P. 1
ATOMUN YAPISI

ATOMUN YAPISI

5.0

|Views: 23,645|Likes:
Yayınlayan: Kimya Bilimi
(İLK OLARAK 2009-2010 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILINDA YÜRÜRLÜĞE GİRMİŞ OLAN ÖĞRETİM PROGRAMINA GÖRE HAZIRLANMIŞTIR. 2014-2015 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILINDAN İTİBAREN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞTIR.)

Maddenin en küçük parçası olan cüz-ü layetecezzada yoğun bir enerji vardır. Yunan bilginlerinin iddia ettiği gibi bunun parçalanamayacağı söylenemez. O da parçalanabilir. Parçalanınca da öylesine bir enerji meydana gelir ki Bağdat’ın altını üstüne getirebilir. Bu, Allah’ın bir kudret nişanıdır. Cabir bin HAYYAN (721-805) *
* Kimya ilminin babası, Türk bilim adamı, büyük dahi, Harran Üniversitesi rektörü.

MADDENİN YAPISINDA VURGULANMASI GEREKEN BAŞLICA ÖGELER

PARTİKÜL TEORİSİ
(ATOM ALTI PARÇACIKLAR VE ESİR)

ATOM ALTI PARÇACIKLAR GÖRÜLEBİLİR Mİ?
ATOM VE MOLEKÜLLER GÜNÜMÜZDE GÖZLEMLENEBİLİR Mİ?

ESİR İLE İLGİLİ BİLDİKLERİMİZ

ATOM ALTI PARÇACIKLAR DA ESİRDEN YAPILMIŞ OLABİLİR

HİGGS PARÇACIĞI (HİGGS BOZONLARI): KEŞFEDİLMEMİŞ ATOM ALTI PARÇACIK

ZIT İKİZ ATOM ALTI PARÇACIKLAR

KUARK ADIYLA BİLİNEN ATOM ALTI PARÇACIKLAR

MADDENİN ZIT EŞİ VEYA ANTİ MADDE ADIYLA BİLİNEN ATOM ALTI PARÇACIKLAR

ETER VE ETER ALTI ADIYLA BİLİNEN ATOM ALTI PARÇACIKLAR

MUON ADIYLA BİLİNEN ATOM ALTI PARÇACIKLAR

FOTON

GLUON (GULON)

LEPTON

NÖTRİNO

KARANLIK MADDE

KARANLIK ENERJİ VE KARANLIK MADDE

FOTON (IŞIN) ÇEŞİTLERİ

GÖZÜN ALGILAYABİLDİĞİ IŞINLAR

ESİR

IŞINLAMA GERÇEKLEŞECEK Mİ?

MADDENİN IŞIN HÂLİ

MADDENİN IŞIN HÂLİNİN DELİLLERİ

TAKYON

KİMYANIN TEMEL KANUNLARI

ATOMDAKİ TEMEL KANUNLAR

NEREYE GİDİLİRSE GİDİLSİN KANUNUN DEĞİŞMEDİĞİ GÖRÜLMEKTEDİR

GÜNEŞ SİSTEMİ İLE ATOM ARASINDAKİ BENZERLİKLER

ELEKTRON BULUTU

HEİSENBERG BELİRSİZLİK İLKESİ
(İLK OLARAK 2009-2010 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILINDA YÜRÜRLÜĞE GİRMİŞ OLAN ÖĞRETİM PROGRAMINA GÖRE HAZIRLANMIŞTIR. 2014-2015 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILINDAN İTİBAREN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞTIR.)

Maddenin en küçük parçası olan cüz-ü layetecezzada yoğun bir enerji vardır. Yunan bilginlerinin iddia ettiği gibi bunun parçalanamayacağı söylenemez. O da parçalanabilir. Parçalanınca da öylesine bir enerji meydana gelir ki Bağdat’ın altını üstüne getirebilir. Bu, Allah’ın bir kudret nişanıdır. Cabir bin HAYYAN (721-805) *
* Kimya ilminin babası, Türk bilim adamı, büyük dahi, Harran Üniversitesi rektörü.

MADDENİN YAPISINDA VURGULANMASI GEREKEN BAŞLICA ÖGELER

PARTİKÜL TEORİSİ
(ATOM ALTI PARÇACIKLAR VE ESİR)

ATOM ALTI PARÇACIKLAR GÖRÜLEBİLİR Mİ?
ATOM VE MOLEKÜLLER GÜNÜMÜZDE GÖZLEMLENEBİLİR Mİ?

ESİR İLE İLGİLİ BİLDİKLERİMİZ

ATOM ALTI PARÇACIKLAR DA ESİRDEN YAPILMIŞ OLABİLİR

HİGGS PARÇACIĞI (HİGGS BOZONLARI): KEŞFEDİLMEMİŞ ATOM ALTI PARÇACIK

ZIT İKİZ ATOM ALTI PARÇACIKLAR

KUARK ADIYLA BİLİNEN ATOM ALTI PARÇACIKLAR

MADDENİN ZIT EŞİ VEYA ANTİ MADDE ADIYLA BİLİNEN ATOM ALTI PARÇACIKLAR

ETER VE ETER ALTI ADIYLA BİLİNEN ATOM ALTI PARÇACIKLAR

MUON ADIYLA BİLİNEN ATOM ALTI PARÇACIKLAR

FOTON

GLUON (GULON)

LEPTON

NÖTRİNO

KARANLIK MADDE

KARANLIK ENERJİ VE KARANLIK MADDE

FOTON (IŞIN) ÇEŞİTLERİ

GÖZÜN ALGILAYABİLDİĞİ IŞINLAR

ESİR

IŞINLAMA GERÇEKLEŞECEK Mİ?

MADDENİN IŞIN HÂLİ

MADDENİN IŞIN HÂLİNİN DELİLLERİ

TAKYON

KİMYANIN TEMEL KANUNLARI

ATOMDAKİ TEMEL KANUNLAR

NEREYE GİDİLİRSE GİDİLSİN KANUNUN DEĞİŞMEDİĞİ GÖRÜLMEKTEDİR

GÜNEŞ SİSTEMİ İLE ATOM ARASINDAKİ BENZERLİKLER

ELEKTRON BULUTU

HEİSENBERG BELİRSİZLİK İLKESİ

More info:

Categories:Types, Research
Published by: Kimya Bilimi on May 17, 2009
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PPTX, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

09/03/2014

pdf

text

original

Sections

ATOMUN YAPISI

1
ÜNĠTENĠN BÖLÜM
BAġLIKLARI
• 1. BÖLÜM: Atom ve Elektroliz
• 2. BÖLÜM: Atom Modellerinin Tarihsel
GeliĢimi
• 3. BÖLÜM: Kuantum Mekaniğinin GeliĢimi
• 4. BÖLÜM: Atomun Kuantum Modeli
• 5. BÖLÜM: Bağıl Atom Kütlesi YaklaĢımı
ve Mol Kavramı
2
1. BÖLÜM: ATOM VE
ELEKTRĠK
3
ELEKTRĠKLENME
DENEYĠMLERĠNDEN ATOMA
4
ELEKTRĠK TÜRLERĠ
• Pozitif ve negatif olmak üzere iki tür
elektrik vardır.
5
SU, ELEKTRĠK YÜKLÜ
MÜDÜR?
• Sürtme sonucu, elektrik yüklü duruma
gelen tarak suyu çeker. Bunu suyun akıĢ
yönündeki değiĢimden anlayabiliriz. Tarak
elektrik yüklü olduğu ve suyu çektiğine
göre suda da elektrik yükleri olmalıdır.
6
HER MADDE, ARTI VE EKSĠ
YÜKLÜDÜR (ELEKTROSKOP
DENEMESĠ)
• Maddenin hem (+) yük hem de (-) yük
içerdiğini, bu yüklerin birbiriyle etkileĢim
içinde olduğunu ve (-) yükün hareket
ettiğini elektroskop denemesiyle
görebiliriz.
7
FARADAY‟IN ELEKTROLĠZ
DENEYLERĠ VE ATOM ALTI
PARÇACIKLAR
8
ELEKTROLİZ OLAYININ
TANIMI
• Ġçerisinde anyon ve katyonların bulunduğu
bir karıĢımdan elektrik akımı uygulamak
suretiyle iyonların nötrlenmesidir.
9
ELEKTROLİZ OLAYINDA
BAŞLICA NİTEL KURALLAR
• Anyonlar anotta, katyonlar katotta açığa
çıkar.
• Ortamda birden fazla katyon varsa katotta
indirgenme yarı pil potansiyeli büyük olan
önce indirgenir.
• Ortamda birden fazla anyon varsa
yükseltgenme yarı pil potansiyeli büyük
olan anotta önce yükseltgenir.
10
ELEKTROLİZ OLAYINDA
FARADAY PRENSİPLERİ
• 1. Elektroliz devresinden geçen akım
miktarı ile katot ve anotta toplanan ya da
çözünen madde miktarı doğru orantılıdır.
• 2. Bir elektroliz devresinden 1 Faradaylık
akım geçirilirse anot ya da katotta 1
eĢdeğer gram madde toplanır ya da
çözünür.
1 Faraday = 1 mol elektron = 96500
coulomb (kulon)
11
Q = It
Q : Elektrik yükü (coulomb)
I : Akım Ģiddeti (amper)
t : Zaman (saniye)
• 3. Seri bağlı elektroliz kaplarından aynı
akım geçtiğinde birinin katodunda ya da
anodunda toplanan ya da çözünen madde
miktarı bilinirse diğer kapların katot ya da
anotlarında toplanan ya da çözünen
madde miktarları hesaplanabilir.
12
ELEKTRONUN KÜTLESĠ VE
YÜKÜ
• Elektronun kütlesi 9,1096 x 10
-28
g‟dır.
• Elektronun yükü -1,6022 x 10
-19
C
(coulomb)‟dur.
13
PROTONUN KÜTLESĠ VE
YÜKÜ
• Protonun kütlesi 1,67 x 10
-24
g‟dır.
• Pozitif yük, protonun yükü olup 1,6022 x
10
-19
C (coulomb)‟dur.

14
2. BÖLÜM: ATOM
MODELLERĠNĠN TARĠHSEL
GELĠġĠMĠ
15
ATOM MODELĠ
16
ATOMUN YAPISINDA
VURGULANMASI GEREKEN
BAġLICA ÖGELER
• Maddenin yapısı taneciklidir.
• Maddenin yapısı boĢlukludur.
• Maddenin tanecikleri hareketlidir.
• Tanecikler arasında çekim kuvveti vardır.
• Tanecikler arasındaki mesafeler farklı
farklıdır.
• Taneciğin fiziksel özelliği yoktur; tanecik
hâl değiĢtirmez.
17
MADDENĠN TANECĠKLĠ YAPISI
GÖZLEMLENEBĠLĠR MĠ?
• 30 milyon defa büyülten STM (tarayıcı
tünel mikroskobu) ile atom ve moleküller
görülebilmektedir.
• Bilgisayardaki renklendirme dıĢında,
görülen gerçek görüntüdür.
• Kitaplardaki molekül modelleri yanlıĢtır,
gerçek görüntü değildir.
18
• Atomlar yuvarlak model olarak, moleküller
de birbirine geçme modeli Ģeklinde
görülürler.
• Atom çapı 10
–8
cm olduğuna göre, atom
mikroskopta 0,3 cm büyüklüğünde görülür.
Günümüzde çekirdek, proton, nötron,
elektron zaten görülemezler. Esirin de
görülmesi mümkün değildir. Ancak
belirtilen ispat yollarıyla varlığına delil
getirilmektedir.
19
• Göremediğimiz, mikroskop veya X
ıĢınlarıyla bile tespit edemediğimiz madde
de vardır. Bunlara ancak günümüzün
teknolojisi ile ulaĢılmaktadır.
20
NAZZAM‟IN PARTĠKÜL
TEORĠSĠ ĠLE ĠLGĠLĠ 12–13 ASIR
ÖNCEKĠ KEġFĠ
• Atom teorisini ilk ortaya koyan Yunan
bilginleri maddenin en küçük parçasının
atom olduğunu söylerken bir Ġslam alimi
olan Nazzam, maddenin sonsuz denecek
ölçüde parçalanabileceğini söylemiĢ ve
günümüzün ilim adamlarından biri gibi
konuĢmuĢtur.
21
• Bugünün partikül teorisi perspektifinden
atom altı parçacıklar düĢünülerek bu
meseleye bakıldığında Nazzam‟ın 12–13
asır önce, çok derin Ģeyler söylemiĢ
olduğu iddia edilebilir.
22
ATOMUN YAPISI VE
ELEKTRON BULUTU
• Elektronlar, çekirdek etrafında dönerken
bulut görünümü oluĢtururlar.
• Elektron bulutunun görevi, çekirdeği
korumaktır.
23
HEĠSENBERG BELĠRSĠZLĠK
ĠLKESĠ
• Bulut içinde elektronlar, her an herhangi
bir yerde bulunabilme özelliğine sahiptir.
Buna Heisenberg belirsizlik ilkesi denir.
24
ATOMUN YAPISINDAKĠ
KANUNLAR
25
ATOMDAKĠ KANUNLAR
• ÇEKĠM (CAZĠBE) KANUNU: Atomun
çekirdeğinde pozitif yüklü protonlar,
etrafında ise negatif yüklü elektronlar
bulunmaktadır. Bu iki zıt değer birbirini
çekmektedir.
• MERKEZKAÇ KUVVETĠ: Protonlar,
etrafındaki elektronları dağılmadan
çekebilmesi ve döndürebilmesi için,
çekirdek maddesinin çok büyük ve ağır
olması gerekmektedir.
26
Bu yüzden de protonlar, elektronlardan
yüzlerce kez daha büyüktür ve ağırdır;
çünkü etrafındaki elektronları dağılmadan
çekebilmesi ve döndürebilmesi için
protonun ağır olması gerekir. 1 elektronun
ağırlığı 1 birimdir. 1 proton ondan tam
1836 defa daha ağırdır; protonun ağırlığı
1836 birimdir.
Bu ağır cisim etrafında, hafif olan
elektronlar çok hızlı hareket etmektedirler.
Elektronlar, bu süratli dönüĢleriyle
yörüngede kalmaktadırlar. Her elektronun
hızı farklı farklıdır.
27
Etrafta çok hızlı hareket etme, çekirdekte
ise ağır bir yük yüklenme vardır.
Dolayısıyla ağırlık, merkezdedir.
Çekirdeğin veya merkezi tutan ağırlığın
önemi büyüktür.
Çekirdeğe en yakın elektron en yüksek
hıza sahiptir. Çekirdekten uzaklaĢtıkça
elektronların hızı azalır.
Çekirdeğin etrafındaki elektronlar biraz
yavaĢ dönseydi, elektronlar dağılıp
gidecek ve çekirdek yok olacaktı. Bunu
koca dünya çekirdeğinin müthiĢ bir gürültü
ile infilak edip yok olması takip edecekti.
28
Elektronlar, dönmesi gerekenden biraz
daha hızlı dönseydi ve elektron çekirdeğe
yanaĢsaydı, düzenlilik yine bozulacaktı. Bu
kanunun sosyal boyutuyla ilgili Ģunları
söyleyebiliriz: En iyisi konumumuzun
gereğini yerine getirmektir. Gerekli
donanımı olmadığı hâlde, olduğundan
fazla gözükerek kendilerini ülkesine hizmet
ediyor gibi gösterip çekirdeğe yanaĢanlar,
bu yanaĢmanın gereği olan samimi
çalıĢkanlığı, baĢka niyetleri olduğundan
dolayı sergilemediklerinden, kendilerine
zarar verirler.
29
Çekirdeğe yakın elektronlar daha hızlı
döner. Bunların yakınlığı ise uzaklık
sebebi olmuĢtur.
Gerekli donanımı olduğu hâlde, kendinden
beklenen hızı göstermeyenlerin durumu
ise Ģöyledir: Çekirdeğin cazibesi devam
ettiği, çekirdek fırlatmadığı hâlde, onlar
kendiliklerinden dağılıp giderler,
çekirdekten uzaklaĢırlar. Burada
çekirdeğin de yok olması söz konusudur ki
bu çok tehlikeli ve veballi bir durumdur;
çünkü insan, iradesi olan bir varlıktır.
30
Doğrusu elektron gibi insanın da kendi
makamında olmasıdır. Olduğundan fazla
ya da noksan görünmemelidir. AĢırı alçak
gönüllülük de gururdandır.
Çekirdek çok ağır yük taĢır. Elektron ise
çok rahatlıkla akıp gider. Elektronların
çekirdekten uzaklıkları, 1 mm‟nin milyonda
biri kadardır. Saniyedeki hızları ise 1000
km ile 15 000 km arasında değiĢir. Bu
hızdaki elektronlar, çekirdek etrafında
minicik yollarında saniyede milyarlarca
defa tur atarlar.
31
Elektronların dönüĢ hızı her atomda farklı
farklıdır. Hızlarını hiç kesmeden dönerler.
Merkezkaç kuvvet bu dönüĢle oluĢur.
• ĠTME (DAFĠA) KUVVETĠ: Aynı yükler
birbirini iter. Çekirdekte birden fazla proton
bulunursa bunlar, pozitif yüklü, yani aynı
yüklü oldukları için birbirlerini iterler.
Hidrojen hariç bütün atom çekirdeklerinde
birden fazla proton bulunur.
Elektronlar da, negatif yüklü, yani aynı
yüklü oldukları için birbirlerini iterler.
32
• NÜKLEER KUVVET (BAĞLANMA
ENERJĠSĠ): Çekirdekteki nötronlar,
protonların birbirlerini itmelerini önleyerek
bağlayıcı rol oynarlar. Bu da protonlar,
nötronsuz bir arada bulunamazlar
demektir. Bunun tersi de söz konusudur;
nötronlar da her zaman protonlara
muhtaçtırlar; çünkü onlar da tek baĢlarına
kaldıkları zaman 13 dakikada yarısı
bozulmaya uğrayarak proton ve elektron
çıkartırlar. Nükleer kuvveti kavramak için
nötronların özelliklerini görelim:
33
Çekirdekteki nötronlar, elektrik bakımından
yüksüzdür. Yüksüz oldukları için bir madde
içinde uzun yol alabilirler. Bu ağır parçalar,
ağırlıklarına göre süratlenirler. Hızları, ıĢık
hızından saniyede birkaç km‟ye kadar
değiĢir. Nötronların bazıları çok ağırdır; bu
ağırlıklarından dolayı öyle hız
kazanabilirler ki, en kesif maddelerin bile
bir tarafından girip öbür tarafından çıkarlar.
34
Nötronlar bu süratle, 30 cm kalınlığındaki
demir ve kurĢundan bile geçebilirler.
Ancak atom çekirdeğiyle çarpıĢmalarında
enerjilerini kaybederler.
KuĢ havada ne kadar rahat uçuyor veya
balık denizde ne kadar rahat yüzüyorsa,
nötronlar da o hız sayesinde o kadar rahat
hareket ederler.
Bu özellikleri taĢıyan nötronlar, çekirdek
içinde, enerjilerini, protonları bir arada
tutmak için kullanırlar.
35
Hidrojen hariç bütün atom çekirdeklerinde,
mutlaka nükleer enerji bulunur. Hidrojen
atomunun çekirdeğinde proton 1 adet
olduğundan, hem nötrona hem de nükleer
enerjiye ihtiyaç yoktur.
Einstein, çekirdekteki nükleer enerjiyi
E=mc
2
formülü ile açıklar. Formüldeki m
maddenin kütlesi, c ıĢık hızı, E ise
enerjidir. Nükleer reaksiyonlarda, atom
numarası ve kütle numarası
korunmaktadır; bu durum kütlenin
korunduğu anlamına gelmez. Nükleer
reaksiyonlarda kütle kaybı olur.
36
Hidrojen dıĢındaki bütün atomların, bir
tartılan kütlesi bir de hesap edilen kütlesi
vardır. Tartılan kütle, mutlak surette her
zaman daha az çıkmaktadır. Bu azalan
miktar kadar madde, daha ilk oluĢumda,
hidrojen hariç tüm atomların çekirdeğinde,
enerjiye dönüĢmüĢtür. ĠĢte bu enerji,
nükleer enerjidir.
Olay, saatin kurulup bırakılması gibi de
değildir: Protonların birbirlerini itmemeleri
için baĢlangıçta maddenin enerjiye
dönüĢmesiyle baĢlayan görevi, nötronlar
her an sürdürmektedirler.
37
• ZIT SPĠNDEN DOLAYI ORTAYA ÇIKAN,
ELEKTRONLARI BĠR ARADA TUTMAKLA
GÖREVLĠ KANUN: Hidrojen hariç, bütün
atomlarda birden fazla elektron vardır.
Elektronlar, negatif yüklü, yani aynı yüklü
oldukları için birbirlerini iterler. Bu durumda
her iki elektrondan birisinin saat yönünde,
diğerinin ise saat yönünün tersi istikamette
dönmesi; elektronların birbirlerini itmelerini
önleyerek bir arada kalmalarında rol
oynar. Zıt spin, farklı yönde dönüĢ
demektir.
38
ELEKTRONLARDAN ENERJĠSĠ
DÜġÜK OLAN MI YOKSA
YÜKSEK OLAN MI HIZLI DÖNER?
• 7 enerji düzeyi vardır. Çekirdeğe en yakın
olan 1. enerji düzeyi, en uzak olan da 7.
enerji düzeyidir.
• 1. enerji düzeyinden 7. enerji düzeyine
doğru enerji düzeylerinin enerjisi fazlalaĢır.
1. enerji düzeyinin enerjisi en az; 7. enerji
düzeyinin enerjisi en çoktur.
39
• Çekirdeğe yakın elektronlar daha hızlı,
çekirdeğe uzak elektronlar ise daha yavaĢ
dönerler.
• Herhangi bir atomun üst enerji düzeyindeki
elektronların enerjisi daha fazladır. Buna
rağmen diğerlerine göre daha yavaĢ
dönerler. Elektronun hızı ile enerji
düzeyinin enerjisi ters orantılıdır; bu iki
konu birbiriyle karıĢtırılmamalıdır.
• Kimyasal bağ, en üst düzeydeki
elektronların bir kısmı ile meydana getirilir.
40
EVRENDEKĠ KANUNLARIN
DEĞĠġMEDĠĞĠ
GÖRÜLMEKTEDĠR
• En büyük alemdeki en büyük sistemlerdeki
itme ve çekme kanunları ile en küçük atom
parçacıklarındaki kanunlar aynıdır. Eğer
bu tür kanunlar değiĢseydi, hiçbir ilim
inkiĢaf edemez ve kanunlar belirli, kararlı
olamadığından hiçbir formülden, sabit
sayıdan vb. hususlardan bahsedilemezdi.
Ġlimlerin meydana gelmesi, bu değiĢmez
kananlar vasıtasıyla olmaktadır.
41
GÜNEġ SĠSTEMĠ ĠLE ATOM
YAPISI ARASINDAKĠ
BENZERLĠKLER

