P. 1
11. SINIF KİMYA 5. ÜNİTE: ÇEKİRDEK KİMYASI

11. SINIF KİMYA 5. ÜNİTE: ÇEKİRDEK KİMYASI

|Views: 5,552|Likes:
Yayınlayan: Kimya Bilimi
(İLK OLARAK 2010-2011 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILINDA YÜRÜRLÜĞE GİREN ÖĞRETİM PROGRAMINA GÖRE HAZIRLANMIŞTIR.)

(İLK OLARAK 2010-2011 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILINDA YÜRÜRLÜĞE GİRECEK OLAN ÖĞRETİM PROGRAMINA GÖRE HAZIRLANMIŞTIR.)

RADYOAKTİFLİK

IŞIMALAR

YARI ÖMÜR (YARILANMA SÜRESİ)

FİSYON VE FÜZYON OLAYLARINDA KULLANILAN MADDENİN NE KADARI ENERJİYE DÖNÜŞÜR?

YARILANMA SÜRESİ MADDENİN SONRADAN VAR EDİLDİĞİNİ GÖSTERİR

DOĞAL ATOMLARIN YARI ÖMRÜ ÇOK YÜKSEKTİR (RADYASYON TEDBİRLERİ)

YARI ÖMÜR VE MADDE-ENERJİ İLİŞKİSİ

KARARLILIK KUŞAĞI

BAĞLANMA ENERJİSİ (NÜKLEER ENERJİ)

ÇEKİRDEĞİNDE NÜKLEON BAŞINA DÜŞEN BAĞLANMA ENERJİSİNİN EN YÜKSEK OLDUĞU ELEMENT: DEMİR

RADYASYONU VÜCUTTAN ATMAK İÇİN: KURŞUN

RADYASYONU VÜCUTTAN ATMAK İÇİN GEREKLİ OLAN BAŞLICA İKİ GIDA

RADYOAKTİVİTEYLE İLGİLİ BAZI NOTLAR

ELEKTRONLARDAN ENERJİSİ DÜŞÜK OLAN MI YOKSA YÜKSEK OLAN MI HIZLI DÖNER?

BAĞLANMA ENERJİSİ (NÜKLEER ENERJİ)

YALNIZ HİDROJEN ATOMUNUN ÇEKİRDEĞİNDE NÖTRON BULUNMAMASININ SEBEBİ

PROTON VE NÖTRON SAYISI, HANGİ ATOM ÇEKİRDEKLERİNDE EŞİTTİR?

NÖTRON SAYISININ; PROTON SAYISINA GÖRE DAHA FAZLA OLACAK ŞEKİLDE ARTMASININ, BELLİ BİR SINIR VE ÖLÇÜSÜ VAR MIDIR?

NÖTRON SAYISININ PROTON SAYISINA BÖLÜMÜ 1,5’U GEÇMİŞSE NASIL BİR DURUM ORTAYA ÇIKAR?

ÇEKİRDEK KARARLILIĞIYLA ATOM KARARLILIĞI KARIŞTIRILMAMALIDIR

RADYOAKTİVİTE KONUSUNDA KARARLI ELEMENT NE DEMEKTİR VE HANGİLERİDİR?

KARARSIZ ELEMENTLER

KARARSIZ ELEMENTLERE KARŞI NASIL BİR ÖNLEM ALINMIŞTIR?

RADYOAKTİF BOZUNMA SERİLERİ

ATOM NUMARASI EN BÜYÜK KARARLI ELEMENT: KURŞUN

KARARSIZ ÇEKİRDEKLERDEKİ DÖNÜŞÜM REAKSİYONLARI

NAZZAM’IN PARTİKÜL TEORİSİ İLE İLGİLİ 12-13 ASIR ÖNCEKİ KEŞFİ

NAZZAM “MADDE, SONSUZ DENECEK ÖLÇÜDE PARÇALANABİLİR.” DEMEKLE NELERİ SÖYLEMİŞTİR?

ESİR VE NÜKLEER ENERJİ

KUARK ADIYLA BİLİNEN ATOM ALTI PARÇACIKLAR VE NÜKLEER ENERJİ

MADDENİN ZIT EŞİ (ANTİ MADDE), NÜKLEER ENERJİ

ANTİ MADDENİN BİR GÖRÜNÜP BİR KAYBOLMASI (DÜNYADA ANTİ MADDE NEDEN YOKTUR?)

DÜNYADA NİÇİN ANTİ MADDE YOKTUR?

ELEKTRON İLE POZİTRON BİRBİRİNİN ANTİ MADDESİDİR

KARANLIK ENERJİ VE KARANLIK MADDE

FOTON (IŞIK PARÇACIĞI), GÜNEŞTEKİ ENERJİYİ DÜNYAYA TAŞIR

FOTON GÜNEŞİN MERKEZİNDE VAR EDİLİR

NÖTRİNO VE NÜKLEER ENERJİ

ÇEKİRDEK KUVVETİ, GLUON (GULON) TARAFINDAN TAŞINIR

TAKYON (TACHYON) VE NÜKLEER ENERJİ

MADDE NAKLİ OLMASI İÇİN İZAFİYET (RÖLATİVİTE=GÖRELİLİK) TEORİSİNİNİN GEÇERLİLİĞİNİ YİTİRMESİ Mİ GEREKİR?

PROF. DR. PAUL DİRAC (1902-1984) VE UCUZ NÜKLEER ENERJİ ÜRETİMİ

DR. FRANK M. MENO (1934-….) VE NÜKLEER ENERJİ

ESİRLE İLGİLİ KEŞİF VE BULUŞLAR, ENERJİ PROBLEMİNİN ÇÖZÜLMESİNDE YENİLİK GETİRECEKTİR

FİSYON (BÖLÜNME)

FÜZYON (BİRLEŞME)

FİSYON VE FÜZYON OLAYLARINDA KULLANILAN MADDENİN NE KADARI ENERJİYE DÖNÜŞÜR?

FÜZYON NİÇİN GERÇEKLEŞTİRİLEMEZ?

FİSYON KONUSUNDA DOĞRU İLK BİLGİLERİ ORTAYA KOYAN
TÜRK BİLGİN: CABİR BİN HAYYAN (721-805)’IN HAYATI

YALNIZ HİDROJEN ATOMUNUN ÇEKİRDEĞİNDE NÖTRON BULUNMAMASININ SEBEBİ

PROTON VE NÖTRON SAYISI, HANGİ ATOM ÇEKİRDEKLERİNDE EŞİTTİR?

NÖTRON SAYISININ; PROTON SAYISINA GÖRE DAHA FAZLA OLACAK ŞEKİLDE ARTMASININ, BELLİ BİR SINIR VE ÖLÇÜSÜ VAR MIDIR?

NÖTRON SAYISININ PROTON SAYISINA BÖLÜMÜ 1,5’U GEÇMİŞSE NASIL BİR DURUM ORTAYA ÇIKAR?

RADYOAKTİVİTE KONUSUNDA KARARLI ELEMENT NE DEMEKTİR VE HANGİLERİDİR?

KARARSIZ ELEMENTLER

KARARSIZ ELEMENTLERE KARŞI NASIL BİR ÖNLEM ALINMIŞTIR?

DOĞAL RADYOAKTİF ELEMENTLERİN ZARARI VAR MIDIR?

ÇEKİRDEK KARARLILIĞIYLA ATOM KARARLILIĞI KARIŞTIRILMAMALIDIR

RADYOAKTİF BOZUNMA SERİLERİ

ATOM NUMARASI EN BÜYÜK KARARLI ELEMENT: KURŞUN

KARARSIZ ÇEKİRDEKLERDEKİ DÖNÜŞÜM REAKSİYONLARI

ATOM BOMBASININ BULUNDUĞU ÜLKELER

GÜNEŞTE HER SANİYE 4 MİLYON TON MADDE NÜKLEER ENERJİYE DÖNÜŞÜR

URANYUM ELEMENTİNDEN AÇIĞA ÇIKAN NÜKLEER ENERJİ MİKTARININ HESAPLANMASI (İLİMLERİN ORTAYA ÇIKIŞI)

ÇEKİRDEĞİNDE NÜKLEER ENERJİ BULUNMAYAN TEK ELEMENT (EN BÜYÜK ENERJİ KAYNAĞI): HİDROJEN

PERİYODİK CETVELİN İLK ELEMENTİ OLA
(İLK OLARAK 2010-2011 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILINDA YÜRÜRLÜĞE GİREN ÖĞRETİM PROGRAMINA GÖRE HAZIRLANMIŞTIR.)

(İLK OLARAK 2010-2011 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILINDA YÜRÜRLÜĞE GİRECEK OLAN ÖĞRETİM PROGRAMINA GÖRE HAZIRLANMIŞTIR.)

RADYOAKTİFLİK

IŞIMALAR

YARI ÖMÜR (YARILANMA SÜRESİ)

FİSYON VE FÜZYON OLAYLARINDA KULLANILAN MADDENİN NE KADARI ENERJİYE DÖNÜŞÜR?

YARILANMA SÜRESİ MADDENİN SONRADAN VAR EDİLDİĞİNİ GÖSTERİR

DOĞAL ATOMLARIN YARI ÖMRÜ ÇOK YÜKSEKTİR (RADYASYON TEDBİRLERİ)

YARI ÖMÜR VE MADDE-ENERJİ İLİŞKİSİ

KARARLILIK KUŞAĞI

BAĞLANMA ENERJİSİ (NÜKLEER ENERJİ)

ÇEKİRDEĞİNDE NÜKLEON BAŞINA DÜŞEN BAĞLANMA ENERJİSİNİN EN YÜKSEK OLDUĞU ELEMENT: DEMİR

RADYASYONU VÜCUTTAN ATMAK İÇİN: KURŞUN

RADYASYONU VÜCUTTAN ATMAK İÇİN GEREKLİ OLAN BAŞLICA İKİ GIDA

RADYOAKTİVİTEYLE İLGİLİ BAZI NOTLAR

ELEKTRONLARDAN ENERJİSİ DÜŞÜK OLAN MI YOKSA YÜKSEK OLAN MI HIZLI DÖNER?

BAĞLANMA ENERJİSİ (NÜKLEER ENERJİ)

YALNIZ HİDROJEN ATOMUNUN ÇEKİRDEĞİNDE NÖTRON BULUNMAMASININ SEBEBİ

PROTON VE NÖTRON SAYISI, HANGİ ATOM ÇEKİRDEKLERİNDE EŞİTTİR?

NÖTRON SAYISININ; PROTON SAYISINA GÖRE DAHA FAZLA OLACAK ŞEKİLDE ARTMASININ, BELLİ BİR SINIR VE ÖLÇÜSÜ VAR MIDIR?

NÖTRON SAYISININ PROTON SAYISINA BÖLÜMÜ 1,5’U GEÇMİŞSE NASIL BİR DURUM ORTAYA ÇIKAR?

ÇEKİRDEK KARARLILIĞIYLA ATOM KARARLILIĞI KARIŞTIRILMAMALIDIR

RADYOAKTİVİTE KONUSUNDA KARARLI ELEMENT NE DEMEKTİR VE HANGİLERİDİR?

KARARSIZ ELEMENTLER

KARARSIZ ELEMENTLERE KARŞI NASIL BİR ÖNLEM ALINMIŞTIR?

RADYOAKTİF BOZUNMA SERİLERİ

ATOM NUMARASI EN BÜYÜK KARARLI ELEMENT: KURŞUN

KARARSIZ ÇEKİRDEKLERDEKİ DÖNÜŞÜM REAKSİYONLARI

NAZZAM’IN PARTİKÜL TEORİSİ İLE İLGİLİ 12-13 ASIR ÖNCEKİ KEŞFİ

NAZZAM “MADDE, SONSUZ DENECEK ÖLÇÜDE PARÇALANABİLİR.” DEMEKLE NELERİ SÖYLEMİŞTİR?

ESİR VE NÜKLEER ENERJİ

KUARK ADIYLA BİLİNEN ATOM ALTI PARÇACIKLAR VE NÜKLEER ENERJİ

MADDENİN ZIT EŞİ (ANTİ MADDE), NÜKLEER ENERJİ

ANTİ MADDENİN BİR GÖRÜNÜP BİR KAYBOLMASI (DÜNYADA ANTİ MADDE NEDEN YOKTUR?)

DÜNYADA NİÇİN ANTİ MADDE YOKTUR?

ELEKTRON İLE POZİTRON BİRBİRİNİN ANTİ MADDESİDİR

KARANLIK ENERJİ VE KARANLIK MADDE

FOTON (IŞIK PARÇACIĞI), GÜNEŞTEKİ ENERJİYİ DÜNYAYA TAŞIR

FOTON GÜNEŞİN MERKEZİNDE VAR EDİLİR

NÖTRİNO VE NÜKLEER ENERJİ

ÇEKİRDEK KUVVETİ, GLUON (GULON) TARAFINDAN TAŞINIR

TAKYON (TACHYON) VE NÜKLEER ENERJİ

MADDE NAKLİ OLMASI İÇİN İZAFİYET (RÖLATİVİTE=GÖRELİLİK) TEORİSİNİNİN GEÇERLİLİĞİNİ YİTİRMESİ Mİ GEREKİR?

