Tanpınar’dan edebiyat dersleri

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ders notlarının derlenmesinde büyük pay sahibi olan Prof. Dr. Abdullah Uçman, son olarak bu konuda daha geniş bir derlemeyi Edebiyat Dersleri adıyla yayına hazırladı. Ders notlarında, şair ve hoca Tanpınar portresi var karşımızda. EDEBİYAT DERSLERİ, AHMET HAMDİ TANPINAR, HAZ.: ABDULLAH UÇMAN,DERGÂH YAYINLARI, 320 SAYFA, 16 TL Eserleri ve mesleği göz önüne alındığında karşımıza birkaç tane Tanpınar çıkıyor. İlkin şair, sonra romancı, denemeci, akademisyen/araştırmacı Tanpınar ve tabii bir de sınıfta, kürsüde öğrencilere ders veren bir hoca olarak Tanpınar… Şair, romancı, denemeci ve akademisyen Tanpınar’ı eserlerinden tanıyorduk, hatta Günlükler’inden onun yaşamına, mizacına, çeşitli konulardaki düşüncelerine ilişkin özel bilgilere de vâkıf olduk ama fakültedeki Tanpınar nasıldı; derslerinde nasıl bir pedagojik yöntem izlerdi, neler anlatırdı, öğrencileriyle münasebeti, sınıftaki davranışları… Bunları diğer yönleri kadar bilmiyorduk, hâlâ da tam anlamıyla biliyor sayılmayız. Bununla beraber, son yıllarda birbiri ardına yayımlanan –öğrencilerince tutulmuş– ders notları sayesinde, en azından bir hoca olarak Tanpınar’ın derslerde ne anlattığını, nasıl ders verdiğini öğrenme imkânı bulduk. Kürsüde de şair Prof. Dr. Abdullah Uçman, Tanpınar’ın ders notlarının derlenmesinde büyük pay sahibi bir akademisyen. Son olarak daha derli toplu ve geniş bir derleme yaptı ve Tanpınar’ın ders notlarını Edebiyat Dersleri adlı kitapta bir araya getirdi. Tanpınar’ın ders notları üç bölümden oluşmakta. İlk bölümde Gözde Halazaoğlu’nun, Tanpınar’ın 1953-54 ders yılından itibaren birkaç yıl verdiği derslerin düzenli ve olabildiğince eksiksiz tutulmuş notları yer alıyor. Eser okunduğunda, bu notların dikkatle tutulduğu ve hocanın söylediklerinin çoğunun kayda geçirildiği görülüyor. İkinci bölümdeki notlar, Doç. Dr. Ali Fehmi Karamanlıoğlu’na, son bölümdeki notlar da Prof. Dr. Mehmed Çavuşoğlu’na ait. Karamanlıoğlu ve Çavuşoğlu’nun notları Gözde Halazaoğlu’nun notlarına göre daha kısa ve seçme; onlar Hoca’nın her dediğini not etmemişler. Tanpınar’ın şair ve sanatkâr mizacının akademik çalışmalarına da yansıdığını, özellikle 19. Asır Türk Edebiyatı Tarihi’nde bunun kendini üslupta iyice hissettirdiğini okuyanlar bilir. Notlardan anlaşıldığı kadarıyla kürsüde, ders verirken de zaman zaman Tanpınar’ın sanatkâr ruhu yansıyor konuşmalarına… Her şeyden önce kendini çağrışımlara bırakan bir şair/hoca ile karşılaşıyoruz, çoğu kez yöntemin sınırlarını, kronolojik akışı, hatta dersin konusunu aşıp Divan edebiyatına, Fransız ve İngiliz edebiyatlarına, bir arketip kazısına, bir edebiyat karnavalına –evet belki tam da bu denebilir Tanpınar’ın dersleri için– dönüşüyor dersler. Sanırım bu derslerde öğrenciler, yeni Türk edebiyatı durağından otobüse binip kimi kez Divan edebiyatına, Baki’ye, Fuzuli’ye, Nefi’ye, Şeyh Galib’e, kimi kez Fransız edebiyatına; Baudelaire, Mallarmé, Valery, Verlaine, Rimbaud, Hugo, Balzac ve Lamartine’e, İngiliz edebiyatına, Shakespeare’e, sonra yer yer Rus edebiyatına, Dostoyevski’ye şairane bir yolculuk yapıyorlardı. Derslerde Tanpınar’ın sadece edebiyatla sınırlı kalmadığı,