Bir kısım kürelerin güneĢin etrafında
peykler hâlinde sürekli dönmeleri gibi
elektronlar da atom çekirdeğinin
etrafında hareket etmekte ve
dönmektedirler.
42
GüneĢin büyüklüğüne nazaran dünya
ile olan uzaklık mesafesi ne ise, atom
çekirdeğinin küçüklüğüne nazaran
elektronlar arasındaki uzaklık mesafesi
de aynıdır.

Elektronların hızı, çekirdeğe olan
uzaklıklarına göre değiĢir. GüneĢe en
yakın gezegen en fazla hıza sahip
olduğu gibi çekirdeğe en yakın elektron
da en yüksek hıza sahiptir.
43
Elektronların öz kütlesi, çekirdeğe olan
uzaklıklarına göre değiĢir. GüneĢe en
yakın gezegen en fazla öz kütleye
sahip olduğu gibi çekirdeğe en yakın
elektron da en büyük öz kütleye
sahiptir. Dünyada en çok bulunan
element demirdir. GüneĢe bizden daha
yakın olan gezegenlerin öz kütlesi
demirden fazladır. GüneĢe bizden daha
uzak olan gezegenlerin öz kütlesi ise
demirden azdır.
44
ATOMUN YAPISINDA VE
YILDIZLARDA AYNI KANUN
GEÇERLĠDĠR
45
• KÜTLESEL ÇEKĠM KUVVETĠ: Gezegenlerdeki
kanundur.

m
1
x m
2
F= G

r
2
• COULOMB (KULOMB) ÇEKĠM KUVVETĠ:
Atomdaki kanundur.
q
1
x q
2
F= k

r
2
• G ve k sabit sayıdır. F, çekim kuvvetidir; birimi
Newton (N)‟dur. r, uzaklıktır. m gezegenlerin
kütlesi, q ise elektron ve protonun yüküdür.
46
ATOMDA KĠMYASAL BAĞ
DIġINDAKĠ ÇEKĠMLER
• Atom yapısında, her Ģey zıddıyla
dengelenmiĢtir:
a) Protonların birbirini itmesi nükleer
kuvvetle (bağlanma enerjisi)
dengelenmiĢtir.
b) Elektronların birbirini itmesi zıt spinli
dönüĢle dengelenmiĢtir.
c) Protonla elektronun birbirini çekmesi
merkezkaç kuvvetiyle dengelenmiĢtir.
47
• Atomun yapısında eĢit sayıda proton (+)
ve elektron (–) olmasıyla denge
sağlanmıĢtır.
• Proton ile elektron birbirini çeker.
Elektrondaki merkezkaç kuvveti bu çekimi
zıt yönde dengeler.
• Elektronlar, atom çekirdeği etrafında
ikiĢerli dolanırlar. Biri saat yönünde, diğeri
ise saat yönünün tersi yönde döner.
Böylece elektronlar da, kendi aralarında
eĢlenmiĢtir.
48
• Kainatın herhangi bir noktasında bir
partikül yaratılınca onunla birlikte zıt ikizi
de meydana gelir. Elektronun zıt ikizi
pozitron, protonun zıt ikizi anti proton,
nötronun zıt ikizi anti nötron, nötrinonun zıt
ikizi anti nötrinodur.
• Proton ve nötronun meydana geldiği kuark
adı verilen partiküller de çiftler hâlindedir:
Yukarı kuark–aĢağı kuark, üst kuark–alt
kuark, tuhaf kuark–tılsım kuark.
49
• Bildiğimiz atomun yapısına karĢılık olarak;
çekirdeği negatif, elektronu pozitif olan
atomlar da vardır. Bu atomlardan oluĢan
madde; maddenin zıt eĢi veya anti madde
olarak adlandırılır. Anti madde bazı yıldız
sistemlerinde bulunmaktadır.
• Elektriğin de pozitif ve negatif olmak üzere
iki cinsi vardır.
50
IġINLARIN ENERJĠSĠNĠN
DALGA ÖZELLĠĞĠ
51
MADDENĠN (IġIĞIN) ĠKĠ
KARAKTERĠ
1. TANECĠKLĠ YAPI
2. DALGA KARAKTERĠ
• Atom ve daha küçük boyutlara inildiğinde
maddenin tanecik özelliğinin yanı sıra
dalga özelliği de deneylerle
gözlemlenebilir.
• IĢık da madde gibi hem tanecik hem de
dalga özelliğine sahiptir.
52
IġIĞIN TANECĠKLĠ YAPISI
• IĢığın tanecikler hâlinde yayıldığını ilk
ortaya koyan Newton‟dur.
53
IġIĞIN DALGA ÖZELLĠĞĠ
• IĢığın dalga teorisi hemen kabul edilmedi;
çünkü bazı bilim insanları, ıĢık dalga
hareketi Ģeklinde dağılsaydı dalgalar
köĢeli engellerin çevresinde büküleceğini
ve bunun sonucunda da köĢelerin
çevresini görebileceklerini düĢünüyorlardı.
Günümüzde ıĢığın köĢeli engellerin
çevresinde büküldüğü bilinmektedir
(kırınım), ancak ıĢık dalgaları kısa dalga
boylu olduğundan kırınım gözlemlenemez.
54
ELEKTROMANYETĠK
IġIMANIN DALGA VE
PARÇACIK ÖZELLĠĞĠ
55
• IĢık, elektromanyetik ıĢımanın gözle
görülen bölümüdür.
56
FOTON (IġIK PARÇACIĞI),
ÖZELLĠKLERĠ VE GÖREVĠ
• Foton, evrenin en hızlı parçacığıdır.
Kütlesiz ve elektrikçe yüksüzdür. Saniyede
300 milyon km yol alır.
• Fotonun görevi, güneĢteki enerjiyi
dünyaya taĢımaktır.
• Elektromanyetizmanın taĢıyıcısıdır.
• Elektrik yüklü parçacıklar üzerine etkir.
57
FOTONUN MEYDANA GELĠġĠ
• Ġlk var edildiği yer güneĢin merkezidir.
GüneĢin merkezindeki sıcaklık 15 milyon
°C‟tır.
• GüneĢin merkezinde var edilen her bir
foton ilk baĢta yüksek enerjiye sahiptir.
• Fotonlar güneĢin merkezindeki
çarpıĢmalar sonucunda soğur. Böylece
farklı özellikte, düĢük enerjili birçok değiĢik
foton meydana gelir.
58
• GüneĢten çıkan foton, yaklaĢık 8,5
dakikada dünyaya ulaĢır.
• Foton çeĢitlerinden zararlı olanları,
dünyamıza ulaĢamaz. Ozon tabakası,
bunları tutmakla görevlidir.
59
FOTON (IġIN) ÇEġĠTLERĠ
• Alfa ıĢını (kozmik ıĢın), beta ıĢını ve gama
ıĢını
• X ıĢınları
• Ultraviyole (mor ötesi) ıĢınlar
• Görünen ıĢık
• Ġnfrared (kızıl ötesi) ıĢınlar: IR ıĢını
• Mikro dalgalar
• Radyo dalgası
• Lazer ıĢını
60
GÖZÜN ALGILAYABĠLDĠĞĠ
IġINLAR
• Nanometre, nm kısaltmasıyla gösterilir.
• 1 nm = 1 milimikron = 10 angström
• 1 milimikron = 10
–3
mikron
• 1 mikron = 10
–3
mm
• 1 mm = 10
–3
m
• Gözün algılayabildiği ıĢınlar 380 nm ile
760 nm arası dalga boyundaki görünür
ıĢınlardır.
61
MADDENĠN DALGA
KARAKTERĠ
• Atom ve daha küçük boyutlara inildiğinde
maddenin tanecik özelliğinin yanında
dalga özelliği de deneylerle
gözlemlenmektedir.
• Mesela; atomdaki elektron ispat edilirken
elektronun dalga özelliğinden yararlanılır.
• CD üzerinde ıĢığın kırılmasıyla görülen
gökkuĢağı renkleri, elektromanyetik
ıĢımanın dalga giriĢimine örnektir.
62
SEMANIN MEKFUF MEVC
OLMASI
• Mevc, dalga demektir.
• Mekfuf kelimesinin değiĢik anlamları
vardır. Her bir anlam dalganın farklı bir
yönünü, değiĢik bir özelliğini, ayrı bir
karakterini açıklar.
• Sema, mekfuf mevc özelliğine sahiptir.
• Sema; dalgaları kararlaĢmıĢ,
durgunlaĢmıĢ, sakin hâle gelmiĢ bir
denizdir.
63
DALGANIN
ÖZELLĠKLERĠNDEN BAZILARI:
KARARLAġMAK,
DURGUNLAġMAK, SAKĠN
HÂLE GELMEK
• Evren, dalgalardan meydana gelmiĢ bir
denizdir. KararlaĢmak, durgunlaĢmak,
sakin hâle gelmek; dalganın baĢlıca
özelliklerindendir.
64
SCHRÖDĠNGER,
KARARLAġMIġ
DALGALARDAN SÖZ EDER
• Kuantum mekaniğine göre belli bir hıza
sahip olan her kütleye karĢılık olan bir
dalga vardır.
• Dalga boyu Broglie'nin ortaya koyduğu
denklemle hesaplanabilir.
• Mesela; 1 cm/s hıza sahip bir elektron
dalgası yaklaĢık 7 cm boyundadır.
65
• Hız arttıkça dalga boyu kısalır.
• Daha karmaĢık sistemlerde dalga
özellikleri, Schrödinger‟in bulduğu
“Schrödinger denklemi” ile ifade edilir.
• Schrödinger, kararlaĢmıĢ dalgalardan söz
eder.
66
Broglie (1892–1987) ve
Schrödinger (1887–1961)
Kimdir?
• Broglie, 1929 yılı Nobel ödülü sahibidir.
Fransız fizikçidir.
• Schrödinger, kuantum mekaniğine olan
katkılarıyla, özellikle de 1933'te kendisine
Nobel ödülü kazandıran “Schrödinger
denklemi” ile tanınır. Avusturyalı fizikçidir.
67
DALGA ÖZELLĠKLERĠNĠN
FAZLASINI ÖĞRENMEMĠZ
YASAKLANMIġTIR
• Mekfuf kelimesinin bir manası da “yasak
edilmiĢ veya menolunmuĢ” demektir.
• Mekfuf mevc, yasak edilmiĢ dalga
anlamındadır.
• Kuantum mekaniğinde dalga
özelliklerinden en önemlisi; dalganın
konum ve momentum bilgilerinin, belli bir
sınıra kadar ölçülebilir olmasıdır.
68
• Dalga özelliklerinin daha fazlasını
öğrenmemiz yasaklanmıĢtır. Fiziksel
olarak da bu zaten mümkün değildir. Buna
“Heisenberg belirsizlik ilkesi” denir.
• Bu özellik aynı zamanda, mutlak
determinizmi reddeder ve kader gerçeğine
kapı aralar.

