P. 1
ÇAĞDAŞ SOSYOLOJİ KURAMLARI

ÇAĞDAŞ SOSYOLOJİ KURAMLARI

|Views: 24|Likes:
Yayınlayan: Tolga Onur Dinkçi

More info:

Published by: Tolga Onur Dinkçi on May 26, 2013
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

02/18/2014

pdf

text

original

Sections

  • G‹R‹fi
  • DANIEL BELL’‹N SOSYOLOJ‹S‹
  • ‹deolojinin Sonu Tezi
  • “SANAY‹ SONRASI TOPLUM” KAVRAMI
  • SANAY‹ SONRASI TOPLUM KURAMI
  • Sanayi Öncesi Toplum, Sanayi Toplumu ve Sanayi Sonras› Toplum
  • Sanayi Sonras› Toplumlar›n Genel Karakteristikleri
  • Kültür
  • SANAY‹ SONRASI TOPLUM TEOR‹S‹NE YÖNEL‹K ELEfiT‹R‹LER
  • Özet
  • Kendimizi S›nayal›m
  • S›ra Sizde Yan›t Anahtar›
  • Yararlan›lan Kaynaklar
  • MODERNL‹K VE MODERN TOPLUMLARIN TEMEL SORUNU
  • MODERNL‹K VE ÖZNE
  • MODERNL‹K ‹LE ÖZNE VE DEMOKRAS‹ ARASINDAK‹ ‹L‹fiK‹LER
  • S‹YASAL MODERNL‹K VE DEMOKRAS‹N‹N BOYUTLARI
  • TOPLUMSAL HAREKETLER VE KÜLTÜREL DEMOKRAS‹
  • Ayd›nlanma Düflüncesine Tepki
  • Frederich Nietzsche (1844-1900)
  • Modern Sanata Karfl› Postmodern Sanat Anlay›fl›
  • Modernizm-Postmodernizm Karfl›laflt›rmas›
  • JEAN-FRANÇOIS LYOTARD’IN POSTMODERN‹ZME BAKIfiI
  • Girifl
  • Postmodernizm ve Bilginin Konumu
  • Dilin Esnekli¤i ve Büyük Anlat›n›n Yitimi
  • Elefltiriler
  • FREDRIC JAMESON’IN POSTMODERN‹ZME BAKIfiI
  • Postmodernizm = Geç Kapitalizm mi?
  • Yararlan›lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar
  • ZYGMUNT BAUMAN’IN HAYATI
  • ZYGMUNT BAUMAN’IN MODERNL‹K DE⁄ERLEND‹RMES‹
  • Bauman’›n Modernite Elefltirisi
  • ZYGMUNT BAUMAN’IN POSTMODERNL‹⁄E YÖNEL‹K GÖRÜfiLER‹
  • Bauman’a Göre Postmodern Etik
  • Bireylerin Modern ve Postmodern Koflullarda ‹nfla Biçimleri
  • Bauman’a Göre Küreselleflme
  • GÖSTERGE EVRELER‹
  • TÜKET‹M TOPLUMU
  • S‹MÜLASYON VE S‹MÜLAKRLAR
  • Amerika ve Gerçekli¤in Kusursuz Cinayeti
  • Anlam›n Zedelenmesi
  • Kitle’den Sessiz Y›¤›na/Ço¤unlu¤a
  • ELEfiT‹R‹LER
  • Kendimizi S›nayal›m Yan›t Anahtar›
  • Okuma Parças›
  • POST-YAPISALCILIK
  • MICHEL FOUCAULT
  • Foucault’un Yaflam›
  • Foucault ve Post-yap›salc› Düflüncelerinin Ortaya Ç›k›fl›
  • Foucault’un Temel Düflünce ve Kavramlar›
  • Benlik
  • Söylem-Arekoloji-Soykütük-Arfliv
  • Söylem-‹ktidar-Kontrol
  • Mutlak ‹ktidar
  • Disipline Edici ‹ktidar
  • Biyo-‹ktidar
  • JACQUES DERRIDA
  • Jacques Derrida’n›n Hayat›
  • DERRIDA’NIN TEMEL DÜfiÜNCE VE KAVRAMLARI
  • Yap›söküm Yöntemi ve Metin
  • Fark ve Erteleme (Differance)
  • Silme
  • Yap›söküm ve Oyun
  • POST YAPISALCILI⁄A YÖNELT‹LEN ELEfiT‹R‹LER
  • POSTMARKS‹ZM‹N TEMEL VARSAYIMLARI
  • POSTMARKS‹ZM KURAMININ MARKS‹ZM ÜZER‹NE ELEfiT‹R‹LER‹
  • POSTMARKS‹ZM‹N TEMEL KAVRAMLARI
  • Söylem
  • Hegemonya
  • YEN‹ TOPLUMSAL HAREKETLER
  • POSTMARKS‹ZM VE RAD‹KAL DEMOKRAS‹ S‹YASET‹
  • Agonistik Demokrasi
  • POSTMARKS‹ZME YÖNELT‹LEN TEMEL ELEfiT‹R‹LER
  • G‹R‹fi: WALLERSTEIN’IN GENEL YAKLAfiIMI
  • Wallerstein’›n Sosyal Bilim Anlay›fl›
  • DÜNYA S‹STEM‹ ANAL‹Z‹
  • Dünya Sistemi: Dünya ‹mparatorluklar› ve Dünya Ekonomileri
  • KAP‹TAL‹ST DÜNYA EKONOM‹S‹
  • Kapitalist Dünya Ekonomisi: Merkez, Çevre ve Yar› Çevre
  • GEÇ‹fi SÜREC‹ OLARAK KÜRESELLEfiME
  • SONUÇ

T.C.

ANADOLU ÜN‹VERS‹TES‹ YAYINI NO: 2673 AÇIKÖ⁄RET‹M FAKÜLTES‹ YAYINI NO: 1639

ÇA⁄DAfi SOSYOLOJ‹ KURAMLARI
Yazarlar Arfl.Gör. Erhan AKARÇAY (Ünite 1) Yrd.Doç.Dr. Mustafa ALTUNO⁄LU (Ünite 1) Doç.Dr. Abdülkerim SÖNMEZ (Ünite 2) Prof.Dr. Aylin GÖRGÜN BARAN (Ünite 3, 5) Arfl.Gör. Cem Koray OLGUN (Ünite3, 5) Doç.Dr. Cahit GELEKÇ‹ (Ünite 4) Prof.Dr. Meliha Demet ULUSOY (Ünite 6) Yrd.Doç.Dr. Fuat GÜLLÜPINAR (Ünite 7) Yrd.Doç.Dr. Hatice YEfi‹LDAL (Ünite 8)

Editörler Prof.Dr. Aylin GÖRGÜN BARAN Prof.Dr. Serap SU⁄UR

ANADOLU ÜN‹VERS‹TES‹

Bu kitab›n bas›m, yay›m ve sat›fl haklar› Anadolu Üniversitesine aittir. “Uzaktan Ö¤retim” tekni¤ine uygun olarak haz›rlanan bu kitab›n bütün haklar› sakl›d›r. ‹lgili kurulufltan izin almadan kitab›n tümü ya da bölümleri mekanik, elektronik, fotokopi, manyetik kay›t veya baflka flekillerde ço¤alt›lamaz, bas›lamaz ve da¤›t›lamaz. Copyright © 2012 by Anadolu University All rights reserved No part of this book may be reproduced or stored in a retrieval system, or transmitted in any form or by any means mechanical, electronic, photocopy, magnetic tape or otherwise, without permission in writing from the University.

UZAKTAN Ö⁄RET‹M TASARIM B‹R‹M‹ Genel Koordinatör Doç.Dr. Müjgan Bozkaya Genel Koordinatör Yard›mc›s› Arfl.Gör.Dr. ‹rem Erdem Ayd›n Ö¤retim Tasar›mc›s› Dr. Kadriye Uzun Grafik Tasar›m Yönetmenleri Prof. Tevfik Fikret Uçar Ö¤r.Gör. Cemalettin Y›ld›z Ö¤r.Gör. Nilgün Salur Dil Yaz›m Dan›flman› Yrd.Doç.Dr. Hülya Planc› Kitap Koordinasyon Birimi Uzm. Nermin Özgür Kapak Düzeni Prof. Tevfik Fikret Uçar Ö¤r.Gör. Cemalettin Y›ld›z Dizgi Aç›kö¤retim Fakültesi Dizgi Ekibi Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› ISBN 978-975-06-1340-1 1. Bask› Bu kitap ANADOLU ÜN‹VERS‹TES‹ Web-Ofset Tesislerinde 35.000 adet bas›lm›flt›r. ESK‹fiEH‹R, A¤ustos 2012

‹çindekiler

iii

‹çindekiler
Önsöz ............................................................................................................ vii

Sanayi Sonras› Toplum: Daniel Bell.......................................
G‹R‹fi .............................................................................................................. DANIEL BELL’‹N SOSYOLOJ‹S‹.................................................................... ‹deolojinin Sonu Tezi.................................................................................... “SANAY‹ SONRASI TOPLUM” KAVRAMI .................................................... SANAY‹ SONRASI TOPLUM KURAMI ........................................................ Sanayi Öncesi Toplum, Sanayi Toplumu ve Sanayi Sonras› Toplum ...... Sanayi Sonras› Toplumlar›n Genel Karakteristikleri.................................... Kültür ............................................................................................................ SANAY‹ SONRASI TOPLUM TEOR‹S‹NE YÖNEL‹K ELEfiT‹R‹LER ............. Özet ............................................................................................................... Kendimizi S›nayal›m ..................................................................................... Kendimizi S›nayal›m Yan›t Anahtar› ............................................................ S›ra Sizde Yan›t Anahtar› .............................................................................. Yararlan›lan Kaynaklar..................................................................................

2
3 3 5 6 9 9 16 18 19 23 24 25 25 26

1. ÜN‹TE

Alain Touraine: Modernlik ve Demokrasi............................. 28
G‹R‹fi .............................................................................................................. TOPLUMU ANLAMANIN YÖNTEM‹ VE GEÇ MODERN TOPLUMUN DURUMU ................................................................................. MODERNL‹K VE MODERN TOPLUMLARIN TEMEL SORUNU .................. MODERNL‹K VE ÖZNE ................................................................................ MODERNL‹K ‹LE ÖZNE VE DEMOKRAS‹ ARASINDAK‹ ‹L‹fiK‹LER .......... S‹YASAL MODERNL‹K VE DEMOKRAS‹N‹N BOYUTLARI......................... TOPLUMSAL HAREKETLER VE KÜLTÜREL DEMOKRAS‹.......................... Özet ............................................................................................................... Kendimizi S›nayal›m ..................................................................................... Kendimizi S›nayal›m Yan›t Anahtar› ............................................................ S›ra Sizde Yan›t Anahtar› .............................................................................. Yararlan›lan Kaynaklar.................................................................................. 29 31 34 36 37 39 41 44 46 47 48 49

2. ÜN‹TE

Postmodern Sosyal Teori.. ..................................................... 50
G‹R‹fi .............................................................................................................. Ayd›nlanma Düflüncesine Tepki .................................................................. Frederich Nietzsche (1844-1900)............................................................ Modern Sanata Karfl› Postmodern Sanat Anlay›fl›........................................ Modernizm-Postmodernizm Karfl›laflt›rmas› ................................................. JEAN-FRANÇOIS LYOTARD’IN POSTMODERN‹ZME BAKIfiI .................... Girifl................................................................................................................ Postmodernizm ve Bilginin Konumu........................................................... Dilin Esnekli¤i ve Büyük Anlat›n›n Yitimi................................................... Elefltiriler .................................................................................................. FREDRIC JAMESON’IN POSTMODERN‹ZME BAKIfiI ................................. 51 53 54 55 57 61 61 61 63 65 66

3. ÜN‹TE

................................ Özet......... S›ra Sizde Yan›t Anahtar› ........................................................................................................................................ Kendimizi S›nayal›m.......... 122 ........................................................................... Postmodernizm = Geç Kapitalizm mi?..................................................... 120 MICHEL FOUCAULT ............................................................................................................................................ Bireylerin Modern ve Postmodern Koflullarda ‹nfla Biçimleri ......................................................................... 98 G‹R‹fi: JEAN BAUDRILLARD’IN YAfiAMI VE SOSYOLOJ‹YE YAKLAfiIMI ..............................................iv ‹çindekiler Girifl. Özet........................................................................ Kendimizi S›nayal›m Yan›t Anahtar› ............................................................................................................. S›ra Sizde Yan›t Anahtar› ................... GÖSTERGE EVRELER‹ ....................... Anlam›n Zedelenmesi .... Yararlan›lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar .......... Kendimizi S›nayal›m Yan›t Anahtar› ..................................... ZYGMUNT BAUMAN’IN MODERNL‹K DE⁄ERLEND‹RMES‹ ............................................. Kitle’den Sessiz Y›¤›na/Ço¤unlu¤a................................................................ Okuma Parças› ............................... TÜKET‹M TOPLUMU ........................................... 77 78 79 80 83 86 87 88 90 92 94 95 96 96 5................................... Amerika ve Gerçekli¤in Kusursuz Cinayeti .................................................................................................... Simülasyon / Simülakrlar ve Sessiz Ço¤unluk: Jean Baudrillard .................... 99 100 102 105 107 108 109 111 112 114 115 115 116 117 6............................................................................................................... Bauman’a Göre Küreselleflme ............................................................................................................................................................................................................................... Elefltiriler .................................................................................. ZYGMUNT BAUMAN’IN HAYATI ............................................................... ÜN‹TE Zygmunt Bauman: Modernlik ve Postmodernlik ................................. Yararlan›lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar ...... ELEfiT‹R‹LER ......................................................... Kendimizi S›nayal›m ..................................................................... Bauman’›n Modernite Elefltirisi........................ 118 G‹R‹fi ................... ZYGMUNT BAUMAN’IN MODERNL‹K-POSTMODERNL‹K KARfiILAfiTIRMASI VE KÜRESELLEfiMEYE YÖNEL‹K GÖRÜfiLER‹ ............................. ÜN‹TE Post-Yap›salc›l›k: Michel Foucault ve Jacques Derrida ................ S‹MÜLASYON VE S‹MÜLAKRLAR ................................. Yararlan›lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar ....................................................................................................................................................................................................... 76 G‹R‹fi ....................................................... 119 POST-YAPISALCILIK .................................................................... S›ra Sizde Yan›t Anahtar› ........................................................................................................ Kendimizi S›nayal›m................................................................... Kendimizi S›nayal›m Yan›t Anahtar› ..................................................... Özet ......................................................................................................................................................................... ZYGMUNT BAUMAN’IN POSTMODERNL‹⁄E YÖNEL‹K GÖRÜfiLER‹............ ÜN‹TE Tüketim Toplumu............................................................................ 66 67 69 70 72 73 73 74 4................................. Bauman’a Göre Postmodern Etik...................................................................................................

....................................................................... Özet........... Söylem-‹ktidar-Kontrol ............ Kapitalist Dünya Ekonomisi: Merkez.......... Yap›söküm Yöntemi ve Metin.................................................................................. 173 174 177 178 178 179 183 8................................... POSTMARKS‹ZM‹N TEMEL KAVRAMLARI .................................... Söylem-Arekoloji-Soykütük-Arfliv .............................................................. S›ra Sizde Yan›t Anahtar› .........‹çindekiler v Foucault’un Yaflam›....................... Foucault ve Post-yap›salc› Düflüncelerinin Ortaya Ç›k›fl› ...... Wallerstein’›n Sosyal Bilim Anlay›fl› .......................... DÜNYA S‹STEM‹ ANAL‹Z‹...................................................... 143 146 149 149 152 155 159 161 163 166 168 169 169 171 7..................... 172 G‹R‹fi: WALLERSTEIN’IN GENEL YAKLAfiIMI ................. Disipline Edici ‹ktidar ................... Kendimizi S›nayal›m Yan›t Anahtar› ........................................... Dünya Sistemi: Dünya ‹mparatorluklar› ve Dünya Ekonomileri....................................................................................................................................................................................... Foucault’un Temel Düflünce ve Kavramlar› .................................................................................................................. Kendimizi S›nayal›m Yan›t Anahtar› ................... Kendimizi S›nayal›m................................... YEN‹ TOPLUMSAL HAREKETLER ..................................................................................................................................................................................................................................................................... Agonistik Demokrasi............................ POSTMARKS‹ZM VE RAD‹KAL DEMOKRAS‹ S‹YASET‹ ........................................................................................................................................................................................................................................................................ POST YAPISALCILI⁄A YÖNELT‹LEN ELEfiT‹R‹LER ................. Mutlak ‹ktidar .................................................................. Biyo-‹ktidar .... POSTMARKS‹ZM KURAMININ MARKS‹ZM ÜZER‹NE ELEfiT‹R‹LER‹ ... Kendimizi S›nayal›m............ Söylem ....................... Silme ..... Yararlan›lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar ................................................................................................................... GEÇ‹fi SÜREC‹ OLARAK KÜRESELLEfiME ................................................................................................................................................................................................................................. Hegemonya............................... 142 POSTMARKS‹ZM‹N TEMEL VARSAYIMLARI ............................................................................................ 122 123 125 125 125 127 128 128 129 130 130 131 131 134 134 135 135 136 137 139 140 140 141 Postmarksizim ve Radikal Demokrasi......................................................... S›ra Sizde Yan›t Anahtar› .............................................. ‹z ...................... DERRIDA’NIN TEMEL DÜfiÜNCE VE KAVRAMLARI ............................................................................ Yararlan›lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar ......................................................... Yap›söküm ve Oyun............................ Fark ve Erteleme (Differance) ............................................................ POSTMARKS‹ZME YÖNELT‹LEN TEMEL ELEfiT‹R‹LER ................................................................................. ÜN‹TE Dünya Sistemi Kuram›: Immanuel Wallerstein ................................................................................................ KAP‹TAL‹ST DÜNYA EKONOM‹S‹............................................................ Çevre ve Yar› Çevre .................................................................................................... Özet............................................................................................................................................... JACQUES DERRIDA ............. ÜN‹TE .............................................................................................................. Benlik...... Jacques Derrida’n›n Hayat› .....

................................... 185 187 189 190 191 191 193 ..... Kendimizi S›nayal›m........................................................................................ Özet............................................................................................................................................................................................................................. S›ra Sizde Yan›t Anahtar› ............................................................................. Yararlan›lan Kaynaklar..................vi ‹çindekiler SONUÇ....................................................................................................................... Okuma Parças› ..... Kendimizi S›nayal›m Yan›t Anahtar› ....................................................

Bu çerçevede kitab›n birinci ve ikinci ünitelerinde modern toplumdaki büyük de¤iflimi aç›klamaya yönelik olarak gelifltirilen sanayi sonras› toplum (post-endüstriyel toplum) ve programlanm›fl toplum teorileri k›saca ele al›nm›flt›r. dizgi birimine çok teflekkür ederiz. Üçüncü ve dördüncü ünitelerde modernlik ve postmodernlik kavramlar› ile postmodern sosyal teorinin k›sa bir özeti verilmifltir. Editörler Prof. Beflinci ünitede kitle iletiflim araçlar› ve tüketim toplumuyla iliflkili simülasyon kuram› ana hatlar› ile ele al›nm›flt›r. Kitap temel olarak Sosyoloji disiplininde son dönemde paradigmalar›n› oluflturan teorisyenlerin problematik olarak gördükleri toplumsal olay ve olgulara bak›fl aç›lar›n› yans›tmaktad›r. Aylin GÖRGÜN BARAN Prof. ‹nsanl›¤›n yaflanm›fll›¤›ndan yola ç›k›larak gelifltirilen bu bilgiler. çevre kirlili¤i. analiz etme. kitab›n dizgi ve grafik tasar›m›nda katk›lar›ndan dolay› Yrd. fliddet. Davut Alper Altunay’a ve kitab›n bas›m ifllerinde emeklerinden dolay› A. Yaflad›¤›m›z bu karmafl›k durumu göz önüne ald›¤›m›zda elinizdeki kitab›n size yol gösterici ve ufuk aç›c› olaca¤›n› tahmin ediyoruz. Serap SU⁄UR .Ö. Alt›nc› ünitede ikinci s›n›fta gördü¤ünüz postyap›salc›l›k biraz daha ayr›nt›l› olarak ifllenmifltir. Wallerstein’›n dünya sistemi kuram› k›saca özetlenerek verilmifltir.Dr.Doç. k›saca sosyoloji kuramlar›. Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› kitab›n›n haz›rlanmas›nda çok say›da kiflinin eme¤i geçmifltir.Dr. Bu çerçevede gelifltirilen her yeni teori.Dr. yorumlama ve çözüm önerileri gelifltirme yönünde genifl fikirler sunmaktad›r. Ça¤›m›z›n genel sorunlar› aras›nda bulunan adaletsiz gelir da¤›l›m›. Günümüzde de¤iflen dünya ve modern toplum ba¤lam›nda giderek daha da karmafl›k hale gelen toplumsal gerçekli¤in anlafl›lmas› ve aç›klanmas›nda yetersiz kalan klasik dönemin hâkim paradigmas› pozitivizm büyük ölçüde kan kayb›na u¤ram›fl. terör ve çarp›k güç iliflkileri gibi sorunlar günümüz sosyoloji teorilerinin en önemli u¤rafl alanlar› aras›na girmifltir. Bu aç›dan kitab›n haz›rlanmas›nda ve ünitelerinin yaz›lmas›nda eme¤i geçen baflta ö¤retim üye ve elemanlar›na. kendine özgü bak›fl aç›s›yla sosyal bilimlere ve sosyolojiye katk›da bulunmufl ve toplumsal dünyaya bak›fl›m›z› zenginlefltirmifltir.F. kavrama. siz de¤erli ö¤rencilerimize olay ve olgular› anlama. Son olarak yedinci ve sekizinci ünitelerde postmarksizm ile yine Marx’›n çal›flmalar›ndan önemli ölçüde etkilenen I. yerleflik bilim anlay›fl› her alanda elefltiri oklar›n› üzerine çekmifl ve yeni bir de¤erler dizgesi gelifltirme çabalar› yo¤unluk kazanm›flt›r.Önsöz vii Önsöz Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› kitab›n›z uzaktan ö¤retim yoluyla lisans düzeyinde sosyoloji e¤itimi almak isteyen ö¤rencilere yönelik olarak haz›rlanm›flt›r.

Sanayi sonras› toplum kavram›n› aç›klayabilecek. Amerikan sosyologu Daniel Bell’in sosyolojiye katk›lar›n› özetleyebilecek. Daniel Bell’in sanayi sonras› toplum teorisini analiz edebilecek. Anahtar Kavramlar • Sanayi Toplumu • Sanayi Sonras› Toplum • Teorik Bilgi • Bilgi S›n›f› • Entelektüel Teknoloji • ‹deolojinin Sonu Sanayi Sonras› Toplum: Daniel Bell • G‹R‹fi • DAN‹EL BELL’‹N SOSYOLOJ‹S‹ • “SANAY‹ SONRASI TOPLUM” KAVRAMI • SANAY‹ SONRASI TOPLUM KURAMI • SANAY‹ SONRASI TOPLUM KURAMINA YÖNEL‹K ELEfiT‹R‹LER .1 ‹çindekiler Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› ÇA⁄DAfi SOSYOLOJ‹ KURAMLARI Amaçlar›m›z Bu üniteyi tamamlad›ktan sonra. Daniel Bell’in sanayi sonras› toplum teorisinin elefltirilerini özetleyebileceksiniz.

Ça¤dafllar› gibi Bell de büyük toplumsal sorunlar›n çözümü için öngörülerde ve önerilerde bulunma e¤iliminde olan bir sosyologdur. 324). s. Benzer toplumsal de¤iflim özelliklerini farkl› kavramlaflt›rmalarla de¤erlendiren onlarca kuram ve kuramc› sayabilmek olas›d›r. “network” (a¤) toplumu gibi tan›mlamalar›n baz›lar› kavramsal olarak yaflanan de¤iflimi içerebilmekte ancak çok daha h›zl› biçimde bu dönüflümleri baflkalar› izlemektedir. Sanayi sonras› toplum kavramlaflt›rmas› da iflte tam da bu nedenle birçok tart›flmay› bar›nd›rmaktad›r. bilgi toplumu. 1993. 1993. Oysa 21. Bugünden geçmifle bakt›¤›m›zda sosyolojinin ortaya ç›kmas›na neden olan sanayi devrimi ve sanayi toplumunun yaratt›¤› dönüflümleri anlamak için sosyolojinin kurucu isimlerinin sosyoloji teorilerini anlamaya ve yorumlamaya çabalarken eksikliklerini ve elefltirilebilecek yanlar›n› tespit edebilmek kimi zaman e¤lenceli bir u¤rafl haline de gelebilmektedir. 323) a¤›rl›k vermesidir. Sanayi toplumundan bambaflka bir toplumsal yap›ya do¤ru dönüflümü hangi kavramlaflt›rma ile çözümleyebilece¤imiz bir muamma haline gelmifltir. Zira sanayi toplumu kavram› Saint Simon’dan bu yana sosyoloji disiplini içerisinde tart›flmas›z kabul görürken. kavrayabildi¤ini ve de¤erlendirebildi¤ini söylemek oldukça güçtür. s. Toplumsal önkestirim. Sosyolojide varolan bir e¤ilimi/yaklafl›m› temsil eden bu tarz toplumsal önkestirim (social forecasting) olarak adland›r›lmaktad›r. Enformasyon toplumu. yüzy›ldaki de¤iflimlerin h›z›n› sosyolojinin ayn› h›zda yakalayabildi¤ini. tan›k oldu¤umuz toplumsal de¤iflmenin niteliklerini belirlemek oldukça zor görünmektedir. Öte yandan kurucu sosyologlar›n en önemli özellikleri içinden geçtikleri ola¤anüstü de¤iflim ve dönüflüm dönemine karfl›n bugüne dek kal›c›l›¤›n› koruyabilen çal›flmalar ortaya koyabilmifl olmalar›d›r. yenilenmifl “uygun” ve “kullan›fll›” bir sosyoloji ilgisini harmanlar (Poloma. Zamana karfl› direnen klasikleflmifl çal›flmalar›n odak noktas› ise sanayi devriminin ortaya ç›kard›¤› sanayi toplumunun neden oldu¤u toplumsal de¤iflimlerdir. Bell toplumsal olaylar›n ve olgular›n tah- .Sanayi Sonras› Toplum: Daniel Bell G‹R‹fi ‹çinde bulundu¤umuz ça¤›n. sanayi sonras› topluma iliflkin kavramlaflt›rmalar›n hangisini benimseyece¤imiz konusunda tam bir uzlaflmaya var›ld›¤› söylenemez. DANIEL BELL’‹N SOSYOLOJ‹S‹ Daniel Bell’in sosyolojisinin temel amac› “kuramdan çok toplumsal çözümlemeye” (Poloma. makro kuramsal perspektif ile günümüz koflullar›n› dile getiren. klasik sosyoloji perspektifinin bir parças› olan.

4 Bell’e göre “tahmin” olaylar›n sonuçlar›n›. Daniel Bell için sosyolojik kuram. toplumsal e¤ilimleri önkestirebilecek kapasitede olmal›d›r (Poloma. Kitaplar› aras›nda ‹deolojinin Sonu-The End of Ideology (1960). TELEV‹ZYON ‹NTERNET Bell. kapitalizmin geliflimi ve Bat› kültürünün çat›flmalar› konular›nda önemli katk›lar sa¤lam›flt›r. 1993. “toplumsal önkestirim” ise tarihsel e¤ilim olas›l›klar›n›n ana hatlar›n› ortaya koymaya çal›flmakt›r. 1983. Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› min edilmesiyle önkestirimi birbirinden ay›r›r. Gazetecilik de yapan Bell. olgusal temelleri olmas› gerekti¤ini ve gelece¤e dönük dayanaks›z ç›kar›mlardan ayr› de¤erlendirilmesi gerekti¤ini ileri sümektedir. Ancak yine de Bell sosyolojinin belli oranda gelece¤e dönük ç›kar›mlarda bulunmas›n›n sosyal bilimsel. 2007. Daniel Bell kimilerine göre fütürolojiye kaym›flt›r. Sosyolojinin bu alanda belli bir dönem için fütürolojik yaklafl›mlar› benimseyen isimleri olmufltur. 338). s. Bu nedenle kapitalist ve sosyalist toplumlar yasal ideolojilerden giderek daha çok birbirlerine benzemektedirler (Mann. 239) olarak tan›mlanmaktad›r. s. 2010. Hiç kimse Sovyetler Birli¤i’ndeki teknolojinin (kimya ve fizi¤in) kapitalist dünyadakinden farkl› oldu¤unu iddia edemez (Bell. toplumun biçimlenifli hakk›nda toplumsal olgulara dayal› bir çözümlemeyi toplumsal önkestirim çerçevesinde yapsa da. Galbraith gibi önemli isimler taraT E L E V ‹ Z Y Oortaya N f›ndan benimsenen yak›nlaflma (convergence) teorisinin önde gelen temsilcilerinden biri olarak kabul edilmektedir. s. Columbia ve Harvard Üniversitesi’nde sosyal bilimler profesörü olarak devam etmifltir (Slattery. Ona göre tahmin olaylar›n sonuçlar› ile ilgilenirken. Bell’e göre tahmin sanayi sonras› toplumun kaç›n›lmaz bir sonucu ve ahlaki bir zorunluluktur. toplumsal önkestirim tarihsel e¤ilimler dizgesinin olas›l›klar›n›n ana hatlar›n› ç›karmaya çal›fl›r (Poloma. New York City College’da ve Columbia Üniversitesi’nde ö¤renim görmüfltür. modernite. Sanayi Sonras› Toplumun Gelifli-The Coming of Post Industrial Society (1973). SIRA S‹ZDE kavram›n›n anlam›n› araflt›r›n›z. 22). Sanayi sonras› toplum planlamac› bir toplumdur ve sahip oldu¤u entelektüel teknoloji ile elindeki inan›lmaz boyuttaki verileri “han- . K. 1967a. xi). gelecekteki olaylar ve geliflmelerle ilgili ç›kar›mlarda bulunmay› amaçlayan fütürolojiye de kayd›¤› yönünde birtak›m elefltiriler bulunmaktad›r (Waters. 1996. Yak›nlaflma teorisine göre toplumsal organizasyonlar›n teknik ve ekonomik zorunluluklar› toplumsal yap›n›n biçimlenmesinde si‹ N T E R N E T çok daha etkilidir. s. Chicago Üniversitesi’nde asistanl›k yaparak bafllad›¤› akademik kariyerine.1 S O R U DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT D‹KKAT SIRA S‹ZDE SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P K ‹ T A P Daniel BELL (1919-2011) New York do¤umlu olan Daniel Bell. Bell’in çal›flmalar› sosyolojiye özellikle toplumsal de¤iflme. Kuram. s. Kapitalizmin Kültürel Çeliflkileri-Cultural Contradiction of Capitalism (1976) yer almaktad›r. Fütüroloji uzun vadeli. Daniel Bell her ne kadar “Sanayi Sonras› Toplumun Gelifli” kitab›nda sanayi toplumu sonras›nda. 324). Toplumsal önkestirim SIRA S‹ZDE 1 DÜfiÜN EL‹M Resim 1. Aron ve J. 140). 461). s. 1950’lerde ç›k›p R. toplumsal yap› içindeki kal›plar› (patterns) ve bu yap›n›n söz konusu oldu¤u de¤iflimleri tan›mlamakla yükümlüdür. genifl ölçekli toplumsal ve ekonomik tahminde bulunma giriflimi (Jary ve Jary. üretim güçlerinin önemli ölçüde yüksek düzeyde oldu¤u toplum modelinin birer uygulan›fl biçimini ifade etmektedirler” (Vergin. 1993. 2000. s. “Her ikisi de ileri sanayi toplumlar›n›n birer örne¤ini. s. 163).

Örne¤in demografik önkestirimler. gelifltirmeye çal›flt›¤› sanayi sonras› toplum kavram›nda ve kapitalizmin kültürel çeliflkileri tezinde yap›sal ifllevselcilik ve çat›flmac› yap›salc›l›¤›n bir kar›fl›m› (Poloma. ‹deoloji k›smen bu bofllu¤u bireysel ölümlülü¤ün yerine kolektif baflar›lar›n süreklili¤ine vurgu yapmas› sayesinde doldurmufltur. sosyal sistemleri nispeten sabit bir normatif çerçeve içinde bütünleflmifl sistemler olarak gören ifllevselcili¤e yönelik bir elefltiridir. Bell’e göre üretim ve tüketimin temel de¤erleri farkl›d›r. s. 232) Bell’in post-endüstriyel toplumun gelifli ile ilgili çal›flmas›n›n bir anlamda modern grand teorilerden postmodern grand teorilere geçifli temsil etti¤ini savunur.Sanayi Sonras› Toplum: Daniel Bell 5 gi. Bell önkestirim alanlar›n› flu flekilde s›ralamaktad›r: Teknolojik. Buna karfl›n 19. Her birinin kulland›¤› altyap› ve veriler aç›s›ndan gerçekli¤e yak›nlaflma derecesi farkl›d›r. 336) olarak karfl›m›za ç›kmaktad›r. Üretim çal›flma eti¤ine ve tatminin ertelenmesi ilkesine dayan›rken tüketim hedonizme (hazc›l›¤a) ve kiflisel tatmine dayan›r.. 19. 34-35). “tutkuyla afl›lanm›fl” bir düflünce setidir (Bell: 1988’den akt. 2006: s. 1993. ‹deoloji düflünceleri toplumsal hareketlere dönüfltüren önemli bir ifllevi yerine getirir. Bunun üç nedeni vard›r: 1) Sosyalist rejimlerin kendi halklar›na karfl› uygulad›klar› fliddet içerikli bask›lar. 233) kesinlikle bir modernist olsa da onun endüstriyel-postendüstriyel toplumlar hakk›nda öne sürdükleri ile postmodernistlerin modern-postmodern toplumlar hakk›nda öne sürdükleri aras›nda birçok ortak nokta bulunmaktad›r. s. Bell zaman içerisinde radikal bütün ideolojilerin ve destekleyicilerinin inand›r›c›l›klar›n› ve ikna güçlerini yitirdiklerini düflünmektedir. 79). Ritzer’e göre Bell (2003. e¤ilimleri izole edebilir ve projeksiyonlar ç›karabilir (Waters. çünkü insanlara ölüm gibi varoluflun temel zorunluluklar›yla bafla ç›kmada yard›mc› olabilir. 79)..e¤er.. 1996. belli parametreler ve varsay›mlar çerçevesinde cinsiyet. Ritzer ise (Ritzer.sonra” senaryolar›na göre analiz edebilir. Ancak Bell bugün ideolojilerin bitti¤ini vurgular. Duygusal enerjiyi ritüellere ve sanata yönlendiren dine benzer flekilde ideoloji de insanlar›n duygular›n› serbest b›rakmalar›n› ve enerjilerini siyasal eyleme kanalize etmelerini sa¤lama kapasitesiyle donat›lm›flt›r. 150-151). 1996. yüzy›l›n siyasal ideolojileri iki önemli alanda ittifak yapm›flt›r: bujuvazi taraf›ndan yeterince tan›nmayan statülerini pekifltirmeye çal›flan yükselen entelektüel s›n›f ve ilerlemeyi ölçebilen ve gösterebilen bilimin pozitif de¤erleri. yüzy›l›n sekülerleflme süreçleri genel fiziksel bir vakum [boflluk] infla etmifltir. Ünite . s.. s. çünkü Bell’e göre kapitalizmin ahlaki temelleri belirsiz ve kaygand›r ve böyle olmaya da devam edecektir (Horton. ‹deolojinin Sonu Tezi Daniel Bell’e göre ideoloji seküler bir dindir: hayat›n tüm yönlerini dönüfltürmeye çabalayan. Ancak siyasi önkestirimler siyasal aktörlerin ve destekçilerinin güdülerine ve kararlar›na göre de¤iflkenlik gösterebilece¤i için gerçekli¤e ulaflma flans› daha azd›r (Waters. Üretimin ve tüketimin de¤erlerinin farkl› oldu¤u fleklindeki bu argüman. Sosyoloji teorileri içerisinde Bell’i belli bir yere oturtmak gerekirse. Kapitalizmin Kültürel Çeliflkileri adl› eserinde Bat› uluslar›n›n toplumsal yap›lar›n›n ve kültürel formasyonlar›n›n evrimini ele alm›fl ve üretim ve tüketim alanlar› aras›nda bir ayr›flma oldu¤unu ileri sürmüfltür. 3) ‹nsan do¤as›n›n mükemmel oldu¤unu vurgulayan romantik felsefelerin yerine insanl›¤›n varolufluna Stoac› yaklaflan yeni felsefelerin ortaya ç›k›fl› (Waters. 1996. demografik. s. Bell. yafl aç›s›ndan gerçe¤e yaklaflabilir. ekonomik. Waters. s. 149). 2) Kapitalist pazar›n en olumsuz etkilerinin iyilefltirilmesi ve refah devletinin ortaya ç›k›fl›.1. Ancak Bell’e göre bu konuda din çok daha etkilidir. 2003. siyasi ve toplumsal önkestirim. . s.

analitik bir kurgudur. s. “SANAY‹ SONRASI TOPLUM” KAVRAMI Her ne kadar sanayi sonras› toplum veya post-endüstriyel toplum kavram› Daniel Bell (1919-2011) ile özdefllefltirilmifl olsa da asl›nda bu kavram›n ilk kullan›m› 1914’te Coomaraswamy ve Petty’nin Endüstri Ötesi Denemeleri (Essays in Post Industrialism) makalelerinde kullan›lm›flt›r. 1976a. Ancak 1960’da yay›nlad›¤›. 464). ideolojilerin çat›flmas›n›n iktisadi bunal›m› ve siyasal bask›y› önleyememesi. Bat› toplumlar›ndaki demokratik politikalar›n ve kapitalizmin sonucunda büyük ideolojik çat›flmalar›n hakim oldu¤u bir dönemin sonuna gelindi¤i düflüncesini ifade eden bir kavramd›r. Bu nedenle kavram›n ilk kullan›m› ile Bell’in kullan›m› ve popülerleflmesi. 34). Ancak “sanayi sonras› toplum” kavram› Bell’in formüle etti¤i haliyle tart›flmaya aç›lmas› nedeniyle t›pk› Weber’in “karizma” ya da “bürokrasi” kavram› gibi yayg›n bir flekilde neredeyse at›f yap›lmaks›z›n dolafl›ma girmifltir. Bell bu durumu “ideolojinin sonu” olarak ifade etmektedir. Bell’in ideolojinin sonu tezindeki argüman› flu flekilde özetlenebilir: 19. 322). s. Buna göre sanayi sonras› toplum kavram› “özel veya somut bir toplumun tasviri de¤il. Sonras›nda 1958’de David Riesman “endüstri ötesi toplumu” “bofl zaman toplumu” olarak adland›rm›fl ve ancak 1959’da Daniel Bell bu kavram› bir dizi konferansta kullanm›flt›r (Belek. 2006. yayg›nlaflmas› aras›nda bir hayli zaman bulunmaktad›r. s. Weber gibi ideal tip olarak “sanayi sonras› toplum” kavram›n› gelifltirir. geliflmifl Bat› toplumlar›ndaki sosyal tabakalaflma yap›s› ve toplumsal düzenin yeni eksenlerini tan›mlayan bir paradigma ve toplumsal çerçevedir. sanayi toplumlar›nda yaflayan insanlar için “harekete geçirme yetene¤ini kaybetmifl”tir. kendi ifadesiyle. 85-86). ortaya ç›kmakta olan özellikler üzerinde temellenen bir spekülatif kurgudur (Bell. s. ix). Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Daniel Bell bu nedenle “ideolojinin sonu” tezinin öncülerinden biri olarak bilinir. Bu teze göre kapitalizmin do¤as›ndaki büyük de¤iflimler (sermaye sahipli¤inin da¤›l›m›. 141-142). art›k endüstri toplumunun bireylerini harekete geçirebilecek ideolojiler de¤ildirler. yüzy›ldaki iki büyük siyasal ideoloji olan liberalizm ve sosyalizm 1950’lerin ortam›nda. Toplumsal yap›lar bir gecede dönüflmezler ve tam bir devrimin gerçekleflmesi ço¤u kez yüzy›ll›k bir dönemi al›r” (Slattery. Bell’e göre iki büyük ideolojinin “harekete geçirme yetene¤ini kaybetmifl” olmas›n›n iki nedeni vard›r: Birincisi. 462). s. gelecekte belli bir zamanda sanayi sonras› toplumun ortaya ç›kaca¤›na dair bir tahmin de¤ildir. ne Marx’›n s›n›f çat›flmas›n›n ne de Weber’in bürokrasinin demir kafesinin yarataca¤› tahakkümlerin gerçekleflmedi¤ini ima eden iyimser bir kavram oldu¤u ileri sürülmektedir (Horton. 2007. 322). aksine. Asl›nda “ideolojinin sonu” tezinin sahibi Bell’in kendisi de¤ildir. Bu kavram. Di¤er bir deyiflle “ideolojinin sonu”. 1997. Bir baflka görüfle göre ise sanayi sonras› toplum kavram› ilk kez “David Riesman taraf›ndan kullan›lm›flt›r ve 1890’larda yazan William Morris’in izleyicisi Arthur Penty’ye atfedilir” (Slattery. Bu nedenle de gerçekte varolan tüm toplumlar›n özellikleri göz önüne al›narak ve tümünü kapsayacak flekilde formüle edilmemifltir. Asl›nda Bell. derlemelerinden oluflan “‹deolojinin Sonu”-“The End of Ideology”. iflçi s›n›f›n›n siyasete dahil olmas›. . s. Bu kavram›n. 2006. ikincisi ise refah devleti uygulamalar›n›n kapitalizme getirdi¤i uyarlamalard›r (Marshall.6 Bell’e göre on dokuzuncu yüzy›l›n büyük ideolojileri olan liberalizm ve sosyalizm güçlerini yitirmifltir. s. 1999. 2007. on dokuzuncu ve yirminci yüzy›lda hakim olan çat›flmalar›n üstesinden gelindi¤ini. Sanayi sonras› topluma iliflkin temel özellikleri içeren. refah devletinin büyümesi gibi önemli de¤iflimler) sa¤ ve sol aras›ndaki eski çat›flman›n gücünü azaltm›flt›r (Bruce ve Yearly. 1999. s. bütün toplumlar› dikkate almayan bir çerçevesi vard›r. bafll›kl› kitab› nedeniyle bu tezle özdefllefltirilmifltir (Marshall. Sanayi sonras› toplum fikri.

ama bu kavram ço¤unlukla Bell’in formüle etti¤i flekliyle tart›fl›ld›¤› için onunla özdeflleflmifltir. Sanayi toplumunda egemen olan mavi yakal› ifl alanlar›n›n yerini. Endüstriyel toplumun gelifli öncelikle toplumsal yap›y› ve onun ekonomi. Daniel Bell belki de en çok “sanayi sonras› toplum” kavram›n›n sahibi olan bir kuramc› olarak bilinmektedir. s. 2003. çal›flma dünyas›. Peter Drucker “bilgi toplumu” (knowledge society). Endüstri öncesi toplumdan. 1970’lerin bafl›nda “sanayi sonras› toplum” kavram›n› farkl› ba¤- . 1995. 180). 233) Bell’in sanayi sonras› toplumla ilgili olarak öne sürdükleri hem endüstri hem de endüstri öncesi toplumlar› kapsayan çok genifl bir toplumsal de¤iflme süreciyle iliflkilendirildi¤ine dikkat çeker. Bell modern toplumun oluflumundan önce varolan sanayi öncesi toplumdan ve sanayi toplumu olarak bildi¤imiz. 1996. art›k beyaz yakal› ifllerin ve iflçilerin ald›¤› ve bu profesyonel. 233). George Lichtheim “burjuva-sonras› toplum” (post-bourgeois society). “teknolojik toplum” fleklinde benzer toplum özelliklerinin vurguland›¤› ancak farkl› kuramlar›n ve kuramc›lar›n yaklafl›mlar› çerçevesinde farkl›l›klar gösterebilen kavramlaflt›rmalar bulunmaktad›r. 233). Kenneth Boulding “uygarl›k-sonras› toplum” (post-civilized society). 20). Thomas Kuhn. Kleinberg ve Alain Touraine de Bell ile yak›n tarihlerde 1960’lar›n sonu. Ritzer (2003. 2005. s. 2003. “sanayi sonras› toplum”. Sanayi sonras› toplumun en temel karakteristik özellikleri teknolojide. Ralf Dahrendorf “hizmet-s›n›fl› toplum” (the service class society) veya “kapitalizm sonras› toplum” (post-kapitalist toplum). Bu kavram› kullanan ilk kifli olmasa da. Bu yayg›n kullan›m›n kendisi bile kavramsallaflt›rman›n ne denli etkili oldu¤unu göstermektedir (Waters. Paul Holmes “kiflisel hizmet toplumu” (the personal service society). a¤›rl›kl› olarak imalat sanayinden hizmet sektörüne kaymakta. “post-burjuva toplumu”. Waters’a göre sanayi sonras› toplum kavram› t›pk› Weber’in “karizma” kavramsallaflt›rmas› gibi Daniel Bell’e at›fta bulunulmadan yayg›n bir flekilde kullan›lmaya bafllanm›flt›r. ancak toplumsal yap›daki bu de¤iflimler siyasal sistem ve kültür üzerinde de önemli etkilere sahiptir (Ritzer. Literatürde “post endüstriyel toplum”. Ünite . Baflka bir deyiflle “sanayi sonras› toplum” kavram› sosyolojide yayg›n bir flekilde karfl›laflt›¤›m›z disiplinin ortak kullan›m›na sunulmufl kamusal-ortak bir kavram olarak de¤erlendirilmektedir. bilim ve teknoloji gibi birkaç önemli bileflenini etkiler. toplumsal yap›da ise yeni teknik elitlerin yükselifli ile birlikte yeni bir toplumsal tabakalaflma prensibi görülmektedir (Bell: 1974’ten akt. Veysel Bozkurt bu kavramlaflt›rmalar› flu flekilde s›ralam›flt›r: Amittai Etzioni “modernlik-sonras› ça¤” (postmodern era). s. siyaset ve kültür olmak üzere üç temel alana böler (Ritzer. Murray Bookchin “k›tl›k-sonras› toplum” (post-scarcity society). Ekonomi. bilimsel ve teknik mesleklerin sanayi sonras› toplumun s›n›fsal yap›s›n› biçimlendirdi¤i gözlemlenmektedir. s. “post-fordist toplum”. kavram› ele al›fl biçimiyle en çok tart›flma yaratan isim olarak de¤erlendirilmektedir. s. Watson. “post-kapitalist toplum”. teknolojik alanda bilim destekli sanayi merkezi önem kazanmakta. “bilgi toplumu”.1. Masuda “enformasyon toplumu” (enformasyon toplumu) ve Manuel Castells “network toplumu” (network society) (Bozkurt. “sanayi ötesi toplum”. Herman Kahn “ekonomi-sonras› toplum” (post-economic society). sosyolojinin ilk u¤rafl alan› olan toplum biçiminden farkl› bir toplumsal aflamaya geçildi¤ini öne sürdü¤ü sanayi sonras› toplumun çok farkl› özelliklere sahip oldu¤unu öne sürmektedir. Zbigniew Brzezinski “teknokratik ça¤” (teknokratik ça¤).Sanayi Sonras› Toplum: Daniel Bell 7 Sanayi-sonras› (postendüstriyel) toplum kavram›n› ilk kullanan Daniel Bell de¤ildir. ekonomide ve toplumsal yap›da görülmektedir. Daniel Bell “post-endüstriyel toplum” (post-industrial society). “enformasyon toplumu”. Bell’in ça¤dafllar› olarak say›labilecek isimler. endüstri toplumuna oradan da post-endüstriyel topluma geçifl oldu¤unu düflünen Bell’in temel ilgisi ise post-endüstriyel toplumdur ve post-endüstriyel toplumu analiz edebilmek için onu toplumsal yap›. s. 107).

ifllevselcili¤in statik. 1998. s. bilgi post-endüstriyel toplumda gücün temel kayna¤›n› oluflturur. Ayr›ca “bilgi toplumu”nun geliflimi Bell’e göre dünyan›n o güne kadar tan›k olmad›¤› ölçüde yüksek ö¤renimin demokratiklefltirilmesini de içermektedir (Waters. 372). 107). yüksek teknoloji gerektiren ifllerin artmas› ve e¤itimli. s›n›fsal ç›karlar›n ve s›n›fsal çat›flman›n “eksen ilkeler” olarak merkezi önemlerini kaybetti¤i bir toplumsal formasyonu oluflturmaktayd›. Kapitalist ve sanayi toplumunun toplumsal yap›s›. 1997) adl› kitab›na baflvurabilirsiniz. S. Swingewood’a göre “1950’li y›llarda Daniel Bell. “Bilgi toplumu”nu. hizmet sektörünün imalat sektöründen ön plana geçti¤i. özellikle de teorik bilginin. post-endüstriyel toplum on dokuzuncu yüzy›l›n kapitalist toplumu ve yirminci yüzy›l›n sanayi toplumuyla karfl› karfl›ya konuyordu: Post-endüstriyel topS O R U lum. 152). Sanayi sonras› toplum düflüncesine sahip di¤er S‹ZDE kuramlardaSIRA oldu¤u üzere. s. bir elefltiK ‹ T yaklafl›mlar›n A P rel de¤erlendirme için ‹lker Belek’in “Postkapitalist Paradigmalar” (Sorun Yay›nlar›. . Yukar›daki farkl› topluca ele al›nd›¤›.M. Bell. bir post-endüstriyalizm” kavraSIRA S‹ZDE m› ortaya atarak. bilim ve teknolojinin ‹NTERNET merkezi bir öneme sahip oldu¤u. TELEV‹ZYON K ‹ T A P TELEV‹ZYON Post-endüstriyel toplum. s. Raymond Aron ve Ralf Dahrendorf gibi bir grup önde gelen sosyolog. özel mülkiyet ekseninD‹KKAT de örgütlenirken. Sanayi sonras› toplum kavram›. gücün kayna¤› olarak mülkiyetin yerini ald›¤› bir toplumdur. teknolojinin de¤iflimdeki itici gücü ve en önemli bilgi türü olarak teoriyi. 117). iflgücünün hizmet sektörüne devinimi. bilginin. profesyonel gruplar›n h›zla büyümesini ve yüksek e¤itime. 1996. ‹stanbul. 1996. Waters. Daniel Bell sanayi sonras› toplum ya da post-endüstriyel toplum kavram›yla yak›ndan iliflkili olan “bilgi toplumu” kavram›n› ilk kez kullanan kuramc›lardan birisidir. s. sanayi sonras› toplumda teknoloji alan›nda radikal bir biçimde yeni birtak›m fleylerin ortaya ç›kt›¤›n› ileri sürmektedir. tarihsel olmayan yarg›lar› ile Marksizmin eskimifl ideolojik tarihsicili¤ine karfl› ç›km›fllard›. “bilim ve teknoloji aras›nda de¤iflen iliflki. s. 2006. daha çok ekonomi-politik. 1996. s. Toplumsal yap›n›n dönüflmesi temel DÜfiÜNEL‹M al›narak. 371). büyük ölçüde. Bell’in bu kavram› o dönemde profesyonel mesleklerin ço¤almas›. 1998. 108) olarak bir araya getirmektedir. ifl organizasyonunun normal bir parças› gibi geliflmekte olan ekonomik yap›ya eklemlenmesi olarak tarif etmektedir” (Bell: 1976a’dan akt. özel mülkiyetin. hizmet endüstrisinin. s. 1996. 116).8 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› SIRA S‹ZDE DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ lamlarda kullanm›fl olsalar da bu sosyologlar›n pek az› Bell’in “sanayi sonras› toplum” düflüncesine göndermede bulunmufltur (Waters. Lipset. beyaz yakal› ifllerin. Nitekim Bell’e göre sanayi sonras› toplum. Daniel Bell “bilgi toplumu” (knowledge society) kavram›n› ilk kez Sanayi Sonras› Toplumun Gelifli-The Coming of Post Industrial Society (1973) adl› çal›flmas›nda kullanm›flt›r. araflt›rma ve gelifltirme çal›flmaAMAÇLARIMIZ lar›na daha fazla kaynak ayr›lmas›n›” varsaymaktad›r (Swingewood. toplumsal yap›n›n de¤iflimini aç›klamak üzere tamamen yeni gelifltirilen ‹NTERNET ve ilgi çekici bir sosyolojik aç›klama (Waters. araflt›rma ve gelifltirme faaliyetlerinin kurumsallaflma arac›l›¤›yla flirketleflmesi. teknolojik elitlerin yükselen gücüne dikkat çekmek için kullanm›flt›r (Bruce ve Yearly. yeni bir yönetici elitin ortaya ç›kt›¤› bir toplumdur. Bell’in sanayi sonras› toplum tasavvuru da en genel anlamda “kol eme¤i gerilerken. Baflka bir ifadeyle. post-endüstriyel toplum “teorik bilgi” ekseninde düzenleniyordu” (Swingewood. yeni bir yönetici elit.

Sanayi Toplumu ve Sanayi Sonras› Toplum Daha önce de belirtildi¤i gibi. Sanayi toplumunu fabrikalar. Bu yap› el eme¤ini ve ço¤unlukla göreli olarak çok say›da eviçi hizmetçi kullan›m›n› kapsamaktad›r (Waters.Sanayi Sonras› Toplum: Daniel Bell 9 SANAY‹ SONRASI TOPLUM KURAMI Sanayi Öncesi Toplum. Sanayi toplumunda çok önemli bir yer tutan enerji üretimi ve kullan›m›. Ancak tar›msal üretimde istihdam edilen insan oran› di¤er sektörlerle karfl›laflt›r›ld›¤›nda son derece düflmüfltür. Sanayi toplumunda geliflmifl makinelerle ve karmafl›k örgütsel ve yönetsel süreçlerle bir u¤rafl veya mücadele söz konusudur. ormanc›l›k) hâkimdir. 1996. s. Toplumsal yaflam›n birimi ise genifl hane yap›s›d›r. Ancak burada flu noktay› ihmal etmemek gerekir: Nas›l sanayi toplumu sanayi öncesi toplumun yerini alan. bal›k tutma. oradan da sanayi sonras› topluma geçiflle ilgili bir toplumsal de¤iflme kuram›d›r. ‹ktisadi etkinlik görenek ve geleneklere göre yürütülür. Her bir topluma atfedilen özellikler varl›klar›n› sürdürmeye devam ederler. Ünite . sanayi toplumuna. yar›-vas›fl› fabrika iflçisi ve mühendisliktir. Sanayi toplumundaki bafll›ca ekonomik sorun imalat sanayi giriflimlerini kurmak için yeterli sermayenin harekete geçirilememesidir. Sanayi öncesi toplumlarda teknoloji kullan›m› son derece s›n›rl› düzeydedir. bu iflçilerin örgütlü yap›s› sanayi toplumunun önemli bileflenlerindendir. makine teknolojisi. yerine geçen bir toplum de¤ildir (Bell. 1996. Bell’in sanayi sonras› toplum kuram› sanayi öncesi toplumdan. verimlilik ve kâr bu toplumun en çarp›c› özelli¤idir. Tar›msal üretimde kullan›lmak üzere basit alet yap›m› ve kullan›m› söz konusudur. 1976b. 47). s. Ekonominin ve ilerlemenin tafl›y›c›s›. 109). maden ç›karma. Ayr›ca sanayi öncesi toplumlarda toplumsal iliflkilerde hiyerarflik bir görünüm olsa da toplumun sanayi toplumundaki gibi s›n›fsal bir karakteri bulunmamaktad›r. de¤iflim bu özelliklerin say›sal oranlar› ile ilgilidir. Sanayi öncesi toplumda genel olarak do¤adan kaynaklar› dönüfltürmeye dayal› bir u¤rafl ve mücadele söz konusudur. toplumun geliflme aflamalar›n› saptayacak yasalar›n önceden belirlenmifl olmad›¤›n›. yerine geçen bir toplum de¤ilse. Marksizmdeki toplumsal de¤iflmenin kanunu anlay›fl›n›n art›k geçerli olmad›¤›n›. Sosyolojide yayg›n olarak kabul edilen flekliyle sanayi öncesi toplum avc›-toplay›c› toplum ve tar›m toplumu olarak ayr›flt›r›larak tan›mlanmaktad›r. do¤al çevrenin teknik çevreye dönüflümü için enerji harcayan bir toplumdur. Ekonomik etkinlik imalat sanayine ve maddi mallar›n ifllenmesi sürecine odaklanm›flt›r. Cinsiyete dayal› ifl bölümünün oldu¤u bu toplum tipinde ekonomik etkinliklerde birincil sektör meslekleri ve endüstrileri (avc›l›k. bu anlamda üretim art›fl› ile gerçeklefltirilen kârd›r. Ayr›ca fabrikalarda çal›flan mavi yakal› sanayi iflçileri. imalat sektörü. çiftçilik. Bell. toplumlar›n sermaye birikimine göre planlamas›n›n art›k sorgulanma- . s. topra¤›n ve kaynaklar›n arz›nda önemli k›s›tlamalarla karfl› karfl›ya kal›n›r. Öte yandan en temel toplumsal sorun ise tabakalaflma sistemindedir (Waters. Sanayi sonras› toplumun aksine sanayi toplumu insan-makine iliflkilerini merkeze alan. makine teknolojisi ile rasyonel bir flekilde birlefltirildi¤inde ortaya ç›kan üretim art›fl›. Önemli meslekler ikincil sektör meslekleri olan.1. sanayi sonras› toplum da sanayi toplumunun yerini alan. yiyecek arama. örgütlü emek karakterize etmektedir. 109). Örne¤in bugün sanayileflme öncesi toplumla özdefllefltirilen tar›msal üretim bütünüyle yok olmufl de¤ildir. Ekonomik etkinli¤in seviyesi mevsimlere ve talepteki küresel dalgalanmalara göre de¤ifliklik göstermektedir.

Bell. yeni toplumun tamamen uyum içinde bir toplum olmayaca¤›n›. o halde gelecekteki toplumda iflçi s›n›f›n›n rolü ne olacakt›r? ‹kincisi. di¤er bir ifa- . bilim kurullar› taraf›ndan iflin örgütleniflinin sosyolojik sorunlar›n›n hepsi merkezi siyasal sorunlar olarak ortaya ç›kmaktad›r (Waters. üniversitelerin ve araflt›rma enstitülerinin organizasyonlar› da önemli bir sorundur. ve üçüncüsü de gelecekteki toplumda bilimsel ustal›¤›n üretilmesi ve sürdürülmesi yüksek düzeyde e¤itim görmüfl bir araflt›rma elitinin ve onlar› destekleyecek genifl bir teknik kadronun varl›¤›n› gerektirecektir” (Bell. Sanayi sonras› toplum üç sektörden endüstriler bar›nd›r›r: ulaflt›rma ve hizmetlerin oldu¤u üçüncül endüstriler. bilimin siyasallaflmas›. s. Di¤er iki toplum tipinin aksine sanayi sonras› toplum makine teknolojisinin yan› s›ra enformasyona dayal› “entellektüel teknoloji”nin yükseldi¤i bir toplumdur. hizmet sektörünün yani sa¤l›k. bilgisayar teknolojilerine dayal› sektörlerin geliflti¤i. eskisi gibi s›n›f ve iktidar çerçevesinde olmasa da de¤iflimle ve bilimle ilgili olarak özellikle ilerlemeci ve muhafazakâr tutumlar aras›nda yeni çat›flmalara ve mücadelelere sahne olaca¤›n› belirtir (Bell. Önceki toplumlarla karfl›laflt›r›ld›¤›nda sanayi sonras› toplumun en önemli ve ilk özelliklerinden biri üretim biçiminin farkl›laflmas›d›r. Sanayi toplumunda yayg›n bir biçimde varolan mal üretiminden hizmet üretiminin yayg›n hale gelmesi en çarp›c› unsurlardan biridir. ya bafllad›¤›n›. Bu nedenle sanayi sonras› toplumda bilime verilen devlet desteklerinin türleri ve do¤as›. yeni toplumun tabakalaflma sistemi kaç›n›lmaz olarak profesyonel ve teknik s›n›flar›n hakimiyetini vurgulayacakt›r. 1996. sigorta. 1976. toplam üretim içindeki oranlar›n›n artt›¤› gözlenmektedir.108-109). ‹malat sanayinin yerine ticaret. enformasyonun üretimi en baflat sorun oldu¤u için bilim en önemli enformasyon kayna¤›d›r. ayr›ca bilimin emek de dahil olmak üzere di¤er etkinlik biçimlerinden farkl› oldu¤unu ve bu nedenle de endüstriye dayal› bir toplumla bilime dayal› bir toplumun birbirinden çok farkl› özelliklere sahip olaca¤›n› belirtir (Bell.110-111).10 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Post-endüstriyel toplumda tar›m ve sanayi sektörleri gerilemifl. Sanayi sonras› toplumda. finans ve sermaye de¤ifliminin oldu¤u dördüncül endüstriler. Bu da genel olarak onlara büyük avantajlar sa¤lamaktad›r (Ritzer. Sanayi sonras› toplumda ise Bell’e göre. sigortac›l›k. ticaret. 109-110). Sanayi toplumlar›nda yar› vas›fl› iflçilerin. Bu süreç bafll› bafl›na ekonomik yap›daki dönüflümü göstermektedir. s. gayrimenkul. 27) toplam üretim içinde daha büyük bir paya sahiptir. sa¤l›k. “bilimsel ve teknolojik devrim iflçi s›n›f› taraf›ndan yap›lamayaca¤›na göre. 1976. 1976. e¤itim. bu alanda çal›flanlar azalm›fl ve ticaret. 2003. Sektörel olarak tar›m ve sanayinin toplam üretim içinde ald›klar› paylar düflerken. s. s. ‹lk olarak. temel mesele (u¤rafl) öteki insanlard›r. Ayr›ca bilimsel kurulufllar›n. Bu yeni toplum yap›s›n› karakterize eden en önemli unsurlardan biri art›k imalat sanayi üretiminin bafll›ca üretim olmamas›d›r. uzman kiflilerdir. emlak gibi hizmet sektöründeki mesleklerde çal›flanlar artm›flt›r. Bunlar›n içinde sonuncusu belirleyicidir çünkü kilit noktadaki meslekler merkezde bilim adamlar› olmak üzere. finans. kamu yönetimi ve boflzaman faaliyetlerinin oldu¤u beflincil endüstriler. profesyonel ve teknik olanlard›r. yeni toplumda yarat›lacak olan yeni bilimsel ve teknik elit ile kendi ayr›cal›klar›n› korumaya çal›flan eski elitler aras›nda bir toplumsal farkl›laflma problemi yaflanaca¤›n›.109). finans. 1967. 234). Bütün bunlar Bell’e göre yeni bir potansiyel hakim s›n›f›n göstergeleridir. s. onar›m hizmetleri ve genel devlet ifllerini kapsayan hizmet sektörü (Bell. araflt›rma. Bu toplum tipinde baz› insanlar di¤erlerine hizmet sa¤lamaktad›rlar ve bu hizmeti sa¤layanlar genel olarak di¤erlerinden çok daha bilgili. Uluslar›n gücü bilimsel kapasitelerine ba¤l›d›r. bireysel profesyonel hizmetler ile al›m sat›m. e¤itim. Sanayi sonras› toplumda belirginleflen ikinci önemli de¤iflim toplumsal s›n›flarda gözlenen farkl›laflmad›r. s. Bu durumda Bell’e göre üç önemli sosyolojik sorun ortaya ç›kmaktad›r.

46). Sanayi sonras› toplumda dikkat çeken en önemli özelliklerden bir di¤eri bilginin kazand›¤› önemdir. Teorinin amprizme karfl› önceli¤i esas hale gelmifltir. büro ve sat›fl eleman›) say›s› mavi yakal› çal›flanlar› (zanaatkâr. Her toplumda bilginin önemi yads›namaz zira iktidar›n temeli olarak bilginin mülkiyetinde ya da siyasal konumunda de¤il. telgraf. pratik uygulamalar›n daha sonra yap›ld›¤› döneme ise kimyasal olarak üretilmifl olan sentetikleri göstermektedir. farkl› sek- Post-endüstriyel toplumda teorik bilgi ampirizmden daha önemli ve öncelikli olmufltur. Ünite . Bell’e göre hükümetler art›k do¤rudan parasal veya mali politikalar gelifltirmekte. yönetici. Bell’in sanayi sonras› toplum argüman›n› gelifltirdi¤i 1950’li y›llar›n ortalar›ndan itibaren rakamlara göre Amerikan toplumunda beyaz yakal› çal›flanlar›n (profesyonel. ekonomik büyümeyi hedeflemekte. s. postendüstriyel toplumda finans. idare. ancak y›llar sonra gerçeklefltirildi¤ini öne sürmektedir. bu icatlar›n alt›nda yatan ilkelerin ve temel özelliklerin keflfedilmesinden sonra yeni pratik uygulamalar›n. 1967. 1967. 28). sanayi sonras› toplumda bilginin karakterinde bir de¤iflim yaflanm›flt›r (Bell. 1967. büro ifllerinin art›fl›yla beyaz yakal› iflçilerin say›s› h›zla artm›flt›r (Bozkurt. Bu önem kazanma ya da öne ç›kma teorik bilginin birikiminin ve da¤›l›m›n›n sadece son y›llarda yenilik ve de¤iflimin yol gösterici gücü haline gelifliyle ilgilidir (Bell. 1967.Sanayi Sonras› Toplum: Daniel Bell 11 deyle mavi yakal› iflçilerin oran› fazlayken sanayi sonras› toplumda e¤itim. 19. yetenekli. ama bu kefliflerin alt›nda yatan genel ilkelerle ilgilenmeyen düflünürler taraf›ndan yap›ld›¤›n› belirtmekdir. Sanayi sonras› toplumda insanlar›n nerede çal›flt›klar›ndan ziyade ne tür ifller yapt›klar› mesleki iflbölümü aç›s›ndan önemli de¤ifliklikleri beraberinde getirmifltir. s. telefon gibi pratik icatlardan örnekler vermekte. Resim 1. 29). 2005. makromoleküllerin özellikleri hakk›nda elde edilen teorik bilgiye dayan›larak yeni malzemelerin üretilmesi “planlanm›fl” ve Birinci Dünya Savafl› s›ras›nda Almanya’n›n savaflta önemli bir güç kazanmas›n› sa¤lam›flt›r (Bell. . 16). bilim ve teknoloji aras›ndaki de¤iflen iliflkiyi yeniliklere bakarak görebilece¤imizi belirtir. 28). elektrik. ve 20. 29). Bu sentetiklerin önce teorik bilgisi elde edilmifl. bankac›l›k. s. Bell. s. 25). Özetle. yüzy›llarda büyük kefliflerin ve bu kefliflere dayal› endüstrilerin. büyük ölçüde deneme yan›lma yoluyla. Sanayi sonras› toplumda belirleyici olan teorik bilginin merkezi önem kazanmas›d›r. 1976a. yar› vas›fl› çal›flanlar ve iflçiler) geçmifltir (Bell.2 Daniel Bell. Bell. s. sanayi-sonras› toplum yeni teknik seçkinler yaratarak toplumun s›n›f yap›s›n› yeniden biçimlendirmektedir (Bell. Bell bilgiyi sanayi toplumunun sinir uçlar›na yerlefltirir. büro iflleri gibi ifllerde çal›flan vas›fl› beyaz yakal›lar›n say›s›n›n artt›¤›n› belirtmektedir. Çelik. Önce ilkelerin keflfedildi¤i. 1976b. e¤itim. s. s. teori ve empirizm aras›ndaki iliflkinin de¤iflti¤ini ekonomilerin yönetiminde de görebilece¤imizi belirtir.1. teorik bilgi her toplumun teknolojik yeniliklerinin temeli haline gelmifltir (Bell. Bugün her toplum teknolojik yenilik (innovasyon) ve büyüme içinde yaflamaktad›r. idare.

ve en büyük güç de. Ça¤dafl toplumda da insanlar›n ço¤u ifladam› de¤ildir. Bell. giderek daha karmafl›k hale gelen bilgisayar temelli simülasyon prosedürleri sayesinde ekonomik sistemler. önümüzdeki yüzy›l içinde üniversiteler teknolojik yeniliklerin ve bilginin yeni kaynaklar› olarak sanayi sonras› toplumun merkezi kurumlar› olacakt›r (Bell. Gerçekten günümüzde üniversiteler tüm dünyada sanayileflme düzeyleri ne olursa olsun. 29). Üniversitelerin toplumlar›n bilgi üretiminde. sosyal bilimlerde de birçok alanda bilgisayar tabanl› ekonomik sistemlerin modellemeleri. 1967.12 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Bell. 30). karar verme problemleri gibi çok çeflitli konular›n simülasyonlar›n›n yap›labildi¤ini ve sosyal bilimler alan›nda ilk defa büyük ölçekli “kontrollü deneyler” yapma olana¤›na kavufltu¤umuzu vurgulamakta. Bell’in öngörüsüne göre nas›l ki sanayi toplumunda ticari iflletmeler en önemli kurumlarsa. toplumsal davran›fllar›n ve karar alma süreçlerinin kontrollü deneylemeleri yap›labilir hale gelmifltir. mühendis. teknisyenler ve entellektüeller olacakt›r (Bell. teknolojinin sosyal bilimlerde kullan›lmas› sayesinde gelecekte hayatlar›m›z› etkileyecek konular› seçip kontrol edebilece¤imiz alternatif gelecekler çizebilece¤imizi düflünmektedir. bilinçli politikalarla ekonominin yönünü flekillendirmeye çal›flmaktad›rlar. SIRAile S‹ZDE Bell’in öngörüsüne göre yeni ça¤›n temel kurumlar› düflünsel (düflünce kuruDÜfiÜNEL‹M lufllar›) olacak ve önemli insanlar› da bilimadamlar›. Temel kaynak Temel kurum Temel karar vericiler Gücün temeli Politikan›n rolü Endüstriyel Makineler fiirketler Tüccarlar Mülkiyet Laissez-faire (B›rak›n›z yaps›nlar. s. ekonomik teoride hükümetlerin bunlar› yapmalar›na izin veren yeni yasalar›n gelifltirilmifl olmas›d›r (Bell.. Toplumun temel de¤erleri ifl SIRA S‹ZDE kurumlar›na odaklanm›flt›r. s. mühendisler. törler aras›nda denge kurmakta. Hükümetlerin ekonomi konular›na bu flekilde müdahale edebilmelerini mümkün k›lan.. 1967. test edildi¤i. en büyük ödüller bu alandad›r. sanayi sonras› toplumun en temel kurumu olarak belirmektedir (Bell. sosyal davran›fllar. 1967. s. s. Bütün bunlar›n yan›nda herhangi bir karfl›l›k beklemeden teorik bilginin araflt›r›ld›¤›. 30).1 Endüstriyel ve PostEndüstriyel Toplumun Karfl›laflt›r›lmas› Kaynak: Kivisto. 1967. 30). s. kodland›¤› mekân olarak üniversiteyi. Bell’e göre: S O R U DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ “. bilginin sanayinin hizmetinde kullan›lmas› yönünde çok önemli katk›lar› olmufltur. K ‹ T A P K ‹ T A P TELEV‹ZYON TELEV‹ZYON . 30). bu sayede gelecekte hayatlar›m›z› etkileyecek konular› seçip kontrol edebilece¤imiz “alternatif gelecekler” çizebilece¤imizi düflünmektedir (Bell. ifl topluluklar›n›n elindedir” (Bell. 30). 2008. ama yine de bunun bir “ifl medeniyeti” oldu¤u söylenebilir. 56 SIRA S‹ZDE 2 Sanayi toplumu sanayi sonras› toplumu karfl›laflt›r›n›z. toplumlar›n gerek teorik gerekse pratik kullan›m alanlar›na yönelik bilgi olsun Bell’in öngörüsünü do¤rular nitelikte merkezi öneme sahip olmufllard›r. her ne kadar günümüzde güç bir dereceye kadar fabrikadaki sendikayla paylafl›lAMAÇLARIMIZ sa ve politik düzen arac›l›¤›yla toplum taraf›ndan düzenlense de.yeni ça¤›n öncelikli kurumlar›n›n entelektüel kurumlar olaca¤›n› söylemek. teknisyen ya da entelektüel olaca¤›D‹KKAT n› söylemek de¤ildir. b›rak›n›z geçsinler) Post Endüstriyel Bilgi Üniversite Profesyonel/uzman Bilgi/beceri Devlet/Anonim ortakl›k Tablo 1. Sadece teknolojik yenilikler anlam›nda de¤il. s. s. 1967. 1967. insanlar›n ço¤unun bilim insan›.

BOYUTLAR Üretim flekli Ekonomik sektör ENDÜSTR‹ ÖNCES‹ Do¤al maddelerin ifllenmesi Birinci Tar›m. ifl. Bu çerçevede de e¤itim kurumlar›n›n ve entelektüel kurumlar›n yayg›nlaflmas› ve yetenekli kiflileri kendi bünyelerinde bar›nd›rmas›. Madencilik.1 Kaynak: Bell. Ünite . toplum aç›s›ndan önemli bir hedef haline gelecek.mal üretiminden hizmet ekonomisine geçifl. • Mesleki aç›dan . • Kültürel aç›dan . veri sistemler Bilgi Entelektüel teknoloji Bilim adam› & profesyonel meslekler Soyut teori modelleri &simülasyonlar&sistem analizleri Gelece¤e yönelik Kifliler aras›nda oyun Teorik bilginin kodifikasyonu Dönüfltürülen kaynak Stratejik kaynak Teknoloji Temel nitelik Metodoloji Zaman perspektifi Dizayn Eksen ilke Do¤al güç. 462). E¤itim ‹dare Enformasyon. Tablo 2. yani kararlar›n çok daha teknik bir nitelik kazanaca¤› anlam›na gelmektedir. Finans Sa¤l›k. su. gaz. 1967.1. 94’ten akt. etkililik-maliyet analizlerinin. elektrik. 2007. 1976a. bunun da önceli¤in ifl oldu¤unu gösterdi¤ini belirtir. bu kurumlar sosyal prestij ve sosyal statü kayna¤› olacakt›r (Bell. 46 Dördüncü Ticaret. kömür Mali kapital Makine teknolojisi Mühendis.teknolojinin kontrolü ve teknolojik de¤erlendirmeye dayal› bir ‘gelecek yönelimi’ (Slattery. profesyonel ve teknik mesleklerin hakim oldu¤u.mavi yakal› endüstriyel mesleklerden beyaz yakal› profesyonel ve teknik konumlara. 2005. el iflçisi Sa¤duyu. s. rüzgar. ancak hükümetlerin bu kararlar› araflt›rma ve gelifltirmeye yapt›¤› yat›r›mlara dayal› olarak verece¤i. s›nama yan›lma Geçmifle yönelik Do¤aya karfl› oyun Gelenekçilik Yarat›lan. Bu aç›dan yeni toplumun bask›n kurumlar›n›n entelektüel kurumlar olmas› da “üretim ve ifl ile ilgili kararlar›n toplumdaki di¤er güçlerden” do¤acak ya da bu güçlere ba¤l› olacak olmas›. • Politik aç›dan . 30). Bell post-endüstriyel toplum tipinin özelliklerini flöyle s›ralamaktad›r: • Endüstriyel aç›dan . Araflt›rma Rekreasyon. s. mesleki hareketlilik gibi konularda kararlar› önce ifladamlar›n›n. yeni ürün yat›r›mlar›. sonra hükümetlerin verdi¤ini. kaba insan ve hayvan Hammadde El sanatlar› Artizan. hizmetler Üçüncü Transport Yararl›l›k Bell’e göre post-endüstriyel toplum hizmet ekonomisine dayal›. iflçi s›n›f› a¤›rl›kl› bir toplumdan daha da orta s›n›f bir topluma geçifl.politikac›lar ve ifladamlar›ndan oluflan geleneksel güç yap›s›na meydan okuyabilecek yeni bir bilgi s›n›f›n›n yarat›lmas›. Bal›kç›l›k‹kinci Petrol&gaz ENDÜSTR‹ Fabrika Mal üretimi Dayan›kl›l›k Dayan›ks›z A¤›r sanayi ENDÜSTR‹ SONRASI ‹flleme ve yen. çiftçi. s. kompüter. ya¤. kültürün ve ideolojinin teorik bilgiye ve teknolojiye dayal› oldu¤u bir toplumdur. ekonominin dengesine ve büyümesine iliflkin hayati kararlar›n yine hükümet taraf›ndan verilece¤i. yar› vas›fl› Ampirizm&Deneyim fiu andaki tecrübelere yönelik Fabrikalaflm›fl do¤aya karfl› oyun Ekonomik büyüme . Bozkurt. vergilerin da¤›t›lmas›. • ‹deolojik aç›dan .ilerlemenin ve politika-oluflturman›n as›l kayna¤› olarak teorik bilginin merkezi konumu. fayda-maliyet analizlerinin yap›laca¤›. fabrikalar›n yeri. enerji.Sanayi Sonras› Toplum: Daniel Bell 13 Bell. önemli kararlarda etkili olacak bir bilgi s›n›f›n›n merkezi oldu¤u. s. insanlar›n gündelik yaflamlar›n› etkileyen istihdam.

merkezde teorik bilginin yer ald›¤›. s. 1976. Di¤er bir deyiflle. ifladamlar›. DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ Daniel Bell sanayi sonras› toplum kavram›na iliflkin ilk toplu de¤erlendirmesini yapt›¤› iki makalesinde (1967) o günün toplumsal koflullar›nda toplumun üretim yap›s›nda. Özetle sanayi toplumunun egemen figürleri giriflimciler. 1976. s. di¤erinin ise ifllevsel rayonelli¤e ve meritokrasiye yöneldi¤ini belirtir. yönetim anlay›fl›nda. 1996. 19. kurumsal özelliklerin günümüzde içinde yaflad›¤›m›z toplumsall›¤› aç›klamada güçlü oldu¤unu görebilmekteyiz. post-endüstriyel toplum Bell’e göre bir toplumsal sistem de¤ildir. toplumsal örgütlenmenin yeni eksensel ilkesini tan›mlayan S‹ZDE ve giderek SIRA daha post-endütriyel hale gelen toplumlar›n karfl›laflt›klar› temel problemleri betimleyen bir kavram oldu¤unu vurgular.112). 27). 27) de¤iflmekte oldu¤unu. yüzy›l›n bafl›ndaki sanayileflmenin ortaya ç›kard›¤› yeni toplumsal formasyonun özelliklerini sanayi toplumu kavram›n› kullanarak aç›klayan ilk sosyologun Saint Simon oldu¤unu vurgulayan Bell. sanayi sonras› ‹NT ERNET toplum kavram›yla aç›klanabilece¤ini iddia etmektedir. bunlardan yaln›zca ikincisinde sanayi sonras› toplum özellikleri oluflabilir (Waters. Saint SimonKile bilgilerinizi hat›rlamak için Klasik Sosyoloji Tarihi (Aç›kö¤retim Fa‹ ilgili T A P kültesi Yay›nlar›. tekno-ekonomik (teknolojik ve SIRA S‹ZDE ekonomik) düzen anlam›na gelmektedir ve bu alandaki de¤iflimler zorunlu olarak politika ve kültür alan›ndaki de¤iflimlerle iliflkilendirilmek zorunda de¤ildir. endüstriyel laboratuvarlar ve üniversitelerin üstlenece¤ini ifade etmektedir (Bell. s. yeni bir toplumsal oluflumun. 1967. ‘Post-endüstriyel toplum’ kavram›. Bell. Toplumsal yap› bu anlamda siyasi rejimden ve kültürel biçimden-düzenlemeden ba¤›ms›z olarak post-endüstriyel olabilir. endüstri yöneticileri iken. politik ve kültürel alan› ancak dolayl› olarak etkiledi¤ini belirtmektedir. matematikçiler. flimdi “eski endüstriyel düzen”in (Bell. post-endüstriyel toplum kavram›n›n toplumsal yap›daki de¤iflimi tan›mlama çabas›ndan do¤du¤unu. 1976. 2011) kitab›m›z›n “Sosyolojide ‹lk Dönem Geliflmeler” bafll›kl› ünitesinde Saint Simon ile ilgili sayfalar› yeniden okuyabilirsiniz. Bell. s. 1967 y›l›nda yay›nlad›¤› makalede bu durumu flu flekilde ifade etmektedir: TELEV‹ZYON K ‹ T A P TELEV‹ZYON ‹NTERNET .14 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Bell. ekonomik büyümenin ve toplumsal tabakalaflman›n bu teorik bilgi ekseni etraf›nda örgütlendi¤i bir yap›d›r (Bell. Bell. Bell’e göre toplumsal yap›. xcix). 108).114). Bu çerçevede post-endüstriyalizm D‹ KKAT kavram›. s. Gerçekten de sanayi sonras› toplum özelliklerini vurgularken Bell’in 1960’lar›n sonlar›nda önem atfetti¤i birçok toplumsal. yani postendüstriyalizmin as›l etkisinin toplumsal yap› SIRA S‹ZDE üzerinde oldu¤unu. 1976. 27). s. Bat› toplumunO R U da kültür veS toplumsal yap›n›n birbirinden ayr›ld›¤›n›. karar alma mekanizmalar›nda yaflanan de¤iflimleri ve sonuçlar›n› aç›klamaktad›r. ekonomistler ve yeni bilgisayar teknolojisinin mühendisleridir (Bell. Eskiflehir. birinin giderek kurum-d›fl›laflt›¤›n› ve mevcut ahlak normlar›na uymaz hale geldi¤ini. 1967. toplumsal yap›daki de¤iflimi tan›mlama çabas›ndan do¤mufl bir kavramd›r (Bell. yeni teknolojinin. Yeni toplumun egemen kurumlar› entellektüel kurumlar› olacakt›r. Ayr›ca yeni toplumda liderli¤i bugün bildi¤imiz anlamda ifladamlar› ve flirketler de¤il. Dahas› toplumsal yap›da iki boyut ay›rt edilebilir: sosyo-ekonomik ve (ekonomik mülkiyet örüntüleri) ve sosyo-teknik. s. Bu aç›dan post-endüstriyalizmin politika ve kültür alan›n› ancak dolayl› olarak etkileAMAÇLARIMIZ yece¤ini savunur (Bell. Bell analizi boyunca toplumsal yap› olarak tan›mlad›¤› tekno-ekonomik alan›n post-endüstriyel olabilece¤ini iddia eder. endüstriyel toplum ya da kapitalizm gibi post-endüstriyel toplumun da ancak kavramsal bir flema içinde anlaml› oldu¤unu.114). araflt›rma flirketleri. hatta Bell genel olarak da DÜfiÜNEL‹M “toplumlar›n organik oldu¤una ya da tek bir sistem olarak analiz edilebilecek derecede bütünleflmifl olduklar›na” inanmaz (Bell. 1967. s. yeni figürler bilimadamlar›.

verimli ve kazançl› teknikler ve üretim sistemleri. Sanayi sonras› toplumun ilk ve en önemli özelli¤i iflgücünün ço¤unlu¤unun art›k tar›m ya da imalat sanayi ile ilgisinin azalmas›d›r. daha az etkin ve kârl› olanlar›n yerini almaktad›r. Waters. Ve yeni toplumun hakim kurumlar› da -en yetenekli olanlar› içerecek ve en yarat›c› flekilde meydan okuyacak olmalar› aç›s›ndan. Waters’a göre Daniel Bell. . Sanayi sonras› toplumda flirketlerin. “yeni adamlar” bilim insanlar›. yenilikler (inovasyon) ve yeni toplumsal iliflkilerin siyasal yönetimi için temel oluflturmaya bafllam›flt›r. bu liderlik araflt›rma flirketlerinde. endüstriyel laboratuvarlarda. 1967. • Teorik bilginin önceli¤i: Sanayi sonras› toplumun tan›mlay›c› ekseni teorik bilginin üstünlü¤üdür. s. Bu durum ayn› zamanda bilginin çok farkl› durumlar için uygulanabilir soyut sembolik sistemler fleklinde kodlanmas›n› kapsamaktad›r (Bell’den akt. riskleri. Waters. 110). s. teorik karakterde oldu¤unu vurgulamaktad›r. finans. Waters. Bell. ekonomistler ve yeni bilgisayar teknolojisinin mühendisleridir. • Profesyonel ve teknik s›n›f›n üstünlü¤ü: Bell. s. gelifltirme faaliyetleri yürüttüklerini gözlemleyebilmekteyiz. yüzy›l›n toplumuna iliflkin de¤erlendirmelerinin bir k›sm›n›n hâlâ geçerli oldu¤unu söyleyebiliriz. deney istasyonlar›nda ve üniversitelerde olacakt›r. sanayi sonras› toplumda bilginin geleneksel veya uygulamal› de¤il. Bell “bilgi s›n›f›”n›n temelde mülkiyete de¤il. Dolay›s›yla Bell’in 20. Daha etkin.27). ileriye do¤ru de¤erlendirmelerin.Sanayi Sonras› Toplum: Daniel Bell 15 “. Yeni toplumun liderli¤i ifladamlar›nda ya da bildi¤imiz flekliyle flirketlerde olmayacakt›r (üretimin çok önemli bir k›sm› rutinleflmifl olacakt›r). Ünite . e¤itim ve yönetim gibi hizmetlerde yer almaktad›r (Bell’den akt. “eski” endüstriyel düzenin geçmekte oldu¤u ve asl›nda bir “yeni toplum”un oluflmakta oldu¤u aç›kl›k kazan›r. Weber’in bürokratik yönetici s›n›f›na dair ideal tipin boyutlar›nda kulland›¤› metodolojiye öykünerek. metamatikçiler. Bu çerçevede bilimadamlar› ve mühendisler birlikte “bilgi s›n›f›”n› oluflturacaklar ve varl›kl› burjuvazi ile yer de¤ifltireceklerdir (Bell’den akt. 1996. yeni toplumun yap›s›n›n iskeleti flimdiden görünmektedir” (Bell. ideal tip benzeri bir kurgu ile sanayi sonras› toplumu 5 aç›dan de¤erlendirmektedir: • Hizmet ekonomisinin oluflumu: Teknolojinin geliflmesi ile birlikte toplumun ekonomik ve teknolojik yap›s› da de¤iflmektedir. s. s. Toplumun bilginin çevresinde örgütlenifli. Bell’e göre yeni toplumun liderli¤ini üniversiteler üstlenecektir. • Teknolojinin planlanmas›: Teorik bilginin geliflmesi teknolojik önkestirimde bulunmay› olanakl› hale getirmektedir. 64). 110). maliyetleri ve avantajlar› içerecek flekilde de¤iflimin planlanmas›d›r (Bell’den akt. yüzy›l›n ortalar›nda 21. s. araflt›rma. Waters. Bu durum. ifladam› ve endüstriyel yönetici ise. 1996. 110).. üniversitelerin sanayi kurulufllar› ile iflbirli¤i içinde piyasaya yönelik ürün tasarlama.. sanayi sonras› toplumda üniversite/yüksek ö¤renim gerektiren profesyonel ve teknik mesleklerin toplumda ço¤unlu¤u oluflturmasa da egemen olaca¤›n› ifade etmektedir. 1996. ancak ticaret.Saint-Simon’un yönteminden ziyade ruhu ile düflünecek olursak. 1996. ulafl›m. sa¤l›k.1. dinlence. toplumsal kontrol. Asl›nda. E¤er son yüz y›l›n hakim figürleri giriflimci.entelektüel kurumlar olacakt›r. 110). 1996. sanayi kurulufllar›n›n AR-GE (araflt›rma gelifltirme birimleri) birimlerinin birer araflt›rma laboratuvar› gibi ifllev gördü¤ünü. bilgiye dayal› bir profesyonel s›n›f oldu¤unu ancak bilgi s›n›f›n›n endüstriyel bir s›n›f olmaktan çok bir statü grubuna daha yak›n bir oluflum oldu¤unu belirtse de sanayi sonras› toplumun en önemli s›n›f› olarak addetti¤i bilgi s›n›f›n› “s›n›f” olarak betimlemekte ›srar eder (Waters.

111-112). Bu anlamda bilgisayar fiziksel bir teknolojik araç olarak düflünülebilir ancak yaz›l›m. iletiflimin. s. 143). s. al›fl›lagelmifl anlamlar›n›n karfl›s›nda. Ayr›ca meritrokrasi. bir entelektüel teknoloji ürünü olarak istatistiksel ve mant›ksal olarak bilgisayara veri olarak girilen formüllerdir (Bell’den akt. 1996. Hizmet sektörünün birçok bilefleni bulunmaktad›r. Waters. Sanayi sonras› toplumun iki temel özelli¤i bulunmaktad›r: • Bilim ve ak›l yürütmeye dayal› de¤erlerin rolünün toplumun temel kurumsal gereksinimleri olarak öne ç›kmas›. Bell’in Sanayi Sonras› Toplumun Gelifli kitab›n›n sonraki bask›lar›nda. Üçüncüsü. • Kararlar›n daha teknik bir nitelik kazanmas›. sanayi sonras› topluma iliflkin boyutlar›n çeflitlendirildi¤ini baz›lar›ndan ise vazgeçildi¤ini söylemektedir. yeme-içme. kiflinin sezgiden ba¤›ms›z bir flekilde karar alabilmesine olanak tan›yan. ayr›ca befl kurumsal situs belirler: ticaret.s) büyür. dahas› bu çat›flmalar sayesinde s›n›f oluflumunun engellenebilece¤ini ileri sürer (Waters. Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› • Yeni entelektüel teknolojinin yükselifli: Teknolojinin fiziksel. Ancak Waters’a göre (1996) sanayi sonras› toplum kuram›na sonradan fazlaca eklenen bu özellikler asl›nda iki temel unsurun. spor v. beyaz-yakal› istihdam›. Bell yaflad›¤› toplumda deneyimledi¤i yeni teknolojik geliflmeler. toplumun karmafl›klaflan yap›s› ve haklar›n artan siyasallaflmas› kamu hizmetleri sektörünün genifllemesine neden olmaktad›r (Waters. Sanayi Sonras› Toplumlar›n Genel Karakteristikleri Veysel Bozkurt (2010) sanayi sonras› topluma iliflkin belirgin özelliklerini Daniel Bell ve di¤er sanayi sonras› toplum kuramc›lar› olan Alain Touraine ve Masuda’n›n yaklafl›mlar›n› da kapsayacak biçimde flu bafll›klar alt›nda de¤erlendirmifltir: 1. ulafl›m›n. Bilgisayar “entelektüel teknoloji”nin aletidir. 112-113). bireysel gelir artt›¤›nda bofl zaman hizmetleri (kiflisel bak›m. bankac›l›k ve finans sektörlerinin düzenlenmesi ile büyür. ‹lk olarak sanayi toplumunda belli bafll› kol eme¤ine dayal› gerçeklefltirilen hizmet endüstrisinin. 1996. k›tl›¤›n sonu. 1997. araçlarla ya da makinelerle ifli olan. ekonomi. enformasyon ekonomisi gibi bugün s›kl›kla kulland›¤›m›z kavramlar›n ve oluflumlar›n Bell taraf›ndan sanayi sonras› toplumun genel özellikleri aras›nda s›raland›klar›n› görmekteyiz. Kitab›n sonraki bask›lar›nda Bell dört ifllevsel situs belirtir: bilimsel. sa¤l›k ve e¤itimin birer hak olarak kavran›fl› yayg›nlafl›r. böylece de bilimcilerin ve ekonomistlerin (yani profesyonel mesleklerin) politik sürecin içine daha do¤rudan girmeleri (Belek. teknomant›ksal. Büyük çat›flmalar›n s›n›flar aras›nda de¤il. boflzaman seyahati.16 Entelektüel teknoloji fleylerin yeniden üretilebilir tarzda yap›m yolunu belirleyen ve sorun çözümünde sezgisel yarg›n›n yerini alabilecek bilimsel bilgiyi içerir (Poloma. Yükselen yeni s›n›flar . e¤lence. hükümet. kamu hizmetlerinin. 1993. 1996. Waters (1996). toptan ve perakende da¤›t›m›n›n genifllemesini varsayar. Dördüncü olarak. “insanlararas› oyun”u model alabilen. 327). 111). mal üretimi acil ihtiyaçlardan fazla oldu¤unda. sosyal refah ve askeri. üniversite/araflt›rma. s. s. ‹kinci olaraksa. Sanayi sonras› toplumun bilginin yo¤un olarak kullan›ld›¤› bir toplumsal formasyon olarak organize edilmifltir. teorik bilginin merkezileflmesi (teknolojik de¤iflim için bilimin kullan›m›) ve hizmet sektörünün genifllemesinin çeflitlendirilmesidir. soyut sembollerin sistemi olarak “entelektüel teknoloji” düflüncesini ileri sürmektedir. yönetimsel ve kültürel. Ekonomik yap›daki dönüflüm 2. Beflinci olarak ise. iflin yap›s›ndaki ve çal›flanlar›n kompozisyonundaki de¤iflimleri gözlemledikçe kuram›na yeni birtak›m unsurlar› ekleyerek revize etme ihtiyac› hissetmifltir. s. bu situslar aras›nda gerçekleflece¤ini.

Sanayi sonras› toplumlar›n özellikle bilginin stratejik kontrolü ba¤lam›nda düflünce kurulufllar›. 1993. Sanayi sonras› toplumda bilgi stratejik bir önem kazanm›flt›r. s. Bu ba¤lamda sadece teknik bilgi anlam›nda de¤il. S›n›fsal de¤iflim çal›flma alan› ile birlikte seyretmifltir. bilgisayar. Sanayi sonras› toplumun di¤er karakteristikleri 1. s. s. Sanayi sonras› toplumda bilgi ve enformasyonun artan oranda bir a¤›rl›k kazand›¤› kaç›n›lmaz bir olgudur. 1989. teknik ve profesyonel s›n›f büyümüfl. 463). Ünite . teknisyenler. 4. 1993. Ayr›ca “bilgi daha önce benzeri görülmedik ölçüde teknik yenilenmeyi ve ekonomik büyümeyi basitçe yönetmekle kalmamaktad›r. hem toplumsal tabakalaflma hem de toplumsal s›n›f analizlerini de etkilemifltir. akt. s. 463). 24). Art›k vas›fl› ya da yar› vas›fl› mavi yakal› iflçilerin yerine hizmet sektörünün ihtiyac›n› karfl›layan beyaz yakal› iflçilerin yo¤un olarak istihdam edildi¤i bir süreç yaflamaktay›z. Yükselen yeni s›n›flar: De¤iflim yaln›zca üretimin gerçekleflti¤i mekânlarda de¤il. 2007. Bilginin üretimi. Ekonomik yap›daki dönüflümler: Ekonomik yap›daki en belirgin dönüflüm mallar›n üretiminden hizmetlerin üretimine yönelik yaflanan de¤iflimdir. s. Bilginin artan rolü 4. 2007. . mühendisler. mülkiyetten çok bilgi ve uzmanl›¤a dayanan bir güce sahip olan “bilgi s›n›f›” önem kazanm›flt›r.1. Sanayi sonras› toplumda hizmetlerin üretiminde art›fl›n gözlendi¤i alanlar “e¤itim. s. endüstri gibi temel sektörlerin gerileyerek enformasyon ve hizmetler sektörlerinin ön plana ç›kmas› da önemli göstergelerdir. Enformasyon teknolojileri: Enformasyon teknolojisi sanayi sonras› toplumun ortaya ç›k›fl›nda etkili olan bir etmendir. Bilginin artan rolü: Sanayi sonras› toplumun yeni paradigmas› teorik bilgidir. iflin niteli¤inde de gözlemlenmektedir. Sanayi sonras› toplumda teorik bilgi “toplum için yeniliklerin sa¤lanmas›nda ve politik kararlar›n al›nmas›nda” merkezi bir rol alm›flt›r (Poloma. üretilen bilginin kullan›m› kadar çok önemli stratejik bir araç haline gelmifltir. “Bir ulus sanayilefltikçe. sa¤l›k. ifl gücünün büyük bir k›sm›. 3. 2004. Bilim adamlar›. Üniversiteler. s. Enformasyon teknolojilerinin bilim- Sanayi sonras› toplumda kol eme¤ini kullanan mavi yakal› iflçilerin istihdam› azalm›fl. 2010. “think-tank”ler. Sanayi sonras› toplumdaki en önemli s›n›f “bilgi s›n›f›”d›r. Bu geçiflin bir sonucu olarak ulusal gelir artt›kça hizmetlere olan talep artacakt›r” (Bell. sosyal hizmetler gibi insani hizmetler. 326). kendisi de h›zla ekonominin temel faaliyeti ve mesleki temel belirleyicisi haline gelmektedir” (Kumar. s. 95. 326). ekonominin çiftçilik (farming) ve tar›m (agriculture) sektöründen imalat (manifacturing) sektörüne kayar. Sanayi sonras› toplumun belirgin bir özelli¤i olan s›n›fsal de¤iflim. 222). Sanayi sonras› toplumda yeni s›n›flar ortaya ç›km›flt›r. 326).Sanayi Sonras› Toplum: Daniel Bell 17 3. 1993. Enformasyon teknolojileri 5. 2. stratejik araflt›rma merkezleri ve araflt›rma merkezleri etraf›nda örgütlendiklerini ve faaliyet gösterdiklerini söyleyebiliriz. ö¤retmenler. sistem analizi ve bilimsel araflt›rma ve gelifltirme gibi mesleki hizmetler olarak karfl›m›za ç›kmaktad›r” (Bell. t›p personeli gibi “teknik ve profesyonel” s›n›f›n niceliksel art›fl› söz konusudur. Yükselen yeni bilgi s›n›f› “servet ve mülkiyetten ziyade bilgi ve uzmanl›¤a dayal› yeni bir güç biçimini temsil ederler” (Slattery. uzmanl›k alanlar› ve idari teflkilat›n geliflmesi sonucunda ortaya ç›kan “yeni bir entelijansiya” yani “bilgi s›n›f›” önem kazanm›flt›r (Slattery. 1973: 15’ten akt. Ayr›ca tar›m. Bozkurt. stratejik olarak farkl› co¤rafyalardaki politik belirleyicilik anlam›nda da bu kurulufllar›n finanse edildi¤ini ve siyasi aktörlere ba¤l› olarak reel politik alan› biçimlendirme gücüne sahip olduklar›n› ifade etmek mümkündür. Bu efl zamanl› de¤iflim “yap›lan iflin türünde teknik ve profesyonel s›n›f›n üstünlü¤ü lehine” gerçekleflmifltir (Poloma. Yeni ortaya ç›kan toplumsal formasyonun örgütlenmesi bilgi ekseninde gerçekleflmektedir. Poloma.

merkeziyetçi e¤ilimler azalm›fl ve bireysellik güçlenmifltir. 226) öngörüsü yayg›n bir flekilde paylafl›lm›flt›r. yeni geliflen s›n›flar. Aktüel Yay›nlar›. Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Sanayi sonras› toplumda ulus devlet zay›flam›fl. üretim anlay›fl›n› de¤ifltirmekte. Toplumsal ve ekonomik yaflamdaki de¤iflimler sanatsal alanda da E L E V ‹ Z Y O N kültür. cinsiyet ve dine gö‹NTERNET TELEV‹ZYON ‹NTERNET ‹NTERNET . toplumsal s›n›flar›n parçal›l›¤›n›n art›fl› sonucu iflçi hareketlerinin de parçal› bir karakter kazand›¤› gözlemlenmektdir. sermaye hareketlerini dünya tarihinde hiç olmad›¤› kadar h›zland›rmaktad›r. 2010. bilgilerin elde edilmesinde.18 Enformasyon teknolojileri (bilgi teknolojileri). endüstri toplumunun merkeziyetçi e¤ilimlerinin zay›flad›¤› ve bireyselli¤in güçlendi¤i bir toplum olacakt›r” (Bozkurt. Buna göre geleneksel iflçi hareketlerinin yerini “enformasyon toplumlar›nda sivil vatandafl hareketlerinin alaca¤›. yeni ama daha s›n›rl› ifl alanlar› yaratmaktad›r. hizmet sektöründe çal›flanlar. bilgi s›n›f› ile birlikte farkl›laflaca¤› öngörüsü de bulunmaktad›r. Dolay›s›yla sanayi sonras› toplum bu aç›dan da “ekonomik faaliyetlerinde ‘global düS‹ZDE flün. Kültür” (‹stanbul. Enformasyon teknolojileri insanlar›n ve toplumlar›n birbirleriyle iletiflim olanaklar›n› art›rmakta. DÜ NEL‹M Post-endüstriyel ulus-devletin zay›flamas›na neden olan faktörler neler olabilir? SIRA toplumda S‹ZDE S O R U Düflününüz. s. yüzy›l›n ikinci yar›s›ndan itibaren kültür. yerel SIRA hareket et’ felsefesinin egemen oldu¤u. Dolay›s›yla enformasyon teknolojilerinin pozitif/negatif dönüfltürücü etkisi yads›namaz bir gerçeklik haline gelmifltir. medya arac›l›¤› ile kurumsallaflm›fl ve ba¤›ms›zlaflm›flkendisini T göstererek t›r. tutumlar› ve ilgileri rastlant›sal olarak toplumsal konumlar›n özellikleri olan yafl. gönüllü teflebbüslerin de toplumda giderek çok daha önemli hale gelece¤i” (Bozkurt. Çünkü sosyolojik pratik davran›fl›. bilgisayar ve iletiflim teknolojilerinin bileflimine. depolanmas›nda. 5. çal›flanlar aç›s›ndan istihdam olanaklar›n›n daha yüksek e¤itim seviyesi gerektirmesi ve vas›fs›z/yar›vas›fl› iflçilerin istihdam sorununu beraberinde getirmektedir. kültür ekseninde kap‹K Ksonras› A LT‹ M saml› bir flekilde de¤erlendiren çal›flmas› için Veysel Bozkurt’un “Endüstriyel & Post-Endüstriyel Dönüflüm: S O S‹ZDE R U Bilgi. Sanayi toplumunun büyük toplumsal ve siyasal sorunlar› karfl›s›nda “ulus-devlet” Bell’e göre eski gücünü yitirmifltir. 225). Kültürün K ba¤›ms›z ‹ T A P ve özerk bir kurum haline gelmesi Bell’e göre sosyoloji disiplini için sorun teflkil eder. Sanayi toplumunda varolan geleneksel iflçi hareketleri ve dayan›flmas›n›n. 2010. DD Üfi ÜN E Sanayi ve sanayi toplumdaki dönüflümleri bilgi. A P ayr› bir flekilde 20. Bilgisayar destekli üretim. Bat›n›n SIRA S‹ZDE sanayi toplumunda kültür toplumsal de¤iflmeden ba¤›ms›z kalarak bozulmam›fl ve K ‹ T varolmufltur. di¤er taraftan da bireyin konumunun güçlenmesine yol açm›flt›r” (Bozkurt. donan›m. de¤iflimi teflvik etmektedir ve ekonomi de bu de¤iflim arzusunu yerine getiren bir araç haAMAÇLARIMIZ line gelmifltir. s. s. toplumsal rollerin de¤ifliminde çok önemli role sahiptir. ekonomi. Ayr›ca gönüllü toplumsal hizmetlerin ve gönüllü kurulufllar›n sivil vatandafll›k ilkesi ekseninde yeni toplumsall›klar ve bu çerçevede yeni toplumsal hareketler gelifltirdikleri de görülmektedir. Sanayi sonras› toplumun di¤er karakteristikleri: Teknolojinin ucuzlayarak kitlesel kullan›m›n›n yayg›nlaflmas› “kitle üretimi ve haberleflmesinin çözülüflüne yol açarken. ekipman ve hizmetlerin bütününe verilen add›r. 2005) çal›flmas›n› SIRA okuyunuz. Ekonomi. ifllenmesinde ve iletilmesinde kullan›lan yaz›l›m. Gerçekten de sanayi sonras› toplumda geleneksel iflçi hareketlerinin zay›flad›¤›. D‹KKAT Kültür AMAÇLARIMIZ SIRA S‹ZDE S O R U DD Ü ‹fiK ÜK NA EL T‹ M S O S‹ZDE R U SIRA D‹KKAT AMAÇLARIMIZ 3 SIRA S‹ZDE K ‹ T A P AMAÇLARIMIZ TELEV‹ZYON K ‹ T A P ‹NTERNET TELEV‹ZYON Bell’in sosyolojisinde kültür en önemli alanlardan birisini oluflturmaktad›r.fi Ü 226). Ayn› zamanda üretim yap›s›na etkisi geleneksel istihdam alanlar›n› daralt›rken. 2010. SIRA S‹ZDE DÜfiÜNEL‹M sel ve toplumsal olarak hayatlar›m›za girifli toplumsal iliflkilerin. sermaye aç›s›ndan verimlilik art›fl› ve maliyet düflüflü anlam›na gelirken.

1.post-endüstriyel toplumlar hakk›nda öne sürdükleri ile post-modernistlerin modern-postmodern toplumlar hakk›nda öne sürdükleri aras›nda birçok ortak nokta bulundu¤unu belirtmekteydi. yeni bir yönetici elitten bahseder. daha önce ifade edildi¤i gibi (2003. 125-126). 235). yenilikler acaba sanayileflmenin yol açt›¤› biçimde insan hayat›n›n genel çerçevesini dönüfltürebilmifl midir? Örne¤in. 2003. Bu aç›dan radikal bir dönüflümü ifade ediyor. Modern toplumlar›n tarihinin yeni bir evreye veya yeni bir aflamaya girmekte oldu¤u iddias›nda temellenen sanayileflme sonras› kavram›. s. Bu noktada Bell özellikle post-endüstriyel toplumun toplumsal yap›s› ile kültürü aras›ndaki fark üzerinde yo¤unlafl›r. en az›ndan baz› yönlerini. Ünite . post-endüstriyel toplumun toplumsal yap›s› ile kültürünü farkl› ilkeler temellendirmektedir. sanayileflmenin yol açt›¤› biçimde. 2003. Bell yukar›da ele al›nan tüm bu faktörlerin post-endüstriyel toplumun hem toplumsal yap›s› hem de siyasal yap›s› ve kültürü üzerinde yol açt›¤› dönüflümlerle ilgilenir (Ritzer. 232) Bell’in endüstriyel . 1976. ‘sanayi toplumu’nun yerini ‘sanayileflme sonras› toplum’a b›rakt›¤›n› iddia ediyor (Kumar. 1974. Ritzer. kendini gerçeklefltirme ve tatmin etme ilkeleri hâkimdir. Ancak Ritzer (2003. 1974. s. Bell. Bell sadece en tepedeki yap›larla ilgilenir. Sanayileflme sonras› toplum tart›flmas›n› bu sorular ekseninde düflünmek. 441). SANAY‹ SONRASI TOPLUM TEOR‹S‹NE YÖNEL‹K ELEfiT‹R‹LER Sanayileflme sonras› kavram› ‘sanayi toplumu’ ve sanayileflme sürecine dair sahip oldu¤umuz resmin tümünü yeniden düflünmeye zorluyor. de¤er seçimi ve estetik tercihler daha fazla kifliselleflmifltir (Waters.Sanayi Sonras› Toplum: Daniel Bell 19 re tahmin edebilece¤i iddias› üzerinden kurumsallaflm›flt›r. 1996. Buna göre. söz konusu yenilikler. s. insan bilincinin çerçevesini/iskeletini dönüfltürebilmifl midir? (Stearns. s. Örne¤in. insanlar› mevsimlere dayal› bir zaman alg›s›ndan saat esasl› bir planlama yapmaya zorlayarak zamanla ilgili temel alg›lar›n› dönüfltürebilmifl midir? Bütün bu yenilikler. 2003. yaflanan dönüflümü anlamak aç›s›ndan fayda sa¤layabilir. Yeni bilgiden. Bell’in bir modernist ve hatta bir muhafazakâr olarak. s. elefltirmekten geri kalmad›¤›na dikkat çeker. 235). 235). s. 16). 233) post-modern toplumu olumlu terimlerle tasvir etmeye çal›flan ço¤u post-modernistin aksine. Sanayileflme-sonras› toplum kavram›n› ciddiye almak için bu meselenin de ele al›nmas› gerekir (Stearns. Ritzer. sanayileflme beraberin- . Bell’in post-endüstriyel toplumun. s. 13-14). postmodernizmle iliflkilendirdi¤i bu tür irrasyonel ve hedonizm benzeri geliflmelerin. s. böylesi bir kültürün verimlili¤in ve rasyonalitenin egemen oldu¤u bir toplumsal yap›ya ayk›r› düfltü¤ünü savunur ve bu noktada irrasyonel ve hedonistik düflüncelerle iliflkilendirdi¤i post-modernizmi elefltirir (Ritzer. s. Daha önce belirtildi¤i gibi. Post-endüstriyel toplumun ekonomik meselelere odakl› toplumsal yap›s›nda rasyonalite ve verimlili¤e yönelik bir ilgi hâkimken kültürel alanda irrasyonel. Oysa Bell bütün bu sorular›n cevaplar› ile çok da ilgili de¤ildir. geleneksel erozyona u¤ratarak onlar›n yerini ald›klar›n› ve bu aç›dan toplum için bir tehdit oluflturduklar›n› düflündü¤ünü savunur (Ritzer. Bell post-endüstriyel toplumun özellikle toplumsal yap›s› ile kültürü aras›nda gördü¤ü kopuklu¤u elefltirir. bir baflka ifadeyle. toplumun bütün de¤er sisteminin de¤iflip de¤iflmedi¤i meselesi ile ilgilenmez. Gerçekten de Bell’in ve di¤er sanayi sonras› toplum iddias›n› dile getiren kimi düflünürlerin iddia etti¤i gibi insanl›k tarihi sanayi toplumunun özellikleri ile büyük bir kopuflu temsil eden yeni bir evre içinde mi? Soruyu flöyle de sorabiliriz: Sanayileflme sonras› kavram› ile ifade edilen dönüflümler. Oysa yaflam tarz›.

Bugün içinde bulundu¤umuz toplumsal yap›da tüm toplumlar›n sanayi sonras› aflamaya geç(e)medikleri. mavi yakal› iflçiler ile beyaz yakal› iflçilerin yapt›klar› iflin niteli¤i aç›s›ndan Bell’in öngördü¤ü biçimde çok da farkl›l›k kalmad›¤›. Aileyle ilgili en belirgin dönüflüm. 1998. sanayi sonras› toplumda bulabilir miyiz? Belki evet. S›n›fsal çat›flma halen geçerlili¤ini korumakta. M. Dolay›s›yla. Beyaz yakal› çal›flanlar›n profesyonelliklerinin düzeyi bu anlamda belirsizleflmifl. Bu anlamda sanayi sonras› toplum olarak tasvir edilen dönemde çal›flanlar›n bilgi düzeyleri neredeyse eflitlenmifl. matematikçiler. Dolay›s›yla. s›n›f çat›flmas›. evlenme yafl› yükselmifl. Dahas›. Benzer bir biçimde. araflt›rma örgütlerini ve deney merkezlerini yerlefltirir. “gelece¤in toplumu” portresi çi- . bütün bu özellikleri karmafl›k bir flekilde bünyesinde bar›nd›ran toplumlar›n varoldu¤unu söylemek mümkündür. süreklilik söz konusudur. sanayileflmenin ifl ve aile aras›ndaki ba¤› bütünüyle de¤ifltirmesinde gözlemlenir. tarihsel gerçeklikleri ya ihmal etmekte ya da kendi iddialar›n› destekleyici bir biçimde kullanmaktad›r. modern kapitalist toplumlardaki en az›ndan son bir as›rda gözlemlenebilen rasyonelleflme süreciyle ilgilidir. üniversiteleri. Bell’in ilgisi daha önce de söyledi¤imiz gibi en tepedeki yap›lar›n dönüflümüne yönelik bir ilgi. 2004. sanayi-sonras› toplumun en temel özelliklerinden birinin efllik etti¤i söylenebilir: teorik bilginin empirizme önceli¤i. de¤erler sistemi ile ya da bunlar›n yaflad›¤› dönüflümle ilgili bir çözümleme yapmad›¤› için arad›¤›m›z cevaplar› onun söylediklerinde bulmam›z mümkün de¤il.) beyaz-yakal›lar›n artan etkinli¤ine. Sanayi sonras› toplum teorisine yöneltilen elefltirilerin odak noktas› “s›n›fsal eflitsizli¤in kal›c›l›¤›. Weber’in de iddia etti¤i gibi. özellikle çal›flma koflullar› aç›s›ndan farkl›l›¤›n neredeyse yok denecek kadar azald›¤› gözlemlenmektedir. erkekler eve ekmek getiren bir rol üstlenmifllerdir. ekonomistler. ‹fl ile ev birbirinden ayr›lm›fl. beyaz yakal› ifllerin vas›fs›z niteli¤i ve tüm mesleklerde profesyonelleflme normunun suland›r›lmas›d›r” (Swingewood. E¤itimli profesyonel ve teknisyen gruplardan oluflan (bilim adamalar›. 1976. toplumda bilim adamlar›n›n ve teknik donan›ma sahip profesyonellerin say›s›n›n artmas› asl›nda sanayi sonras› toplumla de¤il. bir yeni toplumu müjdelerken. mühendisler. asl›nda Bell’in iddia etti¤i gibi bir büyük kopufl ya da k›r›lma de¤il. Örne¤in. dahas› s›radanlaflm›flt›r. bu yeni toplumun merkezine Bell. hatta sanayi öncesi olmasa da tar›m toplumu. 446). Bell’in önkestirime dayal› metodolojisi. 109). Dolay›s›yla profesyonel mesleklerin bilgi temelli edindikleri becerilerin vas›fs›zlaflmas› söz konusudur. sanayi toplumu ve dahas› sanayi sonras› toplumun belirgin özelliklerini bir arada bulunduran. Ama Bell toplumsal bilinçle.20 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› de aileye iliflkin ciddi dönüflümleri getirmifltir. s. teorik bilginin üretime uygulanmas› da yeni de¤ildir. ekonomik kaynaklar›n birkaç elde yo¤unlaflmas›. ‹malata dayal› üretimin yerini hizmete dayal› bir ekonominin ald›¤› bu yeni ekonomik yap›da. Benzer bir de¤iflimi. bilimsel bilginin ya da teorik bilginin ayr›cal›¤› ve iktidar› s›n›rlanm›flt›r. ‘hizmet ekonomisi’ne geçildi¤ini iddia ederken. ‹ngiltere’de 1850’lerde zaten bir hizmet ekonomisine do¤ru dönüflüm yafland›¤› gerçe¤ini görmezden gelmektedir (Kumar. Bell. s. Sanayi toplumu. vb. 374). Weber’in ideal tiplefltirmesindekine benzer bir biçimde formüle etti¤i sanayi sonras› toplum kavram›n› gelifltirirken Daniel Bell. bütünüyle bilimsel ve teknolojik geliflmelerin bir ürünüdür (Giddens’tan aktaran Parlak. s. mavi-yakal›lar›n ekonomideki a¤›rl›¤› azal›rken beyaz-yakal›lar›n iflgücü içindeki etkinli¤inin belirgin bir biçimde artt›¤›n› iddia etmekte. kad›nlar bafllang›çta daha çok ev içi ifllerle u¤rafl›rken. sanayi toplumu ile sanayi sonras› toplum aras›nda.

Buna göre Krishan Kumar’›n Sanayi Sonras› Toplumdan Post-modern Topluma-Ça¤dafl Dünyan›n Yeni Kuramlar› (2004) adl› çal›flmas›nda sanayi sonras› toplumda Bell’in yeni hizmet s›n›f› olarak gördü¤ü “insan hizmetleri” ve “profesyonel hizmetler” alan›nda istihdam edilen iflçilerin say›s›nda kayda de¤er art›fl gözlemlense de asl›nda nitelik aç›s›ndan betimsel düzeyde bu iflçilerin “profesyonel” olarak adland›r›ld›¤›n› belirtmektedir. 464). 2004. Kumar’›n özetledi¤i bu durum da göstermektedir ki. 40). 464). dükkanc›lara ‘idareciler’” denmesini örnek gösterir. bunlar›n birço¤u yar›m gün ya da geçici olarak çal›flmaktayd›. kopyalama ve enformasyon ulaflt›rmayla u¤raflan rutin enformasyon iflçileri yer al›yordu. ifl güvenli¤i ve kariyer beklentisi hemen hemen s›f›rd›” (Kumar. Bell çal›flmas›n›n sonraki bask›lar›nda sanayi sonras› toplumu temsil etti¤ini düflündü¤ü. s. Buna örnek olarak da “tesisatç›lara ‘›s› mühendisi’. fast-food restoranlar› dahil olmak üzere ‘yiyecek ve içecek’ kurulufllar›nda çal›flanlard›: ‘sa¤l›k hizmetleri’ temelde hemflireler ve özel hastanelerdeki yard›mc› personel ve evlerde çal›flan özel hemflirelerden olufluyordu. Ücret düzeyleri düflüktü. 40) üzerine söylenebilecekler de Bell’in kuram›ndaki hizmet s›n›f›n›n homojen bir s›n›f gibi ele al›fl›na dair kayg›lar› art›r›r. benzer yap›ya sahip oldu¤unu düflündü¤ümüz Britanya’da ayn› pozisyondaki çal›flanlar›n çok daha az›n›n üniversite mezunu oldu¤u kaydedilmektedir (Kumar. en baflta ileri sürdü¤ü birtak›m özelliklerden vazgeçmifl. s. Daniel Bell’in sanayi sonras› toplum teorisine en bariz elefltirilerden bir di¤eri ise onun ekonomik ve endüstriyel analizine yönelik olarak yap›lm›flt›r. geniflleyece¤i fleklindeki öngörü de sorunlu görünmektedir. genel olarak hizmet sektöründe ve enformasyon teknolojilerinde istihdam edilen iflçilerin bilgi düzeyleri. Ayr›ca profesyonellerin ve idarecilerin ço¤unlu¤unun e¤itim düzeyleri geliflmifl sanayi sonras› toplumlar›n en tipik örnekleri olan Amerika Birleflik Devletleri. Öte yandan Bell’in sanayi toplumundan sonraki toplumsal yap›y› analiz ederken çizdi¤i çerçeve fazlaca “fütürolojik” bulunmufltur (Slattery. Kumar’a göre yeni ifl alanlar› daha çok hizmetler ve perakende ticaret alanlar›nda yarat›lm›flt›r. “Tipik yeni iflçiler. s. bilhassa bilgisayar teknolojisinde kaydedilen bafldöndürücü h›z. yapt›klar› iflin niteli¤i ve ald›klar› ücretler aç›s›ndan sanayi toplumu özelliklerini sür- . 41). bu alanda hizmet sektöründe orta kademede çal›flanlar›n say›s›n› azaltm›flt›r. 2007. Ancak her ne kadar baz› özellikleri ç›kar›lsa ve yeni eklemeler yap›lsa da Bell’in teorisi kavramsal düzeyde yayg›n kabul görmüfl. 2004. 2004. ‘ifl hizmetleri’ndeyse temelde veri ifllemeyle. Kumar. Almanya ve Japonya’da üniversite mezunu olabilirken. vas›f ve bilgi kapsam›n›n kayda de¤er ölçüde olmad›¤› üçüncül ekonominin afla¤› düzeylerinde gerçekleflmifltir. Zira toplumlar›n geliflim seyrine dair önkestirimde bulunmak olas› de¤iflimlerin dikkate al›nmamas› durumunda bofla bir çaba olarak da kalabilmektedir. Sanayi sonras› toplum aflamas›nda bilgi s›n›f›n›n oluflaca¤›. Kumar. heterojenli¤i. Ayr›ca yeni ifl alanlar› bilgisayar/bilgi sektöründeki istihdam olanaklar›n›n art›fl›ndan de¤il. 40). 2007. Bell taraf›ndan özel bir önem atfedilen teknoloji. farkl› kavramlaflt›rmalarla çeflitlendirilmifltir. Hizmet sektöründeki iflçilerin “çeflitlili¤i. Yeni iflçilerin birço¤u kad›nlardan olufluyordu.Sanayi Sonras› Toplum: Daniel Bell 21 zer (Slattery. 2004. s. s. Ünite .1. yerine yenilerini ortaya koymufl. bu alanda çal›flanlar›n ifllerinin ortam›n›n kayboldu¤u tesbit edilmektedir (Miles ve Gershuny 1983’den akt. Zira hizmet s›n›f›n›n istihdam edildi¤i alanlarda salt bilgiye dayal› ifllerin büyük bir bölümünün “kendi kendine hizmet” sunumu nedeniyle tasfiye oldu¤u. Sosyolojide gelece¤e iliflkin toplumsal ç›kar›mlarda ya da baflka bir ifadeyle önkestirimde bulunmak genellikle hem zor hem de oldukça risklidir. eklektik bir kurama dönüfltürmüfltür. vas›f ve bilgi art›fl›” (Miles ve Gershuny 1986’dan akt. s.

