veya tasìnìr mallar rehin olarak gösterilir. Medeni Kanun'da
düzenlenen teslim sartlì rehin, ticaret hayatìnda çok makul görülmez. Bu konuda ticaret alanìnda
baska bir düzenlemeye ihtiyaç duyuldugundan, bu düzenleme de 1447 sayìlì kanun ile yapìlmìstìr.
1447 sayìlì kanunun birinci maddesi ve devamìnda bu rehnin nasìl yapìlacagì, konusu,
taraflarìn durumu, rehnin ne sekilde sona erecegi düzenlenmistir.
Taraflarì
? Rehin Veren : Rehin veren, ticari isletme sahibi gerçek veya tüzel kisi olmalìdìr. Ayrìca,
esnaf isletmesi sahibinin de bu kanun hükümlerinden yararlanabilecegi 1447 sayìlì kanun m.1'de
belirtilmistir.
? Rehin Alan : Kredi müessesel eri (banka ve fi nans kuruml arì), kredi l i satìs yapan
kuruluslar, kooperat i f l er. Bu üç grup kurumun dì sì nda hi ç ki mse t i cari i sl et meni n rehni
sözlesmesinde rehin alan taraf olamaz. Bu konuda emredici bir düzenleme vardìr.
Konu ve Kapsamì (m.3)
Ticari isletme rehnine sunlar konu olabilir:
? Ticaret ünvanì ve isletme adì
7
? Menkul isletme tesisatì
? Sìnai haklar (patentler, endüstriyel tasarìmlar vb.)
Bunlar üzerinde ticari isletmenin rehni tesis edilebilir. Bunlar arasìnda gayrimenkuller yoktur. Çünkü
gayrimenkuller zaten MK'da düzenlenmektedir.
1477 sayìlì kanun m. 3/ÌÌ'ye göre; taraflar, ticaret ünvanì, isletme adì ve menkul isletme tesisatì
dìsìnda kalan unsurlardan bir veya birkaçìnì rehnin dìsìnda bìrakabilirler. Bu hükümden anlìyoruz ki,
bir ticari isletme rehninde bulunmasì zorunlu unsurlar ve bir de bulunmasì zorunlu olmayan unsurlar
vardìr. Bu maddeye göre ticaret ünvanì, isletme adì ve menkul isletme tesisatì mutlaka rehnin içinde
bulunmalìdìr. Sìnai haklar ise, rehin dìsìnda bìrakìlabilir. Rehin dìsìnda bìrakma islemi tamamen
taraflarìn iradelerine baglìdìr. Rehin sözlesmesinde bunlarìn rehin dìsìnda bìrakìldìklarìna dair bir
hüküm yoksa, bunlar da rehin sözlesmesine konu olmus demektir.
Rehin Hakkìnìn Dogumu
1. Rehin Sözlesmesi : 1447 sayìlì kanun m. 4'te düzenlenmistir. Rehin sözlesmesi, re'sen noterce
düzenlenir. Ìsletme sahibi tarafìndan yaptìrìlìr. Sözlesmeyi düzenleyen noter, ticari isletmenin
bulundugu yerdeki noter olmalìdìr. Bu, kanunun emredici bir hükmüdür. ÖRN: Ticari isletme
Konya'daysa, rehin sözlesmesi de Konya'daki bir noter tarafìndan düzenlenmek zorundadìr.
Sözlesmede rehne dair unsurlarìn tam listesi, ayìrt edilebilmelerini mümkün kìlacak özellikleriyle
birlikte yer alìr. ÖRN: Bir adet bilgisayar denilmemeli, tüm özellikleri yazìlmalìdìr. Aksi takdirde
sorun dogabilmektedir.
NOT : Bir sözlesme noter tarafìndan iki sekilde düzenlenebilir: Re'sen düzenlenir veya taraflarìn
yapmìs oldugu sözlesme noterce tasdik edilir.
2. Tescil : Rehin hakkì tescille dogar. Tescil islemi, sözlesmenin yapìlmasìndan itibaren
10 gün içinde yapìlmalìdìr. 10 günlük sürenin niteligi tartìsmalìdìr. Zamanasìmì süresi mi, hak
düsürücü süre mi oldugu konusunda kesinlik yoktur. Tescil, üçüncü kisilerin iyi niyetini korumak
açìsìndan derhal yapìl mal ìdìr. Bu yüzden de, gerekl i ol madìkça 10 gün bekl enmemel i di r.
Dolayìsìyla bu 10 günlük süre, düzenleyici bir süredir. 1447 sayìlì kanunun 8. maddesine göre,
aynì isletme üzerinde birden fazla rehin tesis edilebilir. Alacaklìlarìn haklarì, rehnin tescil sìrasìna
göre tayin edilir.
Taraflarìn Durumu
1. Rehin Verenin Durumu : ( m. 1 0 ) Rehi n veren, mutad faal i yetl eri ni sürdürebi l i r. ÖRN:
makineler, nakliye araçlarì, tasìma servisleri, ticari isletmenin adì ve ünvanìnìn bulundugu tabelanìn
kullanìlmasì mutad islerdendir. Yani, isletme, rehinden önceki günlük faaliyetlerine yine aynì sekilde
devam edebilir. Mutad faaliyetlerle ilgili herhangi bir sìnìrlama yoktur. Sìnìrlama, mutad faaliyetlerin
dìsìndaki islemlerde söz konusudur. Mesela; izin alìnmadìkça isletme ve rehinli mallar devredilemez,
isletme ayni hakla sìnìrlanamaz, yeri degistirilemez, takas edilemez. Ìsletme sahibi, isletmeyi korumak
için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür. Ticari isletmenin rehninde, rehin hakkì tesis edilmesine
ragmen, mal, rehin alana teslim edilmez. Bunun sebebi, isletmenin faaliyetlerine serbestçe devam
edebilmesini saglamaktìr.
2. Rehin Alanìn Durumu : (m. 9) Rehin alan, mutlak hak sahibidir. Kural olarak bu hakkìnì
iyiniyet÷kötüniyet ayrìmì yapmaksìzìn herkese karsì ileri sürebilir. Ìsletmenin basìndaki kisi emin
sìfatìyla zilyettir. Mallarìn baskasìna ait oldugunu bilmeyen, bilmesi de gerekmeyen rehin alanìn
iyiniyeti korunur. Rehin alan, rehinli mala iliskin varsa tazminat ve sigorta alacagì üzerinde de hak
sahibidir. Rehin alan, üçüncü kisinin fiilini men ve dava edebilir (m. 13)
3. Üçüncü Kisilerin Durumu : (m. 9) Kural olarak, rehin alan, rehin konusu hak üzerinde mutlak
yetkiye sahiptir. Bu hakkìnì herkese karsì ileri sürebilir. Ticari isletmeyi devralana karsì da ileri sürebilir.
Hiç kimse iyiniyet iddiasìnda bulunamaz. Ancak m. 9/ÌÌ, bu kurala bir istisna getirmistir. Buna göre;
rehinden haberdar olmaksìzìn ticari isletmenin sicil bölgesi dìsìndaki münferit unsurlarì üzerinde
mülkiyet veya diger ayni bir hakkì iktisabeden hüsnüniyet sahibi üçüncü sahsìn haklarì mahfuzdur.
Ticari isletme sahibinin bu iktisap dolayìsìyla bir talep hakkì varsa bu talep hakkì üzerinde alacaklìnìn
rehin hakkì devam eder.
8
Örn :
Ticari Ìsletme Konya sicil Herhangi bir unsur
bölgesi sìnìrlarì
*** Bu isletmeyi rehin aldìk. Ìsletmenin makinelerinden biri arìzalandì ve Afyon'a tamir için gönderildi.
Afyon'daki tamirci, makineyi üçüncü bir kisiye sattì. Acaba bu durumda üçüncü kisi, makineyi rehinle
birlikte mi kazanìr, yoksa rehinsiz mi kazanìr?
*** Konya sicil bölgesi sìnìrlarì içinde iyiniyet korunmaz. Çünkü bu ticaret sicil bölgesi içindeki herkes,
ticaret sicilini inceleyebilir. Malì kim iktisap ederse, rehinle birlikte iktisap eder (m. 9'Ì). Eger, herhangi
bir unsur, sicil bölgesi sìnìrlarì dìsìndaysa bu kez iyiniyet arastìrìlacaktìr. Zira, bu örnekte üçüncü kisi,
Konya'daki ticaret sicilini bilmek zorunda degildir. Üçüncü ki si , bu mal ìn rehi nl i ol up-olmadìgìnì
bilmiyorsa, yani iyiniyetliyse, rehinsiz olarak malì iktisap eder. Bu durumda rehin verenin tazminat
sorumlulugu dogar. Üçüncü kisi, malìn rehinli oldugunu biliyorsa, malì rehinli olarak iktisap eder.
Bu husus, özetle 3 kìsìmda incelenebilir:
? Ìsletmenin kayìtlì bulundugu yer sicil bölgesinde bulunan unsurlar bakìmìndan; üçüncü kisilerin
iyiniyeti korunmaz. Üçüncü kisi, malì rehinli olarak iktisap eder.
? Ìsletmenin kayìtlì bulundugu yer sicil bölgesi dìsìnda bulunan unsurlar bakìmìndan; üçüncü
kisilerin iyiniyeti korunur. Üçüncü kisi, mallarì rehinsiz olarak edinmis olur.
? Merkezi sicili bulunan mallar (marka, patent, otomobil gibi) bakìmìndan; üçüncü kisinin iyiniyeti
korunmaz. Üçüncü kisiler, mallarì rehinli olarak edinmis sayìlìr. Merkezi sicili bulunan mallar
hakkìnda tüm Türkiye tek bir sicil bölgesi olarak kabul edilir. Yani, herkes ticaret sicilini bilmek
zorundadìr.
Rehnin Paraya Çevrilmesi (m.14)
Rehnin paraya çevrilebilmesi için ÌÌK'nìn menkul rehninin paraya çevrilmesi hakkìndaki hükümleri
uygulanìr. Borç, satìsla karsìlanìr. Rehin alan, 'mallar kalsìn, benim olsun, borç kapansìn' diyemez.
Yani, malìn takasìyla borcun ödenmesi söz konusu degi l di r. Mutlaka mallar satìlarak paraya
çevrilmelidir.
Rehnin Sona Ermesi (m.18)
Rehin iki sekilde sona erer:
? Ìsletmenin sicilden terkini : Böyle bir durumda sicil memuru durumu alacaklìya derhal bildirir. Bu
anda al acagì n t amamì muaccel ol ur. Eger 2 ay i çi nde rehni n paraya çevri l mesi yol una
basvurulmaz ise rehin düser.
? Borcun ödenmesi : Alacaklìnìn talebi üzerine veya hükmen terkin yapìlìr.
TÌCARÌ ÌS
'Ticari Ìs'in Kriterleri
? Ticaret Kanunu'nda Düzenlenen Ìsler
? Bir Ticari Ìsletmeyi Ìlgilendiren Ìsler
? Ticari Ìs Karinesi
Gerçek kisi tacir bu karineyi çürütebilir
Ìslem anìnda aksi beyan ile karine çürür
Ìslemin ticari sayìlmasìna halin icabì müsait degilse karine çürür
Tüzel kisi tacirin adi alanì yoktur
? Bir Taraf Ìçin Ticari Ìs Niteliginde Olan Sözlesmeler Digeri Ìçin de Ticari Ìstir(TTKm.21/ÌÌ)
AIyon
konya
9
Ìlk kritere göre; bir is Ticaret Kanunu'nda düzenlenmisse, bu is bir ticari istir. Bunun bir
ticari isletmeyi ilgilendiriyor olmasì veya taraflarìn tacir olmasì gerekmez. Ticaret Kanunu içinde ticari
isletme, sirketler, kìymetli evrak, deniz ticareti, tasìma ve sigorta hususlarì düzenlenmistir.
Ì ki nci kri t er; bir ticari isletmeyi ilgilendiren islerin ticari olmasìdìr. Burada, yapìl an i si n
taraflarìndan birisinin veya isin konusunun bir ticari isletmeyi ilgilendirip ilgilendirmedigine bakìlìr.
Üçüncü kri ter; ticari is karinesidir. TK m. 21'e göre tacirin yaptìgì is, ticari istir. Tüzel kisi
tacirin yaptìgì her is ticari istir. Gerçek kisi tacir için bunun aksi olabilir. Eger gerçek kisi tacir, islem
anìnda yapìlan isi, ticari is olarak yapmadìgìnì söylüyorsa veya isin icabì ticari is sayìlamayacak
nitelikteyse yapìlan is, ticari is degildir.
Örn : Tüzel kisi tacirin müsterisine yemek ìsmarlamasì durumunda bu bir ticari istir. Zira, parayì
sirket ödemektedir.
Örn : Bir halì tüccarì beyaz esya dükkanìna giderek bir buzdolabì alìr. Kurala göre, gerçek kisi
tacirin yaptìgì isler esas itibariyle ticari isletme içindir. Ancak, gerçek kisi tacir (halì tüccarì),
satìm sìrasìnda buzdolabìnì evine aldìgìnì söylerse, ticari is karinesini çürütmüs olur ve artìk
bu is, ticari degil bir adi istir.
Dördüncü kri t er; T K m. 21/' ÌÌ' de düzenl enen, bi r taraf i çi n ti cari i s ni tel i gi nde ol an
sözl esmel eri n di ger taraf i çi n de ti cari i s ni tel i gi nde sayìl masìdìr. Buna yayma kr i t er i denir.
Taraflardan birisi için ticari is niteliginde olan sözlesme, kanunda aksine bir hüküm yoksa, digeri için de
ticari is sayìlìr. Yani ilk üç kriterin bulunmasì yapìlan isin ticari is olup olmamasìnì belirlemeye
yöneliktir. Kriterlerden birinin gerçeklesmis olmasì, yapìlan islemi ticari is niteligine sokar. Sonuncu
kriter ise sözlesmenin karsì tarafìnì ilgilendirir ve karsì taraf için de ticari is niteliginde olup-olmamasìnì
belirlemeye yöneliktir.
Örn : Tüccarìn evine buzdolabì almasì örneginde: Bir alìm-satìm yapìlmìstìr. Satìs sözlesmesi
Ticaret Kanunu'nda düzenlenmemistir. Bu, BK'da düzenlenmektedir, dolayìsìyla birinci kriter
yoktur. Tüccar bunu kendi isletmesi için almamìstìr (ikinci kriter yok). Buzdolabìnì evi için
aldìgìnì satìs anìnda belirtmistir (üçüncü kriter yok). Dolayìsìyla, tüccar açìsìndan bu bir ticari
is degildir. Ancak, bu is, buzdolabìnì satan magaza açìsìndan bir ticari istir. Magaza bir ticari
isletmedir ve ticari isletmesini ilgilendiren bir is yapmìstìr (ikinci kriter). Dördüncü kritere göre,
bir taraf için ticari is niteliginde olan sözlesmeler diger taraf için de ticari istir. Bu nedenle
buzdolabìnìn satìn alìnmasì, halì tüccarì için de bir ticari istir.
Örn : Bakkaldan bir kola, bir ekmek satìn almamìz bir ticari is midir? Sìrasìyla bakalìm: Bu, Ticaret
Kanunu'nda düzenlenmemistir. Bir ticari isletmeyi ilgilendiren is midir? Hayìr, zira bakkal bir
ticari isletme degildir. Olayìmìzda ticari is karinesi geçerli midir? Geçerli degildir, çünkü,
islemin ticari sayìlmasìna halin icabì müsait degildir. Öyleyse burada bir ticari is yoktur. Aynì
alìsverisi bir marketten yapmamìz durumunda ise yanìtìmìz farklì olacaktìr. Zira, bu, bir ticari
isletmeyi ilgilendiren istir. Bizim açìmìzdan ticari is olup-olmadìgìnì belirlemek için de son
kritere bakarìz. Yaptìgìmìz alìsveris market için ticari is niteliginde oldugundan ve arada bir
sözlesme kuruldugundan (satìm sözlesmesi), bu, bizim açìmìzdan da bir ticari istir.
Bir taraf için ticari is, diger taraf içinse ticari is olmayan bir durumda, dava açìldìgì takdirde,
sorumlu (tazminatì ödeyecek) olan taraf açìsìndan is, bir ticari isse, ticari is olmanìn sonuçlarì; sorumlu
olan açìsìndan adi bir isse, adi is olmanìn sonuçlarì uygulanìr.
Örn : Bir ögrenci bilet alarak sehirler arasì bir yolculuga çìkìyor. Otobüs, o esnada yolda olan bir
yayaya çarpìyor ve kontrolünü kaybederek baska bir araca vuruyor. Ögrenci yaralanìyor. Ticari
is olup-olmamasì açìsìndan kisiler arasìndaki iliskiler nasìldìr?
*Otobüs firmasì ile ögrenci arasìnda: Firma ile ögrenci arasìnda bir tasìma sözlesmesi vardìr.
Tasìma sözlesmesi TK'da düzenlenmistir. Bu nedenle birinci kriter gerçeklesmistir. Otobüsün
kaza yapmasì, bir ticari isletmeyi ilgilendiren istir. Firma, bir ticari isletmedir. Burada da ikinci
kriter gerçeklesmistir. Ögrenci açìsìndan da ticari is sayacagìz, zira firma ile aralarìnda bir
sözlesme var oldugundan m. 21/ÌÌ uygulama alanì bulacaktìr.
*Otobüs fi rmasì i l e yaya arasìnda: Yi ne aynì nedenl e fi rma açìsìndan ti cari i sti r. Yaya
açìsìndan ise ticari is degil. Zira, yaya ile otobüs firmasì arasìnda bir sözlesme mevcut degildir.
*Otobüs firmasì ile diger araç arasìnda: Yine aynì sebeplerden dolayì firma açìsìndan bir ticari
is, ancak diger araç açìsìndan ticari is degildir. Aralarìnda yine bir sözlesme bulunmamaktadìr.
10
Örn : Çimento fabrikasìnìn bacasìndan çìkan zehirli gaz yüzünden çevredeki bütün elma bahçeleri
telef olmus, bahçe sahipleri de duruma sinirlenip fabrikayì basmìs ve fabrikaya zarar vermistir.
Her iki taraf da birbirine dava açmìstìr. Acaba burada ticari is var mìdìr?
-- Öncelikle, hiçbir kriter gerçeklesmediginden bahçe sahipleri açìsìndan ticari is degil, bir adi
is söz konusudur. Fabrika açìsìndan birinci kriter gerçeklesmemistir. Zira zehirli gazlarìn
çevreye zarar vermesi bir haksìz fiil teskil etmektedir. Haksìz fiil, BK'da düzenlenmistir, ticaret
kanununda düzenlenen islerden degildir. Ancak ikinci kriter gerçeklesmistir. Fabrika bir ticari
isletmedir ve bunun sonucu olarak da yaptìgì isler ticari istir. Üçüncü kriter de gerçeklesmistir.
Zira fabrikanìn tüzel kisiligi vardìr ve tüzel kisinin yaptìgì tüm isler ticari istir. Yayma kriterini
kullanamayacagìz, zira, aralarìnda bir sözlesme bulunmamaktadìr. Sonuç olarak, bu olay,
fabrika açìsìndan bir ticari is, bahçe sahipleri açìsìndan ise adi istir.
Ticari Ìs Olmanìn Sonuçlarì
? Tesel sül Kari nesi (TTK m. 7) Ticari islerde teselsül karinesi geçerlidir. Asìl olan müteselsil
sorumluluktur. Adi sorumlulugun geçerli olmasì isteniyorsa, bunu ayrìca kararlastìrmak gerekir. Adi
isler içinse tam tersi geçerlidir.
? Faiz
Sart edilmemis bile olsa faiz yürütülür
Faiz oranìnì taraflar serbestçe belirleyebilirler. Ancak BK m. 19 ve 20 bur ada da
gözetilmelidir.
Bilesik faiz yürütülebilir
Faiz ana parayì geçebilir
Faizin islemeye baslayacagì tarihi taraflar belirleyebilir. Aksi takdirde vadeden, belli bir
vade yoksa, ihtar gününden baslar
? Zamanasìmì
NOT : Adi sorumluluk halinde tüm borçlular kendi paylarìna düsen oranda sorumludurlar. Alacaklìnìn
her bi r borçl udan i steyebi l ecegi mi ktar, o borçl unun payìna düsen mi ktar kadardìr. Al acakl ì,
borçlulardan alacagìnì talep etmeden kefile gidemez. Müteselsil (zincirleme) sorumluluk halinde ise;
alacaklì, herhangi bir borçluya istedigi miktar oranìnda gidebilecegi gibi, borçluya gitmeden müteselsil
kefilden dahi alacagìnì talep edebilir.
Faiz, degisik açìlardan tasnife tutulabilir:
* Kanuni Faiz : Kanunda belirlenmis olan faizdir.
* Ìradi Faiz : Taraflarìn serbest iradeleriyle belirledikleri faiz.
* Kapital Faizi: Anapara faizi.
* Temerrüt Faizi: Direnim, gecikme faizi.