69
Süper Sicim Teorisi (Superstring
Teorisi)
• “Süper sicim teorisi” veya uluslararası
ismiyle “superstring teorisi” maddenin
dalga özelliği ile ilgilidir. Bu teoriye göre
maddenin en temel özellik parçacığı
sicimlerdir. Kütle ve elektrik yükü gibi
özellikler, sicimlerin belli salınımları ile
ortaya çıkar. Dolayısıyla bir dalga hareketi
söz konusudur. Sicim teorisi; açık sicim ve
kapalı sicim olmak üzere iki ana gruba
ayrılır.
70
AÇIK SĠCĠM TEORĠSĠ VE
KAPALI SĠCĠM TEORĠSĠ
• Açık sicim teorisine göre, sicimlerin uçları
hem birleĢebilir hem de ayrılabilir. Kapalı
sicim veya açık bir sicim Ģekli olabilir.
• Kapalı sicim teorisinde ise sicimin
açılabilme özelliği yoktur. Her zaman
kapalı bir halka görünümündedir. Zaten
mekfuf kelimesinin bir diğer anlamı da
“kulplarından sıkıca bağlanıp heybe gibi
asılmıĢ” demektir.
71
• Düğümün açılıp kapanabilme özelliği göz
önünde tutulduğunda, açık sicim teorisinin
tercih edildiği düĢünülebilir.
72
DÜRÜLMÜġ DALGA KARAKTERĠ
(ÜÇ BOYUT DIġINDAKĠ DĠĞER
BOYUTLARIN ÜÇ BOYUT
ĠÇĠNDEKĠ DÜRÜLMÜġLÜĞÜ)
• Mekfuf kelimesi, “dürülmüĢ” anlamına da
gelmektedir. Süper sicim teorisi için üç
boyut (buut) yeterli değildir, ek boyutlar
gerekmektedir. Ek boyutlar, dürülmüĢ bir
vaziyette bildiğimiz üç boyutta gizlenmiĢtir.
Bu görüĢ, bu konudaki en yaygın
yorumdur.
73
• 3 boyutlu bir âlemde yaĢamaktayız.
• 4. boyut, itibari hat dediğimiz zamandır.
Ġçine zamanı da alan 5. boyut da vardır.
Zaman, itibari bir Ģeydir; hakiki vücudu
yoktur. Zamana değer, hayatiyet ve
canlılık kazandıran Ģey, o zaman zarfı
içinde yapılan iĢlerdir.
• Einstein, hem bu boyutlardan hem de 6.
boyuttan söz etmiĢtir. Einstein‟ın iddia
ettiği bu 6. boyut, seyr ü seyahat olarak
bilinir.
74
• Mekfuf kelimesinin “dürülmüĢ” anlamında
da; maddenin dalga karakterine, süper
sicimlere ve 3 boyut dıĢındaki diğer
boyutlara çarpıcı bir iĢaret görülmektedir.
• Süper sicim teorisi, 1915 yılında Einstein
tarafından bulunan bir teoridir.
• Diğer âlemde insanın görmesi ise belki
100 boyutlu olacaktır. Ġnsan öbür dünyada
bir Ģeyi aynı anda 100 boyutlu olarak
görüp hissedebilecektir.
75
• Sonuç olarak kuantum mekaniğine göre,
evrendeki her bir zerreye karĢılık gelen bir
dalga vardır. Evren, bu dalgalardan
meydana gelmiĢ bir denizdir.
76
ELEKTROMANYETĠK
IġINLARIN DALGA
MODELĠYLE AÇIKLANMASI
77
• Radyo dalgaları, kızıl ötesi (infrared)
dalgalar, görünür bölgedeki ıĢık ve x-
ıĢınları elektromanyetik ıĢıma türleridir.
• Görünür ıĢığın dalga boyu 380 nm ile 760
nm arasındadır. Spektrometrede renkler
kırmızıdan baĢlar mora kadar devam eder.
Kırmızı, en uzun dalga boyu ve en düĢük
frekansa sahiptir; mor ise en kısa dalga
boyu ve en yüksek frekansa sahiptir. Göz
ancak bu iki renk arasındaki ıĢınlara karĢı
duyarlıdır.
78
• Frekansı kırmızı rengin frekansından
düĢük ıĢınlara kızıl ötesi (IR); mor rengin
frekansından yüksek ıĢınlara da mor ötesi
(UV) denir. Görünür bölge dıĢında kalan
ve gözün duyarlı olmadığı ıĢınlar, dolaylı
olarak gözlenebilir.
79
DALGALARI TANIMLAMADA
KULLANILAN TERĠMLER
• Dalga boyu
• Genlik
• Hız
• IĢımanın frekansı
80
DALGA BOYU (λ, LAMDA)
• Ardı ardına gelen iki dalga üzerinde
benzer noktalar arasındaki uzaklıktır (Ġki
maksimum veya iki minimum nokta
arasındaki uzaklık).

81
GENLĠK (A)
• Bir dalgada maksimum yüksekliğe veya
minimum derinliğe denir.

82
HIZ (c)
• Vakumda (boĢlukta) elektromanyetik
dalgalar dalga boyuna bağlı olmaksızın
aynı hızla hareket eder. c sembolü ile
gösterilen ve 2,99x10
8
m/s değerinde olan
bu hıza ıĢık hızı denir. IĢık hızı boĢlukta ve
maddesel ortamlarda farklı farklıdır.
83
IġIMANIN FREKANSI (nü)
• Belli bir noktadan 1 s‟de geçen dalga
sayısıdır. Birimi Hz (herts)‟dir. Belli bir
ıĢıma için dalga boyu ile frekansın çarpımı
elektromanyetik dalgalar için ıĢık hızına
eĢittir. IĢığın frekansı ıĢık kaynağına bağlı
olup ortamla değiĢmez.

84
UZUNLUK ÖLÇÜ BĠRĠMLERĠ
• Nanometre, nm kısaltmasıyla gösterilir.
• 1 nm = 1 milimikron = 10 angström
• 1 milimikron = 10
–3
mikron
• 1 mikron = 10
–3
mm
• 1 mm = 10
–3
m
85
BOHR ATOM MODELĠ VE
VARSAYIMLARI
86
LYMAN SERĠSĠ
• Elektron, yüksek enerjili bir katmandan
n=1 katmanına inerse mor ötesi ıĢık
(ultraviyole ıĢık) yayınlanır. Lyman serisi
adı verilen spektral seri meydana gelir.
87
BALMER SERĠSĠ
• Elektron, yüksek enerjili bir katmandan
n=2 katmanına inerse görünür bölgedeki
ıĢık yayınlanır. Balmer serisi (mor) adı
verilen spektral seri meydana gelir.
• Lyman serisinde Balmer serisine göre
daha çok enerji açığa çıkar.
• Lyman serisindeki çizgilerin dalga boyları
Balmer serisindekilerden daha kısadır.

88
PASCHEN SERĠSĠ
• Elektron, yüksek enerjili bir katmandan
n=3 katmanına inerse kızıl ötesi ıĢık (IR,
infrared ıĢık) yayınlanır. Paschen serisi adı
verilen spektral seri meydana gelir.
• Paschen serisindeki çizgilerin dalga
boyları Balmer serisindekilerden daha
uzundur.


89
BRACKETT SERĠSĠ
• Elektron, yüksek enerjili bir katmandan
n=4 katmanına inerse Brackett serisi
(mavi-yeĢil) adı verilen spektral seri
meydana gelir.

90
PFUND SERĠSĠ
• Elektron, yüksek enerjili bir katmandan
n=5 katmanına inerse Pfund serisi
(menekĢe) adı verilen spektral seri
meydana gelir.

91
NĠELS BOHR (1885–1962)‟UN
RÜYASI VE “BOHR ATOM
MODELĠ”NĠN KEġFĠ
• Niels Bohr, Danimarkalı bilim adamıdır.
• Bohr Atom Modeli‟ni 1919 yılında ortaya
sürmüĢtür.
• 1922 yılında Nobel ödülü almıĢtır.
• Niels Bohr‟un kendi adıyla anılan “Bohr
Atom Modeli” bir rüya ile ortaya çıkmıĢtır.
92
• Bohr‟un rüyası Ģöyleydi: “Bohr, güneĢin
kızgın gazlarla dolu merkezinde
duruyordu. Gezegenler de ince ipliklerle
bağlı oldukları güneĢin etrafında
dönüyorlardı. Her gezegen Bohr‟un
yanından geçerken bir düdük çalıyordu.
Sonra kızgın gazlar soğuyup katılaĢtı.”
• Bu rüya Bohr‟un güneĢ sistemi ile atomun
yapısı arasında benzerlik düĢünmesine
vesile olmuĢtur.
• Böylece “Bohr Atom Modeli” bir rüya ile
baĢlamıĢ oldu.
93
• Bohr‟un rüyası, Bilim ve Teknik Dergisi‟nin
Ağustos 1972 sayısının 8. sayfasında
“Rüya Görerek BaĢarıya UlaĢın” yazısında
yayımlanmıĢtır.
• Bohr‟un rüyasında olduğu gibi sadık
rüyalarla ortaya çıkan bilimsel buluĢ ve
keĢifler, hem ruhun hem de kaderin
varlığına delil teĢkil eder.
• Birçok keĢif ve buluĢun temelinde sadık
rüyada verilen mesajlar vardır.
94
RÜYASINDA NĠELS BOHR‟UN
“BOHR ATOM MODELĠ”NĠ
KEġFĠ BĠR ANDA ULAġILAN
BAġARIDIR
• Ġlmî çalıĢmalarda baĢarıya ulaĢmada iki
yol vardır:
• Birincisi; düĢünmek, ezberlemek, fikri
çalıĢtırmaktır. Bu; zamanla olanıdır.
95
• Ġkincisi; sezgi adını verdiğimiz bir anda
ulaĢılan baĢarıdır. Bu da iki kısımdır: Birisi
gayret gösterme sonucunda ilhamla olanı,
diğeri de o branĢta çalıĢmadan ilhamla
olanıdır.
• Gayret gösterme sonucunda ilhamla olanı,
çalıĢma ve tecrübe ile ama çalıĢma
sonucu değil de farklı bir zamanda ele
geçer. Rüyada Kekule‟nin benzen
halkasını keĢfetmesi, Bohr‟un da atom
modelini bulması buna örnektir.
96
• Bir anda ulaĢılan baĢarının ikincisi, o
branĢta çalıĢmadan gelen ilhamdır.
Herkes potansiyel olarak buna açık var
edilmiĢtir. Bu yolda; peygamberler,
doğruluktan ĢaĢmayan akıl sahipleri ve
temiz duygu, temiz düĢünce taĢıyan kalp
sahipleri vardır. Bu baĢarı; mevhibeiilahiye
olarak verilir.

97
KATMAN ELEKTRON
SAYILARINI BELĠRLEME
KURALLARI
98
KATMAN SAYISI (n)
• Katman “n” harfi ile gösterilir.
• n; 1‟den baĢlamak üzere sırasıyla tam
sayılı rakamlardır (n = 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7).
• Sayı, elektron katmanının çekirdeğe olan
uzaklığı ile ilgilidir.
• n sayısının büyüklüğü elektronun
çekirdeğe olan uzaklığı ve potansiyel
enerjisi ile doğru orantılıdır.
99
• Katmana, baĢ kuantum sayısı, enerji
düzeyi veya kabuk da denir. Bu katmanlar
1, 2, 3… gibi sayılardan baĢka K, L, M…
gibi harflerle de gösterilebilir.
100
ENERJĠ DÜZEYĠNDE
(KATMANDA)
BULUNABĠLECEK EN FAZLA
ELEKTRON SAYISI
• Enerji düzeyinde bulunabilecek en fazla
elektron sayısı, 2n
2
formülü ile hesaplanır;
n enerji düzeyi numarasıdır.
101
ENERJĠ DÜZEYĠNDE
BULUNABĠLECEK EN FAZLA
ORBĠTAL SAYISI
• Enerji düzeyinde bulunabilecek en fazla
orbital sayısı, n
2
formülünden bulunur; n
enerji düzeyi numarasıdır.
102
FORMÜLLER
• n: Enerji düzeyi sayısı
• 2n
2
: Enerji düzeyinde bulunabilecek en
fazla elektron sayısı
• n
2
: Enerji düzeyinde bulunabilecek en
fazla orbital sayısı

103
ENERJĠ DÜZEYĠNDE
BULUNABĠLECEK EN FAZLA
ELEKTRON SAYISI (DERS KĠTABI 50.SAYFA)
• KURAL 1: Enerji düzeyinde bulunabilecek
en fazla elektron sayısı, 2n
2
formülü ile
hesaplanır; n enerji düzeyi numarasıdır.
• KURAL 2: En dıĢ katmanda 8‟den, dıĢtan
2.katmanda da 18‟den fazla elektron
bulunamaz.
104
• KURAL 3: Elektron iç katmandan
baĢlanarak yerleĢtirilirken elde kalan
elektron sayısı 8‟i aĢıyorsa, 2 elektronlu bir
dıĢ katman ve artan elektron kadar
elektron barındıran baĢka bir katman
yazılır (Yazılan elektron dizilimi “12-2”
veya “17-2” Ģeklinde bitiyorsa, sırasıyla
“13-1” ve “18-1” Ģekline dönüĢtürülür).
• BAZI ĠSTĠSNALAR: Pd, Re gibi bazı geçiĢ
elementlerinin ve Ce gibi bazı lantanitlerin
elektron dizilimleri kurallara uymaz.
105
ATOMUN ELEKTRONLARININ
KATMANLARA
YERLEġTĠRĠLMESĠ
• Atom numarası verilmelidir. 2n
2
formülüyle
beraber 3 kuralın ve istisnaların bilinmesi
gereklidir. Modern atom teorisine göre
önce atomun elektron diziliĢi yazılırsa bu
elektronlarının katmanlara yerleĢtirilmesi
kendiliğinden ortaya çıkar, 3 kuralı da
istisnaları da ezberlemeye gerek kalmaz.

106
ATOM NUMARASI VERĠLEN
ATOMUN ELEKTRONLARININ
KATMANLARA
YERLEġTĠRĠLMESĠ ÖRNEKLERĠ

35
Br:2-8-18-7

39
Y:2-8-18-9-2

58
Ce:2-8-18-20-8-2

52
Te:2-8-18-18-6

86
Rn:2-8-18-32-18-8


107
ÖNCE ELEKTRON DĠZĠLĠġĠ
YAZILIRSA KATMANLARDAKĠ
ELEKTRON SAYISI DAHA KOLAY
BULUNUR

35
Br:1s
2
2s
2
2p
6
3s
2
3p
6
4s
2
3d
10
4p
5

35
Br:2-8-18-7


39
Y:1s
2
2s
2
2p
6
3s
2
3p
6
4s
2
3d
10
4p
6
5s
2
4d
1

39
Y:2-8-18-9-2

108

58
Ce:1s
2
2s
2
2p
6
3s
2
3p
6
4s
2
3d
10
4p
6
5s
2
4d
10

5p
6
6s
2
4f
2

58
Ce:2-8-18-20-8-2


52
Te:1s
2
2s
2
2p
6
3s
2
3p
6
4s
2
3d
10
4p
6
5s
2
4d
10
5p
4
52
Te:2-8-18-18-6


86
Rn:1s
2
2s
2
2p
6
3s
2
3p
6
4s
2
3d
10
4p
6
5s
2
4d
10

5p
6
6s
2
4f
14
5d
10
6p
6

86
Rn:2-8-18-32-18-8

109
ATOMLARIN ELEKTRON
DĠZĠLĠġLERĠ
110
ORBĠTAL
• Atomda elektronların bulunduğu
varsayılan yerlerdir. Maddi varlığı olan bir
yapı değildir; meridyen ve paralel daireleri
gibidir.
• Bir orbitalde en çok iki elektron bulunabilir.
• Orbitaller boĢ, yarı dolu veya tam doludur.
• Enerjisi düĢen orbitaller bağ yapan
orbitallerdir.
111
ORBĠTAL ÇEġĠTLERĠ
• s ORBĠTALĠ
• p ORBĠTALĠ
• d ORBĠTALĠ
• f ORBĠTALĠ
112
s ORBĠTALĠ
• Her bir enerji düzeyinde bir tane s orbitali
vardır.
• 1s orbitali en küçük, 7s orbitali en
büyüktür.

113
p ORBĠTALĠ
• p orbitali çizimlerinde orta kısım boĢ
bırakılır; çünkü s orbitalinin olduğu yerdir.
• p orbitalleri p
x
, p
y
ve p
z
olmak üzere üç
çeĢittir; bu üç p orbitalinin özdeĢ oldukları
varsayılır; örneğin, Hund kuralına göre p
2
,
p
x
1
ve p
y
1
anlamına gelmez, p
z
1
de olabilir.
ÖzdeĢ denilmesinin nedeni, p
x
, p
y
ve p
z

orbitallerinin ayırt edilememesidir.
114
d ORBĠTALĠ
• 5 çeĢit d orbitali vardır. Bunlar; d
x
2
y
2
, d
z
2
,
d
xy
, d
xz
ve d
yz
orbitalleridir.
115
f ORBĠTALĠ
• 7 çeĢit f orbitali vardır.
116
ORBĠTAL ENERJĠLERĠNĠN
DÜġÜKTEN YÜKSEĞE
SIRALANIġI
• 1s <2s <2p <3s <3p <4s <3d <4p <5s <4d
<5p <6s <4f <5d <6p <7s <5f < 6d <7p
117
AUFBAU KURALI
• Temel hâlde elektronlar, çekirdeğe en
yakın düĢük enerjili orbitalden baĢlayarak
sırayla yüksek enerjili orbitale doğru
dolarlar. Buna Aufbau kuralı denir.
118
ATOM NUMARASI 118 OLAN
ELEMENTĠN ELEKTRON
DĠZĠLĠġĠ

118
Uuo:1s
2
2s
2
2p
6
3s
2
3p
6
4s
2
3d
10
4p
6
5s
2
4d
10
5p
6
6s
2
4f
14
5d
10
6p
6
7s
2
5f
14
6d
10
7p
6

119
ĠLK 11 ATOMUN ELEKTRON
DĠZĠLĠġĠ

1
H:1s
1


2
He:1s
2


3
Li:1s
2
2s
1


4
Be:1s
2
2s
2

5
B:1s
2
2s
2
2p
1

6
C:1s
2
2s
2
2p
2

7
N:1s
2
2s
2
2p
3




120

8
O:1s
2
2s
2
2p
4

9
F:1s
2
2s
2
2p
5

10
Ne:1s
2
2s
2
2p
6

11
Na:1s
2
2s
2
2p
6
3s
1




121
ATOMLARIN ELEKTRON
DĠZĠLĠġĠYLE ĠLGĠLĠ
ALIġTIRMALAR

35
Br:1s
2
2s
2
2p
6
3s
2
3p
6
4s
2
3d
10
4p
5


39
Y:1s
2
2s
2
2p
6
3s
2
3p
6
4s
2
3d
10
4p
6
5s
2
4d
1

58
Ce:1s
2
2s
2
2p
6
3s
2
3p
6
4s
2
3d
10
4p
6
5s
2
4d
10

5p
6
6s
2
4f
2


52
Te:1s
2
2s
2
2p
6
3s
2
3p
6
4s
2
3d
10
4p
6
5s
2
4d
10
5p
4


86
Rn:1s
2
2s
2
2p
6
3s
2
3p
6
4s
2
3d
10
4p
6
5s
2
4d
10

5p
6
6s
2
4f
14
5d
10
6p
6


122
ĠYONLARIN (KATYON VE
ANYONLARIN) ELEKTRON
DĠZĠLĠġĠ

3
Li
+1
:1s
2


4
Be
+2
:1s
2

8
O
-2
:1s
2
2s
2
2p
6



123
ĠZOELEKTRONĠK MADDELER
• Elektron diziliĢi aynı olan farklı maddelere
denir.