Günümüzde ise Türkiye tar›m toplumu özelliklerini geride b›rakm›fl. TELEV‹ZYON D Üfi ‹N TÜ EN RE NLE‹ M T S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P TELEV‹ZYON ‹NTERNET ‹NTERNET . sektörel da¤›l›m›n› de‹ Niflgücünün TERNET tayl› bir flekilde istatiksel olarak inceleyebilmek için http://www. sekreterlik.6’s› tar›m. Cumhuriyet’in kuruluflu ile s›n›rl› düzeyS O S‹ZDE R gerçeklefltirilebilmifl. Türkiye’deki iflsizli¤i ve yaflan›lan sorunlar üzerine yak›n zamanda yap›lm›fl K beyaz ‹ T A yakal› P nitelikli bir çal›flma için lütfen Ed. 2007. teknisyen veya bilgisayar programc›s› gibi mesleklerin üyeleri Bell’in iflaret etti¤i gibi ayr›cal›kl›. K ‹ T A P teorik bilginin ve teknolojinin üretimde kullan›lmas› gibi sanayi sonras› topluma iliflkin temel dinamikler çerçevesinde ele al›nmal›d›r. 2012 y›l› Türkiye ‹statistik Kurumu Hanehalk› ‹flgücü Araflt›rmas› Mart 2012 Sonuçlar›’na göre istihdam edilenlerin yüzde 23. üretim biçimi. 465). Mevcut beyaz yakal› hizmet sektörü çal›flanlar›n›n ço¤unlu¤u genellikle vas›fs›z. Türkiye sanayi sonras› toplumun en tipik özelliklerinden biri olan geleneksel DÜ ‹M Nfi TÜ EN RE NLE T tar›msal ve‹ sanayi üretimindeki istihdam edilen nüfus aç›s›ndan anlaml› bir geliflim göstermifltir.8’i sanayi. sanayi toplumu kaD‹KKAT AMAÇLARIMIZ ancak halen sanayi sonras› toplum kriterlerini Bell’in çizdirakterini benimsemifl ¤i çerçeve içinde s›n›rl› bir flekilde tafl›yan bir ülke görünümündedir.7’si ise hizmetler sektöründe yer alm›flt›r. Türkiye’de özellikle son 30 y›lda hizmet sektöründe istihdam oran› artm›fl göSIRA S‹ZDE rünse de. Zira Türkiye 20. s. S O R U SIRA S‹ZDE K ‹ T A P AMAÇLARIMIZ TELEV‹ZYON K ‹ T A P ‹NTERNET TELEV‹ZYON SIRA S‹ZDE Türkiye sanayi sonras› toplum tart›flmalar›n›n hem içerisinde hem de d›fl›nda N ‹M DÜ Dfi ‹Ü K nitelikte KE ALT yer alabilecek bir toplumsal görünüme sahiptir.do?tb_id=25&ust_id=8 ba¤lant›s›na baflvurabilirsiniz.b) alanlarda çal›flmaktad›rlar (Slattery. iktidar sahibi olabilecek s›n›fsal bir konuma uzak görünmektedir. istihdam alanlar›n›.9’u inflaat. petrol istasyonu görevlisi v. son zamanlarda üniversite mezunu beyaz yakal› iflsizli¤inin önemli bir sorun halinde geldi¤i görülmektedir. yüzy›la tam bir tar›m toplumu olarak girmifl. Dolay›s›yla Bell’in resmetti¤i sanayi sonras› topluma dair göreli iyi koflullar ne yaz›k ki gerçeklikten uzak seyretmektedir.22 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› SIRA S‹ZDE DÜfiÜNEL‹M dürmektedir. Hizmet sektörü kavram› Bell’in ortaya koymaya çal›flt›¤›ndan çok daha genifl anlamda sanayi üretiminin birer uzant›s› fleklinde faaliyet gösteren alanlara da göndermede bulunmaktad›r.tr/PreTabTELEV‹ZYON SIRA S‹ZDE lo. D Ü fi Ü N E L ‹ulaflabilmekten M SIRA S‹ZDE S O R U DD Üfi ÜN ‹K KE ALT‹ M S O S‹ZDE R U SIRA D‹KKAT AMAÇLARIMIZ 4 Sanayi sonras› topluma SIRA S‹ZDE yönelik getirilen elefltirileri k›saca özetleyiniz.gov. yüksek e¤itimli beyaz yakal› çal›flan profiline uygun popülasAMAÇLARIMIZ yonun Türkiye gibi genç nüfusa sahip bir ülkede iflsiz kalmas› düflündürücüdür. “‘Bofluna m› Okuduk?’ Türkiye’de Beyaz Yakal› ‹flsizli¤i” (‹stanbul: ‹letiflim Yay›nlar›. özellikle k›rdan kente göçün etkisiyle h›z kazanabilmifltir. yüzde D‹KK AT 5.tuik. yaz› iflleri. 2011) bak›n›z. Bu nedenlerle Türkiye üreAMAÇLARIMIZ tim aflamalar›nda halen Bat›’n›n sanayi sonras› toplumlar›ndan teorik bilgi ve tekTELEV ‹ Z Y O N (Özkalp. U de sanayileflme sanayileflme ancak yüzy›l›n ikinci yar›s›nSIRA dan sonra. Art›k Türkiye’de uzun zamand›r hizmet sektöründe istihdam edilen O R U ve sanayide istihdam edilenleri geride b›rakm›fl görünmektenüfus oran› Star›mda dir. yüzde 19. Tan›l Bora. çok az bilgi ve uzmanl›k gerektiren (büro iflleri. 2009. 369) sanayileflmesini Bat›’ya ba¤›ml› bir noloji deste¤i almakta flekilde sürdürmektedir. Bu de¤erSIRA S‹ZDE lendirme ekseninde asl›nda Türkiye’nin s›n›fsal kompozisyonu. Bu durumda sanayi sonras› toplum özelliklerinden birisi olan vas›fl›. yüzde 50. Sanayi üretimine do¤rudan SIRA S‹ZDE ya da dolayl› katk›da bulunan mühendis. s. K ‹ T A P Türkiye’deki temel göstergelerini.

ekonomi ve toplumsal yap›da görülmektedir. teknolojik alanda bilim destekli sanayi merkezi önem kazanmakta. 180). A M A Ç 3 AM A Ç 2 Daniel Bell’in sanayi sonras› toplum teorisini analiz edebilmek. Bu nedenle Bell’in teorisi k›smen fütürolojik bulunmaktad›r. s. ‹kinci özellik toplumsal s›n›flar›n yap›s›nda gözlemlenen de¤iflimdir. Ünite . Daniel Bell’in sosyolojisinde temel amaç “kuramdan çok toplumsal çözümlemeye” a¤›rl›k vermektir. ‹malat sanayi yerini hizmet sektörüne b›rakm›flt›r. Bell 1950’lerde ortaya ç›kan yak›nlaflma (convergence) teorisinin önde gelen temsilcilerinden biri olarak kabul edilmektedir. Sanayi toplumunda egemen olan mavi yakal› ifl alanlar›n›n yerini. Sanayi sonras› toplumun genel hatlar› itibariyle en temel karakteristik özellikleri teknoloji. Sanayi sonras› toplumun en önemli özelliklerinden birisi üretim biçiminin farkl›laflmas›d›r. kavram› ele al›fl biçimiyle en çok tart›flma yaratan isim olarak de¤erlendirilmektedir. toplumsal yap›da ise yeni teknik elitlerin yükselifli ile birlikte yeni bir toplumsal tabakalaflma prensibi görülmektedir (Bell: 1974’ten akt. 1995. bilimsel ve teknik meslekler sahibi s›n›flar olarak sanayi sonras› toplumun s›n›fsal yap›s›n› biçimlendirdi¤i gözlemlenmektedir. Bilginin üretimi. Ekonomi a¤›rl›kl› olarak imalat sanayinden hizmet sektörüne kaymakta.1. Bu kavram› kullanan ilk kifli olmasa da. Sanayi sonras› toplumun bir di¤er özelli¤i ise bilginin artan önemi olmufltur. art›k beyaz yakal› ifllerin ve iflçilerin profesyonel. Daniel Bell “ideolojinin sonu” tezinin öncülerindedir. Sanayi sonras› toplumda belirleyici olan teorik bilginin merkezi önem kazanmas›d›r. S›n›fsal çat›flma halen geçerlili¤ini korumaktad›r. Sanayi toplumunun aksine sanayi sonras› toplumda ilk kez mavi yakal› iflçilerin oran› beyaz yakal› çal›flanlar›n oran›na göre düflüfl göstermifltir. geçme olas›l›klar› da bulunmamaktad›r. A M A Ç 4 . Daniel Bell “sanayi sonras› toplum” kavram›n›n sahibi kuramc› olarak bilinmektedir. Watson. Sosyolojide bu tarz toplumsal önkestirim (social forecasting) olarak adland›r›lmaktad›r. Sanayi sonras› toplum teorisi bir toplumsal de¤iflme teorisidir. Büyük toplumsal sorunlar›n çözümü için öngörülerde ve önerilerde bulunma e¤iliminde olan bir sosyologdur. kontrolü son derece önem kazanm›flt›r. Sanayi sonras› toplum kavram›n› aç›klayabilmek. Bell sanayi sonras› toplumun çok farkl› özelliklere sahip oldu¤unu öne sürmektedir. Daniel Bell’in sanayi sonras› toplum teorisinin elefltirilerini özetleyebilmek. Öte yandan sosyolojide gelece¤e iliflkin toplumsal ç›kar›mlarda ya da baflka bir ifadeyle önkestirimde bulunmak genellikle hem zor hem de oldukça risklidir. politik. kültürel olmak üzere üç düzlemde incelemektedir. Daniel Bell’in sanayi sonras› toplum teorisine en bariz elefltiriler ekonomik ve endüstriyel analizine yönelik olarak yap›lm›flt›r. Mavi yakal› iflçiler ile beyaz yakal› iflçilerin yapt›klar› iflin niteli¤i aç›s›ndan farkl›l›k yok denecek kadar azalm›flt›r. Bell toplumsal yap›y› sosyal. Tüm toplumlar›n sanayi sonras› aflamaya geçememifllerdir.Sanayi Sonras› Toplum: Daniel Bell 23 Özet A M A Ç 1 Amerikan sosyologu Daniel Bell’in sosyolojiye katk›lar›n› özetleyebilmek.

Kültürel aç›dan. Max Weber c. c. Postkapitalist Paradigmalar e. Japonya. Sanayi Sonras› Toplumun Gelifli d. Fransa. Daniel Bell sanayi sonras› toplum tipinin özelliklerini ele al›rken afla¤›dakilerden hangisi aç›s›ndan de¤erlendirmemifltir? a. Yale Üniversitesi’nde asistanl›k yapm›flt›r. c. Afla¤›dakilerden hangisi Daniel Bell’in sanayi sonras› toplum kuram›ndan sonra kapitalizmin kültürel çeliflkilerini ele ald›¤› çal›flmas›d›r? a. Yönetici s›n›f. d. Afla¤›daki teorisyenlerden hangisinin sanayi sonras› topluma iliflkin bir kavramlaflt›rmas› bulunmamaktad›r? a. d. ‹letiflimsel aç›dan. Mavi yakal›lar. d. Endüstriyel ve Post-Endüstriyel Dönüflüm 4. Postkapitalist Paradigmalar e. Karl Marx d. b. New York’ta do¤mufltur. Sanayi Sonras› Toplumun Gelifli c. 2. Emile Durkheim e. c. 10. Harvard Üniversitesi’nde ö¤retim üyesi olarak çal›flm›flt›r. Daniel Bell 7. Kapitalizmin Kültürel Çeliflkileri b.D. Afla¤›daki meslek gruplar›ndan hangisi Daniel Bell’in “teknik ve profesyonel” s›n›f› içinde yer almaz? a. Peter Drucker d. Afla¤›daki Daniel Bell’e iliflkin ifadelerden hangisi yanl›flt›r? a. c. M›s›r. Afla¤›daki sosyologlardan hangisi sanayi toplumu kavram›n› ilk kez kullanm›flt›r? a. “Kapitalizmin Kültürel Çeliflkileri” kitab›n›n yazar›d›r. Mühendisler. Endüstriyel ve Post-Endüstriyel Dönüflüm 3. Bilgi s›n›f›.B. e. Bilim insanlar›. ‹deolojinin Sonu d. Kapitalizmin Kültürel Çeliflkileri c. c. Saint Simon b. 8. Sanayi Sonras› Toplumun Gelifli c. Bofluna m› Okuduk? Türkiye’de Beyaz Yakal› ‹flsizli¤i b. e. e. 6. ‹deolojinin Sonu d. ‹flçi s›n›f›. Üst s›n›f. ‹deolojinin Sonu . e. Mesleki aç›dan. A. Afla¤›daki kitaplardan hangisi Türkiye’de beyaz yakal› iflsizli¤i ele alan yak›n dönem bir çal›flmad›r? a. Daniel Bell “bilgi toplumu” kavram›n› ilk kez hangi çal›flmas›nda kullanm›flt›r? a. b.24 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Kendimizi S›nayal›m 1. Amittai Etzioni b. Kapitalizmin Kültürel Çeliflkileri b. Ralf Dahrendorf e. b. d. Orta s›n›f. b. Teknisyenler. T›p personeli. Türkiye. Daniel Bell sanayi sonras› toplum teorisini gelifltirirken afla¤›daki ülkelerden hangisini temel alm›flt›r? a. e. Global ‹flletme Yerel Emek e. Max Weber 5. b. 9. ‹deolojik aç›dan. Endüstriyel aç›dan. Herman Kahn c. Sanayi sonras› toplumdaki en önemli s›n›f afla¤›dakilerden hangisidir? a. d. Columbia Üniversitesi’nde ö¤renim görmüfltür.

Yugoslavya ve Çekoslovaska örneklerinde görüldü¤ü gibi etnik olarak homojen olacaklar› co¤rafi bölünmelere yönelmekte. 1991: 225-226’dan akt.Waters. makro kuramsal perspektif ile günümüz koflullar›n› dile getiren. c 6. a Yan›t›n›z yanl›fl ise “Daniel Bell’in Sosyolojisi” konusunu yeniden gözden geçiriniz. S›ra Sizde 2 Sanayi toplumunda temel kaynak aç›s›ndan makineler önemli iken. . Bu ifadeyle Bell. d 8. s. s. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Daniel Bell’in Sosyolojisi” konusunu yeniden gözden geçiriniz. sanayi sonras› toplumda bilgi önemlidir. Bell’e göre etnik gruplar Sovyetler Birli¤i. S›ra Sizde 4 Tüm toplumlar›n sanayi sonras› aflamaya geç(e)medikleri. Sanayi toplumunda temel karar verici noktas›nda tüccarlar söz sahibi iken. sanayi sonras› toplumda profesyonellerdir. Politikan›n rolü aç›s›nda ise sanayi toplumunda laissez-faire anlay›fl› egemen iken. di¤er taraftan yerel ihtiyaçlar› da yeterince karfl›layamad›¤›n› ima etmekte. Yan›t›n›z yanl›fl ise “”Sanayi Sonras› Toplum” Teorisi” konusunu yeniden gözden geçiriniz. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Daniel Bell’in Sosyolojisi” konusunu yeniden gözden geçiriniz. S›ra Sizde Yan›t Anahtar› S›ra Sizde 1 Toplumsal önkestirim. s. ötekinde art›k bilgi önem kazanm›flt›r. e 5. a 3. yenilenmifl “uygun” ve “kullan›fll›” bir sosyoloji ilgisini harmanlar (Poloma.Sanayi Sonras› Toplum: Daniel Bell 25 Kendimizi S›nayal›m Yan›t Anahtar› 1. anonim ortakl›k egemenlik sahibi olmufltur. 1996. toplumsal önkestirim tarihsel e¤ilimler dizgesinin olas›l›klar›n›n ana hatlar›n› ç›karmaya çal›fl›r (Poloma. ulus devletin uluslar aras› ekonomik meseleler üzerinde kontrol sahibi olamad›¤›n›. sanayi sonras› toplum aflamas›nda devlet. b 4. 324). 161). klasik sosyoloji perspektifinin bir parças› olan. Yan›t›n›z yanl›fl ise “”Sanayi Sonras› Toplum” Teorisi” konusunu yeniden gözden geçiriniz.1. 1993. Yan›t›n›z yanl›fl ise “”Sanayi Sonras› Toplum” Kavram›” konusunu yeniden gözden geçiriniz. Ona göre tahmin olaylar›n sonuçlar› ile ilgilenirken. di¤er yandan örgütlü flirket gruplar›na do¤ru ikiye bölündü¤ünü ileri sürmektedir. Bell toplumsal olaylar›n ve olgular›n tahmin edilmesiyle önkestirimi birbirinden ay›r›r. a 7. e 2. Yan›t›n›z yanl›fl ise “”Sanayi Sonras› Toplum” Teorisi” konusunu yeniden gözden geçiriniz. tar›m toplumu. Yan›t›n›z yanl›fl ise “”Sanayi Sonras› Toplum” Teorisi” konusunu yeniden gözden geçiriniz. e 9. b 10. Temel kurum ilkinde flirketler. 324). profesyonel dernekler veya sendikalar gibi örgütlü gruplar da yurttafllar›n refah› için devletten afl›r› gelir taleplerinde bulunmakta. Birincisinde gücün temeli mülkiyet odakl› iken. S›ra Sizde 3 Bell’e göre post-endüstriyel toplumda ulus devlet büyük problemlerin çözümü için çok küçük. Yan›t›n›z yanl›fl ise “”Sanayi Sonras› Toplum” Teorisi” konusunu yeniden gözden geçiriniz. bu talepler enflasyonu art›rmakta ve bu da orta s›n›flar›n artan vergilere isyan etmesini beraberinde getirerek ulus devleti ekonomik aç›dan zora sokmaktad›r (Bell. Daniel Bell’in sanayi sonras› toplum teorisine en bariz elefltiriler ekonomik ve endüstriyel analizine yönelik olarak yap›lm›flt›r. Ünite . 1993. küçük problemlerin çözümü için ise gere¤inden fazla büyük hale gelmifltir. di¤erinde üniversitelerdir. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Sanayi Sonras› Toplum Teorisine Elefltiriler” konusunu yeniden gözden geçiriniz. sanayi toplumu ve dahas› sanayi sonras› toplumun belirgin özelliklerini karmafl›k bir flekilde bünyesinde bar›nd›ran toplumlar›n varoldu¤unu söylemek mümkündür. Sosyolojide gelece¤e iliflkin toplumsal ç›kar›mlarda ya da baflka bir ifadeyle önkestirimde bulunmak genellikle hem zor hem de oldukça risklidir. ulus devletin bir yandan etnik az›nl›klara.

(1991). ‹lker. say› 2. 95-125. The Winding Passage: Sociological Essays and Journeys. 10-22. Özkalp. pp.pdf (eriflim tarihi: 8 Mart 2011) Bell. (2010). Kumar. London: Sage Publications. (2004).Turner. ss. ‹stanbul: Beta Yay›nlar›. Marshall. The Sage Dictionary of Sociology. Bruce. “Welcome to the post-industrial society”. vol. New York: Routledge. Malcolm. Physics Today. London: Routledge. (2007).34-35. http://www. Enver. Daniel. ss. Margaret T. Krishan. ‹çinde: B. Sosyolojik Düflüncenin K›sa Tarihi. Sosyolojiye Girifl. ‹stanbul: ‹letiflim Yay›nlar›. New York: Basic Books. http://www. Z. Bozkurt.. “Industrialism and Post-Industrialism: Relections on a Putative Transitions”. Postkapitalist Paradigmalar. (1963). Society. N.nationalaffairs. . Sosyolojinin ‹lkeleri. The Cambridge Dictionary of Sociology. 3. Slattery. ‹stanbul: Sorun Yay›nlar›. 3. Spring. Daniel Bell. (1967). Stearns. Bask›). National Affairs. (1996). Daniel Bell.pdf (eriflim tarihi: 8 Mart 2011) Bell. “Is There a Post-Industrial Society?”. vol. Tan›mlar. (Ed. Siyasetin Sosyolojisi Kavramlar. (1999). (2008). Waters. Bask›.com/doclib/20080516_196700603notesonthepostindustrials ocietydanielbell. 4. Daniel. Watson. Number 6. New York: Routledge. “Sanayi Ötesi Toplum Teorilerinin Elefltirel Bir De¤erlendirmesi”. Cambridge: Cambridge University Press. Daniel. ‹hsan Sezal). Malcolm. no. (1996). Daniel. The Coming of Post-industrial Society: A venture in social forecasting. (1983). Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar›. Number 7. New Brunswick: Transaction. Poloma. “Toplum ve ‹ktisat”. (1967). N (2010). London: MacMillan Press.S. http://www. Bell. Do¤an Kitap: ‹stanbul.com/doclib/20080516_196700707notesonthepostindustrials ocietydanielbell. Mendras. Tony J. Henri. (2006). Ankara: Gündo¤an Yay›nlar›. Ankara: Dost Kitabevi. Notes on the Post-Industrial Society (II). Martin. Mann. Bursa: Aktüel Yay›nlar›. Sosyolojiye Girifl. Sociological Review. (1998). Michael. Sosyoloji Sözlü¤ü. (Yenilenmifl 17. Daniel. (1976a). Ankara: Bilim ve Sanat Yay›nlar›. Bell. Macmillan Student Encyclopedia of Sociology. 24. Notes on the Post-Industrial Society (I). (2006). 439-478. ‹çinde: Waters. “Daniel Bell”. Bell. (2008). (1976b). Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi. Yaklafl›mlar. Vergin. Endüstriyel & Post-Endüstriyel Dönüflüm. Sosyolojinin Temel Kavramlar›.nationalaffairs. Gordon. Winter. Ankara: Bilim ve Sanat Yay›nlar›.26 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Yararlan›lan Kaynaklar Belek. Sanayi Sonras› Toplumdan Post-Modern Topluma-Ça¤dafl Dünyan›n Yeni Kuramlar›. Bozkurt. Veysel. (1997). Krishan (1976). (2005). ‹stanbul: Sentez Yay›nc›l›k. P. (2009). Bursa: Ekin Yay›nevi. Veysel. Sociology Work and Industry. Ankara: Birleflik Yay›nevi. pp. Swingewood. Kivisto. Steve ve Yearly. Sosyolojide Temel Fikirler. Peter.merriam-webster. no. Alan. (1995). (2004).com/concise/futurology Horton. R. Kumar. National Affairs. Parlak. Steven. February 1976. Encyclopædia Britannica Concise. (1993). 11.

.

2 Amaçlar›m›z ‹çindekiler Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› ÇA⁄DAfi SOSYOLOJ‹ KURAMLARI Bu üniteyi tamamlad›ktan sonra Alain Touraine’in. Özne. demokrasi. Programlanm›fl toplum kavram›n› tan›mlayabilecek. Kültürel demokrasi fikrini tart›flabilecek. Kültürel demokrasi kavram›n› tan›mlayabilecek. Toplumu anlamada kulland›¤› yöntemi aç›klayabilecek. Modernli¤e ve liberalizme yönelik elefltirilerini kavrayabilecek. modernlik ve toplumsal hareketler aras›nda kurdu¤u iliflkiyi de¤erlendirebilecek bilgi ve becerilere sahip olacaks›n›z Anahtar Kavramlar • Programlanm›fl Toplum • Modernlik • Demokrasi • Özne • Kültürel Demokrasi • Toplumsal Hareketler Alain Touraine: Modernlik ve Demokrasi • G‹R‹fi • TOPLUMU ANLAMANIN YÖNTEM‹ VE GEÇ MODERN TOPLUM • MODERNL‹K VE MODERN TOPUMLARIN TEMEL SORUNU • MODERNL‹K VE ÖZNE • MODERNL‹K ‹LE ÖZNE VE DEMOKRAS‹ ARASINDAK‹ ‹L‹fiK‹LER • S‹YASAL MODERNL‹K VE DEMOKRAS‹N‹N BOYUTLARI • TOPLUMSAL HAREKETLER VE KÜLTÜREL DEMOKRAS‹ .

Touraine ve di¤. Bu çat›flman›n yerini toplumun kendini yeniden üretimini planlayanlar ile bunlar›n kararlar›na tâbi olanlar aras›ndaki toplumsal çat›flma almaktad›r. Üniversite e¤itimini Ecole Normale Superieure’de tarih (ve felsefe) alan›nda 1950 y›l›nda. 1970 y›l›nda ise bu okula ba¤l› Toplumsal Hareketler ‹nceleme Merkezi’ni (Centre for the Study of Social Movements) kurmufltur (bkz. özellikle sanayi iflçilerinin teknolojik ve mesleki modernleflmeye karfl› tav›r al›fllar› üzerinedir. Resim 2. Onun birkaç meslektafl› ile birlikte ‹ktisadi ‹flbirli¤i ve Kalk›nma Örgütü’nün talebi üzerine yapm›fl oldu¤u literatür incelemesi (bkz. Mezuniyetinin ard›ndan Touraine yedi y›l boyunca Ulusal Bilimsel Araflt›rma Merkezi’nde (Centre National de la Recherce Scientific) araflt›rmac› olarak çal›flm›fl. bu modernleflmenin kendilerinin ifl üzerindeki özerkliklerini kaybetmelerine karfl› ç›kmaktad›rlar. 1965) yay›nland›¤› tarihe kadarki dönemde sanayi sosyolojisi alan›ndaki mevcut bilgi birikiminin iyi bir sentezlemesini temsil eder. Yay›nlanm›fl çal›flmalar›n›n seyri dikkate al›nacak olursa. bu modernleflmenin yap›lma biçimine ve özellikle usta vasf› tafl›yan iflçiler aras›nda belirgin oldu¤u üzere. onun ilk dönem araflt›rma ilgileri daha çok sanayi sosyolojisi. 1958-60 y›llar› aras›nda Uygulamal› Yüksek Araflt›rmalar Okulu’nun (Ecole Pratique des Hautes Etudes) müdürlü¤ünü yapm›fl. Alain Touraine 1925 y›l›nda Fransa’n›n Hermanville kentinde do¤mufltur. doktora e¤itimini ise 1965 y›l›nda tamamlam›flt›r. Encyclopedia of World Bibliography on Alain Touraine. yirminci yüzy›l ortalar›na gelininceye kadar s›naî iflyerlerinde görülen emek ile sermaye aras›ndaki çat›flma s›naî demokrasinin ve ‹kinci Dünya Savafl›’ndan sonra da refah devleti’nin oluflumunu sa¤lad›ktan sonra art›k toplumdaki temel toplumsal çat›flma olma konumunu kaybetmektedir. 2011).Alain Touraine: Modernlik ve Demokrasi G‹R‹fi Alain Touraine günümüzün önde gelen toplumbilimcileri ve demokrasi kuramc›lar› aras›nda yer al›r. bu dönemdeki çal›flmalar›ndan daha sonraki çal›flmalar›nda sürekli olarak kendilerine at›fta bulunaca¤› iki önemli sonuç ç›kar›r. Touraine.1 . Bunlardan birincisi sanayi iflçileri bizatihi teknolojik modernleflmeye de¤il. ‹kincisi ise.

30

Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar›

Weber’ci yaklafl›ma paralel olarak Touraine, sosyolojinin konusunun toplumsal eylem olmas› gerekti¤ini savunur. O sadece somut-ampirik durumlar›n incelenmesi ile ilgilenen bir sosyolog de¤il, ayn› zamanda bu durumlar›n›n sebep ve sonuçlar›n› anlamaya, aç›klamaya ve sorun olarak tan›mlad›¤› hususlar›n afl›lmas›na yarayacak öneriler ortaya koymaya çal›flan bir entelektüeldir.

Touraine bu gözlemlerini 1968’de baflta Fransa ve ABD olmak üzere geliflmifl sanayi ülkelerindeki ö¤renci hareketlerinin sosyolojik analizinden hareketle yapt›¤› tespitlerle birlefltirir. Bu tespitler do¤rultusunda Touraine 1970’lerden itibaren art›k sanayi toplumunun yerini yeni bir topluma, sanayi-sonras› topluma ya da programlanm›fl topluma, b›rakt›¤›n› ve bu toplumun alaca¤› fleklin ise toplumsal hareketler ile bu yeni topluma egemen güç yap›lar› aras›ndaki toplumsal çat›flmaya ba¤l› olaca¤›n› dile getirir. The Post-Industrial Society [Sanayi-sonras› Toplum] (1971) bafll›kl› çal›flmas› Touraine’in programlanm›fl toplumun s›n›f yap›s›n› ve dinamiklerini sanayi toplumu ile karfl›laflt›rmal› olarak ele ald›¤› klasik bir çal›flma olmufltur. Onun The Academic System in American Society [Amerikan Toplumundaki Akademik Sistem] (1974) bafll›kl› çal›flmas› ise böyle bir toplumun seçkinlerinin Amerikan örne¤inde nas›l bir e¤itim sistemi içinde e¤itildiklerini ve daha genel olarak üniversite ile iktisadi ve toplumsal hayat aras›ndaki ba¤›n nas›l kuruldu¤unun bir incelemesini yapmaktad›r. Sosyoloji literatüründe Touraine toplumsal hareketler sosyologu olarak an›l›r. Touraine’in bu s›fatla temayüz etmesi onun 1968 ö¤renci hareketleri üzerine incelemesi ile bafllayan, Polonya’daki sosyalist rejimin çöküflünü haz›rlayan Dayan›flma hareketi ve Fransa’da nükleer karfl›t› hareket üzerine incelemeleri ile devam edip, bundan böyle gündeminden hiç düflmeyecek olan di¤er çal›flmalar› ile alâkal›d›r. Bu di¤er çal›flmalardan biri olan The Return of the Actor [Aktörün Dönüflü] (1988) onun modernlik, demokrasi ve toplumsal hareketler aras›ndaki iliflkilerin sistematik bir çözümlemesi yönündeki önemli bir aflamay›, daha sonraki ayr›nt›l› çal›flmalar›n›n adeta bir ilk tasla¤›n› oluflturmaktad›r. Touraine’e göre (1971), sanayi-sonras› toplum ya da programlanm›fl toplum sanayi toplumundan daha fazla iktisadi büyümeye odaklanm›flt›r ve sanayi toplumunun sahip oldu¤undan çok daha fazla bir yat›r›m kabiliyetine sahiptir. Buna ra¤men, bu toplumun merkezinde yer alan mücadele sanayi toplumunda oldu¤u gibi emek ile sermaye aras›ndaki mücadele ya da sermaye birikimi ve onu mümkün k›lan sömürü de¤ildir. Zira iktisadi büyüme art›k sadece sermaye birikimine dayanmamakta aksine eskisinden daha fazla olarak bilgiye ve toplumun yarat›c›l›¤›na dayanmaktad›r. Bu toplumda “hayat›n bütün alanlar›-e¤itim, tüketim, bilgi, vs.-giderek artan bir flekilde üretim etkenleri denilen fleyle bütünlefltirilmifltir” (Touraine, 1971: 5-6). Bu bütünlefltirme ifllemi “bilimsel ve teknik araflt›rma, mesleki e¤itim, de¤iflimi programlama ve onun unsurlar›n› idare etme, çoklu iliflkilere sahip örgütlerin yönetimi ve bütün bu üretim etkenlerinin harekete geçirilmesinden yana olan tutumlar›n” oluflturulup, idare edilmesini de içermektedir (Touraine, 1971: 5-6).

2. Ünite - Alain Touraine: Modernlik ve Demokrasi

31

Touraine’in sanayi sonras› toplum tezine göre 1970’lerden itibaren sanayi toplumunun yerini bilgi ve teknolojinin önemli hale geldi¤i sanayi sonras› bir toplum almaya bafllam›flt›r. Touraine’e göre, sanayi sonras› toplumun en önemli özelli¤i bilgi teknolojisi kullan›m›n›n sa¤lad›¤› denetim gücüdür. Bu güç kendisini elinde bulunduranlara kendi toplumlar›n› flekillendirme imkân› sa¤lar. Bundan dolay› da Touraine bu topluma programlanm›fl toplum ad›n› verir. Buradan hareketle Touraine bu yeni toplumdaki temel bölünmenin ve çat›flman›n art›k üretim araçlar›n›n mülkiyeti ve denetiminden kaynaklanmad›¤›n›, aksine bilgiye eriflme ve kullanma gücünden kaynakland›¤›n› savunur. Bu görüfle göre, sanayi sonras› toplum veya programlanm›fl toplum bir tarafta bu güce sahip olan teknokratlar ve bürokratlar ile öte tarafta bu güçten yoksun olan çeflitli toplumsal gruplar aras›nda bölünmüfl bir toplumdur (Allen, 1997: 175). Aç›kça görüldü¤ü gibi bu bak›fl aç›s› sanayi toplumundaki temel s›n›fsal bölünmenin ve çat›flman›n nedenini üretim araçlar›n›n mülkiyetine ve denetimine ba¤layan Marksist görüflten farkl›d›r. Touraine’in bu görüflü bir di¤er sanayi sonras› toplum kuramc›s› olan Daniel Bell’in görüflünden de farkl›d›r. Nitekim sanayi sonras› toplumda toplumsal çat›flman›n önemini görece ihmal eden Bell’in aksine Touraine bu yeni toplumda belirli toplumsal gruplar›n güçten yoksun olmalar›n›n yeni toplumsal çat›flmalar ve mücadeleler için bir temel oluflturdu¤unu savunur (Allen, 1997: 176). Bu nedenle Touraine’in sanayi sonras› toplumda en büyük siyasal önemi güçten yoksun olan bu toplumsal gruplar› örgütleyen toplumsal hareketlere verdi¤i bilinmektedir (Marshall,1998: 617).

TOPLUMU ANLAMANIN YÖNTEM‹ VE GEÇ MODERN TOPLUMUN DURUMU
Touraine’e göre, programlanm›fl toplumu ve daha genelde herhangi bir toplumu anlayabilmenin yolu, klasik sosyolojinin yapt›¤› gibi, toplumsal aktörleri tarihin önceden nereye gitti¤i bilindi¤i varsay›lan seyri içine ya da kurumsal yap›s› ve iflleyifli tespit edilmifl bir toplumsal yap› içine yerlefltirerek onlar›n ne kadar uyum ya da sapma gösterdiklerini gözlemlemekten geçmez. Aksine, bir toplumu anlaman›n yolu, “onun toplumsal ve kültürel yönelimlerini, bu yönelimlerin ortaya konuldu¤u toplumsal çat›flmalar›n ve güç mücadelelerinin do¤as›n› ve egemen güçlerin toplumsal hareketleri tahrik eden fleylerin nesini bast›rd›klar›n›” anlamaktan geçer (Touraine, 1971: 4). The Return of the Actor (1988) adl› çal›flmas›nda Touraine toplumsal hayat›n merkezinde üç unsurun yer ald›¤›n› belirtir. Bunlar: (›) örgütlenmifl uygulamalar›n birbirlerinden uzaklaflmas› ve bir bilinç olarak özne, (››) merkezî toplumsal çat›flmalar›n konusu olan biliflsel, iktisadi ve etik kültürel modeller (tarihsellik) ve (›››) bu kültürel modellere toplumsal bir biçim vermek için birbirleri ile mücadele eden toplumsal gruplar olarak toplumsal hareketlerdir (Touraine, 1988: 42). Sosyal bilimlerin inflac›-yorumcu metodoloji gelene¤ine mensup biri olarak Touraine bu unsurlar aras›ndaki iliflkilerin destan›ms› (epik) ya da dramatik bir yorumunu de¤il, mevcut zorluklar›n üstesinden gelmeye, engelleri aflmaya yarayacak fakat yine de mutlu sona ulaflmayacak olan romantik bir toplum yorumu üretme niyetini aç›kça ifade eder. Bu yorumun merkezinde flartlara at›fla davran›fllar›n aç›klanmas› çabas› de¤il, eylemler yoluyla flartlar›n aç›klanmas› giriflimi ve böyle bir giriflime davet vard›r (Touraine, 1988: 43). ZiTouraine’in çal›flmalar›nda toplumsal aktörler kavram› daha çok toplumsal s›n›f ve benzeri kolektif topluluklar için kullan›lan bir kavramd›r.

32

Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar›

ra “eylem sadece mevcut de¤erlerin gerçeklefltirilmesinden ortaya ç›kmaz; insan eylemi de¤er yarat›r” (Touraine, 1965: 12’den aktaran Knöbl, 1999: 406). Bu suretle onun göstermek istedi¤i fley toplumun merkezinin boflalm›fl olmad›¤›, toplumsal hareketlerin her yerde mevcut olduklar› ve modernli¤in ve demokrasinin alaca¤› fleklin bu hareketlerin eylemlerinin içeri¤ine ve flekline ba¤l› olaca¤›d›r. Onun bu giriflimi, mevcut olandan zorunlu olan› ç›karmak ya da, toplumlar›n geliflimini do¤rusal bir ilerleme içinde düflünen yaklafl›mlarda oldu¤u üzere, mümkün olandan zorunlu olan› ç›karmak de¤ildir. Aksine, onun amac›, kendisince yap›lmas› gerekli olan› mümkün ve muhtemel k›lmaya yard›mc› olmak; demokratik toplumda birlikte yaflaman›n flartlar›n› mümkün k›lacak bir eylemlili¤e davettir.
The Self-Production of Society [Toplumun Kendini Üretimi] (1973; ‹ngilizce çeviri 1977) adl› çal›flmas›nda Touraine kendi tabiriyle “toplum sosyolojisi yerine aktörler sosyolojisini” koyacak ve böylece sosyolojide mevcut olan nesnel-öznel ya da sistemSIRA S‹ZDE eylem kuramlar› fleklindeki yanl›fl bölünmeyi aflacak yeni bir kuram gelifltirmeye çal›fl›r. Touraine’in, toplumu toplumsal aktörlerin eylemleriyle flekillenen bir toplumsal sistem olarak gören, bu nedenle de toplumsal aktörleri kuram›n merkezine alan bu DÜfiÜNEL‹M yaklafl›m› bundan dolay› “eylemci (actionalist) sosyoloji” olarak adland›r›l›r. Öte yandan Touraine’in aktörleri merkeze alan bu eylemci sosyolojisinin, aktörleri daha S O unsurlar› R U çok sistemin olarak ele alan Parsons sosyolojisinden farkl› oldu¤u bilinmektedir. Touraine’in eylemci sosyolojisinin ayn› zamanda “bireysel öznenin ‘ölü’ say›ld›¤› yap›salc›l›k ile post-yap›salc›l›¤›n ve tarihi ayn› derecede toplumsal aktörlerD‹KKAT den mahrum b›rakan özcülü¤ün aç›k bir elefltirisini” içerdi¤i de bilinmektedir. Yöntem olarak da Touraine “sosyologlar›n toplumsal de¤iflim hareketlerini, onlar›n içinSIRA S‹ZDE de do¤rudan yer alarak inceledikleri ‘sosyolojik müdahalecilik’ yöntemini önerir (Marshall, 1998:5). Özetle Touraine toplumsal de¤iflim süreçlerine aktif olarak kat›lacak bir eylemci sosyoloji önermektedir. AMAÇLARIMIZ

SIRA S‹ZDE

DÜfiÜNEL‹M S O R U

D‹KKAT

SIRA S‹ZDE

AMAÇLARIMIZ

K ‹ T A P

TELEV‹ZYON

‹NTERNET

Alain Touraine’in bir k›sm› baflka dillere oldu¤u gibi Türkçeye de çevrilK ‹ T çal›flmalar›n›n A P mifltir. Bunlardan baz›lar›n›n künyeleri ile ilgili bilgiler flu flekildedir: Modernli¤in Elefltirisi (Çev. Hülya Tufan, Yap› Kredi Yay›nlar›, ‹stanbul, 2002), Eflitliklerimiz ve Farkl›l›klar›m›zla Birlikte TEL E V ‹ Z Y O NYaflayabilecek Miyiz? (Çev. Olcay Kunal, Yap› Kredi Yay›nlar›, ‹stanbul, 2002), Demokrasi Nedir? (Çev. Olcay Kunal, Yap› Kredi Yay›nlar›, ‹stanbul, 2004), Bugünün Dünyas›n› Anlamak ‹çin Yeni Bir Paradigma (Çev. Olcay Kunal, Yap› Kredi Yay›nlar›, ‹stanbul, 2007).
‹NTERNET

Touraine’in Critique of Modernity [Modernli¤in Elefltirisi] (1995), What is Democracy? [Demokrasi Nedir?] (1997), Can We Live Together [Birlikte Yaflayabilir miyiz?] (2000) ve Beyond Neoliberalism [Neoliberalizmin Ötesinde] (2001) bafll›kl› çal›flmalar› bir yandan günümüz toplumlar›n› kendi tarihsel arka planlar› ve mücadeleleriyle ba¤lant›l› olarak anlamaya çal›fl›rken di¤er yandan anlafl›lan sorunlara bir çözüm üretme çabas›n› yans›t›r. The Return of the Actor adl› çal›flmas›nda Touraine sadece sosyologun toplumsal hareketleri nas›l inceleyece¤ini de¤il, ayn› zamanda bu hareketlerin oluflumunda ve kendilerini anlamalar›nda “ak›l hocal›¤›” yapmadan ve onlar ad›na konuflan biri olmadan onlar›n kendilerini tan›mlama, anlama ve gelifltirme süreçlerine nas›l yard›mc›

Çünkü. fliddetin ve yolsuzlu¤un k›nanmas› demektir. etnik. evrensel olan ile özel olan. Touraine’e göre. kamusal hayat ile özel hayat. 1997: 196). hukuk ve ak›lc› eylemin birli¤inde uzlaflt›r›lm›fl bir kültürel ve siyasal ço¤ulculu¤un hizmetkâr› k›lmakt›r” (Touraine. öneriler getirir (Touraine. Bizim bugün savundu¤umuz özgürlük ise az›nl›klar›n toplumsal ve kültürel haklar›n› tan›mak ve bu nedenle çeflitlili¤i ve her bir bireyin kendisi olma ve kendi de¤erlerini ve kendi eylem biçimlerini tarihsel eylemin vas›talar› ile birlefltirme hakk›n› savunmak demektir. kültürel çeflitlili¤in ulusal-toplumsal birlik ve dayan›flma içinde korunmas› ve kültürel de¤erlerin ak›l ve ak›lc›l›¤›n gerekleri ile uzlaflt›r›lmas›n› ferdiyet kazanm›fl bireyin.Alain Touraine: Modernlik ve Demokrasi 33 olabilece¤ini tart›fl›r. 1997: 196. suiistimallerin. Yine ayn› sebeple bireyleri do¤al türlere döndüren ve Özneye evrenselci at›flar› reddeden ›rkç›l›¤›n reddedilmesi (Touraine. modernli¤in afl›lmas›ndan. O. Alexander’›n (1999) da belirtti¤i üzere. Onun anlad›¤› haliyle kültürel demokrasi çok kültürlülük de¤il. terk edilmesinden ya da ondan geri dönülmesinden yana de¤il. di¤er yandan onlar›n modernli¤e olan itimatlar›n› yenilemek ve sürdürmek ister. milliyetçi. 45-47). Ünite . Touraine bu uzlaflt›rman›n siyasal ve sosyal demokrasi tecrübesinden elde edilen kazan›mlar› da içerecek flekilde. sosyalist veya komünist cemaatçilikleri reddetmek ve “siyasal özgürlük ve demokrasiyi vatandafll›k. bu çal›flmalar›nda Touraine. Marks’c› anlamda elefltirel ve Durkheim’c› anlamda da normatif bir toplumsal kuram infla etmeye gayret gösterir. Bir zamanlar adalet herkesin kanun gözünde eflit olmas› ve imtiyazlar›n yok edilmesi demekti. Fakat en sert flekilde k›nad›¤›m›z suçlar bireyin vakar›na karfl› ya da her bir bireyin Özne olma ve bir Özne olarak tan›nma hakk›na karfl› suçlard›r-bundan dolay› da ›rza geçmenin ve çocuklar›n cinsel suiistimalinin daha da sert bir flekilde k›nanmas›d›r. demokrasi bir yandan toplumu yönetim yap›lar› ve piyasa güçlerinin merhametine terk eden afl›r› bireycili¤in tehdidi alt›ndad›r. kültürel demokrasi insanlar› ve topluluklar› kendi kültürel cemaatlerine hapseden çok kültürlülük de¤il. Touraine’e göre. 1988: 91-100). 2001: 24-44) Demokrasiyi savunmak için yap›lmas› gereken fley hem piyasalar›n gücüne inanan ve öznellik veya bireysel talepler ile toplumsal mübadeleleri yönetmesi gereken rasyonelli¤i birbirinden ay›ran liberalizmi hem de dinsel. toplumsal aktör olmak isteyen ve kendi kiflisel hayatlar›nda ço¤unluk ile az›nl›k. yani Öznenin yarat›c›l›¤›na ve iradesine b›rakan bir demokrasi anlay›fl›d›r. . ona göre.. Bir zamanlar özgürlük ço¤unlu¤un az›nl›¤› devirmesi demekti.2. yenili¤e aç›kl›k ile gelenek aras›nda ba¤lant› kurmak isteyen bireylerin sorumlu çal›flmas›na dayanmad›klar›nda yozlaflarak bask› gruplar›na dönüflme ihtimali olan toplumsal hareketlerin tehdidi alt›ndad›r (Touraine. radikal bir kültürel demokrasi içinde mümkün olaca¤›n› düflünür. Bir yandan sosyolojinin bu klasik flahsiyetlerini elefltirirken. onun aksayan yönlerinin onar›lmas›ndan ve gelifltirilmesinden yanad›r. Benzer flekilde What is Democracy adl› çal›flmas›nda da demokrasinin incelenmesinin betimleyici olmakla kalmay›p ayn› zamanda çare önerici de olmas› gerekti¤ini belirtir (Touraine. Di¤er yandan da. ayn› anda Weber’ci anlamda anlamac›-yorumcu. 2000: 295). Dolay›s›yla.. kültürel çeflitlili¤in ulusal-toplumsal birlik ve dayan›flma içinde korunmas›n› ve kültürel de¤erlerin ak›l ve ak›lc›l›¤›n gerekleri ile uzlaflt›r›lmas›n› ferdiyet kazanm›fl bireyin yani öznenin yarat›c›l›¤›na ve iradesine b›rakmay› içerir. fiimdi adalet özgürlüklerin kurumsal olarak savunulmas›.

2000: 300). ilerleme. ulusu. Bu sorunun as›l kayna¤› modernli¤in araçlar dünyas› ile anlamlar dünyas›n› birbirinden ay›rm›fl olmas›nda yatar. her birey ahlâken eflit de¤ere sahiptir. Kültürel bir doktrin olarak ise liberalizm hoflgörüyü. verili bir toplumsal örgütlenmenin iflleme biçimine. Buna karfl›l›k modernlik kavram›n› ise ak›lc›laflma. herhangi bir hükümet sisteminin meflruiyeti vatandafllar›n›n özgürlüklerini ne kadar korudu¤una ba¤l›d›r. yöneteni yönetilenden ay›rmakta ›srar eden” Bat› modernleflmesinin ay›rd›¤› dünyalar› birlefltirmek. sermaye. Bir siyasal doktrin olarak liberalizm vatandafllar›n özgürlü¤ünün hükümetlerin keyfi uygulamalar›ndan korunmas›nda kurumlara ve yasalara büyük önem verir. mal ve eme¤in dünya ölçe¤inde dolafl›m›n›n önünde duran engellerin kald›r›lmas›nda önem tafl›maktad›r. Kendi tercihleri baflkalar›na zarar vermedi¤i müddetçe bireylerin. ak›lc›l›¤›n çeflitli oluflunu ve baflka inançlara karfl› tarafs›zl›¤› savunur. devletin ve cemaatin müdahalesinden ba¤›ms›z olarak. Touraine modernleflmeyi çok genel hatlar› ile tar›m toplumundan sanayi toplumuna geçifl olarak ifade edilebilecek bir yap› de¤iflimi olarak tan›mlar. özel olarak sanayi toplumunun. kitle toplumunda ise tüketicili¤in ve kâr›n hizmetkâr› olmay› kabul edenlerden baflka entelektüele ihtiyaç kalmayacakt›r (Touraine. Ona göre. MODERNL‹K VE MODERN TOPLUMLARIN TEMEL SORUNU Touraine’e göre. modern dönemin önde gelen ideolojilerinden birisidir. Bu ilkeler pazarlar›n ve kapitalizmin genifllemesinin. istedikleri flekilde yaflamalar› ve iyiyi kendi istedikleri flekilde tan›mlamakta özgür olmalar› gerekti¤ini savunur (Gamble. özgürleflme. toplumsal s›n›f›. modern toplumlar›n en temel sorunu toplumsal birlik ve dayan›flma içinde kültürel çeflitlili¤in nas›l sürdürülebilece¤i sorunudur. toplumsal cinsiyeti ya da ›rk› her ne olursa olsun. 1988: 34). iflleme biçimi olarak tan›mlar. “modernli¤i gelenekten. Kültürel çeflitlilik ve dayan›flmay› savunmak amac›yla dünyada pek çok giriflim olmas›na ra¤men bu giriflimler entelektüeller taraf›ndan nadiren araflt›r›lmakta ve desteklenmektedir. ne piyasa mekanizmas›. Onlar. pratikte sanayi toplumunun sorunlar›na at›fta bulunur (Touraine. Ona göre. gelene¤in terk edilmesi gibi bir dizi fikir ve ülkülere dayal› bir toplumsal örgütlenmenin. modernleflmifl ya da modernleflmekte olsun. Zira piyasa mekanizmas› modernlik için gerekli olan de¤iflime aç›kl›¤› sa¤lama ve sürdürme yönünde olumlu bir iflleve sahip olsa da son kertede insan› tüketici olmaya. hükümetten ba¤›ms›z olarak mevcut olan haklar› vard›r ve bu nedenle. Touraine’e göre kültürel demokrasinin hayat bulabilmesi için entelektüellere önemli görevler düflmektedir. ‹ktisadi bir doktrin olarak liberalizm serbest ticareti ve ekonomide bireysel giriflimcilikte devlet müdahalesinin olmamas› gerekti¤i anlam›na gelen laissez-faire (b›rak›n›z yaps›nlar) düflüncesini savunur. Bu ideolojiye göre. akl› duygudan. erke¤i kad›ndan. ne de cemaatçilik bu iki dünya aras›nda etkin bir köprü kurmak suretiyle birlik ve dayan›flma içinde yaflama sorununu çözümleyebilir. yürütme ve yarg› aras›nda da¤›t›lmas›n› sa¤layan bir anayasan›n hükümetin gücünün s›n›rlanmas›nda ve diktatörlük ve tiranl›¤›n önlenmesinde önemli kurumsal çerçeve sa¤layaca¤› düflünülür. modernlik ise. Siyasal gücün yasama.34 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Liberalizm. açt›¤› yaray› tedavi etmek için çaba göstermezlerse anlamlar dünyas› cemaatçi diktatörlüklerin denetimi alt›na girecek. Hâlbuki bunun yap›lmas› onlar›n mesle¤inin as›l iflidir. laikleflme. insanlar aras› iliflkileri de piyasa ak- . modernleflme kavram› bir ülkenin tar›m toplumundan sanayi toplumuna do¤ru olan tarihsel dönüflümüne. insan›n do¤a üzerinde egemenli¤inin kurulmas›. 2007: 2622-23).

kendisi de bu yasalara tâbi olan akl›n do¤an›n yasalar›n› keflfedebilece¤ini. düzene koymaya çabalamaktayd›lar. geçmiflin otorite biçimleriyle. 1970’lerD‹KKAT den sonraki dönem ise geç modernlik aflamas›n› temsil eder (Touraine.Alain Touraine: Modernlik ve Demokrasi 35 törleri aras›ndaki mekanik bir mübadele iliflkisine indirgemektedir. ekonomi ile kültür aras›ndaki kopufl tan›mlamaktad›r (Touraine. AMAÇLARIMIZ Cemaatçiler hiçbir k›s›tlamaya u¤ramayan serbest piyasa ve mübadelenin insan K ‹ T A P ihtiyaçlar›n› karfl›lamaya yetmedi¤ini. 2005: 130). içine kapanmaktan yana bir tav›r benimser. tarihsel evrim yasalar›. Modernli¤in dünü ve bugünü bu tavr›n ortaya ç›kard›¤› otoriter ve totaliter rejimlerle doludur ve bu tecrübeler göstermifltir ki. tek biçimlilikten yana. özgürlü¤ün ve devrimin zaferi olarak tan›mlaAMAÇLARIMIZ m›flt›r. evrensel geçerlili¤e sahip de¤erler vb gibi bir nedene ya da gerekçeye at›fla kolektif düzeyde bir çözümü yoktur. ‹çinde modernli¤in geliflti¤i toplumlar bu klasik dönemde fleyleri harekete geçirmeye de¤il. 1995: 57). toplumsal bünyenin de bu do¤al yasalara uygun olarak iflledi¤ini. 1998: 90). modernlik ak›l taraf›ndan keflfedilen ve kullan›lan yasalara sahip do¤al dünya ile Özne dünyas› aras›nda artan kopufl demektir (Touraine. 2000: 125-131). 1995: 31. 1995: 30). modernlik iki aflamadan geçmifl olup bugün onun üçüncü aflamas› içinde bulunmaktay›z. 1995: 99). 1995: 5). Modernli¤in krizini de bu kopufl. tek kimlik ve tek hat›raya hapsetmesi nedeniyle çeflitlilikten de¤il. Cemaatçiler hem klasik liberalizmin afl›r› SIRA S‹ZDE bireycili¤ine hem de kolektivizmin afl›r› toplumculu¤una karfl› ç›karlar (Yayla. yani eylemler ile anlamlar. üretim örgüt‹NTERNET lenmesine. Ancak. Klasik modernlik anlay›fl› modernli¤i akl›n. Hâlbuki insan bireyi bir kültürün.2. 1995: 28). Touraine’e göre. Touraine’e göre. ak›lc›laflma ile ferdiyet kazanma. dolay›s›yla bu dünyan›n ve onun yasalar›n›n anlafl›lmas›n›n vahye ihtiyac› olmad›¤›n› teyit eder (Touraine. vahiy ve ahlâki ilkelerin reddedilmesi. ›rki. üretim ve da¤›t›m araçlar›n›n komünal (ortak) ya da devlet mülkiyetinde olmas›n› teflvik eden siyasal ya da sosyoekonomik kuram ve uygulamalar› anlat›r (Marshall. Bu dönem boyunca modernlik fikri toplumsal çat›flmalar› “ak›l ile do¤a ve yerleflik güçler aras›ndaki müK ‹ T A P cadele”den kaynaklanan bir olgu vasf›na büründürmüfltür. Bu nedenle klasik modernlik fikri esas olarak insan› do¤a ile mikro evreni makro evren ile bütünlefltiren ve her tür ruh-beden ve insan dünyas›-aflk›n T E L E V ‹ Z Y O Ndünya ikiliklerini reddeden ak›lc› bir dünya inflas›d›r (Touraine. bütün özlerin. “Ak›l ile Özne. Rönesans’›n ruhu ile Reformasyon’un ruhu ve biSIRA S‹ZDE lim ile özgürlük aras›ndaki gergin bir iliflkidir” (Touraine. Rönesans’tan Frans›z Devrimi ve büyük ölçekli S O R U sanayileflmeye kadar olan dönem erken ya da klasik modernlik aflamas›n›. modernlik basitçe kutsal olandan alelade olana. Benlik’in ve kültürün bilimsel anlay›fl lehine ortadan kald›r›lmas› anlam›na gelmekteydi (Touraine. insan› ve toplumu tek kültür. Cemaatçilik insan›n bu ihtiyac›na bir cevap üretmekle birlikte. Ancak. etnik milliyetçilikler birer cemaatçilik biçimi olarak düflünülebilir mi? 1 SIRA S‹ZDE Touraine’e göre. Ünite . Kolektivizm terimi en yayg›n kullan›m›yla. karfl› karfl›ya olunan sorunun ak›l. 1995: 29). dinden bilime geçiflten ibaret bir fley de¤ildir. 1995: 786. Modernist düflünce insan›n do¤al yasalar›n hükmetti¤i bir dünyaya ait oldu¤unu. bireylere daha fazla özgürlük verilirken ayn› oranda sorumluluk ELEV‹ZYO N verilmedi¤iniTdüflünmekte ve toplum üyeleri aras›nda yak›n cemaat ba¤lar›n›n korunup beslendi¤i bir toplumsal düzenin gereklili¤ini ‹ N T E R N E T savunmaktad›rlar (Marshall. Bu modernlik fikri geçmiflle. bir kimli¤in ve bir hat›ran›n (gelene¤in) insan›d›r. Aksine. geleneksel örgütlenme biçimleri ve kültürel inançlar›yla her türlü uzlaflmay› reddederek ve çal›flmaya. (Touraine. . sanayi devriminden 1970’lere kadar olan dönem orta modernlik aflamas›n›. SIRA S‹ZDE Touraine’in görüflleri dikkate al›nd›¤›nda. bu modernlik anlay›fl›n›n zaferi bütün ezeli ilkelerin bask›lanmas›. Tanr› fikrini ima etti¤i için ruh fikrinin. ticaret serbestiyetine ve yasalar›n gayri-flahsi olufluna merkezî bir önem ba¤layarak yeni bir insan ve dünya infla etmek amac›ndayd›. aç›kl›ktan yana de¤il. Touraine’e göre bu kopufl bir boflluk ve karmafla oluflturmaktad›r: DÜfiÜNEL‹M DÜfiÜNEL‹M S O R U Cemaatçilik klasik liberalizm ile kolektivizm aras›nda bir orta yol bulmaya bir Dçal›flan ‹KKAT toplumsal kuramd›r. En temelde modernlik. 1998: 90-91). 33).

1995: 178). Bu haliyle Özne ne araçsal akl›n.SIRA deneyim Araçsal akl›n ya da teknik ak›lc›l›¤›n bu yeni birli¤in oluflturulabilmesinde büyük bir rolü vard›r. Dolay›s›yla bugün modernlik dedi¤imiz fley “sadece özne ile ak›l aras›nda ve vicdan ile bilim aras›nda artan bir etkileflim” sayesinde mevcut olabilecekken. kültürel e¤ilimlerin kendilerinin di¤erlerinden bütünüyle farkl› ve üstün olduklar›na inanmas›n› ve kendilerini siyasi tahakküm aray›fl›nda olan toplumsal güçlere önler (Touraine.36 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› On dokuzuncu yüzy›l›n sonundan beri içinde yaflamakta oldu¤umuz kültürel ve toplumsal alan bütünlü¤e sahip de¤ildir: bu hal modernli¤in yeni bir aflamas›n› de¤il. bir topluma mensup olundu¤unun fark›nda olarak uzlaflt›r›lmas›na kalk›flmak olarak anlafl›lmal›d›r (Touraine. Fakat bu yeterli K ‹ T A dönüfltürmelerini P de¤ildir çünkü modernli¤in bir yüzü ak›lc›laflma ise di¤er yüzü de ferdiyet kazanmad›r (subjectivation). kendi deneyimlerini ve hat›ralar›n› kiflisel bir hayat hikâyesi içinde birlefltirmek için kendini bir aktör olarak ortaya koyma ve aktör olarak tan›nma iradesidir. onun çürümesini oluflturmaktad›r. Bunun yolu. Bu birlefltirme ancak ak›l ile Öznenin yeniden bir araya gelmesi/getirilmesi ile mümkün olabilir. 1995: 205-7). Aksine. çocuklar. bir kültür veya cemaate mensubiyetten kaynaklanan sorumlu- . Touraine’e göre. cemaatçi ya da bireyci olmaya bafllad›¤›nda modernli¤in krizi zirveye ulaflm›fl demektir (Touraine. SIRA S‹ZDE 2 Sizce. toplumun iyili¤i ad›na. özgürlük demektir. kiflisel arzu ve ihtiyaçlar›n bir flirkete. Kilise ile devletin ayr›lmas›n›n temel ilke oldu¤u bu laikleflmifl kültürde hiçbir büyük dinin baflat bir etkisi yoktur. Touraine’e göre özne kendi bafl›na modernli¤in da¤›lan dünyas›n› bir araya getiremez. iflçiler ve sömürge alt›ndaki insanlar gibi tutku ile özdefl tutulan toplumsal kategorileri ak›lc›l›k ile özdeflleflen kapitalist seçkinlerin boyunduru¤u alt›nda ezmifltir” (Touraine. Özne. Ancak. modernlik kendi tarihinde ‹NTE RNE T izleyerek “akl›n zaferine izin vermek için özne fikrini terk etbunun aksine bir yol mifl. “bilim ad›na öznenin d›flar› at›lmas›” ve böylelikle onu oluflturan iki unsurdan birinin tahrip edilmesidir. Modernli¤in trajedisi onun kendisinin di¤er yar›s›na karfl› bir mücadele T E L Eiçinde V ‹ Z Y O Ngeliflmifl olmas› yani. “kutsal olandan SIRA S‹ZDE alelâde olana geçifl” ifadesi ile burada ne kastedilmektedir ve sosyolojik düflünce tarihinde bu kavramlar›n size hat›rlatt›¤› baflka isimler var m›? DÜfiÜNEL‹M MODERNL‹K VE ÖZNE DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P TELEV‹ZYON ‹NTERNET Bir toplum ya piyasa gibi hareket etti¤inde ya da kendini bütünüyle bir kültürel S O R U kimlik ile tarif etmeye bafllad›¤›nda ve onun aktörlerinin at›flar› pür kültürel. Zira teknik ak›lc›l›k modernli¤in parçalar›n›n birbirlerinden bütüAMAÇLARIMIZ nüyle kopmas›n›. Ak›lc›l›k ad›na. ayn› zamanda. Bu birliktelik içinde Özne bir üst benlik (süper ego) ya da kolektif vicdan de¤il. 1995: 102). modernli¤i bugün içinde bulunduD‹KKAT ¤u çürüme ve karmafladan kurtarmak ve onun da¤›lan parçalar›n› bir araya getirerek yeni bir birlik oluflturmak mümkündür. akl› özgür k›labilmek için duygular› ve tahayyülleri bast›rm›fl ve kad›nlar. de¤erlerin ya da gelene¤in sevki ile hareket eden Weber’in düflüncesindeki aktör ne de toplumsal olgular›n bask›s› ya da sevki ile hareket eden Durkheim’›n düflüncesindeki bireydir. Bireyin kendi eylem ve durumlar›n› kontrol etme. tarih ve devrim ad›na. onun böyle bir teflebbüste kullan›labilecek bir araç olarak da görülmemesi gerekir. Belki daha önceki hiçbir medeniyet bu derece bir merkezî ilke yoklu¤u yaflamam›flt›r. toplumsal normlar ve kurallar ad›na. 1995: 98-99). geçmifle ve kaybolmufl bir düzene özlem hiçbir zaman zay›f olmam›flt›r (Touraine. öncelikle bu karmafla ile S‹ZDE ve de¤erlerin ço¤ulculu¤unu kabul etmekten geçmektedir. Buna karfl›l›k. 1995: 218-20). yüzleflmek.

demokrasi ve modernlik aras›nda kurdu¤u iliflkiler çok yönlü ve çok katmanl›d›r. demokrasinin en büyük baflar›lar›ndan biri olmufltur. bir hat›raya sad›k kalarak kendi özgürlü¤ü ad›na ferdiyet kazanma teflebbüsüdür (Touraine. ak›lc›laflma ile ferdiyet kazanma aras›ndaki zor iliflkileri idare etmeye dayand›¤› ve Öznenin ise araçsal akl› kiflisel ve kolektif bir kimlik ile birlefltirmeye teflebbüs oldu¤u düflünüldü¤ünde. sistemlerin egemen mant›¤›na karfl› ‹ N yürüttükleri TERNET bir savafl. demokrasi en iyi ak›lc› düflünce. anayasal ve hukuki garantilere sahip siyasal ço¤ulculuk ve laiklik demektir. Menfi özgürlükler ile müspet özgürlükler aras›ndaki ba¤› sa¤layan fley iseAMAÇLARIMIZ tâbi ve ba¤›ml› olanlar› serbestçe hareket etmeye ve onlar›. bir özne siyaseti ve öznenin var olabilmesinin bir ön kofluludur. . Bu birincisi. luklar ad›na ve kendini be¤enme ad›na flekillendirilmifl olan benli¤ini k›rarak ve fakat bir dile. Dolay›s›yla. 1995: 13). Aksine demokrasi. bir yüze.2. toplu pazarl›k örne¤inde oldu¤u gibi. öznenin var olabilmesinin önflart›d›r. Yorumcu oldu¤u kadar normatif bir kuramc› olarak Touraine’in Özne. kendi kültürleri ve ba¤TE L Eözgürlükleri V‹ZYON lam›nda. öznelerin kendi kültürleri ve özgürlükleri ba¤lam›nda. BirDyordam olarak de‹KKAT mokrasi yönetilenlerin kendi yöneticilerini seçmeleri. cumhuriyetçi kültür özgürlü¤ü vatandafll›k ile özdefl tutarken demokratik kültür insan haklar›n› vatandafl›n görevleri anlay›fl›n›n ve tüketici taleplerinin karfl›s›na koyar (Touraine. modernli¤in ak›l ile Özne. “Demokratik rejim azami say›ya azami özgürlük veren ve mümkün olan azami çeflitlili¤i koruyan ve tan›yan siyasal hayat biçimidir” (Touraine. iktisadi. Bundan dolay› demokratik kül‹ N T farkl›l›klardan ERNET tür ile cumhuriyetçi kültür aras›nda büyük farkl›l›klar vard›r. e¤er Özne. 1995: 225-26). kurulu güçlerin bizi kendilerine tapt›rd›¤› bütün putlar› k›r›p. Ünite . ‹lk olarak. Demokrasinin büyük görevi kitle kültürü içinde çeflitlilik üretmektir. yani s›naî demokrasi. 1995: 207. Touraine taraf›ndan bir toplumun ya da onun aktörlerinin kendilerini pür kültürel. 1997: 18). dolay›s›yla farkl› rejimlerin ve onlar›n somut uygulanma biçimlerinin sürekli olarak birbirleri ile karfl›laflt›r›lmalar›n› gerektirir. modernlik fikri Özne etraf›nda infla edilebilir (Touraine. 19). öznelerin. kiflisel özgürlük (liberty) ve kültürel bir kimli¤i 3 SIRA S‹ZDE DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P Touraine’in demokrasi ile özne aras›nda kurdu¤u TE LEV‹ZYON iliflkiye göre demokrasi.Alain Touraine: Modernlik ve Demokrasi 37 Touraine sosyolojisinde toplumsal aktör eylemleriyle kendi toplumunu flekillendirme ve tarih yapma iradesine sahip tarihsel Özne olarak anlafl›l›r. yani evrensel olarak kucaklay›c› ve kuflat›c› bir kuram olmas›n› arzu eder. cemaSIRA S‹ZDE atçi ya da bireyci bir tav›rla tarif etmeleri nas›l anlafl›lmaktad›r? DÜfiÜNEL‹M MODERNL‹K ‹LE ÖZNE VE DEMOKRAS‹ ARASINDAK‹ ‹L‹fiK‹LER S O R U Touraine’in Critique of Modernity (1995) adl› çal›flmas›nda tan›mlad›¤› bu Özne onun demokrasi kuram›n›n da merkezinde yer al›r. Ancak demokrasi basitçe bir dizi kurumsal garantiler ya da menfi özgürlükler demek de¤ildir. Ayn› zamanda o kuram›n›n hem modernleflmifl hem de modernleflmekte olan ülkeleri birlikte kapsayan. bütün güçlere karfl› direnir ve farkl› olma ve hatta kitle toplumunda yaln›z olma hakk›n› savunabilirse. 1997: 11-13. Çünkü küreselleflmenin egemen oldu¤u bir dünyada bir ülkede demokrasinin yaflayabilmesi ancak di¤erlerinde de mevcut olmas› ve yaflat›lmas› flart›na ba¤l›d›r (Touraine. K›sacas› demokrasi özne siyasetidir. 221-22). Touraine’e göre. Bu nedenle toplu pazarl›¤›n bafllaK ‹ T A P t›lmas›. cumhuriyetçi kültür birlik peflinde iken demokratik kültür çeflitlili¤i korur. siyasi ve kültürel kaynaklara sahip olanlarla eflit olarak haklar ve garantileri tart›flmaya muktedir k›lan demokratik iradedir. Ayr›ca. Bu ise sürekli olarak farkl› ülke ya da ülke gruplar›n›n siyasal durumlar›n›n. ‹kincisi. Demokrasi her fleyden önce ulus devletin ve serbest piyasa düzeninin varl›¤›n› gerektirir. menfi özgürlüklerin (yaSIRA S‹ZDE ni kiflisel özgürlüklere sayg›n›n) müspet özgürlüklerle (yani ço¤unluk taraf›ndan adil oldu¤u düflünülen bir sosyal sistem) ile uzlaflt›r›lmas› da gerekir. sistemlerin mütehakkim mant›¤›na karfl› yürüttükleri savaflt›r.

SIRA S‹ZDE 4 Geçmiflte ya SIRA da günümüzde hangi tür talepler ve uygulamalar çok kültürlülü¤e örnek olaS‹ZDE rak gösterilebilir? DÜfiÜNEL‹M Touraine’e göre.. aslî amac› bireylerin ve kolektiflerin özgürlükleriyle iktisadi faaliyet ve yasal standartlar›n uzlaflt›r›lmas› olan kurumsal bir infla olarak görülmedikçe demokratik kültür vücuda gelmez (Touraine. Touraine’e göre: Ayn› flekilde ve ayn› sebeple. özgürlük ile bütünleflmeyi adeta dinsel bir bütünlük anlay›fl›na uygun bir flekilde birlefltirmek istemektedirler ve Touraine bunu aç›kça ifade eder (Touraine.. mezhepçili¤in ve kutsal savafllar›n yolunu açar”. bireyin tek bir mensubiyet ilkesi ile tan›mlanamayaca¤›. ço¤ulculu¤un savunulmas› geliflmeleri dâhili dinamiklere dayanan toplumlar ile bunu baflaramayan toplumlarda farkl› biçimler al›r. Bu nedenle Touraine’e göre demokratik kültür çok kültürlülü¤ü ve bütünlefltirici evrenselli¤i ayn› anda ve fliddetle reddeder çünkü çok kültürlülük herkesi belli bir cemaate hapseder. 1997: 15). . Onun nazar›nda. Her ikisi de teknik ak›lc›l›¤›n belli bir kültür ya da cemaatle özdefl olamayaca¤›n›. bir birey özgürlük. her türden az›nl›¤›n haklar›n› tan›d›¤› ve onlar› kendi temel haklar›n› icra etmekten al›koymad›¤› bir rejimdir. Hâlbuki siyasal bir rejim olarak demokrasi. Her ikisi de çokluk ile tekli¤i. 1997: 16). Geliflmifl S O R U gruplar› ve az›nl›klar› iktisadi ve idari sistemin k›s›tlar›ndan ülkelerde bireyleri. 1997: 15). “.. özgürlük arzusu bireyli¤i.. “davran›fl›. Touraine’in Özne ile demokrasi aras›nda kurmufl oldu¤u bu paralellik ve eklemleflme Gökalp’in Türkiye’de modern ulus devletin inflas›na rehberlik edebilecek ilkeleri belirlemek için kültür ile medeniyet aras›nda yapt›¤› ayr›mdan hareketle ortaya koydu¤u “Türk milletinden.toplumsal hayat› bir hoflgörü alan›na indirger ve böylece ayr›mc›l›¤›n.38 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› uzlaflt›rma olarak tan›mlanabilir. özgürlük arzusunu bir kültüre üyelik ve akla dayanma ile birlefltirdi¤i ölçüde bir Öznedir” (Touraine. ‹slam ümmetinden ve Bat› medeniyetindenim” bireflimini hat›rlat›r. Hâlbuki modernleflmeleri toplumsal aktörlerin de¤il. 1997: 15). devletin da benzeri bir d›fl failin müdahalesine ba¤l› olan yerlerde talep D ‹ Kya KAT DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ . .. Ancak bu birlefltirme çabas› dinsel bir çaba ya da din ad›na bir çaba de¤il. “Demokratik ruh birlik ile çeflitlili¤in birbirlerine ba¤l› olduklar›n›n fark›nda olmaya dayan›r” (Touraine. ak›lc›l›k ve kültürel aidiyeti birlefltirdi¤i ölçüde Öznedir. Gökalp’in düflüncesindeki Bat› medeniyeti Touraine’in Weber’ci anlamda kulland›¤› teknik ya da araçsal ak›l ile hemen hemen özdefltir. özerklefltirebilmek daha kolayd›r.. kültürel kimlik özelcili¤i (particularism) ve ak›l ise evrenselli¤i temsil eder. Bütünlefltirici evrenselli¤i amaçlayan anlay›fl ve ruh ise “kendi evrenselli¤i ad›na özel inançlar›n. Baflka bir ifadeyle.Toplum. hem kendine has hem de baflkalar› ile paylaflt›klar› ortak yanlar olaca¤›n› ve ferdiyetin yani öznenin buradan ortaya ç›kaca¤› konusunda benzer düflünceye sahiptirler. sadakatlerin ve hat›ralar›n çeflitlili¤ini k›nar ve reddeder” (Touraine. Kendi ç›karlar›nca yönlendirilen bireyler içinde yaflad›klar› demokratik toplumu her zaman desteklemezler.. her türden ço¤unlu¤un.. Bir birey. kendi ç›karlar›na ayk›r› da olsa. demokratik bir toplum bireylerin özgürlü¤ünü ve farkl›l›klara sayg›y› özel ve kamu idaresinin teknikleri ve yasalar› vas›tas›yla kolektif hayat›n ak›lc› idaresini birlefltirir. laik bir çabad›r çünkü toplumsal hayat insan›n yaratt›¤› bir hayatt›r ve modernlikle birlikte art›k toplumsal hayat›n kendisine aflk›n bir alanda duran bir öznesi ya da böyle bir düzlemden gelen ilkeleri yoktur. Demokrasinin inflas› için bireycilik yeterli bir ilke de¤ildir. 2000: 256).

S‹YASAL MODERNL‹K VE DEMOKRAS‹N‹N BOYUTLARI Touraine’e göre. Bundan dolay›d›r ki. Buna karfl›l›k özgürlük ve eflitlik gibi ilkelere müracaat tahakküm alt›ndaki gruplar›n kendi durumlar›na ahlâki bir tan›mlama getirebilmelerine imkân sa¤lar. Totaliteryenlik kavram› halk›n bütünüyle ya da hemen nerdeyse bütünüyle devlet taraf›ndan tahakküm alt›na al›nd›¤› bir siyasal rejime at›fta bulunur. geliflmekte olan ülkelerde ise totaliteryen diktatörlükten ortaya ç›kan bir tehdit. 1997: 16-17). Bu siyasal biçim içinde gücü elinde bulunduranlar seçmenlere karfl› sorumlu de¤ildirler ve kamu siyasalar›n›n ve uygulamalar›n›n ald›¤› flekil toplumsal r›zaya dayanmaz. geliflmifl ülkelerde mevcut olaca¤›n›. Demokrasi. Otoriteryen rejimler kiflisel diktatörlüklerden parti ve askeri diktatörlülerine var›ncaya kadar çok çeflitli flekiller alabilirler ve esas itibariyle demokratik olmayan bir siyaset biçimi temsil ederler (Palma.2. demokrasi ve modernlik aras›nda kurdu¤u iliflkiler çok yönlü ve çok katmanl›d›r. 1997: 21-22). Dolay›s›yla geliflmekte olan ülkeler aç›s›ndan demokrasi bireysel ya da özel özgürlükler ile toplumsal bütünleflmenin uzlaflt›r›lmas›. di¤eri ise halk›n egemenli¤idir. bir köy. Yirminci yüzy›l›n faflist ve sosyalist rejimleri totaliteryen rejimlerin örneklerini teflkil ederler (ElOjeili.Alain Touraine: Modernlik ve Demokrasi 39 Touraine’in Özne. Toplumsal aktörler ve onlar›n arac›s› ya da temsilcisi olan siyasi failler olmad›kça demokrasinin temel gereklerinden biri mevcut de¤il demektir. Ancak bundan dolay› ne böyle toplumlarda demokrasiye yer yoktur. 2007: 5018). Bu nedenle demokrasiyi siyasal bir toplum içinde ç›karlar›n temsilinin gücün s›n›rlanmas› ile birlefltirilmesi olarak tarif etmek de mümkündür (Touraine. 1997: 26-27. Ünite . siyasal modernli¤in iki veçhesi vard›r. modernleflmekte olan ülkelerde ise totaliteryen diktatörlükten kaynaklanan bir tehditle karfl› karfl›yad›r. özgürlük ve eflitlik gibi ahlâki ilkelere müracaattan do¤mufltur. yönetilenler s›rf bir aile. Üçüncü dünyan›n pek çok ülkesinde yap›labilecek tek gerçek tercih ya milliyetçi ya da cemaatçi bir diktatörlük aras›nda gibi görünür. yöneticilerin gücünün seçimler ve gücün uygulanmas›n›n s›n›rlar›n› tan›mlayan bir yasal çerçeveye sayg› ile s›n›rland›r›lmad›¤› bir yerde ise seçme özgürlü¤ünün bir anlam› yoktur. etnik ya da dini gruba mensubiyetleri ile ilgilenip. Demokrasinin bu üç boyutundan biri temel haklara sayg›. Daha ideolojik olmas›. ikincisi vatandafll›k üçüncüsü ise siyasal liderlerin temsil edebilirli¤idir. hem modernleflmifl hem de modernleflmekte olan ülkelerde tehdit alt›ndad›r. demokrasi ile hukuk devleti aras›nda zorunlu bir ba¤ yoktur çünkü demokrasi hukuk devletinden de¤il. Geliflmekte olan ülkelerde bir kültür ya da din ile bir toplum ve devlet aras›nda do¤rudan bir iliflki kurmak suretiyle cemaate müracaat etmek demokrasiyi tahrip eder. halk›n egemenli¤i fikri siyasal hayat› toplumsal aktörler aras›ndaki iliflkilere tâbi k›ld›¤›ndan demokrasinin geliflimine do¤rudan bir katk› sa¤lar (Touraine. Siyasal ve hukuki biçimsellik dün oldu¤u gibi bugün de egemen gruplar›n gücünü tehdit eden toplumsal talepleri reddetmek için oligarflik bir flekilde kullan›labilir. Touraine’e göre. Öte yandan. Bunlardan biri devletin keyfi gücünü s›n›rlayan hukuk devleti ya da hukuki temel. Böyle yerlerde demokratik düflünce ve toplumsal hareketler her iki otoriteryen çözüme karfl› savaflmal› ve hem köktencili¤in hem de militarizmin kurbanlar›n› savunmal›d›r (Touraine. otoriter bir devlet kaç›n›lmazd›r demek do¤rudur ne de dolay›s›yla demokrasinin sadece zengin. 34). birbirini tamamlayan fakat herhangi bir merkezî ilke taraf›ndan birlefltirilmemifl olan üç boyutu vard›r. siyasal düzlemde demokrasinin birbiriyle ba¤lant›l›. geliflmifl ülkeler aç›s›ndan ise özne ile akl›n uzlaflt›r›lmas› teflebbüsü olarak tan›mlanabilir. modernleflmifl ülkelerde laissez faire tutumundan. . Fakat ayn› zamanda. Bu boyutlar› birlefltiren bir merkezî ilkenin olmay›fl› siyaset alan›nda modernli¤i tan›mlayan din ile devletin birbirinden ayr›flmas›n›n mant›ki bir sonucudur çünkü laiklik bizi toplumsal örgütlenme için felsefi ya da ahlâki temellere dayanmayan ilkeler bulmaya zorlar. Otoriteryenlik kavram›. bireylere ya da gruplara karfl› keyfi uygulamalara yönelebilen bir siyasal yetki biçimine at›fta bulunur. Ancak. tek parti yönetimi ve hayat›n her alan›na ve düzeyine devletin müdahale etmesi onu otoriteryenlikten ay›ran bafll›ca özellikler olarak düflünülür. siyasi bir topluma ait olduklar›n› hissedip hükümetle ilgilenmedikleri müddetçe onlar›n kendi yöneticilerini seçme özgürlü¤ünün bir anlam› yoktur. 2007: 222). Bununla birlikte modernli¤i özel olarak modernleflmifl (sanayileflmifl) toplumlar›n iflleme biçimi olarak gören Touraine’e göre demokrasi. öznenin var olabilmesinin bir ön koflulu olarak. di¤erlerinin özellikle bu iktisadi modernleflmeyi geçirmelerini beklemek gerekti¤ini söylemek do¤rudur. edilen haklar birey haklar› olmaktan çok cemaat haklar›d›r ve bunlar icbarî (zorunlu) modernleflmeye direnç göstermek için kullan›labilir. Demokrasi hem geliflmifl hem de geliflmemifl ülkelerde tehdit alt›ndad›r: geliflmifl ülkelerde laissez faire tutumundan.

aksine sivil toplum. Aksine o toplumsal hayat›n eflitsizlikler üzerine kurulu oldu¤unu ve demokrasinin bu eflitsizliklerden kaynaklanan bir toplumsal mücadele alan› oldu¤unu teyit eder.. Örne¤in devlet gücünün s›n›rlanmas› ve temel haklara sayg› ‹ngiltere’de. meclis ve hükümet) ve devlet aras›ndaki ba¤lant›lar›n do¤as› ve etkilerin yönünün nas›l kuruldu¤u ile alâkal›d›r: . Touraine aç›s›ndan esas mesele kendi bafl›na ve biçimsel olarak güçlerin ayr›l›¤› de¤il. Farkl› ülkelerde bunlardan biri ya da ikisi di¤erinden daha fazla öne ç›kabilir. Halk›n egemenli¤i ilkesinin güçlerin ayr›l›¤› ilkesine öncelik kazand›¤›n›n nas›l fark›na varamay›z? Siyasal kurumlar düzlemi toplumsal aktörler düzleminden ayr›lmamal›d›r. Touraine aç›s›ndan güçler ayr›l›¤›n› (yani yasama. Bu genel fikirden ç›kan sonuç fludur ki. toplumsal aktörlerin ve onlar›n özgürlük ve sorumlulu¤a eriflmelerinin hizmetkâr› olmad›kça demokrasi var olamaz (Touraine. siyasal toplum ve devlet aras›ndaki ba¤lant›lar›n nas›l kuruldu¤u ile iliflkilidir. siyasal toplum (partiler. Touraine’in nazar›nda. Demokrasinin varl›k flart› olarak devlet gücünün s›n›rlanmas› sorunu ayn› zamanda güçler ayr›l›¤› meselesinin nas›l anlafl›lmas› gerekti¤i sorununu da gündeme getirir. fakat içinde toplumsal aktörlerin kendi temsilcilerini. yöneticilerin temsil edebilirli¤i ise yirminci yüzy›l Fransa’s›nda daha bir öne ç›km›fl görünmektedir (Touraine.. hem devlet hem de siyasal sistem düzleminde halk›n iradesinden özerk gayri-siyasal bir unsur olmal›d›r. yürütme ve yarg›n›n ayr›l›¤›) demokrasinin temel unsurlar›ndan biri olarak düflünülemez zira böyle yapmak güçlerin biçimsel örgütlenmesiyle alâkal› bir hususu gücün temel haklar taraf›ndan s›n›rlanmas›yla kar›flt›rmak anlam›na gelir.E¤er etki yukar›dan afla¤›ya do¤ru uygulan›yorsa demokrasi yoktur. Benzer flekilde yasama gücünün de yürütme gücü üzerinde bir etkisinin olmas› gerekir ve siyasal partiler bu etkiyi do¤urmal›d›rlar (Touraine. Devlet düzleminde bu memurlar profesyonellerden ba¤›ms›z olmal›d›r demektir. . demokrasi fikrinde hiçbir ilke devlet gücünün temel haklara sayg› talebi taraf›ndan s›n›rlanmas›ndan daha merkezî bir öneme sahip de¤ildir. Öte yandan demokrasinin birbirini tamamlayan bu üç boyutu aras›nda ideal bir dengeden söz etmek mümkün de¤ildir. siyasal rejimin ›l›ml›l›¤›n› sa¤lad›¤› için eflitsizlikleri dolayl› olarak olumlamak niyetinde de¤ildir. Touraine’in devlet gücünün s›n›rlanarak özgürlüklerin geniflletilmesi ve teminat alt›na al›nmas›na atfetti¤i bu merkezî önem Montesquieu ile bafllay›p Tocqueville ile devam eden özgürlük ve eflitlikten hangisinin demokrasi aç›s›ndan daha önemli oldu¤u tart›flmas›nda Touraine’i Montesquieu’ye daha yak›n k›lar.40 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Touraine için demokrasi meselesi biçimsel olarak güçlerin ayr›l›¤›ndan ziyade sivil toplum. Dahas›. kamuoyunun büyük oranda etkilemedi¤i bir hukuk çok çabucak güçlülerin ç›karlar›n› savunman›n güçlü bir arac› haline gelir.. Fakat yine de.. Devlet sadece ülkenin ve ulusun de¤il. 1997: 28-29). Montesquie’de oldu¤u gibi. bu temsilcilerin de devleti kontrol etti¤i bir toplumu demokratik olarak tan›mlayabiliriz. Dolay›s›yla. 40). 1997: 32). Touraine. 1997: 37. vatandafll›k ve özgürlükten çok eflitlik ve toplumun bütünleflmesine ve yasalara sa¤lam bir temel oluflturan ahlâki ve dinsel fikirlere öncelik vermek Amerika Birleflik Devletleri’nde. Bir birlik ilkesi-ço¤unluk talebi-ile özerklik ilkesinin bu birleflimi idarenin siyasallaflt›r›lmas›na ve toplumsal aktörlerin neokorporatist bir flekilde siyasal güç ve parti aristokrasisi (partitocroza) ile birleflmesine tercih edilir (Touraine. 1997: 31). Ancak. siyasal sistem düzleminde ise hukuk ve denetim mekanizmalar›n›n al›nan karalar›n yasal ve anayasal olmas›n› temin etmeleri demektir.

Sanayi-sonras› toplumunda ya da di¤er ad› ile programlanm›fl toplumda art›k temel toplumsal çeliflki teknik. SIRA S‹ZDE Sizce. Baz› hallerde bu arac› örgütler sahip olduklar› özel statülerden dolay› adeta hükümetin uzant›s› haline gelebilirler (Jary ve Jary. Sadece maddi eflya ve hizmetlerin alan›na de¤il. Ünite . TOPLUMSAL HAREKETLER VE KÜLTÜREL DEMOKRAS‹ Touraine’e göre.. bilim ve teknoloji gibi ayn› de¤erleri paylaflan mülk sahipleri ile ücretle geçinenler aras›ndaki toplumsal çat›flma biçimini alm›fl ve sosyal demokrasi ile sonuçlanm›flt›r. kategoriler ve kolektiviteler aras›nda bir çat›flma vard›r. D ‹ K K A Tkiflisel veya (››) bu gayri-flahsi tahakküm sisteminin toplumsal aktörleri kendi cemaatçi kimliklerine kapanmaya zorlamas› ve bu suretle az›nl›klar›n reddedilmesini teflvik etmesi karfl›s›nda kültürel çeflitlili¤in sayg› görmesini temin etmeSIRA S‹ZDE si ve herkese eflit toplumsal ve kültürel haklar› garanti etmesi ve (›››) üretim ve yönetim sistemlerinin teknik ak›lc›l›¤›na tâbi olan tüketicilerin sa¤l›k. e¤itim. Özne bir yandan pazar ve teknolojilerin zaferine karfl› mücadele ederken di¤er yanda cemaatçili¤e ve ondan ortaya ç›kan otoriteryenli¤e karfl› mücadele vermektedir. ilerleme.2. 2000: 249). Touraine’in kastetti¤ini de içeren ikinci anlam› ise iflçi ve iflveren sendikalar›. kooperatif üst birlikleri gibi ç›kar gruplar›n›n fiyatlar. biAMAÇLARIMIZ liflim alanlar›ndaki taleplerinin dikkate al›nmas› (Touraine. Bu hal programlanm›fl toplumun merkezî önemi haiz sorusunu ortaya koyar ki o da birlikte yaflay›p yaflayamayaca¤›m›zd›r (Touraine. bu yeni demokrasi yukar›da tan›mlanan kültürel demokrasidir ve onun üç temel amac› vard›r. ba¤›ml›l›k flahsileflmektedir” (Touraine. Bunlar: (›) artan eflitsizlikler ve daha fazla S O R U d›fllanmaya yol açan küresel iktisadi ve mali sistemler karfl›s›nda s›n›f farkl›l›klar›n› azaltmak ve ekonomi üzerindeki toplumsal ve siyasal kontrolü art›rmak. ToK ‹ T A P DÜfiÜNEL‹M DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P TELEV‹ZYON TELEV‹ZYON . 2000: 248-49). giderek daha fazla bir flekilde kültür ve flahsiyetler alan›na müdahil olan pazarlar›n hükmetti¤i bir dünyada demokratik siyasetin evrensel haklara müracaat etmekten daha fazla olarak kiflisel ve kolektif kimliklerin savunulmas›nda yapaca¤› çok fley vard›r (Touraine.. 2000: 89:) Bir zamanlar toplumsal has›mlar paylaflt›klar› de¤erlerin toplumsal kullan›m› üzerine çat›fl›rken flimdi bir yanda kendi de¤erini dayatan bir sistem. ticari ya da mali mekanizma ile ba¤›ml› tüketici aras›ndad›r. sanayi sonras› toplumda tahakküm gayri-flahsileflirken ba¤›ml›l›¤›n flahsileflmesi ile ne kastedilmektedir ve bunun önceki tahakküm ve ba¤›ml›l›k iliflkilerinden ne fark› vard›r? 5 SIRA S‹ZDE Touraine’e göre. Sanayi toplumundaki çat›flma emek.. Zira demokrasi toplumsal çat›flmalar›n kurumsallaflmas›n›n hem arac› hem de sonucudur.Alain Touraine: Modernlik ve Demokrasi 41 Korporatizm genellikle iki flekilde anlafl›l›r. Bunlardan ilki toplumsal çat›flmalar› ortadan kald›rmak veya bask›lamak ya da milliyetçili¤i beslemek amac›yla devletin emek örgütleri gibi büyük örgütleri denetimi alt›na almas›na at›fta bulunur. Ancak bu çat›flma sanayi toplumunda ve ça¤dafl dünyada farkl› biçimler almaktad›r. demokrasi ile toplumsal hareketler aras›nda biri olmaks›z›n di¤eri olamayacak derecede bir ba¤lant› vard›r. ücretler vb konularda kendi üyeleri ile hükümet aras›nda arac›l›k yapmalar›na at›fta bulunur. 1995: 123). öte yanda ise anlam yaratma kabiliyetleri inkar edilmifl veya marjinallefltirilmifl ya da d›fllanm›fl bireyler. Bu yeni toplumda “tahakküm gayri-flahsileflirken. odalar. 2000: 249-50).

Günümüzün toplumsal hareketleri art›k mükemmel bir toplum modelinin ve o sebeple de herhangi bir . “Herkes için eflit f›rsatlar temin ederek. Projenin kendisi Öznenin kendisinden daha önemliydi. Bu hareketlerin amac› eflitlik ilkesinin zaferini sa¤lamak veya eski üretim. Touraine. 1988: 8). ‹flçi sendikalar› kapitalist sömürüye karfl› eme¤i ve zanaatlar› savundular. Sosyoloji tarihinde bu görüflü savunan önemli isimlerden birisi Herbert Spencer’dir (Yayla. 2005: 137-140) Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› uraine’in kanaatince demokrasi kültürel laissez-faire siyasetine ya da genel bir hoflgörüye indirgenemez çünkü böyle bir fley toplumun bütünüyle parçalanmas› ve eflitsizlik ve ayr›mc›l›¤›n daha da kötü bir hal almas›na yol açar. ayn› de¤erleri veya kültürel yönelimleri paylaflan ve birbirleri ile tahakküm ve çat›flma içinde olan aktörlerin paylaflt›klar› kültürün ve onun üretti¤i faaliyetlerin toplumsal yönetimi konusundaki mücadelesini. 2000: 50). yönetim ve hiyerarfli biçimlerini k›r›p bunlar›n yerine yeni bir toplum yaratmakt›. toplumsal hareket belli bir toplumsal kategorinin ayn› anda hem özel hem de genel olan bir tahakküm biçimine karfl› ç›kmas›na izin veren bir toplumsal eylemden ortaya ç›kar. 2000: 90). siyasal. rekabetini ifade eder (Touraine. kaç›n›lmaz olarak otoriteryenli¤e götürür (Touraine. Kad›n hareketi toplumun tamam›n› etkiledi çünkü o bedenin ve cinselli¤in özgürlefltirilmesini talep etti (Touraine. Dahas›. mücadele basitçe egemen düzene karfl› bir mücadele olmamal›d›r. Emek dünyas› iflverenlere ilerleme ve s›naî toplum ad›na karfl› ç›kt›. karfl›l›kl› tan›man›n ön flartlar›n› yaratarak ve özgür bir toplumun bir parças› olundu¤u hakk›nda fark›ndal›k yarat›larak özgürlük faal bir flekilde savunulmal›d›r” (Touraine. sömürge karfl›t› hareketler ortak bir milli veya kültürel kimli¤in fark›nda olunmas›ndan ilham ald›lar. Bu toplumsal kategori karfl› ç›k›fl›n› hasm› ile paylaflt›¤› genel de¤erler veya yönelimler ad›na ve hasm›n›n meflruiyetini reddetmek için yapar (Touraine. toplumsal hareket kavram›n›. Tahakküme muhalefet kendi bafl›na bir toplumsal hareket üretmez. Buna göre toplumsal hareket bir ç›kar grubu ya da siyasal bask› oluflturma vas›tas› de¤ildir. Geçmiflte toplumsal hareketler dinsel. siyasal veya toplumsal s›n›f anlam›nda tan›mlanm›fl kolektif bir Öznenin ve onun vas›tas›yla da toplumun radikal bir flekilde yeniden inflas› projesinin vücut bulmufl haliydiler. Demokrasi ve toplumsal hareketler için özgür ve adil toplum fikrinden daha tehlikeli bir fley olamaz. etnik veya kültürel temizli¤in. cemaatçi. Kendini böyle bir fikirle özdefllefltirmifl bir demokrasi ya da bunun için kendini belli bir toplumsal hareketle özdefllefltiren bir siyasi güç demokrasiye de¤il. Toplumsal hareket. bir hareket olumlu bir vas›f için talep ortaya koymal›d›r. Marx’›n toplumsal hayat›n tahakküm üzerine kurulu oldu¤u fikri ile Weber’in aktörlerin de¤erler taraf›ndan yönlendirildi¤i fikirlerinin birlefliminden devflirir. Toplumsal hareketlerin bu vas›flar› devrimci eylemler ile tam bir tezat oluflturur çünkü “devrimci eylemler her zaman toplumsal. 2001: 49). ve kad›nlar›n kendi ba¤›ml›klar›na karfl› mücadelesine ilham veren özel bir difli kimli¤inin teyit edilmesiydi. Aksine. Tarihi birçok kere atefle vermifl olan bu toplumsal hareket anlay›fl› art›k çözülmüfl ve çürümeye yüz tutmufltur. birleflmifl ve fleffaf bir toplumun.42 Laissez-faire siyaseti devletin toplumsal hayat içindeki rolünün iç güvenlik. 2000: 250). 2000: 117). mücadeleye toplumun bütünü taraf›ndan merkezî addedilen de¤erler ad›na giriflilmelidir. yeni bir insan›n yarat›lmas›n›n ve tam mutabakat›n önünde duran her fleyin ortadan kald›r›lmas›n›n hayalini kurarlar” (Touraine. sömürgeci tahakküme karfl› kendini tayin ve bu nedenle özgürlük ad›na savafl›ld›. d›fl güvenlik ve adaletin sa¤lanmas›yla s›n›rl› tutulmas› ve iktisadi alan›n bütünüyle serbest b›rak›lmas› görüflünü ifade etmek amac›yla kullan›lan bir terimdir.

Touraine’e göre. Toplumsal hareketlerin üçüncü türünü oluflturan tarihsel hareketler ise egemen s›n›fa de¤il. seçkin bir gruba meydan okuyan ve halk› devlete karfl› harekete geçirmeye çal›flan hareketlerdir (Touraine. Bunlar›n karfl›t›nda duran ayr›lmaz birleflim ise fliddet cehennemine götüren tarihsel gereklilik fikri. ondan kesin bir kopma yaratarak yepyeni bir toplum ya da özne infla etme amac›ndayd›lar. toplumsal hareketlerin üç türünü belirler.Alain Touraine: Modernlik ve Demokrasi 43 partinin hizmetkâr› de¤illerdir. bir toplumsal hareket (veya kolektif aktör) kendini bir mesele ile (örne¤in ilerleme) özdefllefltirir ve hasm›n› ortadan kald›r›lmas› gereken bir engel. 2000: 113-116). Bu vas›flar› ile onlar ›zt›raba. 2000: 102). 2000: 92-95). toplumsal hareketler ve demokrasi birbirlerinden ayr›lamaz üç tema olufltururlar. . Ancak. Touraine’e göre. sesi olmayanlara bir ses vermek ve onlar›n siyasal ve iktisadi kararlar›n flekillenmesine kat›l›m›na imkân vermeye çal›fl›rlar” (Touraine. Sanayi sonras› toplumdaki toplumsal hareketler ise paylafl›lan ortak de¤erlerden hareketle ve onlar ad›na toplumun veya öznenin aksayan yönlerinin demokratik yollar ve araçlarla onar›lmas› amac›ndad›rlar. (Touraine. yani mevcut olan› reddederek. karfl› toplumsal harekete (belki bir mezhebe ya da otoriteryen bir hareketlenmeye) dönüflür. Bunlardan ilki toplumla ilgili (societal) hareketlerdir. sanayi toplumu ve öncesinin toplumsal hareketleri bir toplumu ya da özneyi radikal bir flekilde yeniden infla etme. Özne. Bir bütün olarak toplumsal hareketlerin demokratik arzular› vard›r. Bunlar toplumsal. günümüzün en önemli kültürel hareketleri ise kad›n hareketi ile siyasal ekoloji hareketidir (Touraine. siyasal veya kültürel bak›mdan müspet amaçlara sahip olan ve “ahlâki bir ça¤r›y› toplumsal olarak tan›mlanm›fl bir toplumsal aktör ile di¤eri aras›ndaki aç›k bir çat›flma ile birlefltiren hareketlerdir” Emek hareketi böyle bir hareket olmufltur. “Onlar. Bunlar belli bir Özne figürünü savunmak ya da dönüfltürmek amac›ndad›rlar ve toplumsal bir has›mla çat›flmaktan ziyade kültürel haklar›n ortaya konmas› ve savunulmas› ile alâkal›d›rlar. bir düflman ya da hain ilan ederse o zaman toplumsal hareket vasf›n› kaybedip. 2000: 117). bütün toplumsal hareketler kolektif eyleme dayanmalar› bak›m›ndan ortak bir vas›f tafl›rlar ama baz› baflka nitelikleri bak›m›ndan da ayr› bir adla adland›r›lmalar› gerekir. daha önceden bilinen Yahudi aleyhtarl›¤› bunlar›n örnekleridir. Ünite . reddettikleri ile tan›mlarlar (Touraine.2. Tarihsel anlamda en önemli kültürel hareketler dinsel hareketler olmufllard›r. Bugün henüz etkileri bütünüyle görünmüyor olsa da Avrupa ve ABD’de yükselen ›rkç›l›k. fakirli¤e veya köleli¤e karfl› isyan hareketlerinden ayr›l›rlar zira bu sonrakiler kendilerini ulaflmak istedikleri ile de¤il. 2000: 107). Toplumsal hareketlerin ikinci türünü kültürel hareketler oluflturur. 2000: 117). 2000: 98-99). Bu hareketlerde art›k doktriner ya da siyasal mesajlar formüle edilmemektedir. Touraine’e göre. Böylelikle. Geleneksel olarak H›rvat ve Boflnak milliyetçili¤ine karfl› olan S›rp milliyetçili¤inin Büyük S›rbistan’› kurmak için giriflilen bir etnik temizlik hareketine dönüflmesi bunun bir örne¤idir. Touraine. Siyasetten uzak durufl onlara özerklik kazand›rmakta fakat ayn› zamanda örgütsel zay›fl›klar›n›n da kayna¤›n› oluflturmaktad›r (Touraine. devrimci eylem ve totaliteryenliktir (Touraine.

kültürel çeflitlili¤in ulusal-toplumsal birlik ve dayan›flma içinde korunmas› ve kültürel de¤erlerin ak›l ve ak›lc›l›¤›n gerekleri ile uzlaflt›r›lmas›n› ferdiyet kazanm›fl bireyin yani Öznenin yarat›c›l›¤›na ve iradesine b›rakan bir demokrasi anlay›fl›d›r. hayat›n her alan›n› ak›lc›l›k ve bilimsel bilgi ›fl›¤›nda ve etkinlik ilkesine göre düzenlemesi giriflimine at›fta bulunur. bir cemaatin de insan› oldu¤unu ihmal etmekte ve bu suretle insan öznesinin bütünlü¤ünü tehdit etmektedir. Pratikte bu durum bir yanda piyasa mekanizmalar›n›n tahakkümü di¤er yanda ise insan› ve toplumu tek kültür. programlanm›fl toplum hedefleri bak›m›ndan sanayi toplumundan daha fazla iktisadi büyümeye odaklanm›fl ve sanayi toplumunun sahip oldu¤undan çok daha fazla bir yat›r›m kabiliyetine sahip olan bir toplumdur. çoklu iliflkilere sahip örgütlerin yönetimi ve bütün bu üretim etkenlerinin harekete geçirilmesinden yana olan tutumlar›n oluflturulup. programlanm›fl ya da sanayi sonras› toplumda ise emek sömürüsünün önemi izafi olarak gerilemifl ve bunun yerini bilimsel ve teknik araflt›rma. bu birikim ise emek sömürüsü yoluyla gerçeklefltirildi¤i için emek ve sermaye aras›ndaki mücadele de toplumdaki temel mücadele biçimini almaktayd›. 1971: 4). Touraine’in kültürel demokrasi kavram›n› tan›mlayabilmek. toplumsal aktörleri tarihin önceden nereye gitti¤i bilindi¤i varsay›lan seyri içine ya da kurumsal yap›s› ve iflleyifli tespit edilmifl bir toplumsal yap› içine yerlefltirerek onlar›n ne kadar uyum ya da sapma gösterdiklerini gözlemlemekten geçmez. toplumu anlayabilmenin yolu. bir toplumu anlaman›n yolu. Özetle Touraine toplumsal de¤iflim süreçlerine aktif olarak kat›lacak bir eylemci sosyoloji önerir. ona göre. Touraine’›n modernli¤e ve liberalizme yönelik elefltirilerini kavrayabilmek. bu giriflim. insan› adeta demir bir cendereye hapsetmekte ve onun ayn› zamanda bir kültürün. idare edilmesini de içerecek flekilde bilginin ve toplumun yarat›c›l›¤›n›n idare edilmesi ve yönlendirilmesi alm›flt›r. Touraine’in. sanayi toplumu yat›r›m imkân›n› korumak ve gelifltirmek için sermaye birikimine a¤›rl›k vermekte. Aksine. “onun toplumsal ve kültürel yönelimlerini. klasik sosyolojinin yapt›¤› gibi. A M A Ç 3 AM A Ç 4 AM A Ç 2 . Touraine’e göre. de¤iflimi programlama ve de¤iflim unsurlar›n› idare etme. onlar›n içinde do¤rudan yer alarak inceledikleri ‘sosyolojik müdahalecilik’ yöntemini önerir (Marshall. Ancak. Yöntem olarak da Touraine “sosyologlar›n toplumsal de¤iflim hareketlerini. mesleki e¤itim. kültürel demokrasi insanlar› ve topluluklar› kendi kültürel cemaatlerine hapseden çok kültürlülük de¤il. programlanm›fl toplum tan›m›nda da görüldü¤ü üzere. Buna karfl›l›k. Touraine’e göre modernli¤in temel sorunu araçlar dünyas› ile anlamlar dünyas›n› birbirinden ay›rm›fl olmas›nda yatar. Touraine’e göre. bu yönelimlerin ortaya konuldu¤u toplumsal çat›flmalar›n ve güç mücadelelerinin do¤as›n› ve egemen güçlerin toplumsal hareketleri tahrik eden fleylerin nesini bast›rd›klar›n›” anlamaktan geçer (Touraine. toplumu toplumsal aktörlerin eylemleriyle flekillenen bir toplumsal sistem olarak gören bu nedenle de toplumsal aktörleri kuram›n merkezine alan bu yaklafl›m› bundan dolay› “eylemci (actionalist) sosyoloji” olarak adland›r›l›r. dolay›s›yla içe kapanma e¤iliminde olan bir cemaatçilik aras›ndaki gerilim olarak ortaya ç›kmaktad›r ki. Touraine 1973 tarihli bir çal›flmas›nda. Touraine bu hali birlik ve dayan›flma içinde kültürel çeflitlili¤in sürdürülmesi sorunu olarak tarif etmektedir. Touraine’e göre. Modernli¤in araçlar dünyas›. 1998:5). Ancak. kendi tabiriyle “toplum sosyolojisi yerine aktörler sosyolojisini” koyacak ve böylece sosyolojide mevcut olan nesnel-öznel ya da sistem-eylem kuramlar› fleklindeki yanl›fl bölünmeyi aflacak yeni bir kuram gelifltirmeye çal›fl›r. tek kimlik ve tek gelene¤e hapsetme. Touraine’in toplumu anlamada kulland›¤› yöntemi aç›klayabilmek.44 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Özet A M A Ç 1 Touraine’in Programlanm›fl toplum kavram›n› tan›mlayabilmek.

onun aksayan. kendi kültürleri ve özgürlükleri ba¤lam›nda. biliflim vb alanlar›ndaki taleplerinin dikkate al›nmas›d›r. Bunlar (›) artan eflitsizlikler ve daha fazla d›fllanmaya yol açan küresel iktisadi ve mali sistemler karfl›s›nda s›n›f farkl›l›klar›n› azaltmak ve ekonomi üzerindeki toplumsal ve siyasal kontrolü art›rmak. Toplumsal hareketlerin bu süreçteki temel ifllevleri onlar›n modernli¤in ve demokrasinin temel de¤erlerini ve kültürel yönelimlerini paylafl›yor olmalar› fakat öte yandan bunlardan ortaya ç›kan faaliyetlerin yönetimi ve üretti¤i sonuçlar konusunda tâbi konumda olanlar›n tahakküm konumunda olanlarla rekabet ve çat›flma içine girmelerinde yatmaktad›r. Bunun gerçeklefltirilebilmesi bireyin kendi eylem ve durumlar›n› kontrol etme. (››) bu gayri-flahsi tahakküm sisteminin toplumsal aktörleri kendi kiflisel veya cemaatçi kimliklerine kapanmaya zorlamas› ve bu suretle az›nl›klar›n reddedilmesini teflvik etmesi karfl›s›nda kültürel çeflitlili¤in sayg› görmesini temin etmesi ve herkese eflit toplumsal ve kültürel haklar› garanti etmesi ve (›››) üretim ve yönetim sistemlerinin teknik ak›lc›l›¤›na tâbi olan tüketicilerin sa¤l›k. demokrasi. Bu nedenle. olumsuz yönlerinin yine ayn› de¤erler ad›na giriflilen mücadeleler yoluyla düzeltilmesi ve gelifltirilmesi yönünde çaba gösteren kolektif hareketlerdir. Touraine’e göre demokrasi en temelde öznelerin. Touraine’›n Özne. Bu kolektif hareketler bir ç›kar grubuna dönüfltürdüklerinde ya da modernlik ve demokratik de¤erler d›fl›ndaki de¤erler etraf›nda yeni bir toplum kurmaya yöneldiklerinde Touraine’in nazar›nda toplumsal hareket olma vas›flar›n› kaybederler. Touraine’in kanaatince böyle bir demokrasi liberalizmin siyasal. onun var olabilmesinin koflullar›n› yaratma ve sürdürme siyasetidir. ona göre. hem de afl›r› bütünleflme ve tekbiçimleflme tehditlerini bertaraf edebilecek bir yap›da olmal›d›r. Ünite .Alain Touraine: Modernlik ve Demokrasi 45 AM A Ç 5 Touraine’›n kültürel demokrasi fikrini tart›flabilmek. modernlik ve toplumsal hareketler aras›nda kurdu¤u iliflkiyi de¤erlendirebilmek. e¤itim. öznenin özgürlü¤ünü garantileyecek bir demokrasi hem da¤›lma. Ancak modern toplumun bugün içinde bulundu¤u durumda özne bir yandan pazar ve teknolojilerin zaferine (yani araçsal-teknik ak›lc›l›¤a karfl›) karfl› mücadele ederken di¤er yanda cemaatçili¤e ve ondan ortaya ç›kan otoriteryenli¤e karfl› mücadele vermektedir. eflitsizlik ve ayr›mc›l›¤›n daha da kötü bir hal almas›na karfl› etkin bir çare üretmemekte. özgürlüklerin savunulmas› herkes için eflit f›rsatlar temin edilerek.2. aksine bunlar› daha da ilerletmektedir. Dolay›s›yla. Böylelikle toplumsal hareketler modernlik ve demokrasinin terk edilmesi yönünde de¤il. kendi deneyimlerini ve hat›ralar›n› kiflisel bir hayat hikâyesi içinde birlefltirmek için kendini bir aktör olarak ortaya koymas›na imkân yarat›lmas› mümkün olabilir. Touraine’in ad›na kültürel demokrasi dedi¤i yeni demokrasinin üç temel amac› vard›r. A M A Ç 6 . iktisadi ve toplumsal ilkeleri üzerine infla edilemez çünkü liberalizm otoriter ve totaliter rejimlere k›yasla demokrasinin yaflat›lmas› için daha uygun bir çerçeve sa¤l›yor olsa da öngörmüfl oldu¤u kültürel ço¤ulculuk ve piyasa serbestiyeti ile toplumun bütünüyle parçalanmas›na. sistemlerin mütehakkim mant›¤›na karfl› yürüttükleri savafl ya da özne siyaseti. karfl›l›kl› tan›man›n ön flartlar› yarat›larak ve özgür bir toplumun bir parças› olundu¤u hakk›nda fark›ndal›k yarat›larak yap›lmal›d›r.

Alain Touraine’in inflac›-yorumcu yaklafl›m›. Ak›l ve bilim ad›na geleneksel olan› ortadan kald›rmak e. Kapitalist iktisadi geliflme sürecinin geleneksel ekonomileri tahrip etmifl olmas› e. geleneklerin kutsall›¤›n› akl›n yasalar› ile aç›klayabilmek c. Alain Touraine’e göre. Afla¤›dakilerden hangisi Alain Touraine’in kültürel demokrasi kavram› tan›m›na daha uygundur? a. Öznenin kendi kültüründen ald›¤› kimli¤ini gelifltirme ve güçlendirme yönünde cesaretlendirilmesi d. ‹nsan eylemleri baflka insanlar›n eylem ya da davran›fllar›na yönelik olmad›kça eylem olarak kabul edilmemelidir. Kültürel çeflitlili¤in ve akl›n ve ak›lc›l›¤›n gerekleri ile uzlaflt›r›lmas› 4. Sanayi toplumundan daha fazla yat›r›m kapasitesine sahip olmas› c. ulus devleti yabanc› emek gücünün istilas›ndan korumak 6. Emek ile sermaye aras›ndaki mücadelenin temel toplumsal çat›flma olmas› d. Özgürlük iste¤ini birey olma iste¤i ile birlefltirmesi halinde d. Teknoloji dünyas› ile de¤erler dünyas›n›n birbirinden kopar›lm›fl olmas› c. Birlik ve dayan›flma içinde kültürel çeflitlili¤i koruyabilecek bir yap›n›n ortaya konulmam›fl olmas› d. ‹nsan eylemini. Piyasa mekanizmas›n›n kültürel de¤erlere uygun tüketim mal ve hizmetlerini yeterince sa¤layam›yor olmas› 5. insan›n içinde yaflad›¤› tarihseltoplumsal koflullar›n tayin etti¤i bir sonuç olarak anlamak gerekir. e. Kültürler aras› etkileflimi art›rmak suretiyle farkl› kültürel geleneklerden yeni bir ulusal kültür oluflum sürecinin desteklenmesi c. fakirlik ve hastal›k gibi temel ihtiyaçlar›n›n henüz tatmin edici bir flekilde karfl›lanmam›fl olmas› b. Bilgi ve yarat›c›l›¤›n eskiden oldu¤undan daha fazla önem kazanmas› e. d. Toplumsal bir iyili¤i meydana getirmedikçe insan eylemi bilimsel olarak anlams›z ve de¤ersizdir. insan eyleminin anlafl›lmas›nda afla¤›daki ilkelerden hangisini dikkate al›r? a. Demokratik idealleri kültürel ideallerle birlefltirmesi halinde b. Kendi kültüründe akla ve bilime uygun olmayan unsurlar› reddetmesi halinde e. Alain Touraine’e göre. insan akl›n› özgürlefltirmek d. Do¤al hayata hükmeden yasalar ile insan akl›na hükmeden yasalar› birbirlerinden ay›rarak. afla¤›dakilerden hangisi sanayi-sonras› ya da programlanm›fl toplumun temel vas›flar›ndan biri de¤ildir? a. 3. b. ‹ktisadi büyümeye odakl› olmas› b. Yerel ve ulusal-milli kültürlerin evrensel bir kültür ekseninde de¤iflme ve dönüflmeye teflvik edilmesi e. Kendi kültürel de¤erlerini ve kimli¤ini baflka kültürler ve kimlikler karfl›s›nda etkin bir flekilde savunmas› halinde c. Seyahat ve ticaret özgürlü¤ünü denetim alt›na alarak. c. Kitlelerin açl›k. ak›lc›l›k ve kültürel aidiyeti birlefltirmesi halinde . Akl›n rehberli¤inde. Alain Touraine’e göre. Her bir cemaat veya kültür grubunun kendi kültürünün öngördü¤ü yaflam düzenine uygun bir flekilde yaflamas›na imkân verilmesi b. bir birey neyi yapmas› halinde. modern toplumlar›n en temel toplumsal sorunu afla¤›dakilerden hangisidir? a. bir özne olarak düflünülebilir? a. afla¤›dakilerden hangisi klasik modernlik fikrinin temel amaçlar›ndan biri olmufltur? a. Dinin gelenek üzerindeki etkisini k›rarak. Özgürlük. Alain Touraine’in görüflleri dikkate al›nd›¤›nda. Eylemin gerçek ve do¤ru anlam› ancak bilim adam›n›n incelemesi ve yorumu yoluyla ortaya koyulabilir. Örgütlerin yönetiminin daha büyük bir önem kazanm›fl olmas› 2.46 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Kendimizi S›nayal›m 1. insan›n ruh ve beden dünyas›n› evrenin ilahi düzeninin gereklilikleri ile uyumlaflt›rmak b. ‹nsan eylemlerini anlamak için aktörlerin toplumsal ve kültürel yönelimlerini dikkate almak gerekir.