Örn :
1 yìl vade vade sonrasì
kapital faizi temerrüt faizi
A
100 lira verdi
%25 faiz
Paranìn verildigi tarihten vade bitimine kadar isleyen faiz kapital faiz, vadeden itibaren borç
ödeninceye kadar isleyen faiz de temerrüt faizi denir.
* Basit Faiz
* Bilesik (Mürekkep) Faiz
Bilesik faizin diger adì, faize faiz yürütülmesidir. Bilesik faiz kural olarak yasaktìr. Ancak, caiz oldugu
yerler de vardìr. 3 aydan asagì olmamak üzere, cari hesap sözlesmesinde ve borçlu bakìmìndan ticari
is niteligini haiz ödünç sözlesmesinde faize faiz yürütülebilir. ÖRN: 100 lira, 1 yìl vade, %25 faizle 125
lira ödenir. Bu, basit faizdir. Bilesik faiz durumunda ise, 3 aylìk hesap dönemleri vardìr. Her üç ayda bir
faiz hesaplanarak ana paraya ekleniyor. Sonraki devrede de bu miktar üzerinden faiz uygulanìyor. Bu
da bilesik faizdir.
11
NOT : 3093 sayìlì kanuni faiz miktarìna iliskin kanuna göre, taraflar faizi belirlememislerse, faiz bu
kanuna göre belirlenecektir.
Zamanasìmì, ti cari i sl erl e i l gi l i ol arak kanunl arl a konul an hüküml er emredi ci di r. Sözl esme i l e
degistirilemezler.
TÌCARÌ HÜKÜM
Ticari hükümler ikiye ayrìlìr:
1. Mutlak Ticari Hükümler (ticaret kanununda düzenlenen hükümler)
2. Nispi Ticari Hükümler (hangi kanunda düzenleniyor olursa olsun, bir ticari isletmeyi ilgilendiren
hükümler. Mesela, kiralamayla ilgili hükümler BK'da yer alìr. Eger kiralanan yer bir ticari isletme
ise bu durum, ticaret hukukunu ilgilendirir.)
Ticari Hükümlerin Uygulanma Sìrasì
1. Emredici Hükümler (mesela BK m. 19 ve 20)
2. Sözlesme Hükümleri
3. Yedek Ticari Hükümler
4. Ticari Örf ve Adetler
5. Ticari Teamül
6. Genel Hükümler
Sözlesme, adeta taraflarìn anayasasìdìr. Yedek ticari hükümler, tamamlayìcì veya yorumlayìcì-
dìr. Mesela, 'ticari islerde karalastìrìlmamìs dahi olsa faiz yürütülebilir' hükmü tamamlayìcì yedek ticari
hükümlerdendir.
Örn : Ìki taraf arasìnda bir alìm-satìm yapìlmìs ve tamamlanmìs. Alìcì borcunu ödedigini, satìcì
ödenmedigini ileri sürüyor. Bu olay hakimin önüne geldiginde hakim bu olayì ticari hükümlere
göre çözecektir. Söz konusu olayla ilgili emredici ticari bir hüküm yoktur. Ticari sözlesmeler
çogunlukla sözlü yapìlìr. Yazìlì yapìlmìs olsa bile, sözlesmede paranìn ödenip ödenmedigine
dair bir bilginin olmadìgìnì varsayalìm. Bu durumda örf ve adete bakìlacaktìr. Eger, örf ve
adete göre, faturayì veren, imzayì yukarìya atmìssì bedel ödenmemistir, taksitlidir. Asagì
atìlmìssì, bedel pesin olarak ödenmistir. Bu kural çerçevesinde örnegimize bakarsak, hakim,
uyusmazlìgì bu örf ve adet ìsìgìnda çözümleyecektir.
NOT : Örf ve adetin iki unsuru vardìr: Maddi unsur ve manevi unsur. Maddi unsur, uzun süreden
beri uygulanagelmesi; manevi unsur, örf ve adete uymanìn zorunlu olmasìdìr. Bu iki unsur ibr araya
gelince arkasìnda devlet gücü olur. Bölgesel örf ve adet, genel örf ve adete tercih edilebilir.
Örn : Konya'da bir dönüm tarla 2500 metrekare, Adana'da 1000 metrekare kabul edilmektedir.
Konyalì, Adanalì'dan 10 dönüm tarla alìyor. Konyalì 2500 metrekareden aldìgìnì, Adanalì da
1000 metrekareden sattìgìnì düsünüyor. Satìs tamamlanìyor ve durumu anlayan Konyalì dava
açìyor. Bu olayda emredici hüküm, sözlesme hükme ve yedek ticari hüküm yoktur. Ticari örf
ve adete göre tarlanìn oldugu yerde geçerli olan 1000 metrekare uygulanacaktìr. Yani hakim,
bu uyusmazlìgì da bölgesel ticari örf ve adete göre çözümleyecektir.
NOT : Mahkemeler, baktìklarì olayla ilgili ticari örf ve adetin olup olmadìgìnì bulunduklarì yer ticaret
odalarìna sorarlar.
Teamülde manevi unsur mevcut olmadìgìndan devlet buna destek vermez. Ticari teamülün
uygulanabilmesi için, kanunda açìk bir hüküm olmalìdìr. Bu konuda TTK m. 2/Ì'de emredici bir
düzenleme bulunmaktadìr. Buna göre; 'kanunda aksine bir hüküm yoksa, teamül, ticari örf ve adet
olarak kabul edildigi tespit edilmedikçe hükme esas olamaz. Su kadar ki, irade beyanlarìnìn tefsirinde
teamüllerin dahi nazara alìnmasì esasì mahfuzdur.'
12
TÌCARÌ YARGÌ
Bugünkü Ticari Yargì Semasì
IonfroI Mohkemesi
(Yorqifoy ZI. HD)
Hukum MohkemeIeri
0eneI MohkemeIer ÖzeI MohkemeIer
(Iodosfro, Is, AiIe vs)
SuIh Hukuk Mohkemesi
AsIiye MohkemeIeri
AsIiye Hukuk MohkemeIeri
AsIiye Ticoref MohkemeIeri
13
Yeni Mevzuata Göre Ticari Yargì
Ticari Davalar
Ticari davalar, TK m.4'de düzenlenmistir. Madde, 21. maddeye atìf yapmakta ve hangi davalarìn ticari
dava sayìlacagìnì tek tek saymaktadìr. Buna göre:
? Rehin karsìlìgì ödünç (ikraz)
? Ìsletmenin devri veya digerleriyle birlesmesi, rekabet yasagì, nesir mukavelesi (yayìn sözlesmesi),
itibar mektubu ve itibar emri, komisyon, ticari mümessiller ve diger ticari vekiller, havale, vedia
hükümleri
? Alameti farika, ihtira beratì, ve telif haklarì
? Ticarete mahsus yerler
? Bankalar ve ödünç para verme islerine dair mevzuattan dogan hukuk davalarì
8oIqe AdIiye Mohkemesi
IIk Derece MohkemeIeri
0eneI MohkemeIer ÖzeI MohkemeIer
(Iodosfro, Is, AiIe vs)
SuIh Hukuk Mohkemesi
AsIiye MohkemeIeri
AsIiye Hukuk MohkemeIeri
AsIiye Ticoref MohkemeIeri
YAP0ITAY
14
Yeni düzenlemeye göre; marka & patent mevzuatìndan dogan uyusmazlìga Fikri ve Sìnai
Haklar Mahkemesi'nde bakìlacaktìr. Bir ticari isletmeyi ilgilendiren davalar; havale, vedia, teliften
dogan davalardìr.
Her iki taraf için ticari sayìlan hususlardan dogan davalara örnek; bir ögrenci beyaz esya
magazasìndan buzdolabì aldì. Faizle ilgili sorun var. Bu davaya hangi mahkemede bakìlacaktìr?
Burada iki hususa bakìlìr;
? Olayìn her iki tarafì da tacir mi?
? Olay her iki taraf için de ticari isletmeyi ilgilendiriyor mu?
Bu sartlar gerçeklesmisse davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nde, gerçeklesmemisse, Asliye Hukuk
Mahkemesi'nde bakìlìr. Örnegimizde bu sartlar gerçeklesmemis oldugundan söz konusu uyusmazlìga
Asliye Hukuk Mahkemesi bakacaktìr.
Kanun koyucu TK m.4/Ì'de, m.21'e atìfta bulunmustur. K.21'deki ticari is kriteri ile m.4'teki ticari
is kriteri birbirinden farklìdìr. M.21'e göre ticari iste yayma kriteri vardìr. Yani, bir taraf için ticari ise ve
aral arì nda da bi r sözl esme varsa, i s, di ger t araf i çi n de t i cari di r. M. 4' e göre ol aya Ti caret
Mahkemesi'nde bakìlabilmesi için her iki tarafìn da ticari isletme olmasì gereklidir.
Asl i ye Mahkemel er i ar asì ndaki i l i ski , bi r i sböl ümü i l i ski si di r. Dol ayì sì yl a, Ti caret
Mahkemesi'nde açìlmasì gereken bir dava Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açìlmìssa -veya tam tersi
durumda- bu bir iptidai itiraz olarak ileri sürülür.
Özel mahkemelerle Ticaret Mahkemeleri arasìndaki iliski ise görev iliskisidir. Dolayìsìyla özel
mahkemede açìlmasì gereken bir dava Ticaret Mahkemesi'nde, veya tam tersi durumda, bu, bir iptidai
itiraz olarak ileri sürülemez. Hakim bu durumu davanìn her asamasìnda re'sen göz önüne almalì,
görevsizlik kararì vererek dosyayì ilgili mahkemeye yollamalìdìr.
TICAPI DAVALAP
MufIok Ticori DovoIor Misbi Ticori DovoIor
TI'do soyiIon
dovoIor
Her iki forof
için ficori oIon
dovoIor
8ir ficori
isIefmeyIe iIqiIi
oIon dovoIor
Ticoref Ionunu
8onkoIor ve
Ödunç Poro
Verme IsIeri
Ionunu
Morko & Pofenf
Mevzuofi
Medeni Ionun
8orçIor Ionunu
IfIos DovoIori
Esnof ve
SonofkorIor I.
FinonsoI
IiroIomo
IooperofifIer
Ionunu
Ticori IsIefme
Pehni
TI'do soyiIon
dovoIor
15
Ticari Davalarda Usul Kurallarì
Ticari davalarìn usul kurallarì HUMK'daki gibidir. Bunun bazì istisnalarì vardìr: Sirketler hukuk
ile ilgili davalarda basit yargìlama usulü kullanìlìr. Ticari defterlerin taraflarìn lehine ve aleyhine delil
olmalarì hakkìnda özel kanunlarda çesitli düzenlemeler vardìr.
TACÌR
Tacir, Türk Ticaret Kanunu'nda 3 ana baslìkta ve m. 14-25 arasìnda düzenlenmistir:
1. Gerçek kisiler açìsìndan tacir (m. 14-17)
2. Tüzel kisiler açìsìndan tacir (m. 18)
3. Donatma istiraki açìsìndan tacir (m. 19)
Tacir olmanìn sonuçlarì ise m. 20-25'te düzenlenmistir.
Gerçek Kisi Tacir
m. 14: "Bir ticari isletmeyi kìsmen dahi olsa kendi adìna isleten kimse tacirdir.¨
Unsurlarì:
1. Bir ticari isletmenin varlìgì
2. Ticari isletmenin fiilen isletilmesi
veya ticari isletmenin kurulup açìldìgìnìn sirküler, gazete, radyo vs ile duyurulmus olmasì
veya ticari isletmenin sicile tescil ve ilan edilmesi
Bu iki husus m. 14/ÌÌ'de düzenlenmistir. Ìsletme fiilen isletilmeye baslamamìs olmasa da, kanunda
sayìlan bu iki durumda fiilen isletme unsuru yerine gelmis sayìlìr. Buna ikame unsuru denir.
3. Ìsletme faaliyetinin (kìsmen dahi olsa) kendi adìna olmasì
Bu üç unsur gerçeklestiginde kisi, tacir sìfatìnì kendiliginden kazanìr. Ayrìca baska bir islem
yapìlmasìna gerek yoktur. Yani, yapìlan tescil islemi ihbari, izhari niteliktedir.
m. 15: "Küçük ve mahcurlara ait ticari isletmeyi bunlarìn adìna isleten veli ve vasi tacir sayìlmaz. Tacir
sìfatì, temsil edilene aittir.¨
Özel Durumlar
1. Küçük ve kìsìtlìnìn durumu (m. 15)
2. Ticaret yasagìna tabi olan kisiler (m. 16)
3. Ticaret iznine tabi olan kisiler (m. 16)
Bir ticaret yasagìna ya da ticaret yapabilmesi için izne ihtiyacì olan kisilerin tacir
sayìlabilmesi için üç unsurun gerçeklesmesi yeterlidir. Unsurlar gerçeklesmisse, bu kisiler de tacirdir.
Ancak, m. 16/ÌÌ'de de belirtildigi gibi, yaptìklarì islerden dolayì hukuki, cezai sorumluluklarì saklìdìr.
Tüzel Kisi Tacir
m. 18'de düzenlenmistir. Buna göre: "ticaret sirketleriyle, gayesine varmak için bir ticari isletme isleten
dernekler ve kendi kurulus kanunlarì geregince hususi hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek veya
ticari sekilde isletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi amme hükmi sahìslarì tarafìndan kurulan
tesekkül ve müesseseler dahi tacir sayìlìrlar.¨ Maddeye göre:
1. Ticaret Sirketleri (m. 136'da sayìlmaktadìr. Kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatiflir(?)
2. Dernekler
(sadece gayesine varmak için ticari isletme isleten dernekler. m. 18/ÌÌ hükmüne göre kamu
yararìna çalìsan dernekler tacir sìfatìnì haiz degildirler. Örn: Kìzìlay, bir maden suyu isletmesini islettigi
halde tacir degildir. Tacir sìfatì, isletmenin sahibine aittir.
3. KÌT'ler.
Bunlar da, kurulus kanunlarì geregince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek ve ticari sekilde
isletilmek üzere kurulmus olma sartlarìnì tasìmak kaydìyla tacir sayìlìrlar.
Örn: TCDD, Karatay Belediyesi Halk Ekmek Fabrikasì vb. KÌT'ler tacir sayìlsa da devlet tacir degildir.
Kural: Tacir sìfatì tüzel kisiligin kazanìlmasìyla baslar, kaybìyla sona erer.
16
Donatma Ìstiraki
En kìsa tanìmìyl a donatma i sti raki , adi si rketi n deni z ti careti ndeki sekl i di r. M. 951' de
düzenlenmistir. M.19'da "taci rl ere dai r hüküml er, donatma i sti raki hakkìnda da tatbi k ol unur.¨
demektedir. Donatma istirakinin kendisi tacir degildir (adi sirkette oldugu gibi). Tacir sìfatì müsterek
donatanlara (ortaklar) aittir. Donatma istirakinin adi sirketten farkì ise; adi sirkete hiçbir sekilde tacirlere
ilistin hükümler uygulanamazken, donatma istirakinde m. 19 hükmü sebebiyle tacire iliskin hükümler
uygulanìr. Donatma istiraki, tacir olmayan ama tacir olmanìn sonuçlarìna tabi olan bir yapìdìr.
Tacir Gibi Sorumlu Olanlar
Bunlar sorumluluk hükümlerine tabi olup, tacirlerin yararlandìgì hak ve imkanlardan yararlanamayan
kisil erdi r. Ki ml eri n taci r sayìl acagì ve ki ml eri n taci r gi bi soruml u ol acagìnì kanun metni nden
çìkarmaktayìz. Türk Ticaret Kanunu'nda iki yerde tacir gibi sorumlu olunacagìndan bahsetmektedir.
Bunl ar: m. 14/ Ì Ì Ì ' ün son cüml esi nde ve m. 15' i n son cüml esi nde "..taci r gi bi mesul ol ur. ¨
denilmektedir.
m. 14/ÌÌÌ : Burada bi r t i cari i sl et me yokt ur. Madde met ni nde "ti cari i sl etme açmìs gi bi ¨
denilmektedir. Ayrìca ¨hukuken var olmayan¨ diye de bir ibare geçmektedir. Bunlarìn anlamì, hukuken
var olmayan bir isletme adìna islemlerde bulunan kisinin tacir gibi sorumlu tutulacagì, ancak, tacirin
yararlandìgì hak ve menfaatlerden faydalanamayacagìdìr. Bu kisilerin sorumlu tutulmasìnìn sebebiyse,
iyiniyetli üçüncü kisileri korumaktìr.
m. 15 : Bir ticari isletmeyi küçük veya kìsìtlì adìna isleten veli veya vasi, cezai hükümler
bakìmìndan tacir gibi sorumlu olur.
Tacir Olmanìn Sonuçlarì
Tacir olmanìn sonuçlarì m.20-25'te düzenlenmistir. Ìki gruba ayrìlìr:
Birinci Grup Sonuçlarì : Kisinin sadece kendi sìfatìna iliskin olan sonuçlardìr.
Ìkinci Grup Sonuçlarì : Her iki tarafìn da tacir oldugu durumlara iliskin sonuçlar.
Birinci Grup Sonuçlarì Sunlardìr;
1. Ìflasa Tabi Olma : Bizim sistemimize göre kural olarak sadece tacirler iflasa tabidir (m.20/Ì).
Esas olarak, tacirler dìsìnda kalanlar iflasa tabi degildir. bunun istisnasì ise: Hukuken var olmayan bir
isletme adìna faaliyette bulunan kimse; donatma istiraki; kolektif sirket ortaklarì; banka yönetim kurulu
üyeleri tacir olmamalarìna ragmen iflasa tabidirler.
2. Ti caret Ünvanì Seçme ve Kul l anma : Her tacirin kanuna uygun olarak seçtigi ve yine kanuna
uygun olarak kullandìgì bir ticaret ünvanì vardìr.
3. Her tacir, ticaret siciline kaydolmak zorundadìr.
4. Tacir, ticari defterleri tutmak zorundadìr.
5. Tacir, bulundugu yerdeki ticaret odasìna kaydolmak, aidat ödemek ve odalar tarafìndan getirilmis
mesleki kural ve yükümlülüklere uymak zorundadìr.
6. Tacirin basiretli is adamì gibi hareket etme zorunlulugu vardìr (m.20/ÌÌ). Basiret, ticaret hukukunun
en önemli kavramlarìndan birisidir. Tacir, basiretli bir isadamì gibi davranmazsa, bunun sonuçlarìna
katlanìr. Basiret, sagduyulu, tedbirli, ileriyi gören bir insanìn, bu ileri görüs dogrultusunda hareket
etmesidir. Bir kisi bu sekilde davranìrsa, basiretli davranmìstìr. Tacirin, ticari isletmesine ait olmayan
özel hayatìnda basi retl i bi r i sadamì gi bi davranmasì zorunl ul ugu yoktur. Basi retl i davranma
zorunlulugu, yalnìzca ticari hayatìyla ilgilidir. Getirilen ölçü, sübjektif degildir. Sübjektif özen, kisinin
kendi islerinde gösterdigi özendir. Tacire objektif özen ölçütü uygulanìr.
Örn : Bir tacir, Büyüksehir belediyesinin yaptìgì kömür ihalesine giriyor. Belli fiyat ve belli bir miktar
ton ile ihaleyi kazanìyor. Sonra bu tacir bir arastìrma yapìyor ve belediyenin istedigi miktarda
kömürü, o kadar süre içinde ve o fiyatla karsìlayabilmesinin mümkün olmadìgìnì görüyor.
Tacir, belediyeye, kömürü belirlenen tarihte ve belirlenen fiyattan teslim edemeyecegini
söylüyor. Tacir, burada basiretli davranmamìstìr. Zira, biraz arastìrma yapsaydì, dikkatli özenli
davransaydì, o fiyattan ve o kadar kìsa süre içerisinde kömürü temin edemeyecegini bilirdi. Bu
nedenle, tacir, basiretsiz davranmìs oldugundan, yaptìgì davranìsìn sonuçlarìna katlanmalìdìr.
Mesela, sözlesmede bir cezai sart kararlastìrìlmìssa, bunu ödemek zorundadìr.
17
Örn : Bir kimse banka defterini kaybetti. Defteri bulan bir baskasì da bankaya giderek hesaptaki
paranìn tümünü çekti. Burada banka ticari bir isletmedir ve tacirdir. Yani, bankanìn basiretli
davranma yükümlülügü vardìr. Olayìmìzda, hesap defterini veren ve para çekmek isteyen
kisinin kimligini kontrol etmeli, imzasìnì almalì ve karsìlastìrmalìdìr. Bunu yapmadìgìndan,
banka, basiretli davranmamìstìr diyebiliriz.