PROF. DR. PAUL DİRAC (1902-1984) VE UCUZ NÜKLEER ENERJİ ÜRETİMİ

DR. FRANK M. MENO (1934-….) VE NÜKLEER ENERJİ

ESİRLE İLGİLİ KEŞİF VE BULUŞLAR, ENERJİ PROBLEMİNİN ÇÖZÜLMESİNDE YENİLİK GETİRECEKTİR

FİSYON (BÖLÜNME)

FÜZYON (BİRLEŞME)

FİSYON VE FÜZYON OLAYLARINDA KULLANILAN MADDENİN NE KADARI ENERJİYE DÖNÜŞÜR?

FÜZYON NİÇİN GERÇEKLEŞTİRİLEMEZ?

FİSYON KONUSUNDA DOĞRU İLK BİLGİLERİ ORTAYA KOYAN
TÜRK BİLGİN: CABİR BİN HAYYAN (721-805)’IN HAYATI

YALNIZ HİDROJEN ATOMUNUN ÇEKİRDEĞİNDE NÖTRON BULUNMAMASININ SEBEBİ

PROTON VE NÖTRON SAYISI, HANGİ ATOM ÇEKİRDEKLERİNDE EŞİTTİR?

NÖTRON SAYISININ; PROTON SAYISINA GÖRE DAHA FAZLA OLACAK ŞEKİLDE ARTMASININ, BELLİ BİR SINIR VE ÖLÇÜSÜ VAR MIDIR?

NÖTRON SAYISININ PROTON SAYISINA BÖLÜMÜ 1,5’U GEÇMİŞSE NASIL BİR DURUM ORTAYA ÇIKAR?

RADYOAKTİVİTE KONUSUNDA KARARLI ELEMENT NE DEMEKTİR VE HANGİLERİDİR?

KARARSIZ ELEMENTLER

KARARSIZ ELEMENTLERE KARŞI NASIL BİR ÖNLEM ALINMIŞTIR?

DOĞAL RADYOAKTİF ELEMENTLERİN ZARARI VAR MIDIR?

ÇEKİRDEK KARARLILIĞIYLA ATOM KARARLILIĞI KARIŞTIRILMAMALIDIR

RADYOAKTİF BOZUNMA SERİLERİ

ATOM NUMARASI EN BÜYÜK KARARLI ELEMENT: KURŞUN

KARARSIZ ÇEKİRDEKLERDEKİ DÖNÜŞÜM REAKSİYONLARI

ATOM BOMBASININ BULUNDUĞU ÜLKELER

GÜNEŞTE HER SANİYE 4 MİLYON TON MADDE NÜKLEER ENERJİYE DÖNÜŞÜR

URANYUM ELEMENTİNDEN AÇIĞA ÇIKAN NÜKLEER ENERJİ MİKTARININ HESAPLANMASI (İLİMLERİN ORTAYA ÇIKIŞI)

ÇEKİRDEĞİNDE NÜKLEER ENERJİ BULUNMAYAN TEK ELEMENT (EN BÜYÜK ENERJİ KAYNAĞI): HİDROJEN

PERİYODİK CETVELİN İLK ELEMENTİ OLA

More info:

Categories:Types, Research, Science
Published by: Kimya Bilimi on May 17, 2009
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as DOCX, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

09/03/2014

pdf

text

original

1

ORTAÖĞRETĠM
11. SINIF KĠMYA

5. ÜNĠTE: ÇEKĠRDEK
KĠMYASI
ÜNĠTENĠN BÖLÜM BAġLIKLARI
• 1. Çekirdeğin Yapısı ve Kararlılık
• 2. Yapay Çekirdek Reaksiyonları, Fisyon ve Füzyon
• 3. Aktiflik, Radyoaktif IĢınların Sayımı ve Sağlığa Etkisi
• 4. Radyoaktif Maddelerin Kullanım Alanları

1. ÇEKĠRDEĞĠN YAPISI VE
KARARLILIK

Maddenin en küçük parçası olan cüz–ü layetecezzada yoğun bir
enerji vardır. Yunan bilginlerinin iddia ettiği gibi bunun
parçalanamayacağı söylenemez. O da parçalanabilir.
Parçalanınca da öylesine bir enerji meydana gelir ki Bağdat‟ın
altını üstüne getirebilir. Bu, Allah‟ın bir kudret niĢanıdır.
Cabir bin HAYYAN*
(721–805)
2


* Kimya ilminin babası, Türk bilim adamı, büyük dâhi ve Harran
Üniversitesi rektörüdür.

Madde, sonsuz denecek ölçüde parçalanabilir.
Nazzam*
(792–845)

* Ġslam âlimi, Basra‟da doğdu, Basra‟da yaĢadı, hayatının son
devresini Bağdat‟ta geçirdi.

RADYOAKTĠFLĠK
• Bazı atomların çekirdeklerindeki kararsız yapıdan dolayı kararlı
hâle gelebilmek için atomların çekirdeklerinden enerji ve/veya
parçacık fırlatması veya dönüĢümler gerçekleĢtirmesine
radyoaktiflik denir.
• n / p oranı 1,5‟tan büyük veya eĢit olan tanecikler ile n / p oranı
1‟den küçük tanecikler radyoaktiftir.
• Atom numarası 83‟ten büyük olan doğal elementler arasında
radyoaktif olmayan element yoktur.
83
Bi dâhil olmak üzere hepsi
radyoaktiftir.
• Atom numarası 83‟ten küçük olan elementler
82
Pb dâhil olmak
üzere kararlıdır. Kararlı elementlerin sentetik izotopları, kararsız
(radyoaktif) olabilir.
• Radyoaktif taneciklerin çekirdeklerinden enerji veya parçacık
fırlatmaları olayına ışıma denir.

IġIMALAR
• 1–Alfa ışıması: Atom çekirdeğinden 2 nötron ile 2 protonun
beraber fırlatılmasıdır. Alfa ıĢıması yapan atomun atom
numarası 2, kütle numarası 4 azalır.
• 2–Proton ışıması: Atom çekirdeğinden 1 protonun
fırlatılmasıdır. Proton ıĢıması yapan atomun atom numarası 1,
3

kütle numarası 1 azalır.
• 3–Nötron ışıması: Atom çekirdeğinden 1 nötronun
fırlatılmasıdır. Nötron ıĢıması yapan atomun atom numarası
değiĢmez, kütle numarası 1 azalır.
• 4–Beta ışıması: Atom çekirdeğindeki 1 nötronun; proton ve
elektrona dönüĢmesidir. Beta ıĢıması yapan atomun proton
sayısı 1 artar, kütle numarası değiĢmez.
• 5–Pozitron ışıması: Atom çekirdeğindeki 1 protonun; nötron ve
pozitrona dönüĢmesidir. Pozitron ıĢıması yapan atomun proton
sayısı 1 azalır, kütle numarası değiĢmez.
• Beta ve pozitron ıĢımaları beta sembolüyle gösterilir. + iĢareti
varsa pozitron, iĢaret yoksa veya – iĢareti varsa betadır.
• Elektron yakalama: Bazı çekirdekler 1. yörüngelerinden
elektron yakalayabilir. Bu yakalanan elektron, çekirdekteki bir
protonu nötrona dönüĢtürür. Elektron, çekirdek tarafından
yakalanınca, onun boĢalttığı yer, daha yüksek enerji düzeyinden
bir elektron tarafından doldurulur. Pozitron ıĢıması ile elektron
yakalanmasında aynı olay gerçekleĢir (protonun nötrona
dönüĢmesi). Elektron yakalamada çekirdekten fırlatılan bir
parçacık yoktur.
• 6–Gama ışıması: Atom çekirdeğinden fazla enerjinin
fırlatılmasıdır (enerji paketi). Genelde diğer ıĢımalarla beraber
veya diğer ıĢımaların sonrasında gerçekleĢir. Gama ıĢıması
yapan atomun atom ve kütle numarası değiĢmez.
• BOMBARDIMAN: Kararlı çekirdeklerin veya radyoaktif
çekirdeklerin bazı parçacıklarla (alfa, beta, nötron gibi)
çarpıĢtırılmasıdır.

YARI ÖMÜR (YARILANMA SÜRESĠ)
• Radyoaktif bir maddenin baĢlangıç kütlesinin yarısının ıĢımalarla
bozunması için geçen süreye yarı ömür veya yarılanma süresi
denir.

4

YARILANMA SÜRESĠ MADDENĠN SONRADAN
VAR EDĠLDĠĞĠNĠ GÖSTERĠR
• Radyoaktif maddeler yarılanma sonucunda bitmediğine göre bir
baĢlangıçları var demektir. ġayet madde ezelî olsaydı
(maddenin baĢlangıcı olmasaydı) radyoaktif maddeler çoktan
bitmiĢ olacaktı. Bitmediğine göre sonradan var edilmiĢtir.
Öyleyse madde ezelî değildir.

YARI ÖMÜR VE MADDE–ENERJĠ ĠLĠġKĠSĠ
• Madde, kaç yarılanma geçirirse geçirsin belirli bir miktarı kalır.
Örneğin; uranyum bozununca kripton, baryum, nötron ve enerji
meydana gelir. Çıkan ıĢının kütlesi kadar madde enerjiye
dönüĢmüĢtür.

DOĞAL ATOMLARIN YARI ÖMRÜ ÇOK
YÜKSEKTĠR (RADYASYON TEDBĠRLERĠ)
• Potasyum–40 ve karbon–14 izotoplarının yarı ömürleri, diğer
atomlara göre çok azdır.
• Bu azlığa rağmen, örneğin; potasyum–40 atomunun yarı ömrü,
insana zarar vermeyecek kadar uzundur. Potasyum–40
atomlarının yarısının bozunması için 1,3 milyar yılın geçmesi
gerekmektedir.
• Ġnsan vücudunda en çok bulunan radyoaktif izotoplar potasyum–
40 ve karbon–14 izotoplarıdır. Diğer radyoaktif izotopların yarı
ömrü de insana zarar vermeyecek kadar uzundur.
• Potasyum–40 atomlarının yarı ömrünün uzun olması sayesinde,
bir hücre Ģayet yaĢasaydı 200 senede ancak 1 kez potasyum–
40 bozunmasıyla karĢı karĢıya kalacaktı.
• Bir hücre bu kadar uzun yaĢamadığına göre, potasyum–40
bozunması ve izotopun yarılanmasından dolayı radyasyon
yayılması söz konusu değildir.

5

KARARLILIK KUġAĞI
• Kabaca n / p oranı 1,5‟tan büyük veya 1,5‟a eĢit olan tanecikler
ile n / p oranı 1‟den küçük tanecikler kararsızdır. Bunun dıĢında
kalanlar kararlıdır.
• Kararlı elementler; atom numarası 1 ile 82 arasındaki 82
elementtir.

82
Pb‟den sonraki elementler kararsızdır.

ÇEKĠRDEĞĠNDE NÜKLEON BAġINA DÜġEN
BAĞLANMA ENERJĠSĠNĠN EN YÜKSEK
OLDUĞU ELEMENT: DEMĠR
• Demirin bağlanma enerjisi en yüksektir.
• Bağlanma enerjisinin en yüksek oluĢu, ileride demir çekirdeği
parçalanabilir anlamına gelebilir.
• Yerkürenin çekirdeğinde demir vardır.
• Çekirdekte ağaca ait özelliklerin tamamı bulunur.
• Günümüzde dünyada yaklaĢık 90 doğal element tespit
edilmiĢtir. Element sayısı 114‟tür.
• Demir dünyanın çekirdeği olduğuna göre acaba demirde de
dünyadaki doğal elementlerin bütünü var mıdır?
• Magma tabakasındaki yüksek sıcaklığın, demirin nükleer
reaksiyonundan kaynaklandığı bilinmektedir. Bu yüksek sıcaklık,
demiri eritmektedir.
• Demirde elementlerin çoğunun geçtiği bugün keĢfedilmiĢtir.
• ĠĢte bunlardan dolayı ileride demir çekirdeğinin parçalanarak
çeĢitli elementlerin elde edilebileceğini söyleyebiliriz.

RADYASYONU VÜCUTTAN ATMAK ĠÇĠN:
KURġUN
• KurĢun geniĢ bir kapta eritilip insanın etrafında gezdirilir.
• Daha sonra suya dökülür.
• Suya döküldüğünde çıkan sesten sonra kurĢun dağılmadıysa,
6

külçe hâlinde kaldıysa radyasyon yoktur. Saçma tanesi gibi
dağıldıysa radyasyon var demektir.
• Aynı iĢleme, kurĢun dağılmayıncaya kadar devam edilir.