Devlet gücünün temel haklara sayg› ilkesince s›n›rlanmas› 9. Yan›t›n›z yanl›fl ise “”Toplumu Anlaman›n Yöntemi ve Geç Modern Toplum” bölümü ile “Toplumsal Hareketler ve Kültürel Demokrasi “ konusunu yeniden gözden geçiriniz. Alain Touraine’e göre. Afla¤›dakilerden hangisi Alain Touraine’in demokratik toplum anlay›fl›n›n özünü daha iyi ifade eder? a. Ünite . Yan›t›n›z yanl›fl ise. Herkese eflit kültürel ve toplumsal haklar sa¤lamak e. Ezilenlerin-ma¤durlar›n s›n›f ç›karlar›n› savunmak için örgütlenebilmek c. Afla¤›dakilerden hangisi Alain Touraine’e göre demokrasi fikrinde di¤erlerinden daha fazla öneme sahiptir? a. Halk›n egemenli¤i e. Kültürel kimli¤in kiflisel özgürlük ve ak›lc› düflünce ile birlefltirilmesi b. Güçler ayr›l›¤› d. “”Toplumsal Hareketler ve Kültürel Demokrasi” konusunu yeniden gözden geçiriniz. d 6. Yan›t›n›z yanl›fl ise. “ Modernlik ve Modern Toplumlar›n Temel Sorunu” konusunu yeniden gözden geçiriniz. Önceli¤i yeni bir özne yaratmaya vermek e. c 5. Egemen düzene karfl› ç›kmak b. Yan›t›n›z yanl›fl ise. a 8. Kültürel çeflitlili¤in sayg› görmesini sa¤lamak d. Yan›t›n›z yanl›fl ise. Bir parti önderli¤inde hareket ederek siyasal talepler üretmek 1. “Modernlik ve Özne” ve “Modernlik. b 10. Afla¤›dakilerden hangisi Alain Touraine’e göre kültürel demokrasinin amaçlar› aras›nda yer almaz? a. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Modernlik. e 4. 3. Has›mlar› ile paylafl›lan de¤erler ad›na mücadele etmek d.Alain Touraine: Modernlik ve Demokrasi 47 Kendimizi S›nayal›m Yan›t Anahtar› 7. e 9. Ekonomi üzerindeki siyasal ve toplumsal kontrolü azaltmak c. Özne ve Demokrasi Aras›ndaki ‹liflkiler” konusunu yeniden gözden geçiriniz. Yan›t›n›z yanl›fl ise. Hukuk devleti c. afla¤›dakilerden hangisi ça¤dafl toplumsal hareketlerin ortaya ç›kmas›nda temel etkendir? a. Yöneticilerin seçimine herkesin kat›l›m›n›n sa¤lanmas› e. Devletin gücünün s›n›rlanmas› ve hukuk devleti ilkelerinin yerlefltirilmesi c.2. “Toplumsal Hareketler ve Kültürel Demokrasi” konusunu yeniden gözden geçiriniz. c . Bireycili¤in önündeki engellerin kald›r›lmas› 8. Yan›t›n›z yanl›fl ise “ Modernlik ve Modern Toplumlar›n Temel Sorunu” konusunu yeniden gözden geçiriniz. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Toplumu Anlaman›n Yöntemi ve Geç Modern Toplum” konusunu yeniden gözden geçiriniz. a Yan›t›n›z yanl›fl ise “Girifl” konusunu yeniden gözden geçiriniz. Güçler ayr›l›¤› ilkesinin anayasal teminat alt›na al›nmas› d. Tüketici taleplerini dikkate almak 10. e 7. c 2. S›n›f farkl›l›klar›n› azaltmak b. Seçme ve seçilme hakk› b. Özne ve Demokrasi Aras›ndaki ‹liflkiler” konusunu yeniden gözden geçiriniz. “Siyasal Modernlik ve Demokrasinin Boyutlar›” konusunu yeniden gözden geçiriniz.

48 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› S›ra Sizde Yan›t Anahtar› S›ra Sizde 1 Irki ve etnik milliyetçilikler bireysel özgürlükler yerine bireyin ait oldu¤u topluma karfl› yükümlülüklerine vurgu yapmalar› nedeniyle makro ölçekli cemaatçiliklerin örnekleri olarak düflünülebilirler. gecekondu bölgelerinde mahallecilik anlay›fl ve uygulamalar› da bazen kat› bir cemaatçilik uygulamalar› fleklinde karfl›m›za ç›kabilir. inançlar›n›n korunmas› ve gelifltirilmesi ile ilgili uygulamalardan bu tür inançlar›n emretti¤i. evlilik ve miras hukuku alanlar›nda inanca veya etnik kültüre ba¤l› olarak baflat hukuktan ayr› uygulamalar›n meflruiyetinin yasal teminat alt›na al›nmas› gibi çeflitli uygulamalar bu kapsamda düflünülebilir. S›ra Sizde 5 Touraine’in “sanayi sonras› toplumda tahakküm gayriflahsileflirken ba¤›ml›l›¤›n flahsileflmesi” ile kastetti¤i fley piyasa mekanizmas›. S›ra Sizde 3 Touraine. miras vb konulardaki haklar›n› düzenlemekte. medya. Türkiye’de 1926 y›l›nda yürürlü¤e giren ilk Medeni Kanun’dan önce dinsel cemaat üyelerinin evlilik. ana dilde e¤itim. Baz› iktisadi. Bu görüflten hareketle onun bir toplumun ya da onun aktörlerinin kendilerini pür kültürel veya cemaatçi bir tav›rla tarif etmelerinden kastetti¤i fley baflka hiçbir kültür. boflanma. inanç veya cemaat ile iliflkisi olmayan bireysel bir kimlik tan›mlama tavr›d›r. usta ile ç›rak ve erken kapitalist dönemde sermaye sahibi ile iflçi aras›ndaki hâkimiyet ve ba¤›ml›l›k iliflkilerinden farkl› oldu¤una dikkat çekmek istemektedir. “kutsal olandan alelâde olana geçifl” ifadesi ile aç›kça Durkheim’›n din sosyolojisinde dinsel olan›n merkezindeki fikri tan›mlamak için kulland›¤› ‘kutsal’ (sacred) ve dinsel olmayan› tan›mlamak için kulland›¤› ‘alelâde’ (profane) kavramlar›na ve o vas›tayla da dinsel olandan dünyevi olana geçifle at›fta bulunmaktad›r. cemaatçilik büyük toplum içinde daha küçük birimler etraf›ndaki mensubiyet ve yükümlülükler üzerine de infla edilmifl olabilir. . nikâh bedeli ile ilgili hak ve sorumluluklar› kendi dinsel hukuklar› dikkate al›narak ayr› ayr› düzenlenmiflti. Etnik dillerin korunmas› için özel çaba gösterilmesi. çok katmanl› ve baflka kimliklerle iliflkili oldu¤unu belirtir. S›rf bireyci bir kimlik tan›mlamas› ise hiçbir kültür. afl›r› bireycileflme durumlar›nda bireyler kendilerini baflkalar› ile hiçbir ortak yan› bulunmayan birer varl›k olarak ta tan›mlama e¤iliminde olabilirler. inkâr edilmesi fleklinde ya da bunun aksine olarak her bir grubun sadece kendi cemaat kimli¤ini dikkate almas› fleklinde karfl›m›za ç›kabilir. inanç. toplum içindeki baflat gruplardan birisi vas›tas›yla herkesi kuflatacak flekilde tan›mlanmas› giriflimi ve böylece di¤er kimliklerin ve mensubiyetlerin dikkate al›nmamas›. cemaate hapsolma derken kastetti¤i fley de budur. bireysel ya da toplumsal kimli¤in çok yönlü. izin verdi¤i veya mensuplar›ndan talep etti¤i özel davran›fl biçimlerinin serbestçe ifade edilmesi ve hayata geçirilmesine kadar uzanan çeflitli talepleri ve bunlar etraf›ndaki toplumsal ve yasal düzenleme ve uygulamalar› içerir. din vb ile ortak yan› olmayan özgün bir kimlik tan›mlama tavr›d›r. Bölgecilik. Touraine bu tav›rlar›n her ikisinin de öznenin özgürlü¤ünün sa¤lanmas› ve kültürel demokrasinin geliflimi için birer tehdit ya da en az›ndan sa¤l›ks›z tav›rlar oldu¤unu düflünür. hemflerilik. din. Örne¤in. kölecilikte efendi ile köle. H›ristiyan ve Yahudilerin ayn› konulardaki haklar› da kendi dinsel hukuklar›na dayanmaktayd›. Afrika ve Orta Do¤u’dan gelen göçmen cemaatleri bu tür taleplerin yasal güvenceye al›nmas›n› talep etmektedirler. örgütler yoluyla programlanm›fl toplumda bireyler ve daha genelde toplum üzerinde hâkimiyetin belli. bafllang›çta kapitalist ak›lc›l›¤a ve iktisadi disipline ruh vermifl olan dinsel duygular›n yerini ruhsuz bir araçsal ak›lc›l›¤›n alm›fl olmas›na dikkat çekmesini de hat›rlatmal›d›r. Öte yandan. S›ra Sizde 4 Çok kültürlülük talepleri etnik ve az›nl›k dillerinin. merkezî veya yerel yönetimde etnik dillerin resmi dil olarak kullan›lmas› için yap›lan hukuki düzenlemeler yan›nda aile. Günümüzde baflta Kanada olmak üzere Bat›l› ülkelerin baz›lar›nda özellikle Asya. boflanma. Touraine bu halin afliret toplumunda reis ile afliret üyesi. orta ça¤larda hükümdar ve beyler ile onlar›n kullar› veya serfleri. Touraine’in bir köye. Bu iki tav›rdan birincisi. 1917 y›l›nda yürürlü¤e konan Aile Hukuku Kararnamesi sadece Müslümanlar›n evlilik. Ancak. özellikle etnik yap›lar› heterojen olan toplumlarda. S›ra Sizde 2 Touraine. Fakat kavramlar›n kullan›lma biçimi bize ayn› zamanda Weber’in modernlikle yükselen ak›lc›l›kla birlikte “dünyan›n büyüsünün bozulmas›” (ya da “gözün aç›lmas›”) nitelemesini. kimli¤in ve kültürel mensubiyetin. kifliselleflmifl bir öznesinin olmamas› halidir. toplumsal veya kültürel imtiyazlar›n ancak cemaat üyeli¤ine ba¤l› olarak elde edilebildi¤i yerlerde cemaatçilik duygusu ve uygulamalar›n›n güçlü olmas› beklenebilir.

Ankara: Adres Yay›nlar›. New York: Cambridge University Pres. http://www.com/biography/alain. Marshall. Social Theory in Postindustrial Society. Minneapolis: University of Minnesota Pres. Conflicts and Culture in the Programmed Society. (1974). Oxford (UK) ve Cambridge (USA): Blackwell. George Ritzer).com/ Eriflim tarihi: 26 Kas›m 2010. (2011).sagepub. Stuart Hall. Mayhey. Madlen. Chamsy. Jeffry C.2622-25) Jary.Alain Touraine: Modernlik ve Demokrasi 49 Yararlan›lan Kaynaklar Allen. George Ritzer). (2000). Madlen. The Blackwell Encyclopedia of Sociology içinde. Touraine. Translated by David Macey. Translated by David Macey. Oxford ve Victoria: Blackwell Publishing. Translated by Leonard F. “Post-Industrializm and Post Fordizm”. (Ed. European Journal of Social Theory. Workers Attitudes to Technical Change.touraine/ Eriflim tarihi: 9 fiubat 2011. (2005). Turner. Daniel Pecaut ve Alfred Willener. (1965). “Why we Migth all be Able to Live Together: An Immanent Critique of Alain Touraine’s Pourrons-Nous Vivre Ensemble?” Thesis Eleven. Oxford: Polity Press. (2007). (1995). Oxford ve New York: Oxford University Press. Cambridge: Polity Press. “Totalitarianism”. Madlen. 2: 403. John. What is Democracy. Julia. 58: 99. (1977) The Self-Production of Society. New York: Random House. “Social Theory from a Sartrean Point of View: Alain Touraine’s Theory of Modernity”. (1995). McGraw-Hill Book Company. Claude Durand. Cambridge: Polity Press. Atilla. Esperanza. The Blackwell Encyclopedia of Sociology içinde. Translated by David Macey. (Second edition). Beyond Neoliberalism. (2006). (1971). http://est. Paris: Le Seuil. Oxford ve Victoria: Blackwell Publishing. s. (Eds. Wofgang. Oxford ve Victoria: Blackwell Publishing. Sociologie de l’action. (1997). Colorado ve Oxford: Westview Pres. Gordon. (2007). (1988). http://the. s. Can We Live Together: Equality and Difference. (1997). David ve Jary. Tomorrow’ Social History: Classes. Boulder. translated by Myrna Godzich. 22-25. X. s. Oxford Dictionary of Sociology. (1965). Alain. 169-221. “Liberalism”. Bryan S. El-Ojeili. Alain. (Ed. Alexander. The Cambridge Dictionary of Sociology. Gamble. Ünite . Encyclopedia of World Bibliography on Alain Touraine. (1998). Modernity and Its Futures içinde. Foreword by Stanley Aronowitz. 5018-19. The Post-Industrial Society. Translated by David Macey.com/ Eriflim tarihi 26 Kas›m 2010. Palma. Knöbl. Siyasî Düflünce Sözlü¤ü. Glasgow: HarperColins Publishers. George Ritzer). David Held and Tony McGrew). . (Ed. “Authoritarianism”. Touraine.sagepub.2. Critique of Modernity. Collins Dictionary of Sociology. s. The Blackwell Encyclopedia of Sociology içinde. Chicago: The University of Chicago Press. Organizsation for Economic Cooperation and Development. (2007).bookrags. Yayla. (1999). Andrew. Return of the Actor. (1999). (2001). The Academic System in American Society.

Postmodern sanat› modern sanattan farkl›laflt›ran özellikleri karfl›laflt›rabilecek. Fredric Jameson’›n kapitalizmi neden “geç” olarak niteledi¤ini aç›klayabileceksiniz. Postmodernizmin ne oldu¤unu tan›mlayabilecek. Jean-François Lyotard’a göre postmodern ça¤da bilgi ve bilimin alm›fl oldu¤u konumu de¤erlendirebilecek.3 Amaçlar›m›z ‹çindekiler Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› ÇA⁄DAfi SOSYOLOJ‹ KURAMLARI Bu üniteyi tamamlad›ktan sonra. Anahtar Kavramlar • Modernizm-Postmodernizm • Modernite-Postmodernite • Modernlik-Postmodernlik • Modern-Postmodern • Geç Kapitalizm Postmodern Sosyal Teori • G‹R‹fi • JEAN-FRANÇOIS LYOTARD’IN POSTMODERN‹ZME BAKIfiI • FREDRIC JAMESON’IN POSTMODERN‹ZME BAKIfiI . Postmodern kuramc›lar›n Ayd›nlanma dönemine yöneltti¤i elefltirileri özetleyebilecek.

yeni malzemeler ve e¤reti yap›lar gibi formlar›n inflas›n› gündeme getirir. 1996: 6-8). mimaride ve benzeri alanlardaki kültürel ürünleri ifade eder. Postmodernistler için modern ça¤dan postmodern ça¤a geçildi¤i fikri oldukça indirgemeci ve do¤rusal bir bak›fl aç›s›n› yans›tmaktad›r. birliktense çeflitlili¤i. Dolay›s›yla. Bu bak›mdan anlam aç›s›ndan karfl›laflt›r›ld›¤›nda. basitlefltirmektense karmafl›kl›¤›” önerdiklerini belirtir (Ritzer. modern kültürel ürünlerden farkl› olarak sanatta. Postmodernleflme ise modern sonras›na özgü iliflki ve kurumK ‹ T A P SIRA S‹ZDE DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P TELEV‹ZYON TELEV‹ZYON .Postmodern Sosyal Teori G‹R‹fi Postmodernizm. Bununla birlikte Rosenau. Modernleflme geleneksel olmayan iliflki ve kurumlar›n varl›klar›n› sürAMAÇLARIMIZ dürmelerine at›fta bulunur. bu tarihten sonra sosyal bilimlerde en çok tart›fl›lan konulardan biri haline gelmifltir. Bu anlamda postmodernizm sanatta. NEL‹M kültür ve toplum kuramc›s› taraf›ndan modernist kültürden radikal kopufllar› ifade eden yeni postmodern sanat biçimlerinin ortaya ç›k›fl›yla tart›fl›lmaya bafllanm›flt›r S O R U (Best & Kellner. Postmodern düflüncesi yeni bir tarihsel ça¤›. 7). 2010: 24). Onlara göre tarihsel dönemler aras›nda bu flekilde do¤rusal. yeni kültürel ürünleri ve sosyal dünyaya iliflkin yeni bir kuramsallaflt›rmay› kapsamaktad›r (Ritzer. 1996: 5). Postmodernite ise modern sonras› içinde bulunulan ça¤›n varl›¤›n› temsil eder. postmodernist teorisyenlerin “determinizmdense indeterminizmi. Featherstone (1996: 21-35). Postmodern oluflumlarla ilgili önemli nokta modernitenin bitti¤i ve postmodern ça¤›n bafllad›¤› düflüncesidir. 1950 ve 1960’lardan itibaren birçok yazar taraf›ndan kullan›lmaya bafllanan SIRA S‹ZDE postmodernizm kavram›. modernite-postmodernite ve D‹KKAT modernleflme-postmodernleflme kavramlar›n›n birlikte karfl›tl›klar›n› ça¤r›flt›rd›¤›ndan söz eder. Modernite. postmodernizm ise modern sonras› bir doktrini iflaret eder. Dolay›s› ile postmodernizm tam olarak modern sonras› anlam›na gelmemekle birlikte modernlik elefltirisi üzerinden yeni bir döneme at›fta bulunmaktad›r (Akay. Postmodernite ise tarihsel anlamda modern dönemi izledi¤i düflünülen sosyal ve politik ça¤› betimler. sentezdense farkl›l›¤›. modernizm bir dönemin dokSIRA S‹ZDE trinini. 2010: 22. içinde bulunulan ça¤a vurgu yapar. Özellikle 1960’l› ve 70’li y›llardan itibaren modernizm karfl›t› ya da modernizmden sonras› anlam›nda kullan›lan birçok D Ü fi Ükavram. Böylelikle postmodernizmin içinde. birbirinden net bir çizgiyle ayr›lm›fl tarihsel dönemlerden bahsetmek mümkün de¤ildir. modern düflüncenin içli d›fll› bir flekilde geliflti¤i görülür. modernizm-postmodernizm. filmlerde. pop e¤ilimler.

52 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› lar›n inflalar›n›n devam›n› betimler. Bat› Marksizmini. öznenin ölümü O R Utemsilin reddi ve ve S dönüflü. kentleflme ve pozitivizm gibi unsurlar› dayanak olarak kullanmakla birlikte 20. ulus devlet. Asl›nda kökenine bak›ld›¤›nda. bilimsel geliflmeler ve Sanayi devrimi görülmektedir. Elefltirel Teoriyi ve anarflizmi temellük eder. Bu ise “modern kalarak postmodernizme dönüflmeye çal›flan modernizm” anlam›na gelir. Bu konuda Perry “Postmodernitenin Kökenleri (2009)” kitab›nda daha ayr›nK ‹ T Anderson’›n A P t›l› bilgiye ulaflabilirsiniz. modernizmin toptan yads›nmas›d›r. yorumbilgisiSIRA S‹ZDE ni. Bu ba¤lamda Postmodernizmin asl›nda yenilikçi ve özgün bir düflünce olmad›¤›na de¤inilir. Fakat modernizm de post modernizm gibi bir söylem olarak de¤erlendirilmektedir. Heidegger ve Nietzsche felsefesi. postmodernizmin merkezinde yer alan baz› temalar›n modas› geçmifl oldu¤u D Ü fi Üifade N E L ‹edilmesine M ra¤men birçok entelektüelin zihnini meflgul etti¤i aç›kt›r. bu s›n›r› mutlak anlamda ay›rmakta ve de¤er iliflkilerini bilimin d›fl›nda tutmaktad›r. Öte yandan Scott Lash ise postmodernizmi. 1997: 23-24. “bir tarihsel geçmifl duygusunun yitirilmesi”. Sosyal bilimlerde. “gerçekli¤in yerini imajlar›n almas›”. Bu geliflmelerle birlikte ortaya ç›kan modernleflme varl›¤›n› sürdürmek için kapitalizm. Birbirinden farkl› genellikle birbiri ile çat›flan düflünce e¤ilimleD‹KKA T rinin bir araya getirilmesinden olufltu¤u belirtilir: “Frans›z yap›salc›l›¤›n›. sorusuna verilen en basit yan›t. günümüzün hâkim elefltirel ve biçimsel ideolojik paradigmas› olan postmodern düflüncenin bir yenilik olarak esteti¤i. Postmodernizm. D ‹ K K A T kinizm. 2004: 32). dönüfltürür ve aflar” (Rosenau. Frans›z devrimi. Jameson’›n bu yorumu modernizmin kendi içinde bir çöS O R U zülme yaflad›¤› yönündedir (Anderson 2009: 73-74). fiaylan 2002: 111). Böylece modern sözcü¤ünün bir döneme ad›n› veren bir kimlik ya da etiket ifllevi gördü¤ünü ileri sürmek yanl›fl olmayacakt›r. üzerinde durulmas› gereken nokta. Modernleflme-postmodernleflme ve modernlik-postmodernlik kavramlar› ise “süreci” yani gündelik rutinliklerin yaflanmas›n› ve sosyal pratiklerin devam›n› anlat›r. Dolay›s› ile postmodernizim bu ak›mlar›n her biri ile belli özellikleri paylaflm›fl olsa da. romantizmi. farkl›laflman›n bozulmas› ve iflaretsel/göstergesel olan›n egemenli¤i ve bunlar› (iflaretsel olan›) anlamland›rma biçimleri olarak ifade eder (Featherstone 1996: 33). “simülasyonlar”. Bu temalar. Bilindi¤i üzere modern bilim. Bu ba¤lamda postmodernizm. SIRA S‹ZDE Bugün. Featherstone. bir s›n›r çizilmesi ontolojik olarak mümkün de¤ildir. kuram ile ideolojinin birbirinden ayr›lmas›. Bu söylemin anlam›. Bu kavramlara yeniden döndü¤ümüzde “izm”ler belli bir döneme iliflkin belli bir düflünce ya da doktrini ifade ederler. nihilizmi. Ayd›nlanma düT EModernizmin LEV‹ZYON flüncesi. ‹leri kapitalist dönemin bu bunal›mlar›n›n elefltirilmesi ve tart›fl›lmas› yeniden yap›lanma/infla sürecini gündeme getirmifl ve Ayd›nlanman›n bir ürünü olarak modernitenin baflar›ya ulaflamad›¤› ifade edilmifltir (Görgün-Baran. Oysa postmodern düflünürler bu iki unsurun (kuram ve ideolojinin) birbirinden ayr›lamayaca¤› noktas›n› vurgularken. Modernite-postmodernite kavram› “mevcut duruma” at›fta bulunur. popülizmi. nihilizm ve Paris 1968 gelene¤i olarak SIRA S‹ZDE s›ralanmaktad›r. 2006: 369). bireyin kimli¤i. SIRA S‹ZDE Öte yandan Jameson. “modern” kavram›n›n belli bir tan›m›n›n olmad›¤›n› belirtmekle birlikte. modern kavram›n›n geleneksel olmayan anlam› yap›s›nda bar›nd›r›yor olmas›d›r. fenomenolojiyi. kamusal alan›n çöküflü. ço¤u ile önemli anlaflmazl›klar da yaflad›AMAÇLARIMIZ ¤› görülmektedir. yap›s›nda hem aç›klama iddias›n› hem de ideolojileri tafl›mas›d›r. ‹NTERNET yüzy›la gelindi¤inde kapitalizmin bunal›mlar› giderek artm›flt›r. bireycilik. söylem sözcü¤ünün bu çerçevede kullan›lmas›n›n olanakl› oldu¤unu belirtmektedirler (Smart. anti-hümanizm. O halde Ayd›nlanman›n K ‹ T A P TELEV‹ZYON ‹NTERNET . modernizmin radikal bir biçimde elefltirisidir. AMAÇLARIMIZ O halde postmodernizm nedir. varoluflçulu¤u. Bir bak›ma dönemin ideolojisini betimlerler. kendi ekseni etraf›nda döndürerek ve dönüflümler geçirerek bir yenileme yolu aramak zorunda olDÜfiÜNEL‹M du¤unu belirtir. “zincirden boflalm›fl göstergeler” olarak da tan›mlanmaktad›r.

insan akl›na TELEV‹ZYO N duyulan güven. özgürlük.Postmodern Sosyal Teori 53 temel parametreleri nelerdir ki. bilim ve bilgilenmenin tanr›sal bir süreç anlay›fl›ndan uzaklafl›lmas› ve akl› yürütmeye dayal› bir insan tasar›m›n›n varl›¤› ile söz konusu olmufltur. ne yaz›k ki. Oysa Ayd›nlanman›n akl› getirdi¤i nokta. postmodernite. Akl›n amaçlara ulaflmak için kullan›lan araçlarla tan›mlan›yor olmas› yeni bir egemenlik biçimini getirmifl ve tümelin ak›l yolu ile tikel üzerinde egemenli¤ine neden olmufltur. Tarihin do¤al ak›fl süreci içinde sürekli ilerleme ise “ideal toplum düzeni” anlay›fl›na ulafl›lma varsay›m›n› amaç edinir. Ayd›nlanmay› ak›l ile ba¤daflt›rarak insan›n ak›ls›z bir varl›k olmad›¤›n› ancak akl›na baflkalar›n›n k›lavuzluk etti¤ini ve D‹KKAT bu nedenle akl›n› kullanamad›¤›ndan söz eder. Böylece Ayd›nlanma. 1995: 30. 2000: 17). Postmodern. Mutlak gerçeklik kavram› ile özdeflleflir. feodal dönemin özelli¤i gere¤i apriori metafizik S O R Uolamamas›na aç›klamalara. bilim ve ilerlemeyi bar›nd›r›r. Kant’tan da etkilenen Frankfurt Okulu üyeleri ekonomide verimlili¤in artmas› sayesinde akl›n araçsal kullan›m›n›n ön plana ç›kt›¤›n› belirtmifllerdir. insana kendi akl›n› kullanma cesaretiAMAÇLARIMIZ ni vermifltir (Kant. yüzy›llarda Bat› Avrupa’da yay›lan bir felsefi ak›ma iflaret eder. Bu düflünce ak›m› yap›s›nda eflitlik. ve 18. evrimsel ba¤lamda baflar›ya ulaflamam›flt›r ve postmodernist düflünürlerin radikal bir elefltirisine maruz kalm›flt›r? Bu sorunun yan›t› Ayd›nlanma düflüncesinin karakteristi¤i. Nietzsche’nin görüflleri. postmodernizm kavramlar› ne anlama gelmektedir. mevcut sorunlar›n üstesinden gelinmesini sa¤layamad›¤› gibi araçsallaflm›flt›r da (Dellalo¤lu. Çünkü Ayd›nlanma. Ak›l ve bilim. Bu durum ise teknik ve teknolojinin geliflimini (DellaK ‹sa¤lam›flt›r T A P lo¤lu. bireyin akl›n› iflgal ederek bir bak›ma Ayd›nlanman›n kendi kendini imha etmesine yol açm›flt›r. SIRA S‹ZDE Ayd›nlanma Düflüncesine Tepki 1 Ayd›nlanma. Bunun içindir ki. Horkheimer’in ifade etti¤i üzere bir “ak›l tutulmas›” yaflayarak çat›flan ç›karlara hizmet etmeye bafllam›flt›r.3. Bu durum laikleflme/sekülerleflme sürecinin de bafllang›c› olarak nitelenmifltir. post-modern sanat anlay›fl› ve modernizm postmodernizm karfl›laflt›r›lmas› ba¤lam›nda afla¤›da yer almaktad›r. Ayd›nlanman›n miti olarak kabul görülen ak›l. sürekli ilerlemenin bir motoru olarak görülür. Postmodernistlere göre ise ak›l. Do¤al toplum ve do¤al hukuk düflüncesi bir anlamda laikleflmifl mutlak gerçekli¤in yans›mas› biçiminde de¤erlendirilmifltir. Horkheimer 1998: 59). bireyin silinifli biçiminde olmufltur. Böylece ak›lda yaflanan tutulma. Di¤er bir ifade ile tarihin ak›fl süreci çerçevesinde ilerlemesi için insan›n katk›s›na gerek DÜfiÜNEL‹M DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P TELEV‹ZYON ‹NTERNET . Bu flekilde kapitalizmin büyük dönüflümler yaflayarak ilerlemesi. 1995: 32). Ayd›nlanma düflüncesi 17. Ünite . bireyin akl›n› kullanamamas›na ve dolay›s› ile özgür göndermede bulunur. Bu amaç ‹NT E R N E T ise bilim “mutlak gerçeklik” anlay›fl›n› birlikte getirir. bir ütopya olarak insan›n özgürleflmesi ve yücelmesi amac›n› tafl›maktad›r. Böylece tümel. insan›n kendi akl›n› kullanamay›fl›n› ergin olmama durumu ile aç›klamak istemifl ve dolay›s› ile bu ergin olmaSIRA S‹ZDE y›fla insan›n kendi suçu ile düfltü¤ünü belirtmifltir. Ayd›nlanman›n bu anlamda bir mit olarak de¤erlendirilmesine neden olmufltur. Bunun nedeni bir baflkas›n›n k›lavuzlu¤u ve yard›m› olmaks›z›n akl›n› kullanma kararl›l›¤›n› ve yüreklili¤ini gösterememifl olmas›d›r. SIRA S‹ZDE Aç›klay›n›z. Ayd›nlanma düflüncesi akla/rasyonaliteye büyük anlam atfetmifl ve do¤al toplum düzeni ve do¤al hukuk tart›flmalar› ile tarih sahnesine ç›km›flt›r. Kant. Kant.

Dolay›s› ile Nietzsche’nin kastetti¤i Ayd›nlanman›n rasyonel akl›n›n bir çeflit ç›karlara ve ahlaks›zl›¤a dönüflmüfl olmas›d›r. Ayd›nlanmaya elefltirel yaklaflan Ayd›nlanma ça¤› düflünürleri de mevuttur. 1997: 90-91) SIRA S‹ZDE Asl›nda yukar›daki anlat›lanlara bak›larak Ayd›nlanma düflüncesinin tek ve homojen bir düflünce oldu¤u söylenemez. 2002: 23). Tarihsel TELEV‹ZYON . Bu projede nesnel ve evrensel bilim. büyük at›l›mlara kaynakl›k eden ve bireyleri yönlendiren bir davran›fl sergiler. Tarihin bu iflaretler zincirinin hiçbir mant›¤›n›n bulunmad›¤›n› belirten Nietzsche. Ancak dildeki yans›ma orijinal objeyi do¤rudan temsil etmeyebilir. buna ba¤l› olarak geliflen evrensel ahlak ve hukuk. Nietzsche bu aç›dan postmodernistlerin de öncüsüdür. do¤ruyu temsil etme yetene¤i yoktur. Nietzsche. Yaflam enerjisi yüksek olanlar tarihi yapan. Ayd›nlanmaKkonusunda ‹ T A P Ahmet Çi¤dem’in “Ayd›nlanma Düflüncesi (2009)” ile Besim Dellalo¤lu’nun “Frankfurt Okulunda Sanat ve Toplum (1995)” isimli yay›nlar›n›n okunmas› tavsiye edilir. bu insanlar›n bir taraftan yarat›c›l›¤› ve ilerlemeyi di¤er taraftan bencillik ve buna ba¤l› olarak vahfleti yap›s›nda bar›nd›rd›¤›ndan söz eder. ne de tarihin ileriye do¤ru ak›fl düflüncesidir. yüzy›llarda modernleflmenin do¤uflunu olanakl› k›lan ne ‹NTERNET ak›l. yüz y›lda sürdü¤ü gibi postmodern dönemde de bu etkisini daha belirgin olarak hissettirmektedir (Nietzsche. ‹nsan. 2002: 122). Bu düflünürler aras›nda en önemlileri Alman düflünürü AMAÇLARIMIZ Frederich Nietzsche’dir. 2009: 14. bilim ve mant›k iliflkisi gibi ögeleri ortaya koyarD‹KKAT ken. Çi¤dem. bu anlamda Ayd›nlanman›n da ilerlemeci mant›¤›n›n hiçbir ifle yaramad›¤›n› ileri sürer (fiaylan. Ayd›nlanma bu ba¤lamda bir proje olarak ileriye yönelik projeksiyoS O R U nu ifade etmektedir. insan›n yaflam enerjisi bulunmaktad›r. 19. Çünkü dilin göstergeleri birey ile ba¤lant›l› oldu¤u için. Alg›n›n olufltu¤u yer ise sinir sistemi oldu¤u için sinir sistemi ile alg›lanan “fley” in de do¤rudan dile yans›mas› söz konusudur. Baz› insanlar›n yaflam enerjilerinin yüksek baz›lar›n›n ise marjinal oldu¤unu belirtir. ac›mas›zl›¤›n ve vahfletin egemen oldu¤u bir biçime dönüflmektedir (fiaylan. Yaflam enerjisini biyolojik bir süreç olarak niteleyen Nietzsche bunun bireye özgü oldu¤undan söz eder ve insandan insana fakl› olabilece¤ine de¤inir. 1995: 33. Bu çerçevede araflt›rmac›n›n metni yeniden yorumlamas› yaflam enerjisi ba¤lam›nda daha üstün bir gücün bireyde taflmas› olarak de¤erlendirilir. 2002: 119-120). bilginin ortaya ç›kmas›na neden olan bir araç olarak benimsenmifltir. 2002: 123). ne bilim. Tarihin ak›fl›nda gezinen bir araflt›rmac› geçip gitti¤i yerlere fakl› amaçlarla yeniden dönüp bakt›¤›nda farkl› anlam ve yorumlar› yakalama f›rsat› bulmaktad›r. Ayd›nlanman›n ilerleme düflüncesini de elefltirmekte ve bunu genoloji kavram› ile izah etmeye çal›flmaktad›r. Dolay›s› ile de keyfidir (fiaylan. Öte yandan tarihsel süreç ahlakla ilgili olarak amaç ve fayda esas›na dayal› birer gösterge oldu¤undan keyfi olarak dile getirilmektedir. Oysa bilgi edinme sürecinin kayna¤›nda ak›l de¤il. Smart. K ‹ T A P TELEV‹ZYON Nietzsche’e göre. Bu nedenle ayd›nlanma projesi iyimser öncüllerin aksine bir yabanc›laflman›n. Frederich Nietzsche (1844-1900) Nietzsche (1844-1900) Ayd›nlanma düflüncesinin temel öncüllerini radikal olarak elefltiren bir felsefeci olarak postmodern düflüncenin öncüsü say›lmaktad›r. Dellalo¤lu. Bunun nedeni becerisi ile kurdu¤u “do¤ru bilgi” kavram› ile içinde bulundu¤u kaotik ve karmafl›k ortama düzen vererek egemen olmakt›r. Öte yandan Ayd›nlanma evrensellik. Genoloji. Bu durumda kurumlar›. becerisini kullanarak do¤ru ve bilgi kavramlar›na ulafl›r. Gücün kayna¤›n› yaflam enerjisi olarak niteledi¤i “seçkin” bireylerde arar. Nietzsche için tarihe anlam veren sürecin güç ve iktidar oldu¤u görülmektedir. Bu ba¤lamda “üst de¤erlerin de¤ersizleflmesi” ya da nihilizm. kurallar›. ‹n‹NTERNET sanlar›n yaflam enerjisi yüksek olanlar› dahi olarak (üst insan) niteleyen Nietzsche. 18. herhangi bir nesneyi kayna¤›ndan al›p tarihin ak›fl sürecinde nas›l de¤iflti¤ini inceleme anlam›na gelmektedir. ahlaksal temelini de hümanizmden alm›flt›r (fiaylan. tek do¤ru. ilkeleri ve fley’leri kapsayacak biçimde bütün tarih bir iflaretler zincirini oluflturmakta ve sürekli olarak yeni yorum ve uyarlamalara kap›y› aç›k tutmaktad›r. ve 19. 2002: 116-117.SIRA S‹ZDE SIRA S‹ZDE Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› DÜfiÜNEL‹M 54 DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ duyulmufltur. ‹nsan alg›lama yolu ile do¤ruyu kurmaktad›r. Nietzsche’ye göre insan›n hem do¤ru ve bilgi gibi kavramlara gereksinimi hem de becerisi vard›r. kurucu ögeler ifllevini üstlenmifltir. Aritoteles’ten bu yana ak›l.

Nietzsche bu soruya “esteSIRA S‹ZDE tik” yan›t›n› vermektedir. Ona göre özgürlü¤ün kavramsal çerçevesi güç iliflkileri taraf›ndan belirlenir. Ancak yaflam karmafl›kt›r ve kaoD‹KKAT tiktir.3. bilimin ve rasyonalitenin önüne geçirerek insan yaflam›ndaki kal›c›l›¤›n sa¤lanmas› söz konusu olacakt›r. 2002: 81). sanatta gelene¤e sahip ç›kmakta. Koflullar nas›l de¤iflirDise insan›n Ü fi Üde¤iflsin NEL‹M ac› çekmesi ve yabanc›laflmas›n›n sona ermeyece¤ini savunur. mekanik ve karmafl›k hale gelen üretim sürecinde basit ve rutin iflleri yapan bir birey olmufltur (fiaylan. bilim ve Tilerleme anlay›fllar›na yöneltti¤i elefltirilerini sonuçta sanata. Sanatç›-birey böyle bir olgusall›k içindedir. Dolay›s› ile esteti¤i. Modern sanat anlay›fl› nedir ki. K ‹ T A P (2002) kitaBu konuda Nietzsche’nin Gücün ‹stenci. ilk kez 1960’larda New York sanat çevrelerine modern sanat›n karfl›t› olarak girmifl ve sanatta yeni bir postmodern estetik anlay›fl döneme hâkim olmaya bafllam›flt›r. Postmodern düflünürlerden Hans-George Gadamer. 2002: 104). Bütün De¤erleri De¤ifltirifl Denemesi b›n›n okunmas› tavsiye edilir. Ünite . Böylece esteti¤e ve sanatç›n›n yarat›c›l›¤›na dönmek ve “insan nedir” sorusunu temel alan yaAMAÇLARIMIZ n›tlar› dikkate almak gerekecektir (fiaylan. de¤iflimin yönü ve nas›l olaca¤› konusunda kesinli¤ini kaybeder. Bu anlamda yarat›c› y›k›c›l›k bir çeflit yaflam enerjisinin a盤a ç›kmas›d›r. Böylelikle sanayi toplumunda özne kaybolmakta ve makineleflen üretim sürecinin mekanik bir parças› haline gelmesi söz konusu olmaktad›r. yaflam›n dinamizminin nas›l tayin edilece¤i ve yaflam›n nas›l düzene sokulaca¤› sorusunu gündeme getirmektedir. postmodern sanat anlay›fl›ndan farkl›laflmaktad›r? Bu soruyu yan›tlamak için önce modern sanat anlay›fl›n› aç›klamak gerekiyor. Aksine geçmiflin ve gelece¤in flimdiki zaman içinde yorumlanmas› sanatç›ya sonsuz say›da olanak sunmakta ve geçmifli yeniden infla etmektedir. esteti¤e önem vermekle noktalamakta ve tüm bu konular›n postmodern düflünürlerin de ilham kayna¤› oldu¤u görülmektedir. DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P TELEV‹ZYON Modern Sanata Karfl› Postmodern Sanat Anlay›fl› ‹NTERNET ‹NTERNET Sanatta postmodern anlay›fl. Bu kaotiklik. ELEV‹ZYO N Öyle görünüyor ki. esteti¤in ölçütünü geçmiflte ve gelenekte aramaktad›r (fiaylan. Ak›l ve bilimin belirleyicili¤i ön plandad›r. flimdiye tafl›makt›r. 2002: 124-125). . Çünkü sanayi toplumunda özne. Bunun anlam› geçmifli ve gelene¤i. Böylece modernizmin dört özelli¤inden yola ç›karak modern sanata özgü estetik anlay›fl›n ne oldu¤una bakal›m: (I) Birincisi modernizmin özgürlük ve özgünlük özelli¤i. sanatsal alan›n her yönüne yans›m›flt›r. Nietzsche Ayd›nlanman›n ak›l. Sanatta özgürlük ve özgünlük konusu sanatç›n›n ele ald›¤› nesnesini/konusunu kendi alg›lad›¤› biçimde istedi¤i tarzda inflas›yla ilgilidir. Bu ba¤lamda postmodernizm yerleflik sanat anlay›fl›ndan farkl› bir sanatsal estetik anlay›fl› ifade etmekle birlikte modernizmden bir kopuflu vurgulamaktad›r ve radikal bir elefltiriyi getirmektedir (fiaylan. Bunun insan›n do¤as›nda bulundu¤unu ve sürekli olarak insan bir fleyleri y›k›p yok etmekte ve yeniyi aramaktad›r. Modern sanat anlay›fl› sürekli özgürleflmeyi geçerli k›lmak için gelene¤i yads›ma yoluna gitmifltir. Modern sanata geçmifle yüceltici anlam atfedilmemekte gelenek ve yak›n geçmifl elefltirilerek yads›nmaktad›r.Postmodern Sosyal Teori SIRA S‹ZDE SIRA S‹ZDE 55 koflullar›n radikal bir biçimde de¤iflece¤ine olan inanc›. Bu ba¤lamda “yarat›c› S O R U y›k›c›l›ktan” söz eder. 2002: 6162).

Ancak modern sanat ve estetik ölçütleri seçkinci olmakla birlikte teknolojik geliflmeler sanat ürünlerinin kitleselleflme özelli¤ini yok edememifltir. (III) Modern sanat›n üçüncü özelli¤i kültürün ve sanat ürünlerinin metalaflmas›d›r. 2002: 84). sanatç›n›n misyonu olarak de¤erlendirilmektedir. alg›lad›¤› ve yorumlad›¤› konu ile bir toplumsal amaca yönelmektedir. Kültürün kitlesel tüketimi özellikle e¤lence sektörünün büyümesini getirmifl ve bu alan ifl dünyas›n›n bir parças› haline gelmifltir (fiaylan 2002: 85-88). Sanatç›n›n yaflam› oldu¤u gibi yans›tmas›n› önermektedir. Bunun kaç›n›lmazl›¤› vurgulanmakta ve kapitalizmin dinamizmini. Ressam Picasso’nun “Guernica” adl› tablosu sanat›n seçkincili¤ini anlatan önemli bir yap›tt›r. Bu özelliklerden yola ç›karak. yarat›c› yetene¤ini maksimum düzeyde a盤a ç›karmas› ve tam bir özgürlük ve özerklik içinde yaflamas› ön görülmektedir. metalaflma sürecinin kapsam ve içeri¤inin oluflturdu¤u savunulmaktad›r (fiaylan. bunun yerine montaj ve eklemleme geçmektedir. Kadinsky. sanatç›n›n misyonunu s›n›rs›z özgürlük ihtiyac› olarak vurgulamaktad›r (fiaylan. (IV) Bireyin bütünleflmifl kiflili¤i ve tutarl› olmas› de¤erleri bir tarafa b›rak›larak hümanist de¤erlerden ar›nd›r›lmas› öncelenmifltir. Bu ayr›m popüler sanat› ciddi estetik anlay›fltan yoksun saym›flt›r. burada kitlesellik ve anonimli¤in önemine dikkat çekmektedir (fiaylan. Sanatç› içinde yaflad›¤› toplumda konusunu seçip ürününe yans›tmakta ve onu yorumlamaktad›r. (III) Gerçek aç›k uçlu olarak b›rak›lmakta ve gerçekli¤i yans›tmak yerine belirsizlik ve karars›zl›k önem kazanmaktad›r. . Pop art’›n en tan›nm›fl simalar›ndan olan Amerikal› Andy Warhol ise “sanat›n misyonu olmas› anlams›z bir tezdir” görüflünü ileri sürerek. Öte yandan sanat ve kültürel ürünler üzerindeki denetim de giderek artm›flt›r. (IV) Modern sanat›n dördüncü özelli¤i seçkinci olmas›d›r.56 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› (II) Modern sanat›n ikinci özelli¤i yans›ma ve misyon meselesidir. Bu geliflmeler modern sanat›n seçkincili¤ini ortadan kald›rmam›fl ve modern sanat/popüler sanat ayr›m›n› getirmifltir. Çünkü tarihi yorumlaman›n ve aç›klaman›n imkâns›zl›¤›ndan söz ederken. Çünkü sanat›n ve kültürün tüketicilerinin belli bir birikim ve bilinç düzeyinde olmas› istenilmektedir. Böylelikle sanatç›n›n. (II) Sanatç›n›n topluma karfl› bir misyon ve anlat›s› bulunmamakta. Picasso’nun bu tablosunu kavrayabilmesi için bir ön bilgiye sahip olmas› ve bunu sorgulamas› gerekmektedir. Sanatsal yans›tma ile toplumsal amac›n gerçekleflmesi konusu örtüflmektedir. sanat içindir” görüflü misyon düflüncesi ile yarat›c› özelli¤in biraradal›¤›na vurgu yapmaktad›r. postmodern sanat anlay›fl›n› yans›tmaktad›r. 2002: 92-93). Bu yorumlama eylemi. 2002: 84). Bu anlay›fl modern sanat›n çabuk tüketilemedi¤inin/kal›c›l›¤›n›n göstergesi say›l›r. di¤er sanatç›larla rekabet etmekte ve böylece yarat›c› y›k›c›l›¤›n sanatsal üretime egemen olmas› durumu söz konusu olmaktad›r. fiaylan (2002: 103) postmodern sanat esteti¤inin özelliklerini de flöyle s›ralamaktad›rlar: (I) Estetik ölçüde sanatç›n›n kendi için bilincini. Sanatç› ortalama insanda bulunmayan bir yarat›c› yetene¤e sahiptir. Sanatç› Kadinsky’nin ileri sürdü¤ü “sanat. Sanatç› seçti¤i. ‹zleyicinin. topluma göre daha çok ön planda tutulmaktad›r. Sanatç› art›k ürünlerini piyasaya ç›karmakta.

bilgi. medya ve bilgi teknolojisi etraf›nda düzenlenmifl bir post endüstriyel ekonomi yönünde kesin ve köklü bir kayman›n oldu¤udur. “Bir postmodernist. D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P TELEV‹ZYON TELEV‹ZYON Modern sanat›n elefltirisi. P nat yap›t›nda misyon aranmayacakt›r.SIRA S‹ZDE 3. kültür ve kültürel tüketim.Postmodern Sosyal Teori DÜfiÜNEL‹M SIRA S‹ZDE D Ü fi Ü N E L ‹57 M S O R U (V) Postmodernizmde yüksek sanat ve kitle sanat› ayr›m› yads›narak taklit ve S O R U yap›flt›rma teknikleri ile sanat yap›t›n›n üretimi esas al›nm›flt›r. Postmodernizm kavram› Bat› dünyas›nda iki temel öge olan ekonomik kapitalizm ve kültürel hümanizm düflüncelerini kapsar. video. Güzelli¤in ölçütleri tarih içinde bulunmaktad›r.” Best ve Kellner ise (2010: 48-49). Ünite . Art›k kitlenin be¤enisi önem kazanm›flt›r (fiaylan. Postmodernistler modern sanat ve estetik ölçütlerine iki elefltiri getirmektedirler: birincisi saAMAÇLARIMIZ nat yap›t›n›n misyonu olmas›. Ayd›nlanma döneminin modern sanat anlay›fl› kendinden önceki dönemin sanat anlay›fl›na bir tepki özelli¤ini yans›tmaktayd›. resim. kültür ve toplumda cereyan etti¤i iddia edilen kopufllar› betimler ve hararetle savunurken. D‹ KKAT Postmodern kavram› sanatta yeni bir anlay›fl› ve estetik ölçütünü ifade etmektedir. sanat ile gerçeklik aras›ndaki ba¤›n tü‹NTERNET müyle kopmas› olarak nitelendirilmifltir (fiaylan. Bu iki baflat ögenin genel anlamda ataerkinin oluflum teme- . film. müzik ve baflka yer. foto¤raf. içinde bulunulan durumu elefltirerek ç›k›fl yolu aramas› ve geçmiflten kopmufl bir yeniyi inflaya kalk›flmas› olarak de¤erlendirmektedirler. yeni ve “radikal” oldu¤unu düflündü¤ü postmodern söylemler ve pratiklerle özdeflleflirken ço¤u zaman moderne karfl› sald›r›ya geçer. Buradaki efl anlaml› sözcük postmodern ça¤d›r. modernitenin ötesinde oldu¤u düflünülen bir toplumsal geliflim aflamas›n› ifade eder. edebiyat. yani de¤er ve politikalar›n yarat›lmas› ça¤r›s›nda bulunur. Temel düflünce. Bu dönüflümün nas›l ortaya ç›kt›¤›n› postmodernistler tam olarak yan›tlayamamakla birlikte toplumsal de¤iflimin ve bu de¤iflimin içinSIRA S‹ZDE de vuku bulan yeni yaflam biçimlerinin belirleyici oldu¤una dikkat çekmektedirler. Bu aç›klamalardan anlafl›laca¤› üzere. Postmodernistlere göre sa‹ T A yoktur. yeni kategorilerin düflünce ve yaz›m tarzlar›n›n. fiimdi ise postmodern sanat. ‹NTERNET Modernizm-Postmodernizm Karfl›laflt›rmas› Smith (2005: 289) Postmodernizm. modern söylemlerin ve pratiklerin kusurlar›n› alt etmek için. Postmodernleflme ise moderniteden postmoderniteye geçifli itekleyen bir toplumsal de¤iflim sürecini anlat›r. Postyap›salc›l›ktan kaynaklanan felsefi ve kuramsal bir konumlan›fl› da kucaklar ve modernist düflünüflün ilkelerini reddeder. modern sanata bir tepki özelli¤ini tafl›maktad›r. 2002: 95-99).gibi içinde tafl›d›¤› aflikârd›r. Bunlar bireyin hem kendilik temeline hem de sanata vurgu yapar. Böylece bir postmodernist. postmodernite ve postmodernleflme kavramlar› aras›ndaki anlam farklar›ndan bahseder. dans. Bu durumda modern sanat anlay›fl› ve esteti¤in geçerlili¤ini yitirmesi. sanat anlay›fl› ve esteti¤inin giderek marjinalleflmesini getirmifl ve bu “sanat›n ölümü” olarak yorumlanm›flt›r. ikincisi modern sanat›n seçkinci anlay›fl›na yönelttikleri elefltirilerdir. çünkü yaflam›n kendinde bir K misyon Ancak sanat yap›t›nda taklit (kitsch) ve popülizm ön planda tutulacakt›r.” Postmodernizmin birçok kültürel alan›n çabas›n› -mimarl›k. postmodernistin niteliklerinden bahseder. Ona göre Postmodernizmin çeflitli boyutlar› vard›r: “Öncelikle modernizmin estetik ve sanatsal kodlar›n› reddeden estetik ve sanatsal bir tarz› anlat›r. Postmodernite kavram›. 2002: 107).

. Her fley zaman›n ve flans›n ürünüdür. (V) fiüphe. imgeyle maddi gerçekli¤in aras›nda kaybolmufl olan dünyad›r. Irklar›n. bilgi edinmenin mümkün olmad›¤›. 2002: 23). ak›l. gelenek ve tarih gibi fikirlerin çözümsel araflt›rmalar›na göre yaflamak hepten anlams›zd›r. fiüphe postmodernizmin ebedi ve kal›c› flart›d›r. bu de¤iflimi ifade etmek için bütünüyle yeterli gözükmektedir. Ziyauddin Serdar’›n Postmodernizmin ilkelerinden bahsetmek gerekir. en az›ndan flimdilik. Bizler sadece görmek istediklerimizi. Postmodernistlere göre do¤ru. Huyseens’e (1984: 8) göre ise postmodernizm Bat› toplumlar›nda ortaya ç›kan bir kültürel dönüflümün. gerçeklerin de¤il taklitlerin. Bu kavramlar aras›ndaki farklar› belirttikten sonra. Böylece bilimde bile bulunmas› en kolay olan fley. cinselliklerin ve hatta ak›l yürütmenin ço¤ulcu olufluna vurgu yapar ve hiçbir tarz›n bunlardan birinin di¤eri üzerinde egemen olamayaca¤›n› ileri sürer (Dellalo¤lu. hiçbir kesinlik ve hiçbir deney kalmay›ncaya kadar geniflletir. kültürel ve tarihi alg›lar›m›z›n odakland›klar›n› görürüz. tanr›. Devlet ve entelektüel söylem aras›ndaki karfl›l›kl› iliflkilerin ne oldu¤unu tan›mlar.58 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› line iflaret etti¤i belirtilir (Hutcheon. Ona (Görgün-Baran. demektedir. aç›kt›r ki. Postmodern kuram. Postmodernizmin (I) ilk ilkesi modernizmde geçerli olan her fleyin postmodern zamanda tümden geçersiz ve eskimeye yüz tutmufl olmas›d›r. Huyseens. Böylelikle modernizmin kal›c› iliflkilerini elefltirir. yanl›fl anlafl›lmak istemem. buna benzer herhangi bir iddia. bizi beflinci ilkeye götürür. modellerin. 2002: 1-13). bir duyarl›l›k de¤ifliminin parças›d›r. Do¤runun ve ak›l yürütmenin. 1995: 31). alay ve parodidir. Çünkü sahip oldu¤umuz bak›fl aç›m›z arac›l›¤›yla anlamland›r›r ve öyle görürüz. Postmodernizmin (II) ikinci ilkesi ise gerçekli¤in reddedilmesidir. duyarl›l›kta. deneyimi ve önermeyi daha önceki dönemden ay›rmaktad›r. Söz konusu dönüflümün do¤as› ve derecesi tart›fl›labilir. zaman ve mekândaki konumlan›fl›m›z›n bize izin verdiklerini. Modernite. Postmodernizm fleylerin gerisinde mutlak bir gerçekli¤in olmad›¤› önermesini yapar. kültürlerin. kültürel. 2006: 373375) göre. bunu hiçbir kuram. Baudrillard’›n simülasyon kuram› bu durumu çok net ifade eder. Bu ilke. ama dönüflümün kendisinin varl›¤› tart›flmas›z kabul edilir. cinslerin. art›k elimizde olan gerçeklik yerine. bir dizi postmodern varsay›m›. do¤rular›n. gerçekli¤in imgeler okyanusunda bo¤uldu¤u bu dünyada anlama yer olmas› mümkün de¤ildir. söylem ve iktidar yap›lar›n› sorgular (Hutcheon. Tüm toplumsal hayat. kültürel çal›flmalar jargonunda büyük anlat›lar denilen ve hayata duygu ve yön veren büyük fikirlerle kuflat›lm›flt›r. Postmodernizmin (IV) dördüncü ilkesine geldi¤imizde karfl›m›zda anlams›zl›k ç›kar. toplumsal ve ekonomik düzenlerde toptan bir paradigma de¤iflimi yafland›¤›n› iddia etmiyorum. Her fleyden flüphe etmek. erdem. Bu ba¤lamda postmodernist hedeflere ulafl›labilmesi için temel araçlar ironi. saf imgelerin ve temsillerin denetimi alt›na al›nm›flt›r. Bunlar s›ras›yla yeni taklitler yarat›r ve bütün süreç amans›z bir ak›nt› içinde bireylerin tav›rlar›nda ve toplumlarda herhangi bir gerçeklikle iliflki kurulmaktan vazgeçilinceye kadar devam eder. Bu de¤iflim. Postmodernizm çeflitlilikle ve çoklukla ilgilenir. fliflirilmifl olacakt›r. Bütün bu ilkelere ek olarak Postmodernizmin niteli¤ini belirleyen (VI) alt›nc› ilke çoklukla ilgilidir. Postmodernizmin (III) üçüncü ilkesi. gerçekliklerin. Her fley ve herkes bu saf yalanc› hayal dünyas›nda kaybolmufltur. Ama kültürümüzün önemli bir kesiminde. bizim arad›¤›m›z fley olur. pratikte ve söylem oluflumunda gözle görülebilir bir de¤iflim yaflan›yor. “Postmodern” terimi. Sosyal ve felsefi süreci ya da koflullar› tayin eden bilgi. Art›k tek bir gerçeklikten söz edilemez. varoluflla çok zay›f bir ba¤lant›n›n yaln›zca dille yap›ld›¤›.

” Ama bu konsensüs bozulmaya müsaittir ve tam ortaya ç›kan bariz yetersizlikler modern bilime belli tehditlerle bakmay› makul hale getirdi¤i s›ralarda postmodernizm ç›kagelmifl ve ilk olarak modern bilimin en hevesli taraftarlar›n›n vaat etti¤i can al›c› sonuçlar›n bir türlü ortaya ç›kamay›fl›ndan duyulan sab›rs›zl›¤› gittikçe artt›rm›fl ve toplum bilimleri ile pozitif bilimlerdeki kinizmi beslemifltir. (Nükleer silahlar. bir baflkald›r›y› sergiler. beklentiler abart›l› hale gelirken verilen sözler de tutulmuyordu (Rosenau. postmodernizmde bireylerin kat›l›m olanaklar›n›n bulundu¤una ve konumlar›n belirsizli¤ine dikkat çekilir (Görgün-Baran. modern bilimin 20. Modernizmin ana kavram› olan ak›l ve her fleyin rasyonel ölçüler içinde yürütülmesi düflüncesi. küçük ama önemli söylemler ön plana ç›km›flt›r. 2004: 28-29). Modern bilimin k›sa vadede hatalar› trajik sonuçlar do¤urmakla kalm›yor. Modernizmde toplumsal mesafeler önemli iken. Lyotard’da da görülece¤i üzere art›k büyük anlat›lar dönemi bitmifl. bilimsel olsun olmas›n bilginin hizmet edece¤i ve etmesi gereken amaçlar hakk›nda söyleyecek pek sözü yoktu” (Rosenau 2004: 29). Ünite . (III) Üçüncü olarak. Roseanu’ya göre “Modern bilimin pozitivist. (IV) Dördüncü olarak. Özellikle mimaride ve edebiyatta karfl›lafl›lan bu durum dadaizm ad› alt›nda toplumsal sorunlar›n giderek artmas› karfl›s›nda bir karfl› duruflu. hatta bütün meseleleri baya¤› ve üzerinde durmaya de¤mez fleyler olarak gösteriyordu. Modernizmin kat› hiyerarflik anlay›fl› anarfli ad› alt›nda kurals›zl›¤a dönüflür. ampirist. rasyonel mant›ksal modeli bu paradigman›n baflar›s› üzerindeki konsensüs sürdü¤ü ölçüde toplum bilimlerindeki merkezi yerini korumufltur. (II) “‹kinci olarak dikkatler modern bilimin suiistimalleri ve zararlar› üzerinde odaklanmaya bafllad›. zehirli kimyasal at›klar. Modernitenin romantik ve iyimserli¤i postmodernitede toplumsal sorunlar› kapsayan ve bu sorun yuma¤›n›n oluflmas›n› protesto eden dadaist anlay›flla kendini göstermektedir. Modernizmdeki belirlenim yerine. yoksulluk gibi). (V) Beflinci olarak.yy’›n belli bafll› sorunlar›n› iyilefltirme konusundaki bariz yeteneksizli¤i karfl›s›nda bocalad›. (V‹) Son olarak normatif ve etik olan hakk›nda. Postmodernizmin görüldü¤ü ilk alan›n sanat oldu¤u bilinmektedir. Modern bilim demokratik toplumlarda hükümetlerin yapt›¤› usulsüzlüklerin üzerini örtmekle ve totaliter devletleri ayakta tutmaya yard›m etmekle suçland›. modern bilim insan varoluflunun mistik ve metafizik boyutlar›n› pek kâle alm›yor.3. belirsizlik Postmodern düflüncenin en temel özelliklerinden biri haline gelmifltir. Roseanu’ya göre toplumbilimlerindeki postmodernizm k›smen modern bilimin var olan yetersizliklerine karfl› bir tepkiydi ve tepkiler (I) ilk olarak yukar›da belirtildi¤i gibi vaat edilen sonuçlar›n ve beklentilerin gerçekleflmemesiyle bafll›yor ve devam ediyordu. 2009: 41). modernizme karfl› bir meydan okumad›r. büyük anlat›lar›n yerini postmodernizmde küçük tarih/anlat› alm›flt›r. Anlafl›laca¤› gibi postmodernizm. açl›k. . 2006: 376-378). Modern bilimin kendi formal standartlar›n› kendisinin de uygulamad›¤› söyleniyordu. ‹leride belirtilece¤i üzere Lyotard’›n da savundu¤u gibi üst anlat›lara duyulan güven sars›lm›flt›r (Anderson. Yine modernizmde. postmodernizmde akl›n tükenmiflli¤i olarak yorumlan›r. çevre kirlenmesi. bilimin bütün sorunlar› çözebilece¤i yolundaki sakat inanç. modern bilimin teoride nas›l iflledi¤ine dair varsay›mlarla gerçeklik biçimi aras›nda bir uyuflmazl›k oldu¤u aç›kt›.Postmodern Sosyal Teori 59 Modernizm ile postmodernizmi karfl›laflt›rd›¤›m›zda flu özelliklerin alt›n›n çizilmesi gerekir.

bofl. sözcüklerin ve anlam›n oyunu” (Rosenau. Mutlulu¤a. Postmodernizme iliflkin bu girifli yapt›ktan sonra flimdi iki önemli düflünürü ele alaca¤›z. Olumlay›c›lar daha çok süreçlere bakma e¤ilimindedir. 2004: 37). fleylere yer bulunsa bile bunlar felaketi bekleyerek geçen dönemi süsleyen geçici. Önümüzde nüfus art›fl›. 2010: 47). yorgun ve ikircikli olan her fleyle karakterize edilen radikal afl›lmaz bir belirsizlik ça¤› k›ld›¤›n› iddia ederler. atom felaketi gibi felaketler durmaktad›r. kültürel ya da teorik perspektifleri ifade etmektedir. Postmodernizm için toplumbilimleri söz konusu oldu¤unda Olumlay›c› ve fiüpheci Postmodernistler olarak iki genel e¤ilimden bahsedilir. bir eti¤i olumlamaktan. Olumlay›c› postmodernistler ise. flüphecilerin elefltirilerine kat›lmakla birlikte yine de postmodern ça¤a daha umutlu ve iyimser bakarlar. e¤lenmeye. yabanc›laflt›r›c›. Böylelikle postmodern söylem tarih. çözülme. “post önekinin konuldu¤u terimlerin hepsi de moderni izleyeni ve modernden sonra geleni tarif eden art arda birer iflareti olarak ifllev görür. 2004: 36-37). hastal›k. olumsuz ve kasvetli bir de¤erlendirmede bulunan flüpheci postmodernistler. “Kötümser. Bu anlam›yla post öneki kendisini öncelemifl olandan aktif bir kopuflu. Ama bu postmodernistler. “Ya olumlu siyasi eyleme aç›kt›rlar ya da Yeni Ça¤ dininden Yeni Dalga yaflam tarzlar›na kadar uzanan ve postmodern toplumsal hareketlerin tamam›n› içeren kiflisel. Böylelikle postmodern teorisyenlerin birço¤unun terimi. e¤lenti biçimlerinden ibarettir. Böylelikle bu terim modern ça¤›n teorik ve kültürel pratiklerine ve onun ötesine geçmeyi içeren aktif bir olumsuzlamay› da içinde bar›nd›r›r. Bat› tarihindeki dramatik kopuflu ya da k›r›lmay› vurgulamak amac›yla kulland›klar› görülmektedir. korkunç ac›mas›z. 2010: 47-48). deneysel bir felsefi ve ontolojik düflünsel pratik bulma peflindedirler. Olumlay›c›lar›n ço¤u dogmatik ve ideolojik olmayan. ümitsiz. anlams›zl›k ve toplumsal kaos ça¤›. gelip geçici.60 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Dolay›s›yla postmodern söylemler. kültür ve düflüncede anahtar niteli¤i tafl›yan bir dizi de¤iflimi betimleyen dönemlefltirme terimlerini içerir” (Best&Kellner. Marksist teorileri destekleyerek. post teriminin mahiyetinde bir mu¤lâkl›k söz konusu oldu¤u belirtilmekle birlikte post terimi modern olmayana iflaret eder. normatif seçimler yapmaktan ve belli bir konuyla s›n›rl› siyasi birlikler oluflturmaya çal›flmaktan çekinmezler. toplum. Modernli¤in y›k›c› karakteri postmodern ça¤›. parodiye vb. modern söylemlerle ve pratiklerle ba¤lar›n› kopartan yeni sanatsal. Dolay›s›yla bu dönemde hiçbir toplumsal ya da siyasi projeye ba¤lanmaya de¤mez. anlams›z. ahlaki parametrelerin bulan›k oldu¤u. . Best ve Kellner’e göre. Yine de baz› yazarlarca. postmodern ça¤›n parçalanma. ama ayn› zamanda bu ba¤›ml›l›k ve süreklilik anlam›n› da ifade eder. E¤er flüphecilerin iddia ettikleri üzere hakikat diye bir fley yoksa o zaman geriye tek kalan fley oyundur. (Best&Kellner. Kellner’in (2000:368-369) aç›klamalar› ile ifade edecek olursak: Öncelikle modernitenin büyük umutlar›n›n sona erdi¤ine ve geçmiflin totallefltirici toplumsal teorilerini ve devrimci siyasetini sürdürmenin olanaks›zl›¤›na iflaret ederek bir postmodern durum betimlemesi yapan Lyotard’› ve sonra postmodernizmi. geç kapitalizmin kültürel mant›¤› olarak yorumlayan ve böylece postmodernizmi sadece kapitalizmin yeni bir evresi içinde yer alan kültürel bir mant›k olarak görecelilefltiren Jameson’› inceleyece¤iz. hatta hiç olmad›¤› bir ça¤ oldu¤unu ileri sürerler. Olumlay›c›lar›n ço¤u baz› de¤er tercihlerinin di¤erlerinden daha üstün oldu¤unu iddia ederler ki flüpheci postmodernistlerin onaylamayaca¤› bir ak›l biçimdir bu” (Rosenau. dogmatik olmayan ve birer düflü olan projeleri tan›makla yetinirler. soyk›r›m.

birkaç on y›ld›r bilgisayarlaflm›fl bilginin. 21 Nisan 1988’de ise Paris’te lösemiden ölür. 1954 ile 1964 y›llar› aras›nda Sosyalizm ya da Barbarl›k adl› Frans›z radikal Marksist dergiye. postmodern ça¤da bilginin sat›lmas› için üretildi¤i ve tüketildi¤i görülmektedir. Sorbonne’da dersler verir. Bilgi kendinde bir amaç olmaktan uzaklaflmakta ve art›k kullan›m de¤erini kaybetmektedir (Lyotard. Lyotard’a göre postmodern durumu belirleyen temel ölçüt bilginin konumudur ve postmodern durumda art›k yeni bir bilgi anlay›fl› geçerli olmaktad›r. Resim 3. ard›ndan ‹flçi Gücü adl› baflka bir dergiye düzenli yaz›lar yazan Lyotard. Ünite . Bilgi üretme ve edinme biçiminin giderek de¤iflmesi sonucunda. sanat gibi kültür süreçlerinin büyük bir dönüflüm içinde oldu¤unu ve bu dönüflümün bir bak›ma postmodern olarak tan›mlanmas›n› mümkün k›ld›¤›n› ortaya koymaktad›r. Bilginin do¤as› içindeki bu dönüflüm. o dönem içinde hem Fransa’da hem Dünya genelinde entelektüel çevrelerde oldukça yank› uyand›rm›flt›r.Deniste ö¤retim üyesi olarak çal›fl›r. Bir bak›ma bilginin metalaflmas› durumu ile karfl›lafl›lmaktad›r. Bilgisayarlaflm›fl bilginin alabildi¤ine geliflmifl toplumlardaki iflgücü da¤›l›m› üzerinde gözle görülür bir etkisi bulunmaktad›r. Dolay›s›yla “Postmodern Durum”a bak›ld›¤›nda asl›nda karfl›m›zda duran bir bilgi/bilim felsefesi kitab›d›r. 1979 y›l›nda yay›nlanan kitap.1 Postmodernizm ve Bilginin Konumu Lyotard toplumlar›n postmodern ça¤a girmeleri ile birlikte bilginin konumunun de¤iflti¤inden söz eder. geliflmifl bat› toplumlarda 19.” Jean-François Lyotard (1924-1988) 10 A¤ustos 1924'te Versailles’de do¤an Jean-François Lyotard. Lyotard. 1987 y›l›nda emekli olana dek önce Paris Üniversitesinde. 1968 May›s'› olaylar› s›ras›nda. birçok sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel sonuçlar› da beraberinde getirecektir. Postmodern toplumlarda bilginin nas›l konumland›r›ld›¤›n› anlamakt›r. 1956 y›l›nda felsefe yeterlik s›navlar›n› baflar›yla verdikten sonra Cezayir’de lisede bir y›l ve ard›ndan Fransa’da La Fleche adl› lisede yedi y›l boyunca felsefe ö¤retmenli¤i yapar. Lyotard’›n bu metindeki ana problemi. Ayn› zamanda Paris’teki Uluslararas› Felsefe Koleji'nin kurucu üyesi olan Lyotard. fiaylan’a göre (2002: 274) bu metindeki ana tema. Bunun için der. postmodernizme iliflkin görüflleri ço¤unlukla “Postmodern Durum” adl› kitab›nda bulunabilir. Lyotard (2000: 11) . üretimin ana gücü durumuna geldi¤i genifl oranda kabul görmektedir. yüzy›ldan beri süregelen bilim. 2000: 19-20).3. Lyotard’a göre. de¤iflik aral›klarla bulundu¤u sekiz y›l boyunca ABD’nin çeflitli üniversitelerinde Frans›z felsefesi ile Elefltirel kuram üstüne dersler verir.Postmodern Sosyal Teori 61 JEAN-FRANÇOIS LYOTARD’IN POSTMODERN‹ZME BAKIfiI Girifl Postmodernizm denince akla ilk gelen düflünürlerden biri olan Lyotard’›n. daha sonra ise Saint. Bilgi dünya çap›nda gerçekleflen . “bu durumu tasvir etmek için postmodern kelimesini kullanmaya karar verdim.

Araflt›rma ve ö¤renilmifl bilginin aktar›m› bu etkilerin yafland›¤› bafll›ca ifllevlerden ilk ikisidir. 1999: 318). seslerin ve görüntülerin dolafl›m›nda gittikçe etkili olaca¤› söylenebilir. ulus devletlerin silah üretimindeki üstünlüklerini daha çok güçlendirecek. geliflmifl ve geliflmekte olan ülkeler aras›ndaki uçurum daha da büyüyecektir (Sarup. eskiden ulus devletlerin topra¤›n denetimi için verdi¤i mücadele. sorular› yan›t beklemektedir (Lyotard› 1999: 319). sosyalist bir alternatifin çöküflü. 1999: 319). Aç›kça söylemek gerekirse (I) birincisi araflt›rma. Dünya pazar›n›n yeniden aç›lmas›. muhtemel bir Çin Pazar›n›n aç›l›fl›. 2000: 23). 2010: 189). Bu ba¤lamda. Çünkü devlet alan› olan e¤itim arac›l›¤›yla yay›lan bilgi. diyor: O da “bilimsel bilginin bir söylem” oldu¤u noktas›d›r. Bu aç›dan ekonomik güçler ile devlet güçleri aras›ndaki iliflki aç›s›ndan sorunlu bir nokta ortaya ç›km›fl olur (Lyotard. zaman› gelince enformasyon denetimi için verilecektir. Bu bir teknolojik dönüflümdür. yoksa devlet di¤er kullan›c›larla bir mi tutulacakt›r. zaman varolan kamusal güçler üzerinde hem fiili hem hukuki olarak genifl flirketler ve çok genel biçimde sivil toplumla olan iliflkilerini gözden geçirmeye zorlayacak tepkilere yol açabilir. Lyotard. Dolay›s›yla bilgisayar ça¤›ndaki bilgi sorunu. daha tutarl› bir ekonomik rekabete geri dönüfl. Çok uluslu flirketler hâlihaz›rda ulus-devlet düzenini tehlikeye sokan yeni sermaye dolafl›m sistemleri gelifltirmifllerdir. düzenlemenin. Sözgelimi IBM gibi flirketlerin veri depolar›na kimlerin ulaflabilece¤ine kim karar verecektir? Devlet mi.62 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› iktidar rekabetinde ana bileflen olacak. gelece¤in toplumuyla ilgili bütüncül tahminler yapmak yerine tek bir noktaya odaklanmay› anlaml› buluyorum. Bu teknolojik dönüflümlerin bilgi üzerinde önemli etkileri oldu¤u söylenebilir. bilginin ticarileflmesi ulus-devletlerin e¤itim-ö¤retim faaliyetlerini üretme ve da¤›tma ayr›cal›¤›n› tehdit etme potansiyeli tafl›maktad›r. Bilgisayar dilleri. “Bilginin tabiat›ndaki dönüflüm o. günümüzde her zamankinden çok daha büyük ölçüde yönetim sorunudur. Özellikle 1979 y›l›nda yazd›¤› bu kitab›nda Çin’in günümüzdeki yükselifline vurgu yapmas› dikkat çekicidir. dolay›s›yla hangi önermelerin bilgi hükümleri olarak kabul edilece¤ine iliflkin belli kabuller ortaya ç›kmaktad›r (Lyotard. (II) ikincisi ö¤renmedir. Lyotard’a göre. eskimifl bilgi olacakt›r. Son k›rk y›l içerisinde bilim ve teknoloji. bilgi depolama ve veri bankalar› bunun örnekleridir.bunlar ve birçok di¤er etmen 1970’lerin sonunda devletleri 1930’lardan bu yana oynamaya al›flt›klar› yat›r›mlara k›lavuzluk etme ve yönlendirme rolü konusunda ciddi bir de¤erlendirmeye haz›rlamaktad›r” (Lyotard. Makinelerin ne oldu¤u ve ne ifle yarad›¤› bilgisinin ö¤renilmesiyle birlikte insan gücünün. Bilginin ticarileflmesi ile ba¤lant›l› olan bilginin “fleffafl›¤›” ideolojisi devleti bir karmafla ve “s›k›nt›/gürültü” unsuru olarak gösterir. Amerikan kapitalizminin hegemonyas›n›n k›r›l›fl›. 1999: 317). dil ve bilgi üzerinde yo¤unlaflm›flt›r. Bu sistemler bilgisayar teknolojilerinin gelifltirilmesiyle daha da tehditkâr hale gelmifltir. Bilgisayarlar›n egemenli¤iyle birlikte belirli bir mant›k devreye girmektedir. ‹kinci ifllev yani ö¤renmede etkili olan makinelerin küçültülmesi ve ticari hale getirilmesidir (Lyotard. Günümüzde gittikçe önem . Bilgisayar diline ya da di¤er dillere çevrilemeyen ve dönüflüme sokulamayan bilgiler bu süreçte terk edilecektir. yani yeniden üretim ifllevlerinin yöneticilerden geri al›narak makinelere emanet edildi¤i ve bundan böyle de hep edilece¤i öne sürülmektedir. toplumun kullan›lan bilginin zenginli¤i ve aç›mlan›fl›n›n kolayl›¤› ölçüsünde varl›k gösterebilece¤i ve geliflebilece¤i ilkesiyle karfl›tl›k içinde düflünüldü¤ünde süresi geçmifl. Postmodern ça¤da bilim muhtemelen. Bu dönüflüm içinde bilginin do¤as› da de¤iflecektir. iletiflim teknolojileri.

gündelik geçim bilgisiyle bir projenin optimize edilmesi için kullan›lan bilgi aras›nda bir ayr›m söz konusu olacakt›r (Lyotard. fiu önermeyi ele alal›m: “Bilimsel bilgi yaln›zca ve yaln›zca bir gerçe¤i a盤a ç›karan bilgidir. Bu geliflmeler Amerikan kapitalizminin hegemonyas›n›n çöküflü. Lyotard bilginin meflrulaflmas› sorununa dikkat çekerken. Birincisi. Lyotard. yeni müzikal notasyonlar. Di¤er bir ifade ile sorun metnin nas›l iletildi¤i ve ne tür etkileflimlere yol açt›¤›d›r.” Lyotard’›n dil oyunlar› üzerine dile getirdi¤i gözlemleri nelerdir? SIRA S‹ZDE Lyotard’a göre bilimsel bilgi. Dilin Esnekli¤i ve Büyük Anlat›n›n Yitimi Ça¤dafl toplumlarda bilginin meflrulu¤u farkl› flekillerde formüle edilmektedir. bilimsel bilgidir. 1999: 320). Hatta bir kural›n son derece küçük tadili bile oyunun tabiat›n› de¤ifltirir. bilginin bütününü temsil etmez. Buna ek olarak klasik bilim s›n›flamas› sorgulan›r hale gelmifltir. bunlar›n kurallar› kendi içlerinde meflruluklar›n› tafl›mazlar ama aç›k ya da örtük bir anlaflman›n nesnesidirler. evrensel bir üstdil yoktur. Böylece Lyotard. genetik kodlar›n dili gibi. Anlat›sal bilgiden DÜfiÜNEL‹M de bahsedilmesi gerekir. modernitenin sistem-özne iliflkisi baflar›s›z olmufltur (Lyotard 1999: 323). Lyotard için dilin esnekli¤inin çok önemli oldu¤undan ve buna ba¤l› olarak nesnel bir anlam yap›s›n›n olabilirli¤ini kuflkuyla karfl›lad›¤›ndan bahseder. “Dil oyunlar› hakk›nda flu üç gözlemde bulunmak faydal› olacakt›r. Bir hareket ya da ifade. Ona göre dil oyununun kurallar› yaln›zca kendi içinde belirlenmifltir. Dolay›s›yla Lyotard için bir metnin yazar› taraf›ndan nas›l anlamland›r›ld›¤› çok önemli de¤ildir. 1930’larda oynad›¤› dan›flmanl›k. dilden bahsetmeyi de ihmal etmez. (Lyotard. oyun kuram›. Bilgi teknolojilerindeki dönüflümler devletin büyük flirketlerle ve sivil toplumla olan iliflkilerini de dönüflüme u¤ratacakt›r. yat›r›mlar için yol göstericili¤i gibi görevlerine geri dönme e¤ilimine girmifltir. Dil oyunlar› kendi bak›fl aç›s›na ve çeflitlili¤e de sahiptir. Bu ba¤lamda de¤er tafl›yan bilgi.” Bu spekülatif dil oyunun olmazsa olmaz flart›d›r. Üçüncü nokta biraz önce söylenilen fley taraf›ndan önerilmektedir. Büyük anlat›lara göre bilgi ancak içeri¤i kadar de¤er tafl›r. 2010: 189). 1999: 319). e¤er kurallar yoksa oyun da yoktur. Her ifade bir oyundaki hareket olarak düflünülmelidir. 2 SIRA S‹ZDE DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ . Nietzsche’nin dedi¤i gibi “Avrupa nihilizmi” gerçekli¤i temel koflul alan bilimin kendini tersyüz ediflinden do¤mufltur (Lyotard 1999: 321). Ünite . di¤er dilleri meflrulaflt›rma yetisine sahip de¤ildir (Lyotard 1999:322). as›l önemli olan sorun bu metnin di¤erleri yani al›c›lar taraf›ndan nas›l anlamland›r›ld›¤›d›r. Di¤er bir deyiflle.Postmodern Sosyal Teori 63 kazanan soru. kurallar› tatmin etmiyorsa tan›mlad›klar› oyuna dâhil de¤ildirler. makinelere iliflkin al›nan bu kararlar›n do¤rulu¤unun garantisini kimin verebilece¤i sorunudur (Sarup. Böylelikle bilim söyleminin meflruiyetinin afl›nmas›yla yeni diller eklemlenmeye bafllam›flt›r: makine dili. Bu yol takip edildi¤inde postmodernitenin ana ak›m›na ulafl›lm›fl olur: Bilim kendi dil oyununu oynar. dünya piyasalar›n›n yeniden aç›lmas› gibi büyük ölçekli sonuçlar da yaratabilecektir. devlet. Geleneksel toplumlarda anlat›sal biçimin üstünlü¤ü söz konusuS Ohem R U de yerleflik dur. ‹kincisi. Bu dönüflüm asl›nda 1970’lerde bafllam›fl. (2000: 32) flöyle der. ö¤renimin de t›pk› para gibi bir de¤er haline gelece¤inden söz eder. Anlat›sal bilgi ve bilimsel bilgi en bafltan beri rekabet içinde olmufllard›r. Ünlü filozof Ludwig Wittgenstein’›n dil oyunlar› anlay›fl›n› gelifltirir.3. On dokuzuncu yüzy›l›n bafllar›ndan itibaren bilimsel bilgi meflruiyet kaybetmeye bafllam›flt›r. Anlat›lar hem toplumsal kurumlara meflruluk kazand›r›rlar kurumlar›n bütünleflmesine yönelik olumlu ya da olumsuz modelleri temsil ederD‹KKAT fiaylan (2002: 272-273). Kimse tüm dilleri bilmemektedir. Bu yüzden dil oyunlar›n›n ço¤ullu¤unu benimsemek gerekir. Art›k ayr›m bilgi ve cehalet aras›nda de¤il “harcama bilgisi” ile “yat›r›m bilgisi” aras›nda yap›lacakt›r.

Bilimsel kurallar 19. (Sarup 2010: 192) SIRA S‹ZDE DÜfiÜNEL‹M Görülece¤i gibi bilimsel bilgi ile anlat›sal bilgi aras›ndaki temel ayr›m. bilginin yeni koflullar›na yan›t K ‹epistemolojinin T A P veren yeni bir gelifltirilmesini içerir. aksi durumda ayn› göndergeyle çeliflen ya da çat›flan her bildirimi reddetmesi beklenir. 2010: 203) DÜfiÜNEL‹M Lyotard’a göre art›k büyük anlat›lara baflvurmaya gerek duymay›z. yy biliminin ise “yanl›fllama” dedi¤i görüflün temelini teflkil ederler. Bunun ilk ön kabulü ö¤rencinin göndericinin bildi¤ini bilmedi¤i düflüncesi üstüne kurulu oldu¤undan.64 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› ler. 2010: 191). Ayn› göndergeye iliflkin daha önce onaylanm›fl bildirimi çelen her yeni bildirim.. nas›l dinleyece¤ini bilmek. DÜfiÜ NEL‹M SIRA S‹ZDE S O R U DÜfiÜNEL‹M D‹KKAT S O R U SIRA S‹ZDE D‹KKAT AMAÇLARIMIZ 3 SIRA S‹ZDE bilgi ve anlat›sal bilgi aras›nda nas›l bir fark vard›r? Lyotard’a göre bilimsel S O R U SIRA S‹ZDE K ‹ T A P AMAÇLARIMIZ TELEV‹ZYON K ‹ T A P ‹NTERNET TELEV‹ZYON D‹KK AT Lyotard modern ve postmodern bilgi aras›nda da ayr›m yapar. Ona göre modern bilginin üç koflulu vard›r. yy biliminin “do¤rulama” 20. ayn› zamanda toplulu¤un kendisi ve çevresiyle yaflad›¤› iliflkiye dayal› üç ayakl› bir yetki paylafl›m›n›n -nas›l yapaca¤›n› bilmek. sürekli yenilikten ve kat›l›mc›lar›n üzerinde anlaflma sa¤lad›klar› yerel kurallar›n ve kural koyucu flemalar›n pragmatik inflas›ndan ve dolay›s›yla SIRA S‹ZDE mikro-politikadan yana ç›kar. Bundan dolay› postmodern. ortada ö¤renci için ö¤renilmesi gerekli olan bir fleyin oldu¤u aç›kt›r. 1997: 128-129).. bu anlamda bir uzman olan ö¤retmenle eflit yeterlili¤e sahip olabilece¤i düflüncesine dayal›d›r. henüz yeteneklerini gelifltirme sürecindeki ö¤rencilerin yeterince bilmediklerinin fark›ndad›rlar. nas›l konuflaca¤›n› bilmek. di¤erlerini ise d›fllamas›ndan kaynaklan›r. O kendisi için yeni bir epistemoloji gelifltirmektedir. Uzmanlar. ‹flte tam da burada Lyotard’a göre yeni ‹NTERNET kurgulanacak epistemolojide gerçekli¤in do¤ru olarak yans›t›lmas› anlam›na gelen TELEV‹ZYON temsil sorununu d›fllamak gerekmektedir (fiaylan. Böylece Lyotard. Lyotard anlat›sal ya da öykü anlatan bilgi savlar›n›n geri çekilmesini tart›fl›r. göndericiden söyledi¤ine yönelik kan›t gösterebilmesi. Ayd›nlanman›n büyükanlat›lar›n›n postmodern dönemde giderek azald›¤›n› yerini küçük anlat›lara b›rakt›¤›n› vurgular (Ritzer. S O R U (II) meflrulaflt›rman›n SIRA S‹ZDE kaç›n›lmaz do¤al sonucu olan gayri meflru k›lma ve (III) d›fllama. ama ö¤renmek için çaba gösterdiklerine de itimat ederler. Söz konusu yeniden üretimin gerçekleflmesini olanakl› k›lan ise ö¤retilerdir. ö¤rencinin göndericinin bildi¤ini ö¤renebilece¤i. ancak daha önceki bildirimi çürütmesi kofluluyla geçerli olarak kabul edilebilir. ‹kinci ön kabul. Çünkü postT E L Eböyle V‹ZYON modern bilgi bir meflrulu¤a gereksinim duymamaktad›r. Hem bilimsel hem de anlat›sal bilgi bu ba¤lamda eflit derecede zorunludur (Sarup. (Best&Kellner. Bu yolla ö¤renciler bilimsel bilgi üretme yoluyla tan›fl›rlar. bilimsel SIRA S‹ZDE bilginin gereksinim duydu¤u bir dil oyunu ile düz anlam› al›koymas›. Postmodern bilgi ise bunun tersine. homojen epistemolojik ve ahlaki reçetelere duyulan arzu. Bilimin dil oyununda. büyük meflrulaflt›rma flemalar›ndan sak›n›r AMAÇLARIMIZ ve heterojenlikten. (Sarup. Dolay›s›yla geçerli olan bu yeni bilgi anlay›fl› saK ‹ T A P yesinde geliflmifl toplumlar büyük ve kapsaml› bir de¤iflim geçirmekte ve postendüstriyel toplumlara do¤ru evrilmektedir. ço¤ulluktan. üst-anlat›lara D ‹ K K A ve T temelcili¤e karfl› ç›kar.tan›mlamas›na dönük bir gelenektir. 2010: 192-193). (I) Temelci iddialar› meflrulaflt›rmak üzere üst-anlat›lara baflvurulmas›. Ona göre modern toplumun (sanayi toplumu) baflvurdu¤u büyük anlat›lar›n insan› do¤ru tem‹NTERNET AMAÇLARIMIZ ‹NTERNET . 2002: 276-277). Geleneksel toplumlardaki anlat› gelene¤i.

Postmodern Sosyal Teori DÜfiÜNEL‹M S O R U 65 D‹KKAT sil edememesi. Postmodern. Lyotard. teorik modellere ve daha sistematik bir toplumsal teori ve elefltiriye ihtiyac›m›z yok mu?” sorular›n› sorar. Öncelikle bu durumun postmodern de¤il. Postmodern sanatç› veya yazar. bafll›kta vaat etti¤i gibi bir yan›t› vermemekte.SIRA onun deyimiyle hayal k›r›kl›¤› yaratmaktad›r. modernizmin süreklilik gösteren hali oldu¤unu belirtir. K bunlardan ‹ T A P hofllanmak için de¤il. flöyle demektedir.DÜfiÜNEL‹M S O R U 3. ayr›ca.François LYOTARD’›n Türkçeye çevrilen Durum K “Postmodern ‹ T A P (2000)” adl› kitab›n›n okunmas›nda yarar görülmektedir. AMAÇLARIMIZ ‹SIRA NTER NET S‹ZDE AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P TELEV‹ZYON ‹NTERNET Bu tan›mlamaya Kellner’in (2000: 385-387) karfl› ç›k›fl› oldukça serttir. Böylece çal›flma ve metnin bir ‹ N T E Ryazarlar› NET olay›n karakterlerine sahip olmas› olgusu do¤ar. birçok düflünür taraf›ndan elefltirilmesine ra¤men. Böylece onlar daima için geç gelecekler veya ayn› ölçüde olmak üzere. Lyotard’›n burada vurgulamak istedi¤i topluma iliflkin bir bilginin olmamas› de¤il. Lyotard. gerçekleflmeleri daima hemen bafllayacakt›r. yine de büyük anlat›lar› terk etmemiz gerek diyen Lyotard’›n kendi postmodern epistemolojisinde dil oyunlar›na baflvurmas›n›n sebebi bundan kaynaklanmaktad›r. Lyotard’a göre neden art›k büyük anlat›lara ihtiyaç duyulmamaktad›r? Aç›klay›n›z. O zaman yazar ve sanatç›. felsefecinin konumundad›r. modern içindeki sunulamayan›. benzer kategorilerin metne ya da çal›flmaya uygulanmas›yla belirleyici bir yarg›ya göre yarg›lanamazlar. böySIRA S‹ZDE le bir bilginin aç›k olmas› gerekti¤idir. Kellner (2000: 387) bu duruma da “Radikal bir toplumsal teori oluflturmak için oyun oynamak yeterli midir. Sonuç olarak. Kellner’in elefltirileri aç›s›ndan bakt›¤›m›zda kendisinin çok hakl› taraflar› olmakla birlikte. SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ DÜfiÜNEL‹M Daha ayr›nt›l› bilgi için Jean. bu kuramlar›n imkâns›zl›¤›n› da gözler önüne sermektedir. üretti¤i çal›flma ilke olarak daha önceden yerleflmifl kurallar T Etaraf›ndan L E V ‹ Z Y O N yönetilemez. . sunulamayan›n güçlü bir anlam›n› veren yeni sunulmamalar› araflt›racakt›r. postendüstriyel toplum teorisi ve postmodern bilgi teorisi yoktur. “Postmodern. Bu aç›dan önemi yads›namaz. sunumlaman›n kendisinde ileri götüren olacakt›r: güzel biçimlerin tesellisini ve elde edilemez olan›n kolektif nostaljisini paylaflmay› mümkün k›lan bir zevk uzlafl›m›n› inkâr edecektir. 2000:158-159). Ama teorinin icras› için bize sundu¤u öneri ise dil oyunlar›d›r. Yazd›¤› metin. gelece¤in evvelkili¤i paradoksuna göre anlafl›lmak zorunda kalacakt›r” ( Lyotard. S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE 4 SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ DÜfiÜNEL‹M K ‹ T A P S O R U Elefltiriler TELEV‹ZYON TELEV‹ZYON D‹KKAT Lyotard postmodern duruma iliflkin analizini yeterince temellendirmedi¤i ve derinD‹KKAT lefltirmedi¤i için elefltirilmektedir. Alas›nda bunun olanaks›z oldu¤un ve yeni bir büyük anlat› gerektiren toplum inflas›ndan vazgeçmemiz gerekti¤ini iddia etmektedir. Kellner’e göre (2000: 385) Lyotard’›n “Postmodern Durum” adl› kitab›nda ek olarak yay›nlad›¤› “Postmodernizm Nedir Sorusuna ‹ N T E S‹ZDE RNET Yan›t” adl› yaz›. Bu ba¤lamda Kellner’e göre Lyotard’›n kendisinin modernist bir estetikle sona eren postmodern bir toplum teorisi. yap›lacak olmakta olan›n kurallar›n› formüle etmek için kurals›z çal›flmaktad›r. Dahas› Lyotard bize postmodernizm için yeni bir teorik örnek çerçeve önermemektedir. Postmodern Durum kitab› bilginin de¤iflen ifllevini göstermede günümüzde de güncelli¤ini korumaktad›r. Ünite . postmodern teorinin en önemli kitaplar›ndan birini yazm›fl önemli bir düflünürdür.

modernist eserlerin y›k›c› ve elefltirel yönlerini yitirmelerini sa¤layacak flekilde kutsal patikaya dâhil ve yukar›dan dâhil edilmeleri. hem tarihsel geçmifl duygusunu hem de önemli ölçüde farkl› bir gelecek duygusunu silen kötürümlefltirici bir mevcudiyetçilik ve yön kayb›na yol açan postmodern hiper uzam›n ortaya ç›kmas›. Jean Paul Sartre üzerine doktoras›n› yapar. Best&Kellner’e (2010: 224) göre. günümüzde anlam›n boflalt›ld›¤› salt yüzeysel bilgiler ile bizi karfl› karfl›ya b›rakmakta.2 Fredric Jameson (1934-) Marksist Edebiyat kuramc›s› ve elefltirmeni. Dolay›s›yla gerçek bilgiden ya da bilginin gerçekli¤inden söz edemedi¤imiz bir mu¤lâkl›kta Lyotard’›n deyimiyle postmodern durum içinde oldu¤umuzu söyleyebiliriz. Bloch. Fredric Jameson 1934 y›l›nda Cleveland’da do¤ar. Etkilendi¤i düflünürler aras›nda Lukacs. Baudrillard’›n bak›fl aç›s›ndan da kitlelerin sessiz y›¤›nlara dönüflmesi de kaç›n›lmaz olmufltur. “yüksek kültür ve afla¤› kültür aras›ndaki ayr›m›n çökmesi. 1991: IX). Benjamin ve Marcuse’nin önemi büyüktür. bunu söyledi¤inde ise sanat elefltirmenlerince ‘kaba bir Marksist’. Resim 3. Jameson’›n aç›klamalar›na göre postmodernizm baz› kültürel de¤iflikliklerin iflaretini vermektedir. postmodernizmin ve geç kapitalizmin kültürel de¤ifliklikleri. onu öncelikle tarihsel yönden düflünmeyi unutmufl bir ça¤da yaflanan zaman üzerinde tarihselci bir ba¤lamda düflünmeye yönelik bir çaba fleklinde ele almakt›r. Jameson. bunlar flöyle s›ralanabilir. Kendisinin de belirtti¤i gibi postmodernizmle ‘tuhaf bir flekilde’ ilgilenmeye bafllamadan önce yap›salc›l›kla ilgili bir kitab›ndan sonra baz›lar›n›n kendisini yap›salc›l›¤›n ‘önde gelen sözcüsü’ baz›lar›n›n da yap›salc›l›¤›n elefltirmeni oldu¤unu ileri sürdüklerini söyleyen Jameson.” Bütün bu ifadelerin alt›nda yatan temel gerçeklik ise Jameson’a göre. öznelli¤in radikal fragmantasyonunda endifle. Jameson’›n çal›flmalar› daha çok postmodern düflüncenin yads›nmas›na yönelik olmufltur. . Yale Üniversitesinde. di¤er Marksistlerce de ‘post Marksist’ olarak nitelendirildi¤ini belirtir. kültürün neredeyse total bir metalaflmas› ve bunun da kapitalizme meydan okurken baflvurabilecek elefltirel mesafenin ortadan kalkmas›na yol açmas›. bilgiye nas›l güvenilece¤i ve gerçe¤in ne oldu¤u sorular›n› gündeme getirmektedir. FREDRIC JAMESON’IN POSTMODERN‹ZME BAKIfiI Girifl Postmodernizmi ne ‘alk›fllaman›n’. bir postmodern teorisyen de¤ildir.66 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Lyotard’›n bilginin niteli¤inin de¤iflimi ve ticarileflmesi. postmodernizmin en bilinen teorisyenlerinden olmas›na ra¤men. Bu durumda post-modernizm seçmifl oldu¤umuz e¤ilime ba¤l› olarak ya derinlerde yatan bast›r›lamaz tarihsel bir dürtüyü “çarp›k biçimde” ifade eder ya da etkili bir biçimde “bast›r›r” ve “sapt›r›r” (Jameson. asl›nda her ikisi de olmad›¤›n› ‘ne o ne de öteki tarafta’ olmas›n› gerektirmedi¤ini söyler. Jameson’a göre postmodernizmin ne oldu¤unu kavrayabilmenin en emin yolu. ne de reddetmenin mümkün olmad›¤›n› belirten Jameson (2005: 44). Adorno. “felaketin ve ilerlemenin bir aradal›¤›” olarak diyalekti¤in özü itibar›yla anlatmaya çal›fl›yor olmas›d›r (Best&Kellner. Bilginin bu derece içinin boflalt›ld›¤› bir zamanda. yabanc›laflma ve burjuva bireycili¤i sorunsallar›n›n sona ermesi. 2010: 222).

kapitalist ekonomik sistemin kültürel oluflumlar›yla aç›klamaktad›r.3. Bu fikre göre TV görüntüsüne dönüflmüfl gerçeklikler ya da simulakrum mant›¤› son dönem kapitalizmini güçlendirmektedir. Haritalama teknikleri de buna benzer flekilde Jameson’a göre (1999: 346). yeni gerçekli¤e iliflkin çok say›da yaklafl›m bulunmaktad›r. postmodern alan dedi¤imiz fley kültürel bir ideoloji ya da kurgu de¤il. postmodernizmi kültürel atmosferdeki kapitalizmin son dönemine ba¤l› de¤iflimlerden ba¤›ms›z olarak ele alamayaca¤›m›z› belirtir (Jameson. Kiflinin kendisini mekânda. 1999: 345). Jameson’a göre. kapitalizmin ilk dönemlerindeki ba¤›ms›zl›¤›n› kaybetmifl olmas› onun yok oldu¤u anlam›n› tafl›maz. Bu sorular›n yan›t› için politik kültürün inflas› ba¤lam›nda baz› etkili ça¤dafl kültürel politikalar›n oluflturulmas› gerekir. kapitalizmin küresel ölçekte üçüncü geniflleme aflamas›d›r. Bu aflama çokuluslu kapitalizmin kendisidir. Bu yaklafl›ma göre postmodernist yeni estetik dünya kabul edilemezdir. postmodernizmi genifl bir kültürel mant›k olarak kapitalizmin ekonomik sistemi ile ba¤lant›land›r›r (Best&Kellner. . Di¤er bir ifade ile kültür. e¤er vard›ysa da tarihsel kaç›n›lmazl›k sisi alt›nda bizi çaresizli¤e. Postmodernizm kavram›n›n daha net bir tan›m›n› yapmak istedi¤ini çünkü postmodern olarak alg›lanan ile son dönem kapitalizminde ortaya ç›kan di¤er tarzlar aras›nda benzerlikler bulundu¤unu dile getirir. Pusula. eylemsizli¤e ve pasifli¤e itmeyen bir tarih perspektifinden bahsedilebilir mi? Dolay›s› ile bu sorular›n yan›t›n› vermek pek kolay de¤ildir. Postmodernizm = Geç Kapitalizm mi? Jameson. 1999: 342-344): (I) Ahlaki de¤erlendirmeler: Ahlaki de¤erlendirmelerle ilgili söylenecek pek bir fley yok. Bu çerçevede Jameson. Kabul etmemiz gereken fley. sekstant (denizcilikte mesafe ölçümünde kullan›lan alet). Bu demektir ki. farkl› alt sistemlerin. postmodern deneyimini “farkl›l›k ba¤lant›l›d›r” slogan›yla anlatmak istedi¤ini belirtir. rasgele malzemenin tek bir metin halinde görülebilece¤ini ifade eder. Postmodernizmin kendi gerçekli¤inin bulundu¤unu. 1999: 347-349). Farkl›l›kla ilgili teoriler postmodernist sanatta gördü¤ümüz kopuk anlat›lar›n.Postmodern Sosyal Teori 67 Jameson. e¤itsellik ile eskiye göre daha farkl› bir iliflki içindedir. Postmodernist sanat›n en çarp›c› örneklerinde ba¤lant›l›l›k kavram›n›n daha pozitif bir anlam›n› yakalamak mümkündür. Ekonomik de¤er ve devlet gücünden “ruh”un kendisine kadar her fley kültürelleflmifltir. Jameson postmodernizmi. Jameson’a göre postmodernizmde kültürel alan›n di¤er alanlarla mesafesi kapanm›flt›r. Jameson. biliflsel ve pedagojik unsurlarla farkl› bir ba¤ kurar. yaflad›¤›m›z ça¤›n yani postmodernizmin kendine özgün “do¤ruluk an›” oldu¤udur. 1999: 342). Dolay›s›yla yeni kültürel biçimin esteti¤ini “biliflsel haritalama” olarak ifade etmektedir. (II) Tarih ile flimdi yaflad›¤›m›z dönemi ay›rmaya yönelik diyalektik giriflim: Diyalektik yaklafl›m iki soruyu gündeme getirir. 1999: 345). kültür bir patlama olarak de¤erlendirebilir: Kültür sosyal alandan ola¤anüstü bir h›zla do¤up genifllemifltir. postmodern dönemde kültür. Birincisi “yanl›fll›k anlar›”ndan oluflan postmoderniteden önce bir “do¤ruluk an›” var m›yd›? ‹kincisi. görüntüler. Ünite . Tersine. son zamanlarda kapitalizmin kültürel alan›n yar› ba¤›ms›zl›¤›n› yok edip etmedi¤ini tart›fl›r. 2010: 222). bunun da dolay›mlanmadan oldu¤u gibi alg›lanmas› ile görülebilece¤ini belirtir (Jameson. ülkesinde ve dünyada konumlay›fl›na iliflkin “biliflsel harita” kültürün anahtar unsurudur. teodolit (arazi ölçü aleti) yaln›z co¤rafi ve mekânsal problemlerle iliflkili de¤il ayn› zamanda totallikle kurulan ba¤la da iliflkilidir. Farkl›l›k arac›l›¤›yla metinler. Hem sa¤ hem de sol siyasi görüfllerde bu fikirde olanlar bulunmaktad›r. toplumda. Bunlar aras›nda ayr›m yapmaya yönelik iki yaklafl›m bulundu¤unu ifade eder (Jameson. Bu aflamada. Yeni estetik biçimin belirleyici unsuru “yer”dir. Bunlardan bir k›sm› kültürel ürünleri yeni otantik perspektifler olarak alg›larken bir k›sm› da gerçekli¤in çarp›t›lmas› olarak de¤erlendirmektedir. Kültürün. sesler ve bunun gibi imgeler aras›nda ba¤lant› sa¤land›¤›n› belirtir (Jameson. Biliflsel haritalama “kiflinin kendi gerçek varolufl koflullar›yla kurdu¤u kurgusal iliflki” fleklindeki Althusserci ideoloji tan›m›n› somutlaflt›rmaktad›r (Jameson.

Ana fikrim diyor. mekânsal oldu¤u kadar sosyal ölçekte küresel bir biliflsel haritalaman›n ortaya konulmas› ve topluma yans›mas›yla mümkündür (Jameson. 1991: 35). tekelci dönem ya da O R U ve yanl›fl bir terimle “post endüstriyel olarak an›lan. “günümüze de¤in bu fleylerin ikincilleflti¤i ya da merkezden ziyade marjinal olan modernist sanat›n önemsiz türden ay›r›c› özellikleri haline geldi¤i ve bunlar kültürel üretimin merkezi ay›r›c› özellikleri haline geldiklerinde yeni bir fleyle karfl› karfl›ya oldu¤umuzdur. dünyan›n art›k eskisi gibi olmad›¤›. kendisini Mandel’in teorisini daha ayr›nt›l› incelemeyip k›saca özetlemeyle yetinmesini elefltirmektedir. Kapitalizmde. Böylece gerçekçilik. modernizm ve postmodernizm s›ras›yla piyasa kapitalizmi. Öte yandan postmodern uzam haritas›n› yapma konusunda bir teori gelifltiremedi¤ini daha önceki dönem olan modernizmin uzam haritas›n› yapmaktan daha zor bir ifl oldu¤unu ileri sürer. bir anlamda kesin. Egemen olan ay›r›c› ö¤eler ise ikincilleflmifl. bir fleylerin de¤iflti¤i. e¤er varsa.68 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› temsili kodlar içerir. Jameson (2005:29). Yeni radikal biçimler olarak sanat›n politikleflmesini vurgular. 2005: 29). marjinalleflmifllerdir (Jameson. K ‹ T ancak A P modernleflme ve endüstrileflmenin yaflam›fl oldu¤u sars›nt›larla karfl›laflt›r›lamaz. Biliflsel haritalaman›n esteti¤i bu karmafl›k temsili diyalekti¤i dikkate almal› ve yeni radikal biçimler gelifltirmelidir. Kiflinin hem varolufl koordinatlar›n› hem de d›fl dünyaya iliflkin alg›lanan kodlar›n› gerektirir. 1999: 349). Biliflsel harita yapmaya iliflkin olarak pedegojik ve didaktik amaçl› bir estetik temsil politikas›n›n gere¤ine inanmakla birlikte bunu baflarman›n hemen hemen imkâns›z bir fley oldu¤una de¤inir. Ernest Mandel’in geç kapitalizm teorisine DÜfiÜNEL‹M dayan›r. Bunlar piyasa kapitalizmi.” Best ve Kellner’e (1998: 226) göre. Bu noktada do¤ru bir haritan›n olabilece¤inden söz etmek mümkün de¤ildir. Best ve Kellner’e (2010: 226) göre Jameson. ancak daha ak›c› ve bütünüyle nüfuz etmesi nedeniyle daha kal›c› bir yaflam dönüflümünü yaflad›¤›m›z gerçe¤idir. Yeni politik sanat. AMAÇLARIMIZ Jameson’a (1991: XXI) göre buradaki “geç” nitelendirmesinden genel olarak vurgulamak istedi¤i. kültür biçimleri ve baflat kültür bi‹ N T E R Nayr›m ET çimleri aras›nda yaparak postmodernizme iliflkin Lyotard ve Baudrillard’a göre daha doyurucu bir aç›klama sunar. enformasyon ve bilinç d›fl› kürelere dahi s›zar. Bireyler ve kolektif varl›klar olarak kendi konumlar›m›z› kavrayarak sosyal karmafla içerisinde kaybetmifl oldu¤umuz eylem ve mücadele gücümüzü geri kazanmal›y›z. tekelci kapitalizm ve çok uluslu kapitalizmin kültürel düzeylerini ifade eder (Best&Kellner. 2010: 229-230). her biri kendinden bir öncekinin diyalektik bir geliflimini oluflturan üç dönemden söz eder. ancak daemperyalist S aflama ha do¤ru bir terimle çok uluslu kapitalizm olarak adland›r›lmas› gereken içinde ya(Jameson. 2010: 225-226). (Best&Kellner. Ayn› zamanda üç boyutlu dünyan›n iki boyuta indirgenmesi söz konusudur. Jameson bu analizle hem postmodern kültür biçimlerine geçiflin kesintili¤ini vurgulayarak onlardan önce gelenlerin bir sü- DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P TELEV‹ZYON ‹NTERNET . SIRA S‹ZDE 5 Jameson’a göre ve geç kapitalizm aras›nda ne tür bir iliflki vard›r? SIRApostmodernizm S‹ZDE Jameson’›n postmodernizm teorisi. daha zor alg›lanan ve daha az dramatik. Kellner (2000: 391) Jameson’›n bu görüflünü k›flk›rt›c› bir meydan okuTE LEV‹ZYO N yufl olarak görmesine ra¤men. Geç kapitalizm metalaflma dinamiklerini flad›¤›m›z dönemdir D‹KKAT toplumsal ve kiflisel hayat›n her k›sm›na yayar. postmodernizm gerçekli¤ine tutunmal›d›r. Jameson bu flemay› izleyerek kapitalizmin her bir aflamas›n›n bu aflamaSIRA S‹ZDE ya tekabül eden bir kültürel üslup oldu¤unu ileri sürer. Önceki dönemde ya da sistemde mevcut olan ay›r›c› özellikler flimdi baflat hale gelmektedir. Postmodernizmin politik biçimi.

3. Ünite - Postmodern Sosyal Teori

69

reklilik içinde geliflti¤ini göstermekte hem de post önekinin gereksiz oldu¤unu söyleyenlere bir yan›t vermektedir. Zira geçmiflteki görünümler kültürel olarak ikincil bir konumdan ç›karak baflat konuma geçmeye yetecek kadar önemli aflamalardan geçmifltir. Dolay›s›yla geçmiflteki biçim ve üsluplar ile bu yeniler aras›ndaki kesintileri vurgulayan yeni bir dönemlefltirme yapmak gerekmektedir. Anlafl›laca¤› gibi günümüz kültürü, postmodern kültür art›k kapitalizmle iç içe geçerek toplumsal yaflam›n her alan›nda karfl›m›za ç›kmaktad›r. Jameson’a (2005: 40) göre as›l mesele, “postmodernizmin kolayca reddedilmesinin, onun olumlu yönlerinin rahatl›kla övülmesiyle eflde¤er ölçüde olanaks›z oldu¤u bir postmodern kültür içinde yafl›yor olmam›zd›r. Günümüzde postmodernizme iliflkin ideolojik yarg›lar›n, ister istemez, üretti¤imiz yap›tlara oldu¤u kadar kendimize iliflkin yarg›lar›n sorgulanmas›na da iflaret etti¤i düflünülebilir,”. Sonuç olarak Jameson postmodernizmi, kapitalist toplumun geliflimindeki bir aflama olarak görmektedir. Ona göre bu yeni bir toplumsal düzen olmaktan ziyade bir aflamad›r. Onun kültür egemen yorumu, hem kültür hem de egemen kültür aras›ndaki ayr›ma vurgu yapmas› bak›m›ndan oldukça önemlidir. Jameson’a göre postmodernizm ile günümüz kültürü aras›nda nas›lSIRA bir iliflki S‹ZDEvard›r?
SIRA S‹ZDE

6

Elefltiriler

Perry Anderson, Kültürel Dönemeç’in önsözünde; Jameson’›n yaz›lar›n›n, postmodernin karanl›kta kalan yanlar›n› çok iyi aç›klad›¤›n› ve bu kitab›n girifl ve genel S O R U bir özet mant›¤› tafl›d›¤›n› belirtir; ona göre (Jameson, 2005: 10) Jameson’›n d›fl›nda “baflka hiçbir yazar postmodernin kültürel, sosyo-ekonomik ve jeopolitik boyutlar›na iliflkin derinden ya da kapsaml› bir kuram üretmemifltir.” D‹KKAT Kellner (2000: 390) ise Jameson’›n postmodernizmi, hem yeni bir kültürel egemen, hem de kapitalizmin yeni bir sosyo-ekonomik evresini oluflturan geç kapitaSIRA S‹ZDE lizmin kültürel mant›¤› olarak sundu¤unu belirtir. Böylece Jameson postmodern tart›flmas›n› kültürel teori ve meta teori alan›ndan toplumsal teori alan›na do¤ru kayd›rmaktad›r. AMAÇLARIMIZ Benzer bir biçimde Kellner, Steven Best ile birlikte yazd›klar› Postmodern Teori’de (1998: 222), “Postmodernizm ya da Geç Kapitalizmin Kültürel Mant›¤›’nda” Jameson’›n postmodernizmi, kapitalizmin geliflimindeki bir aflama K ‹ T olarak A P görecelilefltirmekte oldu¤unu ve böylece rakipleri karfl›s›nda Marksizmin üstünlü¤ünü ortaya koymak için yap›lm›fl en k›flk›rt›c› giriflimde bulundu¤unu ifade etmektedir. Sonuç olarak postmodernizm, modernizmden farkl› olarak, T E Lkesinli¤e E V ‹ Z Y O N ve kurallara ba¤l› olmayan bir döneme iflaret etmektedir. Ayd›nlanman›n kavram ve kuramlar›na toptan bir karfl› durufltur. Lyotard ve Jameson gibi postmodernistlere göre art›k modernizmin sonu gelmifl ve yerine yeni bir dönem olarak postmodern ‹ N T E R gereken NET aflama egemen olmaya bafllam›flt›r. Belki de bu durumda yap›lmas› Baudrillard’›n tavsiyesine kulak verip Kötülü¤ün fieffafl›¤›’n›n (1996) giriflinde yazd›¤› “Dünya ç›lg›n bir seyir ald›¤›na göre, biz de dünyaya iliflkin ç›lg›n bir bak›fl aç›s› edinmeliyiz” sözlerini bir kez daha düflünmektir.

DÜfiÜNEL‹M

DÜfiÜNEL‹M S O R U

D‹KKAT

SIRA S‹ZDE

AMAÇLARIMIZ

K ‹ T A P

TELEV‹ZYON

‹NTERNET

70

Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar›

Özet
A M A Ç

1

Postmodernizmin ne oldu¤unu tan›mlayabilmek. Özellikle 60’l› ve 70’li y›llardan itibaren modernizm karfl›t› ya da modernizmden sonras› anlam›nda kullan›lan kavram, birçok kültür ve toplum kuramc›s›n›n ifadesiyle modernizm kültüründen radikal kopufllar› ifade etmekte ve yeni postmodern sanat biçimlerinin ortaya ç›k›fl›n›n tart›fl›lmas›n› getirmektedir. Bu anlamda postmodernizm sanatta pop e¤ilimler, yeni malzemeler ve e¤reti yap›lar gibi formlar›n inflas›n› gündeme getirir. Böylelikle postmodernizmin içinde, modern düflüncenin içli d›fll› bir flekilde geliflti¤i görülür. Dolay›s› ile postmodern sözcü¤ü tam olarak modern sonras› anlam›na gelmemekte birlikte postmodernizm, modernlik elefltirisi içinden yeni bir döneme at›fta bulunmaktad›r. Postmodernistler için modern ça¤dan postmodern ça¤a geçildi¤i fikri oldukça indirgemeci ve do¤rusal bir bak›fl aç›s›n› yans›tmaktad›r. Onlara göre tarihsel dönemler aras›nda bu flekilde do¤rusal, birbirinden net çizgilerle ayr›lm›fl tarihsel dönemlerden bahsetmek mümkün de¤ildir. O halde postmodernizm nedir, sorusuna verilen en basit yan›t, modernizmin radikal bir biçimde elefltirisidir. Modernizmin toptan yads›nmas›d›r. Postmodern kuramc›lar›n Ayd›nlanma dönemine yöneltti¤i elefltirileri özetleyebilmek. Ayd›nlanma düflüncesi akla, bilime ve ilerlemeye büyük anlam atfetmifl ve do¤al toplum düzeni ve do¤al hukuk tart›flmalar› ile tarih sahnesine ç›km›flt›r. Do¤al toplum ve do¤al hukuk düflüncesi bir anlamda laikleflmifl mutlak gerçekli¤in yans›mas› biçiminde de¤erlendirilmifltir. Bu durum laikleflme /sekülerleflme sürecinin de bafllang›c› olarak nitelenmifltir. Bu flekilde kapitalizmin büyük dönüflümler yaflayarak ilerlemesi, bilim ve bilgilenmenin tanr›sal bir süreç anlay›fl›ndan uzaklafl›lmas› ve akl› yürütmeye dayal› bir insan tasar›m›n›n varl›¤› ile söz konusu olmufltur. Di¤er bir ifade ile tarihin ak›fl süreci çerçevesinde ilerlemesi için insan›n katk›s›na gerek duyulmufltur. Ayd›nlanma bu ba¤lamda bir proje olarak ileriye yönelik projeksiyonu ifade etmektedir. Bu projede nesnel ve evrensel bilim, buna ba¤l› ola-

rak geliflen evrensel ahlak ve hukuk, kurucu ögeler ifllevini üstlenmifltir. Öte yandan Ayd›nlanma evrensellik, tek do¤ru, bilim ve mant›k iliflkisi gibi ögeleri ortaya koyarken, ahlaksal temelini de hümanizmden alm›flt›r. Ancak Ayd›nlaman›n akl› getirdi¤i nokta bireyin/öznenin silinifli biçimnide oluflmufltur. Postmodernistler Ayd›nlanman›n akl›n› mit olarak nitelemifllerdir. Akl›n toplumda çat›flan ç›karlara hizmet etti¤ini belirtmifllerdir. Akl›n araçsal boyutunun geliflti¤i ve yeni bir egemenlik biçimini gerektirdi¤ini ifade etmifllerdir. Böylece tümel, bireyin akl›n› iflgal ederek Ayd›nlanman›n kendi kendisini imha etmesine yol açm›flt›r. Ayd›nlanman›n bilimi olarak nitelendirilen pozitivizm ise gerçekli¤in anlafl›lmas›nda geçerlili¤ini yitirmifl ve di¤er bilgi türlerinin üzerinde bilimsel bilgi egemen olmufltur. Bu durum ise ilerlemeyi de¤il sorunlar›n giderek artmas›n› getirmifltir. Dolay›s›yla postmodernistler ayd›nlanman›n bir mit oldu¤u noktas›ndan hareketle modernizmi elefltirmifllerdir. Postmodern sanat› modern sanattan farkl›laflt›ran özellikleri karfl›laflt›rabilmek. Postmodernizmin görüldü¤ü ilk alan›n sanat oldu¤u bilinmektedir. Özellikle mimaride ve edebiyatta karfl›lafl›lan bu durum dadaizm ad› alt›nda toplumsal sorunlar›n giderek artmas› karfl›s›nda bir karfl› duruflu, bir baflkald›r›y› sergiler. Modernitenin romantik ve iyimserli¤i, postmodernitede toplumsal sorunlar› kapsayan ve bu sorun yuma¤›n›n oluflmas›n› protesto eden dadaist anlay›flla kendini göstermektedir. Postmodernizmde sanatç›n›n topluma karfl› bir misyon ve anlat›s›n›n bulunmad›¤›, gerçekli¤i yans›tmak yerine belirsizlik ve karars›zl›¤›n önem kazand›¤›, bireyin hümanist de¤erlerden ar›nd›r›lmas› ve yüksek sanat ve kitle sanat› ayr›m› yads›narak taklit ve yap›flt›rma teknikleri ile sanat yap›t›n›n üretimi esas al›nm›flt›r. Postmodern sanat, modern sanata bir baflkald›r› olarak kendini gösterir.

AM A Ç

3

A M A Ç

2

3. Ünite - Postmodern Sosyal Teori

71

A M A Ç

4

Jean-François Lyotard’a göre postmodern ça¤da bilgi ve bilimin alm›fl oldu¤u konumu de¤erlendirebilmek. Lyotard’a göre toplumlar›n içine bulunduklar› postmodern ça¤da bilginin konumu de¤iflmektedir. Bilginin biçiminin giderek de¤iflmesi sonucunda, postmodern ça¤ içinde bilgi sat›lmak için üretilmekte ve tüketilmektedir. Bilgi kendinde bir amaç olmaktan uzaklaflmakta ve art›k kullan›m de¤erini kaybetmektedir. Bilginin do¤as› içindeki bu dönüflüm, birçok sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel sonuçlar› da beraberinde getirecektir. Lyotard’a göre, birkaç on y›ld›r bilgisayarlaflm›fl bilginin, üretimin ana gücü durumuna geldi¤i genifl oranda kabul görmektedir. Bilgisayarlaflm›fl bilginin alabildi¤ine geliflmifl toplumlardaki iflgücü da¤›l›m› üzerinde gözle görülür bir etkisi bulunmaktad›r. Bilgi dünya çap›nda gerçekleflen iktidar rekabetinde ana bileflen olacak, eskiden ulus devletlerin topra¤›n denetimi için verdi¤i savafl, zaman› gelince enformasyon denetimi için verilecektir. Postmodern ça¤da bilim, muhtemelen ulus devletlerin silah üretimindeki üstünlüklerini daha çok güçlendirecek, geliflmifl ve geliflmekte olan ülkeler aras›ndaki uçurum daha da büyüyecektir.

A M A Ç

5

Fredric Jameson’›n kapitalizmi neden geç olarak niteledi¤ini aç›klayabilmek. Jameson’a göre buradaki “geç” nitelendirmesinin genel olarak vurgulamak istedi¤i, dünyan›n art›k eskisi gibi olmad›¤›, bir anlamda kesin, ancak modernleflme ve endüstrileflmenin yaflam›fl oldu¤u sars›nt›larla karfl›laflt›r›lamaz, daha zor alg›lanan ve daha az dramatik, ancak daha ak›c› ve bütünüyle nüfuz etmesi nedeniyle daha kal›c› bir yaflam dönüflümünü yaflad›¤›m›z gerçe¤i ile karfl› karfl›ya kald›¤›m›z› bilmeliyiz. Geç kapitalizm kapitalizmin üçüncü aflamas› olan çok uluslu kapitalizme denk düfler. Bu dönem kültürde yaflanan radikal dönüflümler sayesinde kendine özgü bir do¤ruluk an› yarat›r. Geç kapitalizm, metalaflma dinamiklerini toplumsal ve kiflisel hayat›n her alan›na yayar ve metalaflma kültürü gelifltirir.