1
H
-1
:1s
2


2
He:1s
2


3
Li
+1
:1s
2


4
Be
+2
:1s
2

124
HUND KURALI
• EĢ enerjili orbitallere, elektronlar önce birer
birer yerleĢir. Sonra her bir orbitaldeki
elektron sayısı ikiye tamamlanır. Buna
Hund kuralı denir.

125
HUND KURALI ÖRNEKLERĠ

5
B:1s
2
2s
2
2p
1


5
B:1s
2
2s
2
2p
x
1


6
C:1s
2
2s
2
2p
2


6
C:1s
2
2s
2
2p
x
1
p
y
1


7
N:1s
2
2s
2
2p
3

7
N:1s
2
2s
2
2p
x
1
p
y
1
p
z
1

8
O:1s
2
2s
2
2p
4


8
O:1s
2
2s
2
2p
x
2
p
y
1
p
z
1

126

9
F:1s
2
2s
2
2p
5


9
F:1s
2
2s
2
2p
x
2
p
y
2
p
z
1


10
Ne:1s
2
2s
2
2p
6


10
Ne:1s
2
2s
2
2p
x
2
p
y
2
p
z
2



127
PAULĠ ĠLKESĠ veya PAULĠ
DIġARILAMA ĠLKESĠ
• Her orbital en fazla 2 elektron alır. Bu iki
elektronun kendi eksenleri etrafındaki
dönme hareketleri (spinleri) birbirine zıttır.
• Elektronların birbirini itmesi zıt spinli
dönüĢle dengelenmiĢtir.
• Hidrojen hariç, bütün atomlarda birden
fazla elektron vardır.
128
• Elektronlar, aynı yüklü olduklarından
birbirlerini iter. Bu durumda her iki
elektrondan birisinin saat yönünde,
diğerinin ise saat yönünün tersi
istikametinde dönmesi gereklidir ki;
elektronların birbirlerini itmelerinin yanında
bir arada kalmaları da sağlanmıĢ olsun. Zıt
spin, farklı yönde dönüĢ demektir.
• ĠĢte, zıt spinden dolayı ortaya çıkan ve
elektronları bir arada tutmakla görevli bu
kanuna Pauli dıĢarılama ilkesi denir.
129
ELEKTRON DĠZĠLĠġĠ
KISALTILARAK DA
YAZILABĠLĠR

11
Na:1s
2
2s
2
2p
6
3s
1

11
Na:[
10
Ne]3s
1


130
KÜRESEL SĠMETRĠ (Elektron diziliĢinin sonu
aĢağıdaki gibi olanlar küresel simetriye uygundur.)
• s
1
• s
2
• p
3
• p
6
• d
5
• d
10
• f
7
• f
14

131
KÜRESEL SĠMETRĠ ÖRNEKLERĠ
• Bir atomun elektron diziliĢindeki en son
orbitalin tam dolu ya da yarı dolu olması
atoma küresel simetrik durum kazandırır.
Bu hâldeki atom daha kararlıdır.

24
Cr:[
18
Ar]4s
2
3d
4
olması beklenirken;


24
Cr:[
18
Ar]4s
1
3d
5
Ģeklindedir.


29
Cu:[
18
Ar]4s
2
3d
9
olması beklenirken;


29
Cu:[
18
Ar]4s
1
3d
10
Ģeklindedir.
132

42
Mo:1s
2
2s
2
2p
6
3s
2
3p
6
4s
2
3d
4
olması
beklenirken;

42
Mo:1s
2
2s
2
2p
6
3s
2
3p
6
4s
1
3d
5
Ģeklindedir.


74
W:1s
2
2s
2
2p
6
3s
2
3p
6
4s
2
3d
10
4p
6
5s
2
4d
4

olması beklenirken;

74
W:1s
2
2s
2
2p
6
3s
2
3p
6
4s
2
3d
10
4p
6
5s
1
4d
5

Ģeklindedir.
133

47
Ag:1s
2
2s
2
2p
6
3s
2
3p
6
4s
2
3d
10
4p
6
5s
2
4d
9
olması beklenirken;

47
Ag:1s
2
2s
2
2p
6
3s
2
3p
6
4s
2
3d
10
4p
6
5s
1
4d
10

Ģeklindedir.


79
Au:1s
2
2s
2
2p
6
3s
2
3p
6
4s
2
3d
10
4p
6
5s
2
4d
10

5p
6
6s
2
4f
14
5d
9
olması beklenirken;

79
Au:1s
2
2s
2
2p
6
3s
2
3p
6
4s
2
3d
10
4p
6
5s
2
4d
10

5p
6
6s
1
4f
14
5d
10
Ģeklindedir.
134
ELEKTRON KÜRESEL
SĠMETRĠ GÖSTERMEYENDEN
KOPAR
• Küresel simetri gösteren orbitaldeki
elektronları koparma daha fazla enerji
gerektirir; bu nedenle de elektron küresel
simetri göstermeyenden kopar.

32
Ge:[
18
Ar]4s
2
3d
10
4p
2

32
Ge
+1
:[
18
Ar]4s
2
3d
10
4p
1
135
• Daha basit bir ifadeyle; atom elektronunu
4s‟den değil, 4p‟den verir. 4s elektronları,
çekirdeğe 4p elektronlarından daha
yakındır; bu nedenle daha güçlü çekilir.
Bundan dolayı da elektron 4p‟den verilir.
136
ÖNCE ATOMLARIN ELEKTRON
DĠZĠLĠġĠ YAZILIR, SONRA
KATMANLARDAKĠ ELEKTRON
SAYISI SIRASIYLA TOPLANARAK
BULUNUR

35
Br:1s
2
2s
2
2p
6
3s
2
3p
6
4s
2
3d
10
4p
5

35
Br:2-8-18-7


39
Y:1s
2
2s
2
2p
6
3s
2
3p
6
4s
2
3d
10
4p
6
5s
2
4d
1

39
Y:2-8-18-9-2

137
3. BÖLÜM: KUANTUM
(DALGA) MEKANĠĞĠNĠN
TARĠHSEL GELĠġĠMĠ
138
ATOM ALTI PARÇACIKLAR
(PARTĠKÜL TEORĠSĠ) VE
ATOM ALTI PARÇACIKLARIN
DALGA ÖZELLĠĞĠ
139
ATOMUN YAPISINDA
VURGULANMASI GEREKEN
BAġLICA ÖGELER
• Maddenin yapısı taneciklidir.
• Maddenin yapısı boĢlukludur.
• Maddenin tanecikleri hareketlidir.
• Tanecikler arasında çekim kuvveti vardır.
• Tanecikler arasındaki mesafeler farklı
farklıdır.
• Taneciğin fiziksel özelliği yoktur; tanecik
hâl değiĢtirmez.
140
MADDENĠN TANECĠKLĠ YAPISI
GÖZLEMLENEBĠLĠR MĠ?
• 30 milyon defa büyülten STM (tarayıcı
tünel mikroskobu) ile atom ve moleküller
görülebilmektedir.
• Bilgisayardaki renklendirme dıĢında,
görülen gerçek görüntüdür.
• Kitaplardaki molekül modelleri yanlıĢtır,
gerçek görüntü değildir.
141
• Atomlar yuvarlak model olarak, moleküller
de birbirine geçme modeli Ģeklinde
görülürler.
• Atom çapı 10
–8
cm olduğuna göre, atom
mikroskopta 0,3 cm büyüklüğünde görülür.
Günümüzde çekirdek, proton, nötron,
elektron zaten görülemezler. Esirin de
görülmesi mümkün değildir. Ancak
belirtilen ispat yollarıyla varlığına delil
getirilmektedir.
142
• Göremediğimiz, mikroskop veya X
ıĢınlarıyla bile tespit edemediğimiz madde
de vardır. Bunlara ancak günümüzün
teknolojisi ile ulaĢılmaktadır.
143
NAZZAM‟IN PARTĠKÜL TEORĠSĠ
ĠLE ĠLGĠLĠ 12–13 ASIR ÖNCEKĠ
KEġFĠ
• Atom teorisini ilk ortaya koyan Yunan
bilginleri maddenin en küçük parçasının
atom olduğunu söylerken bir Ġslam alimi
olan Nazzam, maddenin sonsuz denecek
ölçüde parçalanabileceğini söylemiĢ ve
günümüzün ilim adamlarından biri gibi
konuĢmuĢtur.
144
• Bugünün partikül teorisi perspektifinden
atom altı parçacıklar düĢünülerek bu
meseleye bakıldığında Nazzam‟ın 12–13
asır önce, çok derin Ģeyler söylemiĢ
olduğu iddia edilebilir.
145
ESĠR ĠLE ĠLGĠLĠ BĠLDĠKLERĠMĠZ
• 19. asrın sonları ve 20. asrın baĢlarında
bilim dünyasının yoğun bir Ģekilde tartıĢtığı
esirin varlığı konusunda günümüzün bilim
adamları arasında birlik olduğu
söylenebilir. Yine de bazı kiĢilerin kabul
etmediğini söyleyebiliriz.
• Esir, atomdan çok küçüktür. Esirin de
zerreleri vardır. Günümüzün bilinen en
küçük parçacığı, esirin zerreleridir.
146
• Önce esir, sonra atom var edilmiĢtir. Atom
esirden yapılmıĢtır. Atomun yapı taĢları
esirdendir.
• Esir, atomların tarlasıdır. Esiri bir deryaya
benzetirsek onda yüzen varlıklar; atomlar,
moleküller, iyonlar, formül–birimler ve
galaksiler olur. Yeryüzü de esir denizinde
yüzen bir gemi gibi düĢünülebilir.
• Esir, su gibi akıcıdır. Hava gibi nüfuz
edicidir. Esirin nüfuz etmediği madde
yoktur.
147
• Isı, ıĢık, elektrik ve sesin yayılması esirin
varlığını gösterir; çünkü boĢlukta bunların
yayılması düĢünülemez. Dolayısıyla uzay
boĢluğu yoktur. Uzayın derinlikleri,
sonsuza kadar uçsuz bucaksız bir boĢluk
değil; uzay, kesinlikle esir maddesiyle
doludur. Gezegenler arasındaki çekme ve
itme kanunları da ancak esirin varlığıyla
açıklanabilir. Yine uzay boĢluğu dıĢındaki
her çeĢit boĢlukta da esir vardır.
148
• Atomların yapı taĢı birdir. Proton, nötron
ve elektronun farklı adetlerinin bir araya
gelmesiyle farklı atomlar ortaya çıkıyor.
Bunun gibi proton, nötron, elektron ve
diğer atom altı parçacıklarının da aynı yapı
taĢının farklı adetlerinin bir araya
gelmesiyle ortaya çıktığını söyleyebiliriz.
• Buz ile su buharının birleĢmesinden su
oluĢabiliyor. Bunun gibi atom içinde de
birleĢmeler, dönüĢümler ve eĢitlikler
gerektiğinde oluyor.
149
TANECĠK DÖNÜġÜMLERĠ,
ENERJĠ VE ESĠR ĠLĠġKĠSĠ
• Bu birleĢme, dönüĢüm ve eĢitliklerden
bazıları Ģunlardır:
• Proton + Elektron → Nötron
• Nötron → Proton + Elektron
• Bu durum bize hem esir maddesinin enerji
ile ilgili olduğunu ispat eder hem de
atomdaki taneciklerin yapı taĢının aynı
olduğu konusunda fikir verir.
150
• Esirde büyük bir enerji olduğu
düĢünülüyor.
• Kandiller bir zaman zeytinyağı ile yakılır.
Sonra petrol ve elektrik enerjisi devreye
girer. Petrolün devrinin bitmesi yakın
görünüyor. Yer ve gök hazinelerinin
üstündeki perdenin kalkacağı ve yeni
enerji kaynaklarının açılacağı bir dönem
beklenmektedir. O dönemin ulaĢım
vasıtaları temiz enerjiyle veya enerjiye bile
lüzum görülmeden çalıĢacaktır.
151
• Maddenin 4 hâli olduğu gibi esirin de
hâlleri vardır.
• Maddenin hâllerinde formül aynı kalmakla
beraber isimler ve görünüĢler farklı oluyor.
Su buharı, su, buz örneğinde olduğu gibi
gaz, sıvı ve katı üç tür maddenin de
formülü H
2
O‟dur.
• Bunun gibi esir maddesi de esir kalmakla
beraber, diğer maddeler gibi farklı Ģekil
alabilir ve ayrı suretlerde bulunabilir.
152
• Hem madde esirden yapılmıĢtır hem de
madde içinde esir vardır.
• Esirin farklı Ģekillerinden bir kısmı tartı ve
ölçüye gelir, bir kısmı ise tartı ve ölçüye
gelmez. Demek ki ölçülemeyen de bilim
oluyor. Esir, tartı ve ölçüye gelmeyen
ortamları da oluĢturur. Esir; madde ve
mana alemlerinin arasında bir yapıya
sahiptir. Bu nedenle esir maddesi, manevi
varlıkların da yaĢama ortamı olarak
düĢünülebilir.
153
• Demek ki bilimin konusu maddeyle sınırlı
değildir; metafizik de bilim kabul
edilmelidir. Esir ruha yakın bir yapıda olup
vücudun en zayıf mertebesidir. Esirle ilgili
ortaya çıkacak ispatlar, bizi, din ile ilmin
buluĢtuğu noktalara götürebilir.
• Maddenin % 96‟sını oluĢturan ve
günümüzde bilinmeyen madde olan
karanlık maddenin esir olabileceği
düĢünülmektedir.
154
ATOM ALTI PARÇACIKLAR DA
ESĠRDEN YAPILMIġ OLABĠLĠR
• Esir maddesi atom altı parçacık olduğu
gibi diğer atom altı parçacıklar da esirden
yapılmıĢ olabilir.