RADYASYONU VÜCUTTAN ATMAK ĠÇĠN
GEREKLĠ OLAN BAġLICA ĠKĠ GIDA
• Kimyon
• Limon

RADYOAKTĠVĠTEYLE ĠLGĠLĠ BAZI NOTLAR
• 1– Radyoaktif olaylarda kütle enerjiye dönüĢür.
• 2– Radyoaktif olaylarda toplam proton sayısı ve toplam nötron
sayısı değiĢebilir. Ancak proton ve nötronların toplam sayısı
(toplam nükleon sayısı) asla değiĢmez.
• 3– Herhangi bir dıĢ müdahale olmaksızın kendiliğinden ıĢıma
yapan tanecikler doğal radyoaktiftir.
• 4– Radyoaktif özellikler (ıĢıma, yarı ömür, fisyon vb.) sıcaklık,
basınç, bileĢik oluĢturma gibi fiziksel veya kimyasal etkilerle
değiĢmez.
• 5– Yarı ömür tüm atomlar için farklıdır.
• 6– Yarı ömür her bir atomun farklı izotopları için de farklıdır.
• 7– Yarı ömrü uzun olan atomlar, yarı ömrü kısa olanlara göre
daha kararlıdır.
• 8– Yarılanma hızı birim zamanda bozulan madde miktarıdır.
Dolayısıyla hem madde miktarına hem de kütleye bağlıdır.
• 9– Genelde fisyon, füzyon ve bombardıman olayları çekirdek
tepkimesi olarak isimlendirilir. IĢımalar ise bozunma olarak
isimlendirilir.

ELEKTRONLARDAN ENERJĠSĠ DÜġÜK OLAN
MI YOKSA YÜKSEK OLAN MI HIZLI DÖNER?
• 7 enerji düzeyi vardır. Çekirdeğe en yakın olan 1. enerji düzeyi,
7

en uzak olan da 7. enerji düzeyidir.
• 1. enerji düzeyinden 7. enerji düzeyine doğru enerji düzeylerinin
enerjisi fazlalaĢır. 1. enerji düzeyinin enerjisi en az; 7. enerji
düzeyinin enerjisi en çoktur.
• Çekirdeğe yakın elektronlar daha hızlı, çekirdeğe uzak
elektronlar ise daha yavaĢ dönerler.
• Herhangi bir atomun üst enerji düzeyindeki elektronların enerjisi
daha fazladır. Buna rağmen diğerlerine göre daha yavaĢ
dönerler. Elektronun hızı ile enerji düzeyinin enerjisi ters
orantılıdır; bu iki konu birbiriyle karıĢtırılmamalıdır.
• Kimyasal bağ, en üst düzeydeki elektronların bir kısmı ile
meydana getirilir.


BAĞLANMA ENERJĠSĠ (NÜKLEER ENERJĠ)
• Çekirdekteki nükleer enerjinin görevi, birbirlerini iten pozitif yüklü
protonların bir arada durmalarını temin etmektir. Bağlanma
enerjisi denmesi, bu sebepledir.
• Einstein, çekirdekteki nükleer enerjiyi E=mc
2
formülü ile açıklar.
Formüldeki m maddenin kütlesi, c ıĢık hızı, E ise enerjidir.
• Hidrojen dıĢındaki bütün atomların, bir tartılan kütlesi bir de
hesap edilen kütlesi vardır. Tartılan kütle, mutlak surette her
zaman daha az çıkmaktadır. Bu azalan miktar kadar madde,
daha ilk oluĢumda, hidrojen hariç tüm atomların çekirdeğinde,
enerjiye dönüĢmüĢtür. ĠĢte bu enerji, nükleer enerjidir.
• Nükleer enerji, çekirdek reaksiyonları, radyoaktivite, radyoaktif
atom, radyasyon, kararlılık kuĢağı, kararsız atom gibi tabirleri
konuyu iyi anlamak için bilmek gerekir.
IĢın yayan atomlara radyoaktif atom, bu konuya da radyoaktivite
denir.
Atomun çekirdeğinde pozitif yüklü protonlar bulunmaktadır.
Aynı yükler birbirini iter. Çekirdekte birden fazla proton
bulunursa bunlar, pozitif yüklü, yani aynı yüklü oldukları için
birbirlerini iterler.
Hidrojen hariç bütün atom çekirdeklerinde birden fazla proton
8

bulunur.
Çekirdekteki nötronlar, protonların birbirlerini itmelerini
önleyerek bağlayıcı rol oynar.
Bu da protonlar, nötronsuz bir arada bulunamazlar demektir.
Bunun tersi de söz konusudur; nötronlar da her zaman
protonlara muhtaçtır; çünkü onlar da tek baĢlarına kaldıkları
zaman 13 dakikada yarısı bozulmaya uğrayarak proton ve
elektron çıkartırlar.
Nötron = Proton + Elektron
Atom çekirdeği büyüdükçe proton ve nötron sayısı eĢit olarak
değil, nötron sayısı daha fazla olacak Ģekilde artar.
Tabii her Ģeye rağmen bu artıĢın yine de bir sınırı ve ölçüsü
vardır: Nötron sayısının proton sayısına oranı en az 1, en çok da
1,5 olmalıdır. ġayet nötron sayısının proton sayısına oranı bu
ölçüyü geçmiĢse atom çekirdeği kararsız bir durum arz eder. Bu
atomlara kararsız atom denir. Kararsız bir çekirdek de kendi
içinde meydana gelen radyoaktivite ile kararlı hâle kavuĢur.
Çekirdeğinde 83 ve daha fazla proton bulunan elementler ne
kadar çok nötrona sahip olurlarsa olsunlar kararsızdır. Bu kadar
çok pozitif yük, atom çekirdeğinde devamlı tutulamaz. Çekirdek
küçülerek kararlı bir duruma düĢer.
En istikrarlı atom hidrojen, en istikrarsız atom ise uranyum
atomudur.
Uranyum atomunun protonları, bulundukları yerde sürekli
gürültü ve infilaklara sebebiyet verir.
Onun için atom bombasında da temel unsurlardan biri olarak
uranyum kullanılmaktadır.
Uranyumun atom numarası 92‟dir. Proton sayısı da 92 olur.
Nötron sayısı ise 238–92=146 olur.
Alfa ıĢıması yapmak, helyum çekirdeği yaymak demektir.
Alfa ıĢıması yapan atomun atom numarası 2, kütle numarası 4
azalır.
238
U (Uranyum–238) atomu, bir alfa parçacığı neĢrederek proton
sayısını 92‟den 90‟a, nötron sayısını da 146‟dan 144‟e düĢürür.
90 protona 144 nötron biraz fazladır.
9

Uranyum bu defa bir beta parçacığı neĢreder.
Beta ıĢıması elektron yaymaktır. Beta ıĢıması yapan atomun
atom numarası 1 artar, kütle numarası ise değiĢmez.
NeĢredilen beta ıĢını sonucunda uranyum çekirdeği proton
sayısını bir arttırır, nötron sayısını değiĢtirmez. Böylece proton
sayısı 91 olur, nötron sayısı 144‟te kalır. Beta bozunması
sırasında çekirdekteki nötronlardan biri, proton ve elektrona
parçalanmıĢtır.
Nötron → Proton + Elektron
Proton sayısının her değiĢmesinde farklı bir element oluĢur. Bir
seri hâlinde bu iĢ devam eder gider. Nihayet uranyum atomu
çekirdeği, 82 protonlu ve 124 nötronlu olan kararlı kurĢun atomu
çekirdeğine dönüĢür.
Radyoaktif bozunma, yalnız nötron–proton dengesizliğinden
(nötron sayısının proton sayısına oranının yüksekliğinden)
kaynaklanmaz.
Bazen sadece proton sayısının yüksek oluĢu da buna sebep
olabilir (pozitron bozunması).
Pozitron, elektronun zıt ikizidir; kütlesi elektronun kütlesine
eĢittir; her Ģeyi elektronla aynı, sadece yükü farklıdır. Elektronun
yükü –1, pozitronun yükü ise +1‟dir. Pozitron bozunmasında;
atom numarası 1 azalırken, kütle numarası değiĢmez.
Çekirdekteki nötronlar, elektrik bakımından yüksüzdür. Yüksüz
oldukları için bir madde içinde uzun yol alabilirler. Bu ağır
parçalar, ağırlıklarına göre süratlenirler. Hızları, ıĢık hızından
saniyede birkaç km‟ye kadar değiĢir. Nötronların bazıları çok
ağırdır; bu ağırlıklarından dolayı öyle hız kazanabilirler ki, en
kesif maddelerin bile bir tarafından girip öbür tarafından
çıkabilirler.
Nötronlar bu süratle, 30 cm kalınlığındaki demir ve kurĢundan
bile geçebilir. Ancak atom çekirdeğiyle çarpıĢmalarında
enerjilerini kaybederler.
KuĢ havada ne kadar rahat uçuyor veya balık denizde ne kadar
rahat yüzüyorsa, nötronlar da o hız sayesinde o kadar rahat
hareket ederler.
10

Bu özellikleri taĢıyan nötronlar, çekirdek içinde enerjilerini,
protonları bir arada tutmak için kullanırlar.
Hidrojen hariç bütün atom çekirdeklerinde, mutlaka nükleer
enerji bulunur. Hidrojen atomunun çekirdeğinde proton 1 adet
olduğundan, hem nötrona hem de nükleer enerjiye ihtiyaç
yoktur.
Einstein, çekirdekteki nükleer enerjiyi E=mc
2
formülü ile açıklar.
Formüldeki m maddenin kütlesi, c ıĢık hızı, E ise enerjidir.
Nükleer reaksiyonlarda, atom numarası ve kütle numarası
korunmaktadır; bu durum kütlenin korunduğu anlamına gelmez.
Nükleer reaksiyonlarda kütle kaybı olur.
Hidrojen dıĢındaki bütün atomların, bir tartılan kütlesi bir de
hesap edilen kütlesi vardır. Tartılan kütle, mutlak surette her
zaman daha az çıkmaktadır.
Bu azalan miktar kadar madde, daha ilk oluĢumda, hidrojen
hariç tüm atomların çekirdeğinde, enerjiye dönüĢmüĢtür. ĠĢte bu
enerji, nükleer enerjidir.
Olay, saatin kurulup bırakılması gibi de değildir: Protonların
birbirlerini itmemeleri için baĢlangıçta maddenin enerjiye
dönüĢmesiyle baĢlayan görevi, nötronlar her an
sürdürmektedirler. Ayrıca var etme her an sürmektedir.

YALNIZ HĠDROJEN ATOMUNUN
ÇEKĠRDEĞĠNDE NÖTRON
BULUNMAMASININ SEBEBĠ
• Nötronun görevi; birden fazla protonu bulunan çekirdeklerde,
protonların birbirlerini itmesini önlemektir.
• Hidrojen atomunun çekirdeğinde 1 tane proton bulunduğundan,
böyle bir görev söz konusu değildir. Bu nedenle de hidrojen
atomunun çekirdeğinde nötron yoktur.

PROTON VE NÖTRON SAYISI, HANGĠ ATOM
11

ÇEKĠRDEKLERĠNDE EġĠTTĠR?
• Atom numarası çift ve 20‟ye kadar olan atomlarda, proton sayısı
ile nötron sayısı birbirine eĢittir.

NÖTRON SAYISININ; PROTON SAYISINA
GÖRE DAHA FAZLA OLACAK ġEKĠLDE
ARTMASININ, BELLĠ BĠR SINIR VE ÖLÇÜSÜ
VAR MIDIR?
• Atom numarası tek ve 20‟ye kadar olan atomlarda nötron sayısı,
proton sayısından bir fazladır. Atom numarası 20‟den sonra,
nötron sayısının gittikçe fazlalaĢarak arttığı görülür. Bu artıĢın
belli bir sınır ve ölçüsü vardır.

NÖTRON SAYISININ PROTON SAYISINA
BÖLÜMÜ 1,5‟U GEÇMĠġSE NASIL BĠR
DURUM ORTAYA ÇIKAR?
• Atom numarası 20‟nin üzerindeki atom çekirdeklerinde; nötron
sayısının, proton sayısına göre gittikçe daha fazlalaĢarak artıĢı,
belli bir sınır ve ölçüyü geçerse kararsızlık baĢlar.

ÇEKĠRDEK KARARLILIĞIYLA ATOM
KARARLILIĞI KARIġTIRILMAMALIDIR
• Çekirdek kararlılığı ile atom kararlılığı; farklı hususlardır.
• Atom kararlılığındaki ölçü, soy gaza benzemedir.
• Çekirdek kararlılığındaki ölçü ise, n/p oranının 1,5‟tan küçük
olmasıdır. Doğal elementlerde oran 1‟den küçük olmaz.

RADYOAKTĠVĠTE KONUSUNDA KARARLI
ELEMENT NE DEMEKTĠR VE
12

HANGĠLERĠDĠR?
• Kararlı element; ıĢın yaymayan ve bozunmayan elementtir.
• Nötron sayısının proton sayısına bölümünün 1,5‟a kadar olduğu
elementler kararlı elementlerdir.
• Bunlar; atom numarası 1 ile 82 arasındaki 82 elementtir.
1
H‟den
baĢlar,
83
Bi‟ta son bulur. Sonuncu kararlı element
82
Pb‟dur.