Bilginin nas›l konumland›r›ld›¤› c. Determinizm. hümanizm. 7. 6. Jameson postmodernizmi hangi ba¤lamda aç›klamaktad›r? a. Lyotard. pozitivizm. Afla¤›dakilerden hangisi modern sanat›n temel özelliklerinden biri de¤ildir? a. Anlams›zl›k ve belirsizli¤in kabulü d. Bireycilik ve bireysel kimlik d. Gerçekli¤in yerini imajlar›n almas›d›r. Lyotard’›n postmodern topluma yönelik olarak ileri sürdü¤ü ana problemi nedir? a. Yorumculuk d. e. Sanatç›n›n topluma karfl› bir misyonunun olmamas›. Nihilizm. analiz. Tutucu olma 5. günümüz toplumlar› için neyi önermektedirler? a. Uluslararas› iliflkiler . ilerleme d. Afla¤›dakilerden hangisi postmodernizmin temalar›ndan biri de¤ildir? a. Siyasi geliflmelerin nereye do¤ru gitti¤i 9. Temsilin reddi ve kamusal alan›n çöküflü c. büyük anlat›n›n yitiminden neyi kastetmektedir? a. Meflru düzen. Seçkinci olma e. basitlik e. Modernizmde geçerli olan her fleyin geçersiz ve eskimifl olmas› b. Gerçekli¤in yerini imgelerin/göstergelerin almas› c.72 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Kendimizi S›nayal›m 1. Rosenau’ya göre. geliflme b. Öznenin ölümü ve dönüflü b. Modernizmin radikal bir elefltirisidir. Özgürlük. Büyük anlat›lar›n ütopik olmas›n› c. Büyük anlat›n›n bir dil oyunu oldu¤unu e. b. Modernizmin devam›d›r. Yar›m kalan modernite projesini tamamlamak. Afla¤›dakilerden hangisi postmodernizmin temel ilkelerinden biri de¤ildir? a. Gerçek yaflamda belirsizlik ve karars›zl›¤›n olmamas› c. Rasyonalite. Ekonomik gücün kimde oldu¤u e. Pedegojik de¤iflimler d. karmafl›kl›k c. Akl›n elefltirici gücünün ne oldu¤u b. postmodernist teorisyenler. anlamland›rma. d. Özgecilik e. iktidar 8. farkl›l›k. Dil oyunlar› e. Sanat›n nas›l bir konum ald›¤› d. ‹ndeterminizm. Sanatç›n›n topluma karfl› bir misyonunun bulunmas› b. Afla¤›daki ifadelerden hangisi postmodernizmin anlamlar›ndan biri de¤ildir? a. c. Her fleyden flüphe edilmesi e. Öznellik 3. sentez. Taklit ve yap›flt›rma tekniklerinin sanat ürünlerinde kullan›lmamas› d. Hümanist de¤erlerden ar›n›lmamas› e. anti-hümanizm ve kinizm e. Kapitalist ekonominin kültürel oluflumlar› c. Görelilik c. Özgürlük ve özgünlük b. Simülasyonlar ça¤›d›r. iletiflimsel eylem. Afla¤›dakilerden hangisi postmodern sanat›n temel özelliklerinden biri de¤ildir? a. çeflitlilik. Büyük anlat›lar›n insan› do¤ru temsil edememesini d. Sanat ürünlerinin metalaflmas› d. Evrensellik b. Bilimsel ve teknolojik geliflmeler b. Büyük anlat›lar›n bir paradigma oldu¤unu 10. Bir proje olarak ayd›nlanma düflüncesinin en temel ögesi hangisidir? a. birlik. bireycilik. Büyük anlat›lar›n merkezi önemini korumas›n› b. Bir tarihsel geçmifl duygusunun yitirilmesidir. Yans›ma ve misyon c. 2. Evrenselcilik 4.

e 7. Postmodernizm ise bir doktrine göndermede bulunur. Hatta bir kural›n üzerinde son derece küçük tadili bile oyunun tabiat›n› de¤ifltirir. e 2. Bir hareket ya da ifade kurallar› tatmin etmiyorsa tan›mlad›klar› . Bunlar piyasa kapitalizmi. b S›ra Sizde Yan›t Anahtar› S›ra Sizde 1 Postmodern kavram› modernli¤i aflan ve modern sonras› topluma iflaret eden bir dönemi tan›mlamaktad›r. Anlat›sal bilgiden de bahsedilmesi gerekir. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Modern Sanata Karfl› Postmodern Sanat Anlay›fl›” konusunu yeniden gözden geçiriniz. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Jameson Yaflam› ve Postmodernizme Bak›fl›” konusunu yeniden gözden geçiriniz. Ünite . S›ra Sizde 5 Jameson postmodernizm teorisini. a 3. e¤er kurallar yoksa oyun da yoktur. Ona göre modern toplumun (sanayi toplumu) baflvurdu¤u büyük anlat›lar›n insan› do¤ru temsil edememesi. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Modern Sanata Karfl› Postmodern Sanat Anlay›fl›” konusunu yeniden gözden geçiriniz. Ernest Mandel’in geç kapitalizm teorisine dayand›rarak aç›klar. Üçüncü nokta biraz önce söylenilen fley taraf›ndan önerilmektedir.Postmodern Sosyal Teori 73 Kendimizi S›nayal›m Yan›t Anahtar› 1. bunlar›n kurallar› kendi içlerinde meflruluklar›n› tafl›mazlar ama aç›k ya da örtük bir anlaflman›n nesnesidirler. Çünkü postmodern bilgi böyle bir meflrulu¤a gereksinim duymamaktad›r. a 6. Dolay›s›yla art›k geçerli olan bu yeni bilgi anlay›fl› sayesinde geliflmifl toplumlar büyük ve kapsaml› bir de¤iflim geçirmekte ve postendüstriyel toplumlara do¤ru evrilmektedir. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Girifl” konusunu yeniden gözden geçiriniz. e Yan›t›n›z yanl›fl ise “Girifl” konusunu yeniden gözden geçiriniz. b 8. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Postmodernizm ve Bilginin Konumu” konusunu yeniden gözden geçiriniz. Lyotard’›n burada vurgulamak istedi¤i topluma iliflkin bir bilginin olmamas› de¤il. Anlat›lar hem toplumsal kurumlara meflruluk kazand›r›rlar hem de yerleflik kurumlar›n bütünleflmesine yönelik olumlu ya da olumsuz modelleri temsil ederler. O kendisi için yeni bir epistemoloji gelifltirmektedir. bilginin bütününü temsil etmez. tekelci dönem ya da emperyalist aflama ve çok uluslu kapitalizmdir. oyuna dâhil de¤ildirler. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Girifl” konusunu yeniden gözden geçiriniz. S›ra Sizde 2 Dil oyunlar› hakk›nda üç gözlemde bulundu¤u görülmektedir: Birincisi.3.tan›mlamas›n› gerektirir. ayn› zamanda toplulu¤un kendisi ve çevresiyle yaflad›¤› iliflkiye dayal› üç ayakl› bir yetki paylafl›m›n›n -nas›l yapaca¤›n› bilmek. Her ifade bir oyundaki hareket olarak düflünülmelidir. S›ra Sizde 3 Lyotard’a göre bilimsel bilgi. kurumlar› ve iliflkileri ile modern dönemden farkl›l›k gösteren sanat ve kültürün teknolojik geliflmelerle iç içe geçti¤i modern sonras› ça¤›n varl›¤›na dikkat çekilen bir durumu ifade eder. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Ayd›nlanma Düflüncesine Tepki” konusunu yeniden gözden geçiriniz. nas›l konuflaca¤›n› bilmek. bu kuramlar›n imkâns›zl›¤›n› da gözler önüne sermektedir. Jean Lyotard anlat›sal bilginin önemine vurgu yapar. ‹flte tam da burada Lyotard’a göre yeni kurgulanacak epistemolojide gerçekli¤in do¤ru olarak yans›t›lmas› anlam›na gelen temsil sorununu d›fllamak gerekmektedir. Modernizmin radikal bir biçimde elefltirisini oluflturan bir ideolojiyi ça¤r›flt›r›r. Postmodernite. e 4. Geç kapitalizm dünyan›n art›k eskisi gibi olmad›¤›n› ifade eder ve metalaflma dinamik- 5. S›ra Sizde 4 Lyotard’a göre art›k büyük anlat›lara baflvurmaya gerek duymay›z. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Modernizm Postmodernizm Karfl›laflt›r›lmas›” konusunu yeniden gözden geçiriniz. diyalektik geliflim sonucu üç an mevcut olmufltur. Çok uluslu kapitalizm içinde yaflad›¤›m›z dönemdir. Bu an ayn› zamanda geç kapitalist dönemdir. ‹kincisi. Geleneksel toplumlarda anlat›sal biçimin modern toplumlarda ise bilimin üstünlü¤ü söz konusudur. b 9. Anlat›sal bilgi ve bilimsel bilgi en bafltan beri rekabet içinde olmufllard›r. c 10. nas›l dinleyece¤ini bilmek. Geleneksel toplumlardaki anlat› gelene¤i. postmodern düflünürlerin belirttikleri gibi. Kapitalizmde. böyle bir bilginin aç›k olmas› gerekti¤idir. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Dilin Esnekli¤i ve Büyük Anlat›n›n Yitimi” konusunu yeniden gözden geçiriniz.

Kültürel Kuram. Çeviren: S. Çeviren: Elçin Gen. Gencay (2002). Inc. Ali (2010). Postmodernitenin Kökenleri. Kellner Douglas (2000). ‹stanbul: ‹letiflim Yay›nlar›. Jean (1996b). tekelci kapitalizm ve çok uluslu kapitalizmin kültürel düzeyleridir. Ankara: Vadi Yay›nlar›. ‹stanbul: Ba¤lam Yay›nc›l›k. M. Modernite Versus Postmodernite. Frankfurt Okulunda Sanat ve Toplum. Massachusets-Oxford: Blackwell Publishers. ‹stanbul: Metis Yay. küresel ahlaki yarg›lar ya da onlar›n bir biçimde bozulmufl karfl›l›klar› olan popüler psikolojik tan›larla yeterli biçimde kavranabilir bir paradigma de¤ildir. Key Ideas. Jameson. London and New York: Rutledge. Best. 5-52. The Politics of Postmodernisim.François (2000). Modernity and Postmodernity. Say›. “Mapping the Postmodern” New German Critique. Kant. New York: The McGraw . The Cultural Logic of Late Capitalism. Toronto: The McGraw-Hill Companies. Immanuel (2000). Nietzsche. .Hill Com.. Philip (2005). Postmodernizm ve Toplumbilimleri. S›ra Sizde 6 Günümüz kültürü. Çeviren: Abdülbaki Güçlü. Feodaliteden Küreselleflmeye. Çeviren: Selime Güzelsar›. Yararlan›lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Akay. Bütün De¤erleri De¤ifltirifl Denemesi. Toplumbilim Dergisi. hatta enformasyon ve bilinç d›fl› kürelere dahi s›zar. Çeviren: K. Horkheimer. (1999). ister istemez. (1996). Çeviren: Ifl›k Ergüden. Ritzer. Kültürel Dönemeç. Modern Sociological Theory. George (1997). ‹stanbul: K›rkgece Yay›nlar›. Günümüzde postmodernizme iliflkin ideolojik yarg›lar›n. Fredric (2005). postmodernizmin genel anlamda kolayca reddedilmesinin nedeni. Jameson. G. San Fancisco. üretti¤imiz yap›tlara oldu¤u kadar kendimize iliflkin yarg›lar›n sorgulanmas›na da iflaret etti¤i düflünülebilir. Linda (2002). ‹stanbul: Babil Yay›nlar›. Barry (1997). The Postmodern Condition. Böylece gerçekçilik. Çeviren: Tuncay Birkan. Jean. postmodern kültür art›k kapitalizmle iç içe geçerek toplumsal yaflam›n her alan›n da karfl›m›za ç›kmaktad›r. Bozkurt. “Ayd›nlanma Nedir? Sorusuna Yan›t”.11. Ayd›nlanma Düflüncesi. (2009). F. Ankara: ‹mge Yay›nlar›. Postmodernism or Cultural Logic of Late Capitalism. Görgün-Baran. (1999). Ankara: Lotus Yay›nevi. Smart. Çeviren: Ahmet Çi¤dem. Rosenau. Çi¤dem. F. ‹stanbul: Ayr›nt› Yay›nlar›. Smith. Kötülü¤ün fieffafl›¤›. Postmodern Durum. Ankara:Vadi Yay›nlar›. Aylin (2006). London and New York: Routledge. Çeviren: N. Lyotard. Andreas (1984). Derleyen ve Çeviren: Mehmet Küçük. Madan (2010). Inc. fiaylan.Anthony Elliott. onun olumlu yönlerinin övgüye de¤er ölçüde olanaks›z oldu¤u bir postmodern kültür içinde yafl›yor olmam›zd›r. Baudrillard.. Steven ve Douglas Kellner (1998). Ahmet (2009). ‹stanbul: Ayr›nt› Yay›nlar›. Hutcheon. Anthony Elliott. Postmodernity. ‹stanbul: ‹letiflim Yay. Lyotard. modernizm ve postmodernizm s›ras›yla piyasa kapitalizmi. Çeviren: Mehmet Küçük. Huyseens. Ritzer. 33/Autumn pp. Luis. Pauline Marie (2004). Küçük. ‹stanbul: Say Yay›nlar›. Dellalo¤lu. ‹nal. New York. 2nd edition. (1996). Contemporaray Social Theory. Ed. Post-Yap›salc›l›k ve Postmodernizm. Jameson’›n ifade etti¤i flekilde. F.74 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› lerini toplumsal ve kiflisel hayat›n her k›sm›na yayar. ‹stanbul: Ayr›nt› Yay›nlar›. Duke University Press. Massachusets-Oxford: Blackwell Publishers. Ed. Jameson bu flemay› izleyerek kapitalizmin her bir aflamas›n›n bu aflamaya tekabül eden bir kültürel üslup oldu¤unu ileri sürer. Postmodernizmin ABC’si. ‹stanbul: Ba¤lam Yay. ‹stanbul: Birey Yay›nc›l›k. Durham. Dolay›s› ile postmodernizm olarak nitelenen içinde bulundu¤umuz tarihsel dönem. ‹stanbul : K›rkgece Yay›nlar›. Featherstone. J. Sarup. “Postmodernizm”. Jameson. ‹brahim Gündo¤du. Ankara: Dost Yay›nlar›. Postmodernizm. P. Contemporary Social Theory. Max (1998). Ak›l Tutulmas›. Çeviren: Orhan Koçak. Çeviren: M. (2002) Güç ‹stenci. Umran. Bu demektir ki postmodernizmin toplumsal sorunlar›n çözümlenmesinde karfl›lafl›lan belirsizli¤in bizlerin düflüncesine de yans›m›fl olmas›d›r. Postmodern Social Theory.. Besim (1995). Postmodernizm ve Tüketim Toplumu. Anderson. St. “Toplumsal Teori Olarak Postmodernizm: Baz› Meydan Okumalar ve Sorunlar”. Postmodern Teori. Fredric (1991).

.

Modernli¤e yöneltti¤i elefltirilerin nedenlerini kavrayabilecek. Modernlik ve Yahudi Soyk›r›m› aras›ndaki iliflkiye yönelik görüfllerini aç›klayabilecek.4 Amaçlar›m›z • Postmodernlik • Geç Modernlik • Modernlik ÇA⁄DAfi SOSYOLOJ‹ KURAMLARI Bu üniteyi tamamlad›ktan sonra Zygmunt Bauman’›n. Küreselleflme yaklafl›m›n› özetleyebileceksiniz. Anahtar Kavramlar • Soyk›r›m • Bahçe Kültürü • Küreselleflme ‹çindekiler • G‹R‹fi • ZYGMUNT BAUMAN’IN HAYATI • ZYGMUNT BAUMAN’IN MODERNL‹K DE⁄ERLEND‹RMES‹ • ZYGMUNT BAUMAN’IN POSTMODERNL‹⁄E YÖNEL‹K GÖRÜfiLER‹ • ZYGMUNT BAUMAN’IN MODERNL‹K-POSTMODERNL‹K KARfiILAfiTIRMASI VE KÜRESELLEfiMEYE YÖNEL‹K GÖRÜfiLER‹ Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Zygmunt Bauman: Modernlik ve Postmodernlik . Postmodern düflünceye katk›lar›n› de¤erlendirebilecek. Postmodernlikle neyi kastetti¤ini tan›mlayabilecek.

günümüzde yaflanan dönemin postmodern bir dönem oldu¤unu belirtir. gerçekten bir Yahudi trajedisi idi. O zamana kadar Holocaust’un (Yahudilerin topluca öldürülmesi). her ne kadar çal›flmalar›nda kendisini konumland›rd›¤› noktay› tam olarak belirtmese de Dennis Smith (1999) onu Postmodernitenin peygamberi olarak ilan etmifltir. “Postmodernlik ve Hoflnutsuzluklar›” isimli kitab›nda Anthony Giddens’›n “geç modernlik”.7-11). postmodernli¤e yaklafl›m› onu meslektafllar›ndan ve ça¤dafllar›ndan çok farkl› bir konuma yerlefltirmektedir. Avrupa’da II. s. de¤erlendirmeye geçmeden önce onun yaflam öyküsü hakk›nda k›sa bir bilgi vermek modernli¤e yönelik elefltirilerinin arkas›nda sadece bilimsel tespitlerinin de¤il kendisinin ve eflinin yaflam öyküsünün de bulundu¤unu görmek aç›s›ndan yararl› olacakt›r. uygarl›¤›n yüksek sahnesinde ve insano¤lunun kültürel zaferinin Bauman’›n modernli¤in (ya da modernitenin) karanl›k yüzü olarak gördü¤ü Holocaust. Ulrich Beck’in “düflünümsel modernlik”. eflinin yazd›¤› kitab› okuduktan sonra Holocaust’un yaln›zca u¤ursuz ve dehflet verici de¤il. George Balandier’in “modernlik ötesi” olarak isimlendirdi¤i.33). sosyal ve kültürel konularla ilgili çok say›da kitap ve makale yazan Bauman’›n ilgilendi¤i temel konular›n bafl›nda “modernlik” ve “postmodernlik” meselesi gelmektedir. Dünya Savafl› esnas›nda Hitler ve kurdu¤u Alman Nazi Partisi taraf›ndan Yahudilerin gaz odalar›nda ve konsantrasyon kamplar›nda topluca öldürülmesi ile sonuçlanan zulmü ve soyk›r›m› anlatmak için kullan›lan bir kavramd›r.Zygmunt Bauman: Modernlik ve Postmodernlik G‹R‹fi Siyasal. Dünya Savafl› s›ras›nda Yahudilere uygulanan soyk›r›m›n önemli bir yeri ve etkisi bulunmaktad›r. Çünkü Bauman. efli Janina’n›n Nazi zulmünden kaçmak için gettoda gizlenerek geçirdi¤i özel yaflam›n›n öyküsünü yazd›¤› kitab›n› okuduktan sonra kendisinin bilmedi¤i ya da üzerinde çok fazla düflünmedi¤i pek çok fleyin oldu¤unu fark etmeye bafllad›¤›n› ifade etmektedir. modern ak›lc› toplumda. uygar toplumun vücudunda kanserli bir flifllik. Ona göre Holocaust. Çünkü modernli¤e yöneltti¤i elefltirilerin temelinde kendisinin. ak›ll›l›¤›n içinde anl›k bir delilik oldu¤una (kasten de¤il. efli Janina’n›n yaflam öyküsünün. dolay›s›yla da II. Holocaust. kendisinin ise di¤er pek çok kifliyle birlikte “postmodern” olarak adland›rd›¤› bir zaman diliminde ve kendi dünyam›zda yaflad›¤›m›z› ifade etmektedir (Bauman. . ihmal sonucu) inand›¤›n› belirten Bauman (1997. Modernli¤e yo¤un elefltirilerde bulunan Bauman. Bauman. al›fl›lagelmifl “s›radan” terimlerle kavranmas› hiç de kolay olmayan bir vaka oldu¤unu fark etti¤ini belirtir. 2000. s. Bauman’›n modernlik ve postmodernlik ile ilgili yaklafl›m›n›. Ama Holocaust salt bir Yahudi sorunu ve yaln›zca Yahudi tarihinin bir olay› de¤ildi. tarihin normal ak›fl›nda bir kesinti. Modernli¤e yöneltti¤i elefltiriler.

uygarl›¤›n ve kültürün bir sorunudur ve bunun araflt›r›lmas› gereklidir. 1970 y›l›nda ‹ngiltere’ye. Vaflova’n›n yoksul kesiminde yaflayan. 2008. Dünya Savafl›n›n sona ermesinden sonra. Ancak II. kendi yaflam tecrübesi. 1925 y›l›nda Polonya’n›n Poznan kentinde fakir bir Yahudi ailenin çocu¤u olarak dünyaya gelir. s. E¤itiminin geri kalan k›sm›na Rusya’da devam eden Bauman’›n.38). zaman içerisinde iyileflerek 1945 y›l›nda Berlin’deki savafla da kat›l›r. Askerlik y›llar›nda yaralanan Bauman. Dolay›s›yla Bauman’›n.5-6. Son 40 SIRA yapmas› S‹ZDE y›lda 25’ten fazla kitab› ‹ngilizce yay›nlanan Bauman’›n çeflitli dergilerde çok say›da makalesi de yay›nlanm›flt›r. 1943 y›l›nda. adl› kitab›ndan ulaflabilirsiniz.38-41). emekli oldu¤u 1990 y›l›na kaSosyoloji Profesörü dar Sosyoloji Bölümünde ders verir. Bauman. 1999. Prophet of Postmodernity” (1999. gündelik yaflam ve kültür konular› üzerine kitaplar yazar. Sovyetler Birli¤inde sürgündeki Polonya ordusuna kat›l›r ve ordu içerisindeki basamaklar› h›zla t›rman›r. 1951 y›l›nda resmen Komünist Partisi üyesi olur. 1950’li y›llar›n bafl›nda Varflova Üniversitesi Sosyal Bilimlerde yüksek lisans e¤itimini tamamlayan Bauman. bafllang›çtaki hedefi fizikçi olmak ve üniversitede çal›flmakt›r (Jacobsen ve Poder. 1954 y›l›nda Sosyal Bilimler Fakültesinde okutman olarak çal›flmaya bafllar. 1939 y›l›nda henüz 14 yafl›nda iken Nazilerin Polonya’y› iflgal etmesi üzerine ailesiyle birlikte Stalin rejiminin hüküm sürdü¤ü Sovyetler Birli¤ine göç eder (Smith. ilerleyen dönemde ‹ngiliz sosyalizmi. Bauman. yard›m edenler sayesinde ölüm kamplar›na sürgün edilmekten kurtulmufl biridir. 18 yafl›ndayken. 1971 y›l›nda Leeds Üniversitesinde D Ü fi Ü N E L ‹ M olarak göreve bafllar. 1953 y›l›nda 28 yafl›nda Yahudi düflmanl›¤›na/karfl›tl›¤›na maruz kalarak ordudan at›l›r ve sosyolog olarak akademik kariyerine bafllar. Zygmunt Bauman’›n hayat› ve postmodernlik yaklafl›m› konusunda daha detayl› bilgiye K ‹ T A P Dennis Smith’in “Zygmunt Bauman. 1989 y›l›nda “Modernite ve Holocost” adl› kitab›ylaAMAÇLARIMIZ Amalfi ödülünü. 1948 y›l›nda. Bauman. 1999. Polity Pres). Smith. s. ZYGMUNT BAUMAN’IN HAYATI Zygmunt Bauman. 1966 y›l›nda Polonya Sosyoloji Derne¤i Yönetim Komitesi Baflkanl›¤›na seçilir. TELEV‹ZYON Resim 4. Holocaust bu nedenle toplumun. Dünya Savafl›n›n ç›kmas› onun orduya kat›lmas›na neden olmufltur. II. s. Ancak 1968 y›l›nda Polonyal› gençleri Komünist Partiye karfl› k›flk›rtmak ve onlar› isyan etmeye teflvik etmek suçlamas›yla baflkanl›k görevi elinden al›n›r. Yaflad›¤› dönemin ve olaylar›n Bauman’›n üzerinde büyük etkisi olmufltur. Bunun üzerine efli ve çocuklar› ile birlikte Avusturya’daki s›¤›nmac›lar kamp› üzerinden ilk önce ‹srail’e gider. Nazi bask› ve zulmünden ac› çekmifl. 1998 y›l›nda ise Adorno ödülünü kazanm›flt›r (Jacobsen ve Poder. 1999. Amerikan sosyolojisinin elefltirisi. SIRA S‹ZDE Üç y›l ‹srail’de kald›ktan sonra k›sa süreli olarak Kanada ve Avustralya’da bulunur.38). Daha sonra doktoras›n› tamamlar ve ‹ngiliz ‹flçi hareketi ile Sosyalist Parti hakk›nda çal›flmalar yapmak üzere London School of Economics ve Manchester Üniversitesine bir gezi yapar. Varflova Sosyal Bilimler Akademisinde efli ve hayat arkadafl› Janina ile tan›fl›r. Bauman. Özellikle efli Janina’n›n savafl y›llar›ndaki kendi yaflam öyküsünü kitap olarak yay›nlamas› Bauman’›n modernliD ‹ Soyk›r›m›na KKAT ¤e ve Yahudi bak›fl aç›s›n›n de¤iflmesine neden olmufltur.78 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› zirvesinde do¤mufl ve uygulanm›flt›r.1 Zygmunt Bauman SIRA S‹ZDE DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P TELEV‹ZYON ‹NTERNET ‹NTERNET . Dolay›s›yla ona göre.5). Leeds kentine gider. Savafl›n bitiminden sonra Polonya’ya döner ve yeniden yap›lanan Polonya ordusunda komutanl›k düzeyine ulafl›r. Bauman. s. Janina. s. maruz kald›¤› olaylar ve yaflad›¤› trajediler onun sosyoloji ve ilgilendi¤i konular üzerinde çok etkili olmufltur. 2008. Nazizmin kurban› olmas› ve Yahudi düflmanl›¤› S O R U onun yaflam›nda önemli bir yere ve etkiye sahiptir. Bu y›llarda Bauman komünisttir ve Polonya ‹flçi Partisi üyesidir (Smith.

Modern düflüncenin dünyan›n de¤ifltirilebilece¤i fikriyle birlikte do¤du¤unu ileri süren Bauman (2003. (››) ikincisi ise flekillendirilebilir (ya da yönetilebilir) oldu¤u yönündedir. arzu edilir bir düzene eriflmenin gereklilikleri konusundaki genel ve genifl kapsaml› sonuçlarla birleflmifltir. modernlik de böyle bir çabaya giriflildi¤inde ele geçmez hale gelir. Ona göre “Modernizm”. (2) Kapitalist ve daha sonra da komünist endüstri toplumunun geliflmesiyle de toplumsal olarak kurulan bir yaflam biçimi olarak olgunlu¤a eriflen tarihsel bir dönemdir”. s. 1996. daima sonraki bir gün olaca¤› için standartlar vaadini daima canl› ve tertemiz tutacakt›r. Bunlardan ilki (›) toplumsal dünyan›n kavranabilir oldu¤u. . bir nesnenin yafl›n› ciddi flekilde bulma çabas› bafllad›¤›nda. bir toplumsal düzenin nas›l iflledi¤i konusundaki görüfller. Bauman’›n kendi kulland›¤› biçimiyle modernlik kesinlikle modernizm de¤ildir. tart›flmalardaki yerini belirleme amac›yla modernlikten ne anlad›¤› ve modernli¤in hangi dönemi kapsad›¤› konusuna aç›klama getirir.37). 2000.13). Söz konusu standartlar her zaman için yar›n›n bugünden daha iyi olaca¤›n› vaat etmektedir. Ona göre toplumsal anlamda modernlik.23). s.12-13). bu yüzy›l›n bafl›nda olgunlaflan ve geriye bak›ld›¤›nda (Ayd›nlanmayla analojik olarak) postmodern bir “proje” ya da postmodern durumun ilk belirtilerinin ç›kt›¤› evresi olarak görebilecek entelektüel (felsefi. Kapitalizm. Bauman’›n toplumsal anlamda modernlik de¤erlendirmesine göre yar›n. yüzy›lda Bat› Avrupa’da bafllayan Ayd›nlanma. t›pk› varl›¤›n süre giden ak›fl›ndan çekip almaya çal›flt›¤›m›z bütün öteki yar›m bütünlükler gibi. s. yap›sal ve entelektüel dönüflümle bafllayan ve (1) Ayd›nlanman›n geliflmesiyle kültürel bir proje olarak. Ünite . (›) toplumsal ve (››) psiflik anlamda modernlik ayr›m›na gider. daha önceki dönemin birçok münferit entelektüel olay›na kadar geriye do¤ru izlenebilse de.Zygmunt Bauman: Modernlik ve Postmodernlik 79 ZYGMUNT BAUMAN’IN MODERNL‹K DE⁄ERLEND‹RMES‹ “Modernli¤in Sosyolojisi” (1996) isimli kitab›nda Wagner. ancak ve yaln›zca vaat ve ümit edilen bir bafllang›ç mekân› olarak baz› s›n›rlar var oldu¤u sürece ya da dünyan›n kendisini bir s›n›r olarak alg›lamas›na izin verdi¤i sürece yaflayabilir. Modernli¤in yafl› konusunda herhangi bir uzlaflman›n olmad›¤›n› ileri süren Bauman. edebi. modernizm felsefe. 2003. psiflik anlamda modernlik ise kimlikle.99). Bauman’a göre modernlik (2001. Ona göre modernlik: “Bat› Avrupa’da. Bauman’a göre. henüz burada olmayan. bir misyon ve bir sorumluluk olan varl›k gerçe¤iyle ilgilidir. Dolay›s›yla da bu konudaki tart›flma hiç çözüme kavuflmayacakm›fl gibi görünür. Bu uygarl›k. Bauman’›n yukar›da toplumsal anlamda bahsetti¤i standartlar gibi kimlik de Bauman’a göre modernlik 17. s. Ancak modernli¤in kaç yafl›nda oldu¤u tart›flmal› bir sorudur. sanatsal) bir ak›md›r (Bauman. nesnenin gözden kaybolmaya bafllad›¤›na dikkat çeker. Ancak Bauman. s. ayartan ya da k›flk›rtan fakat sürekli uzayan. Bauman’a göre (2003. yüzy›ldaki bir dizi derin toplumsal. Dolay›s›yla ona göre modernlik söylemlerinin tarihi toplumsal dünyan›n nas›l bilinebilece¤i ve düzenli bir flekilde nas›l de¤ifltirilebilece¤i konusundaki keflifler olarak okunabilir (Wagner.248). Standartlardan kastetmek istedikleri: Cezbeden. bir ödev. modernlik projesinin çok temel iki varsay›ma yasland›¤›n› belirtir. ve komünist endüstri toplumunun geliflimini de kapsayan tarihsel bir dönemi tan›mlarken. Wagner’e göre modernli¤in kökenlerinde. ümit ve suçlulukla ilgilidir. standartlar. XVII. s. Söz konusu standartlar vaat edilmifl topraklara ulaflma umudunu her zaman yeterince h›zl› koflmama suçuyla birlefltiren ve daima suçlay›c› bir konumda olan standartlard›r (Bauman. her fleyden önce bir s›n›r uygarl›¤›d›r. kovalayanlardan daima bir-iki ad›m önde olan ve her halükarda peflindeki avc›dan biraz daha h›zl› giden fleylerdir.4. postmodern durumun ilk belirtileri olarak görülebilen entelektüel bir ak›md›r. edebiyat ve sanatta.

hoflnutlu¤u ertelemeye haz›r olmak de¤il. farkl›l›¤› sevinç ve coflkuyla karfl›lamaktad›r. Ancak her köfleden sonra yeni bir köfle ç›kar. Ona göre. Örne¤in Modernite s›n›fland›rma yoluyla düzen yaratma faaliyetinde ikili karfl›tl›klar üretmifltir (Smith. Bauman’›n ifadesiyle modernlik. Dolay›s›yla her baflar›.80 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› daima bir ad›m ileridedir ve kiflinin buna ulaflmak için nefes nefese koflmas› gerekmektedir.100). Bauman’a göre. Bauman’a göre.100). çeflitlilik) kontrolüne iliflkin oldu¤unu ileri sürer. 2000. Bu duruma ba¤l› olarak da ulafl›lan sonuç düzenlemeler. Farkl›l›k postmodern düflüncede güzel bir fley olarak de¤erlendirilmektedir. durman›n imkâns›zl›¤›d›r. Hatta farkl›l›k. Bauman’›n de¤erlendirmesinde gerçek anlamda modern. fleylerin ezeli düzeninde var oldu¤u ve olmas› gerekti¤inin düflünüldü¤ünü ileri sürmektedir. Bauman’›n Modernite Elefltirisi Bir postmodern düflünür olarak Zygmunt Bauman. Bauman. vizyonun güzelli¤i ve gerçekli¤in çirkinli¤i aras›nda gidip gelen bir dünyaya at›lmakla zaten harekete bafllam›fl olmaktad›r. s. Kifli ümidin çekmesi ve suçun itmesiyle koflmaktad›r. Bauman’a göre. kurumlar.326). s. postmodern insan (yani modern korku ve yasaklardan kurtulan modern insan). s. Modern olmak hareket halinde olmakt›r. insana emeklemek gibi gelmekte ve onu tedirgin etmektedir. belirsizli¤i ve mu¤lâkl›¤› bast›rmaya çabalam›flt›r. bu isteklere iliflkin olumsuz sonuçlar da ortaya ç›km›flt›r. bugün.314). Böyle bir dünyada bütün sakinler bir yere yerleflmek için dolaflan göçebelerdir. s. yasalar ve ahlaki kodlar yoluyla düzen yaratmaya kalk›flan bir toplum olmufltur. 2000. Fakat anlam›n› da bu iptalden almaktad›r (Bauman. hem toplumsal hem de psiflik olarak modernli¤i sürekli bir öz elefltiri durumu olarak de¤erlendirir. modernlik anlay›fl›nda olan fley olacak olan taraf›ndan peflinen hükümsüz k›l›nmaktad›r. saklanarak yaflad›¤› ve bu günahkârl›¤›n lekesinden utanmay› ö¤rendi¤i birkaç yüzy›ldan sonra. ‹flte flu köfleyi dönünce yerleflebilecek misafirperver bir yer vard›r. kontrol etme. Bu durum bütünüyle çok asil bir çaba gibi görünürken. Ancak bu koflu. daha do¤rusu. çekicili¤ini daima koruyan ve asla ulafl›lamayan kimli¤e do¤ru kulaç atmak. Bu duruma karfl›n kifli. yeni hüsranlar› ve henüz serpilmemifl yeni ümitleriyle beraber yepyeni bir köfle (Bauman. 2005. Ancak kifli t›pk› modern olmay› seçmedi¤i gibi. “Bugün” ise yar›n›n henüz filizlenen bir önsezisi ya da daha alt/afla¤› ve bozulmufl bir yans›mas›ndan baflka bir fley de¤ildir. hoflnut olman›n imkâns›zl›¤›d›r. modernitenin bütünüyle olumsall›¤›n (flans. büyük suç olarak görmesi gelmektedir. . duygusall›k d›fl› bir fley olarak. hareketli olmay› da seçmez. göreceli¤i. olmak zorundad›r. Modern anlay›fl do¤ruluk. ucunda ne oldu¤u bilinmeyen bir kendi kendini silme. Bauman’›n modernli¤e yöneltti¤i elefltirilerin bafl›nda modernli¤in farkl›l›¤› bir suç. kendi kendini hükümsüzlefltirme egzersizidir. Ona göre bu öz elefltiri hiç bitmeyen. biliflsel olarak odaklan›lan bir fley de¤ildi. farkl›l›¤›n. olmal›d›r. bugünün sakat ve gayri meflru gerçekli¤inden geri çekilmek gibi tuhaf bir görüntü çizmektedir. bir düzen rüyas›na sahip olan modernite. ne kadar h›zl› olursa olsun. adalet ve ak›l için evrensel olarak uygulanabilir standartlar belirlerken. düzenleme ve s›n›fland›rma düflüncesine tak›lm›flt›. kendi örne¤inin solgun bir kopyas›ndan baflka bir fley de¤ildir. Ona göre insani farkl›l›¤›n. vizyonun güzelli¤i ayn› zamanda gerçekli¤i çirkin k›lan fleydir. Farkl›l›¤›n modernlikten önce normal bir fley olarak karfl›land›¤›n› belirten Bauman (2003.

Bauman’a göre müphemlik. “do¤a” ile “kültür”. Ona göre söz konusu dönemden önce yayg›n olan koflullarda (onlar› mevcut koflullardan ay›rmak için. “do¤a” ile “insan eseri” yasalar. sorun çözmekdeki en çarp›c› baflar›lar›n çözüm gerektiren sorunlar toplam›na yenilerini eklemekten baflka ifle yaramad›¤›n› ileri sürmektedir. daha iyi denetlenebilir ve daha etkin uygulan›r hale gelmesinden dolay› tam bir kaosa neden oldu¤unu ileri sürmektedir. modernlik öncesi dönemde farkl›l›klar›n kuflku götürmez. Her dikotominin müphemlik üretti¤i görüflünde olan Bauman’a göre. de¤iflmez. Modernli¤in düzen arama anlay›fl›na. yak›n çevremizdeki dünya parças›n› kural tan›r. belirsizli¤i ve mu¤lâkl›¤› bast›rmaya çabalam›fl. ayn› fleyin flehirli halk kadar köylü serfler için de geçerli oldu¤unu belirtir. Modernite do¤ruluk.209). Bu durumun arkas›nda özellikle farkl›l›klar›n do¤al. Örne¤in bir asil do¤du¤u andan itibaren bir asildi ve asillerin yapt›¤› hemen hiçbir fley onlar› bu niteliklerinden mahrum b›rakamaz ve baflka biri yapamazd›. Bauman. farkl›l›¤› da bir suç olarak görmüfltür. 1998. müphemlik de olmazd›. Bauman. düzensizlik.4. Modern dönemin bir özelli¤i olan kaos yerine düzen getirme. her düzen aray›fl›nda zorunlu olarak boy gösteren dikotomik görüfl olmasayd›. insan›n herhangi bir bilinçli çabas›n› gerektirmeyen bir fley olarak görülmesi yat›yordu. Bauman’a göre. hatta insan eseri bile say›lmad›¤›n› ifade etmektedir.varsay›m›ndan ç›kmaktad›r. 1998. ilgili ve ilgisiz. içinde her fleyin ve herkesin yerinin önceden takdir edildi¤i ve sonsuza dek olduklar› gibi kalmaya yazg›l› oldu¤u. “Müphemlik” kavram› Bauman’›n çal›flmalar›nda önemli bir yere sahiptir. “‹lahi Düzen”in parçalar› olarak alg›land›¤›n› ileri sürmektedir. Bauman. Bundan dolay› da Bauman.196). s›kl›kla “pre-modern” kullan›l›r) kategoriler aras› ayr›mlar›n ve bölünmüfllü¤ün korunmas›na genelde günümüze k›yasla daha az dikkat edilir ve daha az gayret sarf edilirdi. dünyan›n geriye kalan›yla ayn› biçimde sa¤lamca kurulmufl ve yerleflmifl bir durum olarak görülüyordu. tüm modern toplumlar›n en bariz göstergesi olan düzen aray›fl› ve müphemlikle mücadelenin en b›kt›r›c› ama kaç›n›lmaz iç çeliflkisidir (Bauman. Çünkü ona göre ele geçirilip zapt edilecek kaos sorunu çözmeyecek yeni sorunlar›n yarat›lmas›na neden olacakt›r (Bauman. istisna tan›mayan s›n›fland›rmalar›n kaç›n›lmaz bir sonucudur (Bauman.ya da en az›ndan ayr›lmas› gerekti¤i. 1998. Farkl›l›klar›n. Bunlar sanki yerinden oynat›lmas› imkâns›z o ayn› sert kayadan oyulmufllard› (Bauman. adalet ve ak›l için evrensel olarak uygulanabilir standartlar belirleme ve s›n›fland›rma yoluyla düzen yaratma faaliyetine girmifl.200). s. insanlar ve onlar›n çok say›daki özelliklerinin iç ve d›fl. Bauman. s. müphemli¤i. Bauman. daimi. do¤al ve insani düzenler aras›nda ayr›m yapman›n nedeni yoktu. on alt›nc› yüzy›l›n sonuna do¤ru ahenkli ve yekpare dünya tablosunun Bat› Avrupa’da da¤›lmaya bafllad›¤›n› ileri sürmektedir (Bauman.208). anlaml› ya da anlams›z olarak kesin çizgileriyle ayr›labilece¤i.197). s. tekdüze bir biçime sokma çabalar›na yo¤un elefltiriler getiren Bauman. kestirebilir ve denetlenebilir k›lma mücadelesi . faydal› ve zararl›. kaos anlam›nda kullan›r. kaosa karfl› mücadelenin görünür bir sonuca ulaflmaks›z›n sürüp gidece¤i görüflündedir. bu ba¤lamda göreceli¤i. 1998. modern zamanlarda her bir düzen adac›¤›n›n daha fazla biçimlendirilebilir. bundan dolay›. s. Ünite . Asl›nda insanl›k durumu. insan müdahalesinden ba¤›ms›z olarak görüldü¤ünü. 1998. s. Ona göre müphemlik bütün aç›k ve net projelerin.Zygmunt Bauman: Modernlik ve Postmodernlik 81 Bauman’›n modernli¤e yöneltti¤i elefltirilerin temelinde yatan esas nedenlerden biri: Modernli¤in “farkl›l›¤›” bir suç olarak görmesidir. Ona göre bu durum belki de.

s. 1997.82 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Bauman’a göre (1998. neyin ilgisiz. bahçenin yapay düzeni. Dolay›s›yla kusursuz bir bahçenin yap›lmas› ve korunmas› iflinde bir araya gelen di¤er etkinliklerden tür olarak farkl› de¤ildir. Çünkü bu mücadelenin kendisi kendi baflar›s›na en önemli engeli oluflturmaktad›r. yap›c› bir etkinlik olarak de¤erlendirilmektedir. Ancak modern bahçe kültürü anlay›fl›na göre bu yabani otlar›n yok edilmesi gerekmektedir. “Bunlar. Yahudi soyk›r›m›n›n arkas›nda. Ona göre. s. özellikle dar bir alana odaklanm›fl. neyin yabani ot ya da haflarat oldu¤unu belirleyen bir tasar›m olarak anlafl›l›r ve evrendeki tüm ögeleri kendisiyle olan iliflkisine göre s›n›fland›r›r. Asl›nda kendini. Genel plandan ayr› olarak. Ona göre modernlik. Dolay›s›yla Bauman için ›rkç›l›k.208-209). s›n›rlar› aflman›n daha önce hiç olmad›¤› kadar . topluma bir bahçe gibi yaklaflanlar›n yapmas› gereken birçok fleyden yaln›zca biridir. Bauman. modern soyk›r›m›. modern kültüre yöneltti¤i elefltirilerin arkas›nda kendi yaflam öyküsü de yatmaktad›r. modernlikle önemli bir ba¤lant›s›n›n oldu¤unu ileri sürmektedir. yetifltirilecek ve yabani otlar› denetime al›nacak bir fley olarak gören modernli¤in “bahç›van” devlet anlay›fl› durmaktad›r (Bauman. Bahçe tasar›m› yabani otlar›n› belirledi¤ine göre bahçe olan her yerde yabani ot da olacakt›r. baz› araç ve hammadeler gerektirir. modernlik ›rkç›l›¤› olanakl› k›lmakla kalmaz onu için bir talep de yarat›r. Bu özelli¤i ile ›rkç›l›k kesinlikle modern bir üründür. Bauman’a göre. kendili¤inde duydu¤u yayg›n güvensizlik ve dolay›s›yla yapay bir düzene duydu¤u özlemle tan›mlar. Bauman’a göre. s. görev yönelimli. neyin hammade. tüm bu yollar yetersiz kal›rsa öldürülmelidir”(Bauman. insan dünyas›n›n bir parças›n›. soyk›r›m›n yeterli sebebi olmasa da gerekli kofluludur (Bauman. modern bilimin ilerlemesi. Çünkü baflar›n›n yaln›zca insansal de¤erlerle ölçülebilece¤ini ilan etmifl bir ça¤. modern kültür kendini ideal bir yaflam›n tasar›m› ve insan iliflkilerinin kusursuz düzeni olarak tan›mlamakta. Kaos. neyin yarars›z. daha do¤rusu modernleflmemifl toplumlardan birinde de¤il de modernli¤in en üst aflamas›n› yaflayan Avrupa’daki bir toplumda gerçekleflmifl olmas›d›r. do¤ay› ve aralar›ndaki ayr›m›. eski sorunlar› ortadan kald›rsa bile. di¤er yabani otlar gibi ayr›lmal›. Düzensizli¤in amans›z tehdidine karfl› da savunma gereksinimi vard›r. sonuçsuz kalmaya mahkumdur. insan etkinli¤inin özgün bir alan›n› düzenli k›lma yönünde at›lan her yeni ad›m. Bauman’a göre. genelde bir bahç›vanl›k ifli gibi ele almaktad›r.71). Bauman (1997. 2003. modern kültür gibi. toplumu bahçe gibi gören tüm görüfller toplumsal do¤al ortam›n baz› bölümlerini yabani otlar olarak nitelerler. Bauman’›n yaflam hikâyesinde de de¤indi¤imiz üzere. kimli¤ini ise do¤aya duydu¤u güvensizli¤in d›fl›nda oluflturmaktad›r. Bat› Avrupa’da on yedinci yüzy›lda ortaya ç›kt›¤›n› belirtti¤i modernli¤in kültür anlay›fl›n› bahçe kültürüne benzetir. s. neyin zararl›. modern teknoloji ve devlet gücünün modern biçimleri olmaks›z›n düflünülemez. yönetti¤i toplumu düzenlenecek. Bauman’a göre. Bauman’› bu düflünceye sevk eden temel neden Holocaust’un. hedefli. k›s›tlanmal› yay›lmalar› önlenmeli.31). tek sorun çözücü eylemlerden do¤maktad›r. onun modernli¤e. Yahudi bir ailenin çocu¤u olan Bauman. yerinden ç›kar›lmal› ve toplum s›n›rlar›n›n d›fl›nda tutulmal›d›r. 1997. Bauman’a göre.126). Modern anlay›flta yabani otlardan ar›nd›rma y›k›c› de¤il.125-126). Dolay›s›yla modern soyk›r›m. yeni sorunlar yarat›r. Yahudilere uygulanan soyk›r›m›n tarihin ak›fl›nda basit bir olay olmad›¤›n›. s. neyin araç. düzen her fleyden önce. Her yeni ad›m yeni türden müphemlikler do¤urur ve böylelikle-benzer sonuçlar do¤uracak-daha baflka ad›mlar›n at›lmas›n› zorunlu k›lar. toplumsal geliflmesini tamamlayamam›fl.

Özellikle dikkat edilmesi gereken. Bauman’a göre. tümüyle modern bir silaht›r (Bauman. ›rkç›l›k. Bundan dolay› Bauman’a göre. kendi imkans›zl›¤›n› a盤a vurmaktad›r. 1997. sözde modernlik öncesi tüm benzerlerinin. kuflkucu bir ruh hâlini anlatt›¤›n› ileri sürmektedir (Smith. performans›n› de¤erlendirebilir. bu özelliklerdir. Modern bilim. s. Bauman. Sarmal onun K ‹ T AYay›nevi) P Modernlik ve Yahudi soyk›r›m› aras›ndaki iliflkiye yönelik iddialar›n› ve kurdu¤u ba¤lanSIRA S‹ZDE t›y› daha iyi anlaman›z ac›s›ndan yard›mc› olacakt›r. baz›lar› için gerçekli¤in ve televizyonun bulan›klaflmas›.90). Bu. modern biçimde -ak›lc›.Dmodernli¤in bitti¤ini göstermiyor. modernizm ak›m›nda. Postmodernli¤in baz›lar› için mimaride bir tarz.13). Holocaust’un ortaya ç›kmas›nda ve bu suçun ifllenmesinde modernli¤in rolünün pasif de¤il aktif olSIRA S‹ZDE oldu¤u du¤unu düflündürür. çok farkl› insanlara çok farkl› fleyler anlat›r. SIRA S‹ZDE DÜfiÜNEL‹M S O R U Bauman. D‹KKAT 1 SIRA S‹ZDE D‹KK AT SIRA S‹ZDE DÜ fiÜNEL‹M Bauman’a göre postmodern dönem. Holocaust’un modern uygarl›¤›n bir baflar›s›zl›¤› kadar. 121-122). bu durum modernli¤in sonunu. Holocaust. s›n›r çizmenin ve s›n›rlar› koruman›n kefaretini ödeyecek bir yak›flt›rma teorisine gerek duyar. planl›. felsefecilere göre ise radikal. bilimsel bilgilerle ve uzmanl›kla yürütülen. inflas›ndaki sa¤laml›k hakk›nda yarg›da bulunabiliriz. bir ürünü oldu¤u izlenimini de verir. postmodernizmden anlafl›ld›¤› koK ‹ne T A P nusunda da birçok kavray›fl›n oldu¤unu belirtir. Bu. S O R U AMAÇLARIMIZ D‹KKAT K ‹ T A P SIRA S‹ZDE TELEV‹ZYON AMAÇLARIMIZ ‹NTERNET K ‹ T A P ZYGMUNT BAUMAN’IN POSTMODERNL‹⁄E YÖNEL‹K AMAÇLARIMIZ GÖRÜfiLER‹ Postmodernizm ak›m›n›n önemli temsilcilerinden bir olan Bauman. baz›lar› için tüTELEV‹ZYON ketimcilik ve seçenek bollu¤u anlam›na geldi¤ini ifade eden Bauman. savurgan ve yetersiz olduklar›n› göstererek geride b›rakm›fl S O R U ve rezil etmifltir (Bauman. modernleflmemifl ya da en az›ndan öncelikle modern olmayan savafl›mlarda kullan›lan. Yahudi soyk›r›m›n›n arkas›nda yatan önemli nedenlerden biri olarak modernli¤i gören Bauman.305-306). henüz modern ça¤dan uzaklaflmadan ve yaratt›¤› türbülans›n sonuçlar›n› hissederek. Zygmunt Bauman’›n “Modernite ve Holocaust” adl› kitab› (1997. modern dönemin sonu anlam›n› tafl›mamaktad›r. modernli¤in bütününe sa¤duyulu ve elefltirel bir gözle bakabilir. hâlâ bizimle ve canl› varl›¤›Sbir O Rflekilde U AMAÇLARIMIZ n› sürdürmektedir. Kendi durumlar›ndaki as›l yenili¤in ise bugünkü bak›fl noktalar› oldu¤unu ifade eden Bauman’a göre. s. baflka bir anlamda. Bauman için ›rkç›l›k modern bir üründür. Ona göre modernlik tan›mlay›c› özelliklerinin en tan›mlay›c› olan biçimiyle yani ümitle.Zygmunt Bauman: Modernlik ve Postmodernlik 83 kolaylaflt›¤› yeni koflullarda. Bunlar›n varl›¤› modernli¤in Holocaust’a. pek de k›sa olmayan dizinin bir baflka bölümüdür. zay›fl›¤› ve beceriksizli¤iyle de¤il do¤rudan katk›da bulundu¤unu akla getirir. postmodernite. teknoloji ve devlet gücünün modern biçimleri taraf›ndan üretilir. ustaca yönetilip koordine edilenDÜfiÜNEL‹M yap›lm›fl her fley gibi.4. modern kültürü neden bahçe kültürüne benzetmektedir? SIRA D ‹ K S‹ZDE KAT Modernli¤in y›kmaya kalk›flt›¤› fleylerin günümüzde öç ald›¤›n› ileri süren BauSIRA Ü fi ÜS‹ZDE NEL‹M man’a göre (2000. kendisiyle karfl›laflt›r›ld›¤›nda ne denli ilkel. 2005. ‹ N T E Rbak›fl›n› NET Bauman’a göre (2003. her konuda ol‹NTERNET du¤u gibi postmodernizmin tan›mlanmas›. s. Modernlik ›rkç›l›¤› olanakl› k›lmakla kalmaz onu için bir talep de yarat›r. Ünite . Bu özelliklerde belirgin bir modernlik kokusu vard›r. modernlik kendisine çevirerek. yeltenilmifl kitle k›y›mlar›ndan oluflan uzun bir dizinin ve bunlar aras›nda baflar›lm›fllar›n oluflturdu¤u. 1997. s. Ama onun tafl›d›¤› özelliklerden baz›lar› geçmiflteki soyk›r›mlar›n hiç birinde yoktur.111-112). TELEV‹ZYON TELEV‹ZYON ‹NTERNET . s. Yahudi soyk›r›m›n›n tarihteki di¤er soyk›r›mlardan farkl›l›¤›n› afla¤›daki flekilde dile getirir: Holocaust.

modern pratiklerin .mahkemelerde geçen bir zihniyet olarak de¤erlendirmektedir. 2003. do¤ufluyla mahkemelik olan ve ömrü. Bauman. çeliflkili niyetler oldu¤unu gören bir modernlik. ne evrenselli¤i hedefleyen bir yaflam biçiminde eritilecek ne de evrensel tahakkümü hedefleyen bir biçim taraf›ndan de¤ersizlefltirilecek bir fleye indirgenemeyen ve bununla harmanlanamayan bir fley olarak alg›land›¤›nda. Çünkü onun yaklafl›m›nda postmodernli¤in d›fllama gücü zay›ft›r. er ya da geç arkada b›rak›lacak bir istasyon olmay›p varoluflun kurucu bir niteli¤i olan bir ço¤ulluktur. akademik düzeyde postmodernitenin önemli düflünürlerinden biri olarak kabul edilmektedir. bunlar›n birbirlerini iptal eden.iyi ya da kötü. Ona göre.84 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› bunun postmodenlik düflüncesinin anlam› oldu¤unu ileri sürmektedir. sonunda sonuçsuz kalan uzun ve gayretli modern mücadeleden sonra dünyan›n “yeniden büyülü hâle getirilmesi” olarak de¤erlendirilebilece¤i görüflündedir (Bauman. Bauman. modernli¤in d›fllanmas›.modernlik oldu¤unu ileri süren Bauman. 2003. dikkatle ve sa¤duyuyla bakan. dünyan›n büyüsünü bozmak için giriflilen. modernli¤i de dâhil etmekten baflka çaresi yoktur. Dolay›s›yla s›n›rlara s›n›r koyan postmodernli¤in. Postmodernlik. Ona göre postmodernlikte. gördüklerini tamamen sevmeyen ve de¤iflme gereksinimi hisseden modernlikten baflka bir fley ( ne eksik ne fazla bir fley ) de¤ildir. Bu ço¤ulluk. kendi kendisine. daha önce asla dile getiremedi¤i niyetlerini keflfeden. rüfltüne ermifl modernliktir: Kendisine içerden de¤il de d›flar›dan bakan. ayn› evde uzun ve çetin bir ömür sürmeye mahkûmdur (Bauman. postmodernli¤in kendi kimli¤ini inkâr etmeden modernli¤i d›fllayamayaca¤›n›n alt›n› özellikle çizer. ayn› zamanda yüksek bir pozitif de¤er rütbesine ç›kar›l›yor. Postmodernli¤in. Postmodernlik. Postmodernlik. yaflam biçimlerinin farkl›l›¤›. henüz ulafl›lmam›fl mükemmelli¤e giden yoldaki geçici. kendisinin psikanalistli¤ini yapan.347-348). Çünkü paradoksal olarak. Bu konumundan dolay› da postmodernli¤in kendisine tokat atana öbür yana¤›n› da uzatmaya zorlanabilece¤ine iflaret etmektedir. kendi orijinal projesinin uygulanamazl›¤›n› kabul eden modernliktir. 1998b. önceki süreçten kesin bir kopma ya da belirgin bir farkl›laflma yoktur. s. müphemli¤in üstesinden gelmeyi ve ayn›l›¤›n tek anlaml› kesinli¤ini hedefleyen tipik modern güdüden tamamen özgürleflme anlam›na gelmektedir. Bauman’a göre. bununla birlikte yaflamaya kararl› olan. Bauman. kendi imkâns›zl›¤›yla uzlaflan. durumuna ve geçmiflte yapt›klar›na daha derinlemesine. modern zihniyeti. Bauman. “Postmodernlik illa da modernli¤in reddi. sadece kerhen kabul edilmiyor. Zygmunt Bauman’› postmodernizmin en etkili düflünürlerinden biri olarak gördü¤ünü belirtmekle kalmam›fl. Örne¤in Dennis Smith. bu durumu postmodernli¤in do¤as›na ba¤lar. onu postmodernitenin peygamberi olarak ilan etmifltir. Bauman. bir zamanlar bilinçsizce yapt›¤› fleyleri bilinçli biçimde terk eden modernliktir” ( Bauman. kan düflman›yla. Bauman. kendi imkâns›zl›¤›n› kabul eden modernliktir. postmodernli¤in.davac› ya da daval› olarak. Postmodernli¤in ise otoritesini tan›d›¤› hiçbir mahkemenin olmamas›ndan dolay› baflvuraca¤› mahkemenin de olamayaca¤›n› belirtir. eldeki her fleyin modernli¤e terk edilmesi anlam›na gelecektir.46). Bundan dolay› postmodernlik. özünde çok anlaml› ve tart›flmal› olan postmodernlik düflüncesinin ço¤unlukla iflaret etti¤i fleyin dünyan›n ortadan kald›r›lmas› imkâns›z ço¤ullu¤unun kabulü oldu¤unu belirtir. s. kazanç ve kay›plar›n›n tam bir hesab›n› yapan. postmodernli¤in. Bauman’›n de¤erlendirdi¤i biçimiyle postmodernlik. tektiplilik ve evrenselcilik gibi modernli¤in merkezi de¤erlerinin iflaretlerini tersine çevirdi¤i görüflünü paylafl›r. Bauman. Dolay›s›yla postmodernlik. itibars›zlaflt›r›lmas› ya da sona erdirilmesi de¤ildir.327). kendini gözetleyici bir modernlik. kendi ay›rt edici özelli¤i olan farkl›l›¤a. s.

berrak ayr›lmalar ve saf tözler ba¤lam›nda modernli¤in yaflad›¤› deneyimlerin sonucu oldu¤unu ileri süren Bauman’a göre. s. savunmas›z bir hedef. Ünite . Bauman’a göre hoflgörünün. ilke olarak bütün yaflam biçimlerine izin verilmektedir. postmodern zihniyet ve pratik. net s›n›rlar. Bauman. Ona göre postmodernlik bir anlamda kendine d›flar›dan ve elefltirel olarak bakabilen ve bir zamanlar bilinçsizce yapt›¤› ulafl›lmas› imkans›z fleyleri bilinçli biçimde terk eden modernliktir. düzen. özgürlük. Bu nedenle Bauman’a göre modernlikle postmodernlik aras›nda kesin bir kopma ya da belirgin bir farkl›laflma söz konusu de¤ildir. postmodernli¤in müphem. eflitlik ve kardefllili¤in. do¤as› gere¤i. bütün oyunlar›n kurallar›n› bozan ve her kurallar kümesinin hayat süresini keskin biçimde k›saltan oyunlara böldü¤ünü ileri sürmektedir. Bauman.131). postmodern farkl›l›k ve olumsall›k coflkusu. tekillik arama ya da bunu dayatma kararl›¤›ndaki modern muhalefete. müphemli¤in üstesinden gelerek bunun yerine tek anlaml› kesinlik olarak gördü¤ü ayn›l›¤› hedefleyen modern güdüden tamamen özgürleflmek ve tek tiplilik ve evrenselcilik gibi modernli¤in merkezi de¤erlerini tersine çevirmek demektir. kendi kendilerini ve dayan›flma içinde olduklar› herkesi tehlikeye atmadan . Bauman’a göre. 2003. farkl›l›k bir bask› olmaktan ç›k›p eylem ve çözüm gerektiren bir sorun olarak yorumland›¤› zaman. sald›r›lar› püskürtebilmesinin tek yolu. zorbal›k ve vicdans›zl›¤a karfl› çok zay›f bir savunma silah›. Bauman. farkl› olma evrensel hakk›na sald›rmak. s. Ancak bu durumun. uzlafl›. postmodernli¤in ço¤ul ve ço¤ulcu dünyas›nda. hiçbir fleyi eleyemez. Bauman (2003. modern tek tiplilik ve keskinlik hülyas›n›n taht›na oturmufl de¤ildir. ayn› zamanda da onun zay›fl›k ve savunmas›zl›¤›n›n kayna¤› olarak görülmektedir. postmodern durumu. Daha öncede belirtti¤imiz gibi Bauman’a göre. buna karfl›n özgürlük. dayan›flma hâlinde olanlar›n hiçbirinin.131-132). Bu nedenden dolay› postmodernli¤e güç ve cazibe katan her fley. vicdans›zlar için kolay bir av oldu¤unu belirtir.4.326-327). tek bafl›na. Postmodern olarak adland›r›lan durumda ortaya ç›kan manzaran›n hiç kuflkusuz. Ona göre e¤er hoflgörü dayan›flmaya dönüfltürülebilirse ateflkes bar›fla bile dönebilir (Bauman. Hatta hoflgörünün. herhangi bir yaflam biçimini izinsiz k›lacak kadar bariz veya tart›flmas›z de¤ildir. modern zamanlar›n büyük oyununu pek çok küçük ve yeterince eflgüdümlenmemifl.Zygmunt Bauman: Modernlik ve Postmodernlik 85 bir zamanlar onlar› ateflleyen hedeften yoksun biçimde devam etti¤i görüflündedir (Bauman. hiçbir fleyin yerine geçemez. s. 2003. Dahas› bunu asla baflaramayacakt›r. düflman güçlerin geçici bir dengesi olmaktan baflka bir anlamda mümkün hâle gelmektedir. Bauman’a göre postmodernlik. pazarl›k yap›lamayacak bir evrenselliktir. dolay›s›yla modernli¤i de d›fllamak yerine farkl›l›¤a dahil eden ço¤ulcu bir dünya anlay›fl› ile temellendirilmifltir. Bununla birlikte postmodernlik do¤as› gere¤i hiç bir zaman modernli¤in yerini alamaz. postmodern zihniyetin ancak al›flkanl›k hâline gelen hoflgörüsüyle karfl›l›k verebilece¤ini ileri sürer. Di¤er bir ifade ile hiçbir yaflam biçimi. gelece¤in do¤rusal bir de¤iflim yaflayamayaca¤›na iflaret eden. Nitekim postmodernlik ilke olarak farkl›l›¤› d›fllamak yerine tan›yan ve bütün yaflam biçimlerine izin veren. farkl›l›k ve hoflgörünün ise postmodernli¤in ateflkes formülü oldu¤unu ileri sürmektedir. modernli¤in slogan›. ‹deal anlamda. farkl› yaflam biçimlerinin bar›fl içinde birlikte yaflamalar›. hatta hiçbir fleyi marjinallefltiremez. çok sonuçlu birden fazla opsiyonu mümkün k›lan. Çünkü bunu yapabilecek veya baflarabilecek bir kapasiteye sahip de¤ildir. taraflar için eflit f›rsatlar yaratmayaca¤› ve hep inatç› ve dayat›c› taraf›n ifline gelece¤inin fark›ndad›r. insani durumla yaflamaya mahkûm olmas›n› postmodernli¤in kazançlar› ve ayn› zamanda kay›plar› olarak de¤erlendirir. dayan›flmaya dönüflmesi ve flu evrensel anlay›fla çevrilmesidir: “Farkl›l›k.

kimin yabanc› oldu¤una kimin -devletin mi yoksa kabilenin mi. dünyan›n heyecan verici farkl›l›¤›n›n meflru bir parças› oldu¤una inanmalar›d›r. s. Ancak bu flans. postmodern zihnin fark›nda oldu¤u fleyin. Buna karfl›n postmodernlikte gerçek bir özgürleflme flans›n›n oldu¤unu ileri süren Bauman’a göre. di¤erlerinin yaflam›fl oldu¤u sefaleti onlar›n seçmifl oldu¤u . Postmodern hoflgörünün. Dolay›s›yla postmodern durum. yabanc›n›n haklar›na ba¤l›d›r (Bauman. burada zengin ve beceriklilerin hiçbir fleyi kafalar›na takmadan e¤lenebilmelerinin tek nedeni. böyle bir bencilli¤in bu hoflgörünün en ivedi ve gündelik tezahürü oldu¤unu belirtir. ikincilerin sefaletine sefalet kat›¤›n› ileri sürmektedir. Bau- . insani ve toplumsal yaflamda iyi çözümleri olmayan sorunlar›n. Bunun nas›l sa¤lanaca¤›na yönelik yöneltilen soruya ise Bauman: “Bu sonuca ulaflt›rma. Bunun yan›nda güçsüzlük ve yetersizli¤i postmodern hastal›¤›n isimleri olarak de¤erlendiren Bauman (2005. Bauman. tehlike ve hata içermeyen. Çünkü ona göre postmodern zihin mu¤lakl›k. 2003. toplumu.86 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› hofl göremeyece¤i tek konudur” (Bauman. s›n›rlar› ihlal etme dehfletini de¤il. ikincilerin sefaletinin kendi hakl› tercihleri oldu¤una ya da en az›ndan bunun. Ona göre insanlar›n bir arada olma flans›. s.59). zorunlu bir durumu erdem hâline getirir. Postmodernitenin. 2005. ortadan kald›r›lmayan kuflkular›n. k›smi gözlemlerin ve anlat›lar›n ço¤almas›n› özendirdi¤ini savunur. s. bu süreçte silahlar› b›rakma. postmodernitenin özellikleri aras›nda en ay›rt edici olan›d›r diyerek. vatandafl›n/insan›n tek evrenselli¤i olarak kiflinin kendi kimli¤ini seçme hakk›na ve bireyin nihai ve ayr›lmaz bir parças› olan seçme sorumlulu¤una vurgu yap›larak bireyi bu seçme özgürlü¤ü ve sorumlulu¤undan mahrum b›rakmay› hedefleyen. 2005.305-306). mesafe koymak ve ay›rmak için günlük olarak dikilen mini Berlin Duvarlar›n› y›k›labilme durumu ve flans› mevcuttur. postmodern zihniyetin. karmafl›k devlet ya da kabile yönetim mekanizmalar›n›n maskesi düflürülerek ve a盤a ç›kar›larak gerçeklefltirilir” cevab›n› vermektedir. yabanc›y› d›fllamak için yürütülen s›n›r mücadelelerine bir son vermek. modernli¤in “yerinden edici” ifline son vermekte yat›¤› görüflündedir. Tutars›zl›k. postmodernitenin yanl›fl ve bütünsellefltirici bir öngörünün ortaya ç›k›fl›n› engellemeye yard›m etti¤ini. yanl›fl ve bütünsellefltirici bir öngörünün ortaya ç›k›fl›n› engellemeye yard›m etti¤ini ve k›smi gözlemlerin. Bauman’›n postmodernli¤in olumsuz yanlar›ndan biri olarak de¤erlendirdi¤i bu durumda zengin ve becerikliler. 2000. bu flans›n.327). Bauman. s. zengin ve beceriklilerin bencilli¤ine do¤ru yozlaflmas›ndan daha kolay bir fley olamayaca¤›n›n fark›nda olan Bauman.karar verece¤i sorusuna de¤il. s.kayg›s›z bir varolufl biçiminde bulunarak ve seçme yükümlülüklerini ihmal ederek bile olsa seçtikleri.331). Bauman’a göre. s. 2003. Bauman’a Göre Postmodern Etik 1998 y›l›nda Türkçeye “Postmodern Etik” ad›yla çevrilen kitab›nda Bauman. s›n›rs›zl›¤›n dehfletini görür. postmodernli¤in huzursuzlu¤u olarak uyumsuzluk korkusunu de¤il uyum sa¤laman›n imkâns›zl›¤›n›.bir “yaflam biçimi” olarak de¤erlendirebileceklerdir (Bauman.120). birinciler taraf›ndan kutlan›rken. yeniden do¤an etnisitenin kutlanmas›nda ve gerçek ya da icat edilen kabile gelene¤inde de¤ildir. ayart›lan mutlular ile bast›r›lan mutsuzlar olarak ikiye bölmektedir. akl›n dikte etti¤i reçetelerle tedavi etmek flöyle dursun yat›flt›r›lamayan manevi ac›lar›n varl›¤›n›n oldu¤unu ileri sürmektedir. her fleyi kucaklayan. Konuya bu aç›dan yaklafl›ld›¤›nda Bauman. tam ve nihai bir yaflam formülü bulaca¤›n› art›k umut etmez ve bunun tersini vaat eden her sese büyük bir kuflkuyla yaklafl›r. Bauman. anlat›lar›n ço¤almas›n› özendirdi¤ini savunur (Smith.50. risk.

Ünite . postmodern olan›n böyle bir olas›l›¤a inanmamakta yatt›¤›n› ifade eder. baflka bir deyiflle. 1998b.51). Bauman. Ayr›nt› Yay›nlar›) adl› kitaplar›ndan ulaflabilirsiniz. s. Zygmunt Bauman’›n postmodernlik yaklafl›m› konusunda daha detayl› bilgiye K ‹ T A P“Postmodern Etik” (1998. evrensel ve sars›lmaz temellere sahip. müpS O R U bir etik. er ya da geç normal seyrini izleyece¤ini anlam›nda. prahem olmayan bir ahlak. 2001. elementleri evcillefltirme ve kendi yarat›m çabas› olmasa baflka türlü olacak olan bir dünya yaratma çabas› olarak tan›mlad›¤›n› ifade etmektedir.295). oluflturulmakta olan. daima “yeni ve geliflmifl” hâle ZYGMUNT BAUMAN’IN MODERNL‹KPOSTMODERNL‹K KARfiILAfiTIRMASI VE KÜRESELLEfiMEYE YÖNEL‹K GÖRÜfiLER‹ TELEV‹ZYON TELEV‹ZYON ‹NTERNET . savunmak ve korumak zorunda olan bir dünya oldu¤unu belirtir. genel olarak postmodern zaman›n krizler içinde yaflam olarak hissedilmesinin nedeni de budur (Bauman. (Bauman. kurmak. Bauman.. SIRA S‹ZDE DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P ‹NTER NET Bauman. s. modernli¤i yerinden edip onun yerini alarak ya da modernlik sona erdi¤i veya yok olmaya yüz tuttu¤u anda ortaya ç›karak veya kendisini ortaya koydu¤unda modern görüflü imkâns›z k›lmak anlam›nda “post” de¤ildir. insanl›k durumunun kar›fl›kl›¤›n›n kal›c› oldu¤u düflüncesiyle uzlaflm›flt›r.. Ayr›nt› Yay›nlar›) ve “Postmodernlik ve Hoflnutsuzluklar›”. (2000. Dolay›s›yla postmodern zihin. özellefltirilmifl ve odaklanm›fl tedavinin. modernli¤in kendisini uygarl›k olarak. SIRA S‹ZDE ima etme aldat›c› görüfllere dayand›¤›n›. sanat eseri bir dünya. bu anlamda. s. kusursuz etik kod hiçbir zaman bulunmayacakt›r. ilerlemeyle yaflanan modern aflk›n. postmodern zihnin. Türkçeye “Bireyselleflmifl Toplum” (2005) ad›yla çevrilen kitab›nda Bauman. Bauman. postmodern dünyan›n sakinleri olarak ço¤umuzun. Bauman’a göre (1998b. 1998b.4.295). onard›¤›ndan fazlas›n› de¤ilse bile en az onard›¤› kadar›n› bozdu¤unun fark›nda oldu¤unu dile getirir. Ona göre bu. Bu dünyan›n ise yapay bir dünya.156). s. atalar›m›z kadar AMAÇLARIMIZ özgür olmay› ancak rüyada görebilece¤imizi ileri sürer. yani. t›pk› bütün sanat eserleri gibi kendi temellerini aramak. kendi imkâns›zl›¤›n›. Dolay›s›yla kazan›lan al›flkanl›k türü. 1998b. en genel hatlar›yla postmodern bilgelik denilebilecek fleydir (Bauman. Bauman. Yoksa “kronolojik” bir anlamda. Modernlik anlay›fl›na göre böyle bir kod henüz bulunmam›fl olabilir ancak bir sonraki köflede ya da ondan sonraki köflede kesinlikle bizi beklemektedir (Bauman.20). s.20). öteki uygarl›klar›n tersine modernli¤in kendisini bir meslek ve bir hayatta kalma meselesi olarak yaflad›¤›n› iddia etmektedir (Bauman. modernli¤in ahlaki düflünce ve prati¤ini. Engelleyici ve sinsi k›s›tlamalar›n ve s›n›rlar›n yoklu¤una genellikle özgürlük denildi¤ini belirten Bauman. müphem olmayan etik bir kodun olanakl›¤›na duyulan inanc›n harekete geçirdi¤ini ileri sürmektedir. postmodern yaflamda insanlar›n hayat baflar›s›n› yeni al›flkanl›klar› çaD‹KKAT bucak edinmelerinden çok eski al›flkanl›klar›ndan kurtulabilme h›zlar›na ba¤l› oldu¤unu ileri sürmektedir. Postmodern perspektifin daha fazla bilgelik sa¤lamas›na karfl›n postmodern ortam›n bu bilgelik temelinde hareket etmeyi zorlaflt›rd›¤›n› ileri süren Bauman’a göre. s. yeniden oluflturulabilen. umutlar›n›n beyhudeli¤ini ve çabalar›n›n verimsizli¤ini modernli¤in kendisinin kuflkuya yer b›rakmayacak bir DÜfiÜNEL‹M flekilde gösterece¤i anlam›nda “post”dur.Zygmunt Bauman: Modernlik ve Postmodernlik 87 man. Modernli¤in uzun ve samimi çabalar›n›n yanl›fl oldu¤unu. her yerel. al›flkanl›klar olSIRA S‹ZDE maks›z›n yaflama al›flkanl›¤›d›r. görünüflteki hedefiyle ölçüldü¤ünde etkili olsun ya da olmas›n. evrensel olan ve “nesnel temellere dayanan” tik olarak imkâns›zd›r. 2005.

belki de de¤ildir. modernli¤in sonu mu? sorusuna ise “hay›r” cevab›n› vermektedir. bir görev ve asla tamamlanmayan ve hep daha fazla özen ve çaba gerektiren bir görev olarak de¤erlendirilmektedir. Modern anlay›flta insanlar›n hayat› verili bir durum de¤il. Birden fazla kategoriye yerlefltirilebilecek ya da modernli¤in düzenleyici ilkelerinin çatlaklar› aras›nda kalan sosyal gruplar asimilasyonist yaklafl›mlara ya da (Avrupa Yahudileri örne¤inde oldu¤u gibi) zulme ve yok edilmeye maruz b›rak›lm›flt›r. “yap›lm›fl” olandan baflka bir hayat bilmemektedir. Peki. modernli¤in postmodern dönemine geçiflin alt›nda yatan en önemli de¤iflikli¤in. Bauman’a göre (2000. onlar› meflrulaflt›rm›fl. k›sa süre içinde sona ermesinin de muhtemel olmad›¤›n› dile getirmektedir. Bauman. Postmodern anlay›flta ilerleme bir mükemmellik durumu. kendimizden emin bir biçimde. Bireylerin Modern ve Postmodern Koflullarda ‹nfla Biçimleri Bauman. Çünkü ona göre insan›n varoluflsal durumu. modernli¤in uzun. bireyin toplumsal olarak infla biçiminde.140). ilac› tam dozunda vermeye çal›fl›yoruz. Biz bugün bir kere daha. s. yaflad›¤›m›z ça¤ belki postmodern ça¤d›r.ve bunun ad› etnisite. Fakat alm›fl oldu¤umuz söylenemez. Modernlik baflka bir anlamda hâlâ bizimle. “hayatta kalma” anlam›nda sürekli bir durumdur (Bauman. yani yap›lmas› gereken her fleyin yap›lm›fl oldu¤u ve hiçbir de¤iflikli¤in gerekmedi¤i bir duruma yol açan geçici bir mesele de¤il. s. ilaç olarak sunulan fley bu defa. Bu. bizim bu dersi alm›fl olmam›z gerekiyordu.110-111). s. ayr›ca mu¤lâkl›¤› bast›rmaya yol açm›flt›r. eski hastal›¤›n kendisidir. modernli¤in uzun ve dolambaçl› yolunun bizi bir zamanlar atalar›m›z›n yola ç›kt›¤› bafllang›ç noktas›na getirdi¤ini veya belki de öyle göründü¤ünü ileri sürmektedir. dolambaçl› maceras›ndan bizim kendi dersimizi ç›karmam›z gerekti¤ini özellikle vurgulamaktad›r. aidiyetin alk›fllanmas›na ve heyecanla gelenek aramaya enerji. baflka bir deyiflle toplumsal yaflam› tutarl› tek bir entelektüel ve yönetsel sisteme göndermede bulunur (Smith. tedavisi olmayan ölçüde müphemdir ve iyi daima kötüyle iç içedir.115). Bir defa daha. Türkçeye “Postmodernlik ve Hoflnutsuzluklar›” (2000) ad›yla çevrilen kitab›nda Bauman. kültürel gelenek ve milliyetçiliktir. zafer sevinciyle. Aidiyetin iyi.315). Ancak “geç modern” ya da “postmodern” yorumunda insanl›k durumu hayat›n kipini daha hissedilir hâle getirmifltir. modernlik kaç›n›lmaz bir flekilde bask› hiyerarflileri kurmufl. yine de sona ermedi¤ini. 2000. ‹nsanlar farkl›d›r ve b›rak›n öyle kals›nlar” (Bauman. Ancak kesin olan kabileler ve kabilecilik ça¤›nda yaflad›¤›m›zd›r. s. 2005. Çünkü ona göre yaflan›lan süreç illa da modernli¤in bitti¤ini göstermiyor. Ona göre modernite. 2005. Eksiklerimiz için yaz›lan ilaçlar›n dozunu ayarlaman›n (tam dozunda m› yoksa öldürücü dozda m› oldu¤unu bilmek) tam olarak mümkün olmad›¤›n› ileri süren Bauman’a göre. Bauman’›n ortaya koydu¤u fley. insanlara hastal›klar›n tamam› için mucizevi bir ilaç keflfetti¤imizi ilan ediyoruz. ancak. Ona göre günümüzde cemaat övgüsüne. postmodern literatürde ortak olan bütünlük ya da bütünlükçülük elefltirisinin tipik örne¤idir. güçlendirici ve ilerici bir formu var-diyorlar bize. kitlelerin toplumsal olarak bütünlefltirilmesinde ve sistemik yeniden üretim sürecine yap›flt›r›lmas›ndaki derin de¤i- . Bauman’a göre. toplumsal yaflam› bir bütün olarak ele geçirme. Ona göre: “‹lac› reddetmekle ilac›n tedavi etmek istedi¤i hastal›¤› da unutuyoruz. güç ve canl›l›k katan fley mucizevî biçimde yeniden do¤an kabileciliktir.88 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› getirilen bir hayatla birlikte.

bu anlamda bireyler. bireyin gittikçe artan . (››) Bireyler disiplinli aktörlerdi. bir fley ifade etmeyen. böyle bir iç düzenleme hem amac› hem de güdüsü oldu¤u sosyalleflme sürecinde de sürdürülmektedir.buradaki “deneyim” hem (deneyim) hem de (hayat) anlam›ndaki deneyim. bireylerin oluflumuna hizmet eden de¤erlendirmenin ana kal›plar›n› ve kriterlerini de sa¤l›yordu.203-204). postmodern koflullar alt›nda ise bireylerin esas olarak tüketici/oyuncu olarak infla edildiklerini ileri sürmektedir. Yani.ve asla doymayan. (››) Postmodern koflullarda infla edilen bireyler “yarat›c›” aktörlerdir. Ona göre bireylerin hepsinin ya da ço¤unun icra etmeleri istenen ve bunun icras› için e¤itildikleri üretici ve asker rolleri. önceki ö¤rendiklerine ve kazan›lm›fl al›flkanl›klar›na çok az ba¤l› olan aktörler olmalar›d›r.4. (›v) Bafll›ca do¤ruluk/uygunluk modeli ise sa¤l›kt›. Sa¤l›k. böyle bir gücü muntazam olarak ve hiç bitkinlik duymadan üretme kapasitesine sahip olmal›yd›. 2001. daima yeni deneyimler arayan. Dolay›s›yla modern koflullarda yarat›lan birey Bauman’a göre (2001. kendi aralar›nda. s. düzenli. davran›fllar› genellikle düzenli/kurall› olan ve her fleyden önemlisi de düzenlenmeye boyun e¤en aktörlerdi. yukar›daki üç alanda baflar›l› olma kapasitesi ile yak›ndan ilgili bir düflünceydi. anlaml› bütünler oluflturabilmeleri için öteki birimlerle birleflmesi gereken fleylerdi. Bauman. s.203). modern koflullarda bireylerin esas olarak üretici/asker olarak infla edildiklerini ileri sürmektedir. disiplinli. istenen biçimde davranma ve topluluklar›n efl güdümlü faaliyetlerine uyma kapasitesini simgeliyordu. Postmodern koflullar içerisinde bu flekilde yarat›lan bireyler ise flu özelliklere sahip olmaktad›rlar: (›) Bireyler öncelikle ve birincil olarak. Sa¤l›k. postmodernlikte bafll›ca do¤ruluk modelinin sa¤l›k de¤il uygunluk oldu¤unu ileri sürer. flu özelliklere sahip olmaktayd›: (›) Bireyler birincil olarak ve her fleyden önce üretici ya da askerin yarat›c› ya da y›k›c› iflgücüne dönüfltürülebilen kinetik gücün tafl›y›c›lar›yd›. bireylerin oluflumuna hizmet eden de¤erlendirmenin ana kal›plar›n› ve kriterlerini de sa¤lamaktad›r. sürekli ve tercihen daima artan bir uyar›c› ak›fl›n› emebilen ve bunlara tepki verebilen deneyim organizmalar›d›r. tersi olan bedensel zay›fl›k ya da uyma ve tabi olmadaki kabiliyetsizlik ise hastal›k iflareti say›l›yor ve dolay›s›yla da t›bba ya da psikiyatriye havale ediliyordu. Ayn› zamanda uyar›c›lara tekrarlanan ve öngörülebilen biçimde tepki veren ve efl güdümlü bask›ya tabi tutuldu¤unda monoton davranabilen aktörlerdi. kendi aralar›nda. (›››) Bireyler. (›v) Bauman. Bauman’a göre “uygunluk”.Zygmunt Bauman: Modernlik ve Postmodernlik 89 fliklikte bulunabilece¤ini ileri sürmektedir (Bauman. Bauman’a göre. Ünite . Modern koflullarda yarat›lan bireylerin s›n›rlar› öncelikle s›n›rlamaktan çok uymak ve ba¤lanmak/yap›flmak için tasarlanan ara kesimlerdi. Bauman. Bauman’a göre. tüketiciler ve oyuncular›n hepsinin ya da ço¤unun icra etmeleri istenen ve bunlar›n icras› için e¤itildikleri roller. asla tamamen dengede olmasalar da neredeyse kendi kendisine yeten ve kendi kendisini güdüleyen birimler olarak kendi kendilerini dengeleme e¤ilimindedirler. Bauman’a göre. 2001 y›l›nda Türkçeye “Parçalanm›fl Hayat” ad›yla çevrilen kitab›nda modern ve postmodern koflullardaki bireylerin infla biçimlerine ve yarat›lan bireylerin sahip olduklar› özelliklere yönelik de¤erlendirmeler yapm›flt›r. yaln›z bafllar›na tamam olmayan. Bu bireylerin en önemli özellikleri kendili¤inden ve kolayca atefllenebilen bir davran›fl esnekli¤ine sahip olmalar›. (›››) Bireyler. bedensel güç ve enerji ile birlikte. t›pk› Lego ya da Meccano oyuncaklar›ndaki tafllar gibi.

postmodern döneme geçiflin alt›nda yatan en önemli de¤iSIRA modernlikten S‹ZDE flikli¤i nerede bulabiliriz? D Ü modernlik fiÜNEL‹M Bauman.10). Buna karfl›n bu S O R U sürecin sonunda hiçbir müphemlik tafl›mayan iyi (yani evrensel olarak üzerinde anlafl›lan itiraz edilmeyen) çözümler olmaks›z›n ebediyen ahlaki ikilemlerle karfl›D‹KKAT laflaca¤›m›z› ve çözümlerin nerede bulunabilece¤inden. küreselleflme fikrinden ç›kan en derin anlam. “küreselleflmenin” onsuz mutlu olamayaca¤›m›z fley. modern öz-bilinç ve özgüven tarihindeki bir dönüm noktas›n›n gizli oldu¤u görüflündedir. Toplumsal Sonuçlar›” (1999) ad›yla çevrilen kitab›nda küreselleflme sürecine ve küreselleflmenin anlam›na dair önemli aç›klamalar getirmektedir. küreselleflme sürecine yönelik de¤erlendirmesini yaparken küreselleflme sürecinin iki yönlü alg›lanmas›na dikkat çekmektedir. Bauman. bir merkezin. ilerisi için güvence alt›na al›nm›fl bir AMAÇLARIMIZ zafer olmaks›z›n hareket etmemiz gerekir. s. sadece herkesin her yerde Mcdonald’s burgerleriyle beslenip TV’de en yeni belgesel dramay› izleyebilece¤i anlam›na geldi¤ini ileri sürmektedir. son zamanlar›n moda kavram› olarak adland›rd›¤› küreselleflmede anlam›n› bulan en önemli fleyin “fleylerin elimizden” kaçt›¤› hissi oldu¤u görüflünü savunur. baz›lar›na göre ise mutsuzlu¤un nedeni olarak görüldü¤ünü belirtmektedir. tersine. Geçmiflten günümüze de¤in hem birlik hem de farkl›l›¤›n ayakta kalamad›¤›n› ileri süren Bauman. s. hatta bunlar› bulman›n iyi olup olamayaca¤›ndan asla emin olamayaca¤›m›z› art›k biliyoruz (Bauman. Bauman. DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P TELEV‹ZYON Bauman’a Göre Küreselleflme ‹NTERNET TERNET Bauman’›n‹ N modernlik ve postmodernlik konular› d›fl›nda üzerinde durdu¤u di¤er önemli bir konu ise küreselleflmedir. Ona göre. 1999. SIRA S‹ZDE 2 Bauman’a göre. Bu durumun her zaman böyle oldu¤unu ancak geçmiflte ve bugün böyle oldu¤unu flimdi bildi¤imizin alt›n› çizmektedir (Bauman. bir idari büronun yoklu¤udur (Bauman. s. gerçeklefltirilmek istenen önemli bir misyon olmas›na karfl›n. deneyiminde bireylerin ahlaki sorumluluklar›n› yasa koyuculara kayd›rarak bireyleri evrensel olarak ahlakl› k›lma giriflimi ve bu süreçte herkesi özgür k›lma vaadinin baflar›ya ulaflmad›¤›n› ileri sürmektedir. süre giden dengede olma durumundan yüksek rahats›zl›klar ise “uygunsuzluk” belirtileridir. tarihin yeniden tekrarlamayaca¤›n›n hiçbir garantisi olmad›¤›n› belirtir. K ‹ T s. Türkçeye “Küreselleflme. Bu durumdaki bireyler t›bba ya da psikolojik dan›flma veya psikiyatrik tedaviye havale edilirler. geri dönüflü olmayan bir süreç oldu¤u yönündedir (Bauman. . Bauman’a göre “küresellik”. Modernli¤in bir zamanlar kendisini evrensel gördü¤ünü. bu s›fat de¤iflikli¤inin arkas›nda. akl›n hakimiyetinde olma. s.120).38). Evrenselli¤in gurur duyulan bir proje. 1999. SIRA S‹ZDE s.69).90 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› yeni deneyimleri bedensel ve ruhsal olarak emme ve bunlara yarat›c› bir biçimde tepki verme kapasitesini. Baz›lar›na göre. “Bükemedi¤in eli öpeceksin” türü bir öz-teselli nasihat› ile flekillendirilse de daima kapitülasyonun ac›l›¤› ile kar›flan bir kabullenmedir (Bauman. h›zl› de¤iflimlere dayanma yetisini. d›flar›da olup bitenlere koyun gibi r›za gösterme. 2001. modernitenin hoflnutsuzluklar›.7). Ancak herkesin birleflti¤i nokta küreselleflmenin dünyan›n kaçamayaca¤› kaderi. kendi kendisini gözetleme ve performans yetersizliklerini düzeltmek suretiyle “formunu koruma” yetene¤ini temsil etmektedir. A P Bauman’a göre (2000. 1998b. bir yönetim kurulunun. 2005. küreselli¤in. bir kontrol masas›n›n.45). dünya meselelerinin belirsiz. bireysel mutluluk aray›fl›nda çok az bir özgürlü¤e tahammül ede(bile)n bir güvenlik anlay›fl›ndan kaynaklan›rken postmodernitenin hoflnutsuzluklar› ise çok az bireysel güvenli¤e TELEV‹ZYON izin veren bir haz arama özgürlü¤ünden kaynaklanmaktad›r. Bunun tersi olan bedensel gevfleklik. Dolay›s›yla eskiden oldu¤u gibi. günümüzde ise küresel sayd›¤›n› ileri süren Bauman. kurals›z ve kendi bafl›na buyruk do¤as›d›r.

Ona göre art›k hiç kimse kontrolü elinde bulundurmamaktad›r. göçebeyle yerleflik. 1999. s.Zygmunt Bauman: Modernlik ve Postmodernlik 91 Bauman’a göre küreselleflme fikrinden ç›kan en derin anlam nedir?SIRA S‹ZDE Bauman’a göre.8).9). 1999. Di¤er bir endifleli durum ise giderek daha fazla küresel ve yurtsuz bir hâle gelen elit kesimle geride kalan “yerelleflmifl” TELEV‹ZYON kesim aras›ndaki tedrici iletiflim kopuklu¤udur (Bauman. dünya çap›nda bir s›ralaman›n oluflturuldu¤unu ileri sürmektedir. Bauman. Bauman. yerkürenin DÜfiÜNEL‹M tek tiplili¤ini art›ran nedenlerle bölen nedenlerin özdefl oldu¤unu ileri sürmektedir. insanlar› ay›rma ve d›fllamad›r. bu gün tan›k oldu¤umuz fleyin dünya çap›nda bir yeniden tabakalaflma oldu¤unu. bütünleflme ve parselleme. normalleS anormal ya da yaO R U say› ihlal edenler aras›ndaki ça¤lar süren ayr›mlar› örtbas etmifltir (Bauman. Ayr›nt› Yay›nlar›) adl› kitab›ndan ulaflabilirsiniz. TELEV‹ZYON 3 SIRA S‹ZDE DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P TELEV‹ZYON ‹NTERNET SIRA S‹ZDE DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P TELEV‹ZYON ‹NTERNET ‹NTERNET . gücün ve güçsüzlü¤ün. Bauman (1999. zenginle fakir. ‹ N T ve ERN ET sentez ve da¤›lman›n. bu tabakalaflma süresince yeni bir toplumsal-kültürel hiyerarflinin. küreselleflme ve yurtlaflt›rman›n karfl›l›kl› olarak birbirini tamamlayan süreçler oldu¤unu ileri sürer. küreselleflme sürecinin olumlu yönlerinden çok olumsuz etkilerine K ‹ T daha A P çok önem vermektedir. s. 1999. Dolay›s›yla Bauman’a göre. Bauman. yeni merkez.4. dünyan›n eskiden bir bütünlük arzetmesine karfl›l›k büyük bölünD‹KKAT menin ortadan kalkmas› ile art›k bir bütünlük sergilemedi¤i görüflündedir. küreselleflme sürecinin herkesin oldu¤u varsay›lan etkilerinin asl›nda tümüyle birlefltirici olmad›¤›n› belirtir. Ünite . günümüzde teknolojik geliflmelere ba¤l› olarak zaman ve meDÜfiÜNEL‹M safenin eski anlam›n› yitirmesi. K ‹ T daha A P detayl› bilZygmunt Bauman’›n küreselleflme konusuyla ilgili düflünceleri hakk›nda giye “Küreselleflme. özgürlü¤ün ve k›s›tlaman›n yeniden da¤›t›m›nda yank›lanmaktad›r. Örne¤in Sovyetler Birli¤i’nin ve Yugoslavya’n›n da¤›lmas›yla yeni ulus-devletlerin özgürlüklerini SIRA S‹ZDE ilan etmeleri küreselleflme sürecinin onlar taraf›ndan olumlu olarak de¤erlendirilmesine.81). servetin ve yoksullu¤un. Merkezinde hareket özgürlü¤ü yatan günümüz kutuplaflmas› çok boyutludur.9). bir “yerelleflme”. mekân sabitleme süreci de ifllemektedir. Bauman’a göre. Dolay›s›yla kontrolü elde SIRA S‹ZDE oldu¤u gitutman›n neye benzeyece¤i de pek aç›k de¤ildir. homojenlefltirme yerine kutuplaflt›rma e¤ilimi tafl›maktad›r. s. ulus-devlet yap›lar›n›n ve milli kültürlerin birtak›m küresellefltirici güçlerin olumsuz etkisine maruz kalmas› ise bu etkiye maruz kalanlarca küreselleflme süreAMAÇLARIMIZ cinin olumsuz olarak de¤erlendirilmesine neden olmaktad›r. s. Ona göre. baz›lar› için yeni bir özgürlü¤ün olan fley D ‹emaresi KKAT baflkalar›n›n üzerine davetsiz ve kötü bir kader olarak çullan›yor. Günümüzde küreselleflme olarak adland›r›lan süreç ayr›cal›klar›n ve mahrumiyetin. s. bütünleflme ve çözülmenin denk düflmesi iç içe geçmesi rastlant›dan baflka bir fley de¤ildir. baz›lar› için küreselleflme olarak görülen fley baflkalar› için yerelleflme anlam›na geliyor. Bauman. Bu durumda eskiden bi insanl›k için sesini yükseltecek ya da sesini yükseltti¤inde insanl›k taraf›ndan dinlenecek ve itaat edilecek kadar ma¤rur bir yerelli¤in olmad›¤›n› ileri süren BauAMAÇLARIMIZ man için herkesin r›za gösterece¤i küresel ifllerin bütünselli¤ini kavray›p aç›klayabilmemizi sa¤layacak tek bir olgu da kalmam›flt›r (Bauman. Ona göre ifl ve finans dünyas›n›n ve bilgi ak›fl›n›n yerküre çap›nda ortaya ç›k›S O R U fl›n›n yan› s›ra. küreselleflme süreçlerinin ayr›lmaz bir parças› mekân› giderek bölme. küreselleflme birlefltirdi¤i kadar bölmektedir de. Toplumsal Sonuçlar›” (1999. kaynaklar›n ve acizli¤in. Sonuç olarak küreselleflme sürecinin olumlu taraflar› yan›nda olumsuz yönleriSIRA S‹ZDE hemfikir ni de dikkate alan Bauman (1999.69). Ona göre.

A M A Ç 3 AM A Ç 2 . Di¤er bir ifadeyle postmodernlik. Zygmunt Bauman’›n Modernlik ve Yahudi Soyk›r›m› aras›ndaki iliflkiye yönelik görüfllerini aç›klayabilmek. daha do¤rusu modernleflmemifl toplumlardan birinde de¤il. Modern soyk›r›m›. Yahudi Soyk›r›m› bu nedenle toplumun.92 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Özet A M A Ç 1 Zygmunt Bauman’›n Modernli¤e yöneltti¤i elefltirilerin nedenlerini kavrayabilmek. onlar› meflrulaflt›rm›fl. çok farkl› insanlara çok farkl› fleyler anlat›r. modern zamanlarda her bir düzen adac›¤›n›n daha fazla biçimlendirilebilir. ayr›ca mu¤lâkl›¤› bast›rmaya yol açm›flt›r. Bauman’›n modernli¤e yöneltti¤i di¤er bir elefltiri ise modernli¤in farkl›l›¤› büyük bir suç olarak görmesi gelmektedir. soyk›r›m›n yeterli sebebi olmasa da gerekli kofluludur. Zygmunt Bauman’›n postmodernlikle neyi kastetti¤ini tan›mlayabilmek. rüfltüne ermifl modernliktir. Özünde çok anlaml› ve tart›flmal› olan postmodernlik düflüncesinin ço¤unlukla iflaret etti¤i fleyin dünyan›n ortadan kald›r›lmas› imkâns›z ço¤ullu¤unun kabulü oldu¤unu belirten Bauman. adalet ve ak›l için evrensel olarak uygulanabilir standartlar belirlerken göreceli¤i. uygarl›¤›n yüksek sahnesinde ve insano¤lunun kültürel zaferinin zirvesinde do¤mufl ve uygulanm›flt›r. modernlik kaç›n›lmaz bir flekilde bask› hiyerarflileri kurmufl. Bu duruma ba¤l› olarak da ulafl›lan sonuç düzenlemeler. Efli Janina’n›n savafl y›llar›ndaki kendi yaflam öyküsünü kitap olarak yay›nlamas› Bauman’›n modernli¤e ve Yahudi Soyk›r›m›na bak›fl aç›s›n›n de¤iflmesine neden olmufltur. Bir düzen rüyas›na sahip olan modernlik. Bauman’a göre. eflinin yazd›¤› kitab› okuduktan sonra Yahudilere uygulanan soyk›r›m›n tarihin ak›fl›nda basit bir olay olmad›¤›n›. Birden fazla kategoriye yerlefltirilebilecek ya da modernli¤in düzenleyici ilkelerinin çatlaklar› aras›nda kalan sosyal gruplar asimilasyonist yaklafl›mlara ya da (Avrupa Yahudileri örne¤inde oldu¤u gibi) zulme ve yok edilmeye maruz b›rak›lm›flt›r. yönetti¤i toplumu düzenlenecek. belirsizli¤i ve mu¤lâkl›¤› bast›rmaya çabalam›flt›r. Bauman. yasalar ve ahlaki kodlar yoluyla düzen yaratmaya kalk›flan bir toplum olmufltur. genelde bir bahç›vanl›k ifli gibi ele alan Bauman’a göre. modernli¤in en üst aflamas›n› yaflayan Avrupa’daki bir toplumda gerçekleflmifltir. Dolay›s›yla ona göre. Bauman’a göre. modern kültür gibi. modernlikle önemli bir ba¤lant›s›n›n oldu¤unu fark etti¤ini belirtir. yak›n çevremizdeki dünya parças›n› kural tan›r. Çünkü Yahudi Soyk›r›m› modern ak›lc› toplumda. yetifltirilecek ve yabani otlar› denetime al›nacak bir fley olarak gören modernli¤in “bahç›van” devlet anlay›fl› durmaktad›r. postmodernli¤in illa da modernli¤in reddi. itibars›zlaflt›r›lmas› ya da sona erdirilmesi anlam›na gelmedi¤ini savunur. Bauman’a göre modernlik her fleyden önce bir s›n›r uygarl›¤›d›r. Ona göre. toplumsal geliflmesini tamamlayamam›fl. kontrol etme. Çünkü daha önce Yahudi Soyk›r›m›n› tarihin ak›fl›ndaki bir olay olarak de¤erlendiren Bauman. Bauman’a göre. Bundan dolay› da postmodernlik. kurumlar. modernlik. dikkatle ve sa¤duyuyla bakan. postmodernite. postmodernlik. kendi orijinal projesinin uygulanamazl›¤›n› kabul eden modernliktir. Yahudi bir ailenin çocu¤u olan Bauman göre. kestirebilir ve denetlenebilir k›lma mücadelesi sonuçsuz kalmaya mahkumdur. durumuna ve geçmiflte yapt›klar›na daha derinlemesine. düzenleme ve s›n›fland›rma düflüncesine tak›lm›flt›r. gördüklerini tamamen sevmeyen ve de¤iflme gereksinimi hisseden modernlikten baflka bir fley (ne eksik ne fazla bir fley) de¤ildir. kendi kendisine. uygarl›¤›n ve kültürün bir sorunudur ve bunun araflt›r›lmas› gerekmekteydi. modern dönemin bir özelli¤i olan kaos yerine düzen getirme. Modern anlay›fl do¤ruluk. daha iyi denetlenebilir ve daha etkin uygulan›r hâle gelmesinden dolay› tam bir kaosa neden oldu¤unu ileri sürmektedir. Çünkü Yahudi Soyk›r›m›. Yahudi Soyk›r›m›n›n arkas›nda.

Küreselleflme sürecinin olumlu taraflar› yan›nda olumsuz yönlerini de dikkate alan Bauman. Dolay›s›yla bugün tan›k oldu¤umuz fley dünya çap›nda bir yeniden tabakalaflmad›r. Bu tabakalaflma süresince yeni bir toplumsal-kültürel hiyerarfli. Bu katk›lar›ndan dolay› Dennis Smith. gücün ve güçsüzlü¤ün. bu s›fat de¤iflikli¤inin arkas›nda. günümüzde küreselleflme olarak adland›r›lan süreç ayr›cal›klar›n ve mahrumiyetin. Ünite . modern öz-bilinç ve özgüven tarihindeki bir dönüm noktas›n›n gizli oldu¤u görüflündedir. özgürlü¤ün ve k›s›tlaman›n yeniden da¤›t›m›nda yank›lanmaktad›r. baz›lar› için yeni bir özgürlü¤ün emaresi olan fley baflkalar›n›n üzerine davetsiz ve kötü bir kader olarak çullanmaktad›r. küreselleflme sürecinin herkesin hemfikir oldu¤u varsay›lan etkilerinin asl›nda tümüyle birlefltirici olmad›¤› görüflündedir. Yerkürenin tek tiplili¤ini art›ran nedenlerle bölen nedenlerin özdefl oldu¤unu ileri süren Bauman’a göre. Çünkü onun yaklafl›m›nda postmodernli¤in d›fllama gücü zay›ft›r.4. baz›lar› için küreselleflme olarak görülen fley baflkalar› için yerelleflme anlam›na gelmekte. Z. servetin ve yoksullu¤un. Bauman. Bauman. Onun bu yaklafl›m› tarihsel süreci bir bütün olarak ele ald›¤›n› göstermektedir. sonunda sonuçsuz kalan uzun ve gayretli modern mücadeleden sonra dünyan›n “yeniden büyülü hale getirilmesi” olarak de¤erlendirilebilece¤i görüflünde olan Bauman’a göre. . postmodernli¤in kendi kimli¤ini inkâr etmeden modernli¤i d›fllayamayaca¤›n›n alt›n› özellikle çizer. onu postmodernitenin peygamberi olarak ilan etmifltir. Dolay›s›yla s›n›rlara s›n›r koyan postmodernli¤in. Modernli¤in bir zamanlar kendisini evrensel gördü¤ünü. dünyan›n büyüsünü bozmak için giriflilen. küreselleflme birlefltirdi¤i kadar bölmektedir de. Bauman’a göre. Postmodern düflünceye çok önemli katk›lar sa¤lam›fl bir düflünürdür. Bauman. günümüzde ise küresel sayd›¤›n› ileri süren Bauman. önceki süreçten kesin bir kopma ya da belirgin bir farkl›laflma yoktur. kaynaklar›n ve acizli¤in. AM A Ç 5 Bauman’›n küreselleflme yaklafl›m›n› özetlemeyabilmek. bu durumu postmodernli¤in do¤as›na ba¤lar. kendi ay›rt edici özelli¤i olan farkl›l›¤a. postmodernilkte.Zygmunt Bauman: Modernlik ve Postmodernlik 93 AM A Ç 4 Zygmunt Bauman’›n postmodern düflünceye katk›lar›n› de¤erlendirmek. Postmodernli¤in. Bauman’a göre. modernli¤i de dâhil etmekten baflka çaresi yoktur. dünya çap›nda bir s›ralama oluflturulmaktad›r.

e. c. 4. . c. e. Bahçe kültürüne benzeterek.94 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Kendimizi S›nayal›m 1. Modern dönem farkl›l›klar› suç olarak görmüfltür. asla tamamen dengede olmasalar da. Zygmunt Bauman. anlaml› bütünler oluflturabilmeleri için öteki birimlerle birleflmesi gereken aktörlerdir. George Balandier d. c. modern dönemin sonunu ilan etmifltir. Modern dönem. modern dönemden önceki dönemin ad›d›r c. b. Postodern koflullarda bireyler esas olarak tüketici/oyuncu olarak infla edilmektedirler. Postmodern dönem farkl›l›klar› suç olarak görmektedir. b. sürekli ve tercihen daima artan bir uyar›c› ak›fl›n› emebilen ve bunlara tepki verebilen deneyim organizmalar›d›r. 6. b. Afla¤›daki ifadelerden hangisi Zygmunt Bauman’a göre modern koflullarda yarat›lan (infla edilmek istenen) bireyin sahip oldu¤u özelliklerden biri de¤ildir? a. Postmodern dönemdeki düflüncenin ço¤unlukla iflaret etti¤i fley dünyan›n ortadan kald›r›lmas› imkâns›z ço¤ullu¤unun kabulüdür. Postmodern dönemin en önemli özelliklerinden biri “Bahçe Kültür” anlay›fl›d›r d. Küreselleflme sürecinin bafllang›c› olarak. Postmodern koflullarda infla edilen bireyler öncelikli olarak yeni deneyimler arayan ve asla doymayan. önceki ö¤rendiklerine ve kazan›lm›fl al›flkanl›klar›na çok az ba¤l› olan aktörler olmalar›d›r. c. Modern koflullarda infla edilen bireyler “yarat›c›” aktörlerdir. Postmodern koflullarda infla edilen bireyler daima ve bitkinlik duymayan bir üretme kapasitesine sahip olmal›d›rlar. Modern koflullarda infla edilen bireylerin davran›fllar› genellikle düzenli/kurall› olan ve her fleyden önemlisi de düzenlenmeye boyun e¤en bir yap› sergilemektedir. Peter Wagner 3. d. d. Modern dönemdeki düflüncenin ço¤unlukla iflaret etti¤i fley dünyan›n ortadan kald›r›lmas› imkâns›z ço¤ullu¤unun kabulüdür. Postmodern dönemden sonraki dönemin ad›d›r. 2. bir fley ifade etmeyen. Afla¤›daki düflünürlerden hangisi Zygmunt Bauman’› “Postmodernitenin” peygamberi olarak ilan etmifltir? a. Postmodern koflullarda infla edilen bireyler. d. Dünyada yerel kültürlerin geliflmesi olarak. Modern koflullarda bireyler esas olarak üretici/asker olarak infla edilmektedirler. e. 5. Postmodern dönem. Dennis Smith e. Modern koflullarda infla edilen bireyler. küreselleflmenin sonu anlam›n› tafl›maktad›r. d. e.yüzy›lda ortaya ç›kt›¤›n› ifade etti¤i modernli¤in kültür anlay›fl›n› nas›l de¤erlendirmektedir? a. neredeyse kendi kendisine yeten ve kendi kendisini güdüleyen birimler olarak kendi kendilerini dengeleme e¤ilimindedirler. Modern koflullarda infla edilen bireyler disiplinli aktörlerdir. b. 17. Modern koflullarda infla edilen bireylerin en önemli özelliklerinden biri kendili¤inden ve kolayca atefllenebilen bir davran›fl esnekli¤ine sahip olmalar›. yaln›z bafllar›na tamam olmayan. Postmodern koflullarda infla edilen bireyler “yarat›c›” aktörlerdir. Afla¤›daki ifadelerden hangisi Zygmunt Bauman’›n postmodernlik yaklafl›m›na göre do¤rudur? a. Afla¤›daki ifadelerden hangisi Zygmunt Bauman’a göre postmodern koflullarda yarat›lan (infla edilmek istenen) bireyin sahip oldu¤u özelliklerden de¤ildir? a. Toplumlar›n ulaflmas› gereken ideal kültür düzeyi olarak. ‹nsanl›¤›n ulaflt›¤› en üst düzey kültürel seviye olarak. b. Ulrich Beck c. Anthony Giddens b. Modern dönem. Postmodern dönem. Afla¤›daki ifadelerden hangisi Zygmunt Bauman’›n modernlik yaklafl›m›na göre modernli¤in özelliklerinden biridir? a. e.

Holocaust ne anlam ifade etmektedir? a. Modernlik ve Müphemlik e. c 8. küreselleflme fikrinden ç›kan en derin anlam nedir? a. Yahudi’lerin topluca öldürülüflünü anlatmak için kullan›lan bir kavramd›r. e. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Bauman’›n Modernite Elefltirisi” konusunu yeniden gözden geçiriniz. c 6. e. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Girifl” konusunu yeniden gözden geçiriniz. d 9. Kontrollü bir süreç olmas›d›r. d. e 4. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Bauman’a Göre Küreselleflme” konusunu yeniden gözden geçiriniz. Küreselleflme süreci ulus-devlet yap›s›n› ortadan kald›rm›flt›r. Almanya’n›n ba¤›ms›zl›k gününün ad›d›r. Postmodern Etik b. b. Küreselleflme süreci sadece ekonomik aç›dan bir bütünleflme sürecidir.4. b. Almanlar ile Yahudiler aras›nda yap›lan bar›fl anlaflmas›n›n ismidir. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Zygmunt Bauman’›n Postmodernli¤e Yönelik Görüflleri” ve “Zygmunt Bauman’›n Modernlik-Postmodernlik Karfl›laflt›rmas› ve Küreselleflmeye Yönelik Görüflleri” konusunu yeniden gözden geçiriniz. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Zygmunt Bauman’›n Postmodernli¤e Yönelik Görüflleri” ve “Zygmunt Bauman’›n Modernlik-Postmodernlik Karfl›laflt›rmas› ve Küreselleflmeye Yönelik Görüflleri” konusunu yeniden gözden geçiriniz. Küreselleflme süreci kontrollü bir süreçtir. Küreselleflme diye adland›r›lacak bir sürecin söz konusu olmamas›d›r. Modern dönemin di¤er ad›d›r. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Girifl” ve “Zygmunt Bauman’›n Modernlik De¤erlendirmesi” “Zygmunt Bauman’›n Modernlik De¤erlendirmesi” konusunu yeniden gözden geçiriniz. c. b . e. 10. Dünya meselelerinin belirsiz. c. Küreselleflme süreciyle birlikte milli kültürlerin sonuna gelinmifltir. Ünite . 9. d 10. d 5. Holocaust. Toplumsal Sonuçlar› 1.Zygmunt Bauman: Modernlik ve Postmodernlik 95 Kendimizi S›nayal›m Yan›t Anahtar› 7. afla¤›dakilerden hangisi küreselleflme sürecinin özelliklerinden biridir? a. kurals›z ve kendi bafl›na buyruk bir do¤as›n›n olmas›d›r. b. c. Zygmunt Bauman’a göre. b Yan›t›n›z yanl›fl ise “Zygmunt Bauman’›n Modernlik De¤erlendirmesi” ve “Zygmunt Bauman’›n Modernlik-Postmodernlik Karfl›laflt›rmas› ve Küreselleflmeye Yönelik Görüflleri” konusunu yeniden gözden geçiriniz. Küreselleflme sürecinin postmodern dönemin di¤er ad› olmas›d›r. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Zygmunt Bauman’›n Modernlik De¤erlendirmesi” konusunu yeniden gözden geçiriniz. Afla¤›dakilerden hangisi Zygmunt Bauman’›n eserlerinden biri de¤ildir? a. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Bauman’›n Modernite Elefltirisi” konusunu yeniden gözden geçiriniz. Modernli¤in Sosyolojisi c. d 7. d 3. Küreselleflme. 8. Zygmunt Bauman’a göre. Parçalanm›fl Hayat d. d. Küreselleflmenin sadece dünyan›n belirli bir bölgesinde iflleyen ve yaln›zca orada kontrolü söz konusu olan bir süreç olmas›d›r. 2. Yahudilerin ba¤›ms›zl›k gününün ismidir. Küreselleflme sürecinde parçalanma ve bütünleflmenin birlikte var olmas› söz konusudur. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Bauman’a Göre Küreselleflme” konusunu yeniden gözden geçiriniz. d.

Zygmunt (2001) Parçalanm›fl Hayat. ‹stanbul: Ayr›nt› Yay›nlar›. bir yönetim kurulunun. Yararlan›lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Bauman. Çev. bir kontrol masas›n›n. Bauman’a göre. Zygmunt (1997) Modernlite ve Holocaust. Dennis (1999) Zygmunt Bauman. bir idari büronun yoklu¤udur. Bir merkezin. Tüketicilik ve Yeni Yoksullar. ‹smail Türkmen. Çev. Bauman. ‹brahim Gündo¤du. Zygmunt (2000) Postmodernlik ve Hoflnutsuzluklar›. Zygmunt (2005) Bireyselleflmifl Toplum. ‹stanbul: Sarmal Yay›nevi. Cambridge UK: Polity Pres. Zygmunt (1998) Sosyolojik Düflünmek. toplumu bahçe gibi gören tüm görüfller toplumsal do¤al ortam›n baz› bölümlerini yabani otlar olarak nitelerler. Jacobsen ve Poder. Selime Güzelsan. Bauman. Abdullah Y›lmaz. neyin yarars›z. neyin zararl›. Mehmet Küçük. Abdullah Y›lmaz. di¤er yabani otlar gibi ayr›lmal›. kimli¤ini ise do¤aya duydu¤u güvensizli¤in d›fl›nda oluflturmaktad›r. Zygmunt (1999) Küreselleflme Toplumsal Sonuçlar›. Dolay›s›yla kusursuz bir bahçenin yap›lmas› ve korunmas› iflinde bir araya gelen di¤er etkinliklerden tür olarak farkl› de¤ildir. neyin araç. . ‹smail Türkmen. yap›c› bir etkinlik olarak de¤erlendirilmektedir. Bauman. Çev. ‹stanbul: Ayr›nt› Yay›nlar›.. Bauman. kitlelerin toplumsal olarak bütünlefltirilmesinde ve sistemik yeniden üretim sürecine yap›flt›r›lmas›ndaki derin de¤ifliklikte bulabiliriz. Bauman. Bahçe tasar›m› yabani otlar›n› belirledi¤ine göre bahçe olan her yerde yabani ot da olacakt›r. ‹stanbul: Sarmal Yay›nevi. Zygmunt(1999) Çal›flma. Bauman’a göre. ‹stanbul: Ayr›nt› Yay›nlar›. ‹stanbul: Ayr›nt› Yay›nlar›. ‹stanbul: Ayr›nt› Yay›nlar›. UK: Polity Press. Çev. Çev. Wagner. Zygmunt (1998b) Postmodern Etik. küreselleflme fikrinden ç›kan en derin anlam ise dünya meselelerinin belirsiz. S›ra Sizde 3 Son zamanlar›n moda kavram› olarak adland›rd›¤› küreselleflmede anlam›n› bulan en önemli fleyin “fleylerin elimizden” kaçt›¤› hissi oldu¤u görüflünü ileri süren Bauman’a göre. ‹ngiltere: Ashgate Publishing ltd. Ümit Öktem. Çev. Bauman. Bat› Avrupa’da on yedinci yüzy›lda ortaya ç›kt›¤›n› belirtti¤i modernli¤in kültür anlay›fl›n› bahçe kültürüne benzetir. Özgürlük ve Cezaland›rma. ‹stanbul: Ayr›nt› Yay›nlar›. neyin ilgisiz. Prophet of Postmodernity. modern kültürün düzen anlay›fl› her fleyden önce. Sm›th. Jacobsen ve Poder (2008)” Introduction: The Sociology of Zygmunt Bauman. neyin yabani ot ya da haflarat oldu¤unu belirleyen bir tasar›m olarak anlafl›l›r ve evrendeki tüm ö¤eleri kendisiyle olan iliflkisine göre s›n›fland›r›r. Çev. S›ra Sizde 2 Bauman’a göre. neyin hammade. bireyin toplumsal olarak infla biçiminde. ‹smail Türkmen. Çev. Çev. Smith. Çev. Çünkü modern kültür kendini ideal bir yaflam›n tasar›m› ve insan iliflkilerinin kusursuz düzeni olarak tan›mlamakta. k›s›tlanmal› yay›lmalar› önlenmeli. Bauman. Modern anlay›flta yabani otlardan ar›nd›rma y›k›c› de¤il. ‹stanbul: Babil. Bunlar. Zygmunt (2003) Modernlik ve Müphemlik. Bauman. kurals›z ve kendi bafl›na buyruk do¤as›d›r.Challenges and Critique”. Bauman. Philip (2005) Kültürel Kuram. London: SAGE Publications Ltd. Çev. Bauman.96 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› S›ra Sizde Yan›t Anahtar› S›ra Sizde 1 Bauman. Süha Sertabibo¤lu. Zygmunt(1999) Culture as Praxis. Alev Türker. yerinden ç›kar›lmal› ve toplum s›n›rlar›n›n d›fl›nda tutulmal›d›r. ‹stanbul: Sarmal Yay›nevi. Peter (1996) Modernli¤in Sosyolojisi. Zygmunt (2003) Wasted Lives. Yavuz Alagon. Ed. ‹stanbul: Ayr›nt› Yay›nlar›. modern dönemden postmodern döneme geçiflin alt›nda yatan en önemli de¤ifliklikleri. Ancak modern bahçe kültürü anlay›fl›na göre bu yabani otlar›n yok edilmesi gerekmektedir. tüm bu yollar yetersiz kal›rsa öldürülmelidir. Modernity and Its Outcasts.

.

Anlam zedelenmesine iliflkin görüfllerini aç›klayabilecek. Kitle ve sessiz ço¤unluk konusundaki görüfllerini analiz edebileceksiniz. Simülasyon / Simülakrlar ve Sessiz Ço¤unluk: Jean Baudrillard . Tüketim toplumuna iliflkin görüfllerini özetleyebilecek. Simülasyon ve simülakrlar kavramlar›n›n ne anlama geldi¤ini tan›mlayabilecek. Anahtar Kavramlar Gösterge Simülakrlar Hiper Uyumluluk Anlam Zedelenmesi • • • • Simülasyon Hiper-gerçeklik Sibernetik Kontrol Sessiz Ço¤unluk ‹çindekiler • G‹R‹fi: JEAN BAUDRILLARD’IN YAfiAMI VE SOSYOLOJ‹YE YAKLAfiIMI • GÖSTERGE EVRELER‹ • TÜKET‹M TOPLUMU • S‹MÜLASYON VE S‹MÜLAKRLAR • ELEfiT‹R‹LER Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Tüketim Toplumu.5 Amaçlar›m›z • • • • ÇA⁄DAfi SOSYOLOJ‹ KURAMLARI Bu üniteyi tamamlad›ktan sonra. Baudrillard’›n gösterge evreleri konusundaki görüfllerini ay›rt edebilecek.