Örn : Bir tacir 2001 krizinin hemen öncesinde bir dükkan kiralìyor ve kiranìn dolar üzerinden
ödenecegi hususunda anlasìyorlar. Akabinde kriz patlak veriyor ve dolarìn ani yükselmesiyle,
tacir, kirayì ödeyemeyecek duruma geliyor. Bir uyarlama davasì açìyor, Yargìtay'a gidiyor ve
sonunda Yargìtay davayì su gerekçeyle reddediyor: "Türkiye'de 1940 yìlìndan beri enflasyon
vardìr. Ekonominin geçirdigi krizler nedeniyle pek çok ekonomik paket açìlmìstìr. Dolardaki bu
artìs da yine bir ekonomik paketin sonucudur. Kaldì ki, kriz, 2000 yìlìnìn sonlarìnda kendini
belli etmeye baslamìstìr. Tüm bu nedenlerle tacir, basiretsiz davranmìstìr. Tacir, ekonomik
krizin dogacagìnì önceden görebilirdi.¨
Benzer bir durumda, bir sahìs bir dükkan kiralìyor ve kiranìn da dolar cinsinden ödenecegi
kararlastìrìlìyor ve sonrasìnda ekonomik kriz baslìyor. Yargìtay burada kiracìyì haklì buluyor.
Zira sahìs, bir tacir degildir ve bu nedenle de basiretli davranma yükümlülügü altìnda degildir.
Örn : Bir tacir birisine 100.000 YTL degerinde esya satìp, karsìlìk olarak çek alìyor ve çek
karsìlìksìz çìkìyor. Bankaya dava açìyor. Yargìtay' a göre: Banka, çek karnesi veri rken
müsterisini iyi incelemeli, Merkez Bankasì'nìn tuttugu kara listeye bakmalìdìr. Bu listede olan
birine ya da süpheli birine çek karnesi vermisse, basiretli bir isadamì gibi davranmamìstìr. Yine
Yargìtay'a göre: 100.000 YTL'lik çek alan tacir de bu çeki aldìgì kisinin durumunu arastìrmalì,
incelemelidir. Bu nedenle tacir de basiretli davranma yükümlülügünü ihlal etmistir. Yani, banka
ile tacir, birlikte sorumludur.
7. Tacir, ticari örf ve adetlere tabidir : m.2/ÌÌÌ'e göre, tacir sìfatìna sahip olmayanlar hakkìnda ticari
örf ve adet, ancak onlar tarafìndan bu örf ve adetin bilindigi veya bilinmesinin gerektigi takdirde
uygulanabilir. Ancak ticari örf ve adetler, bilsinler veya bilmesinler, tacirlere uygulanìr.
8. Taci r , ücr et ve f ai z i st eme hakkì na sahi pt i r : m.22 c.1 ücretle, c.2 faizle ilgilidir. Tacir,
kararlastìrìlmamìs bile olsa, sözlesmede yazìlmasa bile faiz ve ücret isteyebilir. Tacir hayìr isi yapmaz,
menfaati için çalìsìr.
9. Tacirin yaptìgì isler ticari istir (m.21).
10. m.24'e göre, tacir ile yapìlan sözlesmede, belirlenen ücret fazlaysa, tacir, bunun indirilmesini
isteyemez. Çünkü tacir, sözüyle baglì kisidir. Oyunbozanlìk yapamaz. Tacir, ticaretiyle ilgili bir alanda
bunun indirilmesini isteyemezken, ticaret dìsì islerinde böyle bir talepte bulunabilir. Ancak, borç ticari
isleriyle ilgili bulunsa bile, bu ücret veya cezai sart tacirini yìkìmìna neden olacaksa isteyebilir.
Ìkinci Grup Sonuçlarì Sunlardìr;
1. Tacirler arasì:
? Temerrüde düsürme için,
? Sözlesmeyi fesih için,
? Sözlesmeden dönme için karsì tarafa varmasì gerekli ihbar veya ihtara ihtiyaç vardìr. Bu ihbar
veya ihtar, mutlaka noter, iadeli taahhütlü mektup veya telgraf yollarìndan biriyle yapìlmalìdìr.
Bu sekiller dìsìnda yapìlan ihtar veya ihbar geçerli degildir. Yani, bu sekiller, geçerlilik sartìdìr.
Bu ihtimal, sadece tacirler arasìnda yapìlan sözlesmelerde geçerlidir.
2. m.23/Ì'e göre, ticari isletmesi geregi bir mal satmìs veya imal etmis veya bir is görmüs veyahut da
bir menfaat temin etmis olan tacirden, diger taraf kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmisse
bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir. VUK, bunun bir talebe baglì olmadìgìnì, faturanìn mutlaka
verilmesi gerektigini düzenlemektedir.
m.23/ÌÌ'ye göre ise, faturayì alan kisi, aldìgì tarihten itibaren 8 gün içinde itiraz etmezse,
faturanìn içerigini kabul etmis sayìlìr.
18
Örn : Kriz döneminde issiz bir kimse günde 10 kisiye buzdolabì satmìs gibi fatura kesiyor. Bu 10
kisiden sekizi buzdolabì almadìklarìnì söyleyerek faturaya itiraz ediyorlar. Diger iki kisi ise, 8
gün içinde herhangi bir itirazda bulunmuyorlar. 8 gün sonra, faturayì kesen, bu iki kisiden
parayì talep ediyor.
Örn : Bir kadìn tacir, bir beyaz esya dükkanìndan buzdolabì alìyor, fatura düzenleniyor. Faturada
buzdolabìnìn alìndìgìna dair bir hüküm var. Kadìn bir de bakìyor ki, bunun yanìnda söyle de bir
hüküm var; 'buzdolabìnì alan bu hanìmefendi, benimle evlenmeyi kabul etmistir' Buzdolabìnì
alan kadìn, 8 günlük süre içinde faturaya itiraz etmiyor.
TTK m.23/ÌÌ, bir karinedir. Bu karinenin uygulama sartlarì vardìr. Bunlar:
? Taraflar arasì geçerli bir sözlesme, bir borç iliskisi bulunmalìdìr. (Örn.1'de, bu nedenle geçerli bir
sözlesme iliskisi bulunmadìgì için faturayì düzenleyen, buzdolabìnì satamaz.)
? Bu karine ancak niteligi geregi faturaya geçirilmesi mümkün olan seyler hakkìnda hüküm ifade
eder. (Örn.2'deki olay da bu nedenle geçersizdir)
Söz konusu 8 günlük süre, malìn satìn alìnmasìndan sonra islemeye baslar. Bu süreye hafta
sonu ve diger tatiller de dahildir. Bu 8 günlük süre, sadece ispat külfetinin yerini degistiren bir süredir.
Eger 8 gün içinde faturaya itiraz edilirse, faturanìn sözlesmeye uygun oldugunu faturayì gönderen
ispat eder. 8 gün içinde itiraz edilmezse, ispat külfeti yer degistirir. Bu andan itibaren, ispat külfeti,
faturayì alana aittir. Faturayì alan, bu faturanìn sözlesmeye uygun olmadìgìnì ispatlar.
Türkiye'de sözlesmeler genelde sözlü yapìldìgì için bu 8 günlük süre önemlidir. Ìtirazìn 8 gün
içinde yapìlmasì gerekir. 8 gün içinde varmasì gerekmez.
Ìtiraz, istenilen sekilde yapìlabilir. Ancak, ispatì kolay bir yolla yapìlmalìdìr. Mesela, faturayì
alan 8 gün içinde itirazì telefonla ya da yüz yüze konusmayla yaptì, faturanìn düzeltilmesi için anlasìldì.
Bunun üzerine eger 8 gün içinde fatura düzeltilmezse, bu yapìlan sözlü itiraz ispat edilemez. Bu
yüzden itiraz noterle, iadeli taahhütlü mektupla veya postaneden faksla yapìlmalìdìr.
3. TTK m.23'ÌÌÌ'e göre, teyit mektubuna itiraz düzenlenmistir. Buna göre, sözlesme, sözlü, telefonla,
telgrafla veya çesitli beyanlarla yapìlmìssa, teyit (dogrulama) mektubu bu sözlesmeyi dogrulamak için
taraflardan birinin digerine gönderdigi mektuptur. Böyle bir mektubu alan kimse, 8 gün içinde itiraz
etmezse, teyit mektubunun sözlesmeye uygun oldugunu kabul etmis sayìlìr.
TTK m.23'ÌÌ'de, 8 günlük süre ile ilgili yapìlan açìklamalarìn tümü, m.23/ÌÌÌ için de geçerlidir.
Böyle bir mektubu alan kimse, süresi içinde itiraz etmelidir. Aksi takdirde ispatì zorlasacaktìr.
4. Ti cari defterl eri n tarafl arìn l ehi ne del i l ol masì : m.82 vd. göre, eger her iki taraf da tacirse ve
kanuna uygun defterler tutmuslarsa, bu defterler, taraflarìn lehine delil olur. Tasarìyla birlikte bu hüküm
kaldìrìlmaktadìr.
5. Ìhtilaflarìn ticari dava konusu olmasì : Bir davanìn ticari dava olmasì için, davanìn her iki tarafìnìn
da tacir olmasì ve her iki tarafìn da ticari isletmesini ilgilendirmesi gerekir.
6. Bazì hükümler saklì kalmak kaydìyla, tacirler arasìndaki ticari satìs ve trampalarda BK'nìn bu
konudaki hükümleri uygulanìr. Saklì tutulan hükümler 5 önemli noktada toplanabilir. Buralarda her iki
taraf da tacirse, TK hükümleri, BK hükümlerinden ayrìlìr;
? Kìsmi icra (m.25/Ì÷1)
? Alacaklìnìn temerrüdü (m.25/Ì-2). Alacaklìnìn temerrüdü halinde, her iki taraf da tacirse, BK
hükümleri degil, TK m.25/Ì-2 uygulanìr.
? Ayìba karsì hükümler (m.25/Ì-3). Ticari satìslarda ayìp varsa, ayìp süreleri ve yapìlacak
muameleler açìsìndan, BK hükümleri degil, TK m.25/Ì-3 uygulanìr. Burada süreler BK'ya göre
daha kìsadìr.
? BK m.207'deki zamanasìmì süresi., tüccarlar arasìndaki ticari satìslarda 6 aydìr. Bu süre
azaltìlabilir (m.25/Ì-4).
? CÌF, SÌF, FOB ve diger deniz asìrì hükümler tacirler arasì farklì hükümlere tabidir.
TÌCARÌ SÌCÌL
TTK m.26 vd. düzenlenmistir. Ticaret sicili, tacirle, ticari isletme ile ilgili bilgilerin kaydedildigi
sicildir. Bu sicil bazen yeni bir durum dogurur, bazen mevcut durumu açìklar. Ticaret sicilini, ya Ticaret
19
Odasì ya da Sanayi ve Ticaret Odasì tutar. Büyük illerde Ticaret Odasì, küçük illerde Sanayi ve Ticaret
Odasì bulunur. Ticaret ve Sanayi Odasì da Yoksa, Sanayi ve Ticaret Bakanlìgì o yerdeki diger
odalardan birine bu görevi verir.
Ticaret sicilini bir Ticaret Sicil Memurlugu tutar (tasarìda Ticaret Sicil Müdürlügü denmektedir).
Ticaret sicil memurlugunun basìnda ticaret sicil memuru vardìr. Bu memuru ilgili oda atar. Tek memur
yetmezse, ticaret sicil yardìmcìsì da atanìr.
Kimler ticaret sicil memuru olabilir?
Eskiden lise mezunu olmak yeterliydi. Bugün, hukuk fakültesi mezunlarì ticaret sicil memuru olabilir.
Bunlardan talep yoksa, iktisat, isletme fakültelerinden atama yapìlìr.
TTK m.27/ÌÌÌ'e göre Sanayi ve Ticaret Bakanlìgì bu memurluklarì her zaman denetler. Bu
konuyla ilgili bir Ticaret Sicil Tüzügü vardìr.
Sicilin Genel Özellikleri
1. Aleniyet
2. Devletin gözetim ve sorumlulugu
Aleniyetin birinci asamasì, TK m.37/ÌÌ'de inceleme ve örnek alma anlamìndadìr. Ticaret
erbabìyla ilgili her türlü bilgi, ticaret sicilinde bulunur. Ticaret sicilin içerigini, senet ve belgeleri herhangi
bir ilgi sartì aranmaksìzìn herkes inceleyebilir, örnek ve tasdikname isteyebilir. Tasdikname istemek
için harç ödenir. Ancak bu aleniyet ilkesine aykìrì degildir. Aleniyet ilkesiyle üçüncü kisilerin iyiniyeti
bertaraf olur. Kimse, sicili bilmedigini iddia edemez.
Ìsletme konusu is
ultra vires
Ehliyet dìsì bir isletmeyle sözlesme yapìlìrsa iyiniyet iddiasìnda bulunulamaz. Bu yüzden bir
si rketl e muamel e yapìl ìrken, i mza si rkül eri ve ti caret si ci l i i steni r. Tasarì i l e, bi r si ci l bankasì
olusturulmasì öngörülüyor. Böylece, internet yoluyla ticaret siciline ulasìlabilecek. Yani, tasarì ile
merkezi si st eme geçi s vardì r. Zi ra, su anki si st eme göre kayì t l ar si rket i n bul undugu yerde
tutulmaktadìr.
Ticaret siciline kayìtlarìn bir bölümünün ilan edilmesi gerekir. Türkiye'de ticaret sicil gazetesi
TOBB tarafìndan Ankara'da yayìnlanìr. Bir sicilin hukuki sonuç dogurabilmesi için mutlaka bu gazetede
yayìnlanmasì gerekir.
Devletin gözetim ve sorumlulugu ise; 1995 yìlìndan önce bununla ilgili bir hüküm vardì. Bu,
kaldìrìlmìstìr. Karahan'a göre, eger devlet denetim yükümlülügünü yerine getirmemisse sorumlu
olmalìdìr. Tasarìda, "devletin ve ilgili odanìn sorumlulugu¨ baslìgì altìnda bu konuda açìk hüküm vardìr.
Devlet, ticaret sicilinin denetiminin düzgün yapìlmamasìndan dolayì sorumludur.
Tescilin Sartlarì
Tescilde;
? Ya bos bir sayfaya kayìt yapìlìr
? Ya mevcut kayda yeni kayìt eklenir (tadil)
? Ya da mevcut bir kayìt silinir (terkin)
Tescil denilince bu üçü de anlasìlìr.
m.29'a göre tescil, kural olarak talep üzerine yapìlìr. Ìlgili kisi, hangi hususun tescilini istiyorsa,
bununla ilgili ticaret sicil memurluguna basvurur. Ancak bazen re'sen tescil de söz konusu olabilir ki bu
istisnaidir.
Yapìlacak talep esas olarak bir hususun kat'i olarak tesciline yöneliktir. Ìstisna, mahkeme
kararì gereken veya tescilinde tereddüt hasìl olan durumlarda geçici tescil yapìlabilir. Geçici tescilin
sartlarì sunlardìr:
? 3 ay içinde mahkemeye müracaat etmek
? taraflarìn tereddüdü çözmesi
infro
vires
20
Tescil talebini kimlerin yapabilecegini m.30 düzenlemektedir. Buna göre; ilgililer, mümessiller
ve hukuki haleflerce ilgili sicil memurluguna yapìlìr. Bir hususun tescil talebi için birden fazla kisi
yetkiliyse, kural olarak birinin müracaatì yeterlidir. Bunun istisnasì ise sudur: Kollektif ve Komandit
sirket kuruluslarìnda tescil yapìlabilmesi için ortaklarìn hepsinin birden talep etmesi gereklidir.
Tescil talebi dilekçe ile olur. Dilekçe sahibi hüviyetini ispat etmelidir. Eger dilekçe altìndaki
imza noterce tasdik edilmisse hüviyetin ispatìna lüzum yoktur.
m.32'ye göre, tescil talebi için, tescile tabi hususun gerçeklestigi (örn: ticari isletmenin
açìlmasì) tarihten itibaren 15 gün içinde basvurulmalìdìr. Sicil memurlugunun yetkisi dìsìnda islem
yapanlar içinse bu süre m.32/ÌÌÌ'e göre bir aydìr.
Tescil için yetkili sicil memurluguna basvurulur. Yetkili sicil memurlugu, ticari isletmenin
bulundugu yerdir. Sube ile ilgili bir tescil islemi varsa, subenin bulundugu yer sicil memurluguna
basvurul ur. Edi rne Si ci l Memurl ugu' na i sl em yapt ì rmak i çi n Ìstanbul Ti caret Memurl ugu' na
basvurulamaz.
Dilekçeyi alan sicil memurlugu iki asamalì bir inceleme yapar:
1. Sekli Ìnceleme Asamasì : Bu asamada üç husus incelenir:
a. Sicil memurlugu yer itibariyle yetkili midir?
b. Dilekçe sahibi talepte bulunmaya yetkili midir?
c. Tescili talep edilen hususla ilgili gerekli belge ve evraklar mevcut mudur?
2. Maddi Ìnceleme Asamasì : Sekl i i ncel eme asamasì sonucu herhangi bi r eksi k yoksa bu
asamaya geçilir. Burada dört husus incelenir:
a. Ortada içerik itibariyle tescil edilebilir bir husus var mìdìr? (Hangi hususlar tescil edilebilir?
TTK'da belirtilen hususlar tescil edilebilir)
b. Bu husus gerçege uygun mudur? Sicil memurlarì bu husus geregi, gidip böyle bir yerin
açìlìp-açìlmadìgìna bakmalìdìrlar.
c. Üçüncü ki si l erde yanl ì s kanaat uyandìrabi l ecek ni tel i kte unsurl arìn ol up ol madìgì
arastìrìlìr.
d. Kamu düzenine aykìrìlìk var mì? Sicil memurlarìnìn, ciddi bir arastìrma yapmasì gerekir.
Bu i sl eml eri yaparken, bel gel erde bazì eksi kl i kl er ol abi l i r. Bu eksi kl i k, tamaml anabi l i r
nitelikteyse, süre verilebilir. Verilen süre içinde eksiklik giderilmezse, talep reddedilir.
Örn : Esas sözlesme
Noterden onay
Ekler:
Ìkametgah ilmühaberi
Nüfus cüzdan örnegi
Çesitli izinler
Bunlarìn hepsi, bir dosya halinde 6 nüsha olarak istendi. 5 nüsha getirilmisse, tamamlanmasì için süre
verilir.
Ancak, eksiklikler fark edilmeden tescil yapìlmìssa, artìk bu tescilin geçersizligi ileri sürülemez.
Ticaret sicil memurlarìnìn ciddi bir hukuk formasyonuna sahip olmasì gerekir.
Si ci l memuru, sekl i ve maddi unsurlarda birtakìm hatalar görürse, talebi reddeder. Sicil
memurunun bu kararìna karsì, ilgililer, TTK m.36'ya göre, red kararìnìn tebliginden itibaren 8 gün
içinde itirazda bulunurlar. Ìtiraz, bir dilekçe ile, sicil memurlugunun bulundugu yer Asliye Ticaret
Mahkemesi'ne, eger ayrì bir Asliye Ticaret Mahkemesi yoksa, Asliye Hukuk Mahkemesi'ne yapìlìr. 8
günlük süre, hak düsürücü bir süredir.
Ìtiraz üzerine mahkeme, evrak üzerinde inceleme yaparak, dosyayì karara baglar. TTK
m.36'ÌÌ'de kimlerin itirazda bulunabilecegi düzenlenmistir. Ìtirazda bulunabilecek olan ilgililer sunlardìr:
Ticari isletme sahibi, mümessilleri ve hukuki halefleridir. Eger bu husus üçüncü kisilerin menfaatini ihlal
ediyorsa, mahkeme onlarì da dinler. Çagrìldìgì halde mahkemeye gelmezlerse, mahkeme, evrak
üzerinden inceleme yaparak karar verir.
Bazì hususlarìn tescili, üçüncü sahìslarìn menfaatini etkileyebilir. Sicil memurunun yaptìgì
muamele, itiraz edenden baska, üçüncü sahìslarì da ilgilendirebilir. Bu durumda üçüncü sahìslar,
dolaylì ilgilidir. Bunlarì menfaati ihlal edilmemistir, ancak, mahkemeye geldikleri takdirde dinlenirler.
Menfaati ihlal edilen üçüncü sahìslar ise, mahkemede dinlenirler. Talepleri dogrultusunda islem
yapìlmadìgì takdirde, genel hükümlere göre dava açabilirler.
21
Örn : Fassa A.S. adìnda bir lastik fabrikasì kuruluyor, sicil talebi kabul ediliyor. Lassa, buna itiraz
edebilir, zira ünvanlarì benzerlik göstermektedir. Eger, Lassa'nìn itirazì haklì görülmezse,
genel hükümlere göre dava açma hakkì vardìr (TTK m.54).
Tescilin Fonksiyonlarì
TTK m.38/Ì'e göre, ticaret sicil kayìtlarì, nerede bulunurlarsa bulunsunlar, üçüncü sahìslar
hakkìnda, kaydìn gazete ile ilan edildigi; ilanìn tamamì aynì nüshada yayìnlanmamìs ise, son kìsmìnìn
yayìnlandìgì günü takip eden is gününden itibaren hüküm ifade eder. Burada, kanun koyucu, hukuki
güvenlik açìsìndan önemli bir müessese getirmistir. Üçüncü kisilerin iyiniyetinin hangi andan itibaren
hüküm ifade etmeyecegi önemlidir. Bu gazete, herkesin iyiniyetini bertaraf eder. Yayìnlandìgì günü
takip eden is gününden itibaren herkese karsì hüküm ifade eder.