KARARSIZ ELEMENTLER
• Kütle numarası 206 olan
82
Pb‟dan sonraki elementler
kararsızdır.
• n/p oranı arttıkça ve proton sayısı yükseldikçe atom
çekirdeğindeki kararsızlığın arttığı görülür.
• Kararsız elementlerde n/p oranı 1,5‟tan büyüktür.
• Kararsız doğal elementler
83
Bi (bizmut),
84
Po (polonyum),
85
At
(astatin),
86
Rn (radon),
87
Fr (fransiyum),
88
Ra (radyum),
89
Ac
(aktinyum),
90
Th (toryum),
91
Pa (protaktinyum) ve kütle numarası
238 olan
92
U (uranyum)‟dur.

92
U‟den sonraki elementler sentetiktir.

KARARSIZ ELEMENTLERE KARġI NASIL BĠR
ÖNLEM ALINMIġTIR?
• Kararsız 10 atom; hem çevrelerine ıĢın yayar hem de
çekirdeklerindeki enerjiyi dıĢarı verir. Böylece kararlı duruma
geçerler (nükleer reaktörler). Bu elementlere radyoaktif element,
bu olaya da radyoaktivite denir.

RADYOAKTĠF BOZUNMA SERĠLERĠ
• Uranyum, toryum ve aktinyum serisi olmak üzere 3 seri vardır.
Her 3 seride de atom çekirdeği, bir seri değiĢim sonucunda 82
protonlu olan kararlı kurĢun atomu çekirdeğine dönüĢür.
• Her bir değiĢimde atomlar enerjisini dıĢarı verir. Enerjinin dıĢarı
verilmesiyle atom kararlı hâle geçer. Zaten kararlı elementlerin
13

sonuncusu kurĢundur.

ATOM NUMARASI EN BÜYÜK KARARLI
ELEMENT: KURġUN
Bazı kaynaklarda bizmut geçmektedir. Bizmut Ģu yönlerden
olamaz:
• Bizmutun n/p oranı 1,5‟tan büyüktür.
• Kararsız atom çekirdekleri, bir seri değiĢim sonucunda 82
protonlu olan kararlı kurĢun atomu çekirdeğine dönüĢür.
Bizmutta karar kılınmaz, kurĢunda karar kılınır.
• KurĢun radyoaktiviteyi alır, bizmut radyasyon yayar.

KARARSIZ ÇEKĠRDEKLERDEKĠ DÖNÜġÜM
REAKSĠYONLARI
• Nötron → Proton + Elektron
• Proton + Elektron → Nötron
• Proton → Pozitron + Nötron
• Pozitron + Nötron → Proton
• Pozitron + Elektron → Gama ıĢını
• Gama ıĢını → Pozitron + Elektron
Denklemler formüllerle yazılırsa giren ve ürünlerin, atom ve kütle
numaralarının eĢit olduğu görülür.


NAZZAM‟IN PARTĠKÜL TEORĠSĠ ĠLE ĠLGĠLĠ
12–13 ASIR ÖNCEKĠ KEġFĠ
• Atom teorisini ilk ortaya koyan Yunan bilginleri maddenin en
küçük parçasının atom olduğunu söylerken bir Ġslam âlimi olan
Nazzam, maddenin sonsuz denecek ölçüde parçalanabileceğini
söylemiĢ ve günümüzün ilim adamlarından biri gibi
konuĢmuĢtur.
• Bugünün partikül teorisi perspektifinden atom altı parçacıklar
14

düĢünülerek bu meseleye bakıldığında Nazzam‟ın 12–13 asır
önce, çok derin Ģeyler söylemiĢ olduğu iddia edilebilir.

NAZZAM “MADDE, SONSUZ DENECEK
ÖLÇÜDE PARÇALANABĠLĠR.” DEMEKLE
NELERĠ SÖYLEMĠġTĠR?

• 1. Atomun parçalanabileceğini belirtmiĢtir.
• 2. Atom altı parçacıklara iĢarette bulunmuĢtur.
• 3. Maddenin bir baĢlangıçtan itibaren var olduğunu ifade
etmiĢtir.
• 4. Yarı ömürden söz ettiği düĢünülebilir.

ESĠR VE ENERJĠ
• Atomların yapı taĢı birdir. Proton, nötron ve elektronun farklı
adetlerinin bir araya gelmesiyle farklı atomlar ortaya çıkar.
Bunun gibi proton, nötron, elektron ve diğer atom altı parçacıklar
da aynı yapı taĢının farklı adetlerinin bir araya gelmesiyle ortaya
çıkar. Buz ile su buharının birleĢmesinden su oluĢabilir. Bunun
gibi atom içinde de birleĢme, dönüĢüm ve eĢitlik gerektiğinde
olur.
• Bu birleĢme, dönüĢüm ve eĢitlikler çekirdek tepkimesidir. Bu
durum bize hem esir maddesinin enerji ile ilgili olduğunu ispat
eder. Hem de atomdaki taneciklerin yapı taĢının aynı olduğu
konusunda fikir verir.
• Bu birleĢme, dönüĢüm ve eĢitliklerden bazıları Ģunlardır:
Proton + Elektron → Nötron
Nötron → Proton + Elektron
• Esirde tabir caiz ise büyük bir enerji olduğu düĢünülüyor.
• Kandiller bir zaman zeytinyağı ile yakılır. Sonra petrol ve elektrik
enerjisi devreye girer. Petrolün devrinin bitmesi yakın görünüyor.
Yer ve gök hazinelerinin üstündeki perdenin kalkacağı ve yeni
enerji kaynaklarının açılacağı bir dönem beklenmektedir. O
15

dönemin ulaĢım vasıtaları temiz enerjiyle veya enerjiye bile
lüzum görülmeden çalıĢacaktır.

KUARK ADIYLA BĠLĠNEN ATOM ALTI
PARÇACIKLAR VE NÜKLEER KUVVET
• Kuarklar; proton ve nötronları oluĢtururlar.
• Kuark adı verilen partiküller de çiftler hâlindedir: Yukarı kuark–
aĢağı kuark, üst kuark–alt kuark, tuhaf (garip) kuark–tılsım
kuark.
• Kuarklar; hem elektromanyetik kuvvet, zayıf kuvvet ve nükleer
kuvvetin ortaya çıkmasına sebeptir hem de bunların etkilerini
duyarlar.
• Kuarklar belki de esirdir.

MADDENĠN ZIT EġĠ (ANTĠ MADDE) VE
ENERJĠ
• Bildiğimiz atoma karĢılık olarak çekirdeği negatif, elektronu
pozitif (pozitron) olan atomlar da vardır. Bu atomlardan oluĢan
madde; maddenin zıt eĢi veya anti madde olarak adlandırılır.
• Sebepler dünyasında her Ģeyin çift yaratılmıĢ olmasını, anti
madde ile evren bazında da görmüĢ oluyoruz.
• Madde, enerjinin yoğunlaĢmıĢ Ģekli olarak da tarif edilebilir ve
tekrar enerjiye dönüĢebilir.
• Fisyon ve füzyon reaksiyonlarında, kütlenin binde bir, on binde
bir gibi çok küçük bir kısmı enerjiye dönüĢür. Geri kalan
kısmından ise baĢka element oluĢur.
• Anti madde, kuantum mekaniğinin en sırlı konularındandır.
• Dünyada anti madde yoktur.
• Anti maddenin varlığı CERN‟de tanecik hızlandırıcılarda ortaya
konulmuĢtur. Atom altı parçacıkların ıĢık hızına yakın hızda
parçalanmasıyla CERN‟de çok küçük miktarda bir görünüp bir
kaybolan anti madde ispatlanmıĢtır.
• Anti madde bazı yıldız sistemlerinde bulunmaktadır.
16

• Evren var edildiğinde, eĢit miktarda madde ve anti maddenin
yaratıldığı tahmin edilmektedir.

ANTĠ MADDE NĠÇĠN BĠR GÖRÜNÜP BĠR
KAYBOLUYORDU? (DÜNYADA ANTĠ MADDE
NEDEN YOKTUR?)
• Beta bozunmasında, nötron protona dönüĢür ve dıĢarıya bir
elektron ile bir anti nötrino denilen tanecik neĢrolunur.
• Nötron → Proton + Elektron + Anti nötrino
• Bazı nadir izotoplarda ise çift beta bozunması görülür.
• Çift beta bozunmasında, nötronların ikisi birden aynı anda
bozunur. Ġki protona dönüĢür. Bu esnada iki elektron ile iki anti
nötrino yayılır.
• Çift beta bozunmasının farklı bir versiyonunda ise anti nötrino
oluĢmaz.
• Beta bozunmasında dıĢarıya bir anti nötrino neĢredilir. Çift beta
bozunmasında ise dıĢarıya iki anti nötrino neĢredilir. Bu; bir
nötronda bir anti nötrino bulunduğu anlamına gelir.
• 2Nötron → 2Proton + 2Elektron
• Çift beta bozunmasının farklı versiyonunda oluĢan anti nötrino
çekirdekten dıĢarı çıkamadan, çekirdekteki bir baĢka nötron
tarafından absorbe edilir. Bizim bunu gözlemimiz, anti
nötrinonun bir görünüp bir kaybolması Ģeklinde olur. Buna, anti
nötrinonun gizlenmesi de diyebiliriz. Dünyada anti maddenin
olmayıĢı, anti maddenin gizlenmesinden dolayı olabilir. ġayet
böyleyse; nötronun yapısında gizlenmiĢ anti nötrino maddenin
temel parçacıkları arasında ayrı bir yer alacaktır.
• Anti madde, tanecikler arasında müstakil olarak mevcut değildir.
• Anti madde, evrenin baĢlangıcında yüksek sıcaklık Ģartlarında
mevcuttu.

DÜNYADA NĠÇĠN ANTĠ MADDE YOKTUR?
• Anti madde ile madde birbirine temas ettiğinde her ikisi de
17

büyük bir enerji açığa çıkararak ortadan kaybolurlar.
• Madde ile anti madde karĢılaĢtığında; maddenin %100‟ü
enerjiye dönüĢür. Bu, patlayan bir hidrojen bombasının
bıraktığının, 143 katı fazla enerji demektir.
• ġayet dünyada anti maddenin gizlenmesi olmasaydı, dünya
olmayacaktı.

ELEKTRON ĠLE POZĠTRON BĠRBĠRĠNĠN ANTĠ
MADDESĠDĠR
• Elektron ve pozitron arasındaki temas neticesinde, 511000
elektron volt (eV) gibi enerjiye sahip gama ıĢınları meydana
gelir.
• e elektron, V ise volt demektir. eV elektron volt olarak okunur.
Bazı kitaplarda elektro volt olarak geçmektedir. Doğrusu
elektron volttur.
• Gama ıĢını, enerjisi en yüksek ıĢındır.
• Elektronun (madde) atom numarası –1, kütle atom numarası
0‟dır. Pozitronun (anti madde) atom numarası +1, kütle atom
numarası 0‟dır.
• Ġkisini topladığımızda atom numarası da kütle atom numarası da
0 olan gama ıĢını oluĢur ve enerji açığa çıkar.

KARANLIK ENERJĠ VE KARANLIK MADDE
• Bir görüĢe göre de bilinmeyen % 96‟nın; % 70‟i karanlık enerji,
% 20‟si ise karanlık maddedir.
• Evrendeki maddenin sadece % 4‟ünün ne olduğu bilinmektedir.
• Varlığın gözlemlediğimiz kısmı; bütününe göre çok azı, ufak bir
parçasıdır.

FOTON (IġIK PARÇACIĞI), GÜNEġTEKĠ
ENERJĠYĠ DÜNYAYA TAġIR
• Foton, evrenin en hızlı parçacığıdır. Kütlesiz ve elektrikçe
18

yüksüzdür. Saniyede 300 milyon km yol alır.
• Fotonun görevi, güneĢteki enerjiyi dünyaya taĢımaktır.
• Elektromanyetizmanın taĢıyıcısıdır.
• Elektrik yüklü parçacıklar üzerine etkir.

FOTON, GÜNEġĠN MERKEZĠNDE VAR EDĠLĠR
• Ġlk var edildiği yer, güneĢin merkezidir. GüneĢin merkezindeki
sıcaklık 15 milyon °C‟tır.
• GüneĢin merkezinde var edilen her bir foton ilk baĢta yüksek
enerjiye sahiptir.
• Fotonlar güneĢin merkezindeki çarpıĢmalar sonucunda soğur.
Böylece farklı özellikte, düĢük enerjili birçok değiĢik foton
meydana gelir.
• GüneĢten çıkan foton, yaklaĢık 8,5 dakikada dünyaya ulaĢır.
• Foton çeĢitlerinden zararlı olanları, dünyamıza ulaĢamaz. Ozon
tabakası, bunları tutmakla görevlidir.
• GüneĢte füzyon sonucu 4 adet hidrojen çekirdeğinden, 1 adet
helyum çekirdeği oluĢur ve 2 adet pozitron meydana gelir.
Böylece her saniye 564 milyon ton H (hidrojen) elementi, He
(helyum) elementine dönüĢmüĢ olur.
• Bu dönüĢüm esnasında güneĢ, her saniye kütlesinden E=mc
2

formülüne göre 4 milyon ton kaybeder.
• Bu azalan kütle enerjiye dönüĢtürülür.
• GüneĢ enerjisi hâlinde dünyamıza gelir.
• Foton ve nötrinolar da böylece meydana gelir.
• Foton adı verilen parçacıklara da atom altı parçacık denebilir.
Fotonlar çeĢitlidir.