Elefltirel bak›fl aç›s›na sahip oldu¤unu s›kl›kla dillendiren Baudrillard. Günümüz sosyal bilimlerinin statükoya hizmet ettirildi¤ini ve sosyal bilimcilerin de statükocu olduklar›n› ileri sürmektedir. insanlar›n toplumsal meselelere/problemlere dikkatlerini çekmek için oldu¤unu belirtir. san›r›z abart› olmayacakt›r. hiçbir geçmiflin olmad›¤›. tüm bu kavramlar›n anlam zedelenmesine u¤rayarak içe patlad›¤›n› (implosion) belirtir. Kendisini hiçbir zaman postmodern olarak tan›mlamayan düflünür ancak postmodernizm deyince akla ilk gelen isimlerden biri olmufltur. Sosyologlara önemli bir ça¤r›s› vard›r. Bu dönemin zararl› bir toplumsal yönelimde oldu¤unu. O da ileri kapitalist toplumlarda sosyologlar›n elefltirel bak›fla sahip olmalar› gere¤idir (Baudrillard. statü. güç. kitle. Baudrillard. 2006b: 12-14) . Baudrillard’›n ça¤›m›z›n en etkili düflünürlerinden biri olmaya devam edece¤ini iddia etmek. Onun “biz. gerçekli¤i kavraman›n mümkün olmad›¤›n› ve dolay›s› ile onu de¤ifltirmenin de olanaks›z oldu¤unu vurgular. günümüzde sosyologun da elefltirel gücünü yitirdi¤inden söz eder. Simülasyon/Simülakrlar ve Sessiz Ço¤unluk: Jean Baudrillard G‹R‹fi: JEAN BAUDRILLARD’IN YAfiAMI VE SOSYOLOJ‹YE YAKLAfiIMI Simülasyon kuram›yla ad›ndan s›kl›kla söz ettiren düflünür. 1990 sonras› düflünceleri bir çok düflünür taraf›ndan elefltirilmifl olsa da. Onun hiçbir gerçekli¤in olmad›¤›. hiçbir gelece¤in ve hiçbir anlam›n bulunmad›¤› aç›klamalar› postmodernistlerin en radikal ve terbiyesiz olan› biçiminde elefltirilmesine neden olmufltur (Slattery. Kitle iletiflim araçlar› ve tüketim üzerine 20.Tüketim Toplumu. düflüncelerininin kötümser ve uç noktalarda dolaflmas›n›. s›n›f. oysa medyan›n tarihi yeniden yaratt›¤›n›. Günümüz toplumlar›n›n medyan›n gerçekli¤inin bir aynas› olmaktan ç›kt›¤›n› ve gerçekli¤in bizzat “gerçeklik” haline geldi¤i bir hiper gerçeklik içinde yaflad›¤›m›z› ifade eder. hayat›n TV içinde ve TV’nin hayat içinde kayboldu¤u bir ça¤da yafl›yoruz” ifadesi önemli bir düflünür oldu¤unun kan›t› niteli¤indedir. Sosyolojinin pozitivist metod anlay›fl›n› elefltiren Baudrillard rakamlarla sosyal gerçekliklerin aç›klanamayaca¤›n› anlatmaya çal›fl›r. farkl› ve k›flk›rt›c› üslubuyla özgün düflünceler ortaya koymufltur. yy’›n en önemli düflünürlerinden biri olan Frans›z Sosyolog’un simulasyon kavram› ‘Matrix’ filmi’ne konu olmufl ve filmin bir sahnesinde “Simulakrlar ve Simulasyon” kitab› da görüntülenmifltir. kurum gibi kavramlar›n›n anlam›n›n içinin boflalt›ld›¤›na de¤inen Baudrillard. Postmodern olarak nitelenen ça¤›m›z›n toplum imgesinin karanl›k ve kötümserlik oldu¤unu belirtir. Modernleflmenin sosyal bilimi olan sosyolojinin toplumsal. 2007: 471-475).

Ancak ABD gibi bir toplumda kültürün büyük bir bölümü kapitalistler. göstergelerin gerçekli¤i. bafltan ç›karma gibi konular› kitaplar›nda incelemifltir. Bunu da “metalaflm›fl kültür” olarak kavramsallaflt›r›r. 1929 y›l›nda Reims’de do¤du.1 Jean Baudrillard (1929-2007) Frans›z düflünür Jean Baudrillard. öteki. “Simgesel De¤ifl Tokufl ve Ölüm” adl› kitab›nda Bat›l› toplumlar›n tarihsel bir sürecin sonuna geldi¤i ve ulaflt›klar› bu uygarl›k düzeyinin gerçekte ulafl›labilecek en üst aflama olarak nitelendirilmemesi gerekti¤i. ahlaki s›n›r- . Baudrillard’›n bununla anlatmak istedi¤i. Geleneksel sosyal gruplar›n üyeleri yerleflik kültür taraf›ndan. ça¤›n olaylar›n› elefltirel aç›dan yorumlamaya çal›flan bir düflünür olarak geç kapitalizmin radikal bir kuram›n› göstergelerin gücü temelinde oluflturmaya çal›fl›r. Körfez Savafl› s›ras›nda Frans›z televizyonunda görüfllerine en çok baflvurulan düflünür olmufl. Meksika. Nanterre Üniversitesinde sosyoloji dersleri veren Baudrillard 1990 y›l›nda profesörlük ünvan›n› alm›flt›r. yazar› Türkiye’ye davet ederek. ‹ngilizce çevirilerinin d›fl›nda ‹talya. Resim 5. Bertolt Brecht’ten fliirler. Dr. Üretimin rasyonel bir etkinlik olmad›¤›n› ileri sürmüfl. reklam ajanslar› ve kitle iletiflim araçlar› taraf›ndan üretilmekte ve dönüflüme u¤rat›lmaktad›r. Bu durum farkl› bir aç›dan flu soruyu getirir: Kültürün amac› nedir? Geleneksel sosyal gruplarda kültür ayn› sosyal ba¤lamda üretilmifl ve kullan›lm›flt›r. Meslek yaflam›na Almanca ö¤retmeni olarak bafllad›. 1966 y›l›nda Nanterre Üniversitesinde Henri Lefebvre ile tan›flt› ve çal›flmalar›na devam etti. kitlelerin zihniyeti. yollarla aldat›lmas›n› göz boyay›c› bir oyun ve hem üretimi hem de tüketicinin iste¤ini tehdit eden bir öge olarak nitelemifltir. Bunu flu anki tart›flmada sembolik al›flveriflin gerçekleflti¤i bir zemin olarak “yerleflik (grounded) kültür” diye adland›r›r. Baudrillard’›n eserlerinin büyük bir k›sm›n› Türkçe’ye kazand›ran Prof. Mühiman’›n “Üçüncü Dünya’n›n Devrimci Cennetleri”ni çevirmifl olan yazar. ‹zmir ve istanbul’da konferans vermesini sa¤lam›flt›r. aksine bir baflar›s›zl›¤›n simgesi olarak yorumlanabilece¤i. Yerleflik kültür yüz yüze etkileflimden do¤ar ve anlam›. gösterge ve gerçeklik aras›ndaki eflde¤erlik ilkesinden kaynaklan›r. 2007 y›l›n›n Mart ay›nda yaflam›n› yitirmifltir. biçimde ifade eder (Baudrillard. Brezilya ve Japonya gibi ülkelerde eserlerinin büyük bir bölümü çevrilmifltir. tüketicinin reklam vb. GÖSTERGE EVRELER‹ Baudrillard. Peter Weiss’in tiyatro oyunlar›n› ve Wilhelm E. kitle iletiflim araçlar›nda bir star haline gelmifltir. Günümüz düflün dünyas›n›n en çarp›c› isimlerinden olan Baudrillard esas olarak simülasyon. O¤uz Adan›r. 1998: 8). özellikle de sosyal gerçekli¤i temsil etmesinin mümkün oldu¤udur. Yerleflik/metalaflm›fl kültür ayr›m›n›n yarat›lmas›nda birbirinden farkl› say›s›z neden bulunur. postmodern kültürün üyeleri ise metalaflm›fl kültür taraf›ndan çevrelenmifltir.100 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Baudrillard elefltirel yaklafl›m›n›. ders ve konferans vermek üzere baflta ABD ve Japonya olmak üzere dünyan›n pek çok ülkesine gitmifltir. Baudrillard’›n bu teorisi flu temel varsay›ma dayan›r: Temsil.

2. bütün iletiflimsel eylemler -ifade. . metalaflm›fl kültürde ise insanlar tüketicilerdir. al›flverifller vb. Yaz›l› metinler ya çok azd› ya da yoktu. gösterge tam anlam›yla gerçek olan› temsil etmektedir. Baudrillard’›n inceledi¤i göstergenin dört halini Allan’›n “Contemporary Social and Sociological Theory (2006: 338-340)” kitab›ndan aktaral›m: 1. Metalar gösterge de¤eri kazand›klar› yola burada girerler ve sembolik al›flverifl bir metalaflm›fl göstergeler y›¤›n› alt›nda kaybolur. dâhil. Baudrillard bu ça¤› tüketim toplumunun bafllang›c› olarak nitelendirir. hiçbir yerde Leonardo Da Vinci’nin “‹nsan fieklinin Oranlar›” eserinde oldu¤u kadar net bulunmaz. izleyicinin akl›n› ürünleri almas› için çelmeyi amaçlar. 3. Yerleflik ya da temsil eden kültür fikriyle birlikte. Metalar. Birinci aflama modern öncesi toplumlarda ortaya ç›kar.sosyal gerçekli¤e do¤rudan ba¤l›d›r ve onu ifade etmeye yöneliktir. Da Vinci’nin Mona Lisa ve Son Yemek gibi di¤er eserlerini düflününce sembollerin gizem ve entrikay› iletmek için kullan›ld›¤›n› da görebiliriz. bu durumun kültürel parçalanma ve kimliklerin istikrars›z oluflu gibi dramatik sonuçlar›n› tart›flmaktad›rlar. perspektif gibi de¤erleri bar›nd›r›yordu. Yaz› dili gibi medya kanallar› Rönesans’›n öncesine dayanmakla birlikte. Yerleflik kültürde insanlar ahlaki aktörlerdir. Ünite . inançlar› ve bunun gibilerini yarat›r. Birinci aflamada. kabaca Rönesans ve Endüstri Devrimi aras›nda üstünlük kurmufltur. Tüketim iflçili¤i. Bu. Sembolik al›flveriflin do¤um yeri de buras› olmufltur. ancak belli insan idealleri o dönemde daha bask›n oldu. bir kiflinin kendisini metalaflm›fl göstergeler matrisinde kurulmufl ve orada geçerli olan bir kimlik içinde konumland›rmak için çal›flmas›d›r. Metalaflm›fl kültür ise kapitalistlere ve kitle iletiflim araçlar›n›n de¤erlendirmelerine göre yarat›l›r. Ayn› zamanda bofl zaman artm›fl ve eskiye göre daha fazla insana verilen örtülü ödene¤in miktar› artm›flt›r. modernitede kimli¤i ve anlam› (ya da anlam yoklu¤unu) tafl›yan gösterge-araçlar› haline gelir. ritüeller. dünyayla ilgili ve onu temsil eden belirli bir anlama yolunun organize olmas› bu dönemde gerçekleflmifltir. belirli göstergelerin kullan›ld›¤› ba¤lamlar aç›k ve nettir. Burada mallar›n statü ve güç sembolleri olarak kitlesel kullan›m›n› görebiliriz. Gösterge. Bu genellikle modernite olarak adland›r›lan dönemdir. Bu arzu. bu do¤rudan sembolik iliflkiden bir uzaklaflmay› iflaret eder. Göstergenin ikinci aflamas›. Do¤rudan temsil hala vard›. Göstergenin üçüncü aflamas› Endüstri Devrimi’yle bafllam›flt›r. hediye verme. Bir arazi tafl›t› sürmek bir Volkswagen Betle sürmekten farkl› bir anlam tafl›r. Postmodernistler. Bu sistem daha önemli ve incelikli hale geldikçe yeni bir iflçilik türü geliflir ve tüketim iflçili¤i fiziksel iflçili¤i alt eder. Burada önemli olan etken modern öncesi toplumlarda dilin arac›s›z olmas›d›r. Bu aflamada.Tüketim Toplumu. Örne¤in modern toplumda araba tafl›nabilir ve kiflisel bir statü sembolüdür. Örne¤in sanat hala görünen dünyan›n gözlemlenmesine dayan›yordu ve matematiksel denge. en makul al›flverifli yapmak de¤ildir. Simülasyon / Simülakrlar ve Sessiz Ço¤unluk: Jean Baudrillard 101 lamalar›. Bu tür de¤iflimler tüketim mallar›n›n alg›lan›fl›n› önemli ölçüde de¤ifltirmifltir. de¤erleri. Gösterilenle gösterge aras›nda güçlü bir korelasyon ve iliflki vard›r. Endüstri ça¤› tüketim mallar›n›n insanl›k tarihinde daha önce görülmedi¤i kadar ço¤almas›n› beraberinde getirmifltir.5. Thorstein Veblen (1899) bu fenomeni gösteriflçi tüketim olarak adland›rm›flt›r. normlar›. bütün iletiflim yüz yüze karfl›laflmalardan oluflan gerçek sosyal durumlarda meydana gelmekteydi.

‹nsanlar›n gündelik al›flverifllerini baflka insanlarla yapmak yeri- . 2001: 136). Her meta di¤er metalarla göstergesel bir iliflki içerisindedir. Baudrillard. Göstergeler kendilerinden baflka hiçbir fleye gönderme yapmaz. Burada. CD’den ya da MP3 çalardan).. Bu. Baudrillard’a göre günümüz toplumu olarak nitelenen postmodernite her fleyin ölümüne iflaret eder. postmodernitede gösterge ve gerçeklik aras›nda zihinsel bir k›r›lma ortaya ç›km›flt›r. tüketim toplumunda iflçili¤in prensipteki flekli metalaflm›fl göstergelerin sürekli de¤iflen düzenleniflinde “do¤ru” göstergeyi tan›ma yetisine sahip olmakt›r. Bu ba¤lamda hiçli¤i göstergenin merkezine yerlefltirdi¤i için postmodernist sanatç› Warhol’ü elefltirir (Baudrillard. TÜKET‹M TOPLUMU Baudrillard’›n “Tüketim Toplumu” kitab›. Üzerinde “hayal edin” yaz›l› etiketler bulunan dekoratif bahçe kayalar›ndan traktörlere. peynire. k⤛t poflet ya da tekrar kullan›labilir torba) götürdü¤ünüze kadar. Bu tür göstergeler. hatta daha da önemlisi Baudrillard’a göre bu toplumlarda iletiflim teknolojilerinin ve kitle iletiflim araçlar›n›n sürekli gelifltirilmesi ve yayg›nlaflmas› belirleyicidir. nereden al›flverifl yapt›¤›n›za ve hatta ald›klar›n›z› eve neyin içinde (plastik. kendi mant›¤›na gönderme yapt›¤› bir göstergeler oyunu” haline gelir. kendilerinin gerçeklikleri ve insanlar›n bahsedebilece¤i tek gerçeklik durumundad›rlar... Dördüncü aflama endüstri sonras› toplumlarda ortaya ç›kar. ‹flçili¤in sonu. h›zl› teknolojik geliflmelerle birlikte elefltirel bir bak›flla ça¤dafl Bat› toplumlar›n›n bir çözümlemesini içermektedir. kitab›nda “nesne tüketimi” üzerinden giderek bunun nas›l etkin bir iliflki biçimi yaratt›¤›n› ve sistemli bir etkinlik haline dönüfltü¤ünü anlatmaya çal›fl›r.. maddi mallar›n ço¤alt›lmas› ile oluflturulan ve insan türünün ekolojisinde bir dönüflüm yaratan ç›lg›nl›k ölçüsünde bir tüketim ve bolluk gerçe¤i ile karfl› karfl›ya bulunmaktad›r. Teknolojilerin arac›l›k etti¤i görüntü ve bilgiler gem vurulmam›fl bir metalaflma ve pazarlamayla birlikte postmodernitedeki belirleyici etkilerdir.. Çünkü Baudrillard. k›yafetlere. Dolay›s›yla. Böylece hiçi göstergenin gücüne erifltirmek. ancak Baudrillard’›n bu düflüncenin arkas›nda yatan argüman›na bakmak gerekir. Bu ifade günümüz insan›n›n tüketim nesneleri taraf›ndan çepeçevre kuflat›ld›¤› anlam›na gelmektedir. Ayn› zamanda da birikimi ve sosyal üretimi mümkün k›lan tek fley olan de¤iflim de¤eri/kullan›m de¤eri diyalekti¤inin ölümü. Dolay›s›yla. hizmetlerin. aceleci ve abart›l› bir iddia gibi görünebilir. Bilgi ve anlam üretimine olanak sa¤layan gösteren/gösterilen diyalekti¤inin sonu. müzik dinleme fleklinizden (kay›ttan. Baudrillard. Üretimin sonu. kökten yan›lsamay› göstergenin gücüne erifltirmek tam anlam›yla fliirsel bir durumdur. Buna ek olarak. son olarak da simülasyon mant›¤›na geçmifltir. Göstergenin dördüncü aflamas› ‹kinci Dünya Savafl›’ndan k›sa bir süre sonra bafllam›flt›r ve günümüze kadar gelir. 4. tüketim toplumundaki al›flveriflin tamam›n›n olmasa da büyük bir bölümünün gösterge de¤erine göre yap›ld›¤›d›r. hiçin göstergeler düzeyine yükselmesini ya da hiçin göstergeler sisteminin su yüzüne ç›kmas›n› sanat›n temel olay› olarak niteler. üretimden bilgi temelindeki teknolojilere do¤ru bir geçifl vard›r. Baudrillard’a göre günümüz toplumlar› nesnelerin. 2006: 340). kendisinin saf simulakrum’u oldu¤unu” belirtir. Göstergenin klasik ça¤›n›n sonu (Allan.102 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Baudrillard’›n en çok dikkatimizi çekti¤i nokta. göstergenin herhangi bir gerçeklikle iliflkisinin olmad›¤›n›. Kültürel mant›k kapitalist öncesi toplumlardaki sembolik al›flverifl mant›¤›ndan kapitalist toplumlardaki üretim ve tüketim mant›¤›na. di¤er bir ifade ile gerçe¤in basitlefltirilmesi veya duyars›zl›l›¤›n› de¤il de. temsilin bask›s›ndan kurtulur ve “kodun herhangi bir nesnel ‘gerçekli¤e’ de¤il..

‹mge. Tüketim praksisi bir merak iliflkisi ve bir yanl›fl bilme boyutu ile kendini anlamland›rarak tüketim toplumunun karakteristi¤i olan davran›fllar› betimler (Baudrillard. görsel anlamda dramatiklefltirilir. Tüketim toplumunun ölçütleri aras›nda kitle iletiflim araçlar›ndan sunulan mesajlar da bulunmaktad›r. gerçekli¤in bafl döndürücü halidir. Bu çeliflki yeni de¤erler sisteminin toplumsal ahlak›n›n normlar› aras›nda vuku bulur. felaket haberleri ya da d›fl dünyan›n vahflili¤i ve insan d›fl›l›¤› sayesinde bireyi güvenlik duygusunun tercihine ya da güvende olmaya götürür. Gerçeklik bir simülasyondur. yan›lsamad›r. üretilmesine veya iflaretleri anlama süreçlerini içeren bütün faktörlerin sistematik bir flekilde incelenmesine dayanan bir bilim dal›d›r. ileti. Böylece s›radanl›k yüceltilip beslenerek ba¤›fllans›n diye her yerde yazg›sall›k/kadercilik telkin edilir. “Böylelikle gündeliklik. Medya. Örne¤in bir otomobil kazas› gündelik yazg›sall›¤›n göstergesidir. sistemin temel iflleyifl felsefesidir.msxlabs. Böylece tüketim. Gündeliklik bir taraftan makro di¤er taraftan mikro yaflam alanlar›n›n bölümlenmesini getirir. nas›l. simge. Art›k tüketilen günlük haberin evrenselli¤idir. 1997: 17). Dolay›s› ile günümüzde ekonomi politikten uzaklafl›lm›fl. s›radanl›¤› ve sürekli tekrar› hem de bir yorumlama sistemi olarak tan›mlar. kültürel ve ideolojik boyut ön plana ç›km›flt›r. hem günlük olaylar›n ve hareketlerin toplam›. Bu aç›klamalar Baudrillard’›n. sembol ve ‹flaretlerin yorumlanmas›na. Haberler. Baudrillard bu durumu Marx’›n kuram› ile ba¤lant›land›rarak aç›klar. Gündeliklik gerçekli¤in ve tarihin bafl döndürücülü¤üne ihtiyaç duymas› ile dinginlik sa¤lar. Öyle ki olaylara ve fliddete düflkünlük televizyon penceresinden bireyin odas›na kadar gelir ve bir çeflit fliddetin/savafl›n imgeleri karfl›s›nda gevfleyen bir televizyon izleyicisi ile buluflur. Bu dinginlik fliddeti tüketmeye e¤ilimlidir. Tarihsiz ve öyle olmaktan mutluluk duyan milyonlarca insana edilginli¤in suçluluk duygusundan ar›nd›rmak amac› ile kitle iletiflim araçlar›yla müdahale edilir. Dolay›s› ile Daha da önemlisi bütün haberler bir merkezi konum yarat›larak gerçeklik kurgusu içinde do¤ruluk ve nesnellik söylemleri etraf›nda infla edilir. nerede ve ne zaman tüketeceklerine iliflkin bir bilgi verilir. Semiyoloji. üretimi çoklaflt›rmak ve kar› maksimize etmek. gösterge ne varsa hepsini tüketiyoruz. daha çok istatistiksel olarak yükselen bir e¤riye göre.Tüketim Toplumu. ister politik. Medya. Semiyotik ya da di¤er ad›yla semiyoloji. Bireyler günümüzde tüketim davran›fllar› ile bir göstergeler nesnesini sat›n al›rlar. Televizyon kameras› bir odaya bakar ve d›fl dünyan›n zalimli¤i tersine dönerek samimi ve s›cak bir duruma dönüflür. 1997: 26-27: Sarup 2004: 234). Tüketim nesneleri üzerinden insanlara neyi. bu kar›fl›m ayn› zamanda bir zihniyet ve duygusall›k üretir. 1999: 29).5. medya taraf›ndan amac›ndan uzaklaflt›r›l›r ve göstergelere indirgenir.org/foru m/felsefe/9796-semiyolojigostergebilim. toplumsal ve ekonomik konum ile edilgenli¤in sa¤land›¤› keyifli meflruluk ve kaderin olas› kurbanlar›n›n ‘titiz zevkinin’ bir tuhaf kar›fl›m›n› sunar” (Baudrillard. http://www. Ünite . toplumsal analizini semiyolojik çerçevede ele ald›¤›n› göstermektedir. Art›k mallar›n de¤iflim de¤eri yerine gösterge de¤eri önemli olmaya bafllam›flt›r (Baudrillard. kurgulam›fl oldu¤u gerçekli¤i gerçekli¤in teminat›yla do¤rulanm›fl göstergeleri tükettirir. Bu süreçte gerginlikler çözülmedi¤i için bir türlü bulunamayan ve ulafl›lamayan mutluluk amaçlan›rken bir çeliflki ile karfl›lafl›l›r. Marx’›n kuram›nda önemli olan üretimdir. bir var olma modu haline gelir. Tüketimin yerinin gündelik yaflam oldu¤unu belirten Baudrillard. örne¤in gündemde olan ya da moda olan mal ve iletilerin edinilmesi. tarihsel olsun isterse kültürel haber olsun hepsi suya sabuna dokunmayan mucizevî bir biçime dönüfltürülerek güncellefltirilir. haberin merkezinde olmak ve teminat alt›na al›nm›fl göstergeler bütünü söylemi ile bir tüketim praksisi yarat›r. gündelik yaflam›. Oysa günümüzde önemli olan tüketimdir. Bu ba¤lamda püriten ahlak ile hazc› ahlak aras›nda ortaya ç›kan bu çeliflki. antik Yunanca’da iflaret anlam›nda kullan›lan semeion kelimesinden gelmektedir. . Dolay›s› ile Baudrillard’a göre kitle iletiflim araçlar›n›n sundu¤u gerçeklik de¤il. bir kültürdeki anlam› üzerinde uzlafl›lm›fl sembollerin bilgisini içeren gösterge bilimi olarak da tan›mlan›r. Simülasyon / Simülakrlar ve Sessiz Ço¤unluk: Jean Baudrillard 103 Semiyotik.html#ixzz1P2y UtI9o ne. Bizler göstergelere s›¤›narak ve gerçekli¤in yads›nmas› içinde yaflamaktay›z ve bu haberleri ald›¤›m›zdan dolay› da mucizevî güvenlik içindeyiz. alg›lanmas› ve güdümlenmesi biçiminde yapt›klar› gözlemlenmektedir. Ölüm ve ac› haber nakarat gibi tekrarlanarak toplumda bir çeflit kolektif ifllevi yerine getirir.

Örne¤in. fakat verimli zaman›n bütün k›s›tlamalar› bofl zaman› yeniden üretir. onlara sunulan kullanma zaman› bir simülakrlardan baflka bir fley de¤ildir. Ancak bireyler kendi zamanlar›n› istedikleri gibi kullanma özgürlü¤üne sahip de¤ildir. bunun örtülü bir biçimde do¤rudan “üretim ifllevi” olarak görüldü¤ünü vurgular. her fley tüketilmek üzere vard›r. “ihtiyaçlar sisteminin üretim sisteminin meyvesi” oldu¤una çevirir. SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ tüketim toplumu etraf› kuflat›lm›fl. ayn› zamanda sistem taraf›ndan yarat›lmakta ve birbiri ile ba¤lant›‹ Nyeniden T E R N E T yeniden üretilmektedir (Baudrillard. gerisini sigorta halleder” ifadesi. Ayn› zamanda günümüzde üretimin yerine tüketimin geçti¤inin bir göstergesidir (Baudrillard. “araban›z› çarp›n. reklamlar arac›l›¤› ile size iletilen mesaj.104 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Baudrillard’a göre tüketim toplumu bir bolluk ve çokluk SIRA S‹ZDE toplumudur. Oysa tüketmenin haz duyma ifllevinin bulunmad›¤›. Tüketim toplumu var olmak için nesnelere ihtiyaç S O R U durum nesneleri yok etme ile ayn› anlam› tafl›r. Tüketim toplumunda bolluk savurganl›kla efl anlama gelir. Nesnelerin yok etme gere¤inden fazla olarak var oldu¤u ve yok olufllar›nda bir D‹KKAT zenginli¤e tan›kl›k ettiklerini belirtir. Böylelikle Baudrillard. zengin ve tehlike alt›nda bir kurtulufl yoluymufl gibi sunulur. Amaçlar› baflka yerde olan bir sürecin birey aç›s›ndan rasyonellefltirilmesidir. zaman parçalanm›flt›r. Asl›nda bu lerin kullan›m› demek. Para ne kadar var ise zaman da o kadar vard›r. 2010). ‹lkel toplumlarda bir seyahat ve tatil için zaman ölçümü yoktur. çal›flma yaflam›n›n tükenmiflli¤inden kaç›p s›¤›n›lan bir durgunluk zaman› de¤ildir. bollu¤un önlenemeyen ilerleyiflini savuDÜfiÜNEL‹M nanlar ile k›tl›¤›n tehditkarl›¤›ndan kaynaklanan savurganl›¤›na üzülenlerin ayn› kifliler oldu¤una dikkat çeker. Zaman› anlamland›rmak için bir ismi yoktur. Böylece tüketim toplumunda ihtiyaç. Üretilen nesnelere s›rf DÜfiÜNE L‹M üretilmifl olduklar›ndan dolay› bir kutsall›k ve olumluluk atfedilir. U S O R büyüme bolluk ise demokrasidir. (Thiry-Cherques. Baudrillard’a göre zaman bir ifltir. nesnelerin yavafl yavafl kaybolmas›. Galbraith’in belirttiTEL EV‹ZYON ¤i “ihtiyaçlar›n asl›nda üretimin ürünü oldu¤u” görüflünü Baudrillard. Birey istedi¤i yere gider ve istedi¤ini yapar. Çal›flma d›fl› zaman. Zaman simgeseldir. Dolay›s› ile tüketim haz d›fllanarak tan›mlan›r. fleçme özgürlü¤üdür. Bunu bofl zaman› de¤erlendirme konusunda da görüyoruz. Öte yandan zaman bir görevdir. Çünkü nesneduyar. AMAÇLARIMIZ 1997: 40-45). Bofl zaman›n temelindeki talep kullan›m de¤eri ile ilgilidir. bir anlamland›rma düzenidir. tamamen bir simülakrd›r. bu ise tüketim toplumunun do¤rudan ideolojisini oluflturur (Baudrillard. 1997: 81-84). Zaman t›pk› verimli bir ürün gibi bofla harcanmaz. tüketilmesi demektir. Fakat bu anlamda zaman verimsiz bir zaman olarak de¤erlendirilir. Bu durum art›k günümüzde de¤iflmifltir. ancak tüketim bir haz duyma arac› de¤ildir. 1997: 86-87). Baudrillard’a göre bu durum D ‹ K K bir A T yan›lsamad›r. Bu anlamda bolluktur. Bofl zaman çal›flman›n karfl›t›d›r fakat özgür zaman de¤ildir. bunun kapitalist sistemin kendini yeniden üretmesine dönük bir uygulamas› oldu¤unu ifade eder (Baudrillard. Bu konuda daha bilgi için Baudrillard’›n Türkçe’ye de çevrilen “Tüketim Toplumu K ‹ Tayr›nt›l› A P (1997)” kitab› önerilir. Baudrillard. Bir at›l zaman olmad›¤› gibi özgür zaman da de¤ildir. Tüketmeland›r›larak nin haz duyma ile ilgili oldu¤u önermesini ise sistemin tüketiciye yükledi¤i yan›lt›c› bir anlam olarak niteler. Tüketim toplumunda yan›lsama ihtiyaç üzerinden sa¤lan›r. Bu anlay›fl asl›nda gerçek bir SIRA bolluk toplumunda olmad›¤›m›z› aksine toplumda yaflayan bireylerin. S‹ZDE gruplar›n k›saca insan türünün bir k›tl›k içinde oldu¤u olgusunun çarp›t›lmas›n› ortaya ç›kar›r. K ‹ T A P TELEV‹ZYON ‹NTERNET . 1997:28-29). bireylerin s›k›nt› duySIRA S‹ZDE malar›na gerek olmad›¤› firman›n bu iflleri kolayca halledebilece¤i yeter ki bireyin buna istekli olmas› anlam›na gelir. Kullan›lmayan zaman›n tüketimidir. Bu tamamen tüketim üzerine gelifltirilen ideolojik bir söylemdir. Aksine dinlenme ve kazan›m zaman›d›r. Birey kendisi için haz duyar.

Baudrillard’a göre günlük al›flveriflten lüks tüketime. Thiry-Cherques. TELEV‹ZYON Thiry-Cherques. 1997: 96). Ünite . Baudrillard. Baudrillard. Gerçeklik simülasyonla üretilip ço¤alt›ld›¤› için her zaman fazlas›yla var olacakt›r. fiaylan 2002:241). gösteren ile gösterilen ve insan ihtiyaçlar› fikri ile geç kapitalizmin sunduklar› aras›nda çizilen al›fl›lm›fl ayr›mlar› radikal bir fleSIRA S‹ZDE kilde sorgular. Böylece insanlar içinde bir toplumsal ayr›cal›k yaflad›klar›n› zannederler. 2002: 239. Birey ne kadar çok tüketirse o kadar çok sayg›nl›k kazanmakta ama di¤er taraftan moda de¤eri olan ve h›zla yinelenen mallar›n tüketiSIRAtüketim S‹ZDE ç›lg›nl›¤› mini gerçeklefltirdi¤inde de prestiji artmaktad›r. iletiflim teknolojilerinin geliflmesi. geçici modalar. bireylerin spor yapma ve dinlenme biçimlerine var›ncaya kadar tüm yönleri ile bir tüketim ç›lg›nl›¤› yaflad›klar›n› belirtir. 2010). Eski ya da geAMAÇLARIMIZ leneksel kültürlerin co¤rafi ve simgesel çeflitlili¤iyle yüz yüze gelen modernlik.5. K ‹ T A P Baudrillard’a göre tüketim toplumu.Tüketim Toplumu. U tad›r. Bu toplumsallaflt›rma tarz›n› flimdi simülasyon ve smülakrlar arac›l›¤› ile görmeye çal›flal›m. ayn› zamanda tüketimi ö¤retme ve insanlar› tüketime toplumsal bir biçimde al›flt›rma toplumudur. “sibernetik kontrol” ad›n› vermektedir (Baudrillard. SIRA S‹ZDE DÜfi ÜNEL‹M Stevenson’a göre (2002: 149) flu an mevcut olan en karmafl›k postmodern kitle iletiflim elefltirisini Jean Baudrillard ortaya koymufltur. postmodern toplumda ‘gerçek’i önceleyen modeller olarak taklitler (simulakrlar) toplumsal düzene egemen olmaya ve toplumu hipergerçeklik olarak oluflturmaya bafllar. 1997: 90). 2000: 372. rekD‹KKA T lamlardan pop art’a. simülasyon kavram›n› bir köken ya da AMAÇLARIMIZ bir gerçeklikten yoksun gerçekli¤in modeller arac›l›¤›yla yeniden türetilmesi anlam›nda kullan›r. Bu denetim sürecine Baudrillard. Baudrillard. kapitalist toplumda bir mal›n kullan›m ve de¤iflim de¤erinin bulundu¤undan söz ederken. duvar yaz›lar› ve S O R post-endüstriU yel yaflam tarzlar› ile birlikte modernite deneyiminin nas›l de¤iflti¤iyle ilgilenmifltir. Gizlemek (dissimuler). (Kellner. sistem taraf›ndan üst gerçeklik (hiper-realite) yarat›larak demokrasinin varl›¤› ile örtüfltürülmekte ve toplumun refah anlay›fl›n›n göstergesi say›lmakS O R 2010). Birebir gerçe¤in yeniden üretilmesidir. günümüz tüketim toplumunda bu de¤erlerin gösterge de¤ere dönüfltü¤ünü anlat›r. T E L Tüketim E V ‹ Z Y O N toplumu bir çeflit yeni ve özgül bir toplumsallaflt›rma tarz›d›r (Baudrillard. ‹NTERNET DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P TELEV‹ZYON ‹NTERNET Tüketim toplumunda bireyler nas›l denetlenmektedir? Aç›klay›n›z. TELEV‹ZYON ‹NTERNET ‹NTERNET . Bugün gerçeklik onun hiper gerçekli¤i olarak karfl›m›zda durmaktad›r (Ritzer. tüketim kültürlerinin ortaya ç›k›fl› ile yüksek ve afla¤› sanat. lunaparklar. de¤iflim de¤eri ise al›flverifl üzerinden ticari de¤erini ifade eder. Bat›’da saç›larak kendisini tüm dünyaya homojen bir birlik olarak dayat›r (Best&Kellner. Afl›r› emek ve tüketim bask›s›n›n insanlarda yaratt›¤› normalleflme alg›s› ayn› zamanda AMAÇLARIMIZ hiper-uyumluluk sa¤lamakta ve böylece nesnelerin tüketimi ile toplum kontrol edilmektedir. yani tüm öbür eski ya da geleneksel kültürlerle karfl›laflt›ran medeniyet tarz›n›n karakteristi¤idir. deD‹KKAT rin ile yüzeysel. Bu durumda art›k gerçe¤in yerini simülasyon alm›flt›r. 1998: 141) ‘O’na göre modern endüstri toplumunun temelK anahtar› ‹ T A P üretimken. Nesnelerin tüketimi toplumda çeSIRA S‹ZDE flitli araçlarla desteklenerek bireylere aktar›ld›¤› için yaflan›lanlar›n normal olarak alg›lanmas›na neden olmakta ve bir hiper-uyumluluk (hiper-conformity) sa¤lanmaktad›r. sahip olunan fleye sahip de- S‹MÜLASYON VE S‹MÜLAKRLAR 1 SIRA S‹ZDE DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE Baudrillard. bedenin inflas›ndan cinselli¤e. Oysa bu bir yan›lsamad›r (fiaylan. Gösterge de¤eri ise bireyin nesneleri SIRA S‹ZDE tükettikçe kendisine sa¤lad›¤› prestij ile ilgilidir. 1997. Simüle -m›fl K etmek ‹ T A P gibi yapmak de¤ildir. Simülasyon / Simülakrlar ve Sessiz Ço¤unluk: Jean Baudrillard 105 Mal›n kullan›m de¤eri bize fayda sa¤lamas›n›. kültür ile meta. Bavdrillard’a göre günümüzde tüketimin ilerleme ve mutluluk anlam›na gelmesini ve bireyin tercihlerinin DÜfiÜNEL‹M ço¤almas›n›. Baudrillard’a göre modernlik kendisini gelenekle.

‹konlar arac›l›¤› ile görüntüler alg›lanabilen ve anlafl›labilen bir Tanr› düflüncesinin yerini alabilmektedir. Oysa simulasyon bu “gerçekle” “sahte” ve “gerçekle” “düflsel” aras›ndaki fark› yok etmeye çal›flmaktad›r. kendinde bu hastal›¤a ait semptomlar görülen kiflidir. Simülasyonun bilinçli olarak seçti¤i t›p ve ordunun d›fl›nda bir de din olgusunun bulundu¤unu söyleyebiliriz. “Sessiz Y›¤›nlar›n Gölgesi” adl› eserinde de. Geçmiflte belli kan›tlara dayanarak birçok hastaym›fl gibi yapan›n maskesini düflürebilmiflse de bugün ordu bir simülatörü de aynen gerçek bir homoseksüel. Hakiki bir hastal›k olup olmad›¤› anlafl›lamayan bu fley. Kitleler putperest do¤mufl ve putperest kalm›fllard›r. Tanr› düflüncesinin aflk›nl›¤›na karfl›n varolmufllard›r. bir göstergeler ça¤›nda yaflad›¤›m›z›n kan›t› olarak düflünmek mümkündür. bir anlam›n yerini alabilece¤ine ve bir fleylerin-bu tabii ki Tanr›’d›r. “Tanr›ya inanman›n ruhsal gücüne karfl›l›k afla¤›l›k günlük uygulamalar” içerisinde kitleler yaflam›n› sürdürmektedirler (Baudrillard. hekimler. Tanr› düflüncesi hiçbir zaman için resmi bir din kurumu olan kilisenin d›fl›na ç›kamam›flt›r. 2010: 17). kitlelerin her zaman için bir Tanr› düflüncesi yerine bir Tanr› imgesini ye¤lediklerinden bahsetmifltir. bir kalp hastas› ya da bir deli gibi çürü¤e ay›rabilmektedir. Ordu da simülatörlere karfl› bir fley yapamamaktad›r. K›yamet günü onlar› hiç rahats›z etmedi¤i gibi bofl inançlar›n› ve fleytan› günlük yaflant›lar›n›n içine sokmufllard›r. “Öldürücü bir güce sahip imgenin karfl›s›na. Bu ifadeleri.bu de¤ifl tokuflun gerçekleflmesini sa¤lad›¤›na bütün kalbi ve iyi niyetiyle inanmaktad›r. gerçe¤in görünen ve alg›lanabilen yanlar›n› sunan yeniden canland›rman›n diyalektik gücüyle ç›k›lmaktad›r. Bat›. buradaki düflüncelere paralel olarak. Tanr›’dan kitlelere flehit ve aziz insanlar›n k›yamet günü ve ölüm dans› hikâyesi. simülatörün bilmedi¤i bir semptomlar düzenine sahip oldu¤unu ve hekimin bu düzendeki bir aksaman›n fark›na varmamas›n›n mümkün olmad›¤›n› ileri süren bir hekimlik anlay›fl› varsa da. bu yeniden canland›rma olay›n›n önemine ya da göstergenin derin bir anlama sahip olabilece¤ine. 2010: 18-20). (Baudrillard. Çünkü kitlelerde ritüelin içkinli¤i vard›r. simüle etmek ise. kiliselerdeki gösteri ve törenlerden baflka bir fley kalmam›flt›r. “m›fl” gibi yapmak (feindre) ya da gizlemek (dissumuler) gerçeklik ilkesine zarar veremez. 2010: 14-15) Birincisi bir varl›¤a (flu anda burada bulunmayan) di¤eriyse bir yoklu¤a (flu anda burada bulunmamaya) iflaret etmektedir. sahip olunmayan fleye sahipmifl gibi yapmakt›r. “Deliyi bu kadar iyi taklit edebilen biri herhalde delidir” diyen Ordu. Baudrillard. yani bunlarla gerçeklik aras›nda her zaman aç›k seçik bir fark vard›r. hastan›n hastal›¤› konusunda söylediklerini do¤ru ya da yanl›fl olarak de¤erlendirme konusunda aciz kalmaktad›rlar (Baudrillard. Tanr›’ya olan inanç göstergelerine indirgenebildikten sonra gerisini var›n siz düflünün” (Baudrillard. büyücülük. Tanr› bile simüle edildikten sonra. Çünkü der. psikoloji ile t›bb›n elini kolunu ba¤lamaktad›r. Baudrillard burada Bizans ikonalar›na göndermede bulunarak. 2006b: 14-15) . Bir hastal›¤› simüle eden kifli. Bütün bunlar. 2010: 16-17). imgelerin/göstergelerin her zaman ölümcül bir güce sahip olduklar›ndan bahseder. ‹konlar ve di¤er simulakrlar mabetlere sokuldu¤unda tanr›sal güç yeniden canland›r›labilmektedir. Simüle eden kifli gerçekten hasta m›d›r de¤il midir? Böyle bir kifliyi nesnel bir flekilde hasta ya da sa¤lam olarak de¤erlendirmek mümkün de¤ildir. Öyleyse der Baudrillard (2010: 16). Her ne kadar her zihinsel rahats›zl›k biçiminin.106 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› ¤ilmifl gibi yapmak. deli ile simülatörü birbirinden ay›rmada aciz kalmaktad›r (Baudrillard. Baudrillard.

Ünite . Baudrillard’a göre. Disneyland’›n her D‹KKAT köflesinde nesnel bir Amerika profiliyle karfl›laflabilmek mümkündür. Bu aç›klamalara örnek olarak TürkiSIRA S‹ZDE ye’den bir televizyon program› olan “Biri Bizi Gözetliyor” verilebilir. “Gönderenden yoksun ve nerede bafllay›p nerede bitti¤i bilinmeyen. hipergerçe¤e ve simülasyona aittir. fleylerden oluflan bir illüzyon ve fantazm oyunudur. ‹nsanlar da AMAÇLARIMIZ “gerçe¤in yerini alm›fl olan simülakrlar”›n içinde yaflamakdad›rlar (Önk 2009). gerçe¤in tüm verilerine sahip olamama durumu yani gerçek olmayan fleydir. “gerçekle” “sahte” aras›ndaki ‹ N T Eörne¤inde RNET tadan kalkt›¤›n› söyleyen Baudrillard bu belirlemeyi. di¤er bir ifade ile gerçe¤e ba¤›ml›d›r. gerçe¤in gerçe¤e benzemedi¤iTELEV‹ZYON ni gizleyebilmek ve gerçeklik ilkesinin devam›n› sa¤layabilmektir (Ritzer. Gelece¤in Dünyas› vb. Burada. kimin model oldu¤u. 2006: 242). Burada sorun yan›lt›c› bir yeniden canland›r›lm›fl gerçeklikten çok. Amerikal›lar›n saplant› haline gelmifl korkusu olan ›fl›klar›n sönmesi. Baudrillard’›n sanata ilflikin görüfller ise flöyledir: Sanat günümüzde amac›ndan S O R U tamamen sapm›fl durumdad›r.5.Tüketim Toplumu. Disneyland flöyle aç›klar (Baudrillard. Asl›nda kalabal›klar› buraya budur. Amerika’n›n sahip oldu¤u tüm de¤erler minyatürlefltirilmekte ve çizgi filmler arac›l›¤›ySIRA S‹ZDE çeken de la coflarak. Oysa günümüzde gerçeklik yitirilmifl oldu¤undan sanat›n temeli olan illüzyonda D‹KKAT kaybolmufltur. Oysa Disneyland’› çevreleyen Los Angeles ve Amerika gerçe¤e de¤il. Baudrillard bunun tam da bir simülasyon oldu¤unu yeniden canland›rman›n karfl›t› olarak aç›klar. kendilerinden geçmektedirler. Disneyland ile de engellenmifl ‹NTER NET olmaktad›r. Allan. Disneyland tam bir ›fl›k gösterisidir. Bu durum hem izlenilen hem de izleyen olarak her türlü gönderenin ters yüz edilmeDÜfiÜNEL‹M sini do¤urmaktad›r. Disneyland’› düflsel bir evren olarak sunma arzusunun gerisinde yatan fley. Bu durum. hiçbir fleyin durduramad›¤› bir kapal› devre içinde. bir simülakrd›r. O. Baudrillard’›n “Simülasyon ve Simülakrlar (2005)” kitab› ile “Amerika adl› kitaK ‹ (1996a)” T A P b›n›n okunmas› yararl› olacakt›r. Simülasyon ile -m›fl gibi yapmak aras›nda nas›l bir iliflki vard›r? TSIRA E L E VS‹ZDE ‹ZYON DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P D Ü fi Ü N E L ‹ M fark›n orSimülasyon evreninde “gerçekle” “düflsel”. yaln›zca kendi SIRA S‹ZDE kendinin yerine geçebilen bir fley” (Baudrillard. Sanatta önemli olan illüzyon yaratmakt›r. simülasyonun gerçeklik ve illüzyonun bitti¤i yerde bafllad›¤›n› ileri sürmektedir. Disneyland “gerçek” ülkenin “gerçek” Amerika’n›n bir Disneyland’a benzedi¤ini gizlemeye yaramaktad›r. Çünkü gerçekten kimin kimi izledi¤i. göstergeyi kesinlikle bir de¤er olarak yads›makta ve her türlü gönderenin ters yüz edilmesi ve öldürülmesi olarak görmektedir (Baudrillard. Böylece postmodern dönemde gerçeklik yitirilmifltir. Disneyland’›n d›fl›nda kalan evrenin gerçek bir K ‹ T A P evren oldu¤una inand›rma düflüncesidir. gerçe¤in de¤il. bütün simulakr S düzenlerinin iç içe O R U geçti¤i kusursuz bir modeldir. 2010: 20. s›radan. Amerika ve Gerçekli¤in Kusursuz Cinayeti 2 T SIRA E L E V S‹ZDE ‹ZYON DÜfiÜNEL‹M ‹NTERNET S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P TELEV‹ZYON ‹NTERNET . 2010: 28-29): Disneyland. Çünkü illüzyon gerçekli¤e ait bir nesneyle ilgilidir. Korsanlar. Simülasyon / Simülakrlar ve Sessiz Ço¤unluk: Jean Baudrillard 107 Baudrillard’a göre burada bahsedilen gerçek d›fl› bir fley de¤il. Disneyland her fleyden önce. yeniden canland›rma ile gösterge ve gerçeklik aras›nda bir eflde¤erlik ilkesi bulundu¤unu. süreç içinde belli de¤ildir. gündelik AMAÇLARIMIZ yaflant›n›n bir hapishaneyi and›rd›¤›n› gizlemeye çal›flan toplumsal bir yap›n›n hapishaneler infla etmesine benzemektedir. Önceleri insanlar› bir illüzyona inand›rmak amaçland›r›l›rken. 2010: 20). 1997: 96). Baudrillard’›n Amerika (1996a: 63) adl› eserinde bahsetti¤i. 24 saat her yerde ›fl›klar›n yand›¤› bir ülke olan Amerika’n›n bu küçük minyatürü de karanl›¤a karfl› korkusunu ›fl›k gösterileriyle gidermektedir. Simülasyon. simülasyonun ise eflitlik ilkesi ütopyas›na tamamen ters bir fley oldu¤unu kabul ederken. flimdi art›k onlar› var olmayan bir gerçekli¤e inand›rmak önemli hale gelmifltir. BaudSIRA S‹ZDE rillard.

Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ Baudrillard (2010: 31-34.devrederek kendini bu iflin d›fl›nda tutar. ‹ktidar› güçlendirmek amac›yla gerçeklefltirilmifl bir skandal simülasyonudur. içeriklerin ve kodlar›n ciddiyetine inand›rmaya yetmemektedir. yani nihai AMAÇLARIMIZ çözümüdür (Baudrillard. kitle vurdumduymaz davran›fl›n›n fark›nda olarak anlam istemekten Anlam›n Zedelenmesi TELEV‹ZYON . ‹ktidar da do¤rudan onu vurdumduymaz olarak güdümlemez. Watergate. 2006b: 12-14). “Bu ba¤lamda medya yöneticileri kitlelere bu mesajlar› iletirken kitleyi kand›rma amac› gütmezler. art›k anlam›n da içi boflalmaya bafllam›flt›r. Ancak iktidar güdümleme iflini baflka alanlara -futbol. 2006a: 23). Daha iyi haber vererek kitlelerin kül‹ N T E R Nyükseltmek ET türel düzeylerini gibi ahlaki bir sorumluluk duydu¤unu vurgular. K ‹ T A P TELEV‹ZYON ‹NTERNET Kitle iletiflim araçlar› sunumlar› ile sürekli imge ve anlam üretmekte dolay›s› ile kitleleri anlam›n egemenli¤i alt›nda tutmaktad›r. dünyan›n koflulsuz bir gerçekleflimidir. film. tüm eylemlerimizin. tüm verilerin güncelleflmeSIRA S‹ZDE siyle. 2005: 73). 1999: 330) Disneyland örne¤ini daha ileriye götürerek Disneyland’›n tasarlama biçimiyle Watergate skandal›n›n tasarlan›fl biçimi aras›nda hiçbir fark olmad›¤›n› söyler. Eliot. 2006a: 40). Dolay›s› ile kitleler anlamdan uzaklaflmaktad›rlar çünkü anlam. Günümüzde anlam tam tersine karmafl›k ve herhangi bir uzant›s› olmayan bir olaya dönüflmüfltür. “Kusursuz Cinayet kitab› Baudrillard’›n düflüncelerinin daha iyi anlafl›lmas› baK ‹ T A(2006a)” P k›m›ndan önerilir. tüm olaylar›n kat›ks›z bilgiye dönüflmesiyle. Çünkü bu skandal sayesinde dünyaya bir doz politik SIRA ahlak tekrar fl›r›ngalanmaktad›r. Dolay›s› ile hiçbir çaba kitleleri.) Watergate’in baflard›¤› tek fley der. Gerçek sand›¤›m›z simülasyonlar asl›nda gerçe¤in yerine geçmifltir. Oysa kitleler buna direnç gösterirler. Ama bu içi bofl ve öncesi ya da sonras› olmayan bir gerçeklik. K›saca. Sonuç olarak. Bu nedenle kitleler için anlam yerine gösteri önemlidir. Baudrillard. gerçekli¤in kopyalanmas› ve gerçekli¤in klonlanarak yok edilmesi yoluyla dünyan›n h›zland›r›lm›fl çözülmesi. onu müD‹KKAT kemmellefltirmek anlam›na geldi¤i kadar dünyan›n sonu oldu¤unu da ifade etmektedir (Adan›r ve Y›ld›r›m. gösteri istemektedirler. Asl›nda kitle vurdumduymaz de¤ildir. herkesi Watergate’in bir skandal oldu¤una inand›rmakt›r. Kusursuz cinayet. Nedeni ise. dünyan›n eksikliklerini tamamen gidermek. Art›k dünyan›n kimli¤ini saptamak ona göre gereksiz yarars›zd›r D Ü fi Ü Nve EL ‹M (Baudrillard. Baudrillard. bu anlamda sistemin kendi içinde bir elefltirisi olarak sistemin muhalifDÜfiÜN EL‹M lerine kurulan bir tuzakt›r. pop müzik gibi. Çünkü bu ikiyüzlü davran›fl. gerçek dünyan›n ortadan kalkmas›n›n kusursuz bir cinayet olduS O R U ¤undan söz eder ve kusursuz cinayetin suç kan›t›n›n “kusursuzluk” oldu¤unu vurgular. çünkü herkes onun bir skandal oldu¤unu gizlemeye çal›flmaktad›r. anlam üreticilerinin entelektüel bir rahata kavuflmak için ileri sürdükleri bir düflüncedir. Kusursuz Cinayet kitab›nda. art›k toplumlar› sürükleyip götüren bir unsur olmaktan ç›km›flt›r. Ayr›ca fliddetin kokusunu hissetmektedirler. Kitleler tam tersine kendilerine iletilen anlam bombard›man› karfl›s›nda özgürdürler. Medya anlam üretmeyi ahlaklaflman›n bir zorunlulu¤u olarak görmektedir. Baudrillard’a göre Watergate bir skanS‹ZDE dal de¤ildir. Çünkü onlar anlam de¤il. Böylece bu durum. (Bu düflsel oyunda ilki gibi önceden belirlenmifl yapay s›n›rlar›n ötesinde herhangi bir gerçekli¤in bulunmad›¤›n› gizlemeye çal›flmaktad›r. Oysa kitleler mesajlar›n içinde bir gösteri olmas› koflulu ile tüm içeriklere kanmaktad›rlar ve anlam›n diyalekti¤ini yads›maktad›rlar. anlam›n saydaml›¤›ndan ve politik iradeden ölümden korktuklar› gibi korkmalar›d›r. Dolay›s› ile vurdumduymazl›k kitleye iktidar taraf›ndan bahfledilmifl olur (Baudrillard. Baudrillard SIRA S‹ZDE gerçe¤in katledildi¤ini söyler.108 Simülasyonun gerçe¤in yerini almas›yla birlikte. Bu anlamda Watergate’in çok güçlü bir zehirleme yöntemi oldu¤u söylenebilir. aksine kitlelerin istekleri onlar için önem tafl›r” önermesini Baudrillard do¤ru bulmaz.

teorilerin bofllukta süründükleri. 2000: 377). Günümüzde kitle iletiflim araçlar› farkl› bir fley yapm›yor. Böylece nesnelerin tüketilmesi bir losyon etkisi b›rak›r. 1996: 144-145). Böylece kehanet gerçekleflmifltir der. Ünite . Tüketim kültürü sonuç itibar›yla postmodern bir kültürdür ve derinliksizdir (Featherstone. gel gelelim postmodern toplumda her fley görülebilir. Ama bu hiç de talihsizlik de¤ildir. ataleti ve içe dönük infilak› yo¤unlaflt›r›r. Losyon etkisini yitirdikçe nesnelerin tüketimi de sürekli yeniden yeniden artar. Postmodernizm fleylerin ironisinde ve oyununda belli bir hazz› yeniden keflfetme giriflimini içermekteymifl gibi alg›lad›¤›n› belirtir. Kitle’den Sessiz Y›¤›na/Ço¤unlu¤a Baudrillard’a göre (2006b: 11-12) art›k gerçekli¤in yerini simülasyonun ald›¤› Bat› toplumlar›nda kitleler giderek ortadan kalkmakta. postmodernizm boflluk ve ac›ya verilen bir yan›t olarak betimlenir. Anlam›n ve modernitenin tüm göndergelerinin ve sonulluklar›n›n y›k›l›fl›ndan sonra. y›k›lan her fleyin. Bu yan›t geçmifl tüm kültürlerin. çabuk geçer. maddi bir yarar olarak de¤il. Baudrillard: (Kellner. Sadece ‘hareket’ halindeyiz. Modernitede anlam derinlerdedir ve onu oradan çekip ç›karmak gerekir. taklitlerin ve gösterilerin afl›r› gerçekli¤i (hiper realism of simulation) geçmifltir (Sarup. Baudrillard (2006a: 18). Postmodern sahne ölü anlam iflaretlerini. Simülasyon / Simülakrlar ve Sessiz Ço¤unluk: Jean Baudrillard 109 kaç›n›r. buharlaflmakta ve onlar›n yerini “sessiz y›¤›nlar” almaktad›r. Neden “post” önekinin kulland›¤›n› ise flöyle aç›klar. ç›r›lç›plakt›r. güvenli herhangi bir limana demirlemedikleri bir nihilizm evrenidir. O nedenle sanki bir tür dairesel çekimmiflçesine bu tarihin içinde hareket etmekteyiz. 2000: 376). Art›k ilerledi¤imiz söylenemez. Baudrillard’›n toplumsal›n simülasyonu hatta “toplumsal›n içinde kayboldu¤u kara bir delik” olarak gördü¤ü kitlelerin ne geçmiflte ne . 2000: 378) Postmodernite ne iyimserdir ne de kötümser. Bu nedenle ayn› yazg›ya boyun e¤mifl durumdalar. tarih durdu. var kalabilmek için üzüntü içinde yeniden infla edilen her fleyin geri getirilmeye çal›fl›ld›¤› geçmifl bir kültürün restorasyonuna yöneliktir. Losyon etkisi k›sa süreli bir etkidir. Anlam derinli¤i gizli bir boyut. bunun yerine özellikle gösteri istedi¤ini a盤a ç›kar›r. Y›k›nt›dan artakalanlarla oynanan bir oyundur. Postmodernizmde metalar›n kullan›m de¤erleri ile üretim ihtiyaçlar›n›n yerine iflaretlerin. Art›k yap›lacak fley parçalarla oynamaktan ibarettir. belirgin fleffaf. Çünkü kitle anlam›n gerçekli¤i alt›nda ezilmek istemez. Parçalarla oynamak -iflte bu -post-moderndir (Kellner. ‘Post’ olmam›z bundand›r. Dolay›s› ile çabuk tüketilen ve deyim yerinde ise losyon etkisi b››rakan bir kültürdür. kendine yönelir (Kellner. postmodernite. anlam› olamayan bir tür tarih sonras›nday›z. 2002: 243). Dolay›s›yla Baudrillard’›n dedi¤i gibi anlamla yaflayan anlamla ölür.Tüketim Toplumu.5. 2004: 233). S›n›r tan›mayan büyüme. Göstergelerin ve biçimlerin ço¤almalar›n› h›zland›r›r. Görülece¤i gibi bir belirsizlikten ve anlam bofllu¤undan söz eden Baudrillard postmodernist bir tav›r sergilemektedir. ayn› olan›n yeni kar›fl›mlar›na ve biliflimlerine dönüflen donmufl biçimlerini sergiler. Böylece tüketim kullan›m de¤erinin tüketimi olarak. Günümüzde sanat da farkl› bir fley yapm›yor. henüz görülmemifl bir alt tabaka gerektirir. Postmodern dünya anlamdan yoksundur. Burada anlam bulamayacaks›n›z. nefleyle y›k›lan ve yaflayabilmek için. göstergenin en yüce ifllevinin gerçekli¤i ortadan kald›rmak ve ayn› zamanda bu kayboluflu perdelemek oldu¤u bir dünyada yafl›yoruz. parçalanmay› ve fleffafl›¤›. Oysa postmodern ça¤da nesneler anlam›n› yitirmifltir ve her fley medya taraf›ndan gösteriye dönüfltürülmüfltür (fiaylan. göstergelerin tüketilmesi olarak de¤erlendirilir.

Çünkü sosyoloji yaln›zca olumlu ve kesinleflmifl bir toplumsall›k varsay›m› arac›l›¤›yla yaflayabilmektedir.110 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› SIRA S‹ZDE DÜfiÜNEL‹M S O R U de gelecekte yazabilecekleri bir tarihleri yoktur. anlam›n medyada içe göçmesi. Postmodern toplumun nas›l bir yap›lanmaya sahip oldu¤unu Baudrillard flu ifadelerle dile getirir: “Modern uygarl›klar. onlar›n kültürlerinin alt›n ça¤› olarak adland›rabiliriz. 2006b: 12). her düzeyde. bütün ayakta duramayan anlamlar›n. Toplumsal adl› boflluk ise “lofl bir beynin içinde durmadan dönen. AMAÇLARIMIZ 2006: b14). s›n›f ya da halk gibi eskiden kendilerine baflvurulan bütünlere benzemezler. K ‹ T A P D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P Baudrillard’›n içe do¤ru patlama teorisi. Dolay›s›yla kitlelerin anlam›n› yitirip sessiz ço¤unlu¤a dönüfltü¤ü bu belirsiz düzen. mekanizasyon ve teknoloji gibi alanlarda d›fla do¤ru patlama (explosion) söz konusu iken. pazar›n evrenselleflmesi görünümü alt›nda bir yay›lma ve patlama. (Baudrillard. 2006b: 13) Kitlede bütün gönderenlerin devrik simülasyonlar› vard›r. hem de bilinmeSIRAetraf›nda S‹ZDE yen kitlelerin durmadan dönmektedir” (Baudrillard. Bu aç›dan bak›ld›¤›nda. (Baudrillard. sosyolojik tan›mlaman›n tam tersi olmaktad›r. boflluklar› dolduran nesneler ve kristal kümeler taraf›ndan ifllenip geçilmektedir. Ne oldu¤u hem bilinen. Sessizlik arac›l›¤›yla içine çekildikleri tarihin de ilgi alan›ndan ç›km›fllard›r. Dolay›s›yla kitlelerin politik olarak temsili de art›k sorunlu bir hal alm›flt›r. . Daha do¤rusu evrenselin s›n›rlar›na ulaflm›fl ve yay›labilece¤i alanlar› tüketerek aynen ilkel toplumlar›n için için kaynayan süreci denetleyememeleri sonucu patlayan süreç taraf›ndan y›k›lmalar› gibi bizim kültürlerimiz de bu patlayan süreci dengeleyememe ve ona egemen olamama sonucu yavafl yavafl yok olmaya bafllam›flt›r” (Baudrillard. Bu dönemi. iktidar›n üzerinde güçlü bir simülasyon etkisi bulunmas›na ra¤men kitlenin de ters simülasyon uygulayarak iktidar› çökertme gücünün bulundu¤unu gözden uzak tutmamal›y›z (Baudrillard. Toplumsal anonimleflerek kitleleri meydana getirmifltir. Bütün gönderen sisKKAT D ‹yitirilmifl temlerinin. olanaks›z tarihin ve art›k var olamayan temsil etme sistemlerinin kara kutusu kitle: Toplumsalla ilgili her fley unutuldu¤unda geSIRA S‹ZDE riye kalan art›kt›r. Bununla birlikte Baudrillard kitlenin sessizli¤inin bir patlamaya da aç›k oldu¤unu bu nedenle kitleden belli bir anlamda umutlu oldu¤unu söyler. ‹ N T E151. Postmodernist döneme karfl›l›k gelmektedir. 2006b: 53). Ancak belli bir h›zland›rma ve zorlama sürecine göre bu patlama süreci denetlenemeyecek bir hale gelmifl ve olumsuz bir h›z ve genleflme düzeyine eriflmifltir. Toplumsal›n emilip da¤›lmas›n› ve içten dinaS O R U mitlenmesini anlayamamaktad›r. Toplumsala ait olmad›¤› gibi toplumsal› yans›tmaktan da acizdir. sosyoloji toplumsal›n ve aflamalar›n yayg›nlaflmas›n› betimlemekten baflka bir fley DÜfiÜNEL‹M yapamaz. Hiç kuflkusuz en az›ndan belli bir süre bir patlama ya da denetlenebilen ve aflama yanl›s› bir enerjinin özgürlefltirilmesini yaflam›fllard›r. Tmedyan›n E L E V ‹ Z ve Y Otoplumsal›n N da kitlelerde içe göçmesi dâhil olmak üzere s›n›rlar›n çökmesine yol açan bir süreçtir (Best&Kellner. her fleyin birbiri içine girerek içe do¤ru bir patlaman›n (implosion) ortaya ç›kmas› Postmodern toplumda varolmufltur. gösteri istemektedir. Baudrillard’a göre modern toplumda ‹NTERNET metalaflma. Art›k kitle anlam de¤il. 2002: 243). Bu anlamda kitle. (Baudrillard. 2006: 13) Art›k devrimci umutlar da ortadan kalkm›flt›r. RNE T 1998: fiaylan. Kitleler. Art›k ne emekçiler vard›r. 2006b: 32). çak›flan. Baudrillard bu durumu iktidar›n kitleyi dolayl› yollardan güdümlemifl olmas›yla aç›klamaktad›r. hukukun ve zaferlerin evrenselleflmesi ad› alt›nda ekonomik ve felsefi de¤erler üstüne kurulmufllard›r. ne de bir baflka toplumsal özne ya da nesneye ait T E L E V ‹ Z Y Okitlesi N bir kitle. Ona göre.

Tüketim Toplumu. Yine totallefltirici düflünceye yönelik olan postmodern elefltiriye ra¤men totallefltirici düflünceyi en berbat haliyle temsil etti¤ini belirtirler. Baudrillard’a göre kitleler neden sessiz y›¤›nlar haline gelir? TSIRA E L E VS‹ZDE ‹ZYON K ‹ T A P D Ünosyonu fi Ü N E L ‹ M fena halBest&Kellner’e (1998: 160) göre “Baudrillard’›n postmodernlik ‹ N T E R N E Tyapmaktan de yetersiz ölçüde teorilefltirilmifl olup yeterince ba¤lamsallaflt›rma yoksundur.D‹KKAT D‹KKAT SIRA S‹ZDE 5. ‹lk high tech (ileri teknoloji) toplum teorisyeni olan Baudrillard. tek yanl› olup. Ünite . Baudrillard’›n teorisi soyut. içinde bulunulan çaSIRA S‹ZDE ¤›n belli e¤ilimlerini yeniden üretir”. Simülasyon / Simülakrlar ve Sessiz Ço¤unluk: Jean Baudrillard SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ 111 Bu konuda Baudrillard’›n “Sessiz Y›¤›nlar›n Gölgesinde Toplumsal›n kitaK Sonu ‹ T A (2006b)” P b›n›n okunmas› önerilir. ELEfiT‹R‹LER 3 T SIRA E L E V S‹ZDE ‹ZYON DÜfiÜNEL‹M ‹NTERNET S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P TELEV‹ZYON ‹NTERNET . birçok kesim taraf›ndan farkl› ve yanl›fl alg›lan›p. Baudrillard’›nT20. Sonuç olarak. Baudrillard’›n Amerika (1996a) (Baudrillard anlatt›¤› çöküflün yans›mas›n› Amerika örne¤inde bulur) kitab›n›n da kötü bir soyutlamaAMAÇLARIMIZ dan ibaret oldu¤unu belirtirler ve analizlerinin yüzeysel kald›¤›n› söylerler. hatta hakarete varan yak›flt›rmalara maruz kalmas›na ra¤men. görüfllerinin belirsizli¤i ve anlams›zl›¤› vurgulamas› postmodern düflünceleri özetler niteliktedir. günümüz kitle iletiflim ve medya kuramlar›n› anlamada baflvurulan önemli bir referanst›r. kendisinin de flimdi olarak gelece¤in bir simülasyon modeline yans›tt›¤›. Best&Kellner (1998: 172). Bu ba¤lamda.yy düflüncesindeELEV‹ZYON ki yeri sars›lmazd›r. Baudrillard’›n onlara K ‹ sosyolojisi T A P göre bir anti-sosyoloji ve bu anlamda örtülü bir sosyolojidir. modernlik S O ile R U postmodernlik aras›ndaki çok say›da süreklili¤in yan› s›ra hâlihaz›r içinde bulundu¤umuz dönemin say›s›z can s›k›c› gerçeklikleri ve sorunlar› karfl›s›nda körlük etme e¤iliminD‹KKAT dedir. Her ne kadar kendisi postmodern oldu¤unu kabul etmese de. Simülasyon kuram›. görüflleri postmodern teorinin içerisine tam otur‹NT ERNET maktad›r.

gösterifl. gösterge ne varsa hepsini tüketiriz. Baudrillard’a göre tüketim toplumu bir bolluk ve çokluk toplumudur. göstergenin tam anlam›yla gerçek olan› temsil etti¤i vurgulan›r. Tüketim toplumu bir göstergeler toplumudur ve ayn› zamanda postmodern bir toplumdur. Bu anlay›fl gerçek bir bolluk toplumunda olmad›¤›m›z› aksine toplumda yaflayan bireylerin. A M A Ç 3 A M A Ç 2 . Baudrillard’a göre medya da toplumda ayn› uygulamay› yapar. gerçe¤in de¤il yaln›zca kendi kendinin yerine geçebilen bir fley olarak tan›mlan›r. Tüketim toplumuna iliflkin görüfllerini özetleyebilmek. Simüle etmek -m›fl gibi yapmak de¤ildir. gerçekli¤in bafl döndürücü halini sunar. Birebir gerçe¤in yeniden üretilmesidir. Bizler göstergelere s›¤›narak ve gerçekli¤in yads›nmas› içinde yaflamaktay›z ve bu haberleri ald›¤›m›zdan dolay› da mucizevî güvenlik içinde oldu¤umuzu san›r›z. ‹kinci evre. nerede ve ne zaman tüketeceklerine iliflkin bir bilgi verilir. Bugün gerçeklik onun hiper gerçekli¤i olarak karfl›m›zda durmaktad›r. Bu ba¤lamda imge. Gösterilenle gösterge aras›nda güçlü bir korelasyon vard›r. do¤rudan sembolik iliflkiden bir uzaklaflmay› iflaret eder. bolluk ise demokrasidir. Bu genellikle modernite olarak adland›r›lan dönemdir. benzeri anlam›na gelir. dâhil. Gerçe¤in taklidi. En önemlisi de günümüzde art›k sembolik al›flverifl kaybolmufltur. Göstergenin üçüncü aflamas› Endüstri Devrimi’yle bafllam›flt›r. Tüketim nesneleri üzerinden insanlara neyi. Simülakra ise taklit. Baudrillard. Dolay›s› ile giderek birbirinden farkl›laflan bir göstergeler evreni mevcuttur. Burada mallar›n statü ve güç sembolleri olarak kitlesel kullan›m›n› görebiliriz. ritüeller. hediye verme. belirli göstergelerin kullan›ld›¤› ba¤lamlar aç›k ve nettir.sosyal gerçekli¤e do¤rudan ba¤l› ve onu ifade etmeye yöneliktir. simüle etmek ise. ileti. Baudrillard’›n simülasyon kavram› bir köken ya da bir gerçeklikten yoksun gerçekli¤in modeller arac›l›¤›yla yeniden türetilmesidir. Metalar gösterge de¤eri kazand›klar› yola burada girerler ve sembolik al›flverifl bir metalaflm›fl göstergeler y›¤›n› alt›nda kaybolur. Asl›nda gerçeklik ters yüz edilmifltir. Bu anlamda büyüme bolluktur. Gerçeklik simülasyonla üretilip ço¤alt›ld›¤› için her zaman fazlas›yla var olacakt›r. Simülasyon ve simülakrlar kavramlar›n›n ne anlama geldi¤ini tan›mlayabilmek. kabaca Rönesans ve Endüstri Devrimi aras›nda üstünlük kurmufltur. Endüstri sonras› toplumlarda iletiflim teknolojilerinin ve kitle iletiflim araçlar›n›n sürekli gelifltirilmesi ve yayg›nlaflmas› belirleyici olmufltur. Gösterge. Göstergenin dördüncü aflamas› ‹kinci Dünya Savafl›’ndan k›sa bir süre sonra bafllam›flt›r. Bu gerçekli¤in sahteli¤i anlam›na gelir. Üretilen nesnelere s›rf üretilmifl olduklar›ndan dolay› bir kutsall›k ve olumluluk atfedilir.112 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Özet A M A Ç 1 Baudrillard’›n gösterge evrelerinin neler oldu¤u konusundaki görüfllerini ay›rt edebilmek. Gerçeklik bir yan›lsamadan ibarettir. kod olarak anlamland›r›l›r. tarihte 4 gösterge evresinin bulundu¤undan söz etmektedir. Gizlemek (dissimuler). Sembolik al›flveriflin do¤um yeri de buras› olmufltur. al›flverifller vb. bütün iletiflimsel eylemler -ifade. her fley tüketilmek üzere vard›r. gruplar›n k›saca insan türünün bir k›tl›k içinde oldu¤u olgusunun çarp›t›lmas›n› ortaya ç›kar›r. nas›l. Gönderenden yoksun ve nerede bafllay›p nerede bitti¤i bilinmeyen. sahip olunmayan fleye sahipmifl gibi yapmakt›r. sahip olunan fleye sahip de¤ilmifl gibi yapmak. Yani kitle iletiflim araçlar› gerçekli¤i de¤il. anlay›fl› önemsenir. Bu aflamada. Birincisinde. Bu toplumda önemli olan tüketimdir. Yani tüketim toplumunda bolluk savurganl›kla efl anlama gelir.

Kavramlar gerçe¤i aç›klamada yetersiz kal›r ve içe patlar. A M A Ç 5 . Anlam›n ve modernitenin tüm göndergelerinin ve sonulluklar›n›n y›k›l›fl›ndan sonra. ‹ktidar›n kitleler üzerinde güçlü bir simülasyon etkisi bulunmas›na ra¤men kitlenin de ters simülasyon uygulayarak iktidar› çökertme gücüne sahip oldu¤unu vurgular. olanaks›z tarihin ve art›k var olamayan temsil etme sistemlerinin kara kutusudur. postmodernite. bütün ayakta duramayan anlamlar›n. güvenli herhangi bir limana demirlenemeyen bir nihilizm evrenidir. Toplumsala ait olmad›¤› gibi toplumsal› yans›tmaktan da acizdir. Dolay›s› ile kitle simülasyon ve smülakrlar›n tüketicisidir.5. Kitle ve sessiz ço¤unluk konusundaki görüfllerini analiz edebilemek. postmodernizm boflluk ve ac›ya verilen bir yan›t olarak nitelenir. Tükettikçe uyumlaflmakta ve sessiz ço¤unlu¤a dönüflmektedir. teorilerin bofllukta süründü¤ü. bütün gönderen sistemlerinin.Tüketim Toplumu. Toplumsalla ilgili her fley unutuldu¤unda geriye kalan art›kt›r. Simülasyon / Simülakrlar ve Sessiz Ço¤unluk: Jean Baudrillard 113 AM A Ç 4 Anlam zedelenmesine iliflkin görüfllerini aç›klayabilmek. Modernitede anlam derinlerdedir ve onu oradan çekip ç›karmak gerekir. Toplumsal anonimleflerek kitleleri meydana getirmifltir. Postmodern dünya anlamdan yoksundur. Kitlede bütün yitirilmifl gönderenlerin devrik simülasyonlar› vard›r. Kitle. Ancak Baudrillard’›n kitlenin sessizli¤inin bir patlamaya da aç›k oldu¤u bu nedenle kitleden belli bir anlamda umutlu oldu¤u beklentisi vard›r. Oysa postmodern ça¤da nesneler anlam›n› yitirmifltir ve her fley medya taraf›ndan yeniden anlamland›r›l›r hale gelmifltir. Ünite .

c. Atomun parçalanmas› d. c. d. olguyu aç›klayamamas› c. Anlam zedelenmesi ne anlama gelmektedir? a. 5. d. Küme c. Sibernetik kontrol ne anlama gelmektedir? a. b. Patlay›c› maddelerin genel ad› e. ‹htiyaçlar›n sistem taraf›ndan üretildi¤i c. Yasalar› onaylama d. Anlam›n içeri¤inin boflalt›lmas›. Bask› ve güç kullanarak güvenli¤i sa¤lama e. Sistemin sürekli nesneler üretti¤i e. anlams›zlaflt›rma c. 3. Gerçek d›fl›l›k b. Afla¤›daki ifadelerden hangisi “sessiz y›¤›n›/ço¤unlu¤u” vurgular? a. e. ‹ç savafl 4. Simülakr ve simülasyon dünyas›na vurgu yapar. Sahtelik ile hayalli¤in kar›fl›m›d›r. Nesneleri tüketmenin gerekli oldu¤u d. Tüketiciyi bilinçlendirir. Gerçekle¤in simule edilerek gerçekmifl gibi sunumu e. Herfleye sahip olunmas› b. Anlam›n medyada içe göçmesi. Toplumun normlar›na uygun davran›lmas› e. ‹zleyicinin akl›n› ürünleri almas› için çelmeyi amaçlar. Kitle d. ‹deal olan› 6. Nesnelerin tükettirilmesi d. Tüketim nesnelerini sunar. d. Taklit etmektir. Herkesin birbirine benzemesi d. Kavramlar›n anlam›n›n a盤a kavuflturulmas› b. Topluluk e. Grup b. “m›fl” gibi yapmakt›r. Tüketim arac›l›¤› ile bireylerin sisteme uyumlu hale getirilmesi c. Herhangi bir arac›n kendine yetememesi b. üretim sisteminin meyvesidir” ifadesi neyi ça¤r›flt›rmaktad›r? a. Simülasyonun anlam›n› afla¤›daki önermelerden hangisi en iyi tan›mlar? a. Bilgi teknolojilerinin geliflimini vurgular. 2. c. içe patlama kavram›ndan neyi kastetmektedir? a. ‹htiyaçlar›n do¤al oldu¤u 10. Toplum . Herfleyin ölümüne iflaret eder. Gösterge de¤eri yarat›lmas› e. Baudrillard’a göre postmodernite ile ilgili afla¤›dakilerden hangisi yanl›flt›r? a. Hiper uyumluluk ne anlama gelmektedir? a. Gerçekli¤in modeller arac›l›¤›yla yeniden türetilmesidir. e. Göstergenin klasik ça¤›n›n sonunun geldi¤ini belirtir. Gönüllü olarak r›za gösterme 7. Baudrillard. Hiper gerçeklik kavram› neyi ça¤r›flt›r›r? a. Medyan›n sunumlar› ile toplumun denetlenmesi b. Sat›fl› art›rmaya yönelik sunular yapar. Herfleyin birbirine kar›flmas› 8. ‹zleyiciyi eve ba¤›ml› k›lar. Afla¤›daki ifadelerden hangisi günümüz toplumunda medya arac›l›¤› ile metalaflm›fl kültürü en iyi biçimde aç›klar? a. Yarat›c›l›k d. e. b. Göstergenin klasik ça¤›n›n devam etti¤ini savunur. Gizlemektir. Güvenlik güçleri arac›l›¤› ile denetimin sa¤lanmas› c. Baudrillard’›n “ihtiyaçlar. Hayal gücünün üstünlü¤ü c.114 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Kendimizi S›nayal›m 1. b. 9. Tüketimin haz duyma ifllevi gördü¤ü b. Taklit etmek.

‹deal tipik bir Amerikan ailesi. a 7.. gerçekte “röntgencilik” yaparak alacaklar› zevkten fazlas›n› alm›fllard›r. (Baudrillard. d 3. befl çocu¤u olan. çürümüfl site toplumlar› art›k Tanr›lar›n gazab›na u¤ramaktad›r. ifllenmemifl) bir tarihi belgedir. b 5. “Sanki biz orada de¤ilmifliz gibi” sözüyle “sanki siz oradaym›fls›n›z gibi” sözü ayn› anlama gelmektedir. . b 4. Çekimler anlams›z olana afl›r› anlam yüklemektedirler. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Tüketim Toplumu” konusunu yeniden gözden geçiriniz. Gerçe¤i hipergerçe¤e dönüfltüren mikroskobik simülasyonun sundu¤u haz budur. O. 2010: 54-56) Kaynak: Baudrillard. Loud ailesi boflanm›fl vs. Kitle toplumunu anlatan dramatik özelliklere sahip bir tören. üstelik günlük yaflant›m›zla ilgili bir belge. Yirmi milyon Amerikal› seyirciye sunulmufl bir kurban töreni. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Tüketim Toplumu” konusunu yeniden gözden geçiriniz. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Kitleden Sessiz Ço¤unlu¤a” konusunu yeniden gözden geçiriniz. Kitab›ndan 54-56 sayfalar› aras›ndan k›salt›larak al›nm›flt›r. Ünite . c Yan›t›n›z yanl›fl ise “Girifl” konusunu yeniden gözden geçiriniz. K›saca bu “brüt” (ham. Bu anlamda Loud ailesini ölüme mahkûm eden fley iflte bu kusursuzluktur. Jean. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Göstergenin Evreleri” konusunu yeniden gözden geçiriniz. Kendimizi S›nayal›m Yan›t Anahtar› 1. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Simülasyon ve Simülakrlar” konusunu yeniden gözden geçiriniz. dekoratif bir ev kad›n›na (housewife) ve uppermiddle standing (orta s›n›f›n üst katmanlar›ndaki yaflam kolayl›klar›na sahip) bir aile. b 8. Kokuflmufl. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Tüketim Toplumu” konusunu yeniden gözden geçiriniz. Televizyonun. insano¤lunun aya ayak basmas›n› göstermesi kadar önemli bir belge. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Tüketim Toplumu” konusunu yeniden gözden geçiriniz. yaklafl›m›ysa daha da tuhaft›r. Zaten yirmi milyon seyirciyi bafltan ç›kartan fley de iflte bu paradoks. Antikça¤ kurban törenlerinde yap›ld›¤› gibi ‘medium’un (arac›n ya da televizyonun) ›fl›klar› alt›nda yüceltilmek ve öldürülmek üzere seçilmifltir. bu aile yaflant›s›n› sürdürebilecek miydi? Loud ailesinin sanki TV kameras› evin içinde de¤ilmifl gibi çektik.. Bu program› izleyen seyircilerse. Adan›r.5. “American way of life” ›n ideal kahraman› olan bu aile. e 2. Bugüne kadar gerçe¤e hiç bu kadar çok yaklafl›lmam›flt› (“ sanki o evin içindeymifliz gibi”). Üstelik bu filmin ne senaryosu ne de scripti vard›r. t›pk› bir “laser”in yapt›¤› gibi yaflanan gerçekli¤i öldürebilmek için onu parçalar›na ay›rmaktad›r.Tüketim Toplumu. Ankara: Do¤u Bat› yay. Örne¤in 1971 y›l›nda Loud ailesi deneyinde oldu¤u gibi. Çünkü bir kamera objektifi. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Anlam›n Zedelenmesi” konusunu yeniden gözden geçiriniz. Olay›n kötü olan yan› bu filmin çekimi bitirildikten sonra ailenin darmada¤›n olmas›d›r. Sadece ütopik bir formüldür. Zaten iflin bafl›ndan itibaren böyle bir ailenin seçimi hipergerçek bir olayd›r. bu ütopyad›r. d 6. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Kitleden Sessiz Ço¤unlu¤a” konusunu yeniden gözden geçiriniz. Yönetmen: “Loud ailesi televizyon ekran›nda görünmeyi kabul ederek kendini ölüme mahkûm etmifl bir ailedir.” diyecektir. Kaliforniya’da yaflayan. keyifli anlar hiçbir atlama ve s›çrama olmadan.. Bu saçma ve paradoksal bir formüldür çünkü ne do¤ru ne de yanl›flt›r. mesleki aç›dan oldukça iyi para kazanan. kesintisiz bir flekilde “el de¤memifl” bir hikâye gibi sunulmufltur. Bu parçalanman›n nedeni televizyon mudur? Peki televizyon olmasayd›. Bu durum bizi içinden ç›k›lamaz bir tart›flma ortam›na sürüklemektedir.. Yedi ay aral›ks›z bir flekilde sürdürülen çekim sonucunda 300 saatlik bir film elde edilmifltir. Öyleyse söz konusu olan fley gerçekten bir kurban törenidir. toplumda iyi bir yere sahip. b 10.. Yönetmen: “Aile sanki biz orada de¤ilmifliz gibi davrand› ve yaflad›” diyerek kendi kendine böbürlenmektedir. üç garaj›. Modern yazg› iflte budur. d 9. (2010) “Simülakrlar ve Simülasyon” çev. Simülasyon / Simülakrlar ve Sessiz Ço¤unluk: Jean Baudrillard 115 Okuma Parças› Baudrillard ‘a Göre Panopti¤in Sonu Amerikan televizyonu günlük yaflam ideolojisiyle gerçekli¤e ait s›radanl›k ve özgünlü¤ü hala bir referans olarak almaktad›r. Bir ailenin yaflad›¤› dramlar.

116

Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar›

S›ra Sizde Yan›t Anahtar›
S›ra Sizde 1 Günümüz toplumunu tüketim toplumu olarak adland›ran Baudrillard, Descartes’in “düflünüyorum o halde var›m” önermesini “tüketiyorum o halde var›m” biçimine dönüfltürmüfltür. Bireyler aç›s›ndan tüketim bir var olma modu olarak de¤erlendirilir. Tüketimin bir prestij sa¤lad›¤› gösterge de¤eri bulunmaktad›r. Bireyler markalar›, moda olan nesneleri tükettikçe di¤er bireylerle benzeflmekte ve uyumlaflmaktad›r. Tüketim toplumu bolluk ve çokluk toplumudur. Her fleyin tüketim nesnesine dönüfltü¤ü bir toplumdur. Bireyler haz ve zevkler ad›na g›da ürünlerinden giyim, ev dekorasyonu, okudu¤u kitaplar, izledi¤i filimler ve dizilere var›ncaya kadar medya taraf›ndan tükettirilmektedir. Böylece siyasi iktidar›n yasalar›na, güvenlik güçlerine gerek duyulmadan bireylerin denetimleri sa¤lanm›fl olmaktad›r. Bu denetim bir çeflit sibernetik kontrol olarak de¤erlendirilmektedir. S›ra Sizde 2 Simüle etmek yaln›zca -m›fl gibi yapmak de¤ildir. Bire bir, gerçe¤in yeniden türetilmesidir. Gerçeklik simülasyonla üretilip ço¤alt›ld›¤› için her zaman fazlas›yla var olacakt›r. Gizlemek (dissimuler), sahip olunan fleye sahip de¤ilmifl gibi yapmak; simüle etmek ise, sahip olunmayan fleye sahipmifl gibi yapmakt›r. Birincisi bir varl›¤a (flu anda burada bulunmayan) di¤eriyse bir yoklu¤a (flu anda burada bulunmamaya) göndermede bulunmaktad›r. Örne¤in, hastaym›fl gibi yapan kifli yata¤a uzan›p etraf›ndakileri hasta oldu¤una inand›rmaya çal›fl›rken bir hastal›¤› simule eden kiflide bu hastal›¤›n semptomlar›n› görmek mümkün olacakt›r. Bu noktadan sonra hem kifli hem de çevresindekiler için gerçeklik yan›lsamaya u¤ram›fl ve neyin gerçek neyin sahte, neyin düflsel neyin simule edilen oldu¤u birbirine kar›flm›flt›r. Baudrillard’›n deyimi ile “deliyi bu kadar iyi taklit eden biri herhalde gerçekten delidir” görüflüne kat›lmamak mümkün de¤ildir. S›ra Sizde 3 Baudrillard’a göre sosyolojinin temel kavramlar›ndan olan “toplumsal” kavram› içe patlam›flt›r. Yani günümüz pratiklerine denk düflmedi¤inden gerçekli¤ini yitirmifltir. Art›k gerçekli¤inin yerini simülasyonun ald›¤› Bat› toplumlar›nda uyumlaflt›r›lm›fl kitlelerden söz edilmektedir. Kitle, bir süngerin suyu emdi¤i gibi toplumsal› emmektedir. Böylece kitle giderek ortadan kalkmakta, buharlaflmakta ve onlar›n yerini “sessiz y›¤›nlar” almaktad›r. Baudrillard kitleyi, toplumsal›n simülasyonu hatta “toplumsal›n içinde kayboldu¤u kara bir delik” olarak görür. Kitlede bütün yitirilmifl gönderenlerin devrik simülasyonlar› vard›r. Bütün gönderen sistemlerinin, bütün ayakta duramayan anlamlar›n, olanaks›z tarihin ve art›k var olamayan temsil etme sistemlerinin kara kutusu haline gelen kitle, toplumsalla ilgili her fley unutuldu¤unda geriye kalan “art›k” olarak nitelenmektedir.

5. Ünite - Tüketim Toplumu, Simülasyon / Simülakrlar ve Sessiz Ço¤unluk: Jean Baudrillard

117

Yararlan›lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar
ALLAN, Kenneth. (2006). Conptemporary Social and Sociological Theory, Visualizing Social Worlds, Thousand Oaks, California: Pine Forge Press. ELLIOT, A. (1999). Contemporary Social Theory, Massachusetts-Oxford: Blackwell Publish. FEATHERSTONE, Mike. (1996). Postmodernizm ve Tüketim Toplumu, Çev.: M. Küçük, ‹stanbul:Ayr›nt› Yay›nlar›. GÖRGÜN-BARAN, A. (2006). “Postmodernizm”, Feodaliteden Küreseleflmeye içinde, Ankara: Lotus Yay›nevi. BAUDRILLARD, Jean (1996a). Amerika, Çev.: Y. Avunç, ‹stanbul: Ayr›nt› Yay›nlar›. BAUDRILLARD, J. (1996b). Kötülü¤ün fieffafl›¤›, Çev.: Ifl›k Ergüden, ‹st.: Ayr›nt›Yay., BAUDR‹LLARD, J. (1997). Tüketim Toplumu, Çev.: Hazal Deliceçay - Ferda Keskin, ‹stanbul: Ayr›nt› Yay›nlar›. BAUDR‹LLARD, J. (1998). Foucault’yu Unutmak, Çeviren: Oguz Adan›r, ‹zmir: Dokuz Eylül Yay›nlar›. BAUDR‹LLARD, J. (2001). Tam Ekran, Çeviren: Bahad›r Gülmez, ‹stanbul:YKY, Cogito. BAUDR‹LLARD, J. (2005a). Anahtar Sözcükler, Çeviren: O¤uz Adan›r-Leyla Y›ld›r›m, Ankara: Paragraf Yay›nevi. BAUDRILLARD, J. (2006a). Kusursuz Cinayet, Çev.: Necmettin Sevil, ‹st.: Ayr›nt› Yay. BAUDRILLARD, Jean (2006b). Sessiz Y›¤›nlar›n Gölgesinde Ya da Toplumsal›n Sonu , Çev.: O¤uz Adan›r, ‹stanbul: Ayr›nt› Yay›nlar›. BAUDRILLARD, Jean. (2010). Simülakrlar ve Simülasyon, Çev.: O¤uz Adan›r, Ankara: Do¤u Bat› Yay›nlar›, BEST Steven ve KELLNER Douglas. (1998). Postmodern Teori, Çev.: Mehmet Küçük, ‹stanbul: Ayr›nt› Yay›nlar›, KELLNER Douglas (2000). “Toplumsal Teori Olarak Postmodernizm: Baz› Meyda Okumalar ve Sorunlar”, Modernite Versus Postmodernite içerisinde, Derleyen ve Çeviren: Mehmet Küçük, Ankara: Vadi Yay›nlar›, ÖNK, Ürün Y›ld›ran (2009). “Baudrillard Perspektifinden Bir Kitle ‹letiflim ve Sanat Arac› Olarak Simülasyon Evreninde Televizyon” Selçuk ‹letiflim, 5, 4, (201-218). R‹TZER, George (1997). Postmodern Social Theory, New York, St. Luis, San Fancisco, Toronto: The McGraw-Hill Companies, Inc. SARUP, Madan (2010). Post-Yap›salc›l›k ve Postmodernizm, Çev. Abdülbaki Güçlü, ‹stanbul: K›rkgece Yay›nlar›, SLATTERY, Martin (2007). Sosyolojide Temel Fikirler, Çev.:Ümit Tatl›can-Gülhan Demiriz, Bursa: Sentez Yay›nc›l›k. STEVENSON, Nick (2002). Understanding Media Cultures, London: Sage Pub. fiAYLAN, Gencay (2002). Postmodernizm, Ankara : ‹mge Yay›nlar›, THIRY-CHERQUES, Hermano Roberto (2010) Baudrillard: Work And Hyperreality . RAE Eletrônica, 9(1). Eriflim: 10.06.2011, h t t p : / / r e d a l y c . u a e m e x . m x / s r c / i n i c i o / A r t PdfRed.jsp?iCve=205115349010

6
Amaçlar›m›z
• • • •

ÇA⁄DAfi SOSYOLOJ‹ KURAMLARI

Bu üniteyi tamamlad›ktan sonra; Post-yap›salc›l›kla post-modernizm aras›ndaki iliflkiyi aç›klayabilecek, Post-yap›salc›l›¤› yap›salc›l›ktan ay›rt edebilecek, Michel Foucault’nun temel düflünce ve kavramlar›n› tan›mlayabilecek, Michel Foucault’nun çal›flmalar›nda iktidar kavram›n›n önemini özetleyebilecek, Jacques Derrida’n›n düflüncelerini yap›salc›l›ktan ay›rt edebilecek, Jacques Derrida’n›n çal›flmalar›nda kulland›¤› temel kavramlar› aç›klayabileceksiniz.

Anahtar Kavramlar
Post-Yap›salc›l›k Söylem Bilginin Arkeoloji Soykütük • ‹ktidar • Yap›söküm • Arfliv

‹çindekiler
• • • • • G‹R‹fi POST-YAPISALCILIK MICHEL FOUCAULT JACQUES DERRIDA DERRIDA’NIN TEMEL DÜfiÜNCE VE KAVRAMLARI • POST-YAPISALCILI⁄A YÖNELT‹LEN ELEfiT‹R‹LER

Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar›

Post-Yap›salc›l›k: Michel Foucault ve Jacques Derrida

Post-yap›salc›l›k. s›n›rlar› belirsiz ve tart›flmal› olmakla birlikte post-modernizm. bilginin söylemsel ve öyküsel oluflumunu ve kültürel elefltiri ve felsefi bir yans›mayla dil ile iktidar aras›ndaki iliflkiyi post-modern yaklafl›mla analiz ederler. özellikle Louis Althusser.François Lyotard. Bu yaklafl›m› iki teDÜfiÜNEL‹M mel kolda de¤erlendirmek mümkündür. 2002). Stephen Crook. Bu entelektüel yaklafl›m yirminci yüzy›l›n son çeyre¤inde Fransa’da. Ferdinand de Saussure’ün temellerini att›¤› yap›salc› karfl› elefltirel nitelikte ayr› bir yaklafl›m olarak ortaya ç›km›fl olmakla birlikte yap›salc›l›kla pek çok ortak özelli¤e sahip olmas› nedeniyle literatürde kimi zaman yeni olarak SIRAyap›salc›l›k S‹ZDE da adland›r›lmaktad›r. en genifl tan›m› ile insan olma. post-sanayi toplumu gibi kavramlarla birlikte kullan›lmaktad›r. Zygmunt Bauman ve David Harvey gibi düflünürler ise post-modernizmi tamamen yeniden bir yap›lanma olarak de¤erlendirirler. Afla¤›da bu iki temel ba¤lamdaki yaklafl›mlaraSyer D ‹ K K dilbilime AT Post-yap›salc›l›k. Bu ba¤lamda post-modern teori. Jean Baudrillard. Michel Foucault. Jacques Darrida. (›) Birincisinde post-yap›salc›l›k dil ve literatür ba¤lam›nda ele al›n›rken (››) ikincisinde felsefe ve sosyal bilimler ba¤laO R verilecektir. Bu aç›dan bak›ld›¤›nda K ‹ T A P “post” eklentisi bir bakma modernizasyona ve de¤iflime iliflkin pek ço¤unun sosyalizm. ‹NTERNET Örne¤in Michel Foucault ve Jean. mutaass›pl›k gibi ideolojik görünümleri de olan büyük teorilere karfl› duyulan belirsizlik ve flüphecili¤i ifade etmektedir. SIRA S‹ZDE DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE Burada bir noktan›n daha belirtilmesi gerekir. Roland Barthes. TEL EV‹ZYON ça¤dafl toplumlar› analiz etmede yeni özel bir form olarak ortaya ç›kar ve bilim insanlar›n›n yaklafl›m›na göre ya sosyo-kültürel unsurlar›n yeniden yap›lanma süreci (post-modernization) ya da de¤iflimdeki yeni e¤ilimler olarak de¤erlendirilirler. Ba- AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P TELEV‹ZYON ‹NTERNET .Post-Yap›salc›l›k: Michel Foucault ve Jacques Derrida G‹R‹fi Post-yap›salc›l›k. dünya ve anlamlar› oluflturma ve bunlar› yeniden üretme süreçleri aras›ndaki iliflkileri irdeleyen bir yaklafl›m olarak tan›mlanabilir (Belsey. Julia Kristeva ve Jean-François Lyotard’›n çal›flmalar›yla ortaya koyulmufl ve dünyaya yay›lm›flt›r. liberalizm. PierSIRA S‹ZDE re Bourdieu. Jan Pakulski ise süre giden sürecin yeni bir aflamas› ve yeni ortaya ç›kan e¤ilimler olarak ele al›rlar. U m›nda ele al›n›r. Fredric Jamerson. Jean Baudrillard. post-modern teori.

sembolik tüketim ve zaman ve mekân›n daralmas› ile iliflkilendirir.120 Ço¤ulculuk. k›sa ömürlü sosyal yap›lanmalar. 2006) de büyük oranda etkilenmifltir. dolay›s›yla gevflek biçimde yap›land›r›lm›fl. ampirik ve objektif ba¤lamda aç›klamay› vaat eder. populizm. Bu aç›dan 20. iletiflim ve kitle tüketimi ile yine kitle tüketimi ve yeni dönemin getirdi¤i ve yayg›nlaflan yönlendirilmifl iletiflim. olgulara SIRA S‹ZDE yaklafl›mda tek bir paradigma yerine farkl› teorileri. esnek uzmanlaflma. post-modernizmin SIRA habercisi olarak kabul edilir. fikirlerin birlikte ele al›nmas› gerekti¤ini ileri süren kavramsal bir AMAÇLARIMIZ modeldir. yüzeysellik. yy’›n ikinci yar›s›nda kültürel veS‹ZDE sanatsal bir ak›m olarak bilinen Dada veya Dadaizm. Basit bir ifadeyle post-yap›salc›l›k. 20. temsil edici bir fenomenden ziyade anlamland›r›c› bir fenomen fleklinde yeniden keflfetmesi ve geniflletmesi olmufltur. Marshall’›n ifadesiyle (1999: 595) “Post-yap›salc›K ‹ T ASaussure’ün P l›¤›n esas baflar›s› dil kuram›n›n içinde yer alan radikal analitik olanaklar›. Avangart (avan-garde). GüS‹ZDE nümüzde de bu kavramlar üzerine tart›flmalar yo¤un olarak devam etmektedir. 1950’lerle birlikte modern sanat kendi izole yap›s›n› kaybederek popülerleflmeye. genel olarak tek bir perspektiften ziyade farkl› perspektifler aç›s›ndan yaklaflmay› öngörür ve pek çok alanda kullan›l›r. ‹nsan kültürünün yap›lar arac›l›¤› ile anlafl›labilece¤ini savunan ve bu görüfllerini özellikle dil üzerinde modelleyen yap›salc›l›ktan DÜfiÜNEL‹M büyük oranda etkilenen ama ondan farkl›laflan bir düflünce ak›m›d›r. ‹NTER N E Tve politika kültür. post-moderniteyi geliflen kitle medyas›. sundu¤u yeni perspektifler ve bu S O R U ve Darrida’n›n görüfllerine yer verece¤iz. ‹ T A P D‹KKAT Eklektizm. SIRA TÖrne¤in E L E VS‹ZDE ‹dinsel ZYON varsay›mlarda ya da metinlerde bilimsel içerik aramak gibi. da yer bulur. ‘dil’ ve dile benzer flekilde toplumun anlaml› yap›lar veya sistemler olarak analiz edilebileceklerini varsayan yap›salc›l›¤›n yeniden yorumlan›fl› olarak tan›mlanabilir. P çeliflkili birbirinin olgular›n uzlaflt›r›larak birlefltirilmesi anlam›nda daha çok felsefe ve dinde kullan›lan bir kavramd›r. Baz› düflünürler. sanat aln›nda ilerici ve yenilikçi anlam›nda S O R Ukullan›lan bir terimdir. ba¤lamda Foucault D ‹ K K A Tdaha dikkat çekmek faydal› olacakt›r. Post-modern sanat›n en temel özelli¤i. plastik sanatlardan mimariye kadar pek çok alanda etkili olmufltur. modern sanat›n elitist ve avangartK(avan-garde) yap›s›n› ret etmesidir. anti-humanizm. Ayr›ca farkl› bir anlamda dilbilimde de yer DÜfiÜNEL‹M bulur. Biz burada bu tart›flmalara girmeden post-yap›salc›l›¤›n do¤uflu. Frans›z ve k›ta Avrupas› felsefecileri ve teorisyenlerinin entelektüel görüfllerini kapsar. politik gücün seçimlerle oluflmas›n› ço¤unlu¤un hegemonyas›n› SIRA S‹ZDE yaratmas› nedeniyle ret edilerek toplum içindeki farkl› gruplar›n eflit temsili amaçlan›r.” D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P TELEV‹ZYON TELEV‹ZYON ‹NTERNET Post-yap›salc›l›k ve yap›çözüm veya yap›söküm (deconstruction). post-modernizmin teorik formülasyonu olarak da düflünülebilir. geliflen kültürel ço¤ulculuk (pluralism). stillerdeki senkretizm (syncretism) ve geneldeSIRA tüm de¤erlerde artan bir liberalleflme olarak ortaya koymaktad›r. disiplinler aras›” bir entelektüel harekettir (Marshall. Kayna¤› yap›salc›l›k olan post-yap›salc›l›k bundan dolay› yaSIRA S‹ZDE p›salc›l›kla benzer baz› özellikler tafl›makla birlikte (örne¤in her iki yaklafl›m da elefltirel olmakla birlikte) iki yaklafl›m›n birbirlerinden oldukça ayr› oldu¤u da bilinmektedir (SaAMAÇLARIMIZ rup. farkl›laflma (differentiation). L ‹ M alanlarda D Ü fi Ü N Efelsefi ekonomik. Aç›k ‹NTERNET . Ayd›nlanma ile bafllayan modernite. bütüncül bir tutarl›l›¤› olanaks›z k›lmas› nedeniyle elefltirilir. post-modernizm. 1960’larla pop. T SIRA E L E V S‹ZDE ‹ZY O N yy. yayg›nlaflan eklektizm (eclecticism). Crook ve arkadafllar› ise bu döneme iliflkin temel e¤ilimleri. Bu yaklafl›m. sanattan beslenerek geliflmifl. benzer flekilde dinî. Bu düflünce ‹NTERNET hareketi. Post-modernizmin temellerini Burada bir noktaya çok daha önceleri sanatsal ak›mlarda bulmak mümkündür. olgular›n ticarileflmesi. POST-YAPISALCILIK Post-yap›salc›l›k. Bu yaklafl›m. D‹KK AT Post-yap›salc›l›k “1960’larda Fransa’da ortaya ç›kan ve h›zla di¤er ülkelere yay›lan genifl tabanl›. ticarileflmeye ve beraberinde uluslararas› boyut kazanmaya bafllaAMAÇLARIMIZ m›fl. 1997:9). sosyal parçalanma (fragmentation). daha radikal bir yaklafl›mla post-modernizmin post-yap›salc›l›ktan DÜfiÜNEL‹M beslenerek geniflleyen yapay bir tart›flma oldu¤unu ileri sürerler. Örne¤in kültürel ço¤ulculukta genifl bir toplum içindeki daha ufak gruplar›n kültürel kimliklerinin korunmas› anlafl›l›rken politik ço¤ulculukta. dünyay› rasyonel. K ‹ T Az›tt›. ayd›nlanman›n reddi ve var oluflçu feS O R U nomenolojiden (Davis. 1999:595). Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› S O R U udrillard. Senkretizm (syncretism).

çünkü “sebebin” kendisi de kendi yolunda k›s›tl› bir tarihsel formdur ve sebeplerin vaat etti¤i kesinlikler art›k yoktur. Post-yap›salc›lar. Dolay›s›yla bir nesneyi anlamak için hem nesnenin kendisini hem de bu nesneyi üreten bilgi sistemleri bir arada incelenmelidir. bilifl seviyesinin veya bilimselli¤in alt›nda yer al›rlar (Foucault. daha bask›n olan bilgilerin arkas›na saklanm›fl. Varoluflcu SIRA S‹ZDE nihilizm. anarflizm gibi alternatif felsefelere olan ilginin artt›¤› bir dönemdir. ‘subjugated knowledges’ kavram›yla iki fleyi kasteder: (›) Bir tarafta formal organizasyonlar›n içinde gömüDÜfiÜNEL ‹M lü olan veya maskelenmifl tarihsel içerikler. Oysa post-modernizm bu güvene sahip de¤ildir. Bu ba¤lamda PostS‹ZDE yap›salc›l›k. Latince hiçlik anlam›ndaki “nihil” kökünden gelen temeldeDhayat›n üzerine kurulu felsefi bir ö¤retidir. Foucault’nun “subjugated knowledges” (tutsak bilgiler) olarak adland›rd›¤› bu farkl› bak›fl aç›lar›. metafizik. Post-yap›salc›l›k. nihilizm. bilginin nas›l üretildi¤ini temel araflt›rma SIRA sorunsal› olarak ka‹NTERNET bul eder. Yaflam›n temel referans noktalar› olan normlar. 2003:7). Post-modern bak›fl. yap›salc›l›¤›n aksine tarihseldir. Bu naif bilgiler. Tarih farkl› seçeSIRA S‹ZDE nekler sunar. bir bak›ma bu elefltirileri hakl› ç›karman›n araçlar›n› sunmufltur. eski düflünce kal›plar›n› söküp atarak bir temizleme yapar ve yeni bir anlama biçiminin yolunu açar. ‹flte post-yap›salc›l›k. Bu bilgiler. D ‹ K biri. bask›n Bat› felsefesi ve kültürünün elefltirisi niteli¤indedir. Bat› kültürünün temel kabullerini teflS O R U hir ederek. metnin bütünlü¤ü aç›s›ndan tutars›z kullan›mlar›n› ele alarak yazar›n kurdu¤u kavramsal ayr›mlar›n baflar›s›zl›¤›n› aç›klamak için gelifltirilmifl bir metin okuma yöntemidir. herhangi bir metnin içindeki ikili karfl›tl›klar›n (aç›kkapal›. 2. kültürel kavramlar›n zaDÜfiÜN EL‹M man içinde nas›l de¤iflti¤ine odaklanarak ayn› kavramlardan flimdi ne anlafl›ld›¤›n› bulmaya çal›fl›r. bu doktrinin di¤er temel yaklafl›m›n› oluflturur. Post-yap›salc› düflünce ak›m›n›n ortaya ç›kt›¤› 1960’l› y›llarda Fransa. amac› ve gerçek bir de¤erinin olmad›¤›n› ileri sürer. ancak elefltiri yolu ile ortaya ç›kar›labilecek ve diskalifiye SIRA S‹ZDE edilebilecek bilgiler setidir. devaml›devams›z vb. de¤erler. (››) diskalifiye edilmifl olan bilgi serileri (Foucault. tarihe göreli yaklafl›rlar ve evrimsel bir çizgi üzerinde geliflti¤i tezini ret ederek raslant›sal olgulara dayal› oldu¤unu iddia ederler. Ço¤unlukla var olufl formunda karfl›m›za ç›ksa da epistomoloji. S O R U delilikle ilgili kültürel tutumlar›n bir tarihidir. iyi-kötü. yanl›fl yorumlara TELEV‹ZYON ve önyarg›lara maruz kald›¤›n› ileri sürer. ve ontoloji alanlar›nda da kullan›lmaktad›r.6. kurallar ve yasalar›n bulunmamas› hâlini ifade eden “anomi” hâli ile birlikte an›labilmektedir. Tarih ve kültürün yap›lar› koflulland›rd›¤›ndan “yap›lar›n”. yaflam›n somut bir anlam›. Post-yap›salc›lar›n yap›salc›l›¤a olan elefltirileri ise iki ana tema üzerinde toplanmaktad›r: (›) Yap›lar›n kendi kendilerine yetmesi ve (››) bu yap›lar›n ikili z›tl›klardan oluflmas›. gerçeklik. K A T tarihe bak›fl Yap›salc›l›k ile post-yap›salc›l›k aras›ndaki en temel farkl›l›klar›ndan aç›lar›d›r. TELEV‹ZYON SIRA S‹ZDE ‹NTERNET DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P K ‹ T A P . estetik ve ahlak yarg›lar›na iliflkin bir tercihi de¤erlendirmenin rasyonel bir yolunu sunmaz. bir gerçekli¤in oldu¤unu kabul eder ve e¤er do¤ru metotlar kullan›l›rsa bu gerçekli¤in bilgisine ulafl›labilir oldu¤una inan›r. devlete karfl› iflçi ve ö¤renci isyanlar›n›n yo¤un olarak vuku buldu¤u politik kargafla dönemi içindedir. Bu aç›dan feminizm. gerçekli¤in AMAÇLARIMIZ bulunmad›¤›n› ve bu ba¤lamda bilginin de mevcut olamayaca¤› iddias›. 1980:82).Post-Yap›salc›l›k: Michel Foucault ve Jacques Derrida 121 Yap›çözüm veya yap›söküm. Örne¤in Foucault’nun “Delili¤in Tarihi” adl› eseri. SIRA S‹ZDE DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P K ‹ T A P Post-yap›salc›l›¤›n temel önermeleri afla¤›daki gibi s›ralanabilir: 1. Dolay›s›yla Foucault. ‹ K K A T anlams›zl›¤› Nihilizm. Ünite . 3. Moral de¤erlerin gerçekte var olmad›klar› ve sonradan soyut olarak ortaya ç›kt›¤›n›.

) O. Her ne kadar farkl› düflünürlerin benlik hakk›ndaki görüflleri farkl›laflsa da post-yap›salc›lar benli¤in söylemlerle infla edildi¤i görüflünü s›kl›kla paylafl›rlar. “Yap›salc›l›k. Post-yap›salc› metin analizlerinde okuyucu.122 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› 4. Polonya ve Almanya gibi ülkelerde dolaflm›flt›r. Dolay›s›yla bireyin benlik alg›s› onun nesnelerin anlamlar›n› yorumlamas›nda kritik bir rol oynar. anlam ve var olufl yaratabilir. Anlam. Böylelikle. tekil anlamlar illüzyonunu üreten bilgi sistemlerini ve kabullerini “yerinden ç›karmak” t›r. hatta y›ld›z bir ö¤rencisiydi. Aksine birey. Doktora tezini tamamlarken Sorbonne’un en güçlü profesörlerinden biri taraf›ndan desteklenmifl ve hemen tezinin bas›lmas›n›n ard›ndan dönemin belli bafll› entelektüellerinden olumlu elefltiriler alm›flt›r. Ona göre yeni bir bilgiye ulaflmak ancak tüm s›n›rlar›n zorlanmas›yla mümkündü. (››) di¤eri kendine özgün s›ra d›fl› yaflam biçimi (Gutting 2005). herhangi bir metinle ilgili olarak yeni ve bireysel amaç. Bu yer de¤ifltirme yazar› merkezden alma olarak de¤erlendirilir. ›rk. . Post-yap›salc›lar bir metnin tek bir amac›n›n. okuyucu için ikincildir. 5. do¤rulu¤u metnin ‘arkas›nda’ ya da ‘içinde’ görürken post-yap›salc›l›k okuyucu ile metnin karfl›l›kl› etkileflimini üretkenlik olarak görmektedir” (Sarup. Asl›nda yaflam biçimi. Daha ziyade amaçlar›. Post-yap›salc›lar. Dolay›s›yla post-yap›salc›l›kta bir kültür nesnesinin ne anlama geldi¤ini anlamada. böylelikle yazara sabitlenmeden di¤er anlam kaynaklar› da araflt›r›l›r (farkl› okuyucular. Bir metin yazar›n›n amac›. MICHEL FOUCAULT Foucault’un Yaflam› Foucault’un yaflam›n› iki boyutta de¤erlendirmek gerekir: (›) Biri standart kal›plar içindeki kiflisel yaflam tarihi. anlam›n›n ve tekil bir var olufla sahip oldu¤u fikrini reddederler. kültürel normlar ya da di¤er metinler ba¤lam›nda). bu iliflkileri analiz ederken bask›n olan ile itaat eden aras›ndaki ba¤›ml›l›¤› a盤a ç›karmakt›r. onun belli de¤iflkenlerle (örne¤in kimlik ba¤lam›nda ) olan iliflkisinin analizi büyük önem arz eder. ünlü bir taflra ailesinin o¤ludur. Bu alternatif kaynaklar›n birbirleriyle tutarl›l›k göstermeleri de gerekmez. Babas› ise baflar›l› bir doktordu. Takip eden sekiz y›l içinde kolayl›kla kürsü sahi- Resim 6. Her birey. 7. hiyerarfli içinde “bask›n olan›n temel niteli¤i” kavram›n› reddederler. yazar›n yerini al›r. Foucault. s›n›f. birey taraf›ndan.1 Foucault. (Sonradan bilinmeyen bir nedenden dolay› Paul ismini reddetmifltir. Paul Michel Foucault prestijli bir okul olan École Normale Supérieure’un parlak. 6. Post yap›salc›lar “benli¤in” ayr›. akademik ve siyasi ba¤lant›lar› nedeni ile akademik h›rslar› olanlardan beklendi¤i üzere yüksek okul ö¤retmenli¤i yapmak yerine bir süre ‹sveç. yani gösterilen. felsefesinin bir uygulama alan› gibiydi. gösterilen gösterenin önceli¤ine göre konuflur. gibi) aras›ndaki gerilimlere sahiptir. yani gösteren taraf›ndan infla edilir. Bu iliflkileri anlaman›n tek yolu. 1997: 12). kariyer vb. birbiriyle çat›flan bilgi hükümleri (toplumsal cinsiyet. zaman›n ünlü filozofu Sarte ile birlikte bir protesto gösterisinde (Gutting 2005). tekil ve tutarl› bir varl›k oldu¤u görüflüne kat›lmazlar.