Örn : Sirket, Cuma günü A'yì azledip, B'yi ise alìyor. Pazartesi günü de A, sirketi baglayacak
muameleler yapìyor, mal alìyor. Satìcìlar, sirkete "mallarì temsilcinize verdik, parayì ödeyin¨
derse, sirket gazete ilanìnì gösterir. A'nìn pazartesi yaptìgì islemler, sirketi baglamaz. Kimse
iyiniyet iddiasìnda bulunamaz. Bu nedenle, her tacir bu gibi kayìtlarì takip etmek zorundadìr.
TTK m.38/ÌÌ, bazì istisnai hükümleri de içerir. Buna göre; bir hususun, tescil ile derhal hüküm
ifade edecegine veya müddetlerin derhal islemeye baslayacagìna iliskin özel hükümler saklìdìr.
Mesela; rehin, tescilli dogar.
Gerçeklesecek Olan Fonksiyonlar da Çesitli Açìlardan Tasnif Edilebilir:
1- Ìsleme Etkileri Bakìmìndan;
Ìhdasi (Kurucu) Fonksiyon : Yapìlan tescil, yeni bir hukuki durum meydana getiriyorsa, buradaki
tescilin fonksiyonu, ihdasidir. Zira islemi etkilemektedir. Örn; ticari isletme rehni. Tescilden önce rehin
söz konusu degilken, tescille birlikte, rehin kurulmus olur.
Ìhbari (Açìklayìcì) Fonksiyon : Yapìlan tescil, yeni bir hukuki durum ortaya çìkarmìyor, var olan
hukuki sonucu açìklìyorsa, yapìlan tescil, ihbaridir. Örn; ticari isletmenin tescili. Burada, tescilden önce
de ticari isletme vardìr, yapìlan tescil bildirici, açìklayìcì olmustur.
2- Üçüncü Kisilere Etkileri Açìsìndan;
Müspet Fonksiyon : Tescili gereken bir husus tescil, ilanì gereken bir husus da ilan edilmisse,
artìk hiç kimse iyiniyet iddiasìnda bulunamaz. Buna tescilin müspet fonksiyonu denir. Kimse tescili
bilmedigini ileri süremez. Burada bir varsayìm vardìr. Kimse aksini iddia edemez, ispatlayamaz. Örn;
ticari mümessil azledilirken, bunun için tescil ve ilan gerekir, eger bunlar yapìlmìssa, üçüncü kisiler
bilmediklerinden bahisle, iyiniyet iddiasìnda bulunamazlar.
Menfi Fonksiyon : Tescili gereken bir husus tescil, ilanì gereken bir husus da ilan edilmemisse,
bu husus, kural olarak iyiniyetli üçüncü kisilere karsì ileri sürülemez. Üçüncü kisiler iyiniyet iddiasìnda
bulunabilirler. Ancak bu durumdan haberdar olan üçüncü kisiler, iyiniyetli sayìlamaz. Eger tescil ve ilan
yapìlmamìssa, artìk önemli olan, üçüncü kisilerin durumdan haberdar olduklarì ispat edilmelidir.
Üçüncü kisilerin durumu bilmelerine müspet vukuf denir. Örn;
Örn : Sirket, mümessilleri olan A ve B'yi azlediyor. A'nìn azli için tescil ve ilan yapìlmìs, B'nin azli
için ise tescil ve ilan yapìlmayarak, bazì müsterilere faks çekilerek durum bildirilmistir. A ve B
ise, müsterilerle muameleler yapmaya devam etmistir. Buna göre:
? A ile muamele yapan üçüncü kisiler iyiniyet iddiasìnda bulunamayacaklardìr. Zira, A'nìn
azledilmesiyle ilgili olarak tescil ve ilan yapìlmìstìr. Sirket, A'nìn yaptìgì muamelerle baglì
olmayacaktìr..
? B ile muamele yapan ve kendisine faks çekilmis olan bir müsteri açìsìndan da sirket baglì
olmayacaktìr. Zira, her ne kadar tescil ve ilan yapìlmamìs olsa da, sirket, bu müsteriye
faks çekerek kendisini bilgilendirmistir. Burada sirket, müspet vukufu ispatlayarak yapìlan
muameleyle baglì olmaktan kurtulabilecektir. Müsteri, iyiniyetli degildir, durumu bile bile
islem yapmaktadìr.
? Bile muamele yapìlan ve kendisine faks da çekilerek bilgi verilmemis bir müsteri açìsìndan
ise, sirket, yapìlan muameleyle baglìdìr. Zira, tescil ve ilan yapìlmamìs, müsteriye azil
konusunda bilgi de verilmemistir. Müsterinin müspet vukufunu ispatlayamadìgìndan,
müsterinin iyiniyeti korunur ve sirket muameleyle baglì olur.
22
FÌKRÌ MÜLKÌYET HAKLARÌ
Birbirinden farklì, birçok fikri mülkiyet hakkì vardìr. Bunlar halk arasìnda daha çok patent
olarak bilinmekte ise de, fikri mülkiyet haklarìnìn hepsi patent degildir.
Patent (Ìhtira Beratì)
Patent alìnabilmesi için, bir bulus olmasì gereklidir. Patent alabilmek için üç sart aranìr:
1. Dünya çapìnda yeni bir sey olmasì,
2. Teknigin bilinen sìnìrlarìnìn asìlmìs olmasì,
3. Sanayiye uygulanabilir olmasì gereklidir.
Patentin ayrì bir mevzuatì vardìr. Ìki çesit patent bulunmaktadìr:
Ìncelemeli Patent : Arastìrmalar, dünyaca ünlü labaratuarlarda yapìlìr.
Ìncelemesiz Patent : Arastìrmalar, daha çok, Türkiye'de bulunan labaratuarlarda yapìlìr. Bu, belge
incelemeli patente nazaran, daha zayìftìr.
Ìncelemeli patentin koruma süresi 20 yìl, incelemesiz patentin koruma süresi ise 7 yìldìr.
Faydalì Model
Ìki sartì vardìr: Yeni olma ve sanayiye uygulanabilir olma. Patentte mevcut olan, teknigin
bilinen sìnìrlarìnìn asìlmìs olmasì kriteri burada aranmaz.
Burada, mevcut teknik bilgilerden yararlanìlarak yeni bir sey bulunur. Koruma süresi 10 yìldìr.
Bu sürenin sonunda, faydalì model, artìk toplumun ortak malì haline gelir ve herkes tarafìndan
üretilebilir.
Patent ve faydalì model, teknik buluslara verilir.
Marka
Bir isletmeye ait mal ve hizmeti, diger isletmeye ait mal ve hizmetten ayìrt etmeye yarayan
isaretlerdir. Örn; Lassa, Bossa vb.
Koruma süresi 10 yìldìr. Onar yìllìk dönemler halinde yenilenmesi mümkündür.
Endüstriyel Tasarìm
Görsel olarak, bir ürünün görünümünü, modelini korumaya matuf, verilen belgedir. Örn, bir
takìm elbisenin, kazagìn sekli, modeli.
Koruma süresi 5 yìl olup, beser yìllìk dönemler halinde ve en çok 25 yìla kadar yenilenebilir.
Ticaret Ünvanì
Bir taciri, diger tacirlerden ayìrt etmeye yarayan addìr. Örn; Eyüp Sabri Tuncer, Lassa Lastik
Sanayi A.S.
Ìsletme Adì
Ìsletmeleri birbirlerinden ayìrt etmeye yarayan addìr. Örn; Daglar Magazasì.
Cografi Ìsaret
Bir bölgeye has özellikler tasìmasì itibariyle belirginlesen isaretlerdir. Örn; etli ekmek bir
cografi isarettir.
Bitki Ìslahçì Haklarì
Örn; Japonlar'ìn agaç budama sanatì olan bonsai. Çekirdeksiz domates, karpuz üretimi.
Entegre Devre Topografyalarì
El ektroni k al etl eri n i çi ndeki kartl arìn üzeri nde bul unan devrel eri n, transi störl eri n nasìl
bagl anacakl arìnì gösteren semal ardìr. Herkes ayrì bi r topografya kul l anmak zorundadìr. Bi r
baskasìnìnkini kullanamaz.
Fikir ve Sanat Eserleri
Telif haklarì, sinema eserleri, müzik eserleri üzerindeki haklar bu gruba girer.
23
Örn : Telefon, patent konusu bir bulustur. Cep telefonunun üretilmesi faydalì modeldir. Telefonunu
üzerinde yazan 'nokia' 'siemens' birer marka, telefonun görünümü ise, endüstriyel tasarìmdìr. Nokia
Ltd Sti , bi r ti caret ünvanìdìr. Chi na, i sl etme adìdìr. Cep tel efonunun i çi nde de entegre devre
topografyasì vardìr. Telefonun içindeki melodiler ise, fikir ve sanat eserleridir.
TÌCARET ÜNVANÌ
TTK m.41 vd düzenlenmistir. Ticaret ünvanì, isletme sahibini diger isletme sahiplerinden
ayìrmaya yarar. Ticaret ünvanì, bir fikri mülkiyet hakkìdìr. Her tacir, ticaret ünvanìnì, isletmesini açtìgì
tarihten itibaren 15 gün içinde ticaret siciline tescil ve ilan ettirmelidir. Ünvanìn altìna atacagì imzayì
notere onaylatmalì ve sicil memuruna vermelidir.
Tacir, ticari isletmesine iliskin islemlerini unvan altìnda yapmalì, isletmeye iliskin tüm belgeleri
bu unvan altìnda imzalamalìdìr. Bunlar, her tacir için getirilmis mükellefiyetlerdir.
Ticaret Ünvanì Sistemleri
1. Serbesti Sistemi
2. Gerçeklik Sistemi
3. Karma Sistem
Serbestlik sistemine göre, herkes diledigi sekilde unvan seçip kullanabilir. Gerçeklik sistemine
göre ise, ünvanìn gerçegi yansìtmasì zorunludur. Gerçegi yansìtmayacak bir unvan kullanìlamaz.
Karma sisteme göreyse, unvan baslangìçta gerçegi yansìtmalìdìr. Daha sonra ünvanìn devamlìlìgì
ugruna gerçeklikten feragat edilebilir.
Örn : Ìsletmenin sahibi Kerim Konyalì'dìr. Ticaret ünvanì, gerçeklik sistemine göre 'Kerim Konyalì'
olmak zorundadìr. Kerim Konyalì, bu isletmeyi bir baskasìna devrederse, unvan, devralan kisinin adìnì
tasìr, yani unvan devredi l emeyecekti r. Karma si steme göre i se, Keri m Konyal ì i sl etmesi ni bi r
baskasìna devrederse, devralan kimse, isterse 'Kerim Konyalì' ünvanìnì kullanabilecektir. Bizim
hukukumuzda karma sistem kabul edilmistir.
Ticaret Ünvanìnìn Yapìsì
Çekirdek
Zorunlu Ekler
Ìhtiyari Ekler
Ticaret ünvanì, çekirdek ve eklerden olusur. Çekirdek, ünvanda bulunmasì zorunlu olan ve
kanunla belirlenmis olan bir unsurdur. Gerçek kisilerde çekirdek, isimden olusur. Ekler ise zorunlu ve
istege baglì olarak ikiye ayrìlìr.
Ünvanìn Tescili Ìçin Aranan Sartlar
? Yenilik olmalì
Bu yenilikten anlasìlmasì gereken mutlak yenilik midir yoksa nisbi bir yenilik midir? Bir kelime ünvana
yerlestirilecekse, o kelime daha önce hiçbir unvanda kullanìlmamìs olmalìdìr deniyorsa, burada
kastedilen mutlak yeniliktir. Böyle bir zorunluluk aranmìyorsa nisbi yenilik ilkesi kabul ediliyor demektir.
Burada kastedilen mutlak yenilik olamaz. Zira, kanun koyucu burada haksìz rekabeti önlemek
istemektedir. Ayrìca mutlak yenilik ilkesi kabul edilirse, bazì kelimeler birilerinin tekelinde olabilecektir.
Bu nedenle nisbi yenilik ilkesi uygulanmalìdìr. Yargìtay kararlarìna göre de aranmasì gereken, sektör
bazìnda yenilik, yani, nisbi yeniliktir. Nisbi yenilikte, unvan, ayìrt edici eklerle birlikte, baska bir
sektörde de kullanìlabilmektedir.
? Kullanma Amacì
Kisi, kullanmayì düsünmedigi bir ünvanì, sìrf baskasìnìn kullanmasìnì önlemek için kullanamaz.
Sadece bir tane unvan kullanìlabilir. Baska bir ünvanìn tesciline izin verilmez.
24
Unvan Çesitleri (TTK m.43 vd.)
Gerçek kisiler ve tüzel kisiler için ayrì unvan çesitleri düzenlenmistir.
Gerçek Kisiler
Gerçek kisilerin ünvanlarìnda kural, sicil bölgesi içinde korumadìr. Ìstisnasì ise, tanìnmìs bir unvan
olmasì durumunda, sicil bölgesi dìsìnda da korunabilmesidir.
Gerçek kisilerin ünvanlarì, adlarìnìn aynìsìdìr.
Ahmet Gün
Karìsìklìgì önlemek için bu ünvana ekler (zorunlu / ihtiyari) takìlabilir.
Ahmet Gün Tuhafiye
Ahmet Gün ve Ortaklarì
Ahmet Gün ve Halefleri
Partìnalì Ahmet Gün
Ìltibasì önlemeye yönelik eklere, zorunlu ekler denir. Eger bir karìsìklìk durumu yoksa, yine de ek
kullanìlabilir. Bu durumda ihtiyari ek söz konusu olur. Mesela, bir kelime çok tanìnmìs bir duruma
gelmisse, diger tüm sektörlerde de kullanìmì yasaklanabilir. Örn; Ülker Gìda Sektörü. Burada mutlak
yenilik vardìr. Diger sektörler dahi Ülker ismini kullanamaz. Ülker Otomotiv diye bir isletme olamaz.
Tüzel Kisiler
a- Kollektif Sirket : Asgari, oraklardan birinin adì ve soyadì ile sirketi ve nevini gösteren ibareden
olusur.
Kerim Kadìrga Kollektif Sirketi
Ünvana ek takìlabilir.
Kerim Kadìrga ve Ortaklarì Kollektif Sirketi
Kerim Kadìrga Unlu Mamuller Kollektif Sirketi
Tüzel kisilerin ticaret ünvanlarì, tüm Türkiye çapìnda korunur.
b- Komandit Sirket : Asgari, ortaklardan bi ri ni n adì ve soyadì i l e si rketi ve nevi ni gösteren
ibareden olusur.
Makbule Maral Adi Komandit Sirketi
Arzu Güvenç Paylì Komandit Sirketi
Bu ünvana ekler takìlabilir.
Makbule Maral ve Ortaklarì Adi Komandit Sirketi
Kerim Kadìrga Unlu Mamuller Paylì Komandit Sirketi
Sahìs sirketlerinde mutlaka bir ortagìn adì ve soyadì ünvanda yer almalìdìr.
c- Anonim Sirket : Ayìrìcì ek, isletme konusu ve "anonim sirket¨ ibaresinden olusur. Ancak,
kanun, ayìrìcì eki belirtmemistir.
Lassa Lastik Sanayi ve Ticaret Anonim Sirketi (Anonim Ortaklìgì)
Çukurova Holding Anonim Sirketi
Asya Katìlìm Bankasì A.S. (Asya Finans A.S.)
Global Menkul Degerler A.S.
Türkiye Ìs Bankasì A.S.
Anadolu Sigorta A.S.
Gerçek kisinin adì ünvanda yer alìyorsa, sirketi ve nevini gösteren ibare açìk yazìlmalìdìr.
Kazìm Kuru Lokantacìlìk Anonim Sirketi
Zekeriya Beyaz Tavukçuluk San. Ve Tic. Anonim Sirketi
Sanayi ve Ticaret Bakanlìgì'nìn uygulamasìna göre, bir sermaye sirketinin ünvanìnda azami üç tane
isletme konusuna yer verilebilir. Örn; Lassa Lasti k, Turi zm ve Petrol A.S. Bu husus, kanunda
yazmamaktadìr. Ama bakanlìk üçten fazla isletme konusunu bulundugu ünvanlarì tescil etmemektedir.
d- Limited Sirket : Ayìrìcì ek, isletme konusu ve 'Limited Sirket' ibaresinden olusur.
Onlar turizm Ltd. Sti.
Gerçek kisinin adì ünvanda yer alìyorsa, sirketi ve nevini gösteren ibare açìk yazìlmalìdìr.
Sinem Kalkan Otomotiv San. Ve Tic. Limited Sirketi
Uygulamada isetme konusu pek kullanìlmaz. Örn; Selin Gìda Sanayi A.S. denilmez, onun yerine Selin
A.S. denir. Bunun hukuki ve cezai müeyyideleri vardìr.
25
BÌLGÌ : Yeni TTK tasarìsì gerçek ki si ünvanl arìyl a tüzel ki si ünvanl arìnìn korunmasì
arasìndaki farklarì ortadan kaldìrmaktadìr. Tasarìnìn yasalasmasìndan sonra tüm
ünvanlar Türkiye çapìnda korunacaktìr.
e- Kooperatifler : Ayìrìcì ek, isletme konusu ve 'kooperatif' ibarelerinden olusur.
Sema Yapì Kooperatifi
S.S. Kervan Tüketim Koop.
Mevcut TTK'ya göre, 'kooperatif' denilmesi yeterlidir. Ancak tasarìya göre 'kooperatif sirketi' denilmesi
zorunlulugu getirilmektedir.
f- Ticari Ìsletme Ìsleten Tüzel Kisi ve Dernekler : Unvan, adlarìnìn aynìdìr.
Kìzìlay
Makine Kimya Endüstrisi Kurumu
Galatasaray Spor Kulübü
g- Donatma Ìstiraki : Müsterek donatanlardan en az birinin ad ve soyadì veya deniz ticaretinde
kullanìlan geminin adì ile donatma istiraki ibaresinden olusur.
Barbaros Donatma Ìstiraki
Nurgül Taze Donatma Ìstiraki
h- Subeler : Merkezin ticaret ünvanìnì, sube olduklarìnì belirterek kullanìrlar.
T.C. Ziraat Bankasì A.S. Konya Subesi
Merkez Magazacìlìk A.S. Nalçacì Subesi
BÌLGÌ : Ticaret ünvanì devredilirken, ticari isletme de mutlaka devredilmelidir. Unvan, tek
basìna devredi l emez. Ancak, ti cari i sl etmeyi devrederken, ünvanì da devretme
zorunlulugu yok. Dilersek, devretmeyebiliriz.
Ticaret Ünvanìna Tecavüz ve Ünvanìn Korunmasì
Ticaret ünvanìnì korumak için öncelikle, tescilli olup-olmadìgìna bakìlìr. Ünvan tescilliyse,
TTK'daki, ticaret ünvanìnì koruyan hükümlerden faydalanabiliriz. Degilse, ancak haksìz rekabet
hükümlerine göre çözümlenir.
Ancak, gerçek kisiler için ticaret ünvanì, tescilli olsa da sadece sicil bölgesi içerisinde TTK
hükümlerinden faydalanabilir. Sicil bölgesi dìsìndaysa haksìz rekabet hükümleri uygulanìr. Ayrìca
seçim hakkì da vardìr, sicil bölgesi içinde de olsa ÷veya unvan tescilliyse- istenirse, TTK hükümleri
yeri ne, haksì z rekabet hüküml eri nden f aydal anì l abi l i r. Ancak, haksì z rekabet hüküml eri ni n
uygulanabilmesi daha zordur. Zira, haksìz rekabetin varlìgìnì ispatlama zorunlulugu vardìr. Bunun için
de ya bir zarar olmalì, ya da bir zarar tehlikesinin mevcut olmasì gereklidir. Oysa ki ticaret ünvanìnì
koruyan TTK'daki hükümlerin uygulanmasìnda bir ispat yükümlülügü yoktur.
Tüzel kisilerde unvan, tescilliyse, tüm Türkiye çapìnda koruma saglar. Gerçek kisi tacirler
açìsìndan iki istisnasì var: Turizm acentalarì ve seyahat acentalarì. Bunlar gerçek kisi tacir olsa dahi,
ünvanlarì tüm Türkiye'de koruma altìndadìr.
TTK' daki hüküml er uygul andìgìnda, tecavüzün durdurul masìnì, si ci l den si l i nmesi n ve
olusmussa zararìn tazmini istenebilir.
ÌSLETME ADÌ
Ìsletme adì, ticari isletmeleri birbirinden ayìrmaya yarayan addìr. Ticaret ünvanì ile isletme adì
arasìnda su farklar bulunur:
? Ticaret ünvanìnì sadece tacirler kullanabilir. Bu, aynì zamanda bir zorunluluktur. Ìsletme
adì i se ihtiyaridir. Kullanìp-kullanmamak serbesttir. Ancak kullanìlmasì durumunda tescil
ettirilmesi zorunludur. Ayrìca, isletme adìnì sadece tacirler degil, esnaflar da kullanabilir.