NÖTRĠNO VE ENERJĠ
• Nötrino atom altı parçacıklardandır.
• Nötrino da; fotonlar gibi, güneĢte, hidrojenin helyuma dönüĢmesi
anında, maddenin enerji karĢılığı olarak meydana gelir.

19

ÇEKĠRDEK KUVVETĠ, GLUON (GULON)
TARAFINDAN TAġINIR
• Atomun yapısında gluon adı verilen parçacık da belirlenmiĢtir.
• ġiddetli çekirdek kuvveti, gluon diye bilinen sekiz parçacık
tarafından taĢınır.
• Kütlesiz ve elektrik yüksüzdür.
• Elektromanyetik kuvvet ve zayıf kuvvete karĢı duyarsızdır.

TAKYON (TACHYON) VE ENERJĠ
• Takyon, Latincede “çok hızlı” demektir.
• Takyonlar ıĢıktan hızlı, kütlesi eksi, boyutları sıfırdan küçük olan
atom altı parçacıklardır.
• Takyonların keĢfi, enerjinin ıĢıktan hızlı gidebileceğini
göstermiĢtir.

MADDE NAKLĠ OLMASI ĠÇĠN ĠZAFĠYET
(RÖLATĠVĠTE=GÖRELĠLĠK) TEORĠSĠNĠNĠN
GEÇERLĠLĠĞĠNĠ YĠTĠRMESĠ MĠ GEREKĠR?
• Cisimlerin hareket ettikleri yönde boylarından kaybedeceklerini
ve ıĢık hızına eriĢince de yok olacaklarını belirtmiĢtik.
• Einstein‟ın izafiyet teorisine göre ise, ıĢık hızına eriĢen bir cismin
kütlesi sonsuz oluyordu. Günümüzde böyle olmadığı ortaya
çıkmıĢtır. IĢık hızının aĢılmasıyla, kütlenin sonsuz olmadığı ispat
edilmiĢtir.

PROF. DR. PAUL DĠRAC (1902–1984) VE
UCUZ ENERJĠ ÜRETĠMĠ
• Prof. Dr. Paul Dirac, fizik profesörüdür.
• Prof. Dr. Paul Dirac, esir maddesinin kabul edilmesi sonucunda
ilmî görüĢlerde yeni değiĢiklikler olacağını ve ucuz enerji
üretiminde faydalar elde edileceğini belirtmiĢtir.
20

• Prof. Dr. Paul Dirac, her yanı kaplayan ve hareket eden bir
tanecik denizinden söz etmiĢtir.
• Prof. Dr. Paul Dirac, 1933'te Schrödinger ile beraber Nobel Fizik
Ödülü almıĢtır.

DR. FRANK M. MENO (1934–…) VE ENERJĠ
• Pittsburgh Üniversitesi'nden Dr. Frank M. Meno adlı bilim
adamının esir maddesiyle ilgili hipotezi vardır. Dr. Meno, esir
üzerindeki çalıĢmalarına 1961 yılında baĢlamıĢtır. 1990 yılında
Kanada'da "Physics Essays" isimli uluslararası bir dergide esirle
ilgili yazısı yayımlanmıĢtır.
• Dr. Meno'nun teorisine göre; gyron (jayron) denilen atom altı
parçacık esir maddesinin temelini teĢkil eder. Gyron küresel
değildir. Ġki ucu sivri ve ortası dar bir kalem Ģeklindedir. Kâinatta
her Ģey bu maddeden ve bu maddenin dinamiğinden ibarettir.
Bir adet atomda yaklaĢık 1020 gyron vardır. Dolayısıyla evrenin
en küçük parçacığı gyrondur. Dr. Meno„ya göre; esirin uygulama
alanları ileride; telepati, düĢünce akıĢı, iletiĢim, enerji kontrolü,
tıbbi tedavi gibi alanlar olacaktır.

ESĠRLE ĠLGĠLĠ KEġĠF VE BULUġLAR, ENERJĠ
PROBLEMĠNĠN ÇÖZÜLMESĠNDE YENĠLĠK
GETĠRECEKTĠR
• Kimyacılar ve fizikçiler esir maddesine özel bir önem
vermelidirler. Esirle ilgili keĢif ve buluĢlar, enerji probleminin
çözülmesinde yenilik getirecektir.
• Yerlerin ve göklerin insanlık için bütün hazinelerini açması belki
de bu yolla olacaktır...

SENTETĠK RADYOAKTĠF ĠZOTOPLARIN
21

KULLANIMI

Sentetik izotoplar, radyoaktiftir. Belirli bir dozajı geçerse,
kansere sebep olur.

• Radyoaktif olan
60
Co sentetik izotopu, ambalajlı gıdaların
ıĢınlanmasında kullanılır. IĢınlamadaki radyoaktif madde belirli
bir limiti geçerse, alet otomatik olarak durur. Bu amaçla eskiden
60
Cs de kullanılırdı, kanser riski fazla olduğundan artık
kullanılmamaktadır.
• Radyoaktif olan
14
C sentetik izotopu eskiden, ağaçların ve
fosillerin yaĢının tayininde kullanılırdı. Bulunan sonuçların yanlıĢ
olduğu belirlendiğinden günümüzde terk edilmiĢtir. Güvenilir bir
metot olmadığı açığa çıkmıĢtır.

99
Tc,
201
Tl,
67
Ga,
111
In,
123
I sentetik izotopları da radyoaktiftir ve
sintigrafi çekimlerinde kullanılır.

131
I ve
60
Co sentetik izotopları da radyoaktiftir, kanser
tedavisinde kullanılır.
• “Sentetik izotoplar bilimde hiçbir Ģekilde ve hiçbir alanda
kullanılmamalıdır.” diyen ilim adamları çoktur.
• “Kanserden öldü.” denilen hastaların çoğu kanserden değil,
kanser ilaçlarının yan etkisinden ölmektedir.
• Sentetik izotop vb. ilaçlarla son derece riskli olan kanser tedavi
yolları denenmektedir. Gelecekte bir kısım antikorların
üretilmesiyle kanser tedavisinde daha baĢarılı olunacaktır.
• Radyoaktif sentetik izotopların ve radyoaktif ıĢınların kansere
karĢı kullanımı önümüzdeki günlerde terk edilecektir. Böylece
hastalar günümüzün kanser ilaçlarının ölümcül bile olabilen yan
etkisinden kurtulacak ve zarar görmeyeceklerdir. Kanser
hastalığı, insanlığın korkulu rüyası olmaktan çıkacaktır.

2. YAPAY ÇEKĠRDEK
REAKSĠYONLARI, FĠSYON
22

VE FÜZYON

FĠSYON (BÖLÜNME, PARÇALANMA)
• Büyük kütleli çekirdeklerin; genelde birbirine yakın kütledeki iki
çekirdeğe ayrıĢmasıdır. Bu olayda çok büyük enerji açığa çıkar.
Nükleer santrallerde bu reaksiyonlarla enerji üretilir. Atom
bombasında açığa çıkan enerji de, kontrolsüz fisyon
sonucundadır.
• Bir atom çekirdeğine bir nötron taneciğinin çarpmasıyla kararsız
iki atom çekirdeği oluĢur. Bu arada üç tane nötron ve enerji
açığa çıkar. Açığa çıkan nötronlardan her biri baĢka bir
çekirdeğe çarparak yeni kararsız çekirdeklerin oluĢmasına ve
yeni nötronlarla enerjinin açığa çıkmasına sebep olur.
• Bu olay zincirleme devam eder. Fisyonla açığa çıkan bu enerji,
nükleer reaktörlerin ve atom bombasının temelini oluĢturur.

FÜZYON (BĠRLEġME)
• Küçük kütleli çekirdeklerin birleĢerek büyük kütlede çekirdeğe
dönüĢmesidir. Bu olayda fisyondan çok daha büyük enerji açığa
çıkar. GüneĢ‟teki enerji, füzyon ile ortaya çıkar. Hidrojen
bombasında açığa çıkan enerji de, kontrolsüz füzyon reaksiyonu
neticesindedir.

FĠSYON VE FÜZYON OLAYLARINDA
KULLANILAN MADDENĠN NE KADARI
ENERJĠYE DÖNÜġÜR?
• Fisyon ve füzyon reaksiyonları, kütlenin binde bir, on binde bir
gibi çok küçük kesirlerinin enerjiye dönüĢmesi demektir. Geri
kalan kısmı baĢka elemente dönüĢür.

23

FÜZYON NĠÇĠN GERÇEKLEġTĠRĠLEMEZ?
• Füzyon, güneĢte 15 milyon °C‟ta gerçekleĢir.
• Füzyon için dünyada 100 milyon °C‟lık sıcaklık gerekir; çünkü
dünyadaki basınç güneĢtekinden daha düĢüktür.
• Bu sıcaklığa eriĢilebilmesi mümkün değildir.

ATOM BOMBASININ BULUNDUĞU ÜLKELER
• PAKĠSTAN
• HĠNDĠSTAN
• ÇĠN
• TÜRKĠYE
• AMERĠKA
• ĠSRAĠL
• KAZAKĠSTAN
• FRANSA
• ĠNGĠLTERE
• LĠBYA*
• KUZEY KORE**
• GÜNEY AFRĠKA***

* 1993 yılında nükleer silah programına son verdiğini açıkladı.
** ġubat 2005‟te atom bombasının olduğunu açıkladı. Haziran 2008‟de de
atom bombası kulelerini yıktığını dünya kamuoyuna televizyon
ekranlarından gösterdi.
*** 1990‟da nükleer silah reaktörünü söktüğünü açıkladı, Ġsrail ile
beraberdi.

GÜNEġTE HER SANĠYE 4 MĠLYON TON
MADDE NÜKLEER ENERJĠYE DÖNÜġÜR
• GüneĢte her saniye 564 milyon ton H (hidrojen) elementi, He
(helyum) elementine dönüĢür.
• Bu esnada güneĢ, her saniye kütlesinden E=mc
2
formülüne göre
4 milyon ton kaybeder.
• Madde, nükleer enerjiye dönüĢmüĢ olur. GüneĢ enerjisi hâlinde
24

dünyamıza gelir.
• Bu nükleer enerji, güneĢteki füzyondur. Çekirdek birleĢmesi
veya çekirdek kaynaĢması da denir.
• Belli bir zaman sonra güneĢteki hidrojenin tamamı helyum
hâline dönüĢecektir. GüneĢ soğuyarak ölecektir. Bu da
dünyadaki hayatın sonu olacaktır.
• Her an güneĢte yeni bir keyfiyet meydana gelmektedir. Var
etmenin her an olduğu güneĢte apaçık görülmektedir.

URANYUM ELEMENTĠNDEN AÇIĞA ÇIKAN
NÜKLEER ENERJĠ MĠKTARININ
HESAPLANMASI (ĠLĠMLERĠN ORTAYA ÇIKIġI)
• Uranyumun yakıt olarak kullanıldığı bir fisyon olayında cereyan
eden kanunlardan örnek verelim: ġayet bu kanunlar
konulmasaydı ilimler meydana gelemeyecekti.
• Çok küçük bir zaman diliminde ne kadar zincirleme reaksiyon
olacağı ve ne kadar enerji açığa çıkacağı bellidir. Böyle bir
prensip olmasaydı ne atom bombasından ne de nükleer
santrallerden söz edilebilirdi. ĠĢte bu ve benzeri sabit kanunlar
sayesindedir ki fiziğin, kimyanın, astronominin sabit birer hakikat
olduğundan bahsedilebilmekte ve onlarla sabit sonuçlara
varılabilmektedir.
• Her konu gibi bu da icraata perde olmuĢtur. Zamana tabi
olmadan kısa bir zamanda da olabilirdi. Ancak sebepler
dairesinde Ģu kadar güce sahip olan ve Ģu kadar bir kuvvetle
merkez tarafından çekilen ve Ģu kadar merkezkaç durumu olan,
Ģu kadar hidrojen atomu, Ģu kadar helyuma dönecektir Ģeklinde
bazı prensipler hayatın devamı ve ilimlerin ortaya çıkması için
konmuĢtur.

ÇEKĠRDEĞĠNDE NÜKLEER ENERJĠ
BULUNMAYAN TEK ELEMENT OLMASINA
25

RAĞMEN EN BÜYÜK ENERJĠ KAYNAĞI:
HĠDROJEN (H
2
)

PERĠYODĠK CETVELĠN
ĠLK ELEMENTĠ OLAN
HĠDROJENE BENZEMEK
(KENDĠNĠ SIFIRLAMAK)
• Atomlardan yalnız hidrojen atomunun çekirdeğinde nükleer
enerji (bağlanma enerjisi) yoktur. Buna rağmen bütün enerjilerin
kaynağı olmuĢtur.
• Hidrojen hariç diğer bütün atomların çekirdeklerinde nükleer
enerji vardır.
• Bu enerji, nükleer isminden de anlaĢılacağı gibi çok büyük bir
enerjidir. Maddenin enerji karĢılığıdır, çekirdekte saklıdır.
• Atom bombası veya nükleer santrallerde açığa çıkan enerji,
çekirdekte saklı olan bu enerjinin dıĢarı çıkmasıdır.
• Hidrojen atomunun çekirdeğinde yalnız bir adet proton
olduğundan, protonların birbirini itmesi diye bir Ģey söz konusu
olmadığından, böyle saklı bir nükleer enerjinin çekirdekte
bulunması gereksiz bir iĢ olacaktı.
• Zaten abes ve hikmetsizliğin çekirdeğin içine girmesi
düĢünülemezdi.
• Bu nedenle de hidrojen atomunun çekirdeğinde nükleer enerji
yoktur.