Yüksek seviyeli dersler ise sadece konunun uzman› araflt›rmac›lar ve profesörlerin kat›l›m› ile kapal› olarak gerçeklefltirilmektedir.) akademik olarak en çok satanlar aras›na girmifl ve onu Sartre gibi Fransa’n›n temel düflünürleri aras›na sokmufltur. Etkisi arzulad›¤› gibi olmufltur. sonra hikâyenin sonunda kelimelerin bir harfini de¤ifltirerek tamamen farkl› bir anlam› olan bir sonla bitiriyorK ‹ T A P TELEV‹ZYON ‹NTERNET . S O R U ‹NTERNET D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ Foucault ve Post-yap›salc› Düflüncelerinin Ortaya Ç›k›fl› K ‹ bir T A kitabevinden P Foucault’nun akademik analizlerinin bafllang›ç noktas› olarak rastlant›yla ald›¤› ve ihmal edilmifl s›ra d›fl› bir yazar olan deneyci (experimentalist) Raymond Roussel (1877-1933)’a ait bir kitap olmufltur. Bu s›rada suç ve seks üzerine yazd›¤› iki kitap. Roussel’›n çal›flmalar› ‘avangart’ standartlara göre bile oldukça ayk›r›d›r.Kkendinden bafllayaSIRA S‹ZDE rak di¤er tüm özgürlüklerin ba¤›ms›z ve adanm›fl bir ateflli savunucusudur. Örne¤in bir metin içinde ilk önce deyimlerin tamamen farkl› anlamlar›n› kullanarak hikâyeye bafll›yor. hapishane reformunun. Onun 1966 y›l›nda yay›mlanan kitab› Les mots et les Choses (‹ngilizce “The Order of Things” olarak yay›mlanan kitap. O. Ona göre yazar. Foucault. 1530’da kurulmufl Fransa’n›n en prestijli yüksek e¤itim kurumlar›ndan biridir. D‹KKA T College de France. Söz konusu yazar. Birçok yerde dersler vermifltir. bilimsel tart›flmalar›nda alevlenmifltir. o anti-psikiyatri hareketinin. gerçekten de daha önce ünlü bir psikiyatrisin araflt›rma konusu olmufl ve bu doktor onun dönüflüme u¤ram›fl dini saplant›lardan dolay› ac› çekmekte oldu¤u teflhisinde bulunmufltur. pek çok tirana karfl› D ÜfiÜNEL ‹M için sunulmufl bir “alet kutusu” olarak görmüfltür. mevcut epistemeye de (bilgiye de) karfl›d›r. Roussel’›n 1894 y›l›ndan ölümüne kadar geçen sürede zaman›n›n tamam›n› yaz›lar›na vermesini sa¤lam›flt›r. Birkaç y›l sonra da süperSIRA S‹ZDE elit College de France’›n seçimlerini kazanm›flt›r. yaflam›n›n D ‹ kendi K K A T felsefesi ile olan örtüflmesidir. Onun her türlü bask›ya karfl› duydu¤u nefret. Öncelikle araflt›rman›n hedeflendi¤i okul. bir edeT Eyaz›lar›n›n L E V ‹ Z Y O N megalobiyat teorisinden ya da hareketinin temsilcisi olmas›ndan çok man bir duyarl›l›¤a sahip olmas›d›r. Avrupa’n›n en geliflmifl laboratuvarlaSIRA S‹ZDE r›na sahip olup onu ayr›cal›kl› k›lan di¤er bir özelli¤i de derslerin kat›lmak isteyen herkese aç›k olmas›d›r.6. O en TE LEV‹ZY O N durmak gizlemli (belli özel gruplar için olan) çal›flmalar›n›. Roussel’›n önemi. Di¤er yandan da dünyay› dolaflarak (Japonya. eflcinsel özgürlüklerinin etkili S O R U bir kahraman› hâline gelmifltir (Gutting 2005:2). ülkemizde Kelimeler ve fieyler ad›yla yay›mlanm›flt›r.Post-Yap›salc›l›k: Michel Foucault ve Jacques Derrida 123 bi olmufltur. bilginin s›n›rlar›n› zorlayan kiflidir ve yaflam› da bu çerçevede de¤erlendirilebilir. sadece kendini ifade edecek bir teknikle yazmak isteyen bir yazard›r. kapitalist sisteSIRA S‹ZDE min düflünsel temeli olan modernitenin y›k›lmas› yönünde entelektüel çaba olarak de¤erlendirirler. ‹NTERNET Burada Foucault’un yaflam›na özel yer vermemizin amac›. Babas›n‹NTERNET dan kalan servet. onu befleri ve sosyal bilimlerde en önde gelen figür yapm›flt›r. AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P SIRA S‹ZDE Gizlemli (ezoterik). Foucault. California ve di¤erleri) dolu salonlarda konferanslar vermifl ve gittikçe artan bir flekilde politik hareketlere DÜ fiÜNEL‹M kat›lm›flt›r. Ünite . Brezilya. Belli say›daki kürsüye alan›ndaki en önde gelen bilim insanlar› seçilerek getirilmektedir. Hatta pek çok yazar da pek ço¤u eski Marksist olan Foucault gibi kiflilerin bu post-modern düflüncelerini. O mevcut sisteme tamamen karfl›d›r. AMAÇLARIMIZ SIRA S‹ZDE DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ Foucault’un yaflam›na iliflkin de¤inilmesi gereken di¤er bir konu da onun ayn› ‹ T A P zamanda politik bir kat›l›mc› ve eylemci oldu¤udur. 1984 y›l›nda öldü¤ünde çoktan düzinelerS O R U ce kitab›n konusu olmufltur ve bundan sonra ünü daha da artm›flt›r (Gutting 2005). belli bir grup için olan anlam›nda TE LEV‹ZYON DÜfiÜNEL‹M kullan›lmaktad›r.

ayn› flekilde söylemler de praS O R U (Layder. Örne¤in entelektüel çevreler taraf›ndan yap›salc› ve özellikle de post. akademik çal›flmalar›ndaki duruflu ile örtüflmektedir. Foucault.124 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› du. ölümle iliflkilendirmifltir. aflikar bir flekilde dilde bireyin (öz) kayb› ile sübjektivitenin d›fllanarak yok say›lmas›n›. Roussel otel odas›n›n kilitli kap›s›n›n (önceleri daima aç›k tuttu¤u) hemen önünde yerde bulunmufltur ve yazar›n belki kap›y› kendini kurtarmak için açmaya m› çal›flt›¤›. Roussel’›n çal›flmalar›n› analiz etmeye çal›fl›rken yazar›n karanl›k. hiçbir ‘yüze’ sahip olmamak için yazmaktad›r” (Gutting 2005: 6). hikâyelerinde karakterlerin deneyimlerine yer vermemifl. Sistematik bir teori gelifltirme konusunda isteksiz olan ve tek bir do¤runun. sadece objeleri ve eylemleri betimlemifltir. gerçe¤in olmad›¤›na inanan Foucault’nun çal›flmalar› felsefe. aksine her taraftan toplumsal belirlenimlerle kuflat›ld›¤›n› kabul eder. düflünce ve sembolik sistemler) arac›l›¤› ile üretilen toplumsal bir kurgudur” (Layder. 2006:135-136). Foucault. Yazar. sosyal olarak infla edilmifl anlamlar araD Ü fi Ü N E L ‹ M ‹nsanlar›n gündelik hayatta içinde yer ald›klar› pratikler kec›l›¤› ile sürdürürler. psikoloji. Yazar. özneleri bir iktidar alan› ve belirli pratikler seti içinde konumland›ran toplumsal söylemler (dil. Birey. psikiyatri. onun kitaplar›nda kulland›¤› edebi anahtar ile kendisinin ve hikâyelerindeki karakterlerinin bask›lanan sübjektif yaflamlar›na iliflkin görüfllerimiz aras›ndaki ba¤lant›y› de¤erlendirmekten de al›koymaktad›r (Gutting 2005:7). Foucault. Foucault’nun bu yazardan en çok etkilendi¤i nokta. özneyi merkeze oturtan teorilere (fenomenoloji. Yazar›n bu tutumunu Foucault flöyle ifade etmifltir: “O. birçok yerde kendisinin herhangi tek bir paradigman›n sad›k taraftar› olmad›¤›n› dile getirmifltir (Lotringer 1989: 60. seçici ve d›fllay›c›d›r. yap›salc›l›¤a elefltirel yaklaflmakla birlikte bu noktada yap›salc›larla hemfikir olarak öznenin do¤as› gere¤i özgür olmad›¤›n›. Ayn› zamanda onun bu flekilde ölümü bizleri. anlam. bireylerin toplumsal pratiklerini tan›mlayan ve mümkün k›lan söylemlerin unsurlar› aras›ndaki iç iliflkilerin bir ürünüdür. 2006:136). bu tavr›n› flöyle özetlemifltir: “Benim temel ilgim hayat›mda ve çal›flmalar›mda baflta oldu¤um kifli olmamakt›r” (Gutting 2005:6). Foucault’nun analizlerinde iki temel vurgu tikleri biçimlendirir bu duruflunu özetler: D‹KKAT DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ . yoksa onlar› d›flar›da tutmak için mi kulland›¤›n› bilemeyece¤imiz gibi. Ona göre “özne” fikri. sosyoloji ve tarih gibi disiplinler aras› bir düzlemde yap›salc›l›k ve post-yap›salc›l›kla organik ba¤lar› olan karmafl›k bir yap› gösterir.yap›salc› ak›m içinde an›lan Foucault. Ve onun ölümü bizleri bu iki soruyu çözmemizi de engellemifltir. anlam›n yarat›c› kayna¤› de¤ildir. Roussel’›n yaz›lar›ndaki ‘Nas›l kitaplar›m› kesin ifadelerle yazabilirim’ ifadesi ile belirtti¤i gibi ‘anahtar’la iliflkilidir. Sturrock 2003). edebi olarak da bu ‘anahtar›’ kullan›rken yazar›n metnin anlam›n› açmak m›. onun anahtar› insanlar› içeri almak için mi. Bu ba¤lamda kültür. Foucault’nun bu yazar üzerinden yapt›¤› tart›flma. onun öznelli¤i d›fllamas›d›r. sinlikle söylemlere dayan›r ve onlar› biçimlendirir. Foucault’ya göre yazar›n ölümündeki bu durum. sembolik etkileflimciler gibi) karfl› bir tav›r almas›d›r. herkes için geçerli olan de¤erler hiyerarflisidir ve kültür. müphem ölümüne merkezî bir yer vermifltir. yoksa kapamak m› istedi¤ini bilemeyiz. yoksa kurtarmaya gelenleri engellemek için mi kendini kilitledi¤i bilinmemektedir. SIRA S‹ZDE 1 Foucault’nun yap›salc›l›¤a yönelik elefltirilerini araflt›r›n›z? SIRA S‹ZDE ‹nsanlar yaflant›lar›n› kendilerine aç›k. Ancak çal›flmalar›n›n tüm bu giriftli¤ine karfl›n net olarak söylenebilecek en temel duruflu.

Post-Yap›salc›l›k: Michel Foucault ve Jacques Derrida 125 (I) Bireylerin güdüleri yerine söylem/pratiklere odaklanarak nesnellik düzleminde çal›flmal›d›r. ilk dönem çal›flmalar›nda iktidar taraf›ndan belirlenen benlikten analizlerinde benli¤i d›fllasa da belirsizlik ve çeliflkileri ortaya koyar. çok parçal› ve çok k›s›ml›d›r. Soykütük: Foucault’nun metodolojisinde bir di¤er önemli kavram da soykütük kavram›d›r. S O R U iç bütünlü¤e sahip tutarl›. Söylemler. olmayanlar üzerinde hakimiyet kurabilir ve Tonlar› edebilirler. temsil ediliflleri betimlemeye çal›flmaz. Arkeolojik analizin amac› sadece belli tarihsel dönemlere ait söylemsel oluflumlar ile onlar›n içinde yer alan tikel söylemlerin ortaya ç›k›fl›n› mümkün k›lan biçimsel epistemik koflullar› a盤a ç›karmakt›r. Arkeoloji. kendini kontrol edebilen. çeliflkili kurallar› ve izleri incelemek ile ilgilidir. iktidar iliflkilerinin ifadeleridir ve bu iliflkilerle ba¤lant›l› pratikleri ve konumlar› yans›t›rlar (Layder 2006:137). bugün bizim ne oldu¤umuza yol açan süreçleri anlama kanal› olarak tarihe bakmakt›r. ‹ktidar taraf›ndan belirlenen benlik. Söylemler belli kurallara uyan pratiklerdir (Foucault. Yap›salc›l›¤›n mikro/makro düalizmini nedenlerini aç›k olarak ortaya koyamasa da (pek çok konuda belirsizDb›raksa da) ret eder ÜfiÜNEL‹M ve özne olan bireyi “öldürür”. temala‹NTER NET r›. D ‹ K K A T söz eder ve Foucault. Çünkü bir söylemi kullanabilme özel bir alan›n bilgisine sahipli¤in ifadesidir ve bu bilgiE L E V ‹ Zkontrol YON ye sahip olanlar. Bu bilgilerin ›fl›¤› alt›nda Foucault’nun temel görüflleri. Ünite .6. kullan›fll› bilgi formlar›n› üretmek için “fleylerin organize oldu¤u” düzleme odaklan›r. Bir baflka deyiflle arkeoloji. bu kavram› bize mücadelelerin tarihsel bilgisini oluflturmam›z› sa¤layacak ve bu gün bu bilgiyi taktik olarak kullanmam›z› mümkün k›lacak olan bilimsel bilgi ile yerel hat›ralar›n birK ‹ T A P TELEV‹ZYON ‹NTERNET . (II) Nesnel güç iliflkileri üzerinden nesnel toplumsal formlara yönelmelidir. Ona göre dil. (Foucault 1972:138). Foucault’un Temel Düflünce ve Kavramlar› Benlik Foucault’ya göre benlik. söylemlerin kendisine. Foucault. farkl›l›k ve benzerliklerin belirlendi¤i düzleme odaklan›yorsa soykütük. söylemler içindeki düflünceleri. söylem ve toplumsal konumlar› tan›mlayan pratikler ve iktidar iliflkileri alan› içinde oluflur. Dolay›s›yla Foucault’ya göre birey bilinçli. kulland›¤› önemli teknik terimlerin baz›lar› ve temel eserleri ünitenin devam›nda k›saca ele al›nm›flt›r. en önemli unsurdur. belli kurallara uyan pratikler olarak söylemlere odaklan›r. daha çok iktidar iliflkileri ve bu iliflkilerle biçimlenen politik teknikleri. Çünkü her ikisinin de amac› ayn›d›r. Yani soykütük. rasyonel bir varl›k de¤ildir. asla maK ‹ T A P sum ve tarafs›z bir ifade arac› de¤ildir. 1991:65) SIRA S‹ZDE SIRA S‹ZDE DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ Söylem-Arekoloji-Soykütük-Arfliv Söylem: Foucault’nun analizinde dil. tekni¤i ampirik verilere dayanarak yap›lan “düzenlerin” yap›lar›n›n analizidir (Foucault. Ancak e¤er bir farkl›l›k aramak gerekirse arkeoloji. imajlar›. 1971:78). Bu kavram. Arkeoloji: Arkeoloji kavram› ise Foucault’nun yaklafl›m›n› betimleyen en önemli kavramlardan biridir. Asl›nda bu iki kavram (arkeoloji ve soykütük) aras›ndaki farkl›l›k. Son dönem çal›flmalar›nda ise benlik teknolojilerine yo¤unlaflan Foucault. belirsiz ve kafa kar›flt›r›c›d›r. “flimdiki zaman›n tarihini” yazabilmek için geçmiflte kalan tutars›z. güç ve egemenli¤e verdi¤i önemi SIRA S‹ZDE yaklafl›m›n›n odak noktas›ndan ç›kart›p bu eksikli¤i gidermeye çal›fl›r (Best ve Kellner. 1972).

söylemin en temel birimi olan ifadeyi (statement) analiz etmeye yönelir. detayl› bir flekilde ne yaz›l›p söylendi¤ine ba¤l› olarak gerçeklik iddialar›n›n nas›l ortaya ç›kt›¤›n› ve bunun söylemsel formasyona nas›l uygun düfltü¤ünü sergilemeye çal›fl›r. Ona göre düflünüAMAÇLARIMIZ flümüzün ya da ussall›¤›m›z›n kuruluflu. Michel Foucault. Ancak Foucault ile birlikte kavram farkl› bir kuramsal çerçeveye oturtulur. orijinali 1969 y›l›nda yay›mlanan Bilginin Arkeolojisi (The Archaeology of Knowledge) adl› çal›flmas›d›r. Foucault öncesinde episteme. güç mekanizmalar› sayesinde do¤ru ve yanl›fl›n temellerinin ay›rt edilebilece¤i bir düzlem olarak da betimler. Onun analizinde önemli olan konuflma eylemlerinin daha derindeki anlamlar›d›r. ‘Bilginin Arkeolojisi’ni yapar. Belli bir konuflma tarz› olarak da betimler (Foucault 1972). düz anlam sorununu da parentez d›fl›na al›r. Bunlar sadece s›n›rl› tarihsel düzenlerin/kurallar›n betimlemeleridir. O. bir SIRA S‹ZDE epistemeden di¤er epistemeye ani de¤iflmeler kaydetmifltir. tarihin b›rakt›¤› sözel izlere gönderme yapmak üzere kullan›r. Foucault. episteme ise daha ult (1972). burada kullan›lan dizge anlam›d›r. gerekli inan›fllar bu kodlarla belirlenir. söylem kavram›n›. Bu ipuçlar›n› araflt›ran bir kifli dönemin tarihsel apriorisini ve bilimini araflt›ran bir kifli de dönemin epistemisini anlayabilir. Onun “ifadeye” olan tutumu radikaldir. Ona göre ifadeler bir söylem alan›nda ortaya ç›kt›klar› koflullara ba¤l›d›r. yani bilimsel söylemi belirleyen ve yap›land›ran kurallar bütününün kodlar›n›n çözümüne giriflir. Foucault’nun yaklafl›m› söylemsel belirlemeler bak›m›ndan Kant’›n apriorileriTEL EV‹ Z Y O Nçok Thomas Kuhn’da görülen paradigma kavram›na benzer. Bu kitapta. 1994:42). kuran “gerçe¤in” belli temel koflullar›n›n oldu¤udur. episteD Ü bilgiyi fiÜNEL‹M me terimini belli bir yerde ve zaman diliminde bilimsel bilgi üretimini belirleyen yap›lar› ifade etmek için kullan›r. genel kan›lar. Foucane. yüzy›ldan itibaren de¤erlendirir. ifadelerdeki tutars›zl›klar› da ortaya ç›kararak antropolojik bir ‹NTERNET D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P TELEV‹ZYON ‹NTERNET . buradan hareketle. verili bir tarihsel dönemdeki tüm kültürel ve düflünsel K ‹ T Abelirleyen P farklar› kendinde temel düzen ya da ana kod olarak aç›klanabilir. bu kitap›nda bilim tarihini inceleyerek “epistemoloji veya episteme” yap›lar›n›n. tarihin tüm dönemlerinde neyin kabul edilebilir oldu¤unu seçen. Buna göre episteme. Örne¤in Foucault’ya göre “bilimsel söylem”. Bu ba¤lamda di¤er önemli bir eseri. Belli bir tarihsel dönemin ya da kültürün geçmiflinde b›rakt›¤› bütün maddi ipuçlar›n›n koleksiyonunu ifade eder. Bu kitab›n temel tezi. salt bir önerme (propositions). Böylelikle Foucault. Foucault’daki epistemenin ilk anlam›. kullanmay› önerir (Foucault. Bir bütün olarak yaflama yön veren anonim düflünceler.126 Sözcük anlam› önsel olan apriori felsefede deneyden önce olan anlam›nda kullan›lmaktad›r. genel anlam› olan bilgi tan›mlamas›na ba¤l› olarak ele al›nD‹KKAT m›fl ve de¤erlendirilmifltir. Arfliv: Bu ba¤lamda baflvurdu¤u di¤er bir teknik kavram da arfliv kavram›d›r. Foucault’nun çal›flmalar›n›n önemli bir k›sm› epistemolojinin tarihi üzerineSIRA S‹ZDE dir. Ancak Foucault bu çal›flmalar›n› yepyeni bir perspektif ve yöntemle (“soykütü¤ü” ve “arkeoloji”) gelifltirir ve özellikle 17. konuflma eylemi (speech act) ya da söz (utterances) de¤ildirler. tek tek düflünürlerin etkileriyle olmam›fl. Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› SIRA S‹ZDE DÜfiÜNEL‹M S O R U li¤i olarak. temel olarak bilgi ve kültürün ayn› altyap›s› ile ilgilenir ki Foucault bunu. Epistemolojik alan ise belli bir zaman diliminde ve S O R U yerde belli bilgi biçimlerinin ortaya ç›k›fl›n› flekillendiren koflullard›r. Bu kavramlar›n hiçbirinin kehanette ya da tahminde bulunma de¤eri yoktur. Soykütük. o ifade analizlerinde sadece gerçeklik sorununu parantez d›fl›na almakla yetinmez. Apriori ayn› zamanda deneyden sonra anlam›na gelen aposteriorinin de karfl›t› olarak kullan›lmaktad›r. bir dizge olarak ortaya ç›km›flt›r. insanlar›n bilme ve tasarlama yollar›n› nas›l flekillendirdi¤ini tart›fl›r. Foucault’yu entelektüel camiada öne ç›kartan en ünlü eseri ise 1966 y›l›nda yay›mlad›¤› Kelimeler ve fieyler ‹nsan Bilimlerinin Bir Arkeolojisi (The Order of Things: An Archaeology of the Human Sciences) adl› çal›flmas›d›r. Foucault.

Kuflkusuz her söylem. politik olaylar. her zaman her yerde vard›r. bireylerin kimlikleri.Post-Yap›salc›l›k: Michel Foucault ve Jacques Derrida 127 durufltan farkl›l›k gösterir. 1972:162). Ayr›ca söylemin tüm kültürel formlar›n temeli olmad›¤›n› da tart›fl›r. Söylem-‹ktidar-Kontrol Söylem. üzerinde araflt›rma yap›lan nesnelerden ba¤›ms›z de¤ildir ve onlar›n sosyal ve politik muhtevalar› içinde anlafl›lmal›d›r. Bir tarihçi olarak sadece gerçekten tarihte meydana gelmifl ifadeleri betimlemeyle ilgilenir. Dolay›s›yla ona göre söylemlerin otonom katmanlar›n› araflt›rman›n hiçbir faydas› yoktur ta ki biri bunu pratikler. O. bu anlamda sadece yaz›l› metinlerde de¤il belirli kurumsal ve örgütsel pratiklerde de mevcuttur (Layder. ‹ktidar›n kullan›m› stratejiktir ve savafla benzerdir. Foucault. iktidar ve kontrol aras›nda organik bir korelasyon vard›r. “bilgiyi a盤a ç›karmay›” sahiplenen “birbiriyle çeliflkili/tutars›z pratikleri” (discursive practice) veya konuflma eylemlerini analiz etmeye çal›fl›r. Foucault.6. örne¤in bilimsel söylem gibi. Foucault’ya göre (1980:139) negatif iktidar. ama yine de iktidar alan› oluflturma ifllevine sahiptir. onlar›n tarihini ya da do¤uflunu araflt›r›r. problem çözücüdür. ‹ktidar basitçe bask›lay›c› de¤il üreticidir. farkl› bilgi formlar›n› üreten ve organize eden tarihsel ve kültürel aç›dan özel kurallar setini ifade eder. modern dönemde hangi yollarla birey üzerinde bilginin ve devletin gücünün artt›¤›n› tart›fl›r. Bu durum. daha sonraki çal›flmalar›nda Nietzsche’den “soy kütü¤ü” yaklafl›m›n› ve Marx’tan ideoloji analizini ödünç alarak bilgi üretimi ile politik güçlerin nas›l birbiri ile girift bir iliflki içinde oldu¤unu göstermeye çabalar. Çünkü gerçek ifadeler tutars›z bir sistemdeki zaten tek ihtimaldirler. insanlara empoze edilen d›flsal belirleyicilerin meselesi de¤ildir. sosyal iliflkiler. en küçük seviyedeki sosyal iliflkilerde de vard›r. ekonomik pratikler ve süreçlerin dahil oldu¤u çeliflkili olmayan pratiklerin listesini yapar (Foucault. iktidar›n kimde oldu¤u ve iktidar›n bu gücünü ne amaçla kulland›¤› gibi konulardan ziyade. Ancak Marx’tan farkl› olarak “derinlerde bir yap›”n›n oldu¤una inanmaz. böylelikle gerçeklik iddialar›n›n tarihini göstererek bilgi arkeolojisi yapmaya çal›flt›¤›n› söyler. Örne¤in sanat ve müzik gibi formlar tutars›z ya da çeliflkili de¤ildir. 2006). ‹ktidar› “tüm sosyal beden” deneyimler. Pozitif iktidar ise telkinde bulunur. kurumlar. Ona göre “söylemi” ya da “toplumu” tarafs›z olarak inceleyebilecek hiçbir bak›fl aç›s› yoktur. iliflkiden baflka bir fley de¤ildir. Ünite . politik iliflkiler vb gibi di¤er katmanlarla iliflkilendirinceye kadar. gerçeklikleri ba¤lam›nda araflt›rmaktan ziyade. Söylem. Ona göre iktidar. Foucault. Tutars›z pratikler kavram›. Bilginin araflt›r›lmas› basitçe daha önceden var olmufl nesneleri ortaya ç›karmaz. . Çünkü ona göre tüm sistem ve onun tutars›z kurallar› ifadenin kimli¤ini belirler. Sadece devlete ait de¤ildir. Foucault. Bilginin birbiri ile bu çeliflkili pratikleri. daha çok. Ancak temel odak noktas›n› gücün kayna¤›. 1988). psikolojik tutumlar› vb. bir fleyin yap›lamayaca¤›n› ve yasalar› güçlendiren güçtür. tutars›zl›¤› oluflturma rollerinin d›fl›nda ve ayr›ca böyle bir oluflum esnas›nda ortaya ç›kart›labilmesi mümkün olan ifadeleri incelemeyi de reddeder. onlar› aktif olarak yarat›r ve biçimlendirir de. bu tutars›z pratikleri (discursive practice). Foucault’nun ilgisini çeken iflte bu iliflkilerdir. Ancak tercih edilen tekniklere göre iktidar pozitif ya da negatif olabilir. sistematik olarak kodlanmam›flt›r. aç›s›ndan nas›l etkilendikleri üzerine temellendirir (Sarup. bir dilin gramerinin ancak belli önermelerin yap›lmas›na müsaade etmesi gibidir. yani böylelikle “olas› ifadeler”i gerçek olanlar›ndan ay›rt etme diye bir fley yoktur. “hay›r” diyendir. Bilginin Arkeolojisi adl› eserinde Foucault. ifadeleri.

kral veya merkezî bir otorite figürüne kay›ts›z flarts›z itaati içerir. Uygulanan iflkenceler. geleneklere ayk›r› davrananlar› k›saca sosyal olarak üretime kat›lmayan veya zararl› olan herkesi içermifltir. hayat kad›nlar›n›. da mutlak iktidar›n yerini al›r. Disipline Edici ‹ktidar Disiplin. Bu hareket sadece delilere yönelik de¤ildir. ceza ve hapishaneler ba¤lam›nda da devam etmifltir. vahflete ve uygulanan vahfletin de sergilenmesine dayan›r (Foucault. (››) disipline edici iktidar ve (›››) biyo-iktidard›r. gözetleme memurunun gözlenenler taraf›ndan görünmedi¤i daire biçiminde bir bina) ad›n› verdi¤i bu gözetim sistemi ile insanlar cezaevleri. Foucault. modern dönemin hapishane anlay›fl›n› modern dönemin cezaland›rma biçimleriyle karfl›laflt›r›r. Bu yeni iktidar. Gözetim teknikleri ile pekifltirilir. Mutlak ‹ktidar Foucault’ya göre feodal düzende ve monarflik sistemlerde iktidar tebalar› üzerinde s›n›rs›z bir güce sahip hükümran bir kiflide cisimlenir.2 Panoptik Hapishane Tasar›m›. zamanlama ve bireylerin davran›fllar› üzerine uygulan›r. disiplin de¤ildir. Foucault’ya göre iktidar. bekar anneleri. iflsizleri.Illinois State/1954 (Gutting 2005) . Foucault bu hareketi “büyük kapat›lma” olarak kavramlaflt›rm›flt›r. monark›n mutlak iktidar›na karfl› bir tehdit olarak alg›lan›r ve suçlunun herkesin (halk›n) gözü önünde ve ibret verici. yy. bu terimi disipline edilmifl toplum anlam›nda kullanmad›¤›na dikkat çeker. keyfi bir zulüm de¤il aksine kral›n bu dünyadaki iktidar›n›n ritüel bir icras› olarak bilinçli bir biçimde tasarlanm›fl düzenli pratiklerdir (Layder 2006:139). ‹nsanlar›n kilit alt›nda tutularak kapat›lmas›na iliflkin araflt›rmalar›na disiplin. Ancak bugün bile mutlak iktidar›n kal›nt›lar› vard›r. disipline edici toplum kavram›n› o toplumun tarihini. baflar›s›z intihar girifliminde bulunanlar›. okul ve ordu gibi kurumlar›n› incelerken kullan›r. Foucault’ya göre (1973) disipline edici iktidar geliflerek 18-19. hastane. Avrupa’s›nda mant›¤›n› yitirmifl. Foucault Delili¤in Tarihi (1995) adl› kitab›nda 17.128 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Foucault. Bu dönemde verilen cezalar. Resim 6. 2010b). insanlara fiziki cezalar uygulamaktan ziyade onlar› sürekli kontrol alt›nda tutar. sosyal sistemde bireylerin davran›fllar›n› düzenleyen bir iktidar mekanizmas›d›r. Ancak Foucault. Hapishanenin Do¤uflu (2010b) ve Klini¤in Do¤uflu (1973) adl› çal›flmalar›nda güç teknolojileri terimi ile ifade etti¤i farkl› iktidar biçimlerinin oluflumunu ve nas›l kullan›ld›¤›n› tarihsel bir bak›fl aç›s›yla irdeler. Mutlak iktidar. Foucault. korkutucu bir biçimde cezaland›r›lmas› gerekti¤i düflünülür (Layder. Bu sistem tipinde suç. 2006:139). zamparalar›. disiplin daha çok iktidar›n tecrübe edildi¤i yollardan biridir. laf anlamayan insanlar›n kilit alt›nda tutuldu¤u kurumlar›n ortaya ç›kt›¤› bir hareketin bafllad›¤›na iflaret eder. Bu iktidar biçimleri (›) mutlak iktidar. orijini ve hapishane. yy. t›marhaneler ve manast›rlara kapat›lmaya bafllanm›flt›r. Jeremy Bentham taraf›ndan tasarlanan Panoptikon (içerden ayd›nlat›lan hücrelerin ortas›nda yükselen bir gözetleme kulesinin yer ald›¤›. Mekân.

Örne¤in Foucault. Özellikle 18. iffla etmeye teflvik edilmifllerdir. diyet ve beslenme al›flkanl›klar› üzerinden bir tür nüfus planlamas›na odaklan›r. Klini¤in Do¤uflu (1973) adl› kitab›nda bir tarafta hastanenin geliflimini ortaya koyarken di¤er taraftan t›bbi müflahede (kontrol. Örne¤in dinsel bir pratik olan “günah ç›karma” 18-19. doktorlar gibi profesyonellerin iktidar›d›r ve t›pk› hükümlülerin hapishanede yatma sürelerinin hukukçular taraf›ndan belirlenmesi gibi bireylerin hastanede. nas›l davranmalar› gerekti¤inin belirleyicisi de uzmanlar›n kararlar›d›r. okullar ve hatta fabrikalara kadar genifl bir organizasyonlar a¤› içinde kullan›lmaya bafllanm›flt›r. Foucault’nun temel eserleri aras›nda ilk s›ray› alan Delili¤in Tarihi (1995) adl› çal›flmas›nda ise. psikiyatri. Foucault. Modern devlet de insanlar›n davran›fl›n› ayn› biçimde flekillendirmek için. Cinselli¤in Tarihi (2010a) adl› kitab›nda modern ça¤da biyo-iktidar olarak adland›rd›¤› farkl› bir iktidar biçimini tart›fl›r. da laikleflmifltir ve insanlar en gizil duygular›n› ve cinsel pratiklerini itiraf etmeye. istenen davran›fl› göstermeyenleri “normallik standartlar›na” uymalar›n› sa¤layarak “normallefltirmektir. Ünite . okulda ve benzeri yerlerde ne kadar kalacaklar›n›n. program uygulay›c›lar›. Bu iktidar. yüzy›ldan sonra politik birimlerin demografik yap›y› kontrol etme. bireyler herkese uygulanan e¤itim ve ›slah metotlar›yla “itaatkâr” uydular hâline getirilir. sürekli gözetlendiklerini düflünerek istendik davran›fllar sergilemeye çal›fl›rlar. Bireylere fiziki olarak eziyet etmenin. Foucault’ya göre (1995) iktidar teknolojilerinin ortaça¤›n karanl›k zindanlar›ndan bafllayarak ayd›nl›k modern hapishaneye ve uzman denetimine do¤ru olan de¤iflimi asl›nda bir yan›lsamad›r. yy. düzenleme gayreti içine girdikleri görülmektedir. K›saca bu disiplin tekni¤inin amac›. “Görme/gözetleme” ile modern toplum bilginin iktidar› ile insanlar›n yaflam alanlar›n›n her yan›n› her an kontrol etmektedir. Yani bireyler de “kendini-gözetimi” genel bir gözetim sisteminin bir parças› olarak içsellefltirirler. do¤urganl›k. Bu ba¤lamda insanlar›n sosyal hayattan çekilerek nas›l tecrit edildi¤ini ve tedavi ad› alt›nda hastan›n uygun görülen davran›fllar› sergileyinceye kadar nas›l vahflete maruz kald›¤›n› ortaya koymaktad›r. psikologlar. Disipline edici iktidar insanlar›n davran›fllar›na odaklan›rken biyo-iktidar›n temel hedefi do¤rudan insan bedenidir. Böylelikle.6. Görünür olma. Orta Ça¤ döneminden bafllayarak delili¤in nas›l “ruhun hastalanmas›” fikrinden Freud’la birlikte zihinsel bir hastal›k olarak kabul edilmesine gelindi¤ini aç›klamaktad›r. Böylelikle bireyler. hastal›k. deyim yerindeyse (tar›m ve hayvanc›l›k kültürlerinde görülen). Basit bir mant›kla do¤um ölüm oranlar›.Post-Yap›salc›l›k: Michel Foucault ve Jacques Derrida 129 Ancak zamanla Panoptikonun mant›¤› hastaneler. Daha çok söylemler gelifltirerek iktidar ve kontrolü gündelik hayata tafl›rlar ve yayarlar. gözetim alt›nda tutma) nosyonunu tart›flmaktad›r. yaflam süresi. Bu ba¤lamda t›p. Biyo-‹ktidar Foucault. “Bilginin ‹radesi” (1984) kitab›nda politik iktidarlarla beden aras›ndaki iliflkiyi irdeler ve cinselli¤i kullanarak iktidarlar›n tarihsel süreç içinde bireylerin . Ancak bunun için uygulad›klar› yöntem -tercih ettikleri teknik kapatma. ›fl›¤a ç›kma bir aldatmacad›r. Bu ba¤lamda cinsellik alan› kontrol edilmeye çal›fl›l›r. onlar› kapal› mekânlarda sakl› tutman›n ve günümüzde de sürekli gözetim alt›nda bulundurman›n mant›¤› temelde ayn›d›r.men etme ya da zarar vermeyi içermez. Buradan elde edilen bilgiler sosyal bilimlerin veri taban›n› oluflturmufltur ki bu bilgiler. bir çoban›n sürüsünü gütmesi gibi yönlendirmek için belli teknikler kullan›r. sosyal hizmetler gibi pek çok uzmanl›k alanlar›n›n söylemleri bireyleri ikna ederek çok daha yayg›n ve ince bir formla itaate zorlar. sosyal kontrol mekanizmalar›n› oluflturmak için kullan›lmaktad›r.

1930 y›l›nda Cezayir’in El-Biar kasabas›nda do¤mufl. Derrida’ya göre bilimin amac›. 1996:37). TELEV‹ZYON Derrida. toplum ve insanAMAÇLARIMIZ la ilgili bilgi alan›nda bir tür hermeneutik kurgu yaparak hem modernizmin bilim anlay›fl›n› elefltirme hem de bir post-modern toplum bilgisi oluflK ‹ T A P turma sorununu çözmeye çal›flm›flt›r. bas›lmam›fl son cildinde de bu aç›dan Hristiyan dönemini ele alm›flt›r. itaatkâr bedenler. kemi¤i benim. Foucaut’ya göre (1973:363) kendi hakk›m›zdaki bilgimiz iç görü de¤il yans›mad›r. Yani onun ünlü deyimi ile “özne ölmüfltür”. uygun cinsel davran›fllar ve normal ve sapk›n cinsel kimlik tipleri üzerine gelifltirdi¤i bu söylem. tüm nüfusun ekonomik ve sosyal yönden idaresinin stratejik arac›d›r. psikolojik yönelimler gibi) iktidar iliflkilerinin ürünüdür. Özellikle t›p bilimlerinin gelifltirdi¤i normal cinsellik biçimleri. daha sonra kendisinin de dersler verece¤i Paris’teki Ecole Normale Supérieure’e (Yüksek Ö¤retmen Okulu) gitmifltir. yeni söylemler arac›l›¤› ile üretilen bilgi. Bu ba¤lamda iktidar mekanizmalar› insanlardan ba¤›ms›zd›r. Derrida. on dokuz yafl›nda Althusser. SIRA S‹ZDE 2 Eskiden çocuklar›n› hocaya verirken ebeveynlerin söyledi¤i “Eti senin. ‹nsanlar. Kesintisizdir. 1. do¤ru temsildir ve bilim önermeleri bu do¤ru temsilin arac›d›r (fiaylan. di¤er iki ciltte (“The Use of Pleasure” ve “The Care of the Self”) ise Antik Yunan ve Roma’da cinselli¤in rolünü. Dört ciltlik bu eserinin “Bilginin ‹radesi” (The Will to Knowledge) adl› ilk cildinde (1998) son iki yüzy›lda iktidar›n bir yönetim biçimi olarak cinselli¤in fonksiyonunu ve biyo-iktidar›n ortaya ç›kmas› ile olan iliflkisini. iktidarlar bilgi yoluyla yeni faaliyet alanlar› ve tipleri yarat›rlar.130 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› bedenleri üzerinden onlar›n bedenlerini e¤iterek nas›l sosyal olarak üretici hâle getirildiklerini ortaya koymaya çal›fl›r. Bu aç›dan t›p ve psikiyatri biliminin yükseliflinin derin. içgüdüsel ve gizemli bir cinsellik söylemini yaratt›¤›n› tart›fl›r. rutinler ve kimlikler üzerinden flekillendirilir. kurumsal ve örgütsel pratikler. 2.3 SIRA S‹ZDE (1930 . bask›n aç›klama olarak kabul edilmifl ve temel varsay›mlar› da günlük söylemlere kadar s›zm›flt›r. Bat› felsefesinin metafizi¤ini elefltirel analize tabi tutarak yap›söküm olarak bilinen metodu gelifltiren ve hem yap›salc› hem de post-yap›salc› olarak an›lan D‹KKAT bir Frans›z sosyal felsefecidir. Ona göre beden. sadece iktidar taraf›ndan üretilen iflleyifl kanallar›d›r.2004) AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P TELEV‹ZYON ‹NTERNET Derrida.” deSIRA S‹ZDE yifli size Foucault’nun tasnifindeki hangi iktidar biçimini ça¤r›flt›r›yor? DÜfiÜNEL‹M JACQUES DERRIDA S O R U Jacques Derrida’n›n Hayat› DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT Resim 6. Foucault’ya göre moodern iktidar biçimlerinin do¤as›. Ancak yap›salc›l›¤›n ve post-yap›salc›l›¤›n temel fikirleri üzerine de eleflSIRA S‹ZDE tiriler yazm›fl (Culler 1981) ve Feyerabend’in anarflik karfl› ç›k›fl›n› daha derli toplu ve sistematik hale getirmeye çal›flm›flt›r. Böylece de bu yolla öznenin kendi cinsellik deneyimi biçimlenmekte ve kontrol edilmektedir. yayg›nd›r yani her yerdedir. Bireysel öznellik (kimlik. Yukar›dan de¤il toplum içinde uygulan›r. Ancak entelektüel birikimini çok daha er- . Foucault gibi dönemin belli bafll› ayd›nlar›n› yetiflti‹NTERN ET ren.

Ayn› y›llarda tarih ve yaz›n›n do¤as› üzerine incelemeleri Critique dergisinde yay›mlanm›flt›r. onu gerçek olarak anlad›¤›m›z bir alan yarat›r. Gide. bir merkezî konumland›rma gereklili¤ine iflaret ederek Bat› felsefesinde bu merkezi aram›flt›r. varl›k. fark. bireysel somut pratiklerden ziyade yap› sökümcüde de sistemlere ya da yap›lara bakmaya devam eder ve ikincisi bütün sistemlerin veya yap›lar›n bir merkezi. 1960’ta Paris’e dönerek 1964’e kadar Sorbonne Üniversitesinde. bizim dünyay› nas›l yorumlayaca¤›m›z› yap›land›r›r. idea bazen de felsefi bir sistemin veya inançlar setinin ne söyledi¤ine ba¤l› olarak bilinçalt› oldu¤unu görmüfltür. metinlerin çoklu yorumlar›n› ortaya ç›karacak bir teknik olarak yap›söküm tekni¤ini gelifltirmifltir. Bu yüzden bir metnin tam ve en son yorumunun yap›lmas› imkâns›zd›r. kad›n erke¤e karfl›. konuflma yazmaya karfl› vb. daha kullan›fll› bir yap› kurmak (re-construction) üzere tarihsel anlam evrelerine geri dönüfller yapmakt›r. iz. Derrida.6. ve bu z›tl›klar hiyerarflik olarak tan›mlanm›flt›r. K›saca Heidegger’i takip ederek Derrida da dilin bizi biçimlendirdi¤ini düflünmüfltür: “Metin”. biri po- . Tanr›. metin. herhangi bir yap›n›n ya da sistemin her fleyin oradan geldi¤i ve her fleyin ona gönderme yapt›¤› veya geri döndü¤ü bir noktay›. kök noktas› yani sistemin yaratan› var oldu¤una göre bu yap›n›n kayna¤›n› araflt›r›r. Derrida’ya göre Bat› düflünce yap›s› z›tl›klara dayan›r: iyi kötüye karfl›. daima yap›salc›lar›n analiz etti¤i temel birimlerden oluflur-z›t çiftlerve bu sistemlerde z›t çiftlerin bir taraf› daima di¤erinden daha önemlidir. Çünkü “aflk›n bir göstergenin yoklu¤u” söz konusudur. yazar›n düflünce dünyas› üzerinde büyük etki yaratan Gramatoloji Üzerine adl› kitab›n›n temellerini oluflturmufltur. ‹flte Derrida’n›n temel amac› yap› söküm yöntemiyle klasik Avrupa düflünce yap›s›n› (construction) söküp (de-construction) ondaki malzemeyle yeni. DERRIDA’NIN TEMEL DÜfiÜNCE VE KAVRAMLARI Yap›söküm Yöntemi ve Metin Özellikle Heidegger and Nietzsche’den etkilenen Derrida’ya göre dünya bir metindir. Valery. Ünite . zihni.Post-Yap›salc›l›k: Michel Foucault ve Jacques Derrida 131 ken bir dönemde Rousseau. 1956 y›l›nda kazand›¤› bir bursla ABD’ye Harvard Üniversitesine gitmifl. Oysa Derrida’ya göre idea. Camus gibi yazarlar› okuyarak yapmaya bafllam›flt›r ve Nietzche. Kierkegaard. Bu çal›flmalar. Metinler. Heidegger ve Husserl’den özellikle etkilenmifltir. metnin d›fl›nda hiçbir fley yoktur ve bütün metinlerin birden fazla anlam› vard›r. 1965’ten sonra da Ecole Normale Supérieure’da asistanl›k yapm›flt›r. Derrida’ya göre sistemler. ifle yap›sökümde bafl› çeken figür olarak yap› ve yap›n›n kayna¤› olan merkez fikrini irdelemeyle bafllam›flt›r. Ve Bat› metafizi¤inde bu merkezin bazen bir Tanr› ya da madde bazen insan›n benli¤i. ak›l ya da madde gibi merkezlerin baflka nosyonlara dayanak olmalar› söz konusu olamaz. ‹lki. Derrida yap› söküm yöntemini infla etmek üzere önce Bat› felsefesinin/düflüncesinin meta fizi¤ini ortaya ç›karma gayreti içine girmifltir. Nietzsche. dünyan›n do¤al bir yans›mas› de¤ildir. Derrida. ilk olarak 1952 y›l›nda dilbilimci Ignace Gelb’in ileri sürdü¤ü bir kavram olup yaz›m sisteminin dil ile olan iliflkisini analiz etme çabas›ndaki bilim olarak k›saca tan›mlanabilir. oyun ve yap›sökümüdür. 1960’lar›n bafl›nda Sorbonne’da dersler vermifltir. ikinci terim birincinin bozulmufl hali olarak görüldü¤ünden her ikisi de karfl›l›kl› olarak birbirine z›t olan terimler eflit de¤erde de¤ildir. Onun yap›söküm fikrinin iki anahtar noktas› bulunmaktad›r. Husserl’in Geometrinin Kökeni adl› çal›flmas›n› uzun bir önsözle Frans›zcaya çevirmifltir. O. Derrida’ya göre dil veya metinler. ‹lk makaleleri Fransa’da sol avant-guarde teorinin forumu ifllevini üstlenen Tel Quel dergisinde yay›mlanm›flt›r. Derrida’n›n bu ba¤lamda ortaya att›¤› temel araçsal teknik kavramlar›. Gramatoloji.

Bu. olas› tek tafl›y›c›s› olarak görüldü¤ünü söylemektedir. Yap›salc›l›k. cü görüfl) son derece elefltidenle post-yap›salc›l›k. söz (logos) ile yaz› ayr›m›n›n yer ald›¤›. Derrida’ya göre bütün Bat› felsefesinin en temelinde. biri konuflmak için orada olmal›d›r. ayd›nl›k karanl›k olmayand›r veya tam tersi. yorumsamac›l›¤›n radikal kanad›na aç›lan yolun belirginleflmesi ile olmufltur. erkeksi/kad›ns›. içtenlikli. kat çekmektedir (Güncü. Baflka SIRA S‹ZDE bir deyiflle ele al›nan ürünün edilgen bir tüketimi olarak düflünülen okuma biçimi statüsünü yitirmifltir. Derrida en ünlü çal›flmas›nda özellikle konuflma/yazma karfl›tl›¤›na bakm›fl ve konuflman›n daima yaz›dan daha önemli görüldü¤ünü söylemifltir.132 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› SIRA S‹ZDE DÜfiÜNEL‹M S O R U zitif di¤eri ise negatif olarak de¤erlendirilir. Baflka bir deyiflle ele al›nan ürünün edilgen bir tüketimi olarak düflünülen okuma edimi de¤ergesini [status] yitirmifl. Hegel yaz›y› türetilmifl tesadüfi. konuflman›n temsilinden baflka bir fley de¤ildir. çünkü “flimdi var olma” ile birleflir. d›flsal ve gösterenin kopyas› olarak nitelerler: Fonotik. örne¤in iyi/kötü z›t çiftinde iyi olan taraf de¤erli oland›r ve kötü iyinin egemenli¤indedir. konuflmac›n›n o anda yap›lmam›fl bir konuflman›n kal›nt›s› ya T E L E V ‹ Z Y O N yan›lg›lar›n. yaln›zca ilkini temsil etmek amac›yla vard›r (Derrida 2011). ‹flte bu z›t çiftler. 1997:12). Post-yap›salc›l›¤›n yap›salc›l›ktan kopuflunu ilan etti¤i yer. “ iflaretin iflareti”. ikincisi. Bat› felsefesinde.J. Derrida’ya göre Saussure de bu gelene¤in takipcisidir ve ona (Saussure) göre de dil ve yaz› iki farkl› iflaret sistemidir. . ancak dilbilimsel teoriler ba¤lam›nda konuflman›n. Derrida’ya göre konuflma imtiyazl›d›r. belki iyi/ kötü de oldu¤u gibi apaç›k bir z›tl›k de¤ildir. D‹K KAT Sarup’a (1997: 12) göre yap›salc›l›k ile post-yap›salc›l›k aras›ndaki en önemli ay›rt edici özelliklerden biri fludur: “Yap›salc›l›k do¤rulu¤u metnin ‘arkas›nda’ ya da ‘içinde’ görürken post-yap›salc›l›k okuyucu ile metnin karfl›l›kl› etkileflimini üretkenlik olarak görmekSIRA S‹ZDE tedir. rel yaklaflmaktad›r. ancak çok acayiptir ki bir nesnenin imaj›n› belirlemek için çok daha fazla çabalar. Aristo. Her terim ancak di¤eri ba¤lam›nda anlam kazan›r. yani DÜfiÜNE L ‹ M gösteren (signifer) ile gösterilen (signified) aras›ndaki birebir mütekabiliyet görüflüne karfl› son derece elefltirel yaklaflmaktad›r. sa¤/ sol gibi bütün çiftlerde birinci terim ikinciye göre daha de¤erlidir. J. do¤rulu¤u metnin “arkas›nda” ya da “içinde” görürken post-yap›salc›l›k okuyucunun ve metnin karfl›l›kl› etkileflimini üretkenlik olarak görmektedir. baflka bir deyiflle var olan kavram karfl›tl›klar›n›n en kökeninde. 2005:20). Yeni yaklafl›m gösterilenden gösterene do¤ru bir yer de¤ifltirmeyi gerekli k›lmaktad›r. hep bu anda oldu¤unun düflünülmesi nedeniyle gerçek ile do¤rulu¤un tek kayna¤›. Derrida’n›n Bat› felsefesinde ilgilendi¤i temel karfl›tl›klar ya da yap›lard›r. dilin ilk flekli olarak konumland›r›lmas› ve yazman›n sadece konuflman›n kopyas› ya da uyarlama‹NTERNET s› oldu¤una iflaret edilmesi yeterli bir kan›tt›r. De¤ergesi ile ereklili¤ini [finality] yitirmifl oldu¤undan do¤rulu¤a giK ‹ T A P ister istemez dikenli olacakt›r”. Aristoya göre konuflulan kelimeler zihinsel tecrübelerin sembolleridir ve yaz›lm›fl kelimeler ise konuflulan kelimelerin sembolleridir. bundan dolay› sözün ya da konuflman›n dolays›z. Rousseau. den yol bundan böyle D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P TELEV‹ZYON ‹NTERNET Derrida yaz›n›n. Bu nedenle post-yap›salc›l›k Saussure’cu dura¤an gösterge (sign) birli¤ine. Ayd›nl›k/karanl›k. Bu neAMAÇLARIMIZ dura¤an gösterge birli¤ine (Saussure. bunun yerine okurun performans› geçmifltir. Rousseau’ya göre de yaz›. belirsizliklerin befli¤i olarak görüldü¤üne dikda art›¤› görünüfllerin. Post-yap›salc›l›¤›n yeni gösterge sisteminde gösterilenden gösterene do¤ru bir kay›fl söz konusuS O R U dur (Sarup.

“mevcudiyet/bulunufl metafizi¤i” olarak adland›r›r. sistemin unsurlar›n› bir yerde bir arada tutan bir merkez olmad›¤›ndan mutlak veya kesin bir gerçek veya anlam da yoktur. Böylelikle Derrida klasik “benmerkezci” Avrupa bak›fl aç›s›na da ciddi bir elefltirel tav›r göstermektedir. flekil. Derrida. sistemi yaratan fleydir ki sistemin tüm parçalar›n›n aras›nda iliflki oldu¤unu garanti eder ve sistemin kurallar› taraf›ndan yönetilmeyen sistem ötesi bir fleydir. bir ve tutarl› olan “benlik” vard›r ki. Burada belirtilmesi gereken di¤er bir önemli nokta ise Derrida’n›n “yap›sökümü” teriminin ister istemez bir “ötekini” gerektirmesidir. Ona göre Bat› düflünce sisteminde konuflma var olufl ile birleflir ve her ikisi de hem yazmadan ve hem de yokluktan üstündür. sistemlere merkezlik görevini yapacak bir deste terime sahiptir: varl›k. düflündü¤ümüz. Dolay›s›yla “ben” söyledi¤iniz ve yapt›¤›n›z her fleyin bir parças›d›r ve sizin varl›¤›n›z› ve var oluflunuzu garanti eder. Dolay›s›yla anlam. Bat› felsefesi. Derrida. Ünite . hissetti¤imiz vb. Varl›k. Örne¤in benli¤i bir çeflit sistem olarak kabul edersek yapt›¤›m›z. gerçek. “mevcut olma” Platon’dan Descartes’a ve hatta kendi dönemine kadar tüm bat› felsefesinin merkezidir. yani ötekini “ben”in kategorileriyle de¤erlendirmesidir. Konuflma ve var oluflun bu imtiyaz›n› ise Derrida logocentrism olarak kavramlaflt›r›r ve Bat› felsefesinde hem söz hem de ak›l anlam›na gelen bu ayr›cal›kl› logos anlay›fl›na karfl› bir durufl sergiler. sistemin merkezidir ve varl›¤›n›z›n dili ve sizin di¤er her parçan›z “parole” sözün bir parças›d›r. Bir bireyin. daima belirsiz. sonuçta hepsi ba¤›ms›z bir mevcudiyet ya da varl›k alan›n›n oldu¤u varsay›m›ndan hareket eder. Fiziksel ya da zihinsel yaflam›m›z›n çekirde¤inde. karfl›s›ndakini anlamas› için salt kendini referans noktas› olarak kabul etmemesi gerekir. ‹flte. çünkü bir merkez taraf›ndan sabitlenmemifltir. Dil daima de¤iflir ve hareket eder. Dili bir sistem olarak bir arada tutan ve yaratan merkezî bir kavram ya da fikir yoktur. insan. Oysaki Derrida’ya göre var olan her kültürel yap›. benzersiz niteliklere sahiptir ve o özgünlü¤ü anlamak için “ben” bak›fl aç›s›ndan vazgeçmek gerekir. bir arada tutan bir merkez olmadan mut- Derrida’ya göre Bat› düflünce sisteminde söz/konuflma (logos) var olufl ile birleflir ve her ikisi de hem yazmadan hem de yokluktan üstündür. ‹flte konuflma ve var oluflun imtiyaz›n› Derrida logocentrism olarak kavramlaflt›rm›flt›r ve o Bat› felsefesinde hem söz hem de ak›l anlam›na gelen bu ayr›cal›kl› logos anlay›fl›na karfl› bir durufl sergilemifltir. Sistemin unsurlar›n› bir yerde. neyin söylendi¤inin kayna¤› olan gerçek bir benlik vard›r. Böylece anlama iflaret eden iflaretlerden ya da göstergelerden ba¤›ms›z bir anlam alan›n›n olamayaca¤›n› göstererek hiçbir koflula ba¤l› olmayan bir bulunuflun ya da mevcudiyetin söz konusu olamayaca¤›n› belirtir. çoklu ve geçicidir. göstergelerin (ya da iflaretlerin) iflaret ettigi ve bu göstergelerden tamamen ba¤›ms›z bir varl›k alan›n olanaks›zl›¤›n› ileri sürer ve gösterenden ba¤›ms›z bir gösterilenin mümkün olmad›¤›n› ortaya koyar. hümanist fikirleri pekifltirmifltir. Derrida’ya ve post-yap›salc›l›¤a göre bunun kendi metotlar› için çok merkezi bir sonucu vard›r. özünde sabit. yoklu¤un di¤er z›t taraf›d›r ve varl›k daima yok oluflun üstündedir. Ona göre. Konuflmak için orada olmas› gereken bir benli¤in olmas› fikrini Derrrida. Bu. Bat› felsefinde tüm düflünce sistemlerinin ortak temel sav›n›n. bu “ben” dedi¤inizde ne anlama geldi¤ini bilen parçan›zd›r. bütün bir sistemin ç›kt›¤› ve anlam›n› garanti etti¤i bir merkez oluflturur ki bu merkez. madde.Post-Yap›salc›l›k: Michel Foucault ve Jacques Derrida 133 Konuflulmufl bir kelimenin o konuflmay› yapan›n var oluflunu garantilemesi fikri. Tanr› vb. Derrida için “dil”in bir yap› ya da bir sistem olarak bir merkezi yoktur.6. ‹flte ona göre Bat› toplumunun en temel sorunlar›ndan biri. öz. bilinç. merkeze hep “ben”i al›p farkl› olan›. Bu arada Derrrida’n›n düflünce sisteminde “dil”in bir sistem ya da bir yap› olarak bir merkezi olmad›¤›n› dikkate almak bir di¤er önemli noktad›r. Derrida’ya göre bu terimlerin her biri bir sistemin merkezi olarak iki amaca hizmet eder. varl›¤›n var oluflunu garanti eder. her fley bu sistemin bir parças›d›r. Mevcudiyet metafizigi. . Var oluflun yoklu¤a olan üstünlü¤ü yüzünden her sistem. Bu öz benlik veya “ben”. konuflma ve eylem aras›nda dolays›z bir ba¤ oldu¤una ve böylelikle de öznelli¤in merkez olmas›na dayand›¤›n› deflifre ederek logosun Bat› felsefesi içindeki ayr›cal›kl› konumunun yaz›y› de¤ersiz k›ld›¤›n› göstermifltir.

asla son noktaya yani gerçe¤e varabilece¤imiz anlam›na gelmemektedir. Ona göre “anlam”. çoklu ve geçicidir. Bu metoda. En tarafs›z oldu¤u düflünülen yazarlar bile. bir sistem içindeki bu z›t çiftlerin fonksiyonunu araflt›r›rken bu karfl›tl›¤›n cebirsel oldu¤una iflaret eder (a=b olmayand›r). çoklu yorumlar›n batakl›k kumlar›na çevirmifltir. Derrida’ya göre bu istikrars›zl›¤›n d›flavurumu olan “différance”›n söylemimizin her an›nda var olmas› dilin bireyler aras›nda istikrarl› bir anlam iletme arac› oldu¤una dair inanc›m›z› da yok etmektedir (Sim. Fark ve Erteleme (Differance) Ancak bu. bir tür y›kma ya da tahrip etme ifllemi de¤ildir. Bu asl›nda yap›sökümün belirmeye bafllad›¤› noktad›r.Yap›söküm. Dil daima de¤iflir ve hareket eder.2000). 1967:54). “deconstruction/yap› söküm” denmektedir. Bu kavram› Derrida Frans›zca différence kelimesinden kendi türetmifltir ve de gösteren ve gösterilen ba¤lam›nda hem “fark/ayr›m” hem de “erteleme” anlam›na gelmektedir. tüm metnin “differance” (fark) sergiledi¤ine iflaret eder. Bu ba¤lamda Derrida. Böylelikle bu z›tl›¤›n ima etti¤i düzenin (s›ran›n) ya da hiyerarfliye iliflkin de¤erin kesin veya kat› olmad›¤›n› göstermektir. ‹flte Derrida.(Robinson. yorum yapmadan de¤erlendirebilece¤imiz hiçbir yol yoktur. ba¤lam içinde hem gösterilenin gördü¤ü fonksiyona hem de biliflsel flemam›zdaki onun imajlar›na gönderme yapt›¤›ndan sürekli olarak hem “farkl›lafl›r” ve böylelikle hem de hiçbir zaman tam ve kesin olan nihai anlama var›lamayaca¤›ndan sürekli kesin “anlama”ya kadar bir ertelenme durumu vard›r. do¤alar› gere¤i sabit de¤ildirler ve ba¤lamlar içinde yer de¤ifltirmeleri halinde de de¤iflirler. istikrars›zd›r. Ancak onun çabas› bu çiftlerde ima edilen hiyerarfliyi tersine çevirmek de¤ildir. Yani yap› sökümün en temel iddias› metinsel analizlerde kesinli¤in/mutlak anlamlar›n imkâns›z olufludur. Çünkü hem infla etmenin hem . daima çoklu olas›l›klar sunar ve biz de nesnelli¤i bulma çabas› içinde iken bile asl›nda bu metinselli¤in d›fl›nda kalamay›z. 2000:32-33). herhangi bir dilsel gösterge setlerinin birbirinden farkl› pek çok anlam dizisi meydana getirebilece¤ini (ki bu anlam dizilerinin ço¤u gayri ihtiyaridir) göstermeye çal›fl›r. Ancak anlamlar. düflüncelerini meydana getiren gösterge sisteminin zihinlerindeki karfl›l›¤› olan biliflsel flemalar›na yans›yan izlerini kaç›n›lmaz olarak eserlerine tafl›rlar. rasyonalizmin sabit temel kayas›n›. Dolay›s›yla anlam daima belirsiz. Derrida ’ya göre (Derrida and Houdebine 1973) okuma dönüflümcüdür ve metinler çoklu yorumlara aç›kt›rlar. çünkü bir merkez taraf›ndan sabitlenmemifltir. O hâlde metnin üreticisi yazar ve tüketicisi okur ve farkl› okurlar aras›ndaki iletiflim esnas›nda herkes için hiç de¤iflmeyen sabit bir anlam›n “var oldu¤undan” söz etmek mümkün de¤ildir. ‹z Derrida’ya göre tüm metin bu kabullerin izlerini içerir ve sonuç olarak da bu metinler. Yani anlamlar. daha ziyade bu iki terimin aras›ndaki “/” iflaretini silmektir. dil içinde bulunan ve ima edilen bu hiyerarflilerin fark›nda olarak yeniden yorumlanabilir (Derrida. Derrida’ya göre birbiriyle rekabet eden yorumlar yap›labilir. bir düflünsel hareket olarak yap›sökümü ile temelde dikkatimizi bu dilsel istikrars›zl›klara çekmek istemektedir.134 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› lak veya kesin bir gerçek veya anlam yoktur. Dolay›s›yla reddedilemez gerçekleri felsefi olarak anlamaya odaklanmaktan ziyade yap›sökümcü. Anlamlar kaygand›r. fark›nda olmadan. Ne var ki “yap› sökümü”. Metinsellik (Textuality). Nitekim Derrida. ancak bu birbiriyle yar›flan yorumlar›n geçerlili¤ini.

Bu nedenle yorum. al›fl›ld›k anlam›yla “analiz”e benzemeyip bir tür oyunu and›ran serbest bir aland›r (Sarup. Jacques Derrida. Yap›söküm. Yap›sökümünün bu flekilde temelini oluflturan “üstünü çizme”.. çünkü sözcü¤ün yerine geçebilecek daha baflka bir sözcük yoktur.” bu net olmama durumunun bir “temsilidir” ve göstergenin bir yar›s›n›n her zaman o olmad›¤›n›n bir resmidir (Sarup. Yani kavramsal hiyerarflilerin üretti¤i metafizikleri deflifre edip yap›land›¤› tarz› çözmektir (Aktay 1996:196). S O R U SIRA S‹ZDE DÜfiÜNEL‹M D‹KKAT AMAÇLARIMIZ SIRA S‹ZDE K ‹ T A P AMAÇLARIMIZ SIRA S‹ZDE K ‹ T A P AMAÇLARIMIZ . Böylece “anlam oyunu” sonsuz/bitimsiz bir oyuna dönüflür. K›saca yap›sökümünün temel varsay›mlar› flöyle özetlenebilir: 1. Ünite . bir anlama gayretidir ve anlama çabas› ister istemez yap›y› unsurlar›na ay›rma (sökme) ve tekrar ba¤lay›p birlefltirmeyi gerektirir. Böylece bu terimleri birbirinden uzak tutan yap› ya da z›tl›k çöker. anlam tutars›zl›¤› ve kaymalar›n›n silinemez izlerini tafl›r.6. Bu metot. z›t terimler ikilisinin de¤erler hiyerarflisindeki yerini de¤ifltirmek ya da hiyerarflide altta olan› üste ç›kararak yeni z›tl›klar infla etmek ya da yap›y› tahrip etmek de¤ildir. terimin anlam›n›n bizim için net olmad›¤›n› söylemektedir. yap› sökümü metodunda önce bir sözcük yazmay›. Derrida. Yani Derrida. göstergenin (yani metin içindeki sözcü¤ün) kendinden eminli¤ini ve bir “dil dizgesi” içinde dahi olsa “anlam›”n› sarsmaktad›r. ‹smet Birkan. 2. Sonunda neyin ne oldu¤unu söyleyemedi¤inizde karfl›l›kl› z›tl›klar ve hiyerarfliler anlam›n› yitirir. dolay›s›yla bu metodun temel amac›. T 2011. Yap›söküm ve Oyun Yap›bozumu metinleri okuman›n radikal bir tekni¤idir (Zuckert 1991) ve temel metodu flöyle özetlenebilir: Z›t çiftleri bulmak ve her terimin bu terim çiftinin z›t kutup olarak di¤erinin karfl›t› olmas›ndan ziyade onun bir parças› oldu¤unu göstermek. bu tarz bir yaz›n tekni¤iyle herhangi bir göstergeyi okudu¤umuzda o kavram›n. BilgeSu Yay›nc›l›k/Felsefe Ankara. sonra onu karalamay› ve sonra hem sözcü¤e hem de karalamas›na metinde yer vermeyi önermektedir. Böylelikle sözcük metinde üstü çizili olarak bulunmaya devam eder. Bu ba¤lamda “üstünü çizmek. SIRA S‹ZDE DÜfiÜNEL‹M 3 SIRA S‹ZDE S O R U DÜfiÜNEL‹M D‹KKAT S O R U SIRA S‹ZDE D‹KKAT AMAÇLARIMIZ Gramatoloji. Dil. Böyle bir çeliflki karfl›s›nda hiçbir analiz yöntemi (örne¤in felsefe veya elefltiri) metnin yorumu aç›s›ndan herhangi bir otorite iddias›nda bulunamaz. baflka bir göstereni SIRA S‹ZDE gösterir ve buradan elde edilecek olan yaln›zca mevcudiyet de¤il anlama kaynakl›k eden “gösterge zincirleri”dir. fakat bir yandan da sözcük metin içinde üstü çizili olarak tutulur. Derrida bu ifllemi. DÜfiÜNEL‹M SIRA S‹ZDE Derrida ile Saussure çal›flmalar›nda “gösteren” ile “gösterilen” aras›ndaki iliflkiyi tan›mS O R U lamadaki temel fark› araflt›r›n›z. 1997). 1997:40). “varl›k” sözcü¤ünü s›kl›kla karalayan Heidegger’den alm›flt›r. 3. Her gösteren.. çünkü sözcük yetersizdir. sadece yap›laflman›n temel unsurlar› aras›ndaki karfl›tl›¤›n kendi öz mant›¤›na ne kadar ters oldu¤unu göstererek eski sistemi sökmektir. Silme Yap›söküm metotunun di¤er önemli bir tekni¤i de “silmedir”. Bu ba¤lamda bir sözcü¤ün üstü çizilir. D ‹ K K ADizisi. T›pk› Derrida’n›n bu yöntemi do¤a ve kültür kavramlar›na uygulad›¤›nda oldu¤u gibi. Çev.Post-Yap›salc›l›k: Michel Foucault ve Jacques Derrida 135 de sökmenin bir bileflimini içerir.

Foucault ve Derrida gibi yazarlar›. Modern ile post-modern aras›ndaki k›r›lmay› aç›k ve net olarak ortaya koyamad›klar› gibi bu k›r›lmay› toplumda neyin üretti¤ini de aç›klayamam›fllard›r.136 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› POST YAPISALCILI⁄A YÖNELT‹LEN ELEfiT‹R‹LER Post-yap›salc›l›¤a yönelik çok say›da elefltiri olmakla birlikte bu elefltirilerin en önemlileri afla¤›daki gibi s›ralanabilir: 1. Pozitivizm yanl›lar›. Dolay›s› ile çal›flmalar›nda -eninde sonunda öngördü¤ü üzerenormatif de¤erleri kabul etmemesi ve onaylamamas› konusu elefltirilmektedir. nihilizm. biçiminde elefltirmifllerdir (Kellner. anarflizm gibi alternatif felsefeleri) kendi teorik yaklafl›mlar› için kulland›klar›n› belirterek tarihi s›kl›kla dikkatsiz ve eksik olarak yorumlad›klar› biçiminde elefltirmifllerdir. 3. 2. Foucault’yu nihilistlik bir düzleme tafl›maktad›r. 1994:244-245). Ne Foucault’nun ne de Derrida’n›n post-modern toplumsal teoriler üretmede baflar›l› olduklar› söylenemez. küçük ayr›nt›lar› (feminizm. Özerk insan rasyonalitesi ile evrensel-normatif (genel geçer) de¤erlere iliflkin fikirler aras›nda kurdu¤u ba¤. .

“flimdiki zaman›n tarihini yazabilmek için geçmiflte kalan tutars›z. Genelde post-yap›salc›l›kla. Onun sistematik bir teori gelifltirme gibi bir amac› yoktur. Söylemler. Birey. sembolik etkileflimciler gibi). disiplinler aras› iliflkilerin tan›mlad›¤› karmafl›k bir yap› gösterir. Onun belki de en etkili çal›flmalar›. Post-yap›salc›l›k. Her söylemin iktidar alan› oluflturmak gibi bir ifllevi vard›r ve sadece yaz›l› metinlerde de¤il belirli kurumsal ve örgütsel pratiklerde de mevcuttur. kendini kontrol edebilen. formal yap›lar›n içine gömülü ve maskelenmifl tarihsel içerikler ve diskalifiye edilmifl bilgi serilerini ortaya ç›kararak Bat› kültürünün ve yap›salc›l›¤›n elefltiri araçlar›n› ortaya koyar. Çünkü ona göre “özne” bir iktidar alan› ve belirli pratikler seti içinde flekillendirilen toplumsal söylemler arac›l›¤›yla üretilen toplumsal bir kurgudur. Ünite . iç bütünlü¤e sahip tutarl› ve rasyonel varl›k olmas›ndan da söz edilemez. Bu aç›dan genelde bir mu¤lâkl›k tafl›r. özneyi merkeze alan teorilere aç›k bir flekilde karfl› durur. anlam›n yarat›c› kayna¤› de¤ildir. Post-yap›salc›l›k. analizinde önemli bir yer tutar ve iktidar iliflkilerinin ve bunlarla ba¤lant›l› pratiklerin ifadesi olmas› nedeniyle masum da de¤ildir. Her ne kadar benli¤in söylemlerle flekillendirildi¤i düflüncesi ile yap›salc›larla paralellik gösterseler de farkl› bir yaklafl›mla gerçekli¤in metin ile okuyucunun etkileflimiyle yarat›ld›¤›n› ileri sürerler. Çünkü tek bir do¤ru ve gerçekli¤i ret eder ve çal›flmalar›. önyarg›lardan ar›nd›rarak yeniden de¤erlendirmeyi amaçlar. Baudrillard gibi düflünürler ise yap›salc›l›ktan büyük oranda etkilenseler de yap›salc›l›ktan bir kopuflun oldu¤unu ileri sürerler. Belli bir tarihsel dönemin ya da kültürün geçmiflte b›rakt›¤› bütün maddi ipuçlar›n›n koleksiyonunu ifade eder. pek çok seçene¤i birlikte sunar.Post-Yap›salc›l›k: Michel Foucault ve Jacques Derrida 137 Özet A M A Ç 1 Post-yap›salc›l›kla postmodernizm aras›ndaki iliflkiyi aç›klayabilmek. A M A Ç 3 A M A Ç 2 Michel Foucault’nun temel düflünce ve kavramlar›n› tan›mlayabilmek. Ancak her zaman bu ayr›m› yapmak mümkün olmaz. Habermas gibi bir k›s›m düflünür post-modernizmi.6. modernitenin krizlerinden kaynaklanan bir hayal k›r›kl›¤›n›n sonucu bir tepki olarak ortaya ç›kt›¤› büyük oranda genel kabul görmektedir ve bask›n Bat› kültürünün bir bak›ma elefltirisi niteli¤indedir. Ancak özneyi merkeze oturtan (fenomenoloji. Ayr›ca yap›salc›l›¤›n aksine tarihsel bir yaklafl›mla bilginin nas›l üretildi¤ini temel araflt›rma sorunsal› olarak ortaya koyar ve tarih ve kültür taraf›ndan koflulland›r›lan yap›lar›. Kendisi bunu ret etse de Foucault. isminden de anlafl›laca¤› üzere modernizmin düflünsel temeli olan yap›salc›l›¤a. Arkeoloji. Foucault’nun çal›flmalar›nda iktidar kavram›n›n önemini özetleyebilmek. Tarih. ‹ktidar. en dikkat çekici ve en önemli isimlerinden ilk akla gelendir. çeliflkili kurallar› ve izleri incelemekle ilgilidir. post-modernizim bu nedenle birlikte an›lmakla birlikte post-yap›salc›l›¤›. Bu ba¤lamda de¤erlendirilebilecek di¤er kavram ise “arfliv”dir. Ancak Postmodernizmin ne oldu¤u üzerine genel kabul görmüfl bir görüfl bulunmamakla birlikte ne olmad›¤› az çok bellidir. Post-yap›salc›l›¤›n yap›salc›l›¤a yönelik iki temel elefltirisi vard›r: (›) Yap›salc›l›¤a göre yap›lar›n kendi kendilerine yetiyor olmas› ve (››) bu yap›lar›n ikili z›tl›klardan oluflmas›. Darrida. Bu nedenle ba¤›ms›z olmayan benli¤in bilinçli. Bunu “öznenin ölümü” ile ifade eder. Arkeoloji farkl›l›k ve benzerliklere odaklan›rken “soy bilim” daha çok iktidar iliflkileri ve politik teknikleri ile bilgi formlar› üretmek için “fleylerin organize oldu¤u “ düzleme odaklan›r. Bu nedenle halâ tart›flmalar›n merkezinde yer almaktad›r. post-modernizmin teorik temelleri olarak tan›mlamak mümkündür. Asl›nda tarihe bak›fllar› da yap›salc›lardan farkl› olarak görelidir ve evrimsel bir çizgi takip etti¤ine iliflkin görüflü ret ederler. Arkeoloji kavram› ise onun analiz yaklafl›m›n› betimlemek için en önemli kavramlardan biridir. Di¤er önemli kavram ise “soykütüktür”tür. söylemler ile iktidar ve kontrol mekanizmalar› üzerine yapt›klar›d›r. Post-yap›salc›l›¤› yap›salc›l›ktan ay›rt edebilmek. modernizmin bir devam› olarak görürken Foucault. post-yap›salc›l›¤›n en popüler. toplumdaki en küçük seviye- A M A Ç 4 .

Jacques Derrida’n›n çal›flmalar›nda kulland›¤› temel kavramlar› aç›klayabilmek. Dolay›s›yla anlam daima belirsiz. çoklu ve geçicidir. A M A Ç 6 A M A Ç 5 . Derrida. istikrars›zd›r ve bunun d›flavurumu olan “fark” söylemlerimizin bireyler aras›nda istikrarl› bir anlam iletme arac› olmaktan uzakt›r. Ancak yap›salc›lardan aç›k olarak ve radikal olarak yorumsamac›l›¤a yönelmesiyle kopar. Bat› düflüncesinin yanl›fl bir flekilde hiyerarflik olarak tan›mlanm›fl iyi/kötü. Bu nedenle de yorum bir analizden çok bir tür oyunu and›ran serbest bir aland›r. Sonuç olarak yap›sökümünün temel varsay›mlar›n› flu flekilde özetlemek mümkündür: Dil. Bu nedenle gösterge birli¤inin aksine post-yap›salc›l›¤›n gösterge sisteminde gösterilenden gösterene do¤ru bir kay›fl söz konusudur.138 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› deki iliflkilerde de aranmal›d›r. göstergelerin iflaret etti¤i ve bu göstergelerden ba¤›ms›z bir varl›k alan›n›n olanaks›zl›¤›n› ileri sürer ve gösterenden ba¤›ms›z bir gösterilenin mümkün olmad›¤›n› ortaya koyar. Onun yap›söküm tekni¤inin iki anahtar noktas› bulunmaktad›r: (›) ‹lki sistemlere ve yap›lara odaklan›l›r. Yani anlamlar. Böylece onu ifade eden iflaretlerden ya da göstergelerden ba¤›ms›z bir anlam alan›n›n olamayaca¤›n› ifade eder. “disipline edici iktidar”. Yap›salc›lar. Dil. söylemler arac›l›¤›yla üretilir ve iktidar›n kendisidir. Derrida’n›n çal›flmalar›nda kulland›¤› “iz” kavram›. Ona göre dünya bir metindir ve metnin d›fl›nda hiçbir fley yoktur ve bütün metinlerin birden fazla anlam› vard›r ve bizim dünyay› nas›l yorumlayaca¤›m›z› flekillendirirler. anlam›n ba¤lam› içinde hem gösterilenin gördü¤ü fonksiyona hem de biliflsel flemam›zdaki onun imajlar›na gönderme yapt›¤›ndan dolay› sürekli de¤iflimi. konuflma/yazma. “fark ve erteleme”. do¤ruyu okuyucunun ve metnin karfl›l›kl› etkilefliminin üretkenli¤i olarak görür. Saussure’ün aksine metni öne ç›kar›r. O. Jacques Derrida’n›n düflüncelerini yap›salc›l›ktan ay›rt edebilmek. “erteleme” ise bu farkl›laflma nedeniyle kesin ve nihai olarak bir anlama var›lamayaca¤›ndan sürekli bir ötelemenin varl›¤›n› ifade eder. modern ça¤da ortaya ç›kan ve söylemler arac›l›¤›yla do¤rudan insan bedenini kontrol alt›na alan iktidar› ise “bio-iktidar” olarak tan›mlar. felsefenin bozguncusu olarak ananlarda vard›r. anlam tutars›zl›klar›n›n ve kaymalar›n›n silinmez izlerini tafl›r ve bu çeliflki karfl›s›nda hiçbir analiz yönteminin bir üstünlü¤ü olamaz. erkek/kad›n gibi z›tl›klar üzerine infla edildi¤ini ileri sürerek temel amac›n› yap›söküm tekni¤iyle bu düflünce yap›s›n› söküp ondaki malzemeyle yeni. Hapishanenin Do¤uflu ve Klini¤in Do¤uflu bafll›kl› çal›flmalar›nda. (››) ikincisi ise yap›n›n kayna¤›na yönelir. Bilgi. daima de¤iflir ve hareket eder. Feyerabend’in anarflik karfl› ç›k›fl›n› sistematik hâle getirmesi nedeniyle. Derrida. Ona göre dilin belli bir merkezi yoktur ve bu nedenle sabitlenemediklerinden mutlak veya kesin bir gerçek ya da anlam yoktur. Di¤er bir kavram da “silme”dir ve yap›söküm tekni¤i ile yaz›lan metinlerde herhangi bir gösterge ya da terimin anlam›n›n bizim için net olmad›¤›n› ifade etmek için üstünü çizerek metinde b›rakmakt›r. Ayr›ca Derrida. Derrida’y›. do¤ruyu metnin arkas›nda ya da içinde ararken o. iktidar teknolojileri terimi ile ifade etti¤i farkl› iktidar biçimlerinin oluflumunu ve nas›l kullan›ld›¤›n› tarihsel bak›fl aç›s›yla irdeler: Feodal ve monarflik sistemlerde tebalar› üzerinde s›n›rs›z olarak kullan›lan iktidar “mutlak iktidar”d›r. daha kullan›fll› bir yap› kurmak üzere tarihsel anlam evrelerine geri dönüfller olarak tan›mlar. yüzy›lda geliflmeye bafllayan ve bireylerin davran›fllar›n› düzenleyen ve kontrolü için gözetim teknikleri gelifltiren iktidar›. Bat› düflüncesini ben merkezli olmas› nedeniyle elefltirir ve var olan her kültürel yap›n›n benzersiz oldu¤unu ileri sürer. 18 ve 19. bilgi alan›nda hermeneutik bir yaklafl›mla hem modernizmin bilim anlay›fl›n› hem de post modern toplum bilgisi oluflturma sorununa e¤ilir ve bilginin amac›n›n do¤ru temsil oldu¤unu ileri sürer. Derrida. yazar›n fark›nda olmadan metin üzerinde kendi düflünce yap›s›na iliflkin b›rakt›¤› göstergeler.

‹ktidar olgusunun ikili yap›s›n› ifade eder. Antropoloji c. d. Emin olunmayan ifadelere yer verilmeyerek sadece do¤rulu¤u kesin ifadelerin esas al›nmas›d›r. Yap›söküm d. çözüme ihtiyaç duyulan konulara odaklan›lmas›d›r. c. d. Modernitenin düflünsel temeli olan yap›salc›l›¤a karfl› ç›karlar. Bat› düflüncesindeki z›tl›klar›n. tutarl› bir varl›k de¤ildir. b. pozitif iktidar organize edicidir. anlam›n kayna¤›d›r. Bilginin nas›l üretildi¤i temel sorunsal olarak ele al›n›r. Ferdinand de Saussure b. Anlafl›lamayan kavramlar›n silinerek yok say›lmas›d›r. yani gösteren ile gösterilen aras›nda birebir mütekabiliyet bulunmaktad›r. Özneyi merkezden uzaklaflt›r›rlar. e. Rölatif iktidar e. c.” deyifli hangi düflünürün düflüncelerinde somutlafl›r? a. Semiyoloji 7. Habermas 6. Gündelik yaflam›m›zdaki “Bilgi. Bat› kültürünün temel kabullerine karfl›d›rlar. Foulcault’nun pozitif ve negatif iktidar kavramlar›n› en iyi hangi cümle ifade etmektedir? a. d. Olgular› tan›mlayan ifadelerin yetersizli¤ine iliflkin flüphelerimizi ifade etmek üzere ifadenin üzerinin çizilerek metin içinde korunmas›d›r. Claude Lévi-Strauss e. çeliflkili kurallar› ve izlerini söylemler üzerinden ortaya ç›karmak için gelifltirdi¤i metodolojisinin ad› nedir? a. 8. b. Derrida’n›n “silme” tekni¤i nedir? a. Bio-iktidar d. Özneyi merkeze oturtan teorilere karfl› ç›kar. Birey. c. Eskiden çocuklar›n› hocaya verirken ebeveynlerin söyledi¤i “Eti senin. 2. Disipline edici iktidar b. . Arkeoloji e. 5. b. Göreli iktidar 3. Afla¤›dakilerden hangisi post-yap›salc›lar için söylenemez? a. Michel Foucault d. olumsuz olan› ise negatif iktidard›r. e. Arfliv b.Post-Yap›salc›l›k: Michel Foucault ve Jacques Derrida 139 Kendimizi S›nayal›m 1. Negatif ve pozitif iktidar›n her ikisi de düzen kurucudur. Yanl›fl ifadelerin üzerlerinin silinerek yanl›fllar› sergilenmesi tekni¤idir. kemi¤i benim” deyifli. Analizde çözümlenen olgular›n silinerek. Özgür de¤ildir. size Foucault’nun tasnifindeki hangi gücü ça¤r›flt›r›r? a.6. d. b. 4. Benlik. anlam mevcut de¤ildir. Dünya bir metindir ve onun d›fl›nda hiçbir fley yoktur. e. tarihsel anlam evrelerine geri dönerek sökülmesi ve yeniden yap›lanmas› gerekir. Gösterge birli¤i. Tarihselli¤i ret ederler. çoklu ve geçicidir. Derrida konuflma ve var oluflun imtiyaz›n› logocentrism olarak adland›r›r. e. d. Negatif iktidar düzen kurucu. Yazar. Jacgues Derrida c. c. c. Foucault’un flimdiki zaman›n tarihini yazabilmek için geçmiflte kalan tutars›z. bilinçli. Ünite . Toplum için olumlu iktidar pozitif. iktidard›r. Birey. ötesine geçebilendir. Yani anlamlar daima belirsiz. e. iç bütünlü¤e sahip. Dil sistemini bir arada tutan bir merkezin olmamas› nedeniyle mutlak ve kesin bir gerçek. Afla¤›daki düflüncelerden hangisi Derrida’ya ait de¤ildir? a. söylem ve iktidar iliflkileri içinde flekillenir. b. düflünsel alan›n› s›n›rlayan söylemlerin s›n›r›na. Mutlak iktidar c. Afla¤›daki düflüncelerden hangisi Foucault’ya ait de¤ildir? a. Negatif ve pozitif iktidar›n her ikisi de organize edicidir.

d. kültürün imbikten süzülmüfl hâli olarak günümüze kadar gelen söylemlerdir. Geçmiflin izleri silinmez. d 9.” gibi atasözleri gücün kullan›larak bedenin flekillenmesinin nas›l sa¤land›¤›n› örnekler. sosyal pratiklerin insan›n bedeni üzerindeki disipline edici güce gönderme yapar. b. ‹nsanlar “akl›n” bir ölçüde tek biçimli mant›¤›na göre davranmazlar. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Bio-iktidar” konusunu yeniden gözden geçiriniz. e Yan›t›n›z yanl›fl ise “Yap›-söküm ve Oyun” konusunu yeniden gözden geçiriniz. 4. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Post-yap›salc›l›k” konusunu yeniden gözden geçiriniz. c 6. c 10. hepsi bofl fleyler. e. politik iktidarlarla beden aras›ndaki iliflki ve cinselli¤i kullanarak iktidarlar›n tarihsel süreç içinde bireylerin bedenleri üzerinden onlar›n bedenlerini e¤iterek nas›l sosyal olarak üretici hâle getirildiklerini ortaya koymaya çal›fl›r. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Foucault’un Temel Kavramlar›” konusunu yeniden gözden geçiriniz. Afla¤›dakilerden hangisi nihilistik bir söylem de¤ildir? a. ‹ktidarlar. Bu sözler. e. Fikri neyse. S›ra Sizde 2 Eti senin kemi¤i benim. S›ra Sizde Yan›t Anahtar› S›ra Sizde 1 Foucault. ‹nsanlar›n çeliflkili davranmalar›. aksine bilerek ya da bilmeyerek irrasyonel nedenlere de ba¤l› olarak hareket edebilirler. üzerlerine ne düflse iz b›rak›r. 2. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Post-yap›salc›l›k” konusunu yeniden gözden geçiriniz. ‹z b›rak›lmadan yürünmez. Derrida’n›n “iz” kavram›n› en iyi betimleyen deyifl afla¤›dakilerden hangisidir? a. Bu hayat›n ne anlam› var? d. b 3. b 2. At izinin it izine kar›flmas›. 1. Tüm insanl›¤› aç›klayabilecek kesinleflmifl belli yap›lar yoktur. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Benlik” konusunu yeniden gözden geçiriniz. Yan›t›n›z yanl›fl ise “‹ktidar” konusunu yeniden gözden geçiriniz. c. a 5. Yok ahlak de¤erleriymifl. gerçek olan ne var? b. d 7. Her fleyi ciddiye al›yorlar. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Foucault’un Yaflam›” konusunu yeniden gözden geçiriniz. bilinç d›fl› olabilece¤i gibi toplumsal koflullara da ba¤l› olabilir. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Silme” konusunu yeniden gözden geçiriniz. Böylece Foucault. b 4. Çocuklar donmam›fl beton gibidir. gelenekmifl. zikrinin o olmas›. “K›z›n› dövmeyen dizini döver. yap›salc›lara özellikle flu noktalarda karfl› ç›km›flt›r: 1. bilgi yoluyla yeni faaliyet alanlar› ve tipleri yarat›rlar. 3. Hayat bir yalandan ibarettir. 10. Yan›t›n›z yanl›fl ise “‹z” konusunu yeniden gözden geçiriniz. Hayatta herfleyin bir manas› vard›r. Dolay›s› ile bu sözler. Bir durumu “söylemin” d›fl›na ç›k›p objektif olarak araflt›rmak da mümkün de¤ildir. Bana gerçekleri soruyorlar. .140 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Kendimizi S›nayal›m Yan›t Anahtar› 9. c. c 8.

Derrida’ya göre. Ça¤dafl Düflünce Ak›mlar›: Postmodernizm. (Ders Notlar›). The History of Sexuality Vol. The Care of the Self.: Prentice-Hall. Catherine (2002). Michel (1995). Foucault. Foucault.A. New York: Random House. Gordon (1999). sadece iktidar taraf›ndan üretilen iflleyifl kanallar› görevini yapar. Foucault. 3. Michel (1998). yeni söylemler arac›l›¤› ile üretilen bilgi. St. Foucault. insanlardan ba¤›ms›zd›r. Ankara: Bilim ve Sanat Yay›nlar› Robinson. No. .” S›ra Sizde 3 Darrida. Sosyal Teoriye Girifl. Oxford: Oxford University Press. Gutting. ew York: Pantheon. Saussure’ün dura¤an gösterge (sign) birli¤ine yani gösteren (signifer) ile gösterilen (signified) aras›ndaki birebir mütekabiliyet görüflüne karfl›d›r. rutinler ve kimlikler üzerinden flekillendirilir. John (2003). Cambridge. fiaylan. Ankara: ‹mge Yay›nlar›. Marshall. An Introductory Guide to Poststructuralism and Post-modernism. U. Dave (2000). M. Gary (2005). Michel (2010b). “Levinas: An Introduction”.S.. Sarup. Davis. ‹nsanlar. Buna göre Sassure’ün ifade etti¤i gösteren ile gösterilen aras›nda kal›c›-nedensel bir ba¤›n oldu¤u konusu. And Houdebine. Ankara: TODA‹E Yay›nlar›. Foucault. Vol. (1996). Ankara:Vadi Yay›nlar›. Houdebine Source: Diacritics. Gencay (1996). Layder. Michel (1972).). L. 23. Foucault. Society Must Be Defended: Lectures at the College de France. Douglas (1994). Palgrave Macmillan Journals. Michel (1986).-L. Derek (2006). Postmoden Theory: Critical Interrogations. Ankara: BilgeSu Yay›nc›l›k/Felsefe Dizisi. London: Penguin. Ankara: Yom Sanat. ‹stanbul: Everest Sturrock. E. Foucault A Very Short Introduction.) Mehmet Küçük. John Sturrock (ed. Yararlan›lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Aktay. Michel (1994). Michel (2010a). Foucault. Nietzsche ve Postmodernizm. Michel (1971). Önce Söz Vard›-Yorumsamac›l›k Üzerine Bir Deneme. MA: University Press. iktidar iliflkilerinin ürünü oldu¤undan. Londra: Macmillan. Jonathan (1981). Derrida ve Tarihin Sonu. ‹stanbul: Everest yay. somut bir gerçekli¤i ve anlam birli¤ini yans›tmaz. Ankara: Bilim ve Sanat Yay›nlar›. The Archeology of Knowledge. Foucault. Foucault.Topçuo¤lu. Polity.1.6. Çünkü gösterge. Göka. ve Kellner. (1997). ‹stanbul: Küre Yay›nlar›. Ertu¤rul (2005). (2003). New York: Random House. New York: Pantheon. Foucault Live: Semiotexte: New York. psikolojik yönelimler gibi). New York: Pantheon. Ankara: ‹mge Yay›nlar›. Delili¤in Tarihi. Catherine (1991). Ankara: Vadi Yay›nlar›. Michel.) The Postmodern Turn: New Perspectives on Social theory. Michel (1980). Güncü. UK: Blackwell Publishing. Kellner. The Order of Things: An Archeology of the Human Sciences. No. D. Michel (1973). Jacgues (2011). “Toplumsal Teori Olarak Postmodernizm: Baz› meydan okumalar ve Sorunlar” içinde Modernite versus Postmodernite. 1975-76. Culler. her yerdedir ve “özne ölmüfltür. Bu ba¤lamda iktidar mekanizmalar›. (1988).. Derrida J. S. Gramatoloji. pp. London. Continuum. The Use of Pleasure. Sim. Hapishanenin Do¤uflu. Power/Knowledge. ‹stanbul: Ayr›nt› Yay›nlar›. USA: Oxford University Press. Foucault.3. In Structuralism and Since: From Lévi-Strauss to Derrida. Michel (1985). Zuckert. Martin's Press. Sarup. Poststructuralism: A Very Short Introduction.33-46 Published by: The Johns Hopkins University Press. kurumsal ve örgütsel pratikler. Bu ba¤lamda bireysel öznellik (kimlik. The Birth of the Clinic. Structuralism. A. Belsey. New York: Oxford University Press Inc. Stuart (2000). New York: Pantheon. Interview: Jacques Derrida Author(s): Jacques Derrida and J. In Steven Seidman (Ed. (der. Ünite . Lotringer. M. Cinselli¤in Tarihi. Colin (2006). Derrida. Best. kendini aç›klamaya giriflti¤inde gösterilene de¤il baflka göstergelere ulafl›r ve hiçbir zaman gösterilen boyutuna varmayaca¤› düflüncesinden hareketle bir göstergeler zincirinin oluflumu ile karfl› karfl›ya kal›n›r. Post-yap›salc›l›k. Sosyoloji Sözlü¤ü. (1991). Sylvère (1989). Post-yap›salc›l›k ve Post modernizm. The Politics of Derridean Deconstruction. Foucault.Y. Foucault. Vol. 1: The Will to Knowledge. (1973).Post-Yap›salc›l›k: Michel Foucault ve Jacques Derrida 141 itaatkâr bedenler. Oxford. Genealogy and Social Criticism.

Yeni Toplumsal hareketlerin özelliklerini de¤erlendirebilecek.7 Amaçlar›m›z ‹çindekiler Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› ÇA⁄DAfi SOSYOLOJ‹ KURAMLARI Bu üniteyi tamamlad›ktan sonra. Postmarksizmin temel varsay›mlar›n› aç›klayabilecek. Agonistik demokrasinin temel önermelerini analiz edebilecek. Postmarksizmin Marksizmi elefltirdi¤i temel noktalar› s›ralayabilecek. Anahtar Kavramlar • Postmarksizm • Yeni Toplumsal Hareketler • Marksizm • Söylem ve Hegemonya • Radikal Demokrasi Postmarksizm ve Radikal Demokrasi • POSTMARKS‹ZM‹N TEMEL VARSAYIMLARI • POSTMARKS‹ZM KURAMININ MARKS‹ZM ÜZER‹NE ELEfiT‹R‹LER‹ • POSTMARKS‹ZM‹N TEMEL KAVRAMLARI • YEN‹ TOPLUMSAL HAREKETLER • POSTMARKS‹ZM VE RAD‹KAL DEMOKRAS‹ S‹YASET‹ • POSTMARKS‹ZME YÖNELT‹LEN TEMEL ELEfiT‹R‹LER . Postmarksizme yöneltilen temel elefltirileri özetleyebileceksiniz. Radikal demokrasi siyasetinin özelliklerini ay›rt edebilecek.

Postmarksizmin kurucular› olan Laclau ve Mouffe. dolay›s›yla iflçi hareketinin bitti¤i. sosyalizme politik bir devrimle ulafl›laca¤› gibi temel ilkelerinin sorgulanmas› ve bu ilkelerin reddi olarak karfl›m›za ç›kmaktad›r. s›n›f gibi evrensel kimliklere olanak tan›mayan bir çeflitlilik. iflçi s›n›f›n›n zay›flad›¤›. Baflka bir deyiflle. üretim tarz› ve iliflkilerinin belirleyicili¤i. Anthony Cutler. Politik ve teorik kökenleri yap›salc›l›k. post-yap›salc›l›k ve Avrupa Marksizmine götürülebilecek olan Postmarksizmin bafllang›ç noktas› olarak. Paul Hirst. Günümüzde iflçi s›n›f›n›n siyasetteki a¤›rl›¤› ve Marksist kuram›n bak›fl aç›s› giderek daha fazla sorgulanmaktad›r. post-yap›salc› ve postmodernist düflüncelerin ›fl›¤›nda Marksist siyasal düflünce gelene¤ini yeniden de¤erlendirmektedir (Barrett. asl›nda Marksist teorinin iflçi s›n›f›n›n öncülü¤ü. parçalanm›fll›k sergiledi¤i görüflünden hareket edilmektedir. Bu toplumsal yap›n›n. kiflinin toplumda ve üretimde iflgal etti¤i yer. Bu bak›fl aç›s›na göre. farkl›l›k. Buna göre. Günümüz sosyolojisinin post-yap›salc›l›k ve postmodernizm teorilerinde ça¤dafl toplumsal yap› genellikle post-fordist. art›k günümüz toplumlar› s›n›fl› toplumlar de¤ildir. Laclau ve Mouffe’un birlikte yazd›¤› ve ilk olarak 1985’de yay›mlanan “Hegemonya ve Sosyalist Strateji: Radikal Demokratik Bir Politikaya Do¤ru” adl› eser sayesinde olmufltur. ekonomik konum ve politik kimlikler aras›ndaki ba¤lar zay›flamaktad›r.Postmarksizm ve Radikal Demokrasi POSTMARKS‹ZM‹N TEMEL VARSAYIMLARI Günümüzde Laclau ve Mouffe ile birlikte. post-modern. s›n›fa dayanmayan “yeni toplumsal hareketlerin” geliflti¤i ve yeni bir hizmet s›n›f›n›n ortaya ç›kt›¤› tezine dayand›r›lmaktad›r. ideoloji ve politikay› ekonomi ve s›n›fsal iliflkilerden uzaklaflt›ran bir yaklafl›m olarak. üstelik iflçi s›n›f›n›n art›k sosyalizmden nesnel bir ç›kar›n›n olmad›¤›. . Laclau ve Mouffe’un 1985 y›l›nda birlikte yazd›klar› Hegemonya ve Sosyalist Strateji: Radikal Demokratik Bir Politikaya Do¤ru kitab›n›n yay›nlanmas› kabul edilmektedir. post-endüstriyel gibi kavramlarla tan›mlanmaktad›r. Athar. Bu Postmarksizmin kuram olarak ortaya ç›k›fl› ve popülerleflmesi. Hegemonya ve Sosyalist Strateji kitab› hem Postmarksist kuram›n teorik argümanlar›n› içeren temel bir manifesto olmakta hem de Postmarksist kurama dayanan radikal demokrasi projesinin dayand›¤› temel ilkelerini ve stratejilerini ortaya koymaktad›r. Marksizmin s›n›fa otomatik olarak ayr›cal›k tan›yan s›n›f özcülü¤ünü redden Laclau ve Mouffe. Bütün bu aç›klamalar. Hussain. Barry Hindess. 1996: 91). Bu afl›r› sorgulay›c› ve postmodern felsefeden etkilenen yaklafl›mlar. postyap›salc› ve postmodernist düflüncelerin ›fl›¤›nda Marksist siyasal düflünce gelene¤ini yeniden de¤erlendirerek Marksizmin siyaset ve toplumsal de¤iflim konular›ndaki baz› temel ilkelerini ters-yüz etmifllerdir. proletarya diktatörlü¤ü. onu otomatik olarak bu yerine uygun siyasal inanç ve ç›karlarla ve bu ç›karlara göre tarif edilen kimliklerle donatmamaktad›r. kapitalizmin erken aflamalar›nda etkili olan s›n›f kategorisinin art›k öneminin kalmad›¤›na iflaret etmektedir. Gareth Stedman Jones gibi genifl bir akademisyen çevre içinde kabul gören Postmarksizm.

On the Political-Siyaset Üzerine (2005) adl› çal›flmalar› yer almaktad›r. fiu anda Essex Üniversitesinde siyaset profesörü olan Laclau. Onlara göre. Hegemony. Avustralya ve Güney Afrika’ da birçok üniversitede ders verdi. iflçi s›n›f›.144 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› noktada. Universality-Temas. birey yaln›zca bir emek-gücü sat›c›s› de¤il. The Making of Political Identities-Siyasi Kimlikler Oluflturma (1994). Evrensellik (Judith Butler ve Slavoj Zizek ile birlikte) (2000). Contingency. devrimci siyaset. En önemli eserleri aras›nda hayat arkadafl› Chantal Mouffe ile birlikte kaleme ald›¤› Hegemony and Socialist Strategy-Hegemonya ve Sosyalist Strateji (1985) adl› eserinin yan› s›ra New Reflections on the Revolution of Our Time-Zaman›m›z›n Devrimi Üzerine Yeni Yans›malar (1990). rastlant›sall›k vb. kimlik ve farkl›l›k. günümüz “post-kapitalist” toplumlarda. Postmarksist olarak tan›nan Laclau bir süre Arjantin üniversitelerinde ö¤retim üyesi olarak çal›flt›ktan sonra çal›flmalar›na Essex Üniversitesinde devam etti. Louvain Katolik Üniversitesi ve Essex Üniversitesinde e¤itim gördükten sonra ‹ngiltere’de Westminster Üniversitesinde profesör olarak çal›flmalar›na devam etti. The Democratic Paradox. Laclau gibi postmarksist olarak tan›nan Chantal Mouffe’nun Laclau ile beraber kaleme ald›¤› Hegemonya ve Sosyalist Strateji adl› eseri d›fl›nda The Return of the Political-Siyasal›n Dönüflü (1993). özne konumlar›. Elusive Universality-Bulunmaz Evrensellik (2007) yer almaktad›r. Deconstruction and Pragmatism-Yap›sökümü ve Pragmatizm (1996). Güney Amerika.Demokratik Paradoks (2000). özne.1 Ernesto Laclau (1935-) Arjantinli bir siyasal kuramc› olan Ernesto Laclau 1935’te Buenos Aires’te do¤du. Marksizmin s›n›f. Bat› Avrupa. Laclau ve Mouffe. söylem. bu kavramlar›n yerine yeni toplumsal hareketler. Chantal Mouffe (1943-) Belçikal› bir politik kuramc› olan Chantal Mouffe 1943’te Charleroi’da do¤du. radikal demokrasi. 1992: 197). . Feministische Perspektiven-Feminist Perspektif (co-editor)(2001). The Legacy of Wittgenstein-Wittgenstein’›n Miras› (co-editör) (2001). Hegemonya. kapitalist üretim iliflkilerinin genifllemesini ve yeni-bürokratik devlet biçimlerinin oluflumunu. iflçiler ile burjuvazi aras›ndaki çat›flmay› (antagonizmay›) giderek k›r›lgan ve mu¤lak bir duruma getiren iki geliflme olarak de¤erlendirmektedirler. ayn› zamanda Northwestern Üniversitesinde de seçkin konuk profesör olarak ders vermektedir. di¤er pek çok toplumsal iliflki yoluyla sermayeye ba¤›ml› hale gelmifltir ve kapitalist üretim iliflkilerinin her yere nüfuz edifli toplumsal yaflam›n metalaflmasma yol açm›flt›r (Laclau ve Mouffe. Laclau. eklemlenme. Resim 7. kategoriler önermektedir. On Populist Reason-Popülist Neden Hakk›nda (2005). Kuzey Amerika. toplum ve tarihsel-toplumsal dönüflüm konular›ndaki klasik öncüllerinden uzaklaflmay› öneren Postmarksizm.

anti-›rkç› gibi bir dizi oldukça farkl› mücadeleyi bir araya toplayan yeni toplumsal hareketler. yani halk aras›ndaki çat›flma geçmifltir. kapitalizmin u¤rad›¤› bu derin yap›sal dönüflümlerle yeni ve farkl› bir boyut kazand›¤›n› iddia etmektedir. Laclau ve Mouffe. Kapitalist toplumsal düzenin dayand›¤› özgül iliflki yerini sömürü iliflkilerinden tabiiyet iliflkilerine b›rakm›flt›r. metalaflma ve homojenleflmeye karfl›t olarak geliflen yeni toplumsal hareketler) çat›flmas›ndan türemekte ve gittikçe çeflitlenmekte ve daha çok say›da iliflkiye da¤›lmaktad›r. kad›nlar. Postmarksizm. Bunun yan› s›ra. siyasal alandaki devlet-sivil toplum (bürokrasi. s›n›f kavram› gibi bütünleyici ve kapitalist üretim iliflkilerini çözümlemeye yönelik tan›mlamalardan özenle kaç›n›lm›flt›r. Buna göre. S›n›f kavram› yerini vatandafl. Laclau ve Mouffe’un Postmarksizm kuram›n›n temel varsay›mlar›n› özetlemeye çal›fl›rsak. Bu yüzden. Bu anlay›fla göre. Marksizmden farkl› olarak. Ünite .7. kapitalizmin geldi¤i bu yeni aflamada. s›n›flar aras›nda iflçi ve sermaye s›n›flar› aras›nda “uzlaflmaz çeliflkiler” yoktur.Postmarksizm ve Radikal Demokrasi 145 Postmarksizm. Özetle söyleyecek olursak. günümüz toplumlar›nda s›n›f gibi evrensel kimlikler ve nesnel ç›karlardan söz edilemeyece¤ini ve mücadelelerin çeflitlendi¤ini bu do¤rultuda ‘yeni’ toplumsal hareketlerin politikan›n merkezine yerleflti¤ini iddia etmektedir. sadece devlet ve bu devletin karfl›s›nda sivil toplumu oluflturan “kimlikler ve farkl›l›klar” vard›r. Postmarksizmin kurucusu olarak düflünülen Laclau ve Mouffe. Laclau ve Mouffe. anti-kurumsal. bürokratikleflme. sömürü iliflkilerinin belirleyicili¤inden giderek s›yr›lm›flt›r. Yazarlara göre kentsel. bu çat›flman›n yerine zaman zaman bask›c› olan bir devlet karfl›s›nda sivil toplum. Marx burjuva ve proleterya aras›nda geliflen “yeni orta s›n›f”› tamamen ihmal etmifltir. S›n›f kavram› yerini vatandafl. farkl› kimlikler. ekolojik. toplumsal çat›flmalar›n gittikçe daha çok say›da iliflkiye da¤›lm›fl olmas›n›n sonucu olarak ortaya ç›kmaktad›r. Sonuç olarak. Toplumsal çat›flmalar. etnik gruplar gibi politik aktif gruplar›n ve öznelerin mücadelelerinin çeflitli flekillerde birbirine eklemlenebilece¤ini öne sürmektedir. Marksizmdeki ekonominin toplumsal alandaki her fleyi belirledi¤i ekonomik indirgemeci anlay›fl terk edilmelidir. özne konumlar›. Laclau ve Mouffe’a göre s›n›f çat›flmas› ortadan kalkm›flt›r. feminist. eflcinseller. toplumsal mücadelelerin “bütünsel” özneleri olan iflçi s›n›f›n›n ve onun siyaseti olan devrim fikrinin parçalanmas›na yol açm›fl ve sonuçta yeni direnifl biçimlerini ifade eden “yeni toplumsal hareketleri” ortaya ç›karm›flt›r. toplumsal hayat›n metalaflmas› ve homojenleflme süreçlerinin “yeni toplumsal hareketleri” ortaya ç›kard›¤›n› öne sürmektedirler. • Toplumsal yaflam›n metalaflt›r›lmas›. . az›nl›klar. 2. ‘öteki’ler ve bireylere b›rakm›flt›r. anti-otoritaryan. günümüzde yaflanan kapitalist geliflmelerin sonucunda ortaya ç›kan küreselleflme. kapitalist sistemin içinde yeni ücretlilik sistemlerinin geliflmesi ve teknolojik geliflmelere paralel olarak iflçi s›n›f›n›n d›fl›nda farkl› ücretli çal›flan yani “yeni orta s›n›f” kategorilerinin ortaya ç›kmas›n›n bir sonucu oldu¤u ileri sürülmektedir. Bu dönem art›k post kapitalisttir ve bu dönemde art›k kapitalizm s›n›fl› bir toplum yap›s›ndan. etnik. • Toplumsal yaflam›n bürokratiklefltirilmesi • Toplumsal yaflam›n homojenlefltirilmesi • Toplumsal yaflamda iyice a¤›rl›k kazanan bireycilik ve benzeri geliflmeler. Marksizmi ça¤r›flt›ran. ya da az›nl›k kimlikleri ile tan›mlanan ‘öteki’lere ve en sonunda tüketici bireylere b›rakm›flt›r. 1. iflçi s›n›f›n›n tarih içerisinde iflgal etmifl oldu¤u merkezi konumunun art›k ortadan kalkt›¤› ve iflçi s›n›f›n›n art›k önemli bir toplumsal aktör/özne olarak düflünülmemesi gerekti¤i üzerinedir. iflçi s›n›f›n›n yenilgisinin. s›n›flar d›fl›ndaki toplumsal gruplar›n da toplumsal de¤iflimin tafl›y›c›s› olabileceklerini iddia etmektedir. öncelikle Marksizmin s›n›fa ve özellikle de iflçi s›n›f›na toplumsal de¤iflim siyasetinde otomatik olarak ayr›cal›k tan›yan s›n›f temelli anlay›fl›n› reddetmektedir. art›k ekonomik alandaki sermaye-emek çeliflkisinden de¤il. Postmarksizm kuram›ndaki temel vurgu. Kapitalist toplumsal düzenin dayand›¤› özgül iliflki biçimi olan sömürü iliflkileri yerini devlet ve sivil toplum aras›ndaki tabiiyet iliflkilerine b›rakm›flt›r.

Siyaset. Radikal demokrasi stratejisi toplumsal olgular›n tamamlanmam›fl ve aç›k bir karakteri oldu¤undan hareket etmektedir. 6. Marksist teorisyenlerden Rosa Luxemburg. Radikal demokrasi. SIRA S‹ZDE 1 SIRA esinlendi¤i S‹ZDE Postmarksizmin siyasal geliflmeler ve öncüller hangileridir? Bu siyasal geliflmeler Postmarksizme hangi aç›lardan kaynakl›k etmifllerdir? DÜfiÜNEL‹M POSTMARKS‹ZM KURAMININ MARKS‹ZM ÜZER‹NE ELEfiT‹R‹LER‹ DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P O R U ve Mouffe. Toplumsal olan tarihseldir. radikal demokrasi mücadelesinde hiçbir özne konumu di¤erinden daha ayr›cal›kl› bir durumda de¤ildir. Dolay›s›yla. ekonominin belirleyicili¤i ve iflçi s›n›f›n›n devrimci rolü anlay›fl›ndan AMAÇLARIMIZ uzaklaflman›n Marksizm için zorunlu oldu¤unu ileri sürmektedir. S Laclau Bernstein. 5. Buna göre. ‹flçi s›n›f›n›n devrimci bir rolü oldu¤u fikri terk edilmelidir. ‹flçi s›n›f›n›n toplumsal de¤iflim ve devrimler içerisinde iflgal etmifl oldu¤u merkezi konumu art›k ortadan kalkm›flt›r ve iflçi s›n›f› art›k önemli bir toplumsal aktör/özne olarak düflünülmemelidir. Antonio Gramsci gibi yazarlar›n baz› düflüncelerini benimseyip. bar›fl veya kad›n hareketi vb) toplumsal de¤iflime yapaca¤› katk›yla iflçi s›n›f›n›n katk›s› aras›nda herhangi bir fark bulunmamaktad›r. ekonomi ve s›n›fsal iliflkilerden ayr› ve ba¤›ms›z toplumsal kategorilerdir. 7. bu öznelerin ço¤ullaflmas›n› ve birey merkezli haklar› temele al›r ve herkese uyabilecek bir evrensellik fikrini reddeder.146 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› 3. “Toplumsal” olan her fley söylemseldir. 4. bu anlamda toplumda ço¤ullu¤u. Eduard ‹lginç olan. Bir kimsenin sosyo-ekonomik aç›dan iflgal etti¤i yer ile siyasi-ideolojik ç›karlar› aras›nda herhangi zorunlu iliflki yoktur. iflçi s›n›f›n›n sosyalizmden nesK ‹ toplumsal T A P nel ç›kar› oldu¤u ve bu nesnel ç›karlar›n iflçi s›n›f›n› zorunlu olarak birlefltirici yap›sal e¤ilimler oluflturdu¤u. özgürlükçü bir toplumsal dönüflüm için TELEV‹ZYON TELEV‹ZYON ‹NTERNET ‹NTERNET . politika ve ideolojiyi üretim tarz›na ba¤l› iliflkilerin belirledi¤i. Ayr›ca. Radikal Demokrasi Projesinin dayand›¤› burjuva demokrasinin derinlefltirilmesi ve geniflletilmesiyle ile ulafl›labilir. herhangi bir özne konumunun ve farkl› kimliklerin (çevreci. Günümüz toplumlar›nda “s›n›f” gibi evrensel kimlikler ve nesnel ç›karlardan söz edilemez çünkü toplumsal mücadeleler çeflitlenmifltir ve bu do¤rultuda ‘yeni’ toplumsal hareketler siyasetin temel aktörleri haline gelmifltir. Siyaset. Bernsteinc› revizyonizm ile Sorel’in demokratik sendikalizm anlay›fl›n›n Marksizmden önemli bir kopufl oluflturdu¤unu ileri süren Laclau ve MoSIRA S‹ZDE uffe. hegemonik pratiklere yönelen bir söylem kurma sürecidir ve herhangi bir s›n›f›n maddi ç›karlar› üzerinden biçimlendirilemez. baz›lar›n› ise -kendi “radikallefltirerek” yeni bir teori ortaya ç›kard›klar›n› D ‹ KdeyimleriyleKAT öne sürmektedir. Gramsci’nin “tarihsel blok” ve “hegemonya” kavray›fl›n› da bu iki kopuflla bir arada de¤erlendirerek. söylem yoluyla kurulabilir. siyasal alanlar ve özneler ço¤ullaflm›flt›r ve bu ço¤ulluk tek bir özelli¤e indirgenemez. s›n›f iliflkilerinin toplumun ve tarihin belirleyici unsuru oldu¤u. önceden belirlenemez. Bu anlamda. ‹deolojik ve politik ç›karlar ancak. Sosyalizmin eflitlik ve özgürlük idealine kitlesel bir siyasal devrim yoluyla de¤il. güncel duruma uygun olarak ço¤ullaflm›fl özne konumlar›n› eklemleyecek hegemonik bir pratik olarak kavranmal›d›r. 8. eflcinsel. Laclau ve Mouffe’un öncülük yapt›¤› Postmarksist kuram. ve merkezsizli¤i kabul etmeliyiz. ideoloji ve politika kategorileri.

Bu belirsiz ve olumsal toplumsal yap› içerisinde. emek-sermaye aras›ndaki çeliflki ortadan kalkm›fl. 1. Marksist teorinin öncelik verdi¤i s›n›f analizinin. Art›k ne Marksizmin iflledi¤i öznellik ve s›n›flar anlay›fl›n›. 1992: 8-10). Ancak Laclau ve Mouffe’a göre sürekli de¤iflen toplumsal yap› ve özne konumlar› içinde iflçi s›n›f›n›n ayr›cal›kl› bir konumu olamaz. ancak bir “evrensel s›n›f”›n ontolojik olarak ayr›cal›kl› konumuna dayanan her türlü epistemolojik imtiyazdan vazgeçti¤imiz takdirde olanakl› olacakt›r.Postmarksizm ve Radikal Demokrasi 147 kapitalist üretim iliflkilerinin ortadan kald›r›lmas›n›n gerekli koflul oldu¤u gibi baz› temel Marksist iddialar›n reddi üzerine infla edilmifltir (Geras. bu nedenle de belirli bir s›n›f›n ayr›cal›kl›/sabit/önceden belirlenmifl bir konumu olamaz. iletiflim ve biliflim teknolojilerinde yaflanan geliflmeler kapitalist üretimi de de¤iflime u¤ratm›fl. tarihin özünü ve anlam›n› kavramaya yönelik tekçi bir yaklafl›m› benimsemektedir. Tarihin s›n›f mücadelesi ve onun kaynakl›k etti¤i emek-sermaye çat›flmas› (antagonizmalar) ekseninde olufltu¤u gibi temel ilkelerin sorgulanmas› noktas›ndan hareketle Marksizmi elefltirmektedir. 5. Laclau ve Mouffe’a göre Marksizm’in ayr›cal›kl› bir yer verdi¤i proletarya. homojen ve baflat bir iflçi tipolojisinden bahsetmek art›k mümkün de¤ildir. ifl gücü örgütlenmesindeki ve üretim iliflkilerindeki büyük de¤iflimlerle art›k s›n›f içinde bir az›nl›kt›r. Bu anlay›fla göre. Marksizmin temel ilkeleri olan. ‹deoloji ve politika gibi üstyap›sal unsurlar›n son kertede ekonomik iliflkiler taraf›ndan biçimlendirildi¤i. 1987). Marksizm kuramsal olarak indirgemeci ve özcü bir yap›ya sahiptir ve reddedilmelidir. ne onun kapitalist geliflmenin tarihsel yönelimi görüflünü. Çünkü. Proletarya diktatörlü¤ü. Bu noktada aç›kça ifade etmeliyiz ki flimdi art›k postmarksist bir zeminde duruyoruz. ve tabii ne de antagonizmalar›n ortadan kalkt›¤› saydam bir toplum olarak komünizm anlay›fl›n› sürdürmek olanakl›d›r (Laclau ve Mouffe. . Buna gö- Postmarksist kuramc›lar. Burada Laclau ve Mouffe taraf›ndan öne sürülen iddia ise. söylemsel olarak üretilmifl olan ço¤ul ve istikrars›z özne konumlar›n›n sürekli. sonu gelmez ve bitimsiz bir mücadelesinin söz konusu oldu¤udur. Laclau ve Mouffe’un önerdi¤i Postmarksist kuram. kendi teorik ve eylem nesnesini ciddi biçimde s›n›rland›rd›¤›n› ve bundan vazgeçmesinin gereklili¤ini savunmaktad›rlar. Postmarksizm teorisyenlerinin de benimsedi¤i post-kapitalist paradigmalara göre. 7. 3. ‹flçi s›n›f›n›n toplumsal de¤iflimdeki ayr›cal›kl› konumu ve öncülü¤ü. Hegemonya ve Sosyalist Strateji: Radikal Demokrasiye Do¤ru kitab›n›n önsözünde Marksizmden neden koptuklar›n› flu sözlerle ifade etmektedir: Marksist kategorilerin günümüzde ne ölçüde geçerli olduklar›n› ciddiyetle tart›flmak. Sosyalizme politik bir devrimle ulafl›laca¤›. siyaset ve toplumsal de¤iflimde iflçi s›n›f›n›n ayr›cal›kl› konumunu sabit ve de¤iflmez bir ilke olarak muhafaza etmektedir. üretimde makineler a¤›rl›k kazanm›fl. Laclau ve Mouffe’a göre Marksizm. Ayr›ca. günümüzde. Marksizm. 6. çoklu özne konumlar› ve farkl› siyasal kimlikler aras›nda eklemlenme ve hegemonya iliflkisine ba¤l› olarak sürekli bir geçiflkenlik söz konusudur. Bir bütünsellik olarak toplum kategorisi. 4. Laclau ve Mouffe’a göre. sanayide çal›flan iflçi say›s› azal›rken. Laclau ve Mouffe. Üretim tarz› ve iliflkilerinin siyasal alandaki belirleyicili¤i.7. Bu çerçevede özetleyecek olursak. toplam kalite yönetimiyle (ve endüstriyel demokrasinin di¤er yollar›yla) ifl birli¤i olanaklar› artm›fl ve tüm bu geliflmelerin sonucu olarak toplumsal de¤iflimi gerçeklefltirmede iflçi s›n›f›n›n öncülü¤ü tezi geçersizleflmifltir. Ünite . 2. hizmet sektörü genifllemifl.

‹flçilerin K ‹ T -t›pk› A P di¤er özne konumu konumlar› gibi. (a) evrensel olarak kurulmufl s›n›f birli¤i inanc›n›n reddi. Marksizme devrimci potansiyelini veren de bu özellikti. Laclau ve Mouffe’a göre politikan›n TELEV‹ZYON öznesi hegemonik eklemlenme prati¤i içinde konjonktürel olarak bir araya gelen özne konumlar›d›r. 1992: 112-113). radikal bir demokrasidir. Laclau ve Mouffe. söylemin kurucu özelli¤inin ve siyasetin özerkli¤inin kabulü. Bu noktada postmarksist anlay›fl›n özellikle Marksizm’e karfl› bir kuramsal yaklafl›m olarak temel ilkeleri ve önerileri birkaç maddede flöyle özetlenebilir: (a) her türlü evrenselcilik. Marksizm’in. kapitalizmin yaratt›¤› sars›c› geliflmelerle karmafl›klaflan toplum yap›s›n› ve yükselen yeni toplumsal hareketleri anlamaya yeterli olmad›¤›n› ileri sürerler. Marksizmin yapt›¤› gibi özne konumlar› ço¤ullu¤unu s›n›f sorunlar›na indirgemek yerine. nesnel ç›kar ve zorunluluk yads›narak. Onlara göre ekonomik alan›n kendi d›fl›nda kalan toplumsal süreçlerin belirleAMAÇLARIMIZ nimindeki göreli a¤›rl›¤›ndan ve iflçi s›n›f›n›n politik önder (Lenin) ya da bir tarihsel blo¤un eklemleyici çekirde¤i (Gramsci) oldu¤undan söz etmek gibi belli kategorilere ve Közne konumlar›na di¤erleri karfl›s›nda ayr›cal›k tan›yan “özcü” anlay›fl‹ T A P lar terk edilmelidir. Sosyalist hedeflerle iflçi s›n›f›n›n ç›karlar› aras›nda mant›ksal ve zorunlu bir iliflki bulunmad›¤› öne sürülmektedir (1992: 98). Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› re Marksizm.1992: 112). de¤iflik ve birbirine benzemeyen özne konumlar› arac›l›¤›yla kurulan radikal bir demokrasi fikri. tarihin özünü ve anlam›n› kavramada tekçi bir yaklafl›m S O R U sergilemekle suçlad›klar›n› görüyoruz (Laclau ve Mouffe. 1985). (b) toplumun kuruluflunun söylemsel pratiklerle olufltu¤unun kabulü ve (c) toplumsal karfl›tl›klar›n iflçi-burjuva çeliflkisi yerine daha genifl alanlara yay›ld›¤›n›n kabulüdür (Wood. iflçi s›n›f›n›n anti-kapitalist mücadelenin ayr›cal›kl› özneleri olmad›¤› ve onlar›n mücadelesinin yönünün de di¤er toplumsal mücadeleler gibi verili bir hegemonik ba¤lam içindeki söylemsel olufla ba¤l› oldu¤udur (Laclau ve Mouffe. ekonomik konumu veya politik kimli¤i nedeniyle ayr›cal›kl› bir yere sahip de¤ildir. Bu anlamda postmarksizmin temel dayanaklar›. Postmarksizmin d›fl›ndan esinlendi¤i kuramsal öncüller hangileridir? Bu kuSIRA Marksizmin S‹ZDE ramsal öncüller Postmarksizme hangi aç›lardan kaynakl›k etmifllerdir? DÜfi Ü N E L ‹ M bu yaklafl›mlar› neticesinde Marksizm’den temelde kopuflunu Laclau ve Mouffe iflaret eden s›n›f anlay›fllar›nda Marksistleri. 2010: 9). Ayr›ca. Marksizmin ay›rt edici özelliklerinden birisi çat›flmay› yüceltmesiydi. tarihi s›n›f mücadelesi ve onun kaynakl›k etti¤i antagonizmalar ekseninde kavramaktad›r. (b) ekonomik belirleme yerine. Bu üç temel özellikle ba¤lant›l› olarak önerilen siyasal yap› ise. Yazarlar›n bütün bu tart›flmalarla vard›klar› sonuç. Marksistlerin tarihi. Onlar Marksistlerin bu yaklafl›m›n› çok indirgemeci bulurlar ve bu görüflün özellikle günümüzde kapitalizmin yaratt›¤› derin etkilerle SIRA S‹ZDE kompleks bir hal alan toplum yap›s›n› ve ortaya ç›kan yeni toplumsal hareketleri anlama noktas›nda yetersiz oldu¤unu iddia ederler (Bat›. ‹ö¤renciler. böylesi bir yaklafl›m›n. yerine tikel ve olumsal olan›n kabul edilmesi. eflcinseller. (Kaygalak.148 Postmarksizme göre. 2004: 61). s›n›f mücadelesi ve onun kayna¤› olan çat›flmalar ve antagonizmalar paralelinde kavrad›klar›n› iddia ederler D‹KKAT (Laclau ve Mouffe.toplumdaki söylemsel formasyonun içerisinde hegemonik eklemlenme T E L E V ‹ Z Y süreçlerinde ON konjonktürel olarak oluflmaktad›r. 2001: 43). s›n›f indirgemecili¤iyle malûl oldu¤u ilan edilir (Coflkun. Postmarksist teori ise. toplumsal ço¤ulluklar›n varl›¤› ve bunlar›n birbirine indirgenemezli¤i kabul edilmelidir. feministler. 2008: 28). giderek “çat›flmalar›n yönetimiyle” daha ilgili bir hale gelmifltir (Kad›o¤lu. NTERNET çevreciler. ‹NTERNET . (c) iflçi s›n›f›n›n önderli¤inde bir sosyalist devrim yerine. Radikal demokratlar. SIRA S‹ZDE 2 DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE ‹flçi s›n›f› kapitalizmle AMAÇLARIMIZ mücadelede. sosyalizm ya da liberalizm ve onlar›n demokrasi anlay›fllar› yerine. etnik az›nl›klar vb. 1992: 183). Bu özne konumlar› tekil s›n›f ç›karlar›na karfl›l›k gelmeyen de¤iflik toplumsal gruplar› içermektedir: bar›fl eylemcileri.