155
HĠGGS PARÇACIĞI (HĠGGS
BOZONLARI): KEġFEDĠLMEMĠġ
ATOM ALTI PARÇACIK
• Higgs parçacığı (Higgs bozonları),
günümüzdeki madde kuramının henüz
keĢfedilmemiĢ taneciğidir. Higgs bozonları
atom altı parçacıklardandır.
• Higgs bozonlarının esir olabileceği
düĢünülmektedir.
156
• Cenevre‟de Avrupa Nükleer AraĢtırma
Merkezi (CERN)‟ün yerin altındaki büyük
laboratuarına dünyanın en büyük süper
iletken mıknatısı indirilmiĢtir. Mıknatıs,
Büyük Hadron ÇarpıĢtırıcısında (LHC)
“parçacık çarpıĢtırma deneyi” için
kullanılacaktır. Büyük Hadron
ÇarpıĢtırıcısının niçin inĢa edildiğini tek bir
cümleyle yanıtlarsak bu yanıt “Higgs
bozonlarının keĢfedilmesi amacıyla inĢa
edildiği” Ģeklinde olacaktır.
157
• Higgs kelimesinin sözlük anlamı “çok
büyük bir sıçrama” demektir.
158
AVRUPA NÜKLEER ARAġTIRMA
MERKEZĠ (CERN)‟DEKĠ YÜZYILIN
DENEYĠ
• CERN (Sörn), Cenevre‟dedir.
• CERN‟de 2008 yılının eylül ayında büyük
bir deney gerçekleĢtirilmiĢtir.
• CERN‟de görevli bilim adamlarının bazıları
Türk bilim adamıdır. Ancak CERN‟e üye
değildirler.
159
• Maddenin baĢlangıcının olduğu, baĢka bir
ifade ile maddenin belli bir baĢlangıçtan
itibaren var edildiği konusu, CERN‟deki
deneylerin sonucunda deneysel olarak da
ispat edilecektir.
• Big Bang (Büyük Patlama) teorisine göre
madde zaten hem ezelî (öncesiz) değildir;
bir baĢlangıçtan itibaren vardır hem de
hesap edilebilen belli bir süre sonra son
bulacaktır.
160
• Ġlk var ediliĢin nasıl olduğunu tam olarak
bilemeyiz; çünkü göklerin ve yerin
yaratılıĢına Ģahit tutulmadık.
• Zamanı geriye götürüp bu gerçeğe Ģahit
olma konusu ise..!
161
BĠG BANG (BÜYÜK PATLAMA)
TEORĠSĠ
• Big Bang (Büyük Patlama) Teorisi basitçe
Ģöyle özetlenebilir: 13,7 milyar yıl önce
evren bir nokta olarak var edildi ve
geniĢletildi. Bu teoriye göre evrenin bir
baĢlangıç noktası vardır. Bu baĢlangıç
noktasından önce madde ve zaman
yoktur.
• Evrenin baĢlangıç noktası denildiğinde,
noktanın boyutunun olmadığı bilinmelidir.
162
• Var ediliĢ ve geniĢleme, bir emirle
baĢlamıĢtır ve devam etmektedir.
163
ZIT ĠKĠZ ATOM ALTI
PARÇACIKLAR
• Kâinatın herhangi bir noktasında bir
partikül yaratılınca onunla birlikte zıt ikizi
de meydana gelir.
• Elektronun zıt ikizi pozitron, protonun zıt
ikizi anti proton, nötronun zıt ikizi anti
nötron, nötrinonun zıt ikizi anti nötrinodur.
164
KUARK ADIYLA BĠLĠNEN ATOM
ALTI PARÇACIKLAR
• Kuarklar; proton ve nötronları oluĢtururlar.
• Kuark adı verilen partiküller de çiftler
hâlindedir: Yukarı kuark–aĢağı kuark, üst
kuark–alt kuark, tuhaf (garip) kuark–tılsım
kuark.
• Kuarklar; hem elektromanyetik kuvvet,
zayıf kuvvet ve nükleer kuvvetin ortaya
çıkmasına sebeptir hem de bunların
etkilerini duyarlar.
165
ANTĠ MADDE ADIYLA BĠLĠNEN
ATOM ALTI PARÇACIKLAR
• Bildiğimiz atoma karĢılık olarak çekirdeği
negatif, elektronu pozitif (pozitron) olan
atomlar da vardır. Bu atomlardan oluĢan
madde; maddenin zıt eĢi veya anti madde
olarak adlandırılır.
• Sebepler dünyasında her Ģeyin çift
yaratılmıĢ olmasını, anti madde ile evren
bazında da görmüĢ oluyoruz.
166
• Madde, enerjinin yoğunlaĢmıĢ Ģekli olarak
da tarif edilebilir ve tekrar enerjiye
dönüĢebilir.
• Fisyon ve füzyon reaksiyonlarında,
kütlenin binde bir, on binde bir gibi çok
küçük bir kısmı enerjiye dönüĢür. Geri
kalan kısmından ise baĢka element oluĢur.
• Anti madde, kuantum mekaniğinin en sırlı
konularındandır.
• Dünyada anti madde yoktur.
167
• Anti maddenin varlığı CERN‟de tanecik
hızlandırıcılarda ortaya konulmuĢtur. Atom
altı parçacıkların ıĢık hızına yakın hızda
parçalanmasıyla CERN‟de çok küçük
miktarda bir görünüp bir kaybolan anti
madde ispatlanmıĢtır.
• Anti madde bazı yıldız sistemlerinde
bulunmaktadır.
• Evren var edildiğinde, eĢit miktarda madde
ve anti maddenin yaratıldığı tahmin
edilmektedir.
168
ANTĠ MADDE NĠÇĠN BĠR
GÖRÜNÜP BĠR
KAYBOLUYORDU? (DÜNYADA
ANTĠ MADDE NEDEN YOKTUR?)
• Beta bozunmasında, nötron protona
dönüĢür ve dıĢarıya bir elektron ile bir anti
nötrino denilen tanecik neĢrolunur.
• Nötron → Proton + Elektron + Anti nötrino
• Bazı nadir izotoplarda ise çift beta
bozunması görülür.
169
• Çift beta bozunmasında, nötronların ikisi
birden aynı anda bozunur. Ġki protona
dönüĢür. Bu esnada iki elektron ile iki anti
nötrino yayılır.
• Çift beta bozunmasının farklı bir
versiyonunda ise anti nötrino oluĢmaz.
• Beta bozunmasında dıĢarıya bir anti
nötrino neĢredilir. Çift beta bozunmasında
ise dıĢarıya iki anti nötrino neĢredilir. Bu;
bir nötronda bir anti nötrino bulunduğu
anlamına gelir.
• 2Nötron → 2Proton + 2Elektron
170
• Çift beta bozunmasının farklı versiyonunda
oluĢan anti nötrino çekirdekten dıĢarı
çıkamadan, çekirdekteki bir baĢka nötron
tarafından absorbe edilir. Bizim bunu
gözlemimiz, anti nötrinonun bir görünüp bir
kaybolması Ģeklinde olur. Buna, anti
nötrinonun gizlenmesi de diyebiliriz.
Dünyada anti maddenin olmayıĢı, anti
maddenin gizlenmesinden dolayı olabilir.
ġayet böyleyse; nötronun yapısında
gizlenmiĢ anti nötrino maddenin temel
parçacıkları arasında ayrı bir yer alacaktır.
171
• Anti madde, tanecikler arasında müstakil
olarak mevcut değildir.
• Anti madde, evrenin baĢlangıcında yüksek
sıcaklık Ģartlarında mevcuttu.
172
DÜNYADA NĠÇĠN ANTĠ MADDE
YOKTUR?
• Anti madde ile madde birbirine temas
ettiğinde her ikisi de büyük bir enerji açığa
çıkararak ortadan kaybolurlar.
• Madde ile anti madde karĢılaĢtığında;
maddenin %100‟ü enerjiye dönüĢür. Bu,
patlayan bir hidrojen bombasının
bıraktığının 143 katı fazla enerji demektir.
• ġayet dünyada anti maddenin gizlenmesi
olmasaydı dünya olmayacaktı.
173
ELEKTRON ĠLE POZĠTRON
BĠRBĠRĠNĠN ANTĠ MADDESĠDĠR
• Elektron ve pozitron arasındaki temas
neticesinde, 511000 elektron volt gibi
enerjiye sahip gama ıĢınları meydana
gelir.
• Elektronun (madde) atom numarası –1,
kütle numarası 0‟dır. Pozitronun (anti
madde) atom numarası +1, kütle numarası
0‟dır.
174
• Ġkisini topladığımızda atom numarası da
kütle numarası da 0 olan gama ıĢını oluĢur
ve enerji açığa çıkar.

175
ATOM ALTI TANECĠKLERĠN DĠLĠ
• Atom altı tanecik araĢtırmalarında daha
derinlere inildikçe, çok küçük kütleli,
kütlesiz, çok hızlı ve çok kısa ömürlü
taneciklerin varlığı bize Ģunları
düĢündürüyor:
• Madde her an, sanki varlık–yokluk
sınırından ve hatta yokluktan var ediliyor.
• Atom altı dünyası sabit ve hareketsiz
değildir. Var edildikten sonra kendi hâline
bırakılmamıĢtır.
176
• Bu kadar küçük, hızlı, her an oluĢan ve
baĢka Ģeylere dönüĢen bu kadar çok
taneciğin var edilmesi bizim, büyüklüğü,
ilmi, hesabın inceliğini ve sonsuzluğu
anlamamız içindir.
177
ETER VE ETER ALTI ADIYLA
BĠLĠNEN ATOM ALTI
PARÇACIKLAR
• Küçük alem diyebileceğimiz atom altı
partiküller, değiĢik çevrelerde eter, eter altı
gibi adlarla da anılmaktadır.
• Eteri bazıları kabul eder, bazıları kabul
etmez.
178
MUON ADIYLA BĠLĠNEN ATOM
ALTI PARÇACIK
• Uzaydan dünyaya gelen muon adı verilen
parçacıklara da atom altı parçacık
denebilir.
179
KARANLIK MADDE
• Maddenin % 96‟sının ne olduğu
günümüzde bilinmiyor. Buna karanlık
madde denilmektedir.

180
KARANLIK ENERJĠ VE KARANLIK
MADDE
• Bir görüĢe göre de maddenin bilinmeyen
% 96‟sının; % 70‟i karanlık enerji, % 20‟si
ise karanlık maddedir.
• Evrendeki maddenin sadece % 4‟ünün ne
olduğu bilinmektedir.
• Varlığın gözlemlediğimiz kısmı; bütününe
göre çok azı, ufak bir parçasıdır.
181
• Atom altı parçacıklarla ilgili ortaya konan
günümüzün partikül teorisi, perdenin
arkasında daha nice varlıklar olabileceğini
kanıtlamaktadır.
182
FOTON (IġIK PARÇACIĞI),
ÖZELLĠKLERĠ VE GÖREVĠ
• Foton, evrenin en hızlı parçacığıdır.
Kütlesiz ve elektrikçe yüksüzdür. Saniyede
300 milyon km yol alır.
• Fotonun görevi, güneĢteki enerjiyi
dünyaya taĢımaktır.
• Elektromanyetizmanın taĢıyıcısıdır.
• Elektrik yüklü parçacıklar üzerine etkir.
183
FOTONUN MEYDANA GELĠġĠ
• Ġlk var edildiği yer güneĢin merkezidir.
GüneĢin merkezindeki sıcaklık 15 milyon
°C‟tır.
• GüneĢin merkezinde var edilen her bir
foton ilk baĢta yüksek enerjiye sahiptir.
• Fotonlar güneĢin merkezindeki
çarpıĢmalar sonucunda soğur. Böylece
farklı özellikte, düĢük enerjili birçok değiĢik
foton meydana gelir.
184
• GüneĢten çıkan foton, yaklaĢık 8,5
dakikada dünyaya ulaĢır.
• Foton çeĢitlerinden zararlı olanları,
dünyamıza ulaĢamaz. Ozon tabakası,
bunları tutmakla görevlidir.
• GüneĢte füzyon sonucu 4 adet hidrojen
çekirdeğinden, 1 adet helyum çekirdeği
oluĢur ve 2 adet pozitron meydana gelir.
Böylece her saniye 564 milyon ton H
(hidrojen) elementi, He (helyum)
elementine dönüĢmüĢ olur.
185
• Bu dönüĢüm esnasında güneĢ, her saniye
kütlesinden E=mc
2
formülüne göre 4
milyon ton kaybeder.
• Bu azalan kütle enerjiye dönüĢtürülür.
• GüneĢ enerjisi hâlinde dünyamıza gelir.
• Foton ve nötrinolar da böylece meydana
gelir.
• Foton adı verilen parçacıklara da atom altı
parçacık denebilir. Fotonlar çeĢitlidir.
186
FOTON (IġIN) ÇEġĠTLERĠ
• Alfa ıĢını (kozmik ıĢın), beta ıĢını ve gama
ıĢını
• X ıĢınları
• Ultraviyole (mor ötesi) ıĢınlar
• Görünen ıĢık
• Ġnfrared (kızıl ötesi) ıĢınlar: IR ıĢını
• Mikro dalgalar
• Radyo dalgası
• Lazer ıĢını
187
GÖZÜN ALGILAYABĠLDĠĞĠ
IġINLAR
• Nanometre, nm kısaltmasıyla gösterilir.
• 1 nm = 1 milimikron = 10 angström
• 1 milimikron = 10
–3
mikron
• 1 mikron = 10
–3
mm
• 1 mm = 10
–3
m
• Gözün algılayabildiği ıĢınlar 380 nm ile
760 nm arası dalga boyundaki görünür
ıĢınlardır.
188
NÖTRĠNO
• Nötrino atom altı parçacıklardandır.
• Nötrino da; fotonlar gibi, güneĢte,
hidrojenin helyuma dönüĢmesi anında,
maddenin enerji karĢılığı olarak meydana
gelir.
189
GLUON (GULON)
• Atomun yapısında gluon adı verilen
parçacık da belirlenmiĢtir.
• ġiddetli çekirdek kuvveti, gluon diye bilinen
sekiz parçacık tarafından taĢınır.
• Kütlesiz ve elektrik yüksüzdür.
• Elektromanyetik kuvvet ve zayıf kuvvete
karĢı duyarsızdır.

190
LEPTON
• Çekirdek kuvvetinden etkilenmez.
• YalıtılmıĢ bireyler olarak gözlemlenir.
191
IġINLAMA GERÇEKLEġECEK MĠ?
• Günümüzde ses nakli radyoyla, görüntü
nakli de televizyonla gerçekleĢmiĢ oldu.
• Radyo ve televizyon ile yapılan suretin
naklidir.
• Henüz aynen nakil olmamıĢtır. Gelecekte
daha çok ıĢınlama konusu üzerinde
çalıĢmalar olacaktır.
• Gerçi radyo ve televizyonun ileri dereceleri
konusunda da daha yapılacaklar vardır.
192
• ġayet çok çalıĢırsak, yakın bir gelecekte,
zemin yüzünü; her tarafı, her birimize
görülen ve her köĢesindeki sesleri herkes
tarafından iĢitilen bir yer konumuna
getirebiliriz.
• IĢınlama konusu bize, Ģu an için mümkün
olamayacakmıĢ gibi geliyor; çünkü cisimler
hareket ettikleri yönde boylarından
kaybetmekte ve ıĢık hızına çıkınca da yok
olmaktadırlar. Bu durumda insanın kalbi ve
nabzı nasıl olur bilinemez...!

193
• Ancak gelecekte ilimler çok geliĢecektir.
• Bu geliĢmeler, beraberinde birçok sürprizi
de getirecektir.
• Teknik ve teknoloji ilerledikçe, Ģimdi bize
imkânsızmıĢ gibi gelen olaylar
gerçekleĢecektir.
• Uzak mesafelerden eĢyayı aynen hazır
etmek, mümkündür. KiĢisel çabalarla o
noktaya yetiĢilmezse de, insanlığın ortak
çalıĢmasıyla yetiĢilebilir. Maddeten
eriĢilmezse de, manen eriĢilebilir.
194
MADDENĠN IġIN HÂLĠ
• Plazma hâl veya akkor hâl de denir.
• Plazma hâli, her maddede vardır. Plazma
hâline geçiĢ; her maddede, her zaman,
belirlenen ve planlanan düzeyde
olmaktadır.
• Ġnsanın plazma hâlinden etkilenmesi;
solunum yoluyla veya deriden doğrudan
kana geçmek suretiyledir. Havadan
beslenme konusu, maddenin plazma
hâliyle ilgilidir. Plazma hâli havayla
karıĢınca ve solununca tedavi eder.
195
MADDENĠN IġIN HÂLĠNĠN
DELĠLLERĠ
• Altın gibi kıymetli metaller ve yakut gibi
kıymetli taĢlar, maddenin 4. hâli olan ıĢın
hâline kolay geçerler. Eskiden beri, deriye
temas ederek kana geçmek suretiyle veya
temassız solunum yoluyla, koruyucu
hekimlikte ve tedavide kullanıldığı
bilinmektedir. Madde ıĢın hâline geçince
kütlesinden kaybetmez; çünkü ya hava ve
suda Ģarj olur, ya da hassas tartım
aletleriyle bile kütle kaybı ölçülemez.
196
• Cisimlerin ileride ıĢınlanabileceğinden söz
edilmektedir.
• Esir maddesinin farklı durumlarından bir
kısmı tartı ve ölçüye gelir, bir kısmı ise
gelmez. Demek ki ölçülemeyen de madde
oluyor ki; bu konunun ıĢın hâliyle iliĢkisi
olabilir.
• Uzayın derinlikleri, sonsuza kadar uçsuz
bucaksız bir boĢluk değildir; uzay,
kesinlikle esir maddesiyle doludur. Uzayda
maddenin ıĢın hâlinin olduğuna dair
görüĢler vardır.
197
TAKYON (TACHYON)
• Takyon, Latincede “çok hızlı” demektir.
• Takyonlar ıĢıktan hızlı, kütlesi eksi,
boyutları sıfırdan küçük olan atom altı
parçacıklardır.
• Takyonların keĢfi, enerjinin ıĢıktan hızlı
gidebileceğini göstermiĢtir.