• SORU: O hâlde güneĢte hidrojenin helyuma dönüĢmesinde
açığa çıkan enerji, çekirdekte enerji bulunmadığına göre
nereden çıkmaktadır?
• CEVAP: Bu enerji, maddenin enerjiye her an dönüĢtürülmesiyle
anında açığa çıkan enerjidir. Biz de hidrojen atomunu örnek
alıp, kendimizi sıfırlayıp, etrafımıza enerji kaynağı olmalıyız.
Yok, yoksa var olur.
26


EN KÜÇÜK ATOM: Hidrojen
EN BÜYÜK ATOM: Uranyum

EN ĠSTĠKRARLI (KARARLI) ATOM: Hidrojen
EN ĠSTĠKRARSIZ (KARARSIZ) ATOM:
Uranyum

HĠDROJENĠN ENERJĠSĠ (FÜZYON),
URANYUMUN ENERJĠSĠNDEN (FĠSYON)
DAHA FAZLADIR. FÜZYON GÜNEġTEDĠR,
FĠSYON ĠSE NÜKLEER SANTRAL, NÜKLEER
LABORATUVAR VEYA ATOM
BOMBASINDADIR.


3. AKTĠFLĠK, RADYOAKTĠF
IġINLARIN SAYIMI VE
SAĞLIĞA ETKĠSĠ

DOĞAL RADYOAKTĠF ELEMENTLERĠN
ZARARI VAR MIDIR?
• Her elementin izotoplarının yüzde oranları bellidir. Bu oran,
27

dünyanın her yerindeki her bir parça aynı element için
değiĢmez.
• Doğada bulunan bu elementlerin radyoaktif izotoplarının etrafı
radyoaktif olmayan izotoplarla sarılıdır. Bu sebeple insana zarar
vermezler.

238
U atomları,
235
U ile sarılıdır.

FEN VE TEKNĠK BERABERĠNDE, ĠNSANLIĞI
DÜġÜNME ĠLE KALP VE VĠCDAN
DUYARLILIĞINI DA GETĠRMELĠDĠR
• Einstein, atom çekirdeğindeki saklı nükleer enerjiyi enerji
ihtiyacını karĢılamada kullanmayı düĢünürken, atomu bir
canavara kaptırdığını ancak HiroĢima ve Nagazaki‟nin yerle bir
olmasından sonra anlayabilmiĢtir. Ağlayarak Japonyalı bilgin
dostundan özür dilemiĢtir.
• Bu özür çok geç kalmıĢ ve iĢ iĢten geçtikten sonraki bir özürdür.
• Nükleer enerjinin, enerji ihtiyacımızın giderilmesi, aydınlatma,
ısıtma, çeĢitli araçların ve fabrikaların çalıĢtırılması vb. yerlerde
kullanılınca yararlı olacağı malumdur. Ancak nükleer enerji;
sorumsuz ve acımasız düĢünce sahibi bir kısım Batılı elinde akıl
ve vicdanın kontrolünden çıkınca, insanlığın yararına olmamıĢ,
zararına olmuĢtur.
• 1945 yılında HiroĢima ve Nagazaki‟ye atılan atom bombası,
büyük bir alanı senelerce yaĢanmaz hâle getirmiĢtir. Japonya‟da
dev Ģehirlerin yerle bir olmasına, 80 000‟i anında olmak üzere
300 000‟den fazla insanın ölümüne sebep olmuĢtur. Atom
bombasının zararlı radyoaktif etkileri hâlâ devam etmektedir.
• Günümüzde de tehdit unsuru ve tedbir unsuru olarak değiĢik
ellerde tutulmaktadır.
• Ġnsanın bir görevi de; maddeye hükmetmektir, atom
çekirdeğindeki nükleer enerjinin ne için var edildiğini idrak
etmektir.
• Ġnsanın keĢfettiği nükleer enerji; atom çekirdeğinde saklı
bulunan ve var olan bir nükleer enerjidir.
28

• Çernobil faciasının; bizi nükleer enerjiden vazgeçirmek için bir
tertip olduğu, kasten meydana getirildiği, suikast olması ihtimali
vardır. Bu yüzden, uyanık olmalıdır.
• ġayia, aldatmaca ve maksatlı olan nükleer kaza riski ile atom
bombasından korkup, nükleer enerjiden vazgeçmemelidir.
• Korkulacak konu; uyuĢukluk ve tembellik yapıp nükleer santral
ve nükleer laboratuvar kurmamaktır.
• Atılan atom bombasının tahribatı ve Çernobil‟deki nükleer kaza
gibi nükleer enerjinin bir kısım zararları, bizi nükleer enerjiden
vazgeçirmemelidir.
• Çernobil, dıĢa sızandır. Duyurulmayan baĢka sızmalar da
olmuĢtur.
• Fayda–zarar analizi yapıldığında iĢin doğrusu; insanın, nükleer
enerjiyi genel olarak ele alması ve ortaya çıkan olumsuz
durumlardan baĢta kendini, sonra da atom çekirdeğinde saklı
bulunan nükleer enerjiyi suiistimal edenleri kınamasıdır.
• Bu nedenle, bilimsel çalıĢmalarımızı hızlandırarak bir an önce
ve zamanı gelince toryum reaktörünü kurmalıyız.
• Bu bakımdan insan unsurunun iyi eğitilmesi gerekir.
• Akıl ve düĢünce prensipleri üzerine oturtulan fen ve teknik,
insanlığı düĢünme ile kalp ve vicdan duyarlılığını da beraberinde
getirebilmelidir.

1 MART 1954 GÜNÜ BĠKĠNĠ ATALÜ
ÜZERĠNDE PATLATILAN HĠDROJEN
BOMBASI
• 1 döteryum atomu çekirdeği ile 1 trityum atomu çekirdeği
birleĢtirilmiĢtir. 1 helyum atomu çekirdeği meydana gelmiĢtir. Bu
arada 1 nötron ve enerji açığa çıkmıĢtır.
• BirleĢme için gerekli olan 15 milyon °C‟lık sıcaklık
235
U
izotopunun fisyonundan sağlanmıĢtır.

ATOM HARBĠNĠN MORFĠNLE ÖNLENMESĠ
29

• Morfin, atom Ģokundan olan ölümü önler.
• Amerika, Türkiye‟deki alkaloit fabrikalarını senelerce bloke etmiĢ
ve morfin stoklamıĢtır.

NÜKLEER SANTRAL ATIKLARI
• YanmıĢ yakıt, 10 sene yüksek sıcaklık ve basınca dayanıklı
havuzda muhafaza edilir. Bu suretle radyoaktivitenin % 99‟u
ölmüĢ olur.
• Kalan % 1‟i plütonyumdur. Plütonyumun yarı ömrü 24 000 yıldır.
Yenilse bile zararı olmaz. Plütonyum çeĢitli Ģekillerde
değerlendirilebilir veya depolanabilir.
• Plütonyum atığı, tekrar yakıt olarak kullanılabiliyor; yapay
elementtir.

SOĞUTMA SUYU NEDENĠYLE NÜKLEER
ENERJĠYE KARġI ÇIKMAK DOĞRU MUDUR?
• Entropi kanunu öğretisi; açığa çıkan enerjiyi değerlendirmeyi, en
faydalı hâlde muhafaza etmeyi ve israf etmemeyi gerekli
kılmaktadır. Bu doğrudur.
• Ġtiraz edenler; su buharının, suya dönüĢtürülmesi esnasında
kaybolan enerjiye itiraz etmektedirler.
• Bu ise (soğutma suyu nedeniyle kaybolan enerji) ihmal edilebilir
boyuttadır.
• Bu nedenle, bu konuyu bahane ederek nükleer enerjiye karĢı
çıkmak yersizdir.
• Temennimiz ileride bu israfın da önüne geçilmesidir.

NÜKLEER SANTRALĠN ÇEVREYE ZARARI
YOKTUR
• Evde veya iĢ yerinde otururken bile bir nükleer santralin çevreye
yaydığı radyasyondan 460–470 misli daha fazla radyasyona
maruz kalınır. Reaktörün yanı baĢına oturulsa dahi bu kadar
30

radyasyon olmaz.
• Dünyanın her tarafında uranyum vardır.
• Uranyum zamanla bozunup radona dönüĢür veya baĢka bir
element uranyuma dönüĢür. Radon gazı her yerden geçer.
Sürekli etki hâlindeyiz. Bunlar doğal ve faydalı olaylardır.
• Kozmik ıĢınlarla gelen radyasyon, nükleer reaktörle gelenden
120 kat daha fazladır.
• Nükleer santraller, kaza durumunda ısınınca kendi kendini
kapatıp zincirleme reaksiyonu kapatacak Ģekilde tasarlanmıĢtır.
• Soğutma suyu nedeniyle kaybolan enerji ve dünyanın ısı
dengesinin bozulması abartıdır ve ihmal edilebilir boyuttadır.
• Nükleer kaza riski ve çevreye zarar konusu ve iddiaları ya
kasıtlıdır ya da cahilliğe bağlı abartılardır.
• Bu konuları bahane ederek nükleer enerjiye karĢı çıkmak bu
nedenlerle yersizdir.

NÜKLEER ENERJĠYE KĠMLER KARġI
ÇIKIYOR?
• Nükleer enerjiye karĢı olanlar ya nükleer enerji sorunsalını
bilmeyenlerdir ya da ajanlardır.
• Çoğunluğu iyi niyetli, dürüst ve idealist insanlardan oluĢan bazı
kiĢiler çevreye zarar zannıyla nükleer enerjiye karĢıdırlar. Bunlar
nükleer enerjiyi araĢtırdıklarında, cahilliklerinden karĢı çıkmıĢ
olduklarını anlarlar.
• Nükleer enerjiye karĢı çıkanların içlerinde azınlık da olsa
dünyayı yöneten petrol lobisinin içimizdeki ajanları ile
Türkiye‟nin birinci sınıf devlet olmasını istemeyen çevrelerin
ajanları vardır.
• Nükleer enerjiye karĢı çıkma iĢi genelde çevre koruması adı
altında gerçekleĢtirilmektedir. Çevre koruma kuruluĢlarının
içlerine de az da olsa ajanlar girmiĢtir.

31

4. RADYOAKTĠF
MADDELERĠN KULLANIM
ALANLARI

ZENGĠNLEġTĠRĠLMĠġ URANYUM
• Uranyumun
235
U ve
238
U olmak üzere iki izotopu vardır.
• Uranyum bileĢiklerinde doğal olarak
235
U izotopu % 0,7 oranında
bulunur.
238
U izotopu ise % 99,3 oranında bulunur.
• Nükleer enerji elde edilmesinde uranyum bileĢikleri yakıt olarak
kullanılır.
• Önce zenginleĢtirme iĢlemi yapılmalıdır.
• Nükleer enerji
235
U‟ten elde edilir.
• ZenginleĢtirme; uranyum bileĢiklerindeki % 0,7 olan
235
U izotopu
oranının arttırılmasıdır.
• Uranyumun nükleer santrallerde yakıt olarak kullanılabilmesi
için, zenginleĢtirme oranı; % 2 – % 5 arasında olmalıdır.
• Nükleer araĢtırma laboratuvarlarında % 80 oranında
zenginleĢtirme olmalıdır.
• Atom bombasında zenginleĢtirme % 90 oranında olur.

DOĞAL URANYUM BĠLEġĠKLERĠ
• U
3
O
8
(UO
2
+2U
3
O
8
)

UCl
4

UF
6

UCl
6

KUF
5

UO
2

UO
3

UF
5
32


NÜKLEER ENERJĠ SANTRALĠNĠN KISIMLARI
Nükleer reaktörlerde baĢlıca dört büyük bölüm vardır.
• Fisyon reaktörü
• Su kazanı
• Buhar türbini
• Jeneratör

FĠSYON REAKTÖRÜNÜN KISIMLARI
Fisyon reaktörü, baĢlıca dört kısımdan meydana gelir.
• Reaktörün kalbi
• Nötron yavaĢlatıcı
• Soğutucu
• Kontrol çubukları

ATOM BOMBASINDAKĠ FÜSYON ĠLE
NÜKLEER REAKTÖRDEKĠ FĠSYONUN FARKI
• Atom bombasında fisyon maddeleri küçük bir hacim içinde
toplanmıĢtır ve fisyon tepkimesi aniden, patlamayla, yıkım gücü
yüksek ve kontrolsüz olarak gerçekleĢir.
• Nükleer reaktörde ise fisyon tepkimesinin hızı yavaĢlatılmıĢtır.
Böylece kontrollü bir Ģekilde nükleer enerji elde edilmiĢ olur.