? Ticaret ünvanì ancak ticari isletmeyle birlikte devredilebilirken, isletme adlarì tek basìna da
devredilebilir.
Ayrìca, isletme adìnìn korunmasìyla ilgili olarak, ticaret ünvanìnìn korunmasìyla ilgili hükümlere atìf
yapìldìgìndan, isletme adìnìn korunmasìnda, ünvanìn korunmasìna iliskin TTK hükümleri kìyasen
uygulanacaktìr.
26
_________________________________________________________________ÌÌ. Dönem________
MARKA
Türkiye'de Marka Mevzuatìnìn Tarihi
? 20 Temmuz 1871 tarihli Alamet-i Farika Nizamnamesi
? 12 Mart 1965 tarih ve 551 sayìlì Markalar Kanunu
? 27 Haziran 1995 tarih ve 556 sayìlì Markalarìn Korunmasì Hakkìnda K.H.K.
Ayrìca, su an yeni bir Markalar Kanunu taslagì vardìr.
Marka : Bir tesebbüsün mal veya hizmetlerini baska tesebbüsün mal veya isaretlerinden ayìrt etmeyi
saglayan isarettir.
Kisi adlarì dahil, özellikle sözcükler, sekiller, harfler, sayìlar, renk kombinasyonlarì veya bütün
bu isaretlerin kombinasyonlarì marka olabilir. Tek bir harf veya rakam marka olamaz. Mesela, "R¨ bir
marka olamaz. Rakam veya harf gruplarì ise olabilir. Mesela, "THY¨. Ancak degisik bir sekil verilirse,
tek bir harf de marka adì olabilir. Örnegin; Halk Bankasì'nìn "H¨ harfi. Aynì sekilde, renkler de
münferiden degil, renk gruplarì seklinde marka olabilir.
Bunlarìn dìsìnda, tartìsmalì birtakìm durumlar da vardìr. Mesela, sesler, kokular gibi. Örnegin;
Aygaz cingìlì, nokia açìlìs melodisi gibi. Ancak ses ve kokular marka olarak henüz ülkemizde tescil
edilemiyor. Bunun nedeni teknik yetersizliklerdir. Tatlar ise formüle edilemediginden, marka olarak
tescil edilemez.
Ìki boyutlu ve bazen de üç boyutlu sekiller de marka olarak tescil edilebilmektedir.
Marka Üç Çesittir:
1. Ferdi Marka Mülkiyeti : Bir tek ferde veya istirak halinde birkaç kisiye ait olan markadìr.
? Ticaret Markasì : Ticari bir malìn üzerine konulmus, malì, diger ticari mallardan ayìrt
etmeye yarayan markadìr. Eti, sony.
? Hizmet Markasì : Bir hizmete ait olan ve bu hizmeti diger hizmetlerden ayìrt etmeye
yarayan markadìr. THY, Kontur.
2. Garanti Markasì : Bir tek sahibi olan markadìr. Sahibi yerel ya da milletlerarasì olabilir.
Garanti markasì, aynì anda baska bi r markayl a bi rl i kte kul l anìl abi l i r. Ancak, o markanìn
standartlarìna uymak zorundadìr. Mesela, nike esofmandaki TSE damgasì, ÌSO9001, ÌSO9002
markalarì gibi.
3. Ortak Marka : Birden fazla sahibi olan markadìr. Her sahip, digerlerinden bagìmsìz
olarak markayì kullanabilir. Ancak, bu kullanìm, aralarìndaki yönetmelige uygun olarak kullanìlmak
zorundadìr. Bunun Türkiye'deki örnegi TARÌS'tir. Taris Üzüm, Taris Zeytin.
Kararname ve tüm mevzuat ferdi markalar üzerine kurulmustur. Garanti markasì ve ortak marka
istisnaidir.
Markanìn Fonksiyonlarì
? Ayìrt edicilik fonksiyonu
? Kaynak gösterme fonksiyonu (mesela, 'bu mal, Ülker tarafìndan üretilmistir' gibi)
? Kalite fonksiyonu
? Reklam ve tanìtìm fonksiyonu (bilinçaltìna hitap etmeye elverisli, zihinde kalabilen, telaffuzu
Kol ay i si ml er ol mal ì . Bu nedenl e, ürünün hi t ap et t i gi ki t l e
önemlidir. Mesela, çocuklara hitap eden bir markanìn ismi tipitip,
lolipop gibi kelimelerden olusmalì.)
Marka Hakkì Nasìl Elde Edilir?
565 sayìlì Markalarìn Korunmasì Hakkìnda K.H.K. hükümlerine dayanarak yapìlacak tescille elde
edilir. Ancak tek yol bu degildir. Haksìz rekabet hükümlerine göre de markanìn korunmasì saglanabilir.
Ancak bu yeterli bir koruma saglamamaktadìr. Markanìn tescil edilerek korunmasìnìn süresi 10 yìldìr.
Bu süre dolunca yeniden harç ödenerek, 10 yìl daha tescil edilebilir. Marka, mal üretildigi müddetçe
tescil edilebilir. Yurt dìsìnda, 100-150 yìllìk markalar vardìr.
Koruma iki türlü olur: Cezai ve hukuki. Cezai korumaya para ve hapis cezasì, ticaretten men, tecavüz
konusu mallarìn ticaretten alìkonulmasì, mallarìn üretildigi makinelere el konulmasì gibi cezalar girer.
Hukuki koruma ise, maddi ve manevi tazminatla saglanìr.
27
Markanìn Reddi Ìçin Mutlak Nedenler (565 sayìlì KHK m.7)
Enstitüde iç incelemenin bitmesinden sonra bu asamaya geçilir. Mutlak red nedenleri kamusal nitelik
tasìr. Bunlar söyle sayìlabilir:
a) Ayìrt edici özelligi olmayan isaretler marka olarak tescil edilemez. Herkesin kullanìmìna açìk
geometrik sekiller, özel olarak tasarlanmamìs bir harf, rakam veya düz bir çizgi marka olarak tescil
edilemez.
A, X, L, 7 bir marka olarak tescil edilemez. Ya da fìrça üreten bir firma için, fìrça sekli marka
olarak tescil edilemez. Zira ayìrt edici degildir. Her bir fìrça üreticisi bu sekli kullanabilir.
b) Aynì türdeki veya aynì mal ve hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmis veya daha önce tescil için
basvurusu yapìlmìs bir marka ile aynì veya ayìrt edilemeyecek kadar aynì olan isaretler marka olarak
tescil edilemez.
Tescilli Marka Reddedilmesi Gereken Marka
Bunlarìn alanlarì aynìysa ikinci marka reddedilmeli. Alanlarì farklìysa bir sorun yoktur.
Burada, mesela, her ikisi de jean üretiyorsa, ikinci marka tescil edilemez. Ancak, ilk marka bir
konserve markasì, digeri jean markasìysa, tescil edilebilir. Yani, önemli olan, alanlarìnìn farklì
olup-olmadìgìdìr.
c) Mal veya hizmet için cins, çesit, vasìf, kalite, amaç, deger, miktar, çografi kaynak gösteren veya
diger karakteristik özelliklerini belirten isaretler marka olarak tescil edilemez. Mesala;
Gìda alanìnda "dogal¨ kelimesi,
Boya " "beyaz¨ kelimesi,
Kova için "plastik¨kelimesi
Kumas alanìnda "ipek¨ kelimesi,
Takìlar için "altìn¨ kelimesi,
Yag " "katì¨ kelimesi, tescil edilemez.
Yine burada da, sìnìflarì farklì ise, tescile bir mani yoktur.
d) Ticaret alanìnda herkes tarafìndan kullanìlabilen veya bir meslek, sanat veya ticaret grubuna
mensup olanlarì ayìrt etmeye yarayan isaretler marka olarak tescil edilemez.
Para, Doktor, Sanayi, Top Merkezi, Fatura ibareleri, bu meslek grubundan olan herkes
tarafìndan kullanìlabileceginden marka olarak tescil edilemez.
e) Malìn özgün dogal yapìsìndan ortaya çìkan sekilleri içeren isaretler marka olarak tescil edilemez.
Mesela, portakalìn sekli, bir marka olamaz.
f ) Mal veya hizmetin niteligi, kalitesi, üretim yeri, cografi kaynagì gibi konularda halkì yanìltacak
nitelikteki isaretler, marka olarak tescil edilemez.
28
Türkiye'de üretilen bir mal için "Queen. Made of Germany¨ gibi bir ifade kullanìlamaz. Ya da et
ürünleri için "YMS Seker¨ ifadesi de kullanìlamaz.
g) Devletlere ait arma, bayrak ve diger hükümranlìk belirtileri, beynelmilel örgütlerin kìsaltmalarì veya
ülkelerin koruma altìna alìnmasìnì istedikleri ve WÌPO (Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü) tarafìndan
belirlenmis isaretler marka olarak tescil edilemez.
NASA gibi.
h) Kamuoyunu ilgilendiren tarihi, kültürel degerler bakìmìndan halka mal olmus isaretler.
M. K. Atatürk, Mevlana, Nasrettin Hoca, Truva Atìnìn sekli, Sultanahmet Camii'nin biçimi.
ì) Sahibi tarafìndan izin verilmeyen tanìnmìs markalarla, aynì veya ayìrt edilemeyecek kadar aynì olan
isaretler de marka olarak tescil edilemez. Bunlarìn herhangi bir ülkede tescili de gerekmez.
i) Dini deger ve sembolleri içeren isaretler marka olarak tescil edilemez.
Ya da mesel a Sul tanahmet Cami i ' ni n sekl i , Ìnci l ,
Kâbe, Vatikan, Ayet-el Kürsî de marka olarak tescil edilemez.
j) Kamu düzenine ve genel ahlâka aykìrì isaret ve semboller de marka olarak tescil edilemez.
PKK bir marka olarak tescil edilemez.
Ìsviçre Yüksek Mahkemesi'nin bu konuda bir kararì vardìr. Mahkeme, gebeligi önleyici bir hap
için kullanìlan "tasasìz gelecek¨ ifadesinin tescilini reddetmistir.
Enstitü Kararlarìna Ìtiraz
Enstitü kararlarìndan zarar gören kisiler, red veya kìsmi red kararlarìnìn bildiriminden itibaren 2
ay içinde enstitüye itiraz edebilirler. Ìtiraz üzerine verilecek yeni karara karsì da 2 ay içinde dava hakkì
vardìr. Ayrìca, ilan iliskin itirazlarda da ilan tarihinden itibaren 3 ay içinde itiraz edilebilmektedir.
Nisbi Red Nedenleri
Daha çok kisisel hukuka, maddi menfaatlere iliskin red nedenleridir. Mutlak red nedenlerinden farklì
olarak, mutlaka bir itirazìn yapìlmìs olmasì gerekir. Enstitü, mutlar red nedenlerinde oldugu gibi
kendiliginden arastìrma yapmaz. Bunlar söyle sayìlabilir:
a) Marka ve mal benzerligi
b) Karìstìrìlma ihtimali
c) Eskiye dayalì tescilsiz kullanìm
d) Tanìnmìs markalarìn benzerlerinin kullanìmì yoluyla haksìz rekabet olusturulmasì.
e) Telif haklarì
gibi konularda, itiraz edildigi takdirde enstitü tarafìndan inceleme yapìlìr. Eger nisbi red nedenleri
açìsìndan bir ihlal yaratìyorsa, marka tescil edilmez.
Markanìn Kullanìlmasì
Marka sahibi, markanìn ayìrt edici karakterlerini degistirerek veya farklì unsurlarla birlikte
kullanìrsa veya markanìn kullanìmìna 5 yìl süreyle ara verilirse, itiraz üzerine marka iptal edilir.
Marka devredilebilir ve miras yoluyla intikal edebilir, lisans, rehin, haciz, teminat gibi hukuki
islemlere konu olabilir. Bunlar, basvuru islemleri için de geçerlidir.
29
Markanìn Sona Ermesi
? Koruma süresi olan 10 yìl sona erer ve tescil yenilenmezse marka sona erer.
? Sahibinin hakkìndan vazgeçmesiyle de marka sona erer.
? Mahkemece markanìn hükümsüzlügüne karar verilmesi halinde de marka sona erer.
Uluslararasì Tescil
Marka tescilinde ülkesellik prensibi geçerlidir. Yani, hangi ülkede koruma istiyorsak, markayì
orada da tescil ettirmeliyiz. Uluslar arasì bir tescil bürosu yoktur. Bunun tek istisnasì, dünyaca tanìnmìs
markalar olup, bunlarìn tescile ihtiyacì yoktur.
Uluslar arasì tescil 3 sekilde yapìlabilir:
1. Tescili istenen markanìn hangi ülkelerde koruma altìna alìnmasì isteniyorsa, tek tek ülke bazìnda
tescili yapìlìr. Bu yol, çok zahmetli ve masraflìdìr.
2. Madrid Protokolü'ne göre, marka, bir ülkede tescilliyse, o ülkenin patent enstitüsü, protokole üye
diger ülkede marka için basvuru yapabiliyor. Bunun için marka sahibi, kendi ülkesindeki enstitüye
gerekli belgelerle ve harcìnì yatìrarak basvurur ve bundan sonraki asamalarì enstitü takip eder.
3. Son olarak, Avrupa Toplulugu sìnìrlarì dahilinde tek bir marka da korunabilmektedir. Birlige üye 25
ül kede marka korunmaktadìr, buna Topl ul uk Markasì (CTM) deni r. Bunun i çi n tek ensti tü
Ìspanya'dadìr.
HAKSÌZ REKABET HUKUKU
Rekabet, toplum, isletmeler ve fertler için önemlidir. Anayasada rekabetin faydalì oldugu ve
rekabet ortamìnì devletin olusturmasì gerektigi belirtilmistir. Haksìz rekabeti önlemek görevi de devlete
aittir. Haksìz rekabet TTK'da m.56 vd. düzenlenmistir.
Rekabetin Bozulmasì Halleri 2 Türlüdür:
1- Bir isletmenin diger isletmeleri rekabet dìsì etme çabalarì (TTK'da düzenlenmistir). Mesela, bir
otomobil firmasìnìn, diger bir otomobil firmasìnì kötülemesi durumu.
2- Halkì rekabet dìsì etme çalìsmalarì. Bu ise, 1994 tarih ve 4077 sayìlì Rekabetin Korunmasì
Hakkìnda Kanun' da düzenl enmi sti r. Burada, bi rden fazl a si rketi n rekabet etmeme hususunda
anlasarak, piyasayì belirlemeleri durumu söz konusudur. Bu da rekabet ortamìnì bozucu bir durumdur.
Haksìz Rekabetin Unsurlarì (TTK m.56)
? Yapìlan hareket iyiniyet kurallarìna aykìrì olmalìdìr.
? Bu hareket sonucu zarar veya zarar tehlikesi olusmalìdìr. Yani, bu hareket, iktisadi rekabet
ortamìnì bozucu sekilde olmalìdìr.
? Zarar ile hareket arasìnda illiyet bagì olmalìdìr.
Örn : Bir isletme, diger bir isletmeyi kötülemek için gazeteye ilan verdi. Kötülenen isletmenin sahibi
bu ilanì okudu ve kalp krizi geçirerek öldü. Burada illiyet bagì yoktur.
TTK m.57'de hangi davranìslarìn iyiniyet kurallarìna aykìrì oldugu sayìlmìstìr. Bu sayìm
tahdidi degildir. Tasarì ile de bu haller genisletilmektedir. M.57'deki haller sunlardìr:
1. Baskalarìnì veya onlarìn emtiasìnì, is mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari islerini yanlìs,
yanìltìcì veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla kötülemek.
Bu bent, kötüleme bendidir. Buradaki kötüleme, yanlìs, yanìltìcì ve gereksiz yere inciticidir. Bu
kötüleme, haklìlìk payì tasìyorsa, ortada haksìz rekabete iliskin bir durum yoktur.
2. Baskasìnìn ahlâkì veya mali iktidarì hakkìnda hakikate aykìrì malumat vermek.
Mesela, "A Bankasì batìyormus, ödemelerini zor yapìyormus¨ seklinde haberlerin yayìlmasì
haksìz rekabet olusturur.
3. Kendi sahsi durumu, emtiasì, is mahsulleri, ticari faaliyeti veya ticari isleri hakkìnda yanlìs
veya yanìltìcì malumat vermek veyahut üçüncü kisiler hakkìnda aynì sekilde hareket etmek
suretiyle rakiplerine nazaran onlarì üstün duruma getirmek.
30
Kendi mamulleri için, sahip olunmayan özellikleri sanki varmìs gibi aksettirmek. Mesela;
"mamul ümüzde kol est erol yokt ur¨ deni l di gi nde sanki di ger mamul l erde varmì s gi bi
anlasìlabileceginden, bu durum haksìz rekabet olusturur.
4. Paye, sahadetname veya mükâfat olmadìgì halde bunlara sahipmisçesine hareket ederek
müstesna kabiliyete malik bulundugu zannìnì uyandìrmaya çalìsmak veya buna müsait olan
yanlìs unvan yahut mesleki adlar kullanmak.
Mesela, yurt dìsìnda sahte bir yerden belge alìp, kendi ürünlerini üstün gösterme durumunda,
haksìz rekabet olusur.
5. Baskasìnìn emtiasì, is mahsulleri, faaliyeti veya ticari isletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye
çalìsmak veya buna müsait bulunan tedbirlere basvurmak, hususiyle baskasìnìn haklì olarak
kullandìgì ad, unvan, marka, isaret gibi tanìtma vasìtalarìyla iltibasa meydan verebilecek
surette ad, unvan, marka, isaret gibi tanìtma vasìtalarì kullanmak veyahut iltibasa meydan
veren mallarì, durumu bilerek veya bilmeyerek satìsa arz etmek veya sahsi ihtiyaçtan baska
her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak.
Bu da iltibasì düzenleyen benttir. Ìltibas, karìsìklìk meydana getirerek bir baskasìnìn müsteri
kitlesinden haksìz rekabet suretiyle yararlanmaya çalìsmaktìr. Mesela, piyasada "tipitip¨ marka
sakìz varken "cincin¨ markasìyla yeni bir sakìz üretmek haksìz rekabete yol açabilir. Çünkü,
çocuklar, iki ismi birbirine karìstìrabilir.
6. Üçüncü kisilerin müstahdemlerine, vekillerine veya diger yardìmcìlarìna, onlarì vazifelerini
ihlâle sevk etmek suretiyle kendisine veya baskasìna menfaatler saglamaya elverisli olacak
surette, müstehak olmadìklarì menfaatler temin veya vaad etmek.
Yardìmcìlarìn ifa bendidir. Mesela, rakip isletmenin çalìsanlarìnì kandìrmak ve satìn almak.
7. Müstahdemleri, vekilleri veya diger yardìmcì kimseleri igfal suretiyle istihdam edenin veya
müvekkillerinin imalat veya ticaret sìrlarìnì ifsa ettirmek veya ele geçirmek.
Mesela, yardìmcìlardan imalat veya ticaret sìrlarìnì ögrenmek.
8. Hüsnüni yet kai del eri ne aykìrì bi r seki l de el de etti gi veya ögrendi gi i mal at veya ti caret
sìrlarìndan haksìz yere faydalanmak veya onlarì baskalarìna yaymak.
Baskasìnìn ticaret sìrlarìndan faydalanma ve yayma bu bentte düzenlenmistir. Ìyiniyete aykìrì
olarak elde edilen ticaret sìrlarìnì kullanmak haksìz rekabet olusturur.
9. Hüsnüniyet sahibi kimseleri igfal edebilecek surette hakikate aykìrì hüsnühal ve iktidar
sahadetnameleri vermek.
Ìyiniyetli kimseleri kandìracak sekilde iyi hal göstermek.
10. Rakipler hakkìnda da cari olan kanun, nizamname, mukavele yahut mesleki veya mahalli
adetlerle tayin edilmis bulunan is hayatì sartlarìna riayet etmemek.
Mevzuata uymamak. Mesela, isçilerin çalìsma saatlerini kanuna aykìrì sekilde uzatmak.
Haksìz Rekabetin Hukuki ve Cezai sonuçlarì
Hukuki Sonuçlarì (TTK m.58)
1. Tespit davasì (burada istisnai olarak eda davasì açìlabilecekken bile tespit davasì açìlabilir)
2. Men davasì
3. Ref davasì
4. Maddi tazminat
5. Manevi tazminat
Ìlk üç davanìn açìlabilmesi için failin kusurlu olmasì gerekmezken, maddi ve manevi tazminat
davalarìnìn açìlabilmesi için failin kusuru sarttìr. Ìlk üç davaya kusur gerektirmeyen haksìz rekabetin
önlenmesi davalarì, maddi ve manevi tazminat davalarìna ise, kusur gerektiren haksìz rekabetin
önlenmesi davalarì denir.