198
MADDE NAKLĠ OLMASI ĠÇĠN
ĠZAFĠYET
(RÖLATĠVĠTE=GÖRELĠLĠK)
TEORĠSĠNĠNĠN GEÇERLĠLĠĞĠNĠ
YĠTĠRMESĠ MĠ GEREKĠR?
• Cisimlerin hareket ettikleri yönde
boylarından kaybedeceklerini ve ıĢık
hızına eriĢince de yok olacaklarını
belirtmiĢtik.
199
• Einstein‟ın izafiyet teorisine göre ise, ıĢık
hızına eriĢen bir cismin kütlesi sonsuz
oluyordu. Günümüzde böyle olmadığı
ortaya çıkmıĢtır. IĢık hızının aĢılmasıyla,
kütlenin sonsuz olmadığı ispat edilmiĢtir.
200
MADDE TRANSFERĠ HANGĠ
SICAKLIKTA OLACAK?
• Madde transferinin sıfır kelvin sıcaklığında
olacağı öngörülüyor. 0 K bilindiği gibi en
düĢük sıcaklıktır. Günümüzde 0 K‟e
inilememiĢtir.
• Sıcağın yakması gibi soğuğun da yakması
vardır. Buna “bürüdetiyle ihrak etmek”
baĢka bir ifadeyle “soğukluğuyla yakmak”
denir.
201
• Demek ki soğuğun da yakacağı bir sıcaklık
derecesi vardır. KıĢ mevsiminin en soğuk
günleri olan zemheride soğuğun
yakmasını görüyoruz.
• Maddenin ıĢın hâli, yüksek sıcaklıkta
olmakla beraber her bir sıcaklıkta da olur;
maddenin diğer üç hâli için de bu böyledir.
• Öyleyse en düĢük sıcaklıkta da plazma
hâli olabilir. Belki de 0 K‟e
eriĢebildiğimizde madde transferini de
gerçekleĢtirmiĢ olacağız.
202
• Madde transferi (maddenin ıĢınlanması)
için maddenin ıĢın hâlinde olma gerekliliği
bilinmektedir.
203
GYRON (JAYRON) DENĠLEN
ATOM ALTI PARÇACIK
• Bazı bilim adamlarına göre gyron (jayron)
denilen atom altı parçacık, esir maddesinin
temelini teĢkil eder ve evrenin en küçük
parçacığıdır.
• Bir adet atomda yaklaĢık 1020 gyron
vardır.
204
ESĠRĠN BĠLĠM DÜNYASINCA
1990‟LI YILLARA KADAR KABUL
EDĠLMEMESĠNĠN NEDENLERĠ
• BirleĢik Alan Teorisi‟nde hata yaptığını
sonradan Einstein‟ın kendisi de kabul
etmiĢtir. Buna rağmen fizik dünyası
Einsteinizm diyebileceğimiz görüĢ
dıĢındaki her görüĢe karĢı uzun süre
kapalı yaĢamıĢtır. Bu sebeple de esir ile
ilgili çalıĢmalar 1990‟lı yıllara kadar
yayımlanamamıĢtır.
205
ESĠR MADDESĠNDEN SÖZ
EDEN BAġLICA BĠLĠM
ADAMLARI
206
PROF. DR. PAUL DĠRAC (1902–
1984)
• Prof. Dr. Paul Dirac, fizik profesörüdür.
• Prof. Dr. Paul Dirac, esir maddesinin kabul
edilmesi sonucunda ilmî görüĢlerde yeni
değiĢiklikler olacağını ve ucuz enerji
üretiminde faydalar elde edileceğini
belirtmiĢtir.
• Prof. Dr. Paul Dirac, her yanı kaplayan ve
hareket eden bir tanecik denizinden söz
etmiĢtir.
207
• Prof. Dr. Paul Dirac, 1933'te Schrödinger
ile beraber Nobel Fizik Ödülü almıĢtır.
208
PĠTTSBURGH
ÜNĠVERSĠTESĠ'NDEN DR. FRANK
M. MENO (1934–….)
• Pittsburgh Üniversitesi'nden Dr. Frank M.
Meno adlı bilim adamının esir maddesiyle
ilgili hipotezi vardır. Dr. Meno, esir
üzerindeki çalıĢmalarına 1961 yılında
baĢlamıĢtır. 1990 yılında Kanada'da
"Physics Essays" isimli uluslararası bir
dergide esirle ilgili yazısı yayımlanmıĢtır.
209
• Dr. Meno'nun teorisine göre; gyron
(jayron) denilen atom altı parçacık esir
maddesinin temelini teĢkil eder. Gyron
küresel değildir. Ġki ucu sivri ve ortası dar
bir kalem Ģeklindedir. Kainatta her Ģey bu
maddeden ve bu maddenin dinamiğinden
ibarettir. Bir adet atomda yaklaĢık 1020
gyron vardır. Dolayısıyla evrenin en küçük
parçacığı gyrondur. Dr. Meno„ya göre;
esirin uygulama alanları ileride; telepati,
düĢünce akıĢı, iletiĢim, enerji kontrolü,
tıbbi tedavi gibi alanlar olacaktır.
210
Rus Fizikçi Nikolai Aleksandrovich
Kozyrev (1908–1983)
• "Rusya'da Tanrıya DönüĢ" isimli kitabında
Rus fizikçi Nikolai Aleksandrovich
Kozyrev, esir maddesinden söz
etmektedir.
• Ayrıca zamanı bir madde olarak ele
almakta ve ona enteresan özellikler
yüklemektedir.
211
ESĠR MADDESĠNĠN BĠRKAÇ
CÜMLE ĠLE FARKLI TANIMLARI
• Esir gayet latif, nazenin, itaatkar bir icraat
sayfasıdır.
• Emirlerin nakil vasıtasıdır.
• Tasarrufun zayıf bir perdesidir.
• Yazıların latif bir mürekkebidir.
• En nazenin bir icraat hullesidir.
• Sanat eserlerinin mayasıdır.
212
• En küçük maddelerin yaratıldığı bir ham
madde ve bir tarladır.
• Atomlar esir maddesinden yaratılmaktadır.
213
ESĠR MADDESĠNĠN YOKLUĞUNU
ĠSPAT ĠÇĠN YAPILAN DENEYĠN
HATALI BĠR DENEY OLDUĞU
AÇIĞA ÇIKMIġTIR
• Michelson ve Morley, kendi isimleriyle
anılan meĢhur Michelson–Morley deneyini
yapmıĢlardır.
• Bu deney, esir maddesinin yokluğunu
ispat için yapılmıĢtır.
214
• Sonraki yıllarda deneyin hatalı olduğu
ispatlanmıĢtır.

215
ESĠR MADDESĠ ÜZERĠNDE ÇOK
DURULMASININ SEBEBĠ
• Kimyacılar ve fizikçiler esir maddesine
özel bir önem vermelidirler.
• Esirle ilgili keĢif ve buluĢlar, enerji
probleminin çözülmesinde yenilik
getirecektir. Çaresi bulunmamıĢ bazı
hastalıkların tedavisinde rol oynayacaktır.
• Yerlerin ve göklerin insanlık için bütün
hazinelerini açması belki de bu yolla
olacaktır…
216
ATOMUN YAPISI VE ELEKTRON
BULUTU
• Elektronlar, çekirdek etrafında dönerken
bulut görünümü oluĢtururlar.
• Elektron bulutunun görevi, çekirdeği
korumaktır.
217
HEĠSENBERG BELĠRSĠZLĠK
ĠLKESĠ
218
• Bulut içinde elektronlar, her an herhangi
bir yerde bulunabilme özelliğine sahiptir.
Buna Heisenberg belirsizlik ilkesi denir.
219
KATMAN ELEKTRON
SAYILARINI BELĠRLEME
KURALLARI
220
KATMAN SAYISI (n)
• Katman “n” harfi ile gösterilir.
• n; 1‟den baĢlamak üzere sırasıyla tam
sayılı rakamlardır (n = 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7).
• Sayı, elektron katmanının çekirdeğe olan
uzaklığı ile ilgilidir.
• n sayısının büyüklüğü elektronun
çekirdeğe olan uzaklığı ve potansiyel
enerjisi ile doğru orantılıdır.
221
• Katmana, baĢ kuantum sayısı, enerji
düzeyi veya kabuk da denir. Bu katmanlar
1, 2, 3… gibi sayılardan baĢka K, L, M…
gibi harflerle de gösterilebilir.
222
ENERJĠ DÜZEYĠNDE
BULUNABĠLECEK EN FAZLA
ELEKTRON SAYISI (DERS
KĠTABI 50.SAYFA)
• KURAL 1: Enerji düzeyinde bulunabilecek
en fazla elektron sayısı, 2n
2
formülü ile
hesaplanır; n enerji düzeyi numarasıdır.
• KURAL 2: En dıĢ katmanda 8‟den, dıĢtan
2.katmanda da 18‟den fazla elektron
bulunamaz.
223
• KURAL 3: Elektron iç katmandan
baĢlanarak yerleĢtirilirken elde kalan
elektron sayısı 8‟i aĢıyorsa, 2 elektronlu bir
dıĢ katman ve artan elektron kadar
elektron barındıran baĢka bir katman
yazılır (Yazılan elektron dizilimi “12-2”
veya “17-2” Ģeklinde bitiyorsa, sırasıyla
“13-1” ve “18-1” Ģekline dönüĢtürülür).
• BAZI ĠSTĠSNALAR: Pd, Re gibi bazı geçiĢ
elementlerinin ve Ce gibi bazı lantanitlerin
elektron dizilimleri kurallara uymaz.
224
4. BÖLÜM: ATOMUN
KUANTUM MODELĠ
225
ATOMUN YAPISINDAKĠ
KANUNLAR
226
ATOMDAKĠ KANUNLAR
• ÇEKĠM (CAZĠBE) KANUNU: Atomun
çekirdeğinde pozitif yüklü protonlar,
etrafında ise negatif yüklü elektronlar
bulunmaktadır. Bu iki zıt değer birbirini
çekmektedir.
• MERKEZKAÇ KUVVETĠ: Protonlar,
etrafındaki elektronları dağılmadan
çekebilmesi ve döndürebilmesi için,
çekirdek maddesinin çok büyük ve ağır
olması gerekmektedir.
227
Etrafta çok hızlı hareket etme, çekirdekte
ise ağır bir yük yüklenme vardır.
Dolayısıyla ağırlık, merkezdedir.
Çekirdeğin veya merkezi tutan ağırlığın
önemi büyüktür.
Çekirdeğe en yakın elektron en yüksek
hıza sahiptir. Çekirdekten uzaklaĢtıkça
elektronların hızı azalır.
Çekirdeğin etrafındaki elektronlar biraz
yavaĢ dönseydi, elektronlar dağılıp
gidecek ve çekirdek yok olacaktı. Bunu
koca dünya çekirdeğinin müthiĢ bir gürültü
ile infilak edip yok olması takip edecekti.
228
Elektronlar, dönmesi gerekenden biraz
daha hızlı dönseydi ve elektron çekirdeğe
yanaĢsaydı, düzenlilik yine bozulacaktı. Bu
kanunun sosyal boyutuyla ilgili Ģunları
söyleyebiliriz: En iyisi konumumuzun
gereğini yerine getirmektir. Gerekli
donanımı olmadığı hâlde, olduğundan
fazla gözükerek kendilerini ülkesine hizmet
ediyor gibi gösterip çekirdeğe yanaĢanlar,
bu yanaĢmanın gereği olan samimi
çalıĢkanlığı, baĢka niyetleri olduğundan
dolayı sergilemediklerinden, kendilerine
zarar verirler.
229
Çekirdeğe yakın elektronlar daha hızlı
döner. Bunların yakınlığı ise uzaklık
sebebi olmuĢtur.
Gerekli donanımı olduğu hâlde, kendinden
beklenen hızı göstermeyenlerin durumu
ise Ģöyledir: Çekirdeğin cazibesi devam
ettiği, çekirdek fırlatmadığı hâlde, onlar
kendiliklerinden dağılıp giderler,
çekirdekten uzaklaĢırlar. Burada
çekirdeğin de yok olması söz konusudur ki
bu çok tehlikeli ve veballi bir durumdur;
çünkü insan, iradesi olan bir varlıktır.
230
Doğrusu elektron gibi insanın da kendi
makamında olmasıdır. Olduğundan fazla
ya da noksan görünmemelidir. AĢırı alçak
gönüllülük de gururdandır.
Çekirdek çok ağır yük taĢır. Elektron ise
çok rahatlıkla akıp gider. Elektronların
çekirdekten uzaklıkları, 1 mm‟nin milyonda
biri kadardır. Saniyedeki hızları ise 1000
km ile 15 000 km arasında değiĢir. Bu
hızdaki elektronlar, çekirdek etrafında
minicik yollarında saniyede milyarlarca
defa tur atarlar.
231
Elektronların dönüĢ hızı her atomda farklı
farklıdır. Hızlarını hiç kesmeden dönerler.
Merkezkaç kuvvet bu dönüĢle oluĢur.
• ĠTME (DAFĠA) KUVVETĠ: Aynı yükler
birbirini iter. Çekirdekte birden fazla proton
bulunursa bunlar, pozitif yüklü, yani aynı
yüklü oldukları için birbirlerini iterler.
Hidrojen hariç bütün atom çekirdeklerinde
birden fazla proton bulunur.
Elektronlar da, negatif yüklü, yani aynı
yüklü oldukları için birbirlerini iterler.
232
• NÜKLEER KUVVET (BAĞLANMA
ENERJĠSĠ): Çekirdekteki nötronlar,
protonların birbirlerini itmelerini önleyerek
bağlayıcı rol oynarlar. Bu da protonlar,
nötronsuz bir arada bulunamazlar
demektir. Bunun tersi de söz konusudur;
nötronlar da her zaman protonlara
muhtaçtırlar; çünkü onlar da tek baĢlarına
kaldıkları zaman 13 dakikada yarısı
bozulmaya uğrayarak proton ve elektron
çıkartırlar. Nükleer kuvveti kavramak için
nötronların özelliklerini görelim:
233
Çekirdekteki nötronlar, elektrik bakımından
yüksüzdür. Yüksüz oldukları için bir madde
içinde uzun yol alabilirler. Bu ağır parçalar,
ağırlıklarına göre süratlenirler. Hızları, ıĢık
hızından saniyede birkaç km‟ye kadar
değiĢir. Nötronların bazıları çok ağırdır; bu
ağırlıklarından dolayı öyle hız
kazanabilirler ki, en kesif maddelerin bile
bir tarafından girip öbür tarafından çıkarlar.
234
Nötronlar bu süratle, 30 cm kalınlığındaki
demir ve kurĢundan bile geçebilirler.
Ancak atom çekirdeğiyle çarpıĢmalarında
enerjilerini kaybederler.
KuĢ havada ne kadar rahat uçuyor veya
balık denizde ne kadar rahat yüzüyorsa,
nötronlar da o hız sayesinde o kadar rahat
hareket ederler.
Bu özellikleri taĢıyan nötronlar, çekirdek
içinde, enerjilerini, protonları bir arada
tutmak için kullanırlar.
235
Hidrojen hariç bütün atom çekirdeklerinde,
mutlaka nükleer enerji bulunur. Hidrojen
atomunun çekirdeğinde proton 1 adet
olduğundan, hem nötrona hem de nükleer
enerjiye ihtiyaç yoktur.
Einstein, çekirdekteki nükleer enerjiyi
E=mc
2
formülü ile açıklar. Formüldeki m
maddenin kütlesi, c ıĢık hızı, E ise
enerjidir. Nükleer reaksiyonlarda, atom
numarası ve kütle numarası
korunmaktadır; bu durum kütlenin
korunduğu anlamına gelmez. Nükleer
reaksiyonlarda kütle kaybı olur.
236
Hidrojen dıĢındaki bütün atomların, bir
tartılan kütlesi bir de hesap edilen kütlesi
vardır. Tartılan kütle, mutlak surette her
zaman daha az çıkmaktadır. Bu azalan
miktar kadar madde, daha ilk oluĢumda,
hidrojen hariç tüm atomların çekirdeğinde,
enerjiye dönüĢmüĢtür. ĠĢte bu enerji,
nükleer enerjidir.
Olay, saatin kurulup bırakılması gibi de
değildir: Protonların birbirlerini itmemeleri
için baĢlangıçta maddenin enerjiye
dönüĢmesiyle baĢlayan görevi, nötronlar
her an sürdürmektedirler.
237
• ZIT SPĠNDEN DOLAYI ORTAYA ÇIKAN,
ELEKTRONLARI BĠR ARADA TUTMAKLA
GÖREVLĠ KANUN: Hidrojen hariç, bütün
atomlarda birden fazla elektron vardır.
Elektronlar, negatif yüklü, yani aynı yüklü
oldukları için birbirlerini iterler. Bu durumda
her iki elektrondan birisinin saat yönünde,
diğerinin ise saat yönünün tersi istikamette
dönmesi; elektronların birbirlerini itmelerini
önleyerek bir arada kalmalarında rol
oynar. Zıt spin, farklı yönde dönüĢ
demektir.
238
ELEKTRONLARDAN ENERJĠSĠ
DÜġÜK OLAN MI YOKSA
YÜKSEK OLAN MI HIZLI DÖNER?
• 7 enerji düzeyi vardır. Çekirdeğe en yakın
olan 1. enerji düzeyi, en uzak olan da 7.
enerji düzeyidir.
• 1. enerji düzeyinden 7. enerji düzeyine
doğru enerji düzeylerinin enerjisi fazlalaĢır.
1. enerji düzeyinin enerjisi en az; 7. enerji
düzeyinin enerjisi en çoktur.
239
• Çekirdeğe yakın elektronlar daha hızlı,
çekirdeğe uzak elektronlar ise daha yavaĢ
dönerler.
• Herhangi bir atomun üst enerji düzeyindeki
elektronların enerjisi daha fazladır. Buna
rağmen diğerlerine göre daha yavaĢ
dönerler. Elektronun hızı ile enerji
düzeyinin enerjisi ters orantılıdır; bu iki
konu birbiriyle karıĢtırılmamalıdır.
• Kimyasal bağ, en üst düzeydeki
elektronların bir kısmı ile meydana getirilir.
240
EVRENDEKĠ KANUNLARIN
DEĞĠġMEDĠĞĠ GÖRÜLMEKTEDĠR
• En büyük alemdeki en büyük sistemlerdeki
itme ve çekme kanunları ile en küçük atom
parçacıklarındaki kanunlar aynıdır. Eğer
bu tür kanunlar değiĢseydi, hiçbir ilim
inkiĢaf edemez ve kanunlar belirli, kararlı
olamadığından hiçbir formülden, sabit
sayıdan vb. hususlardan bahsedilemezdi.
Ġlimlerin meydana gelmesi, bu değiĢmez
kananlar vasıtasıyla olmaktadır.
241
GÜNEġ SĠSTEMĠ ĠLE ATOM
YAPISI ARASINDAKĠ
BENZERLĠKLER

Bir kısım kürelerin güneĢin etrafında
peykler hâlinde sürekli dönmeleri gibi
elektronlar da atom çekirdeğinin
etrafında hareket etmekte ve
dönmektedirler.
242
GüneĢin büyüklüğüne nazaran dünya
ile olan uzaklık mesafesi ne ise, atom
çekirdeğinin küçüklüğüne nazaran
elektronlar arasındaki uzaklık mesafesi
de aynıdır.