NÜKLEER REAKTÖRÜN ÇALIġMA PRENSĠBĠ
• YavaĢlatılmıĢ ve kontrollü fisyon tepkimesiyle ısı açığa çıkar.
• Açığa çıkan ısı, suyu buharlaĢtırır.
• Su buharı, buhar türbinini çevirir.
• Buhar türbini, jeneratörü çalıĢtırır.
• Jeneratörde de, elektrik enerjisi üretilir.

NÜKLEER SANTRAL
33

• 31 ülkede 449 nükleer santral iĢletiliyor. 28 nükleer santral hâlen
inĢa edilmektedir.
• Amerika‟da 104, Fransa‟da 59, Japonya‟da 55 reaktör vardır.
• Dünya elektrik talebinin % 16‟sı nükleer santrallerden
karĢılanıyor.
• Nükleer santrallerin % 95‟i geliĢmiĢ ülkelerdedir.

TORYUM
• Günümüzdeki nükleer santrallerin tamamı uranyum yakıtıyla
çalıĢmaktadır. Önümüzdeki yıllarda nükleer reaktörlerin yakıtının
toryum olması için çalıĢmalar sürmektedir. Bu konuda sona
yaklaĢılmıĢtır. Toryum madeni Türkiye için stratejik öneme
sahiptir, ülkemizi ilerilere götürecek bir kaynaktır.

TORYUM VE REAKTÖRÜ
• Dünyada bulunan 1 071 000 ton toryumun 789 000 tonu
Türkiye‟dedir. Bu miktar, dünya rezervinin yaklaĢık % 80‟ine
karĢılık gelmektedir.
• Toryumun nükleer yakıt olarak kullanıldığı nükleer santral,
henüz dünyada yoktur. Toryuma dayalı nükleer santrallerin
kurulma çalıĢmaları, deneme safhasındadır. Dünyada deneyler
devam etmektedir.
• ABD, Fransa ve Japonya‟da devam eden bu çalıĢmalarda Türk
mühendisler de bulunmaktadır.
• Toryumun nükleer yakıt olarak kullanılması, CERN‟deki atom
hızlandırma çalıĢmalarıyla da ilgilidir. 2007 yılında Isparta‟daki
uçak kazasında vefat eden rahmetli Engin Arık‟ın CERN‟deki
atom hızlandırma çalıĢmalarına katılmasının sebebi toryumun
nükleer yakıt olarak kullanılması içindi. Toryum kaynaklı yeni
nesil santral kurulması çalıĢmaları Türkiye‟de ekip hâlinde hızla
sürdürülmektedir. Isparta‟daki uçak kazasında 6 ekip üyesinin
vefat etmesine rağmen çalıĢmalar durmamıĢ, ilerlemiĢtir.
Isparta‟daki toryum toplantısına giderken uçak kazasında vefat
eden öğretim üyeleri, Boğaziçi ve DoğuĢ Üniversitesi‟ndeki
34

toryum çalıĢması yapan öğretim üyeleriydi.
• Ülkemizdeki toryum madeni kaynakları EskiĢehir–Sivrihisar–
Beylikahır–Kızılcaören köyünde ve Malatya‟da Hekimhan–
Kulancak‟tadır.
• Toryumun, ileride uranyumun yerini alacağına kesin bir gözle
bakılmaktadır.
• Toryuma, kısaca tor da denmektedir.
• Toryum santralleri iĢletilmeğe baĢlanırsa, Çernobil‟in benzeri
kasıtlı patlatma tehlikesi olmayacaktır.
• Kasten meydana getirilen patlama anında bile, reaktörün fiĢi
çekilecek, her türlü iĢlem duracak; bu suretle de hiçbir tehlike
yaĢanmayacaktır.
• Toryum, yerli ham madde olmasından ötürü de çok önemlidir.
Nükleer santral kurulduğunda, dıĢa bağımlılık olmayacaktır.
• Elimizdeki toryumun kıymetini bilmeliyiz. Gerçek değerinden
düĢük fiyata zamanından önce satmamalıyız. Toryumla çalıĢan
reaktörler devreye girdiğinde değerinin artacağını
unutmamalıyız.

NÜKLEER REAKTÖRLERĠN BULUNDUĞU
ÜLKELER VE REAKTÖR SAYILARI
• ABD 104
• ALMANYA 18
• ARJANTĠN 2
• BELÇĠKA 7
• BREZĠLYA 2
• BULGARĠSTAN 4
• ÇEK CUMHURĠYETĠ 6
• ÇĠN 10
• ERMENĠSTAN 1
• FĠNLANDĠYA 4
• FRANSA 59
• GÜNEY AFRĠKA 2
• GÜNEY KORE 20
35

• HĠNDĠSTAN 16
• HOLLANDA 1
• ĠNGĠLTERE 23
• ĠSPANYA 9
• ĠSVEÇ 11
• ĠSVĠÇRE 5
• JAPONYA 55
• KANADA 18
• LĠTVANYA 1
• MACARĠSTAN 4
• MEKSĠKA 2
• PAKĠSTAN 2
• ROMANYA 2
• RUSYA 31
• SLOVAKYA 6
• SLOVENYA 1
• TAYVAN 6
• UKRAYNA 15

TÜRKĠYE‟DE NÜKLEER SANTRAL ĠNġA
EDĠLECEK
• Türkiye‟de ilk nükleer santralin Mersin Akkuyu‟da inĢası
planlanmıĢtır. 2015 yılında elektrik üretecektir.
• Ġkinci nükleer santralin inĢası da Sinop Ġnceburun‟da
planlanmıĢtır.

NÜKLEER SANTRALLER NEREDE ĠNġA
EDĠLMELĠDĠR?
• Nükleer santraller inĢa edilirken “soğutma suyu” ihtiyacı
yüzünden deniz kenarı, göl kenarı veya nehir kenarına kurulma
mecburiyeti vardır.

Geiger (Gayger) Sayacı, Elektroskop
36

• Radyoaktif maddeler geiger (gayger) sayacı ile tespit edilir.
• Radyoaktif maddelerin aktivitesi elektroskop ile ölçülür.

Uluslararası Atom Enerji Ajansı (UAEA)
• Ġngilizcesi “International Atomic Energy Agency” olup “IAEA”
kısaltmasıyla gösterilmektedir.
• Nükleer enerjinin barıĢçıl amaçlarla kullanılmasını ve
planlanmasını sağlamak, nükleer güvenlik için gerekli
standartları hazırlamak amacıyla 1957 yılında kurulmuĢtur.
• 2005 Nobel BarıĢ Ödülü, Uluslararası Atom Enerji Ajansı
(UAEA)‟nın Mısırlı baĢkanı Muhammed El Baradey'e verilmiĢtir.
• Merkezi Avusturya‟nın baĢkenti Viyana‟dadır.
• BirleĢmiĢ Milletler bünyesinde faaliyet göstermektedir.

TÜRKĠYE ATOM ENERJĠSĠ KURUMU (TAEK)
• Türkiye'de nükleer ve radyasyon güvenliğinden sorumludur.
• 1956 yılında Ankara‟da nükleer faaliyetler yapma yetkisiyle
kurulmuĢtur.
• Doğrudan BaĢbakan‟a bağlı olan bir devlet kuruluĢudur.
• Nükleer enerjiyle ilgili araĢtırma, düzenleme, denetleme ve
çalıĢma yapar.
• Çekmece nükleer araĢtırma ve eğitim merkezi, Türkiye Atom
Enerjisi Kurumu'na bağlı olarak Ġstanbul'da Küçükçekmece gölü
kıyısında kurulan nükleer araĢtırma merkezidir. Kısaca ÇNAEM
olarak adlandırılan bu merkez 1962 yılında kurulmuĢtur.
• Çekmece‟de bulunan nükleer yakıt pilot tesisi ve iki adet
araĢtırma reaktörü günümüzde atıl durumdadır.
• GeçmiĢ yıllarda Çekmece‟de tıp ve endüstride kullanılmak üzere
radyoaktif sentetik izotop üretilmiĢtir. Ayrıca uranyum yakıtı ile
ilgili test mahiyetinde araĢtırma çalıĢmaları yapılmıĢtır.
• TAEK BaĢkanı, Okay Çakıroğlu‟dur.
• Türkiye Atom Enerjisi Kurumu‟nun geçmiĢ yıllardaki BaĢkanı
Ahmet Yüksel Özemre (1935–2008) nükleer enerji konusunda
dünya çapında önemli bir isimdir. Profesör Doktor Ahmet
37

Yüksel Özemre‟nin “Çernobil Komplosu” adlı kitabı meĢhurdur.
• ABD‟nin Küresel Nükleer Enerji Ortaklığı (Global Nuclear
Energy Partnership – GNEP) projesi kapsamında ABD ve
Türkiye beraber çalıĢmaktadır.

NÜKLEER ENERJĠ POLĠTĠKAMIZ
• Türkiye‟deki uranyum ve toryum rezervlerinin uluslararası
tröstlerce ele geçirilmeye çalıĢılabileceği unutulmamalıdır.
Nükleer santral inĢa etmeye talipmiĢ gibi gözüken yerli
firmalardan bazılarının da yabancıların taĢeronu olabileceği göz
ardı edilmemelidir. Yakın geçmiĢimizde, bor madeninde bu
durumlar yaĢanmıĢtır.
• Belki de bu tür ayak oyunlarından dolayı nükleer reaktör inĢası
gecikiyordur.
• Uranyum ve toryum devlet tarafından çıkartılmalıdır ve
iĢlenmelidir. Nükleer reaktörü devlet inĢa etmelidir. Yerli
sermayeye dayalı toryum veya uranyum santrali kurmalıyız.
Nükleer santral, özel sektöre iĢlettirilmemelidir; devlet
iĢletmelidir. Devletin patron olduğu güvenilir özel sektör,
kontrollü kabul edilebilir. Aslında nükleer santral devletin iĢidir,
özel sektörün iĢi değildir.
• Uranyum ve toryum Türkiye için stratejik öneme sahiptir.
Ülkemizi ilerilere götürecek kaynaklardandır.

TÜRK MĠLLETĠ URANYUM ELEMENTĠ
GĠBĠDĠR
• Uranyum, elementlerin sonuncusudur. Türk milleti de dünyada
kıyamete kadar insanlığa hizmet edecek milletlerin
sonuncusudur. Sonuncusu olduğuna göre eskideki durumunu
tekrar kazanacak, belki de geçecektir.
• Uranyum doğalların sonuncusudur. Türk milleti de uranyum gibi
doğaldır; samimidir, yapmacık değildir, suniliği sevmez.
• Elementler içinde uranyumun, milletler içinde de Türk milletinin
Ģanı yücedir.
38

• Uranyum gibi, Türk milleti de enerjisini etrafına verir.
• Uranyum, bağlanma enerjisi en yüksek olan elementlerdendir.
Türk milletinin de fertler arasındaki irtibatı ve diyaloğu
kuvvetlidir. Ancak demir kadar değildir. Zaten bağın kuvvetliliği,
biraz da zayıflıktan kaynaklanır.
• Uranyum çekirdeğinin verdiği enerjinin nükleer reaktör veya
nükleer laboratuvardaki enerji olması için kontrol edilmesi Ģartı
vardır. Nötronun çekirdeğe çarpması ve çekirdeğin kontrollü
dağılmasıyla enerji verir. Kontrolsüz olanı atom bombasındaki
enerjidir. Türk milleti de dıĢ etkiyle parçalanır. Parçalanması
aynı anda enerji vermek demektir. Parçalanması zincirleme
devam eder. Bu nedenle kontrolün iyi yapılması gerekir. Türk
milleti asker millettir.
• Türk milleti akıllı ve zekidir. Kalplerinden hürmet ve merhamet
çıksa, akıl ve zekâları onları, dehĢetli ve acımasız hâle getirir ve
idareleri mümkün olmaz.
• Türk milleti, Müslümanlar içinde en çok nüfusa sahip üstün bir
ırktır. Dünyanın her tarafında olan Türkler, Müslüman‟dır. Diğer
ırklar gibi Müslüman olan ve olmayan olarak iki kısma
ayrılmamıĢtır. Nerede Türk topluluğu varsa Müslüman‟dır.
• Bir Ģeyin en iyisi bozulunca en kötüsü olur; bunun gibi
Müslümanlıktan çıkan veya Müslüman olmayan Türkler,
Türklükten dahi çıkmıĢlardır (Macarlar gibi). Hâlbuki küçük
ırklarda bile, hem Müslüman hem de gayrimüslim vardır. Bu
nedenle biz Türkler, atom bombası olma riskimiz olduğundan,
özellikle çok dikkat etmeliyiz.
• Bazı Türk kabileleri eski zamanda yanlarına bir kısım baĢka
kabileleri beraber alarak kaç defa Avrupa‟yı hercümerç
etmiĢlerdir.
• Fransız ihtilali ile geliĢen hürriyetin arkasından sosyalistlik
doğdu. Sosyalistlik komünistliğe inkılap etti. Komünistlik; insani
ve ahlaki kuralları dinlemediğinden, anarĢistlik meyvesini verdi.
AnarĢistlik fikrinin tam yeri ise dünyanın yedi harikasından birisi
olan Çin seddinin yapılmasına sebep olan bir kısım Moğol ve
Kırgız Türk kabileleridir.
39