Devam eden haksìz rekabeti önlemek için men davasì açìlìr. Haksìz rekabet gerçeklesmisse
ve de gerçeklesen durum eski haline çevrilmek isteniyorsa, ref davasì açìlìr. Uygulamada ise bu iki
dava birlikte açìlmaktadìr. Men, ref, maddi ve manevi tazminat davalarì uzun sürmektedir. Bu
31
nedenle, bu tür davalarda, henüz davanìn basìndayken ihtiyati tedbir istenir. Mahkeme, talebi haklì
görürse, tedbire de karar verir.
Bu davalarda, davacìlar; 1-haksìz rekabete maruz kalan kisiler, 2-müsteriler veya 3-üyelerinin
iktisadi menfaatlerini korumaya yetkili bulunan mesleki veya iktisadi birlikler olabilir. Müsterilerin bu
davalarì açabilmeleri için bir zarar tehlikesi yeterli olmaz, ayrìca zarar görmüs olmalarì sartì da aranìr.
Ayrìca, üyelerinin menfaatlerini korumak için yetkili kuruluslar sadece tespit, men ve ref davalarìnì
açabilirler. Maddi ve manevi tazminat davalarìnì açamazlar.
Davalìlar ise; 1-haksìz rekabeti gerçeklestiren sahìs, 2-rakip dìsìndaki failler, 3-istihdam
edenler (men, ref ve tespit davalarì açìlabilir TTK m.59), 4-basìn (TTK m.60).
Haksìz rekabet basìn yayìn yoluyla islenmisse, yazì veya ilan sahibi aleyhine men, ref ve
tespit davalarì açìlabilir. Ancak; yazì veya ilan, yazì sahibinin veya ilan verenin haberi olmadan ya da
rìzalarì olmadan yayìnlanìrsa; veya çesitli sebepler nedeniyle yazì sahibi veya ilan veren hakkìnda
Türk mahkemelerinde dava açmak mümkün degilse, bu davalar: a)yazì isleri müdürüne, b)ilan servisi
sefine, c)genel yayìn yönetmenine ve d)matbaacìya karsì da açìlabilir. Bu sìralamaya uyulur. Ancak,
bunlardan herhangi biri kusurluysa, buna karsì da bu davalar açìlabilir. Davayì açan, hükmün ilanìnì da
talep edebilir (TTK m.61).
TTK m.62' de zamanasìmì düzenl enmi sti r. Bu maddeye göre, bu daval ar, bu hakl arìn
dogumunun ögrenildigi günden itibaren 1 yìl ve her halde hakkìn dogumundan itibaren 3 yìl geçmekle
zamanasìmìna ugrarlar. Ìstisnai olarak men davalarìnda zamanasìmì islemez. Çünkü fiil devam
etmektedir. Ancak dava hakkì olan taraf dava açmamìs, bile bile sessiz kalmìssa, aradan belli bir
zaman geçtikten sonra dava açamaz. Zira bu hak sìnìrsìz degildir.
Rekabet Sìnìrlamalarì Hukuku
REKABETÌN KORUNMASÌ HAKKÌNDA KANUN MADDE 1' E GÖRE, BU KANUNUN AMACÌ: "Bu
Kanunun amacì, mal ve hizmet piyasalarìndaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kìsìtlayìcì anlasma,
karar ve uygulamalarì ve piyasaya hakim olan tesebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmalarìnì
önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasìnì saglamaktìr.¨
Kanunda Düzenlenmis Yasaklar 3 Gruptur:
1. Kartel l esme amacìnì tasìyan anl asmal ar, kararl ar ve uyuml u eyl eml er yasaktìr. Bunl ara
uygulanacak müeyyide geçersizliktir.
2. Hakim gücün kötüye kullanìlmasì yasaktìr.
3. Hakim güç olusturma ve bunu kötüye kullanma yasaktìr. Bunlara uygulanacak müeyyide hukuka
aykìrìlìktìr.
1. Kar t el l esme Amacì nì Tasì yan Anl asmal ar : Kartel, kavram olarak, tekellesme demektir.
Tekellesme belirtisi tasìyan anlasmalar, kararlar hukuka aykìrì ve yasaktìr. Yapìlan uyumlu eylem,
rekabeti tamamen ortadan kaldìrma amacìnì tasìmayabilir. Rekabeti kìsmen de olsa sìnìrlandìrabilir.
Bu durumda kartel l esme amacì ol madìgì söyl enemez. RKHK m.4' te düzenl enmistir. Bu haller
sayìlanlarla sìnìrlì degildir:
"a) Mal veya hizmetlerin alìm ya da satìm fiyatìnìn, fiyatì olusturan maliyet, kar gibi unsurlar ile
her türlü alìm yahut satìm sartlarìnìn tesbit edilmesi,
b) Mal veya hi zmet pi yasalarìnìn bölüsülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarìnìn veya
unsurlarìnìn paylasìlmasì ya da kontrolü,
c) Mal veya hi zmeti n arz ya da talep miktarìnìn kontrolü veya bunlarìn piyasa dìsìnda
belirlenmesi,
d) Rakip tesebbüslerin faaliyetlerinin zorlastìrìlmasì, kìsìtlanmasì veya piyasada faaliyet
gösteren tesebbüslerin boykot ya da diger davranìslarla piyasa dìsìna çìkartìlmasì yahut piyasaya yeni
gireceklerin engellenmesi,
e) Münhasìr bayilik hariç olmak üzere, esit hak, yükümlülük ve edimler için esit durumdaki
kisilere farklì sartlarìn uygulanmasì,
f) Anlasmanìn niteligi veya ticari teamüllere aykìrì olarak, bir mal veya hizmet ile birlikte diger
mal veya hizmetin satìn alìnmasìnìn zorunlu kìlìnmasì veya aracì tesebbüs durumundaki alìcìlarìn
talep ettigi bir malìn ya da hizmetin diger bir mal veya hizmetin de alìcì tarafìndan teshiri sartìna
baglanmasì ya da arz edilen bir mal veya hizmetin tekrar arzìna iliskin sartlarìn ileri sürülmesi,
Bir anlasmanìn varlìgìnìn ispatlanamadìgì durumlarda piyasadaki fiyat degismelerinin veya arz
ve talep dengesinin ya da tesebbüslerin faaliyet bölgelerinin,rekabetin engellendigi, bozuldugu veya
32
kìsìtlandìgì piyasalardakine benzerlik göstermesi, tesebbüslerin uyumlu eylem içinde olduklarìna
karine teskil eder.
Ekonomik ve rasyonel gerekçelere dayanmak kosuluyla taraflardan her biri uyumlu eylemde
bulunmadìgìnì ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir.¨
Belli durumlarda, uyumlu eylemin varlìgì anlasìldìgìnda, haksìz rekabetin varlìgì karine olarak
kabul edilir. Bu durumda rekabetin bozulmadìgìnìn ispatì firmalara aittir.
2. Hakim Gücün Kötüye Kullanìlmasì : RKHK m.6'da düzenlenmistir. Buna göre: " Bir veya birden
fazla tesebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasìndaki hakim
durumunu tek basìna yahut baskalarì ile yapacagì anlasmalar ya da birlikte davranìslar ile kötüye
kullanmasì hukuka aykìrì ve yasaktìr.
Kötüye kullanma halleri özellikle sunlardìr:
a) Ticari faaliyet alanìna baska bir tesebbüsün girmesine dogrudan veya dolaylì olarak engel
olunmasì ya da rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin zorlastìrìlmasìnì amaçlayan eylemler,
b) Esit durumdaki alìcìlara aynì ve esit hak, yükümlülük ve edimler için farklì sartlar ileri
sürerek, dogrudan veya dolaylì olarak ayìrìmcìlìk yapìlmasì,
c) Bi r mal veya hi zmetl e bi rl i kte, di ger mal veya hi zmeti n satìn al ìnmasìnì veya aracì
tesebbüsler durumundaki alìcìlarìn talep ettigi bir malìn veya hizmetin, diger bir mal veya hizmetin de
alìcì tarafìndan teshiri sartìna baglanmasì ya da satìn alìnan bir malìn belirli bir fiyatìn altìnda
satìlmamasì gibi tekrar satìs halinde alìm satìm sartlarìna iliskin sìnìrlamalar getirilmesi,
d) Belirli bir piyasadaki hakimiyetin yaratmìs oldugu finansal, teknolojik ve ticari avantajlardan
yararlanarak baska bir mal veya hizmet piyasasìndaki rekabet kosullarìnì bozmayì amaçlayan
eylemler,
e) Tüketicinin zararìna olarak üretimin, pazarlamanìn ya da teknik gelismenin kìsìtlanmasì.¨
3. Bi rl esme veya Devral mal ar : RKHK m.7'de düzenleme altìna alìnmìstìr: ¨ Bir ya da birden fazla
tesebbüsün hakim durum yaratmaya veya hakim durumlarìnì daha da güçlendirmeye yönelik olarak,
ülkenin bütünü yahut bir kìsmìnda herhangi bir mal veya hizmet piyasasìndaki rekabetin önemli ölçüde
azaltìlmasì sonucunu doguracak sekilde birlesmeleri veya herhangi bir tesebbüsün ya da kisinin diger
bir tesebbüsün mal varlìgìnì yahut ortaklìk paylarìnìn tümünü veya bir kìsmìnì ya da kendisine
yönetimde hak sahibi olma yetkisi veren araçlarì, miras yoluyla iktisap durumu hariç olmak üzere,
devralmasì hukuka aykìrì ve yasaktìr.¨
Rekabet kurulu, birlesmelerin Rekabet Kanunu'nu ihlal edip-etmeyecegini degerlendirir. Dünya
çapìndaki birlesmeler de inceleme altìnda olur. Birlesme nedeniyle zarar görenler Rekabet Kurulu'na
itiraz ederler ve bu itiraz üzerine inceleme yapìlìr.
TÌCARÌ DEFTERLER
Defter tutmak, tacir açìsìndan hem bir zorunluluk hem de ihtiyaçtìr. TTK m.66, yaptìklarì
islemleri kontrol edebilmek için tacirlerin defter tutmasìnì zorunlu kìlmìstìr. M.66'da tacirlerin hangi
defterleri tutacagì düzenlenmistir. Bunun için, defteri tutacak tacirin nevine göre farklì düzenleme
getirilmistir. Buna göre:
Gerçek Kisi Tacir Tüzel Kisi Tacir Tüzel Kisiligi Olmayan Tic. Ìsletmeler
Yevmiye D. Yevmiye D. Yevmiye Defteri
Defteri Kebir Defteri Kebir Defteri Kebir
Envanter Defteri Envanter Defteri Envanter Defteri
Ì.M.Ö.G.D. Ì.M.Ö.G.D. ÌMÖGD (isletmesinin mahiyeti ve öneminin
gerektirdigi diger defterler)
Gerçek kisi tacirin isleri büyükse bu dört defterin hepsini tutmalìdìr. Eger ticari islerinin
kapsamì darsa, ilk üç defter yerine Ìsletme Defteri de tutabilir. Tüzel kisiler ve tüzel kisiligi olmayan
33
ti cari i sl etmel er i se i sl etme defteri tutamaz. Taci r, defter tutma yüküml ül ügünü bi r baskasìna
devredebilir. Ancak bir baskasìna devretse dahi sorumluluk yine kendisine aittir.
Yevmiye Defteri
TTK m.70' e göre, yevmiye defteri, kayda geçirilmesi icap eden muameleleri vesikalardan
çìkararak tarih sìrasìyla ve maddeler halinde tertipli olarak yazmaya mahsus defterdir. Mesela; tacir
mal satmìs ve karsìlìgìnda semen talep etmistir. Tüm bu islemler tarih sìrasìyla yevmiye defterine alt
alta kaydedilir.
TTK m.70/ÌV'e göre, yevmiye defterine geçirilecek kayìtlar haklì sebep olmaksìzìn 10 günden
fazla geciktirilemez.
Yevmiye defterinin tutulmasìnda açìlìs ve kapanìs olayì denilen sekil sartì vardìr. Yevmiye
defteri kullanìlmaya baslanmadan önce, notere götürülerek tasdik ettirilmek zorundadìr (açìlìs onayì).
Noter, defterin kaç sayfa oldugunu yazar. Defter bittikten sonra yine notere götürülür ve noter son
kaydìn altìna "görülmüstür¨ kaydì düser (kapanìs onayì).
Defteri Kebir
TTK m.71/Ì'e göre, defteri kebir, yevmiye defterine geçirilmis olan muameleleri buradan alarak
sistemli bir sekilde hesaplara dagìtan ve tasnifli olarak bu hesaplarda toplayan defterdir. Mesela,
satìl an mal l ar tari h sìrasìyl a yevmi ye defteri ne yazìl dì. Bu kayìtl ar yevmi ye defteri nde farkl ì
nevilerdedir. Bu neviler ait oldugu hesap türüne göre defteri kebire geçirilir.
Defteri kebir de açìlìs onayìna tabidir. Fakat kapanìs onayìna lüzum yoktur.
Envanter Defteri
TTK m.72/Ì'e göre, envanter defterine, isletmenin açìlìs tarihinde ve müteakiben her is yìlì
sonunda çìkarìlan envanterler ve bilançolar kaydolur. M.73'e göre, envanter çìkarmak; saymak,
ölçmek, tartmak ve degerlendirmek suretiyle bilanço günündeki mevcut, alacak ve borçlarì kati bir
sekilde ve müfredatlì olarak tespit etmektir. M.74'e göre, bilanço; envanterde gösterilen kìymet-lerin
tasnifi ve karsìlìklì olarak degerleri itibariyle tertiplenmis hûlasasìdìr.
Örn : Ìs yìlì sonunda yapìlan islemler ölçülür, tartìlìr ve bu kayìtlar envanter defterine kaydedilir.
Bu, envanter defterine kaydedilen hususlarìn özeti ise bilançodur.
Ìsletme Defteri
TTK m.76'da düzenlenmistir. Gerçek kisi tacir, genis isler yapmìyorsa, ilk üç defter yerine
sadece bu defteri tutabilir. Bu defterin sol tarafìna masraflar, sag tarafìna ise hasìlatlar yazìlìr.
Bir tacirin islerinin dar veya genis oldugu VUK m.176'ya göre belirlenir. Buna göre tacirler ikiye
ayrìlìr: 1. Birinci sìnìf tüccarlar, 2. Ìkinci sìnìf tüccarlar.
Birinci sìnìf tüccarlar bilanço esasìna göre, ikinci sìnìf tüccarlar ise isletme esasìna göre defter
tutarlar. Birinci ve ikinci sìnìf tacirler, VUK m.178 ve 179'da düzenlenmistir.
Karar Defteri
TTK m.78'de düzenlenmistir. Karar defteri, tüzel kisiler tarafìndan tutulan bir defterdir. Bir
sirkette genel kurul, ortaklar kurulu ve yönetim kurulu kararlarì, bu deftere kaydolunur. Toplantìda
bulunanlarìn ad ve soyadlarì, toplantì günü ve yapìlan oylama durumu karar defterinde gösterilir. Karar
defteri, açìlìs onayìna tabi olup, kapanìs onayìna tabi degildir.
Ì.M.Ö.G.D.
Her tacir, isletmesinin mahiyet ve önemini degerlendirip, hukuki düzenlemelere göre çesitli
defterler tutar. Mesela; VUK m.197'ye göre, birinci sìnìf tüccarlardan devamlì olarak imalat ile
ugrasanlar ayrìca bir de imalat defteri tutmak zorundadìrlar. Yine, TKK m.326'ya göre, anonim sirketler
pay defteri tutarlar.
Bu defterler de açìlìs onayìna tabi olup, kapanìs için bir onaya lüzum yoktur.
Ìhtiyari (Ìstege Baglì Olarak Tutulabilen) Defterler
Bunlar, herhangi bir kanuni zorunluluk olmamasìna ragmen, tacirin kendi istegiyle tuttugu
defterlerdir. Tacir, degisik gayelerle bu defterleri tutabilir. Mesela; alacak defteri ve cari hesap defteri,
bu tür defterlerdendir. Bunlar onaya tabi degildirler. Ancak, bu tür bir defter kullanìlmak isteniyorsa,
kullanmaya baslamadan önce, defterin tür ve niteligini gösteren bir beyanname ticaret sicil memuruna
verilmelidir.
34
Tacir, bütün bu defterleri, usulüne göre tutmak zorundadìr. Defter tutulmasìna dair genel ve
özel sekil sartlarìna uymalìdìr.
Genel Sekil Sartlarì:
1. Açìlìs onayì
2. Kapanìs onayì
3. Sicil memuruna beyanname verme yükümlülügü
4. Defterlerin içerigine iliskin yükümlülük
Açìlìs Onayì : Tacir hangi defterleri tutmak zorundaysa, bu defterlerin tümü açìlìs onayìna tabidir.
Açìlìs onayì için yetkili mercii kural olarak noterlerdir. Ancak, VUK m.200 vd'daki hükümlerde bir istisna
getirilmistir. Buna göre, anonim ve limited sirketler, sadece kurulus asamasìnda defterlerini notere
veya ticaret sicil memurluguna onaylatabilirler. Onay islemi ticaret sicil memurluguna yapìlmìssa, ek bir
isleme gerek yoktur. Notere yapìlmìssa, 7 gün içinde, defterlerin mahiyetine iliskin bilgiler ticaret sicil
memurluguna bildirilmelidir.
Kapanìs Onayì : Yevmiye defteri ve envanter defteri kapanìs onayìna tabidir. Tasarì ile, tüm defterlerin
kapanìs onayìna tabi olacaklarì hükmü getirilmektedir.
Sicil Memuruna Beyanname Verme Yükümlülügü : Tutulmasì zorunlu olan defterler ile istege
baglì olarak tutulan defterlerin nevi, sayfa sayìsì gibi bilgiler, 2 nüsha halindeki beyannameye yazìlìr ve
bu defterler kullanìlmaya baslanmadan önce ticaret sicil memurluguna verilir. Ticaret sicil memuru
bunu onaylar ve bir nüshasìnì geri gönderir. Tacir, beyanname vermezse, dogabilecek ihtilaflarda bu
defterleri lehine delil olarak gösteremez.
Defterlerin Ìçerigine Ìliskin Yükümlülük : TTK m.75'e göre, defterler, açìk seçik, kolay anlasìlìr, dogru,
eksiksiz, Türkçe ve Türk Lirasìyla tutulmalìdìr.
Özel Sekil Sartlarì ise, her defter için ayrì ayrì düzenlenir. Bunlara da uyulmasì zorunludur.
Ek Yükümlülükler
Defter ve Belgelerin Saklanmasì Yükümlülügü : Bu husus, TTK m. 66/ Ì Ì ' de düzenl enmi st i r. Bu
fìkradaki "gibi¨ ifadesi önemlidir. Zira, defter ve belgeler maddede sayìlanlarla sìnìrlì degildir. Saklama
süresi 10 yìldìr. Tacir, ticareti terk etse dahi, bu defter ve belgeleri 10 yìl boyunca saklamalìdìr.
Ìsletmesini devrederse, devralan; tacir ölürse, mirasçìsì; mirasçìsì yoksa, Sulh Hukuk Mahkemesi
tarafìndan bu defterler 10 yìl boyunca saklanmalìdìr.
Kollektif ve komandit sirketler 10 yìl içinde sirket son bulursa, mahkeme, saklama görevini
notere veya ortaklardan birine verir. Anonim ve limited sirketlerde ise bu görev sadece notere aittir.
TTK m.68/ÌV'te defterlerin 10 yìl saklanamamasì durumu düzenlenmistir. Tacirin zayi iddiasì
samimi ve inandìrìcì olmalì, tacir, basiretli bir tacirden beklenen her türlü ihtimamì göstermis olmalìdìr.
Bu durumda, tacir, mahkemeden defterin zayi oldugunu ögrendigi tarihten itibaren 15 gün içinde zayi
belgesi ister.
Teslim ve Ìbraz Yükümlülügü : TTK m.79-80'de düzenlenmistir. Gerekli olan durumlarda defterler
incelenebilir. Bu durumlar ise sìnìrlìdìr.
Teslimde defterlerin tamamì inceleyecek olan makama teslim edilir ve defterlerin amamì
incelenir. Teslim, tacir için agìr oldugu için 3 durumla sìnìrlandìrìlmìstìr:
? Sirket isi
? Miras isi
? Ìflas isi
Ìbrazda ise teslimde farklì olarak defterlerin tamamì degil, sadece uyusmazlìk ile ilgili olan
kìsmì incelenir. Ya defterin uyusmazlìkla ilgili olan kìsmìyla ilgili suret çìkarìlìr ve bu suret noter
tarafìndan onaylanìr, ya da bir bilirkisi tarafìndan bu bölüm incelenir.
Bu yükümlülükler yapìlmazsa, tacir, çesitli hukuki ve cezai müeyyidelerle karsì karsìya
kalabilir. Tacir, defter tutma isini baskasìna verebilir ancak yine de hukuki sorumluluk kendisine aittir.