Elektronların hızı, çekirdeğe olan
uzaklıklarına göre değiĢir. GüneĢe en
yakın gezegen en fazla hıza sahip
olduğu gibi çekirdeğe en yakın elektron
da en yüksek hıza sahiptir.
243
Elektronların öz kütlesi, çekirdeğe olan
uzaklıklarına göre değiĢir. GüneĢe en
yakın gezegen en fazla öz kütleye
sahip olduğu gibi çekirdeğe en yakın
elektron da en büyük öz kütleye
sahiptir. Dünyada en çok bulunan
element demirdir. GüneĢe bizden daha
yakın olan gezegenlerin öz kütlesi
demirden fazladır. GüneĢe bizden daha
uzak olan gezegenlerin öz kütlesi ise
demirden azdır.
244
ATOMUN YAPISINDA VE
YILDIZLARDA AYNI KANUN
GEÇERLĠDĠR
245
• KÜTLESEL ÇEKĠM KUVVETĠ: Gezegenlerdeki
kanundur.

m
1
x m
2
F= G

r
2
• COULOMB (KULOMB) ÇEKĠM KUVVETĠ:
Atomdaki kanundur.
q
1
x q
2
F= k

r
2
• G ve k sabit sayıdır. F, çekim kuvvetidir; birimi
Newton (N)‟dur. r, uzaklıktır. m gezegenlerin
kütlesi, q ise elektron ve protonun yüküdür.
246
ATOMUN YAPISINDA KĠMYASAL
BAĞ DIġINDAKĠ ÇEKĠMLER
• Atom yapısında, her Ģey zıddıyla
dengelenmiĢtir:
a) Protonların birbirini itmesi nükleer
kuvvetle (bağlanma enerjisi)
dengelenmiĢtir.
b) Elektronların birbirini itmesi zıt spinli
dönüĢle dengelenmiĢtir.
c) Protonla elektronun birbirini çekmesi
merkezkaç kuvvetiyle dengelenmiĢtir.
247
• Atomun yapısında eĢit sayıda proton (+)
ve elektron (–) olmasıyla denge
sağlanmıĢtır.
• Proton ile elektron birbirini çeker.
Elektrondaki merkezkaç kuvveti bu çekimi
zıt yönde dengeler.
• Elektronlar, atom çekirdeği etrafında
ikiĢerli dolanırlar. Biri saat yönünde, diğeri
ise saat yönünün tersi yönde döner.
Böylece elektronlar da, kendi aralarında
eĢlenmiĢtir.
248
• Kainatın herhangi bir noktasında bir
partikül yaratılınca onunla birlikte zıt ikizi
de meydana gelir. Elektronun zıt ikizi
pozitron, protonun zıt ikizi anti proton,
nötronun zıt ikizi anti nötron, nötrinonun zıt
ikizi anti nötrinodur.
• Proton ve nötronun meydana geldiği kuark
adı verilen partiküller de çiftler hâlindedir:
Yukarı kuark–aĢağı kuark, üst kuark–alt
kuark, tuhaf kuark–tılsım kuark.
249
• Bildiğimiz atomun yapısına karĢılık olarak;
çekirdeği negatif, elektronu pozitif olan
atomlar da vardır. Bu atomlardan oluĢan
madde; maddenin zıt eĢi veya anti madde
olarak adlandırılır. Anti madde bazı yıldız
sistemlerinde bulunmaktadır.
• Elektriğin de pozitif ve negatif olmak üzere
iki cinsi vardır.
250
AUFBAU KURALI
• Temel hâlde elektronlar, çekirdeğe en
yakın düĢük enerjili orbitalden baĢlayarak
sırayla yüksek enerjili orbitale doğru
dolarlar. Buna Aufbau kuralı denir.
251
HUND KURALI
• EĢ enerjili orbitallere, elektronlar önce birer
birer yerleĢir. Sonra her bir orbitaldeki
elektron sayısı ikiye tamamlanır. Buna
Hund kuralı denir.

252
KUANTUM SAYILARI
253
KUANTUM SAYILARI
ÇEġĠTLERĠ
• Elektronlar çekirdek etrafında belirli enerji
düzeylerinde dolanmaktadır. Enerji
düzeyleri, 1‟den baĢlamak üzere sırasıyla
7‟ye kadar tam sayılı rakamlarla belirtilir.
Bu rakamlara kuantum sayısı denir.
• BaĢ kuantum sayısı, açısal momentum
sayısı (ikincil kuantum sayısı), manyetik
kuantum sayısı ve spin kuantum sayısı
olmak üzere dört çeĢit kuantum sayısı
vardır.
254
• Ġlk üç kuantum sayısı, elektronların
bulunma olasılığının en yüksek olduğu
yerlerin belirlenmesinde kullanılır.
• Bohr atom kuramında bir varsayıma
dayanan kuantum sayıları, Schrödinger
dalga denkleminde matematiksel analizle
de ispatlanmıĢtır.
• Kuantum sayısına kuantum numarası da
denir.
255
BAġ KUANTUM SAYISI (n)
• BaĢ kuantum sayısı “n” harfi ile gösterilir.
• n; 1‟den baĢlamak üzere sırasıyla tam
sayılı rakamlardır (n = 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7).
• BaĢ kuantum sayısı, elektron katmanının
çekirdeğe olan uzaklığı ile ilgilidir.
• n sayısının büyüklüğü elektronun
çekirdeğe olan uzaklığı ve potansiyel
enerjisi ile doğru orantılıdır.
256
• BaĢ kuantum sayısına katman veya kabuk
da denir. Bu katmanlar 1, 2, 3… gibi
sayılardan baĢka K, L, M… gibi harflerle
de gösterilebilir.
257
AÇISAL MOMENTUM SAYISI
(l)
• Ġkincil kuantum sayısı da denir.
• Açısal momentum kuantum sayısı, “l” ile
gösterilir.
• l, küçük harf l‟dir.
• Teorik ve deneysel çalıĢmalar l‟nin, n‟ye
bağlı olarak bütün tam sayı değerlerini
alabileceğini göstermiĢtir.
• l = n–1 formülü ile belirlenir.
258
• Açısal momentum kuantum sayısı,
elektron bulutunun Ģeklini ve Ģekil farkı
nedeniyle oluĢan enerji seviyelerindeki
değiĢmeyi belirlemede kullanılır.
• Açısal momentum kuantum sayısı, baĢ
kuantum enerji düzeylerinin de alt gruplara
ayrılabileceğini gösterir. Bu enerji
seviyelerine de ikincil katman denir.
• Ġkincil katmanlar s, p, d, f, g gibi harflerle
gösterilir. Bunlar, orbital sembolleridir.
259
• Bu harfler l‟nin her bir sayısal değerine
karĢılık gelir.
• n = 1 olursa; l sadece 0 değerini alır. Bu
ifade; 1. enerji düzeyinde açısal
momentum kuantum sayısı l = 0 olan
yalnız s orbitali olduğunu (1s), bir tane alt
kabuk olduğunu belirtir.
• n = 2 olursa l; 0, 1 değerlerini alır. Bu
ifade; 2. enerji düzeyinde açısal
momentum kuantum sayısı l = 0 ve l = 1
olan 2s ve 2p orbitali olduğunu, iki tane alt
kabuk olduğunu belirtir.
260
• Aynı Ģekilde n = 3 olursa l; 0, 1, 2
değerlerini alır (s, p, d orbitalleri).
• n = 4 olursa l; 0, 1, 2, 3 değerlerini alır (s,
p, d, f orbitalleri).
261
s ORBĠTALĠ
• l = 0‟dır.
• Her bir enerji düzeyinde bir tane s orbitali
vardır.
• 1s orbitali en küçük, 7s orbitali en
büyüktür.

262
p ORBĠTALĠ
• l = 1‟dir.
• p orbitali çizimlerinde orta kısım boĢ
bırakılır; çünkü s orbitalinin olduğu yerdir.
• p orbitalleri p
x
, p
y
ve p
z
olmak üzere üç
çeĢittir; bu üç p orbitalinin özdeĢ oldukları
varsayılır; örneğin, Hund kuralına göre p
2
,
p
x
1
ve p
y
1
anlamına gelmez, p
z
1
de olabilir.
ÖzdeĢ denilmesinin nedeni, p
x
, p
y
ve p
z

orbitallerinin ayırt edilememesidir.
263
d ORBĠTALĠ
• l = 2‟dir.
• 5 çeĢit d orbitali vardır. Bunlar; d
x
2
y
2
, d
z
2
,
d
xy
, d
xz
ve d
yz
orbitalleridir.
264
ENERJĠ DÜZEYĠNDE
BULUNABĠLECEK EN FAZLA
ELEKTRON SAYISI
• Enerji düzeyinde bulunabilecek en fazla
elektron sayısı, 2n
2
formülü ile hesaplanır;
n enerji düzeyi numarasıdır.
265
MANYETĠK KUANTUM SAYISI
(m
l
)
• Manyetik kuantum sayısı, m
l
ile gösterilir.
• Alt katmandaki orbital sayısını, aĢağıdaki
bağıntı ile hesaplayabiliriz:
• m
l
(Alt katmandaki orbital sayısı) = 2l+1
• Verilen l değeri için m
l
değeri; 2l+1 kadar
farklı değer alır.
266
• Açısal momentum kuantum sayısı l olan
her bir kabukta, 2l+1 tane orbital yer alır;
örneğin l, 1 ise üç tane p orbitali vardır.
• I = 0 olursa m
l
= 0 olur (s).
• I = 1 olursa (2 x 1) + 1 = 3 olur. Bundan
dolayı da m
l
= –1, 0,+ 1 değerlerini alır (p
x
,
p
y
ve p
z
).
• I = 2 olursa (2 x 2) + 1 = 5 olur. Bundan
dolayı da m
l
= –2, –1, 0, +1, +2 değerlerini
alır (d
x
2
y
2
, d
z
2
, d
xy
, d
xz
ve d
yz
).
267
ENERJĠ DÜZEYĠNDE
BULUNABĠLECEK EN FAZLA
ORBĠTAL SAYISI
• Enerji düzeyinde bulunabilecek en fazla
orbital sayısı, n
2
formülünden bulunur; n
enerji düzeyi numarasıdır.
268
SPĠN KUANTUM SAYISI (m
s

veya m
e
)
• Elektronun davranıĢını belirlemede
kullanılan kuantum sayısıdır.
• Spin kuantum sayısına, spin kuantum
numarası da denir.
• Orbitaldaki her iki elektrondan birisinin
saat yönünde, diğerinin ise saat yönünün
tersi istikametinde dönmesi gerekliliği ile
ilgili sayılardır.
269
PAULĠ ĠLKESĠ veya PAULĠ
DIġARILAMA ĠLKESĠ
• Her orbital en fazla 2 elektron alır. Bu iki
elektronun kendi eksenleri etrafındaki
dönme hareketleri (spinleri) birbirine zıttır.
• Elektronların birbirini itmesi zıt spinli
dönüĢle dengelenmiĢtir.
• Hidrojen hariç, bütün atomlarda birden
fazla elektron vardır.
270
• Elektronlar, aynı yüklü olduklarından
birbirlerini iter. Bu durumda her iki
elektrondan birisinin saat yönünde,
diğerinin ise saat yönünün tersi
istikametinde dönmesi gereklidir ki;
elektronların birbirlerini itmelerinin yanında
bir arada kalmaları da sağlanmıĢ olsun.
Aynen öyle de olmuĢtur. Zıt spin, farklı
yönde dönüĢ demektir.
• ĠĢte, zıt spinden dolayı ortaya çıkan ve
elektronları bir arada tutmakla görevli bu
kanuna Pauli dıĢarılama ilkesi denir.
271
• Bazı kaynaklarda Pauli dıĢarılama ilkesi;
“Bir atomda aynı 4 kuantum sayısına sahip
birden fazla elektron bulunmaz; baĢka bir
ifadeyle her bir elektron kendine özeldir,
baĢka bir eĢi yoktur.” Ģeklinde de ifade
edilir. 4 kuantum sayısı; n, l, m
l
ve m
s

(m
e
)‟dir.
• Pauli dıĢarılama ilkesi, bir baĢka deyimle;
“Ġki elektron aynı enerjiye sahip olamaz.”
Ģeklinde de ifade edilebilir.
272
ORBĠTAL ÇEġĠTLERĠ
273
ORBĠTAL
• Atomda elektronların bulunduğu
varsayılan yerlerdir. Maddi varlığı olan bir
yapı değildir; meridyen ve paralel daireleri
gibidir.
• Bir orbitalde en çok iki elektron bulunabilir.
• Orbitaller boĢ, yarı dolu veya tam doludur.
• Enerjisi düĢen orbitaller bağ yapan
orbitallerdir.
274
ORBĠTALLERĠN ENERJĠSĠ
• Çekirdeğe en yakın orbitalin enerjisi en
düĢük, çekirdeğe en uzak orbitalin enerjisi
ise en yüksektir.
• Orbitallerin enerjisiyle ilgili baĢlıca 3 kuralı
bilmek gerekir: Birincisi; orbitallerin enerjisi
n+l değerinin artmasıyla yükselir. Ġkincisi;
n+l değerinin aynı olması durumunda, n
sayısı büyük olanın enerjisi daha
yüksektir. Üçüncüsü ise; bilinen sıradır.
275
ORBĠTAL ġEKĠLLERĠNĠN
ORTAYA ÇIKIġI
• Ġhtimal hesaplarına göre elektronların
çarpıĢma ihtimalinin olduğu
düĢünülmüĢtür. “Elektron, filan noktada
bulunursa, orası s orbitalinin alanı
olduğundan dolayı elektronlar çarpıĢabilir,
madem çarpıĢmıyor, demek ki orada
bulunmuyor.” gibi bir mantıkla yola
çıkılarak her bir orbitale belli bir Ģekil
biçilmiĢtir.
276
• Örneğin; d
z
2
orbitali, ortada s orbitalinin
varlığından dolayı simit Ģeklinde
varsayılmıĢtır. Aslında hem her bir Ģekilde
olur hem de çarpıĢmaz; çarpıĢmama
sebebi bellidir.
• Bu Ģekiller zaten matematikseldir ve
varsayımdır; gözleme bağlı değildir.

277
DALGA FONKSĠYONU
ORBĠTALĠN ġEKLĠNĠ
BELĠRLER
• Orbitalin çekirdeğe uzaklığına göre radyal
dağılım eğrisi çizilir.
• Orbital değiĢtikçe radyal dağılım değiĢir.
• Düğüm noktasında hiç elektron yoktur.
• Tepe noktası, elektronun en çok bulunma
ihtimalinin olduğu yerdir.
278
PERDELEME VE ETKĠN
ÇEKĠRDEK YÜKÜ
• Alt orbitallerin üsttekini etkilemesine
perdeleme denir.
• Perdelemeden dolayı yük olarak dıĢa
yansıması, enerji düzeyi arttıkça azalır.
Bundan dolayı, etkin çekirdek yükü
kavramından söz edilir.
• Perdeleme, etkin çekirdek yükünde
azalmaya neden olur.
279
• Aradaki elektronlar, çekirdeğin dıĢtaki
elektronları çekmesini perdeler.
• Perdelemenin etkisi, perdeleme sabiti ile
belirtilir.
• Perdeleme sabiti, sigma (б) harfiyle
gösterilir.
• Çekirdek yükü, Z harfiyle gösterilir.
• Etkin çekirdek yükü ise Z* veya Z
etkin

Ģeklinde gösterilir.
• Z
etkin
= Z – б formülü ile etkin çekirdek
yükü hesaplanır.
280
• Etkin çekirdek yükü arttıkça, atom yarı
çapı küçülür.
• Konu iyonlaĢma enerjisiyle de alakalıdır.
• ĠE
H
= 1316,7 kJ/mol
• ĠE
He
= 2374,2 kJ/mol

281
SLATER KANUNU
(KABUKLARDAKĠ
ELEKTRONLARIN
PERDELEME SABĠTĠNE
KATKISI)
• Hangi elektronun çekirdekten ne kadar
etkilendiği, Slater kanunuyla ifade edilir.
Ancak kanunun yetersizlikleri vardır. Bazı
noktalar tam açıklanamamaktadır.
282
SLATER KANUNUNUN
YETERSĠZLĠKLERĠ
• 1. yetersizlik: s ve p aynı derecede
etkilenir gözüküyor. Aslında öyle değildir.
• 2. yetersizlik: s, p, d ve f orbitallerinin her
bir enerji düzeyinde aynı perdelemeyi
yaptığı düĢünülüyor; farklı olması gerekir.
283
GĠRGĠNLĠK
• Çekirdeğe yakın olabilmeye girginlik denir.
Çekirdeğe yakın olan elektronun girginliği
daha fazladır; örneğin, çekirdeğe 3s
3p‟den, 3p‟de 3d‟den daha yakındır.
Bundan dolayı elektronların girginliklerini
3s > 3p > 3d Ģeklinde ifade edebiliriz.
Çekirdekçe en çok çekilen 3s‟dir.
• Girginliği fazla olanın perdelemesi azdır.
284
ELEKTRON DĠZĠLĠġLERĠ
285
ORBĠTAL ENERJĠLERĠNĠN
DÜġÜKTEN YÜKSEĞE
SIRALANIġI
• 1s <2s <2p <3s <3p <4s <3d <4p <5s <4d
<5p <6s <4f <5d <6p <7s <5f < 6d <7p
286
ELEKTRON KÜRESEL
SĠMETRĠ GÖSTERMEYENDEN
KOPAR
• Küresel simetri gösteren orbitaldeki
elektronları koparma daha fazla enerji
gerektirir; bu nedenle de elektron küresel
simetri göstermeyenden kopar.