• Bu bilgiler ıĢığında, Türk milletini karalamaya girmemelidir.
Hercümerce neden olan topluluklar aslen Türk değildirler.
Özellikle Moğollar, Türkler ile irtibatlandırılmıĢtır. Anadolu,
memerriakdam olmuĢtur; daha önceleri çok farklı toplulukların
gelip geçtiği yaĢam yeridir.
• Türk milleti, izole edilmediği takdirde; gökten gelen Ģualarla, her
zaman infilak eder ve dünyanın değiĢik yerlerinde kendini
hissettirir. Türk milletini izole eden unsurlar; ondaki hak, hukuk,
adalet, temkin, baĢkalarını rahatsız etmeme, hürmet, merhamet,
birleĢen su damlaları gibi olma vb. üstün hasletlerdir.
Uranyumun,
235
U ve
238
U olmak üzere iki izotopu vardır. Nükleer
enerji
235
U‟ten elde edilir. Uranyum bileĢiğinde % 0,7 oranında

235
U izotopu; % 99,3 oranında ise
238
U izotopu bulunur. Tüm
uranyum bileĢiklerinde
235
U izotopunun etrafı,
238
U izotopu ile
izole edilmiĢtir.
• Günümüzde uranyumun kötüye kullanılmasına karĢı, tüm
insanlığın tepkisi vardır; bu baĢka meseledir. Türk milleti,
uranyum elementi gibi olduğunu bildiğinden ötürü, baĢka bir
deyimle kendini tanıdığından dolayı, kuru gürültüye pabuç
bırakmamaktadır. Kalbin gayesi, müĢahededir. MüĢahede;
feraset, basiret, sezgi, sezi, altıncı his, kalp gözü açıklığı, ilhama
mazhar olma gibi meziyetlerle kendini belli eder. Bu üstün
meziyetlerin %90‟ı Türk milletine verilmiĢtir; %10‟u ise diğer
ırklara dağıtılmıĢtır. Aslında herkes potansiyel olarak buna açık
var edilmiĢtir. Bu yolda; peygamberler, doğruluktan ĢaĢmayan
akıl, kusursuz kalp ve temiz duygu/düĢünce taĢıyan kalp
sahipleri baĢta olmak üzere Türkler vardır. Bu baĢarı,
mevhibeiilahiye olarak verilen bir baĢarıdır; kendimizden
bilmemeliyiz.
• Bütün dünya Türk milletinin vatanıdır. Türk milleti, gittiği her yeri
vatanı bilir. Hem sahip olduğu güzellikleri oralara götürür hem
de gittiği yerlerden alacağını alır. Bununla beraber ana vatan
baĢkadır. Vatan, çok önemlidir. Vatan sevgisi imandandır.
Vatanı olmayanın, tüm dünya vatanı olamaz. Bu nedenle;
kırmızıçizgiler, mutlak anlamda hiçbir zaman kalkmaz.
40

• Bizim milliyetimiz, dinimizle et ile kemik gibi birleĢmiĢtir;
ayrılmaları mümkün değildir. Ayırırsak mahvoluruz.
• Türk milleti, tarihte mefahiri çok bir millettir. Türk milletinin
Ġslamiyet‟ten önceki övünülecek her Ģeyi Ġslamiyet defterine
geçmiĢtir.
• Türk milleti, büyük insaniyetin bayraktarıdır. Dünyada en
mukaddes ve en muhterem bir mevkii kazanmıĢlardır.
• Türk milleti fen ve sanatı, mana ile yoğurarak ileri gittiği gibi
ileride de gidecektir. Hakiki medeniyete sarılarak insanlığa
rehber yine olacaktır.
• Türk milleti, tarihinin Ģahadetiyle cihana bütün güzellikleri
neĢretmiĢtir. Eski çağlarda cihangir Asya‟da kahraman Türk
askerleri ve Türk milleti 1000 sene insanlığa hizmet etmiĢtir. 500
senedir yatıyoruz. Uyanmalıyız. Gaflet ve uykuyu bırakmalıyız.
Ancak böylece hakiki medeniyet inkiĢaf edecektir.
• VahĢet ve gaflete düĢmemek için birleĢen su damlaları gibi
olmalıyız. Dünyayı kirlerden temizlemeliyiz.

Albert Einstein
(Elbırt Aynsstayn)‟ın Hayatı
(1879–1955)
• 1905 yılında izafiyet (rölativite=görelilik) teorisini ortaya koydu.
• 1921‟de Nobel ödülü aldı.
• Yapay einsteinium elementine Albert Einstein ismine izafeten bu
ad verilmiĢtir.
• Einsteinium elementinin atom numarası 99‟dur ve Es
sembolüyle gösterilir.
• Einstein atomu bir canavara kaptırdığını ancak HiroĢima ve
Nagazaki‟nin yerle bir olmasından sonra anlayabilmiĢtir. Nükleer
enerji, Batılıların elinde akıl ve vicdanın kontrolünden çıktığı için
Japonya‟da dev Ģehirlerin yerle bir olmasına, binlerce insanın
ölmesine sebep olmuĢtur.
• Günümüzde de atom bombası, tehdit ve tedbir unsuru olarak
41

değiĢik ellerde tutulmaktadır. Bu bakımdan insan unsurunun iyi
eğitilmesi gerekir. Akıl ve düĢünce prensipleri üzerine oturtulan
fen ve teknik; beraberinde, insanlığı düĢünme ile kalp ve vicdan
duyarlılığını da getirebilmelidir.
• Maddenin dalga özelliği ile ilgili “süper sicim teorisi” veya uluslar
arası ismiyle “superstring teorisi” 1915 yılında Einstein
tarafından keĢfedilen bir teoridir.

Albert Einstein (Elbırt Aynsstayn)‟ın MeĢhur
OlmuĢ Sözleri
• “Dinsiz ilim kör, ilimsiz din de topaldır.” (“Ġlimsiz din topal, dinsiz
ilim ise kördür.”)
Albert Einstein

• “Kâinatın yaratıcısına olan inanç, ilmi araĢtırmanın en kuvvetli
ve en asil muharrik (tahrik eden, harekete geçiren) gücüdür."

Albert Einstein

• “Allah zar atmıyor. Buna ikna oldum."
Albert Einstein

FĠSYON KONUSUNDA
DOĞRU BĠLGĠLERĠ
ĠLK ORTAYA KOYAN
TÜRK BĠLGĠN

CABĠR BĠN HAYYAN (721–805)

Kimyanın babası Cabir bin Hayyan‟dır.

42

Britannica Ansiklopedisi

Horasan‟da doğdu. Kufe‟de vefat etti.
Kimya ilminin babasıdır. Türk bilim adamıdır. Büyük dâhidir.
Dönemin en büyük ilim merkezlerinden Harran Üniversitesi‟nin
rektörüdür. Adı Latince‟ye Geber diye geçmiĢtir.
Cabir bin Hayyan‟ın baĢta kimya olmak üzere tıp, fizik,
astronomi, matematik, felsefe ve eğitim alanlarında çok
hizmetleri olmuĢtur.

Bunların içinde Ģüphe yok ki en önemlisi atomla ilgili buluĢudur.
Yunanlı bilginler maddenin en küçük parçasına, bölünemeyen
en küçük parçacık anlamına gelen atom demiĢlerdi. Ġslam
bilginleri, bu kelimeyi o zamanın bilim dili olan Arapçaya
çevirirken cüz–ü layetecezza dediler. Cüz–ü layetecezzanın
diğer adı cüz–ü ferttir. Hem atom hem de molekül yerine
kullanılabilir. Cabir bin Hayyan ise Yunanlıların atomun
parçalanamayacağı yolundaki teorilerine karĢı çıktı.

Bu konuda gerçek mahiyeti asırlar sonra anlaĢılabilecek farklı
görüĢü ortaya koydu.
Günümüz dünyasında, atomla ilgili ilk çalıĢmaların Ġngiliz
kimyager John Dalton (1766–1844) tarafından yapıldığı,
uranyumun çekirdeğinin parçalanabileceği fikrinin de 1944
Nobel Kimya Ödülü sahibi Alman kimyacı Otto Hahn (1879–
1968) tarafından ortaya atıldığı fikri yaygındır.
Hâlbuki onlardan 1000 yıl önce yaĢamıĢ olan Müslüman kimyacı
Cabir Bin Hayyan‟ın aĢağıdaki sözleri asrımızın ilim adamlarını
dahi hayrete düĢürecek mahiyettedir: “Maddenin en küçük
parçası olan cüz–ü layetecezzada yoğun bir enerji vardır. Yunan
bilginlerinin iddia ettiği gibi bunun parçalanamayacağı
söylenemez. O da parçalanabilir. Parçalanınca da öylesine bir
enerji meydana gelir ki Bağdat‟ın altını üstüne getirebilir. Bu,
Allah‟ın bir kudret niĢanıdır.

43

Cabir de simyacılar gibi kalay, kurĢun, demir ve bakırdan altın
elde edilebileceğini düĢünüyordu. Ancak bunun yolunun
atomların kontrol altında parçalanıp değerlerinin değiĢtirilmesiyle
olacağını belirtmekteydi.
Günümüzde nükleer laboratuvarlarda kontrollü çekirdek
reaksiyonlarıyla yeni yapay elementler veya mevcut
elementlerin yapay izotopu elde edilmektedir. Ġleride altın da
elde edilebilir. Simyacılar, fiziksel veya kimyasal yolla
elementleri altına çevirmek istedikleri için boĢuna uğraĢıyorlardı.
Yine kontrolsüz çekirdek reaksiyonlarının atom bombası olduğu
da bilinmektedir. Cabir, çok eski yıllarda bütün bunlardan söz
etmiĢti.

Cabir, Lavoisier‟den önce Lavoisier kanununu (kütlenin
korunumu kanunu) ifade etmiĢtir.
Newton‟dan önce Newton kanununu (yer çekimi kanunu)
açıklamıĢtır.
Gay Lussac‟dan önce Gay Lussac kanunundan (gazlarda
basınç–sıcaklık iliĢkisi kanunu) bahsetmiĢtir.

GüneĢ enerjisinden faydalanma çığırını açmıĢtır.
Kimya ilminin hem teorik hem de pratik alanda büyük geliĢimine
sebep olmuĢtur. Cabir‟in en bariz vasfı deneyciliğidir.

Modern kimya laboratuvarını ilk kuran kiĢidir. Cabir‟in kimyadaki
diğer hizmetlerini Ģöyle sıralayabiliriz:
• HCl formülüyle gösterilen hidroklorik asidi (tuz ruhu) elde
etmiĢtir.
• HNO
3
formülüyle gösterilen nitrik asidi (kezzap) elde etmiĢtir.
• 1 hacim deriĢik HCl ile 3 hacim deriĢik HNO
3
karıĢımından
oluĢan kral suyunu keĢfetmiĢtir. Günümüzde de bütün dünyada
kuyumculukta kullanılmaktadır.
• Altın, yalnız kral suyunda çözünür. Kral suyu, baĢka hiçbir
elementle reaksiyona girmez. Bundan altının, hem saf olup
olmadığının anlaĢılmasında hem de saf olarak elde edilmesinde
44

faydalanılır. Bugün de, altının saflığının belirlenmesi ve
sahteciliğin önlenmesinde Türkiye‟de kullanılan en yaygın
yoldur.
• Üretilen asitler sayesinde, hem Cabir hem de sonraki kimyacılar
bazı metal bileĢiklerini elde edebildiler.
• Cabir‟in elde ettiği bazı bileĢikler Ģunlardır: ġap (KAlSO
4
),
niĢadır (NH
4
Cl), gümüĢ nitrat (AgNO
3
) vb.
• Cabir kristalizasyon, süzme, eritme, buharlaĢtırma,
süblimleĢtirme, damıtma, çözme vb. metotları geliĢtirdi veya
kimya ilmine kazandırdı.
• Bir kısım tabirler vardır ki Cabir ve diğer kimyacılar sayesinde
Batı dillerine geçmiĢtir. Bunlardan bir kısmı Ģunlardır:
• Alcohol (Arapça aslı el kuhl)
• Alkali ( Arapça aslı el kali)
• Kimya (Arapça aslı kimie)
• Alembic (Arapça aslı el imbik)
Görülüyor ki Cabir, günümüzün modern ilminin dayanmıĢ olduğu
gözlem ve deney metotlarını, asırlarca önce kullanmıĢtır.

ÇEKĠRDEK KĠMYASI KONUSUYLA ĠLGĠLĠ
SOSYAL ALANDA KULLANILAN KĠMYA
KELĠME VE DEYĠMLERĠ
• Radyoaktif etki: Ġkinci dereceden etki.
• Alfa, beta, gama etki: Alfa etki en kuvvetli etki, beta etki daha
zayıf etki, gama etki ise en zayıf etkidir.

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->