Hukuki soruml ul ukl ar:
1. Zorunlu defterleri hiç ya da geregi gibi kullanmayan tacir, bu defterleri kendi lehine delil
olarak kullanamaz
35
2. Beyanname verme yükümlülügünü yerine getirmeyen tacir, bunlarì kendi lehine delil
olarak kullanamaz
3. Ticari defterlerini onaylatmayan tacir, bu defterler zayi olursa zayi belgesi alamaz
4. Herhangi bir geçerli sebeple defterli zayi olan tacir, zayi belgesi almaz ve bir uyusmazlìk
çìktìgìnda defterleri ibraz etmesi gerekirse, ibrazdan kaçìnmìs sayìlìr.
Cezai Soruml ul ukl ar : Tasarìda defterlerin delil olmasìyla ilgili hükümler yoktur. Yani, defterlerin
ticaret hukuku açìsìndan delil olma niteligi tasarì ile kaldìrìlmaktadìr. Ancak, bu defterler, medeni usul
açìsìndan bir takdiri delil olabilir.
Defterlerin lehe delil olabilmesi için;
1. Ìhtilafìn kaynagì ticari bir is olmalì. Taraflarìn ikisi için de ticari is olmalì. Ancak yayma kriteri
burada kullanìlamaz.
2. Ìhtilafìn her iki tarafì da tacir olmalìdìr.
3. Sadece onaya tabi defterler delil olarak kullanìlabilir.
4. Tacirin tuttugu tüm defterler birbirini teyit etmeli, birbirleriyle çeliski halinde olmamalìdìr.
5. Defterler, kanundaki sekil sartlarìna uygun olarak tutulmus olmalìdìr.
6. Hasìm taraf defter tutma yükümlülügünü hiç veya geregi gibi yerine getirmemis olmalìdìr.
7. Tamamlayìcì yemin verilmesi zorunludur. Yeminin içerigi, lehe delil olacak kaydìn dogru olduguna
iliskin olmalìdìr.
Defterlerin aleyhe delil olmasì için;
1. Ìsin, taraflardan sadece birisi için ticari is olmasì yeterlidir.
2. Taraflarìn her ikisinin de tacir olmasìna gerek yoktur. Defterleri aleyhine delil olacak kisini tacir
olmasì yeterlidir.
3. Defterler kanuna uygun olarak ya da uygun olmayarak tutulmus olabilir.
4. Tacirin tuttugu defterlerin birbirini teyit etmesine gerek yoktur.
5. Tacir kendi defterlerindeki aleyhine delil teskil eden kayìtlarìn aksini delillerle ispatlamamìs
olmalìdìr.
6. Kesin yeminin icrasì. Kesin yemine basvurulabilmesi için kisinin baska bir delilinin olmamasì
gerekir.
CARÌ HESAP
TTK m.87 vd. düzenlenmistir. Cari hesap sözlesmesi, para, mal, hizmet ve diger hususlardan
dogan karsìlìklì alacaklarìn ayrì ayrì istenmeyip bunlarìn cari hesap sözlesmesine kaydedilip, belli bir
süre talep edilmesinden vazgeçmedir.
Örn : takìm elbise A, B'ye kumas; B de A'ya takìm elbise
A B satìyor. Ticari iliskiyi hìzlandìrmak için
Kumas cari hesap sözlesmesi ortaya çìkìyor. Bu
Sözlesmenin süresi doldugu zaman karsìlìklì
Borç ve alacaklar hesaplanìr ve borçlu olan
taraf, borcunu öder.
Cari hesap sözlesmesinin geçerli olabilmesi için iki tarafìn da tacir olmasì zorunlu degildir.
Tacir olmayan kisiler arasìnda da cari hesap sözlesmesi yapìlabilir. A ve B tacir olmasa bile bu is bir
ticari istir. Ancak cari hesap sözlesmesinin yazìlì sekilde yapìlmasì gerekir. Bu bir ispat degil, geçerlilik
sartìdìr. Sözlesmeyi her iki taraf da imzalamak zorundadìr. Kanunda belirtilen sartlar olussa bile, arada
yazìlì bir sözlesme yoksa, cari hesap sözlesmesinin varlìgìndan söz edilemez.
Bankal arl a müsteri l er arasìndaki kredi sözl esmel eri ni n cari hesap sözl esmesi ol up-
olamayacagì hususu tartìsmalìdìr. Yargìtay'a göre, burada müsteri hiçbir zaman alacaklì durumuna
gelmediginden, her zaman borçlu oldugundan dolayì, kredi sözlesmeleri bir cari hesap sözlesmesi
degildir. Doktrinde bir kìsìm yazar ise, müsterilerin de alacaklì durumuna geçebilecegini, bu yüzden
bunlarìn da cari hesap sözlesmesi sayìlabilecegini savunmaktadìr. Ancak, normalde, müsterilerle
banka arasìnda cari hesap sözlesmesi yapìlabilmesi için hiçbir engel yoktur. Problem, (tüketici, konut,
araç kredileri gibi) normal kredi sözlesmelerindedir.
Örn : Banka, müsteriye istedigi zaman kullanabilecegi 50.000 YTL ayìrìrsa, müsteri ile banka
arasìnda cari hesap sözlesmesi yapìlmìstìr. Bu sözlesmeye dayanarak müsteri, alacaklìlarìnì bankaya
36
yönlendirebilir. Sözlesmenin süresi dolduktan sonra borçlar ve alacaklar hesaplanìr. Sözlesme
sonunda banka müsterinin 45.000 YTL'sini harcamìssa, kalan 5.000 YTL'yi müsteriye öder.
Cari hesap sözlesmesinde taraflar karsìlìklì olarak birbirlerinden alacaklarì ve borçlarìnì
istemekten vazgeçmislerdir.
Kredi kartì sözlesmesine, cari hesap sözlesmesi niteligi verilmemisse, dönem sonunu bekleme
yükümlülügü dogmaz. Mesela; A'nìn bankaya 1.000 YTL borcu varken, yanlìslìkla 1.100 YTL ödemis
ve ertesi gün bunu fark etmisse, cari hesap sözlesmesi yoksa bunu hemen geri isteyebilir.
Ìki kisi aralarìnda cari hesap sözlesmesi yaptìklarìnda, hangi alacak ve borçlarìnì cari hesap
sözlesmesi içine dahil etmek istiyorlarsa, bunlarì serbestçe anlasmaya dahil edebilirler. Ancak kanun
bunu 3 halle sìnìrlandìrmìstìr:
1. Takasì mümkün olmaya sözlesmeler cari hesap sözlesmesine giremez. Takas
için;
a. Alacaklarìn karsìlìklì olmasì,
b. Alacaklarìn muaccel olmasì,
c. Alacaklarìn aynì mahiyet ve nitelikte olmasì,
d. Alacaklarì n geçerl i ve dava edi l ebi l i r ol masì gereki r. Bu ni t el i kl eri
tasìmayan bir alacak, cari hesap sözlesmesine konu olamaz.
2. Belirli bir yönde sarf edilmek için gönderilen alacaklar cari hesap sözlesmesine
dahil edilemez.
3. Emre amade tutulmak üzere verilmis olan alacaklar cari hesap sözlesmesine dahil
edilmez.
Mesela; banka ile müsteri arasìnda gerçek anlamda bir cari hesap sözlesmesi
vardìr. Müsteri, cari hesap sözlesmesinin dìsìnda ayrìca bir mevduat hesabì
açtìrìyor. Banka, mevduat hesabìndaki parayì cari hesap sözlesmesi geregi
mahsup edemez.
Bazì alacaklarìn cari hesap sözlesmesine dahil edilebilmesi için bazì sartlarìn gerçeklesmesi
gerekir:
? Kural, cari hesap sözlesmesi yapìldìktan sonraki tarihte dogan alacaklarìn cari hesaba dahil
edilmesidir. Ama taraflar bundan önceki alacaklarìn da cari hesaba geçirilmesini kararlastìrabilirler.
Bu, alacagìn yenilendigi anlamìna gelmez. Alacak, hesap devreleri sonunda yenilenir.
? Eger, muaccel ol mayan bi r al acak, cari hesap sözl esmesi ne dahi l edi l mi sse, bu al acak,
vadesinden sonra geçerli olur. Vadeden sonra bu alacak alìnmazsa, cari hesap sözlesmesinden
çìkarìlìr.
Cari Hesap Sözlesmesinde Süre
1. Anlasma Süresi : Cari hesap sözl esmesi ni n geçerl i ol acagì süredi r. Mesel a, cari hesap
sözlesmesinin 3 yìl süre ile geçerli olacagì kararlastìrìlabilir. Böyle bir sürenin belirlenme zorunlulugu
yoktur. Süre belirlenmisse, belirsiz süreli cari hesap sözlesmesinden bahsedilir.
2. Hesap Devreleri : Anlasma süresinin içinde yer alìrlar. Amaç, zaman zaman yapìlmìs islemleri
gözden geçirmektir. Bu süreler, sözlesme ile serbestçe belirlenebilir. Böyle bir süre kararlastìrìlmazsa,
sonradan karìsìklìk çìkabilir. Eger sözlesmeye bu yönde bir hüküm konulmamìssa, bununla ilgili bir
teamülün olup-olmadìgìna bakìlìr. Teamül de yoksa, bu devreler, TTK m.92/ÌÌ'ye göre takvim yìlìn sonu
olarak kabul edilir.
Devrelerin sonunda, taraflar, birbirlerinden alacaklarìnì talep edemezler. Tespit edilen borç, bir
sonraki hesap devresine ilk alacak olarak kaydedilir. Anlasma süresi sonuna kadar bu borç talep
edilemez. Yani, hesap devresinin tek amacì, hesabì gözden geçirmektir. Anlasma süresinin sonuna
kadar, taraflar birbirlerinden bakiyelerini talep edemezler.
Cari hesap sözlesmesinde, hesabì kimin tutacagì karalastìrìlabilir. Kararlastìrìlmamìssa,
taraflardan her biri tutabilir. Hesap cetvelinin karsì tarafa gönderilmesinde herhangi bir sìnìr yoktur, her
sekilde gönderilebilir. Ancak, su 3 sekilde ve bir ay içinde hesap cetveline itiraz mümkündür (TTK
m.92/ÌÌ):
? Noter
? Taahhütlü mektup
? Telgraf
Buradaki itirazìn sekli TTK m.20'den kaynaklanmamaktadìr. Tasarìda, bu üç baslìga bir de güvenli
elektronik imza eklenmistir.
37
Örn : B, A'ya hesap cetvelini gönderdi. B, buna 1 ay içinde itiraz etmezse, bu hesap cetvelini kabul
etmi s sayìl ìr. Yani , bu bi r ayl ìk süre i çi nde i ti raz edi l mezse, i spat yükü yer degi sti ri r. 5 yìl l ìk
zamanasìmì süresi içinde bu miktar dava edilebilir. Zamanìnda itiraz etmeyen taraf, davada, bu
miktarìn gerçek miktar olmadìgìnì ispat etmek zorunda kalìr. Faizin veya miktarìn yanlìs hesaplanmasì
gibi birtakìm maddi hatalar varsa, bunlara 1 ay içinde itiraz edilmese bile her zaman bu hatalarìn
düzeltilmesi talep edilebilir. Ama bu miktara yok deniliyorsa, burada itiraz süresi geçirildikten sonra,
ancak dava yoluyla ileri sürülebilir.
Alacagìn Cari Hesaba Geçirilmesinin Hüküm ve Sonuçlarì
? Bir alacagìn cari hesap sözlesmesine dahil edilmesi yenileme olmaz. Yenileme, hesap devreleri
sonunda olur.
Mesela; ipotek yapìldì ve bu ipotek, cari hesap sözlesmesine dahil edildi. Yenileme, teminatì
ortadan kaldìrmaz. Teminat (ipotek), sözlesme sona erene kadar devam eder.
? Bir alacagìn cari hesap sözlesmesine dahil edilmis olmasì, bu alacaga iliskin dava ve savunma
imkânlarìnì ortadan kaldìrmaz. Sadece alacagìn bagìmsìz olarak talep edilmesini ortadan kaldìrìr.
Mesela; karsì tarafa kumas gönderildi. Alacagì cari hesaba yazdìk. 3 gün sonra bu kumasìn ayìplì
oldugu fark edildi. Bunun için dava açìlabilir. Ama alacak bagìmsìz olarak talep edilemez. Bu
davada sözlesmenin feshi, sözlesmenin butlanì vb karar verilebil i r. Bu durumda bu al acak
sözlesmeden çìkartìlìr.
? Alacagìn cari hesaba geçmesi, faiz konusunda da birtakìm sonuçlar dogurur. Mesela, alacak, cari
hesap sözlesmesine alìndìgì tarihten itibaren kapital faiz uygulanìr. Bakiyeyi tespit ettikten sonra,
bakiye üzerine faiz uygulanìr. Eger hesap devreleri 3 aydan fazlaysa, bilesik faiz de uygulanabilir.
Cari hesap sözlesmesinde taraflar faiz karalastìrmasa bile, faiz istenebilir. Çünkü, bu is bir ticari
istir.
? Alacak yanìnda, komisyondan dogan bir ücret varsa, alacagìn cari hesaba geçmesi, bunlarìn
istenmesine engel degildir.
? Cari hesaba kaydedilen bir alacakla, kaydedilmeyen bir alacak takas edilemez.
? Cari hesaba kaydedilen bir alacagìn temliki veya rehni mümkün degildir.
Örn :
A B
04.04.2006 04.06.2006 04.08.2006 04.04.2008
Hesap Devresi
C, A'nìn alacaklìsìdìr. C, A'nìn B'den olan alacagìna müracaat edemez. Bakiyeye müracaat edebilir. C,
bakiyeye 04.06.2006 tarihinde haciz koydu. Bu durumda bu zamana kadar olan hesaplar tespit edilir.
A'nìn 15 gün içinde bu haczi kaldìrmasì gerekir. Kaldìrmazsa, B, 15 gün içinde isterse, cari hesap
sözlesmesini feshedebilir. Tespit sonucu A'nìn B'den alacaklì oldugu anlasìlìrsa ve B de cari hesap
sözlesmesini feshetmezse, haci z konul an tari h ol an 04.06.2006 tari hi nden sonra, artìk, C' ni n
durumunu agìrlastìrìcì birtakìm kalemler kaydedilemez. Haciz anìndan önce dogmus olan bir hukuki
iliskiden ileri gelen kalemler bu yasagìn kapsamì dìsìndadìr.
Cari Hesap Sözlesmesinin Sona Ermesi
Sözlesme, belirli süreli olarak yapìlmìssa, bu sürenin bitimiyle sona erer. Süre bittigi halde sözlesmeye
devam edilirse, sözlesme belirsiz süreli olur. Taraflardan birinin iflasì ya da bir alacaklìnìn bakiyeyi
haczettirmesi sonrasìnda tarafça haczin kaldìrìlmamasì üzerine diger tarafìn sözlesmeyi feshetmesi
veyahut da taraflardan birinin ölümü ya da kìsìtlanmasìyla cari hesap sözlesmesi sona erer.
Zamanasìmì
Zamanasìmìna iliskin davalar, 5 yìllìk zamanasìmìna tabidir (TTK m.99).
TACÌR YARDÌMCÌLARÌ
38
Tacir yardìmcìlarì kavramì, ticari isletmenin yayìlmasìyla, genislemesiyle ortaya çìkmìs önemli
bir kurumdur. Ìki gruba ayrìlìr.
1. Ticari isletmenin içinde, kendisine ait ticari bir esletmesi olmayan, tacire kolaylìk saglayìcì
faaliyette bulunanlar (baglì tacir yardìmcìlarì)
2. Ticari isletmenin dìsìnda, kendine ait isletmesi olan ve tacire yardìmcì olan sahìslar (baglì
olmayan tacir yardìmcìlarì)
Baglì Tacir Yardìmcìlarì
Baglì tacir yardìmcìlarì da kendi içinde iki gruba ayrìlìr:
a) Temsil yetkisi olmayan baglì tacir yardìmcìlarì ( isçiler ve müstahdemler. Bunlar, is hukukunun
konusuna girmektedir)
b) Temsil yetkisini haiz baglì tacir yardìmcìlarì
i. Ticari mümessil
ii. Ticari vekil
iii. Seyyar tüccar memuru
Bunlarla ilgili olarak Ticaret Kanunu'nda konulmus bir hüküm mevcut degildir. BK m.449 vd
maddeleri bu üç grup tacir yardìmcìlarìyla ilgili hükümler içerir.
Ticari Mümessil
Ti cari mümessi l , en öneml i taci r yardìmcìsìdìr. BK m.449' a göre, ti cari mümessi l , "bir
ticarethane veya fabrika veya ticari sekilde isletilen diger bir müessese sahibi tarafìndan islerini idare
ve müessesenin imzasìnì kullanarak bilvekâle imza vazetmek üzere sarih veya zìmni kendisine
mezuniyet verilen kimsedir¨. Ticari isletmeyi dìs iliskide temsil, iç iliskide yönetim yetkileri vardìr. Bu
yetkilerini kullanabilmesi için imzaya yetkili kìlìnmìstìr. Bir sahìs, isletmeyi yönetme ve dìs iliskilerde de
temsil etme yetkileriyle donatìlmìssa, ticari mümessildir.
Yetkilendirme açìk veya zìmni olabilir. BK'ya göre, esnaf isletmelerine de ticari mümessil
atanabilecegi düzenlenmistir. Ancak, esnaf isletmelerine ticari mümessil tayin edildigi takdirde, ticari
isletmeden farklì olarak, bu hususun tescili gerekir. Ticari isletmeye ticari mümessil atanmasì için tescil
ve ilan zorunlu olmamakla birlikte, istenirse, ticari isletmeyle ilgili diger islemlerde oldugu gibi, bu da
tescil ve ilan edilebilir. Bu durumda, yapìlan tescil, açìklayìcìdìr. Tescil zorunlu olmadìgìndan, bir ticari
isletmenin ticari mümessilinin olup-olmadìgìna bakìlìrken, sicil kayìtlarì degil, somut olayìn özellikleri
daha ön planda tutulur. Esnaf isletmeleri için tescil zorunlu oldugundan, yapìlan tescil kurucu
niteliktedir.
Kanunda, ticari mümessili, isletme sahibinin atayacagì düzenlenmistir. Ancak bu tabir, oldukça
dardìr. Bunun genis yorumlanmasì ve "bir ticari isletmeyi isleten kisi¨ olarak anlasìlmasì gerekmektedir.
Mesela, bir gayrimümeyyizin isletmesini velisi isletiyorsa, atamayì gayrimümeyyiz degil, velisi
yapacaktìr. Vasi ise, bir ticari mümessil atayamaz. Zira, kanun, bazì islemlerin kìsìtlì adìna yapìlmasìnì
tamamen yasaklamìstìr. Kìsìtlìnìn yapamayacagì bu islemi vasi ise elbette ki yapamayacaktìr. Yine, bir
ticari mümessil de açìkça yetkilendirilmedigi sürece bir ticari mümessil atayamaz. Zira, ticari mümessil
ancak sahip oldugu yetkileri kullanabilir. Ticari mümessil atama islemini anonim sirketlerde yönetim
kurulu, limited sirketlerde müdürler ve kollektif sirketlerde de idareciler yapabilir.
Ticari mümessil atamak zorunlu degildir. Bu, yardìmcì bir müessesedir. Bu nedenle ticari
mümessil atanmasì tamamen istege baglìdìr. Ancak bunun bir istisnasì vardìr. Buna göre; merkezi yurt
dìsìnda olan bir sirketin Türkiye'de sube açmasì durumunda bu sube için bir ticari mümessil atanmasì
zorunludur.
Kimler Ticari Mümessil Olarak Atanabilir?
Ticari mümessilin sahip oldugu yetkiler, sahsa baglì bir durum olusturdugundan, ancak tam
ehliyetli gerçek kisiler ticari mümessil olarak atanabilir (Ancak bu durum tartìsmalìdìr. Bu, hocanìn
görüsüdür). Baska bir ticari isletmesi iflas etmis olan kimse de ticari mümessil olarak atanabilir, bunun
için bir engel yoktur.
Temsil Yetkisinin Kapsamì
Ticari mümessilin sahip oldugu yetkilerin kapsamì BK m.450'de sayìlmìstìr. Buna göre ticari
mümessi l ; "hüsnüni yet sahi bi üçüncü sahì sl ara karsì , müessese sahi bi hesabìna kambi yo
39
taahhütlerinde bulunmak ve onun namìna müessesenin gayesine dahil olan bilumum tasarruflarì
yapmak selahiyetini haizdir¨. Yani, ticari isletme sahibi, hangi isleri yapabiliyorsa, ticari mümessil de
hemen hemen aynì i sl eri yapabi l mektedi r. Bunu, kanundaki kambiyo taahhütlerinde bulunmak
ibaresinden anlìyoruz. Zira, bir ticari isletme açìsìndan kambiyo taahhüdünde bulunmak oldukça
önemli bir istir. Bu yetkiyle donatìlan bir kimse, kalan isleri haydi haydi yapabilecektir.