32
Ge:[
18
Ar] 4s
2
3d
10
4p
2


32
Ge
+1
:[
18
Ar] 4s
2
3d
10
4p
1
287
• Daha basit bir ifadeyle; atom elektronunu
4s‟den değil, 4p‟den verir. 4s elektronları,
çekirdeğe 4p elektronlarından daha
yakındır; bu nedenle daha güçlü çekilir.
Bundan dolayı da elektron 4p‟den verilir.
288
KÜRESEL SĠMETRĠ
• Bir atomun elektron diziliĢindeki en son
orbitalin tam dolu ya da yarı dolu olması
atoma küresel simetrik durum kazandırır.
Bu hâldeki atom daha kararlıdır.

24
Cr:[Ar] 4s
2
3d
4
olması beklenirken;


24
Cr:[Ar] 4s
1
3d
5
Ģeklindedir.

29
Cu:[Ar] 4s
2
3d
9
olması beklenirken;


29
Cu:[Ar] 4s
1
3d
10
Ģeklindedir.
289
PARAMANYETĠK MADDELER
• ġayet He atomundaki iki elektron da aynı
spine sahip olsalardı, bunların net
manyetik alanlarının birbirlerini
güçlendirmesi gerekirdi. Böyle bir elektron
düzeni de He atomunu paramanyetik
yapardı.
• Paramanyetik maddeler, eĢleĢmemiĢ
elektrona sahiptirler ve mıknatıs tarafından
çekilebilirler.
290
• Bir bileĢiğin paramanyetik olması için
bileĢiği oluĢturan atomların son
yörüngelerinde toplam elektron sayısı tek
olmalıdır; örneğin, NF paramanyetiktir.
Lewis yapısı yazılırsa N atomunun son
yörüngesinde bağ oluĢturmayan üç
elektron, yani tek sayıda elektron olduğu
görülür.
291
DĠYAMANYETĠK MADDELER
• Diyamanyetik maddeler, elektron spinleri
eĢleĢmiĢ olan maddelerdir. Bu
eĢleĢmeden dolayı, manyetik etkiler
birbirlerini yok eder. Buna göre, bir
mıknatıs tarafından çok az itilen maddeler
diyamanyetik maddelerdir.
292
5. BÖLÜM: BAĞIL ATOM
KÜTLESĠ VE MOL KAVRAMI

293
BAĞIL ATOM KÜTLELERĠNĠN
TARĠHSEL GELĠġĠMĠ
294
• Günümüzde bütün atomların atom
kütleleri, standart kabul edilen karbon-12
izotopunun kütlesine göre belirlenir.
295
MOL KAVRAMI
296
KÜTLE SPEKTROMETRESĠ
ALETĠ
• Elementlerin izotoplarının tabiattaki
bulunma yüzdeleri ve dolayısıyla da
küsurlu ve net olarak atom kütleleri, kütle
spektrometresi aleti ile belirlenir.
297
ĠZOTOP KÜTLELERĠ VE BAĞIL
ATOM KÜTLESĠ
298
ATOMUN YAPISI VE ĠZOTOP
• Belirlenen ve tayin edilen yüzdede her
elementin doğal izotopu vardır; örneğin
12
C ve
13
C, karbonun doğal izotoplarıdır.
• Ġzotopu olmayan element yoktur.
• Sentetik izotoplar da vardır.
• Yan etkisi olanlar, sentetik izotoplardır.
299
SENTETĠK ĠZOTOPLARIN
KULLANILMASI
• Sentetik izotoplar, radyoaktiftir.


Belirli bir dozajı geçerse, kansere sebep
olur.


60
Co sentetik izotopu, ambalajlı gıdaların
ıĢınlanmasında kullanılır. IĢınlamadaki
radyoaktif madde belirli bir limiti geçerse,
alet otomatik olarak durur. Bu amaçla
eskiden
60
Cs de kullanılırdı, kanser riski
fazla olduğundan artık kullanılmamaktadır.
300

14
C sentetik izotopu, ağaçların yaĢının
tayininde kullanılırdı, bulunan sonuçların
yanlıĢ olduğu belirlendiğinden günümüzde
terk edilmiĢtir.

99
Tc,
201
Tl,
67
Ga,
111
In,
123
I sentetik
izotopları, sintigrafi çekimlerinde kullanılır.

131
I ve
60
Co sentetik izotopu, kanser
tedavisinde kullanılır.
• “Sentetik izotoplar bilimde hiçbir Ģekilde ve
hiçbir alanda kullanılmamalıdır.” diyen ilim
adamları çoktur.
301
• Sentetik izotoplarla son derece riskli olan
kanser tedavi yolları denenmektedir.
Gelecekte bir kısım antikorların
üretilmesiyle kanser tedavisinde daha
baĢarılı olunacaktır. Sentetik izotopların
kullanımı terk edilecektir. Böylece hastalar
günümüzün kanser ilaçlarının ölümcül bile
olabilen yan etkisinden kurtulacak ve zarar
görmeyeceklerdir. Kanser hastalığı,
insanlığın korkulu rüyası olmaktan
çıkacaktır.
302
ĠNSAN VÜCUDUNDAKĠ
ATOMLARIN ÖMRÜ
• Bazı atomların birkaç saniyelik ömürleri
vardır.
• Her senede iki defa, derece derece ve
yavaĢ yavaĢ; insan vücudunun atomları
tazelenmektedir.
• Her bir ruh kaç yıl yaĢamıĢ ise; o kadar
sene, insan bedenindeki atomlar komple
yenilenmektedir. 5–6 senede insanın
bütün atomları değiĢmektedir.
303
ATOMLARIN YARIġI (ATOMLAR
CANLI MIDIR?)
• Bitki, hayvan ve insan olmak üzere üç
grup canlı varlık vardır.
• Her bir cansız atom; canlı olan insan,
hayvan, hatta bitki cismine girince, orada
adeta canlılık kazanır. Bu canlı bünyeler,
cansız atomlar için bir nevi misafirhane,
kıĢla ve okul gibidir. Burada bir talim ve
terbiye yarıĢındadırlar. Bu yarıĢ; bütün
atomların hayat sahibi olduğu bir yerde
bulunabilmek içindir.
304
• Bu dünyada madde olarak atom ve atom
altı parçacıklardan var edildik. Ancak
bütün atomların hayat sahibi olduğu öteki
dünyadaki varlığımızın özellikleri hakkında
kesin ve net konuĢmaktan kaçınmalıyız.
Orada insan, atom ve atom altı
parçacıkların ötesinde bir maddeden veya
atom ve atom altı parçacıklara esas teĢkil
edecek olan daha farklı bir maddeden var
edilebilir. Sonraki hayatta insan varlığını
oluĢturan yapı taĢlarına madde
denilebileceği de aslında bizce meçhuldür.
305
• Aslında dünyadaki atomlarda hayat yoktur.
Atomlar hayata mazhar* olmak için
benzersiz ve insanda hayret uyandıran
tavırlardan geçerler.
(mazhar*: Bir Ģeyin göründüğü, açığa
çıktığı yer.)
• Hayat çeĢitlerinin en basiti bitki hayatıdır.
Bitki hayatının baĢlangıcı, çekirdekte ve
tohumda hayat düğümünün uyanıp
açılmasıdır.
306
ATOMLARIN HAREKETĠ
• Cesedimiz, atomlardan oluĢur.
• Cesedimiz, ruhumuzun evidir; elbisesi
değildir.
• Ġnsan vücudundaki atomların belli bir ömrü
vardır.
• Organizmadaki atomlar, sürekli
değiĢmektedir.
• Vücudun değiĢtirilmesi ve devamı için;
yıkılan, atılan atomların yerini dolduracak,
onlar gibi çalıĢacak yeni atomlar lazımdır.
307
• Yeni atomların insan vücuduna gelmesi
için çeĢitli bileĢiklere ihtiyaç vardır. Bu
bileĢikler, alınan gıdalarla sağlanır.
• Gıdalarla alınan bileĢiklerdeki atomlar,
giden atomların yerine dağıtılır.
• Örneğin; kalsiyum kemiklere, demir kana,
flor diĢe, kükürt saça, fosfor beyne gider.
• Beyinde ölen bir fosfor atomunun yerine
gelen fosfor atomu; topraktan bitkiye,
bitkiden hayvana, hayvandan insana,
yenilen gıdalar ile geçmiĢ ve sonunda da
beyne sevk olunmuĢtur.
308
• Fosfor atomu bu yolculuğunda hangi Ģeye
girmiĢ ise; görüyormuĢçasına,
duyuyormuĢçasına, biliyormuĢçasına
muntazam hareket edip ve sonuçta gerekli
olduğu yerine ve hedefine giderek,
örneğin; beyne girmiĢ, oturmuĢ ve
çalıĢmasına baĢlamıĢtır.
• Bu bize, baĢlangıçta, o fosfor elementinin;
hangi kiĢinin beyni içinse, o kiĢi için planlı
olduğunu gösterir. “Her adamın alnında
rızkı yazılıdır.” bilimsel bir gerçektir.
309
• Atomlar, vücudun her parçasının
gereksinimlerine göre önceden belirlenmiĢ
bir kanun ile pay edilir ve bedenin her
tarafına apaçık bir nizam ile düzenli,
sürekli ve düzgün bir biçimde dağıtılır.
• Atom, hangi yere girerse, o yerin nizamına
boyun eğer; hangi tavra geçtiyse, onun
özel kanunuyla iĢ yapar ve hangi tabakaya
misafir gitmiĢ ise, muntazam bir hareket ile
sevk edilmiĢtir.
• Tesadüf idam edilmiĢtir. Hiçbir Ģey
rastlantı değildir.
310
• Atomların hareketi boĢu boĢuna değildir.
Kendilerine uygun bir yükselme
içindedirler: Elementteki atomlar maden
derecesine, madendeki atomlar bitki hayat
tabakasına, bitkideki atomlar hayvanın
otlanması sonucu hayvan mertebesine,
hayvandaki atomlar insanın beslenmesiyle
insan hayatı makamına, insanın
vücudundaki atomlar da süzüle süzüle
saflaĢarak beynin ve kalbin en ince ve
kritik yerine çıkarlar.
311
• Canlıların çekirdek ve tohumlarındaki
atomlar, ağaca bir ruh hükmüne geçer.
Ağacın bütün atomları içinde bir kısım
atomların bu düzeye çıkmaları, o ağacın
hayata sahip olması ve hayata hizmet
etmesi gibi önemli görevleri yerine
getirmesiyle anlaĢılır.
• Atomu aksiyona sevk eden yerinde
duramamasıdır ve Ģevkidir.
312
ATOMUN YAPISINDA
ÇEKĠRDEKTEKĠ ENERJĠYĠ
FORMÜLE EDEN ALBERT
EĠNSTEĠN (ELBIRT
AYNSSTAYN)‟IN HAYATI VE
BAZI ÖZDEYĠġLERĠ
313
Albert Einstein
(Elbırt Aynsstayn)‟ın Hayatı
(1879–1955)
• 1905 yılında atomun yapısıyla ilgili izafiyet
(rölativite=görelilik) teorisini ortaya koydu.
• 1921‟de Nobel ödülü aldı.
• Yapay einsteinium elementine Albert
Einstein‟dan dolayı bu isim verilmiĢtir.
• Einsteinium elementinin atom numarası
99‟dur ve Es sembolüyle gösterilir.
314
• Einstein atomu bir canavara kaptırdığını
ancak HiroĢima ve Nagazaki‟nin yerle bir
olmasından sonra anlayabilmiĢtir.
Ağlayarak Japonyalı bilgin dostundan özür
dilemiĢtir. Nükleer enerji, Batılıların elinde
akıl ve vicdanın kontrolünden çıktığı için
Japonya‟da dev Ģehirlerin yerle bir
olmasına, binlerce insanın ölmesine sebep
olmuĢtur.
• Günümüzde de atom bombası, tehdit ve
tedbir unsuru olarak değiĢik ellerde
tutulmaktadır.
315
• Bu bakımdan insan unsurunun iyi
eğitilmesi gerekir. Akıl ve düĢünce
prensipleri üzerine oturtulan fen ve teknik;
beraberinde, insanlığı düĢünme ile kalp ve
vicdan duyarlılığını da getirebilmelidir.
• Maddenin dalga özelliği ile ilgili “süper
sicim teorisi” veya uluslararası ismiyle
“superstring teorisi” 1915 yılında Einstein
tarafından keĢfedilen bir teoridir.
316
Albert Einstein (Elbırt Aynsstayn)‟ın
MeĢhur OlmuĢ Sözleri
• “Dinsiz ilim kör, ilimsiz din de topaldır.”
(“Ġlimsiz din topal, dinsiz ilim ise kördür.”)

Albert Einstein
317
• “Kainatın yaratıcısına olan inanç, ilmi
araĢtırmanın en kuvvetli ve en asil
muharrik (tahrik eden, harekete geçiren)
gücüdür."
Albert Einstein
318
ATOMUN YAPISIYLA ĠLGĠLĠ
KEġĠF YAPAN CABĠR BĠN
HAYYAN ‟IN HAYATI
319
CABĠR BĠN HAYYAN (721–805)
Horasan‟da doğdu. Kufe‟de vefat etti.
Kimya ilminin babasıdır. Türk bilim
adamıdır. Büyük dahidir. Dönemin en
büyük ilim merkezlerinden Harran
Üniversitesi‟nin rektörüdür. Adı Latince‟ye
Geber diye geçmiĢtir.
Cabir bin Hayyan‟ın baĢta kimya olmak
üzere tıp, fizik, astronomi, matematik,
felsefe ve eğitim alanlarında çok hizmetleri
olmuĢtur.
320
Bunların içinde Ģüphe yok ki en önemlisi
atomla ilgili buluĢudur. Yunanlı bilginler
maddenin en küçük parçasına,
bölünemeyen en küçük parçacık anlamına
gelen atom demiĢlerdi. Ġslam bilginleri, bu
kelimeyi o zamanın bilim dili olan
Arapçaya çevirirken cüz–ü layetecezza
dediler. Cüz–ü layetecezzanın diğer adı
cüz–ü ferttir. Hem atom hem de molekül
yerine kullanılabilir.

321
Cabir bin Hayyan ise Yunanlıların atomun
parçalanamayacağı yolundaki teorilerine
karĢı çıktı. Bu konuda gerçek mahiyeti
asırlar sonra anlaĢılabilecek farklı görüĢü
ortaya koydu.
Günümüz dünyasında, atomla ilgili ilk
çalıĢmaların Ġngiliz kimyager John Dalton
(1766–1844) tarafından yapıldığı,
uranyumun çekirdeğinin parçalanabileceği
fikrinin de 1944 Nobel Kimya Ödülü sahibi
Alman kimyacı Otto Hahn (1879–1968)
tarafından ortaya atıldığı fikri yaygındır.
322
Hâlbuki onlardan 1000 yıl önce yaĢamıĢ
olan Müslüman kimyacı Cabir Bin
Hayyan‟ın aĢağıdaki sözleri asrımızın ilim
adamlarını dahi hayrete düĢürecek
mahiyettedir: “Maddenin en küçük parçası
olan cüz–ü layetecezzada yoğun bir enerji
vardır. Yunan bilginlerinin iddia ettiği gibi
bunun parçalanamayacağı söylenemez. O
da parçalanabilir. Parçalanınca da
öylesine bir enerji meydana gelir ki
Bağdat‟ın altını üstüne getirebilir. Bu,
Allah‟ın bir kudret niĢanıdır.
323
ATOMUN YAPISI ÜNĠTESĠNDE
SOSYAL ALANDA KULLANILAN
KĠMYA KELĠME VE DEYĠMLERĠ
ATOM PARÇASI AĞIRLIĞI
• En küçük miktarı anlatmak için kullanılan
bir deyimdir. Atom parçası ağırlığındaki
iyiliğin de kötülüğün de karĢılığı mutlaka
verilir.
324
MERKEZKAÇ (ANĠL MERKEZ) KAÇIġ
• Geriye dönüĢün çok zor olduğu kaçıĢlara
merkezkaç (anil merkez) kaçıĢ denir.
325
ATOMUN YAPISIYLA ĠLGĠLĠ
SÖYLEM HATALARI
• Her elementin yapı taĢı atom değildir. Yapı
taĢı molekül olan elementler de vardır.
Bunlara element molekülleri denir.
• Element tanımında; “aynı cins atomdan
oluĢan saf madde” derken izotoptan söz
etmelidir; çünkü her bir aynı cins atomun
farklı izotopu vardır; bu yönden farklı atom
olmaktadır.
326
• Her bileĢiğin yapı taĢı molekül değildir.
Yapı taĢı formül–birim olan bileĢikler de
vardır.
• BileĢik diyebilmemiz için farklı cins
atomların kimyasal yolla birleĢmesi
gerekir. Aynı cins atomların kimyasal yolla
birleĢmesinden oluĢan element
molekülleri, elementtir; bileĢik değildir.
327

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->