Hele bir yerde. Degas’nın çeşitli eserleriyle konuk olduğunu görüyoruz. Baudelaire’den. Sonra “Bizde buhran yok. “Büyük şair. mimariye. Doğrusu lisans öğrencilerine okunmasını önerdiği kaynakları bugünkü pek çok okur-yazarın okuduğundan şüpheliyim. Wagner’in. Tanpınar’dan şiirsel cümleler Dersler yalnızca edebiyat tarihini kapsamaz Tanpınar’da. resim. Bu karşılaştırmalarda Doğu-Batı edebiyatları iç içe girer. Yakup Kadri.” demiş bir derste.” Bu çerçevede yer yer derslere Dede Efendi’nin. Bachelard’ın psikanaliz yönteminden hareketle. dilin bir ritmin etrafında toplanmasıdır. “Allah vardır keman çalarken derler. kolaya kaçıyoruz. müze müdürü Halil Dikmen’den neyle Ferahfezâ Âyini’ni dinlemeye götürmesi var ki. hatta fotoğraf ve sinema sanatına ilişkin bilgiler aktardığı da dikkati çekmekte. Örneğin bu derslerde şiire.” deyip sonra aniden öğrencilerini Beşiktaş’taki Resim ve Heykel Müzesi’ne. kimi kez de imgeler bakımından karşılaştırılır.” diyerek Türk modernleşmesini eleştirmiş. sinema ve fotoğraf sanatına ilişkin şu cümlelere dikkat: “Biz asırlarca resim sanatını külliyen lüzumsuz addettik. Tevfik Fikret’i anlattığı derste. individu yok. ne onu tarif eder. kimi kez etkilenmelerle. değerlerimizi bilmiyoruz. işte şair/hoca Tanpınar diyorsunuz. Ahmet Mithat Efendi. kimi kez tematik olarak. kendisinden evvelini silen adamdır. daha evvel olamazdı…”. söz Dede Efendi’ye. ne de onun etrafında mânâlı bir şekilde konuşur. Recaizade Mahmut Ekrem… Edebiyat-ı Cedide’den Tevfik Fikret. hatta tasavvuf edebiyatımızdan. Fikret’ten. “Mimari en muhteşemidir sanatların. Daha sonra Orhan Veli. çeşitli şairlerin eserlerini karşılaştırması müthiş bir arketip ve karşılaştırma çalışması olarak dikkati çeker. Bu bağlamda Tanpınar’ın Haşim ve sembolizm konusunu anlattığı derste. “Musikinin objesi yok: Ne eşyayı tekrar eder. hazır kaynaklardan istifade ediyoruz. neyler çalarken de vardır. resme ilişkin poetik fragmanlara sıkça rastlanır: “Şiir. Orhan Kemal… Bir derste Sait Faik ve Orhan Kemal’i karşılaştırmış ki. Halit Ziya. yeri düştükçe diğer güzel sanatlar hakkında da poetik bilgiler aktarır. “Can sıkıntısı bilhassa modern şiirde olur. Resim.”. Acemaşiran ve Ferahfeza Peşrevi’ne geldiğinde. bir zaman realiteyi. yoksa folklorda kalırız.”. binlerce tabloyu bir araya getirdi. anları yakaladı. Böylece yine ders bir imge karnavalına dönüşür. Beethoven’ın. musikiye. toprak ve hava imgelerini. Cemal Süreya’yı müjdelercesine.”. Tanpınar’ın bu derslerde kendini çağrışımlara bırakıp bir anda edebi karşılaştırmalara daldığını başta söylemiştik. Hoca bu derste su imgesini Mallarmé’den. sonra renkli sinema çıktı. Ziya Paşa. hislerimizden bir concret âlem yapabilme sanatıdır. Hoffmann’ın. gözün istiklâlidir. Yahya Kemal’den. Resim. “Şair. Abdülhak Hamid. dili yeni baştan yapar. mitolojiden örnekler vererek karşılaştırır. Sonraki kuşaktan Yahya Kemal. Halide Edip.” “Şiiri derinleştirmeliyiz. Shakespeare’den. Bir de öğrencilerine ders verirken o konuyla ilgili okunması gereken kaynakları söylüyor. “Musiki maddesiz bir kâinattır…”. edebi eserler. Ahmet Haşim. Namık Kemal. su. enfes bir karşılaştırma. fotoğraf. Sait Faik. Esas itibariyle neler var bu derslerde? Büyük oranda Tanzimat edebiyatı. .öğrencilerine özellikle müzik.”. edebiyatta ateş. Refik Halit Karay.

Tanpınar’ın dersleri düz. hatta bir imgeler geçidine dönüşen zengin bir sanat karnavalı. evet bir karnaval onun dersleri… 2013-06-05 Muhabir: ALÂATTİN KARACA . kronolojik bir çizgide ilerlemeyen. şiirden şiire atlayan. coğrafyadan coğrafyaya.