Ancak, mümessi l i n yapacagì i sl er, ti cari i sl etmeni n gayesi ne dahi l ol an tasarrufl ardìr.
Ìsletmenin gayesi ise, kâr elde etmek ve bu kârì dagìtmaktìr. Ticari mümessil, isletmenin bu gayesine
dahil olmayan ve hatta isletmenin sona ermesine yol açacak rehin, devir, fesih gibi islemleri ise
yapamayacaktìr. Ayrìca, ticari mümessil, açìkça yetkilendirilmedikçe, isletmeye ait olan gayrìmenkulleri
satamaz ve üzerlerinde ayni hak tesis edemez (BK m.450/ÌÌ).
Temsil Yetkisinin Sìnìrlandìrìlmasì
BK m.451'e göre, temsil yetkisi iki sekilde sìnìrlandìrìlabilir:
1. Sadece belli bir sube ile olmak üzere sìnìrlandìrma yapìlabilir,
2. Birlikte temsil, çift imza ihdas edilebilir.
Ancak, bu sìnìrlamalarìn üçüncü kisilere karsì ileri sürülebilmesi için bunlarìn tescil ve ilan edilmesi
gerekir (sicilin müspet fonksiyonu). Sìnìrlandìrmaya iliskin bu tescil ve ilan, hem esnaf isletmeleri hem
de ticari isletmeler bakìmìndan geçerlidir. Bu iki hususun dìsìnda kalan sìnìrlandìrmalar tescil ve ilan
edi l mez. Dol ayì sì yl a da üçüncü ki si l eri n i yi ni yet i ni ortadan kal dìrmaz. Ancak üçüncü ki si l er
sìnìrlandìrma konusundan haberdar ise, iyiniyetleri ortadan kalkar.
Ticari mümessil, ticari isletme konusu olan bir isle ilgili kendisi is alamaz (rekabet etme
yasagì).
Sona Erme Halleri (m.456)
Öncelikle, bu yetki geri alìndìgì zaman, atama nasìl yapìlmìs olursa olsun, mutlaka tescil ve
ilan edilmelidir. Tescil ve ilan yapìlmadìgì zaman, üçüncü sahìslarìn iyiniyeti ortadan kalkmaz. Çesitli
sona erme haller vardìr, bunlar:
? Azil : Ìsl etme sahi bi , ti cari mümessi l i her zaman azledebilir. Ancak, bu hakkìnì kullanìrken,
mümessilin zarara ugramamasìna dikkat edilmelidir.
? Ìstifa : Mümessil de her zaman istifa edebilir. Ancak, bu da, istifa ederken, isletmeyi zarara
ugratmamaya dikkat etmelidir.
? Ölüm : Ì sl et me sahi bi ni n öl ümü mümessi l l i gi sona erdi rmez. Mi rasçìl ar, di l erse bu
mümessilligi devam ettirebilir. Ìliskiyi sona erdiren, mümessilin ölümüdür. Zira, mümessillik, sahsa
baglì bir durumdur.
? Ehliyetin Sìnìrlandìrìlmasì veya Kaybì : Bu r a d a d a i s l e t me s a h i b i n i n e h l i y e t i n i n
sìnìrlandìrìlmasì mümessillik iliskisini sona erdirmez. Mümessilin ehliyetinin sìnìrlandìrìlmasì ve
kaybì durumunda ise, atama sartì olan tam ehliyet ortadan kalkacagìndan, mümessillik sona erer.
? Ìflas : Mümessilin kendisine ait baska bir isletmesi nedeniyle iflas etmesi, mümessillik
iliskisini sona erdirmez. Burada mümessillik yapìlan isletmenin iflasì, mümessillik iliskisini sora
erdirir.
? Devir : Ìsletme üçüncü bir sahsa devredildiginde mümessillik sona erer. Zira, mümessillik bir
güven iliskisidir. Ìsletmeyi devralan, baska biriyle devam etmek isteyebilir.
Sirketlerde, fesih ve tasfiye asamasì ticari mümessilligi sona erdirmez. Ìliski, tescil ve ilanla sona
erene kadar devam eder.
Ticari Vekil
BK m.453'e göre, ticari vekil, "ticari mümessil sìfatìnì haiz olmaksìzìn bir ticarethane veya
fabrika veya ticari sekilde isletilen diger bir müessese sahibi tarafìndan müessesenin bütün isleri veya
muayyen bazì muameleleri için temsile memur edilen kimsedir¨. Ticari vekil, mümessilden farklì olarak,
esnaf isletmeleri için atanamaz, sadece ticari isletmeler için atanabilir. Ìkiye ayrìlìr:
1. Genel Yetkili : Eger isletmedeki bütün isler için atanmìssa, genel yetkili bir ticari vekil söz
konusudur.
2. Özel Yetkili : Sadece bazì isler için yetki verilmisse de özel yetkili ticari vekilden söz edilir.
Örn : Bir süpermarkette kasiyerler, reyon görevlileri, manav görevlileri ve bir de sef ya da müdür
vardìr. Bunlarìn her birine belirli muameleler için yetki verilmistir. Kasiyerler, reyon ve manav
görevlileri, özel yetkili ticari vekillerdir. Marketteki sef ya da müdür ise genel yetkili ticari vekildir.
40
Ticari mümessil ile ticari vekil arasìndaki fark yetkide kendini gösterir. Vekillerin mutad islemler
dìsìnda yetkileri yokken, mümessiller bilumum muamelelerde bulunur. Ticari vekiller isletme sahibi
adìna borçlanamaz, özel olarak yetkilendirilmedikçe kambiyo taahhüdünde bulunamaz. Bazen, genel
yetkili vekille, ticari mümessil arasìnda tereddüt uyanabilir. Bu durumda iyiniyetli sahìslarì korumak
maksadìyla bu kisi, ticari mümessil kabul edilir.
Ticari mümessilin atanmasì, hiçbir sekle baglì degildir. Zìmni, sarih, yazìlì, sözlü olabilir. Keza
yetkinin sìnìrlandìrìlmasì da üçüncü sahìslar tarafìndan anlasìldìgì sürece her sekilde yapìlabilir.
Önemli olan bilinebilir olmasìdìr.
Ticari vekilin yetkilerinin geri alìnmasì da mümessile benzer. Fark, sekil açìsìndan kendini
gösterir. Üçüncü sahìslarca bilinebilir olmasì kaydìyla sekle baglì degildir. Ticari vekillerin rekabet
yasagì da (m.455) ticari mümessilinki gibidir.
Seyyar Tüccar Memurlarì (m.454)
BK m.454 hükmüne göre, seyyar tüccar memuru, "bir müessese için merkezinin haricindeki
mahallerde muamele icra eden seyyar memurlar, müessese namìna sattìklarì malìn bedelini almak ve
makbuz vermek ve borçluya mehil ita etmek yetkisini haiz sayìlìrlar¨. Bunlar, uygulamada karsìmìza
çìkan pazarlamacìlardìr. Sattìklarì malìn bedelini alabilir, bedel karsìlìgì makbuz verebilir ve ödemeyle
ilgili bir vade tayin edebilirler. Bunlar, yaptìklarì islemle sìnìrlandìrìlmìslardìr. Ìslemi yapan baska bir
pazarlamacì veya isletme sahibiyse, bununla ilgili yetkileri yoktur. Mesela, bir pazarlamacìnìn sattìgìm
malìn bedelini, diger bir pazarlamacì tahsil edemez.
Bunlarìn yetkilerinin sìnìrlandìrìlmasì da iyiniyetli üçüncü kisilere karsì hüküm ifade etmez.
Ancak, sìnìrlamayì bilenlere karsì hüküm ifade edebilir (müspet vukuf). Atanmalarìnda bir sekil sartì
aranmaz. Ancak, bunlar açìsìndan bir yetki belgesinin bulunmasì faydalìdìr. Eger bir yetki belgesi
verilerek atama yapìlmìssa, iliskinin sona ermesi halinde bu belge geri alìnmalìdìr.
Rekabet yasagì ve yetkinin sona ermesiyle ilgili yukarìda anlatìlanlar, seyyar tüccar memurlarì
açìsìndan da aynen geçerlidir. Ancak, farklì olarak, yetkinin sona ermesinde bir sekil aranmamaktadìr.
Baglì Olmayan Tacir Yardìmcìlarì
Baglì olmayan tacir yardìmcìlarì 3 gruptur:
1. Ticaret Ìsleri Tellallìgì (TTK m.100-115)
2. Acentelik (TTK m.116-134)
3. Komisyonculuk
a. Tasìma Ìsleri Komisyonculugu
b. Gümrük Komisyonculugu
Ticaret Ìsleri Tellallìgì
Ticaret isleri tellallìgìnìn uygulamasì pek yoktur. Yeni Ticaret Kanunu Tasarìsì da bu kuruma
yer vermemektedir.
Acentelik
TTK m.116'ya göre; ticari mümessil, ticari vekil, satìs memuru veya müstahdem gibi bir sìfatì
olmaksìzìn bir sözlesmeye dayanarak belirli bir yer veya bölge içinde sürekli bir sekilde ticari bir
isletmeyi ilgilendiren akitlerde aracìlìk etmeyi veya bunlarì o isletme adìna yapmayì meslek edinen
kimseye acente denir.
Acent eye uygul anacak hüküml er TTK 116-134 hüküml eri di r. Ancak somut ol ayda,
uygulanacak hüküm bulunamadìgì takdirde, aracìlìk eden acente hakkìnda telalìk hükümleri, akit
yapan acente hakkìnda komisyonculuk hükümleri ve bunlarda da hüküm bulunamadìgì takdirde
vekalet hükümleri uygulanacaktìr (m.116/ÌÌ). Ayrìca, acenteye iliskin hükümler, bazì isletmelere de,
acenteye benzemeleri dolayìsìyla, uygulanìr. Bunlarìn neler oldugu TTK m.117'de üç bent halinde
sayìlmìstìr:
1. Mukaveleleri yerli veya yabancì bir isletme hesabìna ve kendi adìna akdetmeye daimi olarak
yetkisi bulunanlar,
2. Sigorta mukavelelerinin akdi hususunda aracìlìk edenler,
3. Türkiye sìnìrlarì içinde merkez veya subesi olmayan ecnebi ticari isletmeler nam ve hesabìna
memleket içinde muamelelerde bulunanlar. Bu, çogunlukla denizcilik sektöründe olmaktadìr.
41
Acentenin Unsurlarì
? Baglì bir sìfatì olmamalìdìr. Yani, acentenin, temsil ettigi insandan ayrì bir isletmesi olmalìdìr.
? Acente sadece bir ticari isletmenin acenteligini yapar. Esnaf isletmelerinin acenteligi olamaz.
Acentenin ayrì bir ticari isletme sìfatì vardìr. Baglì tacir yardìmcìlarìnda ise, tacir sìfatì, sadece bir
kisiye aittir.
? Acenteye muayyen bir yer ve bölge tahsis edilmis olmalìdìr.
? Faaliyetin süreklilik arz etmesi ve meslek edinilmesi gerekir. Bu faaliyet, belirli bir zaman dilimine
yayìlmìs olmalìdìr.
? Acente ile acentelik veren ticari isletme arasì bir sözlesme olmalìdìr. Yani acentelik bir sözlesmeye
dayanmalìdìr. Bu sözlesme, herhangi bir sekle tabi degildir. Su kadar ki, eger bu acente akit
yapma yetkisi ile donatìlacaksa, bu yetkinin özel ve yazìlì bir izinle verilmesi ve ardìndan tescil ve
ilan edilmesi sarttìr.
Acente ya akitlerin yapìlmasìna aracìlìk eder ya da bunlarì o isletme adìna yapar. Bu baglamda,
acente, ikiye ayrìlìr:
a) Aracì Acente : Akitlerin yapìlmasìna aracìlìk ederler, sözlesme yapma yetkileri yoktur.
b) Akit Yapma Yetkisini Haiz Acente : Bunlar akit yapabilirler. Ancak bu yetkinin verilebilmesi için özel
ve yazìlì bir izin ve tescil ile ilan sarttìr.
Acentenin Haklarì
? Ìnhisar Hakkì : TTK m.118'de düzenlenmistir. Aksi yazìlì olarak kararlastìrìlmìs olmadìkça,
müvekkil aynì zaman dilimi, aynì yer ve bölge için ve aynì ticaret dalì için birden fazla acente tayin
edemez. Örn: Dogus Otomotiv, Konya'daki Volkswagen markasì için, A acentesini belirliyor. Aksi
yazìlì olarak kararlastìrìlmadìkça, Dogus Otomotiv, ikinci bir Volkswagen acentesini açamaz. Buna
acentenin inhisar hakkì denir. Ancak aksi yazìlì olarak kararlastìrìlabilir. Bu durumda, acente,
inhisar hakkìndan feragat etmis olur.
? Masraflarì Talep Hakkì : Acente, olaganüstü masraflarìnì müvekkilinden isteyebilir. Olagan
masraflarì ise kendi karsìlamak zorundadìr (TTK m.127). Örn: Acentenin gösterisli lüks bir bina
yaptìrmasì olaganüstü bir masraftìr. Bunun bedelini müvekkilinden talep edebilir. Ancak, isçi
ücretleri, elektrik vs giderleri olagan masraflardìr, bunlarì acente kendisi karsìlayacaktìr.
? Ücret Hakkì: Ìnhisar hakkìna baglì bir haktìr. Acenteyi ayakta tutan ve en önemli maddedir. O
bölgedeki menfaatlenme hakkì, yalnìzca acenteye aittir. TTK m.128'e göre, acente, fiilen aracìlìkta
bulundugu veya akdettigi muamelelerden ve aracìlìkta bulunmamakla beraber bölgesi içindeki
sahì sl ar l a müvekki l i ar asì nda dogr udan dogr uya yapì l an ve i nhi sar hakkì i çi ne gi r en
muamelelerden dolayì bir ücret istemek hakkìnì haizdir. Buna göre; acente, kendisine tayin edilmis
bölgeden menfaatlenebilir. Eger acente, bir muamelenin yapìlmasìna imkân vermis, aracìlìk etmis
ya da muameleyi akdetmisse, bundan dolayì ücret isteyebilir. Ayrìca, müvekkil, acentenin bölgesi
içindeki sahìslarla dogrudan dogruya bir muamelede bulunmussa, acente, bu muameleler için de
müvekkilinden ücret talep edebilir. Bu nedenle, müvekkil, acentenin bölgesi içindeki sahìslarla
dogrudan dogruya bir münasebete girismisse, bunu acenteye bildirmelidir. Örn: Konya'da oturan
birinin Ìstanbul'a giderek bir otomobil almasì durumunda, Konya'daki acentenin herhangi bir hakkì
yoktur. Aynì sekilde, Kayseri acentesinin Konya'da otomobil satmasì durumunda da, Konya
acentesinin merkeze karsì ücret hakkì dogmaz. Ancak, müvekkil, dogrudan dogruya Konya'daki
sahìslara otomobil satmìssa, bu iste bu durumda Konya acentesi ücret talep edebilecektir.
? Hapis Hakkì : TTK m.132'de düzenlenmistir. Acentenin, müvekkilinden olan alacaklarìnì
ödetebilmesi için bu hak tanìnmìstìr. Acente, üzerinde tasarruf yetkisi bulunan seyler üzerinde,
alacagì ödeninceye kadar hapis hakkìnì kullanabilir.
Acentenin Yetkileri
? TTK m.119'a göre, acente, aracìlìkta bulundugu veya akdettigi mukavelelerle ilgili her türlü ihbar,
ihtar ve protesto gibi hakkì koruyan beyanlarì müvekkili namìna yapmaya ve kabule yetkilidir.
Sözlesmeye aracìlìk etmemis veya sözlesmeyi bizzat akdetmemisse, bu yetkiye sahip degildir.
Buradaki sìnìr, aracìlìkta bulundugu veya bizzat akdettigi sözlesmelerdir. TTK m.19/ÌÌ'ye göre, bu
gibi mukavelelerden çìkacak ihtilaflardan dolayì acente, müvekkili namìna dava açabilecegi gibi,
kendisine karsì da aynì sìfatla dava açìlabilir. Müvekkil namìna dava açarsa, davaya müvekkil
yerine devam eder. Hüküm, müvekkile karsì verilir. Türkiye'de merkez veya subesi bulunmayan
42
firmalara karsì da akdettigi sözlesmelerle ilgili olarak dava açìlabilme imkânì vardìr. Bu konuyla
ilgili olarak, mesela, Atatürk Havalimanì'nda haczedilmis birçok uçak vardìr.
? Kabz Yetkisi : TTK m.120'ye göre, acente, bedelini bizzat ödedigi mallarì teslim alabilir.
Kendi yaptìgì islemlerle ilgili kabz yetkisi vardìr. Yapmadìgì islemlerle ilgili bu yetkisinin olmasì için
yazìlì muvafakat aranìr.
? Akit Yapma Yetkisi : TTK m.121'e göre, yazìlì veya hususi bir muvafakat ile tescil ve ilan olmazsa,
acente akit yapamaz. Buradaki tescil ve ilanìn sicilin müsbet fonksiyonu ile alakasì yoktur. Tescil
ve ilan tamamen iç iliskiye yöneliktir. Üçüncü kisilerin iyiniyetini bertaraf etme gibi bir özelligi
yoktur.
TTK m.122'ye göre, müvekkil icazet vermedigini bildirirse, yapìlan sözlesme acenteyi baglar.
Acentenin Borçlarì
? Ìnhisar Borcu : Acente, aksi kararlastìrìlmadìkça, o bölge içinde aynì ticaret dalì için birden
fazla isletmenin acenteligini yapamaz.
? Müvekki l i ni n Ìsl eri ni Görme ve Menfaatl eri ni Koruma Borcu : Eger zarar dogarsa, acente,
kusursuzlugunu ispat etmedikçe sorumlu olur.
? Haber verme borcu (TTK m.124)
? Müvekkilinin Talimatlarìna Uyma Borcu : Bu talimatlar, acentenin bagìmsìz isletme niteligini
ortadan kaldìrmayacak nitelikte olmalìdìr. Mesela, müvekkil acenteye "benim mallarìmì su fiyattan
sat¨ diyemez. 'Tavsiye edilen satìs fiyatìdìr' ibaresi de bu nedenle uygulanmaktadìr. Burada
sadece TTK degil, Rekabet Kanunu hükümlerine de bakmak gerekir.
? Önleyici tedbirler alma borcu (TTK m.125)
Acentelik Sözlesmesinin Sona Ermesi
Sözlesmenin süreli olup olmadìgìna bakìlìr. Anlasma, belli bir süreye baglanmamìssa, her iki
taraf da en az 3 ay önceden fesih ihbarìnda bulunarak sözlesmeyi sona erdirebilirler. Sözlesme
süreliyse, dogal olarak sürenin bitmesiyle sona erer.
Her i ki hal de de hakl ì sebepl erin varlìgì halinde sözlesme her zaman feshedilebilir. Örn:
müvekkilin, ücret ödeme borcunu yerine getirmemesi acente açìsìndan haklì bir sebeptir. Bunlarìn
dìsìnda, aksi karalastìrìlmìs olmadìkça, müvekkilin veya acentenin iflasì, ölümü, kìsìtlanmasì da acente
sözlesmesini sona erdirir.
Komi syoncu
Komi syoncuyl a i l gi l i hüküml er, kanunun çesi tl i yerl eri ne dagìl mìstìr. Komi syoncul uk
sözlesmesi, esas olarak BK m.416-424 arasìnda düzenlenmistir. Tasìma isleri komisyonculuguna
iliskin TTK m.808-818'de, gümrük komisyonculuguna iliskin de Gümrük Kanunu'nda hükümler vardìr.
BK m.416'ya göre, komisyoncu, ücret mukabilinde kendi namìna ve müvekkili hesabìna
kìymetli evrak ve menkul esya alìm ve satìmì deruhte eden kimsedir.
Unsurlarì
? Komisyoncu ile müvekkil arasìnda sözlesme olmalì. Sözlesme açìsìndan sekil serbestisi vardìr.
Sözlesmenin konusu kìymetli evrak veya menkul esya alìm-satìmìdìr.
? Komisyoncu kendi namìna, müvekkil hesabìna hareket eder.
? Komisyoncu, mutlaka ücret almalì. Ücret kararlastìrìlmamìssa bir komisyon sözlesmesinden degil,
sartlarì olusmussa belki vekalet iliskisinden bahsedilir.
Tasìma isleri komisyoncusunun da unsurlarì aynìdìr. Farì ise, tasìma isleri komisyoncusunun
esya tasìtmayì mesl ek edi nmi s ol masìdìr. Konusu esya tasìtmaktìr. Sözl esme konusu yolcu
tasìtmaksa, vekalet hükümleri uygulanìr.
Gümrük isleri komisyoncusunda, sözlesme konusu, gümrük islemlerini yapmaktìr. Unsurlar
yine aynìdìr.
Tasìma isleri komisyoncusu ve gümrük komisyoncusu konusunda bosluk varsa, BK m.416 vd
hükümleri uygulanìr.

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->