Psikanalist Lacan’›n özne anlay›fl›. Yazarlara göre.Postmarksizm ve Radikal Demokrasi 149 Klasik liberalizme ve Marksizme bir alternatif olarak sunulan Postmarksizm kuram›. Marksist teoriyi. Althusser’in “ideoloji” anlay›fl›. toplumsal iliflkileri d›fllayan. Neyin. Saussure’cü dilbilimi ve Foucault’nun “söylem” anlay›fllar›n›n izlerini tafl›maktad›r. Fakat solun geldi¤i son aflamay› temsil etmesi bak›m›ndan radikal demokrasinin gerek yola ç›kt›¤› öncüller gerekse ortaya koydu¤u stratejinin mevcut sisteme alternatif oluflturdu¤u düflüncesi son derece mu¤lakt›r. Ayd›nlanma projesinden tarihsel bir kopuflta bulmaktad›r. Bu yüzden. öncüleri olan Laclau ve Mouffe ile birlikte özcü. s›n›f. daha mikro ölçekli kavramlar kullanm›fllard›r. Ancak. Kuramsal çerçeve aç›s›ndan. Marksizm. Yani 1989’da yaln›zca Sovyetler Birli¤i de¤il. söylem vb. Postmarksizm Gramsci’nin “hegemonya”. postyap›salc› ve Marksist kuramlara yaslanarak asl›nda. kime karfl› istendi¤i. belirlenimci olmayan yeni bir siyaset ve toplum sosyolojisi oluflturmaya çal›flmaktad›r. kimin için. hegemonya. indirgemeci. siyaset ile ekonomi aras›nda birebir bir iliflki tan›mlam›fl olmak ve bir politik özne olarak iflçi s›n›f›n› merkeze koymakla elefltirmektedirler. S›n›f›n tarihsel bir özne olarak anlafl›labilmesi. bu gruplar›n de¤iflken ve kimi zaman karfl›t ç›kar sahibi gruplar olarak ayn› politik proje içinde nas›l yer alabilecekleri konusunda bir fley söylememektedirler. Dolay›s›yla sol için yeniden dirilifl olana¤›n›n da bu çöküflün faili ve tamamlanmam›fl bir süreci olarak görülen “68” hareketinde aranmas› gerekti¤ini savunmaktad›r. Radikal Demokrasi ve Postmarksist paradigma. devlet ve toplum gibi makro ölçekli sosyolojik kavramlar yerine birey. ekonomi ile siyaset aras›nda diyalektik bir iliflki oldu¤unu savlar. yazarlar›n iddia etti¤inin aksine. radikal demokrasi ideallerinin uygulanma alanlar› olarak görülmektedir (Coflkun. POSTMARKS‹ZM‹N TEMEL KAVRAMLARI Söylem Postmodernist ve post-yap›salc› ilkelere ba¤l› kal›narak gelifltirilen Postmarksist anlay›fl. Postmarksizmin felsefesi ve sosyolojik kökenlerinde Saussure. Marksizmin s›n›f kavram›n› elefltiren yazarlar. Oysa toplumsal iliflkilerin üretim alan› ve süreçleri üzerindeki rolü Marx’›n temel vurgular› aras›ndad›r ve ekonomi. Postmarksizm bu postmodernist. Korchs gibi pek çok önemli düflünürün oldu¤u söylenebilir. Bu noktada. özne konumlar›. politikan›n öznesi olarak “özne konumlar›”n› gösteren yazarlar. Marksist bilim yönteminde en üst soyutlama düzeyi olarak analize kat›lmaktad›r. . stratejinin nas›l gerçeklefltirece¤ine dair bir dizi soru bütün bu tart›flmalar içerisinde bofllukta kalmaktad›r. 2004: 15). Sartre. Gramsci. Lukacs. Özetleyecek olursak. solun sorununu sosyalist blo¤un çöküflünün liberalizm lehine yaratt›¤› hegemonik k›r›lmada aramak yerine.7. Ünite . modernleflmeci ve Ayd›nlanmac› düflüncenin evrenselci ve bütünlüklü toplum ve siyaset anlay›fl›ndan uzaklaflmay› hedeflemektedir. Çünkü kendi öncülünü buldu¤u ve sol için bir imkan olarak gördü¤ü “68” hareketinin tafl›d›¤› idealler ile sosyalizm aras›ndaki hegemonik ba¤› tamamen reddederek. Bu çerçevede de¤erlendirilen yeni toplumsal hareketler. kimlikler. Lacan. kaba ve indirgemeci bir ekonomi anlay›fl›n› Marx’a atfederek bu elefltiriyi temellendirmeye çal›flmaktad›rlar. farkl›l›k. dünyan›n dönüflümünde etkili olabilecek eylem stratejileri anlam›nda hem sosyalizmin hem de liberalizmin kesin bir çöküfl yaflad›¤› ilan edilmektedir. ekonominin toplumsal süreçleri belirlemedeki göreli a¤›rl›¤› ya da iflçi s›n›f›n›n politik önder oldu¤u fleklindeki “özcü” anlay›fllar terk edilmelidir. bu diyalektik iliflkinin kavranmas›yla mümkündür. bir toplumsal devrim program›na baflvurmaks›z›n kapitalizmin dönüflümünü olanakl› gören radikal demokrasi projesinin solun yeni paradigmas› olarak görmektedir. Laclau ve Mouffe. solun program›n› mutlak olarak s›n›ftan ar›nd›rma çabas›ndad›r.

hegemonik öznelerin zorunlu olarak temel toplumsal s›n›flar düzleminde kurulduklar›n› reddederek (Laclau ve Mouffe. SIRA S‹ZDE 3 Postmarksizmin oldukça etkilendi¤i Marksist teorisyen Althusser’in ideoloji kavram›n› SIRA S‹ZDE araflt›r›n›z? D Ü fi Ü N EPostmarksizm L‹M Genel olarak kuram›n›n. söylemsel pratikler yoluyla oluflturulurlar. toplum ve siyaset tasavvurlar›ndan etkileneS O R U ilham ald›¤›n› iddia eden ancak Marksizmin çok temel ilkelerini rek. Bu noktada Laclau ve Mouffe. toplum bir failler öbe¤inden (toplumsal formasyon durumunda) bir söylemler öbe¤ine (hegemonik formasyon durumunda) dönüflmüfl durumdad›r. özne konumlar› ve söylemler öbe¤ine dönüflmüfltür. belirlenmemifl ve çok parçal› oldu¤unu iddia ederler. Sonuç olarak. Bu. Öyleyse. toplumsal K ‹ T A P olan her fley ve bunun içerisindeki özneler ancak söylemsel olarak kurulur ve hegemonya alan› da farkl› tikelliklerin birbirine eklemlendikleri alan olarak ortaya ç›kar. Bu anlamda postmarksistlere göre siyaset. Çünkü bu ba¤lamda. Postmarksizmin temel iddias›. Bu anlamda kimlik ya da Laclau ve Mouffe’un deyifliyle özne konumlar› sabit ve kararl› olmay›p tamamen iliflkiseldir. 1992: 172). bu nedenle kimlik (onlar›n deyimiyle özne konumlar›). 1997: 55). siyasal ve ekonomik ç›karlar maddi pratikten türemezler. Laclau ve Mouffe siyasetin ve siyasal mücadelenin istikrars›z. Siyaset ise hegemonik pratikler yoluyla kurulacak konjonktürel özne konumlar›na dayanmaktad›r (1992: 111). T E L Efakat V ‹ Z Y O N“karmafl›k kolektif iradeler”dir (Laclau ve Mouffe. dilbilim ve postmodern felsefenin birey (özne). oluflsal. Toplum. söylemsel pratikler. ç›karlar› infla etmenin ve politika yapman›n temel araçlar›d›r. hegemonyan›n alan›n› art›k farkl› tikelliklerin bir arada bulundu¤u bir AMAÇLARIMIZ alan olarak de¤erlendirir. toplumsal s›n›flar›n siyasal kimliklerinin nas›l olufltu¤u sorusunu ortaSIRA S‹ZDE ya ç›kar›r. post-yap›salc›l›k. eklemleyici pratikler olmaks›z›n toplumsal faillerin herhangi bir formasyon oluflturamayaca¤› anlam›na gelmektedir. “bir s›n›fa kimli¤ini sadece bir hegemonik formasyon içindeki eklemlenifli vermektedir”. bir s›n›fa kimli¤ini sadece bir hegemonik formasyon içindeki eklemlenifli vermektedir. 1992: 87). post-yap›salc› kuramdan derinden etkilenmifl ve kuram›n temel ilkelerini post-yap›salc› anlay›fla dayand›rm›fllard›r. DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P TELEV‹ZYON ‹NTERNET Postmarksizme göre. farklar veya özne konumlar› üzerinden üretilebilir.150 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Postmarksist düflünürler. Politik özneler bundan dolay› s›n›fsal de¤il. söylemle ilgili olarak. “siyasetin hegemonik pratiklere yönelen bir söylem kurma süreci oldu¤unu” ve “siyasetin herhangi bir s›n›f›n maddi ç›karlar› üzerinden biçimlendirilemeyece¤ini ancak bir söylem kurma sürecinde infla edilece¤ini” iddia etmektedirler. Buna göre. Bu tip bir post-yap›salc› anlay›fl›n sonucunda. günümüzde art›k iflçi s›n›f›n› temel alan s›n›f politikalar›n›n sonuna gelindi¤i ve bunun yerini söylem yoluyla bir araya getirilmifl çeflitli toplumsal öznelerin demokratik mücade‹NTERNET lelerinin ald›¤›d›r. Toplumsal kimli¤in belirlenmesi. birbirine söylemsel düzeyde eklemlenen ancak birbirini belirlemeyen ve yan yana duran kimlikler. Siyaset ise. hegemonik pratikler yoluyla kurulacak özne konumlar›na dayanmaktad›r (1992: 111). sabit ve kararl› olmay›p tamamen iliflkiseldir. Baflka bir deyiflle. . sonsuz say›da anlamsal farklar aras›nda bir sabitleme oyunu. psikanaliz. Laclau ve Mouffe. “ideolojik ve politik ç›karlar›n söylem yoluyla kurulabilece¤ini”. yani söylemin kurulufludur (Üflür. Dolay›s›yla. temelsiz. Marksizmden dönüfltürerek ve farkl›laflt›rarak oluflturulmufl siyasal ve teorik bir kuram oldu¤u söylenebilir. D‹KKAT Ekonomik ve siyasal alan aras›ndaki zorunlu iliflkinin kopar›lmas› ve nedenselli¤in reddi.

1997: 50). söylem öncesi bir nesnel gerçekli¤e yer b›rakmad›klar› yolunda ciddi elefltirilere yol açm›flt›r. son olarak eklemek gerekir ki. Ayr›ca. Derrida’n›n söylem tan›m›n›n kendilerinin toplumsall›k tan›mlar›yla çak›flt›¤›n› belirten yazarlar kendi tezlerini tüm farkl›l›klar alan›n› belirleyen tek ilke olarak toplum öncülünü terk ederek olufltururlar. Laclau ve Mouffe. Ancak toplumsal›n aç›kl›¤›. Laclau ve Mouffe (1992) söylemi. de¤er yasas›n›n ve art› de¤ere el konulmas›n›n bir sonucu de¤il. 1995: 142). nesnelerin söylemsel ba¤lam d›fl›nda bir olufla sahip olduklar› düflüncesi oldu¤unu belirtmifllerdir. Bu noktada. Tüm nesneler söylem nesneleri olarak oluflmufltur ve her söylem maddi bir karaktere sahiptir (Larrain. çünkü söyleme dayal› olarak oluflur ve bir söylemde k›smi ve geçici anlam kesinli¤i oluflur. 1987) kapitalist sömürü art›k. “toplumsal” olan her fley söylemseldir.Postmarksizm ve Radikal Demokrasi 151 Söylem kategorisi. evrensellik ve nedensellik mant›¤› yerine “olumsall›k” mant›¤›n› yerlefltirerek. Laclau ve Mouffe ise. sabitlenmemifl karaktere sahip özne konumlar› ve oluflsall›klarla dolu bir alan olarak tan›mlamalar›. Laclau ve Mouffe’un “toplumun imkans›zl›¤›” tezini tart›fl›n›z? SIRA S‹ZDE Söyleme dayal› ve söylemd›fl› diye bir ayr›m yoktur. söylem yoluyla kurulabilir. 1996: 287) ileri sürmektedir. toplumsal ve tarihsel geliflmeler/olaylar aras›nda bir nedensellik ve zorunluluk iliflkisi kurmak olanakl› de¤ildir. Geras. Zorunluluk. Tam da bu nedenle söylemler d›flar›da b›rakt›klar› politik güçlere karfl› savunmas›z. bir kiflinin sosyo-ekonomik aç›dan iflgal etti¤i yer ile siyasal-ideolojik ç›karlar› aras›nda zorunlu bir iliflki oldu¤unu reddetmek gerekti¤ini (Eagleton. hiçbir sabit kimlik. söylem d›fl›nda tan›mlanabilecek hiçbir özne. sabitleyici tek bir ilkenin yoklu¤unda oluflur (Çelik. içinde temel belirlenenin hiçbir zaman bir farkl›l›klar dizgesinin tam olarak d›fl›nda bulunmad›¤› bir dizgedir. Buna göre. hiçbir belirleyici koflul. Derrida dilin evrensel sorunsal durumuna geldi¤i an›. ya da farkl›l›klar alan›. Laclau ve Mouffe söylem konusunda postmodernist kuramc›lardan say›lan Derrida’dan da oldukça etkilenmifllerdir. Laclau ve Mouffe’un Postmarksizm kuram›nda en belirleyici kategorilerden birisi olarak karfl›m›za ç›kmaktad›r. reddettikleri fleyin ise. Ünite . Toplumdaki her fley sonsuz derecede de¤iflken ve rastlant›sald›r. hegemonik pratiklere yönelen bir söylem kurma sürecidir ve herhangi bir s›n›f›n maddi ç›karlar› üzerinden biçimlendirilemez. nesnelerin söylemsel ba¤lam d›fl›nda bir varl›¤a sahip oldu¤unu inkar etmediklerini. hiçbir zorunlu iliflki yoktur. Bu söylem tan›m›n› benimseyen Laclau ve Mouffe için toplumsal. eklemleyici pratikten kaynaklanan yap›land›r›lm›fl bütünlük olarak tan›mlar. 1985. söylemin nihai olarak kapanmas›n› ve anlam›n nihai olarak sabitlenmesini engeller. Foucault’nun etkisi alt›nda söylemin mutlak üstünlü¤üne dayal› farkl›l›¤a ve heterojenli¤e iliflkin radikal bir mant›k ortaya koyarlar. Anlam›n k›smi sabitlenmesi ise dü¤üm noktalar› ve bofl gösterenler sayesinde mümkün olur. hiçbir mutlak ç›kar. oluflsal ve tarihi yap›lard›r. Siyaset. Nihai anlam sabitli¤inin olanaks›zl›¤› ise k›smi sabitlenmeleri gerektirir ki bu durum ayn› zamanda. hiçbir çeliflki ve mücadele. Bütün iflçi s›n›f› dahil özne konumlar›n›n “söylemsel” karakterde oldu¤u iddia edilmektedir. bir merkezin ya da kökenin noksanl›¤›nda her fleyin söyleme dönüfltü¤ü an olarak görür. karmafl›k kolektif özneler oldu¤u ve bu özneler de söylem arac›l›¤›yla kuruldu¤u için. söyleme dayal› ve söyleme dayanmayan pratikler aras›nda ayr›m yapmak mümkün de¤ildir. toplumsal iliflkiler ve çeliflkiler de dahil toplumdaki her fley söyleme dayal› olarak oluflur. fakat iflçiler bunu söylemsel olarak dile getirir ya da temsil ederse vard›r. Laclau ve Mouffe’a göre. Postmarksist kuramda her fley söyleme indirgendi¤i için (Wood. Laclau ve Mouffe’a göre politik özneler art›k bir s›n›f içinde konumlanm›fl özneler de¤il. 4 SIRA S‹ZDE DÜfiÜNEL‹M S O R U DÜfiÜNEL‹M S O R U . ‹deolojik ve politik ç›karlar ancak. Postmarksizme göre. Laclau ve Mouffe’un bütünsellik ve evrensellik ilkelerine karfl› ç›karak. Derrida için söylem.7. toplumsal›. bir söylemin di¤er tüm olas› anlamlar›n d›fllanmas› yoluyla kuruldu¤unu da gösterir.

sonsuz söylemsellik alan›nda anlam›n s›n›rlar›n› belli dü¤üm noktalar› üzerinden kuran. 1992: 168). Lenin’in hegemonya anlay›fl›n› elefltirerek ifle bafllamaktad›r. Buna göre. ço¤ulculu¤un yerleflmesinde ve karmafl›kl›¤›n anlamland›r›lmas›nda anahtar bir kavram olaca¤›n› düflünmektedir. herhangi bir kurucu öznenin ya da merkezin üretti¤i bir iktidar de¤ildir. Her toplumsal oluflumda tek bir hegemonik merkez vard›r. bu anlamda tek hegemonik merkezli de¤il. bir bütünsellik yaratmayan bir biçimde kurgulamaktad›r (Keyman. Temel s›n›flar olan burjuvazi ve iflçi s›n›f› yegane hegemonik öznelerdir. Laclau ve Mouffe’a göre. karmafl›k toplumsal formasyonu farkl› ve çeflitli mücadeleleri birbirine ba¤layan bir “eklemlenme süreci”dir. 1999: 39. Marksist söylem içindeki hegemonya kavram› iki sorunu içermektedir ve bu anlamda s›n›f indirgemeci. Ancak. Hegemonya. Radikal demokratlara göre hegemonya ekonomiyle ilgili bir olgu de¤ildir (Laclau ve Mouffe. altyap›-üstyap› ayr›m›ndan ya da Lenin’in ortaya koydu¤u ‘s›n›f ittifak›’ndan farkl› bir fleydir ve bu say›lan varsay›mlar› reddeder. Leninist anlay›fl içinde iflçi s›n›f› ve onun lideri kendi s›n›f kimliklerini. Gramsci her toplumsal oluflumda tek bir hegemonik merkezin oldu¤u fikrini savunur. Leninist gelene¤in hegemonya kavram› önderlik edenle önderlik edilen aras›nda kesin bir ayr›m›n varoldu¤u önermesine dayan›r ki bu bask›c› ve olumsuz e¤ilimler bar›nd›rmaktad›r. kendi s›n›fsal hedeflerine giden yolda aflamalar. Gramsci’deki hegemonya kavram› da kimli¤in nas›l kuruldu¤unu aç›klamaktad›r. Laclau ve Mouffe’un hegemonya anlay›fl› ise hegemonyay› temel s›n›flara ba¤l› de¤il fakat toplumsal formasyonda geliflen farkl› ve çeflitli mücadelelere ve hareketlere ba¤l› düflünmeye. Laclau ve Mouffe’un hegemonyaya bak›fl› ekonomik belirlenimcilikten. hegemonik pratikler taraf›ndan siyasal olarak yeniden biçimlendirilmifl ço¤ul demokratik taleplerle kaynaflt›rmak yoluyla dönüfltürmezler. aç›k. kendi hegemonya anlay›fllar› s›n›f indirgemeci de¤ildir. Bu anlamda. Hegemonya sadece s›n›flar aras›ndaki ittifak ve egemenlik iliflkilerine indirgenemez.152 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Hegemonya Marksizmin hegemonya anlay›fl› s›n›f indirgemecidir ve merkezcidir. Hegemonya. Marksist anlamda basitçe s›n›flar›n bir s›n›f›n (iflçi s›n›f›) önderli¤inde bir araya gelmesi de¤il. Birincisi. ‹kinci olarak. sembolik alana özgü. merkezci (köktenci) bir niteli¤e sahip oldu¤unu öne sürer. Laclau ve Mouffe’a göre. Marksist teorinin Lenin ve Gramsci üzerinden önerdi¤i hegemonya yaklafl›m›n›n ötesinde bir tak›m anlamlar tafl›r (Laclau ve Mouffe. toplumsal formasyondaki çok çeflitli mücadeler ve hareketler de hegemonik mücadele yürütebilir. Kubilay. fakat çok-merkezli. Hegemonya. Lenin’e göre hegemonya kavram› s›n›flar aras› yap›lan ittifak içinde iflçi s›n›f›n›n önderlik etti¤i bir siyasal eylemdir. bu alanda iflleyen ve bir tarihsel özneyle zorunlu bir aidiyet iliflkisi d›fl›nda kavranmas› gereken bir siyasal iliflki biçimidir. bu talepleri. Laclau ve Mouffe ‘hegemonya’n›n Marksist kuramda oldu¤u gibi özcü bir mant›ktan kurtar›ld›ktan sonra farkl› kimliklerin tan›nmas›nda. Gramsci’de hegemonik özneler temel s›n›flard›r: iflçi ve burjuvazi olarak. zorunlu ancak geçici ad›mlar olarak görürler. Bu “s›n›f indirgemeci olmayan hegemonya kavram›” siyasall›¤›n nas›l kuruldu¤unu ve bu kurulufla karfl› mücadelelerin hangi ba¤lamlarda yap›labilece¤ini. 1993: 144). çok merkezli ve tarihselli¤e göre de¤iflebilen merkezsiz ve bütünsellik yaratmayan bir durumdad›r. toplumsal formasyonu da. Laclau ve Mouffe’un söylem kuram›nda hegemonya belirli bir tarihsel öznenin siyasal bir stratejisi olarak ortaya ç›kmaz. bunun yerine. Laclau ve Mouffe’a göre. Bu toplumsal formasyon da tek hegemonik merkezli de¤il. ikincisi. Foucault’nun iktidar kavramsallaflt›rmas›na benzer biçimde. Bu sürecin tamamlanmas› da yeni toplumsal hareketlerin s›n›f mücade- . radikal demokrasi projesinin öne sürdü¤ü hegemonya anlay›fl›. s›n›rlar›n›n ne olabilece¤ini anlatmaktad›r. söylemsel olarak kavranmas› gereken. 1992: 98) ya da hegemonyan›n temeli olarak herhangi belirli bir s›n›ftan bahsedilemez. tarihselli¤e göre de¤iflebilir. sembolik alanda anlam›n sabitlendi¤i noktalar› kuran siyasal momenttir. güç iliflkilerine ba¤l› bir momenttir (Çelik. 2010: 139) Laclau ve Mouffe.

çok merkezcili¤i. hegemonyadan söz edebilmek için bu eklemleme yeterli de¤ildir. Genel olarak. tarihselli¤e göre de¤iflebilir. Bunun yolu olarak da ‘bir özne-konumlar› ço¤ullu¤unun demokratik matris arac›l›¤›yla oluflturulmas›na imkân verecek flekilde. bir kesinlik arz etmeyen ve parçal› bir yap›da oldu¤una iflaret etmektedir. farkl› siyasal pozisyonlar›n. antagonizmalar›n kesiflti¤i bir alanda ortaya ç›kar ve bu nedenle de eflde¤erlilik ve s›n›r etkileri fenomenlerini varsayar. Bu iki kategori Laclau ve Mouffe’un Gramsci’nin “hegemonya” kavram›n› s›n›f indirgemeci olmayan bir tarzda okumas›n› sa¤lar ve hegemonya kavram›n›n “s›n›f” yerine “tarihsel ve söylemsel olarak kurulmufl özne olarak birey” önermesiyle yeniden düflünülmesini önermektedirler. farkl› kimliklerin veya onlar›n deyimiyle farkl› özne konumlar›n›n eklemlenme süreçlerinde nas›l bir araya getirilebilece¤i hakk›nda yeterince bilgi ve fikir vermemektedir. aç›k. Hegemonik bir eklemlenmenin iki koflulu oldu¤u söylenebilir: ‹lki antagonist güçlerin varl›¤›. Böylece. Bu yönüyle. çok merkezli. 1993: 193). kendisine antagonist olan eklemleyici pratiklerle karfl› karfl›ya gelmesi yoluyla oluflmas› gerekir. Bunun neticesinde kurulan toplumsal formasyon da. 1992: 170-172). Ancak. Postmarksizm ve radikal demokrasi anlay›fl›nda hegemonya kavram›.7. protest. belli söylemsel pratiklerle farkl› özne konumlar›n›n birbirlerine eklemlenebilece¤ini iddia etmektedir. eklemleyici pratiklerin egemen oldu¤u bir alanda ortaya ç›kmakla birlikte. çok merkezli. Bu noktada. ikincisi ise bunlar› ay›ran s›n›rlar›n karars›zl›¤›d›r (Laclau ve Mouffe.Postmarksizm ve Radikal Demokrasi 153 lelerinden özerk hareketler olarak kavran›lmas› ve radikal demokrasinin koflullar›n›n infla edilmesi aç›s›ndan hegemonyay› hayati bir kavram olarak öne ç›karmaktad›rlar. “söylem”. Laclau ve Mouffe’un söylem kuram›n›n kilit kavram› hegemonyad›r. Laclau ve Mouffe birçok düflünür taraf›ndan hegemonya kavram›n› ve eklemlenme süreçlerini mu¤lak b›rakt›klar› yönünde ciddi elefltiriler almaktad›rlar. klasik bir s›n›f olgusunda de¤il ama toplumsal formasyonda geliflen farkl› ve çeflitli mücadelelere ve hareketlere ba¤l› olarak düflünmek anlam›na gelir. hegemonyay›. özgürlükçü. Ünite . bir bütünsellik yaratmayan biçimde geliflecektir (1992: 111). Gerçekten de Postmarksizm. bu hegemonyan›n nas›l kurulaca¤› ya da bu eklemlenme sürecinin nas›l gerçekleflece¤i hakk›nda Laclau ve Mouffe nerdeyse hiçbir fley söylememektedir. özledikleri demokratik devrimi derinlefltirmek ve geniflletebilmek için gerekli olan fleyin ‘demokratik de¤erlerin bir hegemonyas› ve demokratik pratiklerin ço¤alt›lmas›’ oldu¤unu vurgulam›fllard›r (Mouffe. tek hegemonik merkezli de¤il. Bu eklemlenme süreci. 1993: 193. anti-kapitalist.) birbirine eklemleyecek demokratik efl de¤erlerin oluflturulmas› için ‘çeflitli gruplar›n kimliklerini dönüfltürecek yeni bir ortak payda sa¤lanmas›’ gereklili¤idir (Mouffe. 1993: 193). 2010: 12). Bat›. Demokratik vatandafll›k anlay›fl›n› ilke edinen projenin ana öngörüsü sivil toplum platformundaki demokratik mücadeleleri (anti›rkç›. radikal demokrasiyi hegemonik k›lan fley. karmafl›k. “farkl›l›k” ve “hegemonya”. farkl›laflabilen. Ayn› zamanda eklemlemenin. . Radikal demokrasi kuramc›lar›. Buna göre. Laclau ve Mouffe hegemonya kavram›yla iliflkili olarak. Postmarksist kuramc›lar için en önemli iki kategori “söylem” ve “farkl›l›k”t›r. bir ‘eklemlenme süreci’dir. kimlik politikas› olarak tan›mlanabilecek radikal demokrasi projesinin temel kavramsal düzeyini olufltururlar. farkl› ve de¤iflik oluflumlar› birbirine ba¤layan ‘radikal bir olgu’. Hegemonya ise. Dolay›s›yla hegemonya. hegemonya. tarihselli¤e göre de¤iflebilen. vs. bu karmafl›k toplumsal formasyonu farkl› ve çeflitli mücadeleleri birbirine ba¤layan bir “eklemlenme süreci” olmaktad›r. çok daha farkl› toplumsal iliflkiler dâhilinde kurumlaflt›r›lmas›n›’ gerçeklefltirmek olarak düflünürler (Mouffe. siyasetin tek merkezli olmad›¤›n›.

1998: 237. Eklemlenme. aktaran: Coflkun. Gramsci’den devrald›klar› hegemonya kavram›n› s›n›f temelinde düflünmemifl. dikiflsiz karakteri geliflirken yükseldi¤ine” iflaret etmektedir. 2004: 65). 1992: 62). kimliklerin hegemonya mücadelesi içerisinde oluflturulduklar›n› ve toplumsal öznelere yeni bir kimlik verilirken onlar›n ayn› zamanda ‘kolektif iradeler’ olarak kurulduklar›n› öne sürer. tikelci siyasal kimlikler günümüzde giderek artmakta. eklemlenme bireysel taleplere d›flsal bir süreç de¤ildir. ancak mücadele boyunca bu hedefleri kurar ve dönüfltürürler. hegemonik pratiklerin “toplumsal›n tamamlanmam›fl ve aç›k karakD Ü fi Ü N E L ‹ M düflünen Laclau ve Mouffe (1992: 73). Bu ideallerin ortaya ç›k›fl› ve iflleyiflinde gerekli olan bofl gösterenlerdir (Laclau ve Mouffe. dolay›s›yla hem modernizmin hem de Marksizmin herkes için geçerli evrenselci ilkeleri ya da herhangi bir evrenselci iddia kriz içine girmektedir. Marksizmdeki iflçi s›n›f› gibi. “politikan›n hegemonik terini” gerektirdi¤ini boyutu ancak toplumsal›n aç›k. 1990: 229-30). kapitalist toplumda s›n›f çeliflkilerini di¤er çeliflkilerle eflit düzeyde görmektedirler. bir özdeflleflme va bütünleflmeden çok bir yerini alma ve kolaj durumu olarak tarif edilmektedir. Dolay›s›yla bu her anlam›yla. Zira toplumsal›n kapanmas› imkâns›z olsa da kapanma S‹ZDE ideali hala SIRA bir imkâns›z ideal olarak ifllev görür. Bu anlamda. en bafltan ya da hareketlerin belirli bir siyasal önem kazand›¤› andan itibaren önemli bir sorun olacakt›r. bu imkâns›z idealler temelinde örgütlenir ve merkezlenir. Laclau ve Mouffe. birçok toplumsal aktörün ve taleplerin iç içe geçti¤i karmafl›k alanlarda verildi¤i için. D‹KKAT Toplumsal›n aç›kl›¤› ve bunu gösterenlerin sabitsizli¤i “dikiflleyici” hegemonik pratikleri gerektirmektedir. di¤er talepler gibi sosyalist talepler de hegemonya mücadelesinde eklemlenebilir (articulation). Laclau ve Mouffe. ekonomi ile siyaset aras›ndaki iliflkiyi büsbütün kopararak sivil toplumcu bir siyasetin en önemli temsilcileri olmufllard›r. Hegemonya mant›¤› da. ayn› zamanda toplumu. Çevreci hareketi düflünecek olursak. demokrasiyi ve tarihi aç›klayacak evrensel bütünsel ilkelerin imkâns›zl›¤›na da iflaret etmifllerdir. Bu taleplerin tutucu bir biçimde eklemlenmeleri de olas›d›r ve ortaya ç›kacak sonuç di¤er her fley gibi hegemonya mücadelesince belirlenecektir. “iflçi s›n›f›n›n ya da baflka herhangi bir özne konumunun önsel birli¤i ya da ilerici karakteri anlay›fl›n› reddeden bir totalli¤i bozucu ‘eklemlenme ve olumsall›k mant›¤›’ gerektirir” (Best ve Kellner. evrenselli¤i ve evrenselcili¤i reddeden bir anlay›flt›r. Bu terimle öznenin toplumdaki konumu. Yazarlar S O R U psikanalizden ald›klar›n› belirttikleri “dikifl” terimini kitaplar›nda s›k s›k kullan›yorlar. bu eklemlenme biçimininse bir siyasal parti formunda olmas› gerekmemektedir (Laclau. Bu mücadeleler. iflçi s›n›f›n›n öncü k›l›nmas›ndan vazgeçen ve ço¤ulcu bir mücadeleyi hayata geçiren bir politika ihtiyac›n› do¤urur. Postmarksistlere göre. yukar›da da bahsedildi¤i gibi. siyasal ve ekonomik sistemlerdeki ak›l d›fl›l›¤a (irrasyonelli¤e) yönelik radikal bir elefltirinin önünü de açabilirler (Laclau. Bu anlamda hegemonya. AMAÇLARIMIZ DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P K ‹ T A P TELEV‹ZYON TELEV‹ZYON . yaln›zca daima s›n›rl› nitelikteki aktörlerin yürüttü¤ü mücadelelerin eflitleyici etkileri yoluyla pragmatik bir biçimde kurulabilir. evrensellik art›k.154 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Laclau ve Mouffe’un Hegemonya ve Sosyalist Strateji’de gelifltirdikleri hegemonya yaklafl›m›. SIRA S‹ZDE 5 Laclau ve Mouffe’un evrensellik ve tikellik kavramlar› hakk›ndaki görüfllerini analiz ediniz? SIRA S‹ZDE Son olarak. böylece. 1990: 231). Ayr›ca bu kuramc›lar. ‘s›n›rlanmam›fl’ bir toplumsal aktörün ayr›cal›¤› de¤ilse. ortaya konan talepler bask›c› bir devletin çevreyi koruma ad›na toplumsal alana müdahalesini meflrulaflt›rabilece¤i gibi. Laclau ve Mouffe’a göre. Toplumlar. Toplumsal mücadelelerin bafllang›çta kesin hedefleri yoktur. toplumsal de¤iflimi.

siyaset. Laclau ve Mouffe’un iddia etti¤inin tersine Gramsci. yaln›zca temel s›n›flar›n -burjuvazi ve proletarya. refah devletinin ve Fordist/Keynesyen ekonominin sa¤layabilece¤i politikalar›n ötesinde. Ünite . toplumsal güçler fleklinde birleflmifl çeflitli müttefiklerle bir araya gelmifl hakim bir s›n›f›n hegemonyas›na dayan›r. belli bir merkezden hareket eden ve sorunlara global çözümler bulmaya çal›flan siyasal söylemlere (baflta Marksizm. Bu de¤erler ve hareketler ça¤›nda. toplumun büyük k›sm›n›n. onaylanmayan ve bast›r›lmaya çal›fl›lan görenek ve hayat tarzlar›n› temsil etmektedirler. bütünlefltirici. Kad›n. ulusal az›nl›klar.Postmarksizm ve Radikal Demokrasi 155 Özetleyecek olursak. Bu gruplar toplumdaki bask›n kültürden farkl› olan. hegemonya kavram›na baflvuran yazarlar Gramsci’nin hegemonya kavram›n› gelifltirmede Lenin’in s›n›f ittifaklar›n›n ötesine geçti¤ini savunmaktad›rlar. çevre. etnik az›nl›klar gibi “özne konumlar›”n›n hegemonya oluflturmada “s›n›f”›n yerini ald›¤›n› savlamaktad›rlar. “gerçek” ve “normal” yol oldu¤u biçimindeki tektiplefltiren ya da asimile eden bask›s›na karfl› direnmektedirler (Parekh. birlefltirici.7. hegemonya kavram›n› olufltururken iki yeni ve temel yer de¤ifltirme yapm›flt›r: Birinci olarak ideolojinin maddi bir temeli oldu¤u. Laclau ve Moufee. eflcinseller. Gramsci. 2010: 136). Modern toplumun devlet/parti ya da s›n›f ba¤lam›nda gelifltirilmifl. nükleer karfl›t› hareketleri. Gramsci’nin yapt›¤›n› söyledikleri bu kavramsallaflt›rmadan hareketle. Bu hegemonyan›n kayna¤›n› ald›¤› maddi temel ise söz konusu s›n›f›n ekonomik gücünden baflka bir fley de¤ildir. ) elefltirel bir Yeni toplumsal hareketler kavram›. bar›fl hareketlerini ve az›nl›k hareketlerini ifade etmek amac›yla kullan›lmaktad›r. özellikle Lenin’in hegemonya kavram›n› k›yas›ya elefltirip ancak yine bir Marksist olan Gramsci’nin hegemonya kavram›n› büyük ölçüde kullanan Laclau ve Mouffe. bireysel yaflam›n kendisiyle ilgili ve yaflam›n de¤iflik biçimlerine dayal› olarak tan›mlanmaya bafllar. eflcinsel kad›n ve erkekler. ekoloji hareketini. Oysa. feministler. Bu tan›mlamadaki ‘yeni’ kavram› ise. eski ve yeni göçmenler. özellikle feminist hareketi. Yeni toplumsal hareketler paradigmas› alt›nda temellendirilen bu hareketlerin “yenili¤i” kimlik temelli olmalar›ndan kaynaklanmaktad›r (aktaran: Kubilay. evrensel politikalara dayal›. Gramsci’nin hegemonya kavram›n› “radikallefltirmeyi” hedeflemektedirler. . liberalizm vb. Asl›nda onlar. ö¤renciler. çevreciler. anti-nükleer. politik özne olarak s›n›fsal kimli¤in art›k geçersiz oldu¤u tezine ulaflmaktad›rlar. feministler gibi farkl› gruplar›n bafl›n› çekti¤i bir dizi düflünsel ak›m ve politik hareket ortaya ç›km›flt›r. insan haklar› ve cinsel kimlik sorunlar› etraf›nda örgütlenen toplumsal hareketler. kronolojik bir s›ralamaya de¤il fakat ‘eski’ s›n›f temelli ve ç›kar gruplar›na dayal› hareketlerden bir farkl›l›¤a iflaret etmektedir. politikan›n öznesi olarak s›n›ftan baflka bir “karmafl›k kolektif irade” göstermemifltir. kendilerine özgü bir hegemonya tan›m› oluflturmaya çal›flmaktad›r. bar›fl. kendi aralar›ndaki farkl›l›klara ra¤men. etnik kimlik. bu nedenle kolayca üstyap›sal olarak yorumlanamayaca¤› ve ikinci olarak da politik öznelerin art›k s›n›flar de¤il “karmafl›k kolektif iradeler” oldu¤udur. Yazarlar›n Gramsci’den söz açt›kça s›k s›k baflvurduklar› “tarihsel blok” ise. Onlara göre Gramsci. Sözü edilen gruplar birbirinden oldukça farkl› gündemlere sahip olmakla birlikte. bu iki s›n›f d›fl›nda kalan toplumsal katmanlar ve ara tabakalar›n temel s›n›flar›n hegemonyas› alt›nda yer alaca¤›n› söylemifltir.hegemonik güç olabilece¤ini. YEN‹ TOPLUMSAL HAREKETLER 1960’lar›n sonlar›ndan itibaren Avrupa ülkeleri ve Amerika Birleflik Devletleri’nde yerli halklar. 2002: 1). ›rk. bu yeni siyaset anlay›fl›n›n öncüsü oldular. Gramsci’nin. Böylece 1970’lerde ve 80’lerde önemli bir hareketlilik yakalam›fl olan bar›fl eylemcileri. yaflam›n söz konusu alanlar›n› anlamak ve yap›land›rmak için yaln›zca bir “do¤ru”. 1960’l› y›llardan bafllayarak Bat› sanayi toplumlar›nda oluflan “yeni de¤erler” ve “yeni toplumsal hareketler” yeni bir siyaset ve siyasal eylemlilik anlay›fl›na yol açt›.

Özellikle 1960’l› y›llardan itibaren. sosyalist hareketlerle ba¤lant›s› olmad›¤› ve emek sermaye çat›flmas›n›n d›fl›nda kalan bir dizi muhalif grubu kapsad›¤› düflünülmektedir (Dursun. bar›fl. kimlik. ve farkl› kimliklerin meflrulu¤unu ve özgünlü¤ünü savunan bir kimlik politikas› ve ço¤ulcu siyaset anlay›fl›d›r denilebilir. kimlik. postmodern ve post-yap›salc› argümanlar› kullanarak Marksizmin radikal bir S O R U flekilde yeniden yap›lanmas› çabas› oldu¤u iddia edilmektedir. Yeni toplumsal hareketler. bu hareketlerin temelinde bir s›n›f perspektifi de¤il. kimlik. kimileri “programlanm›fl toplum” (Touraine). Piore ve Sabel). “farkl›l›klar›n tan›nmas›” temelinde geliflen yeni bir siyaset anlay›fl› ortaya ç›kt› (Keyman. a¤›rl›kl› olarak kültür. çevre. Bu yeni toplumsal hareketlerin. ürün farkl›laflmas›n›n yüksek ve TELEV‹ZYON üretim süresinin daha k›sa olmas› anlam›na gelmektedir). . E¤itimli bir yeni orta s›n›f›n geliflmesi. AMAÇLARIMIZ 4. yeni toplumsal hareketlerin “yenili¤i” s›n›f çat›flmas›na dayanmayan bireysel. 3. Yeni toplumsal ‹ N T E R N E T hareketlerin geliflimi genellikle ileri kapitalizmin ya da geç modern dönemin ürünü olarak görülmektedir. yaflam›n farkl› biçimlerinin post-modern yapan. burada da tam bir kavram netli¤i yoktur. 1998). merkezine da¤›t›m meseleleri yerine kültür. kimliklerin bulunmas›d›r. ço¤u zaman. kimileri “örgütsüz kapitalizm” (Urry. geçmiflin nesnel s›n›f ç›karlar›na dayal› olarak hareket eden iflçi s›n›f› hareketlerine karfl›l›k. Yeni toplumsal hareketleri siyasetin merkezine alan Postmarksizm kuram›n› SIRA S‹ZDE s›n›f kategorisinden farkl› olarak. K S‹ OTR AU P 2. Bunun yerine. S›n›f SIRA çat›flmalar›ndan farkl› olarak ortaya ç›kan yeni toplumsal çat›flma biS‹ZDE çimleri. D‹KKAT SIRA S‹ZDE SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ DÜfiÜNEL‹M K S‹ O T RA U P 6 Postmarksizm ve Postmodernizm aras›ndaki belli bafll› benzerlikler ve farkl›l›klar› tart›fl›n›z? SIRA S‹ZDE Yeni toplumsal hareketlerin ortaya ç›k›fl› afla¤›daki dört toplumsal süreçle AMAÇLARIMIZ D Ü fi Ü N E L ‹ M aç›klanmaktad›r: 1. Zaten Postmarksizm kuram›n›n. S O R U gözle bak›lmaya bafllanm›flt›r. Ne var ki. çevrecilik. s›n›flara dayal› politikalar güçten düflerken “öteki” çat›flma biçimleri ve yeni toplumsal hareketler olarak adland›r›lan farkl› çeliflkilere dayal› politik hareketler çoktan belirmeye bafllam›flt›. genel olarak. bireysel.Tnitelikli yaflam meselelerini koyan hareketler olarak ele al›nmaktaELEV‹ZYON d›r. kat›l›m ve insan haklar› vb. K ‹ “örgütlü T A P kapitalizm”den “örgütsüz kapitalizm”e geçiflin sonucu olarak ortaya ç›km›fl. düflünce ve eylem odaklar› olmalar›ndan gelmektedir. Bu hareketler protestonun s›n›fla ilgili de¤il kimlik ve farkl›l›klarla ilgili yeni bir biçimini sunar ve ileri endüstriyel toplumlar›n özelliklerini yans›t›r.156 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Yeni toplumsal hareketlerin “yenili¤ini” sa¤layan esas SIRA S‹ZDE unsur. ortaya ç›kan DÜfiÜNEL‹M yeni toplumsal hareketlerin ço¤ullaflmas› ve boyutlanmas› gerçekli¤ini kavramak için. kad›n sorunlar› ‹NT E R N E T etraf›nda somutlaflan daha toplumsal çat›flmalara b›rakm›flt›r. Buna göre. üretimin teknolojik gelifl‹KKAT melerDsayesinde daha az maliyetli olmas›. 1993: 131). Kapitalizmin yeniden yap›lanmas›yla birlikte. cinslerin eflitli¤i. Postmodernizmin ve D‹KKA T post-yap›salc›l›¤›n temel varsay›mlar› için kitab›n›zda postmodernizmin ve post-yap›salc›l›¤›n anlat›ld›¤› üniteleri gözden geçiriniz. Kapitalizmin ileri aflamas› olarak ya da endüstriyel toplumun geliflmifl aflamas› olarak kimi yazarlar “post-endüstriyel toplum” (Bell. üretim yap›s›nda esnek üretime do¤ru gerçekleflen de¤iflimler (Esnek üretim. özerklik ve iyi yaflam sorunlar›n› merkeze almakt›r. Offe). “endüstriyel toplumdan” “postendüstriyel topluma”. kimileri “a¤ toplumu” (Castells) ya da daha genel olarak “enfor- SIRA S‹ZDE D‹KKAT TELEV‹ZYON SIRA S‹ZDE ‹NTERNET AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P TELEV‹ZYON Yeni toplumsal ‹NT E R N E T hareketlerin hedefi ekonomik eflitsizlikten do¤an çat›flmalar› dile getirmek yerine. Bu geliflmeler çerçevesinde s›n›f çat›flmas› yerini. Teknolojik geliflmelerin ve endüstriyel büyümenin yaratt›¤› yeni sorunlar. D Ü fibelirsiz Ü N E L ‹ ve M ço¤ul tekil. özerklik.

iflçi s›n›f›n›n öncülü¤ü. Dolay›s›yla. Marksizmin ekonomik ve politik eylemlerin temeli olarak kabul etti¤i s›n›f anlay›fl›n›n d›fl›na ç›kmay› öneren Laclau ve Mouffe. tarihi de¤ifltirecek bir siyasal özne olarak iflçi s›n›f›n›n kendisi tarih olmufltur. Bu anlamda Postmarksizm. radikal demokrasi ideallerinin uygulanma alanlar› olarak görülmektedir.Postmarksizm ve Radikal Demokrasi 157 masyon toplumu”. Bu sava göre. “tarihsel materyalizm”. Temelde bu siyasal tasar›m. “s›n›f mücadeleleri” vb. Bunu yaparken Postmarksizm asl›nda siyasetin. Postmarksizm. anti-kapitalist bir yaklafl›ma da sahip de¤ildir. Postmarksizmin temel iddias›. Laclau ve Mouffe yay›nlad›klar› Hegemonya ve Sosyalist Strateji: Radikal Bir Demokrasiye Do¤ru (Hegemony and Socialist Strategy: Towards a Radical Democracy) kitap baflta olmak üzere di¤er çal›flmalar›yla Postmarksist bir siyasal tasar›m›n temellerini atm›fllard›r. ekonominin tüm toplumsal yaflam› belirledi¤ini savunan ekonomik-belirlenimci (determinist) ve iflçi s›n›f›n›n da toplumsal de¤iflmede devrimci rol oynamas› gerekti¤ini savunan Marksist anlay›fl› elefltirmekte ve Marksist teorideki bu determinist anlay›fl› de¤ifltirmeye çal›flmaktad›r. Marksizm tarihin özünü ve anlam›n› kavramada sadece s›n›f mücadelesi ve onun kaynakl›k etti¤i antagonizmalar olan emek-sermaye çeliflkisi analizi art›k günümüz toplumlar›nda yeterli olmamaktad›r. Marksist teorinin öncelik verdi¤i s›n›f analizinin. “hegemonya”. Klasik Marksizmin sahip oldu¤u s›n›f-eksenli yaklafl›m.7. ekonomiden ve s›n›fsal iliflkilerden uzaklaflt›r›lmas›n› savunmaktad›r. Postmarksist kuramc›lar. farkl› kimliklerin ço¤ul taleplerini birbirine söylemsel olarak eklemlemeyi sa¤layan hegemonik bir performans olmaktad›r. çünkü onlar kapitalizm-sonras› bir topluma geçildi¤i kabulünden hareket etmekte- Postmarksizm. . Özellikle sosyalist blok ülkelerinin 1989’dan sonraki çözülmesi süreciyle birlikte. Ünite . kapitalizmin yaratt›¤› sars›c› geliflmelerle karmafl›klaflan toplum yap›s›n› ve yükselen yeni toplumsal hareketleri anlamaya yeterli de¤ildir . iflçilerin merkezde oldu¤u ve s›n›f mücadeleleri analizine dayand›r›lan Marksizmi liberalizmle bar›flt›rmak ve uzlaflt›rmak aray›fl›nda olduklar› söylenebilir. devlet. Yeni toplumsal hareketlerin ortaya ç›kmas›yla birlikte siyaset de art›k s›n›flar aras›ndaki mücadelelerin flekillendirdi¤i bir eylem de¤il. Baflka flekilde söylecek olursak. Postmarksizme ve onun radikal demokrasi projesine göre. Çünkü. kendi teorik ve eylem nesnesini ciddi biçimde s›n›rland›rd›¤›n› ve bundan vazgeçmesinin gereklili¤ini savunmaktad›rlar. siyaset gündeminin merkezine ço¤ulculuk. Marksizmin s›n›f anlay›fl›ndan kopmam›z acilen gereklidir. solun program›n› mutlak olarak s›n›ftan ar›nd›rma çabas›ndad›r. günümüzde art›k iflçi s›n›f›n› temel alan s›n›f politikalar›n›n sonuna gelindi¤i ve bunun yerini söylem yoluyla bir araya getirilmifl çeflitli toplumsal öznelerin demokratik mücadelelerinin ald›¤›d›r. kimlik ve farkl›l›k. sosyalizme politik bir devrim ile ulafl›laca¤› gibi temel kabullerini sorgulamakta ve reddetmektedir. kendi öncüllerini buldu¤u ve sol için bir imkan olarak gördü¤ü “68” hareketinin tafl›d›¤› idealler ile sosyalizm aras›ndaki hegemonik ba¤› tamamen reddederek. Laclau ve Mouffe’un radikal demokrasi projesinin. Klasik Marksist teoriden farkl› olarak Laclau ve Mouffe’un ortaya koyduklar› anlay›fl. demokrasi ve toplumsal de¤iflim süreçleri üzerine yap›lan çal›flmalarda art›k “iflçi s›n›f›”. özne konumlar› ve birey gibi kavramlar› oturturlar. Marksizmin. “radikal demokrasi” ve bu kavramsallaflt›rmalar›n dayand›¤› teorik çerçeve olarak Postmarksizme b›rakt›¤›n› iddia etmektedirler. “postfordist toplum”. Marksizmin tekçi öznesi s›n›f yerine anonim özneler koyarak. sosyalist politika ve ekonomi politi¤i ça¤›n demokratik ve insan haklar› söylemiyle müzakereye ça¤›ran “sosyalist bir demokrasi” iddias›na dayanan “Radikal Demokrasi” projesidir. 1989 sonras›nda sendikalar›n ve iflçileri merkeze alan s›n›f politikalar›n›n siyasette a¤›rl›¤›n› kaybetti¤i bir dönemde etkili hale gelmifl olan Postmarksizm. kavramlar› esas alan ekonomi-politik perspektifin yerini. Bu çerçevede de¤erlendirilen yeni toplumsal hareketler. “post-modernizasyon” gibi kavramlar› kullanmaktad›rlar. özellikle “kimlik ve fark siyaseti”. Buna karfl›l›k. baz› sosyoloji ve siyaset bilimi teorisyenleri. Genel olarak. özellikle sosyoloji ve siyaset biliminde yaratt›¤› etkiyi Ernesto Laclau ve Chantal Mouffe’un çal›flmalar›na borçludur.

yurttafl ya da az›nl›k kimlikleri ile tan›mlanan özne konumlar› edindiklerini öne sürmektedirler (Kaygalak. s›n›fsal bir perspektifi terk ederek. yukar›da bahsetti¤imiz yeni tabiyet biçimlerini sorgulamaktad›rlar ve onlara yeni olma özelli¤ini veren fley de budur (Laclau ve Mouffe. sosyoloji ve siyaset biliminin temel konusunun Marksizmdeki s›n›f çat›flmalar›n›n yerine heterojenli¤in olmas› gerekti¤ini vurgulamaktad›rlar. Daha do¤rusu. dolay›s›yla da s›n›f politikas› afl›lmaktad›r (Savran. yeni toplumsal hareketler toplumu bir bütün olarak dönüfltürebilme anlam›nda ayr›cal›kl› bir konuma sahip de¤ildir. bunun yerine çoklu kimlik ve farkl›l›klar› ve dolay›s›yla Bat› Avrupa’da geliflen yeni toplumsal hareketleri siyasetin yeni özneleri olarak kabul etmektedir. Laclau ve Mouffe’a göre yeni toplumsal hareketler. Daha çok. Postmarksist kuramc›lar. Laclau ve Mouffe. bir kimli¤e bürünebilir. belirsiz tekil özneler ve kimlikler olmak durumundad›r. Buna göre. Siyaset. toplumsal hayat›n metalaflmas›na. 1992: 201) olmas›na ra¤men. Bu anlamda yeni toplumsal hareketler. tekil kimlikler ve özne konumlar› olarak tan›mlanabilecek de¤iflik türde yeni toplumsal hareketlerdir. çeflitli gruplar›n rastlant›sal olarak bir araya gelmesiyle yap›lan bir performans olarak anlafl›lmaktad›r. 1992: 9). bu hareketlerin iktidar› ele geçirmek gibi bir amaçlar› ve perspektifleri bulunmamaktad›r. iktidar› ele geçirip devrim yapmak gibi bir perspektife sahip de¤illerdir. Laclau’nun (2006: 112) ifadesiyle söyleyecek olursak. 2004: 136). bu hareketlerin herhangi bir ideolojiyle eklemlenme biçimleridir. Tarihin motoru art›k s›n›f mücadeleleri yürüten iflçi s›n›f› de¤il. dirler. “yap›s›” aç›s›ndan lidersiz ya da dönüflümlü bir liderlik anlay›fl›n› kabul eden. Bu anlamda Marksizmin tekçi öznesi olan s›n›f yerine ço¤ul kimlikler ve özne konumlar›n› getirmifllerdir. Bu anlamda yeni toplumsal hareketler. toplumda böyle bir konuma sahip olan bir hareketten ya da özneden bahsedilemez (Laclau ve Mouffe. Laclau ve Mouffe. otoriteryan. 1997. gençleri ve yüksek e¤itim alm›fl bireyleri kapsayan hareketler olarak de¤erlendirilir (Pichardo. Bu anlamda. (Laclau ve Mouffe.158 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Yeni toplumsal hareketler. s›n›f hareketlerinden farkl› olarak toptan bir siyasal ve toplumsal dönüflümü sa¤lamak. s›n›rlar›n› tam olarak tan›mlayamad›¤›m›z belirsiz. s›n›fl› toplumun kapitalizmin karakteristik bir unsuru olmaktan ç›kt›¤›n›. özgürlükçü. ço¤ul taleplerin bir araya getirilip eklemlendi¤i bir dü¤üm noktas›d›r. Bu . yeni toplumsal hareketlerin. 1992: 206-208). Ne var ki. s›n›f mücadelesinin “yerini almakta”. “kat›l›mc›lar” aç›s›ndan ise orta s›n›f bireyleri. yeni toplumsal hareketler “ideoloji ve amaçlar” aç›s›ndan ekonomik yeniden da¤›t›m meselelerine odaklanmaktan çok yaflam kalitesi ve yaflam biçimleri üzerine vurgu yapmakta. Siyaset böylece s›n›flar aras› mücadelelerin flekillendirdi¤i bir eylem de¤il. sosyalist vb. Yeni toplumsal hareketlerin toplumsal temelini s›n›fla de¤il. tekil özneler olarak farkl› kimlikler çekirdek yap›lar olarak siyaset ve toplumsal iliflkilerin temeline yerlefltirilmifltir. 2001). Ama as›l önemlisi. siyasetin ve toplumsal de¤iflimin dönüfltürücü özneleri proleterya veya iflçi s›n›f› de¤il. bürokratikleflmesine ve homojenlefltirilmesine karfl› direniflin ifadesi olarak ortaya ç›kt›¤›n› öne sürmektedirler. toplumsal hayat›n metalaflmas›na. Postmarksist teorisyenler. 1992: 201). bürokratikleflmesine ve homojenlefltirilmesine karfl› direniflin ifadesi olarak ortaya ç›km›fl (Laclau ve Mouffe. Çünkü bu eklemlenme sayesinde herhangi bir hareket muhafazakar. 1992: 196). burjuvazi ve proletaryan›n farkl›laflt›¤›n› ve çal›flanlar›n üretici kimliklerinden çok tüketici. sivil toplumda özerklik ve eflitsizliklerin giderilmesi türünden kültürel bir tak›m talepleri dillendirmektedirler. Bu yeni toplumsal hareketlerin iktidar› ele geçirmek gibi bir amaçlar› yoktur. Marksizmin makro ölçekli s›n›f gibi kollektif özneleri yerine. aktaran: Coflkun. fakat hareketi tan›mlayan farkl› de¤erler ve ideolojilerle özdefllefltirir. siyaset rastlant›sal olarak eklemlenmelerin gerçekleflti¤i bir dünyad›r (“the world of contingent articulations”).

gevflek. Marx’›n toplumsal de¤iflimi sa¤layacak temel aktör/özne olarak gördü¤ü iflçi s›n›f› yerine yeni toplumsal hareketleri koyarlar. söylem teorisi çerçevesinden Marksizm sonras› bir bak›fl aç›s› ile günümüz toplumlar›nda siyasetin ve yürütülecek hegemonya mücadelelerinin niteli¤ine iliflkin tezlerini gelifltirirler. çünkü örgütleyici ilkeleri. daha çok. 1992: 196). Sonuç olarak.vazgeçtikleri söylenebilir. Aksine. liberal kapitalizmde tatmin edilemeyen. 2004: 67). modernleflme sürecinin. radikal demokrasi projesi. iflçi s›n›f›n›n yerine “halk” ya da “sivil toplumu” geçirerek ve halk-devlet çeliflkisinin de ekonomik de¤il fakat siyasal bir mücadele oldu¤unu vurgulayarak. her fleyden önce. ancak zaten var olan fikir ve de¤erlerin radikallefltirilmesi olarak anlamak mümkündür (Coflkun. ‹lginç olan. toplumdan radikal bir kopufl gerekti¤i fikrinden -devrimci anlay›fltan. Yeni toplumsal hareketler.7. . liberal deToplumsal bir devrime gerek duymayan. iliflkisel ve ço¤uldur. yeni tabiyet biçimlerini sorgulamaktad›rlar ve onlara yeni olma özelli¤ini veren fley de budur (Laclau ve Mouffe. çevreci dernekler ve eflcinsel hareketler aras›nda hiçbir öncelik/sonral›k iliflkisi yoktur. Hegemonya ve Sosyalist Strateji’den hareket ederek anlafl›labilir. Marksizmin iddia etti¤i gibi ekonomik durum gibi nesnel toplumsal belirlenimlerin ve konumlar›n kendili¤inden politik özneleri vermedi¤ini iddia etmektedir. Postmarksist yaklafl›m›n sosyalizme alternatif sunan kurumsal bir çabas› olarak de¤erlendirilebilir. Öyleyse. eylem ve örgütlenme tarz› aç›s›ndan da merkezili¤in ve tekçili¤in karfl›s›nda farkl›l›¤›n ve ço¤ulculu¤un vurguland›¤›. Bu anlamda siyasetin ve toplumsal de¤iflimin öncüsü say›labilecek hiçbir ayr›cal›kl› kimlik ve özne yoktur. kapitalizmin dönüflümünü mümkün gören radikal demokrasi projesi. Bu anlamda yeni toplumsal hareketler. kad›n dernekleri. Postmarksistler. hiyerarflik olmayan yap›lara dayan›r. refah devletinin. Postmarksist kurama göre. toplumsal de¤iflimde öncü olabilecek önceden verili herhangi bir kimlik veya s›n›f yoktur. demokrasi mücadelesi için “yeni toplumsal hareketleri” öne ç›karmaktad›rlar. Postmarksistler. radikal demokrasi projesinin. hepsi birbirine eflde¤er demektir.Postmarksizm ve Radikal Demokrasi 159 hareketler. Bu durumda radikal demokrasi. uçucu. sabitlenemez. sivil toplumu dönüfltürecek siyasal partilerden çok yeni toplumsal hareketlerin gücüne dayanan liberal-demokratik bir toplum önerirler. POSTMARKS‹ZM VE RAD‹KAL DEMOKRAS‹ S‹YASET‹ Radikal demokrasi projesi. Yeni toplumsal hareketlere iliflkin olarak Laclau ve Mouffe’un söyledikleri en iyi biçimde. Bu kitapta Laclau ve Mouffe. geleneksel din ve ahlak anlay›fllar›n›n bir elefltirisini yaparak ortaya ç›km›fl ve daha çok kültürel ve kimliksel problemleri öne ç›karan hareketler olarak de¤erlendirilir. istikrars›z. Bunlar halen modern kapitalist devletlerin egemen gruplar›n›n retori¤indeki mevcut ideallerdir. Postmarksizm. Bu ayn› zamanda Marksizmle bir kopufltur. sivil toplumda özerklik ve eflitsizliklerin giderilmesi türünden kültürel bir tak›m talepleri dillendirmektedirler. özselcili¤i reddeden ve siyasal mücadelelerin hedefini ve alan›n› söylemsel stratejiler yoluyla eklemlenen (articulate) özne konumlar›ndan yürütülecek hegemonya mücadeleleri olarak tan›mlayan bir projedir. Dolay›s›yla yeni toplumsal hareketler sosyalist ideolojinin. Ünite . Radikal demokrasi projesi. Radikal demokrasi siyasetini. tabiiyet iliflkisine karfl› yürütülen her türlü mücadeleyi kapsar fakat onlarla s›n›rl› de¤ildir. liberal demokratik ideolojiyi reddetmek yerine onu ço¤ul bir demokrasi do¤rultusunda derinlefltirme ve geniflletme siyaseti olarak tan›mlanabilir. Ayr›ca. demokratik idealler olan eflitlik ve özgürlüktür. Çünkü art›k tüm kimliklerin konumlar› de¤iflken. örne¤in bir iflçi sendikas› ile di¤er sivil toplum kurulufllar› aras›nda. Ancak. politik özneler rastlant›sal kimliklere dönüflmüfltür. Laclau ve Mouffe.

Laclau ve Mouffe’a göre s›n›fç›l›k. bireyin insani kapasitelerini gerçeklefltirme özgürlü¤ünü savunan ahlaki bir ilke olarak liberalizm bugün her zamankinden daha fazla geçerlidir (1992: 226). onu radikal ve ço¤ul bir demokrasi do¤rultusunda derinlefltirmek ve geniflletmek olabilir. toplumsal›n tamamlanmam›fl ve aç›k bir karakteri oldu¤undan hareket eden. ayr›cal›kl› kopufl noktalar›n›n reddedilmesi ve toplumsal›n ço¤ullu¤unun ve belirlenmemiflli¤inin kabul edilmesi. 2001: 54) Dolay›s›yla. onu radikal ve ço¤ul bir demokrasi do¤rultusunda derinlefltirmesi ve geniflletmesi önerilmektedir (1992: 216). bir toplumsal devrim program›na baflvurmaks›z›n kapitalizmin dönüflümünü olanakl› gören anlay›fl› solun yeni paradigmas› olarak görmektedir. kapitalist üretim iliflkilerinin son bulmas›. Sonuç olarak. Laclau ve Mouffe post-yap›salc› ve postmodernist ak›mlar›n etkisinde kalarak bir radikal demokrasi projesi önermifllerdir. özcülü¤ü ve özne mitini terk etmeyi gerektirdi¤ini ileri sürmüfllerdir (Mouffe. Bunun yan› s›ra. Radikal Demokrasi projesinin sosyalizm hedefini de içerdi¤ini belirten Laclau ve Mouffe. Örne¤in radikal demokrasi projesinin konumuna bakt›¤›m›zda. Radikal Demokrasi stratejisi. evrenselci klasik sosyalizm söyleminden farkl›laflt›¤›n› iddia etmektedir (Kaygalak. Ayd›nlanman›n soyut evrenselcili¤inden. Yazarlar.160 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Liberalizme ve Marksizme bir alternatif olarak sunulan radikal demokrasi siyaseti. saydam ve dikiflli bir varl›k olarak özne kategorisinin terk edilmesi ve farkl› özne konumlar› temelinde oluflmufl antagonizmalar›n tan›nmas› Radikal Demokrasi nosyonuna ait teorik zeminin ilk koflullar›d›r. Laclau ve Mouffe postmodern ve postyap›salc› argümanlar› izleyerek. ekonomizm ve bunlar›n nihai çekirde¤ini oluflturan devrim. solun görevi. çat›flma kavram›n› yok ederek s›n›f sistemine dayal› tüm perspektifleri ortadan kald›ran Mouffe’un bu anlay›fl›. radikal demokrasi projesinin evrenselcili¤i. Bu noktada. 1992: 216. Mouffe’a (1994) göre. liberal demokratik gelenek . mokrasiyi “radikal ve ço¤ulcu bir demokrasi do¤rultusunda derinlefltirmek ve geniflletmek” ten (Laclau ve Mouffe. Liberal demokrasinin evrenselcili¤i ve ak›lc›l›¤›n› elefltirmekle birlikte Laclau ve Mouffe’a göre. Buna karfl›l›k. di¤er eflitsizliklerin de ortadan kald›r›lmas›n›n izleyece¤i fikri reddedilmektedir (1992: 235). 1994: 196). Liberal Demokratik ideolojiyi reddetmek de¤il. Keyman. özcü bir totalite anlay›fl›ndan ve bütünlüklü bir özne mitinden vazgeçmemiz gerekti¤ini iddia etmektedir. bütünsel. 2000: 89. ancak post-kapitalist argümanlardan hareket ederek sosyalizmin bugüne kadarki kavran›fl› içinde önemli yer tutan proletarya diktatörlü¤ü kavram›n› da reddetmektedirler. sadece liberal demokrasinin bir üst projesi olarak de¤erlendirilmektedir. birey merkezli haklar› temel alan ve evrensellik ilkesini tan›mayan bir hegemonik tasar›dan ibarettir. sosyalizmin de bu tasar›n›n bileflenlerinden biri oldu¤unu belirtmektedirler (1992: 219). 1998: 205) ibarettir. devletçilik. liberal demokrasiye karfl›t bir söylem olmas›na ra¤men. Çünkü yazarlara göre. Liberal Demokratik ideolojiyi reddetmek yerine. radikal bir demokrasinin gerektirdi¤i ço¤ulluk ve aç›lma ile ba¤daflmayan bir perspektiftir (1992: 218). Bu içeri¤iyle de belli toplumsal kategorileri politik ve epistemolojik ayr›cal›klarla donatan. Giddens. Radikal Demokrasi stratejisi. “radikal demokrasi” olarak adland›r›lan ve köklü bir flekilde özgürlükçü ve klasik solunkilerle karfl›laflt›r›lamayacak ölçüde büyük hedefleri oldu¤u iddia edilen yeni bir politik tasavvurun iki temel dayana¤› olarak gösterilmektedir (1992: 187). politik alanlar›n ve öznelerin ço¤ullaflt›¤›n› ve bu ço¤ullu¤un indirgenemez bir karaktere sahip oldu¤unu iddia eden. Ancak. tabiiyet iliflkilerinin kökünde bulunan kapitalist üretim iliflkilerine son vermenin gereklili¤ine inanan Radikal Demokrasi tasar›s›n›n sosyalist bir boyut içerdi¤i de aç›klanmaktad›r. tersine.

Radikal demokrasi projesinin baflar›s›n› hiçbir fley garantilemez. radikal ço¤ulcu demokrasinin temel niteliklerinden biridir (Keyman. aksine liberal demokratik de¤erleri radikal ve ço¤ul bir demokrasi do¤rultusunda derinlefltirmek ve geniflletmektir. kolektif bir eylemi ortaya ç›karacak söylemsel koflullar›n tan›mlanmas›d›r. di¤eri Ernesto Laclau. bir özne-konumlar› ço¤ullu¤unun demokratik matris yoluyla oluflturulmas›na el verecek flekilde çok daha çeflitli toplumsal iliflkiler içinde kurumlaflt›r›lmas›n› gerektirir. kimlikleri bast›r›lan gruplar aras›ndaki olumsall›klar› kullanarak. 2000: 73). radikal demokrasi için merkezi sorun. anti-cinsiyetçilik ve anti-kapitalizmin müflterek eklemlenmesine izin verecek yeni özne-konumlar›n›n yarat›lmas›n› gerektirir. “Müzakereci demokrasi” teorisi si- . Ancak. ‹flte yaln›zca bu koflullar alt›nda iktidara karfl› yap›lan mücadeleler hakikaten demokratikleflir (Mouffe. Radikal demokrasi projesi. Radikal demokrasi anlay›fl›. Mouffe. böyle bir görev. 1994: 193). 1994: 192). s›ras›yla “müzakereci demokrasi” ve “agonistik demokrasi” (çat›flmal› ço¤ulculuk) teorileri. “demokratik haklar” olarak gören radikal demokrasi projesi. Radikal Demokrasi projesini ortaya koyan Postmarksist anlay›fl›n amac› liberal demokrasiyi ve onun burjuva de¤erlerini ve ideolojisini terk etmek de¤il. liberal demokratik gelene¤in ö¤eleri aras›nda çok say›da demokratik mücadelelerin eklemlenmesinin sonucu olacak yeni bir hegemonya yaratacakt›r (Mouffe. Chantall Mouffe ve William Connolly taraf›ndan gelifltirilen. demokrasiyi savunmaya ve demokrasinin uygulanabilirlik alanlar›n› yeni toplumsal iliflkileri kapsayacak flekilde geniflletmeye çal›flmaktad›r. Bu ba¤lamda teorilefltirilen radikal demokrasi. E¤er radikal demokrasinin görevi asl›nda demokratik devrimi derinlefltirmek ve çeflitli demokratik mücadeleleri birbirlerine ba¤lamaksa. demokratik de¤erlerin bir hegemonyas›d›r ve bu da demokratik pratiklerin ço¤alt›lmas›n›. Agonistik Demokrasi Liberal demokrasinin daha fazla gelifltirilmesi olarak formüle edilen radikal demokrasi kuramlar› iki bafll›k alt›nda incelenebilir: Biri. radikal demokrasi kuramc›lar›. bu ortakduyu sayesinde her grubun talebi öbürlerininkiyle demokratik eflde¤erlilik ilkesi uyar›nca eklemlenebilir. tam da bu güçlerin kimliklerini dönüfltürme meselesidir. ama bu proje modernitenin demokratik projesini izlemeyi ve derinlefltirmeyi bir görev olarak önüne koymufltur. Son olarak. toplumsal ve bireysel iliflkiler içinde görür. bu iliflkilerin siyasal iliflkiler olarak alg›lanmas›. ‹flte bu flekilde. Bu mücadeleler kendiliklerinden yöndefllik içine girmez ve demokratik eflde¤erlikler yaratabilmek için farkl› gruplar›n kimliklerini dönüfltürecek yeni bir “ortakduyu” (common sense) gereklidir. Haklar› bireyci bir çerçevede de¤il. Seyla Benhabib ve John Rawls taraf›ndan. onun derinlefltirilmesini de önermifl olmaktad›r. Jürgen Habermas. Marksist elefltirilerin demokrasi penceresinden yeniden oluflturulmas›n› ve farkl›/yeni sosyal hareketlerin yaklafl›mlar›n›n dikkate al›nmas›n› önermektedir. siyasall›¤›. hak aray›fllar›n›n bireyci bir çerçevede de¤il demokratik haklar aray›fl› olarak yerini bulabilece¤ine vurgu yapm›fllar ve bunun da çok say›da demokratik mücadelenin eklemlenmesinin sonucu olarak geliflebilecek bir hegemonya sonucu gerçekleflebilece¤ini vurgulam›fllard›r.7. demokrasiyi savunmakla kalmay›p. Çünkü mesele yaln›zca verili ç›karlar aras›nda bir ittifak oluflturma meselesi de¤il. Mouffe’a göre ihtiyac›m›z olan fley. ‘demokrasiyi demokratiklefltirmek’ düflüncesinin dayand›¤› temel ilke olarak gösterilebilir. farkl› özne konumlar›n›n kat›l›mc›l›¤›n sa¤lanmas›yla demokraside radikal bir geçiflin/dönüflümün sa¤lanmas›. Öyle ki. di¤er bir deyiflle. Ünite . örne¤in anti-›rkç›l›k. Son olarak.Postmarksizm ve Radikal Demokrasi 161 bir çok yoruma aç›kt›r ve radikal demokrasi di¤er stratejilerden yaln›zca biridir. devlet ve devlet kurumlar›n› içeren siyasal düzeyde de¤il.

162

Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar›

vil toplum alan›n›, kamusal alanda siyasi ve ahlaki aç›lardan özgür ve eflit bireylerin rasyonel bir diyalog ile konsensüse varabilecekleri bir alan olarak kavrar. Buna ba¤l› olarak, “müzakereci demokrasi” teorisi iki nedenle yeni toplumsal hareketler ile iliflkilendirilmektedir: Bu hareketler (a) müzakere yoluyla ortak bir konsensüse varabilmenin ve kamusal konuflman›n gerçekleflmesinin koflullar›n› yaratmaktad›rlar ve (b) yaflam alan›na yönelik taleplerde bulunmaktad›rlar (Benhabib, 1999). Di¤er taraftan, Laclau ve Mouffe’un ortaya att›¤› “agonistik demokrasi” modeli, kamusal alandaki iliflkileri kimlik ve fark temelinde kurarak, ortak bir konsensüse varmak yerine çat›flmac› bir “kimlik siyaseti” gelifltirme gereklili¤ine vurgu yapar. Bunun nedeni ise, II. Dünya Savafl› sonras›nda geliflen yeni hegemonik formasyonun, toplumsal iliflkilerin metalaflmas›na, bürokratikleflmeye ve homojenleflmeye neden olmas›d›r (Laclau ve Mouffe, 1992). Bu çerçevede düflünüldü¤ünde, yeni toplumsal hareketler Laclau ve Mouffe taraf›ndan bu üç etkene karfl› olarak geliflmifl hareketler biçiminde de¤erlendirilir (1992: 201) ve bu hareketler ayn› zamanda kimlik ve fark temeline dayal› agonistik bir demokrasinin gelifltirilmesinin koflullar›n› yarat›rlar (Coflkun, 2004: 6). Radikal demokrasi, sürekli olarak ço¤ulcu bir yap›dan dem vursa da; amac›n›n kabul edilebilir bir fikir birli¤i sa¤lamaktan öte farkl› gruplar için farkl› zeminlerde çözümler üretebilme gereklili¤i oldu¤unu savunur. Bu yönüyle, Laclau ve Mouffe, Habermas’›n uzlaflmac› demokrasi anlay›fl› yerine antagonistik yani çat›flmac› bir demokrasiyi önermektedir. Chantal Mouffe verdi¤i bir röportaj›nda, Habermas gibi “uzlaflmac›” liberallere karfl› ç›kt›¤›n› ve ‘çat›flman›n her daim var olaca¤›n› söyleyerek, radikal demokrasi içinde “çat›flmac›” bir siyaset bilimi teorisi önerdiklerinin alt›n› çizmektedir. Laclau ve Mouffe, “siyasetin yeni ba¤lam›n›” kimlik siyasetinin oluflturdu¤unu ileri sürerek, “agonistik demokrasi” (“çat›flmac› ço¤ulculuk”) ad›n› verdikleri ve kimlik ve fark iliflkisini dikkate alan bir demokrasi ve bu demokrasinin iflleyece¤i bir kamusal alan yaklafl›m› gelifltirmifllerdir. Agonistik demokrasi teorisi, yeni toplumsal hareketlerin bir “kimlik siyaseti” uygulad›¤›na vurgu yapar. Bu nedenle de bu hareketler kimlik ve fark temelinde çat›flmay› da içine alan bir demokrasinin gelifltirilmesinin koflullar›n› yarat›rlar (Laclau ve Mouffe, 1992). Postmarksistler, kamusal alan›n kimlik/fark temelinde anlafl›lmas› gerekti¤ini ileri sürerler. ‹kinci elefltiri noktalar›, uzlaflmaya dayal› demokrasi anlay›fl›n›n ço¤ulculuk anlay›fl›n› öne ç›karaca¤›, bunun ise karfl›tl›klar›n yok say›lmas› anlam›na gelece¤i konusunda ortaya ç›kar. Örne¤in, Mouffe’a göre, demokrasinin karfl›s›ndaki gerçek tehdit, “karfl›tl›¤›n silinmesi olanaks›z niteli¤ini yads›mak ve evrensel rasyonel bir uzlaflmay› hedeflemektir” (Mouffe, 1999: 352). Mouffe’a göre; demokratik toplum, toplumsal iliflkilerde kusursuz bir uyum düflünü gerçeklefltirecek bir toplum olarak anlafl›lamaz. Demokratik topluma, demokratik olma niteli¤i ancak s›n›rl› bir toplumsal aktörün kendisine bütünü temsil etme yetisini atfedememesiyle verilebilir. O zaman, demokrasi politikas›n›n ana sorunu, iktidar›n nas›l ortadan kald›r›laca¤› de¤il, demokratik de¤erlerle ba¤dafl›r iktidar biçimlerinin nas›l oluflturulabilece¤i olur (aktaran: Coflkun, 2004: 59). Connolly, agonistik, yani çat›flmac› ve tart›flmac› bir demokrasiyi flöyle tan›mlar:
Kimli¤in hayat aç›s›ndan gereklili¤ini olumlayan, onun dogma haline getirilmesine karfl› ç›kan ve insan yaflam›n›n çok biçimli çeflitlili¤ini koruma kayg›s›n› kimlik ve farkl›l›k aras›ndaki karfl›l›kl› ba¤›ml›l›k ve mücadeleyle birlefltiren bu siyasi hayale ben ‘agonistik demokrasi’ diyorum (1995: 11). Dolay›s›yla agonistik demokrasi biçimi,

7. Ünite - Postmarksizm ve Radikal Demokrasi

163

müzakereci demokrasi savunucular›n›n yapt›¤› gibi çat›flma ve çeliflkileri ortadan kald›rmay› ya da bunlar aras›nda rasyonel bir uzlaflma sa¤lamay› amaçlamaz. Bunun yerine, demokratik bir projenin gerçekleflmesi için, birbirleriyle çat›flan bu unsurlar› harekete geçirerek çat›flmac› bir konsensüs ortam› yaratmay› hedefler (aktaran: Coflkun, 2004: 67).

Agonistik demokrasiyi öne ç›karan kuramc›lar, sivil toplum örgütlerinin gerek devlet kurumlar›yla gerekse kendi aralar›ndaki iliflkilerde çeflitlilik, ço¤ulculuk ve çat›flman›n bir arada yaflayabilece¤ini öngörürler. Onlara göre siyasetin temeli çat›flmad›r. Bu çat›flan ç›karlar aras›nda demokratik bir eflde¤erlili¤in yarat›labilmesi, “farkl› gruplar›n kimliklerini dönüfltürecek yeni bir ortakduyunun” gelifltirilebilmesiyle olanakl›d›r (Mouffe, 1994: 192). Laclau ve Mouffe’a göre, siyasal mücadeleyi tek bir birleflik kanala ak›tmak demek, demokrasiyi heba etmek, farklar›n zenginli¤ini tek bir özne konumuna indirgeyerek yok saymak anlam›na gelir. Radikal demokrasi projesi modernitenin demokratik projesini izlemeyi ve derinlefltirmeyi bir görev olarak önüne koymufltur. Böyle bir strateji, Ayd›nlanman›n soyut evrenselcili¤inin, özcü bir toplumsal totalite anlay›fl›n›n ve üniter bir özne mitinin ilga edilmesini gerektirmektedir (Mouffe, 1994: 196). Dolay›s›yla demokratik bir toplum, Habermasc› de¤iflik müzakereci yaklafl›mlar›n ileri sürdü¤ünün tersine, birbiriyle uyumlu birey ve gruplardan oluflmufl bir toplum olarak kavranamaz. Çünkü, gerçekte siyaset, “bir farkl›l›k ve çat›flma temelinde birli¤in yarat›lmas›yla ilgilidir” (Mouffe, 2002: 106). Bu noktada çat›flma ya da antagonizmalar›n ortadan kald›r›lmas› olanakl› olmad›¤› gibi, böyle bir çaba demokrasiyle uyuflmaz.

Agonistik demokrasi anlay›fl› kimlik siyaseti üzerine infla edilmektedir. Buna göre, tüm farkl› kimlikler çeflitlilik, ço¤ulculuk ve çat›flma esas›na göre bir arada yaflayabilir. Agonistik demokraside siyasetin asli unsuru ve temeli çat›flmad›r. Bu çat›flan ç›karlar aras›nda demokratik bir eflde¤erlili¤in yarat›labilmesi, farkl› gruplar›n kimliklerini dönüfltürecek yeni bir ortakduyunun gelifltirilebilmesiyle olanakl›d›r.

POSTMARKS‹ZME YÖNELT‹LEN TEMEL ELEfiT‹R‹LER
‹lk olarak, her türlü maddi prati¤i, üretim iliflkilerini, s›n›f mücadelelerini vb. tart›flman›n d›fl›na iterek bütün bir tarihin ve yaflam›n söylemsel olarak kuruldu¤unu iddia eden Postmarksistlerin söylemi tarih-d›fl›, kuflat›c› ve herfleyi kurucu bir kategori varsaymalar› da özcü bir yaklafl›m olarak elefltirilmektedir. Örne¤in, Norman Geras (1987) her nesnenin söylemsel olarak anlafl›labilece¤ini söyleyen Laclau ve Mouffe için söylemsel idealizme yakalanmakla suçlamaktad›r. Ayr›ca, bununla ba¤lant›l› olarak, bireyin sosyo-ekonomik aç›dan iflgal etti¤i yerle, politik-ideolojik ç›karlar aras›nda herhangi bir zorunlu iliflki olmad›¤›n›n iddia edilmesi ve bu flekilde, s›n›f ile politik ç›karlar aras›ndaki zorunlu ba¤›n kopar›lmas›, politika ve ideolojiyi kendi kendini yaratan pratikler haline getirmektedir (Eagleton, 1991: 295). Postmarksistlerin söylem olgusuna atfetti¤i önem radikal demokrasi projesini sorunlu k›lan bir baflka alan açm›flt›r. Tüm analizlerinde maddi olandan uzaklafl›p onun yerine söyleme, aflk›n bir önem atfeden radikal demokratlar, tarih olgusunu her nevi maddi belirlenimden ar›nd›ran, siyaseti s›n›flardan uzaklaflt›ran bir anlay›fl sunarlar. Sonuçta da, siyasal olan› ve alan› devlet ve s›n›ftan uzaklaflt›rarak maddi olana önem vermeyen genel geçer bir kurama ulaflm›fl olurlar. Bunun sonucunda, radikal demokrasi projesi içinde siyaset tümüyle olumsal bir statü kazanm›fl olur. Radikal demokrasi yaklafl›m› siyaseti maddi belirlenimden ve s›n›f anlay›fl›ndan tümüyle ba¤›ms›z bir olumsall›k alan› olarak konumland›rarak asl›nda siyasal alan› olumsallaflt›rm›fl, içeriksizlefltirmifl olur. Üstelik dönüfltürücü özne olarak belirli, tan›ml› iflçi s›n›f› yerine istikrars›z ve mu¤lâk bir özne konumu yarat›rlar ki, böylece siyasal alan› da bitimsiz bir flekilde özerklefltirmifl olurlar.

Postmarksizm, Marksizmi gelifltiren ve ileriye götüren postmarksist bir konum olmaktan çok, “post-liberal” bir konum oldu¤u yönünde elefltiriler alm›flt›r.

164

Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar›

Bu ba¤lamda, ayd›nlanman›n totaliter anlay›fl›na hararetle karfl› duran, s›n›f karfl›t› bir kuram sunduklar›n› savunan radikal demokratlar›n kuramlar› içinde söylem, siyasal olan›n önceli¤i, hegemonya ve eklemleme gibi afl›lamaz, sorgulanamaz, mutlak kategorileri bar›nd›rd›¤›n› görüyoruz. Örne¤in, hegemonyaya iliflkin Gramscici temel okumay› reddeden ve onu post-yap›salc› bir bak›flla tekrar okuyan radikal demokratlar, toplumsal dinamiklerden ba¤›ms›z ve kendi içinde mutlak bir hegemonya anlay›fl›na ulafl›rlar ki, bu da projeyi sonu hiç gelmeyen, hegemonya kavram›na Marksizmin Ortodoks yorumundaki ekonominin ifllevine benzer bir statü kazand›ran sorunlu bir yap› do¤urmaktad›r. Tüm bu aç›klamalar ›fl›¤›nda de¤erlendirecek olursak, Laclau ve Mouffe’un Postmarksist kuram›n›n Marksist teoriyle uzaktan yak›ndan bir iliflkisi olmad›¤›n› düflünen Norman Geras (1987: 43) bu kuram›n esasen Marksizm-sonras› (postMarksizm) olarak de¤il de Marksizm-d›fl› (ex-Marxism) olarak adland›r›lmas› gerekti¤ini savunmaktad›r. Baz›lar› da Postmarksist yaklafl›m›, Marksizmin yenilenmesi olarak de¤il, fakat suland›r›lmas› olarak yorumlamaktad›r. Ne var ki, Laclau ve Mouffe, söylemsel pratiklerin ç›karlar› infla etmenin ve politika yapman›n temel araçlar› haline geldi¤ini öne sürerken toplumsal formasyonda bu söylem çeflit1ili¤ini üreten fleyin ne oldu¤unu aç›klam›yorlar. Terry Eagleton’un deyifliyle, ç›karlar›n nereden geldi¤i Postmarksizm için küçük bir çocuk için bebeklerin nereden geldi¤i meselesi kadar karanl›k bir meseledir (Eagleton, 1991: 285). Örne¤in bu noktada, Laclau ve Mouffe flöyle demektedir: “E¤er kad›nlar› özneler olarak kuran söylemler onlar› -onyedinci yüzy›la kadar oldu¤u gibi- safça ve basitçe tabi bir konumda sabitlefltirseydi, kad›nlar›n tabi olmalar›na karfl› bir mücadele hareketi olarak feminizm ortaya ç›kmazd›” (1992: 189). Demek ki, bütün toplumsallaflma ve mücadele biçimleri havada çarp›flan söylemlerin marifetidir, öznelerin bu olup bitenlerle iradi hiçbir iliflkisi yoktur (Kaygalak, 2001: 47). Öngen’in de (1993: 39) belirtti¤i gibi Laclau ve Mouffe’un ortaya koydu¤u anlay›fl, anti-kapitalist bir yaklafl›ma sahip de¤ildir, çünkü post-kapitalist bir topluma geçildi¤i kabulünden hareket etmektedir. S›n›fl› toplumun kapitalizmin karakteristik bir unsuru olmaktan ç›kt›¤›, burjuvazi ve proletaryan›n farkl›laflm›fl ve çal›flanlar›n üretici kimliklerinden (ekonomik koflullar›ndan) çok tüketici, yurttafl ya da az›nl›k kimlikleri ile tan›mlanan özne konumlar› edindikleri öne sürülmektedir (Kaygalak, 2001: 47). ‹kinci olarak yazarlar, günümüz toplumlar›ndaki yeni sorun alanlar› ve biçimlerinin en onemli kayna¤› olarak devleti gördüklerini belirtmelerine ra¤men önerdikleri siyaset modelinde (radikal demokrasi) devlete iliflkin herhangi bir mücadele anlay›fl› ya da biçiminden söz etmemektedirler. Bu siyaset anlay›fl›n›n ufku sivil toplumla s›n›rl› oldu¤undan devlet hiçbir flekilde siyasal mücadele alanlar›ndan biri olarak telaffuz edilmemektedir. Sivil toplumculu¤u, söylem stratejilerini öne ç›karan Radikal Demokrasi teorisyenleri ve daha genel olarak ekonomi ve politikay› birbirinden kopararak demokrasiyi ve onun geliflimini aç›klamaya çal›flan tüm di¤er yaklafl›mlar, günümüzün karmafl›klaflm›fl olsa da hala kapitalist olmaya devam eden toplumlar›nda, devletin ve demokrasinin bu s›n›fsal niteli¤ini göz ard› etmekte, ekonomik düzlemdeki ba¤›ml›l›k ve sömürü iliflkileri sürerken, siyasal alanda demokrasinin geliflece¤i yan›lsamas›n› içinde tafl›maktad›rlar. Radikal Demokrasi, toplumdaki mülkiyet iliflkilerine ba¤l› ekonomik ve toplumsal sömürü biçimlerini, devletin bu eflitsizliklerin kurulmas› ve sürdürülmesin-

ya da bar›fl hareketi. “bu argümandan ç›kar›labilecek nihai sonuca göre.) kad›nlarla feminizm ya da iflçilerle sosyalizm aras›nda herhangi bir ‘zorunlu’ iliflki yoksa. Laclau ve Mouffe’un radikal demokrasi projesinin merkezinde yer alan yeni toplumsal hareketlerin hangisinin ne kadar “yeni” oldu¤u tart›flmal›d›r.. cinsel özgürlükleri gündemlerinin ön s›ralar›na alan liberterler ve anarflistler. Yeni “Sa¤”›n yükselifli karfl›s›nda “Sol”un bir alternatif yaratabilmesi için Liberal Demokratik ideolojiyi reddetmek yerine onu “radikal ve ço¤ul bir demokrasi do¤rultusunda derinlefltirmesi ve geniflletmesi” gerekmektedir. yine 19. Yazarlar bunun. Ayr›ca. Postmarksist bir çerçeveden toplumsal de¤iflime bak›ld›¤›... Türk olmakla Türk milliyetçisi olmak. Nitekim her Türk. yüzy›l›n bafl›nda ve sonunda farkl› biçimlerde varl›¤›n› ortaya koymufl bir ideoloji. sosyalist de¤il. yüzy›l›n sonunda belirli ülkelerde de olsa. bu noktada hakl› olarak flu elefltiriyi yapmaktad›r: (. Erkeklerin babaerkli¤e karfl› yürütülen mücadeleye öncülük etmemeleri (. Ünite . Ne var ki. uygun söylemi iflitebilece¤i uzakl›kta olmas› yeterlidir” (Wood. Laclau ve Mouffe gerçekten de sosyalist bir politikan›n görmezden gelemeyece¤i bir toplumsal muhalefet potansiyelini temsil eden yeni toplumsal hareketlerin de¤iflken ve kimi zaman birbirinin karfl›t› özneleri ayn› politik proje içinde nas›l bir araya getirebilecekleri konusunda hiçbir fley söylemiyorlar. Nitekim. bir proleterinkiyle ayn›d›r .bunun için. bunlar aras›ndaki iliflkinin sadece olumsal ve keyfi oldu¤unu söylemek de do¤ru de¤ildir. milliyetçi olmak zorunda de¤ildir. 19. Kad›n olmakla feminist olmak. 1992: 8) Örne¤in Eagleton. o ma¤ara adam›n›n. Yazarlara göre.Postmarksizm ve Radikal Demokrasi 165 deki rolü ve ifllevini görmezden gelerek siyasetin amac›n› bir kimlik kurma mücadelesine indirgemektedir. Örne¤in feminizm.7. erkek olmakla ataerkillik savunucusu olmak aras›nda zorunlu ve do¤al bir iliflki olmad›¤›n› söylemek oldukça do¤rudur. liberal bir zemin üzerinde kurulmas›n›n mümkün oldu¤unu belirtiyorlar. 2004: 70). kendi tasar›s›na uygun düflen toplumsal grup hangisi olursa olsun onu kendi projesi içine çeken.. Ne var ki. sorusu asl›nda yan›ts›z kalmaktad›r. bir Türk’ün Türk milliyetçisi olma olas›l›¤› ile bir Eskimo’nun Türk milliyetçisi olma olas›l›¤› aras›nda görünürde hiçbir fark olmad›¤›n› söylemek demektir (Coflkun. yüzy›l›n bafl›nda hem de oldukça güçlü bir biçimde yükselmifl bir hareket. bir ma¤ara adam›n›n sosyalist olma ihtimali. kimin hangi güdüyle ve neden toplumsal bir dönüflümü gerçeklefltirmeye niyetlenece¤i. Dahas›. benzer bir flekilde Postmarksist bak›fl› elefltiren Wood’a göre. feci halde eklektik ve f›rsatç› bir siyaset olacakt›r.) için hiçbir geçerli neden kalmayacakt›r (Eagleton. seslerini duyurmam›fllar m›yd›? (Savran.1996: 301). Çünkü bu. . 20. Ancak Radikal Demokrasi teorisinin hayata geçmesinin önünde duran merkezi bir sorun var: Stratejisini üzerine kurduklar› gruplar›n kolektif bir eylemi ortaya ç›karacak söylemsel koflullar›n tan›mlanmas› sorunu. 1985: 72). bu durumda ulafl›lacak sonuç.

Laclau ve Mouffe. feminist vb. Radikal demokrasinin teorik zeminin ilk koflulu olarak bütünsel saydam ve dikiflli bir varl›k olarak özne ve s›n›f kategorisinin terk edilmesi ve farkl› özne konumlar› temelinde oluflmufl antagonizmalar›n tan›nmas› gerekmektedir. özne konumlar›. siyaset biliminin gündeminde s›n›f analizleri a¤›rl›¤›n› iyice kaybetmifl. Siyaset. A M A Ç 4 . A M A Ç 3 A M A Ç 2 Yeni Toplumsal Hareketlerin özelliklerini de¤erlendirebilmek. siyaset ile ekonomi aras›nda bire bir bir iliflki tan›mlam›fl olmak ve bir politik özne olarak iflçi s›n›f›n› merkeze koymakla elefltirmektedirler. politika ve ideolojiyi üretim tarz›na ba¤l› toplumsal iliflkilerin belirledi¤i. anti-kurumsal ve feminist hareketler gibi farkl› kimlik ve siyasetleri ifade eden yeni toplumsal hareketler radikal demokrasi siyasetinin temel özneleri olacaklard›r. Onun için art›k günümüzde s›n›f kavram› yerini vatandafl. Yeni toplumsal hareketler radikal demokratik siyasetin yeni özneleri durumuna gelmifltir ve bunun için iflçi s›n›f›n›n devrimci bir rolü oldu¤u fikri terkedilmelidir. siyasetin merkezine birey. özne. antiotoritaryan. günümüzde kapitalist toplumsal düzenin dayand›¤› özgül iliflki biçimi sermaye ve emek aras›nda varoldu¤u söylenen çeliflkinin ve sömürü iliflkilerinin yerini devlet ve sivil toplum aras›ndaki tabiiyet iliflkileri ve çeliflkiler alm›flt›r. ideoloji ve politika kategorileri. Laclau ve Mouffe’un öncülük yapt›¤› Postmarksist kuram. Buna göre. az›nl›klar. belirsiz tekil özneler ve kimlikler olmak durumundad›r. tam tersine. bunun yerine çoklu kimlik ve farkl›l›klar› dolay›s›yla Bat› Avrupa’da geliflen yeni toplumsal hareketleri siyasetin yeni özneleri olarak kabul etmektedirler. Postmarksizmin Marksizmi elefltirdi¤i temel noktalar› s›ralayabilmek. liberal demokrasiyi radikal ve ço¤ulcu demokrasi yönünde derinlefltirmek ve yayg›nlaflt›rmak olmal›d›r. Postmarksistler. Böylelikle. solun hedefi liberal-demokratik ideolojiyi tümüyle yads›mak olmamal›d›r. Yeni toplumsal hareketler. iktidar› ele geçirip devrim yapmak gibi bir perspektife sahip de¤illerdir. hegemonik pratiklere yönelen bir söylem kurma sürecidir ve herhangi bir s›n›f›n maddi ç›karlar› üzerinden biçimlendirilemez. yerine birey. ekolojik. ‘öteki’ler ve bireylere b›rakm›flt›r. Dolay›s›yla. Marksist teoriyi. Postmarksizme göre. ço¤ulculuk gibi özne konumlar›n› yerlefltirmifllerdir. Marksizmdeki ekonominin toplumsal süreçleri belirlemedeki göreli a¤›rl›¤› ya da iflçi s›n›f›n›n politik önder oldu¤u fleklindeki “özcü” anlay›fllar terk edilmelidir. söylem yoluyla kurulabilir. Postmarksist kuramc›lar. özgürlükçü bir toplumsal dönüflüm için kapitalist üretim iliflkilerinin ortadan kald›r›lmas›n›n gerekli koflul oldu¤u gibi temel Marksist ilkeleri reddetmektedir. ço¤ulculuk gibi kavramlar ikame edilmifltir. farkl› kimlikler. bir toplumsal devrim program›na baflvurmaks›z›n kapitalizmin dönüflümünü olanakl› gören anlay›fl› solun yeni paradigmas› olarak görmektedir. ‹deolojik ve politik ç›karlar ancak. Ancak bu noktada. liberalizme ve Marksizme bir alternatif olarak sunulan radikal demokrasi siyaseti. s›n›f hareketlerinden farkl› olarak toptan bir siyasal ve toplumsal dönüflümü sa¤lamak. ‹flçi s›n›f›n›n siyasetin aktif bir öznesi olarak a¤›rl›¤›n›n kalmad›¤› bir dönemde.166 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Özet A M A Ç 1 Postmarksizmin temel varsay›mlar›n› aç›klayabilmek. Kentsel. s›n›f iliflkilerinin toplumun ve tarihin belirleyici unsuru oldu¤u. siyasetin merkezine Bat›’da geliflen birbirinden ba¤›ms›z çevreci. anti-militarist. Postmarksist radikal demokrasi kuramc›lar›. Özellikle sosyalist blok ülkelerinin 1989’dan sonraki çözülmesi süreciyle birlikte. siyasetin ve toplumsal de¤iflimin dönüfltürücü özneleri proleterya veya iflçi s›n›f› de¤il. Radikal demokrasi siyasetinin özelliklerini ay›rt edebilmek. Bu anlamda. Marksistlerin ideoloji ve politika gibi üstyap›sal unsurlar›n son kertede ekonomik iliflkiler taraf›ndan biçimlendirildi¤i fikrine ideoloji ve politikan›n sadece söylemsel olarak biçimlendirilebilece¤ini öne sürerek itiraz etmektedirler. “yeni toplumsal hareketleri” koymaktad›rlar. Bu anlamda. s›n›fsal bir perspektifi terk ederek. fakl› kimlikler. Art›k bir kimsenin sosyo-ekonomik aç›dan iflgal etti¤i yer ile siyasi-ideolojik ç›karlar› aras›nda herhangi zorunlu iliflki yoktur. Radikal demokrasi stratejisine göre. feminist. ekonomi ve s›n›fsal iliflkilerden ayr› ve ba¤›ms›z toplumsal kategorilerdir. iflçi s›n›f›n›n sosyalizmden nesnel ç›kar› oldu¤u ve bu nesnel ç›karlar›n iflçi s›n›f›n› zorunlu olarak birlefltirici yap›sal e¤ilimler oluflturdu¤u.

Bu çat›flan ç›karlar aras›nda demokratik bir eflde¤erlili¤in yarat›labilmesi. amac›n›n kabul edilebilir bir fikir birli¤i sa¤lamaktan öte farkl› gruplar için farkl› zeminlerde farkl›l›klar› koruyarak çözümler üretebilme gereklili¤i oldu¤unu savunur.7. bu gruplar›n de¤iflken ve kimi zaman karfl›t ç›kar sahibi gruplar olarak ayn› politik proje içinde nas›l yer alabilecekleri konusunda bir fley söylememektedirler. sürekli olarak ço¤ulcu bir yap›dan dem vursa da. Ünite . Ayr›ca Postmarksizmin her fleyi söylemin etraf›nda anlamaya çal›flmas› da ciddi elefltiriler alm›flt›r. s›n›f mücadelelerini vb.Postmarksizm ve Radikal Demokrasi 167 AM A Ç 5 Agonistik demokrasinin temel önermelerini analiz etmek. ço¤ulculuk ve çat›flma esas›na göre bir arada yaflayabilir. Agonistik demokrasi anlay›fl›. üretim iliflkilerini. önerdikleri hegemonik eklemlenme formasyonunun neye dayan›larak oluflturuldu¤una. Bu ba¤lamda. tüm farkl› kimlikler çeflitlilik. ortak bir konsensüse varmak yerine çat›flmac› bir “kimlik siyaseti” gelifltirme gereklili¤ine vurgu yapar. tart›flman›n d›fl›na iterek bütün bir tarihin ve yaflam›n söylemsel olarak kuruldu¤unu iddia eden Postmarksistlerin söylemi. Gerçekten de Postmarksizm. politikan›n öznesi olarak “özne konumlar›”n› gösteren yazarlar. kuflat›c› ve her fleyi kurucu bir kategori varsaymalar› da özcü bir yaklafl›m olarak elefltirilmektedir. Postmarksizme yöneltilen temel elefltirileri özetlemek. Agonistik demokraside siyasetin asli unsuru ve temeli çat›flmad›r. farkl›l›klar ve kimlik siyaseti üzerine infla edilmektedir. neden ve nas›l olufltu¤una dair ayr›nt›l› bir analiz yapmad›klar› yönünde de elefltiriler almaktad›rlar. A M A Ç 6 . radikal demokrasi. Bu yönüyle. Her türlü maddi prati¤i. kamusal alandaki iliflkileri kimlik ve fark temelinde kurarak. Bu noktada. agonistik demokrasi anlay›fl›. hangi araçlarla. Agonistik demokrasi anlay›fl› çerçevesinde. Laclau ve Mouffe birçok düflünür taraf›ndan hegemonya kavram›n› ve eklemlenme süreçlerini mu¤lak b›rakt›klar› yönünde ciddi elefltiriler almaktad›rlar. Buna göre. farkl› siyasal pozisyonlar›n. Laclau ve Mouffe. farkl› gruplar›n kimliklerini dönüfltürecek yeni bir ortakduyunun gelifltirilebilmesiyle olanakl›d›r. farkl› kimliklerin veya onlar›n deyimiyle farkl› özne konumlar›n›n eklemlenme süreçlerinde nas›l bir araya getirilebilece¤i hakk›nda yeterince bilgi ve fikir vermemektedir. tarih-d›fl›.

c. Kapitalist sömürü-fiiddet d. Art›k s›n›fsal kimliklerle politika aras›ndaki ba¤lant›n›n koptu¤u. Postmarksistler. ‹ktidar-fiiddet b. Postmarksistler söylemi. kuflat›c› ve her fleyi kurucu bir kategori varsayd›klar› için özcüdür. Afla¤›dakilerden hangisi Postmarksizme yöneltilen elefltirilerden biridir? a. Proletarya diktatörlü¤ü anlay›fl›. Rorty c. Yap›salc›l›k d. Post-yap›salc›l›k c. II. S›n›f› temele alan bir yaklafl›md›r. e. Lyotard d. Marksizm s›n›f indirgemeci ve özcü bir anlay›fl oldu¤u için elefltirilmelidir. Laclau ve Mouffe. Afla¤›dakilerden hangisi yeni toplumsal hareketler için söylendi¤inde do¤ru olur? a. Bernstein e. Tarih. siyasi ya da ideolojik ç›karlar› aras›nda bir zorunlu iliflki vard›r. Yeni toplumsal hareketlerin yenili¤i 2000’li y›llardan sonra ortaya ç›kmas›ndan gelmektedir. Afla¤›daki kuramc›lardan hangisi Laclau ve Mouffe’un söylem kuram›n› do¤rudan etkilemifl bir kuramc›d›r? a. e. Dilbilim b. Bernstein d. Postmodernizm d. I. Marksizm b. Ekonomiye çok fazla özerklik tan›m›flt›r ve ekonominin son kertede tüm toplumsal iliflkileri etkiledi¤ini savunmaktad›r. e. d.168 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Kendimizi S›nayal›m 1. Postmarksizme özgü kendi hegemonya kavramlar›n› olufltururken afla¤›daki Marksist teorisyenlerin hangisinden etkilenmifllerdir? a. Yeni toplumsal hareketler emek-sermaye çeliflkisini dönüfltürmek üzere ortaya ç›km›fllard›r. 9. Postmarksizmin etkilendi¤i kuramsal yaklafl›mlardan biri de¤ildir? a. Stalin c. tarih-d›fl›. Luxemburg c. Farkl› kimliklerin eklemleyici tek öznesi iflçi s›n›f› olmak durumundad›r. Toplumsal de¤iflimin en önemli öznesi iflçilerdir. Psikanaliz e. 10. Art›k siyaset s›n›f mücadeleleri fleklinde gerçekleflmektedir. Bürokrasi-Güvenlik 6. b. Pozitivizm 5. emek-sermaye çat›flmas›n›n bir ürünü olarak geliflmektedir. Toplumsal de¤iflimi sadece devrimle sa¤lanabilece¤inden söz etti¤i için radikal bir kuramd›r. Postmarksist kuram› infla ederken özellikle afla¤›daki Markist düflünürlerin hangisinden etkilenmemifllerdir? a. demokratik de¤erleri liberallefltirmifltir. Laclau ve Mouffe. Afla¤›dakilerden hangisi Postmarksizmin Marksizme yöneltti¤i elefltiriler aras›nda say›lamaz? a. ekonomiye karfl› siyaseti a¤›rl›kl› olarak ön plana ç›karm›fllard›r. b. Deleuze b. Söylem-Hegemonya c. Stalin 3. Siyasal özne ve aktörlerin s›n›fsal niteli¤inin ve pozisyonunun belirleyici olmad›¤› Yukar›daki öncüller afla¤›daki kuramlardan hangisine aittir? a. Afla¤›dakilerden hangisi. c. 8. Postmarksizm c. Afla¤›daki ifadelerden hangisi Postmarksist bir ilke olamaz? a. Siyaset devrim perspektifiyle de¤il demokrasinin geniflletilmesi amac›yla yap›lmal›d›r. Marksizm s›n›f› her fleyin merkezine koymaktad›r. b. Foucault 2. Kimlikler siyasal alanda söylemsel olarak infla edilir. toplum bir failler öbe¤inden bir söylemler öbe¤ine dönüflmüfl durumdad›r. c. ‹flçi s›n›f›n›n ayr›cal›kl› konumunun ve buna ba¤l› olarak siyasetteki merkezili¤inin ortadan kalkt›¤›. Marksizmde siyasal ve toplumsal alan çok afl›r› bir flekilde ekonomi taraf›ndan belirlenmektedir. Bu bak›fl aç›s›na göre. Gramsci e. e. Tarihin tek dönüfltürücü ö¤esinin iflçi s›n›f› oldu¤unu iddia etmektedir. Bir kimsenin sosyo-ekonomik aç›dan bulundu¤u yer ile. Art› de¤ere el koyma-Metalaflma e. III. b. d. 7. Kautsky 4. Marx b. Sorel e. d. Yap›-bozum e. Dilbilim . Bernstein d. Gramsci b. Laclau ve Mouffe’a göre günümüzde kapitalist sistem içinde bir toplumsal grup ya da hareket di¤er gruplar›n r›zas›n› kazanmak ve egemenliklerini kurmak için hangi siyaset araçlar›n› kullanmal›d›r? a. c. d.

Yan›t›n›z yanl›fl ise “Postmarksizm Kuram›n›n Marksizm Üzerine Elefltirileri” konusunu yeniden gözden geçiriniz. Postmarksist teorinin geliflimine katk› sa¤layan temel bir pozisyon olarak postmodernizm üzerinde mutlaka durulmas› gerekir. söylemi hegemonya kurman›n en önemli arac› olarak de¤erlendirmifltir. c Yan›t›n›z yanl›fl ise “Postmarksizmin Temel Kavramlar›” konusunu yeniden gözden geçiriniz. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Postmarksizmin Temel Varsay›mlar›” konusunu yeniden gözden geçiriniz. çevrecilerin. Postmodernlik. e 5. S›ra Sizde 2 Postmarksist yönelimin ortaya ç›kmas›nda Marksizm d›fl›ndan etkili olan düflünsel atmosfer yap›salc›l›k ve postyap›salc›l›k kuramlar›n tart›flmalar› etraf›nda geliflmifltir. siyasal boyutta Avrupa komünizmine dayanmaktad›r. modernizmin temel prensiplerini ifade eden ak›lc›l›k. Sonuç olarak. “farkl› kimlikleri” ve “özne konumlar›n›” radikal demokrasi stratejisinin temel bileflenleri olarak selamlam›flt›r. modernitenin s›n›rlar›n› yaklafl›mlar›yla geniflletmifl. e 3. e 2. rasyonalite.7. ‹deoloji ve politik söylem kategorilerine a¤›rl›k veren Postmarksizm. çeflitli. s›n›fsal örgütleme ve eylemler yerine. belirlenmemifl nitelikte ve bir dizi da¤›n›k kültürlerden ya da yorumlardan ibaret oldu¤unu iddia eder. b 6. Ayr›ca. kurallar. feministlerin. Avrupa komünizmi. öznenin asl›nda söylem ve iktidar yoluyla üretildi¤ini ve öznenin asl›nda öldü¤ünü ilan etmifltir. kodlar ve sistemler çerçevesinde analiz etmifltir. Marksizmin s›n›f egemenli¤i ve protelarya diktatörlü¤ü kavramsallaflt›rmalar›n›n terk edilerek. Yap›salc›l›k. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Postmarksizmin Temel Kavramlar›” konusunu yeniden gözden geçiriniz. eflcinsellerin vb) belirmesi ve bunlar›n da toplumsal dönüflüme öncülük edebilece¤i düflüncesinin yay›lmas›na neden olan tüm bu . yarat›c› bir etkinli¤in olmad›¤›n› savunmufltur. a 10. bütün bu kuramlar›n kald›¤› yerden devam ederek. istikrars›z. Postmodernlik. Detayl› olarak söylersek. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Postmarksizmin Temel Varsay›mlar›” konusunu yeniden gözden geçiriniz. bu ba¤lamda modernist söylemin merkeze ba¤l› siyaset anlay›fl›n› alt üst eden yeni bir ‘toplumsal’ kavram› ortaya koymufltur. bu anlay›fllar›n siyasal alandaki izdüflümlerini ortaya koymufltur. 2001: 35). modernitenin ‘tan›ml› ve belirli’ konumu üzerine içsel bir elefltiri gerçeklefltirmifl. SSCB’nin Kruflçev’den itibaren kapitalist dünyayla “bar›fl içinde bir arada yaflama” yolunu seçerek Avrupa’daki komünist partilerin önüne hedef olarak koydu¤u mu¤lak ve evrimci bir niteli¤i olan “ileri demokrasi” ve “yenilenmifl demokrasi” stratejileri de Postmarksizmin siyasal düzlemdeki kaynaklar› aras›ndad›r. yeni toplumsal muhalefet odaklar›n›n (ö¤rencilerin. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Postmarksizme Yöneltilen Temel Elefltiriler” konusunu yeniden gözden geçiriniz. toplumsal olgular› dilsel ve toplumsal yap›lar. s›n›f politikas› yerine. burjuva demokratik yollarla sosyalizme geçifli ve esas olarak da. c 7. Postmodernizm. s›n›flar aras› “halk” ittifak› temalar›n› merkezilefltiren Avrupa komünizminin ortaya ç›k›fl koflullar›n› haz›rlam›flt›r. d 4. b S›ra Sizde Yan›t Anahtar› S›ra Sizde 1 Postmarksizmin siyasal öncülleri. tarihsel geliflmeler. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Postmarksizmin Temel Varsay›mlar›” konusunu yeniden gözden geçiriniz. yap›salc›l›k ve post-yap›salc›l›ktan söylem kategorisini alarak. Ayr›ca. ayd›nlanman›n bu normlar›na karfl› dünyan›n oluflsal. d 9. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Postmarksizmin Temel Kavramlar›” konusunu yeniden gözden geçiriniz. 8. kitle demokrasisine a¤›rl›k verilmesini gerekli gören bir teorik konumlan›fl olarak 1970’lerin sonlar›nda geliflmifl ve Postmarksist anlay›fl›n da esin kayna¤› olmufltur (Kaygalak. Ünite . Özneyi de söylemsel bir infla olarak kabul eden yap›salc›l›k. kimlik vb. ‹kinci Dünya Savafl› sonras›nda Bat› Avrupa ülkelerindeki “refah devleti uygulamalar›” (h›zl› bir birikim süreci sayesinde bu uygulamalar›n ekonomik ve toplumsal haklar› geniflletmesi ve böylece s›n›fsal çeliflkileri k›smen örtmesi). temelsiz. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Postmarksizmin Temel Varsay›mlar›” konusunu yeniden gözden geçiriniz.Postmarksizm ve Radikal Demokrasi 169 Kendimizi S›nayal›m Yan›t Anahtar› 1. Postmarksizm. kavramlardan kopuflu ifade etmektedir. bir gençlik hareketi olarak kalan “1968” ve “Nükleer Karfl›t› Hareket” ve “Bar›fl Hareketi” ile di¤er yeni toplumsal hareketlerin Bat› Avrupa’da iflçi s›n›f eksenli politikay› tart›fl›l›r hale getirmesi Postmarksizmin politik öncülleri olarak say›labilir. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Yeni Toplumsal Hareketler” konusunu yeniden gözden geçiriniz. Postmarksizm. Post-yap›salc›l›k ise bu iddialar› daha da ileri tafl›yarak. ekonomik ve s›n›fsal çeliflkilere indirgenemeyecek olan “yeni toplumsal hareketleri”.

Siyasetin hegemonik karakteri onlara göre. “toplumsal” olan anlamlar üzerinde yürüyen sonsuz say›daki mücadelenin alan›d›r ve hiçbir söylemsel pratik toplumsal anlamlar›n bütününü tek bir anlamsal merkez etraf›nda eklemleyemez. ‹deoloji. nesnelerin söylemsel ba¤lam d›fl›nda bir olufla sahip olduklar› düflüncesi oldu¤unu belirtmifllerdir. Buna göre. Lyotard’›n modernli¤in üst-anlat›lar›na karfl› dil oyunlar›n›n ço¤ullu¤una yönelik vurgusu. Radikal demokrasinin söylemi evrenselli¤in söylemi de¤ildir.170 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› S›ra Sizde 3 Althusser’in kuramsal çabas› Gramsci’ye benzer bir flekilde. nesnelerin söylemsel ba¤lam d›fl›nda bir varl›¤a sahip oldu¤unu inkar etmediklerini. Birlefltirilmifllikler ise nedensellik ve belirlenme mant›¤› ile de¤il olumsall›k mant›¤› ile düflünülmelidir Üflür’e göre Postmarksistlerin “toplumsal bütünlü¤ün olanaks›zl›¤›” tezi “toplumsal öznelerin bilinçlerini önceden belirleme konumunda olan ayr›cal›kl› bir merkezi reddetme anlam›na gelmektedir (Üflür. Althusser’den ald›¤› “öznelerin ideolojik adland›r›lmas› ve ça¤r›lmas›” çözümlemesine de üzerinde ideolojik eklemlenme mücadelesinin yürüdü¤ü ö¤elerin s›n›fsal aidiyetlerinin olmad›¤› tezini ekler. sabitlenmemifl karaktere sahip özne konumlar› ve oluflsall›klarla dolu bir alan olarak tan›mlamalar›. S›ra Sizde 6 Farkl›l›klara yap›lan vurgu. günümüzde demokrasiyi düflünmenin eflitlikten de¤il. Bu nokta belirleyicidir: Evrenselin söylemini ve onun ancak az say›da öznenin ulaflabilece¤i “do¤ru”ya ayr›cal›kl› bir yaklaflma noktas›n›n var oldu¤u fleklindeki örtük varsay›m›n› terk etmeden hiçbir radikal ve ço¤ul demokrasi olamaz (1992: 234). öznelerin ça¤r›lmas›/adland›r›lmas› (interpellation) olarak tan›mlad›¤› bir mekanizma olarak tan›mlanmaktad›r. Sistemin yeniden-üretilmesinin temeli ise siyasal ve ekonomik iktidar›n ideolojik bir ikna sürecine dayanarak var olabilmesinde yatar. Laclau ve Mouffe ise. Dolay›s›yla toplumsal yap› bütünden de¤il birlefltirilmiflliklerden oluflmufltur. (Üflür. Ona göre toplumsal s›n›f kavram›. postmodern ve Postmarksist yaklafl›m›n her ikisi taraf›ndan da teorik olarak desteklenmifltir. 1997: 55-57). Modernli¤in öldü¤üne ya da en az›ndan afl›ld›¤›na. yap›n›n özne üzerindeki bir etkisidir. Laclau ve Mouffe. Laclau. ço¤ullu¤un ve farkl›l›klar›n kabulünden geçti¤ini belirterek ço¤ul ve farkl› olanlar üzerinde siyasetin nas›l infla edilebilece¤i sorusunu sorar. bireylerin gerçek dünya ile kurduklar› iliflkiyi yaflama biçimlerini belirleyen bir temsiller bütünüdür. geliflmifl bir kapitalist sistem içinde ideoloji ile iktidar aras›ndaki ba¤lant›y› a盤a ç›karmaya yöneliktir. ideoloji. ‹kincisi. toplumsal aktörlerin kimlik- . 2001: 21). 1997: 41-45) Laclau. reddettikleri fleyin ise. “evrensel” s›n›f ve öznelerin içinden konufltuklar› epistemolojik yuva bütünüyle ortadan kalkm›flt›r ve onun yerini her biri kendi indirgenmez söylemsel kimli¤ini kuran seslerin bir polifonisi alm›flt›r. Bu ba¤lamda ideoloji Althusser için toplumsal bütünlü¤ü yeniden üreten temel bir iflleve sahiptir. Althusser’in ideoloji kavram›n›n iki temel özelli¤i vard›r: Birincisi. Foucault’nun iktidar iliflkilerinin mikro-politikas›na dönük ilgisi bu ba¤lamda an›labilir. ayn› zamanda toplumu. Althusser’e göre ideoloji bir temsil (representation) sistemidir. her türden evrenselci hareketlere karfl› bir güvensizlik yaratmas› oldu¤unu varsayar (Adakl›. modern sonras› bir döneme geçildi¤ine iflaret eden postmodern teoriler. Postmarksist yaklafl›mlar. söylem öncesi bir nesnel gerçekli¤e yer b›rakmad›klar› yolunda ciddi elefltirilere yol açm›flt›r. ça¤r›l›r ve oluflturulurlar. Laclau ve Mouffe’un bütünsellik ve evrensellik ilkelerine karfl› ç›karak. Bireysel ve tekil (particularist) siyasal kimliklerin giderek günümüzde a¤›rl›k kazand›¤›n› savunan Laclau. demokrasiyi ve tarihi aç›klayacak evrensel bütünsel ilkelerin imkâns›zl›¤›na iflaret etmifllerdir. özneye d›flsald›r. her bütünlü¤ün noksan olma niteli¤ine olan inançlar›. S›ra Sizde 4 Laclau ve Mouffe’a göre. Laclau ve Mouffe’a göre. 1999: 60-64). toplumsal de¤iflimi. hegemonya kavram› toplumsal olan›n “tamamlanmam›fl ve aç›k” karakterini gerektirmektedir. tikellik üzerindeki vurgular›yla postmodernizmle benzerlik tafl›makla birlikte evrensel olan› kesin biçimde reddetmemekle farkl›lafl›rlar. moderlik projesinin en önemli sonuçlar›ndan birisinin. “Toplum” geçerli bir söylem nesnesi de¤ildir.tek bir temel ilke yoktur. 2003: 4). Ayd›nlanman›n evrensellefltirici varsay›mlar›na ya da üst-anlat›lar›na karfl›l›k çeflitlilik ve farkl›l›¤a. evrenselli¤i ve evrenselcili¤i reddeden bir anlay›flt›r. Postmarksistlerin bir karfl› taarruz bafllatmalar›na kavramsal olarak destek vermifltir. tikel olana yapt›klar› vurguyla (Powell ve Moody. S›ra Sizde 5 Öncelikle. Laclau ve Mouffe’a göre. Postmodernizmin ötekilik konusundaki ilgisi ise “yeni toplumsal hareketler” konusundaki duyarl›l›¤›n geliflmesine neden olmufltur (Harvey. onlar› dikiflli ve kendinden tan›ml› bir bütünlük olarak “toplum” öncülünden bir çözümleme alan› olarak vazgeçmeye götürür. adland›r›l›r. özneler. ço¤u zaman bilinçd›fl› olarak yaflan›r ve öznelere egemen de¤erleri benimseterek onlar› sistemle uyumlu hale getirir. bu ritüellerin ideolojik gereksinmeleriyle ba¤lamland›r›lm›fl olarak tan›mlan›r. evrenselci söylem terk edilmeden demokrasi mümkün de¤ildir. Dolay›s›yla bu her anlam›yla. toplumsal›. massi pratik olarak tan›mlad›¤› ritüeller içinde. Tüm farkl›l›klar alan›n› sabitleyen-dolay›s›yla kuran.

Laclau. Harvey. (2001) “Post-marksist Siyasetin Sefaleti: Radikal Demokrasi”. Anadolu Üniversitesi. Tikelcilik ve Kimlik Sorunu. Hegemonya ve Sosyalist Strateji: Radikal Demokrasi Siyasetine Do¤ru. N. A.7. (çev. Sar›ca). Postmodernizm bu da¤›lmay› mutlaklaflt›rarak. Kimlik ve Özgürleflme. Özcan). Say›: 113: 47-50.-Mouffe. E. bir bofl yer olarak görmek gerekti¤ini belirtir. say›:1. Çelik. s. evrenseli kendine ait somut bir içerikten yoksun. 163. Çev. s. say›: 62. ‹deoloji ve Kültürel Kimlik. Üyelikten Haklara. ‹deoloji ve Politika. Öznelerin kimlikleri da¤›lmakta ve ço¤ullaflmaktad›r. evrenseli mutlak biçimde reddetmek yerine. New Left Review. S (1997). Türkiye ve Radikal Demokrasi: Geç Modern Zamanlarda Siyaset ve Demokratik Yönetim.33-59. S›n›f bilinci. Çev: Bülent Aksoy.103 . pp. G. Postmarksizmin Kuramsal ve Siyasal Açmazlar›. Evrenselcilik. E. Say›: 4756. ‹stanbul: Metis. B. Birikim.40-82 Eagleton. (1993) Demokratik Yurtttafll›k ve Siyasi Topluluk. (2010). ss.126-156 Keyman.Postmarksizm ve Radikal Demokrasi 171 lerini belirlemeye devam etmekle birlikte. Sungur Savran. Mürekkep. Say›: 11. 2010: 143).(1998). E. Çev. S›n›ftan Kaç›fl. Sosyal Bilimler Dergisi. (2004). Postmarxism?. Kaygalak. Koray Çal›flkan. M. ‹stanbul. ‹stanbul: Ak›fl Yay›nc›l›k. (1992). Mouffe. Anderson. (çev. (1996). E. E. Postmodernizm ve Radikal Demokrasi. Coflkun.49-59 Geras. T. www. Praksis. Mouffe ile Söylefli: Kalpler. Savran. Emel Kurma. New Reflections on the revolution of Our Time. Sarmal Yay›nevi: ‹stanbul. Yeni Toplumsal Hareketler. öznelerin evrensel ortak kimliklerinin art›k mümkün olmad›¤›n› iddia eder ve evrensel olan› bir kenara atar. (1992). Ankara: ‹mge Yay.: fi. Ideology and post-marxism. Bat› Marksizmi Üzerine Düflünceler.13-32. Çev. Say›: 6240-48. 11: 2. fiahiner). K (2004). Wood. Birikim Yay›nlar›. Çev. M. (1993). (1994). E. Bat›. ‹stanbul: Sarmal Yay. Praksis.akademikbakis. Vatandafll›¤›n Dönüflümü. ‹deoloji. (1997).. E. London. S. “Türban Sorunu Ba¤lam›nda Siyasal ‹slamda Söylemin Alternatif Yurttafll›k Tasar›m›”. M. Say›: 7. Laclau. (1987). F. pp. ‹stanbul: Metis Kad›o¤lu. (2008). E. U. (1985). Laclau ise postmodernizmden farkl› olarak evrenselin bir kenara at›lmas›na karfl› ç›kar.(2006). J. ‹stanbul: Birikim Yay›nlar›. Birikim. Ankara Üniversitesi: Yay›nlanmam›fl Doktora Tezi. Keyman. Yararlan›lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Adakl›. (1995). Laclau’ya göre saf tikellik ça¤r›s› günümüz toplumlar›nda ortaya ç›kan sorunlara çözüm getirmekten uzakt›r (Kubilay.114 Larrain. Zihinler ve Demokrasi.‹stanbul: Belge Yay›nlar› Laclau. (1999).6-28 Üflür. (çev. s. E. (1996).Laclau ve C. A. Kubilay. C. s. Alpagut). Akademik Bak›fl. D. Asena Günal. Say›/No: 2:135-164. (1990). (1998). G (2001). art›k öznelerin kimliklerini sistematik biçimde belirlememektedir. M.com. Laclau. Eski ve Yeni Toplumsal Hareketler: Türkiye’de Demokratik Aç›l›mlar. ‹stanbul: Alfa. ‹stanbul: Birikim Yay›nlar›. Laclau. Birikim. Ç (2010). Evrensellik. P. Kardam-D. New York: Verso. Toplum ve Bilim. N. Journal of Political Ideologies. Laclau. ‹stanbul: Ayr›nt› Yay›nlar›. Çev: Ahmet Fethi. Cilt: 10. say›:1. s. Radikal Demokrasi ve Sol. . Liberal Demokrasinin Dönüflümü ya da Postmarksist Teorinin Zafiyeti: “Radikal Demokrasi Projesinin Elefltirisi. (2000). F (2000).: H. C. Marx’tan Foucault’ya ‹deoloji. (çev. Barrett. Ünite . Postmodernli¤in Durumu. ‹deolojinin Serüveni: Yanl›fl Bilinç ve Hegemonyadan Söyleme.1-20 Castle. Bafler). D. (çev.

çevre ve yar› çevre kavramlar›n› tan›mlayabilecek. Wallerstein’›n küreselleflmeye bak›fl›n› özetleyebileceksiniz.8 Amaçlar›m›z • • • • ÇA⁄DAfi SOSYOLOJ‹ KURAMLARI Bu üniteyi tamamlad›ktan sonra. Wallerstein’›n Dünya sistemi yaklafl›m›n›n önemini de¤erlendirebilecek. Anahtar Kavramlar Dünya Sistemi Kapitalist Dünya Ekonomisi Merkez. Yar›-Çevre Uluslararas› ‹fl Bölümü • • • • Sömürü Sermaye Birikimi Küreselleflme Sistem Karfl›t› Hareketler ‹çindekiler • G‹R‹fi: WALLERSTEIN’IN GENEL YAKLAfiIMI • DÜNYA S‹STEM‹ ANAL‹Z‹ • KAP‹TAL‹ST DÜNYA EKONOM‹S‹ • GEÇ‹fi SÜREC‹ OLARAK KÜRESELLEfiME • SONUÇ Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Dünya Sistemi Kuram›: Immanuel Wallerstein . Wallerstein’›n Kapitalist Dünya Ekonomisi yaklafl›m›n›n özelliklerini s›ralayabilecek. Çevre. Immanuel Wallerstein’›n genel yaklafl›m›n› aç›klayabilecek. Wallerstein’›n merkez.

yaflad›¤›m›z dünyan›n içinden geçti¤i derin dönüflümleri çok disiplinli ve makro ölçekli bir yaklafl›m olan “dünya sistemleri analizi” ile aç›klamaya çal›flan. kendine has bir iflbölümü olan bir dünya ekonomisi yaratm›flt›r. Wallerstein’a göre 16. Wallerstein hem geçmifli hem de günümüzü anlayabilmenin ve aç›klayabilmenin ancak varolan sosyal bilim anlay›fl›n›. Bu dünya ekonomisi merkez. yüzy›lda Bat› Avrupa’da ortaya ç›kan kapitalizm sürekli bir sermaye birikimi aray›fl› ile dünya çap›nda yay›lm›fl. Günümüzde kapitalizmin bir durgunluk döneminde oldu¤unu iddia eden Wallerstein küreselleflme sürecini bir geçifl süreci olarak ele almaktad›r. toplumsal de¤iflme konusunda sosyal bilimler yaz›n›nda bugüne kadar gelifltirilen en önemli yaklafl›mlar›ndan biri olarak kabul edilmektedir. . co¤rafya. Wallerstein’›n her zaman siyasetle iç içe olan ve siyasal tart›flmalar›n yap›ld›¤› bir ailede büyümesi onun entelektüel merak›n›n biçimlenmesinde oldukça önemli bir rol oynam›flt›r. Wallerstein’›n çal›flmalar› bu nedenle küreselleflme tart›flmalar› içinde önemli bir yere sahiptir. ça¤›m›z›n tart›flmas›z en önemli sosyal bilimcilerinden ve ‹kinci Dünya Savafl› sonras›n›n en etkili Amerikan sosyologlar›ndan biri olarak kabul edilmektedir. bunlar›n yerine yeni bak›fl aç›lar› ve kavramsal çerçeveler önermekle mümkün oldu¤unu belirtir. Kapitalist dünya ekonomisinin en temel özelli¤i sürekli kâr elde edilmesini ve sermaye birikimini sa¤lamas›d›r. çevre ve yar› çevre aras›nda eflit olmayan ve hiyerarflik iflbölümü ile varl›¤›n› sürdürmektedir. antropoloji ve karfl›laflt›rmal› edebiyat üzerinde önemli bir etkiye sahip olan Modern Dünya Sistemi adl› çal›flmas›. 1970’lere kadar çal›flmalar› Afrika k›tas›n›n ekonomik ve politik meseleleri üzerine odaklanm›flt›r. ulusal temelden ziyade ulus-devletleri aflan. Bu nedenle 1950’lerin bafllar›nda Afrika’dan yay›lan ulusal ba¤›ms›zl›k hareketlerine hem politik olarak hem de entelektüel olarak dâhil olmufltur. Wallerstein’›n dünya tarihi ile ilgili 14 dile çevrilen ve baflta sosyoloji olmak üzere politik ekonomi. bak›fl aç›lar›n› ve kavramlar› elefltirmekle. Wallerstein’›n koloni tarz› sömürüye karfl› yürütülen ba¤›ms›zl›k mücadeleleri ile dayan›flma içinde olmas› 1970’lerde gelifltirdi¤i “dünya sistemleri analiz”inde oldukça etkili olmufltur.Dünya Sistemi Kuram›: Immanuel Wallerstein G‹R‹fi: WALLERSTEIN’IN GENEL YAKLAfiIMI Immanuel Wallerstein. Dünya sistemi yaklafl›m›nda temel olarak bütüncül bir bak›fl aç›s›yla kapitalizmin. tarih. küresel çapta örgütleniflini ve bir dünya sistemi olarak yay›lmas›n› analiz etmifltir.

D ‹ K Kde¤iflim AT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ Wallerstein “Bir Geçifl Ça¤›nda Entelektüeller” (2007) çal›flmas›nda “iki kültür” olarak da adland›rd›¤› bilimsel bilgi ve felsefi/befleri bilgi ayr›m›n›n asl›nda modern dünya sisteminin ideolojik çerçevesine uygun olarak icat edilen bir kavram olduAMAÇLARIMIZ ¤unu iddia etmektedir. dünya sistemi analizi ihmal edilmifl konulara ve sahte epistemolojilere karfl› bir protestodur. Bu merkezde Wallerstein’›n dünya sistemi yaklafl›m›ndan etkilenen ve bu do¤rultuda çal›flmalar yürüten di¤er sosyal bilimciler yer almakSIRA S‹ZDE tad›r. Wallerstein 1976 y›l›nda New York State Üniversitesi’ne ba¤l› Fernand DÜfiÜNEL‹M Braudel Ekonomiler. Amerikan Gücünün Gerileyifli Kaotik Bir Dünyada ABD (2004). 68 Hareketi içinde yer alan Wallerstein daha sonra 1971’de Montreal’de McGill ÜniSIRA S‹ZDE versitesinde çal›flmalar›n› sürdürdü. Yüzy›l›n Tarihsel Seçimleri (2005). Yüzy›l Paradigmas›n›n S›n›rlar› ‹ T A P (1999). ‹NTERNET ‹NTE R N E T ve yay›nlar› ile ilgili bütün kaynaklara www. Avrupa EvrenTE L E V ‹ Z Y Ütopistik ON selcili¤i: ‹ktidar›n Retori¤i (2007). 13 y›l ayn› üniversitenin sosyoloji bölümünde çal›flan.. Ona göre her bir kavramsal çerçevenin seçimi do¤rudan politik durufla göre belirlenir. SIRA S‹ZDE DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT Wallerstein’›n entelektüel duruflundaki en önemli noktalardan biri de¤erden S‹ZDE ar›nm›fl bir SIRA tarihsel çal›flma yapman›n imkâns›z oldu¤unu iddia etmesidir.. TELEV‹ZYON Wallerstein’›n Sosyal Bilim Anlay›fl› SIRA S‹ZDE K ‹ T A P TELEV‹ZYON ‹NTERNET ‹NTERNET . “Dünya sistemi analizi bir teori de¤ildir. Sosyal Bilimleri Düflünmemek. güncel politika yaz›lar› ve yorumlar› da bulunmaktad›r. Wallerstein’›n AMAÇLARIMIZ yazd›¤› çok fazla say›da kitap ve makalenin yan› s›ra. Lee ve I. 2010a.yale. tarihsel sistemler ve uygarl›klar üzerine çal›flma yapan bu merkezin yöneD‹KKAT ticili¤ini halen devam ettirmektedir. Yeni Bir Sosyal Bilim ‹çin (2005). Wallerstein bunun tersinin olabilece¤ini düflünen bilim insanlar›n›n bilimsel tarafs›zl›k ve nesnellik iddias›n›n alt›nda asl›nda onlar›n kendi de¤er yarg›S O R U lar›n›n bulundu¤unu belirtmektedir.174 Resim 8. K.1 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› SIRA S‹ZDE DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P TELEV‹ZYON Immanuel Maurice Wallerstein (1930. Tarihsel Sistemler ve Uygarl›klar ‹ncelemeleri Merkezi’nin yöneticili¤ini yapmaya baflS O R U lad›. Geçifl Ça¤›/Dünya Sisteminin Yörüngesi 1945-2025 (2000) T.html ve http://www. Son olarak çal›flmalar›n› Yale Üniversitesi’nde sürdüren Wallerstein.) 1930 y›l›nda New York’ta do¤an Wallerstein lisans. 2011) en çok bilinen çal›flmas›d›r ve 14 dile çevrilmifltir.iwallerstein. ya da 21.19. Wallerstein’›n üç ciltten oluflan Modern Dünya Sistemi (Wallerstein. 2008: 797). K ‹ Tdetayl› A P bilgi için Richard E. Gerçe¤in ne oldu¤una dair gelifltirilen her iddia asl›nda bir de¤ere ba¤l› olarak gelifltiDÜfiÜNEL‹M rilen iddiad›r. Wallerstein’›n koordinasyonlu¤unda Bu konuda daha gerçeklefltirilen Metis Yay›nlar›ndan ç›kan “‹ki Kültürü Aflmak: Modern Dünya Sisteminde Fen Bilimleri ile Befleri Bilimler Ayr›l›¤›” (2007) isimli kitab› inceleyebilirsiniz.” (Appelrouth & Desfor Eldes. Türkçe’ye çevrilen eserlerinden baz›lar› flunlard›r: Liberalizmden Sonra K(1998).com adreslerinden ulaflabilirsiniz. Hopkins ile birlikte.edu/socdept/faWallerstein’›n kendisi culty/wallerstein. Entelektüel için bir ça¤r›d›r. 2010b. ekonomik. Wallerstein 1994-1998 y›llar› aras›nda Uluslararas› Sosyoloji Derne¤i’nin baflkanl›¤›n› yapm›flt›r. yüksek lisans ve doktora e¤itimini Columbia Üniversitesi’nde tamamlad›.

19. da geliflmeye bafllayan bu ayr›mlar 1945’lerde bugünkü kulland›¤›m›z anlamda kategorilere dönüflmüfltür. adeta bu toplumlar› tarihsiz toplumlar olarak göstermektedir. 2005: 36). Wallerstein disiplinler fleklinde oluflturulan bu ayr›mlar› sorgulamak için TELEV ‹ZYON sosyal bilimlerin tarihsel geliflimini inceler. Ayr›ca söz konusu D‹KKAT yaklafl›mlar karfl›tl›klar üzerine kurulmufl modern-geleneksel. bir tarihsel sistemden bir di¤erine geçiflin belirsiz ve kaotik olabilece¤ini.Dünya Sistemi Kuram›: Immanuel Wallerstein 175 Modern dünya sisteminin beklenen çöküflü ile birlikte bu “iki kültür” kavramsallaflt›rmas› da ortadan kalkacakt›r. Üçüncüsü ise gitmemiz gerekti¤ine inand›¤›m›z yere en yüksek ihtimalle nas›l ulaflabiSIRA S‹ZDE lece¤imizin politik olarak de¤erlendirilmesidir” (Wallerstein. geliflmifl-gerikalm›fl. konular› aç›klamak için. Buna örnek olarak özellikle modernleflme kuramlar›n› gösS O R Ugerikalm›fll›k teren Wallerstein bu tür yaklafl›mlar›n Avrupa d›fl›ndaki toplumlara kavram›yla yaklaflt›¤›n› belirtir. Bunun sonucunda “akademisyen/bilim insan›n›n rolü bu geçiflin do¤as›n› SIRA S‹ZDE bireysel ve etkilemek için yeteneklerini seferber etmek ve en önemlisi bu geçiflin kolektif olarak hepimize sundu¤u tarihsel seçenekleri ana hatlar›yla ortaya koymakt›r” (Wallerstein. serbest pazar ve egemen devletlerle birlikte modern dünya sisteminin iflleyifli için gerekli olan S O R U mitler aras›nda yer al›r. SIRA S‹ZDE Wallerstein’a göre böylesi bir anlay›fl kendisi d›fl›nda kalan co¤rafyalardaki eko‹D NÜTfiEÜR NN EE LT ‹M nomik-tarihi süreci kavramsallaflt›ramamakta. azgeliflmifl-geliflmifl gibi ikili toplum modellerine dayanmaktad›r. yy. 2005: 37). Wallerstein’a göre de¤erden ar›nm›fl ya da de¤erDÜfiÜNEL‹M tarafs›z akademisyen/bilim insan› miti. araflt›r›n›z. bu durumda da akademisyen/bilim insan›n›n rolünün ne olmas› gerekti¤inin sorgulanmas› gerekti¤ini belirtir. 19. siyaset ve ekonominin d›fl›nda kalan alanlar›. yüzy›l›n hâkim ideolojisi olan liberalizm bu ayr›mlarda etkili olmufltur. Dönüflüm süreçlerinde bu mitlerin alafla¤› edilmesi ve sürece dair entelektüel. Wallerstein bu beklenen çöküflün. Bat› ya da AMAÇLARIMIZ Avrupa merkezli sosyal bilim anlay›fl›n›n de¤ifltirilmesi gerekti¤ini iddia eder. eflit haklara sahip yurttafllar. Buna gö‹NTER NET re devlet-siyaset ve piyasa-ekonomi analitik düzeyde iki ayr› alan olarak ele al›nmaktad›r. sosyoloji. Antropoloji. siyaset bilimi. Wallerstein sosyal bilimler içindeki ayr›mlar›n yapay olarak oluflturulmufl ayr›mlar oldu¤unu belirtir ve dünya sistemi analizinde bu ayr›mlar› ortadan kald›raK ‹ T A P cak yöntemsel önermelerde bulunur. Ünite . K ‹ T Ataraf›ndan P Wallerstein’›n sosyal bilimlerle ilgili yaklafl›m› için Gulbenkian komisyonu kendisinin baflkanl›¤› ile haz›rlanan “Sosyal Bilimleri Aç›n: Sosyal Bilimlerin Yeniden Yap›lanmas› Üzerine Rapor”u (1996) inceleyebilirsiniz. ‹KKAT ‹kincisi. Wallerstein dünyaSIRA S‹ZDE n›n bu ikili toplum modelleri ile aç›klanamayacak karmafl›k bir yap›da oldu¤unu belirtir. çevre ve yar› çevre’den oluflmaktad›r ve tarihsel olarak bunlar araAMAÇLARIMIZ s›nda dinamik bir iliflki bulunmakta ve birbirleri aras›nda geçifller yaflanmaktad›r. TELEV‹ZYON SIRA S‹ZDE DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P TELEV‹ZYON “Gulbenkian Komisyonu” ne amaçla ve ne zaman kurulmufltur. antropoloji de uygar dünyan›n d›fl›ndaki ilkel toplumlar› incelemek için 1 SIRA S‹ZDE ‹DN ÜTfiE ÜR NN EE L ‹TM S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P TELEV‹ZYON ‹NTERNET . Sosyoloji.8. co¤rafya. nereye do¤ru gitmek istedi¤imizin ahlaki olarak de¤erlendirilmesi. Bu modellerin elefltirisi sonucunda kendisinin gelifltirdi¤i dünya sistemi yaklafl›m› merkez. Bu durum ise asl›nda dünya sistemi içindeki hiyerarflik iflbölümü ve sömürünün görülmesini engellemektedir. psikoloji ve tarih ayr› bir disiplin olarak üniversite ve araflt›rma alanlar›na sahiptir. Bunlardan “ilki nereye do¤ru gitti¤imizin entelektüel olarak D de¤erlendirilmesi. ahlaki ve politik düzeyde tart›flmalar›n yap›lmas› gerekir. Wallerstein modern dünya sistemi analizinde ana ak›m teorileri ve araflt›rma pratiklerini elefltirir ve niteliksel ve tarihsel metotlar›n önemini vurgular.

tekrar eden dalgalanmalar›n tarihidir. co¤rafya. Wallerstein da Braudel gibi disiplinler aras›ndaki ayr›ma özellikle tarih ve sosyolojiyi birbirinden ay›ran geleneksel yönteme karfl› ç›km›flt›r. Braudel uzun dönem ile tarihsel çal›flmalarda iklim. Wallerstein’da toplumsal geliflmenin tarihini anlamak için kaynaklar› elde etmek üzerinden yürütülen rekabete dayal› mücadelelerin tarihine bakmak gerekti¤ini belirtir. Anneles Okulu temel olarak olay ya da vaka merkezli çal›flmalar yerine tarihsel yap›lar›n uzun dönemde incelenmesi yaklafl›m›n› getirerek tarih alan›nda yap›lan çal›flmalar› tamam›yla de¤ifltirmifltir. yine benzer biçimde Wallerstein modern kapitalizmin kökenlerini ve kapitalist yay›lman›n neden ve sonuçlar›n› küresel düzeyde aç›klamaya çal›flm›flt›r. teknolojiden ekonomi ve siyasal kurumlara kadar uzanan genifl bir yelpaze önermifltir. bu yanl›fl ikili karfl›tl›k yerine befleri bilimlerle iliflkilendirilen idiografik epistemoloji ve fen bilimleri ile iliflkilendirilen nomotetik epistemolojinin birlikte kullan›lmas›n› önerir. “Nomotetik epistemoloji: toplumsal davran›fllar› yöneten evrensel yasalar oldu¤u inanc›. moda. yemek. . sürekli tekrarlar›n. Wallerstein ikisi de iktisatç› olan Polanyi ve Schumpeter gibi ekonomik geliflmenin tarihsel bir aç›klamas›n› yapar. varl›¤›n› sürdürdü¤ü ve y›k›laca¤› varsay›m›na dayanmaktad›r oluflturulmufl disiplinlerdir. Wallerstein’›n üzerinde en etkili olan kifli olarak Karl Marx gösterilmektedir. 1999: 303). ‹kincisi. “Modern Dünya Sistemi” çal›flmas› 400 y›la yay›lan bir süreçte dünyan›n birkaç bölgesinde ekonomik geliflmenin detaylar› üzerine yap›lm›flt›r. Yine benzer biçimde Polanyi ve Schumpeter gibi Wallerstein da bir ekonomik sistem olarak ele ald›¤› kapitalizmin hâkimiyetinin ileride son bulaca¤›n› iddia etmektedirler. Bu geleneksel yaklafl›m. Marx’›n tarihi s›n›f savafllar›n›n tarihi olarak ele almas› gibi. “‹diografik epistemoloji: Her sosyal görüngü/olay/sürecin tekil oldu¤u ve ancak görüngü/ olay/ sürecin kültürel ba¤lam›n› derinlemesine bilmeye dayanan empatik bir anlay›flla anlafl›labilece¤i inanc›. Braudel’in çal›flmalar›n›n Wallerstein üzerindeki etkisi üç noktada s›ralanabilir (Appelrouth & Desfor Eldes. do¤al afetler. politik ve sosyokültürel alanlar ayr› ve özerk alanlar de¤ildirler. Bir baflka ifadeyle bu okulda yer alan tarihçiler savafllar. bu anlay›fllar› evrensel yasalara çevirecek genellemeler yapmak imkâns›zd›r” (Ragin ve Chirot. Braudel’e göre uzun dönem. sosyoloji ve ekonomiyi bir araya getiren ve çal›flt›klar› dönemin zihniyetine. ikincisi. Bunu yaparken ekonomik geliflmelerle toplumun di¤er alanlar›ndaki dönüflümlerin iliflkisini kurmaktad›r.176 Wallerstein entelektüel gelifliminde birincisi. Wallerstein. iktisatç› olan Joseph Schumpeter ve Karl Polanyi ve üçüncüsü de bafl›n› Frans›z tarihçi Fernand Braudel’in çekti¤i Annales Okulu olmak üzere üç entelektüel kökenden beslendi¤ini belirtir. 2008: 800). 2008: 798). buna paralel olarak. Wallerstein’›n gelifltirdi¤i model ister tekil ulus devletler olsun isterse de dünya sistemi olsun bütün toplumsal sistemlerin çat›flma temelinde olufltu¤u. büyük devlet adamlar› ve bunlara dair yaz›lan belgelere odaklanmaktan ziyade co¤rafya. 1999: 303) Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Wallerstein’›n gelifltirdi¤i model ister tekil ulus devletler olsun isterse de dünya sistemi olsun bütün toplumsal sistemlerin çat›flma temelinde olufltu¤u. Karl Polanyi ve Joseph Schumpeter. bu yasalar bilimsel yöntemleri kullanarak ortaya ç›kar›labilir ve e¤er bu yasalar› bilirsek sadece geçmifl olaylar› aç›klamakla kalmay›z. 1990: 176) Wallerstein kendisinin entelektüel geliflimini etkileyen düflünürler aras›nda Karl Marx. ikisi de iktisatç› olan Joseph Schumpeter (1883-1950) ve Karl Polanyi (18861964) ve Frans›z tarihçi Fernand Braudel’i (1902-1985) s›ralamaktad›r (Appelrouth & Desfor Eldes. de¤iflimin yavafl oldu¤u tarihsel süreçtir. Karl Marx. Oysa Wallerstein’a göre ekonomik. gelenek ve görenekler. Birincisi. Wallerstein’›n ekonomik geliflmenin tarihi üzerine yapt›¤› çal›flmalar›nda etkili olmufllard›r. Son olarak.longue durée. tarihin tek ve özel bir olay›n ya da vakan›n üzerine odaklanmas› sosyolojinin ise soyut ve nedensel genellemeler yapmas›na dayanmaktad›r. farkl› iflleyen mant›klar› yoktur. Fernand Braudel. (So. gelecekteki olaylar›n yönünü de tahmin edebiliriz” (Ragin ve Chirot. nüfus yap›s›. Braudel gibi Wallerstein’›n çal›flmalar› da uzun dönemleri kapsamaktad›r. 2008: 799). Anneles Okulu temel olarak olay ya da vaka merkezli çal›flmalar yerine tarihsel yap›lar›n uzun dönemde incelenmesi yaklafl›m›n› getirerek tarih alan›nda yap›lan çal›flmalar› tamam›yla de¤ifltirmifltir. Frans›zca bir kavram olan longue durée olaylar›n gerisinde uzun dönem tarihsel yap›lara öncelik veren tarih yaz›m› yaklafl›m›n› ifade etmektedir. Afla¤›da Marx ve Wallerstein aras›ndaki benzerlikler ve farkl›l›klar yer almaktad›r. psikolojisine odaklanan bir yöntem önermifllerdir. tarih disiplini içinde 1920’lerde kurulan Anneles Okulu’nun kurucular›ndand›r. Bununla birlikte Marx ve Wallerstein’›n modern topluma bak›fllar› üzerinde farkl›l›klar bulunmaktad›r. varl›¤›n› sürdürdü¤ü ve y›k›laca¤› varsay›m›na dayanmaktad›r (Appelrouth & Desfor Eldes.

benzersiz ve kapsay›c› bir toplumsal sistem”dir (Ragin ve Chirot. Wallerstein da Marx gibi kapitalizmin bir gün sona erece¤ini vurgulamakla birlikte yeni toplumun nas›l bir toplum olaca¤›na dair kesin bir belirlemesi yoktur. devletlerin s›n›rlar› içindeki faktörler -toplumsal. 1999:168). Bu bak›fl aç›s›n› elefltiren Wallerstein bu durumun hem toplumsal tarihin yanl›fl aç›klanmas›na hem de gelecekteki de¤iflimlere dair yap›lacak yanl›fl varsay›mlara neden olaca¤›n› iddia eder. Wallerstein dünya sistemi analizini gelifltirirken toplumsal de¤iflme alan›nda varolan iki yaklafl›m› birlefltirmeye çal›fl›r. Bu yaklafl›mlardan ilki tarihin her döneminde ve bütün toplumlar için geçerli olabilecek düzenli de¤iflim yasalar›na. ulus devletlerin toplumsal hayat›n kuruldu¤u temel yap›lar oldu¤una dair yayg›n bir düflünme biçimi geliflmifltir. 1999: 285-286). Bunun sonucunda ise devletin ve toplumun s›n›rlar›n›n eflde¤er oldu¤u.Dünya Sistemi Kuram›: Immanuel Wallerstein 177 Tablo 8. k›talar› ve siyasal topluluklar› kapsayan ekonomik bir varl›k. Marx’tan farkl› olarak bu sömürü iliflkilerini ulus devletleri aflan bir dünya sistemi içinde merkez. çevre ve yar› çevre Çat›flma/sömürü Muhtemel sosyalist dünya Yukar›da görüldü¤ü üzere Wallerstein. DÜNYA S‹STEM‹ ANAL‹Z‹ Dünya sistemi “kapitalist iktisadi sistemin merkezden periferiye (çevreye) do¤ru büyümesini ve bu büyümenin kapitalist toplumlar ile pre-kapitalist toplumlar üzerindeki benzer etkilerini anlatan bir tarihsel aç›klama” olarak tan›mlan›r (Marshall. Bilindi¤i üzere Marx’ta temel sömürü iliflkisi burjuvazi ve proleterya-iflçi s›n›f› aras›ndaki iliflkidir. Her fleyden önce.. 1999: 303). kültürel. makro sosyolojik yasalara ulaflmay› hedeflemektedir. . Wallerstein’a göre 19. yüzy›lda devlet ve toplum kavramlar› birbirlerinin karfl›t› olarak kurulmufltur ve o dönemin sosyal bilim anlay›fl› içinde temel sorunlar›ndan birisi de toplumun ve devletin nas›l yeniden ba¤daflt›r›laca¤› üzerine olmufltur. çevre ve yar› çevre aras›ndaki iliflkiler olarak ele alm›flt›r. Marx gibi kapitalist üretim biçimine ve bu üretim biçimi içindeki temel toplumsal iliflki olarak gördü¤ü sömürü kavram›na odaklanm›flt›r. d›fltan kaynaklanan de¤iflimi bilimsel olarak ele almak mümkündür. dünya sistemi yaklafl›m›nda.. (Marshall. d›fl›ndakiler ise d›flsal faktörler olarak ele al›n›r. tek tek ülkeler için d›fltan kaynaklanan fley.içsel faktörler olarak.1 Kaynak: Appelrouth & Desfor Eldes. Böylelikle ba¤›ms›z tekil devletler birbiriyle karfl›laflt›r›labilir. 1999:168). Ayr›ca tarihsel olarak kavranan bir dünya sistemi ile modern toplumsal de¤iflme incelenebilir ve aç›klanabilir. Devletler de¤iflir. Bu düflünüfle göre her devletin bir toplumu vard›r dolay›s›yla da devletlerin tarihi ve gelenekleri vard›r. 2008: 804 Ana Tema Birincil toplumsal yap› Toplumun temeli Birincil toplumsal iliflkiler Toplumsal iliflkilerin temeli Gelecekteki toplum Marx Ulus-devlet Kapitalist ekonomi Burjuvazi ve proleterya Çat›flma/sömürü Zorunlu komünist devrim Wallerstein Dünya sistemi Kapitalist ekonomi Merkez. “‹çinde ülkelerin faaliyet gösterdi¤i teorik bir dünya sistemi modeli kurulursa. Wallerstein devlet ve toplum yerine tarihsel bir sistem olan “dünya sistemini analiz birimi olarak önerir. Di¤er yaklafl›m ise toplumlar›n tikelDünya sistemi “kapitalist iktisadi sistemin merkezden periferiye (çevreye) do¤ru büyümesini ve bu büyümenin kapitalist toplumlar ile pre-kapitalist toplumlar üzerindeki benzer etkilerini anlatan bir tarihsel aç›klama” olarak tan›mlanmaktad›r. Bu nedenle. yani hepsini kucaklayan dünya sistemi için içten kaynaklanan olmal›d›r” (Ragin ve Chirot. Fakat Wallerstein. bu tür olaylar› üreten daha genifl bir sistem modeli kurmakla kan›tlan›r. Tekil bir toplumsal sistem olarak kapitalist dünya ekonomisi “kapitalist ulusdevletlerin gevflek bir derlemesi de¤il. Ünite .8. De¤iflimi oluflturan görünüflte tesadüfî krizler ve kesintiler hakk›nda genelleme yapma imkân›. daha büyük bir varl›k için.

benzersiz ve kapsay›c› bir toplumsal sistem”dir (Ragin ve Chirot. Tekil bir toplumsal sistem olarak kapitalist dünya ekonomisi “kapitalist ulus-devletlerin gevflek bir derlemesi de¤il. 4. 1999: 285-286). Bu imparatorluklar kendi bütünlüklerini kurduklar› askeri ve politik hâkimiyet üzerinden sa¤lamaktad›rlar ve yönetim biçimleri de bu anlay›fla dayanmaktad›r. Çünkü “merkezi denetimin yoklu¤undan ötürü. Bu ayr›mlar ulusal gibi görünmekle beraber asl›nda daha çok bölgesel ayr›mlard›r. 1500 y›llar› aras›nda eski Roma veya M›s›r gösterilmektedir. Dünya sistemleri kendi s›n›rlar› içinde çeflitli kültürleri ve uyumlu bir bütün oluflturabilmek için en küçük birimlerin içine dâhil olabilece¤i geniflleyen bir uluslararas› iflbölümünü bar›nd›r›r. “‹flbölümü ve s›n›fsal bölünmeler evrensel olgulard›r. Hâkim olan unsur siyaset de¤il ekonomidir. Wallerstein bu iki yaklafl›m aras›ndaki ayr›ma karfl› ç›karak tekil bir sistem olarak kapitalizmin içinde büyüdü¤ü toplumsal sistemi bir bütünlük olarak ele almaktad›r. k›talar› ve siyasal topluluklar› kapsayan ekonomik bir varl›k. Dünya Sistemi: Dünya ‹mparatorluklar› ve Dünya Ekonomileri Wallerstein tarihsel olarak bak›ld›¤›nda dünya imparatorluklar› ve dünya ekonomileri olmak üzere iki tane dünya sisteminin var oldu¤unu belirtir. Dolay›s›yla belirli ürünler üretilmesindeki amaç onlar›n kullan›lmas›ndan öte . Wallerstein’›n dünya sistem analizinin belli bafll› ilkeleri flu flekilde s›ralanabilir: 1. her toplum ancak kendi tarihi ile anlafl›labilir. 8000 ve M. Wallerstein tarihsel olarak bak›ld›¤›nda dünya imparatorluklar› ve dünya ekonomileri olmak üzere iki tane dünya sisteminin var oldu¤unu belirtir. De¤iflim süreklidir ama tek yönlü ve do¤rusal de¤ildir” (Adams ve Sydie. yüzy›ldan bu yana sadece bir tek dünya sistemi varl›¤›n› sürdürmektedir o da kapitalist dünya ekonomisidir. Dünya sistemi merkez.Ö. Wallerstein 20. ‹mparatorluk kendi bünyesindeki bölgelerden haraç biçiminde vergi toplamaktad›r. S.178 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› li¤i üzerine odaklanmaktad›r. Dünya ekonomileri ise dünya imparatorluklar›n›n tersine politik hâkimiyet üzerine kurulmam›flt›r. yar›çevre ve çevreden oluflmaktad›r. Dünya imparatorluklar›na örnek olarak M. KAP‹TAL‹ST DÜNYA EKONOM‹S‹ Wallerstein’a göre yaklafl›k olarak 16. ekonomik aktörlerin daha fazla hareket özgürlü¤ü vard›r. Wallerstein’a göre dünya ba¤›ms›z toplumlar›n ya da ulus devletlerin toplam›ndan baflka bir fleydir. 1999: 286). Dünya ekonomileri ekonomik de¤iflim üzerine yap›land›r›lm›flt›r ve bu durum politik olarak tan›mlanm›fl s›n›rlar›n ve herhangi bir devletin kontrolünün d›fl›ndad›r. Siyasal bütünleflmeden yoksun olmak dünya ekonomileri için avantajl› bir durumdur. 2002: 123) Wallerstein’in dünya sistemi yaklafl›m›nda kapitalizm on alt›nc› yüzy›lda Avrupa’da ortaya ç›kan ve oradan giderek yay›lan bir dünya sistemi olarak analiz edilir. Dolay›s›yla dünya ekonomilerindeki bütünleflmeyi sa¤layan güç siyaset de¤il ekonomidir. bu da onlar›n servet biriktirme ve küresel ölçekte birikimi gelifltirme f›rsatlar›n› güçlendirir” (Ragin ve Chirot. Bu durumda ise toplumlar aras›nda karfl›laflt›rma yapman›n neredeyse faydas› yoktur. Bu nedenle dünya sistemi sosyal bilimcilerin temel analiz birimi olmal›d›r. Politik bölünmeler ekonomik gereksinmelere hizmet eder ve politik hâkimiyet geliflmeye engel bile olabilir. Bütüncül olarak ele ald›¤› dünya sistemleri afliret toplumlar›ndan ya da uluslardan farkl›d›r. 2. Kapitalist dünya ekonomisi kâr›n maksimize edilmesi amac›yla üretimin yap›ld›¤› tek üretim biçimidir. Bu ikinci yaklafl›ma göre genel yasalara ulaflmak imkâns›zd›r. 3. yüzy›lda bu durumun tarihsel gelifliminin ve kapitalist sistemin yay›lmas›n›n detayl› analizini yapm›flt›r. Fakat hâlâ hâkimiyet iliflkileri varl›¤›n› sürdürmektedir.

Kâr› art›rmak amac›yla. ekonomik ve politik üstünlü¤ünü kullanarak çevre üzerinde hâkimiyet kurar ve çevreyi kontrol eder.” (Ragin ve Chirot. Bat› Avrupa’n›n sahip oldu¤u avantajlarla birlikte “Bat›’n›n Bat›l› olmayan çeperleri (çevreyi) sömürerek daha büyük bir üstünlük elde etti¤i” (Ragin ve Chirot. orta s›n›f ise yar› çevre ülkelerde konumland›r›l›r. Bu nedenle de Wallerstein’a göre “Sistemin en çok sömürülen parças› olarak çeper. Wallerstein hareket edebilen sermayenin baflar›l› oldu¤unu iddia eder. Bu durum küresel düzeyde ve hiyerarflik olan bir iflbölümü ve ekonomik uzmanlaflmaya neden olmufltur. (Appelrouth & Desfor Eldes. kârlar› azamilefltirmeye yard›m eden devletlerdir. Merkezdeki oldukça vas›fl› iflgücü. Böylelikle sermaye artt›kça ondan elde edilen kâr da aratacakt›r. Uluslararas› ekonomik ticarette. Keflifler ve sömürgelefltirme sonucunda dünya co¤rafyas›n›n yay›lmas›. Farkl› co¤rafi bölgelerde farkl› emek kontrol yöntemlerinin geliflmesi 3. Kapitalizmin baflar›s› çekirdek ile çeper aras›nda bir iflbölümünün yarat›lmas›na ve sürdürülmesine ba¤l›d›r. geri kalm›fl ve kendi geliflimini neredeyse sa¤layamayacak olan toplumlar›n ortaya ç›kmas›na neden olmufltur. Wallerstein’›n sentezinin temelini oluflturmaktad›r. 1999: 294) Kapitalist Dünya Ekonomisi: Merkez. Sömürgelefltirilen topraklardaki kaynaklara el konulmas› Avrupa’y› zenginlefltirirken ayn› zamanda dünya üzerindeki denetim alanlar›n›n genifllemesini sa¤lam›flt›r. Günümüzde ise Amerika Birleflik Devletleri. Japonya ve benzer endüstrileflmifl ulus devletler merkez konumdad›rlar. pazarda sat›ld›klar› zaman elde edilecek olan kârd›r. kapitalist dünya sisteminin bir parças› olarak kald›klar› sürece sermayelerini kaybederler. yar›çevre ve çevre olarak bölen uluslararas› bir iflbölümü varsay›m›na dayan›r.8. . Wallerstein’›n kapitalist dünya ekonomisi veya kapitalist dünya sistemi. Merkez. Bu da kapitalist giriflimcili¤in sürekli olarak yay›lmas›na neden olur. Wallerstein’›n “Modern Dünya Sistemi” çal›flmas›n›n ilk cildinde üzerinde durdu¤u bu aç›klamalar›n bugünde geçerliliklerini sürdürdü¤ü iddia edilmektedir. Kanada. yüzy›lda modern dünya kapitalist sisteminin ortaya ç›k›fl›n› üç durumla aç›klar: 1. dünya ülkelerini merkez. 1999: 294) Wallerstein’a göre “kapitalizmin baflar›s› çekirdek ile çeper aras›nda bir iflbölümünün yarat›lmas›na ve sürdürülmesine ba¤l›d›r. ücret politikalar› ile kontrol edilmektedir. Böylesi bütüncül bir analiz asl›nda Wallerstein’›n toplumsal de¤iflmeyi tek tek ülkeler üzerinden de¤il. Bu durum Wallerstein’›n çevre diye adland›rd›¤› yoksul. Kapitalist dünya ekonomisinin en çok sömürülen parças› çevredir ve kapitalizmin zenginli¤i merkez ülkelerdeki iflçi s›n›f›n›n sömürüsüne de¤il çevre ülkelerin sömürüsüne ba¤l›d›r. istedikleri koflullar› zorla kabul ettirme gücüne sahip olan yeni güçlü devletlerin geliflmesi. 1999: 277). Wallerstein 16. tersine bir bütün olarak dünya sistemi içinde ele almas›n›n bir sonucudur. proletarya (iflçi) s›n›f› çevre ülkeler.” (Ragin ve Chirot. gelecek dünya sosyalist devriminin mekân› olacakt›r” (Ragin ve Chirot. kapitalizmin mant›¤›n›n pazardan elde edilen kâr›n biriktirilmesini gerektirdi¤ini belirtir. “Kapitalist devletler. (Ragin ve Chirot.Dünya Sistemi Kuram›: Immanuel Wallerstein 179 Wallerstein’›n dünya sistemi teorisi “kapitalist dünya ekonomisi”nin dinamiklerini bir bütün olarak aç›klamaya çal›flan makro-sosyolojik bir yaklafl›md›r. pazar için yap›lan üretimin temel amaç oldu¤u bugünkü dünya kapitalist sisteminin temeli de böylelikle at›lm›flt›r. 1999: 276) düflüncesi. genifllemesi 2. Tarihsel olarak bak›ld›¤›nda ilk olarak Kuzeybat› Avrupa merkez konumuna gelmifltir. Dünya zenginli¤inin büyük bir k›sm› merkezin kontrolü alt›ndad›r. 1999: 294). kendi avantajlar› ad›na. Kendi kapitalistlerini koruyamayan devletler. Ünite . Bunlar merkez. Bütüncül dünya sistemi içinde üst s›n›flar merkez ülkeler. güçlerini korumak için yabanc› topraklardaki hem insan hem de do¤al kaynaklar› sömürme aray›fl›na girmifllerdir. 2008: 800) Avrupa’n›n yönetici elitleri. Wallerstein. piyasaya kar›flmaktan sak›nan devletler de¤il. çevre ve yar›çevredir. Çevre ve Yar› Çevre Wallerstein kapitalist dünya ekonomisi içinde üç tane hiyerarflik yap›sal konum oldu¤unu iddia eder.

çeperin kaderi salt durgunluktan çok. Wallerstein bu durumun çevre ülkeler için yar› çevre olabilmek ad›na baz› durumlarda bir f›rsat olabilece¤ini belirtir. çevre ülkelerden ihraç edilen birincil ürünlerin fiyatlar›. Merkezden imalat ürünleri ithal etmek yerine K ‹ üretim T A P için gerekli olan makineleri ithal etmek. buradaki giriflimcileri baflka yerlerde yat›r›m yapmaya yöneltmifltir. Bu ekonomi politikalar› çevreyi sadece hammadde ihraç edici konumda tutmaya D ‹ K K A T ve ürettikleri kâr›n kendileri taraf›ndan kullan›lmas›n› engellemeye yöneliktir. E L E V ‹S‹ZDE ZYO N SIRA Ba¤›ml›l›k T Okulu ve Dünya Sistemi Kuram›n› karfl›laflt›r›n›z. aktif geri b›rak›lm›fll›k”t›r (Ragin SIRA S‹ZDE ve Chirot. Bu süreç ayn› zamanda merkez ülkelerde üretilmeyen ürünlerin yar› çevre ülkelerde üretiliyor olmas› ile sonuçlan›r. Benzer bir vurgu AMAÇLARIMIZ Üçüncü Dünya’n›n azgeliflmiflli¤ini aç›klamaya çal›flan Ba¤›ml›l›k Okulu’nda da vard›r. kauçuk ve alt›n gibi hammaddeleri nedeniyle sömürülür ve bu hammaddeler merkeze ihraç edilir. Orta Amerika ve diDÜfiÜNEL‹M ¤er üçüncü dünya ülkeleri çevre konumundad›rlar. K ‹ T A P yapt›¤› çal›flmalar için “Toplumsal De¤iflme Kuramlar›” kitab›n›n 4. Böylesi bir aç›klama Wallerstein’›n toplumsal de¤iflmede içsel faktörlerden daha çok d›flsal faktörlere yapt›¤› vurguyu göstermektedir. ‹thalata dayal› ekonomi programlar› bu sorunlara çözüm yollar›ndan biriSIRA S‹ZDE si olabilir. Bugün. Çok uluslu flir- . fleker. K ‹ T A P TE L E V ‹S‹ZDE ZYON SIRA 2 DÜfiÜNEL‹M ‹NTERNET S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ K ‹ T A P TELEV‹ZYON ‹NTERNET Dünya sistemi içinde çevre bir ülkenin yar› çevre konuma geçmesi uygulad›¤› DÜfiÜNEL‹M geliflme stratejilerine ba¤l›d›r. Bunlardan ilk olan› flu süreçlerle aç›klanmaktad›r: Dünya O R U pazarlar›n›n S daralma dönemlerinde. Bu durumda yar› çevre olmay› hedefleyen ülkeler çok uluslu yat›r›mlar için rekabet eder hale gelirler.180 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› SIRA S‹ZDE DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ Çevre pamuk. Bunun yan› s›ra büyük toprak sahipleri tar›msal sektörde tam anlam›yla proleterleflme (iflçileflme) sürecine karfl›d›rlar. Ba¤›ml›l›k Okulu’nun Ünitesi “Marksist Geliflme Kuramlar›-1”e bak›n›z. endüstriyel ürünlerin sat›n al›nabilece¤i kadar h›zl› büyüyemeyebilir. Az da olsa endüstriyel üretim yapabilen göreceli olarak güçlü olan çevre ülkeler ayn› zamanda giriflimci politikalar AMAÇLARIMIZ gelifltirebilecek bir devlet yönetimine sahiplerse bu flans› ele geçirebilirler. iflsizlikte art›fl ve devlet gelirlerinin azalmas› sorunlar› yaflan›r. Bir baflka r›n›n sonucudur. ‹ N T E R Nçevre ET Wallerstein’›n ülkelerin yar› çevre olabilmesi için aç›klad›¤› ikinci strateji ise flöyledir: Merkez ülkelerde yeni geliflen endüstrilerin korunmas›. Ço¤unlukla merkezin kolonileri olan çevrenin zay›f devletleri ekonomik. Karayipler. ba¤›ml›l›¤› teknolojik düzeyde devam ettirmektir. Çevrede ilerleme ve geliflmenin olmamas›n›n nedeni. onlar›n ekonomik ve politik olarak merkeze ba¤›ml› olS O R U deyiflle çevrenin geri kalm›fll›¤› uygulanan ekonomi politikalamalar›d›r. merkez ülkelerden ihraç edilen teknoloji yo¤un endüstriyel ürünlerin fiyatlar›ndanDdaha h›zl› düfler. 1999: 294). 1991: 182-184). Fakat bu stratejinin baz› dezavantajlar› bulunmaktad›r. politik ve askeri güçten yoksundurlar. iç piyaTELEV ‹ZYON sa. Bu durumda. Bu durumda çevre ülkelerin devletleri için ödeme‹KKAT ler dengesinin bozulmas›. Bafllang›çta Do¤u Avrupa çevre konumundayken günümüzde Afrika. Wallerstein bu konuda üç tane strateji oldu¤unu be‹NTERNET lirtir (So. Wallerstein’a göre “dünya kapitalist sistemiyle bir kez bütünlefltikten sonra. dünyadaki en kötü çal›flma koflullar› çevre ülkelerdedir. Dolay›s›yla bu durumda teknolojiye olan ba¤›ml›l›k devam etmektedir. tekelcilik karfl›t› yasalar gibi giriflimcili¤in üzerindeki siyasi s›n›rlamalar. Tarihsel SIRA S‹ZDE olarak çevredeki iflgücü zor kullanarak ya da kölelik sistemi ile kontrol edilmifltir.

Wallerstein daha önce de belirtildi¤i gibi ikili toplum modellerinin elefltirisi ile birlikte dünya sisteminin karmafl›kl›¤›n› aç›klayabilmek için yar› çevre kavramsallaflt›rmas›n› kullan›r. Ünite . Wallerstein son strateji olarak s›k› bir flekilde uygulanan ve ekonomik ba¤›ms›zl›¤›n da içinde oldu¤u bir geliflme stratejisinin. Ulusal s›n›rlar›n›. Çevreden merkeze do¤ru oluflabilecek baz› politik protestolar› karfl› tampon görevi görür ve böylelikle tamam›yla kutuplaflm›fl bir dünya sisteminin geliflmesini engeller. Wallerstein’a göre yar› çevre ülkeler “çekirde¤in kirli ifllerini yaparak. Bu durum kendi iç pazar›n büyümesini sa¤lar. Ayn› zamanda da merkez olabilmek için birbirleriyle rekabet etmeleri dünya sistemini sürekli dengesizlik içinde tutar. Fakat Wallerstein böylesi bir stratejinin ancak çok az çevre ülke için uygulanabilir oldu¤unu belirtir. Dünya sistemine bakt›¤›m›zda yar› çevre konumdan merkez konuma geçen ülkelere verdi¤i örnekler aras›nda Amerika Birleflik Devletleri. ideoloji ve propaganda arac›l›¤› ile yerel tüketicinin zevklerini. 1999: 299). Ortakç›l›k sistemi toprak sahibinin elde edilecek olan mahsulün %50 si karfl›l›¤›nda topra¤›n› kiralamas›na dayanmaktad›r. Kanada. Bunun yan› s›ra üretimin . Fakat bu politika d›fl sat›fllar›n iç sat›fllardan daha yüksek olmas›na neden olabilir. Wallerstein. bir ülkenin daha düflük üretim maliyetleri ile üretim yapabilmesini sa¤layabilecek geliflmifl teknolojiye yaslanabilecek bir pazara sahip olmas›d›r. merkez ve çevre aras›nda yer al›r. Devlet ya da di¤er kurumlar. kendi ulusal ürünleri için gerekli olan pazar› afla¤›da s›ralanan stratejilerden bir ya da birkaç›n› kullanarak geniflletebilir: (So. Yar› çevre modern dünya sisteminde politik istikrar›n sa¤lanmas›nda önemli bir rol oynamaktad›r.8. Ulusal ürünlere sa¤lanan destekleme politikalar› ile üretim maliyetlerini düflürebilir. Bu ülkelerin durumunda yüksek ücretler ve endüstrileflme merkez konuma gelmelerinde önemli olmufltur. ayn› zamanda toplumsal ve siyasi geliflmeyi de sa¤layabilme olana¤›n›n oldu¤unu belirtir. Yar› çevre ekonomik ve politik olarak merkezden güçsüz ama çevreden daha güçlü konumdad›r. be¤enilerini yönlendirebilir. 1990: 184-185) 1. çeper düflmanl›¤›n›n oda¤› olarak ve eski s›naî merkezlerde ücretler çok yükseldi¤inde çekirde¤in yat›r›mlar›na ev sahipli¤i yaparak sistemde bir tür orta s›n›f gibi hareket eder” (Ragin ve Chirot. 3. yar› çevre olan ülkelerin merkez konumuna nas›l ve hangi koflullarda geçtikleri üzerine de çal›flmalar yapm›flt›r. Avustralya ve Yeni Zelanda bulunmaktad›r. Günümüzde ise Do¤u Avrupa. Meksika ve Güney Amerika’n›n baz› bölümleri yar› çevre konumundad›rlar. çünkü çok uluslu yat›r›mlar›n avantajlar› çok fazlad›r. komflular› ile birleflerek ya da fetih yoluyla geniflletebilir.Dünya Sistemi Kuram›: Immanuel Wallerstein 181 ketler ile devlet bürokrasisi iflbirli¤i içindedir. Yar› çevre bir ülke. Yar› çevre. ‹lk olarak Akdeniz Bölgesi yar› çevre olarak gösterilmektedir ve tarihsel olarak emek gücü “ortakç›l›k” sistemi ile kontrol edilmifltir. 5. Böylelikle göreceli de olsa ithal edilen ürünlerin fiyatlar› ulusal olarak üretilenlere göre art›r›lm›fl olur. Yar› çevre konumundan merkez konumuna geçiflteki kilit nokta. 4. 2. yaln›zca ekonomik geliflmeyi de¤il. Üretim maliyetleri ücret seviyelerini düflürerek de azalt›labilir. Gümrük tarifeleri ve kotalarla ithal edilen ürünlerin fiyatlar›n› art›rarak iç pazar›n büyük bir k›sm›n› elinde tutabilir. Ücretler art›r›larak al›m seviyesi yükseltilebilir fakat bu durum da iç sat›fllar› yükseltip d›fl sat›fllar›n azalmas›na neden olabilir.

Ayr›ca bu dönemde tar›msal kapitalizm hâkimdir. Afrika ve Latin Amerika • Yar› çevre: Rusya. yüzy›lda gerilemeye bafllam›flt›r. II. A. ‹kinci dönem 1640 ile 1750 y›llar› aras›nda yaflanm›flt›r ve bu süre içinde 80 y›l süren durgunluk dönemi olmufltur. ve Almanya • Çevre: Asya. Ve II. hegemonik konumunu devam ettirmifltir. Endüstriyel kapitalizm hâkim olan biçimdir ve sistem co¤rafi olarak yay›lmaya devam etmifltir.182 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› dünya merkezlerinden fiziksel olarak uzak olmalar› nedeniyle ithal ürünlerin ulafl›m maliyetleri. Dünya Savafllar› • Sömürgecilikten Ç›kma • ‹ngiliz hâkimiyetinin düflüflü • K›sa süren Amerikan hegemonyas› • Çok uluslu fiirketler • Kapitalizmin pekiflmesi K ‹ T A P 1450 1640 • Osmanl› ‹mp. Kolonileflme ile co¤rafi yay›lma gerçekleflmifltir. (››) iflbölümü yay›ld›kça co¤rafi sistem genifller ve (››S Obiçim olan kapitalist ›) merkez ve çevre de özgül devletler ortaya ç›kar. uygun ticari koflullar ve yabanc› ticari tekeller ile uluslar›n zenginli¤i ve refah›n› art›rm›flt›r. ve • Durgunluk Hapsburg Krall›¤› • Kolonileflme AMAÇLARIMIZ Çöküflü • Merkantalist • Ulus-Devletin Kapitalizm Yükselifli K ‹ T A P • Tar›msal Kapitalizm TELEV‹ZYON TELEV‹ZYON ‹NTERNET ‹NTERNET Wallerstein’a göre hegemonik devlet geçici bir süreli¤ine dünya ekonomisine hâkim olan devlettir. Wallerstein’a göre dünya sisteminde afla¤›daki verilen dört dönemden söz edilebilir. D ‹ K K flekilde AT ‹spanya SIRA S‹ZDE Tablo 8. Hem Osmanl› ‹mparatorlu¤u hem de Hapsburg Krall›¤› 16. Japonya • Endüstriyel Kapitalizm Birleflik Devletler 1917 • Rus Devrimi • I. Sömürü ve birikim her bir dönemde temel itici gücü oluflturur. 2006: 202 AMAÇLARIMIZ SIRA S‹ZDE Hollanda/Fransa ‹ngiltere 1750 • Endüstri Devrimi • Muazzam Co¤rafi Yay›lma • Merkez: ‹ngiltere. Birinci dönem 1450 ile 1640 y›llar› aras›nda gerçekleflmifltir. SIRA S‹ZDE 3 SIRA S‹ZDE Kondratieff döngüsü ne demektir. Buna göre her bir dönemde flunlar gerçekleflir: (›) hâkim R U de¤iflir. araflt›r›n›z. Co¤rafi yay›lma ise merkantilist kapitalizmin gere¤i olarak alt›n. bu pazarlar için do¤al olarak bir koruma sa¤lam›flt›r.D. ticaret ve finans düzeylerinde dünya ekonomisine hâkim olabilen. üretim. Dünya savafl›’ndan sonra Amerika Birleflik Devletleri lider.B. Dördüncü dönemde ‹ngiltere baflta sömürgecilik karfl›t› hareketler olmak üzere birkaç faktörden dolay› merkez konumunu kaybetmifl ve yerine Almanya ve Amerika Birleflik Devletleri merkez konumunu elde etmifltir. Üçüncü aflaman›n bafllang›c›nda endüstri devrimi yer alm›flt›r. büyüme ve durDÜfiÜNEL‹M gunluk dönemleri s›rayla birbirini takip eder. politik olarak yollar›na devam edebilmek için minimum düzeyde askeri güç kullanabilen ve dünyada tart›fl›lan kültürel bir dil biçimlendirebilen . DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT Her bir Kondratieff döngüsü yaklafl›k olarak 50-60 y›l sürer. Bu dönemin en önemli özelli¤i feodalizm ve dünya imparatorluklar›ndan ulus devletlere geçifltir.2 Kaynak: Allan. Wallerstein hegemonik devlet kavram›n› belirli bir dönem için devletleraras› iliflkilerde kurallar› koyabilen. Üçüncü dönem 1917 Rus devrimi ile sonlanm›flt›r. Wallerstein dünya sisteminde yaflanan dönüflümlerin analizini yaparken K-döngüsü ya da Kondratieff döngüsü olarak adland›r›lan yaklafl›m› kullan›r.

Dünya Sistemi Kuram›: Immanuel Wallerstein 183 devletleri tarif etmek için kullan›r (Allan. yaln›zca güçsüzlü¤ün iflareti de¤ildir ayn› zamanda gelecekte ortaya ç›kacak olan çöküflünde iflaretidir. üretim maliyetlerinin ne kadar›n›n üretim yapan flirketler taraf›ndan ödenece¤ini belirler ve bu anlamda kapitalistleri destekler. Wallerstein bu kavramsallaflt›rmas›n› Amerika Birleflik Devletleri’nin 1960’lardan sonra gerilemeye bafllayan konumunu aç›klamak için kullan›r. Wallerstein’a göre sonsuz sermaye birikimi aray›fl› modern kapitalist dünya sisteminin en temel özelli¤idir ve kapitalizmin iflleyifli güçlü devletler arac›l›¤› ile sa¤lanabilir. ulusal s›n›rlar›n. fakat kâr elde etmenin de s›n›rl›l›klar› vard›r. Wallerstein hegemonik konuma gelebilmek için kapitalistlerin üretim yapma koflullar›n›n gelifltirilmesi gerekti¤ini belirtir. Devletler vergi indirimi bask›s› ile bu hizmetlerin sürdürülmesi aras›nda s›k›fl›p kalm›fllard›r. 2006: 196-197). pazar›n. Ba¤›ml›l›k iliflkileri farkl› insanlar› ve farkl› toplumlar› yap›sal bir bütünlük içinde birbirine ba¤›ml› k›lm›flt›r. Kapitalizmde kâr elde etme sömürüye dayan›r. yasalar vb. Wallerstein’a göre bütün bunlar›n yan› s›ra devletin sa¤lad›¤› çok önemli bir unsur vard›r o da nispi tekellerdir. Fakat hegemonik konumu sürdürebilmek için bunun yan› s›ra politik ve askeri yat›r›mlar›n yap›lmas› da gerekir. çevre kirlili¤i ve hammadde tükenmesi ve yeni hammadde aray›fllar› konusunda destek sunar. Hegemonik ya da lider konumunda olan devletlerin s›n›rl› bir ömrü vard›r. ‹flbölümünün en temel özelli¤i ise sömürüye dayanmas›d›r. Ayn› zamanda devlet. Devlet. Günümüz devletleri sosyal hizmet sunma anlam›nda bir kriz yaflamaktad›rlar. Bu s›n›rl›l›klar› aflma çabas› yeni sömürü araçlar›. kendi konumunu koruyabilmek için önce askeri gücüne baflvurmak durumunda kal›r. Devlet paran›n kontrolünü. Bütün bunlar ise sermaye birikimi krizine ve bunal›m›na yol açmaktad›r. . uluslararas› iliflkilerin düzenlenmesini sa¤lar. tamamen serbest pazarlar›n oldu¤u bir sistemde kâr sa¤lanamayaca¤›n› iddia eder. üretimin merkezileflmesini. Buna göre neredeyse bütün dünyada k›rsal alanlar boflalm›flt›r. Wallerstein’a göre dünya sistemi kapitalist iflbölümü ile birbirine ba¤lanm›flt›r. Günümüzde. Geçifl süreci kavramsallaflt›rmas›n› aç›klayabilmek için Wallerstein’›n önemle üzerinde durdu¤u kavramlar› gözden geçirmek yerinde olacakt›r. 2006: 202). Sömürü kapitalizme esas bir durumdur ve farkl› toplumlarda farkl› sömürü düzeyleri vard›r. hegemonik devletin ekonomik gücünü azalt›r. Bu durumda hegemonik devlet. mekanizmalar› bulmay› gerektirir. O tarihten itibaren kapitalist özgürlü¤ün artmas›yla beraber küresel flirketler güçlenmeye bafllam›flt›r.8. birçok ulus-devletten daha güçlü olan çok uluslu flirket bulunmaktad›r. küreselleflme sürecini geçifl süreci olarak ele almaktad›r. Sermaye birikimi anlam›nda art›k ücretli emek de¤il. Bu durumda ulusal s›n›rlar da afl›lmas› gereken bir engel olarak görülür. Zaman içinde di¤er devletlerin ekonomik rekabet koflullar›nda daha iyi yere gelmeleri. Wallerstein bu durumu sömürünün ihraç edilmesi olarak tan›mlar (Allan. maddi girdi maliyetleri önemli hale gelmifltir. Wallerstein’a göre ise askeri gücün kullan›lmas›. Buna göre iflbölümü ba¤›ml›l›k iliflkileri olarak da adland›rabilecek belirli toplumsal iliflkilerin ortaya ç›kmas›na neden olmufltur. GEÇ‹fi SÜREC‹ OLARAK KÜRESELLEfiME Wallerstein. Dünya sistemi yaklafl›m› içinde iflbölümü ve sömürü temel kavramlar olarak yer almaktad›r. Ünite . nedenlerle s›n›rl› olmas› giriflimcileri sömürünün daha yüksek oldu¤u di¤er iflgücü piyasalar›na yöneltir. özellikle d›flsal maliyetler olarak adland›r›lan ulafl›m maliyetleri. Merkez ülkelerdeki iflçilerin sömürüsünün iflçi hareketleri. Wallerstein.

“Dünya Kapitalizminin Çeliflkileri”. Bu serbest bir pazar de¤ildir. Dünyadaki birçok düflük kârl› sanayi bu flekilde iflliyor. bu geçifl döneminin belirsizli¤ine dair yap›sal ve kültürel göstergelerden söz eder. üretim maliyetinin çok az üstünde bir rakam olurdu ve kâr yap›lamazd›. Ona göre bu‹ K K A isyan›n› T günkü dünya sisteminin sonu o tarihlerde bafllam›flt›r.. Bugün giyimden çok fazla para kazan›lam›yorsa bunun sebebi giyim iflini herkesin yap›yor olmas›d›r.. Kapitalizm devlete muhtaç. say›s›z al›c›n›n ve mükemmel bilginin oldu¤u bir pazar. Wallerstein orta s›n›f›n konumunu inceler. düflürülmesi ise varolan dünya sistemine en çok destek veSIRAorta S‹ZDE ren grup olan s›n›f aras›nda siyasi hoflnutsuzlu¤a neden olacakt›r.184 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› “Diyelim ki Adam-Smithçi.. Bu durum. mükemmel bir pazar›n›z var. Belirsizlik durumunun hâkim oldu¤u bu geçifl süreci Wallerstein için asl›nda kökten bir de¤iflime de ola‹NTERNET nak sunmaktad›r. asl›nda en temel prensibidir. Al›c›lar mükemmel bilgiye sahip olduklar› için de. Ve iflin asl›. Bunun için devletin birçok de¤iflik kanaldan müdahalesine ihtiyaç var. Kondratieff döngüsüne göre geçifl ve belirsizlik dönemidir. Bir önceki bölümde anlat›ld›¤› üzere bu yay›lma sürecinde yükselme ve duraklama dönemleri mevcuttur.metiskitap. dünya üzerinde sömürünün ihraç edilmesini sa¤layacak yer kalmam›flt›r. http://www. ‹ T A teori P Geçifl döneminin belirsizlik ve karmafl›kl›¤›n› iflaret eden iki tane yap›sal gösterge vard›r. SIRA S‹ZDE Wallerstein. Öyle bir durum yaratmal›s›n›z ki çok fazla say›da sat›c› olmamal› ve bu sat›c›lar›n statüleri az çok korunabilmeli. günümüzde dünya sistemi duraklama dönemindedir ve bu duraklama dönemini aflmas›n› engelleyen üç tane yap›sal kriz bulunmaktad›r. sistem co¤rafi olarak yay›lman›n s›n›rlar›na ulaflm›flt›r. Fakat. Wallerstein. Çevre kirlili¤i ile bafl edebilmenin DÜfiÜNEL‹M maliyetleri hükümetler için oldukça yüksek olmaktad›r... sosyal bilimlerde AMAÇLARIMIZ ise postmodern sosyal teorinin ortaya ç›k›fl› geçifl döneminin belirsizli¤ine iflaret etmektedir. Bunlardan birincisi. Üretim maliyetlerinin artmas› nedeniyle kâr oranlar›n›n düflmesi. Krizden ç›kman›n yollar›nda birisi ya ücret art›fllar›yla ya da vergi indirimi yoluyla orta s›n›f›n harcama gücünü art›rmak olarak görülmektedir. Kültürel gösterge olarak fen bilimlerinde kaos kuram›n›n. PostmodernKsosyal için kitab›n›z›n üçüncü ünitesini gözden geçiriniz. orta s›n›f›n bu artan ücretlerinin maliyetleri devletler ve flirketler için çok yüksek olmaya bafllam›flt›r. Ücretlerin geri çekilmesi. Bu baz›lar›n›n iddia etti¤i gibi sistemin yeni bir durumu de¤il. Wallerstein dünya sistemi bak›fl aç›s›yla kapitalizmin küresel düzeyde yay›lmaO bütünlük R U s›n› tarihsel S bir içinde aç›klamaya çal›flm›flt›r. meta al›m›n› dolay›s›yla da üretimin ve sermaye birikiminin artmas›na neden olur. yat›r›mc›lar› üretim alan›ndan finans alan›na yöneltmifltir. say›s›z sat›c›n›n. Bu noktada da yeni “sistem karfl›t› hareket”ler önem kazanmak- K ‹ T A P TELEV‹ZYON ‹NTERNET . bulacaklar› mümkün olan en düflük fiyat. Bu süreç. TBunlar finansal spekülasyon ve küresel düzeyde örgütlenen yeni sistem ELEV‹ZY ON karfl›t› hareketlerdir. Üçüncü s›rada yap›sal kriz olarak daha önce d›flsal maliyetler olarak bahsedilen hammaddenin tükenmesi ve çevre kirlili¤i yer almaktad›r.com/Metis/Catalog/Interview/2894) SIRA S‹ZDE DÜfiÜNEL‹M S O R U D‹KKAT SIRA S‹ZDE AMAÇLARIMIZ Wallerstein’›n yukar›da belirtti¤i gibi.. D1968 önemli bir dönüm noktas› olarak ele al›r. devletler kapitalizme bu flekilde yard›m etme yeteneklerini art›k gerçek anlamda yitirmeye bafll›yorlar” (Wallerstein. Kapitalizmin gerçek anlamda kâr yapabilmesi için ihtiyaç duydu¤u fley nispi tekellerdir. Devlet karfl›t› bir çizgide konufluyor ama asl›nda fazlas›yla devlet yanl›s›. ‹kinci olarak.

geçifl sürecinden sonra ne tür alternatif yeni toplumlar ortaya ç›kabilece¤i konusunda entelektüellerin ve akademisyenlerin önemli bir role sahip olduklar›n› vurgulamaktad›r. kesintisiz sermaye birikimi ve bu birikimin yap›lmas›n› sa¤layan bir yap›ya sahip olmas›d›r. Ünite . örgütlü ve kal›c› bir kitle deste¤ini harekete geçirememeleri nedeniyle “bunal›m” içinde olduklar›n› belirtmektedir. eskilerde oldu¤u gibi bir strateji belirleyememesi. kad›n. hareketleri) Do¤u’da “anti-bürokratik” (bürokrasiye. Küresel düzeyde örgütlenen toplumsal hareketler ise ulusal düzeyden öte dünya sistemi içinde de¤ifliklik yapmay› amaçlamaktad›r. 1993). eflcinseller. Wallerstein yayg›n mal üretimi. kâr amac›yla yap›lan giriflimler. Wallerstein’a göre kapitalizm kâr elde etmek için üretim yap›lan. 2003: 528-529). 1968’den sonra ise yeni sistem karfl›t› hareketler ortaya ç›km›flt›r. Wallerstein’›n dünya sistemi yaklafl›m› Marksist tarihçi Robert Brenner taraf›ndan elefltirilmifltir (Peet. dünyan›n farkl› bölgelerinde ifl gücünü kontrol etmek için farkl› metotlar uygulan›r. 16. yüzy›lda Avrupa’da ortaya ç›kan bu sistem bütün dünyaya yay›lm›flt›r (Wallerstein. göçmen vb. ücretli emek ve yüksek teknoloji gibi unsurlar› önkapitalizm olarak adland›rmaktad›r. Bat›’da sosyal demokratlar. Do¤u’da komünistler ve Güney’de ulusal kurtulufl/ba¤›ms›zl›k hareketleri eski toplumsal hareketler olarak iktidar›n ele geçirilmesini hedefleyen hareketlerdir. Pazar›n genifllemesi ile ifl bölümü yayg›nlafl›r. Wallerstein bu bütünlüklü iliflkiye bakmadan ne günümüzün ne de geçmiflin ya da tarihin yeterince kavranamayaca¤›n› iddia eder. parti kadrolar›na.8. yeni ayr›cal›kl› s›n›flara karfl› yürütülen hareketler) hareketler ve Güney’de “Bat›l›laflma karfl›t›” (milliyetçi. SONUÇ Dünya sistemi kuram› “kapitalizmin ulusal temelden ziyade art›k küresel çapta örgütlenmifl oldu¤u. Üretici kaynaklar›n dünya sistemi içinde birleflmeleri. radikal dinsel hareketler) hareketlerdir. O’na göre bu unsurlar›n varl›¤› tarihsel bir sistemi kapitalist bir sistem olarak tan›mlamak için yeterli de¤ildir. 1999: 168-169) özetlenmektedir. merkezdeki zenginli¤i. Bunlar Bat›’da “yeni toplumsal hareketler” (etnik. kâr›n de¤iflimle sa¤land›¤› ve bunun sonucunda dünya pazar›n›n geniflledi¤i bir sistem olarak tan›mlamaktad›r. oysa pre-modern imparatorluklar›n bunun tam z›tt› bir modele göre kurulduklar› düflüncesiyle” (Marshall. merkez ve çevrede güçlü ve zay›f devletler ortaya ç›kar. Eski sistem karfl›t› hareketler 1848 ile 1968 y›llar› aras›nda gerçekleflmifltir ve bu grupta yer alan hareketlerin üçü de iktidara gelmifl hareketlerdir. art›¤›n transfer edilmesini . yani dolafl›m alan›na vurgu yap›lm›flt›r. Brenner’a göre böylesi bir aç›klamada temel sorun s›n›f iliflkilerine yer verilmemesidir. Wallerstein sistem karfl›t› hareketleri üç tane eski ve üç tane yeni olmak üzere iki grupta incelemifltir (Wallerstein. Wallerstein kapitalist sistemin sürekli sermaye birikimi aray›fl› ile dünya çap›nda yay›ld›¤›n›. egemen olan merkezdeki bölgelerin ileri sanayi sistemlerini gelifltirip periferi (çevre) ülkelerinin hammaddelerini sömürdü¤ü. Burada üretim alan›nda daha çok sermayenin hareketlili¤ine. Dünya Sosyal Forumu ise küresel düzeyde örgütlenen toplumsal hareketlere örnek olarak verilebilir. modern dünyan›n uluslararas› bir ekonomik düzen ve de¤iflik siyasal sistemlerle kök sald›¤›.Dünya Sistemi Kuram›: Immanuel Wallerstein 185 tad›r. Wallerstein yeni sistem karfl›t› hareketlerin. 1991: 52-53). Kapitalizmin ay›rt edici özelli¤i. Bu noktada kendisi de aktif olarak bu sürecin içinde yer alan Wallerstein “sistem karfl›t hareketler”in baflar›l› olabilmeleri için. ‹flbölümüne dayal› bu hiyerarflik sistem merkez ülkelerin ç›karlar›na uygun olarak ifllemektedir. Brenner’a göre ekonomik geliflme sürecini. iflbölümü sonucunda da hiyerarflik bir sistem ortaya ç›kt›¤›n› belirtir. çevre.

Ben kültürün iktisadi alandan ve siyasi süreçten ayr› bir fley oldu¤u fikrine karfl›y›m. Siyasi ba¤›ms›zl›k çok güçlü bir kültürel fikirdir. 1999: 305).. Kapitalizm daha önceki bütün toplumlardan farkl›d›r. Bizim pazar konusunda analitik olarak yanl›fl baz› inançlar›m›z var ve bu bize baz› s›n›rlamalar getiriyor.” (Wallerstein.” (Wallerstein. birleflik sistemler olarak ele ald›¤›n› belirtmektedir. Buna göre her tarihsel sistemin. dünya sisteminin kendine ait kültürel düflünme biçimleri vard›r ve dünyay› buna uygun olarak örgütlemektedirler. yirmi.com/Metis/Catalog/Interview/2894). Wallerstein ise dünya sistemini bütüncül olarak. dolay›yla daha çok art›k üretebilirler. Kendi içinde ekonomik geliflme e¤ilimi vard›r. “Ekonomik geliflmenin kabaca benzer kültürel geleneklere sahip genifl alanlar›. Buna göre “modern dünyay› inceleyen üç ana bilim dal› vard›r: ekonomi. Bu ayr›m “devlet etraf›nda odaklanm›fl siyasi alan. Fakat bu artan ifl verimlili¤i ile sa¤lanabilir. otuz y›l için büyük bir ihtiyaç olarak görüyorum çünkü kavramsal olarak bu süreçleri birleflik olarak görsek bile dil aç›s›ndan bu konulardan bahsederken ayn› ayr›mc› tuza¤a düflüyoruz. aksi takdirde etnisite de¤ildir” (Ragin ve Chirot. dünya sistemindeki güç ya da konum bak›m›ndan köklü farkl›l›klar›na ra¤men çok benzer biçimlerde etkilemesinin nedenlerini aç›klayamam›flt›r” (Ragin ve Chirot. din. sanat gibi dünya sistemlerini analiz etmek için kulland›¤›m›z fikirler olarak ele almaktad›r. “Dünya Sistemi Analizi ve Kültürel Çal›flmalar” http://www. “Dünya Sistemi Analizi ve Kültürel Çal›flmalar” http://www. Bence bugünün ana entelektüel sorunlar›ndan biri bütün bunlardan bileflik süreçler olarak bahsedebilece¤imiz bir dil oluflturmak . sosyoloji de sivil toplumu çal›fl›r. Bu çerçevede Wallerstein kültürü bilgi. Daha önce de belirtildi¤i üzere liberal ideolojinin sosyal bilimler üzerindeki etkisi nedeniyle bu ayr›mlar ortaya ç›km›flt›r. Kapitalist geliflmede belirtilmesi gereken fley bir bütün olarak ekonominin s›n›f yap›s›d›r. ‹fl verimlili¤i ise iflçilerin kendilerini daha öncekinden k›sa bir sürede yeniden üretmelerini sa¤lar. toplumsal hayat› örgütlememizi mümkün k›lan flekiller olarak baflka alanlara yans›r ve bu alanlar› yans›t›r. “Bütün bunlar. kültürel bir fikirdir.metiskitap. ekonomi etraf›nda odaklanm›fl iktisadi alan ve daha belirsizce sivil toplum etraf›nda odaklanm›fl bir çeflit sosyo-kültürel alan” tan›mlamaktad›r. pazar›. bütün bunlar›n tek bir sürecin parças› oldu¤unu belirtmektedir. devleti. 1999: 307). Wallerstein’a getirilen bir baflka elefltiri modern dünya sistemi üzerine yapt›¤› çal›flmalarda kültürel farkl›l›klara yer vermemesidir. Biz bu fikre inan›yoruz ve ona göre hareket ediyoruz. Wallerstein önemli olan›n ekonomi siyaset ya da kültür gibi ayr› ayr› alanlar› incelemek olmad›¤›n›..bunu önümüzdeki on.” siyaset bilim.metiskitap. dil.com/Metis/Catalog/Interview/2894. Mesela pazar kavram›. . Çünkü Wallerstein’a göre kültürel farkl›l›klar farkl› geliflme düzeylerini aç›klamak için gerekli de¤ildir. Benzer biçimde etnisite “dünya sistemi görüngüleriyle aç›kça ba¤lant›l› oldu¤u zaman vard›r.186 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› ve ifl gücü kontrol sistemlerinin geliflmesini belirlemez.

Bu yaklafl›mlardan ilki tarihin her döneminde ve bütün toplumlar için geçerli olabilecek düzenli de¤iflim yasalar›na. Wallerstein’a göre kapitalizmin mant›¤› pazardan elde edilen kâr›n biriktirilmesini gerektirir. Bu nok- AM A Ç 3 A M A Ç 2 . Wallerstein’a göre ekonomik. çevre ve yar› çevre kavramsallaflt›rmas›n› kullan›r. Joseph Schumpeter. Bat› ya da Avrupa merkezli sosyal bilim anlay›fl›n›n de¤ifltirilmesi gerekti¤ini iddia eder. Kâr› art›rmak amac›yla pazar için yap›lan üretimin temel amaç oldu¤u bugünkü dünya kapitalist sistemin temeli de böylelikle at›lm›flt›r. Dünya sistemi yaklafl›m› içinde ikili toplum modelleri yerine merkez. politik ve sosyo-kültürel alanlar ayr› ve özerk alanlar de¤ildirler. Dünya ekonomilerindeki bütünleflmeyi sa¤layan güç. tarihsel olarak bak›ld›¤›nda dünya imparatorluklar› ve dünya ekonomileri olmak üzere iki tane dünya sisteminin var oldu¤unu belirtir. Yaklafl›k olarak 16. Ayr›ca tarihsel olarak kavranan bir dünya sistemi ile modern toplumsal de¤iflme incelenebilir ve aç›klanabilir. Bat›l› olmayan çevre ülkeleri sömürerek üstünlük sa¤lam›flt›r. Wallerstein modern dünya sistemi analizinde ana ak›m teorileri ve araflt›rma pratiklerini elefltirir ve niteliksel ve tarihsel metotlar›n önemini vurgular. siyaset de¤il ekonomidir. yüzy›ldan bu yana sadece bir tek dünya sistemi varl›¤›n› sürdürmektedir. Wallerstein’›n dünya sistemi analizinin temel özellikleri flunlard›r: ‹flbölümü ve s›n›fsal bölünmeler evrensel olgulard›r. Wallerstein’›n Kapitalist Dünya Ekonomisi yaklafl›m›n›n özelliklerini s›ralayabilmek.8. Kapitalist dünya ekonomisinde sermayenin hareket edebilmesi çok önemlidir. o da kapitalist dünya ekonomisidir. Dünya imparatorluklar› kendi bütünlüklerini kurduklar› askeri ve politik hâkimiyet üzerinden sa¤lamaktad›rlar ve yönetim biçimleri de bu anlay›fla dayanmaktad›r. Wallerstein bilimsel bilgi ve felsefi/befleri bilgi ayr›m›na karfl› ç›kmaktad›r ve modern dünya sisteminin beklenen çöküflü ile birlikte bu “iki kültür” kavramsallaflt›rmas›n›n da ortadan kalkaca¤›n› belirtmektedir.Dünya Sistemi Kuram›: Immanuel Wallerstein 187 Özet A M A Ç 1 Immanuel Wallerstein’›n genel yaklafl›m›n› aç›klayabilmek. farkl› iflleyen mant›klar› yoktur. ekonomi hâkim olan unsurdur. tekil bir sistem olarak kapitalizmin içinde büyüdü¤ü toplumsal sistemi bir bütünlük olarak ele almaktad›r. Dünya ekonomileri ise dünya imparatorluklar›n›n tersine politik hâkimiyet üzerine kurulmam›flt›r. Karl Polanyi ve Fernand Braudel Wallerstein’›n entelektüel geliflimi üzerinde etkili olmufl düflünürlerdir. Wallerstein’a göre dünya ba¤›ms›z toplumlar›n ya da ulus devletlerin toplam›ndan baflka bir fleydir. Wallerstein’›n Dünya sistemi yaklafl›m›n›n önemini de¤erlendirebilmek. Wallerstein dünya sistemi analizini gelifltirirken toplumsal de¤iflme alan›nda var olan iki yaklafl›m› birlefltirmeye çal›fl›r. küresel düzeyde ve hiyerarflik olan bir iflbölümü ve ekonomik uzmanlaflmaya neden olmufltur. Karl Marx. Wallerstein devlet ve toplum yerine tarihsel bir sistem olan “dünya sistemini analiz birimi olarak önerir. makro sosyolojik yasalara ulaflmay› hedeflemektedir. Bu durum. Böylelikle sermaye artt›kça ondan elde edilen kar da aratacakt›r. Ünite . Kapitalist dünya ekonomisi kâr›n maksimize edilmesi amac›yla üretimin yap›ld›¤› tek üretim biçimidir. Bu da kapitalist giriflimcili¤in sürekli olarak yay›lmas›na neden olur. Wallerstein sosyal bilimler içindeki ayr›mlar›n yapay olarak oluflturulmufl ayr›mlar oldu¤unu belirtir ve dünya sistemi analizinde bu ayr›mlar› ortadan kald›racak yöntemsel önermelerde bulunur. De¤erden ar›nm›fl bir tarihsel çal›flma yapmak imkâns›zd›r çünkü her bir kavramsal çerçevenin seçimi do¤rudan politik durufla göre belirlenir. dünya sistemi merkez. Bu bak›fl aç›s›n›n modern-geleneksel gibi ikili toplum modelleri üzerine kuruldu¤unu oysa dünyan›n bu ikili modellerle aç›klanamayacak kadar karmafl›k bir yap›da oldu¤unu belirtir. Wallerstein. Bat› Avrupa. Di¤er yaklafl›m ise toplumlar›n tikelli¤i üzerine odaklanmaktad›r. Wallerstein dünya sistemi analizinde befleri bilimlerle iliflkilendirilen idiografik epistemoloji ve fen bilimleri ile iliflkilendirilen nomotetik epistemolojinin birlikte kullan›lmas›n› önerir. Wallerstein. yar› çevre ve çevreden oluflur ve son olarak sürekli ama tek yönlü ve do¤rusal olmayan bir de¤iflim vard›r.

Küresel düzeyde örgütlenen toplumsal hareketler ise ulusal düzeyden öte dünya sistemi içinde de¤ifliklik yapmay› amaçlamaktad›r. 1968 isyan› ile bugünkü dünya sisteminin sonu bafllam›flt›r. Wallerstein kapitalist dünya ekonomisi içinde üç tane hiyerarflik yap›sal konum oldu¤unu iddia eder.188 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› tada kapitalist dünya ekonomisi içinde güçlü devletlerin önemi ortaya ç›kmaktad›r. Bunlardan birincisi. sosyal bilimlerde ise postmodern teorinin ortaya ç›k›fl› geçifl döneminin belirsizli¤ine iflaret etmektedir. Wallerstein orta s›n›f›n konumuna odaklan›r ve krizden ç›kabilmek için orta s›n›f›n harcama gücünü art›rman›n. Son yap›sal kriz olarak daha önce d›flsal maliyetler olarak bahsedilen hammaddenin tükenmesi ve çevre kirlili¤i yer almaktad›r. Ekonomik ve politik olarak merkezden güçsüz ama çevreden daha güçlü konumdad›r. Merkez ekonomik ve politik üstünlü¤ünü kullanarak çevre üzerinde hâkimiyet kurar ve çevreyi kontrol eder. ‹kinci olarak. Wallerstein’a göre bu sistem kendi kapitalistlerini koruyabilen. Ücretlerin geri çekilmesi. . Yar› çevre. O tarihten bu yana da Kondratieff döngüsüne göre geçifl ve belirsizlik dönemi yaflanmaktad›r. ithalata dayal› ekonomi programlar› ile çözülebilir. çevre ve yar› çevre kavramlar›n› tan›mlayabilmek. düflürülmesi ise varolan dünya sistemine en çok destek veren grup olan orta s›n›f aras›nda siyasi hoflnutsuzlu¤a neden olacakt›r. Üretim maliyetlerinin artmas› nedeniyle kâr oranlar›n›n düflmesi. Son olarak yaln›zca ekonomik geliflmeyi de¤il ayn› zamanda toplumsal ve siyasi geliflmeyi de hedefleyen bir geliflme stratejisi uygulanabilir fakat bunun gerçekleflme olas›l›¤› çok az çevre ülke ile s›n›rl›d›r. Bunlar merkez. ‹lk olarak dünya pazarlar›n›n daralma dönemlerinde çevre ülkelerin yaflad›¤› sorunlar. Bu nedenle Wallerstein. Bu geçifl döneminin belirsizli¤ine dair yap›sal ve kültürel göstergeler vard›r. modern dünya sisteminde politik istikrar›n sa¤lanmas›nda önemli bir rol oynamaktad›r. piyasaya müdahale eden devletler en güçlü devletlerdir ve bu durumda kâr›n art›r›lmas›nda çok önemli bir etkendir. merkez ve çevre aras›nda yer al›r. Ayn› zamanda da merkez olabilmek için birbirleriyle rekabet etmeleri dünya sistemini sürekli dengesizlik içinde tutar. yat›r›mc›lar› üretim alan›ndan finans alan›na yöneltmifltir. ‹kinci olarak merkez ülkelerdeki giriflimciler baflka yerlerde yat›r›m yapmaya yönelebilir. maliyetlerinin devletler ve flirketler için çok yüksek olmaya bafllad›¤›n› belirtir. küreselleflme sürecini geçifl süreci olarak ele almaktad›r. AM A Ç 5 A M A Ç 4 Wallerstein’›n küreselleflmeye bak›fl›n› özetleyebilmek. sistem co¤rafi olarak yay›lman›n s›n›rlar›na ulaflm›flt›r. Dünya zenginli¤inin büyük bir k›sm› merkezin kontrolü alt›ndad›r. Çevreden merkeze do¤ru oluflabilecek baz› politik protestolar› karfl› tampon görevi görür ve böylelikle tamam›yla kutuplaflm›fl bir dünya sisteminin geliflmesini engeller. Dünya sistemi içinde. daha düflük üretim maliyetleri ile üretim yap›labilmesini sa¤layabilecek geliflmifl teknolojiye yaslanan bir pazara sahip olmakt›r. Yar› çevre. Yap›sal göstergeler ise finansal spekülasyon ve küresel düzeyde örgütlenen yeni sistem karfl›t› hareketlerdir. fen bilimlerinde kaos kuram›n›n. dünya üzerinde sömürünün ihraç edilmesini sa¤layacak yer kalmam›flt›r. Günümüzde dünya sistemi duraklama dönemindedir ve bu duraklama dönemini aflmas›n› engelleyen üç tane yap›sal kriz bulunmaktad›r. Wallerstein’›n merkez. çevre ve yar› çevredir. çevre bir ülkenin yar› çevre konuma geçmesi üç tane stratejiye ba¤l›d›r. Kültürel gösterge olarak. Yar› çevre konumundan merkez konumuna geçiflteki en önemli unsur ise.

Azgeliflmifl bölgeler e. yüzy›l b. Çevre d. Wallerstein’›n düflünce sisteminde oldukça etkili olan Annales Okulu ne zaman kurulmufltur? a. yüzy›l c.evrensel kültür 8. 18. 1940’lar e. Wallerstein’a göre afla¤›dakilerden hangisi günümüzde dünya sistemi içinde merkez ülke konumunda de¤ildir? a. Modern Kapitalist Toplumlar c. 1910’lar b. Serbest bölge c. Küresel Dünya d. c. G. 1930’lar d. ‹ngiltere . yüzy›l e. Kapitalist iktisadi sistemin merkezden çevreye do¤ru büyümesini ve bu büyümenin kapitalist toplumlar ile kapitalizm öncesi toplumlar üzerindeki benzer etkilerini ifade eden kavram afla¤›dakilerden hangisidir? a. Dünya sistemi içinde zenginli¤in büyük bir k›sm›n› kontrol eden bölge afla¤›dakilerden hangisidir? a. Dünya sistemi içinde askeri. 17. politik ve ekonomik olarak zay›f devletlerin bulundu¤u bölgeleri tan›mlamak için afla¤›dakilerden hangisi kullan›lmaktad›r? a. Çevre 2. Ünite . d. Kanada d. 1950’ler 3. Alt kültür. 1920’ler c. Tampon bölge e. Yar› çevre b. Üretim biçimi b. Toplumsal yap› c. yüzy›l d. Merkez d. Braudel K. Merkez 10. Serbest ticaret bölgeleri c. Afla¤›dakilerden hangisi Wallerstein’›n entelektüel geliflimini etkileyen düflünürler aras›nda yer almaz? a. 15. yüzy›l 5.8. 16. 14. Kore b. e. Polanyi J. Japonya c.befleri bilgi c. Bilimsel bilgi. Kapital b.Dünya Sistemi Kuram›: Immanuel Wallerstein 189 Kendimizi S›nayal›m 1. Popüler kültür-üst kültür e. “‹ki kültür” kavram› afla¤›dakilerden hangisi için kullan›lmaktad›r? a. Dünya sistemi 4. Merkez 9. Modern-geleneksel b. Modern Dünya Sistemi e. Marx 6. Yar› çevre c. Çevre b. Wallerstein’a göre kapitalist dünya ekonomisi ne zamandan beri varl›¤›n› sürdürmektedir? a. Parsons K. Azgeliflmifl bölgeler e. Ekonomik ilerleme d.üst kültür d. b. Toplumsal de¤iflme e. Amerika Birleflik Devletleri e. Yar› çevre d. F. Schumpeter T. Yoksul bölgeler b. Yerel kültür. Wallerstein’›n en çok bilinen ve 14 dile çevrilen çal›flmas› afla¤›dakilerden hangisidir? a. Güçlü ve zay›f devletler aras›nda tampon bölge rolüne sahip olan bölgeleri tan›mlamak için afla¤›dakilerden hangisi kullan›lmaktad›r? a. Kapitalizm ve Toplum 7.

.. Üretim zay›flad›kça para sahibi paras›n› üretimden çekip. yavafl bir flekilde a盤a ç›kan bu gerileyiflin flimdi h›zland›¤›n› belirtti. Bu ülkeler kalk›n›yor ama bu sorunlu bir kalk›nma.... Art›k burada evre B Kontradief’tir.. sonra di¤erleri dahil olup tekeli k›r›yor.. Jeopolitika ve ekonominin çok kötü oldu¤una de¤inen Wallerstein.” “ (. . ard›ndan 1980’lerin borç krizinin yafland›¤›n› ve sonra da çöp tahviller döneminin geldi¤ini.. Sarkozy de neoliberal bir liderdi ama geri ad›m at›yor. Ekonomi düzelmeyecek. bir süre sonra t›kan›yor.. Bugün dünya ekonomisinin girdi¤i krizin kapitalist ekonomik sistemin yap›sal krizi oldu¤unu belirten Wallerstein. Ama bu da çözüm de¤il.) Obama yoksullara yard›m etmeye çal›flacak.. Çin de. ifller daha da kötülefliyor. Japonya birbiri aras›nda bunu yap›yor.. . 50’ler-60’larda gücünün doru¤undayd› ve istedi¤inin %95’ini yapabiliyordu” diyen Wallerstein.. O da bu evre” diyerek tart›flman›n oda¤›nda kapitalizmin yerine neyin geçece¤i sorusu oldu¤unu vurgulad›. spekülasyona yat›r›yor. Sistem yap›sal bir kriz içinde “ABD hegemonyas›n›n ertesindeyiz... düflük gelirli üretimin bu ülkelere gitmesidir. sonunda onun da çöktü¤ünü belirtti. Bu. ABD hegemonyas›n›n ekonomik güç. Bu çok görüldü. Sadece yoksullar›n yaflam› biraz daha çekilir hale gelecek. Bu yeni de¤il. Bunun üzerine iflsizlik ihraç edilmeye çal›fl›l›yor. Dünya’ya borç verdiklerini.. Fransa sömürgelerinde halk sokaklara dökülüyor. Dünya Ülkelerine kayd›¤›n›. Bir üründen birileri kâr ediyor.. Fabrikalar düflük maliyete gidiyor...” Kapitalist dünya sona yaklafl›rken. Reunion’a da gidebilir. Halk›n silaha eriflimi ne kadar kuvvetli ise o kadar tehlikeli.. “Bu inan›lmaz borç. iflsizlik olufluyor. Guadulop’ta halk›n %10’u sokaklara döküldü ve kazand›.. Bu sürecin sonunda ABD’nin en büyük borçlu haline geldi¤ini.. Kâr göz kamaflt›r›c›l›¤›n› yitiriyor. ABD’nin gerilemesinin 40 y›ll›k bir geçmifli oldu¤unu. “bir sistemin tarihinde tek bir kriz vard›r. Daha sonra da Avrupa ve Japonya’n›n öne geçti¤ine iflaret ederek. ABD geriliyor. geliflmifl kapitalist ülkelerin 3.. Fabrikalar kapan›yor. paylafl›yor.. “60’lar›n sonundan itibaren bu dayanak ortadan kalkt›” dedi.” Wallerstein bu süreçte. Çöküfl yaflan›yor. Ben de bundan yanay›m. daha önce de çok kez yafland›.. Bunu yapmayan hükümetler ayakta kalamayacak.. Bu sürece finansallaflma deniyor. ABD’de iç sorun çok büyük. eskilerden daha büyük. ABD de ayn›. büyüyor.) Fabrikalar yer de¤ifltirince iflsizlik oluyor.Immanuel Wallerstein. Fransa tarihinde 68 dâhil böyle bir isyan yaflanmad›. bu döngüyü flu flekilde tarif etti: “Önce geniflliyor. Belli ürünler bir süre gelifliyor.. gelifltiriyor. Nas›l? Pek çok ülke baflkan› ayaklanmadan korkuyor....” “Leap Europe adl› Avrupal› bir think-tank kuruluflunun 2-3 ay önce yay›nlanan raporuna göre bu geliflmifl ülkelerde iç savafla kadar gidebilir.” . “ABD..... geçmiflte de böylesi durumlarla karfl›lafl›ld›¤›n› ve krizdeki hegemonyac› gücün yerinin yeni bir hegemonyac› güçle dolduruldu¤unu ancak henüz böylesi bir yeni hegemonyac› gücün kendini ortaya koyamad›¤›n› belirtti. ekonomik kriz ve kapitalizm çökerken özne olmak” 13 Mart 2009 ...... bu avantaj›n temel olarak 1940’lar ile 1960’lar aras› dönem için geçerli oldu¤una dikkat çekti. Bankalar kredi vermiyor. Bu dalga Martinik’e de s›çrad›. fiimdi sistemin yap›sal krizi yaflan›yor” diyen Wallerstein. Bu afla¤› gidifli durdurabilece¤ini sanm›yorum. Avrupa ve Japonya’dan di¤er ülkelere ak›yor. Kondratief 1 evresinin sonunday›z. ABD. üretimin 3..190 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› Okuma Parças› “Wallerstein’dan konferans: Jeopolitika.. B evresinde üretim yer de¤ifltiriyor. Rusya da ayn› durumla karfl› karfl›ya.. Burada bir fasit daire ç›k›yor. Obama’n›n ne yapabilece¤i konusunda ise flunlar› söyledi: “Fazla bir fley yapamaz. ayn› flekilde ABD’li tüketicilerin de borçland›¤›n› belirten Wallerstein.. Ama gerçekte olan. 1945 sonras›nda fabrikalar ABD.. Avrupa.. “Obama ne yapabilir?” Wallerstein.. . (. bunun da bu borç balonunun patlamas›yla sonuçland›¤›n› belirtti. askeri güç ve dolar›n rezerv para olmas›na dayand›¤›n› flimdi ise bu dayanaklar›n büyük ölçüde zay›flad›¤›na dikkat çekti. Kondradief B evresinde patl›yor. Kontradief B’nin karakteri bu.. Hasar denetimi yapabilir. Dünya Ekonomisi Dünya ekonomisinin 400-500 y›ld›r döngüsel bir harekete sahne oldu¤unu belirten Wallerstein.. hükümetler istiyor ama bankalar do¤al olarak vermiyor. ABD’nin ekonomik gücünün dünyan›n geri kalan›na göre daha çok ve daha ucuza üretim yapabilmesi oldu¤unu belirten Wallerstein.

b 8. Bunu biliyorum. Sistem çökerken özne olmak Wallerstein krizden nas›l ç›k›labilece¤i konusunda ise flunlar› söyledi: “Teknik olarak iki farkl› çözüm olabiliyor. Rus ve Frans›z devrimlerinde insanlar dünyay› de¤ifltirmek için çok çal›flt› ama sistem denge noktas›na çekildi” diyen Wallerstein bugüne iliflkin ise daha umutlu bir tespitte bulundu. Bilemeyece¤imiz bir fleyden söz ediyorum. sosyal bilimlerin nesnelli¤ini art›rabilece¤ine inan›yoruz. Ünite . do¤a bilimleri ve insan bilimleri alan›ndan 10 bilim insan›n›n. Kaynak: http://www. ‹ki ihtimal var.” Bu iki olas›l›k aras›ndaki fark› “Davos ruhu ile Porto Alegre aras›ndaki fark” fleklinde tarif eden Wallerstein.8.2011 1. on sekizinci yüzy›l sonundan 1945’e . S›ra Sizde Yan›t Anahtar› S›ra Sizde 1 Fundação Calouste Gulbenkian vakf›na ba¤l› olarak 1993 y›l›nda kurulan Gulbenkian Komisyonu sosyal bilimler. Siz ne yaparsan›z yap›n. Bugün ne yapt›¤›m›z çok önem tafl›yor. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Kapitalist Dünya Ekonomisi” konusunu yeniden gözden geçiriniz. e 9. Eriflim tarihi: 21. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Dünya Sistemi Analizi” konusunu yeniden gözden geçiriniz. “Bir sistem normal bir evresinde iken deterministtir.php?yazi_no=22685. sosyal bilimlerin bugününü ve gelece¤ini tart›flmak üzere bir araya gelmeleri ile oluflturulmufltur. nesnellik kavram›yla çeliflkili de¤ildir. kimse bilmiyordu” diyen Wallerstein. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Girifl: Wallerstein’›n Genel Yaklafl›m›” konusunu yeniden gözden geçiriniz. c 5. sömürgeci bir sistem. yani iflçi ücreti. d 7. Bugünkü esas meselenin “özne olmak” oldu¤unu belirten Wallerstein. denge noktas›na çekilir. 1945 sonras› al›m gücünün art›r›ld›¤› 20-25 y›ll›k verimli bir döngü ve eme¤e sald›r›yla geçen 1980-2000 aras›ndaki neoliberal dönemin ard›ndan kapitalist sistemin bir s›n›ra geldi¤ini ifade etti. Türkçe’ye “Sosyal Bilimleri Aç›n: Sosyal Bilimlerin Yeniden Yap›lanmas› Üzerine Rapor” bafll›¤› ile çevrilen raporun tan›t›m› flu flekilde yap›lm›flt›r: “Bilginin sosyal olarak kurulmufl olmas› gerçe¤i.06.Dünya Sistemi Kuram›: Immanuel Wallerstein 191 Kendimizi S›nayal›m Yan›t Anahtar› Mevcut krizi anlayabilmek için 400-500 y›ll›k geçmifle bakmak gerekti¤ini söyleyen Wallerstein. Kapitalizm yerine geçecek olan nedir? Ya daha iyi ya da daha kötü bir sistem. bu süreci 500 y›l öncesine uzatt›¤›n›zda da ayn› döngüsel yükseliflin ad›m ad›m gerçekleflmesinin görülece¤ini ve nihayetinde de bu döngünün s›n›ra dayand›¤›n› söyledi. Porto Alegre demokratik. Biz yeni bir sistemi oluflturmaya ilerliyoruz. “Ama kriz ortam›nda birdenbire bir özgürlük an› yaflan›yor.sendika. Berbat bir keflmekefl içindeyiz. a 6. bir bilgi biçimi olarak sosyal bilimin nas›l tarihsel olarak olufltu¤u ve neden. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Kapitalist Dünya Ekonomisi” konusunu yeniden gözden geçiriniz. kimse bilemez” dedi. biz.. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Girifl: Wallerstein’›n Genel Yaklafl›m›” konusunu yeniden gözden geçiriniz. Birincisi.” diyerek bugün yürütülecek öznel/iradi çabalar›n geçmifle nazaran çok daha etkili sonuçlar do¤urabilece¤ini ifade etti. döngüsel olarak yükselen bir e¤riye iflaret etti¤ini belirten Wallerstein. “Davos hiyerarflik. Merkezi Lizbon’da bulunan komisyonun çal›flmalar› Wallerstein baflkanl›¤›nda yürütülmüfl ve 1996 y›l›nda yap›lan çal›flmalar bir rapor halinde yay›nlanm›flt›r. b 3.. geçmiflteki uygulamalara yönelik elefltirileri de¤erlendirerek ve hakikaten daha ço¤ulcu ve evrenselci yap›lar kurarak yap›lacak bir yeniden yap›land›rman›n. d 2. ‘kader mi irade mi’ tart›flmas› oldu¤unun alt›n› çizdi. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Kapitalist Dünya Ekonomisi” konusunu yeniden gözden geçiriniz. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Girifl: Wallerstein’›n Genel Yaklafl›m›” konusunu yeniden gözden geçiriniz. ancak bu durumun bizi çaresiz duruma düflürmeyece¤ini ifade etti. Feodalizmin çözüldü¤ü “1450 y›llar›nda da yeni sistem neye benzeyecek diye bir tart›flma vard›. a Yan›t›n›z yanl›fl ise “Girifl: Wallerstein’›n Genel Yaklafl›m›” konusunu yeniden gözden geçiriniz. 30 y›l sonras› belirsiz. girdi maliyeti ve vergilerin 1980’e k›yasla düflük olsa bile 1945’le k›yasland›¤›nda artt›¤›n›. Kapitalist aç›s›ndan üç temel maliyet kaleminin. Bilginin sosyal temelleri oldu¤unu kabul etmek. Sistem gere¤i gibi iflleyemiyor. daha geçerli bilgiye ulaflman›n da ancak sosyal olarak mümkün olmas› anlam›na gelir. Al›fl›ld›¤›n d›fl›nda. Gerçekleflecek olan nas›l bir fley bilmiyorum.org/yazi. “Bu raporda üç fleyi göstermeye çal›flt›k. insanc›l. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Kapitalist Dünya Ekonomisi” konusunu yeniden gözden geçiriniz. Yan›t›n›z yanl›fl ise “Kapitalist Dünya Ekonomisi” konusunu yeniden gözden geçiriniz. c 10. e 4. Tam tersine. Bu bir aflamada tek bir kanala gelip oturacak. tart›flman›n determinizm ile özgür irade aras›ndaki.

” (http://finans. yani kapitalist dünya ekonomisine ve bu bütün içinde yaflanan döngüsel de¤iflimlere . Geçmifl dönemlerdeki kredi genifllemesi.” . aç›k seçik formüllerimiz yok. Dünya Sistemi kuram› ise bunun tersine merkez. enflasyon baz›nda ciddi getiriler sa¤lamaks›z›n ilerler. yazdan k›fla geçifl. Ba¤›ml›l›k Okulu merkez ve çevre olmak üzere ikili karfl›tl›klar üzerine kurulmufltur ve bu ikisi aras›ndaki ba¤›ml›l›k iliflkisinin zarar vermek üzerinden bir belirleyicilik iliflkisi oldu¤unu iddia etmektedir. yerini borçlar›n likidasyonuna b›rak›r ve çevrim. (So.2011) Kondratieff’in gelifltirdi¤i döngüsellik analizi afla¤›daki gibidir: 1790’dan 1810-17’ye yükselifl 1810-17’den 1844-51’e alçal›fl 1844-51’den 1870-75’e yükselifl 1870-75’den 1890-96’ya alçal›fl 1890-96’dan 1914-20’ye yükselifl Bu döngüsellikler daha sonra baflka iktisatç›lar taraf›ndan günümüz de uyarlanm›flt›r. a¤›r bir depresyonla sona erer. keskin bir resesyonla sona erer ve plato dönemine girilir. 1990: 195) Ba¤›ml›l›k Okulu Analiz birimi Metodoloji Ulus-Devlet tarihsel yap›salc›: ulus devletlerin yükselifli ve gerilemesi Teorik yap› merkez-çevre deterministik: Geliflmenin yönü ba¤›ml›l›k genellikle zarar verir Araflt›rma oda¤› çevre Dünya-Sistem Kuram› Dünya Sistemi dünya sisteminin tarihsel dinamikleri: döngüsel de¤iflimler merkez-yar›çevreçevre dünya ekonomisi içinde olas› yukar› ve afla¤› hareketlilik merkez. Bu evre krizden ilk ç›k›fl ve ekonomik geniflleme dönemidir. ak›l s›n›rlar› içinde tart›flabilmektir. ‘flimdi nas›l bir sosyal bilim?’ sorusuna cevap oluflturmakta daha ileri gidebilmek için bize optimal görünen bir tav›r belirlemektir. Plato’dan deflasyona geçilir. S›ra Sizde 3 20. Bu dönemde hem mal piyasalar›.192 Ça¤dafl Sosyoloji Kuramlar› uzanan süreçte. Önerebilece¤imiz basit. Borsalar›n en kuvvetli yükselifl aflamas›. yani Sonbahar’d›r (Autumn). Plato dönemi. bu dönemde gerçekleflir. teorik yap›lar›. Üçüncüsü de. Her K-döngüsünde farkl› bir emek-sermaye iliflkisi vard›r ve dura¤anl›k dönemi. Çevrimin ilk evresi Bahar (Spring)’dir.html. yüzy›l›n bafl›nda yaflam›fl olan Rus iktisatç› Nikolai Dimitrieviç Kondratieff’in geliflirdi¤i iktisadi analiz yöntemi K-döngüsü ya da Kondratieff döngüsü olarak adland›r›lmaktad›r. Sonuçta.06.com/Catalog/Book/4355).metiskitap.net/forum/kondratieff-dalgalari-tuncer-sengoz-t-3218.Gulbenkian Komisyonu (http://www. Afla¤›daki tabloda bu karfl›laflt›rman›n bir özeti yer almaktad›r. Ancak bu yükselifller. çevre ve yar›-çevre olmak üzere dünya ekonomisi odaklanmaktad›r. çevre ve yar› çevre aras›ndaki belirleyicilik iliflkisine karfl› ç›kar ve olas› yukar› ve afla¤› hareketlilikler oldu¤unu iddia eder. 1945’ten bu yana dünya genelinde meydana gelen geliflmelerin bu entelektüel iflbölümüyle ilgili ne gibi sorular sorulmas›na yol açt›¤› ve böylece bir önceki dönemde yerli yerine oturtulan örgütlenme yap›s›n› yeniden tart›flma gündemine getirdi¤idir. Buna göre Ba¤›ml›l›k Okulu çevreye. Eriflim tarihi: 21. araflt›rma sürecinde neye odakland›klar› ve geliflmenin yönüne dair bak›fl aç›lar› üzerinden karfl›laflt›r›lmaktad›r. sadece bize do¤ru yönde ilerlememize yard›mc› olacakm›fl gibi görünen birkaç tart›flmaya aç›k önerimiz var. Buna göre uluslararas› piyasalar ve iflleyifllerine bak›ld›¤›nda yaklafl›k 50 y›l süren yükselme ve dura¤anlaflma dönemleri yaflanmaktad›r. ‹kincisi.2011 S›ra Sizde 2 Ba¤›ml›l›k Okulu ve Dünya Sistem Kuram› analiz birimleri. son y›llarda çok tart›fl›lan bir dizi temel entelektüel soruyu aç›mlayarak. Kondratieff döngüsü kapitalizmin yükseliflten alçal›fla ve alçal›fltan yükselifle do¤ru uzun dalgalar ya da döngüsellikler biçiminde sonsuza dek yaflayaca¤› düflüncesini hakl› göstermek için kullan›lmas› nedeniyle elefltirilmifltir. Bahar’› Yaz (Summer) takip eder. Yaz döneminde enflasyon artar ve borsa yükseliflleri bafllar. hem de borsalar büyük de¤er kaybeder. Yaz. sosyal bilimlerin bu tarihin ve yak›n dönem tart›flmalar›n›n ›fl›¤›nda yeniden yap›land›r›lmas›n› tart›flmak istiyoruz. “Kuflkusuz do¤ru yönde ad›m atmay› sa¤layacak baflka çözümler de vard›r ve baflkalar›n› böyle öneriler gelifltirmeye ça¤›r›yoruz. “Kondratieff çevrimleri yaklafl›k 50 y›l sürer.06. bir kez daha tekrarlayal›m.ekibi. Bizce her fleyden önemlisi. görece standart bir dizi disipline ayr›flt›¤›d›r. Likit’in kral oldu¤u dönemdir bu. tekil ulus devletler ve ulus devletlerin yükselifli ve gerilemesi üzerine odaklan›rken Dünya Sistemi yaklafl›m› bu ulus devletlerin oluflturdu¤u bütüne. sorunun temelinde yatan meseleleri acilen ve aç›k seçik ortaya koyarak. Buna karfl›l›k. Eriflim tarihi 21. üretim sistemlerinde ortaya ç›kan bir yenilik ya da yeni bir teknoloji ile son bulmaktad›r. enflasyon yavafllam›fl ve bir dezenflasyon dönemine girilmifltir.

Wallerstein. ‹stanbul: Aram Yay›nlar›. A. ‹stanbul: Aram Yay›nlar›. (1999) Sosyoloji Sözlü¤ü. I. G. I. Lee. 19. Yüzy›lda Avrupa Dünya Ekonomisinin Kökenleri.metiskitap. “Dünya Kapitalizminin Çeliflkileri”. I. California: Pine Forge Press. R.metiskitap. Yüzy›lda Siyaset. 1750-1840. ‹stanbul: Metis Yay›nlar›. (2004) Amerikan Gücünün Gerileyifli Kaotik Bir Dünyada ABD. ve Chirot. London: Routledge Publications. ‹stanbul: Metis Yay›lar›. C. Allan. Giovanni Arrighi ve Terence K. Frank ve B. (2005) 21.06. Yüzy›l Paradigmas›n›n S›n›rlar›. I. (1996) Sosyal Bilimleri Aç›n. A.com/Metis/Catalog/Interview/2894. ‹stanbul: Alan Yay›nc›l›k. Eriflim tarihi: 21. K. Beverly Hills: Sage Publications. ve Wallerstein. N.2011. E. der. (2005) Yeni Bir Sosyal Bilim ‹çin. (2005) Ütopistik ya da 21. Terence K. Hopkins ile birlikte. ‹stanbul: Metis Yay›nlar›. (2003) Bildi¤imiz Dünyan›n Sonu. http://www. I. (2008) Classical And Contemporary Sociological Theory. Wallerstein. “Dünya Sistemi Analizi ve Kültürel Çal›flmalar” http://www. Wallerstein. (2002) Contemporary Sociological Theory.06. Wallerstein. I. ‹stanbul: Metis Yay›nlar›. Ankara: Bilim ve Sanat Yay›nlar›. ‹stanbul: Tarih Vakf› Yurt Yay›nlar›. (2004) Dünya Sistemleri Analizi. Wallerstein. Alvin. ‹stanbul: Yar›n Yay›nlar›. (1991) Global Capitalism: Theories of Societal Development. (2010a) Modern Dünya Sistemi Cilt 1: Kapitalist Tar›m ve 16. der. (2000) Geçifl Ça¤› / Dünya Sisteminin Yörüngesi (1945-2025).2011. ‹stanbul: Aram Yay›nlar›. I. I. ‹stanbul: Metis Yay›nlar›. I. Appelrouth. Wallerstein. R. Wallerstein. Hopkins ile birlikte. Wallerstein. Eriflim tarihi0 21. R. (1990) Social Change and Development. Wallerstein. (1995) Sistem Karfl›t› Hareketler. L. (2003) “Dünya Sistemleri Kavramlar›na Karfl› Dünya Sistemi Kavram›: Bir Elefltiri” Dünya Sistemi. S. ‹stanbul: Aram Yay›nlar›. (2007) ‹ki Kültürü Aflmak: Modern Dünya Sisteminde Fen Bilimleri ile Befleri Bilimler Ayr›l›¤›. ‹stanbul: Avesta Yay›nlar›. Ankara: ‹mge Yay›nevi. California: Pine Forge Press. ‹stanbul: Avesta Yay›nlar›. ‹stanbul: Metis Yay›nlar›. ve Sydie. Wallerstein. ‹stanbul: Metis Yay›nlar›. K. Wallerstein. (1992) Tarihsel Kapitalizm. Wallerstein. ve Desfor Eldes. (2005) Avrupa Evrenselcili¤i: ‹ktidar›n Retori¤i. . Wallerstein. I. I. Wallerstein. Cilt 3: Kapitalist Dünya Ekonomisinin Büyük Yay›lmas›n›n Birinci Evresi. Wallerstein. Wallerstein. Peet. (2011) Modern Dünya Sistemi. I.Dünya Sistemi Kuram›: Immanuel Wallerstein 193 Yararlan›lan Kaynaklar Adams. Wallerstein. Wallerstein. B. Gills. D. Yüzy›l›n Tarihsel Seçimleri. I. (2010b) Modern Dünya Sistemi Cilt 2: Merkantalizm ve Dünya Avrupa Ekonomisinin Güçlendirilmesi 1600-1750. Wallerstein. (1999) “Immanuel Wallerstein’›n Dünya Sistemi: Tarih Olarak Siyaset ve Sosyoloji” Tarihsel Sosyoloji. Contemporary Social and Sociological Theory.8. (1993) “Sistem Karfl›t› Hareketlerin Tarihi ve ‹kilemleri”. I. California: Pine Forge Press. I. Büyük Kargafla-Yeni Toplumsal Hareketlerin Krizi.com/Metis/Catalog/Interview/2894. ‹stanbul: Yar›n Yay›nlar›. (2006). Ragin. I. (1999) Sosyal Bilimleri Düflünmemek. Marshall. ‹stanbul: Yar›n Yay›nlar›. I. I. (1998) Liberalizmden Sonra. Ünite . G. Gulbenkian Komisyonu. ‹stanbul: Aram Yay›nlar›. Theda Skocpol. So.

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->